Giriş
(2)

belediye kanalizasyon açıyor mu?

ayseee
binanın kanalizasyonu tıkanmak üzereymiş lavabo tamiri için gelen usta kanalizasyonun takınmak üzere olduğunu söyledi. belediyeyi arasam onlar bir ekip gönderiyor mu? gönderiyorsa ücreti ne durumda bilgisi olan var mı?konum istanbul
binanın kanalizasyonu tıkanmak üzereymiş lavabo tamiri için gelen usta kanalizasyonun takınmak üzere olduğunu söyledi. belediyeyi arasam onlar bir ekip gönderiyor mu? gönderiyorsa ücreti ne durumda bilgisi olan var mı?

konum istanbul
0
ayseee
(11.06.23)
sizin binadan belediyenin atıksu hattına bağlanan borudaki tıkanıklığı açmazlar veya sitedeyseniz site içi hatları açmazlar. fakat belediyeden diye gelen kombine araçlar da aslında taşeron araçları, onlardan birinin numarasını alırsınız, parasıyla açtırırsınız.
0
malheiros
(11.06.23)
Tam olarak sizin durum değil ama başımdan geçeni aktarayım;

Aslında açmak zorunda değiller ama açıyorlar diye anladım ben. Sonuçta oy vererek seçildikleri ve etrafı bok basarsa suçlu kim olsa da belediyenin adı kötüleneceği için.
Eskiden oturduğum bir apartmanda bu şekilde tıkanmıştı. İski'yi aradım. Vidanjör denen kamyon geldi.
İşçi baktı dedi ki "binanın sorumluluğundaki kuyu çamur(dışkı çamuru) dolmuş, onu almak gerek. Bir ufak bahşiş verirsin, alırım dedi. Ama sakın ha belediyeye bahşiş verdiğini söyleme diye de birkaç defa tembih etti. Sonradan telefon edip soruyorlarmış bahşiş istedi mi diye.
Ufak bir bahşiş verdim, yaklaşık 2 kova çamur çıkardı, çöpe attı çamuru. Bu işlemde kamyon hiç kullanılmadı diye hatırlıyorum, adamın tek kullandığı çok uzun sopası olan bir çeşit kürek ve kovaydı.
Bahşiş derken şimdinin parasıyla 100-200 TL gibi bir paraydı sanırım. İstanbul, Maltepe'de oldu bu durum yaklaşık 4-5 yıl önce.
0
michael_knight
(12.06.23)
(3)

Macbook Pil

somon sosu
Yeni bir macbook aldım,pil devrinin artmaması için nasıl kullanmalıyım? sürekli şarj da mı?
Yeni bir macbook aldım,pil devrinin artmaması için nasıl kullanmalıyım? sürekli şarj da mı?
0
somon sosu
(11.06.23)
Hiç takmayın kafanıza naparsanız yapın belli bir ömrü var. Mütemadiyen şarjda da tutsanız sürekli cycle da etseniz o batarya şişecek ömrü tamamlanınca. Macos şarja takın dediğinde şarja takmaya özen gösterin. Eğer daha kullanışlı olacaksa da şarja kullanın tabii evde ama ekstra ayak bağı yapmayın bu mevzuyu eğer değeri düşmesin falan diye kasmıyorsanız. Ki Apple epey uzun bi süre batarya desteği sağlıyor bilgisayarlara değiştirince cycle sıfır oluyor yine.

Sakınmadan kullanın, ona göre yapmışlar aleti.

(Fazla devir olmasın diye 150 devir altı batarya şişirmiş, biri olarak yazdım)
0
hedep
(11.06.23)
hocam benim tecrübeme göre kesinlikle sakınarak kullanın özellikle 8+ saat kullanım için.

aynı zamanda macbook aldığım arkadaş ile şu an bilgisayarlarımız arasında uçurum var pil ömrü olarak. benim cycle 1350'lerde onun ki 150'lerde. kullanım süremiz yakın pil ömrü olarak 3x daha fazla süre kullanıyor diyebilirim.

cycle artmaması için prizde kullanmanız lazım.
0
gule gule
(11.06.23)
Evet ama hayır.
Ben MacBook Pro'yu sürekli şarjda kullanıyorum. Mac OS kendi kendine %80 doluluğa indiriyor pili, yapıyor bişiyler.
Şu anda pil durumum şöyle:
Süre 16 ay,
Battery cycle 16
Battery Health %89

Yani cycle çok az olsa da pilin sağlığı çok düşmüş. Sanıyorum ayda bir veya 15 günde bir pili %25'lere kadar düşürüp sonra yeniden şarja taksaydım sağlık daha iyi olacaktı.

Macbook'unuza CoconutBattery programını indirmenizi öneririm. Arada bir, ayda bir o programı açarsanız pilin durumunu kaydeder, dönüp bakarsınız. Takip edebilmenizi sağlar.
www.coconut-flavour.com

Bir yandan da en önemlisi bence fazla umursamamak. Bilgisayar nasıl işinize daha fazla katkı sağlayacaksa öyle kullanıp geçin derim. Pil değişimi şu anda 4-6 bin TL civarında apple servisinde. Dikkat etseniz 5 yıl, etmeseniz 4 yıl sürecek herhalde bitmesi.
0
michael_knight
(12.06.23)
(4)

.7z dosyası

zalbarath
bunun boyutunu nasıl daha da küçültebilirim tekrar sıkıştırmayı denedim ama boyut değişmedi.
bunun boyutunu nasıl daha da küçültebilirim tekrar sıkıştırmayı denedim ama boyut değişmedi.
0
zalbarath
(10.06.23)
Daha da küçülmez tekrar sıkıştırınca, çünkü aynı algoritmayı kullandığı için sıkıştıracak bir şey kalmıyor ikinci seferde. Belki parçalara bölebilirsiniz eğer tek parça olması gerekli değilse.
0
salihdt
(10.06.23)
Bazı programlarda sıkıştırma ayarı da oluyor, sizin kullandığınızda var mı bilmiyorum.

Mesela dosyanın boyutunu biraz daha fazla düşürüyor ama sıkıştırmak ve açmak daha uzun sürüyor. Fakat yine de mucize beklemeyin. Standart sıkıştırılmış halinden %3 daha az belki olur belki olmaz.
Dosya tipine, aynı kalıpların o dosyada ne kadar sık kullandıldığıyla vs. ilgili. Sıkıştırma konusuna fazla kafa yorarsanız sıyırırsınız. Onun hikmetini çok şey yapmayın.

Size gelen dosya küçültülmüş haldeyse onu açıp sonra .zip .rar .7z gibi farklı formatlardan hangisinin daha iyi sonuç vereceğini de deneyebilirsiniz.
0
michael_knight
(10.06.23)
parçalara bölün?
0
sparkle kiddle
(10.06.23)
Farklı uygulamalar denemek lazım.

Sıkıştırılan dosya resim ya da video içeriyor ise (jpg, MPEG, MP4 vs.) o formatlara uygun düzenleme programı kullanmak lazım.
0
diyecevaplandı
(10.06.23)
(6)

İstanbuldaki en güzel manzara nerdedir

yalniz kizkulesi
İstanbuldaki en güzel manzara ?
İstanbuldaki en güzel manzara ?
0
yalniz kizkulesi
(08.06.23)
Konsept nedir? Çamlıca'daki şu yeni anten en üst nokta sanırım. O olabilir. Onun dışında Çamlıca Tepesi ve Galata Kulesi olabilir. Diğerleri de rezidans, plaza üst katları ve restoranlar sanırım.
0
nawar
(08.06.23)
Ne manzarası; şehir silueti mi, yeşillik mi, boğaz mı, gün batımı mı?
Çamlıca tepesinden şehir ve boğaz güzel görünür. Ben kalpazankaya'dan günbatımı izlemeyi severim şehir olmadan. Şehirle beraber için Kadıköy Beşiktaş vapurunda gün batımı saatinden yarım saat önce bulunmak, şanslı günde çok güzel tarihi yarımada manzarası sunuyor.
Yuşa tepesinden boğaz da güzel görünüyor, 3. köprü de. Gündoğumu Rumelihisar tarafından keyiflidir.
Büyük validehan'dan Haliç boğaz manzarası fena değil ama şehrin kötü silueti de dahil oluyor.
0
Bruce
(08.06.23)
beylerbeyi bogaz'daki en güzel manzara bence. bunun dışında galata +1.
0
gule gule
(08.06.23)
Adalar.
0
Yourcousinmarvinberry
(09.06.23)
çengelköy
0
koela
(09.06.23)
Cihangir'den.
Sonra Beylerbeyi, Harem, Salacak aklıma geliyor.
0
michael_knight
(09.06.23)
(7)

Bir ev kiralayacagim ama ev sahibi kontrati imzalamak icin gelmiyormus

limonlu cola
Emlakci ona imzalatip getirecekmis. Asagi yukari 3000 kisilik bir site ve sitenin emlakcisi gorustugum kisi. Bu durumda ne yapmak gerek? Bir sorun olur mu ileride? Sozlesme yapilir yapilmaz site yonetimine kaydiniz yapilacagi icin bir sorun olmaz dendi ama bilemedim
Emlakci ona imzalatip getirecekmis. Asagi yukari 3000 kisilik bir site ve sitenin emlakcisi gorustugum kisi. Bu durumda ne yapmak gerek? Bir sorun olur mu ileride? Sozlesme yapilir yapilmaz site yonetimine kaydiniz yapilacagi icin bir sorun olmaz dendi ama bilemedim
0
limonlu cola
(08.06.23)
Doğru değil bu hareket. Hukuki olarak sıkıntıya düşebilirsiniz.

Ama ben kendi evimi kiraya verirken 2 defa, kendime ev kiralarken 3 defa bu şekilde yaptım. Sorun olmadı.
Para yatıracağınız hesaptaki isim, kontrattaki isim ve DASK poliçesindeki ismin aynı olmasına dikkat ederek riski biraz düşürürdünüz.

Ben bu şekilde sözleşme yapardım, yaptım da. Ama başka birine kolay kolay "yap, bişiy olmaz" diyemezdim.
0
michael_knight
(08.06.23)
Sorun olmaz. Çok takılmayın. Sinpaş falan herhalde? Biz de benzer şekilde kiraladık, ev sahibi yoktu, tarama yolladık, o da biraz yarım yamalak tarama yolladı falan.
0
malheiros
(08.06.23)
Ev sahibinin hesabının kontrata yazıldığına Emin ol
Kotneati ve imzayı ev sahibine WhatsAppdab gönder teyit et
Hesaba para yatınca sorun avr mi diye yazıp teyit et
0
kisa
(08.06.23)
Hesap numarasini falan teyit edecegim mutlaka. Tesekkur ederim.

@malherios degil ama o buyuklukte bir site.
0
🌸limonlu cola
(08.06.23)
kira sözleşmesi yazılı olmasa bile oluyor, bir sorun yaşamazsınız. evin gerçekten anlaştığınız kişinin üzerine ve kirayı yatırdığınız hesabın ev sahibinin üzerine olduğuna emin olun yeter.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(08.06.23)
kiralayan kişinin ev sahibi olması zorunlu değildir.
0
nuisance
(08.06.23)
mal sahibinin kimlik fotosunu isteyin. orada imzası olduğu için sözleşmeye artığı imza ile de kıyaslarsınız.
0
al sana nick it
(09.06.23)
(10)

torunum oturacak evden çık diye ev sahibi

ilgeru
kontratın 4. yılı dolmak üzere. torunum oturacak kontratın yılı dolunca çıkar mısın dedi, ben de ihtar çekmesi gerektiğini söyledim. bu durumda zorunlu olarak çıkarabilir mi? yüzde 25 zammı kiraya ekleyip oturmaya devam edebilir miyim? kanunen böyle hakkım var mı veya ihtar çektikten sonra çıkmazsam
kontratın 4. yılı dolmak üzere. torunum oturacak kontratın yılı dolunca çıkar mısın dedi, ben de ihtar çekmesi gerektiğini söyledim. bu durumda zorunlu olarak çıkarabilir mi? yüzde 25 zammı kiraya ekleyip oturmaya devam edebilir miyim? kanunen böyle hakkım var mı veya ihtar çektikten sonra çıkmazsam ne kadar zaman sonra gelip çıkarabiliyorlar?

açıkçası zaten çıkma planım vardı ancak madem öyle; boya badana yaptırmadan, depozitomu tam olarak ve taşınma parası da isteyerek çıkma pazarlığı yapacağım fakat kanunen durum nedir öğrenmek istiyorum.
0
ilgeru
(08.06.23)
mahkeme kararı dışında çıkmanı zorunlu kılan bir şey yok. karşılıklı oturup anlaşırsanız sorun kalmaz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(08.06.23)
mahkemede ispatlarsa durumunu evet tahliye edebilir.
0
nuisance
(08.06.23)
Torun sanki 1. derece akraba degil ya. Akrabam oturacak cik meselesi 1. derece icin gecerli onun da sartlari var.

Anlasabilmek en guzeli su donemde cunku kanun huku da bu konuda dolmus durumda cozum yok yani.
0
wallcan
(08.06.23)
Torun alt soy olsa da birinci derece değil. Madem çıkmayı düşünüyordunuz pazarlık yapıp taşınma masraflarınızı isteyip çıkın.
0
ruhen hastayim ben
(08.06.23)
Altsoyu olduğu için kanunen çıkarabilir.
Siz de %25 zam yaparak oturmaya devam edebilirsiniz mahkeme sonuçlanana kadar.

Topuğunuza sıkacağını veya huzurunuzu kaçıracağını düşünmüyorsanız mahkeme yoluna gitmesini söyleyin. Mahkemeyi kazanıp sizi evden çıkaracağı çok yüksek ihtimal ama 1-2 yıl sürecek. O süreçte de kiranız yükselmiş gibi kenara para atın ki hem mahkeme masrafını hem de yeni evin depozitosunu vs. biriktirmiş olun.

Şu an evimdeki kiracı "100 bin TL ver, evinden çıkayım" dese hiç düşünmeden öderim. Bu ev çok pahalı veya büyük bir ev de değil ama sonuçta daha kazançlı çıkıyorum 100 bin TL ödeyince. O yüzden bir ev sahibinin torununu bahane edip kiracısını çıkartmak istemesi gayet olası.
Aynı şekilde ev sahibin "100 bin TL vereyim evden çık" dese kabul etmem. Garip bir ortamdayız.

Aklınızda olsun ki sadece ihtar çekerse ve siz evden çıkarsanız başkasına kiraya verebiliyor sanırım. Başkasına kiraya verse de sizin hukuki bir hakkınız olmuyor mahkeme sonucu olmazsa.
0
michael_knight
(08.06.23)
altsoy ustsoy degil. birinci derece akraba gerekiyor.

o yuzden torununun sorunuyla torununun birinci derece akrabalari ilgilebilir. kardes bile ikinci derece akrabadir.
0
alperz
(08.06.23)
Torunu kişinin altsoyudur.
"Türk Borçlar Kanunu - Madde 350" olarak arayıp ilgili kanun maddesini bulabilirsiniz.
0
michael_knight
(08.06.23)
aa birinci derece akraba demiyormus. ogrenmis olduk vay be…
0
alperz
(08.06.23)
Ben bu hikayedeki torun oluyorum. Gerçi şu anki gibi kiraların saçmalamadığı bir dönemdi.

Gerçekten böyle bir hakkı var. Noterden usülünce ihtar çektik. Süreç uzamasın diye taşınma masraflarını karşıladık.

Fakat belli bir süre kiraya vermeme şartı da var yani takip etmenizi de öneririm torun ayağına çıkarıp kiraya verirse öttürün onu.
0
denizgonen
(08.06.23)
Evden çıkmak istiyorsanız, depozito, emlakçı ve taşınma masraflarımı karşılayın diyin.
Çıkmak istemiyorsanız, ihtarname çeksin, kontrat yılınız dolunca dava açar. İlk celsesi, 6-7 ay sonra görülür. Dava 1-2 yıl sürer. Kaybedince masrafları siz ödersiniz ama %25 zamla oturacağınız için karda olursunuz zaten. Bu arada, 3 sene botunca, evi başkasına kiraya veremez. Eğer verirse dava açabilirsniz. 12 ay kira paranız kadar tazminat alırsınız.
0
PhoenixRising
(08.06.23)
(2)

tatil yapmayı biliyor musunuz?

karayel
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
Ben hiç anlamıyorum bu işlerden nereye gitsem ne yapsam?
0
karayel
(08.06.23)
Ne yapsama vereceğiniz cevap sizi zaten bir yerlere götürüyor.

Ülke içinde; Deniz kum güneş, yemek turizmi, kültür turizmi (tarihi yerler vs.), otel tatili (spa, havuz, lüks vs.), Yolculuk ve spor amaçlı (trekking, tren turları vs.), Kafa dinleme (yazlık vs.) amaçlı tatil gibi seçenekleriniz var.

Yurtdışı için yukardakilere ek; şehir & alışveriş turizmi, sanat ve moda üzerine seyahat, etkinliğe dayalı (festival, safari vs ) tatil. Gibi seçenekleriniz var.

Siz hangisinden hoşlanacağınızı saptarsanız gerisi gelir.
0
akhenaten
(08.06.23)
Kaç kişisiniz, kaç yaşındasınız, ne kadar bütçeniz var, ne kadar hareket ne kadar sakinlik peşindesiniz, arabanız var mı, neredesiniz... Hiçbir şey bilmeden verebileceğimiz tavsiye pek yerinde olmayacaktır.

Ama yine de diyorum ki Kadir'in Ağaç Evleri'ne veya Kabak Koyu'nda "Sea Valley Bungalows"a gidin.
İyi tatiller,
0
michael_knight
(08.06.23)
(4)

köpek ve ata arabasına karşı yarıştırılan 100 metreci kimdi ?

mvpatakan
ben böyle bir akşam haberi izlediğimi hatırlıyorum çocukluğuma dair.90'lar sonu.Bir siyahi atlet; köpek ve at arabasına karşı yarışıyordu. ya da öyle bir şey.iş yerinde arkadaşlarla konuşurken bahsettim kimse anımsamadı. google'da baktım bulamadım. acaba ben mi uydurdum bu haberi ? var mı hatırlayan
ben böyle bir akşam haberi izlediğimi hatırlıyorum çocukluğuma dair.
90'lar sonu.

Bir siyahi atlet; köpek ve at arabasına karşı yarışıyordu. ya da öyle bir şey.

iş yerinde arkadaşlarla konuşurken bahsettim kimse anımsamadı. google'da baktım bulamadım. acaba ben mi uydurdum bu haberi ? var mı hatırlayan?
0
mvpatakan
(08.06.23)
Öyle bir yarış hatırlamıyorum ama Usain Bolt 100 metre rekorunu kırdığında pek çok belgeselde böyle karşılaştırmalara yapıldığını hatırlıyorum.

Zaten köpeğin, at arabasının vs. hızının ne olduğu belli. Onlarla aynı anda yarışmayı kabul edecek bir atlet olmamıştır gibi geliyor bana.
Belki aklınızda kalan buna benzer bir belgeseldir:
youtu.be
0
michael_knight
(08.06.23)
ben de at arabası ve spor araba ile yarıştığını hatırlıyorum bir atletin. hatta Donovan Bailey diyesim var ama googleda bulamadım.

yarışı bile hatırlıyorum. akşam saatinde yapılmıştı.
0
teritori
(08.06.23)
Jesse Owens
At ile yarışmıştı. Videoları var.
0
Ruprect
(08.06.23)
teşekkürler cevaplar için.

hatırladığım kadarıyla at arabasını geçip köpeğe geçiliyodu.
jesse owens 1930'lardan, benim dediğim 90'lı yıllarda bir şeydi. kim bilir belki de hiç böyle bir şey yaşanmadı! :)
0
🌸mvpatakan
(09.06.23)
(14)

0 otomobili akrabaya emanet verir misiniz?

ikiicidisibirkisi
otomobille birlikte gidilmesi planlanan bir tatile siz zorunlu olarak iş kaynaklı gidemiyorsunuz diyelim.diğer kişilerin planı bozulmasın ve rahat etsinler diye onlara emanet verip siz gidin der misiniz.aynı yere çok rahat otobüs veya uçakla gideblicekler bu arada.birde kaçıncı derece yakınlık ölçüt
otomobille birlikte gidilmesi planlanan bir tatile siz zorunlu olarak iş kaynaklı gidemiyorsunuz diyelim.

diğer kişilerin planı bozulmasın ve rahat etsinler diye onlara emanet verip siz gidin der misiniz.

aynı yere çok rahat otobüs veya uçakla gideblicekler bu arada.

birde kaçıncı derece yakınlık ölçütünüz olur.

yaklaşık 1 hafta onlarda kalacak ve sizin otomobile ihtiyacınız olmayacak.
0
ikiicidisibirkisi
(07.06.23)
Bugüne kadar kimsenin direksiyonuna oturmadım.
Ailem dışında hiç kimse arabamın direksiyonuna oturamaz.

Kardeşlerim bile o 'hiç kimse'ye dahildirler ve bilirler.
0
Mirket
(07.06.23)
Ekşi'de arabayı bi tanıdığa veren ve sonucunda başına türlü belalar gelen biriyle ilgili bi entry/başlık vs vardı, konuyu araştır ve esasında masum gibi görünen bu hareketin ne komplike bir probleme yol açtığına kendin şahit ol. Kısacası emanet araba verilmez de alınmaz da, en yakınım kardeşimdir çok çok çok uç bir durum olmadığı sürece ondan da almam ben de çok çok çok uç bir durum olmadığı sürece kimseye vermem. Aklı başında kimse de araba alıp vermez zaten.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.06.23)
kücükken bisikletimi büyüyünce de arabami kimseye vermem
0
sonsuz
(07.06.23)
İsterse verirdim.

Ama o istemeden teklif etmeyin derim.

Benim için yakınlık ölçütü olarak kuzenlerime arabayı veririm ama bu kişiden kişiye değişecektir. Kimisi kardeşini bile yakını hissetmez. Veya kardeşi serseridir, ona güvenmez de amcasının oğlunun kaynına güvenir ve verir arabasını.

Bu arada kasko yoksa veya kaskoda farklı şoförlerin hasarını karşılamak maddesi yoksa kolay kolay vermezdim. Arabayı isteyenin biraz ısrar etmesi gerekirdi.
Yeniden hatırlatırım ki onlar istemeden vermeyin, istesinler.

Edit: Arabanın sıfır olduğunu yeni farkettim. "o" harfi olarak okumuşum.
Sıfır aracımı (birkaç aylık da olsa) hiçbir şekilde vermezdim. Zaten bunu isteyebilecek karakterde biriyle samimiyetim de olmaz. Varsa bile olmasın samimiyetimiz. Zorda kalır, mecbur kalır o başka. Ama ille de vermem gerekse bile "sana araba kiralayayım" diyerek başımdan savardım. Mecbur kalırsam gerçekten 4-5 bin lira verip araba kiralar bu derdi başımdan def ederdim.
0
michael_knight
(07.06.23)
Araba emanet verilmez. Olası bir kazada sorumlu sensin.
0
socially awkward
(07.06.23)
Akraba ya da arkadaş farketmez böyle uzun süreli vermem. Belki bir kaç saat ihtiyaç halinde neyse.
Güven, samimiyette ayrıca önemli bu tür hallerde.

Onların rahatlığı ve planları benim için risk unsuru olmamalı. Onların planlarına sizin araba dahil olmasın.
Kiralık araç baksınlar.
0
diyecevaplandı
(07.06.23)
Kişiye özel ruhsatı olan bişeyden söz ediyoruz. Gitse birine çarpsa araç sahibi olarak belası gelip sizi de bulacak. Araba kimseye ödünç verilmez. İstemek de ayıp bence
0
photo85
(07.06.23)
Araba ödünç verilmez. Çok yakın arkadaşa gün içerisinde bir yere gidip gelme konusunda neyse de uzun süreli olmaz. Çok fazla vicdan yapıyorsan ortak olabilirsin kiralayacakları araca.

Hani herhangi bir sorun çıktığında kimseye bir zarar gelmese de sigortan geçerli olmayacağı için karşılamayacak hiçbir şeyi ya da koşa koşa gidip tutanağa kendini tutturacak evrakta sahtecilik yapacaksın. Sana kalmış.
0
nawar
(08.06.23)
burada yakınlıkla birlikte en önemli ölçütüm arabayı pert ederse parasını ödeyebilecek finansal gücü olup ve bu konuda tatava yapmayacak kişilere veririm sadece.
0
The_Lollok
(08.06.23)
Hakikaten iyi ve tecrübeli bir şoför varsa verilebilir.
0
etna
(08.06.23)
veririm tabii ki neden vermeyeyim. böyle zamanlar için dostluk kuruyoruz. yoksa yemişim dostluğunu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.06.23)
Bir kişiye, zarar verdiği zaman üzülmeyeceğim kadar emanet veya borç veriyorum.

Biri borç istedi, bu kişi kaç TL'yi geri vermezse üzülmem ona bakıyorum. Emanette de aynı şekilde.

Bu akrabanız arabayı pert etse üzülmezseniz, "canın sağolsun" derseniz, verin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.06.23)
ruhsati bana ait bir arabayi kardesime bile kullandirmam.

olumlu kazada seni de alirlar. cok lazimsa kiralasin.
0
alperz
(08.06.23)
annem ve babam dışında kimseye vermem. çünkü arabanın başına bir şey geldiğinde kaza yapacak kişiden masrafları almak için dilencilik yapamam. ki zaten kazanın maddi boyutu kolaylıkla ölçülebilecek bir şey değil. değerinin ne kadar düştüğü alıcının ödemeye razı olduğu fiyata göre karar verilebilecek bir şey.

bir de onun kazasını falan takip etmekle uğraşamam.
0
bohr atom modeli
(08.06.23)
(2)

kırık telefon ekranını tamir ettirmeli mi?

ikiicidisibirkisi
kullanılan telefonun sol üst köşesinde bir kırık mevcut.ekranda hiçbir ölü bölge yok görüntüyü etkileme gibi bir durumda söz konusu değil fakat tamamen estetik bir kaygıyla 2 bin lira fiyat verip değiştirmeli mi?telefon 1,5 yaşında ve gayet rahat 2 sene daha kullanılır gibi hiçbir sorunu yok başka.s
kullanılan telefonun sol üst köşesinde bir kırık mevcut.

ekranda hiçbir ölü bölge yok görüntüyü etkileme gibi bir durumda söz konusu değil fakat tamamen estetik bir kaygıyla 2 bin lira fiyat verip değiştirmeli mi?

telefon 1,5 yaşında ve gayet rahat 2 sene daha kullanılır gibi hiçbir sorunu yok başka.

servis dışında değiştirmek istenmiyor ayrıca fiyat o yüzden bu şekilde.
0
ikiicidisibirkisi
(07.06.23)
Evet. Elbette kişiden kişiye değişecektir cevap.

2 yıl kullanırsanız ayda 80 TL ödeyerek kırık olmayan bir ekrana bakmış olacaksınız.
Televizyonun kenarı bu şekilde olsaydı rahatsız olup hemen yaptırırdınız halbuki telefona televizyondan çok daha fazla bakıyoruz.

Cihazın değeri de karar vermekte yardımcı olabilir. 8 bin liradan ucuz bir telefonsa ekran tamirine 2 bin TL vermezdim.
0
michael_knight
(07.06.23)
yeni telefonların ekranıyla pili birlikte olabiliyor, öyleyse ikisi birden değişir harika olur.(zaten o fiyata dahil oluyor) Değilse de telefon pahalı bişeyse verilir bence. Full ekran değilse sol üst zaten siyah çerçeveyse değiştirmeyebilirdim ben.
0
nhk ni youkosu
(07.06.23)
(5)

fethiye,marmaris,antalya aylık ev kiralarını nasıl öğrenebilirim?

Slynmaster
sahibinden tarzı sitelerden bakınca sürekli günlük ücretler çıkıyorbu bölgelerinde ortalama lokasyon yada ortalama fiyat öğrenmeye çalışıyorum.hani istanbuldaki bölgelerden daha mı pahalı yada ucuz olur yaşamak istesek diye kafa yoruyorum.biliyorsanız rakamda verebilirsiniz
sahibinden tarzı sitelerden bakınca sürekli günlük ücretler çıkıyor
bu bölgelerinde ortalama lokasyon yada ortalama fiyat öğrenmeye çalışıyorum.
hani istanbuldaki bölgelerden daha mı pahalı yada ucuz olur yaşamak istesek diye kafa yoruyorum.

biliyorsanız rakamda verebilirsiniz
0
Slynmaster
(07.06.23)
Sahibinden.com'da neden bulamadığınızı anlamadım.

Mesela Antalya'nın merkezi olan Muratpaşa ilçesi için çıkan sonuçlar gayet doğru görünüyor. (Eşyalı ev seçeneğinde "hayır" işaretledim)
www.sahibinden.com

Sorunuzun tam cevabı değil ama sahibinden.com'daki şu endeks kısmı da ilginizi çekebilir.
Endekse göre apartman dairesini seçince İstanbul-Beşiktaş kiralık metrekare fiyatı ortalaması 227 TL, Antalya-Muratpaşa 137 TL
www.sahibinden.com
0
michael_knight
(07.06.23)
@michael_knight

hocam fiyatlar günlük mü aylık mı belli değil onu anlamadım. ben aylık ücret arıyorum
0
🌸Slynmaster
(07.06.23)
@slynmaster ev eşyasızsa günlük değil aylık (yani 12 aylık sözleşme yaparak) olduğu belli oluyor.
Evi 5 gün kiralayıp eve buzdolabı, koltuk almayacağız ya.

İlanlardaki ucuz evler 7-8 bin liradan başlıyor, fotoğraflarına bakınca günlük 7 bin lira olmadıkları anlaşılıyor. Günlük 7 bin liraya verilen evler müthiş evler, anında farkedersiniz.
0
michael_knight
(07.06.23)
biz fethiyede ev kiralık veriyoruz, yaz aylarında genelde günlük haftalık kiralanır. aylık fiyatlar çok absürt rakama çıkar.

örneğin bizim villa kasım ayında günlük 50 usd, aylık en fazla 1350 usd oluyor. ancak bu villa temmuz ayında günlük 300 usd. aylık gelsen minimum 8000 usd vs. derdik.
0
fistikthecat
(07.06.23)
Arkadaslar cok sagolun aydinlattiginiz icin
0
🌸Slynmaster
(07.06.23)
(4)

Arsa alsaydiniz nerden alirdiniz

lapaz
Ve neden?
Ve neden?
0
lapaz
(07.06.23)
Hem gelişmiş hem de tatil beldesi olduğu için İzmir’den alırdım. Merkezi, çevresi canlı bir yerinden alır hem yazlık hem kışlık müstakil bir ev yaptırırdım. Fiyat sınırlaması koymamışsınız sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(07.06.23)
deniz olan yerden üstüne vakitlice ev süreci biliyorsunuz zaten
0
abi bi dizi buldum on numara
(07.06.23)
Çanakkale- Balıkesir civarından alırdım.
Hem toprak verimli hem de yazın kavurucu sıcak değil. Kışın çoğu yerine kar yağıyor ama sıfırın altında geçirdiği günler de seneden 3-5 gün zannediyorum. Kaz Dağları tarafı da oksijen konusunda övülüyor, sebebini bilmesem de önemli olsa gerek.

Bu bölgenin az kar yağan yerleri İstanbul'a yakınlık, verimli toprak ve nispeten moda olmadıkları için öne çıkıyor bence. Ayrıca bölgenin su kaynakları da diğer pek çok bölgeden fazla. Göller, çaylar var bol bol. Bunlara yakın olmak da avantajlı olur.
Denize yakın arsa almak pahalı olur ama arabayla 20-30 dakikada deniz kenarına ulaşılabilecek bir yer de uygun bence.
0
michael_knight
(07.06.23)
canakkale civari +1

konum, deniz..
0
cooperr
(07.06.23)
(25)

eve temizliğe gelen ablanın çok yemek seçmesi

la lykia
akşam işten eve 9'a doğru ancak dönmüş oluyoruz. hafta sonu da dışarıda işlerimiz oluyor veya çalışıyoruz. haliyle yemek pişirecek, evi temizleyecek pek zaman yok.eve haftada 2 veya 3 gün yardımcı ablamız geliyor. yaklaşık 6-7 yıldır tanıdığımız biri ancak son zamanlarda kendisine öğlen için ne yeme
akşam işten eve 9'a doğru ancak dönmüş oluyoruz. hafta sonu da dışarıda işlerimiz oluyor veya çalışıyoruz. haliyle yemek pişirecek, evi temizleyecek pek zaman yok.

eve haftada 2 veya 3 gün yardımcı ablamız geliyor. yaklaşık 6-7 yıldır tanıdığımız biri ancak son zamanlarda kendisine öğlen için ne yemek hazırlayacağımızı şaşırmış durumdayız ve bu konuda nasıl bir iletişim kurmalıyız bilemedik.

gelmediği günler biz evde ne pişirdiysek aynısını ona da hazırlıyoruz. şimdiye kadar da yediği içtiği hiçbir şeye karışmadık, evde ne varsa ona da ikram ederiz vs.

(bu arada eskiden böyle bir durumu yoktu, son aylarda ortaya çıkan bir durum)

Birkaç örnek;

normal yoğurt yemiyor, sadece mandıra'dan alınmış süzme yoğurt yiyor.
sadece inek sütünden yapılmış ezine beyaz yiyor. (o da bana dokunuyor mesela, reflü yaptığı için eve almıyoruz.)
patlıcanlı yemekleri sevmiyor, biz de çok seviyoruz, evde patlıcanlı yemek olunca ucundan yiyor, yemeğin ona ayrılan gerisi atıldı birkaç kez.
makarna sevmiyor.
normal çay sevmiyor, sadece yeşil çay içiyor.
normal türk kahvesi sevmiyor, sadece mirvari kahvesi içiyormuş.

buna benzer bir sürü şey...

yani bir şey dokunuyor olur, alerjisi olur, o da değil.

yemediği zaman da aç aç geziyor, çok üzülüyorum, bedenen çalışıyor sonuçta.

ablaya yiyebileceği bir şeyler hazırlama mecburiyetinde hissediyorum kendimi ama bu ablamıza sen bize sevdiğin şeyleri söyle onları alalım mı diyelim? onun gelmediği günler onun sevdiği şeyleri mi pişirelim ona hazırlamak için? e bu da bana saçma geliyor. ben de fabrikada çalışıyorum, öğlen ne çıkıyorsa onu yiyorum. ev de onun iş yeri sonuçta.

nedir bu işi doğrusu?
0
la lykia
(06.06.23)
yiyorsa yesin yemiyorsa kendi bilir. eğer baştaki anlaşmanızda öğle yemeğini sen karşılayacağını taahhüt ettiysen çek karşına "bazı şeyleri yemiyorsun. benim senin yiyeceğin şeyleri hazırlamaya harcayacak vaktim yok. sana günlük şu kadar lira daha fazla vereyim. yemek işini bundan sonra kendin çöz" de geç.

darılmaca gücenmece yok.
0
alperz
(06.06.23)
Yanlış anlamayın ama robot süpürge, çamaşır kurutma makinesi, sıcak hava fritözü vb. gibi cihazlar siz gibi yoğun çalışanlar bu tip çileleri çekmesin diye icat edildi. Kendisine veda etme zamanınız gelmiş bence, çünkü fazlaca içli dışlı olmuşsunuz, kaynana nazı sergilemeye başlamış.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.06.23)
@alperz, aynısı aklıma geldi yemin ediyorum, ayıp mı olur acaba diyordum.

ama böyle de bize ayıp oluyor tabii. pazar günü dışarıda işlerim vardı, daha kahvaltıya oturmadan patlıcan silkme yemeği yaptım sırf pazartesi öğlen evde yemek olsun diye. dün akşam bir baktım hiç dokunmamış bile, çok üzüldüm.
0
🌸la lykia
(06.06.23)
ne çıkıyorsa onu yiyecek maalesef, zaten yemek hazırlamaya da çok vaktiniz olsa bir yardımcı gelmezdi.
0
wonnka
(06.06.23)
yemedigi seyler bana cok ekstrem gelmedi patlican ve makarna yemiyo geriye bi suru sey kaliyo. yogurt falan onemli seyler degil

alperz+1
0
ala09
(06.06.23)
şımarmış, yol verin.
0
jacque
(06.06.23)
Bizim iki haftada bir gelen ablamız önce kahvaltı hazırlıyor (evden çalışıyoruz), hem bizi hem kendini doyuruyor. Ortalıkta sebze, bakliyat falan varsa "akşama bir şey yapacaksan söyle de ben bi yandan hazırlayıp ocağa koyarım" diyor. Evde ne varsa yiyoruz beraber.

Bu kadıncağız sizin iş yükünüzü ve stresinizi azaltmak için geliyor ama haftada 2-3 gün ne yiyecek diye strese giriyorsunuz, saçma değil mi? @alperz +1 makul bir yemek ücreti ekleyin, yemeğini kendi getirsin.
0
kobuzchu kiz
(06.06.23)
Haftada 2-3 gün gelen kişinin ev yemeği yapmasını bekliyorum. Yoğurt, peynir, çay hikayesi o kadar mühim değil, evde onun için bulundururum, ama yemeği onun yapmasını beklerim, hatta sevmese de ben sevdiğim için bana patlıcan kızartsın isterim. Bunu yapacak kişiyle çalışırım. Haftada 3 defa gelen kişi yemek yapmıyorsa ne yapacak Allah aşkına? Çok mütevazı istekleriniz var sanırım.
0
SiyamkedisiZorro
(06.06.23)
Simarmis ablaniz.
0
floydian
(06.06.23)
Ona farklı yemek yapmaya mecbur değilsiniz. Umduğunu değil bulduğunu yer misafir derler.

Buraya bu soruyu sorduğunuzda göre sizin onu kıramayacağınızı çözmüş olmalı. 6-7 yıl az değil.

En baştaki kendi varsayılan ayalarınıza dönün.
0
diyecevaplandı
(06.06.23)
onları yemiyorsa kendi sevdiği basit bir şeyi hazırlayıp yiyebilir. sizin dert etmenize gerek yok. yumurta, menemen vs. ne isterse.
0
sizofren06
(06.06.23)
hanımefendinin sigortasını ödüyor musunuz ?
0
wonderdondi
(06.06.23)
Bize gelen abla sadece et olursa yiyor, birkaç kere istediğin varsa söyleyelim dedim disardan, bisey demedi. Kendi haline bıraktık keyfi olursa yer çok takılmayın.
0
mirty
(06.06.23)
@ wonderdondi, evet ödüyoruz, neden ki?
0
🌸la lykia
(06.06.23)
Sigortasını ödeyin, yemek ücreti verin. Ne istiyorsa yesin. Ev işlerine gelen kişi için alışveriş yapıp ona göre yemek hazırlamayın bir zahmet :)
0
nawar
(06.06.23)
Ben kendi evimde bu kadar naz yapamıyorum ya. Özellikle tükettiğim şeyleri kendim alıp koyuyorum dolaba.

Evde ne yemek varsa o yenir bu kadar kasmayın, beğenmiyorsa yemesin, kendi bilir.
0
mutekebbir
(06.06.23)
Patlican ve makarna konusunda hakliymis, onlari sahsen ben de yemem.

Birkaç çesit çorba, bulgur pilavi ve yanina yenecek baklagil olsa daha makbul olurdu. Bir de mevcut durumunuza göre etli yemekler.

Yogurt ve kahve konusunda saçmalasa da ana yemek konusunda hakliymis abla.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.06.23)
Yemek pişirmesini isteyin.
Temizlik yaptığı süreden 1 saat eksiltsin ve o süreyi yemek yapmaya harcasın. Hem kendi yemeğini kendisi yiyecektir hem de size yemek pişirmekte destek olmuş olur.
Afiyet olsun,
0
michael_knight
(06.06.23)
işyerinde yemek parası veriyoruz. çalışanlar kadın yoğunlukta. 3-5 kişi birleşip kendi yemeklerini yapıp yiyorlar. buraya kadar sorun yok.

bir ara yemek parası vermeyelim dışarıdan yemek getirtelim dedik. kimse yemek/malzeme taşımasın yemek yesin dedik. (çünkü bazen aç aç dolaşıyorlar.)

fikri ortaya atınca herkes itiraz etti. yok ben patates yemiyorum yok hergün makarna/pilav gelir vs.

öğlen mutfağa gidiyorum bunu söyleyen kadınların her gün yedikleri indir patates (kızartması, kavurması, salatası, yemeği vs) kaldır pilav/makarna. biri et yemiyor diye güya etli yemek yemiyorlar ama et pahalı olduğu için aslında.

neyse demem o ki siz kadına günlük bir yemek parası verseniz muhtemelen hem parayı alır hem de yemeği yer.
0
gozo
(06.06.23)
yaptığı iş ile istekleri örtüşmüyor. şaka yollu konuya girip bir nabzını yoklayın. çok istiyorsa kendi yemeğini yanında getirmesini teklif edebilirsiniz.
0
orpheus
(06.06.23)
ben de calistigim yerlerde sevmedigim yemek olunca ac kaliyordum. atistirmalik olurdu yanimda hep onlarla idare ederdim. yani cocuk degiliz, kimse bana uzulmuyordu mesela. siz niye uzuluyorsunuz ki. evde dolap var sonucta en kotu bi kasar peyniriniz vardir. abla sen arada ac kaliyosunuz bi tost yap kendine bari cekinme ya da omlet yap falan diyin yeterli.
0
Kittie
(06.06.23)
@kittie
tam şu diyaloğu yaşadık, okuyunca istemsiz güldüm :)
tam dediğiniz gibi dedik de ben sadece ezine peynir yiyebiliyorum dedi, kaşarlı tost da yemiyor :))
0
🌸la lykia
(06.06.23)
Bir zamanlar tatlı hayat dizisi vardi. Onun bir bölümünde bu durum ( yardımcı kadının yemek beğenmemesi) parodi olarak işlenmişti.

Ve evet diziydi, kurguydu, absürd bir durum olduğu belli edilerek parodi olarak işlenmiştir. Sözlerim bu kadar.
0
wilhelmwasmuss
(06.06.23)
mirvari kahvesini ilk defa duydum. Bence karakteri gercekten böyle degilse ya sizin yemeklerinizi begenmeyip bahane ediyor ya da para icin.
0
durgunfoton
(07.06.23)
sevmiyorsa kendi tercihi. ben de saydıklarının hiç birini tüketmiyorum mesela. genel olarak sağlıksız şeyler zaten bunlar... ha bahsettiğiniz kişide muhtemelen böyle bir durum yoktur, yedikleri bunlardan daha sağlıklı değildir, direkt tadına göre bir ayrım yapıyor olabilir. mesela ben sağlığım için carnivore besleniyorum o yüzden yemiyorum.

çalışma şartlarında yemeğini karşılamak üzerine anlaşmadıysanız hiç umursamayın öyle bir anlaşma yaptıysanız da bu anlaşma sırasında yemek seçtiğini belirtmediyse yine umursamayın. siz koyarsınız yemeği, ister yer ister yemez... ben son 2.5 yıldır kendi hazırlamadığım tek bir öğün bile yemedim. dışarıdan sipariş vermedim.
0
konetsu
(07.06.23)
(6)

En iyi tost makinesi

sirisum
Merhabalar. Butce max 4bin. Onereboleceginiz makine var mi? tcg4104 bosch modelini biliyor musunuz? Onu alacaktim ama arkasi kalkıyor yazmis herkes. Yardimci olursaniz cok sevinirim
Merhabalar. Butce max 4bin. Onereboleceginiz makine var mi? tcg4104 bosch modelini biliyor musunuz? Onu alacaktim ama arkasi kalkıyor yazmis herkes. Yardimci olursaniz cok sevinirim
0
sirisum
(05.06.23)
Korkmaz - Tostkolik 3 yıl önce almıştım her hafta kullanıyorum, hiç bir olumsuz yanını görmedim. Yiyecekler yapışmıyor ve ızgaralar çıkarılabiliyor.

www.trendyol.com
0
c0sh_kun
(05.06.23)
temizliği zor ama kantin tostu seviyorsanız dökümix'ten şaşmayın. inanılmaz memnunum
0
karsiyakaliyiz
(05.06.23)
Ben uygun fiyata bundan almıştım.
Delonghi CGH1020D

hayvan gibi memnunum.
0
stay with me
(05.06.23)
TFB4402V var bizde. Eski, en azından 7-8 yıllık olsak gerek. Sık sık kullanıyoruz. Sizin dediğiniz modele çok benziyor görünüşü.

Çok çok fazla ısınıyor. Bu hem iyi hem kötü.
Tost değil de bir şey pişirmek istersem kolayca pişirebiliyorum. Ama tost gibi kolay yanacak bir şeyse ve en yüksek ayarda açtıysam 20-30 saniye dikkat etmeyince ekmeği yakabiliyor.
Bu aşırı ısı sebebiyle plakaları da hafif yanık ve yamuk.

Ama farklı bir makine alsam bu kadar ısıtmayacağını düşündüğüm için başka bir model almaya cesaret de edemiyorum.
0
michael_knight
(05.06.23)
Ben hem siemens TG23331V hem de bosch TFB4402V kullanıyorum (aynı fabrikada üretilen 2 farklı adda aynı ürün). hem ızgaraların çıkması hem dökme demir olması hem de ısı kontrolü konusunda çok başarılılar.
0
akiskan
(05.06.23)
Tefal, ust modellerden, agir ve dokum olmali
0
balpolen
(06.06.23)
(11)

Ayrı eve çıkayım mı

yalniz kizkulesi
Ben aile evinde yaşıyorum. Uzaktan çalışıyorum ve iyi sayılacak gelirim var. İyi kazanıyorum. Evde dört kişiyiz kendi odam var. Ailemde istanbulda bende istanbulda eve çıkmayı düşünüyorum. Artılar: karışan olmayacak. izin almak zorunda kalmayacam. Eksileri: yemek ütü temizlik ben ilgilenmek zorunda
Ben aile evinde yaşıyorum. Uzaktan çalışıyorum ve iyi sayılacak gelirim var. İyi kazanıyorum. Evde dört kişiyiz kendi odam var. Ailemde istanbulda bende istanbulda eve çıkmayı düşünüyorum. Artılar: karışan olmayacak. izin almak zorunda kalmayacam. Eksileri: yemek ütü temizlik ben ilgilenmek zorunda kalıcam, para biriktiremiycem. Bütçem kira için 14000 sizce değer mi ?
0
yalniz kizkulesi
(04.06.23)
Hayalim kızkulesi manzaralı evde oturmak o çevreler hakkında bilgi lazım
0
🌸yalniz kizkulesi
(04.06.23)
hiç tek başına yaşamadıysan sırf o tecrübe için bile değer. bir yaş daha büyürsün emin ol.
0
alperz
(04.06.23)
O civarda bu fiyata ev bulabileceğinizi sanmam...
Yaşınızı ve cinsiyetiniz daha belirleyici olabilir.
Bu devirde çıkmamayı tercih ederdim. Ev sahipleri seneye sizi delirtebilir...ekonomi kötü para biriktirilebilit.
kadıköy yeldeğirmeni, moda mesela paylaşımlı evde yaşayabilirdim: başkasıyla paylaşım da iyi gelebilir..
6-7000 oda paylaşımı ve burdaki kitle iyi tipler.

Ben olsam evde kalır ve aileme biraz daha diş bileyip gerekirse giderim der ve karışmalarını azaltırdım :)
0
gadlemler
(04.06.23)
iş yerinde sosyal bir ortam varsa değmez boşu boşuna maddi kayıp

yıllık izinde denize sıfır ev kiralayabilirsin 1 ay

yemek ütü temizlik bunlara mevcut evde biraz vakit ayırırsan otel gibi kullanma durumundan kurtulursun, daha çok benimsersin
0
bir soru sorcam
(04.06.23)
O 14.000 tl'yi her ay altın ya da döviz olarak kenara at ve aile evinin konforundan istifade etmeye devam et. 1-2 yıla ev almaya karar verirsen elinde peşinatın hazır olur.
0
anaphylacticshock
(04.06.23)
6 yıl önce benzer bir soruya kesinlikle ayrı eve çık diyerek cevap vermişim ama bugünün şartlarında aile evinde devam edip birikim yapmanı tavsiye ederim. Ekonominin nereye gideceği belli değil, üstüne bir de tek sorun kira fiyatlarıymış gibi sadece ona artış limiti getirilince sürekli ev sahibi-kiracı kavgası görüyoruz etrafımızda. Ailenle aran çok iyi değilse de dişini sık, yapacağın birikimi ileride işler tamamen çıkmaza girerse kullanırsın.
0
hrskrs
(04.06.23)
Belli bir yaştan sonra çıkmak lazım.
0
chavezding
(04.06.23)
kesinlikle ayrı eve çık. sebep sonuç tartışmasız. yalnız yaşamak başka bir şey. salacakta bulamayabilirsin ama zeynep kamil ahmediye selimiye vs. kesin bulursun
0
ala09
(04.06.23)
Şu anda izin almak zorunluluğunu oluşturan nedir orasini merak ettim. Cevaben bir şey yazın diye de demedim bunu da; yani 27 yaşıma kadar, aradaki 2 sene hariç ve üniversite dönemi dahil ailemle yaşadım ama 18 yaşından beri izin almıyordum, sadece geç geleceğim ya da gelmeyeceğim zaman haber veriyordum.

Diğer tarafı da, biraz gelişmeleri beklerdim ben, belki birkaç ay daha. Malum kira ve emlak piyasası son yıllarda acayiplesti. Ongorulebilirlik yok.
0
encokbenisevinnolur
(04.06.23)
Ailenle iletişimini güçlendir izin alma modundan çık haber ver. Biraz sosyalleş alışsınlar. Ayrı eve çıkmak şu ülkede bence güvenli değil. Birinin takip etme riski vs. Bence aileyle kal.
0
smurfy
(05.06.23)
Aylığı 15-25 bin lira aralığında bir airbnb'de birkaç ay ayrı yaşayın, sevip sevmediğinizi görün.

Senede 170 bin TL sadece kiraya vereceksiniz, eşyalar da en ucuzu ve en azından olsa hiç değilse 60-70 bin liraya yaklaşır herhalde. Emlakçı, eşya taşıtma, faturaları açtırma vs. derken hesaplaması zor bir para.

Hata yapıyorsanız 250 bin lira civarında bir hata olacak yaptığınız o yüzden mutlaka önceden bir deneyin.
0
michael_knight
(05.06.23)
(4)

Bu plan sizce mantıklı mı?

hadi ya la
Arkadaşınızın hafta sonu başka bir şehirde iki günlük eğitimi var, bu iki gün size eşlik edemeyecek. Diyor ki ortak diğer arkadaşla şöyle bir plan yapalım:* birinci gün- gece 3'te kalkıp otogara git,- otobüs yolculuğu,- arkadaş eğitime gidip sizi diğer arkadaşla baş başa bırakıyor,- sabahın ilk saat
Arkadaşınızın hafta sonu başka bir şehirde iki günlük eğitimi var, bu iki gün size eşlik edemeyecek. Diyor ki ortak diğer arkadaşla şöyle bir plan yapalım:

* birinci gün

- gece 3'te kalkıp otogara git,
- otobüs yolculuğu,
- arkadaş eğitime gidip sizi diğer arkadaşla baş başa bırakıyor,
- sabahın ilk saatlerinde elde valizlerle otelin giriş saatine kadar (14:00) dışarıda oyalan, kahvaltı yap, kafelerde gez,
- öğleden sonra otele giriş yap, akşama kadar dinlen,
- akşam yemeğe çık, otel dön

* ikinci gün

- 11'de otelden çık,
- akşam 10'a kadar dışarıda oyalan,
- otobüse bin, şehre geri dön.

Bu plan bana çile gibi geldi. 1. arkadaş babam, 2. arkadaş annem (62 yaşında), bu yüzden sabahtan akşama kadar gezmemiz mümkün değil, zaten annem yürümekte zorlanıyor. Kafe köşelerinde mahvolur kadıncağız. Fakat babam "gelin ne olacak oyalanırsınız" dediği için asla hayır diyemiyor, yalnız bırakmayalım diyor.

Bu planın çok mantıksız olduğunu söylememe rağmen ikna edemedim. Ne yapayım?
0
hadi ya la
(02.06.23)
Plan mantıklı değil ama babaya nasıl anlatılır da nasıl ikna edilir bilemedim.
Zaman varsa o günlere denk gelecek başka bir etkinlik uydurabilirsiniz belki.
Yakın zamansa belki halsiz olduğunuzu bir de üstüne böyle yorucu bir şeyi kaldırmak istemediğinizi söylerseniz anlar.
0
mutekebbir
(02.06.23)
Bir ihtimal, çileyi azaltmak için, otele erken giriş yapabilir misiniz diye bir bakın. Odanız boşsa erken alabilirler. O zaman valizleri bırakıp, dinlenip çıkarsınız. Veya otel otogara ya da gezeceğiniz yerlere yakınsa hiç olmazsa valizleri otele emanet bırakırsınız.

İkinci gün de aynı şekilde valizleri mümkünse otele ya da bir yere emanet bırakıp gezebilirsiniz.

Ama bence en güzeli siz anneniz yokken babanızla konuşun. "Kadın zaten zor yürüyor, seni kırmamak için gidelim diyor ama çok yorulacak, iki gün boyunca saatlerce valizlerle gezmemiz gerekecek. Gel ısrar etme, ben o iki gün boyunca annemi burada gezdiririm" deyin.
0
kobuzchu kiz
(02.06.23)
Annenizi "babamı yalnız bırakamıyor" diyerek suçluyorsunuz, halbuki tek yapmanız gereken annenizi yalnız bırakmanız.
Siz gitmeyin, onların da ne yapacağına karışmayın.

Yaşları 60'larında olsa da bu kişilerin sevgili olduğunu unutmayın. Mantıksız veya zorlayıcı olması önemli değil bir arada olmak istiyorlar, ikna etmeye çalışmayın.
0
michael_knight
(02.06.23)
babanız madem ısrar ediyor, otelin erken giriş geç çıkış paralarını ödeyecek. aksi takdirde çileden başka bi şey değil. hiç acımıyor mu kadıncağıza anlamıyorum ya. bu yaştan sonra ne yapacaklar parayı yesinler işte hem de ne güzel tatil yapmış olursunuz.
0
mezzosprite
(02.06.23)
(7)

macbook pro 2013 16gb 500 sata vs macbook air 2017 8gb 128 ssd

pantepember
fiyatları aşağı yukarı aynı (10,000 tl civarı).hangisini alırdınız?macbook pro 2013500gb sata disk16gb rami7 işlemcimacbook air 2017128gb ssd disk8gb rami5 işlemcişart olmamakla birlikte yazılım geliştirme için de kullanmak isterim.teşekkürler.
fiyatları aşağı yukarı aynı (10,000 tl civarı).

hangisini alırdınız?

macbook pro 2013
500gb sata disk
16gb ram
i7 işlemci

macbook air 2017
128gb ssd disk
8gb ram
i5 işlemci

şart olmamakla birlikte yazılım geliştirme için de kullanmak isterim.

teşekkürler.
0
pantepember
(01.06.23)
Ben olsam 2017 air alirdim sanki. 2013 baya eski artik. Bi de sata disk.
0
brkylmz
(01.06.23)
2017 ama ikisini de almazdım.
5 bin liradan fazla vermezdim o eskilere.

10 bin TL yerine 12-13 bin liraya M1 çipli Air var. Bütçeyi biraz zorlayıp böyle bir şey bakın bence.

www.sahibinden.com
0
michael_knight
(01.06.23)
Çok sıkıntılı bi karşılaştırma 2013 late ise Monterey alıyor Mid ise Big Sur alıyor 3 sene sonra Open Core Legacy Patcher ile official olmayan işletim sistemlerine koşturur.

Diğerinin konfigürasyonu can sıkıyo 128 ssd 8 ram i5.

Yani söylemesi dile kolay ama bütçeyi biraz daha toparlayıp ikinci el m1 air olmuyor mu gerçekten de?
Yaratacağı fark o bütçe farkından çok daha fazla olacaktır.
0
hedep
(01.06.23)
Laptopım var (2,5 ay önce aldığım Lenovo E15), ama şu an serviste. Uzun süre gelmeyecek gibi ve sonra da arıza çıkarabilir. O gelene kadar geçici olarak Laptop arıyorum.

Bir süre sonra muhtemelen satarım. O yüzden daha yüksek bütçe ayırmak istemiyorum. ='(
0
🌸pantepember
(01.06.23)
i7 dört çekirdekse her türlü macbook pro.
0
alperz
(01.06.23)
air
0
nuisance
(01.06.23)
Temiz bir Macbook Air 2017 aldım, gayet memnunum.
0
🌸pantepember
(07.06.23)
(13)

uçak bileti için en fazla kaç para verirdiniz?

buenosdias
diyelim önümüzdeki altı ay içinde bi avrupa ülkesine gitmeniz gerekiyor. fiyatlar şöyleyazın: 800 eurosonbaharda: 400 eurokışın: 260 euroyazın gitseniz: çok iyi olur.baharda gitseniz: iyi olur.kışın gitseniz: eh işte o'da olur.gibi bir durum var. 800 euro'da verebilirsiniz ama o parayı verince içini
diyelim önümüzdeki altı ay içinde bi avrupa ülkesine gitmeniz gerekiyor. fiyatlar şöyle

yazın: 800 euro
sonbaharda: 400 euro
kışın: 260 euro

yazın gitseniz: çok iyi olur.
baharda gitseniz: iyi olur.
kışın gitseniz: eh işte o'da olur.

gibi bir durum var.
800 euro'da verebilirsiniz ama o parayı verince içiniz biraz cız eder.

yukarıdaki bilgilere göre hangi bileti alırdınız?
0
buenosdias
(01.06.23)
Kışın da oluyorsa kışın giderim.
0
orient blue
(01.06.23)
Baharda giderim, hem daha az para veririm hem de yaz turisti kalabalığından yırtarım. Ülkesine göre değişir ama Avrupa'nın kışı zor; çileli olabilir.
0
salihdt
(01.06.23)
Sonbahar sanırsam.
0
put it in your appropriate place
(01.06.23)
Yani yurt dışına hiç çıkmadım ama ülkeye göre değişir bence. İtalya yaz, Almanya kış olabilir. Şehirlerin kimliğine göre değişir. Baharda sürekli yağmur yağmıyorsa bahar olabilir. Yazın gezmek zor.
0
dissendium
(01.06.23)
Ülkeye göre değişir. Italya'ya baharda gitmek isterim, ispanya'ya yazın. İsviçre'nin her dönemini ayrı merak ediyorum. Kışın ucuz olacaksa ve niyetliysen güzel bir kış tatili planlayabilirsin.
0
burty
(01.06.23)
Bu tatil için toplam yapacağım masrafa oranlayarak karar veririm.
Eğer o tatil 3000 euro tutacaksa 550 euro'luk farkı da önemsemeden önerdim.
2000 Euro'nun altında tutacak bir tatil için 550 euro fark ödemek istemezdim.

Siz de toplam masrafa göre karar verin derim.
Tatilin "çok iyi" olması için vereceğiniz fark %20'nin altındaysa düşünmeyin bile, alın "çok iyi olur" biletini.
0
michael_knight
(01.06.23)
Avrupa'nın güneyindeki ülkelere kışın da olur, o kdr soğuk olmuyo ama kuzeyindekilere ki buna almanya, hollanda da dahil, kışı tercih etmezdim. yani soğuk çok eziyet oluyor gerçekten ve ayrıca günler de kısa, hep karanlık kasvet insana basıyo. kasım başında isveçe gitmiştim, kardan tepeler oluşmuştu şehir içinde. 2 hafta önce kaş'ta denize giriyordum ben. hava 11 de aydınlanıp 3'te kararmaya başlıyordu. soğuğu saymıyorum bile.
0
sirkelimon
(01.06.23)
Hangi avrupa ülkesi o 800euro bilet fiyatı var ? Ertesi güne veya aynı güne bilet almıyorsanız 800euro çok fazla
0
kimlanbu
(01.06.23)
amaca ve ulkeye gore degisir +1
kisin avrupanin sogugu cekilmiyor, hic bir sey keyif vermiyor bana. ozellikle christmas market icin falan ya da kar goreyim diye gitmiyorsam kisi tercih etmem.

denize girme planim yoksa ilkbahar olur. hava ne cok sicak ne cok soguk, iliman. ama o zaman da yagmur riski var. hava durumuna iyi bakmak lazim.

deniz planim da varsa kesin yaz. kulturel amacli gezi olacaksa mayis ayi falan daha iyi olabilir. kisi cekilmedigi gibi sicagi da cekilmeyebiliyor bazi ulkelerin.

butun bunlarin yaninda michael_knight +1 toplam butceme ne kadar etki ettigi de onemli.
0
65 derece
(01.06.23)
Yasadigim yer itibariyle ryanair, easyjet fiyatlarina alismisim, Avrupa'ya hayatta 800, 400 euro falan vermem bilet icin asya, abd olur neyse dersin. Kaldi ki ucak bileti buysa konaklama nasil pahalidir o da ayri konu. Erken rezerve etmek lazim kisaca.
0
neck_and_neck
(01.06.23)
kisin avrupayi cok seviyordum ama artik hastalanma uhtimalini goz onunde bulunduruyorum cunku son sefer feci hastaydim. sonbaharda olabilir. yazin iki kati para vereceksem deniz tatili yaparim. deniz yoksa sonbahar
0
ala09
(01.06.23)
sonbahar kesin.

yarı yarıya fiyat var üstelik sonbaharda gezmek için güzel olur, fakat kışın gezmek sıkıntılı, 100 euro bile olsa kötü havaya denk gelirsen tatsız olur.
0
nuisance
(01.06.23)
bence turistik gezi icin iki guzel mevsim var:

1- ilkbahar
2 - sonbahar

hem hava guzel, hem fiyatlar uygun oluyo hem de gereksiz kalabalik olmuyo.
o yuzden sonbahar diyorum.
0
cooperr
(02.06.23)
(8)

motor kullanmayı öğrenmek

dedim ben sana
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler
bisiklet sürmeyi bile bilmeyen birisi olarak motor kullanmayı öğrenmem gerek. çok büyük hacimli değil scooter tarzı, yazlık yerlerde işimi görebilecek, marketten, denizden kalacağım yere kadar kendimi götürmemi sağlayacak kadar motor kullanmayı öğrenmem gerek. nasıl ve nerede öğrenebilirim? fikirler için şimdiden teşekkürler.
0
dedim ben sana
(01.06.23)
Önce bisiklet kullanmayı öğrenin, sonrası zaten çok hızlı bir motor olmadıkca kolay.
0
John Bloor
(01.06.23)
bisiklet öğrenmenin basit yolunu da ben ekleyeyim.
youtu.be
0
lazpalle
(01.06.23)
Evet, yokuş aşağı pedalsız sadece dengeyi öğrenmek daha kolay, yokuş derken, hafif bir eğim.

Çocuklar için bu işe uygun taytay denilen bisikletler var mesela pedalsız.
0
John Bloor
(01.06.23)
Düşmeden bisiklet öğrenildiğini sanmıyorum. Dengeyi bulana kadar limitlerin nereler olduğunu, ne durumda kurtarabileceğinizi test etmeniz gerekiyor.
Bu düşüşleri motosiklette değil bisiklette yaşamak istersiniz, o yüzden önce bisiklet.
0
michael_knight
(01.06.23)
Bisiklet kullanmayı öğrenirken de özellikle kask, çenelik, dirseklik ve dizlik kullanmayı ihmal etmeyin. Artık çocuk olmadığınız için hem düşüş etkisini daha fazla hissedersiniz hem de yaralarınız da bir noktaya kadar iyileşir.
0
akhenaten
(01.06.23)
Gözünüzde büyütmeyin, basit bir iş. Sağ elinizdeki gaz kolunu sürekli çevrili tutup aşırı gaz vermeden yavaş yavaş turlayın. 2 saate öğrenirsiniz. youtu.be
0
veddin vele biddin
(01.06.23)
motor kullanmak basit, zevkli ama arabaya göre bambaşka teknik ve fiziklere ait bir iştir.

denizden kalınacak yere kadar giderken uçurumlu bir sağ viraja hızlı girmiş bulundunuz diyelim. bu virajda arabadan alışkanlık gidonu sağa kırarsanız motor sol uçuruma uçar. bu bilgi bile işin ciddiyeti için yeterli olur umarım. orada sizi sadece gidonu virajın tersine iteceğiniz kontra tekniği ve bakış teorisi kurtarır. ne fren ne gaz sizi kurtaramaz. daha çok uçuruma sürükler.

sonrasında; eğitim, eğitim, eğitim.

bir eğitmenin en çok sevdiği kursiyer tipi sizsiniz. yani hiç 2 teker kullanmamış, beyni bembeyaz bir sayfa kadar bilgiye aç kişi. çünkü en büyük zorluk önce doğru bilinen yanlışların yanlış olduğuna ikna etmek.

sıra;

önce ekipman
sonra eğitim (sırasıyla teorik, kapalı alan temel hakimiyet ve sonrasında mümkünse yol eğitimi)
sonra motosiklet

keyifli sürüşler.
0
onemoremile
(01.06.23)
ben böyle öğrendim ama tavsiye etmem. motosiklet ağır ve güçlü bir alet ufak hatada ciddi sakatlanabilirsin. bisiklet öyle değil hataları tolere edebiliyor. en fazla ufak yara bere alırsın.

en basit yöntem hafif yokuş aşağı olan bir yer bulup önce pedal çevirmeden freni salarak denge becerisi geliştirmek. bu bir iki saatte kazanılıyor. sonra ufak ufak bisikletle turlarsın.

bisiklet aslında gittiği sürece kendi dengesini korur. sürücü gidona müdahale ettiği için de yön değiştirir. ikinci kural ise önüne değil karşıya bakmak. beynin ufuk çizgisini görmesi gerekiyor.

nerede öğrenirim dersen göztepe özgürlük parkı hafta içi sabah erken saatlerde çok müsait, 500-600 metre mesafedeki bike&outdoor mağazasından saatlik bisiklet kiralayabilirsin. sürmeyi hiç bilmesen bile elde parka kadar getirir. parkın hafif aşağı eğimli bölgelerinde dediğim gibi çalışırsın.

denge vs becerileri kazandıktan sonra motosiklet işi geliyor. ama bu baya ciddi bir konu. motora hakimiyet - trafiğe hakimiyet gibi. bu aşamada hondanın güvenli sürüş eğitimleri var katılmanı şiddetle tavsiye ederim.
0
orpheus
(02.06.23)
(2)

Depo

Simsiyah
Yakın zamanda bir yıkım olursa (kentsel dönüşüm) ofis eşyalarını ne yapacağımı düşünüyorum. Acaba İstanbul’da tıpkı Amerika vb. gibi ülkelerde TV’lerden gördüğüm Depo Savaşları vs. gibi kişilerin bireysel kiralayabileceği depolar var mıdır?
Yakın zamanda bir yıkım olursa (kentsel dönüşüm) ofis eşyalarını ne yapacağımı düşünüyorum.

Acaba İstanbul’da tıpkı Amerika vb. gibi ülkelerde TV’lerden gördüğüm Depo Savaşları vs. gibi kişilerin bireysel kiralayabileceği depolar var mıdır?
0
Simsiyah
(31.05.23)
evet var, kisiye ozel bolmeli, guvenlikli kiralama yapanlar var.

www.sahibinden.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(31.05.23)
Tam olarak sizin sorduğunuz değil ama bunu da görmüş olun.

www.pratikdepo.com
0
michael_knight
(31.05.23)
(6)

Hangi dil?

redcat
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
İspanyolca mı İtalyanca mı? Kitap okumak istiyorum o dilde. İyice öğrenmem lazım, biliyorum.
0
redcat
(30.05.23)
İtalyanca. Sanayide iyiler. Konuşursan iş bulabilirsin. İspanyolca popüler ama bence kültür etkisi. Gerçekte çok işine yaramayabilir.
0
dissendium
(30.05.23)
dili iş maksatlı öğrenmek sonu pek kestirilemeyen bir macera. yerine göre "ne alaka" diyeceğin, 3-5 milyonluk ülkede konuşulan dil sayesinde çok iyi iş bulabiliyorsun veya tam aksine çok yaygın kullanılan önemli bir dil sana "ooo akıllı/kültürlü biriymiş" algısı dışında maddi anlamda hiçbir şey katmayabiliyor.

kitap okuyacağım diyorsan bence yazarları, edebiyatı düşün. mesela eco'yu, pavese'yi italyanca okumak mı daha heyecan verici geliyor sana? yoksa marquez okuyup kafanda kolombiya'yı canlandırdığında mı daha mutlu olursun? bunlar önemli detaylar. dil öğrenme işi yaş ilerlese de aslında bebeklerinkine benziyor - yani sürekli maruz kalmak, hep duymak, hep konuşmaya çalışmak, her gün irili ufaklı bilgileri kapmak lazım. o açıdan ilgi duyduğun, ekstra efor sarf etmeden kendiliğinden yönelebileceğin dil hangisiyse bence onu öğren.

dissendium'un söylediğine hem katılıyorum hem katılmıyorum. katılıyorum çünkü italyancanın sanayi, moda gibi belli alanlarda geçerliliği olabiliyor. üniversitede italyan dili ve edebiyatı okuyup bu tarz işlere giren arkadaşlarım oldu. tabii diploma almak dışında dili kullanamayanlar da oldu. dediğim gibi risk.

katılmadığım kısmı ise ispanyolcanın işe yaramayacağı fikri. ispanyolca bütün güney amerika'da konuşuluyor birkaç ülke haricinde. onu geçtim artık abd ve kanada bile hispanik dolu. yarın bir gün atıyorum florida'ya, teksas'a gidecek olursun, bence ispanyolca biliyor olmak inanılmaz avantaj olur yabancı için. avrupa'da zaten ispanya'da konuşulmasına filan hiç girmiyorum bile (ha tamam arada aksan/kullanım farkları var tabii ki ama onlar da atla deve değil, dili bildikten sonra öğrenilir).

spesifik bir amaçla belli bir dili öğrenmek gerekmiyorsa bence insanın yakın hissettiği, sevdiği dile odaklanması daha mantıklı. çünkü terminatör ya da dahi değilsen bence uzun vadede rastgele bir dili çok iyi öğrenemezsin. kim uğraşacak?
0
mark greg sputnik
(30.05.23)
İspanyolca; çok daha geniş bir coğrafyada konuşuluyor, haliyle amaç edebiyse çok daha fazla eseri anadilinden okuma şansına sahipsiniz, amaç ticariyse de yüz milyonlarca insanla iletişim kurabilir hale geliyorsunuz.
0
salihdt
(30.05.23)
Mantıklı olan İspanyolca. Hem ticari, hem edebi, hem daha fazla insanla iletişim kurabilmek, hem daha fazla film, dizi izleyebilmek vs.

Ama bütün bu avantajlarına rağmen belki de İtalyanca öğrenmek hoşunuza gidecek. Fonetik olarak keyif alacaksınız, opera izlemekten keyif alacaksınız, pizza tariflerine bakacaksınız vs.
Kendim için düşününce İtalyanca öğrenmek bana çok daha keyifli gelir diye düşünüyorum.

Her ikisi için de derslere bir göz atın Youtube'dan. Hatta her ikisine de birer gün çalışın ve seçiminizi yapın. Keyif almadığınız dil her ne kadar daha mantıklı olsa da mecbur da olmadığınız için bir yerde takılıp kalırsınız.
0
michael_knight
(30.05.23)
Edebi zevk öznel bir konu, siz hangi dildeki edebi ürünlerden zevk alıyorsanız onu öğrenmelisiniz o halde. Neden kafanız karıştı ki?

Yani İspanyolca güncel eser sayısı elbette daha fazladır ama sadece okuyabileceğiniz eser sayısının fazla olması tek başına ne kadar mantıklı bir neden sayılabilir bilemedim. Neticede iki dilde de ömrünüz boyunca okuyarak bitiremeyeceğiniz kadar yazılmış şey vardır.

Ne seviyorsanız onu öğrenin.
0
akhenaten
(30.05.23)
Spesifik alanlar için İtalyanca, genel geçerlilik olarak İspanyolca. Lakin yurtdışında öğrenciyken İtalyan ve İspanyol öğrencilerin birbirleriyle baya baya kendi dillerinde konuşarak anlaştıklarına şahit olmuştum. Biri öğrenilince diğeri de kapılıyor.

İngilizce varsa önceden, iyice kafayı kırıp ikisini de öğrenmek isteyen var ise şöyle bir kitap var: "Comparative Grammar of Spanish, Portuguese, Italian and French." PDF'si de var bu arada ama korsana karşıyız.... ;)
0
d max
(30.05.23)
(2)

Bankadaki mevduatı USDT'ye taşımak

nefertarii
Bankadaki dövizimi banka dışına çıkarmak istiyorum. yurt dışına çıkarmayla alakalı sormuştum ama; bugün ekşi'de binance ile alakalı bir entry gördüm. yüklü bir miktar dövizi USDT'ye attım diyelim, avantajları ve dezavantajları nelerdir? banka dışına çıkarmak istiyorum?
Bankadaki dövizimi banka dışına çıkarmak istiyorum. yurt dışına çıkarmayla alakalı sormuştum ama; bugün ekşi'de binance ile alakalı bir entry gördüm.

yüklü bir miktar dövizi USDT'ye attım diyelim, avantajları ve dezavantajları nelerdir? banka dışına çıkarmak istiyorum?
0
nefertarii
(29.05.23)
usdt her ne kadar dolara endeksli gibi görünse de bazen dolar fiyatından ayrışabiliyor.

ayrıca tüm coin'ler gibi bir fiziksel karşılığı yok. usdt'yi yaratan kişiler bir devlet falan olmadığı için yarın öbür gün yok olmayacakları da kesin değil.

ama taşımak için üç beş günlüğüne kullanılabilir. yani buradaki bankadan binance'a transfer sonra dışarıdaki bankaya transfer olabilir.
0
alperz
(29.05.23)
Avantaj: Türk banka sisteminden, kanunlarından ve yaşanabilecek garipliklerden kendinizi koruyorsunuz. İstediğiniz anda istediğiniz ülkeye ve kişiye parayı saniyeler içinde çok ucuza gönderebiliyorsunuz.

Dezavantaj:
-Hack'lenmesi durumunda yapacak hiçbir şey yok.
- Soğuk cüzdana aktarırken veya aktardıktan sonra bir minik hata yapmanız veya şifreyi unutmanız paranın sonsuza dek yok olmasına sebep olabilir.
- USDT bir şirketin kontrolünde. O şirket batarsa, patlarsa neredeyse tüm para yok olur. Mesela USDC'yi yöneten şirketin parasının önemli bir kısmı Amerika'da batan bankadaymış. Bir sorun olmadı ama sorun olabilirdi de.
- Bitcoin sisteminde yaşanabilecek bir güvenilmezlik, bir sorun, bir skandal USDT'nin dolardan aşağı düşmesine sebep olabilir.
- Hiç olmayacak bir ihtimalden bahsediyorum ama birisi başınıza silah dayasa ve parayı transfer etseniz geri almak imkansız. (Normal bankada bu ihtimal daha az görünüyor bana, en azından paranın kime-nereye gönderildiği belli)
- Bankadaki paraya faiz alabilirsiniz, vize alabilirsiniz vs. USDT için de faiz alınıyor olabilir, onu pek bilmiyorum ama faiz alacağımız yere USDT'leri taşımak da güvensiz olabilir. Bilemiyorum.
0
michael_knight
(29.05.23)
(5)

Anadolu yakasında

yalniz kizkulesi
Anadolu yakasında güzel avm var mı? Tavsiyeler
Anadolu yakasında güzel avm var mı? Tavsiyeler
0
yalniz kizkulesi
(29.05.23)
Bence en güzeli akasya avm, bırak Anadolu’yu Avrupadakilerden bile bence daha ferah, derli toplu.

Piazzada iyidir.
0
substituent
(29.05.23)
hilltown
0
ala09
(29.05.23)
Ne aradığınıza ve araba olup olmadığına göre tavsiyeler değişebilir.

Akasya'da dolaşmak güzel, Hilltown'da bir miktar açıkhava olması güzel havalarda güzel oluyor.
Capitol daha samimi hissettirdiği için güzel,
Watergarden'da kafe-restoran işleri ve ferahlık güzel,
Viaport'taki mağazaların büyük olması ve daha ucuza satın aldığını zannettiğin için güzel,
Piazza'nın ulaşımı nispeten kolay, mağaza çeşidi bol.

Her şeyiyle kötü olan tek AVM Emaar bence :)
0
michael_knight
(29.05.23)
Araba ile gidiyorum akasya avm yi çok duyuyorum ona karar vericem sanırım sağ olun
0
🌸yalniz kizkulesi
(29.05.23)
pandemi öncesine kadar net palladium derdim ancak artık bitmiş orası da.

şimdilerde en çok beğendiğim hilltown benim. ha avm'de çok zaman geçiren birisi de değilim ama hanımın iş çıkışı bazen orada buluşuyoruz ve her işimizi rahatça görüp çıkıyoruz.

aynı şey akasya için de geçerli ama hilltown'un restoran alternatifi daha iyi gibi.
0
teritori
(29.05.23)
(7)

Arabanın aküsü bitti sanırım, çalışmıyor.

habarbey
Araba yatıyor bir iki aydır, iki hafta önce falan az çalıştırdım akü bitmesin diye. Geçen işim düştü, çalışmadı. Gerçek kötülerdeki kiskislayan gibi sesler çıkardı.Akşam arkadaşı alandan almam lazım, çalıştırmak mümkün olur mu? Takviye vs.Kasko falan böyle şeyler sağlıyor mu?Bir yol gösterirseniz se
Araba yatıyor bir iki aydır, iki hafta önce falan az çalıştırdım akü bitmesin diye. Geçen işim düştü, çalışmadı. Gerçek kötülerdeki kiskislayan gibi sesler çıkardı.

Akşam arkadaşı alandan almam lazım, çalıştırmak mümkün olur mu? Takviye vs.

Kasko falan böyle şeyler sağlıyor mu?

Bir yol gösterirseniz sevinirim.
0
habarbey
(29.05.23)
Bir akü takviye kablosu olması kaydıyla, arabası olan bir arkadaşından ya da çevre esnaftan yardım isteyebilirsin.
0
etna
(29.05.23)
5 yıllık bir aküyse bitmiştir muhtemelen.
2000 dizel falansa takviye ile işin çok zor.
kaskonun karşıladığını zannetmiyorum. 24 saat akü veren yerler var, internet araması ile bulunur. gelip değiştiriyorlar. ya da bir oto elektrikçi ile gideceksiniz, adam yanında kalın kablo ve akü ile gelip takviye yapaak ve bakacak
0
kisa
(29.05.23)
Sanayii yoksa bile, çevrede taksi durağı varsa rica et, 50-100 bir şey ateşle, yardımcı olurlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.05.23)
Aküyü atıp hemen yeni akü almadan önce mutlaka takviye yapıp, araçla yol yapıp akünün dolmasını sağlamalısınız.

Yine ertesi gün akü basmazsa o zaman bir elektrikçiye ölçtürür, yeni akü araştırması yaparsınız.

Haritalardan "oto elektrik" yazıp size yakın bir ustayı arayın, fiyat sorun ve takviye için çağırın. Akü ve kablo ile gelip basar çalıştırırlar.

Sonra stop etmeyin ama, 1-2 saat kullanın en az.

Edit: tabiki bir arkadaşta kablo ve araç varsa bedavaya gelir, çevre esnafa da sorulabilir.
0
John Bloor
(29.05.23)
Volkswagen aracımızı hep yetkili serviste veya Doğuş Oto'da (sebebin hangisi olduğuna emin değilim) bakım yaptırdığımız için (9 yaşında) akümüz bittiğinde aradım.
Ücretsiz şekilde geldi Doğuş Oto'nun elemanı/aracı. Aküye takviye yaptı.
Tamamen ücretsizdi. Bahşiş de ister bir havası yoktu. Pazar gecesi saat 23 civarındaydı.
Bu veya buna benzer bir hizmet vardır belki sizde de. Yoksa bile bir telefon edip fiyat sorun.

Akü 4 yılı geçtiyse ondan ümidi kesin, daha yeniyse o zaman takviye edip çalıştırırsınız büyük ihtimalle.
Sadece 2 haftada akünün bitmesi şaşırtıcı, bitmemesi gerekirdi. Sorun aküde değil de aküyü şarj eden sistemdeyse o biraz daha pahalıya gelecek bir tamirat olabilir.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(29.05.23)
Takviye yapılacaksa kablonun ince olmamasi çok önemli. Benzinlikkerde vs satılan takviye kablolari yeterince kalin olmadığı için gerekli akımı çekemiyorlar.
Fakat en temizi bir oto elektrikciyi arayarak aküyü şarj ettirmek. Eğer aküde sulfatlasma olmamışsa ya da az seviyedeyse şarj tutar.
0
Cherea
(29.05.23)
Takviye imkanı yoksa linkteki ürün de iş görüyor, yapı marketlerde bulunuyor.

m.n11.com
0
mirty
(29.05.23)
(6)

osmangazi köprüsü üzerinden şişli

vasatov
bursa'dan istanbul'a gidişte, osmangazi köprüsünü kullanacağız. hedef şişli. daha önce osmangazi köprüsü çıkışında kurtköy taraflarına girmiş ve bir trafik çilesinden sonra boğaz köprüsüne ulaşabilmiştik.hiç bu trafiğe kurtköy'e falan girmeden osmangazi köprüsü üzerinden şişli'ye ulaşabileceğimiz gü
bursa'dan istanbul'a gidişte, osmangazi köprüsünü kullanacağız. hedef şişli.

daha önce osmangazi köprüsü çıkışında kurtköy taraflarına girmiş ve bir trafik çilesinden sonra boğaz köprüsüne ulaşabilmiştik.

hiç bu trafiğe kurtköy'e falan girmeden osmangazi köprüsü üzerinden şişli'ye ulaşabileceğimiz güzergah var değil mi?

osmangazi köprüsü bitiminde nereye devam edeceğiz?
0
vasatov
(28.05.23)
Köprüden sonra sağa dönüp Kuzey Marmara otoyoluna girebilirsiniz.
0
inheritance
(29.05.23)
Ukalalık gibi olmasın ama, neden haritaları kullanmıyorsunuz? Yani navigasyon özelliklerini, çünkü o saatteki trafiğe göre alternatif rotalar buluyorlar. Bence yüzyılın en önemli icatlarından bu olay.

Ben kendi eime giderken bile haritaya bakıyorum, nereden hızlıysa oradan giderim.
0
John Bloor
(29.05.23)
ben olsam saati uyuyorsa yalova-yenikapı feribotuna binerdim. oradan da 15 dakikada şişli'ye ulaşırsın.

çünkü belli saatte köprü trafiği başa bela olur.
0
alperz
(29.05.23)
Yandex Navi ne diyorsa o. Macera aramaya gerek yok.
Avcumun içi gibi bildiğim mahallede bile navigasyon ne diyorsa onu yaparım hele de köprü geçeceksem.
Bir yerde minik bir kaza oluyor, maç oluyor, protesto, intihar, siyasetçi geçişi vs. Pek çok sebepten değişebiliyor en kısa yol.
0
michael_knight
(29.05.23)
Navigasyon dediğin "yeri gelir" Gebze'den Körfeze giderken Osmangazi'den hem gidiş hem dönüş yönüne geçirir de "ayy pardon" diyeniniz olmaz.

Elbette navigasyon ile gitmek doğru ama güzergahı hiç bilmeyen insanın doğrudan navigasyona uyması da makul değil.


Trafiğe güzergaha vs hakim değilseniz dönüş saatinizi trafiğin yoğun olmadığı saatlere ayarlayarak,
1 feribot ile yenikapiya gelin. Başka macera aramayın.
2 otobandan Anadolu yakasını geçip Boğaziçi köprüsüne bağlanın.
3 Trafik varsa kilometre ve yakıtınız çoksa gezmeye bahane arıyorsanız, haritadaki 07 güzergahını takip edip Fatih Sultan Mehmet köprüsüne ya da Yavuz Sultan Selim köprüsüne bağlanın.
0
tum haklari saklidir
(29.05.23)
saat kaçta geçeceğiniz önemli.
0
durbidakka
(29.05.23)
(10)

aileden izin almak

yalniz kizkulesi
Kimisi markete giderken bile izin alır kimisi sadece tatile giderken gece başka yerde kalırken vs vs siz hangi konularda izin alıyosunuz yaşınız kaç ?
Kimisi markete giderken bile izin alır kimisi sadece tatile giderken gece başka yerde kalırken vs vs siz hangi konularda izin alıyosunuz yaşınız kaç ?
0
yalniz kizkulesi
(28.05.23)
29. Kendime dair hiç bir konuda izin almıyorum diyebilirim. Tavsiye aldığım oluyor sadece.
0
stanhiver
(28.05.23)
Hiçbir konuda, gerçi yaş 29. Bu yaşta izin almak abes olabilirdi.

Ama öncesinde de 18 yaşından beri izin almam, genelde haber veririm ya da fikir alırım.
0
fraise
(28.05.23)
Hiç izin almadım, haber verdim.
0
pavlis
(28.05.23)
28 izin olayı çoktan bitti.
en son üniversitede izin alıyordum o da nadir.
0
jelly bear
(29.05.23)
yaş 29 izin almayı bırak haber bile vermiyorum. geçen sene bi mevzu için izin istemiştim ama izin alıp almamak önemli değildi orda biraz yalakalık yapmak için küçük bi show
0
ala09
(29.05.23)
17-18 yaşımdan başlayarak pek izin almadım ama erkek olmak da bu durumun erken başlamasını kolaylaştırıyor.

Kendi parasını kazanıp kendi hayatını sürdürebilen insanın izin almasına gerek yok.

Ama ailesinin parasıyla yaşayıp veya konu para olmasa da onların yardımı, desteği, programlaması, düzeni ile yaşayan bir insanın da "ben izin almam" demesi bana yanlış görünüyor.
Mesela 5 kişilik bir aile olarak aynı evde yaşıyorsanız ve eve gece 3'te gelmeniz evdeki birilerinin uykusunu bölecekse buna hakkınız olmadığına inanıyorum. Kirayı tamamen siz ödemiyorsanız tabi.
0
michael_knight
(29.05.23)
42 yaşındayım ve 17 yaşımdan itibaren ailemden ayrı yaşıyorum, dolayısıyla 25 yıldır herhangi bir konuda izin almadım, günlük sohbetler ve çok büyük olaylar dışında bilgi de vermedim. tavsiye bile istesem sen en iyisini bilirsin diyorlar. diğer 2 kardeşim için de aynı durum söz konusu.

17 yaşıma kadar olan dönemde de en fazla arkadaşımda kalmak için filan izin almışımdır herhalde. bizim aile biraz herkes kendi hayatını yaşasın modunda açıkçası. ne aşırı mıç mıç sarılmalı iletişim şekli ne de katı kurallı mesafeli, izin almalı durum yok.
0
hypathia
(29.05.23)
34 yaş erkek kişisi.

İzin almıyorum ama bilgi haber verdiğim oluyor. İşte geç geleceğim, yemeği ona göre yapın gibi.

Ha akıl fikir aldığım oluyor tabii.
0
put it in your appropriate place
(29.05.23)
33m. 19-20 yaşımdan beri izin hiçbir şey için izin istemedim. sadece mali konularda fikirlerini sorduğum oldu.
0
zgrydn
(31.05.23)
34
İzin almıyorum, çoğu zaman haber vermeyi de unutuyorum. Bazen arayıp öğreniyorlar bazen onlar da aramıyor.
Ailemle ilişkim daha çok ev arkadaşı modunda bu yüzden sorun yaşamıyoruz.
0
mutekebbir
(02.06.23)
(8)

Az karbonhidratlı ikinci yemek tavsiyeleri

Pardonx
SelamlarAz karblı bir yaşam tarzına geçmeye çalışıyorum. İşte ekmek yok makarna yok pirinç yok vs. Ama bu sefer de yapacak ikincil bir yemek bulamıyorum.Pilav/makarna yerine ne kullanabilirim? Var mı tavsiyeniz? Aklıma kinoa falan geldi ama bilemedim açıkçası.
Selamlar
Az karblı bir yaşam tarzına geçmeye çalışıyorum. İşte ekmek yok makarna yok pirinç yok vs. Ama bu sefer de yapacak ikincil bir yemek bulamıyorum.

Pilav/makarna yerine ne kullanabilirim? Var mı tavsiyeniz? Aklıma kinoa falan geldi ama bilemedim açıkçası.
0
Pardonx
(27.05.23)
"ikinci yemek" kavramını hayatından çıkar.

problem solved.

ikinci yemek kafası direkt karbonhidrat oluyor çünkü. kaçamazsın. ya da yeşillikten salata falan kasıcan.
0
alperz
(27.05.23)
Kabak spagetti,
Karnabahar pilavı,
Rendelenmiş havucu tavada hafif kavurup yoğurt eklemek,
Yoğurt,
Beyaz peynir,
Bunlara benzer başka gıdalar da mutlaka var, bunlar aklıma gelen lezzetli seçenekler.

Ama işin önemli kısmı şu ki az karblı yaşamınızda "pilav/makarna yeri" diye bir yer olmamalı.
Belki şuradaki fotoğraflara bakmak fikir bulmanıza yardımcı olabilir.

www.reddit.com
0
michael_knight
(27.05.23)
instagram.com

hocam şuradaki tabakların oranını değiştirerek, yeşillikleri sebzeleri arttırıp içine yarım avuç haşlanmış baklagil, kepekli makarna, bulgur, arpa şehriye gibi bakliyatlarla doyurucu bir yancı haline getirebilirsin
0
freebird5406_2
(27.05.23)
Evet hepiniz haklısınız ve teşekkür ediyorum ancak problem şu ki ikincil bir yemek yemediğim zaten sindirim konusunda zorluk çekiyorum. Karb sindirime yardımcı oluyor. Benim sorum bunu en az ve en düzgün şekilde nasıl alırım olacak. Daha lifli daha proteinli ve az karblı olarak.
0
🌸Pardonx
(27.05.23)
Maş fasulyesi. 10-15 dk haşlayıp süzün hazır. Tadı yok aynı pirinç pilavı görevi görüyor. Doyurucu.

Süzme yoğurt ve turşu da ikinci yemek olmaya müsait bence ben bunu da kullanıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.23)
Bakliyat haşlaması ve sonrasında zeytinyağı, sarımsak ve limon ile güzel bir öğün yapabilirsiniz

Nohut, kuru fasulye,yeşil mercimek vb
0
kaiserr76
(27.05.23)
+ barbunya, börülce
0
kaiserr76
(27.05.23)
Ben seni tenzih ediyorum en başta söyleyeyim, bence dünyanın en kolpa şeyi karbonhidratı insan hayatından çıkarmak olabilir. Çünkü kabul etmesi zor olsa da vücut şekerle hayatta kalıyor. Yani başta beynin ve sinir sisteminin birincil/öncelikli ve "tek" enerji kaynağı karbonhidrattır, ayrıca gün içinde kan şekerinin ayarlanması için gerekli olan rezerv kaynak karaciğerdeki şekerdir, onun dışında içorganlar da enerjisinin büyük bir kısmını karbonhidrattan karşılar ve sistem vücut ısısını sabitlemek için ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük bir kısmı için yine dışarıdan gelen karbonhidrat temelli kalorilere ihtiyaç duyar. Şimdi siz karbonhidratı azaltıyorum dediğinizde sistemimiz "okey o zaman ben kendime başka bir kaynağa göre adapte edip çalışmaya devam edeyim" demez, o zaman ne yapar? Mesela karbonhidrat yapılı olmayan maddeleri yıkarak şeker üretir. Misal Alenin gibi aminoasitler bunun için en uygun kaynaklardır. Bu aminoasitler kastan yıkılırsa kas kaybı yaşatır, lenf sistemindeki aminoasitleri yıkarsa bağışıklık düşer, bunlar hep "bro ben karbonhidratı hayatımdan çıkarıyorum" denildiğinde olur genelde. En başta bunu not olarak düşeyim. Ha ama "vücut yağlarını kullanamaz mıyız" dersen enerji kaynağı olarak, kıtlık falan yaşamazsan pek kullanamazsın. E insanlar nasıl diyette yağ yakıyor dersen o başka bir mekanizma. Yani karbonhidratı keserek yağı enerji kaynağı olarak kullanamazsın ama yağ yakmak için diyet yaparken de karbonhidratı rahatlıkla tüketebilirsin. İkisi farklı bir çalışma sistemi yani.

İkinci olarak pirinç olabilecek en kaliteli karbonhidrat kaynağıdır. Yani çölyak hastaları bile rahatlıkla tüketir pirinci glüten içermez lektin içermez, mis gibi karbonhidrat. Ha glisemik indeksi düşük olsun dersen basmati yasmin al geç. Onun dışında karabuğday var, pirinçle aynı özelliklere sahip. Ha bana göre ekmektir makarnadır vs hepsi süper, ben bir tek bulgura karşıyım o da bende acayip gaz yapıyor çok fazla lektin var sindirimi dandik, onun dışında bu tür kompleks karbonhidratlar zararlı değildir bilakis elzemdir. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.05.23)
(8)

maaş pazarlığı nasıl yapılır?

metematik
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
ilk işe girişteki maaş pazarlığında neleri mutlaka yapmak, nelerden kaçınmak lazım?
0
metematik
(26.05.23)
Pazarlık yapma. Tavsiyem bu. İş ögrenene kadar çalış. Sonra pazarlık yaparsın. Yine de bilgi vermiş olayım. Esnek çalışma saatleri gibi bir şey yoktur. Fazla çalışacaksan fazla mesai ücreti iste.
0
dissendium
(26.05.23)
ilk işte pazarlık yapılmaz :)
0
candide
(26.05.23)
“ilk iş” değil “işe ilk giriş” olacak, tek başına “işe giriş” olarak da söylenebilir.
0
🌸metematik
(26.05.23)
soyle bir sey gormustum: fearlesssalarynegotiation.com
0
fakyoras
(26.05.23)
Pazarlık yapın.
Bir işimde beklentimden yüksek bir maaş beklentisi söylemiştim. Kabul etmişlerdi.
Çok fena içime oturdu. Yıllarca. Belki de %25 daha fazla isteseydim vereceklerdi veya tam üst limitleri kadar talep ettim. Asla öğrenemeyeceğim :)


"Benimle aynı işi yapan ekip arkadaşlarımın altında bir ücret almak istemem. Eğer böyle bir durum varsa şimdiden düzenleyelim ki ileride sıkıntı yaşamayalım"
Bu cümleyi kendi meşrebinize göre daha sert veya daha yumuşak söyleyebilirsiniz.
0
michael_knight
(26.05.23)
Bak ben aşçıyım, bizim piyasada az çok bellidir ücretler, girerken deriz biz, abi piyasa böyle böyle benim fiyatım da bu. Senin sektör nedir nasıl ilerler tam bilemem. Ama fiyatı sen koy masaya
0
diye yazdim ama hep yalan
(26.05.23)
kendini ucuzdan satmamak lazım. o maaşı vermeyeceklerse bile iyi intiba bırakabilir.
0
bohr atom modeli
(26.05.23)
ne kadar yüksek söylersen o kadar iyi. çok yüksek buldularsa onlar daha düşüğünü teklif etsinler, o zaman düşün. keriz gibi düşük maaş söylersen onların işine gelir.
0
abelardo
(26.05.23)
(13)

Evlilik ve Aileler

burnley
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
Bir erkek ve kadın birbirleriyle çok iyiler, mutlular. Evlenmek istiyorlar. Taraflardan birinin ailesi seküler yapıda, diğerinin ailesi ise ağır muhafazakar.

Aileler arası bu türdeki farklılıklarının evlendikten sonraki süreçte bir takım sıkıntılara sebep olabileceğini düşünür müsünüz?
0
burnley
(25.05.23)
Erkeğe ve kadına bağlı. İkisi de ailelerine kulaklarını tıkarsa sorun olmaz.
0
dissendium
(25.05.23)
Kizilcik serbeti mi? ailelerin katiligina gore degisir cunku küsen eden tipler var. bazisi da etliye sutluye karismaz. benim ailem muhafazakar ama manitomun ailesi daha sekulerdi ama bizimkilerin tek derdi ben mutlu muyum ona bakarlar. gerisi onemsiz. ailede de bu tarz iliskiler var sunni-alevi gibi. normalde dini bayramlari kutlamayanlar biz kutladigimiz icin eslik eder. bu da paylasimi dolayisiyla sicakligi artirir. ama kurban bayraminda "canisiniz, vahsice" diyorsa mesafe girer o kdr. kimse bosanmanizi istemez.
0
ala09
(25.05.23)
Aileye bağlı. Çocukların hayatına çok karışıyorlarsa o zaman sorun olmaz. Bi tek düğünde ortak noktaya varmak gerekiyor.
0
zimbirik
(25.05.23)
aileler saygılı mı ona göre değişir. zıt olmaları illa ters düşecekler anlamınq gelmiyor. benim ailem de muhafazakar ablamın eşinin ailesi de tam tersi. bugüne kadar hiçbir sıkıntı olmadı.
0
candide
(25.05.23)
Aile yapılarının farkı önemli değil. Önemli olan aileler ilişkiye karışı mı değil mi, her şeye karışıyorlar mı. Karşılarsa hep bir şekilde huzursuzluk çıkıyor.
0
ecece
(26.05.23)
Bizim iki aile de seküler ama ben diğer aileyle çok büyük sorunlar yaşadım yaşıyorum. Ailenin yetiştirme tarzı beklentisi ve çekirdek aile kavramına bakışı önemli. Muhafazakar sekülerden ziyade; saygılı olup olmamaları çok daha önemli. Aynı tarzda olsalar dahi bu sorun çıkarabiliyor.
0
makarnacanavari
(26.05.23)
Biz bu sebepten ayrıldık sonra baktik olmadi evlendik. Evlenmeden once annem istemiyordu uzunca bir sure mücadele etmem gerekmisti ama evlendikten sonra ailelerin muhafazakarligi ve laikligi ile ilgili hicbir sorun yasamadik. Kimse kimseye müdehale etmeyince sorun yasanmiyor ama bir taraf diğerine baski ya da igneleyici yorum yapacak tipteyse sorun yasanir
0
instant crush
(26.05.23)
Öncelikle çiftin ne kadar ailesine bağımlı olduğuna bağlı. Hem duygusal hem de maddi olarak bağımlılarsa sorun olabileceğini düşünürüm. Ama bir yandan da böyle gözle görülür farklar olmasa da sorun olacaksa oluyor zaten. Her şart mükemmel olduğunda bile pek kolay bir iş değil aile kurmak.

Her iki ailenin de ne kadar hoşgörülü, esnek, egosunu değil çocuğunun mutluluğunu düşündüğü elbette durumu en çok etkileyen değişken.
Muhafazakar taraf erkek tarafıysa belki bir miktar daha zorlaşabilir. İslam'da erkek kişi başka dinden kadın ile evlenebilir ama kadın kişi başka dinden erkekle evlenemez. (Elbette bu kuralları herkes uygulamıyor ama dikkat çekmek için dedim. Bir de erkeğin mini etek giymesine karışmayacaktır sonuçta kız ailesi :)

Böyle bir arkadaşım çift vardı. Kız tarafı muhafazakar erkek tarafı da ateistlik konusunda muhafazakar mı, ısrarcı mı diyeyim işte öyleydi anlayın.

Kız istemeye gittiklerinde erkek babası önceden bol bol tembihlenmesine rağmen;
"Evrenin gücü, kozmozun verdiği yetkiyle kızınızı oğlumuza istiyoruz" gibi bir şey diyor. "Allah'ın izni, peygamberin kavli" demek istemediği için.
Çocuklarının mutluluğunu öncelikleyen bir aileydi kız tarafı, onlara garip gelip pek memnun olmasalar da verdiler kızı :)
Sonrasında her ikisi de ailelerine maddi ve manevi olarak pek bağımlı olmadıkları için o açıdan çok sorun yaşamadan devam ettiler hayatlarına.

Özetlemem gerekirse; kişiden kişiye ve aileden aileye göre değişir. Ama özellikle maddi bağımlılık varsa bunu göz ardı edemeyiz, sorun yaşanacaksa o maddi bağımlılıktan vazgeçmeyi göze almak gerekebilir.
0
michael_knight
(26.05.23)
Ben beraber olmam. İstisnaları güzel yaşayanları vardır ama benim anne tarafı seküler baba tarafı muhafazakar ötesi. Üstelik babam ateist olmasına rağmen anlaşamadılar ve boşandılar. Bu durumun yanından yakınından geçebilecek hiçbir ilişkiye girmem. 30 sene iki aileyi çekmişim buna yeni bir aile ekleyemeyeceğim.
0
jazzabel
(26.05.23)
Ailelerin karışma durumuna ve sizin dayanıklılığınıza bağlı.

Bizde de benim taraf muhafazakar, eşimin ailesi seküler. Evlenmeden önce sorun yaşadık, evlendikten sonra hiç sorun yaşamadık. Hem evlendikten sonra benim ailem durumu kabullendi ve karışma etme olmadı hem de müdahale etmeye kalksalardı ben izin vermezdim.

Her durum mutlu sonla bitmeyebilir. Yani annem evlenmeden önce ettiği tehditleri evlendikten sonra yeirme getirseydi mesela ben ne kadar dik durursam durayım kesin sorun yaşardık. O yüzden iki etken birlikte var olmalı.
0
elorelia
(26.05.23)
ailelerin tavrı önemli +1

benim ailem muhafazakar, eşimin seküler. ortak paydada buluşuyoruz. aileler bir araya gelince birbirlerinin bam teline basacak konulara girmiyorlar. saygı gösteriyorlar.

eşler de karşılıklı fedakarlık yapınca sorun olmuyor. ben içki içmem mesela, kayınpederim ben varken dikkat eder içmez evde. kendi evime de içki sokmam, eşim de bu konuda bir kez bile ısrar etmedi. bu bahaneyle alkolü bıraktı :)
ben oruç tutarım, eşim tutmuyorsa ona sofra hazırlarım, o da bana gece sahur hazırlar.
din veya siyaset herhangi bir tartışma konusu bile olamaz evimizde. insanın geçinmeye gönlü olsun yeter ki, böyle şeyler aşılır.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.05.23)
erkeğin ailesi ağır muhafazakar ise kız tarafı için gelecekte ciddi sorun çıkabilir.
0
tantunisultansuleyman
(29.05.23)
aileler anlayışlı, görgü sahibi, kendi fanusunda yaşamayan kişilerden oluşuyor ise sıkıntı olmuyor. bu tecrübeyi yaşadım, halen yaşıyorum. son 4 senedir kazasız belasız gidiyoruz.
0
zgrydn
(31.05.23)
(3)

aksaray <-> fatih-itfaiye <-> balat

bir soru sorcam
burada bir finiküler sistem süper olmaz mıeminönünden gelen tranvaya da bağlanır balat'tanbelediye'ye yazmaya değer mi
burada bir finiküler sistem süper olmaz mı
eminönünden gelen tranvaya da bağlanır balat'tan

belediye'ye yazmaya değer mi
0
bir soru sorcam
(25.05.23)
olmaz. turistik bir belde değil, yerel halk da kadınlar ve erkekler aynı vagonda yer almak istemeyeceği için kullanmaz. dolayısıyla zararına bir yatırım olur.
0
summerof69
(25.05.23)
Trilyonda bir ihtimal işe yarama ihtimali var bence. Yine de yazın tabi.

Tahmin ediyorum (ve umuyorum) ki zaten bilimsel tekniklerle ölçümler yaparak nerelerde ne ihtiyaçlar olduğunu, nasıl çözülebileceğini araştırıyorlardır.

Bahsettiğiniz bölgeyi çok iyi bilmesem de bir saatte 2-3 otobüsten fazla insan bu istikametlerde hareket etmiyordur gibi geliyor bana.
Funiküler olması için yokuş olmalı, Aksaray- İtfaiye arasında pek bir yokuş yok gibi.
Bir de o bölge dünyanın sayılı tarihi bölgelerinden, o civarda yer altından gitmek pek mümkün değil, yer üstünden gitmek de pek zor görünüyor bana çünkü yer yok.

Eminim İstanbul'da çok daha az maliyetle çok daha iyi gelir ve fayda sağlayacak proje yapılabilir yerler vardır.
0
michael_knight
(25.05.23)
itfaiye düzlük diğerlerine doğru eğim var

turistik hattı tamamlamış oluyor, trafiği azaltır
aksaray-eminönü tranvay hattına alternatif olur
tabi maliyetler öenmli
0
🌸bir soru sorcam
(26.05.23)
(10)

Mac 1 için ssd mi 512 gb mı

epitaf
Merhabalar, Bir fırsat oluştu gibi bunu mac m1 ile değerlendirmeyi düşündüm. Ancak 256gb bellek çok mu az olur? Bir kaç YouTube videosu baktım, 1tb ssd ile kullanmayı tavsiye etmişler. Soru şu bütçeyi bir hayli zorlasa da 512gb mı almalı yoksa 256 ile her türlü ssd takviyesi mi? Bir yanım madem her
Merhabalar,
Bir fırsat oluştu gibi bunu mac m1 ile değerlendirmeyi düşündüm. Ancak 256gb bellek çok mu az olur? Bir kaç YouTube videosu baktım, 1tb ssd ile kullanmayı tavsiye etmişler. Soru şu bütçeyi bir hayli zorlasa da 512gb mı almalı yoksa 256 ile her türlü ssd takviyesi mi?

Bir yanım madem her türlü bir de ssd almak gerekecek, ssd fiyat farkını biraz artırıp 512gb tercih etmeli diyor, diğer yanım zorlama ssd ilerde de alırsın diyor.

Kullanıcı arkadaşların yorumu ne olur acaba?
0
epitaf
(25.05.23)
paranın yettiği en çok ram'li en büyük diskli mac'i al. ssd takviyesi dediğin şeyi yapamazsın çünkü bu aletlerde işlemci, ram, ekran kartı ve disk entegre ve tek parça.

512 is the new 256 zaten.
0
alperz
(25.05.23)
O bilgisayarla ne yapacağınızı bilmeden cevap vermek zor.
Ama 512 GB'a yükseltmek için ayıracağınız bütçeyi 16GB RAM için ayırmanızı öneririm.

256 GB evet gerçekten az. Fakat sadece internette gezmek, Office programlarını kullanmak ve hatta bir miktar Photoshop işi yapmak için sıkıntılı olsa da yetiyor.
0
michael_knight
(25.05.23)
Ne için kullanılacak bu bilgisayar? İş mi yapılacak, eğlence için mi nedir?
0
thesomberlain
(25.05.23)
Mobildeyim editleyemedim eksik bilgileri buradan tamamlayayım.
Zaten 16 ram ve eğitim paketi dahil etmek istiyorum.

Youtubur değilim ama foto video merakım var, bu tür programları kullanmak istiyorum. Adobe ile de kendimi geliştirmek fikrim var. Oyun merakım yok ama bunlar da performans isteyecek şeyler.

Tabi ki ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Bütçenin haricinde beni düşündüren nokta, YouTube içerik üreticileri bile 256 ile idare ederken bana 512 fazla mı lüks olur fikri oldu :)
0
🌸epitaf
(25.05.23)
Bahsettiğiniz iş için zaten 512 de yetmeyecek. Oturup çalıştığınız zamanlarda external diski takacaksınız, çalışmadığınızda kucağınızda olacak disk olmadan.

O hafta üzerinde çalıştığınız projeyi SSD'de tutacaksınız, işiniz bitince toparlayıp external'a atacaksınız.
Zaten 512 olsa da çalışma yönteminiz bu olmak zorunda.
0
michael_knight
(25.05.23)
@michael_knight
O zaman 512 için para vermek yerine her türlü sistem buysa harici disklere harcama yapmalıyım diye anlıyorum

Kabul biraz Nihal’e anlatır gibi istiyor olabilirim :)
0
🌸epitaf
(25.05.23)
Evet, bence SSD'ye para vermeyin. 4 bin lira fark ödemek bana fazla görünüyor.
Elbette herkesin kendi bütçesine, rahata düşkünlüğüne göre bir karar vermesi gerekir. Ortalama bir bütçeye sahip, ortalama kullanıcı için doğru seçim 256 görünüyor bana.
Harici disk için de çok pahalı, çok hızlı disklere bütçe harcamanıza gerek yok bence. Bir süre kullanıp ihtiyacınızı görürsünüz.

M1 Air 256 GB ile 6-7 ay profesyonel işler yaptım, tarif ettiğim şekilde çalışıyordum. Şimdi 2TB M1 Max ile çalışıyorum. Evet çok daha rahat ama 2 değil 20 TB olsa da bir gün depolama doluyor video işi yapınca. O yüzden güncel projeyi SSD'de, arşivlenen projeleri başka diskte tutmak zaten alışılması gereken bir durum.
0
michael_knight
(25.05.23)
şunu bir okuyuver: 9to5mac.com

olay sadece kapasite değil. 512 al sen dinle beni.
0
alperz
(25.05.23)
1 tb gereksiz 512 bile fazla fazla yeter. önemli olan ram miktari. 16’dan düşük alma
0
Erestor
(25.05.23)
m1 16 gb ram, 500 gb usb flashlar var, cloud falan sıkıntı olmaz.
0
abi bi dizi buldum on numara
(25.05.23)
(2)

hatalı olunan araba kazasında para vermek mi sigortaya gitmek mi

semaforo de medianoche
adamın birine çok hafif dokundum bugün benim hatam maalesef. bende bir şey yok boya soyulmuş sadece ufak bir noktada. ona da baktım göçük falan göremedim bendekinden biraz daha fazla şekilde boyası soyulmuş gibi belki bir parmak ucu kadar göçük varsa vardır anca. bir de plakasının kenarı çıktı sanır
adamın birine çok hafif dokundum bugün benim hatam maalesef. bende bir şey yok boya soyulmuş sadece ufak bir noktada. ona da baktım göçük falan göremedim bendekinden biraz daha fazla şekilde boyası soyulmuş gibi belki bir parmak ucu kadar göçük varsa vardır anca. bir de plakasının kenarı çıktı sanırım. adamla telefonları aldık "uygun bir günde tutanak imzalarız, senin trafik sigortandan benimkine aktarılır o kadar" dedi de yabancısıyım bu sürecin. ben senin masrafını karşılayayım desem daha mı iyi olur benim için daha doğrusu artıları eksiler neler olur bana veya adamın dediği gibi tutanak sigorta şeklinde ilerlersek onun artıları eksileri neler olur?
0
semaforo de medianoche
(24.05.23)
Sigortanızda "hasarsızlık indirimi" var, vardır. O indirimin kaç lira olduğu ve masrafın kaç lira olduğuna göre bir değerlendirme yapmanız gerekir. Ayrıca bir de cebinizden öderseniz ileride arabayı satarken "Tramer kaydı yoktur." yazabilirsiniz ilana.
0
michael_knight
(24.05.23)
İki tarafa da avantajı dezavantajı var. Racon olarak “gelin gidelim yaptıralım ücreti ben karşılayım” diyebilirsiniz.
Karşı taraf çakalsa saçma yerlere götürüp fazla masraf çıkartabilir. Böyle bir durum sizin dezavantajınıza olur. Ama iki tarafında sigorta ve tramerine bi şey yansımaz.

Sigortaya yaptırmak sizin gelecek poliçenizi etkiler. Bir sonraki yıl daha yüksek ücret çıkar. Karşı tarafın da hasar kaydı oluşmamasına neden olur. Dezavantıjı bunlar. Avantajı ise cebinizden para çıkmayacak olması. Bir de uğraşmazsınız ve sigortaya zaten bunun için para ödüyoruz.

Ufak bir hasarsa, sigorta şirketlerinin anlaşmalı olduğu yerler fiyatı şişirip araca hasar kaydı yüksek girilmesine neden olabileceğinden karşı taraf genelde istemez. O yüzden ustaya gidip yaptırmak en çok tercih edilir.

Karşı taraf da aynı şeyleri düşünüyordur. Siz açıkça söyleyin bunları, nasıl yapalım diye sorun. Piyasa o kadar karışık ki artısı eksisi kalmadı bu işin. Onunla Geçmiş olsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.05.23)
(3)

Köpeğiniz bir yere giderken nereye bırakıyorsunuz?

sonhakan
Yanımda götürme şansım yok.
Yanımda götürme şansım yok.
0
sonhakan
(23.05.23)
Ben hiç yapmadım ama bildiğim iki çözüm var;
1- Köpek oteline bırakmak
2- Doggo Evde Bakım hizmetini kullanmak.

Her ikisi için de tavsiye almak çok önemli bence. Köpek oteli olarak Göktürk tarafındaki "Royalty Pet Hotel" güzel görünüyor bana. Mecbur kalırsam onu deneyeceğim sanırım. Beykoz tarafında da ismini çok duyduğum bir yer vardı ama adını unuttum.
Bir de "İkinci Ev Özlem" diye sosyal medyadan takip ettiğim ve aklıma yatan bir yer var.

Tüm bunlar dışında eğer imkan olsa bir arkadaşınıza, bir akrabanıza bırakabilseniz keşke. Bu arkadaş köpeğinizi yürütmeye çıkaramayacaksa bile onun için de DogGo'dan yürüyüş hizmeti alırsınız günde iki kere, onlar gezdirir. Bu şekilde daha rahat hissedersiniz belki.
Ek: Beykoz'da adını unuttuğum yerin ismi Wof Wof'muş.
0
michael_knight
(23.05.23)
sanırım anadolu yakasındasınız. biz istanbul'dayken tip top pet hotel'e bırakıyorduk. çok memnunduk. beykoz'a taşınmış o da.
0
pide
(23.05.23)
Psipati. Aylin Hanım aynı zamanda uzman psikolog. Instagram hesabından bilgilerine ulaşabilirsiniz.
0
charbiel
(23.05.23)
(3)

Fiziki altın alım ve vergi sorusu

henchman
Geçen gün yatırım amaçlı fiziki altın, gümüş vs bakarken fark ettim ki bunların satışında kurumsal fatura da kesebiliyorlarmış. Tabii böyle olunca aklıma hemen birkaç soru işareti geldi:Herhangi bir şekilde mal alım satımı ile uğraşmayan bir serbest meslek erbabı olarak kuyumcudan vs yatırım amaçlı
Geçen gün yatırım amaçlı fiziki altın, gümüş vs bakarken fark ettim ki bunların satışında kurumsal fatura da kesebiliyorlarmış. Tabii böyle olunca aklıma hemen birkaç soru işareti geldi:

Herhangi bir şekilde mal alım satımı ile uğraşmayan bir serbest meslek erbabı olarak kuyumcudan vs yatırım amaçlı altın gümüş vs alsam bunun faturasını diğer harcamalar gibi gider olarak gösterebilir miyim yoksa herhangi bir farklı durum söz konusu (satamazsın, satarken bir daha vergi vs) olur mu yoksa hiç kabul edilmez mi? Madem bunun vergisini vs ödüyorum, bari faturası bir işe yarasın diye düşündüm ama farklı bir durum var mı bilemedim.
0
henchman
(22.05.23)
şahıs şirketlerinde işe yaramaz ama aş, ltd şirketlerde faturasını masraf gösterebilirsin ancak kur farkından dolayı doğan kardan ekstra vergi ile de karşılaşırsın ve muhasebecinden güzel bir ayar yersin :)
onun hesabı kitabı vs. çok dertli işlemler. fatura işine girmeye değmez kısaca. al kenara koy.
0
erty_ksk
(22.05.23)
Gider gösterebileceğinizi sanmıyorum çünkü işinizle ilgili bir harcama değil. Yani işinizle ilgili bir gider değil.
0
michael_knight
(22.05.23)
bu bir gider değil, emtia alımı... ne masrafı? değerli maden alırsanız direkt stoga girer ve orada beklemeye başlar. sonra fiyat artışlarında da güzelce kâr etmiş görünür ve vergisini ödersiniz. yaptım, oradan biliyorum.
0
507
(23.05.23)
(3)

Şu durumda kira sözleşmesi gerekiyor mu

encokbenisevinnolur
Tapusu babamın ve annemin üstüne olan eve tasinacagim. (A diyelim)Home office çalisiyorum ama şu anki yaşadığım yer ayrı (B diyelim), ancak ikametim de iş adresim de evrakta A olarak gözüküyordu zaten. Bunu tescillemek için de babamla kira sözleşmesi yapmıştık ve çalıştığım muhasebecide duruyor dosy
Tapusu babamın ve annemin üstüne olan eve tasinacagim. (A diyelim)

Home office çalisiyorum ama şu anki yaşadığım yer ayrı (B diyelim), ancak ikametim de iş adresim de evrakta A olarak gözüküyordu zaten. Bunu tescillemek için de babamla kira sözleşmesi yapmıştık ve çalıştığım muhasebecide duruyor dosyamda, ama bende ornegi yok.

Şimdi A'ya taşınınca su elektrik doğal gaz zaten açık ama babamın üzerine. Ben kendi üstüme alacağım.

Abonelikleri üstüme alırken tek örneği muhasebecide olan kira sözleşmesi gerekir mi? (Muhasebecinin ofisi uzak, sırf bunun için gitmek istemiyorum)

Yoksa zaten babamın evi olduğu için ve zaten ikametim A evinde olduğu için bir şey gerekmez mi ayrıca?
0
encokbenisevinnolur
(22.05.23)
Mantıken gerekir. Sonuçta babanız da olsa onun su-elektrik gibi aboneliklerini kapattırıp kendiniz açtırabilmeniz için bir belgeye ihtiyacı var memurun.
Babasına gıcık kapan her çocuk babasının elektriğini kapattırabilirdi aksi durumda.

DASK poliçe numarası da gerekecek, o gözünüzden kaçarsa diye hatırlatayım dedim.
0
michael_knight
(22.05.23)
babanla yeni tarihli bir sözleşme imzala götür. kırtasiyeden al veya internetten indir bastır doldur, bitti.
0
malheiros
(22.05.23)
Mevcut abonelikleri vekalet olmadan kendin kapatamazsın. Abonelik sahibi gidip kapatması gerekecek. Ayrıca muhasebeci'den örneğini mail yoluyla iletmesini isteyebilirsin kira sözleşmesinin aslını aramıyorlar diye biliyorum.
0
Jazz
(22.05.23)
(6)

Atasehir ve cevresi lezzet durakları

basubadelmevt
Selamlar, atasehir ve cevresinde onerebileceginiz lezzet durakları var mı?Kahveci, kebabçı, dönerci her sey olur.Tatar Salim, Beyaz Fırın vs bunlara gittim.
Selamlar, atasehir ve cevresinde onerebileceginiz lezzet durakları var mı?

Kahveci, kebabçı, dönerci her sey olur.

Tatar Salim, Beyaz Fırın vs bunlara gittim.
0
basubadelmevt
(19.05.23)
Mersinli ciğerci apo
0
sydney
(19.05.23)
Yoğun zamanda değil de öğlen falan kalbur et
Yan yol üzerindeki Erzurum cağ da güzeldir
0
kisa
(19.05.23)
Lezzet programında vs. görmedim. Ama ben o bölgedeyken lezzetli olduğu için hep uğramaya çalışıyorum.

Sokak Dürüm - Ataşehir
www.youtube.com
0
michael_knight
(19.05.23)
Brandium giriş katta sivas döner var, iyidir
0
okumakserbestbegenmeksart
(19.05.23)
Madalyalı Restaurant, biz kahvaltısını seviyoruz ama döner vs de var diğer öğünlerde.
0
va
(19.05.23)
Eski masterchef jürisi hazer'in fireroom adında burgercisi var.
0
bugisme
(19.05.23)
(5)

Siparişi bekleyeyim mi?

Unde bach canim
Bilindik bir kıyafet markasının kendi sitesinden alışveriş yaptım. 10-11 mayısta verdiğim sipariş 12 mayısta kargoya verildi diye mesaj geldi marka üzerinden. Ama getirecek olan aras kargo daha mesaj atmadı, gönderdiklerini takip no geçersiz diyor. Linke tıklayınca bilgileriniz alınmıştır diyor. Bay
Bilindik bir kıyafet markasının kendi sitesinden alışveriş yaptım. 10-11 mayısta verdiğim sipariş 12 mayısta kargoya verildi diye mesaj geldi marka üzerinden. Ama getirecek olan aras kargo daha mesaj atmadı, gönderdiklerini takip no geçersiz diyor. Linke tıklayınca bilgileriniz alınmıştır diyor. Bayağı uyguna da aldığım için iptal edesim gelmiyor. Bekleyeyim mi?
0
Unde bach canim
(16.05.23)
bekle
0
ala09
(16.05.23)
Fiyat değişmediyse bir tane daha al, teslim almazsın fazla gelirse.
0
michael_knight
(16.05.23)
Arada benimde başıma geliyor. Kargo takip no geçersiz diyor ama en geç bir gün içinde düzelmiş oluyor.
0
nhtzmc
(16.05.23)
Bekle, kargoya verildikten 10 gün sonra falan gelmişti benim, yine bilindik markaların birinden.
0
kafasizbiri
(17.05.23)
1 hafta olmuş daha. zaten uygun fiyata almışsın bekle
0
paintov
(17.05.23)
(6)

vatandaş oy sayımına kalıp tutanağın fotosunu çekebilir mi?

0zlem
şimdi radyoda duydum. var mı böyle bir şey?oy verdiği yer için soruyorum
şimdi radyoda duydum. var mı böyle bir şey?

oy verdiği yer için soruyorum
0
0zlem
(16.05.23)
evet
0
freebird5406_2
(16.05.23)
evet isteyen herkes oy sayımını takip edebilir, tutanağın fotoğrafını çekebilir.
zaten sonuçlar ilan edilip kapılara da asılıyor herkes görsün diye.

ama ıslak imzalı tutanağı alıp yanında götüremez, onun için bir partiden müşahit olması lazım. ki bu da aşırı kolay bir şey.
0
patronaj1
(16.05.23)
Tutanak islemler bittikten sonra kapiya asilir. Isteyen fotografini cekebilir.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(16.05.23)
Evet. Islak imzalı tutanak vermezler ama sayımı izleyebilirsin (ki izle) ve fotoğrafı çekebilirsin (ki çek). Sayım sonrasında kapıya asarlar imzalı tutanak bu arada.
0
nawar
(16.05.23)
Evet var.
O yüzden ismi "gizli oy, açık sayım"
0
michael_knight
(16.05.23)
evet, o yüzden derler ki, "oyu kimin verdiği değil, kimin saydığı önemlidir".
Bu arada oy verdiğiniz sandık olmasına bile gerek yok.

Herhangi bir sandık da olabilir. Yani sizin sandığınızda tanıdığınız biri varsa, başka sandığı da takip edebilirsiniz.
0
burfak
(17.05.23)
(1)

aynı ikamette yaşayan seçmen

respect
Eskiden baktığımda apartmandakileri görebiliyordum şimdi göremiyorum.Sorun nedir?
Eskiden baktığımda apartmandakileri görebiliyordum şimdi göremiyorum.

Sorun nedir?
0
respect
(13.05.23)
Sebebi bilmiyorum ama bende de durum öyle. İlk açıklandığı günlerde apartmandaki herkesi görmüştüm. Ondan bir hafta sonra baktığımda yazmıyordu.
KVKK sebebiyle kaldırmışlardır herhalde diye düşündüm. Bir arkadaşıma sordum, onda da aynı şekildeydi.
0
michael_knight
(13.05.23)
(15)

30 yaşından sonra sağlıklı yaşam

kondansator
30lu yaşlardan sonra kilo vermek zor, göbek kalır gibi bir söylem var. 30 yaşından sonra, kilodan kurtulup sağlıklı bir hayata geçiş yapan, başarıya ulaşan var mı ? motivasyonu nasıl sağladınız
30lu yaşlardan sonra kilo vermek zor, göbek kalır gibi bir söylem var. 30 yaşından sonra, kilodan kurtulup sağlıklı bir hayata geçiş yapan,
başarıya ulaşan var mı ? motivasyonu nasıl sağladınız
0
kondansator
(12.05.23)
kilo vermek zor degil aslinda aliskanliklari degistirmek zor. spor yapmadan sadece if diyeti yaparak da kilo verebilirsin.
0
buenosdias
(12.05.23)
30 yaşından sonra vücut duruyor mu bro? Vücuda giren kalorilerin %70'ini falan sadece vücut sıcaklığını sabitlemek için kullanıyor sistem, onun dışında dalağın böbreğin vs yine çalışıyor, aldığın kaloriler çoğunlukla buralarda kullanıyor. E biraz da hareket edip alman gerekenin altında kalori alırsan 100 yaşında da kilo verebilirsin. Hatta sana daha enteresan bir bilgi vereyim, son 10 yılda yapılan araştırmaların tümü yaşlılığın metabolizmanın çalışma şeklinde çok fazla etkisinin olmadığını gösteriyor. Yani "ben yaşlandım kilo veremiyorum bu yaştan sonra bu göbek gitmez" gibi şeyler sadece bahane.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
Daha önce böyle bir motivasyon kaynağı aradığımda bu adama rastlamıştım.
33 yaşında hayatını tamamen değiştiriyor ve uzun süredir fitness koçluğu yapıyor.
İlham verici

brixfitness.com
0
michael_knight
(12.05.23)
michael hocam tabii verdiğin örnekteki elemanın çalışma azmini takdir ediyorum ama kendisinin 2:43 itibari ile steroid işine girdiği çok belli oluyor. Yani bu "ben yaptım siz de yapabilirsiniz" gibi bir şey çok olamaz bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
az yiyeceksin çok efor sarf edeceksin. alışkanlıklarından yavas yavas vaz geçecesin. bir süre sonra vücut bunları istemeyecek zaten.
0
koela
(12.05.23)
29 ile 30 arasinda ne bu kadar degisiyor olabilir ki? 25-30 arasi duzenli spor yapmadim, simdi yapiyorum. Haftada üc gün, hasta degilsem, agirlik calisiyorum, programi yapip eve donuyorum. Rutine donusturmek onemli iste.

Motivasyon? Benimki sakatlanan ve ameliyattan sonra cok uzun sure duzelmeyen dizimdi. Ben eski cardio-junkielerdenim ama fizyoterapistin yonlendirmesiyle Resistenz-Training yapmak zorunda oldugumun farkina vardim. Annem babam 60 yasin üstündeler, onlar da direnc egzersizlerine basladilar, hayat kaliteleri artti.
0
buf-e kür
(12.05.23)
Bir de motivasyon işi çok yalan dolan, bir işe motivasyon desteğiyle başlarsan motivasyon duygusu tamamen hormonların seni itelemesiyle alakalı bir süreç olduğu için kısa sürede hatta anlık olarak seni o işi yapmaktan da alıkoyabilir. O nedenle bunu motivasyonla değil görev bilinciyle yapmalısın. Misal sabah 6'da uyanıp işe giden insanlar var, bu kişiler motive olup mu gidiyor? Hayır. Gitmek zorunda oldukları için gidiyor. Sen de böyle çıkacaksın yola. Başarı motivasyonla gelmez disiplinle gelir. Hadi bakalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
instagram.com

Çok daha geç başlayanlar var.
0
kullanıcıadımbuolsun
(12.05.23)
iş tamamen azim ve sabır. yaşın hiçbir önemi yok. her yaşta kilo veriliyor.

şeker, ekmek, makarna, pilav, aburcubur yersen kilo veremezsin. yemezsen verirsin. iş bu kadar basit.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.05.23)
Sportif faaliyetler olsun, sağlıklı beslenme faaliyetleri olsun severek yapılması gereken şeyler. Sevdiğin şeyi araştırır öğrenirsin, kendine uyarlar, daha çok seveceğin hale sokarsın. Neyi seveceğini denemeden bilemezsin, özen ve ilgi göstermeden de uzmanlaşamazsın. Yaş önemsiz, vücudumuz çok dayanıklı, limitlerini bilmiyor sadece insanlar.
0
hasmetizm 2046
(12.05.23)
"şeker, ekmek, makarna, pilav, aburcubur yersen kilo veremezsin. yemezsen verirsin. iş bu kadar basit."

Bence böyle bir durum yok bunları yerseniz de herhangi bir sorun yaşamazsın, kilo vermenin temeli kalori açığıdır, eğer fitness modeli falan değilseniz, "aburcubur yedim deri altımda biraz su birikti" gibi kaygılarınız yoksa bunları da kalori takibi yaparak, makroların bir kısmına entegre ederek tüketebilirsiniz.

Kaldı ki başta beyin ve sinir sistemi tamamen şekerle çalışmakla birlikte içorganlar da kısmen şekerden enerji üretir, onun dışında kas hareketleri için yine kastaki rezerv şeker ve gün içindeki kan şekeri ayarı için de karaciğerdeki rezerv şeker kullanılır, bunlar da pilavdan makarnadan gelir. Ha ben patlıcandan gelsin istiyorum derseniz her gün 3-5 kilo sebze yemek zorunda kalırsınız.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.05.23)
abi bi dizi buldum on numara
(12.05.23)
size 62 yasinda saglikli yasamaya karar vermis birinin hikayesini gondereyim:

www.instagram.com

cocuklukta tip 1 diyabeti olan, 30unda bobrekleri gocen, 34unde coklu organ transplanti yapilmis, 48inde 3lu bypass ameliyati olan, 50sinde tiroidi alinis bir abla.

62 yasindan bugune, son 4 yildir vucut gelistirme ile ugrasiyor.



cok uzaklara gitmeyeyim, onlar yabanci onalrin kulturu farkli vs diyorsaniz facebook ve instagram'da "saglikli yasiyoruz" isimli bir sayfa var, sahipleri 65-70 yaslarinda bir turk cift. hayatlkari boyunca obez olup diyabet kolesterol gibi standart hastaliklarla bogusmuslar ve 60 yaslarinda saglikli yasamaya karar vermisler. beslenmelerini degistirdikten sonra 40 kusur yildir duzenli kullandiklari tum ilaclardan bir bir kurtulmuslar, cicek gibi yasiyorlar simdi. bu sayfanin tek basina turkiyeye saglikli beslenme ve yasam konusunda sagladigi fayda binlerce doktordan diyetisyenden daha fazla.
0
taurina
(12.05.23)
ne kadar boş vaktin olduğu ile alakalı ve
fırsat bulup vaktide yemek yeyibilmek
0
bir soru sorcam
(13.05.23)
Ben burada şimdi kendi hikayemi anlatırdım da,
@taurina'nin verdiği örnek de bir şey mi derdiniz yaşım ortaya çıksın istemiyorum.

30 yaş, her türden yeni başlangıç için çok erken bir yaş.

İnanın bana.
0
Mirket
(13.05.23)
(11)

Keşke şu Türkiye'de satılsa da alsam dediğiniz ürünler

havadakarada
nelerdir? Hangi ülke malı olduğunu da belirtin lütfen
nelerdir? Hangi ülke malı olduğunu da belirtin lütfen
0
havadakarada
(12.05.23)
jack daniels cola.
0
koela
(12.05.23)
Dr. Pepper
0
piotr
(12.05.23)
Charlotte Tilbury - İngiltere
Lo Care - Hollanda
0
irene
(12.05.23)
Dextro Energy (enerji veren şeker) - Almanya (galiba)
0
michael_knight
(12.05.23)
Flavacol popcorn tuzu
0
floydian
(12.05.23)
Nielsen Massey Madagascar Bourbon Vanilya özütü amerika?
0
mrvln
(12.05.23)
Rusya'da içtiğim Kombuçha çayı
0
Mirket
(12.05.23)
kvass, tarhun.
rootbeer.
0
inheritance
(12.05.23)
almanya'da gördügüm seyler:
mon cheri, visne likörlü cikolata
radler, limonatali bira
medikal caylar
renkli dudak nemlendiricisi kneipp ya da brut's bees (Abd)
baleanin ayak kremleri

ispanya:
el almendro, cikolata

yunan;
korres ürünleri (boynerde var ama hem hepsi yok hem daha pahali)
0
wishmaythşngs
(12.05.23)
boş bir ürün olduğunu düşünsem de yine de lacroix'i (amerika) bayağı merak ediyorum.
0
knight of cydonia
(13.05.23)
göt2b - sac jolesi
attiki - bal markasi
0
cooperr
(13.05.23)
(6)

Poligona gidenler

unidentified floating object
Silahi orada mi veriyorlar, kendi silahinizi mi goturuyorsunuz? Orada veriyorlarsa neye guvenerek? Belki manyaksiniz.
Silahi orada mi veriyorlar, kendi silahinizi mi goturuyorsunuz? Orada veriyorlarsa neye guvenerek? Belki manyaksiniz.
0
unidentified floating object
(11.05.23)
kendi silahımı da götürüyorum, oradan da alıyorum bazen.
Orada kimliğini alıp kaydını vs yapıyorlar ve yanında da bir eğitmen/gözetmen oluyor.
en azından benim gittiğim poligonda öyle.
0
rentts
(11.05.23)
poligonda silah da eğitim de verilir. amacı o zaten. kendi silahı olan adam dağ bayır bahçe filan gidip kendi kendine atış yapabilir veya avcılıkla uğraşabilir. silah vermeseler poligonların pek manası olmazdı diye düşünüyorum.

manyak adam poligonda en fazla bir kişiye sıkar biri müdahale etmeden ki silah kullanmayı iyi bilmiyorsa onu yapması da zor. poligona giden bir manyak muhtemelen silahı başka yerde kullanmayı hedefliyordur, o açıdan aslında manyaktan en güvenli olacağınız yer muhtemelen poligon.
0
mark greg sputnik
(12.05.23)
Tanımadığı insanları yaralayıp öldüren birinin eline ne geçebilir? Zarar verecek insan bunu oraya gitmeden de yapabilir. Gelen kişi zaten az çok belli eder kendini.
0
dissendium
(12.05.23)
Ben kendi silahım ve kendi fişeğimle gidiyorum, ama genel olarak poligonların kullanım oranı "poligon silahı" ile çok daha fazladır.

Tamamen tahmin yürütüyorum, kendi silahı ile gelen kişi oranı %20 civarındadır.

Fiyatlandırma da ona göre oluyor, ortalama olarak silah ve fişek poligondan atış başı 10 tl. Silah sizden fişek poligondan 6-7 tl, silah ve fişek sizden 2-3 tl gibi fiyatlar.

Kendi silahı ile giden adamın yanında kolay kolay görevli durmaz, ama silahı olup da acemi olduğu hissedilen misafir olursa dikkatli olurlar.

Poligonun silahını kullanacak olan misafirin yanında mutlaka görevli durur, daha önce poligon silahı ile intihar olayları oldu maalesef.

Yani gelip de o silahla sağa sola sıkmaz ama intihar ihtimali var maalesef.

Edit:

"kendi silahı olan adam dağ bayır bahçe filan gidip kendi kendine atış yapabilir "

maalesef o öyle olmuyor, büyük şehirlerde bu olay imkansıza yakın.
0
John Bloor
(12.05.23)
Öyle düşünürsek herhangi bir arabayla da insan öldürmek çok kolay, kimseye ehliyet vermesinler mi?
Hatta 3-4 katlı bir apartmanın balkonundan atacağınız ağır bir obje de rahatlıkla biri öldürebilir.
Bunların hepsini yasaklayamayız ki.
0
michael_knight
(12.05.23)
Ne yasagi kim dedi yasak? :) ben kendini vurmak isteyenleri dusunerek sormustum nitekim oluyormus da oyle seyler.
0
🌸unidentified floating object
(12.05.23)
(9)

Roborock mu irobot mu

iwillsee
hangisini almalıyımev 140 metrekareyerlerde çok fazla uzun saç birikiyorhalı çok fazla varmop olsa iyi olur ama şart değil süpürme performansı önemli deneyimleriniz ve tavsiyelerinize açığım..
hangisini almalıyım
ev 140 metrekare
yerlerde çok fazla uzun saç birikiyor
halı çok fazla var
mop olsa iyi olur ama şart değil süpürme performansı önemli

deneyimleriniz ve tavsiyelerinize açığım..
0
iwillsee
(11.05.23)
Roborock S7'dan cok memnunum.
0
twelfth
(11.05.23)
kime sorsam roborock dedi s7
ben hala şüpheli yaklaşıyorum evcil hayvan varsa çok şe yaramıyormuş
0
eja
(11.05.23)
Çevremde herkes roborock'tan memnunken yakın zaman önce süpürgesi bozulan akrabam parasıyla dahi tamir yaptıramadı xiaomi servisinden epey şikayetçiydi.
0
hedep
(11.05.23)
roborocku xiaomi yapıyor. bende xiaomi var bir daha alırsam irobot alırım. birincisi çok sağlam ikincisi motor gücü bence daha iyi. benim xiaomi 2 kere servise gitti.
0
mikahakkinen
(11.05.23)
roborock q7 max kullanıcısıyım memnunum irobot kullanmadım çevremde de kullanan yok
0
alaimisema
(11.05.23)
Hangisi engellerle, halılarla daha iyi geçiniyorsa onu alın derim.
Temizlik performansı olarak zaten çoğu model yaklaşık aynı. En iyisiyle en kötüsü arasındaki fark olsun olsun %10'dur ki bunların ikisi de düzgün markalar fark çok daha azdır.

Kaç santimetlrelik engelleri aşabildiği gibi bir bilgi olmalı, ona dikkat ederek alın bence çünkü robot süpürge alınca en çok can sıkan şey o oluyor.

Roborock s6V ve kameralı diğer markaların modelleri iddia ettikleri gibi engelleri (çorap, ayakkabı, kablo) tanıyıp da onlardan kaçınabilseydi onlardan almak iyi olurdu ama sanırım hiçbiri bunu tam da beceremiyor henüz.
0
michael_knight
(11.05.23)
roborock bu piyasanın nokia 3310'udur. görevini yapar, zor bozulur, kolay kullanılır.

irobot üst klasmandır, robot süpürgelerin ata markasıdır. ancak özellikleri çok çeşitli, alırken dikkat etmeniz gerekiyor. mesela irobot-3'te haritalama özelliği yok.

roborock alırsanız stabil çalışır. dertsiz tasasız kullanırsınız.

roborock ayrı bir firma, s4 serisini xiaomi için üretmişti. sonradan xiaomi için üretimi bıraktı. zaten başlı başına iyi bir firmaydı önceden de.

tavsiyem s5max'tan başlayarak yukarı doğru en uygun roborock modelini almanız.
0
artci sarsinti
(11.05.23)
irobot kullanıyorum ve para tuzağı diyorum. çinlilerin aletleri daha iyi.
0
false pretension
(11.05.23)
Roborock s7 plus var memnunum
0
essoist
(11.05.23)
(3)

19 Mayıs Tatil Onerisi

adventchant
19 Mayıs Bayram ile birlikte 3 tam gün boslugumuz var, eşimle denize girilebilecek uygun fiyatlı kalınabilecek(pansiyon, hostel vb) denizi ve havası o dönemde soğuk olmayan nereleri önerirsiniz? Antalya tarafına sıcak bakıyoruz ama tam lokasyon belirleyemedik henüz, gezilebilecek yerler de olursa se
19 Mayıs Bayram ile birlikte 3 tam gün boslugumuz var, eşimle denize girilebilecek uygun fiyatlı kalınabilecek(pansiyon, hostel vb) denizi ve havası o dönemde soğuk olmayan nereleri önerirsiniz? Antalya tarafına sıcak bakıyoruz ama tam lokasyon belirleyemedik henüz, gezilebilecek yerler de olursa seviniriz
0
adventchant
(09.05.23)
Antalya denize girme havasi yok hocam
0
ala09
(09.05.23)
Antalya Kaleiçi'ni öneririm.

3-4 yıl önce 19 Mayıs'ta böyle bir kaçamak yapıp çok memnun kalmıştım.
Antalya Kaleiçi'nde Mediterra Art Otel'de kalmıştık. Yine Kaleiçi'nde "Mermerli Plajı" var. Oradan denize girmiştik.
Ama denizin sıcaklığı çok da yüksek değildi. Ben soğuk denizde yüzmeyi de severim ama orada o tarihte çok rahat etmediğimi hatırlıyorum. Güneşli günlerdi ama belki o yıl 19 Mayıs'te deniz henüz ısınmamıştı, bilemiyorum.

Anladığım kadarıyla o bölgedeki otellerin kalitesi, servisi yaklaşık olarak birbirine yakın. Hangisinin puanı iyi, fiyatı uygunsa tercih edebilirsiniz. Bütçenize göre daha ucuz veya daha pahalı seçenekleri de olsa gerek. Aynı bölgede Role Street Hostel'de de kalmıştım. İki kişilik odaları çok rahat olmasa da farklı, düşünülerek tasarlanmış mekanlar. Biraz kalabalık, gürültülü bir yer ama iki gece kalmak için o da iyi bir tercih olabilir. Daha canlı bir mekandı benim gördüğüm kadarıyla.

Kaleiçi restoranlarıyla, mağazalarıyla, havasıyla 2 günlük bir tatil için çok güzel bir yer. Havaalanından tramvayla belli bir noktaya kadar gelip kısa bir yürüyüşle otele de ulaşabiliyorsunuz.

Şimdiden iyi tatiller,
0
michael_knight
(09.05.23)
@ala09
Nisan'da arkadaslarim Antalya'da denize girmişti Mayıs sonu daha iyi olmaz mı?
0
🌸adventchant
(09.05.23)
(6)

Seçim öncesi konut kredisi?

blackidom
Bankalar şu an 300 bin tl üzeri konut kredisi vermiyor malum. Bir inşaat şirketinin projesi üzerinden 1.42% faiz ile 5 milyon üzeri kredi alabiliyorum. Vade 10 yıl. Seçim sonrası faizlerin yükselme olasılığını düşünürsek şu an bu kredi oranıyla ev aldığım için seçimden sonra dua mı ederim yoksa pişm
Bankalar şu an 300 bin tl üzeri konut kredisi vermiyor malum. Bir inşaat şirketinin projesi üzerinden 1.42% faiz ile 5 milyon üzeri kredi alabiliyorum. Vade 10 yıl. Seçim sonrası faizlerin yükselme olasılığını düşünürsek şu an bu kredi oranıyla ev aldığım için seçimden sonra dua mı ederim yoksa pişman mı olurum?
Ev fiyatları düşer mi? Daha düşük oranlı krediler çıkar mı? Ne dersiniz?
0
blackidom
(09.05.23)
ev fiyatları düşeyazacak(5 milyonluk ev 3 milyon olmaz 4 - 4,5 olur maks)
araba fiyatları artacak
dolar eur altın artacak
mevduat faizleri artacak
kredi faizleri artacak
diye düşünüyorum.

aldığınız kredi faizi çok iyi, ödeme gücünüz varsa ve devamlılığın riski yoksa alınıp ödenmeye başlayabilir. seçim sonrası %3 leri konuşabiliriz.
0
erty_ksk
(09.05.23)
faiz kadar aldığın evin ücreti önemli. 2 milyon edecek eve 7 milyon veriyorsan düşük faizle alıyor olmanın bir manası yok, müteahhitler faizi düşük gösterip parayı ücrete yediriyor.
0
roket adam
(09.05.23)
Yakın zamana kadar Akbank'ın konut kredi faiz oranı 1,79 idi, seçim haftası yani şu an 2,20'lerde. Enflasyon sorunu çözülmediği sürece faizlerin inmesini beklememek lazım. Mevcut iktidar bu konuyu çözme niyetinde değil, değişim olması durumunda ise sorunun çözülmesi ancak orta-uzun vadede olabilir. Yani 1,42 gibi bir oran şu an en uygun kamu bankasından bir tık yukarıda, yani çok uygun. Bu oranı bir daha bulmak çoook zor.

Ev fiyatları düşer mi sorusunun cevabı kolay değil. Yeni yapılan, nitelikli, sağlam konut projelerine talep hiçbir zaman düşmüyor dolayısıyla fiyatların da düşmesini beklememek lazım. Yeni ve nitelikli konut arzı da yükselmiyor. Öte yandan çok eski ve sağlamlığı şüpheli binaların satışlarının problemli olduğunu duymuştum, muhtemelen ucuza gidiyorlardır. Seninki o sınıfa girmiyor.

Emlakta bugüne dek beklediğim/ertelediğim her gün bana zarar olarak geri döndü. Oturum amaçlıysa hiç beklenmemeli. Yatırım amaçlıysa ben olsam olabildiğince uzun vadeli TL cinsinden kredi kullanır, yavaş yavaş öderim. Konutun kira getirisi uzun vadede kredi faizini karşılıyor (kendi aldığım konutta hesapladım). Seçimden sonra döviz kurunun yükselişe geçeceğinden kimsenin şüphesi yok. Buna paralel herşeyin fiyatı artacaktır. Konut neden düşsün, sebep bulamıyorum.
0
Lethe
(09.05.23)
1.42 güzel oran
0
jelly bear
(09.05.23)
abi bu ev fiyatlari dusecek diyenler kim? konut arz tarafinda zaten problem vardi ustune bir de depremde 700bin konut kaybi var diyorlar simdi, talep tarafi da yuksek hala bu durumda nasil dusecek fiyatlar biri bana anlatsin. havadan bir milyon konut mu gelecek ulkeye? secim sonrasi dolarin yukselecegini de sokaktaki emmiler bile soyluyor, dolayisiyla insaat maliyetleri de yukselecek ama konut fiyatlari dusecek diyorlar garip. bir de yaklasik 1 sene sonra belediye secimleri var, iktidar degisikligi olsa bile ben secime kadar cok sıkı ekonomik tedbirler alacagini dusunmuyorum. sıkı tedbirler durgunluk getirir piyasaya o da insanlarda huzursuzluk yaratir ve millet ittifaki elindeki buyuk sehirleri bile kaybedebilir o zaman. faizler falan bir miktar artar ama eger secilebilirlerse pozitif algıya oynayacaklar ilk aşamada.

Ben su an maximum taksitle alabilecegim her seyi aliyorum. Genellikle teknoloji urunlerine bakiyorum. siz guzel bir kredi orani yakalamissiniz bence dusunun derim. bu arada ayni muhabbet ikinci el otomobiller icin ilk arabami aldigim 2010 yilindan beri var.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.05.23)
Bence iyi fikir kredi kullanmak, oran da güzel. Ülkenin iyiye gitmediğini düşünüyorum.

Ama aklınıza gelmediyse hatırlatmak isterim ki bankadan konut kredisi kullandığınızda eğer faizler düşerse yeniden yapılandırabiliyorsunuz. Sizin alacağınız yerde yeniden yapılandırma şansınız olmayacaktır herhalde. Karar verirken bunu da hesaba katın.

Olur da Türkiye bir anda şahlanırsa (hiç sanmıyorum) faizler %1 seviyelerine düşerse sonra pişman olmayın. %1,42'den kredi kullanacağınız evin satış fiyatı doğru bir değer mi ona da dikkat etmeyi unutmayın.
5 milyonluk evi 6 milyona satıyorlarsa belki de pahalı krediyi kullanmak daha ucuza gelecek.
0
michael_knight
(09.05.23)
(3)

Kıdem tazminatıyla ilgili bir soru

karayel
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalış
2008 öncesi girişlerde 25 yıllık sigortalılık deniyor.

Mesela biz 25 yılın 20 yılını kendimiz ayrılırak geçirdiğimiz bir çalışma şekli olsun. Kendimiz ayrıldığımız için hiçbir yerden tazminat almamışız.

Son çalıştığımız şirkette 5 sene çalışarak kıdem tazminatı almaya hak kazanmışız ama birlikte çalıştığımız iş arkadaşımız o şirkette 25 yılını doldurduğu için 25 yıllık tazminat alırken biz 5 yıllık tazminat alıyoruz.

Bu sistem saçma değil mi arkadaşlar?

Ben kendimi geliştirmek adına 500 tane işte çalışayım burada memur gibi çalışan adam benden fazla para alsın?

Ne diyorsunuz?
0
karayel
(08.05.23)
Mevcut haliyle saçma değil çünkü kıdem tazminatını şirket ödüyor. Düşününce sadece 5 yıl çalıştığınız şirketin size 25 yıllık tazminat ödemesi saçma olurdu. Hükümet aslında bunu değiştirmeye ve kıdem tazminatını devlette biriktirecek bir sisteme geçmeye çalıştı; ancak oradaki sorun da şuydu, toplamda ödenecek tutar düşüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam kıdem tazminatından faydalanma şartı da işten ayrılmadan çok sadece emeklilikte ödenecek şekle getiriliyordu; böylelikle işçi işsizliğe karşı maddi açıdan daha korunmasız kalırken işveren hali hazırda kıdem tazminatını işçinin çalıştığı süreye göre ödediği için işçiyi daha kolay gözden çıkartabiliyordu.

Özetle; mevcut sistem mükemmel değil ancak bunu "Her çalışılan yıl için sistemde para biriksin, böylelikle iş değiştirildiğinde kıdem sıfırlanmasın" şekline getireceksek de işçinin ne kazandığı, ne kaybettiği iyice tartışılmalı.
0
salihdt
(08.05.23)
Saçma değil.
Kıdem tazminatının "ek para alma hakkı" değil işler yolunda gitmezse diye orada duran bir "güvence" olduğunu düşünürseniz neden saçma olmadığını anlarsınız.

Patron yönünden de bakmayı deneyin. 25 yıldır güvenilir bir şekilde her zaman şirketinizde çalışmış birinin olması o firma ve patron için çok kıymetlidir. Patrona sorsak 25 değil 50 yıllık tazminat vereyim de böyle çalışanlarım olacağına emin olayım der.

Siz kendinizi geliştirmek için 500 tane işte çalışırken her iş değiştirmenizde 10 dolar fazla veren şirkete geçtiyseniz o diğer arkadaşınızdan 5000 dolar daha fazla kazanıyor olursunuz. Bu da zaten 4-5 ay içerisinde o şanslı arkadaşınızın çalışma hayatı boyunca sadece 1 defa alacağı paradan daha fazla para eder.
Konuya baktığınız yeri değiştirin.
0
michael_knight
(08.05.23)
asiri sacma bir bakis acisi. bu durum sizi koruma amacli bir sey aslinda.

is yeri degistiriyorsaniz zaten maas artisiniz vardir. 10% diyelim. bu zaten yillik 1 maas skalasinin üzerine cikariyor kaybinizi.

kendinizi gelistirmeniz size fayda saglar ve daha iyi kazanmaniza neden olmali. bu da size finansal cikar sagliyor. degistirdiginiz is cikmaniza degmiyorsa cikmayin.

ben yönetim danismanligi yapiyorum, isten cikacak kisileri belirlerken mesela bu bir kistas benim icin. 25 yildir sirkette olan birinin katkisi ile 3 senedir orada olan bir degil. duruma, sektöre, kisiye bagli olaran 25 maaslik tazminat para findik fistik parasi gelir, 3 yillik calisani tutup, 25 yilligi cikarirken. ben genelde dinamizmden yanayim ama bunu hesaplarken dikkat etmek lazim.
0
bora benim lan aslında
(08.05.23)
(2)

ekrem imamoğlu'na benzeyen adam

hknty
az önce twitter'da bir video gördüm. tam tıklayacaktım sayfa güncenllendi kaybettim. ekrem imamoğlu'na benzeyen biri vardı. sanırım siyasetçiydi. an itibariyle bayrampaşa haldeyiz tarzı bir şey yazıyordu. gören, bilen var mı bu videoyu? aradım ama bulamadım.
az önce twitter'da bir video gördüm. tam tıklayacaktım sayfa güncenllendi kaybettim. ekrem imamoğlu'na benzeyen biri vardı. sanırım siyasetçiydi. an itibariyle bayrampaşa haldeyiz tarzı bir şey yazıyordu. gören, bilen var mı bu videoyu? aradım ama bulamadım.
0
hknty
(05.05.23)
Beylikdüzü Belediye Başkanı olsa gerek.
twitter.com

Başka benzerleri ilginizi çekerse hepsini toparlamışlar şurada:
twitter.com
0
michael_knight
(05.05.23)
buldum :D

twitter.com
0
🌸hknty
(05.05.23)
(11)

Kız arkadaşımın iş hayatı ve çakal takım yöneticisi

ulukayin
Kız arkadaşım güzel bir işte, şuan rutine bindirmiş şekilde çalışıyor. Bugün takım lideri iş çıkışı sana daha önemli işler vermek istiyorum gibisinden konuşmuş. Kız arkadaşım istiyor fakat ben hiç istemiyorum. İstememe sebeplerimden birisi, kendisi şuan için rutine binmiş iş durumunda bile yetişemed
Kız arkadaşım güzel bir işte, şuan rutine bindirmiş şekilde çalışıyor. Bugün takım lideri iş çıkışı sana daha önemli işler vermek istiyorum gibisinden konuşmuş. Kız arkadaşım istiyor fakat ben hiç istemiyorum. İstememe sebeplerimden birisi, kendisi şuan için rutine binmiş iş durumunda bile yetişemediği anlar oluyor. Şimdi başka ve hiç bilmediği alanda iş yapacağı için hiç yetiştiremeyecek. Bu durumun sonucunda (her ne kadar kendisi inkar etse de) ilişkimiz zarar görecek. Çünkü yeni işi öğrenene kadar çok stresli zamanlar yaşayacak, çoğu zaman eve iş getirecek, eve iş getirmese bile aklı fikri hep arka planda işte olacak. Kız arkadaşımın kişilik yapısını çok iyi bildiğimden benim en ufak bir hareketim onun gözüne batacak vs. Tabii ben tüm bunları kendisine anlattım. Hani dedim ki bir haftayı düşünelim 100 birim. Senin şuan rutine bindi dediğin olağan işlerin 90 birim. Hatta yeri geliyor modun düşük olduğu zamanlarda olağan işlerin 110 birime kadar çıkabiliyor dedim. Şimdi sen bu teklifi kabul edeceğin zaman senin iş anlamında 170-180 birime kadar çıkacak iş yoğunluğun. Yetişemeyeceksin, yetişemediği için kendinden ve bizden yemeye başlayacaksın bu sebeple de ben kabul etmeni istemiyorum hayatım dedim. Bunların üzerine takım yöneticinin umurunda olmayacaksın ona hava hoş, onun işi gücü üst yönetimden kendisine laf gelmemesi işlerin bir şekilde yürümesi derken hemen takım yöneticisini savunur gibi oldu ama işte o da bizi çok seviyor bizim hatalarımızı bile yeri geliyor üstleniyor vs dedi. Bende buna istinaden iş hayatında dostluk, arkadaşlık ilişkileri gelip geçicidir umurunda dahi olmazsın üst yönetimden laf geldiğinde dedim.

Şimdi benim anladığım kadarıyla takım yöneticisi kendini kurtarmanın dersinde çünkü kız arkadaşıma vereceği işleri yapan takımdaki çalışan istifa edip başka şirkete geçti. Tabii kız arkadaşımın takım yöneticisi o çalışanın işini birisine yıkmanın derdinde fakat sorun benim kız arkadaşımda, çünkü iş öğreneceğini zannediyor. Oysa takım yöneticisinin öyle bir derdi yok. Ne yapmalı, nasıl konuşmalı ki kız arkadaşı bu işleri devralmaktan vazgeçirmeli.
0
ulukayin
(04.05.23)
Vazgecirmeyeceksin tabii ki. "ulan is stresi yetiyor bi de erkek arkadasa is begendircez" dedim icimden. valla benim sevgilim de gunde 20 saat falan calisiyo su aralar. elimden geldigince arada destek verneye calisiyorum. yapmamiz gereken seyler oldugu halde erteliyorum. cunku oyle gerekiyor. kimse stresli isinden dolayi mutluluktan havalsra ucmuyor. bir hedefin pesinden çaba gosteriyor siz de kostek oluyorsunuz anladigim kadariyla. mansplaninge giriyo mu bu feminist dostlarim? ne de olsa erkek arkadas burada butun mevzuyu anlamis ve kadini tek olan o dogru yola getirmeye calisiyor
0
ala09
(04.05.23)
Takım yöneticisini kendini düşünmekle suçluyorsunuz. Ama siz de kendinizi düşünmüşsünüz.

Kız arkadaşınız size "ilişkimiz zarar görür, işyerindeki daha önemli işe geçmeni istemiyorum" deseydi siz bunu kabul edebilecek miydiniz?

Eğer bu değişikliğin kız arkadaşınıza ek bir yük ve strese sebep olacağına ama karşılığında hiçbir getirisi olmayacağını düşünüyorsanız ona böyle söyleyin.

Bu kızı kim düşünecek?
0
michael_knight
(04.05.23)
@ala09 sanırım yazdığımın tamamını okumadınız hocam. Ben kız arkadaşım kendisini geliştirmesin, yerinde saysın vs demedim. Yazdığım metnin hiçbir yerinde böyle bir anlam çıkaramazsınız. Benim bahsetmek istediğim husus farklı. Kendisi yetişemeyeceğimden bizden hatta daha da önemlisi kendisinden yemeye başlayacak. Neden bizden ya da kendisinden yesin?
0
🌸ulukayin
(04.05.23)
@michael_knight evet kız arkadaşım bana tam olarak böyle bir şey söylese tereddüt etmeden kabul ederdim. Çünkü bana bir şey katmayacak bir şey için neden kendimden, kız arkadaşımdan ve ilişkimizden götüreyim?

Sizin son paragrafta dediğiniz gibi o minvalde bir şeyler söyledim kendisine. Yani sana ek herhangi bir yararı olmayacak fakat karşılığında senden ve bizden çok şey götürecek bir şeyi kabul etmen bir yana düşünmen bile yanlış bence dedim.

Ben düşünüyorum işte hocam. Yani düşünmesem neden buraya sorayım?
0
🌸ulukayin
(04.05.23)
@ala09 @yazdonumu +1

Kız arkadaşınızın fiziksel olarak yorulmasından daha kötü bir şey varsa o da zihnen yorulmasıdır. Bence işi ile ilgili kararlara karışmamalısınız.
0
ruhen hastayim ben
(04.05.23)
kizin bir sey ogrenemeyecegini neden varsaydiginizi anlamadim ben. yeni bir is sonucta, o isi yapan kisinin gitmesiyle is kizin ustune yikilmak isteniyorsa bile kiz bunu yapmaya istekliyse size pek laf dusmedigini dusunuyorum. o is yerinde calismiyorsunuz anladigim kadariyla, yapacagi isin niteligini de ayrintiyla bilmiyorsunuz mutlaka. kiz istiyorsa yapsin, ona bir sey katmayacagini yapinca gorur, gerekirse de kendisi gorusur yoneticisiyle bu is bana fazla diye, sizlik bir sey yok burada bence.
0
in vino veritas
(04.05.23)
İş hayatının belirli sorunları ve sorumlulukları var. İdeal olan değer bilinmeyen bir işyerinde çalışılıyorsa kendisini geliştirme, kariyer hedefi ve maddi getiri konularında faydası olmayacak işin altına girmemesi tabii ki ama her zaman öyle olmuyor maalesef.

Şu noktada destek olmanız gereken durumda siz sorun olarak eklenmiş olacaksınız hayatına. Şöyle bir baktığımızda "bana ayırdığın zaman azalacak ve ilişkimiz bitecek/zarar görecek" dışında bir argüman sunamamışsınız. Özellikle bununla girdikten sonra üstüne bir de yöneticisine yüklenmek olmamış. Elbette sonucunun ilişkinizi olumsuz etkilemesi ihtimali yüksekti ama bununla giriş biraz bencilce gelmiş ve savunma pozisyonuna geçmiş kız arkadaşınız zaten. İlk paragrafta yazdığım şartlar üzerinden gitseydiniz konu hakkında değerlendirme yapmış olurdunuz. Şimdi ise toparlama zamanı.

İş yetmemiş, ilişki stresi binmiş bir de bu hali ile. @ala09 +1
0
nawar
(05.05.23)
Hocam kız arkadaşınız kariyeri ile alakalı kendi karar versin. İstediğini yapması konusunda teşvik edin, yerinde sayması konusunda değil.

Zaten hayat arkadaşımızdan beklediğimi şey destektir, zamanımızı sahiplenip üzerinde hak iddia etmesi değil. Siz resmen size daha az vakit ayıracak, belki daha stresli olacak diye işi kabul etmesin istiyorsunuz. Ve bunun ne kadar bencil bir hareket olduğunu görememişsiniz.
İşten biri ayrıldığında, deneyimi daha az olan kişiler için öğrenme, yükselme imkanı doğar. İşten ayrılan kıdemli kişinin işlerini öğrenmek, sorumluluklarını devralmak şirketine göre fırsattır.
Yani bana böyle köstek olan bir erkek arkadaşım olsa, ilişkimi sorgulardım.
0
zimbirik
(05.05.23)
ikinizde haklısınız ama kız arkadaşın biraz daha fazla haklı
0
basond
(05.05.23)
Bunca senelik çalışmamdan gördüğüm şey belli bir süre ağır yük altında çalışmadıkça ilerleyemiyorsun ve ilerlememek demek aslında geriye düşmek demek.
Kız arkadaşınız işi hakkında kararları kendi vermeli, size sorduğu zaman da (bence) ona soru sorarak olayı analiz etmesini sağlamanız daha faydalıdır.
Direktör olmadan önceki 2 senemde direktörün ne yapması gerekiyorsa yapıyordum. Şükür ki beni destekleyen eşim vardı, "ama ben ne olacağım, çocuklar ne olacak" demedi hiç, bir tarafından da o tuttu.
0
SiyamkedisiZorro
(05.05.23)
Isi kabul edip yetisemezse muduruyle gorusup farkli bir planlama talep eder. Hic bilmediği ve is yukunu artiracak is 2 sene sonra kariyerini gelistirecek bir seye donusebilir veya onun yerine fazla is yukunu kabul eden kisinin onunu açabilir. Iliskiye az vakit ayıracak, stresten yipranacak diye is devralmamazlik kiz arkadasini geriye dusurur.
0
instant crush
(05.05.23)
(19)

Polyglot oldugunu soyleyen 10 dil konusuyorum diyen insanlar hakkinda

Slynmaster
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
0
Slynmaster
(04.05.23)
Bazilar 20+ dilden bahsediyor mesela
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
Saygı duyup takdir ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
Çok ilginç bir hobisi var, beyni çoğumuzdan farklı çalışıyor olsa gerek.
İlginç tabi ama ben çok samimi arkadaşlık kurmayayım. Garip bir insan olsa gerek. Cinstir.
0
michael_knight
(04.05.23)
baska ne is yapiyolar nerden para kazaniyolar
hepsini de cook iyi bildiklerini düsünmüyorum
0
sonsuz
(04.05.23)
Çok seksi buluyorum
0
vedatchilipeppers
(04.05.23)
Fabulos Tiger Chicky Face 7 dil biliyormuş.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
romence tarihi latince desek, biraz kasan ispanyolca - italyanca - fransızca - portekizce biliyor. üstüne ingilizce ekle, etti 6 ana dilinle beraber. biraz daha kas almanca öğren, 7'yi buluyorsun. romen bir arkadaşım var böyle :)
0
rain when i die
(04.05.23)
başka işim olmasa ben de yaparım diyorum :)
0
gabe h coud
(04.05.23)
Cok da abartmamak lazim sen lisede endoplazmik retikulumun gorevini ezberlerken o kisi baska bir dil ogreniyordu belki. Senin bir daha endoplazmik retikulumla hayatim boyunca isin olmadi, ama o kisi filmde, sarkida, seyahatinde vs bu dili kullandi, isine yaradi, oyle dusun.

Bir de cogu kolpaci. Mesela turist olarak ben de Italya'da isimi gorurum: restoranda yemek soyleme, small talk, yol sorma vs. Ama italyanca biliyorum demem aha iste bunlar ona Italyanca biliyorum diyor.
0
freedonia
(04.05.23)
10 dili temel seviyede biliyor olabilir. Aç kalmaz ve adres bulabilir ama çalışacak kadar bilmiyordur. Bunu yapabilen çok az kişi vardır zaten.
0
nawar
(04.05.23)
insanlar ayni anda en fazla 3 farkli dili efektif olarak kullanabilir zaten.

Mesela kendi üzerinde test et, en iyi bildigin dille gün içinde en çok ne yapabilirdin diye.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
beynin bu işlerle ilgilenen kısmı baya gelişmiş olur. muhtemelen diğer fonsiyonlar hafif geriler. beynin toplam çalışma kapasitesi var bence.

bir de bu dilleri kullanıyor olması lazım çünkü zamanla geriler.
0
vizivozo
(04.05.23)
Hakkını vererek yapanlar var da bazıları kendine polyglot. E bunun katma değeri nedir? Ne iş yapacak bunca dili bilerek? Çok iyi bir satışçı olabilir mesela veya turist rehberi. Demem o ki, bir meslekle birleştirdiğin takdirde süper bir şey. Benim polyglot tanıdığım Levanten bir mühendis. 8 dili ana dili seviyesinde biliyor, yazışma yapabiliyordu.
0
SiyamkedisiZorro
(04.05.23)
7 dil bilen mimar bir arkadaşım vardı. İki çocuklarını da aynı şekilde yetiştirdiler. Gardner' ın Çoklu Zeka Kuramı' nı inceleyebilirsiniz.
0
from where i ride
(04.05.23)
Ben kendimde dil ogrenmekte oldugumdan bazilarini takip ediyorum cok nadir sertifika alip seviyem su diyen var. Anladigim kadariyla genel sohbeti ogreniyorlar daha cok. İsin seviye ispati konusunda cogunda sanmiyorum sertifika sinav sonucu falan olsun
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
tanıdığım max seviyedeki teyzem. 7 dil biliyor. onunki diğerlerinden daha doğal geliyor. anne hırvat, baba türk, isviçrede yaşıyor. 2 aileden 3 devletten 5 dil havadan geliyor yani öğrenmek için sebepleri var, aktif kullanabileceği alanlar yakın. okulda ingiliz bi hoca var o da polyglot olmak için aşırı çaba gösteriyor şu an hem türkiyede yaşayıp aynı zamanda arapça çalışıyor :d ee arapça pratiği de yapsa yapsa istanbulda yaparsın. 4 dil bilen arkim instada biosuna yazıyor POLYGLOT diye :o
o kadar a1-a2 seviyesinde kaldıklarını düşünmüyorum günlük dili anlamak ve konuşmak hayli çaba isteyen bir iş. 1 sene ingilizce konuşmadım diye kem küm ediyorum en basit cümlede. sürekli arapça ing karışık konuşuyorum yani ikisini de konuşamıyorum. kitap okumayınca türkçe bile konuşamıyorum. dili uyanık tutmak büyük iş. bazen böyle eğitimli ve zeki insanları "obortmaya gerek yok" diye geçiştiriyoruz ama toplum ortalaması aşırı düşük. o yüzden 1 yabancı dil bile akıcı konuşan kişiyi takdir ederim ve özenirim. paraya dönüştürmesi şart değil. bireysel okumaları bile kişiye çok şey katar
0
ala09
(04.05.23)
Alınmasınlar ama bence boş iş. Almanca gibi sağlam bir dili orta seviyede bilen kişiye daha çok saygı duyarım.
0
dissendium
(04.05.23)
bence güzel birsey, ama bazi diller ayni. bizim komusumuz italyanca ögretmeniydi ve bes dil biliyorum diye hava atardi bana sacma geliyor, yani o bes dil it, portekizce, ispanyolca, ingilizce, fransizca.
eger yapi ve kelime olarak farkli dillerse o zaman gercekten saygi duyarim.

bir de ben rusca kursuna gitmistim, ruslarla iletisim kurabiliyorum. almanya'da almanca ögrendim, günlük hayatta almanca anlasiyorum. ama sorsan almanca future tense nedir diye? bilmem. simdi ben türkce haric 3 dil mi biliyorum? bence nein.

bazilari temel seviyede ögrenip hava basiyor yani ona bakarsak antalya'da bakkallarda dört dil konusuyor.
0
wishmaythşngs
(04.05.23)
evet Fransızca + ispanyolca + italyanca + portekizce aynı aileden benzer gramer ve kelime var fakat buda kardeşim acayip kafa karıştıran birşey. çok benzer kelimeler var mesela insan paso karıştırır.
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
(11)

istanbul'u tercih edecek bir öğretmen adayı için

kolunu bukerim ama
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgilerBeykozBeyoğluSarıyerKüçükçekmeceKağıthaneÜmraniyeBahçelievlerAvcılarBağcılarSanca
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgiler

Beykoz
Beyoğlu
Sarıyer
Küçükçekmece
Kağıthane
Ümraniye
Bahçelievler
Avcılar
Bağcılar
Sancaktepe
Başakşehir
Güngören
Esenler
0
kolunu bukerim ama
(04.05.23)
Mahalleler önemli. Mesela Beyoğlu muhtemelen sizi zorlayacak bir veli profiline sahiptir.

Sancaktepe, Esenler gibi merkeze fazlasıyla uzak yerlere hiç yanaşmayın. İnsanlar senelerce oralarda çakılı kalıp tayin kovalamaya çalışıyor.

Ümraniye’deki mahallelere bakılabilir, potansiyel var gibi.

Başakşehir’den de uzak dururdum.

Beykoz çok büyük alan. Yine mahalleye göre değişir. Fakat ben tercih etmezdim. Kırsal yerleri çok.

Kağıthane velisi de zorlar gibi geliyor.

Sarıyer’e de bakabilirsiniz.

Diğer yerleri bilmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(04.05.23)
avrupa yakası daha kalabalık, her türlü anadolu yakası derdim.

Beykoz en mantıklısı gözüküyor.
Avrupa yakası için ise Sarıyer
0
nuisance
(04.05.23)
Beyoğlu'nun yarısı çok iyi yarısı çok kötü mahallelerden oluşuyor. Tayin için açık olan yerler büyük ihtimalle kötü taraflarıdır. Tüm ailesi uyuştucu satışıyla, başka kriminal işlerle geçinen çocukların öğretmeni olmak zorunda kalabilirsiniz.

Bu listeden en seçilecek yer Sarıyer, onu Ümraniye, Kağıthane ve Beykoz takip ediyor sırasıyla. Ama yine de hangi mahallede hangi okul olduğu bu ilçelerde bile belirleyici.

Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Sancaktepe, Başakşehir, Güngören, Esenler ve Bahçelievler İstanbul'un İstanbul gibi olduğu yerlere uzak semtler. İstanbul dışındaki bir şehirde bu ilçelere göre daha İstanbul bir hayat yasamanız olası.

Sancaktepe'de eğer güzel bir kira verirseniz havuzlu, spor salonlu güzel bir sitede yaşayabilir ve okul nerede olursa olsun okuldan sonra daha temiz, düzenli (belki de sıkıcı) bir hayata kavuşabilirsiniz.

Arabanız olup olmadığı, bekar veya aile olmanız gibi durumlar da tercihiniz üzerinde etkili olabilir. Fikir alırken bunları da belirtmenizi öneririm. Mesela bekar bir insan Beyoğlu'nda kendine daha keyifli bir hayat kurabilir ama çocuklu bir insan için çirkin bir hayat olur Beyoğlu genel olarak. Parkları, oyun alanları diğer semtlere göre daha az. Kafeleri, barları, tarihi yerleri, sosyal hayatı diğer semtlerden daha fazla.
0
michael_knight
(04.05.23)
araba varsa sarıyer ve beykoz güzel

bahçelievler/bakırköy de sakin yerler var toplu taşımaya da yakın
listede olmayan fatih ve üsküdar merkezleri yine canlı, ulaşım sorunu olmayan yerler
tabi düzgün mah. seçmek gerekiyor
0
bir soru sorcam
(04.05.23)
beykoz'dan riva'ya ulaşım nasıl acaba, bilginiz var mı?
0
🌸kolunu bukerim ama
(04.05.23)
bunlar arasında net beykoz. daha sakin ve stressiz bir yaşantın olur. listedeki yerlerin çoğu hem kalabalık, hem insan kalitesi açısından korkunç bölgeler.
0
sir gawain
(04.05.23)
Ben de Beykoz ve Sariyer diyorum. Diger yerlerde akil sagliginizi korumaniz cok zor.
0
balpolen
(04.05.23)
mahalle bazında seçme şansınız varsa bahçelievler ilçesinin bahçelievler mahallesini hem yaşam hem okul öğretmenliği olarak tavsiye ederdim. diğer mahallelerinin esenler'deki, bağcılar'daki mahallelerden farkı yok.
genel ilçe bazında sarıyer ve beykoz diğerlerinin çok önünde.
0
Piyano piyano bacaksız
(04.05.23)
istanbulda ilçe söylemek çok bir şey ifade etmiyor bana göre. şişli'de çalışıyorum 4 okul yan yana bazıları aşırı zengin, bazıları mülteci, bazıları roman. avr yakası geneli böyledir diye düşünüyorum. yine de beyoğlu'na hala sempatik bakıyorum. ist göbeği zaten ulaşım gibi bi dert yok ev ve okul yakın olursa ulaşım tercih etmezsin her saat yürüyerek ulaşım sağlanabilir. sonrasında sarıyer olabilir. sarıyerde ulaşım sağlarsın ama karşısındaki beykoz...ımm beykoz bayağı köy. aile binaları. akşam olunca araç bulamazsın. ancak müstakil evinde araban varsa yaşaman kolay olabilir. aksi halde sabah sokak köpekleri yüzüne yüzüne havlar korkmasan da korkarsın. otobüs bekleme olayı yıpratır. iklim bile değişiyor orada.
listeyi illa ki donatmak lazımsa şişli'deki durumdan bazen şikayetlenmeme rağmen 1. tercihim kesinlikle beyoğlu olurdu. hele kira derdi yoksa miss
2- sarıyer; sarıyer dediysek ayazağa demedik, hacıosman metrosu dolayları
3- ümraniye; burda konum muhim ama geneline ulaşım var. ayaklı akp, öyle bir semt. ama yabancı nufus avr yakasındaki kadar yoktur.
4- bahçelievler; buranın elit bölgesi çok iyi. ulaşım 7/24 vardır. tr gelen göcmenlerin ilk adresi Yenibosna'ya komşu
5- beykoz; sosyal ortam yok. her şeye rağmen yeşillikli ve sakin bir muhit. yazın börtü böcek olur.

ilk atama sanırım bu. iyi okullar açılmış dediler. hakkınızda hayırlısı olsun

not: 3 ve 4 arasında kararsız kaldım. okula göre değerlendirebilirsiniz.
0
ala09
(04.05.23)
Beykoz haricinde geri kalan hiç bir yer bana göre istanbul değil.
Beykoz da merkezi noktalara uzak ama en azından daha huzurlu ve karadenizli mahalle kültürü olan bir bölge.
0
deepex
(04.05.23)
Beykoz ve sarıyer açık ara önde diyorum ben de.
0
invictae
(04.05.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.