Giriş
(6)

Izmir tavsiyeleri

Pufpuf
Merhaba, bikac gunlugune izmirde olacagim. Sizin de tavsiyeleriniz var midir suraya gidin, sunu yapin dediginiz. Mesela boyoz dostlar firininda yenir evet ama orada yedim zaten defalarca, baska yerlerde de denemek isterim. Cevre ilcelerdeki onerileriniz de olabilir, gidebilirim?Yeme, icme, alisveri
Merhaba, bikac gunlugune izmirde olacagim. Sizin de tavsiyeleriniz var midir suraya gidin, sunu yapin dediginiz. Mesela boyoz dostlar firininda yenir evet ama orada yedim zaten defalarca, baska yerlerde de denemek isterim. Cevre ilcelerdeki onerileriniz de olabilir, gidebilirim?

Yeme, icme, alisveris vs her sey icin
0
Pufpuf
(15.11.21)
buca'da ege ada'da dolma kokoreç ye
balçova'da teleferiğe bin
0
illegalstar
(15.11.21)
Bademler köyüne gidin aracınız varsa. Giderken de diğer köylere uğrayın. Kılıçkaya köyüydü sanırım ev yapımı şarap bulabilirsiniz.
Güzelbahçede rakı balık yapabilirsiniz.
Pavlova denemediyseniz sevinç pastanesinde deneyebilirsiniz. Orijinali olmasa da hafif güzel bir tatlı.
Asansörde Türk kahvesi.
Alsancak’ta gün batımı
0
cikolata selalesi
(15.11.21)
-konak/kemeraltında eti tandır çorbacısında atom içmek,
-bostanlıda asker abinin yerinde organik soğuk sandviç yemek,
-yine bostanlıda gece yiyen adamda esnaf sosisli ya da hamburger yemek,
-karaburunda ızgara balıkda tadabilirsiniz,
-belki öncesinde tüple deneme dalışınıda deneyebilirsiniz.
0
redeath
(15.11.21)
arpege'de tatlı ye kesinlikle. tüm ürünlerin kalitesi açısından bakarsak istanbul'da bile bulması çok zor kalitede ürün yapıyorlar. hepsi artisanal, hepsi çok iyi özenilmiş.
coffeerem'in kahveleri ve mekanı iyidir.
0
Bruce
(15.11.21)
veritaslibertas
(15.11.21)
arpege +1
0
mikahakkinen
(15.11.21)
(5)

İnsanın melankoli ihtiyacı

Bruce
Bazen insan melankoli hissine çekiliyor, sebebi hakkında yorumlarınızı merak ettim. Seni üzecek somut bir şey yoktur, şen şakrak değilsindir ama bişeyler eksik gibi gelir. Böyle durumlarda insanın melankolik olası geliyor. Ben o halleri pek sevmediğim için modumu kafamı dağıtacak şeyler yapıyorum am
Bazen insan melankoli hissine çekiliyor, sebebi hakkında yorumlarınızı merak ettim.
Seni üzecek somut bir şey yoktur, şen şakrak değilsindir ama bişeyler eksik gibi gelir. Böyle durumlarda insanın melankolik olası geliyor. Ben o halleri pek sevmediğim için modumu kafamı dağıtacak şeyler yapıyorum ama bıraksam çekileceğim o hisse.

Bir nevi duygu sömürüsü gibi bişey mi acaba, kendimize acıyıp sonra şefkat göstermemiz için mi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(15.11.21)
Duyurunun psikologları daha doğru yorum yapabilir ama pek çok nedeni olabilir. Bende biraz çökkün bir ruh halini çağrıştırdı. Belki karşılanmayan bir ihtiyacınız vardır ve onunla ilgilidir, örneğin yalnızlık vb.
0
dreamnesiac
(15.11.21)
@dreamnesiac, aslında kendim için sormuyorum. Sebebi ne olursa olsun, insanın kendini bu melankoli hissine kaptırma meyilinin altında yatan mekanizma nasıl işler onu merak ettim.
0
🌸Bruce
(15.11.21)
Sanırım bunun için terapi yapıyorlar:) Yani muhtemelen kişiye göre değişiyordur, bu durumun altında yatan etmenleri analiz edip anlayabilmek için.

Bunlar dışında belki fizyolojiye bile bağlı olabilir, beslenme, uyku vb.

Bahsettiklerim melankolik ruh haline girmeyle ilgili oldu sanırım daha çok, ama biraz orada kalmayla da ilintili. Dediğiniz gibi belki bir noktaya kadar yönetilebiliyordur, yönetilemez hale gelince de adına "depresyon" deniyordur:)
0
dreamnesiac
(15.11.21)
Buna alternatif bir suru cevap var bence.
Bu melankoli 'huzunlu sarkilar dinleyip yagmurda yuruyeyim' ise belki bazi alanlarda overdose olmustur kisi, cok uyaran olmustur hayatinda o donemde: cok insan, cok aktivite, cok kosturmaca vs ve bedeni ve zihni 'bizim biraz sakinlige ihtiyacimiz var' diyordur. Bu herkese zaman zaman olur herhalde.

Eger daha depresif, kendini iyice izole etme, her seyden el etek cekme, ozsaygiyla ilgili supheler vs gibi disavuruluyorsa, belki cozulmemis bir mesele kendini belli ediyordur. Bazen yillar once olmus bir olay bile eger process edilmediyse yillar sonra kendini gosterebiliyor.

Ayrica bu ruh halinin biraz takip edilmesi gerekebilir. Misal, belirli bir durumda kaldiktan sonra mi oyle hissediyorsunuz, spesifik biriyle vakit gecirince mi, herhangi bir duygu tetiklenince mi vs? Her boyle melankolik hissettiginizde bunun oncesinde ne oldu? diye bir sorgulamak disaridan bir etken var mi anlamak icin iyi olabilir.

Bu dedigim biraz sacma gelebilir ama bence uyku duzeni, beslenme ve maruz kalinan isik orani da bu hissi pekistirebiliyor bazen.

Butun bunlara ek olarak, insanlik hali tabii.
0
sopiro
(15.11.21)
Duygu geldiği an bastırmayıp yaşamak lazım. Doğal olan her şey iyidir. Ama hayat bir denge. Fazla neşe kalbi karartıyor, fazla hüzün de zevk vermeye başlıyor. İkisinin de doğalını sonuna kadar yaşamak lazım; sonsuza kadar değil. bu duygulardan çekinmemek, utanmamak sağlıklı olan, bu duygulara şartlanmak, zorlamak sağlıksız, hastalıklı.
0
onemoremile
(15.11.21)
(2)

kas ağrısı - stress döngüsü

bebekbebesi
stress'ten belirli bölgelerde ağrılar oluşuyorsonra stress faktörü azalıyor ve yok oluyor. ortada bir mevzu kalmıyor.kas ağrısı devam ediyoro da stress'i aslında overthinking ve anksiyeteyi tetikliyor tekrar stress oluyorsuntekrar kas ağrısıtekrar overthinking, stresstekrar kas ağrısıtekrar overthin
stress'ten belirli bölgelerde ağrılar oluşuyor

sonra stress faktörü azalıyor ve yok oluyor. ortada bir mevzu kalmıyor.

kas ağrısı devam ediyor

o da stress'i aslında overthinking ve anksiyeteyi tetikliyor tekrar stress oluyorsun

tekrar kas ağrısı
tekrar overthinking, stress
tekrar kas ağrısı
tekrar overthinking, stress
tekrar kas ağrısı
tekrar overthinking, stress

diye gidiyor diye düşünüyorum. doğru olabilme ihtimali nedir?
0
bebekbebesi
(15.11.21)
Ağrıya sebep olan etken ortadan kalkınca ağrı neden devam ediyor? Denklemde bi hata var sanki.
0
Bruce
(15.11.21)
ağrı 2 gün geçmiyor işte, orada sorun var, evet.
0
🌸bebekbebesi
(15.11.21)
(16)

13 Kasım 2003 Migroskop Kataloğu

Karmaşıklık
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle. https://photos.app.goo.gl/ML61mL2yNh2g4psNAEn şaşırdığınız fiyat hangi üründe?Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle.

photos.app.goo.gl

En şaşırdığınız fiyat hangi üründe?
Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
0
Karmaşıklık
(13.11.21)
Et kg 9.90 tıpkı amerikadaki gibi. En çok bu ilginç geldi diyebilirim.
0
melonsucker
(13.11.21)
beklediğim kadar artmamış fiyatlar. 2003'te dolar 1.6 liraymış. şuan 10 desek arada 6.25 kat fark var. migros'ta kırmızı et 60 lira desek normal aslında. pınar süt o zaman 1.25'miş, şimdi de 7 desek yine uyuyor.
0
Wakatakakage
(14.11.21)
küçükken bayılırdım bunları okumaya, o yüzden bir yandan çok tanıdık geldi.
ortalama bir bilgisayarın günümüz parasıyla 2 bin lira olması enteresan cidden. bundan bir sene sonra 400 liraya o zamanın iyi cep telefonlarından birini aldırmıştım babama. şimdilerde onun muadili telefonlar 10 bin lira.

kurdan bağımsız, kola ve diş macunu artışı da mantıksız geldi bana. cidden 1 liraya 1 litre kola alınırdı, şimdi marketten almadım uzun zamandır ama yemek sipariş ederken 8-9 liraya satıyorlar. diş macunları da uçtu gitti.
0
Bruce
(14.11.21)
Hepsine şaşırdım ama son zamanlarda beni süt fiyatları üzdüğü için ona daha çok şaşırdım. 1.25 olan süt bugün 8.5.
0
mg3929
(14.11.21)
kesinlikle ayçiçek yağı.

1 kilo pirinç 1.5m iken ayçiçek 3litre 6m
0
killerbee
(14.11.21)
4lü hacı şakir kalıp sabun 1.5 liraymış. şimdi 18 lira falan.
0
xrated
(14.11.21)
Bu arada bi şey daha ekliyim. Fiyat artışlarının sizi çok daha fazla şaşırtmasını beklerken az şaşırdıysanız bunun nedeni kalitenin düşmesi. Tüm ürünler 10 sene öncesine göre hatta 3 sene öncesine göre bile çok daha kalitesiz.
0
mg3929
(14.11.21)
2003 tam olarak ülkenin güzel yıllarından sayılmaz ama ya. Yine ekonomik olarak fakir olduğumuz günlerdi. 2006-2010 arası daha iyiydik. Günümüzle karşılaştırmak açısından daha iyi bir referans olabilir bu tarihler.
0
westblack
(14.11.21)
Vay be. Anılarım canlandı. Alpella keki hatırladım.

Ben Apikoğlu sucuğa şaşırdım. Kilosu 20 liraymış. Şu an 170 lira.
0
dissendium
(14.11.21)
Ben de çay. kahve ve maden sularına takık olduğum için onların fiyatı şaşırttı. Hatta kahve kupaları ne ya öyle! O zamanın asgari ücretiyle bile lüksüne alabileceğin çok şey var.

Yalnız fiyatlar da bayram öncesi olmasına rağmen normal değil mi ya? Bakınca şimdi insan gibi yaşamayı özledim..
0
e mice
(14.11.21)
dolar bazinda fiyatlarda fazla fark yok.
bunun da sebebi tr'nin son 20 senede bir tuvarlak cizip an itibariyle basladigi noktaya geri donmesi.
0
cooperr
(14.11.21)
Ayy Lila Stars görünce çocukluğuma gittim. O yıllarda en sevdiğim şeydi. Fiyatı da diğer çikolaralara göre uygunmuş.
0
ms brownstone
(14.11.21)
Fiyattan bağımsız tat marka su şaşırttı.
0
owaki
(14.11.21)
Asgari ücretle ilgili yanlış bir yaklaşım herkes asgari ücretten bahsettiği için, o zamanlar çalışanlar yüzde kaçı asgari ücret alıyormuş, bugün ülkenin yarıya yakını alıyor.

Beni en çok abur cuburlar üzdü, oradaki çokonatın lezzetini şu anda bulmak imkansız.
Şaşırdığım eskiden gofetlerin gramajı daha yüksekti gibi geliyordu ama gramajlar hala aynı, galiba eskiden olan kalitenin verdiği doyumu vermediği için gramajı azalmış gibi geliyor yerken.
0
atom karincanin torunu
(14.11.21)
laptop 2 küsür milyar o zamanlar 3 öğretmen maaşıyla alınıyor. o kadar üretim ve lojistik imkan gelişti, teknoloji ucuzladı, hala 3 maaşa 1 laptop... ülkede refah artmamış.
0
ya ben lan neyse
(14.11.21)
bilgisayar ve telefonun o yıllarda pahalı olması, et ve yağ fiyatlarının çok normal olması, 5'li çokonatın 1 milyon olması :)
0
paintov
(14.11.21)
(6)

paylaşıma açık spoti listeme başkası şarkı eklemiş

Bruce
normal bişey olmadığını düşünüyorum, nasıl mümkün olmuş? profilimdeki bir açıktan dolayı hacklenme gibi bişi mi olmuştur?
normal bişey olmadığını düşünüyorum, nasıl mümkün olmuş? profilimdeki bir açıktan dolayı hacklenme gibi bişi mi olmuştur?
0
Bruce
(13.11.21)
Ortak yapmışsın, profilinde görülsün istiyorsan profile ekle diyeceksin sadece
0
atom karincanin torunu
(13.11.21)
"collaborative playlist" diye bir özellik var onu açınca herkes ekleyebiliyor.
0
bugungityaringel
(13.11.21)
ortak çalma listesi olarak paylaşılmış
0
erenderk
(13.11.21)
benimkine de olmustu. ortak eklemeye acık bırakmıssınızdır.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.11.21)
o playlisti başkasına da paylaşmıştım dinlesin diye, başkası dinlesin ama kimse ekleme yapamasın diye bi seçenek var mı?
collaborative'den çıkarınca paylaştığım kişinin görünürlüğünden kaybolacak mı?
0
🌸Bruce
(13.11.21)
hayir, cikmayacak. playlist'e sag tiklayinca collaborative playlist'in yaninda tik varsa ortak listedir. o tiki kaldirinca senin sorunun cozulecek.
0
chezidek
(14.11.21)
(10)

Evdeki tatlının bir kısmını yememeyi başarmak

mg3929
Ne zaman eve bir porsiyondan fazla tatlı alıp bikaç gün yerim desem onun çoğunu ya da tamamını o gün bitiriyorum. Tatlıya normalde de düşkünüm, olmasa istemem ama evde varsa bitirmeden rahat edemiyorum. Bunu nasıl aşabilirim?
Ne zaman eve bir porsiyondan fazla tatlı alıp bikaç gün yerim desem onun çoğunu ya da tamamını o gün bitiriyorum. Tatlıya normalde de düşkünüm, olmasa istemem ama evde varsa bitirmeden rahat edemiyorum. Bunu nasıl aşabilirim?
0
mg3929
(13.11.21)
bir porsiyondan fazla almayarak.
0
Bruce
(13.11.21)
bruce'un dediği gibi ufak porsiyonlar alabilirsin.

belirli günler tatlı günü yapabilirsin. mesela belirli günler belirlediğin kadar tatlı ye. o günler dışında yeme ve alma. canın tatlı yemek istediği zaman zamanını gelmesini bekle ve o zaman da yiyeceğin için beklemeye çalış.uzun süre beklemek zor geliyorsa başlangıç için 2 günde 1 yapabilirsin mesela.

bir de kan şekeriyle alakalı. kan şekerin yükselirse pek yemek istemezsin. öncesinde bir meyve yiyerek kan şekerini yükseltebilirsin. böylece canın çok istemez.
0
black mamba
(13.11.21)
Valla bence fazla almayarak olur ama bu sürdürülebilir olmaz. Esas olan da dibinde olan bir şeyi yememe iradesi gösterebilmek. Yani illa ki evinde fazla tatlı olacağı günler olacaktır. Bence iradeni terbiye etmen gerek. Şu kadar yiyeceğim fazlası zarar. Yersen kendini cezalandirabilirsin. 1 ay tatlı almayacağım vs gibi.
0
Amaranta ursula
(13.11.21)
Almamayı ben de biliyorum irademi nasıl geliştirebilirim onu soruyordum.
0
🌸mg3929
(13.11.21)
Kan şekerin, insülinin sana ye derken dolapta tatlı bırakmana imkan yok bence. Belli bi süre almayarak hormonal dengeni oturtabilirsin. Sonrasında irade göstermek daha kolay olur.

Bir de irade gücü sınırlı bi güç. Eğer zor bi gün geçirdiysen, iradeni gündüz kullandıysan akşam 0 dan irade gücü bulmana imkan yok. Bu yüzden insanlar sabah hayır diyebildikleri zararlı alışkanlıklara akşam hayır diyemiyorlar.

İrade gösteremiyorsan kendine çok yüklenme bu nedenle, gündüzlerin psikolojik anlamda yorucu geçiyorsa irade barın akşama kadar boşalıyordur. İrade gücü biten bit şey maalesef.

Bu nedenle uzmanlar işi asla iradeye bırakmazlar. Cips mi istiyorsun küçük paket al, tatlı mı istiyorsun küçük paket al, komşu koca bir tabak börek mi getirdi bir kaç tane ye geri kalanını çöpe boşalt vs. İrade sormuşsun ama irade oluşturmak yukarıdaki anlattıklarımdan dolayı zor olabilir ve bu senin suçun değil.
0
zimbirik
(13.11.21)
Bir süre aralıklı oruç düzeninde beslenirsen isteğin azalır.
0
fever
(13.11.21)
Ben herkes her konuda iradeli olması gerekli düşüncesine katılmıyorum :) Canın çekiyorsa alacaksın tabii ki. Tatlı arta da bilir, normal. Artanı canın da çekebilir, normal. İnsanız. Sürekli çevre koşulları kısıtlıyor zaten bizi. Mesela şöyle yapabilirsin, artacağını düşündüğün tatlıları ya akabinde hemen birileriyle paylaşırsın ya da yersin ve o yediğin zamanlara göre bi nevi "cheat day" ler oluşturursun kendine. Ama şunu net bi şekilde söyleyebilirim ki insanoğlu kısıtladıkça en ufak bir patlamada daha büyüğünü istiyor. Bu şekilde bi bakış açın olursa zaten akında hep bu düşünce de olmaz.
0
e mice
(13.11.21)
Tatlıyı ağzında beş on saniye tut, biraz çiğne, yutma ve çöp kutusuna tükür. Hem tadını almis olursun hem de kilo almazsın.
0
Trafalgar
(13.11.21)
youtu.be

Şuna denk geldim az önce. İzlemedim ama işine yarayabilir.
0
zimbirik
(14.11.21)
Ya hep ya hic oluyor maalesef, gozden uzak olacak, alinmayacak
0
gunes123
(15.11.21)
(2)

İsg uzmanlığı

dissendium
İsg uzmanlığı hakkında birkaç sorum var.1. İsg tezsiz yüksek lisans bitirince C sınıfı İsg uzmanı mı olunuyor?2. İsg tezsiz yüksek lisans ücreti 8, 9 bin lira. C sınıfı İsg uzmanı olunuyorsa değer mi bu parayı vermeye?3. İsg uzmanlığı dava sonucunda ceza alma açısından riskli bir iş mi?4. İsg uzmanl
İsg uzmanlığı hakkında birkaç sorum var.

1. İsg tezsiz yüksek lisans bitirince C sınıfı İsg uzmanı mı olunuyor?

2. İsg tezsiz yüksek lisans ücreti 8, 9 bin lira. C sınıfı İsg uzmanı olunuyorsa değer mi bu parayı vermeye?

3. İsg uzmanlığı dava sonucunda ceza alma açısından riskli bir iş mi?

4. İsg uzmanları varsa mesleklerinin, işlerinin son durumu hakkında bilgi almak isterim.

Teşekkür ederim cevap veren olursa.
0
dissendium
(11.11.21)
-isg değil igu diyelim
-tezsizden sonra sınava girip b olursun
-kurs ve sınav ile c olursun
-gerekli denetim ve uyarıları yapmazsan ceza ile karşı karşıyasın. haklı olsan bire bir kaç ay yatırıyorlar.
-meslek bitik. asıl işin yoksa atıyorum iibf falan, aöften isg okuyanlar için iyi ama maaelsef isg bitik. yasal olarak da geriliyor
0
renegade
(11.11.21)
iş bulma ihtimali az olan mühendislik mezunları işsiz kalmasın diye genişletilmiş bir mevzuata dahil bu isg uzmanlığı meselesi. vasıfsızı çok var, tehlikeli sınıfta çalışanlar için de ya kişisel bağlantın olucak ya da osgb'de yerini yapmış olacaksın. işverenlerin çoğu osgb vasıtasıyla "kiralıyor" o yüzden de aracı sebebiyle maaşlar düşük.
0
Bruce
(11.11.21)
(19)

İnsanlara borç veriyor musunuz?

meraklitursucu
En son borç verdiğim kişi en geç 1 ay sonra oderim diyip, ödemesi gereken zamanda whatsapi kapatmış herhalde aramam diye düşündü :) sanırım bu kaçıştan sonra tövbe edeceğim. Siz ne yapıyorsunuz bu durumlarda?
En son borç verdiğim kişi en geç 1 ay sonra oderim diyip, ödemesi gereken zamanda whatsapi kapatmış herhalde aramam diye düşündü :) sanırım bu kaçıştan sonra tövbe edeceğim. Siz ne yapıyorsunuz bu durumlarda?
0
meraklitursucu
(11.11.21)
Önce imkan varsa borç isteyen kişiyi tanıyanlara sorarım.

Ama bir kaç kişi borcunu ödemedi diye tümüyle de vazgeçmem borç vermekten.
Veren kişi açısından ödenmediği zaman çok can yakmayacak derecede olmalı bu borç.
0
Erva
(11.11.21)
Yakınlarıma güvenilir iseler veririm. Yani parayı saçma sapan yerlere harcamadıklarını bildiğim, belki daha önce borç verdiğim ve geri aldığım, gerçekten ihtiyaçları olduğunu bildiğim aile üyeleri ve yakın arkadaşlarıma elimde var ise seve seve borç veririm. Ama mesela harcamalarından ve gerçekten ihtiyacı olup olmadığına emin olamadıklarıma, hele hele yüksek meblalar vermem.
0
gmzo
(11.11.21)
Hibe etmeyecegim kisiye borc vermem. Gerci cok nadir, genel olarak kimse borc istemiyor etrafimda.
0
hot potato
(11.11.21)
Sadece en yakınlarım borç isterse veriyorum. Bir kere borcunu ödemeyene bir daha borç vermem tabii. Şimdiye kadar geri vermeyen olmadı çok şükür.
0
alaimisema
(11.11.21)
kenarda naktim varsa ufak miktarlarda duzenli geliri olan ve gercekten odeyecegini bildigim insanlara veriyorum sadece onlar da max 2-3 kisi zaten onun disinda asla vermem.
0
bay b
(11.11.21)
o konu ile ilgili bir kere canım yandı. hani derler ya "bir musibet bin nasihattan iyidir" diye. ne alıyorum, ne veriyorum. isteyenlere de prensip olarak kimseye vermiyorum, kardeşime bile diyorum. yine de siz borç verecekseniz canınızın yanmayacağı gibi ve o para dönmeyecek gibi hesabınızı yapın.
0
delidir yakalayin
(11.11.21)
maalsef borçluı olan insna çok var bana . 3 kişi. ve almam zorlaşıyor her geçen gün.
0
ShadowOfMoon
(11.11.21)
Benden borç almak durumuna düşen biri oldukça yıkıktır, sırf bu yüzden vermem.
0
Bruce
(11.11.21)
yakınlarım dışında borç vermem. gerçi yakınlarıma da borç vermem. dışardan borç gibi görünerek verdiğim parayı gözden çıkarmışımdır, geri gelmesini beklemem, verdiğim an unuturum.
0
erenderk
(11.11.21)
istendiğinde genellikle veririm. vermediklerim de oluyor ama.

adamına göre bazen geri de isterim bazen istemem.

istemediklerimden kimisinin geri ödememesini sorun etmiyorum, kimisi ile de iletişimimi kesiyorum.

bi kaç sene evvel borcunu geçiştiren, hatırlamazdan gelen, iletişimden kaçan arkadaş için ortak arkadaşımızın bol olduğu bi sosyal medya platformunda isim vermeden durumu açıkladım. "x tarihinde x meblağında geri ödeme taahhütüyle benden borç alan arkadaşım. şu tarihte aradım, şunları şunları yaptım. beni görmezden geldin. 2 gün içinde konuyla ilgili bana ulaşmazsan buradan ismini afişe edeceğim" gibi bir yöntem denemiştim. aradı, 1 hafta süre istedi, 1 hafta içinde de geri ödedi.
0
barankovan
(11.11.21)
borç vermem
0
dafuq
(11.11.21)
hayır.

sanırım 2 sene önce benzer bir soruya duyuruda "hayatta sadece 2 kişiye borç veririm." demiştim. 2 kişiden biri de kazık attı. kimseye borç yok. sadece ana baba kardeş...
0
ya ben lan neyse
(11.11.21)
hayır vermiyorum. isteyen olursa kibarca reddediyorum. bizde niyeyse verilen borcu istemek ayıp görülüyor, borç alan da para istenince tripten tribe girip nalet olsun sana moduna geçiyor. bu durum çok canımı sıktığı için kendimi o duruma düşürmek istemiyorum. anneme veya kardeşlerime verdiklerimi de borç saymıyorum.
0
ozgur bir kusun hatirati
(11.11.21)
Hayır. Geçmişte kazık yedim. O gün bugündür vermem. Belki benden borç isteyecek adam çok iyi bir insandır, borcuna sadıktır ama insanlara güvenimi kaybettim.
0
komando kani var bende
(11.11.21)
anama kardeşime lazım olduğunda verdiklerimi saymıyorum, onlar hibe görür geri zaten isteyemem. bunların dışında 1-2 kişi haricinde kimseye asla borç vermem, verilen borcu geri istemek zorunda kalmak her iki taraf için de çok alçaltıcı bir şey çünkü bence. herkes borç aldığı parayı mümkün olan en kısa zamanda geri vermeyi önceliklendirmeli diye düşünürüm.
0
evde liyakat kalmamis
(11.11.21)
veriyorum.
ben sormadan geri veriyorlar, sorun yaşamıyorum.
0
blatta hiberna
(11.11.21)
aile hariç birkaç çok ama çok samimi olduğum insan dışında vermiyorum. istenildiğinde kredim var, borcum var, kenarda param yok diyip geçiştiriyorum.
0
ilgeru
(11.11.21)
Valla dusundum de uzun zamandir borc da almamisim borc da vermemisim. Daha onceden de sadece yakin arkadaslara falan borc vermistim, pek olumsuz tecrubem de olmadi.
0
j r r tolkien hayrani
(11.11.21)
çok verdim ve büyük oranda sıkıntısız geri aldım ama şerefsizin biri var ki 3 yılımı zehir etti haysiyetsiz herif. bu soru bahanesiyle kendisine tekrar nefretlerimi iletiyorum. hesap günü görüşmek üzere !

vereceğiniz kişiyi iyi seçmek lazım maalesef :/
0
kuul
(13.11.21)
(5)

hızlı sivilce geçirme :(

centrolenidae
selamlar,çenemde 2 tane sinir bozucu sivilce çıktı. biri alt kısmında karşıdan bakınca görmüyorum ama epey büyük, baş kısmı beyaz gerisi kırmızı. diğeri de çenemde, kistik sivilce sanırım ağrılı, kırmızılık ve şişlik var. birkaç gün içinde geçirmek en azından azaltmak istiyorum cuma önemli bir gün :
selamlar,

çenemde 2 tane sinir bozucu sivilce çıktı. biri alt kısmında karşıdan bakınca görmüyorum ama epey büyük, baş kısmı beyaz gerisi kırmızı. diğeri de çenemde, kistik sivilce sanırım ağrılı, kırmızılık ve şişlik var. birkaç gün içinde geçirmek en azından azaltmak istiyorum cuma önemli bir gün :(

ne yapabilirim en hızlı işe yarayacak? cinsiyet önemliyse kadın. bu ara öyle yoğun bi cilt bakımı yapmıyorum temizleme+nemlendirme sadece. bunlar maskeden oldu muhtemelen. teşekkürler şimdiden!
0
centrolenidae
(11.11.21)
Bir ara her sabaha yeni sivilce ile uyanırken şununla yaşıyordum.
www.hepsiburada.com
Bi sabah bi akşam sürüyordum, ertesi güne kurumuş oluyordu.
0
Bruce
(11.11.21)
sabah akşam sarımsak sürün. 12 saatte bile gerilediğini göreceksiniz. böyle suyunu falan iyice yedire yedire sürün.
bu sarımsak saç kıran kadar lanet bişeyde bile çok etkili, sarımsak deyip geçmeyin. saçkıran kafada irinli büyük geçmeyen akıntı yapan sivilceler çıkması sonucuyla saç köklerinin ölmesi.
0
killerbee
(11.11.21)
önce limon sürüp sonra kurumadan üstüne pudra sürmek de bir yöntem.
0
lappuntamento
(11.11.21)
ben de diş macunu sürüyordum üstüne, işe yarıyor zaman zaman.
limon olayını da duymuştum, ama karbonatla karıştırın diyordu ben duyduğumda.
0
barankovan
(11.11.21)
Evde kullanılan ürünleri sürmeyin yüzünüze.

Eczaneye gidip dermokozmetik ürünlerden öneri isteyin. Lokal sürülen ufak stickler oluyor. Azelaik asit ve salisilik asit içeren şeyler iyi gelir muhtemelen.
0
jazzabel
(11.11.21)
(5)

Hangi Kahve Kavanozu?

dreamnesiac
Kahve çekirdeğini bir süre (1-2 ay olabilir belki) bayatlamadan saklamak için kavanoza ihtiyacım var.Bunlar için özel kavanozlar var bildiğim kadarıyla, ama şu değil di mi?https://www.petracoffee.com/collections/kahve-aksesuarlari/products/kahve-kavanozuÖzelliklerinde spesifik bir detay göremedim bu
Kahve çekirdeğini bir süre (1-2 ay olabilir belki) bayatlamadan saklamak için kavanoza ihtiyacım var.

Bunlar için özel kavanozlar var bildiğim kadarıyla, ama şu değil di mi?

www.petracoffee.com

Özelliklerinde spesifik bir detay göremedim bu konuda, artık vakum mu her ne gerekiyorsa :)

Başka online alınabilecek kavanoz önerisi varsa da olur bu boyutlarda, 250-500gr.

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(10.11.21)
fiyatı görünce bunu bu fiyata koyan siteye şunu söyleme geldi içimden,

'hey lanet olasıca zenci, senin derdin ney be dostum'

bu bildiğimiz cam kapağı da sıkı kapanan bi kavanoz, bunun bu fiyata olması çok manasız, hiç bir kalite ya da estetik özelliği yok.

milyoncularda böyle bin tane şey bulursun içine kahve koyacak. çoğu da silikon contalı falan.

vakumlu olanlar başka.

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
killerbee
(10.11.21)
Vakum kapaklı olsa bile içinde hava kalıyor kavanozların. Daha önce aldığımız kahvelerden kalan valfli paketlere paylaştırıyoruz kiloluk çekirdekleri, valfle havasını boşaltıyoruz. Kavanoza göre daha taze tutuyor.
0
kobuzchu kiz
(10.11.21)
www.gelbura.com

aslında degassing için tek taraflı valfli paket önemli, kavurum tarihinden itibaren degassing'in devam ettiği 5-20 gün arasında valfli pakette kalması ideal olan ilk saklama koşulu. kahvenin işlenme şeklinde göre değişir bu süre, degassing bittiğinde vakumlu kaba koymak gerekir. o yüzden aldığın kahvenin kavurum gününü bilmek önemli, ona göre geldiği valfli pakette tutup vakumluya alabilirsin.
0
Bruce
(10.11.21)
klt'nin vakumlu kavanozları vardı. ama artık satılıyor mu bilmem. ben kullanıyorum. güzel.

static.glami.com.tr
0
we are floating in space
(10.11.21)
İkea korken saklama kavanozu. Yıllarca bir şey içinde bozulmuyor asla hava felan da almıyor ne böcek ne başka bişi, tüm kavanozlarım bundan
0
esinikaybetmiscorap.
(10.11.21)
(9)

Ayakkabı yorumu

mg3929
https://www.morhipo.com/fw7391-duramo-sl/34955405/detayFiyat uygun. Günlük kotun altına giymelik alacağım ne dersiniz?
www.morhipo.com

Fiyat uygun. Günlük kotun altına giymelik alacağım ne dersiniz?
0
mg3929
(10.11.21)
Model güzel rengi kötü.
0
Zaman Tamircisi
(10.11.21)
Bi özelliği olmayan sıradan beyaz bir ayakkabı.
0
Bruce
(10.11.21)
Bende laciverti var, güzel ayakkabı. Ama böyle hafif falan düz file, yazlık.
0
whoosie
(10.11.21)
Kotun altına giymek için bence fazla spor. Olmaz değil ama deriyi tercih ederim ben olsam. Bi de yazlık bu zaten. Kışın hem çok üşütür hem de su alır.
0
himmet dayi
(10.11.21)
Yazın giyinmek için alıyorum şu an giyinme planım yok zaten
0
🌸mg3929
(10.11.21)
Beyaz renkli deri sneaker'ı kolonyalı mendille şöyle bir silsen bile hızlıca temizleyebilirsin ama bu ayakkabı çok hızlı bir şekilde kirlenecek ve temizliği de o kadar kolay olmayacak. Bence seçerken bunu da düşün.
0
thracia
(10.11.21)
bende de var biraz dandik bi ayakkabi bence. ama gorselde durusta hicbi sorun yok bence seneye yaz icin aman aman bi yatirim degil bu ayakkabi
0
ala09
(10.11.21)
Bana da çok çakması olan yada kinetix gibi modellerden geldi. Bayansanız kotun altına loafer tarzı ayakkabılar daha klass duruyor ya da stan smith, vans gibi modeller daha düz tabanlı ayakkabıları ben beğenirim size de fikir olsun
0
esinikaybetmiscorap.
(10.11.21)
Grisini almıştım, kot altına spor duruyor (istediğiniz stil buysa eğer ideal). Bi de çok rahat, 2 yıl dışarıda giydim, temizleyip spor salonunda giyiyorum 1 yıldır. Islak mendille silince bile temizleniyor
0
ya volna
(10.11.21)
(1)

tatlı kaçıklar

rojava kurd u kurdistan
`tatlı kaçıklar`'da patron rolünü oynayan oyuncunun ismini hatırlayan var mı ?
tatlı kaçıklar'da patron rolünü oynayan oyuncunun ismini hatırlayan var mı ?
0
rojava kurd u kurdistan
(10.11.21)
Bruce
(10.11.21)
(16)

ebeveyn olmaktan mutlu olan ebeveyn gördünüz mü hiç?

erenderk
lafta değil, gerçekten mutlu olmaktan bahsediyorum. eylemlerinde ve sözlerinde o mutluluğu hissettirenlerden. ben hiç görmedim. varsa yoksa dert şikayet duyuyorum çevremdeki (ve bazen buradaki) ebeveynlerden. böyle deyince de "ama yok cidden çocuk başka bi şey. tabii ki çok seviyoruz." vs diyorlar.
lafta değil, gerçekten mutlu olmaktan bahsediyorum. eylemlerinde ve sözlerinde o mutluluğu hissettirenlerden.

ben hiç görmedim. varsa yoksa dert şikayet duyuyorum çevremdeki (ve bazen buradaki) ebeveynlerden. böyle deyince de "ama yok cidden çocuk başka bi şey. tabii ki çok seviyoruz." vs diyorlar. illa ki seviyorlardır da (ki zaten sanki başka şansları mı var? mecburen sevecek, sevmese ya da sevmiyorum dese ne değişecek ki, tabii ki "seviyorum, özünde süper bi şey" falan diyecek), iş sosyal hayata ve diyaloglarına yansımalara gelince ağızlarından bi tane olumlu laf duymuyorum çocuklarına ilişkin. çocuklardan kaynaklı yapmak zorunda oldukları işlerden bıkkın bi havayla bahsediyorlar hep. sanki gizli gizli "çocuğunuz olduğunu veya bu kararınızı hatırlamayacaksınız, çocuğunuz da acı çekmeyecek, çocuğunuz olmadan önceki hayatınıza geri dönmek ister misiniz?" bu soruyu sorsak hepsi evet dermiş gibi geliyor. evet demeseler bile bi düşünürler kesin.

acaba ebeveynlik çok kötü bi şey mi?
0
erenderk
(09.11.21)
Çok kötü bir şey değil ama çok zor bir şey.
(5.5 senelik anneyim)
İlk 3 sene sorsan çocuktan önceki hayatıma geri dönmek isterdim ama şu anda o kadar çok istemiyorum. Büyüdükçe olay zevkli olmaya başladı ama hala çok zor
0
sta
(09.11.21)
Annem. Annelerde değil de babalarda hep bir şikayet, nazlanma oluyor bence. Herkes baba olmasın.
0
Josephine.
(09.11.21)
Valla boyle surekli olarak mutlu ya da mutsuz olacaklar diye bir olay yok ki. Mutlulugu da yasamislardir, mutsuzlugu da. Mesela ben universiteye ilk yerlestigimde deli gibi sevinmistim cunku benim icin bir hedefti. Ama universite acildiginda ve sabahin korunde kalkmak zorunda kaldigimda surekli sovdum. Derslere calisirken mutsuz oldum ancak sabahlara kadar batak attigimda mutluydum. Ayni sekilde sinavlardan dusuk not aldigimda mutsuz oldum ancak iyi not aldigimda mutlu oldum.

Yani demem o ki ebeveynlik de bunun gibi bisey. Oyle dogrusal ve sabit bir cizgide ilerlemez olay. Mutlu olduklari zaman da olur mutsuz olduklari zaman da cunku zorlugu da var bisekilde sana getirecegi faydasi da var. Misal benimkiler su an mutlu ancak benim kucuklugumde yani surekli benle ugrasmak zorunda olduklari zaman diliminde bu kadar mutlu olduklarini da sanmiyorum. Bu da oldukca normal.
0
j r r tolkien hayrani
(09.11.21)
www.youtube.com


gördüm, üç dünya güzeli evlatları var. sanki "profesyonel" ebeveynler :) öyle mutlular yani ebeveyn olmaktan, insan yetiştirmekten. tüma aile hep musmutlu var olsunlar.

sorunuzun cevabı çok kültürel bişe bence. insanlar ayıp olmasın diye yani mecbur hissettiklerinden evleniyor veya meslek seçiyor veya çocuk yapıyor buralarda.

bir de dizi tavsiyesi: workin' moms
0
rewlack
(09.11.21)
Genç yaşta anne olan birilerinden çocuklarıyla birlikte olgunlaştıklarını ve iyi ki dediklerini duyuyorum sık sık. Tabii ki geceleri uykusuz kalmak, her yerin bebek boku ve kusmuğu olması, büyürken masrafların artıp o bok kokusuna bile hasret bırakması, ergenliğiydi falan derken ebeveyn şikayet edebilir. Ama anne baba birbirini seviyosa o zaman çocukla da mutluluk artıyodur gibi. Böyle sevgi pıtırcığı bi çift var tanıdığım, çocuğa baya “aşkımızın meyvesi” bakışı atıp birbirlerine sırıtıyolar.

Kısacası babayı bilmem de anne için sevgi fiks, şikayetler filan da öyle muhabbet konusu gibi.
0
kulaktan dolma biber
(09.11.21)
Kendi ailem ve akrabalarım çok mutlu. Çocukları olarak öyle müthiş insanlar değiliz belki ama hep karşılıklı sevgi ve saygı içinde büyüdük, böyle gidiyoruz.
0
hadi ya la
(09.11.21)
Kötü değil kesinlikle ama zor. Ve zor olanı daha da zorlaştıran bir kültürümüz var. İsteyerek çocuk sahibi oldum ama çocuk doğurmak için yaşamadım ve evlenmedim. Yani kişi istemiyorsa çocuksuz da olur. Çocuk olunca hayatın ona ait oluyor, onun müsade ettiği ölçüde diğer rollerini oynayabiliyorsun hayatta. Yani benim için böyle, çocuğuna güvenilir bir bakımveren bulup diğer rollerini de eksiksiz yerine getiren vardır mutlaka. Bir ebeveyne çocuğu belli yaşa gelene kadar ne yapıyorsun diye sorsalar alacakları cevap hep çocuk etrafında döner. Tabii ki yakınma da işin içine giriyor, çünkü çocuk büyütürken zorlanmayan yok.

Ama tüm bunların yanında saksıdaki çiçeğe su verip açtığını görmek bile mutlulukken bir canlının büyümesini, kendine ait bir kişiliğe sahip olmasını, öğrenmesini, konuşmasını, dünyaya karşı çektiği yabancılığı ve alışmasını görmek bir mucize gibi. Bazen eski hayatımı çok özlüyorum, hatta depresyonda olduğum için normal anne babalardan daha çok özlüyor bile olabilirim ama çocuksuz zamanlarıma dönmeyi istemem. Anne olmak elzem değil, ama imkan ve sorumluluk bilinci varsa yaşanmasını tavsiye edebileceğim bir hayat deneyimi.
0
curukturpkokusu
(10.11.21)
uyku düzenleri olsa çok zor değil. onlarla iletişim kurmak onları eğitmek öğretmek çok zevkli. ama geceleri uyanmasınlar ne olur :)
0
xrated
(10.11.21)
ben mutluyum. çok isteyerek anne oldum. büyüdükçe daha bir çok seviyorum. ama tek başıma bakıyorum ve çok zorlanıyorum. gece 7-8 kez uyanıyor (1.5 yaşında), tüm gün aşırı enerjik ve devamlı ilgi gerektiriyor ve kendime ait 5 dk bile bulamayabiliyorum gün içinde. büyüdükçe kolaylaşacak diye umut ediyorum.
0
deartheodosia
(10.11.21)
Ben asıl ana baba olup bundan mutsuz olduğunu kendine itiraf eden görmedim. Konya'nın bir köyünde yaşayan homoseksüel olan bir amcanın asla bunu kabul etmemesi gibi bişey bu, sadece kendi başına kaldığında zaman zaman aklına gelen ama bununla yüzleşmeyip "yok yaa olur mu öyle şey heteroyum tabii ki, yok ya olur mu öyle şey mutluyum evladım olduğu için tabii ki" demesi gibi bişey. Artık çocuk var ve mutsuz olmak bişeyi değiştirmiyor, haliyle mutlu kısımlara odaklanmak zorundasın. Çünkü çok büyük "günah/kabahat" ikisi de.
0
Bruce
(10.11.21)
ebeveynlik insanı geliştiren birşey. ben de anneliğimin ilk 2,5-3 yılında şikayet ediyordum herşeyden. şuursuzmuşum. attachment parenting ekolünden kitaplar okumaya başladıktan sonra çocuklarıma saygı duymaya başladım. zaten hep seviyordum ama bir tık boyut atladık, artık onlarla iletişim kurmak keyifli hale geldi. ne düşündüklerini öğrenmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum, çocukları geçiştirmiyorum. bazen çileden çıktığım oluyor ama onlara büyük tepkiler vermemeye çalışıyorum. çünkü ben daha relax olunca sorunlar daha kolay çözülüyor, tekrar mutlu moda daha kolay geçiliyor. bunları zamanla kendim öğrendim, çünkü büyüdüğüm aile hiç böyle değildi.

şikayet bizim toplumda bir kültür haline gelmiş, insanlar birbirinden görüp muhabbete dahil olabilmek için şikayet ediyorlar bence. sorunlarıyla gerçekten baş edemedikleri için değil. okul kapısında beklerken ailelerin çocukları hakkında şikayetlerini dinlerken üzülüyorum gerçekten, ya bu çocukların hiç mi iyi özellikleri yok diyesim geliyor, ki bazı eleştirileri çocuklar da duyuyor. o ortamda susuyorum, aksi birşey söyleyip ukala veya aşırı kitabi (yapay) ebeveynlik yapan biri gibi anlaşılmamak için.. okul kapısıdaki muhabbete en basit örnek şu olabilir, diyelim ki çocuk o gün iyi birşey yapmış, öğretmen iltifat ediyor ve takdirini veliye söylüyor. velinin cevabı aman yok evde hiç öyle değildir bla bla şeklinde.. hiçbirşey yapamıyorsan teşekkür et geç yani.. neyse. ebeveynliğin öğrenilmesi gerektiğinin kendim biraz gecikmeyle farkına vardım, çabalıyorum, umarım herkes de farkına varır. insan hayatı çok kıymetli çünkü.
0
evanka
(10.11.21)
www.instagram.com

faydalı bilgi
0
bir soru sorcam
(10.11.21)
@evanka +1, şikayet kültür haline gelmiş. bunun yanı sıra, bunu bir markanın ekşi başlığına girip sadece olumsuz yorumsuz okumaya da benzetiyorum. insanlar olumsuzluklar üzerinden bağ kurup sosyalleşmeye meyilli. bir de hazır olmadan ezbere çocuk yapanlar var, kaynım ve eltim bebekleri olduğunda sürekli "ay gezin gezin, çocuk olduğunda hiçbir yere gidilmiyor" şeklinde konuşup, şikayet ediyorlardı. gezmeyi seven insanlar ama daha yaşadıkları yerin 3 saatlik araba mesafesinden çıkmadan çocuk yaptılar. bana bu şekilde sürekli şikayet edilmesi çok itici geliyor. iş yerindekilerin de kendilerine acındırıp işten kaytarmak için özellikle şikayet ettiklerini düşünüyorum :)

bunu çocuk bekleyen insanlara da çok yapıyorlar bu arada. "bol bol uyu birkaç ay sonra uyuyamayacaksın" gibi bir sürü laf. yani bunları düşünüp göze almadan çocuk yapmaya karar vermiyordur herhalde kimse? olgun insanların bu davranışın tam aksini gösteriyorlar mesela, olumlu deneyimlerinden bahsediyorlar hamilelik haberini aldıklarında.
0
gmzo
(10.11.21)
tam olarak Bruce +1

çevremde aşırı isteyerek falan çocuk yapan tanıdığım tek bir kişi var, o da mutlu.
gerçi mutluluk da göreceli, çocuktan başka bir hayatı yok.
ama onun dışında herkes "evliyiz, işte çocuk yapmak lazım" falan kafasıyla çocuk yaptığı, hatta "evlenme yaşı geldi" falan diye evlenmiş olmak için evlendiği için hepsi mutsuzluktan dökülüyor.
işin kötüsü, bu "hâli" evli olmanın normu olarak görüyorlar.

çoğunun hayat düzeni, ekonomik durumu falan da bozuldu, pek kaldıramadılar çocuğu.
mutlu olmamalarının getirdiği vicdan azabını da çocuğa sınır koymayarak, anlamsızca üstüne düşerek falan kapatmaya çalışıyorlar.

ebeveynlik kötü değil, sadece herkes ebeveyn olmaya hazır olmayabiliyor.
hayatın akışında öylesine değil, "istiyorum bunu artık" diye yapılacak bir şey.
en azından bu devirde artık öyle oldu.
0
blatta hiberna
(10.11.21)
gizli gizli degil, zamani geri dondurmek mumkun olsa evet son 6 seneyi geri alalim derim. hep diyorum. hatta sasirdim burada gorunce.

bu cocuguma en iyi anne olma cabami degistirmiyor. icimde bir canavar yok.
0
2oda1salon
(10.11.21)
çok gördüm.
annelliğin ne olduğunu bilsem anne olmak istemezdim diyeni de gördüm.
ama zamanı geri almak isterdim diyen az, yine de herşeye değer diyenin oranı daha çok.
hepsinin deneyimine sonsuz saygım var.
0
hopp
(12.11.21)
(7)

1 aydır sürekli yorgun hissediyorum ve aniden uyku bastırması

ayseee
daha önce böyle bir şey yaşamamıştım ancak 1 aydır sürekli yorgun hissediyorum, 5 dk.'lık bir iş yapıyorum sonradasında çok kısa sürede yoruluyorum ve aniden uyku bastırması oluyor. 1 ay önce önce corona sonra grip geçirdim. corona'yı orta hasarla atlattım ama grip çok kötüydü 15 gün geçmedi. şimdid
daha önce böyle bir şey yaşamamıştım ancak 1 aydır sürekli yorgun hissediyorum, 5 dk.'lık bir iş yapıyorum sonradasında çok kısa sürede yoruluyorum ve aniden uyku bastırması oluyor. 1 ay önce önce corona sonra grip geçirdim. corona'yı orta hasarla atlattım ama grip çok kötüydü 15 gün geçmedi. şimdide sanki pilim bitiyor gibi hissediyorum, enerjim bir anda 60'dan 20'ye düşüyor 1 dakika içinde ve hemen uyku bastırıyor.

bir tahlil filan mı yaptırmalıyım? bilgisi olan var mıdır?
0
ayseee
(08.11.21)
Net aynı sorun bende de var covid olmadın gerçi ama sporcu olmama rağmen uzun yıllardır iki dakika merdiven çıkınca nefesim kesiliyor her yerde uyumaya başladım
0
shredd
(08.11.21)
Kan değerlerinize baktırın. Geçen sene babamda benzer şikayetler (sürekli yorgunluk, uyku hali, halsizlik) sonucunda sodyum eksikliği (hiponatremi) çıktı, bir hafta hastanede yattı.
0
inheritance
(08.11.21)
(git: 1502111) buradaki cevaplara bakabilirsin, geçmiş olsun
0
bahçedekisandal
(08.11.21)
Bence otomatik al 2009'dan da eski olmasın.
0
Bruce
(08.11.21)
Hamile olabilirsin.
0
111111
(08.11.21)
Dahiliye'ye gidin.
İnsülin direnci olabilir.
0
dreamnesiac
(09.11.21)
muhtemelen uzun dönem covid etkileri yaşadığınız ve hala bu konuda dünyada çok fazla araştırma yok sanırım
0
photo85
(09.11.21)
(7)

mezarlıkları çok sevmek

chezidek
sizin de görüşünüzü merak ettim, birkaç kişiyle laf arasında konuşurken yadırgandığımı farkettim çünkü.mezarlıkları çok seviyorum. bir yere taşındığım zaman yakınlardaki mezarlıkları kesin gezerim. bulunduğum yerde pazar günü her yer kapalı olduğu için park bahçe gezmek yerine mezarlık gezmeyi terci
sizin de görüşünüzü merak ettim, birkaç kişiyle laf arasında konuşurken yadırgandığımı farkettim çünkü.

mezarlıkları çok seviyorum. bir yere taşındığım zaman yakınlardaki mezarlıkları kesin gezerim. bulunduğum yerde pazar günü her yer kapalı olduğu için park bahçe gezmek yerine mezarlık gezmeyi tercih ederim.

orada yatanların hikayelerini merak ederim. kaç yaşında öldüklerini hesaplarım. geçmişe bakmak gibi oluyor sanki. onların da aileleri, sevdikleri, sevgilileri vardı. bu dünyadan gelip geçtiler işte falan gibi düşünürüm.

bir iki fotoğraf da koyayım bari gelmişken.

ibb.co

bunlar da abelard ve heloise'in mezarları. 1100lü yıllarda ölmüşler. mezarları sonradan birleştirilmiş gerçi ama tarihe tanıklık etmek için güzel bir fırsat.

ibb.co
ibb.co
0
chezidek
(07.11.21)
Abelard ve Heloise'in mezarlarını ben de görmek isterim. Ancak Karşıyaka Mezarlığı'nın ilgi çekici hiçbir tarafı yok.
0
stronzo
(07.11.21)
Ben de çok severim. Hatta gezmek için neden zaman ve imkan yaratmadığım için zaman zaman hayıflanıyorum. Cebeci Asri ve Aşiyan mezarlığını saatlerce gezmiş mezarlara, isimlere ve tarihlere bakıp üzerine düşünme olayını çok sevmiştim. Bence mezarlıklar biraz kendi hayatımıza ya da yaşayan diğer insanların hayatına bakmaktan (bakmak zorunda olmaktan) kaçmak için çok iyi yerlerden biri. Bu hissi tanımadığım kişilerin eski fotoğraflarına bakarken de yaşıyorum. Çok ilginç.
0
Amaranta ursula
(07.11.21)
Ben gidip gezmem ama genelde bol ağaç olduğu için o huzur atmosferini severim.
0
dissendium
(07.11.21)
mezarlıklar güzel yerler, yargılayanları sallama.
0
fever
(07.11.21)
ölümden korkmadığınızı düşündürür bu durum. bu güzel ama genel olarak tuhaf. ben de paris'teki ünlü mezarlığı gezdim zevkine ama o da bir sürü ünlü yatıyor, yılmaz güney falan var ve estetik bi mezarlık diyeydi. biraz anma biraz turistik gezi gibi yani. ki orada da bi ara kayboldum, ürktüm hafif. siz bi de fırsat yaratıp gidip geziyorsunuz rahatça. ne bileyim, değişik. ama iyi ya da kötü diye düşünmem tabii. değişik işte.
0
erenderk
(07.11.21)
Per laşez paris'te eyfel'den bile önce gittiğim bir gezi noktasıydı, ben de seviyorum kendine has mezarlıkları.

Tabii bizim kuru tahta çakılı müslüm mezarlıkları değil. Şişli'deki ermeni, italyan, musevi mezarlığı ne kadar estetik mesela.
0
Bruce
(07.11.21)
İstanbul’un en güzel yerleri mezarlıklar bence
0
damba
(08.11.21)
(5)

%100 ipek fular

invictae
Nereden alabilirim? Hediye olacak. Aklıma sadece Beymen geliyor. Sitesinde şu an 120-150 tl civarında. Bu fiyat iyiymiş. Seçenek olması açısından başka nerelere bakayım?
Nereden alabilirim? Hediye olacak. Aklıma sadece Beymen geliyor. Sitesinde şu an 120-150 tl civarında. Bu fiyat iyiymiş.

Seçenek olması açısından başka nerelere bakayım?
0
invictae
(07.11.21)
Silk&cashmere
0
Bruce
(07.11.21)
Vakko (daha pahalı)
Silkhometr (uygun fiyatlı)
0
pro9it9is9
(07.11.21)
Vakko
Beymen
Yargıcı

Yargıcı’nın outleti de var (osmanbeyde)
0
rewlack
(07.11.21)
eğer özel bir şey istiyorsanız burayı tavsiye edebilirim; goo.gl
daha bu yaz yurtdışına giderken alaman bir hanımefendiye hediye ipek şal aldım, ofiste epey beğenildi. 300 civarına almıştım diye hatırlıyorum ama 100 liraya da 1000 lira üstüne de seçenekler vardı.
onun dışında internetten alacaksanız kozahan'da satış yapan şöyle firmalara da bakabilirsiniz bence; www.bursaipek.com
0
leontocephaline
(07.11.21)
galigaipek.n11magazam.com
bu markadan 3 kişiye hediye aldım, çok beğenildi..
0
evanka
(08.11.21)
(5)

kapım neden titriyor?

erenderk
salon ile koridoru ayıran ahşap kapı geceleri kapalıyken titriyor. salonu ısıtmaya başladığımdan beri böyle bi sorun yaşıyorum, o yüzden acaba sıcaklık farkı mı bu titremeye sebep oluyor diye düşünüyorum ama bilemiyorum da. öyle dağlar kadar bi sıcaklık farkı da yok. hava sirkülasyonu olan bi yer de
salon ile koridoru ayıran ahşap kapı geceleri kapalıyken titriyor. salonu ısıtmaya başladığımdan beri böyle bi sorun yaşıyorum, o yüzden acaba sıcaklık farkı mı bu titremeye sebep oluyor diye düşünüyorum ama bilemiyorum da. öyle dağlar kadar bi sıcaklık farkı da yok. hava sirkülasyonu olan bi yer de değil. kapımın sorunu ne ve nasıl iyileşir? -_-
0
erenderk
(07.11.21)
Boşluk olduğu için titriyor. Boşluğu bulmak lazım.
0
dissendium
(07.11.21)
Salliyorum ama sicak su borusundan su gecerken titretiyor olabilir mi?
0
floydian
(07.11.21)
Kapın vedat milor ya da azer bülbül olabilir, yemeyi mi seviyor acıyı mı onu öğrenip çözüm geliştirebilirsin.
0
Bruce
(07.11.21)
boru yok yakınında.

bi derdi var belli ama anlamıyorum dilinden, kapıcam Elementary henüz. anca geceleri konuşuyoruz işte o da mecburen
0
🌸erenderk
(07.11.21)
Yoldan geçen ağır araçlardan olabilir, odalar arası ısı değişiminden oluşan hava akımından olabilir.

Boşluk çok fazlaysa yapışkanlı kapı fitili ile sıkılaştırılabilir, zaten fitilli bir kapıysa (son 10-15 yılda üretilen) yeniden bir karşılık ayarı yapılıp fitile basması sağlanabilir.
0
John Bloor
(08.11.21)
(2)

telefon ekran kalitesi

tempor
samsung note 4 kullanıcısıyım, s21'ye geçeyim mi derken ekran özelliklerine bakayım dedim çok anlarmışım gibi.note 4:super amoled1440x2560 (QHD)515 PPI60 Hzs21:dynamic amoled1080x2400 (FHD+)421 PPI120 Hzburada s21 yüksek hzsinden dolayı daha canlı ama note 4 çözünürlük ve ppi'ından dolayı daha kalit
samsung note 4 kullanıcısıyım, s21'ye geçeyim mi derken ekran özelliklerine bakayım dedim çok anlarmışım gibi.

note 4:
super amoled
1440x2560 (QHD)
515 PPI
60 Hz

s21:
dynamic amoled
1080x2400 (FHD+)
421 PPI
120 Hz

burada s21 yüksek hzsinden dolayı daha canlı ama note 4 çözünürlük ve ppi'ından dolayı daha kaliteli olmuyor mu?

evetse nasıl oluyor, note 4 2014 yılı telefonu, diğeri 7 yıl sonrasında üretiliyor?
0
tempor
(06.11.21)
ppi'ın bir önemi yok o seviyede, 300'ün üstündeki farkı günlük bakış mesafesinde algılamak çok zor. bunun farkında oldukları için ppi üzerine bir geliştirme yapmadı üreticiler. telefona 5 santim mesafeden bakmadığın sürece farkı görmezsin.
bu arada yenileme hızının canlılıkla alakası yok ama asıl gözle görülür fark bu. bir de panel kalitesi gittikçe arttı. net anlamak için git bir teknosa'ya, yan yana karşılaştır, gözle görülür şekilde daha iyi s21.
0
Bruce
(06.11.21)
Verimlilik maliyet odalılık ve panel kalitesiyle de ilgili

420 ppi ile 515 ppi arasındaki farkı gözle farkedemezsin 5-6 inçlik ekranlarda

Aynı şekilde fhd ve qhd çözünürlük de öyle hissedilir olmaz

60hz ve 120 hz hareketli görüntülerde menü kaydırmasında gözle farkedilir
0
freebird5406_2
(06.11.21)
(2)

Viyanada uygun fiyatlı strudel nerede yenir

the real brad pitt
Yarın gidelim de yiyelim ya. Pigmuller’de 650 lira 2 şinitzele verdik tansiyonum düştü. Evet pahalı şehir evet euro falan filan ama belki bilen vardır nispeten uygun fiyatlı nerede yenir bu tatlı sütle beraber :)
Yarın gidelim de yiyelim ya. Pigmuller’de 650 lira 2 şinitzele verdik tansiyonum düştü. Evet pahalı şehir evet euro falan filan ama belki bilen vardır nispeten uygun fiyatlı nerede yenir bu tatlı sütle beraber :)
0
the real brad pitt
(06.11.21)
4-5 avroya iyisi yenebilen bir tatlı bu. landtmann, alt wien ve eiles en iyileri yapıyor diye bakmıştım ben giderken. kararı landtmann'da kılıp beğenmiştim.
0
Bruce
(06.11.21)
Schnitzel yemek istiyorsaniz schnitzel fan var oraya gidin doya doya ucuza lezzetlice yiyin. 10. Viyanadaki guzeldir.

Strudel da geier’larda var mi hatirlamiyorum ama varsa orada uygun ve lezzetlidir.
0
c1b2k3
(07.11.21)
(11)

turkiye'deki aileye amerika'dan ne goturulur?

antikadimag
anne baba 50li yaslarda, kiz kardes 27. ne goturebilirim? kardesime teknolojik bir seyler alabilirim ama annem ve babama ne alabilirim bilmiyorum.
anne baba 50li yaslarda, kiz kardes 27. ne goturebilirim?

kardesime teknolojik bir seyler alabilirim ama annem ve babama ne alabilirim bilmiyorum.
0
antikadimag
(06.11.21)
Anneye evdeki hayatını kolaylaştıracak mutfak ya da temizlik aleti. Babaya varsa hobisi için bişi, yoksa rahat bir ayakkabı ve şık bir kravat ya da benzer kullandığı bir aksesuar.
0
Bruce
(06.11.21)
butce sinirli ise, anneye coach canta babaya nortface mont sikechirs spor ayakkabi ikisinede

kiz kardese klasik timbirlent 6 inc bot...

butce daha da sinirli ise, calvin klein canta, cuzdan falan...
0
cairo
(06.11.21)
Bütçe ne kadar?

Anneye temizlik Robotu :)) babaya skechers :)))

Kız kardeşe seçenek çok zaten
0
damba
(06.11.21)
Yiyecek bişiler . Organik kraker, cevizli kabaklı paykek midir turta mıdır ondan
Organik bitki çayı ve pastiller

Kız kardeşe maykıl kors çanta.
0
photo85
(06.11.21)
Amerika'daki mutfak aleti turkiye'de calismaz. Voltaj farki, farkli prizler... Adaptorle falan ise hic ugrasilmaz. Temizlik robotu falan, asiri bir butce sikintisi yoksa Turkiye'den alinir oyle seyler.

Skechers babaya almak icin cok kalitesiz.

Kiz kardese Turkiye'de satilmayan makyaj malzemesi, cilt bakim urunu parfum vb. Ama ne istedigini sorun. En azindan liste yapsin arasindan secin. Canta vs de gayet mantikli.

Anne baba'ya kalitelisinden vitamin, supplement falan olabilir. Yukarida yazildigi gibi Turkiye'de bulunmayan yiyecek vs olur.
0
hot potato
(06.11.21)
damba +1.

sketchers olmasa da north face columbia alın o zaman:)

priz uyumuna bakın tabii
0
dreamnesiac
(06.11.21)
Yılbaşından dolayi advent kalenderler var burada, heralde orada da vardir. onlardan alabilirsin.
0
Coma
(07.11.21)
yukte hafif ama fiyat farkinda asiri fark eden urunler olarak
kulaklik, parfum, saat, belki ayakkabi.
teknolojik urunleri saymaya bile gerek yok.
0
baldur2
(07.11.21)
kiz kardese tr de cok pahali olan burada cok uygun maktaj malzemesi. ordinary fln mesela onun urunleri. evdeki herkese north faceden mont ya da polar tarzi seyler. dun baktim $20 polarlar, tr de en az 600 700 vardir. anneye temizlik robotu da olabilir.
0
oscar
(07.11.21)
oscar arti 1.
10-15 dolarlik kozmetik urunleri turkiye'de 300-400 lira. turkiye acayip sacma bir yere donustu.
0
baldur2
(07.11.21)
Kız kardeş benden bir yaş küçük, makyaj malzemesi +1 diyorum. (Özellikle istediği teknolojik bir şey yoksa)

Anastasia Beverly Hills - modern renaissance far paleti çok güzel olur mesela. Yanına da Huda beauty ruj seti
0
jazzabel
(07.11.21)
(1)

Yılsonu Primleriniz tek seferde mi ödeniyor bölünerek mi

condom kurşunu
Hı?
Hı?
0
condom kurşunu
(06.11.21)
Tek.
0
Bruce
(06.11.21)
(2)

İstanbul'da sevgiliyle bir pazar günü en verimli şekilde asıl geçirilebilir

northern eagle
Orijinal önerileri olan var mı?
Orijinal önerileri olan var mı?
0
northern eagle
(06.11.21)
six senses kocataş'ta 2 gecelik konaklama esnasında güzel manzarada güzel yemek, güzel manzarada güzel seks, güzel spada güzel bir masaj ve rahatlama...
otelden çıkmadan gayet sakin ve baş başa bir hafta sonu oldukça verimli bence. illa bir sürü şey yapmaya gerek yok.
0
Bruce
(06.11.21)
@bruce gecelik 4300 tl???
0
oekuklu
(06.11.21)
(2)

"On the Job Training"- İşyerinde Eğitilip Geliştiniz mi? :)

dreamnesiac
İşyerinizde aldığınız eğitimlerden memnun musunuz? Memnunsanız özellikle şirket dışı eğitim veriliyorsa hangi kaynakları kullanıyorlar? Hangi alanlarda eğitim aldınız?Yakın zamanda iş değiştirdim, yeni kurulan bir yapı var ve sürekli yeni insanlar alınıyor farklı deneyimlerle. Her şey yeni olduğu i
İşyerinizde aldığınız eğitimlerden memnun musunuz? Memnunsanız özellikle şirket dışı eğitim veriliyorsa hangi kaynakları kullanıyorlar? Hangi alanlarda eğitim aldınız?

Yakın zamanda iş değiştirdim, yeni kurulan bir yapı var ve sürekli yeni insanlar alınıyor farklı deneyimlerle. Her şey yeni olduğu için süreçler net değil, en ideal halde de değil. Aksayan yanları da görebiliyorum, benim işime de yansıyor ama daha hızlı ilerleyebilmek için mevcutta bir eğitim yok gibi, çok jenerik olanlar dışında. Mesela dijital pazarlama eğitimi arıyorum, kendi çabamla online eğitimler bulabiliyorum. Daha önce kullanmadığım tool'lar için de işte bilinen online kaynakları takip etmeye çalışıyorum tamamen kendi çabamla ve bütçemle. Ama bir yandan eğitimleri tamamlamaya zaman da kalmıyor yoğunluk nedeniyle.

Uzun süredir de iş hayatındayım, geri dönüp baktığımda ne öğrendiysem kendi çabamla olmuş sanki. İlk işim dışında çalışanı geliştirelim düşüncesiyle bütçe ayrıldığına ya da eğitime yatırım ya da özel vakit ayrıldığına pek rastlamadım. Bahsettiğim şirketlerin hepsi karlılıkta sektör lideri, koca koca global şirketler.

Arkadaşlarımla konuştuğumda onlarda da durum benzer. Genelde şirketin eğitim portalı dışında eğitim yok.

Var mıdır benim şirketim/ yöneticim bana muhteşem gelişim imkanları sundu, eğitildim, geliştirildim diyen aramızda? Ya da siz de kendikendinigeliştirengillerden misiniz? :)

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(05.11.21)
ben şirket değiştirmedim ama şirket el değiştirdi ve yeni şirketteki l&d imkanları çok güzel görünüyor. kendi udemy'si var gibi bişi ve ek eğitimlerin bir kısmına başvurmak için o portaldaki eğitimleri başarıyla tamamlamak gerekiyor. keza kendi departmanımın eğitim bütçelerini hazırlarken entegrasyon sürecinde olduğumuz için ek bütçe şansı verildi, kendime seçtim güzel bişiler. tl'nin değer kaybetmesinin tek avantajını burada gördüm diyebilirim, eskiden olsa çok para denilecek eğitimleri 10'a bölünce bütçeye çok şey sığıyor.
0
Bruce
(05.11.21)
Şirketin kendi eğitim portali var. Yoneticilikten excele (5-6 farklı dilde), sap/oracle, iletişim, tedarikci yönetimi vs bir sürü alan için. Burada hem şirket tarafindan yapilmis hem de external eğitimler var.
Misal yeni yönetici olanlar için hem ülkede belirlenen şehirde toplu egitim ya da online eğitim var.
Buna ek yoneticiler için haftalik egitim kitapciklar geliyor, farkli konularda.
Buna ek her ay zorunlu eğitim oluyor bu portal üzerinden.

Buna ek Fransa'da sirketin sizin eğitiminiz için kenara yatirmasi gereken para var. Bazilari dil, bazilari excel vs baska şeyler icin kullaniyor. Bende su an 2bin 500 euro var 4 sene sonunda.

Benim kendi açımdan şirket beni lider gelistirme programina aldi. Cok farkli egitimler, workshoplar falan baya şey ogrendim.

Kısacası evet, şirket öğretiyor. Buna ek öğrenmek isteyen icin cok firsat var.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
(6)

profesyonel futbolcular halısahada oynass kalite farkı çok belli olur mu?

buenosdias
atıyorum. herhafta halısahada maç yapan öğrenci, esnaf karışımı 2 takım var. kadroya 1 tane süper lig futbolcusu girse diğerleri ‘bu ne abi’ adam başka dünyadan gibi bir durum olur mu?
atıyorum. herhafta halısahada maç yapan öğrenci, esnaf karışımı 2 takım var. kadroya 1 tane süper lig futbolcusu girse diğerleri ‘bu ne abi’ adam başka dünyadan gibi bir durum olur mu?
0
buenosdias
(04.11.21)
Oluyor olmaz mı. Süperlige bile gerek yok, benim kuzenim Beşiktaş altyapısında oynarken bile sırıtıyordu bizimle oynadığında.

En büyük fark kondüsyon ve fizik üstünlüğünde oluyor. İkili mücadeleye gireyim diyorsun, tık yapıyor yerdesin. Ayakları yere sağlam basıyor, topu sürerken durdurmak zor oluyor.
0
Bruce
(04.11.21)
Gol atip geri kosup kaleye top kurtariyorlar, sonra bunu 10 kere yapiyor agzin acik izliyorsun.

Bu dedigim de alt lig oyuncusu pro olsa tsubasa gibi hareketler gorursun.
Lisede bizi madara eden bir takim vardi 2 tane boyle oyuncu koydum, karsi tarafi dagitti :)

Tipleri de gorsen 40kg falan bi tanesi kot pantolonla ayakkabisiz geldi oynadi.
Bir daha bizle mac yapan olmadi.
0
divit
(04.11.21)
abi ne süper ligi, amatör küme topçusu bile herhangi bir halı saha takımını sırtında götürüp 10 dakikada 5-6 tane sallar, bezdirir. en başta bruce'un dediği gibi aradaki fizik farkı inanılmaz. sen şimdi düzenli spor yapan, fiziği düzgün, ciğeri sağlam, iyi top oynayan adamın belki o dar alanda fazla zorlanmayacağını düşünüyorsun ama diyorum ya amatör topçusu bile rüzgarıyla yere düşürüyor o adamları. yetişemezsin, ikili mücadeleye giremezsin. bir şekilde canına susayıp daldın diyelim, ayağından topu alamıyorsun. şutlarını misal yine kendisi gibi amatör olarak da olsa kalecilik yapmış biri belki tutabilir, yoksa öylesine kaleye geçirdiğin göbekli abinin eli kırılır, o da zaten topu görüp tepki verebilirse.

ben çocukken çok futbol oynardım. iyi de oynardım. ne zaman kulüpte oynayan bir bebe girse aramıza halı sahanın halısı oluverirdik, hayatımızı karartırdı herifler. süper lig topçusunu düşünemiyorum bile. futbolu iş olarak oynayan adamların seviyesi çok başka oluyor, sen mahallede istersen her gün 10 saat top oyna, düzenli idman ve program olmadan yanlarına bile yaklaşamazsın.
0
der meister
(04.11.21)
Olur tabii ki. Tazı gibi koşan adamı kim tutacak.
0
dissendium
(04.11.21)
üniversitede iken 3. lig futbolcusu arkadaşı tek başına defansta bırakıyorduk. öyle fazla koşmuyordu bile. her seferinde doğru pozisyon alarak rakibin ayağındaki topu kapıyordu. zaten sakatlanma riskine karşı çok fazla mücadeleye girmezdi.
0
lazpalle
(04.11.21)
hayır madem bu kadar fark ediyor, neden bizim millet haftanın 3 günü futbolcu eleştiriyor?
0
malheiros
(04.11.21)
(2)

arçelik black friday indirimi yapar mı?

erenderk
sb. geçen senelerde böyle bi şeye şahit oldunuz mu?
sb.

geçen senelerde böyle bi şeye şahit oldunuz mu?
0
erenderk
(02.11.21)
blackfriday'de herkes bir indirim etiketi koyuyor ama gerçek bir indirim mi, öyleyse bile sıra dışı bir şey mi emin olmak zor. acelesi yoksa alacağın şeyin bekleyip görmek lazım tabii.
0
Bruce
(02.11.21)
Black Friday'i bilmiyorum ama Arçelik sitesinde bu hafta indirimler, kampanyalar vb vardı.
750tl'lik ürünü 500tl indirimli aldık başka bir ürünle sepet. Bir bakın isterseniz.
0
dreamnesiac
(03.11.21)
(1)

Eski sektore geri donmek

austenn
Merhaba. Yaklasik 1 sene once 5 yil calistigim sektoru biraktim farkli bir sektore gectim. Simdi biraktigim sektorde cazip bir is teklifi var ve isi istiyorum. is gorusmesinde neden biraktiniz, simdi neden geri donmek istiyorsunuz diyeceklerdir eminim. Birakma nedenim ekibin toksik olmasi,farkli sek
Merhaba. Yaklasik 1 sene once 5 yil calistigim sektoru biraktim farkli bir sektore gectim. Simdi biraktigim sektorde cazip bir is teklifi var ve isi istiyorum. is gorusmesinde neden biraktiniz, simdi neden geri donmek istiyorsunuz diyeceklerdir eminim. Birakma nedenim ekibin toksik olmasi,farkli sektorleri gormek ve biraz da cok yoruldugum icin birakmistim. Bunlar cok profesyonel cevaplarmis gibi gelmiyor haliyle. Ne dersem IK ve ekiptekiler ikna olur?
0
austenn
(02.11.21)
o iş özelinde kendini geliştirebileceğin, asıl sektörüne katkıda bulunabilecek bir detay bulmaya çalış. bunu katarak kendimi sektördekilerden farklı bir yeteneğe sahip olmak istedim diyebilirsin.
0
Bruce
(02.11.21)
(7)

Toplantı Yorgunluğu?

dreamnesiac
Günde n tane toplantısı olan bir işte çalışıyorum, çoğunlukla yurtdışı.İşim çok keyifli ama temiz kafayla çalışmaya, bir şeyler yaratmaya, yeni şeyler öğrenmeye vakit kalmıyor. Akşamlara sarkıyor, o zaman da yorgun oluyorum.Bir türlü alışamadım bu duruma. İşin ilginç yanı yöneticiler dahil herkes ay
Günde n tane toplantısı olan bir işte çalışıyorum, çoğunlukla yurtdışı.
İşim çok keyifli ama temiz kafayla çalışmaya, bir şeyler yaratmaya, yeni şeyler öğrenmeye vakit kalmıyor. Akşamlara sarkıyor, o zaman da yorgun oluyorum.
Bir türlü alışamadım bu duruma. İşin ilginç yanı yöneticiler dahil herkes aynı şeyden şikayetçi. Ama böyle de gidiyor.

Sizde de benzer mi? Ne yapıyorsunuz nefes almak için?
Her türlü öneri makbul :)

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(02.11.21)
Kendime toplantılar koyuyorum, ajandamı her gün min 4 saat bloke ediyorum ve o saatlere hiç bir şekilde toplantı kabul etmiyorum. Yapılacak işler ve toplantılar hiç bitmez, senin sınırlarını çizmen ve dik durman lazım.
0
zikardo
(02.11.21)
Ha bir de ek olarak, gelen toplantı davetlerinin nerdeyse yarısı boş beleş toplantılar oluyor, önüne geleni toplantıya eklemeyi çok seviyor insanlar. Toplantının içeriğine göre benlik bir durum yoksa direkt reddedip “müsait değilim gelemem, bana ihtiyaç duyarsanız teams ten yazın 5dk gelirim diyorum, şimdiye kadar hiç kimse mesaj yazıp gel sana ihtiyacımız var demedi bu tarz toplantılarda.
0
zikardo
(02.11.21)
Bazı günler toplantı soluyup toplantı tüketiyorum.
Şu sıralar güzel. Ama misal n+2 müdürüm toplantidan kafayi yiyecek bazen. Biz 2 saat öğle yemeği yerken kadın toplantida dinlerken yemek yiyor bazen.
0
logisticsmanager
(02.11.21)
Cogunu reddediyorum, geri kalanlara da cevap vermiyorum.

Gercekten bana ihtiyac olursa evden helikopterle falan almaya geliyorlar zaten.

Bir de girdigim her toplantida su an acil bir ise bakiyorum, beni diger toplantiya cagiriyorlar falan diyorum, iyi hadi git diyorlar.

Zaten toplanti insanlari gizli issizdir, girmedigin toplantidan bir kaybin olmaz.
0
divit
(02.11.21)
1 aydır aynı durumdayım ama benimki olağanüstü bir durum, neredeyse tüm işimi bırakıp günün 4-5 saatini toplantılarda geçiriyorum. 2 ay daha böyle sürecek, o yüzden bununla mücadele etmemeye çalışıyorum; kaçışım yok çünkü. toplatıdan kalan saatlerde notları düzenliyor, sonraki toplantılara hazırlanıyorum. hepsi ingilizce, ekstra yoruyor. guatemalısı, filipinlisi, irlandalısı olunca anlamak için dikkat kesilmek gerekiyor falan...

çalışmayan yöneticilerin çalışmış görünmek için "set ettiği" toplantılardansa birinin ses çıkartması lazım. eski iş yerimde olmasa da olur toplantılara süre kısıtlaması getirtmişti direktör, herkes söyleyeceği konuları önceden drive'da özetleyip diğerlerinin çalışıp gelmesini sağlamıştı. sonra baktılar ki bir araya gelmeden de oluyormuş bazı şeyler, gözle görülür derecede azalmıştı.
0
Bruce
(02.11.21)
@zikardo

Teams iyi fikir ama ben öyle dememişken bile çat diye arayabiliyorlar, gerekirse ararsınız dersem eminim yaka paça çağırabilirler :) Hazırlık gerektiren toplantılara hazırlanma şansım olmaz o durumda.

Takvim kapatma önerisi doğru, tam yapamadım şuana dek ama deneyeceğim
0
🌸dreamnesiac
(02.11.21)
@Bruce

Ajanda işini bir proje yönetim tool'unda oluşturmaya başladılar ama değişen pek bir şey olmadı :) Yine de güzel öneri, teşekkürler.

İngilizce toplantı ayrıca yoruyor kesinlikle, dediğin gibi herkesin aksanı vb farklıysa da.
0
🌸dreamnesiac
(02.11.21)
(1)

Avrasya maratonu 8k halk koşusu

zero times infinity
Halk koşusu için kayıt tarihini kaçırdım. Kayıt yaptırmadan koşabilir miyim? Var mı daha önce yapan?
Halk koşusu için kayıt tarihini kaçırdım. Kayıt yaptırmadan koşabilir miyim? Var mı daha önce yapan?
0
zero times infinity
(01.11.21)
hiç kayıt yaptırmadan katıldım 3-4 kere ama bu sefer kayıtsız almıyorlar, göğüs numaran yoksa alana giremezsin.
0
Bruce
(02.11.21)
(6)

Kahve çekirdeklerinin taze kalması için

sevenay
Ne yapıyorsunuz? 500 gramlık paketi açtım şimdi kara kara düşünüyorum. Çabuk tüketilmeyecek epey bekleyecekler. Elbette taze kalamazlar ama süreci nasıl yavaşlatabiliriz?Aklıma sadece vakumlu kavanoza koymak geliyor fakat ona da yatırım yapılır mı bilmiyorum. Yine de verdiğim paraya değdi dediğiniz
Ne yapıyorsunuz? 500 gramlık paketi açtım şimdi kara kara düşünüyorum. Çabuk tüketilmeyecek epey bekleyecekler. Elbette taze kalamazlar ama süreci nasıl yavaşlatabiliriz?
Aklıma sadece vakumlu kavanoza koymak geliyor fakat ona da yatırım yapılır mı bilmiyorum. Yine de verdiğim paraya değdi dediğiniz bir marka falan varsa bir deyiverin.
Teşekkürler.
0
sevenay
(01.11.21)
benim ev sahibim buzdolabina koyuyordu.
0
Coma
(01.11.21)
Kaliteli çekirdek aldıysan içinde geldiği tek yön valfli paket işini 1 aya kadar görür. Aynı zamanda çıtçıtlı kapanabilir oluyor iyileri.

Bu yoksa normal kavanoza streç gerip kapatabilirsin ama degassing önemli, dışarı hava vermemesi ideal saklama koşulu değil.

6 aydan uzun süre için vakumlu poşet+buzluk.
0
Bruce
(01.11.21)
Mirket
(01.11.21)
Nem, ışık ve hava temasından korumak gerekiyor kahveyi. Vakumlu kapların tam olarak yaptığı da bu. ben bir süre şu tipte bir ürün kullandım; tinyurl.com kullandım ama muntazam bir fark oldu mu diye sorarsanız hayır olmadı. Hatta fark edilir hiçbir şey olmadı. Sadece kahve içmek daha eğlenceli bir hale geldi, böyle ne bileyim, daha törensel bir havası oluyor bunu açıp sonra değirmende öğütmenin.

Bundan önce muhafazası güzel kahvelerden alıp paketinden çıkarmadan, ağzı büzülen keten bir torbanın içinde muhafaza ediyordum.
0
akhenaten
(01.11.21)
Vakumlu kahve kutusu. Benimki su: www.coffeecircle.com
Bir yila yakin oldu kullanali. Ben bir kilolugunu kullaniyorum. Bir ayda bir kilo bitiyor. Uzun süre derken, 4-5 aydan mi bahsediyorsunuz? O zaman vakumlu almak mantikli olabilir.

Her gün kahve iciyorsaniz normal, hic sizdirmayan iyi bir metal kutu da gayet iyi bir cozum bence.


Vakumlu kutular pahali. Ama sürekli degistirip, yilda 2-3 tane alacaginiz seyler de degiller.
0
buf-e kür
(01.11.21)
öğütülmemiş-kavrulmuş çekirdek kolay bayatlamıyor ama havadan nem alıyor asıl sorun bu. contalı kapaklı bir kavanozda 2 ay kadar aromasını kaybetmeden kalabilir.
0
orpheus
(01.11.21)
(5)

istanbul'da yemeksepeti'nin en başarılı olduğu ilçe/mahalle hangisi?

Transa
ilçeleri az çok kestirebiliyorum da mahalle konusunda yorumları bekliyorum
ilçeleri az çok kestirebiliyorum da mahalle konusunda yorumları bekliyorum
0
Transa
(30.10.21)
Yemeksepetinin başarı kıstası nedir? Yemeği veren de o değil getiren de. Vale hizmetinden mi bahsediyorsun?
0
Bruce
(30.10.21)
gönderim yapan restorant sayısı
restorantların kalitesi
saat olarak erişebilirlik vs.
0
🌸Transa
(30.10.21)
Böyle bir istatistik yemeksepeti tarafından yayımlanmadan kim nasıl bilebilir ki bunu?
0
himmet dayi
(31.10.21)
istanbul'un farklı ilçelerinde yaşamış olan kişiler
0
🌸Transa
(31.10.21)
Anektod üzerinden istatistik yapılmaz, o yüzden yorumlar yanıltıcı olacaktır.
0
hayirsiz
(31.10.21)
(14)

Herkes kriptodan zengin mi oldu?

mg3929
Var mı çevrenizde milyonlar kazanan? Yoksa 1k 2k gibi paralarla mı giriyor insanlar? 2 senedir ha aldım ha alıcam dedim ve bi türlü cesaret edemedim. Aklıma geldikçe üzülüyorum.
Var mı çevrenizde milyonlar kazanan? Yoksa 1k 2k gibi paralarla mı giriyor insanlar? 2 senedir ha aldım ha alıcam dedim ve bi türlü cesaret edemedim. Aklıma geldikçe üzülüyorum.
0
mg3929
(29.10.21)
Geçtiğimiz kıştan bahara geçtiğimiz dönem girip içeri giren zarar eden de çok var
0
freebird5406_2
(29.10.21)
millette çok para yok zaten. sözlükte bazı yazarlara mesaj attım. öyle çok para yatıran yok sanırım fazla. 5000 bin falan yatırmış toplamda belirli aralıklarla.

bir de şu var. 3 bin lira yatırıyor. bir miktar para kazanınca sürekli reklamını yapıyor insanlar. ama yüklü miktarda kaybedince pek dillendirmiyor. o yüzden herkes kazanıyormuş ve büyük bir fırsat kaçıyormuş bir algı olabiliyor.
0
black mamba
(29.10.21)
büyük kazananları duyamazsın. Çevremde multi milyon dolar kazanan var (cüzdanlarını bildiğim için görebiliyorum) fakat çok sessizleşip hayatlarına bakmaya başladılar artık internette takılmıyorlar :) Biri ülke dışında falan.

ama çok kazananların ortak özelliği 2018-19'da piyasa %80 düşmüşken evdeki her şeyini satıp kriptoya basması, o kadar güvenmesi. Ben memur kafalı davranıp ortalama bir yatırım yaptım, bahsettiğiniz paraların çok daha fazla katını kazanmış olsam da yetersiz buluyorum mesela atıyorum hiçbir şey bilmeden köpekli coin alıp daha çok kazanan da oldu :D çok irrasyonel bir ortam. Ben nft işine geç girdim hala pek bişey almadım, ama şanşa yarım ethere bi projeye girip 30-40 ethere satan tiplerle dolu ortalık. Zengin gerçekten zengin oluyor.
i.ibb.co

Yani tavsiyem seneye falan bitcoin battı gitti patladı %60 düştü haberlerini duyarsan o zaman gir bir bak ne alınabilir diye. Esas para o dönemde alıp 3-4 yıl bekleyerek kazanılır.

edit: ek olarak, Türkiye'de çoğu kişi ortamı cüzdan mantığını, ağları, decentralized exchange'leri vs. anlamadan sadece borsalarda alıp satıyor. Hiç bilmeden margine giriyorlar. Bunlar kumar gibi şeyler. Zamanında "forex ile battı" haberlerini duymuşsundur, oradaki kaldıraç işlemlerini kriptoda da yapıyorlar ve çoğu bir noktada patlıyor çünkü çok patlamaya elverişli ortam.
0
nhk ni youkosu
(29.10.21)
Arkadaşım 36 yaşında emekli oldu ,mühendisti. Çok hikaye var. Kayıplarda bir o kadar fazladır bir çok insanda. Çok çok kazananları duymaman normal.
0
basubadelmevt
(29.10.21)
kripto paradan falan hiç anlamam hiç de alakam yoktur.

benim bi arkadaş, 3 4 bin lira para kazandı, ondan sonra herkese anlatmaya başladı ben şöyle kazandım böyle kazandım. sonra çevresinde gören diğer arkadaşları da başladı bu işe, sonra bu 3 4 bin kazanan arkadaş 50bin zarar yaptı çıktı, ötekiler ne yaptılar bilmiyorum.

yukarıdaki arkadaşın dediği gibi ufak tefek kazananlar heryerde söylüyor ama kaybedilenler hiç konuşulmuyor.
0
killerbee
(29.10.21)
abi %2000 yaptım diyen çok var da genelde koyulan para 20 dolar, 59 dolar olduğu için kimse milyoner olmadı.
0
roket adam
(29.10.21)
Valla biz müstakil bir yazlık aldık işte geçen yaz ama kar %100 falan.

O zaman yazlık almasaydık şuan 2m para olacaktı halbuki ama insan 2 kat kar gördükten sonra çıkmaması için müneccim olması lazım.

Güzel getirisi oldu bize ama bi bok bildiğimizden de değil sadece deli cesareti yüklü giriyoruz.

Mesela 150k shib e bastım geçen. Çıkarsa araba alıcam. Batarsa geçmiş olsun zaten son kalan paramız bu.

4 sene önce bastığımızda da tüm paramız oydu.

Bizim gibi yatırmayın, insanlar intihar ediyorlar bazı düşüş zamanlarında. Cidden ettirebilir, gerek yok.

Keşke milyoner olsaydık da bu yatırdığımız paralar çerez parası gibi olsaydı. O zaman çok riskli gelmezdi.

Bize hep aşırı riskli geliyor. Ama büyük yatırmadan da kazanamıyorsun.

Hiç öyle 100-200k yatırıp da 10x kazandırana denk gelmedim. Öyle olsa milyon kazanmış olurduk ama nerde bizde o şans :/
0
ananiyimioguz
(29.10.21)
üç ay önce 400k tl yatırdım (btc değil)
şu an değeri 1 milyon tl'nin az üstünde.
15 ocak'ta karımı alıp çekileceğim.
0
parcaliham
(29.10.21)
16 bin lira birikmiş paramla 2019da piyasaya giriş yaptım. Başlarda sürekli 1 kazandıysam 3 kaybettim. İnatla mantığını öğrenmeye çalıştım. 2 araba parası kadar paraya çıkarttım. Sonra 1 araba aldım. Bu arada çok sayıda lüks harcama yaptım. Sonra yeniden paramı ciddi şekilde arttırdım. Neredeyse milyoner olacakken mayıstaki büyük çöküşte param %75-80 oranında eridi. Neyseki bedelli paramı da kurtardım. O günden bu yana yeni stratejiler ürettim. Çok şükür kaybettiğim paralara çok yaklaştım. Hedefim bir araba daha alıp sonrasında evimi alabilmek. Artık sadece trade veya hodl yapmıyorum. Kriptodan pasif gelirleri de kovalıyorum. Günde 3-5 dolarlık karlar birikince aylık 1 maaş etkisi yaratıyor. Mininge de başladım. Hayalim 30 yaşından önce hayatımı kurtarabilmek.
0
birmilyonunvarmi
(30.10.21)
Üzülmeyin hocam, herkes 1 yıl önce alsam şöyleydi, 3 yıl önce alsam şöyleydi vs diyor. Atıyorum zamanında 10000$ bassaydınız, emin olun 12-13 bin, en iyimser 15.000 dolar olunca çıkardınız. Kazançlı bir pozisyonu uzun süre taşımak o yatırımı yapmaktan emin olun daha zor. Zaten hodl edeyim dediğinizde piyasa elinizden öyle bir çekiyor ki parayı, sonrakilerde eliniz titriyor.

Mesela bugün bi cüzdan gördüm, 400 gün önce 8000$ lık Shiba almış, bozdurmamış ve şu an 4.3 MİLYAR dolar. Bence cüzdan sahibi ölmüş ya da seed keyleri unutmuş. Kendimi düşünüyorum, hadi mucize oldu 80.000$ a kadar taşıdım. Bozmadığım ve azıcık düştüğü her gün kafayı yerdim. Çok ama çok zor iş bence kripto zengini olmak, olan da şans ve cesaretle oluyor ama bence çok az sayıdalar.
0
fatihdr
(30.10.21)
Valla kazanan da oldu kaybeden de oldu bayagi ancak cogu da oyle cok da bisey bildiginden kazanmadi. Sansa denk geldi. Uzulmenin de geregi yok bence, bilmedigin bir seye herkes giriyor diye girmek zaten akil kari degil.

Onu gec sen daha girmedigin hayali paraya uzuluyorken yillar once 10 bin bitcoine bir pizza alan adamin yerinde olsaydin ne yapardin?

Edit: Rejiden uyardilar iki pizzaymis.
0
j r r tolkien hayrani
(30.10.21)
Şubatta "bu neymiş yaa bakalım hem uğraş olur" diye 500 TL ile girip toplamda 9 bin tl kar ile devam ediyorum. Yazın biraz nakit lazım olunca çektim, onun haricinde bu paraya hiç dokunmayıp yukarıda dendiği gibi absürt karlara ulaşmayı bekliyorum. Sadece, tek bir coin'de kalmadım. Btc ile girip şu anda 6 farklı coin'e böldüm. Sıfıra inse bile bana koymayacak. Al sat ile 3-5 kar edip arttırmaya çalışıyorum. Orada öyle bir param varmış gibi düşünmeden, oyun oynar gibi arada girip müdahale ediyorum.

Kaybetmekten üzülmeyeceğin bir tutarla gir bence, ekstrem bir durum olmadıkça artıyor, artacak.

En kötü paran dolarda kalmış olur, erimemiş olur.
0
Bruce
(30.10.21)
Epey iyi sermaye yapanlar oldu. Zengin oldu diyemem de kenarda güvenceleri oldu derim
0
photo85
(30.10.21)
Çok değil daha geçen ay 0,0050'den 5000 dolarlık $blok aldım, etrafımdaki herkese de aldırdım, şu an 0,090 civarında daha da gidecek gibi, böyle böyle 10 tane yatırım yapıp zengin olabiliyor insanlar ama öyle Binance'a girip olamıyorsun. Misal gate.io ile Binance'ın TOP coinlerine bak biri %70 yapmış diğeri %1500. Bunları keşfedince olmayacak bir şey değil.

Edit: Cevabı yazarken bi sıfır atıp 0,11 olmuş fgljgdlghlgjf
0
Zaman Tamircisi
(30.10.21)
(2)

iş bunalımları

Ofbilmiyorum
başlığın açılmasının tek nedeni kendi kendimi dolduruşa mı getirip getirmediğimi öğrenmek.yaklaşık üç senedir bir firmada çalışıyorum. işe girişimin 6. ayında birim koordinatörlüğü, işe girişimden 1 yıl sonra da müdürlük seviyesine yükseldim. şu an 3 farklı birimin müdürlüüğü/yöneticiliği bende. top
başlığın açılmasının tek nedeni kendi kendimi dolduruşa mı getirip getirmediğimi öğrenmek.

yaklaşık üç senedir bir firmada çalışıyorum. işe girişimin 6. ayında birim koordinatörlüğü, işe girişimden 1 yıl sonra da müdürlük seviyesine yükseldim. şu an 3 farklı birimin müdürlüüğü/yöneticiliği bende. toplamda 5 personelim bulunmakta.

bu birimler planlama, proje/teklif verme ve SAP anaveri olarak geçmekte.

önceleri koşarak geldiğim iş yerine, sabah 5 te başlayan mesailerim yıllar içerisinde yerini geri geri ayakların gitmesine, mesailer de bile duvara boş boş bakmaya bıraktı. tüm hissiyatımı dökebilmek için 3 yıllık iş hayatımı anlatmam gerekir fakat daha o cümleleri kuracak enerjim bile yok. ben sadece son zamanlarda yaşadıklarım üzerinden konuşmak istiyorum.

-şirkette bi anda şefler, koordinatörler, yöneticiler türedi 26 beyaz yakayız 8 tane yönetici var. bunlardan sadece 3 tanesinin isminde müdür sıfatı yer almakta. kalanlar yukarıda bahsettiğim gibi.

-şirkette sadece genel müdürün şirket aracı var kalan herkes servis veya şahsi araçları ile gelip gitmekte. bir gün aniden müdürlerden birine şirket arabası tahsis edildi. bu konu üzeri kapalı bir şekilde "bana niye yok" diye sorulduğunda cevap "2022 sonu planlarımda var düşüncem oldu"

-geçen ay iyileştirme zamları yapıldı. bu yeni zamlarla beraber şirkette 5 senelik çalışan, henüz herhangi bir personeli olmayan, yeni şef ilan edilen kişi ile maaşım aynı hale geldi. iyileştirme yüzdelerinde en düşük yüzde bana kaldı.

-benle ilgili konular bana iletilmeden direkt personelim üzerinden yürütülmeye başlandı. (henüz bu konularda karar verecek/aksiyon alacak kapasitede değiller)

-şirkete ilk girdiiğim günden beri benle ilgili olmayan konularda da birimlere destek verdim, muhasebeden lojistiğe idari işlerden çaycını alacağı filtre kahve markasına kadar çoğunlukla saçma sapan sorular ve işler yüklendi. bunun getirdiği alışkanlıktan olsa gerek ki geçen gün bir personel bilgisayarım açılmıyor düzeltebilir misiniz diye beni aradı.

-müşterinin malzemesi gecikir müşteri beni arar, müşteri ziyareti planlanacaktır detayları ben çıkartırım, devlete beyan verilecektir hiç anlamadığım konuların detayları bana sorulur bunun gibi bir sürü örnek.

hiçbir zaman bir kişiyi memnun etmek için çalışmadım, tüm kıstasım ve sınırlarım kendi belirlediğim şekildeydi. fakat kendi kariyer planımdan ve en önemlisi de kendi mutluluk/motivasyonumdan gitgide uzaklaşıyorum. son günlerde iş aramaya başladım. tabii hala aklım burada, burada yükselme ve şirketin 5 sene içerisindeki potansiyeli düşününce kendimi telkin etmeye çalışıyorum bazen. fakat artık bu yeterli değil .

dediğim gibi "yöneticinle bunları konuştun mu hiç" gibi öğütlerden ziyade işletme körlüğümden dolayı olayları abartmakta mıyım sadece bunu öğrenmek istiyorum
0
Ofbilmiyorum
(28.10.21)
Bence abartmıyorsunuz. Sömürülüyor gibi gözüküyorsunuz. Ya da sesiniz çok çıkmadığı için herkes her işi size yaptırabileceğini düşünüyor. Buna karşın 5'te başlayan mesai, maaşın artmaması facia.
0
dissendium
(28.10.21)
abartıp abartmadığını bilemeyiz çünkü sen kendi açından doğal olarak başarılı olduğun konular tarafından değerlendiriyor ve haksızlığa uğradığını düşünüyorsun. bir de yöneticilerinin senin performansın hakkında ne düşündüğü önemli.

anlattığın bazı şeyler ne olsun hoş değil ama çalışma hayatı bu tarz durumları yönetebilmeyi de içeriyor. mesela sana sormadan altındakilere gidildiğinde sessiz kalırsan olmaz, gördüğün durumlara müdahale edebiliyor olman gerekir.

"hiçbir zaman bir kişiyi memnun etmek için çalışmadım"
buna takıldım ben, iş hayatında böyle bir şey yok ne yazık ki. yöneticini memnun etmezsen, azıcık kurumsallıktan uzak bir yer bile olsa, önün kapanır.

abartmıyor dahi olsan olaylara biraz daha farklı yaklaşıp insanlarla iletişimini açarak bu sorunlara dalman lazım. pasif agresif bir yapın varmış izlenimine kapılıp bunları söylüyorum tabii, yanlışsa çözüm şekli de değişir.
0
Bruce
(28.10.21)
(6)

Annemin, kendisinden izin almamı beklemesi.

put it in your appropriate place
Ön bigli; Yaş 32. Erkek kişisi.Az önce konuşurken dedim Kasım ayında yurtdışına gidebilirim. Yok covid var, yok şöyle filan. Sıkıldım deyince neden bana soruyorsun dedi. Dedim sormuyorum, bilgi veriyorum.Daha önce, defalarca tek başıma yurtdışına çıkmışlığım var. Direkt ben gidiyorum dedim ve kalktı
Ön bigli; Yaş 32. Erkek kişisi.

Az önce konuşurken dedim Kasım ayında yurtdışına gidebilirim. Yok covid var, yok şöyle filan. Sıkıldım deyince neden bana soruyorsun dedi. Dedim sormuyorum, bilgi veriyorum.

Daha önce, defalarca tek başıma yurtdışına çıkmışlığım var. Direkt ben gidiyorum dedim ve kalktım gittim.

Annemin bu tür beklentisi var sanırım. Sizde var mı bu durumlar?
0
put it in your appropriate place
(28.10.21)
neden bana soruyorsun demiş, izin almanı beklediğini sanmıyorum.

yok ben de haber veririm sadece.
0
jelly bear
(28.10.21)
15 yıl önce vardı.

33 yaşındayım.
0
himmet dayi
(28.10.21)
Üniversiteden ilk döndüğüm zaman alışkanlıktan kimseye bir şey demeden gidiyordum. O zamanlar bununla ilgili laf sokuyordu.
Alıştı.
Hala birlikte yaşadığımız için haber veriyorum tabii ki (çoğu zaman unutuyorum ama ya mesaj atar ya da arar o zaman söylerim) ama izin alma gibi bir durum olmadı hiç.
Ne tatil planı için ne başka bir şey için.

"Neden bana soruyorsun" sorusundan böyle bir anlam çıkarmadım ben açıkçası.
Bunu beklese daha farklı ifade ederdi bence.
0
mutekebbir
(28.10.21)
15-16'dan sonra bir yere gitmek için izin alma meselesini bıraktım. bağımsız bir çocuktum onları böyle olmaya ben zorladım diye düşünüyorum ama neticede bir yerden sonra izin istemek saçma.

ama standart türk ailesi korumacı, buna beklemesi şaşırtıcı bir şey değil. çok umursamana gerek yok bence.
0
Bruce
(28.10.21)
Bana cok garip gelmedi covid var demesi, cunku var ve bi risk var ortada, bu izin alma izin verme meselesi degil ki, yasla da ilgisi yok bence ama 32 yasinda izin almanizi bekliyorsa, o biraz garip dogrusu.
0
(28.10.21)
neden bana soruyorsun dediyse seni yanlış anlamış şaşırmış bence öyle bir beklentisi yok. neden bana sormuyorsun deseydi bir beklentisi olduğunu anlardık.
0
guitarissimo
(28.10.21)
(14)

yeni evlenene hediye

taha1907
selamlar, çok samimi olmadığım bir arkadaşımın düğününe gidememiştim pandemi sebeplerinden dolayı, cuma günü evine misafir olarak gideceğim. bi hediye almam gerekmiş gibi hissediyorum ama bütçem de çok yok. max. 200 tl lik ne alabilirim sizce
selamlar, çok samimi olmadığım bir arkadaşımın düğününe gidememiştim pandemi sebeplerinden dolayı, cuma günü evine misafir olarak gideceğim. bi hediye almam gerekmiş gibi hissediyorum ama bütçem de çok yok. max. 200 tl lik ne alabilirim sizce
0
taha1907
(28.10.21)
çok samimi olmadığın arkadaşlara genelde borcam alınır.

ikinci seçenek arzum el tipi blender veya rondo.
0
killerbee
(28.10.21)
kahveyle ilgili ise ikeadan mokapot veya french press alabilirsin evlerine. yine paşabahçeden hediye alabilirsin.
0
xrated
(28.10.21)
Paşabahçe +1
güzel bir karaf ya da sürahi, nude serisi olabilir.
0
Bruce
(28.10.21)
Nevresim takımı
0
sirisum
(28.10.21)
Nevresim takımı demeye gelmiştim.
0
boyalı kuş
(28.10.21)
Iciyorsa rakı
0
logic
(28.10.21)
Paşabahçe demeye geldim. Ancak bana gelen hediyeler hep nevresim takımı, pikeler geldi.
0
esinikaybetmiscorap.
(28.10.21)
Ben olsam bütçeyi biraz daha artırıp takı niyetine takardım.
0
etna
(28.10.21)
duvar asabilecekleri tablolukta bin parça bir puzzle.
duvara baktıkça bu evdeki ilk haftalarımızdı diye hatırlarlar, birleştirirken yaşananlar, içilen kahveler, dinlenen müzikler, edilen sohbetler unutulmaz.
0
onemoremile
(28.10.21)
Nevresim takımı almayın ne olur.

Bize her gelen nevresim takımı almış gelmiş ev depoya döndü bir kısmını kız evinde bıraktık o kadar çoklar yani.

Battaniye veya pike alsanız bile olur ama nevresim almayın lütfen ^^
0
chicha_v2
(28.10.21)
yarım gram altın al
0
bir soru sorcam
(28.10.21)
böyle durumlarda, "her eve lazım" ürünlerden uzak durmak lazım. siz almasanız da arkadaşınızın zaten alacağı ürünlerden bahsediyorum. çünkü arkadaşınız başka renk-şekil alacak olabilir. daha kalitelisini alacak olabilir. bu yüzden de hafif "lüks" ürünler almak bana daha mantıklı geliyor. yani normalde almayacağı ürünler. ama lüks derken pahalı olmasından bahsetmiyorum. illa gerekli olmayan ama olursa da iyi olabilecek ürünler. mesela mokapot ya da güzel bir puzzle. burada nevresim ve rondo denmiş, bunlar için arkadaşınızın başka tercihleri vardır. sizin tercihiniz ona uymazsa boş yere hediye almış olursunuz. bir evde de büyük ihtimalle rondo vardır zaten.
0
co2s2
(28.10.21)
@co2s2 +1

hiç karar veremezseniz hediye kartı da verebilirsiniz, "ben bu işleri pek beceremiyorum, gönlünüze göre alın istedim" diye de eklersiniz. zaten paşabahçe'den filan bişeyler alacaksanız da mutlaka değişim kartı ekletin.
0
gmzo
(28.10.21)
çok güzel battaniyeler var.

bambu ev eşyaları oluyor kap kaçak.

içiyorlarsa güzel bir içki de olabilir +1

mokapot da güzelmiş.

bunlar beni mutlu ederdi.
0
Hallegadola
(28.10.21)
(13)

Sevgiliye dair hissedilen "Bu kadın bana fazla" hissi...

norules
Bir süredir beraber olduğum biri var. Daha onu en başta gördüğümde "Bana düşmez ya" diye içimden geçirmiştim. Ama tanıştık, görüştük. Sevgili olduk.Kendisi dış görünüş olarak oldukça alımlı, dikkat çeken bir kadın. Bir mekana girdiğimizde hemcinslerinin bile baştan aşağı süzdüğünü defalarca yakaladı
Bir süredir beraber olduğum biri var. Daha onu en başta gördüğümde "Bana düşmez ya" diye içimden geçirmiştim. Ama tanıştık, görüştük. Sevgili olduk.

Kendisi dış görünüş olarak oldukça alımlı, dikkat çeken bir kadın. Bir mekana girdiğimizde hemcinslerinin bile baştan aşağı süzdüğünü defalarca yakaladım. Kadınlar birbirlerine bu süzme eylemini genelde yapabiliyorlar ama bu defakinin farklılık düzeyini ayırt edebiliyorum, tecrübe. İyi bir iş kariyeri var. Önemli bir şirkette, iyi bir pozisyonda. Benden bayağı bayağı fazla kazancı olduğunu tahmin etmek zor değil. Çok sosyal, gezmeyi dolaşmayı çok seviyor.

Ben ise daha sakin bir hayat yaşayan biriyim. Öyle aşırı bir sosyal hayatım yok. Bana yeten ve ortalama bir işim var.

Fiziksel olarak elim yüzüm düzgündür, bir kadına nasıl davranılması gerektiğini bilen nazik biriyimdir. İletişim yönüm güçlüdür. Frekansımın tuttuğu kişiyle iyi eğlenirim, onu da eğlendiririm. Sanırım kendisini de bunlar çekti.

Sorun şu ki beraber dışarıda toplum içerisinde zaman geçireceğimizde ben kendimi "gergin" hissediyorum. Bu gerginlik hissi de daha buluşma hazırlığımda başlıyor. Belki çok saçma gelecek ama sanki dışarıdayken bizi gören insanlar, bizi yakıştırmıyorlar falan gibi hissediyorum. Oysa nereden bilecekler ki neyin ne olduğunu. Ev ortamına girip başbaşa kaldığımızda ise rahatlıyorum.

Gözlerinin içi gülen, "Yanında kendimi huzurlu hissediyorum" diyen bir sevgilim var ama ben bu kafadan kurtulamazsam bir çuval inciri berbat edeceğim diye endişeleniyorum.

Bir el atın dostlar... Duruma ne diyorsunuz?
0
norules
(27.10.21)
yeni ilişki herhalde, zamanla alışacaksın sen de, normalleşecek şu an gözündeki yüceliği, o zaman rahatlarsın sanırım. yarı tanrı falan değil sonuçta, kendini baltalama.
0
veritaslibertas
(27.10.21)
iyi zaman gecirirsiniz, iki sene sonra ayrilirsiniz. her yasadiginiz da yasamaya deger. el atmadim ama eyyorlamak istedim
0
ala09
(27.10.21)
İki gönül bir olduktan sonra kimin ne düşündüğünü ne umrunda ki ? İlişkilerde bu tip statü bildiren unsurların düşünülmesi bile bana üzücü geliyor, aklıma bir aralar kız arkadaşım işsiz kaldığında kasiyer olarak çalışmıştı bir dönem "benden utanıyorsundur" belki vs tarzında birşeyler söylemişti, tam aksine ben onla gurur duyuyordum, yalnız kadınlarda bu olay erkekteki kadar anlayışla karşılanmıyor tecrübem bu yönde (bkz hipergami) dikkatli olmak lazım.
0
wiekannich
(27.10.21)
Onun güzelliğine de, hayat standartlarına da bi zaman sonra mutlaka alışacaksın. Alıştıktan sonra cool hareketler sergileyip sevgisini, sadakatini tırt sebeplerle sınamaya kalkarsan eğer büyük tekme yersin. Aranızdaki uçurumun o da farkında. Sen bunu unutursan eğer "vay g.tü kalkmış bunun" der sana mutlaka bi ders verir.

imzayı atana kadar alttan al bence :)
0
IncredibleMau
(27.10.21)
eğer üstünlük sadece fiziksel güzellikse

huzurlu hissetmekle, aşık olmak çok farklı şeyler
yani geçmişte üzüldüğü için seni kullanmıyorsa

birbirinizden üstün olduğunuz, merak duyduğunuz konular varsa
1-2 aya adapte olursun, dert etcek bi şey yok

ayrıca akıllı kadınlar fiziksel güzelliğin geçici olduğunun farkında olarak tercihler yapar
0
bir soru sorcam
(27.10.21)
Dışarıdan sizi gören insanların ne düşündüğünün ne önemi var?

Yanlış anlama ama bu aşağılık kompleksinden kurtulman lazım. Gerisi önemli değil.
0
himmet dayi
(27.10.21)
Çok net olan bir şey var bence. Bu hisler karşı tarafa iyi hissettiren şeyler değil. Bu güvensizliğiniz nihayetinde başka davranışlarınızı da etkiler ve karşınızdaki kişiyle iletişiminiz donuklaşır. Tuhaf bir ortam oluşur yani ister istemez...

Bu kişi bir nedenle sizi beğenmiş. Siz kendinizi ondan daha iyi görseniz de kendi adına, gidip kalmak üzerine karar onundu zaten.

Kendinizi eksik görmeyin, ama kendinizi üstün görün de demiyorum. Bunların hepsinin tuhaf yansımaları olur. Bunun sizin meseleniz olmadığını kendinize anlatıp tüm bu meseleyi bir tarafa bırakmalısınız. Siz kendiniz bu kişiyle ilgili beğenip beğenmediğiniz yönlere odaklanın.
0
akhenaten
(27.10.21)
akhenaten +1
Bunun dezavantajı çıkıyor ortaya zamanla o yüzden bu histen kurtulman lazım.

Şunu kabul etmek lazım, bazen insanların kendinde olumlu görmediği bazı özellikler başkalarının başka eksiklerini tamamlıyor. Klişe ama geçerli bir bakış açısı; kendine sen değer vermezsen başkası vermez. Onu yukarıda gördüğün sürece bunun gerçeğe yansıması da kolaylaşır.

Kimseyi bişeye zorlamıyorsun neticede, bunu sorun etse seninle olmazdı. Olduğuna göre şimdilik etmiyor demektir ama sen buna devam edersen etmeye başlayabilir.
0
Bruce
(27.10.21)
insanın sevgilisine karşı böyle hissetmesi tabii ki saçma ve ben bu tarz uyumsuzlukların çözülebilecek şeyler olduğunu düşünmüyorum. fazla diye düşünüyorsanız fazladır. bugün yarın ona göre şekil alır o ilişki zaten ve biter büyük ihtimalle. benim anlamadığım böylesi bir hisle boğuşup nasıl sevgili olabildiniz? ya ben böyle işlerin cahiliyim ya da siz biraz hızlı davranmışsınız gibi geldi. bana sevgili olmak için bazı temel konularda (uyum gibi) biraz daha rahatlamış/belli konularda anlaşılmış olmak gerekiyor gibi geliyor.
0
erenderk
(27.10.21)
ya kaybetme korkusu sarmış seni. dostum kaybetme diye bir şey yok ilişkilerde. istediğin kadar mükemmel ol güzel bir ilişkiden ayrılınca mükemmel olan da çok üzülüyor kötü olan da. ilşki içinde iken üstün taraf her zaman olacak bunda da sne olmayıver. senden üstün birisi senin yanında olmaktan mutlu iken sen ayrıldığınızda tek kaybedenin kendin olacağını düşünerek kendini germe boş yere. sen kendin ol frekansı yakalamışsın işte. dik dur yanında. her şey olacağına varıyor.

başkalarını da salla yani mesele beraberken başkalarına değil sana bakması seni dinlemesi. başkalarının ona bakması değil. bu ülkede kızlara başkaları hep bakıyor hem de ayı gibi.

aranızdaki uyumu da dengelersiniz zamanlar bazen sosyal bazen durgun güzel güzel gider.
0
andlee
(27.10.21)
Bu kafadan kurtulmazsan sıkıntı yaşayacağın konusuna katılıyorum. İster istemez kısıtlayıcı veya özgüvensiz davranmak karşı tarafı zamanla rahatsız edebilir. Yapman gereken şey insanların birbirine denk bile olsa herkesi eleştirdiğini ve yargıladığını ve ilişkinin devam etmesini sağlayanın statü, dış görünüş vb. gibi şeylerden çok iki kişinin arasındaki dinamikler olduğunu kabullenmek.
Bu kadar harika bir kadının seçimlerine de güvenmek lazım :) İlişkiden aradığı şey huzur, güvenlik vs. olabilir dışarıya karşı nasıl görünürüzden çok (öyleleri de var ama belli ki sizin sevgiliniz değil)

Örnek verirsek ben hayatım boyunca hep kitap okumayı seven entelektüel seviyesi bana yakın ve cool bir sevgili hayal ettim. Kendim de insanlarla çok içli dışlı değilim. Kendimce akademik ve kariyer olarak başarılıyım ve güzel bir kadındım (kilo almama ve mutsuz görünmeme sebep olan olaylardan önce) O zamana kadar bu saydığım özelliklerde çok erkekle tanıştım ancak hiç huzurlu hissettiğimi hatırlamıyorum.

Şimdiki nişanlım kitap okumaktan nefret ediyor ve en tahammül edemediğim şeylerden olduğunu sandığım bozuk bir Türkçesi var. Giyimine falan da dikkat etmez ve akademik açıdan başarı kovalayacak biri de değil. Ama ben de huzurlu hissediyorum ve inanın bu hissi dört dörtlük bir erkeğin yaşatacağı tutkulu bir aşka da değişmem. Bazı insanlar stabillik ve belirlilik sever.
Beni mutsuzken de sinirliyken de kiloluyken de kendimden nefret ederken de gerçekten sevdiğini gördüğüm biri benim için başarılı zengin iyi giyimli arkamızdan "vay be ne cool çift" dedirtecek bir erkekten daha değerli.
0
eatpraylaw
(28.10.21)
bu modla devam edersen elindekinin kaçırırsın, sonuçta olanlar olmuş kendini sana eş hissetmiş artık "o bana fazla" diye düşünmenin bir mantığı yok.
0
lcha
(28.10.21)
Kimler kimlerle beraber. Nice güzel kızlar maganda cahil tiplerle arkadaşlık yaptı, sonunda da ezildi. Anlattığınıza bakılırsa siz gayet uygun görünüyorsunuz birbirinize. Mutluluklar.
0
firez
(28.10.21)
(41)

Türk olmaktan gurur duyuyor musunuz?

but that was just a dream
Evet/hayırNeden?Yaşınız?
Evet/hayır
Neden?
Yaşınız?
0
but that was just a dream
(27.10.21)
Hayır 21
0
owaki
(27.10.21)
evet, 28
0
wishmaythşngs
(27.10.21)
Hayır çünkü bir insanın kendisinin seçmediği milliyet, doğum yeri vs. şeylerle gurur duyabilmek bana göre dünyanın en saçma şeylerinden biri.
28 yaşındayım.
0
ms brownstone
(27.10.21)
Ms brownstone +1

Benim kendim cabalayip yaptığım ya da secimlerim sonrasında olan bir olay değil.
0
logisticsmanager
(27.10.21)
Yoo.
37.
0
kobuzchu kiz
(27.10.21)
Hayır, 32
0
matilda
(27.10.21)
hayır.
neden duyayım ki her ulus kendince özeldir.
33
0
sizofren06
(27.10.21)
Evet
Çünkü kimliğinin bir parçası ve kendimle barışık bir insanım. Kürt olsam Kürtlüğümle, Ermeni olsam ermeniliğimle gurur duyardım.
28
0
sckxyss
(27.10.21)
Hayır, 23.
0
izza
(27.10.21)
Evet,
sonuçta benim karakterimi, davranıslarımı sekillendiren birsey.
farklı milliyetten de olsam gurur duymama gibi bir düsüncem olmazdı, sadece önemsiz oldugunu düsünüyorsam gurur duymuyorum önemsiz vs. derdim, herseyi dört dörtlük bir millet oldugunu düsünmüyorum.
30
0
durgunfoton
(27.10.21)
evet, duyuyorum.

geçmişinden ve coğrafyasından dolayı (son 100 yıllık tarihten bahsetmiyorum bu arada)

36 yaşındayım/sanat tarihçisiyim
0
love and trust
(27.10.21)
Hayır.
Seçemediğimiz, random gelen şeyler için gurur duymak mantıklı değil de ondan.
24
0
candide
(27.10.21)
George Carlin'in bununla ilgili çok güzel bir konuşması vardı gösterisinin birinde. Linkini aşağıya bırakıyorum. 5:10'dan sonra başlıyor.

www.youtube.com

Cevaplarım;

- Hayır
- Tesadüflerle gurur duyulmaz, mutlu olunur. Mutluluğa değinmeyeceğim.
- 30
0
desdenova34
(27.10.21)
bazı arkadaşlar kişisel bir tarafı olmadığına değinmiş. ona ek bir de, kesinlik de yok. türk olmak. nedir türk olmak? öyle çat diye herkesin aynı şeyi söylediği bir tanımı yok ki. kimi diyecek 5000 yıldır var olan köklü blah blah, öbürü islamla harmanlayacak vs. aynı şey diğer milliyetler için de geçerli. ingiliz olmak. nedir ingiliz olmak? İngilizce konuşmak mı, anne babanın ingiliz olması mı, ingiltere'de doğmak veya yaşamak mı? hepsi mi? ya da kendini ingiliz hisseden herkes ingiliz mi? ne var yani bu türk olmanın içinde? tam da içini doldururken çok şey değiştiği için hayali topluluklar olmaktan öte gitmiyor ve övünecek veya gurur duyulacak bi şey kalmıyor bence. türklük deyince aklıma hep olumsuz şeyler geliyor mesela şu an benim. sorumsuzluk, din simsarlığı, ahlaksızlık vs geliyor valla, çünkü hep böyleleri bu tanımları kullanıyorlar işlerine göre. ama cumhuriyet kurulurken verilen bağımsızlık mücadelesini, kimseye boyun eğmemiş insanlar topluluğunu düşününce güzel bir his de doğuyor. zamana göre de çok değişiyor yani. kendimi böyle açıklama ihtiyacı duymadan evet gurur duyuyorum diyebileceğim çok nadir şey var. örneğin, ailem. onları da kendim seçmedim ama oldukları insan olmaları bile gurur veriyor bana. ne güzel, iyi kalpli, masum insanların çocuğuyum diyorum mesela. yani daha çok şanslı hissetmek gibi. aynı şeyi bu "milletin" üyeleri için söylemiyorum, söyleyemiyorum. neyse çok uzattım ama eğer içini kesin bir şekilde güzel şeylerle doldurabilseydik gurur duyuyorum diyebilirdim sanırım ailem gibi görebilseydim. yine de bu milliyetçilikten değil de ya ne güzel, akıllı, ahlaklı insanlarla bu hayatı/vatanı paylaşıyoruz diyebildiğim için olurdu. yine şanslı hissetmek gibi bir hisle işte. /28
0
erenderk
(27.10.21)
gurur duymak değil ama türk olmaktan memnunum. türk halkının yaptığı yanlış politik tercihlere, ülkenin geldiği duruma öfkelensem de türk olmayı seviyorum. milliyetçi biri de asla değilim.
0
epleindebisous
(27.10.21)
Hayır,31, çünkü herhangi bir milliyete sahip olmak seçim hakkına bağlı olmadığı için gurur duyulacak bir şey değildir.
0
mimetorg
(27.10.21)
31 yaşındayım. evet gurur duyuyorum, uzun ve ihtişamlı bir tarihin parçası olmak hoşuma gidiyor. yunan, iranlı, rus ya da çinli falan olsaydım da muhtemelen yine gurur duyardım.
0
roket adam
(27.10.21)
Hayır ama mesela Fransızların İngilizlerin milletleriyle gurur duymalarını anlayabiliyorum. Felsefeyi, yönetim biçimlerini, makineleşmeyi falan geliştirip dünyaya yön vermişler gurur duyabilirler biz şu an bir şey üreten konumda değiliz. 31
0
nhk ni youkosu
(27.10.21)
Evet. Çünkü atam yunan'ı denize dökmüş. Hehe

bu arada;

sckxyss +1

erenderk +1

29
0
ceketimi alip cikcam
(27.10.21)
bana göre doğuştan gelen şeyler için yani kendimizin seçme şansı olmayan şeyler için gurur duyulmaz. ancak şükür edilebilir.
0
gameofannen
(27.10.21)
Evet.

Türk milleti bağımsızlık için, vatan için canını çokça kez feda etmiş. Bu bana göre çok karakterli ve saygı duyulacak bir hareket. Bunu yapan başka milletleri de takdir ederim.

28 yaşındayım.
0
dissendium
(27.10.21)
Gencken buradaki pek coklari gibi secmedigim seyle gurur duyamam derdim. Fakat baska bir kulturle hasir nesir olunca gurur duyulabilecegini anladim. Yani ben yari Turk yari Zazayim, Turkiye'li olmaktan gurur duyuyorum tum cografyasiyla. Bu bos politik bir inanc degil. Aksine Turkiye insaninin kalitesini karsilastirma yaparak bulmakla alakali. En basta caliskan bir milletiz bu bile bir gurur kaynagi. Caliskanlik da illa super ekonomi ile issizlik, calisan profili ile alakali degil. Annenizin esinizin her kis basi 3-5 kilo salca, bir kac kavanoz tursu yapmaya calismasi, o gida saklama kulturu de giriyor bunun icine, temizlik kulturumuzde.

Evet, 40.
0
2oda1salon
(27.10.21)
Evet,
Yurtdisina gelmeden once boyle bir farkindaligim yoktu, hiçbir seyi olmayan milletler burnundan kil aldirmiyor ya da alman arkadaslarim ikinci dunya savasi ile ilgili birsey sorunca triplere giriyor sanki hakaret ediyormusum gibi. Oysa yunan, sirp arkadaslarimla konusabiliyorum.
Bazi arkadaslarimin kolyeleri var, mesela ulke haritasi degil de atiyorum, ege bolgesi seklinde italyanlarda gordum daha cok.
Bizim problemlerimiz var o ayri.
Milliyetle gurur duymak bos is ama boyle birsey var ve biz bu konuda ezilecek, gurur duymayacak bir millet degiliz.
32
0
spherical
(27.10.21)
Hayir zira bunun icin bir caba gostermedim. Gurur duyulacak bi olay degil

38
0
thesomberlain
(27.10.21)
hayır
25
0
kornisch
(27.10.21)
32.

evetle hayır arasında gidiyorum. başımızdaki islamistler olmasaydı iç rahatlığıyla evet diyebilirdim.
0
false pretension
(27.10.21)
gurur da duymuyorum mutlu da değilim buna karşılık yerinmiyorum ve mutsuz da değilim.

ms brownstone +1

28
0
rahip janick
(27.10.21)
Hayır,

Türk kısmını değiştir yine sonuç değişmez. olayın Türk olmakla ilgisi yok. Sadece milliyet gurur duyulacak bişey değil. Çünkü senin yaptığın bişey yok. Doğuyorsun ve doğduğun toplumun bir parçası oluyorsun. bitti. gurur duymalık durum nerede? yok. Farklı milletlerden insanların olduğu bir ortamda Türk olduğumu söylemekten utanır mıyım? utanmam. Çünkü utanılacak bir durumda yok.

38
0
draconas
(27.10.21)
Valla @brownstone u goruyor ve arttiriyorum. Secim imkanin olsa bile sacma. Mesela simdi sorsalar cogu kisi en zengin ya da refah seviyesi en yuksek ulkeleri secer, bu secimden sonra niye 'X ulkesindenim' diye gurur duyar ki insan? Hani isin kisisel ozellik olayini falan gectim direkt bisekilde hazira konmak oluyor bu. Yani atiyorum X ulkesi binlerce yil suren tarihi/kulturu sonucunda 'X gibi olma' tarzinda bir stereotipi kazanmissa sadece secim yaptin diye sen niye direkt gururlanasin ki? Senin o olaya bir katkin olmamis.

Kisaca basta dedigim gibi secim olsa bile sacma. Dolayisiyla cevabim hayir.
30.
0
j r r tolkien hayrani
(27.10.21)
bir insanın gurur duyacağı bir hüneri yoksa milliyetiyle gurur duyar. ülkenin geçmişine, tarihsel insanlarına saygı duyuyorum tabi ama ülkeden dolayı gurur duyması komik.

35
0
kanasla intihar eden adam
(27.10.21)
Evet
Gurur duyacağım bir çok hunerim var ama buna rağmen ülkemi seviyorum. Çünkü benim ülkem tüm ülkelerden daha güzel, tarihim daha şanlı, insanım daha sıcak.
40E
0
etna
(27.10.21)
Hayır.
Eskiden savaşçılık işe yarıyormuş bu yüzden başarılarımız olsa da sağlam bir medeniyet kuramamışız. Savaş işi teknolojiye dayanınca gümlemişiz zaten.
0
vizivozo
(27.10.21)
Evet, 23
0
Josephine.
(27.10.21)
Evet çünkü sckxyss nedenini söylemiş.

30.
0
amateur
(27.10.21)
Tamamen tesaduf eseri olan bir seyden gurur duymak ya da utanc duymak bana sacma geliyor. Sans eseri turk doğmuşum. Dolayısıyla duymuyordum.
33
0
stavro
(28.10.21)
hayir
kendim secmedigim bir sey icin neden gurur duyayim. sadece ataturk atam oldugu icin gurur duyuyorum
29
0
nibba
(28.10.21)
evet çünkü kimliğimin ve geçmişimin bir parçası.
dissendium'a katılıyorum.
burada doğmak tesadüf olabilir ama dedelerimiz bu ülke için savaşmış.
kendi adıma konuşmam gerekirse, iki tane dedem var savaşmış olan.
bazı şeyleri kendimiz kazanmış, (son yıllarda olduğu gibi de) kendimiz kaybetmişiz.

gavur okulu diye tabir edilen okullardan birini bitirdim.
o zaman da aynı şeyi düşünürdüm, sonradan bütün dünyadan insanlarla çalıştığım bir işim oldu, yine aynı şeyi düşünüyorum.
özendiğimiz ülkeler toplumsal olarak bilim, medeniyet vb. konularında çok ileride olsalar da, halklarının bireysel anlamda kendi toplumlarıyla aynı düzeyde olmadığını düşünüyorum.

bunun sebepleri elbette tartışılır ve ülkeye göre bakış açıları elbette değişebilir ama en azından mücadele etmiş ve özgürlüğünü kazanmış birilerinin evladı olmak bana gurur veriyor.

üstelik, tarihte iyi ya da kötü, mücadelesi olan ya da olmayan her millet/ulus/ülke, sadece göçmenlerden oluşsa bile kendi ülkesiyle ve o ülkenin vatandaşı olmakla gurur duyarken, bizim bunu bu kadar hafife almamızın talihsiz bir durum olduğunu düşünüyorum.

36
0
blatta hiberna
(28.10.21)
hayır, gururluk bir durum yok bence de. sadece mutluyum ve kimliğimle barışığım diyebilirim.

yurtdışında kimliğimi aşağılamaya çalışanlara da ayarı veririm, elinde tesbih, ayağında babet çorabı takılan bi tane bile ziya gökalp eseri okumamış ama türkçü geçinen tiplere de.

27
0
makarnavodka
(28.10.21)
hayır ama bundan utanmam tabi. milliyetim üzerinden bana sataşacak insana karşı kullanacağım malzememin olmasından memnunum.

benim seçmediğim, doğuştan gelen bir özellik benim için gurur vesilesi değil. çalışıp çabalayarak elde ettiğim bir ünvan, eser veya kazançtan gurur duyarım ancak.

31.
0
zgrydn
(28.10.21)
neden gurur duyayım ki?

kendi seçimim olsa gurur duyarım ya da millet olarak acayip işler yapmış/yapıyor olsak yine gurur duyarım.
0
co2s2
(28.10.21)
hayır
çünkü burada doğup büyüsem bile türk değilim; ne etnik, ne kültürel ne de toplumun bir parçası olarak.

dolu dolu türk hissetseydim de gurur duymazdım. içinde bulunduğun kültür, millet, toplum için mutlu ya da mutsuz olmak ayrı, gurur duymak ayrı bir şey bence. mesela ingiliz olsaydım mutlu olurdum ama yine gurur duymazdım.

başka milletleri gördüm bizimki iyiymiş diyenleri anlayabilmekle beraber milliyetle gurur duyma meselesinin milliyetin kendinden gelen bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. bu arkadaşların tacik olsaydı, sırf milliyetinden gurur duyma fikrinden ötürü tacik olmaktan gurur duymasından bahsediyorum. bu bağlamda bakıp da objektif olmanın mümkün olmadığını, konseptin kendi kendini beslediğini düşünüyorum.
0
Bruce
(28.10.21)
(15)

Huawei tablet

invictae
Şu an 7-8 yıllık ilk nesil ipad air'i kullanıyorum ve açıkçası hala taş gibi maşallah şerefsiz... Ama artık kalem ve kılıfa dönüşen klavye ile kullanabileceğim (zoom'da ders için) bir ipad modeli bakarken gözüm şu 2 modele takıldı:Huawei matepad 11 ve pro... Yine klavye/kalem set alınacak. İpad Air
Şu an 7-8 yıllık ilk nesil ipad air'i kullanıyorum ve açıkçası hala taş gibi maşallah şerefsiz... Ama artık kalem ve kılıfa dönüşen klavye ile kullanabileceğim (zoom'da ders için) bir ipad modeli bakarken gözüm şu 2 modele takıldı:

Huawei matepad 11 ve pro... Yine klavye/kalem set alınacak.

İpad Air 4 ile arada çok fiyat farkı var (4'ü alamayacak gibiyim.). Ama ipad 8 ile o kdar da aşırı bi fark yok.

Huawei alsam üzülür müyüm? Üzülürsün derseniz yukarıda yazdığım 2 huawei modelinden hangisi için?
0
invictae
(26.10.21)
7-8 i bırak 3 sene duzgun calisan bir android tablet gormedim.
0
duptıs
(26.10.21)
Matepad 11 aldık. şuan yoğun çalışıyorum soru sormaya girdim detay girerim yarın ama çok memnunuz. akıcılık çok iyi huawei os'da. 4k ya kalem + klavyeli kılıf ve öyle bir donanımlı tablet bulamazsınız. Hatta 1 tane de kız arkadaşın kardeşine hediye aldık o kadar fiyat / performansına bayıldık yani.

Youtube ve diğer uygulamaları yüklemek falan çok kolay anlatırım hepsini.
0
ananiyimioguz
(26.10.21)
Huawei Matepad Pro seni rahat 3-4 sene götürür, performansi yeterli, birtek Google uygulamalara ihtiacin varsa, bilemicem nasil cözülecek bu sorun.

Xiaomi Pad 5 geldi ise Türkiye ye almanya ya yeni geldi.
Ipad 8 gibi fiyat, ama Ekran ve Haparlöler daha kaliteli ve islemcesi de seni rahat 4 sene götürür.
0
samiabi19
(26.10.21)
Şu anki performansları eminim iyidir. Kaldı ki alacağım tablette yapacağım en büyük atraksiyon zoomda tahta kullanmak olacak :D

Benim derdim 3 sene sonra çöpe dönmesin. İpad air'i 7 yıldır kullanıyorum, valla yeni almış gibiyim, androidde bundan korkuyorum :(
0
🌸invictae
(26.10.21)
Samsung galaxy tab s3 ü hala aktif olarak kullanıyorum. Şimdi 7-8 falan çıktı.

Biraz hantallaştı ama etkilemiyor.

Huawei os daha akıcı..
0
ananiyimioguz
(26.10.21)
Huawei Matepad 11 Snapdragon 865+ ve Xiaomi Pad 5 snapdragon 860 ile geliyor, bunlar Androidin gecen senenin Amiral gemi Soc leri. Seni rahat 4 sene idare eder 7-8 sene götürmez.

Ipad OS bagilmisi degilsen bu iki tablet fiyat performans cok kral tabletler.

(Ben Galaxy Tab S6 Lite kulaniyorum 2 sene anca götürür beni)
0
samiabi19
(26.10.21)
maksat tabletse çözüm ipad bence.
0
sutlu nescafe
(26.10.21)
tablette ipad al heyecan arama. En düz 8.nesil veya geldiyse bulabilirsen 9.nesil ipad + kalem en az 5-6 yıl işini görür.

Çizim vs. özel işler olacaksa yeni kalem ve 120hz ekran için Pro modellere bakılabilir ama dümdüz şeyler için en ucuz ipad diyorum. Air'e ne eklediler neyi eksik neyi fazla bakmadım.

edit: bu arada ilk nesil Air'in ekranı şimdiki 8-9'dan iyi olabilir şu açıdan, Apple bu düz seriye geri döndüğünde ekranı eski teknolojiye geçirmişti ekranla cam arasında hafif boşluk var ve camın kaplaması da daha plastik bi his veriyor. Bu garip gelebilir belki sana. Bende 5.nesil var Anker cam takınca orijinalinden daha iyi hissettirmişti. Söyleyeyim dedim.
0
nhk ni youkosu
(26.10.21)
7-8 sene sonra hala aynı tableti kullanmak istemeyeceksin, tıpkı şimdiki gibi. O yüzden böyle bir beklenti ile alıp fazla para vermene gerek yok. Bahsedilen Android tabletler işini görür sen onlardan sıkılana ya da piyasada farklı açıdan başka ihtiyaçlar doğana dek.

Teknoloji bi cihaz alayım 7-8 sene götürsün noktasını aştı mobil cihazlarda; gerçekçi bir beklenti değil bu.
0
Bruce
(26.10.21)
Air almayın düz ipad alın onun da kalem klavye desteği var.
0
hedep
(27.10.21)
bazıları android demişler ama HarmonyOS var arkadaşlar bu cihazlarda bilginiz olsun.
0
zalbarath
(27.10.21)
Android ile harmony OS farkını nasıl hissederim?
0
🌸invictae
(27.10.21)
androidde çok kullandığın bir yazılım harmony os'ta olmayabilir. eğer değişmediyse youtube ve netflixin resmi yazılımı yok harmony'de.
geçen gün netflix için denediğimde apkpure sitesine git dedi mesela.
0
sutlu nescafe
(27.10.21)
harmonyos'un çok daha hızlı olduğu söyleniyor android'ten. linux tabanlı bile değil tamamen farklı bir işletim sistemi
0
zalbarath
(29.10.21)
Heh geldim hocam iş yüküm bitti, tablet ile ilgili detay verebilirim.

Huawei App Gallery ile indiremediklerimizi, "Aptoide" diye bir uygulama ile hallediyoruz.
O da bir market ama 3. parti bir market. İçerisinde hemen hemen çoğu marketteki uygulamaların kurulum dosyaları var. Huwawei tablet HarmonyOS kullansa da android uygulamalar açabiliyor o yüzden gönül rahatlığıyla alabilirsin.

Mail olarak google mail ekleyebildim, sorun çıkmadı.
Youtube olarak vanced youtube yükleyebilirsiniz. Hem de reklamsız olur.
Google translate uygulaması falan da çalışıyor. Bu dediklerim üstte belirttiğim market uygulamasında yok ise adını yazıp sonuna androd veya apk ekleyerek google aratırsanız çıkar zaten indirme linki. O şekilde yükleyebilirsiniz. Gerekirse youtube'dan destek alırsınız.

Çizim veya not için indirip denediğim, kalem ile keyifle kullandığımız uygulamalar da şunlar;

PENUP, Squid, Nebo for Huawei, Autodesk Sketchbook, Concept, Colorfy, Bamboo Paper, İbis Paint X, ArtFlow

Bazıları reklamlı falansa satın alabilir veya google a full diye aratarak crackli hallerini bulabilirsiniz ama hem pek yasal sayılmaz hem de güvenlik açığı olabilir. Yine de ben tablette önemli işler yapmadığımdan yükleyebiliyorum ^^
0
ananiyimioguz
(03.11.21)
(3)

Dune nasıl izlenmeli?

prole
2D, imax 3D, 4XD? Bir de bu 3S gözlüğü satın mı aldırıyorlar? Kaç para veriyoruz?
2D, imax 3D, 4XD? Bir de bu 3S gözlüğü satın mı aldırıyorlar? Kaç para veriyoruz?
0
prole
(26.10.21)
imax 3d izleyin.

imaxte gözlüğe ekstra para ödenmiyor.
0
jelly bear
(26.10.21)
Varsa 2d imax. Yoksa 3d imax mecbur.
0
floydian
(26.10.21)
Gözlüğü sevmiyorum ama 3d olmayan imax yok sanırım bu filmde. Şansıma benim seansta 3d bozukmuş o yüzden 2d imax izledim, süperdi. Ama sırf 3d'den kaçmak için imax fırsatını tepmezdim. Geniş plan ya da yakın planlar, geniş ekranda daha filmin içinde hissettiriyor.
0
Bruce
(26.10.21)
(3)

Yarın dune izleyeceğim, kitabı okumadım.

1837837
Bilmem gereken bir şey var mı?
Bilmem gereken bir şey var mı?
0
1837837
(25.10.21)
yok aslında film ilk kitabın 22. bölümüne kadarki kısımdı kitap 37 bölüm, sıradan bir film gibi izle filmde gördüğün şeyleri anlamamazlık hissetmezsin, kitapta olup da filmde görmediğin şeyler de olacak bunları da kitabı okursan filme güzel flashbackler ile zihninde berraklaşır detaylanır
0
freebird5406_2
(25.10.21)
Bilmen gereken şeyler filmden sonra aklında soru işareti kalacak şeyler. Azıcık dikkatli izleyince bu niye böyle dedirten ve açıklanmayan durumlar var. Fark edersen sorarsın buraya, benim beraber izlediğim kişi kitapları okumamıştı, belli şeyler sorunca fark ettim "aa bunları açıklamamışlar" diye.
0
Bruce
(25.10.21)
allah kabul etsin. hayır yok.
0
erenderk
(25.10.21)
(15)

savaşın acımasızlığı/anlamsızlığı üzerine film-dizi-kitap-tiyatro

estranged
savaşın acımasızlığı/anlamsızlığı üzerine insanın suratına tokat gibi çarpacak her türlü öneri bekliyorum. benim favorilerim aşağıda:film: schindler's listkitap: garp cephesinde yeni bir şey yoktiyatro: karıncalar - bir savaş vardı
savaşın acımasızlığı/anlamsızlığı üzerine insanın suratına tokat gibi çarpacak her türlü öneri bekliyorum. benim favorilerim aşağıda:

film: schindler's list
kitap: garp cephesinde yeni bir şey yok
tiyatro: karıncalar - bir savaş vardı
0
estranged
(25.10.21)
film: persian lessons
kitap: la condition humaine - andre malraux
0
mr.green
(25.10.21)
1993 yapımı stalingrad.
Unsere muttet unsere vater.
0
elitoangelito
(25.10.21)
Film: ince kırmızı hat
0
olaylar olaylar
(25.10.21)
Idi i smotri (1985)
0
gibicibicis
(25.10.21)
Film: İncendies
0
glavina
(25.10.21)
garp cephesinde yeni bir şey yok'un devam kitabı "dönüş yolu"nu da okuyabilirsin bu arada. eve dönen kahramanlarımızın şehir yaşamına alışmaya çalışmasını anlatıyor.

orwell'den "katalonya'ya selam" var. anlamsızlığı üzerinde pek durmuyor aslında ama.
0
ahm1
(25.10.21)
Paths of glory

Dandik bir filme benzer, ama bence en temiz en gercekci anlatan bu. Digerleri hep efekt duygu somurusu falan.
0
divit
(25.10.21)
Tiyatro - Sandalım Kıyıya Bağlı
Kitap - Amin Maalouf Afrikalı Leo
0
ofelia
(25.10.21)
apocalypse now
0
erenderk
(25.10.21)
doğrudan cephede olmasa da savaşın etkileri konusunda jean paul sartre'ın özgürlüğün yolları üçlemesi çok iyidir. (bkz: les chemins de la liberte)

ayrıca yine benzer şekilde, daha yakın zamanda okuduğum bir avuç delikanlı isimli iki kitaptan oluşan romanı da epey beğenmiştim. bunun baskısı yok sanırım ama sahaflarda filan bulunabiliyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(25.10.21)
apocalypse now +1
İzledikten sonra biraz okuma yapınca daha net belli oluyor
0
Bruce
(25.10.21)
Kimse mandariinid dememiş. Hayret ettim. Ekşi sözlükte başlığını bir oku iştersen.
0
Mirket
(25.10.21)
Sarsıcı gerçekliği olan bir film : come and see .

‘paths of glory’ de izlenebilir.
0
hepbiarayisicinde
(26.10.21)
Johnny's got gun. Filmini izledim, kitaptan uyarlamaymis.

Travmayla ilgili ise kitaptan uyarlanmis bir filmi de olan Birdy.

Full metal jacket yazilmamis, bence sayilabilir.
0
EasyTiger
(26.10.21)
Grave of the Fireflies izlemelisin.
0
sealth
(26.10.21)
(6)

artan konut fiyatları hayatınızı nasıl etkiledi

dafuq
satılık ve kiralık daire fiyatları çok yükseldi. nasıl etkilendiniz? kiranız arttı mı? tek yaşamak zor mu? belki de çok olumlu etkilenmişsinizdir, ev sahibisinizdir.
satılık ve kiralık daire fiyatları çok yükseldi. nasıl etkilendiniz? kiranız arttı mı? tek yaşamak zor mu? belki de çok olumlu etkilenmişsinizdir, ev sahibisinizdir.
0
dafuq
(24.10.21)
kiram artmadı ama taşınma planımı mecburen erteledim veya bazı semtleri listeden çıkarmak zorunda kaldım.
0
orpheus
(24.10.21)
Ev sahibi olsan da içeride kiracı var, anlık etkisini görmüyorsun.

Aynı zamanda kiracı olarak evime daha sıkı sarılmamı sağladı, aynı mahallede, yakın yaşta ve aynı büyüklükte evler 2 katından fazlaya kiralanıyor şu anda. En az 5 sene bu kiranın tadını çıkaracağım lol.
0
Bruce
(24.10.21)
bu sebeple ev sahibi evi satışa çıkardı, normalde satıldıktan sonra 5-6 ayımız var ama sürekli ev göstermek ve ev sahibiyle muhatap olmak sıkıntı. Hatta bizim satışı engellediğimizi falan düşünüyor. (tabii kiracılı evi almak isteyen daha az oluyor, 6 ay sonra anca taşınabilir alan kişi hatta dava vs. olursa daha da uzun) Bu sebeple çok başka bir yerden ev kiraladık. Kira bu evin artacağı haliyle aynı ve daha yeni bina ama yine de tek başıma asla kalamazdım, kardeşimle kalıyorum.
0
nhk ni youkosu
(24.10.21)
ayrı eve çıkamıyorum gözüm yemiyor.
0
jelly bear
(24.10.21)
Yilbasinda alsam x tlye alacagim evi x+x/8 e aldim. Almasaydim. Yilbasinda kiram artacakti.

Bu artislardsn ne evsahipleri ne de kiracilar olumlu olarak etkilenir kirayi tl de yuksek yuzdeylenarttirsa bile dolar karsisinda eriyor. Tl kazanip dolar har adigimiz icin her turlu zarardayiz.
0
kuzey li
(24.10.21)
2020'de kendimi çok ciddi zorlayıp oturmak için ev almıştım 10 yıllık kredi + 3 yıllık ihtiyaç kredisi ile. ev yılda %3 değer kazanır, ödediğim faizi de 2026 gibi amorti eder gibi düşünüyordum. tam tersine sadece 18 ayda tüm faizini ve kredinin tamamını çıkaracak kadar değerlendi. açıkçası ben çok olumlu etkilendim yani standart bir vatandaş olarak. bir sonraki oturmayı planladığım muhit şu anki kadar merkezi olmadığı için oradaki fiyatlar bu kadar artmadı, dolayısıyla resmen bankanın parasını kullanarak x4-5 yaptırdım ödediğim rakama.
0
roket adam
(24.10.21)
(10)

Rahatlıktan mı uyuyamıyorum?

jacque
Bir aylık evliyim. Evlenmeden önce haftanın bazı günleri salonda kanepede bazı günleri de ergenlikten kalma tek kişilik yatağımda yatıyordum (Eşim de aynı şekilde, dönüşümlü yatıyorduk.)Çok rahatsızlık çektiğimiz için evlenince yatak odamız çok iyi olsun, iyi uyuyalım istedik. Karartma stor perdeler
Bir aylık evliyim. Evlenmeden önce haftanın bazı günleri salonda kanepede bazı günleri de ergenlikten kalma tek kişilik yatağımda yatıyordum (Eşim de aynı şekilde, dönüşümlü yatıyorduk.)

Çok rahatsızlık çektiğimiz için evlenince yatak odamız çok iyi olsun, iyi uyuyalım istedik. Karartma stor perdeler aldık, odaya hiç ışık girmiyor. 180 x 200 cm Yataş'tan 6.000 TL civarı çok rahat bir yatak aldık. Nevresimleri bile özenle seçtim kaşındırmasın, batmasın da rahat uyuyalım diye.

Gelin görün ki son bir aydır her sabah sanki 1 saat uyumuşum gibi hem uykusuz hem de ağrılar içinde uyanıyorum. Aslında yıllardır ilk kez erken yatabiliyorum ve 8-9 saat uyuyabiliyorum ama hiç uyumamışım gibi gözümü zor açıyorum. Bir de bel ağrısı var ki anlatamam hatta bu sabah fark ettim resmen ayaklarım bile ağrıyordu yataktan kalkarken..

Yatağa çok para verdiğimiz için bu durum karartma perdelerinden kaynaklanıyordur diye umuyorum ama siz ne dersiniz? :(

Not: Eşimde zaten önceden de kronik bel ağrısı olduğu için yatakla ilgisi var mı çözemedik ama ağrılar onda da mevcut.
0
jacque
(24.10.21)
ağrılar garip ama biriyle uyuyamıyor olabilir misiniz?
0
jelly bear
(24.10.21)
@jelly bear
Yatak büyük olduğu ve ikimizde de sırt dönüp uyuma huyu olduğu için aslında hiç hissetmiyorum bile yatakta eşimin varlığını. Annem de bu ihtimali söyledi ama dediğim gibi yatakta biri var mı yok mu anlamıyorum bile uyku sırasında.
0
🌸jacque
(24.10.21)
rahatlıktan uyuyamıyorsunuz. hafta sonu yedigöller'e veya başka bir yere kampa gidin. çadırda uyuyun. sonra dönünce yatağınızı tekrar deneyin.
0
perloneth
(24.10.21)
1 ay içinde alışacaksınız.
0
vurursagololur
(24.10.21)
Herkesin rahat edebildiği yatak aynı değil mesela benim süper rahat bulduğum yatağım kardeşimde bel ağrısına sebep oluyor ama bana da biriyle beraber uyumanın zorluğu olabilir gibi geldi, horlama, yüksek sesle nefes alma ya da çok hareketli olma gibi bir durumu var mı eşinizin?

Tamamen alışamamaktan kaynaklı da olabilir. (eşinize değil yeni yatağa:))
0
(24.10.21)
Alışırsın kesinlikle. Benim 1 sene sürdü, az kalsın yatağı değiştiyordum, o derece bel ağrılarım oluyordu. Sonradan kayboldu gitti.
0
Arthur Dayne
(24.10.21)
Bence aldığınız yatak yumuşak. Bel ağrısı çektiren yatak desteği az olan yumuşak yataklar oluyor genelde. O yüzden orta üstü sert bir yatakla değiştirin derim.
0
Bruce
(24.10.21)
yatak-yastik kisiden kisiye gore cok degisiyor. yumusak yataklarda yada icine gomuldugun yastiklarda asla rahat edemiyorum. Cok yumusak bir yataktansa sert bir kanepe daha rahat geliyor. belkide yanlis yatak secimi yaptiniz.
0
srjkvon
(24.10.21)
pahalı yatak eşit değildir uygun yatak.
bence yataktan ve yatakta sürekli olarak birisiyle yatmanın verdiği bilinçsiz tedirginliktendir.
0
d e j i n
(24.10.21)
Yatağın uygun olmamasi bir sebep olabilir ama biz de esimle yatak aldik (ama yatak testi, nasıl yatak almali falan arastirdik önceden). Esim bir iki ay cok rahatsizdi ama sonra cok rahatim simdi diyor. O yataga alisma dönemi olabiliyor.
0
logisticsmanager
(24.10.21)
(3)

ukrayna'da alisverisi

ala09
cok az vakit gecirecegim kiev ve lvivde. bu yuzden nokta atisi yerlere gidip fazla zaman kaybetmek istemiyorum. bilhassa kislik alisveris bi de linkteki gibi sapka(ozel adini unuttum)https://twitter.com/gerekyoktuama1/status/1451149903032426498?s=21duz avm mi çarsilarda daha kolay bulur muyum? bunun
cok az vakit gecirecegim kiev ve lvivde. bu yuzden nokta atisi yerlere gidip fazla zaman kaybetmek istemiyorum. bilhassa kislik alisveris bi de linkteki gibi sapka(ozel adini unuttum)

twitter.com

duz avm mi çarsilarda daha kolay bulur muyum? bunun disinda alinacak baska seyler icin onerilerde bulunabilirsiniz. tesekkurler
0
ala09
(24.10.21)
Heryerde satılıyor. Sentetikleri olduğu gibi gerçek kürkleri de var. Bulamaman imkansız.

Roshen çikolata mağazasına git çok uygun fiyatlara tenkli şeyşer var. Kreshcyatik caddeisnde
0
imansiz peynir
(24.10.21)
Şapkanın adı ushanka. tavşan tüyü olanı makbul ama bence hiç hoş değil, o yüzden sentetik al.
0
Bruce
(24.10.21)
@bruce umarim tavsan tuyu olanini gormem de sentetik alirim :') zaten full kurk degil de deri, içi tuylu falan istiyorum
0
🌸ala09
(24.10.21)
(14)

Ikinci görüsmeye ilerlemeyen ilk görüsmeler

polopan
Bunu cok yasiyorum: Internetten tanistigim birisiyle görüsüyoruz. Görüsme iyi gectiyse, muhabbet aktiysa, karsimdaki insan yeterince cekiciyse, herhangi bir uyumsuzluk görmediysem benim icin bu kadinla görüsmeye devam etmek icin yeterli oluyor. Illa ki deli gibi birseyler hissetmem gerekmiyor yani,
Bunu cok yasiyorum: Internetten tanistigim birisiyle görüsüyoruz. Görüsme iyi gectiyse, muhabbet aktiysa, karsimdaki insan yeterince cekiciyse, herhangi bir uyumsuzluk görmediysem benim icin bu kadinla görüsmeye devam etmek icin yeterli oluyor. Illa ki deli gibi birseyler hissetmem gerekmiyor yani, hafif bir hoslanti ve görüsme sirasinda kendimi iyi hissetmem yeterli. Benim böyle hissettigim her 10 kadindan 8 veya 9'u ilk görüsmede "cok iyi birisin ama ben bir heyecan hissetmedim" diyerek tekrar görüsmek istemiyorlar, ya da "sadece arkadas" olarak görüselim tarzi seyler söylüyorlar.

Simdi burada iki farkli görüs var:

1- Ilk görüsmede flört seviyesini yükseltmen, aranizdaki iliskiyi fazla vakit kaybetmeden baska bir seviye cekmen, tensel temas kurman, onu arzuladigini belli edecek seyler yapman ve sexual tension denen seyi yaratman gerekiyor, bunlari yapmayinca kadinlar heyecan duymuyorlar ve ilgilerini yitiriyorlar diyen grup.

2- Senin ilk görüsmede ne yaptigin cok önemli degil, kadinlar zaten ilk 5 dakikada seninle olmak isteyip istemeyecegine karar veriyorlar. Dolayisiyla sacmasapan hareketler yapmadigin ve donuk bir tip olmadigin sürece olay daha cok tipte, karizmada bitiyor diyen grup.

Siz hangi gruptasiniz?
0
polopan
(24.10.21)
Valla ben ucuncu gruptayim. Yani tipinin/dis gorunusunun oldukca onemli oldugunu ancak bunun tek basina yeterli olmadigini, ne yaptiginin ve ne konustugunun da karar verme surecine etkisi oldugunu savunan gruptan.
0
j r r tolkien hayrani
(24.10.21)
"cok iyi birisin ama ben bir heyecan hissetmedim"

bütün anahtar kelime burada aslında, kadınlar bu konuda çok açık sözlüdürler sadece şifreli konuşurlar.

her iki grupta doğru söylüyor ancak tek bir farkla, sağda solda hayatın içinde tanıştığın kadınlar ilk bir kaç saniyede bir puan veriyorlar bu puanı verirken tipin, duruşun, konuşman, davranışların etkili, ilk bir kaç saniyede tipini beğenmese bile diğer unsurlar o tip konusunu kapatıyor, kadınlar erkek hakkında kafasında bir hayal kuruyorlar ve o hayale kapılıyorlar. özellikle gençler bu "oyun" dediğimiz hayal gücü konusunda daha hızlılar, orta yaşı geçmiş kadınlarda çalışmıyor, sen bu noktada onların hayal güçlerini her zaman beslemeye devam etmelisin. detay vermemelisin.


dating app'larda ise seni 5 fotoğrafın üzerinden sahip olduğun ve yaşadığın hayatı analiz ediyorlar (neşeli mi? yeterince parası var mı, kendine güveniyor mu, ilk tartışmada sinecek mi) ve bu konuda çok başarılılar üstelik daha fazla zamanları var incelemek için.

daha ilk mesajlaşmadan itibaren flört'ü hiç bırakmamalısın (ya dating app'lerde yada diğer şekilllerde) dating app'lerde tanıştıktan sonra mesajlaşma içerisinde de cinsel gerilimi vermelisin, üstü kapalı olmalı kadın kinayeler ile konuyu anlamalı ve hayal kurmalı. date sırasında ise fiziksel temas önemli, giydiği taktığı bir takıdan yola çıkarak el, dirsek altı kol, mide/göbek, vb. yerlere dokunmalısın bu heyecanı arttırır öz güvenini gösterir.

bunları yapmadığın sürece "iyi çocuk"sun. ne kadar tipin olsa da, fiziğin ile ne kadar ilgi çeksende bir işe yaramaz. en fazla çok sarhoş ve libidosu tavan yapmış bir hanım efendi üzerine çıkarsa o zaman bişiyler olur.


"arkadaş olarak görüşelim" etrafımda dur seninle eğleneceğim ama mekandan ayrıldıktan sonra başkasının yanına gidip onunla sevişeceğim demek. o nedenle bu lafı duyduktan sonra benim arkadaşlarım var zaten de ve uzak dur.

date'lerini bir etkinlik olarak planla, go-cart'a mı gidersiniz, şarap tadımına mı, lünaparka mı orası sana kalmış. date'i planlarken kendi keyif aldığın şeyler olmalı. böylece en azından heyecan kısmını halletmiş olursun.

not: biraz hızlı davranmalısın ama saldıray abi gibi ikizz yatak var dememen lazım, dediğim gibi üstü kapalı olmalı, ilk date'de yatak da olabilir bu da mümkün ama dediğim gibi mesajlarda falan sürekli cinsel gerilimi vermelisin.
0
selam
(24.10.21)
karizma,tip,donanım tamam da karşıdaki insandan da öğrenebileceğim bir şeyler olmalı. bana da pek bir şey katmadıktan sonra gördüğüm üzere olanlardan hep toksiklik veya sığ muhabbetler. benim de dinlerken ağzım açık kalsın, saatlerce dinleyeyim.

çok iyisin, sadece arkadas kalıpları da yüze söylenmeye cesaret edilemeyen lafların tatlı versiyonları.
0
evimin paspasi
(24.10.21)
Cevap 1

Yalniz internetten tanisiyorum demissin ama kaynak nedir.
Gidip tinder,ockupid falan takiliyorsan oradaki kizlari ayri genellemek lazim.
Orasi alt lig gibi bir yer.

Eksiden falan dusuruyorsan o baska
0
divit
(24.10.21)
bence iyi birisin. ondan kaybediyorsun.
0
dafuq
(24.10.21)
Selam +1

Çoğu kadın için geçerli olan şeyleri söylemiş, yazdıklarında ders almayı bilenler için nice öğütler var. Şu kısımlar oldukça doğru

"daha ilk mesajlaşmadan itibaren flört'ü hiç bırakmamalısın (ya dating app'lerde yada diğer şekilllerde) dating app'lerde tanıştıktan sonra mesajlaşma içerisinde de cinsel gerilimi vermelisin, üstü kapalı olmalı kadın kinayeler ile konuyu anlamalı ve hayal kurmalı. date sırasında ise fiziksel temas önemli, giydiği taktığı bir takıdan yola çıkarak el, dirsek altı kol, mide/göbek, vb. yerlere dokunmalısın bu heyecanı arttırır öz güvenini gösterir.

bunları yapmadığın sürece "iyi çocuk"sun. ne kadar tipin olsa da, fiziğin ile ne kadar ilgi çeksende bir işe yaramaz. en fazla çok sarhoş ve libidosu tavan yapmış bir hanım efendi üzerine çıkarsa o zaman bişiyler olur.


"arkadaş olarak görüşelim" etrafımda dur seninle eğleneceğim ama mekandan ayrıldıktan sonra başkasının yanına gidip onunla sevişeceğim demek. o nedenle bu lafı duyduktan sonra benim arkadaşlarım var zaten de ve uzak dur.

date'lerini bir etkinlik olarak planla, go-cart'a mı gidersiniz, şarap tadımına mı, lünaparka mı orası sana kalmış. date'i planlarken kendi keyif aldığın şeyler olmalı. böylece en azından heyecan kısmını halletmiş olursun.

not: biraz hızlı davranmalısın ama saldıray abi gibi ikizz yatak var dememen lazım, dediğim gibi üstü kapalı olmalı, ilk date'de yatak da olabilir bu da mümkün ama dediğim gibi mesajlarda falan sürekli cinsel gerilimi vermelisin. "


Burada asıl hüner isteyen mevzu, kime, hangi dozda bunları yapabileceğini anlamak. Bunları okuyup "bu erkekler salak herkesi tek tip sanıyor" diyen kadınlar var şimdi duyuruda, azıcık daha triggerlanmayı bekliyorlar, aksi şeyler yazabilirler. Onlara inanma, onlara güvenme...

Latifesi bir yana, selam'ın söyledikleri çoğu durum için geçerli. Normal bir flört, cinsel birliktelik veya herhangi bir heyecan arıyorsan bunları yaptığın 10 senaryonun birkaçında başarılı olursun. Yüzde kaç olacağı tipine ve kendini ifade edebilme becerine bağlı.

Ama ben sıra dışı bişi istiyorum, standart bir flört olmasın, birbirimize cuk oturduğumuz, samimi ve gerçek paylaşım yaptığımız, farklı hissettiren bişey olsun diyorsan bu tarz "taktik" oyunlarının işin "ruhunu" kaçırdığını düşünüyorum. Ya da şöyle söyleyeyim, bunların hepsini bir hedef uğruna hayata geçirdiğinde bir noktada sen sen olmuyorsan, kendinden ödün vermiş ya da bir nebze olmadığın biri gibi davranıyorsan; birkaç kadından sonra başka bir şey aramaya başlıyorsun.

O yüzden genel anlamda ne istediğine karar verip uygula bu taktikleri.
0
Bruce
(24.10.21)
Belki de gerçekten devamlılığı olan bir şey arayışında değildir karşıdaki. Canı sıkılmış ve dışarıda takılacak birini arıyor olabilir, network için kasıyor olabilir, gold digger olabilir vb.

İnternet tanışmasında kadınlara genelde çok yalan söylüyorlar. Gece geçirildikten sonra numarasını siliyorlar. Sen dürüstsen olduğun halinle yalanların yarattığı heyecanı yaratamıyor olabilirsin. Mesela adam asgari ücretli diyelim. Şuraya gittim, bunu yaptım, bunu yapacağım diye ortalama heyecan pompalıyor. Kesinlikle gerçek kimliğini ortaya koymuyor. Tamamen duygulara yönelik hamleler.

Soruna cevap olarak da 1 derim
0
roe
(24.10.21)
nedeni neden önemli ki. sonuçta ilişki istiyorsan (öyle anladım) başka biri gibi davranmaya çalışmak ya da yukarıda anlatılanlar gibi 'taktik' kullanmak sürdürülebilir bir şey değil. ve ancak başka biri gibi davranırsan seninle olmak isteyen birini sen niye isteyesin.

ilişki değil de kadınlar seni çekici bulsun istiyorsan yüzeysel bi seviyede, enstrüman çalmak spor yapmak ya da sevdiğin herhangi bi konuda çok çalışmak, yani kendine yatırım yapmak en mantıklısı. pek çok insan bunları çekici bulur.

zaten sen de yoğun duygular hissetmiyormuşsun. belki burda senin hislerinin bilinçsiz dışa vurumu bile bazı insanların hislerini etkiliyordur. belki hepsi aynı şeyi söylüyor ama tamamen farklı nedenlerle söylüyor da olabilirler.

sonuç olarak nedenin hiç önemi yok. ilişki arıyorsan bunun için iki kişi lazım. senin yapman gereken pek bir şey yok bence aramaya devam etmek dışında. ya da tam tersi aramayı bırakmak dışında.
0
curious mind
(24.10.21)
Ben bir kadın olarak kendi deneyimimi söyleyeyim. Bir erkekle bir saat geçirdikten sonra onunla daha fazlasını isteyip istemediğime karar vermiş oluyorum. Bunun efendilikle, yok efendim cinsel gerginlik yaratmakla filan bir ilgisi yok. Tanıştığımız insanların çok azıyla anlaşabilmemiz ya da çok azına çekim hissedebilmemiz zaten normal bir şey. Size "düşecek" kadın ne yaparsanız yapın "düşer".
0
inawen
(24.10.21)
yorumları okuduktan sonra ekleyeyim; ilk yorumumda dediklerim "olması gereken" yani zaten böyle olmalısın. o duruma gelinceye kadar ise evet taktik bir anlamda doğru ancak belli bir amaç için (seks, ilişki vs.) için yaparsan taktik. Bu gerçekten de bruce'un dediği gibi yorucudur, çok yorucudur ve bir yerde bir kelimeyi yanlış kullandığın için olacağı varsa da olmaz. ardından da düşünürsün böyle demişlerdi yaptım ama ne oldu da bu iş yalan oldu diye.

içinden gelen çiçekler alıp yollarına dökmek ama yapman gereken kadını "normal" olarak görebilmen, bu kısım çok yorucu zira "kadınlnar çiçektir", "kadınlar narindir", "kadınlar korunmaya muhtaçtır", "kibar olmalısın", "nazik olmalısın" vb gibi şeylerle büyüdük, kadınlar erkeklerden çok daha güçlüler, ayrılırsam ölürüm diyen kadın en fazla 1 ay içinde yeni biriyle bir ilişkiye başlayabiliyorken bir erkek yıllarını biten ilişkisine verebiliyor. kadın eski ilişkisinin hayatını bu gün etkilemesine izin vermezken erkek yıllar sonra bile etkilemesine izin veriyor. "o"nun gibi birini arıyor. kadınlar şehirde/köyde erkeklerden on kat daha güçlü, buna göre davran.


bu nedenle zihinlerimizin en dibine kadar işlemiş bu fikirleri silmek ve davranışlarımızı değiştirmek çok zor olabiliyor işte taktik kısmı buradan geliyor. bir amaç için yaptığımız sürece taktik oluyor. taktik yapabilirsin, kadınlarda çok fazla yapıyor istediği biri varsa. burada konuyu taktik olmaktan çıkartıp doğal hale gelmesi bir süreç. şu an bu yazıyı okuyan herkes bir durumda, kimi kilolu, kimi zayıf, kimi zengin kimi değil, her ne halde olurlarsa olsunlar o noktaya bir sn. de gelmediler. şu anda ki halleri de doğal halleri. kiloluysa doğal kilolu taktik değil, zayıfsa doğal zayıf bir sn de zayıflamadı ve tam olarak şu an o kişiinn en doğal hali. herkes bir süreçten geçti, geçiyor, geçecek. davranışlarımız duygularımız ve onları ele alma şeklimiz sürekli değişecek.

buluşmaların bir etkinlik etrafında kurarsan heyecanı tamamlarsın demiştim. kadınlar eve geldiklerinde dedikodusunu yapacakları bir şey isterler. arkadaşı sorduğunda "kahve içtik oturduk sohbet ettik" demek istemezler. oraya gittik buraya gittik şunu yaptık, belimi tuttu çok heyecanlandım birden" demek isterler bununla hava atarlar diğer kadınlara.

örn: bir arkadaşımda kalmıştım pandemi zamanında, pazar günü dışarı çıktık yürüyoruz (sokaya çıkma yasağı var), çıkmadan önce de polis çevirirse seni öne atarım falan demiştim. polis çevirdi gerçekten de ve hanım arkadaşım (maskülen bir hanım) direk atlayarak ya işte benim kabahatim falan diyip savuşturdu, ardından polis memuru beni yabanci biri sanıp 5 dakika ingilizce bişiyler anlattı ( yasak var cart curt) have nice day diyip devam ettim hiç bozuntuya vermeden, aylar geçti hala anlatıyor gülüyor eğleniyor. iyi çocuk olsa idim evde oturur evden çıkmazdık (kanunlara niazmlara saygılı biri) o gün bu yaşanmazdı ve hikaye anlatılmazdı.


birde not: asla ve asla kadınlardan ilişki tavsiyesi alma, aldığında da ne diyorlarsa tersini yap. kadınlar ideal dünyayı anlatıp bu ideal dünyayı istemiyorlar. öyle olsa idi cennetten kovulmazdık, 40 huri/nuri ile günümüü gün ederdik.
0
selam
(24.10.21)
@selam

Cok tesekkür ederim, baya bir analiz yapmissin. Genel hatlariyla anliyorum demek istedigini. Ilk görüsmede heyecanli seyler yapma fikri benim de aklimdan geciyor ama böyle birsey teklif ettigim birkac kisiden "tekrar görüstügümüzde yapariz, ilk sefer icin kahve/sarap icelim" seklinde yanitlar aldim. Sanirim kadinlar ilk görüsmeyi daha basit tutma egiliminde oluyorlar (muhtemelen daha güvende hissediyorlar ve görüsme istedigi gibi gitmezse kahveyi/sarabi icip hemen kalkabilme opsiyonlari acik oluyor). Ayrica heyecanli etkinlikler uzun zaman ayirmayi gerektirebiliyor ve masrafli olabiliyor. Henüz tanimadigi, nasil anlasacagini bilmedigi birisiyle nispeten uzun süren ve masrafli birsey yapmak istemiyor olabilirler. Fakat istisnasiz tüm ikinci görüsmeler icin daha etkinlik tarzi heyecani yükseltebilecek ve ilk görüsme sirasinda kesfettigimiz ortak zevklerimizle alakali bir sey teklif ediyorum ama iste o asamaya gecemiyoruz :)

Aslina bakarsan ben de genellikle ilk görüsmeleri fazla beklentiye girmeden nispeten kisa tutma taraftariyim. Internetten tanistigim insan reelde de ayni kisi mi, ekranda ve mesajlasma sirasinda begendigim kadar gercek hayatta da begeniyor muyum gibi seylerin yaniti evetse benim icin ilk görüsme gayet iyi gecmis demektir. Ama iste yeterli olmuyor demek ki.
0
🌸polopan
(24.10.21)
hocam peki bu online mecralara koyduğunuz fotolarda vb. normalde olduğunuzdan çok daha iyi fotolar kullanıyor olabilir misiniz? mesela ben erkek olarak bu dating applerde artık gördüğüm kızlardan minimum 2 puan düşüyorum fiziksel görünüş olarak. yani kızın fotolara baktığında 8/10 diyorsam demek ki bu kız reelde 6-6.5/10 falan diyorum. insanlar bu foto işini çözmüş gerçekten, nasıl güzel çıkıyorlar o fotolarda öyle.

sizde de benzer bir durum olabilir mi acaba, bir heves buluşmaya gelip de hayal kırıklığı yaratma durumu
0
bobinhoo
(25.10.21)
@polopan bu durumda ise yani kahve şarap ise zaten aslında bir noktaya gelinmiş (özellikle alkol için geçerli) mümkünse ilk buluşmada öyle bir yer seç ki başka mekanlar olsun yakında. ilk kahve/şarap sonrası başka bir mekana geçin, orada bir süre geçirip tekrar başka mekana geçin her bir mekan değişikliği kadının algısı tarafında farklı bir buluşma gibi gelecektir 20/30 dakika yeni bir mekana geçiş için iyi bir zamanlama. mekanları önceden sen belirle ve karşı tarafa söyleme, spontane gibi gelişmeli, "kalkalım mı" diye sorma, "kalkalım buradan başka yere gidiyoruz" de. bu yine kadında heyecanı (bilinmezlik) arttıracaktır. kadının yapmasını istediğin her hangi bir şeyi soru olarak iletme. "gelir misin" değil, "gel" kısa, öz, net, özgüveni yüksek dil.

kadınlar genelde kendi evlerine yakın yerleri tercih ederler, geri dönmesi kolay olmalı.

senin için iyi olan kadın için iyi olmayabilir. buluşmalarda kendinden bahsetme, cümlelere ben diye başlama. buluşmaları kendi zevklerine göre belirle ortak zevklere göre değil. kadın seni beğenirse senin sevdiğin şeyleri de beğenir. zevklerinden vaz geçmemelisin. sorulara üstü kapalı cevap vermelisin, ailenden, kendinle ilgili (geçmiş, gelecek) hiç bir şeyi paylaşmamalısın. özellikle mesajlaşırken düşünecek vaktin var ne diyeyim diye. ana fikir şu: bu kadınla beraber olmamamın XXXX ile ne alakası var? örneğin işin ile bir alakası var mı? bence yok. eski sevgilin ile bir alakası var mı? bence yok. ailen ile alakası var mı? bence yok, inanışın ile alakası var mı? bence yok.

örnek:
s: ne iş yapıyorsun?
c: hali kilim import export,
c: çek senet tahsilat,
c: boş zamanlarımda clark kent/bruce wayne olarak çalışıyorum vs. gibi

karşı tarafa da bu tür sorular sormamalısın. bırak kendisi anlatsın. konuşmalarını cümle uzunluğu ile ölç. az kelime kullan ve az konuş, kadın daha çok konuşmalı, ideal oran (araştırmalara göre) %30 erkek %70 kadın konuşmalı. bu tür buluşmalar daha ideal geliyor kadınlara.

cinsel gerilim yada cinsel göndermeli espriler iyidir. kadın seninle niye buluşuyor ki? kara kaşın kara gözün için değil, banka hesabındaki milyonlar için değil, araban için değil, sevişme ihtimali için buluşuyor, buluşmaya da bu ön fikir ile geliyor. buluşmaya geldiğine göre de seni bir şekilde beğenmiş, mesajlaşma da fena geçmemiş. bunlar senin avantajına şeyler.

hiç kimse hiç bir ortamda aynı değil. babanın yanında başka birisin, okulda başka, iş yerinde başka, mahalle arkadaşınla başka, markette başka birisin. internette de başka birisin aslında. kadınlar da öyle. senin yanında başka başkasının yanında başka. internette ise bambaşka. önüne gelen kişi ile nette tanıştığın kişi bambaşka kişiler olacaktır. dert etme bunu. fiziksel beğeniye ve eğlenmeye odaklan. eğlenmelisin. eğlenmelisin eğlenmelisin, karşı taraf sana morali bozuk gelebilir seni ilgilendirmez kendisi çözmeli sen değil sorma umursama eğlenmene bak. sen eğleniyorsan o da eğlenecektir.


not: ilk buluşmayı zirvedeyken bitir. kadın aa ne güzel eğleniyorduk niye gidiyorsun ki şimdi demeli.

not 2: buluşmalara özel hazırlanıp gitme, normalin neyse öyle git.
0
selam
(25.10.21)
bence gerçekten iyi insanlara denk gelmişsin bu duruma şükretmen lazım
buluştuğun kişiler senin vaktini boş yere harcamıyor, umut vermiyor

buluştuğun kişilerle dış görünüş olarak yakın mısın

kadınlarda zaman ve evlilik erkeklere göre daha kritik
bu durum da onları daha seçici olmaya itiyor
0
bir soru sorcam
(25.10.21)
(11)

istanbul'da iyi donerci?

cooperr
Genjler uzundur istanbul'da degildim, en son 5 sene once geldim. Eskiden bildigim bircok mekan da ya kapanmis, ya da zincir olmus tadi boktanlamis, vs.. Araba var, ulasim sikintisi cok yok ama trafik fena o yuzden "avrupa yakasi" olursa daha iyi olur. Ama inanilmaz lezzet ise anadolu'da olur. Soyle
Genjler uzundur istanbul'da degildim, en son 5 sene once geldim. Eskiden bildigim bircok mekan da ya kapanmis, ya da zincir olmus tadi boktanlamis, vs..

Araba var, ulasim sikintisi cok yok ama trafik fena o yuzden "avrupa yakasi" olursa daha iyi olur. Ama inanilmaz lezzet ise anadolu'da olur.

Soyle "bursa uludag kebapcisi (cemal&cemil usta)" tadinda bir yer var mi, kiyma kullanmayan, eti bol koyan. Fiyat onemli degil. 2. sinif esnaf lokantalari falan da olur luks pesinde degilim, lezzet ariyorum.

Tesekkurler..
0
cooperr
(23.10.21)
Avrupa yakasında bildiğim yok maalesef.
Anadolu yakası;
Kadıköy - Tatar Salim
Ataşehir - Tatar Salim
Kavacık - Bayramoğlu
0
lappuntamento
(23.10.21)
renegade
(23.10.21)
Avrupa yakasında adamakilli donerci bulamadım ben.
Anadolu yakasında Bayramoğlu derim net. Biraz pahalidir ama hakedecek seviyededir. Baska yerde yedigimin doner olmadigini farkettirmisti ilk denediğimde.
0
stavro
(23.10.21)
Kuzguncuk metet istanbulda en iyi
0
mg3929
(23.10.21)
Dönerci sadık, aksaray da salaş mekan sözlükte yorumları iyi. Ben yolum düşerde ugruyorum.
0
zanutsas
(23.10.21)
www.aliusta.com.tr avrupa yakasında dediğin için. yoksa bayramoğlu döner baya iyi. ali ustada iyidir ama.
0
xrated
(23.10.21)
beşiktaş'ta karadeniz döner.
kapalı çarşı taraflarında da şahin usta var.
anadolu yakası'nda da tatar salim'i seviyorum ben.
0
contavolta
(23.10.21)
dönerci şahin usta demeye geldim ama yazılmış.
0
sir gawain
(24.10.21)
Beşiktaş Karadeniz döner'e +1
Yusufpaşa tramvay durağında ki Dönerci Sadık Ustaya da +1 (Gerçi eskisi kadar iyi değil son denediklerimde)

Ben ayrıca Günaydın restoranlarındaki döneri de oldukça başarılı buluyorum (Hatta favorim). Zorlu, İstinye Park, Buyaka ve Akasya şubelerinde denedim. Dönerlerinde belli bir standartları olsa da istinye parktaki şube sıcak ekmek, daha taze domates-biber kullanımıyla bir adım önde diğer şubelerinden.
0
diyanet takvimi
(24.10.21)
Güzel cevaplar gelmiş. Benim favorim bayramoğlu ancak objektif bir sıralama yapacak olursam:

1-Şahin usta
2-bayramoğlu
3-karadeniz
4-sadık usta

En önemli bilgi: dönerin en lezzetli hali ilk kesimidir, burada sayılan kaliteli dönercilerin çoğu da 10-11 gibi kesmeye başlar. Yani 12den sonra ne kadar geç gidersen yediğin kalite o kadar düşer. Hele 3-4ten sonra zaten ya bitmiş oluyor ya da yesen bile bu muymuş diyebilirsin. Nerede yediğin kadar önemli bir mevzu bu.
0
Bruce
(24.10.21)
Avrupa yakasında değil ama Kuzguncuk Metet Döner diyeceğim, yalnız çok uzun zamandır etle aram olmadığı için yemedim ama yediğim zamanlarda beğeniyordum, 2015 yılı olan olmalı son gidişim.
0
(24.10.21)
(15)

Kiza bira fotosu yollamak

Mirabel
Evli bir arkadasiniz kocasiyla arasi cinsel hayatinin rutinlestigini soylese, sevgili adayiniz olan bir erkek bunu ogrendiginin ertesi gunu kiza bira fotosu atsa o erkekle bir daha gorusur muydunuz? Sogur muydunuz? Tepkiniz ne olurdu? Kiz saf bir sekilde soyledi bana iste o da bira iciyormus sahilde
Evli bir arkadasiniz kocasiyla arasi cinsel hayatinin rutinlestigini soylese, sevgili adayiniz olan bir erkek bunu ogrendiginin ertesi gunu kiza bira fotosu atsa o erkekle bir daha gorusur muydunuz? Sogur muydunuz? Tepkiniz ne olurdu? Kiz saf bir sekilde soyledi bana iste o da bira iciyormus sahilde foto yolladi diye. Sasirdim tabii. Kiz ortak arkadasimizdi.

Erkek diyor ki "ben o fotoyu 3 kisiye attim ona da attim bunun neresi art niyet" yemedik tabii de uzaklasir miydiniz tamamen
0
Mirabel
(22.10.21)
"yemediysen" uzaklaşıcaksın, net. evli arkadaşına kocan seni tatmin edemiyor gel ben ediyim mesajını verdiğini düşündüğün biriyle görüşürsen kendine saygın kalacak mı?
0
Bruce
(22.10.21)
@bruce: tesekkur ederim. Evet boyle seyler duyayim ki iyice soguyayim diye actim duyuruyu bi noktada.
0
🌸Mirabel
(22.10.21)
erkek bunu nasil ogrendi onu anlamadim?

arkadasiniz mi anlatmis siz mi anlatmistiniz?
0
la lykia
(22.10.21)
kızla erkeğin yakınlığına bağlı. uzun süreli arkadaşlarsa mesela, bira fotoğrafı yollamakta hiçbir art niyet aramam ben. hepimizin bira içerken "ah o da şimdi burada olsaydı" diye aklına gelen arkadaşları vardır.

aksi halde, tabiki art niyet.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.10.21)
@lykia: bana daha detay verdi tabii ama ben erkege anlatmadim. Ona da ozel anlatmissa bilemem. Genelde erkegin de oldugu zaman soylediginde cocuklar yuzunden rahat olamiyoruz falan diyor.
0
🌸Mirabel
(22.10.21)
Burada en sucsuz olan bira fotosu atan erkek.

Kiz saf falan degil evli kadinda ne safligi olacak :) yem atmis bekliyor avini.
Ama elemani begenmemis o yuzden ifsa ediyor.
0
divit
(22.10.21)
erkek yerinde olsam ikinizden de uzaklaşırdım, net.
0
killerbee
(22.10.21)
söz konusu erkek ve kadın arasından bundan önce bir iletişim var mı, varsa yakınlık derecesi nedir mesela. ama evet, uzaktan bakınca evli kadınla yatma fantezisi olan bir erkek hissiyatı veriyor. aralarında süregelen bir muhabbbet varsa da şüphelenilebilir de kesin olarak bilinemez tabii.
0
yviene
(22.10.21)
Bruce +1
0
Improbable
(22.10.21)
Evli bir kadın niye cinsel hayatının rutinleştiğini başka bir erkeğe söyler ki? Ben burda art niyet ararım. Bira fotosunda değil.
0
diyanet takvimi
(22.10.21)
Yorum yapmak icin bilgi miktari yetersiz. Benzer muhabbeti cinsellik imasiz yapabilecegim cok sayida evli kadin arkadasim var bir erkek olarak.
0
cleric
(22.10.21)
Ya bende bir saflık var ya da ben olayı hiç anlamadım. "Başka bir kadına bira fotoğrafı attı, demek ki niyeti kötü." Bu mu? Bari sex on the beach içip onun fotoğrafını atsaymış.
0
kobuzchu kiz
(22.10.21)
Bence kadın artniyetli. Ne diye cinsel hayatı ile ilgili bir detayı davranışından şüphe duyacağı biri ile paylaşır ki. o erkek yerinde olsam o kadından uzaklaşırdım.
0
giovanne
(22.10.21)
divit +1
0
pispinti
(22.10.21)
Ben anlamadim anlatilani. Bira fotografinin baska anlami mi var ayrica? Bilmeden atmayayim.
0
stevie
(22.10.21)
(18)

Türkiye'ye kız arkadaş getirmek

altin yumurtlayan lavuk
Şu an yabancı kız arkadaşımla birlikte Kore'de yaşıyoruz. 1 seneden fazladır burada yaşıyorum ve buranın güvenliğine oldukça alışmış durumdayım. Amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 seneliğine Türkiye'ye dönmek istiyorum. Bu sırada kız arkadaşım benimle birlikte İstanbul'a yerleşmek istiyor. Burası i
Şu an yabancı kız arkadaşımla birlikte Kore'de yaşıyoruz. 1 seneden fazladır burada yaşıyorum ve buranın güvenliğine oldukça alışmış durumdayım. Amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 seneliğine Türkiye'ye dönmek istiyorum. Bu sırada kız arkadaşım benimle birlikte İstanbul'a yerleşmek istiyor. Burası inanılmaz güvenli ve neredeyse hiçbir suçla karşılaşmıyoruz. Hadi biz alıştık metrobüsteki mutsuz insanların agresyonuna ve trafiğe zamanında ama kızı bi anda bunların ortasına getirmeye çekiniyorum ve onun güvenliği için endişe ediyorum açıkçası. Lâkin bu kadar uzun süre ayrı kalmak da pek mümkün değil gibi duruyor. Sizin düşünceleriniz neler? Yurtdışından Türkiye'ye kız arkadaşını getiren oldu mu aranızda?
0
altin yumurtlayan lavuk
(22.10.21)
Şahsen abarttığınızı düşünüyorum. Evet, aşırı güvenli bi şehir olmadığı kesin ama her gün bomba patlıyor gibi anlatmışsınız. İlk etapta etiler, caddebostan, ataköy gibi nispeten nezih yerlerde zaman geçirirsiniz. bence bu bölgeler birçok Amerika şehrinden daha güvenli. Amerika'da cinayet oranı Türkiye'nin 2 katı neredeyse. Amerika Türkiye'den daha tehlikeli desek yanlış olmaz. Üstelik bireysel silahlanma konusunda da arada nasıl bir uçurum olduğu aşikar.

Bence Türkiye ile ilgili asıl tehlike ekonomik. Çok detayına girmeye gerek görmüyorum ama ekonomik anlamda bir probleminiz yoksa çok endişe edeceğiniz bir şey değil İstanbul'da yaşamak.
0
himmet dayi
(22.10.21)
himmet dayı+1, endişeniz mutsuz, sinirli ve kibarlıktan nasibini almamış insanlarla bir arada yaşamak olsaydı anlayabilirdim, elbette İstanbul için süper güvenli bir şehir denemez ama ben İstanbul'da yaşayıp yaşamamaya karar verecek olsam çekincelerim güvenliğimden yana olmazdı.

Kendisi de burada yaşamak istiyorsa, pamuklara sarıp sarmalamaya gerek yok bence. 1 yıllığına Istanbul'da yaşayan yabancı tanıdıklarım oldu (erkeklerdi fark yaratıyorsa), şikayet ettiklerine rastlamadım, her gün cinayet işlenmiyorsa her şehirde 1 yıllığına yaşanabileceğini düşünüyorum, üstelik her ne kadar sürekli farkına varamasak da İstanbul özünde çok güzel bir şehir, ben olsam yerleşir tadını çıkarırdım.
0
(22.10.21)
Şahsen abarttığınızı düşünmüyorum.
post pandemi sürecinde iyice çığrından çıktı herkes. her yer gergin insan ve psikolojik şiddet dolu. her gün bomba patlamıyor diye düşünmeyin nerdeyse her gün bir kadın öldürülüyor mesela, bi de bıçaklanarak, camlardan atılarak, boğazı kesilerek falan. (gönül ilişkilerinden, eski eşlerinden aile fertlerinden biri öldürdüğü için normal cinayet istatistiği gibi düşünmeyin) kız arkadaşınız ne düşünecek bu konuda?
trafik kaos olmuş. 30 yıldır istanbulun çok yerinde aktif olarak trafikte bulundum. bu yılki hali asla görmedim. seneye nasıl olacak?
deprem?
fenotipi yabancı olduğunu bağıracak, turist diye her yerde kazıklanacak.
sözlü, fiziksel cinsel tacizlerden bahsetmiyorum bile
vs vs vs


bi tweet vardı "çocukken biz de dayak yedik bize bişey olmadı diyenler onlara bişey olmadığını sanıyor" diye. heh aynen öyle, istanbulda yaşayanlar olarak biz, bu şehrin bize ne kadar kötülük ettiğini, nelere maruz kaldığımızı farkedemiyoruz.
0
rewlack
(22.10.21)
rewlack gerçekçi bir şekilde yaklaşmış ve haklı da.

benim düşüncelerim neler? amerika'ya geçmeden önce yaklaşık 1 sene neden türkiye'ye gelesin ya da neden koreli bir insanı buna maruz bırakasın diye düşünüyorum. gelme arkadaş yani, aklı mantığı yerinde olan insan burada gelip 1 sene niye kendini harap etsin?
0
yviene
(22.10.21)
Açıkcası istanbulun bi çok yeri güvenli olmasa bile görülmeye ve kısa bi süre yaşanmaya değer. Bazı semtlerinde aklınızdaki problemleri hiç yaşamazsınız.

Şu şekilde bi yol izleyebilirsiniz.
Güvenli bi semtte oturmanız lazım. Fenerbahçe ile bostancı arasında bi yerlerde oturursanız bu bahsettiğin problemleri yaşam alanı içinde ve çevresinde yaşamazsınız.

İşe gidiş geliş saatlerinde istanbuldaki gerginlik seviyesi biraz daha tırmanıyor. Ama gezmelerinizi vs haftaiçi mesai saatlerine kaydırırsanız bu agresyonla normal sınırlar içinde karşılaşırsınız. Tahammül edemeyecek ya da kişiyi huzursuz edecek bi seviyede değil bu saatlerde. Kalabalık bi avrupa şehrindeki kadar.

Mesela kahvaltıya mı gideceksiniz, o zaman haftaiçi gidersiniz, güzel bi akşam yemeğine haftaiçi çıkarsınız. Haftasonu ve rush hourlarda caddebostandan uzaklaşmazsınız.

Bu yöntemle ben herhangi bir nahoş durum yaşayacağınızı ya da huzursuz edecek bir ortama gireceğinizi sanmıyorum. Gittiğiniz yer de amerika neticede. Aynı problemleri endişeleri size yaşatacak bir yer.
0
zimbirik
(22.10.21)
evet, türkiye cehennem gibi bir yer. işçiler, kadınlar, çocuklar, hayvanlar en büyük zararı gören kesim diyebiliriz. ama bilhassa kadınların güvenliği konusuna değinildiği için oradan ilerleyeceğim. kadincinayetleri.org burada da göreceğiniz üzere (keşke görmeseniz, keşke olmasa bunlar), cinayetlerden sorumlu kişiler genel olarak kadınların yakınları. yani eğer kız arkadaşınızın yaşamına dair bi kaygınız varsa ve eğer Türkiye'ye girdiğinizde siz bir caniye dönüşmeyecekseniz veya sizin akrabalarınız birer cani değilse hayır çok büyük ihtimalle cinayete kurban gitmeyecek (abd vs diğer ülkelerde olduğu kadar risk var diyelim, silahlanmayı düşünürsek belki daha az). bu cümleleri kurmak bile bir tuhaf da neyse. taciz tecavüz de şayet burada hissettirildiği gibi olsaydı ne ben ne başka kadın yakınlarım dışarda gezebilirdik heralde. gecenin bir körü esenyurt'ta turistik geziye çıkmazsa başına bir şey gelmez diye düşünüyorum. ülke davar dolu, orası da doğru. ama onlar var diye ülkeye girmeyeceksek zaten salalım gitsin. onlar varsa biz de varız yani. soru da biraz "kız arkadaşımı getiriyorum yemezsiniz dimi" gibi olmuş. biz yemeyiz ama tabii davarların arasına 'getirirseniz' yiyebilirler. kız arkadaşınızın çocuk olmadığını düşünüyorum. heralde sizin aktarımlarınız, kendi okudukları, araştırdıkları vs düşünüp 'gelip gelmeyeceğini' kendisi karar verebilir. maddi sıkıntılarınız yoksa güzel bir semte yerleştiğiniz sürece neredeyse kaymak tabakadaki gibi keyifli bir yıl süreceğinizi düşünüyorum.
0
erenderk
(22.10.21)
himmet dayıya katılıyorum. eğer fanusta büyümüş, hayatında sokak görmemiş bir insansanız evet istanbul aşırı tehlikeli bir yer. istatistiklere göre ise bir çok bilinen şehirden daha güvenli bir şehir. fanusta büyümüş ve korede yetişmiş bir insan olarak esenyurta falan taşınacak haliniz zaten yoktur, o yüzden güzel bir semtte yaşayacağınızı varsayarak mutlaka kız arkadaşını da getir derim. bu harap olma, metrobüs, ölme bitme muhabbetleri aşırı fakir insanlar için, 3-4-5 bine kendini heba edecek tayfadansan zaten burada işin yok.
0
roket adam
(22.10.21)
himmet dayi, hocam içinde yaşarken biri söylese aynı tepkiyi verirdim kesinlikle. ama dışına çıktığım anda çok çok daha fazla absürt gelmeye başladı İstanbul'da sıradan bir günde yaşadığım olaylar. benim için gelmişken başına bir şey gelmesi ihtimalinden korkuyorum açıkçası.

yviene, Türkiye'de şirketim var işleri yoluna koymam gerekiyor Amerika'ya geçmeden önce. O yüzden gelmek zorundayım ve bu kadar uzun süre ayrı kalmak istemiyoruz.
0
🌸altin yumurtlayan lavuk
(22.10.21)
Sana bir sey olmasi kiza olmasindan daha olasi.
Erkekler 3 kat daha fazla cinayete kurban gidiyor.

Ben olsam getirmem squid game gibi sehir. Aynen boyle soyle kabul ederse gelsin.
Hatta alice in borderland izlediyse o daha cok benziyor.
0
divit
(22.10.21)
Şimdi ilk olarak ben zaten "İstnabul Seul'den daha güvenlidir." demiyorum. Ek olarak Türkiye'de ve özellikle İstanbul'da yaşanan absürt durumları da inkar edecek değilim.

Söylemek istediğim şey, Kore'de de yaşasa bir insan için "İstanbul'da yaşayamaz, aman getirme, burası cehennem." durumunun olmadığını düşünmem. Tabii ki tehlikeli olabilecek bir şehir. Ancak Türkiye genelinde yaşanan olayların tamamını tek kişi günlük hayatında yaşıyormuş gibi düşünmek bence mantıklı değil.

Güney Kore'de yaşamadım. Ancak ABD'de 6 ay kadar yaşamışlığım var. Üstelik yerli halkı birçok eyalete nispeten hoşgörülü bir yerdi. Ancak gelir dengesizliği olan her ülkede olabileceği gibi orada da gece belli bir saatten sonra başınıza bir iş gelmesi çok olasıydı.

Sözün özü; evet belki biraz garip gelebilir alışma sürecinde ama gelir seviyesi ortalama üstünde insanlar için İstanbul gayet normal bir şehir.

Bi de squid game denmiş. Yok daha neler.
0
himmet dayi
(22.10.21)
Yurt disina yerlestigimizde esim "erkekler surekli bana bakmiyor, istedigim kiyafeti giyebiliyorum, nasil bir dert cekiyormusuz Turkiyede arkadas" seklinde dert yanmisti.

Bundan 4-5 once Istanbul'un nispeten daha iyi yerlerinde yasayacaksaniz gelin sorun olmaz derdim ama son gelisimde gordum ki insanlar daha elit yerlere kactikca, kactiklari seyler de onlari oraya dogru kovalamis. Ulkenin sikinti degmemis yeri kalmamis.
0
cleric
(22.10.21)
Ekleme yapayim.

Orta ve ustu muhitlerde takilan, orta sinif bir insan icin kavga dovus siddet vs... riski Istanbul'da hala cok az. Ama bir sekilde denk gelirseniz kisa ve uzun vadede cok sikinti yasarsiniz. Polis bulmak, bulsaniz dert anlatmak, mahkemede adalet aramak vs... bunlar sizi hayattan tiksindirir.
0
cleric
(22.10.21)
buraya getirmemenin alternatifi 1 sene ayrı yaşamak mı?

kız arkadaşın türk olsa ve buraya gelip "sevgilim beni güvenlik sebebiyle türkiye'ye getirmek istemiyor, acaba benden uzak mı kalmak istiyor" diye sorsa herkes ayrıl coco derdi. başka da yorumum yok.
0
Bruce
(22.10.21)
bence buna kız arkadaşınız kendi karar vermeli. Beraber gelip İstanbul'da bir süre vakit geçirme imkanınız varsa o şekilde deneyin derim. Öyle bir bahsetmişsiniz ki sanki kız arkadaşınızın hiçbir iradesi yok, bütün sorumluluğu sizin üstünüzde.

bu coğrafyada güvenlik için endişe etmeyi bir yere kadar anlayabilirim ancak yetişkin bir kadın nerede yaşayacağına dair kendi kararını verebilir diye düşünüyorum.

belki bir süre burada yaşamayı düşünürseniz, o da tamamen yerleşip yerleşmeme konusunda bir karara verebilir. belki sizin içinizde daha rahat olur bu durumda?
0
patlamis misir
(22.10.21)
arkadaşlar evet ülkede bir çok şey çok iyiye gitmiyor, ancak her 3 taksiciden 2'si tacizci, 5 erkekten 4'ü tecavüz ediyor, sokağa çıkamıyoruz, öldük bittik tadında bir psikolojiniz varsa gerçek manada psikoloğa gitmenizi öneririm. bunlar psikolojik bir problemin belirtileri. bunun aksine istanbulda 20 milyon insan her gün işine evine sorunsuz bir şekilde varıyor. bunlar içerisinde 1-2 kişiye denk gelme ihtimaliniz özellikle büyük şehirde olduğunuzu baz alırsanız çok, ama çok zor. yaşam kalitesi demiyorum, ama güvenlik açısından bu duruma göre şu an çok iyi bile denebilir, bu kadar adamı rusya'da ufacık bu alana toplasan 3. dünya savaşı çıkardı.

yurtdışı ile karşılaştırırken neresiyle karşılaştırdığınız da çok önemli tabii arkadaşlar, 20-25 milyon insanın yaşadığı ny, moskova, bangkok gibi şehirlere göre istanbul çok daha güvenli bir şehir net olarak. ha gidip de avrupanın max 200-500 bin nufuslu köyleriyle karşılaştırırsanız tabii ki burası huzursuz gelir. dediğim gibi, eğer böyle düşünüyorsanız ağır anksiyete sahibisiniz, böyle yaşanmaz kesinlikle pro yardım alın derim. rakamlar da burada: www.numbeo.com
0
roket adam
(22.10.21)
baslik biraz fantastik olmus

sanki ithalat yapmak uzere olan biri soruyormus gibi

onun disinda roket adam +1
0
foster
(22.10.21)
İstanbul yaşam kalitesinin oldukça düşük olduğu bir yer. 250 şehir arasında 192. sırada. Yaşanılabilecek birkaç semt var. Bunlar dışındaki yerler ulaşım açısından sorunlu yerler.

Bütün bu dertlerden kurtulmanın yolu çok para kazanıyor olmak. Ama yine de trafik sorununu parayla çözemiyorsun mesela. Bu yüzden bence merkezi bir bölgede birkaç sene yaşayıp sonra da uzaklaşılması gereken bir şehir.

Şiddet konusuna gelirsek bir örnek vereyim.
Kaldırımda yürüyorum. Karşımdan motosiklet geliyor, 2 kişi binmişler. Burası kaldırım ne yapıyorsunuz dedim. Üstüme yürüdüler. Düşün 2 kişi tek adamın üstüne yürüyorlar. Bu olay üstelik caddebostan'da oluyor.

Hadi her şeyi geçtim. Evli olmadan birlikte yaşayacaksanız iyi semt ve apartman lazım. Diğer türlü sorun yaşarsınız. 5000 TL üstü kira ödeyebilmeniz gerekir. İşiniz nerede olacak, toplu taşıma kullanacak mısınız falan bütün bunlar önemli. Bence metrobüs kullanılacaksa bu şehre gelmek büyük bir çılgınlık.
0
roe
(22.10.21)
istanbul'un neresi? ve istanbul'da ne yapacak?

yani fenerbahce'de yasayip her yere taksiyle gidip luks mekanlarda takilmak da bi yasam bicimi.

esenyurtta yasayip minibusle metrobusle dandik bi yere calismaya gitmek de bi yasam bicimi.
0
icim urperiyor
(23.10.21)
(4)

topluluk karşısında konuşma

Wakatakakage
bunu çok iyi yapan üst düzey insanlar nasıl yapıyor? mesela kamera karşısında kağıda bakmadan uzun süre sakince, akıcı, hatasız konuşuyor. sonra soru soruyorlar. biri 3-4 soru soruyor mesela. tüm soruları tek seferde soruyor. sonra adam cevaplamaya başlıyor. birinci soruya cevap, ikinciye cevap diye
bunu çok iyi yapan üst düzey insanlar nasıl yapıyor? mesela kamera karşısında kağıda bakmadan uzun süre sakince, akıcı, hatasız konuşuyor. sonra soru soruyorlar. biri 3-4 soru soruyor mesela. tüm soruları tek seferde soruyor. sonra adam cevaplamaya başlıyor.

birinci soruya cevap, ikinciye cevap diye sırayla yine kusursuzca cevaplıyor soruları.

ben tek soruya cevabı düzgün veremem, acaba şunu eksik mi söyledim, şunu söylemese miydim diye düşünürüm. topluluk karşısında rahat ve akıcı konuşmayı geçiyorum zaten mümkün değil benim için. sorulan 5 soruyu ezberleyip, sırayla eksiksizce cevaplamak aşırı üst seviye bir olay değil mi? nasıl yapıyorlar?
0
Wakatakakage
(22.10.21)
Neredeyse ilkokuldan beri topluluk önünde konuşurum. Bu işin temelinde rahat olmak var. Ne söylemeliyim, neye dikkat etmeliyim diye takılınca akıcı olamıyorsun. Pratikle aşılabilen bir konu bu.

Bu rahatlığa kendinden emin olmayı eklersen o zaman script ya da sınır olmadan düşüncelerini ifade edebiliyorsun. Soruları duyarken cevabı o anda belirleyip kısa not alır gibi soruyla eşitliyorsun. Vereceğin cevaba odaklanıyorsun yani. Acaba bunu unutur muyum dur bunu hatırlamak için şöyle yapıyım diye takılırsan kaçar gider sorular da cevaplar da.
0
Bruce
(22.10.21)
Kamera karşısında bir konu hakkında tutarlı ve etkileyici bir şekilde konuşma birkaç şeyin birleşimi

1 - Uzmanlık: Konuştuğunuz konuya hakim olmanız, içini dışını biliyor olmanız lazım.
2 - Teknik: Özellikle bir grup insan önünde konuşurken uygulanan belli teknikler vardır. Örneğin seyircilerle göz teması kurulur, jestler ve mimiklerle anlatım desteklenir, belli yerlerde yavaşlayarak, susarak ya da hızlanarak tempo ayarlanır, seyirciye tepki vermesi ya da düşünmesi için fırsat verilir, vb.
3 - Pratik: Topluluk karşısında konuşmak stresli bir şey, hem öğrenilen teknikleri düzgün bir şekilde uygulayabilmek hem de bu stresi atabilmek için pratik önemli.

İyi konuşmacılarla kötüler arasında bu farkları görürsünüz. Mesela bazen konuşmacı profesyoneldir; teknik ya da pratik sorunu yoktur ama konuya hakim değildir, dolayısıyla prompter vb. kullanır, haliyle o doğallık hissi kaybolur. Ya da uzmandır ama teknikleri bilmiyordur, bazen kaotik bir şekilde konu etrafında daireler çizerek anlatır, vs.
0
salihdt
(22.10.21)
Zamanında minibüste "müsait bir yerde inecek var" demeden önce bile gerilen, içinden bir kaç kere tekrar eden biriydim.

Simdi topluluk önünde sıkıntı yaşamadan konuşabiliyorum(en fazla 70 80 kişi oldu sanırım).
Bu sayıya topluluk denmez diyen olabilir ama sayı 600 de olsa yarın çıkar konuşurum, kendime güvenim tam.

İşin sırrı ne peki?

1-Baskasi yapabiliyorsa ben de yapabilirim diye özgüveni pompalamak.
2-ne söyleyeceğini bilmek.
3-yanlis yapmaktan korkmamak.


Ucunda ölüm yok yahu diyerek kendini motive etmek :)
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(22.10.21)
özgüven,
kendini tanımak ve mutlaka deneyim.
+düzenli kitap okumak. kitap diyorum; haber, dergi vs değil.
örneğin bi konuda çok iyi fakat asosyal biri veya gündelik hayatta da çok insanla iletişim kurmayan birileri olmuyorlar genelde.
ayrıca o insanlar uzman oldukları konularda böyle konuşuyorlar bu da önemli.
0
rewlack
(22.10.21)
(6)

İstanbul'da öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı yerler

idealist muallim
Merhaba Bursa'da Görükle, İzmir'de Bornova ve Buca gibi İstanbul'da da özellikle üniversite öğrencilerinin yoğunlukla yaşadıkları yerler ilçe/semt olarak nerelerdir acaba?Sorma sebebim öğrencilere yönelik bir yatırım yapacak olmamız.
Merhaba Bursa'da Görükle, İzmir'de Bornova ve Buca gibi İstanbul'da da özellikle üniversite öğrencilerinin yoğunlukla yaşadıkları yerler ilçe/semt olarak nerelerdir acaba?

Sorma sebebim öğrencilere yönelik bir yatırım yapacak olmamız.
0
idealist muallim
(21.10.21)
Büyük kampüslerin etrafında gözle görülür bir öğrenci popülasyonu vardır, onun haricinde daha dağınık diğer illere göre. Mesela mecidiyeköy-gülbağ kısmında öğrenci bi nebze daha çoktur. Kadıköyde marmara'nın civarı eğitim mahallesinde vardır. Keza iü sebepli avcıların kampüs yakınları.
0
Bruce
(21.10.21)
4.levent
Gültepe
0
ceketimi alip cikcam
(21.10.21)
dediğiniz illerde 1-2 üni olduğu için yerleri belli. istanbulda her yerde üniversite var. 20-30 tane yer sayılır. itü için m2 metro duraklarına yakın olan her yer diyebilirm mesela.
0
xrated
(21.10.21)
yeditepe üni için kayışdağı, bilgi üni için eyüp, istanbul üni için fatih… üsttekiler +1
0
anais
(22.10.21)
rumelihisarüstü
0
barankovan
(22.10.21)
teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸idealist muallim
(22.10.21)
(2)

Meyhane tavsiyesi

habarbey
Avrupa yakasında mezeleri lezzetli, salaş, özenti ergen barındırmayan, bildiğin dayıların takıldığı meyhane arıyorum. Şimdiden tavsiye için teşekkürler.
Avrupa yakasında mezeleri lezzetli, salaş, özenti ergen barındırmayan, bildiğin dayıların takıldığı meyhane arıyorum. Şimdiden tavsiye için teşekkürler.
0
habarbey
(21.10.21)
hep dayılar takılmıyor ama geri kalanları karşılıyor, balıkçı kemal'in yeri karaköy.
0
Bruce
(21.10.21)
Valla 5yıldır gitmedim ama taa mecidiyekoyde oturduğum zamanlarda giderdik arkadasla. Naifin yeri yada naifin rakıhanesi var. Cidden tam dediğin gibi biryer . Google yorumlara baktım da bozmamıs hala sanırım, ben de bi ara gidiyim .
0
solenkol
(21.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.