Giriş
(7)

Aşırı zenginlerde düğün hediyesi

michael_knight
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç. Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı. Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?
Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç.

Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı.
Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
0
michael_knight
(21.05.25)
Bu kadar aşırı zenginini tanımıyorum ama mesela düğün öncesi Amerika'dan Türkiye'ye gelmiş misafirlere 250 kişilik bir yemek organizasyonu hediye eden biliyorum.
0
(21.05.25)
Aşırı zenginlerin orta halli kişilere hediyesini de sorsaydım keşke.
Şoförüne, uzaktan akrabasına vs.

Biliyorsanız onu da dinlerim.
0
🌸michael_knight
(21.05.25)
Ailenin adetine gore degisir de genelde taki toreni olmuyor. Ancak siz tabii iste atiyorum cartier bir bilezik yada rolex saat hediye edilebilir kutu icinde vs. ama gidip altin takmak diye bir sey yok yani.

Bu normal zengin. Mafya yada asiret dugununde her sey olabiliyor, onlar da zengin cunku sonucta.

Avrupada zarfta para yada hediye veriliyor.
0
wallcan
(21.05.25)
Fabrikatör tarzı bi tanıdık bize gremse altın takmıştı. 2.5 tam altın ediyormuş o zaman öğrenmiştik :)
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
Hasan Arat, Rahmi Koç değil de bi altı zenginlikte birisinin düğününe gitmiştik. 2002 falan. Bizim fakir olduğumuzu bilen birisi uyarmıştı. Sakın takı makı konularını açmayın diye. Bunlar ayıplar öyle şeyleri diye.

O aileye özgü müydü bilmiyorum. Ama ben de çok zengin olsam düğünüme gelenin bana bi şey getirmesini istemezdim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(21.05.25)
altın ve pırlanta takıyorlar.
0
gabe h coud
(21.05.25)
Rahmi koç'un sahibi olduğu düğünde gelin ve damadın dikilip önünden sırayla geçen misafirlerin takı taktığını veya elinde fırfırlı beyaz torbayla masaları gezdiğini pek sanmıyorum ya.

Muhtemelen arka planda oluyordur hediyeleşme işleri.
0
kibritsuyu
(21.05.25)
(9)

Plajda çiş yükü

michael_knight
Yazın ortalama kalabalıkta bir plaj düşünelim. Ne aşırı kalabalık ne de tenha. Yüzlerce kişinin yüzerken işemesi yüzdüğümüz denizi kirletecek kadar bir çiş üretimi yapıyor mu yoksa önemsenmeyecek derecede az bir miktar mıdır?Gerçi çiş zaten zararsız, mikropsuz, böbrekten süzülmüş su oluyor di mi?
Yazın ortalama kalabalıkta bir plaj düşünelim. Ne aşırı kalabalık ne de tenha.

Yüzlerce kişinin yüzerken işemesi yüzdüğümüz denizi kirletecek kadar bir çiş üretimi yapıyor mu yoksa önemsenmeyecek derecede az bir miktar mıdır?

Gerçi çiş zaten zararsız, mikropsuz, böbrekten süzülmüş su oluyor di mi?
0
michael_knight
(11.05.25)
koca denizde çiş devede kulak kalıyor. çiş zaten mikropsuz bir şey. steril bir sıvı. istersen iç zararı yok.
0
yurtsuz john
(11.05.25)
evrim ağacının videosu var konuyla alakalı baya güzel.
www.youtube.com

izlemeni tavsiye ederim. özet olarak sana bi zararı olmaz. hatta ordaki yaşama yararı var. denizde çiş devede kulak bile değil.
0
jelly bear
(11.05.25)
ancak enfeksiyon kapma riski var bildiğim kadarıyla, çok sıkışmadıkça yapmamak lazım
0
chomaristan
(11.05.25)
kemer, çıralı plajını hesaplayalım.
ortalama derinlik 2 metre olsun ve kıyıdan yaklaşık 50-70 metre kadar bir alanı hesaba dahil edelim.
google maps'te çıralı plajı olarak görünen yerin denizdeki izdüşümünü kabataslak olarak sizin bahsettiğiniz deney havuzu yapalım.

tahmini ölçülerle bu kadar alanda 10milyon ton su olacak.
10bin kişi gelip 1 litre işese, toplam suyun milyonda 1'i kadar etki edecekmiş.

deniz suyu çalkalanıp akıntı ile sürekli yenilecek, haliyle herhangi bi risk oluşturmayacak.

velev ki burası içme suyuyla dolu bir havuz olsun.
aynı hacimdeki suya aynı hacimde insan işesin (ama homojenik olarak karışsın)
bu su da hala içilebilir durumda olurmuş

--
not: sözelciyim ben, merak ettim yapay zeka ile sohbet ettim bu konuyu ondan öğrendiklerimi aktardım
0
biseysorcaktim
(11.05.25)
çiş zararsız değil bu arada, içinde az miktarda bile olsa zararlı bileşen barındırıyor. istersen içme yani.
0
biseysorcaktim
(11.05.25)
Olabildiğince kaçınmak lazım.

Zararsız müktopsuz olan bir şeyse bulaştığında çamaşır neden yıkanıyor. Su yerine yaz günlerinde neden soğutularak içilmiyor ?
0
diyecevaplandı
(11.05.25)
Esas dikkat etmeniz gereken denize girdiğiniz plaj civarinda denize dökülen kanalizasyon var mı.

Normalde denize dökülen kanalizasyonlarin çok ciddi filtrelemelerden gecmesi ve boru ile kıyıdan en az 100 metre uzağa dökülmesi lazım ama burasi Türkiye..

Bodrum civarında mesela pek çok sitenin vs bu kurala uymadığına yemin edebilirim ama ispatlayamam..
0
makbur
(11.05.25)
Birilerinin denize çiş yaptığını açıkça görsem Mikropsal anlamda tedirgin olmamda etik ve hoş olmadığında psikolojik olarak rahat edemem(bu suyun esansı eksik ağam itibarına gölge düşiyiii)

Ha herkesin yüzerken çiş yaptığından eminim ama kanıtlayamam
0
basond
(11.05.25)
kurban bayramlarında giderlere dökülen kanlar uzunca bir süre sahilleri kırmızıya boyuyordu. Muhtemelen idrar kandan daha kolay dağılıyordur ama baya baya çiş içinde yüzüyoruz.

Bazı titiz arkadaşlar bu yüzden hemen açığa yüzerler.
0
parka
(11.05.25)
(3)

Cumhuriyet ve demokrasinin farkı

michael_knight
Cumhuriyet ve demokrasinin farkı nedir?Bizimki hangisidir?
Cumhuriyet ve demokrasinin farkı nedir?
Bizimki hangisidir?
0
michael_knight
(09.05.25)
biri sistem, biri biçim. bizde ikiside var.
0
ahmet oturum cerezi
(09.05.25)
ikisi farklı şey. bizimki cumhuriyet ingiltere anayasal monarşi. cumhuriyetten beklenen yönetim sistemi demokrasidir ancak demokrasi ingiltere de bizden daha ileride.
0
mikahakkinen
(09.05.25)
cumhuriyet bir rejim yani idare biçimi demokrasi ise birçok faktörün bir araya geldiği bir sistem formudur.
cumhuriyet milletin devlet idaresini temsilciler aracılığı ile ele aldığı ve temsilcileri belli aralıklarla değiştirebildiği bir idare biçimidir. demokrasi ise iki insanın yan yana gelmesi ile başlayan ve devlet idaresine kadar uzanan uzun ve çok faktörlü bir yoldur. bir devletin rejiminin cumhuriyet olması tek başına demokrasi için yeterli değildir. çok partili bir hayatın var olması, partilerin seçimlere girebilmesi, seçimlerin belli aralıklarla yenilenmesi, seçimlerin adil ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirilmesi, ordu, medya, sendika gibi baskı unsurlarının seçimlerde karar tayin edici bir yönelim izlememesi, devlet organlarının ve yargının tarafsız olması, yasama yürütme ve yargı erklerinin ayrı organlarda olması, devletin anayasasının kağıt üzerinde ve pratikte özgür, eşitlikçi ve tarafsız yapıda olması demokrasinin olmazsa olmaz faktörleri arasında kabul edilir.

cumhuriyetlerde bu faktörlerden en birinim eksik olması rejimin kusurlu demokrasi olmasına sebep olur, faktörlerin noksanlığı arttığı taktirde o yönetimlere genelde hibrit rejim(karma) adı verilir.

demokrasi için cumhuriyet ön şart olarak görülmesine karşın Dünya'nın en demokrat ülkeleri arasındaki bazı ülkelerin rejimi cumhuriyet değil meşruti monarşidir(Norveç, Japonya vb.) buna karşın demokrasi seviyesi en düşük ülkelerden birçoğu cumhuriyettir (K.kore, Myanmar, Belarus, Afrikadaki Cuntalar vb)

böyle bir paradoks var :)
0
ssekk
(09.05.25)
(13)

Sezen Aksu’nun müzik haklarını satması

michael_knight
18 milyon dolar diye bir fiyat gördüm. Doğruluğundan emin değilim. Ne diyorsunuz bu işe?
18 milyon dolar diye bir fiyat gördüm. Doğruluğundan emin değilim.
Ne diyorsunuz bu işe?
0
michael_knight
(05.05.25)
Eğer öyleyse çok ucuza gitmiş.

Ben üç haneli bir şeylerdir diye düşünmüştüm en az.
0
chicha_v2
(05.05.25)
hayirli olsun diyelim. bence iyi bir fiyat.
0
sonsuz
(05.05.25)
Abd'de falan yaygın bir hareket bu yaşları belli bir noktaya gelen sanatçılar genelde satıyorlar, en son Bruce Springsteen 500 milyon dolara satmıştı benim bildiğim ama Sezen Aksu'nun aldığı ücret de Türkiye şartlarında güzel para.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.25)
@chicha Türk parası olarak 700 milyon TL civarında olduğunu bilerek mi az olduğunu düşündün?
0
🌸michael_knight
(05.05.25)
Çok güzel fiyat.
Michael Jackson değil sonuçta.
0
logisticsmanager
(05.05.25)
700 milyon, 70 seneden senede 10milyon yapar bugünki parayla. gayet uygun. sezen bi on sene daha yaşasa 80 sene, ömrü uzadıkça sen uzat hesapla işte.
0
ahmet oturum cerezi
(05.05.25)
Sezen Aksu'yu Sezen Aksu yapan parçalar zaten ona ait degil ki. Hepsi baska besteci ve songwriter'a ait.

Yani 18m dolar çok fazla, alan çikmaz hele bu devirde.
0
feastofthedamned
(05.05.25)
Muhtemelen bi kara para aklama yolu. Hemen atlamayın.
0
luluki
(05.05.25)
Kimsenin göremediği büyük resmi görenler olmasa her şeye inanacağız :)
0
kizil karga
(05.05.25)
Sezen Aksu öldü, yossi kohen bu. Yahudiler para akliyor.
0
logisticsmanager
(06.05.25)
Mithat Can açısından baktım ben hep duruma nedense.
Mithat Can olsam ne düşünürdüm emin değilim.
0
🌸michael_knight
(06.05.25)
@michael, niye belki mithat can i evlendiricek onun icin satti
0
sonsuz
(06.05.25)
eski müzik sektöründe çalışan biri olarak söylüyorum ucuza gitmiştir. en az 30 m ederdi.sikko topçulara bu ülke ne paralar ödüyor.
ayrıca universal müzik geçmiş yıllarda ülkemizde faaliyet göstermiş ve o dönem ki genel müdür suha yavuz un abuk sabuk işleri dolayısı ile ingiltere universal ülkeden çıkma kararı almıştı.
şimdi ülkeye tekrar hızlı bir giriş yapmak istemişler ama dediğim gibi ucuza gitti sezen.
0
jamswety
(06.05.25)
(4)

Köpeklerde tüp bebek var mı?

michael_knight
Öyle bir niyetim yok, yapmayacağım. Meraktan soruyorum.İnternete baktım da öyle bir şey varmış gibi geldi ama tam da anlayamadım.Köpeğim kısırlaştırılmış bir erkek köpek. Tüp bebek veya başka bir yöntemle ondan bir yavru köpek üretilebilir mi?Teknolojik olarak mümkün mü?Pratikte yapılıyor mu?
Öyle bir niyetim yok, yapmayacağım. Meraktan soruyorum.
İnternete baktım da öyle bir şey varmış gibi geldi ama tam da anlayamadım.

Köpeğim kısırlaştırılmış bir erkek köpek. Tüp bebek veya başka bir yöntemle ondan bir yavru köpek üretilebilir mi?

Teknolojik olarak mümkün mü?
Pratikte yapılıyor mu?
0
michael_knight
(05.05.25)
İnternette var görünüyor.
Köpeğinizin testisleri çıkarılmışsa şansı yok.
0
pro9it9is9
(05.05.25)
@pro9it9is9 köpeğimin testisleri yok.
Ama bazen böyle dişi köpek görünce bi haller geliyor oğlana. 5 yaşında.
Testis yoksa döl üretimi de yoktur herhalde di mi?

(konuştuğumuz konuya bak :)
0
🌸michael_knight
(05.05.25)
Testis yoksa döl üretimi olmaz.
Belki böbrek üstü bezlerinin ürettiği testosteron oğlanı bu hale getiriyordur diyeceğim de :)
O da çok fazla değil.
0
pro9it9is9
(05.05.25)
Dişi köpek görünce haller gelmesi konusuyla alakalı:

Bizim kısır bir DİŞİ kedimiz, kızgınlık halindeki başka bir dişi kediyle çiftleşmeye çalıştı.

Bildiğin, üstüne çıkıp, ensesini ısırıp arkadan git-gel yapmaya başladı erkek kedi gibi. Hem kısır, hem dişi...

Yani bazı hareketler hormonal değil, saf içgüdü...
0
yadigar
(05.05.25)
(4)

Park ve bahçelerdeki bahçe

michael_knight
Park ve Bahçeler Müdürlüğü var. Park tamam. Bahçe dediği nedir? Nerededir?
Park ve Bahçeler Müdürlüğü var.
Park tamam. Bahçe dediği nedir? Nerededir?
0
michael_knight
(02.05.25)
parklardaki yeşil alanlar, ağaçlar?
0
inheritance
(02.05.25)
Millet bahçesi yeni bir kavram. Parklardaki alanlara bakmak için "bahçeler" kelimesine gerek olmaz.
Benim bilmediğim, belediyelerin meyve sebze veya başka bir şey yetiştirdiği bahçeler mi var diye merak ettim. Veya aklıma gelmeyen başka bir şey.
0
🌸michael_knight
(02.05.25)
Park olmayan, ancak peyzaj düzenlemesi olan bakıma muhtaç yeşil alanlar bahçe oluyor. Bahçe genel bir tanım, park özel bir tanım. Kısaca park olmayan yeşil alanlar.

Park insanların dinlenip vakit geçirmesi için özel olarak düzenlenmiş kamusal alanlar oluyor. Ancak atıyorum bazı kamu binalarının çevresindeki yeşil alan insanların eğlenmesi için ayrılmış bir yer değil ancak yine de birilerinin oradaki yeşilliğin bakımını yapması lazım. İşte oralar bahçe. Sanıyorum otoyolların iki yanındaki veya refüj ve kavşaklardaki yeşillendirilmiş alanlar da bu tanıma giriyor.
0
akhenaten
(02.05.25)
parkı olmayan yere bahçe deniyor. yani parkız bahçe.
0
mikahakkinen
(02.05.25)
(3)

Deprem aplikasyonu neden sık sık notifikasyon gönderiyor?

michael_knight
Deprem aplikasyonu gereksiz gereksiz alarmlar veriyormuş arkadaşlarıma. Depremin büyüklüğü ve uzaklığı ile ilgili bir tercih var. Onu ayarlamalarına rağmen küçük ve uzak depremleri bile haber veriyormuş. Teknik bir sorun ve düzeltmesi zor bir konu mudur bu yoksa aplikasyon kendini unutturmamak için
Deprem aplikasyonu gereksiz gereksiz alarmlar veriyormuş arkadaşlarıma.
Depremin büyüklüğü ve uzaklığı ile ilgili bir tercih var. Onu ayarlamalarına rağmen küçük ve uzak depremleri bile haber veriyormuş.

Teknik bir sorun ve düzeltmesi zor bir konu mudur bu yoksa aplikasyon kendini unutturmamak için özellikle mi yapıyordur?

Sizin kullandığınız sorunsuz aplikasyon var mı?
0
michael_knight
(29.04.25)
kandilli rasathanesi'nin uygulaması var bende. 1 saat kadar sonra net veriyle gönderiyor. çok az revizyon görüyor bildirimler.
0
ahmet oturum cerezi
(29.04.25)
deprem ağı düzgün çaışıyorda rasathane allah ne varsa bildirim yolluyor ayarlama yapsanda onu gözardı edip dakika başı bildirim yolluyor.
deprem ağı daha güncel kandilli rasahane appinden
0
eja
(29.04.25)
Deprem ağı uygulamasında iki ayrı başlıkta ayar yapmak lazım. Sismik ağ bildirimlerinde yakındaki 4 üzeri depremleri bildir seçmeme rağmen olmayan depremlerin bile uyarısı geliyordu. Kullanıcı raporu bildirimlerini kapattıktan sonra düzeldi bende. Eğlencesine deprem uyarısı veren, 3 şiddetinde tüm binalar yıkıldı seçen çok insan varmış.
0
?
(29.04.25)
(3)

Eniştenin yeğeni midir?

michael_knight
Bir adamın çocuğu oldu. Sonra boşandı. Boşandığı kadının kardeşinin çocuğu onun yeğeniydi. Yeğen doğarken de enişte evliydi. Sonradan boşandı. Boşandıktan sonra da ilişkileri enişte-yeğen ismiyle mi anılır yoksa boşanınca enişteliği düştü mü?Genel geçer olarak soruyorum. Hukuki olarak bir şey zaten
Bir adamın çocuğu oldu. Sonra boşandı.
Boşandığı kadının kardeşinin çocuğu onun yeğeniydi. Yeğen doğarken de enişte evliydi. Sonradan boşandı.

Boşandıktan sonra da ilişkileri enişte-yeğen ismiyle mi anılır yoksa boşanınca enişteliği düştü mü?

Genel geçer olarak soruyorum. Hukuki olarak bir şey zaten yoktur da yerleşmiş, geleneksel olarak soruyorum.

Bu eniştenin çocuğu olup olmaması, eniştelikte kaç yıl kaldığı durumu etkiler mi?
0
michael_knight
(27.04.25)
Eski eşin akrabalarıyla ilişki devam ediyorsa, günlük hayatta, akrabalık ünvanları kullanılmaya devam ediyor mu?

Evet, ediyor.

Bu arada yazılı ifade kabiliyetinin maşallahı var Abi. Allah nazardan saklasın.
0
Mirket
(27.04.25)
Enişte olabilir çünkü bunun net bir kuralı yok duruma göre amca denebilir. İlişkinin sıklığına ve samimiyetine bağlı.
Enişte de dense amca da dense laf olsun diye söylenir.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(27.04.25)
bu ne ya. iki erkek kardeş iki kız kardeşle evlenmiş yazamıyor musun?
0
deartheodosia
(27.04.25)
(1)

Türk diyaliz hastasının Avrupa seyahati

michael_knight
SGK'lı bir diyaliz hastası Avrupa'ya gittiğinde hemodiyaliz ücretinin tamamını veya bir kısmını SGK karşılıyor mu?Bu soruyu Google'da nereye sormam gerekeceğini bile bulamadım. Avrupalılar Türkiye'ye gelip ücretsiz şekilde hemodiyaliz alabiliyor ama Türk hastalar için bunun mümkün olup olmadığına da
SGK'lı bir diyaliz hastası Avrupa'ya gittiğinde hemodiyaliz ücretinin tamamını veya bir kısmını SGK karşılıyor mu?

Bu soruyu Google'da nereye sormam gerekeceğini bile bulamadım.
Avrupalılar Türkiye'ye gelip ücretsiz şekilde hemodiyaliz alabiliyor ama Türk hastalar için bunun mümkün olup olmadığına dair bir şey bulamadım.

Sorunun cevabını veya internette nereye bakmam, sormam gerektiğini biliyor musunuz?
0
michael_knight
(27.04.25)
En net cevabı SGK'ya cimer üzerinden sorarak alabilirsiniz
0
sanguine
(27.04.25)
(13)

Katedral pisliği

michael_knight
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli. Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli.

Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
0
michael_knight
(26.04.25)
pics or it didn't happen bro
0
sonsuz
(26.04.25)
Bilmem kaç yüz yıl önce yapıldığı için gidip kloraklayamiyorsun. Kol gibi ücreti var ve çok zaman oluyor ve bazilarinda kullanilan taslar sebebiyle zaten yapamıyorsun. Sonuçta çimento ve kiremit değiller.
Bazılarında arada sırada yapiliyor diye biliyorum.
Bu kadar yıllık katedral geçmişimde hiç kafama takilmadi ama istersen orada bir 1000€ atıp bunu yikamaya kullanın diyebilirsin gönlünden geçiyorsa.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
tarihselliği yansıttığı için ellemiyorlardır genelde
(bkz: patina)

yalnız başlık yanlış anlaşılmaya müsait ve sansasyonel olmuş. şöyle olabilirdi:
"Katedral dış cephesindeki taş oymalar üzerindeki siyahlık ve bunların temizlenmemesi"
0
ermanen
(26.04.25)
güzel bir kontrast oluşturduğu için göze hoş geliyor. tamer bey gibi beyazlatsalar yavan görünür bence.

köln katedralini, edinburg yapılarını pammık gibi düşünemiyorum.
0
yurtsuz john
(26.04.25)
tarihi eserler olduğundan powerwash'a çok uygun değiller riskli olduğundan. yoksa içinden bile geçersin. bence de leş gibi duruyor bu arada.

örneğin, normalde roma heykelleri de beyaz değildir ama insanların aklında beyaz mermer görüntüsü normal olduğundan, boyanmış hallerini görünce kanıksarlar ya. bence bu leş katedrallerin de yapıldığı dönemde o majestik görüntüleri zamanla gördüğümüz gibi kapkara hale gelmiş ama tıpkı heykellerdeki gibi aksi yönde kanıksanmış. temizlesen, bok gibi olmuş derler. halbuki intended versiyonu o katedralin normalde. öyle görmen gerekiyor.
0
sanal hayvan
(26.04.25)
sonsuz +1

Ulan bunca yil onlarca katedral gordum, hic de dikkatimi cekmedi, gozumde dahi canlanmadi bile iyi mi?
0
freedonia
(26.04.25)
@sonsuz ve @freedonia, siz foto isteyenlerin hayatında daha önce katedral fotoğrafı gördüğüne bile inanamıyorum. Bakınca ilk gördüğüm şey o kirler:
Örnek fotoda sol tarafı temizlemişler:
buffaloah.com

@logisticsmanager, kilisenin de parası yoksa biz ölelim. Google'a göre 100 milyar dolar civarları veya çok daha fazlası serveti varmış, benim bin euro kaybolur gider.

@ermanen böyle biraz kışkırtıcı sorayım ki ilgi çekip daha fazla cevap alayım istedim. Reha Muhtar izleyerek büyümüş nesilim.

@yurtsuz john tamer bey kimmiş diye baktım, öğrendim. Popi olduğunda görmüştüm ama ismi aklımda kalmamıştı. Hafızanda daha faydalı bilgilere yer açmanı öneririm.

@sanal hayvan, benimle aynı fikirde olduğun için bence en kral insan sensin şu anda.
0
🌸michael_knight
(26.04.25)
Ben bir kere denk geldim, buhar gibi birşey püskürterek temizliyorlardi
0
mirty
(26.04.25)
bence ilginc bir soru. Köln Katedrali temizlenmeye başlanmış mesela:
www.kaercher.com

düşük basınçlı mikropartikül püskürtme yöntemi kullanılarak temizlik yapılıyormuş. taşlar hassas çünkü. basınçlı su daha çok zarar verir sanırım. havadaki kükürt ve asit yağmurları da kararmasına neden oluyor.

Reddit'te de biri kısaca soyle demis:

Köln Katedrali'nde farklı taş türleri ve renkleri kullanıldığı için, temizlenirse bugünkü siyah tonun yarattığı bütünlük kaybolur, yamalı bir görüntü oluşur. Ayrıca temizlik çok maliyetli ve zahmetli olduğu için, katedral atölyesi temizlik yapmamaya karar verdi.

tabii 7 yıl once denmis bu. temizlemeye karar vermisler simdi.
www.reddit.com
www.reddit.com
0
ermanen
(26.04.25)
Bahsettiğiniz olayı direkt anladım ancak zannettiğiniz aksine o durum yüzyılların kiri pisliği değil, tamamen kullanılan materyalin yarattığı bir durum.

O katedrallerin çok büyük bir kısmı kireçtaşı kullanılarak inşa edilmiştir. Kireçtaşı (ve bazen kumtaşı) yüzeyleri havadaki kükürtdioksit ile birleşip jips (kalsiyum sülfat) denen bir katman oluşturur ve bu katman hem koyu renkte olur hem de zamanla taşın üstüne yapışır.

Neden kireçtaşı kullanıyorlardı diyorsanız da birçok sebebi var. Mesela yerel bir malzeme kireçtaşı birçok ülkede. Üstelik, ilk çıkarıldığında yumuşak olması sebebiyle işlemesi kolay bir taş. Bu yumuşaklığı zamanla kaybettiği için zamanla sertleşerek yüksek yük taşıma kapasitesine sahip bir taş. Katedralin tamamında kullanılmayacaksa bile tonozlar, kemerler örülürken kireçtaşı tercih edildiği olmuştur.
Mesela Amiens Katedrali (Fransa) yapısal taşıyıcılarda yerel kireçtaşı ile fakat dış cephedeki heykellerin ve süslemelerin bir kısmında daha ince işlenebilen, bazen başka taş ocaklarından getirilen özel yumuşak taşlarla inşa edilmiştir. Salisbury Katedrali, Westminster Abbey, Rouen Katedrali, Duomo di Milano başka örnekler bu olaya.

Aynı zamanda din, her zaman bu kadar kenara itilmeye müsamaha gösteren bir şey değildi. Çok uzun yüzyıllar boyunca insanlar üzerinde korku aracıydı. Kireçtaşının zamanla kararması insanlar üzerinde bir dini binanın yaratması gerektiğine inanılan gloomy havayı iyi yaratıyordu.

Ek olarak, bu yüzeyler zannettiğiniz aksine sık sık bakıma girer ve temizlenir ancak materyalin tekrar jips ile kaplanması sadece birkaç sene sürer. Bu bakım işlemi genelde 4 aşamada tamamlanır ve her defasında tek cephe üzerinde çalışılır ki katedralin tamamını kapatmak zorunda kalmasınlar. Kireç ve kumtaşı o kadar hızlı kararır ki genelde 4. cephe de bittiği vakit ilk cephe neredeyse yarı yarıya tekrar eski görünümünü yakalamış olur.

Bunu ben de merak etmiştim vaktinde, bana da kirli gözüküyordu ancak sonra mesleğe girince fark ettim ki, fonksiyonellik ve maddiyat estetiğin önüne geçebiliyor ve üstelik bu materyalin sürekli beyaz tutulması resmen imkansız bir şey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.25)
@michael; çoğu kilisenin bakımının sorumlusu devletler, yerel kurumlar. Vatikan değil. O yüzden papa elini cebine atsın diye bir şey yok.

O yüzden 1000€yu devlete yatırırsan yardımı olabilir. Ben misal kiliselere klorak dökülmesi için vergi alınmasını istemem. Görsel olarak bana etkisi yok ve dedigim gibi hayatımda ilk defa umursandigini gördüm demekki çok ufak bir kitlenin gözüne batiyor. Çok önemli bir şey olsa emin ol zaten bir politik partinin konusu olurdu.

Yani soru enteresan olsa da dediğim gibi 8 yıllık yurtdışı hayatımda bunu önemseyen bir insana denk gelmedim demekki bunu pis bulan, önemseyen sayısı sınırlı. Ve olmama sebepleri de zaten açıklanmış.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
Her yeri yıkayan dandik bir fenomenimiz vardı, onu göndersinler foşur foşur yıkar.
0
10551037
(26.04.25)
kara taşlı kilise kasvet hissi veriyorsa beyaz taşlı da görkem hissi vererek yaratması gereken havayı yaratır. bkz. bütün vatikan, la sagrada familia...

zaten insan kasvetten çok görkem ile harekete geçer. kasvet bir yerden sonra insanı tüketir.

kilise 500 senelik, 300 sene önce kafaya koyup taşları kazısa 10 seneye tekrar kararacağını elbette biliyorlar, boş yere uğraşmamışlar. buradan ideolojik üfürmeye lüzum yok.

önce fikrini söyleyip sonra hikayesini yazmış. bi taraftan uydurma kötü bi retorik olmuş. nasılsa sallayana bi şey yapmıyorlar ahahahah. freud daha güzel sallıyor.
0
lambırcek
(27.04.25)
(3)

Türkiye'den Avrupa'ya kendine para göndermek

michael_knight
Türkiye'deki hesabımdaki USD'leri Avrupa'daki kendime ulaştırmak istiyorum.Western Union ile gönderirim diyordum ki 5000 Euro için 250 euro civarında bir masraf çıkıyor. Beklediğimden çok fazla.Güncel yöntem nedir bu iş için? Wise ile ilgili de bir sorun mu var acaba son yıllarda?Avrupa'daki banka h
Türkiye'deki hesabımdaki USD'leri Avrupa'daki kendime ulaştırmak istiyorum.

Western Union ile gönderirim diyordum ki 5000 Euro için 250 euro civarında bir masraf çıkıyor. Beklediğimden çok fazla.

Güncel yöntem nedir bu iş için? Wise ile ilgili de bir sorun mu var acaba son yıllarda?
Avrupa'daki banka hesabıma değil de direkt bana gelse daha iyi olur. Burada bankalar bin euro için bin soru soruyor.

Not: İkâmetgahım Avrupa'da.
0
michael_knight
(17.04.25)
Uption deneyebilirsin
0
fistikthecat
(17.04.25)
revolut
0
sir gawain
(17.04.25)
@fistikthecat
Uption 5000 euro için 140 euro gibi bir şey istedi. Fazla geldi bana. Teşekkür ederim öneriniz için.

@sirgawain
Revolut Türkiye'de yok galiba. Para Türkiye'deki banka hesabımda.

Bir arkadaş şunu önerdi:
Türkiye banka hesabı>Wise>Revolut şeklinde al dedi parayı, onu anlamaya çalışıyorum.

En sonunda vazgeçeceğim galiba.
0
🌸michael_knight
(18.04.25)
(4)

Yalçın Küçük neden önemli?

michael_knight
Daha önce bir kitabını okumadım. Televizyonda gördüğümde de pek bakmazdım. 8-10 yıl önceki bir programda biraz izledim. Ne bilgisi ne de yorum yeteneği bana derin veya alışılmışın dışında görünmedi. Hangi özelliği sebebiyle önemseniyor?
Daha önce bir kitabını okumadım. Televizyonda gördüğümde de pek bakmazdım.
8-10 yıl önceki bir programda biraz izledim.

Ne bilgisi ne de yorum yeteneği bana derin veya alışılmışın dışında görünmedi.
Hangi özelliği sebebiyle önemseniyor?
0
michael_knight
(17.04.25)
bi yere kadar çok mantıklı tespitler yapıyor, siyaset üretiyordu. cumhuriyet tezleri vs dikkate değer. ama perinçeke bulaştığından beri medyatik bir deli. medyatik olmasıyla ünlü oldu, karikatür gibi davranmasından.
0
patronaj1
(17.04.25)
Ilk.donem cumhuriyet donemine dair tezleri resmi tezlerle celisiyordu ve bence de turkiye uzerine tezleri okunmasi gereken bir kitap. Aykiri olacagim derken son donemlerde.deli deli birseyler.oldu.
0
deckard
(17.04.25)
onemli miymis ki? hic bilmiyordum. turkiye'de her seyin bir alicisi vardir olarak bakiyorum o zaman.
0
Sour
(17.04.25)
Önemli falan değil. Aklına gelen her şeyi söylerdi sonra mutlaka biri tutunca a bak yalcın küçük daha önce söylemişti derlerdi.
0
luluki
(18.04.25)
(4)

Omlet teknik tanım

michael_knight
Teknik bir konuda fikrinizi sormak istiyorum. İki fikirden hangisi doğru? Veya bir üçüncü fikriniz var mı?1- yumurtayı kasede çırpıp sonra tavada tereyağı işe pişirip lavaş gibi ince olacak şekilde pişirince onun adı omlettir. 2- kasede karıştırırken içine en azından peynir koyulmalı, yoksa ismi oml
Teknik bir konuda fikrinizi sormak istiyorum.

İki fikirden hangisi doğru? Veya bir üçüncü fikriniz var mı?
1- yumurtayı kasede çırpıp sonra tavada tereyağı işe pişirip lavaş gibi ince olacak şekilde pişirince onun adı omlettir.
2- kasede karıştırırken içine en azından peynir koyulmalı, yoksa ismi omlet olmaz.
0
michael_knight
(13.04.25)
1 kısmen doğru. Lavaş gibi pişirilince bence çıkan şey omlet olmuyor.

2 kesinlikle yanlış, omlet malzemelerine peynir dahil değil. Peynir olmadan omlet yapılır. Peynir eklenirse peynirli omlet olur.
0
10551037
(13.04.25)
Bu saydığın yöntemin aslında sahanda yumurtadan bi farkı yok, o nedenle bir miktar süt eklenmeli o kabarık puf puf görüntüyü yakalamak için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.25)
Her ikisi de değil. Zira çoğunlukla lavaş gibi servis edilmez, katlanır.

Teknik olarak çırpılmış yumurtanın tavada pişirilmesine omlet diyebiliriz.
0
tss
(13.04.25)
çırpılmış yumurtayı tavada dürtmeden pişirirsen omlet oluır
0
jelly bear
(13.04.25)
(11)

Meditasyon neden yapmadınız?

michael_knight
Hayatınız boyunca neden bir kere bile meditasyon yapmadınız?Geçerli bir sebebiniz var mı?
Hayatınız boyunca neden bir kere bile meditasyon yapmadınız?
Geçerli bir sebebiniz var mı?
0
michael_knight
(08.04.25)
yok. zor geliyor sadece.
0
lemmiwinks
(08.04.25)
Sıkıldım dikkatim dağıldı odaklanamadım, bu işi bilenler başlangıçta bunun olmasının normal olduğunu zamanla iyileştiğini söylüyorlar fakat ilk basamağı geçemedim
0
grimavi
(08.04.25)
çünkü vakit kaybı olarak görüyorum.
0
kaptan maydanoz
(08.04.25)
sacma geliyor.
0
sonsuz
(08.04.25)
Ay ben gülerim
0
anon1m
(08.04.25)
1 kez bile yapmadım diyemem yaptım ama yogaya meraklı birisi olarak sevmediğimi söylediğimde şaşırıyorlar. Hatta yoganın da illa ağır, yavaş, dingin bir spor olması gerektiğini düşünenler de çok nedense. Sadece power yoga, ashtanga ve fast flow seven, hatta zaman zaman akış değil sadece asana practice yapmak isteyen birisi olarak ders sonunda yapılan savasana yani ceset pozu bile bana zul gelirdi. Kaldı ki meditasyon.. Kalkıp gidesim gelirdi uçmalı kaçmalı bi ders sonrası ama saygısızlık olmasın diye katılırdım:/
0
kullanicadi
(08.04.25)
defalarca yapmayı denedim. normalde vur ensesine al ağzından lokmasını seviyesinde sakin bir insanım. meditasyon yaptığım günler aşırı sinirli oluyorum. bir cinnet haberi aktörü olmak istemediğimden uzak duruyorum artık.
0
gnosis
(08.04.25)
Olaylara bize tanıtılan ve hatta yedirilen şekliyle bakmamak lazım. Kavramlar bağlantılı olduğu asıl hususlarla birlikte ele alınmalı.
Yoga, meditasyon vb. uygulamalar uzakdoğu inanışlarından ayrı bir şeymiş gibi gösterilerek bize çoğunlukla batı üstünden getirildiler.
Spor, aktivite deniyor ama
aslında inanç bağlantılı ritüeller oldukları ortada.

Bunlarla kazanıldığı öne sürülen ruhun huzuru, dinginlik derken başka bir şeye inanmaya veya ibadet yapmaya gerek kalıyor mu? Hayır.

Peki tıpkı buna benzer olarak zor hayat şartlarında, çölde, benzeri yerlerde, normal yediğimiz şeyler bulunmadığında asla yiyemeyecemiğiz şeyler normal zamanlarsa insana nasıl yedirilir?
Onlarında içinde bulunduğu söylenen protein, karbonhidrat, vitaminlerin öne çıkarılmasıyla.
Beslenme, inanç ve toplumsal kurallar ve hatta giyim değiştiğinde toplumun zihnen değişmesi de zor olmuyor. Çünkü bu olaylar birbiriyle bağlantılı.

Bir yerde yazıyordu:
hayranı olduğun toplumun tanrısına da hayran olursun.. diye

Üzerinde kitap yazılması gereken bir söz
0
diyecevaplandı
(08.04.25)
meditasyon yapacağıma namaz kılarım.
0
deartheodosia
(08.04.25)
Önyargı ve cehalet nedeniyle 2 sene öncesine kadar hiç teşebbüs etmedim. Astroloji gibi boş beleş bir iştigal sanıyordum. Düzenli devam ettiremedim, ama Meditopia sayesinde "guided meditation" denilen zımbırtıyı arada yapıyorum.
0
auroraaurora
(08.04.25)
nefes kontrolü aklıma gelirse onun dışında
meditasyona ihtiyaç duyacak bir boşluk yaşamadım
din zaten o tatmini sağlıyor
0
mantık
(08.04.25)
(9)

Mesut Özil’in çıkarı ne?

michael_knight
Eski ünlü futbolcu. Mutlaka zengindir. Türkiye’de siyasetin içinde ne işi var?Hükümetten ne çıkarı olabilir? İhale mi alacak, bürokrat olup maaş mı alacak?Ne olabllir?
Eski ünlü futbolcu. Mutlaka zengindir.

Türkiye’de siyasetin içinde ne işi var?
Hükümetten ne çıkarı olabilir? İhale mi alacak, bürokrat olup maaş mı alacak?
Ne olabllir?
0
michael_knight
(03.04.25)
para.
0
jelly bear
(03.04.25)
Spordan siyasete geçmiş tonla insan var çoğunun da paraya ihtiyacı yoktu ama daha fazla paraya hayır demelerine de bir neden yok, ayrıca bir milletvekilliği gelir bakanlık gelir bi şeyler gelir, insanlar böyle şeyleri severler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.25)
Güç, ilgi; sonrasında para
0
salihdt
(03.04.25)
Ben benzer bir soruyu Hidayet Türkoğlu için sormuştum ve burada çok fantastik cevaplar gelmişti.

"Ameriga çoğ bozdu yeğen, n'apsın adam" minvalinde yazan bile vardı :)
0
feastofthedamned
(03.04.25)
Statü, makam sevdası. Tabii biraz akraba/aile zorlaması olduğunu da düşünüyorum.

Bu konuda çok başlıklı bileşenler de var. Mesut Avrupa için bitti. Bugün teknik direktörlük için Avrupa’da iş arasa bulamaz. İngiltere’de ardına teneke bağlayıp gönderdiler. Çünkü o pik kariyerini geride bırakmıştı. Herkes mesutu Madrid zamanıyla hatırlıyor fakat o da kısa süreli olmuştu. A klas futbolculuk dönemi çok uzun sürmedi. Bütün bunların üzerine İngiltere’de saha dışı hayatıyla da (saha içi performansla eş güdümlü) çok dikkat çekti. Mesela yanlış hatırlamıyorsam uyuşturucu partisinde videoları çıktı vs. Avrupa’nın belki de en sevdiğim huyu kişilerin yeteneklerine değil karakterlerine de önem veriyorlar.

Yani kıssadan hisse mesut bir Messi ya da Ronaldo kadar çok kazanmadığı için mevcutta olan para bir noktadan sonra eriyecek. Avrupa defterini hiçbir zaman açamayacağı için neredeyse tüm gurbetçiler gibi yaptı. Avrupa’da hiçbir takım mesuta teknik direktörlük yaptırmayacağını bildiği için Mesut birden bire kendini çok vatan sevdalısıymış gibi gösterdi.
0
ulukayin
(03.04.25)
Siyasi guc, sozunun gecmesi.

sporcular maksimum 40 yaslarinda emekli oluyorlar. ki o da maksimum. yani hala birsey yapacak enerjileri var. Siyasi yakinlik duydugu parti de hukumetdeyse daha ne olsun. atliyorlar iste.
0
nuevo
(03.04.25)
ben daha cok capsizlik ve kendini gelistirememek diye dusunuyorum. her 40 yasini gecen futbolcu siyasete atilmiyor. insanlar kendilerini gelistiriyor, hobi ediniyor, farkli alanlara yoneliyor, kocluk yapiyor falan filan. hem paralarini kullanmayi ve arttirmayi hem kendini gelistirmeyi, bos kalmamayi ogreniyor. onun yerindeki bir insan kendine ictenlikle benim 'turk politikasina ne katkim olabilir' ne isim var burada diye sormayi ogrenmis de olabilirdi. insanin kendi kendine kalinca ne yapacagini bilememesinin ve buna kafa yormamis olmasinin bir sonucu. biri gel bunu yap demis, o da pesinden gidiyor.
0
songforsomeone
(03.04.25)
arda turan in ne cikari varsa onun da öyle bir cikari vardir.
korunmak, baglanti kurmak, olmayacak seyi oldurtmak gibi seyler.
0
sonsuz
(03.04.25)
herkesin bir yaşam standardı var. o standardı devam ettirebilmek için de futbolculuk döneminde olduğu gibi sürekli bir para akışının olması gerekiyor. bazıları tteknik direktör/yorumcu oluyor bazısı farklı sektörlere giriyor. milletvekili olduğunda mecliste uyusan bile sadece maaşın 200bin elde ettiğin ayrıcalıklar hariç. ya da bir şirket kurup akpye yakın durarak vergi indirimi vs. yararlanabilirsin. bana göre motivasyonları bu.
0
jepa
(03.04.25)
(4)

Linklere tıklamak riskli mi?

michael_knight
Kötü niyetli bir linke tıklayıp da bir zarara uğramam mümkün mü?Sadece linke tıklamaktan bahsediyorum.Açılan web sitesini bankanın sitesi zannedip de şifremi girmekten vs. bahsetmiyorum.iOS, Android, Windows, MacOs, Televizyon ve aklıma gelmeyen tüm cihazlar için sormak isterim bu soruyu.
Kötü niyetli bir linke tıklayıp da bir zarara uğramam mümkün mü?

Sadece linke tıklamaktan bahsediyorum.
Açılan web sitesini bankanın sitesi zannedip de şifremi girmekten vs. bahsetmiyorum.

iOS, Android, Windows, MacOs, Televizyon ve aklıma gelmeyen tüm cihazlar için sormak isterim bu soruyu.
0
michael_knight
(18.03.25)
Javascript ile e-devlet şifrenizi bile alırlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.03.25)
yasal değil. böyle isteklerde bulunmayın bence.
0
false pretension
(18.03.25)
ben torrent sitesi linki verince 1 dakika içinde cevabım siliniyor adam hack'lemek için tavsiye istiyor sıkıntı yok
0
herzan
(19.03.25)
tıklamana bile gerek yok, bknz: pegasuz
0
selam
(19.03.25)
(11)

Bilinen Fransızca şarkılar var mı?

michael_knight
Selamın Bonjour,Fransızca öğreniyorum. Önceden dinlediğim, duyduğum şarkıları dinlemenin kulak dolgunluğu için faydalı olacağını düşündüm.40 yaşlarında bir Türk hangi fransızca şarkıları biliyor olabilir?Çok az şarkı bulabildim. Birkaç Zaz şarkısı ve bana kitap al dışında bir şey gelmiyor aklıma. Ge
Selamın Bonjour,

Fransızca öğreniyorum. Önceden dinlediğim, duyduğum şarkıları dinlemenin kulak dolgunluğu için faydalı olacağını düşündüm.
40 yaşlarında bir Türk hangi fransızca şarkıları biliyor olabilir?

Çok az şarkı bulabildim. Birkaç Zaz şarkısı ve bana kitap al dışında bir şey gelmiyor aklıma. Gerçi aklıma gelse de isimlerini hatırlayamam.

Bir de çok basit Fransıca kullanan güzel şarkılar var mı aklınıza gelen? Çocuk şarkısı değil de mesela "Pantolonunu sevdim, çıkar onu bebeğim, hadi gel bize gidelim" gibi sözleri aşırı basit ama melodisi yakalayan şarkılar vardır belki.

Şimdiden mersi :)
0
michael_knight
(13.03.25)
www.youtube.com

www.youtube.com

la vie en rose var bir de
0
elorelia
(13.03.25)
"Stromae - Alors on danse" ilk aklima gelen sarki, kulaga fransizca geliyor, ne kadar kolaydir bilmiyorum. 36 yasinda biri olarak biliyorum. Bir de belki Khaled'in sarkilarinda fransizca olabiliyor. "C'est la vie" sarkisinin nakarati fransizca sanirim.

Aklima bir tane standart fransiz gelmedi. Fransa'da yasayan birileri var burada, cok hizli yazarlar duyurulara.
0
mbond
(13.03.25)
la boheme
0
deartheodosia
(13.03.25)
Lara Fabian - Je T'aime aşırı meşhur.
Edith Piaf şarkıları bayağı meşhur.
Noir Desir - Le Vent Nous Portera duymamış olamazsınız.
Stromae - Papaoutai e yani.
Le loup, le renard et la belette - Manau

Çocuk şarkısı isterseniz de
Sur le pont d'Avignon
0
charbiel
(13.03.25)
Büyük ihtimalle bütün enrico macias şarkıları, özellikle de l'oriental albümü.

Adieu mon pays
Les filles de mon pays
Oh guitare, guitare
...

Bonus olarak ajda pekkanın fransızca şarkıları mesela viens dans ma vie
0
akhenaten
(13.03.25)
Çok basit kısmını bilmem ama telaffuzu güzel duyulan, anlaşılabilir olduklarını umuyorum :)

youtu.be (Slimanecığımın hakkını yediler...)
youtu.be
www.youtube.com
youtu.be (40 yaşındakiler olarak Celine Dion'u biliriz bence?)
0
kobuzchu kiz
(13.03.25)
Dönem dizisi klasiği olarak "Une belle histoire" geldi aklıma
0
aslanim giralicam
(13.03.25)
Noir Desir'in Des Visages des figures albümü.
0
Amaranta ursula
(13.03.25)
riff cohen dans mon quartier 40 bilir mibilmiyorum da turkcesi yapildigi icin asina gelebilir
0
ala09
(13.03.25)
La femme diye bir grup var bilen bilir
0
sonsuz
(13.03.25)
Arkadaşlar çok teşekkürler,
Çok güzel ve yerinde önerilerde bulunmuşsunuz.
0
🌸michael_knight
(17.03.25)
(6)

The Sopranos neden bu kadar önemli ve övülen bir dizi?

michael_knight
Dizinin çakmasından 20 sene sonra izledim sanırım. Kötü bir dizi değildi ama bazı insanların gelmiş geçmiş en iyi dizi demesinin sebebini anlayamadım. Sizin bir fikriniz var mı bu konuda?
Dizinin çakmasından 20 sene sonra izledim sanırım.
Kötü bir dizi değildi ama bazı insanların gelmiş geçmiş en iyi dizi demesinin sebebini anlayamadım.

Sizin bir fikriniz var mı bu konuda?
0
michael_knight
(10.03.25)
Bazen oluyor öyle, ben de Breaking Bad'e birkaç defa başlayıp 3. bölümü geçemedim hiçbir zaman çok sıkıcı ve saçma geldi ama genel olarak herkes seviyor, herkes seviyor diye herkes sevecek diye bir durum yok sana hitap etmemiş demek ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Size hitap etmemiştir. Ama bana sorarsanız ilk 5ime koyarım.
0
olaylar olaylar
(11.03.25)
Benimde ilk 5imde. Yani breaking bad hep 1 2 ama bence sıkıcı ilk onuma girmez.
0
mikahakkinen
(11.03.25)
aynı soruyu paylaşıyorum ve yorumlardaki breaking bad'e birkaç defa başlayıp sevememe de buna dahil
0
abuzer
(11.03.25)
Karakter derinliği ve gelişimi, olay örgüsü, reji...
Aynısı Breaking Bad için de geçerli. Herkese hitap etmiyor tabii, ama bu janrı sevenler için özel bir dizi.
0
auroraaurora
(11.03.25)
güzel dizi ama çok güzel diyemem.
bir de başrol karakteri canlandıran oyuncu öldü, efsane oldu.
0
parka
(11.03.25)
(3)

Mustafa Kemal Atatürk’ün ailesinin soyadı

michael_knight
Atatürk’ün soyadı Atatürk. Peki evlenseydi karısının, çocukları olsaydı çocuklarının soyadları da Atatürk mü olacaktı?Kız kardeşinin soyadı Atadan olarak biliyorum ama soyadı kanunu çıktığında evli miymiş yoksa bekar(dul) muymuş onu anlayamadım. Siz biliyor musunuz?
Atatürk’ün soyadı Atatürk.
Peki evlenseydi karısının, çocukları olsaydı çocuklarının soyadları da Atatürk mü olacaktı?

Kız kardeşinin soyadı Atadan olarak biliyorum ama soyadı kanunu çıktığında evli miymiş yoksa bekar(dul) muymuş onu anlayamadım. Siz biliyor musunuz?
0
michael_knight
(10.03.25)
atatürk soyadi kanunla sadece mustafa kemal'e ait olacak sekilde verildi ve bu soyadini başkasının taşıması yasaklandi.
0
deckard
(10.03.25)
Latife Hanım ile 1925'te ayrılıyorlar. Soyadı kanunu 1934'te çıkıyor. Latife Hanım, Uşşaki (yahut Uşaklıgil miydi?) soyadını alıyor. Makbule hanım Atadan soyadını alıyor, bunları biliyorsunuz. Atatürk, Soyad kanunu çıktığında zaten bir daha evlenmeyi düşünmüyordu. Manev kızları ve himayesi altına aldığı evlatlarına ise hep başka soyisimleri verildi yahut babalarının soyadları kulanıldı... (Atatürk bazı sevdiklerinin soyisimlerini bizzat kendisi kararlaştırmıştır)

Haliyle sorunuzdaki şartlar hiç oluşmadı. Zaten dört sene sonra öldü.

Meclis kararıyla bu soyad sadece kendisine verilmiş de olsa; bence farazi olarak, evlenseydi, eşine de Atatürk soyadı verilirdi. Hem medeni kanun gereği, hem de uluslararası arenada Mrs Atatürk olarak anılması doğru olacağı için. Ama gazinin ne evlenme noyeti vardı, ne de zaten öyle bir koşul oluştu...
0
yadigar
(10.03.25)
Atatürk meclis tarafından verildi. Evlendi boşandı sonraki süreçte yaşasaydı bu soyismi kullandırtmazdı.
0
mikahakkinen
(10.03.25)
(4)

Skandal var mı anlatabileceğiniz?

michael_knight
Şirketinizde, okulunuzda, mahallenizde, sülalenizde çok şaşırtıcı, manyakça skandallar var mı? Arkadaşlarınızdan da olur. Mesela benim bir arkadaşımın özel ilkokuldaki sınıf öğretmeni 1. Sınıfın ortalarında boşanmış ve sınıfındaki öğrencilerden birinin babasıyla evlenmiş. Aman siyasi bir şey merak e
Şirketinizde, okulunuzda, mahallenizde, sülalenizde çok şaşırtıcı, manyakça skandallar var mı? Arkadaşlarınızdan da olur.

Mesela benim bir arkadaşımın özel ilkokuldaki sınıf öğretmeni 1. Sınıfın ortalarında boşanmış ve sınıfındaki öğrencilerden birinin babasıyla evlenmiş.

Aman siyasi bir şey merak etmiyorum. Siz de yazmayın.
0
michael_knight
(09.03.25)
masum görünen ve çocuk yapıp evlenmiş bir kadın kocasıyla edepli konuşurdu. Telefon görüşmelerini ulu orta yapardı ve her konuşmasında karşıdaki kişi ben olsam 'çok sadık bi eşim' var diye düşünürdüm. Adam da muhtemelen böyle düşünüyordu. Ama kadın telefonu kapatır kapatmaz iş yerindeki erkek bekar biriyle bir bel altı konuşurdu. Şaşırıp kalırdım, çok kısa bi süre sonra da ayrıldım işten. Bu olaylar her gün yaşanmaktaymış meğer ama benim dünyamda yoktu. Sanki o adam gelip herkese neden oyuna gelmeme razı oldunuz diye ağlayacak da bende tüm grubun zayıf halkası gibi üzülüp adama/kadına olan biteni anlatacakmışım gibi gelmesi ise daha büyük skandal. Sanane sonuçta :d
0
baldan kaymak
(09.03.25)
bagcilarda bir depoda calisiyordum. bir sabah mesaiye geldik. o sok goruntuyle karsilasmistik.

mudurle kavga eden isci son mesai sonrasinda mudurun masasina sicip oyle cikmis. asdkdjk
0
buenosdias
(09.03.25)
benimki çok saçma ama hiç sevgilisi olmayan arkadaşlarımı bakire sanıyordum, öyle bi ön kabulum vardı yani. öyle değilmiş. hatta biri anlattıklarıyla 20’den fazla partneri olduğunu söylemişti de bayağı şaşırmıştım. benim için skandal ajsjsdj
0
deartheodosia
(10.03.25)
Şirketin konaklamalı etkinliğinde yabancı ülke müdürü içip içip müdürlerden birinin otel odasının kapısına dayanmıştı. Kamera görüntüleri bile vardı. Kadın dolar üç kusur lirayken 1 milyon TL karşılığında anlaşmaya gitmişti. Hey gidi hey!
0
auroraaurora
(10.03.25)
(4)

Kıbrıs’ta sınır geçişi nasıl?

michael_knight
1- Kıbrıs Türkleri diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla geçiyor?2- Kıbrıs Rumları diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla?3- Türk vatandaşlarının Schengen’i varsa Türk tarafından Rum taraftarına geçebiliyor mu?4- Schengen’i olan başka ülke vatandaşları için durum ne?
1- Kıbrıs Türkleri diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla geçiyor?
2- Kıbrıs Rumları diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla?
3- Türk vatandaşlarının Schengen’i varsa Türk tarafından Rum taraftarına geçebiliyor mu?
4- Schengen’i olan başka ülke vatandaşları için durum ne?
0
michael_knight
(08.03.25)
Sadece KKTC kimliğiyle güneye geçilmiyor Güney Kıbrıs vatandaşlığı olanlar geçiyor. Bazı güney Kıbrıslıların alışverişe geldiğini görmüştüm. 3 ve 4 ün cevapların bilmiyorum
0
pembediken
(08.03.25)
İş için Kıbrıs’a gittiğimde oralı bir rehber şöyle demişti:

Sadece güney kıbrıs vatandaşlığı olanlar karadan geçebilir. Türkler karadan geçiş yapamaz. Schengen’i olması karadan geçiş yapmayı sağlamıyor. Ancak schengeniniz varsa, güney kıbrısa uçuş gerçekleştiren başka bir ülkeden (mesela Atina’dan vs) uçarak gelebilirsiniz ve yine o şekilde dönebilirsiniz (çünkü İstanbul’dan güney kıbrısa uçuş yok).
0
bloodymoon
(08.03.25)
Kıbrıs Türkleri çift pasaporta sahip, EU var. Alışveriş için geçiyorlar. Mesela taze bebek maması almak için filan. Bazen de tekstil, ayakkabı. Ama Ankara ve İstanbul'dan da alabiliyorlar. Artık nerede ucuzsa.
0
alfired
(08.03.25)
guney kibris schengen'e dahil degil
0
lamartin
(09.03.25)
(9)

Avrupa çok iyi gidiyor

michael_knight
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm. Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?Link de
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)
Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm.

Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?
Link de olur.
Uydursanız da olur.
0
michael_knight
(01.03.25)
"Uydursanız da olur." dediniz diye yazmadan gecemedim. :) Turkiye'de sosyal medyada takilarak Avrupa’nın çok iyi gittiği yonunde tonla teori, fikir ve benzeri seyler bulabilirsiniz. Ozellikle aramaniza gerek yok, oyle keyfi bakin saga sola kisa surede denk gelirsiniz.
0
mbond
(01.03.25)
Öyle bir şey yok.
Çünkü Avrupa'da gerçek manada lider ve sorunun çözümü manasında bir uygulama da yok.

ABD, Trump eliyle bazı anlaşma ve kurumlardan geri çekiliyor, dolar musluklarını da kapatıyor.
Askeri açıdan da telaş halindeler.
Türkiye ile diplomasileri sıklaşacaktır.
0
diyecevaplandı
(01.03.25)
Abi sana tavsiyem sosyal medyada vs çok takılma. Bunu ben Fransa'nın bütçe dönemi yaptım, saçma pesimist bir havaya büründüm.
Pozitif fikirler ariyorsan reddit yurop ve europe bakabilirsin.
Avrupa tek bir ülke olmadığı için tabi farklı böyle haberler.
Benim sana tavsiyem tiktoktan uzak dur Lüksemburg'da takıl, savaş çıkmadığı sürece sorun olmayacak.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
Adam üzerime gerçek veya gerçek dışı şeyler atın okuyayım izleyeyim demiş. Belli ki keyif alıyor. Boş yapacağınıza biliyorsanız atıverin işte. Ona bakma, bunu okuma şunu izleme demek çok saçma.
0
Shepard
(01.03.25)
Militarist kafadaki avrupalılar belki şu anki süreçten memnun olabilirler :)

zelenskiy trump olayında avrupanın zelenskiy tarafında durması ab'nin abd ile ipleri koparacağı bir gelecek çiziyor. bu da avrupanın tekrar silahlanması ve ordu kurması anlamına geliyor. (gerçi abd devlet vizyonunun bir şekilde buna izin vereceğini sanmıyorum trump'a bir müdahale gelecektir bir yerden sonra gibi geliyor bana)

millet avrupa ile dalga geçiyor yok lgbti yok pembe adamlar vs diye de, bu adamların 2. dünya savaşında sahip oldukları teknolojiye biz hala sahip değiliz. 20 senedir bir altay tankına motor bulamadık, keza motorsuz (!) bir savaş uçağı hayalimiz var..

avrupa halen daha yüksek teknolojik ürünler üreten yapan bulan keşfeden bir organizma. 80 yıldır da uykuda olan bir savaş canavarı. şimdi avrupa halkı savaşmaz ki asimile edildi vs diyecekler olacaktır..

türkiye'de 100 sene önce büyük bir devrim oldu. bu devrim türk halkını değiştirip geliştirip dünyadaki gelişmelere, bilime vs ayak uydurmasını amaçladı. halkın bir kısmı evet değişti ama büyük bir kısmı halen daha elinde kutsal kitapla miting yapan bir adamla kendinden geçen, dinle masallarla uyutulan, osmanlı'daki fakir bırakılmış cahil okuma yazma bilmeyen yobaz kafanın devamı.

avrupada da bu böyle aslında. halkın bir kısmı değişti, ama önemli bir bölümü belirli imkanlar oluştuğu takdirde tekrar o ırkçı, dinci, militarist vs kafalara girecek pozisyonda ki yükselen sağ ile bunu gözlemliyoruz zaten.

bu tarz değişimler dönüşümler -ki umarım olmaz, olan yine türkiye'ye olur :)- o kadar hızlı olur ki, bir de bakmışsınız 3. dünya savaşı başlamış.

--alternatif bir senaryo :)--
0
makbur
(01.03.25)
avrupa için işler kötüye gidiyor ve çok daha kötüye gidecek. bunun emarleri çoktandır vardı ama trump'ın seçilmesiyle artık kaçınılmaz oldu. abd başkan yardımcısı vance'in münih güvenlik konferansında yaptığı konuşmayı bir milad kabul ediyorum, sizin de izlemenizi tavsiye ederim, avrupalı katılımcıların yüzündeki dehşeti görmemek imkansız. sol lib rüzgarlarının estiği o devir kapandı artık.

dün zelenski'nin trump tarafından oval ofiste 4k çözünürlükte aşağılanmasının ardından abd ve ab arasındaki kopuş daha çok hızlanacak. ukrayna'daki savaşın uzaması ab'nin işine geliyordu ama artık abd'nin desteğini sürdüreceğine ve zelenski'nin geri adım atmadan o koltukta daha fazla oturacağına inanmıyorum. ya abd'nin koşullarını kabul edip ateşkese evet diyecek ve bir miktar toprağı rusya'ya vermeyi kabul edecek, ya da yerine başkası gelecek ve bunları yapacak. her halükarda ab bu işten zararla çıkacak. trump'ın bu süreci şekillendirmesinin sebebinin çin'e karşı rusya'yla ilişkileri güçlendirme çabası olarak yorumlayanlar gördüm ama o kadarını bilmiyorum. doğruysa ab için yine büyük zarar.

bunun dışında avrupa'nın göç şaklabanlığı yüzünden seçimlerde yaşanan tepki oyları ab'de korku yaratmaya başladı. en mülteci-friendly partilerin bile artık seçimlerden önce "koalisyon ortağı olacaksak göçü durdurmaya yönelik kararların alınması şart" demeye başladılar. çok yakında almanya'da afd'siz koalisyon kurulamayacak günleri de görürüz.

yukarda da avrupa için ordu mordu denmiş kahkaha attım, bu pembe götlülerden bunu bekleyenlere anca gülünür. her şey teknoloji değil adamlarda savaşacak asker yok ve bulamayacaklar da. benim korkum türkiye için ab üyeliğini gündeme getirip sahaya bizi sürmeleri. geçen hafta da bunun işaretleri gözükmeye başladı. umarım böyle aptalca bir maceraya girmeyiz yoksa sonumuz ukrayna gibi olur.
0
beatbox yapan metalci
(01.03.25)
Bu arada bunu da paylaşmak istedim, smarter every day abinin mevcut sosyal medyanın ve özellikle bu tarz siyasi/savaş dönemlerinde bu tarz platformlarin durumu hakkında bir analizi;
x.com
0
logisticsmanager
(01.03.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. acik soyleyeyim, abd'den kopusun avrupa'nin isine yarayacagini dusunuyorum. turk insani avrupa'yi anlayamiyor bence. aklindaki guclu ulke profilini cogunlukla paraya ve teknolojiye dayandiriyor, medeniyet, ozgurluk, insan haklari vs. hic umrunda degil. abd bu konularda avrupa'nin yanina bile yaklasamaz. abd ve cin gibi ulkeler teknoloji gelistirir, ama bilim uretmez, yani uygulamali bilimlerle ilgilenirler, temel bilimlerle degil. kesfi avrupa yapar, abd bunun uzerine teknoloji kurar, cin bu teknolojinin fiyatini dusurup performansini artirir. simdi avrupa'nin onunde daha girisimci bir toplum olusturmak icin bir firsat var. keza bence bu olmasa bile avrupa, abd'den cok daha ustun yukarida saydigim konularda.
0
Sour
(02.03.25)
avrupanin sorunlari structural. o yüzden degismesi zor. demokrasi olarak cok ilerideler tabii ki ama ekonomik anlamda cok gerileyecekler ileriki sürecte. ukrayna, coronadan vs önce de öyleydi.

sahlanacak olan yerler asya. abd de gerilemez bence. avrupa ileride su anda sahip oldugu prosperity yi yitirecek büyük ihtimalle.

o yüzden öyle bir teori yok :)
0
sonsuz
(02.03.25)
(3)

Trump ikinci döneminde şimdiye kadar neler yaptı?

michael_knight
Konu hakkında haberleri çok dikkatli takip etmiyorum ama şunları yaptı diye biliyorum. Yanlış bildiklerimi düzeltip, eksikleri tamamlar mısınız?Abd vatandaşı olsanız trump’a oy verir miydiniz?Trump’a nasıl bakıyorsunuz?Sonuçta ABD’de diktatör olmak mümkün değil. Güçler ayrılığı çok sağlam bir şekild
Konu hakkında haberleri çok dikkatli takip etmiyorum ama şunları yaptı diye biliyorum.
Yanlış bildiklerimi düzeltip, eksikleri tamamlar mısınız?

Abd vatandaşı olsanız trump’a oy verir miydiniz?
Trump’a nasıl bakıyorsunuz?
Sonuçta ABD’de diktatör olmak mümkün değil. Güçler ayrılığı çok sağlam bir şekilde yapılmış. Bu kadar büyük ve cesur hareketleri nasıl yapabiliyor?

- Göçmenlerin bir kısmını gerçekten atacak
- ABD toprağında doğanlara otomatik vatandaşlık verilmesini kaldırdı.
- Avrupa’yı artık askeri olarak korumayacağım, para harcamayacağım diyor.
- Ukrayna’ya gazı verip savaşa sokan Amerika şimdi Ukrayna olmadan Rusya ile oturup savaşı bitiriyor
- filistinin yarısını tarafsız toprak gibi bir şey yapma girişimi var.
- grönland’ı bana verin deyip ortalığı karıştırdı
- Kanada Meksika ve Çin’e gümrük vergileri koydu koyacak
- Avrupa’ya da gümrük vergisi koyma ihtimali var
- cinsiyetleri kadın-erkek ile sınırlandırdı Amerika’da
- Rusya’yı Suriye’den attı, kurtuldu.
- DOGE bakanlığı ile verimlilik bahanesini kullanarak istemediklerini memuriyet ve bürokrasiden temizliyor
- Abd’yi iklimi koruma anlaşmasından çekti (Paris anlaşmasıydı galiba ismi)
- abd’yi dünya sağlık örgütünden çıkardı
- USAID aracılığıyla dünyanın her bir yanında Amerika’yı desteklemek amaçlı harcanan paraları durdurdu. Kendi faydasına olacak yeni bir sistem kuracaktır
0
michael_knight
(20.02.25)
Amerika da vatandaşlık artık sadece amerika da askerlik yaparsan veya diplomat pasaport a sahipsen vatandaşlığa başvurabilirsin.Bildiğim bu
0
smokee
(20.02.25)
ABD de olsaydım diğerlerine göre dünyaya daha az zararlı olmadı niyetiyle oy verirdim.
Trump diktatör değil. Sadece iş hayatındaki tecrübesini siyasete uyguluyor. Uygulamalarıyla bir tür uyanışa da neden oluyor diyebiliriz.

Trump'a bakış açım,
büyük ve ani konuşuyor. Beklediğini göremediği anda da asker veya savaş gemisi göndermek yerine anlaşmaya çalışan biri rolünde.

Bu kadar büyük ve cesur hareketleri nasıl yapabiliyor?
Arkasında belli güçler (bir kısmı küreselci) var.
Şimdilik
İçeriye ağırlık veriyor harcamaları kısıtlamaya ve sonrasında Rusya'yla ilişkileri düzenleyip Çin'e karşı mücadeleyi arttıracak.

ABD ve Rusya'nın Arabistan'da buluşmaları da rastgele bir şey değil. Her zaman için para/yatırım/gelecek vaadi neredeyse orada buluşulur.

Diğer yaptığı şeyler:
- Meksika Körfezi artık ismen "ABD körfezi" olma yolunda. Daha bir kaç hafta önce sadece Meksika Körfezi yazıyordu. Şu an Google mapstan bakabilirsiniz ismin nasıl değiştiğine.
- Meksika'daki uyuştucu çeteleriyle mücadele ve oradan gelen göçmenler için bazı çalışmaları var.
Meksika hükümeti de buna olumlu yanıt verdi.
- usaid in dünyada yardım ettiği kişi ve kurumlar var bunların da ifşa edilmesi söz konusu.
- Kennedy suikastı belgelerinin yayınlaması kararına imzasını attı.
(kendi hayatı için de bir tür tedbir denebilir)
- zelenisky'i son günlerde yine eleştirdi. sattı da diyebiliriz.
savaş boyunca yaptıkları yardıma karşılık Ukrayna madenlerine göz dikti ve bunu açıkça belirtti.
Ukrayna'nın madenleri olmasaydı ikinci seçenek olarak herhalde sonraki nesilleri bile borçlu hale getirecek duyun-u umumiye tarzı bir kurum kurulurdu ukraynaya.
Avrupa da yoruldu bu savaştan istedikleri sonucu alamadılar ve şimdi de ABD tarafından yalnızlaştırılıyorlar.
Türkiyenin ise bu nokta da önemi artar.

-covid döneminin bilinmeyenleri de ifşa edilebilir. ABD sağlık bakanının açıklamalarını dikkatle izlemek gerek.
- sosyal medya şirketleri de trump'ın gelmesiyle biraz ayaklarını denk aldılar. Mesela Facebook sahibi mark zuckerberg aşı karşıtı paylaşımların engellenmesi ile ilgili beyaz saraydan baskı aldıklarını belirtti.
Trump gibi biri yokmuş gibi hareket ediyor ve hesaplarını kapatmışlardı.
Truth Social'i Trump bu sebeple kurmuştu.
- salgın dönemi aşı olmayı reddeden askerler orduya geri döndü.
- Trumpın radarına denetleme maksadıyla Pentagon da girerse iş çok daha gerilimli bir hal alabilir.

Trump gibi izlenmesi gereken biri de e.Musk .
Avrupa'daki bazı hükümetlere laf atmaktan geri kalmıyor.
0
diyecevaplandı
(20.02.25)
güçler ayrılığını kaldırdı. herkes yasayı benim yorumlayacak şeklinde executive order çıkardı.
en son tweetinde kendisinden kral diye bahsetti.
seçilmemiş nazi elon musk ı tüm devlet dairelerinin içine soktu.
0
inheritance
(20.02.25)
(3)

Günlerimi planlamak için app var mı?

michael_knight
iOS üzerinde Takvim uygulamasını kullanıyorum şu anda. Ama bundan daha iyi, hatırlatmalar kurabileceğim, alarmlar çalacak, to-do list’ler hazırlayacağım çok fonksiyonlu ve çok kullanılan bir uygulama var mı?Büyük ihtimalle vardır ve çok bilinen bir uygulamadır ama ben bilmiyorumdur.
iOS üzerinde Takvim uygulamasını kullanıyorum şu anda.
Ama bundan daha iyi, hatırlatmalar kurabileceğim, alarmlar çalacak, to-do list’ler hazırlayacağım çok fonksiyonlu ve çok kullanılan bir uygulama var mı?

Büyük ihtimalle vardır ve çok bilinen bir uygulamadır ama ben bilmiyorumdur.
0
michael_knight
(17.02.25)
Google tasks var mesela. ticktick ya da todoist de olabilir.
0
orient blue
(17.02.25)
microsoft'un planner'i var. yakin zamanda trello kullandim. browser üzerinden kullaniyorum ama ben pek begendim.
0
deckard
(17.02.25)
maksimum verim almak istiyorsan baska uygulamalari bosver. apple ekosisteminde kal. sihirli formulu veriyorum.

alarm icin: clocks
etkinlikler icin: calendar
hatirlaticilar icin: reminders
diger hersey icin: notes
gunluk icin: gunluk
klasor, arsivleme icin: files
0
buenosdias
(17.02.25)
(6)

Gurbetçiler neden Türkiye’ye gelince sağlık hizmeti alıyor?

michael_knight
Özellikle diş için soruyorum ama diğerlerini de merak ediyorum. Sigorta diş masraflarını karşılamıyor mu mesela Almanya, Fransa gibi ülkelerde?
Özellikle diş için soruyorum ama diğerlerini de merak ediyorum.

Sigorta diş masraflarını karşılamıyor mu mesela Almanya, Fransa gibi ülkelerde?
0
michael_knight
(14.02.25)
ucuz cünkü. almanya icin konusursam,

ek dis sigortan yoksa hicbir sey karsilanmiyor gibi bisi. dis sigortanin da primi ucuz degil öyle cok. implant özellikle coook pahali. tr'de is gücü ucuz kaliyor.

bence sacmalik. tatile gelmissin yok oram agriyor buram sizliyor.
dis temizligi 100-130€. 50€ sunu sigortadan geri aldim. tr'de daha ucuza geliyordur büyük ihtimalle.

cilt bakimi da cok ucuz kaliyor tr'de.
0
sonsuz
(14.02.25)
Diş masrafı var diş masrafi var. 10 tane implant takmak ile dis temizleme ya da çürük halletme farklı tabi.
Implant baya pahalı. Sigorta belli yere kadar karşılar, tr uygun gelebilir. Dandik sigortası olanlara zaten kesin daha ucuz gelir, benimkisi gene iyi misal diş ve gözlük konusunda baya kapsamli.

Onun dışında ben hayatımda Türkiye'ye tedaviye gelen duymadım. Ancak diş ve epilasyon/estetik.
0
logisticsmanager
(14.02.25)
Cevaplayayim. Almanyada yasayan biri olarak yilda bir defa dis temizligimi Turkiye tatiline denk getiririm.Her sene ayni yerde yaptiriyorum.
Almanyada yaptirsam zorunlu saglik sigortasinin geri verecegi 50€ ile Turkiye Almanya fiyatlari ayni oluyor. Turkiyede yaptirmak tercih meselesi.

Almanyada disdeki daha ciddi tedavileri de kapsayan daha kapsamli saglik sigortalari da var ama onlarin primlerini odemektense Turkiyede halletmek daha pratik bence
0
turkuaz
(14.02.25)
Turkiye'de iyi doktorlarin, yeni nesil degil, cok daha fazla hasta gordukleri ve cok farkli vakalarla karsilastiklari icin, cok daha iyi ve bilgili olduklarini dusunuyorum
Bazi tahlillerime turkiye'e mutlaka baktiririm ve bazi doktorlarim hala turkiye'de. Disci de kesinlikle tr'de ucuza geliyor. Sadece TR degil bu arada, Avusturya'dan dis icin, cilt icin vs. Macaristan'a, Cek'e, Yunanistan'da giden bir suru insan var bu arada, avusturyali ve yabanci. Benim de TR baglantim olmasa ben de oyle yaparim. Arti hizmet kalitesi tartisilmaz ztn
0
kassiopeia
(14.02.25)
Kuşadası ve Didimde 3 dükkandan biri diş polikliğini. Türkiyede sağlık hizmetleri ucuz almancılar ve turistler tedaviye trye geliyor.
0
mikahakkinen
(14.02.25)
Onceki cevaplarda az cok belirtilmis zaten de ben de Hollanda'dan bildireyim. Burada sistem senin mumkun oldugunca hastaneleri mesgul etmemeni istiyor. Yuzde 1 ihtimalle olumcul sonucu olan birsey olsa ve sen o 100 kisiden biriysen olebiliyorsun. Tabii cok israrci olursun, biraz abartirsin falan bakarlar belki. Ben acikcasi burada kendimce durumu kabullendim, oldurmeyen hastalik icin tedavi beklentim yok.

Bunun yaninda bir de kronik bir hastaligin oldugunu dusunuyorsun mesela, burada aile hekimini ikna edip detayli tahlillere falan girmek cok zor. Dolayisiyla gurbetciler de onla ugrasacagina Turkiye'de baktiriyor kendine.
0
mbond
(14.02.25)
(5)

Pavarotti kilo verseydi sesi değişir miydi?

michael_knight
Pavarotti mesela 80 kiloya inseydi sesi değişir, kendi alanında işe yaramaz hale gelir miydi?Opera sanatçılarının kiloları ile ilgili böyle bir durum var mı? Kalın sesli olanlar sumocular gibi özellikle kilolu bir fizik için mi uğraşıyorlar?
Pavarotti mesela 80 kiloya inseydi sesi değişir, kendi alanında işe yaramaz hale gelir miydi?

Opera sanatçılarının kiloları ile ilgili böyle bir durum var mı? Kalın sesli olanlar sumocular gibi özellikle kilolu bir fizik için mi uğraşıyorlar?
0
michael_knight
(14.02.25)
Bence değişmezdi, zira sesin kiloyla bir ilgisi yok. Opera sanatçıları şişman olur algısı sanırım Pavarotti nedeniyle var ama dikkat edersen Pavarotti'nin çağdaşları olsun günümüz opera sanatçıları olsun büyük bir kısmı fit ya da normal vücut ölçülerinde sanatçılar, Pavarotti çok popüler olduğu için öyle bir algı olabilir, yoksa ses genişliğinin şişmanlıkla bir ilgisi yok. Yani bakıyorsun Jose Carreras Placido Domingo Andrea Bocelli Roberto Alagna falan normal vücut ölçülerinde insanlar sesleri de hayvan gibi, yani aralarında illa şişman olanlar da vardır ama onlar da normal bir insan neden şişmansa o nedenle şişmanlardır sesleri nedeniyle değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.25)
adel'in sesi kilo verince degisti mi?
cevap hyr.
0
cooperr
(14.02.25)
Kısa cevap hayır.

Özellikle kilo almak için uğraşmıyorlar çünkü alakası yok. Sesin rengini belirleyen şey gırtlak yapısı, ses tellerinin uzunluğu gibi genetik faktörler. Ama belli belirsiz farklar muhakkak olacaktır akciğer ve diyagram kapasitesi sebebiyle ama farkı işitmek için de pavarotti olmak gerekebilir.
0
orient blue
(14.02.25)
değişmez diye bir şey yok bence.

örnek olarak o ses türkiye hasan doğru yazarsan cevabı bulabilirsin :)

önceki hali :www.youtube.com
sonraki hali : www.youtube.com
0
funl
(14.02.25)
en.wikipedia.org

bu sayfada kilo kaybının sesini olumsuz anlamda etkilediğine dair bilgiler var. ama net bilimsel bi dayanağı yok sanırım bu bilginin.

ama kadın başta kiloluymuş. pavarotti de aynı şekilde sanırım. yani ses için kilo almamışlar, zaten kilolularmış.
0
elorelia
(14.02.25)
(7)

İstanbul’da neden aspava yok?

michael_knight
İkramların maliyeti Ankara ile çok farklı değildir herhalde, olsa olsa %10 fark olur onu da hesaba yansıtırsın. Hatta ilk aspava olduğu için biraz pahalıdan başlar hizmet vermeye. Neden kimse denemedi?Deneyip de başarılamadıysa neden?Ankara dışında var mı?
İkramların maliyeti Ankara ile çok farklı değildir herhalde, olsa olsa %10 fark olur onu da hesaba yansıtırsın.
Hatta ilk aspava olduğu için biraz pahalıdan başlar hizmet vermeye.

Neden kimse denemedi?
Deneyip de başarılamadıysa neden?
Ankara dışında var mı?
0
michael_knight
(09.02.25)
aspava olması şart değil. ikramlı olan restoran olması önemli.

istanbulda o kadar ikram veren restorana rastlamadım. adamlar ne açsa doluyor. 2-3 meze veren yerler bile dopdoluydu. hal böyleyken neden daha fazla ikram versinler?
0
jelly bear
(09.02.25)
Hakikaten yok mu ya kültür şoku yaşadım.
0
anon1m
(09.02.25)
Aspava Ankara'ya mahsus değil miydi yahu? Ben mi yanlış biliyorum?
0
muhayyer divan
(10.02.25)
vardi bizim zamanimizda
eksisozluk.com
0
fevzi123
(10.02.25)
ankarada bile sirf circlejerk sebebiyle olan bir sey oldugu icin olabilir.

bakin ortalama bir kebapcida bile, ankarada en ovulup bitirilemeyen aspavadaki ikramlardan daha guzeli gelir
0
aguen
(10.02.25)
Aspava ismi, Allah Sağlık Para Versin Amin kelimelerinden gelir.

İkramcı anlamına gelmez. Basiretli, inançlı, işine saygı duyan, müşterisine esnaf olarak iyi hizmet veren vs ahi lokantası gibi bir şeydir.

İstanbul'da orman kanunları geçerli, yukarıdakilerin pek bir değeri yok.
0
alfired
(10.02.25)
@aguen circlejerk ne demek?
0
🌸michael_knight
(10.02.25)
(5)

Bebek ne zaman yürümeye başlar?

michael_knight
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor. Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor.
Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?

Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
0
michael_knight
(28.01.25)
Tam zamani kontrol etmedim ama bu noktadan en fazla birkac ay sonra ara ara dusme durumlari olsa da normal yurumeye basladi.
0
mbond
(28.01.25)
Benim kizim 12 aylikken ilk adimlarina basladi. 15 aylikken de bagimsiz yuruyebilmeye basladi. Ilk adimdan 2-3 ay bagimsiz yuruyeiblmeye basliyor benim gordugum bebekler.

Ancak bunun kurali yok her bebegin gelisimi farkli. Bazen bazi bebekler yuruyebiliyor olmasina ragmen yurumeyi istemiyor. Tembellik gibi birsey sanirim :)

Ama genel olarak soylenen en gec 18 aylik oldugunda cocugun bagimsiz yuruyebilmesi lazim. Tabi dediginiz gibi ara sira dusebilir o normal.

Bence sizin durumunuzda max 1 aya kadar bagimsiz yuruyecek sizinki.
0
nuevo
(28.01.25)
Genelde erkekler daha erken yürür. Kızım 14 aylıkken yürüdü. Emeklemede master yapıp başladı. Her çocuğun farklı yapısı var. 2 yaşında falan normal insan gibi yürür. Düşme olması normal ayakların tam süper güçlenmesi 3 yaşı bulur ama artık 2 den sonra kafaya takmaya gerek yok.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
Bizimki 16. ay civarında yürümeye başladı l, bakıcımızın emeği çok
0
mirty
(28.01.25)
cogunlukla yasini karsilar derler, yani 12 ay. bizim oglan yasini karsiladi.
ben tembel teneke olarak 14 ayda yurumusum.
sizinki de yakinda yurur, yurumeyen yok.
sikinti yapmayin, kafaya takacak bir mevzu degil.
0
cooperr
(29.01.25)
(1)

Ekrem Coşkun Döner’e ne oldu?

michael_knight
İlk yediğimde müthiş lezzetli ve ucuzdu. Kısa sürede çok büyüdü ve kısa sürede yok oldu. Ne oldu da böyle oldu?Franchise vermeye başlayınca mı böyle baş aşağı gitti ya da başka bir şey mi oldu?
İlk yediğimde müthiş lezzetli ve ucuzdu.
Kısa sürede çok büyüdü ve kısa sürede yok oldu.

Ne oldu da böyle oldu?
Franchise vermeye başlayınca mı böyle baş aşağı gitti ya da başka bir şey mi oldu?
0
michael_knight
(26.01.25)
Maliyetleri artınca fiyatları yükselttiler, hitap ettiği kesim et döner alamaz hale geldi. Bunun üzerine tavuk döner eklediler. O da tutmadı. Battılar yavaş yavaş.
* Kara para aklıyor olsalar batmazlardı.
0
parka
(26.01.25)
(1)

SMA’lı bebekler tedavi alınca yaşama oranı ne kadar?

michael_knight
SMA’lı bebekler için diyelim ki para toplandı, tedavi zamanında yapıldı. Bu durumda 100 bebekten yaklaşık kaçı mesela 20 yaşını geçecek kadar yaşıyor?Veya herhangi bir insan gibi mi oluyor ömrü, bilmediğim başka değişkenler de var mı?
SMA’lı bebekler için diyelim ki para toplandı, tedavi zamanında yapıldı.
Bu durumda 100 bebekten yaklaşık kaçı mesela 20 yaşını geçecek kadar yaşıyor?

Veya herhangi bir insan gibi mi oluyor ömrü, bilmediğim başka değişkenler de var mı?
0
michael_knight
(25.01.25)
hiç biri 20 yaşları göremiyecek. böyle bir çalışmada yok zaten.
gen tedavisi çok çok çok çok küçük bir kesime uygulana biliyor.
sosyal medyada, çarşıda pazarda milleten para toplayanların hiç biri gen tedavisine uygun bile değil.
tamamen insanları duygu sömürüsüyle kandırıp dolandırma işine döndü. hiç bir şekilde devlette bunu dur demiyor. her sokak başında ağlamaklı sesle konuşan kaseti çevirip çevirip yayınlıyorlar.
halkta enayi çok her ağlayana para veriyorlar.

zaten yıl olmuş 2025 bu zamanda inatla hasta çocuk dünyaya getirmek en hafif tabirle ahmaklıktır.
0
my fault
(25.01.25)
(11)

Türkiye’de neden pompacılar var?

michael_knight
Akaryakıt istasyonlarında pompacıların olmadığı pek çok ülke var. Türkiye’de neden pompacılar ile devam ediliyor?Pompacılar olmasa da benzini 10 kuruş daha ucuza alsak olmaz mı?
Akaryakıt istasyonlarında pompacıların olmadığı pek çok ülke var.
Türkiye’de neden pompacılar ile devam ediliyor?

Pompacılar olmasa da benzini 10 kuruş daha ucuza alsak olmaz mı?
0
michael_knight
(24.01.25)
Halkımızın yeteneklerine güvencen çok fazla. Elinde sigara ile benzin doldurmaya çalışacak, benzinli motora dizel koyacak, dizel motorda adblue kısmına yakıt dolduracak insan sayısı bunları yapmayacak kişiden fazla. Daha bunun random plaka yazıp varillere yakıt doldurup terör eylemine kadar kim bilir ne için kullanacak olanlar var. Bütün araçlara zorunlu taşıt tanıma sistemi gelirse belki kurtarır. Sistemi dizayn ederken kullanıcı faktörünü gözardı etmemek lazım :)
0
nawar
(24.01.25)
Cihazı bozarlar diye korkuyorlar. Bir de sakarlıkta çok fazla. Sigarayla tutup ortalığı yakan çok çıkar.
0
wd40
(24.01.25)
Öyle bir uygulamaya geçip yanına seyir tribünü koysalar valla gider seyrederim. Çok eğlenceli olur :)
0
Mirket
(24.01.25)
Amerika'da çoğu eyalette pompacı yok ama süpermarketlerde kasiyerden sonra poşetleyici var. Yani bu işlerin bir doğrusu yok, ülkelerin bu tarz yetenek gerektirmeyen işlere ihtiyacı var ve ona göre yer açıyorlar herhalde :D

Ayrıca bence de yıllık pompacı masrafı muhtemelen pompacı olmasa oluşacak kazaların masrafından düşüktür
0
nundu
(24.01.25)
ya sürdüğü araba benzinle mi dizel yakıtla mı çalışıyor bilmeyenler var. Ahahah. Yani bu uygulamaya geçilse tabi ki üç beş sene içinde adapte olunur ama ilk yıllar herkes için sabır sınavına dönüşür. Ve evet bence de yaşanacak kazaların masrafındansa pompacıların olması çok daha iyi ve güvenli.
0
a perfect lie
(24.01.25)
3. dunya ulkelerinde kalifiye olmayan eleman maaslari dusuk ve hizmet sektoru gelismis vaziyette. turkiyede araba sahibi olmak ve benzin almak lukse girdiginden pompa hizmeti verilmesi normal.

olayin cikabilecek kazalarla falan alakasi yok, benzin zaten oyle yaninda sigara icerken patlayabilecek bisey degil, dizelin zaten uzerine sigara atsan da yanmaz.
0
cooperr
(24.01.25)
İşsizlik çok fazla olduğundan pompacı, kapıcı, çaycı, odacı gibi vasıfsız ve ekstra beceri gerektirmeyen iş kolları mevcut.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.01.25)
Biz gerizekalı bir toplumuz ondan. İlk sebebi benzin ülkede en değerli şeylerden biri. Eskiden motorin benzin pompaları aynıydı benzinli araca motorin koyabilecek bir toplumuz. Ayrıca pompacı olan olmayan benzinlikler olsa herkes pompacı olana gider. Sosyolojik bir şey biz yönlendirilmeyi seven bir toplumuz.
0
mikahakkinen
(24.01.25)
Adam sigarayi benzin ustunde söndürüyor haci ne diyorsun
0
Zetnikov
(25.01.25)
@zetnikov ben öyle bir şey görmedim, internette bir video mu yoksa sen mi gördün?
0
🌸michael_knight
(25.01.25)
olayın zeka ile ilgili olduğunu sanmıyorum.
alışılır, öğrenilir bir şekilde yapılır o. amerika'da da bir sürü aptal insan var. benzin koyamayan insan videoları gırla internette.

sebebi biraz "hizmet bağımlısı olmak"la ilgili. self-servis yerlere gidip nerede bu garson diye bağıran güzel insanlar var. bunlar kendi arabasına benzin koymayı kendilerine hakaret sayarlar.

en az üç arkadaşım işsiz -ki ben çok az arkadaşı olan ve çok az iletişim kuran biriyim-. e pompacıları da kaldıralım, işsizlik daha mı artsın. işin bir de bu boyutu var.
0
biseysorcaktim
(25.01.25)
(6)

Kandıralı Ferdi neden?

michael_knight
Kandıralı Ferdi şarkı sözlerini bilerek mi yanlış söylüyor?Seviyor veya izliyor musunuz görünce?
Kandıralı Ferdi şarkı sözlerini bilerek mi yanlış söylüyor?
Seviyor veya izliyor musunuz görünce?
0
michael_knight
(23.01.25)
yok hocam bilerek değil zihinsel engelli kendisi, kulağına geleni ezberlediği kadarıyla yalan yanlış söylüyor.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(24.01.25)
bir kez denk geldim. aşağılamak için söylemiyorum ama retarded biri gibi duruyor. konuşması da öyle. iki kelimeyi bir araya getiremeyen biri.
0
sir gawain
(24.01.25)
düz gerizekalı işte. bunu sevende bunun gibidir.
0
scudman1
(24.01.25)
Hic hoslanmiyorum. Komik de gelmiyor. Gorunce geciyorum direkt. Ortaokulda olsam gulerdim muhtemelen
0
mor oje
(24.01.25)
gerizekalı hayrettin zihinsel engelli ve düşük zekalı insanları alıp onlarla dalga geçiyor millette izliyor. gerizekalı boş bir toplumuz küvezde çocuklar ölür, insanlar yanar, depremde bölgeler yıkılır biz hayrettin izleriz.
0
mikahakkinen
(24.01.25)
gerizekalı olduğunu düşünüp dinlemiyorum
0
Hallegadola
(24.01.25)
(6)

Amerika’daki yangın konusunu anlayamadım

michael_knight
Selamlar,Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım. O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?İngilizce Türkçe link de olur.
Selamlar,
Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım.
O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?
İngilizce Türkçe link de olur.
0
michael_knight
(09.01.25)
O mevzuyu net bilmiyorum da ben 15 sene once Los Angeles'a gittigimde Hollywood/Beverly Hills Celebrity Homes diye ufak ustu acik bir minibuste bir turist turuna katilmistim. Rehberimiz (kendisi de eski bir oyuncuydu) surekli buralarda sikca yangin oluyor, sigorta sirketleri su evleri sigortalamiyor, cunku bitki ortusu ve col iklimi yangina asiri yatkin falan diye sik sik bahsediyordu. Bunlarin hicbiri yeni degil yani, sadece bu sefer yangin biraz daha buyuk. Hala o bolgelerden ev alanlarin da cogu riskin farkindadir ya da maddi kaygisi yoktur.
0
hot potato
(09.01.25)
Abi Amerika'da yangın ve sel konusunda, tam bir vahşi kapitalizm ülkesi olduğu için, sigorta şirketleri canının istediğini yapıyor. Misal sürekli sel olan yerlerde ya yapmıyorlar sel sigortası ya da kol gibi para istiyorlar.
Burada da yangın var. Bir sigorta şirketi yazın demiş ki ben artık bu bölgede yangın sigortası yapmıyorum çünkü sürekli yangın var. Bundan 3-4 yıl önce başlamışlar zaten çoğu yapmamaya. Ben bill burr'den biliyorum California'da sürekli olur los Angeles'da yaşadığı için sürekli yanıyor.

Neyse yani, klasik risk gören sigorta şirketlerinin kafasına göre at kosturabildigi ülkede "bana müsade kendi basinizin caresine bakin" demesi olay.

www.newsweek.com
0
logisticsmanager
(10.01.25)
ben de merak ettim bu olayı da twitter'da bi kaç twit'e denk geldim. özetle; şuanki yönetim kol gibi vergi alım cücük gibi karşılık vermiş. eşitlik, özgürlük, azınlık derken yangınların sık yaşandığı bu yerlerde gerekli önlemleri almamışlar. aylar öncesinden trump bile bu konuda bir sürü söylenmiş "sizin en başat sorununuz yangınlar ve siz önlem almıyorsunuz bu konuda" demiş. ilgililer ve yetkililer pek ilgisiz davranmış bu konuda.

bu politik gelişmeler ışığında sigorta şirketleri poliçeleri yenilememeye başlamış.

nasılki istanbul için bir deprem öngörüsü var ve önlem alınması gerektiği söyleniyorsa, orası için de yangın öngörüsü varmış yani.


nypost.com
(haberin en sonunda trump'un bahsi geçen twit'i var, 2019 tarihli)
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
Linkler ve açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar.

Sigortacıların yaptığı çok doğru göründü bana. Hem siz hem de Amerikan halkı neden garipsemiş bu durumu?

Orada yangın riski çok fazla olduğu için, gerekli önlemler alınmadığı için sigorta yapmak istemiyorlar işte. Suçlu sigorta şirketleri değil önlem almayan, devlet, belediye, itfaiye, şerif vs. diye düşünüyorum.

Kaçak elektriği herkesin ödemesi gibi sonuçta bu riskli yerlere sigorta şirketleri tazminat ödedikçe her yerdeki sigortalıların parasından çıkacak o masraflar bir şekilde.

Ben aşırı ötesi liberal mi bakıyorum konuya?
0
🌸michael_knight
(10.01.25)
Yani eğer Türkiye'de de depremin, selin sigortadan çıkması gibi şeyleri de savunuyorsan bakış açında sorun yok.

Neden garipsiyoruz? Zamanında insanlara radyasyonlu fırça yalatanları neden garipsiyorsam ondan. Tek işi daha çok para düşünmek olan, paradan başka hiçbir şeyi umursamayan corporation savunacak değilim. Sen intihar etme diye çalıştığın yere cam koymayacak sirketlere "free economy baby" dersen yarın "geçen sene bir bira icmissin, alkol sağlığa zararlı. Ondan sağlık sigortani yüzde 200 artırıyoruz" derler, "liberal economy <3" dersin.

Dünyanı geldiği noktada bizleri köle haline getirememelerinin sebepleri herkesin liberal olmaması.

Neyse konu sapmasın. Sigorta sirketi savunamam hayatta.
0
logisticsmanager
(10.01.25)
michael_knight'ın dediği sigorta işinin özü itibariyle doğru. Sigorta işinde nihayetinde belli bir tutar karşılığında insanların risklerini satın alıyorsun. Bu bedelin satın alınabilir olması için riskin de görece küçük olması, hatta mümkünse de aynı riske sahip sigortalıların çok olması lazım, zira sigorta bedeli riskle doğru orantılı. Riskin çok yüksek olduğu durumlarda sigorta mantıksız hale geliyor çünkü şirketin

a) Sigorta bedelini çok yüksek tutması lazım: Mesela 5 milyon dolarlık ev için 2 milyon dolar. Ki bu bile riskin çok çok yüksek olduğu durumlarda sorunlu çünkü riskin yüksek olması demek bir noktada o söz konusu olay yaşandığında sigorta şirketinin batması demek.(Mesela sen o bölgedeki evlerin 1 yıl içinde yangından zarar göreceğini düşünüp %80 premiumla sigorta yapmayı kabul etsen bile o olay yaşandığında ödeyeceğin %20'lik fark seni batırmaya yeter)
b) Sigorta şirketinin zararına risk alması lazım: Bu da özel şirket için mantıklı değil, ancak devlet bir sosyal hizmet olarak yaparsa yapar.
0
salihdt
(10.01.25)
(21)

Cumhurbaşkanımızdan daha iyi siyasetçi var mı?

michael_knight
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar v
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?
Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar vermeyelim lütfen.
0
michael_knight
(05.01.25)
Ahmet Necdet Sezer hariç hepsi birbirinin laciverti.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.01.25)
Yıllardır karşısında Kılıçdaroğlu vardı. Şimdi de özel var.
RTE hayatında gerçek muhalefet görmedi diyebilirim.
0
parka
(06.01.25)
Süleyman Demirel.

Türkiye Cumhuriyetinin yetistirdigi en bilge ve önemli devlet adamidir. Özalci olmama ragmen Özal'dan bile iyi oldugunu söylemem gerekir.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Önceki dönemlerde çatır çatır soran, sorgulayan, ağızdan çıkan her cümleyi, atılan her adımı, alınan her kararı günler boyu ana akım medyada irdeleyen bir medya vardı.

Şartlar eşit değildi yani. Onun için kıyas yapılamaz.
0
Mirket
(06.01.25)
bırak turgut özal'ı daha geriye gitsen de yok. net.
beğenirsin beğenmezsin ama objektif bir şekilde değerlendireceksen eğer gerçeği teslim etmek zorundasın.
türkiye'de kazanan=iyi siyasetçi algısı var. ama iyi siyasetçi aslında kaybetse de kazanan kişidir. bunu unutmamak gerekir. erdoğan her zaman bireysel girdiği seçimi kazandı ama partisi 2015'te de hatırlarsınız en yakın rakibinden neredeyse 2 kat fazla oy almasına rağmen tek başına iktidar olamıyordu.
ayrıca bireysel olarak bu kadar fazla sayıda girdiği seçimi kazanan bir örnek yok siyasi tarihimizde. (beyoğlu belediye başkanlığından itibaren düşünün) dolayısıyla rte'yi bir bütün olarak siyasi tarihimizdeki hiçbir isimle kıyaslamak doğru olmaz bu konuda eşsiz çünkü.
ancak dönem dönem ayırarak kıyaslama yapılması mümkün olabilir.
0
ezkaza
(06.01.25)
ala09
(06.01.25)
Bence en kötü RTE. Diğerleri de kusursuz diyemem ama en kötüsü RTE. Eleştrilemiyor ayrıca. En ufak bir eleştiride ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor insanlar.

Şuanki oyların gerçekliği bile sorgulanacak halde. Eskiden böyle bir durum yoktu.

Eğer oy yüzdeliğini başarı olarak göreceksek RTE nin oyları önce türban sorunundan geldi, sonra kürt açılımı yaptı, sonra CHP lileri kürtçü yapıp sayın Apo falan oldu... Böyle bir siyasetle yüksek oy oranı normal
0
wd40
(06.01.25)
erdogan'in sirri kendi kitlesini yonetebilmekte. bu ulkede her siyasetci partisi tarafindan sallanmistir. erdogan'in kurdugu otoritenin gucu akp'de kurdugu otoriteye dayaniyor.

demirel'in hukumetini kendi partisi dusurmustu, ozal'a mesut yilmaz ters gidiyordu. erdogan'i boyle challenge edebilecek bir kisi veya grup yok akp icinde. en cok sallandigi 2015 haziran secimlerinden bile sapasaglam cikabilmesinin sebebi bu.

oy alma ile siyaset basarisi olcemeyiz bence. cunku siyasetcinin tabani ne kadar oy alabilecegini belirliyor. turkiye'de 2/3 sagci, 1/3 solcu. hangi solcu lider ulkenin cogunu ikna edebilir ki? ecevit'in 77'de aldigi %40 bu acidan cok basarili mesela. ama ecevit'in son hasta donemlerini hatirlayanlar dsp'nin iktidar'dan %1'e dusmesini de hatirliyor.
0
antikadimag
(06.01.25)
Siyasetçi ayrı devlet adamı ayrı. Erdoğan Türk tarihinin gördüğü en berbat devlet adamı.
Siyasetçi diyeceksek de, yazılmış pasif hatta yalakalaşmış bir medya sayesinde hiç sorgulanmayan, sayıştaydan anayasa mahkemesine kurumları felç ettiği için kimsenin hesap soramadığı, hem dijital devrim hem de ilk zamanlarında ciddi para bolluğuna denk geldiği için dönemin getirdiği bütün rahatlık ve refahın kaynağı sanılan bir siyasetçi bulup onunla kıyaslamak lazım. Türkiye’deki tek adamlaşma çıkarlarına hizmet ettiği için her daim işbirliği içinde olduğu dış güçleri de eklemeli. Tarihi biraz beklemek gerek. Türkiye’nin nasıl büyük borçlara gömüldüğü az buçuk anlaşılmaya başlandı. Biraz daha bekleyelim Erdoğan’ın büyüklüğünü konuşmak için.
0
sibertenik
(06.01.25)
RTE, Türk siyaset tarihindeki bütün liderleri yenecek tek lider.

Yani Süleyman Demirel, Turgut Özal, Erbakan vs. Hepsini sandığa gömer.

Ahmet Necdet Sezer kadar da kötüsü gelmemiştir.
0
camlicagazoz
(06.01.25)
baykal krizinde kaseti yaydıranda kendi. karşısındaki muhalefeti dahi kendi şekillendirebilen adam. zaten güçlü figürlerin tam bittiği dönemde siyasette parlak birileri yokken çıktı. ama hakkını vermek lazım hitabeti çoğu lidere göre çok öndedir.
0
mikahakkinen
(06.01.25)
Bence tabi şartlar,olasılıklar değişkendir de şevki yılmazın eski refah partisi dönemlerinde ,rte ile aynı şekilde yükselme durumu vardı. Eski dönem hitabeti baya iyidir.
0
essoist
(06.01.25)
ahmet necdet sezer siyasetçi değil. ona uyan en iyi tanım devlet adamı ya da bürokrattır. soldan rte alternatifi çıkamıyor zaten, bugün bile chp’nin karşısına koyabileceği iki aday sağ kökenli siyasetçiler. belki genç ecevit yarışabilirdi rte ile.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.01.25)
rte çağlar üstü bir siyasetçi Türk siyasi tarihinde bence. onu eğiteni bulmak gerek. tamam herkes diyor hitabeti kuvvetli diye ama burada bitmiyor. son derece pragmatist ve işine geldiği kadar reformcu. içki içen akpliyse sorun yok diyebilen biri.

rte'ye yaklaşabilen tek siyasetçi demirel olabilir.

belki imamson olabilirdi kendi kendini bitirdi. cesur davranmalıydı. özalın eşi gibi bunu da eşi zarar veriyor.
0
Hallegadola
(06.01.25)
Daha fazla oy alma konusu, döneme anlayışa, seçilecek kişinin bilinirliği ve yaptıklarıyla ilgili.

90'larda belediye başkanlığında özellikle su sorunu olmak üzere bir çok sorunları halleden Recep Tayyip Erdoğan ismi, Rahmetli Erbakan'a da yakınlığı ile öne çıktı.

Ak parti kurulduktan sonraki ilk seçimlerde de iktidar olması, özellikle dindar kesimin baskı altına alınmasıyla bilinen 28 subat sonrasına denk geliyor ve dini tarafı ağır basan halk bir arayış sonucu oylarını akp ye verdi. Kısa ömürlü olan koalisyonlar yıllar yılı ise asla Türkiye'ye yaramamıştı.

Dönemi bize uzak kalıyor ama sanırım Menderes oy alma bakımından diğer liderlere göre daha öne çıkardı. Çünkü zamanında halk değil, adeta devlet partisi konumunda olan ve 1950 ye kadar "açık oy, gizli sayım ile" seçimleri alan chp'nin, bu seçimle ilgili bu kanunun değişmesinin hemen ardından iktidarı demokrat parti ye kaptırması yine dini yönü ağır basan halkın arayışının bir sonucuydu.

Partileri lider isimleri es geçersek şu bir gerçek ki Türkiye'de halk vaadlerden çok, kendi değerlerine yakın olan tarafa oy veriyor yakınlık gösteriyor.
Bu, Türkiye'nin bir gerçeği.
0
diyecevaplandı
(06.01.25)
Rte'nin stratejisi ile diğerlerinin strtejileri çok farklı. Ecevit sevilmiyor çünkü türbana açıkça karşıydı. Ne düşünüyorsa onu söylüyordu. Dürüstlük yani.

Rte ye ilk zamanlar eşcinsel hakları sorulduğunda destekleyeceğiz falan dedi. Kendi ağzıyla genelevlerden bile oy topladığını söyledi.

Başarılı siyasetçi mi? evet
İyi siyasetçi mi? hayır
0
wd40
(06.01.25)
En kotusu RTE falan diyenler olmus.
Siyasi cizgide sevmiyor olabiliriz ancak adamin basarisi gozler onunde.

Karsisinda muhalefet yoktu deniliyor. Muhalafeti yipratan kendisi. Adam yillardir onune kim gelirse sildi supurdu.

O yuzden zannimca Turkiyenin gordugu en basarili siyasetci RTE dir.

RTE Kamuoyunda tabu gozuyle bakilan Milli Gorus hareketinden cikip limitli oyunu tum merkez saga cevirmistir ve halka ulasmistir.

Ondan sonra da en basarili siyaseti Ecevittir. Adam %40 i gecti CHP ile. Bu cografyada sol partiyle bu oyu almak gercekten basaridir. Ayrica CHP den ayrilip kendi partisini kurup yine iktidar oldu.

Siyasetcinin basarisi halka ulasmasi net olarak. O yuzden benim gordugum bu ikisi var sadecee.
0
nuevo
(06.01.25)
rte'nin küresel güçler ve sermaye tarafından önünün çok açıldığını düşünüyorum. bu açıdan başarılıdır.

aldığı oy oranına bakılacaksa belediye başkanlığında alınan oylar ve kabul anlamında imamoğlu daha başarılı.
0
calmdown
(06.01.25)
yok.
0
zeleno
(06.01.25)
rte'nin en büyük sermayesi ve silahı din idi. yakın tr tarihine hakim değilim, bu kadar din vurgusu oldu mu daha önce? cahil halkları da en kolay dinle zapturapt altına alırsınız. kim bu planı programı yaptıysa ve rte'yi türkiye sahnesine sürdüyse odur iyi siyasetçi. mesela hitler için de diyor musunuz iyi siyasetçiydi diye? rte son derece otoriter bir lider ve hareketinin çevresini dinle ördüğünden kendisine neredeyse kutsallık atfetti. siyasetçi olmasaydı kesinlikle sert kuralları olan bir tarikatın lideri olurdu.
0
dilhun
(06.01.25)
Ahmet Necdet Sezer: "ben ne alaka?" :)

üstte bir arkadaş muhalefeti sildi süpürdü yazmış;

baykal'ı kaset komplosuyla silip süpürdü mesela fetö ile -ki baykal sayesinde siyaset hayatı olmuştur rte'nin :)

sağ cenahtan rte'den oy alabilecek tek bir adam vardı: muhsin yazıcıoğlu. başına neler geldi hepinizin malumu..

ergenekon, balyoz, kozmik oda, medyanın ele geçirilişi, yok pahasına satılan -artık ne karşılığında?- devlet kurumları, geldiğinden beri ortadoğunun değişen şekli -israil'in güvenliği için 1 tek kürt devleti kaldı bop'ta :)-

soruya cevap; 90'lı yıllardaki siyasetçilerin hiçbiri bunları yapmazdı, rte'nin bunları yapmasına müsade de edilmezdi. rte için resmen ortam boşaltıldı ve özel bir alan açıldı. alamet-i farikası budur yoksa..
0
makbur
(06.01.25)
(8)

Özel Sağlık Sigortası Güncel Fiyatları

michael_knight
Yıllardır benim ve eşimin çalıştığımız şirketlerden özel sağlık sigortamız oluyordu.Bu yıl yurtdışına taşındık. Şimdi özel sağlık sigortası yenileme zamanı geldi."41 yaş kadın + 41 yaş erkek + 1 yaş bebek" için ayakta tedavi olmadan aldığımız teklif toplam 95 bin TL civarında.Hiçbirimizde pahalı has
Yıllardır benim ve eşimin çalıştığımız şirketlerden özel sağlık sigortamız oluyordu.
Bu yıl yurtdışına taşındık.
Şimdi özel sağlık sigortası yenileme zamanı geldi.

"41 yaş kadın + 41 yaş erkek + 1 yaş bebek" için ayakta tedavi olmadan aldığımız teklif toplam 95 bin TL civarında.
Hiçbirimizde pahalı hastalıklar veya normalin çok dışında bir durum yok.

15 yıldan uzun süredir ikimiz de özel sağlık sigortası kapsamındayız. Sigorta yaptırmak isteme sebebimiz şimdiye kadar edindiğimiz haklarımızı bir sonraki yıla devredebilmek, yani aslında sigortayı kullamayı düşünmüyoruz. Olur da birkaç sene içinde Türkiye'ye dönmeye karar verirsek haklarımızı kaybetmek istemiyoruz.

Bu fiyat size yüksek geldi mi?
Bu hakları devam ettirebilmek için başka bir yol var mı?
0
michael_knight
(20.12.24)
3000dolar gibi bir sey, baya pahali. oldugun ulkedeki global saglik sigortalarina da bakabilirsin. belki daha ucuza veya benzer fiyatlara bulunabilir. ozellikle orda calisilan sirket varsa ve bi ozel saglik sigortasi varsa, onun ustune para ekleyerek global vs yapilma sansi olabiliyor
0
fakyoras
(20.12.24)
Kullanım yoksa, çok yüksek gelmiş.
0
erty_ksk
(20.12.24)
Çok yüksek.
Bazen sigorta şirketleri arasında hak transferi yapabiliyorsunuz, koşullarının ne olduğundan emin değilim. Ama haklarınızı kaybetmeden geçiş yapabilecekseniz farklı sigorta şirketlerinden de fiyat alın.
0
kobuzchu kiz
(20.12.24)
bende hem yeteceğini düşündüğümden hem de hak kaybı olmaması için daha ucuz olan tamamlayıcı sağlık sigortasına geçmiştim, onu araştırabilirsiniz.
0
kisa
(20.12.24)
hakları devam ettirmek için en düşük pakete yönelebilirsiniz. ben bu sene kurumsaldan ayrılıp kendime yaptırdığımda yıllık 25bin'den başlayıp kapsamına göre 60bin'e uzanan bir skalada teklif çıkardılar. atıyorum işte içinde acıbadem var mı, ayakta tedavi limiti nedir vs vs.
0
awlmi
(20.12.24)
haklarımı korumak için sadece yatarak tedaviye çevirdim. %80 düştü fiyat.
0
administ
(20.12.24)
Ağustosta yeniledik 2 kişi 40 bin ödedik diye hatırlıyorum. Ayakta tedavi yok aynı şekilde (ama %50 indirim yapıyor)

Bebek olunca risk artıyor gibi mi görüyorlar acaba onu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(20.12.24)
Eşim ve oğlum 5. senesinde, ethica tss 30k.

Bana şirket yaptırıyor fiyatını bilmiyorum.
0
kimlanbu
(20.12.24)
(20)

Liberalizm

michael_knight
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
0
michael_knight
(11.12.24)
Önce tanımını yapmamız lazım. Çünkü Türkiye'de ne kadar ülke düşmanı varsa liberalim diyor halk bunu yanlış veya o taraftan biliyor.

Düşünce özgürlüğü açısından yüzde yüz liberalim.

Ekonomik serbestlik açısından çok emin değilim. Bir de Türkiye'de liberalizmi işletsen ahbap çavuş kapitalizmine gider 5li çete tüm işleri alır. Komünizmi işletsen bu sefer devlet her şeye karışır devlet birkaç partinin kontrolünde olur. Yani Türkiye şu an ikisini de parça parça yaşıyor bence :D bundan iyisi de olmaz.

İdeal bir dünyada yakınım ama. Mesela liberal bi dünyada taksici lobisi biterdi martıcı adam direkt rekabete girebilirdi, biz bile şurada bi şirket kurup o işe atılabilirdik.
0
nhk ni youkosu
(11.12.24)
power is corrupt, absolute power is absolutely corrupt.
gücü dagitma kisminda varim. checks and balances zaten demokrasi icin cok önemli.

ama bu demek degil ki her seyi salalim, market kendini ayarlar zaten. isci haklari, azinlik haklari, hayvan haklari, kadin cocuk cocuklari, basin özgürlügü benim önem verdigim degerler. devletin bu konularda müdahalesi olmasi gerek.

+++
güvenlik icin özgürlükten vazgecilmesine karsiyim. bu da beni daha liberal yapiyor. muhafazakar görüste biri icin güvenlik önce gelir. benim icin özgürlük cok daha önemli.
0
sonsuz
(11.12.24)
Liberteyen Sosyalizm'deki liberal görüşe OK.
Liberalizm altında her türlü zulmü yapmaya hayır.
0
bartholomew87
(11.12.24)
Şimdi liberalizm denince farklı ülkelerde farklı konseptler algılanıyor. ABD'de liberal denince algılanan (ve ironik şekilde sol görüş sanılan), kadın/erkek eşitliği, ırk eşitliği, lgbt hakları vs gibi konularda liberalim. Burada zaten sjw diye laf yiyen biriyim yani genel olarak insanların bireysel özgürlüğü ve sosyal grupların eşitliğine önem veriyorum.

Ekonomik olarak sosyalist diyemem kendime ama sosyal demokratım. Serbest girişim teşvik edilmeli ama işçi hakları, halkın yararı korunmalı; sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetleri olabildiğince devlet güdümünde kalmalı gibi.

Yani sosyal medyada dalga geçilen left lib bir görüşüm var. Evet kendine left lib diyip saçma fikirler sunan çok kişi var ama bu demek değildir ki tüm ideoloji safsata :D
0
nundu
(11.12.24)
Bazı liberal ilkelerin şu anda teraziyi dengeleyebileceğine inandığımdan liberal fikirlerin toplumda daha yaygın hale gelmesine sıcak bakıyorum.

Yönetimde kontrol arttıkça sorun ve hatalar çoğalıyor. Günümüzde nüfus çok fazla ve devletler çok büyük. Haliyle her şeye merkezden ince ayar çekmeye çalışmak sürdürülebilir değil. Günümüzde ortalama bir devlet bir kişi veya dar bir grubun kontrol edebileceğinden çok daha kompleks bir yapı. Kontrolcü bir yönetim bir noktada 250 tuşa aynı anda basmaya çalışırken her yerinden ter akan karikatürize bir tipe dönüyor. Kurumsallaşma ve kendi kendine işlevini sürdürebilen yapılar oluşturmak önemli. Ülkeye aile çay bahçesi gibi davranmamak lazım; hem ekonomik hem de kültürel anlamda.

Ancak yönetim şekli olarak liberalizm sağlıklı sürmek için diğer ideolojilerden çok daha fazla eğitimli bir kitleye veya iyi niyetli yöneticilere ihtiyaç duyuyor. Bu iki bileşenden en az birisi yoksa ortalık kim vurduya gidiyor. Somut bir örnek olarak ülkede kendini liberal sanan ancak insanların marketle pazarlık yapma hakkı olmadığına inanan çok geniş bir kitle var. Görünmez el kuramını çok yanlış anlayıp gerçekten hikmetinden sual olunmaz ilahi bir varlık yaratmışlar kafalarında. Herhangi birisi ağzını açınca kafir muamelesi görüyor.
0
akhenaten
(11.12.24)
Liberalizm, günümüzde en çok tanıma sahip ve birbirine zıt görüşleri olan insanların kendilerini ait hissettiği bir kavram haline geldi. Bu yüzden "liberalizm" kelimesini kullanmak yerine, insanların ne demek istediklerini birkaç cümleyle açıklamaları daha doğru olur bence.

"Liberal" kelimesi artık herkes için farklı anlamlar taşıyor. Kimileri duyar duymaz "sjw" ya da "woke" etiketini yapıştırıyor. Bazıları için sadece özelleştirme savunuculuğu anlamına geliyor. Kimileri için terör destekçiliğiyle eş anlamlı. Hem aşırı sağcı hem liberal olanlar var, bir yandan da kendini solcu olarak görenler... Ya da sağ görüşe yakın olduğunu söyleyip aslında sol görüşün savunduğu fikirleri destekleyenler... Bazı kesimler için liberal olmak veya liberalizmi savunmak adeta bir hakaret. Liberal ekonomiden bahsedince hemen patron savunucusu damgası yiyenler de var. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Ben şöyle düşünüyorum: Devlet kurumlarının çoğu özelleştirilmeli, ama devlet bu alanları denetlemeye devam etmeli. Telekom, elektrik, su, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım gibi konularda devlet tamamen çekilmek yerine, firmalara belli bir çerçevede özerklik tanımalı ve halkın refahını etkileyecek noktalarda sınırlar koymalı. Serbest piyasaya müdahale etmemeli ama gerektiğinde rekabeti artırmak için yeni aktörler oluşturmalı. Devlet, halkı ne patronların insafına bırakmalı ne de sosyal yardımları artırıp insanları tembelliğe alıştırmalı ya da popülizm uğruna sadaka ekonomisi yaratmalı.

Kavramları kitaplardaki tanımlarıyla ele alsak bile, "liberal" kelimesi insanların zihninde bambaşka şeyler çağrıştırıyor. Bu yüzden kendimi bu kavrama ne yakın ne de uzak görüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Tam bir liberalim.

Ama özde sjw ve libos olanlardan degilim. Pure liberalistim.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
Liberalizmin ön şartı eğitim. Belirli bir eğitim olgunluğuna ulaşmamış bireyler, doğruyu yanlışı ayırt edemediğinden, paranın hükmettiği toplum mühendisliğinin kurbanı oluyorlar. O eğitim düzeyine ulaşmanın ön şartı da Devlet zenginliği.
Dolayısıyla bunu, sadece Avrupalılar, dünyayı sömürerek becerebildiler.

Ayrıca nasıl ki komünizm yaşayabilmek için komünist olmayan ülkelerle arasına bir demir perde örmek zorundaysa tam liberal ülkeler de böyle bir demir perde örmek zorundalardı. Ancak, örmediler. Farkına vardıklarında da çok geç kalmış oldular. Sömürülenler haklarını almak için o sınırdan geçtiler. Bu durum Liberalizmin ütopikliğini ortaya koydu ve terkedilmeye mahkum.
0
Mirket
(11.12.24)
tanım olarak çok değiştiğine inanıyorum ama kendi anlayışıma göre liberalizme tamamen karşıyım. benim için zehir gibi bir şey.

ironiktir ki komünizmin "insan doğasına uygun olmadığını" söyleyen liberaller nedense konu insan doğası ve denge olunca liberalizmi çok severler.

liberalizm itliktir, serseriliktir. liberalizmde güç senin elindeyse milyonlarca insanı süründürebilirsin. bunda ahlaki ya da ekonomik olarak bir problem görülmez. adapte olman beklenir.

dediğim gibi liberalizm anlayışı da kişiden kişiye çok değişebiliyor ama ben genel olarak liberal biriyle mecburi selamlaşmanın dışında iletişim bile kurmam ya. benim gözümde yamyamdan, canavardan farkları yok.
0
mark greg sputnik
(11.12.24)
Yani tam nasıl bir liberallikten bahsediliyor bilmiyorum. Misal sosyal konularda Amerika'nın liberali bile Avrupa'da merkezci olur. Ama ekonomi konusunda ise amerikan solcusu belki Avrupa liberalinden daha liberal olabilir. bu biraz ülkeye göre değişiyor.

Açıkçası yüzde yüz açık olduğum bir şey değil, biraz cherry picking olarak yaklaşıyorum. Aynısını sosyalistlik için de yapıyorum. Genel olarak sosyal demokrat, merkezci bir yapidayim denebilir ama enteresan şekilde Fransa için olan "hangi siyasi partiye yakinim" zimbirtilarinda macron partisi ile Cumhuriyetci ardından da sosyalist çıkıyor. Yani resmen fadimenin düğünü olmuş bir yaklasima sahibim, ondan ideal parti de bulamıyorum.

Neyse yani. Kesinlikle komünizm gibi alakasiz düşünceler sahip olmasam da asla "bırakalım yapsinlar market bulur duzeni" gibi şeylere de inanmam. Marketi serbest bırakılan radyasyonlu fırça yalatiyorlar.
0
logisticsmanager
(12.12.24)
Yakın hissediyorum.
0
liberal
(12.12.24)
once liberalizmi tanimlayalim. insan toplumlari bir arada yasamak icin belirli kurallar gelistirdiler. bu kurallarin bazilari subconscious ile gelisti ve kulturel kodlar olarak yerlesti. her yeni birey bu kurallara gore hareket etmesi adina egitildi. ornegin buyuklerin elini opmek, onlarin yaninda bacak bacak ustune atmamak, dini kurallar gibi. bunun yaninda bir de conscious olarak gelistirilen ve yaziya dokulerek kalici hale getirilen mutabakat vardir. bu da anayasa ve kanunlardir. bu da yine kuraldir ancak yazili ve bilincli olarak kabul edilir ve tartismalarla degistirilebilir.

simdi bu kurallara karsi bir ucu liberalizm, bir ucu muhafazakarlik olan continuous bir spektrum bulunur. buradaki ideal uclardan liberalizm subconscious veya conscious kurallarin tamamina karsi protest bir tavir benimser. bu minvalde bu kurallarin esnetilmesini, yeni kurallar koyulmamasini ve insan bilincinin tamamen serbest birakilmasini isterler. birey bu kulturlerde toplumun onundedir.

spektrumun diger ucunda ise muhafazakarlik bulunur. muhafazakarlik subconscious veya conscious butun kurallari savunur. kurallarin topluma sekil verdigini ve kurallar olmadan insanin dogal durumuna donup hayvanlasacagini iddia eder. bu nedenle din kultur gibi subconscious konulari da savunur. bunun yaninda ekonomik yani guc dagitimini da belirli kurallara gore yapmak ister. bu tarz sosyetelerde de toplum bireyin onundedir. subconscious yerine din/kultur, conscious yerine devlet diyecegim ingilizce olmasin diye.

simdi bazi toplumlara ornek;
kulturde liberal, devlette liberal : abd
kulturde liberal, devlette muhafazakar : avrupa
kulturde muhafazakar, devlette liberal : turkiye
kulturde muhafazakar, devlette muhafazakar : cin

bana sorarsaniz bati kulturunun gelismesi bu din/kultur kurallarini budayarak kendilerini ozgur birakmalari oldu. protestanlikla baslayan dini degerlerden uzaklasma liberallesmeyi ve bireyi one cikardi. bu anlamda hardcore muhafazakarligin kimseyi bir yere goturmedigi ortada. diger yandan komple liberal anlayis da abd gibi ucube toplumlar yaratiyor.

politika biliminin yapmasi gereken de bu iki uc spektrum arasinda guzel bir denge bulmaktir. bence ekonomide liberallik korkunc bir sey. dunya uzerindeki insanlarin %80'i sefalet, %15'i gelecek kaygisi %5'i rahat, %0.01'i de sulalesinin 100 sene harcasa bitiremeyecegi bir zenginlige sahip. bence devlette liberalizm insanlarin cogunun ayricalikli bir azinlik tarafindan somurulmesi anlamina geliyor. dolayisiyla kapitalin ne kadar birikmesine izin verilecegi, miras hakki, bireye asgari seviyede saglanmasi gereken haklar konusunda liberal degilim. devlet bireylerin somurulmesini engellemek uzerine kurulmustur. dolayisiyla devlet tanimli, kurallari belli ve kurallara uygun yonetilen bir yapi olmalidir. ancak fazla ve akilsizca getirilmis kural da sekillendirmek yerine kisitlayici oluyor ve gelisimi engelliyor. bu cok hassas bir denge.

din/kultur gibi mevzular zaten subconscious olarak gelistikleri icin bunlara yonelik kisitlamalara ve kurallara karsiyim. ataturk'un dile mudahelesi, turkiye'de bireyi baskilayan bogucu kultur gibi. bu konularda liberalim. benim anlayisim bu sekilde. kafama en yakin durum da avrupa'dir. ancak soyle bir durum var.

tam liberal toplumlar ciddi guclenip digerlerinin ustune basiyorlar bu gunlerde. cunku gucun cok buyuk bir bolumunun cok kucuk bir azinlikta bulunmasini sagliyorlar. bu gucu ele geciren de ya kendi vatandaslarini somurerek ya da abd orneginde oldugu gibi dunyayi da somurerek buyuyor. buyuk guc sinirli bir sinifta oldugundan yonlendirilmesi cok kolay oluyor.

sonuc olarak insanligin onundeki en buyuk engelin gucun ve kaynaklarin kucuk bir ayricalikli kesimde toplanmasi oldugunu dusunuyorum. milyonlarca akilli insan hic olup gidiyor. zengin cocuklari ozel okullar, titrler falan derken sadece ayricalikli olduklari icin buyuk sirketlerde takiliyorlar. bu bir nevi nepotizm toplumun verimliligini dusunuyor. bu konunun kisitlanip, her bireye kendini gerceklestirme firsati verilmesine inaniyorum. bu da beni ozellikle ekonomik mevzularda siki bir liberalizm karsiti yapiyor. cunku laissez passer dedigin zaman birilerinin ustune basip passer oluyor mevzu hemen.
0
antikadimag
(12.12.24)
@antika, protestanlik dini degerlerden uzaklasma degil aksina core degerlere dönüstür.
0
sonsuz
(12.12.24)
Ekonomik gelişimi sağladığı çok açık.
Sosyal tarafta çöküşe sebep olduğu da öyle.

Dolayısıyla bir kısmını alıp uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sosyal işleri; eğitimi, sağlığı, güvenliği, adaleti ve benzeri konuları devletin düzenlemesi şart.
0
babilfish
(12.12.24)
@sonsuz; protestan toplumlarin hicbiri dindar degildir. zaten adi ustunde kiliseyi "protest" ettikleri icin kendilerine protestan denir.

us, uk, commonwealth, almanya, iskandinavya hepsi protestandir. bu ulkelerin ortak noktasi dinin hayatta yeri cok kisitlidir. toplumsal kurallar din dahil geriye atilmistir. yine ayni sekilde hepsi ozgurlukcu toplumlardir. ingiliz imparatorlugunun kalintilari bu ozgurlugu ekonomik alana da tasirlar.

bu mevzudan bahsediyorum.
0
antikadimag
(12.12.24)
protestan toplumlar dindar degildir demek? güzel kafalarmis. kimse 1600-1700lerdeki gibi yasamiyor tabi.
protestan ülke olarak almanya demissin. almanya'nin güneyi katoliktir. bavyera'nin avusturya sinirindaki köylerinde doktorlar cinayet diye kürtaj yapmiyor.

sen biraz salliyorsun :)

tanriyla direkt konusamazsin saintlere git önce demek dindarlik, tanriyla direkt konusabilirsin kilisenin de bu kadar altina ihtiyaci yok demek protesto etmek, dinsizlik ok.
0
sonsuz
(12.12.24)
yahu gercek hiristiyanlik nedir tartismasina girmeye gerek yok. protestan toplumlarin hicbirinde din hayatin icinde degildir. bunu soyluyorum. yahu koskoca reform hareketi ne demek? dinin sinirlarinin geriye itilmesi. son olarak da eger protestan toplumlarinin dindar oldugunu dusunuyorsan ingiltere ve italya'da dinin toplumdaki yerine bakmani tavsiye ederim. protestan olan toplumlarin tamami dinden uzaktir. din sadece soyut bir tanri ve bireyin bu tanriyla iliskisine indirgenmistir ve hayatin tamamindan cekilmistir. su basit gercegi daha fazla tartismayacagim.

almanya'nin guneyi katolik evet. bunun konuyla ilgisi ne anlamadim. bunu bilmedigimi ne dusundurdu onu da anlamadim. prusya protestandir, martin luther'in yasadigi ve ciktigi yerdir. o yuzden almanya'yi da saydim. istisnalara bakacaksak turkiye de devlette tam liberal degil 80 oncesi kalan kurumlar yuzunden.

bence nitpicking yerine insanlarin ne demeye calistigini anlamaya calisirsan daha guzel bir hayatin olur etraftakiler de rahat eder.
0
antikadimag
(12.12.24)
su basit gercek dedigin sey senin görüsün. evanjelik birine sorsan din hayatin merkezine alindi, dikkat dagitici seylerden uzaklasildi, asil dini degerlere daha yakinlasildi der. katolik kilisenin sömürüsü bitti der.

avrupa'da dinin kisitlandigi ülkeler fransa ve eski sovyet ülkeleri. onlarin da protestanlikla degil, sekülerlik ve komünizmle ilgisi var.
almanya'da kiliseinin kresleri falan var. iceri girdigin an kocaman hac görüyorsun.

bakis acin cok öznel, bilgilerinde de yanlis seyler var gibi geldi.
0
sonsuz
(12.12.24)
@antikadimag protestan reformu cidden avrupadaki özgürlük anlayışıyla çok bağlantılı değil.

Esasen protestan reform katolikliğe göre çok daha sert dini kurallar getirdi. Protestanlar katolik kilisesini din dışı gördüğü için zaten bu işe kalkışıyor. ABD'yi kuran asli unsurlardan birisi Avrupa'dan sürülen protestan gruplar zaten. ABD köktendinciliğin en sert olduğu bölgelerden biriydi uzun zaman. Bugün Hristiyanlık oldukça güç kaybetmiş olmasına rağmen en çok öne çıktığı devletlerden birisi (belki de ilki) ABD. ABD sadece üniversitelerinden ve bilim merkezlerinden ibaret bir ülke değil, kozmopolit yapısından ötürü çok görülmese de oldukça muhafazakar bir yapıda Avrupa ülkelerine kıyasla.

Örneğin tarihsel anlamda katolik bir ülke olarak Fransa ABD'nin yanında tamamen dinsiz kalıyor.

Yani bu konunun yukarda anlattığınız şeyle çok bir ilgisi yok aslında, ancak konu açılmışken katılmak istedim ben de.

Reform'un liberalizm anlamında yol açtığı ve gelecekte (aydınlanma çağı ile beraber) dini yumuşama ortamını başlatan en önemli şey insanların bireyselleşmesinin önünü açmasıydı. Reform kilise gibi merkez otoritelerin dini yönetimindense küçüklü büyüklü toplulukların kendi dini işlerini yürütmesine olanak tanıdı. Dinden uzaklaşma ise Aydınlanma çağının bir özelliği daha çok. Reform burada dolaylı bir etkiye sahip.
0
akhenaten
(12.12.24)
"Protestan iş ahlakı" veya buna benzer isimlerle tanımlanan, protestanların çalışmayı hayatın önemli bir kısmı olarak görmesini tarif eden kavramdan bahsetmemiz gerekiyor sanırım.
Bu protestanları ne aşırı dinci ne de aşırı dinsiz yapıyor. Çalışma hayatına farklı bir yaklaşımları var.
0
🌸michael_knight
(13.12.24)
(5)

İmam çalışma saatleri

michael_knight
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor? Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;

Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?
Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor?
Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
0
michael_knight
(11.12.24)
Sabah namazi takvimlerdeki gunes vaktindan yaklasik 20-30 dk once kiliniyor. Minimum o saatte baslangic, yatsi ile bitis. Tabii burada saatler mevsime gore degisiyor. Yazin toplam sure cok uzun ve arada buyuk bosluklar varken, kisin tam tersi toplam sure az, ve aralardaki bosluklar da az.

Yukarda yazdiklarim disinda ayrica asagida da bazi gorevleri listeliyorum.

- Cuma hutbesini vermek ve namazini kildirmak.
- Bayram namazlari.
- Cenaze namazlari. Cenaze yikama da olabilir ama mutlaka imama kalmayabilir bu is.
- Ramazan'da Teravih namazlari.
- Caminin genel duzeni ile alakali isler, karar almalar vs.
- Ezan okumak.

Bunlarin istisnasi vardir ama genelde minimum yapilan isler bunlar. Opsiyonel olarak bazi yerlerde yazin falan kuran kurslari olabilir. Cemaatle ayrica cesitli programlar olabilir. Gerisi kisiye gore degisir ozetle. Koylerde falan daha farkli olabilir. Sabah namazina camiye gidip imami bulamadigini iddia edenler olmustu. Ezan merkezden okunuyor o bolgede.

Kadrolu muezzin genelde yok benim bildigim, ama gorece buyuk yerlerde belki vardir. Camide tuvalete bakan kisi olur, cay ocagi varsa ona bakan olur ama bunlarin devlet memurluguyla alakasi yoktur. Bir nevi camiye kira veren isletmeler gibi dusunulebilir.
0
mbond
(11.12.24)
Dib görev ve çalışma yönetmeliğine göre:
a) Camilerde vakit namazları ile cuma, bayram ve teravih namazlarını kıldırmak.

b) Cuma ve bayram hutbelerini zamanında ve usulüne uygun olarak okumak, gerektiğinde hutbe hazırlamak, hutbe yazma ve okuma konusunda çalışmalar yapmak.

c) Görevli olduğu camide vaaz etmek; isteyen vatandaşlara camilerde veya müftülükçe uygun görülecek yerlerde Kur’an-ı Kerim okumayı öğretmek ve dini bilgiler vermek; yaz Kur’an kursları ile ilgili görevleri yapmak.

ç) Camiyi irşat ve eğitim faaliyetleri için hazır bulundurmak.

d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.

e) Kur’an-ı Kerim, meal/tefsir, hadis, siyer ve ilmihal konularının yer aldığı çalışma programı hazırlamak, müftülüğün onayından sonra bu programı ilan ederek camide uygulamak.

f) Dini gün ve gecelerde görev yaptığı camide program düzenlemek veya müftülükçe düzenlenecek programlarda görev almak.

g) Cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak.

ğ) Teberrukat eşyasının bakımını ve korunmasını sağlamak.

h) Cami içinde ve avlusunda izinsiz yardım toplanmasını engelleyici tedbirler almak.

ı) Görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek.

i) Türk Medeni Kanununa göre akdedilen nikahtan sonra isteyenlere nikahın dini merasimini icra etmek.

j) Cami ziyaretlerinin, İslam adabına ve güvenlik kurallarına uygun bir şekilde yapılmasını sağlamak; camilerin avlu ve müştemilatında satıcılık, dilencilik gibi ibadet huzurunu ihlal eden her türlü davranışı ve faaliyeti önlemek için gerekli tedbirleri almak.

k) Belediye tarafından cenaze hizmeti verilmeyen yerlerde cenaze teçhiz ve tekfin hizmeti vermek, cenaze namazı kıldırmak ve defin işlemlerini yapmak.

l) Bayram, dini gün ve geceler, doğum, sünnet, düğün, hastalık, ölüm ve benzeri vesilelerle görev mahallinde ikamet eden vatandaşlara din hizmeti sunmak.

m) Görev mahallinde ikamet eden kimsesiz, yetim-öksüz, engelli ve ihtiyaç sahibi insanlarla ilgilenerek ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak.

n) İnsanlar arasında ülfet, sevgi, dayanışma ve kardeşliği artırıcı faaliyetler yapmak.

o) Görev mahallinde bulunan çocuklar ve gençlerin dini ve ahlaki eğitimlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak.

ö) Müftülüğün bilgisi dahilinde görev mahallindeki vakıf, dernek ve benzeri kuruluşların Başkanlığın hizmet alanı ile ilgili konulardaki taleplerine katkı sağlamak.

p) Camide kadınların ibadetlerini rahat bir şekilde yapabilmeleri amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak.

r) Müezzin-kayyımın bulunmadığı zamanlarda onun görevlerini de yapmak.

s) 442 sayılı Köy Kanunu gereğince köy ihtiyar meclisi tabii üyeliği görevini yapmak.

ş) Görev alanı ile ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.12.24)
en zor işleri yatsı ve sabah namazı okumak geri kalan zamanda boş muabbet. sene 2024 hocam bu mu doğru şu mu doğru ona mı soracaz ya. s.a a.s başka işi mişi yok.
0
mikahakkinen
(11.12.24)
Mevzuata göre imam ezan okunmadan 20-30 dakika önce camide bulunmak zorunda. Diyanetin gezici denetim ekibi köylere kadar gidip denetim yapıyorlar. O zaman aralığında camiide bulunmazsa ilçe müftüsü soruşturma açabilir. Diyelim o gün işin çıktı ilçe müftüsünü arayıp haber vermek zorundasın şu saatlerde camiide olamayacağım gibi.

Diyaneti pek sevmem ama denetleyen ekibi de var.
0
komando kani var bende
(11.12.24)
Yukarıda sayılanların dışında müftülükte personel yetersizliği varsa camideki görevlerini dışında orada da kendilerine ayrıca görevler verilebiliyor.
0
diyecevaplandı
(11.12.24)
(4)

Mama taşıma yöntemi

michael_knight
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 m
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?

Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.

Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 ml soğuk suya koymak, yanımdaki termosta da kaynar sıcaklıkta su taşımak (tabi taşıdıkça suyun sıcaklığı düşüyor)
Mamayı kullanmak istediğimde içinde 110 ml su olan biberona kaynar sudan koyuyorum, elimle sıcaklığını kontrol edip gerekirse daha fazla sıcak su ekleyip gerekli dereceye getirip suyu hazırlıyor ve içine 5 kaşık mama koyup çalkalıyorum biberonu.

Daha pratik, daha esnek, daha iyi bir yöntem geliyor mu aklınıza? Diğer insanlar nasıl yapıyor bu işi?
0
michael_knight
(11.12.24)
iyi bir termos alıp mamaya uygun sıcaklıkta ılık/sıcak su koyup mamayı onunla hazırlamak?
0
elorelia
(11.12.24)
@elorelia termosa koyduğum su soğuyacaktır. Mesela 40 derecelik su koysam birkaç saat sonra 35 dereceye düşecek sıcaklığı.
Bahsettiğim yöntemle termosun kalitesine göre 7-10 saat süreyle mama hazırlayabiliyorum. Termostaki su biraz soğuduysa bile biberondaki soğuk suyun bir kısmını dökerek ideal sıcaklığı ayarlıyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.24)
ya ben de kızımı memeden kesene kadar ek olarak mama verdim ama bu kadar sorun etmedim bu derece meselesini. kaynamış soğumuş su bile kullanmıyordum. zaten hazır su kullanıyorsun, gerek yok demişti doktor.

ilk beslemeyi birkaç saat sonra yapacaksanız suyu 45 derece sıcakken koyarsınız. ilkinden sonrakiler biraz daha soğuk suyla verilmiş olur. bence problem olmaz.

bir de stanley filan suyu 24 saat kaynar ya da 24 saat soğuk tutuyorsa 40 derece suyu da aynı sıcaklıkta 24 saat tutmaz mı mantıken? o yüzden iyi bi termos dedim.
0
elorelia
(11.12.24)
arkadaşım termosta su + boş biberon + ufak bi pakette toz mama kombosu taşıyor. termosu ne markaydı bilmiyorum ama sabah koyduğum gibi hala diyordu akşam olmasına rağmen.
sıcaklık o kadar problem değil bir de. ne ağzını yakacak kadar sıcak olmalı ne de ürpertecek kadar soğuk. ılık olması da yeterli bir noktaya kadar, aç kalmasındansa.
0
nolmus yani
(11.12.24)
(7)

Herkes boxer giyiyor di mi?

michael_knight
Türkiye'de neredeyse her erkek boxer giyiyor diye düşünüyorum, doğru mu? Yani ne bileyim mesela erkeklerin %90'ından fazlası.Dünya'da durum nasıl?
Türkiye'de neredeyse her erkek boxer giyiyor diye düşünüyorum, doğru mu? Yani ne bileyim mesela erkeklerin %90'ından fazlası.
Dünya'da durum nasıl?
0
michael_knight
(11.12.24)
Trunk denilen boxer kadar gevşek olmayan şeyi giyiyoruz şu an batı dünyası olarak bence.
Amazona men's underwear yazınca çıkan seçeneklerden genel trendler takip edilebilebilir bi nebze bence.
0
hedep
(11.12.24)
Doğuda ve kırsalda ezici çoğunluk slip külot giyiyor.

Dünya’da da öyledir.
0
gabe h coud
(11.12.24)
Ben slip seviyorum. Boxer penisi belli ediyor. Ama bazen slip de poponun üstünden belli oluyor. Tanga da giyemem. Bu yüzden bazen going commando yaptığım oluyor ama üst kıyafetimi ona göre seçiyor ya da içlik giyiyorum.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(11.12.24)
cute erkekler trunk denilen modelin desenlisini giyiyor. cupcake, ninja kaplumbaga, avokado bir sürü cesidi var. yakisan giysin.
0
sonsuz
(11.12.24)
Neden donumuzu sınıflandırma ihtiyacı duydun brocum
0
sir william jones
(11.12.24)
Trunk ya da slip giyin.
Normal boxer tercih etmeyin.
Varikosel sevimsiz bir hastalıktır.
0
Mirket
(11.12.24)
babam normal don giyerdi. denizde de slip mayo giyerdi. dişi halimle boxer denedim çok rahatsız bişi yaa o ne öyle saran bişi yok bi kere
0
neira
(11.12.24)
(5)

"Osman Paşa s.çtı taşa.." neden?

michael_knight
Plevne Marşı'nın başlıktaki gibi söylenen bir versiyonu vardır, sanırım herkes bilir.Bu sadece komiklik için midir yoksa Osman Paşa'yı övmek veya yermek için yapılmış bir versiyon mudur?Bir de bu versiyonun devamı yok, marşın normal sözleri devam ediyor di mi?
Plevne Marşı'nın başlıktaki gibi söylenen bir versiyonu vardır, sanırım herkes bilir.

Bu sadece komiklik için midir yoksa Osman Paşa'yı övmek veya yermek için yapılmış bir versiyon mudur?
Bir de bu versiyonun devamı yok, marşın normal sözleri devam ediyor di mi?
0
michael_knight
(08.12.24)
Çocuk aklı
0
gabe h coud
(08.12.24)
Taş yarıldı baştan başa? değil mi devamı :D
0
hedep
(08.12.24)
İnternetin olmadığı, televizyonun tek kanallı olduğu (hatta belki onun bile olmadığı) dönemlerde çıkmış böyle şeyler işte can sıkıntısından. hedep +1 bu arada

Mesela hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa marşının da böyle bir versiyonunu biliyorum. O da Atatürk'e hakaret olsun diye yapılmamıştır yani canı sıkılan bir ergen üretmiştir diye düşünüyorum :D
0
nundu
(08.12.24)
Yermek için uydurulmuş veya cahilliğin zirvesini yaşayanların uydurduğu bir şey. Şuursuzluk.
0
muhayyer divan
(08.12.24)
@nundu
hoş gelişler ola mustafa kemal paşa
Hoş gelişler ola Enver Paşa'dan çalıntı zaten
tr.wikisource.org
0
lambırcek
(09.12.24)
(3)

Duş jeli hijyen sağlar mı?

michael_knight
Evde sıvı sabun bitse ve elimi duş jeli ile yıkasam aynı hijyeni sağlıyor mu?Dove sıvı sabun ve dove duş jeli için soruyorum.
Evde sıvı sabun bitse ve elimi duş jeli ile yıkasam aynı hijyeni sağlıyor mu?
Dove sıvı sabun ve dove duş jeli için soruyorum.
0
michael_knight
(08.12.24)
saglamaz.
0
sonsuz
(08.12.24)
duprex.com
www.quora.com
Sağlar diyorlar. Ama el sabununa göre biraz daha "hafif" olduğu için yağı kiri temizlemesi daha zormuş. Mutfakta sıvı sabun bitince ya da elim çok yağlıysa bazen bulaşık deterjanını el yıkamak için kullanıyorum, o daha da iyi temizliyor.
0
kobuzchu kiz
(08.12.24)
Eski bir kimya öğrencisi olarak söylemem gerekirse, bildiğim kadarıyla fark yok. Hepsi aynı mekanizma ile çalışan ürünler. İçine koydukları parfüm/esans gibi ekstra kimyasallar değişiyor sadece.

Hangi tür sabun kullanıyorsanız kullanın, iyice köpürtmeniz gerek. Köpürmeye başlağında temizleme işini görüyor demektir.
0
substituent
(08.12.24)
(6)

Salça miktarı

michael_knight
Tarifte 1 kaşık salça diyor, 2 kaşık koyuyorum daha lezzetli oluyor. 3 kaşık koyuyorum daha da lezzetli.Bunun bir sonu var mı? "Bu yemeğin salçası fazla olmuş, beğenmedim" dediğiniz bir yemek oldu mu hiç? (Salça sevenlere tabi bu soru)
Tarifte 1 kaşık salça diyor, 2 kaşık koyuyorum daha lezzetli oluyor. 3 kaşık koyuyorum daha da lezzetli.
Bunun bir sonu var mı?
"Bu yemeğin salçası fazla olmuş, beğenmedim" dediğiniz bir yemek oldu mu hiç? (Salça sevenlere tabi bu soru)
0
michael_knight
(06.12.24)
Bir kaşığı domates, bir kaşığı da biber salçası olursa daha da lezzetli olur.
0
Mirket
(07.12.24)
Sana kalmış mesela ben normalden az salçalı severim yemekleri, göz kararı koyarım ama 1 kaşık salça diyorsa biber domates karışık 1 kaşıktan az koyarım

Miktarın az ya da çok olması ağız tadınla ilgili
0
grimavi
(07.12.24)
Çok salça bir yerden sonra tadını ekşileştiriyor yemeğin. Üstelik domates tadı baskın olunca diğer malzemelerin tadı kayboluyor.
0
strawberry first
(07.12.24)
Salçalı her türlü yemekte baskın salçayı inanılmaz seviyorum, hastasıyım. Mesela barbunya pilakinin salçası turuncu gibi değil de kıpkırmızı olmalı. O yüzden salçalı yemekleri klasik tariftekilerinden daha fazla salça miktarıyla yaparım.

Ama bir eşik var, onu geçersen de ekşitiyor salça. Ekşitmeyecek dereceye kadar salçayı köklüyorum, artık yapa yapa anlıyorsun o eşiğin neresi olduğunu. Öyle de hassas bir ayarı var.
0
jonas
(07.12.24)
hiç sevmem. salça dünya üzerinden yok olsa kırk yıl aramam. senin kendin arayıp bulman lazım sevdiğin salça miktarını. kökle gittiği yere kadar.
0
titanyum22
(07.12.24)
Yazılı kuralı olmasa da bir salça eşiği var, fazlası eksitiyor. Yoksa salça candır.
0
logisticsmanager
(07.12.24)
(1)

Kira zamları artık yasal orandan mı?

michael_knight
Güncel durum nedir kira zammı konusunda. Herkes yasal orandan mı yapıyor artık zamı? Zam oranı belirlemen gerekiyor kiralık konut için.
Güncel durum nedir kira zammı konusunda.
Herkes yasal orandan mı yapıyor artık zamı? Zam oranı belirlemen gerekiyor kiralık konut için.
0
michael_knight
(02.12.24)
evet. %60,45 aralık ayı için
0
phonex
(07.12.24)
(2)

Günlük otu, akgünlük sakızı hakkında ne biliyorsunuz?

michael_knight
Başka bir isimle de tanıyor olabilirsiniz. Tavada yakıp bir şekilde kullanıyorlarmış. Oğlumun öksürüğü için kullanmak istiyorlar. Ben daha önce görmemiş, duymamıştım. Siz nasıl bilirsiniz, tanır mısınız?
Başka bir isimle de tanıyor olabilirsiniz. Tavada yakıp bir şekilde kullanıyorlarmış.
Oğlumun öksürüğü için kullanmak istiyorlar. Ben daha önce görmemiş, duymamıştım.
Siz nasıl bilirsiniz, tanır mısınız?
0
michael_knight
(25.11.24)
Tavada yakmıyoruz, sakızı çiğniyoruz biz çatır çutur. Evet akciğerlere iyi geliyor.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
Aynen ,tavada kavrulur,dumanı pamuga emdirilir sonra göğüse tutulur.bizim cocuklara ufakken tön tön öksürmeye başladıklarında yapardı annane,cocugu rahatlatıyordu.bizim yurtdışı hediyelerimizden birisidir bu.aile boyu birilerine gidiyorsak ve ufak cocukları varsa envai cesit cayla beraber bundanda hazırlıyor bizimkiler.

Kaynanan bunu biliyorsa 60-70 filanda biliyordur.yakarsın ustunden atlarsın filan
0
duptıs
(25.11.24)
(6)

Geri dönüştürülmüş materyal, çevreye saygı

michael_knight
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok da
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.
Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?
Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?

Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok daha mı hassas?
0
michael_knight
(19.11.24)
1. Hayır
2. Türkiye'de hayır
3. Evet

tr.euronews.com
0
Mirket
(20.11.24)
geri dönüştürülmüş malzemeden yapılan ürünü, diğerleri ile aynı fiyata sattıkları için şu an hiçbir etkisi yok. fakat 20 sene sonra, bu altyapıyı kuran firmalar, yeni malzemeye bağlı kalmışlardan daha ucuza ürün satmaya başlayabilirler, o zaman satın alan tercihlerini etkiler. bu da özellikle tekstilde hissedilir şekilde olacaktır, teknolojide çok başka etkenler de var.
0
malheiros
(20.11.24)
Batıda daha hassaslar evet. Ben İngiltere'deyim ve bi satış işi yapıyoruz, ürünün paketlemesini plastik içermeyen şeylerle yapıyoruz kağıt-karton ve kağıt bant vs.

Eco-friendly olduğu anda milletin ilgisi artıyor. Fakat bu biraz içlerini rahatlatma olayı. Mesela çöpleri güzel ayrıştırsalar bile o gerçekten geri dönüşüyor mu yoksa Türkiye'ye gönderilip yakılıyor mu takip etmiyorlar :)

bak mesela @malheiros ucuzluk demiş, ekonomik durumumuza göre evet ucuzluk bizi etkiler ama ekonomik durumu düzgün batılının kafasında "biraz daha pahalı olup çevreye zararlı olmayacaksa onu alayım" gibi fikirler de olabilir. Sonuç olarak organik olunca daha çok para veriyorsun, çevreye daha az zararı olunca da çok verebilirsin. Ama son zamanlarda her yerde ekonomi ve enflasyon kötü, işler kötüye gittikçe bu her an "çevreye koyayım ürün bana ucuza gelsin"e dönebilir.

Fakat şu fikrimi ekleyeyim, Apple gibi her yıl belki milyar ürün üretip satan şirketler gerçekten çevreye saygılı işler yaparsa bu büyük bi kazanç. Sen ben iki kağıt pipet kullandık diye dünya iyiye gitmeyecek ama fabrikalarda yıllık %1-2 fark ettiren şey bile olumlu etki yapacak.
0
nhk ni youkosu
(20.11.24)
1. Markalar çevrecilik maskesi altında tüketimi körükleyen hareketler yaptıkları ve çevre zerrede umurlarında olmadığı için kendini çevreci ilan eden markalara zerre itibar etmiyorum.
2. Bu bilgiler bende negatif etki yapıyor çünkü markalar iki yüzlü davranıyor.
3. Avrupa'da sözde yeşil dalga bize göre daha etkili olduğu ve Avrupalılar bu konularda oldukça cahil oldukları için bu zırvalara tüketici tarafında değer veriyor.
0
10551037
(20.11.24)
(bkz: Greenwashing)

Bu sözde hassasiyetin neredeyse tüm örnekleri en nihayetinde pazarlama faaliyeti. Ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğunu iddia eden Apple, diğer yandan ürünler tamir edilemesin ve haliyle de yenisi alınsın diye elinden geleni yapıyor mesela.

Ve tabi ki her pazarlama faaliyeti gibi belli ölçüde işe yarıyor. Burada bir analiz var mesela: www.mckinsey.com
0
salihdt
(20.11.24)
"doğaya saygılıyız" lafı, keten kenevir bitkisinin en az plastikler kadar ucuz ve sağlam malzeme üretilecek şekilde kullanılabileceğini öğrendiğimden beri bana saçma ve yalan geliyor.

Gerçekten doğaya saygılı olsalardı plastik ve benzeri materyallerden uzak dururlardı, doğal çözümleri aslında mevcut bulunduğu halde uzak falan durmuyorlar. Ucuzluk sorunu dahi olmadığı halde.

Onun için benim alışverişimi "doğaya saygılıyız"lar, plastik ve benzeri malzemeler konusunda etkilemiyor.
0
muhayyer divan
(20.11.24)
(1)

Sen Abdülhamit’i savundun

michael_knight
“Sen Abdülhamit’i savundun” videosunda karşısındakini neden bununla suçluyor? Olay nedir?
“Sen Abdülhamit’i savundun” videosunda karşısındakini neden bununla suçluyor? Olay nedir?
0
michael_knight
(15.11.24)
m.youtube.com

buyur kardeş olayın başı. iki taraf da birbirini devlet yanlılığıyla suçluyor. sen cem boynerin yanındasın, yok sen amerikanın tarafını tuttun, yok sen 12 eylül cuntasına ses çıkarmadın diye diye birbirlerini suçlarken abdülhamitte ipler kopuyor. az buçuk tarih bilen insanın bu lafa bu kadar kızması normal. asıl anormal olan, bugün bizimkileri geç, elin pakisinin bagladeşlisinin bile abdülhamiti savunması.
0
titanyum22
(15.11.24)
(14)

Çayı nasıl demliyorsunuz?

michael_knight
Çayı nasıl demliyorsunuz, hangi marka?Rize Turist çayı iyi mi? Her demliğe de bir kaşık o küçük metal kutudaki filiz miydi neydi ondan koyuyorum.
Çayı nasıl demliyorsunuz, hangi marka?
Rize Turist çayı iyi mi? Her demliğe de bir kaşık o küçük metal kutudaki filiz miydi neydi ondan koyuyorum.
0
michael_knight
(11.11.24)
Siyah çay içeceksem, Lazika mayıs hasatı siyah çay (demlik poşet) kullanıyorum.

Yatmadan önce bir fincan (poşet çay) sleep tea yapıyorum. (Herby)
0
gabe h coud
(11.11.24)
Arzum elektrikli çay makinem var.
Çaydanlıktan çay temizlemekten nefret ederim. O yüzden Rossmann'dan aldığım çay filtrelerini kullanıyorum.
Bir ölçeğim var. İçeceğim her kupa için bir ölçek koyuyorum.
Altınbaş çay seviyorum. Arada Ahmad Tea'ye geçiş yapıyorum.

Çay Çin'den çıkıp bütün dünyaya yayılmış. Tüm Dünya'da karayoluyla gittiği yerlerde adı Çay, Deniz yoluyla gittiği yerlerde adı Tea'dır. İstisna varsa bilemem. Lüzumsuz bilgiler dağarcığımdan bir kuple :)
0
Mirket
(11.11.24)
Arkadaşlar nasıl demliyorsunuz derken; çayı önce demliğe koyarım, sonra soğuk su ile yıkarım, kaynar suyu şu şekilde dökerim gibi cevaplar verirsiniz sanmıştım.
Şu şekilde sorayım;

Demliğe Rize turist çayı koyuyorum, bir çay kaşığı da Çaykur Tomurcuk koyuyorum. Üstüne kaynar suyu döküyorum. Çayım lezzetli olmuyor.
Ne yapsam daha iyi olur?
0
🌸michael_knight
(11.11.24)
kaynar suyu demliğe alıp bir kaç dakika beklettikten sonra çayı üzerine koyarsan çayın yanmasının önüne geçmiş olursun.

www.betateashop.com
0
gabe h coud
(11.11.24)
Abi ben açıkçası babamdan böyle öğrendim günde 2 demlik içen adam bilir diyorum; çayı üste koyup biraz normal su koyuyorsun. Sonra suyu akitiyorsun, temizlemek deniliyor ama bir işe yaradigindan emin değilim.
0
logisticsmanager
(11.11.24)
100 derece suda 15 dakika. Sonra tercihe göre su ekliyoruz. Çay camelia sinensis bitkisidir, munsoon ikliminde yetişir. Üst yaprakları elle koparılır. Rize çayı bu bitkinin bir melezidir. Başka bir deyişle piçtir piiiiç. bilim isanlarının yoğun çabasıyla rize çiftçisine ektirilmiştir. O gün bugündür makasla kesilir, kesim işleri de paki, suri, congolesi ve afganilere yaptırılır.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(11.11.24)
üşengeç olduğumdan komple soğuk demliyorum. poşet sevmem balıklı olır çayım
0
titanyum22
(11.11.24)
Hala hoşuma giden bir marka bulamadım. Normal çayin içine biraz bergamot çayı ekliyorum. Marketten ilk aldığımda bunları harmanlayarak kavanozuna alıyorum. Ama bu sırada elek yardımı ile ekliyorum çünkü çok toz oluyor içinde. Su kaynamaya başlayınca hemen demlemiyorum. Suyun iki üç dakika kaynamasını bekliyorum. Kaynamış olan suyu küçük demliğe aktarıp çayı kaynamış olan suyun üzerine bırakıp kapağını kapıyorum yoksa çay haşlanır. Kaynayan suya bir küp şeker de koyuyorum ben. Eskilerden gelen bir şey ama bir zararı ya da faydası var mı bilmiyorum . Bizimkiler öyle yapardı. Kapağı kapatıyorum. Atılan çayın tamami kendiliğinden dibe çöktüğünde tamamdır. Bir on dakika sanırım. Miktar için bir olcum yok acikcasi. Demlik büyüklüğüne göre değişiyor. El kararı diyebiliriz. Çünkü çay bardaklari, fincanlar ve demlikler farklı büyüklükte neticede. Küçük bir demlik için ağzına kadar dolu olmaması şartıyla bir kahve fincanı mesela. Ben de hala tam istediğim gibi yapamıyorum ama sabırla suyu çok kaynatir ve çayın tamaminin dibe çökmesini beklersem içilebilir bir çay elde ediyorum. Bir de demligi kireç temizleyici ile temizlemiyorum. Bizimkiler sudaki kirecin çayın lezzetini verdiğini söylerlerdi :)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(11.11.24)
Biz demlige cay koyup ustune kaynar su basip 15 dk dinlendiriyoruz.

Ablam ise boyle yapinca altina ek demlik koyup kisik ateste pisiriyor

Biz asiri sicak cay sevmiyoruz o yuzden 1 sini yapip 2 ser bardak icip birakiyoruz

En memnun kaldigimiz cay dogus fliz
O yoksa lipton yellie label aliriz
0
Zetnikov
(11.11.24)
Çaykur tiryaki'den göz kararı çaycının haznesine koyarım, 2 yemek kaşığı diyebiliriz.

Çay bulanık olmasın diye soğuk sudan geçirip yıkarım, o esnada su kaynar. Kaynadıktan sonra bir kaç dakika beklerim, suyu koyup çayın oturmasını beklerim.

eskiden 1 kesme şeker atardım, daha lezzetli olurdu ama şekersiz içtiğim için artık atmıyorum.
0
kimlanbu
(11.11.24)
Kaynamış suyu demliğe alır, buharının azalmasını bekler, kafama göre çay koyarım. Benden görüp önce su üstüne çay şeklinde yapmaya başlayan herkes tadının daha güzel olduğunu söylüyor.

Demlik poşeti kullanmıyorum, asla aynı tadı vermiyor. Çayı da Lipton, Doğadan vb. hangisi kampanyada ve ucuzsa ondan alıyorum. Tomurcuk vesaire hiç eklemem, uğraşmam. Bu tarz şeyler eklenmiş çayları da içemiyorum, çok ağır geliyor.
0
Phoebe
(11.11.24)
Kaynar suyu demliğe alıp biraz dinlendirdikten sonra çayı koyarım. Çaydanlığın altına suyu koyup orta ateşe getiririm. Kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşe alıp çayın çökmesini beklerim. Çay demlendikten sonra bitene kadar kısık ateşte bırakırım.

Alternatif olarak demliğe çay koyarken 1 adet kesme şekeri koyulabilir. Bir başka demleme yöntemi olarak ise oda sıcaklığındaki su hem alta hem üste koyulabilir. Demliğe çay da eklenir. Ondan sonra orta ateşte demlenmesi beklenir.

Çay olarak da çaykur ve doğuş arasında rotasyon. Bazen tomurcuk da eklerim.
0
nawar
(11.11.24)
bosuna en iyi metodu, cayi arama. bence bir suru faktorun toplamiyla oluyor o guzellik.

100 farkli, cay, su, teknik denedim, entry, baslik okudum, yapay zekaya sordum ama yok gene de teyzemlerde, annemlerde, bi kac mekanda ictigim tadi yakalayamiyorum. bence cayin kalitesini etkiyelen faktorler:

%20 ekipman (bakir demlik, kettle, porselen demlik vs..)
%20 ortam (ev, aile, cafe, arkadas ortami)
%20 psikoloji (iyi yemek sonrasi, keyifli bir aksam vs..)
%20 cayin kalitesi
%20 demleme metodu

sen bence %20'yi ariyosun. onu bulunca hala istedigin gibi olmazsa beni hatirla:)
0
buenosdias
(11.11.24)
Çay tercihim Earl Grey.
Önce suyu kaynatırım bu süreçte çayı üst kısma koymam ki ısınmasın.
Su kaynadıktan sonra duruma göre minimum 3 kaşık olacak şekilde 3-6 kaşık arası değişen oranda çay koyup suyu yavaş ve dairesel hareketlerle eklerim. (Neden diye sorma asla bilmiyorum alışkanlık.)
Uzun demletirim ben öyle 10 dakika bekletip içmem bi 20 dakika beklerim güzelce demlenmesini.
0
mutekebbir
(11.11.24)
(2)

Fıstıklı çay

michael_knight
Yer fıstığı yedikten sonra içtiğim çayın tadı neden çok kötü geliyor damağıma?Fıstık mı çok güçlü bir lezzet etkileyici yoksa çay mı çok hassas bir lezzet?
Yer fıstığı yedikten sonra içtiğim çayın tadı neden çok kötü geliyor damağıma?
Fıstık mı çok güçlü bir lezzet etkileyici yoksa çay mı çok hassas bir lezzet?
0
michael_knight
(09.11.24)
başlıkta "fıstıklı çay" görünce antep fıstıklı dubai çayı yaptılar sandım :d

fıstık bayat olabilir, hiç böyle bir şey yaşamadım. yer fıstığı çok çabuk küfleniyor dikkat derim
0
titanyum22
(10.11.24)
ikiniz de bayat olabilir demişsiniz. Ama ben bayat olmadığından eminim. Daha doğrusu bu dediğim bir defa olmadı. Yıllar içinde belki 15-20 defa yaşadım bunu.
Benim damak tadımla, tat almamla ilgili bir konu herhalde.

Yer fıstığı dediğim kuruyemişçilerde satılan tuzlu fıstık.
0
🌸michael_knight
(10.11.24)
(6)

Futbolcu eşleri kime aittir?

michael_knight
Yıllar önce bir gazetenin internet haberleri kısmında bu soru ortaya atıldı. Her iki servis de o haberleri kendileri vermek istiyordu. Sizce futbolcu eşleriyle ilgili haberleri internette magazin servisi mi yoksa spor servisi mi vermeli?Basılı gazete için aynı soruya cevabınız nedir?
Yıllar önce bir gazetenin internet haberleri kısmında bu soru ortaya atıldı.
Her iki servis de o haberleri kendileri vermek istiyordu.

Sizce futbolcu eşleriyle ilgili haberleri internette magazin servisi mi yoksa spor servisi mi vermeli?
Basılı gazete için aynı soruya cevabınız nedir?
0
michael_knight
(08.11.24)
hangi servisten verileceği içeriğine göre değişen sorunsal.

Eğer haber, futbolcu eşlerinin kişisel yaşamları, ilişkileri veya moda gibi konulara ele alıyorsa, magazin. Ancak haber, futbolcu eşlerinin sporcuların kariyerine, performansına ya da sosyal sorumluluk gibi projelerine etki ediyorsa, spor servisi.
0
gilbeys
(08.11.24)
magazin vermeli tabi ki.
0
tantunisultansuleyman
(08.11.24)
bana göre magazinsel
0
kondansator
(08.11.24)
soru basligi cok fantastik olmus :D

bence sporcu esleri haber degeri tasimamalidir
0
foster
(08.11.24)
Futbolcunun kendisinden bağımsız olacak şekilde paylaşılacaksa haber değeri taşımamalı, yani magazin. Fenerbahçe'nin/Galatasaray'ın/Beşiktaş'ın yengesi haberleri de onların hayatları da (kariyerleri dışında) itici.
0
nawar
(08.11.24)
bence magazine ait olmalı, hatta hiç haber yapılmamalı. bu kişilerin sportif bir başarısı ya da haber değeri olan bir durumu varsa o zaman spor bölümünden servis edilmeli, ama futbolcu eşi kimliği ile değil.
0
biseysorcaktim
(08.11.24)
(5)

Banyo gideri cinsi bulma

michael_knight
Bizim duşakabinden su biraz yavaş gidiyor. Giderin içine sokulan çubuklardan aldım ama giderin giderini bulamadım.Duşun orta kısmında yuvarlak bir gider. Üzerinde şık bir yuvarlak kapak var, onu kaldırınca saç vs. yakalayan bir ızgara var.Onu da kaldırınca altta üç parmak yüksekliğinde, içinde su bi
Bizim duşakabinden su biraz yavaş gidiyor. Giderin içine sokulan çubuklardan aldım ama giderin giderini bulamadım.
Duşun orta kısmında yuvarlak bir gider. Üzerinde şık bir yuvarlak kapak var, onu kaldırınca saç vs. yakalayan bir ızgara var.
Onu da kaldırınca altta üç parmak yüksekliğinde, içinde su biriken bir bardak gibi alan var. Orada her zaman su oluyor ve sanırım su oradan taşınca yuvarlağın her yanından gidiyor gidere.
Parmağımla bu kadar anlayabildim. Bu konuda pek bilgili de değilim.

Bu banyo gideri şeklinin ismini biliyor musunuz? Açmak için lavabo aç vs. dökmek dışında yapabileceğim fiziksel bir müdahale var mıdır? (tel sokup saçları çekmek gibi)
0
michael_knight
(03.11.24)
Foto olsa iyi olur
Hep mi az gidiyordu?
Foto hem giderin hem de duşakabin in olsun
0
kisa
(03.11.24)
Bıçak ucu gibi bir şeyle, o bardak gibi şeyin kenarından takarak, ama zarar vermeden, bardağı çıkarmayı bir dener misin?

Fotoğraf +1
0
Mirket
(03.11.24)
Arkadaşlar foto çektim. Bu gider Avrupa'da. Bir aydır az gidiyor, öncesini bilmiyorum. Az gidiyor ama sorun olacak kadar değil. Fakat kısa süre sonra sorun olacak hale gelecek.
Bardak çıkarılmıyor gibi görünüyor.

Fotoda deliğin içinde bir siyahlık görünüyor, orası boşluk değil. O parçayı orada tutmak için gerekli bir plastik galiba, aynısından bir tane daha var.

Fotolardan sonuncusunda biraz pompalayıp bir miktar saç çıkardım.

ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
🌸michael_knight
(04.11.24)
Avrupa işi olunca, soru benim çalışmadığım yerden gelmiş oldu.
Gideri iyice su doldurup, pompayı itme maksatlı değil de, sadece çekecek şekilde kullanırsan (yani pompayı gidere havası boşalmış şekilde yerleştirip ani çekme şeklinde) bişeyler daha getirebilirsin diye düşünüyorum.

Yoksa, o memlekette bulunursa lavabo açıcı kimyasallar kullanılabilir. O yoksa deliğe karbonat döküp üzerine sirke dökmek işe yarayabilir.
0
Mirket
(04.11.24)
Banyodan bir fotoğraf daha alabilir miyiz :) erotik mesaj gibi oldu ama :)

Şöyle diyeyim, şimdi bu duşakabin yerden 20 25 cm gibi yukarıdaysa, onun alın kısmı polyester bir malzemedir ve genellikle çıkar.
Böylece o duş teknesinin altı görülür.
Başıma söyle bir şey geldi, gider borusu o gidere normalden daha çok sokulmustu o yüzden su az gidiyordu.
Pompa +1
Lavabo aç da denenebilir ayrıca
0
kisa
(04.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.