Giriş
(7)

Ne yapabiliriz? (Yanginlar icin)

invictae
Aslinda soru baslikta. Ulkede pek cok nokta yaniyor, bunlardan birisi de benim memleketim hatta... Uzaktayim, orada olsam goturulmesi gerekenleri gotururdum butun gun. Cocukken de cok yangin cikardi, az ayran yapip goturmedik evden :( Uzaktan ne yapabiliriz? Sinirden ve uzuntuden aklima hicbir sey g
Aslinda soru baslikta.

Ulkede pek cok nokta yaniyor, bunlardan birisi de benim memleketim hatta... Uzaktayim, orada olsam goturulmesi gerekenleri gotururdum butun gun. Cocukken de cok yangin cikardi, az ayran yapip goturmedik evden :(

Uzaktan ne yapabiliriz? Sinirden ve uzuntuden aklima hicbir sey gelmiyor. Tema bagis baslatmis? Baska?

Tesekkurler ve hepimize gecmis olsun :(
0
invictae
(30.07.21)
Fidan veya ağaç dikmeye para ve vakit ayırmak. Senin için yapılabilecek olan da insanları buna teşvik etmek. Aklıma başka bir şey gelmiyor...
0
1bir1bir1
(30.07.21)
ağaç ve fidan dikmek o kadar da iyi bir çözüm değil, yanan yerlerin yapılaşmaya açılmasına müsaade etmeyin doğa işi kendi kendine halleder diyor özetle

www.gazeteduvar.com.tr?

ülke çok tuhaf bir döngünün içinde 2019 daki yangınlarda da thk ve bakan arasında polemik olmuştu iki gün önce de aynı polemik oldu

sonrasında da ağaç dikme seferberliği ilan edelim yılda 1 gün tatil olsun her yere ağaç dikelim sesleri yükselmişti çokça beğeni paylaşım almıştı bunun üzerine ormancılar da ya durun öyle tek tip, planlamadan ağaç dikilmez yapmayın demişlerdi aynı sesler tekrar yüksekiyor şimdi
0
grimavi
(30.07.21)
Abi yapılacak şey.
Bu ve önceki yangınlarda yapılan otellere gitmemek
Bu işi "karlı bir iş" halinden çıkartmak
adamların da buna teşebbüs etmesini engellemek.
bir de artık bu baştakileri göndermek.
yine IBAN açmış ..neler.

Kıbrıstaki sarayına, pariste dükkan kapatmaya para var
Afet'e gelince pamuk eller cebe.
Ne diyeceğimi bilemiyorum
0
summatinyourteeth
(30.07.21)
Grimavi +1
Zarar gören insanlara ve hayvanlara yardımcı olmak şu anda en acil yardım görünüyor. Ahbap da bu konuda harekete geçti diye biliyorum, oraya bakılabilir.
0
Bruce
(30.07.21)
Hükümeti değiştirebiliriz. Yangın çıkması kaçınılmaz. Sadece piknik yapan maganda, sabotaj ya da imar amaçlı olmasına gerek yok. Söndürememek ve söndürecek ekipmanın alınması için engel olmak ise affedilemez.

@grimavi +1
0
nawar
(30.07.21)
nawar+1
0
ala09
(30.07.21)
Nawar +1500 öncelik onda bence. Biz yangınsız yerdekiler neden duruyoruz ya da ne yapmak gerek bilmiyorum.

Bir de şu çöp ayrıştırma meselesini çok ciddi dayatmalıyız belediyelere bence. Halk birbirine aşı dayatır gibi çöp ayrıştırma dayatmalı. Bilinç sağlanmalı. Çünkü doğada çok fazla mikroplastiğe rastlanmış. Denizlerin hali içler acısı, ormanlardaki rezaletin bir o kadarı denizlerde, sırf plastik yüzünden. Buna muhakkak titizlenmemiz gerek.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
(6)

Aynı pozisyona farklı sitelerden başvurmak

vatanperver
Yazılımcı pozisyonu için bakıyorum ki şirket hem linkedin hem kariyer.net hem de başka sitelerden ilan vermiş.Bunların sadece biri yerine, birkaç tanesinden başvuru yapmak kötü bir fikir mi?
Yazılımcı pozisyonu için bakıyorum ki şirket hem linkedin hem kariyer.net hem de başka sitelerden ilan vermiş.

Bunların sadece biri yerine, birkaç tanesinden başvuru yapmak kötü bir fikir mi?
0
vatanperver
(30.07.21)
bu isi cok istedigine dair bir ozur notu ile 2. basvuruyu yaparsan degil.
0
buenosdias
(30.07.21)
evet, kötü fikir.

"başvurduğu işin aynı iş olduğunu bile anlamadan sıradan başvuruyor" derler.
0
co2s2
(30.07.21)
yabancı ülke ise kötü fikir
türkiyede kötü olmayabilir.
0
rewlack
(30.07.21)
Binlerce başvuru alacak bir pozisyonsa ikisini de deneyebilirsin, insanların çoğu böyle yaptığı için artık bir noktadan sonra çok olumsuz bir etki bırakmıyor. Ama kesinlikle işi çok istediğinin göstergesi değil.
0
Bruce
(30.07.21)
Bir sürü yazılımcı başvuru arasında bu kişi 2 kere başvurmuş diyemezler.

Bence kötü fikir değil. Bir çok kişi linkedin inde koydukları ya da kariyerde koydukları bi kriterden elenebiliyor, belki görüşmeye gitse işi alacak ama ik nın önüne cv bile gelmiyor. Cvnin görülme ihtimalini bir kaç yöntem ile başvuru yaparak arttırmak mantıksız değil.
0
zimbirik
(30.07.21)
Alanım yazılım değil ama böyle sağdan soldan saldırıp freelance iş almışlığım var. Şu an ona devam ediyorum hatta.
0
adetsancısı
(30.07.21)
(10)

Türkiye'de eylem kültürü

dissendium
Türkiye'de neden hiç eylem kültürü yok? Hatırladığım tek eylem Gezi Parkı. Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. Bu nereye kadar böyle gidecek? Fransa'da her şeye eylem yapıyorlar. Polislerin fotoğrafını çekmeye yasak getiren bir yasa tasarısını protesto etmek için
Türkiye'de neden hiç eylem kültürü yok? Hatırladığım tek eylem Gezi Parkı. Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. Bu nereye kadar böyle gidecek? Fransa'da her şeye eylem yapıyorlar. Polislerin fotoğrafını çekmeye yasak getiren bir yasa tasarısını protesto etmek için çatışma çıkardılar. ABD'de de seçim sonrasında birçok eylem oldu. Tabii ki ortalığı yakıp yıkmaktan bahsetmiyorum ama hiç tepki vermemek de anlamsız değil mi?
0
dissendium
(30.07.21)
bunun sebebi insanların eylem yapmaya imtina etmesi değil, en barışçıl eyleme bile gazla copla müdahale edilmesi. insanlar artık korkuyorlar çünkü 10 kişi toplanınca tepene toma biniyor. bir noktadan sonra bunu riske alanlar "militan" denen tipler olunca da "omo onloron nuyotu boskooo" diyorlar. kimse kusura bakmasın, ben orada slogan atarken üzerime polis çullanıyorsa kendimi savunmak için elimden geleni yaparım. bunu anlamayan sözde barışçıl özde pasifize edilmiş konformist kesim de twitter'dan hükümet düşürsün.
0
Bruce
(30.07.21)
Fransa'da belli haklar var. Tabiki hala polisin orantisiz guc olayi vs var ama kimse kolay kolay sokakta protestoya katilmaktan korkmaz.
Ama fransa ile herhangi bir ülkeyi karsilastirmak yanlis, fransa legendary seviyede bu iste, olimpiyati olsa ambargo koyar. ha bunun sebebi de fransiz ihtilalinden beri gelen hak ve özgürlük olayi. Adamlar her şeyi savaşa savaşa almış iste.

Bruce haklı; Türkiye'de biraz basini cikarsan jopu yersin kimse de seni savunmaz. Kimse seni kurtaramaz. Bu cok uzun zamandır böyle.

Bu arada Amerika'daki gösteri ile lütfen herhangi birşeyi karsilastirmayalim. Fransa'da bir grup gidip sarayi basmaz, o kadar da değil. O bahsettigin kisiler tufaya gelen salaklar, hepsi de saglam cezalar aliyor.

Ortaligi yıkmak; bazen sesin anca böyle çıkıyor. Yoksa devlet seni dinlemiyor.
0
logisticsmanager
(30.07.21)
Söyleyeyim, kimin haksızlığına karşı protestolara katıldıysam; boykot yaptıysam aynı kişiler tarafından terörist ilan edildik sonra :)

Bu noktadan sonra beni doğrudan ilgilendirmeyen şeyler umrumda değil. Yine protestolarımı boykotlarımı yapıyorum ama başkaları için değil. Haber izlemesem iyi bir hayatım bile var her anlamda. Öküzler takmıyor ben onlar adına neden üzülüyorum ki.
0
aguen
(30.07.21)
Üç kişi yürüsen polis üzerine gaz sıkıyor. Korkudan yapılamıyor bence. :(
0
suicides underground
(30.07.21)
Hatırladığım kadarıyla darbe zamanı OHAL ilan edildiğinde gösteri ve yürüyüşler de uzun bir süre yasaklanmisti. Yanlissam düzeltin. Hatta valilikler kendi illeri için gerektiğinde çat diye bu kararı alıyordu. Orada da bir kırılma yaşandı bence

Diğer durumları arkadaşlar açıklamış.

Bir de ben 2021 yılında artık sokağa çok da gerek olmayabilecegini düşünüyorum. Binlerce insanin dusuncelerine çok daha kolay etki edebileceğin sosyal medya varken, sokakta iki esnafın önünden geçmeye çok da gerek olmayabilir. Hem daha güvenli

Sonuçta doğal seçilim ;) değişime adapte olup hayatta kalabilen türünü devam ettirir
0
abuzer
(30.07.21)
"devlet babanın" büyüklüğü ve kutsallığı sebebiyle bence. devlet için ne doğrusuyla çilemi çekerim kafası var toplumda. bir de bir genç eyleme katıldığında hemen tutukluyorlar adli sicil kaydına geçiyor. devlette zaten güvenlik soruşturmasında çıkıyor. özel sektörde de adli sicile işlendiği için sıkıntı yaşıyorsun. bir de alt doy üst soyunu da etkiliyor. çocuğunu da kardeşini de işe almıyorlar vs vs.
0
Hallegadola
(30.07.21)
TR'de polis sokakta adam vuruyor çünkü.
0
plutongezegendegilmi
(30.07.21)
burası eylem yapılacak bir ülke değil artık. Polis tarafından öldürülsen adın bile duyulmaz. Fikrini ifade edenler direk hapiste zaten. Ayrıca herhangi bir amaçla toplanmak bile bir anda yasaklanıyor. Bırak eylem yapmayı, maçka parkında piknik bile yaptırtmıyorlar. Ne eyleminden bahsediyorsun. Gezi parkı eylemlerinden sonra halkın tekrar toplanmaması için ne gerekiyorsa yapıldı.
0
zimbirik
(30.07.21)
Ic guvenlik yasasi ciktiktan sonra o is zora girdi. Eylemleri cekip ceviren 90lilar bunu biliyor, Gezi´de cok sopa yediler, o topa bir daha zor girerler.

Ayrica eylem kültürü, sadece sol tabanli ya da demokrat insanlarin tekellerinde degil. Hep bu yonuyle bakiyor olabiliriz.

Fransa, Avrupa´da da bilinen, bazen sakasi yapilan, farkli bir ornek. Fransa´nin -en azindan Avrupa menseeli halkinin- hak savasini okudunuz mu? Hicbir hak bedavaya kazanilmiyor. Polis siddeti orada da var. Polisin oldurdugu olaylar da var. Zaten polis siddetinin olmadigi ulke var mi acaba? Ancak dogru, polis her zaman "halka düsman bir yapidir. devletin istedigini eylemde oldurtmesi ve dovdurtmesi icin kullanilir." onyargisi bizdeki haliyle yok.
0
buf-e kür
(30.07.21)
ohal ile birlikte sadece sokak gösterileri degil salon toplantilari bile izne baglandi, film gösterimleri, paneller, baro ve meslek odasi secimleri bile iptal edildi. en son pride haftasinda piknik yapacak kuir topluluga polis müdahale etti, parka giris cikis yasaklandi, piknik yapabilirler diye.

türkiye aslında 80 darbesinden beri de facto ohal ülkesi. dernek kurarsin ama polis basinda, okulda etkinlik düzenlersin polis başında, türkiyede basılan her derginin her kitabin bir kopyasini basın savcisina verme zorunlulugun var. daha da kötüsü türkiyede yasayan insanlar kaypaklik derecesinde konformist, bencil ve cıkarci. ikizderede hes i protesto eden köylü, bizim köye yapmayin yan köye yapin diyordu, ovacikta altin madenini protesto eden köylüleri maden işe aldı, köyün yarısı protestocularin aleyhine döndü. son 50 yildir gösteri yapan, birseyleri protesto edenleri toplasan genel nufusun yüzde 1ine denk gelmez. biraz bu etkinliklere gösterilere protestolara katilirsan, hep ayni tiplerle karsilastigini göreceksin.
0
spivak
(30.07.21)
(11)

Şu sıralar favori abur-cuburunuz hangileri?

kukuleta
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.Ha bir de doritos'un ayak kokul
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.

Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.

Ha bir de doritos'un ayak kokulu olanını yedik yıllarca... Gençliğimizi harcamışız resmen, acılı olanla hayata yeniden başladım.

Sizin güncel aburcuburlarınız var mı?
0
kukuleta
(29.07.21)
bu ara internette Antep fıstığının fiyatı kuruyemişcilerdekinin yarısı kadar bi satıcıdan 1 kiloluk siirt fıstığı alıyorum sürekli parmaklarım soyuldu yemekten
0
nahtoderfahrung
(29.07.21)
Doritos Turca'yı çok seviyorum. Her hafta alıyorum bir tane. Şu dönemde A101'de satılan Milkten çikolata kaplı süt dilimi en çok aldığım. Kinder'den daha güzel buluyorum. Bir de A101'de satılan iç çekirdekten alıyordum ama küçücük paketi 4, 5 günde anca bitirince almamaya karar verdim.
0
dissendium
(29.07.21)
Valla sayılır mı bilmem ancak deli gibi dondurma tüketiyorum ben şu sıralar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.07.21)
rose parks
(29.07.21)
coco star spor
0
peki madem
(29.07.21)
doritos 3d
a101de satılan burch zeytin ve mevsim yeşillikleri baharatlı mısır ve pirinç patlağı
0
MtKrt
(29.07.21)
Dondurma +1
Bir de üzüm. Çekirdeksiz yeşil üzümü yıkayıp temizleyip saplarını ayıklayıp buzluğa atıyorum, ertesi güne tamamen donuyor, şahane soğuk atıştırmalık oluyor.
0
kobuzchu kiz
(29.07.21)
Godiva’nın mavi renkli olan çikolatası.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.21)
çizmeci time'ın rulo gofreti. bir süredir yemiyorum ama uzun zamandır "düştüğüm" tek ürün, piyasadaki yerli en kaliteli abur cubur ayrıca, tartışmam bile.
0
Bruce
(30.07.21)
Tadim cekirdek. Eskiden sadece kalabalikli arkadas ortaminda yerdim cekirdegi. Bir gun kazara yalniz youtube izlerken citlatayim dedim, hastalik oldu, uzun yazi okurken, youtube'da pineklerken falan paso cekirdek arar oldum, alisverislerimin demirbasi oldu. Su an paket bana bakiyor, ama dislerimi yeni fircaladigim icin baslamam ama 3-4 saat sonra beni kimse tutamaz
0
neverletyougodown
(30.07.21)
Şu sıralar değil ama kesinlikle eti hoşbeş fındıklı. Kışın hafif ısıtınca efsane oluyor.
0
meraklitursucu
(30.07.21)
(1)

youtube'da dizi yayinlamak

aynose
bir tane youtube kanalı, türk dizilerine ispanyolca koyup kanalına koymuş. 1 milyon abonesi var. bu kanal telif ödüyodur değil mi? nasıl para kazanıyordur bu kanal?
bir tane youtube kanalı, türk dizilerine ispanyolca koyup kanalına koymuş. 1 milyon abonesi var. bu kanal telif ödüyodur değil mi? nasıl para kazanıyordur bu kanal?
0
aynose
(29.07.21)
Monetize etmemiştir muhtemelen, para kazanmıyordur. Ya da kazandığı para telif sahibine gidiyordur. Bölgede dizinin popi olması için bu şekilde izin vermiş olabilir telif sahibi.
0
Bruce
(29.07.21)
(5)

VFS global e ulaşım

zimbirik
Merhaba, Yarın erken saatlerde bostancıdan dolapderedeki vfsglobale gitmem lazım. ben cumhuriyet caddesinde sanırken dolapderede olduğunu farkettim. Google çeşitli toplu taşıma yöntemleri var fakat bi kısmında otobüsü atlayıp yürüyeyim diyorum. Ama dolapdere falan biraz tedirgin etti. Taksim meydanı
Merhaba,

Yarın erken saatlerde bostancıdan dolapderedeki vfsglobale gitmem lazım. ben cumhuriyet caddesinde sanırken dolapderede olduğunu farkettim.

Google çeşitli toplu taşıma yöntemleri var fakat bi kısmında otobüsü atlayıp yürüyeyim diyorum. Ama dolapdere falan biraz tedirgin etti. Taksim meydanından vfs globale gidilir mi yürüyerek? ya da vfs globalden çıkınca en kısa yoldan istiklale yürüsem tarlabaşı taraflaırında sırtçantamdaki laptopu kaybeder miyim? çok mu abartıyorum bilmiyorum hiç.

Kadın kişisiyim bu arada. işaretlediğim rotaları kullanacağım yürüyerek.
0
zimbirik
(28.07.21)
istanbulu hiç bilmem ama vfs ofisinde zaten hışın çıkacağı için yorulmadan gitmeni tavsiye ederim. bu arada erasmus staj için mi gidiyorsun?
0
lacrim
(28.07.21)
Ömer Hayyam ve kalyoncu sokakları tam tarlabaşı, eskisi gibi tehlikeli değil(gündüzleri en azından) ama yine de daha rahat olıyım diyorsan üstte çizdiğin rotadan, acıbadem hastanesinin yokuşunda inerek yürüyebilirsin.
0
Bruce
(28.07.21)
Tam önünde otobüs durağı varmış, bu sıcakta sırt çantasıyla yürünmez oralar. Gündüz kalabalık olur zaten korkulacak bir şey olacağını sanmam, ıssız ve sakin sokaklara girme yeter.
0
John Bloor
(29.07.21)
Arkadaşlar orada işlemimi yapan çalışana sordum da istiklale en yakın ömer hayyamdan ya da kalyoncudan gideyim mi diye. Yürümeni önermem, hiç tekin değil buralar dedi. Taksi tercih ettim bu nedenle. Cevaplayanlara teşekkürler.
0
🌸zimbirik
(29.07.21)
Gündüz vakti bir şey olmaz kadın olsanız bile. Eskisi gibi değil.

Ayrıca bruce+1
0
neysene
(29.07.21)
(12)

izmirliler veya izmiri bilenler, izmirdeki iyi şirketler hangileridir?

la lykia
kurumsal diyebileceğimiz, maaşları izmir ortalamasının biraz olsun üzerinde olan, köklü şirketler hangileridir?
kurumsal diyebileceğimiz, maaşları izmir ortalamasının biraz olsun üzerinde olan, köklü şirketler hangileridir?
0
la lykia
(28.07.21)
Tüpraş var.
0
dissendium
(28.07.21)
özgörkeyler geliyor aklıma.
0
false pretension
(28.07.21)
Arkas
0
limonlu eksi
(28.07.21)
jti
0
Bruce
(28.07.21)
Tüpraş, jti, philip morris, socar, tpi composites (bir dönem öyleydi hala öyle mi bilmiyorum), tetrapak.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Ek;
Hugo boss bir dönem cok iyi denirdi son halini bilmiyorum.
Ball corporation fena değildi en son.
Köklü dersek bu arada yaşar holding çok iyi adam yetistiren bir şirket. 4-5 tane yasar holding çıkmasi arkadaşım oldu hem insan hem calisan olarak oldukça iyilerdi. Müdür maaslari iyi orada ama calisan kismi cok iyi değil diye biliyorum. Ama kurumsallik olarak İzmir'de belli firmadan biri.
Onun dışında groupe atlantic var, fransiz. Bunun Türkiye ayağını bilmiyorum ama Fransa ayagindan bildiğim oldukca iyi bir firma, bence denenebilir.
Amcor bir ara fena değildi. Schneider global olarak iyi firma ama Türkiye'de fabrika falan kapattilar son hallerini bilmiyorum ama girenin çıkmadığı firmalardan.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Bu arada sadece maaşa bakmamak lazım; misal gene en son bildiğim (4-5 senedir yurtdışındayim) tetrapakcilar erken çıkardı. Schneider'de esnek calisma vardi (1 saat gec gel 1 saat gec cik).
Onun dışında koç holding firmalarinda yan haklar cok ciddi.

Sigara firmalarında yöneticiler cok ciddi bonuslar alıyor. Maaslar zaten iyi giren cikmaz.

Aslinda çok güzel firmalar var ama nedense kurumsal desek değiller maas desek rezil...
Izmir ve firma diyince dolmusum yazdıkça yazasim geldi :)
0
logisticsmanager
(28.07.21)
Izmirde kurumsal ve gunu gunune yatiranlar maas vermiyor harclik veriyor.

Maas beklentin olmasin izmir icin :)
0
divit
(28.07.21)
@divit ortalama olarak İstanbul'dan az vermesi zaten normal (yurtdışında da böyle) de sigara firmalari ve belli başlı firmalar çok ciddi maas veriyorlar. Yanlış bilgi olur İzmir'de maas veren yok demek. Sadece İstanbul'a oranla bu firmalar daha az.
0
logisticsmanager
(28.07.21)
@logistic

Abi eskiden normaldi de artik degil.
En son bir bursa firmasi burasi ucuz sehir o yuzden az veriyoruz dedi.

Ya dedim ne ucuzu kol gibi olmus kiralar :) sanki bursa'da et yari fiyatina

Sigaracilar veriyordur onlar istisna ama cogu hayalkirikligi
0
divit
(28.07.21)
izmir şirketlerinin hepsi ölü sevici bence.

buna manisa organize sanayideki firmaları da dahil edebilirsin.

-------

nispeten uluslararası firmalarda rahat edersin.
0
rain when i die
(28.07.21)
petkim, arkas, folkart, yaşar holding, türk tuborg, izmir demir çelik, ravago. ilk aklıma gelenler bunlar.
0
mermize
(28.07.21)
(1)

cep telefonu ile gece gökyüzü fotoğrafı uygulaması

tabudeviren
hangi uygulama iş görür?
hangi uygulama iş görür?
0
tabudeviren
(27.07.21)
Google Camera ve config dosyası yüklenebilen bir telefonun varsa yükleyebilirsin; baya iyidir.
0
Bruce
(27.07.21)
(2)

görsellerdeki sahneler hangi filmlerden

penceredengorunenmorbina
sb.
sb.
0
penceredengorunenmorbina
(27.07.21)
ilki two weeks notice
0
Bruce
(27.07.21)
İlki life as we know it, ikincisi two weeks notice .
0
nehara
(27.07.21)
(1)

Şişli otopark

solenkol
Bi gaza gelip araba aldım. Şişli merkez bomonti taraflarda hiç kullandığınız otopark var mı? Aylık üyelik için ne kadardır acaba?
Bi gaza gelip araba aldım. Şişli merkez bomonti taraflarda hiç kullandığınız otopark var mı? Aylık üyelik için ne kadardır acaba?
0
solenkol
(27.07.21)
empark var elysium'un altında, 600 lira aylık. o civarda 400'den az bulabileceğini sanmıyorum kapalı otoparktan bahsediyorsak.
açık olarak ayas otopark var divan'ın üstünde.
0
Bruce
(27.07.21)
(4)

üniversitede hibrit eğitimin manası nedir?

der meister
öğrenciler zaten şehre yerleşmiş, ev/yurt parası vermiş, e yüz yüze dersler için okula da gidip geliyor... böyle bir senaryoda derslerin %60'ını online yapıp haftada 3-5 saat için insanları üniversiteye sürüklemenin manası nedir? "ana modelimiz yüz yüze eğitim ama bunun şart olmadığı durumlar için i
öğrenciler zaten şehre yerleşmiş, ev/yurt parası vermiş, e yüz yüze dersler için okula da gidip geliyor... böyle bir senaryoda derslerin %60'ını online yapıp haftada 3-5 saat için insanları üniversiteye sürüklemenin manası nedir? "ana modelimiz yüz yüze eğitim ama bunun şart olmadığı durumlar için internetten yapıyoruz ki bulaşıyorsa bile daha az bulaşsın virüs" düşüncesi mi?

benim haftada 20 saat okulda olmam gerekiyor diyelim. hibrit dediler, hop kalktık ankara'ya gittik. bunun 12'si online iken sadece 8 saat için tekrar şehir değiştirmenin, okula gitmenin, ev kiralamanın vs. virüsle mücadele açısından ne gibi bir faydası var ki? açmışsın işte zaten milyonlarca öğrenci akın etmiş, tamamen yüz yüze yapsana o zaman?

açıklayabilir misiniz lütfen ben gerçekten aşırı saçma buluyorum bu işi, hiç mantıklı gelmiyor. gençlerin gtünde don yok haftada 5 saat okul için ayda 2000-2500 lira masraf mı yapılacak şimdi?
0
der meister
(27.07.21)
ne kadar az kalabalık o kadar iyi. şehre gelmişken sürekli virüse maruz kalayım düşüncesi asıl saçma olan.
0
Bruce
(27.07.21)
hibritin manası normalden az kişinin gelmesi. sınıflarda daha az insan olması. ve isteğe bağlı okula gelinmesi. bizim okuldaki hibritte isteyen gidiyordu sadece.
0
jelly bear
(27.07.21)
O bolge kalkinsin diye actilar okullari.

Gelmen lazim yoksa esnaf kendine her sene nasil ev alsin.
0
divit
(27.07.21)
Saçmalıktan başka bir şey değil. Sanki öğrenciler sadece sınıfta bir arada bulunuyor. Tam tersi çoğu öğrenci yüz yüze eğitim olmayan günlerde kafelere doluşacak. Çünkü sen öğrenciye boş zaman tanımış oluyorsun. Öğrenci boş olursa daha çok gezer.
0
dissendium
(27.07.21)
(13)

Olması gereken normal tavrı mı sergiliyor?

jonas
Merhaba. Semptom gösterip pcr testi yaptırdım, pozitif çıktığı için şu an evde karantinadayım. Sonucu öğrenir öğrenmez çok moralim bozuldu, zaten yapı olarak kolay düşebilen biriyimdir. 2. doz aşımı da henüz olamamıştım.Arkadaşlarıma, kuzenlerime durumu haber verince sağolsunlar ilk günden itibaren
Merhaba. Semptom gösterip pcr testi yaptırdım, pozitif çıktığı için şu an evde karantinadayım. Sonucu öğrenir öğrenmez çok moralim bozuldu, zaten yapı olarak kolay düşebilen biriyimdir. 2. doz aşımı da henüz olamamıştım.

Arkadaşlarıma, kuzenlerime durumu haber verince sağolsunlar ilk günden itibaren ilgilerini hiç eksik etmediler. Sağlıkla ilgili hassas durumlarda ben de onlara aynı tutumda oluyorum zaten, olmuştum, hep de olurum. Sağlık bu.

Ama tek bir şey var. Hem evde yalnız olmamın hem karantina halinde olmamın hem de hastalığı belirgin semptomlarla biraz sıkıntılı geçiriyor olmamın yarattığı duygusallıkla 24'ü cumartesi, 2 hafta önce ayrıldığımız kız arkadaşıma mesaj yazdım. Dedim böyle böyle, covid oldum ben. İyi hissetmiyorum, sana yazmak istedim. İlk gün biraz ilgili davrandı, iyi dileklerini iletti. O günden sonra ise bir daha çıt yok, bir "nasıl oldun" dahi gelmedi.

1 yıl beraberdik biz, çok mutlu günler geçirdik. Kendisi bana mütemadiyen ölüyorum, bitiyorum, çok aşığım sana, hayatımda böylesini ilk kez deneyimliyorum deyip duran biriydi... Samimiyetine de inanıyordum hani.

Cidden 2 haftada bitebiliyor mu tüm iyi hisler? İnsanlık dahil? Şu an umut ettiğim tek şey, bir "nasıl oldun" duyabilmekti ya, cidden fazlası değil.

Aslında o şu an normal olan tavrı sergiliyor da ben mi hastalığın duygusal kafasındayım, yoksa duygular hususunda bir samimiyetsizlik mi söz konusuymuş. Ne düşünürsünüz?
0
jonas
(27.07.21)
Nezaketen cevap vermiş. Sonrasında bir yükümlülüğü yok. Kız arkadaşınızı haklı buldum ben. Size de geçmiş olsun.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
her gün ilgi gösterse sevgilin olurdu zaten. ayrılmışsınız sen de ihtiyaç duyunca kıza yazmışsın gibi olmuş. bence normal davranmış.
0
bugun hava gunluk gureslik
(27.07.21)
@bugun hava gunluk gureslik Her gün değil tabi, kesinlikle o tür bir beklenti içerisinde değilim.

"Cidden 2 haftada bitebiliyor mu tüm iyi hisler? İnsanlık dahil? Şu an umut ettiğim tek şey, bir "nasıl oldun" duyabilmekti ya, cidden fazlası değil."

Bu.
0
🌸jonas
(27.07.21)
hislerin bitmiş olmasına gerek yok, aksine bitmemiş bile olabilir ve bu hislerin yeniden barışmaya yol açmaması için bile isteye soğuk yapıyor da olabilir. ayrıldınız ve bitti, üzerine yeterince düşünecek vakit de geçmemiş ki pişman olunsun da birleşilsin. gayet normal olanı yapıyor bence, tabii neden ve nasıl ayrıldığınızın da etkisi var.
0
Bruce
(27.07.21)
Olması gereken nedir bilemem ama ben böyle bir durumda sürekli merak ederdim, sorardım da eğer bir şeylerin tamamen kopmasına neden olacak ters bir tavırla karşılaşmadıysam ve aynı şekilde kendim hasta olsam merak etmesini beklerdim.

Çok geçmiş olsun bu arada.
0
(27.07.21)
İnsansa tabii ki endişelenmeli, arayıp sormalı ve ilgilenmeli ama belki de senin buna vereceğin karşılıktan daha çok endişeleniyor. Yeniden birleşebileceğinize dair umutlanma diye böyle yapıyor olabilir. Ben olsam arayıp sorardım. Ne var yani? Merakını gidermek için sorabilirsin. Tuhaf geliyor olabilir bunu soracak olman ama sor gitsin. 1 yıl birbirinizin her şeyini gördünüz duydunuz ve bundan mı çekiniyorsunuz? Vereceği cevap seni üzebilir ama sürekli kafanda ihtimal çevirmenden iyidir.
0
Amory Lorch
(27.07.21)
Kız haklı bence, 2 hafta bitmiyor daha öncesinde bitiyor ayrılığa yansıması zaman alıyor. Klasik hasta oldum ilgi istiyorum triplerindesin diye düşünmüştür.
0
roket adam
(27.07.21)
kızın yaptığı normal. bariz ilgi aramak için yazmışsın. ben olsam hayatta yazmazdım ölüm döşeğinde olsam bile. iyi dileklerini iletmiş işte daha ne. ayrılık böyle bi şey.
0
jelly bear
(27.07.21)
normal davranmış.

siz yazınca geçmiş olsun demiş zaten, tekrar iletişime geçmemesi anlaşılabilir. sonuçta ayrılmışsınız hisleri olsa bile o defteri tamamen kapattığı için yazmıyordur ya da tam tersi hisleri ayrılıktan önce bitmiştir ve yanlış anlaşılmak istemiyordur. yeni ayrılığın üstüne nasıl oldun diye endişe göstermeyi anlamsız bulduğum için samimiyetsizlik olarak düşünmezdim.

bu arada çok geçmiş olsun.
0
juliette
(27.07.21)
Kadın milletimin "ölüyorum, bitiyorum, çok aşığım sana, hayatımda böylesini ilk kez deneyimliyorum" laflarına bir daha inanmaman gerektigini acı bir tecrübe ile ogrenmissin. Bir de 'Sen ikincisin' palavrasina! Dostum, kadinlar her konuda ikidari severler, sen cok zayif bir aninda mesaj atip 'zordayim' imaji çizerek kendine buyuk zarar vermissin.

Gecmis olsun. Umarım tez vakit sagligina kavusursun.
0
duster
(27.07.21)
Daha fazlasını yapsa umutlanacaksın belli ki. Ne gereği var?
0
arnold schwarzeneger
(27.07.21)
iliski bitince hisler bitmez, hisler bitince iliski biter. sevenler ayrilmaz, küser. :))) hehehe

bence kiz normal davranmis.
0
batlegolas
(28.07.21)
@arnold schwarzeneger Gelecek adına yeniden umutlanma aşamasını kafamda aştım ya, yani en azından covid olduktan sonra aklımdan o tür şeyler zerre geçmedi.

Beni o kadar çok sevdiğini söyleyen ve davranışlarıyla samimi olduğuna inandıran kadından "Öldü mü, kaldı mı acaba? Ciğerlerine falan inmiş midir ki?" gibi beni "insani yönden düşünen" hamleler görememek cidden üzüyor beni. Şu an meğer yalan bir şey yaşamışım gibi hissediyorum iliklerime kadar.

Ulan 2 hafta ya. Daha 10 Temmuz'da gözlerime bakarak "Seni seviyorum" diyordun. Anlamıyorum gerçekten. Bu kız daha da hasta etti beni :/
0
🌸jonas
(28.07.21)
(20)

Favori beyaz peyniriniz

cokponcik
Arkadaşlar selamlar, günlük olarak hangi beyaz peynirleri tüketiyorsunuz?Özel olarak İstanbul için şunu mutlaka deneyin şuranın peynirleri güzel dediğiniz bir yer var mı?
Arkadaşlar selamlar, günlük olarak hangi beyaz peynirleri tüketiyorsunuz?

Özel olarak İstanbul için şunu mutlaka deneyin şuranın peynirleri güzel dediğiniz bir yer var mı?
0
cokponcik
(26.07.21)
Tahsildaroğlu ezine. Ama marketlerdeki tüm paketli peynirlerin olduğu dolaplarda 3 farklı rengi var bunun. Muhtemelen ne sütünden olduğuna göre işte renkleri. Benim sevdiğim onlardan hangisi bilmiyorum. Şarküteri reyonundaki abilerden istiyorum. Orada bu leş plastik kutuların içinde oluyor. Şahane peynir
0
cay koy geliyorum
(26.07.21)
Yaman Peynircilikten aliyoruz. Malkarada yerleri ama online alisveris var. Kasar, beyaz peynir hepsi harika.
0
balpolen
(26.07.21)
Tahsildaroğlu ezine keçi peyniri
0
tamam sakinim
(27.07.21)
İstanbul'da var mı bilmiyorum ama varsa ekici'nin beyaz peynirini denemenizi tavsiye ederim. Oldukça hafif ve lezzetli.
0
burty
(27.07.21)
İtimat'ın Ezine inek peynirinden memnunuz.

Kendi mağazasından alıyoruz. Tahsildar'dan daha iyi ve hesaplı bence.
0
chicha_v2
(27.07.21)
tahsildar +1. turuncu paket.
0
do you remember me
(27.07.21)
Önceden ekici severdim, yumuşak olduğu için. Şimdi aynı kıvamda yörükoğlu.
0
curukturpkokusu
(27.07.21)
www.google.com
Uzun linki idare edin. Altınkılıç Fatih Ezine, Migros'ta bulunuyor.
0
kobuzchu kiz
(27.07.21)
Altinkilicinkiler de guzel.
0
nax
(27.07.21)
Altınkılınç ya da Tahsildaroğlu.

Bunun dışında ezine’de Gedikoğlu diye bir firma var. Bazen oradan sipariş veriyoruz. Kaşarı beyazı zeytini çok güzel öneririm.
0
makarnacanavari
(27.07.21)
Ser Has kaşar peynirini çok beğenmiştim en son. Anpa grossta var. Online sipariş verirsem Taciroğlu keçi peyniri alıyorum fakat pahalı bence.
0
buzbebek
(27.07.21)
süzülmüş kardeşler'in peyniri. kırklareli'nde yapıyorlar.
0
biergarten
(27.07.21)
sütaş sitesinden sipariş veriyorum ertesi gün seçtiğim saat aralığında kapıya kendi araçları ile teslim ediyorlar .
süt , peynir çeşitleri , tereyağı ve yoğurt gibi alışverişlerimi neredeyse 2 yıldır hiç başka yerden yapmadım . eskiden de marketten sütaş alırdım eve kahvaltıya gelen arkadaşlarım peyniri mutlaka sorarlardı .
yeşil ambalajlı olanı beğeniyorum , bu sitedeki fiyatı da marketlere göre daha avantajlı .
www.sutas.com.tr
0
devilone
(27.07.21)
doğruluk %90 keçi beyaz peynir.
0
ceketimi alip cikcam
(27.07.21)
Baltalı'nın keçi peyniri çok iyi. Büşü de fena değil.
0
Bruce
(27.07.21)
Turkiye disinda oldugum icin senede bir kere falan gelenlere getirtiyorum. gecen sene sirf vakumlu paket rahat olur diye gondermisti kizkardesim. bu sene ozellikle ondan aldirdim. a101de satilan ahir peynir (siyah beyaz karton kutusu olan). tuz dengesi iyi, yumusakligi tam kivaminda (sert neredeyse kuru peynir sevmiyorum).
0
2oda1salon
(27.07.21)
Kobak peynir. İstanbulda bulabileceğiniz yer var mı bilmiyorum ama internet mağazası da varmış.
0
inheritance
(27.07.21)
çanakkale'de bu işi çok iyi bilen bir akrabamız, marketlerde satılan paketli ezine peynirlerinden sadece tahsildaroğlu almamızı söylemişti. ben de genel olarak tahsildaroğlu alıyorum ama çok sık çanakkale'ye gittiğimiz için uygun fiyatlı peynir için ekremoğlu'na, pahalı ama çok güzel peynir için de peyziyade'ye gidiyorum. ikisi de doğrudan üretici oldukları için uygun fiyatlı oluyorlar.

mesela babam çanakkale'deyken ekremoğlu'ndan peynir alır. istanbul'da ise sadece bim'deki aknaz peyniri yiyor.
0
co2s2
(27.07.21)
mihaliç peyniri. hatta diyebilirim ki rakıya en yakışan peynir de -ezine'den ziyade- budur. ünal çiftliği güzel bir marka.

ezine peynirinde de doğruluk güzel.
0
mermize
(27.07.21)
Rk koyun peyniri. Her markette yok sanirim, bulamazsam inek-koyun karışık hangisi varsa onu aliyorum. Berk sütün koyun peynirinin de tadi guzel ama keserken parcalaniyor. Rk is the best.
0
passive aggressive
(27.07.21)
(4)

bilmiyorum ve bilmiyorum ki farkı

gokyuzu gibi
türkçe öğrenen yabancı bir arkadaşım bu soruyu sordu ve tam net bir cevap veremedim. ikisi de anlam olarak aynı ama dilbilgisel olarak aradaki minik farkı/nüansı açıklayabilecek olan var mı?
türkçe öğrenen yabancı bir arkadaşım bu soruyu sordu ve tam net bir cevap veremedim. ikisi de anlam olarak aynı ama dilbilgisel olarak aradaki minik farkı/nüansı açıklayabilecek olan var mı?
0
gokyuzu gibi
(26.07.21)
dilbilgisel farktan kasıt şu mu?

ki bağlacı sonradan gelecek cümleyi bilmiyorum'a bağlayabildiği için;
"bilmiyorum ki sana anlatabileyim"
şeklinde kullanılabilir.
ki'den sonraki kısmı cümleden atarak, ki'yi tutup anlatımı pekiştirme amaçlı kullanılabiliyor.
daha öncesinde bilmediğini söylediğinde karşı taraf yine benzer bir soru sorduğunda bilmediğini pekiştirmek için, "inan bana ben de bilmiyorum" anlamında kullanılıyor.

dilbilgisel bir kural değil, günlük konuşma dilinden geçtiği için gramer kuralı olarak anlatılabileceğini sanmıyorum.
0
Bruce
(26.07.21)
olumsuz yapılarda "bana göre" cümleye yakınma anlamı katıyor.

bilmiyorum (nötr)
bilmiyorum ki (yakınma)

sevmiyor (nötr)
sevmiyor ki (yakınma)

olumlu yapılarda ise yine "bana göre" cümleye zaten, çoktan (already) gibi anlamlar katıyor.

biliyorum (nötr)
biliyorum ki (zaten biliyorum)

seviyorum (nötr)
seviyorum ki (zaten seviyorum)
0
the guy from batman
(26.07.21)
"Bilmiyorum" daha net bir cevap.

"Bilmiyorum ki" ise bilmek isterdim üzgünüm gibi bir anlam taşıyor. "Bilmem ki" olarak düşünebilirsin.
0
burty
(26.07.21)
Sadece yakınma değil şaşkınlık da belirtir, kafanızda dedikodu yapan iki kişi canlandırın biri diğerine ne olmuş buna? diye soruyor, diğeri de şaşkın, gözlerini pörtleterek "ay bilmiyorum ki" diyor.

Burada bu yapıyı kullanan kişi temel olarak "bilmeme" haliyle birlikte, ama belki de ondan daha şiddetli olarak; o sırada karşılaşılan durumun, tavrın, olayın, sorunun kendi üzerinde yarattığı şaşkınlık veren, sinirlendiren, üzen, çaresiz bırakan, bıktıran etkisini anlatmaya çalışıyordur. sadece cevap vermiyor, cevabını kendi duygu durumunu anlatan bir şekilde çeşnilendiriyor ve muhtemelen karşısındaki kişiden de bununla ilgili bir dönüt bekliyordur. dil içerisinde kendine has bir yeri olmayan, kullanımı kişinin karakterine bağlı, hiç kullanılmadığında hiçbir eksikliğe yol açmayan bir yapı bu.

tam olmasa da fransızca'daki "si" gibi de kullanılabiliyor; "montunu almadın değil mi?" - "aldım ki!" (sen almadığımı düşündün ama ben aldım)
0
mentuhotep
(26.07.21)
(2)

Did you get - Have you got farkı

havadakarada
Did you get the refund?Have you got the refund?Aradaki fark nedir?
Did you get the refund?
Have you got the refund?

Aradaki fark nedir?
0
havadakarada
(24.07.21)
İlkinde refund mevzusundan daha önce bahsedilmiş, refund'ın yapılacağı tarihi geçmişte kalmış.
"senin refund işi noldu alabildin mi"

İkincisi ise refund mevzusundan ilk kez bahsedilmiş ya da refund tarihi henüz geçmediği için alabilme ihtimali hala var olarak görünüyor.

İlkinde bu ihtimal artık yok anlamı çıkabilir ama çıkmayabilir de.
0
Bruce
(24.07.21)
bir sohbet ortamında birini karşınıza almışsınız. bir iki sene önce başınıza gelen hepsiburada rezaletini anlatıyorsunuz hararetli hararetli. şöyleydi böyleydi derken karşınızdaki de soruyor "e peki ne oldu, paranı geri alabildin mi?" bu ilkidir.

biriyle düzenli olarak ilişkide ve iletişimdesiniz. bu kişi başınıza bir iki sene önce değil, şu sıralarda bir hepsiburada rezaleti geldiğinden ve mücadele sürecinizin devam etmekte olduğundan haberdar olup konu sonuca bağlandı mı, ne oldu diye geçmişten değil, günümüzden güncel bilgi almak istiyor. bu ikincisidir.
0
bir garip melek
(24.07.21)
(11)

İşsiz kaldığınız için terk edildiniz mi hiç??

hindistan cevizi
İşsiz kaldığınız için yani parasızlık veya işsizlik stresini kötü yönettiğiniz için terk edildiğiniz oldu mu hiç?? Ne kadar süren bi işsizlikte terk edilme başınıza geldi? Açıkça sebebini söyledi mi yoksa saçma bahaneler mi buldu?
İşsiz kaldığınız için yani parasızlık veya işsizlik stresini kötü yönettiğiniz için terk edildiğiniz oldu mu hiç?? Ne kadar süren bi işsizlikte terk edilme başınıza geldi? Açıkça sebebini söyledi mi yoksa saçma bahaneler mi buldu?
0
hindistan cevizi
(23.07.21)
Benim başıma gelmedi, ben de böyle bir şey yapmadım.
0
kisa
(23.07.21)
Olmadı.
0
j r r tolkien hayrani
(23.07.21)
Benim bu gelmedi hatta işsizken evlendim ama zamanında kariyer hırsım yok diye terkedilmişliğim var.
0
somethinginthewayshemoves
(24.07.21)
terk edilmedim ama işsizim diye konuşmayı kesen flörtüm olmuştu. kendisi doktordu tabii :)
0
rose parks
(24.07.21)
Bence işsiz kalmak ile işsiz geçirilen süreci kötü yönetmek birbirinden baya farklı gerekçeler. Doğrudan işsiz kalındığı gibi terk edilmek oldukça sorunlu bir duruma işaret ederken, diğeri daha makul görülebilir çoğu açıdan. Sebebi ne olursa olsun hayatınızda kötü giden durumların acısını karşı taraftan çıkardığınızda veya ilişkideki tüm huzuru da kaçırdığınızda sevgili kişisinin "eh yeter ama" diyerek gitmesi bana normal geliyor.

Soruya cevap da vermiş olayım, yapmadım, başıma da gelmedi.
0
brena
(24.07.21)
İşsiz kaldığı için, başından hastalık geçtiği için terkedilen arkadaşlarım oldu. İlki nişanlıydı, diğeri nişanlanacaktı.
0
hayirsiz
(24.07.21)
Tam olarak değil ama evet, kesinlikle öyle bir şeyler oldu.

Üniversite boyunca hiçbir dayanağım olmamasına rağmen hep mezuniyet sonrası için aşırı özgüvenli oldum. "Ne adamlar ne işlerde çalışıyor, ben iyi işe giremicem de kim girecek" diye düşündüm hep.
O dönem birlikte olduğum kız arkadaşımın bunalım eşiği biraz düşüktü. Okuduğu bölüm bir hayli stres yaratıyordu üzerinde ve bu sabit stresin üzerine ufak tefek bir şeyler daha eklenince hemen bunalım psikolojisine giriyordu. Fakat ben o zamanlar bokun içine düşsem, "oha süper lan" diye kalkan bir tip olduğum için, bu bunalımlarından çıkmasına yardımcı oluyordum hep ve hayat devam ediyordu.

Ben mezun oldum ve doğal olarak olaylar düşündüğüm gibi gelişmedi. Hiçbir şirket kollarını açmış beni beklemiyordu. Başvurularıma dönüş alamadığım her gün moral olarak biraz daha düşmeye başladım. 2-3 aydan sonra "senden hiçbir bok olmaz. şu tipe, buruna bak amk" diye aynada kendime sövüyor, bunalımlardan bunalımlara koşuyordum. Bu sırada kız arkadaşım da sağolsun stresi çorba yapmış, içiyordu.
Yine bunalımlardaydı ama bu sefer önceki zamanlardan farklı olarak ben de bunalımlardaydım. Ne ben ona yardımcı olabildim, ne de o bana. Durum böyle olunca iletişimimiz yavaş yavaş kopmaya başladı ve sonunda da ayrıldık.

Yani özetle, "işsizsin ve bu yüzden senden ayrılıyorum" gibi bir şey olmadı. Ama işsizliğin bende yarattığı psikoloji, bir nevi ilişkinin dinamiği haline gelen, benim üstlendiğim bir rolü yerine getiremememe neden oldu. Bu da haliyle ayrılığı doğurdu. Günün sonunda işsizlik ayrılığın safi nedeni değil de, ayrılıkla sonuçlanan bir süreci başlatan olay oldu.
0
cay koy geliyorum
(24.07.21)
Ne işsiz kaldım ne terk edildim ama benzer durumda kalan kuzenime "hayatta ne yapmak istediğin belli değil, olaylar seni nereye iterse oraya salınıyorsun" temalı bir terk edilme layık görülmüştü.

İşsiz kaldı fakir defol git cidden ekstrem bir durum ama işsizlik sebebi ve yukarıda söylendiği gibi o sürecin nasıl geçtiği bir insandan ayrılmak için elle tutulur bir sebep haline gelebilir; yadırgamam.
0
Bruce
(24.07.21)
Brena +1

Eski bir sevgilim o sirada is bulamadigim icin garsonluk yapiyor ve evde oda kiraliyor olmama takmisti. “Bu kafayla 10 yilda da bunlari yapiyor olursun sen” diyip terk etti djdjdj
Su anda baya harika bi isim var ^^
0
kuehles blondes
(24.07.21)
işe girip işyerinde mesaj atmadığım, eve gelince de duş - yemek - erken yatmaktan ötürü eskisi kadar ilgi göstermediğim için terk edildim.
0
bronz böcek
(24.07.21)
Issiz kalmadim simdiye kadar. O donemi kotu yonetsem, anlayabilirim terk edilmeyi. Bu sadece maddi bir yuk degil karsi tarafa. Surec uzayinca iliskide balans bozuluyor.

Issizlik nedeniyle degil ama finansal nedenleriyle beni bunalttigi icin sogudugum ve terk ettigim sevgililerim oldu. Sebep parasizlik ile baslayip, duygusal ve maddi bagimliliga donusuyor.
0
buf-e kür
(24.07.21)
(11)

İstanbulda lahmacun

cokponcik
En iyi nerede yediniz dostlar?
En iyi nerede yediniz dostlar?
0
cokponcik
(23.07.21)
Buket
0
renegade
(23.07.21)
duptıs
(23.07.21)
bir çeşit lahmacun yok, o yüzden ben en iyi antep usulünü söylerim, sen antep usulü sevmiyorsundur; bir anlamı kalmaz.

lahamcunun standardı o kadar belli değil ki, herkesin sevdiği farklı oluyor. ben antep usulü seviyorum, cerrahpaşa'daki mehmet usta'nınkini yemeye doyamam; işim düşmese de oraya yemeye giderim. keza laleli'deki antepli çavuşoğlu da iyidir. borsam taşfırını herkes över ama ben hiç sevmiyorum mesela; benlik değil.
0
Bruce
(23.07.21)
@duptıs hocam daha önce sorulmuş soruları nereden bulurum demedim, aramayı ben de biliyorum yalnız 20 ay önceki duyuruyu da pek merak etmiyorum açıkçası. emek için teşekkürler
0
🌸cokponcik
(23.07.21)
Mösyöcüm bende daha önce sorulmuş aynı sorudan bir buket göndermedim,o duyuruda verdiğim cevap aynen geçerli bu yüzden gönderdim,diğer cevaplarda iyiydi.
0
duptıs
(23.07.21)
Buket tağşiş listesinde at eti ve iç organ var
0
babafingo
(23.07.21)
Develi, nur kebap (kiziltoprak), nakkas kebap (goztepe)
Gakgos usta (kiziltoprak)
0
kuehles blondes
(23.07.21)
Fatihte kadın pazarında yedim ben. Surda Hatta en iyi çiğköfteyi de orda yedim. Yalnız içinde ne eti var hiç bilmiyorum
0
hindistan cevizi
(23.07.21)
Borsam - Kadıköy
0
2027
(23.07.21)
Murat kebap erenköy
0
monicapp
(23.07.21)
Kağıthane Ciğerzade
0
chicha_v2
(23.07.21)
(7)

Yurtdisi is cv

austenn
Merhaba, kendi alanimda yurt disinda is bulma konusunda faydali oldugunu dusundugum sertifika kazandim. Simdi gerekirse 100 tane bile olsa tum islere basvurmak istiyorum. Mulakat tecruebsi bile yeterli su an icin. Ancak cv konusunda tr’de ise basvurdugum cv iyi midir? Europass mi kullanilmalidir? Yu
Merhaba, kendi alanimda yurt disinda is bulma konusunda faydali oldugunu dusundugum sertifika kazandim. Simdi gerekirse 100 tane bile olsa tum islere basvurmak istiyorum. Mulakat tecruebsi bile yeterli su an icin. Ancak cv konusunda tr’de ise basvurdugum cv iyi midir? Europass mi kullanilmalidir? Yurtdisi is basvurusunda kabul gormus cv template ornegi iletebilirseniz cok cok mutlu olurum. Simdiden tesekkurler!
0
austenn
(22.07.21)
Hangi ulkeler oldugunu yazarsaniz ona gore tavsiye gelir. Yurtdisinin tamami ayni degil.
0
hot potato
(22.07.21)
Haklisiniz yazdigimi sandim atlamisim. Avusturya, Almanya, Fransa, ispanya, portekiz gibi ulkeler oncelikli hedefim.
0
🌸austenn
(22.07.21)
Europass.
0
heartwork
(22.07.21)
Vallaha ben Türkiye kullandığım düz cv ile is buldum Fransa'da. Ilk işim en ünlü fmcg firmalarindan biri, diğeri 20 milyar dolar ciroluk teknoloji firmasi.
Su an actigimiz ilanlara gelen cvlerin europass ile alakası yok. Gelenlerin yüzde 95'i aha bunla geliyor;
gss.gs
0
logisticsmanager
(23.07.21)
Logisticsmanager +1
Europass abartılıyor bizim ülkede, belirli bir standardı sağlıyor ama asgari gereklilik değil. Ben de yurt dışı bir sürü başvuru kontrol ediyorum, europass çok az. cv/resume template diye aratınca çıkan generic taslaklar iş görür. Sürekli kovalayacağım diyorsan novoresume'den üyelik alabilirsin.
0
Bruce
(23.07.21)
Ben her yerde europass kullanıyorum, ABD'de bile
0
howfaristhesky
(23.07.21)
Europassı gömmüşsünüz de yukarıdaki arkadaşın yolladığı template zaten europassın nerdeyse aynısı.
Neyse bence de europass çok profesyonel durmaz. Fakat buradaki gibi net, iş tecrübelerinizi daha öne çıkaracak bir format iyidir.
Linkedin hesabı önemli.
Her işe ayrı motivasyon mektubu hepsinden daha önemli.

Kolaylıklar.
0
rewlack
(23.07.21)
(8)

Instagram hesabına sürekli çıplak fotoğraf atan arkadaşın amacı nedir?

paramolacak
Selamlar,İnstagramdan takip ettiğim bi kadın var resim falan yapıyor diye takip ettim kendisini tanımam o da beni tanımaz, ortak arkadaşımız vs yok. Baktım o da beni takip etmiş, sonrada yakın arkadaşlara almış, sürekli çıplak fotoğraflarını paylaşıyor hikaye olarak.Neden böyle bişey yapmış olabilir
Selamlar,

İnstagramdan takip ettiğim bi kadın var resim falan yapıyor diye takip ettim kendisini tanımam o da beni tanımaz, ortak arkadaşımız vs yok. Baktım o da beni takip etmiş, sonrada yakın arkadaşlara almış, sürekli çıplak fotoğraflarını paylaşıyor hikaye olarak.

Neden böyle bişey yapmış olabilir? Bu işin bi jargonu falan varda ben mi bilmiyorum ? Pek böyle göt göbek atan insanları takip etmem de merak ettim yani.
0
paramolacak
(22.07.21)
Hatunun takipçi sayısı kaç ve kaç kişiyi takip ediyor? Bu sorunun cevabına göre yorum yapmak daha doğru olur. Sana özel olmayabilir. Belki Takipçi kasıyordur.
0
burty
(22.07.21)
Yok bana özel olduğunu düşünmedim bile zaten :) sadece bi insan neden bunu yapar tarafındayım aslında

Takipçi sayısıda çok değil

Takipçi: 3 bin
Takipçi ettiği: 1800
0
🌸paramolacak
(22.07.21)
ben bir tane denk gelmiştim böyle. narsist ama bir yandan da sanat, kitap vs takılıyor. olayın özünde narsistliği belliydi yani hatta benden fikir alıp, kendi o yerlere gezmeye falan giderdi. tamamen kendisini tatmin etme durumu. kendini kabullenip de bir şeyleri yerine koyması zor, olamayacak şekilde hem de.
0
evimin paspasi
(22.07.21)
Instagram'da şu aralar nü/erotik hesapların yükselişi var. Özellikle instagram'ın katı çıplaklık kuralları yüzünden tepki doğmuş durumda ve bu da insanlarda bir karşı hareket tetikliyor. Onlyfans gibi platformların gördüğü talep bu tarz fotoların talep gördüğünü kanıtladı, kimi Onlyfans reklamı için kimi de tamamen sanatsal kaygılarla çıplak foto paylaşıyor.
0
Bruce
(23.07.21)
Neden özel bir şey arıyorsunuz ki? Maddi getirisi de olabilir, yakında reklam almaya başlar. Bu durum onu mutlu ediyor da olabilir. Kimse bizim ahlak kurallarimizla mutlu olmak zorunda değil: 8-5 bir işte calis, çocuk bak, evlen... Sanatçı demişsiniz zaten.
0
howfaristhesky
(23.07.21)
@howfaristhesky Kavurmayı fazla kaçırdın sanırım ? Sadece bu işlerden anlamam neden bir insan çırılçıplak fotosunu atar diye sordum bilmediğimden dolayı.

Ben ahlak kuralım hiç tanımadığım bi insana mememi, götümü göstermek üzerine kurulu olmadığı için merak ettim yani . Kimseyide yargılamadım sadece soru sordum,

Tatile falan çık sen bence bu kafayla yakında ters uçmaya başlarsın
0
🌸paramolacak
(23.07.21)
ilgi çekme ihtiyacı. paylaşılan fotoğraflara gelen emolojilerle tatmin olmak. sanatsal kaygı sanatçılık filan saçma, nedense hiç 70 yaşındaki kadın fiziği sanatsal kaygılarla paylaşılmıyor.
0
KaraSakall
(23.07.21)
Bazen çocuklukta ve büyüme çağında deger görme ve onaylanma beden üzerinden gercekleşiyor ve bu çocukta travmatik bir şekilde yer ettiyse bir doku oluşturup yetişkinliğinde de devam ediyor. Gunümüzün deger ve beden ilişkisini bir kenara bıraktım tabi. Onay görmeyi beden üzerinden yerleştirdiyse şimdi de böyle devam ediyor. Bunun yanında sanatçı olduğu için insan ya da kadın bedeninin guzelliğu ile ilgili sorgulamalari da olmuş olabilir. Belki bir şey deniyordur. Sanat eserlerinde kadin bedenlerine bir kimlik yerleştirmeden bakarsin ya, sen de onun bedenine öyle bakabilirsin (*-*)/
0
velvetmorning
(23.07.21)
(3)

Chemex'ten Anlayanlara

dreamnesiac
Sizce şu ürünler nasıl?https://www.kahve.com/urun/dripdrip-hasir-paslanmaz-celik-filtre-chemexhttps://www.petracoffee.com/collections/profesyonel-makineler/products/chemex-cam-kulpEvde kullanılacak. 3 kaplık versiyon arıyorum aslında ama pek yok galiba.Kağıt filtreyi titanyum dioksit içerdiği için t
Sizce şu ürünler nasıl?

www.kahve.com

www.petracoffee.com

Evde kullanılacak. 3 kaplık versiyon arıyorum aslında ama pek yok galiba.
Kağıt filtreyi titanyum dioksit içerdiği için tercih etmek istemiyorum.

Başka öneriler varsa müteşekkir olunur.
0
dreamnesiac
(22.07.21)
Niye chemex diye sorup başka öneri olarak v60 ya da origami önereceğim; 3 cup için uygunlar. Chemex filtrelerini bilmiyorum ama origami ya da v60 için sağlıklı filtreler bulmak zor değil; mesela cafec ve hario.

Ayrıca metal filtreden pour over yöntemlerde istenen lezzet performansını alamayacaksın.
Chemex'in çok tercih edilirliği kalmadı o yüzden alternatif de yok.
0
Bruce
(22.07.21)
@Bruce
Cevap için teşekkürler.
Aynı anda 3-4 kap demlemem gerekeceği ve yumuşak içimli kahve sevdiğim için Chemex dedim. V60 da iyi bir alternatif aslında, belki ileride düşünebilirim, sağolun.
0
🌸dreamnesiac
(22.07.21)
v60 +1
3-4 kupa yapacağımız zaman v60'ı french press'in demliğine oturtuyoruz, bir seferde hepsini yapıp kupalara dağıtıyoruz, oluyor.
0
kobuzchu kiz
(22.07.21)
(3)

Kariyer.net dışında ik hesabına gönderilen iş başvuruları

gelmeistemem
Bunlar da filtreden geçiyor mudur? Kariyer.net dışındaki platformlardan da başvuru yapıyorum. Bir email hesabı veriyorlar genelde. Cvmi oraya gönderiyorum. Onlar da anahtar kelimelere göre filtreleme yapıyor mudur?
Bunlar da filtreden geçiyor mudur? Kariyer.net dışındaki platformlardan da başvuru yapıyorum. Bir email hesabı veriyorlar genelde. Cvmi oraya gönderiyorum. Onlar da anahtar kelimelere göre filtreleme yapıyor mudur?
0
gelmeistemem
(22.07.21)
şirket uzantılı mail ise sanmıyorum. kariyer'de filtre var ama evet.
0
makarnavodka
(22.07.21)
500 mail geliyorsa hepsine bakıyorlar mı yani?
0
🌸gelmeistemem
(22.07.21)
500 mail gelecek bir şirketse şirket içinde kullanılan ik programı vardır muhtemelen, oraya düşer. maildeki bilgiler ışığında programa uygun hale gelicek şekilde girişi yapılır. Bu sayede filtre de yapılabilir hale gelir. Yani evet, çok akıllı bir sistem yoksa o mailler manuel kontrol edilir tek tek, sonra programa uygun hale getirilir, sonra filtre uygulanır.

Tabii şunu doğuruyor, diğer kolay portallardan yeterli başvuru almışsan önce oraya bakılıyor doğru adaya ulaşmak daha kolay olduğu için. Maillere illa ki bakılıyor ama ilk tercih olmuyor bu iş yükü yüzünden.
0
Bruce
(22.07.21)
(14)

Yüzüklerin Efendisi-En Sevmediğiniz Karakterler

bitchesaintshit
Birçok kişi Gollum'u seviyor ama ben Gollum'lu bölümleri hep atlayarak geçiyorum seriyi her izlediğim zaman. İlk izlediğim zamanda da sıkılarak izlemiştim. Sevemedim gitti. Pippin ve yanındaki diğer eleman da çok itici. Komiklik olsunlar diye koymuşlar ama sinir bozucu. Önemli birkaç sahneye aptalca
Birçok kişi Gollum'u seviyor ama ben Gollum'lu bölümleri hep atlayarak geçiyorum seriyi her izlediğim zaman. İlk izlediğim zamanda da sıkılarak izlemiştim. Sevemedim gitti. Pippin ve yanındaki diğer eleman da çok itici. Komiklik olsunlar diye koymuşlar ama sinir bozucu. Önemli birkaç sahneye aptalca eklemişler.
0
bitchesaintshit
(21.07.21)
Legolas. Karakter iyi aslında ama oyunculuk çok kötü.
0
potsdamer
(21.07.21)
Frodo. Tam bir mal.
0
prole
(21.07.21)
Arwen'e biraz uyuz oluyorum. 2900 (ikibindokuzyüz) yaşına gelmişsin hala ergen ergen hareketler. Köprü altında gizli gizli buluşmalar, evden kaçmalar, hiç yaşının elfi değil.
0
archmage mahmut
(21.07.21)
Tek karakter var uyuz olduğum, o da faramir. Kendini feda etmişmiş bilmem ne, akp gitse tornistan yapacak rantçılardan farkı yok gözümde.
0
Bruce
(21.07.21)
Kitapta bree’li bir karakter vardı ona çok ayar olmuştum. Filmde yoktu ama.
0
tolgan
(21.07.21)
Gondor’un vekilharcı Denethor ve Grima solucandil. Zaten sevilmesi beklenmeyen iki karakter
0
kaptan memo
(21.07.21)
Gandalf. O ne öyle abi saç sakal birbirine karışmış. Bi de bi havalar falan.
0
himmet dayi
(21.07.21)
frodoyu çok kasıntı buluyorum filmlerde.
0
bohr atom modeli
(21.07.21)
Bilbo hariç hobbit'lerin hepsi. En çok da merry ve pippin.

Düzeltme : Merry, marry değil.
0
IncredibleMau
(21.07.21)
Valla ben sarumani sevmiyorum. Tam bir güç manyağı.
0
j r r tolkien hayrani
(21.07.21)
Ben theoden'i sevmiyorum. Nefret derecesinde değil tabii ama batı ağıl düşerken gondor neredeydi falan diye sızlanması canımı sıkıyor, sen neredeydin amca grima gibi vasat bi çatal dilliye kaptırmışın kendini kaç yaşında kralsın bi de tahta çocukken çıkıp toylukla olsa bi derece anlarım da resmen yetmez ama evet demiş sonra gondor neredeydi. Osgiliath düşerken sen neredeydin?
0
nickimin hakkini veremedim
(21.07.21)
Affedersiniz ama Merry ve Pippin
0
bloodymoon
(22.07.21)
Denethor öyle sevilmeyecek bir karakter değil ya :) Ben kitaplarda çok sevdiğim Faramir’in filmlerdeki halini hiç sevmem mesela. Pitırcıksın’ın halt etmesi hep :)
0
ultranil07
(22.07.21)
Eowyn. Ne o öyle i am no man demeler falan. itici.
0
false pretension
(22.07.21)
(10)

gününüze/hayatınıza kalite katan şeyler

hsktr
kullandığınız bir aplikasyondan dinlediğiniz bir podcast'e, tükettiğiniz bir yemek türünden idmanda yaptığınız bir harekete kadar geniş bir skalada kaliteli vakit geçirdiğinizi düşündüren şeyler neler hayatınızda?
kullandığınız bir aplikasyondan dinlediğiniz bir podcast'e, tükettiğiniz bir yemek türünden idmanda yaptığınız bir harekete kadar geniş bir skalada kaliteli vakit geçirdiğinizi düşündüren şeyler neler hayatınızda?
0
hsktr
(20.07.21)
Duştan çıktıktan sonra sadece üzerinde durmak suretiyle kullandığım pofidik ayak paspasının ayağımdaki tüm suyu emmesi ve evde kuru ayaklı bir şekilde cap cap dolaşabilmek. Ruhum okşanıyor, arş-ı aleme yükseliyorum refahtan.
0
Bruce
(20.07.21)
bi tane akıllı ampul aldım salondaki lambadere, artık ışığı kapattın karanlık oldu derdi yok, yatağıma yatıyorum sonra kapatıyorum ışığı mis gibi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.07.21)
Açıkbilim podcast'in "Muhabbet Teorisi"ni çok seviyorum, yolculuklar kısalıveriyor gözümde.
0
laputa
(20.07.21)
Bill burr monday morning podcast
Mortimer and whitehouse gone fishing

Onun dışında strength training yapmak.
Köpeğimle oynamak.
Eşimle goygoy yapmak.
Kaliteli whisky
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Klima
Elektrolikit raid
Buz gibi bira
0
astrid
(20.07.21)
yataga telefonla girmemek. Telefonu, tableti vs ya baska odaya ya da cok uzak bir yere koymak.
0
hot potato
(20.07.21)
hafta da 3 gün masaja gidiyorum.
0
dirildimde geldim
(20.07.21)
eti kurabi
0
zagrebingözleri
(20.07.21)
sigarayı ve içkiyi kompil bıraktım.

güç antrenmanı yapmaya başladım. salgından dolayı salonlar 8 ay falan kapalı kaldı. şu an ilk başladığımdaki kadar disiplinli devam etmiyorum ama deadlift'i 100 kilo, squatı da 80 kilo yapana kadar devam etmeyi düşünüyorum. şu an sırasıyla 80 ve 60'talar.
0
chezidek
(20.07.21)
-sabah-öğle arası saatte, çok kalabalık olmayan bir plajdan denize girip en az yarım saat yüzmek
-öğle uykusu
-erken uyuyup erken uyanabildiğim günler
-kaliteli ve sağlıklı malzemeler ile hazırlanmış lezzetli bir yemek yemek
-ailem ile vakit geçirmek
-ailecek sevdiğimiz bir lokasyona haftasonu seyahati yapmak
-yazın güzel bir akşamüstü deniz kenarında şu menü: buz gibi rakı, lakerda, tekmilli fava, patlıcan, hardal, turp otu, karidesli şevketibostan, kalamar
-tüm şarkılarını bildiğim bir sanatçının açıkhava konserine gitmek
-kitap okumaya en az 30 dakika ayırabilmek
0
la lykia
(20.07.21)
(8)

Pub önerisi kadikoy

meyve parcacikli kadin
Atasehir'den Kadıköy'e kadar olan yerlerde, bir kadın olarak tek basima gidebileceğim yani garip tiplerin olmayacağı mümkünse pahali olmayan pub, bar önerisi alabilir miyim?
Atasehir'den Kadıköy'e kadar olan yerlerde, bir kadın olarak tek basima gidebileceğim yani garip tiplerin olmayacağı mümkünse pahali olmayan pub, bar önerisi alabilir miyim?
0
meyve parcacikli kadin
(20.07.21)
Hiç Kadıköy.
0
Bruce
(20.07.21)
Ataşehir metropol İstanbul da hunger in bari, wwtegarden içinde New castle
0
kisa
(20.07.21)
pub nedir bu pub sayilir mi bilmiyorum ama "thales" diyorum. alkol almak icin duzgun ve sakin bir yer
0
batlegolas
(20.07.21)
Thales de guzek Kadıköy de, evet+1
Aslında pub için Kadıköy gerçekten kısır kalıyor bence.bellfast a da bakılabilir (rockpub in yanı olan)
0
kisa
(20.07.21)
kalamış wyndhamın altında var ama isteğini karşılar mı bilmem. westport pub galiba
bir de caddede açılmış. cumhuriyet gazetesinde haberi vardı dün. a ile başlayan bir mekan.
0
sutlu nescafe
(20.07.21)
Hiç kadıköy, sık sık giderim ve hiç rahatsız edilmedim.
0
astrid
(20.07.21)
Berlin platz de olabilir.
0
astrid
(20.07.21)
Karga
0
arcane
(20.07.21)
(3)

kiralık arabada ufak hasarlar

sir gawain
araba bir aydır bizde, sağında solunda sürtme kaynaklı çizikler ve soyulmalar oluştu. sizce teslim etmeden önce sanayiye götürüp buraları yaptırmak mı daha mantıklı olur, yoksa bu şekilde teslim edip ücret kesilmesine razı olmak mı? kiralama şirketleri en ufak hasarda fahiş fiyatlar isteyebiliyor, o
araba bir aydır bizde, sağında solunda sürtme kaynaklı çizikler ve soyulmalar oluştu. sizce teslim etmeden önce sanayiye götürüp buraları yaptırmak mı daha mantıklı olur, yoksa bu şekilde teslim edip ücret kesilmesine razı olmak mı? kiralama şirketleri en ufak hasarda fahiş fiyatlar isteyebiliyor, o yüzden biraz tırsıyorum açıkçası.

not: kiralarken sigorta yaptırdık ama sadece kazaları içeriyor. çizik vs. için bir sigorta yok.
0
sir gawain
(19.07.21)
sanayiye girdigin anda sen hayirdir diye ariyorlar :)
0
divit
(19.07.21)
Madem kaza sigortası var, yerinde olsam ufak bir kaza yapar polisi arar tutanak tuttururum, böylece çizik vs de arada kaynamış olur. Tabii kaza sigortası neleri nasıl kapsıyor bilmiyorum, kazanın oluşu ile ilgisiz çizikleri ayrı tutarlar mı onu da bilmiyorum.
0
Bruce
(19.07.21)
Mini hasar falan aldıysan gerek yok. O ufak tefek çiziklere takılmıyorlar.

Tabi kurumsal bir şirketten yaptığını varsayıyorum. Yine de için rahat etmeyecekse pasta cila ile vs. halledilir muhtemelen.
0
chicha_v2
(19.07.21)
(2)

Kredi cekmenin optimumu nedir?

divit
Diyelim ev 2 milyon benim elimde de 2 milyon var.Su an kredilerin de devasa faizi oldugunu dusunursek ne kadarini krediyle odemeliyimHem zaman(1-15 yil), hem tutar olarak icinden cikamadim.Konuya bir parametre daha eklersek kenardaki hazir paramiz da dolar endeksli artiyor, hatta dolardan daha cok a
Diyelim ev 2 milyon benim elimde de 2 milyon var.

Su an kredilerin de devasa faizi oldugunu dusunursek ne kadarini krediyle odemeliyim

Hem zaman(1-15 yil), hem tutar olarak icinden cikamadim.

Konuya bir parametre daha eklersek kenardaki hazir paramiz da dolar endeksli artiyor, hatta dolardan daha cok artiyor. Yani faiz odememek icin o parayi tl'ye donusturmek de ayri bir zarar.

Not: aylik odeme gucum de yuksek.
Not2: paraya takilmayin 100bin ev, 100bin hazir para da olur.
0
divit
(18.07.21)
Aylık ödemenin hayat kaliteni etkileyeceği son noktaya kadar çekmek mantıklı çünkü eldeki parayı değerlendiriyormuşsun. Eldeki paradan kredi boyunca edeceğin aşağı yukarı karı kredi faizinden düşüp reel faizini hesaplayınca ödediğin faizin çok olmadığını göreceksin. Bu durumda düşük faizli kredi çekmiş gibi olacaksın.
0
Bruce
(18.07.21)
Geçen sene ev alsam mı diye bakarken oturup hesaplamıştım, kredi miktarının, evin 1/3'ünü geçmemesi gerekiyordu benim için. En az yarısını ama idealinde 2/3'ünü peşin ödeyebiliyorsan ev almak kira ödemekten mantıklı oluyordu. Konum Ankara ama, İstanbul değil. Belki farkediyordur.

Vade olayı aylık ne kadar ödemek istediğinle alakalı, ben genelde ortalama (beni zora sokmayacak, ama çok da uzun olmayan -5 yıl gibi- ) vadelere bakmıştım.
0
plutongezegendegilmi
(18.07.21)
(22)

Pfizer-Biontech in aşısını olur musunuz?

ya ben lan neyse
güvenir misiniz?
güvenir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(12.11.20)
Olurum.
0
hayirsiz
(12.11.20)
olurum,

grip, zaturre, tetanoz asisini da cok arastirmadan oluyoruz
0
exlibris
(12.11.20)
olurum, böyle şeylere değer veriyorum.
0
Bruce
(12.11.20)
Aşı karşıtı değilim ama ilk yaptıranlardan olmam sanırım.
0
battal gemalmaz
(13.11.20)
Yan etkileri belli degil geyigini de anlamiyorum, 30 sene bekliceksiniz yani?
0
baldur2
(13.11.20)
Olmam, ilkokul zamanı yapılanlar hariç hiç aşı yaptırmadım çünkü hiçbirinin işe yaradığını düşünmüyorum.
0
Uncle Sam
(13.11.20)
aşı açıklanmadan olma ihtimalim vardı, olmadım ama çekindiğimden değil tembellikten.
0
ludwig boltzmann
(13.11.20)
Konetsu +1.

Biri dusuncelerimi dile getirmis nihayet, oh be.

Aynisini grip icin de dusunuyorum, grip olursam 1 hafta yatar iyilesirim, o yuzden asisini olmuyorum her yil. Yasim genc, bagisiklik sistemim guclu, yedigime ictigime dikkat ediyorum, 1 hafta hastaliktan yatsam hayatimda biseyler degismez, bu riski alabilecek luksum var. Henuz hic grip olmadim yetiskin olali. Tavsiye ya da aksini yapani yargilama degildir, kendi kendime uygun gordugumu anlatiyotum sadece.

Olursem de kismet.
0
taurina
(13.11.20)
Olurum çünkü araştırmaların başarı oranı var. Benim aşı olmam başkasına bulaştırmamam demek. 1 haftada geçiririm diyenlerin 2 hafta Korona karantinasında kalacaklarını zannetmiyorum, illa dışarı çıkacaklar, bu da aşısızlara bulaştırma demek. Hala bunları konuşuyor olmak garip.
0
kaset
(13.11.20)
Risk grubunda olsam, ya da etrafimda asemptomatik tasiyici olarak farkinda olmadan riske atabilecegim birileri olsa tabii ki de asisini olurum. Bu ayni hastayken kimseye bulastirmamak icin evde oturmak gibi bir sey. Su an bile, tam tamina 9 aydir, evden market/park disinda bir yere cikmadim, tanidigim insanlarla parklarda gorustum, daha kalabalik bir ortamda bulunmamin ardindan (hafta sonu parklarin normalden kalabalik oldugu zamanlar mesela) 2 hafta evden cikmayacak sekilde hareket ettim. Tum bunlarin arkadsindaki motivasyon, benim vurdumduymazligim yuzunden bir baskasina zarar gelmemesi, kendimi korumak degil.

Yakinimda riske atabilecegim kimseler, colugum cocugum vs yok. Korona sonrasi olusabilecek saglik sorunlarinin da riskini almaya raziyim kendim icin. Yasadigim yerdeki saglik otoritelerine de epey guveniyorum. Su asamada asiyi nufusun 1/3une yapacak sekilde planladilar, risk grubundaki insanlari onceliklendirecek sekilde.
0
taurina
(13.11.20)
güveniyorum. gelip saplasalar keşke enjektörü de kurtulsak. bıktım artık bu kapalı hayattan
0
avatar is back
(13.11.20)
evden çalışıyorum, yalnız yaşıyorum, zaten şu anda bile istesem de istemesem de karantinadayım işlerden dolayı.

nüfusun üçte biri zaten olacak, bu da salgını oldukça geriye çekecektir.
özellikle risk grubundakilerin olması elbette gerekli, aşı karşıtı değilim ama ilk etapta yaptıranlardan olmam.

grip aşısı da hiç yaptırmadım ve grip olmuyorum yıllardır.
ama konu bundan çok aşının fazla yeni olması.
yaşam tarzımdan dolayı süreci inceleme lüksüm olduğu için yaptıracaksam da beklemeyi tercih ederim.
sürekli insan içinde olsam farklı düşünebilirdim belki.

edit:
bir de eklemek isterim ki, "aşı geldi, corona bitti" gibi bir şey yok.
grip aşısı da var ve gribin de kökünü kurutamıyoruz çünkü her yıl mutasyona uğrayan bir virüs söz konusu.
her yıl yapılan grip aşıları da buna göre yenileniyor.
bakteri olsa tamam, o farklı.

yani "herkes aşı olursa hastalığın kökü kuruyacak, aşı olmayanlar yüzünden kurumuyor" durumu söz konusu değil.
herkes aşı olsa da bu devam edecek.
aşıyı olanın bile hastalanmayacağı kesin değil, en ufak bir mutasyona bakar.
sadece aşı olanın ölme riskini azaltacak ve toplum genelinde öldürücülüğü ve salgının gücünü aşağı çekecek.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
olurum
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
Konetsu +1

Multimilyarder şirket daha da zengin olsun diye kendimi denek yapmaya hiç noyetim yok. Herkes olacak diye şart olsa dağa kaçarım, yine o aşıyı olmam. Panik sebebiyle bu şekilde yalap şalap piyasaya verilen bir aşıya hiç güvenim yok. Cahil diye siz yapistirmadan söyleyeyim, avusturyada moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim.
0
JohnOakley
(13.11.20)
Olurum. Bünyem çok kuvvetli. Yan etki falan da olmaz bende.
0
stewie
(13.11.20)
Bir tarafta koronayi vefat etmeden gecirsek bile cigerlerde yaratacagi hasar diger tarafta asi. Ben asiyi alayim
0
turkuaz
(13.11.20)
çoğu kişi olmadan olmam.
0
buiret
(13.11.20)
Ben olurum. Kendi tahminlerimden çok kendi doktorumun önerilerine uyuyorum.

Olmayana da “aşı karşıtı gerici” muamelesi yapmam. Herkesin kendi vermesi gereken bir karar.
0
buf-e kür
(13.11.20)
Güvenirim ve olurum.

Kasıtlı olarak aşı olmayanlar yarın birgün dünyada birçok ülkede hastaneler, kamu hizmetleri, toplu bulunan alanlar (kafe, restorant vb.) banka şubeleri, sınıflar, ofisler ve hatta toplu ulaşımdan bile faydalanamayacak göreceksiniz.
0
Lethe
(13.11.20)
bizi ülkeye gelip de sıra bana gelen kadar (öncelik sağlım çalışanları, yaşlılar, kronik hastalar vs olur) zaten etkisi az çok belli olur, ona göre pozisyon alırım. büyük ihtimalle olurum yani.
0
candide
(13.11.20)
muhtemelen şöyle olur, şu an çoğu şirket home office çalışıyor herkesi yavaş yavaş ofislere çağırırlar ama aşı olduğuna dair belgeyi şirkete iletmek kaydıyla. hali hazırda sahada çalışanlara bu belge zaten zorunlu olur.

yani pek kişisel tercihe bırakılmaz bu durum. tabii yeterince aşı dozunun tedarik edildiğini varsayarsak.

ben herhalde kendi isteğimle olmazdım, karantina-maske-sosyal mesafeye dikkat ederek yaşamaya devam ederdim bir süre daha.
0
juninho77
(13.11.20)
Cocukken, 10 yaşlarındayken grip aşısı olmuştum annem ol dedi diye. Sonra orta kulak iltihabı geçirdim. Denenmisi bile böyle olabiliyorken çalışmaları için önceden yine o çalışmaları gerçekleştiren kurum ve mevkilerdeki kişilerin kısa olduğunu söylediği sürede çalışmaları tamamlandı denen bir aşıyı olmam. Olmak için kosturanlara da bundan sonra şüpheyle bakacağım.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(17)

Evi güzelleştiren eşyalar

ats
Merhaba, yakın zamanda yeni bir eve taşınacağım. Zaruri eşyalar dışında evinize ne aldığınızda veya hangi değişikliği yaptığınızda daha mutlu oldunuz? Rahatlık, estetik, fonksiyon vb açılardan olabilir
Merhaba, yakın zamanda yeni bir eve taşınacağım. Zaruri eşyalar dışında evinize ne aldığınızda veya hangi değişikliği yaptığınızda daha mutlu oldunuz? Rahatlık, estetik, fonksiyon vb açılardan olabilir
0
ats
(12.11.20)
C zigon. En sevdiğim eşyalarımızdan biri . bi de lazım olmaz diye düşünülüyor ama orta sehpa şart.
0
matilda
(12.11.20)
Bitki ve tablolar.
0
jazzabel
(12.11.20)
Wallhang/Duvar örtüsü.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
Çalışma odası yapacaksan ergonomik sandalye, uyumlu masa, ekran ve klavye rahatlık açısından inanılmaz fark ediyor.
0
roket adam
(12.11.20)
ışıklandırmaları tepeden aşağı değil de aşağıdan yukarı verince ve renk açısından da akıllı ampüllerle destekleyince çok oturulası oldu o sarı-beyaz sıcaklık anca öyle yakaladım. tavsiye ederim.

onun dışında evi güzelleştiren detaylardan biri de TV olmaması. tv izlemiyorum ben yaa havalarından değil de TV olunca bir odada her şey ona endeksli yerleştiriliyor o baya kötü.
0
AlsterWasser
(12.11.20)
boyle bir camasir sepeti: www.ikea.com.tr

bir de camasir kurutma makinesi cok kritik.
0
hot potato
(12.11.20)
C sehpa +1 (tembellik sehpa)
0
since1907
(12.11.20)
ben de yeni eve geçiyorum, şimdilik şunlara göz koydum.
www.fidanburada.com
www.youtube.com
hayallerde ise şu var
matteomauro.com
0
Bruce
(12.11.20)
Kaliteli bir puf. Tekli koltuğun olacak kesinlikle kolçaklı, önünde de bu puf.
0
candanag
(12.11.20)
Otomatik damacana pompasi
0
elorelia
(12.11.20)
Pencerelerin hepsine kaliteli sineklik tel, hayat kalitesini artırıyor
Rahat çalışma koltuğu,
Robot süpürge <3
0
kobuzchu kiz
(12.11.20)
Şaraplık, kitaplık, bej rengi bir berjer yanına loş ışıklı lambader harika bir okuma köşesi oldu, bitkiler, mumlar, yatak odasına ayaklı ayna. Bunlar daha çok görsel ve rahatlık olarak hoşuma gidenler.
Elektroniklere gelirsek kesinlikle iyi bir kahve makinası, filtre kahve makinam vardı şimdi bir de ekstra Nescafe dolce gusto aldım. Iyi bir blender ben tefal perfect mix kullanıyorum memnunum.
0
carmenta
(12.11.20)
Lambader, ayarlanabilir loş sarı ışık.
Bitki
0
ruhen hastayim ben
(12.11.20)
lambader, bitki, berjer +1
0
hazen
(12.11.20)
ben de puf demeye gelmiştim. berjer artı puf +1
0
ozgur bir kusun hatirati
(12.11.20)
Ahşap orta sehpa ve Step halılarına benzeyen az renkli halılar.
Düz renk perde.
Evin bir duvarını farklı renge boyamak, salon ya da yatak odası, ben koyu sarı seçmiştim.
Fazlalıkları ortadan kaldırmak.
Miamano.com'dan uygun fiyatlı resimler, saksılar vb. En azından uygun fiyata farklı ürünler almış olursunuz. www.instagram.com miamano.com
0
kaset
(13.11.20)
-almadan önce hiç beğenmiyordum duvardaki bir lekeyi kapatmak almak için mecburiyetten aldım ama çok sevdim "duvar rafı". üzerine minik bir vazo, birkaç çerçeve falan koydum. şık duruyor.
-oturma odasına büyük bir boy aynası(evi kesinlikle daha geniş gösteriyor ve derinlik katıyor).
-www.trendyol.com bir de bu.
0
penceredengorunenmorbina
(13.11.20)
(15)

hangi bira

avianthem
neden?(:
neden?

(:
0
avianthem
(12.11.20)
Kendi yaptığım bira, ev birası :)
Çünkü hem güzel hem hesaplı <3
0
pati
(12.11.20)
weihenstephaner çünkü buğday birası.
0
Bruce
(12.11.20)
Bud (Efes'in yaptığı). İçimi kolay.

Weihenstephan. Tadı güzel.
0
himmet dayi
(12.11.20)
Marmaragold
Ucuz
0
paramolacak
(12.11.20)
tuborg filtresiz
weihenstephaner
bud

sıralamam bu şekilde. çünkü tadları hoşuma gidiyor. ama hiç hesaplı değiller
0
kablelvuku
(12.11.20)
grolsch

tadını seviyorum.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(12.11.20)
guinness
en lezzetli o
0
passion rules the game
(12.11.20)
Foster's
★★★★
0
zagrebingözleri
(12.11.20)
heineken içtiğimde başım ağrımıyor. ale biralar daha rahat içiliyor.
bomonti filtresiz zorda kalırsam.
0
mikahakkinen
(12.11.20)
marmara her türlü güzel bira. skol'de alınabilir. pet şişe falan ama tadı keskin bud gibi.
0
total paranoia
(12.11.20)
Carlsberg. Çok güzel uyutuyor, kolay bulunuyor, diğer yabancı biralar kadar pahalı değil, Liverpool eski sponsoru.
0
owaki
(12.11.20)
efes malt içiyorum bu sıralar.

ek olarak efes winter blue diyebilirim.
0
tantunisultansuleyman
(12.11.20)
ben almanya'da heineken, türkiye'de bomonti filtresiz içiyorum.
bomonti'nin tadı çok hoşuma gidiyor.
0
japon askeri
(12.11.20)
Heineken
Corona
Miller

Yerli biralardan

Efes Malt
Tuborg
0
kimlanbu
(12.11.20)
Siradan yerli:
Tuborg gold, cunku Efes'i boykot ediyorum halen.

Ciks yerli:
Tuborg Frederik Indian Pale Ale, cunku guzel ve ucuz.

Siradan yabanci:
Carlberg, cunku ucuz

Ciks yabanci:
Weihenstephaner, cunku bugday

Ultra ciks yabanci, iki gozumun cicegi:
Triper karmeliot, cunku bence dunyanin en guzel birasi
0
taurina
(13.11.20)
(17)

insanlar pahalı arabaları nasıl alıyor?

batlegolas
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.zengin olsalar b
istanbul'un sıradan, orta-alt maddi duruma sahip diyebileceğimiz türden insanların yaşadığı bir mahallesinde oturuyorum.

sokakta geziyorum, bir tarafta bmw, bir tarafta son model nissan, bir tarafta audi... geri kalan araçlar eski model ve ucuz arabalar. üc dört tane pahalı araba var.

zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar. zengin olmayan da öyle araba alamaz.

nasıl oluyor bu?

hayalimdeki araba 400 bin lira. maaşım 3 bin lira. neden bu kadar imkansız ki? maaşım 10 bin olsa da alamam ki.

insanlar 400 bin liralık arabayı nasıl alıyor?

pencereden bakıyorum, masmavi nissan qashqai. çok güzel. nazarı değen bir insan olsam şimdiye patlamıştı.

lan etraftaki tek düzgün, yeni ev benimki. bizim binadan birine de ait değil. kimin lan bu araba? manyak mısın, bu mahallede işin ne?
0
batlegolas
(10.11.20)
kilit kelime "maaşım" çoğu maaş almıyor maaş veriyor.
mahallemizdeki tavukçu(bildiğin çevirme tavuk) a7 ye biniyor mesela.
0
basond
(10.11.20)
Aylık gelirin belli bi seviyenin üstünde olduktan sonra bir noktada borca girip al-sat yaparak bu rakama ulaşıyorsun. Mahalle uyduruk olabilir ama içinde yaşayanların yaptığı işleri bilmiyoruz. Beyaz yakalı gibi düşünme, esnaf vergi ödemiyor mesela, aylık kemiksiz 10-15 bin lira kaldırıyorsa ki çok normal rakamlar, bir süre önce de borca girdiyse rahatlıkla şu an 350-400 binlik araba sahibi olabilir. 2018 ortası gibi 130 binlere satılan araçlar şu an 300'ü geçti zira. Tavsiyem gücünün yettiği küçük rakamlarla yatırım yapmaya başlaman, zaman içerisinde o para değerlenecek ve yeni aracına sermaye olacak.
0
roket adam
(10.11.20)
bahsettiğiniz paraya sahip olan insanlar pek vizyonlu olmuyorlar. mesela o vizyon buradaki çoğu insan var, paramız olsa nezih bir yere taşınırız, güzel araba alırız, şık giyiniriz, saçımıza başımıza dikkat ederiz vs. ama bahsettiğiniz grup -ki benim yaşadığım yerde de mevcut- kurulu düzenini bozmaz, yaşıyoruz işte diye düşünür. bu tipler için en önemli şey araba olduğu için ona ekstra önem gösterirler. biz mesela yurt dışına gider diyar diyar gezip kültürleriniz, ama onların aklının ucundan geçmez. özetle paranın bir kısmı yanlış insanlarda.
0
rose parks
(10.11.20)
Baba parasıyla alıyorlar.

İçlerinde istisna elbette vardır ancak çoğu aileden zengin. Maaş veriyor, ticaret yapıyor diyenlere bakma. Maaş verecek düzeye gelmek o kadar kolay değil.
0
kickboxer
(10.11.20)
son cümlesi hariç rose parks +1
herkesin ideali kültürlenmek ya da dünyayı gezmek olmak zorunda değil, böyle mutlu oluyorsa doğru insan yanlış insan ayrımı yapmayı doğru bulmuyorum ben. öte yandan bu durum ciddi bir gösterge o insanların hayata bakışı açısından. "araba sevdası" hala bir ülke gerçeği.
0
Bruce
(10.11.20)
Onlar da maaşı 3000 TL olan nasıl geçiniyor diye gıpta ederek düşünüyor olabilirler.
400.000 TL değerindeki hayallerde yer alan araba yerine, ikinci el 60-70bin TL'lik hyundai accent gerçeğini yaşamak için çalışmalıyız.
0
Erva
(10.11.20)
Babam 12 yaşımda vefat etti, 0 baba parası aldım bugüne kadar.
BMW ye de bindim, ülke ülke de gezdim, şimdi daha konforlu bir aracım var.

Maaşlı iş + bol bol freelance iş diyelim.
Yazılımcıyım.

İlla baba parası veya illa yandaş olmaya gerek yok.
Yandaşlığın yanından bile geçmedim, hiç bir zaman.
2002 de destekleyenlerden bile değilim (ki zaten 2002 de öğrenciydim)

3 bin maaşla zor
ama 3 bin maaş alıyorsan, ben neyi yanlış yapıyorum diye sorgulayabilirsin.
0
summatinyourteeth
(11.11.20)
Şimdi aileden zengin olan var.
Onun dışında leasing yapan da var.
Gene aynı şekilde kendi isi olup vergiden düşen vardır (teyzem ve ortağı vergiden düşmek için kendilerine ford cmax almislardi birer tane sirf vergi oduyor).
Onun dışında şirketin verdiği vardir (çalıştığım şirkette düz müdürlerde octavia, üst müdürlerde a5 ve c serisi mercedes vardi. Arkadasim yeni ise başladı müdür olarak yeni kasa focus verdiler).

Bu arada bu Türkiye'de var. Çalıştığım sirket Avrupa'da kimseye araba vermiyor. Belki İsviçre'dekiler alir. Onun dışında müdür diye araba yok. Kendi müdürüm kar payi, aylik 5000€ vs vs derken Citroen c3 kullaniyor. Sefim de 2006 a3'e biniyor. 100 kisilik binada pahali arabasi olan 3 kisi var galiba. A6, 3.20 ve a5. Bir iki tane de eski lexus var ama onun dışında hep normal arabalar.

Ben Türkiye'de çok kafaya takardim araba isini. Şöyle 3 sene geçti mi araba eskimis gelirdi. Vallaha buraya geldigimde hic umursamadigimi fark ettim artik.

Neyse yani, bence kafaniza takmayin. Araba güzel bir şey, özgürlük ama Türkiye'de biraz fazla abartılmış durumda araba/yeni araba/2-3 senede yenileme vs olaylari.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
Ha bir de; aldiginiz para düz çalışan parasi. Ama Türkiye üçüncü dünya ülkesi olduğu için amacı düz calisani mutlu etmek degil, düz calisandan daha cok nasil vergi almak. O yüzden sizin araba alamamaniz "normal" oluyor. Ama değil. Ayni tatil yapamamak, et yiyememek, ps5 alamamak gibi şeyleri normallestirilmesi gibi.
2006 clio vardi. 500-1000 euroya satardim satsam. Asgari ücretin yarisi yani.
Kısacası sıkıntı sizde degil, ülkede.
Bir de sukredin lol.
0
logisticsmanager
(11.11.20)
3 bin maaşla cep telefonu bile almak için 6 ay beklemen gerekir arabayı falan geç..

Ben herkes baba parası demiyorum ama çoğunluk öyle. Aile şirketi falan da olabiliyor.

İstanbul'da yaşayan biri minimum 30 bin kazanarak o aracı 2 sene de alabilir. 30 bin demek günde 1000 lira demek. Bu paralara çıkmak için yapılan işte büyük tecrübe lazım. Tabi yapılan işteki vergi, kira vb giderler de var. Elde 30 kalması için 40 kazanman lazım.

Kendi işini yapıyosun diyelim yanında çalıştırdığın elemanın sana maliyeti 5000 lira. Öyle maaş vermek kolay değil.
0
kickboxer
(11.11.20)
"zengin olsalar bu uyduruk mahallede oturmazlar."

cok zengin degilseler bile ticaret gelirleri falan vardir. Bir de varos bir ailenin biraz zenginleyince cart diye elit bir mahalleye tasinacak hali yok zira bu tip insanlar icin ait olduklari bolgeden kopmak zor. Tasinacak olsalar yeni komsularina ayak uydurmalari falan gerekirdi. Ote yandan araba kisa yoldan statu arttiran bir sey. Hic ugrasmadan senin ve diger komsularin kanina girmisler mesela.
0
hot potato
(11.11.20)
2020 model S serisi Mercedes dealerindan satin aldigim yeni bir aracim var, aileden destek hic yok, haftada 7 gun calisiyorum, taseron firmayim buyuk bir firma icin, stres ve problemler cok fakat yasadigim yer Amerika, burada araba fiyatlari daha dusuk Turkiye'ye gore fakat Turkiye'de olsam, buyuk bir sirketin taseron islerini alabilsem burada yaptigim gibi, gene cok rahat binerdim ayni model araca orada da, maasli calismak cok iyi bir secenek degil fakat herkesin patron oldugu, herkesin ust duzey manager oldugu bir dunya duzeni mumkun degil, insanlarin cok az bir kismi digerlerinden siyrilip farkli ust seviye bir hayat kurabiliyor, %10 dan az bence dunya genelinde bu rakam, Amerika'da dogup buyumus fakat zar zor eski model bir Ford alabilen insanlarda var burada.

Kimse baskasi icin is firsatlari yaratmiyor genellikle yakin aile bireyleri disinda(torpil veya zengin bir aileden gelmek), kendi sansini kendin yaratmalisin, oncelikle kendini ve etrafini kesfetmekten baslamani tavsiye ederim.
0
nosmoke
(11.11.20)
Ticaret yapanlar parayı vuruyor ya. Hele ithalat-ihracat yapanlar acayip. İş yaptığımız firmaların sahipleri BMW M5, Audi RS6, Porsche Panamera, Maybach S500 falan biniyor.

Sermayem olsa ben de girerim şu ticaret işlerine. Ama öyle çiğköfte, dönerci değil, elektronik falan.
0
efreet sultan
(11.11.20)
turkiye'de araba konusunda sacma sapan bir durum var, araba fiyatlari abzurdluk derecesinde yuksek. asgari ucret ve civarinda dolasan insanlarin ikinci el bir arac almayi akillarina bile getirme olanaklari yok.

benim kullandigim formul senelik burut gelir/3. Bunun ustune cikinca araba odemelerini yapmakta zorlaniyorsun. Senin burut gelirin 3500x12= 42000 ise mesela, senin aslinda 14000 birim civarinda bir araca binmen lazim.

Bu formul yurtdisinda eli yuzu duzgun ulkelerde isliyor zira araba fiyatlari ikinci elde dusuk, ama turkiye'de islemiyor. En ucuz araba 125bin dersek, senelik 369bin gelir lazim, o da aylik burut 30bin tl yapiyor. 50binlik bir arac alalim desek, ayda 12bin birim gibi bir para yapmak lazim. Dolayisiyla asgari ucretlinin tofasa bile binme olasiligi yok.

eger muhit cok nezih degilse senin gordugun araclar ya sirket aracidir, ya misafirlige gelenlerin aracidir, ya da senin mahallede bazi gizli zenginler var eve degil araca yatirim yapiyor.
0
cooperr
(11.11.20)
standart 2 ev kirası gelirin olsun,2000 x 2=4000
evde 6 maaş olsun ,6x2000 =12000
4 bin gider kalan 12 bin.
tam bir yıl önce ,orta sınıf 520 ve kasaların 2. ellerini biriktirdikleri paralarla alabilirler.
göçmenler, beraber yaşar bu namuslu yolu bu arabalar için.
bide vergisiz ticaret, yasdışı insan-mal satısı var, öle gizli saklı değil heryerde var bu.
ufak mütehitler, kalan arsayı satanlar, zamanında başkası için hapis yatanlar.
zamanında güzel yere dükkan açan yada sabit yerde ticaret yapanlar, çoook çook daha fazla kazanabilir.
ama kültür sabit olduğundan ,mekan da sabit kalır mahalleden gitmezler.
hatta belli bir yıl sonra memlekete bile gitmezler.
0
bugga
(11.11.20)
Kimse değinmemiş ama o arabaların çoğu şirket aracı. Benim eski şirketimde müdürlerin araçları Audi'ydi. Nerden baksan şirkette 10-12 Audi var. Toplam beyaz yaka 60 kişi falandı zaten.
0
himmet dayi
(11.11.20)
Genç yaşta pahalı araba alan tanıdıklarımın çoğu babalarının kurduğu yapım, yıkım, inşaat, petrol, otomotiv firmalarından gelen paralarla alıyorlar.

Maaşlı çalışanlardan sadece pilotlar alıyor. 50.000-80.000 arası kazandıkları için.
0
Pranarian
(11.11.20)
(9)

Ruya Dinlemek

pofudukayi
Birisi bana ruyasini anlattigi zaman komik, abdurd bir tarafi yoksa hayatimdan calinmis gibi hissediyorum, cok bos geliyor. Ki normalde iyi bir dinleyiciyimdir. Seven var mi baskasinin ruyaini dinlemeyi ?
Birisi bana ruyasini anlattigi zaman komik, abdurd bir tarafi yoksa hayatimdan calinmis gibi hissediyorum, cok bos geliyor. Ki normalde iyi bir dinleyiciyimdir. Seven var mi baskasinin ruyaini dinlemeyi ?
0
pofudukayi
(10.11.20)
hayır.
rüya her zaman sahibine aittir.
0
janderzel zartanyan
(10.11.20)
beni görmediyse ilgimi çekmiyor.
0
black holes in the sky
(10.11.20)
Gördüğü ben değilsem zerre ilgilenmiyorum aşırı sıkıcı geliyor bir de böyle heyecanlı heyecanlı anlatıyorlar ya deliriyorum.


Not: Ben de gördüğü rüyaları çok fazla seven ve anlatırken çok heyecanlanan biriyimdir.
0
mutekebbir
(10.11.20)
başkasının rüyasını dinlemeyi niye sevesin ki zaten? anca seni görmüş olması lazım.

sevmiyorum ama nefret de etmiyorum. biri bana anlatıyorsa normal bir şekilde dinliyorum.
0
ahm1
(10.11.20)
j r r tolkien hayrani +1, özellikle rüyalardan absürt çıkarımları yapmayı çok severim. konuya çok vakıf olmayanlara frued falan diyip gubidik yorumlar yaparım, "sie lan ne alakası var" derler. troll rüya yorumları yapmayı seviyorum yani.
0
Bruce
(10.11.20)
Bana da hafakanlar basıyor. Eşim ve annem anlatmaya bayılıyorlar ama ben çok çok çok enteresan bir şey görsem bile hmm şundan herhalde deyip geçiyorum. Hiç sevmiyorum dinlemeyi ama mecbur dinliyorum :(
0
le jeune turc
(11.11.20)
Sadece rüya değil karşımdaki kişi beni ilgilendirmeyecek ne konuşursa konuşsun 30-40 saniye sonra flulaşıyor ve kulağım duymamaya başlıyor.

Çok konuşan ve boş konuşan bazı kişilere çok maruz kaldım. Bu da bende bir taktik evrimleştirdi. 10-15 saniyede 1-2 kelime alıp birleştiriyor konuşmanın ana hatlarını kendim çıkarıyorum. Yanlış anlamışsam vereceğim feedback’i beğenmeyip bi daha anlatıyor zaten tükenmek bilmeyen bir enerjiyle.

Bazı arkadaşlarım çözdü bunu. Dinliyormuş gibi yapma ses ve mimiklerimi okuyup dinlemediğimi ve sıkıldığımı anlıyorlar ve kısa kesmiyorlar konuşuyorlar yine hiç sıkılmadan.
0
pass
(11.11.20)
Rüya dinlemeyi seviyorum o kişiyle ilgili çok fazla izlenim verebilir bir rüya. Bilinç dışının ham hali ve karşıdaki kişi bu özel şeyi benimle paylaşmış. Gayet keyifle dinlerim. Alakam olmayan biriyse bu bilgiye ihtiyac duymadığım için çok keyif almasam da canim sıkılmaz.
0
Mossy
(11.11.20)
Tanıdığın biriyse rüyalarındaki ufak tefek alegorik anlatımları kendince deşifre etmek keyifli oluyor. Ama sadece zeki insanların rüyalarını dinlemek keyifli.
0
basingse
(11.11.20)
(12)

Bu Masaüstü Bilgisayar Kaçtan Bırakılır?

karpuzpeynirekmeksu
Selam arkadaslar,Bir ay sonra yurtdisina cikacagim, elimde boyle bir masaustu pc mevcut. Alali bir sene oldu, garantileri devam ediyor. Sizce kaca birakilmali bu pc? Yeni fiyatlardan haberim yok.Amd Ryzen 7 3700X 3.6 - 4.4 GHz AM4 İşlemci logitech MX Sound Premium Bluetooth Speaker Msi Mb X470 Gamin
Selam arkadaslar,

Bir ay sonra yurtdisina cikacagim, elimde boyle bir masaustu pc mevcut. Alali bir sene oldu, garantileri devam ediyor. Sizce kaca birakilmali bu pc? Yeni fiyatlardan haberim yok.

Amd Ryzen 7 3700X 3.6 - 4.4 GHz AM4 İşlemci

logitech MX Sound Premium Bluetooth Speaker

Msi Mb X470 Gaming Pro Carbon

Samsung 970 Evo Plus 500 GB SSD

Seagate Barracuda 2TB

Kingston HyperX DDR4 3000 C15 2x8GB

Asus VG279Q 27" 144Hz 1ms (HDMI+Display+DVI-D) FreeSync Full HD IPS Monitör

Logitech G213

Cooler Master masterbox mb511 rgb tempered glass

MSI GEFORCE RTX 2070 GAMING Z

High Power 700w
0
karpuzpeynirekmeksu
(10.11.20)
Daha iyi yardım almak için forum.donanimhaber.com ikinci el ya da donanım kısmına bakarak fiyat araştırması yapabilirsiniz. 8-10bin lira eder tahminim.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(10.11.20)
Acilse alıcı bulamazsan benden de 3200 işler
0
optimistbakunin
(10.11.20)
ben de 8 bin lira civarı diyorum.

edit: monitörü görmemişim, monitörle birlikte 10 bine yaklaşır heralde.


üstteki teklifleri 3400'e arttırıyorum :)
0
king lizard
(10.11.20)
bende bunun yenisi kurdum su an bu makineyi sifirda kur desem 10.000-12.000. tutar.

parca parca urunleri satarsaniz monitor ve kasaniza talibim.
totalde en en en az 5000 liralik makine. kimse kimseyi duduklemesin simdi. ben 5000 oderim her sey dahil.
0
turbo sadık
(10.11.20)
Burası donanım haber ölücülerini geçmiş :)
0
demirKamil
(10.11.20)
12-13000 eder hepsi.
0
encokbenisevinnolur
(10.11.20)
4000 lira eft için iban alabilirim
0
işimdeyim gücümdeyim
(10.11.20)
King lizard, Turbo sadık ve encokbenisevinnolur nickli arkadaşlara özellikle teşekkürlerimi iletiyorum.

Açık arttırmada en son teklif 4000 geldi, yok mu arttıran?
0
🌸karpuzpeynirekmeksu
(10.11.20)
4010 :)
0
apathetic
(10.11.20)
7'den aşağı bırakmayı düşünme bile. ben olsam 9-10 bandına satardım. temiz bakıp, temiz kullandıysan dediğim aralığa sat. çok hırlapadıysan ve geçen sene de aldığın fiyatı da göz önünde bulundurup uyguna bırak birine
0
avatar is back
(10.11.20)
ölücülere bak sen ya aslkjdasd

monitör, ekran kartı ve işlemcinin toplamı bile en ölü fiyatta 4500 eder. işlemcinin sıfırı 3 kağat, monitör 2 buçuk, yarı yarıya desen 2.5 lira. ekran kartını da 2'ye satarsın yeni kartlar çok yüksek çıktı.

ihtiyacım olsaydı bu akşam 7 bin lirayı yollardım. 7'ye anında satarsın piyasada, kapışılır. 8-9'a da satabilirsin biraz pazarlarsan. bakma, 1 senelik bilgisayar parçalarını yarı yarıya hesaplamak bile yeterince ölücülük.
0
Bruce
(10.11.20)
yardimci olacaksa 1 ay icinde kurdugum bilgisayarin fiyatini yazayim.

gigabyte rtx 2060 196 bit oc windforce 3000 tl
aorus pro ac b550 1900 tl
samsung evo plus 500 gb 900 tl
gskill 2*8 gb 3600 mhz cl 18 650 tl
ryzen 7 3700x 2700 tl
be quiet 700 w bronze 80+ 650 tl
0
turbo sadık
(11.11.20)
(10)

İnternette kimliğinizi ifşa ediyor musunuz?

ElfElf
Mesela burdaki veya sözlükteki nick'lerinizden gidelim.reel hesabınıza yönlendirecek paylaşımlarınız oluyor mu? Gerçek isimlerini zi paylaşıyor musunuz mesela. Ben asla paylaşmam.artık cesaretsizlik mi, paranoya mi, güvenlik mi adını siz koyun.ama bazı insanlarla internet arkadaşlığı'm çok ilerliyor
Mesela burdaki veya sözlükteki nick'lerinizden gidelim.reel hesabınıza yönlendirecek paylaşımlarınız oluyor mu? Gerçek isimlerini zi paylaşıyor musunuz mesela. Ben asla paylaşmam.artık cesaretsizlik mi, paranoya mi, güvenlik mi adını siz koyun.ama bazı insanlarla internet arkadaşlığı'm çok ilerliyor ve adımı bile doğru söylememiş, yaşımı genelde 1 2 yaş büyüttüğüm için yalancı durumundayım ve pişmanlık duyuyorum. Bir yandanda internet arkadaşlıkların'a zaten güvenmiyorum ama o kişi bana karşı dürüst davranmış offf yaa ne'zaman kendime netizen 1 kimlik oluştursa'm böyle vicdan azabı çekeceğim iyi niyetli insanlar çıkıyor karşıma.
0
ElfElf
(09.11.20)
Buradan gerçek kimliğimi söylediğim çok güzel insanlar oldu
0
kisa
(09.11.20)
ben de etmiyorum, ismimi soranlara gerek yok demişliğim çoktur. bu demek değil ki yalan söyleyeceğim. paylaşmak istemiyorum diyeceksin olacak bitecek, yalan söylemek çok saçma. arkadaşlık ilerlerse -ki bu da genelde reelde görüşmeye tekabül eder- o anda söylenir. bence senin durumun kimliğini saklama ihtiyacından çok olmadığın biri gibi davranma hissi gibi ama çok da sallamayayım şimdi.
0
Bruce
(09.11.20)
İsmimi değil de soyadımı herkesin bilmesine gerek yok düşüncesindeyim.
0
secretname
(09.11.20)
burada bir kaç kez adımı yazmıştım ama özellikle belirtme durumu olmadı. "reel hasap" dediğiniz sosyal medya hesabıysa; sözlük dışında kullandığım bir sosyal medya yok.

beri yandan steam hesabım adsoyad şeklinde, pek bir sorun yaşamadım.

hatta "sözlükte mahlasını adsoyad yapacaklar için tek seferlik mahlas değiştirme hakkı veriyoruz." deseler kabul edebilirim.
0
late viper
(09.11.20)
Ifsa etmiyorum ama saklama geregi de duymuyorum.

Nickimden de anlasiliyordur zaten :)
0
brkylmz
(09.11.20)
Durduk yere ifşa etmiyorum ama gerek burdan gerekse sözlükten birine mail yoluyla bir şey göndermem/almam gerekiyorsa şahsi mail adresimi veriyorum ya da oradan mail atıyorum. Dolayısıyla adım soyadım ifşa olmuş oluyor. Bunun dışında duyuru vasıtasıyla tanıştığım birkaç kişi mevcut. Onlar zaten kim olduğumu biliyorlar artık.
0
himmet dayi
(09.11.20)
özel mesajdan muhabbeti ilerlettiğim ya da telefonun numarasını alıp konuştuğum insanlara söylüyorum. ha entrylerimden ifşa olur muyum bilmem ama beni bilen biri birkaç entryime denk gelse ben olduğumu tahmin edebilir :) çok da umrumda değil ifşa olup olmamak. suya sabuna dokunmayan, kendimle alakasız şeyler yazıyorum nasılsa. 2-3 ayda bir eski entrylerime bakıp kişisel ya da duygusal bulduğum şeyleri zaten kendim kaldırıyorum. ama sinirlenip yazıp yazıp sonra aman ifşa olmayalım diye kenarda tuttuğum şeyler var.

onun dışında diğer sosyal mecralarda bolca fake ve kendi kimliğimle açtığım hesaplar mevcut. 4 senedir internetten yeni insanlarla tanışmadım ama 5-6 sene hatta 8 önce tanıştığım insanlarla iletişim halindeyiz. hayatımızın bazı önemli kararlarını birbirimizi etkileyerek aldık, maddi manevi çokça yardımımız oldu genç yaşlarımıza rağmen.
0
black holes in the sky
(09.11.20)
sozluk, gizli olmak zorunda oldugumuz bir yer degil.

bu kadar paranoyak olmani anlayabiliyorum. ulkenin her turlu sapigi var. ancak madem yalan soyleme sonucu sikinti yasiyorsun, en azindan ismini dogru soyleyebilirsin. diger ayrintilari da paylasmazsin. samimilesince paylasirsin. ben istemedigim kisilere isim, yas ve sehir bilgisi vermiyorum.
0
batlegolas
(09.11.20)
Ben çok dikkat ediyorum adımın soyadımın görünmemesine.
0
armagan abanuz
(09.11.20)
Gerekirse soyluyorum ama nadir. Ismimi soylerim, aslinda soyismimi de soylerim su an cunku esimin soyadi ve sosyal medya hesaplarimda gecmiyor. Kizlik soyadim yaziyor o yuzden bulamazlar sosyal medya hesaplarimi da
0
matilda
(09.11.20)
(6)

Hangi panduf?

fragile lady
Bayağıdır duyuruya girmiyordum saçma sapan bir soru sorayım. Sizce hangi panduf?Komiklikler şakalar mı: https://www.trendyol.com/twigy/tt0814-burger-kadin-kislik-panduf-p-55076909Yoksa prenseslik ve minnoşluk mu: https://www.trendyol.com/twigy/tw-sunny-uni-kadin-hayvanli-terlik-p-39818589?boutiqueId
Bayağıdır duyuruya girmiyordum saçma sapan bir soru sorayım. Sizce hangi panduf?

Komiklikler şakalar mı: www.trendyol.com

Yoksa prenseslik ve minnoşluk mu: www.trendyol.com
0
fragile lady
(08.11.20)
ilkine baktıkça karnım acıkır benim, 2.
0
Bruce
(08.11.20)
2. Diyorum ama daha uygun fiyatlar için Lcw’de de güzel modeller vardı bilgilerinize
0
esinikaybetmiscorap.
(08.11.20)
Unicorn çok tatlıymış.
0
Giovanni Pipitto
(09.11.20)
birincisi çok tipsiz ya :( komiklikten alınamayacak kadar çirkin benim için.
0
nimberjack
(09.11.20)
unicorn diyorum, yani 2.

www.youtube.com
0
blatta hiberna
(09.11.20)
unicorn +1
0
since1907
(09.11.20)
(10)

Bu aralar en çok dinlediğiniz şarkı nedir?

The_Lollok
SB teşekkürler
SB teşekkürler
0
The_Lollok
(08.11.20)
Björk - joga neden bilmiyorum
0
freebird5406_2
(08.11.20)
Bruce
(08.11.20)
Glass Animals - Waterfalls Coming Out Your Mouth
www.youtube.com

Glass Animals - Your Love
www.youtube.com

Glass Animals - Take a Slice
www.youtube.com

Bu ara dönüp dönüp bunları dinliyorum. Şarkı sözü yazsam bunlar gibi yazardım. Tam benim kafadalar :D
0
eazy
(09.11.20)
late viper
(09.11.20)
Lorde-team

Eskiden de cok severdim gecen karsima cikti yine
0
matilda
(09.11.20)
tindersticks - johnny guitar
0
isveperver
(09.11.20)
Oh no oh no oh no no no no

Adını bilmiyorum
0
fıytfıyt
(09.11.20)
erdal erzincan/yar senin derdinden.
0
turbo sadık
(09.11.20)
Out of Existence · Emma Ruth Rundle · Thou
0
kafadanbacakli
(09.11.20)
baldur2
(09.11.20)
(8)

Kahve çekirdeği blender ile öğütülür mü?

hadi ya la
Mokapot için kahve öğüteceğim. Evet özel bir ayarı oluyor fakat evde taze kahve içmek için başka seçeneğim yok.Piyasada öğütme ayarlı manuel seramik öğütücüler var fakat hem dakikalarca kol kuvveti istiyor ve seramik mekanizmanın kırıldığını duydum.Elektronik kahve ve baharat öğütücü diye tabir edil
Mokapot için kahve öğüteceğim. Evet özel bir ayarı oluyor fakat evde taze kahve içmek için başka seçeneğim yok.

Piyasada öğütme ayarlı manuel seramik öğütücüler var fakat hem dakikalarca kol kuvveti istiyor ve seramik mekanizmanın kırıldığını duydum.

Elektronik kahve ve baharat öğütücü diye tabir edilen cihazlar pratik ve ucuz fakat kahve çekirdeğinin bıçakla kesilerek değil, ezilerek öğütülmesi gerektiğini söylüyorlar. Tadı çok mu etkiler bu?

Fakat asıl sorum elimde olan Vestel Mix & Go ile bu işi yapabilir miyim?

Ürün: www.vestel.com.tr
0
hadi ya la
(08.11.20)
Kettleda makarna yapmak gibi olabilir.

Vestel güzel çeker mi bilmiyorum. Ama öğütmek yerine bıçakla kesilerek yapınca kahvenin tadının daha güzel olmadığı doğru. Ama o kadar gurme isen al bi öğütücü. Vestel ile kahve çekmeye razıysan zaten o tat farkını alabileceğini sanmıyorum.
0
himmet dayi
(08.11.20)
Bahsettiginiz kol gucu o kadar ahim sahim bir sey degil ve isin keyfini de artiriyor bence. Ben yillardir kullaniyorum herhangi sorunla karsilasmadim. Ust duzey elektronik aletlerin performansini dusuk butceyle ancak iyi bir manuel ogutucu ile alabilirsiniz, hele ki espresso gibi incelik isteyen bir ogutme bicimi icin
0
gibicibicis
(08.11.20)
Kahve toz oluyor ya ufalaninca
Metal bicak da done done surtune surtune isiniyor ya
Bicak degdigi kahve tozlarini yakiyor derler.

O nedenle degirmen gibi 2 disli arasinda ezerek kiran aletler daha iyi
0
summatinyourteeth
(08.11.20)
öğütme işinde asıl problem parçacık boyutlarının aynı olmaması. parçacıklar ne kadar eşitse o kadar eşit bir demlenme-pişme gerçekleşiyor. ince parçalar kalın parçalardan daha fazla gövde bırakır mesela, bu da tat profilinin karışmasına sebep olur. içilir mi içilir ama her demlemede ayrı tat alırsın, bazen acı olur bazen de fazla hafif.

en kaliteli öğütücüler her parçayı olabildiğinde eşit öğütebilenler oluyor. bıçakla öğütmede kahvelerin aynı boyutta öğütülmesi daha zor, bıçakla yapanlar da buna uygun bıçak dizaynına ihtiyaç duyuyor. elindeki blender'ın ne boyut ayarı var ne de eşit öğütecek hassaslığı. elinde parçalanmış kahve parçacıkları olur ama hep böyle kullanacağım diyorsan lezzetten ödün vermiş olursun. ya da uygun bir süzgeç bulup blender'dan çıkanları süzgeçten geçirir belirli bir kalınlık standardı tutturmuş olursun. ama uğraştığına değer mi?

kesme değil ezme-kırma işi de tadı etkiliyor ama yukarıdaki kadar değil. yine en kaliteli öğütücüler kahveyi kesmiyor, sıkıştırarak kırıyor tabii. hem otomatik hem de kesmeyen, burr grinder alabilirsin.
0
Bruce
(08.11.20)
Haftalardır bu yüzden kahve alamıyorum, karar veremedim.

250 gramlık çekilmiş kahve alsam, bir ay içinde tüketsem çok şey kaybeder miyim peki? Kahve gurmesi değilim ama americano şeklinde içmeyi seviyorum. Evde öğütme işi ya pahalıya patlayacak ya da sağlıklı olmayacak gibi duruyor.
0
🌸hadi ya la
(08.11.20)
çekilmiş kahve en en beteri, bayatlıyor çektiğin andan itibaren. çekilmiş kahve alacağına blender'da öğüt daha iyi.
senin için şu anda en mantıklısı 200-300 liralara satılan otomatik öğütücülerden almak. bıçaklı olacaklar ama olsun, ödün veriyorsan bundan ver.
0
Bruce
(08.11.20)
Abicim al bir el degirmeni. Dakikalarca dedigin hepi topu 1-2 dakika. Sonrasında seni 1 saat götürür o kahve. Eğer günde 3’ten fazla içmiyorsan yormaz. Fazlasını içiyorsan da zaten 250 gr kahve 1 ay gitmez sana. Öğütülmüş al.
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.11.20)
+1 Bruce

Blender da kahveyi öğütünce kaşıkla bir alıyorsun içinde türk kahvesi kıvamında kahve de var kocaman kocaman parça da var. E o toz halindekiler başka bir tat salıyor kahveye büyükler başka bir tat salıyor.
Ve bu birleşim hiç güzel bir sonuç vermiyor.
2 tane 500er gramlık çekirdek kahve alıp mix n go da çektim. bitirene kadar illallah ettim. Berbat oluyor sonuç.

Çekilmiş kahveye karşı insanların bu tavrını anlayamıyorum. Abi 250 gram kahve zaten öyle çok uzun süre beklemiyor bitiyor hemen. Beklese bile tadından ahım şahım bişey kaybetmiyor.

Taze çekilmiş kahvenin hem zevki hem lezzeti tabi başka olur ama illa da her yudum kahvemizde çıldıracağız diye bişey yok. Kahve abi yani içersin geçersin. Hazır çekilmiş kahveden devam ediyorum ben. Bigün doğum günü hediyesi falan gelir diye bekliyorum evde kahve çekme makinesini de :)

Şu da var. Çekirdek fiyatları çekilmişten daha ucuz oluyor genelde. Sürekli çekilmiş çekilmiş alacağınıza bi makine alırsanız ne kadar sürede amorti edersiniz diye düşünerek de hareket edebilirsiniz.

El değirmenleri de fazla uzun, yorucu şeyler değil ama ben mesela değirmenle uğraşacağıma makine alırım diyorum ve değirmen almıyorum. Bütçe meselesi biraz. Makine bütçesine hiç çıkamayacaksanız değirmen alın keyfini çıkarın. Ben ileride güzel makine alma ihtimaliyle çekilmişten devam ediyorum. Çok da bişey kaybetmediğime inanıyorum.
0
andoreii
(09.11.20)
(6)

Sizce Hangisi Daha Güzel?

lana del rey
Hiçbiri yazmayın lütfen.
Hiçbiri yazmayın lütfen.
0
lana del rey
(08.11.20)
Lacivert
0
all girls dream
(08.11.20)
kırmızı şeyler etiket mi değil mi anlayamadım. etiketse 1, değilse cevabımı yazamıyorum rican üzerine.
0
Bruce
(08.11.20)
sarı olmayan.
0
signore
(08.11.20)
Siyah olan
0
elorelia
(08.11.20)
2
0
momento
(08.11.20)
birinci
0
heidi'nin dedesi
(08.11.20)
(7)

büyük istanbul depreminde dask'tan nasıl ödeme alınacak?

Bruce
depremde on binlerce binanın yıkılacağı tahmin ediliyor. hepsi dask'lı, hepsinin de sahipleri paralarını bir an önce almak isteyecek. bu gibi durumda kime öncelik verilecek, kaç zaman içinde ödenecek? sigortacılık adına çok büyük bir kaos olmaz mı? sigorta şirketleri buna dayanabilir mi? dayansa bil
depremde on binlerce binanın yıkılacağı tahmin ediliyor. hepsi dask'lı, hepsinin de sahipleri paralarını bir an önce almak isteyecek. bu gibi durumda kime öncelik verilecek, kaç zaman içinde ödenecek?
sigortacılık adına çok büyük bir kaos olmaz mı? sigorta şirketleri buna dayanabilir mi? dayansa bile ödemeler gecikecektir, insanlar mağdur olacak o zaman.

bir de dask tam değerini karşılamıyor, hepsini karşılasın diyebileceğimiz bir seçenek oluyor mu? ya da özel sigorta şirketleri deprem için ayrıca sigorta yapıyor mu?

dahası, dask'a güvenip derem riski olan yerden oturmalık değil de yatırımlık ev alınır mı?
0
Bruce
(08.11.20)
dask evinin değerine göre ödeme yapmıyor ki zaten. bu piyasada 500'e ev aldın diyelim, 50 ödüyor.
0
malheiros
(08.11.20)
@malheiros, yine de hacmi düşününce çok para değil mi? herkese aynı ödeme şartı ve süreci koydularsa bu aynı anda hepsinin yıkılacağı ya da zarar göreceği sürece denk gelicek neticede, bunu düşünüp bir düzenleme yapmışlar mıdır, hiç sanmıyorum.
0
🌸Bruce
(08.11.20)
tamam ama herkes de dask yaptırmıyor. dask genelde ev alınıp satılırken yaptırılıyor. sonra millet unutup gidiyor. ismi sadece ismi zorunlu. istanbul'da dasksız çok konut vardır.
0
malheiros
(08.11.20)
Bunun için sadece deprem olmasına gerek yok. Sigorta edilen 10 büyük fabrikada çeşitli hasarlar oluştuğunu düşünün. Bunları ödese sigorta şirketi batar. Bu yüzden sigorta şirketleri de kendilerini sigortalıyor. Reasürans deniyor buna.

Bu arada türkiyedeki deprem bölgelerinin risk dağılımı değişti. Yeni dağılımlara göre prim ödenmeli ve sözleşme yenilenmeli. Aksi durumda ödemeler olmayacak.
0
jazzabel
(08.11.20)
@jazzabel, haklısın, küçük düşündüm ben. üretim tesisleri fabrikalar içinde değerli üretim elemanları bulunan yerleşkeler daha büyük pay. sadece, onların binalarının çok sağlam olmama ihtimali yok gibi geliyor bana, en azından kıçıkırık bir müteaahhitin yaptığı 5 katlı apartmandan daha sağlam olduklarını farz ediyorum. yine de yıkılacak olan elbet vardır.
sigorta şirketinin sigortasını kim yapıyor peki? onlar da zorlanmayacak mı?

bu son dediğinden sigorta firmaları su kaynatacak diye anlıyorum. yine de; primlerin düzgün ödendiği, her şeyin usulünce yapıldığı bir senaryoda dask paralarını unutsun mu insanlar?
0
🌸Bruce
(08.11.20)
ben de kaynak yapayım. çoğu ev sahibi sadece eve ilk oturduğunda ya da kiraya verirken elektrik ve su tesisatlarının alınabilmesi için yapıyor daskı ve senelerce yenilemiyor. şimdi bu insanların alacağıyla her yıl daskı yenileyenin alacağı para aynı değildir, değil mi?

yukarıda 500lük ev için 50 ödenir denmiş. bu hangisi için mesela?
0
hadsafhada
(08.11.20)
bence büyük istanbul depremi olursa ve söylendiği gibi on binlerce bina yıkılırsa dask'tan ya da herhangi bir sigortadan para falan beklenmemeli.

bunun teknik detaylarına hakim değilim.
yüzde şu kadarı verilir, bu kadarı verilir ya da verilmesi gereken miktar nedir bilemem.
bence verilmesi gereken miktarların verilemeyeceği kadar büyük bir felç ve kaos yaşanır.
belki bazı sigorta şirketleri batar, bazıları zorlanır ve batmamak için ödeme yapmaktan kaçar.
jazzabel'in dediği reasürans süreçlerinin de şirketler açısından nasıl işleyeceğinden emin olamayız şimdiden.

bir miktarını alsan da bilmem kaç ay ya da yıl içinde alırsın, o da muhtemelen evin ancak yüzde bilmem kaçı eder.

yani bina ciddi hasar gördüyse ya da yıkıldıysa üzerine soğuk su içmek gerekeceğine olan inancım tama yakın gibi.
o yüzden, bir yandan kirada oturmaktan bıksam da, diğer yandan istanbul'da ev almanın ne kadar doğru olduğu konusunda şüpheliyim.
bunu düşününce hep bir şey durduruyor beni.

dask'a güvenip deprem riski olan yerden oturmak için değil yatırım için ev aldığında kiraya vereceksin evi.
o zaman kiracının hayatını bile bile riske atmış olursun.
tabii deprem açısından büyük risk olan bölgedeki her ev yıkılacak diye bir şey yok, yani hasarlı olduğunu bildiğin evi kiraya vermekle aynı şey değil bu elbette.
kiracı da bu riski belki bilerek, belki bilmeyerek, belki bilse de bütçesi nedeniyle mecbur olarak ev tutacak o bölgede.

sonuçta kendin oturmayı tercih etmeyeceğin bir yerden ev alıp başkasına kiraya verdiğinde "kiracının bileceği iş" desen de, insanlara ev yüzünden bir şey olursa hayatın boyunca bazı soru işaretlerin olur, vicdan muhasebesine girersin.
0
blatta hiberna
(08.11.20)
(4)

bu ceket polar mı?

invictae
https://shop.ltbjeans.com/tr/berinta-hirka-3hatta aşağı yukarı bu fiyatta polar fermuarlı ceket önerilerinize de açığım. kadın/erkek modeli hiç farketmez.kapşonu olsa da olur olmasa da olur. cebi fermuarlı olsun.
shop.ltbjeans.com

hatta aşağı yukarı bu fiyatta polar fermuarlı ceket önerilerinize de açığım.
kadın/erkek modeli hiç farketmez.
kapşonu olsa da olur olmasa da olur.
cebi fermuarlı olsun.
0
invictae
(08.11.20)
yakından bakınca polar görünüyor ama çok kalın değil muhtemelen.
0
Bruce
(08.11.20)
evet polar. detayli bakinca dokusundan anlasiliyor.

prntscr.com

son bir kac yildir linkteki tarz montlar var, kumas adini bilmiyorum ama yagmurlu havalarda su gecirmez bir ozelligi var,water repellent kumas. polardan daha kullanisli olabilir

www.lcwaikiki.com
0
exlibris
(08.11.20)
@exlibris : o kumaşın adı softshell
0
co2s2
(08.11.20)
@exlibris bu ikisi farkli kumaslar zaten degil mi? Lcw’dan attiginizin disini polara benzetemedim. Sanirim ici polar.
0
🌸invictae
(08.11.20)
(11)

Yediğiniz en iyi taze kaşar?

msb
En pahalısı bile plastik yiyormuş hissi veriyor, tat tuz yok. Çocukken yediklerimde harika bi süt tadı gelirdi sanki.Var mıdır tavsiye?
En pahalısı bile plastik yiyormuş hissi veriyor, tat tuz yok. Çocukken yediklerimde harika bi süt tadı gelirdi sanki.

Var mıdır tavsiye?
0
msb
(08.11.20)
Muratbey'in kaşkaval peyniri hoşuma gitti benim en son yediğimde.
0
king lizard
(08.11.20)
Ankara'daysanız, Gençlik Parkı'nın karşısına yapılan caminin altında pasaj, orada Tarım Kredi Kooperatifi'nin satış mağazasında gerçek kaşar peyniri satılıyor. Bu hafta da indirime girmiş, kilosu 30-40 lira bir şeydi...
0
malheiros
(08.11.20)
İçim veya ünal kaşar
0
respect
(08.11.20)
İçim+1
Sebebi de içine tuz koyan tek firma:) başka bir ekstrası olduğunu sanmıyorum
0
Unde bach canim
(08.11.20)
cebel ve teksüt güzel bence.
0
theseachange
(08.11.20)
President
0
primetime
(08.11.20)
Kars Boğatepe köyü tüm süt ürünleri ve özellikle eski kaşarı ülkenin 1 numarası kesinlikle. Gerçek süt ve mayayla, geleneksel yöntemlerle üretim yapıyorlar. Bir çok küçük mandra var bölgede araştırabilirsiniz, ben Koçulu Peynircilik'ten alıyorum.
0
olivia
(08.11.20)
antre gourmet'ninkini beğeniyorum ben.
0
Bruce
(08.11.20)
Metro chief in alıyorum. Fena değil.
0
panamera
(08.11.20)
Ambalajlı marketten alınan kaşarsa
President

Yok özel siparişli, butik kaşarcıysa
elif candar
0
summatinyourteeth
(08.11.20)
tipi.

ambalajlı market kaşarında president +1
0
blatta hiberna
(08.11.20)
(4)

ShutterStock ve benzrleri hakkında blgisi olan?Foto yükleme,para kazanma vs

blackgirl00
Arkadaslar selamlar4 yıl önce canon 650d mi sırtıma alır , sokakları,sehirleri , insanları çekerdimbir sürü de fotoğrafım biriktiCektiklerimi cok beğenir cevrem, ama artık işsizlik vs makine mi de sattım, gezebilecek maddi imkanım da yokBir kac kişi dedi ki, ShutterStock a yükle, fotoğraflarını satı
Arkadaslar selamlar
4 yıl önce canon 650d mi sırtıma alır , sokakları,sehirleri , insanları çekerdim
bir sürü de fotoğrafım birikti
Cektiklerimi cok beğenir cevrem, ama artık işsizlik vs makine mi de sattım, gezebilecek maddi imkanım da yok

Bir kac kişi dedi ki, ShutterStock a yükle, fotoğraflarını satın aldıkca para kazanırsın

Nasıl yapayım bunu, deneyen para kazanan şunu yap şunu yapma diyen var mıdır
İnternetten yazanlara da baktım da ,kafam karıstı sadece
Cok cok iyi olur bu sürecimde, fotoğraflarımın ufakta olsa gelir olarak dönmesi:/

Cok tesekkürler
0
blackgirl00
(08.11.20)
Gettyimages'dan para kazanan duydum. Envato'da da şansınızı deneyin. Klişe olsa bile sade, iyi ışıklandırılmış ürün ya da iş ortamı fotoğraflarının satma ihtimali epey profesyonel olmadığı sürece manzara fotoğraflarının satma ihtimalinden daha fazla. Deneyin tabi şansınızı.
0
zihua
(08.11.20)
İşin hem üretici, hem de tüketici tarafındayım. Evet stoklardan güzel gelirler elde edilebilir. Ama sıfır da çekebilirsiniz. Önemli olan tüketicinin beklentilerini karşılayabilecek içerikler üretmek.

Yoksa fotoğraf değeri yüksek çalışmaların hiç satılmama ihtimali de var.
0
msb
(08.11.20)
bildiğimiz manada sokak fotoğrafçılığından bahsediyorsak "sokak fotoğrafı" olanlardan çok bir beklentin olmasın. "sanatsal" değeri olsa bile stok foto işi yazıyı görselle destekleme alanı için kullanılıyor. yani birinin yalnızlık temalı bir öyküsü için senin sokakta çektiğin bu temaya uyan fotoğraf iş görür ama bu tarz bir ihtiyaç çok olmuyor. olursa bile ucuza koyman lazım ki satın alınsın. denemekten bir şey kaybetmezsin eğer fotoğraflarında aranda duygusal bağ yoksa, ne satsan kardır neticede.

portrelerden emin değilim ama orada şu sorun olabilir. fotoğrafını çektiğin kişinin buna rızasının olması lazım bence. çekmene izin vermesi bunu ticari olarak satıp yayabileceğin anlamına geliyor mu bilemem. mesela böyle bir portreyi biri aldı, zaytung'da komik bir haber için kullandı. sen o pozu 5 sene önce geyiğine çekmiştin, adam kendi fotosunu gördü ve zaytung'a dedi ki "benim iznim yok bu fotodan, kaldırın". zaytung mağdur olacak o zaman, bunu nasıl garanti altına alıyorlar bilmiyorum açıkçası.
0
Bruce
(08.11.20)
@bruce,

Cast kullanılan fotoğraflarda kişinin kimliği belirgin şekilde belli oluyorsa o kişiden imzalı izin belgesi almak gerekiyor. Bu belgeyi de yükleme yaparken fotoğrafla birlikte yüklüyorsunuz.
0
msb
(08.11.20)
(7)

Kişisel gelişim planı yapıyormusunuz?

spacevan
Selam Sayın Romalılar,Başlıkta da belirttiğim gibi kişisel gelişim için bir plan yapıyormusunuz? yapıyorsanız nasıl yapıyorsunuz? Kullandığınız bir yöntem var mı? Ben iki senedir başladım bu olaya ama çok efektif gitmiyor. Şöyleki onenote üzerinden yıllık olarak bir plan hazırladım sonra ise planlar
Selam Sayın Romalılar,
Başlıkta da belirttiğim gibi kişisel gelişim için bir plan yapıyormusunuz? yapıyorsanız nasıl yapıyorsunuz? Kullandığınız bir yöntem var mı?
Ben iki senedir başladım bu olaya ama çok efektif gitmiyor. Şöyleki onenote üzerinden yıllık olarak bir plan hazırladım sonra ise planları sınıflandırma yaptım. Aylık olarak ilerlememlerimi işliyordum fakat etkili olmuyor artık ve ilerlemeleri tam anlayamadığım için motivasyonum da sıkıntı oluyor. Bunun yerine asana veya trello gibi uygulamalar üstünden bçalışma yapsam? Tabi ki yöntmeler ya da verimlilik kişiden kişye değişir ama sizlerinde varsa bir yöntemi nasıl birşey uyguluyorsunuz?
0
spacevan
(04.11.20)
Evet yapıyorum, iş, spor ve kitap okuma olarak belirledim üç alanımı. Birincisi hedeflerini ölçebiliyor olman lazım, ikincisi çok küçük hedefler koyarak başlamak lazım, motivasyon ancak öyle çözülüyor. Örnek veriyorum: ü

2020'de ayda 1 kitap okuyacağım dedim, şu anda 13'teyim, hedefimin ilerisindeyim.
Karantina kalkınca haftada en az 2 kere sportif bir aktivite yapacağım dedim, mutlaka yapıyorum, hiç bir şey yapamıyorsam yoga yapıyorum. Bunları strava ile loglayıp takip ediyorum.
İş konusundaki plan çok ayrı bir şey detayına girmeyeyim. Yani çok büyük, etraflı planlar yaparsan kaybolursun boğulursun. Hemen yarın başlayabileceğin, çok küçük hedefler koyman lazım.
0
roket adam
(04.11.20)
yapmıyorum. çünkü uymayacağımı biliyorum. o disipline sahip değilim, sıkıştırılmaya (baskıya?) gelemiyorum, kendi kendime baskı yapmak istemiyorum. yazdıklarını okuyunca, düşününce bile daraldım bak. neyse, uymayacağım belli olan planı da yapmıyorum haliyle.
0
pati
(04.11.20)
Yapıyorum. Tamamen uyabiliyorum diyemem ama elimden geldiğince hedeflerimi gerçekleştirmeye çalışıyorum.

Sert kapaklı bir not defteri aldım, ona yazıyorum. Sık sık kontrol ediyorum.
0
hayirsiz
(04.11.20)
@cat in the that ve @hayırsız Defter ile hiç verimli olacağını düşünmüyorum benim için. Tabi herkes için durum farklı ama yine de teşekkürler. Defter işini biş planlamasında kullanıyorum daha efektif oluyor ama ne bileyim farklı aktiviteleri oraya yazmak ve sürekli yanında bulundurmak falan çok efektif gelmedi. Ama yorumlarınızi için teşekkürler.
@roket adam: belki dediğiniz gibi planları çok paraçaya bölmek daha mantıklı gibi. Teşekkrüler
@pati :Sıkışaltırma veya baskı olarak değilde normal günlük aktivite gibi düşnmek lazım. İlk başlarda sıkıcı gelse de rutin haline gelince güzel oluyor ama sonra benim gbi de olunabiliyor.
@j r r tolkien hayrani:siz de umarım başlar devam ettirirsiniz. Be nde işte uymayınca vicdan oluyor o yüzden daha huzursuz hissediyorum.
0
🌸spacevan
(04.11.20)
planla yapamıyorum ben onu. meraklı ve ilgi alanları olan bir insan olarak bana uygun bir şekilde geliştiriyorum kendimi. herkesin her konuda gelişmiş olmasının imkanı yok zaten, sırf bir şeylerimi geliştirdim diye yapılan gelişimlerin suni ve balon olduğunu düşünüyorum. motivasyonun sıkıntı olması da bu yüzden. benim hayat felsefemde bir şeyi yapmak için motivasyon arıyor ve ihtiyaç duyuyorsam aslında o şey benim için uygun değilmiş diyip kalkışmıyorum bile. öte yandan ilgimi merakımı çeken ve yaparken tatmin olduğum "gelişim" konularında ise kendiliğimden devam ediyorum.
0
Bruce
(04.11.20)
Ben normalde plan ve düzen hastasıyım ama bu konuda yapamam çünkü çok değişkenim. Sürekli farklı konulara merak salıyorum ve oralardan yeni şeylere geçiyorum. Kişisel gelişimle alakalı bir haftalık ve aylık planlar yapınca bu beni sadece streslendiriyor. Bazı anlar geliyor canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Bazı anlar geliyor inanılmaz verimliyim. Canım bir şey yapmak istemediğinde vicdan azabı yaşamak istemiyorum.

Bu yüzden ben genel hedefler koyuyorum. İş dışında kafamı rahatlatacak ekstra hobi bulayım diyorum 2-3 tane şey yapıyorum. Kendimi bu konuda geliştirmem lazım diyorum o alanla alakalı kitap, video, eğitim bakıyorum gibi. Biraz daha spontane gidiyor.
0
jazzabel
(04.11.20)
@Bruce Teşekkürler yorumunuz için, evet ilgi alanının olması büyük bir motivasyon kaynağı fakat farklı alanlarda bilgiler edinmekte bence çok önemli. Ben alınan bir bilgnin ilerde mutlaka karşına çıkacağına inanan biriyim. İşte bazı uzun süren hedefler için bir anda oturup çalııp bırakmak bana mantıksız geldiği için planlama yapmak bana doğru geliyor. Tekrar teşekkürler yorumunuz için.
0
🌸spacevan
(04.11.20)
(8)

Sizce halk ne yapmalı?

1bir1bir1
SelamDeprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun
Selam

Deprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun üzerinden sadece seçim propagandası yapacak, halk yine kesesine göre evler seçmek durumunda kalacak ve bu sebeple belki evin ve binanın dayanıklılığına dair belge peşine düşmeyecek çünkü o belgeye bile güvenmeyecek vs.

Bu durumda bu halk göz göre göre ölüme gitmiş olmuyor mu? Sizce halkın istüne düşenler nelerdir?
0
1bir1bir1
(04.11.20)
halk zaten deprem için hiçbir şey yapmayan bir partiyi ülkeye başkan seçti. yani dedi ki benim depremle falan işim olmaz.

deprem paralarını biz müteahhitlere verdik onla otoyol yapıldı. nasıl zengin oldu adamlar senin verdiğin otoyol parası ile bi bilsen dediler. halk yine aynı adamları iktidar seçti.

halk zaten seçimini yapmış durumda. benim için deprem, eğitim önemli değil demiş. bunlar sadece sonuç.

halkın üzerine düşen kendisini yöneten insanı seçebilmektir. onuda yapamazsan sonuçlarına katlanırsın.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
1 Göz göre göre ölüme gidiyoruz
2 O Halk üstüne düşeni 10 seneler önce yapçaktı kusura bakmasın.
0
paramolacak
(04.11.20)
halk en fazla oy vereceği kişileri değiştirebilir. kişisel olarak da sağlam zeminli yeni binaya taşınabilir. başka da hiçbir şey yapamazlar.
0
candide
(04.11.20)
Halk kendini kurtarmalı. Devletten bir şey beklemek için çok geç. Boşuna hayıflanmaya gerek yok, halkı bu konuda kurtaracak bir irade yok ve olmayacak da.

Örnek veriyorum, maltepe'de oturuyorsun ama binan hasarlı, yeni binalar da pahalı mı? Tuzla'ya, gebzeye gideceksin. Yapacak başka bir şey yok.
0
roket adam
(04.11.20)
halkın üzerine düşen görev denetleme mekanizmasını doğru yapacak kişileri seçmek. yoksa yaptığı seçimlerin sonucuna katlanır. halk denen topluluktan bahsediyorsak ancak toplumsal görevlerinden sorumlu tutabiliriz onları. yoksa parası olan iyi eve taşınıyor zaten.
0
Bruce
(04.11.20)
bu halk demokrasiden vazgecip diktatörlük bozuntusu bir sistemi seçti. yani pek ümit yok.
yine de ne yapılmalı dersen, o gılışdar gitmeden akp gitmez diyim.
0
prizmatik
(05.11.20)
bireysel olarak, icinde yasadiginiz yapiyi tetkik ettirip, durumunu ogrenip, buna gore kacis plani hazirlamak gerek. yapinin durumu cok kritikse, kendi yukuyle (deprem, ruzgar, sel olmadan) ayakta zor duruyorsa, cok acil bir cozum gerek. baska turluyse, duruma gore.

malum-u aliniz, turkiye'de yapi stogu kotu durumda. bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gormustu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildiydi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. araziden, imardan, insaattan kazanan para baldan tatli. denetim, yasa, kolluk hepsi (insaat filminin son sahnesi gibi) cenazeler topraktan cikmaya baslayinca suclu suclu birbirine bakiniyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

elbette yukarida konustugumuzun oncelikli odagi ikamet edilecek apartman dairesi icindi. iyi ya, depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

baska yollar cok denendi. ben omrumun bir donemini yapi deprem laboratuarinda gecirdim. politika kanallarini gordum, gozledim. halkin yasadigi bir kenar mahalleyi sokak sokak, apartman apartman gezip muayene ettim, kosullarini, yasantilarini, soylemlerini tecrube ettim.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur. yurunmesi gereken buyuk bir mesafe var. cok daha kotu, rezil durumlardan cikmis, kurtulmus halklar var. motivasyon onemli. dirayet, sabir onemli. vakit onemli.
0
viva paulista
(05.11.20)
(3)

Yuzde kac zamin alti yeni is bakmaya baslama esigidir?

proletarier aller lander vereinigt euch
Bu seneki ekonomik cokuntuden sonra sizce yuzde kac zamin altinda yeni is bakinmaya baslanmali?
Bu seneki ekonomik cokuntuden sonra sizce yuzde kac zamin altinda yeni is bakinmaya baslanmali?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.11.20)
Ben hiç zam yapmasalar bile yeni işe bakmayı düşünmem, piyasa acayip fena, ben garantici bir insan olduğum için yeni heyecan arancak zaman değil diye nitelendiriyorum şu durumu ki hoş gittiğim yerde de 3 aşağı 5 yukarı aynı olacaktır diye tahmin edıyorum durumlar
0
paramolacak
(04.11.20)
Hiç zam almayan kişiler varken sırf zam yapılmaması ayrılma sebebi olmaz bence. Bi de sektöre şirkete göre değişiyor zam oranı. Mesela bizde %10 üzeri zam c-level onayı gerektiriyor. Avrupa'da bizdeki gibi enflasyon yok tabii, tr işin policy dışına çıkmak zorunda kalıyoruz.

Zam verilmez alınır diye bişey de var aslında. Almayı denemek, güzel pazarlık yapmak gibi detayları da hesap ettikten sonra baktın maaş güdük kaldı, işte seni tutan bişey de yoksa yeni ufuklara yelken açabilirsin.

Tabii bi de şimdiki maaşın piyasaya oranla nasıl ona da bakmak lazım. Aldığın zamdan fazlasına iş bulabiliyor musun, o da önemli.
0
Bruce
(04.11.20)
Yeni işe bakmak için neden zammı bekliyorsun ki? Her zaman yeni işe bakılır, bunun bir sezonu yok. Kafandaki belli bir artışı yakaladığın anda da iş değiştirirsin. Tabii iş değiştirmenin bir çok riski de var (genelde işten çıkarmalarda ilk gelen ilk gider mesela), hayatına göre bu riskleri göğüslemen gerek.
0
roket adam
(04.11.20)
(11)

vampirli-özel güçlü bi film adı buldurun nolur

matilda
Yıl 2011 falan olmalı o civarlar net emin değilim. Sinemada çalışıyordum o zaman, bi film vizyona girmişti vampirli, özel güçlü bi filmdi. Herkesin bi özel gücü mü vardı öyle bir şeylerdi. Kitapları vardı hatta, gençlik filmiydi. Sonra başka filmleri de çıktı (seriydi yani). Adını hatırlayamıyorum b
Yıl 2011 falan olmalı o civarlar net emin değilim. Sinemada çalışıyordum o zaman, bi film vizyona girmişti vampirli, özel güçlü bi filmdi. Herkesin bi özel gücü mü vardı öyle bir şeylerdi. Kitapları vardı hatta, gençlik filmiydi. Sonra başka filmleri de çıktı (seriydi yani). Adını hatırlayamıyorum bir türlü ama soundtrackleri iyiydi bayağı. Alacakaranlık değil, o kadar ses getiren bir film değildi.
Ne olur buldurun, soundtracklerini dinlemem lazım.
0
matilda
(04.11.20)
underworld?
0
false pretension
(04.11.20)
alacakaranlık? (twilight)


edit : alacakaranlık değil kısmını atlamışım. özür dilerim.
0
baharat
(04.11.20)
yok underworld değil. bu böyle üniversite öğrencileri çağındaki gençlerle alakalı bir filmdi. birkaç ana karakter var gibi.
0
🌸matilda
(04.11.20)
bu da değil maalesef. sanki tek kelimelik ya da daha kısa bir adı vardı...
0
🌸matilda
(04.11.20)
fright night olabilir mi?
0
Bruce
(04.11.20)
değil korku filmi değildi.
0
🌸matilda
(04.11.20)
valla vampire movies, 2011 diye arattım, bunlar çıktı: Stake Land, Vampire (gerçi bunun yönetmeni japon sanırım), Apocrypha, Bite Nite - Vampire Blood, Priest, Vampires, bir de B movie olduğunu düşündüğüm Planet of the Vampire Women var. abooo bu neymiş ki?? bir de 2010 yapımı Let Me In var, 2011 civarı dediğin için. kesin 2010-2012'de başka filmler de vardır ama.
0
pasp
(04.11.20)
blade diyeceğim ama o epey eski kalıyor.
0
cekcekli
(04.11.20)
The Mortal Instruments olanilir mi? Gerçi tek film
0
put it in your appropriate place
(04.11.20)
Vampire academy dir
0
eja
(04.11.20)
Beautiful Creatures
0
allanpoe
(05.11.20)
(18)

Fransa’da ne iş yapacağım?

le jeune turc
Merhaba Arkadaşlar,Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan
Merhaba Arkadaşlar,

Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.
Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.
1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.
Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan saplanmış olması nedeniyle bu alanda bir gelecek göremiyorum.

Fransızcam A2-B1 arasında. İngilizcem B2-C1 arasında. Bayağı iyi anlayıp konuşurum ama burada pek bir geçerliliği yol. Sürücü ehliyetim yok. Aracım veya bisikletim yok. Bisikletim olsa dahi dizlerim ve belim çok sağlam değil. 1 yıl askerlikten sonra zaten eklem romatizmasından muzdarip olan bedenim özellikle dizlerini eline aldı. Diz meselesi Uber tavsiyeleri için, bel meselesi de inşaat işleri için. Ağır kaldırırsam iyice mahvolurum diye düşünüyorum.

Lille’deki abartısız bütün restoranları ve fast-food mekanlarını gezip bulaşıkçı veya temizlikçi arayıp aramadıklarını sordum. Çoğu yer işleri kötü olduğundan iş aramama bile şaşırdı. 15 kadar yere öz geçmişimi bıraktım.

Karantina malumunuz. Kasım sonuna kadar restoranlar paket satışı dışında kapalılar. Alışveriş dışında günde 1 saat sokağa çıkma iznimiz var.

Bir Fransız restoranının sahibi ile iş görüşmesi yaptım karantina başlamadan önce. Karantina bitmeden 1 hafta önce beni ara, deneme yapalım deyip kendi numarasını verdi.

Bayağı meşhur bir dönerci zincirinin sahibi de öz geçmişimi aldı. Bu işlere kardeşinin baktığını ama öz geçmişimi mutlaka ileteceğini söyledi.

Karantina olmasaydı belki o Fransız restoranında başlayabilirdim.

Şubat’ta askerliği bitirince Mart’ta evlenmeyi planlıyorduk. En geç Haziran’da da burada olurum diyordum. Kovid patlayınca Ekim’de gelebildim. 8 aylık işsizlik de özgüvenimi çok düşürdü.
Bütün restoranlara tek tek girip bulaşıkçı arıyor musunuz diye sorabilecek özgüvenim ve hırsım var ama uzun süreli işsizliğin ardından dilini ileri düzeyde konuşamadığım ve şu an karantinada olan bu ülkede ne iş yapacağımı şaşırmış durumdayım.

İlerisi için ticari fikirlerim mevcut ancak şu an uygulayabilecek sermayeye kesinlikle sahip değilim. Sıfırım hatta.

1 aydır bütün masrafları eşim karşılıyor. En az bir ay daha öyle olacak olması bir de kısıtlılık hissi beni biraz bunalttı. İlk aydaki bütün mutluluk hormonlarımı tüketmiş gibiyim. 2 sene önce üniversitede sözleşmeli de olsa okutmandım, mesleki tatmin yaşıyordum. Geçen sene de bu vakitler gomtanım gomtanım diye dolanıyordu insanlar. Ha ben kendimi çok kaptırıp muvazzaf gibi takılmıyordum ama üstüne uzun süreki işsizlik gelince insan bir sudan çıkmış balığa dönüyor.

Adam gapağı evropaya atmış nabaceğanı bize zoruyo yauv diye düşünmemenizi rica ediyorum. :(
0
le jeune turc
(04.11.20)
Kapağı avrupa’ya atmak bu olmamalı ya. Üzüldüm. Yerinizde olsaydım alanımda iş bulmaya çalışır, mesleğimi icra etmek için yeni yollar denerdim. Gerekirse fransa’dan diploma alırdım. Bunu düşünmeniz uzun vadede hayattan aldığınız tatmini artırır.
0
ruhen hastayim ben
(04.11.20)
Fransa'da üniversite mezunları işçi olarak çalışabiliyorsa fabrikalara başvurun derim. Özellikle otomotiv sektöründe iş bulma şansınız olabilir. Mesleğinizi yapmayacaksanız meslek öğrenebilirsiniz.
0
dissendium
(04.11.20)
boynunu eğme, oraya giderken işsiz olacağını biliyordun neticede, yenge de bunun farkında olması lazım; konuşmuşsunuzdur illa ki. hele ki bu kısıtlamaların olduğu dönemde iş bulmak çok daha zordur, o yüzden kendini kötü hissetmene gerek yok. aranızdaki iletişim ne şekilde bilmiyorum ama 1 ay iş bulamadın diye senin hakkında kötü düşünmüyordur elbet. moralini bozup kötümser bakarsan onu da üzmüş olursun, tatsızlık üstü tatsızlık.

iş aramaya devam tabii ki. şuraya bak diye bir fikir veremem ama moral bozmak için daha erken, gider gitmez hop diye kapmayacaklardı neticede seni. ekstra olumsuz bir durumda değilsin yani. ayrıca ben senin şu anki şartlarında olmayı bile kabul edip yerinde olmak isterdim. millet bir dayanağı olmadan gidiyor, senin native eşin var bi de! hala şanslısın, bişey kaybetmiş değilsin, kendine gel, her şey güzel olucak.

bu arada bekar baldızın varsa tanıştırabilirsin bizi, gelirim beraber işsiz oluruz şlkdfgda

edit: whoosie aşağıda güzel bir noktaya değinmiş. benim fransa'da doğup buraya göçen çok türk tanıdığım var, hepsi de yamuk türkçeli. orada türkçesi gelişsin isteyen türk kesin bulunur.
0
Bruce
(04.11.20)
Abi avrupa dediğin talep edilen mesleğin yoksa yalan. senin şu durumda yapabileceğin restoranların açılmasını bekleyip onlara başvurmak. özellikle turk restoranlarını googledan bul , git ve konuş. normal zamanda kesin ihtiyaç var ama pandemiden dolayı şuan olmaya bilir.
Bir de online alışveriş yapılan sanalmarket tarzı oluşumlar, onların depolarında her zaman elemana ihtiyac oluyor(sipariş falan hazırlıyorsun vs)Ayrica forklift sertifikası alıp depolarda operatorluk yapılabilir.
3. seçenek kendi işini kurmak
4. seçenek meslek okulu okumak
0
bluewhale
(04.11.20)
17 yaşında yanlış yönlendirme ile amcamın yanına okumaya diye gittim. 6 ay dayanamadım ve geri döndüm. çok az fransızcam ve hiç ingilizcem yoktu. bence dil ve diploma avantajın var. ben bir yenge mağduru olarak döndüm. senin gibi dil avantajım olsa zorlardım o zamanlar çok ah ettim. iş bulmak çok zor.

pariste yaşayan kuzenim lise mezunu olarak iş bulamadı ve türkiyeye geldi. tek farkı fransızca bilmekti. izmirde belçika firmasına telefonla müşteri hizmeti deneyimi verdi.(yaklaşık 6 ay) daha sonra parise zorunlu geri döndü. burdaki tecrübesini ekleyip bir iş buldu. 1300 euro maaş alıyor. pariste kıt kanaat geçiniyor.

zorlamazsan olmaz zorla.
0
mikahakkinen
(04.11.20)
Yabancılara Türkçe eğitim konusunda Türk imajından dem vurmuşsunuz ama hedef kitleniz aslında Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar değil, çocuğu Türkçe öğrensin isteyen Türk göçmenler olabilir, o tarafı denediniz mi hiç komünite gruplarından falan?
0
whoosie
(04.11.20)
Hocam Leboncoin üstünden al sat falan yapsaniz, belli bir birikim olunca araç alıp Uber denersiniz. Haftasonu geceleri falan eglence yerlerinde çok iyi para kazaniyorlardi.
0
spacevan
(04.11.20)
internet üzerinden diplomalarınızı falan yazıp online türkçe eğitimi verebileceğiniz mecralara başvurmaya ne dersiniz?
mesela camblydeki hocaların çoğu öğretmeye çalıştıkları dil dışında mükemmel değiller.
0
baharat
(04.11.20)
moralini bozmak gibi olmasın ama diz ve bel sorunların varsa garsonluk-bulaşıkçılık gibi işleri de tavsiye etmem, hatta über yap daha iyi yani, o kadar yorulmazsın. bahsettiğin iki işte de sıklıkla ayakta duracaksın, nasıl olacak ki o?

e-ticaret işine mi girsen acaba? ben de çok bilmiyorum ama al-sat yaparak güzel para kazananlar varmış. -mış tabi, ben duyduklarımı söylüyorum. bu arada türkçe öğretme işini bence çok da hafife alma, akademideki insanlar daha farklı kafada olabiliyorlar, görmüşsündür illa ki. yani atıyorum, sırf türksün diye hor görmeyecek üniversiteler/hocalar vs olabilir. olmama ihtimali yüksek tabi ki de, öneride bulunuyorum işte. çalışabileceğin üniversitelerdeki türk hocalarla irtibata geçsen, belki bir öneride bulunabilirler. ek olarak doktora programlarına başvurup, varsa teaching assistant olaylarına girebilirsin, ta'lere çok kötü para vermiyorlar çünkü, yani açlıktan ölmezsin. sözel alanlarda durum biraz zorda, kabul ediyorum ama denemekten ne çıkar?

bir de bulunduğun yerdeki türk topluluklarına vs bakabilirsin belki. kardeşimin arkadaşı kanada'ya gitmişti, o şekilde ev-iş herşeyini ayarlamıştı. gerçi eşim almanya'dayken çok kazık yediği olmuştu ama onun da bazı işleri hallolmuştu tanıdıkları sayesinde.

bir inşaat işi değil de, tesisat işi tarzı şeyler olabilir, çok ağır kaldırman gerekmeyebilir ama ben yine zorlanacağını düşünüyorum. yine de şunu da örnek vereyim: kardeşimin bir arkadaşı kanada'da ev tadilatı yaparak -yer karosu döşeme vs- iki ayda araba çekti altına -ikinci el ama olsun yani, bence yine de süper- öyle işlere de bakabilirsin belki, eğer çok zorlanmayacağını düşünürsen.

edit: evet bir de online ders de verebilirsiniz, o da var.
0
pasp
(04.11.20)
tercümanlık yapmaya çalışın türkçe - ingilizce vs. online olarak. hatta bir an önce fransızca öğrenip fr-ing - tr yapabilirsiniz. iyi para var ama işte fr öğrenmek lazım.
0
matilda
(04.11.20)
Fransızca bilginizin yetersiz olması büyük sorun. Üniversitelere, Türkçe kursu olan bölümlere okutman olarak başvurabilirsiniz. Lille şehrinde durum nedir bilmiyorum ancak değil Avrupa’da Hindistan’da bile Türkçe okutmanlık yapan TDE mezunları var.
whoosie doğru demiş, bir ilerisine gidip, Türk konsolosluğu eğitim ateşeliğine de yazın. Onlar bir talep olursa şişe yöneltirler.
0
buf-e kür
(04.11.20)
Aklıma gelenlerin bir kısmı yazılmış, ben de şu 2 şeyi ilave edeyim.
-Fransada faaliyet gösteren vakıflarda ya da derneklerde (araştırın tabi, başınıza dert olacak bir yer olmasın) Türkçe kursları veriliyor, oralara bakabilirsiniz ya da Türk-Fransız Ticaret Derneği vardı, buralarla iletişime geçin, işin dış ticaret kısmında(operasyon kısmında özellikle) iş bulabilirsiniz.
-Meslek edindirme kursları vardı, iş garantili. Bir arkadaşım başvurup gitmişti, hala var mı bilmiyorum, bahsettiğim 10 yıl önceydi, bir araştırın bu söylediğimi isterseniz.
0
Rh Negatif
(04.11.20)
Üstad kaç kere konuştuk aslında ya. Keşke yakın bir yerde olsan da yardım etsek ama aramızda yarım gun var neredeyse...
Bir kere ehliyetin olmaması kötü olmuş, burada hem pahali hem daha zor.
Onun dışında Lille gene büyük şehir, bir sey cikabilir. Deneyim istemiş ama şöyle bir şey var misal;
www.indeed.fr

Onun dışında kafana bu kadar takma. Esinin geliri varsa hallolur. Biz 4 ay esimin ailesinin yaninda yasadik ben iş bulana kadar. Bunlar ilk basta normal kafana takma. Türkiye'de bile is yok ki sen dilini bilmedigin yerde Türkçe diplomasi ile geldin.

Bu arada sana diyeceğim tek sey; temizlik firmalarina girmeye calis. Benim çalıştığım yerin temizligini yapanlar cok memnun genelde. Agir kaldiracak edecek isleri yok. Bence oldukça ideal bir is ve dil bilmene de cok gerek yok (acikcasi calisanlarin cogu yabancı türk abi vardi emekli oldu, simdi yunan bir abla var, sonra afrikali var cezayirli var).
Sana tavsiyem bu kadar motiveysen esinle falan beraber böyle is edinme kurslarini falan bulmaya calis. Acikcasi burada ofiste düz adam olmak yerine tamirci/cilingir/boyaci/tesisatci/elektrikçi olmak cok daha iyi. Bu tabi fransizcan iyilesince yapilacak is.
Onun dışında lille tarafinda üretim var ama üretime dil bilmeden girmen zor açıkçası. Yoksa fabrikada isci olmak falan iyi.

Neyse cok uzadi; ilk bakista direkt bir çözüm yok gibi covid sebebiyle. Pole emploi, indeed vs gibi sitelerden Türkçe bilen arayan islere baksan en ideali gibi.

Ben biraz düşüneyim tekrar bir sey cikarsa sana yazarım.
Bu arada lille'de yasamak zorunda misiniz? Yoksa mobil misiniz?
0
logisticsmanager
(04.11.20)
Bir fikrim yok ancak sabır dilemek istedim. Türk dili diploması ile fransada iş aramak çok zor iş gerçekten. Kolaylıklar diliyorum.
0
roket adam
(04.11.20)
Arkadaşlar cevaplar ve desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.

Ekipman eksikliğimi giderir gidermez iTalki gibi sitelerde çevrimiçi ders ve Youtube olayına başlayacağım. Açıkçası askerlikten sonra biraz hamlasam da Türkçe öğretimi en iyi yaptığım iş. Bir zamanlar Youtube'a ders videoları yüklemiştim. O videolardan beni bulmaya devam eden, Reddit'te bile videolarımı paylaşan insanlar var. Ekipman işini çözer çözmez tekrar girişeceğim.

Garsonluk, tezgahtarlık, temizlik, bulaşık işlerinden anlarım. Yapmışlığım da çok öğrenciyken. Burada da Indeed üzerinden çeşit çeşit pek çok işe başvurdum. Başvurmaya da devam ediyorum. Bulaşık işinde sanayi tipi bulaşık makinesi sayesinde belim çok zorlanmadı.

Amazon'a başvuramıyorum çünkü aracınız olmadan gidemeyeceğiniz bir yerde.

Paris'te Türkçe öğretimine dair bir iş bulursam burada yaşayan bazı insanların yaptığı gibi hızlı tren için aylık bilet alıp 1 saat gidiş 1 saat dönüş şeklinde orada çalışabilirim.

Yüksek lisans tezimin çok uzun sürmesi ve arş. gör. kadro sınavlarında hep ikinci olmak beni akademiden bayağı soğutmuştu, aklım bir yandan hep doktora yapmakta. Umarım Fransızcayı C1 seviyesine çektiğim zaman böyle bir şansa erişirim.

Al sat meselesine gelince, aklımda harika bir kırtasiye ürünü fikri var. Türkiye'den getirtip buradaki kitapçılara ve kırtasiyelik eşya satan yerlere toptan satmayı istiyorum. Ancak bunun için bir şirket kurmam ve önce bir sermayeye sahip olmam gerekiyor.

Buradaki Türk kitlesi düzgün Türkçe bilmemeyi kendine sorun etmiyor gibi bir intiba mevcut bende. O yüzden kafadan ilk elediğim seçenek hep bu oluyordu ancak denemek lazım. Haklısınız.

Eğitim ateşeliğine yazmak aklımın ucundan bile geçmemişti.

Hepinize tekrar tekrar teşekkür ederim arkadaşlar. Hem cesaret verdiniz hem de aklıma gelmeyen fikirler verdiniz. Baldız olayına çok fena patlattım kahkahayı. Bütün arkadaşlarım soruyor ancak ne yazık ki baldızım evli. :D
0
🌸le jeune turc
(04.11.20)
Alınma ama avrupa sana göre değil. Eğitim, meslek ve beceri anlamında oranın sana ihtiyacı yok.
0
indifferent
(04.11.20)
Hocam esinizin masraflari karsilamasina takilmayin. Evlilik de bu zaten, zor zamanda birine destek cikmak. Hem ulke degistirmissin oyle her sey pat diye yoluna girmeyecek tabii. Kesinlikle o konuya enerjinizi harcamayin.

Ileride bu yazdiklariniza emin olun guleceksiniz ve arkadaslariniza anlatacaksiniz.
0
oscar
(05.11.20)
(3)

2 dovme sorusu

baldur2
1- portre dovmeler kolun on tarafina sig sigar mi? tek tarafina diyelim? ya da illa iki tarafina birden tasarsa sacma bir goruntu mu olur? sigsa sigsa dirsek kismindaki ic kisma mi sigar yoksa?2- dovme sanatcilari baska tarzlarda da basarili olabilirler mi? atiyorum devamli tribal calisan biri water
1- portre dovmeler kolun on tarafina sig sigar mi? tek tarafina diyelim? ya da illa iki tarafina birden tasarsa sacma bir goruntu mu olur?
sigsa sigsa dirsek kismindaki ic kisma mi sigar yoksa?

2- dovme sanatcilari baska tarzlarda da basarili olabilirler mi? atiyorum devamli tribal calisan biri watercolour yapsa kotarir mi? yoksa sicma ihtimali var midir?
0
baldur2
(04.11.20)
1- iki tarafına da olabilir ya bence, sorun yok. yapabilen düzgün kaydırmadan yapabildiği müddetçe.

2- hayır asla! riske gerek yok %90 sıçar.
0
lcha
(04.11.20)
yaptır artık su dovmeyi :)
0
koela
(04.11.20)
2 farklı dövmeciyle konuştuğum kadarıyla hassas ve ince işli dövmeleri kolun içine yaptırmak daha mantıklıymış. o bölge güneşe ve dış etkenlere karşı daha korumalı olduğu için daha uzun süre bozulmadan kalıyormuş. deri de kıl kökü oralarda az olduğu için daha kolay taşıyormuş dövmeyi, sonradan bakımı rötuşu da daha kolaymış.

bence de sıçar, riske gerek yok. hele ki watercolour çok ince iş. kimse yaptırmayı planlıyorsun? tansel darko'nun watercolour'ları çok başarılı bence, benim gözüm onda.
0
Bruce
(04.11.20)
(7)

lades tutuşurken

MandMs
küçüklükten beri herkesin hayatında 1 kere olsa oynadığı bi oyundur heralde? Sizler lades tutuşurken hangi tekerlemeyi söylerdiniz? ve kurallar nelerdi, nasıl oynardınız?-ladesim lades olsun mu?+olsun-ahirette borcun olsun mu?+olsuuun-nesine? +1 hafta boyunca her istediğimde suyu sen getireceksin ba
küçüklükten beri herkesin hayatında 1 kere olsa oynadığı bi oyundur heralde?
Sizler lades tutuşurken hangi tekerlemeyi söylerdiniz? ve kurallar nelerdi, nasıl oynardınız?

-ladesim lades olsun mu?
+olsun
-ahirette borcun olsun mu?
+olsuuun
-nesine?
+1 hafta boyunca her istediğimde suyu sen getireceksin bana...
şeklinde abimle çok uğraşırdık birbirimizle...

sizler nesine oynardınız mesela? Bu oyundan nasıl zevk alırdınız?
0
MandMs
(04.11.20)
valla hiç tekerleme falan söylemezdik. ladesse lades yani.
ahret mahret zaten çocukken hiç kullanmadığım bir kelime olabilir.
0
lcha
(04.11.20)
-ladesim lades olsun mu?
+ olsun.
-almayan gavur olsun mu?
+olsun..
- nesine?
+....
biz aile içinde oynardık sinemasına falan ama hiç kimse almazdı :D:D

sene 90lar tabii o zaman kafamız pek ince düşünceye çalışmıyor. kimse x yaptın ayrımcısın demiyor. şimdi olsa gavur olsun mu demezdik herhalde
0
matilda
(04.11.20)
Ladesim lades olsun mu?
Olsun
Vermeyen kâfir olsun mu?
Olsun
Neyine
1 hafta boyunca emretmesine

Kardeşimle böyle yapardık.
Emretme olayı da 1 hafta boyunca su getir, ayakkabımı temizle, ekmek almaya git şeklindeydi.
0
etna
(04.11.20)
almayan eşek olsun mu?
0
anyelios
(04.11.20)
- ladesim lades olsun mu?
- olsun!
- yerde ne var?
- çimen!
- gökte ne var?
- bulut!
- sen bunu hemen unut!

Tavuk kemiği yoksa küçük parmağımızla ladese tutuşurduk. Sıkça çorap için ladese tutuştuğumuzu hatırlıyorum. Biri diğerine bir şey verdiğinde alan taraf "aklımda" dedikten sonra almasında mahzur yoktu.
Lades borcu borçtu ama büyüklerle ladese girdiğimizde bizim kandırmamıza göz yumarlardı sanki. Anneme bir şey aldığımı hatırlamıyorum.
Babam anneme kızardı, hep sabahları tam ayılmadığı zamanlarda kandırıyormuş onu diye.
Good old days...
0
SiyamkedisiZorro
(04.11.20)
tekerlemeyi babamla oynarken söylüyodu babam ama tam halini hatırlamıyorum. Lisede bi arkadaşla çok oynardık ama tavuk falan da yok normal serçe parmakla. Onda tekerleme söylemiyoduk. Bi ara o kadar uzun süre ladeste kaldık ki bittikten iki ay sonra falan hala aklımda diyoduk birbirimize dshdsh

bi şeyine oynamıyoduk ya, ego tatmini genelde..
0
nundu
(04.11.20)
etna ile matilda'nın versiyonlarının karşımını söylerdik biz, "vermeyen gevvur olsun mu"

ben hiç zevk almazdım çünkü çok çabuk unutuyor, hep kaybediyordum, küçükken bıraktım o yüzden oynamayı. yıllaaar sonra ofisteki iş arkadaşımla yemekte çıkan lades kemiği üzerinden girdim bu topa. aynı günün akşamında tüm departman fıstıklı baklavasını kemirip bana sırıtıyordu.
0
Bruce
(04.11.20)
(5)

videolu çeviri ücreti

duyurukullanıcısı
ingilizce ve almanca iki makale var okuma süresi 5dktercümanın bu makaleyi cümle cümle tercüme edip videoya çekmesini istiyorum. öyle aman aman bir türkçeye gerek yok. anlaşılsın yeter.makaleyi okurken türkçe'ye çeviricek sesini kayıt edicek yani.yazma yok. şu an bu cümleyi okuyorum diye fare ile se
ingilizce ve almanca iki makale var okuma süresi 5dk

tercümanın bu makaleyi cümle cümle tercüme edip videoya çekmesini istiyorum. öyle aman aman bir türkçeye gerek yok. anlaşılsın yeter.

makaleyi okurken türkçe'ye çeviricek sesini kayıt edicek yani.
yazma yok. şu an bu cümleyi okuyorum diye fare ile seçim yapabilir belki max.

bu işi nasıl fiyatlandırmak gerekir? yazıyormuş gibi kelime sayısı üzerinden mi?
0
duyurukullanıcısı
(03.11.20)
yazılı çevirip sonra sözlü okusa olmuyor mu? çevirisini anlık yapacak ve hatası varsa düzeltme şansı olmayacak. bir nevi simultane çeviri olucak bu. öyleyse simultane çeviri ücreti ödenmeli diyorum ben.
0
Bruce
(03.11.20)
canlı değil ama. yanlış varsa düzeltip örnek veriyorum 2 saat sonra atabilir bana videoyu. veya şurası yanlış olmuş şöyle diye ekleme yapabilir. o zamanda simultane çeviri ücreti gibi mi düşünmek lazım?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.20)
öyleyse önceden yazılı çevirsin sonra onu okusun? okuyarak çevirmiş gibi mi olması lazım? önceden yazılı çevirdiğinin anlaşılması bir sorun mu? söylediğini duyup onun üzerinden yeniden çevirmesi çok kayıt aldırır çünkü.
0
Bruce
(03.11.20)
sorun değil ama tabi direk okuyup çevirse yani yazmasa daha az iş gücü olacağından acaba çeviri daha uygun olabilir mi diye aklıma takıldı durum.

yoksa metin olarak da iletebilir tabi direk.
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.20)
cümleye bakıp ne anladığını söyleyerek çevirmesini istiyorsun yani bi bakıma, uğraşmasın diye. o durumda hata çıkma ihtimali çok çünkü çeviri işi biraz puzzle gibi, sonraki cümlede yazana göre önceki cümleyi yeniden çevirmesi gerekebilir. birkaç kere okur, ne olduğunu anlar, sonra daha rahat çevirir ama bu da elle yapacağı çeviriden daha az bir işgücü değil. hata yapma ihtimali de daha fazla. çeviri yaptığım zamanlar böyle bir teklif gelseydi ben yapmazdım mesela. ya da yaparsam bile yazar öyle gönderirdim çünkü daha pratik ve düzgün bir iş olurdu.

5 dk okuma süresi olan bir metin çok pahalı da olmaz zaten, atıyorum 200 değil de 150 alacaksam bunun için ve 150'yi kabul edeceksem yazıp gönderirdim. kişisel bişey aslında, yapmak isteyen çıkar elbet ama çeviri ne kadar sağlıklı olur bilemedim.
0
Bruce
(04.11.20)
(34)

Kiracıyla olan diyaloğum

sanguine
İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyeb
İstanbul'da bir tane kiracımiz var 2019da eve girdi. Ben evin bos olduğu zamanlar İstanbul'a yerleşmeyi düşündüğümden bir süre ev boş kaldi, sonra yerleşemedim olmadı ve sonunda bu adama kiraladık. Bir yıllık sözleşme yaptık, girerken de dedim ben seneye sizin sözleşme bitiminizde eve çıkmak isteyebilirim haberiniz olsun diye. Salgın dönemi geldi birinci senesi doldu, zam yaptık devam ettik. Birkaç ay sonra ağustosta ben İstanbul'a atandım. Haliyle kendi evimde kalmak istiyorum. Atandigim gibi aradım ve dedim ki ben İstanbul'da calisacagim artık, ama atama işlemleri Kasım aralığı bulur. O da ben, daha önce çıkmaya çalışırım ama kontrat bitiminde yani Mayıs ayında çıkarım diye anlaşalım dedi. Tamam dedim kal, zaten kanuni olarak da kalma hakkın var. Yani ben 9 ay öncesinden ona çıkmasını söylemiş oldum. Kendi uzerime duseni yerine getirdiğimi düşünüyorum.

Kendimi garanti altına almak ve herhangi bir uyusmazlikta dava süreci ile uğraşmamak için de Mayıs ayinda çıkacağına dair tahliye taahhüdü almak istedim, bunu da kabul etti. Imza inkarı gibi bir olay olmasın diye noter huzurunda imzalamasini istedim. Geçen 2 ayda işinden izin alıp notere gidip imzalayacakti, ama nedense bir türlü yapmıyor. Çok yoğun çalışıyormuş. Iki üç haftada bir mesaj atıp soruyorum yaptınız mı diye. Eylül'de yapın dedim olmadı, Ekim ayı içinde yapın olmadı. Iki hafta sonra Istanbulda çalışmaya başlayacağım. Neyse ki geçici kalacağım yerim var ama kendi önüm de açık olsun istiyorum. Artık bugün dayanamadım aradım, biraz beni azarlar gibi konuştu. Niye taktın buna, çıkacağım merak etme, benim gibi kiracıyı hayatta bulamazsın (kirayı ödedigi için bunu diyor, ki genellikle 20 gün geç yatırıyor ağzımi açıp sormuyorum alistigim için, sadece bir ara ikinci ayın kirasi artık geldiğinde hala yatirmamisti o zaman sordum), bunun için mi aradın bu saatte (akşam 8de aradım bu Ağustosta atandığımi söylemek için olan aramamdan sonra ikinci arayışım), istenmediğim yerde durmam vs. geçen ay da taahhütteki Mayıs ayını Haziran olarak değiştirelim garanti olsun dedi. Ona da sesimi çıkarmadım.

Ya iyi de ben zaten tamamen senin koşullarını kabul ederek cikmani istemisim. 10 ay önceden bunu beyan etmişim sana. Hala da o tarih gelince bile çıkamamış olursan birkaç hafta süre taniyacagimi söylemişim. Sen kendi verdiğin sözü kağıda dökmeyi sürekli erteliyorsun. Ben üzerine düşüp arayıp sorunca da taktı oluyorum. Yani anlamadım neden böyle yapıyor? Madem çıkacaksın imzala seni önümüzdeki 6 ay boyunca hiç rahatsız etmeyeyim. Alt tarafı notere gidip imza atacaksın, on dakikalık bir iş. Tanıdık noter dahi buldum, istediği saatte hallettirecektim beyefendinin işyerine uzakmis o noter ama evin dibinde.

Taahhütte ısrarcı olmamin sebebi de, adamın çıkacağını düşünüyorum gerçi yokuşa sürmez gibi geliyor en fazla bir ay daha durur, ama yuzseksen derece dönerse ben elinde taahhüt olmadığı için ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmam lazım bunun içinde ihtar çekmek gerekiyor 9 ay öncesinden yani gerçekten uzun bir süreç. Garanti ama uzun. Bununla uğraşmak istemiyorum.

Işin özeti, evden çıkmasını 10 ay önceden rica ettiğim kiracı, on dakika sürecek bir taahhüt imzalama işini aylardir sürekli erteliyor. Bunu sormak için aradığımda da beni üstü kapalı olarak azarladı. Bundan sonra da arada bir yoklayayim mi yoksa artık ellemeyeyim mi bilemedim.
0
sanguine
(03.11.20)
sen o taahhütnameyi imzalatsan ne değişecek imzalatmasan ne değişecek, hukukçu arkadaşlar bunu açıklasın. ona göre "adamı boşuna darlıyorsun zaten her şartını kabul etmiş" diyeceğim ya da demeyeceğim.
0
Bruce
(03.11.20)
Ben avukatım zaten. Taahhüdü imzalatirsam dava açmak yerine doğrudan tahliye talepli olarak icra takibine koyabilirim ve daha hızlı sonuç alırım. O da taahhüdu imzaladığı için zaten çıkmamak gibi bir yola başvurmaz. Yani niyeti zamanı gelince çıkmak olan adamın imzalamaktan kacinmasini gerektirecek bir durum yok.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Beni ev sahibi bu kadar darlasa bir de o ev sahibi avukat olsa sittin sene imzalamam herhangi bir evrak. Ben sözleşmemi yapmışım hiç bir başkaca evrakı imzalama zorunluluğum yok derim çekilirim kenara, ev sahibi de Mayıs ayına kadar evin içinde dört dönsün dursun derdinden.

Madem böyle bir niyetiniz vardı, ilk sözleşmeyi imzalarken alacaktınız bu evrakı boş tarihli (noter kanalıyla bidiriminden şu kadar gün sonra boşaltacağım diye) oldu bitti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Dediğiniz gibi yapmış olsaydım "çakallık" yapmış olurdum, ve kiracı daha zor durumda kalirdi. Ayrıca ben bunu kendisine dayatmadim, taahhüt yapalım siz yine hazirana kadar kalın o zaman dedim. Kendisi "hiç sorun değil yapalım" diyerek rıza gösterdi en başında. Şimdi kendisi sebepsiz yere erteliyor. Ben çıkmaktan vazgecmeyeceginden başka türlü emin olamam ki.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
Hukuka uygun bir şey neden çakallık olsun. Şu an yapmanızla 1 sene öncesinde yapmanız arasında ne fark var. Konuyu kendinize göre yorumluyorsunuz. Adam rızasını göstermiş siz adamı üstelemişsiniz, kimse sizin keyfinize notere gitmek zorunda değil. İsterse gitmez gitmez kim zorla götürebilir, adam kirasını veriyor yasal hakları belli. Klasik ev sahibi zihniyeti.
0
koskoca kirpi
(03.11.20)
Ben hala anlatamıyorum galiba, ben kendisiyle hiç muhatap olmadan dava yoluyla tahliye etmek istesem hem önumde bir engel yok hem yargılama giderlerini ve vekâlet ücretini kendisi ödeyecek. Her türlü zarara uğrayacak olan o. Ben iyi niyetle yaklaşarak 10 ay öncesinden haber veriyorum, kendisinin de kanuni hakkına saygı duymak bir kenara kontrat bitiminden itibaren 1 ay daha fazla kalmasına izin veriyorum. Üstüne kendisi taahhüt yapacağını söylüyor. Ve kendi sözünü kendisine hatirlattigimda "benim keyfime göre notere gitmek zorunda değil" oluyor.
0
🌸sanguine
(03.11.20)
normal kiracıların yaptığı gibi sözleşme bitiminde çıkması gerekirken taahhüt imzalatmaya çalışmak bence iyi niyet göstergesi değil. bu devirde kendini koruma altına alan bir yaklaşımda olmak isteyebilirsin tabii, onu anlıyorum ama ben iyi niyet gösterdim dediğin süreç isteğinle çelişiyor bence.

bu taahhüt imzalatma olayının sözleşmeden farklı yükümlülükler içermesi enteresanmış. buna gerek varsa sözleşme niye var, neyi koruyor neyi korumuyor? normalde yapılmayan bir uygulamayı istemen kiracıyı rahatsız etmiş olabilir, beni ederdi şahsen, sanki baştan hır çıkarmaya niyetliymişim gibi algıladığını düşünürdüm.

o zaman niye kabul etti diyeceksin. bilmiyordur bunun detayını, ya da o an düşünememiştir. sonradan araştırınca bundan rahatsız olmuş olabilir. samimi olup "ya şöyle şöylemiş niye ihtiyaç duydunuz ki buna" diye sorabilir miydi? evet. ama senin baştan tedbirli davranma hakkın varsa onun da bu taaahhütü imzalamama hakkı var diye düşünüyorum.

burada bilmesine gerek olmayan hukuki bir detaydan ötürü köşeye sıkıştırılmış bir tüketici görüyorum, bu noktada kaçarak kendini savunmaya almış gibi.
0
Bruce
(03.11.20)
Sözleşme bahsettiğim gibi Mayıs ayında sona erecek ancak kendisi ben başta sorduğumda hayır cikmiyorum kendin çıkart deseydi direkt ihtar çekip dava açacaktim. Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. Ve tabi ki bunun neticelerini de kendisine açıkladım. Tahliye davasının neticelerini de açıkladığım gibi. Ikincisinde daha uzun süre evde kalsa da daha büyük zarara uğrayacaktı dava nedeniyle. Zamanında çıkması her ikimizin de lehine. Taahhüt kendisini "evden kanuna uygun olarak kontrat bitiminde (hatta bir ay daha fazlası) evi tahliye etmesi" gereğinden başka kendisine maddi manevi hiçbir yükümlülük yüklemiyor ki. Zamanında çıkacağıni noter tasdiki altına alıyoruz, tam tersi "çıkacağım" deyip bunu imzalamamasi kötü niyetli. Niye bunu anlatamiyorum. Çıkacağım diyen adam neden bunu imzalamaz. Bu taahhütte "evden çıkmazsam 1 milyon dolar tazminat ödeyecegim" yazmıyor. "Şu tarihte çıkmayı taahhüt ediyorum" yazıyor.

Ayrıca dediğim gibi sözleşme başında tahliye tarihi yazmayan bir taahhüdü kendisine imzalatmış olsaydım resmen bana açık çek vermiş olacaktı ve sozlesmesi bitmeden bile onu çıkarabilecektim ama bu yolu seçmedim. Üstelik kontrat bitiminden sonra bir ay daha kalmak istedi tamam dedim. Hatta siz taahhüdü imzalasaniz bile Haziran ayı geldiğinde işinizi yoluna sokamazsaniz birkac hafta daha kalabilirsiniz sorun değil dedim.

Daha ne yapayim bilmiyorum.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
çok avukat gözüyle bakıyorsun bu işe, o yüzden hukuken her şeyin usulünde yürüyecek olması senin için bunun kabul edilmesini gerektiriyor. anlatamıyorum diyorsun ama bizim de anlatamadığımız nokta şu:
"Kendisi çıkacağım dedi, ben de madem öyle taahhüt ile bu kararını yazıya dökelim dedim. "
çıkacağım demişse buna güvenmeyip ekstra bir taahhüt imzalatmak istemen adamı rahatsız etmiş. bu çok normal, imzalamak zorunda olmadığı bir şey var ortada. kanun ona bunu imzalama zorunluluğu getirmiyor.
0
Bruce
(04.11.20)
mantıken adamın taşınma ve yeni ev bulma masraflarını ödemelisin. taahhüde bunları da eklersen bence ertesi gün gelir imzalar.
0
orpheus
(04.11.20)
Teşekkür ederim, demek ki daha fazla üzerine gitmemek gerekiyor, bu cevaplardan bunu anladım. Umarım zamanı geldiğinde vazgeçmez, o zaman da ben elimde hiçbir teminat olmadigi için önümdeki 1-2 seneyi buna harcamak zorunda kalacak, kendi evime de çıkamamış olacağım.

"Buna güvenmeyip taahhüt imzalatmak istemem" yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı. Açıkçası bunu kendisine sorarken de gerçekten yanlış anlamaması gerektiğini, sahsiyla alakalı olmadığını ama devrin bunu gerektirdiğini, böyle bir şeyi teklif etmek zorunda olduğum için de üzüldüğümü söylemiştim.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
koskoca kirpi'nin "klasik ev sahibi zihniyeti" sözüne katılıyorum +1
ayrıca Bruce +1

ben olsam bir an "tamam" desem de sonradan düşününce imzalamak istemeyebilirim ya da denk getiremezsem de çok üstüne düşmeyebilirim.
adam tamam demiş zaten.
bu kadar üstüne gidip darlamak, "bu sözünü yazıya dökelim, resmileştirelim demek neden?
tam aksine, bu onun sözüne güvenmemek demek ve ben de mal sahibinin bu konuda güvenini kazanmak zorunda olmadığımı düşünürdüm.
çıkacağını söylemiş işte.

kaldı ki, işleri gerçekten yoğunsa notere gitmek "alt tarafı bir noter" denecek bir şey değil.
gerçekten nefes almadan çalışıyorsa vaktinin olmaması çok doğal çünkü noterler ana baba günü oluyor ve insanın birkaç saatini bile alabiliyor.
sizin tanıdık noteriniz eve yakın olsa da, iş yerinden zamanında çıkamıyorsa yine bir anlamı yok.
üstelik covid döneminde notere gitmek istemeyebilir bile.
ben kendi miras davamız için gereken belgeyi bile mecbur kalmasam çıkartmayacaktım, ev sahibimin istediği taahhüt için hayatta notere girmezdim şu dönemde.

insanın hali hazırda tamam dediği bir şey için tepesinde aylardır sürekli imza bekleyen birinin olması ve sürekli bunu hatırlatması çok rahatsız edici.
insan imzalayacağı varsa bile sinir olur, imzalamaz.
sözleşme bitmeden bir ay önce ihtarı çekersiniz o da çeker gider işte.

çok tek taraflı düşünüyorsunuz.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
İyi bir avukat olabilirsiniz ama çok avukatsınız. Biraz da sosyal bir insan olmanın gereği olarak bazı sözlü anlaşmalara da güven duyulması taraftarıyım ki zaten yasal olarak sorun yaratacak bir konumda da değil kiracı. Hem ev sahibi hem de kiracıyım. Böyle darlamak çok doğru değil bence.
0
armagan abanuz
(04.11.20)
Aslında çok da darlamadim. Ağustos ayında dedim ki Eylül ayı içinde halledelim. Eylulde de Ekim'de yapalım. En son da Kasım'da olsun o zaman dedim.

Açıkçası beni sallamamasi beni rahatsız etti. Çünkü tamam diyor aradan 3 hafta geciyor ses yok, insan en azından haber verir, kusura bakma şu an yapamadım ama 1 ay sonra da olsa su gün yapacağım der ve ben o gün gelen kadar hiç rahatsiz etmemiş olurum. Ki en başta yapsaydı 10 ay boyunca hiç konusmayacaktik bile. Bir de kirayı daima 20-25 gün geç yatıran, bir "ya geç yatırdım pardon" bile demeyen de kendisi. Bir kez hesabını sormadım, eninde sonunda yatırıyor diye. Ama bir kere de bunun için bana haber vermedi ya da kusura bakma demedi. Bu genel kayıtsızligi yüzünden en azından bu konuda üzerine gitme ihtiyacı duymuştum.


Ama sanırım bu da fazla olmuş.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
"yani Türkiye'de yaşıyoruz, sözle işini yürüten kaldı mı"

bu isteğini anlıyorum zaten ama şöyle düşün. kanuni olarak uygulanması zorunlu olan sözleşme ev-kiracı arasındaki akdin asgari sorumluluklarını zaten belirliyor. yani senin bir kiracıdan isteyebileceğin, onun uyması gereken şeyler bu bazda belirlenmiş. bunun haricindeki detaylara uymamak kiracının ve ev sahibinin bir nevi "hakkı" oluyor. hukukçu değilim, muhtemelen hukukçular arasında bu söylediğim şeyin daha net ve keskin(ve kesin osmanlı türkçesi olan) bir ifadesi vardır. yani bir noktada düşününce, kiracının sözleşme bitiminde evden çıkmama "hakkı" var. kanun kiracı bu hakkından feragat etmek zorundadır da dememiş. o halde senin ondan bunu isteme hakkın yok.

birbirimizi anladığımız için, yaklaşımımı genişletmek adına yazdım bunu; perspektif katar belki diye. kiracı vakti geldiğinde çıkmazsa gelip ben demiştim deme hakkın saklı :)
0
Bruce
(04.11.20)
öğrendiğim bir şey var, o da insan ilişkilerinde tepkiyi tepkili olduğunuz konuda vermeniz gerektiği.

siz kirayı geç yatırdığı ve anlayışlı davrandığınız halde bu imza konusunun üzerine düşmemesinden dolayı kendisini sıkıştırdığınızı söylemiyorsunuz ama şimdi normal tepki vermeye başlayıp kirayı geç yatırması konusunda uyarırsanız, "mal sahibi istediğini yapmadım diye pislik yapıyor" diye algılayacak, ki kim olsa böyle algılar.

bu sefer işler karışıyor.
buna gerek yok.
ha, çok çıkartmak istiyorsanız kirayı sözleşmede yazandan geç yatırdığı zaman protesto çekin.
üç haklı protestoda tahliye edebiliyorsunuz zaten.
ki siz daha iyi bilirsiniz, benim söylememe gerek yok.
ama işte bu da "fazla avukatlık" ve hatta bir noktada kötülük olur bana göre.

yani hukuki süreçlerle sosyal süreçler birbirini tutmuyor maalesef.
sözüne güvenememekte haklı olabilirsiniz belki çünkü insanlar biraz tuhaf, doğru.
ama siz kendinizi güvende hissedin diye o kağıdı imzalamak zorunda değil.
gerçekten çıkmaya niyeti olan insan için de çok lüzumsuz bir talep.
size tamam demiş olması da normal çünkü mal sahibi bir şey söylediğinde refleks olarak genelde tamam deniyor.
benim de çok olmuştur önce tamam deyip sonra "neden tamam dedim ki ya?" diye düşündüğüm.
insan evinde huzuruyla oturmak istediği için refleks olarak böyle hareket ediyor çünkü hukuki ve yasal üstünlük mal sahibinde.
bu güç dengesizliği içinde mecbur olmadığı şeyi yapmaktan sonradan vazgeçmiş ya da "yahu avukat adam, şimdi bir de yanlış bir şey imzalarım da başıma dert alırım" demiş olabilir.
0
blatta hiberna
(04.11.20)
yerden göğe kadar haklısın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(04.11.20)
kiraciyim, senin anlattigin tarafiyla sana da hak veriyorum ama sunlar var:

avukat ev sahibinin hazirladigi dokumani noterde imzalamaya korkarim. arkasindan benim bilmedigim anlayamayacagim neler cikabilir diye suphelenirim. suphem yersiz olabilir, ama sen nasil adamin sozunu tutmayacagi ihtimalini goz onunde bulundurmak istiyorsan o da bir ketenpereye gelebilecegi ihtimalini goz onunde bulunduruyordur.

bir de... bu belgeyi imzalamanin ona hic bir getirisi yok. sadece yapabilecegi seyleri kisitliyor. oyun teorisi acisindan bakarsak imzalamamasi rasyonel bir davranis olur. evet belge sadece sozunu tutacaginin garantisi ama adam sozunu tut(a)mama opsiyonunu hic bir getirisi yokken elimine etmek istememis olabilir.
0
robokot
(04.11.20)
Yukaridakine ek olarak:

Mesela soyle bir sey olabilirdi: 1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs. O zaman kazanacagi bir sey olurdu. Sen iyi niyet gostermek istemissin ancak aci ama boyle bir durum var.
0
robokot
(04.11.20)
Bir de son olarak, bunun kolay bir yolu yok mu ya? Bir sekilde resmi bir tebligat yapilamiyor mu "daireye ev sahibi girecegi icin kontrat bitiminde bosaltmaniz gerekiyor, su tarihte bilgilendirildiniz" diye kayda gececek bir sey... Ille notere mi gitmek gerekiyor sozde kalmamasi icin, bunun baska bir mekanizmasi yok mudur durumu kiraciya tarihinde bildirdigini kanitlayacak ve kiracinin keyfine kalmamis bir yontem?
0
robokot
(04.11.20)
1 ay fazla mi durmak istiyorsun? Gel imzayi atalim olmus bil, hazirani da oraya ekleyelim sana da garanti olsun vs.

diğer cevaplarımı da okudunuz mu bilmiyorum, birebir harfi harfine dediğiniz gibi oldu. henüz taahhüt metnini göndermiştim, haziran olarak değiştirelim dedi. tamam dedim, değiştirdim yeni metni gönderdim. işte en son bugün aradım, henüz yapamadı hala. bir de kendisinin bunu kabul ettiğini unutup sanki ben basından beri yok yere ona böyle bir şey dayatıyormuşum gibi konuşuyor en canımı sıkan şey de o. yine yapacağım merak etme dedi ama ihtar çekip süreci başlatmamak için tutuyorum kendimi.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
avukatsan gözü korkmuştur işinde gücünde bir adamsa çıkar, uğraşmak istemez. -bence-
0
ya ben lan neyse
(04.11.20)
elimde bu tip bir hatta birkaç, belge olmasina rağmen,bu devirde, kiraci hiç odeme yapmadigi halde 6 ayda çikaramadim.
0
tunaktunaktun
(04.11.20)
Valla ben olsam sözleşme bitiş tarihinden önce resmi tarihi içerisinde sözleşmenin uzatmayacağına dair bir tebligat yollardım. Bu kadar sürüncemede bırakması kesin bir pislik yapacağı kanısı uyandırdı bende. Zamanında çıkacak adam neden kaçınsın tahliye taahhütü imzalamaktan?
0
en bi orijinal
(04.11.20)
Bence noter mevzuyla isi yokusa surmussunuz, adamin yanina gidip elden imzasini almis olsaydiniz, imza benim degil topuna girmezdi diye dusunuyorum. Ki hala bunu yapabilirsiniz.
0
pofudukayi
(04.11.20)
noteri alıp adamın işyeri adresine gitmeyi düşündün mü?
0
reanarchy
(04.11.20)
Valla şu ara çok fazla çakal kiracı ve çakal ev sahini hikayeleri duydum.

2 ayda gidip bi imza atamadıysa oyalıyordur, Noter'den ihtarname çekin. Her halukarda bu adam çıkmazsa davalık olacaksınız, bari avantaj sizinle olur.

Herkes kiracıyı savunmuş. Ben de kiracıyım ve geçen sene ben de ev satılması nedeniyle evden çıkarılmak istendim ama ev sahibimle anlaştık ve anlaştığımız sözleşme koşullarına bağlı kalarak çıktım evden. 2 taraf sözleşmeyi imzalar konu kapanır, bu kadar terbiyesizliğin lüzumu yok. Anlaşma kuralları belli, imza atması gerekiyor ve bunu yapmıyorsa geçmiş olsun.
0
lcha
(04.11.20)
Kiracı pislik yapacak, kendini belli etmiş. En kötü iki ay kira takıp çıkar bu.
0
adivar
(04.11.20)
Haklısın. Bakma burada yazılanlara. Darlamamışsın. İmzalamak istemiyorsa söylesin. Tamam deyip 3 aydır oyalıyorsa haklı olarak arıyorsun.
0
black mamba
(04.11.20)
Ben sözleşmesini yaptığım ev için avukat ev sahibinin yeniden hazırladığı bir evrağı hayatta imzalamam. Siz de zaten söylüyorsunuz, şu konularda bana kolaylık sağlayacak diye. Ben çıkacak olsam da imzalamam. Bunu imzalamıyorum demek zorunda da değilim.
0
ykyt
(04.11.20)
basgan yogunlugun var imza ile ugrasma de kiracıya
ben ihtarname cekiyorum de ama senin icin bir zararı yok sadece son dk golu yemek istemiyorum de
0
kingcyrax
(04.11.20)
sevmedim kiracıyı. yıllardır kiracıyım ve böyle bir iletişime girmedik mal sahipleriyle.

bir sorum var; zaten tayininiz çıkmış ve konuta ihtiyacınız var. bu halde zaten doğal olarak çıkartma hakkınız yok mu?
0
fever
(04.11.20)
Tabi ki var ama dediğim gibi kendi rızasıyla çıkmazsa bu hakkımı ancak dava yoluyla kullanabilirim. Bu durumda kira dönemleri 6 aylık periyotlara ayrılıyor. 6 aylık periyotun başlangıç tarihinden en az 3 ay önce ihtarname çekmem gerekiyor. Yani Mayıs ayında çıkartmak için Ağustos ayında en geç ihtar çekmem 3 ay sonra da tahliye davası açmam gerekiyordu. Ben de bununla uğraşmamak için kendisini aradım, çıkacak misin diye sordum, evet dedi. O zaman ihtarname ile ugrasmayayim sen bu taahhüdü imzala ve çıkman gereken zaman olan Mayıs'ta çok dedim.

Olay bundan ibaret. Şimdi onun sözüne güvenerek ihtar çekmedim. O nedenle o davanın açılması suresi bu kira periyodu için kaçırdım. Şimdi ancak Kasım 2021de çıkması için dava açabilirim. Ve eğer beni buna mecbur bırakırsa çok sinirlenecegim. Çünkü bütün iyi niyetimi suiistimal etmiş olacak.
0
🌸sanguine
(04.11.20)
adam çıkmayacak. 2-3 ay kira takip topuklayabilirde. dikkatli ol.

şu durumda sorunsuzca çıkıp işlerinin rast gitme olasılığı daha düşük. şimdiden önlemini almanı tavsiye ederim.

not: bazı noterler artık pazar günleride açık bilgin olsun.
0
paudi
(04.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.