Giriş
(3)

IMEI numarası ile ilgili yakın zamandaki değişiklik

encokbenisevinnolur
İlgili haberi bulamadım da biliyorsunuzdur, 1 yıl kullanılmayan telefonun imeisi kullanilamaz olacakmış gibi bir yasa çıkmıştı aralık 2022'de.Benim iki telefonum var, biri bozulmuştu sonradan yaptırdım, şimdi onu evde oyun oynamak video izlemek için kullanıyorum sadece. Sim takılı değil. Diğeri de a
İlgili haberi bulamadım da biliyorsunuzdur, 1 yıl kullanılmayan telefonun imeisi kullanilamaz olacakmış gibi bir yasa çıkmıştı aralık 2022'de.

Benim iki telefonum var, biri bozulmuştu sonradan yaptırdım, şimdi onu evde oyun oynamak video izlemek için kullanıyorum sadece. Sim takılı değil. Diğeri de aktif kullandığım.

Sim takılı olmayan telefon seneye hiç acilamayacak mi o çıkan yasaya göre?
Eğer öyleyse ara sıra sim takip çıkarsam o 1 yıllık süreyi uzatmış olur muyum?
0
encokbenisevinnolur
(01.02.23)
yazdıkların o kadar saçma ki , telefonun kapanmasını sağlayamazlar
0
nivoandmira
(01.02.23)
Burada anlatılan "kapanma" GSM şebekesinde çalışmama anlamında. Yoksa telefonla oyun oynayıp video izlemeye devam edersiniz.
Simi telefona her takmanız süreyi 1 yıl uzatıyor.
Yani 11 ayda bir telefona sim taksanız yeterli.

Ayrıca BTK diyor ki biz telefonları sadece "pasife alıyoruz". Mesela o telefonu 3 yıl kullanmadınız. Sonra son kullandığınız sim kartı takarsanız o telefon anında yeniden çalışır olacakmış. Tabi henüz bunu deneyimleyen olmadı.
Bir de kapanan telefonun faturasıyla birlikte BTK'ya başvurursak açılacakmış.

Henüz üzerinden bir yıl geçmediği için kimse bu durumu yaşamadı ama en temizi 6-7 ayda bir aklınıza gelince sim kart takıvermeniz.
0
michael_knight
(01.02.23)
zaten simsiz tablet gibi kullanıyormuşsun, kapatacağız dedikleri o işte, hat çalışmayacak telefon wifi'lı tablet gibi olacak.
0
nhk ni youkosu
(01.02.23)
(5)

Ingiltere vs Amerika yasamak ve calismak icin

bonjourrr
MerhabaIkisinde de yasamak calisma sansiniz olsa hangisini secerdinizVe nedenYazilimciyim alanim iki ulkede de populerAma sanirim ameriakda maaslae daha yuksek ama gider daha cokAmac bir yerden sonra bu isin dansimanligini kurmakYa da siz olsaniz hangisini secerdiniz.Tesekkurler
Merhaba

Ikisinde de yasamak calisma sansiniz olsa hangisini secerdiniz
Ve neden

Yazilimciyim alanim iki ulkede de populer
Ama sanirim ameriakda maaslae daha yuksek ama gider daha cok

Amac bir yerden sonra bu isin dansimanligini kurmak

Ya da siz olsaniz hangisini secerdiniz.

Tesekkurler
0
bonjourrr
(31.01.23)
amerikadan kastınız abd sanırım.
ben abd diyorum. çünkü ülkenin olayı zaten göçmen kabulune dayanıyor. ingiltere'de kendini bilmez ırkçılarla karşılaşma olasılığınız çok daha yüksek bana göre. ve ingiltere'de yaşam masrafları eğer şehir merkezinde ve görece makul yerlerde olsun derseniz kira-fatura vs sabit giderler abd'den daha pahalı genel olarak. tek olumlu yanı türkiye'ye abd'den daha yakın olması bence.

ben olsam kesinlikle abd'yi tercih ederdim. ama bu tamamen sizin bileceğiniz ve kendi şartlarınıza göre karar vermeniz gereken bir mesele. benim için abd daha iyi seçenek olurken sizin için tam tersi olabilir. mutlak ve keskin bir ayrımı yok.
0
pardus
(31.01.23)
ABD seçeneği öne çıkıyor bende.
Avrupa Birliği sosyal devlet işinin cılkını çıkardı. Çalışmamayı ödüllendiren, fazla çalışanı cezalandıran bir yer haline geldi.
Abd, Avrupa'ya oranla daha vahşi ama çok çalışırsanız çok kazanıp az çalışırsanız aç kazancağınız daha akla yatkın bir sistemi var gibi görünüyor bana.
Her ikisini de yakından incelemedim, yıllar içinde edindiğim izlenim bu şekilde.
0
michael_knight
(31.01.23)
michael_knight +1
cok guzel ifade etmis.
Avrupa'da ne uzuyor ne kisaliyorsunuz, herkes ortalama (biraz ustu biraz arti) yasiyor, ABD'de anladigim kadariyla caliskansaniz onunuz gercekten acik oluyor. Eger cok caliskan ve girisimci degilim derseniz muhtemelen Ingiltere daha iyi olur sizin icin.
0
kassiopeia
(31.01.23)
ingiltere'de şu anda cost of living krizi yüzünden ev kiraları çok yüksek ama iyi bir maaş verirse şirket, yaşama standardınız ortalama üstü olur. amerika'da şu ara yazılımcıların büyük şirketlerden yüzbinlerce kadarı işten çıkarıldığı için yazılım piyasasında boş pozisyon bulma sıkıntısı çekebilirsiniz. yazılımcılar için zor bir dönem bizi bekliyor :(
0
kurbanlik koyun
(31.01.23)
tartismasiz amerika.

1) 2 kat fazla maas alirsin. avrupa sosyal devletini gocmen olarak finanse etmenin hicbir mantigi yok.

2) bol bol gunes gorursun, daha guzel iklimde yasarsin.

3) amerika'yi gezersin, devasa memleket. ingiltere schengen'de degil, tikilip kalirsin. avrupayi gezmek icin yine vize gerekiyor.
0
antikadimag
(31.01.23)
(5)

uçak bileti fiyatı

hknty
bilet fiyatları bizim tarayıcıdaki aramalarımızdan dolayı artabilir mi? pegasustan bilet alacaktım 1000 liraydı. alana kadar bu uçuşta yer kalmadı uyarısı verdi. sonra güncelledim sayfayı 1000 liradan 1300 liraya çıktı. neden bir anda arttı? zahmet olmazsa pegasus'un 1 şubat çarlamba izmir-ankara 18
bilet fiyatları bizim tarayıcıdaki aramalarımızdan dolayı artabilir mi? pegasustan bilet alacaktım 1000 liraydı. alana kadar bu uçuşta yer kalmadı uyarısı verdi. sonra güncelledim sayfayı 1000 liradan 1300 liraya çıktı. neden bir anda arttı?

zahmet olmazsa pegasus'un 1 şubat çarlamba izmir-ankara 18:45 - 20:00 uçuşunun fiyatına bakabilir misiniz? şu an 1354 görünüyor bende. 10 dk önce 1000 lira falandı.
0
hknty
(31.01.23)
evet artabiliyor, böyle durumlarda farkli bir tarayicidan girip bakabilirsiniz.

bu durumda ama gercekten fiyat artmis gibi duruyor, bende de 1354 görünüyor su an.
0
mamu
(31.01.23)
Biletler grup grup ayrılıyorlar, 5 tane 1000tlik var mesela siz son bileti sorgularken 1 şubat için 1000tllik son bilet satılmış olabilir normal olarak, sonraki grup biletleri gelmiş artık muhtemeln.
0
atom karincanin torunu
(31.01.23)
Bende de 1354 TL görünüyor.
THY'nin 19:55 veya 21:40 uçakları daha ucuz bu arada.
0
michael_knight
(31.01.23)
görüntülemeye göre de artabilir, ilk bakışta almak en iyisi.
0
babilfish
(31.01.23)
hem görüntülemeye göre hem de güne/saate ait talebin değişkenliğine göre değişebiliyor, evet.
0
crackcodemood
(01.02.23)
(3)

BluTV'deki İngilizce altyazısızlık

nundu
Bu platformdaki dizilerde İngilizce altyazı çok nadir oluyor bunun sebebi ne yahu dümdüz hazırda var bi de, eklemesi de zor değildir diye düşünüyorum.Mesela Handmaid's Tale'ın ilk sezonunu bu yüzden izleyemedim, Türkçe altyazı çok iyi değildi, sessiz konuşulan yerlerde de ben anlamıyodum ne dediğini
Bu platformdaki dizilerde İngilizce altyazı çok nadir oluyor bunun sebebi ne yahu dümdüz hazırda var bi de, eklemesi de zor değildir diye düşünüyorum.

Mesela Handmaid's Tale'ın ilk sezonunu bu yüzden izleyemedim, Türkçe altyazı çok iyi değildi, sessiz konuşulan yerlerde de ben anlamıyodum ne dediğini. Takıntılıyım bi de bi kelimeyi anlamasam geri sarıp tekrar izliyorum falan, böyle böyle tüm hevesimi kaçırmıştı diziye dair.

The Last of Us'ta da İngilizce altyazı bi var bi yok. İlk iki bölümde vardı mesela şimdi görünmüyor üçüncü bölümde. İkinci bölümde de ipadde açınca yoktu PC'de tarayıcıdan açınca vardı falan.

İngilizce dizileri İngilizce altyazı ile, diğer dillerdeki dizileri Türkçe altyazı ile izlemeyi seviyorum. Sırf bu yüzden BluTv'den bi şey izlemeye heves edemiyorum ki çok iyi diziler de var izlemek istediğim. Ama ne açsam İngilizce altyazı olmuyor.

Mail falan atsak eklerler mi acaba :D
0
nundu
(30.01.23)
Valla ingilizce altyaziyi 'olmazsa olmaz' degil de 'olsa iyi olur ama olmasa da olur' seklinde bir ozellik olarak gordukleri icindir. Yani Turkiye de cogu kisi ingilizce altyazi olayini kriter olarak almadigi icin cok ustunde durmuyorlardir.

Sadece bir kisi mail atarsa koyarlar mi bilmiyorum ancak bayagi kisi ayni sekilde mail atarsa kesin koyarlar. Sen yine de mail atip sansini dene bi.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
İngilizce altyazı olmaması yüzünden ben de ısınamadım blu TV'ye.

Türkçe olmayan her şeyi orijinal dilinde İngilizce altyazı ile izlemeyi tercih ediyorum.
0
inheritance
(30.01.23)
Bundan birkaç yıl önce bir Türkiye'deki bir video on demand servisinin istatistiklerini öğrenmiştim.
Seçenek varsa altyazılı izleyen %8, dublajlı izleyen %92'ydi.
Bu %8'in ne kadarının İngilizce altyazı tercih ettiğini hayal gücünüze bırakıyorum.

Çok az kişi İngilizce altyazı ile izlediği için umurlarında olmuyor. O şirketin yöneticisi olsam ben de İngilizce altyazı eklemekle zaman kaybetmeyin derdim sanırım.
Not: Türkçe altyazıyla hiçbir dizi/film izlemiyorum. İngilizce dışındaki yapımları da Türkçe altyazıyla izlemek zulüm olacağı için izlemekten kaçıyorum.
0
michael_knight
(31.01.23)
(10)

otomatik araçtan sonra manuel araç

alibaba06
merhaba arkadaşlar;Bundan önceki aracım otomatik vitesti. şimdi tekrar araç bakıyorum ancak manuel ve otomatik vites farkının çok olmasından dolayı manuel araç almayı düşünüyorum.otomatik vites araçtan manuel vites araca geçen varsa kolay adapte olunabiliyor mu?
merhaba arkadaşlar;
Bundan önceki aracım otomatik vitesti. şimdi tekrar araç bakıyorum ancak manuel ve otomatik vites farkının çok olmasından dolayı manuel araç almayı düşünüyorum.
otomatik vites araçtan manuel vites araca geçen varsa kolay adapte olunabiliyor mu?
0
alibaba06
(30.01.23)
Daha önce manuel aracın olduysa muhtemelen kolay adapte olursun ama ben bi tek ehliyet alırken manuel kullandım sonra hep otomatik kullandım, geçen ay 1 hafta manuel kullanmak zorunda kaldım hep tedirgin oldum hiç adapte olamadım, manuel araç zulüm yeminle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(30.01.23)
daha önce kullandıysan sorun olmaz. trafikte işkence ama biraz.
0
jelly bear
(30.01.23)
manuel araç alırsan ilerde zor satarsın cok zarar edersin. benden söylemesi.
0
sizofren06
(30.01.23)
Kısa sürede adapte olunur, sorun olmaz.

Ama manuel araba kullanmak özellikle şehir içinde çok can sıkıcı, gereksiz yorucu bir şey. Bütçeyi zorlayıp otomatik alabiliyorsanız zorlamanızı öneririm.
0
michael_knight
(30.01.23)
gayet kolay adapte olursun. eğer istanbul gibi bir yerde yaşamıyorsan çok sıkıntı da yaşamazsın trafik konusunda.
0
roket adam
(30.01.23)
Yoğun trafikte kullanacaksan zulüm olur, yoksa trafiksiz sürüşte pek de bir farkı yok.
0
John Bloor
(30.01.23)
10 sene bisiklete binmesen, binmeyi unutuyor musun?
0
cooperr
(30.01.23)
Bence zulüm olmaz ya, biz rahata fazla alıştık. Yaklaşık 2 senedir otomatik kullanıyorum ama yarın manuele geçebilirim fiyat avantajından dolayı.

Satarken de sorun olacağını düşünmüyorum zira büyük fiyat farkı insanlar için ikna edici oluyor zaten.
0
msb
(30.01.23)
ilk aracım otomatikti, onu satmıştım, 2 yıl sonra manuel aldım 1.5 aydır kullanıyorum daha yeni alıştım sayılır. benim beceriksizliğim de olabilir ama eziyet hele antep trafiğinde.
0
rodeocu
(30.01.23)
adapte olmak zor olmazda trafikli bir yerde yaşıyorsan üzer yorar
0
basond
(30.01.23)
(4)

Tasarımcı ve yazılımcılar için dijital toplulukları

cedric tweedledee
Merhabalar,Tasarımcılar, yazılımcılar ve freelance potansiyeli yüksek iş gruplarının takıldığı ,birbirlerine sorular sorup ne bileyim iş pasladıkları falan forum, facebook grubu, instagram profili, web sitesi ya da aklıma gelmeyen dijital mecralar topluluklar var mıdır bidiğiniz? Bildiklerinizi yaza
Merhabalar,

Tasarımcılar, yazılımcılar ve freelance potansiyeli yüksek iş gruplarının takıldığı ,birbirlerine sorular sorup ne bileyim iş pasladıkları falan forum, facebook grubu, instagram profili, web sitesi ya da aklıma gelmeyen dijital mecralar topluluklar var mıdır bidiğiniz?

Bildiklerinizi yazabilirseniz sevinirim.

upwork, bioluk gibi sitelerden bahsetmiyorum, çünkü onlar topluluk olmaktan önce ticari kaygısı olan aracı platformlar. Benim esas ilgilendiğim birbiriyle bilgi paylaşımında bulunan topluluklar.
0
cedric tweedledee
(30.01.23)
tasarımcılar ile yazılımcılar bambaşka dünyadalar ikisi farklı şeyler, evet bir arada kullanıyoruz ama bu demek değildir ki aynı şeylere önem veriyoruz ve aynı şeyleri istiyoruz.

fikirleri olan insanlar bir araya gelsin istiyorsunuz anladığım kadarı ile, onlar birbirlerini zamanla buluyorlar, etkinlikler, discord kanalları, irc, internet forumları, halihazırda mevcut organizasyon ve dernekler aracılığı ile.

kendilerine ait ayrı ayrı fikirleri olan insanlar bir araya geldiğinde bir şeyler yapamazlar kolay kolay her iki tarafında ego'su var, herkes kendi fikrinin daha güzel olacağına, tutacağına inanıyor aksi halde birilerini aramazlardı zaten tutmaz bu derlerdi.

fikri olan insanlar o fikri paylaşacakları kişileri değil, o fikri kendileri adına gerçekleştirecek kişiler arıyor onu da bedavaya arıyor.


bilgi paylaşan topluluklar ise daha kapalılar, örneğin bir yazılımcı olarak bir tasarımcı ile paylaşabileceğim yardımcı olabileceğim alanlar o kadar sınırlı ki, bir tasarımcının da bana verebileceği şeyler sınırlı. birbirlerine verebilecekleri ise çok şey var.

yerel gruplarla başlayıp daha genele doğru giden bir şemsiye var.
0
selam
(30.01.23)
Cevabınız için teşekkür ederim. Sanırım soruyu düzgün sormayı becerememişim. Aslında isteğim tasarımcıların ve yazılımcıların beraber takıldıkları yerler değil, ayrı ayrı her bir iş grubunun oluşturdukları topluluklara ulaşmak istiyorum. Muhtemelen tasarımcıların da hep bir arada oldukları topluluklar yoktur çünkü onlar da kendi aralarında çok dallanıp budaklanıyorlar. Aydınlatma tasarımcısıyla bir motion artist ya da grafik tasarımcı aynı yerde kolay kolay bulunmazlar gibime geliyor.

Ben sadece bildiğiniz/üyesi olduğunuz ya da arada takip etiğiniz topluluklar var mı varsa hangileri bunları öğrenmek istiyorum.
0
🌸cedric tweedledee
(30.01.23)
Tam istediğiniz gibi olmasa da herkes alanındaki Reddit sublarını takip ediyordur herhalde.
0
michael_knight
(30.01.23)
heh şimdi daha iyi anladım.

yazılımcı olarak;

* siteler;
hacker news (günde en az 5 defa kontrol ederim)
product hunt (ayda bir iki falan)
slash dot


* email grupları
ilgilendiğim yazılım dilinin geliştirici ve kullanıcı grupları, örn python, go-nuts, pyist, jetty, jetty-dev, python-dev

kullandığım araçlar, takip ettiğim kütüphaneler vb.
linux email listeleri, cassandra, cassandra-dev, postgresql-dev, postgresql-users vs.


* anında haberleşme;
libera.chat
discord serverları

eskiden web işleri ile uğraşırken html, css, js email listeleri ile çalışma gruplarının listeleri.


bunun dışında tasarım olarak bişi yapmadım, şimdilerde biraz blender, biraz fusion 360 öğrenmeye çalışıyorum, discord ve telegram gruplarına üyeyim.

şimdiler de hemen herşey slack ve discord üzerinde gidiyormuş gibi geliyor.

birde diğer dernek ve oluşumlar var.
LKD, pardus (eskiden tabii, çok eskiden), hacker space, alternatif bilişim, biçda vs.
0
selam
(30.01.23)
(13)

Sosyal olmadığım için kariyer yap(a)mıyorum

canım sıkılıyor
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyke
Bildiğiniz gibi ülkemizde kariyer basamaklarını tırmanmak için işini düzgün yapmak değil network(torpil) gerekiyor. Ben de insan ilişkilerinde böyle esnek biri olamadığım için misal bölüm yemeğine bile gitmek istemediğim için ne kadar çabalaraam çabalayayım yükselemeyeceğimi düşünüyorum. Durum buyken neden çalışayım ki diyorum pandemiden beri sessiz istifa dedikleri şekilde çalışıyorum. En son uyarı aldım performansın düşük diye ama ofisteki hatta işyerindeki herkesin tek derdi çay kahva içip laklak yapmak. Ne önerirsiniz yurt dışına mı gideyim bölüm mü değiştireyim? İs degistisem bu kadar kazanamam. Bölüm değiştirsem kaypak bir müdür olursa yine işten soğurum. Yurt dışı da riskli açıkçası hiçbir ülkede çalışmadım daha önce amerikada işini yapana hakkettiği verilir deniyor da sanmıyorum her ülkede vardır bence bu torpil işleri. Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?
0
canım sıkılıyor
(30.01.23)
Eksikliğinizin nerede olduğunu düşünüyorsanız o kısmınızı geliştirmenizi öneririm.

Çalışmanın en önemsiz, en kolay halledilen kısmı iş yapmaktır. Onu herkes iyi-kötü bir şekilde yapıyor.
Sosyal olmanın, etrafa iyi enerji yaymanın bu kadar kötü bir şey olduğu, düşmanınız olduğu fikrinden de uzaklaşmaya çalışın bence.

Buna torpil olarak da bakmayın. Siz bir yönetici olsanız her sabah gülümseyen ve %70 kapasitede olan insanla mı çalışmak isterseniz yoksa her gün kötü sözler söyleyen ve insanları kıran %90 kapasitede insanla mı? Ben her seferinde gülümseyen insanı tercih ederim.

İş değiştirmeyin, kendinizi değiştirin. İşi değiştirseniz de yaklaşık olarak aynı sorunla karşılaşacağınızı tahmin ediyorum.


Bazen şu soruya cevap arıyorum "İnsanla uğraşılmayan bir iş var mı?" Henüz böyle bir iş bulamadım.
CERN'de deney yapan bilim insanları geliyor aklıma ama o CERN'deki görevi kapana kadar kaç kişiye dalkavukluk yapmaları gerektiğini hayal edince onun da böyle bir iş olmadığını görüyorum.
İnsanlarla uğraşılmayan bir iş yok o yüzden insanlarla iletişim kalitenizi arttırmaya bakın.
0
michael_knight
(30.01.23)
Her ülkede böyle, en azından gördüğüm ve duyduğum.
Ben Fransa'da top 3 fmcg firmalarından birinde çalıştım, kariyer anlatılırken önemli olaylardan biri olarak exposure denildi eğitimde.

Ben hayatımda is yapmak yeter başka hiçbir şeye gerek yok denilen yer duymadım, farklı ülkeler dahil.

Asosyal birine subject matter expert olmasını öneririm. Çünkü müdürlük vs kişinin asosyal/hiç kimseyle muhabbeti olmayan birisi olmasını kaldiramaz
0
logisticsmanager
(30.01.23)
kariyer yapamayacaksin o zaman....bazi isler var, sosyal olup olmadigina bakmaz, tek basina halledebilirsin ancak isin boyle bi tanimi yoksa mecbursun sosyal olmaya...yani baska bir alternatif yok, yoksa hep asagi pozisyonlarda kalirsin. yurtdisi da boyle, farketmez....

bu arada isimi duzgun yapiyorum diyorsun obur taraftan da sessiz istifa uyguluyorum diyorsun. isini iyi uygulayan biri bunu yapmazdi, onu da soyleyeyim. is kosullari isine geliyorsa elinden geldigince calisirsin, gelmiyorsa istifa edersin
0
monicapp
(30.01.23)
Kariyer basamakları için hem işini düzgün yapacaksın hem de iş çevrendeki ağı sağlam tutacaksın. Bu bildik anlamda torpil değil. O işi eli yüzü düzgün yapan adam sayısı sandığınızdan daha çok. Özellikle bir yöneticinin sorun çözme becerisi onu yönetici yapıyor. Kimlerle konuşması gerektiğini, nasıl konuşması gerektiğini bilecek. Karşılıklı birbirlerini kollamakla ilgili alışverişi yapabilecek. Bunlar sandığınız gibi kötü şeyler değil. Bunu yapan kişiden daha iyi bir mühendis (örnek veriyorum) olabilirsiniz ama bu özellikleriniz sizi ancak çalışan düzeyinde destekler. Yönetici olmak istiyorsanız sosyal yeteneklerinizi muhakkak geliştirmelisiniz. Bir de iyi bir mühendisi bile bir süre sonra pahalı kalacağı için yönetici yapamıyorlarsa tutmuyor firmalar, aklınızda olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(30.01.23)
alanınız önemli. mühendislikteyseniz, işinizde iyiyseniz, çok yükselemeseniz bile aranan eleman olursunuz.
0
vizivozo
(30.01.23)
kendini zorla. insan değişebilir. sosyal olmaya çalış, hemen ilk denemende olmayınca küsme. zorlayabildiğin kadar zorla. asosyallik tercih diye düşünüyorum. insan sosyal bir varlık ve sosyalleşmek, toplum içinde ne diyeceğini bilmek, bir insanı nasıl dinleyeceğin, nasıl konuşacağın, bunlar öğrenilebilir. bahane bulma.

son kararım asosyal olacağım diyorsan kariyerinde ilerleyemezsin. uzman olarak devam edeceğin bir işin olsun. şu anki işini çok iyi yap. beklentini de öldürürsen, mis gibi asosyal asosyal bir hayat sürersin.
0
gabe h coud
(30.01.23)
network ile torpil'in bir alakasi yok. tanimadiginiz insan ile nasil is yapacaksiniz, network bunu saglayan bir sey. torpil bambaska bir sey.
michael_knight cok guzel yazmis, kendinizi degistirmedikten sonra bir sonraki is yerinde de ayni sorunlarla karsilasirsiniz ve bunun nedeni kotu bir insan olmaniz falan degil, sadece yazdiklarinizdan bile, sosyal iliskileri kuvvetli ya da ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlara karsi ne kadar negatif inanc beslediginiz goruluyor. Sosyal olmak, daha iyi iletisim kurabilmek gelistirilen bir ozellik, dolayisiylsa caresiz degilsiniz. Herkes sosyal olmak zorunda degil ama ozellikle size bunu yazmamin nedeni, sanki siz sosyal olmayi sevmediginiz icin degil de iletisimi kuvvetli biri olmadiginiz icin ve bu negatif inanislar yuzunden zorluk yasiyorsunuz gibi geldi. sorunuzda o kadar cok kisitlayici ve negatif inanc var ki.
Kendinize sosyal olmak icin izin mi vermiyorsunuz? network yapan insanlarin, ofiste zaman zaman keyifli vakit geciren insanlarin hep torpilli oldugu/olacagi inanci nereden geliyor? bu inanci ilk nerede edindiniz? ailenizde yukselen kisilerin hep torpilli oldugu ya da sosyal yonu kuvvetli kisiler oldugunu siklikla duydunuz mu? sosyal olabilen kisileri kiskaniyor musunuz? eger kiskaniyorsaniz unutmayin ki kiskanclik aslinda icinizde, sizde de olan ama desteklemediginiz ve reddettiginiz bir ozelliginizi baskasinda gordugunuz icindir. Dolayisiyla siz de iletisimi kuvvetli, sosyal biri olabileceginizi mi reddediyorsunuz? ailenizde bu tur insanlarin kotu olduguna dair bir inanisla mi buyudunuz?
0
kassiopeia
(30.01.23)
ama sosyal olmak hayatın her alanında gerekli. iş hayatında yükselmeden kız tavlamaya, eğlenceli vakit geçirmeden, depresyondan korunmaya, mutlu olmaya kadar.

sosyal beceriler de diğer beceriler gibi zaman içinde kullanılmadıkça körelebiliyor. en azından bu becerilerin körelmeeyeceği ölçüde sosyal olabilirsiniz. small talk yapma becerisi örneğin çok kritik bir sosyal beceridir.
0
nickini degistiren yazar
(30.01.23)
"Asosyal ama işini düzgün yapan birine ne önerirsiniz kariyeri konusunda?"
çılgın bilim adamı olup dünyayı ele geçirebilirsin.

network'e torpil, müdüre kaypak vs. dedikten sonra pek bişi yapamazsın. işini iyi yapan ve hak ettiği halde tanıdığının tavsiyesi ile işe girmiş biri senin gözünde her zaman torpilli olacak, şirketin varlığını önemseyen müdür her zaman senin için kaypak olacak. bu fikirler senin davranışlarını etkileyecek ve dolayısı ile keyfin kaçacak işini yapmak istemeyeceksin.


fikir ve düşüncelerini değiştirmen lazım, düşüncelerin davranışlarını, davranışların ise düşüncelerini etkiler. bu ikisini parça parça değiştirmen lazım.

fikir ve düşüncelerini değiştiriyor olman karakterini de değiştiriyor olduğun anlamına gelmiyor. ikisi farklı şeyler.

eğer birileri için birileri ile beraver çalışıyorsan sosyal olman gerekiyor, bu bir grup içerisinde olmanın ana kuralı.

sosyal olman demek de sürekli olarak iletişimde kalacaksın, sürekli beraber vakit geçireceksin demek değil.

ya sosyal yönlerini geliştireceksin yada tek başına çalışacağın bir iş bulacaksın, e-ticaret mi yaparsın, tekel bayiisimi açarsın o sana kalmış.

muhabbet etmeyi çözdüğünde bu sorunlarının tamamı ortadan yok olacak.
0
selam
(30.01.23)
Kariyerde ilerlemek derken yöneticilikten mi bahsediyorsunuz bilmiyorum ama insan ilişkilerinde iyi olmazsanız iyi bir yönetici de olamazsınız ki zaten. Bütün işiniz insan olacak o durumda.
0
peki madem
(30.01.23)
Yapamadıklarınızı içselleştirmiş durumdasınız ve asla değişemeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Bunun etkisi olarak da yapabilen kişileri küçümseme eğilimi geliştirip objektif bakışınızı kaybetmişsiniz.

Yukarıda yorum yapan kişiler ve ben sizin düşmanınız değiliz, sadece kendimizi çok zorlayarak da olsa değişebileceğimizi gördük ve bu yüzden size de değişebileceğinizi söylüyoruz. Kolay olacağını, basit bir denemeyle yapabileceğinizi söylemiyoruz ama bunu yapabilirsiniz. Terapiye gitmeyi hiç düşündünüz mü? Çok çok faydalı olabilir sizin için.
0
montreal
(30.01.23)
size tarkan'dan gelsin, yalnız taştan duvar olmaz

şaka bir yana, kassiopeia, selam ve edmond honda +1

sizin özellikle iş yeri dinamiklerine ilişkin bakış açınızı gözden geçirmenizde fayda var. insanlar robot değil, tabii ki sosyallik ihtiyaçlarını karşılayacaklar. işyerindeki "herkesin" tek derdi çay kahve içip laklak yapmak? herkesin? çok bilenmişsiniz siz çalıştığınız yere. herkes laklakçı bir siz mi çalışıyorsunuz? o zaman şirket nasıl yürüyor? inanın o sosyallik, o kahve arasındaki bazı muhabbetler falan olmasa bazı işler yürümez bile bazen. demiyoruz ki herkes işini bıraksın kahve içsin, fal baksın, dedikodu yapsın. ama bırakın insanlar hem iş yapsın hem sosyalleşsin.

hepimizin işyerinde işini iyi yapan/yapmayan sosyal insanlar, işini iyi yapan/yapmayan asosyal insanlar, işini iyi yapmadığı halde torpille (network ile değil, ikisi bambaşka şeyler) tepeden inme orada olan insanlar, networkle kendini kanıtlayarak gelmiş olanlar ve inanmazsınız bir çeşit torpil ile gelmiş ama işini çok iyi yapan insanlar da oluyor. işinize odaklanın ve geliştirin kendinizi her zaman tabii ama sosyallik ile ilgili algılarınızı da biraz değiştirebilirsiniz.

bir de şu torpil-network ayrımı yapın yahu. torpil hatırlı bir insan olduğunuz ya da biri orada olmanızı istediği için, çoğu zaman o işe uygun olmasanız da oraya yerleştirimenizdir (babanız patrondur, dayınız şirketin hissedarıdır, kuzeniniz müdürle kankadır, her neyse işte). network ise çalışırken kendi alanınızla ilgili iş yaparken tanıştığınız, belki beraber iş yaptığınız, alanınızla ilgili fikir alışverişinde olduğunuz, toplantılarda bir araya geldiğiniz ya da sadece ortak paydada buluştuğunuz için biriktirdiğiniz insanlardır. bu insanlar aracılığıyla yeni insanlarla tanışabilirsiniz. sizi tanıdıkları için size bazı iş imkanları bulabilirler ya da bir işe aday gösterip yerleştirebilirler çünkü o işi yapabileceğinizi yani yetkinliğinizi biliyorlardır. network torpil değildir, sizin emeğinizle oluşturduğunuz bir şeydir.

network'ü şuradan eleştirebilirsiniz, dersiniz ki insanlar kendilerini çok güzel anlatıp "pazarlayabiliyorlar", ortam yapabiliyorlar ama bende o beceri yok, ya da bunu yapmayı sevmiyorum, o başka bir konu. hala torpil değildir burada olan.

velhasıl "herkes kötü, bir ben iyi" kafasından çıkmanızda fayda var. kendi iyi olduğunuz yönlerinize odaklanın, önyargılarınızdan da biraz arının bence.
0
nimberjack
(30.01.23)
hocam bu insan dogasi ile ilgili bir sey. dunyanin her yerinde boyle.

yazilim, muhendislik gibi teknik islerde basarili olunur boyle karakterle.
0
antikadimag
(30.01.23)
(6)

Ülkeyi terk etmek

Unde bach canim
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi
Böyle sorunca tabii ki havada kalmış bir durum fakat, öz eleştiri yapmak gerekirse her konuda ortalama kalmış biriyim. Elimde mülk satışlarından 2-2.5 milyon tlye yakın para geçecek. 100-120k euro para yapıyor. Tabii ki ahım şahım bir para değil fakat sizce avrupada, amerikada ya da avustralya gibi ülkelerde bir hayat kurulur mu?

Yazılımla ilgili bölüm okuyup bir çok iş başvurusunda bulunmama rağmen hep yedek olarak kaldım. Almadılar özetle ve işsiz kaldım.

Soru şu: mesleğinizle alakalı bir iş yapmadan bu 100k euro elinizde olsa hangi ülkede ne iş yaparak hayat kurardınız? Ya da mesleğiniz orada olmayacaksa gitmeye bile yeltenmez miydiniz?
0
Unde bach canim
(30.01.23)
hangi vizeyle gideceksin? 100k ile yatirimci vizesi alamazsin. oraya gidip is kurabilmek icin legal olman lazim. veya ise girebilmek icin.

ayrica o paranin bir kismi ile ilk gittiginde yasam giderlerini karsilaman gerekecek. ayda $2k da ona ayir.

bana pek oluru var gibi gelmedi.
0
antikadimag
(30.01.23)
Pazartesi sabahına ne kadar güzel bir başlangıç. Miami'de Burger King paspaslamaya okeyim ben. Ama İsviçre'de müebbet hapsi bi düşünmem lazım.
0
baba553
(30.01.23)
Almanya'da egitim neredeyse ücretsiz. Hatta duales studium gibi lisans-master egitimi alirken ayni anda bir sirkette calisip aylik 800-1400 euro arasi gelir elde edebileceginiz bir program da var.

Ben size Türkiye'de b1 seviyesine dek Almanca ögrenmenizi, sonra yüksek ögrenime hazirlik amacli dil kursu vizesiyle ya da sartli kabul alarak Almanya'da dil egitiminize devam etmenizi ve ardindan bir lisans ya da master programindan kabul alarak burada kalmanizi öneririm. Mesleginizi degistirmenize de vesile olabilir.

Bloke hesapta 11 bin euro bulundurmaniz gerekiyor ilk yil icin. Oturum ilk yil icin 6+6, 12 ay olarak veriliyor. Ikinci yil okuldan kabul alip kayit yaptirinca tekrar bir bloke hesap 11 bin euro civari... Memur size 1 yil da oturum verebilir, benim örnegimde oldugu gibi 3 yil da. 2-3 yillik bir oturum izniyle her yil bloke hesabinizi güncelleme zorunlulugunuz da olmaz.

Tam zamanli bir is bulup oturumunuzu ona göre degistirmeniz de mümkün. Yapanlar var, detaylarini arastirmak gerek. Ayrica 5 yil Almanya'da oturumu olana süresiz oturum ve belli sartlari da yerine getiriyorsa vatandaslik verilme durumu vardi en son.
0
chihirovekohaku
(30.01.23)
Kurulur.
O paranın yarısına da kurulur. Meslek ne bilmiyorum ama misal bana bugün tedarik zincirinde biri 100 bin Eurom var dese almanya/fransa master derim, dil kursu bir de. Mezun olunca is garanti hatta is secmece.

Misal benim hintli is arkadaşınin çoğu Hintli arkadaşı Fransa'da böyle okudu şu an fransa/almanya calisiyorlar çok iyi firmalarda iyi paralara.

Ha ama sosyoloji okuduysaniz misal, o zaman farklı durum çünkü onlar burada da işsiz.
0
logisticsmanager
(30.01.23)
Kendim de buna cesaret edemem ama;
Paranın 100 bin liralık kısmını yakmayı göze alarak Güneydoğu Asya'da hayatın ucuz olduğu ülkelerden birinde turistlerin de uğradığı bir yerde kafe-büfe-tostçu veya oraya gidince aklıma gelecek bir işle hayatımı sürdürüp sürdüremeyeceğimi, mutlu olup olamayacağımı denemek isterdim.
0
michael_knight
(30.01.23)
elindeki paranın ve kuracağın işin nerede kurulacağının bir önemi yok, becerikli olan biri için dünyanın her yeri bir fırsatlar kapısı.

sen iş kurmayı becerebilecek misin? ellerinde o kadar büyük para olmadan dahi insanlar pek çok iş kurup para kazanabiliyorlar. seni bunları denemekten alıkoyan neydi şimdiye kadar?

kendi ana vatanında kendi kültüründeki, kendi dilindeki insanlarla çalışmamışsın, bambaşka bir ülke ve bambaşka bir dil, kültürde başarılı olacağını düşünüyorsun?

kendi vatanında yedekte kalan biri başka bir ülkede yedeğin yedeği olarak kalır. insanlar birbiri ile anlaşabileceği, ortak değer ve kültüre sahip biri ile çalışmak isterler, eğer ecnebi biri o şirkete geliyor ise orada bulunanlardan daha fazla bilgi ve tecrübeye sahiptirler yada çok ucuzdurlar.

çok ucuz kalırsan ırkçılığa maruz kalırsın, bunlar geliyor ve işlerimizi elimizden alıyor denir. adapte olamazsın.

çok tecrübeye sahip isen zaten yazdığın sorunlarla uğraşmazsın onlar seni davet ederler zaten.

yok eldeki parayı tutarak yaşayacak bir yer lazımsa, toplumun olabildiğince kapalı olduğu bir ülkeye gitmek en mantıklısı, zira o paraya oralarda uzunca bir süre yaşarsın.

açık toplumlarda o para o kadar da büyük bir para değil, iyi bir para tabii orası ayrı. 3-5 sene yeter sana.

kendini geliştirmek senin kendi elinde paraya da ihtiyacın yok bunun için. 6 ay kendine vakit ayırıp kendini geliştirsen zaten her yerde iş bulabilir duruma gelirsin elindeki paraya da dokunmazsın.
0
selam
(30.01.23)
(5)

Robot süpürge önerebilir misiniz? Moplu haritalı olsun

baldan kaymak
Almak istiyoruz da bi tane.
Almak istiyoruz da bi tane.
0
baldan kaymak
(27.01.23)
Biz anneme Xiaomi mop 2 pro modelinden aldık ama silme olayında halıyı algılamadığı için halıyı da siliyor ya da halıyı kaldırmak gerek. Yanlış bilmiyorsam eğer roborock s5'te silmede halıyı algılama olayı var. Ona bakabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(27.01.23)
Roborock s5, 3 yıldır memnunuz
0
mirty
(27.01.23)
amaranta halının olduğu yeri yasaklı bölge olarak işaretleyebiliyorsun, çevresinden dolaşıyor.

bende vacuum mop pro var çok memnunum
0
neira
(27.01.23)
ben roborock s7 kullanıyorum. evi haritalıyor, mop var, halıları otomatik algılıyor vs. memnunum.
0
king lizard
(27.01.23)
- Roborock s5 Max; çok kişi aldı, yıllardır herkes memnun. (bende de var, sorunsuz)

- Roborock s7; silme konusunda biraz daha iyi, halıya gelince paspasını azıcık yukarı kaldırıyor. İnce halıları ıslatmıyor. Genelde s5 ile aradaki fiyat farkına değmiyor ama almışken daha iyisini almayı düşünüyorsanız alabilirsiniz.

- Roborock s6V; keşke alsaydım dediğim model. Süpürme ve silme konusunda diğerlerinden azıcıcık daha kötü ama üzerinde kamera var. Uzaktan bağlanıp süpürgeye "şu odaya git, sağa dön sola dön" diyerek kameradan evin içini izleyebilmenizi sağlıyor.
- Mop 2 Pro; Fiyatı diğerlerinde daha uygun. Bir adet harita oluşturabiliyor. Fiyat/performans olarak öne çıkan model.

Bu arada benim anladığım kadarıyla hiçbir robot süpürge mükemmel çalışmıyor. Bazen haritasını unutuyor, bazen nerede olduğunu anlayamıyor, bazen gitmemesi gereken yerlere gidiyor. Düşününce süper gibi görünse de robot çalışsın diye yerdekileri toplamak, halılar kıvrılmasın da takılmasın diye ummak gerekiyor. Almayın demiyorum ama rüya gibi olmadığını söyleyeyim diyorum.

Bir de çoğu model siyah fayans veya siyaha yakın renk halı olunca onu delik/uçurum zannediyor. Çalışmıyor. Evinizde böyle bir durum varsa dikkat edin.
0
michael_knight
(27.01.23)
(11)

İş değişikliği hk.

deepest
Selam arkadaşlar,iş değişikliği sürecindeyim, teklif gelen firma şu an çalıştığım işyerinden aldığım ücretin %50 si fazla bir oranda ücret teklifi ile geldi. diğer yan haklar aynı. ama iki tarafın da eksisi ve artısı var.bulunduğum işyerinde nisan ayında artış olacak ve bu artışla bu aradaki farkı k
Selam arkadaşlar,
iş değişikliği sürecindeyim, teklif gelen firma şu an çalıştığım işyerinden aldığım ücretin %50 si fazla bir oranda ücret teklifi ile geldi. diğer yan haklar aynı. ama iki tarafın da eksisi ve artısı var.
bulunduğum işyerinde nisan ayında artış olacak ve bu artışla bu aradaki farkı kapatacak, ve yılda 1 maaş prim var. diğer yerde ise buna paralel olarak kendimi daha fazla geliştirme şansı var ama aynı zamanda çok daha yoğun bir tempo var. tamamen uzaktan çalışma. (ben uzaktan çalışmayı sevmiyorum). ve ayrıca 7/24 destek durumu isteniyor. (kısaca bilgisayar her zaman yanımda olacak). prim yok.

şu an bulunduğum yerde mesai saatlerim belli, 9-6 ve haftasonu çalışmıyorum. 7/24 destek istenmiyor. ofise gidiyorum. çok aşırı yoğun bir tempom yok ama tek handikapı kendimi fazla geliştirme şansı bulamıyorum.

bu durumda tercihiniz ne olurdu?

çok teşekkürler.
0
deepest
(27.01.23)
tek handikapi kendinizi gelistirme eksikligi gibi duruyor. ben olsam su anki isimde kalir, kendimi kendim gelistirirdim. calisma saatleriniz belli ise disardan is alarak, kurslara giderek, workshoplara katilarak kendinizi gelistirebilirsiniz, buna yurtdisi workshoplari egitimleri de dahil, yani sizin elinizde bence aslinda. 7/24 destek hafta ici sanirim sadece degil mi? obur turlu delilik. haftasonuna da kayabilir mi acaba bir de o onemli bence.
0
kassiopeia
(27.01.23)
@kassiopeia haftasonu dahil. ama her zaman olacak diye bir şey yok. sorun olduğu anda destek sağlanacak gibi.
0
🌸deepest
(27.01.23)
Bence değiştirmeyin, aynı maaşla(alacağınız zam sebebi ile) fazla iş yapmak mantıksız, prim de yok, sorumluluk da artıyor. (Uzaktan çalışma imkanı güzel ama siz bunu istemiyorsunuz) Mevcut işinizde 7 x 24 destek vermediğiniz, yoğun olmadığınız zamanları kendinizi eğitim vb. durumlarla geliştirmeye bakın şahsi fikrim.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.01.23)
@deepest ama olay burada zaten, ne zaman olacagini bilmemek demek 7/24, 7 gun 'available' olmak demek, bu da calismak demek. yani haftasonu beni kimse arayamaz mesela, mesai bittikten sonra istersem yerin 5 kat altina inerim ertesi gun mesaiye kadar. ama siz bunu yapamayacaksiniz, belki haftasonu planlariniz bozulacak, belki gece bir yerdeyken aranacaksiniz. benim haftasonu is telefonum da bilgisayarim da yanimda olmaz. siz aranabileceksiniz ve hayir diyemeyeceksiniz. bu asiri bir istek bence. aranip aranmayacaginizdan bagimsiz, bunun mumkun olabilmesi yani.
0
kassiopeia
(27.01.23)
İş değiştirmeyin bence.
"7/24 destek" meselesi uzaktan göründüğünden çok çok daha kötü bir durum. Bilmiyorum daha önce tecrübe ettiniz mi.
Bir hafta boyunca 1 dakika bile destek vermeniz gerekmese bile tüm hayatınızı kaplumbağa gibi sırtınızda bilgisayar taşıyarak geçiriyorsunuz.
Pikniğe gittiğinizde bile telefon gelebiliyor, arabaya gidip telefonu bilgisayara bağlıyorsunuz. Yıllık izin alıp yurtdışına gittiğimde bile 5-6 saatimi bu şekilde bilgisayar başına geçirdiğimi hatırlıyorum.
Büyük bir kabus.

Bu iş teklifi geldiği gibi başka, aramaya devam ederseniz daha iyi şartları olan başka iş teklifleriyle de karşılaşacağınızı düşünüyorum. O yüzden aramak devam edin.
0
michael_knight
(27.01.23)
Değiştirmem tabii ki. Kölelik için yüzde 50 çok az. Kölelik için yüzde 200, 300 kabul edebilirim birkaç ay para biriktirmek için.
0
dissendium
(27.01.23)
yani çok düşünecek bişey yokmuş, değiştirmemen lazım zaten.

kendini geliştirme 7/24 kölelik yapmak değil.
0
kenarortay
(27.01.23)
Mevcut isyerinde prim ve nisanda gelecek zamla maaslar esitlenir gibi.

Iki yerdeki tek fark kendini gelistirememek + 9/6 is vs kendini gelistirmek 7/24 destek

Sadece kendimi gelistirmek icin boyle bir topa giremezdim ben galiba. Mevcut isimde kendimi gelistirebilecegim firsatlar olusturmaya calisirdim
0
fakyoras
(27.01.23)
remote sevmiyorsanız gitmek mantıksız.
0
jelly bear
(27.01.23)
mevcut yerde kendiniz geliştirme olayı biraz yalan oluyor. fakat nisanda bi %30 zam alsanız bile primle beraber eşitlenmiş oluyor. tek kaybınız ilk üç aylık maaş farkı.

kısaca para için geçilmez, gelecek vaat ediyorsa ve risk almak istiyorsanız evet.
0
nuisance
(27.01.23)
Mantıksız.
Sırf kendinizi geliştirmek için köle olmaya gerek yok. Kendinizi geliştirecek ne ilk ne son iş.
0
logisticsmanager
(27.01.23)
(12)

İyi bir klinik psikolog

muhayyer divan
1600 lira mı ister ya? 1600 nedir ya??
1600 lira mı ister ya? 1600 nedir ya??
0
muhayyer divan
(27.01.23)
cokmus gercekten. ama ekonomi meselesi bu hocam. talep var demek ki o seviyeye getirdiginde de is yapabiliyor.
0
antikadimag
(27.01.23)
Asiri fazla. İstanbul'da cok iyi klinik psikologlar var en fazla bin lirayi duydum. Su an yeni yil zammi ile 800 civarina çıktı digerleri de...
0
anna sun
(27.01.23)
Geçen senenin başında 1400’e gitmiştim İstanbul’da.

Edit: psikiyatri
0
ruhen hastayim ben
(27.01.23)
benim psikolog fiyatını 1250tl yaptı. istanbul'da iyi bir konumda, işinde iyi olduğunu düşündüğüm bir psikolog. maalesef çok arttı fiyatlar, rakamlar böyle değildi, bir buçuk senede falan fırladı, kısa aralıklarla zam yapıldı hep.
0
nimberjack
(27.01.23)
tıp okumuş pskiyatri uzmanı değilse asla o kadar para verilmemeli.
0
Erestor
(27.01.23)
Evet yüksek bir fiyat ama işi yapan fiyatını belirlemekte özgür olmalı.

Kuaför var 100 lira alıyor, kuaför var 1000 lira alıyor. Eminim 1600 lira veya daha fazlasını alan kuaför de vardır.

Hiçbir maaşlı çalışanın işverenine "50 bin lira maaş çok fazla, 30 bin lirayla da geçinirim ben" demesini beklemiyorsak psikologdan da bunu beklemeyelim.
0
michael_knight
(27.01.23)
tamam ben cahilim, kötüyüm, eski kafalıyım falan falan.
linç bittiyse eğer abi bu ne ölüm kalım olmayacak bir durum için ben nenden bu kadar parayı dökeyim. o para ile ye iç gez anlık rahatla. kimsenin elinde mutluluğun ve huzurun anahtarı yok ki. hele psikolog falan ise ne bilim yaa amaaaan şimdi gelip başlayacaklar lince.
0
seyduna6687
(27.01.23)
Ben psikoloğun bir seansına 1600TL versem o kadar içime oturur ki diğer tüm dertlerimi unuturum.

Böyle bir etkisi olabilir.
0
pispinti
(27.01.23)
daha gecen hafta annem gitti, seasi 2000 tl idi, konum suadiye
0
monicapp
(27.01.23)
@monicapp

Annen o parayla hayır yapsa sanırım daha çabuk iyileşir.
0
🌸muhayyer divan
(28.01.23)
@michael_knight

Sevgili dostum problem onların "emeklerinin karşılığı"nı biz, kendi emeklerimizin karşılığıyla ödeyemiyoruz, bizim emeklerimiz nedense onların emeklerinin çeyreği kadar bile etmiyor.

Açıkçası çok büyük adaletsizlik haksız yanlışlık var. Bu zulümdür. 1 kişinin her hafta düzenli devam etmesi, bazı durumlarda haftada 2-3 gitmesi gereken, üstelik dilinden anlayıp anlamayacağı da büyük risk olan (bugüne kadar araştırıp iyi olduğuna kanaat getirip bir hevesle başlayıp birkaç seans sonra anlaşılmadığım için bıraktığım çok psikolog oldu) bu meslek erbapları biraz sürümden kazanmalılar. Evet çok alengirli bir iş ama ülke onlar için açık pazar resmen, biraz alçak gönüllü olsalar, biraz da işlerini sallapati değil de en iyi şekilde yapmaya çalışmanın karşılığını paranın yanında tecrübe olarak da almayı sevseler çok iyi olacak.

Bu ülkede açlık sınırı 9 bin küsur tl, asgari ücret 8500 tl ve işsizlik oranı %30. Yapmasınlar artık insaf...
0
🌸muhayyer divan
(28.01.23)
@muhayyer.

Öncelikle cevabıma katılmadığın için cevabıma tik koymaman üzdü. Ben senin soruna ciddi bir şekilde düşünüp cevap vermiştim.

İkinci olarak da hepimiz hizmet alamadığı bazı kişiler var ve her zaman olacak. Bazen para sebebiyle bazen de hizmeti veren bizimle çalışmak istemediği için. Mesela bizim mahallenin futbol takımını Fatih Terim veya Mourinho çalıştırsa çok iyi olur, o zaman mahallelerarası şampiyonluk kupasını alabilirler. Ama çalıştırmıyorlar. Bizim mahallenin çocukları da bu konuda çok mağdur durumda ama kimse bunu umursamıyor.

Bir kişi hizmeti karşılığında 1600 TL talep ediyorsa ona kızamayız. Herkes istediğini istemekte özgür. Belki 600 TL istese daha fazla kişiye hizmet verip daha fazla kazanacak ama bunu tercih etmiyor.

Eğer siz bu psikoloğa 300 TL'den terapiye başlamış olsanız ve bir anda ücretini 1600 TL'ye çıkarmış olsa belki mağdur olurdunuz ama böyle bir durum da yok.
0
michael_knight
(29.01.23)
(2)

Videolarda fotoğraflara yaklaşır gibi nasıl editleme yapıyorlar?

winston insani
Merhabalarhttps://youtu.be/afFhs3PwS5E?t=1383veyahttps://youtu.be/-4VEw2Cyyew?t=720Şuradaki gibi mesela, bir fotoğrafı yakınlaşarak nasıl koyuyorlar videoya? Var mı bu yöntemin bir adı vs?Bir türlü öğrenemedim şu video editleme işini gitti :\
Merhabalar

youtu.be

veya

youtu.be

Şuradaki gibi mesela, bir fotoğrafı yakınlaşarak nasıl koyuyorlar videoya? Var mı bu yöntemin bir adı vs?

Bir türlü öğrenemedim şu video editleme işini gitti :\
0
winston insani
(26.01.23)
after effect kullanarak cok hizli bir sekilde yapabilirsin, ya videonun o anini durdurup zoom yaparsin ya da effect kullanirsin.
0
monicapp
(26.01.23)
"Ken Burns Effect" olarak da geçer bu tekniğin adı.
Herhangi bir video editleme programıyla yapabilirsiniz.

Şimdilerde pek çok insan cep telefonunda veya tabletinde Canva veya benzer uygulamalarla çok daha karmaşık görünen teknikler kullanmayı tercih ediyor. Hem daha pratik hem de pek çok insana daha güzel görünüyor.
0
michael_knight
(26.01.23)
(9)

Evde biri rahatsızlanırsa ambulans gelene kadar neler yapmalı?

burnley
İnşallah olmaz da evde eşiniz/sevgiliniz/anneniz/babanız/kardeşiniz rahatsızlandı diyelim. Ambulans çağırdınız. O an kendisi bilinç kaybı yaşıyor olabilir, kalp krizi vs. geçiriyor olabilir.Bu tip durumlarda ambulans gelene kadar ne tür şeyler yapılabilir?
İnşallah olmaz da evde eşiniz/sevgiliniz/anneniz/babanız/kardeşiniz rahatsızlandı diyelim. Ambulans çağırdınız. O an kendisi bilinç kaybı yaşıyor olabilir, kalp krizi vs. geçiriyor olabilir.

Bu tip durumlarda ambulans gelene kadar ne tür şeyler yapılabilir?
0
burnley
(26.01.23)
Bilinci yerinde değil nefes alıyor kalbi atıyorsa, koma pozisyonu

Bilinci yok, nefes almıyorsa temel yaşam desteği( suni teneffüs, kalp masajı)

Tabii bunları yapmanız için ilk yardım eğitimi almış olmanız gerekir
0
rodeocu
(26.01.23)
rahat nefes alması için elbisesinin boynunu gevşetmek, dili boğazına kaçmasın diye başını yan çevirmek (boynuyla ilgili bir zedelenme, travma yaşıyorsa bunu yapmasanız daha iyi olur), yatar vaziyette ise ayaklarının altına yastık koyup ayaklarını yükseltebilirsiniz.

bunun dışında uzmanı değilseniz kalp masajı, suni teneffüs gibi işlere girmemeniz daha iyi.
0
kibritsuyu
(26.01.23)
İlkyardım pozisyonuna alın, başını hafif yan çevirin. Solunumuna bakın, solunum yolunu tıkayan bir şey varsa (dil vs...) çıkarmaya çalışın. Nabzına bakın. Nabız yoksa ve eğer biliyorsanız, suni solunum ve kalp masajına başlayın. Beyin, 3-5 dakika oksijensiz kaldığında, geri dönülmez hasarlar oluşuyor, ambulans geldiğinde geri dönebilir ama beyin hasarı çoktan oluşmuş olabilir.

Bu arada, bilinç kaybına neyin yol açtığını araştırın ( zehirlenme mi? başka bir şey mi?) İnme/beyin kanaması gibi durumdan şüpheleniyorsanız, hastadan iki kolunu kaldırmasını, dilini çıkarmasını isteyin ve basit bir soru sorun (kaç yılında doğdun? gibi) eğer kolunu kaldıramıyorsa, dili başka bir yöne kayıyorsa veya konuşamıyorsa not edin.

Eğer ambulans5 dakika içinde gelmemişse, tekrar arayıp, adres teyidi yapın. Ben ambulans çağırdığımda, adresi bulamayıp, ağır ağır numaralara bakmaya başlamışlardı mesela. Böyle şeyler oluyor. Yetkililer geldiğinde, panik yapmadan, hızlıca hastanın durumunu, hastalık geçmişini vs sıralayın. Hangi hastaneye gittiklerini sorun. Sizi ambulansa almayabilirler. Hemen bir taksi veya araba ayarlayıp, arkalarından takip edin.
0
PhoenixRising
(26.01.23)
Ambulans çağırmak için aradığımız telefon hattındaki kişi bize bu konuda yönlendirmeler yapar diye umuyorum.
Yapar mı?
0
michael_knight
(26.01.23)
Biri çok acil bir durum olmak üzere, 4 kere ambulans çağırdım, hiçbirinde yönlendirme yapılmadı maalesef.
0
PhoenixRising
(26.01.23)
Kalp krizinde hastayı oturur vaziyette tutmak ve aspirin çiğneyip yutturmak hayatı derece önemli. İç kanama veya mide kanaması geçmişi yoksa aspirin hayat kurtarır. Çiğnenmiş yutulması bütün yutulmasindan daha etkili o an icin
0
deer hunter
(26.01.23)
"İlk Yardım" eğitimleri olarak arayın, katılın, doğrusunu öğrenin. Genellikle ücretsizdir. AFAD ve Belediye'ler zaman zaman eğitim düzenler.

En kötü ihtimalde Internet'den de eğitim bulabilirsiniz.
0
alfired
(26.01.23)
ilkyardım yapılabilir. nasıl yapılacağı öyle bir cümle değil, baya eğitimi var. alın derim.
0
babilfish
(27.01.23)
Herkes neler yapılacağından bahsetmiş ama ne zaman yapılacağı konusu muğlak kalmış herkeste. İlk yardım eğitimi alın. Hatta isterseniz T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sertifikalı ilkyardımcı olun, isterseniz sadece eğitim alın.

1512521521 çeşit hastalık yaralanma durumu var. Bilincin açık olması, kapalı olması, müdahale gerektiren durumlar, gerektirmeyen durumlar vs. var. Ben bir keresinde otobüste epilepsi krizi geçiren birini "açılan ben ilkyardım biliyorum" diyerek gelip koma pozisyonuna sokup elinden kolundan bastırarak orada tutmaya çalışanı gördüm. Yanlış müdahaleyi engellemeye çalıştım diye çevreden laf yedim hatta.
0
nawar
(27.01.23)
(8)

böyle bir babaya ne yapmalı?

deartheodosia
2.5 yaşında oğlum var. babası 2 dk mesafede yaşıyor. çocuğunu haftada 1 o da benim götürmemle görüyordu. haftada 2 gördüğünde (akşam) sanki bana iyilik yapıyormuş da çocuk bakıcısıymış gibi davranıyor ve söyleniyordu. neyse dün oğlum babasını görmek istedi. ısrarla babasının oturduğu evi gösteriyor
2.5 yaşında oğlum var. babası 2 dk mesafede yaşıyor. çocuğunu haftada 1 o da benim götürmemle görüyordu. haftada 2 gördüğünde (akşam) sanki bana iyilik yapıyormuş da çocuk bakıcısıymış gibi davranıyor ve söyleniyordu.
neyse dün oğlum babasını görmek istedi. ısrarla babasının oturduğu evi gösteriyor ve ağlıyor. babasına söyledim, on dk bile görmek istemedi. ve videoda gönderdim, ilgilenmedi, umursamadı.

bu insana ne yaparsınız? nasıl bir tutum izlemeli?
0
deartheodosia
(25.01.23)
valla erkekler arasinda (evli/birlikte olanlarda bile) cocugu ve genel olarak ev duzenini tamamen ihmal etme, tum yuku ve sorumlulugu %99 kadinlara yikma, ustune kirk yilda bir oyuncak alinca veya yalandan cocuga agzina yemek verince yilin babasi triplerine girme vs cok yaygin ne yazik ki. gecenlerde su videoyu izlemistim, aklima geldi www.youtube.com

izlenecek tutum herhalde hic yokmus gibi yapmak ve sacma sapan yorum yapan toplumu olabildigince gormezden gelmek.
0
hot potato
(25.01.23)
öyle babaya turp sıkayım.

Ne yapilir? Vallaha koskoca adam, ne yapabilir insan böyle bir karaktere sahipse?

Hayatinizdan çıkarın. Çocuğa da hem anne hem baba olun, siz daha iyi baba olursunuz gibi.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Anneden intikam aliyor olabilir.
0
WithWorth
(25.01.23)
Bence bir süre çocuğu göstermeye pek gönüllü olmayın. Gelip alırsa, kendi uğraşırsa görsün.
O zaman kıymete bineceğini sanıyorum.

Zaten görmek istemiyorsa görmesin. Bunu yapmanın sizin açınızdan kolay olmadığını tahmin edebiliyorum ama oğlanın faydasına olan neyse onu yapmaya çalışmak gerek.
Sizin de biraz hayat yaşayabilmeniz için eğer oğlanı bırakacak kimseniz yoksa haftada bir veya birkaç akşam çocuğa bakacak bir bakıcı ablanın parasını sabit olarak ödesin erkek. Siz talep edin. Olmaz, vermem diyecekse o desin.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(25.01.23)
Babaya bir sey yapilamaz,, zorla cocugu sevdiremezsiniz. Sanki cocuga babadan cok sey beklememesi mi empoze edilmeli. Belki pedagog esliginde danisilabilir. Her istediginde babasini goremeyecegini fln mi kabul ettirilmeli.

Baba figurunu dedesiyle belki kapatabiloir biraz.
0
oscar
(25.01.23)
göstermesem o zaman benimle uğraşmak için (çocuğunu umursadığını sanmıyorum) daha fazla uğraşacak. derdi benimle, evet.
0
🌸deartheodosia
(25.01.23)
Çocuğu görmek istemiyorsa o zaman çocuğun hayatında varlığı çocuğa zarar verir.
Çocuğu onu görmek istemeyen babasıyla burun buruna getirmek çocuğun psikolojisininde büyük delikler açabilir. Şuan belki hissetmezsiniz de, ileride kaybetmekten korkan, kendini sevilmeye layık görmeyen bir insan haline gelebilir.
Gelip almıyorsa uğraşmayın göstermeyin.

Zaten çocuklar çatışan 2 ebeveyn yerine 1 ebeveynle hayatını sürdürdüğünde daha sağlıklı oluyor. Kasmayın yani
0
zimbirik
(25.01.23)
Öyle babanın ben ta kafasını.... Kırayım yav
insan çocuğunu sevmez mi bazısı sevmiyor işte buna çocuğu göstermemek komple koparmak lazım ama kanunlar.

Ha bu çocuk büyüdüğünde en çok ben seviyorum diyeceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam
0
basond
(26.01.23)
(8)

12 yıl sonra sektör değişikliği ?

croswell
yaklaşık 12 yıldır otelcilik sektöründeyim. Yabancı bir zincirin merkez ofisindeyim orta düzey yöneticiyim. işim çok rahat. Otel sektöründe rahat ve güvenilir iş bulmak çok zordur. Yabancı markalar olsa da franchisea dayalı bir sektör olduğu için çok kırılgandır, işten çıkarmalar yoğun, kurumsallık
yaklaşık 12 yıldır otelcilik sektöründeyim. Yabancı bir zincirin merkez ofisindeyim orta düzey yöneticiyim. işim çok rahat. Otel sektöründe rahat ve güvenilir iş bulmak çok zordur. Yabancı markalar olsa da franchisea dayalı bir sektör olduğu için çok kırılgandır, işten çıkarmalar yoğun, kurumsallık az vs.

4 yıldır aynı şirketteyim. Şimdi ise çok büyük bir havayolu şirketinden teklif aşamasındayım. Henüz gelmedi ama maaş hemen hemen aynı olacak belki %10 fazlası olabilir.

+'ları; ucuz uçak bileti (pass bilet gibi) dünyanın her yerine rahatça gitme imkanı, yine kendi şirketim gibi global büyük bir marka, otel sektörüne göre daha güvenilir bir sektör.

-'leri; benim için downgrade olacak, müdür pozisyonundan uzman pozisyonuna düşeceğim, (Otelcilik sektöründe title önemli ancak havacılıkta kadrolar daha dar olduğu için önemsiz gibi duruyor) hissedilebilir bir maaş artışı olmayacak: tazminatımı ve rahat işimi bırakıp başka bir sektöre geçeceğim.

Tavsiyeniz var mıdır?

Teşekkürler
0
croswell
(25.01.23)
Sizin sektöre çok uzağıım.
Aynı maaş veya %10 artış için iş değiştirmek pek aklıma yatmadı. Hem de title'ınız düşerek.

%25 fark olmazsa bence iş değiştirmeyin. Teklif geldiğinde teklifi maaşınızı %30 geçecek şekilde artırmalarını isteyin, bakalım neler olacak.

Havacılık sektörünü benden daha iyi biliyorsunuzdur ama benim bildiğim kadarıyla THY'de çalışırsanız siyaset sayesinde göreve gelmiş yöneticilerin ilginç kararlarıyla boğuşacaksınız ve o baskıyı hep hissedeceksiniz. THY dışındaki şirketlerde ise hem geliriniz hem de iş güvenceniz ve huzurunuz daha az olacak.

Bir arkadaşınız bu şekilde bir iş değişikliği yapmayı düşündüğünü söyleseydi ona önerir miydiniz diye de düşünün.
0
michael_knight
(25.01.23)
pass öyle beklediğin gibi güzel bir şey değil. orada da pass'ı olanları sıraya koyuyorlar. kıdeme rütbeye göre. sana sıra gelirse alıyorsun. ciddi bir yan hak değil bana göre.

sektör değiştirmek istiyorsam parayı ikinci planda tutardım.
0
gabe h coud
(25.01.23)
Eğer gireceğiniz şirket Thy emirates katar gibi şirketler ise tercih edin. Çünkü iş güvenliği de önemli huzur getirir.
Aldığınız para yurt dışında tatile yetmiyor ise oralara ucuz gidebilmenin bir mantığı yok zaten.

Bir de gerçekten istiyor musunuz bunu kendi kendinize kalıp düşünün.
0
EXXE01
(25.01.23)
Pek mantıklı bulmadım.
Yüzde 10 fark için bilmediginiz bir ortam ve sektör riskine girip pozisyon duseceksiniz. Malum sirkette garip garip tipler yoneticiniz olacak.

Yüzde 10 hatta o bile degil; mantıklı değil bu risk için. Hayır siz ahmet otelcilikte calisiyorsaniz neyse ama iyi yerdeyim diyorsunuz.
Riske değmiyor.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Değişiklik için yetersiz bir iş.
0
dissendium
(25.01.23)
değişiklik için yeterli değil +1
0
benaslinda
(25.01.23)
yıllık izni kıdemi sıfırladığına değmez
anca mevcut iş yeri haklarını veriyoruz derse düşnünülebilir

o biletleri kullanacak tatil imkanı olacak mı o da önemli
0
bir soru sorcam
(26.01.23)
no-go.
hem rutbe kaybin var, hem de maas artisi cok dusuk.

yakin zamanda ben de sektor degistirdim. uzmanliktan yoneticilige yukseldim ki zaten birincil amacim buydu. Maas artisi da ciddi boyutta oldu ki 2 hafta pazarligi surdu zaten, kapiyi yaklasik %80 artistan actim, ben dustum onlar yukseldi ortada bir yerde bulustuk.
0
cooperr
(26.01.23)
(4)

A şirketi b şirketini alıp yönetime 1 sene daha çalışacaksın derse

condom kurşunu
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alın
Bunun altında yatan sebep ne oluyor? Bazı şirketler el değştirdiğinde mevcut yönetim kadrosuyla birkaç sene daha sözleşme yapıyorlar gidemezsin dye sonra yolluyorlar. Buradaki amaç ne? Knowhowlarını kulanmak mı yoksa başka neden mi var arkasında? Mesela yemeksepetinde öyle olmuştu galiba. Satın alındı nevzat br sene daha çalıltı sonra mert ceo oldu.
0
condom kurşunu
(25.01.23)
muhtemelen sirketi yonetebilecek kadroyu olusturana kadar eski kadroya dokunmamak icindir. ozellikle satin alan sirket baska sektordeyse yatirimini guvenceye almak isteyebilir.
0
antikadimag
(25.01.23)
Geçişi çok sert yapmamak.
Bu süreçte bilgi ve deneyim geçişini sağlamak vs.

Yani çok ciddi bir olay yoksa zaten devrim yapar gibi bir geçiş saçma olurdu.
0
logisticsmanager
(25.01.23)
Her şirketin kendine özel dinamikleri var. Yıllardır o şirketi yönetenler o şirkete yeni gelecek kişilerden çok daha iyi biliyor bunları.

Bahsettiğiniz satın alımlarda genelde kabaca şöyle bir teklif oluyor;
"Senin şirketini 100 liraya alıyorum. 1 yıl daha şirketin yönetiminde kalıp şirketin "X Lira" kar etmesini sağlarsan 25 lira daha vereceğim."

Mesela yemeksepetinin olduğu alanda çalışan çok az şirket olduğu için o şirketi yönetmenin inceliklerini çok az insan bilecektir. Restoranlarla, kuryelerle, motosikletlerle, kasklarla, pos cihazlarıyla, printer'larla, çağrı merkeziyle, kebap ustalarıyla, lüks restoranlarla ve daha aklıma gelmeyen binlerce konuyla ilgili nasıl davranacağını kabaca bilmek gerekiyor.
Ofiste düşünüp bir proje geliştirdiğinde "Kuryelerin motosikletlerinin çoğu şu motor hacminin altında olduğu için o büyüklükte bir kutuyla bazı yokuşları çıkamayıp yemeği geç ve sarsılmış şekilde teslim ederler. Bu projeyi uygulayamayız." diyebilecek birileri gerekiyor.
0
michael_knight
(25.01.23)
şirkete bağlı. bazı şirketlerde çalışanı çıkartırsan geriye 100 tane sandalye biraz da it ekipmanı kalır. işlerin nasıl yürüyeceğini dışarıdan bilemeyebilirler. geçiş sürecinde yeni kadro eski kadroyla birlikte çalışır. eski kadro yolun sonunda ayrılır ama güzel bir prim de alırlar.
0
gabe h coud
(25.01.23)
(10)

Almanya'daki Türk restoranları

mazrufsezici
Ben Almanya'daki Türklerin böyle mekanlar açtığını öğrendiğim yaştan beri çok merak ediyorum; mesela Münih'teki bir Urfa kebapçısıyla, İstanbul'daki bir mekanın para birimi dışında ne farkı vardır? Personel Türkçe mi konuşur? Selamünaleyküm diyip Türkçe sipariş verebilir miyiz? Buradaki gibi, yemekt
Ben Almanya'daki Türklerin böyle mekanlar açtığını öğrendiğim yaştan beri çok merak ediyorum; mesela Münih'teki bir Urfa kebapçısıyla, İstanbul'daki bir mekanın para birimi dışında ne farkı vardır? Personel Türkçe mi konuşur? Selamünaleyküm diyip Türkçe sipariş verebilir miyiz? Buradaki gibi, yemekten sonra sorulmadan çay gelir mi? :) Türkiye'den gidip bu restoranlarda yiyen varsa deneyimlerini aktarabilir mi?
ps: Almanya'da genel halka hitap eden dönercileri hariç tutuyorum :)
0
mazrufsezici
(25.01.23)
kalite bir yer değilse muhtemelen yemeklerin tatları farklı olur.
0
paintov
(25.01.23)
personel türktür hatta birbirleriyle köylü/akrabalardır. hepsi türkçe konuşur. çay istersen gelir, benim gittiklerimde geliyor en azından. salata da ikram oluyor bazı yerlerde.

lezzet sormamışsın ama cevap vereyim, restoranına göre değişiyor. kötüleri denk gelebilir tabii ama türkiye ortalamasının üstünde kebapçılar ve ocakbaşıcılar da var. hayatında yediğin en güzel kebabı almanya'da bir kebapçıda yeme ihtimalin yüksek. çünkü et daha ucuz, malzemenin en kalitesini alabiliyor işletmeler. aynı durum baklava için de geçerli.
0
sir gawain
(25.01.23)
muhtemelen gözünü kapatıp içeri girersen kendini tr’de zannedebilirsin. ingiltere için konuşacak olursam %99 çay bedava, kebaplar tam türk tarzı porsiyon daha büyük. tr’de genelde göremediğim ikramlar oluyor bol ( humus, tarama, cacık , salata , ezme vs )

et konusunda birşey diyemeyeceğim tr’yi de daha fazla beğenen var avrupayı da. ikisi de iyi bence, lahmacun hariç diyebilirim. onu iyi yapanını bulamadım ben.
0
hayati cozemeyen adam
(25.01.23)
Benim dikkatimi çeken en önemli farklılık; dönerci diye girdiğin mekanda çok fazla çeşit olabiliyor. Mesela; İstanbul'da döneriyle meşhur olan bir mekanda pirzola bulman belki zor olabilir. Almanya'da lahmacundan tut; çiğ köfteye kadar geniş bir çeşitlilik bulabiliyorsun bir dönercide. Ekseri olarak fuar dolayısıyla ziyaret ettiğimden dolayı yemek işini en pratik şekilde halletmek için tercih ediyordum. Orada yaşayan biri kadar bilemem ama döneri genelde kıymadan yaptıklarından dolayı olsa gerek Kapalı Çarşı'daki Dönerci Şahin Usta lezzetinde bir yer bulabilmenin zor olduğunu düşünüyorum. Lahmacunun içine döner koyulabilen garip manzaralara şahit olabilirsin ve istisnalar haricinde rahatlıkla girip Türkçe konuşabilirsin. Bir de bir çoğunun muhabbetsever olduğunu düşünüyorum; Türkiye'den geldiğin için epey konuşabilecek bir ortam bulabilmen muhtemeldir. Çayını da getirirler muhabbetle birlikte :)
0
the feel good
(25.01.23)
evet türkçe de konuşuluyor.
almanya genelinde servis ve restoran servisi genelde türkiye ortalamasına göre düşük olduğu için bu mekanlar şık/lüks kategorisinde değerlendirilebiliyor. (tabii özellikle yabancılar veya eski türk göçmenler açısından)
yani benim istanbulda bu ne abi kıro mekan, ocakbaşına mı gideceğiz, nargile kafe gibi koltuklar var led tv'de alev izletiyorlar ıyyy vs dediğim yere bir alman hmm ne hoş bir yer, neredeyse fine dining gözüyle bakabiliyor ama bu istanbulla arasında bir fark değil bu. o insanlar istanbulda aynı tip yer görse oraya da öyle bakabilir.
sorulmadan çay gelir mi bilmiyorum ama sorulunca kesin geliyor :)
genelde kaliteli lezzetli yer gözüyle bakılıyor yani, bir de yemekler lezzetli sonuçta.
ayrıca gerçekten güzel markalaşmış yerler de var.
0
jimjim
(25.01.23)
almamya da bir kaç şehirde gittim, personel genellikle doğu kesimlerden. Tat farkı var, yerel damak tadına göre uyarlama yapılmış oluyor.

rotterdam'da ise enterasan bir şekilde ömrümdeki en iyi adanayı yedim, 25 euro olması dışında bir problem yoktu.

Almanya'dakiler salaş yerlerdi.
0
kimlanbu
(25.01.23)
Genelde salaş yerler oluyor, köln ve hamburg'da daha şık olanına da denk gelmiştim. Personel genelde doğulu olur, Türkçe konuşurlar. Bir yerde garson benle ısrarla almanca konuşmuştu,o almanca ben türkçe,skeç gibiydi. En sonunda niye iki türk almanca konuşalım dediğimde, türk olduğunuzu anlamadım dediydi. Tat olarak ben Türkiye'dekileri tercih ederim. Belçika'da kebapçıda zeytinyağlıların olduğunu da hatırlıyorum,hevesle sipariş etmiştim ama bizimkiler gibi değildi. Simit sarayının kahvaltısında kısır,patates salatası gibi seçenekler görebilirsiniz. Restaurantta çayı pek kendiliğinden getirmezler ama ikram olan yerlere de denk geldim.
0
asteriks
(25.01.23)
Cevaplar için teşekkürler, çok hoşuma gitti :) Yakında kısa süreli bir Hamburg ziyaretim olacak, aslında onun için sordum biraz da :) Şehir merkezinde (Hbf civarı) bir sürü kebapçı görünüyor, tavsiye edebileceğiniz bir yer var mı?
0
🌸mazrufsezici
(25.01.23)
Hamburg'a gidecekseniz "Back-Lava" adlı Türk restoranında Türk kahvaltısı yapmanızı öneririm. Başka bir kültüre gidip kendi kültüründen bir şey yemek önce size saçma gelecektir ama Türkiye'de yediğimiz gıda ürünlerinin neredeyse hepsi hileli ve düşük kaliteli olduğu için orada yediğim çok daha güzel gelmişti bana.

O restorana bir kere 2 Türk, 1 Türkiye'de yaşayan yabancı ve 1 Alman olarak dört kişi gitmiştik. Alman, almanca sipariş veremedi. Almanca bilen garson varmış ama o an bulamadılar onu :)
0
michael_knight
(25.01.23)
@michael_knight
Başka yerde kendi yemeğimi yiyebilmek bence saçma değil, çok güzel bir ayrıcalık :) Oranın yerel lezzetlerini hiç tatmamak saçmalık olur ama.
0
🌸mazrufsezici
(25.01.23)
(9)

yuksek fiyatli hastane daha mi guvenilir?

Kittie
merhaba arkadaslar,kafam karisik biraz. 2 sorum var. 1. bir sebepten son 3 yildir bi doktora gidiyorum rutin kontrol olarak.doktor bi seyim olmadigini, hissettigim seyin psikolojik oldugunu soyluyor. ultrason cihazi yalan soylemez diyor. kendisi op. dr. bi de ben son rapordan hemen sonra baska bi (d
merhaba arkadaslar,

kafam karisik biraz. 2 sorum var.

1. bir sebepten son 3 yildir bi doktora gidiyorum rutin kontrol olarak.
doktor bi seyim olmadigini, hissettigim seyin psikolojik oldugunu soyluyor. ultrason cihazi yalan soylemez diyor. kendisi op. dr.

bi de ben son rapordan hemen sonra baska bi (daha ucuz) hastaneye gittim. rapor birebir ayni cikti. oradaki doktora soylemistim elimde rapor oldugunu aslinda. neyse doktor, ultrason yanilmaz, radyolog suphe duysa risk almaz, ceza alirlar cunku suphe varken net konusurlarsa dedi. sende her sey net yazilmis dedi. gereksiz olmus ama icin rahat etti, teyit etmis oldun raporunu dedi.

icim pek de rahat etmedi sonradan :(

simdi bu rahatsizligim devam ettiginden bu seneki kontrolu baska yere yaptirayim dedim. memorial'i sectim. doktor prof. konuyla ilgili abd'de egitim almis. yalniz muayene ucreti 2500 tl. sgk gecmiyor. e bunun ultrasonu da var. o ne kadardir bilmiyorum.

su anki doktorsa sgkya 400 tl. bi o kadar da ultrason burda. 800 toplam.

napsam, sanki bi seyim var ve kaciriyorlar gibi hissediyorum. hastane konusunda op. dr. / prof. farki cok onemli mi sizce? iki doktor da capa mezunu ve yaslari yuksek.

ek soru: siz nasi hallediyorsunuz doktor islerini? ozel saglik sigortasi mi yaptirmak lazim, memoriali kapsayan bi paketim olsaydi 2500luk doktor bedava mi olacakti tamamen? kac paraya geliyor bu sigortalar?

su an onemli olan sorum 1. 2500 de ultrason desek, 5k vereyim mi ne dersiniz?
0
Kittie
(23.01.23)
hastane sihirli degnek degil. doktorlar aldiklari asagi yukari ayni egitim uzerinden tahminde bulunuyor iste. farkli gorus alip farkli tedaviler almak ise yarayabilir, birinden biri tutabilir ama o kadar. pahali hastanede cok beklenmedik bir tibbi metot uygulandigini sanmiyorum. zaten oyle olsa o kadar asiri zengin unlulerin vs hic hastalanmamasi gerekirdi. tip gunumuzde hala o kadar net bir bilim degil maalesef. gecmis olsun.
0
hot potato
(23.01.23)
Eğer bu hastalığınız konusunda endişeliyseniz üniversite hastanelerinden birinden randevu alın.
Mesela Cerrahpaşa'dan. Zaten rutin kontrol olduğu için ne zaman randevu bulursanız o zaman gidersiniz.

Özel hastanelere sürekli gidiyorsanız özel sağlık sigortası yaptırmanız daha ucuza gelir ama sigorta başlangıcından önceki hastalıklar sigortaya dahil olmaz. Çoğu özel sağlık sigortasında muayene ücretinin %20'sini ödersiniz. Ama 2500 TL olan muayene ücreti sigorta şirketi için 1500 liradır mesela siz 300 TL ödersiniz. Farklı farklı anlaşmalar da var elbette.

Eğer siz normalin çok dışında, ilginç bir hastalığa, duruma sahipseniz devlet hastanesindeki doktorlar bunları daha kolay farkediyor gibi geliyor bana. Sebebi de sanırım özel hastaneye sizinle aynı şekilde ilginç durumda hasta bir kişi 3 yılda bir denk geliyorsa devlet hastanesindeki doktora 3 ayda bir böyle birisi denk geliyor.

Abartmamanız gerektiğini de kendinize hatırlatın.
İki uzman doktor, iki radyolog bakıp da görmediyse çok yüksek ihtimalle bir şey yoktur.
0
michael_knight
(23.01.23)
hastalık bir noktada kişiye özel, normal olarak tanımlanan değer senin için düşükte veya yüksekte kalabilir

kafayı taktığın yerde sorun yoktur, başka bir problem de tetikliyor olabilir
ama ultrason yalan söylemez bu konu askıya alabilirsin

bence beslenmene odaklan, bünye eksik olan gıdayı "aşerir"
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
ben ortalama 3 doktordan fikir almadan aksiyona gecmiyorum.

pahali olan iyi olacak diye bir kaide yok ama isim yapmis olanlar pahali oluyor, isim yapmalarinin da sebeplerinden biri iyi olmalari.

cocukken basima soyle birsey geldi, bir kulagim az duyuyor gibiydi, girmedigim test kalmadi birsey bulamadilar. 5-6 doktora gittim hepsi birsey yok dedi yolladi, ama bir sikinti var ben hissediyorum. En sonunda annem aldi bir yere goturdu, pasaj gibi bir yerin icinde bir muayenehane, sekreter falan yok doktor tek basina bir odada oturuyor, les gibi bir yerdi. Kucuk olmama ragmen anneme "emin misin burasi bana pek saglikli gelmedi" diye sordugumu hatirliyorum. Doktor bakar bakmaz bunun kulak zari cokmus dedi, burnuma bir boru soktu ve basincli hava verdi. Gozlerimden hava ciktigini hatirliyorum ama zari yerine oturttu. 30 senedir sikinti yok.

Ozetle, carenin nereden gelecegi belli olmuyor. Gecmis olsun...
0
cooperr
(23.01.23)
kesinlikle alakası yok.

2 yıl önce bir hastalığımla ilgili -ameliyatlık durumdaydım-
kendi özel muayenesi olan sıradan bir cerraha gittim. muayenesi bir çok özel hastanedeki proflardan daha pahalıydı. klasik internete kendi reklamını veren instagram doktorlarından yani.
10 dakika muayene etti etmedi direk ameliyat ve şu kadar gün yemek yemeyeceksin, sıvı beslenceksin, şu kadar dikiş olacak vs vs paket program bir şekilde hızlıca bilgilendirdi ve bitti dedi. muayene sırasında da canımı çok yaktı hakkımı helal etmiyorum ona.

sonra bilindik bir özel hastanedeki profesör bir hekime muayene olmaya gittim. alanında bilinen ve deneyimli bir hekim. muayene parası bu yukarıda bahsettiğim zibididen daha ucuzdu ve muayene sırasında hiçbir şey hissetmedim.
bu hekime ameliyat oldum ve diğerinin verdiği fiyattan 2bin tl daha ucuza. düşünün bu hastalığın profesörüne ameliyat oldum hem de daha uygun fiyata. ertesi gün normale döndüm. iyileşme sürecimin zaten 1 yıl süreceğini takip edilmem getektiğini söylemişti doktorum. vücudumda ameliyat, dikiş izi vs bile yok neredeyse öyle düşün.

eğer daha pahalı diye bu daha iyidir diye düşünseydim şuanda ilk doktora ameliyat olmuştum ve bunu hayal bile etmek istemiyorum.

iyi bir hekim zaten finansal olarak yapmıştır yapacağını ve hakettiğini alır. instagramda reklam veren doktorlara sakın ha araştırmadan etmeden güvenmeyin derim. sağlığınızdan olursunuz mazallah.
ben direkten döndüm.
0
debian
(23.01.23)
eğer bir konuda uzmanlaşmış türkiyenin o alanda sayılı doktorlarından biri değilse özel hastaneye gitmeyi ben gereksiz buluyorum. sırf otel konforu sundukları için o kadar paralar bayılmaya değmez.

inanın kamu ve özellikle üniversite hastaneleri bir çok konuda daha iyi. daha çok ve çeşit bakımında daha fazla hastalık gördükleri için tecrübeleri daha fazla oluyor.

önce eğitim araştırma veya üniversite hastanesinde bir uzman hekime gidin. hekimi seçerken isim olarak araştırın( www.hekimler.net ) burada isim olarak bakın. hangi okuldan ne zaman mezun olmuş. özellikle istanbul-çapa-hacettepe-ege gibi üniversitelerin mezunlarını ve orta yaşlı hekim bulun. ondan randevu alın.

eğer cevapları tatmin etmezse bu sefer üniversite hastanelerinde fark vererek prof. veye doç. öğretim üyelerine kontrol olabilirsiniz. onları da seçerken yayınlarına ve vaka sunumlarına(yine internette kısa bir araştırma ile) bakarak ilgili olanları tercih edebilirsiniz.
0
astronom bey
(23.01.23)
git. öncelikle kafan rahat eder. gitmedim bir şey var mı düşüncesi içini kemirmez. hem de 3. bir pahalı ya da ucuz fark etmez belki daha iyi teşhis yapabilir.
0
paintov
(23.01.23)
yüksek fiyatlı hastane size her türlü masrafı çıkartır. şuna da bakalım, bu da olsun, derler ve sizin de dediğiniz gibi yüksek fiyatlıdırlar. ultrason-mr gibi şeyler çok pahalı buralarda.

ama işin ehli bir yere gitmek istiyorsanız, Michael ile aynı düşünüyorum: üniversite hastanesine gidin. devlet hastaneleri sizi para kaynağı olarak görmez ve devlet imkanları özelin tasarruflu politikasından daima daha iyidir. randevuyu falan da çok kolay alıyorsunuz zaten uygulamadan.

geçmiş olsun.
0
lovemyself
(24.01.23)
Hocam soyadın Sabancı ve Adanalı değilsen gitme tabii ki. İki doktor da söylemiş işte, üçüncüsünde Amerika’daki bir hekime başvurmak istemeyeceğin ne malum :). Sevdiğim başarılı bir hekim arkadaşım şöyle diyor bu durumlarda: uykuna ve beslenmene dikkat et, stresten uzak dur. Sen de bence bunlara dikkat et.

Geçmiş olsun
0
giovanne
(24.01.23)
(10)

Araç kullanmaya başlayan birine tavsiye

Sakinolmamlazim
1 aydır araç kullanıyorum. Ara sokaklarda arkamdan gelen sürücüler beni çok geriyor. Tamponuma yapışıp selektör yapanlar, korna çalarak rahatsız edenler.Ara sokakta hızlı gidersem sağımda solumda Park halindeki araçlara sürtmekten korkuyorum. Kedi, köpek, çocuk fırlayabilir, her şey olabilir. 1. Ara
1 aydır araç kullanıyorum. Ara sokaklarda arkamdan gelen sürücüler beni çok geriyor. Tamponuma yapışıp selektör yapanlar, korna çalarak rahatsız edenler.
Ara sokakta hızlı gidersem sağımda solumda Park halindeki araçlara sürtmekten korkuyorum. Kedi, köpek, çocuk fırlayabilir, her şey olabilir. 1. Aracın kapladığı alani tahayyül edebilecek seviyeye ne zaman gelirim?
Diyelim ara sokaktan ana yola baglanacagim. Özellikle arkamda taksici varsa iki salise bile beklemiyorlar hemen kornaya basiyorlar. Bugün de acele edip salak salak hatalar yaptım kendime gore. Trafiğe çıkmadan önce karnım ağrıyor resmen. Bir an önce süreyim bitsin derdindeyim.
2. Acaba arka cama acemi sürücü mu yazsam da beni biraz rahat bıraksalar?
(Not: Ankara'yi bilenler için Tahran caddesi, birlik mahallesi güzergahında oluyor bu bahsettiklerim)
0
Sakinolmamlazim
(23.01.23)
kornayı duymayın, sallamayın. inip saldıracak halleri yok. trafikte en büyük tehlike panik ve kararsızlık. ara sokakta hızlı gitmek zorunda değilsiniz.
arka cama acemi yazmayın da "YENİ SÜRÜCÜYÜM, SABRINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER" gibi bir şey yazarsan insanlar daha toleranslı yaklaşabilir. acemi sözcüğünün çok negatif bir algısı var. kullanım yoğunluğunuza göre 2-3 ay içinde aracınızı da daha iyi tanıyıp hangi aralığa sığar, hangisine sığmaz keşfetmeye başlarsınız inşallah.
0
mustafakesekci
(23.01.23)
Arka cama acemi olduğunuzu belirten herhangi bir şey yazarsanız yaşadığınız tacizin boyutu ben diyim 3'e siz deyin 5'e katlanır. Böyle bir şey yapmanızı hiç tavsiye etmem. Çözüm kornaları duymayıp kurallara bağlı kalmak. Yokmuşlar gibi düşünün, asla cevap vermeyin.
0
but that was just a dream
(23.01.23)
Sakin olman lazım. Acemi yazmayın. Daha çok uğraşırlar.
0
dissendium
(23.01.23)
Öncelikle acemiyim falan yazmayın, mazlumu ezme eğilimi trafikte de çok fazla.
canınızı alamazlar, normal hızınızda gidin, kimseyi takmayın. münakaşaya da girmeyin. herhangi bir sorun olursa elinizi pardon neticesinde kaldırın, bu hareket işe yarıyor.
zaten olay arabaya alışmakta yazdığın gibi.
2-3 aya alışacağını düşünüyorum.

kendini kısıtlarsan korku oluşur ki bu en kötü durum olur.
zamanla alışacaksın, geri adım atma.
0
antti sumiala
(23.01.23)
ben 6 senedir her gün türkiye’de araç kullanıyordum ve bunu normal sanıyordum, 1 senedir ingiltere’de sürüyorum şimdi 1 haftadır türkiye’deyim inan seninle aynı şeyleri hissediyorum. tam bir kaos, kelimenin tam anlamı ile açık ara kaos. zaten aynam çarptı 2-3 kişiye insanlar çok yolun ortasında yürüyor arabalar da üzerime üzerime sürüyor.

çözüm : çok sık kullanmak, kaos düzenine alışıyorsunuz normal geliyor. çok zor biliyorum ama alışana kadar arkayı umursamayın.
0
hayati cozemeyen adam
(23.01.23)
Arkanızdaki sabırsız şoförlerin korna-selektörlerini umursamamayı öğrenmek de araba sürmeyi öğrenmenin bir parçası.

Birkaç defa bir yerlere sürterseniz aracın kapladığı alanı çok daha hızlı öğrenirsiniz. Ama merak etmeyin kısa süre içerisinde o da kafanıza oturacak, üzerine çok düşünmediğiniz bir şey olacak.

Bu panik yapmama işi çok önemli. Kendinizi stadyumdaki bir beyin cerrahı gibi düşünün. Taraftar ne kadar bağırsa da siz doğru bildiğinizi yapın. Çünkü bu işin sonunda gerçekten birilerine zarar verme ihtimaliniz var.
0
michael_knight
(23.01.23)
inadına yavaş gidiyorum öyle olunca. ara sokakta önüme geçse sanki hız yapacak. bigün dayak yiyeceğim de bakalım
0
ShadowOfMoon
(23.01.23)
acemi falan yazmayın daha çok üstünüze gelirler. dikkatli gitmeye devam edin ve korna selektör vs umursamayın.
0
paintov
(23.01.23)
ilk başlarda yanınızda birini alabilirsiniz, güven verir size.
0
gibicibicis
(23.01.23)
arka cama bir şey yazmak yurtdışında süper bir çözüm, ama aksine sizi daha da sinir etmek isteyebilirler. ben araç kullanmaya başladığımda bu yüzden bunu tercih etmemiştim. sadece, birileri bana kızdığında, selektör yaptığında çizmeli kedinin masum hali gibi başımı camdan çıkarıp "isterseniz biraz uzaklaşın, acemi şoförüm de, çarpıyorum, ondan dedim" deyip saçma bir gaz veriyordum arabaya. söylenmeyi bile kesip arabalarıyla uzaklaşıyorlardı :)) kadın olmanın artıları...

araba kullanırken her ne kadar takmayacağımı söylesem de, o kornalara, uzun uzun korna basmalarına çok üzülüyordum. panik olup daha beter hata yapıyordum. şimdi bakınca, evet, yaptığım hatalar aslında yanlış değildi, ama trafiği aksatan şeylerdi. yavaş gitmek, dönüşlerde fazla yavaşlamak, gibi... bunu zamanla öğreniyorsunuz. şimdilik uyarıları ve hakaret derecesindeki hareketleri zerre kadar takmayın. bunu kendinize sık sık hatırlatın. Araba kullanmayı bırakmayın, yoksa cesaretiniz kırılır ve belki yine başlayamazsınız. bir tanıdığım acayip kötü sürüyordu arabayı başlarda. "çok küfür yedik" dediğimde, "Amaaan kendilerine baksın onlar, herkes anasının karnından iyi şoför olarak doğmadı ya" derdi. hiç de takmazdı gerçekten. şimdi milimlik ayarla ve hızlıca en dar yerlere bile arabayı park ediyor.
0
lovemyself
(24.01.23)
(4)

Diş Dolgu Fiyatları Normal mi?

dizicolleague
Hafta sonu ortalama bir özel diş hastanesinde muayene oldum. Muayene bedeli 150 TLGömülü yirmilik çekimi 2300 TLÜst yirmilik çekimi 800 TL8 adet kompozit dolgu(tek taraflı ve çift taraflı olmak üzere) tanesi ortalama 850 TLToplamda 10.000 TL fatura çıktı. Mukayese için başka doktora da gideceğim ama
Hafta sonu ortalama bir özel diş hastanesinde muayene oldum.

Muayene bedeli 150 TL
Gömülü yirmilik çekimi 2300 TL
Üst yirmilik çekimi 800 TL
8 adet kompozit dolgu(tek taraflı ve çift taraflı olmak üzere) tanesi ortalama 850 TL

Toplamda 10.000 TL fatura çıktı. Mukayese için başka doktora da gideceğim ama durmadan izin alamıyorum. Fiyatlarla ilgili fikir verebilecek var mıdır?
0
dizicolleague
(23.01.23)
Muayene ücretine takıldım ben.
Hiçbir şey yaptırmadan çıksan anlarım da.
0
Mirket
(23.01.23)
diğerlerini bilmiyorum ama geçen hafta eşimin diş dolgusu için izmir'de özel klinikte dolgu başı 750 tl idi. tanıdık olduğu için indirim yaptı bize de dolgu ücreti normal gibi. muayeneye katılıyorum, onu almamaları gerekirmiş.
0
oldtimer
(23.01.23)
özel bir klinikte gömülü diş çekimi 2000TL, yirmilik diş (komplikasyonlu) 1000TL, dolgu 900TL fiyat aldım.

diş çekimlerini çene cerrahı yapıyor.
0
inheritance
(23.01.23)
Yakın zamanda dolgu yaptırdım. Ortalama 850 TL dolgu için normal bir fiyat. En ucuzu değildir ama pahalı da denemez.
Diğer fiyatlarda fikir vermesi için şu listeye bakabilirsiniz:
www.tdb.org.tr


Daha önce diş hastanesinde yaptırdığım işlemlerden hiç memnun kalmadım. Bana öyle geldi ki oradaki hekim hem en az malzeme ve zaman kullanmak konusunda baskı altındaydı. Ayrıca diş hastanesinde bana denk gelen hekimlerin hepsi yüksek lisansını yapmakta olan ve okul-iş arasında çok yoğun bir tempoda çalışan yorgun insanlardı.

Bir daha herhangi bir diş hastanesine gitmeyi düşünmüyorum. Belki yanlış anlamışımdır ama özel hastanede çalışan hekim mümkün olduğunca az; iğne, dolgu malzemesi, pamuk ve zaman kullanarak işi bitirmeye çalışıyor gibi geldi bana.

Bu arada benim gördüğüm hastaneler, doktorların hiçbiri muayene ücreti almıyor. Ama eğer panoramik diş röntgeni çekiyorlarsa (o röntgeni 300 liraya çekiyorlar) onun parası olarak 150 TL olarak alıyor olabirler.
0
michael_knight
(23.01.23)
(11)

Marti scooter kiralamada nasil tekel olabildi?

summerof69
Bu sektor bu kadar karliysa, rakipleri neden tutunamiyor? rakiplerinden daha fazla mi tesvik aliyorlar, ya da scooter lari daha mi kaliteli, performansli, argesi mi daha basarili ya da baska bir sebep?tesekkurler.
Bu sektor bu kadar karliysa, rakipleri neden tutunamiyor? rakiplerinden daha fazla mi tesvik aliyorlar, ya da scooter lari daha mi kaliteli, performansli, argesi mi daha basarili ya da baska bir sebep?

tesekkurler.
0
summerof69
(23.01.23)
Sahibi milletvekili kiziyla evli. Lobisi saglam.
0
sekerler diyarinda bir ruya
(23.01.23)
@sekerler, oyle olsa bile; rakiplerinin topuguna mi sıkıyor, vergiyle mi yildiriyor? dogruca son kullaniciya hitap eden bir urun bu, ihaleye filan girilmesi gerekmiyor. serbest piyasayla belirlenen bir pazarda, devletin hangi destegi bu rekabeti ne boyutta bozabilir?
0
🌸summerof69
(23.01.23)
Çok basit, ilk yapan kazanır.

Tekel filan da değiller ayrıca, bir kaç farklı marka daha var aynı işi yapan. Ama bu işi bu ülkede ilk yapan/icat eden Martı olduğu için jenerik bir isim oluştu sektörde.
0
John Bloor
(23.01.23)
ilk çıkan firma olması, kısa sürede bir çok lokasyona yayılması vb. şeyler tanınırlığını arttırdı. artık scooter da denmiyor direk martı deniyor hepsine. selpak gibi bir şey oldu.
tabi damat olasının teknik konularda ve yasal düzenlemelerde yararları da olmuştur.
0
astronom bey
(23.01.23)
Benim uzaktan gördüğüm kadarıyla hem sektöre ilk giren olması hem de diğer firmalardan çok çok daha fazla para harcayıp yatırım yapmış olması.
Temmuz 2020'de yani taa doların 6,8 TL olduğu günlerde "25 milyon dolar" yatırım almış bir şirketten bahsediyoruz. Rakiplerinin bu kadar yatırım aldığını veya yaptığını sanmıyorum.
Siyasi olarak da adamın bağlantıları, gücü, girişkenliği gibi bir şeyi olduğu çok belli.
0
michael_knight
(23.01.23)
inanılmaz para harcayıp oldukça yayıldılar. first mover advantage yani. rakipleri var ama mesela oturup uygulamasını indirmemişimdir bile.
0
roket adam
(23.01.23)
çok yatırım aldı, çok para yakıyor hepsi bu.

Link'in (superpedestrian) scooter'ları daha iyiydi performans olarak, onu kullanıyordum fiyatı daha pahalıydı heralde, bir kaç ay önce çıktı gitti türkiye'den.
0
wct3 org
(23.01.23)
ismi çok doğru seçilmiş
ist.da sempatik bir hayvan
döneri var :)

benim açımdan
açıkçası 1 kere kullandım, yolda hangisi vardı da üye oldum hatırlamıyorum bile
bizim yollar kalitesiz olduğu için baya konforsuz gelmişti
trafik kazası riski de cabası, freni manevrası çok kısıtlı
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
bu işte 4 yıl önce bizde bakmıştık.

normalde belediyeden falan scooter başına ücret talep ediyorsun. çünkü bölgedeki ulaşım sorununu çözüyorsun + scooter ücretlendirmesi tabi.

belediyeden aldığın para bir tür ön ödeme, scooterlardan gelen ise işte geri kalan finansmanı hallediyor. bu şekilde feasible çıkıyordu business plan. yani bir scooter kendini 18 ayda falan çıkartıyor geri kalan tüm kullanım mesela 24 ay falan olursa hepsi kar.

martı dümdüz tüm belediyelere ücretsiz verdi tüm scooterları. işte o ön ödemeyi cebinden karşıladı. peki nasıl? burası tabi muallak.
peki scooterlardan gelen paralar işi feasible yapar mı? burası da muallak.

peki zarar ediyorsa nereden kazanıyor martı?
tüm sistemi white label olarak başkasına satıyor.

yani sen diyorsun ki her yer martı oldu. bizde girelim bu işe. martı'nın sahibine gidiyorsun o sana atıyorum 10m usd'ye tüm sistemi satıyor. sen de farklı bir scooter modeli ile "tosbağa" markası ile hazır sistem sahibi oluyorsun.

normal bir hukuk devleti olsak böyle olmaz çünkü diğer rakipler haksız rekabetten dava açarlar bir baz fiyat belirlenir vs.
hukuk olmadığı için martı gibi firmalar böyle "bedava" fiyat verip sonra sistemin satışından "kar" etmeye çalışıyorlar.

peki adam cidden bu kadar investment almış mıdır?
normal bir yol ile imkansız! çünkü bu saklı bir teknoloji değil. çok alengirli bir iş değil. belli ki adamın bir kaç tanıdığının parası var oradan toplamış. ee bu da investment değil midir? ee investmentdır tabi.

yoksa normal rekabet koşullarında yani hukuk falan olsa tier ezer geçer.
www.tier.app
0
duyurukullanıcısı
(23.01.23)
rakipsiz değil. Binbin mesela dev gibi bir genel merkezleri var şaşırmıştım bunlar bu kadar kazanıyor mu diye.

Ama martı ilk olduğu için Türkiye'ye bu konsepti onlar öğretti, adını daha çok duyuyoruz. Bir de siyasi bağlantıları, daha fazla kendilerini konuşturmalarının etkisi var. Sahibi de daha medyatik bir isim diğerlerine göre.
0
anten
(23.01.23)
1- martı scooter kiralamada tekel değil.
2- rakiplerinin tutunamadığını kim söyledi?

Benim yaşadığım yerde uzun süredir binbin, hop ve fenix scooterları da kullanılıyor. Ben her sabah metroya bunlardan birine binerek gidiyorum. Benim şartlarımda argümanlarınız doğru değil.
0
amsterdam otlu sigarası
(24.01.23)
(2)

Vodafone müşteri temsilcisine ulaşabilmek

magni
Uzun ve meşakkatli bir yol sanırım. Ne yapsam bir insan çıkmadı karşıma. Var mı bunun bir yolu?
Uzun ve meşakkatli bir yol sanırım. Ne yapsam bir insan çıkmadı karşıma. Var mı bunun bir yolu?
0
magni
(20.01.23)
Ben genelde Google'a soruyorum doğru çıkıyor yazanlar.
İki farklı sonuç buldum:

------------------------
"Vodafone müşteri temsilcisi direk bağlanma işlemi için öncelikle Vodafone müşterisiyseniz 542’yi farklı bir operatöre sahipseniz 0542 542 00 00 numaralı telefonu aramanız gerekmektedir.

Ardından telesekreter konuşması bittikten sonra “0” ı tuşlayınız.

Son olarak sırasıyla “0” ve “3” tuşlarını tuşlayarak Vodafone müşteri temsilcisine direk bağlanabilirsiniz."

-------------------------

Ama başka bir sitede de sesli yanıt sistemine beş defa "müşteri hizmetlerine bağlanmak istiyorum" demeniz gerektiğini yazmışlar:

"Müşteri Hizmetleri: Merhaba, ben dijital asistanınızım işlemleriniz için size ben yardımcı olacağım. Yapmak istediğiniz işlemi birkaç kelimeyle söyler misiniz? Örneğin fatura ile ilgili tüm işlemleri için fatura demeniz yeterli.

Müşteri hizmetlerine bağlanmak istiyorum.

Müşteri Hizmetleri: Benimle beraber işlemlerinizi daha kolay ve hızlı yapabilirsiniz. Örneğin faturanızı öğrenebilir, tarife değiştirebilirsiniz. Bunlardan birini yapmak ister misiniz?

Müşteri hizmetlerine bağlamak istiyorum.

Müşteri Hizmetleri: Ev hanımlarına uygun yeni bir tarif önerimiz var. Dinlemek ister misiniz?

Müşteri hizmetlerine bağlanmak istiyorum.

Müşteri Hizmetleri: Sizce doğru yere yönlendirebilir için hangi işlemi yapmak istediğinizi söyleyebilir misiniz? Örneğin güncel tutar diyebilirsiniz.

Müşteri hizmetlerine bağlamak istiyorum.

Müşteri Hizmetleri: Şimdi size uzman müşteri temsilcimize aktaracağım. Umarım bir sonraki aramanıza işlemlerini de benimle devam edersiniz. Sizi doğru müşteri temsilcilerine aktarabilmek için arama nedenimiz söyler misiniz?

Müşteri hizmetlerine bağlanmak istiyorum.

Müşteri Hizmetleri: [00:02:31] Peki.. (dıııt) sonrasında müşteri hizmetlerine bağlanacaksınız."
0
michael_knight
(20.01.23)
Bu arada ben bir veya iki hafta önce arayıp gerçek bir insanla konuşmuştum. Sanırım sesli cevapta birkaç defa "müşteri temsilcisi" demiştim.
Sesli yanıt sistemini aştıktan sonra da hiç sıra beklemedim diye hatırlıyorum.
Vodafone'dan 542'yi aramıştım.
0
michael_knight
(20.01.23)
(4)

Anormal fiyatlı ürünler...

msb
Geçenlerde hepsiburada'da gördüm sanırım. 500 ml içim fit süt 100 Lira'ydı. Yuh dedim. Başka başka buna benzer anormal fiyatlar görüyorum şu sıralar.Tamam serbest piyasa ama burada da bi istismar var. Fiyat algımız kayboldu dalgınız vb... Bu süt örneğinde olmaz belki ama önceki fiyatlamasını bilmedi
Geçenlerde hepsiburada'da gördüm sanırım. 500 ml içim fit süt 100 Lira'ydı. Yuh dedim. Başka başka buna benzer anormal fiyatlar görüyorum şu sıralar.

Tamam serbest piyasa ama burada da bi istismar var. Fiyat algımız kayboldu dalgınız vb... Bu süt örneğinde olmaz belki ama önceki fiyatlamasını bilmediğim herhangi bi üründe acelem varsa sepeti onaylar geçerim.

Size denk geliyor mu?

Bunları kolay yoldan nereye şikayet edebiliriz?

Ülkece iyice şark kurnazına bağladık.
0
msb
(19.01.23)
amazon kendisi satmayınca bazen böyle ucuz ürünlere absürt fiyatlar koyuluyor diğer satıcılar tarafından. kendi sattıklarında böyle bir şey görmek imkansız. diğer satıcıların bu politikası niye bilmiyorum.
0
black holes in the sky
(19.01.23)
d&r daki çoğu ürün böyle. bir uçlu kalem 170 lira.
0
romario
(19.01.23)
Şöyle bir şey okumuştum ama pek aklıma yatmadı.

Diyelim siz bir ürün satıyorsunuz hepsiburada'da.
Elinizde stok varmış gibi yazmışsınız, ürün satılınca bir bakıyorsunuz ki stokta yok. Öyle olunca Hepsiburada (fiyat farkını müşteriye yansıtmamak için) sizden sonraki en ucuz ürünü satan mağazadan ürünü müşteriye gönderiyormuş, aradaki farkı da sizden alıyormuş.

Bu yüzden de bazı satıcılar böyle saçma yüksek fiyatlarla ürün koyuyormuş.

Okuduğumda da hiç aklıma yatmamıştı, şimdi de saçma buldum.
0
michael_knight
(19.01.23)
Benim gördüğüm kadarıyla o aslında şöyle oluyor:

Ürünü sadece çok kısa bir süreliğine absürt bir fiyattan listeliyorlar. Ardından, normal piyasa fiyatının belki biraz altına çekerek "fırsat ürünü" vs şeklinde ürünlerinin reklamını sisteme otomatik yaptırıyorlar. Aynı zamanda yine bu şekilde tüm yıl boyu ürünlerini indirimde gösterebiliyorlar.

Genelde böyle oluyor ama tabii şu enflasyon ortamında kim kime geçirirse durumu geçerli olduğu için belki direkt o fiyattan gerçekten de satmaya çalışıyor olabilirler.
0
henchman
(19.01.23)
(8)

Çocuğum oturacak çık diyen evsahibi konusu

jorah the andal
Selamlar, Ankarada 3. yılım bitti 4.yılıma giriyorum evde ev sahibi aradı ne fiyat vericeksin giriş katları senin kiranın 3 katı olmuş gibisinden konuştu. Bende %25 sınırdan yapmayıp %50 gibi bir şey yapalım diye konuştum. Çocuklarla görüşüp döneyim sana dedi. Direkt tebligat göndermiş bana dönmeden
Selamlar, Ankarada 3. yılım bitti 4.yılıma giriyorum evde ev sahibi aradı ne fiyat vericeksin giriş katları senin kiranın 3 katı olmuş gibisinden konuştu. Bende %25 sınırdan yapmayıp %50 gibi bir şey yapalım diye konuştum. Çocuklarla görüşüp döneyim sana dedi. Direkt tebligat göndermiş bana dönmeden. Çocuğunun oturacağını düşünmüyorum ama direkt aramadan kira talebini söylemeden tebligat çekince de bi işkillendim açıkcası. Bi ihtimal gözümü korkutmak istiyor olabilir.

Birkaç avukatla görüştüm 3-4 aya duruşma tarihi verip karara bağlarlar 1 aya karar yazılır istinaf hakkı verirlerse de 5-6 ay ordan kazanırsın ama 9-10 aya her türlü çıkarır seni diyor.(3 yıl kiraya veremeyeceğini biliyorum mahkeme kararıyla çıkarttığında tek kozum o) Şimdi kurumda lojman bekliyorum 1 yıla en kötü 1.5 yıla çıkma durumu var yani vakit kazanmam gerekiyor. Arayıp orta yol belki bulmaya çalışacam ama hiç fiyat söylemediği için muhtemelen öyle birşey düşünmüyor.

Belirttiğim sürelerden daha uzun sürme ihtimali var mı
0
jorah the andal
(19.01.23)
Salla onu, iyi bir avukat bul, 2 yıl sürer seni tahliye etmesi.
0
malheiros
(19.01.23)
Avukatlar daha iyi bilir ama İstanbul'da bir ay önce "kira tespit davası" açılan arkadaşıma mahkeme 11 ay sonraya ilk duruşma tarihi verdi. Ankara'da 3-4 ayda duruşma tarihi verileceğini düşünmesi şaşırttı.

Bence her şekilde bu davanın açılmasını, yapılmasını bekleyin. Bir yıl bile sürse o süre boyunca sadece %25 artışlı ucuz kira ödeyeceğiniz için iyi para biriktirirsiniz. Siz çıktıktan sonra da o eve kiracı girdiğini tespit edip oradan da para kazanırsınız.

Ev sahibi madem hukuk yoluna gitti, onun açtığı yoldan ilerleyin.
Bir avukata daha sorun bence bu konuyu.
0
michael_knight
(19.01.23)
Şöyle şov yapanlara siz de bir şov yapın ve bırakın kararı mahkeme versin. %99 çocuğu oturmayacak çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
şuan mahkemeler bu davalarla o kadar şişmiş durumda ki en yakın duruşma tarihi en erken 0 ay sonrasına veriliyor, Ankara'da durumun farklı olduğunu zannetmiyorum. hemen ilk duruşmada karara çıkmaz mahkeme, 2 ay da öyle atar, sizin en azından 1,5 seneniz var çıkartması için. bir tek dava masraflarını karşı taraf vekalet ücretini vs. ödersiniz. o yüzden hiç çıkmayın, açsın davasını, mahkeme masraflarını da ortalama birşey hesaplayıp kenara köşeye ayırın dolar/euro/altın vs. alın. çok daha karlı çıkarsınız.
0
wendyangelamoiradarling
(19.01.23)
Benim gördüğüm ankara'da davalar hızlı ilerliyor. Piyasa fiyatına kirayı çekebilirsiniz. Çünkü 1.5 yıl dolmadan çıkarırsa ne yapacaksınız. Bir alternatifiniz yok galiba. Ben risk almayı sevmeyen bir insan olduğum için piyasa fiyatına çekmeyi teklif ederim.
0
cilekli krep
(19.01.23)
@cilekli krep piyasa fiyatlarına çekmeye gücüm şuan için yetmiyor, piyasa fiyatını geçtim kendi evini çoook değerli görüyor piyasanın üstünü söyler hep. tahminimce isteyeceği fiyat ile ödeyeceğim %25 zamlı fiyat arasındaki fark ile kaybettiğim davadaki avukatlık ücretleri ve taşınma masraflarımla bile daha karlı olma durumum var.

Tek sıkıntı lojman ben evden çıktıktan sonraki aylarda çıkarsa 2 3 aylığına taşınmam gereken bir ev bulmam gerekebilir ekstra onun masrafı çıkar bir daha taşınma masrafı, emlakçı parası, depozito falan,en kötü senaryo bu, bunda da lojmanda uygun oturmam sebebiyle zararımı karşılayabilcek olmam aslında. Diğer türlü çok daha erken 3 4 ay da çıkartabilecekse zaten el mahkum bu adama vereceğim parayı daha uzaktaki bir eve vermek olacak.

Durum bu olduğundan aslında genel durumlarda karlı gibi gözüküyorum ama yorucu tabi. Gerçekten çocuğu oturacak bir insan çok önceden haber ederdi diye düşünüyorum aramız da kötü falan değildi gayet anlaşıyorduk ama. Böyle kötü niyetli insanların hem haklı hem güçlü olmasını hazmedemiyorum. Sırf bu durumda bile zararım olacaksa bile, sinirimden bu insanla uğraşmış olayım diye dava yoluna gidesim geliyor.
0
🌸jorah the andal
(19.01.23)
Piyasa fiyatına falan çekmeyin. Adam anlaşmaya niyetli biri olsaydı tebligat çekmezdi. Büyük ihtimalle gözünü para hırsı bürümüş birisi. Dayanamayacağınız aşırı taciz, tehdit, stres vs. gibi bir durum yoksa bırakın kendi hırsının bedelini uğraşarak ve kaybettiği zaman ve parayla ödesin.
Gerçekten 3-4 ay sürse bile (ki çok zor) hemen çıkmaktan her koşulda iyidir. Her halükarda cebinizde para kalacak. Zaman sizin lehinize bu durumda. Hele bir de kiraya verdiğini görürseniz üstüne para bile kazanacaksınız. Lojman konusu da garanti olmayabilir. Belki hiç çıkmayacak, belki geçikecek. O yüzden bence ona da takılmayın çok fazla. Buradaki tek husus, tehdit, stres ve taciz durumuna ne kadar dayanacağınız. Ha, böyle bir durum da yoksa her şey gayet net zaten bence.
0
henchman
(19.01.23)
@henchman tehdit gibi konulardan yana sıkıntı yaşamam da kendi kendime biraz stres yapabilirim doğal olarak o da karar çıktı mı çıkacak mı falan diye. Benim için her anlamda sıkıntılı çünkü planda olmayan masraflar çıktı.

Ama adam kötü niyetli olunca 3 yıl başkasına kiralayamıyor oluşundan sürekli takipçisi olacağım. Komşularla aram da iyi adamı rahatsız ederim yani 3 yıl elini kolunu da bağlayabilirim. gerçi 1 yıllık tazminat öderim bunu da yeni kirayla 5 aya çıkarırım zaten diye düşünüp bu yola da girmiş olabilir.
0
🌸jorah the andal
(19.01.23)
(5)

insanlar neden ikametini taşımıyorlar

biseysorcaktim
ben üniversite öğrencisi olarak gittiğim şehre ikametimi taşımıştım. seçimlerde orada oy kullanmıştım. bir çok arkadaşım ikamet taşımamıştı. seçim telaşında kimisi yapamamıştı bile. koca koca insanlar görüyorum, 7-8 yıl önce taşınmış başka bir şehre ama ikametini hala aldırmamış. bir sürü iş-ev deği
ben üniversite öğrencisi olarak gittiğim şehre ikametimi taşımıştım. seçimlerde orada oy kullanmıştım. bir çok arkadaşım ikamet taşımamıştı. seçim telaşında kimisi yapamamıştı bile.

koca koca insanlar görüyorum, 7-8 yıl önce taşınmış başka bir şehre ama ikametini hala aldırmamış. bir sürü iş-ev değiştirmiş. elektrik-suyu üzerinde, ama ikameti değil.

yeni seçimler bir çok okulun final haftasına denk gelecekmiş. milyonlarca öğrencinin oy kullanımı risk altındaymış ikametgahlarını aldırmadıkları için.

iki bayram arasında olduğu için kimi insanlar da "memleketlerimizden uzakta yaşıyor ve çalışıyoruz, iki bayram arası bi de oy kullanmak için gidemeyiz" demişler.

anlamıyorum, nerede yaşıyorsan ikametini oraya aldır. zor bir iş mi? hayır değil.

insanlardaki bu kendi kendine oluşan "ikamet anne-baba evinde olur" motivasyonunu anlamıyorum. neden almıyorsunuz ikametinizi?

en başat şeylerden biri de, belediyeler planlamalarını orada ikameti olan insanlara göre yapıyorlar ve bu şekilde merkezden para alıyorlar, yaşayan sayısına göre değil.
0
biseysorcaktim
(19.01.23)
Benimki psikolojikti mesela
0
balpolen
(19.01.23)
Ben de ünlü bir politikacının oğlu ile aynı evde ikamet ediyor görünüyorum. Bizden önceki kiracı veya ev sahibiymiş, taşındıktan sonra ikameti aldırmamış. Bizim eve trafik cezaları falan da geliyor. Aklıma gelen birinci sebep çocuğunun "özel" bir okula gidiyor olması ve ikameti değiştirince o okula kayıt yaptıramayacak olması ihtimali. İkinci sebep ise safi tembellik...
0
malheiros
(19.01.23)
Ben o yaşlardayken askerlikle ilgili bir aksilik olur, belgeler karışır. Bir gece ansızın gelip alırlar diye korktuğum için ve zahmetli olduğu için ikametgahı değiştirmemiştim.
0
michael_knight
(19.01.23)
umursamadiklari/usendikleri icin.
0
aydonno
(19.01.23)
böyle olmasını seviyorum. polis abuk subuk bir şikayette eski adresime gitmiş mesela. bulamayınca öyle csi gibi telefondan takip değil telefonla arayıp nerdesin yaw falan diye sordular.
0
sert siyah krom
(19.01.23)
(5)

İş değişikliği sebepleri

dissendium
Merhabalar. İşinizden ayrılmak istediğinizi düşünün. Çalıştığınız yere iş yerindeki sorunları mı söylersiniz, bu konuya hiç girmeden başka bir iş arıyorum ya da buldum mu dersiniz? Sorunları söylerseniz düzelme ihtimali çok yok.Bir de imajınızı önemser misiniz bu konuda? Sorun yaşayıp ayrılmakla dah
Merhabalar. İşinizden ayrılmak istediğinizi düşünün. Çalıştığınız yere iş yerindeki sorunları mı söylersiniz, bu konuya hiç girmeden başka bir iş arıyorum ya da buldum mu dersiniz? Sorunları söylerseniz düzelme ihtimali çok yok.

Bir de imajınızı önemser misiniz bu konuda? Sorun yaşayıp ayrılmakla daha iyi bir iş bulup ayrılmak bırakacağınız işteki imajınız için önemli mi?

Teşekkür ederim.
0
dissendium
(19.01.23)
birakacagim isteki imaj icin tek kriter orada isimi iyi yapip yapmadigimdir. diger isin iyi olup olmamasi cok da onemli degil.

duzelme ihtimali yoksa herhangi bir sey soylemem o konu ile ilgili, baska bir is buldugumu soyler ve yoluma bakarim.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.01.23)
baska is buldum der giderim. sorarlarsa evet burada bazi memnuniyetsizliklerim var ama bu konuya girmek istemiyorum derim. anlayan anlar.
is bulmadan soyle sorunlar var rahatsizim da diyebilirsin ama tavsiye etmem. dedigin gibi duzelmez kendini yormaya degmiyor bosver.
imaja gelince fark yok. iyisi kotusu sana kalmis bi sey cunku. vayy oraya mi gidiyorsun demeyiversinler bosver. bazen vay dedirtecek yerler hic de oyle vay'lik olmuyor hem.
0
Kittie
(19.01.23)
Sözünüz karşılık bulacaksa konuşun, anlatın. Hiçbir şey değişmez diyorsanız, boş verin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(19.01.23)
boş yere şunlar bunlar kötüydü deyip kendini yorma.

daha iyi bir iş buldum deyip helalleşip ayrılın.
0
brkylmz
(19.01.23)
Söylemeyin.
Söylemenizin size faydası olma ihtimali yok, zararı olma ihtimali var.

Özellikle sorarlarsa o zaman bile üstünkörü bahsedip geçin.
0
michael_knight
(19.01.23)
(2)

Decathlon web sitesi beni neden engellemiş?

michael_knight
Decathlon'un Türkiye web sitesine girmeye çalıştığımda sanki web sitesi beni engellemiş gibi görüyorum.Siz girebiliyor musunuz? UyduNet kullanıyorum, acaba benim ISP'yi tümden mi engellemiş?https://www.decathlon.com.trŞöyle bir mesaj yazıyor ekranda:Access DeniedError 16www.decathlon.com.tr2023-01-1
Decathlon'un Türkiye web sitesine girmeye çalıştığımda sanki web sitesi beni engellemiş gibi görüyorum.
Siz girebiliyor musunuz?
UyduNet kullanıyorum, acaba benim ISP'yi tümden mi engellemiş?

www.decathlon.com.tr

Şöyle bir mesaj yazıyor ekranda:

Access Denied
Error 16
www.decathlon.com.tr
2023-01-19 07:46:58 UTC
WHAT HAPPENED?
This request was blocked by the security rules
Your IP: XXXXXXXXX
Proxy IP: XXXXXX (ID XXXXX)
Incident ID: 1XXXXXX
0
michael_knight
(19.01.23)
Dun ben de fark ettim, uydunet'le alakali olmali cunku turkcell mobilden baglandigim zaman sorun olmadan giris yapabiliyorum.
0
argaladhel
(19.01.23)
Teşekkürler arkadaşlar. Bir süre sonra herhalde düzelir, vazgeçerler bu kuraldan.

Decathlon'a yazdım Whatsapp hattından, belli ki haberi var onların da ve bilerek yapmışlar.
Modem alt katta olduğu için arada bir Wi-Fi sinyal güçlendiricim var. O olduğu için web sitesine giremiyorum diye anladım.

Müşteri temsilcisi şöyle dedi: "Direkt modeme değil internet arttırıcıya bağlanıyor bu neden ile siteye erişim sağlanamıyor ne yazık ki. Direkt internete bağlanabilir misiniz?"
0
🌸michael_knight
(19.01.23)
(10)

Uzun süre seagate harici disk kullanan var mı

iddaaci
Merhaba, wd ve seagate var piyasada. Sadece çocukların fotoğraflarını yedekleyeceğim. Yıllarca bana sorun çıkarmayacak ürün arıyorum. Seagate çok gömülmüş. Var mı uzun süre kullanan? Normal kullanımda bozulma vb oldu mu?
Merhaba, wd ve seagate var piyasada. Sadece çocukların fotoğraflarını yedekleyeceğim. Yıllarca bana sorun çıkarmayacak ürün arıyorum. Seagate çok gömülmüş. Var mı uzun süre kullanan? Normal kullanımda bozulma vb oldu mu?
0
iddaaci
(18.01.23)
wd'den şaşma. bugüne kadar kullandığım tüm seagate'ler birkaç sene sonra durduk yere bozuldu, wd'ler hiç yarı yolda bırakmadı. Gerekirse toshiba al ama seagate'e bulaşma.
0
halitkin
(18.01.23)
çok büyük fiyat farkı yoksa WD al.

İkisinin de durduğu yerde bozulan ürünleri oluyor bu şans gerçekten (üretim hatası denk geliyor vs.) Fakat Seagate'lerin yazma ömrüyle ilgili bir sıkıntısı vardı, düzeldi mi bilmiyorum. Ha bir kere yazılıp (depolanıp) bekleyen şey bence bişey olmaz ama yine de WD ortalamada daha çok güven verdi bana. Birçok disk sahibiyim.

Not: mümkünse 3.5" WD Elements tarzı bir şey alın. 2.5" olanları her yere taşıyorsunuz okey ama tam bu portatiflikten dolayı bozulmaya daha meyilliler. (düşme çarpma vs)
0
nhk ni youkosu
(19.01.23)
3 wd hdd yere düşüp bozuldu (ayrı zamanlarda). şuan bi wd bi sg var. yedekleyeceğim veriyi ikisine de yüklüyorum çünkü güvenim sıfır. hatta o kadar güvenmiyorum ki bi de cloud a yedekliyorum.
0
sttc
(19.01.23)
eski işyerimde çeşitli nas'larda seagate server serilerinden (isimlerini hatırlayamadım üstünde kurt kartal vb olanlardan) 20-40TB diskleri kullanıyorduk, sorun yaşamadık. evde de basic bi usb3.0 seagate 1tb, yüzde doksan küsür dolu halde 5+ yıldır desktop pc'ye takılı durumda. hafif kablo oynamalarında kopup geri gelmesi haricinde sıkıntı yaşamadım. yanında da yeni bir basic toshiba 2 tb bir disk bağlı, defalarca yazılıp silinen iyice fragmante olmuş seagate'in bağlantı ve kopyalama hızı bundan bariz daha iyi. wd hariciler ile 2010'lu yıllarda iki kötü tecrübem oldu sonrasında hiç almadım o yüzden bir şey söyleyemiyorum ama o da iyidir muhtemelen.
0
kaichi
(19.01.23)
seagate vardi kucuk kendi kendine bozuldu. kucuk diskler cok kolay bozuluyormus eger SSD degilse.

O yuzden kucuk alacaksan mutlaka SSD al, cok yer lazimsa o zaman buyuk al mutlaka, bende seagate bozulduktan sonra WD diyorum.
0
cooperr
(19.01.23)
yüksek model alırsan hepsi iyi. kötü üretim yapan şirketler zaten piyasada tutunamıyor. seagate dediğin adamlar 90'ların başından beri üretim yapıyor.

para yalan söylemez. en pahalısını al. elbette bizdeki fiyatlarla değil. ebay ve amazon fiyatlarıyla karşılaştırarak. bir de, muhakkak vardır anandtech'te, endurance bazlı disk testleri falan. onlara da bak.

bir de, yedeksiz olmaz. her sistem muhakkak bir gün patlar. önemli dosyaları ikisi fiziki biri bulut olmak üzere üç kopya sakla. daha dün 2 tb enterprise diskim patladı durduk yere. bildiğin çalışmıyor. içindeki şeylerin yedeği vardı. ama disk parasına üzüldüm.
0
alperz
(19.01.23)
seagate uzun bi süredir western digital (wd)’nin. o yüzden çok bi farkları yok diye düşünüyorm. 3-4 senedir de ssd’sini harici. disk olarak kullanıyorum. bi sorun yok.
0
vital
(19.01.23)
toshiba kullanmada ne kullanırsan kullan.
0
aslindasorunumpsikolojik
(19.01.23)
WD bana daha güvenli geliyor Seagate'e göre. Ama bunlar tamamen şans işi.

Fakat ne olursa olsun lütfen iki adet hard disk alın. Hard disk dediğiniz şey Rolls Royce marka bile olsa bir gün bozulabilir. Çocukların tüm fotoğrafları yok olur gider, çok üzülürsünüz.

Bütçenizin yettiği diskten iki adet alın, ikisine de yedekleyin. Biri bozulunca diğer yaşıyor olacak.
0
michael_knight
(19.01.23)
seagate - samsung - wd nin harici hddleri var şuan elimde uzun yıllar kullandığım. kamera kaydı için, xbox için, tv için, dosya yedekleme için de 2 tane..

Şimdiye kadar hiç biri bozulmadı. Bazısı 10 yıllık. en yenisi 5 yıllık. Kullanımla da ilgili olabilir.

Ama benim de genel duyumum wd nin daha iyi olduğu.

Edit: Seagate 10 yıllıkmış :3 lise, üniversite, 4 şehir, 3 ülke gördü bu arkadaş. Sıkıntısız çalışıyor hala. Kesin böyle dedim ye bozulur yakında aw
0
ananiyimioguz
(19.01.23)
(6)

Hediye vermek yerine hediye çeki vermek ne kadar mantıklı sizce?

ms brownstone
Bana biraz uğraşılmamış gibi geliyor ama çoğunluğun fikrini merak ettim.Senelerdir hala doğum günlerinde birbirine hediye alan 3 kişiyiz. Doğum günlerimiz de tam birer ay ara ile. Kasım ve aralıkta arkadaşlardan biriyle benim doğum günlerimiz vardı ve hediyeleşildi. Şimdi diğer arkadaş için hediye a
Bana biraz uğraşılmamış gibi geliyor ama çoğunluğun fikrini merak ettim.

Senelerdir hala doğum günlerinde birbirine hediye alan 3 kişiyiz. Doğum günlerimiz de tam birer ay ara ile. Kasım ve aralıkta arkadaşlardan biriyle benim doğum günlerimiz vardı ve hediyeleşildi. Şimdi diğer arkadaş için hediye ararken hediye çeki alma teklifi geldi ilk arkadaştan ama emin olamadım ben.

Şu anda her yerde indirim dönemi olduğu için düzgün pek bir şey yok mağazalarda ve bedeni olmazsa falan 1 aylık değişim süreli ürün yerine 1 sene geçerli çek alsak daha mantıklı diyor arkadaşım aramızdaki samimiyete güvenerek. Ne dersiniz?
0
ms brownstone
(18.01.23)
Hediyedeki anlam ve ruh yok onda.

Oldu olacak, her sene doğum günü olana belirlediğiniz bir parayı verin. Altın günü gibi olsun.

Saçma yani.
0
Mirket
(18.01.23)
Valla çek vermek bayağı bir samimiyet eşiğini aşmayı gerektiriyor bence. 9 yıllık arkadaşlarımızla biz ihtiyacımız/istediğimiz şeyi söyleme aşamasına gelebildik. Direkt para vermek bana biraz çiğ geliyor. Sanki alt metninde senin için bir hediye düşünmeye ya da almaya zaman ayıramıyorum al bu parayı ne yapıyorsan yap gibi geliyor:/
0
Amaranta ursula
(18.01.23)
Arkadaşınızsa olmaz.
Hediyenin olayı zaten düşünülmesi, sizin yerinize alınması.

Diyelim ki kazak aldınız. Bu arkadaşınızın kazak almaya parası yok mu? Eğer arkadaşınızın kazak almaya parası yoksa hediye çeki değil para verin.

Bana alsanız çok bozulurdum. Bundan sonraki doğum günlerinde birbirine hediye alan 2 kişi kalırdınız.
0
michael_knight
(18.01.23)
üni zamanı falan olsa anlayacagım da şu anda daha bile çok sevinirim yakın arkadaşlarım hediye çeki verse saçma sapan hediyeler yerine. kendim de öyle yapmaya başladım bu arada. kesinlikle uğraşılmamış ya da özensiz olduğuna katılmıyorum. bu daha çok hediye almak zorunda olduğunuz ya da zoraki aldığınız insanlar için geçerli. yakın arkadaşımla olan samimiyetim gereği arkadaşım bunu onun kendisine dilediği gibi kullanabileceği veya o anda doğan bir ihtiyaci için daha uygun bir seçenek olacağını bilir ve böyle düşünmez. tabi burada gidip migros çeki alınmaz. ben ev döşeyene ya da ev eşyası sevenlere ikea çeki alıyorum, beğenmezse gider yemek yer en azından. daha spesifik ev eşyalarını sevenlere english home vs gibi.

çeki alacağınız yere bağlı.
0
sanguine
(18.01.23)
Yav hayretle okudum. Hediyelerin en güzeli en mantıklısı çektir. Bu zamana kadar bana gelen bir (1) hediye bile zevkime uygun değildi.
0
ruhen hastayim ben
(18.01.23)
Gayet mantıklı ama uyduruk bir çek olmayacak tabi. Ben bi arkadaşıma boyner çeki hediye etmiştim çok sevinmişti mesela.
0
halitkin
(19.01.23)
(9)

Kuryelerin 20-25 bin kazandığı doğru mu?

duchess jessamine
sb
sb
0
duchess jessamine
(18.01.23)
Doğru
0
pavlis
(18.01.23)
Doğru.
Hatta daha yüksek paralar da duyacaksınız.

Duyacağınız bu yüksek paralardan vergi kesintisi, Bağ-Kur ödemesi, defter vs. parası gibi paraları çıkarmak gerek.
KDV de ödüyorlar sanırım.
Ayrıca yakıt ve motosikletin satın alma masrafı, eskimesi ve çok sık kullanılan bu aracın tamir ve bakımını da göz önüne alın.
Sadece çalıştıkları zaman kazanabiliyorlar. Yarın kaza yapıp kolunu kırsa ve 2 ay motosiklet kullanamazsa hem 2 ay para kazanamayacak hem de hastane masraflarını kendisi karşılamak zorunda kalacak.

Bütün bunların dışında bir de restoran, acıkmış müşteri, trafik ve Trendyol müşteri temsilcisi ile boğuştuğunu da göz önüne alın.
Çok zor bir iş.
0
michael_knight
(18.01.23)
daha bile çok olması lazım
marketçiler tüm poşeteri aynı anda getirmeye çalışıyor biraz da zorunda park sorunları ve zaman yüzünden
ciddi fiziksel yük, Allah korusun düzeltilmesi zor omurga sorunları
0
bir soru sorcam
(18.01.23)
Bir yerde kalem kalem hesaplanmisti, gelir vergisini, sigortasini, benzinini, motor bakim, lastik, motorlu tasitlar vergisi vb tum masraflari dusunce saatlik olarak asgari ucrete yakin bir miktar kaliyor ellerinde malesef.
0
sertac akin
(18.01.23)
20-25 bin kazandıkları doğru ama net kar değil. Yani 20-25 bin ciro yaptığını ve masraflar düşüldüğünde yarısının ceplerine kaldığını düşünün.
0
halitkin
(19.01.23)
evet. hatta daha fazlasını yapanlarda var. fakat net maaş değil bu. zaten neredeyse yarısı giderlere gidiyor.
0
debian
(19.01.23)
getir, yemeksepeti iyi veriyor mesela en kötüsü trenyol herhalde. iyi dediklerim en son paket başına 30 muydu neydi. çoklu pakette değişiyor, mesafeye göre değişiyor, saate göre değişiyor vs.
ya kendi motorun olacak ya bunlara çalışan taşeronlara gireceksin. ilki iyi ikinci baya kötü. firmalar doğrudan istihdam etmemeye çalışıyor işçi muhabbetlerine girmemek için. bugün 14+ saat çalışan kendi motoruyla rahat 50k yapar. ama bunda benzin, yemek, motor giderleri vs hiçbir şey yok. onları düşmek lazım. günde 14+ saa motor sürüp de kaza yapmayanıyla tanışmadım. kaza yaptın, hastalandın, işin çıktı gene para yok vs. ya da depo artık seninle çalışmak istemiyor. yapacağın bir şey yok. herkes geliri konuşur da kimse giderini zorluğunu konuşmaz böyle şeylerin.
0
Whily
(19.01.23)
dostum cok calisirsan cok para kazanirsin. kapitalizm 101.
0
baldur2
(19.01.23)
Almanya’da haftalık 40 saate 2100 falan alıyorlar
0
aynose
(19.01.23)
(3)

Farklı Şehre İkametgah Aldırırken Gidilecek Nüfus Müdürlüğü Hk.

kernelpanic
A şehrinde yaşarken ikametgahımı seçim dönemi bulunacağım B şehrine şimdiden aldırmam gerekiyor (3 ay kuralından dolayı). İkametgahımı aldıracağım ilçe nüfus müdürlüğüne gitmek zorunda mıyım yoksa buradaki müdürlükten de halledebilir miyim?not: e-devlet üzerinden adres bildirimi yapamıyorum yurtta k
A şehrinde yaşarken ikametgahımı seçim dönemi bulunacağım B şehrine şimdiden aldırmam gerekiyor (3 ay kuralından dolayı). İkametgahımı aldıracağım ilçe nüfus müdürlüğüne gitmek zorunda mıyım yoksa buradaki müdürlükten de halledebilir miyim?

not: e-devlet üzerinden adres bildirimi yapamıyorum yurtta kaldığım için
0
kernelpanic
(18.01.23)
Online yapamıyorsanız yeni taşınacağınız yerin Nüfus Müdürlüğü'ne gitmek zorundasınız diye biliyorum.
Başka yerdeki müdürlüğe gitmeniz işe yaramıyor olmalı.

Sebebini hatırlamadığım şekilde böyle bir işim olmuştu, memur demişti ki "Biz diğer ilçenin müdürlüğünün kayıtlarını değiştiremeyiz. Her müdürlük kendi kayırlarını değiştirebilir" Bu söylediği teknik bir sebep miydi, etik bir gerekçe miydi hukuki bir durum muydu yoksa beni başından savmak için bahane miydi bunu bilemiyorum.
0
michael_knight
(18.01.23)
Herhangi bir nüfus müdürlüğünden yapabiliyor olmanız lazım. Ama taşıyacağınız konut dolu ise o konutta yaşayan biri işe gitmelisiniz
0
elorelia
(18.01.23)
Ayrıca, ikametinizi aldıracağınız hanede birisi ya da birileri yaşıyorsa eğer,e devletten onay vermesi gerekiyor diye biliyorum. Yoksa herkes kafasına göre yer değiştirir.
0
el conquerador
(18.01.23)
(3)

adliye'de video, fotoğraf çekmek suç mu?

tellioglu
merhabalar,oldu da adliye içinde biri bana saldırsa, üzerime yürüse vs. bunun fotoğrafını videosunu çekmek suç mu?
merhabalar,

oldu da adliye içinde biri bana saldırsa, üzerime yürüse vs. bunun fotoğrafını videosunu çekmek suç mu?
0
tellioglu
(18.01.23)
Dün adliyedeydim. Avukatıma sordum.
"Adliyenin içinde fotoğraf çekmek yasak değil, duruşma salonunun içinde yasak" dedi.
Mahkeme tabelasını arkama alarak selfie çekildim.
Hani belki de yasaktır ama kimsenin umursamadığı bir yasaktır, orasını bilemiyorum.
0
michael_knight
(18.01.23)
duruşma salonu hariç yapabilirsiniz. ama adliyede nerdeyse her yerde kameralar var
0
paintov
(18.01.23)
Aslında kanuna göre adliye içi de yasak ama uygulaması yok. CMK 183.
0
vedatchilipeppers
(18.01.23)
(4)

ibo show popülerliği

ShadowOfMoon
noldu da bu program yüzyıllardır bi gidiyo geri geliyor sonra. ismail türüt mahmut tuncer gibi benzer programlar iş yapamamışken bu adam nasıl yapıyor. sempatik mi sesi mi iyi çevresi mi geniş. iktidarla yakınlık mı.yılbaşında program yapmış. ona laf atıldığı bi yeri gördüm . anladığım kadarıyla hal
noldu da bu program yüzyıllardır bi gidiyo geri geliyor sonra. ismail türüt mahmut tuncer gibi benzer programlar iş yapamamışken bu adam nasıl yapıyor. sempatik mi sesi mi iyi çevresi mi geniş. iktidarla yakınlık mı.
yılbaşında program yapmış. ona laf atıldığı bi yeri gördüm . anladığım kadarıyla hala devam ediyor bu program
0
ShadowOfMoon
(17.01.23)
İbrahim Tatlıses çok uzun zamandır, herhalde yaklaşık 30 yıldır çok ilgi çeken bir adam.
Ne sesinin güzelliğini ne de ruhunun çirkinliğini sanırım kimse inkar edemez.

Ama torpil gibi bir şey olduğunu düşünmüyorum, çünkü eminim ki programları çok izleniyordur.

Ayrıca dikkat ederseniz çoğu büyük star herkesin aynı 5-6 televizyon kanalını izlediği yıllardan kalma.
Mutlaka vardır ama son 10 yılda çıkmış büyük bir star aklıma gelmiyor.
Çoğu yeni ünlüler ya eski starlar gibi karizmatik ve dokunulmaz değil ya da toplumun en fazla %20'sinin ilgisini çekiyorlar.
Bu yüzden de televizyon kanalları dönüp dönüp başarılı olacağı ve izleneceği neredeyse garanti olan İbrahim Tatlıses'e şov programı yaptırıyorlardır.

Bu arada İbo Show geçen yıl biraz yapıldı, sonra bitti. Sadece yılbaşı için bir bölüm çekildi diye biliyorum.
0
michael_knight
(17.01.23)
Bir de bu program büyük kanallarda iyi ekiplerle (orkestra dahil) büyük prodüksiyonla yapılıyor. Bu da ibo'dan bağımsız program kalitesini arttırıyor. Mesela İbrahim Tatlıses ağzını bile açmıyorken program Mahmut Tuncer'in programlarından daha akıcı oluyor. Bu da bir televizyonculuk başarısı.
0
prole
(17.01.23)
İbo Show dediğimiz programda canlı yayında sıra gecesi yapıldı, çiğ köfte yoğruldu rakı içildi, herkese Marlboro ikram edildi. Bunu Türkiye’de yapabilecek ve herkesi ekrana kilitleyecek bir kişi vardı, o da İbrahim Tatlıses. Kafaya kurşunu yedikten sonra hala neden popüler diye soruyorsan da geçmiş kredilerinden harcıyor bana kalırsa. Şu an fantastik bir olayı yok çünkü.
0
vedatchilipeppers
(18.01.23)
Güzel şeyler yazılmış ama en önemli şey atlanmış bence, konuk sıkıntısı çekmiyor. İbrahim Tatlıses davet edip de gitmeyecek sanatcı bir kaç tanedir bu ülkede.
0
John Bloor
(18.01.23)
(7)

konut seçimi

xiii
15-20 yıllık bina -- fiyat 1milyon -- kira getirisi 7000 civarı0 bina -- fiyat 1,5 milyon --- kira getirisi 4000 civarıhangisini seçersiniz?
15-20 yıllık bina -- fiyat 1milyon -- kira getirisi 7000 civarı

0 bina -- fiyat 1,5 milyon --- kira getirisi 4000 civarı


hangisini seçersiniz?
0
xiii
(17.01.23)
uzun vade de kendin oturacaksan 0 bina.
yatırım için alıyorsan kira getirisi çok olan.
0
durbidakka
(17.01.23)
15-20 yıllık bina.
Çünkü hem kira getirisi daha fazla hem de 15-20 yıl sonra yıkılıp baştan yapılır. O zamana kadar yenileme için para da biriktirmiş olurum. Çok daha kazançlı çıkarım bu işten.

Şimdi 0 binayı alsam, sıfır binanın yeniden yapılması gereken tarihe ulaşana kadar ölmüş olabilirim.
0
michael_knight
(17.01.23)
muhtemelen ciddi bir konum farkı vardır, sıfır olan potansiyelli bir yerde daha modern ve lüks bişeydir. ben olsam kendim oturacağım için sıfırı seçerdim. eski binaya, çok iyi olmadıkça gelemiyorum maalesef.
0
avatar is back
(17.01.23)
7 bin kira getirili 1 milyona daire şu günün koşullarında mümkün durmuyor. o işte bir iş vardır. iskanı yoktur, arsa tapuludur.
0
mr.goodcat
(17.01.23)
mr.goodcat +1 nerede ya bu binalar biz de alsaydik birer ikiser :)
0
in vino veritas
(17.01.23)
Mrgoodcat +1 ilk seçenekte dolandirilacaksiniz . Too good to be true derler ya öyle :)
0
Mcfly
(17.01.23)
Ek olarak emlakçıların söylediklerine inanmayın size daireyi satmak için kira getirisini yüksek atanlar var. Kendiniz araştırın sahibinden.com’dan.
0
Mcfly
(17.01.23)
(11)

taksitli altın alışverişinde bir enayilik yok mu

jimjim
kredi kartıyla 3 taksit yapılabiliyor belki daha fazla yapan kartlar da vardır. şimdi düz yatırımlık altın alsa millet, kartın da asgari borcunu ödese e altın sürekli artıyor. yani sürekli artmasa dursa bile bankalar saçma bir açık vermiş olmuyor mu? yani kartın yasal faizi falan da beklenen tl enfl
kredi kartıyla 3 taksit yapılabiliyor belki daha fazla yapan kartlar da vardır. şimdi düz yatırımlık altın alsa millet, kartın da asgari borcunu ödese e altın sürekli artıyor. yani sürekli artmasa dursa bile bankalar saçma bir açık vermiş olmuyor mu? yani kartın yasal faizi falan da beklenen tl enflasyonun çok altında:/
nereyi kaçırıyorum?

*sürekli artıyordaki süre 3 yıl mesela..

ülke nasıl batmıyor bu denklemle?
0
jimjim
(16.01.23)
kredi kartıyla altın daha pahalı. aldığın an zarardasın. altın sürekli artmıyor ki? 11 haziranla 11 kasım fiyatı aynı mesela.
faizin altın yükselişinden az kalacağını düşünüyorsan; taksitli nakit avans çek 1.36 faizle. nakit parayla gram altın al.
0
jelly bear
(16.01.23)
E o işe öyle bakarsanız altını olan birinin veya kuyumcunun altınını satması da enayilik.

Hiçbir şeyin yükseleceği garanti değil. Altın uzun süre yükselmedi.
Mesela bundan 6 ay önce 6 taksitle altın alsaydınız zarardaydınız sanırım.
0
michael_knight
(16.01.23)
batmadığını kim söyledi ki

mb %10la veriyor
bankalar %16 ile veriyor

%6 ile sürümden kazanıyor işte bankalar

finansmanı da bu tersten faize bulaşmayan vatandaş karşılıyor
0
bir soru sorcam
(16.01.23)
@jelly bear
ne kadar pahalı? arada uçurum yokki. ben zaten bana ait olmayan parayla almış oluyorum.yani nakitle alan alır bi de üstüne borç parayla yatırım yapmış oluyor resmen.

kredi ve nakit avans olayına da zaten katılıyorum. yani ben düşünüyorum değil; geçen seneki hatta bir önceki seneye ait veriler bunu gösteriyor zaten. ben şu anda (yani yaklaşık 4 yıldır) türkiyenin içinde bulunduğu açmazı baz alarak soruyorum bunu, nşada değil yani.
0
🌸jimjim
(16.01.23)
@michael_knight
zararda olmuyor(d)um sanırım :/ yani taksitle aldığımı ve ekstrenin asgarisini hep ödediğimi düşünüyoruz.. faizle satan kuyumcunun (ki internet satışından fiyatlara bakıyorum, nakitle arasında uçurum yok) farkını saymazsak zararım nerede?

kuyumcunun satışıysa neden enayilik olsun abi :D sarı mikrofon gibi olduk anaa:D adam kuyumcu benim nurten teyzem gibi ziynetlerini mi satıyor, onun işi kazancı orada zaten :D
0
🌸jimjim
(16.01.23)
gram altına taksit yapılmıyor olması lazım anca bilezik vs. alıyorlar 3 taksitle.

Banka senden aldığı faizle para kazanıyor, kuyumcu gramı 1100 lira olan şeyi sana 1150'ye satıyor oradan kazanıyor. Altın artarsa sen de oradan kazanıyorsun :D Sorunuz şey gibi, "madem ev 1 milyonken bi anda 2m oldu, banka kredi vermek yerine neden evi kendi alıp satmıyor" :D
0
nhk ni youkosu
(16.01.23)
@nhk ni youkosu yoo yapılıyor. yani rastgele internet aramasında bile görünüyor zaten. dükkanda 3 taksit üzeri yapan da vardır belki bilemem.

kuyumcudan nakit alsam da aynı,
borcumu ödemediğim bir durum olmazsa (asgarisini ödüyorum zamanında diyelim) banka gecikme faizi uygulamıyor ki?
bu durumda sadece ben kazanmış oluyorum, (ha banka beniz zengin ederken başkasını fakirleştiriyor, ülke ekonomisi loopa girdiği için yine param eriyor ayrı) ama buradaki saçmalığı matematiksel olarak bana açıklayabilecek biri var mı?
0
🌸jimjim
(17.01.23)
tl karşısındaki yükselişi yükselişten saymak niye ki? her şey yükseliyor... dolar da yükseliyor ona bakarsan. gerçek değerine bakalım, 2 senede 60dan 62ye çıkmış i.imgur.com

ki arada 53lere kadar düşmüş... acil ihtiyacın olsa o dönemde bozsan zarardasın bile.
mecbur tutmaları gereken miktar dışında tl tutmaz aklı olan zaten. en kötü değerini korumak için dövize çevirir veya o parayı işletir. tlde tutmadığın sürece zararını minimize edersin zaten. altın olmuş döviz olmuş çok da farketmez... altına özel bi durum değil sürekli artma olayı, sen yanlış algılıyorsun. tl sürekli düşüyor...
0
konetsu
(17.01.23)
@konet, konu altının kendisi değil. taksitle alınabilen bir tür "para" olduğu için soruyorum. tam anlatamamış olabilirim.. konu; tl taksit hakkıyla tl'den daha hızlı değerlenen bir şey almaya izin veriliyor oluşu. (dolar karşısında altının ederi bu soruya cevap değil o yüzden.. taksitle dolar alamıyoruz çünkü)


evet, mutfak robotu da değerleniyor ama onu aldığımda 3 sene sonra değeri benim elimde düşmüş oluyor, toptantcı spotçu falan değilsem 3 sene sonraki değerine satamam. değerli madenlerse öyle değil. altın dememin sebebi de taksitle alınabiliyor oluşu.. bilmiyorum bakır alıp taksitle, muhafaza edebiliyorsak onu da sorarım.
0
🌸jimjim
(17.01.23)
"borcumu ödemediğim bir durum olmazsa (asgarisini ödüyorum zamanında diyelim) banka gecikme faizi uygulamıyor ki?"

asgarisini ödersen geri kalanına faiz uygulanıyor. (adı gecikme faizi değil akdi faiz veya alışveriş faizi vs. değişiyor)

bu arada altın, hediye çeki gibi şeylere yasal olarak taksit yapılması yasaktı eğer son aylarda değişmediyse. Ha Türkiye'de her şey gibi bu da bükülüp taksit yapılıyordur onu bilemem. (Nadir Gold bu işi çok yapanlardan biri, onun sitesinde yapılamıyor diyor mesela. Kolye bilezik vs. ürün haline getirilmiş şeylerde oluyor ama onu satarken biraz zarar ediyorsun)
0
nhk ni youkosu
(17.01.23)
gram veya işçiliksiz altın, "hediye" olduğu için taksitle satılabiliyormuş :D

evet şimdi daha iyi anladım; ama geri kalan tutara uygulanan faiz de yıllık %2 falan değil mi? arada hala korkunç fark var :D
0
🌸jimjim
(17.01.23)
(16)

Numbeo saçmalık değil mi ?

garavel
Londra ile izmir kıyaslaması yaptım, şu an £2550 net kazanıyorum londra’da ve aynı standartları izmir için kıyasladığımda 15.500 tl gibi absürt bir rakam çıkıyor. Burad 2+1, özel otoparklı biraz şehir dışında bir evi bir arkadaşımla kullanıyorum ( içi baya yeni ) £700 kiram var her şey içinde, kirad
Londra ile izmir kıyaslaması yaptım, şu an £2550 net kazanıyorum londra’da ve aynı standartları izmir için kıyasladığımda 15.500 tl gibi absürt bir rakam çıkıyor. Burad 2+1, özel otoparklı biraz şehir dışında bir evi bir arkadaşımla kullanıyorum ( içi baya yeni ) £700 kiram var her şey içinde, kiradan sonra elime £1850 net kalıyor ve ben çok rahat birikim bile yapabiliyorum istediğim şeyi yeme, içme, gezme, giyim cabası.

İzmirde kira vermesem bile 15.500 tl nin alım gücü ne kadar olabilir ki ? izmir için kira ödediğim hususta bile 15.500 tl diyor, ben izmirde ödemesem bile burada kiradan sonraki alım gücümden dahi çok uzakta olmam mı izmirde ? Kira ödesem min 5 kiraya gider zaten

İstanbul için kira ödediğim hususta da 21.000 tl diyor bu arada. Ya bu numbeo deli saçması ya ben bir şeyleri atlıyorum. Rakamlar doğruysa boşuna yurt dışına geldik :)
0
garavel
(16.01.23)
Türkiye'de ise yaramadigini düşünüyorum. Günde yüzde 1 enflasyon olan ülkede numbeo yetisemez.

Yani bak ben 2021 Eylül'de gittim. İzmir'de emlakçı arkadaş "su evin kirası 10" dedi. 1 sene sonra geldim, 15 dedi. Buna numbeo yetisemez.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
Büyük ihtimalle TÜİK verileri veya benzer başka devlet kurumlarından alınan bilgiler numbeo'nun saçmalamasına sebep olmuştur.

Dünyada hangi ülkede acaba şu durum vardır?
Oturduğum evin kirası 4000 TL, ben çıkarsam yeni girecek kiracının vereceği kira en azından 15.000 TL

Numbeo n'aapsın, ona da yazık.
0
michael_knight
(16.01.23)
numbeo verilerini kullanıcılar sağlıyor
tüik gömücem diye rezil olmayın

@garavel
Apartment (1 bedroom) Outside of Centre 1,429.65 £
Apartment (3 bedrooms) Outside of Centre 2,405.12 £

sen ise burada yazanların yarısından daha az ödüyorsun 2 kişi eve çıktığını da atlamışsın

izmirde kira ödesem min 5 bin demişsin
numbeo'da ortalama
şehir dışı 1+1 3500,
şehir dışı 3+1 5800 lira
yani örtüşüyor senin beklentin ile izmir verisi
ancak
sitedeki şehirdışı 3+1 kira aralığı 3500'den ile 10000'e uzanıyor
demek ki herkes ucuz kiradan çıkıp pahalıya geçmemiş
sen yeni eve çıkacaksın veriyi ise senelerdir ucuz kirada oturanlar giriyor
üstelik son 12 ayın ağırlıklı verisi

gıda başlığında da tek fiyat yok aralık var
1 kilo but eti 125 ile 250 lira denmiş hangisi doğruysa onu al
www.numbeo.com

rakamlara bakıp kıyasını yap işte
0
comp
(16.01.23)
Bir de ek olarak numbeo'ya bakmaya gerek yok;
Ben su an Fransa'da haftalık market harcamami simülasyon olarak yaptim, ürünlerimi benzer kalitede seçtim.
Sonra araba icin vereceğim parayı yazdım.
Sonra kira için verecegim parayı yazdım.

Hem istanbul hem İzmir'de hayvan gibi para kazanmam lazım çıktı.

Yani numbeo belki bir fikir verir ama sizin hayatinizin karşılığını veremez. Yani fransa'daki peynir ile Türkiye'deki peynir aynı kalitede değil. Bu noktalari numbeo belirleyemez. Onu siz kendiniz hesaplayarak yapabilirsiniz.

Ama dediğim gibi; numbeo vs yetisemez Türkiye'deki enflasyona. Ya 2017'de bizim yazlık 350 bin liraydi. 2022 Eylül'de 3.5 milyon lira diyor. Al hadi numbeo kullan buna :)
0
logisticsmanager
(16.01.23)
evet numbeo çok kaba bir şey
izmir aylık akbil 200 ile 500 arası
belli ki bir tanesi öğrenci diğeri tam abonman
sitede bunun ayrımı yok hesap şaşıyor haliyle

ancak 2017 verisi yok, son 12 ayın ağırlıklı verisi var benim görebildiğim kadarıyla(yine %80 90 enflasyon)

bir de siteyi kuran çocuk belgradda matematik okumuş(yani istatistik biliyor) googleda çalışmış birisi mümkün mertebe titizdir hesap kitap konusunda diye düşünüyorum
www.numbeo.com
0
comp
(16.01.23)
@comp kirayı dahi sayma, kirayı unutalım. londra’da kira vermediğimi farzedip £1850 net kazandığımı varsayalım. bunun karşılığı izmirde 15 bin tl mi ? mümkün olamaz, daha bunun teknolojidi falan var.

birisinde 3 maaş iphone 14 pm, diğerinde maaşın %60 ı, giyimden yemeğe kadar her söylediğimi baz alabilirsin. ağır sınıfta kalıyor bence.
0
🌸garavel
(16.01.23)
numbeo, ekonomisi stabil ulkeler icin bir "fikir" veriyor, ama mevzu isin sonunda kiside biter.

ayda 2500 pound/dolar/avro icin yurtdisina cikmak bence de bosuna, o konuda haklisiniz :)
0
cooperr
(16.01.23)
iki taraf da biraz hakli:

1. numbeo gibi guncel dataya dayanan modellerin hata olasiligi cok yuksek. varsayimlari falan yanlis olabilir, istatistiklerin eski olmasina ek olarak.
2. Normalde izmir'in iyi semtlerinde tek basina oturacak kesim yurtdisina gidince sehrin epey disinda bir yerlerde oda arkadasiyla yasamaya tav oluyor. kiyaslama birebir degil.
0
hot potato
(16.01.23)
@garavel
ben sadece numbeo hesabında nereler gevşek
sizin hesapta neler gözden kaçmış onu konuşuyordum
sizi maddi kıyas işi de kurtarmayabilir, bambaşka ülkeler havalar neticede

bu adam mesela 2 gündür dert anlatıyor, yok öyle değil diye ikna etmeye çalışıyorlar
twitter.com
(abisi isviçrede yerini yurdunu yapmış şirket sahibi birisi, ailenin tek giden çocuğu değil)

ikna > ceo bisiklete biniyor
twitter.com
bizdeki acıbademli ceo maslak a nasıl bisikletle gidecek soran yok
0
comp
(16.01.23)
numbeo'yu yedirmeyiz. tr'nin mevcut durumunda yetersiz kalmis olabilir ama normalde duzgun calisan bir sey. yani atiyorum londra ile boston'i kiyaslarsan guzel bir fikir verir.
0
antikadimag
(16.01.23)
"birisinde 3 maaş iphone 14 pm, diğerinde maaşın %60" yav...

-insanın tek ihtiyacı ayfon değil
-numbeoda ayfon indikatörü yok
-numbeo izmirdeki eşdeğer maaş için 15bini sallamış olabilir

ben et, süt, yumurta bazında bu yaptığın ayfon hesabını yaptım, londra daha hesaplı çıktı, o halde izmir londradan daha pahalı mı diyeceğiz, hayır, izmirde maaşlar az maliyetler de az. numbeo maaş kısmını sallamış diyeceğiz.

fiyat verisini ise zaten ziyaretçiler elle giriyor


sen naap biliyon mu
izmirdeysen bi aylık market harcamanı not al sonra şuradan kıyasla
www.trolley.co.uk

londradaysan da tam tersini yap
0
comp
(16.01.23)
hot potato +1 şehrin göbeğinden kenar mahalleye taşınma örneğinin bir benzeri dün bonfile & makarna üzerinden de işlendi
(git: 1547135)
0
comp
(16.01.23)
@hot potato ben izmir’den yeni mezun işletme öğrencisi olarak geldim buraya. izmir piyasasında arkadaşlarımdan max kazanan 15 falan alıyordur ( çoğu 11-12 alıyor ), 25 yaşındayım tecrübem 2 sene sadece. mevcut şartlarda izmirin en iyi semtlerinde oturtacak bir iş bulsam 1 dk durmam dönerim :) 12 bin kazanan arkadaşım aile evinde oturtup ucu ucuna geçiniyor.

25-30 k en az almam lazım ki değsin, alma şansım yok .

ha genel konuştuysanız haklısınız, ben vasıfsızım şahsen. 35-40 üstü alan yazılımcı varsa gelirken en az 3.5 desin mesela net. ben genel olarak numbeo’nun türkiye kıyasında sıçtığını söyledim aslında. karşı argüman da çok gelemedi. haklıymışım gibi..
0
🌸garavel
(16.01.23)
@cooperr %100 haklısınız bu arada ama şartlar vs işte. kimse başlangıçta tecrübesiz 23 yaşında birisine iyi para vermedi :/

30-35 üstü bu maaşlara gelmesin kesinlikle tabi. tr o kadar kötü diil..
0
🌸garavel
(16.01.23)
@garavel; eğer Türkiye ile tek problemin maaş vs ise (yanlış hatırlamıyorsam ailenin sana verecek evi vardı, hatırlıyorum birkaç duyurunun İngiltere gitme/gelme odakli) evet Türkiye'ye biraz yurtdışında çalışıp dönmen ideal olur çünkü Avrupa'da aradığın yok ve olmayacak da.
Türkiye'de şu an yeni mezun Survivor'i var. Cocuklar asgari ücrete is bulsa koşacak kapacak ki sen de arkadaşlarından görüyorsun. Bu noktada heralde yurtdışına gitme fırsatı olan yüzde 1 icindesin, keyfini çıkar.

Türkiye ile temel sorunlari olmayan kişilerin tek bakış açısı maaş vs oluyor. Ben buraya gelirken konuştuğum kişilerle maaş değil genel sokakta denk geldigimiz, trafikte denk geldigimiz tiplerden ne kadar sıkıldığımizi konusurduk. Maaş resmen konusmazdik bile. Sende bu yoksa ne güzel yani ama o noktada sorun su oluyor; maddi olaylar dışında başka bir şey görmüyorsun (en azından para için gelenlerde gördüğüm bu). Misal kopeksiz sokaklar, kornasiz/emniyet seridi kullananlarin olmadığı trafik, işleyen bir sistem, az çalışma saatleri, çok tatiller vs. Bir sürü sebep çıkar.

Misal 30-35 demissin ya, ben şu an net 3300€ alacagim, Türkiye'ye (izmir ya da istanbul) 6-7 bin eurodan azına adım atmam. Hatta İstanbul için o paraya bile gelmem de izmir aile vs diye. O iki katı anca Türkiye'de yasama kısmını kabul etmemi saglar, o da birkaç sene. Misal köpek var bende, onun düzgün yaşayabileceği yer izmir'de anca Güzelbahçe, orada da bahçeli ev kiralarini biliyoruz :)

Kısacası amacın paraysa iki üç sene yurtdışı deneyimi yapıp izmir'e dönmen ideal. Ama tabi Türkiye'nin gidişatını nasıl ongorebilirsin o da var.

Numbeo'ya sokalim senin canın sagolsun :)
Ps: 3 bin euroya Amsterdam'a cv bile atmam. Türkiye'de 40 kazanan kişinin Amsterdam'da 3 bin kazanması acayip komik bir olay. Nitelikli dolandirilma.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
@logisticsmanager açıkçası ilk olay para şuan, ailemin durumu görece ortalama üstü sayılabilir evet ama ben onlardan destek almadan yediğim içtiğimi zerre düşünmediğim, kendi maaşımla istediğimi alabildiğim, arabayla istediğim yere gidip benzini falan düşünmediğim hayattan da aşırı memnunum şuan ve tamamen kendi kazancımla. maddi açıdan sıkıntım yok, maslow’un hiyerarşisi gibi aslında, yurtdışında benim için iş maneviyat anlamında sınıfta kalıyor. o yüzden dediğin doğru, bir süre daha takılıp türkiye’de düzelme ışıkları başlarsa dönerim. ama buradaki rahatlığıma da nankörlük yapacak değilim + sı çok, - si de çok.

duyuruyu bu arada zerre bunları düşünmeden açtım, numbeo tam doğru bilgiyi vermiyor sanırım diye. ama iş döndü dolaştı yine buralara geldi :) olsun..
0
🌸garavel
(17.01.23)
(9)

Müdürünüz kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?

dissendium
Müdürünüz bir konuda (bir hatanız için) kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?
Müdürünüz bir konuda (bir hatanız için) kızınca nasıl tepki veriyorsunuz?
0
dissendium
(16.01.23)
Üslup önemli. Nasıl kızıyor? Bağırıp çağırıyor mu? Azarlar gibi mi?

Mekan önemli. Fırça esnasında yalnız mıyız? Başka insanlar da var mı?

Hatanın tipi önemli. Daha önce uyardığı bir konu mu? Tekrar eden bir hata mı?

Bunları bilmek lazım.
0
pispinti
(16.01.23)
@pispinti, başkaları duyuyor. Biraz sesini yükseltiyor. İlk defa olan bir hata ama hatanın asıl sebebi siz değilsiniz. Kızmasının sebebi aslında susmamanız, cevap vermeniz.
0
🌸dissendium
(16.01.23)
Türkiye'de çalışırken böyle bir firmada çalıştım; üst yönetim ses yükselten, bağıran çağıran bir yerdi. Vallaha oradan mi öğrendim bilmiyorum ama ciddiye almamayi öğrendim bunlari. Hatalardan yaptığım; root-cause analizi yapıp hatayı bir daha nasıl yapmayiz diye bakmak ve çözüm ile gelmek. Diğer kısımları kişinin kendi dandikligi. Hata yapan kisi etik dışı, yasa dışı, ona söylenenler dışında kendi kafasina göre bir şey yapmadığı sürece kimsenin bağırıp kızma hakki yok. Ben hatalara "demekki proses error-proof değil" diye bakıyorum.

Su an çalıştığım müdürlerim ise böyle insanlar değil, hic hatam da olmuyor nazar değmesin. Kendi çalışanlarımın hataları oluyor. Bu konuda action plan bekliyorum ya da root cause niye oldu diye. Ama kimseye sesimi yukseltmem. Çocuğa bile ses yukseltilmiyor bu devirde.

Bu arada sunu da söylemem lazim; her doğru her zaman soylenmez. Misal size kizdi, ortam gergin. Susun. Sonra ileri süreçte kendisine gidip onun yanlış yönetildiğini ve rahatsiz olduğunuzu söyleyin. Bunu takmiyorsa zaten dandik bir yönetici ile çalışıyorsunuz demek ve kişilik haklarıniza saldırı olmadığı sürece çok da dinlemeyin, is bakın kendinize.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
samimi bir şekilde özür dilerim. utanıp sıkılmam. hata olur, düzeltilir. hayatın akışı böyledir.
0
gabe h coud
(16.01.23)
hiç unutmam askerde yazıcı iken daha ilk hafta sonum, nöbet sırası, çarşı vs nasıl karıştırmışsam, nöbeti olana çarşı yazmışım aynı gün, çarşısı olana nöbet. Ben de çarşıdayım. Akşam bölüğe döndüm. Bölük komutanı yanına çağırdı dakikasında, başladı azarlamaya. Bir ara boşluk buldum, dedim benim hatam özür dilerim bir daha olmaz, dikkat ederim dedim. Komutan bri daha "oğlum hata bu herkes yapar, bir daha dikkat edersin" demişti.

Cevap olarak ise ülkede gerçekten insanlar hatalarını kabullenmekte inanılmaz kötü. Hatası olsa bile bundan dolayı başkasını suçluyor. 38 yaşındayım bu zamana kadar ne zaman hatam olsa ve bunu belirtsem konu toparlıyor.

İş için her durumda hatada bir durumda sizin de payınız olabilir. Mesela bir iş yapıcaksınız ama iş arkadaşınız size dosya göndermiyorsa ve bundan dolayı iş neden yapılmadı diye kızıyorsa, sizin payınıza düşen hata kısmı bu durumu müdürünüz size sorana kadar beklemek olur. Daha öncesinde haber vermeliydim kusura bakmayın vs gibi.
0
hlt1985
(16.01.23)
Müdürünüzle ilişkiniz bir günde oluşan bir ilişki olmadığı için bir günde de düzelmeyebilir.

Çalıştığım kurumlar açısından genelde şanslıydım. Neredeyse hiçbir yöneticim bana bağırarak kızmadı. Hatta genelde pek kızmadı.
Çünkü her sorunda ya sebepleri açıkladım ya da hatalarımı o bana söylemeden önce söyleyerek hem özür diledim hem de tekrarlanmaması için nasıl bir yöntem uygulayacağımı açıkladım.

İş iştir. Kimsenin sizinle yüksek sesle konuşmasına izin vermeyin.
Ofis hiyerarşisinde sizden yukarıda veya aşağıda olan birisi gerçek hayatta eşitinizdir. Bunu ne siz unutun ne de onların unutmasına izin vermeyin.

Sakin bir zamanda müdürünüzle görüşüp sorunun sebeplerini açıklayın ve başkalarının yanında bu şekilde konuşmasının sizi üzdüğünü ve bu davranışı değiştirmesini istediğinizi söyleyin.

Aynı şeyi iki defa söylemiş olacağım ama sadece kuru bir özür değil bu soruna yol açan şartları tarif edip, yeniden bu sorunun ortaya çıkmaması için sizin alacağınız önlemleri ve müdürünüzden almasını isteyeceğiniz önlemleri belirtmeyi unutmayın.
0
michael_knight
(16.01.23)
içime atarım ben tartışamamak gibi kötü bir huyum var.
0
dr doofenshmirtz
(16.01.23)
hakliysa ozur dilerim.

haksizsa ustune giderim, geri adim atmam. herseye eyvallah ama haksizliga dayanamiyorum, aninda tepkimi koyarim.
0
cooperr
(16.01.23)
tr'de bir ust amirse tepkimi verirdim ama birkac kademe ustse icine atmaktan baska bir caren olmuyor.

amerika'da boyle bir olay olmaz. olursa da hr'a bildirirsin. pasif agresif sekilde tepki veriyorlar burada. acikca kimse kimseye kizamaz.
0
antikadimag
(16.01.23)
(12)

İsteme istememek

sacrilegious
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mev
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mevzularına aile büyükleri dahil ediliyor malum. Aile büyüğü olarak saydığım anneannem vefat etti. Onun dışında aile büyüğü olarak gördüğüm kimse de yok. Annem ve kardeşim dışında bir ailem olduğunu düşünmüyorum. Yani işte teyzeler falan var ama hiçbirini yakın ve samimi hissetmiyorum. Biz küçükken samimi olduğumuz annemin dayısı vardı iyi kalpli yaşlıca biri, annem tutturdu ondan istesinler seni diye. Ama ne münasebet yani neden babam ölmüş gibi annemin dayısından isteniyorum? Annem teyzenleri çağırmazsak ayıp olur büyük dayıyı çağırmazsak ayıp olur. Ben söyleyemem ara istemediğini sen söyle o zaman falan demeye başladı. Eşimin ailesinden de teyzeler falan 8 saat yol gelip istemeye katılmak istediklerini söylemişler. Biz böyle bir şey istemiyoruz. Çok gerildik. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.

İşte tüm bunları düşününce isteme olayları çok saçma hissettirdi bana. Babam zaten sürece hiç dahil değil olması da annemden dolayı mümkün değil. Durum böyleyken ben bu isteme olayını nasıl aşabilirim? İsteme istemiyorum demem büyük bir drama konusu olacak gibi hissediyorum. Herkes gelmek istiyor ve çağırmazsak gönül koyacaklar. Direkt “isteme istemiyorum!” demek çözüm olur mu sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(16.01.23)
Öncelikle bir kendinizi dinleyin. Bundan 5 yıl sonra "sizi kimin kimden istediği" umurunuzda olacak mı diye. Eğer olmayacaksa biraz daha bu konuda gevşek davranın.

Babanızdan istenmek istiyorsanız önce annenize bu isteğinizi söyleyip deneyin. Eğer talebiniz buysa ve bunu net şekilde annenize söylemiyorsanız ona da haksızlık ediyorsunuz. Kimse kimsenin düşüncesini yüzde yüz doğrulukla tahmin edemez.

Baba seçeneği masadan kalkarsa seçenekler "büyük dayı" ve "anne" kalıyor sanırım. Çok zor işler değil. Eğer annenizden istenmeyi tercih ederseniz söylersiniz. Öyle yaparlar.

Büyük Dayı'ya: Dayı seni çok seviyorum ama annemden istesinler istiyorum olur mu?
Anne'ye: Anneciğim sen beni büyüttün, yetiştirdin. Senden istesinler istiyorum olur mu?

Karşı taraf teyzeleri çağıracaksa siz de çağıracaksınız, bundan kaçınmaya çalışıp hayatınızı zorlaştırmayın, kimsenin kalbini kırmayın.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(16.01.23)
Kuzenim isteme ile nişanı beraber yapmıştı. Kimden isteneceksiniz kısmına cevap olmadı ama belki adımları birleştirip bir taneye indirmek işinizi biraz kolaylaştırabilir?
0
peki madem
(16.01.23)
Siz çok takıyorsunuz bu işi. Kavgalı değilseniz isteyen gelsin. Ya da gidip ışık hızında kimseyi çağırmadan nikâh yapın, bitsin. Bu işlerin orta noktası pek yok.
0
dissendium
(16.01.23)
sizin bence amiyane tabirle "gelin şımarıklığı"na ihtiyacınız var. Hani ya bir kere olacak benim istediğim gibi olsun tarzı, @michael örnek diyalog da yazmış. İşin oluru bu.

Anladığım kadarıyla siz de tamamen istemiyor degilsiniz de şartları sizin istediğiniz gibi ve ayni zamanda kimseyi de kırmadan ayarlamak uğraşmayı gerektiriyor ve siz ondan uzak durmaya çalışıyorsunuz.

Ha öteki türlüyse, ben yanlış anladıysam, sadece kesinlikle istemiyorum böyle bir şeyse mevzu yine nazikçe diyalog kurmak dışında bir seçenek yok.

Her gün her gün olmasa da müstakbel eşinizin akrabaları da sizinkiler de evlendikten sonra da hayatınızda olacak, kırgınlık yaratmanın size olumsuz dönüşü olur yine.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
bilmem kimden istenmeniz asiri onemsiz bir sey zira bu bir usul, gelenek. babam katilmasa komsumu bile koyabilirim o sahneye takilmayin bence buna.
0
ala09
(16.01.23)
Hocam bu isteme nişan düğün mevzuları aileler için yapılıyor ve siz ne derseniz deyin bir şekilde onların istedikleri oluyor. Salın kim geliyorsa gelsin, kim istiyorsa kimden istiyorsa istesin. Size ne zararı var ya da bunları düşünmenin size ne yararı olacak?

Yormayın kendinizi, ailenizi de üzmeyin olsun geçsin gitsin.
0
lcha
(16.01.23)
bu kız isteme, söz, nişan, kına tam özenti şeyler. sırf instagramda post atıp millete hava atmalık şeyler. kızlar birbirinden görüyor, ev süslemeler, abartı masalar, kapıdan girişleri falan çekmeler yok oğlana acı kahveler falan tam görmemişlik. eğer kendide yapmazsa eksik hissediyor.

sizi istemeye geldiklerini kimseye söylemek zorunda değilsiniz. teyzelere, dayılara söylemezseniz bilmez. biz aramızda halletik derseniz olur biter. yemeğe çağırırsınız karşı tarafın anası babası kardeşi gelir, amaç aileler tanışsın. oldu bitti.

zaten istemek başlı başına saçmalık, mal mı alıyorsun, kızın sahibimi var ne yi istiyorsun. kendiniz anlaşmış evlenmek istiyorsanız iş bitmiştir.
0
astronom bey
(16.01.23)
İsteme ile nişanı aynı anda aradan çıkarırsınız olur biter. Hem baya küçük bi nişan olur sizi uğraştırmaz.
İstemeyi de annenizden yapsınlar, ne münasebet dayıdan isteniyor.

Zaten çağ dışı bir gelenek, sırf adettendir diye tutuluyor, illa aile kalan erkeği bulmaya çalışmanın anlamı yok.
Zaten aslında karar mercii sizsiniz. Hadi adet yerini bulsun diye annenizden istenebilir. Ama dayı mıı, yooo dostum. O kadar da değil.
Sizin istemeniz nişanınız olduğu için bu emrivakiyi yapabilirsiniz. Çok da umursamayın yani.

Bir de gelmek isteyen gelsin boşverin. Teyzeler de gelmişken nişan yapılır. Annenizi de çağırmak istediği insanlar konusunda çok kısıtlamayın. O jenerasyon genelde seviyo böyle düğün vs yapmayı.
0
zimbirik
(16.01.23)
yanıtları okumadım, kendi deneyimimi yazacağım.

ben de isteme gibi şeyler istemiyordum fakat eşimin ailesi illa ki olacak gibi talepte bulundu. biz de öyle bir aile değildik zaten. isteme oldu, evlendik vs. sonuç olarak daha en başında uyumsuz çift olduğumuzu yıllar sonra anladım. yani siz isteme istemediğiniz halde karşı taraf olacak/olmalı diye ısrar ediyorsa çok gereksiz. herkes geleneksel şekilde evlenecek diye bir şart yok. bu adımları gerçekleştirince kimsenin başı göğe ermiyor. biz evlendikten sonra da devamlı geleneksel talepleri devam etti (dünürlük vs). benim ailem yanaşmadı. sonuç olarak boşanıyoruz. şimdi tekrar aynı aşamaları düşünmek bile beni bunalttı. iyi dayanmışım. o gelecek şu yapılacak bu olacak çekilir dert değil.
0
deartheodosia
(16.01.23)
insanlar sizin mutluluğunuzu hep birlikte toplanıp kutlamak istiyorlar. anneniz de mutlu gününüzde teyzelerinizin ve dayınızın olmasını istemiş. neden olmasın? unutmayın ki sizin mutluluğa yola çıkmanız onlar için de mutlu bir gün. o insanlar sizin kanınız, aileniz. böyle mutlu günleri birlikte paylaşın. şimdi modern çağda ve bu ekonomik durumda insanlar çok görüşüp buluşamıyor bu da vesile olur.

isteme günü alyanslarınızı takın kurdelayı kesin. o da nişan olur ikisi birden halloldu. fikir isterseniz konuşuruz ayrıca da.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
İsteme/nişan beraber dışarda bi mekanda olsun, arkadaşlarınızı çağırın. Dayıdan da istenir neden istenmesin, çevremde aile büyükleri olarak amcadan dayıdan istendiğini gördüm. Ama siz kimden istenmesini istiyorsanız onu söyleyin.

Benim arkadaşlarım da isteme, akraba vs sevmez ve aileler boşanmış genelde. Herkesi bir mekana topladılar. İsteme işi zaten kısa sürüyor bittikten sonra yemek muhabbet faslı oluyor. Normalde en akraba sevmeyen insanlardan biri olabilirim ama oraya akrabaları doluşturunca kendi kendilerine muhabbet ediyorlar ilgi sizden kayıyor. Gençler ayrı bir odada yemek yiyip takılıyor. Arkadaş grubunuz da gelsin kendinizi onların yanında iyi hissedersiniz, yanlarında takılırsınız.
0
jazzabel
(16.01.23)
ablamın kız istemesinde sadece annem, ben ve ablam vardık. ablamı da annemden istediler. anneniz neden kendisinden istenmesini düşünmedi? erkek tarafı da alakalı alakasız 30 kişiyle gelmişti. ev küçük kalabalık olmasın diyebilirsiniz.
0
bana bir nick verin
(18.01.23)
(3)

kısmetse olur adlı tv programı üzerine

biseysorcaktim
ben hiç izlemedim bunu.sözlükte, twitter'da gündem olunca ne olduğunu anladım az-çok. sonra gördüm ki bu program yıllardır varmış zaten. yeni değil yani.ne oldu da birden, sanki yeni çıkmış gibi her yerde gündem oldu, arkadaşlarım falan da "arkada ses olsun" diye izliyorlarmış. bu zamana dek hiç duy
ben hiç izlemedim bunu.
sözlükte, twitter'da gündem olunca ne olduğunu anladım az-çok. sonra gördüm ki bu program yıllardır varmış zaten. yeni değil yani.

ne oldu da birden, sanki yeni çıkmış gibi her yerde gündem oldu, arkadaşlarım falan da "arkada ses olsun" diye izliyorlarmış. bu zamana dek hiç duymamıştım bu programı, bir aydır yoğun duyuyorum
0
biseysorcaktim
(16.01.23)
Yeni değil ama eskisinin üstünden de baya geçmiş, o anlamda yeni sayılır.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.01.23)
Program bitmişti yeniden başladılar olay bu
0
olaylar olaylar
(16.01.23)
En son 7 yıl önce Kanal D'de yayınlanmış.
RTÜK evlilik programlarını yasaklayınca onun da yenisini yapılamamış galiba.

Bu sefer televizyonda değil sadede Youtube'da yayınlıyorlar. Sadece Youtube'da yayınlandığı için özellikle sosyal medyada tanıtımına daha bir özen göstermiş olmalılar. Sonuçta kanallar arasında gezerken rastlayıp izlenebilecek bir program değil. Youtube'a girip, özellikle ismini yazıp, bulup izlemek gerekiyor.
0
michael_knight
(16.01.23)
(2)

macbook klavye tuş hassasiyetiyle alakalı bir soru

stationary traveller
selamlar, yaklaşık 6-7 ay önce macbook m1 aldım. herhangi bir sorunum yok ama dünden beri ''y'' tuşuna basarken bazen tuş algılamamaya başladı. daha doğrusu şöyle ifade edeyim, y tuşu çalışıyor ama öncesinde olduğu gibi dokunduğum an yazmıyor, biraz daha bastırmam gerekiyor. diğer tuşlara dokunduğum
selamlar, yaklaşık 6-7 ay önce macbook m1 aldım. herhangi bir sorunum yok ama dünden beri ''y'' tuşuna basarken bazen tuş algılamamaya başladı. daha doğrusu şöyle ifade edeyim, y tuşu çalışıyor ama öncesinde olduğu gibi dokunduğum an yazmıyor, biraz daha bastırmam gerekiyor. diğer tuşlara dokunduğum an yazabiliyorum ama y tuşu için biraz daha sert basmam gerek. hafif dokununca bazen yazmıyor. tuşta bir anormallik olduğu belli. bu zamanla olan bir şey mi yoksa teknik servisle görüşeyim mi? garanti 2024 yılına kadar devam ediyor.
0
stationary traveller
(16.01.23)
Yıllardır pek çok Macbook kullandım. Bu zamanla olan bir şey olsa da 6-7 ayda değil 6-7 yıl sonra olan bir şey.
Ama sebebi büyük ihtimalle o tuşun altına toz, saç, tüy vs. kaçması. O yüzden garanti kapsamında tamir etmeyebilirler. Edebilirler de.

Bence bir an önce (mümkünse) Apple Store'lardan birinden randevu alıp götürün, cihaz henüz yeni olduğu için ücretsiz tamir etme ihtimalleri daha yüksek.

Bir şey yapmazsanız büyük ihtimalle bu durum kötüleşecek ve bir gün o tuş kullanılamaz hale gelecek.

Yaptığınıza eminim ama klavyeyi ters çevirip sallayıp, sallayıp içindeki kirleri düşürüp bir de elektrik süpürgesiyle oraların bir tozunu çekmişsinizdir di mi?
0
michael_knight
(16.01.23)
Klavyeyi ters çevirip tuşa sertce 5-10 defa basıp tekrar deneyin bakalım. Eğer düzelme varsa bir süpürge tutun bölgeye.
0
melancholia
(16.01.23)
(7)

macbook m1 mi huawei matebook 13 ryzen 5 4600h mi?

alt4y
diğerini satıp üstüne 5 bin tl koyup alabilirim.ya da daha fazla koyup m2 alabilirim.ya da hiç gerek yok windows iyidir mi? (gerçi hiç sanmıyorum windowsun iyi olduğuna)windows lazım olursa macbook'a windows kurarım diye düşünüyorum
diğerini satıp üstüne 5 bin tl koyup alabilirim.

ya da daha fazla koyup m2 alabilirim.

ya da hiç gerek yok windows iyidir mi? (gerçi hiç sanmıyorum windowsun iyi olduğuna)

windows lazım olursa macbook'a windows kurarım diye düşünüyorum
0
alt4y
(16.01.23)
Mac'e windows kuramazsın.
0
denizgonen
(16.01.23)
hangi sistemi kullanıyorsan ondan devam et derim ben.
telefonda sistem geçişleri bir şekilde alışılıyor ama bilgisayarda alışmak daha uzun sürebiliyor.

ayrıca mac'e windows kuruluyor.
yani en son kuruluyordu boot camp ile.
0
teritori
(16.01.23)
M1 ve M2 chipler de boot camp çalışmıyor. Bu şekilde windows kuramazsınız. En stabil yolu parallels ile o da biraz tuzlu ve yine bütün Windows programlarını çalıştıramıyor.

Windows kurulumu Intel chipli maclerde olduğu kadar basit değil.
0
yeninesiltupcu
(16.01.23)
mac bence karsilastirilmaz windows ile siradan kullanici icin. cok fark var mac lehine.

cok teknik bir is yapmadigin surece windows gerekirse cloud uzerinden halledersin islerini.
0
antikadimag
(16.01.23)
direkt işinle alakalı bir şey yoksa m2 al. ben 6-7 ay önce m1 aldım, çok memnunum ama yeni nesil her zaman iyidir (bütçe sorunu yoksa tabii)
0
stationary traveller
(16.01.23)
gecen hafta m2 macbook air aldim
dunyanin en inanilmaz aleti
fan yok bi kere. sarji inanilmaz uzun gidiyor ve 1 kilo

herhangi bi windows bilgisayarla kiyaslamak hakaret bence
0
foster
(16.01.23)
MacBook Air M1 ve M2 gerçekten çok beğendiğim güzel aletler.
Ama Huawei Matebook da onlara yakın bir güzellikte düzgünlükteki nadir cihazlardan.

Her şekilde M1 bir MacBook, Matebook'tan daha üstün ama işletim sistemi değiştirmek sizin için sıkıntı olacaksa değiştirmenize gerek yok.

5 bin TL para koyup alabilirseniz Macbook'u Matebook'a göre birkaç yıl daha uzun kullanabileceğinizi düşündüğüm için değiştirmenizi tavsiye ederdim.
Ama Windows'un lazım olacağını düşünüyorsanız Macbook ile Windows açmanın yolları olsa da bilmeyen biri için uğraşılmayacak kadar zahmetli ve masraflı. Öyle bir imkan yok gibi düşünün.
0
michael_knight
(16.01.23)
(5)

fişle çalışan led ışığa anahtar

levendis
merhaba, elimde led bir tabela var. bunun kablosuna anahtar gibi bir şey takıp istediğim zaman fişteyken açıp kapatabilmek istiyorum. şu anda yalnozca fişe taktığımda direkt çalışıyor ve ışık veriyor. hep fişte olsun ve istediğimde anahtardan açıp kapatayım gibi bir düşüncem var.ne yapmalıyım? bu pa
merhaba, elimde led bir tabela var. bunun kablosuna anahtar gibi bir şey takıp istediğim zaman fişteyken açıp kapatabilmek istiyorum. şu anda yalnozca fişe taktığımda direkt çalışıyor ve ışık veriyor. hep fişte olsun ve istediğimde anahtardan açıp kapatayım gibi bir düşüncem var.

ne yapmalıyım? bu parçanın adı ne? ingilizce ismi de olur. youtube'dan izleyip kendim yapmak istiyorum fakat adını bilmediğim için nasıl aratacağımı bilemedim.
0
levendis
(15.01.23)
anahtar satılıyor elektrikçilerde. kabloyu bi yerden kesip oraya anahtarı monteliycen çok basit zaten.
0
jelly bear
(15.01.23)
Yuh yani. Fiyata bak.

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(15.01.23)
@Mirket, o kadar para vermeye gerek yok, buyrun:

www.amazon.com.tr
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(15.01.23)
Şunun gibi düğmeli bir priz alın (veya düğmeli üçlü priz de olabilir)
Hiç uğraşmayın bence kabloyu kesip bağlamakla.

www.trendyol.com
0
michael_knight
(15.01.23)
Mahalledeki en yakın "bir milyoncuya" gidin, bir tane arapuar alın en fazla 5 liradır. Fişi prziden çıkardığınıza ve elektrik çarpma riski olmadığına emin olup araya anahtarı bağlayın.
0
John Bloor
(16.01.23)
(26)

İstanbul'da yaşamak hâlâ güzel bir şey mi?

levent bilgen
Kalabalığı, kaosu, trafik çilesi, her gün daha da bozulan demografik yapısı, daracık ve 50 yıllık binalara ödenen fahiş kiraları ve hayatın ekstra yoruculuğu ve pahalılığına rağmen İstanbul'da yaşamak hâlâ güzel bir şey mi? Çekilen onca zahmete değiyor mu? İstanbul'da yaşama fikrine şu an nasıl bakı
Kalabalığı, kaosu, trafik çilesi, her gün daha da bozulan demografik yapısı, daracık ve 50 yıllık binalara ödenen fahiş kiraları ve hayatın ekstra yoruculuğu ve pahalılığına rağmen İstanbul'da yaşamak hâlâ güzel bir şey mi?

Çekilen onca zahmete değiyor mu? İstanbul'da yaşama fikrine şu an nasıl bakıyorsunuz?
0
levent bilgen
(15.01.23)
Başka bi şey görmedim ki, bunun içine doğmamış olsaydım başka ihtimalleri değerlendirirdim belki ama üç gün gitsem bile özlüyorum şehrimi. Çok seviyorum ne olursa olsun.
0
vedatchilipeppers
(15.01.23)
diğer arkadaşlar gibi içine doğmadım ama ben de deneyimledim. bence değmez.
0
paintov
(15.01.23)
@tantavizisyon gibiyim başka yerim yurdum yok. yorumunu doğru bulsam da kendi adıma katılamıyorum, tıpkı rumlar ve diğer azınlıklar gibi -onlar da şehrin gerçek sahipleri, aydınlık yüzüydü- ilk göçen biz olacakmışız gibi geliyor.
*yurt dışındayım, uzun süre kalıcı olarak dönmek istemiyorum.
0
jimjim
(15.01.23)
kesinlikle nerede yaşadığın ile alakalı ist'a yaşanılacak 3 belki 4 lokasyon var diğer yerler için ist'a durmanın anlamı yok zaten herhangi bir ilçe'den farkı da yok.
0
duyurukullanıcısı
(15.01.23)
İstanbul berbat bir şehir olabilir ama benim guilty pleasure’ım da bu. Hayatımda hiçbir zaman başka bir yerde yaşama isteği hissetmedim.
0
ruhen hastayim ben
(15.01.23)
istanbul, çalışmak için mantıklı ama yaşamak için kesinlikle değil. 98'den beri burada yaşamaktayken iş dolayısıyla 1.5 sene süren bir güneydoğu maceram oldu. yaşadığım ferahlama hissini anlatamam. ailem, evim, sosyal çevrem burada olmasa kesinlikle dönmezdim. istanbul, romantizm ile değerlendirilecek halden çıktı. demografik değişim ve barınma krizinin boyutları oldukça ciddi ve üst gelir grubunda olmakla bunun etkilerinden kaçamayabiliyorsunuz.
0
zgrydn
(15.01.23)
kurulu duzenim olmasa 1dk durmam
0
nibba
(15.01.23)
paran ve vaktin varsa çok güzel her şey burada
doğru vakitleri seçersen ne toplu taşımayla ne de arabayla sıkıntı yaşamazsın
çalışanların vakit bulduğu zamnalarda da baheçeli deniz manzaralı evinde oturacan ya da helikopter/yat kullanılıp doğaya karışacaksın

pardon falza kaptırdım kendimi
0
bir soru sorcam
(15.01.23)
istanbul'da yaşamak yaşamamakla eşdeğer. bunu ortalama güzellikteki bir şehirde yaşamış olanlar rahatlıkla görebilir.

bir gün işten dönerken trafikte 3 saat geçirdiğimde direksiyonu yumruklayacak seviyeye geldim ve bu bana bir aydınlanma verdi. hayatımın son 6 yılının sadece 1 yılını istanbul'da geçirdim ve bu karardan aşırı memnunum.

bir de şu parası olana güzel muhabbetini anlamıyorum. neden parası olana güzel olsun ki sen ferrari'ye de binsen o köprü trafiğinde makas atıp 1 araba geçmeyi kar sayan denyolarla yan yana yaşıyor olacaksın.

param olsa istanbul'u mu çekerim allah aşkına. ahaha.
0
bohr atom modeli
(15.01.23)
Gelir seviyenize ve tercihlerinize bağlı bence.
Aylık 50 bin TL ve üzeri kazancı olan, çocuksuz bir çift için (ve hatta büyük ihtimalle 1-2 çocuklu aile için de) gayet yaşanabilir bir yer İstanbul.
Şehirde yaşamaktan keyif alıp almamak kişisel bir durum.

Bence eskiden kiralar fazla ucuzdu İstanbul'un merkezi semtlerinde. Şimdi biraz fazla ama olması gerekene daha yakın olduğunu düşünüyorum.
Dünya'daki çoğu büyük şehir gibi merkezde ve güzel semtlerde yaşamak çok pahalı, merkezden uzaklaştıkça kiralar düşüyor.

Kira dışındaki masrafların önemli kısmı artık Türkiye'nin çoğu yerinde birbirine yakınmış gibi geliyor bana. Ülkedeki herkes Migros'tan, Carrefour'dan veya üç harflilerden yapıyor alışverişini. Tatil için herkes ETS gibi birkaç şirket üzerinden aynı otellere gidiyor. Özel okul fiyatları da benzer, mobilya alırken harcanan para da benzer.

İstanbul'un farkı daha fazla sayıda iyi kazandıran iş seçeneği sunması. Bunun karşılığında da daha fazla kira talep ediyor.
Eğer seçeneklerin bolluğu sizin daha fazla gelir elde etmenizi sağlamıyorsa veya böyle bir tercihiniz yoksa İstanbul'da yaşamak mantıklı değil.

Tüm bunların dışında benim de başka bir şehirde yaşama tecrübem yok. Düşününce hiç de hoşuma gitmiyor başka bir şehirde yaşama fikri.
0
michael_knight
(15.01.23)
"bir de şu parası olana güzel muhabbetini anlamıyorum. neden parası olana güzel olsun"
insanaların harıl harıl çalıştığı saatlerde keyif yapabildikleri için

ben bile işsizlik maaşıyla akbilimle en dipten farklı bir versiyonunu yaşabiliyorum
0
bir soru sorcam
(15.01.23)
1 senedr uzağım ben de .4 kez geldim sadece kısa süreli. özlüyorum. orda doğunca özleniyor. o kaos, karmaşa keşmekeş iğrenç ama özletyor işte
0
ShadowOfMoon
(15.01.23)
istanbulda yaşamak güzel diyene inanmam.
suriyeli falan değilsen güzel değil.
ama iş için kalıyorsan, iyi para kazanıyorsan katlanırsın.
istanbul doğumluyum. okuduğum ilkokulu imam hatip lisesi yaptılar.
(çevre halkı böyle istiyor dediler, ama okula talep olmayınca, önce karşılıksız burs verdiler, yine dolmadı, uzak semtlerden ücretsiz servisle öğrenci getirdiler)
arkadaşlarımla oynadığım boş arsalara binalar yaptılar.
sokağımın başına sonuna ve ortasına cami yaptılar. arka sokaklardakileri saymıyorum.
gençken gittiğimiz taksimin durumu ortada.
fırsatım olunca arkama bakmadan kaçtım.
0
vizivozo
(15.01.23)
Şuanki halinde yaşamak güzel değil. Zahmetine ve masrafına değen hiçbir şey yok. Ayrıca artık istanbul dışındaki şehirlerde de o kadar yobazlık ve kısıtlı imkanlar yok. Herşeyin istanbul'da olup olmamasından ziyade olan şeylere erişebilme gücü daha önemli.

İstanbul'da kaliteli yaşamak londra'da yaşamaya yakın pahalılıktadır şu an. Buna değen hiçbir şey de yok.
0
romario
(15.01.23)
İstanbul'da yaşamıyorum ama fırsatım olursa yaşamayı düşünüyorum. Bozulsa da hâlâ sevdiğim bir şehir. Ama şöyle bir şey de var. İstanbul'dan daha sakin bir şehre gidince daha huzurlu hissediyorum.
0
dissendium
(15.01.23)
güzel semtlerde hayat hala yaşanılabilir.
0
xrated
(15.01.23)
doğma, büyüme, aileden istanbulluyum.
başka yer hiç bilmedim, 37 yaşıma kadar bir haftadan uzun süre istanbul'dan uzak kalmamıştım.
geçen sene ani bir kararla ankara'ya taşındım ve tuhaf bir şekilde mutluyum.

burada bazı olmamışlıklar var ve farklı bir yer.
ama ankara'yı ankara olarak değerlendirirseniz kendine has bir enerjisi var.
sanırım o hoşuma gidiyor şimdilik.

ama istanbul gibisi elbette yok.
yine de şu anda pek yaşanabilir olduğunu sanmıyorum.
son aylarda bütün arkadaşlarım (çoğu kadıköy'de yaşıyor) şikâyet etmeye başladı.
parası pulu olan, maddi sorunu olmayan da en azından bir yere ulaşamamaktan şikâyetçi.
ama illa ki bir şikâyet var.
o açıdan bakınca tam zamanında ayrıldığımı düşünüyorum.
0
blatta hiberna
(15.01.23)
İstanbul'da yasamak guzelden ziyade istnabul dışında yasamak cok kotu.

Bu yüzden evet günün sonunda istnabul da yasamak hala guzel sonuç olarak. Tum bu saydıklarına ragmen evet hala yasamak için en iyi seçenek yine İstanbul.
0
stavro
(15.01.23)
yasamadim ama cok ziyaret ettim. gerci havaalani haric 3 sene oldu gitmeyeli ama belki sik sik ziyaret etmek daha guzel olabilir. havalar isininca giderim yine. yasamak da guzel olabilir tabii, cok kriter var.

mesela turkiye'deki diger sehirlere gore artilari:
- daha cok etkinlik, yapilacak sey, gidilecek yer
- bicok insanla tanisma firsati, yabancilar dahil
- kultur, yemek, sanat
- bogaz manzarasi :)
- dunyadaki sehirleri birbirine baglayan bir hub, baska yerlere seyahat icin de daha rahat

belki yasamayi daha cok sevebilenler icin su durumlar vardir:
- nezih bir semtte yasiyordur
- trafikte cok takilmiyordur (is-ev yakinligi, evden calisma vs.)
- cok kazaniyordur
- ozgurluk seviyesinin yuksekligi, istedigi seyleri yapabilme vs.
- cevresinin mutlu etmesi, destek olmasi


not: tabii enflasyon durumu bazi seyleri geri plana itebiliyor ama kisisine gore de degisir.
0
ermanen
(15.01.23)
ailem, arkadaşlarım bu şehirde olmasa asla burada yaşamazdım. her gün eğlence vs yapmıyorsanız asla değmiyor.
0
deartheodosia
(15.01.23)
tabii şunu atlıyorum; ne komşularım ne başka birisinin gözaltında yaşamıyorum. küçük şehirlerde mahalle gözetiminde baskı altında dedikodu çevresinde bi hayat yaşayacağıma tüm sıkıntısıyla istanbul’da bireysel yaşamayı tercih ederim.
0
deartheodosia
(15.01.23)
istanbul'da dogmadim ama hayatimin yarisindan fazlasini (genclik + yetiskinlik) istanbul'da gecirdim. ogrenciyken guzeldi ama sonra sarmamaya basladi. ama hayatimda baska bir sehirde hic calismadim dolayisiyla is bulma/bulamama durumu sebebiyle buradayim hala. her firsati kolluyorum uzaklasabilmek icin, bir gun temelli gidip bir daha belki yilda 1-2 gelmeyi, belki de hic gelmemeyi planliyorum. umarim basarabilirim.

kalabalik, pahalilik, demografik degisimler ve trafik tum sosyal imkanlarin onune geciyor bence artik. denizi olmayan sehirde yasayamam romantikligini de anlamiyorum mesela. denize yuruyerek 15 dk mesafede yasiyorum ama kac kere denizi goruyorum bir haftada bilmiyorum. ankara'da yasamaktan hicbir farki yok yani denizi gormedikten sonra :)
0
kedi olmus gidiyorsun
(15.01.23)
İstanbul olanaklar şehri ya. Burada doğdum, büyüdüm, bozuldu evet ama seviyorum hala.

Bir de iki farklı istanbul var:

Esenyurt, Avcılar, Bağcılar vb…

Kalamış, Caddebostan, Koşuyolu vb…

Tercihim genel olarak Anadolu Yakası zaten.

Yani Kadıköy’den Küçükyalı’ya kadar olan sahil hattı fazlasıyla yaşanabilir bence.
0
msb
(15.01.23)
bence hala guzel.

buyuksehir denilen ankara, izmir bile maalesef bunca yil o kadar gelismedi ki istanbula kiyasla, istanbul hep bi adim otede olacak o yuzden.

dogma buyume istanbullu olan ve istanbulda ortalama ustu bi semtte yasayan biri baska sehirde mutlu olamaz.
ha bi ayagin hep istanbuldadir (paran vardir, isin musaittir istedigin an gelirsin veya boyle imkanlarin yoktur ama kurulu evin vardir ist'te arada kacarsin.. gibi) o zaman baska tabii.
0
Kittie
(15.01.23)
Varoş semtlerinde yaşaması doğu'da yaşamaktan bile kötüdür çünkü doğu'nun memleketinde tutunamamışlarının bulunduğu yerlerdir.

Kadıköy beşiktaş gibi yerlerde de beyaz Türklerin çoğu görgüsüz. Bunlarla sidik yarışı modunda yaşamak şahsen bana göre değil. Dedesi 50'li yıllarda taşlı tarlayı çitle çevirip sonrasında arazi değerlenince parayı vurmuş tiplerle iletişim yoruyor.

Ayrıca ne yaparsan yap trafiğinden kaçamıyorsun. Sürekli bir yere yetişme çabası, sürekli sıra bekleme. Şu saatten sonra gelinecek bir yer değil bence.

Mülteci sorununa hiç değinmiyorum. Bunun yarattığı kültürel kirlilik ve güvensizlik ortamı apayrı.
0
OrangeYellow
(15.01.23)
valla ben türkiye'ye dönersem eğer yapabileceğim işler sadece istanbulda çünkü otomotiv markalarının hepsinin genel merkezi istanbul'da. çoğu da remote çalışmadan geri çağırmada insanları her ne kadar covid'de sağdaki soldaki şehirlerden remote çalışanlar olsa da.
0
rain when i die
(15.01.23)
(5)

Erkek erkeğe otel (antalya bölgesi ultra herşey dahil)

enteg
Yakın zamanda erkek erkeğe antalya bölgesinde 2 kişi tatil yapan oldu mu? Almama gibi bir durum olur mu mesela ets üzerinden yapınca? Biri 30 biri 35 yaşında iki erkeğiz.
Yakın zamanda erkek erkeğe antalya bölgesinde 2 kişi tatil yapan oldu mu? Almama gibi bir durum olur mu mesela ets üzerinden yapınca? Biri 30 biri 35 yaşında iki erkeğiz.
0
enteg
(13.01.23)
Sorun çıkabilir.
Yaz sezonunda kesin sorun çıkardı pek çok otelde, şimdi kış olduğu için sorun olmayabilir.
Mesela ETS üzerinden almayı düşünüyorsanız mutlaka telefon edip sorun.
0
michael_knight
(13.01.23)
Siz rezi ETS üzerinden yapın. Rez onayı geldikten sonra otel sıkıntı yapsa bile ETS madur etmez daha ucuz olmayan başka otel bulur size bakarsınız beğenirsiniz oraya kaydırılır. 5 yıldızlı ultra her şey dahil otel yapmaz öyle şey de en kötü ihtimal bu şekilde çözülür.
0
cilekli pasta
(13.01.23)
ben gecen sene otel bakarken neredeyse tum otellerin (uhd) bilgi kisminda yalnizca erkek rezervasyonu kabul edilmiyor yaziliydi ama tek basina erkek mi yoksa cift olarak da mi kabul edilmiyor onu iyice sormak lazim otele.
0
in vino veritas
(13.01.23)
başka lazım olan olursa diye yazayım, 2 erkek seçince bir sonraki aşamaya yani ödemeye geçemiyorsunuz onu farkettim. ets de vermiyor yani.
0
🌸enteg
(14.01.23)
@enteg bazı oteller kabul ediyor. Her oteli denemek yerine ETS'ye telefona edip sormanızı öneririm.
8-9 yıl önce bu şekilde ETS'ye sorarak iki arkadaş gitmiştik Antalya'da her şey dahil bir otele.
"Genç Dostu Oteller" diye bir kategorileri var, belki de bu "erkek misafir kabul eden oteller" anlamına geliyordur.
0
michael_knight
(15.01.23)
(3)

iş anlaşmasında teklif

deartheodosia
bir iş anlaşmasında ürün için teklifte bulunmak mı daha avantajlı yoksa karşı tarafın teklifini isteyip onun üzerinden anlaşmaya gitmek mi? neden peki? teşekkürler.
bir iş anlaşmasında ürün için teklifte bulunmak mı daha avantajlı yoksa karşı tarafın teklifini isteyip onun üzerinden anlaşmaya gitmek mi? neden peki?

teşekkürler.
0
deartheodosia
(13.01.23)
Duruma göre değişir. Çek vermek yerine nakit verirsen işe yarayabilir. İki ay sonra ödemek yerine daha kısa sürede ödersen işe yarayabilir. TL yerine dolar, euro olarak ödersen işe yarayabilir. Patronla muhabbetin varsa teklifini kabul edebilir. Ama hesap işi var. Hesap işi olmadan kimse bir şey diyemez çok basit bir ürün değilse. Sonuçta siz teklif ettiğinizde karşı taraf maliyet, kâr hesabı yapıp sizin teklifinizle karşılaştıracak.
0
dissendium
(13.01.23)
Ürün için teklifte bulunmanın pek yaygın olduğunu sanmıyorum. Standartları tam olarak belli bazı ürünlerde belki vardır.
Genelde talep müşteriden gelir, teklif üreticiden gelir sonra pazarlık.

Sonuçta siz ürün için teklif yaparsanız ürünün maliyetini, kalitesini, pazarda kaça satıldığını, ne kadar talep olduğunu vs. pek çok şeyi bilmeden teklif yapacaksınız. Yanlışlıkla fazla para teklif edebilirsiniz.

Bakkala gidip "bu gofrete 4 lira veriyorum, satıyor musun?" demek gibi anladım ben sizin dediğinizi.
0
michael_knight
(13.01.23)
Normal düzende satıcı fiyat belirler ve talebe teklifle karşılık verir. Fiyat belirlemeyi özellikle alıcıya bırakmak kime ne kadar ittirirsem olarak algılanır.
0
yercekimini kendine ceken adam
(13.01.23)
(5)

Düğün yapanlardan öneri

sacrilegious
Merhaba, haftaya istememiz var yaza da düğün yapacağız. Henüz herşey belirsiz olduğu için ikimiz de çok gerginiz. Bu süreçleri geçirenlerden genel olarak öneri istiyoruz. Var mıdır evliliğe giden süreçte(isteme,nişan,düğün vs) şuna dikkat edin bunu böyle yapın diyeceğiniz bir şey? Teşekkürler
Merhaba, haftaya istememiz var yaza da düğün yapacağız. Henüz herşey belirsiz olduğu için ikimiz de çok gerginiz. Bu süreçleri geçirenlerden genel olarak öneri istiyoruz. Var mıdır evliliğe giden süreçte(isteme,nişan,düğün vs) şuna dikkat edin bunu böyle yapın diyeceğiniz bir şey?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(12.01.23)
Ben yapmadım ama bildiklerimi yazayım. Türkiye'de genel olarak bir kazıklama kültürü/kültürsüzlüğü? var. Bir çiftin evleneceğini anlayan mağazaların büyük bir kısmı fiyatları çok yüksek tutuyor. Diyelim yüzük almaya gittiniz. Satış danışmanı direkt kadına oynar. Çünkü kadının aklını çelerse daha pahalı bir yüzük satabilir. Aynı şey eşyalar için de geçerli. Yani Allah'ın çamaşır makinesi bir gün mutlaka bozulacak. Bu makineler zaten bir gün bozulacak şekilde tasarlanıyor, üretiliyor. Bu makinelerde uzay teknolojisi yok. Gidip de en iyisini alayım, bozulmasın düşüncesi yüzde yüz doğru değil. Şanssızlığınıza denk gelirse bir yılı bulmaz belki bozulması. Bütçe oluşturun. İnternette indirime denk gelirseniz kaçırmayın. Ben para kısmı için yorum yapmak istedim.
0
dissendium
(12.01.23)
olabildigince borca girmemeye calisin ve evliliginize daha basinda ekstra stres eklemekten kacinin.

herseyin mukemmel olmasina gerek yok. hicbir masraftan kacinmayanlar bile birkac sene icinde bosanabiliyor. dolayisiyla baskalarinin, ailelerin falan "sunu yapmalisin" tarzi baskilarina cok prim vermeyin.

"Gidip de en iyisini alayım, bozulmasın düşüncesi yüzde yüz doğru değil." +1. atiyorum sirf herkes oyle yapiyor diye tamamen ayni isi yapan bulasik makinesine 3 kat para vermeyin.
0
hot potato
(12.01.23)
4 yıl önce tamamlamıştık bu işi. Hatırladıklarımı yazayım.

1. Sürecin her bir adımında cebinden para çıkacak. Öyleki artık para algını kaybedip o da olsun diyeceksin. Bunu dememek için yaklaşık bütçe hesabı yap, kenarda nakit paranı bulundur.

2.Kart limitini yüksek tut, taksit can dostun olacak.
3.Kız arkadaşınla her konuyu konuş, şeffaf ol. Yapmak istemediklerini konuş. Onun da yapmak isteyecekleri vardır, ortada buluş, ne sen ona çok git ne o sana çok gelsin.

4.Kız arkadaşınla para, altın olaylarını konuş. Ailesinin beklentisini öğren. Bizim durumumuz iyi değildi mesela ama nişanda bilezik taksanız hoş olur demişti. Nişanda taktığımız bileziği bize geri verdi düğünde yine taktık. Ne o kırıldı ne biz. En başta bu süreçte bir birinize jestler yapın. Cidden büyük bir yükün altına gireceksiniz.

5.Düğüne, nişana karar verin, nasıl olacak, nerede olacak. Bir an önce tutun, malum enflasyon.

6.Düğün çok masraflı ve kazık bir sektör. Dışarıda 100 lira aldığın buket isteme çiçeği olunca 500 lira. O yüzden en fazla 1 yıl taksit ödeyecek olarak ayarlayın kendinizi. Biz gürültü, şamata istemiyorduk. Kokteyl ile evlendik, 120 kişi vardı düğünümüzde çoğu arkadaşımızdı. Bol sohbet ettik, güldük. Toplamda 3 saat sürdü.
Gelen altınlar masrafın çok daha üstündeydi. Başka arkadaşım 2 şehirde düğün yaptı 2 yıldır borç ödüyorlar ve mutsuz olduğu işinden ayrılamıyor bile.

7. Kadın tarafı şu erkek tarafı şu diye bir ayrıma gitmeyin. Alınacakları ailelere dengeli bölün. Bu dengesiz harcama ilerde muhakkak sorun yaratıyor. Bunu sorun eden erkek ve kadından yol yakınken ayrılın. Ortak kurulan evin sorumluluğu ortak olur. Biri maddi olarak çok daha iyidir o ayrı tabii.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(12.01.23)
Zannettiğinizden daha pahalıya mal olacak. Bunu kaç kere duysanız da o süreç bitene kadar tam anlayamayabilirsiniz.
Ama asıl kötü kısmı belki de ikinizin de önemsiz gördüğü şeylere para harcamış olacaksınız. Bunu engellemek için her şeyin fiyatını ve isteyip istemediğinizi karşılıklı konuşmayı unutmayın.
Partnerinizin(ve tabi ailesinin) takı, çiçek, çikolata, gümüş kayık tabak vs. konularında beklentilerini önceden sorun, öğrenin, kararlaştırın. Onların beklentisinin altında bir şeyler yaparsanız problem, beklentinin üstünde bir şeyler yaparsanız gereksiz masraf.
"Bahşiş" kısmını hesaplamayı unutabilirsiniz, onu aklınızdan çıkarmayın. Her hareketinizde bahşiş vermek zorunda kalabilirsiniz(kalmayabilirsiniz de ama cepte dursun) Mesela düğün yapacaksanız orada da fiyat dışında bahşiş durumunu sormayı unutmayın.

Yapacağınız her gereksiz masrafın ikinizin birlikte yaşayacağı hayattan çalacağını aklınızdan çıkarmayın.

Şimdiden iyi eğlenceler,
0
michael_knight
(12.01.23)
neyi nasil yaparsaniz yapin ama sakin ailelerin iyice icine girmesine izin vermeyin. aileleri cok iyi idare edin. karsi tarafa bir sey soylenirse oncelikle siz savusturun, karsinin haberi bile olmasin.
bir de sabirli olun:)
hayirli olsun
0
65 derece
(13.01.23)
(2)

0,69 faizli kredi ve hisseli eve sahip olma

condom kurşunu
Miras kalan bir evim var dörtte bir hissesi benim. 0,69 fazli bu yeni çıkacak kredidde de daha önce ev sahibi olmamak gibir bir şrt var. Bu şart %100 sahiplik için mi geçerli yoksa benim gibi hisseli sahiplik olsa da ev kredisine başvurabilir miyiz
Miras kalan bir evim var dörtte bir hissesi benim. 0,69 fazli bu yeni çıkacak kredidde de daha önce ev sahibi olmamak gibir bir şrt var. Bu şart %100 sahiplik için mi geçerli yoksa benim gibi hisseli sahiplik olsa da ev kredisine başvurabilir miyiz
0
condom kurşunu
(12.01.23)
Google'a sormuştum birkaç hafta önce.
Detayları hatırlamıyorum ama bir evin hissesinin, yarısının sizde olması sorun olmuyordu.
Ama sizinle aynı hanede yaşayan birinin bir tam evi varsa veya o hanenin ortak sahip olduğu bir tam ev varsa başvuramıyordunuz.
0
michael_knight
(12.01.23)
www.ntv.com.tr

15. Babadan-dededen ev kalan bir vatandaş kampanyadan faydalanabilecek mi?

''Verasetle ev sahibi olan vatandaşlarımız başvuru yapabilecek.''
0
desdenova34
(12.01.23)
(22)

Almanlar ve ırkçılık

Kaleci Saçlı Forvet
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Bö
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Böyle bir şey olabilir mi sizce de bu Almanlara hiç güvenemedim ben oldum olası. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(bkz. önyargı)
(bkz. kalıpyargı)
0
but that was just a dream
(11.01.23)
ırkçılık düşük eğitim ve zeka düzeyi belirtisidir genellikle. en azından toplumsal olanı. çok zeki biri de ırkçı olabilir ama genel olarak ırkçılık eğilimi genelde boş adam olma kaynaklıdır. kendisiyle ve hayatıyla sorunu olmayan, kendini geliştirebilmiş, kendini eğitebilmiş, toplumun sağlıklı bir parçası olabilmiş kişi sırf ten rengi veya doğum yeri farklı diye birinin "aşağı" olduğunu ya da ana babasından doğdu diye "üstün" olmadığını bilir.

ben kitle halinde gelişmiş hiçbir avrupa ülkesinin ırkçı olduğunu düşünmüyorum. dediğim gibi ırkçı her yerde var, ırkçı muameleye maruz kalabilirsin ama toplumsal olarak öyle bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu herifler zaten naziler yüzünden kendi bayrağını dalgalandırmaktan utanacak hale gelmiş durumdalar. üstüne üstlük dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorlar. mutlu, huzurlu, müreffeh, eğitimli insandan kolay kolay ırkçı çıkmaz.

ırkçılık tarihiyle yüzleşemeyen, gazla çalışan, geçmişte yaşayan, bulgur pilavı yiyip diriliş izleyen, "masa biziz" diyen adamdan çıkar.

kısacası bu gelişmişlik ve eğitim meselesi. kimse alman veya türk diye ırkçı olmaz.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Bildiğim kadarıyla kendi ırkını/kültürünü üstün görme neredeyse her toplulukta var.
Mesela Türkler de öyle düşünmüyor mu sizce?
Direkt deneyimlememiş olsam da Pakistanlıların da Norveçlilerin de Malezyalıların da bu konuda benzer şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum.

Almanların ekonomisinin ve sanayisinin gelişmişliği onların bu düşüncesine destek/kanıt oluyor olabilir ama bu kanıtlara sahip olmayan bir topluluğun üyesi de bu düşüncesinden vazgeçmiyordur bence
0
michael_knight
(11.01.23)
çok komleks ve girift konular.
ırkçılık zeka ve eğitim düşüklüğü göstergesi +

bunun dışında almanların alman olmayanlara karşı mesafesi varsa direkt ırçılıkla değil kültürel normlarla da açıklamak lazım. ülkenin dağlık kapalı bölge oluşu, tarihsel geçmişi (saldırılara açık veya hep teyakkuz halinde olması), iklim, coğrafya vs insanları kapalı ve dar alanlarda yaşamaya -ve belki de dolaylı olarak öyle düşünmeye- itmiş olabilir.

düz adam sami gibi açıklayacağım ama
hava güzel olsa sokaklarda kahve bira içseler, hep deniz kenarında büyük şehirler; limanları olsa da sürekli başka kültürlerle etkileşime girseler vs vs . turizm, tarım mutfak vs yerine mecburen sanayiye yüklenmişler. fordist sistemde çalışmak iş ve yaşam rutinine nüfuz ediyor. belki benim çilekeş hansım günterim de italyadaki roberto efendim marsilyadaki gibi gabriel gibi keyfinde, siestasında olsa; onunla bununla şakalaşıp sohbet etse belki daha farklı olurdu ama şartlar işte :/

bir de ikinci dünya savaşı şunun şurasında 2 nesil önce, o günleri yaşatanların yetiştirdiği çocuklar hayatın her yerinde vs.

yine de ırkçılığı topyekün bir topluma bir millete atfetmek hatalı bir düşünme biçimi. bir milleti diğerinden daha fazla veya daha az ırkçıdır diyemeyiz. bir toplum etkileşime daha kapalı veya açık demek daha mantıklı geliyor bana.
0
jimjim
(11.01.23)
Önyargı.
Bilmem kaç milyonluk ülkeyi elde bir veri olmadan hissiyat ile ırkçı demek başka bir şey ile aciklanamaz.

Böyle bir şey yok, bunu nasıl kanitlariz bilmiyorum sonuçta söylediğin şeye göre bunlar komple ırkçı ama soylemiyorlar. Ütopik bir olay.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Türklerin en eğitimsizleri ile birlikte yaşayabildiklerine göre bence ırkçı değiller. Şahsen onların katlandığı tiplere ben katlanamazdım.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Nürnberg mitinglerinde meydanları dolduranların hepsi savaş sırasında telef olmadı yada savaş sonrası idam edilmedi bu yüzden görüşlerinize katılıyorum ama yüksek sesle ifade edemem.
0
Sir Anthony Hopkins
(11.01.23)
Almanların "büyük bir kısmının" ırkçı olduğunu düşünüyorum, Almanlara "hiç" güvenemedim yaklaşımı da ırkçı bir yaklaşımdır. Burdan yola çıkıp durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
0
Phoebe
(11.01.23)
Irkçılık var. Sokakta falan gelip pis Türk diyen yok, birkaç şay duydum ama çok ekstrem, normal olmayan insanların yaptıklarıydı.
Irkçılık bir de bizim düşündüğümüz gibi Arapları hiç sevmem gibi birşey değil. Ben de Arap, hindi, Çin ya da kimseyi sevmiyorum ama biriyle tanıştığımda önyargım kendi içimde kalıyor, o kişinin karakterine göre davranıyorum.
Irkçılığa uğradım, kesinlikle bunu kanıtlayamayacağın şekilde yapıyorlar. Kanıtım da var ama %100 değil, kesinlikle reddediyorlar. Gruptan dışlanan da sen oluyorsun.
Kesinlikle kendilerini çok üstün görüyorlar. Biz de kendimizi üstün görüyoruz ama fark biz diğerlerini aşağılamıyoruz ya da eksiklerimizi biliyoruz bunlar her zaman doğru eğer hata varsa yanlışlıkla olmuştur. Anlatamadım gerçi ama neyse. Yaşadığım örneklerle anlatırdım ama hiç enerjim yok.
Bunun dışında bana çok pasif agresif insanlar gibi geliyorlar.
Burada her milletten insan var ama en çok Türklere ve doğu Avrupalılara karşı ben bazı tavırları gördüm ki en çok entegre olanlar, çalışanlar bunlar.
0
spherical
(11.01.23)
Hocam benim ırkçı olup olmamam farklı bir konu, bundan yola çıkarak durum değerlendirmesi yapmak benim soruma cevap vermiyor bu söylem kendi diyen kendi olur gibi bir şey daha çok.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
almanlar bana kalırsa tüm avrupa toplumları içinde en az ırkçı toplumlardan birisi. ahlaki açıdan da türklerden üstün oldukları tarafları var. geçmişleri nedeniyle ırkçılıktan ölesiye korkuyorlar zaten ve yabancılara karşı bazen gereğinden de fazla pozitif ayrımcı davranıyorlar. göçmenlere mesafeli olmakla ırkçılık aynı şeyler değil. türkiye'de sen nasıl yabancılara gözün kapalı kucak açamıyorsan onların da sana bu kadar kolay kucak açmasını bekleyemezsin. her insana default gelen zenofobi ile ırkçılığı aynı kefeye koymamak lazım.

niyeyse türklerin almanlardan daha çok sevdiği italyanlar, ispanyollar vs. deneyimlerime dayanarak ırkçılık ve yabancılara gösterilen muamele konusunda daha sorunlu toplumlar, ki bu ülkelerde yaşayan türklere sorarsan onlar da sana uzun uzun anlatırlar.
0
sir gawain
(11.01.23)
Almanlar genel olarak ırkçı olup gizleyen ve sonuçlarından çekinenler ile saçma bir şekilde aşırı özür dileyenlerden oluşuyor. Aga senin deden Heinrich Himmler olsa bile sen onun yolundan gitmiyorsan neden senin suçun olsun? Sürekli bir üzgün ve özür dileyen modda korkak bir şekilde "aman ırkçı demesinler" diye geriliyorlar. Diğer kısım ise ırkçı ve de kendilerini daha üstün görüyorlar ama bunu gizliyorlar. Çünkü Mark Greg Sputnik'in dediği gibi kendi bayraklarını assalar ırkçı derler diye çekiniyorlar.

Bu arada Avrupa ülkelerinin hepsi ciddi oranda ırkçı vatandaş barındırır. Bunların sadece belirli seviyeleri var. Orta Doğu'dan uzakta, terörsüz, ekonomik buhransız yaşadıkları için gelen bir rahatlık havasında hepsi hümanist geziyorlar. Türkiye'nin bir yılda yaşadığının %1'ine denk gelecek bir terör olayından sonra ya da bir göç dalgasından sonra tepkilerine bakın. Hatta ona bile gerek yok. Ukrayna'daki savaşa yaklaşımları ile yıllardır devam eden beyaz insansız savaşlara yaklaşımlarına bakın. Bir anda bizden daha tepkili hale geliyorlar. ABD zaten "racial profiling" denilen olayın cenneti.

Irkçılık daha doğrusu zenofobi Avrupa'nın yapıtaşlarından biri. Avrupalı olmayıp Avrupa'ya giden herkes belirli bir kesim dışındaki insanlar tarafından ön yargı ile karşılanır. Gençler arasında bu oran daha düşük. ""Eğitim ve zeka seviyesi" iddiası sahip olmak için değil sahip olduğunda törpülemek ya da baskılamak için işlevseldir. Gerisi kültürel bir algı. Aksinin iddiası komik kalıyor.

Peki bu kadar göçmeni nasıl alıyorlar? Bak, almıyorlar bile. Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ülkesine almak gibi bir hata yaptığında, o gelişmiş, zeki, eğitimli, ırkçı olmayan Avrupa ülkeleri ne yaptılar? Zor durumda olanları değil, sadece kalifiye olanları ülkelerine aldılar onu bile küçük sayılar ile. Birçoğu bir şekilde ülkesine gelip yerleşen ve üreyen azınlıklardan rahatsız. Onları gentrification ile taşraya itip kendilerinin yapmak istemedikleri işleri yaptırmaya yönlendiriyorlar.

Genç nüfuslar ve mevcut politik doğrucu algı yönetimi ile daha küresel bir Dünya'ya yönlenirken tabii onlar arasında ırkçılık oranı daha az. AB bir beyaz örgütü olmaktan çıkacaktır bu süreçle tabii. Şimdi bile 30 yaş altı için bu ırk ve sınır ayrımı büyük oranda bir şey ifade etmiyor.
0
nawar
(11.01.23)
Hocam şunu göstermek istedim aslında; bir Alman'ın Türklerin "büyük bir kısmının" barbar olduğunuz düşünüyorum, onlara "hiç" güvenemedim şeklinde düşünmesi aynı çıkış noktasına sahip. Yani mesele ırklardan çok bireyin bakış açısı. Ben dazlakların türk işçi evlerini kundakladığı, türk çocuklarını kaçırdıkları dönemde Almanya da büyüdüm. O dazlaklar kadar, Almanca öğrenelim diye hafta sonu gönüllü ücretsiz almanca dersi veren öğretmenlerimde vardı, annem almanca bilmediği için kendi çocuğuyla beni iki yıl okula götürüp getirende vardı. Babam anneme şiddet uyguladığında ıykkkk türk işçiler böğkk ilkel bunlar diyen komşularımızda vardı, annemi ve biz çocukları bir kenara çekip başvurabileceğimiz yardımları anlatan da vardı.
0
Phoebe
(11.01.23)
Ya bence yukarıdaki cevaplar senin sorunu çoğunlukla anlamamış. Çünkü Hans ırkçı mı Jürgen yabancı düşmanı mı vs. nereden bilelim tek tek. Mevzu o değil. Mevzu bu olmadığı için konunun eğitim veya zeka ile de ilgisi yok.

Asıl sorular şunlar bence: Alman kültürü dışlayıcı ve kapalı bir kültür mü? Yeniliklere açık mı, yoksa muhafazakar mı? Üstünlük kompleksi var mı yok mu? (diğer kültürlere relative olarak tabi ki, yoksa bunun net bi ölçütü yok).

Bu soruların cevabı da Almanlarla biraz vakit geçirmiş herkes için oldukça açıktır muhtemelen :) Olmayanlar için de @nawar +1 diyelim.

"O kadar göç alıyorlar" vs. diyenler için de, Almanların 60 yılda aldığından fazlasını biz 3 yılda aldık. Hani gösterge buysa eğer TR'deki ırkçılığı düşünüp, Almanya'yı tahayyül edebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.23)
Nawar çok güzel bir cevap yazmış. Ben de sorunu "almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde algıladım ve 1 sene de olsa o topraklarda yaşamış biri olarak bu görüşe katılıyorum. Ben mevcut bilincimle, alman olsam bununla gurur duyardım, her anlamda başarılı bir ülke, müthiş bir tarih, avrupa'nın belkemiği, vesaire veesaire. Bundan 50-100 yıl önce yaşananların sorumlusu ben olmadığım için bunları kafaya takmazdım. Ama işte malum nazi dalgasından ve genel "göçmen dostu ülke" baskısından ötürü, ben almanım derken özür dilerim ama ben almanım yani modunda takıldıklarını düşünüyorum. Almanyada ırkçıdan çok, göçmen dostu vardır ve bu onların maalesef sonunu getiriyor, bir çok şehri alman şehri olmaktan çıkmış durumda. Apolojist yani adamlar, 3 adımda bir özür dileme düşüncesindeler.

Peki almanlar ırkçı olsaydı, olmakta haklı olurlar mıydı? Bence sorunun cevabı evet. Bu müthiş ülke şu anda her anlamda yağmalanan rezil bir pozisyona düşmüş durumda. Redditte bile göçmenlerin zorbalık yaptığı alman çocuklarının konularını okuyabilirsiniz. Almanyanın bir çok şehrinde almana rastlamak için çaba sarf etmeniz gerekir. Bize çok daha yakın olan suriyeli, afgan göçmen gibi şeyler bile, zaten düzen olmayan türk şehirlerinde bizleri çileden çıkarırken, düzen bağımlısı, kuralcı, müthiş bir sistem oturtmuş, ortadoğuya ve islama olabildiğince uzak bir alman çocuğunun kendi evinde suriler tarafından zorbalığa uğruyor olması travmasını bu adamlar atlatamazlar, ve sonucunda göreceksiniz bu gidişle yine 2. dünya savaşında olduğu gibi sağ partilerin iyicene yükselişe geçeceği bir süreç yaşanacak (ya da almanya'da iş işten geçmiş olacak ancak diğer avrupa ülkeleri ibret aldığı için o süreci yaşayacak ve daha çok göçmen karşıtı olacaklar)

Bunun dışında ırkçılığın düşük zekalı olma durumuna katılmıyorum. Ben herkesle arkadaş olmak, iyi geçinmek zorunda değilim. Keza bir almanın, türk olduğum için benimle arkadaş olmaya ve o önyargıyı yenmek için vakit ve enerji ayırmak istememesini de anlayabiliyorum. Herkes yeni kültürler keşfetmek ve her şeyi mazur görmek zorunda değil. Adam istemiyorsa istemiyordur, ben de önünde erkek çocuğu dansettiren kültürlerle bir şey paylaşmak istemediğim gibi, mesela milyonlarca afgan içerisindeki 3 tane pırlanta gibi adamı bulmak için çaba harcamak zorunda da değilim. Almanlar bu minvalden bakınca, ırkçılık bir yana, göçmenlere inanılmaz bir tolerans gösteriyorlar ve sonuçların da en büyük şehirlerinde kızları rahat yürüyemediği için olumsuz şekilde yaşıyorlar. Sonuç olarak almanların hakkını yememek lazım, ve duygusal netflix dramalarından çıkıp gerçek hayata vardığınızda görüyorsunuz ki ırkçılık da bilinmeyen bir karanlıktan korkmak gibi oldukça doğal ve normal bir reflekstir. O karanlıktan korkmamak insanın kendi elinde, ama korkmamaya çalışmak için çaba sarfetmeyen ve karanlığa hiç girmemeye çalışan insana da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(11.01.23)
Abi hemen ofans yapıyorsunuz ama ofans yapacak bir şey yok, ben Almanlar ırkçıdır demiyorum Almanların ırkçı olabileceklerini düşünüyorum ama bu tam da Roket'in söylediği gibi "Almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde bir düşünce, yani "sen kaç tane Alman tanıdın olm" argümanı doğru değil bu anlamda, misal ben de Almanları seviyorum benim de Alman arkadaşlarım var ve hiçbirinden de ırkçılık görmedim hatta Nawar'ın dediği gibi birçoğu fazla "hümanist" ama kendilerini bu şekilde baskılamalarından asıl düşüncelerini unutmuş bile olabilirler gibi geliyor bana. Hani gece başını yastığına koyduğunda uykuyla uuanıklık arasında bir süreç olur ya, ancak orada "Lan Almanlıktan aldığım tadı da hiçbir şeyden alamadım he" kıvamına geliyor gibime geliyor birçoğu, yoksa "ALMANLAR IRKÇIDIR" demiyorum ben, öyle olabileceklerini düşünüyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
abi yanlış anlama da birine "ırkçı ama ırkçı olduğunu unutmuş" demek nasıl bir yaftalama çeşididir? berlin nüfusunun neredeyse yarısı göçmen olmuş, ki önemli bir bölümü de sivilize olmamış, abuk sabuk saçmasapan insanlar. hepsi ekmek elden su gölden yaşıyor, devletin kaynağını sömürüyor, ne fiziksel/sözel ırkçı bir saldırıya maruz kalıyor, ne hayat kalitesini etkileyecek somut bir ayrımcılığa uğruyor. argümanlar "burgeramt'taki alman memur bana sanki biraz ters baktı gibime geldi"nin ötesine geçmiyor. iddia ediyorum, şu göçmen nüfusu türkiye ya da başka bir ülkede olsa ve devlet kendi halkından aldığı vergiyi bunlara akıtsa insanlar çoktan sopalarla yabancı kovalıyordu.

yukarıda biri "zenofobi yani ırkçılık" diyerek ikisinin eşanlamlı olduğunu iddia etmiş ama mahallenize taşınan ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir yabancıdan çekinmekle ırkçılık apayrı kavramlar. zenofobi hepimizin maymun beyninde olan bir savunma mekanizması, bilmediğimiz şeylere karşı temkinli olmasak evrimleşip bugüne gelemezdik zaten. ikisini aynı görüp bunun üzerinden paragraflar döşenmek tuhaf olmuş biraz.

ben alman muhibi vs değilim. ama kendi ülkemle karşılaştırıldığında çok daha etik ve naif kalan bir toplum için "ben bu insanlara oldum olası güvenemedim" demene tetiklendim biraz. peki sana kim güvensin diyesim geldi.

almanya'da ikinci el eşya alıp satarken ya da birileriyle işbirliği yaparken önümdeki iki seçenekten biri türk, diğeri almansa (ve diğer her koşul eşitse) daima almanı tercih ettim ve şimdiye dek zararını görmedim. bende güven meselesi tam tersi işliyor.
0
sir gawain
(12.01.23)
Abi inanın benimle alakalı ne düşündüğünüz hiç problem değil yani düşüncem mantıksız ve aptalca da gelebilir doğrudur ama muhtemelen ne demek istediğimi de anlatamıyorum ama yineleyeyim: Ben Almanlar ırkçıdır demiyorum. Almanlardan kastım bu arada Türkiye'den oradan buradan gelip vatandaşlık almış Almanlar değil onların hiç gelmediğini düşünelim; ben Bastian Schweinsteiger gibi Almanlardan bahsediyorum.

Diyorum ki bu Almanlar özünde, temelinde, en gizli saklı ID benliğinde hala üstün bir toplum olduklarını düşünüyorlardır ama bunun Nazi dönemiyle falan bir ilgisi yok zira Cermenler zaten mitolojik olarak da kendini herkesten üstün gören bir toplumdu, yani biz Türklerin Ergenekon destanı gibi bu adamların "Bro biz Avrupalı halkların en büyüğüyüz en ulusuyuz tanrının yeryüzündeki gölgesiyiz" tadında mitolojileri var, Nazizim biraz da bu mitolojiye dayanıyor ama ben diyorum ki Almanlar bu Nazi belası yüzünden kendi mitolojilerindeki bu özelliklerini artık dile getiremeseler de, hatta günümüz şartlarında bunu baskılamaktan yok saymaktan gerçekten de "olmadığını" düşünseler de özlerinde hala bu düşüncelerie sahip olabileceklerini düşünüyorum, çünkü bu düşünce bu adamların kültüründe var böyle mitleri var, yani 2000 yıl bu düşünceye sahip olmuş bir toplum son 50 senede mi bundan vazgeçti yani bu bana mantıklı gelmiyor sadece.

Abi hadi her şeyi geçtim misal Till Lindemann'ın ırkçı olmama ihtimali var mı ya, benim bile Till Lindemann'ı görünce Alman ırkçısı olasım geliyor o niye olmasın ki.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
Danimarka ve İngiltere ofislerinde kısa süreli çalıştım. 8 aydır Avustralya’ dayım. Avrupa- özellikle orta Avrupa ve batı insanı ırkçı olmasa da muhafazakardır. Kibardırlar ama sosyal çemberlerinin içine girmen çok zordur. Ki bunu bana Danimarka’ da bir Fransız, Newcastle’ da bir İskoç da söyledi. Burda bir şekilde yabancı olduğunu hissettirirler demişlerdi.
0
trixi
(12.01.23)
kahraman, savaşçı, güçlü ya da kutlu olmadığını iddia eden bir ırk mitolojisi var mı? yani dünya tarihinde hangi milletin mitolojisinde "biz çok da süper bir ırk değiliz ya idare ediyoruz işte hehe" türü söylemler görebilirsin? zaten destan kavramı bu mantık üzerine kurulu, milletler en kolay güçlü oldukları algısı üzerinden birleşir. dediğin şey ingilizlerde de var, türklerde de, meksikalılarda da, korelilerde de. zaten alman mitolojisi dediğin şey de tartışılır. nordik, anglo-sakson ve keltlerden çok ayrışmış bir mitoloji deği. yani bunlar avrupa'nın ortak mitolojileri aslında.

almanya son yüzyıldaki göçmen politikasıyla avrupa'nın amerikası olma yolunda ilerliyor (ki bence oldu zaten). gelgelelim amerika'nın pohpohladığı bu tek ulus olma hali, hepimizin orijini farklı olabilir ama biz tek bir ülke, tek bir milletiz, hadi marş söyleyip bayrak sallayalım ve amerika'nın kurtuluşunu kutlayalım durumununun yüzde birini bile göçmenlerine dayatmıyorlar. almanya yarın bir gün çıksa hadi bugün almanya'nın bayramı, herkesin eline almanya bayrağı verip birlikte sallayalım ve marş okuyalım dese yer yerinden oynar. ne ırkçılıkları kalır ne nazilikleri. almanya bu açıdan düşünürsen ırkçılık bir kenara, avrupa'nın belki de en anti-ırkçı ülkesi olabilir. bunu da devletin zorlamasıyla ya da kanunlarla değil, toplumsal normlarla beceriyorlar.

bir milletin karakteri 100 yılda değişir, 50 yılda da değişir. tanıdığım bir ülke halkı gözümün önünde sadece 20 yılda eskisinden iki kat daha muhafazakar oldu mesela. oluyor böyle şeyler.
0
sir gawain
(12.01.23)
gunumuzun politik dogrucu dunyasinda bu tarz bir soylemi "mesela yani" gibi bile soylemeye kalksan adami carmiha gererler. belki de medeni ve mesafeli toplumun gereklerinden birisi budur, bilemeyecegim.

ancak almanlar disiplinli diyince evet abi diyen ayni insanlar almanlara yonelik olumsuz algilanabilecek bir tanimlama yapildiginda ama aa butun almanlara oyle diyemezsiniz diye ayaga kalkabiliyorlar. halbuki iyi kotu yargilari zihnimizde. tembel alman oldugu gibi seker gibi pamuk gibi alman da vardir. ancak genellemeler genel bir resim cizebildikleri olcude degerlidir. yoksa elbette istisnalar olacak. dolar artis trendiyken tek tuk dusus yasadigi gunler de olacak vesaire.

benim almanlar ile iliskilerimde gozlemim cermen kulturlerinden gelme (iskandinavlarda oldugu gibi) bir zenofobiye sahip olduklaridir. bu zenofobi 21. yy'da gunluk hayatta pek kolay karsilasilan bir sey degil belki. ancak bir almanin sosyal cevresine girebilmek kolay degildir. almanya'daki gocmenler benim alman arkadaslarim da var dese de bircok ozel partiye davet edilmezler. buradaki eleme unsuru akici almanca bilgisi midir baska bir sey midir bilemem. ama asilmaz gibi gozuken duvarlar vardir. yeri gelir cilginlar gibi eglenirsin beraber ama onlardan biri olamayacagini inceden hissettirirler. bu italya'da ispanya'da yasanmaz mesela. adam gider seni babannesiyle tanistirir.

bunun yaninda bir alman sasilacak seviyede meymenetsizdir. almanlarla bir is toplantisi yaptiginda sadece is toplantisi yaparsin. espriden anlama gibi bir ozellikleri yoktur. dunyayi olanca sikiciligiyla kucaklamaya bayilirlar. muhtemelen bu ozellikleri sayesinde her dunya savasinda kafalarina vurulmasina ragmen eskisinden daha guclu gelebilmislerdir.

ee bu ideal yaklasimlar zamaninda diger irktan insanlarin yasam hakkina bile sahip olmadigi yonunde korkunc dusunceleri yesertebilmis egitim seviyesi yuksek almanlarin arasinda bile. bu adamlar rilke okuyup wagner dinlerken yan binadan yahudi komsularinin toplatilmasina ses cikarmiyorlardi. heidegger gibi devasa bir metafizik figuru gidip cilginlar gibi nsdap'e basiyordu muhru.

sozun ozu, irkcilik mi demek gerek bilmiyorum ama sikintili bir seylerin oldugu asikar. o yuzden almanlarin iyi yanlarini alacaksin. felsefelerini okuyup arabalarina bineceksin. ama konu almanya'da yasam olacaksa eger gotun gotun uzaklasacaksin.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(12.01.23)
antikadimag tam olarak senin anlattığını anlatmak istedim ben de.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
(13)

Akşamları bol proteinli atıştırmalık...

kukuleta
Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınmada ufak ufak tüketebileceğimiz lezzetli, bol proteinli hangi gıdaları yiyebiliriz?Bir ara kaşar dilimleyip yiyordum yüksek proteini için ama aynı şekilde yüksek yağ da içeriyor meret.Yoğurt da miktarına oranla çok randımanlı gelmiyor protein anlamında.Soru
Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınmada ufak ufak tüketebileceğimiz lezzetli, bol proteinli hangi gıdaları yiyebiliriz?

Bir ara kaşar dilimleyip yiyordum yüksek proteini için ama aynı şekilde yüksek yağ da içeriyor meret.

Yoğurt da miktarına oranla çok randımanlı gelmiyor protein anlamında.

Soru özellikle spor yapan bireyler için.
0
kukuleta
(10.01.23)
lor peyniri + sarisi alinmis yumurtayla omlet.
0
gule gule
(10.01.23)
antep fistigi?
0
antikadimag
(10.01.23)
Kurutulmuş et iyi baya. Bi dilim kızarmış ekmek, et ve peynir mükemmel bi ara öğün.
0
plutongezegendegilmi
(10.01.23)
yeşil mercimek salatası
0
freebird5406_2
(10.01.23)
"Akşam yemeğinden birkaç saat sonraki kazınma" derken? Millet de ne bogaz var, ben yemegi yedikten sonra mayisiyorum.
0
freedonia
(10.01.23)
Uzunlamasına ikiye bölünmüş salatalığın içine füme et veya peynir. Ekmeksiz bir sandviç haline getirip yemek.
Enfes
0
michael_knight
(10.01.23)
Buz dolabının kapısını açıp 1-2 dilim ekmek arasına koyulan peynir gibisi yok. Kapanışı da yoğurda banılan ekmekle yapmak çok iyi oluyor.
Edit: şimdi baktım da yoğurt da peynir de yiyormuşsunuz. Cevizli sucuk ve kuru yemiş demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(10.01.23)
Leblebi veya zeytinyağlı börülce salatası
0
kararsızataletfilozofu
(10.01.23)
Lorlu omlet +1
Eskiden günlük protein açığını kapamak için Lor'a abanırdık ama artık piyasada satılan Lorlar Lor değil. Hakikisini bulman lazım.

Leblebi +1
Ancak bu meretin de gaz yapmak gibi bir huyu var ki çekilir dert değildir.
0
Mirket
(10.01.23)
@mirket,

Akşam olmasa da lor günlük tükettiğim bi besin ama öyle diyince içime kurt düştü.

Neden öyle dedin?
0
🌸kukuleta
(10.01.23)
Lor, sütten peynir yapıldıktan sonra kalan suyun ikinci bir işleme tabi tutulmasıyla elde edilen bir üründür. Peynir altı suyunun tortusudur diyebiliriz. Yağ ilk işlemde peynirde kaldığı için yağ oranı sıfıra yakındır ve protein açısından çok zengindir. VG sporcularının gözdesidir.
Tadı tuzu yoktur, pek bir şeye benzemez, çok çabuk küflenir. Köy yerlerinde gözleme, börek içinde idare edilen bir besindir.
Şu an piyasada deri tulum peynirinden tat ve görünüm olarak pek bir farkı olmayan peynir kadar yağlı bir ürün satılıyor ki lorla bir alakası yok diye düşünüyorum. En azından VG sporcularının tüketmesi önerilen lor o lor değil.

Geçen yıl, evde peynir yapımıyla ilgili bir grupta bir fotoğraf paylaşılmıştı. Bir toptancı dükkanında yığılı bidonlar ve önlerinde bir etiket vardı. Etikette 'Peynir yapımında kullanılan iç yağı şu kadar lira' yazıyordu. İki şeye çok şaşırmıştık. İç yağının fiyatının o kadar ucuz olması mümkün değil ve peynir yapımında yağ kullanılmaz.
0
Mirket
(11.01.23)
bence sabret ve hiçbir şey yeme. bir süre sonra normalin bu olacak ve ihtiyaç hissetmeyeceksin. bunların hepsi alışkanlıkla alakalı.
0
bohr atom modeli
(11.01.23)
Ya şimdi bu söyleyeceğim şey genelde kabul görmeyen bir öneri ama tabii bunun da bilimsel bir açıklaması var. Şöyle ki;

Proteini bol bi şey istemenin nedeni sanırım "karbonhidrat almayayım protein alayım bu şekilde daha sağlıklı olur, hem de protein almış olurum" düşüncesi ama bence akşam bahsettiğin saatlerde mısır patlağı gibi kompleks karbonhidrat kaynakları tüketmek de oldukça faydalı bir yöntem zira bu tip kompleks karbonhidratların sindirilip glikojen olarak depolanması en hızlı haliyle bile en az 10 saat sürüyor, eğer antrenman yapan bir kişiysen, yani glikojen depoları her zaman dolu olan biri değilsen bu şekilde atıştırmalar kas-karaciğer glikojenlerini doldurcağı için antrenman performansını da yükseltecektir. İnsanlar geç saatte alınan karbonhidratların genelde yağ olacağını düşünürler ama öyle bir şey yok tabii. Ayrıca vücudun düşünüldüğü kadar çok protein ihtiyacı yok yani illa protein alayım kaygısı yaşamak anlamsız, günlük alman gereken proteini aldıysan o zaten yeterli, fazlası gereksiz maliyet hem vücudun hem de cebin için. Ben mesela akşam işime yaramayacak protein almaktansa kaslarımda glikojen olarak depo edip antrenmanda kullanabileceğim kompleks karb. almayı daha mantıklı buluyorum. Bu da alternatif bir çözüm olabilir senin için.

Not: Bu arada ekleme yapayım bu bahsettiğim yöntem düzenli antrenman yapan bireyler için geçerli, sedanter ya da hali hazırda zaten kilolu insanlar için çalışmayan bir yöntem olacaktır sizin için değil yani bu siz hemen gaza gelmeyin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(2)

mobil hat üzerinden ekşi sözlük ve twittera giremiyorum.

fistikthecat
cep telefonundan giremiyorum. wireless'dan girebiliyorum.nasıl bir yasaklama ile karşı karşıyayım acaba?(vodafone kullanıyorum)
cep telefonundan giremiyorum. wireless'dan girebiliyorum.

nasıl bir yasaklama ile karşı karşıyayım acaba?
(vodafone kullanıyorum)
0
fistikthecat
(09.01.23)
Vodafone da genel bir sorun var galiba, bir kaç kişi daha bu sorundan bahsetmiş:

eksisozluk.com

bir de telefonunuz iphone mu ? android mi ? android ise dns değiştirme imkanı olması lazım. dns değişikli çözüm olabilir.
0
faithless
(09.01.23)
Vodafone sizi kafasına göre "Güvenli İnternet"e dahil etmiş olabilir.
Yanımda uygulamasından o seçeneklere bakmayı unutmayın.

Yanımda uygulamasında
Hesabım(Sol alt)>Ayarlar>Güvenli İnternet
0
michael_knight
(09.01.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.