Giriş
(6)

Vapur sallantısından korkmak

ırene adler
>> Denizle ilgili bir korku başladı bende. Eskihisar feribotunda büyük tehlike atlattık bir süre önce. O olaydan sonra başladı diyebiliri. Gün içinde hava durumu kötüymüş, seferleri kapatmışlardı, daha sonra bir süreligine açtılar. Biz de o sefere bindik, sıra yok diye sevindik. Daha sonra büyük bir
>> Denizle ilgili bir korku başladı bende. Eskihisar feribotunda büyük tehlike atlattık bir süre önce. O olaydan sonra başladı diyebiliri. Gün içinde hava durumu kötüymüş, seferleri kapatmışlardı, daha sonra bir süreligine açtılar. Biz de o sefere bindik, sıra yok diye sevindik. Daha sonra büyük bir fırtınaya yakalandık denizde. Feribotun kapağına ciddi dalgalar vurmaya başladı. Karşı tarafa varmak için yolu uzattık, yan yan gitti feribot ama yolculuk bitmedi bir türlü. Feribot kapağı kırılacaktı nerdeyse. Ağlayanlar,sürekli dua okuyanlar. Sonra bir tekne turunda benzer bir olay yaşadık. O da çok korkutucuydu. Hava birden bozdu.

İstanbul'da ve İzmir'de bindim bir süre vapura o olay sonrasında fakat en ufak sallantıda çok korkuyorum. Devrilecekmis gibi geliyor
Devrilmeden kendimi atayım denize planları yapıyorum. İyi yüzerim normalde.

Vapura binceksem sürekli rüzgar durumu bakıyorum. Şehrin içinde bile endiseleniyorum. Bakış acimi nasıl degistirebilirim? Denizci var mı aramizda? Ne tavsiye edersiniz? Deniz beni tutmuyor,midem bulanmiyor. Sadece korku hissediyorum.
0
ırene adler
(03.10.21)
vapur seferlerinin iptali vapur batacak devrilecek diye değil yolcuları deniz tutmasın, oradan oraya yuvarlanmasınlar diye yoksa türkiye denizlerinde vapur feribot her türlü koşulda seyir yapar, konforlu olmaz o ayrı

youtu.be
videonuyu 30. saniyeye çekersen yolcular bu hale gelmesin diye seferler iptal ediliyor, şunu 100-200 kişinin yaşadığını düşün :)
0
freebird5406_2
(03.10.21)
travma sonrasi sık karsilasilan bir durum beynin asiri tepki vermesi. iyi bir psikolog bir kac seansta cozebilir, psikiyatrist yardimiyla da cozulebilir. kisisel bir zayiflik olarak algilama, her insanin basina geliyor. gecen mesela hastanede saldiriya ugramis bir doktorun yazdiklarini okudum. adam cerrah, elinden bicaklaniyor hasta tarafindan. ne sansli ki tamamen iyilesmis, ancak hastaneye binasindan iceri giremiyor korkudan. iceri girince bir sey olmayacagini bilmesi bir seyi degistirmiyor, o travma yasanmis ve beyin asiri iliskiyi kurmus bir kere.

neyse bu durumlarin cesitli metodlarla veya gecici ilac destegiyle caresi var. hayati cok etkileyen bir durumsa destek almaktan cekinmeyin, cok normal bir durum.
0
robokot
(03.10.21)
O feribot istese okyanus gecer. Bizim ic denizde batirman icin baska gemiye vurman lazim doga kosullarindan batmaz.

Tr tarihinde 1 tane olay var onda da asiri yolcu doldurmaktan batirmislar vapuru.
0
divit
(03.10.21)
Denizotobüsü veya feribotlar katamaran oluyor. Katamaranların da olayını hacıyatmaz gibi düşünebilirsiniz. Yana çok yatabilir ancak devrilmesi, batması vs tsunami veya aşırı saçma bi vurmalı kaza olmadıkça imkansıza yakın.

Vapur zaten yukarıdaki arkadaşların dediği gibi batacak bişey değil.
Pandemi öncesi temmuz ayında adalar dönüşü akşam vapurları bile öldürmeyecek şekilde yolcu alıyordu :D

Ennn kötü senaryo için;
Rüzgarın bir ilgisi olmadığını düşünün.
Yüzme biliyorsunuz düşme, kaza anında vapur hız keser nasılsa üzerinize meteor düşmeyecek yavaşça batacaksınız o sırada atlar yüzersiniz.
Artık iletişim vs çok çok iyi, en kötü boğazdan birileri sizi görüyor, yardım ulaştırıyor olacak.
Bunu takıntı yapmayın. Ama eğer geçmiyorsa belki sizde geçmişle ilgili bilmediğiniz bişeyi tetiklemiştir, ciddiye alın doktora görünün.
0
rewlack
(03.10.21)
Bence bi doktora görünün kesin. Daha kolay atlatırsınız.

Ama merak etmeyin türkiye şartlarında vapur batma ihtimali yok. Ayrıla vapurun yan gitmesi bi problem olduğu anlamına gelmiyor ki, her şeyin tekniği var. Bu durum rüzgarın yönü ile alakalı. Üsküdar beşiktaj motoru ile her gün işe git gel yapıyordum. Her açı ile karşıya geçtiğimiz oldu. Öyle yan yan gitmek çok normal. Bilmeyen insan tedirgin olur ama sizi tedirgin eden bu seferde gemi mürettebatının endişelenmediğine eminim
0
zimbirik
(03.10.21)
Uzakyol gemi kaptanıyım :)

Marmara denizindeki en fazla hava okyanusla karşılaştırılamaz bile, feribotun kapağına dalga vurmasında sorun yok. Karşıya varmak için yan gitmesi ise dalgalara karşı yalpayı önlemek için genelde baş omuzluk dediğimiz yerden havayı karşılarız.

İç denizlerde herhangibir problem olmaz. Gönlünüz rahat olsun.
0
Northern Mariner
(03.10.21)
(9)

Tamam ekonomi kötü ama bu yapılan fırsatçılık değil mi?

birmilyonunvarmi
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?http://imgim.com/img_20211002_160355.jpghttp://imgim.com/screenshot_2021-10-02-15-49-26-
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?

imgim.com
imgim.com
0
birmilyonunvarmi
(03.10.21)
Degil.
Yok.
0
ghilleinthemist
(03.10.21)
Cok fazla ithal girdi varsa icinde ondan olabilir, hayvan gibi gümrük vergisi geldi bir sürü kaleme. Ayni urunun yurt disi fiyatina bak daha ucuzdur(dahilde isleme yuzunden)
0
floydian
(03.10.21)
Ilk akla gelenler;
Eger devlet yabanci ürünlerde vergiyi artırmissa (ayni telefona yaptığı gibi) o zaman yerli firma da artirir. Win-win onlar icin.

Buna ek su an dünyada ciddi bir elektronik parça krizi var. Herkes fiyat artırıyor. Oradan da artis var.

Üstüne ülkedeki enflasyon ve döviz kuru belli. Çoğu ürünü eminim yurtdisindandir.

Buna ek konteyner fiyatlari 3-4 kar artti belli dönem. Haliyle fiyatlara da yansidi.

Bir de dogal gaz fiyati artacak diyorlar, tahminen millet bu ürün tarzı şeylere hurra etti fiyat ta artti.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
uretici enflasyonu ile tuketici enflasyonu farklidir. su anda uretici enflasyonu tuketici enflasyonundan cok yukarda, gecen ay %45 olarak aciklandi. tuketici enflasyonu geriden gelir, once ureticilerin maliyeti artar sonra onlar fiyatlara yansir, sonra yavas yavas tuketici enflasyonu da artar.

bu urun ozelinde, bu kadar fark icin gerekli bir suru farkli kosul olabilir. bunlardan hic birinin "firsatcilik" oldugunu sanmiyorum, serbest piyasada birbirinden bagimsiz saticilar arasinda boyle bir sey olmasi mumkun degil.

bu urunu en en iyi fiyata 2500 civarina buldum baska bir sitede. bir suru farkli satici var. bunlarin tumu kendi aralarinda oturup "fiyatlari arttiralim" diye anlasamayacaklarina gore muhtemelen urune talep var ancak o veya bu sebeple kimse fiyati daha dusuremiyor. yoksa bu kadar firmadan biri, satabiliyorsa "ben 1500 liraya satiyorum" der, butun stogunu 2 gunde eritir, kari cebine koyar, gider yeni stok alir butun piyasaya kendi dagitir. digerleri de avucunu yalar (tabii gercekte yalamaz, oburu de maliyet kurtariyorsa ben 1400 liraya satiyorum der vs. boyle boyle fiyatlar dusebilecegi kadar duser). serbest piyasada rekabetle fiyatlar otomatik duser yani. bu urune millet muhtac olsaydi ve satan bir monopoli olsaydi dedigin gecerli "fiyati arttirayim" derdi biri o fiyata satardi. ama birbirleriyle rekabet eden onlarca bagimsiz firma bunu 2500 liradan ucuza satamiyorsa arkasinda gercek bir sebep vardir. arz - talep ile ilgili bir dengesizlik olabilir, icinde kullanilan bir seyin fiyati ucmustur, dunyada su an bir lojistik krizi var covidden dolayi, ayni sekilde bir çip krizi var vs. Acikcasi bana ekim 2019 fiyati da (394 lira) biraz fazla ucuz geldi. dev bir kupon / indirim kullanilmis vs. olabilir mi? nisan 2020 en dusuk fiyati 1500 lira civarinda gozukuyor.
0
robokot
(03.10.21)
Devlet kanun koyar denetler. Kötü gidişatı engeller.
0
halk
(03.10.21)
5 zincir marketteki fiyatlar da gündemde .
Başka bir izleidğim videoda denilen,
kendi kurdukları yan şirketler üzerinden ürün alıyorlar. Neden pahalı diye sorulduğunda biz de pahalı alıyoruz cevabı hazır oluyor böylece.
Bir zamanlar ucuzluk diye öne çıkanların yaptığına bakın.
Birde bunların yabancı bir firma tarafından satın alındığını düşünmek bile dehşet.
Dünyada bir çok alanda tekelleşmeye doğru gidildiği ortada. Alınan patentler ve yeni tür yapay gıdalar ardındaki girişimci şirketler belli.

Sanal para da öyle olacak.
0
Erva
(03.10.21)
Kapış kapış giden bir ürün olsa fırsatçılık derdim ama bir ısıtıcının fiyatını sırf silkeleme için 10 katına satılabileceğine inanmıyorum. 5 katı yapayım daha çok satayım dersin. 10 katına maliyet kalemi yüzünden çıktığında aksine satabilmek için kar marjını bile düşürmüştür.
0
Bruce
(03.10.21)
üretici için; elektrik faturası arttı, doğalgaz arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı, döviz bazlı gideri varsa bunlar arttı
nakliyeci için; mazot fiyatı arttı, araç yedek parça fiyatı arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı
satıcı için; üreticiye benzer artışlar bunda da arttı, fatura keserken kullandığı kağıdın fiyatı bile 2 kat arttı

netice itibariyle tüm bu artışların sonu tüketiciye yansıyor.
0
trajikomix
(03.10.21)
Fotolar acilmadi ama firsatcilik tabi.

Simdi atiyorum hollanda'da muz 1 euro, senelerce muz 1 euro gidiyor.
Enflasyon cok az o yuzden evet artmiyor ama %100 zam yapip 2 euro yapsa da adamin satisi dusmez.
Yapiyor mu hayir.

Bizde enflasyon olsun olmasin 2 olur 10 olur 20 olur devamli artiyor. Halk artik alamayacak seviyeye gelirse o zaman artirmayi durduruyorlar.

Yetkili servis gecen bana silecek suyu koymus, normal musluk suyu koyup 17 tl yazmis.
Eskiden mavi su koyup 100 yazardi ona cok itiraz gelip kavga cikinca bunu kesfetmis.

17'ye itiraz etmezsin biliyor cunku. Sifir maliyetli urunu 17'ye satiyor.

Seneye 50 yapar sonra 100 yapar kavga cikana kadar artiriyorlar.

Cunku herkes bir an once zengin olup totoyu kurtarmak istiyor.
0
divit
(03.10.21)
(5)

Okullarda törenlerde falan çalan new age müzik

mirafiori
Böyle https://www.youtube.com/watch?v=MlB8lQQbtRQ&list=PL2qQXyLK4-1VyygwL4hJmVT22LYKNv3FN&index=3 burdaki gregorian abiler gibi vokaller vardı, ama söz yok OoooOOooo OOooOO öyle söylüyorlar. Altyapı benzer. Aynı şekilde bu parçanın da altyapısı benzer mesela https://www.youtube.com/watch?v=XDPGohgpa
Böyle www.youtube.com burdaki gregorian abiler gibi vokaller vardı, ama söz yok OoooOOooo OOooOO öyle söylüyorlar. Altyapı benzer. Aynı şekilde bu parçanın da altyapısı benzer mesela www.youtube.com

Böyle aklımda kaldığı kadarıyla böyle ilkokulda törenlerde konuşmalar yaparken arkada çalan müzik olarak kalmış birine çağrışım yaptıysa ne ala saatlerdir arıyorum bulamadım.

not : vangelis - conquest of paradise değil
0
mirafiori
(10.09.21)
benim aklıma direk bu geldi :)

www.youtube.com
0
king lizard
(10.09.21)
Yok bu değil. Böyle ortaçağ değildi. Elektronik davullu new age altyapı üstüne kilise korosu (gregorian tarzı) gibi
0
🌸mirafiori
(10.09.21)
peki ya bu?

www.youtube.com
0
king lizard
(10.09.21)
Ben her torende bunu calardim :)
m.youtube.com
0
divit
(10.09.21)
ahmetelif
(30.11.21)
(5)

Mühendis, yurt dışı

dissendium
Bir makine mühendisi ABD, İngiltere gibi ülkeler dışında gözünü nereye dikebilir?Romanya, Sırbistan gibi ülkelere gitmek mantıklı olmaz mı? Ya da Rusya ne kadar mantıklı olur?
Bir makine mühendisi ABD, İngiltere gibi ülkeler dışında gözünü nereye dikebilir?

Romanya, Sırbistan gibi ülkelere gitmek mantıklı olmaz mı? Ya da Rusya ne kadar mantıklı olur?
0
dissendium
(09.09.21)
Hollanda
0
hayley williams ile evlenecek genc
(09.09.21)
"Romanya, Sırbistan gibi ülkelere gitmek mantıklı olmaz mı?"

1) Gelismemis, ekonomisi kotu ulkeler. Issizlik cok. Ithal muhendise talep az.
2) Dil bariyeri. Sirbistan'da falan belirli firmalar haricinde ingilizce olarak calisamazsin.
0
hot potato
(09.09.21)
dubai'de 5-6 sene calisip oradan edindigi cevreyle iskocya'ya gecen arkadasim var. ona sorsan dubai'deki ortam ve bin kat daha iyi.

simdi nasil bilmiyorum ama rusya ve turki cumhuriyetler eskiden para biriktirmek icin gidilen yerlerdi. misal benim abim de asya'ya gitti. oralara gidip de hic kalmak isteyeni gormedim.

bu isler biraz da kisiden kisiye degisir ama turkiye'den baska bir ulkeye expat/gocmen olarak gideceksen (hele ki ilk seferse bu gidis) eger kesinlikle daha gelismis bir ulke olmali.
0
rm
(09.09.21)
almanya. otomotiv endüstrisinin kalbi neticede.

romanya gibi ülkelerde kalifiye gençler çalışmak için diğer avrupa ülkelerine göçmeyi tercih ediyor. bu bir fikir verebilir.
0
zgrydn
(09.09.21)
irak
0
divit
(09.09.21)
(4)

Isı Pay Ölçer ve Rezervuar İç Takım / Kiracı & Ev Sahibi

rtrmkkrrtt
Merhabalar,Sözlükte de her gün yeni bir başlığın açıldığı kiracı - ev sahibi ilişkisine bir de ben katkıda bulunayım.Öncelikle 2 senedir bu evde kiradayım, ilk taşındığımda da sifon su akıtıyordu fakat rahatsız edici bir seviyede değildi. Artık iyice arttığı için tesisatçı çağırdım ve iç aksamın değ
Merhabalar,

Sözlükte de her gün yeni bir başlığın açıldığı kiracı - ev sahibi ilişkisine bir de ben katkıda bulunayım.

Öncelikle 2 senedir bu evde kiradayım, ilk taşındığımda da sifon su akıtıyordu fakat rahatsız edici bir seviyede değildi. Artık iyice arttığı için tesisatçı çağırdım ve iç aksamın değişmesi gerektiğini söyledi. Şimdi gömme vitra olduğu için sifon 421 lira imiş iç aksam. 100-200 bir şey dese tamam diyecektim fakat şu durumda ödemek de pek istemiyorum neticede teknik bir parça değişeceğim. İleride tekrar bozulursa benim ödemem mantıklı fakat şu an öyle olmamalı diye düşünüyorum. Geçmişte de 2013 yılında bir duyuru açılmış çözüme kavuşmamış konu bakalım şimdi nolacak :)

İkinci konu ise en son apartman toplantısında ısı pay ölçerlerin hatalı olabileceği bu yüzden değişmesi gerektiğine karar verildi. Bina daha yeni 4. senesi, yani daha en baştan hatalı iş yapmışlar. Neyse aidat tablosunda bu kalem de kiracınınmış gibi yazılmış. Yani ısı pay ölçerin bana ait olmaması gerekiyor her halükarda bence fakat onu da bir sorayım dedim. Bir de yani ilk taksidi 210 tl ve kaç taksit o bile yazmıyor.

Şimdiden teşekkürler
0
rtrmkkrrtt
(09.09.21)
bunları ödeyin ve evden çıkarken de söküp götürün. bu kadar basit.
0
malheiros
(09.09.21)
ikisi de ev sahibine kacar.
0
divit
(09.09.21)
gömme vitra 2 sifonum da su akıttı. 10 liralık conta değişimi ve mekanizmanın temizlenmesi ile sorun çözüldü. her ustaya kanmayın.

pay ölçer ev sahibine ait. ev sahibinize bilgi verip ödeyin, kiranızdan düşün.
0
delidir yakalayin
(09.09.21)
Sen neden ev sahibi gibi davranıyorsun :)

Ev sahibine söyle, rezarvuarda bir arıza var fiyatı bu dediler yaptırıp kiradan düşeceğim.
O eve yapılan her masraf (pay ölçer, uydu tesisatı, dış cephe mantolama, alt kata su damlatma, çatı akıtma, kamera taktırtma vs.) tamamen ev sahibine aittir sen elektirk, su, ısınma, aidat gibi kalemleri ödemekle yükümlüsün.
0
catamenia
(09.09.21)
(1)

İstiklal Harbi'nde Yunan mezalimi

makedon
Harp boyunca Rum çetelerin veya Yunan Ordusu'nun yapmış olduğu katliam veya çıkardıkları yangınlara dair internetten erişilebilecek akademik kaynak veya hatıratlar arıyorum. Hatıratların yabancılara ait olmasını bekliyorum. Hatta bu konuyla ilgili harp sonrası Yunanistan'da yaşanan tartışmalar, çıka
Harp boyunca Rum çetelerin veya Yunan Ordusu'nun yapmış olduğu katliam veya çıkardıkları yangınlara dair internetten erişilebilecek akademik kaynak veya hatıratlar arıyorum. Hatıratların yabancılara ait olmasını bekliyorum. Hatta bu konuyla ilgili harp sonrası Yunanistan'da yaşanan tartışmalar, çıkan gazeteler de çok büyü iş görür. Teşekkürler...
0
makedon
(09.09.21)
Ondan oncesinde var benim hatirladigim.
en.m.wikipedia.org

Tabi wiki klasigi olarak basligi bozup bizi de katliamci gostermisler.
0
divit
(09.09.21)
(8)

Boşluğa düştüğünüz dönemlerde eskilere yazar mısınız/arar mısınız?

jonas
Hani bazen hayatımızda yeni birileriyle tanışamadığımız, uygun birilerini denk getiremediğimiz dönemler olur.O tür dönemlerde, iletişimi kesmiş olduğunuz eski takıldıklarınıza/kız arkadaşlarınıza whatsapp'tan yazar mısınız veya direkt arar mısınız?"O kadar zamanın ardından hayırdır, nereden çıktın ş
Hani bazen hayatımızda yeni birileriyle tanışamadığımız, uygun birilerini denk getiremediğimiz dönemler olur.

O tür dönemlerde, iletişimi kesmiş olduğunuz eski takıldıklarınıza/kız arkadaşlarınıza whatsapp'tan yazar mısınız veya direkt arar mısınız?

"O kadar zamanın ardından hayırdır, nereden çıktın şimdi?" diye terslenir miyim diye ben bundan hep bir çekinirim. Olumsuz geri dönüş alacağıma hiç yazmayayım daha iyi diye düşünüp baştan gurur yaparım, yazamam.

Siz ne yapıyorsunuz?
0
jonas
(09.09.21)
Eski sevgilimin yerine yenisini bulamadığım zaman ona ulaşmıyorum. Çünkü ilişki bitmiş. "Ben kimseyi bulamadım, seni bir yoklamak istedim" düşüncesiyle yapılan mesajların/aramaların niyeti baya belli oluyor. Ben bana bu şekilde gelen arama ve mesajlara cevap vermiyorum.
0
GoodMorningTeacher
(09.09.21)
Şu an evliyim ama evet eskiden yaptığım bir şey. Eski sevgili olmasa bile eski takıldığım herkesi arama potansiyelim vardı.
0
roket adam
(09.09.21)
Nasıl eski olduğuna göre değişir. Gönül ilişkisi yaşayıp ayrıldıklarıma asla yazmam.

flört olmuştur ama kopukluk olmuştur, bi daha görüşmeyelim gibi bir muhabbet geçmemiştir, fb'dir fwb'dir, bunlara yazılabilir. Nereden çıktın dedirtecek kadar eskiye yazmam tabii.

Sanırım bunu 2 kere yaptım daha önce, biri olumlu oldu diğeri olumlu olacaktı ama ilk başta olumlu olmamasına sebep olan şey bi daha ortaya çıkınca yine olumsuz oldu.
0
Bruce
(09.09.21)
Eskiler torun torbaya karisti arayamiyoruz artik :)

Ara ara, ben hep arardim engeli yemek icin.
0
divit
(09.09.21)
Ara yaaa terslenmek güzel oluyor gülüyorsun kendine vay bu hallere de düştüm falan :D korkma hayatta reddedilmek terslenmek de vardır. Ve bunları tadarak büyüyüp gelişiyoruz. Kişisel gelişim kitabı yazsa cok kıymetli olur bu dediklerimiz tabi :D
0
fıytfıyt
(09.09.21)
boşluğun derinliğine göre değişir. gurur yapacak bir şey yok. engel yemek de iyidir arada :)
0
dafuq
(09.09.21)
Aramam, yazmam. O insanla iletişimimi bitirmek istemişim bir kez. Kimse yok diye neden istemediğim bir insana katlanayım tekrar? Yalnızlıktan da hiç sıkılıp gücenmem ayrıca.
0
Mossy
(09.09.21)
kadınlar hemen arkasından konuşmaya başlıyor. ilişki nasıl bir ilişki olursa olsun (sevgili, fb, fwb, ons vs.) hemen dedikodusunu yapıyorlar. dillerine düşeceğime keserim boynuma asarım zirvede bıraktım derim.
0
selam
(09.09.21)
(15)

İstanbul da kombi yakıldı mı

trgydl
Daha erken mi
Daha erken mi
0
trgydl
(09.09.21)
erken gibi bence. akşamları şortla yatardım uzun eşofman ile yatmaya başladım o kadar. belki çocuklu aileler yavaştan düşük seviyelerde yakmaya başlar. şahsen kara kışı görene kadar yakmayı düşünmüyorum son zamlardan sonra.
0
golgi aygıtı
(09.09.21)
Yani bence daha çok erken; biz hala yazlıkları giyiyoruz.
0
fraise
(09.09.21)
Bence de çok erken. Şort tişört yatıyorum. Cam da aralık.
0
ceketimi alip cikcam
(09.09.21)
Battaniyelik havalardayız daha erken.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.21)
kanka eylul basi daha ne yaptin.
0
baldur2
(09.09.21)
erken yaa naptınız : /
ben bu kadar yağmur yağmasa adaya yüzmeye gidecektim bu hafta.
0
rewlack
(09.09.21)
Ara ara evde klima hala çalışıyor, öyle söyleyeyim :/
0
jonas
(09.09.21)
arabada bile hala soguk aciyorum.
0
divit
(09.09.21)
şort atlet cam açık yatıyorum. bazen inceden bir çarşaf atıyorum bel kısmına. kombi açmak için daha çok erken.
soruyu soran arkadaş igdaş'tan olabilir. uyanık olalım arkadaşlar.
0
lazpalle
(09.09.21)
kombi için daha çok erken. dün gece şortla yattım. istanbulda öyle soğuk yer var mı ki
0
dafuq
(09.09.21)
daha erken, benim pencereler hala 7/24 açık.
0
king lizard
(09.09.21)
çok çok erken.
0
sutlu nescafe
(09.09.21)
salon penceresini acik birakip odamda pike aliyorum ustume.
ki ben asiri usuyen biriyim normalde.
0
Kittie
(09.09.21)
Yok artık hala cam açık çarşafla yatıyoruz
0
zoghurt
(09.09.21)
Cam açık yatıyoruz pike ile.
0
zimbirik
(09.09.21)
(7)

Bardak termos

nwnd
Merhaba, çantaya gönül rahatlığı ile atılabilecek (sızdırmayan), tek elle kullanılabilir, 3-4 saat üzeri sıcak tutan min 400ml kulpsuz termos aramaktayım. Stanley bardak termoslar ile ilgili hoşuma gitmeyen yorumlar var onun için düşünmüyorum. Kullandığınız memnun kaldığınız marka ve modeller nelerd
Merhaba, çantaya gönül rahatlığı ile atılabilecek (sızdırmayan), tek elle kullanılabilir, 3-4 saat üzeri sıcak tutan min 400ml kulpsuz termos aramaktayım. Stanley bardak termoslar ile ilgili hoşuma gitmeyen yorumlar var onun için düşünmüyorum.
Kullandığınız memnun kaldığınız marka ve modeller nelerdir?
Uzun vadeli kaliteli malzeme kullanmak istiyorum onun için fiyat ilk etapta önemli değil.
Teşekkürler
0
nwnd
(09.09.21)
Bu isin pro'su Stanley'dir ama...
0
invictae
(09.09.21)
fiyat performans olarak tavsiyem:

www.amazon.com.tr
0
prodeq
(09.09.21)
Contigo'nun aşağıdaki modelini kullanıyorum. İçmek için termosu açmaya, ek bardak kullanmaya gerek kalmıyor. Gayet memnunum.

(git: www.amazon.com.tr
0
catamenia
(09.09.21)
O paralara cikmaya gerek yok 40'lik termos basit olay.

Ustteki decathlon urununde kapagi bardak zaten ama illa agzindan icerim dersen bu da guzel.

www.decathlon.com.tr

Tabi arabada giderken tek elle acayim iceyim firlatayim diyorsan ustteki linkler daha iyi.
0
divit
(09.09.21)
zojirushi
0
Tersidüzükilec
(09.09.21)
www.hepsiburada.com
2 yıldır kullanıyorum. Hem kibar hem damlatmıyor hem de sıcak tutuyor.
0
solenkol
(09.09.21)
Teşekkürler sıradan bakacağım hepsine


not düşmeyi atlamışım. zojirushi sm-ta modeli aldım canavar gibi. 24 saat sıcak tuttuğu oldu içeceği.
0
🌸nwnd
(09.09.21)
(6)

İki cümlelik Fransızca çeviri

totkymotky
Merhaba. Fransızca bilen arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir mi? Translate çevirisi aşırı saçma hiçbir şey anlamadım. "Toutes ces magouilles, ce n'est que du bruit, du vent. Il vous faut apprendre à jouver avec tout ça."
Merhaba. Fransızca bilen arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir mi? Translate çevirisi aşırı saçma hiçbir şey anlamadım.

"Toutes ces magouilles, ce n'est que du bruit, du vent. Il vous faut apprendre à jouver avec tout ça."
0
totkymotky
(08.09.21)
Bütün bu saçmalıklar, sadece söylenti, boş hava.
Bunların hepsiyle x.

Çeviriyi hanımla yapmaya çalıştık (Fransız). Du vent kısmından emin değiliz, rüzgar demek. Heralde boş konuşma demek istiyor.
Yalnız jouver diye bir fiil yok, jouer olmasın?
0
logisticsmanager
(08.09.21)
Edebi bir cumle oldugu icin o havayi vermek zor. Devrik cumle anlami da kaymis gibi.

Butun bu maskaraliklar, gurultuden degil, ruzgardan.
Butun bunlarla oynamayi ogrenmelisin.

Les gibi oldu ama baskasi duzeltir belki :)

Edit: ben yazana kadar logistic yazmis.
Ruzgar diyerek bos laf kastediyor sanirim orada.
0
divit
(08.09.21)
@divit o ikinci kismi benim hanima göre "it is only rumours, wind" olacak. Tabi wind kısmı heralde "boş hava/hava civa" gibi kullanılıyor, Fransızca İngilizceyi oradan da Türkçe'ye çeviri zor :)

Jouver değil jouer olursa ikinci cümle oyle. Ama jouver typo var herhalde orada.
0
logisticsmanager
(08.09.21)
Bence de yenge hakli, ben edebi olup olmadigina emin olamadim ama siir misrasi sanirim.

Jouver saka demekmis ama hic duymadim, cumlenin akisindan typo gibi duruyor.
0
divit
(08.09.21)
c'est du vent: paroles sans valeur; değersiz sözcükler

jouver: sözlüklerde yok. bölgesel bir kullanım da değil sanırım, googleda bunu içeren sayfa yok. arama sayfasında çıkan google translate sonucu üstüne tıklarsanız "jouver"'i değil aslında "jouvet"i çeviriyor ve o kelime de yok! muhtemelen "jouet" (oyuncak) olacak o :D
typo diyorum: "jouer"
ne...que= only... +1
0
ganbatte
(08.09.21)
Konusu 1800'lerin Paris'inde geçen filmden bir cümle bu. Balzac'ın romanından uyarlama, yani dediğiniz gibi edebi, ağır bir cümle de olabilir. :) "jouver" değil, "jouer" olacak orası özür diliyorum.
0
🌸totkymotky
(09.09.21)
(7)

Arduino ile kapasitif dokunmatik panele basma

ned flanders
Merhaba dostlar,Resimde görünen apartman kapısını yöneten paneli, arduino ile uzaktan kontrol etmek istiyorum. Bunu yapmanın tahmini üç yolu var kafamda;- Devre kartına bir şekilde müdahale ederek gönderilen açma sinyalini taklit etmek- Step motorla düğmeye basma eylemini gerçekleştirmek- Sürekli ol
Merhaba dostlar,

Resimde görünen apartman kapısını yöneten paneli, arduino ile uzaktan kontrol etmek istiyorum. Bunu yapmanın tahmini üç yolu var kafamda;

- Devre kartına bir şekilde müdahale ederek gönderilen açma sinyalini taklit etmek
- Step motorla düğmeye basma eylemini gerçekleştirmek
- Sürekli olarak buton üzerine bağlı bir iletkene elektriksel sinyal gönderip parmak basışını taklit etmek

Öncelikle ilk yöntemi yapmak istemiyorum. Diğerleri için bu işin oluru var mıdır? Panel dokunmatik ve elektriksel bir sinyalle devreyi tamamlayıp butonu çalıştırıyor anladığım kadarıyla. Çünkü iletken olmayan bir cisimle butona basamıyorum.

Teşekkürler şimdiden
0
ned flanders
(08.09.21)
Sosisle denedin mi? Ya da tavukla da calisir.

Onun en duzgun yolu o paneli komple sokmek, sonra arkasindan giden 2 kabloyu bulmak.
2 kablo birlesince kapiyi aciyordur.

O kabloyu role tarzi bir seye baglayip arduino ile tetiklersin.

Arduino da gereksiz aslinda, 2 kabloyu odana uzatip oraya takacagin dandik bir dugmeyle acip kapatirsin.

Wifi ile falan kapatayim diyorsan da wifi anahtar almak daha temiz yontem.
0
divit
(08.09.21)
deligine yuvarlanmis tavsan
(08.09.21)
@divit
bu panellerde 2 kablo yok. panele voltaj ve data geliyor. bina girişindeki ünite ile haberleşiyor.

kapasitif giriş kendini sürekli kalibre ediyor. tam butonun bağlı olduğu pine 10nf ve bir adet röle bağlarsan olabilir. fisiksel olarak iki ucu kısa devre etme yani.
yalnız şuna dikkat etmelisin. bazı diyafonlarda aşağıdan zil çalmadığı zaman kapı otomatiği yukarıdan bassan da açmıyor.


ben olsam sistemdeki data uçlarını bulur, nasıl haberleştiğini tespit eder ve butona bastığımda nasıl bir kod gönderdiğini çıkarırdım. ondan sonra tüm diyafon fonksiyonlarını simüle etmek kolay. arduino yerine esp8266 gibi bir mcu olursa wifi ile de istediğin gibi kontrol edersin.
0
orpheus
(09.09.21)
Dijital iletisime gectilerse hic o topa girme cok ugrasirsin.

Yanina 1 tane ufak servo koy bas cek yapsin :)
0
divit
(09.09.21)
Aynen @divit elektriksel olsaydı röle ya da butonla çok kolay halledilirdi ama bu modellerde daire arası görüşme kamera kaydı izleme v.s bir ton püsürden özellik eklemişler:) Çok teşekkürler yanıtlar için.
0
🌸ned flanders
(09.09.21)
Iste bundan lazim sana
youtu.be

Sosise gerek yok o parmaktan satiliyor :)
0
divit
(09.09.21)
@Divit iş servo'ya döndükten sonra dokunan aleti bulmak kolay:) Ben sürekli dokunan bir parmağa elektrik verme gibi bir mantığı düşünmüştüm ancak öyle çalışmıyor maalesef.
0
🌸ned flanders
(09.09.21)
(6)

Lenovo yazısında kalma? Kendi başına halletme?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Görüşmeyeli iyisinizdir umarım. Sorun şu emektar bir laptopum var. Yenisini şu an alamam ve PC elzem bana bu sıralar. Tamircilere de güvenmiyorum. Bir önceki notebook'umu hiç ettiler. Yaşadığım şehirde güvenilir bir tamirci de tanımıyorum. O yüzden kendi göbeğimi kendim kesmem laz
Merhaba arkadaşlar,

Görüşmeyeli iyisinizdir umarım.

Sorun şu emektar bir laptopum var. Yenisini şu an alamam ve PC elzem bana bu sıralar. Tamircilere de güvenmiyorum. Bir önceki notebook'umu hiç ettiler. Yaşadığım şehirde güvenilir bir tamirci de tanımıyorum. O yüzden kendi göbeğimi kendim kesmem lazım. Zaten severim tamir işlerini.

Olay şu: SSD taktiktan sonra ara ara Lenovo yazısında kalmaya başladı. Bunu bataryayı çıkarıp takmayla çözüyordum geçici olarak ama artık bu da kâr etmiyor. Geçen yine takılı kalınca bu kez bataryasız şarjda power tuşuna 20-30, sn bastım. Icindeki birikmiş elektriği alınca ise yaradı.

1 hafta sonra lanet şey yine nüksetti. Ancak bu kez pc bataryasız, prizdeyken açılıyor. Yine power tuşuna uzun bastıktan sonra bataryasını taktım ve çalışmaya devam etti. Şimdi bu fırtınalı ilişkimiz hep böyle mi devam edecek? Birgün bir daha geri dönmeme ihtimalini kabulleneyim mi? Sorun sizce nerede? Bataryada mi? Donanımda mi yazılımda mi?

Beni aydınlatırsanız çok mutlu olacağım.

Cevaplar için çok teşekkür ediyorum şimdiden.
0
Amaranta ursula
(08.09.21)
Kimse cevap yazmamış ben aklıma geleni yazayım, bios piline erişiminiz varsa çıkarıp bekleyip tekrar takıp bi biosu sıfırlayın derim.

Muhtemelen boot cihazını bulamıyor anakart, en azından tahminim o. Lenovo ekranı geldiğinde f2 veya del tuşu ile biosa girebiliyor musunuz? Yada boot ile ilgili tuş varsa ona basın, bootable device listesinde ssd görünüyor mu kontrol edin derim ben.
0
atom karincanin torunu
(08.09.21)
Sorun yaşadığında önce ram çıkartıp takmayı deneyebilirsin.

Bios güncellemesi var mı ? bunu da kontrol edip bios güncellemesi yapılabilir.
0
kaiserr76
(08.09.21)
@atom karincanin torunu
Hocam bendeki modelin boot tuşu var ve evet boot device listesinde taktigim SSD görünüyor.

@kaiserr76

Bios güncellemesi yapmadım hiç ama bunu biraz araştırırken görmüştüm bana teferruatli zor bir şey gibi geldi ama detaylı araştırip yapmayı deneyeceğim.

Bir de burdan bir arkadaş da bios pilinin bitmiş olabileceğini söylemişti. Sanırim yeni pil takmayı ve bios güncellemesini yapacağım.

Çok teşekkür ediyorum yardımcı olanlara.
0
🌸Amaranta ursula
(08.09.21)
Ssd yerinden oynuyordur.
0
divit
(08.09.21)
Bios pilinin bitip bitmedigini saat ve tarihten anlayabilirsin. Bitikse cihazi kapatip acinca her defasinda resetler gecmis tarih gosterir. Boot seceneklerini gozden gecirin. Harddisk gevsek duruyor olabilir kontrol edin. Bilgisayar acilirken usb portlarinda harici bir cihaz olmamasina dikkat edin. Kullanim asamasinda donma kilitlenme oluyorsa diskte fiziksel ya da yazilimsal sorun da olabilir. Biosta lenovo logosunu kaldirma secenegi varsa kaldirin, yoksa acilista tab tusunu bir deneyin o asamada arka planda hangi islem yapiliyor ya da yapilamiyor gorursunuz
0
rockinside
(08.09.21)
@divit haklı olabilirsin. Çünkü SSD'yi takarken 4 yerine 3 vida vardı. Benden önce açan ya kaybetti ya da uçurdu.

@rockinside
Çok önemli şeyler yazmışsınız hocam. Ben direkt pili degistirecektim hiçbir tarih resetlemesi yokken. Aydınlandim valla:d Harddiski çıkarıp ssd takmıştım ama @divit'in dediği gibi oynuyor kesin. USB portlarinda bir tek Bluetooth farenin şeysi var başka da bir şey takılı değil. Biosta Lenovo logosonu niye kaldırıyoruz anlamadım ama bunu da araştıracağım.
Çok teşekkür ediyorum sizlere de.
0
🌸Amaranta ursula
(08.09.21)
(6)

Covid-19 aşılarının sonu var mı?

asabi
selamlar,2 doz pfizer-biontech aşısı olduk ve diyelim üstünden 6 ay geçti. 3. ve 4.doz aşı olmamız gerekecek mi? bu devran böyle devam mı edecek?
selamlar,

2 doz pfizer-biontech aşısı olduk ve diyelim üstünden 6 ay geçti. 3. ve 4.doz aşı olmamız gerekecek mi? bu devran böyle devam mı edecek?
0
asabi
(08.09.21)
kimse net olarak bilmiyor, gorecegiz.
0
robokot
(08.09.21)
Evet bir sure yilda 1 ya da 2 asi olmak gerekecek.
0
xiii
(08.09.21)
herkes doğru düzgün aşısını olsa, önlemini alsa ek dozlara ihtiyaç kalmaz muhtemelen pandemi azalarak biteceğinden. ancak bu şekilde pandemi devam edecek ve en azından bir süre sürekli aşı olacağız gibi.

uzunca bir süre.
0
avianthem
(08.09.21)
evet, gerekecek. uzun bi süre.
0
makarnavodka
(08.09.21)
İlacı bulunana kadar bu şekilde devam. Ancak ilacı bulunmadan önceki dönemde de, 1.dünya ülkeleri daha yüksek doz aşılama ve aşıya da kolay erişimle daha rahat edeceklerken, biz döne döne aşı arayacağız gibi görünüyor.
0
lcha
(08.09.21)
Tum dunyayi ayni anda 1 ay kapatip, ayni anda asilamadigin surece bitmeyecek.
Ab ulkeleri bencillik yapip kendilerini asiliyor, sonra fakir ulkeden varyant gelip bunlari vuruyor.

Zaten akli basinda butun hocalar bunun bitmeyecegini hep soyledi.
0
divit
(08.09.21)
(11)

Friends dizisi ingilizcesi

divit
Fazla basit ve anlasilir degil mi?Baska isle ugrasirken bile yanda aciksa net sekilde anliyorum.Milyon tane dizi bitirmisimdir hic boyle gelmedi.Bilerek mi boyle acaba yoksa diger diziler aksan falan yuzunden daha mi gercekci.
Fazla basit ve anlasilir degil mi?
Baska isle ugrasirken bile yanda aciksa net sekilde anliyorum.

Milyon tane dizi bitirmisimdir hic boyle gelmedi.

Bilerek mi boyle acaba yoksa diger diziler aksan falan yuzunden daha mi gercekci.
0
divit
(08.09.21)
Konuşulan konular ve karakterler o kadar sığ ki 500 kelime bilen bile anlıyor.
0
Bruce
(08.09.21)
sığlıkla alakası yok, zaten dizinin konusu arkdaşların günlük yaşadığı olaylar. siz günlük yaşamınızda sürekli bilim, din, sanat, felsefe falan mı konuşuyorsunuz? hayır sabah kalkıp kahvaltı yapıp iie gidip çalışıyorsunuz akşam da yemek yiyip uyuyorsunuz, dizinin anlattığı şey de bu zaten.
0
rose parks
(08.09.21)
bence de konusulan konular vs. ile alakali. mesela dil ogrenme cevrelerinde friends'i hedef dilinde seslendirme / altyazi ile izleme gibi bir olay var. ozellikle daha once anadilinde izleyip bitirmis olanlar icin. friends'i hedef dilinde rahat anliyorsan o dilin konusuldugu yerde gunluk hayatini gecirebilirsin vs. seklinde.
0
robokot
(08.09.21)
@rose parks

iyi ama tarif ettiğin şey sığlık zaten. bilim, din, sanat, felsefe gibi konular konuşulsa 'derin konular konuşuluyor' deriz. derin olmayan şey de sığdır zaten. 'konuşulan konular ve karakterler sığ' demek hakaret değil. Dizide derin konuları konuşabilecek tek potansiyel Ross'ta ve belki biraz Monica'da var. Diğer karakterler de sığ gerçekten.
0
himmet dayi
(08.09.21)
@bruce Sığ mı ? Hayatın içinden her şey konuşuluyor. ( bkz. şu günlerde 7. turdayım sezon 9 8. bölüm )
0
denizmaniaherif
(08.09.21)
Eksi sozlukte bir filmi diziyi oyuncuyu veya sarkiciyi gommeye kalkmayiniz, ciddi savaş cikar.

Neyse, bana friends İngilizcesi diğer dizilerden cok da farkli gelmiyor. Bir mad men ingilizcesinden daha basit glemiyor mesela. Hatta mad men biraz daha basit geliyor diyebilirim.
Ama friends sadece 5-6 bölüm izledim.
0
stavro
(08.09.21)
Simdi dikkat ederek seyrettim de hakikaten sig diyaloglar :)

youtu.be

Yemekte ingilizce egitim seti gibi konusuyorlar.
Cumleyi yavas yavas vurgulayarak soyluyor. Sonra 3-5 saniye duruyolar ya da kahkaha efekti giriyor.
O ara beynin yeni cumleye hazirlaniyor.
herkes digerinin konusmasini bekliyor asiri yapay diyaloglar.

Mesela bu da breaking bad yemek sahnesi.
Adam agzinda geveliyor lafi.
Konusmalar gundelik ama daha dogal. Dikkatini vermezsen zor anliyorsun.

youtu.be
0
🌸divit
(08.09.21)
Sığ demek niye gömmek oluyor ben hala oradayım.

"Derinliği olmayan konular konuşuluyor." dense gömmemiş mi olacağız :) Anlam olarak aynı şey çünkü.

Bence sığlıkla, pardon, derinliği ya da uzmanlığı olmayan bir konuyla ilgisi var.
Örneğin Suits'te de gayet temiz ve aksansız İngilizce konuşuluyor ama söylenenlerin bir kısmını anlamak gerçekten zor. Çok fazla hukuki terim var tabii o yüzden. Friends'de ya da benzer şekilde How I Met Your Mother'da konuşulan konular anlaşılması daha basit konular.
0
himmet dayi
(08.09.21)
@himmet dayi tamam da dizinin maksadı o zaten, sıradan insanların sıradan hayatlarını anlatıyor? :D

mesela oz'da hapis yaşamı anlatılıyor, prison break'te hapisten kaçış, bb'de uyuşturucu üretimi ve ticareti var. bunların dili tabii ki de kolay olamaz. ancak himym ve friends gibi dizilerde dediğim gibi düz insanların düz hayatı anlatılıyor. şu yemeği yedim, şuraya gittim, şununla konuştum vs. günlük yaşamımızda da zaten az kelime kullanıyoruz o yüzden az ingilizce ile diyalogların çoğunu anlamak normal.
0
rose parks
(08.09.21)
Ya sey demek istemis, friends guldur guldur formatinda oldugu icin normal hayattan bile sig diyor.
0
🌸divit
(08.09.21)
himym izlerken bu kadar rahat anlamazdım diyalogları, dediğiniz gibi friends daha basit ve anlaşılır.
bir de karakterler konuşurken tiyatrocu gibi tane tane net düzgün diksiyonla konuşuyorlar bunun da etkisi olabilir.
0
nuisance
(08.09.21)
(4)

kamp sandalyesi

rofwts
merhabalar ucuz yollu bi kamp sandalyesi ariyorum.hepsiburadada joystar marka sandalye indirimegirmiş 65 lira.bunlarin otursuduğumuz kumaşın altinda destekleyici metal parçalar var midirana iskelete kaynaklı?şimdiden teşekkürler
merhabalar
ucuz yollu bi kamp sandalyesi ariyorum.
hepsiburadada joystar marka sandalye indirime
girmiş 65 lira.bunlarin otursuduğumuz kumaşın
altinda destekleyici metal parçalar var midir
ana iskelete kaynaklı?

şimdiden teşekkürler
0
rofwts
(07.09.21)
65 lira iyi bir fiyat.
Kumaşın altında bir metal destek yok ama gerek de yok buna.
0
teritori
(07.09.21)
Migros sanal markette 2. ürün %50 indirimliydi bir ara. Hatta hesabıma da kupon tanımlanmıştı ikisini 90 tl ye aldım 10 gün kadar önce. Oraya da bir bakın isterseniz.
0
hrvl
(08.09.21)
Joystar'ın kamp sandalyesini sadece bir yaz kullanabildim. Sırtın yaslandığı yer koptu delinip. Zap zayıf insanım üstelik.
0
mysticriver
(08.09.21)
Migrostan 2 tane aldim 6 senedir sikinti cikarmadi.

Biraz da takip etmek lazim aleti, dusen vidalarini daha saglam taktim araya pul koydum. Deniz tuzu yediyse yikadim.

69 liraydi son baktigimda.
0
divit
(08.09.21)
(7)

Mac sistemlerindeki office programlarının kullanım zorluğu (pc'ye göre)

panamera
Selamlar, yeni yeni Mac kullanmaya başladım. office 2019 kullanıyorum. Yalnız PC'deki versiyonda çok faydalı olan birçok özelliği göremiyorum. En basitinden PC'de word'de bir kelimeyi seçtiğinizde imlecin hemen sağ köşesinde bir format alanı çıkıyor, renk değişimi, bold yapma gibi işlemler hızlıca y
Selamlar, yeni yeni Mac kullanmaya başladım. office 2019 kullanıyorum. Yalnız PC'deki versiyonda çok faydalı olan birçok özelliği göremiyorum. En basitinden PC'de word'de bir kelimeyi seçtiğinizde imlecin hemen sağ köşesinde bir format alanı çıkıyor, renk değişimi, bold yapma gibi işlemler hızlıca yapılabiliyor. veya outlook'da emailler kategorilerine göre renklendirilebiliyor, mac'ta yok ya da ben bulamadım. Yine outlook'ta PC versiyonunda olduğu gibi kompakt bir görünüm olmuyor. özetle Mac'de office kullanımı PC'ye göre yorucu. bu neden böyle? Problem bende mi?
İyi akşamlar
0
panamera
(07.09.21)
Sanırım macosdaki kullanıcı kitlesi çok az.
Dediğiniz özellikler yok, hatta ben mace ilk kurduğumda Office 2003 kurdum sandım. O derece ilkel bir arayüz var.
Buna karşın Apple'ın kendi uygulaması olan Pages bir iki kıl özelliğine rağmen iyi.
0
sumuklurakun
(07.09.21)
Office 365 kullanıcısının yani yasal ve son sürüm var, Windows’ta daha rahattı ama alışınca sorun yok. Sadece otomatik kayıt ve One drivea yedekleme işi biraz değişik çalışıyor onu çözemedim gibi oldu.
0
kullanıcıadımbuolsun
(08.09.21)
mac'teki office net bir şekilde daha dandik maalesef. ya alışacaksın ya da alternatiflere yöneleceksin. özellikle excel'de ciddi eksikler var.
0
roket adam
(08.09.21)
mac'te klavye kisayollari yok, varsa da bilen soylesin.

alt h+d+r, alt h+o+i vs cok kullaniyordum.
0
do you remember me
(08.09.21)
exceli çok kötü, ben okul projesi için sanal windows kullanmak zorunda kalmıştım.
0
nuisance
(08.09.21)
Mac aldiysan zaten calismayacaksin demektir, bu yuzden o konulari onemsemiyorlar.
0
divit
(08.09.21)
Ben de ofiste mac kullanıyorum, alıştıktan sonra daha rahat ve pratik bence, tam ofis işleri için yapmışlar: kısayollar ve trackpad şahane.

Sadece başta windows'ta yaptığınızı mac'te nasıl yapıyorsunuz öğrenmeniz lazım. Mesela mail'de dediğiniz compact görüntü view kısmından yapılabilir. Herbir işlem için google'dan hızlıca bakın, merak etmeyin hemen alışırsınız.

Ben ilk mac kullanmaya başladığımda ''what is ctrl + alt + del for mac'' diye bile aratmıştım. :m
0
anx
(08.09.21)
(5)

göz kuruluğunun tedavisi yok mu?

nothing in my way
9 yıldır lens kullanıyorum, zaten batma hep vardı ama şu son zamanlarda batmalar dayanılmayacak duruma geldi. gözlerim aşırı kuru anladığım kadarıyla. bir süre lense ara vereyim diyorum ama maske ile de gözlük takamıyorum. ne yapacağımı şaşırdım. doktora gitsem kuruluk için ilaç falan verir mi acaba
9 yıldır lens kullanıyorum, zaten batma hep vardı ama şu son zamanlarda batmalar dayanılmayacak duruma geldi. gözlerim aşırı kuru anladığım kadarıyla. bir süre lense ara vereyim diyorum ama maske ile de gözlük takamıyorum. ne yapacağımı şaşırdım. doktora gitsem kuruluk için ilaç falan verir mi acaba? bu sorunun kalıcı, kesin bir tedavisi yok mu?
0
nothing in my way
(07.09.21)
Simdiye kadar hicbir doktor goz damlasi vermedi mi size?

Bu işin cozumu goz damlasi. Oyle kokten bir cozumu yok. Goz kurulugu, uzun sure bir noktaya bakmaktan dolayi oluyor (tv, bilgisayar, kitap). Dolayisiyla bu aliskanliklariniza devam ettikce goz kurulugunuz da olmaya devam edecek. Tabii 365 gun goz damlasi kullanacaksiniz demiyorum ama her sene birkac ay kullanmaniz gerekecek muhtemelen.

Ben mesela artik doktora gitmeden, eczaneden parayla goz damlasi aliyorum. Bir suru insan da boyle yapiyor zaten.
0
ahm1
(07.09.21)
Suni göz yaşı damlasını eczaneden reçetesiz alabilirsiniz. Lens kullananlarda göz kapağının altındaki farklı bir rahatsızlık bu batmaya-kuruluğa neden olabiliyor. Buna göre de ilaçlar var.

Suni göz yaşı damlası yanında da ilaç damlası verebilir doktor.
0
GoodMorningTeacher
(07.09.21)
Goz damlasi gecici cozum damlatinca 1 saate etkisi geciyor.
Ekrana bakmayi azaltip goz kirpistirmayi cogaltman lazim.
Ekrana bakarken goz kirpmiyorsun aslinda.

Lens zaten goz kurutur ona da ara versen iyi olur.
0
divit
(07.09.21)
suni göz damlası divit'in dediği gibi geçici çözüm. onun dışında kaç tane doktora gittiysem bir tedavisi yok dedi. lens kullanmayı azaltınca bir süre idare ediyor, ama sürekli lens kullanıyorsan bunu çekiyorsun maalesef. ben eskiden 7 gün 10-12 saat takıyordum, artık haftada 4-5 saat takıyorum, pc başında falan hiç takmıyorum düzeldi baya.
0
roket adam
(08.09.21)
Bu arada ben doktora sorunca firca yemistim.
Az once gozune isik tuttum, alet degdirdim 1 kere bile kirpmadin simdi damla istiyorsun, once kendi kaynagini kullanmayi ogren dedi.

Ben o donem calistigim iste ekranda finans islerine cok odaklaniyordum, satir satir kontrol yaptigim icin goz kirpma aliskanligim gitmis.

Sonra kendimi kirpmaya alistirdim duzeldi. Akilli telefonlar yayilana kadar iyiydim :)
0
divit
(08.09.21)
(4)

Muhsin bey kesilen sahne

not sure if serious
İzleyryim dedim ama internette en iyi ihtimalle 2 saatlik olanı var. Hatta restorasyonlu olanı 1 saat 40 dakika. Ama film normalde 2 saat 25 dakikaymış. Bu 2 saat olarak bulduklarım da restorasyonsun olanı. Bu 25 dakika tamamen kayıp mı nedir durum bilen var mı? Neden o 25 dakika eksik? Bulunur mu?T
İzleyryim dedim ama internette en iyi ihtimalle 2 saatlik olanı var. Hatta restorasyonlu olanı 1 saat 40 dakika.

Ama film normalde 2 saat 25 dakikaymış. Bu 2 saat olarak bulduklarım da restorasyonsun olanı. Bu 25 dakika tamamen kayıp mı nedir durum bilen var mı? Neden o 25 dakika eksik?

Bulunur mu?

Teşekkürler şimdiden.
0
not sure if serious
(07.09.21)
fps kaybi olabilir netflix filmlerinde de bazen eksik fazla gozukuyor ama kesinti olmuyor.
0
divit
(07.09.21)
Kesmislerdir adiler, ben de gecen koyden indim sehire'yi izleyeyim dedim kafalarina gore sahne kesmisler ne sinirlenmistim, yukleyen de arzu filmin youtube hesabi bir de, hay yapacaginiz isi
0
neverletyougodown
(07.09.21)
fps farkında en fazla 3-4 dakikalık fark olur yarım saat olmaz.

restorasyonlu hali baya bi kesilmiş halde evet, kuşa dönmüş vaziyette.

2 saatlik olan orijinal versiyon, 2 saat 25 dakikayı nerden gördünüz? öyle bir versiyon yok benim bildiğim.

2 saatlik orijinal versiyonun sadece vhs kayıtları filan var, restorasyonlu hali yok maalesef.
0
kim bilir
(07.09.21)
Sanırım restorasyon işi biraz zor olduğu için yaparken kafalarına göre gereksiz sahneleri kesiyorlar.

Bunun bir benzerini de vcd zamanları yaşardık, eğer çok uzun bir film değilse 80-90 dakikalık bir film ise 74 dakikaya sığdırmak için keserlerdi filmleri kafalarına göre. Uzun filmler mecbur 2 vcd olurdu zaten.
0
John Bloor
(08.09.21)
(6)

Araç kiralamada aracın yaşı kuralı

anatomik
Dün gece aynı soruyla başka bir soru başlığı vardı ama sanırım başlık silinmiş, cevapları kaçırdığım için tekrar açıyorum.Kurumsal araç kiralama firmalarının verdikleri araçların yaşıyla ilgili bir kural var mı?Atıyorum maksimum 2018 araç verebilirler, daha büyüğünü veremezler gibi?Yoksa 5 yaşındaki
Dün gece aynı soruyla başka bir soru başlığı vardı ama sanırım başlık silinmiş, cevapları kaçırdığım için tekrar açıyorum.

Kurumsal araç kiralama firmalarının verdikleri araçların yaşıyla ilgili bir kural var mı?
Atıyorum maksimum 2018 araç verebilirler, daha büyüğünü veremezler gibi?
Yoksa 5 yaşındaki bir aracı da kiralayabiliyorlar mı?

Yalnız sokak arasındaki senetçilerden bahsetmiyorum. Kurumsal olanları soruyorum.
0
anatomik
(07.09.21)
öyle bir kural yok. her firmanın kendi kuralları olur. tutup da 69 model bir mustang de kiralayabilirsin daha ucuza 2020 model clio da, 2015 model c200 de.
0
reanarchy
(07.09.21)
Hayır kural yok ama zaten genel politikaları oluyor bu firmaların, genelde en uzun tutan 4-5 sene tutar, kimisi mesela maksimum 1 sene tutuyor bildiğim kadarıyla ama buna dair bir regülasyon var mı diye soruyorsan yok. Hizmeti aksatan bir sorun yoksa 5 yaşındaki arabayı verebilir.
0
atom karincanin torunu
(07.09.21)
Bunlar filocu adamlar, filocular araci elinde fazla tutmaz.
Piyasa degeri kaybolmadan satip yeni filo alirlar. Yoksa zarar ederler.

Su ana kadar kiraladiklarim hep 1-2 yasindaydi.
0
divit
(07.09.21)
belli bir yaşı var diye biliyordum ama emin değilim. Antika araçlar farklı bir süreçle kira veriliyordur herhalde.
Bak mesela Afyon 10 yaşına kadar müsade etmiş;

www.afyon.bel.tr
0
michael_knight
(07.09.21)
kurumsal araç kiralama derken uzun dönem filo kiralamadan mı bahsediyorsunuz? yoksa günübirlik kiralamalardan mı?

uzun dönem kiralamada zaten sıfır veriyorlar. eğer ikinci el vereceklerse, ikinci el fırsatı diye özellikle belirtirler.

günübirlik kiralamalarda ise, genel olarak 1-2 yaşında araba veriyorlar. bunu devletin koyduğu bir kural sonucu yapmıyorlar. tamamen kendi kafalarından yapıyorlar.
0
co2s2
(07.09.21)
bu aralar sıfır araç tedariğinde de sorunlar çıkmaya başladı, dolayısıyla yenisini alamadıkları için eskileri satmayı geciktireceklerdir muhtemelen, filo yaşı biraz da olsa artabilir. bu durumun bizim fark edebileceğimiz kadar ciddi hale gelip gelmediği konusunda maalesef bilgim yok.
0
gkhncnzdgn
(07.09.21)
(6)

Arabam çekildi uygulama doğru mu?

chicha_v2
Eşimle Acıbadem'e gidecektik, baktım herkes bırakmış arabayı ben de park ettim. 10 dk içinde gelip çekmişler aracı. Attığım bağlantıdaki 3008'in olduğu yerdeydim.İleride bir park yapılmaz tabelası var ama o tüm sokak için mi park yasağı olduğunu belirtiyor. Geride de olması gerekmez miydi?İtiraz ede
Eşimle Acıbadem'e gidecektik, baktım herkes bırakmış arabayı ben de park ettim. 10 dk içinde gelip çekmişler aracı. Attığım bağlantıdaki 3008'in olduğu yerdeydim.

İleride bir park yapılmaz tabelası var ama o tüm sokak için mi park yasağı olduğunu belirtiyor. Geride de olması gerekmez miydi?

İtiraz edebilir miyim buna?

www.google.com.tr!3m6!1e1!3m4!1sDJWKTzFb08I0b5y4dvuJOQ!2e0!7i16384!8i8192
0
chicha_v2
(06.09.21)
Sokağın başında bile olsa tabela var diye kabul ediyorlar. Bence haklı bir uygulama değil ama trafik mahkemelerini anlatmayayım şimdi burada….
0
her giriste sifresini unutan adam
(06.09.21)
Park yapılmaz tabelası bütün o yol/kaldırım boyu içindir.
İtiraz edebileceğin en ufak bi açık olsa ceza yazmazlardi zaten. Ayrıca savunman biraz komik olmuş, "herkes intihar ediyordu bende ettim" gibi olmuş.
Geçmiş olsun
0
etna
(06.09.21)
Sokak boyu pusuya yatmışlar zaten, geleni alıyorlar. Otopark da hemen sokağın başında bırakıp yeni kurbanı paketliyorlar.

Güzel düzenek kurmuşlar valla otopark doluydu ağzına kadar.

@etna Hahah sırayla herkesi çekiyorlarsa sorun yok ama ayrımcılık yaptıklarına dair yemin edebilirim ama kanıtlayamam.
0
🌸chicha_v2
(06.09.21)
Park tabelası tüm sokak için park yapılmaz manasına gelir. Geçmiş olsun.
0
roket adam
(06.09.21)
Yakinlarda yediemin otoparki varsa park yasagi olsun olmasin her turlu cekerler.
O bolgelere yanasmamak lazim.
Otoparka uzak noktaysa ihbar bile etsen kesinlikle gelmezler.

Tabi bu arada o tabela tum sokagi kapsiyor.

Araban hatchback'se ortalama bir arabaysa once seninkini cekerler.
Tekrar park et yine senden baslarlar :)
0
divit
(07.09.21)
O caddeyi neredeyse 20 yıldır kullanıyorum. Oradan çekirdek çitler gibi araç çekerler. Zaten dikkat ettiyseniz park eden araçların çoğunun içinde ya biri vardır ya da başında biri bekler. Polis gelirse "hemen gidiyoruz" veya "patron burda" demek için. Pek itiraz edilecek birşey yok, zaten direk çift şerit yolu teke indiriyorsunuz park ederek.

Ek: @divit'in söylediği gibi, çekilen araçların bırakıldığı otopark 400 metre geride zaten. Alıyor oraya bırakıp tekrar geliyor.
0
quaker
(07.09.21)
(6)

Araç yetkili servisleri ile deneyiminiz nasıl?

psmstc
Babamın arabasının marşı bir miktar geç bastı. Servise götürdüm. Yetkili eleman daha güvenlikten girer girmez sıkıntıyı söyleyince, aküyü hemen yenisiyle değişelim abi ayakları yaptı. Ben şarj edelim deyince şarj tutmaz muhabbetleri filan yapmaya başladı. Biraz da baskın bir tip, anlatırken insanın
Babamın arabasının marşı bir miktar geç bastı. Servise götürdüm. Yetkili eleman daha güvenlikten girer girmez sıkıntıyı söyleyince, aküyü hemen yenisiyle değişelim abi ayakları yaptı. Ben şarj edelim deyince şarj tutmaz muhabbetleri filan yapmaya başladı. Biraz da baskın bir tip, anlatırken insanın yüzüne filan da bakmıyor. Şimdi akü şarjı 12 saatte oluyormuş. O sırada babamla konuştuk. Yarım saat şarj etsinler yola devam et dedi.

Adama dedim ki aracın sahibi ben değilim, şimdi sahibiyle biz konuştuk. 45 dakika kadar şarja takılı kalsın. Yola devam edelim. Adam hala 45 dakikadan hiç bir bir faydası olmaz diye görüş belirtiyor. Dedim tercihim bu şekilde. En son mırın kırın ederek aradı servis ustasını söyledi. Yanımda hanım da kızıyor. Neden aküyü yenisi ile değiştirtmediniz diye.

Sorum şu. Servislerle deneyiminiz nasıl?

Teşekkürler.
0
psmstc
(06.09.21)
Eğer herhangi bir ölçüm yapmadan akü takalım (satalım) dediyse bana göre çakal esnaf.

Ulan belki aracın şarj sistemi arızalı, yeni akü taksak da boşalacak bir kaç saate?

Yalnız 45 dk bir işe yaramaz orada haklı, elektrik problemi için servise gidilmez, bir elektrikçiye gidip "usta şunun şarj sistemini bir ölçer misin?" Dersen hızlı sonuç alırsın.

Bu arada akü 4-5 senelikse kesin aküdendir haberiniz olsun. Ama tabi ki şarj sisteminin sağlam olduğu garantisi yok şu an.
0
John Bloor
(06.09.21)
Markasına göre çok değişiyor. Reno servisi mesela normal sanayiden halliceydi. Audi servislerinde epey bir ağırlama, insan yerine koyulma var. O yüzden memnunum genel olarak.

Bu arada şarjı yarım saat doldurup devam etmek yine geçici bir çözüm, aslında adamın akü değişimi önermesi normal bir şey. Yarım saat şarjı doldurup yola çıkarsanız 1-2 gün sonra yine patlama ihtimaliniz yüksek. Yetkili servisler genelde daha pahalı ama kesin çözümler sunmaya odaklılar. Sanayide mesela lastik tamiri bile yaptırırsın ama yetkilide adam git değiştir der direkt. Adam olması gerekeni yapmış.
0
roket adam
(06.09.21)
yıllar önce bir arkadaşın aracı ile 2 saatlik bir yola çıktık. çocuk da söyledi , ben kendim de kontrol ettim. araçta bir güçsüzlük var. fark ettim ki, aracın turbo devreye girmiyor. gideceğimiz şehre girerken, yetkili servise soktuk, anlattık derdimizi, usta daha arabaya dokunmadan ya da bilgisayara bağlamadan turbo değişimi dedi. o zamanın parasıyla 600küsür lira para tutar dedi. biz de saçmalama lan manyak dedik, sanayiye gittik. sokakta gördüğümüz ilk kişiye turbodan anlayan kim var diye sorduk, ilerideki bosch servisini gösterdi. girdik, usta bilgisayara bağladı, hava müşürü havayı ölçmüyor dedi. söktü, tıkanmış. basınçlı hava ile temizledi. problem giderildi. ücreti sorduk. saçmalama abi, ne yaptık ki para istiyoruz dedi. üzerimde en bütün 20 lira vardı, onu verdim. şimdinin 150 lirası falan yapar.

2 sene önce sabah aracı çalıştıramadım, araç filo kiralamadan olduğu için ve garanti kapsamında olduğu için yol yardım çağırdım, eleman geldi, soğuk günlerde akü boşalabilir dedi. şarj etti, devam ettim. 10 gün sonra aynısı oldu. tekrar çağırdım, abi bu arabada bir bokluk var, sen şimdi işe git gel ama yarın getir arabayı servise dedi, gittim garantiden aküyü değiştirdiler.
0
co2s2
(06.09.21)
bu arada benim görüşüm, araç markasından ziyade bu yaklaşımın servis servis değişik olduğu yönünde. bazı yerlerde adam gibi usta oluyor, inceliyor tamir ediyor. bazı yerlerde adam gibi usta olmadığı için, bilgisayarda çıkan hata kodları hangi parçalarınsa komple değiştiriyorlar.
0
co2s2
(06.09.21)
Mecbur degilsen asla yetkili servise gitme.
%99'i dolandirici %1'i de zaten eline anahtar tutmamis usta tipi.

En kaliteli servis japonundur onlar bile berbat.
Filtre yeniyse acip degistirmezler bile.
Cikan parcayi ver dersin gidip copten alakasiz parca arar yalanci oldugu belli olmasin diye.

Aksini iddia edenle onerdigi servise gidelim bakalim ben parcalara isaret koyayim cikista kontrol edelim. Tam da bakim zamanim geldi.
0
divit
(06.09.21)
Bi kere benim arabayo goturdum motor ariza isigi yaninca, aklina gelen her parcayi yazdigi bir liste olusturdu bunları değiştirip test edecez bakacaz dedi. Hic bir şeye bakmamis hiçbir test yapmamis bile her turlu anlasiliyor.

Bu daha da gitmedim yetkiliye.
0
stavro
(06.09.21)
(9)

İkinci El Eşya Satma Trikleri

pantepember
LetGo'da birkaç ikinci el eşyamı satabildim. Ama bazılarını bir türlü elden çıkaramıyorum. Ne fiyat koyarsam koyayım (yüksek veya düşük) ille indirim soruluyor: en son ne olur? Zaten piyasadaki sıfırının yarısı kadar fiyat koyuyorum. Daha ne isteniyor, anlamış değilim.Aklımda şöyle bir yöntem var:He
LetGo'da birkaç ikinci el eşyamı satabildim. Ama bazılarını bir türlü elden çıkaramıyorum. Ne fiyat koyarsam koyayım (yüksek veya düşük) ille indirim soruluyor: en son ne olur? Zaten piyasadaki sıfırının yarısı kadar fiyat koyuyorum. Daha ne isteniyor, anlamış değilim.

Aklımda şöyle bir yöntem var:
Her gün fiyatı bir miktar düşürmek ve bunu da ilanın başında belirtmek.
Fiyat her gün %2 azalacak. İlk isteyene verilecek.

100, 98, 96, ...

Ne dersiniz?
0
pantepember
(06.09.21)
Cok kotu.

Onun yerine arkadaslarina da ilan actir sen ayri ilan ac.

Bazi urunler ustune para versen yine satmiyor trik yemiyor
0
divit
(06.09.21)
piyasadaki fiyatının yarısından fazlasına koymamalısınz zaten? eşyanın ne kadar kullanıldığı önemli değil; etiket söküldüyse/kutusu açıldıysa yarısının da epey altına ilana konulmalı.

ayrıca kimi eşyalar -örneğin koltuk kanepe vs- kolay satılmaz. bu gibi eşyaları satmak isterseniz %10una falan vereceğinizi düşünün. mesela buzdolabı iyi marka ve yeni durumdaysa kolay satılır.

eşyaların muadillerini bulup, gözlem yapın kaç günde satılıyor, ne kadardan gidiyor diye.

sizi tenzih ederek konuşuyorum; türkiyede ikinci el pazarının iyi olmaması veya spotçu mafyasına kalmamasının çok sebebi var ancak biri de ben 1000 lira verdim neden 100'e satayım kafası. e kardeşim satmak isteyen sensin zaten; saklamak taşımak vs daha mı düşük maliyetli olacak hem de para alamamış olacaksın. derrrler.

%2 azaltma fikri bence iyi değil. nasılsa indiriyor diye takip edenler falan daha da bekler.
0
rewlack
(06.09.21)
Satılmıyorsa talep gören bir ürün değildir, bu sene iki ürün koydum aynı anda ilana. Birisi için telefonun bildirim sesi susmadı, gece saatinde bile hemen gelip alalım lütfen diyenler oldu.

Diğeri için aylar oldu hala isteyen yok.
0
John Bloor
(06.09.21)
Bende de john bloor'un dediği gibi oldu, iphone x koydum aynı gün gitti, decathlon'dan aldığım bir bisiklet montu var sıfır aylardır duruyor. Talep gören bir ürün değilse ve illa satmak istiyorsanız fiyatını düşeceksiniz, sıfırının yarısının altına bile inecek gerekirse.
0
roket adam
(06.09.21)
1- insanlar ürünün ikinci elini istiyor mu? sıfır yerine ikinci el almanın fiyat farkı çok mu ? marketten 50 liraya sürahi almak yerine sizden 25 liraya ikinci el almak mantıklı değil mesela.

2- kısmet meselesi biraz da. türkiye'de kesinlikle ama kesinlikle kimsenin kullanmadığı bir ürün vardı. ben yurtdışından bir ürün almıştım, yanında eşantiyon vermişlerdi (paket halinde ürünün türkiye fiyatından hala daha ucuza geliyordu) neyse sonra ürünü biz de kullanmadık, satışa koydum, kimse ilgilenmedi 2-3 ay. fiyat da yüksek bu arada. benim komple paketi aldığım fiyat kadar falan (türkiye'de muadil bir ürünün yarı fiyatı olmasına rağmen) neyse, 2-3 ay sonra bir çift geldi. illa alacağız da alacağız. (bir bebek ürünü) ben de bunlara dedim ki, bakın bu ürün kullanılan bir ürün değil, kullanmayacağız ürüne para vermeyin (ben de nasıl enayi satıcıyım) neyse pazarlık bile yapmadan çat diye parayı verdiler aldılar. komple paketin parasını çıkartmıştım.
0
co2s2
(06.09.21)
50 g0n sonra getirip eve koyar mısın diye mesaj atarlar. Üste para bile isterler.
0
neymis
(06.09.21)
Yorumlar icin tesekkurler ama benim aklimdaki daha baska. Esyanin ne oldugu, artik kullanilmayan bir esya olup olmadigi, hijyenik olup olmadigi vb bir sebep olabilir.

Ama benim farkettigim seylerden biri su: neredeyse herkesin ne fiyat olursa olsun indirim sormasi.

Bazi esyalara bakiyorum, fiyati gercekten iyi. 750 TL'ye satilan bir kamera sehpasini 150-200 TL'ye satamiyorum. Urunde cizikler disinda hicbir sorun yok. Bir iki kullanimda bu cizikler zaten olusacaklar.

300-400 TL'ye satilan bir el supurgesi icin 100 TL istiyorum, daha da indirim istiyorlar, o da satilmiyor.

Ben alir miydim diye soruyorum kendime fiyat belirlerken. Evet diye cevap verecegim tutarlar belirliyorum.

Orta sinifin iyice kuculmesiyle ilgili olabilir mi? Zengin yenisini aliyor, fakir de uc kurusa almak istiyor?
0
🌸pantepember
(06.09.21)
Ürüne göre değişir ama öyle etiketi söküldü %50den ucuza sat ölücülüktür. Çok piyasası yoksa düşersin. Benzerlerine bak, bir fiyat belirle. Pazarlık payı ekle ve çok dusmezlerse sat.
0
black mamba
(06.09.21)
Toplum olarak pazarlık etme inadımız var, ne yazarsan yaz pazarlık edilecek zaten.

Bir önemli detay da çok ucuz yazdıysan "kesin bir şey vardır" diye gerçek alıcılar huylanır, al satcı değilse.

O yüzden normal fiyatını yaz ve pazarlık yapılmasına müsade et.
0
John Bloor
(07.09.21)
(8)

Pozitif çıkan biri kaç gün karantinada kalıyor?

anatomik
2 Sinovac + 1 Biontech aşısını uzun zaman önce olmuş, ve birkaç gün önceki testi pozitif çıkan birinin, kaç gün karantinada kalması gerek?Kaç gün sonra evden çıkabiliyor?Ya da negatif test mi gerekiyor çıkması için?Edit: Delta pozitif bu arada.
2 Sinovac + 1 Biontech aşısını uzun zaman önce olmuş, ve birkaç gün önceki testi pozitif çıkan birinin, kaç gün karantinada kalması gerek?
Kaç gün sonra evden çıkabiliyor?
Ya da negatif test mi gerekiyor çıkması için?

Edit: Delta pozitif bu arada.
0
anatomik
(06.09.21)
ilk 19 gün yansıyor sisteme sonra 10 düşürüyolar.
0
erty_ksk
(06.09.21)
O ne demek anlamadım. 10 gün karantina mı yani?
0
🌸anatomik
(06.09.21)
Bize fabrika doktoru "Delta veya değil karantina süresi 14 gün olarak uygulanacak, sonrasında test yapılmayacak, yeni uygulama bu" diye bilgi verdi. Kendim başka bir kaynaktan teyit etmedim.
0
pispinti
(06.09.21)
@anatomik,
kayın peder senin söylediğin aşı durumundaydı (2 Sinovac + 1 Biontech aşısını uzun zaman önce olmuş, )
pozitif çıktı. hes uygulamasına 19 gün karantina yazdılar birkaç gün sonra gün 10 a düştü.
0
erty_ksk
(06.09.21)
14 gün. 1 hafta önce çıktım karantinadan.
0
furry burns
(06.09.21)
abi hic arastirma zaten hes kodunda yaziyor hergun 1 kere baksan yeter
0
divit
(06.09.21)
bir arkadaş 17 gün kalacak.
0
veritaslibertas
(06.09.21)
14 gün. babam pozitif. hep birlikte karantinadayız.
0
duma duma dum
(06.09.21)
(7)

Kiracı - ev sahibi problemleri

bass solo take one
MerhabaEv sahibim - şirket- kontrat uzatmayacağını evi başkasına satacağını belirtti. Ben dairede kalmak istiyorum. Geçen sene Taşınmadan önce imzaladığım kira kontratında da tahliye maddesi bulunuyor. Süre dolduğunda sorunsuz çıkacağıma dair fakat bir iki yeni avukat arkadaşa sorduğumda hukuki olar
Merhaba
Ev sahibim - şirket- kontrat uzatmayacağını evi başkasına satacağını belirtti. Ben dairede kalmak istiyorum. Geçen sene Taşınmadan önce imzaladığım kira kontratında da tahliye maddesi bulunuyor. Süre dolduğunda sorunsuz çıkacağıma dair fakat bir iki yeni avukat arkadaşa sorduğumda hukuki olarak geçerliliği olmadığı yok hükmünde sayıldığı şeklinde bilgi aldım. Bana yazılı bir tahliye bilgisi de gelmedi bu arada. Ben bunu bir aydan az kala ev sahibine bildireceğim ama nasıl bir süreç izlemeliyim.

Daha önce böyle bir durum yaşayanınız oldu mu?
Tecrübeli Hukukçu arkadaş varsa onun da görüşünü de alabilirsem çok sevinirim
0
bass solo take one
(06.09.21)
Ev satıldıktan sonra alan kişi isterse ben oturacağım diyerek sizi çıkartabilir. Buna yapabileceğiniz bir şey yok.
0
roket adam
(06.09.21)
Satacaksa satar o kisimda seni ilgilendiren bir sey yok.
Su anki ev sahibinin seninle iletisime gecmesi bile sacma :)

O sizin iliskiden ayrilip hayatina devam edecek.

Senin yeni iliskin satin alan adamla surecek.

Muhtemelen evi sattigi falan yoktur ayak yapiyor cik da kira yukselsin diye.
0
divit
(06.09.21)
benim bildiğim yeni satın alan kişi sözleşme bitiminde evden çıkmanızı isteyebilir. eğer ev satılmadan önce sözleşme yenileme tarihi gelirse, kiranı aksatmamış olman kaydıyla sözleşme yenilenir. "satacağım çık" diye bir şey yok. sattıktan sonra yeni ev sahibi ile muhatap olursunuz. yanlışım varsa tecrübeli arkadaşlar düzeltsinler.
0
gmzo
(06.09.21)
benzeri basima geldi, sirket ustune kayitliydi ev. satacagiz isterseniz siz alin dediler su fiyattan; bende almayacagimi belirtttim. .... bir emlakcisi vardi zaten adamin, ugrasmamak adina evi bosaltip ciktim hemen iyi ki oyle yapmisim cunku 2-3 ay oldu ama ev kiralari cok artti o arada

ben o zaman arastirdigimda yeni alan oturacaksa size bildiriyor ve 6 ay sureniz oluyormus
0
sweetoffice
(06.09.21)
İçinde kiracılı ev bazen zor satılabiliyor. Bu nedenle sizi çıkartmak istemiş olabilir. ya da sizi çıkartıp çok daha yüksek kiradan başkasına kiralamak isteyebilir.

Ama sizin içinde olmanız satışa engel değil. yeni alan kişinin size evi aldıktan belli bir süre içinde bildirmesi gerekiyor. Sizde 6 ay içinde çıkıyorsunuz eğer tahliye etmeniz istenirse.
0
zimbirik
(06.09.21)
tahliye taahütnamesi, tümden geçersiz addedilemeyecek bir taahhütnamedir. gerekli koşullar sağlandığında, icra mahkemesi vasıtasıyla tahliye talepli icra takibi başlatılabilir.

tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları; yazılı olması, kiracının serbest iradesine dayanması ve kira sözleşmesinden sonra kiralananın kiracıya tesliminden sonra imza edilmiş olmasıdır. yargıtay’ın güncel uygulamalarına göre kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesi geçersizdir. kira sözleşmesinin başlangıcı tarihinden en erken bir gün sonra imzalanmış olmalıdır.

ancak, kira sözleşmesi düzenlenirken, kiralayanın talebi üzerine kiracı tarafından imzalanan tarihsiz tahliye taahhüdünün sonuçlarına yargıtay uygulamasına göre kiracı katlanmak durumundadır. böyle bir durumda kiracı ancak taahhütnamenin sonradan kiralayan tarafından anlaşılan şekil dışında doldurulduğunu iddia edip bunu ispatlarsa taahhütname geçersiz sayılır.
0
altinci nesil caylak
(06.09.21)
ev satıldıktan sonra 6 ay daha süreniz olacak. tahliye maddesi vasıfsız eleman. sözleşmenin süresi dolduktan sonra 1 yıl daha yenilenir o sözleşme. o 1 yıl içinde ev satış işlemi gerçekleştikten sonra hukuken 6 ayınız daha var. önce ev satışını yapsın yapabiliyorsa.

ayak yapıyor +1

evi satıyorum çık istersen diye bir şey yok. satıyorsa içinde sen varken de satabilir.
sen ölü numarası yap, tamam ev bakmaya başladım falan filan.. yeter ki sözleşmenin süresi dolsun ve otomatik olarak yenilensin.

evi satacağım deyip başkasına daha yüksek fiyattan kiraya vermek gibi bir amacı varsa, sizi neden çıkardığına dair bir ihtarnamenin size ulaşmış olması gerekiyor. hop deyip de çıkmayın. eğer satacağım deyip çıkarıyorsa noterden ihtar çeksin. böyle bir amacı varsa ihtar da çekemez, kozlar sende yani. çünkü buna dair ihtarname çekerse 3 yıl boyunca kimseye kiraya veremez. verirse açacağın dava sonucu sana 1 senelik kira tutarı tazminat ödemek zorunda kalır. yasalar kiracıdan yana.
0
Improbable
(06.09.21)
(16)

bu ara en çok kaygılandığınız uykularınızı kaçıran kişisel konular neler?

la lykia
iklim krizi, mülteci sorunu gibi gibi büyük ölçekli toplumsal konulardan ziyadex yakınımın şöyle bir hastalığı var.şu kadar kredi ödemem var.şu dersi geçemezsem mezun olamayacağım.iş bulamıyorum.gibi spesifik kişisel konuları kastetmek istedim.
iklim krizi, mülteci sorunu gibi gibi büyük ölçekli toplumsal konulardan ziyade

x yakınımın şöyle bir hastalığı var.
şu kadar kredi ödemem var.
şu dersi geçemezsem mezun olamayacağım.
iş bulamıyorum.

gibi spesifik kişisel konuları kastetmek istedim.
0
la lykia
(06.09.21)
Çok iş var, başkalarına sallama şansim yok, yüksek sorumluluk isteyen şeyler ve çalışasım hiç yok. Sanki yaza yeni girmişiz de bi anda yaz bitmiş gibi, tatsız.
0
her giriste sifresini unutan adam
(06.09.21)
yalnız kaldım, yeni birileriyle tanışmak filan hem imkansız görünüyor hem de hevesim yok gibi.
işte çok çalışıyorum ama piyasaya göre az kazanıyorum, yeni iş başvuruları filan yapıp maaşımı yükseltebilirim ama yeni işe başlamak, adapte olmak gibi şeyler gözümü korkutuyor, üşeniyorum.
0
aziz dostum jack
(06.09.21)
Tatil yapacak otel bulamiyorum daha dogrusu secemiyorum.
0
divit
(06.09.21)
2021 için çok umutluydum.
birinci derece yakınıma alzheimer teşhisi kondu. teşhisten sonra depresyona girdi, zayıfladı, birkaç ayda çöktü. hastalığı da hızla ilerledi.

kedim öldü. küçükken çok hastalıklıydı ama bakımla ve sevgiyle düzelmişti. uzun yıllar birlikte oluruz diye düşünürken bahçeye giren bir kediyle kavga ederken ağaçtan düştü.
0
ganbatte
(06.09.21)
Tek taraflı aşk meşk olayları.
0
put it in your appropriate place
(06.09.21)
@her giriste sifresini unutan adam +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.09.21)
Beyninde problem olan bebeğim nasıl doğacak:/ haziran ayından beri uyumuyorum..
0
suicides underground
(06.09.21)
30 yaşındayım. şuanki işimi sevmediğim için bırakıp, kendi isteğimle bambaşka alakasız bir işe başlamaya adım atma arefesindeyim. işleri yoluna koyana kadar aylarca parasız gezeceğim. kenarda köşede birikimim yok.
0
marul hirsizi
(06.09.21)
para derdi. bu sıralar çok ödemem var. sadece bu ay 25k lazım. ama henüz ortada bişey yok. bikaç ay böyle sonra rahatlıyorum ama şu sıralar uykular haram oldu.
0
scudman1
(06.09.21)
tamamen alakasiz bir kolda kariyer degisikligi yapma arifesindeyim. bu ayni zamanda turkiye'ye kesin donus yapmak da demek. bundan sonraki butun hayatimi sekillendirecek bir olay.

bakalim, kahramanimiz ash onumuzdeki 3 ayda neler yapacak hehe.
0
chezidek
(06.09.21)
iş derdi, nişanlımın iş derdi beni uyutmuyor, ikimize de haram geceler.
0
Hallegadola
(06.09.21)
işim yok, param yok ve yalnızım.
0
candide
(06.09.21)
yalnızlık.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(06.09.21)
İşle ilgili tadımı kaçıran yoğunluklar var ama bunun için asla uykularımı kaçıramam. Yalnızlıkta bazen canımı sıkıyor, ama aşırı dert edicek şekilde değil. Yakın bir arkadaşımla geçen hafta tatsız bir durum yaşadık ve artık görüşmeme kararı aldım, bu fazlasıyla canımı sıktı. Bi de maddi konular.
0
astrid
(06.09.21)
her gece tezimi nasıl yazacağım diye uykum kaçıyor.
0
bana bir nick verin
(07.09.21)
parasızlık. yapmak istediğim çok şey var, hepsi için para lazım.
0
nothing in my way
(07.09.21)
(4)

Kedi kovucu spreyler işe yarıyor mu?

senbensennedenbenlen
Sokak kedileri evin bahçesine pisleyip gidiyorlar. Linkteki spreyler işe yarar mı? Başka tavsiye de alabilirim.https://www.n11.com/urun/goe-turkey-bitkisel-kedi-kovucu-ve-uzaklastirici-sprey-500-ml-2112464?magaza=goeturkey
Sokak kedileri evin bahçesine pisleyip gidiyorlar. Linkteki spreyler işe yarar mı? Başka tavsiye de alabilirim.

www.n11.com
0
senbensennedenbenlen
(05.09.21)
Aynı problem eski evimde de vardı ne yapsak başa çıkamadık sıcakta kokudan duramıyorduk yağmur yağınca toprak kokusu yerine kedi boku kokusuyla doluyordu evin içi... En son sırf bu yüzden taşındım benden sonra gelenler bahçeye full beton döküp olayı çözdü. Belki topraklı alanlara tel çekmeyi deneyebilirsiniz...
0
apocalipy
(05.09.21)
Yaramiyor, kediyi durduracak bir formul kesfedilmedi daha.

Tam yanastigi yere naftalin toplari koyarsan oraya yine geliyor ama duramiyor.
Ayda 1 naftalinleri tazele.
0
divit
(05.09.21)
Bir de su spreyi doseyebilirsin bahceye. Hareket sensorune baglarsan sorunu cozersin.

Ben aleti yaptim araba icin ama pil sorununu cozemedim.
Hareket gorunce parfum sikan bir devre yapmsitim. Cok zor degil zaten.
0
divit
(05.09.21)
apocalipy
(05.09.21)
(3)

Aile büyüğümüz telefondan dolandırılmış?

istanbul gecesi
Klasik yöntemlerle kartınıza aidat geri ödemesi diye kandırmışlar, kart bilgilerini cvc numarasını falan herşeyi aldıktan sonra gelen sms i de istemişler.gözleri yakını görmediğinden bankanın uyarısını okuyamıyor (gelen şifreyi kimseyle paylaşmayınız uyarısı) ve gelen mesajdaki renkli gözüken sonda
Klasik yöntemlerle kartınıza aidat geri ödemesi diye kandırmışlar, kart bilgilerini cvc numarasını falan herşeyi aldıktan sonra gelen sms i de istemişler.

gözleri yakını görmediğinden bankanın uyarısını okuyamıyor (gelen şifreyi kimseyle paylaşmayınız uyarısı) ve gelen mesajdaki renkli gözüken sondaki şifreyi paylaşıyor. Olmadı bey amca diyerek bir kaç defa bu işlem tekrarlanıyor. Her seferinde harcama yapılmış.

Harcamalar:

6 kere "ISKI INTERNET TEK CE" adına 180/190 tl civarında her biri.
1 kere ERPA ODEME 61 lira
1 kere TURKCELL onda da 10,999 lira. Muhtemelen iPhone almış.

Turkcell'in sitesine baktım o fiyata konyada bir dükkan satıyor Turkcell mağazası.

Ne yapılır buna? Nasıl bir yol izleyelim? Fikri olan ya da tecrübesi olan yardım edebilir mi?
0
istanbul gecesi
(05.09.21)
bu şekilde 3d security ile yapılan işlemlerde %99 iade edilmez. ancak yasal süreci takip edip hırsızların yargılanmasını sağlayın bence. harcamalardan kişiye ulaşılabilir gibi görünüyor.
0
NightBringer
(05.09.21)
Sms ile almasa banka onlari iade ederdi ama sms isi bankayi kurtariyor.

Savcilik pesine dusecek de yakalayacak da, zor isler.
Adam ben urun sattim dese hakli cikiyor.
0
divit
(05.09.21)
Eğer nereden alındığından eminseniz acilen mağazayla irtibat kurup satışı iptal etmesini isteyin. Eğer mağaza ürünü göndermediyse iptal ve iade yapar çünkü çalıntı kartla yapılan işlem kendi başını da ağrıtır. Eğer mağaza ürünü gönderirse o zaman size yardımcı olmaz, yasal olarak da mağazadan iade alamazsınız, banka da 3d'den geçtiği için iade yapmaz. Sadece mahkeme yoluyla hırsızdan paranızı almaya çalışırsınız ki düşük ihtimal. Önemli olan mağaza ürünü kargolamadan mağazaya ulaşmak.
0
mikro patlama
(05.09.21)
(10)

İşinizi seviyor musunuz

dissendium
1. İşinizi seviyor musunuz?2. Mesleğinizi seviyor musunuz?3. Hayalinizdeki iş nasıl?4. Hayalinizdeki meslek ne?Ben aslında mesleğimi seviyorum ama keşke lisede biraz daha iyi bir tercih yapsaydım diyorum. Koşturmayı sevmiyorum pek. Bilgisayar mühendisliği okumak daha iyi olabilirdi benim için. Sanır
1. İşinizi seviyor musunuz?

2. Mesleğinizi seviyor musunuz?

3. Hayalinizdeki iş nasıl?

4. Hayalinizdeki meslek ne?

Ben aslında mesleğimi seviyorum ama keşke lisede biraz daha iyi bir tercih yapsaydım diyorum. Koşturmayı sevmiyorum pek. Bilgisayar mühendisliği okumak daha iyi olabilirdi benim için. Sanırım biraz tembelim. Buradan bilgisayar mühendisleri tembeldir anlamı çıkmaz herhâlde. Demek istediğim çoğunlukla tek başıma çalışabilmek.
0
dissendium
(05.09.21)
1 - Hayır
2 - Evet
3 -
4 - Doktor olmak
0
Arthur Dayne
(05.09.21)
1. Sevmiyorum, sıkıcı, eve gelmek için saat sayıyorum.

2. Sevmiyorum. Keşke makine veya elektronik mühendisi olsaydım diyorum hep.

3. Hayalimdeki iş bilgisayar bileşenleri özellikle su soğutma sistemleri üretip satmak. Bu alanda kendi şirketimi kurmak.

4. Hayalimdeki meslek de bu işte. Arge yapabileceğim, test yapabileceğim daha deneysel takılabileceğim bir alan olmasını dilerdim.

Ben koşturmayı seviyorum ama çalıştığım yerde yüksek tempo olduğu halde hep aynı yerdeyim. Hep aynı işi yapıyorum. Preparat hazırla, test yap, raporu gönder, yenisine başla. Kendi alanımda olmayan işlerde çok çalıştım, zaten bu zamana kadar kendi alanımda çalışmama sebebim mesleğimi sevmiyor oluşumdu ama aile kur, kariyer yap, geleceğe yatırım yap ayağına katlanıyorum. Yoksa şirket kurup risk almak, iş kovalamak istiyorum, kolay sıkılan biriyim.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
1- Fena değil. Başkası olsa bu kadar kaosun içinde belki kafayı yer ama hem kaos seviyorum hem de alıştım artık. Sıkılıyorum düzen olunca. Ama kaos da az biraz yoruyor, yapacak bir şey yok.

2- Evet.

3- Side project'lerimden birisinin bana yetecek kadar gelir getirecek hale gelmesi. Kendi projem üzerinde istediğim zaman istediğim şekilde çalışabilecek olmak. Pinboard'u yapan elemanın yerinde olmak isterdim mesela.

4- Hayalimdeki mesleği yapıyorum zaten.
0
plutongezegendegilmi
(05.09.21)
1 hayir
2 hayir
3 ogretmenlik
4 meslek lisesi ogretmenligi

Su an isim yazilimcilik.
0
divit
(05.09.21)
1- hayır, asla bana göre değilmiş.
2- hayır, memurum.
3- rahat olan ve amire hesap vermediğim freelance bir iş
4- yazlık yerde mekan açmak, istediğim kıyafetleri dikebileceğim yapabileceğim bir tasarım evi veya gazetecilik. Yurt dışında garson olmayı bile yeğliyorum şimdik mesleğim yerine.
0
Hallegadola
(05.09.21)
1- meh, orta karar. makale okuyup makale yazmak, bilimsel araştırma yapmak falan; başım götürmüyor artık.

2- cevap 1.

3- kendi başıma çalışıp farklı kollardaki insanlardan oluşan geniş bir ağım olmasını isterdim.

4- araba tamiri, marangozluk gibi mühendislik, malzeme bilimi ve üretimi bir arada barındıran bir alan. ingilizce "handyman" gibi. jimmy diresta, matthias wandel, stuff made here gibi insanlara özeniyorum kısaca.
0
chezidek
(05.09.21)
Evet.

Evet.

Minimum çalışma.

Bir spor veya sanat dalıyla ilgili mesleğim olsun isterdim.
0
ruhen hastayim ben
(05.09.21)
1. hayır. vaktimi satıp para alıyorum tüm özeti bu. bir sürü ekibin işini tek başıma hallettim, sırf 3000tl prim vermemek için düşük performans puanı vermişler. 3000tl'nin lafını yapmıyorum zaten vermeseler de olurdu ama düşük puan incitti. o günden beri telefonumda mail uygulaması yok, uzaktan çalışma bittiği gün bilgisayarımdan vpn'i sildim.

2. hobi olarak yapsam evet. akademik çalışmalar yaparken kendi işimi kendim seçtiğim için sabahlara kadar mutlu bir şekilde çalışıyordum. hobi projelerim de var ama 8 saat pc başında çalıştıktan sonra bilgisayar açasım pek gelmiyor.

3. şu anki mesleğimi kastediyorsak, yurtdışına kaçmayı çok düşündüm ama remote opportunityler açılınca bir iki aydır onları hedefliyorum. hayalimdeki iş remote + haftada maksimum 32 saat + net €8000 veriyor olmalı. ulaşılamaz değil bunu öğrendim bir iki arkadaşım benzer işler bulunca. hedefim o. Ama tabii saçma derecede yüksek bir maaş, özellikle tr için. Arada bir iki iş değiştiririm sanırım o miktarlara yaklaşana dek.

4. küçüklükten beri astronomi okumak istemiştim, ama afl'de okurken okul gezisinde rasathaneye gitmiştik, hemen hocaları yakalamıştım. "sakın öyle bir aptallık etme, hele ki bu liseyi kazanmışsın istediğin işi yapabilirsin kesinlikle böyle bir şey yapma." demişlerdi. o yüzden astronomluk yapmak isterdim. arkeoloji de bir alternatif olabilir. keşfedilecek bir evren var ve ben amaçsız bir şekilde mühendislik yapıyorum.
0
aguen
(05.09.21)
1-hayır
2-eh
3-Huzur dolu ve yoğun olmayan bir iş.
4-El emeği.
0
Tersidüzükilec
(05.09.21)
1 - Evet
2 - Evet
3 - Şu anki ile aynı, pc başı, yazılım.
4 - Şu anki ile aynı
0
ananiyimioguz
(05.09.21)
(16)

Okulların açılması hakkında

jamiro
Geçen sene bu soruyu iki kez sordum. Biri yine bu zamanlarda okullar başlarken; diğeri de okullar açıldıktan iki ay sonra.İlkinde kesinlikle açılmalı diyenler yoğunluktaydı, 2 ay sonra sorduğumda açılması hata oldu diyenler çoğunlukta idi. En azından öyle hatırlıyorum Şimdi 2021 için durumlar değişt
Geçen sene bu soruyu iki kez sordum. Biri yine bu zamanlarda okullar başlarken; diğeri de okullar açıldıktan iki ay sonra.

İlkinde kesinlikle açılmalı diyenler yoğunluktaydı, 2 ay sonra sorduğumda açılması hata oldu diyenler çoğunlukta idi. En azından öyle hatırlıyorum

Şimdi 2021 için durumlar değişti, aşılama testler vs derken, güncel durumda, sizce açılması ne yöne evrilir? İyi mi olur kötü mü?

Sağlıklı günler
0
jamiro
(05.09.21)
Artık kesinlikle açılmalı. Geçen sene ne olduğu kimi öldürdüğü belli olmayan çaresiz bir virüsle savaşıyorduk. Şu an her şey 3 aşağı 5 yukarı belli.
0
roket adam
(05.09.21)
Açılacak ve sonucunu kimse takmayacak. Artık herkes kendini korusun moduna giriyoruz. Geçen sene çamaşır suyu ile yıkanırdı her şey. Şimdi maske takan yok. Bence böyle devam edecek.
0
infernalcadre
(05.09.21)
@roket adam, kimi öldürdüğü belli olan virüsü artık “bilmemiz “ yayılmasını engelliyor mu? Kalabalık yine de düşmanımız değil mi? Not: Sadece bu soruya cevap getirmeye çalışıyorum, yoksa açılmasıyla ilgili bir derdim yok
0
🌸jamiro
(05.09.21)
Ne yöne evrildiğini/evrileceğini umursamıyorum. Elbet daha da artacaktır vakalar buna çözüm yok artık. Bunun kabul edilmesi lazım. Nereye kadar böyle gidecek? Aşılar olundu. Daha ötesi yok. Bu hastalık sıfıra inmeyecek. Hangi hastalık bitti ki bu bitsin. Artık hayat devam etmeli gerek ekonomik açıdan gerek gerekse bu çocukların eğitimi açısından. Yine de her şeyden önce eğitim. Yoksa 20 sene sonra bilmem ne kuşağı şöyle böyle diye söylenip dururuz.
0
mysticriver
(05.09.21)
gecen seneki covid ile bu seneki covid (delta) farkli. cocuklari da etkiliyor, amerikada pediatrisi covid hastasi cocuklarla dolu hastaneler var. 12 yas ustu asilamasinda cok geciktik, daha yeni onay cikti. lisa yasindakiler 2. dozu olamadi bile (o da olanlar arasinda).

Bu sene daha kotu bir yerden basliyoruz yani. Laylaylom baslayacak, ogretmenler ve ogrenciler agir hasta olmaya / ölmeye baslayinca millet panik olacak. Siniflar zirt pirt karantinaya alinacak, o siniflarda egitim askiya alinacak. Klasik turkiye "deneyelim gorelim" modeli. Bu kadar "ne olursa olsun acilmali" cılar varken zaten deneyelim gorelim olmak zorunda yoksa onlarin dirdirini cekemez kimse. Deniycez gorucez. Siniflarda ölen cocuklarin yerine cicekler konacak falan. "Öğretmenimiz öldü" haberlerini izleyecegiz bir kac kere. Millet cocugunu okula yollamamak isteme konusunda katilasmaya baslayacak. Sonra ne olacak gorecegiz.

Turkiye'de pandemi hala, neredeyse 1 senedir gecersiz olmus "mesafeye dikkat" modeliyle yonetiliyor, aerosol yoluyla da bulasan bir hastalik oldugu sabit olmasina ragmen. Bu ne demek? Havalandirma olmayan (kış şartları) kapali bir sinifta, tek bir pozitif kisi, yakinina bile gelmedigi herkese potansiyel olarak bulastirabilir demek (herkes N95 ve uzeri spesifikasyonda bir maskeyi kusursuz teknikle takmadigi surece). Binlerce okul, onbinlerce sinif arasindan bununla ilgili trajedileri duyacagiz. "Cocugumu gonderirim" ve "gondermem" ciler catisacak, opsiyonel mi bilmiyorum ama gondermek opsiyonel olacak onunde sonunda. Siniflar karantinaya zirt pirt gireceginden okulda egitimin bir esprisi de kalmayacak ozetle.
0
robokot
(05.09.21)
Yayılmasını engellemiyor, yayılıyor ve yayılacak zaten. Sonuçlarını biliyoruz artık. Vaka sayısı çok önemli bir metrik değil eskisi gibi. Tablo şu:

- Aşılı olanlar hafif atlatacak, hatta günlük hayatına devam edebilecek.
- Aşılı olduğu halde zor geçiren 0,01'lik grup hastaneye yatacak
- Aşılı olmayanlar da hastanelik olacak veya hayatını kaybedecekler

Devletin artık ek olarak yapabileceği bir şey yok, mevcut durum sürdürülebilir değil, 1.5 senedir öğretmenler dahil herkes evde. Adamın çocuklara ders vermesi lazım, kendisi yazlıkta, çocuklar zaten tablette, zaten eğitim sistemi dandik resmen böyle bir nesil daha kayıp gidecek elimizden. Bence devletin en büyük hatası şu anda + çıkarsa tüm sınıfı tekrardan eve göndermek, bu çok suistimal edilecek, çocuklar yine bi hafta evden bi hafta okuldan okuyacaklar. Zaten öğretmenler şimdiden işin çakallığını aramaya başladı yok test vermem, yok aşı olmam vs diyerek.

Bence bu işi tamamen normalleştirip artık kalan sağlar bizimdir moduna girilmek zorunda her anlamda. Dediğim gibi istatistiki olarak artık kabul edilebilir noktadayız. Yoğun bakıma yatanların %0,1'i aşılıysa demek ki aşı işe yarıyor ve kalan rakam da istatistik olarak gözardı edilebilir. Dönmek istemeyen öğretmenlere de yaptırım uygulanmadığı, böyle gri alanda bırakıldığı sürece bu sene geçen senekinden bile daha dandik bir öğretim yılı yaşanacaktır.
0
roket adam
(05.09.21)
Ha bir de yukariya ek olarak asilarin 6 ay sonra etkinliklerinin azalmaya baslamasi olayi var (bakiniz israil); ilkbaharda asi olan velilerden patir patir kayip haberleri de gelmeye baslayacak kışın ilerleyen gunlerinde 3. dozu bulamazlarsa - ki saglik bakanligi eylulden sonra asi gelecek mi gidecek mi henuz bir aciklama yapmadi.

yani varyantlar + etkinligi azalan asilar = cok daha az zararli ama cok daha fazla bulasici bir varyant ortaya cikmazsa eger kış çetin gececek. okul icinde verimli bir yil imkansiz cocuklar icin.

zaten ilkokul cagindaki cocuklar asi da olamadi, butun evlere yayacaklar mis.
0
robokot
(05.09.21)
Bizim ulke icin demiyorum da bu kadar aptal karar almalarina sasiyorum.

Virus kisin cogalip yazin azaliyor.
Okullar hepi topu 6 ay acik kalsa egitim aksamiyor.
Ulan yaza alsaniza su egitimi birkac sene icin.
Komple universiteyi isleri her seyi yaza al gitsin.

Bizi de ne zaman sonbahar gelse ofise cagiriyorlar.
Millet aklini kiraya verdi sanirim.
0
divit
(05.09.21)
Avrupa'da okullar mart 2020 dönemi haricinde vakaların en cafcaflı olduğu zamanlarda bile açık kaldı; hala açık. Bizde çocukların 1.5 yılı heba oldu. Hem fizyolojik hem psikolojik hem de akademik birçok etkisini ilerleyen yıllarda göreceğiz muhtemelen. Kayıp bir nesil yetiştirmek istemiyorsak artık açık kalmalı bu okullar. Kaldı ki geçen sene okul öncesi kurumların hepsi tam kapanma dönemi haricinde açıktı zaten. Kaç kere anaokullarında Corona virüs patlaması diye bir haber duydunuz? Oralardaki ogretmenlerin birçoğu da bu hastalığı geçirdi üstelik. Ogretmense onlar da öğretmen.

Velhasıl okullar açılmamali yaygarasıni hiç doğru bulmuyorum; okullar alınabilen en iyi önlemlerle açılmalı ve eğitim devam etmeli. Çocuklar zaten ya bütün gün parkta içiçe oyun oynuyor ya da AVM'de anne babasıyla geziye çıkıyor. Düğünlere, avmye, Lunapark'a, restorana giderken sorun yok; iş eğitime gelince neden karşı çıkılıyor, anlamak mümkün değil.
0
fraise
(05.09.21)
Böyle keşke öğrenciler için şartları iyileştirip okulları açsalar. Daha az öğrencinin olduğu okul servisleri ve sınıflar, düzgün havalandırmanın yapılması, maske konusunda öğrencilerin düzgünce bilgilendirimesi, öğrencilere ücretsiz maske verilmesi gibi şeyler yapılsa bu süreç iyi sonuçlarla aşılabilir.

Ama mevcut şartlar veliler, öğrenciler ve öğretmenler için çok zor. Okulların kapalı olması öğrenciler için çok, çok daha zor. Bu çocuklar eğitim almanın yanı sıra sosyalleşiyorlar, aile evindeki kötü şartlarından bir süre için kurtuluyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(05.09.21)
Avrupada açık kalan okullar insanların bağışıklık geliştirmesine yol açtı. Bizde böyle bir durum söz konusu değil. Üstelik avrupalılarda olan kurallara uyma durumu da bizim ülkemizde yok. Öğretmenler, öğrenciler, denetleyenler vb. hiçbirinin kurallara uymadığı bir senaryoda (muhtemelen böyle olacak) olan bizim insanımıza olur.
0
Battalgazininintikaml
(05.09.21)
@fraise keşke avrupadaki şartlar bizde olsa. Bizim sınıflar 50-60 kişi sınıflarda havalandırma yok. Aynı sırada 3 kişi oturarak bu olmaz.
Şartları iyileştirdik önlemleri aldık derken bunları düzeltmeleri gerek. Önlemler dedikleri okullara maske dezenfektan yollamaları. Biz veliler olarak bunları zaten sınıflara koyduk.
Ya aşılı aşısız yada sabah öğle diye sınıflar ikiye bölünmeli bence. Sınıflar çok kalabalık.
Geçen seneki gibi isteyen göndermesin demediler mecbur yollayacağız. Ama 7-8 yaşındaki çocukları 6 saat havalandırmasız ortamlarda nasıl maskeli tutabilecekler düşündürücü.
Yaklaşık iki yıl boyunca korunduk. Ne kovid olduk ne şüpheye düşüp test yaptırdık. Okul yüzünden hasta olucaz diye çok korkuyorum. Ama evde okulda olmuyor.
Takip ettiğim bütün doktorlar okulların açık kalma süresini 3-4 hafta diye düşünüyorlar.
0
ayhsegull
(05.09.21)
@ayhsegull +1

Okulların kapalı kalmasının ben de çok, çok büyük zararları olduğunu düşünüyorum. Çocukların eğitiminin aksaması bir yana, iş hayatından uzaklaşmak zorunda kalan bir yığın kadın var bu yüzden. Toplumsal cinsiyet hakları açısından da bir yığın sorun oluşturuyor bu durum. Evde uzaktan dersi takip etmek yerine ev ahalisine hizmet vermek zorunda kalan çocuklara değinmiyorum bile.

Fakat bizdeki durumu Avrupa ile kıyaslamak fazla iyi niyetli. Bu kıyası yapanların da devlet okullarındaki koşulların farkında olmadığını düşünüyorum.

Bununla birlikte herkes okullar açılacağı zaman konuşmaya başlıyor, kapalı kaldığı onca zaman yapılabilecek hazırlıklara dair kim hesap sordu? Pandeminin bir gecede bitmeyeceği belli iken ne yapıldı? Sınıf mevcutları azalsın diye yeni okullar yapıldı mı? Boş olan imam hatipler düz okula çevrilsin diye düzenlemeler yapıldı mı? Sınıf mevcudunu azaltmak için yeni öğretmen atamaları gerçekleşti mi?

"Alınabilen önlemler alınsın" dediğiniz şey ne düzeyde ben size anlatayım. Öğretmenler tüm gün çay içmeyecekmiş, öğrenciler istiklal marşı sırasında mesafeli duracaklarmış. Sonra 40-50 öğrenci aynı sınıfa tıkılıp saatlerce aynı havayı soluyacak. Bu. Bir de belirti gösteren öğrenci için izolasyon odası olacakmış :) Başka da bir şey yok.

Eşim öğretmen, ben akademisyenim. İkimiz de okula dönmeyi her şeyden çok istiyoruz. Aşılarımızı ilk gün olduk. Fakat gerekli önlemlerin alınmaması da, bu önlemlerin neden alınmadığının hesabının sorulmaması da, yapılabilecek her şey yapılmış gibi ol(may)anları görmezlikten gelerek "artık eğitim devam etmeli o yüzden okullar açılmalı" demek de bu topluma yapılacak en büyük kötülüktür.
0
gmzo
(05.09.21)
Yoğun bakımlar doldu mu okullar kapatılır.
0
oyokbuyoknevar
(05.09.21)
iyi olur bence.
simdiye kadar kapali kalmasi hataydi. ingilterede cocuklarla ogretmen arasinda iletisim aksiyor diye maskeyi bile kaldirmayi dusunuyorlardi bir ara ders saatlerinde. avrupada da ayrica bizim gibi devlet okullari var. saniliyor ki oralarin en kotu okulu bizim koc falan...
cocuklar evden hicbir sey ogrenmiyor. ogretmenler verimli calisamiyor, koreliyor. bu virus hep devam da edebilir. iste asiyla falan oldugu kadar idare edilecek bundan sonra. olumler olabilir ama hayatin da devam etmesi lazim durumu gecerli tum dunyada. dunya artik gelecegini de dusunuyor. biz de boyle hareket etmeliyiz. bombos, egitimin bir donemini online adi altinda verimsiz gecirmis bir nesil gelecek yoksa.
0
Kittie
(05.09.21)
bence yoğunluk azaltılarak tamamen açılmalı. insanları korkutarak, evlere kapanarak bitecek bir hastalık değil. bu yeni varyant, çocukları da öldürüyormuş, aşılar etkisizmiş falan filan. inanmıyoruz bu palavralara artık. aşısını olan olsun olmayan da sonucuna katlasın.
0
paintov
(05.09.21)
(5)

Aldatanlar

bir soru sorcam
Burada hep mağdurlar, sorunu olanlar konu açarBu kez de gerçek kötüleri dinleyelimNeden aldattınız, nasıl yakalandınız
Burada hep mağdurlar, sorunu olanlar konu açar

Bu kez de gerçek kötüleri dinleyelim
Neden aldattınız, nasıl yakalandınız
0
bir soru sorcam
(04.09.21)
İlgisizlik, ilgiyi başka yerde arama, bulma.
Henüz yakalanmadım. Hiç alakası olmayan bir konu yüzünden yanlış anlaşıldım
0
neymis
(04.09.21)
cunku neden aldatmayim :)

Eve giriyorsun masasinin ustunde pasta var. Pasta kimsenin degil bi catal atarsin dimi.

Evli olsam yakalanirdim da, sevgiliysen yakalanman imkansiz.
0
divit
(04.09.21)
Çünkü zevkliydi. Vicdanen rahatsız hissedip söyledim ve ayrıldım.
0
birmilyonunvarmi
(05.09.21)
Şu an evliyim, öyle meselelerim yok.

Gençliğimde eski bir kız arkadaşımı aldattım çünkü beni aldatabilecek potansiyeli vardı. Baktım sakat bazı hareketleri var, fırsatı bulunca es geçmedim. Sonra yakalandım, telefonumu kurcalamış. Hiç öyle rezil rüsva da olmadım, bir şey söylemedim. Üzüldü, sinirlendi vs ama ayrılmadı da. Sonra ayrıldık tabii ama sebebi bu değildi. İşin komik tarafı aldattığım kadın da yakaladı sevgilimin olduğunu, o da bir şey demedi. Lol.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
Edit yok editi:
Erken 20'li yaşlarınızda evlenmeyin olm. Böyle ciddi sandığınız ilişkiler bile öyle yalap şalap oluyor. Çocuksunuz daha. 30'u bekleyin, 30'dan sonra duruluyor insan zaten. O zamana kadar full throttle.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
(7)

Bazı hintlilerin Aamir Khan'dan nefret etme sebepleri nelerdi?

winston insani
MerhabalarHatırlar mısınız bir kaç sene önce bir çok hintli yönetmenin aamir khan'dan nefret ettiğine dair haberler dolaşıyordu, şimdi ben tabi sadece bu adamın filmlerini ve hint sinemasına ve hayatına kattıklarını biliyorum sadece.Bu nefretin nedenini hatırlayan var mı? Sanki bir corruption konusu
Merhabalar

Hatırlar mısınız bir kaç sene önce bir çok hintli yönetmenin aamir khan'dan nefret ettiğine dair haberler dolaşıyordu, şimdi ben tabi sadece bu adamın filmlerini ve hint sinemasına ve hayatına kattıklarını biliyorum sadece.

Bu nefretin nedenini hatırlayan var mı? Sanki bir corruption konusu mu ne vardı hatta..
0
winston insani
(04.09.21)
nasıl bir insandır bilmem ama genelde bir ülkeyi dünyaya tanıtan yönetmenler kendi ülkesinde pek bilinmez veya sevilmez.

Nuri Bilge Ceylan* (Türkiye), Luc Besson (Fransa), Kim Ki Duk (Güney Kore) vb. hep aklıma gelen örnekler. Bunlar kendi ülkesinde tam değeri bilinmeyen (veya değersiz görülen, ülke sinemasını yanlış tanıttığı düşünülen) ama dışarıda acayip tanınan tipler. Belki Khan da öyledir.

*NBC'yi bizde seven çok demeyin lütfen, 80 milyon içinden bilen seven 200-300 bin kişiden bahsediyoruz. Bir çoğu da Fransa'da sevildiği için tam nedenini bilmeden saygı duyuyor.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
bence bu nefretin nedeni aamir'in müslüman olması. hindu'lar müslümanlardan pek hazzetmezler. hatta açık açık ayrımcılık da yaparlar. kendisi 2015 gibi sanırım bu konuyu eleştirmişti ve caddelerde posterleri falan yakılmıştı.
0
delidir yakalayin
(04.09.21)
Hindistana cok laf cakiyor dinlere falan.
Hintli olsam ayar olurdum :)
0
divit
(04.09.21)
hangi filmiydi.
hani uzaydan gelen birini canlandırıyordu da (p.k mıydı ismi), ülkedeki tüm dinler ve dinlerle ilgili sembollerle ilgili baya dalga geçiyordu. (aslında düzgün tespitler yapıyordu) belki ondan da tepki çekmiştir?

www.youtube.com
0
la traviata
(04.09.21)
Pk mahkemelik oldu, oradaki en üst mahkemeye gitti falan filan…
0
passion rules the game
(04.09.21)
aşırı mükemmeliyetçiymiş o da bir sebep olabilir
0
slowmotion
(04.09.21)
Aamir in müslüman olması+1
P.k filmi +1
0
ozgurluk savascisi
(05.09.21)
(12)

Doktor maaşı

asaf
Lütfen bilenler maaşları yazabilir mi? Bu konuda korkunç bir bilgi kirliliği var. Biri pratisyen 10 bin civarı alır eklerle birlikte derken diğer 8-9 bin aldım, aha bordrom diyebiliyor.Pratisyen 8-10 civarı, uzman da 12-15 bin civarı deniyor ortalama. Elbette mutlak bir ücret yok, herkes farklı alıy
Lütfen bilenler maaşları yazabilir mi? Bu konuda korkunç bir bilgi kirliliği var. Biri pratisyen 10 bin civarı alır eklerle birlikte derken diğer 8-9 bin aldım, aha bordrom diyebiliyor.

Pratisyen 8-10 civarı, uzman da 12-15 bin civarı deniyor ortalama. Elbette mutlak bir ücret yok, herkes farklı alıyor ama kalkıp da 6 sene okuyan bir pratisyen nasıl 8-9 bine razı olabiliyor.
0
asaf
(04.09.21)
Pratisyen için 8-9 bin kötü para değil. Yaptığı iş yorucu değil ve risk yok. Esas sorman gereken günde 12 saat ayakta duran nasıl asgari ücrete çalışır olmalı
0
integrative
(04.09.21)
Razı olmak zorunda çünkü. Napsin 6 sene okuduğu mesleğini bırakıp pazarda limon mu satsın?
Bir yerden sonra meslek değiştirmek çok zordur. Genelde tıp okuyan öğrenciler bunu bilmeden okuyor. Öğrendiklerinde zaten okumaya başlamış oluyorlar. Çevreden de yoğun baskı görüyorlar doktor olmaları için. Benim gördüğüm geneli böyle. Ve bir çoğu da mutsuz.
0
kaptan maydanoz
(04.09.21)
pratisyenlikte nasıl risk yok ve yorucu değil? Pratisyenlik yapmadım ama ayda 10-12 nöbet tutup acilde çalışıyor insanlar. Gayet yorucu ve risk düzeyi yüksek bi meslek.

Benim pratisyen arkadaşlarım 8-9 bin alıyodu ortalama. Onlar da istifa etti yeni. Asistanlar bölüme göre değişmekle beraber 7-11 bin arası alıyor. Temel bilimler düşük, klinikler daha yüksek, cerrahiler en yüksek gibi.
0
nundu
(04.09.21)
Covid ek ödemelerini saymazsak batı illerinden birinde acilde çalışan pratisyen maaşı 7500'u geçmiyordu bu yıl. Sözleşmeliye geçenler 9-10 kazanabiliyor.

Bu arada pratisyenin işi nasıl "yorucu değil ve risk yok"muș anlam veremedim. 24 saat boyunca acilde tek hekim olarak 300 400 hasta bakıyor insanlar. Ne tuvalete gidebiliyorlar ne yemek yiyebiliyorlar doğru düzgün.
0
signore
(04.09.21)
doktor degilim ama surekli hastane yapiyorum ister istemez birlikte oluyorsun. 9000 civari diye biliyorum.
9000 tl'ye nasil katlaniyor diyen arkadaslara ilave bir sey diyeyim. su an ekskavator operatorum 6500 tl maas aliyor hem de haftadan haftaya maasini aliyor, yemek yol bizden adama ev de tuttuk faturalar da bize ait. bu adam lise mezunu. liseden sonra okumadi. universitede para zaman harcamadi universite kazanacagim diye dersaneye gitmedi para ve zaman yine kaybetmedi. gencligini doya doya yasadi :)
maas isleri ekonomi ve ulkede plansiz programsiz isler yapmasindan dolayi karman corman oldu.
dogal seleksiyon ile raya girecek maalesef.
0
turbo sadık
(04.09.21)
Hekim olarak cevap vereyim. Bilgi kirliliginin en onemli sebebi hastaneler arasi odemelerde ciddi farkliliklar olmasi. Doner sermaye cogu hastane artik veremiyor ve hekimlerin onemli kismi ciplak maas almak zorunda kaliyor. Az miktarda doner alan hekimlerin sadece ciplak maasini soyleyerek durumu oldugundan daha da kotu gosterme cabasi icerisinde de olduklarini da gozlemliyorum ayrica onu da not edeyim.

Dolayisiyla su durumda ortalama rakamlardan bahsedebiliriz. Evet dogrudur pratisyenlerin cogu 10 civari alir. Uzmanlarin da cogu 15 civari alir. Sozlesmeli yerlerde, ki bu dogunun sinirli sayida yerleridir, bu rakamlar yaklasik 1.5 katina cikar. Ozellerde ise ust limit hekimin musteri getirme dolayisiyla medyatikligi oraninda bu rakamlarin 30-40 katina cikabilir, ama bu da halen calismakta olan 165 bin hekim icerisinde birkac yuz kisiyi gecmez.

Nasil razi olabiliyor kismina gelince: cevremde yurtdisi dusunmeyen kimse yok. Bu sartlarda calisilmaz cunku. Asistanlikta benim comezim olan arkadasim du an ingiltere’de, kidemlim almamya’da, bir baska kidemlim almanya icin dil sinavina hazirlaniyor. Sadece parasi degil, turkiyenin siyasi durumu, insanlarin tutumu, calisma sartlarinin yurtdisi cogu ulkeye gore emsalsiz agirligi.. ben ve esim de dogudaki sozlesmeli isimizden istifa ettik, simdi issiz olarak 2 aydir oturuyoruz evde bir planimiz bile yok. Belki biz de ugrasir gideriz yurtdisina bilemiyorum. Ama boyle gitmez bu is. Onumuzdeki seneler icin hekim acigi olasiligi sanilandan daha karanlik ama insanlar farkinda degiller, sosyal medyada gordugum kadariyla da isini duzgunce yapan insanlara arkamizdan kufurler ederek ugurlayanlar pek farkinda olma potansiyeline de sahip degil. Uzgunum kisacasi.
0
gibicibicis
(04.09.21)
Başka ülkelerde doktorluk kolay iş değil. Örneğin ABD'de önce bir lisans okuman gerekiyor tıp fakültesine giriş için sonra tıp eğitimi sonra uzmanlık derken en az 14 yıllık bir süreç.

İngiltere'de de genelde fizik matematik gibi lisans bölümlerinden mezun olanlar tıp fakültelerine kabul alıyorlar. Nereye gidiyorlar Türkiye'den öyle kolay mı??

Bir de bu işin zor bir iş olduğu belli. Ameliyat yapacaksın, nöbet tutacaksın. Bunlar kolay olabilir mi? Para konusuna gelirsek de uzmanlığı seçmemiş bir pratisyen sağlık ocağında nöbet mi tutuyor? Uzmanlık öğrencisinin süreci geçici.

En bol para sanayide var. Çıraklıktan başlayıp meslek öğrenen 3-4 ev alıyor. Bunu yapmak istemez mesela kimse.

Bir de özel üniversitelerin yeni hedefi tıp fakülteleri. Diş hekimliği bu şekilde bitirildi mesela. İşsiz diş hekimi olabiliyor Türkiye'de.
0
integrative
(04.09.21)
Tip secen adamin zaten aileden durumu iyi degildir.

10-15 dedigimiz maasi sulalesinden ondan baska alan yoktur.
Zaten yeni mezuna bu parayi veren baska bir meslek bilmiyorum.

Maastan yana cok sikintilari yok is yukunden dertliler.

Bir de eskisi gibi saygi duyulan bir meslek degil.
Hocam hocam diye dolananlar yok etrafinda.
Bu yuzden mutsuz oluyorlar.

Aki *okunu temizlemiyor diye bir tabir vardir tam o durumdalar.
0
divit
(04.09.21)
@integrative

yeni mezun pratisyenlerin çoğu acilde çalışıp nöbet tutuyor. Sağlık ocağında çalışan çok çok az bir kısmı var. Ayrıca Türkiye'den yeni mezun bir doktor için İngiltere, ABD ya da Almanya'ya çalışmaya gitmek TUS kazanmaktan daha kolay yabancı dili varsa.
0
nundu
(04.09.21)
@nundu

Yeni mezun bir doktorun nasıl kolay gitmesi? ABD için şartlar belli. Tekrar orada okuyacak. Tıp okumak için önce bir bölüm okuyorsun ABD'de. Mesela mühendislik gibi. Burada TUS'ta baş ettiğin kişiler belli. Oralarda doktor olabilmek için Çinli ve Hintlilerle baş edeceksin. Yapan çıkar mı çıkar ama kolay değil.
0
integrative
(04.09.21)
eli yuzu duzgun ulkelerde birakin pratisyen hekimligi, disardan gelen adama baytarlik bile yaptirmazlar, onune binbir turlu engel cikar.

6 sene okuyan nasil 8-10 bine razi oluyor diye sorulmus, mimar muhendis tayfasi ne yapsin? doktorlukta birini gebertsen en azindan allahin takdiri diyip aradan siyrilma sansin var, muhendislikte o da yok :)
0
cooperr
(04.09.21)
Asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı kaç tl ?
O zaman 10 bine razı olmaktan başka çare yok.
Ha tabi keşke herkes daha çok kazansa, ama 3bin tl maaşla adamlar 4 çocuk bakıyor.
Ülkenin gerçeği bu. Pratisyen Doktor da bunu kabul edecek.
İlerde zaten daha çok on katı kadar çok kazanma imkanı var.
0
photo85
(04.09.21)
(3)

Galeta ununun tadı neden acı olur

regina phalange
Bozuldu mu acaba?
Bozuldu mu acaba?
0
regina phalange
(04.09.21)
Nem aldıysa bozulmuş olabilir, daha doğrusu küflenmiş falan. Nerede sakladığınıza göre karar verin.
0
erty_ksk
(04.09.21)
acılaşma varsa bozulmuş olması çok olası
0
yeninesiltupcu
(04.09.21)
Galeta unu eger galetadan yapiliyorsa bu ara aldigim butun galetalarin tadi les gibiydi.

Aci ve yagliydi.
Uretimde motor yagina gecmisler sanirim.
Bunu da alinmayacaklar listeme aldim.
0
divit
(04.09.21)
(6)

Oto kuaför neden eleman bulamıyorum der?

neotunc
Bir oto kuaför satılıktı ve eleman bulamadığım için satıyorum diyor. Konuyla ilgim olmadığı halde merak ettim bana garip geldi.Hadi restoran eleman bulamadığı için kapanıyor görüyorum fakat bir oto kuaföre gereken eleman kaç günde yetiştirilir ki?Ülkede çoban olmak isteyen yok 70 bin Afgan çoban çal
Bir oto kuaför satılıktı ve eleman bulamadığım için satıyorum diyor. Konuyla ilgim olmadığı halde merak ettim bana garip geldi.

Hadi restoran eleman bulamadığı için kapanıyor görüyorum fakat bir oto kuaföre gereken eleman kaç günde yetiştirilir ki?


Ülkede çoban olmak isteyen yok 70 bin Afgan çoban çalıştırıyoruz tamam. (Çobanlık bilgi birikim gerektirir.)

Peki oto kuaförde aynı ithal çözüm işlemiyor mu? Yoksa bu adam mı ithal çözüme yönelmiyordur?
0
neotunc
(04.09.21)
Sağlam ve titiz adam bulamıyor olabilir.

Bunun dışında oto yıkama o kadar kolay bir iş değil. Yazın sıcakta güzel bir iş olabilir ama kışın elemanın bütün üstü başı ıslanıyor. Sürekli olarak değişmesi gerek.

İkincisi belirttiğim sağlam adam bulamamak. İşi bilmeyen arabaya hasar verebilir. Sonuçta elinde basınçlı tabanca var, el yatkınlığı gerek. Bunun dışında arabada gözlüğü, parfümü olan insan olabilir. Bunlar kaybolursa yıkamacıya büyük problem olur ve zarar etmeye başlar.
0
Northern Mariner
(04.09.21)
İşle alakası yok. Komik bir para ödeyip bütün kazancı cebe indirme derdinde muhtemelen vatandaş. Asgari ücret ve sigorta yapmayı servet ödemek zannediyor muhtemelen. 1500 2000 lira veririm dediği afganlardan bile zılgıtı yiyince sana afra tafra yapmış.
0
bana kedicik derdi
(04.09.21)
Çok da satıcının nedenin takılmamak gerektiğini düşünüyorum. Sadece alacak adam için ortalama bir neden sunmuş. "Eskisi kadar araba yıkamaya gelmiyorlar günü zor kurtarıyoruz şimdi gençler de oto yıkamacıda çalışmak istemiyor" diyemeyeceğine göre. Ortalama bir sebep yazıp muhtemelen "Neden satıyorsunuz ?" sorusuna cevap vermiş.

Malum sitede hobi olarak ilan gezerim arada sırada görüyorum devren kiralık iş yeri adam yazmış işi hazır günlük cirosu şöyle böyle e kardeşim satma o zaman. Ama tabi alakası yok.
0
hayyam ara
(04.09.21)
Suriler artik o isleri yapmiyor demek istemis.

Turkler zaten maks 1 hafta calisip gider, igrenc bir is.
Kendi arabani bi kere yika zaten anlarsin.
0
divit
(04.09.21)
Pek inandırıcı gelmedi bana,ben oto yıkamacılık yaptım ve küçük bir ilçede, hiç işi bilmeyene 1 günde öğretirsin.
0
olaylar olaylar
(04.09.21)
Oto kuaförlerde çalışanların %99'u kayıtsız suriyeli ve afganlar oluyor genelde. Onlarda da en ufak bir hatada bir ton masraf çıkıyor, artı olarak kayıtsız olduklarından bugün gelir yarın gelmez, öteki gün gelir yine gelmez falan, günlük yevmiye ile çalışıyor yani. Kayıtlı olarak sgk'lı işçi çalıştırırsan da diğer oto yıkamalarla rekabet edemiyorsun anladığım kadarıyla fiyat olarak. O yüzden biraz pis bir iş, mafyatik olmak lazım biraz bu iş için
0
roket adam
(04.09.21)
(3)

Spor Salonları Kapanır mı?

biseysorcaktim
Pandemi sebebiyle spor salonları ya da en azından havuz bölümleri kapanır mı önümüzdeki günlerde?
Pandemi sebebiyle spor salonları ya da en azından havuz bölümleri kapanır mı önümüzdeki günlerde?
0
biseysorcaktim
(04.09.21)
kapanmaz. aşısızlara kapanır en fazla.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.09.21)
Bu saatten sonra eğer virüste önemli bir değişiklik, mutasyon vb olmazsa kapanma falan olmaz. Hiçbiyer kapanmaz. Aşısız giremez, testsiz giremez derler. Bunun denetimi de en fazla 1 ay sürer sonra kimse dikkat etmez.
0
Bruce
(04.09.21)
ilk kaapatacaklari yer olacak muhtemelen, en fazla 1 ay kaldi bence.
0
divit
(04.09.21)
(5)

Arka cam filmi isigi dagitiyor mu?

avakado soslu portakalli pekin ordegi
Arkadaşlar merhaba. Aracimin arka camına ilk kez film yaptirdim. Ancak ışık, rezistans tellerinden yansima yapiyor gibi. Ilk kez arka cam filmli bir arac kullandığım.icin bunun normal olup olmadığından emin olamıyorum. Aynı malzemedem yanlar da yapıldı onlarda sıkıntı yok. Arka cami da ilk yaptıklar
Arkadaşlar merhaba. Aracimin arka camına ilk kez film yaptirdim. Ancak ışık, rezistans tellerinden yansima yapiyor gibi. Ilk kez arka cam filmli bir arac kullandığım.icin bunun normal olup olmadığından emin olamıyorum. Aynı malzemedem yanlar da yapıldı onlarda sıkıntı yok. Arka cami da ilk yaptıklarını sokturdum aynı sebepten dolayı, başka bir filmle yeniden yapıldı ama durum ayni. Görüntü de ekledim.

Özellikle sedan ya da coupe, cam filmli araci olan arkadaşlar bir fikir verirse sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
0
avakado soslu portakalli pekin ordegi
(03.09.21)
Evet oluyor maalesef.
Bir önceki arabada iyi film vardı yapıyordu, şimdiki araçta ucuz film var o da yapıyor. İlk başta anormal gelir Ama ben alıştım.
0
etna
(03.09.21)
O cizgiler yuzunden tam oturmuyor bi sure sonra alisirsin.
0
divit
(04.09.21)
hatchback. hayır olmuyor böyle. cam filminizin kalitesinden dolayı oluyor olabilir.
0
false pretension
(04.09.21)
hatchback araca isigin gelis acısı cok dik olduğu için dogru bir kiyaslama olmayacak benim için. Ama yine de cevap için teşekkürler.
0
🌸avakado soslu portakalli pekin ordegi
(04.09.21)
bende yaptirdim, sedan arac, kaliteli film ve orta koyulukta. Ayni durum var, zamanla insan alisiyor. yanlardaki sikintiyi gormen imkansiz zira dikiz aynasindan direk arka cami goruyorsun yanlari degil.
0
cooperr
(04.09.21)
(5)

tüplü arabayla avm otoparkı

Wakatakakage
Girilebiliyor mu? Arabayla hiç girmiyorum ama kontrol edildiğini görmedim bayadır.
Girilebiliyor mu? Arabayla hiç girmiyorum ama kontrol edildiğini görmedim bayadır.
0
Wakatakakage
(03.09.21)
tüp bagajda değilse ya da bagaja hiç bakılmıyorsa gayet de giriliyor
0
jelly bear
(03.09.21)
İstanbul'da kontrol edilenine denk gelmedim henuz.
0
Sonnöbettutucu
(03.09.21)
Pandemi başladığından beri kapalı AVM otoparkına hiç girmedim ama daha öncesinde hep bagaja bakıyorlardı. Açık otoparka girebilirsiniz ama kapalı sıkıntı olabilir.
0
inheritance
(04.09.21)
Avm'ler uzun suredir lpg falan sallamiyor. Son 1 ayda 50 kere avm'ye gitmisimdir.
Hatta ben lpg var giremem dedigimde abi yasak degil ki falan dedi.

Bagaja lpg icin bakmiyor.
0
divit
(04.09.21)
Bykhy de yapılan değişiklik ile 1 senedir serbest. Tabi muayeneli ve tescilli olanlara.
0
renegade
(04.09.21)
(13)

Sizce üniversiteye girmenin en zor olduğu dönem ne zamandı?

ya ben lan neyse
şu an olmadığını tahmin ediyorum.eskiden biri ünv. kazandığında "4 yıllık mı?" diye sorulurdu. çok da zordu kazanmak. sizce en zor dönem hangisiydi bu konuda?
şu an olmadığını tahmin ediyorum.

eskiden biri ünv. kazandığında "4 yıllık mı?" diye sorulurdu. çok da zordu kazanmak. sizce en zor dönem hangisiydi bu konuda?
0
ya ben lan neyse
(03.09.21)
bundan 15 sene önce çok daha zor olduğu kesin. kontenjanlar üniversite sayısı daha azdı.
0
jelly bear
(03.09.21)
22-23 sene evvel bir tanıdığımız bilgisayar mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiydi ve bizim eve ilk bilgisayarı bu abi yardımıyla almıştık. İlah gibi bakıyorduk biz ve tanıdıklar. Bence o zamanlar zordu.
0
fıytfıyt
(03.09.21)
Yani geçmişe gidildikçe zorlaşır bu. 1970lerde 1990lara göre daha zordur, 1950lerde de 70lere göre. Cumhuriyetin ilk yıllarında 3 5 üniversite var zaten ülkede. O dönem en zorudur herhalde
0
nundu
(03.09.21)
90larda zordu ve sadece yüksek puan alarak kazanmak yeterli değildi bazı durumlarda.
Kaldı ki o zamandaki prosedürler teamüller de farklıydı. Türkiye birinciliğinde ilk 100'e giren kız da olsa başörtülüyse işi çok zordu.
0
Erva
(03.09.21)
70-80'lerde doğru dürüst okuyan da olmadığı için tam tersine kolaydı. babam 82'de üni kazanmış. biraz çalışan dişini sıkan ve kafası basan adam tıp vs hariç her yere gidiyordu. 90'larda mühendis bey doktor bey olma moda olunca milletin bi gözü açıldı. ama her şeyin piki 2000-2005 arasıydı sanırım. mühendislikler coşkundu, sosyoloji psikoloji gibi bölümlere gidenler parmakla gösterilirdi. çok ama çok iyi çalışmak gerekiyordu. öss tercih zamanları tüm tv'ler 2-3 hafta full yayın yapardı. 2010'lardan sonra yavaş yavaş hem dünyada hem türkiye'de artık kapitalizm iyice baş gösterince okumanın da cazibesi erimeye başladı.

"şu an olmadığını tahmin ediyorum." demişsin. sana şunu söyleyeyim, şu an cumhuriyet tarihinin en kolay şekilde üniversitelere girildği dönemi yaşıyoruz
0
avatar is back
(03.09.21)
Söyleyeyim 2005 senesi öss sınavı en zoruydu.

Neden? Bu sınavdan sonra sistem değişti ve iki kademe sınava geçilecekti. Bu nedenle herkes tercih yapmaya kalktı.

Başka neden? O zamanlar zaten üniversite sayısı azdı. Yine o zamanlar mühendisliğe olan talep günümüzden daha fazlaydı. İşsizlik olmadığı için herkes eğitim fakültesi veya herhangi bir mühendislik için yırtınıyordu.
0
bana kedicik derdi
(03.09.21)
Öss çok kolaydı. Millet bedavadan üniversite okumuş. Matematikte direkt sorunun verilip cevabın istendiği sadece işlem sorularının olduğu karanlık dönem. En iyi sistem Ygs Lys sistemiydi. Fizikten, kimyadan, biyolojiden 30'ar soru çözerek üniversiteye girdim. Matematikte 50, geometride 30 soru vardı. İnanılmaz kapsamlı ve seçiciydi. Öss ile tıp okumuş insanı bile ciddiye almam. Bir zamanlar Fetö soruları onlarca kişiye dağıttı. Eski sınavların hiçbir geçerliliği yok.
0
dissendium
(03.09.21)
Benim zamanımda (99) şimdiki kadar özel / devlet üniversitesi yoktu
bir de parçalı burs(indirim) yoktu.

ilk 10000 deysen özel veya devlet bedava okuyordun kalanlar paralıydı.
%50 %25 burslu (aslında indirimli) diye birşey yoktu.
0
Corc
(03.09.21)
Eksi sonsuzdan 2010'lara kadar cok zordu.
Cunku 1 milyon kisi icinde ilk 25-50bine girmen gerekiyordu.
Simdi dalga gecilen apartman okullari icin 100bin.
Cogu zengin bebesi bu apartman okullarini kazanamiyordu.

Su an 500binle falan devlete giriyorsun herhalde :)

Muhendislik baraji olmasa bombos sinavla insaat ya da makineye girebilirsin kontenjanlar tamamen bos kaldi.
O baraj da komik ya neyse.
Genetik acmislar bombos, zamaninda tip mi genetik mi deniyordu.

eksisozluk.com

Ben girdigimde aof'u bile "kazanman" gerekiyordu.
Millet aof kazanip eskisehire tasiniyordu.
Bitirince baya normal ise giriyordun 4 yillik okul mezunusun diye.
Simdi kac tane aof acildi ustune sinavi kaldirdilar 2. Okul diye girebiliyorsun.


"Oss kolaydi" alti bos bir laf.
Kolay degildi ama kolay olsa bile ne fark eder kontenjan sikintisi vardi.

Ales kolay diye 90 alip yuksek lisansa girebiliyor musun. 90-100 puan arasina sikisiyorsun.
0
divit
(04.09.21)
1975 civarina kadar falan sinav yoktu. lise siralamana gore giriyordun. okullara direk basvuruyordun, okul aliyordu seni. 1960'lara kadar lise mezunu o kadar azdi ki lise mezunu olabilecek kadar elitsen zaten universiteye gidip "ben size gelsem ya hacı" diyordun ve aliyorlardi seni. once lise mezunu artmasi sebebiyle okullar daha secici, lise basari durumuna gore siralayip almaya basladi, sistem tamamen talebi karsilayamaz hale gelince 1970lerde "merkezi" sisteme ve sinavlara gecildi.

yani bugunun o profesor falan neneleri dedeleri aslinda cogu zamaninda lise bitirip universitenin kapisini calip iceri girmis insanlar.

zorluklar da arzin talebi karsilayamamasi ile merkezi sistem sonrasinda basladi. sanirim zorlugun peak noktasi 2000-2010 arasi donemdir. artik iyice zivanadan cikinca ama halkin "universite sart" algisi gecmedigi icin apartman universiteleri ile sistemin gazı alındı, ama diploma bir ise yaramiyor artik o ayri.

sinavin zorlugunun tabii hic bir onemi yok siralama sinavi oldugu icin. sanirim tam istedigin seneyi soyle bulabiliriz:

sinava giren sayisi / toplam (tercihe bagli olarak 4 yillik) kontenjan sayisi

bu sayinin en buyuk oldugu sene en zor senedir saniyorum. sayilari bulan hesaplayabilir.
0
robokot
(04.09.21)
ibb.co

şuan "bi üniversiteye girmenin" en kolay olduğu dönem olduğu konusunda şüphe yok, fakat eskiden çok zor olduğunu düşünmüyorum. Ekteki gazete küpürü de bunu destekler nitelikte. (Check etmedim doğru olduğunu farz ediyorum)

O dönem ülkedeki refah düzeyinin düşüklüğü veya benzer faktörler nedeniyle yeterince kişinin lisans eğitimi almak yerine bi işe girip çalışmak zorunda kalması vs sözkonusu olabilir, ama sayılar ortada, şuanki kadar rekabetçi değil.

Edebiyat: Giren 628 giremeyen yok.
Tıp: Giren 350 Giremeyen 110
Hukuk: Giren 600 Giremeyen 96

Bu nedir yahu.

@robokot'a katılıyorum
0
owaki
(04.09.21)
Antik donemden bahsediyorsak o donemin liselerine bakmak lazim.

Sehirde zaten cok az lise var, lise okumak icin sehre gelmen gerekiyor.
Torpil ya da basari lazim.

Egitim fransiz sistemi, sinifta kaliyorsun devamli.
Son sinifin sonunda bakalorya sinavi var.
Bakalorya veremezsen lise diplomasi alamiyorsun.

Onu alirsan da tek tek okullara basvurman gerekiyor.
Erzurum uni icin erzurum'a gidip kayit donemine denk gelirsen basvuruyorsun.
Oradan atiyorum ankara sonra istanbul tek tek ulkeyi dolasiyorsun.
Sonra kazanan listeler gazetede yayinlaniyor.
Hatta benim kuzeni gazeteden gormusler kazandigini.

Zaten ayni sistem fransa'da devam ediyor. Liseyi bitirebilirsen sinavsiz universiteye gidip basvuruyorsun.
Gel gel deyip aliyorlar birkac sene sonra gelenlerin yarisi atiliyor cok az kisi son seneyi gorup mezun oluyor.
0
divit
(04.09.21)
90’lar. Öğrenci sayısının arttığı ama üniversitelerin bu kadar çok olmadığı dönem. Öss ve öys iki aşamalı sınavın olduğu, üstelik de tercihin sınava girilmeden önce yapıldığı zamanlar.
Henüz girmediği sınavda kaç puan alacağını bile bilmeden tercih yapmak ne demek hiç düşündünüz mü? İşte bu zor değilse ne :)

Not: sadece puanlar üzerinden dönemleri kıyaslamak doğru olmaz, hesaplamalar değişiyor. Yüzdelik dilim belki daha iyi ölçü olabilir.
0
epitaf
(04.09.21)
(3)

araç koltuğu temizleme

dali dili havali korna
iç dışa ilaveten koltuktaki deniz suyundan kaynaklı tuz lekelerini temizletecektim uçuk fiyatlar söylüyorlar. bu işi kendim yaparsam hangi malzemeler gerekir?
iç dışa ilaveten koltuktaki deniz suyundan kaynaklı tuz lekelerini temizletecektim uçuk fiyatlar söylüyorlar. bu işi kendim yaparsam hangi malzemeler gerekir?
0
dali dili havali korna
(03.09.21)
Arabamızla yaralı hayvan taşıdığımız için sık sık kusmuk, çiş, kaka ve kan oluyor. Şunla temizliyoruz: www.google.com.tr
0
suicides underground
(03.09.21)
Su ceken supurge lazim.

Diger her turlu yontemle kiri dibe gomersin. Sonra koltuk onlari gunu gelince kusar.
0
divit
(03.09.21)
divit +1
Ahtapot diyorlar o cihazdan lazım, yoksa hem sonradan koltuk kusar hem de güzel kurumazsa kokar araba.

Uçuk fiyatlardan kasıt nedir? Ben mesela Bursa da 250 TL ye detaylı temizlik yaptırıyorum. Koltukları döşemeleri güzelce yıkayıp temizliyorlar, araba fabrikadan yeni çıkmış gibi oluyor. Senede 1 defa yaptırsan yeter, yapılan işleme göre de çok abartı değil makul bir fiyat bence.
0
zikardo
(04.09.21)
(4)

Coursera, Udemy vb platformlardan kurs aldınız mı hiç?

ms brownstone
Cevabınız evetse hangi kursları aldınız şimdiye kadar? Bu kurslar işinizle mi ilgiliydi yoksa tamamen hobi amaçlı mıydı ya da farklı bir motivasyonunuz mu vardı kurs için?Bir de aldığınız sertifikaları hayatınızın herhangi bir alanında kullanıp kullanmadığınızı ve eğitimlerden memnun kalıp kalmadığı
Cevabınız evetse hangi kursları aldınız şimdiye kadar? Bu kurslar işinizle mi ilgiliydi yoksa tamamen hobi amaçlı mıydı ya da farklı bir motivasyonunuz mu vardı kurs için?

Bir de aldığınız sertifikaları hayatınızın herhangi bir alanında kullanıp kullanmadığınızı ve eğitimlerden memnun kalıp kalmadığınızı merak ediyorum.
0
ms brownstone
(02.09.21)
100'e yakın kurs almışımdır. 10 tanesini falan komple bitirdim, 20-30 tanesine ihtiyacım olan konulara bakıp çıktım. Geri kalanı ellemedim bile.

60-70'i işle ilgili diye tahmin ediyorum. Özellikle yeni bir konuyu hızlıca öğrenmem gerektiğinde basıp geçiyorum.

Hobi amaçlı (piksel art kursu almıştım mesela) olanlar iyi hoş ama ciddi uygulayacak / takip edecek vaktim olmadı ne yazık ki. Vaktim olduğunda da başka şeylerle uğraştım. Biraz boşa gitti onlar yani.

Eğitim memnuniyetim orta. Bazı eğitmenler çok kötü, bazıları çok iyi. Bazılarının içeriği güzel, bazılarının bomboş ya da eski/outdated. Örnek videoları açıp izlemek, konu başlıklarına bakmak falan fikir verebiliyor.

Öğrenci olsam sertifikaları ciddiye alırdım herhalde. Yani elinde gösterecek başka bişey yoksa bunu göster. Ama iş tecrübesi > sertifika. Kendim hiç kullanmadım o yüzden.
0
plutongezegendegilmi
(02.09.21)
Sirketin kurumsal uyeligi vardi sonsuz tane egitim alabiliyorduk.

Bedava olmasina ragmen sevmedim, bitirebildigim kurs yoktur.

Herkes para kazanmak icin dolusmus, cogu konuyu bilmiyor hayatinda o isi yapmamis sadece egitmenlik kovalamis.
Iclerinde bir tane arkadasim oldugu icin iyice tiksindim.

Youtube bence daha basarili videolu egitim konusunda.

Sertifika isi biraz goygoy ama ise yariyordur.
Alacagim adamin 10 tane udemy serifikasi koysa hee ilgisi var derim ise alirim ama bir sey bildigini dusunmem.
0
divit
(02.09.21)
Onlarcasını aldım. Zaman ayıracağım için almadan önce değerlendirmeleri okuyup öyle alıyorum. Sadece 1 tanesinden pişman oldum, o da türktü. İhtiyacım kadar olan kısmı izleyip bıraktığım için sertifikalarıyla hiç ilgilenmedim. Hobim değil işim sebebiyle izleyip takip ettiğim kurslar olsaydı eğer öğrendiklerimin tamamını profesyonel anlamda kullanıyor olurdum mutlaka.

Düzeltme : mantık hatası giderildi
0
IncredibleMau
(02.09.21)
Udemyden ücretli ücretsiz pek çok kursa kayıt oldum. Hem hobi hem iş amaçlı. Sertifikasının bir önemi olduğunu düşünmüyorum
0
gazozailacatmauzmani
(02.09.21)
(4)

domuz gribi ol inşallah şarkısı

owaki
oğuzhan koç'un 2009'da icra ettiği "domuz gribi ol inşallah" şarkısı günümüz konjonktüründe covid ile ilgili yapılmış olsa (anaakım medyada) toplumda nasıl bir karşılık bulurdu?
oğuzhan koç'un 2009'da icra ettiği "domuz gribi ol inşallah" şarkısı günümüz konjonktüründe covid ile ilgili yapılmış olsa (anaakım medyada) toplumda nasıl bir karşılık bulurdu?
0
owaki
(02.09.21)
o zamanlar domuz gribi goygoy malzemesiydi çünkü ciddi bir şey değildi. coronadan ise hergün binlerce kişi ölüyor, 2 senede bilmem kaç milyon insan öldü. o yüzden hoş karşılanmazdı.
0
rose parks
(02.09.21)
Hoş olmazdı
0
freebird5406_2
(02.09.21)
grup vitamin kafasında giden Murat Akay var.

kedimi çaldılar: www.youtube.com
www.youtube.com
yakışıklıyım: www.youtube.com

gibi milyon izlenmiş videoları bulunuyor.

virüs benle işin yok: www.youtube.com
diye şarkı yaptı ama ilgi çekmedi.

olmuyor yani.
0
onemoremile
(02.09.21)
divit
(02.09.21)
(4)

şekerli içecekler

hlot
250 ml'lik sprite'ta 8 gr şeker varken 200 ml'lik bir meyveli sodada 17 gr şeker var.meyveli sodanın içindeki şekerden dolayı zararlı olduğunu biliyordum ama her halükarda kola, sprite gibi içecekler meyveli sodadan çok daha zararlıdır diye düşünüyordum.ee şimdi ne diyeceğiz yani, meyveli soda içece
250 ml'lik sprite'ta 8 gr şeker varken 200 ml'lik bir meyveli sodada 17 gr şeker var.

meyveli sodanın içindeki şekerden dolayı zararlı olduğunu biliyordum ama her halükarda kola, sprite gibi içecekler meyveli sodadan çok daha zararlıdır diye düşünüyordum.

ee şimdi ne diyeceğiz yani, meyveli soda içeceğine sprite iç mi diyelim? yoksa başka bazı maddelerden dolayı sprite hala daha mı zararlı?

şekerli içecekler içerisinden özellikle kola bu kadar şeytanlaştırılmışken (haklı olarak tabii) meyveli sodanın daha fazla şeker içerdiğini görünce çok şaşırdım.

bu arada kolanın 250 ml'sinde 13 gr şeker varmış. fanta'nın 250 ml'sinde de sanırım 28 gr gibi uçuk bir miktarda şeker var (görsellerden baktım, bazılarında farklı sayı verilmiş ama her halükarda en şekerlisi fanta gözüküyor).
0
hlot
(01.09.21)
Detaylara baktin mi. Sprite falan sey yapiyor 8 gram seker atip geri kalani tatlandirici ile kompanse ediyor. Meyveli soda demek ki sekerden kacmiyor
0
floydian
(01.09.21)
aa evet. içindekiler kısmında "tatlandırıcılar (asesülfam K, aspartam)" yazıyor. gramaj tablosunda bunlar yok tabii, sadece şeker, yağ, protein, tuz var.

ne hale geldik artık ya.

edit: fanta'da tatlandırıcı yokmuş. demek dürüst oldukları için bu kadar çok şekerli gözüküyorlar. o zaman hepsi fanta'nın seviyesindedir aşağı yukarı.
0
🌸hlot
(01.09.21)
sigaranin eskiden reklami yapilirdi, hatta iyi geldigi falan soylenirdi.

yillar sonra da insanlar, eskiden nasil da sekerli yiyorlarmis diyecekler. (saglik acisindan)

meyve suyu da zararli, onun yerine meyve yemek daha mantikli ki olcusunu kacirmak cok kolay.
0
do you remember me
(01.09.21)
Meyveli soda diye bir icecek yok zaten. Uzerinde soda falan da yazmaz. Ismi kandirmacadan ibaret.
Hepsi sekerli gazoz aslinda.

Gram farki da kullandigi sekerden kaynaklaniyordur.
Glikoz kattiysa daha az katarak daha sekerli hale getirebiliyorsun(tat olarak).
0
divit
(02.09.21)
(7)

kripto ile ffp’den kaçınmak

avianthem
diyelim ki psg’siniz, city’siniz, chelsea’siniz. bir oyuncuya ayan beyan 100 milyon avro vermek yerine 30 milyon avro verip 70 milyonunu kripto üzerinden gizlice ve kayıt dışı olarak göndermeniz mümkün mü?bunun önünde herhangi bir engel var mı?
diyelim ki psg’siniz, city’siniz, chelsea’siniz.

bir oyuncuya ayan beyan 100 milyon avro vermek yerine 30 milyon avro verip 70 milyonunu kripto üzerinden gizlice ve kayıt dışı olarak göndermeniz mümkün mü?

bunun önünde herhangi bir engel var mı?
0
avianthem
(01.09.21)
teorik olarak mumkun ama pratikte kulubun kasasindan para nasil cikacak? hangi 70 milyonu gonderecek? kulubun mali kayitlarini denetleyenlere 70 milyonun olmadigini nasil aciklayacaklar? eger orada mantikli bir aciklama varsa paranin anonim olarak transferi saglanabilir. ama kayit disi olmaz. anonimde olsa blockchain de kaydi olur.
0
kobretti
(01.09.21)
Psg zaten ffp'nin etrafından dolaşa dolaşa mundar etti. UEFA ne hikmetse araplara ses çıkaramıyor.
0
robin one persie
(01.09.21)
@kobretti

kulübün kasasından çıkmasına gerek var mı ki? belki patronun kasasından çıkacak?

anlamıyorum pek bu durumları, o nedenle soruyorum yine. patrondan çıkamaz mı bu para?
0
🌸avianthem
(01.09.21)
yani o durumda para kulubun degil patronun olur. patron boyle bi avantayi veriyorsa bile gunun sonunda o para sisteme girecekse, futbolcuya bu para nerden geldi diye sorulabilir. eu ve usa tarafinda kripto regulasyonlari daha sert, nispeten daha kontrol altinda ve vergilendiriliyor, tabi beyana bagli bildigim kadariyla. en azindan parayi sisteme sokuyorsan.
0
kobretti
(01.09.21)
patrondan çıkamaz bu para. ffp'ye göre patronların kulübe para yatırması yasak. "al, 1 milyar dolar koydum kasaya" diyemiyor. patronlar da ne yapıyor, sponsorluklar vasıtasıyla kulübe para kazandırıyorlar. uefa buna bir şey demiyor ama inceliyor tabii, eğer sponsorluk ücreti, piyasa değerinin çok üstündeyse yine kabul etmiyor, cezayı kesiyor (yersen tabii. muhtemelen psg'ye, city'ye bir şey diyemiyorlar).

he dersin ki, ben işadamıyım, karşımdaki adam da işadamı. ben buna az bonservis vereyim, gideyim adamın şirketinden fahiş fiyata mal alayım. bu olabilir gibi gözüküyor dışarıdan bakınca. belki bunları yapanlar vardır. ama tabii büyük miktarlar için uygulanabilir mi bilemiyoruz.
0
hlot
(01.09.21)
2. Söylediğin külüp sahibinin kendi şahsi hesabından futbolcuya al sana bilmemkaç btc demesinde hiçbir sakınca yok çünkü btc'nin kimden kime gittiği kayıt altına alınamaz. Ha şu olur, futbolcu bunu bozduracak olduğunda eline geçen paradan gelir vergisi kesilir. Nerden geldi derlerse ve futbolcu da fi tarihinde almıştım derse kimse hiçbir şey diyemez.
0
bana kedicik derdi
(01.09.21)
Onu yapan adam nakitle de yapar kriptodan daha kayitsiz.
0
divit
(02.09.21)
(3)

Aşılar toplam ölüm oranını ne kadar azalttı?

ya ben lan neyse
veri var mı bu konuda?
veri var mı bu konuda?
0
ya ben lan neyse
(01.09.21)
yogun bakimlar asisizlarla dolu

eksisozluk.com
0
do you remember me
(01.09.21)
TR verileri o konuda bir acayip. Geçen sene Ağustos sonu 20 civarı ölüm varken şu an 200 küsür. Geçen sene kimse aşılı değildi, bu sene insanlar aşılı, ama ölüm 10 katına çıkmış. Veriler doğru değil desen, geçen sene azaltırlarken bu sene niye azaltmıyorlar sorunun tatmin edici bir cevabı yok.

@do you remember me'nin paylaştığı gibi linklere ben şahsen pek güvenemiyorum. medyaurfa.com diye link var mesela. Bu alanda doğru düzgün bir çalışmaya ihtiyaç var, ama öyle bir çalışma yok maalesef.

Onun haricinde geçenlerde İngiliz verilerine bakmıştım. Orada da 1-2 pre-print çalışma var ama hem çok kalitesiz araştırmalar, hem de hala yaz sezonu olduğu için doğru düzgün sonuç almaya yetecek kadar veri yok gibi görünüyor.

Misal şu: khub.net

Toplamda 166 kişi varmış testi pozitif çıkıp hastanelik olan. Bizde günde 200 kişi ölürken orada nasıl bu sayı olabiliyor aklım almıyor. Bi de buna göre 2 doz Pfizer, tek doz Pfizer'a göre daha az koruyor Alfa varyantından falan. Böyle çalışmalarla dolu ortalık.

Seneye bahar gibi elle tutulur çalışmalar olur herhalde bu konuda.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Dogru sonuc yakalamak imkansiz.
Gecen sene tum ulke verilerini en basit matematiksel dogrulama testine soktular hepsi de sahte cikti.

Simdi de her ulkede asi virusu artirmis gibi gozukuyor.
Hatta 2009 yaz sicagi avrupa'da koronadan daha cok adam oldurmus gibi duruyor.
0
divit
(02.09.21)
(18)

amsterdam'a gitmeli mi?

lemmiwinks
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride bi
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride birakmis olacagiz. amsterdam'da kimsemiz yok. benim annem babam 65-70 yas civarinda, baska cocuklari yok. esimin annesi ogluyla yasiyor, esini birkac yil once kaybetti.

ekonomik olarak orada azcik daha iyi olacagiz ya da ayni olacak muhtemelen cunku kiralar cok yuksek, esim de turkiye'deki isine devam edecek bir sure en azindan. turkiye'nin geleceginden umidimiz yok ama gidip omur boyu oralarda yasar miyiz bilmiyoruz. cocuk dusunmuyoruz ama yapmaya karar verirsek de orada yetistirmek daha iyi gorunuyor.

daha once kim sorsa deli misin kosarak gitmen lazim derdim, simdi kendim ikilemdeyim. sacma bir durum. yeni bir hayat kurmak da zor geliyor.

sizin fikriniz nedir?
0
lemmiwinks
(01.09.21)
bu ülkenin en son sorunu ekonomi.
0
avianthem
(01.09.21)
bence gidin. yalniz gitme sebepleri asla turkiye'nin ekonomik durumuyla alakali olmamali. hollanda'ya gideceksiniz ama bunun size katkilari nedir onu iyi arastirin.
0
rm
(01.09.21)
gidis sebebimiz ekonomik degil.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
gitmediginde 10 yil sonra pisman olmayacagini dusunuyorsan gitme.
0
do you remember me
(01.09.21)
Keşke yerinizde olsaydım. Koşa koşa giderdim ben.
0
Hallegadola
(01.09.21)
Ekonomik olarak buyuk ihtimalle Amsterdam'da daha iyi olmayacaksiniz. Turkiye'de yol yordam bildiginiz, aileniz cevreniz falan oldugunuz icin daha bilinclisiniz ve haliyle cevinizden cikan para da ona gore daha efektif. Baska bir ulkeye gidince fiyat/performans kontekstiniz olmayacagi icin, ozellikle servis sektorunun pahali oldugu bir yerde gundelik yasam ekonominiz iyilesmeyecektir anlattiklariniz isiginda.

Gitmenize degmesi icin Hollanda'da yasamaya, bati avrupa kulturune vs ozel bir ilgi, heves duymaniz lazim. Veya Turkiye'deki durumdan rahatsiz olmaniz lazim. Yoksa gundelik zorluklari gozunuzde buyutmeden asacak motivasyonu bulamayabilirsiniz.
0
hot potato
(01.09.21)
selam,
ben amsterdam'a tam uc yil once tasindim, yasim 22'yken. sizin kadar beni baglayan bir sey yoktu elbette ama Turkiye'deki konumum yasima gore cok iyiydi. buraya issiz olarak geldim, en bastan universite okudum. iyi ki yapmisim diyorum her gun.

hayatimda her gun midemi agritan gundemler yok, turkiye'de maruz kaldigim ayrimciligi burada hic yasamadim, sokakta bir kez olsun kendimi guvensiz hissetmedim, devletle kurdugum iliskide her seyin benim iyiligim icin duzenlendigini tecrube edebiliyorum (bazen hosuma gitmese bile), etrafimdaki insanlar yasantima saygili. burada arkadas da edinebilirsiniz, hatta kuzenim (kirkli yaslarinda) 6 sene once tasindi buraya ve cok guzel bir cevreleri var cogu turk ailelerden olusan. 8 yasinda bir cocuklari var ve cocuk her gun okula kosa kosa gidiyor, cesitli aktivitelere zaman ayiriyor.

bilhassa amsterdam'da gun gectikce expat turkler artiyor, hala cogunluk "gurbetci" turk ama kendi kafa yapiniza yakin insanlari biraz ararsaniz bulabileceginize eminim.

eger anne-babanizin sagligi ve guvenliginden emin olabiliyorsaniz (kaldi ki su an karar verseniz 15-16 saat icinde turkiye'de olursunuz, donmek de zor degil) amsterdam'in yasantisinda sizi zorlayacak hicbir sey yok. hele ki istanbul'da hayatta kalabildiyseniz. elmali biskrem bile var burada :)
0
reavelyn
(01.09.21)
gidis sebebimiz tabi ki turkiye'nin durumu. gidersek belki donmeyiz bile.

@Hallegadola: ben de oyle diyordum is ciddi degilken.

@hot potato: ekonomik olarak bizim icin cok fark olmayacak muhtemelen, evet.

@reavelyn: keske o kadar erken gidebilseydik biz de. tabi gec gidip de orada cevresini olusturanlar da olmuyor degil. tabi kimi de yapamayip geri donuyor.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
"deli misin kosarak gitmen lazım" cevabı kendin vermişsin. Türkiye'den Ortalamanın üzeri sayılabilecek bir gelire sahibim. Şu an gel amsterdam da uber şoförlüğü yap deseler koşa koşa giderim.

Ekonomiyi filan boşver, insan kalitesi sorunu var bu ülkede. Trafikte birinin senin önünü kesip öldürmeyeceğinin ya da makas atan bir alçağın katletmeyeceğinin bile garantisi yok. Bak daha büyük İstanbul depremi var, ülke ne olacak nasıl toparlanır kim bilir.

5 dakika bile düşünmezdim. İki kere hollanda'ya gittim, ikisinde de aşık oldum.
0
robin one persie
(01.09.21)
Yani amsterdamın artılarını siz zaten biliyorsunuz anlatmaya gerek yok ama anne baba gerçekten o kadar önemli ki.. durumları nasıl rhatsızlıkları var mı bilemiyorum ama inanın ölümden sonra keşkeler bitmiyor. Hele de aynı şehirdeyseniz kıymetini bilin. Babamın ölümünden önce şu duyuruyu görseydim deli mi ne sorduğunu soruya bak derdim. Hakkınızda en güzeli olsun.
0
cilekli krep
(01.09.21)
çocuk düşünüyorsan git, düşünmüyorsan zaten tr'de sürekli çalışacağın için yine paran olacaktır.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
@cilekli krep: benim de korkum biraz da o. yaslandilar artik. babamin damarlari tikaniyor, stent takildi falan. zaten ufak/orta problemleri var. ayni sehirde degiliz ama yakin sayilir (istanbul - edirne). esimin ailesi burada, onun annesi daha genc ama yine onun da saglik problemleri olabiliyor.

benim kendi problemlerim de var ayrica. 10 kilodan fazla verdim gecen sene ve geri alamiyorum. neden verdim bilmiyorum. 2 ogun yeme duzenine gectik, belki onun etkisidir ama cok yesem de kilo alamamak endislendiriyor. bir de yakin zamanda plastrone aapndisit derdi cikti basima, hala iyilesemedim tam, tekrar doktora gidecegim cuma gunu, belki ameliyat diyecek. amsterdam'da sikinti yasar miyim korkum var. ayrica dis implanti yaptiriyordum, yarida yakalanmis oldum bu teklifle.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
Git sonra canin isterse donersin.
Gidersen donme secenegin var.

Gitmezsen hic donemezsin.

Bu durumda gitmek en mantiklisi.
0
divit
(01.09.21)
standartlarinda ufak bir dusus bile olmayacakmis madem, gitmekten baska secenel goremiyorum ben.
0
in vino veritas
(01.09.21)
tek sıkıntı aile ve arkadaşlar(sadece aile hatta, çünkü yaşlanıyorlar :/), mümkünse gidip 5-6 yılda oraya alışıp vatandaşlık alıp sonra geri dönüp dönmemeyi tekrar düşünmek lazım.(yaşlılıkta Akdeniz iyi olur ama Hollanda vatandaşı ve euro birikimli olarak emekli olmak bambaşka olur, ayrıca o zaman gelince dünya ne halde olacak Akdeniz küresel ısınmadan dolayı yaşanmaz halde mi olacak vs. bilmiyoruz) Herkesin aradığı fırsat bu, hele çocuk planınız varsa bence kesin yapılmalı.

Bu arada kendim için Hollanda'ya bakarken oranın çifte vatandaşlığı kabul etmediğini görmüştüm. Ek bilgi olarak yazayım ama kimse söylesem "hehe Türk vatandaşlığından çıkarsın olur biter" demişlerdi :') Ben birkaç şirkete başvurmuştum dönen olmadı, daha net bir cv hazırlayıp zorlamayı düşünüyorum mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.09.21)
Belli ki konfor alanınızın dışına çıkmak zor geliyor, normaldir. Açıkçası ben ülkenin durumundan vb. bağımsız bir insanın böyle fırsatları değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Mevcut koşullarda bu tartışmaların hep maddi kazanç ya da siyaset düzleminde değerlendirilmeleri normal ama bence farklı açılardan düşünmeye de çalışın. Farklı bir ülkede yaşamak, orada bir hayat kurmak, sosyal çevreye adapte olmak insanı geliştiren şeyler. Keza insanın işini her zaman alışık olduğu yapıdan çıkartıp başka kültürlerden insanlarla yapması da farklı bir tatmin sağlıyor.

Diğer yandan Amsterdam'da yaşamanın avantajları da dezavantajları da olacaktır. Mesela Amsterdam'da kiralar bildiğim kadarıyla oldukça pahalı; bugün İstanbul'da iyi bir semtte yaşarken orada aynı şeyi yapamayabilir, şehirden görece biraz daha uzak bir yerde yaşamak durumunda kalabilirsiniz. Veya iklim sizi zorlayabilir... Diğer yandan Avrupa'nın güzel bir noktasında olacaksınız; bir tarafınızda Almanyai diğer tarafta Belçika ve Fransa... Tatilleriniz çok eğlenceli olabilir.

Aile konusuna gelince, açıkçası ben bu konuda katıyım, şahsen ne zaman kararlarımı başkaları yüzünden değiştirmek zorunda kalsam o insanların bir noktada beni pişman ettiğini gördüm. Kaldı ki Edirne - İstanbul 2 saatse Amsterdam - İstanbul 4.5 saat. Bu kadar basit olmadığının farkındayım ama o kadar abartılacak bir şey yok bence.
0
salihdt
(02.09.21)
Yorumlarda gidiş sebebimiz Türkiye'nin durumu demişsiniz ama bugüne kadar gemileri yakmadıysanız ve kurulu düzeninizden memnunsanız yurt dışına gittiğinizde özellikle ilk 6 ayda sıfırdan hayat kurarken karşılaşacağınız ufak tefek aksaklıklar bile gözünüzde büyüyecektir.

Benzer durumda olan birkaç arkadaşıma gaz vermiştim. Hepsi ilk 1-2 senede geri döndüler. O yüzden böyle iyi ya diyorsanız hiç boşu boşuna bürokrasisiyle bilmemnesiyle uğraşmayın. Hem zaman hem de para kaybı.
0
yürümeyin
(02.09.21)
Ben 36 esim 31 yasindaykem tr den herseyi birakip 3 yil once amerikaya tasindik.

Ayni sene

Abim 41 esi 40 yasinda 2 cocukla herseyi birakip amsterdama tasindilar. ( abim aldigim en iyi karardi diyor )

4 muzde tr sartlarinda cok iyi gelirleri olan tr deli ilk 5 unv mezun kisileriz

Kesinlikle gidin derim, ydisinda yasamak cok buyik tecrube. Su an konfor alaninizdan cikmak zor geldiginden tereddut yasiyorsunuz ( aynisini ben de yasamistim ) hatta bir aksilik ciksa da gidemesek, sucluluk da hissetmem diye de dusunuyorsunuzdur :) and
0
oscar
(02.09.21)
(4)

işyerindeki köpeklere dayak

daglien
selamlar,bizim işyeri, ağır sanayii de yer alan baya büyük bir alana sahip. fabrikaya dışardan çok sokak köpeği giriyor. bizde çalışanlar olarak bazılarımız besliyoruz. bir kişi var ki, köpekleri dövüyor, taş, tahta vb. şeyler atarak kovuyor. iş yerinde olmaz deyip, istemiyor. işin yasal olarak duru
selamlar,

bizim işyeri, ağır sanayii de yer alan baya büyük bir alana sahip. fabrikaya dışardan çok sokak köpeği giriyor. bizde çalışanlar olarak bazılarımız besliyoruz.

bir kişi var ki, köpekleri dövüyor, taş, tahta vb. şeyler atarak kovuyor. iş yerinde olmaz deyip, istemiyor. işin yasal olarak durumunu merak ediyorum. iş yerinde böyle bir durumda, köpekleri besleyenler mi haklı? yoksa beslemeyip kovan adam mı haklı?
0
daglien
(01.09.21)
suicides underground
(01.09.21)
Aranızda anlaşamıyorsanız patrona/müdüre sormanız lazım. O ne derse o taraf haklı.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Ben sanayide calisirken beslemek kesinlikle yasakti, yonetmelikle is yeri sahibi belirliyor bunu.

Sonra nedenini de anladik, forklift tir falan donerken eziyor. Hic alistirmamak lazim oralara
0
divit
(01.09.21)
köpekler için işyeri alanında bulunması tehlikeli durum oluşturmuyorsa amiriniz ne derse o olur +1
yalnız köpeklere kötü muamele yapan kesinlikle haksız ve o da sopayı hak ediyor.
0
surprise
(01.09.21)
(14)

Erkekler ve halhal?

The colors of my sea perfect color me
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki? Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?Teşekkürler.
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?

Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki?
Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
ayak fetisizmi?
0
alevli deniz sortu
(01.09.21)
@alevli deniz şortu
Ayak da görünmüyor ki. Spor ayakkabınin içinde. Halhalin olduğu kısım pantolon havuç model olduğu için yarım karış dahi görünmüyor. Hani ayak görünse ok.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
cinsel pozisyonlar çağrıştırıyor olabilir hayal gücü
0
freebird5406_2
(01.09.21)
benim de hoşuma gider ama herhangi bir cinsel çağrışım yapmadı açıkçası. ya estetik göründüğünden ya da az rastlanır olmasından.
0
lazpalle
(01.09.21)
Estetik bence. Bilekte güzel duruyor.
0
westblack
(01.09.21)
ben hiç sevmem halhal ama birinde görsem sorarım sanırım aa halhal mı o diye. Bilekliğe göre daha nadir, ilginç bi sözcük, barış manço şarkısı akla geliyor, muhabbet oluyor sorunca vs pek çok sebebi olabilir.
0
nundu
(01.09.21)
Muhabbet açmak için soruyorlardır. Halhal araç gibi görünüyor sadece.
0
lüzumsuz adam
(01.09.21)
Dinledigin muzige de ilgiliyiz.
Olayi baglayana kadar rol kesiyoruz.

8 saate kadar fransiz filmleri konusurum.
0
divit
(01.09.21)
CUnku kadin vucudunun en estetik ve zarif kismi ince ayak bilekleridir.Ince ayak bilekleri sanat eseri gibi bir sey.Halhalin bununla cok ilgisi var
0
turkuaz
(01.09.21)
Halhal epey seksi bir şey. Elbette ince bilekli bronz bir tende.
0
kukuleta
(01.09.21)
Sormalarının amacı muhabbet olabilri, yoksa o halhal değil de ne olabilir ki , halhal mı diye sorsunlar

Bana hiç çekici ve estetik gelmiyor.
0
ceketimi alip cikcam
(01.09.21)
"ayakcilar" halhali begenir, ince bilekte guzel durur.
"o halhal mi yaw" diye soran abilerin alayi ayak/bacak hastasi..
0
cooperr
(01.09.21)
Çünkü nadir karşılaşılan bir aksesuar, muhabbet açmak için bire bir.
0
John Bloor
(02.09.21)
o halhal mi 'den sonra 'bakabilir miyim?' sorunu yokluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.21)
(4)

Mikroçip nasıl çalışır?

m orak
Degerli arkadaslar, ben bu mikrocip'in nasil calistigini bir türlü anlamıyorum, örneğin bir intel işlemci nasil ve ne amaçla çalışıyor mantığı nedir bana açıklayabilir misiniz?
Degerli arkadaslar, ben bu mikrocip'in nasil calistigini bir türlü anlamıyorum, örneğin bir intel işlemci nasil ve ne amaçla çalışıyor mantığı nedir bana açıklayabilir misiniz?
0
m orak
(01.09.21)
Soruyu biraz daha açman lazım. Mesela fiziksel olarak nasıl bir yapıya sahip olduğunu mu soruyorsun, yoksa çalışma mantığını mı, içindeki componentleri mi, yoksa programları nasıl çalıştırdığını mı?

Genel bi özet geçmeye çalışayım:

Çipin üstünde (yanında yöresinde bir yerde) clock/saat diye bişey var. Bu saat dediğin şey aslında kuvars diye bi kristal. Bu kristale elektrik verdiğinde titremeye başlıyor. Bu titremeyi kullanarak cpu'nun geri kalanına belli bi frekansta elektrik sinyali gönderebiliyorsun.

Misal 3 GHz işlemci dediğin zaman, saati/kristali saniyede 3 milyar salınım yapabilen bir işlemciden bahsediyorsun demek. Bununla sinüs dalgası şeklinde bir elektrik sinyali üretiyorsun, onu da dijitale çevirip işlemcinin geri kalan kısmına gönderiyorsun. İşlemci şöyle bir sinyal alıyor yani: "-_-_-_-_-_-_-_-". Bizim birler sıfırlar bunlar aslında. "-" olduğunda elektrik var, "_" olduğunda elektrik yok demek. Olduğu zamanlarda bir işlem yapıp sonuç alabiliyorsun.

İşlemcinin içinde de "mantık kapısı" dediğimiz yapılar var. Bu arkadaşlar aslında bildiğimiz düz transistörün çeşitli kombinasyonlarla birbirine bağlanmış hali.

Mantık kapısını içinden iki tane kablo çıkan bi kutu gibi düşün. O iki kabloya elektrik verebiliyorsun, kapının türüne göre kutunun üstündeki lamba da yanıp yanmamaya karar veriyor olsun.

Bu durumda mesela elinde AND kapısı varsa, iki kabloya da elektrik verirsen o lamba yanıyor. İşte OR kapısı ise birinden birine elektrik verdiğinde yanıyor. Mesela NOT kapısı ise tek giriş kablosu olur, elektrik verirsen yanmaz, vermezsen yanar falan.

Bunun gibi 5-10 tane mantık kapısı çeşiti var. Bunların milyarlarcasını alıp bi araya getirdiğinde çok kompleks işleri yapabilecek özel çipler üretebiliyorsun. İntel bunu yapıyor mesela, direkt çipin/işlemcinin üzerinde çarpma işlemi yapan bi unit var. Buna CISC mimari deniyor. Bi de daha basit, RISC denilen bi mimari var. Onda mesela çarpma işlemi direkt yok, çarpma yapmak istediğinde aslında ard arda bir sürü toplama işlemi yapıyor. Her çipi amacına göre böyle farklı farklı tasarlayabiliyorsun.

Şimdi bi de RAM var, bu da transistör ama üzerinde saat yok, çünkü işlem yapmıyor, sadece 0-1 (elektrik var-yok) gibi veri tutuyor. CPU'nun üzerindeki çeşitli özel birimler (control unit, address generation unit) gibi, RAM'den belli alanları alıp input olarak işlemciye sokuyor, çıkan sonucu da alıp yine RAM'e yazıyor. Temelde yaptığı şey bu yani. Hangi işlemi yapacağını da RAM'den alıyor, o işlemi yapmak için hangi veriyi nereden alacağını da RAM'den alıyor.

Her işlemcinin üzerinde o işlemciye özel tanımlanmış spesifik komutlar var. Mesela bilgisayar açıldığında işlemci RAM'e bakıp şöyle bi komut görsün:

ADD x10 x20

Bu şu demek, RAM'de 10'da ve 20'de depolanan değerleri input olarak al, toplama işlemi yap (mantık kapılarını kullanarak toplama yapabiliyorsun), sonucu da 10'a geri yaz.

Bu mantık baya hardcode işlemci üzerine gömülmüş bi işleyiş, o yüzden kodu da ona göre yazman gerekiyor.

Bilgisayar mühendisliğinde 4-5 ders halinde anlatılan bir konu aslında bu. Çok yüzeysel özet geçmeye çalıştım ama her alan başlı başına bi dünya.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Temelde 4 islem yapmaya yariyor.
2 sayi yolluyorsun sana toplayip veriyor.
4 islem ustune ek ozellikler de var. Hafizasi falan var.

Nasil calisiyor diye sorarsan 3 donemlik ders konusu cikiyor.
O dersleri alsan bile anlamak zor.
Hele intel islemci deyince konu cok buyuyor.
0
divit
(01.09.21)
Anlatımı hiç bilmeyen birisi ile alt yapısı olan birisine göre değişir. Mesela opcode nedir bilmeyen birisine anlatması zor, ALU nedir diyen birisine anlatması zor.

Öncelikle @plutongezegendegilmi nin hatalı olduğu bir konu gözüme takıldı.

Kristal 3ghz'de çalışmaz. Kristal neredeyse her zaman ana çalışma frekansından çok daha düşük hızlardadır. Düşük frekansı referans alarak PLL yardımıyla diğer clock sinyalleri elde edilir.

Ayrıca kristal kullanmak zorunda da değilsin, dahili rc osilatörleri de içeren ürünler var.

İngilizcen varsa "fetch decode execute" olarak aratınca işlemci nasıl çalışır öğrenebilirsin.
0
kimlanbu
(01.09.21)
hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim, daha detaylı anlamam için bana kitap önerebilir misiniz?
@plutongezegendegilmi : hangi konudan başlayıp bitirsem anlarım :)
0
🌸m orak
(03.09.21)
(23)

Doktorlugun tercih olarak fiyat (bedel)/performans orani rezalet degil mi?

robokot
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara k
Hekimligi bir aşk olarak goren kisiler bir kenara (bunun azinlik oldugunu dusunuyorum) - "iyi bir gelecek" icin tip fakultelerini dolduran gencler genelde hayatlarinin nasil sekillenecegini biliyorlar mi? gecmis hikayesini, bugun gunluk yasantisi / temposu / sorumlulugu / yukumlulukleri ve bunlara karsilik kazandiklari ortalama paraya baktigimda acimadigim bir doktor gormedim.

bu sadece turkiye'de de degil, yabanci doktorlarda da benzer seyler goruyorum ama turkiye hele ekstra kotu.

hayvan gibi calis, derece yap, kazan, sonra 6 sene egitim, son 3 senesi pratik ve hastanelerde ofisboy gibi gorulme, itilip kakilma, uzun saatler... sonra mecburi hizmet! kalk git yasadigin yerden duyanin bir ucuna butun hayatin askiya alinsin. uzmanlik istiyorsan hayvan gibi yine calis tekrar ki TUS veresin (hem de yks / öss all starlara karşı), hadi onu verdin tekrar egitim 3-6 sene - yas kemale eriyor bu arada ama hayatini yoluna koyamiyorsun neden? uzmanlik aldin yallah mecburi hizmete! yan dal yaptin, yallah mecburi hizmete... tum bunlardan sonra istedigin bir yerde yasayabilecegin de garanti degil.

hadi tum bunlari atlattin, 36 saat nobetler, ozellikle turkiye'de hastanelerde siddet - zor sartlarda calisma. hikayelerini dinledigim kadariyla yukarida bahsettigim tum bu surecte mobbingin allahini yiyorlar bir de, hiyerarsi cok kati. alt ust iliskileri cok belirgin. en dandik sirkette insan kaynaklarina gidilip olay yaratilacak seylerin 10 katina millet gikini cikarmiyor.

sistem seni turkiye'ye de bagliyor, cogu diger meslekli gibi baska ulkelere mobilitenin onunde diger mesleklere gore cetin engeller var.

bu kadar inanilmaz tempolarda gecen gunduzun olmadan calisiyorsun, kendini tehlikeye atiyorsun (en az 1 kere covid gecirmemis doktor kaldi mi?) aldigin maas hafif tecrubeli bir muhendis maasi bile degil bazen. rezillik degil mi ya? hekimlik aşkı olmayan, sadece buyuk umutlarla bu ise girmis "tip mi bilgisayar muhendisligi mi?" sorusu aklindan gecmis biri icin tam bir cehennem olmali. ki gosterilen cabayi alinan egitimi dusunelim, o kadar emegi en dandik meslege bile versen cok daha iyi para kazanirsin ve cok daha esnek bir hayat tarzin olur zaten. fiyat (bedel) performans orani cok dusuk bir tercih bence, yaniliyor muyum?

cevrenizde tercihlerini "tip olsun da neresi olursa olsun" diye dolduran gencler nasil bir hayatlari olacagini biliyorlar mi genelde? yoksa sadece tıp diye mi yaziyorlar? yoksa ben ortalama (dunyaya hekim olmak icin gelmis olmayan) bir doktorun hayatini yanlis mi yorumluyorum?
0
robokot
(01.09.21)
Statü var. Parası da kötü değil. İş garantisi de var.
0
roe
(01.09.21)
statü pek umursadigim bir sey degil sahsen, kimseye de doktor diye ozel bir sey hissedecek degilim ama anlayabilirim sanirim kimisi icin onemli oldugunu.

parasi kotu degil de... verdigin emege, ilerlemek icin yaptigin fedakarliklara ve gundelik calisma tempona bakinca da mi iyi parasi? bence degil ya hic. ben bir doktorun %10'i emek gostermemisimdir herhalde - ne lisede, ne universitede, ne sonrasinda. ne mecburi hizmete gittim, ne ekstra zorlu sinavlara calistim ne pandemide onlerde savastim... bir uzman doktordan daha cok kazaniyorum oturdugum yerde altimda donla - ama bu bana ozel degil. Bir doktorun %50'si emek gosterecek biri HERHANGI bir meslekte cok daha fazlasini kazanmaz mi kolayca? f/p kotu derken bundan bahsediyorum. tip doktoru olmayan biri icin 9 / 12 yil kicinin uzerinde sadece kitap karistirarak egitim bir doktora derecsi demek. statuyse o da statu: "dr. bilmemkim" bu insanlar benzer surede egitim + mecburi hizmetler ve stresli ortamda calisma, gunduzu gecesi belli olmayan bir hayat temposuyla cok az kazaniyorlar bence.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Tıp fakültelerini genellikle ailelerinden uzakta, yatılı olarak fen lisesi okuyanlar tercih ediyorlar. Tercih değil aslında, bir zorunluluk, öğrencinin ailesinin durumu belli, kendi geleceğini sağlama alması lazım. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik bölümlerini tercih ediyorlar onlar için geleceklerini sağlama alacakları bölümler bunlar. Garanti işe, garanti maaşa ihtiyaçları var. Bu ülkede hangi meslekler bu garantiye sağlıyor ya da sağlayacak?

Aslında tıp fakültelerinin durumu sizin yazdığınız gibi değil. Fakültedeki eğitimleri, sonraki stajları sizin yazdığınız gibi yorucu bir süreç değil. Evet sıkı bir çalışma, disiplin var, bunu özellikle öğrencilere baskılıyorlar, hatta bu baskı diş hekimliği bölümünde daha fazla. Ama insanla uygulamalı çalıştıkları için böyle bir sistem var. Bu sistem olmazsa, olmaz. Bu sistem tıp fakültelerinin taban puan sıralamasına göre de ne yazıkki esniyor. Zorunlu hizmetten de çok az doktor şikayet ediyor.

İnanılmaz fazla emek verip doktor oluyorlar, maaşları az konusuna katılmıyorum. Doktorlar uygulamalı bir sağlık eğitimi alıyorlar ve bunu uyguluyorlar. Ortalama bir tıp fakültesi mezunu için doktor maaşı normal. Meslek olarak bakarsak üreten, kendisini geliştiren doktor sayısı ülke geneline göre çok az. Elbette üreten, kendisini geliştiren, alanında en iyi olan doktor zaten hak ettiği maaşı kazanıyor. Ama bunun dışında kalanlar için maaş normal. -tabiki ekonomiye göre maaşları daha uygun olabilir, ama doktor oldukları için üreten, yapan meslek grupları ile aynı maaşı almaları mantıklı değil- Her mesleğin, bölümün kendi zorluğu var işte.

O alt üst ilişkisi, baskı ilk yıldan başlıyor yukarıda saydığım bölümlerde. Bir yerden sonra çok normalleşiyor olan biten. Birde sürekli olan bir durum değil. Bunun dengesini sağlıyorlar fakültelerde. Asistan öğrenciye kötüyse, profesör iyi davranıyor.
0
GoodMorningTeacher
(01.09.21)
Kesinlikle rezalet.
Statü yok.
Parası kötü.
Sadece işsiz kalmayacaklarını umuyorlar.
Nasıl bir bedel ödeyeceklerinin farkında değiller.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
TIP mi bilgisayar muhendisligi mi ikileminde kalan kusura bakmasin da bu bedeli odeyecek.

Boyle bir ikilemde kalinmamasi lazim. Bilgisayar muh mi elektrik elektronik muh mi ikilemi olsa anlarim ama boyle alakasiz bolumler arasinda nasil ikilemde kalinir

Soruya gelecek olursak ne kadar statu yok denilse de toplum nazarinda statusu en yuksek meslektir.
Sunu unutmayin.Bizim gibi toplumlarda hayata yenik baslayan kisilerin yirtmak icin egitim ve meslek secimi tek sanslari.Bu sanslarini kulanirken gencler mumkun oldukca garanti tercih yapmaya calisiyorlar.DOktorlugun zorlugunun herkes farkinda ancak doktorluk disinda bu gruptaki insanlar icin makus talihini tersine dondurebilecek garanti bir meslek yok.Is garanti, kazanc genel ortalamanin ustunde,statusu cok iyi. Tek kotu tarafi ortalamanin cok cok ustunde calismaniz bekleniyor.Insanlar calisirim ne olacak, baska sansim mi var kafasiyla bunu gormezden geliyor.

Zaten bu mantik yuzunden son donemde doktorlugu tercih eden gencler genelde kaymak tabakanin ailelerinden cikmiyor. Ya doktor anne babanin cocuklari yada sosyoekonomik durumu daha kotu ailelerin cocuklari oluyor genelde.Bu son kisim sahsi yorumumdur herhangi bir veriye dayanmiyor
0
turkuaz
(01.09.21)
Tıp eğitimi yukarıda söz edildiği gibi basit bir uygulamalı eğitim, "meslek lisesi" eğitimi değil. Ciddi bir mental çaba var temelinde.
Bu nedenle de vasıfsız işçi maaşı almaları (özellikle asistanların) hiç kabul edilebilir bir durum değil.
Oğlum bu yıl üniversite tercihi yaptı. Söylediği şu: anne, tıp okumanın bir mantığı var mı, yok. Bak, bir imza yüzünden ağır ceza mahkemelerinde sürünüyorsun. Bak, bir cerrahın parmakları kesildi, hayatı kaydı.
Hariçten gazel okumak kolay.
0
pro9it9is9
(01.09.21)
Valla bence de emek/getiri oranı çok düşük, ama manevi tatmini vardır diye düşünüyorum.

Yani bizim sektörde Google'da bile çalışsan temelde çöp (a.k.a reklam) satıyorsun. Sektörün büyük kısmı benzer şekilde çöp satmak üstüne. Okumuş etmiş o kadar insanın tek amacının "nasıl daha iyi çöp satarız, nasıl patronları daha zengin ederiz" olması baya trajik bişey aslında. Bankacılık, e-ticaret, sosyal medya, oyun, habercilik vs. vs. kullanıcıyı exploit etmek üstüne olmayan çok az iş kolu var. Ya da devlete, askere, istihbarata çalışıyorsun. Beni epey rahatsız eden bişey bu mesela.

Öbür tarafta ağrı kesici bile versen en azından birinin derdine derman oluyorsun. Tertemiz iş.

Ayrıca yurtdışına gitme olayı da çok zor değil gördüğüm kadarıyla. Bizim doktor arkadaşlardan baya giden oldu, gittikleri yerde daha iyi para + daha düzgün çalışma şartlarına sahipler. TR dışında makas o kadar da açık değil yani.
0
plutongezegendegilmi
(01.09.21)
Net rezalet.

Aynı puanı alan mühendis arkadaşlarım (makina-bilg-elektrik) yarısı yurtdışında kalanı aselsan tai de falan çalışıyor.
0
adventchant
(01.09.21)
sadece f/p olarak değerlendireceksek, kendini iyi donatmış onkoloji, onkolojik cerrahi, dermatoloji, gastroenteroloji, beyin cerrahi uzmanının f/p oranına yaklaşabilecek meslek bulunmuyor.
0
altinci nesil caylak
(01.09.21)
Eskiden (10+ yıl) doktorlar orantısız derecede çok kazanıyorlardı ve saygınlıkta zirveydi. Şu anda da iyi kazanıyorlar ama işte eskiden kazanılan tutarlar kadar olmadığı için tatmin etmiyor.

Tıp öğrencileri bölümlerine girdiği andan itibaren üniversitenin diğer bölümlerine nazaran el üstünde tutulur, hocaları keza öyle, üni bütçelerinin büyük bir kısmı üni. hastanelere ayrılır… e sonuçta bu el üstünde tutulan kişiler kendi deyimleri ile “ayak işi” yapmaya başlayınca memnuniyetsizlik doğuyor.

Bedel/fiyat endeksine de anca belli branşlar dahil edilebilir. Yoksa bir aile hekimi neyin bedel/fiyat endeksini yapabilir? Cerrahi branşlar desen anlarız da o da zaren tus’ta barajı geçen herkesin kazanabileceği bölümler halinde şu an. Çünkü hekimler diğer tüm insanlar gibi rahat/risksiz çok para kazanmak istiyor.
0
giovanne
(01.09.21)
- Sonsuza kadar maas ve is garantisi
- Yesil pasaport
- Yuksek maas(vali ile ayni neredeyse)
- Yilda minimum 20 gun izin
- okuldan sonra tek satir okumadan emekli olabilme imkani
- guclu meslek lobisi

Bundan daha iyi bir meslek olsa en yuksek puan onun olurdu.

Doktorlar da memnun olmasa istifa etme sanslari var.
E-ticaret yapabilirler, getir kuryesi olabilirler, yazilimci olabilirler.

Banka bile ayricalikli hizmet veriyor.
www.qnbfinansbank.com

Statu muhabbetine hic girmedik daha. kiz tavlamada avantaj, ev tutarken avantaj..
Akraba ve arkadaslarin gereksiz yalakaligi...
0
divit
(01.09.21)
TR için kesinlikle katılıyorum. Yurtdışını bilmiyorum ama türkiyede doktorluk şu anki maaşını değil 2 katını versen yapamayacağım bir şey. Zamanında burada anlatmıştım (bkz: #90534842) toplumun en eğitimli ve en zor yetiştirilen kesimi, en eğitimsiz kesiminin önüne yem gibi atılıyor resmen. Yemişim yeşil pasaportunu.
0
roket adam
(01.09.21)
Valla katılmakla katılmamak arasındayım.

Bizzat tanıdığım 3 doktor arkadaşımı örnek vereyim:
1- TUS'u da kazanıp okuyup dişini sıkıp, kendi muayenehanesini açıp 40 yaşına gelmeden ev-araba-villasını alıp oturan var
2- 6 yıllık eğitimi bitirip TUS yerine dil çalışıp yurtdışına taşınan var.
3- 6 sene okuyup TUS'a girmeyip, işyeri hekimliği yapıp, farklı iş yerlerini bağlayıp 1 ev 2 son model arabasını almış olan var.

Özetle, eşek gibi çalışıyorum ama bunların hiçbirini yapamıyorum. Çalışıp emek harcayıp sürünen doktor arkadaşım yok ama çalışıp emek harcayıp hala evi arabası olmayan diğer meslek sahibi arkadaşlarım var (kendimi de bu gruba dahil ederim) O nedenle doktorlara oturup ağlamak yerine, komple sisteme bakalım bence.
0
lcha
(01.09.21)
Maalesef öyle ya.

Her bir cümlene hak verdim okurken. Ben mühendisim, kardeşim doktor. Önceden de zordu arkadaşlarımdan biliyorum ama son yıllarda iyice zorlaştı.

Taşrada belki saygı duyuyordur hala insanlar ama büyük şehirde köpek gibi bakacaksın ukalalığıyla geliyorlar. Mağara adamı gibi muayene sırasında içeri dalıyorlar, usülden, konuşmaktan haberleri yok. En ufak bir şeyde doktora patlamak için bekliyorlar. Acile gelenlerin inanılmaz bir çoğunluğunun sorunu poliklinikte çözülebilecek, acil olmayan şeyler. Bir de onları eğlemek için uğraşıyorlar. Geçenlerde bir hasta sizce benim başım ağrıyor mu diye sormuş kardeşime :)

İş arkadaşları ve yöneticileri de hastalar ve yakınları gibi doktorlara kötü davranıyor. Mobbing almış başını gitmiş. Denildiği gibi okulda da öyle olduğu için çok anlamıyorlar ama özel sektörde onda biri yaşansa birkaç sene yiyecek tazminat kazanırsın. Hastane yönetimi sadece sayılarla ilgileniyor. Nöbet boyunca 200'den az hasta baktığında yavaşsın diyerek baskı yapıyorlar. Dakikada bir hasta bakmanı ve o hastaların başına bir şey gelmemesi lazım bu kez malpraktis derdi ile baş başasın. O zaman da hiçbir yöneticinin arkalarında duracağını sanmıyorum. Biz böyle bir şey demedik diyip kenara çekilecek tıynetteler çoğunlukla.

Yeri geliyor tüm günün yorgunluğunu bir teyzenin Allah razı olsun'u geçiriyordur ama uzman olsan dahi profil aynı. Ancak niş alanlarda çalışıp, kendini kanıtlayıp, özel muayenehanede muayene başına 400-500 tl aldığın noktada rahat edersin.

Aklı olan başka bölümlere gitsin bence. İyi kötü fakültede olan da ya gidecek ya kaderine razı gelecek.
0
chicha_v2
(01.09.21)
kesinlikle rezalet. ancak aşk, tutku,idealler dışında tıp yazan liseli genç profili orta direk veya altı ailelere mensuptur.
-anlaşılsın diye abartarak örnekliyorum- hiçbir sabancı durduk yerde bu kadar çile çekmez, çok kafalıysa bile gider en iyi okullarda ekonomi okur, işletme okur döner mis gibi kariyer yapar, yükselir maddi manevi tatmin olur. çünkü garantici olmasına gerek yokyur, sınıf atlama ihtiyacı hissetmez.

tıp doktorluğu neredeyse hala türkiye gibi genç ve zorluklardan gelerek kurulmuş bir ülke için hala saygın ve önemli bir meslek; hala eski dönemlerdeki koşullar hatırlanarak sınıfsal bir geçiş mesleği olarak görülüyor, görece daha çok kazandırdığına inanılıyor. büyük göçlerden önce bir süre daha böyle devam edecek. iyi doktorlar avrupaya gittiğinde, çığ gibi artan vakıf üniv.leri mezunları çoğaldığında tıp da pek çok meslek gibi itibar kaybedecektir buralarda.


son soruya dönecek olursak, yineliyorum o çocuklar galatasaray lisesinden, saint joseph'ten, istanbul erkekten falan mezun olmuyor genelde. yozgatın bir kasabasından mezun 17 yaşındaki çocuğun en büyük hayali hala tıp fakültesi hatta doğuda, taşrada falan bir tıp fakültesi bile büyük birşey. diğer türlü de hep çile olacak ona; tüm çevresinde zaten çileli ve üstelik karşılık alamamış bir kitleyi görerek büyüyor. ne istesin?

son derece haklısınız.
0
rewlack
(01.09.21)
Doktorun nerede çalıştığına bağlı.
Kendi muayenehanesindekiler 8 ayrı ev sahibi olabiliyor. Adamlar darphane gibi para basıyor.

Her mesleğin cilvesi var. İlk yıllarda çileyi çekip sonra tonla para kazanılacaksa asgari ücretle yaşayıp ölen insanların ülkesinde çok şanslılar bence
0
photo85
(01.09.21)
kötü niyetli art niyetli doktorlar olabilir, bence en saygı duyulması gereken hatta en saygı duyduğum meslek. adalet bak. çalışıyorum savcı hakime gram saygım yok. çünkü doktor kadar saygın olamıyorlar, makam mevki olarak kendilerini üst görseler de bence doktor daha saygın bir meslek. paradan puldan çok saygı hazzı daha önemli olabilir.
0
mikahakkinen
(01.09.21)
cevaplar icin tesekkurler arkadaslar. cok iyi kazanan kisilerden statu kazanan kisilerden ornekler verilmis, dogrudur onlar da vardir.

benim daha cok onemsedigim burada, "para kazanmak", "araba ev sahibi olmak" ile "hayatinin kontrolunun elinde olmasi", "gorece stressiz bir yasam" ve en onemlisi "elindekinin tadini cikarabilecegin zamaninin ve kafa rahatliginin olmasi" arasindaki baginti.
0
🌸robokot
(01.09.21)
Doktor ya da her meslekte yozgat'ın köyünden çıkanlar var. Robert Kolej, Galatasaray Lisesi mezunu doktor arkadaşlarım var. ÖSS birincisi doktor arkadaşım var.

Tercih meselesi. Doktorluk bu ülkede en prestijli mesleklerden ancak doktorların çalışma şartları kötü. Çok yoğunlar. O şekilde yaşamdan keyif almak zor. Ama bu kişiler hayatları boyunca sürekli disiplinli yaşamış insanlar. Herkes barlarda sabahlayacak diye bir şey yok. 3-5 yıldır instagram'da hava atılabilecek işler popüler oldu. Barista denilen garsonlar kasılıyor falan..

Çok yüksek puan alıp tıp seçmeyen biri mühendislik okusa yine özel sektörde çürüyecek. özel sektörden bıkıp Kpss kasarak kamuya geçmek isteyen çok mühendis var.
0
roe
(01.09.21)
Bence siz cok yanlis gelmissiniz.
0
balpolen
(01.09.21)
konudan bağımsız olarak, aradığınız sözcük ücret. ücret/performans oranı.
0
akhenaten
(01.09.21)
uzun vadede değil. türkiye'de doktor sayısı nüfusa oranla çok çok az. o yüzden kazançlar uzun süre düşmeyecek. hala ortalamanın çok üzerinde. belli başlı alanlara yönelirse de bir genel müdür kazancına ulaşır.

asistanlık sürecinde zaten odtü mezunu bir mühendis kadar para kazanıyorsun.

belki tek zorluğu asistanlıktaki uzun nöbetlerdir. bir de insanlarla muhattap olmayı sevmiyorsan o kadar insanla iç içe olmak sevilmeyince yapılmayacak şey değil. onun dışında avantajı çok.
0
black mamba
(01.09.21)
bugun debeye 1. siradan girmis su entry de bu soruyu sorarken toparlamaya calistigim dusuncelerimi ozetliyor: eksisozluk.com

...ki mecburi hizmet(ler)e deginmemis bile.

@akhenaten, tesekkurler ama yok, aradigim bir kelime yok. fiyat / performans standart bir kalip ya, sakayla karisik onu kullandim. yoksa fiyat tarafinda doktorun cektigi eziyetlerin toplami var.
0
🌸robokot
(04.09.21)
(2)

Voleybol ne güzelmis

basubadelmevt
Voleybola ilgimiz arttı milli takım sayesinde. Ne güzel bir spormus yahu. İzlemesi aşırı zevkli. Arada bakardım önceden şimdi YouTube'dan videolar izler oldum. Eskilerden Neslihani,Özlemi hatırlarım. Bu ablalarımızın kazançları nasıl? Yıllık ücretler vesaire hangi aralıkta? Bilgisi olan var mı genel
Voleybola ilgimiz arttı milli takım sayesinde. Ne güzel bir spormus yahu. İzlemesi aşırı zevkli. Arada bakardım önceden şimdi YouTube'dan videolar izler oldum. Eskilerden Neslihani,Özlemi hatırlarım.

Bu ablalarımızın kazançları nasıl? Yıllık ücretler vesaire hangi aralıkta? Bilgisi olan var mı genel olarak? Futbolla kıyaslanamaz heralde ama yine de iyi kazandıklarını duymak isterim.
0
basubadelmevt
(01.09.21)
Yillik milyon tl seviyelerinde.
0
divit
(01.09.21)
Yaklaşık 10 sene önce kaliteli yabancılar ortalama 1 milyon euro, yine milli takım seviyesindeki Türkler ortalama 1 milyon tl kazanıyordu.

www.hurriyet.com.tr

Şu an için net bir bilgim yok ama birkaç kişiden yabancıların 1,5-2 milyon euro, türklerin de 1 milyon dolar civarı kazandıklarını duymuştum.
0
iwasbornonamountainside
(01.09.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.