bursa'dan istanbul'a gidişte, osmangazi köprüsünü kullanacağız. hedef şişli. daha önce osmangazi köprüsü çıkışında kurtköy taraflarına girmiş ve bir trafik çilesinden sonra boğaz köprüsüne ulaşabilmiştik.hiç bu trafiğe kurtköy'e falan girmeden osmangazi köprüsü üzerinden şişli'ye ulaşabileceğimiz gü
bursa'dan istanbul'a gidişte, osmangazi köprüsünü kullanacağız. hedef şişli.
daha önce osmangazi köprüsü çıkışında kurtköy taraflarına girmiş ve bir trafik çilesinden sonra boğaz köprüsüne ulaşabilmiştik.
hiç bu trafiğe kurtköy'e falan girmeden osmangazi köprüsü üzerinden şişli'ye ulaşabileceğimiz güzergah var değil mi?
osmangazi köprüsü bitiminde nereye devam edeceğiz?
0
vasatov (28.05.23)
Köprüden sonra sağa dönüp Kuzey Marmara otoyoluna girebilirsiniz.
0
inheritance
(29.05.23)
Ukalalık gibi olmasın ama, neden haritaları kullanmıyorsunuz? Yani navigasyon özelliklerini, çünkü o saatteki trafiğe göre alternatif rotalar buluyorlar. Bence yüzyılın en önemli icatlarından bu olay.
Ben kendi eime giderken bile haritaya bakıyorum, nereden hızlıysa oradan giderim.
0
John Bloor
(29.05.23)
ben olsam saati uyuyorsa yalova-yenikapı feribotuna binerdim. oradan da 15 dakikada şişli'ye ulaşırsın.
çünkü belli saatte köprü trafiği başa bela olur.
0
alperz
(29.05.23)
Yandex Navi ne diyorsa o. Macera aramaya gerek yok. Avcumun içi gibi bildiğim mahallede bile navigasyon ne diyorsa onu yaparım hele de köprü geçeceksem. Bir yerde minik bir kaza oluyor, maç oluyor, protesto, intihar, siyasetçi geçişi vs. Pek çok sebepten değişebiliyor en kısa yol.
0
michael_knight
(29.05.23)
Navigasyon dediğin "yeri gelir" Gebze'den Körfeze giderken Osmangazi'den hem gidiş hem dönüş yönüne geçirir de "ayy pardon" diyeniniz olmaz.
Elbette navigasyon ile gitmek doğru ama güzergahı hiç bilmeyen insanın doğrudan navigasyona uyması da makul değil.
Trafiğe güzergaha vs hakim değilseniz dönüş saatinizi trafiğin yoğun olmadığı saatlere ayarlayarak, 1 feribot ile yenikapiya gelin. Başka macera aramayın. 2 otobandan Anadolu yakasını geçip Boğaziçi köprüsüne bağlanın. 3 Trafik varsa kilometre ve yakıtınız çoksa gezmeye bahane arıyorsanız, haritadaki 07 güzergahını takip edip Fatih Sultan Mehmet köprüsüne ya da Yavuz Sultan Selim köprüsüne bağlanın.
Kimisi markete giderken bile izin alır kimisi sadece tatile giderken gece başka yerde kalırken vs vs siz hangi konularda izin alıyosunuz yaşınız kaç ?
Kimisi markete giderken bile izin alır kimisi sadece tatile giderken gece başka yerde kalırken vs vs siz hangi konularda izin alıyosunuz yaşınız kaç ?
0
yalniz kizkulesi (28.05.23)
29. Kendime dair hiç bir konuda izin almıyorum diyebilirim. Tavsiye aldığım oluyor sadece.
0
stanhiver
(28.05.23)
Hiçbir konuda, gerçi yaş 29. Bu yaşta izin almak abes olabilirdi.
Ama öncesinde de 18 yaşından beri izin almam, genelde haber veririm ya da fikir alırım.
0
fraise
(28.05.23)
Hiç izin almadım, haber verdim.
0
pavlis
(28.05.23)
28 izin olayı çoktan bitti. en son üniversitede izin alıyordum o da nadir.
0
jelly bear
(29.05.23)
yaş 29 izin almayı bırak haber bile vermiyorum. geçen sene bi mevzu için izin istemiştim ama izin alıp almamak önemli değildi orda biraz yalakalık yapmak için küçük bi show
0
ala09
(29.05.23)
17-18 yaşımdan başlayarak pek izin almadım ama erkek olmak da bu durumun erken başlamasını kolaylaştırıyor.
Kendi parasını kazanıp kendi hayatını sürdürebilen insanın izin almasına gerek yok.
Ama ailesinin parasıyla yaşayıp veya konu para olmasa da onların yardımı, desteği, programlaması, düzeni ile yaşayan bir insanın da "ben izin almam" demesi bana yanlış görünüyor. Mesela 5 kişilik bir aile olarak aynı evde yaşıyorsanız ve eve gece 3'te gelmeniz evdeki birilerinin uykusunu bölecekse buna hakkınız olmadığına inanıyorum. Kirayı tamamen siz ödemiyorsanız tabi.
0
michael_knight
(29.05.23)
42 yaşındayım ve 17 yaşımdan itibaren ailemden ayrı yaşıyorum, dolayısıyla 25 yıldır herhangi bir konuda izin almadım, günlük sohbetler ve çok büyük olaylar dışında bilgi de vermedim. tavsiye bile istesem sen en iyisini bilirsin diyorlar. diğer 2 kardeşim için de aynı durum söz konusu.
17 yaşıma kadar olan dönemde de en fazla arkadaşımda kalmak için filan izin almışımdır herhalde. bizim aile biraz herkes kendi hayatını yaşasın modunda açıkçası. ne aşırı mıç mıç sarılmalı iletişim şekli ne de katı kurallı mesafeli, izin almalı durum yok.
0
hypathia
(29.05.23)
34 yaş erkek kişisi.
İzin almıyorum ama bilgi haber verdiğim oluyor. İşte geç geleceğim, yemeği ona göre yapın gibi.
Ha akıl fikir aldığım oluyor tabii.
0
put it in your appropriate place
(29.05.23)
33m. 19-20 yaşımdan beri izin hiçbir şey için izin istemedim. sadece mali konularda fikirlerini sorduğum oldu.
0
zgrydn
(31.05.23)
34 İzin almıyorum, çoğu zaman haber vermeyi de unutuyorum. Bazen arayıp öğreniyorlar bazen onlar da aramıyor. Ailemle ilişkim daha çok ev arkadaşı modunda bu yüzden sorun yaşamıyoruz.
SelamlarAz karblı bir yaşam tarzına geçmeye çalışıyorum. İşte ekmek yok makarna yok pirinç yok vs. Ama bu sefer de yapacak ikincil bir yemek bulamıyorum.Pilav/makarna yerine ne kullanabilirim? Var mı tavsiyeniz? Aklıma kinoa falan geldi ama bilemedim açıkçası.
Selamlar Az karblı bir yaşam tarzına geçmeye çalışıyorum. İşte ekmek yok makarna yok pirinç yok vs. Ama bu sefer de yapacak ikincil bir yemek bulamıyorum.
Pilav/makarna yerine ne kullanabilirim? Var mı tavsiyeniz? Aklıma kinoa falan geldi ama bilemedim açıkçası.
0
Pardonx (27.05.23)
"ikinci yemek" kavramını hayatından çıkar.
problem solved.
ikinci yemek kafası direkt karbonhidrat oluyor çünkü. kaçamazsın. ya da yeşillikten salata falan kasıcan.
0
alperz
(27.05.23)
Kabak spagetti, Karnabahar pilavı, Rendelenmiş havucu tavada hafif kavurup yoğurt eklemek, Yoğurt, Beyaz peynir, Bunlara benzer başka gıdalar da mutlaka var, bunlar aklıma gelen lezzetli seçenekler.
Ama işin önemli kısmı şu ki az karblı yaşamınızda "pilav/makarna yeri" diye bir yer olmamalı. Belki şuradaki fotoğraflara bakmak fikir bulmanıza yardımcı olabilir.
hocam şuradaki tabakların oranını değiştirerek, yeşillikleri sebzeleri arttırıp içine yarım avuç haşlanmış baklagil, kepekli makarna, bulgur, arpa şehriye gibi bakliyatlarla doyurucu bir yancı haline getirebilirsin
0
freebird5406_2
(27.05.23)
Evet hepiniz haklısınız ve teşekkür ediyorum ancak problem şu ki ikincil bir yemek yemediğim zaten sindirim konusunda zorluk çekiyorum. Karb sindirime yardımcı oluyor. Benim sorum bunu en az ve en düzgün şekilde nasıl alırım olacak. Daha lifli daha proteinli ve az karblı olarak.
0
🌸Pardonx
(27.05.23)
Maş fasulyesi. 10-15 dk haşlayıp süzün hazır. Tadı yok aynı pirinç pilavı görevi görüyor. Doyurucu.
Süzme yoğurt ve turşu da ikinci yemek olmaya müsait bence ben bunu da kullanıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.23)
Bakliyat haşlaması ve sonrasında zeytinyağı, sarımsak ve limon ile güzel bir öğün yapabilirsiniz
Nohut, kuru fasulye,yeşil mercimek vb
0
kaiserr76
(27.05.23)
+ barbunya, börülce
0
kaiserr76
(27.05.23)
Ben seni tenzih ediyorum en başta söyleyeyim, bence dünyanın en kolpa şeyi karbonhidratı insan hayatından çıkarmak olabilir. Çünkü kabul etmesi zor olsa da vücut şekerle hayatta kalıyor. Yani başta beynin ve sinir sisteminin birincil/öncelikli ve "tek" enerji kaynağı karbonhidrattır, ayrıca gün içinde kan şekerinin ayarlanması için gerekli olan rezerv kaynak karaciğerdeki şekerdir, onun dışında içorganlar da enerjisinin büyük bir kısmını karbonhidrattan karşılar ve sistem vücut ısısını sabitlemek için ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük bir kısmı için yine dışarıdan gelen karbonhidrat temelli kalorilere ihtiyaç duyar. Şimdi siz karbonhidratı azaltıyorum dediğinizde sistemimiz "okey o zaman ben kendime başka bir kaynağa göre adapte edip çalışmaya devam edeyim" demez, o zaman ne yapar? Mesela karbonhidrat yapılı olmayan maddeleri yıkarak şeker üretir. Misal Alenin gibi aminoasitler bunun için en uygun kaynaklardır. Bu aminoasitler kastan yıkılırsa kas kaybı yaşatır, lenf sistemindeki aminoasitleri yıkarsa bağışıklık düşer, bunlar hep "bro ben karbonhidratı hayatımdan çıkarıyorum" denildiğinde olur genelde. En başta bunu not olarak düşeyim. Ha ama "vücut yağlarını kullanamaz mıyız" dersen enerji kaynağı olarak, kıtlık falan yaşamazsan pek kullanamazsın. E insanlar nasıl diyette yağ yakıyor dersen o başka bir mekanizma. Yani karbonhidratı keserek yağı enerji kaynağı olarak kullanamazsın ama yağ yakmak için diyet yaparken de karbonhidratı rahatlıkla tüketebilirsin. İkisi farklı bir çalışma sistemi yani.
İkinci olarak pirinç olabilecek en kaliteli karbonhidrat kaynağıdır. Yani çölyak hastaları bile rahatlıkla tüketir pirinci glüten içermez lektin içermez, mis gibi karbonhidrat. Ha glisemik indeksi düşük olsun dersen basmati yasmin al geç. Onun dışında karabuğday var, pirinçle aynı özelliklere sahip. Ha bana göre ekmektir makarnadır vs hepsi süper, ben bir tek bulgura karşıyım o da bende acayip gaz yapıyor çok fazla lektin var sindirimi dandik, onun dışında bu tür kompleks karbonhidratlar zararlı değildir bilakis elzemdir. Kolay gelsin.
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
0
metematik (26.05.23)
Pazarlık yapma. Tavsiyem bu. İş ögrenene kadar çalış. Sonra pazarlık yaparsın. Yine de bilgi vermiş olayım. Esnek çalışma saatleri gibi bir şey yoktur. Fazla çalışacaksan fazla mesai ücreti iste.
0
dissendium
(26.05.23)
ilk işte pazarlık yapılmaz :)
0
candide
(26.05.23)
“ilk iş” değil “işe ilk giriş” olacak, tek başına “işe giriş” olarak da söylenebilir.
Pazarlık yapın. Bir işimde beklentimden yüksek bir maaş beklentisi söylemiştim. Kabul etmişlerdi. Çok fena içime oturdu. Yıllarca. Belki de %25 daha fazla isteseydim vereceklerdi veya tam üst limitleri kadar talep ettim. Asla öğrenemeyeceğim :)
"Benimle aynı işi yapan ekip arkadaşlarımın altında bir ücret almak istemem. Eğer böyle bir durum varsa şimdiden düzenleyelim ki ileride sıkıntı yaşamayalım" Bu cümleyi kendi meşrebinize göre daha sert veya daha yumuşak söyleyebilirsiniz.
0
michael_knight
(26.05.23)
Bak ben aşçıyım, bizim piyasada az çok bellidir ücretler, girerken deriz biz, abi piyasa böyle böyle benim fiyatım da bu. Senin sektör nedir nasıl ilerler tam bilemem. Ama fiyatı sen koy masaya
0
diye yazdim ama hep yalan
(26.05.23)
kendini ucuzdan satmamak lazım. o maaşı vermeyeceklerse bile iyi intiba bırakabilir.
0
bohr atom modeli
(26.05.23)
ne kadar yüksek söylersen o kadar iyi. çok yüksek buldularsa onlar daha düşüğünü teklif etsinler, o zaman düşün. keriz gibi düşük maaş söylersen onların işine gelir.
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.
Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
0
burnley (25.05.23)
Erkeğe ve kadına bağlı. İkisi de ailelerine kulaklarını tıkarsa sorun olmaz.
0
dissendium
(25.05.23)
Kizilcik serbeti mi? ailelerin katiligina gore degisir cunku küsen eden tipler var. bazisi da etliye sutluye karismaz. benim ailem muhafazakar ama manitomun ailesi daha sekulerdi ama bizimkilerin tek derdi ben mutlu muyum ona bakarlar. gerisi onemsiz. ailede de bu tarz iliskiler var sunni-alevi gibi. normalde dini bayramlari kutlamayanlar biz kutladigimiz icin eslik eder. bu da paylasimi dolayisiyla sicakligi artirir. ama kurban bayraminda "canisiniz, vahsice" diyorsa mesafe girer o kdr. kimse bosanmanizi istemez.
0
ala09
(25.05.23)
Aileye bağlı. Çocukların hayatına çok karışıyorlarsa o zaman sorun olmaz. Bi tek düğünde ortak noktaya varmak gerekiyor.
0
zimbirik
(25.05.23)
aileler saygılı mı ona göre değişir. zıt olmaları illa ters düşecekler anlamınq gelmiyor. benim ailem de muhafazakar ablamın eşinin ailesi de tam tersi. bugüne kadar hiçbir sıkıntı olmadı.
0
candide
(25.05.23)
Aile yapılarının farkı önemli değil. Önemli olan aileler ilişkiye karışı mı değil mi, her şeye karışıyorlar mı. Karşılarsa hep bir şekilde huzursuzluk çıkıyor.
0
ecece
(26.05.23)
Bizim iki aile de seküler ama ben diğer aileyle çok büyük sorunlar yaşadım yaşıyorum. Ailenin yetiştirme tarzı beklentisi ve çekirdek aile kavramına bakışı önemli. Muhafazakar sekülerden ziyade; saygılı olup olmamaları çok daha önemli. Aynı tarzda olsalar dahi bu sorun çıkarabiliyor.
0
makarnacanavari
(26.05.23)
Biz bu sebepten ayrıldık sonra baktik olmadi evlendik. Evlenmeden once annem istemiyordu uzunca bir sure mücadele etmem gerekmisti ama evlendikten sonra ailelerin muhafazakarligi ve laikligi ile ilgili hicbir sorun yasamadik. Kimse kimseye müdehale etmeyince sorun yasanmiyor ama bir taraf diğerine baski ya da igneleyici yorum yapacak tipteyse sorun yasanir
0
instant crush
(26.05.23)
Öncelikle çiftin ne kadar ailesine bağımlı olduğuna bağlı. Hem duygusal hem de maddi olarak bağımlılarsa sorun olabileceğini düşünürüm. Ama bir yandan da böyle gözle görülür farklar olmasa da sorun olacaksa oluyor zaten. Her şart mükemmel olduğunda bile pek kolay bir iş değil aile kurmak.
Her iki ailenin de ne kadar hoşgörülü, esnek, egosunu değil çocuğunun mutluluğunu düşündüğü elbette durumu en çok etkileyen değişken. Muhafazakar taraf erkek tarafıysa belki bir miktar daha zorlaşabilir. İslam'da erkek kişi başka dinden kadın ile evlenebilir ama kadın kişi başka dinden erkekle evlenemez. (Elbette bu kuralları herkes uygulamıyor ama dikkat çekmek için dedim. Bir de erkeğin mini etek giymesine karışmayacaktır sonuçta kız ailesi :)
Böyle bir arkadaşım çift vardı. Kız tarafı muhafazakar erkek tarafı da ateistlik konusunda muhafazakar mı, ısrarcı mı diyeyim işte öyleydi anlayın.
Kız istemeye gittiklerinde erkek babası önceden bol bol tembihlenmesine rağmen; "Evrenin gücü, kozmozun verdiği yetkiyle kızınızı oğlumuza istiyoruz" gibi bir şey diyor. "Allah'ın izni, peygamberin kavli" demek istemediği için. Çocuklarının mutluluğunu öncelikleyen bir aileydi kız tarafı, onlara garip gelip pek memnun olmasalar da verdiler kızı :) Sonrasında her ikisi de ailelerine maddi ve manevi olarak pek bağımlı olmadıkları için o açıdan çok sorun yaşamadan devam ettiler hayatlarına.
Özetlemem gerekirse; kişiden kişiye ve aileden aileye göre değişir. Ama özellikle maddi bağımlılık varsa bunu göz ardı edemeyiz, sorun yaşanacaksa o maddi bağımlılıktan vazgeçmeyi göze almak gerekebilir.
0
michael_knight
(26.05.23)
Ben beraber olmam. İstisnaları güzel yaşayanları vardır ama benim anne tarafı seküler baba tarafı muhafazakar ötesi. Üstelik babam ateist olmasına rağmen anlaşamadılar ve boşandılar. Bu durumun yanından yakınından geçebilecek hiçbir ilişkiye girmem. 30 sene iki aileyi çekmişim buna yeni bir aile ekleyemeyeceğim.
0
jazzabel
(26.05.23)
Ailelerin karışma durumuna ve sizin dayanıklılığınıza bağlı.
Bizde de benim taraf muhafazakar, eşimin ailesi seküler. Evlenmeden önce sorun yaşadık, evlendikten sonra hiç sorun yaşamadık. Hem evlendikten sonra benim ailem durumu kabullendi ve karışma etme olmadı hem de müdahale etmeye kalksalardı ben izin vermezdim.
Her durum mutlu sonla bitmeyebilir. Yani annem evlenmeden önce ettiği tehditleri evlendikten sonra yeirme getirseydi mesela ben ne kadar dik durursam durayım kesin sorun yaşardık. O yüzden iki etken birlikte var olmalı.
0
elorelia
(26.05.23)
ailelerin tavrı önemli +1
benim ailem muhafazakar, eşimin seküler. ortak paydada buluşuyoruz. aileler bir araya gelince birbirlerinin bam teline basacak konulara girmiyorlar. saygı gösteriyorlar.
eşler de karşılıklı fedakarlık yapınca sorun olmuyor. ben içki içmem mesela, kayınpederim ben varken dikkat eder içmez evde. kendi evime de içki sokmam, eşim de bu konuda bir kez bile ısrar etmedi. bu bahaneyle alkolü bıraktı :) ben oruç tutarım, eşim tutmuyorsa ona sofra hazırlarım, o da bana gece sahur hazırlar. din veya siyaset herhangi bir tartışma konusu bile olamaz evimizde. insanın geçinmeye gönlü olsun yeter ki, böyle şeyler aşılır.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.05.23)
erkeğin ailesi ağır muhafazakar ise kız tarafı için gelecekte ciddi sorun çıkabilir.
0
tantunisultansuleyman
(29.05.23)
aileler anlayışlı, görgü sahibi, kendi fanusunda yaşamayan kişilerden oluşuyor ise sıkıntı olmuyor. bu tecrübeyi yaşadım, halen yaşıyorum. son 4 senedir kazasız belasız gidiyoruz.
burada bir finiküler sistem süper olmaz mıeminönünden gelen tranvaya da bağlanır balat'tanbelediye'ye yazmaya değer mi
burada bir finiküler sistem süper olmaz mı eminönünden gelen tranvaya da bağlanır balat'tan
belediye'ye yazmaya değer mi
0
bir soru sorcam (25.05.23)
olmaz. turistik bir belde değil, yerel halk da kadınlar ve erkekler aynı vagonda yer almak istemeyeceği için kullanmaz. dolayısıyla zararına bir yatırım olur.
0
summerof69
(25.05.23)
Trilyonda bir ihtimal işe yarama ihtimali var bence. Yine de yazın tabi.
Tahmin ediyorum (ve umuyorum) ki zaten bilimsel tekniklerle ölçümler yaparak nerelerde ne ihtiyaçlar olduğunu, nasıl çözülebileceğini araştırıyorlardır.
Bahsettiğiniz bölgeyi çok iyi bilmesem de bir saatte 2-3 otobüsten fazla insan bu istikametlerde hareket etmiyordur gibi geliyor bana. Funiküler olması için yokuş olmalı, Aksaray- İtfaiye arasında pek bir yokuş yok gibi. Bir de o bölge dünyanın sayılı tarihi bölgelerinden, o civarda yer altından gitmek pek mümkün değil, yer üstünden gitmek de pek zor görünüyor bana çünkü yer yok.
Eminim İstanbul'da çok daha az maliyetle çok daha iyi gelir ve fayda sağlayacak proje yapılabilir yerler vardır.
0
michael_knight
(25.05.23)
itfaiye düzlük diğerlerine doğru eğim var
turistik hattı tamamlamış oluyor, trafiği azaltır aksaray-eminönü tranvay hattına alternatif olur tabi maliyetler öenmli
Merhabalar, Bir fırsat oluştu gibi bunu mac m1 ile değerlendirmeyi düşündüm. Ancak 256gb bellek çok mu az olur? Bir kaç YouTube videosu baktım, 1tb ssd ile kullanmayı tavsiye etmişler. Soru şu bütçeyi bir hayli zorlasa da 512gb mı almalı yoksa 256 ile her türlü ssd takviyesi mi? Bir yanım madem her
Merhabalar, Bir fırsat oluştu gibi bunu mac m1 ile değerlendirmeyi düşündüm. Ancak 256gb bellek çok mu az olur? Bir kaç YouTube videosu baktım, 1tb ssd ile kullanmayı tavsiye etmişler. Soru şu bütçeyi bir hayli zorlasa da 512gb mı almalı yoksa 256 ile her türlü ssd takviyesi mi?
Bir yanım madem her türlü bir de ssd almak gerekecek, ssd fiyat farkını biraz artırıp 512gb tercih etmeli diyor, diğer yanım zorlama ssd ilerde de alırsın diyor.
Kullanıcı arkadaşların yorumu ne olur acaba?
0
epitaf (25.05.23)
paranın yettiği en çok ram'li en büyük diskli mac'i al. ssd takviyesi dediğin şeyi yapamazsın çünkü bu aletlerde işlemci, ram, ekran kartı ve disk entegre ve tek parça.
512 is the new 256 zaten.
0
alperz
(25.05.23)
O bilgisayarla ne yapacağınızı bilmeden cevap vermek zor. Ama 512 GB'a yükseltmek için ayıracağınız bütçeyi 16GB RAM için ayırmanızı öneririm.
256 GB evet gerçekten az. Fakat sadece internette gezmek, Office programlarını kullanmak ve hatta bir miktar Photoshop işi yapmak için sıkıntılı olsa da yetiyor.
0
michael_knight
(25.05.23)
Ne için kullanılacak bu bilgisayar? İş mi yapılacak, eğlence için mi nedir?
0
thesomberlain
(25.05.23)
Mobildeyim editleyemedim eksik bilgileri buradan tamamlayayım. Zaten 16 ram ve eğitim paketi dahil etmek istiyorum.
Youtubur değilim ama foto video merakım var, bu tür programları kullanmak istiyorum. Adobe ile de kendimi geliştirmek fikrim var. Oyun merakım yok ama bunlar da performans isteyecek şeyler.
Tabi ki ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Bütçenin haricinde beni düşündüren nokta, YouTube içerik üreticileri bile 256 ile idare ederken bana 512 fazla mı lüks olur fikri oldu :)
0
🌸epitaf
(25.05.23)
Bahsettiğiniz iş için zaten 512 de yetmeyecek. Oturup çalıştığınız zamanlarda external diski takacaksınız, çalışmadığınızda kucağınızda olacak disk olmadan.
O hafta üzerinde çalıştığınız projeyi SSD'de tutacaksınız, işiniz bitince toparlayıp external'a atacaksınız. Zaten 512 olsa da çalışma yönteminiz bu olmak zorunda.
0
michael_knight
(25.05.23)
@michael_knight O zaman 512 için para vermek yerine her türlü sistem buysa harici disklere harcama yapmalıyım diye anlıyorum
Kabul biraz Nihal’e anlatır gibi istiyor olabilirim :)
0
🌸epitaf
(25.05.23)
Evet, bence SSD'ye para vermeyin. 4 bin lira fark ödemek bana fazla görünüyor. Elbette herkesin kendi bütçesine, rahata düşkünlüğüne göre bir karar vermesi gerekir. Ortalama bir bütçeye sahip, ortalama kullanıcı için doğru seçim 256 görünüyor bana. Harici disk için de çok pahalı, çok hızlı disklere bütçe harcamanıza gerek yok bence. Bir süre kullanıp ihtiyacınızı görürsünüz.
M1 Air 256 GB ile 6-7 ay profesyonel işler yaptım, tarif ettiğim şekilde çalışıyordum. Şimdi 2TB M1 Max ile çalışıyorum. Evet çok daha rahat ama 2 değil 20 TB olsa da bir gün depolama doluyor video işi yapınca. O yüzden güncel projeyi SSD'de, arşivlenen projeleri başka diskte tutmak zaten alışılması gereken bir durum.
hatalı olunan araba kazasında para vermek mi sigortaya gitmek mi
semaforo de medianoche
adamın birine çok hafif dokundum bugün benim hatam maalesef. bende bir şey yok boya soyulmuş sadece ufak bir noktada. ona da baktım göçük falan göremedim bendekinden biraz daha fazla şekilde boyası soyulmuş gibi belki bir parmak ucu kadar göçük varsa vardır anca. bir de plakasının kenarı çıktı sanır
adamın birine çok hafif dokundum bugün benim hatam maalesef. bende bir şey yok boya soyulmuş sadece ufak bir noktada. ona da baktım göçük falan göremedim bendekinden biraz daha fazla şekilde boyası soyulmuş gibi belki bir parmak ucu kadar göçük varsa vardır anca. bir de plakasının kenarı çıktı sanırım. adamla telefonları aldık "uygun bir günde tutanak imzalarız, senin trafik sigortandan benimkine aktarılır o kadar" dedi de yabancısıyım bu sürecin. ben senin masrafını karşılayayım desem daha mı iyi olur benim için daha doğrusu artıları eksiler neler olur bana veya adamın dediği gibi tutanak sigorta şeklinde ilerlersek onun artıları eksileri neler olur?
0
semaforo de medianoche (24.05.23)
Sigortanızda "hasarsızlık indirimi" var, vardır. O indirimin kaç lira olduğu ve masrafın kaç lira olduğuna göre bir değerlendirme yapmanız gerekir. Ayrıca bir de cebinizden öderseniz ileride arabayı satarken "Tramer kaydı yoktur." yazabilirsiniz ilana.
0
michael_knight
(24.05.23)
İki tarafa da avantajı dezavantajı var. Racon olarak “gelin gidelim yaptıralım ücreti ben karşılayım” diyebilirsiniz. Karşı taraf çakalsa saçma yerlere götürüp fazla masraf çıkartabilir. Böyle bir durum sizin dezavantajınıza olur. Ama iki tarafında sigorta ve tramerine bi şey yansımaz.
Sigortaya yaptırmak sizin gelecek poliçenizi etkiler. Bir sonraki yıl daha yüksek ücret çıkar. Karşı tarafın da hasar kaydı oluşmamasına neden olur. Dezavantıjı bunlar. Avantajı ise cebinizden para çıkmayacak olması. Bir de uğraşmazsınız ve sigortaya zaten bunun için para ödüyoruz.
Ufak bir hasarsa, sigorta şirketlerinin anlaşmalı olduğu yerler fiyatı şişirip araca hasar kaydı yüksek girilmesine neden olabileceğinden karşı taraf genelde istemez. O yüzden ustaya gidip yaptırmak en çok tercih edilir.
Karşı taraf da aynı şeyleri düşünüyordur. Siz açıkça söyleyin bunları, nasıl yapalım diye sorun. Piyasa o kadar karışık ki artısı eksisi kalmadı bu işin. Onunla Geçmiş olsun.
Köpeğiniz bir yere giderken nereye bırakıyorsunuz?
sonhakan
Yanımda götürme şansım yok.
Yanımda götürme şansım yok.
0
sonhakan (23.05.23)
Ben hiç yapmadım ama bildiğim iki çözüm var; 1- Köpek oteline bırakmak 2- Doggo Evde Bakım hizmetini kullanmak.
Her ikisi için de tavsiye almak çok önemli bence. Köpek oteli olarak Göktürk tarafındaki "Royalty Pet Hotel" güzel görünüyor bana. Mecbur kalırsam onu deneyeceğim sanırım. Beykoz tarafında da ismini çok duyduğum bir yer vardı ama adını unuttum. Bir de "İkinci Ev Özlem" diye sosyal medyadan takip ettiğim ve aklıma yatan bir yer var.
Tüm bunlar dışında eğer imkan olsa bir arkadaşınıza, bir akrabanıza bırakabilseniz keşke. Bu arkadaş köpeğinizi yürütmeye çıkaramayacaksa bile onun için de DogGo'dan yürüyüş hizmeti alırsınız günde iki kere, onlar gezdirir. Bu şekilde daha rahat hissedersiniz belki. Ek: Beykoz'da adını unuttuğum yerin ismi Wof Wof'muş.
0
michael_knight
(23.05.23)
sanırım anadolu yakasındasınız. biz istanbul'dayken tip top pet hotel'e bırakıyorduk. çok memnunduk. beykoz'a taşınmış o da.
0
pide
(23.05.23)
Psipati. Aylin Hanım aynı zamanda uzman psikolog. Instagram hesabından bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Geçen gün yatırım amaçlı fiziki altın, gümüş vs bakarken fark ettim ki bunların satışında kurumsal fatura da kesebiliyorlarmış. Tabii böyle olunca aklıma hemen birkaç soru işareti geldi:Herhangi bir şekilde mal alım satımı ile uğraşmayan bir serbest meslek erbabı olarak kuyumcudan vs yatırım amaçlı
Geçen gün yatırım amaçlı fiziki altın, gümüş vs bakarken fark ettim ki bunların satışında kurumsal fatura da kesebiliyorlarmış. Tabii böyle olunca aklıma hemen birkaç soru işareti geldi:
Herhangi bir şekilde mal alım satımı ile uğraşmayan bir serbest meslek erbabı olarak kuyumcudan vs yatırım amaçlı altın gümüş vs alsam bunun faturasını diğer harcamalar gibi gider olarak gösterebilir miyim yoksa herhangi bir farklı durum söz konusu (satamazsın, satarken bir daha vergi vs) olur mu yoksa hiç kabul edilmez mi? Madem bunun vergisini vs ödüyorum, bari faturası bir işe yarasın diye düşündüm ama farklı bir durum var mı bilemedim.
0
henchman (22.05.23)
şahıs şirketlerinde işe yaramaz ama aş, ltd şirketlerde faturasını masraf gösterebilirsin ancak kur farkından dolayı doğan kardan ekstra vergi ile de karşılaşırsın ve muhasebecinden güzel bir ayar yersin :) onun hesabı kitabı vs. çok dertli işlemler. fatura işine girmeye değmez kısaca. al kenara koy.
0
erty_ksk
(22.05.23)
Gider gösterebileceğinizi sanmıyorum çünkü işinizle ilgili bir harcama değil. Yani işinizle ilgili bir gider değil.
0
michael_knight
(22.05.23)
bu bir gider değil, emtia alımı... ne masrafı? değerli maden alırsanız direkt stoga girer ve orada beklemeye başlar. sonra fiyat artışlarında da güzelce kâr etmiş görünür ve vergisini ödersiniz. yaptım, oradan biliyorum.
Tapusu babamın ve annemin üstüne olan eve tasinacagim. (A diyelim)Home office çalisiyorum ama şu anki yaşadığım yer ayrı (B diyelim), ancak ikametim de iş adresim de evrakta A olarak gözüküyordu zaten. Bunu tescillemek için de babamla kira sözleşmesi yapmıştık ve çalıştığım muhasebecide duruyor dosy
Tapusu babamın ve annemin üstüne olan eve tasinacagim. (A diyelim)
Home office çalisiyorum ama şu anki yaşadığım yer ayrı (B diyelim), ancak ikametim de iş adresim de evrakta A olarak gözüküyordu zaten. Bunu tescillemek için de babamla kira sözleşmesi yapmıştık ve çalıştığım muhasebecide duruyor dosyamda, ama bende ornegi yok.
Şimdi A'ya taşınınca su elektrik doğal gaz zaten açık ama babamın üzerine. Ben kendi üstüme alacağım.
Abonelikleri üstüme alırken tek örneği muhasebecide olan kira sözleşmesi gerekir mi? (Muhasebecinin ofisi uzak, sırf bunun için gitmek istemiyorum)
Yoksa zaten babamın evi olduğu için ve zaten ikametim A evinde olduğu için bir şey gerekmez mi ayrıca?
0
encokbenisevinnolur (22.05.23)
Mantıken gerekir. Sonuçta babanız da olsa onun su-elektrik gibi aboneliklerini kapattırıp kendiniz açtırabilmeniz için bir belgeye ihtiyacı var memurun. Babasına gıcık kapan her çocuk babasının elektriğini kapattırabilirdi aksi durumda.
DASK poliçe numarası da gerekecek, o gözünüzden kaçarsa diye hatırlatayım dedim.
0
michael_knight
(22.05.23)
babanla yeni tarihli bir sözleşme imzala götür. kırtasiyeden al veya internetten indir bastır doldur, bitti.
0
malheiros
(22.05.23)
Mevcut abonelikleri vekalet olmadan kendin kapatamazsın. Abonelik sahibi gidip kapatması gerekecek. Ayrıca muhasebeci'den örneğini mail yoluyla iletmesini isteyebilirsin kira sözleşmesinin aslını aramıyorlar diye biliyorum.
Selamlar, atasehir ve cevresinde onerebileceginiz lezzet durakları var mı?Kahveci, kebabçı, dönerci her sey olur.Tatar Salim, Beyaz Fırın vs bunlara gittim.
Selamlar, atasehir ve cevresinde onerebileceginiz lezzet durakları var mı?
Kahveci, kebabçı, dönerci her sey olur.
Tatar Salim, Beyaz Fırın vs bunlara gittim.
0
basubadelmevt (19.05.23)
Mersinli ciğerci apo
0
sydney
(19.05.23)
Yoğun zamanda değil de öğlen falan kalbur et Yan yol üzerindeki Erzurum cağ da güzeldir
0
kisa
(19.05.23)
Lezzet programında vs. görmedim. Ama ben o bölgedeyken lezzetli olduğu için hep uğramaya çalışıyorum.
Bilindik bir kıyafet markasının kendi sitesinden alışveriş yaptım. 10-11 mayısta verdiğim sipariş 12 mayısta kargoya verildi diye mesaj geldi marka üzerinden. Ama getirecek olan aras kargo daha mesaj atmadı, gönderdiklerini takip no geçersiz diyor. Linke tıklayınca bilgileriniz alınmıştır diyor. Bay
Bilindik bir kıyafet markasının kendi sitesinden alışveriş yaptım. 10-11 mayısta verdiğim sipariş 12 mayısta kargoya verildi diye mesaj geldi marka üzerinden. Ama getirecek olan aras kargo daha mesaj atmadı, gönderdiklerini takip no geçersiz diyor. Linke tıklayınca bilgileriniz alınmıştır diyor. Bayağı uyguna da aldığım için iptal edesim gelmiyor. Bekleyeyim mi?
0
Unde bach canim (16.05.23)
bekle
0
ala09
(16.05.23)
Fiyat değişmediyse bir tane daha al, teslim almazsın fazla gelirse.
0
michael_knight
(16.05.23)
Arada benimde başıma geliyor. Kargo takip no geçersiz diyor ama en geç bir gün içinde düzelmiş oluyor.
0
nhtzmc
(16.05.23)
Bekle, kargoya verildikten 10 gün sonra falan gelmişti benim, yine bilindik markaların birinden.
0
kafasizbiri
(17.05.23)
1 hafta olmuş daha. zaten uygun fiyata almışsın bekle
vatandaş oy sayımına kalıp tutanağın fotosunu çekebilir mi?
0zlem
şimdi radyoda duydum. var mı böyle bir şey?oy verdiği yer için soruyorum
şimdi radyoda duydum. var mı böyle bir şey?
oy verdiği yer için soruyorum
0
0zlem (16.05.23)
evet
0
freebird5406_2
(16.05.23)
evet isteyen herkes oy sayımını takip edebilir, tutanağın fotoğrafını çekebilir. zaten sonuçlar ilan edilip kapılara da asılıyor herkes görsün diye.
ama ıslak imzalı tutanağı alıp yanında götüremez, onun için bir partiden müşahit olması lazım. ki bu da aşırı kolay bir şey.
0
patronaj1
(16.05.23)
Tutanak islemler bittikten sonra kapiya asilir. Isteyen fotografini cekebilir.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(16.05.23)
Evet. Islak imzalı tutanak vermezler ama sayımı izleyebilirsin (ki izle) ve fotoğrafı çekebilirsin (ki çek). Sayım sonrasında kapıya asarlar imzalı tutanak bu arada.
0
nawar
(16.05.23)
Evet var. O yüzden ismi "gizli oy, açık sayım"
0
michael_knight
(16.05.23)
evet, o yüzden derler ki, "oyu kimin verdiği değil, kimin saydığı önemlidir". Bu arada oy verdiğiniz sandık olmasına bile gerek yok.
Herhangi bir sandık da olabilir. Yani sizin sandığınızda tanıdığınız biri varsa, başka sandığı da takip edebilirsiniz.
Eskiden baktığımda apartmandakileri görebiliyordum şimdi göremiyorum.Sorun nedir?
Eskiden baktığımda apartmandakileri görebiliyordum şimdi göremiyorum.
Sorun nedir?
0
respect (13.05.23)
Sebebi bilmiyorum ama bende de durum öyle. İlk açıklandığı günlerde apartmandaki herkesi görmüştüm. Ondan bir hafta sonra baktığımda yazmıyordu. KVKK sebebiyle kaldırmışlardır herhalde diye düşündüm. Bir arkadaşıma sordum, onda da aynı şekildeydi.
30lu yaşlardan sonra kilo vermek zor, göbek kalır gibi bir söylem var. 30 yaşından sonra, kilodan kurtulup sağlıklı bir hayata geçiş yapan, başarıya ulaşan var mı ? motivasyonu nasıl sağladınız
30lu yaşlardan sonra kilo vermek zor, göbek kalır gibi bir söylem var. 30 yaşından sonra, kilodan kurtulup sağlıklı bir hayata geçiş yapan, başarıya ulaşan var mı ? motivasyonu nasıl sağladınız
0
kondansator (12.05.23)
kilo vermek zor degil aslinda aliskanliklari degistirmek zor. spor yapmadan sadece if diyeti yaparak da kilo verebilirsin.
0
buenosdias
(12.05.23)
30 yaşından sonra vücut duruyor mu bro? Vücuda giren kalorilerin %70'ini falan sadece vücut sıcaklığını sabitlemek için kullanıyor sistem, onun dışında dalağın böbreğin vs yine çalışıyor, aldığın kaloriler çoğunlukla buralarda kullanıyor. E biraz da hareket edip alman gerekenin altında kalori alırsan 100 yaşında da kilo verebilirsin. Hatta sana daha enteresan bir bilgi vereyim, son 10 yılda yapılan araştırmaların tümü yaşlılığın metabolizmanın çalışma şeklinde çok fazla etkisinin olmadığını gösteriyor. Yani "ben yaşlandım kilo veremiyorum bu yaştan sonra bu göbek gitmez" gibi şeyler sadece bahane.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
Daha önce böyle bir motivasyon kaynağı aradığımda bu adama rastlamıştım. 33 yaşında hayatını tamamen değiştiriyor ve uzun süredir fitness koçluğu yapıyor. İlham verici
michael hocam tabii verdiğin örnekteki elemanın çalışma azmini takdir ediyorum ama kendisinin 2:43 itibari ile steroid işine girdiği çok belli oluyor. Yani bu "ben yaptım siz de yapabilirsiniz" gibi bir şey çok olamaz bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
az yiyeceksin çok efor sarf edeceksin. alışkanlıklarından yavas yavas vaz geçecesin. bir süre sonra vücut bunları istemeyecek zaten.
0
koela
(12.05.23)
29 ile 30 arasinda ne bu kadar degisiyor olabilir ki? 25-30 arasi duzenli spor yapmadim, simdi yapiyorum. Haftada üc gün, hasta degilsem, agirlik calisiyorum, programi yapip eve donuyorum. Rutine donusturmek onemli iste.
Motivasyon? Benimki sakatlanan ve ameliyattan sonra cok uzun sure duzelmeyen dizimdi. Ben eski cardio-junkielerdenim ama fizyoterapistin yonlendirmesiyle Resistenz-Training yapmak zorunda oldugumun farkina vardim. Annem babam 60 yasin üstündeler, onlar da direnc egzersizlerine basladilar, hayat kaliteleri artti.
0
buf-e kür
(12.05.23)
Bir de motivasyon işi çok yalan dolan, bir işe motivasyon desteğiyle başlarsan motivasyon duygusu tamamen hormonların seni itelemesiyle alakalı bir süreç olduğu için kısa sürede hatta anlık olarak seni o işi yapmaktan da alıkoyabilir. O nedenle bunu motivasyonla değil görev bilinciyle yapmalısın. Misal sabah 6'da uyanıp işe giden insanlar var, bu kişiler motive olup mu gidiyor? Hayır. Gitmek zorunda oldukları için gidiyor. Sen de böyle çıkacaksın yola. Başarı motivasyonla gelmez disiplinle gelir. Hadi bakalım.
iş tamamen azim ve sabır. yaşın hiçbir önemi yok. her yaşta kilo veriliyor.
şeker, ekmek, makarna, pilav, aburcubur yersen kilo veremezsin. yemezsen verirsin. iş bu kadar basit.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.05.23)
Sportif faaliyetler olsun, sağlıklı beslenme faaliyetleri olsun severek yapılması gereken şeyler. Sevdiğin şeyi araştırır öğrenirsin, kendine uyarlar, daha çok seveceğin hale sokarsın. Neyi seveceğini denemeden bilemezsin, özen ve ilgi göstermeden de uzmanlaşamazsın. Yaş önemsiz, vücudumuz çok dayanıklı, limitlerini bilmiyor sadece insanlar.
0
hasmetizm 2046
(12.05.23)
"şeker, ekmek, makarna, pilav, aburcubur yersen kilo veremezsin. yemezsen verirsin. iş bu kadar basit."
Bence böyle bir durum yok bunları yerseniz de herhangi bir sorun yaşamazsın, kilo vermenin temeli kalori açığıdır, eğer fitness modeli falan değilseniz, "aburcubur yedim deri altımda biraz su birikti" gibi kaygılarınız yoksa bunları da kalori takibi yaparak, makroların bir kısmına entegre ederek tüketebilirsiniz.
Kaldı ki başta beyin ve sinir sistemi tamamen şekerle çalışmakla birlikte içorganlar da kısmen şekerden enerji üretir, onun dışında kas hareketleri için yine kastaki rezerv şeker ve gün içindeki kan şekeri ayarı için de karaciğerdeki rezerv şeker kullanılır, bunlar da pilavdan makarnadan gelir. Ha ben patlıcandan gelsin istiyorum derseniz her gün 3-5 kilo sebze yemek zorunda kalırsınız.
cocuklukta tip 1 diyabeti olan, 30unda bobrekleri gocen, 34unde coklu organ transplanti yapilmis, 48inde 3lu bypass ameliyati olan, 50sinde tiroidi alinis bir abla.
62 yasindan bugune, son 4 yildir vucut gelistirme ile ugrasiyor.
cok uzaklara gitmeyeyim, onlar yabanci onalrin kulturu farkli vs diyorsaniz facebook ve instagram'da "saglikli yasiyoruz" isimli bir sayfa var, sahipleri 65-70 yaslarinda bir turk cift. hayatlkari boyunca obez olup diyabet kolesterol gibi standart hastaliklarla bogusmuslar ve 60 yaslarinda saglikli yasamaya karar vermisler. beslenmelerini degistirdikten sonra 40 kusur yildir duzenli kullandiklari tum ilaclardan bir bir kurtulmuslar, cicek gibi yasiyorlar simdi. bu sayfanin tek basina turkiyeye saglikli beslenme ve yasam konusunda sagladigi fayda binlerce doktordan diyetisyenden daha fazla.
0
taurina
(12.05.23)
ne kadar boş vaktin olduğu ile alakalı ve fırsat bulup vaktide yemek yeyibilmek
0
bir soru sorcam
(13.05.23)
Ben burada şimdi kendi hikayemi anlatırdım da, @taurina'nin verdiği örnek de bir şey mi derdiniz yaşım ortaya çıksın istemiyorum.
30 yaş, her türden yeni başlangıç için çok erken bir yaş.
almanya'da gördügüm seyler: mon cheri, visne likörlü cikolata radler, limonatali bira medikal caylar renkli dudak nemlendiricisi kneipp ya da brut's bees (Abd) baleanin ayak kremleri
ispanya: el almendro, cikolata
yunan; korres ürünleri (boynerde var ama hem hepsi yok hem daha pahali)
0
wishmaythşngs
(12.05.23)
boş bir ürün olduğunu düşünsem de yine de lacroix'i (amerika) bayağı merak ediyorum.
Silahi orada mi veriyorlar, kendi silahinizi mi goturuyorsunuz? Orada veriyorlarsa neye guvenerek? Belki manyaksiniz.
Silahi orada mi veriyorlar, kendi silahinizi mi goturuyorsunuz? Orada veriyorlarsa neye guvenerek? Belki manyaksiniz.
0
unidentified floating object (11.05.23)
kendi silahımı da götürüyorum, oradan da alıyorum bazen. Orada kimliğini alıp kaydını vs yapıyorlar ve yanında da bir eğitmen/gözetmen oluyor. en azından benim gittiğim poligonda öyle.
0
rentts
(11.05.23)
poligonda silah da eğitim de verilir. amacı o zaten. kendi silahı olan adam dağ bayır bahçe filan gidip kendi kendine atış yapabilir veya avcılıkla uğraşabilir. silah vermeseler poligonların pek manası olmazdı diye düşünüyorum.
manyak adam poligonda en fazla bir kişiye sıkar biri müdahale etmeden ki silah kullanmayı iyi bilmiyorsa onu yapması da zor. poligona giden bir manyak muhtemelen silahı başka yerde kullanmayı hedefliyordur, o açıdan aslında manyaktan en güvenli olacağınız yer muhtemelen poligon.
0
mark greg sputnik
(12.05.23)
Tanımadığı insanları yaralayıp öldüren birinin eline ne geçebilir? Zarar verecek insan bunu oraya gitmeden de yapabilir. Gelen kişi zaten az çok belli eder kendini.
0
dissendium
(12.05.23)
Ben kendi silahım ve kendi fişeğimle gidiyorum, ama genel olarak poligonların kullanım oranı "poligon silahı" ile çok daha fazladır.
Tamamen tahmin yürütüyorum, kendi silahı ile gelen kişi oranı %20 civarındadır.
Fiyatlandırma da ona göre oluyor, ortalama olarak silah ve fişek poligondan atış başı 10 tl. Silah sizden fişek poligondan 6-7 tl, silah ve fişek sizden 2-3 tl gibi fiyatlar.
Kendi silahı ile giden adamın yanında kolay kolay görevli durmaz, ama silahı olup da acemi olduğu hissedilen misafir olursa dikkatli olurlar.
Poligonun silahını kullanacak olan misafirin yanında mutlaka görevli durur, daha önce poligon silahı ile intihar olayları oldu maalesef.
Yani gelip de o silahla sağa sola sıkmaz ama intihar ihtimali var maalesef.
Edit:
"kendi silahı olan adam dağ bayır bahçe filan gidip kendi kendine atış yapabilir "
maalesef o öyle olmuyor, büyük şehirlerde bu olay imkansıza yakın.
0
John Bloor
(12.05.23)
Öyle düşünürsek herhangi bir arabayla da insan öldürmek çok kolay, kimseye ehliyet vermesinler mi? Hatta 3-4 katlı bir apartmanın balkonundan atacağınız ağır bir obje de rahatlıkla biri öldürebilir. Bunların hepsini yasaklayamayız ki.
0
michael_knight
(12.05.23)
Ne yasagi kim dedi yasak? :) ben kendini vurmak isteyenleri dusunerek sormustum nitekim oluyormus da oyle seyler.
hangisini almalıyımev 140 metrekareyerlerde çok fazla uzun saç birikiyorhalı çok fazla varmop olsa iyi olur ama şart değil süpürme performansı önemli deneyimleriniz ve tavsiyelerinize açığım..
hangisini almalıyım ev 140 metrekare yerlerde çok fazla uzun saç birikiyor halı çok fazla var mop olsa iyi olur ama şart değil süpürme performansı önemli
deneyimleriniz ve tavsiyelerinize açığım..
0
iwillsee (11.05.23)
Roborock S7'dan cok memnunum.
0
twelfth
(11.05.23)
kime sorsam roborock dedi s7 ben hala şüpheli yaklaşıyorum evcil hayvan varsa çok şe yaramıyormuş
0
eja
(11.05.23)
Çevremde herkes roborock'tan memnunken yakın zaman önce süpürgesi bozulan akrabam parasıyla dahi tamir yaptıramadı xiaomi servisinden epey şikayetçiydi.
0
hedep
(11.05.23)
roborocku xiaomi yapıyor. bende xiaomi var bir daha alırsam irobot alırım. birincisi çok sağlam ikincisi motor gücü bence daha iyi. benim xiaomi 2 kere servise gitti.
0
mikahakkinen
(11.05.23)
roborock q7 max kullanıcısıyım memnunum irobot kullanmadım çevremde de kullanan yok
0
alaimisema
(11.05.23)
Hangisi engellerle, halılarla daha iyi geçiniyorsa onu alın derim. Temizlik performansı olarak zaten çoğu model yaklaşık aynı. En iyisiyle en kötüsü arasındaki fark olsun olsun %10'dur ki bunların ikisi de düzgün markalar fark çok daha azdır.
Kaç santimetlrelik engelleri aşabildiği gibi bir bilgi olmalı, ona dikkat ederek alın bence çünkü robot süpürge alınca en çok can sıkan şey o oluyor.
Roborock s6V ve kameralı diğer markaların modelleri iddia ettikleri gibi engelleri (çorap, ayakkabı, kablo) tanıyıp da onlardan kaçınabilseydi onlardan almak iyi olurdu ama sanırım hiçbiri bunu tam da beceremiyor henüz.
0
michael_knight
(11.05.23)
roborock bu piyasanın nokia 3310'udur. görevini yapar, zor bozulur, kolay kullanılır.
irobot üst klasmandır, robot süpürgelerin ata markasıdır. ancak özellikleri çok çeşitli, alırken dikkat etmeniz gerekiyor. mesela irobot-3'te haritalama özelliği yok.
roborock alırsanız stabil çalışır. dertsiz tasasız kullanırsınız.
roborock ayrı bir firma, s4 serisini xiaomi için üretmişti. sonradan xiaomi için üretimi bıraktı. zaten başlı başına iyi bir firmaydı önceden de.
tavsiyem s5max'tan başlayarak yukarı doğru en uygun roborock modelini almanız.
0
artci sarsinti
(11.05.23)
irobot kullanıyorum ve para tuzağı diyorum. çinlilerin aletleri daha iyi.
19 Mayıs Bayram ile birlikte 3 tam gün boslugumuz var, eşimle denize girilebilecek uygun fiyatlı kalınabilecek(pansiyon, hostel vb) denizi ve havası o dönemde soğuk olmayan nereleri önerirsiniz? Antalya tarafına sıcak bakıyoruz ama tam lokasyon belirleyemedik henüz, gezilebilecek yerler de olursa se
19 Mayıs Bayram ile birlikte 3 tam gün boslugumuz var, eşimle denize girilebilecek uygun fiyatlı kalınabilecek(pansiyon, hostel vb) denizi ve havası o dönemde soğuk olmayan nereleri önerirsiniz? Antalya tarafına sıcak bakıyoruz ama tam lokasyon belirleyemedik henüz, gezilebilecek yerler de olursa seviniriz
0
adventchant (09.05.23)
Antalya denize girme havasi yok hocam
0
ala09
(09.05.23)
Antalya Kaleiçi'ni öneririm.
3-4 yıl önce 19 Mayıs'ta böyle bir kaçamak yapıp çok memnun kalmıştım. Antalya Kaleiçi'nde Mediterra Art Otel'de kalmıştık. Yine Kaleiçi'nde "Mermerli Plajı" var. Oradan denize girmiştik. Ama denizin sıcaklığı çok da yüksek değildi. Ben soğuk denizde yüzmeyi de severim ama orada o tarihte çok rahat etmediğimi hatırlıyorum. Güneşli günlerdi ama belki o yıl 19 Mayıs'te deniz henüz ısınmamıştı, bilemiyorum.
Anladığım kadarıyla o bölgedeki otellerin kalitesi, servisi yaklaşık olarak birbirine yakın. Hangisinin puanı iyi, fiyatı uygunsa tercih edebilirsiniz. Bütçenize göre daha ucuz veya daha pahalı seçenekleri de olsa gerek. Aynı bölgede Role Street Hostel'de de kalmıştım. İki kişilik odaları çok rahat olmasa da farklı, düşünülerek tasarlanmış mekanlar. Biraz kalabalık, gürültülü bir yer ama iki gece kalmak için o da iyi bir tercih olabilir. Daha canlı bir mekandı benim gördüğüm kadarıyla.
Kaleiçi restoranlarıyla, mağazalarıyla, havasıyla 2 günlük bir tatil için çok güzel bir yer. Havaalanından tramvayla belli bir noktaya kadar gelip kısa bir yürüyüşle otele de ulaşabiliyorsunuz.
Şimdiden iyi tatiller,
0
michael_knight
(09.05.23)
@ala09 Nisan'da arkadaslarim Antalya'da denize girmişti Mayıs sonu daha iyi olmaz mı?
Bankalar şu an 300 bin tl üzeri konut kredisi vermiyor malum. Bir inşaat şirketinin projesi üzerinden 1.42% faiz ile 5 milyon üzeri kredi alabiliyorum. Vade 10 yıl. Seçim sonrası faizlerin yükselme olasılığını düşünürsek şu an bu kredi oranıyla ev aldığım için seçimden sonra dua mı ederim yoksa pişm
Bankalar şu an 300 bin tl üzeri konut kredisi vermiyor malum. Bir inşaat şirketinin projesi üzerinden 1.42% faiz ile 5 milyon üzeri kredi alabiliyorum. Vade 10 yıl. Seçim sonrası faizlerin yükselme olasılığını düşünürsek şu an bu kredi oranıyla ev aldığım için seçimden sonra dua mı ederim yoksa pişman mı olurum? Ev fiyatları düşer mi? Daha düşük oranlı krediler çıkar mı? Ne dersiniz?
0
blackidom (09.05.23)
ev fiyatları düşeyazacak(5 milyonluk ev 3 milyon olmaz 4 - 4,5 olur maks) araba fiyatları artacak dolar eur altın artacak mevduat faizleri artacak kredi faizleri artacak diye düşünüyorum.
aldığınız kredi faizi çok iyi, ödeme gücünüz varsa ve devamlılığın riski yoksa alınıp ödenmeye başlayabilir. seçim sonrası %3 leri konuşabiliriz.
0
erty_ksk
(09.05.23)
faiz kadar aldığın evin ücreti önemli. 2 milyon edecek eve 7 milyon veriyorsan düşük faizle alıyor olmanın bir manası yok, müteahhitler faizi düşük gösterip parayı ücrete yediriyor.
0
roket adam
(09.05.23)
Yakın zamana kadar Akbank'ın konut kredi faiz oranı 1,79 idi, seçim haftası yani şu an 2,20'lerde. Enflasyon sorunu çözülmediği sürece faizlerin inmesini beklememek lazım. Mevcut iktidar bu konuyu çözme niyetinde değil, değişim olması durumunda ise sorunun çözülmesi ancak orta-uzun vadede olabilir. Yani 1,42 gibi bir oran şu an en uygun kamu bankasından bir tık yukarıda, yani çok uygun. Bu oranı bir daha bulmak çoook zor.
Ev fiyatları düşer mi sorusunun cevabı kolay değil. Yeni yapılan, nitelikli, sağlam konut projelerine talep hiçbir zaman düşmüyor dolayısıyla fiyatların da düşmesini beklememek lazım. Yeni ve nitelikli konut arzı da yükselmiyor. Öte yandan çok eski ve sağlamlığı şüpheli binaların satışlarının problemli olduğunu duymuştum, muhtemelen ucuza gidiyorlardır. Seninki o sınıfa girmiyor.
Emlakta bugüne dek beklediğim/ertelediğim her gün bana zarar olarak geri döndü. Oturum amaçlıysa hiç beklenmemeli. Yatırım amaçlıysa ben olsam olabildiğince uzun vadeli TL cinsinden kredi kullanır, yavaş yavaş öderim. Konutun kira getirisi uzun vadede kredi faizini karşılıyor (kendi aldığım konutta hesapladım). Seçimden sonra döviz kurunun yükselişe geçeceğinden kimsenin şüphesi yok. Buna paralel herşeyin fiyatı artacaktır. Konut neden düşsün, sebep bulamıyorum.
0
Lethe
(09.05.23)
1.42 güzel oran
0
jelly bear
(09.05.23)
abi bu ev fiyatlari dusecek diyenler kim? konut arz tarafinda zaten problem vardi ustune bir de depremde 700bin konut kaybi var diyorlar simdi, talep tarafi da yuksek hala bu durumda nasil dusecek fiyatlar biri bana anlatsin. havadan bir milyon konut mu gelecek ulkeye? secim sonrasi dolarin yukselecegini de sokaktaki emmiler bile soyluyor, dolayisiyla insaat maliyetleri de yukselecek ama konut fiyatlari dusecek diyorlar garip. bir de yaklasik 1 sene sonra belediye secimleri var, iktidar degisikligi olsa bile ben secime kadar cok sıkı ekonomik tedbirler alacagini dusunmuyorum. sıkı tedbirler durgunluk getirir piyasaya o da insanlarda huzursuzluk yaratir ve millet ittifaki elindeki buyuk sehirleri bile kaybedebilir o zaman. faizler falan bir miktar artar ama eger secilebilirlerse pozitif algıya oynayacaklar ilk aşamada.
Ben su an maximum taksitle alabilecegim her seyi aliyorum. Genellikle teknoloji urunlerine bakiyorum. siz guzel bir kredi orani yakalamissiniz bence dusunun derim. bu arada ayni muhabbet ikinci el otomobiller icin ilk arabami aldigim 2010 yilindan beri var.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.05.23)
Bence iyi fikir kredi kullanmak, oran da güzel. Ülkenin iyiye gitmediğini düşünüyorum.
Ama aklınıza gelmediyse hatırlatmak isterim ki bankadan konut kredisi kullandığınızda eğer faizler düşerse yeniden yapılandırabiliyorsunuz. Sizin alacağınız yerde yeniden yapılandırma şansınız olmayacaktır herhalde. Karar verirken bunu da hesaba katın.
Olur da Türkiye bir anda şahlanırsa (hiç sanmıyorum) faizler %1 seviyelerine düşerse sonra pişman olmayın. %1,42'den kredi kullanacağınız evin satış fiyatı doğru bir değer mi ona da dikkat etmeyi unutmayın. 5 milyonluk evi 6 milyona satıyorlarsa belki de pahalı krediyi kullanmak daha ucuza gelecek.
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalış
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.
Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.
Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalıştığımız iş arkadaşımız o şirkette 25 yılını doldurduğu için 25 yıllık tazminat alırken biz 5 yıllık tazminat alıyoruz.
Bu sistem saçma değil mi arkadaşlar?
Ben kendimi geliştirmek adına 500 tane işte çalışayım burada memur gibi çalışan adam benden fazla para alsın?
Ne diyorsunuz?
0
karayel (08.05.23)
Mevcut haliyle saçma değil çünkü kıdem tazminatını şirket ödüyor. Düşününce sadece 5 yıl çalıştığınız şirketin size 25 yıllık tazminat ödemesi saçma olurdu. Hükümet aslında bunu değiştirmeye ve kıdem tazminatını devlette biriktirecek bir sisteme geçmeye çalıştı; ancak oradaki sorun da şuydu, toplamda ödenecek tutar düşüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kıdem tazminatından faydalanma şartı da işten ayrılmadan çok sadece emeklilikte ödenecek şekle getiriliyordu; böylelikle işçi işsizliğe karşı maddi açıdan daha korunmasız kalırken işveren hali hazırda kıdem tazminatını işçinin çalıştığı süreye göre ödediği için işçiyi daha kolay gözden çıkartabiliyordu.
Özetle; mevcut sistem mükemmel değil ancak bunu "Her çalışılan yıl için sistemde para biriksin, böylelikle iş değiştirildiğinde kıdem sıfırlanmasın" şekline getireceksek de işçinin ne kazandığı, ne kaybettiği iyice tartışılmalı.
0
salihdt
(08.05.23)
Saçma değil. Kıdem tazminatının "ek para alma hakkı" değil işler yolunda gitmezse diye orada duran bir "güvence" olduğunu düşünürseniz neden saçma olmadığını anlarsınız.
Patron yönünden de bakmayı deneyin. 25 yıldır güvenilir bir şekilde her zaman şirketinizde çalışmış birinin olması o firma ve patron için çok kıymetlidir. Patrona sorsak 25 değil 50 yıllık tazminat vereyim de böyle çalışanlarım olacağına emin olayım der.
Siz kendinizi geliştirmek için 500 tane işte çalışırken her iş değiştirmenizde 10 dolar fazla veren şirkete geçtiyseniz o diğer arkadaşınızdan 5000 dolar daha fazla kazanıyor olursunuz. Bu da zaten 4-5 ay içerisinde o şanslı arkadaşınızın çalışma hayatı boyunca sadece 1 defa alacağı paradan daha fazla para eder. Konuya baktığınız yeri değiştirin.
0
michael_knight
(08.05.23)
asiri sacma bir bakis acisi. bu durum sizi koruma amacli bir sey aslinda.
is yeri degistiriyorsaniz zaten maas artisiniz vardir. 10% diyelim. bu zaten yillik 1 maas skalasinin üzerine cikariyor kaybinizi.
kendinizi gelistirmeniz size fayda saglar ve daha iyi kazanmaniza neden olmali. bu da size finansal cikar sagliyor. degistirdiginiz is cikmaniza degmiyorsa cikmayin.
ben yönetim danismanligi yapiyorum, isten cikacak kisileri belirlerken mesela bu bir kistas benim icin. 25 yildir sirkette olan birinin katkisi ile 3 senedir orada olan bir degil. duruma, sektöre, kisiye bagli olaran 25 maaslik tazminat para findik fistik parasi gelir, 3 yillik calisani tutup, 25 yilligi cikarirken. ben genelde dinamizmden yanayim ama bunu hesaplarken dikkat etmek lazim.
az önce twitter'da bir video gördüm. tam tıklayacaktım sayfa güncenllendi kaybettim. ekrem imamoğlu'na benzeyen biri vardı. sanırım siyasetçiydi. an itibariyle bayrampaşa haldeyiz tarzı bir şey yazıyordu. gören, bilen var mı bu videoyu? aradım ama bulamadım.
az önce twitter'da bir video gördüm. tam tıklayacaktım sayfa güncenllendi kaybettim. ekrem imamoğlu'na benzeyen biri vardı. sanırım siyasetçiydi. an itibariyle bayrampaşa haldeyiz tarzı bir şey yazıyordu. gören, bilen var mı bu videoyu? aradım ama bulamadım.
0
hknty (05.05.23)
Beylikdüzü Belediye Başkanı olsa gerek. twitter.com
Başka benzerleri ilginizi çekerse hepsini toparlamışlar şurada: twitter.com
Polyglot oldugunu soyleyen 10 dil konusuyorum diyen insanlar hakkinda
Slynmaster
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
0
Slynmaster (04.05.23)
Bazilar 20+ dilden bahsediyor mesela
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
Saygı duyup takdir ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
Çok ilginç bir hobisi var, beyni çoğumuzdan farklı çalışıyor olsa gerek. İlginç tabi ama ben çok samimi arkadaşlık kurmayayım. Garip bir insan olsa gerek. Cinstir.
0
michael_knight
(04.05.23)
baska ne is yapiyolar nerden para kazaniyolar hepsini de cook iyi bildiklerini düsünmüyorum
0
sonsuz
(04.05.23)
Çok seksi buluyorum
0
vedatchilipeppers
(04.05.23)
Fabulos Tiger Chicky Face 7 dil biliyormuş.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
romence tarihi latince desek, biraz kasan ispanyolca - italyanca - fransızca - portekizce biliyor. üstüne ingilizce ekle, etti 6 ana dilinle beraber. biraz daha kas almanca öğren, 7'yi buluyorsun. romen bir arkadaşım var böyle :)
0
rain when i die
(04.05.23)
başka işim olmasa ben de yaparım diyorum :)
0
gabe h coud
(04.05.23)
Cok da abartmamak lazim sen lisede endoplazmik retikulumun gorevini ezberlerken o kisi baska bir dil ogreniyordu belki. Senin bir daha endoplazmik retikulumla hayatim boyunca isin olmadi, ama o kisi filmde, sarkida, seyahatinde vs bu dili kullandi, isine yaradi, oyle dusun.
Bir de cogu kolpaci. Mesela turist olarak ben de Italya'da isimi gorurum: restoranda yemek soyleme, small talk, yol sorma vs. Ama italyanca biliyorum demem aha iste bunlar ona Italyanca biliyorum diyor.
0
freedonia
(04.05.23)
10 dili temel seviyede biliyor olabilir. Aç kalmaz ve adres bulabilir ama çalışacak kadar bilmiyordur. Bunu yapabilen çok az kişi vardır zaten.
0
nawar
(04.05.23)
insanlar ayni anda en fazla 3 farkli dili efektif olarak kullanabilir zaten.
Mesela kendi üzerinde test et, en iyi bildigin dille gün içinde en çok ne yapabilirdin diye.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
beynin bu işlerle ilgilenen kısmı baya gelişmiş olur. muhtemelen diğer fonsiyonlar hafif geriler. beynin toplam çalışma kapasitesi var bence.
bir de bu dilleri kullanıyor olması lazım çünkü zamanla geriler.
0
vizivozo
(04.05.23)
Hakkını vererek yapanlar var da bazıları kendine polyglot. E bunun katma değeri nedir? Ne iş yapacak bunca dili bilerek? Çok iyi bir satışçı olabilir mesela veya turist rehberi. Demem o ki, bir meslekle birleştirdiğin takdirde süper bir şey. Benim polyglot tanıdığım Levanten bir mühendis. 8 dili ana dili seviyesinde biliyor, yazışma yapabiliyordu.
0
SiyamkedisiZorro
(04.05.23)
7 dil bilen mimar bir arkadaşım vardı. İki çocuklarını da aynı şekilde yetiştirdiler. Gardner' ın Çoklu Zeka Kuramı' nı inceleyebilirsiniz.
0
from where i ride
(04.05.23)
Ben kendimde dil ogrenmekte oldugumdan bazilarini takip ediyorum cok nadir sertifika alip seviyem su diyen var. Anladigim kadariyla genel sohbeti ogreniyorlar daha cok. İsin seviye ispati konusunda cogunda sanmiyorum sertifika sinav sonucu falan olsun
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
tanıdığım max seviyedeki teyzem. 7 dil biliyor. onunki diğerlerinden daha doğal geliyor. anne hırvat, baba türk, isviçrede yaşıyor. 2 aileden 3 devletten 5 dil havadan geliyor yani öğrenmek için sebepleri var, aktif kullanabileceği alanlar yakın. okulda ingiliz bi hoca var o da polyglot olmak için aşırı çaba gösteriyor şu an hem türkiyede yaşayıp aynı zamanda arapça çalışıyor :d ee arapça pratiği de yapsa yapsa istanbulda yaparsın. 4 dil bilen arkim instada biosuna yazıyor POLYGLOT diye :o o kadar a1-a2 seviyesinde kaldıklarını düşünmüyorum günlük dili anlamak ve konuşmak hayli çaba isteyen bir iş. 1 sene ingilizce konuşmadım diye kem küm ediyorum en basit cümlede. sürekli arapça ing karışık konuşuyorum yani ikisini de konuşamıyorum. kitap okumayınca türkçe bile konuşamıyorum. dili uyanık tutmak büyük iş. bazen böyle eğitimli ve zeki insanları "obortmaya gerek yok" diye geçiştiriyoruz ama toplum ortalaması aşırı düşük. o yüzden 1 yabancı dil bile akıcı konuşan kişiyi takdir ederim ve özenirim. paraya dönüştürmesi şart değil. bireysel okumaları bile kişiye çok şey katar
0
ala09
(04.05.23)
Alınmasınlar ama bence boş iş. Almanca gibi sağlam bir dili orta seviyede bilen kişiye daha çok saygı duyarım.
0
dissendium
(04.05.23)
bence güzel birsey, ama bazi diller ayni. bizim komusumuz italyanca ögretmeniydi ve bes dil biliyorum diye hava atardi bana sacma geliyor, yani o bes dil it, portekizce, ispanyolca, ingilizce, fransizca. eger yapi ve kelime olarak farkli dillerse o zaman gercekten saygi duyarim.
bir de ben rusca kursuna gitmistim, ruslarla iletisim kurabiliyorum. almanya'da almanca ögrendim, günlük hayatta almanca anlasiyorum. ama sorsan almanca future tense nedir diye? bilmem. simdi ben türkce haric 3 dil mi biliyorum? bence nein.
bazilari temel seviyede ögrenip hava basiyor yani ona bakarsak antalya'da bakkallarda dört dil konusuyor.
0
wishmaythşngs
(04.05.23)
evet Fransızca + ispanyolca + italyanca + portekizce aynı aileden benzer gramer ve kelime var fakat buda kardeşim acayip kafa karıştıran birşey. çok benzer kelimeler var mesela insan paso karıştırır.
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgilerBeykozBeyoğluSarıyerKüçükçekmeceKağıthaneÜmraniyeBahçelievlerAvcılarBağcılarSanca
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgiler
Mahalleler önemli. Mesela Beyoğlu muhtemelen sizi zorlayacak bir veli profiline sahiptir.
Sancaktepe, Esenler gibi merkeze fazlasıyla uzak yerlere hiç yanaşmayın. İnsanlar senelerce oralarda çakılı kalıp tayin kovalamaya çalışıyor.
Ümraniye’deki mahallelere bakılabilir, potansiyel var gibi.
Başakşehir’den de uzak dururdum.
Beykoz çok büyük alan. Yine mahalleye göre değişir. Fakat ben tercih etmezdim. Kırsal yerleri çok.
Kağıthane velisi de zorlar gibi geliyor.
Sarıyer’e de bakabilirsiniz.
Diğer yerleri bilmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(04.05.23)
avrupa yakası daha kalabalık, her türlü anadolu yakası derdim.
Beykoz en mantıklısı gözüküyor. Avrupa yakası için ise Sarıyer
0
nuisance
(04.05.23)
Beyoğlu'nun yarısı çok iyi yarısı çok kötü mahallelerden oluşuyor. Tayin için açık olan yerler büyük ihtimalle kötü taraflarıdır. Tüm ailesi uyuştucu satışıyla, başka kriminal işlerle geçinen çocukların öğretmeni olmak zorunda kalabilirsiniz.
Bu listeden en seçilecek yer Sarıyer, onu Ümraniye, Kağıthane ve Beykoz takip ediyor sırasıyla. Ama yine de hangi mahallede hangi okul olduğu bu ilçelerde bile belirleyici.
Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Sancaktepe, Başakşehir, Güngören, Esenler ve Bahçelievler İstanbul'un İstanbul gibi olduğu yerlere uzak semtler. İstanbul dışındaki bir şehirde bu ilçelere göre daha İstanbul bir hayat yasamanız olası.
Sancaktepe'de eğer güzel bir kira verirseniz havuzlu, spor salonlu güzel bir sitede yaşayabilir ve okul nerede olursa olsun okuldan sonra daha temiz, düzenli (belki de sıkıcı) bir hayata kavuşabilirsiniz.
Arabanız olup olmadığı, bekar veya aile olmanız gibi durumlar da tercihiniz üzerinde etkili olabilir. Fikir alırken bunları da belirtmenizi öneririm. Mesela bekar bir insan Beyoğlu'nda kendine daha keyifli bir hayat kurabilir ama çocuklu bir insan için çirkin bir hayat olur Beyoğlu genel olarak. Parkları, oyun alanları diğer semtlere göre daha az. Kafeleri, barları, tarihi yerleri, sosyal hayatı diğer semtlerden daha fazla.
0
michael_knight
(04.05.23)
araba varsa sarıyer ve beykoz güzel
bahçelievler/bakırköy de sakin yerler var toplu taşımaya da yakın listede olmayan fatih ve üsküdar merkezleri yine canlı, ulaşım sorunu olmayan yerler tabi düzgün mah. seçmek gerekiyor
0
bir soru sorcam
(04.05.23)
beykoz'dan riva'ya ulaşım nasıl acaba, bilginiz var mı?
0
🌸kolunu bukerim ama
(04.05.23)
bunlar arasında net beykoz. daha sakin ve stressiz bir yaşantın olur. listedeki yerlerin çoğu hem kalabalık, hem insan kalitesi açısından korkunç bölgeler.
0
sir gawain
(04.05.23)
Ben de Beykoz ve Sariyer diyorum. Diger yerlerde akil sagliginizi korumaniz cok zor.
0
balpolen
(04.05.23)
mahalle bazında seçme şansınız varsa bahçelievler ilçesinin bahçelievler mahallesini hem yaşam hem okul öğretmenliği olarak tavsiye ederdim. diğer mahallelerinin esenler'deki, bağcılar'daki mahallelerden farkı yok. genel ilçe bazında sarıyer ve beykoz diğerlerinin çok önünde.
0
Piyano piyano bacaksız
(04.05.23)
istanbulda ilçe söylemek çok bir şey ifade etmiyor bana göre. şişli'de çalışıyorum 4 okul yan yana bazıları aşırı zengin, bazıları mülteci, bazıları roman. avr yakası geneli böyledir diye düşünüyorum. yine de beyoğlu'na hala sempatik bakıyorum. ist göbeği zaten ulaşım gibi bi dert yok ev ve okul yakın olursa ulaşım tercih etmezsin her saat yürüyerek ulaşım sağlanabilir. sonrasında sarıyer olabilir. sarıyerde ulaşım sağlarsın ama karşısındaki beykoz...ımm beykoz bayağı köy. aile binaları. akşam olunca araç bulamazsın. ancak müstakil evinde araban varsa yaşaman kolay olabilir. aksi halde sabah sokak köpekleri yüzüne yüzüne havlar korkmasan da korkarsın. otobüs bekleme olayı yıpratır. iklim bile değişiyor orada. listeyi illa ki donatmak lazımsa şişli'deki durumdan bazen şikayetlenmeme rağmen 1. tercihim kesinlikle beyoğlu olurdu. hele kira derdi yoksa miss 2- sarıyer; sarıyer dediysek ayazağa demedik, hacıosman metrosu dolayları 3- ümraniye; burda konum muhim ama geneline ulaşım var. ayaklı akp, öyle bir semt. ama yabancı nufus avr yakasındaki kadar yoktur. 4- bahçelievler; buranın elit bölgesi çok iyi. ulaşım 7/24 vardır. tr gelen göcmenlerin ilk adresi Yenibosna'ya komşu 5- beykoz; sosyal ortam yok. her şeye rağmen yeşillikli ve sakin bir muhit. yazın börtü böcek olur.
ilk atama sanırım bu. iyi okullar açılmış dediler. hakkınızda hayırlısı olsun
not: 3 ve 4 arasında kararsız kaldım. okula göre değerlendirebilirsiniz.
0
ala09
(04.05.23)
Beykoz haricinde geri kalan hiç bir yer bana göre istanbul değil. Beykoz da merkezi noktalara uzak ama en azından daha huzurlu ve karadenizli mahalle kültürü olan bir bölge.
Bir avukat davayı kaybederse, müvekkilin ödeyeceği ücret nedir?Asgari ücret tarifesindeki avukatlık ücretini mi ödeyecek?Ya da davayı kaybetse de kazansa da aynı ücret mi ödeniyor?Teşekkürler.
Bir avukat davayı kaybederse, müvekkilin ödeyeceği ücret nedir?
Asgari ücret tarifesindeki avukatlık ücretini mi ödeyecek?
Ya da davayı kaybetse de kazansa da aynı ücret mi ödeniyor?
Teşekkürler.
0
summerof69 (04.05.23)
kazansa da kaybetse de aynı ücret ödenir. avukat ile yapılan bir vekalet sözleşmesidir. verdiğiniz ücret sonuç için değil vekillik yaptığı için ödendiği için her halükarda ödenir
0
paintov
(04.05.23)
asıl kural, dava öncesi avukat kazanılması veya kaybedilmesinden bağımsız olarak ücretini belirler ve ücretini müvekkilden alır. bu müvekkil-avukat arasındaki ücrettir. eğer avukat davayı kazanırsa ayrıca karşı taraftan asgari ücret tarifesinde belirtilen avukatlık ücretini alır. eğer dava kaybedilirse, müvekkil avukat ile olan anlaşmaya göre yine ücretini öder, ancak karşı tarafın avukat ücretini (asgari ücret tarifesine göre) ayrı olarak öder. bazı avukatlar, dava kazanılması halinde davada kazanılan bedelin %15'i vb. gibi anlaşmalar yapabilmektedir. bu halde dava kaybedilirse eğer ücretini ona göre belirler, sonuçta kazanılması ya da kaybedilmesi halinde avukatın bir emeği/çalışması vardır, ödediğiniz ücret buna mukabildir.
0
wendyangelamoiradarling
(04.05.23)
Avukat ile önceden ne anlaştıysanız o ödenir. Kazanması veya kaybetmesi ödeyeceğiniz ücreti değiştirmez.
Ama mesela iş mahkemelerindeki tazminat davaları, bazı miras davaları gibi davalarda ücret+kazanılacak paradan komisyon veya sadece kazanılacak paradan komisyon şeklinde anlaşmalar da oluyor. Bu durumda mesela ücret istemediyse davayı kaybederse para da almamış oluyor avukat (mahkeme masrafları, harçlar vs. gibi ücretleri siz ödüyorsunuz elbette)
Onun dışında davayı kazanınca kaybeden "karşı tarafın avukat ücretini" ödemek zorunda kalıyor, o parayı da avukat alıyor sanırım.
Özetlersem genellikle kazansa da kaybetse aynı ücret ödenir ama farklı davalarda farklı anlaşmalar da yapılabilir.
0
michael_knight
(04.05.23)
Avukatların ücretsiz çalışması kanun ile yasaktır. Bu nedenle dava kazanılsa da kaybedilse de aynı ücreti alırlar.
0
photo85
(04.05.23)
@yap desem yapmazsin he, bu durumda davayı kazanınca ödediğimiz para geri gelmiyor mu?
0
Kahvedesu
(04.05.23)
hayır gelmez. ödediğiniz ücret sizi temsil etmesi karşısında ödediği ücret olduğu için kazanma kaybetme bunu değiştirmez.
Yapılan yanlış karşı tarafın yüzüne söylenmeli mi?
sassot
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor. Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. y
Çevremde hiç böyle bir hareket görmedim. İki kişiden biri , öbürüne bir olaydan dolayı ya da karşı tarafın söylediği bir şeyden dolayı içerlemiş ama gidip ona sen bana şöyle şöyle söyledin ya da yaptın demiyor.
Olması gereken bu mu? biri bana yanlış yapınca ben gidip neden böyle yaptın vs diyorum. ya da biri bana kötülük yaptığında yüzüne vuruyorum sen böyle kötü bir insansın diyorum.
0
sassot (04.05.23)
ben anında söylüyorum. kötü bir insansın denmez.
bu yaptığın yanlış. yapma.
denir.
0
alperz
(04.05.23)
Doğru-yanlış, haklı-haksız bizim olaylar ya da kişiler üzerine düşüncelerimizdir. Karşımdaki insanın, eylemlerinin sorumluluğunu almasını istiyorsam;bendeki karşılığını nasıl hissettiğimi anlatarak açıklıyorum. ".... hareketin yüzünden sen kötüsün." demek, karşıdaki insana utanç, suçluluk ya da öfke hissettirir. Empati ile yaklaşınca, karşı tarafta da bunu deniyor ve etkisi daha güçlü oluyor.
0
from where i ride
(04.05.23)
Kişiden değil eylemden veya sözden bahsederek söylemek verimli olur. Kişiye kötüsün demek savunmaya veya saldırıya geçmesini sağlar ve dediğini duymaz, boşa anlatırsın yani. Şiddetsiz iletişimde 4 adım öğrenir herkes önce. Gözlem duygu ihtiyaç ve rica. Dilden şiddeti çıkarmak, görülmek, duyulmak ve dinleyebilmek için.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
Her zaman böyle davranmak olmaz. Bazı şeyler meselenin doğası gereği zamana bırakılır veya karşı tarafın gerçek manada pişmanlığıdan dolayı affedilir.
Yer,zaman,içinde bulunulan genel durum ve ileride zuhur edecek şeyler hesaba katıldığında her zaman her doğru söylenmez.
0
diyecevaplandı
(04.05.23)
Söylenmeli, her şeyin de bir usulü var.
Ne kadar zarar gördüğünüze göre uygun bir tonda ve biçimde söylenir. Bunun kesin bir formülü yok ne yazık ki.
Her durumda aynı tonu kullanmak gelecekteki ciddiye alınma kabiliyetini etkiliyor insanın. Bir noktadan sonra eğer aynı çevre içindeyseniz "o öyledir takma" muhabbeti dönmeye başlar. Siz de derdinizi anlatamamaya başlarsınız. Dozu iyi ayarlamak lazım.
0
akhenaten
(04.05.23)
Söylenmeli. Eğer konuyu umursamıyorsanız söylemeyin elbette. Ama sizin için önemliyse söylenmeli. Söylememek o kişiye karşı da haksızlık yapmak oluyor bence.
Söylerken de "sen kötü bir insansın" şeklinde onu suçlayacak şekilde değil "bu hareketin benim böyle düşünmeme/hissetmeme sebep oldu. Bunu yapmaktaki amacının şu olduğunu tahmin ettim. Doğrusu nedir?" gibi sizin yaşadığınızı tarif eden ve tahminlerinizin doğru olup olmadığını soran, ona açıklama şansı veren bir şekil daha uygun olur
Karşımızdakinin iyi niyetle yaptığı bir hareketi kötü zannetmemiz sık yaşanan bir durum.
Karşımızdaki kişi "ben şu sebeple, şöyle düşünerek o hareketi" yaptım dedikten sonra da karşıdaki insanın beyanını esas almalısınız. "O bana öyle söyledi ama ben biliyorum asıl sebebi buydu" diyerek içinizde sinirlenmeye devam etmeyin. Aklınıza yatmazsa ilişkinize devam etmezsiniz.
Merhaba, evinize 2 haftada bir gelen yardımcı için ne kadar ücret ödüyorsunuz ve neler yaptırıyorsunuz ? 1 çeşit yemek, ütü ve silme süpürme olacak bizde cam silme yok. Genel bir fiyat belirleyebilmek için soruyorum
Merhaba, evinize 2 haftada bir gelen yardımcı için ne kadar ücret ödüyorsunuz ve neler yaptırıyorsunuz ? 1 çeşit yemek, ütü ve silme süpürme olacak bizde cam silme yok. Genel bir fiyat belirleyebilmek için soruyorum
0
bradfords (03.05.23)
1+1 600 tl 4+1 1000 tl
0
gabe h coud
(03.05.23)
yapılacak işe göre değişiyor. 2+1 400, cam, duvar ve halı silmeler girerse işin içine artıyor 200.
0
sanemz
(03.05.23)
500 TL.
400 TL'ydi, Ocak ayında 500 TL'ye yükselttik. Geldiğinde yemek sipariş ediyor veya hazırlıyorduk. 15 günde bir geliyordu. "Haftada bir gel, iki çeşit yemek ve bir de pilav-makarna yap" şeklinde anlaştık. Yemek siparişi veya hazırlaması da yapmıyoruz onun için. Ütü işini çok sevmese de yapıyor. Bir akrabamıza daha gidiyor, onda 20 parça civarında ütü yaptığını gördüm.
Temizliğin üstüne ütü de yaptıktan sonra yemek için zamanının kalmayacağını söyleyebilir, size sürpriz olmasın. Evimiz 4+1. İstanbul/Şişli.
0
michael_knight
(03.05.23)
yardımcı bulursan sen değil o fiyat verecek çünkü artık yardımcı bulunmuyor, bence hiç fiyat söyleyip kaçırma direk o söylesin çünkü en azından yardımcı birini bulmuşsun. şuan beylikdüzünde araplara gitmekten vakitleri yok gelende 1000 tl gibi ütopik rakamlar söylüyorlar.
0
eja
(03.05.23)
3+1 ev için 800 lira istedi geçen bir yardımcı. Halı silmiyormuş, dolap içine girmiyormuş, ütü yapmıyormuş. 9-5 arası diğer işleri yetiştiği kadar yapıyor, erken biterse erken çıkıyor zaman arttı bir de bunu yap diyemiyorsun.
0
cilekli pasta
(03.05.23)
Ankara'da 500 tl 2+1. Halı silmiyorlar. Ayrıca halıyı neden sildiriyorsunuz anlamadım. Halıyı yıkatmaya verin 60 TL. Halı silmek kolay iş mi? Hem evi temizleyecek, hem de halıyı silecek...Araplara gitmek de haklılar. En azından iyi para veriyorlar.
0
Kahvedesu
(03.05.23)
Yarım gün, 2 kişi geliyorlar, 700 TL alıyorlar 3+1 için. Yemek ütü falan yok.
0
vedatchilipeppers
(03.05.23)
4+1, 600. yıllardır geldiği için biraz uygun fiyatlı kalıyor galiba.
0
deartheodosia
(03.05.23)
Haftada 2 yarım gün. Yarım gün başına 350.
Haftalık 15 parça ütü. Geri kalan zamanda temizlik. Yemek yok
selamlarkronotroptan pekmez aromalı peru kahve alıyordum ancak kaldırılmış. o ağdalı tada bayılıyordum.siz kahvenizi nereden alıyorsunuz?
selamlar
kronotroptan pekmez aromalı peru kahve alıyordum ancak kaldırılmış. o ağdalı tada bayılıyordum.
siz kahvenizi nereden alıyorsunuz?
0
NightBringer (02.05.23)
A roasting lab huehuetenango
Çok beğenerek içiyoruz efendim.
0
chicha_v2
(02.05.23)
Butce meselesi. Ben sezyden almaya basladim fiyati uygun diye ve memnun kaldim fiyatina gore.
0
floydian
(02.05.23)
ben marketten en ucuzunu alıyorum hemen hepsi çöp de olsa tarçın ekliyorum, tadını mükemmel yapıyor. starbucks'ta dark roast lar vardı kafeini yüksek onlar güzel.
0
Gucci
(02.05.23)
üçüncü nesil kahveciler eşeğin kulağına su kaçırmaya başladığından beri marketten jacobs alıyorum, mehmet efendi alıyorum.
arabica'dan honduras alırdım 200 küsur lira olmuş 250 gramı. yani 2-3 ay önce öyleydi sorduğum, belki 300 bile olmuş olabilir.
jacobs barista edition 90 lira.
gurmelik eylemek için kahveye 2.5 kat fazla para veremem. jacobs 90 ise, bu da max 120-130 olsun. kalite diyeyim, taze diyeyim alayım.
0
kibritsuyu
(02.05.23)
buegros kurukahveci nuri toplar minas kahve
0
monsiau
(02.05.23)
kafein kültür null kungpow kernel spada uzaar gider :D
Fiyat performans ürünü olduğunu düşünüyorum. Güncel fiyat 35 TL seviyelerinde
0
kaiserr76
(03.05.23)
metro'nun 1 kiloluk çekirdek paketlerinden 6'lı paket alıyorum, 250 gr'ı 30 liraya mı ne geliyor. ama tavsiye etmem, çok acı ve neredeyse sıfır aromasız. şifa için içtiğim için (bkz: pre workout) beni bozmaz ama herkese de gelmez. bu yaz bol bol cold brew yapıp dolaba atarım, soğuk soğuk daha iyi gider safsdf.
0
onemoremile
(03.05.23)
melitta, tchibo ve starbucks
0
gabe h coud
(03.05.23)
Julius Meinl - Präsident alıyorum. En uygun fiyatla nerede satılıyorsa oradan alıyorum, genelde amazon. Ama pekmez gibi hafif de olsa aromalar olmasını sevmeyen daha gövdeli ve sert içim tercih eden biriyim.
3. dalga kahvecilerde de, daha pahalıya online satan kahvecilerde de lezzetini daha çok beğendiğim bir kahve bulamadım. Beğendiğim ve elden aldığım iki tane dükkan vardı biri kapandı, diğerinin fiyatı içtiğimin 2-3 katına çıktığı için bıraktım. Orası da kapanmış olabilir.
Bu arada büyük ihtimalle benim damak tadımla ilgili ama aynı kahveyi çekirdek olarak alıp evdeki makinede öğüttüğümde lezzetli olmuyor. Öğütülmüş halini alıyorum o yüzden.
Migros'tan Starbucks House veya Colombia alıyorum. Genelde indirim kovalıyorum sarı etiketi görünce yapıştırıyorum.
Mehmet Efendi hem iyi hem de fiyatı uygun ama o kahve 1. hafta bitmiyorsa ekşimeye başlıyor. O nedenle almayı bıraktım.
0
Lethe
(03.05.23)
Vay arkadaş kahve aldığınız çoğu yeri duymadım bile. Kuru kahveci Mehmet efendi Etiyopya, ilk tercihim. Sonrasında diğer ülkeler, Mehmet efendinin. Ardından file marketin harras adıyla sattığı kahve.
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kas
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kasktan yanakları şiştigi için tatliş görünüyorlardı ciddiye de alamadım xd Belalı arkadaşlar hep der yunuslara bulaşma asla diye. Hata mı yaptım?
0
hasmetizm 2046 (02.05.23)
Belalıysanız bulaşmayın.
0
alfired
(02.05.23)
Değilim. Sicilim temiz.
0
🌸hasmetizm 2046
(02.05.23)
Bro seni tenzih ederim ama bu elemanlar genelde böyle torbacı morbacı dediğimiz it kopuk peşinde dolaşıyorlar, böyle seni şüpheliymiş gibi bi bahane yaratıp ters kelepçeye alırken omzunu çıkarabilirlerdi, ha yaparlardı demiyorum olabilir diyorum sen merak ettiğin için. Keşke biraz uzatsaydın da öğrenseydik ne olduğunu gkdfjd
Abi şaka bi yana memlekette bekçi bile çekip adam vuruyor ya hiç bulaşmamak lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Yaşadığınız ülkede hukuğun olduğuna inanıyorsanız sınırları, kanunları aşmadan bu gibi uyarıları yapabilirsiniz elbette.
Hukuğun olmadığı, polislerin haftada 40 saat ek görev yaptıkları zamanların olduğu, amileri tarafından baskı altında oldukları, toplumun en zor kısmıyla uğraştıkları, silah kullanma yetkileri başta olmak üzere pek çok hukuki problemlerinin olduğu, siyasi parti temsilcilerinin emirlerini yerine getirmek zorunda oldukları gelişmemiş bir afrika ülkesinde yaşıyorsanız böyle hareketler yapmayın. Türkiye'de yaşıyorsanız o zaman sorun yok, böyle uyarılar yapabilirsiniz.
Bu adamlar sürüş konusunda tecrübeliler. Zaten görmüşlerdir. Belki olay yerine gidiyorlardı. Elinle yaptığın yavaş hareketinden sonra ikincisi gereksiz olmuş.
0
dissendium
(02.05.23)
ulke farketmeksizin, polise el hareketi yapip yavas git desen, basina bela alirsin. isteyen arkadaslar avrupanin ve amerikanin cesitli yerlerinde deneyip yasadiklarini - icerden ciktiktan sonra - buraya yazabilir.
0
cooperr
(02.05.23)
Yunuslar en agresif polis ekiplerinden. Hak etmeyene bir şey yaptıklarını görmedim, duymadım ama hak edenlere neler yaptıklarını gördüm.
Üzerinden baya zaman geçti ama izmir kordonda elemanın birisi sıkıntı çıkarıyordu, normal polis geldi, herif polisi eliyle itip göğsüne vurdu. Polis tepki vermedi, tekti, yunus ekibi geldi. Herif yunuslara da diklendi vurmaya çalıştı. Yunus hafifçe kenara çekilip elinin yanıyla adamın boynuna doğru vurup ayaklarını yerden kesti. Herifin düşüp kafayı vurma sesi 20m'den duyuldu.
Özetle agresif davranılması en sakıncalı kişiler :)
SelamlarAnneannem boynundaki mercanların arasına yarım altın takıyor. Benim de çok hoşuma gidiyor ama genç olarak görmemişlik olarak algılanır mı emin değilim. Ben de aynı bu şekil boncuklarla ya da sade zincir arasına yarım altın alıp takmak istiyorum ama yarım büyük mu olur, çeyrek mi daha iyi. Ya
Selamlar Anneannem boynundaki mercanların arasına yarım altın takıyor. Benim de çok hoşuma gidiyor ama genç olarak görmemişlik olarak algılanır mı emin değilim. Ben de aynı bu şekil boncuklarla ya da sade zincir arasına yarım altın alıp takmak istiyorum ama yarım büyük mu olur, çeyrek mi daha iyi. Ya da bu şekilde altın takmak çirkin mi olur? Ne düşünüyorsunuz?
Onların kulplu yapılış maksadı budur. Eski Anadolu geleneğidir. Hala köylerde ve yaşlılarca bolca kullanılır. Demodedir. Ama tabi zevk senin.
Ek: Hatta bunun beşlisi vardır. Adı beşibiyerde'dir Kayınpederin beşibiyerde takması gelin için gurur vesilesidir. Onun için de düğünden sonra ölene kadar hiç çıkarılmaz. Zincir yerine kötü ruhları kovsun diye kırmızı kurdele kullanılır.
Çok yaygın bir şey bu. Görmemişlik değil. Çirkin değil.
0
dissendium
(02.05.23)
çirkin ya, direkt nene canlandı gözümde.
0
pide
(02.05.23)
Çok çirkin görünüyor. Kolye veya herhangi bir takı güzel göründüğü için takılır, bu ise "param var" demek için takılıyormuş gibi görünüyor net olarak. Elbette diğer pek çok takı da bu amaçla takılıyor ama emin olamıyoruz fakat bunu kimsenin şık bulmayacağı ve "param var" demek için taktığı kesin. Boynunuza 200 TL'lik banknotlar, veya 100 dolarlık banknotlar takmak gibi bence.
0
michael_knight
(02.05.23)
@mirket O kadar da değil:D
0
🌸Amaranta ursula
(02.05.23)
bence cok guzel durur. sonucta herkesin yapmadigi bir sey boyle birini gorsem cok tarz derim
0
nibba
(02.05.23)
Bir ara bileklik olarak çeyrek altın takılıyordu. O zaman da çok kötü bulurdum. Çeyreğin de küçüğü minik bir şey olsa belki kurtarır ama çeyrek hele ki yarım altın çok kötü geliyor bana
Edit: örnek olarak şu boyda minnak altınlar olan boncuklu bir kolye gğzel durabilir ama çeyrek falan çok büyük.
Boyunda kolye olarak bildigimiz altin takmaktan mi bahsediyoruz? Cok garip geldi. Isteyen taksin tabii ama bayagi kotu gorunecegine bir yarim altinina iddiaya girerim.
0
unidentified floating object
(02.05.23)
Yeni gelin olsam takardım. Fatmagül'ün Suçu ne dizisinde, Fatmagül'ün böyle kolyesi vardı.
0
Kahvedesu
(02.05.23)
"selamın aleyküm nene, bayramın mübarek olsun, nasılsın iyisin inşallah" cümlesi geçti kafamdan... her bayram aynı muhabbeti yaşarız memlekette köydeki yan komşumuzla...
0
thedepressed
(02.05.23)
Altın rengi bana demode geliyor. Bijuteride bile sarı renk kullanmıyorum. Ama zevk sizin ve seviyorsanız kimse umrunuzda olmasın. Bir de aklıma kaybolma ihtimali geldi. Böyle bir durumda canınız sıkılmayacaksa kullanın tabii ki.
İspanyolca konuşan ülkeler için içerikler nasıl oluyor?
michael_knight
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?
Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi eserler için durum nedir? Hangi ülkede konuşulan İspanyolcanın daha karizmatik, yumuşak, sert, elit, kalitesiz vs. olduğuna dair ortak fikirler var mı?
0
michael_knight (02.05.23)
Hocam konuyla ilgili çok bilgim yok ama misal biz kendi ülkemizde bile konuşulan Türkçeyi anlayamıyoruz bazen ya da ne bileyim İskoç İngilizcesini İngilizler bile kolay anlamıyordur aynı bölgenin insanı oldukları halde, araya kıtalar ülkeler girince illa ki farklılık oluyordur aynı dil olsa bile ama bence asıl neden Meksika'da mesela 60-70 tane yerel dil var, İspanyolcaları da bundan etkilenip daha farklı bir İspanyolcaya dönüşmüş olabilir, yani İspanyolca bilen biri her türlü adapte olur oraya ya da Meksikalılar dublaj yapılmadan ya da altyazı olmadan illa ki anlıyorlardır ama bu çok da konforlu olmuyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
şu an etrafım ispanyol, arjantinli, şilili, uruguaylı kaynıyor ve birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. bizim bir azeriyi anlamamızdan çok daha iyi anlıyorlar birbirlerini. arjantinli arkadaşımın dediğine göre sadece dili bozarak ortaya çıkan moda cümle kalıplarını ya da deyimleri vs. ilk seferinde anlamayabiliyorlarmış, ama onları da mantık yürüterek birkaç saniyede kolayca çözebiliyorlarmış. tabii hepsi aksansız konuşuyor, almancadaki hoch deutsch gibi aksansız, nötr bir ispanyolca da var. bence altyazılarda, dublajlarda falan da bu ispanyolca kullanılıyordur.
İngilizcede ingiliz ve amerikan ingilizcesi kelimeleri nasil farkliysa ve biz anliyorsak onlarda birbirlerinin farkli kelimelerini anliyorlar
Eger ispanyolca ogrenecekseniz daha iyi anlamak icin peru ve meksika aksanini tavsiye ederim anlamasi kolay. Ben meksika uzerine yogunlastim cunku nufus populasyon yuksek ve sinemada cok meksika yapimi var
0
Slynmaster
(03.05.23)
@slynmaster aslında niyetim dili öğrenmek değil de konuyu biraz daha iyi anlamak.
Mesela Mehmet Ali Erbil İspanya'da ünlü, tanınan ve komik bulunan bir insansa onu Meksikalılar, Arjantinliler, Kolombiyalılar da İspanyollar kadar olmasa da tanıyor ve izliyor mu diye merak ettim. Veya İspanya'da başarılı bir komedi dizisi çekince onu sadece 50 milyonluk İspanya'da değil toplam 400 milyon nüfuslu diğer ülkelere de pazarlayabiliyor muyuz diye anlamaya çalıştım.
Bir de mobil veya bilgisayar oyunlarında İspanyolca olarak yerelleştirmek 400 milyonluk bir pazara erişimi sağlıyor mu diye merak ediyorum. Yoksa Meksikalıya, Arjantinliye, Peruluya ayrı ayrı yerelleştirmeler yapmayınca bu pazarla bunu bir hakaret olarak görüp ürüne karşı soğuk oluyor mu vs.
0
🌸michael_knight
(03.05.23)
ilk defa thy'de dikkatimi çekmişti. içeriklerin dili konusunda castellano ve espanol (latin america) vardı yanlış hatırlamıyorsam. ispanyollar latinlerin kullandıkları dili ve telaffuzları pek beğenmiyor benim gördüğüm ve bir miktar aşağılamakla birlikte dalga geçenlerini de gördüm.
kübalıları anlamak en zoru diyorlardı ama neticede aynı dil ikisi de ve gördüğüm kadarıyla bizim azerbeycan türkçesini anlamamızdan daha iyi anlıyorlar. sonradan öğrenenler için durum o kadar kolay değil bence çünkü arjantin mesela büyük oranda brezilya portekizcesi etkisinde kalmış gibi geldi bana ve hem telaffuzları hem bazı kelimeleri ithal etmişler. aynı kelimenin bir sürü farklı anlamını da öğrenmek gerekiyor yani. fakat arjantinlilerle kolombiyalıların veya ispanyolların aynı ortamda olduğu durumda çok sorun yaşadıklarını görmedim.
hatta abartacak olursam arjantinli birinden şunu da duydum, brezilyalı biri portekizce ben ispanyolca konuşuyum karşılıklı olarak bi konuşma sürebiliyor ve birbirimizi anlıyoruz demişti. sanırım bizim azerbaycan türkçesi ile kıyasladığımız şey ispanyolca-portekiz (atıyorum şu an) türkmenistan türkçesi ile kıyasladığımız şey de ispanyolca-italyanca vs gibi bi şey olabilir çünkü hepsi latinceden çıkma ve birbirine yakın.
bu olay bir ara epey gundem oldu ama gecti. veren verdi vermeyen kaldi sanirim. bu saatten sonra vermeyen sirketin onumuzdeki aylarda verme ihtimali var midir sizce? calistigim sirkette konusuluyordu aylar once, sonra bi duyurular yaptilar yakacak yardimi oldu ulasim yardimi oldu ama bu konudan ses
bu olay bir ara epey gundem oldu ama gecti. veren verdi vermeyen kaldi sanirim. bu saatten sonra vermeyen sirketin onumuzdeki aylarda verme ihtimali var midir sizce? calistigim sirkette konusuluyordu aylar once, sonra bi duyurular yaptilar yakacak yardimi oldu ulasim yardimi oldu ama bu konudan ses cikmadi. daha da cikmaz dimi... para lazim bana :(
0
aydonno (28.04.23)
bunun için chp'nin kanun teklifi var. mecliste bekliyor.
0
spirit crusher
(28.04.23)
Sizin şirketin verme ihtimali bana düşük göründü. Çünkü şirketler genelde yeni bir bankaya geçerken veya mevcut bankayla sözleşme yenilerken bu promosyonları alıp dağıtıyorlar. Sizin şirkette bu iş aylar önce yapılmış, bitmiş gibi geldi bana.
Tabi hayatın neler getireceği belli olmaz.
0
michael_knight
(28.04.23)
secimden sonra demokrat dedem zorunlu yaparsa olur ins. ama o da bana yetismez herhalde bana temmuza kadar lazim... dedem elini cabuk tut...
yakın zamanda kanal tedavisi ve dolgu yaptıran var mı? ne kadar tutuyor aşağı yukarı? diş hekimine gidince fiyat veriyorlar mı? yani tedaviye başlamadan önce sadece bilgi veriyorlar mı?küçükken çok diş çektirmiştim. hatırlıyorum da uyuştursa da acırdı. hala devam ediyor mu bu? acı oluyor mu?bir de 4
yakın zamanda kanal tedavisi ve dolgu yaptıran var mı? ne kadar tutuyor aşağı yukarı? diş hekimine gidince fiyat veriyorlar mı? yani tedaviye başlamadan önce sadece bilgi veriyorlar mı?
küçükken çok diş çektirmiştim. hatırlıyorum da uyuştursa da acırdı. hala devam ediyor mu bu? acı oluyor mu?
bir de 4 tane çürük var. 2 tarafta da 2 tane. aynı anda yapmaz sanırım. ne kadar sürer? 2 hafta falan gidip gelmem gerekmez değil mi?
bize değil dişçiye sor demeyin lütfen. gidicem ama kaba haliyle bilgi alayım dedim gitmeden.
0
hknty (28.04.23)
tedaviye baslamadan once bilgi veriliyor tabi ama aralik olur anca. cunku nasil bir durum var anca muayene filan olduktan sonra gorulur.
uyusturunca aci olmuyor.
ayni anda yapabilir bence. kanal icin birkac kez gitmek gerekir ama normal dolgularin hepsi bi gunde hallolabilir (tabi zamani varsa discinin)
0
fakyoras
(28.04.23)
Yerine ve yapılacak işleme göre değişir fiyat.
Bilgi veriyorlar.
Daha çok hissettiğimiz, uyuşturucunun etkisi geçtikten sonraki acıdır o da geçiyor zaten. Üst dişlere yapılan işlemlerin acısı, aşağıdakilere göre daha az olabiliyor.
Normalde 4 dişin hepsi için yapılacak uygulama aynı anda olmaz. Olması teklif dahi edilemez. Aradaki süre ve sıra önemli tabi.
Bunlardan sonra 20lik dişlerinizi çektirmeyi de düşünün şimdiden. Ön bilgiyi dişçiden alın ve panoramik diş röntgeniniz de hazır bulunsun. Yoksa ileriki yaşlarda daha da ağrılı olabilir. Kendim bir kaç gün kıvrandığımı biliyorum.
Evet bazen acılar kimileri için dişçi koltuğunda da başlayabiliyor ama ağız içi sağlığı gerçekten önemli.
0
diyecevaplandı
(28.04.23)
aklımda bir rakam oluşması açısından fiyat bilginiz var mı? mesela 1 diş 1000 lira mı olur 10.000 lira mı? hiçbir fikir yok aralık açısından.
0
🌸hknty
(28.04.23)
Bildiğim kadarıyla her diş hekimi ücretsiz şekilde muayene yapıp fiyat veriyor. (mecbur değiller ama yapıyorlar) İsteyen hekim bu fiyatların altında veya üstünde çalışabilir. Herhangi bir zorunluluk yok. Ama size fikir verecektir.
Sanıyorum çoğu diş hekimi bu fiyatlara çalışıyor ve küsurat varsa onu almıyor. Misal tarifeye göre 3400 TL tutacak işlemler için 3000 TL alayım diyor. Elbette kişiden kişiye değişecektir.
Dolgu için 900 verdim. İki dolgu arasında bir hafta bekledim ama belki bir gün arayla bile olurdu. Uyuşturduktan sonra çürük yeri oyarken ara ara acı hissettim ama dayanılmaz değildi.
0
inheritance
(28.04.23)
Ben gecen sene agustosta 3 kanalli bi dise 1200tl vermistim kanal icin. Simdi ucmustur cunku o zaman kaplama fiyati 1500-1700 arasindayken 2 gun once sordum 2700 dediler. 3 tane kaplama yaptirmam lazim oturdum dusunuyorum banka mi soysak diye :D
0
e mice
(29.04.23)
Bu hafta izmirde yaptırıyorum Dişi oyup dolgu yapması diş başına 1300 filan tutuyor tanıdık fiyatı
saatliği 12 bin dolar olan özel uçak için ankara van arası mesela 2 saat olsa git gel totalde 4 saat ile 48 bin dolar mı olur yoksa iniş ve kalkış arası boşluktada saatliği 12 bin dolar mı ? https://www.ensonhaber.com/gundem/bakan-mustafa-varank-kemal-kilicdaroglunun-ozel-ucagini-paylasti
saatliği 12 bin dolar olan özel uçak için ankara van arası mesela 2 saat olsa git gel totalde 4 saat ile 48 bin dolar mı olur yoksa iniş ve kalkış arası boşluktada saatliği 12 bin dolar mı ? www.ensonhaber.com
0
nivoandmira (28.04.23)
"iniş ve kalkış arası boşluktaki saat" olarak değil, kalkıştan inişe kadar geçen süre şeklinde yorumlardım, 4 saati 48 bin dolar şeklinde yani
0
serbest gezen koala
(28.04.23)
Ben 2 saatlik mesafe (uçuş) 24 bin dolardır diye anlardım. Sonuçta bu uçuş işlerinde "uçuş saati" diye bir kavramları oluyor ya. Sektörü bilen biri gelip doğrusunu söyler bize herhalde.
0
michael_knight
(28.04.23)
Uçuş saati değil Uçağın kalktığı yere tekrar gelmesi süresi. Hava şartları filan rötar olursa bunlarda kira süresine eklenir. İş makinelerinin de kirası bu şekildedir.
0
etna
(28.04.23)
@etna emin misin öyle olduna ? doğruysa feci yüksek tutarlı faturalar gelir
şöyle bir şey gördüm. "yayınlanacak ve çok atıf getirecek makale konusu bulma" biri bu konuyla ilgili tavsiyeler vs. vereceği bir zoom konferansı yapacakmış sanırım. bir akademisyen tabii ki makalelerinin yayınlanmasını ve atıf almasını ister ancak bu söylemde bir sıkıtı yok mu? tamamen "atıf getire
şöyle bir şey gördüm. "yayınlanacak ve çok atıf getirecek makale konusu bulma" biri bu konuyla ilgili tavsiyeler vs. vereceği bir zoom konferansı yapacakmış sanırım.
bir akademisyen tabii ki makalelerinin yayınlanmasını ve atıf almasını ister ancak bu söylemde bir sıkıtı yok mu? tamamen "atıf getirecek" konulara odaklanmak ne kadar bilim kaygısıyla yapılır? akademisyen olmadığım için bilemiyorum. kademisyen temelde onu meraklandıran konularda çalışmalar yapmamalı mı?
0
hknty (27.04.23)
İçeriği bilmeden yorum yapmak yanlış olabilir ama öğrenciler için günü kurtarmaya yönelik bir şey olarak algıladım ben. Zoom konferansı zaten ciddi bir şey değil.
Bir araştırmacı popüler konulara yönelebilir. Bu yanlış bir şey değil. Popüler olan şeylerin endüstride karşılığı olabiliyor. En basit olarak elektrikli araçlar popülerken gidip batarya teknolojileri araştırılabilir.
Çok atıf getirmesi kontrol edilebilecek bir şey değil zaten. Bunu geçiyorum.
Bir araştırmacı merak ettiği konularda çalışma yapmalı ama gerçek hayat böyle değil. Senin merak ettiğin şeyi ülkede çalışan bir hoca yoksa o şeyde çalışamazsın. Yine en basit olarak nükleer enerjiye meraklıysan Türkiye'de uygulaması bile yokken bir şey yapamazsın.
0
dissendium
(27.04.23)
Büyük ihtimalle sizin de düşündüğünüz gibi biraz kurnazca bir sebeple yapılıyordur bu.
Ama bir yandan da atıf alan konu diğer konulara göre daha fazla çalışılan, araştırılan konu anlamına da geliyor. Yani şu anda akademinin ihtiyacının olduğu alanda makale üretmek olarak da bakabiliriz bu işe.
0
michael_knight
(27.04.23)
Yeni popi olmaya aday konular vardır öngördüğü onlardan çıtlatacaktır
Eşim kendi alanında ilk denecek ve kayda değer tezlerden birini ve devamında makalelerini yayınlamıştı devamında konu popi oldu o konuyu araştıranın karşısına eşimin tezinden ve makalelerinden başka elle tutulur bir şey çıkmıyor böylece çok atıf alıyor atıf aldıkça ünleniyor tanınıyor akademik teşvik alıyor okullara konuşmacı olarak davet ediliyor vs vs
Bu tarz konular vardır öngördüğü
0
basond
(28.04.23)
bana şu yanlış geliyor. bir akademisyenin en önemli olayı bence meraktır. bir makale yazacaksa, bir konuda çalışacaksa onu çekmesi lazım. "şu konuda yazarsam çok atıf alırım" kafası bilimin mantığına aykırı gibi geliyor.
tabii ki yayınlanmasını, atıf almasını ister ama bunun için çok çabalamak absürt geldi. akademi dünyasının hoşuna gidecek şeyler yazmak gibi oluyor. e bilim bu değil?
bu maaşın ilk günü ayın 1'i midir aslında?yani, bugün işten çıkan birisi 27 günlük mü maaş alır yoksa 22 günlük mü? 5'inden 5'ine yatırılıyor fakat öbür ayın ilk çalışma günü 6'sı olarak mı hesaplanıyor?
bu maaşın ilk günü ayın 1'i midir aslında?
yani, bugün işten çıkan birisi 27 günlük mü maaş alır yoksa 22 günlük mü? 5'inden 5'ine yatırılıyor fakat öbür ayın ilk çalışma günü 6'sı olarak mı hesaplanıyor?
0
hooiken (27.04.23)
Sirketten sirkete degisir ama cok buyuk ihtimal bir onceki takvim ayinin maasidir ve 27 gunluk alir.
0
fakyoras
(27.04.23)
Büyük ihtimalle ayın 1'inden ayın 30'una kadar olan çalışmanın ücreti takip eden ayın 5'inde ödeniyordur. Yani bugün işten çıkan birisi 27 günlük maaş alır.
Buna emin olmak için ayın kaçında işe girdiğinize ve kaç günlük para aldığınıza bakabilirsiniz. E-devlet'teki SGK dökümüne bakmak da yardımcı olabilir.
0
michael_knight
(27.04.23)
1 takvim ayı içerisindeki çalışma gününüze ait maaşı ilgili ayın bitiminden itibaren en geç 20 gün içerisinde alırsınız. Mücbir sebep yoksa 20 günü aşamaz. Onun dışında maaşın ne zaman ödendiğinin maaş hesabında önemi yok.
27 Nisan'da işten çıkan biri 27 günlük ücretini alır.
0
nawar
(27.04.23)
@nawar
adam onu sormamış. maaşım ayın kaçıyla kaçı arasında hesaplanıyor demiş.
5 inde maaş alıyorsunuz ama maaşınız önceki ayı kapsıyor. yani diyelim ki ayın 5 i geldi maaşı aldınız ve aynı gün işten çıktınız. içeride 5 günlük maaşınız kalıyor.
ip13, %88 pil sagligi, sarjin 4-5 saatte bitmesi normal mi?
ala09
bitiyor dedigim %28e falan dusuyor. Surekli kullanim hali yok. gunde 3 kere sarja takmam gerekiyor. bunun icin garantiye verilmez degil mi? asiri konforsuz bir durum. konum ve arka olan appleri yenileme kapali. 1.5 senedir kullaniyorum ve tlf degistiresim geliyor ama iphonea sempatimi kaybediyorum :
bitiyor dedigim %28e falan dusuyor. Surekli kullanim hali yok. gunde 3 kere sarja takmam gerekiyor. bunun icin garantiye verilmez degil mi? asiri konforsuz bir durum. konum ve arka olan appleri yenileme kapali. 1.5 senedir kullaniyorum ve tlf degistiresim geliyor ama iphonea sempatimi kaybediyorum :(
0
ala09 (27.04.23)
%88 pil sağlığında garanti pil değişimi yapmaz.
4-5 sürekli kullanıyorsan normal. aksi halde çok normal değil.
0
jelly bear
(27.04.23)
ilk aldigimda 15 saat araliksiz telefon kullanirken sarji 1.5 gun gidiyordu. %12 azalip, daha az kullandigim halde performansin bu kadar dusmesi hic dogal gelmiyor ve birden oldu sanki
0
🌸ala09
(27.04.23)
15 saatten kastınız kesintisiz ekran açık değildir heralde? çünkü hiçbir iphone 15 saat ekran süresi veremez. hayır bir kişinin 15 saat kesintisiz telefon kullanması da çok olası değil zaten. güncelleme sonrası olmuş olabilir ama bu telefon için 5-6 saat ekran süresi normal.
0
jelly bear
(27.04.23)
Normal değil diye düşünüyorum.
iPhone 13 Pro Max var bende. %89 pil sağlığı. 11 aydır kullanıyorum. Dün sabah 7'de şarjdan aldığım telefonu normalden çok daha fazla kullandım. Herhalde 3 saat YouTube sesi dinledim, 1 saat YouTube video izledim, 40 dakika navigasyon kullandım. Onun dışında whatsap, twitter vs. Özellikle 10-14 saatleri arasında beklemem gerekiyordu ve sürekli telefonla oynadım.
Saat 15:00'te %50'ye düştü. Saat 21'de %20'ye düştü.
Garanti bunu tamir etmez. Pil kısmından telefonun şarjını son 24 saatte be son 10 günde en çok kullanan aplikasyonlara bir göz atın. Belki de farklı bir sorun, hata vardır pilinizde veya telefonda.
0
michael_knight
(27.04.23)
iphone kullanıcısı değilim. ekran süresi gibi bir şey yok mu acaba? yani şarjın şu kadarı ekrana bu kadarı instagrama gitti gibi bir şey vardır bence. oradan kullanıma bakıp normal mi değil mi ölçmek çok daha sağlıklı olur.
Geçenlerde Iphone SE'de benzer bir durum başıma geldi. Pil sağlığı %90 iken pil 2 saatte bitmeye başladı. Arka planda çalışan takvim uygulaması ile alakalı bir problem olmuş. Uygulamayı sildiğim halde düzelmedi. Son çare olarak telefonu, içerikleri ve ayarları silip baştan kurulum yaptım, düzeldi.
0
kaptan memo
(27.04.23)
Pil kullanım istatistiklerine bakın bakalım sebep neymiş. 4-5 saat ekran açıksa pilin bu kadar düşmesi normal masaüstünde dururken bu kadar düşmeni normal değil.
Ayarlar->Pil
Orada son 24 saatte ve son 10 günde telefon ne kadar kullanılmış, pili kim yemiş görülüyor.
işini nasıl çözüyorsunuz? surekli canta tasimadigim icin cuzdan, telefon, anahtarlik falan baya bir yuk oluyor.
işini nasıl çözüyorsunuz? surekli canta tasimadigim icin cuzdan, telefon, anahtarlik falan baya bir yuk oluyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar (25.04.23)
anahtar sag cebe kartlik sag popo cebine telefon sol cepte bir problem yok
0
nibba
(25.04.23)
Freebag
0
vedatchilipeppers
(25.04.23)
Telefona bir şey yapamayız ama cüzdan ve anahtarlığı küçültmek elimizde. Özellikle cüzdanda çok fazla gereksiz şey oluyor. www.eksiduyuru.com
0
michael_knight
(25.04.23)
mont cebi iyi oluyorud ben de düşündüm bu konuyu kulaklık kabı sıkıntı bi tek zaten tek kredi kartı+nakit+akbil filan yetiyor, cüzdan almazsam anahtar da tek parça telefon sol cep
0
bir soru sorcam
(25.04.23)
mont-ceket cepleri iyi oluyordu tasimak icin. freebag bana gore degil abi pek :)
0
🌸duyulmasi gerektigi kadar
(25.04.23)
Telefon sol cep Anahtarlık sağ cep Cüzdan sağ göt cebi
Şeklinde takılıyorum yıllardır. Kulaklık ve yazın güneş gözlüğü sıkıntı benim için. Hadi kulaklığı da bi cebe sıkıştırıyorum bi şekilde ama normalde de gözlüklü bir birey olduğum için güneş gözlüğünü taksam kendi gözlüğümü bi yere koymam lazım. Yakama asmak da tuhaf geliyor. O yüzden güneş gözlüğü takma alışkanlığı kazanamıyorum bi türlü yazın.
Cüzdan yerine kartlık gerektirecek bir durumla da karşılaşmadım hiç bu arada. Pantolon da giysem şort da giysem sağ arka cep yetiyor. Ha ama boyle basketbol şortu tarzı şortlarla ya da eşofman altıyla dışarı çıkmayı sevmiyorum hiç. O tarz bi şey giyilecekse sıkıntı yaratabilir. O zaman kartlık gerekebilir tabii
0
nundu
(26.04.23)
Cüzdan sol ön cep, anahtarlar sağ ön cep, telefon arka cep (arabaya oturmadan çıkarıyorum)
0
John Bloor
(26.04.23)
Make Cargo Shorts Great Again
İnce bir cüzdanım var kartlıktan hallice. Onu yan cebe koyuyorum. Telefon ve kulaklık da diğer cebe. Anahtar arka cepte. Bu yürüyüş modu. Otururken de anahtar yan cebe telefon masaya.
Cargo short giyince anahtarı cüzdanı kulaklığı bacaklardaki ceplere koyup rahat ediyordum. Epeydir giymiyorum ama.
0
nawar
(26.04.23)
cüzdan yerine kartlık kullanıyorum. kredi kartı boyutunda zaten. www.aniyuzuk.com
sadece kullandığıım iki bankanın atm kartı, tc kimlik karti ve istanbul kart var. diger her seyi eledim. bir kenarina da 100 tl banknot sikistiriyorum. ödemelerimi kartla yapiyorum mumkun mertebe
anahtari da kot pantolon giyiyorsam minik cebe koyuyorum. )cakmak cebi gibi olan sag ustteki cep)
iis-akakce.akamaized.net anahtarligi cikardim. iki anahtari halka ile tasiyorum ve o cebe sigiyor ve hic rahatsiz etmiyor. telefon da bazen elde bazen cebimde oluyor. onun disinda kulaklik vs tasimiyorum.
Orijinal gibi ses montajı nasil yapiyorlar deepfake gibi
optimistbakunin
Selam dün muharrem ince babaladaki konusmasinda gordum sasirdim. https://m.youtube.com/watch?v=LIXn9s39nIs videoda 02.05.00de basliyor. Kilicdarogluna yapilmis ses. Bu ses kaydini nasil yapiyorlar gercek gibi teknik olarak nasil mumkun yapiliyor?
Selam dün muharrem ince babaladaki konusmasinda gordum sasirdim. m.youtube.com videoda 02.05.00de basliyor. Kilicdarogluna yapilmis ses. Bu ses kaydini nasil yapiyorlar gercek gibi teknik olarak nasil mumkun yapiliyor?
0
optimistbakunin (25.04.23)
daha önceki konuşmalarından kopyala yapıştır şeklinde ufak düzenlemelerle yapılır. teknoloji ilerledi. haa çok bildiğimden değil sadece tahmin.
0
zurna3
(25.04.23)
Büyük ihtimalle dinletilen ses kaydı klicdarogluna çok benzeyen bir sesin onu taklit etmesi.
Sıfırdan bir ses datasi yaratamazsiniz. Ordan burdan birlestirdiginiz kelimeler de siritir çünkü her sesin kaydedildiği ortam akustik cihazlar farklıdır. Aynı stüdyoda kaydedilen sesleri bile kesip bicseniz bu sefer de devreye vurgular girer.
Ses montajı yapmak öyle a haber in gösterdiği gibi ya da muharrem ince nin dediği gibi 29 harf var herkesin sesini yaparlar gibi basit bir dünya değil.
Öyle olsa herkes şarkıcı olurdu. O kadar auto tune vs olmasına rağmen dozajini çok hafif arttırsan dahi insan kulağı o autotune u hemen anlıyor.
17 25 aralık seslerinin de montaj olduğunu belgeleyemediler zaten hatırlarsaniz
0
makbur
(25.04.23)
Teknik olarak çok kolay şekilde yapabildiklerini bundan 6 yıl önce gördük. youtu.be
Kendi sesinizle her istediğiniz cümleyi bilgisayara söyletmek istiyorsanız sizden basit bir metin okumanızı istiyor, o kayıttan sizin sesinizi alıyor ve ondan sonra istediğiniz her cümleyi ona söyletebiliyorsunuz. Mükemmelliğe tam olarak ulaşmadı ama çok yaklaştı.
Biz bu teknolojiyi 6 yıl önce gördüysek kaç yıldır vardır diye siz tahminde bulunun.
0
michael_knight
(25.04.23)
@michael bahsettigimde 2. Videodaki gibi teknik olarak nasil olabildikleriydi. Ml ile tum ses datalari yuklenip mi işleniyor nasil oluyor diye
0
🌸optimistbakunin
(26.04.23)
@optimist benim de tam olarak hakim olduğum bir konu değil ama çok kısa bir cümleden bile ses tonumuzu, sesli harfleri nasıl söylediğimizi anlayıp diğer sesleri ona göre tahmin ederek üretiyor diye biliyorum.
Elbette bir insanın 10 dakikalık bir konuşmasını dinleyip onun üzerinden bilgi alsa daha doğru bir sonuç çıkaracaktır ama 10 saniyelik bir konuşmadaki ses tonundan da makul bir sonuç çıkarmaya başladı sanırım.
çok değerli duyuru sakinleri. aklımı inanılmaz kurcalayan benim için karışık bir gönül durumu oldu. işin içinden çıkamadım. otuzlu yaşların başında iki kişi. ben erkek kişisi olarak kafaya taktım biraz.yaklaşık bir ay olmuştu tanışıklığımız. yoğun olarak çalışıyoruz ikimizde. arada arada mesajlaşmal
çok değerli duyuru sakinleri. aklımı inanılmaz kurcalayan benim için karışık bir gönül durumu oldu. işin içinden çıkamadım. otuzlu yaşların başında iki kişi. ben erkek kişisi olarak kafaya taktım biraz.
yaklaşık bir ay olmuştu tanışıklığımız. yoğun olarak çalışıyoruz ikimizde. arada arada mesajlaşmalar güzel gidiyordu. biraz kaptırmıştım kendimi ben boşluktan mı desem. yüzüm baya gülümsüyordu. ilk buluşma da güzeldi. sonra ikinci buluşmada bir etkinliğe gittik. etkinlik çıkışı geç oldu dedi, taksiyle geçeyim ben dedi. ben de eve geçince haber ver mutlaka dedim ve geceyi kapattık.
şimdi eve geçince haber ver kısmı önemli. çünkü o gece haber vermedi. etkinlikte de ufak bir mesafe sezdim aramızda. biraz ondan bekledim eve geçtim diye mesaj göndermesini. mesaj gelmedi. sanırım isteksiz hoşuna gitmedi diyerekten yazmadım bu kişiye, bir nevi ghostladık birbirimizi. bu olaydan bir kaç gün sonra, whatsapp üzerinden engellediğini gördüm, neyse dedim olabilir ama bir yandan da can sıkıcı geldi.
bir hafta geçti. fazla büyütmemiştim ama bu gece alkolün etkisiyle aklıma geldi, madem engelledi sms atayım dedim niye engelledin diye.
bana bir paragraf mesaj yazmış, burası türkiye bir kadın gece vakti taksiye binince, eve vardın mı diye aranılır, sorulur ama sen bunu merak edip yazmadın, engelledim diye egon kırıldı ve o yüzden yazdın vesaire. akıl da vermiş bir dahaki buluşmalarında aklında bulunsun şöyle yap böyle yap. hatta aşırı da sinirli bir şekilde yazmış. ben de şöyle dedim, taksiden inince haber vermeni beklemiştim aslında. uzatmayalım iyi geceler diyerek kapattım konuyu.
bugün çok gereksizdi bence yazmam diye düşünüyorum ama dediğim gibi aklıma geldi. yani düşünüyorum, egomun kırılganlığından değil, tekrardan iletişim kurmak için, merak ettiğimden yazmıştım. biraz da özledim onunla olduğum günleri sanırım. ama attığı mesajdaki gerilim, olaylara kendi penceresinden bakması, beni anlamaya bile çalışmaması üzücü geldi.
şimdi böyle evde tavana bakarken canım sıkıldı bu mevzuya. benim yazmamam büyük kabalık mı olmuş, oysa ona söylemiştim eve varınca haberdar et diye. aslında bazı kişiler de eve geçince yazıyor ben geçtim diye. canımı sıkmalı mıyım? bence çok özel bir insan değil benim için. olsa illa ki alttan alır, bir şekilde benimle uzlaşırdı ve sohbetimize devam ederdik. ne düşüneceğimi bilemedim. biraz can sıkıntım gitsin diye hem yazmak, hem de bu olayı yorumlarınızla şekillendirmek istedim. sevgilerimle
0
infirmary blues (19.04.23)
hiç umurumda olmaz önüme bakardım. bu kadar basit şeyleri kafaya takmayın. gönlü olan belli eder zaten. eve varmadan önce ya da sonra sormak neyi değiştirir?
0
orient blue
(19.04.23)
Sen sormaliydin kadin haklı. Orda ne kadar deger veriyosun, ilgili misin, merak ediyor musun bunu gösteriyorsun aslinda sorarak. Sormayarak da o kadının senin icin onemsiz oldugunu hissettirmissin. Cok basit aslinda. Turkiyede yasiyoruz ve biz kiz kiza buluşmada bile gece herkes evine vardi mi diye birbirimize mesaj atıyoruz.
0
instant crush
(19.04.23)
hayır ya kadın haklı falan değil. @orient +1 bu arada.
"eve geçince haber ver mutlaka" anahtar nokta "mutlaka" e siz zaten üzerinize düşeni yapmışsınız.
artı, ne malum siz arayıp sorsaydınız "hayırdır neden darlıyorsun bu kadar, haber ver dememiş miydin, eve ulaşınca yazacağım/arayacağım zaten" gibi bir cevap da alabilirdin. başıma geldi oradan biliyorum :d
sen üzerine düşeni yapmışsın hocam. karşı taraf "sebep aramış" bence biraz. "bir hafta geçti" diye başlamışsınız ortadaki cümlenize. bir aydır tanıdığı birine, bir hafta boyunca içinde sinirini tutacak ve ilk fırsatta üzerine boşaltacak birisiyle olmaman daha hayırlı hocam.
"engelledim diye egon kırıldı ve o yüzden yazdın vesaire" şu cümle bile anlatıyor olayı öyle diyeyim.
0
thedepressed
(19.04.23)
Kadin hakli filan degil. Kurtulmussun. Eger olur da tekrardan yuz verirsen ve ayni kisi tarafindan uzulursen buraya gelip yazma :d Biz uyarimizi yaptik. Karsi taraf sizi begenmemis ve bu bahanesi olmus(BOYLELERI MAALESEF VAR) O veya bu, iki turlu de olmamis. Oldurmaya calismayin. Yine de siz bilirsiniz.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(19.04.23)
kadın fena kezban baş edilmez +1
0
sanemz
(19.04.23)
Gönlü olsa yazardı. Gönlü olmayınca yukarıda dendiği gibi, yapışkan biri görünürdün. Anlamsız tribe maruz kalmışsın. Oluyor öyle, geçmiş olsun. Not: aklından çıkar, daraltma kendini, ne engelledi mindiye bak ne de mesaj at.
0
kisa
(19.04.23)
Aaaa ne? Açıklamayı okurken dumur oldum. Kadın herhalde 16 yaşında falan olmalı. Hatta ben başta vardın mi atılan mesaja cevap verilmemesini, "ya iyi hoş bir iki kere dışarı çıktık da hemen ne bu samimiyet, vardın mi falan" diye düşünmüştüm hatta engellemeyi haksız bulacaktım ki...
Ben daha yeni flört ettiğim birisine asla vardın mi diye sormam ya, çocuk değil neticede, tamam burası Türkiye ama Afganistan da değil. Cephe hattından geçmiyor insanlar. Hatta bana aşırı cringe gelir bunun üç gündür tanıdığımız insanlar tarafından söylenmesi. Sevgilimiz farklı bir şehre gider, sorarız. Da bu çok saçma. Ve bunu yapmak da yetmiyor hanımefendiye göre bir de aranacak. Valla kurşun islakamis sizi.
0
sanguine
(19.04.23)
Bu kişiyle bir ilişkiye başlamanın size zarar vereceğini düşünüyorum. Ona da iyi gelmeyecektir. Aynı fikirdeyseniz ve becerebilirseniz bu kişiyle iletişimi kesin. Eve varınca haber vermesini söylemenize rağmen (ki söylemeseniz de olurdu, öyle bir ilişkiniz yok henüz) size bundan sinirlenip engelleyen kişi zor bir insandır. Böyle uzaktan tek hareketle tahmin etmek pek sağlıklı değil ama büyük ihtimalle iç huzuru olmayan, kendiyle barışık olmayan, ilişki yaşayacağı kişinin hayatına da bu huzursuzlukları, güvensizlikleri ile gelecek bir insan.
0
michael_knight
(19.04.23)
mevzu karışık falan değil. tipik kezban vakası.
0
lazpalle
(19.04.23)
kadın %100 haklı. madem umurunda değil neden "eve geçince haber ver" dedin? demesen sıkıntı olmazdı ama bunu laf olsun diye söylemişsin. bunu yazmanın sebebi zaten kadının başına bir iş mi gelir diye haberdar olmak değil midir? ee kadın dönmemiş işte belki taksici kaçırdı. niye yazıp da iyi misin diye sormadın ki.
ders olmuş olsun, bir dahakine sorarsın.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.04.23)
Hocam şimdi eve gidince haber vermenin falan ne kadar gerekli olduğunu tartışmıyorum. Bence baştan gereksiz.
Ama sizin aranızda bir karşılıklı anlaşma konuşma olmuş, amaç ne , karşınızdaki kişinin taksiden indiğine ve evine sağlam vardığına emin olmak.
Karşı tarafın eve sağ sağlim varıp varmadığını merak ediyorsanız ve o kişi size eve vardığını söylemediyse bu durumda eve varamamış olduğunu, başına bit şey gelmiş olabileceğini düşünmeniz gerekirdi ve bunu düşünüp aramanız gerekirdi. Ama siz kendi egonuzun derdine düşüp eve varınca bile aramadı diye triplenmişsiniz. Eğer eve vardım diye aramayınca başına bir şey gelmiş olabileceğini düşünmüyorsanız neden eve varınca aramasını istiyorsunuz. Sizin haber vermesi gerekirdi ama vermedi düşünceniz eve sağ sağlim vardığı varsayımı üzerine kurulu zaten. Mantıksızlık burada başlıyor.
Eve sağ sağlim varıp varmadığı bilgisi ile ilgilendiğinizi söylemişsiniz, aramasını istemişsiniz. Kız eve gidince aramamış. Siz de başına bir iş gelmiş olabileceğini düşünmemişsiniz ve arayıp sormamışsınız. Ama en başta eve sağ sağlim varıp varmadığı bilgisiyle ilgileniyordunuz. Tutarsız yani. Eve varıp varmadığını merak etseniz size haber vermediğinde meraklanıp ararsınız. Sizin amacınız akşam eve gidince konuşmakmış bence.
Yani karşınızdaki kişi de bi tık çok tepki vermiş sizin tutarsız davranışınıza ama tutarsız davranan sizsiniz.
0
zimbirik
(19.04.23)
Ben de bire bir zimbirik gibi düşünüyorum. Bro mesela şöyle düşün: Sen "eve gidince muhakkak haber ver" dedin. Bu neden söylenir? Merak edersin mesela başına bir iş gelmeden eve gitti mi vs. Hanımefendi de sana bir nedenle haber vermemiş. Sen acaba "lan bunun başına bir şey geldi de ondan mı aramadı" acaba diye bi huysuzlanmadın mı? Yani aramasını istemenin sebebi bu değil miydi, e aramamış, sen niye aramadın mesela, böyle de bir olay var. Yani başka bir mesele olsa sana hak veririm ama bu konu özelinde sen haksızsın, senin isteğin eve sağ salim gidip gidip gitmediğini öğrenmek değil de sonrasında konuşarak "bu iş devam edecek mi etmeyecek mi veri toplaması" gibi geliyor bana. Bu gerçekleşmeyince de bozulmuşsun işte. No offense.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.04.23)
zimbirik+1 bari ertesi gun yazsaydiniz ikiniz de
0
ala09
(19.04.23)
avrupa'nin en guvenli sehirlerinden birinde yasiyorum. o donem gorustugum bir adam, beni otobus duragina birakip, gec bir saatti ama yine de fazlasiyla guvenli bir yer, gidince haber ver lutfen demisti. ben de eve gidince, gercekten tamamen dalginligimdan unuttum. yaklasik yarim saat 40 dk sonra, cok tatlis bir sekilde, "otobus sofuru kacirdi degil mi, nereye goturdu soyle, kurtarmaya geliyorum" gibisinden geyik bir mesaj atmisti. ozur dileyip, vardigimi vs. soylemistim ve oradan da tatlis tatli devam etti muhabbet. kesinlikle denemek icin unutmus gibi yapmamistim ve eger yazmasaydi da ertesi gun engellemek, vay neden sordun da takibini yapmadin da demezdim. ama belli ki adam soylemis olmak icin degil, gercekten varip varmadigimi ogrenmek icin soylemisti.
ikinizin de gonlu olsa ya da ikiniz de birbiriniz icin daha makul insanlar olsaniz bir yolu bulunurdu ama hem kadinin tepkisi asiri (bir hafta belli ki bilenmis, patlamis, kendini ifade edememe sikintisi buyuk) hem senin tepkisizligin cok sacma olmus. kadin seni engellemese, teorik olarak, kacirilip kacirilmadigini asla bilemeyecektin :) kafaniza fazla takmayin bence.
0
songforsomeone
(19.04.23)
Tam olarak Zimbirik ve songforsomeone+1
sizin icin cok ozel bir insan olmadigini o da fark etmis ki koyvermis, olculu davranmamis. Iyi olmus ikiniz icin de.
0
unidentified floating object
(19.04.23)
biri haber ver dese haber vermeyip üstüne bir de niye kendi yazmıyor diye kızılmaz ya. çok ilgi istiyordu demek ki.
0
oyokbuyoknevar
(19.04.23)
daha ilişkinin enn başında böyleyse asla asla ama asla çekilmez. bu tip insanlar hayattan soğutuyor beni ya.
0
deartheodosia
(19.04.23)
kız ilgi budalası bence. yanlış birşey yapmamışsın.
0
false pretension
(20.04.23)
kim haklı kim haksız düşünecek bir olay değil bence. iki taraf ta haklı olabilir kendi penceresinden.
bana öyle geliyor ki senden pek hoşlanmamış ve bunu bahane etmiş.
Fransa 64 yaş emekliliği kaldıramıyor iken biz 40 yaşında emeklilik olması?
summerof69
Bunu aklım almıyor. Bizim ülkemiz bu kadar zengin mi? Devlet bütçesi bunu kaldırabilir mi, kaldıramazsa ne olur?Teşekkürler
Bunu aklım almıyor. Bizim ülkemiz bu kadar zengin mi? Devlet bütçesi bunu kaldırabilir mi, kaldıramazsa ne olur?
Teşekkürler
0
summerof69 (18.04.23)
Kaldiramiyor. bu ulkede neye dokunsan zincirleme hatalarla dolu. erken emeklilik, dusuk emekli maasi, duz maaslarin dusuklugu. gecen biri tam katilmamakla beraber bir yorumunda bahsetmisti burada "bk" olabilir kullanici adi. ulkede calismadan verilen para kalemi cok genis devlet para dagitiyor gibi. o dogru iste cunku bizde bunu kaldirabilecek o zenginlerden vergi alma sistemi de yok. isvicre de sosyal yardim yapiyor ama zenginden de aliyor sosyal devletsen cark oyle doner.
0
ala09
(18.04.23)
Bazıları emekliliği kendi ödedikleri primlerden karışlanan bir şey olduğunu sanıyor ama öyle değil, öyle olsa bir süre sonra biterdi.
Şimdi yaşlı sayısı azken bunları genç yaşta emekli edip bakabilirsiniz ama Türkiye de artık o kadar genç olmadığı için bu bitmek zorundaydı. EYT'ler seçim falan derken kendilerine bir avanta ayarladılar, o ayrı. Gençlere geçmiş olsun.
Ben başka bir rakam daha vereyim, Türkiye'de 85 milyon insan yaşıyor ama 14 milyon 500 bin kişi çalışıyor: haber.doviz.com
Oysa ki Fransa'da 67 milyon insan yaşıyor ama 28 milyon kişi çalışıyor: eures.ec.europa.eu
Türkiye'de çalışmayan ve çalışan insan oranı bu durumdayken Fransa'daki refah da mümkün değil çalışma şartları da.
0
bk
(18.04.23)
Müthiş bir hata maalesef. Devlet bütçesi zaten bitik durumda, sürekli birilerine hediye para dağıtılan bir ülkede vergilerin düşmesinden bahsedilemez. Bordrolu çalışanların sırtına yüklenmiş bir yük daha maalesef. Dünyanın hiç bir yerinde 40-45 yaşıdna emeklilik olmadığını yazdığım için yediğim küfrü tahmin edemezsin sözlükte. Aman diyeyim girme hiç o konulara.
0
roket adam
(18.04.23)
Onlardaki sosyal yardimlar, issizlik, cocuk, kira yardimi vs de bizde yok ona bakarsan. Ordan dengelenmis oluyor.
Nüfusun azalması veya sabit kalması, çalışan kişi sayısının ve refahının artması lazım, tam tersi oluyor. bk'nın dediği gibi zaten az kişi çalışıyor, bir de %40 küsuru asgari ücretten çalışıyor. İşimiz çok zor.
0
nhk ni youkosu
(18.04.23)
Ülke bunu kaldıramazsa batar, iflas eder. Lübnan örneğine bakabilirsiniz.
Elbette biz Fransa'dan daha zengin değiliz. Ama siyasiler oy almak için böyle sözler verip kanunlar çıkardılar. Yanlış da olsa devlet verdiği sözü tutmak zorunda, yoksa inandırıcılığı olmaz. Bundan sonra çıkacak kanunlara, sözlere nasıl inanalım?
Erken yaşta emekli olmak dışında bir de "dul yetim aylığı" konusu var benim aklımın almadığı. En kötü senaryoda diyelim ki bir erkek 20 yıl çalışıp 40 yaşında emekli oluyor. 70 yaşına kadar yaşıyor. Onun "yetim" ve evlenmemiş kızı babası öldüğünde diyelim ki 40 yaşında olsun o da 70 yaşına kadar yaşar ve evlenmezse o emekli maaşını (sanırım yarısını) alıyor ölene kadar. Bu durumda 20 yıl prim ödeniyor, 45 yıl maaş ödeniyor (kızının 30 yıllık maaşını 15 yıl olarak hesapladım) Maaş dışında elbette sağlık hizmetleri vs. var ama onu hesaplamaya katmadım. Asgari ücretin SGK primi şu an 1551 TL. En düşük emekli maaşı 7500 TL. Bu hesaba göre 372 bin TL prim ödeyen kişi için 4 milyon TL maaş ödeniyor. (Bu yaptığım hesap doğru mu?)
Umarım bir gün düzelir. Emeklilik yaşı uzun süre önce 60-65 civarına çekildi. Bu EYT, eski sistemin son kalıntısı. Belki ondan sonra biraz toparlanmaya başlarız. Fakat bu sırada da insan ömrü uzuyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz summerof69?
0
michael_knight
(19.04.23)
Ben artık emekli maaşına yaşlılık aylığı, vatandaşlık aylığı gözüyle bakıyorum.
Yoksa hem bu kadar az emekli maaşının hem bu kadar erken emekli maaşının bir mantıgı yok.
geç yapıp çok emekli maaşı vermek yerine erken yapıp az emekli maaşı veriyorlar.
Bu döviz altın makası neden yukarı doğru yüksek? Piyasaya bakıyorum, altın 1250 lira. Banka alış-satış 1250-1300. Daha önce 1225-1275 gibi bir şey olurdu. Normal mi bu?
Bu döviz altın makası neden yukarı doğru yüksek? Piyasaya bakıyorum, altın 1250 lira. Banka alış-satış 1250-1300. Daha önce 1225-1275 gibi bir şey olurdu. Normal mi bu?
0
prole (17.04.23)
akşam saatlerinde artıyor, katılım banklarına da bir bak, normal değil tabi.
0
tiny penny
(17.04.23)
Dolarda makas konusunda ilginç bir durum varmış bugünlerde. Twitter'da Özgür Demirtaş'ın yazmasıyla haberim oldu. Kapalıçarşı şu anda normalde olduğundan çok daha avantajlı mıymış neymiş.
Dolarda resmi kur ile gerçek hayattaki kur arasındaki fark artmaya başlamış. Altın makasındaki ilginçliğin sebebi de bu olabilir.
Banka 40 bin lira veriyordu lazım olur diyerek onayladım. 3 bin lira civarını sigorta için kestiler. Abime 5 bin lira borç verdim. 32 bin kaldı şu an. Erken kapatma gibi bir şansım yok yani.bu kredinin aylık ödemesi 2.500 lira mayısın ortasında ödemesi başlıyor. başka kredilerim de var onların topla
Banka 40 bin lira veriyordu lazım olur diyerek onayladım. 3 bin lira civarını sigorta için kestiler. Abime 5 bin lira borç verdim. 32 bin kaldı şu an. Erken kapatma gibi bir şansım yok yani.
bu kredinin aylık ödemesi 2.500 lira mayısın ortasında ödemesi başlıyor. başka kredilerim de var onların toplamı 3300 lira yapıyor. yani 5800 lira kredi ödemem var aylık ve işsizim. Ne yapacağımı şaşırdım gençlik hatası mı artık ne denirse buna.
Aklımda şöyle bir plan var; Bende ki 32 bin lirayı sadece krediler için ayırsam, 2 bin lira yanılma payı koysak, 30 bin lira 5 ay boyunca kredileri ödüyor. Temmuzda asgariye zam gelecek diyorlar. Ben iş bulsam ve asgari 10 bin olsa en azından biraz daha rahatlamış oluyorum.
Hızlı bir şekilde iş bulmam lazım.
0
darth plix (15.04.23)
Sigorta işsizliği de kapsamıyor mu?
0
gabe h coud
(15.04.23)
@gabe h coud kapsıyor ama başvururken işsizdim hocam. öyle çıktı kredi.
0
🌸darth plix
(15.04.23)
Hocam Allah affetsin guldum.
Kafamda soyle canlandi;
Evde pijamamla koltukta oturuyorum. Cepte param yok. Maas yok. Telefondan gelen bildirimle bi anda 40bin kredi cekiyorum, daha yatmadan 3bini gidiyor, 5i de abiye verince bir anda koltukta oylece otururken borc batagina sokuyorum kendimi shsbzbzb.
Aylik 2500 kredi odemesi az degil, maasin olsa da az degil. Bence abiden 5i geri isteyip bankayi arayip iptal edin krediyi.
0
brkylmz
(15.04.23)
Krediyi iade etmek sizin için en mantıklısı görünüyor şu an. 7 veya 14 gündü sanırım vazgeçip iade etmek için süreniz Sigorta parasını da geri verirler size (belki de 50-100 liralık kesinti yaparlar)
Abiden 5 bini geri almamız gerek, hiç yoksa abinin kredi kartından veya sizin kredi kartından taksitli nakit avans çekin. Garip olmuş, saçma olmuş.
Bu da olmazsa ilişkinizi ve onun durumunu bilmiyorum ama abinize bu krediyi devretmeyi teklif edin. Yani 32 bini de ona verin bundan sonraki taksitleri de o ödesin. Aslında o parayı dövize bağlı bir yatırımda değerlendirseniz büyük ihtimalle kredi ödemelerinden daha değerli olacak o yatırım ama bu riski alamayız.
0
michael_knight
(15.04.23)
Hemen bankaya parayı geri vermenin yollarına bakın. eksik kalan tutar için uygun eşya vs. ne varsa satın.
Olayın özeti şu: bankadan borç almak, bundan başkasına biraz borç vermek, yine bankadan alınan parayla borcu kapatmayı düşünmek ve bu sırada işsiz olmak. Havaya atılan madeni paranın bile yerde dik kalma olasılığı bundan daha yüksek değil mi?
Borç ya da krediyi, geri öderim diye düşünmenin yanı sıra ileriye dönük , beklenmeyen başka bir durum karşısında paranın gidebileceği ihtimalleri, yerleri düşünmüyoruz. İleriye dönük hesaplar her zaman olumlu olacak diye bir şey yok. Abinin durumunu bilmiyoruz ama ayrıca işsiz ve bankadan kredi alan kardeşinin durumunu göz önüne alarak bu parayı hiç almaması gerekiyordu.
0
diyecevaplandı
(15.04.23)
Direk iade edin krediyi. Yoksa 6 ay sonra kredimi odeyemiyorum bunalimdayim nasil tekrar kredi cekerim duyurusu acacaksiniz buraya.
0
oscar
(15.04.23)
Bos ver bi seyler al, ye gez ic. Biri gelir faiz borcunu silip anapara yapilandirir kesin.
0
ahmet oturum cerezi
(15.04.23)
herkes öyle kredi, kredi kartı, borç falan, ülke batık, merak etme, herhalde hepimizi hapse atmazlar. bence harcayın, her şeyin fiyatı artıyor
Selamlar Bir tanıdığa yurtdışından grafik tablet siparişi versek gümrük ücreti öder mi? (350 euroyu aşmıyor)
0
Kıymık (14.04.23)
Evet. 150 euro üstü her şeyde ciddi bir maliyet çıkar.
0
roket adam
(15.04.23)
Tanıdık bavuluna koyup getirecekse ücret ödemez diye biliyorum. Hatta bu tanıdık Türkiye'de yaşıyorsa o ürün için vergi iadesi de alır belki yabancı ülkeden çıkmadan, daha da ucuza gelir.
Selam!İki sorum var:Yaza düğünümüz olacak. Annemle babam ayrı, baba tarafından kimseyle görüşmüyorum. Muhtemelen babam da gelmeyecek düğüne. 1. Soru: babaya evlilik teklifi aldığımı söyledim. Hayırlı olsun içine sindiyse sevindim, tanışalım bir ara dedi. Baba farklı şehirde, damat yurt dışında, tanı
Selam!
İki sorum var:
Yaza düğünümüz olacak. Annemle babam ayrı, baba tarafından kimseyle görüşmüyorum. Muhtemelen babam da gelmeyecek düğüne.
1. Soru: babaya evlilik teklifi aldığımı söyledim. Hayırlı olsun içine sindiyse sevindim, tanışalım bir ara dedi. Baba farklı şehirde, damat yurt dışında, tanışabileceklerini sanmıyorum. Ayda 5-10 dk telefonda havadan sudan konuşuruz. Babaya yaza düğünümüz var nasıl diyeceğim?(ondan habersiz olup bitiyor herşey, baba olsam üzülürdüm)
2. Soru: davetiyenin aile kısmına kimin soyadını yazacağız şimdi?
Teşekkürler
0
sacrilegious (14.04.23)
Yani ben evlilik teklifi aldıktan hemen sonra babamla tanıştırırdım. O kişiyle evlenmeye karar verdiysem öncesinde de tanıştırırdim. Sizinkisi biraz geç olmuş babanız olsam üzülürdüm. Ama telafi edebilmek adına damat kişisi Türkiye'ye gelir gelmez baba ile tanıştırmak için bir organizasyon yapardım. Soyadı konusunda bir fikrim yok açıkçası. Sizin içiniz hangisiyle rahat edecekse o olsun.
Edit: Benim ebeveynlerim boşanmadı, sizin durumunuzu (hissettiklerini) tam anlayamamış olabilirim. O yüzden yanitim soruya tam cevap gibi olmadı. Sizi kırmak da istemem.
0
Amaranta ursula
(14.04.23)
1- Babanızla telefonla görüşüyorsunuz belli ki, telefonda söyleyeceksiniz. Zaten teklif aldığınızı da söylemişsiniz yani konuyu biliyor. "Baba X'i biliyorsun, sana söylemiştim. Bu yaz evlenmeyi planlıyoruz" diyerek başlarsınız belki cümleye.
2- Davetiyede size sıkıntı yaratan Aile kısmını yazmayın. Müstakbel eşinizden de bu konuda destek isteyin. Davetiyelerde kural, kanun yok. Kimse de pek düşünmez burada neden "X ve X Aileleri" yazmıyor diye.
Mutluluklar,
0
michael_knight
(14.04.23)
1. Direkt evlenmeye karar verdik diyebilirsiniz. Ayda 5-10dk görüşmeyle her şeyi anlatamayacağınızı tahmin eder diye düşünüyorum.
2. İllaki soyadları yazmaya gerek yok sanki? illa yazılacaksa isimlerle birlikte yazılır o zaman annenizin ismi soyismi babanızın ismi soyismi ayrı yazabilir diye düşünüyorum
0
alaimisema
(14.04.23)
Benim anne baba da ayrı 1 yaşımdan beri. Benim babam da her şeyime gelmez annem var diye. Görüşmek istemez yani. Ama düğüne geldi şaşırdım. Bi teklif etmek lazım bişey olmaz.
Soyad kısmına gelirsek, mesela eşimin ailesinin soyadı öztürk olsun. Benim annemin soyadıda çelik, babamınki de arslan olsun.
Şöyle yazdım
Eşimin tarafına "Öztürk Ailesi" Kendi tarafıma "Çelik ve Arslan Ailesi"
0
ananiyimioguz
(14.04.23)
Bizimkiler ayrı değil ama 9 aylık oğlum var taze babayım yani, ne olursa olsun bir an önce haber verip muhakkak çağır inan çok sevinecektir, mutluluklar dilerim.
0
mirty
(14.04.23)
Tebrikler :) 'Muhtemelen gelmeyecek' demişsiniz...ön yargılı olmuş. Ne hissettiğini ve düşündüğünü bilemeyiz, bırakın buna o karar versin. Yukarıdaki bir yoruma katılıyorum: bu yaz evlenmeye karar verdikle başlayabilirsin telefonda konuşarak. Bence davet edin. öyle ya da böyle, hayat geçiyor, 3 günlük dünya. belki içten içe çok görmek isteyecek sizi o gün, ama hiç duymayacaksınız bile. Ben olsam samimiyetle davet ederdim. İçinizdeki masum kız çocuğu da en azından o günlük barışsın babasıyla
0
gadlemler
(15.04.23)
Ben eski esimle evlenirken annemle babam ayri oldugu icin davetiyeye "Ayse-Ahmet X" "Fatma Y - Mahmut Z" seklinde onlari bir aile olarak, bizimkileri ayri bireyler olarak yazmistik.
Eski esimin ailesi bayagi muhafazakar bir aileydi. "Ay kusura bakmayin bizim konu komsumuz laf soyler, sorun olmasin" dediler ve kendileri ayni davetiyeleri "Ayse-Ahmet X", "Fatma-Mahmut Z" olarak yeniden yaptirdilar kendi cevreleri icin. Biz de zaten insan sevmeyen bir aile oldugumuz, bu kisilerin cogunu bir daha gormeyecegimiz ve fikirleri de umrumuzda olmadigi icin "he ne istiyorsaniz oyle yapin" dedik, kendi fikrimizi kendimize sakladik.
Simdi yeniden evlensem dugun mugun yapmam da, yapacak olsam da davetiye bastirmam da, davetiye bastiracak olsam kendi adimi ve esimin adini yazmayi tercih ederdim.
Eger babanizin gonlunu hos tutmak istiyorsaniz, "ay sana da son dakika soyluyoruz ama" yerine, "X yurtdisinda yasadigi icin hizli hizli kararlar almamiz gerekti, seni de haberdar etmis olayim" gibi farkli bir cercevede sunabilirsiniz durumu.
selam,bir yakinimin onumuzdeki hafta almanya'ya ziyareti soz konusu. kendisinin nufus cuzdani kayip ve seyahat oncesinde yenisini cikartma imkani yok. lakin pek tabii ki pasaportu / vizesi ve de surucu belgesi mevcut. bu kosullarda cikista bir sorun yasama ihtimali var midir?tesekkurler.
selam,
bir yakinimin onumuzdeki hafta almanya'ya ziyareti soz konusu. kendisinin nufus cuzdani kayip ve seyahat oncesinde yenisini cikartma imkani yok. lakin pek tabii ki pasaportu / vizesi ve de surucu belgesi mevcut. bu kosullarda cikista bir sorun yasama ihtimali var midir?
tesekkurler.
0
rotario (14.04.23)
pasaport dışında bir şeye ihtiyacı yok.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(14.04.23)
Sorun yaşama ihtimali yok.
0
michael_knight
(14.04.23)
Hiçbir şey olmaz pasaport yeterli.
Ülke içinde de yeterli bu arada. Sadece taşıması zor ve pahalı olduğu için tercih edilmiyor :D
0
chicha_v2
(14.04.23)
hiç bir ülke pasaport varken kimliğe bakmaz.
0
deepex
(14.04.23)
Diger arkadaslardaki rahatligin aksine gayet de sorun yasama ihtimali var, kendimden biliyorum. Yunan pasaport polisi pasaport disinda baska id var mi diye sormustu bana, kimlik, ehliyet, ogrenci kimligi vs ne varsa doktum onune. Kartlari inceleyip, masada atiyor, nasil dustugune falan bakti, sonra alsak mi almasak mi diye tereddut ediyor pozu kesip hadi bu seferlik gec dedi:) Yani sira bekleme yapmasin, moraliniz, modunuz bozulmasin alin mutlaka ehliyet vs ustunde isim yazili banka karti bile hic yoktan iyidir. Sirf pasaportla risk budur diye cikmayin. Ha ulke icinde kimse cevirip kimlik, gbt bakmaz bizdeki gibi.
0
freedonia
(14.04.23)
pasaport, (turkiye icinde) ehliyet ve nufus cuzdani birbirine es deger olcude kiymetli, devlet tarafindan verilmis resmi kimliklerdir
birisi yaninizdaysa, digerleri sorulmaz.
yunan pasaport polisinin kimlik istedigi arkadasimizin fotografini begenmemistir, eslestirmemistir, saglama yapmak icin sormustur polis, boyle bir gereklilik yok.
0
Corc
(14.04.23)
20'den fazla ulke gezmisimdir, nufus cuzdani yanimda bile tasimadim, kimse de sormadi.
0
sertac akin
(14.04.23)
Pasaport polisi bu. Killik edecegi tutarsa her sey olur. Bir keresinde Londra-Girona ucusu, Costa Brava sahillerinde tatil gelmisken de Barcelona. Tum ucak full tatilci ingilizdi, bir benle arkadasim farkli nationality idi sanirim o yuzden stick out like a sore thumb:) Bizi kenara cekip ne ayaksiniz diye sorgulandik resmen, cuzdandaki paradan telefondaki resimlere kadar baktilar. Epey moral bozucuydu. (Bu arada bizde de ab pasaportu var, Turk pasaportu ile halimizi dusunmek istemiyorum).
0
neck_and_neck
(14.04.23)
pasaport kesinlikle yeterli ve kesin bilgi. ilk defa yurtdışına çıkıyorsa dönüş uçak bileti, otel rezervasyonu ve seyahat planının çıktısını yanına alsın sorguya çekerlerse onları gösterir.
Bana özellikle belli dokunuş ve hareketleri sonradan yavaşlatmışlar gibi geldi. Eğer video 120 veya 240fps ile çekildiyse, videoyu 2 kat veya 4 kat yaşavaşlatabilirsiniz gayet istenilen alanı.
Ve evet mesela bu video 30fps ile çekilseydi bu kadar akıcı bir yavaşlık göremezdik, artık amiral gemisi dediğimiz cep telefonları bile 120 veya 240 fps lere çıkabiliyor.
0
ananiyimioguz
(14.04.23)
Burada fark yaratan shutter speed. Tabi FPS'in de etkisi var. Shutter speed'i hızlı yapmış. (düşük-yüksek hangi kelimenin doğru olduğuna emin değilim yani 1/50 değil mesela 1/500 yapmış. Bu da motion blur'ü azaltmış hatta neredeyse yok etmiş.
Büyük ihtimalle biliyorsunuzdur ama yazayım müsadenizle. Mesela hızla giden bir arabayı gözümüz net görmez, hafif bulanık görür. Hareket eden objeleri gözümüz o şekilde görür. Kameralarda da genelde gözümüze benzer 1/50 1/60 gibi shutter speed'leri tercih eder insanlar. Fakat burada belki de 1/1000 kullanmış, bu şekilde çok hızlı bir arabayı da kamerayla çeksek net göreceğiz.
Yerleri tamamen halıyla kaplamak dışında yapılabilecek bir şey var mı?
Yerleri tamamen halıyla kaplamak dışında yapılabilecek bir şey var mı?
0
mrvln (14.04.23)
Halıdan bir sonraki seçenek sanırım binlerce lira harcayarak yalıtım yaptırmak ki o da tamamen kesmez sesi. Ne sesi olduğunu söylerseniz belki daha iyi fikir veren arkadaşlar çıkar. Terlik, gitar, koşan çocuk vs.
0
michael_knight
(14.04.23)
Yalıtımı en baştan önermiştim ama kirada oturuyoruz denildi. Bunun dışındaki çözüm önerilerine açıklarmış. Sorun koşan çocuk. 24 saat koşuyorlar.
şunu üç boyutta da yapman lazım. yine de çok düşük frekanslı olarak o titreşim ilerler. o kadar düşük frekanslar içinse kauçuk yerine bildiğin yay kullanman lazım. o enerjiyi bir şekilde dönüştürmen gerek yani.
0
alperz
(16.04.23)
Bayıldım. Üst katımı anca kurtarır ama ilgilenmezler bile. Yine de teşekkürler.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.