Giriş
(5)

sınavdan gururlu sıfır almak

dedim dedim de kime dedim
aziz romalılar,master dersimin bir sınavı var 20dk sonra hiç bir şey bilmiyorum. örnek soruların cevapları bir acayip resimde görebilirsiniz.kısaca sıfır alacağım açık.ama nasıl sıfır almalıyım?sınava girip hiç birşey yapamayarak mı?yoksa sınava girmeden hiç birşey yapamayarak mı?hangisi daha gururl
aziz romalılar,

master dersimin bir sınavı var 20dk sonra hiç bir şey bilmiyorum. örnek soruların cevapları bir acayip resimde görebilirsiniz.
kısaca sıfır alacağım açık.

ama nasıl sıfır almalıyım?
sınava girip hiç birşey yapamayarak mı?
yoksa sınava girmeden hiç birşey yapamayarak mı?

hangisi daha gururlu? hoca hangisine gururlu çocuk der?
0
dedim dedim de kime dedim
(10.05.17)
Önyargılı olma, belki bir mucize olacak ve bildiğin bir iki soru çıkacak. Gir o sınava.
0
yaren
(10.05.17)
Gir ve dopdolu bi kağıt ver.
Hoca bildiklerini şaşırsın asdfgjlş
0
megalomaniac
(10.05.17)
Bir öğretmen olarak yorumum; hiçbirinde "ne gururlu çocuk" demeyiz.
0
sopiro
(10.05.17)
Umrunda bile olmazsin, girip bildiklerini yazmaya calisirsan belki en azindan denemis der
0
beriberi
(10.05.17)
Sınava gir en azından soruları görürsün. Anılarımı hatırladım da hocalar her iki durumda da 'Ne gururlu elemanmış!1!' demiyor. Bak sana örnek cümleleri yazayım. x almışsın neyine bakacaksın, y yi bilmiyorsun daha ben ne yapayım, nasıl z olacaksın, x almışsın işte daha neyine bakıyorsun ver kağıdı...
0
hayde bre
(10.05.17)
(15)

sivas, zonguldak, ısparta

sponges
merhaba duyurucular,bu üç şehirde benzer şartlarda çalışacağınız bir işiniz olsa hangi şehri tercih ederdiniz ? üçü hakkında da bir fikrim yok, karışık iş durumları :lteşekkürler
merhaba duyurucular,

bu üç şehirde benzer şartlarda çalışacağınız bir işiniz olsa hangi şehri tercih ederdiniz ?
üçü hakkında da bir fikrim yok, karışık iş durumları :l

teşekkürler
0
sponges
(10.05.17)
sivas kesin degil. zonguldak guzel, daha acık gorusludur ıspartaya gore. ama yol durumu ters biraz. ısparta'nınsa tek avantajı antalya'ya yakın olması.

ben olsam z>ı>s
0
art vandaley
(10.05.17)
Isparta cunku antalyaya cok yakin :D
0
kuehles blondes
(10.05.17)
zonguldak iyidir.
0
qazaqwsx
(10.05.17)
Isparta hakkında sorun olursa yardımcı olurum.
0
premium hayat yan gel yat
(10.05.17)
yapacağım ilk iş referandumda hangi oyların çıktığına bakmak olurdu. bunu siz kendi görüşünüze göre bakarsınız. secim.haberler.com

iklimsel olarak bakacak olursak sivas'ın kışı çekilmez. sivas merkezde üniversite okuyan uzaktan bi akrabam yüzü üşümesin diye sakal uzatıyordu :)

ısparta'yı seçerdim antalya'ya yakın olduğu için. ama zonguldak'ın da insanının iyi olduğunu duydum.

siz yine de ısparta ve zonguldak ile ilgili facebook'taki öğrenci gruplarını bir yoklarsanız daha iyi olabilir.
0
tabudeviren
(10.05.17)
sivas'ı direkt elerdim.

ısparta küçük ama antalya'ya yakın, o yüzden ısparta'yı seçerdim.
0
cinbiber
(10.05.17)
tokat ve corum'u goremedim listede, olmaliydilar yani.
0
ubi dubium ibi libertas
(10.05.17)
alışık olmayan insan kışın sivas'ta yaşayamaz. hayatınız çok güzel olsa bile yılda bi 6 ay işe küfrederek gidersiniz
0
yazmamaya yemin eden adam
(10.05.17)
@tabu, Isparta'nın kışı Sivas'ı aratmaz yalnız. Sivas'ı bilmiyorum. Isparta'da bişey yok. Zonguldak kötü ama onun da çevresinde kaçabileceğin yerler var.
0
manuel mandalina
(10.05.17)
geçen sivas,kayseri, konya idi şehirler.
0
sik kullanilanlar
(10.05.17)
isparta en iyisi, kucuk sakin halki biraz tutucu ama idare edilir.
0
cedex
(10.05.17)
zonguldak'ı bilmem ama ısparta ucuz bi yer. yaşamaı kolay. davraz, eğirdir bilindik yerleri.antalya,denizli yakın. askeri çok ama.
0
1917
(10.05.17)
zonguldak. hiç değilse gece sahilde bira içip, arkadaşlarınla güzel deniz kenarı restoranlarda takılabilirsin.

ısparta'nın tek avantajı araban varsa zırt pırt antalya'ya kaçabilmek olacak. sivas'dan bahsetmedim bile farkındaysan.
0
prompter
(10.05.17)
Zonguldak. Ah hele bi de Ereğli olursa.. canım memleketim. Sahili yeter yahu. Kimse kimseye karışmaz mis gibi yer
0
mutlusismankedi2015
(10.05.17)
Kesinlikle Isparta, haftasonları kaçıp gitmelik bisürü yer var yakınında.
Antalya yakın daha nolsun :)
0
megalomaniac
(10.05.17)
(3)

Lila Pause milka karamelli

basubadelmevt
Bu ürünü hatırlayan var mı?Baya severek yerdim ortaokul ve lise zamanlari.Bayadır piyasada yok,sadece cileklisi var.Kimsr hatirlamiyor arkadaslarimdan. Keske tekrar üretilse.
Bu ürünü hatırlayan var mı?Baya severek yerdim ortaokul ve lise zamanlari.Bayadır piyasada yok,sadece cileklisi var.Kimsr hatirlamiyor arkadaslarimdan. Keske tekrar üretilse.
0
basubadelmevt
(08.05.17)
Ben hatırlıyorum çileklisini sevmez onu yerdim hep. Şimdi ne zaman görsem çileklisini mutlaka bakıyorum ondan da var mı diye.
0
dedi ayca
(08.05.17)
Ben hatırlıyorum, çok da severdim pirinç patlağı da vardı içinde sanki.
O sene milka harikalar yaratıyordu, bi de Luflee vardı(şuanda Bubbly). Çok kilo aldırmıştı bana.
0
megalomaniac
(08.05.17)
bende hatırlıyorum ve çileklisinden de çok seviyordum.
0
mayday
(08.05.17)
(4)

kedilerin kaşar yememesi (bir kedi hariç)

jedijedi
Bahçede kedilere kaşar vereyim dedim, küçük küpler halinde attım ilk iki kedi kokladı yemedi biri hamileydi, diğeri zayıf falan da değildi yedi. Neden acaba merak ettim bildiğim kadarıyla kediler süt içiyor ve peynir yiyor. (Kaşar bahçıvan marka bildiğim kadarıyla sıkıntı yok markada)
Bahçede kedilere kaşar vereyim dedim, küçük küpler halinde attım ilk iki kedi kokladı yemedi biri hamileydi, diğeri zayıf falan da değildi yedi. Neden acaba merak ettim bildiğim kadarıyla kediler süt içiyor ve peynir yiyor. (Kaşar bahçıvan marka bildiğim kadarıyla sıkıntı yok markada)
0
jedijedi
(08.05.17)
canları çekmemiştir ya da tokturlar. bu kadar basit kedi hayatı.
0
inannas jofn
(08.05.17)
Yok iki tane zayıf geldi 10 dk durdu, o yüzden yemek verdim zaten
0
🌸jedijedi
(08.05.17)
Sut ve peyniri insanlar da yiyor ama her sutu ya da peyniri begenmiyoruz biz de. Onlar da begenmemistir belki.
0
kuehles blondes
(08.05.17)
Bahardan kaynaklı heralde... Ben de geçen birine köfteyi beğendiremedim. Kokladı sonra gitti. Tabi hemen arkasından başkası geldi ve tek nefeste yedi.
0
megalomaniac
(08.05.17)
(20)

aylık geliriniz 50.000 tl olsa

sta
neler yaparsınız? nerelere harcarsınız? ne kadarını harcarsınız ne kadarını biriktirirsiniz?
neler yaparsınız? nerelere harcarsınız?
ne kadarını harcarsınız ne kadarını biriktirirsiniz?
0
sta
(08.05.17)
hepsini yerim muhtemelen şu anda hepsini yiyorum. yine yetmiyor yea derim insanoğlu bu huyu değişmez.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.05.17)
nereden nasıl geldiğine bağlı
kira geliri yada faiz geliri ise yerim
değilse maaşım ise yatırım için bir kısmını biriktiririm.
birikim kısmı sanırım 30-40 arası olurdu.
0
basond
(08.05.17)
Gezmeye ayırırdım. Uçak bileti, otel parası derken hemen biter zaten. Amacım fotoğraf çekmek olurdu. Gezgin olurdum, fotoğraf çekerdim, anılarımı yazardım, hatta dergi bile çıkarabilirdim. Her hafta konsere katılmaya çalışırdım. Çok az bir kısmını biriktirirdim.
0
dissendium
(08.05.17)
araba, sosyal aktivite, yurt dışı gezmeleri.

not: hayat çok mu güzel lan?
0
mezarkabul
(08.05.17)
35-40 birikim ve yatirim
10 lirayla her ay bir ulkeye giderdim
0
exlibris
(08.05.17)
yakın bir tanıdığım var aylık 35K alıyor yaşı 50 civarı. öyle ultra lüks yaşayamıyor o para ile. çocukların özel okulu evlerin masrafları vs. iki ayda bir ydışı tatili yapar 2-3 günlük o kadar.
0
orpheus
(08.05.17)
Sevdiklerimi, yakınlarımı sürekli ama sürekli tatile götürürüm.
Nereye isterlerse.
Hatta sürprizler yaparım. Tatil alışverişi dahil her şeylerini ben karşılamak isterim.
(Tabi yatırımlarımı başta yaparım ki, para kesilirse ortada kalmayalım)
0
megalomaniac
(08.05.17)
emlak alımı ve nakit ile vatandaşlık alabileceğim bir avrupa ülkesi için paramı harcamak amacıyla biriktirirdim. onun dışında, ondan önce veya sonra; şu anki hayatıma devam. tek fark ispanya veya malta'da olmak.
0
rain when i die
(08.05.17)
Dostum bu parayı yiyecek zaman önemli. Yani haftada bir gün tatilin olup sabahtan aksama kadar çalışıyorsam eger bu parayı ben zaten yiyemem ki kendi kendine birikir gider. Sonra işten ayrılırım sonra paranın ...... diyorum bence bu daha mantıklı.
0
fıytfıyt
(08.05.17)
ev
araba
yurtdışı ve yurtiçi gezi
0
faik abi
(08.05.17)
Hali hazırda birkaç milyon$ edecek yatırım yoksa, o seviyeye gelene kadar ayda 3-5k harcayıp, birikim yapmak. Daha sonra sadece yatırımdan gelen para ile istediğin şeyle uğraşmak.
0
christopher nolan
(08.05.17)
tarla alır üzüm yetiştirir, şarap üretirim.
iş kurar batırırım.
dünyayı gezerim.
0
bass solo take one
(08.05.17)
Önce 35 binini birikim hesabıma atar geri kalanını harcardım. 15 bin de her akşam nusret ayarında yerlerde yemek yemeyenler için oldukça yüksek standartta bir hayat sunar.
0
Euxinos007
(08.05.17)
bir seylerin pesinden kosarak o para kazaniliyorsa o parayi harcayacak vakit olmaz.

suanki gelirim o kadar yok, lakin istedigim ulkeye gidecek ve tatil yapacak kadar param var. hatta suan, abd'den bir yerlerden yaziyorum bu cevabi. yakinda olacak bir toplanti icin hazirlik yapiyorum, su pazar gunu bile calisiyorum.

50 bin lira gelirin olsa, neden 50 bin daha gelirim yok diyip calisirsn muhtemelen. aylik gelirin 10 bin ya da 50 bin olmasi insanin hayatinda cok buyuk degisiklik yaratmaz. daha buyuk evin olur, daha pahali arabalara binersin o kadar.

param oldugunda nelere harciyorsan dersen, ucak bileti-tatil-kultur turlari-elektronik ve ailem & yakinlarim icin hediyeler.

aylik olarak dusunmedim, lakin bir yerden bir yere gitmeyi kestigim gun galiba gelirimle guzel bir kutuphane kurardim kendime.
0
ubi dubium ibi libertas
(08.05.17)
kudururdum galiba. yapacağım bu olurdu :(
0
canercuxy
(08.05.17)
şubat sonundan nisan ortasına kadar rusya'yı gezer, KHL play-off'larını yerinde izlerdim. kendimce bir tur planı yapardım. işte st. petersburg'da iki maç izlerdim, sonra sibirya'ya uçardım. omsk'a, çelyabinsk'e, novosibirsk'e hatta vladivostok'a giderdim. bazı maçları salonda, bazılarını televizyonda takip ederdim. diğer vakitlerimde de şehirleri gezerdim.

nisan ortasında nhl play-off'larıyla birlikte abd'ye giderdim. orada o kadar dolaşmak mümkün olmazdı sanırım 50k'yla, o yüzden yakın 3-4 takım belirleyip onların şehirleri arasında gidip gelirdim. new york-chicago-boston ya da los angeles-anaheim-san jose veya st.louis-nashville gibi çökerdim bi yerlere. bazı maçları salonda izlerdim, bazılarını bu amariganların sports barları oluyor oralarda izlerdim. akşam çıkardım neşvil'de country dinlerdim, açılırdım tennessee'nin çayırında bayırında köy köy dolaşıp maceracı gibi DEZZEM GÖZLEME Mİ YAPIYON deyip milletin ineğini samanını yerdim.

kışları ukrayna ya da rusya'da geçirmek isterdim. belki isveç'e giderdim, lulea'ya. ama oraya 50k yetmeyebilir. küçük bir daire kiralar, oyun falan oynardım. kitap yazmaya çalışırdım belki.

pek bi şey yapmazdım ya. gezerdim sadece. kalan olursa kenara koyardım. daha düzgün bir ülkeye yerleşmeye çalışırdım. orada yatırım falan yapardım yeterince param olduğunda. onun için biriktirirdim belki.

neyse ki fakirim, böyle şeyleri düşünmek zorunda kalmıyorum.
0
der meister
(08.05.17)
yerdim. ama istediğim her şeyi yaşama lüksüm olduğundan bitiremezdim (evet bitiremezdim) sanırım. çünkü boş vakitlerimi gelecek kaygısı gütmeden sınırsızca kitap okuyarak, film/belgesel izleyerek, gezerek, kafama estiğinde mütevazi bir sahil kasabasında yalnızlığı dibine kadar yaşayarak, sevdiğimle sevişerek ve tabiki pink floyd dinleyerek geçirirdim

bunlar ve bi karavanım olsun, zikmişim birikimi
0
isimsiz uye
(08.05.17)
yeni motor alırdım
0
Caaannn
(08.05.17)
Cocuguma kalacak sekilde yatirim yapardim.
0
beriberi
(08.05.17)
çeşitli outdoor ve extrem sporlarla ilgilenerek dünyayı gezerdim.
0
zirrealist
(08.05.17)
(11)

su seçimi

douglas
damacana su mu alıyorsunuz yoksa şişe su mu? 10lt veya 5lt'lik?damacana kullanmıyorsanız neden?
damacana su mu alıyorsunuz yoksa şişe su mu? 10lt veya 5lt'lik?

damacana kullanmıyorsanız neden?
0
douglas
(07.05.17)
Evde saka damacana var ama onun tadını bi ben sevmiyorum, herkes memnun.
Bu yüzden kendime bisu'dan sırma söylüyorum, 4x 5litre.
0
megalomaniac
(07.05.17)
0.5lik 24luk paketler halinde satılıyor eve ondan 4-5 tane alıyoruz
0
all girls dream
(07.05.17)
Damacanaların güzel temizlendiğini düşünmüyorum. Adam içine işese kim bilecek?
0
patatesli yumurta
(07.05.17)
Damacana ısmarlayınca geç geliyor, bir sürü ıvır zıvır. Eve taşıması kolay olduğu için 5lt'lik alıyorum.
0
olutaklidi
(07.05.17)
Şimdi geçici olduğu için damacana alıyorum, Hayat su. Ama kalıcı evime geçince arıtıcı taktıracağım kısa süre içerisinde.
Damacana sevmememin sebebi; temizlik konusu, plastik içerisinde olması, zamansız bitince pazar günü susuz kalmak vs..
0
uzunuzunilgi
(07.05.17)
patatesli yumurta +1
asansörde boş damacanaya hallenip gizli kameraya yakalanan eleman haberi vardı bildiniz mi?
bilemeyenler için: www.hurriyet.com.tr
bakkaldan 5 lt'lik su alıyoruz.
0
green knight
(07.05.17)
Eskişehir'de kalabak su var meşhur. Son zamanlara kadar damacanalarımızı sabah apartman kapısının önüne koyardık, içine ya da altına da 2.5 lira bırakırdık. Kalabak su kamyonu her sokaktan geçer, apartman dükkan önündeki boş damacanaları dolusuyla değişir, akşam eve geldiğimizde suyumuz kapının önünde olurdu. Ancak maalesef hrsızlık oluyormuş, boş damacanaları ve paraları çalıyorlar diye bu uygulamayı terkettiler seneler sonra. Şimdi telefonla sipariş veriyoruz.
Marketten her defasında 5 lt'lik almak çok yorucu olmuyor mu?
0
puc
(07.05.17)
Bana göre en lezzetli su bim'deki Özkaynak. Sırf o suyu almak için BİM'e gidiyorum. Yolumun üstünde olduğundan aklıma estikçe 5 5 alıp eve yığıyorum.
0
catch the arrow
(08.05.17)
5 litrelik Buzdağı alıyorum. Mevcuttaki en iyi ikinci marka.

docs.google.com
0
auroraaurora
(08.05.17)
damacana su. 5 litrelik sudaki erimiş plastiği tadından bile ayırt edebiliyorum artık.
0
zgrydn
(08.05.17)
arkadaşlar o değilde sırf birilerinin damacanaya tecavüz etme ihtimali yüzünden şişe almak ne kadar mantıklı.. bana çok zahmetli ve ilkel geliyor şişe almak size nasıl gelmiyor anlamıyorum. ama bisu en mantıklısı. olmadı benim rehavet meselemi onlar çözerler :) hem sağlıklı hem zahmetsiz olmasını istemek falan..
0
🌸douglas
(11.05.17)
(5)

Yeşil üzerinde en belirgin renk nedir?

freetakilir
Sb.
Sb.
0
freetakilir
(07.05.17)
beyaz
daha doğrusu koyu yeşilde beyaz, açık yeşilde siyah
0
cekilmis gayfe
(07.05.17)
encrypted-tbn1.gstatic.com

Beyaz siyah falan degil, yeşilin tonuna göre kırmızı ya da mor tonları. Linkteki çemberde renklerin karşısındaki renkler kontrast renkleridir. İki kontrast renk birbirinin yanyanayken en belirgin oldugu renklerdir.
0
duru arsnova
(07.05.17)
Nar çiçeği
0
megalomaniac
(07.05.17)
Oda arkdaşım bu konu üstüne çalışıyordu, onun dediğini aktarıyorum:

Kullanılabilirlik ve ergonominin bir numaralı kurallarından biri sarı-siyah'tır. Normalde renk teorilerine göre siyah-beyaz'ın en konstrast içeren renkler olduğu ve siyahın üstünde beyaz veya beyazın üstünde siyahın en ters olduğu için rahat okunabilir olduğunu söylüyorlar. Ancak, kullanılabilirlik testleri ve ergonomik çalışmalara göre siyahın üstüne sarı ve sarının üstüne siyah yazılmalı okuma veriminin arttırılması için.

Yeşil'de de benzer bir durum var. Yeşilin tonuna göre değişiyor ilgili renk. Fosforlu bir yeşilse kırmızı iyi okunuyor, açık ve pastel bir yeşilse siyah, koyu zeytin yeşili gibi bir renkse beyaz.
0
aychovsky
(07.05.17)
fuşya
0
bass solo take one
(07.05.17)
(8)

tinderdeki başörtülü kız

sorunvar
-Muhafazakar ,başörtülü -Tinder kullanıyor -Arap dili ve edebiyatı okuyor -Başörtülü gizemli bir hava veriyor -10 üzerinden 8 güzelliğinde -Kahve içelim tamam dedi -Sizce amacı nedir ? Koca mı one night stand mı ?
-Muhafazakar ,başörtülü
-Tinder kullanıyor
-Arap dili ve edebiyatı okuyor
-Başörtülü gizemli bir hava veriyor
-10 üzerinden 8 güzelliğinde
-Kahve içelim tamam dedi
-Sizce amacı nedir ?

Koca mı one night stand mı ?
0
sorunvar
(05.05.17)
ne arıyorsun diye mesaj atmayı denedin mi?
0
purple rain
(05.05.17)
tinder'da direk koca aramak biraz saflık olur ama türkiyede kadınların büyük çoğu en azından uzun süreli, ciddileşme potansiyeli olabilecek ilişki arayışında.

hee ama o kadının niyeti bu olmaya da bilir, bilemeyiz.
0
ofelia
(05.05.17)
Tinder'da ciddi ciddi koca arandığını düşünmüyorum, o da bunun farkındadır. Belki ciddi bir ilişki arıyor, belki one night stand arıyor. Türbanlı diye belli kalıplara uymak zorunda değil sonuçla..
0
peggy
(05.05.17)
Tinder, tinder'dır. Türbanlı olması bu kuralı değiştirmez. Sitenin ne amaçla kullanıldığını da biliyodur.
Kahve değildir o ;)
0
megalomaniac
(05.05.17)
sakın ne arıyorsun diye mesaj atmaaaaa. kociş de değil bence. takılış diyelimmmm
0
sameidiot
(05.05.17)
kimsenin tinder'da koca arayacağı yok. sevgili ya da ons'dir.
0
lilyb
(05.05.17)
filteria
(05.05.17)
hayret kimse yazmamış
böbrek.avi
0
supermatik
(05.05.17)
(6)

yüzünüz ile boynunuz aynı renk mi?

i m cool with that
yoksa ton farkı var mı?
yoksa ton farkı var mı?
0
i m cool with that
(29.04.17)
Boynum daha pürüzsüz, düzgün olduğundan daha açık.
Yüzümde kılcal damarlar, yer yer ton farkları varr o yüzden daha kanlı canlı ve koyu (ama bariz bi fark değil)
0
megalomaniac
(29.04.17)
Boynum pürüzsüz müthiş bişe ama yüzümde kızarıklar var.
0
it could be wrong
(29.04.17)
malesef farklı. vücudum daha sarı ama yüzüm daha pembe.
0
theseachange
(29.04.17)
Ton farkı var, boynum daha açık.
0
aychovsky
(29.04.17)
Yüzüm daha açık. Boynumda kir gibi gözüken güneş lekem var hiç sevmiyorum.
0
jazzabel
(29.04.17)
benim de öyle. neden öyle
0
füt
(29.04.17)
(2)

Alaçatı Gezmesi

ocanal
Nerede ne yenir, ne içilir nerelere gidilir? (araba kiralamayı düşünüyorum)Denize şu an girilir mi, soğuk mudur?
Nerede ne yenir, ne içilir nerelere gidilir? (araba kiralamayı düşünüyorum)

Denize şu an girilir mi, soğuk mudur?
0
ocanal
(27.04.17)
dondurmino

soğuk
0
bir ileti paylastim
(27.04.17)
Buzuki meyhaneye gidin rakı için, mezeleri çok güzel
Dondurmacı veli ustaya da gidin, tahinli dondurmasından yiyin <3
0
megalomaniac
(28.04.17)
(3)

Çok kızgınım

zxcd
Kız arkadaşımın başına bir şey gelmiş ve ben bunu bugün çok saçma bir şekilde öğreniyorum. Çok kızgınım. Duyuru kadınlarından yardım istiyorum, buradan detay veremem.
Kız arkadaşımın başına bir şey gelmiş ve ben bunu bugün çok saçma bir şekilde öğreniyorum. Çok kızgınım. Duyuru kadınlarından yardım istiyorum, buradan detay veremem.
0
zxcd
(13.04.17)
Kendinden ve ilişkinizden çık, yüksel yüksel yüksel ve şu aranızda olup bitenlere bi kuş bakışı bak. Kendi yerini ve onun yerini daha net gör. Tarafsız ol, gerçek bir samimiyetle anlamaya çalış. Bu kadar kızmazsın o zaman. O mükemmel bir insan değil, hata ettiyse bile beşerdir şaşar diye bak olaya.
0
yaren
(13.04.17)
Bazen yok yere telaşlandırmamak için, ya da olay daha çabuk geçiştirilsin ve unutulsun diye en yakındakilerle paylaşılmaz. Bu bi hastalık olabilir(geçici bişy mesela sizi etkilemeyecek küçük bi muayene ve kısa bi tedavi), taciz gibi artık bi faydanızın olamayacağı sadece hatırlayıp konuştukça o haksızlığa tekrar tekrar üzüleceğiniz bi olay olabilir. Veya kız için o kadar da önemli olmayan bi detaydır.
Takmayın bu kadar. Bilmeniz gerekse söylerdi.
0
megalomaniac
(13.04.17)
Hala destek lazımsa... Buyur
0
lcha
(13.04.17)
(13)

Hep sen mi beni s.kicen, biraz da

bir3iki7
ben seni s..Diyen hatun kişiye ne yapmak lazim?2 çift içilen bi akşamda konu ne ara pornoya, izlenen kategorilere ve strapona geldi hiç hatirlamiyorum. Fanteziler, fetişler havada uçuştu. Ama son söylediği tam olarak buyduDiğer çiftin günlerdir ta.ağa almasini hiç söylemiyorum zatenBen şok, ben ipta
ben seni s..

Diyen hatun kişiye ne yapmak lazim?

2 çift içilen bi akşamda konu ne ara pornoya, izlenen kategorilere ve strapona geldi hiç hatirlamiyorum. Fanteziler, fetişler havada uçuştu. Ama son söylediği tam olarak buydu

Diğer çiftin günlerdir ta.ağa almasini hiç söylemiyorum zaten
Ben şok, ben iptal
0
bir3iki7
(05.03.17)
karşılıklı anlaşıldığı sürece her şey mübah bence.
0
shotgunwoman
(05.03.17)
lubricant takviyesi.
0
Ufuk
(05.03.17)
göster ama verme, delirt onu.
0
filteria
(05.03.17)
"böyle üslup kullanma gözünü seveyim." demek en doğru olanı zannedersem.
cidden açıkça bu şekilde konuşması bence üzücü.
0
m e b
(05.03.17)
abi çılgın mısın :( her türlü evet. yani s*kmek dediği öyle s*kmek değil olm. yapma çıldırma, git evet de. bana bu veya buna benzer bir lafı kim söylediyse o gece dream night yaşadık. strap-on falan işin makarası, kız dizginleri istemiş. hatta dizginleri de istememiş abi, her şeyi istemiş işte. koyver gitsin :(
0
Bowie
(05.03.17)
sdfgsdfg :)) yatak sizin, iki tarafın da rızası olduktan sonra kimse karışamaz. Lakin ayrılırsanız "ben bu herifi domalttım" derse o da var :P
0
kimlanbu
(05.03.17)
ben ortada büyütecek bir şey bulamadım.
0
qazaqwsx
(05.03.17)
Yatak sizin, seks sizin, orda her şey söylenir ama arkadaşların yanında söylemek nedir ya... ben olsam sevgililikten fb'ye çevirirdim o ilişkiyi.
0
megalomaniac
(05.03.17)
Haksiz mi, bence hakli.
0
thewizardofearthsea
(06.03.17)
götü kolla.
0
tughan
(06.03.17)
beynim yandı okurken. ne biçim iş lan bu
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(06.03.17)
sizin hanım da pek seviyesizmiş.
0
sporty
(06.03.17)
"Misafirlerimiz gitsin, Ben sana s.kmeyi s.kilmeyi göstereceğim balım" deyip yatakta ömür boyu unutamayacağı bir ders verirdim. Bir daha öyle bir patavatsızlık yapmasın diye.

Farazi konuşuyorum, böyle bir densizlik yapacak biriyle sevgili olacağımı sanmıyorum.
0
yirmisantim
(06.03.17)
(13)

Hediye Sorusu

acckr
Sevgiliniz size doğum günü hediyesi olarak İstanbul Akvaryum'da köpek balıkları ile dalış ayarlasa mutlu olur musunuz?
Sevgiliniz size doğum günü hediyesi olarak İstanbul Akvaryum'da köpek balıkları ile dalış ayarlasa mutlu olur musunuz?
0
acckr
(04.03.17)
Olmam.
0
md11
(04.03.17)
olmam
0
cekilmis gayfe
(04.03.17)
olurum. hem de ne
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.03.17)
O sevgiliye agiz burun dalarim. Köpek baliginin akvaryumda ne isi var bir. Insanin akvaryumda ne isi olur iki.
0
buf-e kür
(04.03.17)
sevgilim olsa da ayarlasam. süper fikir.
0
nocturness
(04.03.17)
Aslında olurdum ama olmam. Akvaryum dalışı olduğu için olmazdı, hayvanların oraya buraya tıkılmasını istemem ama denizde olacaksa ve kafesteki biz olacaksak o zaman isterim.
0
aychovsky
(04.03.17)
daha bir ölüm garantili bir şey olsaydı olabilirdi, bu haliyle çok belirsiz.
0
yeraltindan potlar
(04.03.17)
olmam. ne cay icerim ne turk kahvesi'ne katiliyorum.
macera hediye etmek istese daha guzel secenekler var.
0
seyirdefteri
(04.03.17)
Yoo yoo yoo. Tek fobim olan kopek balikli belgesel bile izleyemiyorum ben. Bir de birlikte dalış mi yapacağim?

Bir de ne kadar korksam da hayvanların oraya hapsedildigi gerçeği de var tabii.
0
fraise
(04.03.17)
Asla gitmem.
Hayvanları kullanarak rant elde eden bi yere gidemem.
Ama doğal ortamda dalış olsa, bu hediye üzerine ona evlenme teklif ederim hatta kaçırır zorla evlenirim dfghklş
0
megalomaniac
(04.03.17)
hayvanat bahçeleri gibi yerlerin kapanması, hayvanların zorla tutulmaması için savaş veren derneklere üyeyim, mutlu olmam. sen de para kazandırma oralara.
0
harzem
(04.03.17)
Olmam. İçinde hayvan sömürüsü olan herhangi bir şeyi hediye olarak görebilmesine sinir olurum hatta.
0
ms brownstone
(04.03.17)
olmam. onun yerine hiç gitmediğim bi müzeye götürsün.
0
matilda
(04.03.17)
(6)

Sevgilinizin yalanını yakaladığınızda..

qazaqwsx
Merhaba,Hep güvendiğim hatta dürüstlüğü ile övündüğüm birisi kendisi..Bu güne kadar da hiç bu konuda şüphem olmadı.Ancak, bugün daha önce konuştuğumuz ve olmaması gereken bir konuda benden bazı şeyleri sakladığını fark ettim. Olmayacağını söylediği bir şeyleri yapmış. Bunu fark ettiğimin kendisinin
Merhaba,

Hep güvendiğim hatta dürüstlüğü ile övündüğüm birisi kendisi..Bu güne kadar da hiç bu konuda şüphem olmadı.

Ancak, bugün daha önce konuştuğumuz ve olmaması gereken bir konuda benden bazı şeyleri sakladığını fark ettim. Olmayacağını söylediği bir şeyleri yapmış. Bunu fark ettiğimin kendisinin haberi yok laf arasında saf ayağına yatarak tekrar sordum ve tekrar "hayır olmadı" falan dedi. Yani yalan söylüyor şu an..

Çok üstü kapalı anlattığımın farkındayım. Olay bir ilişkiyi bitirme seviyesinde aldatma vs. değil. Söz verdiği bir şeydi.. Ancak, hiç beklemediğim bir şeydi bu. Haberim olmasa neyse ama insan bilince farklı hissediyor. Göz göre göre yalan söylemiş ve devam ettiriyor.

Ne yapardınız ? Ne yapayım ben şimdi?

Şu an ki hissiyatım şu ; onu öyle yerlere koymuşum ki kafamda hiç böyle şeyler yapmaz diyordum ama o da yapıyormuş. Bir yandan da herkes yalan söyler bir şekilde diyorum gerçekçi ol diyorum. Seviyorum..Ancak şu an yalan söylediğini biliyorum..Bilmek çok garip hissettiriyor.. :/
0
qazaqwsx
(03.03.17)
Herkes yalan soyler. Bunu soyleyenin daha buyugunu soylemeyeceginin garantisi yok. Ayni sekilde gonul verdiginiz, sevdiginiz kisi de bir insan. Hatalariyla, eksik yonleriyle, kotu huylariyla. Bunu unutmazsaniz "o bunu yapmaz" diyeren kafanizda putlastirmazsiniz. Iliskinize zarar verecek bir yalansa ciddi ciddi dusunme zamanidir. Ciddi bir yalan degilse de anladiginizi hissettirmeniz, kizmadiginizi ama sasirip kirildiginizi soylemelisiniz. Belki de yalan soylemesini gerektirecek bir durum var ortada, kizacaginizi teoki vereceginizi dusundu vb vb. Yalanin soz verdigi seyi yapmamasindan cok cok daha kotu oldugunu hissettirmelisiniz ona. Konusmalisiniz ama su an mi ondan emin degilim. Belli ki su an olayin yeni olmasi nedeniyle etkisi uzerinizde cok fazla.

Benim dusuncem bu sekilde.
0
nickfury
(03.03.17)
Everybody lies.

Bir daha kimseyi tanrılaştırmazsınız olur biter.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(03.03.17)
Insan utandigi kisiye yalan soyler. Biraz rahat birak da oldugu gibi davransin.

Belli de kisiyi gozunde cok buyutmussun o da bir hatasi/sorunu falan oldugunda senden cekinmis. Bu nedenle kisi neden bana yalan soyledi diye de sormak gerek
0
Traveller
(03.03.17)
Yalanını ortaya çıkaracak bi düzenek hazırlayıp, ortaya çıktığı an hiç de öyle abartılı tepki vermezdim, yakın davranır ve sorun hakkında umursamaz olurdum.
0
megalomaniac
(03.03.17)
Ders çıkarıp soğuk su ic. Insanlara da manasiz değerler anlamlar addetme. Sorununuz ne bilmiyorum ama yapmayin şunları.
0
karacigerim vur kadehlere
(04.03.17)
Kesinlikle tanrılastirmamak gerekiyormus +1
Benim de başıma buna benzer bir sey gelmisti. Ama ben fark etmedim, Bi gün ona cok dürüst biri olduğunu ve bunun beni cok mutlu ettiğini söylüyordum. Dayanamamis söyledi gerçeği. Ben ilk anda cok tepki verdim çünkü yalanina değil de bunu sürdürmesine üzüldüm. Sonra birkaç gün geçti, sakinlestim konuştuk hallettik. Sen de bunu onunla konusmalisin bence. Bir daha küçük bile olsa yalan söylememesini iste, kırıldığını anlat.
0
turuncu tonlarda
(04.03.17)
(10)

Bugun dogum gunum

brad pitt
Depresif, asosyal ve arkadassiz sevgilisiz genius pitt 27'yi bitirdi galiba. Ben hala moralim bozukken annemin yaninda olmak istiyorum. Hic buyumedim. Adam olamiyorum. Olmak da istemiyorum. Saglikli seneler size de.
Depresif, asosyal ve arkadassiz sevgilisiz genius pitt 27'yi bitirdi galiba. Ben hala moralim bozukken annemin yaninda olmak istiyorum. Hic buyumedim. Adam olamiyorum. Olmak da istemiyorum. Saglikli seneler size de.
0
brad pitt
(02.03.17)
iyi ki doğdun derdim ama içimi kararttın.

doğum günün kutlu olsun diyeyim bari.
0
elorelia
(02.03.17)
yuzır
(02.03.17)
27ler kulübüne hoşgeldin, hayatta iyi yolculuklar, ölme.

www.youtube.com
0
freebird5406_2
(02.03.17)
adam olmayı istememek güzel değil mi? ama bilinç insanı hep adam olmaya götürüyor ve sonuç alınamayınca da adam olmayı istemesen de üzülüyorsun garip bi burukluk oluyor. ne kafalarımız var anasını satayım... üzülme abi. iyi ki doğdun yine de lan.
www.youtube.com
0
fyodor fyodorovic
(02.03.17)
Dogum gunun kutlu olsun. Mutlu bir yil gecir.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(02.03.17)
Tesekkurler arkadaslar. Arkadas olsaymisiz keske.
0
🌸brad pitt
(02.03.17)
doğum gününüz kutlu olsun.
0
tahin pekmez yoğurt
(02.03.17)
Annenizle geçireceğiniz sağlıklı, mutlu yıllar dilerim. :)
0
md11
(03.03.17)
Ahh sevgili balık <3 gerçekten çok tatlısın. İyi ki doğdun. Bu yaşın diğerlerinden daha mutlu geçsin :)
0
megalomaniac
(03.03.17)
Mutlu yıllar.
Ya senin burada çok arkadaşın var aslında ama sadece bilmiyorsun bunu. Temiz insansın, gerisini dert etme.

Allah yılına güle güle yitirsin.
0
isott
(03.03.17)
(5)

sandık kokusu tam olarak hangi koku?

m e b
dilim döndüğünce tarif etmeye çalışacağım.bugün bir kadın bindi otobüse, parfümü resmen sandık kokusu gibi kokuyordu, çok güzel bir kokuydu yav. bir anda eskiye gitti kafam. sandık da böyle kokardı. böyle sanki tütsü kokusu gibi ama ağır değil, rahatsız etmeyen bir koku. lavanta desek lavanta da değ
dilim döndüğünce tarif etmeye çalışacağım.
bugün bir kadın bindi otobüse, parfümü resmen sandık kokusu gibi kokuyordu, çok güzel bir kokuydu yav. bir anda eskiye gitti kafam. sandık da böyle kokardı. böyle sanki tütsü kokusu gibi ama ağır değil, rahatsız etmeyen bir koku. lavanta desek lavanta da değil, naftalinden de bahsetmiyorum.
sandığa o kokuyu veren şey, kumaştan farklı ne olabilir?
0
m e b
(27.02.17)
bir ağaç var yüzyıllar geçse de kokusu geçmiyor. adını unuttum ardıç ağacı diyesim var.
0
cekilmis gayfe
(27.02.17)
@cekilmis gayfe: sandal ağacı olabilir mi? parfümlerde de kullanılıyor.
0
🌸m e b
(27.02.17)
Naftalin?
0
England
(27.02.17)
Zaten naftalinden bahsetmiyormuşsun pardon:)
0
England
(27.02.17)
Chloe- love diye bi koku var bi kokla istersen. Kesinlikle sandık kokusu. Sabun gibi.
0
megalomaniac
(27.02.17)
(3)

Şükrettiren şampuan önerisi

hede hodo
Saç dökmeyen, saç çıkartma etkisi olan mübarek bi şampuan arıyorum :) bi ara annem kuaförden loreal almıştı. Fena değildi. Şimdi ne kullanayım?Edit: erkek
Saç dökmeyen, saç çıkartma etkisi olan mübarek bi şampuan arıyorum :) bi ara annem kuaförden loreal almıştı. Fena değildi. Şimdi ne kullanayım?
Edit: erkek
0
hede hodo
(27.02.17)
Tresan Isırgan Otlu Şampuan
0
dessy
(27.02.17)
Gratis ve watsons'da satılan At Kuyruğu şampuanı. Kendim kullanmadım ama yakın bi arkadaşım bu şampuanla 5-6 ayda saç miktarını ikiye katladı resmen.
0
megalomaniac
(27.02.17)
erkek tipi dökülmesi ise pek bir çözüm yok. DHT baskılayan ilaçlar kullanman gerekir. Mineral eksikliği, kimyasal sorunu falan ise prozinc plus falan öneriyorlar. Demir minerali al. Sabunla yıka hatta saçları.
0
glamdr1ng
(27.02.17)
(11)

her gün 7 km yürümek

metal69
1- yürünür mü?2- sadece bu yürüyüşle kilo verilir mi?
1- yürünür mü?

2- sadece bu yürüyüşle kilo verilir mi?
0
metal69
(27.02.17)
Yürünür.

Diyet yapıyorsan verilir, yapmıyorsan verilmez.
0
angelus
(27.02.17)
1- günde 20 km bile yürünür.

2- tempolu yürüyüp beslenme düzeni de buna göre belirlenirse belki verilir.
0
nilmiye
(27.02.17)
benden sana 2 evet. düzenli devam edersen kilo verirsin
0
cekilmis gayfe
(27.02.17)
yürümek yerine koşsan, 7 km az bir mesafe zaten çok çok daha faydalı olur.
0
purple rain
(27.02.17)
günlük en az yürüdüğümde 7 km yürüyorum.

kilo verdirmiyor. 15 desek neyse.
0
la rana
(27.02.17)
daha fazla yemeye başlamazsan kesinlikle kilo verirsin. hem de çok sağlıklı bir şekilde. yürümek koşmaktan çok daha iyi bu arada sağlıklı kilo vermek için.
0
uzdeniz
(27.02.17)
dizleri mahvetmek istemiyorsan yürümeye devam et
0
turkuaz
(27.02.17)
Yürünür.
Nasıl yürüdüğüne bağlı. Kalp ritminin hızlandığını hissediyorsan işe yarar. Sallana sallana yürürsen sadece ayakların yorulur başka işe yaramaz.
0
megalomaniac
(27.02.17)
1- yürünür, hatta 1 saat ya da azıcık daha fazla sürer yürüyüş tempona göre. ben yazın 1 km'yi 10 dakikada tamamlıyordum.

2- yediklerine dikkat edersen verirsin.
0
chihirovekohaku
(27.02.17)
her gün 7 çok fazla değil ki. Hatta ortalama ve hayır veremezsin.
0
awareim
(27.02.17)
ben geçen yaz 6 km ile başlayıp 11 km'ye kadar çıkarmıştım. 1 km'yi 8-9 dakikada yürüyordum. tempoyu sen düşün artık. 1 hafta filan yürüdüm. hızlı alıp hızlı veririm kiloyu zaten. 2 kilo verdim. ekmeğe, yağa filan dokunmadım. sonra 1 hafta sonra bıraktım. sıkıldım. 7km çok büyük bir mesafe değil. zaten yürüyünce sen de anlayacaksın.

birkaç ufak tavsiye:

runkeeper uygulamasını edin. çok faydasını göreceksin.
her gün güzergahın ve rotan farklı olsun.
7 km ile başlama, başlarsan bile haftada bir kez 1 km artırarak git.

bol şans
0
mind mischief
(27.02.17)
(2)

bu kedi niye inliyor

sorusuolaninsanmodeli
evin onunde bi kedi var, sabahtan beri surekli inliyor. mart ayi geldi diye mi inliyor acaba, nedir ki sebebi?
evin onunde bi kedi var, sabahtan beri surekli inliyor. mart ayi geldi diye mi inliyor acaba, nedir ki sebebi?
0
sorusuolaninsanmodeli
(26.02.17)
Sebep mart ayı.
0
megalomaniac
(26.02.17)
Dişidir erkek arıyor
0
gozu acik sevisen yahudi
(26.02.17)
(4)

Dinci AKP'lilerin "vesayet" dedikleri şey tam olarak ne?

denizaya
Yarım saattir akpli dincilerin facebook teşkilat sayfalarındaki paylaşımları okuyorum. hemen her yqazıda farklı şekillerde evt çıkarsa artık 90 yıllık vesayetten kurtulcaz falan diyorlar. bu vesayet dedikleri tam olarak ne? sanki birşey söylemek istiyorlarda açıkca yazamadıklarından vesayet deip geç
Yarım saattir akpli dincilerin facebook teşkilat sayfalarındaki paylaşımları okuyorum. hemen her yqazıda farklı şekillerde evt çıkarsa artık 90 yıllık vesayetten kurtulcaz falan diyorlar. bu vesayet dedikleri tam olarak ne? sanki birşey söylemek istiyorlarda açıkca yazamadıklarından vesayet deip geçiyorlar gibi geliyor bana;

dinci akplilerin paylaşımlarından örnekler;
--------
...."Kısacası şunu hepimizin bilmesinde fayda var. Yaklaşık 8 aydır tepelerine binilen vesayet ve odaklarının son kalan/gizlenen hücreleri, yine vasayetin maddi/manevi tüm desteği ile harekete geçirilecektir. Devlet, bu olası kalkışma için ne kadar önlem alırsa alsın.

Bu durumlar karşısında "Erdoğan'ı ve AK Partiyi yedirtmeyiz, gerekirse savaşırız, ölürüz-öldürürüz!" dediğinizi duyar gibiyim. Güzel ama yetmez.

Eğer kaybedersek, kaybettiğimiz sadece bir referandum değil, Büyük Türkiye olacaktır ki bu da 90 yıldır ülkemize kan kusturan, bizi TAM BAĞIMLI bir tasmalı olarak ellerinde tutmak isteyen VESAYETİN en az 100 yıl daha HÜKÜM sürmesiyle sonuçlanacaktır. Artık yılda 1 kere sabahın köründe sokakta put gibi dikilmenin, başkentin en güzel yerinde 10 futbol sahası büyüklükte yalandan yere boş boş yer kaplayan camiisiz, külliyesiz yunan anıtmezarın yerine Suriyeli vatandaşlarımıza mesken yapacağımız günler gelecektir. unutmayın bizim Allah'ımız var. Allah bize yeter."..Hayır diyenler çığırtkanlık ve duygu sömürüsü yapıldığı üzere mağdur falan edilmiyor. İhraç edilip, tutuklananlar; FETÖ, DHKPC, PKK, MLKP
0
denizaya
(25.02.17)
Laik, Demokratik bir Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti.
0
Ufuk
(26.02.17)
Başta fetö gibi geldi ama TC'den bahsetme ihtimali daha yüksek gibi.
Of çok kötü oldum gözlerim doldu okuyunca, boğuluyorum.
0
megalomaniac
(26.02.17)
Bu hulocularin vesayet dedigi sey ulkeyi siyasetin degil askeriyenin ve bi yargi vs birtakim kamu burokrasisinin yonetmesiydi ki evet durum boyleydi, fakat bunlar devletin uzerine kezzap doktugu icin simdi herseyin mutlak sahibi kendileri oldu, birincisi nasil yanlis idiyse bu daha da yanlis, dogru oani siyaset de sinirlarini bilecek, kamu burokrasisi de ama bu durum amerika da falan da tartismali, belki kuzey avrupa demokrasilerinde biraz oturmustur.
0
alttaraf
(26.02.17)
Ordu, yüksek yargı ve bürokrasinin nüfuzu çok fazla idi. (Bu iyi bir şeydir kötü bir şeydir tartışmıyorum.) Sonra bunların gücü kırıldı, tasfiye edildiler haince tezgâhlarla. Bu sefer yürütme her şeye hâkim olmaya başladı. Ordu, yüksek yargı ve bürokrasiyi büyük ölçüde etkisi altına aldı.

Ama AKP'lilerin dilindeki "vesâyet", yürütmeyi sınırlayan her şeydir. İktidarın propaganda aygıtlarının pompaladığı akla ziyan zırvalarla abuk subuk bir düşünce tarzı yaygınlaştırıldı. Bir makam veya kişi Anayasa'nın yasanın verdiği hakkı usûlüne uygun kullanırsa ve bu işlem iktidarın hoşuna gitmezse hemen adı vesâyetçilik oluyor. Karşılarında çok güçlü bir "düşman" kalmadı (halk dışında). Ama kitleyi dinamik, diri tutmak için hep düşman yaratıyorlar. Vesâyet mesâyet geyiği de ondan sürüyor.
0
istambul
(26.02.17)
(2)

Değişik olaylar

czn
Şimdi şöyle, geçen sınav parsını yatırıken bir kız le tanıştım Laf lafı actı. biraz samimi olduk ınstagramdan ekleştik. ben etkilendim, ilk adım nasıl olmalıdır sizce ? direkt yazsam abaza damgasımı yeriyimm, kimileri bekle biraz lıkelaşın diyolar, bende sabırsızım ne olucaksa olsun modunda :D
Şimdi şöyle, geçen sınav parsını yatırıken bir kız le tanıştım Laf lafı actı. biraz samimi olduk ınstagramdan ekleştik. ben etkilendim, ilk adım nasıl olmalıdır sizce ? direkt yazsam abaza damgasımı yeriyimm, kimileri bekle biraz lıkelaşın diyolar, bende sabırsızım ne olucaksa olsun modunda :D
0
czn
(25.02.17)
Hikaye falan paylaşırsa onunla ilgili bi muhabbet başlat özelden, güzel cevap yazıyosa yürürsün.
Soğuk yazıyosa hiç zorlama. O an ayıp olmasın diye ekleşmiş olabilir.
0
megalomaniac
(25.02.17)
Buluşmaya davet et.
0
bigbadabum
(25.02.17)
(3)

Aliskanliklar ?

lcdy3
Aliskanliklar yirmibir gunde kazanilir veya kaybedilebilirmiş. yani bir insanin sigara icmeyi aliskanlik olarak birakmasi icin ihtiyaci olan sure yirmibirgunmus. ben nasil seni unutacagim bilmiyorum hergun aklimdasin her dakika, her saniye yolda elele tutusmaya calisan birini gorursem elele tutusaca
Aliskanliklar yirmibir gunde kazanilir veya kaybedilebilirmiş. yani bir insanin sigara icmeyi aliskanlik olarak birakmasi icin ihtiyaci olan sure yirmibirgunmus. ben nasil seni unutacagim bilmiyorum hergun aklimdasin her dakika, her saniye yolda elele tutusmaya calisan birini gorursem elele tutusacagimiz ilk ani hayal eder seni hatirlar ve hemen whatsaptan en son ne zaman gorulmus? Profil fotografin degismismi ki degismedigi hergun ben cok mutlu oluyorum. seninle yasamadigimiz herseye ahtim var anlayacagin. Bir insan daha once hic birsey yasamadigi birini nasil unutmaya calisir anlam veremiyorum. ama artik hastalikli olarak aklima gelir gelmez seni stalklamayi biraktim. bugun yirmibirinci gun ve yine aklimdasin saniyorumki ikiyuzyirmibir gun gecse dahi bu boyle olucak. Seni benden uzaklastiran herseyin allah bin belasini versin.
0
lcdy3
(25.02.17)
Çivi çiviyi söker. Sevgini yönlendir. Hatta çoğaltıp aynı anda birden fazla "şey"i sevebilirsin. İlgi alanlarına ve hayatının imkanlarına göre seçebilirsin bunları.

İnsan kendini kişiye değil kavrama bağladığında gerçekten mutlu olur. Kişiler geçicidir çünkü.
0
yaren
(25.02.17)
Sen yine böyle güzel sev, bunu sakın kaybetme. Sen güzel sevebildiğin için o da güzel geliyor. Sen onu sevmesen, inan hiç değeri yok.
Elbet sevgini hakeden biri denk gelicek, sen yeter ki sev.
0
megalomaniac
(25.02.17)
yazdıkların o kadar dokundu ki :( ben de aynı durumdayım. hiçbir şey yaşamadığın birini unutmak, eski sevgiliyi unutmaktan daha zormuş. akılda hep "acaba"lar "belki"ler oluyor çünkü, hep lanet olası bir umut var.
0
cezzar dede
(03.03.17)
(4)

Ne Yapmalıyım?

why
MerhabalarArkadaşlar benim kız arkadaşımdan ayrılalı 1 sene civarı bi süre oldu, kendisiyle kötü bi ilişkimiz oldu, kendisini bidaha görmek istemiorum mantık çerçevesinde zaten bir geleceğimiz olamazdı şimdimiz de olmadı.. Benim sorunum 1 sene oldu kendisinden tek haber almadım ortak arkadaşlarımıza
Merhabalar

Arkadaşlar benim kız arkadaşımdan ayrılalı 1 sene civarı bi süre oldu, kendisiyle kötü bi ilişkimiz oldu, kendisini bidaha görmek istemiorum mantık çerçevesinde zaten bir geleceğimiz olamazdı şimdimiz de olmadı.. Benim sorunum 1 sene oldu kendisinden tek haber almadım ortak arkadaşlarımıza hiçbir zaman sormadım ne yapıyor ne ediyor gerçekten hiçbir fikrim yok.. Sorun şu ki benim 1 sene boyuncu günün her saati ve saniyesi aklımdan çıkmıyor oluşu, artık beynimi çıkarıp tokatlamak istiyorum gitmiyor aklımdan bi türlü, yemek yerken yolda yürürken sigara içerken okuldayken bu satıları yazarken aklınıza gelebilecek ne varsa yaparken sürekli beynimin içinde onunla konusuyorum , kurtulabildiğim tek bir an yok, artık beynim düşünmekten o kadar yorgun düşüyor ki , yaşatmıyor beni hareket ettirmiyor.. Bu süreler içinde kafam dağılsın diye çeşitli sınavlara hazırlandım, bi dönem çalıştım ama durum değişmiyor bi türlü beynimin içinden gitmiyor.. Nefes almakta zorlanıyorum çoğu zaman sanki tüm kainatta yalnız kalmışım gibi hissediyorum ve bu beni boğuyor.. son 1 senedir daha önce hayatımda olan herkesi çıkardım kimseyle görüşmüorum , birkaç ısrar eden arkadaşım oldu sayıları 2-3, onlarla çok nadir görüşüyorum.. telefonları pek açmıyorum mesajlara çok zor cevap veriyorum, ataletim sıfıra yakın , mesela bu yazıyı kaç aydır buraya yazıcam ama ancak yazabildim.. hiçbişey yapasım gelmiyor, yaptıgım herhangi birşeyden zevk almıyorum.. Son zamanlar da sürekli ''bi şekilde ölmem lazım'' diye içimden tekrar edip duruyorum, ölmek istiyor muyum, yada yapar mıyım bi fikrim yok, ama beynimin bu yorgunluğu bu şekilde yaşatmıyor beni, kafam ağrıyor artık sürekli, bi ağırlık var içinde sanki taş koymuşlar içine.. Genel olarakta sürekli herşeyi çok düşünen çok takan bi insanım ama bu konu beni günden güne öldürüyor, sadece fiziki olarak yaşıyorum.. daha yazacak çok şey var ama benim enerjim yetmiyor, napıcam ben ya?
0
why
(25.02.17)
doktora gitmeyi düşünmez misin? halin hiç normal değil. iş bul çalış aklını meşgul et gibi klasik öneriler gelebilir burdan ancak bunları yapmak senin elinde.
0
elorelia
(25.02.17)
Normal şartlarda sana uzun ve olumlama dolu pozitif bir cevap yazardım buraya ancak kişisel önerim psikolojik destek almandır. Bize ne anlattıysan doktora da anlat. Hayat bu şekilde yaşanmak için değil, hayat bu değil. Açıkçası güzel kardeşim gerçekten iyi bir doktora gitmek kendine yapabileceğin en iyi şey olur.
0
medre
(25.02.17)
2014'te aynı dediğin konuma geldim. Uyuyamıyosun da işin en kötü tarafı. Susmuyor o sesler. Ben delirmeye başladığımı düşünmüştüm çünkü içimde o farklı bi karakterdi, 'onun karşısındaki ben' başka bi karakterdim, ikisi durmadan konuşuyolardı çok yorucuydu benim için.

Şöyle bi avantajım vardı, ayda 1 , 2 ayda 1 beni arardı. Aradığında 1 saat konuşurduk(normalde kimseyle telefonda öyle uzun konuşamazdım max. 5dk idi) tamamen boş beleş muhabbetti sevgili olmamıştık hiç.

Neyse sonra bi aramasında(askerdeydi) ona söylemedim ama yanına gitmeyi kafaya koydum, yerini-ziyaret usulünü öğrendim, son telefon görüşmemizden 15 gün sonra gittim. Şok oldu, çok da sevindi sıkı sıkı sarıldı bana. Ben robot gibiydim, bişeyi başardıktan sonra gelen sıkılganlık vardı üstümde. Onca şeyi yapmıştım ve orda bahçede 4 saat oturduk, sıradan konuşmaların dışına çıkamamıştı. Geyik muhabbeti-hava su muhabbeti hep.
O gün ben oldum artık. Lanet olsun dedim. Kafamın içindeki sesleri susturmuştu o gün yanında saatler süren bekleyişim, duymak istediklerimi hala söylememesi.

Sonra yine aradı, ilk sefer açtım ama bıkkın şekilde konuştum. Sonrakilerde açmadım cevap da vermedim aylar sonra yazdığı tek kelimelik mal mesajlara.
Son olarak numarasını sildim.(hala lanet hafızamda duruyor, bi gün unutucam)

Kimseye o kadar aşık olmadım, olmak da istemiyorum. Birlikte olsaydık eğer bana yaptıramıycağı şey yoktu. Muhtemelen asker ziyaretimde bunun farkına vardı o yüzden sonrasında durup durup yine ulaşmaya çalıştı.
Allah belasını versin.
Sen de böyle bişey yap bi milad belirle, yapacağın max. şeyi yap, ordan sonrası ya onunla ya da o hiç hayatına girmemiş gibi devam etsin.
0
megalomaniac
(25.02.17)
"kendisiyle kötü bi ilişkimiz oldu, kendisini bidaha görmek istemiorum" kısmına odaklanın bence. kendisiyle ilişkide kötü giden neyse, onun kötü yönleri neyse aklınıza geldiği zaman bunları düşünün. bu şekilde ondan soğumaya çalışın. kimse mükemmel değildir, olmamış ki bitirmişsiniz. şimdi barışsanız mesela daha mutsuz olacaksınız belki? bunları düşünün bence. geleceğe dair, daha mutlu olabileceğiniz biriyle tanıştığınıza dair pozitif yönde düşünmeye çalışın.
ölmeyi düşünme kısmıysa sıkıntılı, doktor yardımı, bir süre ilaç kullanımı gerekebilir.
0
calaquendi
(26.02.17)
(4)

Koltukalti terlemesi

concistre
Odada pc ile ilgilenirken veya telefonla oyun oynuyorum sonra bi bakiyorum koltukaltim islanmis. Oda cok sicak da degil. Disari cikip eve geldigimde de genelde oluyor. Kilo sorunum falan da yok. Kıl olup olmamasi da farketmiyor. Bunlar normal mi yoksa bende mi anormallik var ? Siz yasiyor musunuz b
Odada pc ile ilgilenirken veya telefonla oyun oynuyorum sonra bi bakiyorum koltukaltim islanmis. Oda cok sicak da degil. Disari cikip eve geldigimde de genelde oluyor. Kilo sorunum falan da yok. Kıl olup olmamasi da farketmiyor. Bunlar normal mi yoksa bende mi anormallik var ? Siz yasiyor musunuz boyle bir sorun?
0
concistre
(23.02.17)
duştan çıkınca kıyafetleri giymeden önce rexona deodorant sıkmanı tavsiye ederim
0
tekila shot bardağı
(23.02.17)
kıl olup olmaması farkeder. kıllı ise doğal olarak daha fazla terler.

kilo sorununuz olmaması yağlanma gibi durumları ortadan kaldırmaz. yağlanma olabilir vücutta.

duş almayacaksanız deodorant gibi yapay şeyler sıkmayın.
0
kurnaz
(23.02.17)
yazın normal. bu havalarda değil.
0
runfor
(23.02.17)
Ben de yaz-kış aynen dediğin gibiyim.
Tüy yok, zayıfım.
Metabolizma hızıyla alakalıymış, vücut yapısıymış.
Kötü koku yoksa, takmana gerek yok.
Duştan sonra deotak sürüyorum bi miktar azaltıyor gibi.
0
megalomaniac
(23.02.17)
(6)

çok sıkıldım

yuvarlanantencereninkapagi
ders çalışamıyorum. sonra şöyle bişey oldu; https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1168495/ayrilmali-sorubir de şöyle; https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1166968/asiri-darlanma-icerirsiz nasılsınız, napıyorsunuz?ek olarak ayrıldıgınız kişiye yazmamak, aramamak için neler yaparsınız?
ders çalışamıyorum.

sonra şöyle bişey oldu; www.eksiduyuru.com

bir de şöyle; www.eksiduyuru.com

siz nasılsınız, napıyorsunuz?

ek olarak ayrıldıgınız kişiye yazmamak, aramamak için neler yaparsınız?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.02.17)
çok sıkıldım.
benzer şekilde birlikte olduğum biri var ama gün içinde çok az aklıma geliyor.. ona resmen dert yansıtmak istemiyorum ama senin dediğin gibi birlikte olmak öyle bir şey değil.. gerçi sen paylaştın da o mu bu paylaşımı kabul etmedi bilmiyorum ama.

iş hayatı, insanlar, sevilme isteğinden utanmak, sevilmiyo olmaktan utanmak. mevcut güzel durumların tepetaklak olması korkuları.. bende de durum böyle. uyummuyor da. hiç içini ve kafanı açamadım ama belki dertli başka insanlar da var diyip bu konudaki yalnızlık hissinden biraz kurtulursun. belki.
0
blacksky
(23.02.17)
Ders çalış. Ders çalışmadığın dönem hobi edin. Oturup onu düşünecek denli boş insan olma. Kendini düşün onu düşünmemeyi nasil basaririm diyeceğine.

Hayatı bir kisiye indirgemeyin. Etraf insan kayniyo lan. Bi tanıyın kendinizi, spor yapın, ilgi alanlarinizi keyfettiginiz eylemleri bilin, geliştirin, istersen bin tane hobi bulursun kendine, önce bir kendini tanı tabii.
Aciz gibi de şu soruyu sorma. Ayrıldın bitti. 50 tane varsayım yapmışsın yok su şehirde 5 sene olsa bilmem ne. Kızdım.
0
karacigerim vur kadehlere
(23.02.17)
biz de sıkılıyoruz merak etme. duyurularının bir kaçını okudum şimdi. erkek arkdaşından ayrılmaktan geç bile kalmışsın. pek üzüleceğini de sanmıyorum.

ben vakti zamanında üniversite değiştirmem gerektiğinde 3-4 ay denemiştim baktım olmuyor. ayrılmıştım. eğer deli gibi aşık değil isen uzaktan ilişki zulüm oluyor. senin yerinde olsam aynı şehirde olsam bile büyük ihtimalle ayrılırdım. ben senin kafaya taktığın olayları kafaya takan bir insan değilim ama karşında ki insanda senin nelerden hoşlanıp hoşlanmadığını biliyordur. buna rağmen devam ediyor, en iyisini yapmışsın.

sıkıntı için kitap oku film izle. ucuz aktivetelerde var. yeter ki bir şeyler yapmak iste.

ayrıldığın kişiye yazmamak için ekstra bir efor sarfetmedim ben. kafamda bir şeyi bitirdiğim zaman duygularımı her türlü bastırabiliyorum.
0
belkider
(23.02.17)
Fena degilim gerginim biraz. Bi sey yapmiyorum.

Birine yazmamak aramamak icin caba gostermedim hiç. Yazmayacagim dedigim kimseye yazmadim. Oyle bir dürtü gelmedi yani. Ama icimden gelirse de durdurmadim hic. Tavsiye istiyorsan telefondan uzak dur. Oyala kendini. Bir sure sonra yazmanin anlamsiz oldugunu anlarsin.
0
aquarium
(23.02.17)
Yirmili yaşlarının başında olduğunu zannediyorum. En iyi 40-50 yıl daha yaşarsın. Zaten ömrünün sonuna doğru hayattan ne kadar keyif alabilirsin ki? Ufak detaylara takılıp canını uzun süre sıkma. Kendinden başkalarını çok mutlu zannetme. İnsanlar neler yaşıyor. Sürekli telkin edilmeye ihtiyacın yok. Dans et!!
0
hayde bre
(23.02.17)
Ders çalışmak gerçekten zor. Telefonumu gömücem ben sanırım. Buna pek çözüm bulamadım. Ama ilham gelir gibi olduğunda hemen başına oturabileceğin ders ortamın hazır olsun, neye çalışacağın hangi kitabı okuyacağın, kalemine kadarhazır olsun dursun bir yerde devamlı.

Eski sevgiliyi aklından çıkarmak ve aramamak için en güzel yöntem engellemek. "Ben sana bu kadar ne yaptım da engelledin" vıdı vıdısına maruz kalmana sebep olabilir ama bilmiyolar ki kendimiz için engelliyoruz. Tekrar arar mı, yazar mı diye düşünmemek için en temizi engellemek.
0
megalomaniac
(23.02.17)
(5)

Kuş için Ne Yapabilirim?

auroraaurora
Pencerenin önüne tünemiş halde buldum. Uçamıyor maalesef. Görünürde bir yarası yok. Halsiz gibi. Yarın belediyenin kliniğine götüreceğim. Bu gece yapabileceğim bir şey var mı? Yayvan bir kaba su koydum. Birkaç tane pirinç bıraktım yanına. Ne yer, ne içer, türü nedir hiçbir fikrim yok.http://hizlires
Pencerenin önüne tünemiş halde buldum. Uçamıyor maalesef. Görünürde bir yarası yok. Halsiz gibi. Yarın belediyenin kliniğine götüreceğim. Bu gece yapabileceğim bir şey var mı? Yayvan bir kaba su koydum. Birkaç tane pirinç bıraktım yanına. Ne yer, ne içer, türü nedir hiçbir fikrim yok.

hizliresim.com
0
auroraaurora
(22.02.17)
pirinç yemiyorsa bulgur ya da ekmek kırıntısı koyabilirsin

bi de korkuyo olabilir. bi süre ışık mışık tutma, bakma. kendi haline bırak.
0
elorelia
(22.02.17)
kumru
0
bnmzz
(22.02.17)
En önemlisi sıcak tutmak. Ben olsam kucağımda tutardım çünkü karnını rahatça yaslamalı ve ayakları yorulmamalı.
Kucağında tutamıyosan da kutuya bi bez parçası falan koysan iyi olur gibi.
0
megalomaniac
(22.02.17)
Poposuna bak pislik var mı diye. Bu tip sorunlar iç parazitten kaynaklanabilir, bu da ishal ile kendini gösterir.
0
bu hikaye bitti mi
(22.02.17)
bu hikaye bitti'nin dediği gibi ishal sanırım. hiçbir şey yemiyor maalesef. su içirmeye çalıştım; ama pek başarılı olamadım gibi. çok halsiz. kliniğe götüreceğim; ama umut yok gibi.
0
🌸auroraaurora
(23.02.17)
(52)

Niye orta vatandaş avukata para vermek istemiyor ?

sorunvar
Genelde orta direkt kitle beni arıyor ve bu kitleden para almak gerçekten çok çok zor .Nasıl bulucağım para ödeyen müvekkileri :) Masrafı bile cebimden yapmamı bekleyen tipler çıkıyor ..
Genelde orta direkt kitle beni arıyor ve bu kitleden para almak gerçekten çok çok zor .Nasıl bulucağım para ödeyen müvekkileri :) Masrafı bile cebimden yapmamı bekleyen tipler çıkıyor ..
0
sorunvar
(22.02.17)
sonuc alınacagına pek inanmıyor olabilirler. oyle sanıyorum ki insanlar avukatlara karsı guvensizler genel olarak. toplumda "hicbir sey yapmıyorlar, sadece para istiyorlar" algısı mevcut.
0
rahip janick
(22.02.17)
*Aylar yıllar süreceği düşünülen mahkeme süreci
*Sonuç alınıp alınamayacağı belirsizliği
*Ödenecek paraların ardı arkası kesilmeyeceği düşüncesi

-Genelde Düşünülen: "Avukata para, mahkemeye para, süreç boyu harç parası bilmem ne parası, bi de sonuç alamazsak durduk yere cepten gidecek. En iyisi bekleyelim kendimiz halletmeye çalışalım."
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
Bizde iş bitimi ödeme odaklı bi zihniyet var.
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
Haksız değiller bence hiç. Ailemde avukatlık işi olup da avukattan sonuç alan olmadı daha.
0
devilred
(22.02.17)
Ayrıca sadece avukata değil, kimseye para vermek istemiyorlar.
0
sekerse tehlike
(22.02.17)
@devilred
Avukatlık bir eser değil vekalet sözleşmesidir. Yani size bir sonuç vaadedilmez çünkü bunu %100 öngörmek mümkün değildir. İşin yapılma sürecini üstlenir avukat.
Özen yükümlülüğü çerçevesinde görevini yaptıysa, süreleri kaçırmadıysa, savunmanızı sizden edindiği ve gerekli gördüğü bilgiler çerçevesinde yaptıysa, tamamdır.
Ve bu işi yaparken harcadığı emeklerinin karşılığı olarak tabi ki ücretini haketmiştir. Çünkü alacağı ücret bir sonuç elde etme şartına bağlanmamıştır, bağlanamaz.

Soruya gelince, ücretini düzgün ödeyen gerçek kişi müvekkil zor bulunur, en iyisi mümkün olduğunca şirketlerle çalışmaktır.
0
megalomaniac
(22.02.17)
O sözleşmeyi yapıp, parasını baştan alıp da hiçbir şey yapmayan avukatlar var bu ülkede. Gerçekler acıdır.
0
devilred
(22.02.17)
avukatların işi alana kadar her telefonunuzu açar, mesaj atsanız mail atsanız kısa sürede döner, cevapsız çağrınızı görüp geri aradıktan sonra, işi alır ve sırra kadem basarsa sonuç böyle olur. 3 farklı avukat ile 3 farklı durum için çalıştım hepsinde bu durum oldu. davaya girer çıkar haber vermez ararsın açmaz, geri dönmez. peşinden koşarsın kısa kısa cevaplar verir doğru düzgün anlatmaz. insanların da kesinlikle güveni yok avukatlara,
0
oscar
(22.02.17)
Sadece avukatlıkla ilgili bir şey değil. Biz de bilgi ve tecrübeye saygı duyulmuyor. Ben tasarımcıyım ve bir zanaat üzerine yoğunlaşmış işler yapıyorum. Hem tasarımı ve hem işçiliğini ben yapıyorum. Moda da atölyem var ve bir sürü tip uğruyor gelip geçerken. Onların da ne kadar sanatçı kişiliği olduğunu dinliyorum, bu yaptığım iş dolasıyla ben kendime sanatçı demiyorum. 5 sene okul artık 2 sene zanaat öğrenme sıfır onların gözünde.
Avukatlık da iki boş beleş laf sallıyor oluyor işte ağzı iyi iş yapanın mesleği çünkü...
Sen hak iddia etmedikçe herkes bedava danışmanlık ister.
0
fasulyek
(22.02.17)
güvenmiyorlar. emlakçı ve taksi şoförü ile aynı saygınlıkları.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(22.02.17)
babam sigortası asgari ücretten yatırıldığı için şirketine dava açacaktı. onlarca avukata gitmiş. hepsi görüşmeler ücrete tabi demiş. yani avukatlar selamı almak için ücret talep etmiş babamdan. en son yaşlı başlı bi avukat selamı ücretsiz almış konuşmuşlar. bu dava işi seni kardan çok zarara sokar demiş. babam açmadı dava.
davaları zaten parası olan kazanıyor avukatların bi fonksiyonu olduğunu sanmıyorum. aramızda avukat varsa kusura bakmasın da duyuruda sorunca cevap alacağım şeyleri danışmak için ben de para vermem.
0
hexor
(22.02.17)
Valla avukatların itibarı çok kötü onu söyleyeyim. Hukuk davaları neyse de ceza davalarının bir çoğunda pek etkileri yok. Bence en ideali vatandaşın hukuku öğrenmesi ve hukukun biraz daha basitleştirilmesi. Böylece "aracı" ortadan kalkar.
0
top_secret
(22.02.17)
çünkü cahiller. ben kendini o kadar çakal görenin telefonunu açmıyorum.
1 kere adliye yüzü görmemiş, devletin verdiği harç makbuzuna inanmaz çünkü onu soyan avukattır. devlet değil.

ama bunları böyle yapan da avukat. orası da acı gerçek.
0
cabiday
(22.02.17)
şimdi okudum. evet duyuruda öğrenebileceğin şey için niye avukata para veresin ki. bak burası pırıl pırıl bir kıstas.

sonra burda niye avukatlar yardımcı olmuyor. şu zamana kadar burdan birçok arkadaşa yardımcı olduğum için utandım kendi adıma.
0
cabiday
(22.02.17)
Avukatla bir kere işim oldu, herifin peşinde ben koşturdum. İlgilenmiyor, arıyorum, şehir dışına gittim akşam bakacağım diyor, akşam arıyorsun yarın diyor, ertesi gün arıyorsun, yerinde yoktu diyor. Sonraki gün arıyorsun, "şen şurayı arayıp bi sorsana" diyor.

"Ya yapacağın işi s..m" lafı kaç kere dilimin ucuna kadar geldi. Totoş dilekçeleri ben yazıyorum, dava dosyalarını ben buluyorum, e sen ne bk yemeye para alıyorsun ?
0
kimlanbu
(22.02.17)
Ya siz mesleğin rezillerini bulmuşsunuz ya ben ve çevrem enayiyiz her yere koşturuyoruz vekalet çıktıktan sonra, duruşmayı öne aldırmalar, işler çabuk neticelensin diye postaya verilecek evrakları elden takip etmeler, kıytırık ve o celse hiçbir şey olmayacağı belli ara duruşmalara bile müvekkile karşı sorumluluk var diye gitmeler, müvekkili şu şu konuda sizden bilgi almam lazım diye sıkıştırmalar, bana vekalet verdiği konudan bağımsız olarak minik minik işler de elime yapışmaz ya diye yapmalar, duruşma zaptlarını hemen göndermeler, telefonu görmezsem veya geç görürsem içime dert olmalar... Vay arkadaş.

Cevap: Avukata 2000 vereceğine arzuhalciye 50-100 TL'ye yetkisiz mahkemede ve taraf teşkilinde hatalı dilekçe yazdırmayı akıllılık zannettiklerinden.
0
kaymaktutmayansicaksut
(22.02.17)
"duyuruda sorunca cevap alacağım şeyleri danışmak için ben de para vermem."

Şu olayi buradaki meslektaşlarımıza anlatamıyorum işte. Adam durumu cok guzel ozetlemis. Mevzu bundan baret. Meslektas kendi bilgisini tecrubesini belese veriyor burada adam niye parali avukat tutsun.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Valla danışma için (aynı doktorlara muayene ücreti verdiğimiz gibi) belirlenmiş bir ücret olsa, oradan aldığım bilgiye güvenebilecek olsam ben verirdim açıkçası. Bakın bir sürü insan kötü tecrübelerini paylaşmış. Hukuk mezunu bir sürü kişi var, bunlardan kaçının gerçekten konuya hakim olduğunu bir düşünün ve özeleştiri yapın. Sizi tenzih ederim ama fıkralara bile konu olmuş bir "güvenilmez" meslektir avukatlık.
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.17)
2012 yılında 12 yıl çalıştığım işyerimden haklı olarak istifa ettim ve süper bir avukata verdim işimi. çok realist bir avukattı bana olacakları ve süreci anlattı .aynen de dediği gibi oldu .3,5 yıl süren mahkemeler sonunda kazandım o da kazandı. her adliyeye gittiğinde bütün müvekkillerinin dosyalarını tek tek inceleyen konusunda uzman ilgili bir avukattı.
bütün genellemeler yanlıştır diyorum . ne para istediyse verdim o da tek tek makbuzları bana mail attı
0
devilone
(22.02.17)
2-3 avukata işim düştü ne sorunum olduysa çözdüler. Parasını da çatır çatır aldılar gayet ilgiliydiler. Siz kötülerine denk gelmişsiniz. Bazılarının ofisine gittm para olmadan görüşemeyiz dediler böylelerinden uzak durun en iyisi.
0
England
(22.02.17)
ulkemizde bilgi ve egitime onem verilmiyor ayrica insanlarin yargi sistemine ve sureclere iliskin herhangi bir fikri yok. sozlugun ve duyurunun ortalama insan profili ortada, bu kesim bir de internet kullanabilen, bilgiye ulasan degil ama ulasma ihtimali olan kesim. serbest avukatlik yapan meslektaslarima allah sabir versin.

bir dilekce ne var sanki, bir soruya cevap verecek ne var sanki. klasik bahaneler. o dilekceyi yazabilmek icin kac sene egitim aliniyor, yetmiyor surekli yargitay kararidir, guncel yayinlardir takip ediliyor. bu tarz insanlarin arzuhalciye gitmeleri en mantiklisi, iki tarafin da basi agrimaz.

adamin 'avukatlik' bir isi oluyor, bakkaldan markete, komsudan doktoruna kadar soruyor, sonra gelip bakkal bana bunu dedi, bu boyle oluyormus diye iddia ediyor. ya da burada, adam 'burada cevabini alacagim seyi neden avukata sorayim' diyor. bazi duyurularin altina, avukatlikla uzaktan yakindan alakasi olmayan, olayin hicbir ayrintisini bilmeyen ve merak etmeyen tipler, 'hakki yok', 'o parayi cok rahat alirsin' tarzi cevaplar yaziyor ve adam onunla tatmin oluyor. duymak istedigi bu cunku. bir olayin icinde onlarca denklemin o olayi nasil etkileyebilecegini tasavvur edemiyor adam, bana %80 kazaniriz desin diyor.
ortada hakim kalmamis, yeni mezunlar daha stajlarini bitirmeden hakim olarak ataniyor, davalar ortalama 4 sene suruyor, kanunlar uc ayda 180 derece degisiyor, kimse bir seye birak garanti vermeyi, herhangi bir seyi ongoremez olmus, sadece ankara'da uc farkli adliye binasi acildi, saat 9'a verilen durusmaya 11'de girseniz kendinizi sansli sayiyorsunuz, bu arada diger adliyelere yetismeye calisiyorsunuz, yol parasi, vakit kaybi, yemek yeme ihtiyaciniz hic saymiyorum vs., gun icinde onlarca km yol yapiyorsunuz, bunun parasini alamiyorsunuz ve sabah 8 aksam 6 ofiste oturup, internette takilan, yaptiginiz isle ilgili hicbir sey bilmeyen tipler sizi elestiriyor. velhasil, turkiye'deki insan profili de goz onune alindiginda serbest avukatlik cok cok zor. adam somut durumu bilmedigi gibi, cok biliyormus gibi ahkam kesmek konusunda hic utanmiyor.

bir de bu profildeki cahil insanin ornegin bir bosanma davasi actigini dusunun, avukati psikolog gibi kullanani mi ararsin, avukatin aile hayati, ozel hayati yokmus gibi, sabah aksam telefon edeni, kendi derdini anlatani mi ararsin... benim yanimda kac kere serbest avukatlik yapan arkadaslarimi gece 10'da 11'de aradilar, bizim is ne oldu diye. hayvan sarhos, aklina gelmis benim is ne oldu. bu avukatlar islerini gunu gunune yapan, bilgilendiren avukatlar. adamin o anda arayasi gelmis iste. sen patronunu, doktorunu, calisma arkadasini o saatte naptin la bana mail attin mi, naptin hoca bizim tahlil sonuclarini diye arayabiliyor musun? sen altindaki bakkali gece 11'de actirip sigara alabiliyor musun? iste buradaki gibi, aldigi hizmetin karsiligini verdigi icin sizi ve zamaninizin tamamini satin aldigini dusunen tipler, arayip taciz etmeyi hak goruyor kendinde.

bir biliskisinin raporunu alti ay yazmayabilecegini, durusmanin uc ay sonraya atabilecegini avukatindan duyunca inanmiyor da, burada yuzunu dahi gormedigi, avukat olup olmadigini bile bilmedigi mehmet aga'dan 'evet uzun surer' yazili cevabini alinca rahatliyor.

bir de kendi masraflarini avukata yikmaya calisan tipler var, harci sen ode, bilirkisi ucretini sen ode, kazanirsak alirsin (o da belki). sen doktora benim ilacin ucretini ver, iyi olursam sana parasini veririm, ameliyati sen bedava yap, iyilesirsem oderim diyor musun?

simdi turk insani bu dedik. iste bu tip adamlarin ne yazik ki elenemedigi ve egitim alip, avukat olabildikleri, 69 tane hukuk fakultesi var. burada anlattiginiz, bir seye sap olmayan kuzenler, borcunu alip aylarca odemeyen tipler, diger insanlara it gibi davranan tipler falan gayet gercek ve bu insanlar doktor, muhendis, esnaf olabildikleri gibi avukat da olabiliyorlar. dolayisiyla boyle rezil muvekkiller olabildigi gibi, rezil avukatlar da var, rezil doktorlar var, rezil muhendisler var, rezil esnaflar var, eldeki malzeme bu. dolaysiyla once kendine, sonra ailene, sonra arkadaslarina, sonra ulkene bakmadan, 'avukatlarin hepsi cok kotu yeahhh' demek de bizim bir resmimiz iste.

nasil ki sokakta yururken herhangi bir doktorun ofisine girmiyorsunuz, isyerinize isci alirken nereden mezunmus, ne is yapmis daha once, referanslari kimmis diye bakiyorsunuz, avukattan hizmet alirken de sorun sorusturun.

siz boyle bir muvekkil olmayabilirsiniz, o zaman ustunuze alinmayin, ben de begenmediginiz avukatlar gibi degilim ve oyle olmayan onlarca avukat taniyorum, ancak unutmayin ki 80 milyon insaniz ve Turkiye'de 100binin uzerinde avukat var. sizin gibi olmayan milyonlarca insan var etrafta.
0
kassiopeia
(22.02.17)
sorunun altına avukatlar doluşmuş hem de 2-3 bin lirayı paradan bile saymıyorlar. orta direk dedğiniz insanlar o paraya 2 ay çalışıyor. sana 3 bin lirayı ödemesi için 2 ay bir şey yememesi lazım. sonuçta benim dediğime geliyor parası olan davayı kazanır.
0
hexor
(22.02.17)
türkiye cumhuriyetinde adalet olmadığı ve çok yavaş olduğu için.

türkiyedeki adalet sistemi düzeltilmemden, kimse avukatlara para vermek istemeyecektir.
50 sene önce amerikada da durum böyleydi.
0
tchuck
(22.02.17)
Halkımızın önemli bir kısmı kendini avukat sanıyor ya da avukatlığı hafife alıyor. Bu gözler "Dilekçeyi yazmakta ne var ki ben de yazarım" diyen müvekkil gördü.

Mesleğin itibarının kötüye gitmesinde avukatların payının olduğu şüphesizdir ama ben kendi adıma kabul etmiyorum bunu. Müvekkil ne zaman arasa açarım, müsait değilsem işim bitince hemen dönerim. Her şeyi uzun uzun anlatırım. Ama bu da müvekkile beni taciz hakkı vermez. Olur olmaz zamanlarda aramaya ya da anlamsız sorularla vaktimi almaya hakkı yok. Durum neyse açıklarım biter.

Ayrıca avukatların da "doktorların muayene ücreti gibi" danışmanlık ücreti tarifesi vardır. Avukatlar bilgisini satarak para kazanıyor. Kusura bakmayın ama sizden "para koparmak" için talep etmiyorlar o danışmanlık ücretini, yasal hakları olduğu için istiyorlar. Yıllarca dirsek çürüt, stresli ortamlarda iş öğrenmeye çalış sonra vay efendim danışmanlık ücreti istiyormuş. İster tabi!

Yukarıda "Duyuruda öğrendiğim şey için avukata niye para vereyim ki" diyen olmuş. Meslektaşlarımı bundan sonra buradan hukuki soruları cevaplamamaya davet ediyorum. Ben an itibarıyla bıraktım!
0
rusyalı kozmonot
(22.02.17)
@hexor o zaman çözüm basit. avukatla anlaşma. kendi derdine kendin çözüm bul. ülkede istisnalar hariç davayı avukat aracılığı ile takip etme zorunluluğu yok.
avukat da bedavaya döndürmüyor o ofisi. kdv'si gelir vergisi, sgk'sı derken zaten dünya kadar kesinti oluyor. kimse bedavaya iş yapmak için eğitim almıyor.
0
cabiday
(22.02.17)
şöyle bir olay var, suçlular mahkemeden korkmuyor. adam hakkını vermiycem git mahkemelerde senelerce uğraş diyor. sonuçta kazanırsan ancak hakkını alabiliyorsun ama verdiğin emek, işinden gücünden kalman ve avukatlık parası fazlasıyla sana giriyor.
dolayısıyla suçsuzun avukata para vermeye eli gitmiyor. suçlular da genelde işi az çok öğrenmiş kişiler oluyor uzattıkça uzatıyorlar.


dışarda öyle değil, suçlu adama mahkeme deyince ödü patlıyor. çünkü her türlü zararın öttüre öttüre alınacağını biliniyor. avukatlara da maksimum para dokuluyor boylece bir dava durumunda.

burada devlet bile bu durumu kabul edip arabuluculuk diye birşey çıkardı zaten.
0
supermatik
(22.02.17)
@meslektaşların hepsi +1

O tarz muvekkilin hicbir seyden haberi yok çünkü. Lazım olunca avukatsiz ufacik bir isi bile halledemeyen ama avukatlar pislik ya diye ortalarda dolasanlardandir. müvekkil alt tarafi iki dilekce yazdi diye dusunuyor o yuzden para vermek zor geliyor. Bastan para verenler de avukatin tek muvekkili kendisiymiş, dunya onun etrafinda dönüyormus, avukati parayla satın almış, avukatin ozel hayati yokmus gibi davraniyor. Bizim insanimiz boyle cunku somut iş gormek istiyor ortada. Ama onun icin yukarida anlatilanlar is degil. Avukatligin sonuç degil süreç odaklı bir is oldugunu anlamak istemiyor. avukatin nelerle ugrastigini bilmeyince duyuruda bile halledilir yanilgisina dusuyor tabi. Şu cevaplar yuzunden buradaki bircok avukati duyuruda gonullu yardimci olmaktan soguttunuz mesela. Kaldi ki buradaki bircok meslektasimin birilerine her turlu yardimda bulundugundan eminim.

Muvekkilin de kalitelisi, anlayislisi, saygılısı, tacizci olmayani var. Onlarla calismak gayet de keyiflidir. Isiniz yurumuyorsa dönüp kendinize de bakabilirsiniz. Her işi yaptirip davanin sonuna gelince para vermemek icin avukati azleden muvekkil tipi de var ona bakarsak. Onlara her tip avukat müstahak. Her meslegin yüz karası var avukatlikta da bolca ornegi mevcut ama işini gercekten olmasi gerektigi gibi hatta fazlasini yapan, severek calisan insanlara karsi da biraz sayginiz olsun. Birtakım genellemelerle butun bir meslegi itham edemezsiniz. Avukatlik bircok kisinin bir gün bile tahammül edemeyecegi bir iş.
0
aquarium
(22.02.17)
Değerli meslektaslarim kusura bakmayin da suc bizde.

Ben bin kere şu ortamda degerli bilgilerinizi catir catir dokmeyin, bilginizin emeğinizin karşılığını isteyin diye yazdim.
Defalarca gerek özelden gerek direkt duyurudan uyardim. Işte sonra boyle oluyor, adam acik acik "belese aliyorum bilgiyi ne para verecegim" diyor. Bunu bu hale bizler getirdik. Kendi biglimizi degersizlestirip sonra niye bu kadar degersiz bu yahu diye soruyoruz.

Psikologun sahtesi bile belese yardim etmiyor. Kim oldugunu anladiniz siz. Ama buraya bi bakıyorum muhtemeleb muvekkil gelir diye dusunen meslektaslar her turlu basit-karisik konuya en ince detayina kadar cevap veriyor. Abi dilekceyi de yaz maille gönder bari.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Şöyle bir örnek vereyim, burada kira hukukuyla ilgili bir soru soruldu, bir yazar "hukukçuyum, yazılanlar doğru değil, şöyle...." şeklinde cevap verdi, ben bunu internetten araştırdığımda bizzat hukuk bürolarının kendi sitelerinde yazdığını yanlışlayan metinler buldum ki öyle tartışmalı alengirli bir konu da değildi. Şimdi "büroda sözlü danışma" 2017 tarifesiyle 275 TL, hadi önemli bir konuysa parası verilir de avukatın yeterliliğine nasıl güvenilir onu bilmiyorum. Kaldı ki ortada hiçbir araştırma, efor yokken bu miktar sözlü danışma bedeli bana hiç makul görünmüyor. Birçok kişinin danışmak isteyeceği ufak tefek mevzular 10 dakikayı almaz.

Söylemeye çalıştığım duyuru gibi ortamlarda zaten genelde trafik kazası, kira, gürültü vs. gibi küçük sorunlar soruluyor, bu insanlar zaten avukatlar yanıt vermese de gidip danışma bedeli ödemek istemezler, astarı yüzünden pahalıya gelme durumu.

O zaman ben de meslek alanıma giren konularda ağzımı açmayayım, kimse paylaşmasın, duyuruda sabah akşam aşk meşk meseleleri dönsün. Bildiğini kasten paylaşmaktan imtina edecek arkadaşlar üyeliklerini kapatsınlar, adaletin gereği olarak!
0
mikro patlama
(22.02.17)
@mikro patlama bir avukatın ofisine gidip 10 dakika icinde ayrilan muvekkil/danışan pek goremezsiniz yalnız. ufak tefek bir soru sormak icin vermiyorlar bu paralari zaten. Sorun ayrintiyla konusuluyor cevaplar veriliyor aciklamalar yapiliyor ve izlenecek yol gosteriliyor. Karsidakine izahta bulunmak cok da kolay olmuyor haliyle. Kapiyi tiklatip ben bir soru soracaktim degil yani olay. Ben bizzat kapisina gelen maddi durumu kotu insanlari ofisinde agirlayip yardimci olup bes kurus almadan gonderen cok avukat taniyorum. Ama ortada emek varsa, danışanın cebinde parasi da varsa bir zahmet verecek o parayi. Internetten hallederim diyorsa halletsin zaten orada sorun yok. Bilgisine guvenmediginiz arastirmadiginiz avukata da gitmezsiniz olur biter.

Duyuruya gelince bahsettiginiz gibi ufak tefek sorularda bile bilip bilmeden cok yanlis bilgiler veriliyor ve buradaki hukukcular en azindan o yanlis bilgiyi ortadan kaldirmakta yardimci oluyor. Onlari cevaplamak sorun degil. Kisa hukuki sorular degil yani problem. Ama asıl bahsettigimiz avukat varsa "ufak" bir sorum var yeşillendirebilir mi gibi duyurular. Bu duyurularin arkasinda ciddi bir hayat hikayesi ve hizmet istegi yatiyor emin olun :) bu sekilde olunca ben kendi adima yardim etmiyorum ama eden meslektaş cok var eminim. Sadece hukuki degil, psikolog var mi diye sorup bunu yapan da cok muhtemelen. Insanlar bedava hizmet, bilgi almayi cok seviyor kısaca. Seviyorsaniz yardim da görüyorsanız çamur atmayın diyoruz biz de.
0
aquarium
(22.02.17)
Haha, avukatlar korkulur vallahi sizden. Garip bir yorumu tespit edip hemen grev örgütlemişsiniz.
Duyurudaki soruya da cevap vereyim gelmişken. Kim kime para vermek istiyor ki zaten şu hayatta, öyle değil mi? Hatta herkesi kimlere niçin para vermek istemediğini düşünmeye davet ediyorum. Bir düşünün bakalım aklınıza gelen her soruya tecrübesi olup işi bilen biri cevap versin istemiyor musunuz. Aksi takdirde profillerinizi yüzünüze çarpmak zorunda kalacağım.
0
osssy
(22.02.17)
@mikro patlama o basit gördüğün trafik kazası davasının 5 yıl sürdüğünü biliyorum ben. her şey esastan çat diye çözülüyor mu sanıyorsunuz. kimsenin yargılama usulünden haberi yok. zaten istemeyen yardım etmez bu tavırlardan sonra. etmemek de haklı bir protesto. kimse üyeliğini bir başkasına soracak değil.
0
cabiday
(22.02.17)
@aquarium Yukarıda avukatlar hiçbir hukuki soruya yanıt vermesin yazılmış, ben o konuya hitaben yazdım. Bu tarz yaklaşımın hiç hoş olmadığını düşünüyorum, bir cümle yanıt yazmaktan kaçınacak kişiler varsa bütün soru geçmişlerine bakıp mesleki sayılabilecek bilgi aldıkları herkese danışmanlık ödemesi yapmalılar kendi mantıklarının gereği.

Yoksa "sorum var yeşillendirin" tarzı hareketler meslek alanı ne olursa olsun bence de çoğu durumda sınırı aşıyor, işi sömürü boyutuna taşıyan insanlar az değil ve ilgi gösterilmeyi de hak etmiyorlar, farklı düşünmüyorum.

@cabiday Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır.
0
mikro patlama
(22.02.17)
kardeşim ücretsiz danışmanlık verilmesi zaten başlı başına avukatlık kanuna aykırı bir olay. bu "yardım etmeyi istememek" değil. yani burada ücretsiz danışmanlık veren avukatlık asgari ücret tarifesine (aaüt) aykırı iş yapmış oluyor ve bu tarifeye aykırı iş görmek de yasak. avukatlık kanunu açıkça bunu belirtiyor.

işin aslı bu iken hala "bilginizi paylaşmicaksanız gidin" demek ne haddine? sen kimsin ki yani?

hadi bunları geçtim,

burada bilginizi paylaşın denilen mevzular aslında çok ciddi işler. bayaa bayaa ciddi emek ve bilgi gerektiren iş hukuku, boşanma hukuku gibi konular konuşuluyor.

bir arkadaş var burada, meslektaşız sanırım. tamamen ücretsiz olarak iş hukuku davalarına danışmanlık verip soru soranlara özel mesaj atıyor. nickini söylemeyeceğim. kendisini bir kaç kez uyardım, müvekkil potansiyelim olmadığı için geri dönüş bile yapmadı. ama nerde ciddi bir problem görse beleşe, sanırım da müvekkil olarak alırım düşüncesiyle, direkt en detayına kadar cevaplıyor. e kardeşim o adam şimdi niye gidip avukata bi şey danışsın? danışsa bile para verir mi? o zor edinilen tecrübenin değerini bilmez ki, nasılsa internette var.
zaten bi dilekçeyi yazmadığı kalıyor o meslektaşın, ki belki de onu da yapıyordur.

sorsan da iyiniyet der. diğerleri kötü niyetli çünkü. biz hepimiz kötü niyetliyiz bilgimizi parayla sattığımız için. para kazanmayı istemek ayıp çünkü.
0
sansli pipi
(22.02.17)
@sansli . kardeşim yazdığın şey son derece samimiyetsiz, tek taraflı paylaşım isteğin ortaya konunca hemen kanunlar aklına geliyor, evet bu samimiyetsizliktir. Ben danışmanlık bedava olsun vs. demedim, çarpıtmayalım.

Tekrar yazayım:
Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır. Konunun detaylandığı noktada kişi zaten profesyonel yardıma yönlendirilir, hepsi bu.

Şimdi bu süreci başlı başına bir danışmanlık süreci olarak kabul edemeyiz, alakası bile yok, olsa olsa iyi niyet çerçevesinde sohbet olarak görülebilir.
0
mikro patlama
(22.02.17)
aklıma hemen kanunlar gelecek elbette. çünkü bu benim para kazandığım ve korumak zorunda olduğum mesleğimle doğrudan ilgili bir konu. siz bu internette "yaaa bi konu var bi yardım edin" diyen kişilerin ne kadar fazla olduğundan ve bu beleşçilik huyunun ne kadar yüksek boyutlarda olduğundan haberdar mısınız da millete samimiyet üzerinden filan ahkam kesiyorsunuz?

ben nasıl ki yabancı dilde yazılmış bir metni "yaa 3 cümle bi şey çeviriverin nolucak" diye sormuyorsam, ben nasıl ki "yaa bi fotoşop, dizayn, tasarım işi var iiki dakka halledin" demiyorsam yani meslek erbablarına saygı duyuyorsam, mesleklerini emeklerini hiç etmiyorsam kendi mesleğime de de aynı saygıyı bekliyorum. kendi meslektaşlarımdan da bekliyorum.

çünkü kusura bakma ama senin gibisi çok var. burada basit şeyler sorulmuyor bin kere anlatıldı yukarıda. yani 500 tl ceza geldi nereye itiraz ederim gibi sorulara cevap yazılmasın denmiyor.

açık açık dnaışmanlık vermeyin deniliyor. ben bunu diyorum. bu sana samimiyetsiz geliyorsa da zerre umrumda değil. duyurudaki bi beleşçi rahatsız oldu diye meslektaşımın emeğini değersiz gösterecek değilim.
0
sansli pipi
(22.02.17)
Dayanamıyorum dolayısıyla söylemeden edemeyeceğim:
Doktorlara size nasıl bir tedavi uygulanacağını bilmeden ve sizinle ne kadar ilgilenileceğinden bir haber muayene ücreti ödeyerek muayene oluyorsunuz, takdir edilen (o da doktorun deneyim ve bilgisine bağlı olarak, tıpkı avukatınki gibi) tedaviden sonuç almazsanız tekrar muayene ücreti ödeyip sesinizi çıkartmadan muayeneye gidiyorsunuz. Aynı şekilde benzer hizmetleri veterinerlerden de alıyorsunuz. Memnuniyet garantisi veriyor mu? Basit bir köpek tıraşı bile tam istediğiniz gibi olmasa da veya eve geldiğinizde kedinizin tırnaklarının fazlaca dipten kesildiğini fark ettiğinizde ücreti çoookkktan ödemiş oluyor musunuz? Evet.

Çocuğunuza sınavı geçmesi şartıyla mı özel ders aldırıyorsunuz?
Dershaneler çocuğunuzun istediği üniversiteyi kazanması taahhüdü ile mi kayıt alıyor veya bu taahhüdü vermeyen dershaneye kayıt yaptırmıyor musunuz?

Bir dava aldığımız vakit bunun şansa bala kısmı da vardır, garanti kısmı da. O kararın o şekilde çıkmasından sadece avukat sorumlu değildir, ortada koca bir hukuk düzeni ve içindeki başka unsurlar var siz dahil avukattan bağımsız. Avukat (kimilerini muaf tutarak) elindeki imkanla sizin en iyi sonucu almanız için uğraşır.

Güncel örnek: Elimde bir boşanma davası var, adamın vekiliyim. Çocukların tedbiren velayeti annede, ver diyorum, göster çocukları, yok diyor. Bir diyorum, iki diyorum. yok. Bak, göstermez veya teslim etmezsen gelir kapından polisle alır, zor duruma düşersin. Dinlemiyor. Kadın şikayette bulunuyor. Ben bu arada gidiyorum hakime beyanda bulunuyorum, velayete dair ara kararın değiştirilmesini talep ediyorum, yok yok yok. Adama ceza dosyasından karara aykırı hareket ettiğinden 3 gün zorlama hapsi çıkıyor, itiraz ediyorum (vekalet ücreti almıyorum ayrıca), red. Polis geliyor, alıyor adamı. Beni arıyor dayısı cumartesi, aldılar içeri diyor. Ne yapabilirim? Yapma demişim yapmış.

Darp var mı diyorum en başta, yok diyor. Dosyaya o şekil beyanda bulunuyorum. 3 ay sonra eski tarihli darp raporu sunuyor dosyaya karşı taraf, duruşmada öğreniyorum. Sonra avukat yapamıyor edemiyor. Bak sinirlendim şu an.
0
kaymaktutmayansicaksut
(22.02.17)
doktorlukla avukatligin kiyaslanmasi baya komik olmus daha da komuk olmayin. doktora gidecegin zaman google yazinca adamin basarilarini arastirmalarini calistigi hastaneleri goruyorsun. hastalarin hakkinda yazdigi yorumlari ozel sitelerden bakabiliyorsun, cogunun ekside basligi bile var. forum gibi yerlerden doktora daha once gidenler ne demis goruyorsun, gazetelere verdigi demecleri tv programlarina bakabiliyorsun. sonra da evet bu doktora verecegim 400 tl ucreti hak ediyor en paramin karsiligini alabilirim diye dusunuyorsun. yani kapisindan girmeden zaten bir kontrol ediyorsun yetkinligini. kac avukat icin boyle bir durum soz konusu ? google yazinca instagram facebook profilini bulursun ancak. doktorlar da para aliyor danismaya mantiginin avukatlarla kiyaslanmasinin alakasi yok. ben avukatlar para almasin demiyorum; ortada bir emek var yillarca okunmus unv var hak var, para isteyebilir alabilir kimse buna karisamaz. ama avukatlarin neden boyle bir imaj olusturduklarini oturup dusunmeleri lazim. -
0
oscar
(22.02.17)
@oscar avukatta böyle sözlük başlıklarını, başarılarını filan göremezsin çünkü menfaat elde etme amaçlı reklam yasağına girebilir bu hareket. zira avukat kartvizit dahi bastırırken çok dikkat etmelidir. ha günümüzde kaçı buna uyuyor bunu tartışırız. ama avukatın başarılarını göreceğimiz bir yer yok gibi bir şikayet absürd. aslında absürd de değil, avukatın sorumlu olduğu kanunlar hakkında hiçbir bilginiz yok ama maşallah fikriniz çok.
0
sansli pipi
(22.02.17)
valla arzuhalciye sana verdiğinden daha fazla dilekçe parası verir ama sana vermez.

senin yaptığını iki satırlık dilekçe yazmak olarak gördüğü için vermiyor. icraya ver. hatta önce sağlam bir icra ile tehdit et, sonra olmadı verirsin.

daha geçen gün ablam icraya vericem yeter ben dilenciniz değilim, iki yıldır 2 bin lira için yalvartıyorsunuz beni diye gürledi, bir gün sonra getirdiler.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(22.02.17)
@ sansli pipi

oturup avukatin sorumlu oldugu kanunlari calisiyim ben dogru diyorsunuz.
0
oscar
(22.02.17)
@oscar bilmediğiniz konuda ahkam kesmeyin, kafi.
0
sansli pipi
(22.02.17)
doktorla avukatın kıyaslanması hiç de komik değil, gayet yerinde. zira adam doktora gidince doktor on dakika şöyle bir baksa bile vatandaş o muayene ücretini vermekten imtina etmiyor. iş avukata gelince danışma ücreti vermek istemiyor. bakın yukarıda birisi demiş ki babası avukat avukat dolaşmış, hepsi danışma ücreti istemiş, o da en sonunda ihtiyar bir avukat bulmuş. adam daha avukatın danışma ücreti istemesini kabullenemiyor. sizin dava açmamanız gerektiğine ilişkin hukuki bilgi, öncesinde hukuk eğitimi ve mesleki birikime dayanır ve sizi bir zarardan kurtarır. bunun karşılığında danışma ücreti talep edecek tabii ki insanlar. sonra da diyor ki "avukatlar selam almak için bile ücrete tabidir demişler"!

bir de doktorlar hakkında ne kadar bilgi bulabiliyorsanız avukatlar hakkında da o kadar bilgi bulabiliyorsunuz internette. kaldı ki bu bir ölçüt değil. üstelik avukatın da doktorun da malpraktis anında sorumluluğu çok yüksektir. hatta şöyle söyleyeyim, doktorların işi biraz daha kolaydır çünkü iş yargıya yansıdığında maalesef pratikte haklarında malpraktisten kolay kolay hüküm verilmez. ama avukatlar ağır ceza mahkemesinde yargılandıkları gibi baroda da haklarında disiplin soruşturması açılır.

bu arada şunu da ifade edeyim: bu tip duyurularda, forumlarda vb. size "ben hukukçuyum" dese bile kimsenin dediğini dikkate almayın. bu cevapları verenlerin hiçbir sorumluluğu yok. siz avukata danışmaya gittiğinizdeyse avukatın yasal sorumluluğu mevcut. ekşi duyuru'da "hukuk doktoruyum" diyen insanların hukukla alakası olmayan yalancılar olduğu ifşa edilmişti zamanında. ki size duyuru'da hukukçuyum diyen kişi birinci sınıf hukuk öğrencisi de olabilir, dediğim gibi bu insanların hiçbir sorumluluğu yok. ondan sonra "hukukçuyum diyen bile bilemedi. avukata gitsem garantisi yok." demeyin.

başka birisi de demiş ki avukatın istediği parayı insanlar kazanmak için iki ay uğraşıyor diye. yahu siz iki ay diyorsunuz, sizin davasına bakmasını istediğiniz avukat o iş için en az bir buçuk-iki yıl cebelleşiyor. ki bu da en iyimser tahminle. ne yapsın bu insanlar peki, yıllarca koşturdukları iş için bedava mı çalışsın?
0
microfiction
(22.02.17)
Genel olarak elle tutulmayan hiç bir şeye para vermek istemiyor bizim milletimiz. Doktorlukta falan belki can tatlı geldiğinden bıçak paraları, muayene ücretleri falan makul karşılanıyor olabilir ancak diğer işlerde hala soyut faydaların değerlendirilmesinde sıkıntı var.

adam şirkete kurumsal kimlik yapıyor, logo, kartvizit, grafik tasarım, kurumsal renkler, web sitesi en ince detayına kadar yapıyor günlerce uğraşıp. freelance çalışan garibana çıkarıp 1000-2000 tl bile vermeyi çok görüyorlar. elinden gelse bir 200 tl lik banknot ile uğurlayacak.

sanayi firmalarına danışmanlık yapıyoruz. üretim yönetimi sistemleri, stok yönetimi, rotalama vb işlere yardım ediyoruz. para istemeye utanacağız neredeyse. adama göre biz bilgisayarda veri girişi yapıp excel'dan çıktı alıyoruz sadece. 20-30 senelik deneyimimizin hiç bir anlamı yok. bir sürü optimizasyon, veri girişi, görüşme, gözlem fabrika ziyareti, merkezden organize sanayiye cepten yakılan dünya kadar benzine rağmen 1000 tl verirken fabrikatörün kalbine iniyor neredeyse.

avukatlarda da mesleğin iyileri kötüleri elbette vardır. ben şahsen işimin düştüğü avukatlardan çok da verim alamadım. fakat bulunduğum şehrin önde gelen avukatları falan değillerdi. kıbrıs'ta 4 sene takılıp gelen 26-27 yaşlarında 1-2 yıllık deneyimli genç isimlerdi. basit hataları yüzünden ufak tefek gecikmeler falan yaşadım. fakat telefonlarıma çıkmamazlık etme ya da ilgisizliklerini görmedim. daha ziyade deneyimsizlerdi benim davalarıma da yansıdı. bunun dışında avukatların bir meslek grubu olarak yüksek uzmanlık gerektiren bir dalda çalıştıkları ve emeklerinin mutlaka bir karşılığı olması gerektiği taraftarıyım. ben benim avukatlarla para pazarlığı falan yapmadım şahsen. ne dedilerse verdim. sonuçta kendi başıma takip etmemin zor olacağı ve anlamadığım bir iş.

benim yorumlamam bu kadar
0
rosencruz
(22.02.17)
hâlâ danışma ücreti falan diyen olmuş. şimdi saygıdeğer arkadaşlar bir doktora gidersin mesela, hocam böğrüm ağrıyo napayım dersin, doktor da tarçınlı çay iç geçer der. burada senin işine yarayacak bi bilgi verdi doktor. sen sorununa çözüm buldun. bu doktor para isteyebilir.

sen avukatın bürosuna ofisine artık ne diyorsan giriyorsun. selamınaleyküm diyorsun adam aleyküm selam demeden para istiyor. halbuki para istemeden aleykümselam dese hiçbir sorunun çözülmeyecek. yani aslında yaptığı bi iş yok.

avukatın sadece söylediklerini kullanarak hukuki bir problemi çözmek mümkün mü onu soruyorum size. adam gelmiş sana böyleyken böyle ne yapabilirim demiş. sen de diyorsun ki şöyle dava açabiliriz şöyle donuna kadar alırız. dikkat ettiysen şu anda hiçbir şey yapmadın adama sadece yapılabilecek şeyi söyledin. bundan "ama o kadar yasa ezberliyoz onları düşünüyoz cevap verirken" bahanesiyle para isteyeceksen bu işin önünü alamayız biz. yarın bi gün tamirciye bilgisayarım açılmıyo napabilirim diye gidersin adam görüşmeler ücrete tabi der. e adam yıllarını vermiş orda. sen soru soruyosun aklına binbir türlü seçenek geliyo. güç kaynağı mı yandı ses kartı atma mı yaptı ekran kartı mı cortladı kablolar mı pörtledi. sen bu adamın bu bilgilerini ödemeden nasıl çekip gideceksin ordan?
ayrıca duyuruda hukuki sorulara cevap vermeme kararınızın da sonuna kadar arkasındayım. sanırım sizsiz hayatta kalamayacağımızı falan zannediyorsunuz pmkfkfk.
0
hexor
(22.02.17)
birkac avukat taniyorum, acikcasi pek onlara guvenim yok.danismanlik konusunda belki bir ucret almayi hakediyorlar; lakin kafalarina gore mahkemeye gitmeyebiliyorlar. bahaneleri de hazir, yok zaten gitsem degismeyecek sonuc. her sey verilen dilekcelere bakarmis. size mahkemeye gittim dediginde bir avukat, gitmemis olma ihtimali cok yuksek. turkiye'deki bozuk adalet duzenin bir parcasi da avukatlardir.
0
ubi dubium ibi libertas
(22.02.17)
benim bildigim bilgisayarcilarin gorusmeleri ucrete tabii zaten. al git bilgisayarini dogru duzgun bir bilgisayarciya acmadan servis parasi diye para aliyor, tamir edilecek bir sey varsa bir de ona para aliyor. camasir mak. tamircisi, arcelik servisi sadece gelip bakmaya para aliyor, sorun yok diyip gidiyor. doktora gidiyorum genel kontrole para aliyor, bir sorun yok diyor, muayene ucretini odeyip cikiyorum. arabami servise goturuyorum, adam yagina suyuna bakiyor, bir sorunu yok diyip geri veriyor, bir de servis ucreti aliyor.

dolayisiyla yukardaki yorumda neden bahsedildigini anlamadim. ikincisi, avukattan aldigim bilgi ile islemimi kendim yapabilir miyim diye sormus. evet yapabilirsin, kimseden hizmet almak zorunda degilsin. hukuk sistemimizde istisnai durumlar haric avukatsiz is yurutulebiliyor, dolayisiyla cok istiyorsan, avukata danismanlik ucretini verip tum bilgileri alip, davani kendin acabilirsin.
0
kassiopeia
(22.02.17)
daha avukatın ne iş yaptığını bilmeyen adamlara dert anlatıyoruz. danışmanlık dediğimiz şey "şöyle dava açabiliriz, şöyle donunu alırız" demek değildir. avukatın yaptığı iş bilgi satmaktır. bilgisayar tamircisinin işi bilgisayar tamir etmektir. bilgisayar tamircisi bilgisayar tamir ettiği için ücret alır. avukat bilgi sattığı için. danışmanlık şudur: bir kişi gelir, avukatın hukuk bilgisine dayalı bir soru sorar. örnek: şunu şunu yapmaya hakkım var mı? böyle yaparsam bana dava açarlar mı? bu hakkımı korumak için ne yapabilirim? avukat da size işinize yarayacak bilgileri verir. dava açılacaksa zaten çoğu avukat açılacak dava için danışma ücreti almaz. ve danışmalar da en az bir-bir buçuk saat sürer. her şeyi geçtim kanunla düzenlenmiştir bu.

öyle insanlar var ki avukata geliyor, üç saat bilgi alıyor. avukat da iyi niyetle, bana bu davayı verecekler diye danışmanlık ücreti almıyor. sonra bu adam gidiyor arkadaşı bir avukata dilekçe yazdırıyor. telefonla gecenin bir vakti arıyor, "avukat hanım bn arkadaşıma dilekçeyi sizin söylediklerinize göre yazdırdım, bir de siz bakın, siz çok güzel anlattınız" diyor.

yineliyorum: avukat bilgi satar. vereceği bilgilerle sizi yönlendirir. avukatın elinde sorun-giderici hap olmadığı için doktorun aksine ilaç yazamaz size. doktor bilgi satmaz, teşhis ve tedavi uygular. hukukta bazı şeylere hakkınız vardır, bazılarına yoktur. haklarınızı bilip, hakkınız olmayan şeyleri öğrenirseniz avukat sizi daha sonra harcamak zorunda kalacağınız paralardan kurtarır. buna da tıpkı önleyici hekimlik gibi önleyici avukatlık hizmeti deniyor sanırım bazı yerlerde.
0
microfiction
(22.02.17)
@sansli .. Ben ne söylediğimin özetini gayet açık bir şekilde yazdım, hatta aşağıya sonradan gelenler için bir daha kopyalıyorum, çünkü okumadığın ve okumayacağın belli, çünkü derdin uzlaşmak, anlaşmak, orta yol bulmak değil kavga etmek, kavga etmek istiyorsan dışarı çık bulursun birini zaten fazla sürmez.

Önce üslup, konuşma adabı, sonra adalet nedir ne değildir, ondan sonra kanunlara geliriz. "senin gibisi", "beleşçi" falan gibi kelimelerle seviyenin ne olduğunu ortaya koymuşsun zaten, sonra da saygı bekliyorum yazmak falan komik gerçekten.

Açılan konunun kendisi çok detaylı olabilir, ama duyuruda zaten normal olanı 3-5 cümleyle konuyu sormak karşılığında da yine 3-5 cümleyle yanıt almaktır, tabiki yanıtın geçerliliği de sorudaki 3-5 cümleyle edinilen bilgi kadar olacaktır. Bunu bu platformun gereği olarak zaten herkes baştan kabul etmiş sayılır. Konunun detaylandığı noktada kişi zaten profesyonel yardıma yönlendirilir ki herkes için en iyisi budur.
0
mikro patlama
(22.02.17)
@mikro patlama

ben ne kadar kibarlaştımaya çalışsam da bunun adı beleşçiliktir. yapacak bir şey yok. zaten bunu kibarlaştırmaya vs gerek yok. Bir şey bilmeden herkesin ağzına geleni söylediği, günah keçisi ilan edilen, emeği hiç edilen, kendi meslektaşı tarafından baltalanan ve sömürülen tek meslek bu meslek.
Ben kimseye uyumlu, kibarca dert anlatmak zorunda değilim çünkü bıktım artık ben bundan. Hangi birinize anlatayım güzelce? Bir tane değilsiniz güzel kardeşim. İnternetten öğrendiği bilgilerle tanıma/tenfiz davası açmaya çalışan, eline yüzüne bulaştırınca avukata koşan, avukat para isteyince sizde çoh istiyoğnuz yaaaavvv diyen adamlardan binlerce var.

Nasıl ki yukarıda yazan bazı insanlar daha önce çalıştıkları avukatlarla ilgili başlarından geçen kötü hadiselere dayanarak yüzbinlerce avukat zan altında bırakacak şekilde demediğini bırakmıyorsa bundan sonra ben de aman kimseye ayıp olmasın diye uğraşacak değilim.
0
sansli pipi
(22.02.17)
@sansli Hala ve ısrarla ve tekrar ısrarla başka insanlarla yaşadığın sorunları benim üzerime yansıtıp kendine bir çeşit günah keçisi arıyorsun. Hayali bir kişilikle tartışıyorsun. "bir tane değilsiniz ki..." falan ???? Benim ne söylediğim belli, ne eksik ne fazla, açıkça yazdım. Bu başlık altında bir sürü farklı sorundan bahsedilmiş, ben bir konuyla ilgili görüşümü yazdım o da hangi şartlarda ve limitlerde paylaşım yapılmasıyla ilgiliydi ve bunu da herkesin yararına olacak bir bakış açısıyla yazdığımı düşünüyorum. Mesleğinle ilgili yaşadığın diğer sorunlarla ilgili bir şey demedim, avukatlık mesleğiyle ilgili yorum da yapmadım, diğer kişilerin yazdıklarından da sorumlu değilim doğal olarak. Bunları yazma gereği duymam bile garip bir durum.
0
mikro patlama
(22.02.17)
Bir yanılgı bu durumun avukatlara has olduğu sanrısı. Halbuki ülkedeki birçok alanda bu böyledir. Örneğin bilgisayarcılık. Buradan ikinci yanılgıya geliyoruz. Bilgisayarcının işinin tamir etmek iken avukatların işinin bilgi satmak olduğu düşüncesi. Bakın çok enteresan avukatlara danışmanın ücretli olması gerektiği savunulurken aynı argümanda bilgisayar tamircisinin bilgisayarı tamir ettiğinde para alması gerektiği işleniyor. Çünkü bilgisayar tamircisi avukatlar gibi yıllarca okuyup dirsek çürütüp tecrübe kazanmadı? Buradan üçüncü yanılgıya geliyoruz. Avukatların bu yakınılan durumdan, yani insanların para vermek istememesinden, farklı davrandığı sanrısı. Hayır efendim, avukatlar da bir yere gittiğinde verebileceği en az parayı vermek istiyor. Ìhtiyaçları uzmanlar tarafından karşılansın fakat cebinden para çıkmasın istiyorlar. Bunun kanıtı içinse profillerinize bir göz gezdirip geçmiş sorularınıza bakınız.

Bahsedeceğim son yanılgı ise bu durumun engellenmesini avukatların hakkı olduğu düşüncesi. İnsanların cebinde akrep olmasının can sıkıcı olduğu konusunda sonsuz empati göstermekle beraber, bunun engellenmesi sadece ve sadece maddi bir meseledir. Engelleyebilirseniz engellemeye çalışırsınız. Çünkü engellerseniz daha çok para kazanırsınız. Fakat bunu avukatların hakkı gibi normatif eksende tartışmak yukarıda gösterdiğim sebeplerle gerçekten çok tutarsız.
0
osssy
(23.02.17)
(6)

Birazdan bobrek agrim baslayacak ne yapayim?

c1b2k3
Iyi bir agri kesicim var. baslamadan iceyim mi yoksa sanciyi beklliyeyim mi? Bir de sicak su torbasini hazirliyip yatmaya uyumaya calisayim mi?Ben dusurdum saniyodum tasi ama ya yeniden olustu yada baska tas da var. Tum belirtiler tamamHafif sanciMidede gaz ve siskinlikTestislerde agri
Iyi bir agri kesicim var. baslamadan iceyim mi yoksa sanciyi beklliyeyim mi? Bir de sicak su torbasini hazirliyip yatmaya uyumaya calisayim mi?

Ben dusurdum saniyodum tasi ama ya yeniden olustu yada baska tas da var.

Tum belirtiler tamam

Hafif sanci
Midede gaz ve siskinlik
Testislerde agri
0
c1b2k3
(22.02.17)
ilacı içecek gibi yap son anda vazgeç taş çıldırsın kendi kendine parçalansın!

*
0
Ufuk
(22.02.17)
Sıcak duş
0
all girls dream
(22.02.17)
Ağrı kesicini iç ve uyu bence. (Doktor değilim)
0
megalomaniac
(22.02.17)
alkolle aran nasil bilmiyorum; lakin iki tane bira icsen ve sicak banyo isini gorur.
0
ubi dubium ibi libertas
(22.02.17)
Böbrek sancısında doktora yapabilirim. Öğrendiğim tek şey şu: ağrının başlayacağını hisseder hissetmez ağrı kesicisi içmelisin. Bunu bana acile gittiğim bir akşam hemşire söylemişti. Hatta düşme/dökme anında ağrın olmasa bile günde üç kez almanı önerirler.
0
dessy
(22.02.17)
ağrı kesiciyi içip termofora sıcak su koyup böğrege yakın koyunca uyumuşum. uyandığımda ağrı kesilmişti. teşekkürler herkese :)
0
🌸c1b2k3
(22.02.17)
(12)

uzaya ailecek gitme imkanınız olsa gider miydiniz?

rhan
Geri dönme şansınız yok, tek gidiş.Ama gidebildiğin, yaşayabildiğin kadar gidip rapor sunmak. Bu şartlarda gider miydiniz?Para, isim, şan şöhret için olmazdı sanırım.Bir de böyle bir düşünceyle neden bu zamana kadar gidilmedi.
Geri dönme şansınız yok, tek gidiş.
Ama gidebildiğin, yaşayabildiğin kadar gidip rapor sunmak. Bu şartlarda gider miydiniz?

Para, isim, şan şöhret için olmazdı sanırım.

Bir de böyle bir düşünceyle neden bu zamana kadar gidilmedi.
0
rhan
(22.02.17)
başka aileler de olacaksa olur. sevişmek de lazım ve enseste karşıyım.
0
la rana
(22.02.17)
hayır. çünkü neden gideyim?
insanoğlu için hiçbir şey değmez. dünya'ya bakınca insanın içi gidiyor, bok ettik doğayı, içindekileri, her şeyi...
0
m e b
(22.02.17)
gitmek istemezdim sanirim, o kiyafet cok agir gozukuyor, surekli onu giymek lazim, denize girmeyi seviyorum, yaz mevsimini seviyorum, saclarimin ruzgarda dalgalanmasini seviyorum, kis mevsimini bile arada seviyorum, daha dunyada gormedigim binbir guzellik var. bunlardan mahrum kalmak istemezdim sanirim cunku olum gibi bir sey olurdu ama kimse olmezdi...
gidip gelmeli olursa olur.
0
kassiopeia
(22.02.17)
tek giderdim belki de aileyle hayatta gitmem ya düşünemiyorum anne baba fikan uzayda süzülüyoruz ajahshdhjs ay pardon
0
blacksky
(22.02.17)
Gidip gelmeyi unutun, dünyada ne yapıyoruz ki, işe git eve gel avm'ye git. Bunlar olmadan da yaşanamaz mı.
Sürekli uzay elbisesinde olmayacaksınız.
Aile yaşama umudu için iyi olur. Çoluk çocuğa karışırsın, evlatlar devam eder.
0
🌸rhan
(22.02.17)
Uçağa bile binmekten korkuyorum ben yükseklik fobim yüzünden, mümkün değil kimse uzaya çıkaramaz beni.
0
devilred
(22.02.17)
uzaya derken, nereye mesela? hangi gezegene vs.

uzayda gezegen gezegen galaksi galaksi dolaşabileceksek bi ihtimal. diğer türlü gitmem.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.02.17)
passengersdaki gibi gidiliyosa evet gitmek isterdim.
0
miss magara kadini
(22.02.17)
giderim.

tarihe geçiyorum, niye gitmeyeyim?

"Bir de böyle bir düşünceyle neden bu zamana kadar gidilmedi."

çünkü çok pahalı ve sürdürülebilirlik açısından mümkün değil, teknoloji henüz o kadar gelişmedi.
0
hayirsiz
(22.02.17)
Kesinlikle gitmem.
Gökyüzünü seviyorum ama burdan bakarken seviyorum gitmek istemiyorum.
Hava olmadığını sadece tüple nefes alabileceğimi düşünmek şimdiden boğuyor beni.
0
megalomaniac
(22.02.17)
ailemle gitmezdim.
0
elorelia
(22.02.17)
ne işim var gitmem. uzaya gidecek imkanım varsa dünyayı gezecek bol tatil yapacak imkanımda vardır öyle şeyler yaparım.
0
yue
(22.02.17)
(3)

gri v yaka kazak ve fular

regina phalange
Ne renk fular takabilirim varsa linkleriniz alirim birer dal. Massimoda indirimdeyken alsaydim keske diyorum simdi fena modeller yoktu ama gec kaldim galiba
Ne renk fular takabilirim varsa linkleriniz alirim birer dal. Massimoda indirimdeyken alsaydim keske diyorum simdi fena modeller yoktu ama gec kaldim galiba
0
regina phalange
(20.02.17)
Murdum,turuncu,limon sarısı kombin ya da ayri ayri
0
run a ris
(20.02.17)
Link yok ama lacivert güzel olur
0
megalomaniac
(21.02.17)
narçiçeği sarı karışık desenli bir şey olabilir ya da bordo siyah,gri çizgili
0
dene
(21.02.17)
(5)

ilişki yaşadıkça ilişki yaşamayı tüketiyor muyuz?

mobydick
sanki her ilişkiye bir öncekine göre daha da birşeyleri kaybetmiş olarak başlıyorum. her birsonrakinde hevesim neşem biraz daha azalıyor, vazgeçebilirliğim daha yüksek oluyor.misal vermek gerekirse; eskiden hediye alınca çook mutlu olan ben, şuanki 14 şubat hediyemi açmadım dahi. içinde ne olduğunu
sanki her ilişkiye bir öncekine göre daha da birşeyleri kaybetmiş olarak başlıyorum. her birsonrakinde hevesim neşem biraz daha azalıyor, vazgeçebilirliğim daha yüksek oluyor.

misal vermek gerekirse; eskiden hediye alınca çook mutlu olan ben, şuanki 14 şubat hediyemi açmadım dahi. içinde ne olduğunu söyledi istediğim de birşeydi ama kargo kolisinde duruyor. sanırım bir 4-5 gün daha, paketini görmekten sıkılıp da şunu bir açayım diyene kadar açmayacağım. hevesim yok.

misal vermek gerekirse, artık insanlardan, ilişkimden çok çabuk vazgeçiyorum. her kavgada tamam bu iş yürümüyor ayrılalım kimse için üzülemem oluyorum. kavgalarımda ne kadar hırçın yahut kırıcı olduğumu da umursamıyorum. herkes herşey vazgeçilebilirmiş gibi geliyor.

eskiden böyle değildim. pamuk gibi heyecanlı hevesli düşünceli bir insandım.

sizde de durum böyle mi?
bu durum fazla miktarda ilişki tükettikçe mi ortaya çıkıyor, yaştan mı kaynaklı?

yahut o kişi tam olarak içimize sinmediği için mi böyle? gerçekten içimize tam anlamı ile sinen, deli gibi istediğimiz birini bulunca çok farklı mı olacak? (çoğu kişi bulamıyor)
0
mobydick
(20.02.17)
Yaş ilerledikçe insanın hevesleri ve heyecanları söner. Normal yani. Zaten insan kaç kere sevebilir ki.
0
mandalina kokusu
(20.02.17)
insanin yaralari kapanmiyor. kapandi saniyorsun ama bir başkasi ayni yaraya dokununca yeni olmus gibi aciyor.
0
thewizardofearthsea
(20.02.17)
Dostum bosver bunlarla kafa tuketmeyi. Dünya kadar yapılacak öğrenilecek eylem var, hobi var spor var, sanat müzik var. Yoluna bak. Biri çıkar her şeyi baştan okutur adama. Bildiklerini unutursun. Sen hayattan keyif almayı muhafaza et.
0
karacigerim vur kadehlere
(20.02.17)
Kesinlikle tükeniyoruz. Tolerans kotası doluyor mesela, daha az affeden daha tahammülsüz bi partner haline geliyoruz. Yaşanmışlıklar da her adımı temkinli atmamızı tembihlediği için ilişkiye-karşımızdaki insana ısınmak da epey zaman alıyor. Sabır gerekiyor.
Bunların çözümü, karşıdakine değer vermek. Onu değerli görmek, ona değerli hissettirmek(karşıdaki odun değilse o da değer vererek karşılık verecektir. Vermiyosa dediğim gibi biraz sabır, sonra s*ktir git demek düşüyor bizlere).
Bi de iki ilişki arasında yeterince uzun bi boşluk olmalı bu tükenmişliği yaşamamak için. Önce ayrılık acısı çekilmeli, sonra yalnızlığın o kadar da kötü olmadığını düşünüp tadını çıkarmalı, bu durumdan sıkılıp çok sap ve yalnız hissedince de yeni ilişki arayışına girilmeli.
0
megalomaniac
(21.02.17)
aslında bir kadındım. gerçi cevaplar çok da fark etmeyecekti galiba. teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸mobydick
(24.02.17)
(23)

Facebook hesabınız var mı?

ya ben lan neyse
1. var2. vardı kapattım3. hiç açmadım4. oyun vs için fake hesap açtım
1. var
2. vardı kapattım
3. hiç açmadım
4. oyun vs için fake hesap açtım
0
ya ben lan neyse
(17.02.17)
1
4
0
sutlu nescafe
(17.02.17)
3
0
partizan
(17.02.17)
2
0
naberabi
(17.02.17)
1
0
masa penisi
(17.02.17)
5. var ama bir şey paylaşmıyorum, beğenmiyorum.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(17.02.17)
2 4
0
pembepembepembe
(17.02.17)
1
0
megalomaniac
(17.02.17)
2
0
duyond
(17.02.17)
2-4
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.02.17)
1
özellikle etkinliklerden haberdar olmak ve yurtdışında yaşayan arkadaşlarımla iletişime geçmek için kullanıyorum.
0
violetsky
(17.02.17)
2
4 sene olmustur kapatalı
0
annesharley
(17.02.17)
2
0
kaptan memo
(17.02.17)
2
0
blacksky
(17.02.17)
Var ama aylardır girmiyorum şıkkı yok seçeneklerde
0
le cola nin umursanmayan formulu
(17.02.17)
var ama hiç bakmıyorum.
facebooktan oyun oynamadım, oynamam.
0
dafuq
(17.02.17)
3
0
ms brownstone
(17.02.17)
2
0
all girls dream
(17.02.17)
fake hesap var arada facebook isteyen sitelere filan girebilmek için. gerçek hesabım yıllardır kapalı.
0
rotten head
(17.02.17)
2
0
tociess
(17.02.17)
var, aktif değil. fb'dan bağlan app'leri için duruyor.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(18.02.17)
2 sonra 4.
0
olkol
(18.02.17)
3
0
uzunuzunilgi
(10.04.17)
1
4

detay: fake hesapta beni engelleyenlere bakıyorum genelde.
0
rain when i die
(10.04.17)
(15)

nasıl aştınız?

limoncello
Kadınlar, size doğdunuzdan beri aşılanan cinsellik, seks vs. ilgili olumsuz fikirleri,yasakları, bekaret vıdı vıdı teranelerini nasıl aştınız ya da aşabildiniz mi? ilişkilerinizde zorlandınız mı bu yüzden genel anlamda?
Kadınlar, size doğdunuzdan beri aşılanan cinsellik, seks vs. ilgili olumsuz fikirleri,yasakları, bekaret vıdı vıdı teranelerini nasıl aştınız ya da aşabildiniz mi? ilişkilerinizde zorlandınız mı bu yüzden genel anlamda?
0
limoncello
(16.02.17)
Erkekleri daha yakından tanıyınca, kimsenin kendimi dizginlemeye değmediğini anlayınca, bencillik duygularım ağır basıp yüzeysel düşünmeye başladığımda, kendimi her şeyden çok sevdiğimde ve kendi doğrularımın genel geçer doğrulardan çok daha kıymetli olduğunu farkettiğimde aştım.
0
megalomaniac
(16.02.17)
Nispeten baskıcı en azından cinsellik tabusunu yıkamamış bir ailede yetişmeme rağmen hiçbir zaman takmıyordum ben. Evet sorun yaşadım erkeklerle ilişkimde, ama sorun yaşatana kapıyı gösterince ortada bi sıkıntı kalmıyor. Yaparken iyi ama iş ciddileşince ımı bıkiri istiyim diyen tipleri insandan saymadığım için.
0
bir nick var benden iceri
(16.02.17)
Ben gelenek görenek dışında fiziksel teması pek sevmiyorum. En basitinden el tutmak birisine sarılmak bile pek hoşuma gitmiyor ama çaktırmamaya çalışıyorum.

Bunun dışında üniversite başlarında babam bir gün bekaret çok saçma yav diye bi konuşma yaptı pat diye. Hayatımda daha fazla utandığım bi an olmadı herhalde. Konuşunca zincirlerimi kırmadım ama rahatladım diyeyim.
0
jazzabel
(17.02.17)
aşamadım.
0
pinkpeony
(17.02.17)
çoğu konuda cevremden ve ailemden bagımsız olabildiğimi düşünüyorum. zaten 13- 14 yasımda ailemin yanından ayrıldım, ayda bir görüşüyorduk. bu konularda da bana telkinde falan bulunmadılar. böyle olunca bişey ' aşılanamadı' bana.

tabii ki toplumun aşılamaya calıstıgı birtakım seyler var yine de ama onların ben amk diyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.02.17)
bu konularla alakalı toplumsal değerlerin çok ikiyüzlü ve saçma olduğunu fark ettiğimde. sorup sorguladığımda hiç tatmin edici cevaplar alamadım, birçok konuda olduğu gibi. dini inancın da olmayınca elinde bir şey kalmıyor.
0
shin
(17.02.17)
İlk birlikte olduğum kişi ile zorlandım. Kafanda saçma olduğunu düşünüyorsun, başka birinin biriyle sevişmesi kötü bir düşünce gibi gelmiyor ama yaşamaya gelince heyecandan öte bir korku oldu. Hani, kadın ıslanır sonuçta; tüm o ıslanma geri kaçtı. Tabudan öte ekranda gördüğün ama senin bilmediğin, ortalıkta hiç konuşulmayan bir şeyi yaşamak çok garip.

Şöyle gibi; hayatın boyunca hiç tuvalete gitmemişsin gibi. Bazıları tuvalete gitmeye 'Iyyy, çok kaka, çok pislik, iğrenç, yivrenç' diyor ve çoğunlukta, tuvaletle ilgili filmler var ve bunlar el altından satılıyor (o dönemde internetten film ya inmiyordu, ya bir iki günde iniyordu), bazıları 'ne olacak, insani ihtiyaç' diyor ve o kesim azınlık. Kapalı kapılar arkasında insanların tuvalette olduğunu biliyorsun ve nasıl olduğunu merak ediyorsun. Teorik bilgin var ama pratikte ne olduğu hakkında pek bir fikrin yok. Dolayısıyla, o an geldiğinde insan ne yaptığının biraz fazla farkında oluyor. Atılan bir golü yavaş çekimde izler gibi; 'Oluyor, oluyor, oluyor, oldu sanırım, oluyor galiba, oldu' şeklinde, fazladan bir bilinç geliyor.

Zaten ilk sevişme kadınlarda genel olarak kötü geçen bir sevişme imiş; onu çok sonradan makalelerden öğrendim. Amerikan kadınları için iyi geçen ilk sevişme oranını %2 olarak gösteriyordu; Türkiye'de de ya benzer ya da daha düşük olacağını tahmin ediyorum.

Oysa, ailemde sevgilisi ile birlikte yaşayan kişiler vardı ve ailem hiç kötü gözle bakmamıştı, benimsemişti diğer kişiyi. Arkasından laf eden olmamıştı. Babam da 'Alt tarafı bir imza, gönül bağı olduktan olmadıktan sonra ne fark eder ki' diyordu ama aynı babaya 'Ben seviştim' desem kalpten gider. Sevişmiş olmamdan değil de, bizimkilerin gözünde hala küçük kızım, 'Hangi pedofil sulandı sana' diye üzülür; anlatamazsın 'Baba, ben 30'u geçtim' diye.

Seviştim diye dünya başıma yıkılmadı, bunalıma girmedim, suçluluk/kirlilik duygusu ya da yayın yapma ihtiyacı hissetmedim. Yine de o an kafamda 'Kadın olmak' olarak kodlanmış. Yataktan kalkınca topuklu ayakkabı ile yürüyebilir olacağımı sanmıyordum, bir anne gibi davranmayı beklemiyordum ama ona eşdeğer bir 'kadınlık' bekliyordum. Kadın olmadığım gibi, 'Eee, bugün dünün aynısı' oldum. Devamında görünürde bir sorun yoktu da, aslında çok büyük bir sorun vardı. Her şey güzel de ben zirve yapamıyordum (İlgili kelimeyi iş bilgisayarından yazamıyorum da, yasak). Oysa dışarıdayken iyiydi, içerisi ile ilgili büyük beklentilerim vardı. 'Sırf dışarıdayken böyle ise, içeride nasıl uçuluyordur kimbilir' diyordum; çoook büyük hayal kırıklığı oldu. Adamda sorun yok, yapması gerekeni yapıyor, dayanması gerektiği kadar dayanıyor; bende tık yok oğlu yok. Tüm bunların bu vıdı vıdı ve teraneler sonucu olduğunu düşünüyorum. O an bir şey düşünmesen ve kendini kaptırmış olsan, sen hissetmesen bile yolda giden adamın bacaklarına bakması ve senin defansif hale gelmen gibi şeyler etkiliyor bunu. Baskıcı bir ailede yetişmedim ama toplum baskılıyor da baskılıyor. Bu baskı sonucu da insan ya kendini topluma verip kabuğuna çekiliyor, kapanıp ilişkiden soğuyor ya da isyan edip 'Ey toplum, ben seni hiçe sayıyorum. Oooh, bu da senden intikamım' havasına giriyor.

Nasıl aştım? Aştım mı, bilmiyorum. Bununla ilgili görünürde bir sorunum yok. Zirve ile ilgili (ya bu kelime de çok komiğime gitti şimdi) sorunları neyle ve nasıl aştığımı burada 300 kere anlatmışımdır. Biri bu konu ile ilgili bir şey söylese 'He anam he' diyecek kıvamdayım ama hala bu vıdı ve teranenin etkisinde olduğumu düşünüyorum. Çünkü sevişme bir keşif işi, keşfettiğinin yüzlerce katı bir keşfetmediğin olan derya. Herkesin mezhebine göre bir hayal dünyası, coşturduğu şeyler var; haliyle benim de var. Yine de denemediğim ve denemeyi asla düşünmediğim birçok şey var. Örneğin, ilgili terimi yine yazamıyorum buradan ama sevişme sırasında acıdır, dayaktır, işemektir, 'Oramıza top, buramıza çubuk sokalım' gibi şeyleri sevmiyorum. Belki kafamda toplumsal tırı vırı olmasa sevecektim ve belki şu an aldığımdan daha da fazla zevk alacaktım; bilmiyoruz. Belki de tırı vırı hala kafamızın içinde ve bize bu sınırları sunuyor. Belki hetero olmayacaktım sadece, tüm cinsleri kucaklayan, hatta cinslerin ötesini kucaklayan biri olacaktım ama olamadım ve birçok şey kaçırdım; nereden biliyoruz. Belki daha da renkli hayallerim olacaktı, belki de "üç-beş şeyds of ayça" takılıyorum da haberim yok.

Bunun kadınla ilgili olduğunu düşünmüyorum sadece. Eşcinsel değilse erkekler de bir kadınla birlikte oluyorlar ve onların travmalarını ya da en basitinden sıkıntılarını taşıyan kişiler oluyorlar. Haliyle bunu kadınlar kadar yaşamıyorlarsalar da, en azından her bekaret bozan adam bir şeyler yine toplumsal bir takım sınırlarla karşı karşıya ve en basitinden ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını karşındaki kadının tutumu belirliyor. Üzüldü mü, sevindi mi, ne yaptı diye bakıyor insan. Eşcinselse zaten tabu, tırı vırı kadınlardan daha da ötede.
0
aychovsky
(17.02.17)
En beğendiğim sorulardan biri olmuş. Amme hizmeti resmen.


Çooook. Bu durumu kaldıramayıp ilişkide tartıştığım oluyordu. İnsan bunalıma giriyor işte böyle böyle toplumsal dayatmalardan. Sonra aştım işte bir şekilde. Yani galiba...
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(17.02.17)
geldi yine bizim magazin...

ayça döktürmüş yine +1
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(17.02.17)
Ben de lisede sadece kötü insanlar evlenmeden sevişir sanıyordum. Sonra libidosu sağolsun aştım. Ama hala yaşadığım sorunlar ve cinselliğim tam olarak kabul gördüğünü düşünmüyorum. Ailemin bir kısmı biliyor bakire olmadığımı ama biseksüel olduğumu bilmiyorlar. Üzücü benim için hep sakladığım bir şeylerimin olması, utanmam gerekiyor sanki.
0
fasulyek
(17.02.17)
okuyup araştırarak, kadın olarak kendime bir duruş belirleyerek. bunlar tabi öyle havadan gelmiyor. zaman, emek ve çaba gerektiriyor. bir kere her şeyi geç, seni cinsel tercihlerin (bekaret, fantezi,libido, partner sayısı, yönelim v.b.) konularla ilgili yargılama potansiyeli olan adamı/kadını asla yanına yaklaştırmayacaksın. yatağa girmeden bunun sinyallerini çok rahat yakalarsın. bu yüzden ben hem muhafazakar bir adamla olup, hem öncesinde yaşadığı cinselliği gizleyip, hemde adamı/kadını gerikafalılıkla suçlayan insanlarıda anlamıyorum. almayacaksın arkadaşım hayatına böyle kişileri.

kendin gibi düşünen veya en azından bu anlamda kendi içinde yolculuğa/arayışa çıkmış, sorgulayan/öğretilenin dışında yanıtlar arayan adam veya kadınla olacaksın. bu konuları aşmak pek öyle kendi kendimize yapabildiğimiz bir yolculuk olmuyor maalesef. bu yüzden bu yolculukta edindiğimiz yol arkadaşlarımızda belirliyor bunu aşmak için gösterilen çabayı.

çok düz ve basit bir mantık yürüttüm ergenlikten itibaren, benim vajinam, benim memem, benim götüm. bu beden ve hayat benim. kendi belirlediğim zamanda, kendim istediğim zaman, kendi seçtiğim kişiyle yaşadım ne yaşayadıysam.

bence bu konularda dikkat edilmesi gereken yegane nokta, özgürlük/kendi sınırlarını kendin belirlemekle, dejenarasyonu/yozlaşmayı karıştırmamak. cinsel özgürlükle, yozlaşmış/içi boşaltılmış bir cinsellik yaşamak aynı şey değil.
0
Phoebe
(17.02.17)
Ben çok baskıcı bir ailede büyüdüm. İlişki yaşama, ilkleri tecrübe etme yaşım biraz geç o yüzden. Benim için kırılma noktası yurtdışına gelişim oldu. Burada daha rahatım, sokağa çıktığımda Türk, yabancı ya da kadın olmamdan önce birey olduğumu hissediyorum ve toplumda gördüğüm bu kabul manevi olarak inanılmaz rahatlattı beni. Yaşadığım ilişkilere de olumlu yönde etki etti.

Türkiye'de de ilişkilerim oldu ama en entelektüel, en okumuşunun bile kafasında yarattığı önyargılar, tabular var. Nasıl bir cehennemin içinde yaşadığımı oradayken fark etmiyordum. Kimse kızmasın, hani ben de büyük söz söylemek istemiyorum ama bundan sonra bir Türk'le çıkmayı düşünmüyorum. Şahsi fikrimdir, erkekleri hepten eleştirdiğim düşünülmesin. Ben sadece ilişki yaşama gafletinde bulunduğum birkaç tane adamın bende yarattığı hayal kırıklıklarından dolayı böyle düşünüyorumdur büyük ihtimalle.
0
chitosan
(17.02.17)
Başlarda toplum baskısından sanırım faydalanan taraftım. Yönelimimi farketmeden (veya kendime itiraf etmeden) hayatımda olan insanlarla beraberlik yaşamayıp buna neden olarak inanç ve aile toplum yapısını neden olarak gösterdiğim yıllar oldu.

Daha sonra hayatımın nispeten özgür kadınlarla geçen döneminde de bu baskının aslında devam ettiğini farkettim. Her ne kadar toplum baskısını yok sayacak ilişkiler yaşasan da dışarıda kimse bunu bilmiyor ve yaptığının daha büyük suçluluğunu hissediyorsun (Hem cinsellik yaşıyor olmanın hem de bunu hemcinsinle yaşıyor olmanın birleşimi).

Şu an bunun tamamen bir ihtiyaç olduğu ve her insanın yaşaması gerektiğini savunmam 30lu yaşlarda olmama rağmen bu baskıdan doğan psikolojik durumu aşmama hala yardımcı olmadı. Uzun süreli ilişkim ve düzenli seks hayatına rağmen zirve konusunda sorununu aşamamıs biriyim (aychovsky çok sevdim kelimeyi kullanımı). Kafanın içinde kötü bir şey yapıyorum diye bir kodlama olarak kalıyor bence ve kolay aşılamıyor bu sorunlar.
0
monolog insanı
(17.02.17)
Çok şükür bu konuda hiç baskı kurulmadı üzerimde ama tabii ki seviştiğimi açık açık söyleyecek bir ortamım da olmadı. Yine de, bekaretimden çok psikolojimin iyi olması ile ilgilenen bir ailem olduğu için şanslıyım.
İlişkilerimde bu yüzden zorlanmadım veya suçluluk hissetmedim. Ama dediğim gibi bu konular benim için hep gizli saklı konulardı. Misal erkek kardeşimin seviştiği herkes tarafındna bilinirken, benimki bilinmezdi. Ortada ne kadar baskı olmasa da toplumsal tabular var, ondan nasibimizi aldık.
0
peggy
(17.02.17)
aşamadım bence. evli barklı yaşını almış kadınım hala o bölgeyi gidip ağda yaptırmışlığım yok mesela. bacak vs rahat rahat giderim ama orası beni tedirgin ediyor. ergenliğe girerken aman başka yerde açılmaz kesinlikle diye annem oturup ağda öğretmişti. o yaşlardan beri kendim yapıyorum. halbuki ağdacı kız orayı görse ne olur görmese ne olur...

aynı şekilde jinekolojik muayenelerde çok stres yapıyor bayan/erkek bir sürü doktora gittim ama her defasında uf ne gerek vardı diye rahatsız oluyorum. içime işlemiş.
0
yue
(17.02.17)
(12)

Oda Kokusu

usesoap
Merhaba arkadaşlar.Evinizde koku ürünleri kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız hangi markanın ürünlerini kullanıyorsunuz. Ve hangi yöntemle? (belli zamanlarda kendi sıktığınız sprey, otomatik sprey, prize takılan kokular, tabletler, çubuklu sıvı kokular, süngerli sıvı kokular vs.) Kokuyu seviyorum ve
Merhaba arkadaşlar.

Evinizde koku ürünleri kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız hangi markanın ürünlerini kullanıyorsunuz. Ve hangi yöntemle? (belli zamanlarda kendi sıktığınız sprey, otomatik sprey, prize takılan kokular, tabletler, çubuklu sıvı kokular, süngerli sıvı kokular vs.) Kokuyu seviyorum ve bu zamana kadar çok marka ve çok yöntem kullandım. Ama tatmin olmadım bu zamana kadar. Şimdi yeni bir eve taşındım ve kapıdan girdiğimden itibaren genel anlamda eve hakim etkili bir koku istiyorum. Her oda için ayrı ayrı ürün alabilirim ve sizden alacağım fikirlerden sonra karar vermek istiyorum. etkili olması ve kendini hissettirmesi önemli.

İlginiz için şimdiden teşekkürler.
0
usesoap
(15.02.17)
arada bir koridorda tütsü yakıyorum, kokusu tüm eve yayılıyor. spreyleri,çubuklu/süngerli sıvı kokuları sevmesem de tütsünün kokusuna göre 1-2 tık yukarıda.

bir de buhurdanlık diye bişey varmış, buradan öğrendim. onu da deneyebilirsin.
0
MtKrt
(15.02.17)
lavabo dışında sentetik bir koku yok. evde sık sık kahve içilir. filtre kahve taze olduğu için aroma tüm eve yayılıyor. sonra limon, mandalina, portakal gibi narenciyelerin kabukları tabakta bırakıyoruz. özellikle limon kokusu kalıcı. bir de tütsü var. ayrıca salon büyüğünden birkaç tane salon bitkisi var. sentetik kokular mide bulandırıcı geliyor.
0
silver apple
(15.02.17)
doğuda görev yapıyorum ve internetten alıcam ürünü. yani koklayarak alma şansım yok. etki anlamında tavsiye edebileceğiniz ya da kokusuna güvendiğiniz bir ürün varsa, direkt marka ve model ismi söylerseniz de ayrıca çok sevinirim.
0
🌸usesoap
(15.02.17)
d&r ın içine çubuk koyunca koku yayan ürünleri var renkli renkli böyle. ne deniyor onlara bilmiyorum. tütsü gibi ama yakılmıyor. ben onun mavi renklisini çok beğeniyorum acayip ferahlatıcı bir koku. buram buram da kokuyor odam.
0
muslugubozukhayrat
(15.02.17)
glade ve airwick kullandim otomatik spreylerinden. hic oyle eve girince hakim olan bi koku yok, sadece ilk sikildiginda koku geliyor o kadar.
0
pide
(15.02.17)
Mudo'nun oda kokuları güzel. www.mudo.com.tr
0
malheiros
(15.02.17)
www.aradolu.com Bu sabunu duşta kullandığımda hoş kokusu banyoda 24 saat falan kalıyor, bunu ufak parçalar halinde sıvılaştırıp odalara koysan oralarda da hafif bir koku yayabilir diye düşünüyorum ama denemedim tabi.
0
candanag
(15.02.17)
Airwick - yaz anıları
3 al 2 öde spreyler var. Deneyin derim.
0
isott
(15.02.17)
Air wick clean linen kullanıyorum temizlik sonrasında ya da kızartma falan yapmışsam. Onun dışında bir otelde görüp çok beğendiğim a101 de satılan yasemin kokulu esansı aldım ama hemen ucup gidiyor bir haftada.
0
curukturpkokusu
(15.02.17)
zaman ayarlı sprey bence en güzeli.
elmalı tarçınlı glade vardı, bulabilirsen onlardan al
0
azizakin
(15.02.17)
Airwick almayın hayvanlar üzerinde deney yapıyormuş.
English home, madame coco'daki çubuklu kokuların bazıları hafif oluyor güzel oluyor. Ofiste olabilir ama evde sevmem.
0
megalomaniac
(15.02.17)
Ben Mudo'nun çubuklu sıvı kokularından alıyorum, ev 45 metrekare olduğu için evin hakim kokusu oluyor.
www.mudo.com.tr

(Ben bergamot garden kullanıyorum fresh bir koku istediğim için ama french vanilla da güzeldi vanilya kokusu seviyorsan).
0
kayranin kedisi
(16.02.17)
(16)

bugünkü aklını olsa üniversite okur muydunuz?

limoncello
herkes üniversite okumak zorunda mı?kastettiğim lisans derecesi
herkes üniversite okumak zorunda mı?

kastettiğim lisans derecesi
0
limoncello
(15.02.17)
okurdum. ama öyle apartman üniversitelerine üniversite demiyorum. eski üniversitelerden bahsediyorum.
0
sta
(15.02.17)
Okurdum ama aldığım eğitim muhteşem falan olduğu için değil. Üniversitedeyken hayatım çok güzeldi, o yüzden.
0
naberabi
(15.02.17)
Cahil kalamam. Bana meslekten fazlasını verdi okul.
0
kargn
(15.02.17)
22 yaşındayım, hala 1. sınıfa başlayacağım. 35 yaşımda da olsam okumak istiyorum. kendi bölümüm için söylüyorum ama bunu. sırf diploma için üniversite okumam. bugün en büyük hayallerimden birini gerçekleştirip doğu avrupa'yla iş yapan, moskova senin kiev benim iş seyahatine çıkan zengin bir biznısmen olsam dahi kendi bölümümü okumak ve bitirmek isterim.

ha genel olarak okumayı sevmiyorum ve çalışıp para kazanmayı tercih ederim, o ayrı... onu yapmam için okumam zaten şart ama şu an. haliyle "kyk kredisi de bitti muğa goyum" yakınmaları ve fakirlik dışında şikayetim yok şu an okumaktan yana.
0
der meister
(15.02.17)
okurdum. babadan zengin olsam okumazdım ama.
0
prince legolas
(15.02.17)
eğer istediğim şekilde bir iş bulabilirsem - gece vardiyasında çalışacak şekilde- ikinci kez sınava hazırlanıp güzel bir okulda başka bir bölüm daha okumak isterim. farklı üniversite, farklı kültür. bir de yetişkin bir şekilde okumak nasıl oluyormuş onun tadına bakmak isterim.
0
blue eyes white dragon
(15.02.17)
Şartları zorlayıp daha erkenden başlamaya çalışırdım üniversiteye.

Herkes okumak zorunda değil tabii. Ama zengin değilsen ve/veya elinde bir mesleğin yoksa, okumak faydalı olur.
0
skooma
(15.02.17)
Okurdum ve ortalamamı daha yüksek tutardım. Doktoraya kadar giderdim. Okumuş insanın muhabbeti ayrı. Okudukça okumamış kişilerin ne kadar sığ bireyelr olduğunu zamanla anlıyorsun. Günlük konuşulan konulardan esprilere kadar her şey değişiyor. Okumak iyidir. Cahilliğin övüldüğü bu dönemde okuyan insana çok ihtiyaç var.

Burada atom parçalasan kıymeti olmuyor diyen kişiler en dandik üniversiteyi 10 senede bitiren insanlardır. sanırsın atomu parçaladı da kıymeti olmadı. işte asıl cahiller bunlar.
0
tekila shot bardağı
(15.02.17)
Hukuk bitirmiş biri olarak söylüyorum;
Okumazdım
Hatta lise bile okumazdım
Gider sanayide araba tamir ederdim
0
avalist
(16.02.17)
bildiklerin insanların ihtiyaç duyduğu kadardır. eğer bir toplumda atom parçalayan insana ihtiyaç yoksa orada atom parçalayan insan işsiz kalır. bu kadar basit.
0
nickini degistiren yazar
(16.02.17)
Okurdum
0
basond
(16.02.17)
>Hukuk bitirmek
>av ile başlayan nick seçimine kadar hukukçu titrini benimsemek
>gelip okuycağıma tamirci çırağı olaydım diye ağlamak
>sası sası riyakarlık kokmak

Abi, dürüst olun. Kartvizite Das auto mechanic yazamayacaksınız diye üzüldüğünüzü sanmıyorum. İlk birkaç ay kartvizitinizdeki av. Bilmemkim bilmemneoğlu yazısına bakıp sevindirik olmadıysanız ben de tamirci değilim.
0
kargn
(16.02.17)
@kargn
sadece nick ve entry e bakarak yapabileceğin en iyi linç eleştirisini yapmışsın. tebrik ediyorum. +1

ancak hiçbir zaman avukat olarak,yanına icra memurunu alıp, sanayiye gidip, borçlunun gırtlağına çöküp, öde borcunu deyip, ödeyemeyince de ekipmanları malları kaldırıp götürmek isteyeceğini sanmıyorum.

Kartvizitim yok. bastırmadım.
Avalist de senetteki kefil demektir.
Sende tamirci değilsin.
0
avalist
(17.02.17)
devamın zorunlu olmadığı bir okulda okumak isterdim.

üniversite ortamları sosyal anlamda tecrübe kazandırmış olsa da %90 zaman kaybı olarak döndü bana. o dönemlerde şimdiki gibi para kazanabilsem, bu yaşımda trilyona göz kırpardım. gerçi yine bugünkü aklımın da olması lazım...
0
la rana
(17.02.17)
Ben de hukuk bitirmiş biri olarak okumazdım diyorum, malesef.
Bunca seneyi ve emeği neye versem o şeyin uzmanı olurdum. Mesela spor, ya da yemek yapmak, ya da satış elemanı olup bi şekilde seneler geçince uzmanlaşıp kıdem kazanmak...
Şuan sadece elimde diplomayla acemi muamelesi görüyorum çünkü okulda geçirdiğin vakti kıdemden saymıyor kimse. Niye? Uygulamayla teorik bambaşka.
0
megalomaniac
(17.02.17)
yez
0
narudocko
(17.02.17)
(2)

Zengin erkek avcısı kadın filmleri

iwasbornonamountainside
Fiziklerini ve cazibelerini kullanarak erkekleri kandırıp, onlarla sadece parası için beraber olan, evlenip yüksek bir tazminatla boşanmak için plan yapan veya kısa yoldan erkeğin içkisine uyku ilacı atarak, o mışıl mışıl uyurken cüzdanını, kartlarını vs. çalan zengin erkek avcısı kadınların konu ol
Fiziklerini ve cazibelerini kullanarak erkekleri kandırıp, onlarla sadece parası için beraber olan, evlenip yüksek bir tazminatla boşanmak için plan yapan veya kısa yoldan erkeğin içkisine uyku ilacı atarak, o mışıl mışıl uyurken cüzdanını, kartlarını vs. çalan zengin erkek avcısı kadınların konu olduğu filmler arıyorum. Bu türde daha önce izlediklerim ;


Hors de prix (2006)
Heartbreakers (2001)
Rien ne va plus (1997)
Housesitter (1992)
Rich men single women ( 1990)
0
iwasbornonamountainside
(15.02.17)
g.co
Çok eğlencelidir ;)
0
megalomaniac
(15.02.17)
@megalomaniac Bunu izlemiştim, Hors de Prix. Evet gayet eğlenceliydi :) Teşekkürler yine de. Başka önerebileceğin var mı ?
0
🌸iwasbornonamountainside
(15.02.17)
(40)

Sorum her iki cinse?

fragile lady
Kadınlar; en çok hangi renk ojeyi/ojeleri kullanıyorsunuz ve/veya seviyorsunuz?Erkekler; en çok hangi renk ojeyi/ojeleri beğeniyorsunuz?
Kadınlar; en çok hangi renk ojeyi/ojeleri kullanıyorsunuz ve/veya seviyorsunuz?

Erkekler; en çok hangi renk ojeyi/ojeleri beğeniyorsunuz?
0
fragile lady
(15.02.17)
canlı kırmızı. erkek cinsiyim.
0
thewizardofearthsea
(15.02.17)
Cırtlak olmayan herhangi bir renk. Kırmızının ucuzlaştırdığını düşünüyorum.
0
m e b
(15.02.17)
Erkek olarak renksiz olanı seviyorum, mümkünse naked olanı, her şeyin naked olanı makbul.

Siyah, kırmızı, pembe, fuşya hepsi ayrı iğrenç. Neden? Doğal değil ablacım. Garip duruyor.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(15.02.17)
kadın

kırmızı
bordo
mavi
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(15.02.17)
Nude tonları, k.
0
muslugubozukhayrat
(15.02.17)
su yeşili, bej, eflatun. (erkek)
0
yeraltindan potlar
(15.02.17)
Çok canlı renkler hariç hepsini sevmiyorum. Fıstık yeşilini sevmem mesela. Ama koyu tonlar(renkler değil) ve güçlü renkler özellikle ilgimi çekiyor.
0
mewthree
(15.02.17)
Siyahı çok seviyorum ama soğan kabuğu rengi daha çok yakışıyor. O yüzden ikinciyi kullanıyorum.
0
benoyledemekistemedim
(15.02.17)
Kadin

Bej, gri, bordo, tugla rengi

yazin acik mavi (bebek mavisi)
0
kuehles blondes
(15.02.17)
erkek, oje sevmiyorum
0
masa penisi
(15.02.17)
E/
Beyaz tenliyse (gerçek beyaz) siyah ve parlak kırmızı güzel gidiyor.
Esmerlere hiçbir ojeyi yakıştıramıyorum (bir kaç kez mat yeşil gibi bir renk görmüştüm o fena durmuyordu gerçi) mümkünse ojesiz en fazla bi french makul seviyede.
0
Euxinos007
(15.02.17)
Siyah ya da bordo kullanıyorum ben her zaman.
0
ms brownstone
(15.02.17)
Siyah dışında birçok rengi kullanıyorum ama en çok açık tonları kullanıyorum.
En çok şu rengi kullanıyorum, yanımda bulunduruyoırum.
3.bp.blogspot.com
French yapmıyorum ama şu tonları yoğun kullanıyorum, en çabuk biten onlar oluyor.
papatyaski.com
Bordo da kullanıyorum ama bordonun tonuna bakarak kullanıyorum. Sıcak - soğuk ton kıyafete göre değişiyor.
Yazları fosforlu renkler de kullanıyorum. Deniz kenarı ise şu renklerden kullandığım oluyor.
www.dijitaltrend.net
1.bp.blogspot.com
Ama bunlar yılda 5-10 günü geçmez.
Bunun dışında çok çok nadir lacivert mat oje sürmüşlüğüm ve açık zeytin yeşili sürmüşlüğüm var.
Yine de en çok açık ten tonları ve bordo kullanıyorum.
0
aychovsky
(15.02.17)
Gümüş gri
Koyu kırmızı mat
Bunlar dışında metalik saten mat serileri genelde seviyorum
0
megalomaniac
(15.02.17)
açık ve mat renkler - buz mavisi, bej, uçuk pembe vs./ K
0
dene
(15.02.17)
En cok kullandigim tonlar;
prnt.sc
prnt.sc
prnt.sc
prnt.sc

Yani fotograflarimdan da gorulecegi uzere nude ve sedefli ojeleri seviyorum. Canli renkler pek sevmem, suremem de. Eller benim, yani K
0
yuzır
(15.02.17)
Kırmızı. Erkek
0
empty man
(15.02.17)
@playing star

o petrol yeşili dediğin şey müthiş. mavisi de öyle.
0
mewthree
(15.02.17)
eller beyazsa herhangi bi oje. eller beyaz değilse dünyanın en güzel rengini -kırmızıdır bence- bile beğenmem.
0
zirrealist
(15.02.17)
En çok kullandıklarım koyu bordo, siyah, bordoya dönük kırmızı, nude, mat gri, bronz kahve.
Yazın bronzlaşınca daha neon renkler ve beyaz da kullandığım oluyor.
0
bir nick var benden iceri
(15.02.17)
sürmemeye çalışıyorum. kullanırsam da nude tonlar
0
blacksky
(15.02.17)
e, oje sevmiyorum, colorless, çok gerekliyse nude
0
kaichi
(15.02.17)
erkek

oje çok çirkin geliyor bana. efsane çirkin. bir de kokuyor. korkunç kokuyor. bak başıma ağrı girdi bunu söylerken. öyle fena kokuyor.
0
windowsguvenlikduvari
(15.02.17)
Kırmızı ve sade french çok hoş oluyor.
0
yirmisantim
(15.02.17)
French yapan kadınlar çok seksi geliyor bana
0
purple rain
(15.02.17)
bordonun elli tonu resmen , mat siyah, lila, arada kuaförde french(kendim yapamıyorum) onun dışında tam ten rengi bir bej kullandığım da oluyor.
0
shotgunwoman
(15.02.17)
erkek bordo
0
bohr atom modeli
(15.02.17)
Bordo
Siyah
Vişne

k.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(15.02.17)
bordo, nude tonları
0
elorelia
(15.02.17)
mat ve koyu renk ojeleri seviyorum.

kadın.
0
orange coffee
(15.02.17)
Yazın: nude
Kışın: nude, bordo, siyah
Bu üçünden başka asla.

French güzel görünüyor beğeniyorum ama kendim yaptırmıyorum. Kırmızı gözüme hiç güzel gelmez.

Kadın.
0
mutekebbir
(15.02.17)
Kiyafete uygun tonlu bir kirmizi veya krem rengi-beyaz yani acik renkler haricindeki her oje leş bence. Erkekim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.02.17)
Yeşil
Mavi
Bordo

Erkek
0
naberabi
(15.02.17)
bordonun elli tonu
0
shi aila
(15.02.17)
Sadece siyah biraz ilgi çekici görünüyor. Bunun dışında hemen hepsi iğrenç geliyor, pembe renkli araba etkisi yaratıyor. Bu kadar saçma pek az şey vardır herhalde.
0
harvey
(15.02.17)
Oje sevmem. Clear coat güzel duruyor.
cinsiyetim erkek
0
battal gemalmaz
(15.02.17)
Ya yeter dayanamıycam. Erkeğim, siyah oje sürmek istiyorum aşırı derecede. Oh.
0
kargn
(15.02.17)
genelde nude tonları ve hm mushroom
s-media-cache-ak0.pinimg.com

Onun haricinde altına hiç renk sürmeden;
2.bp.blogspot.com

Koyu kullanacaksam bordo.
Yaz döneminde tatilde fln açık maviler,lilalar
s-media-cache-ak0.pinimg.com
0
demoniclewinsky
(15.02.17)
erkek,

bordo ve koyu tonları
0
mirty
(15.02.17)
Siyah, kırmızı ve bordo :)
0
kingsley
(21.08.17)
(21)

napıyorsunuz?

Lusid*
kahve yaptım, yarım kalan kitabımı bitireceğim ben..siz napıyorsunuz şu anda? güzeldir keyifler umarım..
kahve yaptım, yarım kalan kitabımı bitireceğim ben..
siz napıyorsunuz şu anda? güzeldir keyifler umarım..
0
Lusid*
(14.02.17)
yan bakışla telle oynayan kediyi izliyorum, kendisi şu an telle sallanan sandalyenin üzerinde oynuyor, bi ileri bir geri

Benny and Joon'u açtım, onu izliyorum bi yandan da.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(14.02.17)
Kötü bir gun gecirdim..kafamdaki sorulari cozmeye calisiyorum
0
astrid
(14.02.17)
kahve mi yapsam, çayı mı ısıtsam ikilemindeyim. güzel keyfi kim kaybetmiş de biz bulalım lusid efendi, bizimkisi anca böyle gün doldurma.
0
yeraltindan potlar
(14.02.17)
Sipariş ettiğim kahve makinem bugün geldi onun mutluluğu var ama kutu içeriğini bilmediğimden mütevellit kapsülüm yok diye biraz burukluk var içimde. İş konusunu hiç açmak istemiyorum.
0
EkimBebesi
(14.02.17)
İşten iki saat geç çıktım, dün yarısını bugüne sakladığım somonu pişirdim, şu an da kahve demledim, Noctrunal Animals izleyeceğim.
0
chicha
(14.02.17)
Dolmakalemlerime mürekkep dolduruyorum. Kahve makinasının sesi geldi. "Ben oldum" diyor.
Kalemler çok güzel. İnsan bunları nasıl sevmez.
Pencereden dışarı bakacağım ve belki tamamen yapmacık olduğunu düşündüğüm insanlar için de biraz kederleneceğim. Gündüz denen şeyi boğan, hayırsız bir oğul gibi sadece kendi istekleri için gevezelik eden insanların dışarıda "eğlendiği" huzursuz bir akşam.
İyi seyirler
0
kalemdefter
(14.02.17)
nedense lostu baştan izlemeye başladım geçenlerde.
şimdi oturup bir iki bölüm daha izlicem.
0
naberabi
(14.02.17)
yarın iş görüşmesi için tekirdağ'a gidecem, yoğun olacak git gel yolculuk, şu an kahve yaptım bir haftadır taktığım pearl jam - state of love and trust ile beraber keyif yapıyorum buraya da bırakayım

www.youtube.com
0
freebird5406_2
(14.02.17)
Ders çalışmakla kitap okumak arasında gidip geliyorum. Üzerime nedensiz bir mutsuzluk çöktü. Nedeni var aslında ama hayli karışık.
Bir kahve yapasım var. En iyisi kahve yapayım.
0
helena
(14.02.17)
Güzel şeyler yaşayabileceğim biriyle yollarımızı ayırdım. Suçluluk duygusuyla ve pişmanlık ataklarıyla baş etmeye çalışıyorum. Kafada wicked game çalıyor.
0
kargn
(14.02.17)
çay içiyorum
0
muslugubozukhayrat
(14.02.17)
psg nın futbol dersi verişini izliyorum
0
bryan fury
(15.02.17)
Geç gördüm ama bu liste spotify'da senin için gelsin: your favourite coffeehouse
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(15.02.17)
psg-barca macını ağlayarak izliyorum.
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(15.02.17)
ayaga kalkacak gucum yok. cigerlerim agriyor resmen
0
foster
(15.02.17)
kargn +1. hayatin parmak uclarindan kacip gittigini ve birsey yapamadigini görmek kötü.
0
thewizardofearthsea
(15.02.17)
Bilmem wizard. Ağlamaklı mısın sen de?
0
kargn
(15.02.17)
Uykum gelsin diye bekliyorum. Keyifler guzel olsa burada ne işimiz var.
0
aquarium
(15.02.17)
Benim daha saatlerdir. Hatırladığım kadarıyla ilk günü atlatıncası kolaydı.
0
kargn
(15.02.17)
zeytinyağlı lahana sarması, yoğurtlu közlenmiş patlıcan, bira, avrupa yakası 71. bölüm. takılıyoruz. patlıcan tabiki sarımsaklı yoğurtlu. çünkü yalnızlık.
0
miss magara kadini
(15.02.17)
Kuyudaki köpeği düşünerek deliriyorum sanırım
0
megalomaniac
(15.02.17)
(7)

Kedilerin doğum zamanı mı şuan?

megalomaniac
Normalde yabani olan bi kedi var bizim sokakta, arada bahçede yemek verirken denk geliyoruz. Şimdi baktm apartmana girmiş bodruma inen merdivenin altına yerleşmiş ve hamile. Apartmandakiler görürse hiç iyi şeyler olmaz:/ Yemek verdim ama şuan hemen mi doğurur panik yaptım
Normalde yabani olan bi kedi var bizim sokakta, arada bahçede yemek verirken denk geliyoruz.
Şimdi baktm apartmana girmiş bodruma inen merdivenin altına yerleşmiş ve hamile.
Apartmandakiler görürse hiç iyi şeyler olmaz:/
Yemek verdim ama şuan hemen mi doğurur panik yaptım
0
megalomaniac
(14.02.17)
Belli zamanları yok. Kimi şu zaman doğurur kimi Haziran kimi hem şimdi hem temmuz civarı iki batın. Kimi 2 kimi 6 kıdemliler 7 falan doğurur hatta. Baskın dişiler yiyecek sorunu çekmiyor, yumurtlaya yumurtlaya mahalleyi dolaşır, her yeri kendi yavrusuyla donatır.
0
kargn
(14.02.17)
Verdiğim yemeği yememiş (süt ve ekmek)
Doğum anı çok yaklaşınca iştahı kesik olur yazıyor internette,,doğru mu bu?
0
🌸megalomaniac
(14.02.17)
Süt ve ekmek vermeyin hayvana zaten, en fazla sütü yalar ekmeği bırakır. Bir parça salamdır, tavuktur, ton balığıdır ya da en kötü marketten ıslak mamadır alıp iştahını o şekil ölçün. Süt ekmek çok doğru ve sağlıklı bir kriter değil hayvanın iştahını ölçmeye
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.02.17)
Kuytu bir yer bulup yerleştiyse doğurması yakındır. Panik yapmayın. Mümkünse bir koli bulup, içine giymediğiniz kıyafetlerden serip kediyi içine yatırın. Apartmanda sorun olacaksa dışarıda kuytu bir yere koyun koliyle birlikte, diyeceğim ama havalar da çok soğuk ya, yazık olur hayvancıklara:( Apartmanda kalmaları en iyisi. Doğumdan sonra azından bir iki gün idare etmeye çalışsanız? En azından yavrular biraz kendilerine gelsiler. Direkt bodruma taşısanız?
Süt vermeyin, kediler için iyi değil. Su verin. Ve imkanınız varsa mama alıp verin.
0
peggy
(14.02.17)
Kavurma ısıtıp verdim birazını yemiş ama çok vahşi beni görünce merdivenin altına kaçıyor :(
Bodruma yerleştirmek şuan en iyisi gibi.
0
🌸megalomaniac
(14.02.17)
doğuma yakın katı gıda yeniyorlar ama sıvı olur mesela et suyu tavuk suyu vs
0
davy_jones77
(14.02.17)
Bir de, sıvı deyince, doğurduktan hemen sonra içmesi için unlu su hazırlayabilirsin. 2 bardak suyun içine biraz un katıp karıştır, ocakta hafif ısıt, kaynamasın, ılık olsun. Doğum yaptıktan sonra kediye ver.
Bunu, baktığımız kedilerden biri ilk defa doğum yapacağı zaman anneannem tavsiye etmişti. Onlar eskiden beri doğum yapan kedilere içirirlermiş bunu.
Biz de 3 farklı kediye doğumdan sonra verdik, hepsi de hapur hupur içtiler, hiç bırakmadılar:). Kedinin yorgunluğu ve kalori ihtiyacına iyi geliyor sanırım.
0
peggy
(14.02.17)
(11)

Mizah dergisi okuyor musunuz?

all girls dream
Okuyorsaniz hangisi. Uykusuz ya da penguen eski populeritesi kalmadı sanki. Naber desek cok sarmadi gibi
Okuyorsaniz hangisi. Uykusuz ya da penguen eski populeritesi kalmadı sanki. Naber desek cok sarmadi gibi
0
all girls dream
(11.02.17)
üçünü de alıyorum düzenli olarak.
0
tepedeki psychedelic adam
(11.02.17)
Eskiden hep penguen alırdım 5 sene öncesine kadar falan.
Ama internette bu kadar çok karikatür okuyabilirken artık almıyorum.
0
megalomaniac
(11.02.17)
ben de okumuyorum, zamanında her ikisini de alırdım. naber ise sardı beni, umudun askerleriyiz.

belki de mizah dergilerini kenara kaldırma vaktin gelmiştir, çizgi romanlara yönelebilirsin.
0
Apocalypse
(11.02.17)
Eskiden lmanyak alırdım. Robinson ve cuma bitti, ben de bıraktım. Siyasi mizahı zaten sevmem...
0
loae haled
(11.02.17)
En son lisedeyken Uykusuz ve Penguen alıp okurdum her hafta. 6-7 yıldır hiçbirini almadım.
0
ms brownstone
(11.02.17)
Üçünün de tüm sayılarını aldım ve saklıyorum.
0
kumandanim
(11.02.17)
5-6 yıl önce arada sırada alıyordum elimi sürmüyorum daha
0
lonelyman
(11.02.17)
Ben migrosta alisveris yaparken takardim sepetin onune okurdum eskiden. Sonra yerine koyardim. Tabi bu dedigim smartphoneler cikmadan onceydi. Bayadir almiyorum eksikligini de hissetmiyorum
0
condom kurşunu
(11.02.17)
liseden mezun olduğumdan beri bana hitap etmiyor. geçen şirkette gördüm, 10 dakika okudum midem bulandı attım çöpe.
0
sleth
(11.02.17)
lemanyak lombak zamanlarında sürekli alır okurdum. sonra haftalık dergiler çıkmaya başladı. bi süre onları da aldım. ama sonradan bölündüler filan bir sürü dergi çıkmaya başladı. işte o zaman bıraktım okumayı.
0
spirit crusher
(11.02.17)
96-97 tarihli l-manyak ve leman'lar hala evin bir köşesinde durur. 10 sene kadar aralıklarla oradan yürüdüm. penguen tayfasına hiç bulaşmadım, leman'dan direkt uykusuz'a geçtim ama son 3-4 senedir onu da almıyorum. satın aldığım naber kaldı bir tek.
0
zgrydn
(11.02.17)
(34)

dünyanın en boş beleş lisans bölümü?

anonymice
garantili işsizlik sunan bölümlerden bahsetmekteyim. Öğrenci arkadaşları ayıktıralım baabında..hangileri sizce.ben başlayayım biyoloji!Garantili issizlikle gelen değersizlik hissi sizi bir Avon satış temsilcisine transforme edebilir (malesef ciddiyim) (based on a cruel story)
garantili işsizlik sunan bölümlerden bahsetmekteyim. Öğrenci arkadaşları ayıktıralım baabında..

hangileri sizce.

ben başlayayım biyoloji!

Garantili issizlikle gelen değersizlik hissi sizi bir Avon satış temsilcisine transforme edebilir (malesef ciddiyim) (based on a cruel story)
0
anonymice
(09.02.17)
gender studies

issiz feminazi yetistirir sonra kdnlara is verilmiyor yhaa .s.s.s
0
eksimtrak
(09.02.17)
Bir arkadaşım matbaa öğretmenliği bölümündeydi. Her sene 40 kadar kişi mezun ettiklerini ve ancak 2'sinin iş bulabildiğini söylüyordu. Dünyanın en boş beleş bölümü değildir ama işsizlik oranı yüksekmiş. Öyle diyordu.
0
aychovsky
(09.02.17)
ne yazık ki sanat tarihi
0
fragile lady
(09.02.17)
astronomi, astroloji de olabilir tam adını bilmiyorum. Akbank gişede çalışan arkadaşım var buradan mezun.
0
gozu acik sevisen yahudi
(09.02.17)
Felsefe, tarih, sanat tarihi, jeoloji müh, maden müh, ziraat müh
0
Cruyff
(09.02.17)
astronomidir o astroloji olsa duramazdı.

bence de astronomi bu arada. yani boş beleş bir bölüm değil aslen ama işte ülke faktörü. hollanda'da astronomi bölümü mezunu olmak ile türkiye'de astronomi bölümü mezunu olmak farklı tabii.

bunun dışında, arkeoloji, antropoloji, sanat tarihi, latin dili ve edebiyatı da neredeyse mezunlarına işsizliğin kapılarını aralayan diğer bölümler.
0
levpontryagin
(09.02.17)
bir sürü var, ama en birinci anadoludaki üniversitelerde güzel sanatlar fakültesi. eski bir kız arkadaşım kocaeli ünide fotoğrafçılık okuyordu, en son eskortluk yolunda gidiyordu son durum ne bilmiyorum.
0
masa penisi
(09.02.17)
fen-edebiyat fakültesindeki bütün bölümler.

boş beleş demeyelim ama iş bulamıyorlar diyelim. yoksa fiziğe boş beleş demek doğru olmaz.
0
nickini degistiren yazar
(09.02.17)
Felsefe. Tek caren akademisyen olup kendin gibi bos beles adam yetistirmek:)
0
stavro
(09.02.17)
hepsinin boş beleş olduğunu düşünmesem de fen-edebiyat fakültesi bölümlerinin tümü işsizlik garantilidir.
0
devilred
(09.02.17)
sanat tarihi

zengin kodamanların kızları okusun diye kurulmuş bir bölüm ama Türkiye'de ÖSYM sınavlarından yeterli puan alamayan kekolar giriyor. Yurtdışında sanat tarihi okuyan insanlar kültürlü, saygın, düzgün insanlar, burada tam tersi.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(09.02.17)
Biyoloji konusunda sana katılmıyorum.
Yüksel lisansını tamamlayan bi arkadaşım şuan bi kolejde öğretmen gayet de mutlu.
0
megalomaniac
(10.02.17)
Fen edebiyat fakültesinin tüm bölümleri diyemeyiz. Matematik bölümünde okuyan arkadaşlar eğitim fakültesinde matematik öğretmenliği okuyan arkadaşlara göre daha donanımlı oluyorlar ve kısa sürede iş bulabiliyorlar. Ben daha 1. sınıfken işe başlamıştım. Boş beleş demek zaten imkansız. Kimsenin mesleğini kötülemek istemem ama işletme, iktisat gibi sözel bölümler kaliteli bir işsizlik sunuyor. İngilizce, Almanca haricindeki çoğu dil bölümü (Türk dili ve edebiyatı dahil) işsizlik riski taşıyor. Ben sayısalcı olduğum için sözel bölümleri zor olarak görmüyorum. Buna hukuk da dahil. Tıbbın belli bir kısmı da dahil.
0
dissendium
(10.02.17)
@megalomaniac biyoloji'ye katılmayıp yüksek lisansını tamamlayıp kolejde öğretmen olma örneği ağır ironi içermiyorsa çok komikmiş :)
0
goodz
(10.02.17)
Biri de dememiş ki çevre mühendisliği diye.
0
kargn
(10.02.17)
Fen Edebiyat +1 özellikle sözel bölümleri. İki yıllık meslek yüksekokullarını okuyun ve iş sahibi olun burada 4 sene ve çok daha fazlasını tüketmektense.
0
saridendigindekirmizidiyebagiranadam
(10.02.17)
goodz +1
0
devilred
(10.02.17)
Hadi işletme neyse de iktisata sözel bölüm diyen arkadaşları gördükçe ufkum açıldı, bir ara her iki lisansın müfredatını atayım da onlar da ayni aydınlanmayı yaşasınlar. Bu bölüm mezunları İş hayatında sayısalcıyım diye geçinenlerden daha çok hesap kitap işi ile uğraşıyor, daha doğrusu hayatlarına işliyorlar.

Bunun haricinde işletme ve iktisat olduğunu düşünmüyorum, üstüne ne kadar koydukça o kadar yol alınan bölümler, kaldı ki işletmenin çok geniş bir iş skalası var. Asıl fikrimi beyan edeceksem olursam kamu yönetimi ve öğretmenlik olduğunu düşünüyorum. Atama işleri malum, iş bulmaları tamamen tesadüf olarak ilerliyor desem yeridir.
0
sytemofadownmanyagi
(10.02.17)
Hepsi +1

Duyuruyu da silmeyin olur mu
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(10.02.17)
İletişim fakültelerinin tüm bölümleri.
0
la rana
(10.02.17)
@sytemofadownmanyagi, kardeşim ben makine mühendisliği okuyorum. İktisat bölümündeki derslerin yarısı hukuk dersidir. Senin atacağın üç beş sayısal dersle benim ufkum açılmaz. O derslerdeki matematiği biz okulda ön bilgi olarak görüyoruz. İş hayatında bir mühendisten çok matematik kullandığını iddia etmek? Çok iyiymiş. Çok basit bir makine parçası üretimi için bile sayfalar dolusu mukavemet hesabı yapıyoruz. İşin termodinamik, ısı geçişi kısmına girmiyorum bile. Lütfen mantıklı argümanlarla bölümünüzü savunun.
0
dissendium
(10.02.17)
@disaendium sayılarla olan bağınızın kelimelerden daha sıkı olduğu yazdıklarımı anlamadığınızdan çokça aşikar. Size iş hayatınızda başarılar dilerim :)
0
sytemofadownmanyagi
(10.02.17)
bizde eğitim fakültesi diye bir şey var..y.dışında ise genelde, fen fakültesi okuyup öğretmenlik yapmak için ayrıca eğitim almak var. süreç içinde öğretmen oluyorsunuz. kadrolu olana kadar seneler geçiyor vb.
o yüzden aslında biyoloji okuyup formasyon almak veya eğitimde yüksek yapmak, öğretmen olmak için saçma bir durum değil. illa bilim y.lisansı olmak zorunda değil. fen fak. okuyanların kariyeri. argesi bilimi olmayan bir ülkede fen fak. okumak çok iyi olmuyortabi. fen. fak. mezunuym bu arada:) genetikçiyim, işsizlik sorunum olmadı orası başka.
Ama bu bölümleri boş beleş olarak görmüyorum. zira aslında müfredatları dopdolu ülke iş veremiyorsa, bu bambaşka bir durum. gıda mühendisliği de mesela işsizlik garantili oldu artık ama babalar gibi bölüm. istatistik, ekonometri resmen hardcore bölümler ama iş yok...bir de tabi işsizlik garantili bölümlerde giderek profil düşüyor, profil düştükçe mezunlara duyulan saygı azalıyor ve alan dışı iş bulma şansı da düşüyor. kısır döngü.

benim kafamın almadığı bölümler daha çok sosyal, edebiyat, iletişim, tasarım, işletmenin envai türevleri, medya, görsel ne biliyim ne gibi bölümler. 4 sene bu okullarda ne okutuyorlar, sıkılmıyorlar mı diye düşünüyorum hep.
0
niye ama
(10.02.17)
@sytemofadownmanyagi, yok yok, gayet iyi anladım ben. Size de başarılar. :)
0
dissendium
(10.02.17)
ayrıca öğretmenler atanamıyor diyen arkdaşlara vallahi yuh diyorum artık ya.
fizik, almanca gibi, en atanmayan bölümün öğretmenleri bile bir şekilde atanıyor, bizimkilerin hepsi atandı. dinci, sınıfçı, inglizceci, okul önceci iseniz zaten sınava girseniz atanıyorsunuz.

başka kimse öğretmenler kadar ağlamıyor, hepsi bu.
sülalem öğretmen. dersini 3 güne toplayamazsa müdürle kavga eden insanlar bunlar. hayatları ağlamakla geçiyor.
0
niye ama
(10.02.17)
ben bu duruma pek katilmiyorum. bunu da asagida iletisim fakultelerindeki tum bolumler yazisini okuyunca rahatsiz hissedip yazayim dedim. soyle ki:

ben bir iletisim fakultesi mezunuyum(radyo televizyon sinema). cok da parlak bir universiteden degil bu arada. universite boyunca cevremde gordugum insanlardan daha birinci sinifta kimlerin o meslegi yapacagi, kimlerin yapmayacagi belliydi. sadece iletisim fakultesi ozelinde degil diger fakultelerde okuyan tanistigim insanlarda da.


turkiyede universitelerin yetkinlik kazandirmasi 'ali ata bak' cumlesini okuyan cocugun kazandigi okuma yetkinligi seviyesiyle ayni. yani sunu demek istiyorum. sen universitede 4 sene okudum artik uzmaniyim bu isin diye daha dunyadan haberin olmadan piyasaya atlayip bakin ben uni mezunuyum bana hemen iyi parali rahat bir is vermeniz lazim diye dolanirsan ortalikta uzgunum hayat boyu garantili bir issiz olabilirsin.

ne yapman lazim; kendini gelistirip sabretmen ve biraz sansli olman lazim. sonunda kazandigin yetkinlikle omur boyu issiz kalmamayi garantileyebilirsin. ama tabi ki bir cogumuz icin paranin hizli ve bol geleni onemli olunca sonuc pek degisemiyor.

edit: bir de simdi gordum. niye ama yazmis .4 sene iletisimde , tasarimda ne okutuyorlar sikilmiyorlar mi diye? sikilma kismindan degilde. o 4 sene de hic bir sey okutmamalarindan dem vuracagim. o kadar les durumdayiz ki adama bedavadan 4 yillik universite hakki veriyoruz 4 senede bi bok ogrenmeden okul bitiyor. geldi gitti kaldi etti yedi icti kulliyen zarar.

yaptigim isle alakali bir okul var kanada'da ve 1 senelik egitim veriyor. ucreti $120K civari. ama soyle ince bir fark var . bu okulu 1 yilda basariyla bitirirsen senin dunyanin herhangi bir yerinde sirketine almayacak adam kalmiyor pek karsinda.
0
jack n brooks
(10.02.17)
niye ama + systemofadownmanyagi + 1
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(10.02.17)
Sanirim herkes daha cok kendi bolumunu yaziyor daha cok, yoksa ac kilavuzu bak, ari yetistiriciligi, ascilik falan var, neredeyse bohcacilik konacak, bunlar bir yana, benim de kanaatim tum iibf bolumleri olmak uzere basta uluslararasi iliskiler denilen adi buyuk kendi kucuk bolumdur.. Uzak durun, aman diyim uzak durun...
0
alttaraf
(10.02.17)
su ürünleri.
0
lonelyman
(10.02.17)
Boş beleş lisans bölümü yok, boş beleş insan+eğitim sistemi var bence.

Küçükken sahip olmak istediğimiz ideal mesleklerden biri bilimadamlığı idi. Ancak bilim insanı yetiştirmesi gereken biyoloji, fizik, kimya, edebiyat vb bölümler boş beleş kategorisinde.

Diğer taraftan, etrafımızdaki tek tük insanlara bakarak genelleme yapamayız.

Eğer kafada bir ideal yoksa, garantili işsizlik değil de, nispeten garantili iş sağlayan bölümlere odaklanmak lazım. Yoksa bir insan işsiz bir bilgisayar mühendisi de olabilir, yüksek maaşlı bir kimyager de.
0
peggy
(10.02.17)
Bos beles bolum yoktur, bos beles insan ve bos beles sistem vardir +1

Muhendislerin cogu issiz su anda, issizlik dogru bir kriter degil yani. Su urunleri ya da sanat tarihi gibi bolumler yurtdisinda son derece gecerli ve saygin meslek dallari. Bizim yemekci ablanin kizi sanat tarihi mezunu, kiz burs kazanip yurtdisina yerlesmis orada akademisyen ve su an turkiye'de cogu iktisatci ya da muhendisin yasayamadigi bir hayati yasiyor. Aldigi oduller neticesinde ingiliz vatandasligi bile vermisler 2 senede.

Turkiye'de antropoloji okuyan kesin issiz ama yurtdisinda cok gecerli bir bilim dali. Yani bizim ulkede saglikcilar haric herkesin issiz kalma potansiyeli var o yuzden issiz kalma ile bos beleslik arasinda bir baglanti kurmak bizim ulkemiz adina cok dogru bir tespit degil. Biyoloji de muazzam bolumlerden birisi bu arada.
0
neferkitty
(10.02.17)
bütün fen edebiyat fakültesi
0
füt
(13.02.17)
çoğu bilim dalı mezunları maalesef işsiz bu ülkede en güzeli merkezi yerde büfe derim.
0
basond
(13.02.17)
Hiçbir lisans bölümünün "boş beleş" olduğunu düşünmüyorum, özellikle sanata dair bölümler nedense "boş" olarak görülmüş. Yapılan gözlemler bölümlerin değil, bu lisans bölümlerinde okuyan öğrencilerin çoğunluğunun "boş" olduğu yönünde oysa ki. Dolayısıyla birey hakkını verdiği sürece her lisans bölümü önemlidir.

Senede 2 mezun veren arkeoloji, sanat tarihi, biyoloji gibi bölümlerden o 2 kişi işini bulabiliyorsa, sorunu bölümde değil; diğer 38 kişide aramak gerekir. Hepimiz hemfikiriz ki, yetisi olmasına rağmen pek çok lisans öğrencisi aldıkları lisans eğitiminin üzerine koyacak bir çaba göstermiyorlar. Avrupa'da da olsa, Türkiye'de de olsa lisans eğitimi -özellikle sosyal bilimlerde- öğrencinin okuduğu bölüme dair bireysel çabasını gerektirir.
0
BuddyGuy
(13.02.17)
(4)

Köpekler barınaklara nasıl götürülüyor?

ms brownstone
Bu sabah acı bir olaya şahit oldum ve saatlerdir atamıyorum bunu kafamdan. Biraz uzun olacak muhtemelen ama anlatmaya çalışacağım. Bu sabah köpeğimi gezdirirken bu aralar sürekli peşimize takılan 2 köpek vardı yine yanımızda. Sonra baktım uzaktan bir köpek daha geldi. Bu köpekler yeni gelene havlark
Bu sabah acı bir olaya şahit oldum ve saatlerdir atamıyorum bunu kafamdan. Biraz uzun olacak muhtemelen ama anlatmaya çalışacağım.

Bu sabah köpeğimi gezdirirken bu aralar sürekli peşimize takılan 2 köpek vardı yine yanımızda. Sonra baktım uzaktan bir köpek daha geldi. Bu köpekler yeni gelene havlarken, benimki de olaya karışmaya çalışırken falan yandaki araçtan bir adam "siyah köpekler senin mi" diye sordu. Ben köpeğimi tasmayla gezdiriyordum zaten, sadece onun benim olduğunu söyledim. "Niye sordunuz" diye sorunca önce bi şeyler dedi anlamadım. Sonra tekrar yaklaşıp sorunca "barınaktan almaya geldik köpekleri" dedi.

Adam bunu söyledikten sonra fark ettim ki sonradan yanımıza gelen köpeğin bacağında uyuşturucu iğne var. Sonra adamların arabadan diğer köpeklerin birine de iğneyi attıklarını gördüm. Hayvanın o acı sesi hala kulağımda zaten. Bu arada ben olayın şokundayken ordaki dükkanlardan birinin köpeği gelince benimki de ona doğru gitmeye çalıştı. Köpeklerin ikisine ne yapıldığını göremedim ben o arada. Sonra baktım bu iğneyi attıklarını gördüğüm köpek biraz ilerimizde yatıyor ama hayvan baygın falan değil. Sonra arabayı yaklaştırıp indiklerini gördüm. Böyle iki ucu kıskaç gibi bir şeyi köpeğin boynuna dolayıp sürükleyerek aldılar. Tabii hayvan acı acı bağırdı. O an zaten çok kötü oldum, kendi köpeğim de korktu falan gerçekten o anı çok net hatırlayamıyorum. Vücuduma bi titreme geldi, çok kötü oldum orda ama nasıl oldu bilmiyorum hiçbir şey diyemedim.

Geçen yıl da benzer bir şeye şahit olmuştuk kardeşimle. Yine arabadan iğne atmışlardı o köpeğe de ama hayvan kaçmıştı. Biraz arayıp bulamadılar o köpeği de. Biz "hangi barınak bu, nereye götüreceksiniz" falan diye sorunca terslemişlerdi hep. Adamın "çok meraklıysan al evinde bak köpeğe" dediğini çok net hatırlıyorum. Sonra biz şikayet yazmıştık hem belediyeye hem Bimer'e ama pek bir sonuç alamamıştık tabii.

Bugün ikinci kez aynı şeye şahit oldum ve bu sefer adamlara "napıyorsunuz" bile diyemedim. Öylece kalakaldım o köpeğin o acı sesini duyunca. Şimdi hem çok vicdan azabı duyuyorum hem de bir yandan da biliyorum ki bir şey desem de o adamlar o an başka bir şey yapmayacaklardı.

Çok uzun yazdım ama özetle böyle bir şey yaşadım ve unutamıyorum bunu ikidir.
Aramızda barınaklarda gönüllü çalışan birileri vardır belki. Barınaklara köpeklerin götürülmesi ne şekilde oluyor? Benim iki seferdir şahit olduklarım suç mudur? Artık o zavallı köpekler için bir anlamı yok biliyorum ama ne yapabilirim ben şimdi bu konuda? Geçen yıl o kadar şikayet ettik, peşine düşmeye çalıştı kardeşim ama hiçbir şey değişmedi. Ben şimdi ne yapabilirim?
0
ms brownstone
(08.02.17)
normal şartlarda bu iğne atma meselesini veteriner hekimin yapması lazım.
belediye görevlisinin yapması suç.

benim beslediğim yavru köpeklerden birine bu şekilde iğne yaptılar ve dozunu ayarlayamadıkları için resmen gözümün önünde öldürdüler hayvanı.

hangi belediyedeyseniz oranın barınağına götürülüyorlar.
bazı belediyeler toplayıp dağ başlarına atıyor.
bazıları barınakta tutuyor, hayvanlar perişan oluyor.
bazıları kısırlaştırıp, aldıkları yere bırakıyor.

yapabileceğiniz şey, bu gibi durumlara şahit olduğunuzda kamerayla olayı kaydetmek ya da bir şekilde fotoğraflamak.
sosyal medya aracılığıyla bir şey yapabilirseniz yaparsınız.
onun dışında hayvan sevme kültürüne sahip bir millet olmadığımızdan, yapılacak pek bir şey olmuyor.
çünkü kimse önemsemiyor.
yani şikayet ettiğiniz adamlar da bu adamların kafasında, kimi kime şikayet edeceğiz?

ancak hayvan sever bir belediyenin semtinde yaşıyorsanız bunlara pek şahit olmazsınız, o kadar.
onun dışında, mesela barınağı düzenli olarak ziyaret etmeye çalışabilirsiniz.
ne kadar çok ziyaretçi alırlarsa, o kadar çok dikkat etmeleri gerekiyor.
bazıları da pişkin pişkin içeriye kimseyi sokmuyor, o da var gerçi.
0
blatta hiberna
(08.02.17)
bildigim kadariyla bu sekilde aliyorlar. suc olsa bile toplu kiyim ya da basina yansiyip tepki toplayan kotu sartlardaki barinak haberi olmadikca bi yaptirimi olmaz. onlarin da savunmasi kopegi baska turlu yakalayamazdik tarzi bi sey olur. boyle durumlarda toplayan arabanin plakasini alin, foto cekin imkan olursa. belediyeye plakayi sorun. belediyenin kendi araci mi, barinaga mi gitti bu kopekler, yoksa yok edilmeleri icin el altindan mi toplandilar ogrenme sansiniz olur. en iyi ihtimal asi icin alinmislardir ya da kisirlastirma icin. sonra yerine birakilmasi icin telefonla ya da ziyaretle takibi yapilabilir. ya da sikayet ustune toplaniliyor. bu durumda tabi en guzeli yuva bulmak :) ya da en azindan barinak ziyaretleriyle ordaki kosullari iyilestirmeye destek olmak.
0
pide
(08.02.17)
Off :( bu insanlar sadece para kazanma amacıyla bu işi yaparsa, hiçbir şey değişmeyecek.
Birkaç sene önce sokağımızda bir köpek yavrulamıştı. Mahallenin çocukları oynamaya çalışınca anne doğal olarak yanlarına yaklaşmasına izin vermedi ve ısırmadan üstlerine havlayarak uzak tuttu onları. Bi sitenin bahçesindelerdi.

Gerizekalı lüzumsuz annelerden biri belediyeyi arayıp köpekleri ihbar etmiş, ekipler gelmiş ve en acı kısmına geliyorum: anneyi yakalayamadıkları için yavruları alıp gitmişler.
Ben bunu nasıl farkettim? Akşam balkonda oturuyordum ve anne köpek göğüsleri süt dolu halde sokağın başından sonuna o uzun yolu ağlayarak koştu birkaç gün. Ben de ağlıyordum tabi. Olayı farkedince hemen aradım belediyeyi, anneyi de yavruların yanına götürmelerini istedim(burdaki barınak kötü değil diye hayvanseverlerden duymuştum)
Anneyi nasıl yakaladılar göremedim fakat götürdüklerini söylediler. Arayıp teyit ettim, yavruların yanına koymalarını yüzlerce kez tembihlemiştim. Öyle yaptıklarını söylediler ama inanasım gelmiyor :( inşallah doğrudur.

Bu hayvanların çektiklerinin hesabını hiçbirimiz veremeyiz. Barınaklardaki durumu kontrol etmek ve sokağımızdakileri korumak hepimizin borcu!
0
megalomaniac
(09.02.17)
lutfen kameraya kaydedin sunlari ya. ben gece uykumdan nerde hangi hayvan ne sekilde aci cekiyor diye hislerle uyaniyorum artik.
facebook'ta paylasti biri. belediyenin adami geliyor, uyusturu igne atiyor. hayvan zaten uyumus bir de boynuna o teli gecirip cekiyorlar. bu kopek kupeli ve sokakta bakilan sahipli bir kopekti. bogulmus maalesef. o serefsizler 30 kilo uyuyan hayvani bogazindan telle cekiyor. bu psikopat manyaklara sus pus kalmak onlara verilecek en guzel odul. facebook'ta insanlar paylasiyor, o hayvanlari belediyelere vermiyorlar, bir sekilde kurtariyorlar. ama tam olarak bilmiyorum hangi durumlarda yasak almalari.
0
bir varmis bir yokmus
(09.02.17)
(11)

2 gündür spora gidiyorum bir sorum var

lion de la Turquie
30 kilo fazlam var. hoca bana 15 dk yürüyüşten sonra sırasıyla farklı egzersizler verdi kas gruplarını calıstıran. özensizce düşünüp random mu verdi sizce?direk kalori yakma odaklı bisiklet ve koşu bandıyla gitsem daha iyi olmaz mı?ekistira soru: günde 1200 kalori alıyorum. sporda 400 kalori yaksam
30 kilo fazlam var. hoca bana 15 dk yürüyüşten sonra sırasıyla farklı egzersizler verdi kas gruplarını calıstıran. özensizce düşünüp random mu verdi sizce?

direk kalori yakma odaklı bisiklet ve koşu bandıyla gitsem daha iyi olmaz mı?

ekistira soru: günde 1200 kalori alıyorum. sporda 400 kalori yaksam 1 aya 5 kilo verir miyim?
0
lion de la Turquie
(08.02.17)
çoğu spor salonu uğraşmak istemediği için hazır çalışma programlarını kayıt olanlara veriyor. sen ne anlatırsan anlat yine aynı programı vericek bu sana göre diye
0
masa penisi
(08.02.17)
bu iş saf formül değil.

bende 15 dakika kardiyo çok az 30 kg fazlası olana.

30-45 dk kardiyo yapın sonra 30 dk kas çalıştırın. ilk 2-3 ay böyle gidin ciddi kilo vereceksiniz.

ben bu durumda sizin yerinizde her gün giderdim spora. her gün kesin min 30 dk kardiyo yapardım gün aşırıda 30-45 dk kas.

1200 kalori alırsanız ama az gelir. kaloriden korkmayın spor yaparken. abanıp burger king yemeyin elbette. yani 1800 e çıkabilirsiniz bence. 1400 le 30 dk kardiyo olmaz.

yürüyüş/koşu önermem ben, ilk 1 ay kondüsyon bisikleti. 30 kg fazlası olana yürüyüş verilmez.
0
kurnaz
(08.02.17)
Hoca ne dediyse 2 katını yaptım ben hep, bazen yakalayıp kızdığı oldu ama he diyip geçtim.
Vücudunu sen daha iyi tanıyosun, sonuna kadar zorla kendini, nefesin bitene kadar terden ölene kadar yapacaksın başka yolu yok.
Şuan cardio yapman lazım daha çok. İnternetten de araştır ne kadar koşman gerektiğini vs.
Koşu bandını savsaklama çok önemli ama yokuş yukarı olacak şekilde yapsan daha iyi(bunun yüzünden hep laf yedim mesela ama dinlemedim)
Bi de koşup koşup çabucak tıkanmak yerine daha uzun süre yürüyebileceğim maksimum hızda yürüdüm. Bunda optimum değeri sen bulacaksın(öyle bi hız ki hem hızlısın hem de yorulmuyor gibisin sanki sonsuza kadar o hızda yürüyebilirmişsin gibi, yarım saat yap bunu) Sonra vücut alışınca koşmaya başladım.
0
megalomaniac
(08.02.17)
Yaptığın hesabın mantıkla bağdaşan en ufak kısmı yok. Kilo fazlanı neye göre hesap ettin bilmiyorum ama 30 kg yağdan gidecekse, başlangıçta zaten düşüş hızlı olur, son beş kg belki bir yılda gidecek ama ilk beş kg kolay olacak.

Yağlar ve protein açısından kısıtlama yapma.
Zafiyet geçirme.
İştahını bol yeşil sebze ve bitkisel hayvansal her çeşit protein içeren yemeklerle dizginle.
Susam, badem, fıstık, alerjin yoksa bunlar süper yağ ve protein çeşitliliğine sahiptir.
Erkeksen de kadınsan da o kalori girdisiyle salona gitme, kan şekerin düşer mazallah, birkaç kg altında eziliverirsin.
0
kargn
(08.02.17)
kalori hesabı önemli ama her şey değil. 1 kilo vermen için 7000 kalori yakman gerekiyor.

15 dk yürüyüş az bana göre de. ne kadar yorulursan o kadar iyi. kendini daha iyi tanıyosun. 15 dk yürüyüşten sonra yorulmamış olursan boşuna yürümüş olursun.
0
1shot2shots
(08.02.17)
1. kardiyo ile vermeyeceksin kiloyu. ağırlık çalışmanın sebebi kaslarını güçlendirmek, bu da gün içinde spor yapmadığın zaman da metabolizmanın hızlı olmasını sağlayacak. koşu bandında 15 dk koşsan bile 50-100 kalroi harcarsın. Kardiyo ile kilo verilseydi günlük 6 saat koşmak gerekirdi.

2. Daha iki gündür spora giden adamsın, 15 dk yürüyüş yeter. Daha senin kalbin poğaça gibidir. Kalp hemen güçlenmez, çok yüklenirsen gece çarpıntı yapar uyutmaz bile.

3. Sporda yaktığın kalori ile hesaplanmaz kilo verişin. Metabolizmanı ne kadar hızlandırdığına bağlıdır. Tüm kasları çalıştırırsan metabolizmanı hızlandırırsın. Sadece kardiyo yaparsan bacakları yorduğunla kalırsın.

4. Günde 1200 kalori alırsan vücut "kıtlık" moduna girer. Kasları defa eder, yağ depolar, metabolizmanı iyice yavaşlatır. Ayıların kış uykusuna yatmasıyla aynı sonucu alırsın.

Yapacağın şey şu:

- Günlük 2000 kalori beslenmek, ama tabi ki sağlıklı beslenmek.
- Basit şeker yememek, böylece insülün hormonu salgılatıp yağ depolamamak.
- Kardiyo yapmak, ama abartmamak. 15 dk yürüyüş veya bisiklet başlangıç için yeter. Bir ay sonra arttırmaya başlarsın. Dizlerini seviyorsan koşma yakın zamanda.
- Kas çalışmayı es geçmemek. Yoksa metabolizma hızlanmaz. Bacak kaslarını sakın es geçme, en büyük kaslar onlar.
- Hemen coşma. Her gün ağırlık arttırılmaz, her gün bir gün öncekinden daha hızlı yürünmez. Acele etme, hızlı koşan atın boku seyrek düşer derler.
0
harzem
(08.02.17)
30 kilo fazlan varsa 1200 kalori çok az. uzun süre bu kadar az yemeye dayanamazsın, imkansız. boyunu, cinsiyetini, yağ oranını bilmiyorum ama 1200 kaloriyle sadece yağ da vermezsin. vücudunu daha fit yapan kaslarını kaybedersin. bu yüzden kilo verince vücudun daha ince gözükür ama şimdi olduğundan daha salık olur. bunun dışında belli bir noktadan sonra vücut düşük kalori almaya alışıyor. daha da az kaloriyle beslenmek gerekiyor, 1200'den aşağısına inemezsin. 1200 son 5 kilon varken alacağın kalori miktarı olmalı.
0
cikis yolu
(08.02.17)
durduğun yerde daha çok kalori yakmak da kilo vermenin anahtarı olduğundan kas çalışması önemli. 15 dk yürüyüş tamamen ısınma amaçlı olmuş. bence deneyin hareketleri tam yaparak ağırlık çalışın biraz faydasını göreceksiniz.
tabi eski bir spor salonu işletmecisi olarak kardiyodaki aşırı yığılmayı önlemek (çünkü koşu bandı sayısı kısıtlı) için genelde kardiyoyu 10-15 dk yı geçirmezler. 100 kg fazlası olana bile 60 dk kardiyo yazdıklarını göremezsiniz. o yüzden satır aralarını da okuyun derim ;) ağırlık kısmı boş zaten takılsın millet zaten kaç dakika meşgul edebilir böylece 30 dakikada da yorulur gider. zihniyet bu.
denemek için pik saatlerde ben programımı yaptım şimdi kalori harcamak için 1 saat koşu bandı ya da bisiklet yapıyorum diye hocanıza gidin ve suratının aldığı hali görün.
sizin iyiliğinizi isteyen biri eyvallah diyecektir çünkü kalori harcayarak daha hızlı kilo vereceksinizdir.
0
ozdek
(08.02.17)
en akli basinda yazan harzem olmus diyorum.
0
idexo
(08.02.17)
Çekilin ben 90kg verdim.

Şimdi kendini araba gibi düşün.
Öncelikle şu an motorun küçük, ne demek bu, az kasın var, vucudun şu an atıyorum 1800 kalori harcıyor günde.
Kas arttırman lazım, kas arttırarak vucudunun günde 2000 ve daha fazla kalori yakması gerekiyor, kas nasıl artar? çalışıp, protein yedikçe artar.

Sistem nasıl işliyor şöyle;
Sen ağırlık kaldırınca, zorladıkça kasını, minik minik kopuyor kasın, zedeleniyor.
Protein alıyorsun, kasını o ağırlıkta kopmayacak, daha dayanıklı olarak tekrar inşaa ediyor, sen napıyorsun daha da ağır kaldırıyorsun, hop yine kopuyor.

Kas arttırman lazım bu 1

Asla tartıdaki ağırlığına göre zayıfladım, şişmanladım triplerine girme, adam gibi bir salon bul, diyetisyen bul neyse artık, analizli tartı bul.

O ay 5 kg yağ verdin, 6 kg kas aldın, +1 kg oldun mesela, sevin, çok sevin.
Şu an önceliğin YAĞ kilolarını azaltmak.

Bir de "karın çalışayım ki göbeğim gitsin" tribine girme.
Araba hep sola dönünce, benzin deposunun solundaki benzin bitmiyor, göbek, bacak, yanak, gıdık hepsi senin yağ depoların, vucut ihtiyaç duydukça, kendi içindeki sıraya göre oradan çağırıp yakıyor, sen neren ne kadar küçüldü büyüdü bakmadan spora devam et.
0
Corc
(08.02.17)
@corc Allahina gurban
0
🌸lion de la Turquie
(08.02.17)
(12)

Ailenizi neden sevmiyorsunuz?

physcos physcos
Arada duyuruda rastlıyorum, "annemden/babamdan nefret ediyorum" gibi yorumlar yapanlar oluyor. Ben normal/standart, çoğunlukla mutlu bir ailede büyüdüm. Annemle de babamla da aram iyidir.Yavastan bebek sahibi olmayı planlıyoruz ve ben bu duyuruları okudukça fazlasıyla ürküyorum. Şimdiye kadar hep iş
Arada duyuruda rastlıyorum, "annemden/babamdan nefret ediyorum" gibi yorumlar yapanlar oluyor.

Ben normal/standart, çoğunlukla mutlu bir ailede büyüdüm. Annemle de babamla da aram iyidir.

Yavastan bebek sahibi olmayı planlıyoruz ve ben bu duyuruları okudukça fazlasıyla ürküyorum. Şimdiye kadar hep işin "evlat" penceresinden baktığım için fazla dikkatimi çekmeyen bu konularda artık algıda seçicilik yapıyorum sanırım.

Özetle sormak istedigim şu, anne/babanız size ne yaptı da nefret hissedebiliyorsunuz? Yargılamak için değil, ilerde cocugumuza ne yapmamalıyız'ın cevabını bulmak istedigim icin soruyorum. Eğer paylasmak isterseniz ve durum fazla ozelse, özel mesaj da atabilirsiniz.
0
physcos physcos
(07.02.17)
Annesi babası insanlara ne kazıklar atıyor, keşke herkes bilinçli ebevenyler ile yetişse fakat başbakanımızın dediği gibi herkes madik atma derdinde.
0
gozu acik sevisen yahudi
(07.02.17)
Nefret etmiyorum ama anlaşmazlıklarımızın temel sebebi şu: Onların gençken yapabildiklerinden biraz daha fazlasını başarabilmeme tahammül edemiyorlar. Olabildiğince engellemeye çalışıyorlar hatta.
0
megalomaniac
(07.02.17)
@kurnaz, tabi ki kimse sevmek zorunda degil de, bizimki bizi sevsin istiyorum :) sevmek icin yapcaz biz onu. O da bizi sevse güzel olmaz mı? :)
0
🌸physcos physcos
(07.02.17)
Büyümeden çocuk büyütmeye kalkmayın ve zamanla çocuğunuzun büyüdüğünü idrak edin.
0
isott
(07.02.17)
En büyük çocuk olarak aşırı miktarda dayakla terbiye edilmem. En ufak hatamda senelerce kafama kakılması. Sen abisin örneksin denmesi ve fakat ibret olsun diye herhalde, odunla dövülmem. İlçede sınavda 6. olunca zekisin zaten denmesi (avcılar ulan ilçe, pötürge değil). Bir sonraki sınavda 10. olunca azar işitmem. Hayal kurmamı yasaklamaları. İlk sene girdin girdin diye zorla öss tercihi yaptırmaları. Hayatımı kademeli olarak kötüye sürüklemeleri. İnanmıyorum dediğimde evden kovmaları. Aylar sonra görünce ayılıp bayılıp yavrum demeleri, bir buçuk gün içinde fabrika ayarlarına dönüp hayatı zindan etmeleri.
0
kargn
(07.02.17)
Anne babamdan kardeşimden nefret etmiyorum. Aksine çok aşırı bir bağlılıkla seviyorum, evladım gibi korumak istiyorum onları. Ama son yıllarda beni o kadar çok üzüyorlar ki, benim bu dünyadaki sınavımın onlar olduğunu düşünüyorum. Bu arada henüz çocugum yok, Allah daha büyük dertlerle sınamasın.
0
curukturpkokusu
(07.02.17)
Çocuğunuza alenen kötü davranmayacağınızı varsayarak söylüyorum. Her ne kadar çocuğu siz yetiştirseniz de sizden bağımsız bir kişiliği olacak büyüdükçe ve bu kişilik sizinkine ters düşebilir. Aranızda bundan dolayı çatışmalar olabilir. Çocuğu kendinizin bir uzantısı olarak görmeyip ayrı bir birey olarak görürseniz karşılıklı olarak birbirinizi sevmemeniz için bir sebep yok.

Ayrıca birden çok çocuğunuz olması durumunda kardeşler arasındaki eşitliğe dikkat etmelisiniz ki kendisini az sevdiğinizi düşünmesin.
0
inawen
(07.02.17)
nefret etmiyorum ama annemi seviyorum desem yalan olur. sebebi beklentilerini karsilamamis, hayalindeki evlat olmamis olmam ve bana bunu her zaman hissettirmis olmasi. isin icinde benim inadim da var tabi ama oldugum gibi kabullenmek yerine her zaman baskalari ile karsilastirip onlar gibi olmami beklemesi vs.

kisaca bonisnocetquimalisparcit +1
0
shi aila
(08.02.17)
cocuguna büyürken sorumluluk ve sevgiyle yaklasır, buyume asaması ve sonrasında birey olarak kabul edersen senden nefret etmesine imkan yok.

ben nefret etmiyorum ama son yıllarda babamı opemiyorum mesela. cunku kişilik bozuklugu olan, şiddete meyyal, asırı bencil ve sorumsuz bi insan. yine de onu anlamaya calısıp neden böyle oldugunu cozersem empati yaparım diye surekli sorguluyorum.
0
galandar kostumu
(08.02.17)
Selam. Babamdan nefret ediyorum. Kendisi ilgisiz, bencil, düşüncesiz, sorumsuz, sevgisiz ve bir tartışma anında şiddet meyillisi. Babalık vasfına uygun biri değil. Hiç öyle baba olmayı hayal ettiğini sanmıyorum mesela, evlendik işte nolacak çocuk olacak kafasıyla yapmış gibi bizi. Ama bence burada en önemli kısım sevgi kısmı. Sorumsuz, cidden saçma işler yapan babalara sahip arkadaşlarım var ama babaları bir şekilde sevgi veriyor çocuklarına ve yine onlar kıyamıyorlar babalarına. Sevgi bağı cidden çok güçlü. Evladına sevgi ver, ilgi ver, proje gibi görüp kendi hırsların ve içinde kalanlarla çocuğu yorma. Çocuğunun seni sevmemesi için sebep kalmaz.
0
shin
(08.02.17)
Güzel bir duyuru olmuş, öncelikle tebrik ve teşekkür ederim.

Soruya gelecek olursak; bu, çok önemli bir konu. Her insan anne-baba olmak zorunda değil; öncelikle bunu kabul etmemiz lazım. Eğer karakteriniz doğrultusunda iyi bir anne veya baba olamayacağınızı düşünüyorsanız çabuk sahibi olmamalısınız. Zira bebek dünyaya gelince sihirli bir dokunuşla her şeyin değişmesi gibi bir durum söz konusu değil.

Eğer bencilseniz, ne kadar uğraşırsanız uğraşın sevdiklerinizin dertleriyle dertlenemiyorsanız, iyi örnek olamıyorsanız, madden ve manen ebeveyn olmak için ehliyetiniz yoksa çocuk yapmayın.
0
fragile lady
(08.02.17)
müthiş bir soru.

gerçekten güzel bir birlikteliginiz yoksa ya da bir bireyle yaşamayı kaldıramayacaksaniz çocuk yapmayın. onu mutsuz etmeyin.

babamı kendimi bildim bileli sevmiyorum. samimiyet yoksunu biri. tüm duyguları samimiyetsiz. muhtemelen onun yüzünden kimseye güvenemiyorum. baba olmamak için bir sürü özelliğe sahip ama tüm özelliklerinde biraz bulunan şey kesinlikle samimiyetsiz oluşu.

karakter ve davranış bozuklugunuz olmadığından emin olun.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(09.02.17)
(2)

Erkek giyim icin

brad pitt
Us polo kalitesinde ve madden o seviyedezaman hangi markalar var.
Us polo kalitesinde ve madden o seviyedezaman hangi markalar var.
0
brad pitt
(07.02.17)
Lufian
0
megalomaniac
(07.02.17)
cacharel/pierre cardin. zaten üçü de aydınlı grup bünyesinde muhtemelen kaliteleri belli bir standardın üzerindedir.
ayrıca bence ürünün kalitesi markadan markaya değişiyor. mesela Kiğılıdan aldığım pantolon hiç hoşuma gitmezken deri cüzdan taş gibi 5 yıldır kullanıyorum. polonun t-shirt sweet gayet iyiyken ayakkabıları fos.
size ne için lazımdı?
0
cahs
(07.02.17)
(27)

Anneyle ilgili

senolll
Merhaba,Şimdi sizlerle benim için epey özel olan bir şeyleri paylaşarak sonunda da sorularımı soracağım. Biraz uzun olacak. Duyuru bir süre sonra kendini imha edebilir.Annemle aram yıllardır kötü ve itiraf edebilirim ki kendisini sevmiyorum. Yalnızca benim aram değil baya akrabaların arası kötü. Bab
Merhaba,

Şimdi sizlerle benim için epey özel olan bir şeyleri paylaşarak sonunda da sorularımı soracağım. Biraz uzun olacak. Duyuru bir süre sonra kendini imha edebilir.

Annemle aram yıllardır kötü ve itiraf edebilirim ki kendisini sevmiyorum. Yalnızca benim aram değil baya akrabaların arası kötü. Babamla boşandılar. Ablam sevmediği için yüzünü bile görmek istemiyor, bazen dini inançları ve vicdanı gereği bayramlarda falan görüyor kısa süreliğine.
Özellikle ablama, bize baya çektirdi.
Şu anda yurt dışında yüksek lisans yapıyorum ve lisansın son yılında artık o kadar bıkmış hissediyordum ki ne olursa olsun o evden çıkayım istiyordum annemle ikimiz kalıyorduk çünkü.
Annemin psikolojik olarak sorunları olduğunu düşünüyoruz epey ona göre babam suçlu hep. Neyse buraları çok deşmiyim de lisans hayatım boyunca baya aynı evde yaşayan iki yabancı gibiydik, beraber yemek yemezdik falan. KOnuşmaya başladığımızda da hep tartışma çıkardı. Ben bir şekilde imkan olmadığı için kiraya falan çıkamadım.

Bu durum cepte bir dursun; şimdi ben buraya (başka ülke) geldiğimden beri annem ara sıra arıyor yazıyor nasılsın falan diye. Ben de normal normal cevap veriyorum ama telefonla konuşursak bir yerden sonra sinirlerim bozuluyor ve kapatıyorum genelde. Toplam 3 kez İstanbul'a gittim 1.5 yılda ve çok istemesem de ara sıra ziyaretlere gittim en fazla birkaç saat durabildiğim.

Bütün bu durum içinde anladığınız üzere annemden pek hoşlanmıyorum ve pek tahammül edemiyorum, görüşmeyi de istemiyorum. Soruyla ilgili sıkıntım ise şu, bu dönem yüksek lisansın son dönemi, mayısta da mezuniyet töreni var. Annem tatilde İstanbul'da olduğumdan beri gelmekten bahsediyor. Başka zamanlarda da diyordu geleyim, yanında kalırım, yemek yaparım sana, temizlik işlerinde çalışırım gibi.
Mezuniyet için kalmaya gelmekte ise 1-1.5 aydan söz ediyor(!) Ne yapacaksın dediğimde gezerim, iş bulursam çalışırım falan diyor, bu arada yakın bir yerde akrabalarımız var biraz onlardan de medet umuyor olabilir.

Ben annemin gelmesini, gelirse de 1.5 ay kalmasını istemiyorum. Çünkü ne buranın dilini ne ingilizce biliyor, zaten annemi sevmemem bir kenara okuldan yoğun olacağım için hiç vaktim de olmaz, uğraşmak da istemiyorum. Zaten bu durum da bir bahane gibi geldikten sonra bir şekilde burada kalıp sürekli benim yanımda kalmaya çalışacak. Bu süreçte de beni olağanüstü sinir edecek.

Ne yapmalıyım?
Ben ondan kaçmak isterken şimdi baya dibime kadar gelip şimdi söylemese de sonradan baya burada kalarak beni sıkıştıracak, boğacak gibi.
Gelme desem bir şekilde kendi gelir yine sinir edebilir. Ben kaldığım yeri söylemesem bile akrabalardan öğrenmeye çalışır sonrasında çok tatsız durumlar olabilir çünkü akrabalar da bilmiyor kendisini çok.

Fikirlerinizi bekliyorum...
Teşekkürler
0
senolll
(06.02.17)
Gelsin işte. Belki değişiklik iyi gelecektir kendisine.
0
devilred
(06.02.17)
gelmesini istemediğini açık açık belirt. ben olsam gel demezdim.
0
shotgunwoman
(06.02.17)
@devilred, onun gelmesi ona iyi gelebilir ama bana iyi gelmeyecek sıkıntı burada. Tahammül edemiyorum.

@shotgunwoman, gelmemesini söylesem de bir şekilde gelebilir. direkt gelme demek de çok istemiyorum, mezuniyetimi görmek istiyor, beni görmek istiyor. Vicdan mantık arasında sıkışıyorum.
0
🌸senolll
(06.02.17)
Bahsettiğin şeye 1.5 ay dayanamazsın. Yanında kalması yani yanına göçmesi mi olacak? Beraber yurtdışında mı kalacaksınız? Şiddetle karşı gel o duruma. Anneni tek başına hayata mahkum etmen zalimlik, onun senin yanına göçmesi iş bulması hayalperestlik. Denge noktası öneremiyorum, detay lazım. Annen hayatı olmayan, arkadaşsız biri mi? Mali durumu rahat mı?
0
kargn
(06.02.17)
gelmesini istemiyorsan açıkça söyle. açıkça söyleyemiyorsan sağlam bahaneler bul. burada yapamazsın vs. de. kendini istemediğin bir durumla karşı karşıya bırakmak ve mutsuz etmek için hayat çok kısa.
0
fragile lady
(06.02.17)
@krem peynir, bunu ben de düşünüyorum, genelde herkes böyle diyor ama yıllardır zaten yanımda yok gibi ve onu kaybetmemin hayatımda bir eksikliğe yol açmayacağını düşünüyorum. Kulağa acımasız geliyor olabilir ama sevgi yok içimde.
Aramızdaki meseleler öyle pek çözülecek gibi değil. Ben zaten uzaktayım buradan sorunlarını çözmek için bir şey yapamıyorum pek. Kendim psikologa götürecek maddi durumum da yok.
Dediğiniz gibi annemin de sıkıntıları olmuş olabilir. Babam boşanmalarından önceki 12 yıl başka bir ülkede yaşıyordu, 3 ayda bir bir haftalığına geliyordu ve hep tartışırlardı.

Şimdi sorunları çözmek için ben uğraşabilecek durumda değilim, uzaktayım ve bahsettiğim mezuniyet de 2-3 ay sonra. Yanıma gelmesi konusunda kararı vermem gerekir yani.
0
🌸senolll
(06.02.17)
Duyguların çok net gibi görülüyor. O yüzden gelme de. Durum bu haldeyken dev bir problem olacağına, gelecekteki problemi de azaltacak bir duruş olur bu belki de.
0
neynep
(06.02.17)
@kargn, evet ben de dayanamayacağımı düşünüyorum üstelik de tez gibi önemli bir durum da varken.
Yurtta birkaç günlük kalmalar olabiliyor ama ben yabancıların kalamadığını söyledim. Benimle kalmasını istemiyorum çünkü.
Pansiyon gibi bir yerde kalabileceğinden söz ediyor, buna da benim bakmamı istiyor bu arada. Ucuz uçak biletimi bakmamı falan da istiyor.
Mezun olabilirsem yazın iş bulup yurttan çıkabilirim, kendisi gelirse eve çıktığımda yanıma gelmek isteyecektir. Tabii bunu da istemiyorum...
Mali durumu aslında rahat değil diye biliyorum, çok haberim yok ancak üstüne tapulu dairesinde oturuyor. Bir işi yok aralarda konfeksiyona gidiyor, belediyeden falan yardım alıyor sanırım.
Buranın pahalılığından da söz ediyorum ama bir şekilde ayalarmaya çalışacakmış gibime geliyor.
Hayatı konusunda ise akrabalarla arası genelde kötü bazı arkadaşları var, arasının bozulduğu arkadaşları var, kurslara falan gidiyor ismek'in.
0
🌸senolll
(06.02.17)
@neynep, duygularım net ama gelme diyince ne olacağını kestiremiyorum. Benim bilgim ile gelirse biraz kontrollü olacak her ne kadar bu kontrolü istemesem de, aksi halde haberim olmadan gelirse akrabalarıma ulaşıp beni bulmaya çalışabilir. Akrabalarımla da böyle durumlar içine girmek istemiyorum. Aramızın kötü olduğunu bilmiyorlar. Onların gözünde annesini istemeyen çocuk gibi olucam muhtemelen.
0
🌸senolll
(06.02.17)
@bonis, kırmadan çok üzmeden, burada yaşam çok pahalı, benim vaktim olmayacak, dil bilmiyorsun zorlanırsın gibi argümanlarla vazgeçirmeye çalışıyorum ama hayalperestlikle her şeyin olabileceğini düşünüyor.
0
🌸senolll
(06.02.17)
Belediyeden yardım almakla başka ülkeye uzun süreli kalmaya gidebilmek arasında uçurum var, sen kendi hesabını daha iyi bilirsin tabii. Annen işi ciddiye bindirir, evini kiralar yanına gelirse ov-veyy..
0
kargn
(06.02.17)
@kargn; annem paragözdür.
yıllardır babamdan para almıyor, nasıl geçindiği konusunda anlaşıldığı üzere benim de pek bilgim yok. Tahminim kenarda köşede birikmiş parası, altını falan olabileceği yönünde... Dediğiniz gibi öyle bir durum oluşabilir ki bu da buraya gelirse bu çevreyi öğrenip hazırlanması şeklinde olabilir.
0
🌸senolll
(06.02.17)
@truman, bilmiyorum, çünkü sorsam da doğruyu söylemeyebilir...
0
🌸senolll
(06.02.17)
Tartışmayla geçecek bir hayat istemediğini, arada tatil için misafir edebileceğini, eğer akrabalar vs ile görüşecekse, evde sorun üretecine dönüşmeyecekse belli süreler ona katlanabileceğini net ifade et. Sevmesen de on küsur yıl yalnız başına yaşamış, muhtemelen eşi yurtdışında kafasına göre bekar hayatı yaşarken sizin başınızda kalmış biri olması hasebiyle, annen maalesef bunu hakediyor.
Maalesef diyorum, çünkü ben de anneme katlanamam. Halini az buçuk anlıyorum :(
0
kargn
(06.02.17)
İlk paragrafta şu anki halimi gördüm, kalanı da geleceğime ayna tutmuş sanki üzüldüm o yüzden. Demem o ki kesin bir şekilde belli et gelmesini istemediğini ama yanında mazeretler de ver ki sonra kötü evlat damgası yemeyesin. İşin içine akrabalar karışırsa daha beter olur çünkü derdin 1ken 1000e katlanır, bir de onlardan gelecek baskı vs. o senin annen bu yaşına kadar baktı o yaşlanınca da sen bakacaksın gibi. Belki şu anda yaşadığı yere bağlayacak bir şey bulursan vazgeçmesi daha kolay olur. Bu kadar ısrar ettiğine göre ve kafasına göre de gelebilir dediğine göre şu an kaldığı yere onu bağlayacak bir şey kalmamış. Kendi kardeşleri ailesiyle falan da mı kötü arası, belki onlarla zaman geçirebilir?
0
zetsuboushita
(06.02.17)
açıkça gelmeni istemiyorum de. oraya yerleşirse büyük sıkıntı olur. yabancı memleket hadi git de diyemezsin. net bir şekilde gelme de. başka yapabileceğin bir şey yok çünkü. kendi bulur gelir falan demişsin ona zaten yapacak bir şey yok. ev arkadaşım var rahat edemezsin mümkün değil yabancı bir erkekle kalamazsın falan filan diyebilirsin belki.
0
sanguine mcqaer
(06.02.17)
@zetsu.., burada yaşayan akrabalarım burada yaşadıklarından pek hakim değiller ama diğer birçok akrabamla bu durumu yaşıyoruz genelde. biz istemememize rağmen konuyu getirip, işte iyi olun annenizle, gibi şeyler söylüyorlar ama hepsinin kendi araları da kötü. Kardeşleri ve annesi de dahil olmak üzere. Onu oraya bağlayacak bişey bulabileceğimi bulsam bile şu an buradan bir şey yapabileceğimi sanmıyorum.
0
🌸senolll
(07.02.17)
Sen sülalenin yumuşak huylusu olduğun için senin üstüne kaldı yani. Tek çözümün kötü evlat olmak gibi duruyor. En azından yumuşatıcı mazeretler ekleyebilirsin. Dilini bilmediği ülkede yaşayamayacağını ve çalışamayacağını, eve çıkacaksan iki kişi için küçük olduğunu, onun buraya gelmesinin ve yaşamasının çok masraflı olacağını, günlük hayatında dili anlamdığı için her şeyi senin halletmen gerekeceğini ve okul ve işten buna vaktin olmadığını, oradaki akrabalarından medet umuyorsa zaten onlarla da arasının iyi olmadığını açık açık söylemen lazım. Her ne kadar sevmesen de kırmamaya çalışıyorsun ama öyle zor malesef.
0
zetsuboushita
(07.02.17)
Bir akrabam "musalla taşında olsa kaldırmam" demişti. Oysa öldükten sonra kahroldu, mahvoldu. En kötü ana bile anasızlıktan iyidir. demiş birisi yukarıda. Doğru söylemiş.

Ha ama yanında kalması seni olumlu etkilemeyecektir. Ama sen;

"Anneciğim sen varken çalışamam. Ben gelince Türkiye'de görüşürüz. Ben de seni görmeyi isterim(yalandan bile olsa).

dedin mi hiç?
0
ikcı
(07.02.17)
Cok ama cok sinirlendin. Ne olursa olsun o bir anne, nasil boyle duygusuz olabilirsiniz?
0
medusa
(07.02.17)
Sinirlendim demek istedim. Insanlara bak.
0
medusa
(07.02.17)
O varken rahat çalışamayacağını, kendi başına yaşamaya alıştığını söyle. Sonra riskin devam ettiğini düşünüyorsan, mezuniyetin haziran gibi olacağını söyle. Sonra gerçek tarihe 15 gün kala "yeni açıklandı tarih, erken yapmaya karar vermişler" falan dersin isterse yalan söylediğini anlasın, sonuçta başta uyarmıştın gelmesini istemediğine dair.
0
megalomaniac
(07.02.17)
Annen manyak anladığım kadarıyla. Kesinlikle tez Zaman'ı gelmesin. Eğer gelme dersen alınıp sana iyice takar ve şu anda zaten tez mez stresindesin seni iyice gerer bence annene doğru söyleme. Ağla burası çok kötü İstanbul mükemmel geri dönmek istiyorum evimizi bozma annecim de :). Burası yaşanacak memleket değil herkes ırkçı müslümanlara kötü davranıyorlar vs vs de... Zaten işi yoksa vize nasılmayacağız ki en kötü davetiye mektubuna garip şeyler yaz :))))))) İngilizce okuyamaz herhalde.
0
fasulyek
(07.02.17)
@zetsuboushita
@medusa

Benim mutlu bir hayatım olduğunu nereden biliyorsun? Bu TAMAMEN BİR ÖNYARGIDIR.

sen ne biliyorsun ki mutlu hayatım olduğunu... anlatsam haline şükreder, anneni en yakın uçakla yanına aldırırsın. Yine de tercih senin.
0
ikcı
(07.02.17)
ben bu işlerin (ömürlük mesele olduğu için) sürekli idare etmeye çalışmak ile uğraşılmaması taraftarıyım. o yüzden öyle dedim.
akrabaların, ya da herhangi bir konuda sizi anlamayan tüm insanların ağzı durmayacaktır, ya onlar ne der diye hayatınızı onlara göre yönlendirirsiniz, ya da kendi sınırlarınızı çizersiniz (anlamayan buna mecbur ediyor).
Ama tabii ki bu kadar keskin olamıyor her şey, zamanı var bazı şeylerde son noktaya gelmenin.

"annene nası ....." şeklinde konuşup durumun ihtimalini o "yüce" analığa yakıştırmayıp otomatik olarak (öğrenilmiş bilgilerle) cevap verenler hep olacaktır tabii ki. Nesnel bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Ayrı iki insansınız, bunu hatırlamak ve içselleştirmeye çalışmak yardımcı olur belki.
0
neynep
(07.02.17)
diğer cevapları okumadım :( bence 1 haftalığına tam mezuniyet dönemi çağır. diğerine müsait değilim de bi şey uydur. daha fazla kalmak istersen o bahsettiğin akrabalara gitmesini öner.
0
freya
(07.02.17)
"ne olursa olsun o bir anne, annelik kutsaldır" illüzyonuna kapılma. bir insan sırf bacak arasından bebek çıkarabiliyor diye aniden melek olmuyor. pek çok insanın öz güven sorunları ya da kişilik bozukluklarının oluşmasında annelerin payı zannettiğinizden daha fazla.

annene derslere, teze vs. odaklanman gerektiğini anlat. mezuniyet için isterse gelebileceğini söyle. hatta önce davranıp annenin uçak biletini mezuniyet töreninden 2 gün önceye al. emrivaki yap.
0
zgrydn
(07.02.17)
(3)

evde 3 kişi naapsak?

passion rules the game
cumartesi 2 arkadaşım gelecek ziyarete ama çok düz adamım, hiç eğlenceli bir şey gelmiyor aklıma. ps4'e multi oyunlar attım, yemek falan ee. kutu oyunu falan yok, film izleme modunda olmaz kimse, naapsak?danke.
cumartesi 2 arkadaşım gelecek ziyarete ama çok düz adamım, hiç eğlenceli bir şey gelmiyor aklıma. ps4'e multi oyunlar attım, yemek falan ee. kutu oyunu falan yok, film izleme modunda olmaz kimse, naapsak?

danke.
0
passion rules the game
(02.02.17)
Last of us oynamadiysaniz oynayin. Biriniz oynasin digerleri izlesin. Sikilmazlar emin ol.
0
baharat
(02.02.17)
Threesome Sggdhjlş

Bence zaten ps4 ile geçecek vakit yemeği zor yersiniz. Plan yaparsan kasar ya, duruma göre relax takılın, en güzeli bol muhabbet etmek :)
0
megalomaniac
(02.02.17)
Kahoot oynayın.
0
la rana
(02.02.17)
(9)

Tekila icmek beyin firtinasi

basubadelmevt
Biriyle tekila icicem evde, o 6 shot icecekse benim 3 shot filan icmem lazim. Ama ayni sayida icmis gibi gorunmemiz lazimBunu nasil yapabilirim?Sihirbaz degilim tabi. Akliniza neler geliyor? Shot doldurunca tuvalete kalkmakta bi kere filan olur heralde.
Biriyle tekila icicem evde, o 6 shot icecekse benim 3 shot filan icmem lazim. Ama ayni sayida icmis gibi gorunmemiz lazim
Bunu nasil yapabilirim?Sihirbaz degilim tabi. Akliniza neler geliyor? Shot doldurunca tuvalete kalkmakta bi kere filan olur heralde.
0
basubadelmevt
(02.02.17)
aklıma ilk şu geldi :D

giphy.com
0
Tutesh
(02.02.17)
niye böyle bişey yapıyosun?
0
elorelia
(02.02.17)
niye yapıyorsun +1? garip şeyler çağrıştırdı bende çünkü.
0
windowsguvenlikduvari
(02.02.17)
Ortam loş masa karanlık olsun, kendi bardağına azck doldurursun ona fazla.
İçini göstermeyen shot bardakları kullanabilirsin
0
megalomaniac
(02.02.17)
Var bi sebebi, tecavuzcu coskun muamelesi yapmayin yav,karsi cins degil zaten.
0
🌸basubadelmevt
(02.02.17)
ya kusarsa çok içen taraf ? herşeyi düşünmek lazım.
0
kveldulv
(02.02.17)
Kendine az koy ve bardağını daha çok tuza bandır ki boşluk hissedilmesin.
Önce karşıdakine doldur o içerken hemen kendine koy ve içerken dibinde biraz bırak tamamen fondipleme.
bu şekilde 4 taneyi hızlı hızlı için tahmine göre o tam dolu 4 sen 2 tane içmiş olacaksın. diğer kalan iki taneyi de yarım doldurup iç.

Tuvalete gittiği bi an gelirse o sırada kendininkine su doldur ve tam onun döndüğü anda suyu fondiple. böylece ondan 1 fazla görünecek.

hücum yeleği takmayı unutma.
0
tekila shot bardağı
(02.02.17)
kendi bardağına doldururken konuşacaksın.

her kendine shot dolduruşunda bişey söyle, dikkatini bardaktan başka bir yere çek.
0
naberabi
(02.02.17)
Çözümü şu; kendine bir şişe de bira söylüyorsun. Biradan büyük bir yudum alıyorsun. Tekilalar geliyor. Her tekilayı fondip yaptığında, ardından bir yudum da biradan fondip yapıyorsun. Ama yaptığın şey aslında, ağzında tuttuğun tekilayı, içer gibi yaptığın biranın içine bırakmak.Tebrikler, tekilaları başarıyla ziyan ettiniz.
0
sarap dumani
(02.02.17)
(10)

Uğurlamaya gitsem mi?

patos64
Merhaba ahali. Şimdi kız sevdiğimi vs biliyor, konuşuyoruz, sonu ne olur bilmiyorum ama bir şey yapayım diyorum, başka bir yere gidecek 2-3 gün sonra otobüsle. Şimdi ailesi otogara gelmezse sıkıntı yok, sürpriz yaparım ama gelirse eğer, sanki ben de başka bir şey için oradaymışım gibi orada bulunup
Merhaba ahali.
Şimdi kız sevdiğimi vs biliyor, konuşuyoruz, sonu ne olur bilmiyorum ama bir şey yapayım diyorum, başka bir yere gidecek 2-3 gün sonra otobüsle. Şimdi ailesi otogara gelmezse sıkıntı yok, sürpriz yaparım ama gelirse eğer, sanki ben de başka bir şey için oradaymışım gibi orada bulunup kızı görünce "aa sen de mi buradaydın ben de şuraya gidecektim de ya da birini uğurladım da, sen nereye desem ailesi olur ya sorarsa işte liseden tanıyorum(bu kısmı gerçek) vs desem güzel olur mu? Olmaz mı? :(
0
patos64
(01.02.17)
Olur tabi ya neden olmasın
0
lcha
(01.02.17)
git
0
çakıstes
(01.02.17)
kız rahatsız olacaksa olmaz, yani ailesiyle karşılaşman kız açısından uygun olacak mı?
0
nucleon
(01.02.17)
Git. Ailesi olsa ne olur? Normal arkadaşısın sonuçta. Ha ben dayanamam ağlarım dersen gitme abest olur
0
atalet momenti
(01.02.17)
Yok yok ağlamam:)
İşte şüpheye sokan da insanlara belli olmaz, hiçbir şey açığa çıkmayacak olmasına rağmen kız ne biliyim kızadabilir içinden ya da belirtedebilir, belki de hoşuna gider. O yüzden karar veremedim gitti. :)
0
🌸patos64
(01.02.17)
ne aileler var ya manyak mısın? kızı zor durumda bırakırsın.
0
elorelia
(01.02.17)
Ailesi sana mı soracak "KIZIMIZI NERDEN TANIYOSUN DELİKANLII!!" sfgjkş
Kıza sorarlar, o da söyler yani sıkıntılı bi durum yok bence.
Git ama "ben de şuraya gidiyorum" deme, şehirdışına gitcek haberim bile yok diye düşünür kız.
Arkadaşı uğurladım, şimdi eve dönüyorum diyebilirsin. İşler ilerleyince de o gün oraya nasıl niye gittiğini açıklarsın uzuuunn zaman sonra :))
0
megalomaniac
(01.02.17)
Yok şunu söylemeyi unuttum, ailesi varsa da kız o an sürpriz yaptığımı bilecek, sadece ailesi olduğu için ailesi anlamamasına yönelik bir yalan sadece, kız her türlü sürpriz olduğunu bilecek.
0
🌸patos64
(01.02.17)
ailesini biraz taniyorsan nasil insanlar oldugunu git cunku evet ne aileler var
0
tiredpanda
(01.02.17)
Arkadas.ugurladigini soylersin. Az ayrinti=basarili yalan.
0
thewizardofearthsea
(01.02.17)
(6)

Yağsız makarna yiyip kilo verilir mı ?

burchak
Merhaba soru başlıkta olup diğer opsiyon tarhana çorbası. Makarnayı da domates soslu yiyorum genelde ??
Merhaba soru başlıkta olup diğer opsiyon tarhana çorbası. Makarnayı da domates soslu yiyorum genelde ??
0
burchak
(30.01.17)
ya valla şu dünyada bir şeyi zararsız yap deseler ilk iş makarnayı yaparım sonra bir şey ile uğraşamam ölene kadar makarna yerim.

ama aklım, mantığım, bilgilerim diyor ki makarna yiyerek zayıflanmaz. hatta biraz daha ileri gideyim, buğday yiyerek sağlıklı da olmaz zayıflanmaz da.

yağsız olması hiç mühm değil. zeytinyağı, gerçek tereyağı zaten sağlıklı şeyler. sorun buğday. gözün kör olsun makarna. gözümde tütüyor.
0
levpontryagin
(30.01.17)
Yanında protein olmadan olmaz. Makarna da tarhana da karbonhidrattır. Light ton balığı, yoğurt, salata da olursa ve makarna miktarı da çok olmazsa verebilirsin.
0
megalomaniac
(30.01.17)
Kilo aldıran yağ değil karbonhidrat.
0
angelus
(30.01.17)
Senelerdir bu işin bilimiyle uğraşan kimseler özetle diyor ki: Dengeli beslenin. Tek yönlü değil çeşitli beslenin. Aldığınız besin mümkün olduğunca işlenmemiş ve doğal yetişmiş, genetiğiyle oynanmamış vs. olsun.

Buna göre ayarında yendiği zaman makarna yemekte de hiçbir bir problem yok. Ama yalnızca makarna ile beslenemezsiniz. Vücudunuz zayıf düşer.

Aldığınız besinlerin toplam kalorisini günlük harcadığınız kaloriden 300-400 kalori eksik olacak şekilde hesaplarsanız rahatça kilo verirsiniz; fakat kilo kaybederken aynı zamanda sağlıklı da kalmak/olmak istiyorsanız aldığınız kaloriyi sayarken, harcadığınız kaloriyi de spor yaparak artırmanız gerekli. Yani vücudunuzun enerji devir daim seviyesini diyelim ki spor yapmazken 2000 ise atıyorum ki 2300-2500'lere getirmeniz lazım. Böylece vücut önce bazı biriktirdiği fazla su ve ödemden kurtulacak. Sonra da yeni ve daha yüksek bir enerji seviyesinde yaşamaya başlayacaksınız. Spor yapmadığınız zaman bir yandan kalori miktarını azaltıp diyete girerseniz belki kilo verirsiniz fakat hareketsiz bir vücut hareketsiz bir araba motoru gibidir. Durduğu yerde daha hızlı paslanır, daha hızlı çöker.

Vücudunuzu tanıyın bilinçlenin. Sizin bu sorduğunuz soruyu da eminim internette bir milyon kişi çeşitli formatlarda sormuştur. Hani her sene sorulan 'sakız orucu bozar mı' farkındalığındaki bir soru gibi.

Mcdonalds ürünleriyle beslenerek de zayıflanır: www.businessinsider.com

Mesele sağlıklı olmak. O da bilinçle olur.
0
idexo
(30.01.17)
Kaynak aradım ama bulamadım, hatırladığım kadarıyla özetleyeyim.
Herşeyi angelustan beklememek lazım.

İnsülin peptit dallarının birleşmesinden oluşan bir hormon ve pankreastan salgılanıyor. Pankreasın iç salgısı. Görevi kan şekerinin artışıyla başlıyor, pankreas kana saldığı insülin ile kan şekerini düşürüyor, normal şartlarda hücre zarından geçmeye isteksiz glikoz molekülleri var, bunlar sayıca artarsa kan akışkanlığını kaybeder, sonuçları uzun vadede çok vahimdir. İnsülin hem dokulara ihtiyacı olan glikozu yetiştiriyor hem de kanda şekerin yüksek seviyeye çıkmasının emniyet valfi.

İnsülin maalesef glikoza aşırı hassas bir döngüye sahip ve maalesef yağ dokusu da insülinden en başarılı şekilde faydalanan doku. Bu iki durum şu demek, karbonhidratlar şekere dönüştükçe artan insülin şekeri yağ dokusuna hızla ileten bir vasıta.

İnsülin aminoasitlerden de etkileniyor, yağ asitleri ise insülin salgısında etkisiz. Yani nispeten düşük seyreden insülin düzeyi kan şekerinin daha dengeli dağılmasına, yağ hücrelerinin daha az ihtiyaç fazlası şekeri emmesine sebep oluyor.

Yağ zaten kıymetli bir yapı malzemesi, tek rolü enerji depo molekülü olması değil. Esansiyel yağ asitleri kafamızın verimli çalışması için bile gerekli. Yağ öcü değil. K.hidratlar da tabii.. Ama karanlık tarafa geçmek ihtimalleri daha yüksek.

Bir de, yağ hücrelerinin şeker sevmesi hayatta kalabilmemizin sebebi. Depo yağlar olmadan, uzun açlık ve kıtlıklara dayanamadan doğal seçilimden kurtulamayız. İstemediğimiz yağlar bizim sigortamız.
0
kargn
(30.01.17)
yağsızlığından ziyade makarnanın kepekli olması hem daha tok tutması hem düşük glisemik endeksi ile çok daha etkili olur.
0
otonomo
(31.01.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.