Giriş
(4)

Çince’den mi Çinceden mi

adwokat
SB…
SB…
0
adwokat
(12.03.22)
ikincisi.
0
bohr atom modeli
(12.03.22)
la lykia
(12.03.22)
Yapım eki almış özel isimlere gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılmaz. Sadece dil isimleri değil, yapım eki almış diğer özel isimler için de geçerli.

Ör:
Yanlış: Avrupa'lı, Adana'lı, Hristiyanlık'ta, Çince'den, Türkçe'miz...
Doğru: Avrupalı, Adanalı, Hristiyanlıkta, Çinceden, Türkçemiz...
0
himmet dayi
(12.03.22)
Kural şu:

“ UYARI: Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin, Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün vb.”

www.tdk.gov.tr
0
infernal majesty
(12.03.22)
(13)

konuşurken / yazarken eski kelimeler kullanıyor musunuz?

duster
Mamafih, vâkıf, beynelmilel, mütevellit, beyhude, namütenahi, bilakis, haddizâtında, müşkülpesent gibi? Varsa siz hangi kelimeleri kullanıyorsunuz?
Mamafih, vâkıf, beynelmilel, mütevellit, beyhude, namütenahi, bilakis, haddizâtında, müşkülpesent gibi? Varsa siz hangi kelimeleri kullanıyorsunuz?
0
duster
(10.03.22)
Kullanmıyorum, çok gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(10.03.22)
Yazdıklarınızdan namütenahi ve haddizatında hariç tümünü kullanıyorum ben konuşurken ve yazarken. Bir kısmı eski veya az kullanılan gibi gelmedi bana. Beyhude, bilakis ve vâkıf kelimeleri sıklıkla kullanılıyor bence.
0
pispinti
(10.03.22)
vakıf, mütevellit ve bilakis anlattığım şeye bir lezzet katmak istediğimde bilerek kullandığım sözcükler ama genelde daha modern sözcüklerle iletişim kurmayı tercih ederim.

kullandığım tek eski kelime tahayyül onun da tam bir karşılığı yok diye kullanıyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(10.03.22)
Yazdıklarından vakıf, bilakis ve bazen mütevellit kullanıyorum. Bunlar dışında; zira, şayet,keza gibilerini kullanıyorum.
0
helena
(10.03.22)
Bunların bazıları eski kelime sayılmaz, örneğin *vâkıf* yerine kaliteli bir karşılığınız var mı? Beyhude ve bilakis de öyle.

Muhayyel, mütereddit, muntazam, hissi kablelvuku, aşina, muhkem, dört başı mamur gibi kelimeleri de konuşma ya da yazılı iletişimin içinde doğallıkla, yeri geldikçe 'münavebeli' olarak kullanıyorum :)

Gereksiz olduklarını düşünmüyorum, bilakis belli bir nüansı ifade ediyorlar ve dili sadeleştirme ya da basitleştirme kapsamında aslında zenginliklerimizi kaybettiğimizi düşünüyorum.
0
kaptankedi
(10.03.22)
Kullanıyorum ve beni bu sebeple yapmacık olmakla suçlayan hocama da çok kızmıştım. Çünkü öğrencisini tanımadan tek bir ödev üzerinden suçlamıştı. Konuşma dilinde de zira, bilakis, menfi, o vakit, şayet, keza gibi kelimeler kullanıyorum.
0
photo85
(10.03.22)
Genelde kullanmiyorum. Kulanan oldugunda kendini cok cabuk ele veriyor, zira cumlenin/anlatimin geri kalani ilkokul 3 seviyesinde falan oluyor cok bilincli degilse. O yuzden riskli.
0
hot potato
(10.03.22)
Ziyadesiyle, bilakis, mutevellit, bizatihi.
Bu arada "bizatihi" ifadesini cogu kisi yanlış kullanıyor:)
0
stavro
(10.03.22)
Bir ara söz konusu yerine sürekli mevzu bahis diyordum onun haricinde pek kullanmıyorum eski kelimeleri. Kullananlardan rahatsız olmuyorum ama.
0
Fusha
(10.03.22)
konuşurken hayır, yazarken bazen.

konuşurken aralara zorlama arapça sözcükler sıkıştırmak bunu yapan bir akademisyen falan değilse bana direkt akp'yi ve neo osmanlıcılığı çağrıştırıyor.

(bkz: hasbihal etmek)
0
bohr atom modeli
(10.03.22)
Tezahür, beyhude, tasavvur, haletiruhiye, ilanihaye, muteber, keza, bilakis, sükunet, nev ("her nevi"deki nev), icap, mesuliyet, vazife, afaki, insicam, teferruat, tafsilat, müteşekkil, vesile, nizam, mukaddesat, ekseriyet, vecibe, ziyade, dereke... Gider bu böyle. Konuşurken pek bulaşmam, dilimin ucuna gelirler ama geri itmesini de bilirim çoğu kez. Yazarken daha geniş bir serbestlik tanıyorum kendime. Yapmacık ve bilgiç görünme kaygımdan sıyrılıyorum. İçimde uyuklayan cumhuriyet dönemi aydını özgürce at oynatabiliyor satırlarda.
0
huçi kuçi
(10.03.22)
Kullanmıyorum yaşlı hissettiriyor :(
0
Corpsebridee
(10.03.22)
Yazarken çok kullanıyorum.

Mamafih, vakıf, bilakis, keza, hakeza, zira bunlar var özellikle bende de.
0
susannah delgado
(10.03.22)
(3)

bir kemal sunal filmi, bilen var mı?

bohr atom modeli
çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum. bir fabrikanın atık suları denize mi ne karışıyor, kemal sunal çocukları görüyor sahilde mi neydi. o an sinirleniyor falan. böyle bir film var mı?
çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum. bir fabrikanın atık suları denize mi ne karışıyor, kemal sunal çocukları görüyor sahilde mi neydi. o an sinirleniyor falan.

böyle bir film var mı?
0
bohr atom modeli
(09.03.22)
Bekçiler kralında benzer bir konu işlenmiş o film olabilir.


"...Fakat Şaban’ın çevreyi kirleten ve çocukları zehirleyen bir fabrikayı kapatmakla tehdit etmesi, işleri karıştırır."

www.tsa.org.tr
0
ceketimi alip cikcam
(09.03.22)
google'da ben de gördüm ama yine de sorayım dedim. haklı olabilirsin. bu filmi hiç açıp tamamen izlemedim.
0
🌸bohr atom modeli
(09.03.22)
valla benim de zihnimde bir kaç sahne canlandı yazdıkların ile ilgili o yüzden araştırmak istedim.

edit: www.youtube.com 38:02de başlayan sahne
0
ceketimi alip cikcam
(09.03.22)
(5)

1 yıldır küflenmeyen salça?

boyle buyurdum
açık yerel ürünler satan bi yerden aldığım salça buzdolabında 1 yıldır küflenmedi.bu işte bi terslik yok mu :)
açık yerel ürünler satan bi yerden aldığım salça buzdolabında 1 yıldır küflenmedi.

bu işte bi terslik yok mu :)
0
boyle buyurdum
(09.03.22)
bana da bi arkadaşımın annesi göndermiş, 1 yıla yakın oldu hiçbir şey olmadı. kendi yapmış.
0
bohr atom modeli
(09.03.22)
Biber salcasi mi? Kuflenmemesi normal.
0
hot potato
(09.03.22)
Kıvamlı (konsantre) ise, yani su oranı azsa olabilir
0
sagini solunu bilmez cahil
(09.03.22)
organik biber salçası (yani ev yapımı) ise normal.
0
benim de soyleyeceklerim var
(09.03.22)
Salca zaten eskiden domateslerin bozulma/saklanamama sorununa cozum olarak uretilen bir sey, gercek salcanin bozulmamasi normal yani. Ben de gercek salca bulunca aliyorum, bir yil gecse bile bozulduguna sahit olmadim.
0
sertac akin
(09.03.22)
(7)

Bütün büyük filmlerin kitap uyarlaması olmasının sebebi ne olabilir?

levent bilgen
sb
sb
0
levent bilgen
(08.03.22)
Ama lakin ki oyle olmamasinin sebebiyle ayni olabilir
0
floydian
(08.03.22)
sizin sadece kitap uyarlaması olan filmleri büyük sanmanız olabilir.
0
bohr atom modeli
(08.03.22)
yanlış bilginin sebebi açıklanamaz

yukarıdaki cevaplar kadar yaratıcı olamadım ama neyse
0
dafuq
(08.03.22)
Bütün büyük filmler kitap uyarlaması değil, orada herkes hemfikirdir.

Sizin sorunuzu şöyle değiştirebiliriz belki;

"Kitap uyarlaması olan filmlerinin genelinin iyi film olmasının sebebi ne olabilir?"
0
John Bloor
(09.03.22)
büyük kitleler tarafından okunup onaylanmış, karakterleri ve olay örgüsü oturmuş bir hikayeyi perdeye aktarmak; sıfırdan sadece film için yazılmış bir senaryoyu aktarmaktan daha konforlu elbette.
0
brkylmz
(09.03.22)
iyi bir hikaye bulmak ve iyi karakterlerle o hikayeyi örmek kolay is degil. o yüzden garanti iş yapalım para kazanalım diyorsan alırsın bir klasik kitap filmini yaparsın, mis gibi.
0
spivak
(09.03.22)
birincisi, sadece iyi ve cok okunan kitaplarin film uyarlamasi yapiliyor.
ikincisi, hikaye zaten bastan sonra onceden toparlanmis oldugu icin senaryo iyi oluyor.
0
congratulationsyouwon
(14.03.22)
(12)

Ekmeğe ekmek kadar ucuz alternatif - insanlığı doyurmak

comp
biliyorsunuz işlenmiş öğütülmüş tahıl buğday bunlar çok kolay şeker hastalığına kapı aralıyor ekmek makarna işlenmişin ta kendisi. glisemik indeksi de yüksek, hantallaştırıyor. iş gücünü de verimsizleştiriyor(yani sanayi de bunu dert edinsin).epey zamandır da insanlık ekmekle doyuruyor karnını. ama
biliyorsunuz işlenmiş öğütülmüş tahıl buğday bunlar çok kolay şeker hastalığına kapı aralıyor
ekmek makarna işlenmişin ta kendisi.

glisemik indeksi de yüksek, hantallaştırıyor.
iş gücünü de verimsizleştiriyor(yani sanayi de bunu dert edinsin).

epey zamandır da insanlık ekmekle doyuruyor karnını. ama sağlıksız hatta ölümcül(şeker hastalığı).

her sabah tereyağına yumurta da kırdıramayız tüm insanlara. sıvıyağa bile kırdıramayız. o kadar zenginlik ve kaynak yok dünyada.

alternatif?
böyle öle öle karnımızı mı doyuracağız?

sağlıklı ve şeker hastalıksız yaşayıp ölmek derdindeyim.
alternatif duyan bilen yazsın lütfen ya da alternatif yok bu karbonhidrat diyetine mecbursunuz denilsin.
0
comp
(07.03.22)
Sağlıksız ya da ölümcül derken, insanlık tarihi boyunca ekmek var ve biz ölümsüz değiliz.
0
olaylar olaylar
(07.03.22)
Tüm insanlar için mi diyorsun, kendin için mi?

Kendin için diyorsan öncelikle şeker ve paketli gıda diyetiyle başla, senin tabirinle daha ölümcüldür.

Ayrıca alternatif arama, direkt olarak ekmeği kes. Kısa sürede miden küçülüyor, yemek yanında ekmek aramamaya başlıyorsun.

Ben sabah kahvaltısı yanında 1 dilimi saymazsak yıllardır ekmek yemiyorum. Yokluğunu da hiç hissetmedim.
0
Mirket
(07.03.22)
yok böyle bir alternatif. kimse ekmeği sevdiğinden yemiyor ki. az çorba çok ekmek kavramı ekmek sevildiğinden ortaya çıkmamış. karın bir şekilde doyacak. refah içinde olmayan insanlar (halkımızın neredeyse tamamı) da ekmeğe yükleniyor işte.
0
bohr atom modeli
(07.03.22)
Biraz hatali. Cunku kitlik kurtaricisi sadece bugday degil ve hicbir zaman da olmamis. Misir ve patates de cok onemli.

Alternatif, nüfustaki ayricalikli kisma et saglamak icin hayvanlari hapis edip oldurmek yerine; o hayvanlara harcanan enerji kaynaklari ve tabii ki gida kaynaklarinin insanlara harcanmasi. Amazon soya tarlalari yüzünden tirtiklana tirtiklana hal oldu sigiri, okuzu, danayi beslemek icin. Hayvanciligin bu duzeyde ve bu sekilde surdurebilirligi yok asla.

Karbonhidrat düsmaniniz degildir. Beyin seker istiyor.

Isvec´in datasi var mesela, savas yillarinda bircok insan daha az kalp-damar hastaligina yakalanmis, ki kalp-damar hastaliklarinin gelismis ulkelerdeki olum nedenlerinin basinda oldugunu unutmamak lazim. Savas halindeymis gibi beslenelim demek degil tabii ki bu. Ama basit diyetlerden korkmanin gereksizligini düsündürüyor.

Islenmemis sebze, meyve ve karbonhidratin bir zarari yok; kimseyi oldurmez.

Bu beni üzdü, bohr atom model. Almanya´da severek ölerek yiyoruz ekmegi. Kültürel degeri var ekmegin bircok ülkede, Türkiye de bu ülkelere süphesiz ki dahil.
0
buf-e kür
(07.03.22)
ben de almanya'da yaşıyorum. ekmek yeniyor da kimse bi çorbayla yarım ekmek tüketmiyor. sobanın üzerinde kızarmış ekmeğe tereyağı sürmek, yanında da güzel bir beyaz peynir yemekle ekmek arası patates kızartması yapmak aynı şey değil maalesef.

onun dışında dediklerinize katılıyorum. ben türkiye için yazdım ama patates de çok önemli bazı ülkeler için. hatta irlanda'nın patates kıtlığı olayı var tarihte yer etmiş.
0
bohr atom modeli
(07.03.22)
ekmeğin bahsettiğin kadar zararlı oldugunu düşünmüyorum.
tabi ki bir et veya yumurta değil
ama insanlıgı doyuracak ucuz alternatif ekmeğin ta kendisidir.
0
dafuq
(07.03.22)
"hepimizin öleceğini" ben de işittim
herkes adına da soruyorum
kurutulmuş mısırın unu da aynı diyabet kapısına çıkıyor
sabahları hızlıca şekere ihtiyacımız var farkındayım
kanda şeker dalgalanınca çok acı veriyor, beni damdan düşen anlar
0
🌸comp
(07.03.22)
Un, yani karbonhidratlı ürünlerin diyabete yol açması diye bir şey yok söylediğin hiçbir şeyin bilimsel karşılığı yok. Karbonhidrat diyabet yapmaz, gereğinden fazla alınan kalori ve hareketsiz yaşam tip2 diyabet yapar, tip1 zaten genetik. Konuyu bu şekilde değerlendirirsen sen de anlayacaksın. Ha illa sağlıklı yaşayayım diyorsan katbonhidrattan değil işlem görerek etkisi artırılmış mısır şurubu-glikozu içeren ürünleri tüketme yeter.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.03.22)
alakası var araştırmanı öneririm
0
🌸comp
(07.03.22)
Gluten seems a potentially important determinant in type 1 diabetes (T1D) and type 2 diabetes (T2D). Intake of gluten, a major component of wheat, rye, and barley, affects the microbiota and increases the intestinal permeability.
link
www.ncbi.nlm.nih.gov

herkese de glutensiz ekmek ısmarlayamayacağımıza göre
0
🌸comp
(07.03.22)
Maalesef gelecekte insanlığın temel besini böcekler ve mantarlar olacak.
0
apocalipy
(07.03.22)
@comp kendin makale koyup conclusion okumamissin;

"In T2D, the evidence for an alleviating effect of a GF diet is more uncertain especially regarding the few human studies that have been conducted, although animal studies report improvements of both obesity and T2D. A GF diet is typically low in fibres and other antidiabetogenic nutrients, and studies investigating the long-term effects on obesity and T2D of gluten specifically are therefore needed."

Herifler uncertain ve daha çok çalışmaya gerek var demiş, kısacası senin kendi söylediğine destek tek bir olay yok.
Hatta buyur ben de kaynak atayim;
www.sciencedaily.com:~:text=Diets%20higher%20in%20gluten%20were,for%20developing%20type%202%20diabetes.

Kısacası şu an bilimsel olarak dediğini kanıtlayan bir olay yok. Correlation does not imply causation.

Ekmek yenebilir. Bilimsel olarak kanıtlanmış diyabet yarattığı söylenen bir zararı yok.
0
logisticsmanager
(08.03.22)
(13)

rus sivillere uygulanan yaptırımlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

coldegezenkutupayisi
bir haftadır yaşananları şaşkınlıkla izliyorum. olayın iyiden iyiye freak show halini aldığını düşünüyorum.bir ülke zorbalık yapıp başka bir ülkeye saldırmış olabilir ama sivil halkın bu eylemde ne gibi bir kabahati var? şimdi atıyorum bizim yönetimimiz aynı şekilde bir savaşa girse ben ne yapabilir
bir haftadır yaşananları şaşkınlıkla izliyorum. olayın iyiden iyiye freak show halini aldığını düşünüyorum.

bir ülke zorbalık yapıp başka bir ülkeye saldırmış olabilir ama sivil halkın bu eylemde ne gibi bir kabahati var? şimdi atıyorum bizim yönetimimiz aynı şekilde bir savaşa girse ben ne yapabilirim buna karşı? ben zaten mevcut yönetime oy vermedim, girilen savaşı da onaylamıyorum. sokağa çıkıp protesto etsem ters kelepçe götürecekler. bugün rusya'da yaşananları savaş olarak tanımlayan bir televizyon kanalı kapatıldı misal. sokağa çıkan insana neler yapmazlar yani.

rus kedilerini bile organizasyonlardan men ediyorlar yav. sporcular, takımlar, çalışanlar. rusya'da yaşamayan insanlar bile işlerinden oluyor. iş post-modern etnik temizlik haline geldi iyice. hollanda'ya kızıp portakal bıçaklamaktan farksız geliyor bana bu durum.

kendimi şu an rusya'da yaşayan bir muhalif olarak düşünüyorum. freelance iş yapsam paypal kullanamıyorum. iş yapamadığım için müzik dinleyeyim diyorum kredi kartımla ödeme yapamadığım için spotify yok. ne bileyim netflix aboneliğimi yenileyemedim. kardeş tamam ben dünya vatandaşıyım bu cehennemde kalmak istemiyorum diyorum hayır sen rus olduğun için sana iş vermiyoruz, burada yaşaman için de vize alman lazım çalışma iznin olması diyorlar. ve yine rus olduğum için bunları da vermiyorlar.

sivil halka uygulanan bu yaptrımların muradı nedir? avrupa ve abd, halk baskısı olsun da putin vazgeçsin diye mi uğraşıyor? bu ne kadar mümkün? ukrayna halkı ve oradaki savaş gerçekten bu kadar umurlarında mı? yoksa mümkün olan en fazla silah yardımını yapalım, orada maksimum direniş olsun biz de bu boşlukta rusya ve rus vatandaşlarına izolasyon yapalım mı diyorlar?
0
coldegezenkutupayisi
(04.03.22)
maksat ruslar da isyan etsin putin'i içerden düşürsün.

edit: örnek:
twitter.com
0
do you remember me
(04.03.22)
evet putin'e baskı yapsınlar diye uğraşılıyor. valla ilk üç gün yaptırımları ben de destekledim ama gerçekten kedilerin yarışmadan men edilmesi filan artık bariz ırkçılık boyutuna ulaştı bu.

normalde yaptırım ruslara çok koymaz, şükredip devlete tapınma konusunda bizden beterler, o yüzden rusları en temelinden sarsmadan müdahale edemezsin. o açıdan izole edilmelerini anlıyorum ve açıkçası gerekli de buluyorum ama gelinen nokta aşırı absürt. ya zaten berlin'de yaşayan, belki de tam olarak putin'in rusyasında yaşamak istemediği için ülkeden kaçmış adamı legal olarak yaşadığı topraklarda restorana sokmamak filan bunlar inanılmaz ırkçı ve aptalca işler.
0
der meister
(04.03.22)
Öncelikle arkadaşlara katılıyorum. Halkın isyan edip putin’i baştan indirmesi için yapılıyor, buna eminim.

Öte yandan kız arkadaşım rus ve italyada yüksek lisans yapıyor. Durumların bir kısmı savaştan diğer kısmı da avrupanın bu tutumundan kaynaklı italyadan geri dönmeyi düşünüyor.
İtalyada rus bankasından gelecek parayı atmden çekmek istediğinde %30 komisyon oranına çıkartıyor. Bazı rus bankaları kartıyla para çekmeye de izin vermiyorlar.
Savaş nedeniyle ruble ciddi değer kaybetti ve italyadaki evinin kirasını ruble kazanarak euro ödemeye çalışan bir annesi var.
Annesi bir turizm acentesi sahibi fakat avrupayla olan turizm uçak seferlerinin iptali nedeniyle firması öldü.

Diğer yandan putine iyi diyen yok fakat aynılarını amerika yanı başında bile olmayan ırak’a yaptı. İsrail hala filistinlilere yapıyor. Afganistanı saymıyorum bile.
Ukraynaya yapılan kötü mü kötü. Ee? Irak ve filistindekiler insan değil miydi? Amerika ve israil mi yoksa bunlara susup rusyaya ses çıkaran avrupa mı rusyadan daha insancıl. Kimi kandırıyorlar alla sen.

Son olarak da şunu söyleyeceğim. Putin %80 oyla seçilen bir lider. %80 oy demokratik olarak alabileceği bir oy değil, bu mümkün değil. Adam diktatör, halk oy verse de seçim halkın değil. Ve “o diktatörü indirin” diyorsun. Bi tarafına nükleer yememek için içerideki halkın kurşunlanmasını sağlıyorsun.

Bi yandan hak veriyorum, putinin acilen iktidardan elini eteğini çekmesi gerekiyor fakat bu iş rus vatandaşlarına ağır bir fiyat çıkaracak.
0
filipis
(04.03.22)
büyük oranda abartılı ve batının savunduğu değerlere tamamen ters. warner bros filmlerini geri çekmiş olabilir en nihayetinde yapım şirketi, ama sen sporcuları turnuvalardan çekemezsin. dosoyevski'ye yasak koyamazsın. anna karenina'yı çekmemek senin kararın ama küçültücü bir karar.
bunların tek sonucu almanya'da olduğu gibi dükkanı taşlanan, arabası çizilen masum ruslar olur. maalesef artarak devam edecektir de.

özetle bizim sadece ortadoğuda olduğunu sanıp eleştirdiğimiz ilkellikler şu sıralar en medeni olduğu varsayılan ülkelerde yaşanıyor. kimsenin kimseden bir farkı yok.
0
bohr atom modeli
(04.03.22)
Bence az bile. Daha sert olmalı. Seçtikleri insanın yaptıklarının medeni dünyada yeri olmadığını anlamalılar.
0
gabe h coud
(04.03.22)
aptalligin, ikiyuzlulugun daniskasi bati kendini hatirlatti nazarimda. benim anlamadigim yillardir savas yoktu da ilk defa mi savas goruldu savas acan ilk ulke rusya mi komik komik yaptirimlar. ozetle ASAGILIK olarak goruyorum. aptal avrupa ve humanizmi
0
ala09
(04.03.22)
Iki seçenek var; top, tüfek savaş ya da böyle savaş. Lesser evil.
Rusların putin hastasi olmadığından eminim ama halk da artık başına seçtiği adamlarin sonuçlarına katlansin. Yani bu olayin halka dokunmadan olması zaten imkansiz. Hem ülkeye ekonomik zarar verip hep rus halkinin mutluluğunu korumak gibi bir şey yok.

Bazılarını tabiki ben de saçma buluyorum ama günümüz dünyasında böyle uç noktalara gitme var. Saçma ama böyle.

Ama bir taraf başka ülkeye giriyor, insanlar ölüyor, evcil hayvanlarindan oluyorlar, evlerinden, arabalarindan oluyor.
Diğer tarafta rus vatandaşı paypal kullanamıyor. Bankacilikta sıkıntı var, ekonomik çöküş oluyor. Vay be...

Uç örnekleri bir kenara atarsak (yok kitap yasaklanması yok rus vatandaşı restorana almayan restoran sahibi vs) öyle bir noktaya gelindi ki sanki nato komple rusya ile savaşa girse insanlar daha mutlu olacakmış gibi.

O yüzden gene uç örnekleri saymazsak en güzeli yapılıyor. Diktatör seven sonuçlarına katlansin. Türkiye'de insanlar oy vermese de başkalarının verdiği oylar sebebiyle sonuçlara katlanmiyor mu? Aynısı.
0
logisticsmanager
(04.03.22)
abd şuan tüm dünyada ulaşabildiği her yerde medya manplasyonu yapıyor. ssdece kısıtlama değil baya ak troll gibi sözlükte yanke troller bile olduğunu düşünmeye başladım umarım paronaya yapıyorumdur.
0
gregorpanpa
(04.03.22)
Rusya özgür bir ülkeyi istila etti. Gelecekte problem yaşama ihtimali olduğunu düşündüğü için bürokratik yollarla bu problemi bertaraf etmek yerine özgür bir ülkeye saldırmayı seçti.

Cevap olarak ruslara gelen yaptırımlar mantıksız değil çünkü rus halkını koruması, halkın çıkarını düşünmesi gereken kişi zaten devlet başkanı olarak putindi. Rus halkının taş yememesini sağlamakla yükümlü kişi putin zaten, diğer ülkeler değil. Putinin devlet başkanı olarak sorumluluğu zaten bu tip şeyleri bertaraf etmek. Ama o gidip özgür bir ülkeyi istila etmeyi seçti.

Mesela şuanda da bizim ekonomi kötü. Ülkeye artık kaliteli ürün girmiyor. Girse de halk alamıyor. Diğer ülkeler bize iyilik yapıp ithalat/ ihtacat kolaylığı getireyim demiyor. Yaparsa da bu anlaşma bürokratik olarak konuşulup yapılmıştır yapılır. Ama putin bürokratik yolları kullanmadığını zaten belli etti savaş başlatarak. Halk da bi zahmet seçmeyiverseydi. Şuan bizim ülkedeki krizden, müzik yasağından, saçma sapan her şeyden muhalifler de etkileniyor aynı oranda.

Ama işte ülke başkanlarının seçimini halk yaşıyor. Zaten ülke başkanı halk adına seçim yapmakla yükümlü biri. O yüzden iyi seçmek gerekli.
0
zimbirik
(04.03.22)
>> İsyan edip Putin'i düşürsün diye yapıyorlar.

Kesinlikle yanlış.

1- Konuyla ilgili literatür mevcut. Ekonomik yaptırım yüzünden hükümeti düşen ülke yok, demokratik olmayan rejimlerde hiç yok. İran'a yıllardır ekonomik yaptırım uyguluyorlar, düştü mü molla rejimi? Çin yönetimini çok sevdikleri için mi yaptırım uygulanmıyor? Erdoğan'ı çok demokratik olduğu için mi destekliyorlar?

2- Madem ekonomik yaptırımın etkisi yok, niye uyguluyorlar?

Bu soruya (Batı/kuzey ülkeleri) Avrupa ırkçılığını anlamadan cevap vermek zor. Yıllardır hemen her Avrupa ülkesinden birileriyle çalışmış biri olarak söylüyorum, ırkçılık "Avrupalı" kültürünün temel unsurlarından biri.

Bu ekonomik yaptırımların temel sebebi Putin'i değil, Rusları cezalandırmak. "Siz aptal Ruslara ne yapmanız gerektiğini yıllardır söylüyoruz, bizi dinlemediniz, üstüne kendi kafanıza göre iş yapıyorsunuz, ne haddinize, görün o zaman gününüzü, bunu hakettiniz" diyorlar. Bu yaptırımların halk nezdinde de bu kadar yaygın kabul görmesinin temelinde yatan sebep bu.

3- Virtue signalling. Muhtemelen maddi açıdan da bir havuç / sopa göstermişlerdir ama, "bakın en ahlaklı benim" diyebilmek için üniversite hocası dostoyevski yasaklıyor, film festivali rusları kovuyor falan. Kendi aklı ve vicdanını bir kenara koyup, rejime sadakatini açık açık belli edenler gelecekte ödüllendirilir. Maddi olmasa da sosyal kredisi yeter muhtemelen, çünkü zaten kaybettiği bir şey yok, mevzu Ruslarsa ırkçı olmasını kimse umursamıyor.

>> Putin agresif, diktatör, haketti vs.

Valla Ukrayna mevzusu 20 yıllık bi mevzu. Hiçbir ülke kendi sınırında, kendi güvenliğini tehdit eden düşmanın yerleşmesini istemez. Çin gidip Meksika'ya füze yerleştirse, ABD de Meksika'yı işgal eder. Joe Biden diktatör olduğu için öyle yaptı mı diyeceğiz o durumda da?

Akılcı / insanı çözüm, Ukrayna'yı tampon bölge olarak bırakıp, halkı rahat etsin diye ekonomik olarak desteklemek olurdu. Dünya'da bir sürü örneği de var, Moğolistan mesela, Rusya ve Çin arasında tampon bölge olsun diye kurulmuş bi ülke, iki taraf da ele geçirmeye çalışmıyor.

Ama savaş çıkarmak istiyorsan akılcı çözümleri dinlemez (ki Putin yıllardır bunu öneriyordu), karşı tarafı provoke eder durursun. Savaş çıkınca da votka bıçaklayıp, "ama sen diktatörsün" diye basarsın propogandayı, herkes de senin haklı olduğunu düşünür.

O bahaneyle de adamların paralarına, mallarına mülklerine çöker, silah falan satar cebini doldurursun. Sana muhalif olanları cancel'lar, sindirirsin. Süper iş valla.
0
plutongezegendegilmi
(04.03.22)
Bunun insan haklari ve ozgurluk adina yapildigini dusunecek olsam en iyi ihtimalle namertce bulurdum. Fakat iptal kulturunun kendi basina bir hezeyani degilse yeni bir kutup yaratma cabasi olarak goruyorum.
0
dunal
(04.03.22)
arkadaşlar ben amerika'nın ırak işgalini cnn ekranlarından canlı yayında izlediğimiz zamanları hatırladığım için mevcut durumda modern dünya fedailiğine soyunmuş ülkelerin samimiyetlerine inanmıyorum. yoksa çok isterdim ben de her zorbalığa aynı tepki verilsin, yanlış olanın karşısında yanlışı her kim yapıyorsa yapsın aynı kararlılıkla durulsun. o sebeple bu işgal acaba etnik temizlik için fırsata mı çevriliyor diye düşünüyorum. modern dünyada savaş olmamalı sevimliliğine inanmayı ben de çok isterdim ama her ülkenin savaş bütçesinin ne kadar olduğunu iki dakikalık araştırmayla bulabiliyoruz.

@plutongezegendegilmi noktası virgülüne kadar katılıyorum yazdıklarınıza.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(04.03.22)
Bence şöyle bir sorun var, sanki tek bir elden “ sen Dostoyevski kitaplarını kaldır.” , “sen Rus kedilerle ilgilen”, “ bankalar birleşin Rusya ile ilişiği kesiyoruz” böyle emirler yağdırılıyor gibi düşünülüyor. Böyle bir şey yok. Şu an ekonomik olarak Rusya’yı zorda bırakacak tedbirler var ve evet uluslararası bu çapta krizlerde bu yaptırımlar her daim masada. Yani Lavrov gibi nükleer tehdit üstünden yürümesini tercih ediyorsanız bilemem. Ama şu an işlerin boyut atlaması öncesinde gerçekleşmesi gereken de mantıken bu. Ha bu noktaya gelmeden farklı hamleler alınabilir miydi ya da eğer daha önce neden bu yaptırımlar x ülkeye uygulanmadı diyorsanız sonuna kadar haklısınız. Ancak bugün bu koşullarda verilen resmî karşılıktan bahsediyoruz.
Rus takımlarının turnuvalara kabul edilmemesine gelince spor kesinlikle birleştirici olmalı ama böyle bir ortamda o turnuvada çeşitli güvenlik sorunları da doğabilir. Herkesin temiz oynadığı ideal şartlarda saçma ama şu sıcak ortamda belki anlaşılabilir.
Geriye kalan bütün fikir beyanına zorlamalar, kişilere yönelik hakaretler, dışlamalar ve hele Rus kültürüne yönelik eylemler saçmalık. Tarafını belli etmekten daha öteye gittiğini düşünüyorum ben de. Üstelik Ukrayna’daki drama hiçbir faydası yok. Bizde de portakal bıçaklayanları, dövecek Çinli arayanları biliyorsunuz. Tanıdık bir kafa.
Neyse diyeceğim savaş olmamalı sevimliliği değil bu. Evet. Kimsenin eli temiz değil. Bundan haksız kazanç sağlayanlar olacak kesinlikle. Ama Avrupa’nın savaş travmasını (ki haklı bir travma) tetikleyen ve bu yolu açan Putin. Bağımsız bir ülkeyi uzantısı olarak gören ve üçüncü dünya savaşını yüksek perdeden dillendiren bir ülke, haksız bir işgal ortada duruyor.
0
not dark yet
(04.03.22)
(9)

İnsanların teşekkür etmemesini çok mu abartıyorum?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Birkaç gün önce abone olduğum bir servisten dağıtılan 400 TL değerindeki oyunu ilgimi çekmediği için birine vermek istedim. Ekşi'den birine verdim. Ama sonrasında en ufak bir teşekkür mesajı bile göndermedi. Ya ayağıma falan kapansınlar istemiyorum. Sadece bir teşekkür mesajı atma
Merhaba arkadaşlar,

Birkaç gün önce abone olduğum bir servisten dağıtılan 400 TL değerindeki oyunu ilgimi çekmediği için birine vermek istedim. Ekşi'den birine verdim. Ama sonrasında en ufak bir teşekkür mesajı bile göndermedi. Ya ayağıma falan kapansınlar istemiyorum. Sadece bir teşekkür mesajı atmak zor mu?

Konu sadece bu olay değil. Bugüne kadar tonla örneğiyle karşılaştım. Toplu taşımada birilerinin kartları falan olmaz, rica ederler onların yerine basarım, para da istemem. Bazıları da zorla verir parasını. Bazıları da parasını teklif etmek dursun teşekkür bile etmez. Sonra yine toplu taşımada birilerinin elinde ağır bir yük varsa, kadınsa, kucağında çocuk varsa veya yaşı biraz ileriyse bazen yer veririm. Bazıları teşekkür eder bazıları sanki mecburmuşum gibi tek kelime bile etmez.

Yahu ben bana yapılan en ufak bir iyilikte bile defalarca teşekkür ediyorum. Bu insanlar neden böyle? Neden incelikten, nezaketten bihaberler? Kimse kimseye yardım etmek zorunda değil. Acayip kafama takıyorum. Duymak istediğim sadece basit bir "Sağ ol" veya "Teşekkür ederim", hepsi bu. Bazen sırf bu yüzden yardım edeceğim falan varsa etmiyorum. Elimde kullanmadığım veya başka birinin daha çok işine yarayabilecek bir şey olsa "Bırak, ziyan olsun daha iyi!" diyorum.

Size de oluyor mu bu? Yoksa ben mi çok abartıyorum? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(03.03.22)
Eski iş yerinde bi kadın vardı, işe girerken bi kapıdan geçiyorum bu da arkamdan geliyor, kapıyı tutuyorum ben de. Hiç böyle teşekkür falan etmiyor. Teşekkürünün bana bi faydası olacağından değil ama aşırı kaba bi davranış gibi geliyordu bana da.

Neyse sonra bi gün kapıyı tuttum, tam bu geçeceği anda da suratına kapattım. Ondan sonra teşekkür etmeye, sabah akşam falan selam vermeye başladı.

Yanisi, bazı insanlar ne yaptığının farkında değil. Kaba olduğunu düşünmüyor, normalin o olduğunu zannediyor. Bi şekilde tepki gösterirsen yanlış yaptığını farkedip düzeltebiliyorlar. Kötü niyet değil de düşük sosyal zeka gibi bişey. Kesin benim de oluyordur arada teşekkür etmeyi unuttuğum insanlar falan.

O yüzden teşekkür etmediyse hafif iğneleyici bi şekilde rica ederim falan diyebilirsin. Onun haricinde aşırı kafaya takacak bir konu değil bence.
0
plutongezegendegilmi
(03.03.22)
Bırak öküzlük onlarda kalsın.
Sonuçta sen kendi vicdanın için yaptığın bir olay bu.
5kişiden birisi içten teşekkür etse diğer 4ünden almadığın teşekkürün yerine geçer diye düşünürüm.
0
solenkol
(03.03.22)
Ziyan olsun düşüncesindeyim ben de. En ufak şeye üç kere teşekkür eden biri olarak hem de.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.22)
Sen çok abartıyorsun abi, bu sanki "sırf biri teşekkür etsin de kendimi iyi hissedeyim" amacıyla iyilik yapıyormuşsun gibi bir hava oluşturdu bende. Ha öyle değildir muhakkak ama öyle gözüküyor. Ayrıca bir iyilik karşısında defalarca teşekkür etmek de abartı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(03.03.22)
Normalinin bu olduğunu düşünüyorlar ve galiba teşekkür etmek lügatlarında yer etmemiş. İncelikli bir insan zaten değiller, bunu kesin söyleyebilirim çünkü bu nezaket meselesi. Eylemin sırf teşekkür etmeleri için yapılması da gerekmiyor hani sürekli bununla karşılaştığım için ben de insanlara eskisi kadar yakın değilim iyilik yapma vs açısından. Birincide üçüncüde beşincide teşekkür beklemiyorsun ama bir yerden sonra bu durum sıkıyor. İletişimde bir güleryüz, bir çift söz, teşekkür bekler insan.
0
heathen
(03.03.22)
abartmiyorsun. hele ki o eksi'deki cok buyuk ayip etmis. ben olsam eksi'den herhangi birine cop vermezdim.

ben de senin gibiyim en ufak bir iyilikte tesekkur yagmurlari falan. bu dunya iyi niyetli insanlar icin cehennem yaw
0
nibba
(04.03.22)
birine teşekkür almak için yardım ediyorsanız haklısınız abartmıyorsunuz. bir dahakine önceden "sonunda teşekkür ederseniz yardım edeceğim" derseniz problem kalmaz.
0
bohr atom modeli
(04.03.22)
Görgüsüzlük konusunda hiç abartmıyorsun. Farkında olmayabilir bir insan ama görgüsüzlük o zaten. Görgü kuralından bihaber yani. Yoksa bilerek teşekkür etmiyor oluşu görgüsüzlük değil saygısızlık.

Kafaya takma konusunda abartıyor olabilirsin. Milyon çeşit insan var. Görgüsüzü de var elbette. Bunlara takılmak insanı yorar. Bir de birileri teşekkür etmiyor diye iyilik yapmayı ya da yardım etmeyi bırakmamak lazım. Yani "ziyan olsun daha iyi" kısmına katılmıyorum. Öyle düşünsek buradaki kullanıcıların önemli kısmını cevapsız bırakmak gerekirdi, tik vermeyi bile akıl edemedikleri için. Ben kasıtlı olarak saygısızlık yapanlar dışında herkese cevap vermeye, yardım etmeye çalışırım. Ama kara listem de boş değil :)
0
himmet dayi
(04.03.22)
oturup buna dertleniyorsanız abartıyorsunuz. medeniyetsiz insan çok, hangi biriyle uğraşacaksınız nihayetinde. teşekkür almamak canınızı sıkıyorsa da yardım/hoşluk etmeyiverin madem. ben de kapıdan geçerken arkamda biri varsa kapıyı tutuyorum ama bir yerine çarpıp yaralamasın diye yani hoşluktan falan değil. bunun nezaketle alakası da bu durumdan geliyor zaten, yoksa niye milletin kapısını tutalım. kendisi tutar. biri benim için tutunca teşekkür ederim, ama bana etmeyeni de umursamam, kaldı ki edeni de duyacağımı sanmıyorum. diyeceğim o ki işin içinde ben varsam güzel güzel teşekkür ediyorum, ama ülkenin medeniyet seviyesi dolayısıyla teşekkür alıp almamam meselesine genel olarak takılmıyorum.
0
kimwexler
(04.03.22)
(14)

hangi telefonu alırdınız?

kimwexler
diyelim ki para sıkıntınız yok ama sırf bu yüzden bi telefona binlerce lira vermeyi de anlamsız buluyorsunuz. öyle ki, en en iyi telefonu alayım, en son modelini alayım, en pahalısını alayım diye düşünmüyorsunuz ama idareten bi şey de almak istemiyorsunuz. bu koşullarda, özellikleri fena olmayan han
diyelim ki para sıkıntınız yok ama sırf bu yüzden bi telefona binlerce lira vermeyi de anlamsız buluyorsunuz. öyle ki, en en iyi telefonu alayım, en son modelini alayım, en pahalısını alayım diye düşünmüyorsunuz ama idareten bi şey de almak istemiyorsunuz. bu koşullarda,

özellikleri fena olmayan hangi telefonu almak istersiniz?

özellikleri fena olmayan hangi iPhone modelini almak istersiniz?
0
kimwexler
(03.03.22)
Aynı senin gibi düşünüyorum. Telefonum beşinci yılında.
Samsung s22+ bekliyorum. 15 güne kadar çıkacak.
iPhone'a para vermem.
0
etna
(03.03.22)
@etna

Duyuru açan arkadaş binlerce lira vermeyi anlamsız buluyorum demiş ve Iphone'a para vermem demişsiniz ama sizin dediğiniz Samsung 22+ 19-20 bin TL :)

Samsung A52s 5g modeli olabilir. 7bin TL.

Edit: bir Samsung kullanıcısı olarak söylüyorum 20 bin TL verilecekse o telefon kesinlikle iPhone olmalı..

İPhone olacaksa şahsen 12'den aşağısını almazdım. Düz iPhone 12 de 14bin TL.
0
Cesario
(03.03.22)
iPhone 12 mini alır geçerim.
0
halitkin
(03.03.22)
Benzer düşüncedeyim, bu nedenle androidsever olarak şunları söyleyebilirim.

Samsung'a para vermem, Xiaomi denen garabete asla para vermem. BBK Electronics alt markalarını öneririm. Özellikle Oppo ve OnePlus

Birinci tavsiyem OnePlus olur, yakın zamana kadar Türkiye'de bulmak pek mümkün değildi, fakat şuan Media Markt'ta yeni çıkardığı orta segment telefonlar satılıyor. (5t modelini 4 yıldır kullanıyorum)

İkinci tavsiyem Oppo olur, orta segment telefonları iyidir. (reno 4 modelini 1 yıldır kullanıyorum)
0
uvcray
(03.03.22)
iphone 11 veya 12
çok uzun süre götürür hocam
0
neoluyokardesimnebutantantana
(04.03.22)
para sıkıntısı yoksa bir telefona binlerce lira vermeyi anlamsız bulmak bana anlamsız geldi. hiç önemsemiyorsan tuşlu telefon kullan, ha yok kullanıyorsan git en iyisini al.

benim telefona ihtiyacım olsa ve para sıkıntım olmasa apple'ın en son modelini alır geçerim.
0
bohr atom modeli
(04.03.22)
iPhone'un en yenisini veya bir öncekini alıp geç madem.

Telefonun fiyatını , telefonu kullanacağın tahmini yıla bölmeyi de unutma derim.
10 bin liralık bir Android'i 3 yıl, 15 bin liralık iPhone'u 5 yıl kullanacaksan iPhone daha ucuz oluyor.
0
michael_knight
(04.03.22)
%67,2 umursuyorum, var mı ona göre öneriniz? yoksa yanıt yazmak zorunda değilsiniz, akıl vericem diye kasmayın @bohr
0
🌸kimwexler
(04.03.22)
para sıkıntım yoksa hiç uğraşmam iphone'un son modelinin standartını ya da mini'sini alır geçerim ben.
0
teritori
(04.03.22)
S20 fe.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.03.22)
Son kullanıcı için telefon sosyal medya, internette dolaşmak ve casual games indirmek dışında bir işe yaramıyor. Belki merakı varsa fotoğraf çekmek. Bunları da her telefonla yapmak mümkün. Fotoğraf için belki biraz daha iyi bir telefon.

Binlerce şükürler olsun ki iphone 13'ü nakit alsam üstüne cebimde geçinebileceğim miktar kalıyor. Ama samsung a51 kullanıyorum. Gayet de memnunum. Gereksiz buluyorum çünkü aynı işlevi görecek bir cihaza fazladan ödemeyi.

Sizin yerinizde olsam özellikleri fena olmayan bir iphone almam. Özellikleri fena olmayan bir samsung alırım. Çin üretimi telefonlar her zaman dert olmaya müsait. Özellikle dünyanın bu kadar gerildiği bir durumda her an google tarafından banlanabilirler. Nokia, Samsung, Motorola gibi şirketlerin ortalama modelleri gayet iş görür. Özellikle yeni nokialar fena durmuyor.

Samsung a52, a72 serilerine bir bakın.
0
anten
(04.03.22)
Burada herkes 50 bin maaş alıyor sanırım. Adam binlerce lira vermek istemiyorum yazmış, millet iphone önermiş, 20 bin liralık Samsung önermiş.

Kardeş senin tarif ettiğin telefon xiaomi.
Ben redmi note 9 kullanıyorum, 128gb, gayet kullanışlı ve güzel, fiyatı da 3700 civarı.
0
el conquerador
(04.03.22)
Hocam senin ilacın iPhoneSE.

Son çıkan iPhone modeliyle aynı işlemci, ya da bir altını bulunduruyor ama yüz tanıma, 3 kamera gibi gibi seksi özelikleri yok. Yıllarca götürür.

Bu ay içinde onun da yeni modeli çıkacak bu arada.
0
kaptankedi
(04.03.22)
Bence de son model iphone ama pro degil. Proya ihtiyacin varsa olur ama yoksa normal son model iphone iyidir. Ben 11 ciktiginda almistim, memnunum. Esim 13 pro aldi, bence gereksiz.
0
lemmiwinks
(05.03.22)
(2)

Pasaport polisi

synesthesia
Pasaport polisinin İngilizcesi nedir? Amerika'da spesifik olarak Customs and Border Protection officer deniyormuş da, daha genel bir adı var mı?Passport control officer?Immigration control officer?
Pasaport polisinin İngilizcesi nedir? Amerika'da spesifik olarak Customs and Border Protection officer deniyormuş da, daha genel bir adı var mı?

Passport control officer?
Immigration control officer?
0
synesthesia
(01.03.22)
ABDye girerken hep customs diye geçiyordu, orda kontrol noktasında bekleyen polislere de düz officer deniyor. Başka bi tanımı varsa bana hiç denk gelmedi açıkçası. Ama direkt ordaki polis memurunu birine anlatmaya çalışıyorsan Customs and Border Protection(CBP)officer da diyebilirsin.
0
e mice
(01.03.22)
customs gümrük. border patrol olabilir.

edit: yanlış biliyormuşum, customs officer deniyormuş onlara da.

www.quora.com
0
bohr atom modeli
(02.03.22)
(11)

Osmanlı Hristiyan olsaydı

Kaleci Saçlı Forvet
Bu konu hep aklıma takılmıştır. Bi anektod vardı Papa Fatih Sultan Mehmet'i Hristiyan olmayan davet etmişti, gerçektir değildir bilmiyorum ama gerçek olsaydı ve kabul edilseydi, Osmanlının Katolik bir Hristiyan olması sonrası için ne kazandırırdı? Bunu sorarken Hristiyanlık süper bir din demiyorum a
Bu konu hep aklıma takılmıştır. Bi anektod vardı Papa Fatih Sultan Mehmet'i Hristiyan olmayan davet etmişti, gerçektir değildir bilmiyorum ama gerçek olsaydı ve kabul edilseydi, Osmanlının Katolik bir Hristiyan olması sonrası için ne kazandırırdı? Bunu sorarken Hristiyanlık süper bir din demiyorum ama bugün Avrupa aynı zamanda dini bir birliktelik üzerine de kurulu, Osmanlının yeri ne olurdu bu birlik içinde Avrupa'nın ABD'si mi olurduk yoksa alelade bi Avrupa ülkesi mi olurduk. Ekonomik ve sosyolojik olarak bugünkü durumumuzdan daha iyi olurduk gibi geliyor bana her halükarda ama nihai sonuç ne olurdu acaba. Tabii bunu sorarken ben Osmanlının yine çağdaşları gibi yıkılacağını düiünüyorum ama siz yıkılmamış olduğu bir senaryo üstünden de gidebilirsiniz. Teşekkür ederim.

Edit: Bu arada hiçbir dine mensup değilim dinlere karşı bi sevgim de yok düşmanlığım da, sadece alternatif bir sonuçta ne olurdu diye merak ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(26.02.22)
osmanlı teknik olarak katolik olamazdı. olsa olsa ortodoks olurdu. bizi arap ülkelerinden ve kültüründen olabildiğince uzak tutacağı gerçeğinden hareketle çok daha iyi durumda olurduk muhtemelen.

başımıza gelen kötü şeylerin çoğu ortadoğu kültürü ve dini etkisi altındaki insanlardan kaynaklanıyor.
bir fransa-almanya olmazdık belki ama birçok konuda ispanya ve italya seviyelerinde olurduk en azından.
0
bohr atom modeli
(26.02.22)
Osmanlı Hristiyan olsaydı Osmanlı diye bir imparatorluk olmazdı. Osmanlı Devleti gaza politikasıyla hareket etmiş bir Türk devletidir. Yani amaç İslam'ı yaymaktır. Amaç İslam'ı yaymak olduğu için yapılan savaşların amacı budur. Bu nedenle ordu Viyana'ya kadar gidecek motivasyonu bulmuştur. Hristiyanlığı kabul etmesi Osmanlı'nın var oluş amacına terstir. Doğal olarak yayılma duracağı için Osmanlı denen devlet Marmara Bölgesi'nin ötesine geçemezdi. Avuç kadar bir beylik olarak kalırdı ve yok olurdu. İslam'ın Osmanlı'ya en büyük katkısı gaza için yapılan savaşlar sonucunda büyük toprak kazanmasıdır. Hristiyanlığın ise Osmanlı'ya hiçbir katkısı olmazdı. Çünkü Hristiyanlık Orta Çağ'da cennetten yer satılan, bilimin engellendiği bir ortamda yer alıyordu. İslam ise bilginler sayesinde daha zengin bir durumdaydı. Fatih ile Hristiyanlık arasında sürekli zorlama bir bağ kurulmaya çalışılıyor. Fatih bunu kabul etseydi ki etmesi imkânsız, gavur padişah diye kendisini asarlardı.

En fazla Sırbistan düzeyinde bir devlet olurdu. Dünyada hiçbir etkisi olmazdı.
0
dissendium
(26.02.22)
Abi dediğine çok katılmıyorum Hristiyanlar da 1500 yıldır falan kendi aralarında ya da Müslümanlarla savaşıyor, yani Hristiyanlığı kabul etselerdi de savaşmak için, özellikle o dönem için yine bi motivasyonları olurdu muhtemelen, bu yine toprak kazanılmasını sağlayabilirdi. Biz Hristiyan olduk hadi oturup çayımızı kahvemizi içelim demezlerdi sanırım.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(26.02.22)
tarihsel olarak, kusatma olarak ne degisirdi bilmiyorum ama arap kulturunden uzak kalirdik. din kardesligi adi altinda su anki multeci sorunumuz da olmazdi mesela. ab'ye de daha kolay girerdik. en kotu kucuk, etliye sutluye dokunmayan bir avrupa ulkesi olurduk. asyada topragimiz da olsa sirf dinden sade avrupa kitasindan sayilirdik otekilestirilmezdik.
0
Kittie
(26.02.22)
Valla Osmanlı değil ama, tarihte Türkler kadar çok din değiştiren başka bir millet yok sanırım, Musevi, Hıristiyan, Budist vs olan bir sürü Türk topluluğu / askeri / komutanı / devleti var tarihte.

İlginç bir şekilde İslam hariç hiçbir din "tutmamış". Tabi başka milyon tane sebep de vardır da, Türklerin asıl olayı askerlik olması ve İslam'daki cihat anlayışı güzel bi sinerji yakalamış gibi görünüyor.

Yani üretimden, ticaretten, sanattan anlamayan bir topluluk var elinde. Asıl meslekleri sağa sola saldırıp yağma yapmak. Zamanın en yeni ve cool ideolojisi de senin yeteneklerinle uyumluysa ona yönelmek en mantıklısı.

Demek istediğim, eğer Türkler Müslüman olmasalardı zaten Osmanlı olmazdı büyük ihtimal. O saatten sonra da tüm ordu Müslüman, Fatih din değiştirse onu takip edip etmeyecekleri şaibeli.

Bi de işte Müslüman olmayan Türklerin, günümüzde istisnasız hepsinin asimile olmuş olması durumu da var. "Alelade bir Avrupa ülkesi" olmak, başımıza gelebilecek en iyi şey olurdu diye düşünüyorum. Gagavuz Türkleri, Karaylar, Uygurların hali ortada.

Edit: bu arada fun fact, Fatih'in oğlu Cem Sultan Vatikan'a kaçıyor, en son da torunları falan Hıristiyan oluyor diye hatırlıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.02.22)
osmanlı hristiyan olsaydı bizans olurdu. bizans osmanlı aynı şey.

fark yok.
0
duyurukullanıcısı
(26.02.22)
İslâm olmasa da o dönem zaten gaza akımları her yerde var. Sürekli sınırları zorlamak, gasp etmek, Sümer döneminde bile mevcut. Yani Osmanlı Müslüman olmasaydı olmazdı söylemi safsata ki Fatih Sultan Mehmed'e değin Hristiyanlar devlet yönetiminde etkin görev alıyor. Fatih Mehmed bunları yollayıp devlet yönetiminde tamamen ele geçiren ilk padişahdır. Bu yüzden ki Halil İnalcık Osmanlının gerçek kurucusuna Fatih der.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(26.02.22)
bence en önemlisi anadolunun türk oldugu değil grek ve ermeni oldugu kabul edilirdi.
osmanlı hristiyan yani ortodoks olsaydı yine rusya ile çekişirdi.
ortodoks hristiyan dünyasının lideri kim olacak diye.
ruslar slav nüfus desteğine, yükselen ivmesine ve kuzey asyadaki sınırsız topraklarına dayanarak yine avantajlı olurdu.
osmanlı avrupada islamiyeti yaymak motivasyonunu kaybederdi, aksine ortadoğu ve afrikadaki müslüman halkları sömürgeleştirmek motivasyonuna sahip olurdu.
abd gibi olması imkansız çünkü bir akdeniz ülkesi. avrupanın lideri yine okyanusa kıyısı olan ingiltere almanya fransa olurdu.
hristiyan oldugu için avrupadaki olumlu ve olumsuz gelişmelere daha çok dahil olurdu.
fransız ihtilali ve napolyon savaşlarında daha aktif olurdu.
monarşi eninde sonunda yine yıkılırdı en geç 2.dünya savaşında veya sonraki darbe dönemlerinde.
yıkıldıktan sonra kurulacak cumhuriyet yunanistana çok yakın olurdu hatta birleşme bile gündeme gelebilirdi. hatta yunan ayaklanması olmazdı bile. bizans gibi bir ülke olunurdu ve yunanlar ayrılmak istemezdi.
0
dafuq
(26.02.22)
önceki cevabın silinmesi sonrası edit'lenmiş cevap:

II. mehmet papa'nın teklifini kabul etseydi devletin başında 2 gün kalamazdı. o zamanın eşrafı ona göre bir alternatifi başa getirir, sistem aynen devam ederdi.

takvimi geriye sarıp islam'ın yayılışının kısıtlı kaldığı bir senaryo üzerinden gidelim:

ortadoğuya yakın oluşumuz dolayısı ile müslümanların azınlık olduğu bir durumda, zamanımızın ve kaynaklarımızın büyük kısmı din temelli çatışmalar ile harcanırdı.

protestanlık sonradan bunu değiştirse de hristiyanlık, islam'a göre ekonomik ve sosyolojik açıdan daha kısıtlayıcı, tutucu bir din idi. bundan dolayı endüstri devrimi öncesinde ekonomik ve sosyolojik olarak kesinlikle daha iyi durumda olmazdık. protestanlığı benimsediğimiz ölçüde erken kapitalist dönemde bazı sistemleri oturtma şansımız olabilirdi. ancak rusya ve dinen karşıtımız olan doğudaki komşularımız karşısında, oluşturduğumuz ekonomik yapıyı bozmadan pek fazla dayanamazdık. 1. dünya savaşı sonrası dünyada olduğu gibi bizde de imparatorluk konsepti yıkılırdı.

refah açısından geri kalmamızda avrupa'daki dini birliktelik elbette bir yere kadar geçerli ancak bizim muhafazakar akademik tayfanın iddia ettiği kadar büyük bir faktör değil. zira dünyanın gördüğü en büyük iki savaş da hristiyanların kendi arasında patlak verdi.
0
zgrydn
(26.02.22)
ingiliz fransız alman ortadoğuda yaşamıyor, din de yok, yüzlerce yıl olmuş dinini unutalı, dünyanın en kanlı savaşını başlattılar 2 kere, milyonlarcası birbirlerini boğazladılar

tarihi eğer şöyle olsaydı diyerek baştan kurgulamak imkansız
0
comp
(26.02.22)
Avrupa dini bir birliktelik üzerine kurulu değil aslına bakarsanız. Bizim ülkenin bakış açısından böyle bu. Avrupa soy bağları üzerine kurulu. Batı, orta ve doğu Avrupa içerisinde teknik olarak aynı dine mensup olmalarına rağmen derin ayrılıklar var.

Bunu anlamak için geç antik çağ tarihine bakmanız gerekiyor, Roma'nın yıkılış sürecinde germen kabilelerinin toprak bölüşümleri kritik öneme sahip. Yüzyıllar boyu karolenj ve merovenj hanedanları daha geç dönemlerde capetler, bourbonlar, plantagenet, tudor, hanoverlar gibi belli başlı aileler arasında miras olarak parçalanıp birleşen topraklarda kurulu bu ülkeler. Bizim "Türki cumhuriyetler" dediğimiz yapıdan çok daha sıkı fıkı bir ortak geçmiş var aralarında. "Aynılık" hissiyatı dini yakınlığın çok ötesinde. Dini aynılığın sebebi dahi bu ailelere mensup monarkların din değiştirmiş olması. Avrupa'nın hristiyanlaşma süreci çok ilgi çekici bir konu ama bizim ülkede ne ilginç ki Avrupa tarihi ile ilgili yazılmış çevrilmiş kitapların sayısı çok az. Özellikle de geç antik çağ ve orta çağı konu edinen kitaplar daha da az.

Osmanlı hristiyan da olsa balkan ülkelerinden ya da ermenilerden çok da farklı olamazdı.

Türkiye'deki Müslümanlar Avrupayı "Hristiyan devletler birliği" olarak görüyor. Bundan daha yanlış bir tanımlama çok zor yapılır sanırım. Zaten bugünkü Avrupa'nın Hristiyanlıkla pek bir ilgisi alakası da kalmadı.

Hristiyan olmamızın bize tek artısı bugün yaşadığımız kimlik bunalımını yaşamıyor olmamız olurdu. Bugün İslami kaygılarla ne batı ne de doğu bloğuna ait hissedemiyoruz, ancak dünyanın güç dengesi bu bloklar arasında kurulu.
0
akhenaten
(26.02.22)
(10)

Sinemanın Altın Çağı

Kaleci Saçlı Forvet
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gi
Doksanlı yıllar bana sinemanın altın çağı gibi geliyor, yani her kategoride en iyi filmler sanki doksanlı yıllarda çevrilmiş gibi, belki 2000'li yılların başları da bu şekilde ama sonrasında baya bozuyor, yani bilimkurgu filmlerini geçiyorum adamlar normal filmleri bile yeşil perde önünde çekiyor gibi sanki berbat bi anlayış hakim olmuş sektöre. Haksız mıyım? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
haklısın. aynısını müzik ve spor için de düşünüyorum.
doksanlar altın çağ, 2000lerin başı zirve, bir kaç sene sonra sert düşüş
0
dafuq
(20.02.22)
ben de bu konuda fikirlerimi dağınık olarak yazayım

hollywood ve ana akım sinema için dediğin doğru, bir de zaten her şeyin filmi çekildi yeni bir şey çekilmez dedikleri yere geldik sanırım çünkü "yeni" bir şey izlediğimizde 18 yaşındaki gence çok güzel ve etkileyici gelen bir film bizde ya bunu ve benzerini daha önce kaç kere gördük hissi yaratıyor, duygulara ve olaylara bir doymuşluk var

farklı şeyler izlemek isteyenler art house ve bağımsız türlere kayıyor, klasik giriş gelişme sonuca uymayan daha deneysel filmlere yöneliyor
0
freebird5406_2
(20.02.22)
Valla ben daha çok bilim kurgu ve fantastik türden filmler sevdiğim için aslında bu zamanlar bu tür filmler için en süper zamanlar gibi geliyor bana. CGI sağolsun çok süper evrenler, neredeyse birebir şekilde oluşturulabiliyor. Bu da süper bir seyir zevki yaşatıyor.

Bana göre tek sıkıntı ise şu günümüzdeki sjw ve political correctness olaylarının abartılmasi yüzünden bazı evrenlerin mahvedilmesi.
0
j r r tolkien hayrani
(20.02.22)
CGI işi bence çok abartılıyor ya. Yani illa kullan ama örnek vermesi için söylüyorum mesela Yüzüklerin Efendisi çekilirken adamlar Miğferdibi'nin maketini yapıp sahneyi perspektif tekniğiyle çekiyorlar, bu benim için daha gerçekçi bir ortam yaratıyor ama filmi bugün çekseler kimse uğraşmaz bunun yeşil perdede çekip geçer, o da artık bi noktadan sonra acayip sentetik bir hava yaratıyor benim için, hatta iş neredeyse çizgi film izliyormuşum noktasına geliyor. Benim sıkıntım biraz bu.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(20.02.22)
@freebird5406_2 +1

geçmişte sinema ile yaşamak, öğrenmek, sinema filmi ile hissetmek, içselleştirmek gibi şeyler vardı. o yüzden değerli sinemacıların bakış açıları ortaya güzel işler çıkartıyordu. ve belki de para kazanmak bu kadar önemsenen bir mevzu değildi. şimdi ise her şey çok teknik bir yapıda ilerliyor gibi. ben yeni filmlerde eski sahici hisleri bulamıyorum. 90'lar ve 60'lar bence sinemanın en iyi çağlarıydı. belki de her şeyin bu kadar göz önünde olmasının negatif etkisidir, film çıkmadan film hakkında her şeyi bilmek. film çıktıktan sonra bir repliğinin, sahnesinin binlerce kez paylaşılması... belki de bunlar sahicilikten uzaklaştırıyordur insanı.

şimdi bazı dizilerde sinema tadı bulmak mümkün ama. better call soul, fargo... bu gibi dizilerin her bir bölümü başka bir sinematografik karakter içeriyor, sinemasal haz veriyor bana. sinema filmlerinden alınamayan tatları dizilerde bulmak mümkün.
0
the man with no name
(20.02.22)
teknoloji ile sinemanın harmanlanması açısından doğru, 90'lar ve 2000'lerin başı altın çağ denebilir.

ama sinemanın asıl altın çağı 1940-1960 arası dönemdir. zaten classic/golden age hollywood dedikleri dönem bu döneme denk geliyor. onun dışında italyada neorealist, fransada yeni dalga gibi akımlar var. uzakdoğuda kurosawa, naruse, kobayashi gibi isimler, avrupada dreyer, bergman gibi isimler hep bu döneme denk geliyor. sinemanın altın çağ kuşağı esasen bu isimlerden oluşuyor. bugünün veya 90'ların sinemasıyla karşılaştırılamaz bile.
0
lesmiserables
(20.02.22)
Bir sanat eserinin değerinin ortaya çıkması için üstünden belirli zaman geçmesi gerekiyor. Bunu hem zamana karşı ayakta durabilmek açısından hem de bir değerinin olabildiğince çok insan tarafından uzun süre içinde filtrelene filtrelene günümüze ulaşması açısından değerlendirebiliriz.

Haliyle bu hep böyle olmuştur, 2000'ler başında da 80'ler filmleri sinemanın altın çağı olarak kabul edilebilirdi. Benzer şekilde 20 sene sonra 2010'lara aynısını diyebiliriz.
Şimdi diyemiyoruz çünkü yeterli filtrelemeden geçmedi. Zamanla mücadeleye girmediler henüz, dönem olarak geniş perspektiften değerlendirilmediler. Bu aşamalar sonrasında daha net karşılaştırabiliriz 90'larla.


Tabii altın çağı diyince işin içine çok kıstas giriyor, ben şahsen sinemada bir dönemi altın çağ nitelendirebilecek kadar sinema tarihine hakim görmüyorum kendimi. 50'lerin çığır açan filmleri, 70'lerin sektörü günümüzdeki haline gelmesini sağlayan gelişmelerini düşünürsek altın çağ demek için ortaya çok fazla kriter çıkıyor.
Mesela sen hollywood ve sinema "endüstrisi" açısından bakmışsın olaya, işin "sanatsal" boyutundan bakınca, benim tarafımdan böyle görünüyor.

İlla bir yorum yapacak olursam; 2000'lerden itibaren - teknolojinin de gelişmesi sayesinde- bir sürü ilk film başarıları ortaya çıktı. Sinemanın gelişmesi açısından bakarsak son 10-15 yılın sinema tarihinin en iyi ilk filmlerinin yapıldığı bir altın çağ olarak gösterebiliriz.
0
Bruce
(20.02.22)
90'lar benim de favori dönemimdir sinema için.
müzik konusunda da sevdiğim bir dönem.

evet görsel olarak belki bu dönem daha çok tatmin edici, ki bence pek değil ama genel için konuşuyorum, yine de bazen başlayan, gelişen ve sonu olan bir takım insan hikâyeleri izlemek istiyorum.
90'larda en azından "konusu" olan filmler izleyebiliyorduk.
ve bunun illa sanat filmi ya da bağımsız sinema olmasına gerek yok, normal bildiğimiz hollywood filmlerinin de hikâyeleri vardı.
0
blatta hiberna
(20.02.22)
bence yanlış. türk sineması için bir nebze doğru. her ülkenin sinemasının altın yılları var. hollywood için bu 70'ler. italya sineması için 40'lar, fransa için 60-70'ler diye değişiyor.

90'lar siz gidip italyan sinemasının çağ atladığı zamanlarla kendinizi bağdaştıramayıp o filmleri sıkıcı bulduğunuz için size iyi geliyor. gerçekten çok film izlemiş olmak lazım bu ayrımı yapabilmek için. gidip 40'ların hollywood stüdyo filmlerini de izleyeceksin, 60'ların yeni dalga filmlerini de. her filmi dönemine göre değerlendirebilme yeteneğine sahip olduktan sonra gelip bence bu böyle diyeceksin.

ek olarak günümüzde çekilen göz önündeki filmler dediğiniz gibi ama bağımsız filmler öyle değil. her zaman izlenecek bir şeyler bulunabilir. önemli olan film aramayı bilmek.
0
bohr atom modeli
(20.02.22)
Bence oyle değil. 90larin filmlerinden zamanında efsane film dedigim filmler bugun tekrar izledigimde bana cok tirt geliyor. Gunumuz filmlerinin kalitesi yok, hem senaryo hem de prodüksiyon olarak.

He günümüz filmerinden 30filmden bir tanesi kaliteli cikiyor en fazla bana sorarsan ama muhtmelen o yıllarda da böyleydi bu.

Bir de bu izlediği film turune de bağlı biraz insanin. Bazı turler kendini tekrar etmeye basladi.
0
stavro
(20.02.22)
(2)

Bu fikrin bilimsel adı var mı

heathen
Sadece fikir de değil, his. Ömrümüzün aslında 1 dakikaya ya da bir saniyeye sığdırılmış yıllar olması, bizim de onu yaşamamız. Genelgeçer zaman çok hızlı geçiyor düşüncesine ek olarak antidepresan kullandığım dönem zamandan mekandan soyutlandığım dönemler oluyordu bunu daha net hissediyordum. Yani ç
Sadece fikir de değil, his. Ömrümüzün aslında 1 dakikaya ya da bir saniyeye sığdırılmış yıllar olması, bizim de onu yaşamamız. Genelgeçer zaman çok hızlı geçiyor düşüncesine ek olarak antidepresan kullandığım dönem zamandan mekandan soyutlandığım dönemler oluyordu bunu daha net hissediyordum. Yani çok hızlı bir süreci insan algıları sebebiyle aşırı yavaş yaşamak. İzafiyet teorisi falan mı?
0
heathen
(18.02.22)
bunun bilimsel karşılığı izafiyet de bunu mekandan bağımsız açıklamak mümkün değil. yani yer değiştirmeden bağımsız zaman düşünülemez.

ek olarak ben de çok eskidne bir kere esrarı çok abarttığımda dediğiniz başıma gelmişti. anlayabiliyorum. bir de rüyalar var tabii. tüm o yıllar gibi süren şeyleri 5 dakikada yaşıyoruz falan filan.

ama sizinki biraz bilimkurgu gibi.
0
bohr atom modeli
(18.02.22)
bu teori mantıklı geliyor.

eksisozluk.com
0
candide
(18.02.22)
(15)

Alkolü kolayca içmek

tamam sakinim
Alkolün verdiği rahatlamayı ve çakır keyif olmayı çok seviyorum fakat bu sonuçtan önceki süreç kısmı tam bir işkence. Yaklaşık 7-8 yıldır belli aralıklarla tüm alkol çeşitlerini denemiş olmama rağmen tadına asla alışamıyorum ve sevmiyorum, aseton içmek gibi geliyor bana 0 keyif. Denediklerim arasınd
Alkolün verdiği rahatlamayı ve çakır keyif olmayı çok seviyorum fakat bu sonuçtan önceki süreç kısmı tam bir işkence. Yaklaşık 7-8 yıldır belli aralıklarla tüm alkol çeşitlerini denemiş olmama rağmen tadına asla alışamıyorum ve sevmiyorum, aseton içmek gibi geliyor bana 0 keyif. Denediklerim arasında en rahat vodkayı içebiliyorum, o da farklı aromatik içeceklerle karıştırıp tadını bastırabildiğim için. Kolay içiminin püf noktaları var mıdır? Ağzımda fazla mı tutuyorum, tadını bastıracak neler yapabilirim? Bu çirkin şeye nasıl alışabiliyorsunuz? :(
0
tamam sakinim
(17.02.22)
Baileys sheridans fln da mı naynı sorunu yaşatıyor?
Kokteyl yapabilirsin. Meyve suyu tadında kokteyller var.
0
saturn
(17.02.22)
Cin tonik ve cin ile hazırlanmış meyveli kokteyller

Bunun da kötü yanı çarptığını ayağa kalkana kadar anlamazsın
0
freebird5406_2
(17.02.22)
Içe içe damak tadı oluşuyor. Nasıl ilk içildiğinde sade kahve sevilmezse, alkol da sevilmez. İlk aşamada tatlı alkolleri seviyordum. Cardinal melon veya fındık votka gibi. Bunlarla başlayıp sonra diğer alkollere geçilebilir.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(17.02.22)
ben fazla alkol tüketimi sebebiyle karaciğer rahatsızlığı yaşayan bir insanım. alkolün tadına alışmak diye bir şey olduğuna inanmıyorum. insanların da çakırkeyiflik eşiğini geçene kadar tadına 'katlandığı' kanaatindeyim.

vodka müthiş midesiz bir insan değilseniz sek içilmez zaten, onun yerine kolonya için daha güzel tadı vardır. vodkayı meyve sularıyla içmek en mantıklısı, ben vişne suyu yerine karışık meyve suyu tercih ediyordum. belki fındık aromalı vodkayı sütle deneyebilirsiniz, benim favorimdi. viski için bitter çikolata veya kola önerebilirim. rakıyı sodayla karıştırıp yanında acısız şalgam suyuyla deneyebilirsiniz. biranın yanında midye ve patates kızartmasının faydası olur ama biraya da tek başına katlanamıyorsanız bence alkol tüketmemeyi ciddi şekilde masaya yatırabilirsiniz.

bence sek halde tadına en çok katlanılabilen içki çeşidi tekila. shot'ları küçük ama etkili olduğu için sarhoşluğu da hızlı oluyor. amacınız çakırkeyif moduna kısa ve kolay yoldan ulaşmaksa limon-tuz eşliğinde tekila deneyin.
0
coldegezenkutupayisi
(17.02.22)
Ek olarak, alkolü iyice soğutunca da tadı yumuşar.
0
heritage
(17.02.22)
shot atarak alışacaksın. viski, vodka, rakı, cin aklına ne geliyorsa klasik shot bardağında shotlaya shotlaya alışırsın.
0
makarnavodka
(17.02.22)
Bira, tekila ve viskiyi gerçekten seviyorum ama bu tatlarıyla alakalı değil galiba; o anki durum, susamışlık ve ruh haliyle de bağlantılı. Sevmemek çok normal bu arada. Kokteylden devam. Meselaa güzel bir cinin içine biraz tonik,buz, bir ince dilim salatalık ve taze mandalina suyu :v
0
lüzumsuz adam
(17.02.22)
Öncelikle alkol içmiyorsunuz içtiğiniz şey içki.

Damak tadı zamanla ve farklı çeşitte aromalar, tatlar kullanarak, damak hafızasında iz bırakarak gelişen bişey. Sadece içeceklerde değil yiyeceklerde de böyle bu. Bu nedenle çoğu insan çocukken sevmediği asla yiyemediği şeyleri ileri yaşlarında çok sevebiliyor.

Düşük alkol oranına sahip içkilerle başlayabilirsiniz veya daha gündelik seçeneklerden gidebilirsiniz. Bira gibi veya şampanya gibi. Ne aç karna ne de tam tok karna tüketin, doğru içkiyi doğru eşlikçiyle almak lazım. Hepsi başka başka ama genellikle yağlı ürünler daha iyidir. Birayla fındık fıstık tüketilmesi, kırmızı şarap kırmızı et kombinasyonu veya şarap peynir gibi.

Votka sevdiyseniz hafif kokteyllerden gidebilirsiniz. Yanında pek bişey tüketmeyin ama kıtlama usulü iyi bir çikolata fena olmaz.

Bir de sevmiyorsanız sevmiyorsunuzdur :)) iyi birşey değil zaten, zorlamaya da gerek yok.
0
rewlack
(17.02.22)
Meyve şarapları epey leziz ve tatlı, oradan başlayıp beyaz şarap, rose, kırmızı şaraba doğru ilerleyebilirsiniz.
0
kaptankedi
(17.02.22)
Cardinal melon +1
Kavun tadına odaklandığında geçmeyeceğini boğaz yoktur.
0
Jux
(17.02.22)
Kokteyl iceceksin. Cin cok guzel alternatif.

Mesela benim hep yaptigim kokteyl: vodka archers limon suyu cok az seker nar suyu ustunu de maden suyu ile tamamla.

Bunu kim icse sever bence
0
floydian
(17.02.22)
Limoncello, Xuxu, kirsch gibi meyveli içkilerin tadı çok güzel bence, denk gelirse bunlardan da deneyin :)
0
kobuzchu kiz
(18.02.22)
Uzun yıllar ben de öyleydim. Arkadaşlarım ve çevrem genelde alkol kullanan kişiler olduğu için ben de alışmaya sevmeye çalışıyordum. Üniversite zamanlarında bara gittiğimizde bir birayı ağzım yüzüm ekşiyerek zorlanarak bitirirdim. Hatta bazen bitiremeyip arkadaşlarıma verdiğim olurdu.

Birayı sevemeyince kırmızı şaraba yöneldim. Elma veya peynirle birlikte kırmızı şarap içmeye başladım. Çok hoşuma gitti. Ben o şekilde alıştırdım kendimi. Şimdi 1-2 ayda bir toplandığımız bir grup var genelde bir şişe şarap tüketiyorum o akşamlarda.

Bunun yanında biraya da alıştım zaman geçtikçe. Ama pek aklıma da gelmez yazın en sıcak gününde bile "hadi bir buz gibi bira içeyim" demem yani. Ama daha kolay geliyor artık içmek. Alışıyor insan.

Son olarak rakıyı da tavsiye ederim. Alışana kadar su oranını biraz fazla koyarsanız güzel bir tadı oluyor. (En kötü tatlı içkilerden biri olarak bilirdim onu, bu şekilde deneyip beğenince şaşırmıştım) ben rakıyı içerken büyük bir yudumun hemen ardından bir yudum da su içiyorum. Öyle hoşuma gidiyor.

Sabah sabah uzun uzun yazmak istedim. "Aaa aynı ben!" demek hoşuma gitti sanırım.
0
pispinti
(18.02.22)
Kahveye jack daniels honey ekleyip icmeyi dene. Icimi rahat oluyor
0
nax
(18.02.22)
çok güzel kokteyller var da türkiye'de pek bilinmez çünkü kokteyl pahalıdır, herkes bir vişne suyu bir votka alıp içmeye başlar.

pina colada falan deneyin bence siz. farkı görürsünüz. kendinize uygun kokteyli bulduğunuzda içerken alkol aldığınızı unutursunuz. sonra bir bakmışsınız kafa gitmiş.
0
bohr atom modeli
(18.02.22)
(2)

Son kullanma tarihi geçmiş ağda bantları kullanılır mı?

vestasy
Üç dört yıl önce geçmiş. Bir sıkıntı olmaz gibiyse kullanayım gitsin diyorum.
Üç dört yıl önce geçmiş. Bir sıkıntı olmaz gibiyse kullanayım gitsin diyorum.
0
vestasy
(15.02.22)
en kötü ishal yapar. göm.
0
bohr atom modeli
(15.02.22)
Ben ağda bantlarımın tarihine hiç bakmıyorum normalde. Eminim geçmişlerdir çünkü 5 senede 1 falan yeniden alma ihtiyacım oluyor.
Ama genelde yapışkanı artık donmuş oluyor ağda bantı bozulunca. Yani kullanılamaz hale geliyor. Toz olup dökülüyor gibi oluyor.

Eğer çok hasassa teniniz belki önce bi kısmını kesip küçük bi alanda deneyebilirsiniz, ertesi gün beklemediğiniz bir reaksiyon görürseniz atarsınız.
0
zimbirik
(15.02.22)
(1)

Mıknatıs üretimi

robin one persie
Videoda 4:27`de metale tam olarak ne yapıyor da metal çekim gücüne sahip oluyor?https://youtu.be/qed4ynPYVIA
Videoda 4:27`de metale tam olarak ne yapıyor da metal çekim gücüne sahip oluyor?

youtu.be
0
robin one persie
(10.02.22)
güçlü bir manyetik alana maruz bırakılarak atomlarının manyetik alanları bir doğrultuda eşitleniyor.
0
bohr atom modeli
(10.02.22)
(9)

Şener Şen Hakkında

Zaman Tamircisi
Şener Şen komedi yapmayı neden bıraktı? Daha doğrusu Şener Şen özelinde genelleştireyim; Türk komedyenler neden yaşlandıkça komediden dramaya kayıyor, komediyi kendilerine mi yakıştıramıyorlar ne oluyor. Mesela Robert De Niro'ya bakıyorsun adam yaşlanınca ciddi roller dışında komedi de yapmaya başla
Şener Şen komedi yapmayı neden bıraktı? Daha doğrusu Şener Şen özelinde genelleştireyim; Türk komedyenler neden yaşlandıkça komediden dramaya kayıyor, komediyi kendilerine mi yakıştıramıyorlar ne oluyor. Mesela Robert De Niro'ya bakıyorsun adam yaşlanınca ciddi roller dışında komedi de yapmaya başladı tam tersi olarak bunlar komediden utanmıyorlar bizimkiler utanıyor mu acaba? Teşekkür ederim.
0
Zaman Tamircisi
(04.02.22)
Sener Sen iyi bir ornek mi bilmiyorum zira pek dram da cekmiyor. Son 20 kusur senede 4 filmi var toplam. Isteseydi proje bulurdu veya kendisi on ayak olurdu.
0
hot potato
(04.02.22)
Bence Cem Yılmaz bile 55-60 gibi dram filmleri yapmaya başlar yaşlanınca komedi yapmak çocuk işi gibi geliyor olabilir bizimkilere.
0
🌸Zaman Tamircisi
(04.02.22)
Sadece şahıs bazında değil de hayatın bir gerçeği olarak bakmak doğru olur diye düşünüyorum. Dikkat edilirse komedyen olarak tanımış ünlülerin ölümlerinde "bu kez güldürmedi" ifadesi haberlerde görünür. Ölüm öncesi yaşlılık ise hal gereği çoğu zaman dram/hüzün, hastalık içerebiliyor. Roller de bu ölçüde oluyor.

Bir de belli rollerde tanınan ünlülerin ilerleyen zamanlarda önceki rollerine benzemeyen türde oyunculuk sergilemesi dikkat çekme amaçlı da olabilir.
0
Erva
(05.02.22)
ben kariyer hedefi olarak görüyorum biraz. güldürerek ünlü oldukları için kariyerlerinin son dönemlerinde ciddi rollerdeki oyunculuklarını da göstermek istiyorlar sinemada. bu tip sanatçılar büyük sanatçılar. paradan, puldan, izlenmekten çok kendilerini tatmin etmeleri gerekiyor kariyerleriyle. o yüzden farklı işlerle kendilerini kendilerine ispatlıyorlar bir nevi. gençliklerinde bu olmuyor çünkü parasal sıkıntıları oluyor henüz. o nedenle proje seçmek biraz daha lüks oluyor. genel olarak komedi rolleri geliyorsa onlar arasından seçmek durumunda kalıyor.

şener şen komedi yapmayı bırakmadı bu arada. tiyatro dalında hala yapıyor.
0
syozkn
(05.02.22)
şener şen'in rol alacağı türde komedi filmi kalmadı piyasada bence. şu son 20 yılda zaten saygın bir oyuncunun saygınlığını koruyabileceği bir komedi filmi hatırlamıyorum ben. belki vizontele gibi bir iki istisna vardır. bu istisnalar kesinlikle cem yılmaz filmleri değil. şimdiki komedi filmleri sözlü şakalar üzerinden gidiyor. bir arabesk'e bakın mesela, amaç kör göze parmak güldürmek değil ama insanların gülmemesi imkansız olaylar yaşanıyor. daha tiyatral.

şu anki türk komedi sineması fast food gibi bir şey. stand up'ların sinemalaştırılmış halleri gibi.
0
bohr atom modeli
(05.02.22)
Turkiyedeki komedi anlayisi biraz slapstick denen hale burundu, hep ayni film baska isimlerle cogu zaman ayni oyuncularla tekrar tekrar cekiliyor gibi. Kotu sive, cahillik, kufur kiyamet, aptalliktan komedi cikarma hali, basit bir erotizm bile olmayan cinsellik gondermeleri, luzumsuz luzumsuz isler. Ben de rustunu ispatlamis ve duayen kabul edilen bir isim olsaydim ben de o filmlerle ozdeslestirilmek istemezdim.
Yani demem o ki komediyi genre olarak kalitesiz bulmuyorlar bence, yapilan komedi kalitesiz.
0
sopiro
(05.02.22)
Abi işte kötü falan ama adam cesaret ediyor deniyor oynuyor, ben 100 yaşındayım bana yakışmaz demiyor, bence bunda bi problem yok. Bununla birlikte evet genele çekilen günümüz komedileri biraz dandik ama artık birçok dijital platform var daha kaliteli işler yapan yapmak istedikten sonra buralarda da iyi işler yapılabilir sanki. Bu tür "ağır" yapımlar Şener Şen için konfor alanı oldu bence. Bunda Yavuz Turgul'un da etkisi var.
0
🌸Zaman Tamircisi
(05.02.22)
Iyi bir komedi yapmak kadar zor sey yok sinema dunyasinda. bence en zor tur. Senaryo, diyaloglar, diger oyuncular, yonetmen hepsinin iyi olmasi lazim. Sener Sen, Kemal Sunal, Adile Nasit, Aysen Gruda, Erdal Ozyagcilar vs gibi oyuncularla komedi yapmis, Ertem Egilmez gibi yonetmenlerle calismis. Habababam sinifi gibi bir komedi serisinde rol almis adam. Simdi komedi yapmak istese bu kalitede bir ekibin bir araya gelmesi mumkun degil. Zaten piyasadaki komedyenlerin cogu standupci. Oyuncu olarak komedi yapan genc oyuncular toplasan 5 kisiyi gecmez. Ne yapsa gecmiste yaptiklarinin altinda kalacak. Bence Sener Sen'in komediyle ozel olarak derdi yok. Hicbir projede yer almiyor. Baska ozel nedenleri de olmali.
0
congratulationsyouwon
(07.02.22)
Ben de konunun iyi senaryo ve/veya iyi karakter yazılamamasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Komedi alanında 55 ve üstü yaşındaki bir karakteri içeren Cinayet Süsü ve Aile Arasında dışında aklıma eli yüzü düzgün başka bir film gelmiyor. Bu filmlerde de o yaş aralığının en iyi komedi oyuncularından Uğur Yücel, Erdal Özyağcılar ve Cengiz Bozkurt oynadılar. Zaten +55 yaş komedi filmi karakterlerini Altan Erkekli, Cengiz Bozkurt ve Cezmi Baskın aralarında döne döne oynuyorlar.

Ayrıca Şener Şen, beyazperdede değil ama son oyunu Zengin Mutfağı'nda komedi öğelerine sahip bir karaktere can veriyor.
0
schopenhauerin kedisi
(13.02.22)
(15)

90'larda orta boy kutu meyve suyu vardı hatırlayan var mı?

bohr atom modeli
şimdi ufak kutular biraz daha genişçeydi, şimdiki gibi uzun değil. bir ya da birden fazla markanın büyükle küçük boy arası boyda kutu meyve suları vardı pipetli. bunu net hatırlıyorum da şuraya geleceğim. şu hangi markaydı: beyaz üstüne yeşil çizgili meyve suyu kutusu ama sade bir tasarım. şeftalili
şimdi ufak kutular biraz daha genişçeydi, şimdiki gibi uzun değil. bir ya da birden fazla markanın büyükle küçük boy arası boyda kutu meyve suları vardı pipetli.

bunu net hatırlıyorum da şuraya geleceğim.

şu hangi markaydı: beyaz üstüne yeşil çizgili meyve suyu kutusu ama sade bir tasarım. şeftalili mi neydi, yanılmıyorsam mavi çizgili vardı vişne ya da kayısı aynı markanın.

meyöz müydü tamek miydi hatırlayamadım internette de fotoğrafı hiç yok. kafamdan uydurmuyorum di mi ben bunları?
0
bohr atom modeli
(03.02.22)
aroma
0
freebird5406_2
(03.02.22)
80-90 arası döneme dair hatırladığım en eski meyve suyu markası Meysu.

Bedford meşrubat kamyonlarını hatırladım ben de sayende. :)
0
junkie
(03.02.22)
harbi aroma mıydı? hiç görsel yok. abi insan koskoca markanın bi geçmişten günümüze diye fotoğraflarını falan koyar internete ya.

rezalet puanım 10.
0
🌸bohr atom modeli
(03.02.22)
yüzde yüz aroma diyemem fakat eski amblemini hatırlıyorum yay şeklinde yine yeşil bant ve beyaz aroma yazısı vardı, bulmak için arattım ama ya şimdiki kutular var ya da eski cam şişeler çıkıyor
0
freebird5406_2
(03.02.22)
doğru ben de bulamadım. herkesin sürekli bahsettiği cino mino var ancak. hehehe.
0
🌸bohr atom modeli
(03.02.22)
Muhtemelen aromaydi markasi. Eskiden 200 ml meyve sulari kutusu simdiki gibi uzun degildi. Krema kitusu gibiydi.

www.google.com


Bir de erdu diye bir marka vardi bu arada
0
exlibris
(03.02.22)
Gold meyve suyu vardı, onun da kutusu öyleydi
0
megalomaniac
(03.02.22)
*ersu
0
exlibris
(03.02.22)
hatırladığım kadarıyla tüm meyve suyu kutularının şekli öyleydi. bu yeni furya 2000'lerin başlarında geldi sanırım.
0
🌸bohr atom modeli
(03.02.22)
Bence meysu dan bahsediyorsun
0
abuzer
(03.02.22)
Meysu olabilir gibi geldi bana da.
0
kuehles blondes
(03.02.22)
lazpalle
(03.02.22)
Aromaaa. Aromadan başkasını arama. Sloganı da buydu:) Bencede aroma
0
primetime
(03.02.22)
Eskiden küçük kutular şimdiki gibi ince uzun değildi. Hepsi dediğiniz şekildeydi.
0
curukturpkokusu
(03.02.22)
o 24'lü kolilerden biz de alıyorduk @duster


edit: lazpalle orta boy kutu o di mi?
0
🌸bohr atom modeli
(03.02.22)
(6)

chrome'da renklerin karışması?

bohr atom modeli
şöyle bir şey oldu twitter profil resmim (resim yoktu normalde). başka sitelerde de bazı resimlerin renkleri karışıyor. neden olabilir?
şöyle bir şey oldu twitter profil resmim (resim yoktu normalde). başka sitelerde de bazı resimlerin renkleri karışıyor. neden olabilir?
0
bohr atom modeli
(30.01.22)
teşekkür ederim, ama bende sayfayı yenileyince düzeliyor, bir daha yenileyince bozuluyor. öyle bir şey nedense.
0
🌸bohr atom modeli
(30.01.22)
masaüstü ise monitör kablosu ile oynamayı deneyin.
0
hayal fazlasi
(31.01.22)
bilgisayarin ekran kartinin hafizasindaki bir ariza veya genel olarak anakart arizasi buna sebep olabilir. laptop ise asiri isinmadan olur genelde (zaman icinde isina soguya ekran karti cipi / anakarta ekran kartini baglayan lehimler zarar gorur), giderek kotulesir, sonra bilgisayar acilmaz olur.
0
robokot
(31.01.22)
sadece browserda oluyor ama. normalde ekranda bir şey yok. ayrıca ekranda problem olsa sadece renk değişir. arkaplandaki beyazlık 0'larla dolu bir hale dönmüş. bunun lehimle falan alakası olduğunu sanmıyorum. büyük ihtimal yazılımsal.
0
🌸bohr atom modeli
(02.02.22)
chrome://flags/#enable-gpu-rasterization

adres satırına yukarıdakini yapıştırın ve gidin.
gpu rasterization adındaki değeri enabled ve disabled olarak değiştirerek deneyin.
emin değilim ama bununla ilgili olabilir.

değerleri değiştirdikten sonra da çözüm olmazsa default haline getirirsiniz tekrar.

muhtemelen @robokot'un dediğiyle ilgili bir durum bu. yazılımlar görüntüyü render etmek için gpu da kullanabilir cpu da. performans artışı için aynı anda da kullanırlar. o yüzden bir programda çalışıp diğer programda çalışmama olabilir.
0
dahinnotha
(02.02.22)
teşekkürler arkadaşlar. chrome ayarlarda hardware acceleration açıktı kapayınca düzeldi direkt. internette buldum yanıtı.
0
🌸bohr atom modeli
(02.02.22)
(11)

Espresso Yapanlara: Çizik Portafilter Sorun Yaratır mı?

dreamnesiac
Selamlar,Linktekihttps://www.amazon.com.tr/Sage-Appliances-SES100-Espresso-Klopfbeh%C3%A4lter/dp/B07B7RGMCM/ref=pd_rhf_dp_s_pd_crcd_1/260-9635746-2646330?pd_rd_w=AJXnh&pf_rd_p=fbda8730-9b69-413c-9bfe-82eac4f08036&pf_rd_r=9Z8SRWGVKX6DPPE78V73&pd_rd_r=6d3ac217-01ed-4ea2-85c2-c91ef46680f6&pd_rd_wg=gvPp
Selamlar,

Linkteki
www.amazon.com.tr

nesneye ("Espresso vurma konteyneri") 500tl vermek istemediğim için espresso yaptıktan sonra her seferinde portafilter'daki kahveyi kaşıkla boşaltıyordum; farkettim ki portafilter'ın içi çizik çizik olmuş.

Malzeme çelik ama emin olamadım. Sizce yanlış iş mi yapmışım?
Siz nasıl boşaltıyorsunuz ev tipi makinelerdeki ıslak yapışkan kahveyi?

Teşekkürler:)
0
dreamnesiac
(20.01.22)
Şarap mantarını lavabonun köşesine koyup üzerine vurarak boşaltabilirsiniz..
0
her giriste sifresini unutan adam
(20.01.22)
çöp kutuları genelde plastik olur onun kenarına vur geç. kaşıkla değil onun içini fırçayla temizlersin normalde kabasını aldıktan sonra.
0
bohr atom modeli
(21.01.22)
valla ben evyenin kenarına vuruyorum portafiltreyi, evyenin içine düşüyor kahve artıkları. ilk kullandığım zamanlarda ise doğrudan musluğun altına koyup parmaklarımla temizliyordum.
0
shadowfollower
(21.01.22)
Çöp kutusunun kenarı +1
Çiziklerin içinde zamanla tortu birikir, bakteri oluşumuna müthiş ortam olabilir gibi geliyor bana.

Ama "yok ya ne olacak" diyorlar. www.home-barista.com
www.home-barista.com
0
kobuzchu kiz
(21.01.22)
bunun için özel çöp kovası mı varmış?

koyarken doğru tamp ettiyseniz zaten çevirip hafifçe vursanız löp diye düşüyor, hiç şekli bile bozulmadan çıkması lazım, kaşıkla sıyırmaya ne gerek var?

en ucuzundan şöyle bir çöp kovası alıp kenarına vurunca löp diye çıkar. löp diye çıkmıyorsa ya yanlış sıkıştırıyorsunuz, ya yanlış ayarda öğütmüşsünüz.

lavaboya atmayın, tıkanıyor.
0
kibritsuyu
(21.01.22)
@kibritsuyu Ben kaşıksız yapamam, illa sıyırmam lazım, lavabo için de ayrı duyuru açıcam :)
Öğütme kısmı doğru olabilir ama, teşekkürler
0
🌸dreamnesiac
(21.01.22)
Hocam nalburdan boya fırçası alırsanız çöpe vurduktan sonra tertemiz yapabilirsiniz.
0
1903 24
(21.01.22)
@1903 24
Ben makyaj fırçası düşünmüştüm :)
0
🌸dreamnesiac
(21.01.22)
abi löp diye düşer zaten nesini sıyıracaksın anlamadım ki, böyle topkek gibi kupkuru çıkar kalıp halinde. kalırsa azıcık kırıntısı kalır, onu kaşık da almaz zaten, arkadaşların dediği gibi fırçayla temizlersin, ne bileyim bi su tutarsın. niye illa cayır cayır kaşık süreceksin ki?

cezvenin dibindeki kahve telvesi gibi çamur kıvamındaysa kahveyi yanlış yapıyorsundur zaten. yöntemi değiştirmen lazım en başta.
0
kibritsuyu
(21.01.22)
@kibritsuyu
Evet işte, vursam da çıkmıyor bendeki :) Makinenin basıncına uygun olarak öğütüyorum ama optimum olacağı şekilde göstergenin, hangi çekirdeği hangi ayarda öğüteceğimden nasıl emin olabilirim?
0
🌸dreamnesiac
(21.01.22)
ben barista olarak calisirken bizim kucuk kovalarimiz olurdu onun kosesine vururduk pfyi oyle cikartirdik. evde espresso makinesi kullanmaya basladigimdan beri tecrube ettigim, bu her kahvede olmuyor. bazilari lop diye cikarken bazilari tepki bile vermiyor. tabi bir de ben pfyi makinede birakiyorum bir sonraki espressomu cekene kadar :d

el cevab: sorun yaratmaz, ben kasikla siyirip su tutuyorum
0
nibba
(21.01.22)
(3)

İngilizce sorusu

edaddy
He demanded the party to be cancelled mıdır yoksa demamded the party cancelled mı? Aynı şekilde he wants him happy / wants him to be happy veya he wants him paid / wants him to be paid?
He demanded the party to be cancelled mıdır yoksa demamded the party cancelled mı?

Aynı şekilde he wants him happy / wants him to be happy veya
he wants him paid / wants him to be paid?
0
edaddy
(14.01.22)
bence ikisi de olur.
biri onu mutlu istiyorum.
digeri onun mutlu olmasini istiyorum.

gramatik nuans varsa bilemiyorum.
0
camussar
(14.01.22)
demandli cumlelerin ikisi de dogru degil bence, sebebini anlatamam ama. yanlis duyuluyor bana sadece. bence garanti dogrusu: he demanded the cancellation of the party

diger ornekler hepsi olur ama.

hatta "he wants the party canceled" olur bence ama "he demands the party canceled" olmaz. hatta abartirsak "he demanded that the party be canceled" olur (dikkat to yok). ingiliz dili ile daha alakali biri aydinlatir umarim.
0
robokot
(14.01.22)
demand olur da birebir karşılığı talep etmek onun. çok resmi kullanacaksanız olur.

iki kullanım da doğru ama ikincisi yapısı gereği daha az resmi olduğu için demand ile kullanılması biraz oksimoron yaratıyor.
0
bohr atom modeli
(14.01.22)
(4)

iphone 4s cihaza uygulama yükleyememe

ilkinci
Merhaba. iphone 4s cihazımı ikinci telefon olarak kullanmak istedim ama app storedan hiçbir uygulamayı indiremiyorum. indirme hatası olarak 'bu uygulama cihazınızla uyumlu değil' diyor. Cihazı izin verilen son sürüm 9.3.6'ya yükselttim ama durum değişmedi. Çözümünü bilen var mı?
Merhaba.

iphone 4s cihazımı ikinci telefon olarak kullanmak istedim ama app storedan hiçbir uygulamayı indiremiyorum. indirme hatası olarak 'bu uygulama cihazınızla uyumlu değil' diyor. Cihazı izin verilen son sürüm 9.3.6'ya yükselttim ama durum değişmedi. Çözümünü bilen var mı?
0
ilkinci
(13.01.22)
çözümü yok. bende de var 4s artık çöpe atacağız mecbur. şubattan sonra whatsapp da kullanılamayacakmış.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
whatsapp kullanımı yıllar önce engellenmişti. ben o yüzden bıraktım bu telefonu.
belki linux falan yükleniyordur, bi araştırayım
0
🌸ilkinci
(13.01.22)
Çözümü var ama her uygulamada işe yaramayabilir. Bende boşta duran bir 4S var. Whatsapp ve Spotify yükledim bu yöntemle.

4S'te kullanacağınız Apple hesabı ile güncel sürümlü bir iPhone'da oturum açıp 4S'e indirmek istediğiniz uygulamaları indirmeyi başlatın. Uygulamanın tamamı inmese de olur. Maksat o hesapta artık uygulama indirme butonunu bulut simgesine dönüştürmek. Bu işlemden sonra 4S'te aynı hesap ile AppStore'u açın. Satın alınanlar bölümüne gelin. Burada diğer telefona indirdiğiniz uygulamaları göreceksiniz. Tıklayıp indirebilirsiniz.
0
himmet dayi
(13.01.22)
çözümü destek veren bi iphoneda kendi icloud hesabınla indirip, sonra 4ste tekrar indirmeye çalışmak.
0
jelly bear
(13.01.22)
(4)

bir gün uyumayıp bir gün uyumak

çih
30, 35 saat hatta 40 saat uyumayıp, sonrasında 9 saat uyumak aslında söylemek istediğim. İşim dolayısıyla gece nöbetlerine kalabiliyorum bu yüzden 23 yatış 7 kalkış gibi bir olay işimi değiltirene kadar mümkün değil.ben de sabah işten çıktığımda uyumak yerine işimi değiştirmeye yönelik dil+projeleri
30, 35 saat hatta 40 saat uyumayıp, sonrasında 9 saat uyumak aslında söylemek istediğim. İşim dolayısıyla gece nöbetlerine kalabiliyorum bu yüzden 23 yatış 7 kalkış gibi bir olay işimi değiltirene kadar mümkün değil.

ben de sabah işten çıktığımda uyumak yerine işimi değiştirmeye yönelik dil+projelerime çalışayım diyorum.

böyle bi uyku sistemi ne kadar zarar verir biyolojime ve verdiği zararı nasıl tolere edebilirim?

yaş 30 erkek herhangi bi sağllık problemim yok turp gibiyim, beslenmem de öyle son derece sağlıklı.

işimi değiştirene kadae belki 1-2 yıl böyle yaşamayı düşünüyorum. eğer biyolojime uyarsa hayat boyu tabii ki de böyle yaşayabilirim.

dediğim gibi işimi değiştirince 23-7 bi uyku saatine kendimi adapte edebilirim tabii ki.

uyku hormonum salgılanmayacak muhtemelen onu bilmiyorum çünkü 23-7 arası salgılanıyor melatonin.

ne gibi eksileri olabilir bu durumun?
0
çih
(12.01.22)
Askerde uyku sorunum vardı. 6 ayda bayağı kilo vermiştim. Kilo kaybedebilirsiniz. Vücut bayağı hırpalanıyor. Bağışıklık sistemi sorunu da olabilir. Daha kolay hastalanabilirsiniz. Uykunun yerini tutacak bir şey yok. Milyonlarca yıllık evrimden bahsediyoruz. Uykusuzluk kalp krizi riskini bile artırıyor.

Siz bırakın 1, 2 yılı, bu şekilde bir hafta bile dayanamazsınız. Ameliyat nedeniyle uykusuz kalan doktorların bayılma videolarını bulabilirsiniz.

Bir tanesi şu.

www.youtube.com
0
dissendium
(13.01.22)
uyarıcı madde kullanmadan bir şeye odaklanmanız mümkün değil uykunuzu almadan. ne yaptığınız işten bir şey anlarsınız ne uyuduğunuz uykudan.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
Tukenmislik sendromu, surmenaj..Yolacabilecegi bir suru sikinti var. Uyku onemli birsey, tavsiye etmem.
0
cooperr
(13.01.22)
istersen dene ve gör tabi ama kesinlikle sürdürülebilir bir durum değil bu.

buykusuzluk bağışıklık sistemini deforme eder. bu kadar uzun süren uykusuzluğun başa bela açması kaçınılmaz olur. böylece aklına dahi gelmeyecek hastalıklara davetiye açabilirsin. uyku insan hayatında yeri doldururabilecek bir şey değil. biyolojik saat, gün ışığı, gece karanlığı... bunların hepsinin uyku meselesiyle ve insan doğasıyla doğrudan ilgisi var.. yorgunluk, bitkinlik, ve bunun beraberinde hastalıklar kaçınılmaz olur. bu sebeple ben asla tavsiye etmem. ancak deneyerek pişman olup bırakabilirsin.

bu kadar uzun süre uykusuz kalmak yerine uyku saatini 1-2 saat azaltmayı da deneyebilirsin bu arada.
0
pardus
(13.01.22)
(12)

Aşırı gülmelik film önerisi

dakota
Hangover’ı izledim bu arada. Borat’ı tavsiye etmeyiniz dünyanın en saçma filmi olabilir. Başka tavsiyeleriniz var mı şöyle aşırı gülmelik ?
Hangover’ı izledim bu arada.
Borat’ı tavsiye etmeyiniz dünyanın en saçma filmi olabilir.
Başka tavsiyeleriniz var mı şöyle aşırı gülmelik ?
0
dakota
(12.01.22)
Zamanında çok gülerek izlediğim leslie nielsen filmleri var. Naked gun serisi, airplane serisi ve wrongfully accused. Bir de rat race diye bir film vardı o da komikti.
0
mirafiori
(12.01.22)
Orjinal Pink panther serisi kadar güldüğüm bir şey daha olmadı
0
deer hunter
(12.01.22)
mirafiori tam benim kafadanmış, yine bahsettiği serileri yapan Zaz ekibinin Top Secret filmini de tavsiye ederim.

Aşırı gülmek kişiden kişiye değişir ama, çok saçma bir şeye gülmek istersen şuna bir bak: Kung Pow! Enter the Fist bu film, birkaç hong kong filmine sonradan efektle Amerikan karakter eklenmesiyle ve komple dublaj yapmalarıyla oluşan şaka filmi. Öyle düşünerek izle izlerken.

Benim çook güldüğüm bir dizi var bahsetmeden geçemeyeceğim, Coupling (İngiliz olanı, orijinali) 20 küsur dk., birkaç bölüm izleyip bakabilirsin aslında.
0
nhk ni youkosu
(12.01.22)
seth rogen filmleri
the dictator
0
jelly bear
(13.01.22)
rastinon
(13.01.22)
IMDB puanı azalarak sıralı liste.

"aşırı gülmelik filmler"

Ernest et Celestine
Hot Fuzz
O’Brother, Where Art Thou?
What we do in the shadows
Office Space
50/50
Dazed and Confused
Love Actually
Superbad
Kick Ass
Tucker and Dale vs Evil
21 Jump Street
Benny and Joon
Rango
Paul
Frank
Burn After Reading
Detroit Rock City
Horrible Bosses
A Series of Unfortunate Events
Seeking a Friend for the End of the World
40 year old Virgin
The Final Girls
Fatso
Fading Gigolo
0
gabe h coud
(13.01.22)
shaun of the dead ve diğer simon pegg filmleri de çok komik.

@gabe onların çoğu komedi filmi değil. janrlarının içinde komedi var ama saf komedi değil çoğu.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
shaun of the dead / hot fuzz demeye gelmiştim. herkes demiş zaten. gidiyorum ^^
0
aguen
(13.01.22)
hep aynı filmi öneriyorum ama:

Spy.
0
Hallegadola
(13.01.22)
Pardon
Dr. Strangelove
Ah Mary Vah Mary
3 Idiots
0
duster
(13.01.22)
Orijinal pink panther+1, afedersiniz anıra anıra gülüyorum
The mask (1)'de ve Blues Brothers'da da çok gülmüştüm
ZaZ ekibi +1
0
SiyamkedisiZorro
(13.01.22)
alabamaclarence
(19.01.22)
(1)

Almanya kalacak yer ve genel tavsiye

mas
Aşağıdaki siteler ve facebook grupları harici tavsiye edebileceğiniz oda/ev kiralama için online, ingilizce kaynak var mıdır?https://en-ao.roomlala.comhttps://www.hc24.de/en/https://erasmusplay.com/https://www.nestpick.com/Almanya'da oda/ev kiralarken kira bedeli depozito ödemesi son kiraya mı sayıl
Aşağıdaki siteler ve facebook grupları harici tavsiye edebileceğiniz oda/ev kiralama için online, ingilizce kaynak var mıdır?

en-ao.roomlala.com
www.hc24.de
erasmusplay.com
www.nestpick.com

Almanya'da oda/ev kiralarken kira bedeli depozito ödemesi son kiraya mı sayılıyor yoksa geri ödeniyor mu? Özellikle kısa dönem kiralamalarda tecrübesi olan var mıdır, paylaşabileceği tavsiyeler?

Cami, kilise gibi kurumlar harici depozitosuz 500 € bütçeli, mümkünse kısa kiralama seçeneği olan özellikle batı yakası için kalacak yer bulunabilir mi?

Almanya'nın batısını mı yoksa doğusunu mu tercih ederdiniz yaşama/çalışma fırsatınız olsaydı? Tecrübesi olan varsa pek sosyal olmayan, muhafazakâr biri için günlük yaşamda karşılaşabileceği hayatın küçük/gereksiz şakaları var mıdır, varsa nelerdir?

Doğu; Berlin, Dresden, Leipzig
Batı; Stuttgart, Düsseldorf, Dortmund, Frankfurt
0
mas
(12.01.22)
wg-gesucht.de

öğrencilerin %90'ı evini burdan bulur almanya'da. ingilizceye çevrilebiliyordu sanırım.

depozitoyu ilk kirayla verirsin çıkınca alırsın. her yerde olduğu gibi.

kira ve faturalar için küçük şehirlerde 250-300 euro falan verirsin aylık. sigortanın durumuna göre aylık çok çok kasarsan ve kiran ucuz olursa 500'e yaşayabilirsin. yoksa 600-700'ü bulur. üst sınır sana kalmış. kısa süreli kiralamayı kimse istemiyor. minimum 6 ay kalacak mısın diye soruyorlar. yalnız o sitede bazen insanlar "Auslandssemester" falan yapıyorlar 3-5 aylığına kiralayabiliyorlar. oradan bakarsın.

dresden şehir olarak güzel ama herkes çok muhafazakarmış diyorlar. leipzig biraz daha iyiymiş. berlin bence hepsinden iyidir.

stuttgart ve frankfurt batı sayılır mı bilmem hiç bulunmadım da ama dortmund çok tırt bir şehir. düsseldorf nispeten iyi. güzel değil ama büyük bir şehir. kirası da ona göre tabii.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
(13)

öğrencilere hangi ingilizce şarrkıları dinletmeliyim?

bugisme
Duyurunun zevklerine güveniyorum,Çalıştığım okulda ortaokul ve lise seviyesi için her dersin sonunda dinletebileceğim, hatta listening quizlerimde kullanabileceğim, her telden ingilizce şarkı önerilerinize talibim. klibi güzelse izletebilirim de rtüğe takılmazsa :)not: argo içermesin :)
Duyurunun zevklerine güveniyorum,

Çalıştığım okulda ortaokul ve lise seviyesi için her dersin sonunda dinletebileceğim, hatta listening quizlerimde kullanabileceğim, her telden ingilizce şarkı önerilerinize talibim. klibi güzelse izletebilirim de rtüğe takılmazsa :)

not: argo içermesin :)
0
bugisme
(12.01.22)
Eric Clapton - tears in heaven www.youtube.com
0
AlsterWasser
(12.01.22)
Çocukken İngilizce hocamız Zombie'yi dinletip, şarkı sözlerini yazdırmıştı bize. Kaç yıl geçti, hâlâ unutmadım. O zamanlar tabii internet yoktu, belki şimdiki nesil the Cranberries'i çoktan yalayıp yutmuştur :)
0
BuddyGuy
(12.01.22)
Beatles sarkilari iyi olacaktir.
0
sertac akin
(12.01.22)
çok klasik şarkılar olacak ama (sıkıcı da olabilirler bilemedim) bize ingilizce derslerinde şu ikisini dinletmişlerdi hatırlıyorum:

bob dylan - blowin' in the wind (bundan tam emin değilim gerçi ama sanki dinletmişlerdi)
www.youtube.com

şunu kesin dinletmişlerdi, "i would rather be x than y" kalıbı öğretmek için sanırım :D
simon & garfunkel - el condor pasa (adına bakmayın, kendi komple ingilizce)
www.youtube.com
başka simon & garfunkel parçaları da dinletebilirsiniz belki, temiz içerik genelde.

bunlara ek olarak "kansas-dust in the wind" dinletilebilir belki. sözleri anlaması kolay diye. beatles'tan bişeyler olabilir, "yesterday" falan mesela, ya da daha eğlenceli şeyler de bulunabilir. "rod stewart-sailing" de olabilir belki. "elvis presley - always on my mind" da olabilir. sanki bize bunlardan dinletilmişti gibi ama çok zaman oldu hatırlayamıyorum, belki kendimiz dinlemişizdir.

bunların hepsi çok eski şarkılar ama sözlerin anlaşılabilirliği ve ingilizcelerinin düzgünlüğü sebebiyle iyi bulunuyorlar sanırım. daha yeni bir şeyler istenirse aklıma "coldplay-the scientist" geldi. sanki onun sözleri de düzgündü. bu tür gruplara ya da sanatçılara bir bakılabilir. sting'den falan bir şeyler olabilir mesela.

ek: aynı metinde rod stewart ve sting kullanınca aklıma birden onların bryan adams'la söylediği "all for love" geldi, onu da ekleyeyim dedim :) çok iyi midir dinletmek için bilemiyorum ama güzel şarkıdır. hem üç silahşörler filminden, hikaye de bağlanabilir belki uygunsa.
0
nimberjack
(12.01.22)
Hep mi Beatles ama bizim bir hoca da Imagine dinletmişti bize.
Lemon Tree keyifli şarkı.
What A Wonderful World, Louis Armstrong olur, Israel Kamakawiwoole olur. (Böyle miydi bu adamın soyadı?)
0
kobuzchu kiz
(12.01.22)
bize dinlettiklerinden aklimda kalanlar: every breath you take, baby can i hold you, i just called to say i love you ve hello

hepsini hala ezbere biliyor ve cok seviyorum :)
0
in vino veritas
(12.01.22)
what a wonderful world(ingilicce kursunda)

bir de let it be (orta okul müzik dersinde)
0
killerbee
(12.01.22)
ben olsam her dersin sonunda bi efsane ile tanıştırırdım öğrencileri. çoğu zaten biliyor da olabilir ama önce david bowie ile başlardım: www.youtube.com

bana sanatçıların kliplerdeki hal tavırlarından dolayı bazı eski şarkılar komik geliyor (abba, modern talking vs baktıkça YouTube önerir), belki çocuklar da eğlenir.
0
ceylinf
(12.01.22)
dido dinletiyordu bizim hocamız ve dünyanın en iyi ingilizce öğretmeniydi.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
Ortaokul için
Bruno Mars- Count on me
Fools Garden- Lemon Tree
0
dedi ve gitti
(13.01.22)
Ya guzel bir fikir diyorsunuz da ortaokul ve lise ogrencilerinin Beatles'i, Eric Clapton'i bilmesi falan imkansiza yakin. Bilseler de ilgilenen belki 100 ogrenciden iki kisi falandir. Nesil ve kulturel farklari unutuyoruz biz bazen.

Ben derim ki ogrencilerinize sorun, sevdikleri sarkilarin listesini yapsinlar. Onlarin clean versiyonlarini kesin bulursunuz, ya argi kisimlar bloklanmis (sessiz) ya da yerine baska bir kelime soyleyerek yeniden kaydedilmis versiyonlari oluyor ya. Onlari kullanin. Mesela her X defa onlarin sevdigi sarkilar, bir defa da 'benim jenerasyon' sarkisi yaparsiniz o zaman da Bob Dylan mi calacaksiniz ne yapacaksaniz onu yaparsiniz. Muhtemelen meshur K-Pop sarkilari ilgilerini cekecektir.

Not: Lisede ogretmenim. Ogrencilerimin bilmedigi seylerden bir liste sunayim size: Gandalf, Dumbledore, Friends ve dizideki karakterler, Barney Stinson, 90li yillarda populer olan neredeyse hicbir sey, Kamala Harris ve Nancy Pelosi gibi Amerikan politik figurleri, Backstreet Boys, Marvel veya DC serileri disindaki bircok Hollywood filmi vs vs
0
sopiro
(13.01.22)
lemon tree +1
suzanne vega - tom's diner
yellow submarine
dido - thank you
0
cooperr
(13.01.22)
elvis - it's now or never ya da love me tender
0
lazpalle
(13.01.22)
(2)

python bilen arkadaşlar bir bakar mısınız?

bohr atom modeli
bir database var, buna okulun vpn'i üzerinden bağlanıyoruz. bu database şu: http://ite.lde.rub.de:3080sonra bunun içinde http://ite.lde.rub.de:3080/api/machines diye bir kısım var. burada makineler var. bunu listelediğimde şu çıkıyor: Welcome to the ITE IoT-Server!{'count': 100, 'rows': [{'id': 1, '
bir database var, buna okulun vpn'i üzerinden bağlanıyoruz.

bu database şu: ite.lde.rub.de

sonra bunun içinde ite.lde.rub.de diye bir kısım var. burada makineler var.

bunu listelediğimde şu çıkıyor:

Welcome to the ITE IoT-Server!
{'count': 100, 'rows': [{'id': 1, 'model': 3, 'age': 18}, {'id': 2, 'model': 4, 'age': 7}, {'id': 3, 'model': 3, 'age': 8}, {'id': 4, 'model': 3, 'age': 7}, {'id': 5, 'model': 3, 'age': 2}, {'id': 6, 'model': 3, 'age': 7}, {'id': 7, 'model': 3, 'age': 20}, {'id': 8, 'model': 3, 'age': 16}, {'id': 9, 'model': 4, 'age': 7}, {'id': 10, 'model': 3, 'age': 10}, {'id': 11, 'model': 2, 'age': 6}, {'id': 12, 'model': 3, 'age': 9}


böyle 100 adet makine.

şimdi ben bunu jupyter kullanarak matplotlib ve numpy ile şöyle bir grafiğe dökmeliyim ibb.co

url_machines = "ite.lde.rub.de"
r= requests.get(url_machines)
print(r.json())

şu kodla listeye ulaşabiliyorum ama grafiği çizmek için nasıl ilerleyebilirim hiçbir fikrim yok. daha doğrusu model tipini bu listeden nasıl çekip değişken olarak grafiğe ekleyebilirim onu bilmiyorum. saçma sapan bir pdf vermişler bi haltı açıkladığı da yok.

aslında basit olduğunu düşünüyorum ama hiç benim alanım olmadığı için bilemedim. yardımcı olabilirseniz çok müteşekkir olurum.
0
bohr atom modeli
(05.01.22)
r.json() ile dictionary elde ediyorsun. Ondan sonra for loop ile modelleri saydırabilirsin. Mesela aşağıdaki örnekte model_count listesinin elemanlarının indeksleri model noyu temsil ederiyor. Yani model_count[3], 3. modelden kaç adet var onu verecek. Bu kısmı hallettikten sonra matplotlibe geçersin.

d = {
'count': 100,
'rows': [
{'id': 1, 'model': 3, 'age': 18},
{'id': 2, 'model': 4, 'age': 7},
{'id': 3, 'model': 3, 'age': 8},
{'id': 4, 'model': 3, 'age': 7},
{'id': 5, 'model': 3, 'age': 2},
{'id': 6, 'model': 3, 'age': 7},
{'id': 7, 'model': 3, 'age': 20},
{'id': 8, 'model': 3, 'age': 16},
{'id': 9, 'model': 4, 'age': 7},
{'id': 10, 'model': 3, 'age': 10},
{'id': 11, 'model': 2, 'age': 6},
{'id': 12, 'model': 3, 'age': 9}
]
}

model_count = 5*[0]
for row in d["rows"]:
model_count[row["model"]] += 1

print(model_count)
0
reactionic
(05.01.22)
çok teşekkürler arkadaşlar akşam deneyeceğim.
0
🌸bohr atom modeli
(06.01.22)
(4)

SQL bilen var mı? basit bir şey

bohr atom modeli
Merhaba, bir listede bir değeri şöyle değiştiriyorum:Update Artikel SETLifecycle = 2Where Lifecycle = 1sonra veritabanında değişiyor bu ama bu koda select ekleyerek çağırmak istiyorum ama hep hata alıyorum. nasıl yapabilirim bunu? yaptığım şey şu:Select Artikel.Seriennummer, Artikel.Bezeichnung, Art
Merhaba, bir listede bir değeri şöyle değiştiriyorum:

Update Artikel SET
Lifecycle = 2
Where Lifecycle = 1

sonra veritabanında değişiyor bu ama bu koda select ekleyerek çağırmak istiyorum ama hep hata alıyorum. nasıl yapabilirim bunu? yaptığım şey şu:

Select Artikel.Seriennummer, Artikel.Bezeichnung, Artikel.Lifecycle from Artikel
Update Artikel SET
Lifecycle = 2
Where Lifecycle = 1


beklentim tek kodla Lifecycle'ın 2 olması ve bu yeni listeyi çağırmak.
0
bohr atom modeli
(01.12.21)
Select ve updatei bi arada kullanamazsin
0
nuisance
(01.12.21)
postgre kullanıyorsanız RETURNING keyword'üne bakın: www.postgresql.org
0
plutongezegendegilmi
(01.12.21)
hangi sql'de olduğuna hangi client'ta kullandığına göre değişir.

stored procedure ile filan yapabilirsin veya function ile yapabilirsin.
0
aziz dostum jack
(01.12.21)
benim mallığım sorunun sonunda virgül varmış ve o ikinci soruya referans veriyormuş. select ile update'i bir arada kullanmam istenmemiş haliyle.

teşekkür ederim üçünüze de arkadaşlar.
0
🌸bohr atom modeli
(01.12.21)
(4)

Uzay yolculuğu

dissendium
Merak ettiğim bir konu var.Şimdi biz dünyadan gözlemlediğimiz yıldızların çok eski zamanlardaki görüntüsünü görüyoruz ışığın aldığı yol nedeniyle. Gözlemlediğimiz bir yıldızdan dünyaya bakacak olsaydık da dünyanın çok eski zamanlardaki görüntüsünü görecektik. Peki bu olayın yakın mesafelerde denenme
Merak ettiğim bir konu var.

Şimdi biz dünyadan gözlemlediğimiz yıldızların çok eski zamanlardaki görüntüsünü görüyoruz ışığın aldığı yol nedeniyle. Gözlemlediğimiz bir yıldızdan dünyaya bakacak olsaydık da dünyanın çok eski zamanlardaki görüntüsünü görecektik. Peki bu olayın yakın mesafelerde denenmesi mümkün mü?

Mars'tan dünyayı gözlemlemek istesek dünyanın 1 yıl, 2 yıl gibi daha önceki görüntüsünü göremez miyiz? Mars'a gönderilecek bir robotun bunu denemesi düşünülüyor mu?
0
dissendium
(10.10.21)
Mars ile dünya arası yaklaşık 225 milyon kilometre. Işık hızına da kabaca 300.000 km/s desek, Mars’tan dünyayı izlediğinizde dünyanın yaklaşık 13 dakika önceki görüntüsünü görüyorsunuz diyebiliriz. 1-2 yıl önceki görüntüsü için daha uzaktan bakmak gerekiyor.
0
orient blue
(10.10.21)
denese ne olacak ki? biz bu mesafeden mars'a bakınca ne kadar detay görebiliyoruz da o ne görecek.

isterse 500 bin yıl öncesini göstersin onu o mesafeden görüntüleyecek ekipman olması lazım önce yoksa göreceğin pale blue dot :D
0
bohr atom modeli
(10.10.21)
@bohr atom modeli, gelecekte bir gün teleskoplar da gelişirse neden olmasın.
0
🌸dissendium
(10.10.21)
mars o kadar uzak değil ki yahu bayağı uzaktsn bakılması lazım.
0
rose parks
(10.10.21)
(3)

TOEFL IBT 100+

biseysorucam
Arkadaşlar selamlar,Şu skoru hedefliyorum. Bu yolda bana yardımcı olabilecek kaynaklarınız tavsiyeleriniz var mıdır? Torrentte milyon tane kaynak var ancak doğru kaynaktan çalışmak istiyorum. Birkaç sorum var,Bu kaynaklarda audio yok bazılarında, özellikle audio olandan çalışayım değil mi?"Cambridge
Arkadaşlar selamlar,

Şu skoru hedefliyorum. Bu yolda bana yardımcı olabilecek kaynaklarınız tavsiyeleriniz var mıdır? Torrentte milyon tane kaynak var ancak doğru kaynaktan çalışmak istiyorum. Birkaç sorum var,

Bu kaynaklarda audio yok bazılarında, özellikle audio olandan çalışayım değil mi?

"Cambridge Preperation for the TOEFL Test" diye bir dosya buldum +audio hepsinin olduğu ama 2007'de upload edilmiş açıkçası çok içime sinmedi eski olduğu için.

ETS'nin Official Guide to TOEFL'ı var. Bu sadece PDF.

Barron's dosyası var bu 47 GB falan hepsi var sanırım içinde.

Bunlardan veya bunların dışında kaynak önerebileceğiniz neler vardır acaba kitap olur site olur vs?

İngilizce seviyem fena değildir diye düşünüyorum şu an hiç çalışmadan girsem 85-90 bandında bir puan alırım sanırım ama bu sınava hiç girmedim IELTS'e girmiştim seneler önce sadece. Düzenli bir çalışmayla 100+ almak istiyorum TOEFL'dan
0
biseysorucam
(10.10.21)
istanbul'daysan longman'ın kitabını al akmar'dan falan. cd'li bi şekilde o kitap çok çok benzer. sadece listening kısmındaki parçalar toefl'da çok uzun bu kitaba göre onu başka yerden çalışırsın.

burada deneme sınavları var sonunda yapıp puanını görebilyiorsun. speaking ve writing hariç tabii.
0
bohr atom modeli
(10.10.21)
başka bir soruda detaylı bir cevap yazmıştım, sadece kendi deneyimimden yola çıkarak. onu buraya da ekleyeyim:
(git: 1479611)

şunu söyleyebilirim, 2007 kaynağından çalışmayın bence. mesela 2019'da listening'in mantığı değiştirilmiş çünkü, diğer cevapta da yazmıştım, bir yeni listening linki var orada.
0
nimberjack
(10.10.21)
Burada benim biraz eski de olsa tecrübelerim var
eksisozluk.com

Özetle: Güncel, resmi guide'ı mutlaka edinip okuyun, en azından göz gezdirin. Benzer şekilde normalde güncel guide ile gelen ve 3 orijinal, artık kullanılmayan TOEFL sınavı içeren bir kit var (Eskiden CD idi, şimdi muhtemelen online olmuştur) buna da bakıp örnek soru tiplerini görür, kendinizi denerseniz 100+ alırsınız.
0
salihdt
(10.10.21)
(5)

Bozulmuş kolonya nasıl imha edilir?

muhayyer divan
Merhabaİkidir evde bozulmuş kolonya buluyorum. Lavaboya dökme fikri hiç hoşuma gitmiyor, suya karıştırmak suyu kirletmek olacak çünkü, kıyamıyorum. Lavaboya dökmeden yani doğaya zarar vermeden nasıl imha edilir? Ya da belki bir şeyler ekleyerek geri dönüştürmek mümkündür ama ben bişey bulamadım, siz
Merhaba

İkidir evde bozulmuş kolonya buluyorum. Lavaboya dökme fikri hiç hoşuma gitmiyor, suya karıştırmak suyu kirletmek olacak çünkü, kıyamıyorum. Lavaboya dökmeden yani doğaya zarar vermeden nasıl imha edilir?

Ya da belki bir şeyler ekleyerek geri dönüştürmek mümkündür ama ben bişey bulamadım, sizin bilginiz var mı? Doğaya zarar vermeden nasıl değerlendiririm veya imha ederim?
0
muhayyer divan
(09.10.21)
Kolonya bozulabiliyor muymus ya nasil oluyor?

Kolonya dogaya zarar vermez ayrica.
0
floydian
(09.10.21)
birincisi kolonya suyu sabundan daha fazla kirletmez.
ikincisi kolonyada %80 oranlarında alkol oluyor, 20 yıl beklemiş %45 alkollü rakı içilirken %80'lik kolonya falan bozulmaz.
0
bohr atom modeli
(09.10.21)
Kötü kokuyor kolonyalar. Belki de sahtedir bilmiyorum. Doğaya zarar vermez mi yani emin misiniz? Döküyorum?
0
🌸muhayyer divan
(09.10.21)
Metal ya da borcam kapta su ile karıştırıp yakabilirsin.
0
gokank4
(09.10.21)
Esansı bozulmuştur onun. Kokusu kötü ise pamuğa döküp evdeki telefon, çanta vs ne varsa silerek dezenfekte etmekte kullanabilirsiniz.
0
curukturpkokusu
(09.10.21)
(2)

Kabin bagajında fincan takımı olur mu?

The colors of my sea perfect color me
Kutusunda yeni bir fincan takımıni kabin bagajında sırt cantamda tutabilir miyim?Kontrollerde sorun olur mu?Teşekkürler
Kutusunda yeni bir fincan takımıni kabin bagajında sırt cantamda tutabilir miyim?

Kontrollerde sorun olur mu?

Teşekkürler
0
The colors of my sea perfect color me
(09.10.21)
hiçbir şey olmaz.
0
bohr atom modeli
(09.10.21)
Ben tek fincan goturmustum.
0
Coma
(09.10.21)
(5)

Dizilerdeki klişe köfte ekmekçi

ırene adler
>>> Selamlar, günaydınlar. Türk dizilerinde klişe bir sahne vardır. Esas oğlan, esas kızı köfte ekmekçiye götürür. Bu köfte ekmekçi genelde İstanbulda boğaza çapraz bir açıyla parketmiştir. Ve esas oğlan ''buranın köftesi çook güzeldir'' vs diye övgüler yağdırır.İstanbulda bu tanıma uyacak bir köfte
>>> Selamlar, günaydınlar. Türk dizilerinde klişe bir sahne vardır. Esas oğlan, esas kızı köfte ekmekçiye götürür. Bu köfte ekmekçi genelde İstanbulda boğaza çapraz bir açıyla parketmiştir. Ve esas oğlan ''buranın köftesi çook güzeldir'' vs diye övgüler yağdırır.

İstanbulda bu tanıma uyacak bir köfte ekmekçi var mı? Köftesi süper olacak, minibüs boğazın yanına parketmiş olacak.

Edit: Boğaz şartı olmadan da seyyar köfteci önerebilirsiniz.
0
ırene adler
(09.10.21)
aynı soruyu sordum yok cevabını aldım. minibüs köftecisi bile çok az. boğaz şartını kaldırırsan birkaç köfteci önerebilirim
0
biseysorucam
(09.10.21)
Ben bu yasima kadar "iste bu bea" dedirtecek bir kofteyice denk gelmedim. Belki de kofte cok da harika olabilecek potansiylei olmayan bir şeydir. Ne bileyim et döner falan desen var da koftenin cok iyisine denk gelmedim.
0
stavro
(09.10.21)
Öyle bir köfteci olsa, millet instgram'da hava atmak için sıraya girer. Köfteci abi fenomen olur hatta il dışına kargo ile köfte gönderirdi.

(Bkz:tostçu erol)
0
zanutsas
(09.10.21)
çok uzun zamandır yok. baltalimanı, sarıyer civarlarında vardı eskiden ama denetimden midir, hijyen sebepli talebin azalmasından mıdır bilmem, seyyar yemek işi -sadece köfte değil- oldukça azaldı. kalabalık yerlerdeki tavuk pilavcılar bile azaldı.

denize en yakın olarak yiyebileceğin, maçka parkının harbiye çıkışından çıkıp sola dönünce karşına çıkan seyyar köfteci olur. minibüs değil ve akşamları açar tezgahı. ahım şahım bir olayı yok ama lezzetlidir. oradan alıp 5. dkya dolmabahçeye inebilirsin.
0
Bruce
(09.10.21)
maç olduğu zaman maçtan sonra çok oluyordu eskiden, valla o köfteleri ben seviyordum. hala var mı bilmiyorum çok oldu maça gitmeyeli.

böyle güzel kokan bi şey olamaz.
0
bohr atom modeli
(09.10.21)
(5)

Who is your daddy/ Hey daddy vs

not sure if serious
Yabancılar için epey popüler ve geçerli ama Türkçe çevirisi hiç yatmıyor kafama. Anlamı ne onlar için? Neden onlarda bu kadar popüler? Türkçe çevirip kullansak ne bileyim pek olmaz gibi geliyor bana.Ayrıca bunun karşılığı nasıl bir kullanım olabilir bizde?
Yabancılar için epey popüler ve geçerli ama Türkçe çevirisi hiç yatmıyor kafama. Anlamı ne onlar için?
Neden onlarda bu kadar popüler? Türkçe çevirip kullansak ne bileyim pek olmaz gibi geliyor bana.

Ayrıca bunun karşılığı nasıl bir kullanım olabilir bizde?
0
not sure if serious
(08.10.21)
burada kullanıldığı anlamıyla "daddy", Türkçe'de olsa olsa "kocan" olabilir.

who is your daddy : (tam oturmuyor ama) senin kocan kim?
hey daddy : kocacığım naber?

ama tabii evlilik sonucu oluşan sıfattan bahsetmiyoruz. daha çok seks bunlar hep.
0
co2s2
(08.10.21)
"who is your daddy?" nin bir kaç birbirine yakın anlamı var;
seks sırasında;şimdi kim seni sik..or?(cevap için sorulmaz)

bir tartışma yada konuşmada söylenirse en iyiniz benim(gördüğünüz gibi),hepinizi yendim fln gibidir.

erkek ağzı bir deyimdir.dominant erkek tavrıdır.

kinky de ddlg de kullanılır.(daddy dom little girl)
0
bdsm izmir
(08.10.21)
öyle bir rol yok türk kültüründe. olmayan bir şeyin dilde karşılığı da olamaz ki. ancak açıklayabilirsin.
0
bohr atom modeli
(08.10.21)
Who is your daddy anlam olarak babayı aldın mı gibi bir şey olur olsa olsa. Birine bir konuda ezici bir şekilde üstünlük kurup can acıtmak için kullanılır.
0
bana kedicik derdi
(08.10.21)
How I Met Your Mother'de Barney kızlara sırnaşırken çok kullanır bu kalıbı.

www.dictionary.com

Kızın biri aynı şekilde karşılık verince de "I don't know" diye ağlardı.
0
dreamnesiac
(08.10.21)
(15)

Hoşlanılmayan Date’ten uzaklaşmaca_ erkekler ne düşünüyor?

rewlack
Erkeklerin cevaplarını daha çok merak ediyorum ama herkes yazabilirDirekt ghosting yapmadan bunu belli etmenin yolu nedir? Öküzlük yapmayayım diyorum artık ama yolu ne? buluştuk ettik, benim açımdan sadece arkadaş olarak falan o da ara sıra (nadir) görüşebileceğim biri çıktı diyelim. Oysa ben sadece
Erkeklerin cevaplarını daha çok merak ediyorum ama herkes yazabilir
Direkt ghosting yapmadan bunu belli etmenin yolu nedir?
Öküzlük yapmayayım diyorum artık ama yolu ne? buluştuk ettik, benim açımdan sadece arkadaş olarak falan o da ara sıra (nadir) görüşebileceğim biri çıktı diyelim. Oysa ben sadece cinsellik odaklı bişey arıyorum ve istek duyabileceğim biri çıkmadı. Dolayısıyla görüşmek konusunda da motivasyonum kalmıyor böyle durumlarda. Arkadaştan bol bişey yok etrafımda zaten.Karşı tarafa da saygısızlık etmeden bunu belli etmenin yolu nedir?

Kadın kişisiyim
0
rewlack
(08.10.21)
Direkt söyleyemiyorsan bir daha görüşmek istemezsin işte ya da herhangi bir bahane.
0
roe
(08.10.21)
Insanlar genelde bunu muhabbeti yokusa surerek yavas yavas iletisimi azaltip yapiyor. (uzun vadede yine ghosting oluyor)

Eger durust olmak istiyorsan hayvanlik etmeden efendice, "benim ilk beklentim seksti ama gorunuse gore senin boyle bir ilgin yok, o yuzden bir beklenti olusturmak istemiyorum" dersin.

Bende bir kere "seks beklentim olmadigi nerden cikti" cevabi gelmisti, sonra verdik coskuyu. (Ama %50 ok tamam %50 ay sapik tarzi cevaplar alacaksin)
0
cleric
(08.10.21)
@roe
E işte bu bi yaştan sonra saygısızlık gibi oluyor. Sonra buradan “bi daha hiç yazmayan date” başlıkları açılıyor :D yani yetişkin insanlar için daha sağlıklı iletişim yöntemleri olmalı ama ne? Bunu nasıl duymak, anlamak kırmaz veya normal gelir?
0
🌸rewlack
(08.10.21)
@cleric
Karşı tarafın seks beklentisi yok değil, vardır yoktur bilemem. Benim bu şekilde birlikte olmak isteyeceğim bir bey değil sadece.
0
🌸rewlack
(08.10.21)
arama , o aradığında " bu ara biraz yoğunum " de
yine ararsa açma sonra mesaj yolla "ben sana dönerim" gibi kısa soğuk bir mesaj..
ben görüşmek istemediğim kişilere böyle yapıyorum
0
devilone
(08.10.21)
ben sadece cinsellik odaklı bir şey arıyorum de işte. öküzlük değil ki bu, öküzlük mü?
0
bohr atom modeli
(08.10.21)
Valla o değil de siz kadın mıydınız ya? Ben hep erkek olarak düşünmustum sizi.

Soruya cevap: direkt niyetinizin sex olduğunu direkt söylemekte bir beis yok bence.
0
japon balığı
(08.10.21)
Arkadaşlar bunu söylemekte bence de behis yok.
Kardeş ben seks odaklı bişey arıyorum ama senden hoşlanmadım demekte behis var.
0
🌸rewlack
(08.10.21)
senden hoşlanmadım yerine aramızda bir çekim olduğunu hissetmiyorum de. dünya böyle artık.
0
bohr atom modeli
(08.10.21)
Bunun en "saygisizlik yapmadan" yolu direkt gorusmek istemedigini soylemek inan bana. Bu okuzluk degil delikanlilik acik sozluluk olur direkt.
Bilakis bir takim bahaneler öne surmek karsi tarafa ayip olur cunku siradan herhangi bir insan aptal değil, one surdugunuz bahaneleron bahane oldugunu herhangi biri anlayabilir ve "ulan acikca şöyle iste ne kiviriyorsun koca koca insanlariz" diye düşünür.

Seks odaklı dusundugunu falan soylemene gerek yok, direkt gorusmek istemediğini soylemen yeterli.
0
stavro
(08.10.21)
insanları belirsiz bırakmak, ghosting, soğuk yapmak daha da incitici oluyor bence

tekrar mesaj atarsa, geçirdiğiniz gün için teşekkür edip aradığını bulamadığını tekrar bir buluşma düşünmediğini net bir şekilde söylemek daha iyi

insanlar bu kadar kırılgan değiller merak etme, net olunca haa tamam o zaman deyip geçerler yollarına devam ederler
0
freebird5406_2
(08.10.21)
"ya ben aradığım elektriği alamadım senden, sana da haksızlık etmemek adına direkt söylemek istedim"

gayet anlaşılabilir bir belirtme şekli bu, fazla detaya girmene gerek yok.
0
Bruce
(08.10.21)
kesinlikle net kere net soylemek lazim. ben direkt "niyetim su su, ama icime sinmezse yapamayabilirim buna gore hareket ederim sen ne dusunuyorsun bu ihtimalle gorusmek ister misin?"

bu netlikten hoslandigini soylemisti ama dogru ama yanlis
0
ala09
(08.10.21)
"Merhaba, nasılsın? Ben de iyiyim sağ ol. Bana ayırdığın zaman için teşekkür etmek istedim. daha uyumlu olduğumuzu düşündüğüm biriyle görüşmeye başladım bu aralar. O yüzden bu arkadaşlığa son vermenin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Anlayışın için teşekkürler. Hoşçakal
0
yarey
(08.10.21)
illa "ben seks istiyorum!!!!" demeye ve açıkça "seninle de seks yapasım gelmedi"yi belirtmeye gerek yok bence.
çok lüzumsuz bir detay.
"başkasıyla görüşüyorum", "bu aralar çok yoğunum, zaten böyle bir şeye zamanım yok" meseleleri de çok yavan ve yine lüzumsuz.

bir de, ghosting yapmamaya, adam yerine koymaya özen gösterdiğimiz kadar, karşı tarafta "kadın benle sadece yatmak bile istemedi" özgüvensizliği de oluşturmamamız lazım bence.

"ya ben çok beklediğim gibi bir şey hissedemedim/istediğim elektriği alamadım. kusura bakma" tarzı bir şey demek yeterli.
0
blatta hiberna
(20.10.21)
(9)

dune filmi tenet gibi patlar mı?

neoluyokardesimnebutantantana
sb
sb
0
neoluyokardesimnebutantantana
(08.10.21)
Bence patlamaz. Çok büyük hype var dune için. Tenet'e her ne kadar sinemayı kurtaracak film gözüyle bakıldıysa da bu kadar hype yoktu. Kaldı ki pandeminin ilk yılıydı tenet çıktığında, her şey çok tazeydi, insanlar hala tedirgindi. Nolan acele etti.

Ama dune için aynı koşullar yok, daha olumlu.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.10.21)
Kriter değil ama yine de yazayım.

Ara ara Imdb Top 250 listesine bakıyorum, ne değişiklik var diye. 104.sıradan giriş yapmış.
0
put it in your appropriate place
(08.10.21)
izleyip beğenen çok. vilenvü abinin elinden kötü film çıkmadı, hatta bir önceki filmi olması lazım, blade runner 2049 tam bir şaheserdi (zaten şaheser olan ilk filmin gölgesinde kalacağı beklenirken).

onlar konuşur vilenvü yapar diyorum.
0
avianthem
(08.10.21)
Tenet kadar patlamaz çünkü deneysel bir filmdi o. Ancak dune da ondan bir LOTR etkisi bekleyerek yükselenleri kontrpiyede bırakacak. Çünkü film yarım.
Henüz izlemedim ama ilk ilk kitabın hepsini kapsamadığını okuduğumdan beri kafama takılıyordu. Eleştirmenleri okuduktan sonra emin oldum.

Sinemaya gidicez baştan sonra müthiş bi hikaye izliycez diye beklemesin kimse o yüzden. Sanat yönetimi, oyunculuklar, atmosfer; bunlar şüphesiz etkileyici olacak. Ama film bittiğinde ee bu kadar mıydı, bişi olmadı ki doğru dürüst hissi gelebilir. Bu da meh etkisi yaratır.
0
Bruce
(08.10.21)
@Bruce +1

Ek olarak Yüzük Kardeşliği de ilk çıktığında aynı eleştirileri almıştı. Bu tarz sağlam hikayesi olan filmlerde ilk film her zaman sinema seyircisi tarafından "zayıf olan" olarak yorumlanıyor. Oysa ilk film bir kültür oluşturma veya dünyanın temellerini atma görevi görüyor. Dune ileriki filmlerde çok iyi bir noktaya gelecek, ilk filmde biraz seyircinin pasını alması gerekiyor...
0
silverleaf
(08.10.21)
bizzat yönetmeni patlayabileceğini söylüyor: www.digitalspy.com

vizyon günü ile aynı anda hbomax'ta yayınlanma kararından hiç hoşnut değilmiş.
0
bugungityaringel
(08.10.21)
Başroldeki çocuğu sevmiyorum ben tilki yüzlü tipik fransız. Bu Timothy denilen çocuk sarkozy macron hepsi birbirine benziyor sinir oluyorum. Patlar gibime geliyor. Tenet’in talihsizliği pandemi dönemine rastlaması. Yoksa hangi nolan filmi bu şekilde boş geçilmiş. Robert pattinson’a kötü oldu o film, boşa kendini yordu ama neyse ki batman’i kaptı.
0
Hallegadola
(08.10.21)
valla kitabın büyük bi fanı olan bi arkadaşımı hayalkırıklığına uğratmıştı.
0
bohr atom modeli
(08.10.21)
Sinemadan o kadar sogudum ki, bu film icin bile gitmeyecegim buyuk ihtimalle.
0
cleric
(08.10.21)
(5)

Serpme kahvaltı

dissendium
Serpme kahvaltıyı bitirebiliyor musunuz? Ben o kadar şeyi yiyemeyeceğimi düşündüğüm için hiç tercih etmedim. Bir tabağa Nutella dolduruyorlar. Onu yesem zaten kan şekerim uçar. Bana israf olur gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Serpme kahvaltıyı bitirebiliyor musunuz? Ben o kadar şeyi yiyemeyeceğimi düşündüğüm için hiç tercih etmedim. Bir tabağa Nutella dolduruyorlar. Onu yesem zaten kan şekerim uçar. Bana israf olur gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
dissendium
(07.10.21)
Bu serpme kahvaltı olayını başımıza kim sardı :/

Geçen bir yerde duydum, serpme kahvaltıyı başlangıçta ufak porsiyonlar halinde getiriyorlar, zeytin reçel bal salata vs bittiğinde devamını istiyorsun servis ediyorlar, istemediğin şeyi boşuna servis etmemiş oluyorlar bu iyi bir çözüm gibi
0
freebird5406_2
(07.10.21)
maalesef cogu zaman en az yarisi kaliyor oyle, cok anlamsiz bir sey ve iyi yapan yer sayisi da cok ama cok az
0
sweetoffice
(07.10.21)
@free, onu ben de okudum ve saçma buldum. porsiyonları küçültüp fiyatını orantılı olarak azaltmak yerine parasını verdiğin şeyi sahiplenmiş gibi oluyorlar. sen yarısında doyduysan hiç sahip olamayacağın ürüne para vermiş gibi oluyorsun. amaç israfı önlemekse porsiyon küçültürsün.
0
bohr atom modeli
(07.10.21)
Eb azindan tatlilari ( recel, bal, nutella vs) kesinlikle bitiremiyorum. Hayatım boyunca bir kez bile bitirdigim olmadi. Bitirmeye kalksam seker komasina girerim zaten.
0
stavro
(07.10.21)
Biz hiç bitiremiyoruz zaten erkek arkadaşımın iddiasına göre de o peynirler ve reçeller illa ki başkasının sofrasına da gidiyordur temiz duruyorsa. Bu sebeple dışarda kahvaltı yapacaksak (ki çok nadirdir) börek tabağı, omlet, pancake, menemen vs gibi bir iki tabağı sipariş verip kendi kahvaltimizi kendimiz oluşturuyoruz.
0
fraise
(07.10.21)
(5)

Ne zaman işe başlayabilirsiniz?

jjimyl
İK lar neden iş görüşmelerinde başlıktaki soruyu soruyorlar daha ilk görüşmede? Zaten aşağı yukarı belli değil mi önceki çalıştığım şirketteki ihbar sürem. Asıl ne gibi bir cevap duymak istiyorlar bu soru karşısında ?
İK lar neden iş görüşmelerinde başlıktaki soruyu soruyorlar daha ilk görüşmede? Zaten aşağı yukarı belli değil mi önceki çalıştığım şirketteki ihbar sürem. Asıl ne gibi bir cevap duymak istiyorlar bu soru karşısında ?
0
jjimyl
(07.10.21)
Bazen bazı pozisyonların dolması için deadline olur, o tarihte veya öncesinde başlayamayanları sürece dahil edip vakit kaybetmek istemezler.

Herkes her zaman ihbar süresinin hepsini çalışmıyor. 6 hafta ihbarın vardır ama 2 hafta çalışıp çıkmana izin verir bazı şirketler. Bunu bilemez, bunu yapmak ister misin onu da bilemez.

Bazı durumlarda sırf çalışan daha erken işe başlasın diye ihbarını doldurtmayıp çıkacak tazminatı karşıladığımız oluyor. Bunu yapmaya gerek duyacaksam önceden bütçe onayını almam lazım, ne kadar erken bilirsem o kadar iyi.
0
Bruce
(07.10.21)
en erken ne zaman başlayabileceğini öğrenmek
0
bir soru sorcam
(07.10.21)
belki hemen çıkamazsın diye soruyorlardır. konuştunuz ettiniz e hadi jimy seni işe aldık dediklerinde üç hafta içinde mi çıkacaksın yoksa sen aslında yılbaşı olarak mı düşünmüştün nereden bilsinler.
0
bohr atom modeli
(07.10.21)
bazen @bruce'un dediği gibi deadline oluyor. bazı şirket hiç ihbar kullandırmaz bazısı kullandırır... bazen ihbar bitti eski şirketten ayrıldın ama 2 hafta kafa izni yapmak isteyebilirsin. pek çok ihtimal var.
0
canercuxy
(07.10.21)
İhbar sürenden izin süresini düşebilirsiniz, birikmiş iznin varsa hiç ihbarın bile olmayabilir bunu bilemez karşıdaki İK. Kendi tarafları ve departmanın planlamasını doğru düzgün yapmak için soruyorlar.
0
lutfen onume park etmeyiniz
(07.10.21)
(18)

araba sürmeyi manuelde mi öğreneyim otomatikte mi?

buenosdias
ders almayı düşünüyorum da. hangisini seçsem bilemedim. normalde otomatik derdim. ama atıyorum bi yerde eski püskü manuel araba kullanmak zorunda kaldım. otomatiğe alıştığım için süremezsem dezavantaj olacak.
ders almayı düşünüyorum da. hangisini seçsem bilemedim. normalde otomatik derdim. ama atıyorum bi yerde eski püskü manuel araba kullanmak zorunda kaldım. otomatiğe alıştığım için süremezsem dezavantaj olacak.
0
buenosdias
(07.10.21)
Manuel öğrenirsen avantajı olur. Atıyorum şirket aracı kullanmak durumunda kalırsın ve manueldir. Manuel kullanmayı bilen biri otomatikte hiç zorlanmaz. Tersine ise alışması çok zor olur.
0
himmet dayi
(07.10.21)
Tabiki manuel vites.
Otomatik olan bastın mı gidiyo zaten
0
etna
(07.10.21)
beklentinize, yaşamınıza göre değişir. ben de kursa yeni yazıldım, otomatik ehliyet alacağım. şirket arabası kullanmak gibi bir durum yok, büyük şehirdeyiz, arabamız otomatik. hızlıca da öğrenmem lazım. manuel ile uğraşmamı gerektirecek bir durum yok yani. kendinize göre değerlendirip karar vermelisiniz.
0
gmzo
(07.10.21)
Manuelde hata yaparsan en fazla stop eder kalir, otomatikte baslayinca frenle gazi karistirdi dukkana daldi oluyor.

Acemilik bence hep manuel olmali.
0
divit
(07.10.21)
otomatik ehliyet ile manuel araba kullanamazsınız zaten, yasak. tabi yakalanmadığınız sürece. otomatik ehliyeti manuele çevirmek için de yeniden ders alıp sınava girmeniz gerekiyor.

ayrıca yasal kısmı önemli değil diyorsanız bile manuel alırsanız otomatiği kendi çabanızla hemen öğrenirsiniz. ama otomatik alırsanız manuel öğrenmek için illaki ders almanız, çabalamanız gerekecek.
0
elorelia
(07.10.21)
otomatikte öğren. düz araba mı kaldı? 3. sınıf şirketler hariç hepsi otomatik vites araç veriyor zaten. %1'lik bir ihtimal için araba öğrenme işini işkenceye çevirme. muhtemelen hayatın boyuncamanuel araba kullanmak "zorunda" kalmazsın merak etme.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.10.21)
Zorunda kalmaktan kastınız nedir bilmiyorum, ama bu zamana kadar ehliyetiniz yoktu mesela? Aynı durumda "ehliyetim yok" demek yerine "otomatik vites ehliyetim var" diyebilirsiniz. Eğer tüm ihtimalleri dahil edecekseniz, evet manuel ehliyet tek seçenek.

Diğer taraftan, eğer kendi aracınız olmayacaksa ve farklı şirketlerle çalışıyorsanız, evet o zaman nihayetinde manuel bir araç tek seçeneğiniz olabilir.

Kısaca eğer kendi otomatik aracınız olacaksa otomatik alın bence, zaten adım adım manuel araçlar "zevk meselesi" olmaya başlıyor. Günlük kullanım için otomatik araçlar yaygınlaşıyor. Ama yok farklı farklı şirket araçlarıyla çok işiniz olacaksa manuel öğrenmeniz daha iyi şu dönemde.
0
akhenaten
(07.10.21)
otomatikte öğren manuel aracta kullanma.
0
sizofren06
(07.10.21)
manuelde tabii ki. bi insan niye sadece otomatik araba kullanmayı öğrenir hiç anlamıyorum. acil bir durumda kullanacağınız tek araba manuel olursa ne olacak? ya da şirket ehliyetiniz var mı dediğinde "var ama manuel kullanamam" mı diyeceksiniz?

ayrıca gayet etraf manuel araba dolu. sanki tedavülden kaldırılmış gibi yorumlar çok garip.
0
bohr atom modeli
(07.10.21)
Ben de manuel diyorum. Zaten otomatigi surebiliyorsun.
0
Pufpuf
(07.10.21)
Dünyanın binbir türlü hali var. Aracın bozulur acil birinden emanet alman gerekir, kiralaman gerekir, gece çocuk hastalanır araban serviste olur taksi bulamaz komşudan araba alman gerekir, şirkette bir durum olur sadece manuel araba vardır... belki teki bile başına gelmez ama binlerce ihtimal var. Ehliyet kursundan sonra hiç manuel araba kullanmadım bende ama ben olsam manuel ehliyeti alırım öyle aşırı zor efor sarfedeceğin bir olayı yok.
0
cilekli pasta
(07.10.21)
Manuelde öğrenmek daha iyi. Gaz fren karıştıranların iddia ediyorum tamamı uzun süre manuel kullanmamış, verseler manuel kullanamayacak olan sürücülerdir.
0
bana kedicik derdi
(07.10.21)
manuel, manuel, manuel.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.10.21)
arkadalsar herkese tesekkurler. durumumu soyle ozetliyim. 10 yildir ehliyetim var. ama sadece ehliyet alirken kullandim. sonra kullanmayi unuttum. sanirim o donem ehliyetler manuel veya otomatik ayrilmiyordu. o yuzden yasal sikinti yok sanirim. pekiyi bir sorum olacak. baslangicinda kendime manuel eziyeti cektirmektense, kolayca otomatik ogrensem. sonra vakit bulunca manuel'e donsem? niye soruyorum cunku bana gore asil olay vites degil, yol, direksiyon hakimiyeti, ozguven falan. bunlari otomatikte kazandigim zaman manuel'de tek is vites ve debriyaj hakimiyeti olacak. diger turlu hem yol hem direksiyon hem vites hem debriyaj hakimiyeti hepsini bir arada baslangicta ogrenmek zorunda kalacagim. haksiz miyim?
0
🌸buenosdias
(07.10.21)
Ben olsam hiç manuel'le uğraşmazdım. Hala manuel araba üretiliyor olmasına bile şaşırıyorum.
0
pispinti
(07.10.21)
Manuel araba kullanmayı öğrenme isini niye bu kadar abartıyor insanlar, dünyada anlamadığım gizemlerden birisi gerçekten.

Otomatik aracta neyi öğreneceksiniz ki? Yani alay veya küçümseme amaçlı sormuyorum, gaza basıyorsun gidiyor, frene basıyorsun duruyor işte.
0
wilhelmwasmuss
(07.10.21)
Ehliyet zaten varsa ve işle ilgili araç durumu falan yoksa otomatik öğren geç. Acil durumda kullanabilecek kadar manuel biliyorsundur ehliyet aldığına göre (stop ettirmeyip yokuşta kaçırmayacak kadar)

Otomatikte öğrenecek ne var diyenler ilk araba kullandıkları zamanları unutmuşlar veya zaten çok iyilermiş. Aracın boyutunu algılayıp sıkışık yerlerden sürtmeden geçebilmek, 3D düşünüp park edebilmek veya örneğin daha uzun araçla dönüşleri nasıl yapacağını kestirebilmek gibi şeyler otomatikte de alışmadığınız sürece başınıza dert olabilir. Arabanın üç boyutlu yapısını ve hareketini algılayıp sonra diğer araçlarla uyumlu olmak yani. Mesela İstanbul'da sinyal vermeden önüne kıranlar, takip mesafesi bırakınca önünü dolduranlar var alışman gerekiyor. Şerit değiştirmek için bazen başkasının önüne burnunu kırman gerekiyor vs. bunlar gayet otomatik ile de çalışılabilecek öğrenilecek şeyler.
0
nhk ni youkosu
(07.10.21)
Kadinsaniz otomatik, erkekseniz manuel kullanmayı öğrenin.
0
Kirmizibavul
(08.10.21)
(15)

Trafikte polemiğe giriyor musunuz?

2027
Arkadaşlar Merhaba, Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
Arkadaşlar Merhaba,
Aslında sb ama bir soru daha sorayım. Trafikte inatlaşmaktan, zıtlaşmaktan nasıl koruruz kendimizi? Psikologlar belki aydınlatır ama direksiyonda niye agresifleşiyoruz? Hiçbir faydası olmayan bu meretten nasıl kurtulabiliriz?
0
2027
(06.10.21)
Trafikte agresifleşmenin temel nedenlerinden biri özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu, arananın birinin gelip önüne ççat diye kırması gibi. Ulaşacağın yere gidiş süreni 1 dakika bile değiştirmeyecek şeylere sinirlenmek, tartışmaya girmek veya bir kaza ihtimali sana çok daha fazla zaman veya başka şeyler kaybettirebilir. Bu düşünceyle hareket edince ne kadar anlamsız hareketler olduğunu görüyorsun.
0
ludwig boltzmann
(06.10.21)
Ben sesli kitap dinlediğim zaman insanlar canımı sıkmıyor trafikte. Tavsiye ederim.
0
beni sen öldürme
(06.10.21)
biraz insanın karakter yapısıyla da ilgili bir şey sanırım. ben trafikte ne yaşarsam yaşayayım eğer geçip gidersem on saniye sonra unutacağımı bilerek araba kullanıyorum. eğer durup tartışırsam hem bir yere varamayacağım hem de daha çok geç kalacağım.
0
rahip janick
(06.10.21)
Normal hayatımda çok sakin, çok uyumlu bir insan olmama rağmen trafikte tetikte ve her an birilerine kızıp söylenecek bir insana dönüşüyorum. Uzun zaman üzerine düşündükten ve kendi davranışlarımı analiz ettikten sonra ("normalde bu kadar sinirli bir insan değilim, bana ne oluyor") şunu fark ettim: Beni sinirlendiren şey, özgürlüğüm kısıtlanıyor duygusu değil, aptal yerine konulma duygusu. Türkiye'de trafikte herkesin "kendisi daha akıllı"ymış gibi davranması, kurallara uyanların zekalarının davranışlar aracılığıyla küçümsenmesi. Herkesin en akıllı kendisiymiş gibi kuralları eğip bükmeye çalışması.
0
silverleaf
(06.10.21)
silverleaf +1
kuralları hiçe sayıp, kurallara uyanların önüne en akıllı kendisiymiş gibi geçip hakkını gasp edenlere sinir oluyorum. korna polemiğine giriyorum. fena küfür ediyorum (arkada kızım varsa hariç) bazen de gülüp geçiyorum ama genelde küfür ve korna polemiğine girerim. bi gün sadece trafik kurallarına değil hayati kurallara da riayet etmeyen birisi gelip kurşunu basabilir düşüncesi de yok değil kafamın içinde ama katlanamıyorum abi daralıyorum, kabullenemiyorum.

şerit ihlalleri, en sağ şeritten bi anda sola dönmeye çalışmalar. bi yere döneceksin, karşı yoldan gelenin sinyal vermediğini görünce bekliyosun düz gidecek diye (hızlı da geliyor) bi bakmışsın çat dönüyor falan. yani anlamıyorum ya niye böyle. ben giriyorum arkadaş.. haksızlığa tahammül edemiyorum. yapı olarak her yerde böyleyim, banka sırası, market sırası vs.. bi şekilde yanlış yapıldığını belirtme gereği duyuyorum. arkada kızım varken daha sakinim, onu babasız bırakmama düşüncesiyle biraz da törpülemiş sayılırım bu polemikleri ama istemesem de oluyor, engel olamıyorum.

bundan kurtulmanın yolu bence yine bizimle alakalı, sabah trafiğinde mesela bazı araçlara yol verip bi teşekkür hareketi almak daha pozitif başlatıyor güne. böyle başlarsam geri kalan her şey benim kontrolüm altındaymış gibi geliyor ve daha sakin oluyorum. ama dk 1 gol 1 bomboş yolda antin kuntin hareketlere maruz kalarak başlarsam herkes öyleymiş gibi geliyor ve öyle devam ediyor.
0
Improbable
(06.10.21)
karşıdakinin cebinde bıçak var gibi düşün. biraz daha uzatırsan aileni bir daha göremeyeceksin çünkü öleceksin.

hiç değmez. on dakika geç kal. gerçekten insan gibi tartışılmaz bile kimseyle herkes o kadar sinirli ki aslında olmadıkları kişiliklere bürünüyorlar. çok sinirlenince bazı insanların gözü bir şey görmüyor ama maalesef birini öldürmek bazen çok anlık bir şey. o yüzden görmezden gelip tamam geç sen haklısın diye kapatmak lazım.

bir gün bu tarz kişiler zaten kendileri gibi biriyle karşılaşıyor, onlar onların dersini veriyor.
0
bohr atom modeli
(06.10.21)
Kimseyle tartışmam, kornaya basmam. Herkese yol veririm, böylece benim de yolum daha rahat açılır.

İnsanlar agresif, bazıları piskopat, bazıları sosyopat. Silahı mı var, bıçağı mı var?

Sopayla inip kafaya vursa ölür müsün sakat mı kalırsın belli değil. Sen ona vursan yaralansa mahkeme mahkeme anlat derdini Marko Paşa'ya.

Önünüze kıran, kural çiğneyen, agresif davranan adam normal medeni bir adam değildir zaten.

Böyle adamla tartışılır mı?
0
John Bloor
(06.10.21)
Eşimi de kardeşimi de kimseyle tartışılmayacağına ikna etmeye çalışıyorum.
Hiç aklımdan çıkmayan bir video var, adam ailesi ile arabada, farklı bir araçtaki iki maganda hareket halindeyken adama silah çekiyorlar, yol verme kavgası ile ilgili. Bir yandan jandarmaya dert anlatıp bir yandan kaçmaya çalışıyordu insanlar. Gerçekten millet psikopat, kimin silahı, kimin bıçağı, kimin jopu var bilmiyoruz.
Canımızı sokakta bulmadık, mümkün mertebe kimseyle muhattap olmamak lazım.
Daha bir hafta önce dedem yaşında adam 25 yaşında kardeşimin sağından solundan önüne geçmeye çalışıyordu, salak salak triplere, kendini ispat çabasına giriyor insanlar direksiyona geçince.
Mümkün olduğunda önüne bakıp yoluna devam etmek lazım.
0
hrvl
(06.10.21)
bu durum aslında o günkü ruh halimizle ilgili. düşün mutlu ve huzurlusun, güzel bir akşam yemeğine gidiyorsun. trafikte önüne kıran adama sinirlenir misin ? tam tersi kredi borçların birikmiş üstüne beklemediğin bir masaf çıkmış, işler de kötü gidiyor bu senaryoda önüne biri kırınca ne olur ?
0
orpheus
(06.10.21)
Girmememem lazım ama giriyorum.

Eşim pek hoşlanmıyor bu durumdan. Onu germemek için daha dikkatli olacağım diyorum, direksiyona geçince yine gözüm kararıyor. Bazen de sadece gülüyorum, Allah'ından bul diyorum, küfür ediyorum.
0
chicha_v2
(06.10.21)
trafikte kurallara uysam da uymasam da başka insanların olduğunun farkında bile değilim. Aslında farkındayım ama yoklarmış gibi yapıyorum. Bu bana kızanı daha da kızdırıyor aslında biliyorum ama muhatap olmak hiç istemiyorum tanımadığım bir davarla.
yani o kadar muhatap olmuyorum ki adamı sinirlendirecek bir şey yapsam da adamın bana kızma yada artislik yapma şansı olmuyor. çok genişim,hiç bir şey umrumda değil. adamlar zorla etrafımı sarsa araç camı kırılana kadar müzik dinlemeye devam edebilirim.arabamın kaskosu var ,ertesi gün ikame aracım gelir servise girer arabam, cebimden para çıkmaz.
bir araç istediği kadar korna çalsın telefonla konuşuyorum siklemeden yada müzik açıp şarkıya eşlik ediyorum kafamı bile çevirmiyorum ilgili araçlara.
hele akan trafikte adam gelip bir şey söylemeye çalışsa, öyle sorular soruyorum ki el hareketleri ile adamın kafası karışıyor basıyor gidiyor. mesela adam dıt dıt korna çalıyor ben ona bakmak zorunda kalırsam arabasının egzozudan su akıttığını işaret ediyorum yada bagaj kapağı açık galiba anlamına gelecek hareket yapıyorum . ağız dolusu küfür eden birisi olmuştu bir kere, gülerek şampiyon galatasaray diyerek dıt dıt korna çalıp basıp gitmiştim . adama adres te sorabilirsiniz tercih sizin .
insanlar size hakaret ederlerse ve siz artık önlemleriniz ile kaçamayıp maruz kalıyorsanız gülerek işaret parmak yapıp sen işini bilirsin sana helal olsun diye bağırın, bravo hoca iyi işti deyin ardından Süleyman abiye çok selam diye ekleyin.
trafiğe bu uçuk kafayla çıkamıyorsanız bir gün zor durumlara düşersiniz
0
taylor durden
(06.10.21)
Ben polemiğe girmeyi gerektirecek hatalar yapanların insan olmadığını, bir çeşit alt tür olduğunu düşünüyorum. Nasılsa kızsam da anlayamaz, neden kızıp da kendimi de sinirli bir ruh haline sokayım?
0
marla is in my head
(06.10.21)
+1 @taylor durden

tanimadigim insanlari gercekten insanlarmis gibi kabul etmiyorum baya uzuuun senelerdir. yoksa yasanmazdi zaten bu dunyada.

tanimadigim alakam olmayan insanlar oyunlardaki NPC benim icin, beni sinirlendirme ihtimalleri pek yok.
0
robokot
(06.10.21)
Bu kitle psikolojisiyle alakalı bir durum.
Şimdi memleketteki çoğu insan birçok alanda haksızlığa uğradığını hissediyor. İş yerinde, okulda, evde, aile arasında... Genelde sorunlarımızı konuşarak çözemediğimiz sürekli imalarda bulunduğumuz için derdimizi de anlatamıyoruz.

Trafikte işler değişiyor. Karşındakiyle aranda bir bağ olmayınca (seni işten kovamaz, boşayamaz, küsemez) burada korkusuzca tüm birikmiş isyanını kusuyor insanlar.

Ama gerek yok. Yani trafikte zorla yol isteyene verin gitsin. Yana yakıla yanımdan geçen kekoların çoğunu 10 dk sonra sıkışık trafikte 2 araba önümde görüyorum zaten. Ortalama 20-30 km ile seyreden bir trafikte büyük şehirlerde ne kazanabilirsin?

Ha ama yandan kaynak yapanlara gıcığım var o ayrı.
0
anten
(06.10.21)
Pek küfürlü konuşan birisi değilim. Trafikte çok küfür ediyorum. Epey bir çirkinleşiyorum. Ama asla cam açmam, kornaya basmam. Arabanın içinde kendi kendime küfürümü eder sinirimi atmaya çalışırım.

İnatlaşmak ve zıtlaşmak çok tehlikeli. Trafikteki diğer tüm unsurların sizi öldürmeye çalıştığını düşünerek hareket etmek yerinde olur (bunu trafiğin doğal akışı için de düşünebilirsiniz, yalnızca kavgalar için değil)
0
pispinti
(06.10.21)
(7)

squid game ***AŞIRI SPOILER*** izlemeyen açmasın

kibritsuyu
arkadaşlar izledim bu diziyi, sözlükte mantık hataları falan denmiş, bunlardan mı bahsediyorlar, bazı şeyleri anlayamadım.1. madem dede oyunun kurucusu ve eğlence için böyle bir şey yapmış. niye ikinci bölümde oyunu feshetme oylamasında en son ve belirleyici oyu kullandığı halde red oyu verip oyunu
arkadaşlar izledim bu diziyi, sözlükte mantık hataları falan denmiş, bunlardan mı bahsediyorlar, bazı şeyleri anlayamadım.

1. madem dede oyunun kurucusu ve eğlence için böyle bir şey yapmış. niye ikinci bölümde oyunu feshetme oylamasında en son ve belirleyici oyu kullandığı halde red oyu verip oyunu feshediyor? orada hakikaten bunaklığı mı tuttu, yoksa anlamadığım başka bir sebebi mi var?

2. front man polisin kardeşiymiş. polisin arşiv kurcalamasından yanlış anlamadıysam 2015 yılı şampiyonu muymuş neymiş, harfler korece olduğu için baktığı kağıtlardan bi halt anlamadım. yani bu oyun her yıl oynanıyor, kardeş de 2015'te şampiyon olup tezkere bırakıp orada mı kalmış? yoksa geri dönmüş 5-6 sene şehirde takılıp yeni oyun için tekrar mı gidip front man olmuş? polis abi kardeşini yeni kaybolmuş gibi arıyordu. 6 yıl durup durup aramayı akıl edecek hali yok ya? anlamadım bu kardeş ne zaman kaybolmuş, ne zaman ve nasıl front man olmuş da polis abisi gelmiş arıyor?

3. organ olayı nedir? ben maskeli çalışanların teşkilat kurup hazır ölen adamlar varken front man'den gizli organ ticareti yaptıklarını düşündüm. fakat doktor yarışmacı bulmalar, onca düzen içinde adamı kaçırıp kimse görmeden kamera kaydı silmeler, organı çıkarıp satacak ekipman, düzenek, dalgıç personel, tüpler müpler. koskoca fiyonklu tabutu da, yansın diye konulan fırının içinden uzaktan kumandalı düzenekle aşağı alıyorlar falan. adamlar fırının içine cesedi başka yere aktaracak uzaktan kumandalı düzenek kurmuş. bunları front man biliyor, organdan mı haberi yok? yoksa organ işi de front man ve dedenin bilgisi dahilinde mi?

4. polis 29 numaranın daire maskesini çalıp onun yerine geçiyor. şeker oyunundan sonra da ölen kare maskeyi alıp 29 numarayı boş bırakıyor. hadi kimse görmeden nasıl aldı taktı orayı geçelim. sonra birinin öksürükle mors kodu verip "29 numara" mesajı verdiğini anlayıp geri 29 numara oluyor. o kısmı hiç anlamadım, öksüren kim, sen geri nasıl 29 numara oldun?

devamı gelebilir.
0
kibritsuyu
(06.10.21)
1. finalde bunu hatırlatıyor. herkes bildiği halde geri döndü diyor. yani tam rızayı almak için yapmış. haklılığını kanıtlamak için
2. bu tam net değil. ama ikinci sezon front man e odaklanacak diyolar bazı sitelerde.
3. organ tamamen gizli.front manin haberi yokmuş. tüpler ve dalgıç ekipleri VIP lerin kaçışı için hazırda bekletilen ekipmanlar. bu teşkilat bu ekipmanları kullanıp işlerini halletmişler.
4. 28 ile 29 arkadaş. organ mafyası. aralarında da mors kodu ile iletişim kuruyolar. 28 öksürüp iletişim kurmaya çalışıyor ama cevap gelmeyince şüphelenip bi sonraki buluşmada (ameliyat) 29 u kenara çekip sorguluyolar.
0
sttc
(06.10.21)
1 - kartvizitler ilk dağıtıldığında oyuncular ne tür bi oyunun içine gireceklerini bilmiyorlardı. Bilselerdi belki katılmayacaklardı. Fesihten sonra yeniden katılanlar kendi rızalarıyla oraya geldiler sonuçların da farkında olarak. Dışarıdaki sefil hayat - oyundaki tehlikeli sonuçlar ya da olası kazanç arasında tercihte bulundular. Dolayısıyla adil bir şey çıktı ortaya.

2 - emniyetteki konuşmaları tam hatırlamıyorum ama bana front manin yakın zamanda kaybolduğunu düşündüren şey odasındaki ölü balıklardı. Kardeşinin bir şekilde bu oyunu öğrenmesi lazımdı. Abisinin odasındaki kartı bulması gerekiyordu, dolayısıyla odaya girmesi lazımdı. Balık detayı olmasa belki ben abisinin yakın zamanda kaybolduğunu düşünmeyecektim. Mantık hatası mı yoksa dekor hatası gibi küçük bir şey mi bilemedim.

3 - organ ticareti bana da çok saçma geldi. Allahın unuttuğu adasında nerden gemi ayarladın da organ ticareti yapar oldun. Saçma. Halbuki başka bir halt karıştırıyor olsalar daha mantıklı olurdu.

4 - polisin rütbe değişimi, içeri sızma gibi eylemlerine zemin hazırlamak için organ ticareti yapan ekipte olduğu gibi zorlama detaya benziyor. Ben de anlam veremedim.
0
IncredibleMau
(06.10.21)
dizide mantık namına bir şey yok ki mantık hatası olsun, üzerine düşünmeden yemek yerken falan bakmalık dizi işte.

1. dede onlara ikinci bir şans veriyor ve öleceklerini bile bile bu defa kendi rızalerıyla oyuna geri dönüyorlar. son bölümde dede yatakta tiradını yapsın diye var o sahne, başka bir nedeni yok. burada daha saçma olan şey, iki yüz küsür kişi oy kullanıyor ve kimin kazanacağı son oya kalıyor, tv8 yarışması gibi dizi anasını satayım fjkhsdfdkjs.

2. polisin kardeşinin 2015'te yarışmayı kazanması ve sonrasında kore'nin en zengin adamlarından biri olmasına rağmen sivilde sığır gibi o tek göz otel odasında yaşamaya devam etmesi büyük saçmalık ama ne yazık ki öyle sanırım. çünkü otel görevlisi kadın bir haftadır kirayı ödemediğini söylüyor. zaten polis, annesi merak ettiği için o otele gidiyor. yani adam yeni kaybolmuş, adaya gitmiş yarışmayı yönetmek için.

3. dizinin en filler oğlu filler yan hikayesi buydu sanırım. yarışmayı takıntı derecesinde dikkatli ve zeki bir front man yönetiyor ama bodrum katta personel organ mafyası kuruyor, yetmiyor yarışmacılardan birini koğuştan çıkarıp her gün saatlerce çalıştırıyor, bizim kerizin haberi yok. evet insan gerçekten de hayret ediyor ama senaryo böyle yazılmış.

4. polisin yarışma içinde fink atması, önce işçi, sonra asker, sonra vip'lerin garsonu olması tam bir çocuğun yazabileceği dandik ajan hikayesi. ona öksürükle mors mesajı gönderen adam organ işi yapan ekipten. çünkü yerine geçtiği 29 numara da onlardanmış. falan filan.
0
sir gawain
(06.10.21)
1- Bu basit bir şey, dizide ana tema zaten "bir şans vermek" üzerine kurulu. Dizi içinde birkaç kez demokrasiye vurgu yapılıyor. Kural olarak oyuncuların çoğunluğu sağladığı takdirde oyunu bitirebilecekleri söylenmiş. Yani oyunun "hür iradeyle ve gerçekten istenerek oynanması" gibi bir ideal var.

Bir eşitlik varsa ve o eşitliği bozacak tarafsız bir irade ortada yoksa eşitliğin çekilmek isteyenler lehine bozulup, kalmak isteyenlere de dönme şansı verilmesi tek mantıklı seçenek. Haliyle burada mantık hatası yok.

Mantık hatası bu kadar eşitlik vurgusu yapılırken dedenin oyuna imtiyazlı olarak dahil olması ve bununla da kalmayıp başrole yardım etmesi.

2. ve 3. sorularına dizide net yanıt verilmedi, bu açıdan mantık hatası denemez. Sonuçta bu dizi, gelecek sezonu olacaktır.

4. Evet bu da bir mantık hatası! Ama olmaya da bilir. Olmamasının tek ve mantıklı bir yolu var. Front man tarafından kollanıyordu. İstediği gibi dolaşıp etrafı ve olanları görmesine izin verildi. Sadece bilgileri dışarı sızdırmaması için kontrol altında tutuldu.
0
akhenaten
(06.10.21)
bence mantık hatası olan kısım karı ve kocanın birlikte katılması. lan hadi ilkinde katıldın bilmiyordun, ikincisinde niye bi daha geliyorsun, bir kişi kazanacak işte ödülü.
0
bohr atom modeli
(06.10.21)
1. önce gitmeye karar vermiş olsalar bile sonra her şeyi bilerek, kendi rızalarıyla geri döndüler durumu için. bir nevi haklılığını ölüm durumunda bile kanıtlama girişimi.

2. kardeşlerin yakın olduğu hissiyatını aldım. oyunun organizasyonunda sanırım önceki yıllarda katılan oyunculara görev alma seçeneği sunulabiliyor. dolayısıyla 2015 kazananı front man'in 2021 edisyonuna liderlik yapması için davet edildiğini düşünüyorum. yeni bir ortadan kaybolma gibi geldi bana, önceki yıllarda front man de sade vatandaş olarak yaşamıştır bence.

3. oyun organizasyonunda güvenilirlik faktörü açısında daha önceki yıllarda çalışan kişilere görev vermeleri makul gibi. oyunun birkaç edisyonunda askerlik ve işçilik yapmış olan, detayları öğrenmiş olan minik bir çalışan topluluğu ekstra kazanç sağlamak için bu işe girişmiş gibi. bu topluluk içinde kare olan bir yönetici olduğundan dolayı da ciddi anlamda borcu olan ve doktorluk geçmişi olan birini de yarışmacı olarak alınabilir adaylardan göstererek almıştır sanırım.

4. maskelerdeki vericiler üzerinden kimin kaç numara olduğu anlaşılıyor. kare maskesini almak polis için stratejik olarak zekice bir hareket ama yan odasındaki kişi polisin sahip olduğu eski maske numarasını mors alfabesiyle seslenince kare maskeyi kullanmaktansa 29 numara maskesinin daha avantajlı olacağını düşünmüş olabilir.
0
yviene
(06.10.21)
@sttc +1

@bohr atom modeli şanslarını arttırmak için olabilir mi? Sonuçta ikinci katılmada henüz çiftli ve/veya birbirine karşı oyunlara başlamamışlardı yani beklemedikleri yerden geldi.

edit: @yviene süper yorum müthiş deli gibi ayrıntılı.
0
emininsel
(06.10.21)
(3)

Ülkeden bu şekilde kaçabilir miyim?

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Yaş 32-33 4 yıllık turizm rehberliği mezunuyum. Cepte 100 bin kadar var. İngilizce iyi. Yurtdışı yüksrk lisans şansım olur mu? Nereden başlayabilirim? Okullara mail falan mı atayım? Bu bölüm dışında başka bir bölümde devam edebilir miyim? Lütfen bilen biri yardımcı olsun. Bir şekilde kaçmam lazım
Yaş 32-33 4 yıllık turizm rehberliği mezunuyum. Cepte 100 bin kadar var. İngilizce iyi. Yurtdışı yüksrk lisans şansım olur mu? Nereden başlayabilirim? Okullara mail falan mı atayım? Bu bölüm dışında başka bir bölümde devam edebilir miyim? Lütfen bilen biri yardımcı olsun. Bir şekilde kaçmam lazım
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(05.10.21)
Avrupa'da yuksek lisans yapabilirsin. Okullara mail falan atma da programlarin web sayfalarini oku. Bazi ulkelerde egitim ucretleri digerlerine gore daha dusuk. Kabul sartlarini sagladiklarinla harcini odeyebileklerinin kesisiminde kalan okullara basvur.
0
hot potato
(05.10.21)
Doğu avrupadaki bazı ülkelerde yüksek lisans durumu daha ucuz ve kolay sanırım. Özellikle polonya'ya çok giden oluyor, sanırım nedeni bu. Batı avrupa ülkeleri için miktar yetersiz kalabilir, artı vize almak da daha zor özellikle belirli bir yaştan sonra.
0
biravekahve
(05.10.21)
almanya ve avusturya için 10 bin euro gerek. almanya bu miktarı sürekli bloke olarak tutmanızı istiyor, avusturya'da bir kere göstermeniz yeter her vize dönemi için. bu ülkelerin okulları ücretsiz gibi.

diğer ülkelerde bloke muhabbeti var mı bilmiyorum ama çoğunda okullar avrupa birliği vatandaşı olmayanlar için bayağı pahalı.
0
bohr atom modeli
(06.10.21)
(6)

Istanbul gezi rotası çıkarmama yardım eder misiniz

pikap
Şehir dışından arkadaslar avrupa yakasında birkac yer gezmek istiyorlar. Pendik'ten geçecekler bu yakaya. Ve arac park etme trafik gibi sorunlardan dolayi toplu tasima kullanmayi dusunuyorlar. Gitmek istedikleri yerler, Taksim-istiklal, eminonu kapali carsi, besiktas (ama sadecs carsi tarafi mi yoks
Şehir dışından arkadaslar avrupa yakasında birkac yer gezmek istiyorlar. Pendik'ten geçecekler bu yakaya. Ve arac park etme trafik gibi sorunlardan dolayi toplu tasima kullanmayi dusunuyorlar. Gitmek istedikleri yerler, Taksim-istiklal, eminonu kapali carsi, besiktas (ama sadecs carsi tarafi mi yoksa ortakoy gibi yerlere de gitmek isterler mi bilmiyorum tam). Ekstra baska oneri de benden istediler eminonunden Balat'i da dusunebilirsiniz dedim ve zaten anca buralari gezmeye gununuz yeter diye baska bi sey onermedim.

Simdi bu guzergahlar icin pendik'ten en rahat en mantikli rota nasil olur.bi de sizin ekstra onereceginiz gezmelik yer var mi. Ist cok buyuk bazen insanin atladigi yerler olabiliyor veya herkes zaten standart taksim eminonu geziyor. Arada kaynamis alternatif farkli yerler onermek istiyorum
0
pikap
(04.10.21)
yıldız parkı ve atatürk arboretumu
0
sutlu nescafe
(04.10.21)
ben olsam parklara götürmezdim istanbul'a gelip istanbul'a özel şeyler görülmeli. tarihi yarımada mesela. önce oradan başlanıp sonra eminönü, sonra galata köprüsünden karaköy'e geçip güllüoğlu'nda bir tatlı yiyip galatadan kuleye de uğrayarak yukarı çıkılır, istiklalden taksim meydan. burada gezi parkına şöyle bir uğranabilir. sonra beşiktaş isteniyorsa gümüşsuyundan aşağı yürünebilir. oradan da dolmabahçeden doğru ortaköy'e geçilebilir. sonra oradan bir otobüsle bebek sahili, emirgan aşiyan tarabya neresi olursa. hepsini bir güne sığdırmak için erken çıkıp geç dönmek gerekir ve çok yorucu olur tabii.
0
bohr atom modeli
(04.10.21)
@bohr atom modeli

Şoyle bir sey dusundum mantikli mi sizce?

Sabah erken çıksınlar. Marmaray'dan Üsküdar. Üsküdar vapurla Besiktas. Otobusle Rumeli hisari. Ordan sirayla Arnavutkoy ve Ortakoy gezip tekrar Besiktas'a gecip ya direkt taksim ya da Eminonu yapsinlar.
0
🌸pikap
(04.10.21)
üsküdar'dan direkt geçseler ya madem rumeli hisarı'nın oraya. ufak tekneler falan geçiyordu en son yanlış hatırlamıyorsam çengelköy'den falan.
0
bohr atom modeli
(04.10.21)
Onu bilmiyodum bi arastirayim.
0
🌸pikap
(04.10.21)
Kaç günlük program. Bu kadar geniş yeri ancak kapısından bakarak görebilirler. Müze gezmeyi istemediklerini varsayarsak ben güne Ayasofya'dan başlatırım (içini gezmek yok benim programda ama). Ayasofya, Hipodrom, tam karşısında Sultanahmet, yürüyerek gel Binbirdirek sarnıcı. Nuruosmaniye kapısından Kpalıçarşı'ya gir. Bakına bakına Mahmutpaşa'dan çık. Tahtakale'nin içinden Mısırçarşısı'na kadar yürü. Orada yemek yenecek, biraz dinlenme. Bin tramvay'a Fındıklı'ya gel. O güzelim ağaçlı yolu yürüyerek Dolmabahçe'ye gel. Artık çayını orada mı içersin, yoksa az daha yürüyüp Ortaköy'de mi içersin bilemem. Benim klasik Intoduction to Istanbul 101 rotam budur. Ama ben bunu 3 güne yayılmış halde yaptırıyorum turist arkadaşlara.
0
SiyamkedisiZorro
(04.10.21)
(4)

Klozet kapakları neden şeffaf değil?

ir mania
Bilin bakalım naparken aklıma geldi? Adam isini bitirip sifonu çekmeyi unutuyor büyük ihtimalle kapağı kapayınca çektim sanıyor. Oysa kapak seffaf olsa görürdü
Bilin bakalım naparken aklıma geldi? Adam isini bitirip sifonu çekmeyi unutuyor büyük ihtimalle kapağı kapayınca çektim sanıyor. Oysa kapak seffaf olsa görürdü
0
ir mania
(04.10.21)
kapağı kapama zihniyetindeki birisi zaten sifonu çeker.
0
jamswety
(04.10.21)
bu dediğinizi düşünüp şeffaf kapak yaparlarsa daha pahalıya satmak zorunda kalıp rakiplerden daha az tercih edilirler. sizi üzen bu durum diğer 8 milyar kişiyi pek üzmediği için batarlar.
0
bohr atom modeli
(04.10.21)
Bir de kapağı açık sanıp kapağa işeyenlerle uğraşmamak için ben olsam satın almazdım.
0
SiyamkedisiZorro
(04.10.21)
su sıçrayınca leke yapmayacak mi? sifon çekmeyen adam zaten çekmez.
0
all girls dream
(04.10.21)
(3)

diş macunu

kafadanfillo
merhaba splat diş macunu kullanıyordum 2-3 aydır. geçen çağrı markette kasiyer arkadaş Colgate Charcoal Clean (siyah kömür)önerdi indirimde diye. aldım kullandım, 15 gündür falan dişimde tartar gibi dilimi sürünce pütürler oluştu acaba diş macunu böyle bir şey yapar mı?şimdi diyorum splat'tan geçtim
merhaba

splat diş macunu kullanıyordum 2-3 aydır.

geçen çağrı markette kasiyer arkadaş Colgate Charcoal Clean (siyah kömür)
önerdi indirimde diye.
aldım kullandım, 15 gündür falan dişimde tartar gibi dilimi sürünce pütürler oluştu acaba diş macunu böyle bir şey yapar mı?

şimdi diyorum splat'tan geçtim diye mi oldu, olacağı mı vardı?
0
kafadanfillo
(04.10.21)
valla indirimde diye ben de ondan almıştım hiçbir fark göremedim. hangisi ucuzsa onu alıyourm ben.
0
bohr atom modeli
(04.10.21)
geçen bi belgeselde seyrettiydim. hiçbirinin birbirinden üstünlüğü yok. Beyaz yapıyorum diyen macunlar şu beyaz renkli dişe yapışan maddelerden ve sağlığa zararlı.
Ucuz macun+6 ayda bir diş temizletme+kemik renginle barışık olmak
0
plastic_angel
(04.10.21)
ben de sadece indirimde diye kömürlünün ağız bakım suyunu almıştım. dişlerde pütürlenme bende de oldu.
0
In a silent way
(04.10.21)
(6)

Başka bir ülkede yaşayanlar

tuborg yesili
Ne kadar sürede adapte oldunuz?Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
0
tuborg yesili
(03.10.21)
Ne kadar sürede adapte oldunuz?
- 1 sene oldu geleli, ilk 7-8 ayi lockdown altindaydi zaten, adapteden ne anladigimiza gore degisir ama daha adapte olamadim. adapte derken 28sene yasadigim istanbulla karsilastiriyorum, 15-20 yillik arkadaslarimla duzenli gorusmeyle karsilastiriyorum. boyle bir durum yok tabi ki. olabilecegini de sanmiyorum pek. alisirim(hatta alistim) ama adapte olmak kolay degil gibi.

Ne hissediyorsunuz kendi ülkenizden, anadilinizden uzakta olmakla ilgili? Önemli mi önemsiz mi bu durum sizin için?
-anadilden uzak olmakla ilgili pek sikintim yok, ingilteredeyim burdaki anadili de anlayabiliyorum. iki hafta sonra ilk kez turkiye'ye gidicem gunleri sayiyorum :) ailem, arkadaslarim, ezbere bildigim sokaklar... 60 yasinda kendimi burda hayal edemiyorum.


Benzer şekilde bulunduğunu ülkeye ne ölçüde aidiyet hissediyorsunuz?
-aidiyet hissetmiyorum, hissedecegimi de dusunmuyorum. hissetmeye gerek oldugunu da sanmiyorum. su anda isim burda, hayatim burda, iyi bir firsat cikarsa bi 5 sene sonra baska bir ulkede de olabilirim.
0
fakyoras
(03.10.21)
Yeni dogmus bebek gibiydim. Hicbir sey bilmiyordum. Kurallara, kulture falan zamanla ogrenip alisiyorsun. Ama kulturel olarak adapte olmak istemiyorum. Yani cevremde adapte olanlara bakinca bana cok egreti geliyo.
Hicbir sekilde aidiyet hissetmiyorum ama saygisizlik gibi dusunme.
Turkce geyik muhabbeti yapmayi cok özlüyorum.
Tr'deyken yurtdisi videolari izlerdim, burada Turkiyedeki seyahat videolarini izliyorum.
0
Ley
(03.10.21)
daha önce 2 farklı ülkede yaşadığım için neredeyse hiç alışma sürecim olmadı. zaten bir avrupa ülkesinde yaşıyorum. asya veya afrika falan olsaydı belki biraz uzun olabilirdi.

ülkemden uzakta olmak ile istanbul dışındaki bir şehirde okumak arasında hiçbir fark yok bence. istediğim zaman türkiye'ye gelebiliyorum. bulunduğum ülkeye bir aidiyet hissetmiyorum. henüz iki yıldır buradayım. sanırım bunun olması için 5-10 yıl geçmesi gerekir ya da hiç olmayabilir de.

türkiye'ye dair bir özlem duymuyorum, ama bunun nedeni özlem duyulmayacak bir ülke olduğunu düşünüyor olmam değil. ülkemi seviyorum, orası benim evim. bu biraz yapı meselesi sanırım. aileme ve arkadaşlarıma özlem duyuyorum ama oturup fotoğraflarına bakıp yas tutmuyorum. hayat devam ediyor.
0
bohr atom modeli
(03.10.21)
Uçaktan indim ve buralı oldum.
0
howfaristhesky
(04.10.21)
1- karışık. Ben zaten Fransızla evliyim, önceden de gelmiştim. Haliyle daha kolay oldu. Ama ortalama 1-1.5 yıl diyebiliriz o da fransizca, evraklarla uğraşmak, genel iş dünyasını tanimak vs. Su an 4 yil sonunda sokakta komsularla falan muhabbet falan ediyorum.

2-onemsiz. Gecen ay iki hafta gittim, hava kirli, trafik kafaya sikmalik, genel insan profili kötü, insanlar mutsuz, herşey pahalı. Ailem senede bir ay geliyor, ben 2 hafta gidiyorum ideal işte. Onun dışında arkadaşlarla goygoyu ozlemisim, 4 gece sabaha kadar konuştuk heralde. Türkçe goygoyun tadi başka. Anadilimle ilgili tek umursadigim şey bu.

3-yuksek. Belki esimden geliyor belki de bulunduğum ülkenin bana verdiklerinden. Daha bir sorun yasamadim, belki tipimdendir (genel olarak insanlar türk olduğumu anlamaz, isimden de dolayı ispanyol saniyorlar). Bir de asimile olmak istedim haliyle aralarina karistim. Simdi yemek sonrasi yarim bardak sarap ile peynir salata baguette yapan bir asimileyim. Neyse en güzeli bu bence, geldiğim yerin kültürünü almaya çalışıyorum.
0
logisticsmanager
(04.10.21)
1 - Yurtdisinda gecirdigim zaman 2 sene once turkiye'de gecirdigim zamani gecti. Hala adapte olmadim, olasim da yok. Alistim sadece..

2 - Ne kadar iyi ogrenirsen ogren anadilin gibi olmuyor. 50 sene once yerlesip artik kitap yazma seviyesine gelen tanidiklarim var, adamin yazdiklarini okuyorum sosyal medyada falan, devamli bir kalip takip ederek yaziyor, duygu yok. Kufur mesela, yabanci dilde istedigin kadar kufret anadilinde ettigin kufurun yerini tutmuyor, ayni desarji saglamiyor. O yuzden anadilden uzakta olmak bence buyuk sikinti.

3- Hissettigim aidiyet sifira yakin.
0
cooperr
(04.10.21)
(8)

Hangi bulaşıkları suya tutsak yeter

vatanperver
Deterjan kullanmadan, elimizle birazcık ovabiliriz. 1. havuç kesilen bıçak 2. elma kesilen bıçak 3. içine üzüm konmuş tabak 4. içine dilimlenmiş elma konmuş tabak 5. içine dilimlenmiş domates konmuş tabak 6. kuruyemiş tabağı (fındık, fıstık, çekirdek, kaju vs.) 7. türk kahvesi fincanı 8. türk kahves
Deterjan kullanmadan, elimizle birazcık ovabiliriz.

1. havuç kesilen bıçak
2. elma kesilen bıçak
3. içine üzüm konmuş tabak
4. içine dilimlenmiş elma konmuş tabak
5. içine dilimlenmiş domates konmuş tabak
6. kuruyemiş tabağı (fındık, fıstık, çekirdek, kaju vs.)
7. türk kahvesi fincanı
8. türk kahvesi tabağı
9. türk kahvesi cezvesi
0
vatanperver
(03.10.21)
Kuruyemişler yağ bırakabiliyor.
Diğerlerinin tümü yağsız. Sadece su ile yıkanabilir.
Su tutmak derken de, tabağın kurumamış olması halinde su tutmak yeter.
0
pro9it9is9
(03.10.21)
içine meyve konmuş ve meyve suyu ile sırılsıklam olmamış tabak

ancak ağız, tükürük değen nesneler deterjanla yıkanmalı görüşündeyim.
0
janderzel zartanyan
(03.10.21)
yalniz yasiyor, tabak canagi sadece sen kullaniyorsan yag degmemis seyleri suya tutsan ve elle ovalasan yeter evet. yag degdiyse (lavabo icine koyduysan ve degdiyse de) sabunlaman gerek yagi cozmek icin.

birden fazla kisi kullaniyorsa tabii hepsi sabunlanmali.
0
robokot
(03.10.21)
6 ve 7 makinaya.

Diğerlerinde su ile durulamaktan kastınız kalem başına 1 bardaktan fazla ise makineye koymanız daha çevreci olur.
0
zimbirik
(03.10.21)
Türk kahvesi fincan tabağı haric hiçbirini duru su ile yıkamam.

En masumları meyve tabakları duruyor ama yine de Meyve tabakları için bir küçük fırt deterjanla hepsini sıradan ovalarım, ama yine de sadece su tutup geçmem :(

Kahve fincanı, cezvesi filan zaten...
0
invictae
(03.10.21)
9 daki kahve yokunun akması baya su götürür çeşme altında. O yüzden makinaya.
0
zimbirik
(03.10.21)
bana hepsi gibi geldi.
0
bohr atom modeli
(03.10.21)
bu durumlar için amway'in konsanstre sabunu var. bir sprey şişesine 1 lt suya 1-2 kapak şeklinde ekliyorum. sadece suya tutmak yerine önce güzelce spreyleyip durulayınca çok daha temiz oluyor.
0
orpheus
(04.10.21)
(4)

Baska ulke vatandasi olsak prim kesintilerini alabilir miyiz

floydian
Diyelim ki bugun baska ulkeye gittik 5 sene sonra da vatandaslik aldik. Tr devletine gidip verin kardesim benim maasimdan aldiginiz primleri beni emekli etmeyeceksiniz nasil denebilir mi?
Diyelim ki bugun baska ulkeye gittik 5 sene sonra da vatandaslik aldik. Tr devletine gidip verin kardesim benim maasimdan aldiginiz primleri beni emekli etmeyeceksiniz nasil denebilir mi?
0
floydian
(02.10.21)
gideceğiniz ülkeye göre değişir ama bu konuyla ilgili ülkelerin ikili anlaşmaları oluyor.

misal a ülkesinden b ülkesine giderken ülkelerin anlaşması varsa emeklilik priminiz otomatik olarak b ülkesine transfer ediliyor.

eğer anlaşma yoksa da parayı banka hesabınıza transfer edebiliyorsunuz. türkiye için detaylı bir şekilde bilmiyorum ama bildiğim diğer ülkelerden örnek vereyim. maaşınızdan kesilen paranın tamamını alamazsınız muhtemelen. çünkü bir kısmı işssizlik sigortası kesintisi veya kaza durumunda maaş ödemenizin devam etmesi için yapılan kesinti vs. oluyor. ama emeklilikle ilgili kısmı yeni gittiğiniz ülkeye aktarılıyor. türkiye için de sistem böyledir diye tahmin ediyorum, çünkü anlaşmalar karşılıklı oluyor.
0
ben de
(03.10.21)
avustralya için aynısını yaptım. şu anda bulunduğum ülkeye gönderdiler çekle. arkadaşım da avusturya için yapacak. yaparlar yani bence.
0
bohr atom modeli
(03.10.21)
bu arada bu olayın vatandaşlıkla ilgilisi yok, vatandaşı olmasanız bile emeklilik primi ödüyorsunuz çünkü. gittiğiniz yerde çalışma izinizin olması yeterli.
0
ben de
(03.10.21)
robin one persie
(03.10.21)
(4)

Şınav çekerken neye dikkat etmeliyim?

ya ben lan neyse
ısınmadan direkt girişiyorum. günde tek seferde 60'a kadar çıkmıştım bir ara. zararı olur mu?şu anda 2 tane çekerim. 3 olmaz. yine başlamak istiyorum.bir de nefes olayını nasıl ayarlamalıyım? vücut yere inerken mi yerden yükselirken mi nefes veriyoruz?
ısınmadan direkt girişiyorum. günde tek seferde 60'a kadar çıkmıştım bir ara. zararı olur mu?

şu anda 2 tane çekerim. 3 olmaz. yine başlamak istiyorum.

bir de nefes olayını nasıl ayarlamalıyım? vücut yere inerken mi yerden yükselirken mi nefes veriyoruz?
0
ya ben lan neyse
(02.10.21)
Tek seferde 60'a çıktıysan çok güçlü olmalısın. Ya da dirseklerini vücuduna paralel tutup triceps'lerden ve omuzlardan güç alıyorsundur ya da göğüslerin yere değmiyordur ya da hızlı hızlı inip çıkarak momentum yaratıyorsundur. Böyle yapıyorsan yapma. Bi zararı olmaz ama faydası da olmaz.
0
Zaman Tamircisi
(02.10.21)
yok ya herkes beni yener güreşte. (gerçi 60'a çıkınca beni önceden yenen birini yenebilmiştim) 1.76 boy 75 kiloydum o zaman. şimdi 85 kiloyum ve 2yi geçemem.
0
🌸ya ben lan neyse
(02.10.21)
Yükselirken nefes verilir.
İnternette bir yerlerde bulursun, 12 haftada 100 şınav programı vardı. İşine yarayabilir.
0
Mirket
(02.10.21)
yanlış yapınca sırtında bi yer çok fena acıyabiliyor hareket ettiğinde birkaç gün. şınav çekerken dirsekle bilek arasındaki kısım tabana 90 dereceye yakın bir diklikte olmalı ve şınav esnasında eğilmemeli diye öğrendim ben.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
(18)

En sevdiğiniz turşu hangisi?

levent bilgen
Müdavimi olduğunuz, kendiniz yaptığınız ya da satın aldığınız?
Müdavimi olduğunuz, kendiniz yaptığınız ya da satın aldığınız?
0
levent bilgen
(02.10.21)
Salatalık, lahana.

Annem yapıyor, ben yiyorum.
0
hayirsiz
(02.10.21)
Bimde satılan fıçı marka turşu. On numara
0
rodeocu
(02.10.21)
Kühne'nin alman tipi tatlı-ekşi salatalık turşusu <3
0
kobuzchu kiz
(02.10.21)
Kühne alman tipi tatlı-ekşi gibisini bulamadım.
0
infernal majesty
(02.10.21)
kocan misir tursusu<3
0
ala09
(02.10.21)
Lahana ve pancar
0
prole
(02.10.21)
Lahana.
0
hedep
(02.10.21)
lahana, sarımsak bir de pek yaygın değil ama dal turşusu var pancar dalından yapılan. bu 3'ü favorim.
0
semaforo de medianoche
(02.10.21)
karnabahar yemiştim bu sene, muhteşemdi. onun dışında klasik lahana ve kornişon.
0
evimin paspasi
(02.10.21)
Ben domates salatalık jelibona biberi ve kornişon severim .
Ama lahana turşusu resmen şifa . Bit kış lahana turşusu Yedim , sd ve egzama için egzama iyi geldi . Lahana turşusunu sofranızdan eksik etmeyin dostlar .
0
dunyatuhaf
(02.10.21)
Patlıcan, fasulye ve erik turşusu :)
0
e mice
(02.10.21)
farklılık olsun diye yazayım, enginar turşusu da mükemmel bi şey. kalbinden yapılıyor.
0
bohr atom modeli
(02.10.21)
lahana ve salatalık
bide yeni yeni domates hoşuma gitmeye basladi
0
all girls dream
(02.10.21)
lahana, kornison, domates, havuc.
0
hot potato
(02.10.21)
Pancar, kornişon
0
stavro
(02.10.21)
Cikintilik yapip kimchi demek istiyorum.
0
gibicibicis
(03.10.21)
Fasülye.
0
since1907
(03.10.21)
Pancar tursusu
0
c1b2k3
(03.10.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.