Giriş
(7)

Beyler Instagram hesabınız gizli mi? Evetse neden?

chicha_v2
Hikayelerime bakan garip isimli spam hesaplar harici gizli olmaması sorun olmuyor.Sizinki niye gizli?
Hikayelerime bakan garip isimli spam hesaplar harici gizli olmaması sorun olmuyor.

Sizinki niye gizli?
0
chicha_v2
(27.10.22)
Önüne gelen fotolarımi gormesin diye.
Ha zaten kendi fotom yok da eklendiğim fotolar vs.
0
logisticsmanager
(27.10.22)
çok leş kızlar takip ettiğimde dönemlik eskilerim görmesin diye:)
0
phiphi
(27.10.22)
Yani çünkü niye tanımadığım etmediğim insanlar girip görsün :) Influencer değilim ki ben, arkadaşa aileye arada update geçmek için kullanıyorum. Bi çeşit asenkron "status update" uygulaması benim için.
0
plutongezegendegilmi
(27.10.22)
takip listesinde ailem var, bana zarar verecek kişiler oradan ulaşabilir.

ve herkese hitap eden bir içeriğim yok. kişisel şeyleri neden herkese açayım ki?
0
tabudeviren
(27.10.22)
Gizli benim de, burası türkiye çok açık olmaya gerek yok. Çok garip, problemli, stalker tipler var, eşimle falan foto paylaşıyorum kafayı takarlar valla.
0
roket adam
(27.10.22)
tersten cevaplıyım

karşı cins arayışında değilsem ya da sanat eseri sergilemiyorsam açık olmasına gerek yok
0
bir soru sorcam
(27.10.22)
Benim kendimi bildim bileli açık. 300-400 takipçim ve takip ettiğim var zaten yakın çevre. Arada fotoğraf paylaşıyorum, şarkı söylüyorum diye gizlemedim. Çok fazla yabancı kişi takip ederse çıkartıyorum. Tek tük olanlar kalıyor.

Kimisi sevgilisi olunca gizliyor olmayınca açıyor. Bu bana biraz pazarlamacılıkta master yapmak gibi geliyor. roket adam tarzı düşünenleri tenzih ediyorum ama kızlarımız yapıyor genelde bu dediğimi sanki.
0
ananiyimioguz
(27.10.22)
(8)

3-4 yılda bir gelen iş değiştirme isteği

gokyuzu gibi
İlk işimde 3.5 yıldan fazla çalıştım, ikinci işimde tam 2 yıl çalıştım, şimdiki işimde de 3. yılıma yaklaşıyorum ama her işte aynı şey oluyor... (idari işler diyelim genel olarak yaptığım işe) 2.5-3 yılın sonuna doğru sıkılıyorum ve başka işler bakmaya başlıyorum (tecrübeme uyan, maaşı daha iyi olan
İlk işimde 3.5 yıldan fazla çalıştım, ikinci işimde tam 2 yıl çalıştım, şimdiki işimde de 3. yılıma yaklaşıyorum ama her işte aynı şey oluyor... (idari işler diyelim genel olarak yaptığım işe) 2.5-3 yılın sonuna doğru sıkılıyorum ve başka işler bakmaya başlıyorum (tecrübeme uyan, maaşı daha iyi olan). 3-4 yılda bir iş değiştirmenin genel olarak piyasada kabul gördüğünü biliyorum ama merak ediyorum size de oluyor mu? İş değiştirmeseniz bile belirli bir zaman sonra sıkılmıyor musunuz aynı işyerinde olmaktan? 10-15 yıl aynı şirkette aynı işi nasıl yapabiliyor insanlar anlayamıyorum açıkçası.
0
gokyuzu gibi
(26.10.22)
tr şartlarında iş değiştirmeden ücret paketini arttırmanın bir yolu yok maalesef.

her yeni işyerinde kişi kendine yeni şeyler katıyor, 3-4 yılda bir iş değiştirmek iyi bence.
0
benaslinda
(26.10.22)
Is yerimi hic degistirmedim ama hep ayni sirkette dikeybgelisim ve bolum degisimi yaptim. Yoksa bende duramazdim. Ayni isi yapmak bir yerden sonra sıkıyor insani.
0
kuzey li
(26.10.22)
Türkiye'de is degistirmeden hele şu dönemde düzgün maaş zor.

Misal Avrupa'da yıllarca aynı yerde kalan çok çünkü üç aşağı beş yukarı her yer aynı maaşı veriyor. Aynı iş için Türkiye'deki gibi biri x verirken diğerinin yüzde 30 bile vermesi zor.

Ben misal sıkılırım ama kendi şirketimden sıkılmaya zaman kalmıyor. Geldigimden beri;
Yeni fabrika açıldı.
Yeni firma satın alındı.
Bütün Avrupa organizasyonu değişti.
Sap migrasyonu başladı.
Yeni supply chain toollari geliyor.
Satin almaci girdim, sonra müdür oldum, 3 kişi ekibim vardi iki senede bir anda 3 ülkede 8 kisiye çıktı.

Yani aslında is yerinde sürekli aynı isi yapıyorsan, yeni bir Challange yoksa mantıklı ama misal ben seneye bizim yönettiğimiz bir ürün grubunun kendi tedarik zincirini kurmak isteyeceğini düşünüyorum ve buraya müdür aradıklarında belki İsviçre'ye kayarim düşüncem var. Böyle şeyler olunca insanin degistiresi gelmiyor.

Ama misal çok ünlü fmcg firmasında calistim. Adamlar iki yillik master yapmayan yukselemez diyordu. Sokarim öyle is yerine dedim çünkü her gün aynı şey sürekli ayni sey yapiliyordu.

Kısacası calisilan yere bağlı.
0
logisticsmanager
(26.10.22)
Valla 3-4 yıl yine iyi, beni 6 aydan sonra basmaya başlıyor. Corporate slave olma fantezin yoksa değiştirmek iyidir sık sık.
0
plutongezegendegilmi
(26.10.22)
sizin anlattığınız yetenek gelişimi ile ilgili bir konu. türkiye'den özellikle bağımsız olarak deneyimi 4 senede tamamladıktan sonra işiniz ile ilgili veya benzeştiği dallarda gidilebilmeli. haliyle gelişim, ilerleme görülecektir.

sistemdeki en büyük sorun bu ve bizim ülkede "en tepeye ben geçeyim, en iyi parayı ben alayım" mantığı ile görmezden gelinince maalesef pasif çalışan sayısı artıyor.

özetle dediklerinize katılıyorum ama herkeste olan bir yetenek değil bu.
0
evimin paspasi
(26.10.22)
karakter meselesi. inanıyorsan biraz burçlarla da alakası var. ben mesela hem işimde hem ilişkilerimde istikrardan yanayım.
0
buenosdias
(26.10.22)
Benim çalıştığım alanda iş sıkıntısı olmuyor dolayısıyla maaş arttırmak için aşağı yukarı 2 yılda 1 iş değiştirdim. Yaşlandıkça zor gelmeye başladı ama daha da değiştireceğimi sanmıyorum.
0
mirty
(26.10.22)
bende de bunun 2 yıllık olan versiyonu vardı. 2 yıl doldu mu basıyodu bana, ama son on yıldır aynı yerdeyim, nası yaptım ben de bilmiyorum. ama fırsatım olsa burayı da bırakırım
0
euteamo
(26.10.22)
(2)

Yaşlı için tırnak makası

mikro patlama
Yaşlı bir kişinin ayak tırnağı aşırı kalın ve dışa (ayak parmağından yukarı) doğru uzuyor. Kendi başına kesmekte zorlanıyor. Hem rahat göremiyor hem de tırnağın aşırı kalın olması yüzünden normal tırnak makaslarıyla kesmek çok zor. Fiyatı çok fazla olmayan nasıl birşey alınabilir? Elektrikli olanlar
Yaşlı bir kişinin ayak tırnağı aşırı kalın ve dışa (ayak parmağından yukarı) doğru uzuyor. Kendi başına kesmekte zorlanıyor. Hem rahat göremiyor hem de tırnağın aşırı kalın olması yüzünden normal tırnak makaslarıyla kesmek çok zor. Fiyatı çok fazla olmayan nasıl birşey alınabilir? Elektrikli olanlara baktım ama bunlar daha çok törpüleme için gibi görünüyor. Kendiniz kullanıp da bu tür bir durum için işe yarayacağını düşündüğünüz makas varsa önerilerinizi alırım.
0
mikro patlama
(25.10.22)
Eski model tırnak makaslarından alın. Yani düz normal makas gibi, ama tırnak için kullanılanlar, bu "clipper" denilen yeni modellerden değil.
0
plutongezegendegilmi
(25.10.22)
şu tarz olanlardan alın. youtube'da mantarlı ayak tırnaklarını hep bu tarz makaslarla kesiyorlar.

images.app.goo.gl
0
candide
(25.10.22)
(8)

3 Boyutlu Zekam Sıfır

plutongezegendegilmi
Gavurlar buna spatial intelligence gibi bişey diyorlar sanırım. Bende hiç yok. Sıfır.Bugün arabanın sileceklerini değiştiricem, yarım saat uğraştım yerine denk getirip de takamadım. En son bütün olası kombinasyonları hesaplayıp sıradan brute force yöntemi ile denerken 20. denemede falan denk getireb
Gavurlar buna spatial intelligence gibi bişey diyorlar sanırım. Bende hiç yok. Sıfır.

Bugün arabanın sileceklerini değiştiricem, yarım saat uğraştım yerine denk getirip de takamadım. En son bütün olası kombinasyonları hesaplayıp sıradan brute force yöntemi ile denerken 20. denemede falan denk getirebildim, ancak öyle oldu.

Bi keresinde odada koltuk vardı, başka odaya koyucam, çıkartamıyorum bi türlü kapıdan. Yani o koltuk odaya girdiyse bi şekilde çıkabilmesi de lazım. Ama döndürüyorum, çeviriyorum yok, kapıdan sığmıyo. Sonra kız arkadaşım geldi tek seferde çıkardı.

Bi keresinde de buzdolabını merdivenlerden indiremediğim için camdan aşağı iple sarkıtmıştım. Halbuki yine aynı merdivenden çıkıp geldiğine göre aynı şekilde inebilmesi lazımdı, ama olmadı.

3 boyutlu bi objeyi hangi yöne çevirince ne şekil alacağını canlandıramıyorum kafamda. Yani günlük hayatta bi şekilde idare edebiliyor olsam da ara sıra canımı sıkıyo bu iş.

Küçükken aslında şu uygun deliğe uygun objeyi atmalı oyuncaklarla da çok oynadım ama niye böyle oldu bilemiyorum cidden.

Var mıdır bunu bu yaştan (30) sonra geliştirmek için yapabileceğim bişey?
0
plutongezegendegilmi
(25.10.22)
Solidworks yükle, çizim yap.
0
dissendium
(25.10.22)
Gözlerinizden biri diğerine göre bozuk görüyor olabilir mi?
Gözleri tek tek kapatıp bir deneyin.
0
michael_knight
(25.10.22)
@michael_knight, tek gözde ufak bi görme kaybı var. Yani elle deneyince ben farketmiyorum ama göz doktorunda bi aletle ölçmüşlerdi, orada söylemişlerdi.

Hiç düşünmemiştim sebebinin bu olabileceğini.
0
🌸plutongezegendegilmi
(25.10.22)
Gözlerinizin biri bozuk olduğu için derinlik algınız oldukça zayıflamış. Derinlik algısı zayıf insanların sakarlıkları çok fazladır. Sağa sola çok fazla çarptıkları için vücutlarından morluklar eksik olmaz. @michael_knight nokta atışı tespit yapmış, göz doktorunda gerekli ölçümü yaptırın, aksi bir sorun yoksa uygun gözlüğe başlatacaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.10.22)
Benim 3 boyutlu zekam hep 100 diğerleri düşük çıkar bugüne kadar tek faydası ipliği iğneye tek seferde geçirebilmem oldu :)
0
mirty
(25.10.22)
Benim gözünün birinde çok fazla görme kaybı olmasına rağmen 3 boyut yeteneğim çok iyi. Hatta geometri öğretmeniyim. Görme kaybı da tabii ki etkendir ama asıl sebebin hem pratik hem genetik olduğunu düşünüyorum ben. Küçük objelerde sıkıntı çıkmamış çünkü her şekilde çevirip görebiliyorsunuz büyük objeyi tam olarak göremeyince kafanızda bütünleyemiyorsunuz.
0
rodeocu
(26.10.22)
hocam bunu geliştirmenin en iyi yolu lego'larla oynamak. bu yaştan sonra da etkisi olur bence. temel algınızı lego ile bir süre geliştirdikten sonra 3d çizim programlarına geçersiniz. şu an anlattığınız hali ile çizim programına girişsseniz işinize yaramayabilir.
0
shadowfollower
(26.10.22)
hobi olarak marangozluk deneyin
biraz da pratik eksikliğinden
araba silecekleri için youtube'dan nasıl yaptıklarına bakmak lazım

youtubedan dans hareketlerini tekrar etmeye çalışmak yine başka bir egzersiz
0
bir soru sorcam
(26.10.22)
(2)

macos vs linux

qazwsx
agirlikli olarak web development icin kullaniyorum bilgisayari. su an arch linux kullaniyorum aslinda memnunum da gayet. macos denemeye deger mi peki sizce? bazi arkadaslar cok ovuyor bir de burada sorayim dedim linux'tan macos'a gecip iyi ki gectim sunlari sunlari yapamiyordum ya da daha iyi yapiyo
agirlikli olarak web development icin kullaniyorum bilgisayari. su an arch linux kullaniyorum aslinda memnunum da gayet.

macos denemeye deger mi peki sizce? bazi arkadaslar cok ovuyor bir de burada sorayim dedim linux'tan macos'a gecip iyi ki gectim sunlari sunlari yapamiyordum ya da daha iyi yapiyorum(web development) diyen var mi?
0
qazwsx
(25.10.22)
dostum en büyük kazancın stabilite ve platformlar arası senkronizasyon. yani ios'ta kopyaladığın bir şeyi macos'a hiç bir çaba harcamadan yapıştırmak çok önemli değil gibi gözüküyor ama bu şekilde tasarlanmış bir işletim sistemini kullanmak kesinlikle fark ediyor. Bunların %90'ını linux'ta yaparsın zaten ama uğraşırsın, versiyon uymaz, custom repo gerektirir vs sonra işletim sisteminin stabilitesi bozulur 3 sene bekle ki o versiyon onaylansın yani. basitlik ve hız açısından macos iyidir, işini yapar çıkarsın. linux kullanmak da sana teknik olarak çok şey katar.
0
elvan abeyiylegezse
(25.10.22)
Arch linux'tan memnunsan seni üzer muhtemelen :)

Herhangi bir şeyi doğru düzgün özelleştirme / kişiselleştirme opsiyonun yok. Default'lar "bence" gayet iyi, ama i3 konforu arasan bulma ihtimalin yok.

Düz web-dev için muhtemelen bi sıkıntı yaşamazsın. Ama işte rust/cpp ile cli tool'u yazıyorum falan işlerine giriyorsan yine biraz üzebilir.
0
plutongezegendegilmi
(25.10.22)
(11)

Aynı anda birden fazla firmayla remote çalışmak

tchuck
işin etik yönünü tamamen geçiyorum. kesinlikle etik değil, hatta dolandırıcılığa bile giriyor olabilir. bu bağlamda soruyorum tamamen. yani sorumun kaynağı tamamen bencilce: riske değer mi, yakalanır mıyım vs. gibi şeyler bağlamında.1. bir firma ile remote çalışıyorum ve burada çalışmaktan gayet mem
işin etik yönünü tamamen geçiyorum. kesinlikle etik değil, hatta dolandırıcılığa bile giriyor olabilir. bu bağlamda soruyorum tamamen. yani sorumun kaynağı tamamen bencilce: riske değer mi, yakalanır mıyım vs. gibi şeyler bağlamında.

1. bir firma ile remote çalışıyorum ve burada çalışmaktan gayet memnunum. yurtdışı firması, maaşım gayet iyi, 3 ayda 1 prim de olabiliyor (2. çeyrek olmadı gerçi). iş yoğunluğum da güzel, genelde pek yoğun değiliz. hatta ben daha yoğun olmak için çoğu zaman yöneticimi sıkıştırıyorum, ama onlarn öyle bir politikası yok.

bu işyerini her bağlamda seviyorum ve burdan asla ayrılmak istemem.

1 senedir bu firmayla çalışıyorum. iş sözleşmesiyle çalışıyorum bu arada. freelancer değilim, fatura kesmiyorum. direkt çalışanıyım firmanın.

15 gün önce 3-4 tane yeni ilana başvurdum, hepsi olumlu geçti. içlerinden bir tanesi bana dün teklif de yaptı.

bu aklıma şöyle "şerefsizce" bir fikir getirdi:

e ben bu firmalarla da anlaşayım, hepsini idare etmeye çalışayım. içlerinden bir tanesinin işini aksatacak gibi olrusam da, istifa edeyim. ne onlar, ne ben yıpranayım.

--------

şuan mevcut işyerimdeki yoğunluğa göre, 2. bir işi daha idare edebilirim. buna eminim. belki bazı günler fazla yoğunluk olur, ama o durumda da daha fazla saat çalışarak idare edebilirim.

sorun olabilecek birinci husus: toplantılar. toplantılar çakışırsa ne yaparım bilmiyorum. haftada 1 defa falan çakışsa idare ederim, sorun olmaz. ama çok sık çakışırsa sıkıntı olabilir.

ikinci husus: yeni işe girdiğim firmanın, mevcut işyerimi bırakmadığımı anlaması ve onlarla bu konu hk iletişme geçmesi. bu ihtimalde aşırı üzülürüm, yıkılırım.

sorunları azaltacak hususlar: mevcut işyerimde cuma günleri çalışmıyoruz. çarşamba günleri ise "no meeting day". yani 5 günün 2'sinde toplantıların çakışma ihtimali hiç yok.

------

yeni teklif aldğım firma, mevcut maaşımın yarısını teklif etti. yine de "ek gelir" olacağı içni ve hatta 3-4 ay çalışıp sonra istifa etsem bile gayet güzel bir para kazanmış olacağım için aklım dönüyor.

ama bu kadar sinire strese gerek var mı emin değilim tabi.

siz olsanız ne yapardınız?
işin etik kısmını tamamen geçiyorum. bu etik dışı hareketin yaratacağı stres belki sorun olabilir ve "değmez" diyebilirim.

neyse işte, ne düşnüüyorsunuz?

aklımdaki diğer fikir ise;
beraber çalıştığım bir juniorım var. bu işlerden birisini çok sık ona yaptırıp ona da maaş ödemek. belki bu sayede 3. bir işe de girebilriim.
0
tchuck
(23.10.22)
istiririm yalarim bir de
(23.10.22)
bu konuyu bende bir ara etraflıca düşünmüş ve istemiştim. tek sorum var. iki şirkette seni sigortalarsa, bundan birbirlerinin haberi olur mu? olursa sorun olur mu :) eyyorlamam bu kadar.

-ama bence yapabilirsin abi gençken neden olmasın. +yapmalısın. birden fazla sevgilin var ve hepsine whats app'tan mesaj yetiştiriyorsun gibi olur heralde :)
0
picassoishere
(23.10.22)
@picassoishere,

ikisi de birbirinden bağımsız ülkelerde. ilk işyerinde resmi çalışan olmama rağmen, o ülkede ikamet etmediğim için o ülkeye ait bir sigorta girişim yok zaten, ki olsa da 2 farklı (kıta olarak bile farklı) ülkenin birbirinden haberi olabilecek global bir sistem olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸tchuck
(23.10.22)
Eğer bu işleri yaparken aksatmayıp ikisini birden yapabileceksen bir problem olmaz. eğer altından kalkabileceksen 2 idealdir.
0
paintov
(23.10.22)
Sanki eline yüzüne bulaştırırmışsın gibi geldi. Ama yine de dene. İki iş için zamandan çok zihinsel kapasite lazım.
0
dissendium
(23.10.22)
linkedin sıkıntısı geldi benim aklıma direkt. iş arkadaşlarından yöneticilerinden birinin profilini görme ihtimali yok mu? linkedin'de kendini tek işte çalışıyor gibi göstersen diğer firmadan görüp bu ne iş denebilir 2 firmada göstermen zaten sıkıntı. gelirinden ve işinden memnunsan riske değmez bence %1 bile olsa yakalanma şansın riske attığın şey çok büyük oluyor çünkü. toplantı moplantı illaki bir yerde çakışır ilk çakıştığında istifa edeceksen zaten gereksiz bir macera olur. bence çok yapasın varsa taraflarla konuşarak yapman lazım bu konuyu bir taraf senden gerçekten memnunsa diğeri de seni gerçekten istiyorsa ikna edebilirsin belki.
0
semaforo de medianoche
(23.10.22)
linkedin beni de düşündürüoyr. büyük ihtimalel linkedinimi kapatırım bir süreliğine diye düşünüyorum
0
🌸tchuck
(23.10.22)
background check yapan firmalar var, uluslararası firmalar genelde lokal aday almadan önce mutlaka bu firmalardan hizmet alıp bilgi topluyor mesela eskiden çalıştığın firmalardaki adamlardan vs. eğer çalışacağın yer kalburüstü kurumsal bir yerse bunu kesin yaparlar ve patlarsın. ama iki firman da ufak startuplar falansa böyle bir yola gideceklerini sanmam.
0
roket adam
(23.10.22)
Etik olarak bir sıkıntı yok aslında. Yani elemanlar sana paranı verip, karşılığında bekledikleri hizmeti alabiliyorlarsa ortada bi sorun yok. Ben kendim yapmadım ama yapan iş arkadaşlarım oldu. Herkes biliyordu iki-üç işte çalıştıklarını ama işler düzgün ilerlediği için kimse sorun etmedi. Baya yaygın bi olay aslında.

İşi junior'a havale etmek iyi bi fikir değil ama. Çünkü işi sen yap diye para veriyorlar. Eğer "bi şekilde olsun da nasıl olursa olsun" deseler firmaya giderlerdi. Bu "sorumluluğu ben alıyorum" diyebileceğin bir şey değil.

Öte yandan burnout'a yol açacağı için değecek bi macera değil diye düşünüyorum. Burnout olup 6 ay kafa dinleyeyim desen kaybedeceğin para, burada yandan kazandığından kat kat fazla olacak her türlü.
0
plutongezegendegilmi
(23.10.22)
4857 sayılı iş kanununa göre işverene haklı fesih hakkı sağlar ancak firmalar tr.de değil.

ben çalışanımın benimle bunu paylaşmasını beklerdim açıkçası.

ben yaptım zamanında ve iyi de para kazandım. farkedildi 1. şirketim iş akdimi feshetti sosyal haklarımı alamadım. 2. şirket işin başında olduğum için beni bırakamadı devam etti. sonrasında 1.şirket işleri toparlayamadı ve geri çağırdı.

taraflar üzgün ben sıkıntılı bir duruma girdim sonunda iş yükünden burnout olup her iki firmayı bıraktım. askere gittim 15 ay uzun dönem.

açıkçası hak veriyorum. şimdi akarken biriktirmek için tam zamanı. ilerde yaşlanınca bu eforu sarf edemiyorsun.
0
phonex
(23.10.22)
(bkz: bir arkadaşım ekolü)
Hali hazırda bir işte çalışırken yurtdışında bir görüşme yapıyor ve kabul alıyor. Sözleşme imzalanırken bir okuyor ki orada madde var. "Başka işte çalışamaz". Açık konuşuyor: "Benim x şirketine şu konularda destek veriyorum ve aynı zamanda şu alanda doktora yapıyorum vs." Anlatıyor büyük büyük.
Adamların daha da ilgisini çekiyor. Helal olsun sana diyorlar.

Mevcut şirkete gidiyor. Benim yurtdışında müşterilerim var.

Birden kendi şirketini kuruyor. İki işte çalışıyor. Sonrasında 40'a yakın kişi istihdam ediyor.

Kısacası bu işi kafaya koyduysanız ve yapabileceğinize inanıyorsanız kaçak maçak, saçma sapan konularla uğraşmayın. Vurkaç yapmayı, yakalanana kadar çalışır parayı cebe atarım vs. diye bakacağınıza bir tık ötesini düşünün.
0
nickini vermek istemeyen uye
(23.10.22)
(4)

Ankara'da rakı balık?

15 yildir okurum da simdi ne yazacagim
Önümüzdeki ay İstanbul'dan bir arkadaş gelecek Ankara'ya. Kendisini rakı balığa götüreceğim. Öyle Çayyolu'ymuş Ümitköy'müş oraları ters gelir, Kızılay civarında oturalım diyoruz. Sakarya caddesindeki balık ekmekleri biliyorum ya, şimdi bize birer rakı da verse iyi olur hani. Ama Kızılay'daki alkollü
Önümüzdeki ay İstanbul'dan bir arkadaş gelecek Ankara'ya. Kendisini rakı balığa götüreceğim.

Öyle Çayyolu'ymuş Ümitköy'müş oraları ters gelir, Kızılay civarında oturalım diyoruz. Sakarya caddesindeki balık ekmekleri biliyorum ya, şimdi bize birer rakı da verse iyi olur hani. Ama Kızılay'daki alkollü balıkçılardan (Tavukçu gibi) halen orada olan kaldı mı bilmiyorum, yıllardır o tarafta hele ki içkili bir yemekte bulunmadım.

Sözün özü, Kızılay ve çevresinde, alkollü, hesabı çok fazla olmayan orta karar (ne lüks ne de aşırı salaş yani) balıkçı arıyorum. Nereye gidebiliriz? İkimizin de arabası olmadığı için uydu kentlerdeki seçenekleri direkt eleyeceğim bu arada.
0
15 yildir okurum da simdi ne yazacagim
(19.10.22)
Ben olsam afitap’a (Tunus) giderdim.
0
orient blue
(19.10.22)
Ben raki balik yapmiyorum ama bizi incir'e goturmuslerdi, fena degildi ortam. Raki balikcilar begenmisti. Hesap da uygun gibiydi. Tunus'ta.
0
summer timetable
(19.10.22)
Hocam Tunus'a (ya da Bestekar'a) gidin, gözünüze güzel görünen bi mekana girin. Oradaki mekanların hepsi 3 aşağı 5 yukarı aynı zaten.

Afitap mesela güzel ama hem 2 hafta önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyo, hem de bi tık pahalı. Çok içmiyorsanız denenir ama, mezeleri güzel.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.22)
Kumsal restoran eski ve iyi bir restorandir, tavsiye ederim
0
mirty
(19.10.22)
(1)

Su twiti anlamadim da?

freedonia
https://twitter.com/efsane_tivit/status/1581719125281624064
0
freedonia
(17.10.22)
Şu meme'e referans:

external-preview.redd.it
0
plutongezegendegilmi
(17.10.22)
(5)

apple macbook özel konfigürasyon teslimat süresi?

jules
selamlar, apple ile ilgili son sorumu sormak istiyorum. :) base modeli yükseltince 3 haffta sonrasına teslimat veriyor. gerçekten o tarihi buluyor mu yoksa haftaya falan gelir mi?
selamlar, apple ile ilgili son sorumu sormak istiyorum. :) base modeli yükseltince 3 haffta sonrasına teslimat veriyor. gerçekten o tarihi buluyor mu yoksa haftaya falan gelir mi?
0
jules
(16.10.22)
onlar Çin'den geliyor. Belli olmaz.
0
nhk ni youkosu
(17.10.22)
11 Ekim 'de satin aldim. Tahmini teslim suresi 3 Kasim gozukuyordu. 13 Ekim 'de UPS 'e verildi. UPS 'in takip sisteminden suan 21 Ekim tahmini teslimat gozukuyor.
0
deadscream
(17.10.22)
Tamamen TR gümrüğünün keyfine bağlı ne zaman teslim edileceği.

Genelde 1 hafta içinde TR'ye geliyor, ondan sonrası sürpriz.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.22)
ben 2 hafta civarı beklemiştim diye hatırlıyorum.
0
vaveylababa
(17.10.22)
Buluyor, ben de 1 aya yakın bekledim.
0
oldtimer
(17.10.22)
(8)

Yüzüklerin efendisi 1.film hakkında anlamadığım kısımlar

sassot
filmleri defalarca izledim de her seferinde merak ettiğim konular var.1-ilk filmde amon sul'un gözcü kulesine gidiyorlar, nazguller gelip frodo'yu yaralıyor. aragorn gelip nazgulleri yakıyor ama sonra onlar arwen'in peşine takılıyorlar. onlar ölmedi mi yanmadılar mı ?2-isengard'da orklar ağaçları ya
filmleri defalarca izledim de her seferinde merak ettiğim konular var.

1-ilk filmde amon sul'un gözcü kulesine gidiyorlar, nazguller gelip frodo'yu yaralıyor. aragorn gelip nazgulleri yakıyor ama sonra onlar arwen'in peşine takılıyorlar. onlar ölmedi mi yanmadılar mı ?

2-isengard'da orklar ağaçları yaktıktan sonra yerin altını kazdıkça orklar çıkıyor, lurtz falan çıkıyor. o ne alaka ordaki olayı çözemedim, yerin altına mı gömmüşler onları zamanında ?

3-yine arwen'in peşine düşen nazguller derede boğulmuyor mu sonra nasıl tekrar ortaya çıkıyorlar ?
0
sassot
(15.10.22)
Nazgul dediğimiz zamanında güç yüzükleri verilerek kandırılan insan ırkından 9 kral. Onlar sauron hükmündeki tek yüzüğe bağlılardır ve ölümsüz kara suvariler diye geçerler.Hiç bir ölümlü 'adam' bu süvarileri öldüremez.diye geçer kitapta. (Yani 3. Soruna da cevap olarak; ölümsüz denilmiş bi nehir akıntısıyla da ölmeyiversinler bir zahmet. Sürüklenip gidiyorlar sadece işte.)

İkinci soruna gelirsek de orklar eskiden elfmiş der saruman, sonra acı ve keder içinde bırakıldılar ve karanlıklar efendisi sauranın hizmetkarı oldular. Elflerin de doğadan bittiğini düşünürsek onlar da karanlığa geçince balçıktan oluşuyorlar bi nevi.

ortadunya.com

Şuradan da daha ayrıntılı bilgi alabilirsin.
0
formalite
(16.10.22)
1 3 -> Nazgüller ölümsüz.

2 -> aslında bu kısım tamamen filmin uydurması, kitapta böyle bişey yok. Genel kanı, etraftan kaçırılan insanlarla orkların çiftleştirilmesi ile üretildikleri yönünde ama kitaplarda da açık açık anlatılmıyor.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
1 ve 3- Nazgul aslında Wraith evreninde yer alıyor. Kıyafetleri yandığında ya da "öldüğünde" bedensel bütünlüğü kaybediyor. O yüzden yeni cicileri giyip geliyorlar. O büyü ile derece ölen atlar yerine filmde artık kanatlı yaratıklarla devam ediyorlar.

2- Orklar işkenceler ve lanetler ile uzun sürede orklara dönüşüyorlar. İlk orklar bu şekilde oluyor. Kitapta olan bir şey değil. Teori üretebiliriz ancak. Bence hali hazırda olan orklar çeşitli büyü işlemlerinden geçmek için o ağaç ve balçık içine konuyorlar. Yani o Lurtz sahnesi bence Steve Rogers'ın o kapalı alanda kimyasalı ve ışımayı yiyip Captain America modunda kaslı dev olarak çıkması gibi. Tırtıl -> Koza -> Kelebek de olabilir. Yani orkları (ya da belki yakaladıkları elfleri) belirli işlemlerden geçirip geliştirdi öyle.
0
nawar
(16.10.22)
@Plutongezegendegilmi
Ben de okuduklarım arasında rastlamadım ama paylaştığım linkte Gondolin'in Düşüşü kitabında balçıktan oluşturuldukları belirtilmiş yani filmin dayanağı yine tolkien dünyasında bir yerlere oturuyor.

Bu arada paylaştığım linkten ilgili paragraf şöyle;

-Nasıl ürediği ve cinsiyetleriyle ilgili Tolkien’in verdiği iki ayrı bilgi vardır. İlki, Kayıp Öyküler kitabında ve Gondolin’in Düşüşü’nde geçen bir yöntemdir:

“Tüm bu ırklar yer altının ısısı ve balçığında Melkor tarafından üretildi. Kalpleri granitti ve vücutları deforme olmuştu; iğrenç yüzleri gülmezdi, sadece metalin çarpışmasına gülerlerdi, ve hiçbir şeyden Melkor’un aşağılık amaçlarına hizmet etmek kadar memnuniyet duymazlardı.”
0
formalite
(16.10.22)
@formalite

Melkor dahil hiçbir Vala'nın canlı yaratma yetisi yok. Ancak olanı başka bir şeye çevirebiliyorlar. Bu çeviri sadece kötü olmak zorunda değil. Aule de cüceleri yaratıyor ama tam olarak canlı değiller onlar. Onları canlı hale getirmeye Eru karar veriyor. Orklar da canlı. O yüzden Eru olmadan balçık ya da başka yerden yoktan var edilemezler diye düşünüyorum. Bence o kısım çeviride bir hata ya da yanlış yorum.
0
nawar
(16.10.22)
Çok pardon parça parça paylaşınca anlam bütünlüğünü kaybediyor. Aslında yorumda bir sorun yok gibi, ben paylaştığım link üzerinden kopyalayarak aldım yine metnin bütününde de elflerden evrildiklerinden de bahsedilmiş.

Bir yandan da metni yazan farklı bir yere de değinmiş (bunu da yeni öğreniyorum)
Tolkien'in balçıktan yaratılma fikrinden vazgeçtiği ve dişi elflerin de olduğu konusunda mektuplarında bahsettiği konu edilmiş.
0
formalite
(16.10.22)
İlk orklar Melkor tarafından dönüştürülen elfler değil miyidi?
0
Hallegadola
(16.10.22)
@formalite, yazıda (alıntı yaptığın kısımda) ilk orklardan bahsediyor. Yoksa yine aynı yazıda melezlerden ve Saruman'ın ordusunu nasıl ürettiğinden de bahsedilmiş.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
(1)

Air, Pro tercihi sorunu

kırmızıayakkabılıgargamel
Arkadaşlar tekrar soruyoruz, özür dilerim. Pro mu aksak MacBook Air’in ram’i mi fazla olsa? Video edit yapacağız ama basit yapmayacağımızı düşünüyoruz editleri ama After Effect de kullanmayacağız tabii. Onun dışında hızlı olsun, uzun süreli kullanımda fan sesi olmasın rahatsız etmesin istiyoruz. (Bi
Arkadaşlar tekrar soruyoruz, özür dilerim.

Pro mu aksak MacBook Air’in ram’i mi fazla olsa? Video edit yapacağız ama basit yapmayacağımızı düşünüyoruz editleri ama After Effect de kullanmayacağız tabii.

Onun dışında hızlı olsun, uzun süreli kullanımda fan sesi olmasın rahatsız etmesin istiyoruz. (Biri bizi air’e ikna etsin diye bekliyoruz belki :).

Pozitif Teknoloji değil de Apple’dan alsak AirPod geliyor hediye öğrenci şeyi, AirPod’u satarsak, aynı para oluyor pozitif le, Apple’dan alalım diyoruz. Ne dersiniz?


Mac Book Pro, 512 GB almasak?
www.pt.com.tr

Mac Book Air, RAM mi yükseltsek?
www.pt.com.tr
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(15.10.22)
16 ram şart hocam. air alın.
0
plutongezegendegilmi
(15.10.22)
(10)

Bu karamsarlığın sonum olmasından korkuyorum

darkwizard
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız korkusu var bırakıp gidemiyorum buraları ama kalmak da istemiyorum en sonunda Stefan Zweig gibi intihar etmekten korkuyorum.
0
darkwizard
(15.10.22)
Yeni nesil Atatürk'ü falan bilmiyor. Kim bilir ilkokulda neler anlatıyorlar bunlara.
0
OrangeYellow
(15.10.22)
soruna değil çözüme odaklanmanız gerek, bu durumun her kes farkında ama karamsar ve negatif olmanın hiç bir faydası yok, gitmiyorsak burada kalıp her şeye rağmen mücadele edeceğiz demektir.

Karamsarlıktan da kurtulmak istiyorsanız, negatif aktarım yapan her türlü medyadan uzak durmanızı tavsiye ederim. Medya etkisindeki bakış açısı ile 1000 de 1 olumlu bir şey varsa onuda görmemizi engelliyor.
0
mrctrk
(15.10.22)
benim ülkeye aidiyetim öyle bir sarsıldı ki iktidar değişse bile burada yaşamak istemiyorum. gerçekten türkiye ilerlemiş, gerilemiş artık hiç umrumda değil. şunun şurasında kim bilir kaç sene daha yaşayacağım. gelgelelim annemi bırakamıyorum : (
0
sec guard
(15.10.22)
aydınlar ilerici insanların hepsi avrupa’ya gitmiyor, avrupa’ya giden insan sayısı bu insanların %1’i bile değil. sadece sabah akşam sosyal medyada kaldık ooh iyi ki de kaldık diye propaganda yapmadığımız için sayı daha az görünüyor.

standart insan için bir baskı ve faşizan rejim yok. ben şahsen istediğimi söylüyorum çevremde. görüşümden dolayı şu ana kadar tek bir problem yaşamadım (ama hayatımı da buna göre kurdum yani memuriyet kovalamadım mesela)

adamlar her dediklerini yapıyor evet. meclis çoğunluğu kimdeyse istediğini yapabiliyor. önceden de aklına hayaline gelmeyecek saçmalıkta kanunlar meclisten hep geçti. bu türkiye’nin bir gerçeği.

iran ya da pakistan olmamız imkan ve ihtimal dahilinde değil. iki ülkenin de çok farklı dinamikleri var. türkiye’de en şeriatçı adam bile şeriat hükümleri uygulandığında en iyi ihtimalle ailesinden birkaç kişiyi kaybeder. bunu kim göze alır? bizdeki klasik türk islam sentezi işte.

depresyona girecek bir durum yok. yaşadığın ülkeyi tanıyacak bilecek ona göre hayatını planlayacaksın. her halükarda yurtdışına gidebilecek gibi kendini geliştir, iyi okullarda oku yabancı dil öğren. doğru kalifikasyonlara sahipsen canın sıkılırsa istediğin zaman gidersin emin olabilirsin buna, canın istemezse de kalır ve iyi bir hayat yaşarsın. ama arabesk düşüncelere kapılırsan bu psikolojiden hiç çıkamazsın, kötü ve umutsuz bir hayatın olur. sürekli akpyi suçlayan insanların %99’unun loser olmasının sebebi bizzat kendisi. akpnin de etkisi var ama olay kişinin kendinde bitiyor.

türkiye aynı vasatlıkta devam eder ve biz buna şükrederiz bu şekilde. finlandiya’nın bile dibinde ayı bağırıyor şu an. dünyanın durumu ortada maalesef. ileri gitmek için ancak bireysel olarak kendimizi ileri götürmek gibi bir çözümümüz var devletten hiç bir şey beklemiyorum.
0
roket adam
(15.10.22)
80 doğumluyum kendimi bildim bileli buranın ılımlı islamla yönetilen bir yer haline getirileceği konuşulur. bu öyle ya da böyle oluyor işte. kaçış yok. karşıdaki ekip çok uzun yıllar emek verdi çok insan yetiştirdi. önemli mevkilere geldi. şimdi de çarkları tersine çeviriyor yavaştan. biz de eylem yapmaktan başka bir eylem yapmadık. birbirimize destek olmadık. organize olmadık. fraksiyonlar fraksiyonlara bölündü un ufak kaldık. ama evet depresyonluk bir durum yok. iran da olsak hayat devam ediyor. geçiş süreci mutlaka sancılı olacaktır. çok ortalıkta görünmemek lazım. hatta bugün şunu düşündüm, bazen adam kazandı diyebilmek bir adım geriye geçip nerede yanlış yaptığını düşünebilmek gerekir. bağırıp çağırıp direniş adı altında kendini yakmak zaten az bulunan değerli insanların da kaybı ile sonuçlanır. bu yüzden düzgün plan yapmalı ve çabalamalıyız. ama bu bir senede değil en az bi 80 senede olacak bir şey belki biz göremeyeceğiz. telaşlanmaktansa bazı ön kabuller yapıp. evet tamam bu olacak ama ben yine de ufak ufak istediğimi yapmaya çalışacağım diye düşünüp bir hedef koyup oraya yönelinebilir. ben böyle baş ediyorum. ve gerçekten de merak etme iran da olsak herkes her istediğini bir şekilde yapıyor. belki daha iyi bile olur. böyle yarım yamalak oturmamış anlaşılmamış bir laiklik ve modernliktense.. ve roketadam+1
0
sipsiyah
(15.10.22)
Bence sizin sorununuz çok fazla sosyal medyada falan takilmaniz. Tatil günlerimde eksiye Twitter'a falan uzun süre takilirsam ben de böyle şeyler düşünmeye başlıyorum. Çıkınca geçiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.10.22)
Cevapların hepsini okuyamadım ama bu depresif durumun yeni neslin uzak/yakın geçmişe dair hiç bilgisi olmadığından ve aşırı korumacı büyütüldüğü için mücadele edebilme duygularının gelişmediğinden kaynaklandığı düşünüyorum.

Duyuruda benzer sorulara bir kaç kez rastladığım için söylüyorum, sadece soruyu soran arkadaşı kastetmiyorum, bu açıklamam genel.

Neyse lafı uzatmadan bir link bırakıp gideceğim.
Burası Türkiye yüzyıllardır ve neler neler yaşandı bu coğrafyada...
Yakın tarihten örnek veriyorum; doksanlarda başörtü nedeniyle idamla yargılanan, küçük kızlarıyla tutuklanan, sonrasında birini kaybeden, şimdi ise bambaşka bir kulvarda siyaset yapan üstelik milletvekili olmuş bir kadın...

www.bbc.com

Burası Türkiye, benim de çok canımı sıkan, üzüldüğüm kabullenemediğim şeyler var, bazen umudumun kırıldığı, güvenlik endişelerimin olduğu, çekip gitmek istediğim şeyler... Ancak çözüm olarak intihar bunların en aptalcası, en bencilcesi, en saçma sapanı. Çünkü ne bir çözüm, ne bir kurtuluş, ne kimseye faydalı, ne ne ne... Tamamıyla anlamsız bişey.
0
epitaf
(16.10.22)
Haber okumayın ve sosyal medyayı azaltın +1

Çünkü hocam söylediğiniz şey aşırı mantıksız. AKP dediğin parti 20 yıldır iktidarda, ilk zamanlarıyla son zamanlarının alakası bile yok mesela. Hatta RTE ve 3-5 kişi hariç o zamandan kalmış kimse yok, fetöyle ortaklardı şimdi kanlı bıçaklılar, neredeyse bütün kadrosu, politikası, refleksleri vs değişti. Hani şikayetçi olduğun şey ile şikayetçi olduğunu düşündüğün şey aynı değil muhtemelen.

Yazılımcıyım, neredeyse bütün arkadaş çevrem yurtdışına taşındı. Aralarında politik anlamda bilinçli, kafası çalışan 3-5 kişi ya vardır ya yoktur. Aydın & ilerici dediğin insanlar çoğunlukla internetten okuduğu sloganları papağan gibi tekrarlayan kişiler genelde, zaten bi işe yaradıkları yoktu yani (ki düz vatandaşın etkisi her halükarda sıfıra yakın), ciddi bir vergi geliri hariç çok büyük bir kayıp değil. Zaten AB / ABD siyasetini biraz takip edersen işler oralarda da (bizimkine ters istikamette olmakla birlikte) yine leş.

Dolayısıyla @roket adam +1. Burada ekonomi kötü ama baskı veya özgürlükler açısından ölüp bitmiyoruz. Haberleri izleyip sızlanmak yerine kendine odaklanmak lazım. Kendini geliştir ki yarın öbür gün etrafındaki insanların da hayatlarını iyileştirebilecek gücün olsun.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
yorumlara bak. türkiye ne kadar da süpermiş haberimiz yok:)
0
nothing in my way
(16.10.22)
Epitaf +1
Ben 80-90'lari siyasi olarak görüp bilecek yasta degilim ama cocuklugumu babamin girgir ciltlerini okuyarak gecirdim. Belki de bu sebepten "bu ülkeden bir şey olmaz" diyebildim ki dediğim zaman ülkede daha bu kadar ciddi olay yoktu, euro 2.8 mi neymis ben karar verdiğim dönem. Ben de giderken "abi ülke iyi ya, ben gitmem" muhabbeti dönerdi. Gittim, simdi "abi iyi ki gitmissin, biz de bakıyoruz" diyorlar çünkü ülke her geçen gün kötüye gitti. Avrupa/abd ile aynı cümlede kullanilamayacak kadar kötü gidiş.
Bunun sebeplerinden biri malum üç harfli olsa da genel sebebi türk halki. Türk halki zaten genel olarak sagci ve eğitim seviyesi düşüktü. Eh iste gelinen durumda da bunun etkisi var. Yani bu ülkeden genel olarak bir şey olması zor çünkü çok temele inen bir sıkıntı var ve son 20 yılda bu daha da gelistirildi ve "bize okumamis adam" lazım diyen bakanların eline bırakıldı ülke.

Bu noktada intihar etmek saçma çünkü bence son dönemleri artık. Ekonomik sorunlar olmasa belki derdim ama malum türk halkının tek canını yakan para. Genelde zaten ülkenin ovuldugu seyler de hep kendi isini yapınca olusan vergi(bordrolu calisan gg wp, o noktada hem hayvan gibi vergi alınıyor hem bir karşılığı yok), paran varsa istediğini yapabilmen. Çünkü başka ovulecek tarafi yok. Bunun aynısını redditte de görüyorum, Avrupa'da para kazananlar "hangi ülkede en az vergi veririm" diye soruyor. Cevaplar romanya ve Bulgaristan. Kimse ülkenin hayat kalitesine, insanına vs bakmıyor. Eğer hayata bakış açısı az vergi çok paraysa, evet Türkiye güzel yer.

Benim sizin gibi bir kuzenim var, o da böyle yapardi (intihar haric) yillarca calismadi etmedi, ne yapicam bu ülkede diye dolasti. Neyse sonunda bir Türk internet alisveris firmasının outsource müşteri hizmetlerine girdi.
Bu noktayi "kendini gelistir" önerisi için yazıyorum. Bence güzel oneri ama genel türk halkının sıkıntılarindan çıkmasına sıfır katkısı var.
Kuzenim şu an haftada çoğu zaman 6 gün günde 11 saat çalışıyor. Aldığı maaş asgarinin bir tık üstü. Fazla mesai falan yok.
Şimdi bu adama kendini gelistir denilirse size güzel cevap vermez. Adamin cise gidecek vakti yok, parasi da yok zaten.

Yani bu tavsiyeler anca belli bir cvsi/potansiyeli olana verilir. Ama sallıyorum bim'de çalışan kasiyer hayatı birazcık insanı sartta olsun, köle gibi calistirilmasin, mobbing olmasın diyince bu insana kendini gelistir dersek zaten sikinti var.

O yüzden siz de bir potansiyeli olan biriyseniz, evet kendinizi gelistirin. Yok degilseniz, o noktada sosyal medyadan uzak durup ve ülkenin genel insanının böyle olduğunu kabul edip geçmek lazım.

Bu dusunceleriniz karamsar. Ülke benim tahminim öyle olmaz çünkü Avrupa'ya fazla yakın ve Türkiye'de çok fazla yurtdışı fabrikası var. Bu durumda yurtdışından kimse Türkiye'ye gelmez kolay kolay. Belki de aynı zamanında bir bakanimizin "turiste serbest, türk pasaportla" dediği yerler gibi bölgeler açılır. Oralarda insanlar "eskisi" gibi yasar, geri kalan bölgeler yeni Türkiye olur. Bilmiyorum. Ben o noktalara gideceğini sanmam. Ama ülkenin güzel gitmediğini söylemek için kahin olmaya da gerek yok. Siz de beklentilerinizi ona göre ayarlayip, sosyal medyadan uzaklaşıp kendi hayatinizi düzeltecek ne yapabilirsiniz bakın.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
(13)

instagramdaki güzel kadınlar kadar erkeklerde var mı?

duyurukullanıcısı
kendim dahil erkek bedenini iğrenç bulurum. hatta kadınlar ne buluyorlar bu erkeklerde anlamam ama işte nasıl oluyorsa her kadın bir iğrenç erkeği kendine eş seçebiliyor.şekilsiz şukulsuz iğrenç varklıklar.gel gelelim ya kadınlar öyle değil nasıl oluyorsa her biri farklı bir estetik kaygı ile yaratı
kendim dahil erkek bedenini iğrenç bulurum. hatta kadınlar ne buluyorlar bu erkeklerde anlamam ama işte nasıl oluyorsa her kadın bir iğrenç erkeği kendine eş seçebiliyor.

şekilsiz şukulsuz iğrenç varklıklar.

gel gelelim ya kadınlar öyle değil nasıl oluyorsa her biri farklı bir estetik kaygı ile yaratılmış gibiler.

instagramda keşfete bir basıyorum ya instagram artık beni nasıl tanıyorsa bu makyaj delisi, guaj boyayalarla süslenmiş kadınları atıyor

sıfır makyaj + doğal ışıkta çekilmiş kadınları önüme çıkartıyor, böyle baka kalmamak elde değil.

yani bende sıfır erkek profil olduğu için soruyorum,

böyle erkek profillerde var mı? kadınların bakakaldığı? örnek atabilir misiniz?

şu mesela hangi düzeyde bir kadın için?
uğruna suç işlerim mi?
arasa belki yarın dönerim mi?
www.instagram.com
0
duyurukullanıcısı
(15.10.22)
Öncelikle erkek vücudunu ezdirmeyiz. Heteroseksüel bir kadın olarak erkek vücuduna tapıyorum. Kadın hesapları ilgimi çekmiyor. Hatta çoğu zaman instagramdaki kadın hesaplarını itici buluyorum. Bknz: götüm var pozu.

Attığınız linkteki adam da ilgimi çekmedi, parıl parıl hiç erkeksi değil.

Edit: Kadınların bakakalıp kalmadığını bilmiyorum ama Salih Bademci’yle ilgili bir şey gördüğümde bakakalıyorum evet. Onun için sikko türk dizileri izlemişliğim var. Söylemeye en utandığım şeylerden biridir.
0
ruhen hastayim ben
(15.10.22)
@ruhen hastayim ben
Salih Bademci'ye baktım şimdi, ben bu adamı 3'e katlarım. ama alex'in anca getir götürünü yaparım.
bir kız arkadaşım mesela christian bale ayaklarımın dibinde yalvarsa tel numaramı bile vermem demişti.
ya bu nasıl kriter, nasıl bi filtreleme peki?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.10.22)
Renkler ve zevkler tartışılmazmış. Bahsedilen Salih Bademci’ye baktım da yolda görsem tekrar bakmam. Aynı zamanda Kıvanç Tatlıtuğ, Çağtay Ulusoy türevlerini de yakışıklı bulmuyorum. İnstagram modellerinden tomas skoloudik vardı zamanında kurşun atıp kurşun yerdim ama yaşlandı ve porno sektörüne girdi artık ilgimi cekmiyor.
0
ceann deas
(15.10.22)
biri christian bale'e laf etti he.numara vermezmis. cidden cok ilginc insanlar var ya!
linkteki abi beni acmadi ama bale. off cildirmissiniz

soruya cevap; evet yakisikli erkek yok gibi bir sey yakisikli gorunenler ya kisa boyludur ya da aptal oluyorlar azicik. cunku ne de olsa yakisikli daha napsin ki
0
ala09
(15.10.22)
instagram.com
Şu hesap var mesela ortaya karışık, captionları da çok eğlenceli, severek izliyoruz.
0
kobuzchu kiz
(15.10.22)
Ben mesela bu herife bitiyorum. Tarzı özellikle mükemmel.
www.instagram.com
0
old possum
(15.10.22)
Ben uğruna suç işlemem de yürürüm. Özelden foto attığım da öyle ama Christian bale tipsizmiş. O arasa da dönmezdim.

edit: christian bale'i beğenmeyen benim. Old.. attığı linktekini de beğenmedim. Salih Bademci bana göre onlardan yakışıklı. Ne de olsa zevkler ve renkler. Çağlar Ertuğrul geldi aklıma, Barış Arduç mesela. Onlar da oldukça yakışıklı. Ben bakıp kalırım.
0
Kahvedesu
(15.10.22)
İnstagramda görüp baksam da isim olarak hatırlamıyorum. Ama ünlülerden jon hamm, michael fassbender'in yeri başka.
Türklerden de uraz kaygılaroğlu, metin akdülger derim. Burda ismi geçen Salih bademci de iyi bence.
Christian bale de iyi yani sevilmeyecek bir isim değil bence.
0
sevilen progressive türkücü
(15.10.22)
Kimse de filtre ve estetik operasyonlara deginmemis :) veya no makeup makeup olayına.

Bir de kadınlar genelde yakışıklılıga vs bakmıyorlar. Özgüven vs daha önemli kadınlar için.
0
dlendam
(15.10.22)
öncelikle, erkek bedeni iğrenç falan değil kesinlikle.
christian bale'i de yedirmeyiz +1

verilen linktekiler ve diğer örnekler ilgimi çekmiyor ama zaten genel fikir olarak instagram'a boy boy fotoğraf koyan, sürekli selfie çeken, sürekli kendini paylaşan, sürekli bakımlı, instagram'ı katalog gibi kullanan erkeklerde biseksüel bir eğilim olduğunu düşünüyorum.
erkeksi gelmiyorlar.
genel olarak "tüysüz oğlan" klasmanında çoğu benim için.
bunda artık teyze olmamın da bir etkisi olabilir tabii ama benim için durum bu.

profesyonellerse bilemem ama onların da çok çok çok azı gerçekten "vay be" dedirtecek kadar oluyor.

tom hardy, jon hamm, henry cavill, richard gere'in gençliği falan gibi daha klasik zevklere sahibim.
yakışıklılıktan çok maskülenlik, gülüş, karizma vb. daha önemli.
0
blatta hiberna
(16.10.22)
Ben de şu Metin akgülder sevdasını anlamam. Basbayağı çirkin bir herif. Boran kuzum da gay vibe’ı veriyor ki geçen fotoğraflarını patlattılar gay partiye katılmış. Keza henry cavill de gay gibi geliyor bana doğru dürüst sevgilisi olması hiç.

Şimdi şöyle bir kafeye gitseniz 20 kızdan 15inin gideri vardır. Ancak üç tane yakışıklı erkek yoktur. Dolayısıyla biz ortalama erkeklere de gideri var muamelesi yaparız. Salih bademci denmiş valla bir mekanda görsem çirkin derim herife.

Şu anda altta çıkan reklamda bana bakan Engin Öztürk, Uraz Kaygılaroğlu, Robert Pattinson, Michael Fassbender, bir klasik olarak Brad Pitt. Bu insanlar sarışın ama keskin köşeli suratları var. Jawline mı ne o işte, o güzel.

Ki Brad Pitt yakışıklılık kıstasıdır. Kusursuz bir surat.

Alternatif olarak, kısmetse olur Eser West.

Öte yandan sevdiceğim benim için dünyanın en yakışıklı erkeği. Zaten tipini Uraz’a ve Robert Pattinson’a benzetirim. Helal batmanim diye severim kendisini.
0
Hallegadola
(16.10.22)
Christian Bale’i görseniz donunuz ıslanır bence o kadar da gömmeyin herifi.
0
Hallegadola
(16.10.22)
Tam tersi, hetero bi erkek olarak erkek vücudunun daha iyi / güzel olduğunu düşünüyorum ben de.

Özellikle fiziksel bir işle uğraşırken ne kadar güçlü ve dayanıklı olduğumu(zu) farketmek çok hoşuma gidiyor. Kadın vücudu üremekten başka bi vasfı olmayan, zayıf ve güçsüz bi makine.

Tabi burada estetiği sadece görsellikte değil de işlevsellikte arayan birisi olmanın da etkisi vardır muhtemelen.

Öte yandan bahsettiğin görsellik konusunda tabi ki kadınlar daha ileride.

Yaratılış / genetik bi kenara, erkeklerin rekabet etmek durumunda olduğu 10 tane alan varken (iş, güç, para, sosyal statü, sorumluluk vs. vs.), kadınların güzel görünme ve belki iyi annelik / anaçlık gibi çok daha kısıtlı bir rekabet alanları vardı. Şu an değişiyor bunlar ama yıllar içinde nasıl görünecekleri konusunu çok daha iyi optimize etmiş olmaları doğal.

Ama bu soruyu kadınlara sorarak sağlıklı bir cevap alman mümkün değil. Cevabı şu görselde: pbs.twimg.com

Yani üstteki cevaplarda da görüldüğü gibi kadınlar genel olarak erkekleri "zor beğenmeye" programlanmış. Evrimsel psikoloji falan açıklıyor bunları da, eğer soruyu "neyi yaparsam kadınlar beni daha çok beğenir" amacıyla sorduysan bunun bir formülü yok, o an ve o kişiye göre değişir o durumlar.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
(7)

sıvı tüketmeden sigara içememek

han20
var mı aranızda böyle bir durumda olan?kahveyi falan geçtim, su olmadan kullanamıyorum sigara. önceleri çok dikkatimi çekmiyordu ancak uzun yola çıkınca her saat başı tuvalet molası verince insanların da dikkatini çekmeye başladı.geçen gün arkadaş "han20 suyu almış, sigara içecek" deyince etrafımdak
var mı aranızda böyle bir durumda olan?
kahveyi falan geçtim, su olmadan kullanamıyorum sigara. önceleri çok dikkatimi çekmiyordu ancak uzun yola çıkınca her saat başı tuvalet molası verince insanların da dikkatini çekmeye başladı.

geçen gün arkadaş "han20 suyu almış, sigara içecek" deyince etrafımdakileri sorguladım. kimsede böyle bir durum yok.

yemekten sonra bile su/kahve ya da herhangi bir meşrubat olmadan sigara içemediğimi farkettim. gribin en ileri noktasında sigara içmek gibi bir his oluyor sıvı tüketmeden içince. boğazım tamamen kuruyor, tat alamıyorum. tekrar su içmeden de o iğrenç his gitmiyor.

var mı aynı durumdan müzdarip biri?
0
han20
(13.10.22)
Tam olarak öyleyim. Zaten ağzı hızlı kuruyan biriyim, sigara içerken bişiy arıyorum. Ama su değil, sigara peşine su içince midem bulanıyor. Kahve ya da soda, asitli bişiler lazım. Hele ki bira içerken çok sigara içiyorum.
0
Bruce
(13.10.22)
hava sıcakken, özellikle yaz aylarında gündüz vakti sigara içemiyorum bu sebeple. sigarayı yanında sıvı bir şey içmeden de bitiririm ama akabinde hemen sıvı tüketme ihtiyacı hasıl oluyor. bir yere oturduğumuzda herkes 3 çay içiyorsa ben 10 çay içmiş oluyorum sigara sebebiyle.
0
coldegezenkutupayisi
(13.10.22)
Benim de aynen öyle. Ama bende su da olmuyor, illa çay kahve falan bişey olması lazım.
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
+1 istisnasız bir şeyler içmek zorundayım
0
dlendam
(13.10.22)
Üçüncü evre o.

1.Evre : Arkadaş ortamında ikram edilirse tek tük içme
2.Evre : Yemeklerden sonra kahve ile bir dal içme
3.Evre : Sıvı eşliğinde içme
4.Evre : Kahvaltı etmek yeterli
5.Evre : Uyanmak yeterli
0
Mirket
(13.10.22)
@mirket
o bambaşka bir mevzu. su/sıvı yoksa sigara kullanamıyoruz. senin dediklerin bağımlılık eşikleri.

genel yorumlara göre aynı durumda birçok kişi varmış. umarım yapısal bir boğaz problemimiz yoktur.
0
🌸han20
(13.10.22)
yıllardır aynı durumdayım. çay kahve olmadığında çaydanlığın dibinde kalan bayat soğuk çay, limon sıkılmış su, düz süt, üç yudumluk herhangi bir alkol, hiçbir şey bulamazsam suyla içerim ama illa bir sıvı olması gerek. bu yüzden yolda yürürken sigara içmek gibi alışkanlıklarım da hiç olmadı.
0
sir gawain
(13.10.22)
(4)

Güncel inşaat maliyeti?

fikox
Arsa hariç orta kalite malzeme ile dubleks evin metrekare inşaat maliyeti nedir?
Arsa hariç orta kalite malzeme ile dubleks evin metrekare inşaat maliyeti nedir?
0
fikox
(13.10.22)
6000 gibi bir rakkam yok 11-14 arası değişiyor.
0
jamswety
(13.10.22)
200 metre kare evi 850 bine inşa ettirdim bu yaz. Malzeme kalitesi orta şeker. 600 falan diye hesaplamıştım, sonra sürekli ek masraf çıktı, yanılma payı bırak hesaplarken yani.
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
ben 14.000 e hastane yapıyorum.
0
turbo sadık
(13.10.22)
www.youtube.com yardımcı olur belki
0
cassey
(13.10.22)
(11)

Turkiye geri gidiyor diyen tiplerle ulke eskiden daha iyiydi diyen tipler?

erwachsene
https://eksisozluk.com/entry/143843909Bunlarin bir ortak yili var midir? 40 yil onceye gidilse mesela o zaman iyi mi oluyor?
eksisozluk.com

Bunlarin bir ortak yili var midir? 40 yil onceye gidilse mesela o zaman iyi mi oluyor?
0
erwachsene
(13.10.22)
Nereye varmak istiyorsun anlamadim Cuneyt manipulasyonu gibi geldi sorun, bu ulke hic bir zaman toz pembe degildi. Ama bu sefer rejim tehlikede. Vatandaslik almis 10 milyon multeciyle gelecek secimlerde recm gelsin mi diye onu oylarsiniz artik:) Rusyadaki gibi onunuze yalandan sandik koyarlar, benim gibi yorum yapani da hapse tikarlar.
0
freedonia
(13.10.22)
30 yıl geriye gitmek 30 yıl öncesine gitmek değildir, senin gelişmeye çalışan bir ülkeyken ekstra 30 yıl daha emek vermen gerekiyor anlamında kullanılır bu deyimler, yani 90ları aklınıza getirmek yerine ileriye gitmeye çalışırken neden gelişmemiş bir ülkeye dönüşmeye çalışıyoruz sorunudur bu. sayılar fuzulidir, başka bir yönetim gelir, 1 gecede bu yasayı değiştirir, bir anda 30 yıl ileriye gitmiş olmayız ama di mi
0
atom karincanin torunu
(13.10.22)
Atom karıncanin tohumu+1

Gelişmiş ülke olmaya giderken şimdi üçüncü dünya ülkesi olma yolundayiz hatta olduk.

Birazdan balyapan arkadaş da gelir, voltran olusturursunuz bunlara karşı tipler olarak.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Turkiye hic bir zaman iyi olmadi. 90 lar sadece cinselligin medya yoluyla ilk kez pompalandigi yillardi. Hepsi bu. 90 lar enflasyon, terör, jitem, koalisyon ve ekonomik kriz yillariydi.

Tansu ciller erbakan mesut yilmaz demirel... simdi de degisen bisey yok.

90 lar turkiye nin ergenligidir. Memlekete ilk kez cinsellik pompalanmistir. Internetin olmadigi, iki ozel tv kanalinin ve gazetenin tek haber kaynagi oldugu yilar.

Simdi 90 lar yasansa bu muymus ne kadar kotu denir.

Yanlis anlasilmasin, simdi de harika bi hayat yok.
0
halk
(13.10.22)
logisticsmanager +1

aktrollümüz daha damlamamış:)
0
nothing in my way
(13.10.22)
Ben entry'deki tepkiyi cidden anlamadım ya.

Almanya'da, Amerika'da, Kanada'da ve Yeni Zelanda'da bu tip dezenformasyon yasaları yaklaşık 5 yıldır falan var.

E şimdi bu "gelişmiş" ülkeleri takip edip, aynı/benzer yasaları çıkarıyorsak nasıl geriye gidiyor oluyoruz? :)
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
@pluton; burada birileri her ülkenin her karari doğrudur dememis heralde. Ki sosyal medya firmalarina yaziyi kaldirmalarini istiyoruz diyorlar, hapis göremedim en azindan Almanya'da. Türkiye'de yalan haber yazdigi söylenen (artık türk yetkilileri ne yalan ne değil karar verir...)yazan kisiye hapis var :)

Bu arada yazdığın cevap aynı Malezya hükümeti gibi olmus, onlar da siyasi fiyaskolar sonrası "aaa bak Avrupalılar yapmis" diyip böyle yasa getirmeye calismislar. Nedense bu tarz hukumetlerin canina esince Avrupa çok iyi olur, canlari isteyince çok kötü oluyor.
www.google.com

Gelismis ülkeleri takip etmek ne yaparlarsa yapsinlar demek değil. Ha onu yapsak şu anki durumdan (595949 yil geriye gitmek) daha iyi olurduk.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
@lojistik, burada "her türlü karar ve kanunla" ilgili bir ifade yok ki. Sosyal medya yasalarını konuşuyoruz. Entry'i açıp tekrar okumak isteyebilirsin, o da bu konuyla ilgili.

Ayrıca maalesef senin denk gelmemen Almanya'da böyle şeylerin olmadığı anlamına gelmiyor :) 2018'den beri sadece resmi rakamlarda 8500 kişi soruşturma geçirmiş: www.nytimes.com
0
plutongezegendegilmi
(13.10.22)
@pluton; online hate speech vs fake news.

Bana göre apayrı konular. Yolladığın kaynakta hate speech deniyor. Eğer elinde fake news yayınladığı için olan bir kaynak varsa yollarsan sevinirim. Yoksa hate speech günlük hayatta da yasal değil zaten.
0
logisticsmanager
(13.10.22)
Baştan söyleyeyim yasayı hiç incelemedim de içerik neymiş vs ne doğrudan ne dolaylı bir şey de okumadım.

Yürütme ve hukukun uygulamaları ile ilgili bir güvensizlik çıkacak bir yasa üzerinden tartışılıyor galiba ilgilenmemeye çalıştığım halde rastladığım/maruz kaldığım şeylerden anladığım.

O güvensizlik de bu yasanın çıkmaması ile giderilecek bir şey değil. Çıkması ile değişecek bir şey de değil. Aynı şeyleri yıllardır yürürlükte olan yasalar için de söyleyebiliriz. Çünkü konu "güvensizlik".

Bu yaygın güvensizlik halinde de ileri ya da geri gitme olmaz. Çünkü hep geridesindir. Birbirine ve kendi kurumlarına güvenmeyen, guvenemeyen insanların ve de kendi vatandaşlarına güven veremeyen kurum ve kuruluşların kabul görüp varlığını sürdürdüğü yerlerde bu böyle olur. İlerleme falan yok olur yani tedavulden kalkar.
0
encokbenisevinnolur
(13.10.22)
@lojistik, alakası yok maalesef. Ülkenin göçmen politikasını eleştiriyor adam, mülteci karşıtı "hate speech" diye içeri atıyorlar. TR'de hükümeti eleştiren adamın "fake news" diye içeri atılmasından hiçbir farkı yok.

Kaldı ki bunu bile anlayabiliyor olmaya gerek yok, haberde verilen ilk örnek direkt "yanlış haber / misinformation" yüzünden hapse atılan adamın hikayesi.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
(10)

Yazılımcı arkadaşlar ne bilgisayar kullanıyor? Neden?

Ranchoddas
Yazılımcı arkadaşlar ne bilgisayar kullanıyor? Neden?
Yazılımcı arkadaşlar ne bilgisayar kullanıyor? Neden?
0
Ranchoddas
(12.10.22)
13 inc m1 macbook air, ultra tasinabilir + batarya sahane + benim yaptigim her ise gucu fazla fazla yetiyor
0
ahoy kaptan
(12.10.22)
Hp. Sirket bunu verdi.
0
ceann deas
(12.10.22)
Monster (i7 i7-7700hq, 16gb ram, gtx 1050). Şirket bunu verdi.
0
inheritance
(12.10.22)
Ya ben hayvan gibi modifiye edilmiş bi 2019 mac pro kullanıyorum. O zamanki işimde çok fazla CPU lazımdı, o yüzden.

Şu an alıyor olsam m1 pro basar geçerim.

Niye mac? Çünkü malzeme kalitesi çok iyi. Klavyesi, hoparlörü, ekranı vs. bu kadar kaliteli linux bi bilgisayar olsa ona da geçerim ama yok. Desktop yapsan olur ama onu da taşıyamıyorsun.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.22)
Büyük ekran Macbook pro. Ufak ekran uğraştırır
0
bir varmis bir yokmus
(12.10.22)
dell latitude zamaninda uyguna denk gelmisti ondan almistim. ozel bir nedeni yok. ama bu dell'in business serisi oluyor. lenovo tarafinda thinkpad'e esit. bu yuzden tercih edenler oluyor.

isletim sistemi olarak da gnu/linux
0
zalbarath
(12.10.22)
dell latitude + macbook pro
0
altinci nesil caylak
(13.10.22)
lenovo thinkpad (fena olmayan bi konfigürasyonu)
Şirket verdi ama ben de memnunum
0
alaimisema
(13.10.22)
Modifiyeli monster (i7 10750, 32Gb Ram, 1Tb ssd, gtx 1650), fiyat/performans olarak zamanında en iyisiydi.
0
kimlanbu
(13.10.22)
macbook pro 16, sirket verdi. kisisel olarak da macbook pro 13. 13 inc oyle kisisel ufak projelerde yetiyor, cok da bir sey yapmiyorum zaten. ama is icin 16 inc iyi oluyor, harici bir monitor olmadan da yetiyor. ama monitor de var, o da olunca daha rahat.
0
lemmiwinks
(13.10.22)
(7)

Github - X bir commite geri dönmek

tchuck
6-7 gün öncesinin commitine geri dönmek ,arada gönderilmiş tüm commitleri yok etmek istiyorum.hangi komutu kullanmalıyım?git reset --hard #commitid dedim. ama pushlamayı denediğimde, yine aradaki farkları pull ettirmeye çalıştı vs. bir türlü beceremedim.
6-7 gün öncesinin commitine geri dönmek ,arada gönderilmiş tüm commitleri yok etmek istiyorum.

hangi komutu kullanmalıyım?

git reset --hard #commitid dedim. ama pushlamayı denediğimde, yine aradaki farkları pull ettirmeye çalıştı vs. bir türlü beceremedim.
0
tchuck
(12.10.22)
ilgili commit’in bir id’si vardır (SHA ID). commit history’ye gidip o commit’i bulup id’sini alıp aşağıdaki komutu çalıştırabilirsin:

git checkout <commit-id-sha>

veya üzerinde değişiklik yapacaksan aşağıdaki komutu çalıştırıp o commit’i yeni bir branch’e alabilirsin:

git checkout -b <new-branch-name> <commit-id-sha>
0
mya
(12.10.22)
peki bunu master'a geri nasıl pushlayacağım?
mastera pushlayacağım zaman yine pull etmemi istiyor aradaki farkları.
0
🌸tchuck
(12.10.22)
-eski commit’i yeni bir branch’e alıp
-bu branch’i pushlayıp
-push’landıktan sonra yeni branch’i master’a merge’leyebilirsin sanırım
0
mya
(12.10.22)
@mya,

bunu yaptığımda "masterın alacağı yeni bir commit yok" diyerek pr almıyor. pr yapamıyorum yani.
0
🌸tchuck
(12.10.22)
yeni branch’ın push’landı değil mi?
push’landıysa:

-(git checkout master) yapıp master branch’e geç
-sonra (git merge new-branch) diyerek yeni branch’ini master’a merge et

başka yöntemler de olabilir tabii
0
mya
(12.10.22)
şu anda çok kesin bilgi veremeyecek olmak ile birlikte, Github'ta sanki şöyle bir olay vardı; her değişiklik kayıtlı tutulmalıdır. Çok yanlış bir şey yaptığınızı ve bunu push'ladıktan sonra fark ettiğinizi varsayıyorum. Bizim için bunun görülmesi sorun (Türkler) fakat versiyon takibi için bu da görülmesi gereken bir şey. Daha önce böyle bir yoldan gitmişiz fakat yanlışmış anlamı taşıyor. Dolayısıyla hiçbir değişiklik geri çekilmiyor. Revert'in açıklamasında da bu var mesela.
docs.github.com

"... the revert is also a commit."

aklımda böyle bir bilgi kaldığı için emin olmamakla birlikte paylaşmak istedim.
0
sparkle kiddle
(12.10.22)
Pushlarken -f (force) flag'ini verirsen push'larsın. Ama bunu yapma, aynı repo'yu kullanan diğerleri kanser olur.

Reset -> lokal değişiklikler için.

Revert -> paylaşılan değişiklikler için.

"git revert cb76ee4" dersen, id ile verdiğin commit'e döner. Yani ondan sonra yaptığın commit'lerdeki değişiklikler silinir, ama yerlerine yeni bir "revert commit'i" gelir. Yani history revert eklenmiş şekliyle düzgün kalır. "a,b,c yaptı, sonra bunları geri aldı" diye güzel güzel görünür yani.

Sonra direkt commit + push. Diğerleri de pull alıp hayatına devam edebilir.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.22)
(1)

NoCode'la hazırlanıp exit alabilmiş app'ler var mı?

spartamed
Merhaba nocode öğrenmeyi düşünüyorum. Acaba nocode ile hazırlanmış ve exit almış startuplar var mı? Varsa hangileri? Cevaplarınız için teşekkürler.
Merhaba nocode öğrenmeyi düşünüyorum. Acaba nocode ile hazırlanmış ve exit almış startuplar var mı? Varsa hangileri?

Cevaplarınız için teşekkürler.
0
spartamed
(11.10.22)
Exit yapanı bilmiyorum, muhtemelen o boyuta gelmek için illa ki kod yazmak gerekiyordur.

Ama başlayıp güzel MMR'lar yakalayanlar var: nocodefounders.com

Bootstrapping için fena bir yöntem değil no-code.
0
plutongezegendegilmi
(11.10.22)
(17)

Türkiye'nin övülen sağlık sisteminde benim kaçırdığım ne?

logisticsmanager
Şimdi sürekli bunu duyarım "Türkiye'nin sağlık sistemi Avrupa'dan iyi".Son zamanlarda Fransa'nın sistemi ile haşır neşir olmak zorundz kalınca ben bu "Türkiye'nin iyi olmasını" çözemedim.Kişi başına düşen doktor sayısında rezil haldeyiz;https://data.worldbank.org/indicator/SH.MED.PHYS.ZS?most_recent
Şimdi sürekli bunu duyarım "Türkiye'nin sağlık sistemi Avrupa'dan iyi".

Son zamanlarda Fransa'nın sistemi ile haşır neşir olmak zorundz kalınca ben bu "Türkiye'nin iyi olmasını" çözemedim.

Kişi başına düşen doktor sayısında rezil haldeyiz;
data.worldbank.org

Ülkenin dünyanın en iyi hastaneleri arasına giren bir tane bile hastanesi yok. Internette aratınca anca memorial Şişli çıkıyor duyulmuş o da memorial gruptan.

Ne devlet ne tamamlayıcı sigorta gözlük, lens, diş ödemiyor.
Tamamlayıcı sigorta önceden olan hastalık ödemiyor.
issizsen para vermen lazım.
Özele gidip para bayılmadığın sürece aylarca randevu bulmakta zorlanılan bölümler Türkiye'de de var. Harbiden bu konuda avrupa ile ne farkı var hala çözemedim.
Her ilacin ucuzunu oduyorlar, diğerine katkı payı var. Tamamlayıcı sigorta ilaca da karışmıyor.

Benim anladığım sağlık iyi denmesinin tek tarafı parayı bastırınca hizmet alabilme ihtimali. Yani bugün bunu ortadan kaldırsak kimse sağlığı övmez gibi.

Benim görmediğim başka bir şey var mi yoksa harbiden tek olay ülkedeki sağlık sektörünün hizmet degil endüstri hale gelmesinden ötürü parası olana hizmet verebilme ihtimali mi övülen?
Hayır özel Hastanesi olan sağlık bakanı olunca normal geliyor.
0
logisticsmanager
(10.10.22)
Türkiye'nin sağlık sistemi görece iyiydi çünkü bizde sağlık hizmeti siyaseten en güzel malzemelerden biri. Yani nasıl ki "Yol yaptılar" varsa "Hastane açtılar" da var. Haliyle bir sürü hastanemiz vardı. Gelişmiş ülkelerde, özellikle de bir eğitim ve araştırma hastanesinde uzman doktorla muhattap olmak kolay bir şey değildir. Bizde insanlar ellerini kollarını sallayarak uzman doktorlara gidip MR falan çektirebiliyordu. Doktorlarımız da kaliteliydi. Ancak tıp pahalı bir alan; ekonominin sallanmasıyla hem bu sallantıya girdi, hem de doktorluk mesleği ayaklar altına alındığı için bu nitelikli iş gücünden olduk... Dolayısıyla karşılaştırmanın tarafları önemli; ABD ile Türkiye karşılaştırılırsa düşük gelirlilerin sağlık hizmetlerine ulaşması konusunda Türkiye muhtemelen hala avantajlıdır ancak sosyal devletin güçlü olduğu bir Avrupa ülkesi ile karşılaştırılacak bir tarafı kaldığını sanmıyorum.
0
salihdt
(10.10.22)
zamaninda iyi yatirim yapilmis. mesela kisi basina dusen yogun bakim unitesinde zirvedeydik corona basladiginda.

sistem cok pratik ve hizli isliyor turkiye'de. bir doktor haftada catir catir yuzlerce hastaya bakabiliyor. bu doktorlar icin yogun ve somurucu bir sistem olsa da iyi yetismelerini sagliyor cunku cok vaka goruyorlar. semptoma bakip sak diye cozum uretebiliyorlar cogu durumda. hasta da hizlica tedaviye ulasabiliyor. amerika'da bir acil doktorunun basit olmayan bir durumda seni dogru yere yonlendirme sansi dusuk. bir sey bulamadik diyip cikiyorlar isin icinden eger hayatin tehlikede degilse.

devlet hastanelerine ulasim da gayet kolaydi ben turkiyedeyken. gidip uzman doktordan randevu alip bedava gorunebiliyordum bir sonraki hafta. amerika'da aynisini yapmaya kalksam daha once gordugum tanidik doktor degilse 1-2 aydan onceye randevu veremiyorlar.
0
antikadimag
(10.10.22)
hiç bir zaman iyi olmadı medya pompalaması

sadece 2005-2015 arası 10yıllık dönemde hastahaneler bilgisayarlı sisteme geçti. yani eskiden röntgen,tahliller fiziksel olarak doktorun odasına gitmesi bekleniyordu şimdi bilgisayardan okunuyor

bu doğal olarak işleri hızlandırdı, bizimkilerde

wow, waw, wühüüüü sağlık sistemi nasıl iyi oldu falan demeye başladı

sağlık sistemi iyi olsa hastahaneler, pastahane kadar olur zaten

küçük ve butik olur.
0
duyurukullanıcısı
(10.10.22)
Yazdıklarınız doğru
Sağlık sistemimiz maalesef kötü durumda, aşırı yoğunluk ve kötü çalışma şartları nedeniyle sistem gerçek hastaları rezil ediyor. Top gibi sekip duruyorlar. Gerçekten hasta olmayıp tırt sebeplerle hastaneye gelenleri ise memnun eden bir sistem maalesef, kolaylıkla uzman doktora görünüyorlar (muayene oluyorlar diyemiyorum) e bir de eski hastanelere göre yeni hastaneler çok daha konforlu olunca görece sağlık sistemimiz gelişti algısı mevcut.

Halbuki makyajlı bı gelisme bu, nitelikte gerileme mevcut, içini boşalttılar
0
mey17
(10.10.22)
bence de iyi değil. bu goygoyun bence 2 sebebi var.

1- doktorların sürekli kendilerini yüksekten satması. sorsan dünyadaki en iyi sistem, en iyi doktorlar burada.

2- yine hükümet yanlılarının algı operasyonu. bir de abd ile çok karşılaştırılır. "bak orada pansumana kaç bin dolar ödüyorsun burada bedava" gibisinden saçma kıyaslar yapıyorlar. halbuki orası liberal bir ülke, burası sosyal devlet.

temelinde hep aynı şey var. insanlar yaptıkları işleri daha iyi göstermek için algı kasıyor. ülkenin büyük bir kısmı da yurtdışını bilmediği için inanıyor.
0
blackkmamba
(10.10.22)
çoğu ülkede türkiye'den çok daha efektif çalışan bir sevk zinciri ve birinci basamak sağlık hizmetleri var. pek çok ülkenin aile hekimleri veya general practitioner'ları, türkiye'de hasta bakan bir akademisyen hekimin pek çok gördüğü hastayı rahatlıkla tedavi edebiliyor. daha spesifikleşmiş hekimler de daha uzmanlık gerektirecek, daha nadir hastalıkları görüyor - tedavi ediyorlar.

türkiye'nin sağlık sisteminin iyi olarak algılanmasının önemli bir sebebi, insanların, hastalığının niteliği hakkında bilgi sahibi olmaksızın, istediği akademik titre sahip birine görece yakın sürelerde ulaşabiliyor olmasıyla alakalı diye düşünüyorum. söz gelimi kanada'da bir profesör görüşmesi bazen 1-2 yıl sürebiliyor. türkiye'de böyle bir şey olduğunu düşünebiliyor musunuz? isyan çıkar valla.

ikinci bir sebebi de hekimlerin çoğunlukla iyi yetişmiş olmasıyla alakalı diye düşünüyorum. türkiye'nin çoğunda tıp eğitimi nitelikli idi, özellikle tus'ta iyi bir derece yapabilen pek çok ülkede -dil bariyeri hariç- gerekli kalifikasyonları sağlayabilerek çalışabilir. örneğin amerika başta olmak üzere pek çok ülkedeki değerlendirme sınavı olan usmle, tus'tan daha zor değil. bunun üzerine, hekimler, ortalama bir batılı meslektaşından kat kat daha fazla hasta görüyor. verilen hizmetin kalitesini azaltmakla birlikte hekimin tecrübesini ciddi artıran bir durum bu.

bu dediklerimin tümü son senelerde değişmekte. göçmen politikası nedeniyle hekimlerin önemli bir mesaisi doğru dürüst anlaşmayı bile sağlayamadığı hastalarla geçmeye başladı. batılı meslektaşlarından kat kat daha fazla iş ve stres yüküne sahip olup dolar bazında çok daha düşük kazanıyor olmak pek çok hekimin ayrılarak yurt dışına gitmesine yol açtı, bu da randevu bulma zorluğunu daha da artırdı. son yıllarda bir sürü niteliksiz tıp fakültesi açıldı ve herhangi bir akreditasyon, kalifikasyon vs. aranmaksızın piyasaya sadece sayı artsın diye doktor sürülmeye başlandı. ben tus'a çalışırken başka bir şehirde yaşayan ve hastanelerinde pediatri uzmanı olmadığı için pediatri stajını görememiş bir hekim vardı. çocuk hasta göremeden hekim olan doktorlar var yani bu ülkede.

özetle, insanların sağlık sisteminin iyi olduğunu düşünmelerinin en büyük sebebi nitelikten ziyade nicelikti sizin dediğiniz gibi. önümüzdeki senelerde bu algının değişeceğini düşünüyorum.
0
gibicibicis
(10.10.22)
"Depresyonunu çözemedik, o zaman seni öldürelim" diyen doktorlarımız yok:

www.wionews.com

Yaşlıları "zaten öleceksiniz siz" diye evlerine göndermek yerine tedavi etmeye çalışıyorlar:

www.aljazeera.com

"Parayı bastırıp hizmet alabilme" opsiyonu çok önemli ve iyi bir şey aslında, yoksa bu haberlerdeki doktorların eline kalma ihtimalin var. Kaldı ki TR'de hastane işleri cidden ucuz, öyle olmasa her yıl yarım milyon Avrupalı sağlık hizmeti için TR'ye gelmezdi, kendi ülkesinde tedavi olurdu.

Kaldı ki "parayı bastırmadan" sağlık hizmeti alabilme dünyanın hiçbir yerinde yok, her ay maaşının yarısını hasta olmasan bile bastırıyorsun zaten :)
0
plutongezegendegilmi
(10.10.22)
@pluton; Türkiye'ye gelen Avrupalıları tanıyorum çünkü bu işi yapan arkadaşım var. Gelenler estetik (saç, dis, estetik, mide küçültme, penis buyutme vs) geliyor.

Belçika'daki kişi kendi istemis, kendisini öldürmeyi de denemis. Size göre yanlış olabilir, o sizin kendi dusunceniz.

Doğrudur kendi fikirleriniz. Ben genel halka göre bakıyorum, zengin kişi dünyasından değil.
Bu arada ben de zaten diğer ülkelerde bedava demiyorum. Ama zengin insana özel hizmet yok diyorum. Türkiye'de zengin ile fakir farklı hastahanelelerde artık çünkü parayı bastirabilen istediği hizmeti alıyor. Size göre iyi olabilir, benim dünya görüşüme göre değil.
0
🌸logisticsmanager
(10.10.22)
türk milletinin sağlık sisteminden anladığı randevu alabilmek sanırım. açıkçası neden böyle bir algı oluşturuldu anlamadım.
0
nothing in my way
(10.10.22)
Özel hastaneler. Bazı ülkelerde özel hastane açılması yasak sanırım, sigortayla/paranla gidememek kötü bence de. Devlette yer bulamasam ucuzca bir özel hastanede bu akşamüstüne yer bulabilirim bunu biliyorum.

Ayrıca İstanbul gibi 18m kişilik şehirde bile acil ve gerekli radyoloji işlemleri çok hızlı ilerliyor.(devlette de) Tabii bu doktorların acayip hızlı ve çok saatler çalışması sebebiyle oluyor sanırım yani insan gibi çalışsalar bizde de olmaz.
0
nhk ni youkosu
(10.10.22)
Gözlüğü geçtim önce bir göz muayenesi olabiliyor musun devlet hastanesinde ona bakmak lazım.
0
OrangeYellow
(10.10.22)
@orangeyellow; cok okuyor ve duyuyorum. Çok ciddi sikinti varmis harbiden çoğu alanda.
Garip şekilde Türkiye'nin dalga geçtiği ne varsa oluyor. Millet 3-4 kişi aynı yerde yasiyor denilirdi, aynısı şu an oluyor. Millet aylarca randevu bekler denilirdi, gene aynısı oluyor.
0
🌸logisticsmanager
(10.10.22)
Ücretsiz sağlık sistemi yüzünden canı sıkılan hastaneye gidiyor. Bir şey bedava olursa kalite kalmaz onda.

Eğitim bedava diye herkes diploma aldı. Piyasa diplomalı işsiz dolu.
Sağlık bedava diye canı sıkılan doktora gider oldu. Gerçek hastalar gidemiyor. Ayrıca doktora şiddet falan hepsi bedava sağlık sisteminin ürünüdür. Bu masraflar ülkeye ciddi bir yük.

Artık bu bedavacı anlayış bitmeli. Makarna, para yardımı gibi sosyal yardımlar bitmeli. Bunlar çalışanın cebinden çıkıyor.
0
OrangeYellow
(10.10.22)
benim cikarimim nufus yogunlugu sebebiyle isvec vs. gibi kucuk nufuslu ulkelerde bir doktorun belki 1 ayda gordugu hastayi bizim doktor 1 gunde goruyor. bi de bizim halk seviyor sıkılınca doktora gitmeyi. oyle olunca hem pratiklesiyor hem de pisiyor. doktoru da somuren bir sistemimiz var yani ama randevu alma suresi kisaliyor bekleme suresi azaliyor boyle olunca. isvec'te yasarken yillarca mide problemiyle ugrasip gitmedigi doktor kalmayan bir arkadasimdan turkiye'ye geldiginde gittigi hastanede bunca zaman hicbir doktorun aklina bile gelmeyen bir tahlil isteniyor ve alakasiz bir problemi oldugu kesfediliyor. sonra hizlica tedavi vs. derken mide problemini cozebildi mesela.

nufusu bize yakin avrupa ulkelerinde ise doktorlar insani sartlarda calistiklarindan (bu sefer de kalabaliktan herhalde) insanlar randevu bulamiyor.

yani doktoru somurmek uzerine kurulu sistem doktorlarin ozverisiyle ayakta durabiliyordu. artik "giden gitsin yerinizi doldururuz" diyen bi agiz var, biyikli. bizim doktorlar patir patir yurt disina gocuyorlar. bu gidisle doktorlarla anlasmak icin bizim arapca ogrenmemiz gerekecek sanirim.
0
in vino veritas
(10.10.22)
Sağlık sistemi bir zamanlar iyiydi. Şu an iyi değil. Randevu alabilmek mümkün değil. Ben üniversitedeyken diş için randevu alabiliyordum. Sadece temizlik için bu arada. Diş ağrısı falan değil. Özelde temizlik için yüzlerce TL ödüyorsun. Devlet sana bu lüksü veriyordu. Çok eskiye gidersek çok kötüleşiyor. Ben gözlük alabilmek için 5'te uyandığımı biliyorum. Salgın, göç öncesi normal Türkiye söz konusuyken bir 10 yıllık iyi bir dönem var. Başka yok. Ama yine de iyi diyebilirim. Çünkü bizim hastanelerimiz gerçekten modern. Ünlü bir şarkıcı Romanya'da bir hastane paylaşmıştı. O hastane Türkiye'nin 40 yıl önceki hâlinden bile kötüydü. Dünyanın en iyi hastaneleri kriteri doğru değil. O hastaneler yurt dışından doktor getirip çalıştırabiliyor. Ona bakarsan yurt dışından bir sürü insan diş tedavisi için buraya geliyor.
0
dissendium
(10.10.22)
Milyonlarca göçmenin ülkeye doldurulması ve şehir icindeki hastanelerin kapatılması sistemi çökertti. normalde bilgisayarın icadı ve doktorlarımızın köle gibi çalışması nedeniyle sağlık sistemi iyi sayılırdı.
0
vizivozo
(10.10.22)
Bence temelde şu çarpık algidan kaynaklanıyor: "sağlık hizmetleri bedava" böyle bir şey yok. Devlet ben nasıl bir statüde çalışırsam çalışayım gelirimden/maaşımdan bir miktari bana sormadan alıyor, ve onun karşılığında bana ayrıca ödeme gerektiren durumlar dışında bilhassa ödeme yapmadan bazı sağlık hizmetlerini alabileceğimi söylüyor. Durum bu. Ama bu "bedava lan" olarak algılandığı için o da bir aşamada "iyiymiş ya süper"e dönüşüyor.

Halbuki bedava bir şey yok ortada. Belki sübvanse ediliyordur bazı şeyler ama onu da bana sormuyorlar.

Bunun dışında iyi dememiz için o iyinin bazı kıstasları olması gerekir. Bunu sadece Türkiye için de demiyorum. O "iyi"yi birileri belirleyip bazı endeksler oluşturuyorlar ama pekala ben sağlık hizmeti alırken bundan memnun kalmayabilirim ya da işin ehlinin de "iyi olarak şu durum da kıstas olmalı ama yer verilmemis" diyeceği şeyler illa ki vardır.
0
encokbenisevinnolur
(10.10.22)
(15)

İşe alımların askıya alınması

dissendium
Merhabalar. Bir iş görüşmesinden sonra arandım ve aynı gün ikinci görüşmeye çağrıldım. Uzak olduğu için bugün gelemem, yarın gelirim dedim. Sonra bunu sormak için kapattılar. Sonra tekrar arandım. Bunda da "sizinle çalışmaya karar verdik, maaş konusunu konuşmamız gerekiyor" dediler. Bu konuşma yaşan
Merhabalar. Bir iş görüşmesinden sonra arandım ve aynı gün ikinci görüşmeye çağrıldım. Uzak olduğu için bugün gelemem, yarın gelirim dedim. Sonra bunu sormak için kapattılar. Sonra tekrar arandım. Bunda da "sizinle çalışmaya karar verdik, maaş konusunu konuşmamız gerekiyor" dediler. Bu konuşma yaşanırken başka bir telefon görüşmesi yapmaları gerekti ve görüşmeyi sonlandırdık. Sonra tekrar arandım ve işe alımların askıya alındığı ve tekrar dönüş yapılacağı söylendi. Şimdi bu ne oluyor tam olarak? Ben hayatımda böyle bir şey duymadım. Yabancı bir şirket. Haber güya yurt dışından gelmiş. Bana inandırıcı gelmedi. Böyle bir şey olabilir mi gerçekten? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(06.10.22)
denk gelmesi normal mi bilemiyorum ama bazi sirketler su aralar ise alimlari durdurmaya basladi resesyondan dolayi. ise alimin durdurulmasi normal.
0
fakyoras
(06.10.22)
Fakyoras +1
Sirket ne piyasasında bilmiyorum ama krizden ciddi etkilenenler var. Ben misal elektrik ve enerji işinde olduğum için bazi ürünlere talep bir tik düşse de is var, alim var. Ama bazi firmalar cok daha ciddi etkilenebilir.

Ha bu arada o sira birinin "ben begenmedim" demesi de olabilir. Bunu bilmek zor.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Evet, daha önce başıma geldi. Sonrasında haberini medyada falan da gördüğüm için doğruluğundan eminim.

İşe alıp 1 ay sonra çıkarsalar daha kötü olurdu. Hayırlısı olmuş.
0
plutongezegendegilmi
(06.10.22)
Bizde mesela yeni ust duzey bir yonetici geldi. x muhendisliginden kimse alinmayacak demis. Anlastigimiz biri vardi. O yuzden su an alamiyoruz. Yani olabiliyor.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(06.10.22)
O zaman neden tekrar dönüş yapacağız dediler? Ne diyecekler? Bu mantık olarak kısa süreli bir şey değil.
0
🌸dissendium
(06.10.22)
@dissendium; büyük firmalarda o kadar kolay değil. Bize dd "stoklar dussun" emri geldi en tepeden. Biz de aciklayarak gösterdik ettik, tamam o kadar düşmesin kivamina geldi.

Aynisi ise alimda var. Ise alimlar durdu derler ve business critical bir is olduğu gosterilebilirse onay ile alinabilir.

O yüzden "o film yatti Faruk" demek için erken.
0
logisticsmanager
(06.10.22)
Evet, olabilir. Ekonominin gidisatindan dolayi degil ozel sirket, devlet memurlugu ise alimlarinin bile durduruldugu oluyor. Sizinki gecici birsey de olabilir. Insan kaymaklarini arayip bilgi almaya calisin. Genelde biz sizi arariz derler. O yuzden baska ise basvurmaya devam edin bu arada
0
parcxerox
(06.10.22)
@parcxerox, kendileri zaten dönüş yapacağız dedi. Ben zaten bu işe takılmıyorum da önce olumlu deyip sonra bunu demeleri ilginç geldi. Yoksa zaten ilk defa olumsuz dönüş almıyorum. Hayırlısı deyip devam ederim.
0
🌸dissendium
(06.10.22)
yılsonu geliyor. giden birisinin yerini doldurmak kolay ama bu dönemlerde yeni açılan poziyonsa yani sıfırdan yaratılan pozisyon, yeni yılı bekliyorlardır. özellikle global firmalarda bu çok olur, bütçe ayarlamaları vs, yılsonunu görelim, onayları alalım öyle ilerleyelim kararı çıkmıştır şirket içerisinde, olabilir.
0
sirkelimon
(06.10.22)
Böyle durumlar olabiliyor. Sürecim olumlu ilerlerken işe alımlar durduruldu diye dönüş yapılmıştı bana da. Ve aynı işyeri aylar sonra tekrar ulaşmıştı, sürece devam etmek istemişlerdi
0
mya
(07.10.22)
İstanbul'da bir holdingle başıma geldi. El sıkıştık, hayırlı olsun dediler. Eve geldim, işe alımlar durdurulmuştur diye bir mail gelmişti:) Ben bu tarz şirketlerin profesyonelliğine inanmıyorum. Biz o kadar yolu giderken alımların durdurulacağını bilmiyorlar mıydı?
0
Kahvedesu
(07.10.22)
bana hiç inandırıcı gelmedi.
teklif aşamasına gelindiyse maaş bütçesi vs.. hepsinin üst yönetimden onayları alınmıştır. eğer böyle bir karar alınacak olsaydı ufak da olsa bilgisi olurdu herkesin ve süreci bu noktaya getirmezlerdi. o yüzden farklı bir durum var burada diyorum ben. ya haber beklenen birisinden haber geldi ya da bölüm yöneticisi "kendini naza çekiyorsa hiç gelmesin" şeklinde fevri ve yersiz bir geri bildirimde bulundu.
0
teritori
(07.10.22)
Amatör bir şirket demektir boşverin iyi olmuş
0
anten
(07.10.22)
Başka duyurudan aklıma geldi. Geri döndüler mi?
0
Kahvedesu
(19.10.22)
Ben aramıştım. Başlayınca dönüş yapacağız dediler ama dönmediler. Artık dönseler de kabul etmem çünkü başka işi kabul ettim.
0
🌸dissendium
(19.10.22)
(9)

Düz karın

dissendium
Merhabalar. Karnımın tamamen düz olmasını istiyorum. 29 yaşında erkeğim. Spor ve beslenme olarak ne tavsiye edersiniz? Teşekkür ederim.Kendimi biraz açlığa alıştırsam düzelme olur mu? Normalde 5 poğaça yiyen biriyim. Bundan vazgeçip 2 poğaça yesem düzelme olur mu? Bir de günde sadece iki kez yemek y
Merhabalar. Karnımın tamamen düz olmasını istiyorum. 29 yaşında erkeğim. Spor ve beslenme olarak ne tavsiye edersiniz? Teşekkür ederim.

Kendimi biraz açlığa alıştırsam düzelme olur mu? Normalde 5 poğaça yiyen biriyim. Bundan vazgeçip 2 poğaça yesem düzelme olur mu? Bir de günde sadece iki kez yemek yesem nasıl olur?
0
dissendium
(04.10.22)
Dengeli beslenmen lazım. Dengeli beslenmeden aç kalırsan skiny fat olursun.
Poğaçayı bırakmak güzel fikir.
0
Mirket
(04.10.22)
Poğaça yiyerek olmaz gluten ve şekeri keserseniz istahta kesilir zamanla karnınız düzleşir
0
beemaker
(04.10.22)
Hocam beslenme alışkanlığınızı değiştirmeniz lazım. Poğaça bir yana bir süre karbonhidratı sebzelerden alın. Kilo başına 2-3 gr kadar protein alıp yağı azaltın ve kalori açığı oluşturun. Daha sonra karbonhidratı ve yagi bir miktar artırıp protein alımını yine yüksek tutarak spor yapın. Kas kaybetmeden yağ yakmanız lazım.
Kas miktarını arttirinca otomatik olarak yağ oranınız toplam kilonuza oranla azalacak veya kas oranını koruyarak kalori açığı olusturarak bunu yapacaksınız.
0
karacigerim vur kadehlere
(04.10.22)
Abi her gün poğaça yiyerek zor :)

Bir salona yazılıp PT tutarsan ve yaptığı programa sadık kalırsan yaza kadar toparlarsın.

Genel mantık şu: kilo alırken yağ ve kas alıyorsun, verirken de yine aynı şekilde yağ ve kas veriyorsun.

Ne kadar spor yaptığın ve nasıl beslendiğin bunların oranını belirliyor. Kilo verirken protein ağırlıklı beslenirsen çoğunlukla yağ veriyorsun mesela. Ama hiç spor yapmadan sadece çok fazla protein alsan yine çoğunlukla yağ alıyorsun, göbek oluyor.

Yağ oranın kaç bilmiyorum, ama çok yüksek değilse (%20 altı) kışa girerken yemeye devam edip spor yap, bahara kadar kas miktarın artar. Sonra spora devam ederek (ve kardiyo ekleyerek) kalorini azaltırsın, yağ yakarsın, göbeğin gider. Biraz da karın egzersizi eklersin, six pack'ler daha belirgin olur.

Genetik de çok etkili ama genelde %12 gibi bi yağ oranı gerekiyor düz karın için. 7-8 bin kalori açığı verdiğinde 1 kilo veriyorsun. Oradan hesaplarsın ne kadar vakte ihtiyacın olduğunu.

Mesela 100 kilosun ve yağ oranın %20 olsun. 10 kilo versen, bunun da 9'u yağ olsa 90 kiloda 11 kilo yağın olur, bu da %12 yağ oranına denk gelir. Günlük 1000 kalori açığı versen (ki zor bi iş, yemekten 500 kıs, 500 de kardiyo ekle), 10 haftada şekle girersin. Mart başı başlasan, Haziran'a karnın düz olur. Biraz da definasyon yaparsın mis.

Edit: spordan kastım ağırlık kaldırmak tabi. Kas miktarını artırmanın en kolay yolu bu.
0
plutongezegendegilmi
(04.10.22)
işteyken saatbaşı 5dk yürüyüş
3 ayda erir
1 tam buğday ekmek 1 peynir + 3 zeytin
0
bir soru sorcam
(04.10.22)
keto beslenin
karin duzlesir
0
Corc
(05.10.22)
pogaca yiyen birinin karni duz olmaz ama karni duz olan biri pogaca yiyebilir.
-agirlik kaldir
-bol protein ve saglikli yag tuke
-sekeri kes, unu minimuma indir
0
bay b
(05.10.22)
2 poğaça yersen kesin düzelme olur dememizi beklemiyorsunuz inşallah:)

normalde 5 poğaça yiyen birinin diğer öğünlerde de iyi beslendiğini düşünmüyorum.

Sizin önce iyi bir diyetisyenle "ideal beslenme" alışkanlığı kazanmanız lazım.

Bol protein, sıfır karbonhidrat gibi önerileri diyetisyen olmadan uygulamayın. Vücut tipine göre kan değerlerine göre bir beslenme lazım. Mesela benim diyetisyenim bana karbonhidrat da veriyor. Yağ da veriyor.

Önce beslenme sonra spor.
0
anten
(05.10.22)
kalori hesaplaması yapacaksın sonra da kalori açığı bırakacaksın. kabaca anlattım.
0
evimin paspasi
(05.10.22)
(2)

2 orta dünya sorusu

patronaj1
selamlar,ya yüzüklerin efendisinde tüm cüceler katledilmişti. cücelerin soyu tükenmiş mi oldu? sanırım gimli son kalmıştı, o da valinor'a gitmişti. haliyle orta dünyada cüce kalmamış mıydı?bir diğer sorum da sauron'la ilgili. youtubetan forumlara her yere baktım. dizide de sauron'un daha önce yaptık
selamlar,

ya yüzüklerin efendisinde tüm cüceler katledilmişti. cücelerin soyu tükenmiş mi oldu? sanırım gimli son kalmıştı, o da valinor'a gitmişti. haliyle orta dünyada cüce kalmamış mıydı?

bir diğer sorum da sauron'la ilgili. youtubetan forumlara her yere baktım. dizide de sauron'un daha önce yaptıklarından bahsediliyor. e nasıl hala "halbrand saouron olabilir mi" sorusu sorulabiliyor ki?
sauron çoktan var oldu yapacağını yaptı, dizide hala görünmese de bir yerlerde saklanıyor.
halbrand'in demircilik, liderlik, güç arzusu, hırs gibi özellikleri sauron'la ortak olsa bile "sauron kılık değiştirdi, yeniden var oluyor" mu diyoruz?

lütfen kitaplardan falan spoiler olmasın ama. evet hayır yeterli.
teşekkürler şimdiden.
0
patronaj1
(30.09.22)
1- hayır
2- evet
0
plutongezegendegilmi
(30.09.22)
Gimli, Orta-Dünya'daki son cüce değildi. Elrond'un Divanı'na dahi bir ekiple gitti ki, bunların arasında babası Gloin de vardı. Bunun dışında Erebor'da yaşamaya devam eden çok sayıda cüce var. Tek Yüzük yok edildikten sonra hemen Valinor'a gitmiyor Gimli. 4.Çağ'da kendi krallığını kuruyor.
0
ultranil07
(01.10.22)
(4)

Feelancer calisanlar kendini nasil organize ediyor?

nefertarii
3 yildir freelancer calisiyorum, evdeyim. Kazancim iyi ama kendimi hala duzenimi oturtamamis hissediyorum. Yani, bazen bakiyorum gunlerdir evden cikmamisim; bazen isler manyak gibi birikiyor elim ayagim birbirine dolaniyor. Zaten mesai kavrami kalmadi yani; hafta sonu, gece, sabahin koru filan oluyo
3 yildir freelancer calisiyorum, evdeyim. Kazancim iyi ama kendimi hala duzenimi oturtamamis hissediyorum. Yani, bazen bakiyorum gunlerdir evden cikmamisim; bazen isler manyak gibi birikiyor elim ayagim birbirine dolaniyor. Zaten mesai kavrami kalmadi yani; hafta sonu, gece, sabahin koru filan oluyor cogu zaman.

Bir de parayla olan iliskimin sacma sapan yerlere gitmesi var. Surekli daha fazla kazanmak, daha fazla is almak istiyorum. Yetmiyor gibi, ya da 2 gun sonra iflas edecekmisim gibi. Luks harcamalarim vs de yok bu arada.

Bunun icin ne yaptiniz? Boyle kurs/danismanlik filan veren yerler varsa onerir misiniz?
0
nefertarii
(29.09.22)
freelance olarak çalışmıyorum ama kendimi organize etme konusunda ben de müthiş sıkıntı çeken birisiydim.
bundan 5-6 sene önce şu masa takvimlerinden edindim ve gün gün/saat saat program yapmaya başladım. listedekileri yaptıkça karalamaya başladım. o zamandan beri müthiş bir rahatlama oldu programlarımda. tavsiye ederim.

not: öyle evernote falan filan olmuyor. defter kalemle olacak.

www.hepsiburada.com

zaten 10 cm filan genişliği. klavyenin önüne koyuyorum bunu. sürekli gözümün önünde duruyor.
0
teritori
(29.09.22)
Ben de aynı durumdayım maalesef. Defter kalem + 1, biraz faydası oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(29.09.22)
google calendar her işimi görüyor
0
wiekannich
(29.09.22)
Benzer durumdayım. Günde kaç saat çalışırsam kaç para kazanacağımı süreç içerisinde anladıktan sonra, bunun üzerindeki işleri kabul etmemeye başladım. Mesela o ay X birim kazanmak istiyorum. Bunun için günde 5 saat çalışsam yetiyor. Bunun hesabını yapıyorum ve işleri buna göre kabul ediyor ya da reddediyorum. Sonra da o 5 saati günün hangi diliminde tamamlayacağımı planlıyorum birkaç gün önden. Akşam sosyalleşeceksem mutlaka gündüz bitireceğim kafasına giriyorum vs.
0
inawen
(29.09.22)
(4)

operalarda altyazi(yani ust yazi) oluyor mu?

ala09
sb.
sb.
0
ala09
(29.09.22)
oluyor, benim gittiklerimde vardı.
0
adivar
(29.09.22)
ben de denk geldim.
0
plutongezegendegilmi
(29.09.22)
operanın dili yabancı (italyanca vs) ise oluyor.

türkçe söylüyorlarsa olmuyor. arya söyledikleri için ne dediklerini de tam anlamıyorsunuz, türkçe opera eziyet oluyor.
0
kibritsuyu
(29.09.22)
AKM'de o yazı yoktu. safoz gibi anlamayarak geçti bütün show. fyi
0
🌸ala09
(09.10.22)
(2)

W8 Formu Nedir?

plutongezegendegilmi
ABD'de bi şirkete başvurdum. TR'den remote çalışacağım. Bana böyle bi form vereceklermiş, vergi işleri için bunu dolduracakmışım falan.Fakat internette bi türlü düzgün bi bilgi bulamıyorum. Ne kadar para isteyeceğime karar vermek için de bu formu doldurursam kime ne kadar vergi ödemem gerekeceğini b
ABD'de bi şirkete başvurdum. TR'den remote çalışacağım. Bana böyle bi form vereceklermiş, vergi işleri için bunu dolduracakmışım falan.

Fakat internette bi türlü düzgün bi bilgi bulamıyorum. Ne kadar para isteyeceğime karar vermek için de bu formu doldurursam kime ne kadar vergi ödemem gerekeceğini bilmem lazım. Bi yer diyor ki %30 ödemen gerekiyor, öbürü "ben %5 ödüyorum" yazmış falan. Kaos resmen.

Var mı daha önce bu formu dolduran? Bu şekilde çalışırken vergiyi hangi ülkeye, nasıl bir oranla ödüyoruz?
0
plutongezegendegilmi
(28.09.22)
www.manaycpa.com

kendilerine mail atin,

www.pwc.com

reddit baktiniz mi ?
0
oscar
(29.09.22)
@oscar hocam allah razı olsun, reddit mükemmel bi fikirmiş. google'a yazıp 10 sayfa gezip bulamadığım cevabı, aynı sorgunun sonuna "reddit" ekleyince ilk linkte buldum.

%10 ödüyormuşuz 2022 itibariyle.
0
🌸plutongezegendegilmi
(29.09.22)
(6)

Köpek çetesi sorunu

hadi ya la
Köpekleri seviyorum, fakat bu çeteden korkuyorum. Sokaktan herhangi bir tekerlekli araç geçince ortalık savaş alanına dönüyor. Bazen birbirlerine saldırıyorlar. Geçen sene üç farklı çocuğu ısırdılar, birinin kolu kırıldı. Kolu kırılan çocuk belediye başkanın yakın akrabası. Hemen ertesi gün köpekler
Köpekleri seviyorum, fakat bu çeteden korkuyorum. Sokaktan herhangi bir tekerlekli araç geçince ortalık savaş alanına dönüyor. Bazen birbirlerine saldırıyorlar. Geçen sene üç farklı çocuğu ısırdılar, birinin kolu kırıldı. Kolu kırılan çocuk belediye başkanın yakın akrabası. Hemen ertesi gün köpekler barınağa götürüldü fakat hayvan severlerin baskısından dolayı sokağa geri salındı. Geceleri uyuyamıyoruz. Sabah, öğlen, akşam, gecenin ortasında en az 15 - 20 köpek koşturup havlıyor. Çok da büyük bir caddede oturuyorum, binlerce insan etkileniyor bu durumdan ve kimse bir şey yapmıyor. Hiçbir şey olmayacağını da biliyorum. Nefret ediyorum bu ülkeden.
0
hadi ya la
(28.09.22)
Cimere yaz belediyeyi şikayet et.
0
Okcomputer
(28.09.22)
+1 maalesef.

@Okcomputer'ın dediği gibi belediyeyi cimer'e şikayet ettim. Belediyedeki bu işlerden sorumlu elemanın atarlı giderli ve tripli mektubundan başka bişey geçmedi elime.
0
plutongezegendegilmi
(28.09.22)
Bana da aynısını gönderdiler. Sonra belediyeyi çevre ve şehircilik bakanlığına şikayet ettim. Hiçbir şey değişmedi. Sadece belediyenin köpek besleme araçları bulunduğum çevreye gelmemeye başladı. Belediyelerin eli kolu bağlı. Yasa toplanıldıkları yere bırakılmasını söylüyor. Suç bazı hayvanseverlerde. Çünkü cahiller. Köpeğin sahipli olması gerektiğini anlamıyorlar.
0
Okcomputer
(28.09.22)
Sokakta köpek var diye ülkeden nefret etmek enteresan :) sanırım siz büyükşehire yakın kırsal bir yerde yaşıyorsunuz ve bulunduğunuz kasaba belediyesi bu konuda yetersiz kalıyor bu duruma kısa vadeli bir çözüm yok maalesef ancak bulunduğunuz yerden başka yere taşınabilirsiniz. Sokak hayvanlarına bende karşıyım sokak hayvanlarını besleyenler yüzünden bu hayvanlar günden güne kontrolsüz şekilde çoğalıyor ve yerel türleri yok ediyorlar. Ayrıca bu sözde hayvanseverler yüzünden sokaklardaki çoğu kedi köpek aşırı beslenme sebebiyle obez veya diayebet hayvanlar bütün gün yatıyorlar.

Siz yine ısrarla cimere yazmaya devam edin muhakkak değerlendiriliyor kısa vadeli çözüm üretilmesi bile uzun vadede dikkate alınıyor
0
beemaker
(29.09.22)
Bu ülkede sokak köpeği sorununun çözümü yok maalesef. Çözüm, her ilçeye barınak yapılması, lakin bunu yapacak/yaptıracak yönetim, parti veya adı her neyse maalesef yok ve hiçbir zaman da olmayacak. Kırsal yerlerde insanlar kendileri zehirliyorlar, çünkü hayatı yaşanmaz hâle getiriyorlar. Özellikle kızgınlık dönemlerinde, insanlar yolda yürüyemiyorlar. Ve sayıları gitgide artıyor. Geçen ay memlekete gittim, dededen kalma evde biraz kafa dağıtmaktı amacım. Ev bahçeli müstakil,etrafı duvar çevrili değil ama, yani girmek isteyen hayvan girebilir. Gece balkonda oturup çay içiyorum, derken balkonun altından gelen cıyak cıyak sesler dikkatimi çekti. Telefonun ışığını yakıp baktım, köpeğin teki yavrulamış, sabah saydım 11 tane yavru. Al başına belayı. Atsan atamazsın, satsan satamazsın. Vicdanlı adamız, yazık diye bir süre anneyi beslemeye başladım. Bu sırada da nasıl kurtulurum diye düşünüyorum. Yerel belediye akp, büyükşehir chp. Yerel belediye hiç ilgilenmedi zaten, o işlere büyükşehir bakıyor dedi. Büyükşehirin hayvan barınağı ile iletişime geçtim. Neymiş efendim, biz sadece yaralı veya rehabilitasyon ihtiyacı olan köpekleri geçici süreliğine misafir ediyoruz dediler. Valilik açıklama yapmış, nüfusu 25 bin olan her ilçeye barınak yapılacak diye. Bizim ilçenin nüfusu 150 bin, hani barınak nerede? Kimse ilgilenmiyor. Ulan ben mecbur muyum 12 tane köpeğe bakmaya? Kendime zor bakıyorum. Derken ağa, korktuğum başıma geldi, her tarafı pire bastı. Bahçeyi, evi, her yeri pire bastı. Kafayı yiyecektim. Pire dediğin illet bir şey, gece uyurken ısırıyor. Ayaklarım, bacaklarım hep yara. Tatilim berbat oldu. Daha sonra köpek meraklısı bir vatandaş haber yollamış, köpeklerin hepsini istiyormuş. Alsın dedim, üstüne para bile vermeye razıyım. Dediği gibi anneyle beraber hepsini aldı ve kurtuldum. Sonra büyükşehirle tekrar iletişime geçtim, bahçeyi ilaçlattım. Uzun lafın kısası, yapacak bir şey yok.
0
el conquerador
(29.09.22)
Hayvanseverlik adı altında insanlara sosyal medyadan sokak hayvanlarını beslemek dayatıldı ucuz ama etkili bir pr çalışması ve bunun neticesinde sosyal medyanın yaygınlaşmasına paralel olarak sokak hayvanlarını besleyenler çılgınca arttı insanlar deli gibi sokak hayvanlarını besliyorlar hatta bazılarının ciddi psikolojik sorunları olduğu belli ve sokak hayvanlarını besleyerek aslında onlara en büyük kötülüğü yapıyorlar hayvanlar kolay ve aşırı beslenmeden dolayı obez veya diyabet ayrıca besledikce bu hayvanlar çoğalıyor hani bu hayvanları beslemek yerine kısırlaştırsalar veya aşılatsalar daha hayırlı iş yapmış olurlar aslında bu yaptıkları davranış hayvanseverlikte değil tamamen kişinin kendisini tatmin etmesi gibi bir şey sokaklarda evsiz insanlar kalırken sokaklardaki köpekleri besliyoruz onların çoğalmasınayerel türleri yok etmelerine sebep oluyoruz. Belediyeler haklı adım başı sokak hayvanı besleniyor belediyeler hangi birine baksın bunlar çok maliyetli işler sadece bir köpeğin veya kedinin yıllık aşı, kısırlaştırma, maması vs bakım masrafı binlerce lira sokaklarda binlerce kedi ve köpek var tasvip etmesem de batılı ülkelerde sokak hayvanları itlaf ediliyor barınaklara başa çıkılacak bir durum değil çünkü sokaklarda yaşayan insanlar varken biz sokak hayvanlarını besliyoruz dertsiz başımıza dert açıyoruz oncelikle sokak hayvanlarını beslemenin önlenmesi lazım isteyen evine alıp sahiplenin beslesin ama
0
beemaker
(29.09.22)
(10)

para biriktirmek mi mantikli yoksa kredi odemek mi?

buenosdias
ayda 15k kenara atabilirim. diger yandan bu paraya 150.000klik 12 ay odemeli kredi cekebiliyorum. onunla kuyumxudan gram altin alma aklima yatti. sizce hangisi mantıklı?
ayda 15k kenara atabilirim. diger yandan bu paraya 150.000klik 12 ay odemeli kredi cekebiliyorum. onunla kuyumxudan gram altin alma aklima yatti. sizce hangisi mantıklı?
0
buenosdias
(28.09.22)
benim tercihim kredi çekmek oluyordu. kredi çekip altın almak şeklinde. ama kredi de alıskanlık yyapabiliyor
bi o kredi bi bu kredi ödemek de içimi baymıştı. bi iki sefer denenebilir. şey gibi oluyo bu durumda "param var ama param yok"
0
ala09
(28.09.22)
Geçen sene kredi çekenler yaşadı. Ama bu sene bakıyorum, %2 üzeri oranlar var. Seneye dolar 22 lirayı geçmeyecekse bir anlamı yok gibi görünüyor. Ki geçen sene Aralık'ta 16 liraydı, şu an 18,5. Hani aynı oranda artıyorsa sıkıntı, ki bankalar bunu düşünüyordur diye düşünüyorum :)

Öte yandan ben bi kredi çektim, 20.000 $'lık krediyi 10.000 $'dan az bi paraya ödemiş oldum. Ülke kaos içerisinde olduğu için mantık yürütemiyorum cidden.
0
plutongezegendegilmi
(29.09.22)
Para biriktirmek gibi keyifli bir eylemi borç ödemeye dönüştürmek çok mantıksız bir şey. Gram altın alacaksanız zaten her ay 15 bin lira ile alabilirsiniz.
0
dissendium
(29.09.22)
tabii ki de kredi ödemek mantıklı. sabit tl ile yatırım yapacaksan her türlü tl borçlanıp döviz endeksli ürün, tarla,ev,araba,çö poşeti,patlıcan vb. ne olursa almak mantıklı. alıp kenara koyduğun her şey yanına kalır.

amacın hobi amaçlı para biriktirmekse tl olarak her ay kenara atarsın ama çocuk değiliz, kumbara devri bitti bu enflasyonda.

ytd.
0
bir ileti paylastim
(29.09.22)
Yüksek enflasyon dönemlerinde uzun vadeli krediler karlıdır
0
beemaker
(29.09.22)
Kredi ödemek
0
balpolen
(29.09.22)
Ekonominin, altının, doların ve TL'nin nereye gideceğini elbette bilemiyoruz. Emin olsak hepimiz zengin oluruz.
Önümüzdeki 12 ayda hem seçim öncesi ekonomisi hem de seçim sonuçlarına göre etkiler olacak. Avrupa'da enerji krizi var, kiralık ev fiyatları, ocak ayında asgari ücrete gelecek zam vs. Yani normalde de tahmin etmemiz pek mümkün değil, bu yıl iyice tahmin edilemez halde.

Bence siz hangisi içinizden geçiyorsa yapın geçin. 150 bin lira kredi çekerseniz ve yılın sonunda bu işten 1000 dolar zararla çıkarsanız dünyanız yıkılmayacaksa girin o işe. En kötü durumda size deneyim ve ders olmuş olur.
0
michael_knight
(29.09.22)
Ekonominin, altının, doların ve TL'nin nereye gideceğini elbette bilemiyoruz. Emin olsak hepimiz zengin oluruz.
Önümüzdeki 12 ayda hem seçim öncesi ekonomisi hem de seçim sonuçlarına göre etkiler olacak. Avrupa'da enerji krizi var, kiralık ev fiyatları, ocak ayında asgari ücrete gelecek zam vs. Yani normalde de tahmin etmemiz pek mümkün değil, bu yıl iyice tahmin edilemez halde.

Bence siz hangisi içinizden geçiyorsa yapın geçin. 150 bin lira kredi çekerseniz ve yılın sonunda bu işten 1000 dolar zararla çıkarsanız dünyanız yıkılmayacaksa girin o işe. En kötü durumda size deneyim ve ders olmuş olur.
0
michael_knight
(29.09.22)
borclanmadan zengin olamazsin king.
0
baldur2
(29.09.22)
kredi tabi ki, no brainer.
ek: kredi cekerek de para biriktirebilirsin zaten senin dedigin gibi. yuksek enflasyon-dusuk faiz arasindaki farktan faydalanmak icin. altin ya da baska bir sey alirsin, ihtiyac duydugun bir sey, doviz, hisse, arsa vs o sana kalmis. pratikte o parayi biriktirmis olacaksin ama paranin maliyetini dusuereceksin mevcut durumda borclanarak. is ki krediyi odeyecek nakit akisinda problem olmayacagindan emin olasin.
0
bay b
(29.09.22)
(11)

İşsiz arkadaşla kırıcı olmadan konuşmak

sarahkerrigan
Selam, öncelikle arkadaş hakkında bilgileri vereyim. Ülkedeki en iyi okullardan birinden makine mezunu, 10 senede bitirebildi. Ailevi sorunları yok, herhangi bir engeli yok. Orta sınıf bir aileden.Çok gerçek dışı kriterleri var. Örneğin ortalaması düşük olmasına rağmen, yurt dışında sürekli master p
Selam, öncelikle arkadaş hakkında bilgileri vereyim. Ülkedeki en iyi okullardan birinden makine mezunu, 10 senede bitirebildi. Ailevi sorunları yok, herhangi bir engeli yok. Orta sınıf bir aileden.

Çok gerçek dışı kriterleri var. Örneğin ortalaması düşük olmasına rağmen, yurt dışında sürekli master programlarına başvuruyor. 5 bin dolardan aşağı çalışmam diyor mesela. Bu ülkede çalışılmaz deyip sürekli ülkeye gömüyor. Düzenli olarak yakınıyor. ABD yeşil karta başvuruyor.

Sorum şu, benzer durumda arkadaşınız hiç oldu mu? Nasıl bir yaklaşım izlediniz, doğrudan, kırıcı olmayı göze alıp net konuştunuz mu, yoksa yuvarlak kelimelerle güvenli alandan uzaklaşmadan konuşmaya mı çalıştınız? Bu noktada iletişimi kuran ve yakınan arkadaş, konuyu siz açmıyorsunuz.

Ukala olmak, Amazon'un sahibiymiş gibi Linkedin tavsiyeleri vermek bana komik geliyor. Ne dersem diyeyim böyle anlaşılacakmış gibi düşünüyorum. Bir yerden başlaman lazımdan öteye gidemedim şimdilik, bir de bilge adam gibi 6 aylık kursları önerdim, bunun dışında geçiştiriyorum.

Arkadaşınız benimki kadar ekstrem bir durumda da olmayabilir. Sadece yaklaşımınızı ve bunun olumlu/olumsuz sonuçlarını merak ediyorum. Psikologa gitsin harici önerileri de dinleyebilirim.
0
sarahkerrigan
(28.09.22)
Benim tecrubem: Yardim istemeyen birine yardim edilemez & tavsiye istemeyen insan zaten dinlemeyecektir. "Bir yerden baslaman lazim" yeterince makul bir nasihat, onu bile sallamiyorsa yapacak pek bir sey yok bence.
0
hot potato
(28.09.22)
Ben bu tip insanlarla arkadaşlık yapamıyorum. Benim okulda da buna benzer iki tanıdığım vardı. Okulu aynen böyle uzattılar ve ortalamaları çok düşüktü, hayatta hiçbir şekilde kendilerinde hata, yanlışlık görmez, başkalarını suçlarlardı. Bu tiplerin genellikle aileden gelen rahatlıkları oluyor.

Karakterleri,huyları böyle bence onun bu durumu ile ilgili ona tavsiye vermenize gerek yok. Bir sorun yok ortada zaten. Onun yaşantısı böyle. Kimisi çalışmayı sever kimisi böyle bir şeyle uğraşmamayı. Belliki pekte maddi sıkıntısı yok, böyle yuvarlanıp gider bu.
0
GoodMorningTeacher
(28.09.22)
Hiç çalışmış mı bu kişi? Gerçek dışı kriterler iş hayatını hiç bilmemekten kaynaklanıyor olabilir. Öncelikle yargılamam. İşsizlik herkesin başına gelebilir. Zaten bu durum işsizlikten değil, iş beğenmemekten oluşmuş.

Bu şekilde zaman kaybettiğini, tecrübe kazanınca maaşının, işinin iyileşebileceğini, yurt dışına gitme ve diğer kişisel hedeflere çalışırken de zaman ayırabileceğini söylerdim. Kırıcı konuşmanıza gerek yok. Arkadaş da olsanız kimsenin anası babası değilsiniz. Zaten okulu 10 yılda bitiren biri bu konuyu sizin kadar umursamıyordur.
0
dissendium
(28.09.22)
@dissendium, bir iki tane kısa dönem staj hariç sıfır deneyim. Hiç çalışmamış. Dediğim gibi, yakınan taraf kendisi, yoksa haklısın. Durup dururken kimseye senin yolun yol değil denmez.
0
🌸sarahkerrigan
(28.09.22)
yardım istemeyen-yardıma ihtiyacı olduğuna ikna olmamış kimseye yardım edemezsiniz.
0
orpheus
(28.09.22)
@sarahkerrigan, ben de öyle tahmin etmiştim. Buradan yürüyebilirsiniz. Önce bir ortamı gör, belki seversin gibi heveslendirici tavsiyeler vermek daha iyi sonuç verir. Diğer türlü ters teper. Bir de kanıtlarla konuşmak lazım. Avrupa'da bile bildiğim kadarıyla 5 bin dolar yüksek bir maaş. İnternetten ülkelere göre ortalama maaşları gösterebilirsiniz. Sadece iyi bir okuldan mezun olduğu için tecrübesiz birine bu paranın verilmeyeceğini söyleyebilirsiniz.
0
dissendium
(28.09.22)
tavsiyeni istemeyen birine tavsiye vermek için bu soruyu sorup zamanını kaybetmek üzücü.
bence enerjini kendi hayatını üst seviyeye taşımak için harca
0
hopp
(28.09.22)
aynısı başıma geldi. maaş beğenmedi, iş beğenmedi. ben stajyerdim, işte ister istemez ilerledim, ama o sürekli şikayet etti. ona işin doğrusunu ısrarla göstermeniz bir işe yaramaz bence. okulu erken bitirmesi, ortalamasını iyi tutması da işine yarardı, muhtemelen ailesi de bu konuyu onunla çok konuştu, ama işe yaramadı. ne derseniz deyin size akıl verecek, iş beğenmeyecek.

bu arada, o arkadaşım uzun seneler sonra yurtdışına gidip orada işçi olarak çalıştı. tanıdık kimse onu görmeyip kınamayınca daha kolay çalışabildi sanırım. buraya gelip yine de yurtdışında olmaktan ötürü mutlu olduğunu söylüyordu tabi, övüyordu durumunu.
hasılı, can çıkar huy çıkmaz. siz de kafanıza takmayın. bazı arkadaş yavaş yavaş konuşur, bazısı çok atiktir, bazısı da böyledir işte. bir renk olarak kabul edin, doğruyu gösterme niyeti sizi yorar.
0
lovemyself
(28.09.22)
Benim de böyle çok arkadaşım var maalesef. Genelde tavsiye değil de "haklısın abi ülkenin durumu çok kötü gerçekten de" falan diyorum genelde.

Bi çok insanın kafada böyle hazır "şablon"ları var. Dışardan değiştirmek zor / imkansız. Yani ülkenin kötü olduğuna, daha iyisini hakettiğine falan inanıyorsa inanıyordur yani, ne yapıcaksın. İnanç bu. Kendi tecrübeleri değiştirirse değiştirir.
0
plutongezegendegilmi
(28.09.22)
Dost acı söyler
0
beemaker
(29.09.22)
arkadaşıma sövmeyeceksem kime söveceğim? tabii ki arkadaşınıza dandun konuşacaksınız, gerekirse aşağılayacaksınız. alınıp güceniyorsa arkadaşınız değildir.

edit: sen yapmıyorsan, sen de onun arkadaşı değilsindir. boş da verebilirsin.
0
ahmet oturum cerezi
(29.09.22)
(3)

binance tr vergi kesiyor mu

veri
amacım usa üzerinden her ay düzenli usd almak ve western union, wise veya transfergo gibi yöntemler söz konusu değil artık. zira 3 gündür wise parama çökmüş durumda. paranın kaynağını istiyorlar fakat paranın kaynağı olan kişinin banka dökümlerini gönderdiğim halde oyalıyorlar. binance üzerinden usd
amacım usa üzerinden her ay düzenli usd almak ve western union, wise veya transfergo gibi yöntemler söz konusu değil artık. zira 3 gündür wise parama çökmüş durumda. paranın kaynağını istiyorlar fakat paranın kaynağı olan kişinin banka dökümlerini gönderdiğim halde oyalıyorlar. binance üzerinden usdt alsam bunu liraya çevirip banka hesabıma transfer etsem vergi kesintisi oluyor mu? bunun dışında otomatik vergi kesintileri söz konusu mu? demek istediğim transfer etmeden önce onayıma sunulmuş şekilde şu kadar vergi kesilecektir onaylıyor musunuz gibi gibi..
0
veri
(28.09.22)
otomatik vergi kesintisi diye bir olay yok. bankana alıyorsun parayı, sonrasında vergisini kendin beyan etmen gerekiyor. beyan etmezsen de işlem başına vergi cezası ödeme ve sonra vergiyi de faiziyle ödeme riskin var. ayrıca parayı çektiğin banka da kaynağı belli değil deyip problem yaratabilir.
0
roket adam
(28.09.22)
kriptoya tanımlanmış bir vergi yok. Normal kazancı da normal şekilde bildirmek lazım diye biliyorum.

Fakat birikmiş döviz varsa, FTX borsası üzerinden yurtdışından getirip %1 (birkaç güne %2 olacak) vergi ile legalleştiriyorlar. Kaynağını sormayacak sözde devlet. Sürekli yapılmaz ama bence. Trbinance'ten TL çekince olmaz ama bu.
www.resmigazete.gov.tr
bitcointalk.org
0
nhk ni youkosu
(28.09.22)
Hayır, otomatik bi vergi kesilmesi durumu yok.

Ama (bkz: varlık barışı) +1. Ben böyle soktum yurtdışındaki paramı tr'ye, kafam rahat şimdilik.
0
plutongezegendegilmi
(28.09.22)
(2)

Bize gelen doğal gaz faturaları sizce nasıl?

psmstc
Bölge: iç anadolu. Yerli marka bir Konvansiyonel Hermetik Kombimiz var.Sitede oturanlara göre fazla geliyor gibi. (En kısık derecede yakmamıza rağmen bir de) Ev 3+1 120 m2 Kombi bakımı yaptırmadık yaptırsak çok ciddi bir faydası olur mu? Yoksa binanın yalıtımıyla mı ilgilidir?Edit: Şimdi baktım 202
Bölge: iç anadolu.

Yerli marka bir Konvansiyonel Hermetik Kombimiz var.

Sitede oturanlara göre fazla geliyor gibi. (En kısık derecede yakmamıza rağmen bir de)

Ev 3+1 120 m2

Kombi bakımı yaptırmadık yaptırsak çok ciddi bir faydası olur mu? Yoksa binanın yalıtımıyla mı ilgilidir?

Edit: Şimdi baktım 2021'de m3 olarak ortalama çok daha az tüketmişiz. 2022'de m3 tüketimimiz iki katına çıkmış.

Hep en düşük ayarlarda yaktık. Acaba bu neden olabilir ki?
0
psmstc
(27.09.22)
Günlük tüketim ortalama 10 m^3 falan, yalıtımsız binada normal görünüyor.

Kombi bakımını "nolur nolmaz" diye yıllık yaptırıyorum ama bi faydasını görmedim, biraz goygoy bence. Yine de hiç yaptırmadıysanız bi sene yaptırın, açıp içini temizliyorlar işte.
0
plutongezegendegilmi
(27.09.22)
3+1, yalitimsiz ev icin normal bence de. Asil şov bu kiş başlayacak bence
0
balpolen
(27.09.22)
(5)

Ekşi Sözlük'ü sıfırdan kodlayabilmek için gereken yetkinlikler?

hadi ya la
Nelerdir? Hangi programlama dillerini bilmek gerekir, kaç yıllık bir kodlama birikimine sahip insan "baştan sona" Ekşi Sözlük'ün güncel halini kodlayabilir ve son kullanıcıya sunabilir?Bu konularla alakası olmayan biri olarak merak ettim.
Nelerdir? Hangi programlama dillerini bilmek gerekir, kaç yıllık bir kodlama birikimine sahip insan "baştan sona" Ekşi Sözlük'ün güncel halini kodlayabilir ve son kullanıcıya sunabilir?

Bu konularla alakası olmayan biri olarak merak ettim.
0
hadi ya la
(26.09.22)
Ben kodlamaya sıfırdan direkt ekşi sözlük klonu yaparak başladım. Dolayısıyla "kaç yıllık birikim" sorusunun cevabı 0. Direkt başlayabilirsiniz. 6 ay falan sürmüştü sözlüğü bitirmem.

Ne bilmek lazım? Valla bence HTML / CSS / JS / SQL en temizi olur. Ben başlarken PHP ile başlamıştım ama JS o zamanlar bu kadar gelişmiş değildi, şu an tertemiz bi noktada. O yüzden çok uygun.

Python falan ile başlasam daha kolay olur mu gibi tartışmalara girebiliriz, ama bu konu üzerine kafa yormaktansa direkt bi yerden başlamak her zaman daha faydalı.
0
plutongezegendegilmi
(26.09.22)
plutongezegendegilmi +1,

en güzel öğrenme yöntemidir bir projeyi kopyalamak. zamanla işler yapmaya başladıkça diğer yetkinlikleriniz de artacaktır.
0
selam
(26.09.22)
Sedat Beyler mutlaka delphi ile kodlamıştır. askdjakjd
0
sparkle kiddle
(26.09.22)
demirKamil
(26.09.22)
eksisozluk sanirim asp dili ile yazildi ve database olarak microsoft sql kullaniyor. front end tarafi ise elbette html, css ve javascript ile yazildi.

ama gunumuzdeki teknolojiyle degerlendirirsek front-end tarafta javascript, arka tarafta node.js ve database olarak mongodb gibi bir nosql ile yazilsa cok daha kisa surede yazilabilir.

tabi tum bunlarin yainda eksisozlugun aslinda en anahtar noktasi "high scalability" yani cok yuksek trafik almasina ragmen bu trafigi karsilayabilmesi ya da aniden cok fazla trafik geldiginde o trafigi kaldiracak genislemeyi yapmasi gerkiyor. dolayisi ile gercekten eksisozluk ayrainda bir sistemi basarmak icin programlama dili yaninda iyi bir "system design" bilgisi ve cozumu gerekiyor. bunu da gunumuzde hernangi bir "cloud" altyapisi kullanarak cozmek mumkun.

kisaca eksisozluk front-end, back-end, database ve system design ogrenmek icin cok guzel bir ornek diyebilirim.
0
emrahday
(27.09.22)
(3)

Arkadaş edinme sorunsalı

kondansator
Okul, iş vasıtasıyla soğan tanışıklıklar dışında nasıl arkadaşlık kuruyorsunuz, çift olarak düşünelim. Eşim eski arkadaşları ile pek görüşmüyor, sadece birbirleri ile instagram üzerinden iletişim kuruyorlar. Ben zateb şehirde yeniyim arkadaşım yok. Eşim de yeni çevre yaratalım yeni insanlar tanıyalı
Okul, iş vasıtasıyla soğan tanışıklıklar dışında nasıl arkadaşlık kuruyorsunuz, çift olarak düşünelim. Eşim eski arkadaşları ile pek görüşmüyor, sadece birbirleri ile instagram üzerinden iletişim kuruyorlar. Ben zateb şehirde yeniyim arkadaşım yok. Eşim de yeni çevre yaratalım yeni insanlar tanıyalım derdinde ama bir alternatif üretemedik.
0
kondansator
(26.09.22)
belli bir yaştan sonra kolay değil ama arkadaş bulabileceğiniz yer ve durumlar;;

bina/sitedeki komşular
sık sık gidilen yerlere sizin gibi sık gelen müdavimler
spor salonları
kurslar, hobi için yapılan aktiviteler

aklıma gelenler bunlar.
0
orient blue
(26.09.22)
Devamlılık olmadan arkadaşlık mümkün değil sanırım. Çünkü arkadaşlık bir sözleşmeyle kurulmuyor, zamanla inşa ediliyor.

Okul, kurs, arkadaşların arkadaşlarıyla düzenli buluşmalar, gönüllü topluluklarında bulunmak vb. Belli insanlarla, "aranızda rekabet ya da hiyerarşi bulunmayan" bir ortamda düzenli şekilde vakit geçirmelisiniz. Bu sebeple iş arkadaşlarından arkadaş çıkması da çok zor çünkü arada çıkarların çatışması ya da çakışma potansiyeli var ve kurulan iletişim de resmi.

Evli olduğunuzda çok daha kısıtlanmış oluyorsunuz çünkü toplumsal yapı bunu kolaylaştırmıyor. Sizin için sorun olmayan şeyler çevrenizdeki birçokları için sorun oluyor.

Kısaca bir kursa kaydolun ya da düzenli gönüllü aktivitelerde bulunan.
0
akhenaten
(26.09.22)
@akhenaten + 1

önemli olan fiziksel olarak birlikte zaman geçirmeniz. bunun için de düzenli olarak evinizin dışında bi yerde, diğer insanlarla birlikte olmanız gerekiyor.

ben mesela son zamanlardaki bütün arkadaşlarımı spor salonundan ve düzenli olarak çalışmaya gittiğim kafeden edindim.
0
plutongezegendegilmi
(26.09.22)
(2)

Genler fiziksel olarak dna üzerinde var mi?

sonhakan
Yoksa onlar bizim yarattığımız dna nim fonksiyonel parçaları mi?Eğer fiziksel olarak varsa genlerin başı ve sonu dna üzerinde nasıl?
Yoksa onlar bizim yarattığımız dna nim fonksiyonel parçaları mi?
Eğer fiziksel olarak varsa genlerin başı ve sonu dna üzerinde nasıl?
0
sonhakan
(23.09.22)
DNA'nın fonksiyonel parçaları. Özel olarak bir şey yok orada.
0
evrim halkasi
(23.09.22)
Belli sekanslara isim veriyorsun, gen oluyor. Sadece DNA değil, RNA parçalarına da gen deniyor.

Ama fiziksel olarak özel parçalar var, kodon deniyor. Bir genin başlangıcını ve bitişini işaret eden özel kodonlar var, zaten hücre içinde protein falan sentezlenirken nereden başlayıp, hangi geni ne kadar kullanıp nerede bitireceğini oradan anlıyor vücut.
0
plutongezegendegilmi
(23.09.22)
(5)

yabancı firmaya uzaktan çalışmak, mülakat korkusu vs.

portico quartet
bir süre önce yurt dışındaki ufak bir kurumun (linkedin'de 20 civarı çalışan sayısı var) insan kaynakları asistanı ilanına başvurdum ve 4 gün sonrası için mülakat ayarladılar. benim hiç yabancılarla mülakat yapma ya da yurt dışındaki bir yere uzaktan çalışma deneyimim yok, o nedenle birkaç nokta kaf
bir süre önce yurt dışındaki ufak bir kurumun (linkedin'de 20 civarı çalışan sayısı var) insan kaynakları asistanı ilanına başvurdum ve 4 gün sonrası için mülakat ayarladılar. benim hiç yabancılarla mülakat yapma ya da yurt dışındaki bir yere uzaktan çalışma deneyimim yok, o nedenle birkaç nokta kafamı karıştırdı.

öncelikle ingilizce seviyem iyi, yani okuma/yazmada bir zorluk yaşamıyorum ama en son ne zaman ingilizce konuşmam gerekmişti hatırlayamıyorum bile. o nedenle mülakat beni fazlasıyla korkutuyor. 4 günde ne yapbilirim, yarım saatlik mülakatta çok zorlayıcı sorular gelme ihtimali var mıdır?

merak ettiğim diğer konu da uzaktan böyle ufak çaplı bir yer için çalışmanın ne kadar güvenli olduğu meselesi. yabancı bir kuruluşa remote çalışmakla ilgili prosedürleri bilmiyorum ama daha önce bu çalışma biçiminde vergi ödemenin karmaşıklığıyla ilgili birkaç yazıya denk gelmiştim. bu konuyu mülakat esnasında sormalı mıyım acaba? bir de başka önerileriniz, bu konuya yönelik deneyimleriniz varsa ve paylaşırsanız mutlu olurum.
0
portico quartet
(22.09.22)
Mulakata ciddi prova yaparak hazirlanmalisin. Youtube'da falan videolar var. Bu ise neden uygun oldugunu anlat ve diger tahmin edilebilir klasik mulakat sorularina bulbul gibi sakiman lazim. (ki ters sorularda takilirsan onu telafi etsin) 4 gunde calisarak repliklerini yazabilirsin. Ayna karsisinda prova, vs.

3. paragraftaki sorunun cevabini bilmiyourm.
0
hot potato
(22.09.22)
1- prova +1, ayna karşısında pratik, kendini konuşurken kaydedip sonra izlemek vs. iyi olur. biraz gergin bi olay ama geliştirir seni.

2- mülakat esnasında sorma, teklif gelirse ondan sonra sorarsın. şahıs şirketi kurup fatura kesersin muhtemelen, o da çok karmaşık bişey değil.
0
plutongezegendegilmi
(23.09.22)
bol bol prova. alanınla ilgili çıkabilecek mülakat sorularını yaz bir kağıda ver her biri için bir base oluştur kafanda.
0
axl
(23.09.22)
En son ingilizce konuşmanı gerektiği dönem ingilizceniz ne kadar akıcıydı? Eğer o dönem kendinizi rahat hissediyorsanız şuan prova ile halledersiniz. Ama ingilizce konuşamayan bir insansanız, o zaman bende kendinize zaman verin bu konuda. Bir kaç ay üzerine düşün, sonra mülakat yapın.

Kendi cvnizi ingilizce anlatın ayna karşısında, bir de insan kaynaklarının sorduğu “iş hayatında en çok zorlandığın zaman” tarzında sorulara kendi kendinize çalışın.

Bir kaç denemeden sonra eğer kendinizi tatmin edecek kadar akıcı değilseniz o zaman mülakatı ertelemenizi öneririm.
0
zimbirik
(23.09.22)
Mülakatta sorulabilecek sorulara dair hazırlık yapın öncesinde, cv'nizi kendinize ingilizce anlatın... Bazı jenerik cümleler kurun kafanızda. Gerisini bırakın, rahat olun, her firmayla ayrı konuşmalar yapacaksınız, mülakat da bir deneyim işi, kasmayın kendinizi.

Yabancı firmalar buradan eleman çalıştırabilmek ve vergilerini ödeyebilmek için buradaki aracı firmalarla anlaşıyorlar, sigortanız TR'deki firma üzerinden yatıyor ama hizmeti yurtdışına veriyorsunuz. Bunları zaten son aşamada kendileri anlatır, sormanıza gerek yok bence.

Bol şans!
0
anx
(23.09.22)
(1)

Sorun sadece Google Türkiye'de mi - ne olacak

biseysorcaktim
Bir süredir google'da arama yapınca nl, jp, it, nl, in, ru ... vs bir çok sahte, otomatik oluşturulmuş, tıklayınca elli farklı yere yönlendiren saçma sahte siteler ilk sayfada, ilk sıralarda çıkıyor.şuan google bazı keyword'ler için tam anlamıyla kendini feshetmiş vaziyette, virüslü bir bilgisayar g
Bir süredir google'da arama yapınca nl, jp, it, nl, in, ru ... vs bir çok sahte, otomatik oluşturulmuş, tıklayınca elli farklı yere yönlendiren saçma sahte siteler ilk sayfada, ilk sıralarda çıkıyor.

şuan google bazı keyword'ler için tam anlamıyla kendini feshetmiş vaziyette, virüslü bir bilgisayar gibi davranıyor.

---
obilet.com'um romanyada hizmet vermeye başladığını (ya da başlayacağını duydum) google'a "obilet romanya" yazdım ve neredeyse hiç ilişkili bir bilgi bulmadım. duckduckgo'da en azından sahte sonuçlar çıkmadı ve tatminedici sonuçlar buldum.

--
sonuç olarak google hızla kendini feshediyor. bu sadece tr için mi geçerli yoksa benzeri durum başka ülkelerde de var mı?

--
geçen sözlükte de başlığını görmüştüm bu konunun. bana ait bir durum değil yani.
0
biseysorcaktim
(20.09.22)
Küçük internetlerde (misal Fince, Danca vs.) uzun bi süredir böyle. Türkçeye de yeni gelmiş. Rus hacker'lar dağıtıyor ortalığı.

Google bunu çözemiyor değil de çözmeye niyeti yok. 1 yılı aşkın süredir aradığım hiçbir şeyi bulamıyorum zaten. Ki yani kod aratıyorum ben, baya spesifik bişey, yine olmuyor.

Google niye çözmüyor? Çünkü rekabet yok, kullanıcı kaybetmiyor, kârını maksimize etme peşinde. Yakında Google premium çıkar, ekşi'de başlığı açılır "aylık 50 lira verin yeaa bişey değil cimriler" falan diye.
0
plutongezegendegilmi
(20.09.22)
(2)

SKTsi Geçmiş Maden Suyu

2027
İçilir mi? Birkaç tane olsa problem değil ama bir kaç kasa var. 6 ay kadar geçmiş.
İçilir mi? Birkaç tane olsa problem değil ama bir kaç kasa var. 6 ay kadar geçmiş.
0
2027
(19.09.22)
Abi su nasıl bozulabilir ki. En fazla gazı kaçmıştır. Maden suyunu geçtim ben bira falan da içiyorum skt'si geçmiş, henüz başıma bişey gelmedi.
0
plutongezegendegilmi
(19.09.22)
Bana da skt geçmiş maden suyu çok saçma geldi zaten doğada olduğu haliyle nasıl skt olabilir ki? Dedim ve Kızılay maden suyu resmi sitesinde şunu buldum;


Maden Suyu Son Kullanma Tarihinden Sonra Bozulur Mu?

Sade maden suyu kapağı açılmaz ise kesinlikle bozulmaz. Ürünlere son kullanma tarihi konulmasının tek nedeni, dolumdan sonra belirli bir süre geçtiği zaman sadece kapak ve ambalajdan dışarıya karbondioksit gazı kaçması ve azalmasıdır.
0
uvcray
(19.09.22)
(25)

Yurt dışına gidip mutsuz olan var mı?

ananiyimioguz
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?Döne
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.

Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?

Dönen tanıdığınız varsa, neden döndüler öğrenebilir miyim?

Biz kıyısından düşünüyoruz ama rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası. Dil, iş arayışı, denklikler falan kolay bir süreç değil.
0
ananiyimioguz
(17.09.22)
var ben değilim bi arkadaş. onun dönen arkadaşları da var.

genel olarak çevre yüzünden mutsuzlar. yani arkadaş çevresi/ilişki vs. buradaki kadar rahat bulamıyorsun.. özellikle erkekler için ekstra zor sevgili bulmak, arkadaş çevresi yapmak vs. yapsalar da burdaki gibi olmadıklarını söylüyorlar.

sonuçta buraya alışmışız her türlü işimizi kolayca halledip güvenecek insanlar bulabiliyoruz. orda daha zor haliyle.
birine bi şey emanet etmek bile zor.
0
jelly bear
(17.09.22)
Genelde kuzey ülkelerine gidip de sosyalleşememekten şikayet edip dönenler var.

Bi de kendi işini kurmak için dönen tanıdıklarım var.

Dönenlerin hepsi erkek.

Ama orana vursan %10'un altındadır yani.
0
plutongezegendegilmi
(17.09.22)
var aslında. azımsanamayacak ölçüde var.
mutsuz veya beklentisini karşılayamayıp dönen de var aynı durumda olupta kalmaya devam edenlerde. tıpkı burası gibi düşün.

aslında tamamen subjektif bir konu bu. gittiğin yerin kültürü, çevre, senin alışkanlıkların, beklentilerin, beklentilerinin gerçekleşme potansiyeli vs herkesin kendi içerisinde yaşadığı ve bileceği bir durum bunlar.

sonuçta bir yere kısa süreki turistik amaçlı gidip kalmakla orada kalıcı olarak yaşamak kesinlikle iki ayrı denklem.
0
debian
(17.09.22)
gördüğüm kadarıyla, çift olarak gidenler büyük ihtimalle dönmüyor. ama yalnız gidenler dışa dönük tipler değilse orada daha da izole oluyor ve bunalıyorlar.
0
sir gawain
(18.09.22)
Daha geçen gün bunu konuştuk arkadaşlarla.

Bence orada mutsuz olan çok ama ulan girdik bir yola düzelir zamanla diyerek mutlu taklidi yapıyor veya sessiz sedasız dönüyor bir kısmı. Ama herkes başarı hikayesi anlattığı için bu arkadaşlardan haberimiz olmuyor. Çevremden giden yakın arkadaşlardan ciddi ırkçılığa uğrayan da oldu, işler planladığı gibi gitmeyip mecbur dönen de oldu (burada oldukça başarılıydı, cv de hayvan gibiydi ama çalışma iznini orada hallederim dedi halledemedi).

Ben de gitsem bir şekilde tutunurum gibi geliyor ama burada da keyfim düzenim yerinde. Seçim sonucuna göre yol çizeceğiz artık eşimle.
0
chicha_v2
(18.09.22)
Konu komşu akraba eş dost çevresi içinde yetişmiş, o curcunayı yaşam tarzı olarak benimsemiş, çekirdek aile yapısı veya yalnız yaşamayı özümseyememiş herkes oralarda mutsuz oluyor.

Bir de bildiğim kadarıyla Kanada'da yaşam hiç de hayallerimizdeki gibi değil. Oraya gidip mutlu olanı tanımadım henüz.
0
Mirket
(18.09.22)
Buyrun benim, hatta döndüm. Ama Euro kazanmaya devam ehe :d (olmasa da dönecektim)
Keywordler türklerin kredisi bitik, racial profiling, nepotizm (tr x10, ev ararken bile ama sadece sana, o ülke vatandaşına değil), türk entelektüel insan eksikliği, obsesif bireyselcilik (babası yatalak olsa bakmaz, itinin bokunu temizler vs), leş gibi hava (min 6 ay gri hava güneş yok), kendi dilini konuşamamak (bir süre sonra ing ce konuşmak içinden gelmiyor), orta ve kuzey Avrupa'da sense of humor bildiğin yok (güldükleri şeyleri duysan oturur ağlarsın), kan emici hükümet (%45 vergi) bunun bana karşılığının neredeyse sıfır oluşu (çocuğum bedava okula gitmez, sosyal yardım almam.. yol yapıyor ama sgsgs), tr den 5 gömlek leş sağlık sistemi (Berlin'de bir cildiye randevusu 3 ay sonraya veriyorlar)
0
wiekannich
(18.09.22)
Tanıdıklarımdan kimse yok.
0
halitkin
(18.09.22)
valla yok değil var. çift olarak da dönen var, tek başına kadın erkeklerden de var. (Ama dönen kadın sayısı benim etrafımda da düşük.)

Üniversite arkadaşlarımdan çoğu artık yurtdışında yaşıyor. Ve çevremden de çok giden-gelen oldu. Ama tabi gidip dönenler de az değil. Öyle sadece kuzeye ülkelerine gidip de değil.
Slovenya, çekya, ingiltere, avustralya, irlanda, romanya, isveç, finlandiya, peru, dubai, arjantin, singapur, malezya, japonya, hollanda'da (bunlar şimdilik hatırladıklarım.) yaşayıp dönen arkadaşlarım var. Bunların hepsi 25-40 yaş aralığındaki insanlar. Kimi oraya alışamadığından, kimi ailesi için, kimi kendini yalnız hissettiğinden, kimisi çocuklar hastalanınca sağlık sistemine erişemediğinden, kimi de yemeklere alışamadığından geri döndü. :) Bazılarının zaten baştan planı yurtdışında iyi bir para ve iş bağlantısı yapıp sonra gelip Türkiye'de yaşamaktı ki bu planlarını yapanlar da var.

Ama tabi dönenlerin bir 10 katı kadarı da yurtdışında. Hallerinden memnunlar mı dersen, yani büyük ölçüde evet.

Ülke değiştirmek yabancı bir yere gitmek gerçekten zor bir durum. Ancak yapılmaz da değil. Tabi bazı şeyleri, değişiklikleri ve sana orada yabancı olarak davranılmasını göze alman gerekiyor.

Bir kere buradaki durumun oradaki yaşamı göğüsleme ihtimalinin temel unsuru oluyor. Yukarıda saydığım ve yurtdışına yerleşen arkadaşlarımın çoğu, burada kamuda veya özelde iyi işlerde halleri vakitleri yerlerinde olan insanlar. Tabiki gittiklerinde o ülkede buradaki standartlarının biraz düşeceğini bilerek gittiler. Ancak bazen düşünceleri planları orada gördüklerine uymadı ve geri geldiler. Ki dönenlerin büyük kısmı bu gruptan. Bazıları da oradaki yaşama tutundular.

Bununla beraber, Üniversitenin hemen sonrasında gidip yerleşen arkadaşlarımın büyük kısmı orada kaldılar. Doğrusu farklı zamanlarda bunlarında bir kısmı buraya tekrar dönmeyi düşündüler. Ama Türkiye'de yukarıda anlattığım grup gibi, bir iş güç, ev düzen durumu olmayınca büyük çoğunluğu bu dönüşü yapmadı uygun imkan bulamadı. Mesela birisi doktorasını bitirmiş üzerine 5 yılı da aşkın süredir İsveç'te çalışıyordu. Vatandaşlığı bile almıştı. Dönüşü için uygun işlere alanlara baktık, çalıştığı alanı karşılayacak düzgün hiç bir iş bulamadık ve o da bu fikirden sonunda vazgeçti. (biraz da vazgeçirdim diyebiliriz.) Bir başkası ise çalıştığı şirketin Türkiye ofisine geçti, ancak globalde de bir bilinirliği ve pozisyonu olduğu için zaten olmazsa başka bir yere geçerim bileti her zaman elindeydi ki, o da 1 yılı dolmadan avrupaya döndü.

Konuyu gereksiz uzattım. Ama sonuç şudur ki, evli-bekar-çocuklu farketmeksizin giden çok, dönenler de görece az da olsa var. Ülke değiştirmek büyük bir karar ve bazı insanlar bu büyük değişimi iyi yönetemiyor, alışamıyor, buradaki rahatını özlüyor ve dönüyor. Kimisi için gecenin köründe çıkıp boğaz kenarında midye kokoreç yeme rahatlığı bile başka hiç bir şeye değişilmiyor.

Benim açımdan ise artık Türkiye'de ne kadar yıllardır süren işim, hayatım ailem olsa da, 40 yaşıma merdiven dayamışken ne olursa olsun eşimle ailemle birlikte çıkıp gitmek, gerekirse orada en basit işlerden yeni bir kariyer kurup başlamak var. Burada yaptım orada da yaparım, bir şekilde de aileme bakarım. Ülkedeki bu karamsarlıkla 40 yıla yakın yaşadıktan sonra, neresi olursa olsun, bir şekilde hayatımızı da kurarız. En azından çocuklarım hayatlarını gülümseyerek geçirsin diye her şeyi göze alırım. Ki umarım yakında da terk-i diyar eyleyip gideceğiz.

edit: bir de link ekleyelim.
www.youtube.com
0
yeninesiltupcu
(18.09.22)
var evet, benim de iki tanidigim var, dolar uzerinden guzel paralar kazanmalarına rağmen, orada refah düzeyleri iyi olmalarına rağmen bunalmış durumdalar. sosyallesemedikleri icin, buradaki dostlukları özledikleri icin. ama ne var, bir kaç senedir oradalar ve orada biriktirdikleriyle ciddi yatırımlar yaptılar turkiye'de, turkiye'de olsa 20 senede alacaklarını, oradaa 3 senede aldilar. simdi donecekler, ne olursa olsun, cunku ruh sagliklari etkilendi artık. bu bahsettigim iki çift.

orada doktora yapanlar henüz bitirmedi, bence is şartlarına bakmak lazim. bekar bir arkadaşım orada kalmayi kafasına koydu ve ordan biriyle evleniyor, is arıyor simdi. donup de turkiye'nin derdini çekmek istemiyor.

bence bu olay kişiliğe ve yaşanılan yere gore değişiyor. erasmus doneminde de alisamayan insanlar vardi gidip yurtdisina, ben de gittim ama o kadar cok sosyallesmistim ki, buradakileri ozlesem de, fakirlik icindeki refehim daha iyi geliyordu.
0
damba
(18.09.22)
bu soru arada bir soruluyor.

uzundur disarda oldugum icin cok donen arkadasim oldu, bence yurtdisinda tutunma orani hic de tahmin ettiginiz kadar asiri yuksek degil.

sebepler genelde aradigi parayi bulamamak, meslegini icra edememek, aile ozlemi, arkadas ortami ozlemi, vatan hasreti, dil bariyeri, kultur bariyeri, vs.
0
cooperr
(18.09.22)
benim çok fazla asyalı arkadaşım var özellikle çinli, bunlar olmasaydı ben de yapamazdım, çünkü kuzeylilerle arkadaşlık ve samimiyet çok zor oluyor. kötü niyetle falan uzaktan yakından alakası yok, ingiliz elemanla house of dragon konuşuyoruz adam sadece yorumunu yapıp fikir belirtiyor güzelce konuşulup bitiyor. ama bizim taraflar ya da asyalıya bu konuyu açınca "oo sen biliyor musun yav onu, izledin mi got'u müthişti valla ya" muhabbeti oluyor. biz hep bunu gördüğümüz için acayip sarıyor. ee bir de bize çok benziyorlar, özellikle kuzeyli ülkelerdeki (almanya uk dahil iskandinavları saymıyorum bile) insanlarla samimiyet zor oluyor. ama small talk dedikleri şeyler de çok keyifli oluyor o başka. tabi en başa dönersek, tr gibi kafelerde oturup 3-5 arkadaşın dertleşmesi, sohbet muhabbet etmesinin tadı başka yerde yok. ortak dert ortak ülke vs. ben elin iskoçuyla neyi dertleşebilirim ki? adam ingiltere'yi yağmurlar iskoçyaya göre daha dik yağıyor yürürken rahatsız oluyorum diye sevmiyorum diyor hhaah şaka mı bu?

tüm bunların yanı sıra, bir çok kişi tr'de ki ortamını özlüyor emin ol. çok iyi ortamı dahi olsa herkes kesinlikle özlüyor. kimisi parası iyi diye, aile kurduğu için vs kafası rahat takılıyor o kadar
0
avatar is back
(18.09.22)
insan yaşadığı yerin kötü yanlarını görmeye başlayan, eski kötü şeyleri de unutup romantize eden bir varlık. İş hayatı bile böyle. Başta güzel gelen yer sonra kötü gelmeye başlar ama kolayca çıkıp başka iş de aramazsın çünkü orada 'yine de' rahatsındır. Ülke de bunun büyüğü.

Dönmek isteyen tanıdıklar oldu ama genelde Türkiye'ye tatil için bile gelseler birkaç haftada ülkelerine dönmek istiyorlar o romantiklik hemen geçiyor yani :D

Her ülkenin farklı olayı var. Kiminin sağlık sistemi çok kötü, kiminde sosyal olamıyorsun.

Bu arada gidip dönmek, eğer vatandaşlık alınarak ve/veya online iş devam ettirilerek dönmekse bence kaybetmek değil. Benim mesela kafama estiğinde Avrupa'ya gidebileceğim bi pasaportum olsa Türkiye'de yaşamam daha rahat olur. Böyle birini tanıyorum, Kanada şirketine çalışıyor Kanada vatandaşı ama İstanbul Suadiye'de yaşıyor. (sosyal ortam burada daha iyi) Sadece çalışma saatleri biraz ters diyebiliriz.
0
nhk ni youkosu
(18.09.22)
en buyuk sebebi yalnizlik, izole olmak, aile ve arkadas ozlemi.

cok iyi paralar kazansan bile bu hayat degil diyorsun, omrumu mu boyle mi tuketecegim diyorsun ve yemisim parasini diyip basip gidiyorsun. zaten geri donenler pisman olsa tekrar yurtdisina cikarlardi, parayi kendi ulkende de kazanirsin.
0
baldur2
(18.09.22)
Benim cevremde dönen var ama dönenlerin içinde hiçbir şekilde başarılı olup dönen yok. Gördüklerim "gidelim belki kaliriz" diye mastera gidip kalamayanlar ve Türkiye'de dandik işlerde calisanlar.

Onun dışında cevremde yok. Mutsuz olan denk gelmedim ben.
Zaten bana göre Türkiye'de iki hafta geçirip "bıktım" demeyen kişinin dönmesi olası. Ben iki 1 haftadir buradayım, hafiften insanindan bıktım hemen ki tatildeyim. Ülkeye dönüp yaya geçidinde durdugumda arkadan kim carpar diye korkmamayi ozledim =d
Bu arada şu sağlık konusu açılıyor ama Türkiye'de ekstra para vermeden devlet hastanesinden randevu almanin denenmesini tavsiye ederim. Türkiye'de sağlık kapitalizmi olduğu için parası olan tedavi oluyor, parasız aylarca beklemek zorunda.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
Türkiye'deki duruma bağlı olarak değişiyor. Türkiye'de samimi arkadaş çevresi olan, ailesine düşkün, iyi para kazanan kişiler genelde dönüyorlar. Bu kişilerin gitmesi mantıklı değil zaten. Evlenmiş çocuk yapmış birinin gitmesi de mantıklı değil. Gidilen ülkede evlenmek ancak o topluma tam olarak girebilmeyi sağlar.

Türkiye'de evini arabasını almış biri için hiç mantıklı değil gitmek. Hiçbir şeyin yoktur. Sevgilin, arkadaşın yoktur o zaman git. Bir de Türk insanı yalnız kalamıyor. Sokakta bile biriyle selamlaşmasa yalnızlık hissedenler var.

Mesela bir kişi gidip de hala bu sitede takılıyorsa, sözlükte takılıyorsa, türk dizisi izliyorsa bir sorun var demektir.
0
OrangeYellow
(18.09.22)
ben varim.
sosyallik konusunda ben asosyal bir insanim ama ben bile zorlandim cünkü Tr'de istedigim zaman yalniz kaliyordum ama burada tamamen yalnizsin. ilk baslarda zordu ama simdi arkadas cevrem var o kadar da sorun degil.

ben dönmeyi düsünüyorum ya da almanya disinda baska bir yere gitmeyi, cünkü burada benim basarima tebrikler diyen bile olmadi, yemin ederim. benim aldigim ödülün daha azini alan avrupalilara (italyan, alman, franisz)'oscar goes too..' diye parti yapmislardi. ben bunlardan daha basariliyim ama bana aptal gibi davraniyorlar.
yasadigim ayni seyleri dogu avrupali arkadaslardan da duyuyorum. anladigim kadariyla caliskan olan balkanlilara ya da bize falan bir görmezden gelme durumu var sebebi din mi? tarih mi? bilmiyorum. ama bir Hintli'den Arap'tan duymadim.

bunun yanisira hastaneye isim düsecek diye korkuyorum, sigortam olmasina ragmen. kanser olan bir alman arkadasa cok gec randevu verdiler, sevgilisi Türk ve Tr'e gittiler ameliyat olmaya. babam ve hocam bel fitigi ameliyati oldu. doktor degilim ama burada danisman hocama acik ameliyat (eski) yapmislar.

irkcilik var dedigimde de kesinlikle bir kanitin yoksa kabul etmiyorlar. kültür farkliligi diye gaslighting yapiyorlar.

Almanlar, benim cevrem bavyearali, problemli insanlar, Türkiye'ye tatile gelmis olanlar cok iyi davraniyor ama digerlerinin Tr ile ilgili her sorusu bir asagilamayla karisik ölcme sorusu. bunu tarif edemem. mesela sizin ülkenizde bisiklet yolu var mi?, var diyorum. inanmamis bir bakis atiyor. beni cok yordular. Mister Erdogan lafini duymaktan cok yoruldum, zaten Tr ile ilgili haberleri bunlardan aliyorum. Türk doktorlarin almanya'ya gelmesi de hata bence baska ülkelere bakmalilar. yazilimcilarin yine iyi kötü bir uluslararasi cevresi olur calistiklari yerde ama onlarin cevresi yine hos olmayacaktir diye düsünüyorum, burada gördüklerimden sonra.

Cevrende yurtdisi cok güzel diye instagramdan falan hava atan arkadaslarin varsa pek inanma. okul ortamindayim, yurtdisina cikan egitimli Türkler en az buradaki tuhaf almancilar kadar sorunlular. cok azi düzgün. cünkü yurtdisina gelince kendilerini sinif atlamis zannediyorlar. garip garip tavirlara giriyorlar. sen zaten arkadas olmak istemiyorsun. bu ögrenciler arasiinda benim gördügüm uyum saglamayip yine de kalanlar, hava atmaya calisanlar genelde ailesinde para olan ama üniversite mezunu olmayanlar.

benim bir sebebim de saat sekize kadar calisip eve gidiyorum, ama Tr'de sekizden sonra avm'e gidip alisverisimi falan yapiyorum. burada haftasonum da kalmiyor. sonra yaz yok.

ve bu geri dönüp dönmeme cok kisisel birsey. benim Tr'de durumum iyi, ama aile problemim olsa falan heralde geri dönmeyi düsünmezdim. Ben yalnizlik hissetmiyorum, büyük bir özlemim de yok sadece basarili oldugumun kabul edildigi bir yerde yasamak istiyorum, görmezden gelindigi almanya da degil. belki baska bir grupta olsaydim bunlari düsünmezdim. Para konusunda burada kiradan dolayi zaten elimde birsey kalmiyor :).
0
Coma
(18.09.22)
@coma da guzel bir noktaya parmak basmis.

yani sen guzel bir uniden mezun olmussun, yuksek lisans yapmissin, ya da doktorsun, avukatsin diyelim. bu doneler yuzunden insanlar sana ekstra saygi da duymuyor fazladan ilgi, alaka veya hayranlik da beslemiyor.

yani senin yuksek lisans yapmis olman sana olan bakislarindan bir fark yaratmiyor, cunku onemsemiyorlar bu durumu, olay paraysa kaynak ustasi muhtemelen senin yaptigin beyaz yaka isten daha fazla para kazaniyordur, adam sana niye ekstradan saygi duysun ki? bu da turkiye'den giden okumus beyaz tayfayi biraz afallatiyor, degersiz hissettiriyor. toplumda ustunmus gibi goremiyorlar kendilerini. bu da bir neden.
0
baldur2
(18.09.22)
En yakin arkadasim amerikadan donuyor yari maasa burada calisacak ki kendisi tanidigim en modern profilli insanlardan biridir.

Baska bi arkadasim kisa bi sure izlanda isvec falan takildi ise baslama surecini tamamlamadan geldi.

Cok ornek var aslinda yakin cevremde.

Bir de benim gibi gitme firsati olup gitmeyenler var. Hepsinin sebebi su bence, belli bir gelirin ustundeyseniz turkiye gercekten cennet. Haberleri kapattiniz mi direkt avrupa.

Evet alkole ve teknolojiye cok vergi oduyoruz ama kiraya €300-400 veriyoruz, avrupada cok cok daha pahali kiralar oradan dengeleniyor gibi
0
aguen
(18.09.22)
Cok var...

Sosyal olarak uyum saglayamadiklarini düsündüler. Kariyerleriyle ilgili bir durum degildi.

Bir tanesi cok yanlis bir sehir secti. Almanya´nin kuzeyine yerlesti. Cok sosyal bir insandi ve cevre edinemedi.

Digerleri iyi sehir secimi yaptilar, cift olarak geldiler ve kabuklarina cekildiler. Sosyal hayatlari tatmin etmedigi icin geri donduler. Cift olarak uyum saglamak bence daha zor. Zaten derin insan iliskileri cok zor kurulurken, cift olarak gelip korunakli alanindan cikip yeni insanlar tanimak ve surekli cabalamak zor. Zaten iyi isi olan ve her yerde iyi kazanan insanlarin "vazgecme" esikleri daha düsük olabiliyor bi ´de.

Ayrica burada kalip, kendince baska alternatif gormedigi icin kalmaya devam eden ve her gününü kendine cehennem eden insanlar da var. Bir tanesi benim calistigim bakanlikta. Sürekli stres ve kaygi icinde. Bu halindan dolayi tatile bile cikamiyor, sürekli kendini yetersiz goruyor. Dil sorunu pek yok, ancak kültürel olarak asla ayak uyduramamis.

Gordugum kadariyla yalnizlasan insan cok. Bu lanet hale girmek Türkiye´dekinden cok daha kolay Avrupa´da. Kendi kendinize yetemediginiz durumlarda hemen bir ayaginiz depresyona düsebiliyor.

50-60 yasina gelmis, hayat mucadelesinden bikmis cok yitik insan var. Türkiye´dekilerle de cok iyi iliskiler kurmamislar ya da iliskilerini kesmisler. Dönmüyorlar da, öyle ruh gibi geziyorlar.
0
buf-e kür
(18.09.22)
Ben gidip olmuştum ama artısı eksisi tartınca çok pişmanım bi yol bulamadıgıma kalmak ıcın arkadaşlar.. ilerki mesajımda açıklıcam neden dönmesi mantıklı.

geri dönme sebeplerimden birisi öğrenciydim orda ve sistemi çok iyi bilmiyordum. halen belki bilmiyorum biriniz aydınlatabilir.
örnegin hastane mevzusu : sağlık sorunu oldu bende kafama göre hastaneye gidip tedavi göremiyordum.
mesela herşeyin kuralı var.
bi doktoru görmek için başka doktorun izni gerek.
bide randevuyu ekle buna ne zaman görücen belli değil yani.
hastanelerde gidersen soruyorlar böyle extrem durum var mı mesela araba kazası yada binadan düşme kan kaybı vs. yoksa 8 saat hastanede sıra beklersin şaka demiyorum oturup 8 saat bekleyip ananızı .... diyip eve dönmüşlüğüm var.

ikinci problem sosyallik insanlar robotumsu ve sokakta yürüken birisinin bana tokadı patlatmaması sorunu :

bundan kastettigim şu mesela istanbulda yürüyorsun kafana saksı falan bile düşebilir ama yaşadığım ülkede hiç extrem durum yok hayat çok sıkıcı gelmeye başlamıştı.
git mesela ora marketten 1 tane kalem al 25 cent ver odedıkten sonra fişi alma tamam yandın. adam fiş soruyor almıyor lan daha az önce kapıdan cıktım dıyorsun yok kardesım fiş diyor. Düzenden darlandım bide.

şimdi TR deyim neden geri gitmeye çalışıyorum onu açıklıyayım.
arkadaşlar ben homesick yani hasret yaşadığım için birde geri geldim.
ulan bir geldim TR de ekonomik kriz oldu herseyi 20x pahalanmış ve çevremde herkes yaşam savaşı veriyor.
arkadaşlarım dediğim insanlar evlenmiş yada taşınmış kalanlarda otlakçı olmuş ulan cebimden selpak çıkartıyorum bi tane versene sigara çıkartıyorum bir dal versene falan
bunlar basit örnekler parfüm sıkıyorum aaa iyi parfümmüş kanka evde fazla varsa banada getirebilirsin. alım gücü kalmamış hiçbirisinde bunu farkettim.
bide istanbulda gezdim falan sonra baktım gezecek bi yer kalmamış hep aynı yerde geziyorum anladım ki nereye gidersen git herulkede bi yere kadar sonra bitiyor.
birde TR de şöyle bi sıkıntı yaşadım psikologa gitmek zorunda kaldım abi televizyon izlemiyorum bazen yemek yerken acık oluyor bu ne ya herkes birbirini kesiyor dogruyor devlet nasıl bu haberlere ızın verıyor anlamadım. pskiolojim bozuldu resmen.

çok pişmanım ama bu sefer gideyim düzgün bir iş bulup para biriktirecegim istanbula geldim diyelim kadıköyden aşşagı bi yere tasınmıcam avrupa yakası pislik resmen birde türk bulması zor herkez multeci galiba.
0
Slynmaster
(18.09.22)
Var çok var bunalıma girip intihar edenler bile var yurtdışından kasıt ABD varsayıyorum.
0
beemaker
(18.09.22)
Şu beyaz yaka saygı muhabbetinden aklima geldi ki aslında yurtdışında yasamanin kisiden kisiye nasıl değiştiğini gösteriyor;
Ben boyaci, cilingir, araba tamircisi, polis, itfaiyeci gibi kişilerle muhabbet ettim. Cevremde beyaz yaka olup böyle kişilerle evliler var. Sebebi bu kişilerin genel kültür seviyesi ile Türkiye'deki karşılığının kültür seviyesinin apayri olmasi. Tabi Türkiye gibi olani da vardir ama genellersek apayri. Ha bu arada bunlarin hepsi çok para kazanmaz, misal tamirci, kaynakci cok kazanır goygoyu var ama birinin yaninda çalışan hiç de çok kazanmaz.

Bir örnek de şu; birgün ofiste cezayir kökenli bir Fransız arkadaşla oturuyoruz, bir adam geldi selam verdi vs. Ne yaptığımi sordu is olarak dedim iste tedarik zincirinde satın alma vs. Adama sordum, adam ben finansta calisiyorum dedi. Sonra gitti. Arkadaş bana "bak bu adam finans direktöru, sana sadece finansta calisiyorum dedi hiç oyle direktörum lan ben diye takilmadi. Bizim ülkeden gelmis olsa gururla söylerdi ama bunlarda böyle" dedi. Kısacası kültür farki. Bizde belediye başkanı kendine özel tuvalet yaptirir, burada doktor sırasına girer.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
bu konuda bir entry'm var.

eksisozluk.com

entry'nin ana metnini şöyle kapadım:

"ha döner miyim türkiye'ye. açıkçası bir kaç kere teklif edildi ama maaşı ve şartları beğenmedim. bir iki tanıdık türkiye'de daha mutlu olursun dese de mutlulukta parayı cebe atmanın etkisi var. daha önce türkiye'de aynı işi yaptım demiştim. eski sevgilim hayatımda olmasa yarrak mutlu olurdum mesela."

şubatta yazmışım entry'yi. şimdi eylül.

neler değişti mesela?

araba aldım, daha fazla gezebiliyorum, bir iki takıldığım kız / erkek arkadaş var, kafamı rahatlatabiliyorum. daha fazla olursa, daha ciddi ilişkiler içerisinde olursam daha da mutlu olurum. hala çıyanlarla uğraşıyorum. daha bir ay önce evde bir tane daha öldürdüm. bir de yavru gördüm koltuk altında. ben de evin parke - duvar birleşim noktalarına kotherine sürüp, 1 ay tatile geldim türkiye'ye bakalım haftaya cuma dönünce ne kadar ceset göreceğim.

-----

bu arada türkiye'ye dönmeme konusunda daha kararlı oldum bu bir aylık tatilde de. abi antalya, izmir, aşırı kalabalık geldi ki ben 3 sene antalya'da (1998 - 2001) ve 19 sene izmirde (2001 - 2020) yaşamış biriyim. insanlar üstüme üstüme geliyor. her yer trafik. antalya izmir yolu duble yol olmasına rağmen bok gibi (romanya otobanları ciddi iyi bence). yurt dışında sakin bir şehirde yaşayınca, türkiyede her şey üstüne üstüne geliyor. sadece aile yanında, sevdiklerinin yanında tatil yapıp döneceksin. mutsuzluk her yerde mutsuzluk zaten. bunu konforlu yerde yaşamak lazım.

------

edit: eğer döneceksem operasyon biter, işsiz kalır ve 2 ay içerisinde tekrar çalışma izni çıkaracak bir şirket bulamazsam dönerim. sike sike dönerim yani. kendi kararım olmaz.

-----

edit 2: haziranda ağır bir depresyon geçirdim (gelir bana zaten ara sıra). 2-3 hafta kendimi kesecek, balkondan atlayacak kıvamdaydım. temmuz'da bir kızla bol bol gezdim, yalnız olmadığımı anlık hissettim, toparladım. temel sorun yalnızlık aslında.
0
rain when i die
(18.09.22)
bir iki sey ekliyeyim:

"Vasıfsız gidenler genelde dönüyorlar." bence hatali yorum bu, tam tersine cogunlukla tutunanlar onlar. kaybedecek bir seyi olmayan her isi yaparimci tayfanin yolunu bulma olasiligi daha yuksek. zira arada bir haberi yapilan "cebinde $20 ile geldi, yogurt krali oldu" ya da " 10 sene kacak calisti, sonra calistigi dukkani satin aldi" gibi haberlerin kahramanlari genelde boyle tipler. sikinti ceken cogunlukla egitimli tayfa.

bir baska gordugum olay, "buralar cok iyi" diyenlerin net olmadiklari bazi konular var cogunlukla. adam mesela oranin yerlisi bir hatunla evlenip gitmis, ben 3 ay icinde hemen is buldum diyor, ama isi hanimin yada onun cevresinin buldugundan bahsetmiyor. Ya da yurtdisina yuklu bir miktar parayla cikanlar var, adam gider gitmez guzel bir muhitte daire kiraliyor, altina arabasini cekiyor, sonra buralar super diye sosyal medyada yardiriyor.

ozetle surec uzerine agir bilgi kirliligi var sosyal medyada su anda. Kendi yasadigim ulke ile sozlukte yazilanlarin arasinda atmasyon bilgi malesef cok. bir de fanboylar var, adam basina ne gelmis olursa olsun kotulememeye, reklamini yapmaya yemin etmis, ne desen tersini soyluyor.

eger siz "rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası" kafasinda iseniz sallayin derim oguzcum.
0
cooperr
(19.09.22)
(5)

fps oyunlarını konsol'da oynamak

ronartest
FPS oyunlarını konsol'da nasıl oynuyorsunuz, xbox game pass'te harika oyunlar var, deathloop geliyor, Assassin's Creed Odyssey geldi, farcry var ama oynayamıyorum hiçbirini.bilgisayardaki fare-klavye tadını hiçbir zaman vermiyor, aim almak çok zor oluyor vs.sorun bende mi, siz oynayabiliyor musunuz?
FPS oyunlarını konsol'da nasıl oynuyorsunuz, xbox game pass'te harika oyunlar var, deathloop geliyor, Assassin's Creed Odyssey geldi, farcry var ama oynayamıyorum hiçbirini.

bilgisayardaki fare-klavye tadını hiçbir zaman vermiyor, aim almak çok zor oluyor vs.

sorun bende mi, siz oynayabiliyor musunuz?
0
ronartest
(16.09.22)
Ben de zamanla biraz alışsam da bir klavye mouse gibi olmuyor hep tuhafıma geliyor. Sanırım ilk neye başladıysan o rahat geliyor. Ben pc ile oyuna başladım. O yüzden kol ile fps oyunlardan tam randıman alamıycam gibi duruyor.

Neyse ki xbox klavye + mouse destekliyor da arada onunla oynuyorum.

Ama her oyun destelemiyor işte tek sıkıntı o. COD Warzone, Gears of War denemiştim onlarda sıkıntı yoktu. Hatta belki Halo'da da çalışır ama çoğunda çalışmıyor internette destekleyen oyunların bir listesi olacaktı..
0
ananiyimioguz
(16.09.22)
Ben de oynayamıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(17.09.22)
tamamen alışkanlık meselesi. internet kafede cs 1.6 oynayan adam(ben) ne yaparsa yapsın gamepad ile shooter oyun oynamaya alışamıyor. ilk gamepad ile başlayanlar veya yoğun bir pc gaming tecrübesi olmayanlar kolayca alışabiliyor ama.
0
mr rosebud
(17.09.22)
nasıl oynayacaksın? öyle eğitmemişiz kendimizi, alışmak zaman alır.

Ayrıca konsol mouse rahatlığını -kendini eğitsen dahi- verebileceğini sanmıyorum. çünkü mouse direk hedefi doğruluyor axislerde. konsolda fiziki hareket olmaksızın axis yakalamaya çalışıyorsun.
0
baldan kaymak
(17.09.22)
Rekabetçi online oyunlar harici gayet yeterli. Tps perde zaten en rahatı. Koltuğa yayılıp gamepad ile takılmak efsodur. Analoglarin ikisini aynı anda efektif kullanmaya alışmak zaman alıyor evet. Hassasiyet ayarları ile oynamak, deadzone ayarlamak yardımcı olacaktır. Easy modda başla bir oyuna alışırsın. Xbox one gamepadi bence serinin en iyisi.
0
hasmetizm 2046
(17.09.22)
(3)

kredi kartı eur harcamalar ve kur farkı

jimjim
iş bankası visa (TL) "kredi" kartımla EUR harcama yaparken1. internet alış verişi sırasında alışverişin hafta içi veya hafta sonu olması iş bankasının kullanacağı kuru etkiliyor mu? yani hafta sonu/piyasalar kapalıyken bişey satın almak daha mı dezavantajlı? +bu soruyu, internet harcaması değil, yur
iş bankası visa (TL) "kredi" kartımla EUR harcama yaparken

1. internet alış verişi sırasında alışverişin hafta içi veya hafta sonu olması iş bankasının kullanacağı kuru etkiliyor mu? yani hafta sonu/piyasalar kapalıyken bişey satın almak daha mı dezavantajlı?

+bu soruyu, internet harcaması değil, yurt dışında direkt posla alışveriş yaparkenki senaryo için de düşünebiliriz.

2. iş bankası, eur harcamalarda direkt tl'den eur'ya mı çeviriyor? yoksa arada usd'ye de çeviriyor mu?

evetse, bu soruya ek olarak usd ödeme yapmak, eur ödeme yapmaktan daha avantajlı öyleyse?
0
jimjim
(16.09.22)
Emin değilim ama o sıradaki kurla çarpıp tl yansıtıyor diye biliyorum. Ama bu işin en mantıklı çözümü şu: bankaya gidip ya da telefon bankacılığı ile "kredi kartıma ayrıca euro ve dolar ekstre istiyorum" diyorsun. Sonra mesela internetten 10 dolareslik alışveriş yapınca ekstrede 10 dolar yazıyor. Onu da dolar ile ödüyorsun. Yani dolar hesabından aktarıyorsun. Artık kaçtan alacaksan sen bilirsin. Aynı şekilde postan geçtiklerin de öyle.
0
prole
(16.09.22)
İş bankasını bilmiyorum, ama Enpara direkt EUR kullanıyor (Avrupa'daki başka lokal birimleri de EUR'a çevirip öyle TL'ye çeviriyor). Günlük kura çok yakın, %1-2 fazlası oluyor genelde. Haftasonu / haftaiçi / mesai dışı çok ciddi bi fark hatırlamıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(16.09.22)
Teb provizyondan döndüğü anın kurunu kullanıyor. Yani şans işi ne geleceği.
0
baal
(17.09.22)
(1)

Bluehost VPS kullanan var mı? Memnun musunuz?

diskbudur
Sevgili anonymous'lar, Bluehost'un ENHANCED paketi aşağıdaki servisi sağlıyor. Nasıl sizce? 2 Cores60 GB SSD Storage4 GB RAM2 TB Bandwidth2 IP AddressescPanel/WHMhttps://www.bluehost.com/hosting/vpsVar mı onu alma bunu al dediğiniz, onu çekme bunu çek dediğiniz alternatifler? Teşekkrürler.
Sevgili anonymous'lar,
Bluehost'un ENHANCED paketi aşağıdaki servisi sağlıyor. Nasıl sizce?

2 Cores
60 GB SSD Storage
4 GB RAM
2 TB Bandwidth
2 IP Addresses
cPanel/WHM

www.bluehost.com

Var mı onu alma bunu al dediğiniz, onu çekme bunu çek dediğiniz alternatifler? Teşekkrürler.
0
diskbudur
(16.09.22)
Çok pahalıymış yav. Bi de bu 36 ay peşin ödediğin fiyat, yoksa aylık 60$.

Onun yerine şuradan 24$'lık olanı alsan daha iyi: www.digitalocean.com

Not: bluehost hiç kullanmadım, digitalocean'ı 10 yıldır falan kullanıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(16.09.22)
(1)

WebStorm'da son git rebase işlemini geri alma

ananiyimioguz
Commit'i geri almayı buldum ama rebase'i bulamadım nasıl yapılıyor?Dünden beri kendi ekranlarım için geliştirme yapıyorum localimde.Ama bir yandan da beni dolaylı yoldan etkileyecek diğer alanlarda değişiklikler master a çıkılıyor.Ben de sonradan pushlarken sıkıntı çıkmasın diye sürekli master'dan r
Commit'i geri almayı buldum ama rebase'i bulamadım nasıl yapılıyor?

Dünden beri kendi ekranlarım için geliştirme yapıyorum localimde.

Ama bir yandan da beni dolaylı yoldan etkileyecek diğer alanlarda değişiklikler master a çıkılıyor.

Ben de sonradan pushlarken sıkıntı çıkmasın diye sürekli master'dan rebase alıyorum.

Bir süre almayı bıraktım ama master a 4-5 kere değişiklik çıktılar. Meğer son değişiklikte bir hata varmış. Beni de patlattı ilerleyemiyorum. Yapan diğer arkadaşlar da şu an acilinden başka işe bakıyorlar destek olamadılar, geri alamadılar henüz ama düzelteceklermiş. Zaten henüz canlıda değiliz takılıyoruz kendi halimizde. Beklesem beklerim de işim yarım kaldı.

Son rebase etme olayımı geri alabilirsem kendim ilerleyebileceğim. Nasıl yapılıyor?

Eski bir master commitine mi rebase atıyım tekrar? Ama hiyerarşi bozulsun istemiyorum. Bir de en son rebase aldığımda hangi commiti almıştım onu hatırlamıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.09.22)
"git reflog" yaparsan drop ettiğin commit'leri de görebilirsin.

Oradan rebase'e başlamadığın önceki commit'i bul, sonra da "git reset --hard @{...}" yaparak rebase önceki hale gelebilirsin.

Bir de kısayol olarak "git reset --hard ORIG_HEAD" yapabilirsin. Normalde direkt rebase öncesine dönmesi lazım ama işte branch'te başka bişey yaptın mı bilmediğim için öneremiyorum. Hard reset sonuçta, sakata gelme :)
0
plutongezegendegilmi
(16.09.22)
(1)

DNA'mız sonradan değiştirilmiyor mu?

ananiyimioguz
Netflixte bir belgesel gördük ona bakıyoruz birkac gundur. Egelenceli tarih dersleri diye bir dizi.DNA bölümünü izleyince bir seye takildim;Bir gen örneğini tohuma, yumurtaya falan biraktiklarinda, yeni yetisecek olan canliya o ozellikleri aktarabilecek durumdaymisiz.Bazi ozellikleri de tespit edip
Netflixte bir belgesel gördük ona bakıyoruz birkac gundur. Egelenceli tarih dersleri diye bir dizi.

DNA bölümünü izleyince bir seye takildim;

Bir gen örneğini tohuma, yumurtaya falan biraktiklarinda, yeni yetisecek olan canliya o ozellikleri aktarabilecek durumdaymisiz.

Bazi ozellikleri de tespit edip onlari cikarabiliyormusuz mesela domateste curumeye yol açan şeyleri...

Insanda da bazi hastaliklara yol açan genleri tespit edebilmişiz ve yeni dogacak cocukta bu genleri koymayarak bu hastaliklara yakalanma riskini en aza indirebilirmişiz.

Fakat benim anlamadigim bir sey yapabiliyoruz da.. neden sadece en küçük halinden baslayabiliyoruz?

Mesela ben bir ornek verdim, alzheimer olma ihtimalim %90 cikti.

Ee gecmis olsun ne yapalim artik cocugunuz icin degistiririz de size gecmis olsun mu diyorlar?

Yetiskin bir bireyde neden değiştirelemiyor? Vucudumuzu olustururken hücreler milyarlarca kez bölündüğü icin her birine müdahale etmek gerekiyor ondan mı? Sadece ilgili bölgeyi degistirsek olmuyor mu? Veya blockchain gibi vucutta bir dogrulama sistemi mi var, bir yer degisirse digerleri degisikligi anlayıp tekrar eski haline mi ceviriyor burada takıldığımız sorun nedir?

Bir de gelecekte şunu yapabilirsek yetiskinlerde de degistirebiliriz dediginiz bir şey var mı?
0
ananiyimioguz
(14.09.22)
Bahsettiğin şeyi çeşitli ölçeklerde yapıyorlar zaten, spesifik hastalıkların tedavisi için. Ama deney aşamasında, mesela kanser için insan üzerinde buna benzer deneyler yapıyorlar.

Ama genelde şöyle yapıyorlar, mesela kanser için senin T hücrelerini vücuttan çıkarıp, modifiye edip, sonra geri koyuyorlar.

Direkt vücutta değil de dışarıda yapmalarının bir sürü sebebi olabilir. Değişikliği direkt vücut içinde yapmak için çok genetik materyal gerekiyordur (pahalı), vücut makine değil, %1 hata payı bile olsa ölümcül sonuçlara yol açabiliyordur, aynı gen farklı hücreler tarafından farklı amaçlarla kullanılıyordur (o yüzden sadece belli hücrelerdekini değiştirmen lazım) vs. vs.

Ben transhümanizm sevmediğim için gen editing'e karşıyım. Bütün hastalıkları tedavi edebiliyor (ve ölümsüz olabiliyor) olsak ölümsüz olacak ilk kişi tayyip falan olur. Gerek yok bence, böyle daha iyi.
0
plutongezegendegilmi
(14.09.22)
(5)

Ülkemize sonradan girenlerin sayısı milyon olmuş mudur?

ananiyimioguz
Artık mülteci midir kaçak göçmen midir.. gruplamıyorum.İktidar seçim zamanı her türlü kurnazlığı yapacaktır.En çok kafamı kurcalayan, ülkeye gelen afgan ve surilerin vatandaşlık alıp oy kullanması.Bu konuda bir düzenlemeye yapılır mı?Diyelim ki yapılamadı ve hepsi oy kullanacak.En fazla kaç milyon v
Artık mülteci midir kaçak göçmen midir.. gruplamıyorum.

İktidar seçim zamanı her türlü kurnazlığı yapacaktır.

En çok kafamı kurcalayan, ülkeye gelen afgan ve surilerin vatandaşlık alıp oy kullanması.

Bu konuda bir düzenlemeye yapılır mı?

Diyelim ki yapılamadı ve hepsi oy kullanacak.

En fazla kaç milyon veya yüz bin oy fark eder?
0
ananiyimioguz
(14.09.22)
bu konuda bir düzenleme yapılır mı: yapılabilemez, yapılmamalıdır. vatandaş oy kullanır zaten, vatandaşın yenisi eskisi olmaz, ya da doğuştanı sonradanı olmaz. orijini ya da geliş sebebi ya da vatandaş olma süreci ne olursa olsun, vatandaş oldukları andan itibaren herkes senle benle aynı hak ve sorumluluklara sahip olacaklar. böyle bir ayrımcılık yapacak her hangi bir düzenleme insan haklarına aykırı olur, anayasa mahkemesinden döner, oradan dönmese bile avrupa insan hakları mahkemesinden döner.

sorunuzun ilk kısmının cevabı bu. desteklediğimden değil, hukuksal olarak durum bu.
ikinci kısım için soylu bir açıklama yapmıştı.
0
halanne
(14.09.22)
Hayır tam tersine azalma var zira Türkiye Afgan veya Suriye vatandaşı mülteci kabul etmiyor ikamet vermiyor bu insanların hedefi Türkiye değil kendilerine multecilik hakkı veya ikamet veren batı Avrupa ülkeleri Türkiye İran Yunanistan sadece geçiş güzergahı Ayrıca göç küresel bir sorun ve sinir kapatarak veya askeri yollarla bunun engellenmeyecegini anlayın artık. Bu konunun hükümetle ne alakası var? Hergün binlerce göçmen egeden ve Edirne'den Avrupa'ya geçiyor başına yansımıyor bu konu
0
beemaker
(14.09.22)
Ha bu arada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan biri oy kullanamaz Suriyeli göçmenlerin nitelikli olanlarına vatandaşlık verildizaten seçimlerde hangi siyasi partiye oy kullanacakları kendi hür ifadeleri ile karar verecekleri bir konu ben göçmen olsaydım sosyal demokrat bir partiye oy verirdim ne de olsa sosyal demokrasi insan haklarını, eşitliği, adaleti, mülteci haklarını savunuyor öyle değil mi ;) bu konunun temcit pilavı gibi dönem dön ısıtılıp gündeme getirilme sebebi seçimlere az bir süre kalmış olmasından kaynaklanıyor

Göçmenler üzerinden yalan ve provokasyon yapılıyor ne de olsa karşı tarafın haklarını arayacak bir platform yok zavallı insanlar günah keçisi ilan ediliyor herşeyden suclaniyorlar üstelik suçlamaların hiçbiri doğru değil Türkiye'de yabancıya satılan konut sayısı %1 civarındadır ama inşaat yapılmamasından sebep oluşan fiyat artışından yabancı yatırımcılar sorumlu tutulur. Suriyelilerin suç işleme oranı Türk vatandaslarindan çok çok düşüktür ama bu insanlar potansiyel sucluymus gibi otekilestirilir yazık velev ki Türkiye'deki göçmenlerin hepsine vatandaşlık verildiğini ve seçmen yaşından olanların büyük bir kısmının tek bir partiye oy kullandığını varsayalım bu oranın toplam yuzdeye etkisi tahminimce %1 civarında belki daha az olur
0
beemaker
(14.09.22)
Ümit Özdağ geçenlerde 1,5 milyon diye açıkladı. Seçime kadar 2 milyon olur herhalde. 2023'te 64 milyon kişinin oy kullanmasını bekliyorlarmış. Eğer vatandaşlık verilenlerin hepsi yetişkinse %3 civarı bi etkisi oluyor.

Bu konuda bir düzenleme yapılabilir mi? Evet, ve yapılmalı zaten. Misalen mülteci olarak vatandaşlık alanların oy kullanma hakkı edinmesi 5-10 sene ertelenebilir. Bu sayede mülteci ithalatının bir seçim stratejisi olmasının önüne geçilmiş olur. Tabi bu kanunu çıkarabilmek için aklı başında bir iktidar olması gerekiyor ortada, bizim şartlarda zor.

Ayrıca mevcutta verilen vatandaşlıkların da bir çoğu iptal edilebilir (ve edilmeli). Danimarka yapıyor bunu, bizde de verilen vatandaşlıkların kaçta kaçının legal ve kuralına uygun olduğu şaibeli. Uygun olmayanın vatandaşlığını alıp gönderirsin ülkesine.

AİHM'nin kararları da ülkenin geleceğinden önemli değil. O kadar önemsiyorlarsa hepsini alabilirler :)
0
plutongezegendegilmi
(14.09.22)
Olmuştur, net!
0
halitkin
(14.09.22)
(6)

AGT Kuryeyle Sorun yaşayan var mıdır?

birşeylersoracağım
Selamlar.AGT ile ilgili sorunları okumuştum, şimdi yaşadım. :) Ne berbat bir firmaymış. Pazar gününden beri geldik, geliyoruz, geldik ama bulamadık diye mesaj atıp duruyorlar. Amazon'u da rezil ettiler. Hayır AGT'nin açılımı da Aynı Gün Teslim üstelik :)Whatsap, telefon ve mail. Her yerden klasik ay
Selamlar.

AGT ile ilgili sorunları okumuştum, şimdi yaşadım. :) Ne berbat bir firmaymış. Pazar gününden beri geldik, geliyoruz, geldik ama bulamadık diye mesaj atıp duruyorlar. Amazon'u da rezil ettiler. Hayır AGT'nin açılımı da Aynı Gün Teslim üstelik :)

Whatsap, telefon ve mail. Her yerden klasik aynı yanıtı veriyorlar: "Ekiplerimize aciliyetini bildirdik."

Siz sorun yaşadınız mı? Nasıl çözdünüz?
0
birşeylersoracağım
(14.09.22)
Bekleyeceksiniz mecbur. Aynı gün gelsin diye fazla para ödedim yine de 2 günde zor geldi. Müşteri hizmetleri de aynı şeyi söylüyor. Muhtemelen yetiştiremiyorlar ve evde bulamadık diye bahane uyduruyorlar. Çünkü bir bahane bulmaları lazım sisteme girmeleri için.
0
Cesario
(14.09.22)
çözemedim. gün içinde geleceğiz diyor, tüm gün evdeyiz, akşam mesaj geliyor, geldik bulamadık, tekrar deneyeceğiz gibi bir şeyler. hiç bir şey yapmıyorum, bazen 1 hafta geçiyor üzerinden, bir şekilde elime ulaşıyor. yıldım.
0
gabe h coud
(14.09.22)
geldik bulamadık diyorlar her defasında ve ist-ist merkezi bir yere 1 haftada kargo teslim ediyorlar bende. son kargom hala günlerdir ortada yok, bulamamışlar. keşke amazon’da kargo seçebilme seçeneği olsa. bulamadık gibi bir durum da yok çünkü 7/24 lobi var. sayıca az kuryeye çok iş yükü yüklüyorlar bence.
0
deartheodosia
(14.09.22)
aynı gün teslimatlı ürünüm normalde 20:00a (ya da 22:00 miydi?) kadar gelmesi gerekirken 23:00dan sonra geldi. bundan başka agt ile gelen olmadı, hep kolay gelsin veya bazen mng ile geliyor.

bundan daha kötüsü sendeo. istanbul için bir gönderinin teslim edilmesi 4 gün sürdü.
0
inheritance
(14.09.22)
Hiç sorun yaşamadım ama okulların açılması kargoları da vurdu maalesef. Okul ihtiyaçları nedeniyle çok fazla yoğunluk var.
0
msb
(14.09.22)
Daha aynı gün ya da zamanında teslim ettiklerine şahit olmadım.

"Geldik bulamadık" diyip bi kaç gün sonra getiriyorlar her seferinde.

Amazon'a şikayet ettim evdeyim bulamıyor beni diye, kargocu beni arayıp "beni şikayet etmişsin, hayırdır gardaş" yaptı. Eve geldiğinde konuşuruz dedim, yüzyüzeyken biraz ters çıktım, "çok yoğunuz, yetişemiyoruz, şikayet etme :((" diye ağlamaya başladı. Ben de iyi dedim saldım, ne yapayım.
0
plutongezegendegilmi
(14.09.22)
(6)

spor salonu için yıllık 7000 iyi fiyat mı ?

kuul
şimdi geçen sene crossfit için 9 aylık 2400'e kaydolduğum salonda yeni dönem için YILLIK 5700 teklif aldım. eğer fitness kısmı da dahil olursa fiyat 7000 ve süre 13 ay olacak. yer kadıköy. ideal mi çok mu sizce ? biraz daha ayak sürümeyi denesem mi ?
şimdi geçen sene crossfit için 9 aylık 2400'e kaydolduğum salonda yeni dönem için YILLIK 5700 teklif aldım. eğer fitness kısmı da dahil olursa fiyat 7000 ve süre 13 ay olacak. yer kadıköy. ideal mi çok mu sizce ? biraz daha ayak sürümeyi denesem mi ?
0
kuul
(13.09.22)
Bana çok bi başkasına normal gelecektir, mevcut ekonomik şartlarda fiyat algısı baya değişti. 6 aylık 850 verdim ben, küçük bir ilçede yaşıyorum
0
olaylar olaylar
(13.09.22)
mac'e aynı fiyata kaydoldum Mart'ta ama havuz vs her şey var. İstanbul.
0
proverb haste makes waste
(13.09.22)
Senelik 7.500 bayıldım ama eski üye olduğum için bu fiyattan bayıldım. Bayılırken sordum olmasaydı ne kadar olacaktı diye 12.000 dendi.
0
put it in your appropriate place
(13.09.22)
İstanbul'da sizi kazıklıyorlar ya.

Ankara'da cillop gibi salona yıllık 1500 lira veriyorum ben. Hamam, havuz vs. her şey dahil üstelik.
0
plutongezegendegilmi
(13.09.22)
saçmalık. böyle paraları vermeye hiç gerek yok. daha uygun yerler var.
0
haistre
(14.09.22)
Çok fazla çok!
0
halitkin
(14.09.22)
(2)

Freelancer Çalışma Hakkında

ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
Ben halihazırda bir kurumda yazılımcı olarak çalışıyorum. Geçen gün bir freelance iş görüşmesi teklifi geldi. İstedikleri kısaca wordpress ile bir site kurulması, sitede istenilen değişikliklerin yapılması, sitenin bakımı vs. Bunlar yapamayacağım işler değil ve anlatıldığı kadarıyla günde 1 - 2 saat
Ben halihazırda bir kurumda yazılımcı olarak çalışıyorum. Geçen gün bir freelance iş görüşmesi teklifi geldi. İstedikleri kısaca wordpress ile bir site kurulması, sitede istenilen değişikliklerin yapılması, sitenin bakımı vs. Bunlar yapamayacağım işler değil ve anlatıldığı kadarıyla günde 1 - 2 saatimi ayırarak yapabileceğim işler. Mesai içerisinde değil sadece mesai dışı ilgilenmeyi düşünüyorum.

Benim sorum şöyle ki; freelancer bir yazılımcı olarak ne kadar ücret talep etmem gerekir ? Daha önce benzer şekilde çalışıp memnun veya pişman olan varsa tecrübeleri nasıldı ? Gerçekten aldığınız ücrete değiyor mu yoksa olmadık zamanlarda çağırıp planınızı bozdukları oldu mu ?
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(13.09.22)
Normal işteki saatlik ücretimin 2 katını istiyorum genelde. Sonra işi yapmam kaç saat sürdüyse o kadar para istiyorum.

Ben genel olarak seviyorum freelance'i, ama benim işler WP gibi değil de daha niş işler olduğu için yüksek ücretler isteyebiliyorum. 5-10 bin liralık bir iş için uğraşmazdım. Ama bu tabi sizin maaşınıza, paraya ne kadar ihtiyacınız olduğuna göre değişir.
0
plutongezegendegilmi
(13.09.22)
iyi planlama sart, o isi kac saatte yapacagini iyi beirlemelisin, yoksa fazla calisitigin sure zararina olur. onun disinda istekleri cok net olmali ki isi yaptiktan sonra degisiklik talebi olmasin, ise baslamadan her detayi iyice konusun. gelistirme sirasinda mumkun oldugunca fazla review yapin, yoksa isi bitirdiginde "biz burasini farkli istiyorduk" demesinler. bu tarz islerde en buyuk problem karsi tarafin ne istedigini tam olarak bilmemesi oluyor.
0
emrahday
(13.09.22)
(6)

sıfırdan web developer olmak

sir gawain
6 ay yoğun kursa giderek full-stack wep developer olunabilir mi sizce? yoksa bir hayal mi?
6 ay yoğun kursa giderek full-stack wep developer olunabilir mi sizce? yoksa bir hayal mi?
0
sir gawain
(12.09.22)
Olmaktan kastının ne olduğuna göre değişir.

Bi de sorunun amacı nedir yani, 6 ay değil de 8 ay olsa nolur? 1 yıl olsa ne farkediyor? Bunu sorma sebebim şu, developer'lık "eğitimini aldım bitti" gibi bir şey değil, ömür boyu sürekli kendi kendini eğitmen gerekecek zaten. 6 ay çalıştın, iş buldun, sonraki 6 yılın da akşamları ya da haftasonları çalışarak geçecek ekstradan :)

Soruya cevap: Bilge Adam 250 saatlik kurslar veriyor. Haftada 20 saat desen 3 ay yeter diyorlar.
0
plutongezegendegilmi
(12.09.22)
olunur ama ılk isi bulmak zor bunun yerine yazilim otomasyon tavsiye derim
0
bonjourrr
(12.09.22)
plutongezegendegilmi her zamanki gibi yine hakli

ben kursla yani ittirerek bir sey olunabilecegini dusunmuyorum. icinde varsa zaten internette her turlu bilgi var. kurslar sadece senin gibi hayal kuran insanlari bir guzel kullanip atiyor. yani mantik var alti ayda frontend degil, backend degil, direkt fullstack web dev olmanin imkani yok. yapman gereken cok calismak, surekli calismak, hic birakmamak. teknolojide ogrendim bitti diye bir sey yok pluton'un dedigi gibi. surekli kendini gelistirmek zorundasin ve bunu sevmen gerekiyor.

el cevab: bence olunamaz, evet hayal
0
nibba
(12.09.22)
eğitimi alıcam ve öğrenme sürecini bitiricem gibi saçma bir şey söylemiyorum zaten, insanların on yılını yirmi yılını vererek geldiği noktaya bu kadar kısa sürede gelebilmem mümkün değil, farkındayım.

sorunun amacı şu: 6 aylık yoğun eğitimle ve eğitim dışında tüm vaktimi ve enerjimi buna kanalize ederek junior pozisyonunda iş bulabilecek kadar kalifiye olabilir miyim? yoksa istersen günde 24 saatini ver, 6 ayda bu iş profesyonel olarak yapılacak kadar öğrenilmez mi?
0
🌸sir gawain
(12.09.22)
junior olarak ise girilecek kadar ogrenilir. bircok insan bootcamp'e gidip sonrasinda is bulabiliyor. yurtdisinda bile is bulunabilir. tabi ciddi calisma ve istek gerekli. is gorusmelerinde ne kadar istekli, kendini gelistirmeye acik oldugunu gostermek gerekli.

ha ben olsam fullstack yerine frontend veya mobil developer olurdum. tek alan bile derya deniz, ikisi birden programlama gecmisi olmayan insanlar icin cok fazla ogrenecek sey demek. her seyden azcik ogrenmek demek. ben fullstack developer'im ama yillarca tecrubeye ragmen iki taraftan da azar azar biliyorum. frontend veya mobil tercih etmemin sebebi de daha az soyut kavramla ugrasacak olmak, direkt gorup etkilesime gececegin bir seyler uretmek, dolayisiyla baslangic icin daha kolay olmasi.
0
lemmiwinks
(13.09.22)
junior pozisyonda is bulabilirsin ama bunun icin birkac nokta bir araya gelmesi lazim;


- oncelikle rekabette sansli olmalisin, cunku son zamanlarca cok kisi bu ise yoneliyor ve hali hazirda calismaya baslamis belki de 6 ayinin sonunda olan ve onumuzdeki gunlerde is basvurusu yapmak isteyen bircok kisi var. yani rekabete hazir ol.
- hizli ogrenmelisin, cunku 6 ay kisa bir zaman. o nedenle kendine iyi bir "roadmap" cizmelisin. planli ilerlemelisin
- ogrenme ve gelistirme sirasinda onune problemler cikacaktir, anlamakta zorlandigin yerler olacaktir. zeki cozumlerle bu problemleri asmalisin, ya da seni yonlendirecek insanlar cevrende bulunmali.
- motivasyonun yuksek olmali, tutarli bir sekilde calismalisin.

boylece 6 ay sonunda belli bir noktaya gelebilirsin, ama is bulup bulamayacagin piyasanin sartlarina, is gorusmesinde kendini ifade etmene, gelisiminin sonunda daha da gelisime acik olup olmamana, yani en onemlisi seni ise alcak kisilerin degerlendirmesine baglisin. cunku normal sartlarda 6 ayda tam anlamiyla uretken olmazsin, ve seni ise alacak olan "tamam eksiklikleri var, kendini de gelistirmek icin caba harcamis ve gelisime acik biri" demeli ki seni ise almali.

6 ay calis, bu is sana gore mi karar ver, en kotu 6 ay sonunda is bulamazsan bir 6 ay daha kendini gelistirip 1 yillik gelisimin sonunda is ararsin. 6 ay cope gitmez yani, bir yerden baslamak lazim, ve sonucu gormek lazim.

bir insan severek yapiyorsa bir isi, uzerinde cok da dusunmeden, sonuclarini cok da kestirmeden o ise girer. yapman gereken 6 ay sonra ne olacagi degil, "yarin" hangi konuya calisacagin olmali.

eklemek isterim ki full-stack cok ciddi bir hedef, cunku tecrubeli full-stack gelistiriciler bile bu alandaki degisimi takip etmekte zorlaniyor. o nedenle bence ya front-end, ya da back-end de baslaman daha iyi.

ek olarak, typo hatasi yaptin sanirim, we"p" developer degil, bu konuda elestiri alabilirsin, aman dikkat.
0
emrahday
(13.09.22)
(21)

ne kadar ekmek tüketiyorsunuz?

abelardo
günde kaç ekmek / kaç gram tüketiyorsunuz?hangi ekmek tüketiyorsunuz? beyaz fırın ekmeği, halk ekmek, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, vs?
günde kaç ekmek / kaç gram tüketiyorsunuz?

hangi ekmek tüketiyorsunuz? beyaz fırın ekmeği, halk ekmek, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, vs?
0
abelardo
(11.09.22)
Kahvaltıda 1 ya da 2 dilim tam buğday ekmeği.

15 dilim falan var sanırım pakette, paket 10 gün gidiyor, tamamı yarım kilo desen günlük 50 gram civarı oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.22)
Ekmeklerin hepsi aşağı yukarı aynıdır. Hiç kabarmayan, tutunca dağılıveren özel ekmekleri saymazsak tüm ekmeklerin üçte ikisi beyaz buğday unu olmak zorundadır. Yani sizin çavdar ekmeği olarak bildiğiniz hede aslında 1/3 çavdar unu katılmış buğday ekmeğidir.

Kendi yaptığım beyaz un ekmeğinden günde 1 dilim yiyorum. Sabahları sadece.
0
Mirket
(11.09.22)
Hergün en az 2 tırnaklı pide
0
rodeocu
(11.09.22)
tam tahil ekmegi ya da cavdar ekmegi gunde 1-2 dilim.
0
baldur2
(11.09.22)
Hayret kimse yazmamış, 0. Bazen canım çekince üstüne sürülecek lezzetlerden sürüp yerim.

Ekmeği kesicen ağbi.
0
Bruce
(11.09.22)
Ben kahvaltıda bal, tereyağı, menemen vs olunca 1-2 dilim yiyorum. Onun dışında yemiyorum.
0
Amaranta ursula
(11.09.22)
kahvaltıda bir dilim esmer ve ekşi mayalı herhangi bir ekmek. onun dışında yemiyorum.
0
sir gawain
(11.09.22)
Nadiren tüketiyorum tüketirsem çok tahıllı olanlarını tercih ediyorum markası farketmez ucuz olan hangisiyse onu alıyorum. Beyaz somun ekmeği bizim eve girmez.
0
beemaker
(11.09.22)
400 gr
0
ya ben lan neyse
(11.09.22)
sadece kahvaltıda 1 dilim tam buğday ekmeği, hatta o serçe parmağı kalınlığında kesilmiş ekmek diliminin genelde %75-80'ini yiyebiliyorum.
genelde 7 veya 10 gün gidiyor, buzdolabında saklıyorum.
0
MtKrt
(11.09.22)
unu tost ekmeği, günde 2-3 dilim max.
haftada bir de bi tane simit yiyorum hamur işi olarak
0
roket adam
(11.09.22)
Günde 4 somun ekmek yerim.
0
soper
(11.09.22)
Haftada 6-8 dilim tost ekmeği. Tercihen halk ekmeğin ürettiği. hafta sonu kahvaltılarındaki 3 ya da 4 tosta denk geliyor yani o da. hafta içerisinde ekmeksiz arada ilgili yemek sebepli olarak tüketilenleri saymadım tabii. mesela döner ile yenen lavaş, menemen ile yenen ekmek vs.
0
nawar
(11.09.22)
Sabahları kahvaltıda çoğunlukla tost: 2 dilim.
Akşam yemeğinde bazen hiç bezen 1 dilim.
0
invictae
(11.09.22)
Hiç. Fast food yersem eğer hamburger ekmeği, pizza falan olarak tüketmiş sayılıyorum. O da haftada 1 falan.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.22)
hafta içi akşam 1 dilim çavdar.
hafta sonu simit, pişi, odun ekmeği, lavaş mideme girmedik hamur kalmıyor.
0
cilekli pasta
(11.09.22)
8 aydır tek ekmek bile yemedim. Şaka gelebilir beynimin çalıştığını fark ettim sanki. Belki başka bir şeyle alakalıdır. Ve 22 kilo verdim. Ekmeksiz devam..artık yemem
0
dakota
(11.09.22)
günde en fazla 2 dilim, bazen hiç. beyaz ekmek. ama yine de kilo alıyorum, ne yesem yarıyor:)
0
nothing in my way
(11.09.22)
4 dilim tam buğday ama bazen daha fazla yiyebiliyorum. Haftada 1 dilim beyaz ekmek yediğim de oluyor.
0
sevilen progressive türkücü
(11.09.22)
Grandma ekşi mayalı ekmek alıyorum. Buzdolabına koyunca 10 gün gidiyor. İçinde 10 dilim falan var ama hepsini bitiremiyorum. Genelde hafta sonu ev kahvaltısında ve evden çalıştığım günlerde yiyorum.

Haftada bir kez öğle yemeğinde tombik ekmeğe döner alıyorum Günaydın’dan. Onun ekmeği.

Haftada bir kez, öğlen balık ekmek yiyorum.
0
gabe h coud
(12.09.22)
yaklaşık bi 10 yıldır eve ekmek almıyordum zaten ama eskiden ekmek arası sipariş veriyordum dışarıdan, döner vs. yiyordum. son 2 yıldır ise tamamen sıfırladım... sadece ekmeği değil komple karbonhidratları çıkardım hayatımdan.
0
konetsu
(12.09.22)
(3)

Youtube video indirme

hlt1985
Bir youtube kanalindaki tum videolari indirebilecegim bir yol gostericek olan var midir?Isletim sistemi, linux-mac-windows fark etmez
Bir youtube kanalindaki tum videolari indirebilecegim bir yol gostericek olan var midir?
Isletim sistemi, linux-mac-windows fark etmez
0
hlt1985
(11.09.22)
Premium alip tek tek indirme secenegi var.

Youtube video download yazip google a , cikan sitelerden tek tek link kopyala yapistir yapilabilir.

Playlist varsa, direkt o da ekleniyordu sanki.

Tam aradiginiz bence bunlar degil ama belki faydasi olur.
0
bir ileti paylastim
(11.09.22)
Youtube dl en kolay yolu, şuradan kullandığınız işletim sistemine göre yüklüyorsunuz.

youtube-dl.org

Windows kullanıyorsanız bi exe indireceksiniz. O exe'nin bulunduğu klasörde bi terminal (cmd) açmanız lazım. Sağ click yaparsanız seçeneklerden çıkabilir, windows bilmiyorum.

Sonra terminale şunu yapıştırın:

youtube-dl -f best -ciw -o "%(title)s.%(ext)s" -v <url-of-channel>

Kanaldaki bütün videoları sıradan o klasöre indirecek.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.22)
ben bunun için telegramda @youtube_download_mp4_bot kullanıyorum gayet kullanışlı
0
yirmibesonbes
(11.09.22)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.