5 bin tl'ye alınacak en iyi projeksiyon cihazı nedir?
passion rules the game
sb danke.
sb danke.
0
passion rules the game (01.08.19)
daha 2-3 hafta önce epson eh-tw650 aldım. 1080p bir projektör 370 euro idi ben aldığımda şu an amazonda 450 euro civarında. inanılmaz memnunum. harika görüntüsü var. ne için kullanacağınıza bağlı. aydınlık bi havada bile kullanabiliyorum ben ama normalde sürekli eco modda kullanıyorum genelde akşamları kullandığımdan dolayı.
mediamarkt türkiye'de 4000 tl imiş şu an.
0
viyana kangurusu
(01.08.19)
Led olanlara bak özgürce kullan
0
tabasco
(01.08.19)
4 sene once BENQ W1070 aldim ki o zamanlar fiyat performans urunuydu. kaliteli bir perde ile kullaniyorum inanilmaz memnunum, TV ile isim olmaz herhalde bir daha. vatan'da 2600 civarina satiliyor gibi su anda, son teknoloji birseye ihtiyacin yoksa alinir.
0
cooperr
(01.08.19)
viewsonic px706hd aldım, bu fiyat aralığında belki duyuruda rastlayan olur oyun da oynarım diye bunu seçtim :)
kadının ingilizcesini anlama durumunuz ve ingilizce durumunuz?
zunkatsar
https://www.youtube.com/watch?v=6E8sisVy774"çok rahat anladım, 3 sene abd'de kaldım""rahat anladım, toefl'dan 90 aldım"gibi şeyler bekliyorum. kolay mı anladınız ? normal kolay çok kolay? ve ingilizce ile münasebetiniz? sınav? yurtdışında bulunma vs?
gibi şeyler bekliyorum. kolay mı anladınız ? normal kolay çok kolay? ve ingilizce ile münasebetiniz? sınav? yurtdışında bulunma vs?
0
zunkatsar (31.07.19)
Cok rahat anladim, 1.5 yil ABD'de kaldim, TOEFL 102.
Kadin B1 seviyesinde konusuyor - hastalikla ilgili kelimeler disinda.
Not: Bir Anadolu lisesinde Ingilizce ogretmeniyim.
0
howfaristhesky
(31.07.19)
hiçbir eğitim almadan kendi kendime öğrendim, yurt dışında falan da bulunmadım, rahat anladım.
0
olaylar olaylar
(31.07.19)
Çok rahat anladım, gayet basit konuşuyor. İngilizce’yi aktif olarak üniversitede kullanmaya başladım, hazırlık ve sonrasında bölümü okurken.
0
pike
(31.07.19)
yurt dışında çıkmışlığım yok. ingilizceyi kendi çabamla öğrendim.
başlığı görünce baya hype'lanmıştım. zero puctuation video'ları gibi bir challenge bekliyordum ama olduça kolay geldi. video'yu 2x hızda dinledim ve her kelimesini anladım.
dili çok anlaşılır, yavaş da konuşuyor. hepsini anladım. süper lise(!) mezunuyum :) ingiltere'de bir ay bulundum.
0
burya
(31.07.19)
BU hızda Çekçe konuşulsa bile anlarim. Yılda iki hafta Asya'da tatilde öğrendiğim kadar ingilizcem var
0
tabasco
(31.07.19)
rahat anladim. ingilizce egitim veren okullardan birisindeyim. hazirlikta ogrendim. ielts seviyem 6.5
0
onkiloversemtamamım
(31.07.19)
aksan guzel, yavas yavas konusuyor, kelimeler basit. yurtdisinda yasamaya gerek yok, bunu anlamayanin ingilizcesi pek iyi degildir, orta seviye bile degildir herhalde.
0
cooperr
(31.07.19)
Normal anladım, bilmediğim kelimeler vardı. İngilizce kimya mühendisliği bölümü bitirdim.
0
pislick0
(31.07.19)
Hepsini anladim, IELTS listeningi. 8,5.
0
baldur2
(31.07.19)
Çok rahat anladım. Yurtdışında bulunmadım, evde kendim çalışıyorum. ielts toefl yok, yökdil 76
0
pegi
(01.08.19)
B1 seviyesini tamamlayan kişiler anlayabilir, nerede öğrendiğinin önemi yok bence, kursla birlikte altyazılı dizi, online haber,bbc learningle bu seviyeye gelinebiliyor.
0
kaset
(01.08.19)
cooperr+1
Ben 3. sınıfta okuyan kızımın bile anlayacağını düşünüyorum hatta (ciddiyim). Öyle international school filan da değil yani, normal özel okul ingilizcesi. Sadece arada ödev olarak national geographic ödevi yapıyorlar. Bununla karşılaştırılınca ooooo. Kelimeler çok basit.
0
SiyamkedisiZorro
(01.08.19)
%100 anladım
Bilkent mezunuyum, toefl 102, yurt dışında yaşamadım.
0
Elduinnnn
(01.08.19)
2013te ielts 7 aldım 2 senedir patronum yabancı ve işimin %80'ini ingilizce yapıyorum hepsini anladım çok net ve yavaş konuşuyor yurt dışıdna yaşadım ama farklı bir dil konuşuyordum
https://sendvid.com/yy6o7057Bir ustaya videoyu attik klima fanın arızalanmış dedi. Var mı bu konuda bir görüşü olan. Ne sıvısı bu akan? Klima fanı tamirinin ederi nedir?
Bir ustaya videoyu attik klima fanın arızalanmış dedi. Var mı bu konuda bir görüşü olan. Ne sıvısı bu akan? Klima fanı tamirinin ederi nedir?
0
kablelvuku (31.07.19)
Klima çalışırken su damlatması normal diye biliyorum. Şirket aracı olan puntoyu aynı sebeple Fiat yetkili servisine götürdüğümüzde klimsanın yoğunlaştırdığı su, normal demişti.
0
himmet dayi
(31.07.19)
e klima suyu değil mi bu?
sanki renksiz bir sıvı gibi, başka bir ustaya daha göstermenizde fayda var.
0
babilbaligi
(31.07.19)
klima su damlatir, ama bu kadar degil. sivi bana pembemsi gibi geldi, eger kirmizi/pembe arasi bir sivi ise direksiyon hidroligi olabilir. klima fani ile bunun ne alakasi var anlamadim.
0
cooperr
(31.07.19)
evet sıvı sanki pembemsi gibi bana da radyatör ihtimalini düşündürttü
Merhaba tıp fakültesinde 2. sınıfa geçtim. Ancak okuduğum üniversite küçük bir ilde bulunduğundan (ankara veya istanbulda okumak istiyordum) ve sınava hazırlık zamanında bu bölümü yoğun olarak düşünmediğimden şu an yatay geçiş yapmayı düşünüyorum.Geçmek istediğim bölüm Hacettepe Bilgisayar Mühendisl
Merhaba tıp fakültesinde 2. sınıfa geçtim. Ancak okuduğum üniversite küçük bir ilde bulunduğundan (ankara veya istanbulda okumak istiyordum) ve sınava hazırlık zamanında bu bölümü yoğun olarak düşünmediğimden şu an yatay geçiş yapmayı düşünüyorum.Geçmek istediğim bölüm Hacettepe Bilgisayar Mühendisliği. Sınav döneminde de bu bölümü düşünerek sınava girdim ama puanım odtü itü gibi devlet üniversitelerine yetmediğinden ve ücretli okumak da istemediğimden tıp fakültelerine yöneldim. Yıl içinde hacettepe hakkındaki düşüncelerim değişti fakat son dönemde ülkenin durumuna bakarak bu tercihi yapmam sizce mantıklı mı? Bu yıl kendimi bölümüme alıştırmaya çalışsam da çok ısınamadım, bir yıl daha denemeliyim mi bunu?
Şu anda bilgisayar mühendisliğini seveceğimi düşünüyorum ama iş bulamama ihtimali korkutuyor beni.
Ek olarak, bilgisayar mühendisliği için ilk işe alımlarda yaş önemli bir faktör mü? Şu anda 20 yaşındayım.
0
alive2017 (31.07.19)
bil muh. mu kaldi ya? yazilim okuyun yazilim.
0
tabasco
(31.07.19)
yazılımcı olmak için bilgisayar mühendisliği okumak zorunda değilsiniz. bir sürü başka bölüm mezunu bu alanda çalışıyor. ayrıca bilgisayar mühendisliğini bitirseniz de asgari ücretle başlayacaksınız. kendinizi geliştirirseniz/gösterirseniz maaşınız artabilir.
ben olsam bir meslek kazandıran tıp/diş hekimliği/eczacılık gibi bir bölümü okuyup istersem yazılımcılık yapardım.
0
nickini degistiren yazar
(31.07.19)
ben olsam değiştirmezdim. illa ki bilgisayarla ilgili bir şeyler yapmak istiyorsan yazılımı dışardan öğren. ileride tıp ve yazılımı beraber kullanabileceğin bir sektörde çalışabilirsin.
0
a darkness coming
(31.07.19)
bir akrabamızın oğlu istanbul tıp'ı bırakıp boğaziçi bilgisayar mühendisliği'ne geçmişti. bildiğim kadarıyla her yönden doktordan kat be kat daha iyi şartlarda çalışıyor uluslarası bir şirkette. doktorluk herkesin yapabileceği bir iş değil bence de. hele hele sırf parası ve iş garantisi içinse asla yapılmaz. zira hangi mesleği yaparsanız yapın siz iyiyseniz ne işsiz kalırsınız ne de parasız. sevmiyorsanız ve kendi potansiyelinizi bu bölümde gösteremeyip sıradan bir doktor olup bir ilaç yazma makinesine dönüşecekseniz bence bırakın. ancak her zaman şunu derim bizim ülkede tıp büyük ölçüde gelecek kaygısını tolere etmek için tercih ediliyor. tıpkı bu bir sürü insanın memur olup iş garantisi elde etmek istemesi gibi.
0
debian
(31.07.19)
ben senin yerinde olsam odtü bilgisayar için zorlayabilirdim. onun dışında yazılım işi için üniversite gereksiz gibi olsa da bence iyi bir okulun diploması farklı kapılar açabilir. mutlaka kod yazacaksın diye bir şey yok. ayrıca şu sayısal vizyonsuzluğundan kurtulun. tıp okuyorsan boğaziçi işletmeye rahat girersin. onu da düşün derim. güzel paralar kazandırabilecek bir bölüm.
0
black mamba
(31.07.19)
tibbi birakma!
0
cooperr
(31.07.19)
tıp devam. git aöf ten bilgisayar programcılığı falan oku müh geçisi olan. tıp bitince dgs ile zıplarsın.
0
Moks
(31.07.19)
bilgisayar mühendisliği okuyup işsiz kalmazsın ama hacettepe iyi bir okul değil ben söyliyim. yani öyle odtü boğaziçi itü gibi bir seviye bekleme. bunlar tutmuyorsa yıldız'ı öneririm. şu an bilgisayar ve elektronik piyasada en çok gideri olan bölümler.
`koskoca doktorun bmw alamaması` başlığında denk geldim genel kanı maaşla lüks hayat yaşanmayacağı üzerine kurulu.gerçekten böyle mi?yani aile serveti olanları veya gerçekten karın tokluğuna, asgari ücretle veya açlık sınırında para kazanan insanları bir kenara koyarsak maaş ile lüks bir yaşam mümkü
yani aile serveti olanları veya gerçekten karın tokluğuna, asgari ücretle veya açlık sınırında para kazanan insanları bir kenara koyarsak maaş ile lüks bir yaşam mümkün değil mi?
eminim bu toplumun belki çok çok az bir kesimi için geçerli oluyordur zaten bunu tartışmak istemiyorum sormak istediğim net olarak şu,
maaşlı bir çalışan olup lüks hayatı olan insanlar veya tanıdığı olan insanlar var mı aramızda, hangi sektörde, hangi yaşlarda buna erişebiliyorlar.
0
aziz dostum jack (30.07.19)
başlığı okumadım ama koskoca doktor derken nasıl doktordan bahsedilmiş acaba? profesör ve bmw alamıyorsan, ya bmw sana kıl olduğu için araba satmıyordur veya da bmw tercih etmiyorsundur veya yemin etmişsindir vs.
muayene başına 500-600 lira alan doktorun alamayacağı araba yoktur. yoktur derken abartmamak kaydıyla.
0
sutlu nescafe
(30.07.19)
Var, kendisi 15 bin eşi de 25 bin alıyor. Gayet lüks yaşıyorlar. Çok güzel ev aldılar. Mercedesleri var.
0
ırene adler
(30.07.19)
ayda ₺40k, yılda $100k gerçekten lüks yaşamaya yetmez. kaliteli yaşarsın, rahat yaşarsın ama lüks, nope
0
ghilleinthemist
(30.07.19)
çevremde orta yaşını geçmiş, mesleğinden iyi kötü 25+ sene geçirmiş ekonomik sıkıntı çeken doktor, avukat, psikolog, mühendis gibi isim yapmıs mesleklere sahip tanıdığım yok. hepsi bir şeyleri aşmış durumda, geçinemeyen parasını yönetmeyi bilmiyordur bence. eşlerden ikisi de kalburüstü mesleklerde çalışıyorsa kendi çaplarında refaha ulaşırlar.
bir de lüks yaşam kriteriniz nedir? nezih bir semtte ev sahibi olup istediğin yerde tatilini yapıp, istediğin şeyi sıkıntıya girmeden tüketebiliyorsan, hiçbir sosyal aktiviteden feragat etmek zorunda kalmayıp gelecek kaygını da kafandan silmişsen lüks bir hayata sahipsin bence. influencerların internette gösterdiği gibi bir hayat ise lüks kriterin, ona dağ dayanmaz zaten.
0
alwayschargeneverbend
(30.07.19)
bmw bence burada artik esik degil eger m3 falan degilse. 911 olabilir mesela. zevk arabasi, 2 kisilik, pratik bir arac degil dolayisiyla alan kisi cok yuksek ihtimalle 2., 3. araba olarak aliyor.
maasla 911 alma potansiyeli olanlar benim gordugum doktorlar, avukatlar, IT sektorunde calisanlar, cogunlukla petrol sektorunde calisan muhendisler ve maas + komisyon calisan zenginlerle muhattap olan satan satis elemanlari (luks arac, yat, kat, vs)..
lisanstan bu sene mezun oldum ve birkaç aydır lisansüstü başvurularla uğraşıyorum. başvurduğum bir yerden ret, bir yerden de kabul aldım. referans olan hocalarıma teşekkür maili falan attım, bu sırada kendi mezunu olduğum üniversiteye de başvurmuştum mülakat zamanı geldi. diğer üniversitelerden oldu
lisanstan bu sene mezun oldum ve birkaç aydır lisansüstü başvurularla uğraşıyorum. başvurduğum bir yerden ret, bir yerden de kabul aldım. referans olan hocalarıma teşekkür maili falan attım, bu sırada kendi mezunu olduğum üniversiteye de başvurmuştum mülakat zamanı geldi. diğer üniversitelerden oldukça geç tarihte en son oldu mülakatı.
mülakat gayet iyiydi, sorulan sorulara tam cevaplar verdim, çalışmak istediğim konuyu gayet beğendiler, yüzler gülüyordu. ama sonrasında bir anda diğer üniversiteden kabul aldığım konu oldu. oldukça şaşırdım çünkü referans hocalarım dışında kimseye kabul aldığımı söylememiştim, nasıl öğrendiklerini merak ettim ama anlayamadım. (sonradan referansım olan ilk hocadan, diğer hocanın kabul aldığımı mülakat öncesinde söylediğini öğrendim.) kararımı vermediğimi, oradan kabul almamın buradaki başvurumu etkilemeyeceğini belirttim. çünkü gerçekten de referans hocalarımın tez hocalarım olmasını da istiyordum baştan bu yana. bölüm başkanı da kabulümün kararlarını etkilemeyeceğini altını çize çize güle güle belirtti. ben de hocalar da gayet memnun bir şekilde mülakatı bitirdik.
sonuçlar bir açıklandı, reddedilmişim. vakıf üniversitesi olduğu için asistan bursunu vermezlerse de tam burs verirler diyordum ama yok 90 ales, 85 yds ve 3.70 üstü ortalama, iki diplomayla direkt ret. mülakatıma 0 falan verdiler herhalde. aldıkları adayların da durumları çok da iyi değil araştırabildiğim kadarıyla. direkt 0 vermiş olmaları lazım. sırf başka bir üniversiteden de kabul aldığım için, o üniversite kendi üniversitemden oldukça üst seviyede olduğu için orayı tercih ederim diye düşünüp göz göze elediler. 4.5 senemin geçtiği üniversitenin değeri gözümde sıfıra indi, kendileri için de üzüldüm böylesi bir çiğlik yaptıkları için. sizce yaptıkları etik mi, sırf ales/yds/gpa ekseninde baksalar bile elemeleri için bir sebep yoktu çünkü. ne dersiniz?
0
celia (30.07.19)
Kontenjan yanmasın diye ticari bir karar almışlar sanırım. Öğrencilere müşteri gözüyle bakan bir üniversite olabilir üniversiteniz dolayısıyla etik mi sorusu da boşa düşüyor bence.
0
Fusha
(30.07.19)
diger kabul aldigin universite kendi universitenden oldukca ust seviyede demissin. bence kurul bu zaten diger uni'ye gider, biz baskasini alalim demistir. cok net etik degil demek zor, bence unut ve onune bak. akademiden kovalayacaksan zaten ismi olan okula gitmen daha mantikli, insanlara baglanma.
0
cooperr
(30.07.19)
Başka yerden de kabul almışsın, başka yerlere başvurmak yanlış olmasa da başvurduğun yer ve bölüm konusunda kararlı olmamak ve bu okulu istediğini net bir şekilde ifade etmemek olumsuz bir değerlendirme yaratır. Senin yerine tek hedefi bu okula girmek olan başka birine öncelik vermek istemiş olabilirler. Bunu herkese hakettiği puanı verip, gelmezse yedek kontenjanına başvurarak da yapabilirlerdi tabi ki ama diğer üniversiteyi “daha iyi bir üniversite olarak gördüğünü” hissettirdiysen hoşlarına gitmemiştir. Neticede adam o okulun hocası...
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.07.19)
etik değil.
bir mülakat kurulunun görevi kontenjanların dolmasını sağlamak değil, karşısındaki adayın yetkinlik düzeyini ölçmektir. senin yetkinliğini haksız değerlendirmişler.
diğer yandan artık iş hayatında bir insan olarak senin işin de kurul kararlarını sorgulamak değil. üst seviye dediğin yere gidip kendini geliştirmeye bak. böyle köylü kurnazı bir okula girmek istediğinden emin misin? git düzgün yere gir, yoluna bak.
0
babilbaligi
(30.07.19)
Kendi üniversitenden daha iyi bir üniversitede yükseklisans yapma şansın olmuş, bence hakkında hayırlısı bu.
Etik mi dersen? Etik veya değil, Sen açıkta değilsin, bir başkasına da şans doğmuş oldu.
0
lcha
(30.07.19)
@lcha, hocam benim icime sinmeyen nokta "kabul durumunun bizim degerlendirmemize hicbir etkisi olmayacak" demelerinin ardindsn bu tarz bir sonucla karsilasmam. yoksa elbette dediginiz gibi benim icin hayirli ve sansli bir durum, ayrica kabul alan arkadaslar icin de. dogrusunu soylemek gerekirse baslangicta gitmeden "kabul aldigimi soyleyeyim de baska adayin hakkina girmeyeyim" diye bile dusunmustum ama kac yillik hocalarimin hakkaniyet cercevesinde yaklasacagi kanisiyla islerine karismamaya karar vermistim. kendilerinden ayni inceligi gorememek uzdu sadece.
0
🌸celia
(30.07.19)
İlaveten; ya orada sizi seven hocalar varsa ve gelişmenizi istiyorlarsa? Bir de genel eğilim olarak hocalar öğrencilerin aynı ünide lisans, master, doktora şeklinde gitmesinden yana değil, akademik çeşitliliği savunuyorlar.
0
SiyamkedisiZorro
(30.07.19)
etik mi değil mi değişir yanıt. bence etik. her zaman mülakatta sorarlar zaten "başka bir yerden kabul aldınız mı?" tekrar boşta kalan yerleri doldurmakla, tekrar elemelerle uğraşmak istemiyorlar. vay hainler demeyeceğim. eğer puanlarına rağmen önüne başka aday getirselerdi torpille vs., o zaman iş değişirdi. sadece kabul vermemişler. duygusal bakma derim, başarılar.
0
lilyb
(30.07.19)
@SiyamkedisiZorro, zaten referans hocalarimdan birisi dediginiz gibi cesitlilik odakli konusmustu mulakat sonrasindaki konusmamizda. Keza lisans asamasindayken son donemde cok desteklemisti baska hocalar da unviersite disina acilmami. Benim anlayamadigim mulakatta ak derken sonucun kara gelmesi. Yani mulakatta acikca "iyi bir yerden kabul aldin, orada kendini gelistir, hem baska adaylarin da burada ylisans yapma hakkini elinden almayi istemezsin, yolun acik olsun" deselerdi gayet anlar ve mutlu da olurdum.
0
🌸celia
(30.07.19)
Hiç şaşırmadım, maalesef Türkiye'de akademide yıllardır böyle bir kaypaklık mevcut.. Ben de benzer bir olayı Koç Üni yaşadım.. İfşa edersiniz belki ileride bu ve benzer davranışların azalması yönünde bir katkı sağlamış olursunuz.
Tabii 5 çok az bir sayı ama toparlarsak bunlar size göre hangileri ?Bana göre;- İktidar ve ona bağlı olarak her türlü hatalı iç-dış politika,- Hayat pahalılığı, adamı olmayanın iş bulamaması, çökmüş ekonomi ve bunu zerre umursamayan hükümet. Devletin her şeyi haraca bağlaması, üretime engel olup, aş
Tabii 5 çok az bir sayı ama toparlarsak bunlar size göre hangileri ?
Bana göre;
- İktidar ve ona bağlı olarak her türlü hatalı iç-dış politika,
- Hayat pahalılığı, adamı olmayanın iş bulamaması, çökmüş ekonomi ve bunu zerre umursamayan hükümet. Devletin her şeyi haraca bağlaması, üretime engel olup, aşırı yüksek vergi ile küçük bir azınlığı gözetmesi,
- Eğitimin içine edilmesi. Mevcut örgün eğitimden tutun da herkesin son umudu genel sınavlara kadar sistemin hiçbir önem arz etmiyor oluşu, liyakatsizlığın ve torpilin ayyuka çıkması. Götü boklu memurluğun bile neredeyse CEO'luk mertebesine yükselmesi,
- Suriyeliler, ülkenin kendi vatandaşının ikinci sınıf muamele görüyor oluşu. Suriyelilere tanınan ayrıcalıklar,
- Sağlık sistemi, sağlıktan yeterince yararlanamama ve sadece parası olanın düzgün tedavi olabilmesi.
*******
Bir de extra bir sorum daha var. Sizce bu çöküşün miladı hangi yıl olabilir ? Benim şahsi fikrim;
2011 genel seçimleri - giriş
2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri - gelişme
2017 referandum - sonun başlangıcı
0
Psycho Mantis (29.07.19)
1- eğitim 2- tarım-hayvancılık 3- çevre politikası 4- göçmen politikası 5- ar-ge politikası
bu beşinin olmaması
0
babilbaligi
(29.07.19)
1 temmuz 2004 karnımın acıkması
0
türkay şoran
(29.07.19)
bence en büyük sorun insan yetiştirememek. ahlaklı bir birey yetiştiremiyoruz.
günü kurtaran planlar yapıyoruz. eğitimde, ekonomide vs hemen sonuç almak istiyoruz. haliyle bir şey olmuyor. falan filan ya.
0
efreet sultan
(29.07.19)
eğitim ekonomi hukuk
0
candide
(29.07.19)
1- eğitim 2- liyakatsizlik 3- dış politika 4- iç politika 5- dinin devlet işlerine karışması
0
himmet dayi
(29.07.19)
işsizlik - girişimciliğin bu kadar sıkıntılı olduğu bu ülkede çok ciddi sorunlara yol açıyor ve açacak uzun vadede.
ekonomi - rantı destekleme harici pek bir şey yok. katma değeri yüksek işler yapmalıyız. bunun için yetenekli insan havuzumuzu öğütmekten - kaybetmekten başka kimsenin yaptığı bir girişimi olmadı.
eğitim - yeni nesil hayal kurmuyor. garantiyi seçiyorlar. görece iyi bir liseden mezunum, başarı ölçütü "bu sene x öğrencimiz tıp kazandı" olmuş. tıp doktorluğuna laf etmiyorum ama yüksek maaşlı devlet memurluğuna çevirdi doktorluğu iktidar. eskisi gibi para basan doktorlar olmayacaklar yani. imam hatip falan demedim daha.
suriyeliler konusu da ucuz işçi oldular ekonomiyi canlandırdılar bi nebze vb. ama ilerde sosyolojik problemlerini görürüz. çoğu geri gitmez, ilerleyen süreçte milliyetçilik artar.
iktidarı suçlanacak noktası ise bu sorunların çoğuna geldiğinden beri çözüm üretememesi. geçici iyileşmeler yakalandı, fakat sonrasında bunun geçici olduğu anlaşıldı. geçmişteki kazanımlardan, yol yabtık köprü yabtık vb. ile günü kurtarmaya çalışıyorlar.
ülkeyi ekonomik açıdan geleceğe taşıyacak bir siyasi alternatifimiz de yok bana sorarsanız. alternatifler de iktidardan çok farklı şeyler vaadetmiyor gerçekte.
0
kveldulv
(29.07.19)
ülkede ortalama IQ 87 yani zaten baya düşük. eskiden düşük ortalama IQ'ya sahip halkın istekleri ortalama IQ'su nispeten yüksek olan hakim-savcılar, ordu, bürokrasi vb. ile dengeleniyordu. yani günlük vatandaşla en çok muhatap olan yöneticilerimiz ortalama IQ'su 100-120 olan bir gruptan gelip istediklerini yapabiliyorlardı.
şimdi bunlar da yüzde yüz demokratikleşerek halkla bütünleştiler ve bir oldular, halka kul köle oldular. yine hakim-savcı, ordu, bürokrasi, polis vb aynı yüksek IQ klasmanından gelse de IQ'su ortalama 87 olan halka uymak zorundalar. 70, 65'ten küçük mü büyük mü bilmeyen halk bir doktoru, öğretmeni, askeri vb. şikayet edince savunma isteniyor, meydanlarda doktor öğretmen asker yuhalatılıyor. ne olursa bundan oluyor.
0
inekadam
(29.07.19)
1. Milliyetçilik 2. Devlete ve benzeri her türlü güce tapınma 3. Birey/vatandaş olamama 4. Kendinden olmayana yapılan haksızlıklara ses çıkarmama 5. Çoğunluğun kendi "değerlerini" azınlığa dayatma hastalığı
0
bruce mclaren
(29.07.19)
Bana göre tek bi tane var hepsinin temeli "cehalet".
Merhabalar, 2016 model peugeot 5008 kullanıcısıyım. Son 1 aydır şöyle bir sorun yaşıyorum; trafikte gidiyorum araç ile herşey normal bir anda araç gaz almayı kesiyor yani gaza basinca tepki vermiyor belirli bir süre ondan sonra da motor titremeye başlıyor ve araç stop ediyor. Bu hep olmuyor 3 günde
Merhabalar,
2016 model peugeot 5008 kullanıcısıyım. Son 1 aydır şöyle bir sorun yaşıyorum; trafikte gidiyorum araç ile herşey normal bir anda araç gaz almayı kesiyor yani gaza basinca tepki vermiyor belirli bir süre ondan sonra da motor titremeye başlıyor ve araç stop ediyor. Bu hep olmuyor 3 günde bir falan bu sorun çıkıyor. Geçen hafta da böyle yapmıştı yanyolda hemen sağa çektim sonra araba stop etti çalışmadı marşa basınca motor çok sert şekilde titremeye başlıyor gaz tepkisi vermiyor servisi aradim çekici geldi aracı servise götürdük, servisteki ustalar ilk önce motor kulağından şüphelendiler değiştirdiler sonra da güncelleme yaptık dediler araca ancak bugün gene aynı hatayı yaptı. Sorun ne olabilir?
0
atcapar (28.07.19)
açıkçası yeni araçlarda bu raconu kesmek zor tamamen mekanik olabilir yazılımsal da olabilir.
0
basond
(28.07.19)
yakıt ve yakıt sistemiyle ilgili de olabilir diye düşünüyorum.
0
9kuyruklukedi
(28.07.19)
Hararet müşürü sebeplerden biri haberiniz olsun. Biraz Dur kalk yaptıktan sonra mı gaz yemeyip stop ediyor? Akan trafikte sorun yok ama biraz sıkışınca trafik araba gaz yemeyip stop ediyor, sonra araba soğumadan çalışmıyor?
0
ykyt
(28.07.19)
Evet hocam genelde trafik sıkışık olduğunda gaz yemeyip stop ediyor. Sonra soğumadan çalışmıyor. Sorun nedir?
Hararet müşürü doğru sıcaklığı ölçemiyor o yüzden arabanın o sıcaklıkta vermesi gereken yakıt karışımını yapamıyor. Benim kronik sorunumdu, servise falan gittim çözemediler.yabancı Forumlardan buldum. Kendim değiştirdim. Sorunum çözüldü, 10 kere yolda kalmıştım. Tabi bu ihtimallerden sadece 1 tanesi.
0
ykyt
(28.07.19)
Peki sizin araçta hararet hatası vermişmiydi ekranda? Bende bir işaret vermedi
0
🌸atcapar
(29.07.19)
turbo arza vermesin dikkat et. turbo dizelse gaz yemiyorsa turbo sıkıntılı olabilir. bu sıkıntı büyük bir arıza olabilir.
0
mikahakkinen
(29.07.19)
aracı hiç periyodik bakıma sokmamışsın gibi emareler bunlar. motor boğuluyor gibi sanki.
0
belirsizlik
(29.07.19)
Bende de boyle bir sorun olmustu. Benzin pompasi arizasi cikti.
0
oscar
(29.07.19)
dizel araçta benzerini yaşamıştım sorun mazot pompası idi. sizde de benzin pompası gibi.
0
tukenmez adam
(29.07.19)
sogumadan calissa idi o zaman benzinle alakali (filtre/pompa) bir sikinti var derdim ama "sogumadan calismiyor" dedigin icin sogutma sistemi ile alakali olmasi lazim. devirdaim pompasi, hararet musuru, yada baska bilmedigimiz bir sensor olabilir. bir bilgisayara baglamakta fayda var, belki bir ariza kodu verir, her ariza kodu isik yakmaz.
motor kulagini neden degistirdiler anlamasi zor, titriyor dedigin icin herhalde...
0
cooperr
(29.07.19)
Hararet göstergesi normaldi, hararet lambası da yanmıyordu. Çıkartınca gördüm pas tutmuş. Dediğim gibi sebeplerden 1 tanesi. Aklınızda olsun.
0
ykyt
(29.07.19)
Naptın arabayı?
0
ykyt
(31.07.19)
Servise bıraktım perşembe günü halen dönüş yapmadılar, açıklama kısmına sorunların hepsini yazdım bakalim servisin aramasını bekliyorum
0
🌸atcapar
(03.08.19)
2 kere servise bıraktım çözemediler sorunu su an gene araba stop ettim yolda kaldım çekici bekliyorum
Şimdi polemik yaratmak istemiyorum ama gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Bu levhaları insanlar niye asıyor arabalarına? Bunun altındaki düşünce nedir yani? Arkadan gelen ve makas atma planı olan şoför bunu görüp "Haa arabada bebek varmış makas atmayayım" mı diyecek? Böyle bi şey varsa herkes a
Şimdi polemik yaratmak istemiyorum ama gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Bu levhaları insanlar niye asıyor arabalarına? Bunun altındaki düşünce nedir yani? Arkadan gelen ve makas atma planı olan şoför bunu görüp "Haa arabada bebek varmış makas atmayayım" mı diyecek? Böyle bi şey varsa herkes assın yani sonuçta kim bilecek arabada bebek var mı yok mu?
Ya da hadi felsefi olarak düşünürsek arabada bebek olmasının arabada 35 yaşında bi insan olmasından ne farkı var ki üçüncü bir şahıs açısından? Hadi anne babası için bebek dünyanın en kıymetli varlığı, kendilerini feda edebilirler ama ne bileyim benim için arabada bebek olmasıyla bi üniversite öğrencisi olması arasında bi fark yok.
Yani demiyorum ki insanlar bu tabelayı asmasın ama bu durum yıllardır bana çok tuhaf geliyor, bugün eve gelirken bi arabada görünce buraya sormak aklıma geldi.
0
nundu (25.07.19)
Tamamen aptalca bir şey.
Hatta reddit'te bir foto vardı, adam "arabada yetişkin var, yaşamak bizim de hakkımız" gibi olanından yaptırmış.
0
malheiros
(25.07.19)
katılıyorum. erkek bebeğe mavi, kıza pembe giyim alınır ile benzer mantık.
bariz olmayanı beyan etmek ile sahip olduğun şeyin değerini koruduğunu sanıyorlar. keşke öyle olsa
0
sttc
(25.07.19)
Arkasında olanlar korna basmayabilir belki trafikte. Bir de mesela kaza olduğunda ilk yardım ona göre yapılabilir. Belki arabada çocuk koltuğu yok çocuk araya düştü. Kazazedelerin bilinci kapalıysa çocuk var diye söyleyemeyecekleri için belki geç müdahale edilebilir çocuğu görmeyip. Şey de olabilir arabada çocuk var levhası var ama çocuk yok arabada? Belki camdan fırladı etrafa ona göre daha dikkatli bakılabilir. Kötü niyet olduğunu düşünmüyorum ben. Annesi babası araçta unuttukları oluyor çocuklarını. Çevrede park etmiş bir araçta tek başına ağlayan bir çocuk varsa sıcaktan ölebilir. Yılda 37 bebek ölüyormuş bu sebepten. Aynı sebepten ölen bir sürü hayvan var mesela. Tesla bunun için dog mode yaptı klimaları havalandırmayı açık tutuyor. Ha çocuğum olursa büyük ihtimal alıp asmam. Arka cama Atatürk veya tuğra amblemi bastırmaktan daha yararlı bence.
0
bahoho
(25.07.19)
Ben assam assam çoluklu çocuklu insanım sıkıştırma rekabete girme benden iş çıkmaz kafasıyla asarım ama bunu böyle sanmıyormuş kimse görünüşe göre :/
0
cilekli pasta
(25.07.19)
tum faktorler esitse bebek 35 yasında insandan daha degerlidir, hatta self-driving arabalar mecbur kalmaları durumunda yolda yası gecmis olanlara carpar diye kodlanıyorlar diye biliyorum.
0
princessofduyuru
(25.07.19)
Tam olarak arabada bebek var ve ona göre davranın demek. Örneğin korna çalmayın demek. Bu daha önce bir kaç defa daha soruldu burada, insanların niye alerjisi var böyle şeylere anlamak mümkün değil. Bebekli birine normal bir yetişkin insana davranıldığından daha nazik davranılması bir medeniyet kanunu. 35 yaşında biriyle bir bebeğin farklı olmadığını düşünmek de ilginç. Otobüste bebeği olanlara niye yer veriyoruz mesela
Yarış atlarını taşıyan araçlarda da 'Dikkat! Yarış Atı' yazar mesela. Neden acaba? Hava mı atıyorlar ki. Korna çalmayın diyor adam yani, anlaşılmaması ilginç.
ikazdır bu. Çok basit. Ben şimdi dış kapıya 'Bebek var' yazsam ne anlarsınız? Zile basmazsınız değil mi, yavaşça kapıyı çalarsınız. Bu kadar basit. Yok bebeğiyle övünüyormuş da, yok yazıyı gördüler diye makas atmayacaklar mı :)
0
asbe
(25.07.19)
bence 35 yaşındaki bir birey bir bebekten daha değerlidir illa bi yaş/değer eğrisi yapmam gerekse 25 yaşında falan pik yapan bi çan eğrisi gibi yapardım ki aslında biyolojik olarak da böyle ama dediğim gibi polemik yaratmak istemiyorum :)
korna çalma kısmı aklıma gelmemişti hiç. Zaten genel olarak korna çalınmasına uyuz olduğum için herhalde. O mantıklı bi sebep olabilir evet.
@asbe
otobüste bebeği olanlara kucağındaki bebeği düşürmesinler diye yer vermiyo muyuz? Bebeğin değerli olmasından değil, bir insanı kucağında taşımasından dolayı veriyoruz bence.
@respect
hayatta başka dertlerim varken de bu tarz şeyleri merak edebiliyorum, çok zor değil :D
0
🌸nundu
(25.07.19)
çocuğum olmadan önce ne yalan söyliyim bana da çok itici ve anlamsız geliyordu.
fakat sonra, çocuk doğunca ve çocuk oto koltuğu alınca, kendimi bu şeyden arar buldum.
sanırım ebeveynlerde şöyle bir düşünce oluyor, belki de hastalıklı bir düşüncedir ama, çocuğu koruyabileceğini ama 1.000.000'da 1 bile olsa koruyabileceğini düşündüğün ya da düşünmek istediğin şeyi yapıyor insan.
olay bence korna meselesi değil sadece. sonuçta hiç mi korna duymuyorlar ordan buradan. bahane bulmak istedikten sonra alın size aklıma gelen 3-5 tane sayayım
1- arkadakinin yavaş gitmesini sağlamak 2- takip mesafesi korumasını sağlamak veya sollayıp size bulaşmadan gitmesini sağlamak 3- ters bir durumda ilk ilkyardımın sizin arabaya yönelmesini sağlamak 4- polisin durdurmamasını veya ceza yazma konusunda insiyatif almasını sağlamak 5- arkadaki arabadan insanların inip kavga etme isteğini engellemek.
vs. vs.
bir iç tatmin veya bir nevi nazar boncuğu belki de.
0
la traviata
(25.07.19)
Bu kadar basit bir şey için bu kadar polemik kasılması, insanların çocuk nefretini kusması inanılmaz.
Çok basit la vallaha az kafayı çalıştırırsanız hemen sonuca ulaşırsınız.
En basit iki tanesini sayayım,
1. Kornaya basma hayvan gibi. 2. Çocuk olduğu için yavaş gidiyorum. Hayvanlık yapma.
0
teritori
(25.07.19)
Orta seritte 40la giden arabada bu stickerdan varsa anlayisla karsiliyorum. Yol istemiyorum.
Ya da alakasiz bi yerde yolu tikayacak sekilde durmussa yine bekliyorum.
Elimden gelen her turlu pozitif ayrimciligi yapiyorum yani.
Nefretle karsilayan yorumlara sasirdim ben de. Amac cok net; arabada bebek var ikimiz de daha dikkatli olalim. Ya da ben boyle anliyorum hep.
0
brkylmz
(26.07.19)
manasi gayet basit, bana bulasmayin demek. cocuk uyurken yavas gidersin kafasi dusmesin diye, sert viraja girmezsin, saga sola korna calmazsin uyanmasin diye. agar agar takilirsin.
bu yaziya kafayi takanlar, direk yetiskin olarak mi dunyaya geldiniz? ne yedirip ne icirdiler size anlamiyorum ki..
0
cooperr
(26.07.19)
bence de anlamsiz tepkiler gelmis. arabada bebek oldugunu bilmek ve bildirmek turkiye gibi gurultu, maganda, apaci dolu ulkede elzem bence.
0
mayeskuel
(26.07.19)
Bu Allah başka dert vermesin insanlarını anlayamıyorum. Siz her saniye, kuantum dolanıklık üzerine düşünüyor, takyonlar üzerine sorular soruyor, ya da ontoloji üzerine mi düşünüyorsunuz sadece? Merak etmiş, düşünmüş, sormuş. Bu bir dert değil ayrıca.
Vallahi bence sebebi tam olarak, arabada bebek var, bizi öldürme gibi bir şey. Çocuk, bebek falan insanın psikolojisini tetikler ve bir nebze daha fazla dikkat eder gibi umut taşıyor o sticker.
Bunun rahatsız etmesinin sebebi, hizmet ettiği amaç değil. Çocuklu ailelerin, hayatın her alanında, her konuyu, ekseriyetle çocuğa çekmesi, çocuk üzerinden sürekli ekstra hak ve ayrıcalık iddia etmeleri, çocuğun varlığı üzerinden sürekli mağduriyet yaratmaları. Bu sürekli devam eden ve hiç bitmeyen, sayısı üzerinden insanların birbirine üstünlük kurmaya çalıştığı çocuk muhabbetleri, bu sticker'ı rahatsız edici kılıyor. Sticker'ın kendisi rahatsız edici değil aslında. Çocuğun da suçu yok. Ebeveynler tarafından, sistematik şiddete maruz kalınca, insanlar tepki veriyor doğal olarak.
0
nasıl yani
(26.07.19)
@nasıl yani
Teşekkürler her cümlenize katılıyorum, tam aklımdakileri açıklamışsınız
0
🌸nundu
(26.07.19)
sozlukte okumustum sanirim "eger kaza olur da bebek / cocuk arabadan firlarsa ve surucu vs bilincini kaybetmisse, kurtarma ekipleri bebegi arasinlar diye" yazmisti biri. mantikli gelmisti. ha insanlar ondan mi asiyolar, onu bilemedim.
Selamlar,Yaklaşık 15 yıllık deneyimli, 41 yaşında bir yazılım geliştiriciyim.Ortalama bir üniversitenin gıda mühendisliği bölümünden mezun oldum. Yazılım eğitimimi bir sertifika programıyla almıştım. Bilgisayar bilimleri/mühendisliği, yazılım mühendisliği vb bir eğitimim yok. Bu konuda kendimi (tekn
Selamlar,
Yaklaşık 15 yıllık deneyimli, 41 yaşında bir yazılım geliştiriciyim.
Ortalama bir üniversitenin gıda mühendisliği bölümünden mezun oldum. Yazılım eğitimimi bir sertifika programıyla almıştım. Bilgisayar bilimleri/mühendisliği, yazılım mühendisliği vb bir eğitimim yok. Bu konuda kendimi (teknik ve titr olarak) eksik hissediyorum.
Avrupa'da bir iş bulup orada yaşayabilmeye yetecek bir özgeçmiş ve donanıma sahip olabilmek için mesleğimle ilgili bir diploma almam gerektiğini düşünüyorum/hissediyorum. Bunun için Boğaziçi Ünv. Software Engineering Tezsiz Yüksek Lisans Programı'na başvurdum ve kabul edildim.
Siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız? - 2 yıl yüksek lisans? (Bana büyük bir özgüven ve donanım katacağını düşünüyorum, ama 2 yıl daha yaşlanmış olacağım - gerçi oransal olarak pek bir değişim olmayacak =/) - Yoksa okulu bir kenara bırakıp Avrupa'da iş bulma konusunda ısrar? (Bunun kolay olmayacağını düşünüyorum. Birkaç başvuru yapmıştım, ama mülakata bile dönüşmediler.)
Aslında bir soru da şöyle sorabilirim: Bu yüksek lisans programı ne kadar kıymetli?
0
pantepember (22.07.19)
Eğer sadece yurtdışında iş bulmaya yönelik kıymetini soruyorsanız, bilmiyorum. Hoş, eğitim içeriğini de bilmiyorum.
Ama eğer 15 yıllık deneyiminize rağmen bu master programının size ne katacağını kestiremiyorsanız, belki de yazılım temelleri sizde eksiktir. Bu program da sizi bu altyapıyı dolduracak araştırmalara, okumalara, pratiklere vs. itebilir.
Ben üniversite eğitimini paket olarak görüyorum. Bu eğitimi paket olarak almadan da insanın kendini geliştirmesi oldukça mümkün. Benim titrim bilgisayar mühendisi, ama ben okulu sevmezdim. Temelimi okul dışında okuyarak kendim oluşturdum.
0
gzg
(22.07.19)
Avrupada hem iş hem eğitim derim ben. Zaten boun tezsiz yüksek lisansa para ödeyeceksin. Onun yerine yurtdışında burs kovala ya da parayı oraya ver.
0
insomniac
(22.07.19)
hocam 15 yıldır kod yazıyorsan ve artık yönetim kademesine geçmediysen sıkıntı yok mu ortada? Sana MBA falan yakışır bence.
0
Elduinnnn
(23.07.19)
avrupa'da yasayacaksan yuksegi orada yapacaksin tr'de degil. bir yandan master'ini yaparken bir yandan is kovalarsin. ayrica kesinlikle MBA diyorum ben de.
haa amac zengin olmaksa okul ile zor o i$, yalan olur. daha cok okul= daha cok para devri 80lerde bitmis ya. simdi tuber olup gotunde mayin patlatip 2 milyon hit alan, duz vites araba kullanmasini beceremeden araba incelemesi ceken ergenler banka muduru kadar para yapiyor. garip bir donemde yasiyoruz.
0
cooperr
(23.07.19)
@gzg Teknik olarak değil, özellikle iş alanında bana ne artı sağlayacağını kestiremiyorum. Paket ile ne kastedildiğini de anlayamadım.
@ozdek Bir esesci'ye karşılık yüzlerce, binlerce esesci gibi olmayan insan yok mu? Herkesten esesci olmasını beklemek?..
@insomniac Burs almak kolay mı? Gıda mühendisliği mezunuyum demiştim.
@Elduinnnn Yaşlanan herkes yönetici mi olmalı?
@cooperr Avrupa'daki eğitim ücretleri buradakilerin 4-5 katı değil mi? Burada zaten 40.000 TL.
Anladığım şu ki, yine bilgi yok ama bol bol fikir var. Yüksek lisans yapmış bir kişi bile yok sanırım cevaplayanlar içinde. Ve de epey büyük laflar var. İlginç.
0
🌸pantepember
(23.07.19)
pantepember, abicim, zaten fikir soruyorsun bilgi degil.
yuksek yapmadigimizi nerden cikarttin? :)
0
cooperr
(23.07.19)
@cooperr "Olabildiğince" bilgiye dayalı fikir soruyorum. O da bulunamazsa sadece hisse dayanan fikir de değerli olabilir.
Bu arada, cevapların hiçbiri benim durumum dikkate alınarak yazılmamış. Bence bizim kültürümüzde genel bir sorun bu: okuduğunu anlamak.
Mesela senin yazdığın cevap, mali durumu hiç önemsemiyor. Bir de, zaten Avrupa'da iş bulabilmek için eksikliklerini gidermeye çalışan birine "Avrupa'da master yap, bir de iş kovala" demek de durumu anlamamak gibi görünüyor bana.
Ayrıca, tecrübeli biri isen kendi tecrübeni belirt ki ben de nasıl bir tecrüben olduğunu bilebileyim ve ona göre fikrini dikkate alayım.
0
🌸pantepember
(24.07.19)
Ben bir-iki link vereyim tezsiz yüksek lisans ile ilgili:
elimizdeki donelere gore fikrimizi soyledik abicim, sordugun sorularin icinde zaten mali durumunla alakali birsey yok. verdigin linkler tezli/tezsiz master karsilastirmasi, sordugun sorular bununla da ilgili degil. bizim okudugumuzu anlamamakla sucluyorsun ama sanki kafandaki sorularini tam olarak kagida dokememissin. soruyu soran biz degiliz dolayisiyla bizim sana CV vermek gibi bir mecburiyetimiz yok. kafana uyarsa goz onunde bulurdurursun, uymazsa sen bilirsin.
0
cooperr
(25.07.19)
Ben yurtdisinda calisiyorum. Benim tecrubem: yurtdisinda is bulmak icin egitimden ziyade islerle ve kisilerle gelen referanslar onemli.
Yine de ben olsam (yazdigin gibi teknik olarak da eksik hissediyorsan) o yuksek lisansi mutlaka yapardim. Zaman geciyor diye dusunme. Paralelde is de bakarsin.
0
ebabil curnatasi
(25.07.19)
Merak eden için yazayım:
Sorumun üzerinden yaklaşık 3 ay geçmiş. Bahsettiğim programda okuyorum. Bazı sorunlar olsa da, bir ara bırakmayı düşünmüş olsam da, şu an doğru seçim yapmış olduğumu düşünüyorum. Hem diploma, hem de bilgisayar ve programcılığın temmelleri konusunda sahip olmadığım bilgiyi edindiğim/edineceğim için.
Genç insanlarla tanışmak ve bir şeyler paylaşmak da hoş bir deneyim.
0
🌸pantepember
(18.11.19)
2 donemin ardindan su anki fikrimi paylasayim:
Egitim kalitesi yerlerde surunuyor. Cunki hocalarin cogu (3.5/5) egitim vermeyi kaynak kitap iceriginin slaytlara gecirilmesi ve derste ogrenciye, giris seviyesi bir Ingilizce ile okunmasi olarak goruyor.
Ogrenci tamamen kendi basinin caresine birakiliyor.
Ama sonuc olarak bana kattiklarini (ogrenmeyi ogrenmek, dokuman yazmak, machine learning ogrenmek, kaliteli oldugu dusunulen bir universitenin diplomasina sahip olmak, software engineer unvani kazanmak vb) dikkate aldigimda iyi ki yapiyorum, keske daha once yapsaymisim diye dusunuyorum.
çanakkale, bozcaada ve o civarda adı aklıma gelmeyen her yer olabilir. bayramdan önceki hafta (1 ağustos-9 ağustos arasında) anne-baba-çocuk şeklinde çekirdek aile için, temiz, uygun fiyatlı, denizi güzel bir otel önerebilir misiniz?not: ankara'dan geleceğiz, aracımız var.
çanakkale, bozcaada ve o civarda adı aklıma gelmeyen her yer olabilir. bayramdan önceki hafta (1 ağustos-9 ağustos arasında) anne-baba-çocuk şeklinde çekirdek aile için, temiz, uygun fiyatlı, denizi güzel bir otel önerebilir misiniz?
not: ankara'dan geleceğiz, aracımız var.
0
kibritsuyu (22.07.19)
fiyat bilmiyorum. ege otelde kaldık beğendik. bozcaadaya araçsız girmek daha mantıklı olabilir. aklınızda olsun.
0
kisa
(22.07.19)
ataol tatil çiftliği diye bir yer buldum. yer de uygun, fiyatları da genele göre fena değil. ama yorumlarda kimi çok övüyor, kimi de çok gömüyor.
rezervasyon yaptırdım ama ücretini henüz yollamadım.
fikri olan var mı?
0
🌸kibritsuyu
(22.07.19)
Assos'a yakin Sivrice Rıhtım Motel. bungalovlar yapmislar 8-10 tane onlarda kaliyorsun, restaurantdaki yemekler guzel, plaj sakin, guzel bir koy.
350 nm tork veriyor. 180ps den gecesim var. Bir tanesini sahibinden bulup deneme teklif etsem kabul eder mi :)
350 nm tork veriyor. 180ps den gecesim var. Bir tanesini sahibinden bulup deneme teklif etsem kabul eder mi :)
0
lion de la Turquie (18.07.19)
Eder. Herseyin bir ederi vardir.
0
baldan kaymak
(18.07.19)
Saçma sapan bir araba. Gel sana evo satayım.
0
yukselen gunes evi
(19.07.19)
Evo yu eşim kullanmak istemez gösterdim de olmaz dedi :(
0
🌸lion de la Turquie
(19.07.19)
satılık olanı git dene. kim arabayı denemeden alıyor!?
0
babilbaligi
(19.07.19)
bundaki motor ne diye bir baktim, HFV6 diye geciyor. kronik triger zinciri problemi varmis. Sasirmadim, GM uretimi sonucta, bir ara Saablarda da kullanilmisti. Ciddi olarak almayi dusunursen aklinda bulunsun..
0
cooperr
(19.07.19)
1.6 dizel egea'da bile 320 tork var 350 biraz az değil mi 2.8 260 ps için?
0
kitik
(19.07.19)
uçak al direk.
0
mikahakkinen
(19.07.19)
240ps mondeo lar var,hem de vergi avantajlı.
0
slogan bulamadik
(19.07.19)
@kitik benzinli araçların çalışma prensibi biraz daha farklı dizellere göre.
kocaman yuzuklere parasi yetmeyen ve uzulen bir arkadasimla anlasamadik, normal bir isi ortalama bir geliri olan bir insan desem, sizce ne kadar etmeli yuzuk?edit: baslik kafa karistirdiysa, evlilik teklifi icin tektas diyelim mesela
kocaman yuzuklere parasi yetmeyen ve uzulen bir arkadasimla anlasamadik, normal bir isi ortalama bir geliri olan bir insan desem, sizce ne kadar etmeli yuzuk?
edit: baslik kafa karistirdiysa, evlilik teklifi icin tektas diyelim mesela
0
captainobvious (18.07.19)
2-3-4 arası olmalı bence. çok zorlamazsa 3+ iyidir.
0
yasamak istemem artik aranizda
(18.07.19)
Bence gönüller bir olduktan sonra yüzük vb gereksiz ayrıntılar ama "erkeğin maaşının en az 3 katı" şeklinde genel kabul görmüş bir yaklaşım var.
0
crown
(18.07.19)
@crown oha cok degil mi yahu bu? bir insan uc ay boyunca verdigi emegi parmakta tasinacak bir esyaya gommeli mi gercekten?
0
🌸captainobvious
(18.07.19)
Alındıktan sonra anlamsız olduğu anlaşılan şeylerden. Taa yurtdışından bize yerleşmiş en az 2 maaş hikayesi var ama gereksiz.
Ben alırken o kadar araştırıp 0,6 karat yok D renk, bilmem ne berraklık vs bişi beğenmiştim GIA sertifikalı. Hanımın umurunda olmamıştı. Arkadaşlarım gayet normal kuyumcu sertifikalı yüzükler aldılar yine umurlarında olmadı. Bazı arkadaşlarda gidip kocaman pırlanta gibi ama zikron taşlı yüzük aldılar yine umurlarında olmadı :).
Maddiyatçı değilse hanım kişi göze hoş gelen bir şey olur. Parasına takılmayın
0
FAtE
(18.07.19)
Erkeğin maasinin üç katı mi? Bu mantikla 3bin maaş alan bir erkek 9 binlik yüzük alacak he mi? Yani üç ay boyunca parmakta duracak bir taş parcasi için sabahın 7sinde kalkip ise gidecek?
Parasi olan alsın da üç beş bin maaşla çalışan insanin bırakın üç maaşı ile, tek maaşının tamamı ile bile tektaş alması saçma.
Benimki bu paralarda bir yüzük getirseydi gider iade ettirirdim heralde.
Tektaşımın ederi (beyaz altın olan değersiz taşlılardan) dümdüz ve ince alyansimdan bile daha düşük bir rakam, o kadar söyleyeyim.
0
elorelia
(18.07.19)
beyaz altın alın geçin. pırlanta olmadığını kuyumcu dışında kim anlar ki? www.altinbas.com
0
kablelvuku
(18.07.19)
Kadının zevki neyse ona göre olmalı. Fiyatla ilgilenmiyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(18.07.19)
minimum 25bin liralık olmalı ama parası mutlaka ödenmeli
0
vladimirdökümov
(18.07.19)
Ben de çok önemsemiyorum ama pek çok önemseyen 3 taş 5 taş şeklinde evlilik içinde çocukla vs. konuyu ileriye taşıyan arkadaşlarım var. Genel kanı net olarak renk çok önemli değil (içinin temizlik miktarına göre daha beyaz ya da daha sarı oluyor). Önemli olan boyutu. F değil H olsun ama daha büyük olsun diye tavsiyede bulunabilirim. Sonuçta genelde bunu takarken aynı anda başka pırlanta olmuyor o parmakta karşılaştırmak için.
0
likorlu cikolata
(18.07.19)
burdan anlıyorum ki 21 bin liralık yüzük almam lazım. onun yerine arabanın modelini yükseltirim. :)
eğer hayatındaki kadın ailesine arkadaşlarına falan yüzüğü gösterip bakın ne kadar büyük diye hava atmayacaksa, gözüne hoş gelen bütçene uygun olan herhangi bir yüzük de aynı anlamı taşıyacaktır.
0
reanarchy
(18.07.19)
Lovapirlanta var hem fiyatlari cok iyi hem de baya ilgili insanlar. Bi bakin mutlaka memnun kalirlar. Magazalari da var gidip bakabililr arkadasiniz
0
c1b2k3
(19.07.19)
net aylik maas x 3. bu paraya karsilik ne alinabilirse artik..
0
cooperr
(19.07.19)
maaşının 10 katı olmalı ve tüm varını yorunu ağır borçlar altına girerek kadının önüne sermelisin. olmazsa olmaz, diğer erkeklerden bir farkın kalmaz (!).
benim iphone 6 dört buçuk seneyi devirdiekran problemleri vermeye başladıbu problem olmasa gittiği yere kadar kullanma niyetindeydimsiz ne zamandır kullanıyorsunuz telefonunuzu?hangi marka model
benim iphone 6 dört buçuk seneyi devirdi ekran problemleri vermeye başladı bu problem olmasa gittiği yere kadar kullanma niyetindeydim
siz ne zamandır kullanıyorsunuz telefonunuzu? hangi marka model
0
superb (18.07.19)
şirket telefonum iphone 6, 3.5 sene oldu. ekranını kırıldığı için iki sefer değiştirdim. aktif olarak bunu kullanıyorum.
bir de nokia lumia 920 var. onu aldığım 6 sene oldu. aktif kullanmasam bile her zaman açık ve stabil şekilde kullanılabilir durumda.
ben telefon patlayana kadar kullanırım sanırım :)
0
teritori
(18.07.19)
ilk telefon note2. beş buçuk sene kullandım. şarjı yetmiyor çok donuyordu mecburen vedalaştım. bir de 4.5g telefonlara göre artık çok yavaş kalıyordu.
0
orijinal nick bulamadim
(18.07.19)
ben iphone X kulanıyorum 1 yıldan biraz fazla oldu. Ondan önce 7 vardı. Onu uzun süre kullanmayı düşünüyordum. Ama ABD'ye arkadaş gidince fırsatı değerlendirdim. 7'yi 2700'e satıp 4200'e X almış oldum. Yani 1.500 çıktı cebimden.
Şu anki fiyatlara bakınca bu telefonu 4-5 yıl kullanırım diye düşünüyorum. Ama kendimi de tanıyorum 2 yıl sonra iphone çok iyi bi telefon çıakrtır. Gider alırım.
0
himmet dayi
(18.07.19)
iphone 3gs vardı, 4 yıl kullandım. şimdi de iphone 6s var, 3.5 yıldır kullanıyorum. önümüzdeki sene iphone xs alıp onu da 4 yıl kullanırım diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(18.07.19)
3 yil note 1 2 yil asus zenfone 5 2 yil xiaomi mi5s
gecen ay degistirdim sirket telefon verdi diye. genelde iste ekrani tuz buz olana kadar kullandim hep. sayomi`mi cok seviyordum, bir sorunu da yoktu ama sirket hatti icin iphone mecbur, iki telefon da tasimakla ugrasamazdim diye biraktim kenara.
niye bu kadar detay verdiysem.
0
captainobvious
(18.07.19)
Aralıkta 4 sene olacak. iPhone 6s. Ölmediği sürece de değiştirmeyi düşünmüyorum
0
cudananin laneti
(18.07.19)
iphonex, 1buçuk yıl oldu. öncesinde 5 vardı, onu bozulana kadar kullandım. bunu da bozulana kadar kullanırım. inşallah hiç bozulmaz, çünkü aşırı memnunum.
0
evde liyakat kalmamis
(18.07.19)
2 yıldır Nokia 6. İlk yorumdaki arkadaş gibi bende de 6 yıllık Nokia lumia 920 var hala stabil, sadece pil ömrü azaldı ve ekran sarardı. 2 yıldır bu Android nokiasında ise bir sürü yazılımsal sorun yaşadım. ah ulan Microsoft ah!
0
windows95
(18.07.19)
iphone 6 / 2015 (4 yıl)
birkaç defa tamir gördü, ekranı parçalanmıştı o değişti ama şuan halen sağlam, değiştirmeyi düşünmüyorum, gittiği yere kadar kullanırım memnunum, alsam yine iphone alırım, androidler 2 senede çöp
0
füt
(18.07.19)
iphone 5s. 4 yildir kullaniyorum. ekranda bazi yerler basmiyor. amazon'dan yeni ekran siparis ettim, gelsin ekranini degistirecegim. turkiye'dekilere guvenim kalmadi. daha once telefonu sarj icin tamire birakmistim, gecenlerde actim telefonu, ic malzemesinde birkac parca eksik.
daha sonra ariza vermesine ragmen tamirciye goturmedim. bataryadir, arka kapaktir, sarj soketidir... birkacini kendim degistirdim. al malzemeyi, youtube'u ac ingilizce:). talimatlari takip et ve kendin degistir. tamir isini daha once gozumde cok buyutuyordum, bi sey degilmis.
bizim tamirciler sayesinde yeni meslek edindim.
diyecegim o ki; telefonunuzun garantisi bitmisse ve ariza vermisse tamirciye goturmeyin. yeni telefon da almayin. internetten parcayi siparis edin, oturun kendiniz tamir edin.
Çünkü başkalarına garanti ücret karşılığı başkalarına yaptırıldı çoğu. Çünkü devlet vergi almasa batar. Çünkü vergiden başka neredeyse hiç gelir kaynağımız yok. Daha çok var da üzülüyorum. Yazmicam.
çünkü bütçeyi doğrultamıyorlar, adam gibi vergi toplayamıyorlar. 73'te yapılan köprüye bile hala para ödüyoruz.
0
orijinal nick bulamadim
(18.07.19)
her ulkenin bir arpasi var. italya'ninki otopar ucretleri, isvicre'ninki evler, turkiye ve diger bir cok ulkeninki de yollar. devletler sirtini boyle birseylere dayiyorlar. savundugumdan degil sadece bize ozgu bisi degil.
0
mayeskuel
(18.07.19)
Sozum ona insaa maliyetini karsilamak icin. Yap islet devret modeliyle yapilan koprunun bedelini insaati yapan firmaya oduyoruz.
Devlet firmaya diyor ki sen bize kopru yap, ama biz sana oara vermeyecez pesinen. Sen insaati kendi kaynaklarinla yap, kopruye gecis ucreti koyalım oradan cikarirsin parani. Bu normalde olan hali. Ama bizdeki icler acisi, tam bir felaket. Normalde bir tur kazan-kazan modeli olacak sistem, bizde kopruyu kullanan halk haric herkesin isine geliyor. Kopru sozuk ona halka hizmen icin yapılıyor ama bu isten en zararli cikan yine halk. Geri kalani kaymak yiyor.
boğaziçi mi almanya'da iyi bir üniversite mi (bilgisayar mühendisliği)
der kluge mann
üniversite dediğiniz şey sizin seneler boyunca kiminle konuşacağınızı, kimi dinleyeceğinizi, kiminle samimi olacağınızı, kimi seveceğinizi, kimden öğreneceğinizi belirler. çok önemli bir kurum aslında, kişinin yaşamında yeri çok büyük. ben de bu önemli konuda "boun moruk 80 kulübü var" veya "almanya
üniversite dediğiniz şey sizin seneler boyunca kiminle konuşacağınızı, kimi dinleyeceğinizi, kiminle samimi olacağınızı, kimi seveceğinizi, kimden öğreneceğinizi belirler. çok önemli bir kurum aslında, kişinin yaşamında yeri çok büyük. ben de bu önemli konuda "boun moruk 80 kulübü var" veya "almanya özgür ülke abi" sığlığıyla karar vermek istemiyorum. kafam karışık. sırasıyla artular/eksiler:
boğaziçi: + dil sıkıntısı yok. ingilizcem zaten iyi, türkçemi söylemeye gerek yok. + iyi bir üniversite sonuçta, tr'nin en iyilerinden. + yurtdışı ayağı var, hiç beğenmezsem yüksek lisansta gitmek rahat olur. + genel olarak almanya'ya kıyasla tr'de yaşam ucuz. + ingilizce eğitim. bilgisayar mühendisliğinde çok işe yarar. + biraz saçma olacak ama: türk insanının sıcaklığını, buradaki samimiyeti almanya'da bulabilecek miyim bundan emin değilim. daha önce dil kursu dolayısıyla birkaç ay almanya'da kalmışlığım var ama orada da türk tayfa vardı zaten. bilin bakalım zamanımın çoğu kiminle geçti?
- ranking'lerde parlamıyor pek, şüphelerim var. özellikle 2015'ten itibaren çakılmış. (gerçi ranking'lere ne kadar güvenilebilir ki?). - ben siyaset sevmem. bazı şeyleri daha derinden öğrenmek için gittiğim okulda polis-öğrenci kavgaları, protestolar, bildiriler, detone sesler, atanmış rektörler, rektöre arkasını dönen öğrenciler, alkışlar, ıslıklar, pankartlar görmek hoşuma gitmez. moralim bozulur yani. bunların hiçbirinin eğitimle, gelişmekle alakası yok. - ekonomi falan veriyorlarmış bilgisayar mühendisliğinde. aman yarabbi.
almanya'da iyi bir üniversite (aachen, tum, kit vs.)(hatta eth zürih de eklenebilir buraya): + ranking'lerin içinden geçiyorlar, çok kaliteli hepsi. + siyaset yok, herkes işinde gücünde. varsa da bireysel tartışmalar düzeyinde vardır, bu da eğitime katkı sağlar. gideceğim üniversitede siyasetin bir eğlence aracı olmaktan çıkıp üzerine konuşulabilecek bir felsefe dalından ibaret olması beni çok mutlu eder. + öğrenciyi serbest bırakan, sadece iki tane finale sokan bir anlayış(bunun iyiliği tartışılabilir). + almanya/isviçre'de rahatça yaşamak. + üniversitenin kendisi çok ucuz. almanya'da taş çatlasa senede 500€ gidiyor harç olarak. + üniversite bir kimlik, etiket değil oralarda. sadece gelişmek isteyen adamın gittiği bir yer. bizdeki gibi yapay bir dayanışma ortamı yok. aklıma "boğaziçi mezunları derneği"'nin celal şengör'e verdiği, ilk cümlesinde "etiketimiz" kelimesini içeren, başkası adına utanmama sebep olan cevabı geldi.
- almanca zaten zor bir dil, benim seviyem ise A2, belki B1 henüz. C1 yapmam gerekecek onu. - buna bağlı olarak dil kursu, konaklama, ulaşım ayağına çok para akacak. daha üniversite başlamadan minimum 30.000€'ya elveda deriz. yani batmayız tabi ama değer mi acaba? - mezun olacam diye gidip kepaze olarak dönme ihtimali çok yüksek. lisede eleyemediklerini burada eliyorlar. dolayısıyla atılmak çok kolay. - kayıtlar bu sene için sona erdi. mecburen seneye eylül'e kadar bekleyeceğiz eğer kayıt olmaya karar verirsem.
bu arada fark ettiyseniz üniversitelerin tanınırlıklarıyla, "kampüs hayatı"yla ilgili hiçbir şey söylemedim. kulüpmüş, kampüsmüş, manzaraymış bunlar ikinci, üçüncü planda benim için. beni sadece üniversitenin ufkumu ne kadar genişleteceği, bana ne katacağı ilgilendirir. yoksa üniversitenin havası, mezunlar derneği, havuzu, sinema kulübü, binanın tarihi vesaire bunlar benim için olmasa da olur şeyler biraz.
bazı yerlerde, özellikle son kısımda feci saçmalamış olabilirim, benim küçümsediğim kampüs yaşamının, üniversitenin tarihinin aslında önemli artıları olabilir ama saat gece 4 abilerim, ablalarım. ne yapayım benim de kafam çok karışık, önemli bir karar bu.
bütün tavsiyelerinize, eleştirilerinize açığım. bu arada boğaziçi'nden daha iyi bir üniversite olduğunu düşünüyorsanız yazmaktan çekinmeyin.
0
der kluge mann (18.07.19)
siyasete fazla takmissin, universite dusundugun kadar siyasal bir yer degil. turkiye'deki universitede de sadece ders dinleyen, calisan bir suru insan var.
madem akademik olcutleri onemsiyorsun, o zaman akademik kadrolara, bolum baskanlarina bakman lazim. Gittigin yerde kimler var, hangi alanda calismislar, neler yapiyorlar? Bunlara bakmani oneririm. BU'de Cem Say var mesela, zilyon tane makalesi, referansi olan bir adam. Almanya'daki universiteleri cok tanimiyorum, ama ETH Zurich bilgisayar ve elektronikte tum dunyada namli bir universitedir. Harvard, MIT gibi bir seydir desem abarti olmaz. Zurich pahali bir sehirdir, maddi duruma bakarsin. Imkanin varsa ETH'a git derim.
0
ebabil curnatasi
(18.07.19)
mesaj attim.
0
cooperr
(18.07.19)
bogazici'nde ortalamanı yüksek tutup yüksek lisansa gidersin. hemide burslu.
yüksek tutamazsan da gidecek bi yerler bulursun. çalışmaya gidersin, mba yaparsın vb.
ben şahsen yurtdışında lisans eğitiminin çok da mantıklı olduğunu düşünmüyorum. bocalama olasılığın cok fazla. gidip beceremeyip bırakan, ya da 3 senelik okulu 7 senede bitiren vb. örnekleri çok, sen öyle olacaksın diye bir şey yok da..
bogazici türkiyede üniversite diyebileceğin bir kaç kurumdan biri, rankingler de üniversitenin küçük olmasından kötü. türkiyede rankingi yüksek olanlar tıp fakültesi vb olanlar.
0
kveldulv
(18.07.19)
ranking'lerde buradaki bütün üniversiteler kötü. sadece boğaziçi değil. ben ona genel bir sorun olarak değinmiştim daha çok. odtü de 2015'te 80. sıradayken şimdi 600'de falan. bu olay çok meşgul ediyor aklımı. neden böyle oldu?
0
🌸der kluge mann
(18.07.19)
önce ranking konusunu açıklayacağım. sonda da tek satırlık özet var.
1)usd kuru arttı: dolar olarak bütçeleri düşürdü 2)her yıl bam bam bam artan kontenjanlar, açılmayan öğretim üyesi kadroları: öğrenci/öğretim üyesi oranını kötü etkiledi 3)çin: bu ülkeden birçok üniversite orta sıralara büyük atak yaptı, rankingler allak bullak oldu.
yoksa örneğin o rankinglerde boğaziçinin odtünün bir altında bir üstünde olan okullara bakın onların bütçelerine göre bizimkiler şapkadan tavşan çıkarıyor. ranking burda bitti.
alman üniversitelerinde de politika türkiye'deki kadar var, hatta daha fazla diyebiliriz son 1-2 yıldır türkiye okulları iyice duruldu, 2012den 2016'ya kadar evet üniversiteler çok hareketliydi. ben almanya'da heidelberg'e gittim birkaç kere. her gittiğimde bir hafta ya da daha uzun kaldım üniversite meydanında -uniplatz- mutlaka haftada bir eylem oluyordu ki başka toplantılar, etkinlikler, söyleşiler, tuvaletlerde siyasi yazılar vb görmek mümkündü.
boğaziçi bilgisayar mühendisliğinde var denen ekonomi 101-102 dersleri ki bazı şeylerin mantığını anlayasınız diye konulmuştur bence. "bu ne abi ne ekonomisi ben bilgisayar mühendisiyim ya" diye gereksiz çocukça bir düşmanlık içine girmezsen yapamayacağın bir şey de değil 101-102. kaldı ki boğaziçinde zorunlu sanat/sosyal bilim dersleri her bölüme var, sen de sanat tarihi, film teorisi, kore tarihi, felsefeye giriş vb iki (2) ders alacaksın illa ki. zorunlu inkilap tarihi ve türk dili dersleri de var :)
üniversitenin dayanışma ortamı ise "yapay" değil, okuldan herkes 150-160 kişi ile tanış olsa (normal bir rakam) sıfırdan bölümünde ya da bölüm dışından dönemindeki birçok insan ile ortak arkadaşınız oluyor, arkadaşının arkadaşı sonuçta tabi ki elinin körü olmuyor. ortak derste not değişmişlik, kulüp işleri, yemekhanede aynı masada oturmuşluk, paylaşılan deneyimlerin getirdiği samimiyet de ayrı. bazıları çok daha sosyal ise yüzlerce kişi ile tanış oluyor ki onlar bümed'de dönem temsilcisi vb oluyorlar işte.
"kampüs yaşamı" sen faydalanırsan çok faydalı, örneğin kulüplerde öğreneceğin şeylerin tanıyacağın insanların yerini hiçbir hobi aktivite tutamaz. mizah kulübünün standup eğitimi ile standupçı olan, işletme kulübü ile harvard'da yaz okuluna giden, kulüpte öğrenci olarak yaptığı işi şimdi bir belediyede maaşlı yapan insanlar hep benim tanıdıklarım. gidebileceğin konserler, söyleşiler, etkinlikler vb. bu konuda alman okullarının da boğaziçinden geri kalmayacağını düşünüyorum ama aslında önemli.
tek satırlık özet: yurtdışında yaşayacaksan yurtdışında okul türkiyede yaşayacaksan türkiyede okul.
0
inekadam
(18.07.19)
@inekadam münih teknikte 6 kulüp falan var, biri de kilise kulübü zaten. dediğim gibi olmasa da olur ama gerideler o konuda biraz. sistem farklı. kampüs diye bir şey yok. bu da benim işime gelmiyor değil.
econ, kimyaya giriş tarzı derslerle ilgili sorguladığım şey dersin kendisi değil, niteliği. yoksa öğreniriz ne olacak. lisede de her bir siki "öğrendik". peki iyi öğrendik mi? kavradık mı özel ilgimiz olan herhangi bir şeyi? bence iyi üniversiteyi iyi yapan şey ne öğrettikleri değil, nasıl öğrettikleri. tabi cahillikten böyle diyorum, sonuçta bir günümü geçirmedim üniversitede daha. karşılaştırma yapacak yetkinliğim de yok. ama münih teknik'te kore tarihi vermediklerini biliyorum. çünkü oradaki öğrenci kpre tarihini çok merak ediyorsa, eli kolu varsa okur öğrenir. adamlar da buna güveniyor. o yüzden üst sıradalar.
0
🌸der kluge mann
(18.07.19)
özel ilgimiz olmayan diyecektim, yanlış yazmışım o kısmı.
0
🌸der kluge mann
(18.07.19)
tavsiyeniz için çok teşekkürler ama.
0
🌸der kluge mann
(18.07.19)
"bana zorla ekonomi, kimya öğretecek üniversite, üniversite değil yüksek lisedir benim gözümde."
öehh, abartmışım biraz. yine de bu durum hoşuma gitmiyor hiç.
siyahilere karşı bir ön yargınız var mı? beyazlara davrandığınız gibi mi davranıyorsunuz yoksa onlar için olumsuz sayabileceğimiz hareketlere, duygulara, düşüncelere sahip misiniz?siyahi arkadaşlarınız, toplam arkadaşlarınızın yüzde kaçını oluşturuyordur? neden?
siyahilere karşı bir ön yargınız var mı? beyazlara davrandığınız gibi mi davranıyorsunuz yoksa onlar için olumsuz sayabileceğimiz hareketlere, duygulara, düşüncelere sahip misiniz?
siyahi arkadaşlarınız, toplam arkadaşlarınızın yüzde kaçını oluşturuyordur? neden?
0
diffarentiationation (18.07.19)
zencilere ters davranan turk'e hic rastlamadim, bizde o tarz bir ircilik yok. hatta tersine sempatik gelirler. universite'de birkac arkadas vardi, su anda da aile doktorum zenci.
0
cooperr
(18.07.19)
benim yasadigim yerde yuzde 66 zenciydi. onyargim yoktu sadece guvenlik acisindan dikkat ediyordum zira fakir bir mahalleydi. zenci arkadasim yoktu ama sosyal olarak konusuyordum tabi. sakalari hatta hosuma gidiyordu, degisik bir mizahlari var. Zenci arkadasim niye yoktu cunku ofiste sadece servis hizmetlerinde calisanlar vardi muhabbetim cok yoktu. SOSYAL HAYATTA da dil okuluna filan gidiyordum, orada da zenci yoktu. ters davranma konusuna gelince, bizim orada zenciye ters davransan heralde hastanelik olurdun.
0
cedex
(18.07.19)
ABD'de yaşadığım dönemde ofis arkadaşlarımdan bazıları siyahiydi. Aksanları biraz daha farklı olduğu için daha dikkatli dinliyordum onları. Bir onların bir de hintlilerin (herhalde yiyip içtiklerinden) farklı bir ten kokuları var. O kokuyu çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim ama gayet konuşup güldüğümüz arkadaşlarımızdı kendileri. Ben Atlanta'daydım. Bir tanesi bana kuzey güney savaşını ve ırkçılık döneminde yaşadıklarını anlatmıştı. İnsan etkileniyor tabii. Koku meselesinin beni ırkçı yapmadığını düşünüyorum. Çünkü TR'de de kokan insanlara karşı mesafeliyim.
90-91 bmw e30. 2 kapi, manuel, alpine white mumkunse.
0
cooperr
(17.07.19)
Bluetooth speaker, ne zamandir alacagim bu kadar para verilmez deyip erteliyorum. bundan onceki takintim 1 sene beklettigim tarot kartlariydi aldim rahatladim.
guzel bir pareo istiyorum ama ya cok dandikler ya cok siradanlar. Yamaha tracer istiyorum. kurutucu istiyordum aldim cok mutluyum onunla. panco havlu istiyorum. bir de yazlik motor botu ve pantolonu
0
jimicik
(18.07.19)
x-box veya ps4.
0
drako
(18.07.19)
En çok isteyip ertelediklerim bluetooth kulaklık ve garmin saat triathlona hazırlanma hayalimi güçlendirmek için.
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(18.07.19)
Dyson süpürge aldığımdan beri çok bişey almak istemiyorum. Bu günlerde kolsuz v yakalı merserize örgü bluz/atlet arıyorum ama pek bulamadım...
0
megalomaniac
(18.07.19)
bluetooth hoparlör
0
kablelvuku
(18.07.19)
ps4 + vr set drone için yedek batarya hpi vorza (kumandalı araba) yeni bir iphone, artık son çıkanı hangisiyse.
0
reanarchy
(18.07.19)
huzurlu bir mahallede, birbirine saygılı insanların arasında müstakil bir ev.
okul yıllarınızla alakalı kabuslar görüyor musunuz?
alwayschargeneverbend
sb. ben rüyalarımda halen sınavlara giriyorum, kalem oynatamıyorum üstelik sınavlarda iyice geriliyorum. sık sık geliyor başıma, favori kabuslarımdan.
sb.
ben rüyalarımda halen sınavlara giriyorum, kalem oynatamıyorum üstelik sınavlarda iyice geriliyorum. sık sık geliyor başıma, favori kabuslarımdan.
0
alwayschargeneverbend (17.07.19)
Sık sık üniversiteye, liseye, ilkokula geri döndüğümü görüyorum.
kredileri yanlış hesaplamışım, almam gereken dersleri almamışım. ondan.
0
nickini degistiren yazar
(17.07.19)
Bazen universiteden ariyorlar, sinavda yanlislik olmus o yuzden tekrar yapacagiz, bu sebeple de diplomaniz iptal diyorlar :)
Sordum, pek cok arkadasim ayni kabusu goruyormus.
0
crown
(17.07.19)
Ben de devamsızlık yapmışım sınavları kaçırmışım falan
0
mabesa
(17.07.19)
Offf ben de sürekli okula döndüğümu görüyorum. Bazen mezun olmamisim daha, bazen de meğerse bir dersi vermemisim ve o dersi almam gerekiyormuş vs. Çok rahatsız edici nedense.
0
elorelia
(17.07.19)
7 senede mezun oldum sonra da askere gittim. Askerden döndükten sonra 2-3 sene sık sık mezun olamadığımı ve hala alttan kalmış derslerim olduğu kabusunu görüyordum... Gerçek gibi oluyordu bir de.
0
malheiros
(17.07.19)
ilkokulumun bahcesinde kostugumu goruyorum yilda bir kac kez..
0
twq
(17.07.19)
Görmüyorum.
0
Amaranta ursula
(17.07.19)
birkaç kere üniversitede sınav haftası unuttuğumu, derse gidince sınav olduğunu ve hiç çalışmamış olduğumu vs. görmüştüm. ya da önemli ödev teslimi tarzı şeyler. sonra uyanınca üniversiteyi yıllar önce bitirmiş olduğumu farkedip rahatlıyorum. lise ya da öss süreci hakkında falan hiç rüya görmedim nedense, üniversitede de pek zorlanmadım, 1 yaz okulu yapsam 3.5 senede mezun olacaktım hatta. niye onunla ilgili kabus görüyorum anlamadım.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(17.07.19)
Üniversite mezuniyet belgemi alana kadar perişan olmuştum.Neredeyse her gece bir ders yüzünden mezun olamadığımı görüyordum.Belgeyi aldım rahatladım.
0
Varolus sancısı
(17.07.19)
okul isini bitireli 10 seneyi gecti artik gormuyorum. okulu bitirdikten sonar zamanla azaliyor, kesin bilgi ..
0
cooperr
(17.07.19)
Ben de sürekli liseye geri döndüğümü, genelde üniformalı olduğumu ve rüyamda şimdiki yaşımda olduğumu falan görüyorum. Sınavlara giriyorum ve yapamadığım çok oluyo. Bu ve benzer rüyaları ben de sık görüyorum belki iki ayda bir falan. Arkadaşların yazdğını okuyana kadar da bu rüyaların sık görüldüğünü bilmiyodum açıkçası
0
moratoryumkisilik
(18.07.19)
mezun olalı yüz yıl falan oldu, hala ara ara görüyorum. servise yetişememişim, aslında o dersten geçememişim, diplomamı yanlışlıkla vermişler, hoca bana takmış vs. yarış atı gibi duraksız ders görmüş, okuldan dersaneye mekik dokumuş bir nesiliz, normal bence bilinçaltımızın bunlarla dolu olması.
0
evde liyakat kalmamis
(18.07.19)
insanin hayatinda buyuk etkiler birakan psikolojik periodlar genelde ruyalarina gelir. sadece tetikleyici birsey olsun. aynisini issizlikle yasiyorum. cok kez kovuldugum, issiz kaldigim icin arada bir 5 yillik isimden kovuldugumu goruyorum.
Mezun olduktan sonraki 3-5 sene ben de gördüm bu rüyaları. Sonra geçiyor, kesin bilgi ;)
0
SiyamkedisiZorro
(18.07.19)
Arada ben de görüyorum ya. Mezun olamamisin alttan bir dersim kalmış falan off
0
all girls dream
(18.07.19)
mezun olalı beş yıl oluyor hala ara ara finallere girip geçemediğimi alttan derslerim kaldığını falan görüyorum. bölüm zordu gerçekten şimdi sen böyle sorunca düşündüm de bayağı etkilemiş beni demek ki.
oysa liseyle ilgili böyle bir rüya hiç görmüyorum.
0
bohr atom modeli
(18.07.19)
mezun olali yuz yil gecti benim de, uc bes sene de degil ve hala universitede sinava gec kalma, sinifta kalma, bunu aileye aciklama gerginligi, odev yetistirememe vs. konulu ruyalar goruyorum. ama guzel tarafi uyandigimdaki farkedis ani. :)
Amacım şehir içi ulaşım, b ehliyet var ve a almak istemiyorum. Yokuş bol. 2 kişi yokuş çıkabilir mi?
Amacım şehir içi ulaşım, b ehliyet var ve a almak istemiyorum. Yokuş bol. 2 kişi yokuş çıkabilir mi?
0
diffarentiationation (17.07.19)
istanbulsa alma uzer
0
ahoy kaptan
(17.07.19)
20-30 ile çıkarsın da trafik ona müsade eder mi orası biraz karışık. bir de bu tür ufak motorlarda en nefret ettiğim şey depolarının 6 litre 7 litre gibi ufak hacme sahip olması, benzin almaya üşeniyor insan. yokuş çıkma olayı diklikle alakalı tabi.
50cc yokuşta sıkıntılı. 2 kişi daha büyük sıkıntı.
0
scudman1
(17.07.19)
Ben de ayni şeyi uzun süre düşünmüştüm. Tecrübelilerin tavsiyelerini dinledim ve 150'lik aldım, bence siz de öyle yapın.
Ehliyet almak çok zor değil. 50'lik motor hele iki kişiyle yokuşta zorlar. Çıkar çıkmasına ama hem yeterince atak olamayacağı için bazı durumlarda sizi zorda bırakır hem de motoru yıpratırsınız. Yokuşu bol demişsiniz, bence hiç düşünmeyin 50'lik. Tek kişi ve yokuşsuz deseydiniz belki olur derdim ama..
0
orient blue
(17.07.19)
Maraş’ın yokuşlarını çıkamazsın uzun uzun hepsi de zorlanırsın iki kişi hele geri takla bile atma ihtimali var.
0
Uncle Sam
(17.07.19)
Kısa cevap: Alınmaz.
Uzun cevap: 50 cc motosiklet tek kişiyi bile yokuşta çıkarırken zorluk yaşatır, iki kişiyi sert bir yokuşta çıkaramama ihtimali bile vardır. Motorun bağırması, gidememesi, "Ulan onca parayı boşuna verdik" pişmanlığı da cabası. Alınmaz.
Continental aldım ama şuan çukurlara girdikçe diyorum ki falken alsaydım.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.07.19)
Uygun fiyat; nokian Daha fiyatli: continental
0
bradshaw
(17.07.19)
Petlas
0
Fusha
(17.07.19)
marka degil model secmenizi tavsiye ederim. mesela kumho'nun bir modelinden cok memnunum ama kumho tercih edin diyemem.
0
ekyil
(17.07.19)
Yok abla, ciddiyim. Ben memnunum snowmaster modelinden. Ankara soğuğunda, karında kışında bir sıkıntı çıkarmadı bana.
0
Fusha
(17.07.19)
Goodyear efficient grip modeli böyle bir lastik. Çok pahalı değil, ucuz değil, kalitesiz ve güvensiz değil ama en konforlu ve sportif lastik de değil, uzun ömürlü ama taş gibi de değil.
0
orient blue
(17.07.19)
falken
185 65 15 de a sınıfı fren mesafesi var. petlas çöpüne yaklaşma.
0
50promil
(17.07.19)
lastik ne sartlarda kullanilacak, 4 mevsim mi, performans mi, ki$ lastigi mi? detay lazim..
0
cooperr
(17.07.19)
@cooper 4 mevsim
0
🌸karayel
(17.07.19)
nokian +1
saniyorum tr'de pek taninan bir lastik degil ama 4 mevsim/ki$ sartlarinda testlerde diger butun markalari tokatliyor.
0
cooperr
(17.07.19)
boyuta gore markalarin performanslari degisiyor mesela 175 65 14 icin 2 sene ustuste en iyi secilen falken di . genel olarak falken ve dunlop tr de uretilen japon markasi fp si cok iyi lastikler.
3 yıllık araba km 32 binde. araba calısırken stop etti. bende tamirciye götürdüm makineye bagladı calıstır dedi calıstırdım akü değişecek bitik dedi. sizce degistirmeli miyim?
3 yıllık araba km 32 binde. araba calısırken stop etti. bende tamirciye götürdüm makineye bagladı calıstır dedi calıstırdım akü değişecek bitik dedi. sizce degistirmeli miyim?
0
sizofren06 (17.07.19)
ilk akü için biraz kısa bir ömür olmuş ama bitmesi normal. km az olmasa şarj dinamasunda da sorun olabilirdi ama km çok düşük bu km'de genelde öyle bir arıza nadir olur.
0
helenart
(17.07.19)
normal. özellikle seyrek kullanıyorsanız gayet normal.
0
babilbaligi
(17.07.19)
benim 2 yılda bitti. inci'ye geçtim şimdi.
0
psychosocialll
(17.07.19)
giden arabanın aküsü bitmez. hadi bitti diyelim, akü bitti diye giden araba stop etmez. 3 yıl / 32 bin kilometrede akü bitmez(radyo, far vs. açık unutulmadıysa). aracınızın garantisi devam ediyorsa servise götürün yada akünün markası ne ise onunla iletişime geçin bence.
0
mutantking
(17.07.19)
mutanking doğru söylüyo. çalışan araç stop etmez aküden dolayı. muhtemelen şarj dinamosu ile ilgili bi sorun oluştu ki direkt araç stop etti. yeni akü aldığınızda da bi süre sonra başınıza aynı şey gelirse bilinki şarj dinamosu ile ilgili bi sorununuz var.
0
laragofret
(17.07.19)
değil
0
karayel
(17.07.19)
nesi normal , 2009 focusun aküsü geçen yaz değişti.
eğer araç çalışmıyor halde iken lamba vs. açık bırakmadıysanız bitmemesi gerekir, bitse de şarj ettirerek devam edebilirdiniz.
0
slogan bulamadik
(17.07.19)
Motoru çalışan, yürüyen aracın aküsü bitmez öyle bence de fakat araçta start stop sistemi var da motor durduğunda falan mı oldu acaba onlarda mekanizma nasıl tam bilen biri söylese iyi olabilir.
0
tepsi degilim ben
(17.07.19)
5 yil/100.000km dir bir akunun ortalama omru. sizin aku ya hatali ya da sikinti akude degil...bilen bir ustaya baktirmak lazim
0
cooperr
(17.07.19)
2002 model aracın aküsü 2016 da değişti. ona göre hesap et.
0
50promil
(17.07.19)
motor çalışınca üretilen güçle aküyü şarj eden alternatör (dinamo) diye bir parça var. onun aküyü şarj etmeye yetecek kadar gerilim üretip üretmediğine bakılması iyi olur. araçtan araca değişiyor ama hatırladığım kadarıyla 13,7 V ile 14,2 V arası bir değer okunması lazım bu parçadan akü kutuplarına gelen kablolarda.
İş değiştirmem gerekiyor. Üniversitede okuduğum bölümle alakalı bir işe ne yazık ki giremiyorum. Yoğun şekilde ilgilendiğim hobimle alakalı iş ilanlarında da o hobinin üniversite bölümünden mezun olma şartı arıyorlar. Bu durumda da bana asistanlık, satış danışmanlığı, müşteri temsilciliği gibi işler
İş değiştirmem gerekiyor. Üniversitede okuduğum bölümle alakalı bir işe ne yazık ki giremiyorum. Yoğun şekilde ilgilendiğim hobimle alakalı iş ilanlarında da o hobinin üniversite bölümünden mezun olma şartı arıyorlar. Bu durumda da bana asistanlık, satış danışmanlığı, müşteri temsilciliği gibi işler kalıyor. Birkaç iş görüşmesine gittim ve insani olmayan şartlar sundular. Haftanın 6 günü, günde yaklaşık 10-11 saat çalışmamı ve asgari ücretle yetinmemi bekliyorlar. Ben gerçekten idrak edemiyorum. Kimse nasıl isyan etmez, bu ülke nasıl ayaklanmaz? İnsan hayatı gerçekten bu kadar kıymetsiz mi ya? Ben haftamın altı gününün neredeyse tamamını verip 2.000-2.5000 TL bandında bir işte çalıştığımda yaşamamın ne anlamı kalacak ki? Bir tek 10 saatlik çalışmanın üzerine akşamlarım ve pazar günlerim kalıyor. Halim kaldı bir şeyler yapacağım diyelim; bu paraya dandik bir tiyatro oyununa bile bilet alınmaz. İnsanlar nasıl yaşıyor bu şartlarda? Bunun adı yaşamak mı ya?
0
fragile lady (17.07.19)
ne demiş wilde ? "yaşamak çok nadir rastlanan bir eylemdir, çoğu insan sadece var olur" bu gerçeği benimseyerek devam etmek lazım
0
vladimirdökümov
(17.07.19)
taşı toprağı altın diye herkes istanbul'a taşınırsa olacağı bu. ne kadar çok insan yaşarsa, o kadar ucuz işgücü demektir. memleketine taşın, hobini işini evinde yap, internetten vergisiz kayıtsız sat, huzur içinde sakin, stressiz, trafiksiz, gürültüsüz, kavgasız, doğal besinlerle ve içeceklerle, tertemiz havada mis gibi yaşa. canın sıkılınca da atla git istanbul'a istediğin zaman..
0
'
(17.07.19)
bizim gibiler için hayat = mücadele etmek. başka çaremiz yok.
0
candide
(17.07.19)
Herkes niye kimse ayaklanmıyor diyor ama kimse de elini taşın altına koyup ayaklanmıyor. Sen başla kitleler arkandan gelsin.
0
Bartebly
(17.07.19)
evet insan hayatı malesef ucuz daha da ucuz olsun diye istanbula 1 milyon suriyeli , afgan göçmen daha çektiler. sen çalışmassan mutlaka bi çalışan bulacaklar.
girişimci ol derim.
0
technicalte
(17.07.19)
hangi bölüm mezunusun? belki girmeni engelleyen şey konusunda sertifika vs. öne çıkaracak bir şey iş görebilir.
maalesef ülke bu durumda, insanlara yazık
0
passion rules the game
(17.07.19)
eger okudugum alanda is bulamazsam ya da bir aksilik olur mezun olmazsam sehirde yasamam. sehirdeki islerde de calismam. insaattir, efendime soyleyeyim, tezgahtarlik falan filan.
is bulamazsam baba meslegi ciftcilik yapacagim. yaylada belediyeden arsa kiralarim. devlet destekleri falan var bu konuda. ciftlik falan kurup tavuk, yumurta sut isleri ile ilgilenirim. kafamda bu dusunce var. ya da sofralik bocek ciftligi kurar bocekleri yurtdisina gonderirim.
asgari ucrete kimsenin yaninda calisamam. yukselme yok bi sey yok. 2500 lira sehir hayatinda kime yetiyor? insani yerinde saydirir hayat boyunca. mumkun degil. ineklerimin pisligi ile yasarim daha iyi. en azindan huzurum olur, mutlu falan olurum.
bence mezun insanimiz is bulamayinca ya da is begenmeyince is kurmaktan kesinlikle korkmasin. siz is yaratin. devlet kim? benim sensin odur. biz devletiz. ve disardan birinin gelip agzimiza ekmek sokmasini ve akil vermesini bekleme huyundan vazgecmeliyiz. bu ulke bizim, belediye de, banka da, tesvikler de. kimseye ait degil. hepimize ait. yeri ve zamani geldiginde bunlardan en iyi sekilde faydalanmaliyiz. bunlari disaridan yabancilarin gelip kullanacagina biz kullanalim. senin durumdan memnuniyetsizligini cok guzel buluyorum. umarim guzel isler yaparsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(17.07.19)
mezun olmaya bak.
0
lilyb
(17.07.19)
bunlar iyi günlerimiz. asgari ücret daha $200 seviyesine gelecek. belkide sonra $100 kusur seviyesine. bu fakirliğin sebebi insan ortalamasının çok kalitesiz olması. girişimci sayısı çok az, başaran siktirp olup gidiyor ülkeden. zaten girişimcilikten para kazanıp yapıp bu ülkede kalmaya devam edecek salak olmak bir paradoks. girişimcilerin ne ailesi, ne toplum ne devlet destekliyor. en az 2-3 nesil bu kalitesiz insna ortalaması devam edecek.
0
aslindasorunumpsikolojik
(17.07.19)
isyan mı? arada kalmayacağından emin misin bu isyanda? abartmaya gerek yok. bak,ortalama üstü maaş alıp bankaları kullandıkları kredi kartı faizleriyle zenginleştiren(!) insanlar var. Yine para harcama temelli mutlu olan insanlar var bu ülkede. Cidden sadece kazandığınla satın alıp mutlu olacağını sanıyorsan o mutluluk gelmeyecek..
0
Erva
(17.07.19)
Üniversite okusan hatta üstüne yüksek lisans yapsan bile 2500 teklif ediyorlar. Üstelik haftada 6 gün ve günde 10 saat çalışmanı istiyorlar. Şu an diplomasız iş bulabilmek çok iyi bence.
kendini geliştirmeyip 2500 e razı olursan ömür boyu bu şekilde gider. Çünkü kendilerine köle istiyorlar. O paraya ev kirası ödemen, tatil yapman, gezmen mümkün değil. Sadece işsiz değilim dersin. Bu maaşlarla mutlu olabilmek bence de mümkün değil.
Geçen bir iş görüşmesinde mülakatta bana çay yapabilir misin diye sordular. Küfür edip mülakatın ortasında çıkacaktım
0
fake fakeoğlu
(17.07.19)
herkes zengin olsaydı kimse kimseye iş yaptıramazdı insanlık bu şekilde gelişiyor öldüren ise insancıl olmayan çalışma şartları
0
bir soru sorcam
(17.07.19)
Evet ucuz. 1 oy değerindesin temelde bakarsan. Ama onu geç.
Bu ülkede senin kast ettiğin yaşamak şansla veya sahtekarlık yapmak ile doğrudan ilgili. Bulunduğun hayattan kopman, hayat seni buraya sürükleyerek getirdiği için zor. Hayatında değişim yapman da bu akıntıya karşı gelmek gibi bir şey oluyor haliyle. Bu yüzden çok zor. Akılla, zekayla ilgisi dolaylı bu şeylerin. Eğer bu işler akılla zekayla olsaydı, geçende burda başarı hikayelerini inandırıcılığını tartışıyor olmazdı insanlar. Çoğu insan kendi tercihlerini yaşadığı yanılsaması içinde bizim ülkede. Ama çok az bir kesim harici yaşamıyor. Bakma sen her şey senin kapasitene bağlıymis gibi alttan kendini övmeye çalışanlara.
Değişim istiyorsan bu mümkün. Ama dürüst insan için çok zor ve zaman alıcı. Bunu kabullen.
0
noisette
(17.07.19)
Bana da biri buradan kosgeb girişimciliklerinden yararlan, baba parası yeme demişti. Sanki ben çok meraklıyım. Girişimciliğe soyunanlar da batıyor, çünkü insanlar para harcamak istemiyor. Bu şartlar altında niye girişimcilik yapayım?
0
adetsancısı
(17.07.19)
yazını okuyunca aklıma şu söz geldi "herkes bir kıvılcım bekliyor ama kimse yanan olmak istemiyor"
açıkçası ben de böyle düşünüyorum, bir isyan çıksa varımla yoğumla destek veririm ama yok işte çıkmıyor :) 6 aydır işsizim, ne bir gelecek umudu kaldı ne bir heves. allah sonumuzu hayır etsin.
0
bidakikanizialicam
(17.07.19)
çevremde kimseye üniversite okumayı önermiyorum, gidin meslek öğrenin diyorum kombici, muslukçu, klimacı, elektrikçi olun daha iyi.
bu bahsettiğim kişilerin en az 1 ev, 1 yazlık, bir lüks otosu var. kombiciyi eve getirtemiyoruz amk o kadar yoğun.
dediğim kişilerin yaşı da daha 30 bile değil.
e tabi bu meslekleri yaparken instagramdan havalı fotolar atamassın, pelinsu'yu düşüremessin o başka.
0
technicalte
(17.07.19)
kizsaniz da xportant'in dedikleri genel hatlari ile dogru.
bu "hem hayalimdeki isi yapiyorum hem de cuvalla para kazaniyorum" olayi 80lerde bitti. yurtdisinda da bu boyle. nufus artti, diplomali sayisinda asiri bir artis var, sektorler dolu. istisnalar tabiiki var ama cogunluk sizinle ayni durumda.
ben para pesinde olan arkadaslara hayal kurmayi birakip piyasa arastirmasi yapmalarini ve mumkun oldugunca az okuyup biran once hayata atilmalarini oneriyorum. okudukca hayatin gerceklerinden kopuyorsun, bu devirde eger akedemiden kovalamayacak isen kendine yapabilecegin en buyuk kotuluk "profesyonel ogrenci" olmak.
ne yapacagini bilemeyen arkadaslara onerim, boktan bir universite diplomasi alacaginiza lise mezunu olarak kalin ve 4 senenizi az bilinen bir yabanci dili cok iyi sekilde ogrenmeye harcayin. mezun olan arkadaslariniz 4 sene sonunda elinde diploma ile aval aval gezer iken siz coktan calismaya baslamais olur ve zengin olmasaniz bile ortalamanin ustunde para yaparsiniz.
0
cooperr
(17.07.19)
sorunun en temelinde iş standartlarının oturmaması var. üniversite mezunu olmak olmamak değil aslında. devlet memuru değilseniz ya da boğaziçi mezunu olup kaymak bir şirkette çalışmıyorsanız işiniz zor. bugün bir inşaat mühendisi, mimar min. 60 saat it gibi mesai almadan çalışmamalı. devletin bunu denetlemesi lazım. türkiye'deki şirketlerin %90'ı kobi ve bu şartlara sahip. ama devlet bir şey yapmıyor. onun dışında alım gücü çok düşük. insanlar yaşamıyor sadece hayatta kalıyor. birçoğu da sorun etmiyor. herkesin derdi araba almak, ev almak, telefon almak. bir şekilde bunları 150 ay borçla alabiliyorlarsa daha fazlasını talep etmiyorlar.
0
black mamba
(17.07.19)
ben de benzer şeyler yaşadım, bulduğum işten de pek memnun değilim maaşı dışında. yeni mezun/tecrübesiz işsizliği diğer işsiz kalan insanların durumundan çok daha farklı. herkes "bulduğuna şükret" diyor ezberlemiş gibi ama tüm bunların hayatta kalmak için geçici olduğunu düşünüp kendini avutabilirsin belki biraz. ben öyle yapmaya çalışıyorum. yoksa madenlerde vs. ne şartlarda çalışan insanlar var senin benim bulduğum iş ona kıyasla muhteşemdir belki ama herkesin hayattan beklentileri ve standartları farklı bana kalırsa altı gün çalışmak insanlık dışı iki gün dinlenmeden çalışmak berbat ama çoğu insan böyle çalışıyor, bu duruma alışmaksa en korktuğum ve hepsinden berbat gelen bir şey. tüm bunlar hayata geç yaşta atılmaktan ve ülkenin bu konuda en boktan dönemlerinden birini geçirmesinden dolayı. muhteşem bir combonun içine düştük bence.
yaşamak bu değil ama idare etmekten başka çaremiz yok şimdilik.
0
nickimin hakkini veremedim
(17.07.19)
başka bir duyuruya yazmıştım. aynen kopyaladım. Herkes anasının karnından vizyoner doğmuş, kişisel gelişim gurusu olarak doğmuş haberimiz yok. Gene her konuda olduğu gibi burada da insanımız nedeni sorgulamak yerine güçsüz olana, zaten ezilmiş olana yıkmış sorumluluğu. Çok değil bundan 15 20 sene önce üniversiteye yeni girmiş adama kaç kişi kendini geliştir diye bomboş, ne ifade ettiği belli olmayan bir tavsiye vermiştir? Bir kişinin girdiğini üniversiteden donanımlı olarak çıkamaması neden onun suçu oluyor? Memlekette son 20 yılda nüfus 1/3 artmış, endüstri kavramı farklı aşamaya geçmiş ama bu konuda laf kalabalığından başka bir şey yapmayan ne yöneticiler suçlu ne başkası. Suçlu öğrenci, işsiz yeni mezun. AB demiş şu yıla kadar şu yaş grubunda şu kadar yükseköğretim mezunu olsun demiş. Gene bakmış yarını düşünmeyen insanımız nasıl yapsak bunu diye her köşe başına üniversite açmış. Mis di mi hem şirketlere pr ve vergiden kaçınma alanı hem yönetici tayfaya işsziliği gizlice düşürme yolu. Sadece İstanbul da 60 a yakın üniversite var. Ama suçlu kim, öğrenci. Memleketteki computer science phd sahibi elemanları birer birer dağıtsan bilgisayar mühendisliği bölümlerine yetmiyor ama olsun nitelik değil nicelik önemli. Yetmiyor zaten başlı başına sorunlu bir aöf sistemi varken diğer üniversitelerde aynı yola giriyor. Bu kadar üniversite açmış peki başka ne yapmış? Hiçbir şey. Çimento tüketiminde ve işçi ölümlerinde liderliğe oynamaktan başka hiçbir şey ama sorun vizyonsuz öğrencilerde. Yıllarca oku oku da böyle olma diye meslek aşağılandı bu ülkede sistematik olarak. Şimdi gene o aşağılanan meslekleri gösterip ama siz de iş beğenmiyorsunuz diyorlar. Peki bu iş beğenmiyorlar diye gösterilen işlerde bu lafı söyleyenlerin kaçı az da olsa çalışmıştır o işlerde? Günde 12 13 saat haftada 6 gün asgari ücretten yarım sigortalı çalıştı mı tekstil atölyesinde bunu söyleyenler? Ben bugün 9 saat yol yaptım. Niye? Şeref yoksunu eski patronlardan biri piyasaya çıkmış gittik kavga dövüş 4 yıl sonra 2 bin lira aldık. Şimdi bu adam gene mekan işletiyor, ben gene işsizim ama sorsan iş beğenmiyoruz. Kendi emeğinin sömürülmesini o kadar normalleşmiş ki adam ya ben yandım başkası yanmasın demiyor ben çok dayak yedim sen isyan etme sen de ye dayağını gel iki de ben vurayım diyor.bunu öylesine normalleştirmiş ki kendisinin yanlış yaptığını kabullenmektense başkalarını da yakmayı daha makul görüyor. Memlekette 'network' olmadan 'referans' olmadan bir halt olmuyor, zorunlu stajda bile araya adam sokman lazım ama maşallah öğrenciden beklenen superman olması. Yurtdışı görsün, staj yapsın, dil öğrensin - 1 tane de değil ha en az 2 - güzel bir ortalama ile güzel bir yerden mezun olsun. Yeter mi yetmez bi de yl yapsın ne de olsa herkers lisans mezunu artık. Nasıl olacak bunlar hele bir anlatın da bilelim. O 'iyi' sayılan üniversitelerin aldığı öğrenci sayısı belli. Napsın dışarıda kalanlar var mı bir öneriniz? Eğitimde fırsat eşitliği dediğinde diplerdeyiz. Memleketin yarısı asgari ücretten kölelikten belki biraz iyi şartlarda çalışıyor. Bu insanlar çocuklarını zaten özel okula yollayamıyor. Kurs ücretleri 5 6 aylık asgari ücret en iyi ihtimalle. Ya hadi her şeyi geçtim hiç açıp baktınız mı sınava hazırlık kitapları kaç para? Kolay mı sizce anne baba ben odtü kazanana kadar sınava gireceğim demek? Memlekette son 15 yıldır liselerde İngilizce namına bir halt öğretilmiyor. Ama İngilizce mühim, olmazsa olmaz. Ne yapacak kursa gidecek yetmez çünkü anasından native doğan birileri beğenmez onu illa bi yurtdışı görmesi lazım. Git desene bir 2000 lira maaş alan annene anne ben erasmus yapacağım ama hibe falan sıkıntı nasıl yaparız diye? Her yerde o kadar çok var ki bu herkesi kendi ile aynı imkalara sahipmiş de diğerleri sırf gıcıklık şerefsizlik olsun işsizlik var denilsin diye işe girmiyormuş gibi yargılayan. Hepsi vizyoner hepsinin kulağına adlarıyla birlikte geleceğin meslekleri okunmuş. Hiç sistemin, yönetenleri falan suçu yok ama. Suçlu bir umut ben okumadım o okusun diye çocuğunu iyi kötü bir üniversiteye sokmaya çalışan anada babada, onların kişisel gelişim gurusu olamayan evlatlarında. İnsanlar işsizlikten parasızlıktan intihar ediyor ama işte vizyonsuzlar be abi hep onların suçu.
0
denek hayatım
(17.07.19)
(bkz: ataması yapılmayan öğretmenler platformu )'a bakarsak baslik 2009'da acilmis, 11 ogretmenin intahar ettiginden bahsediliyor. 90'larda boyle bir proble oldugunu hatirlamiyorum, hatta ozel okullarin sayisi yeni yeni artmaya baslamisti, bu okullar devletteki iyi hocalari cektikleri icin devlet okullarinda hoca sikintisi vardi bir donem. dolayisiyla sikinti 2000lerin ortalarinda baslamis gibi ve katlanarak devam ediyor, isin boku cikmis durumda.
is bulamadigindan yakinan arkadaslarin mantigi ise su sekilde: ben bunu bile bile hayalimde ogretmenlik var diye catir catir ogretmenlik yazarim, okul bitince de devletin bana is bulma zorunlulugu var. madem is yok o zaman bolumu kapatsin.
ne desem bilemedim..
0
cooperr
(17.07.19)
ya eğitim faşistliği tamam ben de katılıyorum ama adam marangoz olunca da dünyaları kazanmıyor ki? nerede o lüks arabası olan, bir evi bir yazlığı olan marangoz gösterin? bak yukarıda söylemiş mezun değilim iş başvurusu yapıyorum sömürüyorlar diyor. marangoz sanki kral gibi yaşıyor.
iki taraf da haklı. üniversitenin bi anlamı kalmadı, herkes sanki meslek garantili yaklaşır oldu ki ne alaka ((zaten şu öğretmenlik meselesini ayrıca saçma buluyorum, beni de atasın o zaman devlet çok daha yüksek puanlı bir yerden mezun oldum (ne alaka yani?)) ama üniversite okumamak da bir şey getirmiyor, iyice para kazanmak zorlaşıyor, asgari ücrete talimsin.
herkese hak verdim. şimdi bir de yüksek lisans konusu çıktı, apartman üniversitelerinde bile yüksek yapabiliyorsun, dandik kurul toplanıyor baştan savma karalanmış tez sunuluyor, ok bitti.
0
lilyb
(17.07.19)
@denek hayatım ağzına sağlık. +1
0
black mamba
(17.07.19)
yardım ve tavsiye isteyen birine 'senin suçun' demek de bizim ülkeye özgü bence. reddit'te takılıyorum. cevabı en basit bir google aramasıyla sorulan sorulara bile düzgünce cevap veriyorlar (olması gereken de bu). çok üzücü bi durum bizde aynı kültürün olmaması. bu iletişim bozuklukları çok önemli ve ülkenin durumunun da özeti.
buna uymayan bi sürü kişi var ama kötüler iyiden daha çok göze batıyor işte.
ben listening gelişsin diye sürekli bir şeyler dinliyorum gün içinde. hala anlayamadğım şeyler oluyor. bu açıdan interneti çok kullanıyorum. merak ediyorum yıllar önce ingilizce öğrenen insanlar bu sorunu nasıl aşıyordu? yani 20 yıl önce ingilizce öğrenmiş insanlara bakıyorum biliyorlar. bu insanlar
ben listening gelişsin diye sürekli bir şeyler dinliyorum gün içinde. hala anlayamadğım şeyler oluyor. bu açıdan interneti çok kullanıyorum. merak ediyorum yıllar önce ingilizce öğrenen insanlar bu sorunu nasıl aşıyordu? yani 20 yıl önce ingilizce öğrenmiş insanlara bakıyorum biliyorlar. bu insanlar native speakerları anlayacak noktaya nasıl geldi internet olmadan? herkes mi yurtdışına çıkabiliyordu? ya ad ben mi çok abartıyorum? 1 yıldır günde en az 2-3 saat listening yapıyorum ama hala anlayamadığım şeyler olabiliyor aksandan dolayı.
0
hknty (16.07.19)
Sadece dinleyerek dili geliştiremezsin çünkü. Dinlediğin cümlelerin benzerlerini senin de günlük hayatta kullanman gerekir, ve native olanlarla iç içe olmak elbette ki en iyisidir.
Zihnimiz duyduğumuz her kelimeyi "mot a mot" bir şekilde algılamıyor zaten. Yabancı dil geliştiğinde karşı tarafın söylediği cümlelerde sen kulağına aşina gelen sözcüğü yakalıyorsun, kalan kısımları da önceki bilgilerin tamamlıyor. Ve böylece sen duyduğun her şeyi anlayabilmiş ve algılayabilmiş oluyorsun.
Bir de kişiden kişiye değişiyor bu durum, yani dinlediğin kişiye veya aksana göre. Benim yıllardır takip ettiğim bir streamer'cı var misal, adamın anadiline (ing) o kadar aşina olmuşum ki, bu kişi türkçe konuşmaya başlasa inan ne dediğini anlayamazdım.
0
Psycho Mantis
(16.07.19)
20 yıl öncesi 1999 yav. 1899 olsa neyse.
1999 yılında listening kasetleri olurdu ingilizce geliştirmek isteyen için, bizim evde vardı mesela. teybe takar dinlerdin. ingilizce film kiralamak oldukça yaygındı. ingilizce müzik yine hakeza.
0
kamile necaset
(16.07.19)
IELTS listening çalışıyorsanız www.youtube.com videodaki tarzda alıştırmalara çalışabilirsiniz. İngilizceyi akıcı öğrenmek sıkıcı ve uzun sürüyor:)
0
kadirrr
(16.07.19)
@hknty kendi seviyene göre dinleyerek gidersen anlama potansiyelin artar ve dinlediğin hikayeyi de anladığın için keyifli gelir. bu arada anlamadığın kelime sayısı da azalır ve bunları not edip gün içerisinde tekrar edersen bir daha karşına çıktığında daha rahat anlarsın.
0
silver apple
(16.07.19)
yurtdisina cikmadan bir noktaya kadar getirebilirsin. yabanci dili iyi sekilde cozmus kisilerin istisnasiz hepsi yurtdisinda vakit gecirmistir, aksine denk gelmedim. 1 senede bile ozellikle dinleme ciddi seviye atliyor.
Tavsiye edebileceginiz iyi bir makine var mi? Sulunolanlar iyi mi?
Tavsiye edebileceginiz iyi bir makine var mi? Sulunolanlar iyi mi?
0
noeldayın (15.07.19)
Dyson cinetic big ball animal pro 2 Öyle bir süpürüyor ki viledaya gerek kalmıyor
0
megalomaniac
(15.07.19)
Dyson demeye geldim
0
cossecant
(15.07.19)
Paran varsa dyson.
Yoksa rowenta.
0
sylr
(15.07.19)
dyson +1 miele'de iyidir.
0
cooperr
(15.07.19)
Fantom Toz Kapanı Tr 8600 almıştım hiç araştırmadan ama 6 yıldır kullanıyorum ve memnunum. baktım halen satışta. 300tl (yorumlara baktım şimdi herkes bok atmış çok ilginç)
0
9kuyruklukedi
(15.07.19)
Xiaomi robot vacuum. Benzer birçok soruya aynı yanıtı veriyorum. Muhtemelen alacağınız en güzel şey olabilir. Süpürge kullanmıyoruz artık evde. Dyson'a o kadar para verip üstüne yorulmaya gerek yok bence.
avrupa'dan kastım batı avrupa. çok değil 3 gün önce istanbul'da çıldırıyordum şu an üstümde müthiş bir huzur var.ne zaman batı avrupa'ya gelsem böyle oluyor. tesadüf değil belli ki. şehirlerdeki o kaosun olmaması, sessizlik direkt psikolojiyi etkiliyor. acaba diyorum istanbul'da ömrümüz mü çürüyor?
avrupa'dan kastım batı avrupa. çok değil 3 gün önce istanbul'da çıldırıyordum şu an üstümde müthiş bir huzur var.
ne zaman batı avrupa'ya gelsem böyle oluyor. tesadüf değil belli ki. şehirlerdeki o kaosun olmaması, sessizlik direkt psikolojiyi etkiliyor. acaba diyorum istanbul'da ömrümüz mü çürüyor?
0
kamile necaset (11.07.19)
bati avrupa neresi? tekirdag mi? münih mi? madrid mi?
huzur cok göreceli. daha bugün arkadasla konustuk evden calisiyor paso, bodruma yerlesecegim diye ev aldi, ordan caliscak almanyaya. adam orada mutluyum ben diyor.
bir arkadasim münihte bulamadigi mutlulugu amsterdamda buldu ben anlam veremedim. biri kölnü sevmiyorum diyip coruma döndü. adam mutlu.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(11.07.19)
en son gittiğimde 3.50 idi euro, 6.40ken pek huzur bulamam sanki
0
same idiot
(11.07.19)
Xportant+1 Hava değişikliğidir o. Yaşamaya çalış bakalım göçmen olarak, üstelik ab ülkesinden değil Türkiye’den göçmüş biri olarak bir kış geçir bakalım nasıl hissedeceksin? Kimsesizlik duygusu başta huzurlu gelse de bir süre sonra basıyor o yalnızlık. Ama iş için ve belirli süreliğine olursa muhteşem olur.
0
megalomaniac
(11.07.19)
evet, dediklerinin hepsine katılıyorum. bana da öyle oluyor ve istanbul’a dönünce keyfim kaçıyor.
avrupa şehirlerindeki düzen vs yanısıra en büyük etkenlerden biri de ağaç bence. avrupa’daki şehirlerde onlarca park var. biz burada nefes alamıyoruz. her yer beton. kuzey ormanlarını da kestiler. çok üzülüyorum :(
0
istanbul kanatlarimin altinda
(11.07.19)
Var misal ben. Calisma saatim daha az, is yerindeki mudur, ik vs kalitesi daha fazla. Sehir zaten her turlu daha yesil, daha sakin. Insanlar mutlu, cana yakin.
Tatile geldim turkiyeye, valla arkadas ve aileyi cikarirsan, bir su dışarı cikma rahatligini ozlemisim hic saat vs takmadan(misal gece 3te cay icmelik, bira icmelik yer var. Ya en dandik yerde bile 24. Saat acik kebapci var) ama onun disinda trafik de insanlar da karmasiklik hepsi batti resmen.
Arkadaslarimi ailemi alsam 3-4 yilda bir gelirim turkiyeye.
0
logisticsmanager
(11.07.19)
Istanbul'da yasamanin omur curuttugu dogru. Ama ben kuzeybati Avrupa'dan Istanbul'a tatile gelince, bana da Istanbul'da huzur cokuyo.
Cunku bi sureligine de olsa sorumluluklarimi arkada birakmis oluyorum. Zira, hayatin gitirdigi rutin insler burda da ayni; is-guc, sabah erken kalkmak, ev kirasi, arabanin mauyenesi, kedinin asisi, yok vergi odenmesi b.k pusur derken burda da hayat kosusturmaca icinde geciyo. hele kisin, o kosusturmaca hep karanlik ve soguk havada geciyo ki, insan baya depresife bagliyo. tatile gittigin zaman (artik neresi olursa) daha mutlu ve huzurlu oluyosun.
0
lamartin
(11.07.19)
tatil icin gittigin heryer super zaten. yasamak bambaska bir olay. insanin omrunu curuten sey stres. o da artik asagi yukari butun metropollerde var.
0
cooperr
(11.07.19)
evet huzur bulunur da euro 6.50yken daha çok acı verir. İstanbulda ömrünüz çürüyor, ben ege de sakin bir ilçe de yaşıyorum 5 dkda evimdeyim her yer 5 dk. ama her türlü olanağa da uzağım tiyatro,konser, alışveriş vs günümüz insanının ihtiyaçlarını karşılayacak şeyler yok. bunun için büyük şehirlere gitmek lazım.
ha huzur istiyorsan ege sahil kasabalarına gel kışın batı avrupadan daha huzurlu bir sakin.
0
mikahakkinen
(11.07.19)
turist olmak harika ama normal hayat perisanlik minvalindeki aciklamalar komik oluyor. turist degilim, bati avrupanin en batisindayim ve mutluyum, huzurluyum. turkiye'de yasarken dusunmem gereken ya da kafama takmam gereken onlarca seyden arindim. yok rte, yok imamoglu, sgk yatmismi, maas zamaninda yatar mi, x oyle olur mu, y bunu giyse basina bisey gelir mi?
ha bunlar sizin icin huzur saglamiyorsa, siz turist olarak yasamaya devam edin hep
0
try again fail again fail better
(11.07.19)
Demek istesigini anliyorum, bende de oluyor aynisi. Gevsiyorum resmen. Ozellikle Almanya ve Hollanda icin boyle.
Buradan bir arkadaşla konuşuyoduk.30yaşında olduğumu öğrenince gençliğine özlemin var mı diye sordu.30yaş yahu.hala gencim :) benim için orta yaş 40tan sonra başlıyor.merak ettim sizin için orta yaş hangi aralık?
Buradan bir arkadaşla konuşuyoduk.30yaşında olduğumu öğrenince gençliğine özlemin var mı diye sordu.30yaş yahu.hala gencim :) benim için orta yaş 40tan sonra başlıyor.merak ettim sizin için orta yaş hangi aralık?
0
astrid (10.07.19)
40+ evet
30 genç.
0
old possum
(10.07.19)
36 yaşındayım sorsan 27 yaş ile arasında ne fark var diye söyleyemem, hala daha da 27 yaşında gibi hissediyorum. benim için de 50 den sonra başlayacak her halde orta yaş.
not: müzmin bekar olmamın mutlaka etkisi vardır.
0
issiz karga
(10.07.19)
20li yaslar gibi degil yine de . Genclik 20li yaslar bence. Otzbirspor
0
stavro
(10.07.19)
O bantlar yeniden tanımlandı deseydin kendisine :) Ortalama ömür istatistiklerindeki değişime bir baksın. 50+
Yalnız Duyuru'nun yaş ortalaması 23 falan :P
0
dreamnesiac
(10.07.19)
her insana göre değişir tabi ama bana göre gençliğin bitişi için en geç 35 diyim, psikolojik sınır bende bu. o yaştan sonra fiziksel olarak ne kadar fit ve zinde olursak olalım gençlik bitiyor diye düşünüyorum.
0
hocam
(11.07.19)
31 yaşındayım ve insanlar beni liseli gibi görse de kendimi orta yaşlı görüyorum. Bana göre 50+ yaşlı direkt. 30-50 arası orta yaş. Direkt insanın ruhu çöküyor ya fiziksel olarak göstermese de.
0
superfluid
(11.07.19)
orta yaş diserektil fonksiyon bozukluğuyla başlar bence
0
same idiot
(11.07.19)
Valla sanirim hep benim yasimdan sonraai olacak 37 yasindayjm,orta yasi 45-50 arasina cektim su aralar. Cunku 28ken yaptigim simdi yapadigim bisi yok. Ama yani bi hastaliklar filan baslarsa orta yas da o zaman baslar. Coluk cocuk sahibi olmamakla ve anne babanim hala sag olmalariyla da cok ilgisi var bence.
0
red g
(11.07.19)
35-55 arası orta yaş gibi geliyor bana. 50 mi diyorum hatta ama 51-52 yaşında birine de yaşlı diyemiyorum kendimce. 34 k :(
0
somethinginthewayshemoves
(11.07.19)
Bence de 40 sonrasi orta yas. Duyurunun cogunlugunu universiteli bebeler olusturdugu icin boyle diyen cikmasi sasirtmadi tabi..
32/m/ist
0
twq
(11.07.19)
aman yarebbim, 32 yaş mı genç. 32 yaş direkt orta yaş. hayat bitiyor bence. ergen de değilim. ama 30 olunca yaşlanacağımı düşünüyorum. 30a yaklaşırken kendimi yaşlanmış hissetmeye başladım bile. benim algılarım da çok temiz değil o da var. kendimi gencecik çocuk görmeyi isterdim
0
lilyb
(11.07.19)
40 li yaslardayim. 30 ne güzel ya. Bildiğin genç. Ortayas, 45 derim. (45 olunca da kesin 50 derim ama)
0
kisa
(11.07.19)
yaslandikca orta yas limiti de ileri atiyor kesin. eskiden 30lu yaslar cok uzak gelirdi, 35'i gectik simdi 40 bile bana cok uzak gelmiyor. su anda orta yas baslangicini 40'dan sonra olarak hissediyorum.
orta yas bence ufak tefek saglik sorunlari ile basliyor. kolestrol, bas ve ekrem agrilari, vs.
kendimi en iyi hissettigim yas ise 27 idi, 27den sonra hafif irtifa kaybetmeye basliyorsun kesin.
0
cooperr
(11.07.19)
18-30 genç yetişkin 30-45 yetişkin 45-65 orta yaş 65-75 yaş almış :) 75+ yaşlı
Bence artık böyle, 28 yaşındayım, bence 30'lar süper olacak <3
0
gmzo
(11.07.19)
31 yaşındayım, genç miyim yaşlanıyor muyum gibi kavramları dahi düşünmeye gerek duymayacak kafadayım; nerde orta yaşlılık hehe. benim için de minimum 45ten sonra falan başlar sanırım o zaman dilimi. benim açımdan farklılık arz eden nokta şu, yıllar geçtikçe yaşlanma aralığını ileri atanlardan değilim. 25 iken de 30lar yaşlanıyor şeklinde düşünmezdim.
insanların zamanla mücadelesi hep ilginç geliyor bana. çoğunluk hem bu yaş mevzusuna acayip takılıyor, hem de aslında günlerini aşırı boş geçiriyor. zamana değer verilecekse yaşanan her gün için, o an vermek lazım; sürekli yarın daha da yaşlandığını düşünerek ama atıl kalarak değil. bu gerçeği kabullenince, o rakamların yan yana gelip oluşturduğu çift basamaklı sayının pek de bir anlamı kalmıyor, sayıya ayrı bir değer yüklenmediği için. böyle. (:
0
brena
(11.07.19)
30 lar süper evet.
0
kisa
(11.07.19)
Hayat 30 dan sonra başlıyor :) @gmzo +1
0
brnbrs
(11.07.19)
Muhtemelen kendisi 21 falandır :) Hepimize olmuştur, yirmilerin başında 30+ orta gibi gelirdi. 28 oldum 40lı yaşlar genç geliyor bana :)
Selamlar,Epey zamandır aklımda olan ama bir türlü başlamadığım pul koleksiyonuna başlamak istiyorum. Ucuz ve çok sayıda pul alternatifi olması açısından hoşuma gider gibi geliyor. Pahalı ve tarihi açıdan önemi olan vb. şeylere maddi açıdan girişebileceğimi sanmıyorum.Fakat:1) 2019 senesinde buna gi
Selamlar, Epey zamandır aklımda olan ama bir türlü başlamadığım pul koleksiyonuna başlamak istiyorum. Ucuz ve çok sayıda pul alternatifi olması açısından hoşuma gider gibi geliyor. Pahalı ve tarihi açıdan önemi olan vb. şeylere maddi açıdan girişebileceğimi sanmıyorum.
Fakat: 1) 2019 senesinde buna girişilir mi? 2) Nereden başlanır? (Filateli.gov.tr'de bir sürü şey var. Keza galata tarafındaki dükkanlarda da öyle) Gördüğüm her pulu alıp biriktireyim mi? 3) Her pul biriktirilir mi? Cevap hayır ise koleksiyonu neye göre nasıl oluşturuluyor?
0
yanginmerdiveni (10.07.19)
Benim gördüğüm pul koleksiyoncuları genelde ülke bazlı gidiyordu. Yani atıyorum Gürcistan'ın çıkardığı her pulu, her sene satın alıyorsun. 10 yıl sonunda elinde 10 yıllık Gürcistan pul koleksiyonu oluyor. Ne kadar çok ülke tamamlarsan o kadar iyi. Geçmişi istersen kovalaman lazım, nerede dönüyor bilmiyorum.
Alışverişleri genelde internet üzerinden yapıyorlardı.
0
plutongezegendegilmi
(10.07.19)
hobi kolleksiyonu olarak başlayacağın herhangi bir ucuz görüken alan bile zaman geçtikçe çok yüksek fiyatlara çıkacaktır. pul kolleksiyonu yapmak gibi, senin heryerde ucuza bulabileceğin pullar zaten milletin elinde bol ve değersiz gözüken pullar. hani kolleksiyon değeri taşıyan nadir bulunan bir kaç pul fiyatına bak bakalım, kaç tllere çıkacak. bu yüzden ben mantıksız buluyorum.
0
Fodera
(10.07.19)
1) evet, zevk meselesi. pulları biriktirip, inceleyip, bakmak hoşuna gidiyorsa neden yapmayasın. 2) istediğin yerden başlanır. topladıkça öğrenirsin, özel bir alan hoşuna gidiyorsa oradan geliştirirsin. 3) biriktirilir. genelde pullar damgalı ve damgasız (kulanılmamış) olarak ikiye ayrılır. Ne kadar iyi kondüsyonda olursa ve ne kadar nadirse o kadar para eder. pullara dokunurken hırpalamamaya dikakt et, bir pul cımbızı edinirsen daha iyi olur.
0
prizmatik
(10.07.19)
Sadece oneri olarak soyluyorum, klise olayan bir koleksiyon yapsanız?
0
stavro
(10.07.19)
koleksiyon isinin genetik bir hastalik oldugunu dusunuyorum, dedemde vardi, ondan babama sonra bana gecti.
ne zaman basladiginin onemi yok. elinde hic pul yok ise ben olsam ufak da olsa bir koleksiyon satin alarak baslarim sonra bosluklari doldururum falan, sonu yok.
ben pulcu degilim ama pulun guzel tarafi cok yer kaplamamasi ve cok secenek olmasi. kolay gelsin, insanin bir hobisinin olmasi guzel.
0
cooperr
(10.07.19)
merhaba, şu an hatırımda olmayan ve pullarla alakalı kapsamlı bir kitap vardı. onu edinmenizi öneririm. osmanlı posta tarihi, türk posta tarihi, pul, sürsarj vesaire nedir, önce araştırıp öğrenmenizi tavsiye ederim. ben koleksiyonuma başladığımda elimde genelde türk, rus, bulgar pulları vardı. daha sonra tüm türk pullarını tamamlayınca bıraktım :) kolaylıklar dilerim, zira bu iş bildiğiniz hastalık
şehir efsanesi dedikleri bu olsa gerek. her yerde bahsedilir ama daha yaptırana denk gelmedim. bir diğer söylenti de doktorların kendilerine yaptırmadığı.
0
orijinal nick bulamadim
(09.07.19)
Ankara tunus dünyagoz, volkan matben tavsiye edilir.
0
karacigerim vur kadehlere
(09.07.19)
ben yaptırdım
0
xvyz
(09.07.19)
tunus dünyagözdeki tüm volkanlar sizi smile olmaya ikna etmeye çalışıyorlar ki 10k paranızı alabilsinler..
0
same idiot
(09.07.19)
ben yaptırdım ama 10 sene falan oldu. güncel bilgi veremem
0
bidakikanizialicam
(09.07.19)
excimer laser yaptirdim. temiz 15 sene olmustur.
0
ezeriko
(09.07.19)
Ankara Dünya Göz'de yaptırmayı düşündüm. Miyop ve Astigmatım var, gözlük kullanmayı da severim aslında ama sadece deniz havuzda gözlüksüz bulanık görmek yormuştu. Ancak doktorun söylediği şu oldu özellikle bilgisayar önünde iseniz 40 yaşından itibaren gözünüz himermetrop olacak ve yakın gözlüğü takmanız gerekecek. Böyle düşününce zaten gözlük takmak zorunda kalacaksam 40 yaşından itibaren gerek yok dedim.
Bu hususu iyice araştırın. Bu arada konuştuğum doktorda yakın gözlüğünü boynuna asmış ve takıp takıp çıkarıyordu bilgisayar karşısında benimle konuşurken.
0
FAtE
(09.07.19)
benim gordugum goz doktorlarinin cogu gozluklu, bunun bir nedeni olmasi lazim. ayrica 40'dan sonra yakin gozlugu takilacak ise zaten bir esprisi yok bence. lense de karsiyim, gozlukle 15 sene oldu boyle devam.
romalılar, helenler, dorlar ve truvalılar.şöyle bir olay var her 1000 km de bir bijon denen civataları sıkıştırın diyorlar. araba yeni aldım anlamıyorum. var mı böyle bir olay ?iyi geceler.
romalılar, helenler, dorlar ve truvalılar.
şöyle bir olay var her 1000 km de bir bijon denen civataları sıkıştırın diyorlar.
araba yeni aldım anlamıyorum. var mı böyle bir olay ?
iyi geceler.
0
kulustur (08.07.19)
ilk defa duydum. her 1000 km'de değilde her 8000-10000 km'de rot balans baktırın derler.
0
false pretension
(08.07.19)
bijon sıkıştırcan ama tork anahtarı lazım.
diyelim ki lastikçiye götürdün, adam çırağa 'sık lan şunları' deyip geçip kenara oturucak. ne tork ne bişey allah ne verdiyse çata çata çata sıkabildiği kadar sıkacak havalı tabancayla, hatta belki uzatacak saplamaları
abi ben bu havalı lokmayla ki darbeli oluyor onlar, bijonu kopartıp bir de laf yemesin diye kimseye söylemeden yerine japonla yapıştıran çırak gördüm.
o yüzden yazıyodur torku orada, al bi tork anahtarı torkla gitsin.
lastiği yeniden taksaydın önce karşılıklı sık iki tur, sonra da saat yönünde 2 tur torkla derdim ama yerinden çıkmayan lastik için saat yönünde tüm bijonları tork anahtarıyla 2 tur dönsen olur.
tork anahtarları da ayarlıdır, yani hepsini o ayarladığın sıkılıkta sıkar fazla basınca çıt diye atar ki anlarsın.
0
Fodera
(08.07.19)
bişi olmaz ya 6 ayda bir yaz kış lastiği taktıracaksanız zaten yeterince sıkışıyor. aksi durum varsa yıllık kontrolde baktırın geçin. 200 bin km yol yapmışımdır daha bir kere bijon sıkıştırmadım. şansa yaşıyoruz haa.
0
ozdek
(09.07.19)
palavra
0
cooperr
(09.07.19)
ben 4 senede bir lastik değiştiriyorum, 50-60 bin kilometre bijona da lastiğe de dokunmadan gidiyorum. şimdiye kadar bir sıkıntı olmadı (10 senedir).
Kaç tane ayakkabınız var? Cinsiyetinizi de yazın lütfen
zunkatsar
Normal ayakkabıdan sandalete, koşu ayakkabısından rugan ayakkabıya, yılda birkaç gün lazım olan kar botundan markete gitme terliğine...Şu veya bu şekilde, dışarda giydiğiniz kaç ayakkabınız var?Cinsiyetinizi de ilave edin lütfen.
Normal ayakkabıdan sandalete, koşu ayakkabısından rugan ayakkabıya, yılda birkaç gün lazım olan kar botundan markete gitme terliğine...
Şu veya bu şekilde, dışarda giydiğiniz kaç ayakkabınız var?
Cinsiyetinizi de ilave edin lütfen.
0
zunkatsar (07.07.19)
2 günlük ayakkabı 1 bot 1 terlik
0
avatar is back
(07.07.19)
1 spor ayakkabı 1 market için eski spor ayakkabı 1 bot 1 kışın market için eski bot 1 çizme 1 mülakat babeti 2 düğün vs için topuklu ayakkabı k
0
pide
(07.07.19)
1 eskimiş 2 normal spor ayakkabı 1 bot 1 klasik 2-3 tane de çok eskimiş var, öyle duruyorlar.
0
i ve been mistreated
(07.07.19)
21 tane olması lazım. 3 bot, 2 çizme, 3 terlik, 2 spor ayakkabı, 1 sandalet dışında hepsi topuklu ayakkabı. (Topuklu ayakkabı sayısından emin değilim) Kadın.
0
irene
(07.07.19)
2 günlük 1 klasik 1 bot
e
0
eazy
(07.07.19)
1 kış botu 3 iş botu 3 süet 1 rugan 1 indoor spor 3 günlük spor 1 terlik erkek
çok yürümediğim için eskimiyorlar, atmadığım için sayı hep arttı.
0
sttc
(07.07.19)
bir yazlık bir kışlık spor ayakkabım, bir bot, bir de bakkala çöp atmaya giderken giydiğim terlik.
4
0
nundu
(07.07.19)
erkek
2 sneaker 1 bez ayakkabı 1 bot 1 terlik
0
sir gawain
(07.07.19)
8 cift varmis oha... ayakkabi alani esekler kovalasin ne lan bu?
0
alperz
(07.07.19)
6 bot 5 spor ayakkabı 1 günlük ayakkabı 1 hafif topuklu yazlık ayakkabı 1 özel gün vs için yüksek topuklu 1 terlik
Aktif olarak kullandıklarım bunlar. Cinsiyet kadın.
0
ms brownstone
(07.07.19)
5 spor (gunluk giyilebilecek) 1 fitness icin spor 1 kundura 1 terlik
Erkek
0
mesudiyeli mesut
(07.07.19)
15-16 kadar saydim. erkek.
0
orpheus
(07.07.19)
9-10 tane vardır.
Erkek
0
reactionic
(07.07.19)
1 spor 1 outdoor bot 1 plaj terliği
Kadın
0
totkymotky
(07.07.19)
4 spor (tiger, lotto, superga, converse) 2 klasik 3 loafer 1 deri converse 1 bot 1 outdoor 12 tane sayabildim
0
dafuq
(07.07.19)
7 e
0
(s)AINT
(07.07.19)
Her gün aynı ayakkabıyı giyince ayaklarınız terlemiyo mu? 5 spor ayakkabı 4 sandalet 3 topuklu ayakkabı 1 terlik 5 bot
21. Kendimi frenlemiş halim, giymediklerimi ama atmaya kiyamadiklarimi saymadim. Cinsiyet k.
0
damla sakızlı dondurma
(07.07.19)
Türkiye'de 100 kadar, şu an yaşadığım yerde 30. Taşınırken 2 çift ayakkabı ile gelmiştim.
0
bir nick var benden iceri
(08.07.19)
3 adet bisiklet ayakkabım, 1 botum, 2 spor ayakkabım, 1’de casual var.
0
Tears of Devil
(08.07.19)
3 spor 3 klasik 1 bor
0
mg3929
(08.07.19)
Giymediklerimden yeni kurtuldum, şu an dolabımda olanlar: 4ü normal, 1i de sadece spor salonunda giyilmek üzere 5 spor ayakkabı, 3 tane makosen 1 tane babet 1 sandalet 1 topuklu açık ayakkabı 1 stiletto 1 terlik 3 de bot olmak üzere toplamda 16 tane. Kadınım.
0
pike
(08.07.19)
Erkek, 1 spor, 1 spor/smart-casual, 2 ciddi pabuç (kahverengi ve siyah), 1 loafer, 1 converse, 2 su geçirmez yürüyüş, 1 çelik burunlu emniyet ayakkabısı, 1 çakma Caterpillar, 1 kar botu, 1 boğazlı ciddi, 1 plastik dışarı terliği.
Toplam 13. Biraz da atamama hastalığım olduğundan birikti.
0
d max
(08.07.19)
erkek toplam sayılarını bilmiyorum. iki tane modelden üçer çift vardı, onlardan eminim sadece.
0
sinek kral
(08.07.19)
1 erkek
0
bonanza
(08.07.19)
4 spor 2 casual 4 klasik 1 bot
2 tanesi en rahat olanları onları cıkarmıyorum ayagımdan
0
Aşk Adamı
(08.07.19)
Erkek Min. 22 saydım. 2-3 tanesi hariç, severek giyiyorum.
0
lemon cake
(08.07.19)
5 erkek
0
uzman pratisyen
(08.07.19)
10 cift - erkek hanimin 100'un ustunde herhalde.
0
cooperr
(08.07.19)
7 adet Erkek
0
neysene
(08.07.19)
10-11 erkek
0
€xpolerer
(08.07.19)
çok fazla. sayamıyorum bile. 40 olabilir, kadın.
0
nzessia
(08.07.19)
1 klasik rugan ayakkabı 2009 1 yarım boğazlı spor ayakkabı 2010 1 klasikle spor arası deri ayakabı 2012 1 ağzı burnu yırtık spor ayakkabı 2012 1 salonda kullanmalık spor ayakkabı 2013 1 her yeri yırtık outdoor 2013 1 casual deri arası iç astarı yırtık ayakkabı 2016 1 taşa toprağa değince acıtmayan deniz ayakkabısı 2017 1 casual az giydiğim pahalı ayakkabı 2018 ayrıca 1 adet ev terliği 2015 1 adet tuvalet terliği 2018
A woman is the softest yet the sharpest steel this earth can bear."Bir kadin bu dunyanin en yumusak ayni zamanda da en keskin celigidir" buraya kadar sanirim dogru cevirdim de "can bear" ne demek yav?
A woman is the softest yet the sharpest steel this earth can bear.
"Bir kadin bu dunyanin en yumusak ayni zamanda da en keskin celigidir" buraya kadar sanirim dogru cevirdim de "can bear" ne demek yav?
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor (07.07.19)
bear = have
0
speedy
(07.07.19)
Bear taşımak yüklenmek gibi bir anlama geliyor fiil iken. Hatta "I was born" derken bear'ın pasif halini kullanıyoruz.
0
argent dawn
(07.07.19)
Başetmek, başa çıkmak, mücadele etmek anlamında “bear”.
adamin filmlerini izledik, baska yonetmen var mi benzer? kenarda kosede kalmis pek bilinmeyen..
0
🌸cooperr
(05.07.19)
Yani tam olarak aynı değil ama Taika Waititi'nin filmlerinden aynı tadı alıyorum ben, Wes ve Taika en sevdiğim iki yönetmendir. Hunt for the Wilderpeople, Boy gibi filmlerinden başlayabilirsin.
0
gmzo
(05.07.19)
Delicatessen ve Amelie olabilir. Olmayabilir de ama öneririm :)
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.07.19)
renk olarak düşününce mads mikkelsen'in netflixe çektiği polar filminde benzer hissettim. sanat iyi çalışmış. tabi vurdulu kırdılı o ayrı
waititinin eagle&shark daki pudralı karakterleri de wes anderson filmlerindekilere benziyor mesela ama anlatım hız çok farklı
Honda, Toyota gibi araçlar gerçekten zor mu bozuluyor?
gezegen olan pluton
Bunların mesela 100 binden sonra arızaları, değişen motor bakım parçaları olmuyor mu? Ya da diğer araçlara göre daha çok kullanımdan sonra mı oluyor, mesela Hyundai ile karşılaştırsak, 100 bin, 150 bin ve 200 bindehangisinin daha çok parçası değişir, aynı mı kalır, yoksa farklı mı?
Bunların mesela 100 binden sonra arızaları, değişen motor bakım parçaları olmuyor mu?
Ya da diğer araçlara göre daha çok kullanımdan sonra mı oluyor, mesela Hyundai ile karşılaştırsak, 100 bin, 150 bin ve 200 binde hangisinin daha çok parçası değişir, aynı mı kalır, yoksa farklı mı?
0
gezegen olan pluton (05.07.19)
mekanik aksamlari daha uzun dayaniyor evet. ama elektronik aksamlari konusunda bilgim yok.
0
tanaka
(05.07.19)
mekanik japon'un duzenli bakimini yaparsan ve dikkatli kullanirsan 100bin hicbirsey, major birsey degistirmen (mesela sanzuman gibi) 400-500u bulur.
arkadasa 2 sene once 400binde lexus (luks toyota) aldik, arac 94 model, $500 verdik araca. cok da temiz bakilmis oldugunu soylemek zor. ama motor sanzuman orjinal. on frenleri yenilerken tamirci on takim da orjinal demis. yani buyuk ihtimal aracin yuruyeni de orjinal. 2 senede 25bin daha ekledi, tik yok diyor. aracta far yikama fonksiyonuna kadar hersey faal, bir tek radyonun ekraninin pikselleri gitmis.
tabii isin icine elektronik girince sikintilar basliyor. yeni nesil japonlar 90lardaki japonlar gibi 1 milyon km'yi gorebilir mi, bence artik zor. artik zaten bilincli olarak da oyle arabalar uretilmiyor ki araba satabilsinler. kia/hyundai ayni seviyede olmasa bile gordugum kadariyla almanlara gore daha problemsiz araclar.
ha alir misin dersen, yok. cok bakindim ama surus dinamiginin olmamasi, CVT belasi, ucuz pilastik parcalarin coklugu, takirtilar gibi seyler beni asiri rahatsiz ettigi icin benim elim gitmiyor bu araclara. gecen 2019 model bir tane kucuk toyota suv'yu surdum, ana yolda yan aynalar ruzgardan o kadar titriyor ki serit degistirirken arkayi goremiyorsun. ama japonun ayna motoru bozulmuyor, pbur taraftan bmw alsan ayna titremez ama 5 senelik aracta ayna motorunu eline alabiliyorsun.
0
cooperr
(05.07.19)
Evet zor bozuluyor. Hyundai de belli modellerde zor bozuluyor.
Bütün taksiciler yanılıyor olamaz.
0
babilbaligi
(05.07.19)
Evet zor bozuluyor. Yani şöyle; arabayı bir yerden bir yere ulaşım aracı olarak görüyorsak, bu hizmeti yerine getirtmeyecek arızalar neredeyse hiç olmuyor. Japon arabalarında iç trim dediğimiz aksamlar çabuk gidiyor sadece. Cam butonu, kapı kolu, kalorifer menfezi vb. Bunun yanında eski model Japon araçlarında arka cam fitillerinin altından kaportalar çürüyor. Ön cam da hakeza öyle. Tabanda, şaselerde, kapı eşiklerinde olmuyor. Cam kenarları çürüyor.
Onun haricinde motor, mekanik, yürüyen aksam bozulmuyor.
335 binde Corolla var bende. Daha hiç ön takım değişmemiş, fabrika parçaları duruyor halen.
Motora anahtar değmedi. Benim aracımda trigger kayışı yok, zincir var. 335 binde halen zincir öylece duruyor. Ne bir bakım ihtiyacı, ne bir arıza.
0
alfist
(05.07.19)
6 sene honda kullandım. far bile patlamadı arabada. en ufak bir tamir görmedi. 100binde sattım.
üniversitede (2003) bir arkadaşımda 91 model bir civic tek kapı vardı. bütün aksam orijinal halen diyordu.
evet japonların mekanikleri çok iyi. ama son yıllarda hondada sıkıntı çıkıyor sanki bazı konularda.
0
teritori
(05.07.19)
2004 corolla vardı bizde. 130000 km kullandık. 10. Senesinde arabanın tek bozulan aksamı bagaj lambasıydı. O da 2.5 liralık ampüldü.
Konforsuzlar, kabalar, malzeme kaliteleri düşük. Fakat eşek niyetine bin gık çıkarmıyorlar. Elektroniğin de cıvkını çıkarmıyorlar.
Şimdi bir alman arabası var bende, arabadaki bir soket gevşemiş o soket gevşedi diye aylarca farklı farklı arızalar verdi. En son gaz pedalı acil durum moduna geçti, araba gaza saçma sapan tepki vermeye başladı. Sonunda anlayan bir adama denk geldim soketi temizledi yerine taktı sırf soket yerine oturdu diye araba normal bir şekilde çalışmaya başladı. Japonlarda böyle bir saçmalık olacağını düşünmüyorum.
mesleginizle veya yöneldiğiniz işle alakasız ikinci üniversiteyi, yeteneklerinizi, program bilgilerinizi, sertifikalarınızı vs. yazıyor musunuz? ben cv çorba olmasın diye sildim işle alakasız tüm yetenekleri. hangisi işveren gözünde daha iyidir?
mesleginizle veya yöneldiğiniz işle alakasız ikinci üniversiteyi, yeteneklerinizi, program bilgilerinizi, sertifikalarınızı vs. yazıyor musunuz? ben cv çorba olmasın diye sildim işle alakasız tüm yetenekleri. hangisi işveren gözünde daha iyidir?
0
alwayschargeneverbend (04.07.19)
cv nin çorba olmaması daha iyidir tabiki. diğerlerini yazdığınızda asıl işiniz gölgede kalbilir, daldan dala bir algı olabilir, uzmanlığınız neyse onun üzerinden ilerlemeniz daha iyi olur. ik cıyım.
0
benaslinda
(04.07.19)
Bana sürekli ''Düzenli olarak dağa tırmanıyorsanız onu bile yazın.'' minvalinde şeyler söylendiği için ben her şeyi yazmaya çalışıyorum ama çorba olacak kadar çok değil bunların sayısı zaten.
0
whyamy
(04.07.19)
kisa ve oz tutmakta Fayda var, mumkunse tek sayfa.
0
cooperr
(04.07.19)
Sacma geldigi icin yazmiyorum hic. Az olsun alakali olsun. Sisirilmis cvlere bakarken isveren olmasam bile sinir oluyorum.
Not: ogrenci
0
influx
(04.07.19)
degisiyor. her ise ayri cv hazirlarim.
sertifikalar icin millet ilkokuldaki asi sertifikasini bile koyuyor sasiyorum. onu yapmayin mesela.
hobi mobi yazmiyorum pek, isle alakali ise yazabiliyorum.
üye oldugum ve aktif calistigim 2 dernek var, onlari yaziyorum cogunlukla. proje yapiyorum cünkü orada.
is tecrübelerini bazen alakasizsa yazmiyorum.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(04.07.19)
ekşi sözlük yazarı yazan birkaç cv'ye denk gelmişliğim var :). sosyal yönünüzün kuvvetli olduğunu hissettirir birkaç nokta yeterli bence (takım sporu, stk çalışmaları vb).
0
Phoebe
(04.07.19)
eğitim, sertifika, hobi gibi şeylerin meslekle direkt ilgisi yok ki. alakasız iş tecrübeleri olsa neyse de, ki öğrenci olunan ya da boşluk durumlarında yapılan işlerin olumsuz bir etkisi olmaz, yetenektir ilgi alanıdır böyle şeylerin çeşitliliği bir nevi extracurricular aktivitedir, kişisel gelişim çabasıdır.
cv'yi çorbaya çeviren şey 2 sene aşçılık, 2 sene muhasebecilik, 1 sene satış danışmanlığı yapmaktır. mesleki olarak dolduramadığın bir cv olacaksa bunları yaz. ama 3-5 senelik mesleki tecrüben varsa süzüp yaz. evet bunlar "filler" noktalar ama zaten yeterince tecrübesi olmayan birini bunlardan başka neye bakarak seçeceksin ki.
0
Jux
(04.07.19)
genel olarak kariyer ilerledikçe CV'de önemi olan şeyler değişiyor diyebilirim.
yeni mezunken veya 1-2 yıl çalışmışken üniversitede katıldığın seminer eğitim falan gayet ok, ama 10 yıl çalışmış adamın cv'sinde kuru gürültüden başka bir şey değil.
0
celeron 300a
(05.07.19)
cv 2 sayfayı geçiyorsa pek bakmam sadece göz atarım, 1 sayfaya toparlanmış ve içeriği dolu ve düzgünse iyice bakıp olumlu olumsuz ayırıyorum kenara en son kalanların içinden sivrilen özellikler, ulaşım, uyum ve mesleki başarı vs ye bakıp seçiyorum, g,müdür/ceo alınmadıkça böyle, onları da ben almıyorum.
Why can’t you admit that, ....... hard he works,he will never manage to achieve what his elder brother has achieved?Soru bu. Boşluğa hangisi gelmelidir?a)unlessb)howeverc)althoughd)whatsoevere)wheneverneden? Teşekkürler.
Why can’t you admit that, ....... hard he works,he will never manage to achieve what his elder brother has achieved?
bence de however. kulağa öyle geliyor. böyle böyle ydsden 90 aldım:)
0
carabelli
(03.07.19)
virgül yapısı ve özellikle kendisinden sonra gelen hard zarf yapısı sebebiyle cevap however, burada however ancak anlamı dışında “ne kadar yaparsa yapsın” anlamı taşıyor
0
bugisme
(03.07.19)
however. Sonrasında gelen zarf sebebiyle. Kesin bilgi.
0
velvetmorning
(03.07.19)
however kesin bilgi +1
seçenekleri tek tek koyduğunda zaten diğerlerinin hiçbirinin olmadığını da görebilirsin.
0
cay koy geliyorum
(03.07.19)
however +1
althpugh olsaydı sonrasında “he works hard” demeliydi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(03.07.19)
whatsoever ve whenever zaten olmuyor, alakasiz. although ya da unless olmasi icin arkasindan he works hard gelmesi lazim. burdaki however, "but" anlaminda degil. o yuzden ters kose yaptirabilir.
0
cooperr
(03.07.19)
'however hard he works...' cevap "however".
"ne kadar çok çalışırsa çalışsın..." anlamı var.
0
avianthem
(03.07.19)
cevap however ama şıklarda olmasa da "how hard he works" de olmaz mı?
0
awlmi
(03.07.19)
However ama burada no matter how kalıbı daha güzel olurdu, daha uygun.
soyadımı değiştirmek istiyorum, önerisi olan var mı? zaten çok az kullanılan belki hiçkimsede olmayan bir soyadım vardı, orjinal olsun istiyorum. ne olsun?daha önce böyle bir duyuruya Yussufhanoğlu diye bir örnek vermiştim. Süpertitiz de aklımdaki bir diğer isim.
soyadımı değiştirmek istiyorum, önerisi olan var mı? zaten çok az kullanılan belki hiçkimsede olmayan bir soyadım vardı, orjinal olsun istiyorum. ne olsun?
daha önce böyle bir duyuruya Yussufhanoğlu diye bir örnek vermiştim. Süpertitiz de aklımdaki bir diğer isim.
0
rahmi pinkfloydoglu (03.07.19)
Rollingstonesoğlu
0
i ve been mistreated
(03.07.19)
Plakçalar
0
lcha
(03.07.19)
@scheherazade alınabiliyor
0
🌸rahmi pinkfloydoglu
(03.07.19)
süpertitiz on numero.
0
foolrules
(03.07.19)
Bananahammock
0
Mossy
(03.07.19)
Az bilinenoglu.
0
Amaranta ursula
(03.07.19)
Yöreoğlu Ziyagil
hehe
0
helena
(03.07.19)
Üzümyemezoğlu
0
ruhen hastayim ben
(03.07.19)
kıral. kral gibi ama değil.
0
Jux
(03.07.19)
süpertitiz +1
tabutta rövaşata'cılara selam.
0
sir gawain
(03.07.19)
Adını yazsan daha şık öneriler gelir aslında ama değişiklik sonrası direkt ifşa olur :)
Yılkı olsun. Kelime olarak da hayvan olarak da asil bulmuşumdur yılkıyı.
0
chicha
(03.07.19)
Başkan Reis Müdür Osmanoğlu İmamoğlu Erdoğan
0
'
(03.07.19)
erdogan? memleketteki en prestijli soyadi
0
exlibris
(03.07.19)
Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu vardı hey gidi.
Ama bence Wakabayashi.
0
Beherit
(03.07.19)
Koç veya Sabancı. Orjinalliği boşver, karizması olsun.
0
Abdurrahman
(03.07.19)
dakikason bayılıyorum hem isveç havası var hem de ben böyleyim karşim son dakika karar değiştirebilirim.
0
al-se
(03.07.19)
koç yap hem kısa hem tertemiz anlaşılıyor. soyadının doğru yazılması için beş kez tekrarlamak zorunda kalmazsın ne güzel :-(
0
windows95
(03.07.19)
verderveremem
0
cooperr
(03.07.19)
duyduğum en komik olmadan orijinal olan soyadları: evrentan, karavus, kanatsızkuş. yardımcı olur belki.
0
semaforo de medianoche
(03.07.19)
Hasan
0
hasmetizm 2046
(03.07.19)
Nigger
0
mirafiori
(03.07.19)
pinkfloydoglu
0
gokyuzu gibi
(03.07.19)
Dakikason ne kahkaha attım:d
Mika olsun. Hem ingiliş menşeli gibi hem de türkçede de yeri var.
O değil de soyadı istediğimiz gibi değişiyor mu yav?
0
dont eat me
(03.07.19)
Kıral +1
0
cedex
(04.07.19)
yılmaz.
kalabalığa karışır gidersin.
0
babilbaligi
(04.07.19)
Benim duyduğum türk en karizmatik soyadlarından biri "Toogood", siz de "Mükemmel" diyebilirsiniz kendinize.
motor kapagi farkli bir parca kaputun icinde, siz kaputu cizmissiniz, boyayi sokup atmis gordugum kadariyla, lokal boya atabiliyorlarsa lokal atacaklar, 200-500 tl arasinda degisiyor fiyatlar.
0
müptezel dostoyevski
(03.07.19)
Maks 500. Iyi boyaci bulun da siritmasin.
0
baldan kaymak
(03.07.19)
Bu fotoğrafı sakın kaybetme. Arabayı satarken kaputta boya var dersen herkes önden kazalı diye düşünüp almaktan vazgeçecektir. İlana bu fotoğrafı da ekleyip 'kaputtaki lokal boye bu nedenle oldu" dersin.
0
himmet dayi
(03.07.19)
himmet dayi+1
300 lira tutar diye düşünüyorum, hemen hemen aynı boyutta bir kısmı 300 liraya boyattım geçen sene
0
kerkük zindanı
(03.07.19)
kaskoda mini onarımla halledebilirsin ancak ben önermem kasko artıyor sonra. bu ince işçilik gerektiriyor her yere yaptırma.
0
mikahakkinen
(03.07.19)
ok fiyatlar belli oldu, simdi sana bir soru soralim. bunu nasil becerdin? :)
Ey dostlar,inşaat mühendisi bir arkadaş koç mba yapmak istiyor. 92.000 TL sanırım ücreti. burs bulmaya çalışacak ama ne kadar verirler, kendisine ne kadar düşer bir bilgisi yok. belki de sembolik olacak burs dedikleri. en kötü senaryoda 92 K TL cebinden çıksa, 1 sene de çalışmayacak 90 K da oradan g
Ey dostlar,
inşaat mühendisi bir arkadaş koç mba yapmak istiyor. 92.000 TL sanırım ücreti. burs bulmaya çalışacak ama ne kadar verirler, kendisine ne kadar düşer bir bilgisi yok. belki de sembolik olacak burs dedikleri. en kötü senaryoda 92 K TL cebinden çıksa, 1 sene de çalışmayacak 90 K da oradan gitti desek. bu programın bu arkadaşa sonrasında katkısı ne olur ? olur mu ya da. parasını boşa mı harcamış olur bir yerde ?
görüş ve önerileriniz plz.
0
jamiryow (03.07.19)
fiyati düsünüyorsa faydali olmaz.
sirketin üstlenmesi lazim egitim giderini, o zaman faydali olur, hem yükselir hem de firmayla anlasir 2 sene filan cikmayacagim diye. firma öder.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(03.07.19)
@ black bu devirde cepten çıkan 180 K TL düşünülmeyeccek para mı hocam :) kim düşünmez merak ediyorum doğrusu.
bu arada aslinda 90 bin cok degil, yurt disi mba ler 30 bin€ dan basliyor iyileri. kalacak yer filan derken 50 bin€ ya cikiyor.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(03.07.19)
Başvurular bu sene için bitti ben de Emba başvurusunu yapacaktım ama 115 bin TL bana fazla geldi. Bunu çalışırken yapmak daha mantıklı.
Katkısı olacağına ise eminim, hem içerik hem networking açısından.
0
ludwig boltzmann
(03.07.19)
Hocam kuzene soyle kisa vadede pek bir getirisi olmayabilir mba genelde tam ust yonetim kademesine gecmek uzere ama isletme bilgisi olmayanlar icin faydalidir, maddi acidan 180 k yi cikqrtmak tr de 5 seneyi bulabilir o acidan risk alip yurdusinda yaparsa hem farkli bir deneyim yasar hemde yakin paralara oradaa calisma sansi yakalar
0
bluewhale
(03.07.19)
Katkısı var tabii ki ama arkadaşının maddi durumu önemli burada.
Hocalar, tanıştığın insanlar, konuk gelenler, firma ziyaretleri vs. inanılmaz bir network katkısı sağlıyor her şeyden önce.
Açıkçası sadece 90K param olsa ben Koç MBA'de harcamam bunu. Tavsiyem; çalışırken MBA yapmaya zorlaması. Benimkini şirket kaşıladı; hem modüler olduğu için 2 seneye yaydılar, hem de bazı aylarda haftanın belli günleri idari izinliydim. Rahat oldu baya.
0
piremses
(03.07.19)
hiçbir şekilde faydasını görmeyeceğini düşündüğüm aktivite. onun yerine mesela gitsin itü de Bim eğitimi modülleri alsın çünkü inşaat sektöründe her şekilde kullanılmaya başlandı. Bu söylediğim eğitim ona 8k civarına mal olur. bunun yanında bir de Construction Management adı altında İTÜ veya YTÜ'de yüksek lisans yapabilir. en nihayetinde network istanbul üniversitelerinde yapılıyor. emin olun devlet üniversitelerinde yüksek lisansta da inanılmaz network genişliyor. sonuçta sunumlar, hocaların şirket sahibi olmuş yüksek lisans veya doktora öğrencilerinin düzenlediği seminerler vs vs. tüm bunların dışında iyi bir MS Project eğitimi (mesela bilge adamdan) ile çok kaliteli bir inşaat mühendisi olur ve direkt olarak yönetici adayı olur. bütün bunları yaklaşık 20k civarına yapar. ve koçta mba yapmış halini ikiyle çarpar. not: tüm anlattıklarımı çalışırken yapabilir.
0
un4given
(03.07.19)
@ un4given
bahsi geçen arkadaş odtü lisans mezunu, boğaziçinde construction management yükseği yapmış ve 6 yıldır çalışan bir arkadaş bu arada.
0
🌸jamiryow
(03.07.19)
@jamiryow eğer bahsettikleriniz yapıldıysa söylediklerimin bir kısmını geri alıyorum. fakat yine de mba yerine "building information modeling" sektörüne yönlenmesini tavsiye ederim. bunun dışında mba'dan beklentisi nedir? yani @hey corc versene borc arkadaşın söylediği gibi şu kriz ortamında ona fazla bir artısı olacağını düşünmüyorum. aksine maddi kayıp olur.
0
un4given
(03.07.19)
@un4given
inşaattan kurtulup çok uluslu büyük firmalara geçmek istiyor. hem kariyer değişimi hem firma vs sağlar yeni ufuklar açar düşüncesinde. Lokal inşaat firmaları ne kadar büyük olsalar da (rönesans, enka, limak vs) ölücü ve çok fazla mesai istiyorlar der.
0
🌸jamiryow
(03.07.19)
ben un4given'a katiliyorum ama eger BIM Modelin fln dusunmuyorsa ya da sektor degistirmek istiyorsa, o kadar paraya neden yurtdisi dusunmuyor onu anlamadim? ozellikle avrupa'da cok guzel okullar var, illa mba denince ingiltere abd akla gelmek zorunda degil, ilk aklima gelen bocconi mesela. bir cok ulkede cok ciddiye alinan mba programlari var.
0
kassiopeia
(03.07.19)
@kassiopeia yurt dışı için burs bulmak gerekiyor. living expense çok pahali, tuition fee çok yüksek. bocconi 57000 EUR mesela.
0
🌸jamiryow
(03.07.19)
network olur.
0
cooperr
(03.07.19)
@bluewhale'e katılıyorum.
Mevcut donanım ve tecrübesiyle belli bir kademeye gelmiş, bir üst yönetim kademesine geçmek için kendisini biraz daha ilerletmek istediğini hissediyorsa ihtiyacı olan şey MBA olabilir. Sektör değiştirmek için de doğru anahtar olabilir. Yoksa MBA yapayım yönetici olayım diye bir şey yok.
0
zombi
(04.07.19)
@zombi amacı zaten sektör değiştirmek ve kendisine bir katma değer daha katmak daha iyi bir iş bulmak, önü daha açık olsun diye uğraşmak vs.. ama 90 K para verip 1 sene de çalışmadıktan sonra başladığı yere döner mi diye korkuyor. kaybettiğiyle kalır mı düşüncesi içersinde
Baştan belirteyim, tam bir ozgurlukcuyum ve lgbti bireylere hollanda da her ne hak taniniyorsa bizde de olmasini isterim, kendim bu guruba dahil olmayan bir male kişisiyim..soru ise şu:benim bildigim kadariyla lgbt olmak bir tercih degil bir yonelim, ayse arman'in bir roportajinda bir lgbt bireyin t
Baştan belirteyim, tam bir ozgurlukcuyum ve lgbti bireylere hollanda da her ne hak taniniyorsa bizde de olmasini isterim, kendim bu guruba dahil olmayan bir male kişisiyim.. soru ise şu: benim bildigim kadariyla lgbt olmak bir tercih degil bir yonelim, ayse arman'in bir roportajinda bir lgbt bireyin tabiriyle " bu durum goz rengi gibidir, dogustan gelir, tercih edilemez" benimde yaptigim okumalar bu yonde, birebir dinledigim kimse yok.. lakin bazi insanlarda bunun kisilerin kendi zorunlulugu degil tercihi oldugunu soyluyor, tercihte olsa kimseyi ilgilendirmez o ayri ama benim merak ettigim hangisi oldugu? konu acilmisken bir diger sorumda kanaatinize yonelik: bence escinsel evliligi serbest olmali ama evlat edinmeleri konusunda cekincelerim var, siz ne dersiniz?
0
alttaraf (03.07.19)
Eşcinselliği savunmuyorum, ama evlat edinmeleri konusunda ne sakınca var? Hetero ailelerin çocukları çok mu sağlıklı ortamda büyüyor? Eşcinsel ebeveynlerin istismarına uğrayabilir çocuk desek önyargılı oluruz. Kaldı ki hetero ailelerde yok mu bu? her tür pislik var. Homolarda niye daha fazla gorulsun?
Huzurlu bir ortamım olacağını bilseydim homo ebeveynleri tercih ederdim.
0
dont eat me
(03.07.19)
biri yazmış geçen, tercih olsa tüm kadınlar lezbiyen olurdu diye. epey haklı :)
bence ne evlilik, ne evlat edinme, ne de herhangi başka bir konuda farklılık olmamalı. bunları tartışmayacağımız seviyede normal kabul edilmeli. ama çok zor tabii.
0
bxgx
(03.07.19)
şöyle bir sakinca olabilir, çocuklar icin bir anne ve bir baba figürü var ve olmali, en azindan eşcinseller kasabasi ya da ulkesi olmadigina gore etrafindaki cocuklar icin böyle olacak.. anne ve baba figuru icin de malum erkek ve kadindan mutesekkil bir rol birliktelik gerek, bu mesele baska turlu nasil aşilir bilemedim
0
🌸alttaraf
(03.07.19)
doğuştan olanlar ve tercih edenler(çevresel etkiler sonucu kafası karışanlar) ikisi de mümkün.
0
güneyli çocuk
(03.07.19)
Tercih değil yönelim.. O tercihim diyenler kimler bilmiyorum ama bizzat tanıdığım lgbti bireyler içerisinden "tercih ettim" diyeni duymadım. Anasınıfında fark ettim diyorlar genellikle. O da zaten ilk sosyalleşme.
Neyse, diğer mevzuya gelelim, ne farkeder? Bence sırf kadın&erkek çift diye üremeleri bile hata. Analık babalık için ehliyet gerekiyor diye savunuyorum. Ve cinsiyetlerinden ayrı olarak bir çift yeterli karaktersel vasıflara sahipse gayet de evlat edinebilirler.
0
lcha
(03.07.19)
Benim kafama takılan mesele; 2 gay veya 2 lezbiyen çocuk sahibi oldu diyelim, şimdi bu çocuk hangisine anne hangisine baba diyecek? Ya da ne diyecek mesela? Arkadaşları arasındaki normal aksettirilen aile kavramında bu çocuğun gelişimi nasıl olacak? 2 gay/lezbiyen ortasındaki sübyan ne yapacak? ''Hangisi babam hangisi anam?'' diye diye sıyırmayacak mı? Bana bu sorunun cevabı lazım trollemiyorum cidden, yoksa kim kimi koparıyor umrumda değil açıkcası.
0
Beherit
(03.07.19)
tercih değil, o eskiden gelen bir ağız alışkanlığı ya da hata ama her zaman doğuştan gelen bir şey de değil. evlenememeleri çoğu ülkede anayasaya aykırı zira evlilere özel vergi avantajları var; bu sefer eşcinselleri bu haktan mahrum bırakmış oluyorlar. bunun dışında da tabi ki heterolar kadar sefil olmaya hakları var dolayısıyla evlenmek isteyen evlenebilmeli. evlat edinen çok eşcinsel tanıyorum, ev ortamlarını da biliyorum; ne çekincen var bilemedim, çoğ güzel bir şey, şahane hatta, bilgili, görgülü, bilinçli insanlar, mis gibi de yetiştiriyorlar çocuklarını, genelde de 2 tane evlat ediniyorlar.
0
tiny penny
(03.07.19)
Annemiz ve babamız var diyelim. E biz doğmadan da babamız ölmüş. Babasız büyüyeceğiz. Baba figürü hayatımızda olmayacak.
Lezbiyen ciftin cocuguysak iki annemiz olur. Ayşe anne, fatma anne deriz. Yine baba figürü yok.
Hetero ailede de baba figürü olacağı kesin değil. Kusurlu bir figür de olabilir. Kaldı ki başka bir akraba baba figürü oluşturamaz mi?
Geyler aciklasin. Tıkandım ben.
0
dont eat me
(03.07.19)
@sivrisinek aslında o soruya sizin bir üstte cevap verilmiş.
0
lcha
(03.07.19)
anne ve baba diye bir stereotipik kadın ve erkek figürü olmadan büyüyen çocuk geleneksel kadın erkek rollerini öğrenmeden ve üstlenmeden ruh sağlığı daha yerinde bile büyüyebilir. Daha önce dendiği gibi annesi ya da babası olmadan büyüyen insna yok mu, onlara bir şey olmuyorsa gay çiftlerin çocuklarına da olmaz.
Eşcinsel olmayan bir örnek vereyim. Evli ve tek çocuklu bir aile var, arkadaşlarım. Kadın kısa saçlı, makyaj yapmıyor ve tam zamanlı çalıştığı için sabah erkenden evden çıkıp akşam geliyor. Erkek uzun saçlı, freelance çalışıyor, o yüzden sabah çocuğu hazırlayıp kreşe bırakan, akşam alan, anne gelene kadar yemeğiyle üstü başıyla ilgilenen o. Bu çocuk için geleneksel anne baba rolleri tamamen ters dönmüş durumda ve çok da güzel bir çocuk yetiştiriyorlar. Çocuk büyütmek için öğrenilmiş anne ve baba kimlikleri şart değil.
0
kobuzchu kiz
(03.07.19)
bence hem tercih kismi var, hem de icgudusel yonelim kismi var. icgudusel olmadan kimse escinsel olmaz. marjinal olmak icin escinsel olan yada biseksuel olan tipler var tabi ama onlari ayri tutuyorum. ama isin bir de tercih meselesi var bence. icindeki bu yonelimi farkettikten sonra bu duygularini baskilamak yerine kabul ediyorlar sonucta.
icgudusel olarak adam oldurmeye niyetli insanlar da oluyor sonucta. dogustan itibaren, hayvanlara vs zarar verip aci cektiriyor. bu adam da simdi "bu benim tercihim degil, icgudusel yonelimim" diye adam oldurebilir mi? tabi ki birebir ayni seyler degil, escinsellerin baskasina zarari olmuyor ama tercih kismi acisindan benzer oldugunu dusunuyorum.
baskalarinin haklarina dokunmadigi surece lgbt'lerin beraber yasamasi evlenmesi vs benim acimdan sorun degil. ama ozellikle turkiye'de yine bu bireylerin kendi tercihlerini baskalarinin gozune sokma calismalari oluyor. burasi artik baskalarinin haklarina karisma noktasi olmus oluyor.
evlat edinme konusuna gelirsek, burada da baska bir bireyin/cocugun gelecegi ile ilgili sikintilar en buyuk endise. bu durumun cocugun psikolojisine olan etkilerini tahmin etmek ve bunlari onlemek cok zor. ozellikle bizim gibi escinsel iliskinin, bireylerin dislandigi nefret edildigi toplumlarda cok daha buyuk sikinti. bu cocuk tum okul hayati boyunca okulda diger cocuklar tarafindan dislanacak, alay konusu olacak. cocugun hem psikolojisi bozulacak hem de bu asagilanmalar sebebiyle escinsellerden nefret eden bir psikopata donusme ihtimali olacak.
bu tur degisiklikler zamanla adim adim yapilir. ilk once escinsel bireylerin varligi taninmali ve diger bireyler gibi ozgur ve raht bir sekilde toplum icinde dolasabilmeliler. toplum buna alistiktan sonra bir sonraki asama bu bireylerin evlilik haklarinin taninmasi olmali. toplum buna da alistiktan sonra ki asama bu bireylerin suni dollenme, tup bebek, tasiyici anne gibi diger yontemler ile cocuk sahibi olma haklarinin taninmasi ve en son asama evlat edinebilmeleri olmali. her asamanin toplum tarafindan kabul gorup normallesebilmesi icin minimum 5-10 yil gibi bir sure gecmeli.
0
crucio
(03.07.19)
@sivrisinek yazdıklarımdan evliliğe karşı olduğumu anlamışsındır; kendi adıma söylüyorum, çocuk sahibi olmaya da karşıyım. Genel itibariyle muhalif bir insan olduğum da doğrudur fakaaat aile deyince akan sular durur. Bu toplumda değişmesi ve de en radikal biçimde değişmesi gereken kavramların ilk sırasında yerini alır. Değişmediği ve bu değişim, homojenlikten fersah fersah uzak olan canım yurdumun her köşesine sirayet etmediği sürece "aile kavramı" bizi zehirlemeye devam edecek. Aile nedir, kimdir?
0
tiny penny
(03.07.19)
Tr'nin megastari zamaninda bir ara tercih etmisti, sonra tekrar heterolugu tercih etti.
0
stavro
(03.07.19)
Bunlar çocuk niye istiyorlar ki? Çocuk dediğin bir kadın ve bir erkekten peydahlanır, sen hem kendi cinsini becer, hem de çocuk iste.
0
Tutkun
(03.07.19)
Her ikisinin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Özgürlükçü bir aileden gelen arkadaşım (yani büyürken baskı vs. olmayan) üniversite 1'de baya kız arkadaşı falan varken 3. sınıfta eşcinsel olarak açıldı. nature + nurture yani
0
neverlose
(03.07.19)
"Annesi ya da babasi olmadan buyuyen cocuk yok mu, onlara neden bir sey olmuyor?" Denmis. Kac tane oksuz/yetim olarak buyumus cocuk incelediniz? Baktigin zaman 2 eli 2 ayagi olan birey tamamen normal mi sayiliyor? Annesiz ya da babasiz buyuyen cocuklarin normal bir ailede buyuyen cocuklarla arasinda ne gi i farklar, ne gibi kalıcı etkiler oluyor arastirip incelediniz mi ki annesiz babasiz oluyorsa gay ebeveynsiz neden olmasin diye argumanlar savuruyorsunuz?
0
stavro
(03.07.19)
@alttaraf
benim de pozisyonum seninle ayni idi, evlensinler ama cocuk evlat edinme olayina karsiydim. isyerinde bir aile var, sanirim adamin ikinci karisi ve 40li yaslarin ortalarinda evlenmisler. cocuk istemisler ve evlat edinmeye karar vermisler. ikisi de beyaz gidip zenci 3-4 yaslarinda bir cocugu almislar. super.
ben tabii bu durumu fazla irdelemedim ama sevdigim biri, arasira laflariz. laf arasinda konu acildigi bu evlatlik meselesi hakkinda. bana cocugu bulduklarinda cocugun bir tabure ustunde yasadigini soyledi. cocuk esirgeme kurumu gibi bir yerde taburenin ustunde yatip kalkiyor, yaninda sadece bir sirt cantasi. ordan alip kurtarmislar simdi super bir ailesi var.
sonra benim de bir cocugum oldu, 3-4 yaslarinda o da. simdi ona bakiyorum ve cocuk esirgeme kurumunda tabure ustunde takilan cocugu dusunuyorum. ve diyorum ki, gay straight fark etmez, yeter ki bir evi, onunla ilgilenen birileri olsun. ne gayler tanidim, 10 numara insanlar, bircok straight adamdan cok daha iyi babalik yapabilecek kapasitedeler. varsin evde iki tane adam olsun, yeterki cocuklari bokun icinden kurtarsinlar.
1992 model toyota corolla modeli aracım,açık mekanda 5 sene kimsesiz olarak kalmış.Olası masraflarının hesaplaması araştırmalarım sonucu yapılmış ve sanayiye çekilmiştir. Lastik masrafı, amorsitör, akü, muhtemel motor karıncalanması, debriyaj baskı balata(aracı bıraktıgımda bitikti), bir ihtimal kab
1992 model toyota corolla modeli aracım,açık mekanda 5 sene kimsesiz olarak kalmış.Olası masraflarının hesaplaması araştırmalarım sonucu yapılmış ve sanayiye çekilmiştir. Lastik masrafı, amorsitör, akü, muhtemel motor karıncalanması, debriyaj baskı balata(aracı bıraktıgımda bitikti), bir ihtimal kablolarda hasar. Neyse bunları göze alarak çekici aracılığı ile lastikleri inmiş güneşten ve yağmurdan kaportası biraz yeşillenmiş aracı sanayiye çektirdim.
Araç daha çekici ile gelmeden usta ben onu çalıştırırım diyerek rahat takılıyordu. Ben ise umutsuz şekilde kaç lira charge edecekler acaba diye bekliyorum. Araç geldii çekiciden indirildi. Hemen motor yıkandı(leeşşş olmuş el değdirilmez) Kuruması beklendi ve kaput açıldı. 2 dakikada bujileri kontrol etti, akü takviyesi yaptı. Marşa basıyor araba fıtı fıtı yapıyor çalışmıyor. Akü tekrar boşaldı bir daha denedi. Abi gram benzin yok dedi. Yok tabi lan onu akıl edemedin mi demeye kalmadı yandaki araçtan benzin çekti.
Geldik beni en mutlu eden kısma araba tıkır tıkır çalıştır motorun sesi mükemmel. çalışmasına sevindim dedim yürürken sıkıntı cıkacak freni tutmaz debriyaj basmaz. Abi benzin alalım bu çektiğim kurtarmaz dedi bindi arabaya. bende kontrol ediyorum aracın tepkisini. Abi bıraktığım gibi araç debriyaj fren nasıl dedim. Debriyaja bakıcam donunce bakıcam fena değil dedi.
Neyse döndük sanayiye benzini alıp debriyaja baktı.Hava yapmış dedi hidrolik falan koydu tam işlemi bilmiyorum kısacası parça değişmedi. Amorsitörde sıkıntı yok. Sadece akü değişecek ufaktan yol yapman lazım dedi. Değiştik aküyü çıktım yola. Araç yağ gibi akıyor frende sıkıntı yok süspansiyonda problem yok. Onu geç 5 senede şekli bozulması gereken lastik eskisi gibi konfor sağlıyor sertleşmemiş şekli bozulmamış. Masrafsız bir şekilde 5 sene yatan aracımı kurtardım ve 2. araç olarak yazlıkta kullanılacak şuan itibari ile. 2013 model a3'un çalışır halinin kat kat masraflı olması ve 5 sene yatan aracın neredeyse hiç masraf cıkarmadan calısması sahsımı şaşırttı sizlerle bu sevincimi paylasmak istedim. okuyanların gözlerine sağlık. Benim için çıkan sonuc eski motorlar candır.
0
Aşk Adamı (03.07.19)
siz yine de o lastikleri değiştirin, canınızı emanet ediyorsunuz. 5 yıl zaten bir lastiğin maksimum ömrü, siz bir de kullanıldıktan sonra o kadar yatan lastikten bahsediyorsunuz. corolla zaten hiç nazlı bir araba değil, şaşırtmadı.
bu arada ısrarla model adını yanlış yazmanız da manidar, "corolla" olacak o.
0
gkhncnzdgn
(03.07.19)
arabada ne kadar az elektronik aksam, ne kadar eski sistem mekanik aksam o kadar az arıza. balatalara disklere de baktır, fren sistemi nasıl bilmiyorum ama basarsın tutmaz, hiç bişey olmasa birilerine çarpsan yeter zaten.
0
Fodera
(03.07.19)
ae101 mi bilmiyırum ama şu başlığı okuyun, türkiye'de trafiğe çıkmış en sevilen araçlardan biridir: eksisozluk.com
0
celeron 300a
(03.07.19)
Degismesi yada en azindan kontrol edilmesi gerekenler;
-Umarim motoru hic calistirmadan yagini degistirmissinizdir.
-Kesinlikler set lastik. O lastikler 5 sezon sicak-soguk yemekten tahta olmustur.
-Triger kayisi, gergisi, devirdaimi pompasi(ici korozyon tutmus olabilir), v kayisi
-Benzin hortumlari (92 modelmis zaten arac, 5 sene icinden hic benzin gecmedigi icin sertlesmis veya yipranmis olabilir. Kontrol ettirmek sart)
-Fren hortumlari ve hidroliginin degisimi (bu da benzin hortumlari gibi plastik hortumlar. Icine konulan hidrolik de aslinda alkol icelikli bir sivi. Cogu usta ugrasmaz ama degistirilmeli.)
- Fren diskleri paslanmistir ama onemli degil, kullandikca gecer.
-On takim parcalari rot kollari vs. de degisebilir. Onlarda plastik ve omurlu parcalar. Amortisorlere, kecelere bakilabilir yag kacagi vs. var mi diye.
İlk aklima gelen zaruri olanlar bunlar.
Kazasiz ve dikkatli surusler simdiden..
0
bir3iki7
(03.07.19)
japon oldugu icin sasirmadim. arac alman olsaydi sasirirdim. almanlar patates cipsi gibi, lezzetli ama narin. japonlar ise brokoli. doyuruyor ama tadi bir boka benzemiyor i$te..
0
cooperr
(03.07.19)
Japon yapıyor abi.
0
(s)AINT
(03.07.19)
Japonlar bu işi biliyor. Hilux ı yüksekten yere atıyorlar, bir gün denizde bekletiyorlar vs sonra yine çalışıyor motor.
Bu arada beş yıl neden yattı araba? Ben o kısmı merak ettim
assos+1 benim gittiğim yerin denizi kum değil taşlıktı ama harika bir yerdi. belki kum olan yerlerde vardır.
0
ezkaza
(02.07.19)
bozcaada
0
carabelli
(02.07.19)
Küçükkuyu oldukça ideal bir yer tatil için, aradığınız her şeyi bulabilirsiniz muhtemelen.
0
tel tokasini duzelten samuray
(02.07.19)
bozcaada kesinlikle.
0
cooperr
(03.07.19)
assos +1
0
tociess
(03.07.19)
küçükkuyu +1
0
tociess
(03.07.19)
bu arada kum elzemse bir düzeltme yapayım. assos'taki plaj (kadırga plajı)kum değil. çakıl. assos'a nispeten yakın behramkale burnunun oralar kumsaldır. bir de alternatif olarak bozcaada sulubahçe plajını da öneririm. iki yerde de camping, konaklama alanları mevcut. assosla alakalı daha bilgi verebilirim hemen aşağımda sık gittiğim yer.
zor mu, imkansız mı, kolay mı, uğraştırır ama yaparsın mı?
zor mu, imkansız mı, kolay mı, uğraştırır ama yaparsın mı?
0
avatar is back (29.06.19)
@ali159 alman fabrikasında mı? diploma denkliği vs istemediler mi yahu?
0
🌸avatar is back
(29.06.19)
araba fabrikasindaki muhendis degil de uretim bandinda tampon takan adam olarak ise baslamis olmasin, almanya kolay kolay denklik vermez gibi...
0
cooperr
(29.06.19)
yahu ne alakasi var bilen bilmeyen cevaplamis. digeri gelmis "tampon takiyodur auhdashdu" demis.
neden denklik almak istiyorsunuz? is icinse denklige gerek yok.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(29.06.19)
bu arada belirteyim illa is icinse diplomaya bile gerek kalmadan calisirsiniz duruma göre. sirket sizi alacaksa diploma filan geyik.
hatta örnek olsun ssg mesela amerikaya microsofta diplomasiz gitti a dostlar.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(29.06.19)
yani diyosun ki muhendislik fakulteleri bos beles yerler, okumaya gerek yok. zaten isveren diplomana falan bakmiyor, nabiz atiyorsa gel abi diyor. zaten ssg'de boyle is bulmus.
valla benim de aklima yatti. :)
0
cooperr
(30.06.19)
1) Ssg'nin diploması yoktu zaten 2) Almanya ve ABD iki farklı sistem
0
burya
(30.06.19)
Yarın Almanya’da işbaşı yapıyorum. Makine mühendisiyim, Kocaeli üni mezunuyum. İş başlangıç evraklarında yalnızca diplomamın onaylı tercümesi istendi.
İş hayatı için denkliğin önemi olduğunu düşünmüyorum ama akademi tarafını bilemem.
0
japon askeri
(30.06.19)
@cooper
yurt disi icin diplomanin önemi yok, mezunsan mezunsun. amerika ya da almanya farketmiyor.
diploma özel sektörde zerre önemli olmayan bir sey. denklik icin devlet kurumlarinda calissaniz bile gerekmiyor neredeyse.
sadece avukatlik, doktorluk gibi mesleklerde ya da cok sipesifik durumlarda gereken bir sey denklik.
0
black fridayde bos kutuya talim eden adam
(30.06.19)
Occupation soruyorlar. Bilgisayar Mühendisi nasıl denir?
Occupation soruyorlar. Bilgisayar Mühendisi nasıl denir?
0
Jeckson (28.06.19)
information counter engineering veya infocounter engineering belki datacounter engineering or ENIAC engineering
0
masseter
(28.06.19)
Computer science diyebilirsin. Eş değer üniversitelerdeki karşılığına bak. Bilgisayar gibi ziraat çevre vs bölümlerin ingilizcesinde engineering denilmez. Engine kökünden yani motordan gelen kelime sadece makine-otomativ gibi mühendisliklerinde kullanılıyor. Ha diyen var mı? Var ama doğru kullanımı o değil. Önde gelen tüm üniversiteler yurt dışında bilimi falan derler.
Mühendislik bilimleri diyorlarmış fakültelere genellikle baktım şimdi.
0
avatar is back
(28.06.19)
@avatar nasıl computer engineering denmez arkadaşım?
Engineering'in kökü motordan gelse de kullanılıyor yine makineyle alakalı olmayan bölümlerde, en basitinden en eski mühendisliklerden civil engineering. Ama bilgisayar mühendisliğinde @avatar haklı. Bölüm genelde computer science olarak geçiyor iyi üniversitelerde. Computer engineer tanımı bile yarı elektronik yarı bilgisayar bilimleri diye geçiyor. İyi üniversitelerde neredeyse tüm mühendisler bilgisayar bilimlerine oldukça hakim bir şekilde yetiştiriliyor. O yüzden bilgisayar mühendisliği diye ayrı bir bölüm açılmıyor bile. Ama yine de bir meslek olarak computer engineer var literatürde.
0
diyanet takvimi
(28.06.19)
@avatar is back
merhaba hocam yanlışın var. bilgisayar mühendisliğine, bilgisayar bilimleri diyemezsin. bilgisayar mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği ile bilgisayar bilimleri karışımı. içerik olarak çok farklılar. eskiden bilgi üniversitesinde cs bölümü vardı fakat kapatıldı. şu an dokuz eylül üniversitesinde hem cs hem de bilgisayar mühendisliği bölümü mevcut. bizim ülkemizde ikiside arasında çok bir fark yok. deü için konuşursak ders içeriklerine baktım benzerler fakat yurtdışı için konuşursak sadece elektrik-elektronik mühendisliği mevcut. cs ile alakaları yok. özetle bilgisayar mühendisliği, bilgisayar bilimlerinin alt dalıdır.
Esad bu kadar zamandır yıkılmadığına göre baya askeri gücü vardır diye düşünüyorum. Bize kıyasla nasıllar peki?
Esad bu kadar zamandır yıkılmadığına göre baya askeri gücü vardır diye düşünüyorum. Bize kıyasla nasıllar peki?
0
insomniac (28.06.19)
esadin arkasinda iran ve rusya var. rusyanin ve iranin en iyi birlikleri bizzat cephede esad icin carpisiyor. turkiye'nin arkasinda guya nato var ama natoya guvenerek is yapilmaz.
0
rm
(28.06.19)
Rusya olmasa Esad coktan devrilmisti. Bence Suriye bizim hicbir zaman dengimiz olamazdi zaten. Ama Iran ile karsilastirirsak, Iran bizi ozellikle su andaki halimizde dumduz eder diye dusunuyorum. Rusya ile zaten siklet farkimiz var onu konusmaya bile gerek yok.
0
cooperr
(28.06.19)
Hocam Türkiye dünyanın en güçlü ordularından birine sahip. Google’a “most powefull armies” yazınca belirli ölçekler belirlenerek hazırlanmış sonuçlarda oldukça başarılı.
Suriye’nin tabii ki yanımızda esamesi okunmaz ancak Rusya ile olan ilişkileri vs. şimdiye dek götürdü onları.
0
giovanne
(28.06.19)
Suriye'den iyi mi kötü mü bilemem ama most powerfull armies listesinde manpower yani asker sayısının çokluğu ile daha üst sayılara çıkıyoruz. O şu devirde bi şey ifade ettiğini düşünmüyorum. Subay sınıfının durumu da gün geçtikçe kötüye gidiyor ordumuz biraz balon bence.
0
nickimin hakkini veremedim
(28.06.19)
Askeriyede en son bakilacak şeyin envanter olduğunu düşünüyorum bir kaç spesifik durum harici. Suriye ile mukayese bile edilemeyiz. Suri ordusu dandik ama yikilmamasinin sebebi o orduya saldıran yine kendi halkının daha da dandik olmasindan ileri geliyor. Pyd elinde şu an bizde olmayan anti tanklar felan var mesela :) Sivri sinek ısırığı kadar ancak aci vermelerinin tek sebebi o super modern silahlarin tetiklerine dokunan parmaklarin dandik oğlu dandik olmasıdır.
Bölgedeki askeri konuda tek rakibimiz israil ve iran'dir ki onlar da envanter durumundan değil, devlet olabilmeyi başarmış, köklü milletlerden olmaları sebebiyle.
0
aksi kanitlanmadikca cocuktur
(28.06.19)
Asker sayisinin coklugu falan degil, genel olarak tr ordusu Suriye ordusundan cok guclu. Askerimizin cok olmasi dsgil olay.
0
stavro
(28.06.19)
"Iran ile karsilastirirsak, Iran bizi ozellikle su andaki halimizde dumduz eder diye dusunuyorum" denilmiş.
güldürmeyin.
0
calucifer
(28.06.19)
Yedek parçalarını üretemeyen, kozmik odalarına girilmiş, en iyi generalleri görevlerinden alınmış, askeriyenin üst kademelerinde hala daha fetöcü bulunan bir ordu nasıl güçlü olabilir?
0
plastic_angel
(28.06.19)
@calucifer - arkadasim, adamlar senelerdir ambargo altinda yasiyorlar ama yikilmadilar, nukleer gucleri var, sifirdan urettikleri bir suru teknoloji var ustune enerji problemleri yok. persleri ac oku biraz. bunlar molla diyip gecmek kolay, isteseler bizi yok etmeleri cok uzun surmez, mehter pek ise yaramiyor artik :)
0
cooperr
(28.06.19)
Daha ırak'ı yenemeyen bir ülke bizi dümdüz edecekmiş. Ayrıca hayatında radar, aviyonik ya da elektronik harp sistemi görmemiş veya görse bile bu yapılar hakkında bilgi sahibi olmayan insanların askeri teknolojiler hakkında kesin ifadelerle konuşması beni benden alıyor.
Adolf Hitler'in bir sözü vardır: "Savaş karanlık bir odaya açılan kapı gibidir, içinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz.” Bana göre bu çok doğru bir sözdür. Örneğin bir general çıkar ve öyle hamleler yapar ki, savaşın bütün seyrini değiştirir.
Sonuç olarak ülkeleri pokemon gibi karşılaştırmak ve şu dümdüz eder, bu düz ovada yener gibi kesin laflar söylemek anlamsız.
0
vhdl
(28.06.19)
senin bu radar, aviyonik ya da elektronik harp sistemi gibi asiri gelismis zamazingolardan bizde var ise neden 40 senedir teroru bitiremediler? hadi son teknoloji bizde var diyelim, yahu genel kurmay baskani esir alinmis ulkeyiz elinde son model silahlar, ucak, tank top olsa ne olur, guldurmeyin.
bunun sorulmasi bile garip. abi nedir bu heyecan, bu adrenalin arayisi?
edit: anlasilmamis sanirim. tabii ki stop ettirmek lazim, motor calisirken benzin doldurmak gibi bir manyakligi ancak mad max fury road'da elemanin agziyla motora benzin puskurttugu sahnede gordum bugune kadar.
0
fortisvita
(27.06.19)
@fortisvita +1 benzin yanıcı bir sıvıdır. herhangi bir kıvılcımda alev alabilir. araba yansa sıkıntıl olmaz diyorsan gerek yok stop etmeye.
0
mikahakkinen
(27.06.19)
Ben bir kez farkında olmadan, stop etmeden benzin almıştım.
0
Tutkun
(27.06.19)
soruya direct cevap değil ama;
bir arkadaşımın bebeği sadece arabada uyuyordu, o da bir benzinci ile anlaşmıştı, koca anadolu yakasında sadece o benzinci kabul etmişti araba çalışırken benzin koymayı 2 sene sürdü bu, kimseye birşey olmadı.
Ama benzinciler kabul etmiyorlar, "olası" bir sorun durumunda o riske girmek istemiyorlar. Sorun Olma şansı 1000 de 1, sonuçta motor hala çalışıyor, kıvılcım atabilir, neden risk alacaksın ki? kapat arabanı al adam gibi işte.
0
Corc
(27.06.19)
Dubai'de cogu insan stop etmiyor arabayi. Keza amerika'nin belli bolgelerinde de durum boyle.
Burda da bir kac kere stop etmeden aldim kimse de bir sey demedi.
0
brkylmz
(27.06.19)
Kardeş o değil de tüm benzin yuklemelerini bebek arabadaykene mı denk getiriyor. O nasıl laf :d
0
JackDanielSparroww
(27.06.19)
benzin alırken arabanın stop edilmesinin sebebi can güvenliğiniz değil benzinin çok pahalı oluşundan kaynaklı
Marketteki turşular bozulmuyor da benim turşularım neden bozuluyor?
winston insani
MerhabalarBiraz sert bir başlık oldu ama, eve aldığım turşuları bir kere açarsam, bir süre sonra bozuluyor.E markette de dışarıda duruyor turşular, ben açtıktan sonra illa buzdolabında mı saklamam gerekiyor? Dışarıda sürekli bozuluyorlar ben de bozuluyorum sonra.
Merhabalar
Biraz sert bir başlık oldu ama, eve aldığım turşuları bir kere açarsam, bir süre sonra bozuluyor.
E markette de dışarıda duruyor turşular, ben açtıktan sonra illa buzdolabında mı saklamam gerekiyor? Dışarıda sürekli bozuluyorlar ben de bozuluyorum sonra.
0
winston insani (26.06.19)
markette duran kavanozların içindeki oksijen alınmış oluyor farkettiysen açarken zorlanırsın.kenardan bıçak takar pıtlatırsın sonra kolay açılır.
0
nahtoderfahrung
(26.06.19)
olay kapağın açılması. Hava ile bir kere temas edince bozulma gerçekleşiyor
0
nodrama
(26.06.19)
kapagi actiktan sonra dolapta saklamak lazim.
0
cooperr
(26.06.19)
Marketten aldığın tuşlar dışarda bi süre gider buzdolabına koymasan da çünkü birsürü katkı maddesi var. Ev turşusu doğal. Ama acinca kesinlikle buzdolabında saklaman lazım kendi yaptığını. Hatta 2 ay falan buzdolabında beklediğinde bile ev turşusu bozulabiliyor.
Merhaba,Ben radboud üniversitesine staj yapmaya gideceğim. Geçen bir facebook gönderisinden birine ulaştım ve oda tuttum. Bana pasaportunu ve kira sözleşmesini attı. İlk kira ve depozitoyu yatırdım. Daha sonra diğer ayların kirasını isteyip, sorduklarıma cevap vermemeye başladı. Dolandırıldığımı anl
Merhaba,
Ben radboud üniversitesine staj yapmaya gideceğim. Geçen bir facebook gönderisinden birine ulaştım ve oda tuttum. Bana pasaportunu ve kira sözleşmesini attı. İlk kira ve depozitoyu yatırdım. Daha sonra diğer ayların kirasını isteyip, sorduklarıma cevap vermemeye başladı. Dolandırıldığımı anladım ama çok geç. Hem para ödedim hem de kalacak yerim yok ve üç gün sonra staj yerine gideceğim. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çok zor durundayım, ailemden kimseyd söyleyemedim. Yardım edebilir misiniz?
0
gokyuzundendir (26.06.19)
Nasıl bir yardım bekliyorsun?
0
prodeq
(26.06.19)
Hukuki açıdan bir şeyler yapabilir miyim diye soruyorum. Aşağıdaki linki atan arkadaşa da diyecek hiç bi şey bulamıyorum.
0
🌸gokyuzundendir
(26.06.19)
soguk su iceceksin ustune. hostel bak burdan, gidince 2-3 gun hostelde kalir o arada bir yer tutar gecersin.
0
cooperr
(26.06.19)
Kisinin adresini bulup gidip parayi bizzat almak disinda hukuki acidan 3 gun icerisinde bir cozum bulamazsin.
Savciliga gidip suc duyurusunda bulunabilirsin gitmeden once. Zaten az gunun kalmis, giden gitmis zaten yeni yer bulmaya bak.
0
brkylmz
(26.06.19)
kira sözleşmesi derken kendi adına olan sözleşmeyi mi yoksa sizin tutacağınız oda için hazırlanmış kira sözleşmesini mi attı?
kişinin profiline falan baktınız mı? sizce o kişiye o ülkenin kolluk kuvvetleri ulaşabilir mi? buradan avukat tutsanız bile suç o ülkede işlendiğinden oranın kanunlarına tabii olacak, uluslar arası hukuk devreye girecek vs. o ülkede işinizi halletseniz daha kolay olabilir sizin için. avukat değilim tabii tahminlerimi söylüyorum.
0
selam
(26.06.19)
Tutacağım oda için hazırlandı. Hollandaya gidince orada da suç duyurusunda bulunacağım.
0
🌸gokyuzundendir
(27.06.19)
gecmis olsun. malesef bu hollanda'da sik duyulan bi olay. 9 sene once beni de dolandirmaya calismislardi, iskillenip parayi yatirmamistim.
1-turkiyeden yapilacak bi sey yok gibi.
2-hollanda'da belli basli her sehirde devletin ucretsiz olarak hukuk danismanlagi sundugu hukuk burolari var. nijmegen'deki bu www.juridischloket.nl . site hollandaca ama orada calisinlar kesinlikle ingilizce biliyodur. hafta ici 9'la 18 arasinda telefonla arayip randevu alabilirsin, veya pazartesi, carsamba ve persembe gunleri 9 ile 11 arasinda randevusuz olarak gidebilirsin (nijmegen'i filan bildigimden degil, sitede yazanlari yaziyorum buraya).
3-yeniden kalicak yer ayarlamak disinda yapilacak baska bi sey yok.
Aktarmali ucusta aktarmayi kendimize gore ayarlarsak sorun olur mu?
crysisanthem
SelamMalum yaz oldugu icin fiyatlar alip basini gidiyor. Ozellikle yurt disi seyahatlerde cok buyuk meblaglar var.Ama aktarmali ucuslar bile deli pahali mesela atiyorum fas'a gidecegim ama ben fransa aktarmali gitmek istemiyorum. Ispanya aktarmali gitmek istiyorum.Ama listedeki aktarma yine pahali.
Selam Malum yaz oldugu icin fiyatlar alip basini gidiyor. Ozellikle yurt disi seyahatlerde cok buyuk meblaglar var. Ama aktarmali ucuslar bile deli pahali mesela atiyorum fas'a gidecegim ama ben fransa aktarmali gitmek istemiyorum. Ispanya aktarmali gitmek istiyorum. Ama listedeki aktarma yine pahali.
Bu durumda kendi imkanlarimla daha ucuz bir ispanya, Ve oradan 4 saat sonra kalkacak fas icin ayri bilet alirsam (toplam 2 bilet) Bu benim nasimi agritir mi? Cunku elimde elektronik bilet olacak ama boarding pass'i ispanya'dan alacagim Ama bu noktada boarding pass icin iceri girip check in yapma derdi girecek ki transit vize almak istemiyorum.en ucuz opsiyonu bulmaya calisiyorum Bagaji kabin bagaj ile cozduk diyelim. Yaz aylari hakikaten dert. Buna benzer cozumu olan ya da boarding pass'i Orada iceri girmedeb alabilecegim bir havalimani bilen var mi?
0
crysisanthem (26.06.19)
Söylediğin senaryo ile vize şart. Aynı havayolu ile olursa ve ülkeye giriş yapmana gerek kalmaz ise transit vizeden muaf olabilirsin.
AB içinde kendin 2 ayrı bilet alarak bu tür bir yolculuğu vizesiz çözemezsin.
0
cakabo
(26.06.19)
ayni havayolu olsa, sadece el bagajin olsa bile direk sana icerden boarding pass vereceklerini zannetmiyorum. cik, boarding passini al tekrar gir diyecekler, vize lazim.
Sıcak bir Kayseri öğleninden herkese selam, direk mevzuya giriyorum.36 yaşındayım, 36 yıldır her yazımı türküsüyle meşhur memleketim Kayseri-Gesi'de geçiririm. Şehirden 5-6 derece daha serin ve şehire göre oldukça yeşillik olduğu için benim için cennet niteliğindedir. Lakin 5-6 senedir sulama suları
Sıcak bir Kayseri öğleninden herkese selam, direk mevzuya giriyorum.
36 yaşındayım, 36 yıldır her yazımı türküsüyle meşhur memleketim Kayseri-Gesi'de geçiririm. Şehirden 5-6 derece daha serin ve şehire göre oldukça yeşillik olduğu için benim için cennet niteliğindedir. Lakin 5-6 senedir sulama sularında yaşanan sıkıntı nedeniyle kuraklaşmaya başladık ve 30 senedir hiç görmediğim bir tehlike baş gösterdi 5-6 senedir, hem de tat ve uyku kaçıracak cinsten: Akrep.
İlk başlarda tek tük görüyorduk, dedik ki inşaat kumuyla falan geliyor herhalde, sorun etmedik. Sonra köyde bir kaç kişi sokuldu, tedirgin olduk. Görülme oranı gitgide arttı, son 3-4 senedir annem, kuzenim, yengem derken 3 adet gazi verdik. Bende de fobiye yakın bir durum olduğunu farkettim. Bu böceğe hem hayranlık duyuyor, hem de ultra tırsıyordum. Evin içinde görmeye de başlayınca bana uykular haram olmaya başladı. Baktım olmayacak ciddi şekilde mücadele etmeye karar verdim.
Geçen ay amazondan UV fener getirttim, bu arkadaşlar geceleri uv ışık altında lamba gibi yanıyorlar. Fotolarda da görürsünüz zaten. UV feneri alıp bir kaç gece dolaşmamla birlikte evin bahçesinde 7-8 tane, etrafında ise 50 den fazla akrep olduğunu gördüm. Tabi bunlar sadece yuvadan çıkıp kelleyi gösterenler. Sayı oldukça fazla muhtemelen. Eski tip kara duvar denilen duvarlarda yaşıyorlar. Bizim köy ise tamamen bu duvarlardan oluşmakta :) Yok edilmeleri çok zor, hemen deliklere kaçıyorlar yaklaşınca.
Şimdi biz mi yaşam alanlarına girdik (ki ben 2012 ye kadar görmedim kendilerini), yoksa onlar mı kuraklıktan faydalanıp bize istilaya geldiler bilmiyorum. Gördüğüm yerde öldürüp öldürmemekte kararsız kalmaya başladım, vicdanen huzursuz oluyorum, katliam yapıyor gibi hissediyorum. Ama çocuklar için de çok endişeleniyorum. Zehirlerinin öldürücü olmadığını biliyorum ama 3 gün acıdan kıvrandırması da hiç hoş bir hareket değil. Yatağa girme ihtimali filan çok ürkütücü senaryolar.
Sadede geleyim, bu arkadaşları yok etmeden savunma hattı oluşturmanın bir yolu var mı? İlaç vurup doğanın dengesini bozmak istemiyorum, öldürmek hiç istemiyorum. Duvarları maviye boyamak, tavuk ya da kedi beslemek gibi aslında etkisi olmayan,şehir efsanesine dönüşmüş faydasız yöntemler dışında, bu abilerle savaşmanın daha doğal bir yolu var mıdır?
Ben böyle haşereli sorulara cevap vermeyi severim de, akrep pek bilmediğim bir hayvan.
Lavantayı pek sevmediklerini biliyorum. Belki bahçeye, lavanta ekebilirsiniz. Evin yakına özellikle.
Böyle durumlarda en önemlisi giriş yollarını kapatmak. Hepsini tek tek tespit edip kapatmak şart.
Doğanın dengesini bozmak istemediğiniz ve öldürmek istemediğiniz için de size teşekkür ederim.
Bir şey ekleyeyim. Bir anda böyle bir artış olduysa, acaba avladıkları canlılardan biri mi o bölgeye yerleşti. Yani atıyorum bir böcek türünün o bölgedeki artışı, akrepleri oraya çektiyse, belki o böcek türünü uzak tutarak, bölgenin cazibesini de düşürebilirsiniz. Akrebe yoğunlaşınca belki dikkat edememişsinizdir başka bir canlı sayısındaki hızlı artışı.
0
windowsguvenlikduvari
(26.06.19)
Ben gecen sene evimde 1 akrep gordum. 1 hafta eve giremedim. Girdigim zaman da ilk geceler uyuyamadim ki gordugum akrebi oldurmustum. Yer Istanbul bu arada. Sabir ve sukunetinize hayran kaldim. Konuya gelirsek doganin dengesinde suan bir dengesizlik var zaten. Yasam alaninin bu kadar cok yakinda bu kadar cok akrep normal degil. Bence hemen buyuk bir ilaclama yapip yok etmelisiniz hepsini. Sadece siz degil bu arada. Butun köy olarak yapmalisiniz bunu. Cunku oldukca ciddi bir durum oldugunu dusunuyorum. Sakaya gelir bir tarafi yok bence.
0
balpolen
(26.06.19)
Hümanistliğin fazlası zarar olduğu gibi hayvanseverliğin fazlası da zarar. İnsan sağlığı mevzy bahis. Sadece zehiri öldürücü değil olarak düşünmeyin. Tetanoz kapabilirsiniz, anaflaksi olup ölebilirsiniz. Bence öldürün ilaçlama yoluyla falan.
0
Trene çelme atan adam
(26.06.19)
Doğanın dengesi bozuldu diye daha çok mu bozalım, ben anlamadım? Başka çözümler arayan insana, aramayın çözüm falan, köklerini kurutun demek garip.
Pestisit orta ve uzun vadede akrepten daha zararlı olabilir. İlaçlatmayı savunmak çok garip geliyor bana. Ortamı ilaçlayınca, sadece oradaki böceklerin öldüğünü düşünmek büyük naiflik.
Bahçeye ekilen domatesten, bahçedeki ağaçtan, havadan, sudan, tekrar bize dönecek o ilaçlar. Bunun önüne geçmeyi istemek çok mu garip?
0
windowsguvenlikduvari
(26.06.19)
Bunları temizleyen tavuk ve kedi.
0
catch the arrow
(26.06.19)
tavuk ve kedi olayına pek katılamıyorum. bu arkadaşlar kesinlikle gündüz yuvadan çıkmıyor, gece aktifler, tavuk gece gece neyi görüpte yiyecek. kaldı ki tavuk gece kümeste oluyor. kedi ise inanılmaz tembel bu konuda, yanındam geçiyor da totoyu kaldırıp bakmıyor namıssız. sermayeyi kediye yükleyemeyiz kısaca :D mavi boya ise çok komik geldi bana, vardı bir bilimselliği belki bilemiyorum ama dediğim gibi, gece avlanan hayvan maviyi görüp dur la şu eve girmeyim maviye boyamışlar demiyordur bence
0
🌸fatihdr
(26.06.19)
akrep avlayan hayvanlara baktım aşağıdaki linkte bulabilirsiniz;
pek uygulanabilir gelmedi, mirketler ve baykuşlar seviyormuş.
0
ilkot
(26.06.19)
50+ ciddi rakam. bahceyi ve evi ilaclatman lazim buyuk ihtimal.
80'lerde bodrum'da akrepler ile bayagi hasir nesir oldukm birkac tanidigi soktu hastanelik etti. cift gezerler, evde bir tane bulursan kesin bir tane daha vardir. ayakkabilarin terliklerin icini cok severler, kuytu karanlik yerlere bakmak lazim.
0
cooperr
(26.06.19)
Çocukken ortaya çıkan akreplere sirke döktüklerini hatırlıyorum (üzüm sirkesi idi sanırım) hızlıca kaçıyorlardı sirkeyi yiyince. Denemenizde fayda var
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.