Giriş
(2)

Acilen uzaya gitmem gerekiyor

michael_knight
desem ve neredeyse sınırsız bütçem olsa (roket yaptıracak kadar sınırsız değil. 100 milyon dolar civarı diyelim) alabileceğim ilk bilet ne zaman? Hangi şirketten?
desem ve neredeyse sınırsız bütçem olsa (roket yaptıracak kadar sınırsız değil. 100 milyon dolar civarı diyelim) alabileceğim ilk bilet ne zaman? Hangi şirketten?
0
michael_knight
(3 saat)
Blue origin 6-7 aya yollar o paraya.
+1
Bruce
(2 saat)
Spin Launch
0
diyecevaplandı
(32 dk)
(4)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
0
michael_knight
(3 saat)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
0
mbond
(2 saat)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(2 saat)
ibrahim kaypakkaya.
+1
der meister
(38 dk)
mayasi tutmamislar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(4 dk)
(15)

Yeşil pasaport kimlere verilsin?

michael_knight
Sizce başka kimlere verilmeli?
Sizce başka kimlere verilmeli?
+1
michael_knight
(14 saat)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat imkanı vermesi mümkünse herkese verilmeli.
0
burfak
(14 saat)
herkese. devlet eliyle ayrimcilik neden bu kadar normal karsilaniyor bu ülkede?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14 saat)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat hakkı sağlaması yeşil pasaport dağıtarak değil, devletin itibarını uluslararası alanda artırarak olur.
Yeşil pasaport hakkı yaygınlaştıkça yeşil pasaportun itibarı azalacak ve böyle de devam ederse yeşil pasaportun vize muafiyeti de yavaş yavaş ortadan kalkacak diye düşünüyorum.
Türk bayrağı tüzüğü madde 18de listelenen makam sahipleri dışında kimseye verilmemeli diye düşünüyorum.
+3
Mirket
(14 saat)
herkese verilince kimseye verilmemiş gibi olacak, diğer ülkeler tarafından tanınmaz. bir anlamı yok. 10 sene düzenli vergi vermiş, sabıka kaydı, herhangi bir borcu olmayan vatandaşlara verilebilir.
0
glamdr1ng
(14 saat)
kimseye verilmemeli fakat devletin kendi memurlarına kefil olması olağan bunun dışında mantıklı olmaz.
-1
biravekahve
(13 saat)
bir kaç diplomatik dokunuş ve regülasyon ile bu vize meselesi hemen çözülür.

çözmemek ve beklenti yaratmak için böyle çabalar gösteriliyor
+1
duyurukullanıcısı
(13 saat)
yeşil pasaport kaldırılmalı. bordoya vize serbestisi gelmeli. yoksa avrupaya yaptırım uygulanmalı.
yeşil pasaport gibi bir örnek hiçbir ülkede yok.
+3
jelly bear
(13 saat)
halkın belli bir bölümüne ayrıcalık vermektense herkese aynı hakları vermek daha mantıklı. Herkes bu ülkenin vatandaşı sonuçta.
+1
nuevo
(12 saat)
O gruba bu gruba şu mesleğe yeşil verileceğine bordo pasaportun etkinliği artırılsın ve herkes eşit faydalansın vize serbestliğinden.

Konu geri dönme dönmeme değil gri pasaportla belediye aracılığıyla iltica etti bir sürü insan yani.
+1
chicha_v2
(12 saat)
sadece yurt dışında türkiye cumhuriyetini temsil edecek resmi görevlilere verilmeli. görevleri süresince ve sadece o kişiyi kapsamalı.
sırf gezsin dolaşsın diye memurlara ve ailelerine has bir ayrıcalık olmamalı. hele yok avukatmış yok mühendismiş yok sanayici-iş adamıymış gibi saçma sapan mesleklere de verilmemeli.
onun yerine bordo pasaportun itibarını yükseltip insanların sorunsuzca istedikleri ülkeden vize alabilmesini sağlamak lazım. senin vize muafiyeti tanıdığın ülkelerinde sana aynı şekilde vize muafiyeti tanımasını sağlanmalı.
0
my fault
(12 saat)
şu anki sistem hem avrupanın hem de hükümetin işine geliyor.

hükümet; vize serbestisi diye avrupa birliğini darlamıyor artık. göçmen politikalarında esneklik sağlıyor, göçmenlerin avrupaya geçişini zorlaştırıyor.

bu sayede elinde istediğine verip istediğinden anında geri alabileceği, yeşil pasaport gibi bir gücü bulunduruyor.

normalde avrupa'ya seyahatin kontrolü schengen ülkelerinde olması gerekirken, bu süreci hükümet yönetiyor. istediği topluluğa da bunu bir ödül gibi sunup (bkz avukatlar), istediğim zaman iptal ederim diyebiliyor.
0
brkylmz
(11 saat)
Konu yeşil pasaport olunca neden mesele sadece Türkiye'nin tekelindeymiş gibi ele alınıyor ki?

Pasaportun verilmesi bir konu, pasaportun gidilmek istenen ülkede kabul görmesi ve tabi tutulduğu muamele ayrı konu. Bu karşılıklı anlaşmalarla ilgili. Türkiye, yaptığı kabul görecek olduktan sonra komple herkese de yeşil pasaport verir, hal böyleyken vizeleri kaldırma müzakerelerine ne gerek var o zaman? Kendi kendimize herkesle kaldıralım vizeyi.

Yeşil pasaport şu haliyle bile riskli durumda, kapsamını genişletmeyi bırakın daraltılmazsa şükür.
-1
akhenaten
(7 saat)
Mali müşavirlere
-1
gabe h coud
(7 saat)
memur bile iltica ediyor şu aralar. memur dışında meslek grubuna verseler ülkede insan kalmaz.

hani şuraya buraya taşındım diye sosyal medyada paylaşanların çoğu iltica etmiş kişiler. 4-5 sene takılıp oradan başka yere geçiyorlar
-1
michael harddd
(7 saat)
anlasilan devlet sengen sorununu cozmenin bir yolunu buldu. kademe kademe herkes yesil pasaporta sahip olacak, vizesiz gidip gelecek. bir anda tepki cekmesin diye yapiyorlar.
0
Sour
(3 saat)
(12)

Radiohead kadar müthiş ne var?

michael_knight
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem. Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem.
Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir arada kendi amacına hizmet edecek şekilde bilinçli şekilde kullanabilmesi vs. Gördüğünüz gibi terimleri çok iyi bilmediğim için iyi de tarif edemiyorum.

Anlatmak istediğimi anlatabiliyor muyum?

Buna benzer şekilde insanı büyüleyen sanatçı, grup, albüm, şarkı önerebilir misiniz?
-1
michael_knight
(21.01.26)
royksopp

radiohead biraz overrated. sorry.
+1
dedim dedim de kime dedim
(21.01.26)
-Depeche Mode

-Cemali
+1
yurtsuz john
(21.01.26)
Radiohead'dan daha müthiş çok şey var bence. 70'ler progresif rock müziği bence, günümüze yaklaşın Dream Theater, biraz metale yaklaşayım derseniz TOOL.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
duyguları dalgalandırması noktasından girip ilk aklıma gelenlerden serpiştiriyorum. müzik olmasa ne yapardık harbiden bilmiyorum.

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com
0
lüzumsuz adam
(21.01.26)
rush
tool +1
sleep token
meshuggah (şeytan çıkartmalı exorcistli metal sevmiyorsanız size gelmeyebilir)
+1
cay koy geliyorum
(21.01.26)
Depeche Mode
Oasis
0
HellKeePer
(21.01.26)
depechemode gençliğine denk gelmiş bir gençlik bu soruya direk D.M. diye cevap verecektir. U2 es geçmemek gerekir.
kısaca dans etmek derin duygularda dolanmak istiyorsan D.M.
zihni meşgul edecek karmaşık ve güzel bir müzikal yolculuk arıyorsam: Radiohead.
coşkuya ihtiyacım varsa,ve güçlü hissediyorsam: U2
0
jamswety
(21.01.26)
pink floyd
linkin park
0
fugnar
(21.01.26)
hissettiğiniz şeyi anlıyorum ama radiohead'i radiohead yapan biraz da bu konuda eşsiz olmaları. ben yine de bana aynı hisleri yaşatmayı başarabilmiş diğer grupları aşağıya bırakıyorum;

king crimson
black country new road
the cure
+3
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
ne istediğinizi biliyorum.

the smile – the smoke
the smile – pana-vision
sigur rós – svefn-g-englar
pink floyd (zaten biliyorsunuz)
portishead – roads
talk talk (thom yorke'un etkilendiği grup)
+1
hadi ya la
(21.01.26)
usttekilere ilave Porcupine Tree deneyebilirsiniz.

Bu arada Radiohead seven adama meshuggah öneren zalım :)) seni de not ettim (ilk albumlerindeki fusion soloların hastasıyım)
+2
makbur
(21.01.26)
Massive attack
Archive
0
baldur2
(22.01.26)
(3)

Havyar nasıl yenir?

michael_knight
Havyar almayı, seçmeyi, yemeyi, yanına bir şeyler hazırlamayı bana öğretir misiniz?
Havyar almayı, seçmeyi, yemeyi, yanına bir şeyler hazırlamayı bana öğretir misiniz?
0
michael_knight
(19.01.26)
iyi havyar vodkayla yenir. bir şat votka içersiniz, ağzını uyuşana kadar bekler(20 saniye kadar) ve havyar kaşığıyla havyar damağızına gelecek şekilde alır ve ağzınızda ezersiniz. işin raconu bu
0
dirildimde geldim
(20.01.26)
Eski bi arkadaş kanepe yapıyordu. Ekmek üstüne krem peynir, mayonez, dere otu, yumurta ile siyah havyar. Şampanya ile çok güzel gidiyordu. İki üç kez o şekil tükettim. Enfesti.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
ekmekleri (ince baget iyi olur) mumkun oldugunca ince kesin, firin ya da tavada kitir hale getirin. yanik olmasin sadece kitir olsun.
Soguyunca ustune ince tereyagi surun.
ustune de havyari yayin.
afiyet olsun.
0
kartonpiyer
(10 saat)
(9)

Lazımlık seçimi kriterleri

michael_knight
Selamlar,2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım. Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok. Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereke
Selamlar,
2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım.
Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok.

Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?
Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereken bir detay var mı?

i5.walmartimages.com
0
michael_knight
(14.01.26)
benzeri bir lazımlığı oğlum kullanıyor, sifon sesini seviyor. ama biz lazımlık almaya birlikte gitmiştik heveslensin diye. bir bebek mağazasında otur bakalım çiş yapıyor gibi yap iyi oldu mu diye denetmiştik tek tek. belki böyle bir şey yapmayı düşünebilirsiniz.
+1
ansya
(14.01.26)
hem lazımlıktan klozete geçiş zor oluyor hem de hijyenik sebeplerden dolayı lazımlık yerine klozet adaptörü daha çok öneriliyor
+1
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
@ansya bir yere oturup çiş kaka yapıldığını bilmiyor olabilir. Henüz 10-15 kelime dışında pek konuşmuyor da. O yüzden birlikte seçemeyiz gibi geldi bana. Bir de çocuk bu. Oyuncak seç dediğimizde seçmiyor ki. Hepsini istiyor :)

@yenibirgüzelnick biz tuvaletteyken heveslenip o da oturur ve alışır diye düşünmüştüm. İşin o kısmını da biliyor musun?
0
🌸michael_knight
(14.01.26)
tuvalet kitapları okumaya başlamak da faydalı olabilir o zaman ama tabii siz bilirsiniz. kendi tecrübemizden öneride bulunmak istemiştim. seçtiğiniz lazımlık güzel, güle güle kullanın.
0
ansya
(14.01.26)
Yalnız bu küçük gibi. Bizde de var. Belkide bizdeki küçüktür, başka boyları var mı bilmiyorum. Pipi dışarıda kalıyor gibi oluyor. Çiş dışarı çıkacakmış gibi. Şüpheli konuşuyorum çünkü bizde şu anda sadece oturtmaya alistiriyoruz.
+1
etna
(14.01.26)
İkea lazımlığına ve adaptörüne bakın. Montesorri tuvalet eğitimde önerilenler onlar.
+3
kullanıcıadımbuolsun
(14.01.26)
@etna dolu markasının xl versiyonu var
0
iustitia omnibus
(14.01.26)
ben de ikea yı öneriyorum. Lockig ve tossig iki tane ürünleri var. bir süre sonra lockigi bırakıp tossige geçiliyor. Ayrıca lazımlık haricinde buna yönelik çocuk kitapları var.

Biz şu ikisini okumuştuk. Gerçekten çok fayda sağlıyorlar.
Leyla Koş Tuvalete
Teo'nun Kaka Kitabı
+2
nuevo
(14.01.26)
kesinlikle klozet adaptörü öneririm. ben de lazımlık almıştım. ama bu sefer baktım sürekli yine çiş kaka temizliyorum, ne anladım bu işten. hemen kaldırdım, klozette kakalara bay bay demeye başladık. bazı çocuklar lazımlıktan klozete geçmekte sorun yaşıyor uzun süre kullanırsa. ya da lazımlıkla peşinde dolanmanızı, yine olduğu yerde yapmayı filan isteyebilir. o yüzden direkt adaptör bence.
+1
elorelia
(15.01.26)
(5)

Amerika vizesi almamı etkiler mi yazacaklarım?

michael_knight
ABD vize başvurularında son 5-10 yılın sosyal medya hesaplarında yazdığını görmek istiyor gibi bir şey görmüştüm. Doğru mu veya nasıl bir sistem olduğunu da bilmiyorum.Mesela duyuruda birisi "Trump her istediğini yapabilir mi?" diye soru sorduğunda oraya vereceğim cevap vize almak için aleyhimde kul
ABD vize başvurularında son 5-10 yılın sosyal medya hesaplarında yazdığını görmek istiyor gibi bir şey görmüştüm. Doğru mu veya nasıl bir sistem olduğunu da bilmiyorum.

Mesela duyuruda birisi "Trump her istediğini yapabilir mi?" diye soru sorduğunda oraya vereceğim cevap vize almak için aleyhimde kullanılabilir mi?
Veya twitter, reddit gibi yerlerde yazdıklarım çok sivri, çok saldırgan olmasa bile dert olur mu?
0
michael_knight
(12.01.26)
duyuru hesabını sen söylemedikçe nasıl bulacaklar? aynı şekilde twitter vs.

ben sadece linkedin hesabımı belirtmiştim. diğer sosyal medya hesaplarımı paylaşmadım. korkacak bi paylaşımım da yoktu ama neden paylaşiyim ki?
0
jelly bear
(12.01.26)
Vize başvurusunda tutup ekşi duyuru kullanıcı adınızı paylaşmayacaksınız, başvuru için doldurduğunuz formda sosyal medya hesaplarınızı soruyorlar, ama özellikle de hesaplarınız dümdüz adınız soyadınızla değilse hiç paylaşmasanız da sıkıntı olacağını sanmıyorum.
+1
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Michael Knight gerçek isminiz değilse konsolosluğun duyuru bilgilerinize ulaşacaklarını neden düşünüyorsunuz? Sadece Instagram kullanıyorum diyin yeter. O da gerçek ad soyadla değilse o bilgiyi bile yazmazdım.
0
alice in potatoland
(12.01.26)
doğru düzgün verin bilgilerinizi, amerikanın sizin bilgilerinize ulaşamayacağını düşünmeniz bile vize alamamanız için yeterli bir sebep.
0
kveldulv
(12.01.26)
Türkiye'de yaşayan birinin Amerika'yı anlaması biraz zor.

Örneğin terör listesindeki bir örgütü bsosyal medya hesabından ideolojik olarak desteklemen bile onlarda suç olmadığı gibi vizeye de engel değil. Önemsemezler bile.

Doğrudan çağrı yapmak, maddi destek toplayan bir organizasyonda bulunmak durumu ek değerlendirmeye konu olabilir.

ABD'yi, Trump'ı vb eleştirmek, kötülemek vb reddetmeyi bırak dikkat bile çekmez
-2
hebanon
(13.01.26)
(4)

Parmak izi silinen insanlar var mı?

michael_knight
Kaza sonucuyla (ne bileyim belki tuz ruhuna dokunmak gibi) parmak izi silinen, değişen veya yok olan insanlar var mıdır?Parmak izi gerektiren resmi işlemlerde bu insanlar ne yapıyor?
Kaza sonucuyla (ne bileyim belki tuz ruhuna dokunmak gibi) parmak izi silinen, değişen veya yok olan insanlar var mıdır?
Parmak izi gerektiren resmi işlemlerde bu insanlar ne yapıyor?
0
michael_knight
(12.01.26)
grimavi
(12.01.26)
bugün aklıma geldi biliyo musun.

bende yok gibi bir şey. yıllar önce ehliyet çıkartırken polis memuru yarım saat uğraşmıştı parmak izimi alabilmek için. solüsyon falan getirttiler. 'ne iş yapıyosun sen yahu?' diye sordu. aklıma muzip bir espri gelmişti yapmadım tabi :)

şimdi iyice yok oldu. telefonun ekran kilidini parmak iziyle açamıyorum.

çocukluğumdan beri çizim yaparım, ağaç yontarım. bağ bahçede kürek, tırpan, kazma, balta kullanarak geçti yıllarım. sanırım ondan oldu.
+1
yurtsuz john
(12.01.26)
bırcok kaynakcı da bu sorun oluyor. parmak ızlerı zamanla sılınıyor. hayatlarına devam edıyorlar cok problem olmuyor.
+1
paudi
(12.01.26)
Annem var, parmak izleri sebebini bilmediğimiz şekilde alınamıyor. En son İngiltere vizesi için parmak izi ihtiyacı oldu ama alamadılar yine. Nasıl geçtiğini yanında olmadığım için detayını bilmiyorum.
0
mirty
(12.01.26)
(8)

Buz için arabada kolonya

michael_knight
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
Donmuş araba camındaki buzun hızlı erimesi için kolonya kullanmanın zararı var mı?
0
michael_knight
(11.01.26)
1 defa fısfıslı kolonya kullandık çözdük buzu bir durum yaşamadık sonra hiç ihtiyaç olmadı.
+1
basond
(11.01.26)
birkac kere kullanmanin bir zarari olmaz da surekli buzlanma problemi varsa kazima aleti almak lazim. kolonya ile nereye kadar?
0
cooperr
(11.01.26)
Ben her defasında kullanıyorum fısfıslı kolonyalardan. Senede birkaç kere gerekiyor. Herhangi bir zararının olması bana olası gelmiyor.

Cam suyuna katmaktan söz etmiyorum. Cama sıkıyorum.
0
lazor
(11.01.26)
kolonya kaportaya zararlı. fısfıslar var onlardan alın
0
jelly bear
(11.01.26)
Antifrizi boş fısfısa doldurup sıkıyorum. Tabii kabasini kazima aletinin ucuna bez koyup aliyorum tabii. Yoksa antifriz sikmayla bitecek gibi olmuyor genelde.
0
mbond
(11.01.26)
Kolonyada markasına göre değişen ölçülerde alkol var. Alkol plastik aksamda, varsa cilada falan buğulanma yapabilir. Başka bir zararı olmaz.
0
lil siztah
(12.01.26)
büyük zararı olacağını çok sanmam ama kolonya yerine saf izopropil alkol alıp saf veya suyla filan karıştırıp onu kullanabilirsin maliyeti daha düşük olur. ben mesela gerekince izopropil alkol sıktım. elektronik şeylerin temizliğinde vs. de kullandığımdan bulunuyor yurt dışında rubbing alcohol diye geçen ürün işte normal günlük temizlikte her yüzeyde kullanıyorlar oralarda... plastik de cam da metal de ahşap da siliyorlar izopropil alkolle.

alkol zarar verir mi verirse ne kadar zarar verir bilmem de bu amaçla kullanılan ürün her yerde alkol. türü değişiyor sadece, bilen varsa türüne göre yorumlasın burada. mesela antifrizli cam suyunda metanol var türkiyede gördüğüm tüm markalarda, yurt dışında bazı yerlerde insan sağlığına zararlı olduğundan cam suyunda metanol kullanılmıyor. buralarda ya etil ya izopropil alkol veya bi ihtimal propilen glikol bazlıdır diye düşünüyorum.

piyasadaki buz çözücüler de yine alkol bazlı örnek etil alkol eshop.wurth.com.tr

@mbond antifrizi koyuyorum diyorsun da etilen glikol zehirli ve çevreye zararlı bir şey. daha uygun alternatifler varken önermem. yurt dışında mesela antifriz değişiminde yerlere boşaltmak vs. yasaktır toplayıp geri dönüşüme veriyorlar. bizim burada yine umursanmayan konulardan...
0
konetsu
(12.01.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.
Yılda 8-10 gün gerekiyor ve aşırılar aşırısı değil buz o yüzden buz kazıma aleti hem arabada gereksiz yer kaplayacak hem de kullanırken ellerim üşüyecek diye tercih etmedim.

Kolonya işini güzel ve hızlıca yapıyor ama internette birileri ön camdaki özel tabakaya zarar verir, camda böyle renklenme gibi güneş lekesi/yanığı gibi şeyler oluşur diye yazmış. Çok aklıma yatmadı ama sizlere de sorayım dedim.

Keyifli günler dilerimi hepinize.
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
(10)

Cem Yılmaz mı Kaan Sekban mı?

michael_knight
Hangisi haklı?
Hangisi haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
Ikisi de haksiz bence, cem yilmaz kibirli, anlamsiz bir aciklama yapiyor, bunca zaman sonra ne gerek var dillendirmeye, icinde kalmis demek ki.

Kaan ise bos yapiyor, yoo acilisa cagirmadim, sadece acilista beraber skec yapalim dedim, ayrica o benim kadar topluma duyarli biri degil vs. geyigi yapiyor.

Kaan'in daveti ne kadar hadsizce ise, cem'in sonradan cikisi da o kadar hadsiz.

Bombos bi olay, ben niye bu kadar biliyorum o da ayri konu.
+5
bosver nicki
(11.01.26)
Kaan Sekban kimdir bu olayla duydum, gördüm. Açıklaması da Cem Yılmaz'ı doğrular nitelikte. "Ahahah! Öyle değil" deyip neredeyse aynı cümleleri kurmuş.
+1
onepointzero
(11.01.26)
Madem toplumsal konularda senin kadar duyarlı ve cesur olmadığını düşünüyorsun, neden stand-up’ına çıkmasını teklif ediyorsun? o da ayrı bir sıvama olmuş. Sanki ileride olur da aramız bozulursa koz olarak bu cümleyi kullanayım der gibi. Nereden baksan saçma bir savunma
-1
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.26)
Cem yılmaz haksız. Kaan sekban’ı kendince küçümsemeye çalışıp ifşa etmek istemiş.
+2
pek iyi degilim bugunlerde
(11.01.26)
Kaan sekban kim bilmiyorum ama iyi pr oldu onun için.
+2
duptıs
(12.01.26)
tam bir ikiyüzlülük örneği ve aymazlık. reklamın olsun diye cemi çağırıyorsun gelmiyor, ki gelmek zorunda da değil. bu sefer de çirkeflik yapıp (bence reklamın iyisi kötüsü olmaz diye) olayı gündeme taşıyor.
0
ground
(12.01.26)
benim üzüldüğüm nokta, biz toplumda aklı selim ünlüler komedyenler var diye seviniyoruz. cem yılmaz desen salak salak youtube programına katılıp biriyle ilgili saklanabilecek bir bilgiyi söylemesi. kaan sekbanın da ben daha duyarlı bir insanım diye söylemesi. ya twitterdan duyarlı olsan ne olmasan ne? cem yılmaz demişti ya: biz bitirimdik şimdi elit olduk. her alanda kalitesizleşmeye devam ediyoruz.
+1
mikahakkinen
(12.01.26)
bi de artık cem yılmaz a duyarsız demek azıcık ayıp. adam gayet güzel geçiriyor. "son helal porsche benim" gibi bi laf ediyor kendisiyle dalga da geçerek mesela. illa kör gözün parmağına mı söylemek lazım bazı şeyleri. gayet de duyarlı bi adam bence. kaan sekman ben oldum diye düşünmüş sanırım ama daha çoook uğraşması lazım bence
+1
euteamo
(12.01.26)
bu ülkeye cem yılmaz gibi bir adam bir daha gelir mi? eşi benzeri var mı? yok. bitti.
+1
Hallegadola
(12.01.26)
Böyle bir şey yaşanmış ve adam bu konuyla ilgili hiçbir şey söylememiş mağduriyet yaratmamış bu yüzden yaratılan bu algıyı doğru bulmuyorum. (Eğer gerçekten böyle bir teklifte bulunsa ve bunu anlatıp prim kasmaya çalışsa Kaan Sekban haksız derdim)

Ne zamanki Cem Yılmaz kalkıp olayı farklı şekilde lanse etti o zaman bahsetti adam bu mevzudan.
Seversin sevmezsin, stand up tarzı çok benlik olmasa da yaptığı programı keyif alarak izliyorum ama kendisini sevip takip etme sebebim toplumsal konularda duyarlı olması, sessiz kalmaması, elini taşın altına koyması, bunlar benim için yeterli.

Cem Yılmaz deyince aklıma gelen son düzgün iş Gora, sonrasında yaptığı hiçbir dizi/film/stand up iyi değildi hatta aşırı derecede kötüydü (hadi Arog da fena değildi diyelim).
Ne politik oldu, ne güncel mizahı yakalayabildi bunları yapamadığı gibi de güncel mizahı yakalamış sevilen insanları küçükseyip kendince değersizleştirmeye çalıştı (Örnek; Feyyaz Yiğit).
Kadın düşmanlığından, fail arkadaşlarından bahsetmiyorum bile.
Yıl olmuş 2026 hala kalkıp Cem Yılmaz övmek de biraz neyse....
0
mutekebbir
(12.01.26)
(3)

Beckham’ların oğluyla ilgili problem ne?

michael_knight
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?Kim haklı?
David ve Victoria Beckham ile oğulları Brooklyn arasındaki küslüğün/kavganın sebebi nedir?
Kim haklı?
0
michael_knight
(11.01.26)
gelin kaynana olayı. iki tarafta aşırı zengin. onların derdinin ............mk
+8
mikahakkinen
(11.01.26)
Oğlan evlenince gidip kızın soyadını falan aldı. Değişik, biraz da sanırım ezik bi tip. Sonra anasıyla karısının arası bozulunca karısından yana oldu vs. Herkes kendine göre haklı yani :p
+2
lil siztah
(12.01.26)
black pill story
-2
Hallegadola
(12.01.26)
(15)

Zafer Algöz hikayelerinin ne kadarı sıkış?

michael_knight
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
0
michael_knight
(11.01.26)
9'u yalan
1' i süpheli
+2
designer
(11.01.26)
@designer, kaç lafının?
+2
🌸michael_knight
(11.01.26)
niye sıkış olsun ki? sıkış değil ama anlatırken süslüyor, abartıyor, eklemeler yapıyor, gerçekliğini bozuyor biraz.

mesela öztürk serengil'in turizm bakanlığı'ndan bir kredi almak için ankara'da bakanın yanına gidip, bakanın keline şap şap vurduğu, kredisi onaylanınca kolunu bacak arasından geçirip antinikukasss prrr falan dediğini anlattığı bir hikayesi var. ilk dinlediğimde hadi lan ordan koca öztürk serengil bakana öyle yapar mı demiştim, aynı hikayeyi müjdat gezen de aynı şekilde anlattı. üstelik olayın şahidi de cenk koray.

ya da bir tarık ünlüoğlu hikayesi anlatıyor. tarık ünlüoğlu kurtlar vadisi'nde testere necmi karakterini canlandırırken zafer algöz'e "önümüzdeki sezon hikaye bana dönüyor, herkes öldü, o öldü bu öldü bir ben kaldım" demiş. sezon finalinde ise testere necmi rus baronla teknede konuşurlarken tekne açılmış açılmış, ondan sonra da güüümmm diye patlamış. tarık ünlüoğlu da bunu televizyondan izlemiş.

e öyle olmadı ki, polat alemdar tekneye çıkıp testere necmi'yi vurdu, denize attı, aslan akbey de dalıp çıkardı, sorguya aldı. tekne mekne patlamadı. yani bunu tarık ünlüoğlu bilmiyor olamaz, çekimi yapılmış iş. binlerde kurtlar vadisi izleyicisi teknenin açılıp patlamadığını gördü, orasını sıkmış.

muhtemelen son bölüm senaryosu daha gelmeden 2-3 bölüm önce böyle bir şey söyledi. zafer algöz de onu süsledi müsledi komik hale getirdi.
+2
kibritsuyu
(11.01.26)
%99 sallamasyon. Biraz daha sağdan soldan çalma.

youtube.com

Bu video mesela. Bu şarkıyı ilk yapan eleman şu an Adnan Menderes üniversitesinde akademisyen olan bir eleman ile babası. Elemanın adı olcay Yılmaz. İlk videoda yanlış hatırlamıyorsam sadece keman var. Nereden biliyorsun de adamı tanıyorum. Facebook’ta ekli. Şarkıyla kısa bir dönem gündem oldu baba-oğul arkadaşlar. Ama sosyal medya bu kadar yoğun olmadığı için kendilerini gösteremediler. Sadece Facebook’ta izleniyordu.

Sonra da Zafer Algöz ve tayfası çöktü biz yaptık diye gündem oldular. Çekinmeden de hikayesini anlatıyorlar hala :D

Zafer algöz

youtu.be

Orijinali

youtu.be
-1
jackyr
(11.01.26)
bu adamların mesleği bu. herhangi bir olayı abartıp, süsleyip ilgi çekici hale getirmek.

ben anlatsam mesela bim'den peynir almışım gibi anlatırım. bu adam mordor'a gidip gelmiş gibi anlatıyor.
-1
duyurukullanıcısı
(11.01.26)
Dikkat ederseniz anlattığı olayların hiç canlı şahidi yok hepsi ölmüş insanlar, o nedenle kimse de çıkıp "at yalanı sikeyim inananı" diyemiyor.
0
kizil karga
(11.01.26)
Santana konserindeki boyacı cocuk olayı gerçek gibi,videosu var
0
essoist
(11.01.26)
E tamam işte bunun neresi sallamasyon? Kendi de diyor bi müzik öğretmeni ve oğlu yapmıştı kendi kanallarında ama duyulmadı diye. Muhtemelen senin arkadaşını kast ediyor işte. Biz de hakan altun falan çaldık, söyledik, çektik, 16 milyon izlendi diyor. Biz yaptık, şarkıyı demba ba'ya biz uydurduk dese neyse. Kaynak bile göstermiş adam.

Sallamasyonluk bunun neresinde oluyor?

Zafer algöz babamın oğlu değil de, çamur atmanın da bir adabı var. Tribünde kucaklaştığı adamla 15 metre düşmemiştir ha orası sallamasyon. Ön sıraya düşmüştür en fazla.

Sadri alışık - ajda pekkan hikayesini ajda hanım pekala yalanlayabilir. Kendisi hala hayatta.
0
kibritsuyu
(11.01.26)
nezarethanede bir gece ve sünnet edilen turist çocuk hikayesi doğru en azından. onu biliyorum.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
%99’unun kolpa olduğundan adım gibi eminim. Anahtar kelimeler, örneğin “Kemal Sunal, Orhan dede, köfte, hesap” gerçektir, gerisi kendisinin yapmacık enerjisi ve abartılı hareketleri, gereksiz taklit ve efektleri, yersiz küfürleriyle uydurmadır işte. Bilgi almak için izlenecek şeyler değil neticede, eğer tahammül eden varsa eğlenmek için vakit öldürmek için izlenecek şeyler.

Andığı isimler hayatta olsalar bile konuyu ciddiye alıp da “öyle bişey yaşanmadı” diyecek değil. Benzer tarzda kimseler zaten her ortamda böyle şeyler sallar. Algöz’ün farkı bunu kameralar önünde yapması. Cem Yılmaz’ın ekibinde olması nedeniyle de yere göğe sığdıramayıp ayıla bayıla izleyen ergenler oldukça, kendisi de sıkmaya devam ediyor/edecek.
+1
lazor
(11.01.26)
@jakyr, biz yaptik demiyor ki. sosyal medya'da bir muzik ogretmeni ve oglu yayinladi diyor tam burada (sizin de verdiginiz linkin bu kisminda): www.youtube.com yani sizin ilk gonderdiginiz ve orijinal dediginiz linkteki kisilere atfediyor. fakat oncesinde sokaktaki bir roman calgicidan da duymustum diyor. yani soylediginizle alakasi yok. sadece aynisini bizde yaptik ve youtube'a koyduk diyor, sonra meshur oldu diyor ki dogru, yani elbette hakan altun falan soylerse daha meshur olacak.
+5
Sour
(11.01.26)
Ali Dayı hikayesi %100 yalan. Yok neymiş, atatürk yunanı denize dökerken yorulmuş, ali dayıyı çağırmış. Atatürkün elinden kılıcı alıp falan filan. Bu hikaye yalan arkadaşlar. Ahhahah
0
ground
(11.01.26)
@Sour ve @kibritsuyu: ama shorts'ta biz yaptık demiş. uzun videoda ise yine sallamış olabilir "bak bu şarkının sahibi baba-oğul değil, ben daha önce duydum" demek için.
-2
ahm1
(11.01.26)
Tam videoyu bulamamış olabilirim. Bir videosunda Hakan Altun’la aklımıza geldi yapalım dedik diyor.
-2
jackyr
(12.01.26)
@ahm1 ve @jacky kesilmis bicilmis bir shorts'tan elbette bu anlami cikarirsiniz. programin tamamini veya en azindan o bolumunu izlerseniz gercegi gorursunuz. burada diyor ki bizden once muslum baba soyledi, onunki bizimki kadar tutmadi. hatta diyor sarkinin bestecisi ve soz yazari hakan altun'a tesekkur edip sizin sayenizde bestemiz tanindi falan demis. yani o orijinal videodaki facebook arkadasinizdan bahsediyor. adam her soyleminde o kisilerden bahsetmis ki bahsetmese ne olur? orada muhabbet sirasinda unutursun yani. ama aklimiza geldi, yaptim demek sarkiyi biz urettik, biz bulduk demek degil, sadece tekrardan soylemek. bu arada uyduruyor veya yalan soyluyor da olabilir ama en azindan verdiginiz referanslar oyle degil.

o bolum: youtu.be

bu durum aslinda medya okuryazarligi derslerinde falan ornek okutulmali. zira goruldugu uzere bizde bu durum "hala" cok dusuk.
+2
Sour
(12.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-16
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(11)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-6
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
alırsanız ekime almazsanız s...
0
matilda
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(4)

Testte görünmemesi için saçları kesemezler mi?

michael_knight
Son günlerde test yapıyorlar ya,Böyle bir şey olacağından çekinen kişi saçlarını sıfıra vurup tüm vücut tüylerini aldırsa testten kurtulmaz mı? Bunu yapması suç değil di mi?Saçımı sarıya boyatırken yandı, aynı zamanda da epilasyona gittim gibi bir şey de söyleyebilir yalan söylemesi gerekirse.
Son günlerde test yapıyorlar ya,
Böyle bir şey olacağından çekinen kişi saçlarını sıfıra vurup tüm vücut tüylerini aldırsa testten kurtulmaz mı? Bunu yapması suç değil di mi?
Saçımı sarıya boyatırken yandı, aynı zamanda da epilasyona gittim gibi bir şey de söyleyebilir yalan söylemesi gerekirse.
0
michael_knight
(06.01.26)
nypost.com

Saçını kestirdin diye suç olmaz diye düşünüyorum ben. Ve yukarıda yapılmışı var.
0
tiredofwaiting
(06.01.26)
Tirnaktan da test yapiliyor (3 ay geriye gidebiliyormus tirnak testi). 10 tirnagini da cektirebilir mi bir insan bilemedim.
+3
sertac akin
(06.01.26)
@tiredofwaiting haber için teşekkürler, Lütfü neler yapmış öyle ya
-1
🌸michael_knight
(06.01.26)
saçın ucundan değil kökünden analiz yapılıyor diye biliyorum.
-1
duyuruuser
(07.01.26)
(5)

Bağışı vergiden düşmek nasıl oluyor?

michael_knight
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım. 20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım.
20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?

Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
0
michael_knight
(05.01.26)
vergiden düşülecek tutarlar doğrudan vergiden değil, vergiye tabi matrahtan düşülür
+4
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
aslında vergiden düşmek olmuyor. işle ilgili tüm masraflar vergiden düşülür. bağış yaptığında işle ilgili olmadığı için vergiden düşülmez. sadece izin verilen yerlere yapılan bağışlar işle ilgili masraflar gibi vergiden düşülür.

vergiden düşmek de arkadaşın dediği gibi matrahtan düşmek. ayrıca matrahın %5'ine kadar bağış kabul edilir. diğer kısmı kabul edilmez.

100 milyon ciro yaptın. işle ilgili tüm masraflarını düşersin. 80 milyon da masrafın oldu diyelim. 20 milyon tl matrahın oldu. şahıs şirketiysen 20 milyon için 7.5 milyon tl vergi ödeyeceksin. 10 milyon tl kanunda yazılı yerlere bağış yaparsan 20 milyon tl'den %5 yani 1 milyon TL düşülür. Vergin 19 milyon tl üzerinden 7.1 milyon tl çıkar.

ilk başta 100 milyon tl ciro, 80 milyon tl maliyet sonrasında 7.5 milyon tl vergi. cebinden 7.5 milyon tl çıkacak.

10 milyon tl bağış yaptın. 7.1 milyon tl vergi de ödeyeceksin. ikinci durumda cebinden 17.1 milyon tl çıkacak.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
@gabe teşekkürler açıklama için.
Doğru anlamış mıyım diye sormak istiyorum;

Yani 10 milyon bağışlarsa şirket sadece 400 bin TL şirketin cebinden çıkmamış olacak.
Yani 10 milyon bağışın şirkete maliyeti 9,6 milyon halen.


E ama zenginler vergi düşük gelsin diye bağış yapıyor gibi bir laf var. O çok yanlış bir anlayış mı yoksa o başka bir şey mi?
0
🌸michael_knight
(05.01.26)
zenginler milyar kar edip 50 milyon bağış yapıyor. o da millete çok geliyor.

yoksa vergiyi azaltmak için bağış yapmak diye bir şey yok.

vergiyi azaltmanın en güzel yolu yaptığın işin teşviğinin olması. mesela elektrikli araç şarj istasyonu yapıyorsun, devlet harcamanın %75'ini sana ödüyor. mesela yurt dışında depo kiralıyorsun, devlet kiranın büyük kısmını sana ödüyor.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
Yukarıda güzel anlatılmış bağışı vergiden düşüp kar ediyorlar muhabbeti bir safsata ama şu yönüne bakmak lazım. bir çok şirket kendi kurduğu vakıflara bağış yapar bu sayede para "grup içinde" kalır, sosyal sorumluluk projeleri finanse edilirken vergi matrahı düşürülür. Para dışarı gitmez, sadece kurumun başka bir koluna aktarılmış olur. diğer bir durum da bağışı reklam olarak kullanmaktır. şirketin zaten atıyorum 100 milyon reklam bütçesi vardır, bunun 10 milyonunu doğru yerlere bağış yaparak etkili reklam yapmış olur.
+2
creepy
(05.01.26)
(12)

Ülkedeki ahlak sorunu denince ne anlıyorsunuz?

michael_knight
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
Türkiye’de ahlaki sorun, ahlaki çöküş var dendiği zaman ne anlıyorsunuz, ne gibi örnekler geliyor aklınıza?
Çoğu ülkede durum benzer mi yoksa Türkiye’de daha mı kötü?
0
michael_knight
(02.01.26)
Sanayiye araba götürürken ya da eve tamirci çağırırken yaşadığın duygu var ya, işte o.
+4
Mirket
(02.01.26)
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Biz ülkece kapitalizmle yeni tanıştık ve açıkçası biraz “sonradan görme”yiz. Toplumun her kesiminde bu sonradan görmelik yüzünden yaşanan, gösteriş ahlakı (ahlaksızlığı), sosyal medyayla gelen, olmayanı varmış gibi göstermek, olmadığı biri gibi davranmak ve bunu x kuşağının bile yapması, gençlere kötü örneklik….ülkemizdeki ahlak sorunlarından bir tanesi.

Ahlaki çöküş, yani paranın hazmedilememesi… ahlaki çöküşü asla gençlere yükleyemeyiz, onlardan bir önceki nesiller daha çok sorumlu.

Aslında kötümser değilim, ahlaki çöküş değil de bir geçiş süreci gibi görebiliriz, ders çıkaracağımız bir süreç belki
+3
love and trust
(02.01.26)
6-7 ay oldu TR'e tasinali ben simdilik rahatsiz oldugum;
herkesin kendine almanya ve ingiltereyi layik gormesi ama belki bangladese'e bile yakismayacak davranislar sergilemesi.
+8
Ley
(02.01.26)
x.com Toplumda bu yaratiklardan milyonlarca var. Temel neden fakirlerin cok cocuk yapmasi. Bu cocuklarin sansa, bala buyumesi belli yaslara gelmesi. Ailesinden ilgi, sefkat, merhamet, sevgi, terbiye gormemis, bir cikolata icin, sofradaki kuru ekmek icin oz kardesiyle yarisan, dovusen biri disardaki herkesi dusman olarak gorur haliyle.
+3
freedonia
(02.01.26)
Bir canlıya zarar verme, kamu malına zarar verme, toplum düzenine zarar verme vb. davranışlarda bulunmak ve bunda sorun görmemek, rahatsız hissetmemek,

Yalan söylemek, dolandırıcılık, hırsızlık, hak yeme gibi davranışlarda bulunma ve bunda sorun gormeme, utanmama,

Aklıma genelde böyle şeyler geliyor,
+5
a perfect lie
(02.01.26)
aracin kislik lastikleri taktirmak için fiyat aldim,

15 jant ,üzerinde lastikler takili halde,
sadece montaj fiyati sordum,

300 ila 1000 lira arasinda fiyat verdiler,
20 adet bijon sök tak yapilacak.
+1
designer
(02.01.26)
1900lerde yazılan romanda da, antik yunanda da aynı benzer şeylerden bahsediliyordu. gençlerin kontrolsüzlüğünden, toplumun ahlaksızlığından. bence ahlaksızlık hep vardı, ancak bu kadar göz önünde değildi. memurum herhangi bir memurla konuşurken ankaradaki tanıdığından bahsetmesi beni baydı.

@love and trust +1 gayet süreç bu arkadaşın dediği gibi.
0
mikahakkinen
(02.01.26)
@love and trust 'ın dediği süreç doğru olsa bile Türkiye bunu yanlış zamanda yaşıyor ve gelecek umutlu değil. Çünkü bunu yaşayıp refah toplumuna ulaşacağız (ABD'nin geçmişi veya şimdiki körfez ülkeleri gibi olabileceğiz) desek okey. Ama olmayacak, zira AB ve Amerika da geriye gidiyor. 2.Dünya Savaşını yaşayıp oradan toparlanıp kapitalistleşen ülkeler bir ara refah ve dolayısıyla "ahlaksızlığa gerek duymama" halini yaşadı. Şimdi ekonomi kötüleştikçe orada da ahlak bozuluyor. Benim aklıma toplumsal kurallara uymak, kimse uyarmasa hatta cezası olmasa bile vergisini vermek biletini almak vs. toplumsal anlaşma geliyor. İngiltere'de bu bozulmuş gibi, içinde yaşıyorum şu an. Burada da bir ustaya bişey emanet ettiğimde kazıklanacak mıyım veya iş düzgün yapılacak mı emin değilim.

Fakat, mesela burada bi başbakan yardımcısı ev alırken vergiden kaçtı (az ödemiş) diye işinden istifa etti(rildi). Bu tür konularda Türkiye aşırı kötü durumda.
+1
nhk ni youkosu
(02.01.26)
bir servisin fiyatinin degiskenligi ile ahlakin baglantisi bence yok. ben de gecen lastik degistirmek icin pahali oldugum bir yere gittim ve bilerek duduklendim. ama isimi yarim saatte halledip araci tertemiz teslim ettiler. yari fiyatina da yaptirabilecegim yerler var ama ya butun gun beklemek zorundayim ya da 2 hafta onceden randevu almam gerekiyor. her servisin fiyati heryerde ayni olacak diye birsey yok. (bkz: serbest piyasa ekonomisi)

ahlak sorunu/erozyonu/cokuntusu vs vs diyince benim aklima daha farkli seyler geliyor:

+ hakkin olan birseyi yapmak icin savasman ve para vermenin gerekmesi. mesela iki sokak ilerde okula cocugunu kaydetttirirken bagis adi altinda rusvet istenmesi..

+ bir isi yapan insanlardaki kalitesizlik ve umursamazlik. ulkedeki vissel blower eksikligi. cogunlugun evden "bugun isimi kitabina uygun yapmaliyim" kafasiyla cikmamasi, gunu kurtarmaya calismasi. bunun sonunda da hatalar cig gibi buyuyor ve kartalkaya yangini gibi sonuclar doguruyor.

"gelismis" ulkelerle aramizda bu basit noktalarda ciddi farklar var.
0
cooperr
(03.01.26)
zina, alkol, kumar.

not: ateistim.
0
hold the door
(03.01.26)
Yukarida verilen is ahlaki ornekleri cok guzel. Bunlara ek olarak, uyusturucu ve alkol kullanimi, kumar bagimliligi, telefon ve internet bagimliligi, cinsel teshircilik, pespaye cinsellik, aile kavramindaki erozyon, kurumlarin curumesi, olumsuzluklarin normallesmesi, ilkelilik ya da namus gibi hassasiyetlerin kalmamasi, cahilligin ve kabaligin kutsanmasi gibi bircok ornegi var bu cokusun. Hayir, cogu yerde benzer degil maalesef.
0
osssy
(05.01.26)
(6)

Avrupa'da kredi kartı kullanımı nasıl?

michael_knight
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.
Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi birisi.

Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemenin en iyisi olduğunu söyledi.

1- ABD için bu doğru mu?
2- Avrupa'da durum nasıl?
3- Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Fransa'da kredi kartı pek yok, debit kart var. Bunun da iki şekli var; Débit Immédiat (benim tercihim, direkt hesaptan düşüyor harcama).
Débit différé (ayda bir kere hesaptan kesiliyor para).
Bazı bankalarda belli bir noktaya eksiye düşme hakkı var ama çok düzenli yapıp ödemezsen kara listeye alıyorlar.
Türkiye'deki gibi kredi kartı varsa da görmek çok çok zor. Misal annemin geliri 40 bin kredi kartı 450 bin. Bu imkansız burada, millet Güler. Gelirin neyse onu harciyorsun, para ihtiyacın varsa da kredi çekersin. Ha sistemler var misal benim bankada başladı ayda 300€yu 3e falan bolebiliyorsun. Ama onun dışında genel olarak yok.
Avrupa çok geniş, ülke ülke bakmak lazım, tek bankacılık sistemi yok. Ama dediğim gibi Türkiye'deki gibi sistem bulmanız zor bence.
+3
logisticsmanager
(28.12.25)
Almanya'da kredi kartı yaygın değil, bankadan almak için de uğraşmak gerekiyor koşullarını bilmiyorum bile. Taksitli ödeme sunan bankalar/aracı kurumlar var (paypal,klarna vs), onlardan da sürekli küçük miktarlarda taksitli alışveriş yaparsan kredi notun düşüyor.
0
nahtoderfahrung
(28.12.25)
İngiltere'de limitin %50'si diye biliyordum ama %25'ini geçtiğim için kredi skorum bayağı düştü. Sonra ödeyince geri yükseldi. Daha sonra bir kere daha %25'ini geçmem gerekmişti yine düştü, sonra yine yükseldi :D Gerçekten etkiliyor. Ama bu sebeple limit artırımı gelirse direkt yapıyorum o kötü etkilemiyor çünkü daha az yüzdesini kullanmış oluyorum. (ama maaşımın üstüne geçmedi henüz. Geçebiliyor mu kaç x oluyor emin değilim.)

Bunların yanında sık adres değiştirmek, hatta vadesiz banka hesabı açmak bile kredi puanını etkiliyor. "son 6 ayda hesap açmışsın" diye düşürebiliyorlar. Bu neden kötü hala anlayamadım.

Klarna vb. bölme uygulamaları credit check yapıp kredi olarak göründüğü için etkiliyormuş. Taksit olayına hiç girmedim o yüzden. Amazon kendisi faizsiz 5 taksit yapıyor bazen, UK'de olanlara ona tavsiye ediyorum. (ama herkese çıkmıyor, belli süre prime olup belli bi hacmi olanlara veriyor sanırım)

edit: bu arada en başta kredi puanımı oluşturmak ve yükseltmek için faturalı telefon hattı almıştım. Her ay düzenli ödemek etkiliyor. Sonra düşük limitli kredi kartı aldım her ay azıcık harcama yapıp ödedim. Böylece ülkede kaydım ve skorum oluştu.
0
nhk ni youkosu
(28.12.25)
Letonya’dan bildiriyorum. Kredi kartı vermiyorlar kimseye. 30 yıllık mortgage veriyor ama kredi kartı vermiyor
-2
suicides underground
(28.12.25)
mantik asagi yukari butun ulkelerde ayni, zira firmalar ayni. Banka isimlerinin pek onemi yok, sana krediyi acan banka degil, VISA yada AMEX yada Mastercard.
benim turkiye'de yurtdisina gore gordugum fark kredi kartina taksit yapilmasi.

kredi karti limitleri insanin senelik burut gelirine gore belirlenir. senelik geliri $100k olan birinin cebinde $25k lik 3-4 kart olmasi sasirtici degildir. kapitalist duzen boyle. bildigin kadariyla ne amerika'da ne de avrupa'da kominist bir duzen yok :D

+ Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemek en iyi - bunu kim diyorsa sallamis. tersine, surekli limite yakin gidince kuzey amerika'da daha hizli limit artisi oluyor. eger karti az kullanilsan kolay kolay limit artmaz.

+ Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu- niye olsun?
0
cooperr
(29.12.25)
Krediyi veren banka, MasterCard/visa teknoloji sağlıyor.
Türkiye/kuzey Amerika/İngiltere'deki kredi kartı çoğu Avrupa ülkesinde yok. Aylık ne harcıyorsan ödemeni istiyor sistem. Öyle minimum ödemek, borç yapmak falan yok cunku debit kart. Borç yapmak isteyen de kredi çekebilir.
+1
logisticsmanager
(29.12.25)
(3)

Filtre kahve makinelerindeki aroma düğmesi

michael_knight
Filtre kahve çok basit bir teknik. Sıcak su geliyor, aşağıya akıyor gibi geliyor bana. Bazı makinelerde “aroma” düğmesi oluyor. Şimdi döndürerek aroma ayarlanan düğme olan bir makine de gördüm. Bunlar gerçekten lezzette bir fark yaratıyor mu?Kahve konusunda damağı gelişmiş en iyi yüzde 10-20 içindek
Filtre kahve çok basit bir teknik. Sıcak su geliyor, aşağıya akıyor gibi geliyor bana.

Bazı makinelerde “aroma” düğmesi oluyor. Şimdi döndürerek aroma ayarlanan düğme olan bir makine de gördüm.

Bunlar gerçekten lezzette bir fark yaratıyor mu?
Kahve konusunda damağı gelişmiş en iyi yüzde 10-20 içindeki insan bu farkı farkedebilir mi sizce yoksa pazarlama taktiği mi?

1000 liralık ve 5000 liralık filtre kahve makinesi arasında lezzet farkı anlaşılır bir şekilde var mı?(ek özellikler, sıcak tutma, zamanlama, led ekran gibi şeyleri sormuyorum)
0
michael_knight
(19.12.25)
Düğmenin tek hikayesi süreci yavaşlatması. Yani suyu azar azar verip kahveyle daha uzun süre temas etmesini sağlıyor. Daha demli oluyor yani.

Bence tatta fark var. Hep kullanırdım kahve içtiğim zamanlar.
+2
yadigar
(19.12.25)
Suyu daha yavaş veriyor +1

"1000 liralık ve 5000 liralık filtre kahve makinesi arasında lezzet farkı anlaşılır bir şekilde var mı?(ek özellikler, sıcak tutma, zamanlama, led ekran gibi şeyleri sormuyorum)"

Yok.
+2
anatomik
(19.12.25)
fiyat farkı konusunda çok dandik makinalar yeterince ısıtamıyor, kötü bir kahve çıkabiliyor. diğer sorularınız yanıtlanmış zaten.
0
gurur
(19.12.25)
(15)

Fakirlerin giremeyeceği AVM yapabilir miyim?

michael_knight
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;- yasal bir sorun olur mu?- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;
- yasal bir sorun olur mu?
- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
0
michael_knight
(18.12.25)
Rondak
(18.12.25)
Tüketicinin korunması hakkında bir kanun var. O kanunda satıştan kaçınma diye bir madde var. Müşteri seçemezsin der.
0
Mirket
(18.12.25)
@mirket ama gece klüpleri ve beach’ler müşteri seçebiliyor.
0
🌸michael_knight
(18.12.25)
Bunun cevabını hep ben de merak etmişimdir.
0
Mirket
(18.12.25)
üyelikle al.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.12.25)
komple avm değil ama yalıkavak marina'da böyle mağazalar var. beğendikleri müşteriyi alıyorlar.
0
kibritsuyu
(18.12.25)
o kadar kaçınılmak yerine o tarz yerlerde yaşamak bu durumu çözer. monaco, dubai gibi yerlerde yaşarsan zaten bunu aşarsın. iyi firmalarda zaten randevulu çalışıyor. ama ilerleyen süreçte üyelikle girilen avmler olacağını düşünüyorum. yani aylık bu avmde 10 bin harcayanaların girebileceği avmler olacaktır.
0
mikahakkinen
(18.12.25)
yasal olarak da teknik olarak da bir sikinti cikacagini sanmiyorum.
bir tek uyelik sistemi ile calismani isteyebilirler. uyelik parali olur ya da bir on elemeden gecirilerek uyelik verilir. karti okutan girer. karti olmayan giremez.

tuketicinin korunmasi burada devreye giriyorsa ulkede niye damsiz girilmez diye bir olay var, bunu sorgularim.

son olarak, ortadoguda yeterli paran varsa herseyi yaparsin. yapamiyorsan, yeterli paran yoktur.
+1
cooperr
(18.12.25)
cooperr+1

yaptim oldu.
0
gule gule
(18.12.25)
kulüpler falan da buna yakın değil mi aslında, önünde engel olduğunu zannetmiyorum sadece ismi ve yöntemi farklı olur.
+1
atom karincanin torunu
(18.12.25)
Fiziki olarak engelleme yapmadan da mumkun aslinda, ama tabii o zaman dis sinyallerden anlamayan kisiler gene gelecektir. Bu durumda pahali falan olmali ki adim atip fiyatlari gore bir daha gelmemek uzere kacsin. Mesela gunlerden bir gun Tuzla Yelken Klubu idi galiba idi boyle bir mekan gorduk, kapisina yaklasip gorevliyle konustuk. Gorevlinin yasi, durusu ve giyim tarzindan orasi icin fazlaca fakir oldugumuza karar verip bir daha yaklasmadik.
+1
mbond
(18.12.25)
eger boyle bir fikriniz varsa premium markalardan premium urunler satmalisiniz. yoksa avm'den alisveris yapanlarin cogu zengin degil sadece orta sinif. onemli olan zengin kesim yanip tutusur mu? avm'nize giremeyen insanlarin (fakirlerin ve orta sinifin) yanip tutusmasinin bir anlami yok.
+1
Sour
(18.12.25)
new york'ta bir çok kamusal alan aslında private (ör: bryant park). zoning (imar) düzenlemelerinden ekstra kat hakkı almak için çoğu özel mülk giriş katlarını kamusal alanlara çeviriyor. haliyle o tip kamusal mekanlarda istenmeyen bireyler --mekana girebilseler dahi-- bir rahatsızlık halinde nazikçe escort edilerek dışarı çıkarılıyorlar.

bir de şehirde inanılmaz bir kulüp furyası başladı. soho house hep vardı ama onun düşüşünden sonra şimdi bir sürü seçici kulüp çıktı. bu kulüplerin içinde alışveriş (daha çok yiyecek içecek) imkanları da oluyor. en garibime giden son şey şu oldu: los angeles'taki viral erewhon smoothieleri new york'ta kith markasının özel kulübünde satılmaya başladı. kulübe üye olmayan insanlar için tek hack de şu oldu: doordash (yemeksepeti) uygulamasıyla çevresinde bir yere kuryeyle sipariş verebilmek. bu uygulama haberlere bile çıktı. kısaca bu ulaşılmazlık bir "yanıp tutuşma" yaratmış oldu.
+1
eileengray
(18.12.25)
Capitol 90'lı yıllarda öyleydi. Güvenlik görevlisi kılık kıyafeti kötü olan ve yaşı ufak insanları içeri almıyordu.

Hiç unutmam. Yeşil Yol filmi vizyona girmişti. Filmi Capitol sinemasında izlemek için bayramlık kıyafetlerimizi giyip gitmiştik.

Tabi şimdiki popülist siyaset, halk dalkavukluğu yapılan zamanda böyle bir işe kalkışmak biraz zor olur.
+1
yurtsuz john
(18.12.25)
Şu an avmler zaten bunu yapıyor. Sen elenecek kesimde olmadığın için fark etmemişsin.
Haliyle bir sorun olmuyor. Avm kapısından çevrilecek adam gidip de şikayette bulunup hakkını arayamaz. Arayabilecek olsa bile çok Daha ciddi sorunları olduğu için uğraşmaz.

Hayır herkes oraya girmek için yanıp tutuşmaz. Çünkü bu örnekte elemeyi geçenler kümesi çok geniş. Dediğinin olması için bir ayrıcalık hissi doğurman lazım. Bir yerde fiyatları astronomik tutarsan yahut akıl almaz giriş paraları falan alırsan o zaman dediğin gözle bakılabilir oraya.
0
lazor
(20.12.25)
(17)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
var, ben. o kadar dusmedik cok sukur.
0
banach
(12.12.25)
(4)

Hata yaptınız mı?

michael_knight
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
0
michael_knight
(11.12.25)
Arabaya antifriz koymamıştım, üşengeçlik etmiştim. Blok çatlattı.
Bundan kendime ders çıkardım. Şimdiki arabaya yine koymadım 8-10 gün sonra servise gidecek diye ama gece kapalı otoparka parkediyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.25)
ohoooo

-fransiz lisesini kazandim, napcan ya fransizcayi diyen aileyi dinledim gitmedim.
-yurtdisina okumak icin ciktim, mal gibi donmedim
-baba meslegidir ordan bir sekilde yururuz diye ayni meslegi sectim
-universite sonrasi kariyer tavsiyesi alirken boomer tayfanin dediklerini dikkate aldim.
-master yaptim
-40 yasina gelmeden evlendim
+2
cooperr
(11.12.25)
hata yapmayan insan yoktur. ben benzer hataları defalarca yaptım ve sonucuna katlanmak zorunda kaldım. böyle böyle bu konularda ders almayı öğrendim.ha ben parlak zekalı bir inasn değilim bi kaç defa sonra ders aldım. kimisi parlak zekalıdır bir kerede ders alır. kimisi de başına geleceğini bildiği halde aynı hataları yapmaya devam eder. herkesin kendi seçimi sonuçta
0
Fodera
(11.12.25)
Maddi yardım mı yapacaksınız?
Özveriden uzak , yardım kelimesinden uzak, fakirliğin mahiyetini bilmeyen kimseler o esnada yanınızda olmasın.
Mümkünse akşam vakti yapın .
0
diyecevaplandı
(11.12.25)
(7)

Jet pilotu sigarası

michael_knight
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum. Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
Askeri jet uçaklarının pilotları sigara içebilir mi uçarken? F-16 gibi uçakları diyorum.
Sigara içmeyen birey olmak şartı aranır mı böyle pilotlarda?
0
michael_knight
(08.12.25)
açılın; düz adam sami geldi.


sen şindi zibilyon tane sınavı, sağlık testini ve fiziki yeterliliği geçtin, jet pilotu oldun, fıyt fıyt ses hızının üstüne çıktın, sonik patlamalar yaptın, herşet bitti de uçakta sigara içebilmek mi kaldı?

sheh shehe hey allam yhaa...

tamam uçak aydamadık ama gemide geçirdiğim vakit bir çocuğun doğumundan ilkokula başlamasına yeter. bak böyle de artizliğimi yabarım.


ayrıca uzakyol gemi kaptanı olan yani süvari olan hem de pilot olan arkadaşım bile var. adam hem denizde kem havada forslu :)
+8
Fodera
(08.12.25)
maykıl bey o uçaklar öyle rölantide gideyim, sahilden kıyı kıyı piyasa yaparken bir dal yakayım uçakları değil. uçarken içiyorlar mıdır diye sormuşsunuz, o hızda uçarken sigara içemezler muhtemelen. zaten g*t kadar kabin duman altı olur. ayrıca hadi içiyorlar diyelim, 8 G basınç yerken sigarayı nasıl yakacaklar, hadi yaktılar külü nereye silkeleyecekler? bence sigara içmeyen şartı vardır. cigarillo sağlığa zararlıdır.
+3
exlibris
(08.12.25)
Kardeşim askeri jet pilotu.
Arada video atıyor uçarken ağzıyla gtü yer değiştiriyor basınçtan. O pozisyonda içebilirse helal olsun zaten :D
Kendisi normalde çok sigara içer ama kabin içinde mümkün değil içilemez.
+7
Gradient_tabanlı_mor
(08.12.25)
cami aralar icer yaw.
+2
cooperr
(08.12.25)
Yok içmezler
Sigara içmeyen jet pilotu olsun diye bir kural yoktur bence ama görevde akıllarına gelmez gelse bile kolay kolay içmezler.
Kabin dar yangın sensörleri algılarsa sıkıntı daha da büyür.
0
basond
(09.12.25)
iqos icer max
0
ala09
(09.12.25)
o uçaklar kasklı, oksijen hortumlu, ultra viyole gözlüklü, kask camı bazı görüntüleri de gösteren çok komplike bir şey. o varken sigara içmek nedir yahu? ayrıca onlarca milyon dolarlık bir uçakta ateş yakmak??
www.google.com
0
ground
(09.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(1)

Noel fotoğrafı kartpostalı

michael_knight
Ailecek Noel fotoğrafı çekip bunu kartpostal yapıp akraba ve yakın arkadaşlara gönderiyorlar ya. Bu Amerikan adeti mi, katolik veya protestan adeti mi yoksa sadece filmlerde mi var ya da ne?
Ailecek Noel fotoğrafı çekip bunu kartpostal yapıp akraba ve yakın arkadaşlara gönderiyorlar ya.

Bu Amerikan adeti mi, katolik veya protestan adeti mi yoksa sadece filmlerde mi var ya da ne?
0
michael_knight
(25.11.25)
1900'lerden sonra fotoğraf baskısı yaygınlaşıp ucuzlayınca bir kartpostal kültürü oluşuyor. Uzaktaki akrabaya her yeni yılda kutlama amaçlı bir kart gönderince tatil ruhunu yansıtan bir simge haline geliyor. Yani alakası dinle değil, tamamen Amerikan ailesi adeti...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.11.25)
(3)

NotebookLM nedir?

michael_knight
Biliyorum google'a sormam gereken bir soru ama hem üşendiğim için hem de kısa bir araştırmada farkedemeyeceğim ve söylenmeyen bir özelliği var gibi geliyor bana.NotebookLM nedir? Neden bu kadar önemli?Chatgpt, gemini gibi bildiklerimizden farkı ne? Lokalde, benim notebook'umda mı çalışıyor?
Biliyorum google'a sormam gereken bir soru ama hem üşendiğim için hem de kısa bir araştırmada farkedemeyeceğim ve söylenmeyen bir özelliği var gibi geliyor bana.

NotebookLM nedir? Neden bu kadar önemli?
Chatgpt, gemini gibi bildiklerimizden farkı ne? Lokalde, benim notebook'umda mı çalışıyor?
0
michael_knight
(19.11.25)
geçen reddit'te konusu vardı, direkt notebooklm değil ama bir chat çok uzayınca hem yavaşlıyor, hem de bir süre sonra tamamen bitiyor, yeni chat'e geçmek zorunda kalıyorsunuz. notebooklm bunun arkasından dolaşıyor, ama bir chat gibi geniş değil, bir konuya konsantre devam edebilecek bir konsepti var. notebook en büyük özelliği bu. onun dışında çalışmanıza yardımcı olacak quiz, flashcard vb. zımbırtılar var.
+1
malheiros
(19.11.25)
Notebooklm’e belgelerinizi yüklüyorsunuz. 300 tane max belge yüklenebiliyor 1 konuşmaya.

Sonra, bu belgeleri referans olarak; rapor çıkartıyor, quiz hazırlıyor, flashcard yapıyor, video üretiyor, podcast yapıyor.

Mesela, 4000 sayfalık kitap yüklediniz. Kendisi kitabı hatim ettikten sonra istediğinizi soruyorsunuz. Belgede cevabı varsa söylüyor, hatta referansı veriyor: sayfa x, y.ninci paragraf gibi…
+3
substituent
(19.11.25)
bir çözümü var mı bilmiyorum ama chat sayfayı kapattığınızda gidiyor. kaydetmek lazım sohbet geçmişini
0
black holes in the sky
(19.11.25)
(4)

KFC’de tavuk yok (Fransa)

michael_knight
Fransa, Belçika KFC’lerine gittim. Almanya da aynıdır diye düşünüyorum. KFC’de tavuk yok (but, göğüs gibi tavuk parçaları), mısır ekmeği yok, gravy sos yok, coleslaw bile yok. Kemiksiz çıtır, hot wings ve burgerler/dürümler var sadece. Bu çok büyük bir haksızlık, yanlışlık ve aymazlık. Diğer ülkeler
Fransa, Belçika KFC’lerine gittim. Almanya da aynıdır diye düşünüyorum.

KFC’de tavuk yok (but, göğüs gibi tavuk parçaları), mısır ekmeği yok, gravy sos yok, coleslaw bile yok.
Kemiksiz çıtır, hot wings ve burgerler/dürümler var sadece.
Bu çok büyük bir haksızlık, yanlışlık ve aymazlık.

Diğer ülkelerde durum nasıl?
+1
michael_knight
(19.11.25)
hollanda'da biscuit haric her sey var galiba. en azindan zinger, cesitli tavuk parcalari vs var. ama benim en sevdigim kfc urunu biscuit :(

edit: coleslaw ve gravy de yokmus. ama onlar ilgimi cekmiyor zaten.
+1
lemmiwinks
(19.11.25)
kanada'da but, kanat ne istersen var.
asiri yagli oldugu icin gitmiyorum ayri mesele.
0
cooperr
(19.11.25)
Baltık ülkelerinde mısır ekmeği ve coleslaw yok diğer hepsi var
0
suicides underground
(19.11.25)
Türkiye'de de eski parçalardan bir but kaldı, bir de kanat var. Onun dışındakiler kemiksiz göğüs parçalarının farklı şekildeki halleri.
Eski lezzetli parçalar yok.
0
burfak
(20.11.25)
(7)

Çamaşır yumuşatıcısı gerçekten işe yarıyor mu?

michael_knight
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?Siz kullanıyor musunuz?Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdi
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?
Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?

Siz kullanıyor musunuz?
Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdiğini okumuştum, bilgisi olan var mı?
0
michael_knight
(19.11.25)
yumuşatıyor.
yumuşatıcı kullanmadan makineden çıkınca biraz sert oluyor, soğukta kurutulmuş da donmuş gibi. silkeleyip, hareket ettirince geçiyor aslında.

yumuşatıcı ile daha güzel bir hissiyat var.

ama ben kullanmıyorum ve hatta kullanamıyorum.
değil bir ölçek, bir iki damla ile yıkansa bile gözlerim kızarıyor ve yanıyor.
bende bu kadar etki gösterdiği için olsa gerek, sağlığa zararlı olduğuna inanıyorum.
+3
biseysorcaktim
(19.11.25)
yumuşatıcı uzun vadede çamaşırı yıpratıyor evet. bildiğim kadarıyla havluları sertleştirmiyor ama fazla yumuşattığı için sıvı emme kapasitelerini düşürüyor. bir de çamaşırın üzerinde kalıp durulanmıyor olması da kötü. çamaşırların yapay şekilde kokmasındansa temizlenmesi yeterli bence.

ekstra bir koku istersen rossmann'da falan çamaşır parfümü diye şeyler satılıyor, deterjana ek olarak kullanabiliyorsun.
+1
knight of cydonia
(19.11.25)
Bulunduğunuz bögede su çok kireçliyse, kalgon da kullanmıyorsanız, beyazlarınız gri ve tüm çamaşırlarınız kaskatı olur.

Yumuşatıcı bir yandan çamaşırı mahvederken diğer yandan da gerçekten yumuşatır.

Bizim bölge suyu haddinden fazladan da fazla kireçli olduğu için havlu ve yatak takımlarında yumuşatıcı kullanıyorum. Giysilerde asla.
0
Mirket
(19.11.25)
Yumuşatıcıya alerjisi olan bir arkadaşım var, yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanıyor.

Ben havluları diğer çamaşırlardan ayrı, yumuşatıcısız yıkıyorum. Asarak kurutunca kaskatı oluyor ama kurutma makinesinde kurutursam yumuşuyorlar. Diğer çamaşırlara da önerilen miktarın üçte biri kadar falan yumuşatıcı koyuyorum, yetiyor.
Kurutma makinesi için şöyle koku verici mendiller de var: www.rossmann.com.tr

Edit: @mirket'in cevabını görünce aklıma geldi, suyunuz kireçliyse deterjanla birlikte çamaşır sodası kullanın, calgon'dan çok daha ucuz ve çok işe yarıyor.
+1
kobuzchu kiz
(19.11.25)
gavurun sert su dediği kireçli suyu yumuşatmaya yarıyor olabilir. kireçli suyla daha yüksek sıcaklıklarda yıkama yapmak zorunda kalmak yerine daha düşük sıcaklıklarda benzer deterjan performansını alabilmek için kullanılıyor olabilir. benim bu konudaki spekülasyonum budur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
lisede yumuşatıcı kullanmıyordum. ve kireçli olan bir yerdeydik. düz en baz çamaşır toz deterjanını kullanıyorduk. çamaşırlar kuruduğunda beton gibi oluyordu. kokunun yanı sıra bir miktar yumuşatma olayı var gibi. ama bence günümüzdeki sıvı deterjanlar böyle işlemiyordur.

ikincisi rossmanlarda falan sadece koku veren koku kapsülleri var. onları kullanabilirsiniz. minik toplar halinde böyle.
+1
sanal hayvan
(19.11.25)
Beyaz sirke kullanıyorum. Bir ara herkes birbirine bunu tavsiye ediyordu.
Pamukluları kurutucuya atmayınca her türlü sertleşiyor.
Parfümlü deterjanlar var. Unibaby'nin var mesela. Kokusu için alınabilir.
0
auroraaurora
(20.11.25)
(5)

Toprak Razgatlıoğlu çok iyi mi?

michael_knight
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?

Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?

Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?
(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
0
michael_knight
(19.11.25)
ilk sene başarı zor. hedefi sonraki sene zaten.

baya iyi motorcu. trnin en iyisi.
+2
jelly bear
(19.11.25)
Çok büyük motor sporcusu denilen Turhan Sofuoğlu'nun tokatlanıp gönderildiği Superbike kategorisini domine etti 50-60 şampiyonluğu var, orası için efsane; şimdi MotoGp'ye geçti orası bu işin en üst kademesi zamanında Rossi'lerin falan yarıştığı kategori, burada da başarı olursa evet çok iyi diyebiliriz, yine çok iyi deriz ama bi alt kategori için çok iyi diyebiliriz en üst lig için ne yapar bilemeyiz ama ilk 3 zor fakat sonuç ne olursa olsun burada yarışması mühim bir olay.
0
kizil karga
(19.11.25)
Toprak tartışmasız çok büyük bir sporcu. Şampiyon olamaması gereken bir motorla 2 sene şampiyon oldu. En büyük rakibi Bulega sezon içinde bir noktada "Toprak'ı durdurmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum." demek zorunda kaldı.

Bu sene Toprak'tan çok büyük şeyler beklememek lazım çünkü şu anda gridin en zayıf motorlarından birine sahip ve buna benzer bir seride hiç yarışmadı. Motora çok çabuk adapte olacağına hiçbir şüphem yok ancak kendisi hedefini "En iyi Yamaha sürücüsü olmak." olarak belirledi ve bu hedefini açıkladı. Yarış kazanması mucize olur ama şartlar elverişli olduğunca Toprak bu mucizeyi yaratabilecek çok az sayıdaki sporcudan biri. Sürekli podyum yapacağı beklentisiyle izlemek hayal kırıklığı yaratacaktır ancak fırsat geldiğinde dünyanın en iyilerini nasıl perişan edeceğini merak ediyorsanız ve bundan çılgın bir zevk alıyorsanız (ben böyleyim mesela) izleyin. Yok WSBK'ta yaptığı gibi sürekli galibiyet peşinde koşacak birini izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.
+3
10551037
(19.11.25)
@10551037 peki seneye veya bir sonraki sene şampiyonluğa oynama ihtimali var mı sizce yoksa bunun için başka bir takıma geçmesi mecburi mi?
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
Anladığım kadarıyla Yamaha motosikleti yeniden yapmış ve bu sene yeni motosikletin ilk senesi. Motosiklet nasıl evrileceği ve Toprak’ın nasıl bir performans göstereceğini henüz kimse bilmiyor.

Motosiklet hızlı gelişirse ve Toprak da hızlı alışırsa beklenmedik büyük başarılar gelebilir. Şampiyonluğa oynar demek çok zor, zaten bence bunu şu anda düşünmek de anlamsız. Toprak pist motosikletinin zirve sahnesine geldi. Bence sabırla takip etmek ve koşulsuz desteklemekten başka hiçbir şey yapılmamalı. Toprak öyle bir yetenek ki, MotoGP’ye hızlıca alışır ve motor iyi bir hızla gelişirse dünyayı şok eden hareketler yapacaktır.
+1
10551037
(19.11.25)
(4)

Pisuvar sorunları

michael_knight
1- Pisuvarı tutturamayıp yere sıçratanlar kimler? Nasıl başarıyorlar bunu? (Alkollü mekanlarda değil sadece, her türlü umumi tuvalette pisuvarın olduğu yerde yerde sular oluyor)2- Pisuvara neden bir şey atıyorsunuz? İlle atacaksanız yere atsanıza.
1- Pisuvarı tutturamayıp yere sıçratanlar kimler? Nasıl başarıyorlar bunu? (Alkollü mekanlarda değil sadece, her türlü umumi tuvalette pisuvarın olduğu yerde yerde sular oluyor)

2- Pisuvara neden bir şey atıyorsunuz? İlle atacaksanız yere atsanıza.
0
michael_knight
(19.11.25)
1 - Belki biraz nasil desem cahillikten olabilir.
2 - Bu ve bunun gibi bir suru konuda derinlemesine dusundukce bizde toplum bilincinin zayif oldugu kanaatine vardim. Bu toplum bilinci hic var miydi, sonradan mi kayboldu, devlet zorla kazandirmali miydi gibi sorulara cevap bulamiyorum.

Olumlu ornekler olarak degerlendirilen bati avrupa ulkelerine bakiyorum, mesela Hollanda olsun. 1960 yillarina ait bizim kamu spotlarina benzer videolar yapmislar. Tabii bir de kurallari eze eze uygulama yaklasimlari vardi muhtemelen, sonucta bugun gordugumuz duzen olusmus. Artik cok siki takip etmelerine gerek yok, ezici cogunluk bu gibi seylere dikkat ediyor. Kural fetisligi yapmak icin soylemiyorum, dogru yol bu mudur emin degilim.
+1
mbond
(19.11.25)
Eğitim sistemimiz çok kötü
Kamuda denetim yok, yere çöpünü atana ceza kesilmiyor bu ülkede
0
topkapiaksaray
(19.11.25)
maalesef her anlamda özensiz ve temiz olmayan bir toplumuz. sadece pisuvar değil, her yer çöp ve pislik içinde. dışarıda tuvalete gitmemeye çalışıyorum o yüzden
+3
sweetoffice
(19.11.25)
Erkek pisuvarlarına sinek çiziyorlarmış, buna rağmen tutturamıyorlarsa sıkıntı vardır (: Kadın tuvaletleri daha beter. Herkes alaturka tuvalete karşı ama alafranga tuvalete kıçını koyan da tanımadım. Millet alafranganın üstüne çömelmekten her yeri ıslatıp bırakıyor. Kadın tuvaletleri ağır idrar kokuyor bu sebeple.
0
alice in potatoland
(20.11.25)

YouTube izlenmişi gösterme

michael_knight
Sayın YouTube yetkilileri,Burayı okuduğunuzu biliyorum. YouTube’da autoplay açık olup da bir sonraki videoya geçtiğinde asla daha önce izlediğim bir video başlamasın. Yazılımı bu şekilde düzenlemenizi veya bir seçenek koymanızı istiyorum. İyi çalışmalar. Sayın duyuru sakinleri,Bu derdime derman var
Sayın YouTube yetkilileri,
Burayı okuduğunuzu biliyorum.
YouTube’da autoplay açık olup da bir sonraki videoya geçtiğinde asla daha önce izlediğim bir video başlamasın. Yazılımı bu şekilde düzenlemenizi veya bir seçenek koymanızı istiyorum.

İyi çalışmalar.

Sayın duyuru sakinleri,
Bu derdime derman var mı?

İyi günler.
-3
michael_knight
(19.11.25)
(5)

Hasan Can Kaya neden linçleniyor?

michael_knight
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor. Ama eski bir video. Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor.

Ama eski bir video.
Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
0
michael_knight
(18.11.25)
Linç kültürü.
Başka bir açıklamaya gerek yok.
+1
ground
(18.11.25)
21:05 den itibaren

www.youtube.com
0
Mirket
(18.11.25)
Cumhurbaşkanı danışmanı bir espriye parmak bastı sonra başladı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
cok para kazanıyor sanırım üstüne çökmek için.
0
Başka
(19.11.25)
Acun şirketinden ayrılıp Fox’un şirketine geçmesiyle ilgilendiren vardır sanmıştım ama yok galiba öyle bir iddia.
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
(7)

Pink Floyd’dan sonra büyük var mı?

michael_knight
Pink Floyd’dan sonra o büyüklükte bir grup gelmiyor aklıma. Deep Purple var ama o da babamın zamanından. Benim zamanımdan aklıma gelen en büyük Radiohead ama aralarında ben bile birkaç gömlek fark olduğunu hissediyorum. Pink Floyd’dan sonra onun kadar büyük bir grup oldu mu? Neden böyle?
Pink Floyd’dan sonra o büyüklükte bir grup gelmiyor aklıma. Deep Purple var ama o da babamın zamanından.
Benim zamanımdan aklıma gelen en büyük Radiohead ama aralarında ben bile birkaç gömlek fark olduğunu hissediyorum.

Pink Floyd’dan sonra onun kadar büyük bir grup oldu mu? Neden böyle?
0
michael_knight
(15.11.25)
ne kadar bana öyle gelmese de the rolling stones olabilir mi?
+1
nothing in my way
(15.11.25)
Queen.

Türk edebiyatındakı Garip Akımı gibi hepsini ezdi geçti.
+2
yurtsuz john
(16.11.25)
En büyük diyemem ama aynı dönemde az buz popüleritesi olan ismini sayabildiğimiz 10 grup bence rock müziğin basamaklarını yukarı taşıyan en tepedeki isimler. Pink floyd büyükse önceki çıkanlar yüzünden, herkes burada bir kilometre taşı aslında, o yüzden bence kimse en iyisi bey en büyüğü değil hepsi en iyileri.
+1
olaylar olaylar
(16.11.25)
bulutsuzluk özlemi

edit: nejat abi eksi oy verenlere sevgilerini iletiyor.
-5
HellKeePer
(16.11.25)
rolling stones
guns and roses

falan

pink floyd 2000'lerde falan alternatif bir şeydi aslında.
0
duyurukullanıcısı
(16.11.25)
Pink Floyd kadar abartılmış boktan bi grup çok yoktur müzik tarihinde.
-2
kizil karga
(16.11.25)
Böyle bir başlıkta Queen'den yeterince bahsedilmediğini fark ettim, kısacası Queen.
-1
Moonpie
(16.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(3)

Kestanede çürükler çok mu?

michael_knight
Son yıllarda ne zaman kestane alsam bol bol çürük var içinde. Ya da çoğu kestanenin bir kısmı çürük. Tamamen hatasız kestane oranı yüzde 50’den az oluyor hep. Ucuz veya pahalı almamla da ilgili değil gibi geliyor bana. Sizlerde durum nasıl?
Son yıllarda ne zaman kestane alsam bol bol çürük var içinde. Ya da çoğu kestanenin bir kısmı çürük. Tamamen hatasız kestane oranı yüzde 50’den az oluyor hep.
Ucuz veya pahalı almamla da ilgili değil gibi geliyor bana.

Sizlerde durum nasıl?
0
michael_knight
(09.11.25)
Çürüklerin oranı ucuz fiyatla ilişkili.
Çürüksüz olanlar için biraz daha pahalı.
3 harfli marketler dışında kaliteli olanlar genelde kuruyemişçilerde oluyor
+1
diyecevaplandı
(09.11.25)
Biraz fiyatla alakalı.
At kestanesi dedikleri çok ucuz alıyor.
+1
ketcapli dondurma
(09.11.25)
ucuz kestane = çürük ya da çin kestanesidir. dikkat edin çin kestanesi piyasada çok fazla. kestane ucuzsa almayın paranız boşa gitmesin.
+1
false pretension
(09.11.25)
(1)

Türkçe’leri karıştırmak

michael_knight
Her iki dili de çok iyi bilen birisi Azerbeycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi’ni karıştırmıyor mu?Bazı kelimeler aynı, bazılarının söylenişi, bazılarının da anlamı farklı. Mesela İngilizce-Türkçe arasında geçiş yaparken tamamen farklı olduğu için iyi bilen birisi için sorun değil ama benzeyen diller
Her iki dili de çok iyi bilen birisi Azerbeycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi’ni karıştırmıyor mu?
Bazı kelimeler aynı, bazılarının söylenişi, bazılarının da anlamı farklı.
Mesela İngilizce-Türkçe arasında geçiş yaparken tamamen farklı olduğu için iyi bilen birisi için sorun değil ama benzeyen dillerde nasıl oluyor?
0
michael_knight
(31.10.25)
Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasında karşılıklı anlaşılabilirlik oranı çok yüksek bu yüzden karıştırma ihtimali daha fazla. Ayrı bir dil konuşuluyor gibi gelmiyor insana. Türkoloji'de zaten bunun lehçe-dil adlandırması tartışmaları var ama tabi bu konu dışı.
Benim tahminim muhtemelen karıştırıyordur. Tahminimce daha çok aynı sözcüklerin farklı anlamlara gelmesi zorlaştırıyordur. Sözdizimi aynı onda bir sorun yaşaması. Gramatikal değişiklikler de çok fazla değil ama zamanla özellikle kulak aşinalığı ve pratikle karıştırma durumu azalır diye düşünüyorum.
+3
black holes in the sky
(01.11.25)
(1)

Tinder bilgileri elinizde olsa ne yapardınız?

michael_knight
Elinizde Tinder’ın tüm veritabanı olsa eşleşmeler, lokasyonlar, aktiflik süreleri vs ve siz 25 yaşlarında bir erkek olsanız, maksimum skor elde etmek için nasıl bir filtreleme ve analizler yapardınız?Mesajlara erişiminiz olsa ne değişirdi?
Elinizde Tinder’ın tüm veritabanı olsa eşleşmeler, lokasyonlar, aktiflik süreleri vs ve siz 25 yaşlarında bir erkek olsanız, maksimum skor elde etmek için nasıl bir filtreleme ve analizler yapardınız?

Mesajlara erişiminiz olsa ne değişirdi?
-20
michael_knight
(31.10.25)
Oha ben boyle ergen ergen dusuncelere niye giriyorum diye hemen silerdim tinderı.
0
dantealighieri
(01.11.25)
(6)

Mantarları kim yiyor?

michael_knight
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
Doğadaki mantarları yiyen hayvanlar var mı?
Zehirliyi, zehirsizi ayırt edebiliyorlar mı?
0
michael_knight
(28.10.25)
Bizim buralarda sezonu gelince topluyorlar. Hatt ev sahibim topluyor, bize de getiriyor.
0
logisticsmanager
(28.10.25)
İnsanların yediği mantarlar toplam mantarların ufak bir kısmı. Zehirsiz olsa bile çoğu mantar lezzetli de değil. Diğer mantarları böcekler yiyordur ya da bakteriler çürütüyordur. Memeli hayvanlar pek tercih etmiyor bildiğim kadarıyla.

Bi de mantarlar besin değeri açısından da çok fakir. Yemek için pek sebep de yok hayvanlar için
0
nundu
(28.10.25)
Yiyen hayvanlar var, sincap, geyik, tilki, karga ve bazı ismini hatırlamadığım tür kuşlar ve bazı böcekler. Hatta bazıları insanlar için zehirli olanları da yiyebiliyor diye biliyorum.
0
truf
(28.10.25)
hayvanlar da mantar yer.
hatta mantarların yayılımı için önemli. hayvanların dışkıları ile sporlar da yayılabiliyor.
sincap ve benzeri bir çok hayvan mantar yer. türkiye'de insanların güvenle tüketebileceği mantar sayısı çok az. tam sayısını bilmiyorum 20 civarı olsa gerek.
hayvanlar için bu sayı daha yüksek.
0
biseysorcaktim
(28.10.25)
Memeliler içinde bir örnek olarak domuzlar var. Hatta trüfler gibi toprağa gömülü mantarlar domuzlarla aranabiliyor, bu hayvanların diyetinde mevcut.

Zehirli zehirsiz ayrımı yapmıyorlar elbette, ancak farklı türlerin farklı diyetleri var. Görünüşünden, kokusundan belli gıdalara içgüdüsel olarak yöneliyorlar. Bu da türün gelişimi boyunca yerleşen kompleks bir süreç.

Böcekler açısından daha zengin tabi, örneğin sadece belirli karınca türü tarafından "tarımı yapılan" bir tür mantar da var. Doğada kendi başına bulunmuyor sadece bu karıncalarca yetiştiriliyor. Jeolojik süreçte doğal yaşam alanı yok olmuş, ancak bu karıncaların oluşturduğu ortama adapte olmuş, karşılıklı fayda içinde yaşıyorlar.

Birçok şey var cidden, ama yeniyor yani. Tabi esasen mantarlar bir şeyleri yiyorlar. Mantarlar ölü organizmaları ayrıştıran grupların en önde gelenlerinden.
+2
akhenaten
(29.10.25)
Domuzlar meşelerin dibine yer yer 1 metre çukur açarlar mantar yemek için. Bazen gelir bakarsınız, ağaçlarınızın dibi çapalanmış, bellenmiş. Anlarsınız domuz mantar aramış.
+1
yadigar
(29.10.25)
(17)

Babanızın bir lafı var mı?

michael_knight
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?
Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
0
michael_knight
(26.10.25)
“Gelir gelmez huzurumuzu kaçırdın” demişti bir kez.
0
mutekebbir
(26.10.25)
"Şimdi taksi tutalım, 250 milyon verelim." Acil veya maddi bir şey istediğinde verdiği sarkastik cevap.
"Dünya üzerinde benden daha çok kitap okuyan kimse yoktur. Dünya'da benden daha bilgili kimse yoktur. Her şeyin en iyisini ben bilirim." Herhangi bir tartışmada sığındığı laflar.
nursuz pç
0
gabe h coud
(26.10.25)
rahmetlinin ısrarla yanlış telaffuz ettiği kelimeler.
çok fazla vardı hepsini yazamam da "barbüke"nin yeri ayrıdır.
+3
late viper
(26.10.25)
Babam: Kırk kere ölç, bir kere biç.
Sırrınızı hanımınız dahil kimseye söylemeyin.
Bu da geçer, her şey geçiyor.
Parasızlığınızı kimseye belli etmeyin, millet durumunuzu hep iyi bilsin. Yoksa yardımcı olmazlar.

Babaannem: Elalemi eşek yapıp üstüne bineceğine it yapıp kendine saldırtıyorsun.

Annem: Evladım hiçbir arkadaşınla yarışma, güreşe tutuşma, gururunu kırma. Kaybeder, gurur yapar. Yüzüne güler, arkandan kin tutar, zarar verir.

Dedem: Kalın ki göresiniz...
Sizin aranıza düşeceğime moskofun (bazen 'urusun' ) eline esir düşeydim... (İstiklâl gazisiydi)

Halam: Her yanlış birer nakış. (Bir yanlış bir nakış)

Ben (Evlatlarıma): En çirkin hakikat en güzel yalandan iyidir.
Güveni hiçbir parayla elde edemezsiniz.
Yitireceğiniz en değerli varlığınız imanınız, gırtlağınıza kadar günaha batsanız bile rabbinizden yüz çevirmeyin.
Merak etmeyenden bir halt olmaz.
+3
yadigar
(26.10.25)
Ne guzel duyuru olmus. Bissuru var denk geldikce not aliyorum farkli olanlari xd

Ama en boyle yasam mottosu tarzinda ve benim yasamima da etkisi olan "kimseye gebe kalamam" sık duyulur ;)
0
abuzer
(26.10.25)
En aklımda kalanı küfürlü buraya yazamam
0
basond
(26.10.25)
En sevdiğim anneanne sözüm: her zaman en önde koşan atın peşinde olacaksın. Siyaset tartışması sırasında söylemişti anlarsınız kimi kastettiğini ahahahahha.


Avkurma bilmeyen köpek kurdu kapıya getirir.
Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.
İmam osurursa cemaat sıçar.
Acıma acınacak hale düşersin.
Kimseye çok yüz verme.
Dayak bulunca kaç, yemek bulunca ye.
Babamın sözleri bunlar daha var da hatırlayamadım şimdi.

Babamdan Tavsiyeler de var,
Her zaman dönüş paranı ayır, geri kalanı harca.
Kakanı yaptıktan sonra bile kontrol et, evden çıkarken her şeyimi kontrol etmem gerektiği için söylenen bir söz.
Bir şeyi sakatlıktan kırdım mesela yanlışlıkla oldu bilerek yapmadım dedim, Bilerek yapmadım deme zaten hiçbir şey bilerek yapılmaz dikkatli ol.

Vs vs aklıma bunlar geldi şimdi

Benim sözlerimse şu:
Maç 90 dakika artı uzatmalar var daha hiçbir şey bitmedi.
Her zaman bir çıkış kapısı vardır. Onu bul.
Her şerde bir hayır vardır.
İnsan doğası kötüdür, herkes kişisel çıkarları peşindedir kimseye güvenme.
Ben iyi bir insan olduğumu söylemem ama kendine ben iyi bir insanım diyen herkesten iyiyimdir.
+1
Hallegadola
(26.10.25)
Babamın küfürü var. Ciğerini .... çocuğu.
Anamında her yerde reklamı var büyük oğlum bahisçi küçük oğlum pavyoncu diye.
Şu an babayım ama nasihat vericek insanın bir yeterliliği ve zorluğu aşması gerektiğini düşünüyorum. Bizim y kuşağı genelde zorlandığında ana baba yardım etti, apartman dairelerine doğduk. Analarımız babalarımız 0 dan geldi onlarınki nasihat bizimki boş laf olur. Şu an bir babayım çocuğuma nasihatım mutlu olacağı ve seveceği işi yapması.
+2
mikahakkinen
(26.10.25)
dedemden: "sıçan sidiğinin bile değirmene faydası vardır."
bizi ufak tefek işleri yapmaya motive ederken kullanırdı.
+2
hrskrs
(26.10.25)
“Kuzular koyunları emer”
Kendisine çocukları tarafından hediye alındığında ya da para maddi bir şey verilmek istendiğinde söyler. Biz vermeliyiz siz değil anlamında.

“Düven öküzünün ağzı bağlanmaz”
İş yaptırdığın insana karşı cimrilik yapma manasında.

Çok eli açık bir insandır kendisi de canım babam.
+1
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
''Akıllı hesabını yapana kadar deli suyu geçer.''

Babaannemin lafıdır. Ne zaman tereddütte kalsam uygularım. Pişman etmedi.
+1
yurtsuz john
(26.10.25)
"Gün geçer kin geçer"

Çoğu yerde işime yarıyor.

Benim kendi lafım var, "temizlik olmadan temizlik olmaz" hani kirli malzemeyle kirli yer temizlenmez anlamında. Bunu hem somut hem soyut anlamlarda kullanırım. Ama anne değilim ve olmayacağım 🙂
+1
muhayyer divan
(26.10.25)
kışın araba dinlenmez.

arabadan gelen takır tukur seslerin sebebini düşünüp araştırırken böyle bir şey demişti ve mevzuyu kapatmıştım.
+1
eisberg
(26.10.25)
dik dur dik otur. zamanında dinlemedim şimdi acısını çekiyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
hahaha şahane duyuru.

rahmetliyle aramız pek iyi değildi, öyle hayat dersi vermişliği yoktur en azından bilinçli olarak ama bir keresinde "lord musun pezevenk, sen ara" demişti asla unutmuyorum.

lisedeyim, yaz tatili. bilgisayar başında pinekliyordum. hiç huyu değildir ama yanıma gelip niye bilgisayarda oturduğumu, dışarı çıkmadığımı sormuştu. ben de sitem edip "bütün arkadaşlar yazlıkta baba ya, buralarda olan varsa da kimse arayıp gel bir şeyler yapalım demiyor ki" demiştim.

inisiyatif almaktan çekinen bir çocuktum, şimdi bile insanlara rahatsızlık vereceğimi düşünürüm ve kimseye yazıp çizmeyi sevmem ama babamın bu lafı çok hoşuma gitmişti. o yüzden artık bir şey istersem, birileriyle görüşmek istersem vs. karşıdan beklemeyip ben iletişim kurmaya çalışıyorum. olmazsa yine olmaz ama kendim çaba göstermiş oluyorum en azından.

babam bu lafı söyleyene kadar yaptığımda hiçbir yanlışlık görmemiştim bile. bir şeyler olacaksa ben otururken onun gelmesi, beni bulması lazımdı. tek cümleyle hayata bakış açımı değiştirmişti filozof.

bir de favori lafıdır sadece bana değil herkese "analitik düşünemiyosun" diye kızardı. analitik ne demek diye sorsan bilmez.
+1
der meister
(26.10.25)
göt öpmekle ağız kirlenmez :')
+1
since1907
(26.10.25)
$api kaynatsan olur mu seker
cinsine yandigim (sictigim) cinsine ceker
0
cooperr
(26.10.25)
(6)

YouTube videoları neden saklıyor?

michael_knight
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır. Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alan
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır.
Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?
Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?

Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alanının %90’ını boşaltır gibi geliyor bana.
0
michael_knight
(25.10.25)
insanlar orayı oluşturduğu videoları kategorize edip saklama amaçlı da kullanıyor olabilir. bir nevi video albümü gibi yani.

mesela ben facebook hesabını 2000'lerin sonunda ilk çıktığında açtım. o dönemde çok da modaydı, her yaptığımızın fotoğrafını albüm oluşturur yüklerdik.

şimdi 2010 yılındaki bir etkinliğin fotoğrafını bilgisayarda arasam kimbilir hangi harici diskin neresine yedeklemişimdir. ama orada tarihiyle günüyle albüm albüm duruyor, açıp oradan bakıyorum. eminim 15 yıldır benden başka onu açıp bakan yoktur, facebook kullanan bile kalmadı. ama silerse benim zamanında emek emek oluşturduğum albümlerim de gitmiş olur.

yazık değil mi?
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Bana da çok saçma geliyordu hatta arkadaşlarla da tartıştık, bu kadar veriyi depolamak için acayip sunucular acayip depolama hangarları vardır ve yıllar geçtikçe nasıl olacağını kestiremiyorum, hadi diyelim depolama birimlerini küçülttün bunun ucu bucağı yok. bi yerde kademeli sileceklerini düşünüyorum
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
veri artık para.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
valla guzel soru. youtube google'a ait. google cloud isinde. o yuzden veri depolama, saklama maliyeti oldugunu sanmiyorum. opportunity cost vardir sadece. cloud'da oyle aman aman buyuyor da degiller, msft ve aws'in arkasindalar.

tuccar gibi dusunseler eksi yazan videolardan kurtulmak isteyebilirler. ama bence internetin video merkezi olmayi tercih ediyorlar olabilir. stratejik bir karar gibi yani. google information first bir sirket. bu yuzden seviyorum diger tuccar zihniyetli msft, meta gibi yerlere kiyasla.
0
antikadimag
(25.10.25)
Eski videolar kendi yükleme limitlerinden ötürü daha kısaydı, görüntü kaliteleri daha düşüktü ve haliyle sunucu üzerinde çok daha az yer kaplıyorlardı. Hatta Vimeo pazara girip HD videoları yayınlamaya başlayana dek YouTube HD videoların yüklenmesini bile redderdi. Sonrasında yüklemem videolardan ciddi reklam geliri elde etmeye başlayınca haliyle hizmetini hep aktif ve yüklenen videoları da herhangi bir kural ihlali yoksa hep ulaşılabilir kılmaya karar verdi.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.10.25)
Bazı şeylerin tekrarı yok. Benzeri yapılsa da arada zaman farkı oluyor. O nedenle her eski video kendi alanında tek. Olaya son kullanıcı olarak değil de dijital tabanlı gidişata yön verme açısından bakmak lazım.
Zamanla arşivleme daha da önemli bir alan haline gelebilir .

Bu arada yeni veri merkezleri arasında körfez ülkeleri gösteriliyor. Para da orada zaten
0
diyecevaplandı
(25.10.25)
(4)

Avrupa Birliği’ni ne kurtarır?

michael_knight
Pek çok alanda hızlı bir düşüşte olan AB’yi eski günlerine döndürebilecek bir ihtimal var mı?İkiz kuleler saldırısı gibi büyük bir olay veya bir savaş?
Pek çok alanda hızlı bir düşüşte olan AB’yi eski günlerine döndürebilecek bir ihtimal var mı?
İkiz kuleler saldırısı gibi büyük bir olay veya bir savaş?
0
michael_knight
(25.10.25)
Pembe götlüğü bırakmak, bu da nasıl olur komşu ülkeler tur bindirip kendilerine tehtid olduğunda, ha bu olur mu, olmayabilir.
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
abdye yanlayıp realistic politikalara dönmeleri lazım. öncelikle enerji konusunda bizle anlaşmaları gerekir. güvenlik konusunda da turuncu reisi ikna etmeliler.
+1
mikahakkinen
(25.10.25)
Coğrafya ve tarihi tekrar iyi okumalarıyla ancak bu gerçekleşebilir. Dünya savaşları öyle hadi diyerek başlamadı. Savaş bu dünyanın bir gerçeği. Şuan ishal olmuş kişinin fotosunu tutmasıyla dünya jeopolitik durumu aynı. Daha ne kadar o totoyu tutabilirler burası muallak. Fakat illa ki o diyarenin sonuçlarını bu dünya yaşayacak. Ekonomilerini saçma şeylere kaynak ayırarak bitiriyorlar. Bugünün Avrupa insanı şımarıklığı tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar üst seviyede. Bunu çok acı bir şekilde tecrübe edecekler. Hatta belki de o tecrübe sonucunda Avrupa diye bir yer bile kalmayacak…
+2
ulukayin
(25.10.25)
O kadar mülteciyle zor.
0
Hallegadola
(25.10.25)
(11)

Kibirli ünlü var mı?

michael_knight
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
0
michael_knight
(24.10.25)
Cem Yılmaz bence
-1
arbre
(24.10.25)
Hakan peker. Görme engelli bireyi kıskanmıştı canlı yayında. İlber Ortaylı, Murat Bardak ve Celal Şengör gereksizleri de var.
+1
prole
(24.10.25)
Bulent Ersoy
Ilber Ortayli
Okan Bayulgen
Cem Yilmaz +1
0
freedonia
(24.10.25)
kibirsiz unluleri listelemek cok daha kolay olur herhalde.
une ulasip kibirsiz kalabilmek cok zor bir olay cunku.
+3
cooperr
(24.10.25)
cem yılmaz kibirli değil bence. yaklaşık 30 yıldır zirvede. hadsizlere laf sokmak kibir değil.

ibrahim tatlıses kibirli mesala.. ayrıca kıskanç da. konuklarına olan tavrından anlıyorsun bunu. rahmetli kemala sunal'ın da figüranlara yaptıklarını okuyunca öyle olduğunu düşünmüştüm.

fatih terim sayılmazsa olmaz.. ali koç.. spor camiasından ilk aklıma gelenler.

ilber ortalı+1
+1
jepa
(25.10.25)
kibir denilince aklıma ilk olarak ali koç geliyor. koç dışında:
ibo
cem yılmaz
ilber ortaylı
şahan gökbakar
okan bayülgen
engin altan düzyatan
hande ataizi
fatih altaylı(yaşlanınca azaldı)
murat bardakçı
armağan çağlayan(yaşlandıkça azaldı)
berrak tüzünataç
ahmet mümtaz taylan
+2
cisimcik golgi
(25.10.25)
cem yilmaz'in kibirli oldugunu dusunmuyorum. o populariteye sahip olan en canayakin, samimi insan olabilir.

aklima en cok bana soracaksiniz diye bagiran erol buyukburc geliyor.

diger yazilanlara goz attim. ilber ortayli, okan bayulgen, murat bardakci'ya katiliyorum.
+2
antikadimag
(25.10.25)
Mazhar Alanson
Okan Bayülgen
Fahriye Evcen
0
anaphylacticshock
(25.10.25)
zamanında çalıştığım mağazaya gelenlerden iki kişi hatırlıyorum.
kibir abidesi bergüzar korel
cana yakınlık abidesi asuman krause.
+1
lazpalle
(25.10.25)
Müge Anlı
İnanılmaz bir kibri var.
+2
hayalhayal
(25.10.25)
Fatih Terim, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu
+1
yadigar
(26.10.25)
(4)

Göktaşı çarpsa krediler ne olur?

michael_knight
Dünya’ya %3 ihtimalle bir sene sonra bir göktaşı çarpacak ve yok olacağı kesinleşse;Bankalar daha mı kolay kredi verir yoksa daha mı zor?Başka neler olur?
Dünya’ya %3 ihtimalle bir sene sonra bir göktaşı çarpacak ve yok olacağı kesinleşse;
Bankalar daha mı kolay kredi verir yoksa daha mı zor?
Başka neler olur?
-3
michael_knight
(24.10.25)
Banka için tahsil etmesi zorlaşacağı krediyi vermesi tabii ki zorlaşır.

Bankalar kredilere göktaşı riski primi ekler :)
faizler yükselir. 1 yıldan kısa vadeli krediler artar. Gayrimenkul, arsa gibi varlıkların değeri düşer. Borsalar düşer, altın ve bitcoin yükselir. Lüks tüketim artar. İş gücü verimliliği düşer.
+2
gabe h coud
(24.10.25)
Peki michael, haftaya dunyaya dev göktaşının carpacagi aciklansa sen ne yaparsin? İllegal biseyler?
0
duster
(24.10.25)
@duster, aralıksız şekilde sevdiklerime sarılır Öper onları koklardım bir elimle de mobilden kredi çekerdim.
Sen?
+1
🌸michael_knight
(24.10.25)
Aralıksız bazi kisilere kufur ederdim. Max 1 hafta hapis yaticam nasil olsa.
0
duster
(24.10.25)
(8)

Anahtarı deliğe düşürdünüz mü?

michael_knight
Ev/araba anahtarını veya önemli bir şeyi sokaktaki yağmur gideri veya benzer bir yere düşürdüğünüz hiç oldu mu? Geri alabildiniz mi?Bundan korkuyorum bazen ama milyonda bir olan bir olaysa korkmayı bırakayım.
Ev/araba anahtarını veya önemli bir şeyi sokaktaki yağmur gideri veya benzer bir yere düşürdüğünüz hiç oldu mu? Geri alabildiniz mi?

Bundan korkuyorum bazen ama milyonda bir olan bir olaysa korkmayı bırakayım.
0
michael_knight
(18.10.25)
Başıma bir defa aşiri saçma bir şey gelmişti. Üniversitede sınav günüydü. Duvarın dibbindeki sırada oturuyorum. Yanlış hatırlamıyorsam sınav esnasında çantamın fermuarini açik unutmuşum çantamdan telefonum yere düştü. Tam duvarın dibinde o kadar ince bir boşluk var ki. Telefonumun ekranı ikiye ayrılıp ekran gitti oraya. Tüm sınav bunun stresiyle geçti. Görevli birini buldum aşagilara gitti bı yerleri açtı vs nihayet buldu getirdi. Tabii artık çalışmaz haldeydi ama yani demem o ki gerçekten ne zaman nerede neyi dusurecegimiz hiç belli olmuyor :s
+3
egerbiryolcu
(18.10.25)
Korkmayı bıraksan daha iyi değil mi?

Ben de her gün hatta günde 2 kere kedilerin üstüne kaynar su dökmekten korkuyorum. Çünkü kendilerini inaan veya bizi kedi sanıyorlar ve bizim kurallarımızı uygulamaları gerektiğine inanıp her sofrada muhakkak boş bir sandalye/tabure yakalayıp oturuyorlar. Çayı sofraya koyarken mutlaka üstlerinden geçmek gerekiyor ve ben her seferinde zihnimde hayalen onları koruyorum, her seferinde.

Benim de bu korkuyu bırakmam gerekiyor ama nasıl bırakılır bilemiyorum 🥹
0
muhayyer divan
(18.10.25)
Hayır düşürmedim ama düşürsem de çilingir ya da yol yardım çağırmak o anahtarı kanalizasyondan çıkarmak daha kolay gelir bana, o yüzden düşse de dünyanın sonu değil.
0
titanic kemancısı
(18.10.25)
dik bir yokuştan çıkıyordum, kaldırım da düz değil uzun basamaklı merdiven şeklinde (pxhere.com şöyle). airpods var kulağımda ama sol tekinin şarjı çabuk bitiyor, tam ordan çıkarken şarjı bitti. cebimden kutusunu çıkarıp kutusuna koydum ve kutu yere düşüp aşağı doğru yuvarlanmaya başladı. biraz sövüp peşinden indim ama bu merdiven basamağının oralarda bakımsızlıktan çukur oluşmuş oraya düştü. ama küçük bir şey değil, kara delik gibi dipsiz kuyu. telefonun ışığıyla baktım hiçbir şey gözükmüyor. neyse yapacak bir şey yok diye yürümeye devam ettim. sağ kulağımda airpods'un teki, eve gidene kadar müzik dinledim. kutusu olmadığı için son kullanışımdı, hala duruyor öyle...
+1
duguit
(18.10.25)
düşürdüm ama alabileceğim bir yerdi. ama alamayacağım yerlere düşürmekten çok korkuyorum. özellikle araba anahtarımı.
0
co2s2
(18.10.25)
sokaktaki bir deliğe değil ama asansör kapısının arasından aşağı düşmüştü. çok absürt bir düşüştü. bir milyon kere denesem olmayacak şey bir anda oldu. anahtarlık elimden kaçıp yerden sekip asansörün kapı aralığından aşağı düştü. kapıcıyla zemin kattan girip aldık.

böyle bir korkun varsa evinin yedek bir anahtarını ev olmayan bir yere koy. okulda, öğrenci yurdunda, iş yerinde.. artık neresi müsaitse... böylece başına en kötü şey gelse bile için rahat olur.
0
tabudeviren
(18.10.25)
Başıma gelmedi. Ama düşürürsem mıknatısı ipe bağlayıp çözmeye çalışırım sorunu.
0
twelfth
(18.10.25)
@tabudeviren, evin anahtarı kopyalanamıyor, güvenlik vs. Ev sahibinden istemek gerekiyor. O yüzden bir kopya daha yapamıyorum.
Araba anahtarı zaten fena bir bela.

En bi korktuğum bir senaryo da mesela on saniye sonra gideceğim diye arabayı bir şeyleri engelleyecek bir yere bırakmışken anahtarı düşürmek.
0
🌸michael_knight
(18.10.25)
(2)

Bursa’da su durumu nasıl?

michael_knight
Bursa’da şimdi musluğu açınca hiç mi su gelmiyor?Yağmur yağana kadar sular akmayacak mı?Sanayi tesislerinde durum ne? Bir süredir susuzluk olduğu için onlara su vermiyorlarsa üretimi mi durdurdu su kullanan fabrikalar?
Bursa’da şimdi musluğu açınca hiç mi su gelmiyor?
Yağmur yağana kadar sular akmayacak mı?

Sanayi tesislerinde durum ne? Bir süredir susuzluk olduğu için onlara su vermiyorlarsa üretimi mi durdurdu su kullanan fabrikalar?
0
michael_knight
(17.10.25)
Barajlar kurudu, kuyular ve depolardan devam.
0
gabe h coud
(17.10.25)
haftada fix 2gün kesiliyor. akşam 5 - sabah 5 arası. 5 diyorlar ama 4 4.15 gibi gidiyor sular. şimdilik böyle. önümüzdeki günlerde nolacak bilmiyoruz. bu arada halk su stok yapıyor suların kesilmesi falan hikaye. bir de çeşmelerini akşam açık unutup sabaha evlerin, işyerlerinin su bastığını çokça duyar olduk. su keserek tasarruf olmuyor yani. fabrikaları bilmiyorum ne durumdalar.
+4
dedim ben sana
(17.10.25)
(1)

Polat Alemdar’ın hataları

michael_knight
Polat Alemdar’ın hataları oldu mu sizce?
Polat Alemdar’ın hataları oldu mu sizce?
0
michael_knight
(13.09.25)
oldu tabii ki. kendini devlet sandı. mematiye devlet biziz dediği sahnelere bakabilirsin. guç zehirlenmesi yaşadı. oysaki aslında devletin piyonlarından biriydi. palayı öldurduğu sahnede pala yüzüne söylemişti zaten her şeyi.
0
fyodor fyodorovic
(13.09.25)
(3)

Cezaevinde çekilen fotoğraflar nasıl çekiliyor?

michael_knight
Cezaevlerinde yatanların bazen fotoğraflarını görüyorum tiktok’ta. Bu fotoğraflar nasıl çekiliyor?Bazı günler fotoğrafçı mı geliyor ya da başka bir sistem mi var?
Cezaevlerinde yatanların bazen fotoğraflarını görüyorum tiktok’ta.
Bu fotoğraflar nasıl çekiliyor?

Bazı günler fotoğrafçı mı geliyor ya da başka bir sistem mi var?
0
michael_knight
(08.09.25)
fotoğrafçı geliyor. gardiyan haber veriyor fotoğraf çekilmek isteyen var mı diye.
0
yurtsuz john
(08.09.25)
Cezaevi fotoğrafçısı var.
0
ground
(08.09.25)
ceza infaz kurumlarında fotoğraf birimi var. her hükümlüye, hükümlü kartı çıkarılıyor. bunları bastırıp çeken bir birim var. ayrıca hükümlüler fotoğraf çekilmek istediğinde fotoğraf birimine dilekçe yazıyor ve para karşılığında koğuşta veya açık görüşte fotoğraf çekilebiliyor.
0
mikahakkinen
(09.09.25)
(6)

Satılmayan dönere ne oluyor?

michael_knight
Dönerin tamamı bitmezse geriye kalan kısım ne yapılıyor?Doğrusu ne yapmak, gerçekte ne yapılıyor?Et ve tavuk için farklı mı?
Dönerin tamamı bitmezse geriye kalan kısım ne yapılıyor?

Doğrusu ne yapmak, gerçekte ne yapılıyor?
Et ve tavuk için farklı mı?
0
michael_knight
(07.09.25)
Tezgahın altında bi düğme var elektrik motoruna bağlı usta ona basıyor, ustanın döneri pişirirken çevirdiği yönün tersine hızlanarak dönmeye başlıyor et ve döndükçe çiğleşiyor çiğleşiyor çiğleşiyor sonra küçük bir ineğe dönüşüyor sonra onu çiftliğe geri yolluyorlar besleyip büyütüp kesiyorlar. geri dönüşüm kelimesi buradan çıkma zaten
0
Batuhanolabilir
(07.09.25)
@Batuhanolabilir aahahahahhaa ulan
0
Shepard
(07.09.25)
Kalanı buzluga koyuyorlar sonra yeni dönerin içine en dış kısmına yakın yere koyup satıyorlar.
0
limonlu eksi
(07.09.25)
muhtemelen ertesi gün personel yemegi yapiliyordur ya da daha ucuza birilerine veriliyordur.
0
sir gawain
(07.09.25)
Yarına sana kaktırıyorlar. Hiç de umurlarında değil.
0
mikahakkinen
(07.09.25)
kalan kiloya gore degisir. mesela donerci Gunde 15 kilo doner satıyor ama 4 kilo kaldı ise, kalan doneri 2 ser kilo olarak ayırıp ertesi gun cig donerin arasına ekleyip yediriyor. eğer ev yemekleri de satıyor ise ertesi gun kesinlikle kadin budu köfte cikiyor.
0
oscar
(08.09.25)
(7)

Seçim anketi yapıldı mı?

michael_knight
Size daha önce hiç seçim konusunda anket yapıldı mı?Hangi partiye oy vereceğinize dair vs.
Size daha önce hiç seçim konusunda anket yapıldı mı?
Hangi partiye oy vereceğinize dair vs.
0
michael_knight
(07.09.25)
Hayır
0
mirty
(07.09.25)
Telefonla arandım ama cevaplamadım.
0
put it in your appropriate place
(07.09.25)
sanki hayatımda 1 kere aramışlardı tam hatırlamıyorum.
0
ananiyimioguz
(07.09.25)
bana yapılmadı da bizim eve yapıldıydı birisi kapıyı çalıp yerel seçimde kime oy verirsiniz diye sormuştu. bana 2009 yılında kütahya izmir seferinde anadolu seyahat anket yapmıştı şehirlarası seyahat ile ilgili, sonra bedava otobüs bileti hediye ettilerdi.
0
Batuhanolabilir
(07.09.25)
Cevaplamadım bilerek
0
gadlemler
(07.09.25)
2014 yılıydı galiba, eşimin telefonunu “gezici araştırma”dan arayıp baya detaylı olarak yaptılar seçim anketi. Şirketin adını ilk o zaman duymuştuk. Sonraları basında gördük birkaç sonuçlarını. Özetle, evet.

Kapıya ise her belediye seçimlerinde mutlaka gelenler oluyor.
0
yadigar
(08.09.25)
Yapıldı. Taraflı bir anketti. Son soruda iki adaydan hangisine oy verirsiniz diye sordular.

İkisine de vermem dedim.

Anketi tamamlayabilmemiz için birini seçmeniz gerekiyor dediler.

İkisine de oy vermem, anketi nasıl tamamlıyorsanız tamamlayın beni ilgilendirmiyor, ikisine de oy vermem mümkün değil dedim.

Seçimde o iki aday kaldı, ikisine de oy vermedim.
0
10551037
(08.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.