Giriş
(1)

Kardeşim için terapist arıyorum

Ranchoddas
merhabalar istanbul çengelköy'de yaşıyorum ve kardeşim (25) son zamanlarda kaygılı. açıkçası daha önceden bir terapist tecrübemiz yok ama bildiğiniz tanıdığınız istanbul içi terapist varsa kendisiyle iletişime geçmeyiçok siteriz. nasıl terapist bulunur edilir bilmediğim için, bulma yöntemlerinden de
merhabalar istanbul çengelköy'de yaşıyorum ve kardeşim (25) son zamanlarda kaygılı. açıkçası daha önceden bir terapist tecrübemiz yok ama bildiğiniz tanıdığınız istanbul içi terapist varsa kendisiyle iletişime geçmeyiçok siteriz. nasıl terapist bulunur edilir bilmediğim için, bulma yöntemlerinden de bahsedebilirsiniz direkt öneri yerine.
0
Ranchoddas
(01.09.21)
Yöntem varsa da ben bilmiyorum ama kardeşiniz kendisi arastirsin. O gidecek nihayetinde.
0
encokbenisevinnolur
(02.09.21)
(7)

10 yasindaki erkek yegene ps4 oyunu

oscar
bugun biraz konustuk, minecraft oynuyormus ps4 de, battlefield alicam dedi. ben bu dunyaya inanilmaz uzagim, battlefield baktim bir suru cesidi var, ps4 icin hangisini almaliyim ? gta oynuyor musun dedim, yasima uygun degil dedi ? dogru mu yoksa o mu bilmiyor ?bir de 10 yasindaki minecraft oynayan e
bugun biraz konustuk, minecraft oynuyormus ps4 de, battlefield alicam dedi.

ben bu dunyaya inanilmaz uzagim, battlefield baktim bir suru cesidi var, ps4 icin hangisini almaliyim ?

gta oynuyor musun dedim, yasima uygun degil dedi ? dogru mu yoksa o mu bilmiyor ?

bir de 10 yasindaki minecraft oynayan erkek cocuga hangi oyunlari almaliyim ps4 icin
0
oscar
(26.08.21)
Minecraft ve battlefield mainstream oyunlar.

Ben olsam ona oyunlarda yeni bir alan açacak bir şeyler alırdım.

Shadow of the colossus
Trico
Crash bandicoot remastered
The elder Scrolls 5: Skyrim

İlk üçü muhtemelen yaşına uygundur da dorduncusunun yaş sınırını bilmiyorum, bir bakarsınız.
0
encokbenisevinnolur
(26.08.21)
Son çıkan Battlefield oyunu V (5). Onu alabilirsiniz. Ancak onu kastetmemiştir. Yıl sonuna doğru Battlefield 2042 çıkacak. Onu almak istiyordur. V çıkalı çok uzun zaman oldu. Hatta bir ara bedava bile verdiler PS Plus üyelerine.
0
himmet dayi
(26.08.21)
gta'da da adam öldürme ve pis işler var, battlefield'da da adam öldürme var. biri uygun diilse, öbürü de uygun diil :)
0
la traviata
(26.08.21)
GTA bence net +18.

Battlefield gibi savaş oyunlarıyla kıyaslanamaz.
0
materyalist imam
(26.08.21)
Psn hediye kartları var mı bilmiyorum ama varsa 100 liralık hediye çeki falan alabilirsiniz.
0
baal
(26.08.21)
Yarış ve spor oyunları olabilir. The Crew 1-2, nba 2k21, fifa 21, f1 2021. Onun dışında spiderman de ilgisini çeker.
0
iwasbornonamountainside
(26.08.21)
Fall guys
0
kablelvuku
(26.08.21)
(2)

şahsi instagram hesabımın olduğu telefondan kurumsal hesap kullanma

iddaaci
merhaba, şahsi telefonumda yüklü olan ve şahsi hesabımın açık olduğu instagram uygulamasında kurumsal bir hesap açsam (hesap ekle) instagram arkadaşlarıma bak bu hesabın sahibi başka hesabıyla burada ekle bunu der mi? şahsi hesabımdan bunun görünmesini istemiyorum.
merhaba, şahsi telefonumda yüklü olan ve şahsi hesabımın açık olduğu instagram uygulamasında kurumsal bir hesap açsam (hesap ekle) instagram arkadaşlarıma bak bu hesabın sahibi başka hesabıyla burada ekle bunu der mi? şahsi hesabımdan bunun görünmesini istemiyorum.
0
iddaaci
(25.08.21)
Görünmesini istememe dışında böyle bir hesabım var birebir aynı sorduğunuz durum. Kişisel hesabımda rehberi bağla seçeneği işaretli değil, kurumsal olanda işaretli. Ona rağmen gelen takip isteklerinden anladığım kadarıyla kişisel hesap gözüküyor o şekilde öteki gözükmüyor. Tahminimce ilk aldığınız hesaba yonleniyor bir şekilde.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.21)
Rehber bağlama olayını bilmiyorum ama eğer iki hesap arasında iletişim olmazsa (mesela takip gibi) birbirine görünmüyor. Ama etkileşim olursa o zaman takipçi önerileri yapıp duruyor.
0
epitaf
(26.08.21)
(2)

iş tatminsizliği

taha1907
selamlar, türkiyenin top5 okulundan birinden, fena olmayan bi bölümden mezun olalı 1 sene oldu.yaklaşık 10 aydır da bir firmada çalışıyorum. firma kurumsal bir firma değil, patron firması.başlarken hevesliydim açıkcası iş güzel görünüyordu. fakat hiç beklediğim gibi olmadı. açıkcası tatminsizliğim e
selamlar, türkiyenin top5 okulundan birinden, fena olmayan bi bölümden mezun olalı 1 sene oldu.

yaklaşık 10 aydır da bir firmada çalışıyorum. firma kurumsal bir firma değil, patron firması.

başlarken hevesliydim açıkcası iş güzel görünüyordu. fakat hiç beklediğim gibi olmadı.

açıkcası tatminsizliğim en büyük sebebi iş çoook rahat, maaş başlangıç seviyesi olarak ortalama diyebilirim. ama hal böyle olunca hırsım kalmadı, çünkü çok rahat bir şekilde çalışabiliyorum, ne baskı var ne de başka bir şey.

siz bu durumda napardınız ? salla rahatını bozma mı derdiniz, yöneticiyle mi görüşürdünüz, yeni iş mi arardınız ?

açıkcası yöneticiyle görüşsem de fark eden olmayacak çünkü o da rahat :)

şunu da söyleyebilirim, bu süreçte 2 farklı rakip firma benimle görüşmek istedi ama ben görüşmek istemedim
0
taha1907
(25.08.21)
kaç para aldığını düşün.
35 yaşında, özel okulda çocuk okuturken
istediğin arabaya binerken
istediğin evin taksidini öderken
senede 2 defa yurtdışına 5 6 defa yurtiçine tatile gittiğini hayal ederken
kaç para maaş alman gerektiğini hatırla.

bu maaş o maaşsa çalışmaya devam et
değilse, o maaşa ulaşana kadar kasmaya devam.
rakip firma / yurtdışı / master ne lazımsa
0
Corc
(25.08.21)
top5 okuldan mezun sendromudur belki :p yani iş böyle bir şey, sürekli ders çalışır gibi iş yapmak gerekmiyor.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.21)
(7)

Sürücü Kursu Dolandırabilir Mi?

depresif çocuk
Merhaba.Bugün bilinen bir sürücü kursuna kayıt oldum.Ödemeyi havale yolu ile gerçekleştirdim ancak kursa kayıt olduğuma dair herhangi bir belge vermediler bana.Sadece imzamı aldılar.Bir de teorik derslere sitemizdeki notlardan çalışabilirsiniz, gelmenize gerek yok denildi (ben gelmezsem olur mu diye
Merhaba.

Bugün bilinen bir sürücü kursuna kayıt oldum.
Ödemeyi havale yolu ile gerçekleştirdim ancak kursa kayıt olduğuma dair herhangi bir belge vermediler bana.
Sadece imzamı aldılar.

Bir de teorik derslere sitemizdeki notlardan çalışabilirsiniz, gelmenize gerek yok denildi (ben gelmezsem olur mu diye talep etmiştim özellikle, çünkü saatleri bana uymuyor.)

Taklaya gelme ihtimalim var mıdır?
0
depresif çocuk
(25.08.21)
Böyle bi riske gireceklerini sanmıyorum.
0
olaylar olaylar
(25.08.21)
kanasla intihar eden adam
(25.08.21)
Hemen hemen her kurs böyle işliyor. Olsa olsa ihmal olur.
0
burty
(25.08.21)
Ben de bi evrak vs almamıştım. Takılacak bir durum yok bence. Kaldı ki banka yolu ile göndermişsiniz. Resmî yani.
0
elorelia
(25.08.21)
birşey olmaz. Kardeşimi de geçen aynı şekilde kaydettirdik sadece kitap verdiler sonra gitmedi henüz. Kurslar her ay onlarca kişiyi kaydediyor kimi sürüş dersinde verdiği sözü tutmayarak daha az çalıştırıyor kimi düzgün veriyor. Tek sıkıntı o olabilir. Diğer türlü "dur şunu kaydetmeyip 2000 lira cepleyelim" demezler onlar için küçük para :D
0
nhk ni youkosu
(25.08.21)
7 yıl sürücü kursunda çalıştım işler tam olarak yazdığınız gibi işliyor.
İmza sözleşme ve kayıt formu için.
Teorik dersler de çok önemli olmadığı için (kitaptaki sorular yetiyor kazanmak için) çok hevesliler dışında kimse çağrılmaz/gelmez.
0
kirmizipilotkalem
(25.08.21)
Eğer gönderdiğiniz hesap kursun hesabı değilse ufak bir ihtimal ama onlar adına düşününce girdikleri riske değmez. Yok kursun kendi ticari hesabıysa zaten olmaz bir şey.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.21)
(5)

kulunç

black mamba
sırtım felaket ağrıyor. sağ kürek kemiğimin altı. dışardan dokununca pek bir şey yok içeride sanırım. kulunç mudur? görüntüsü dışardan belli oluyor mu? hareket edince ağrıyor.
sırtım felaket ağrıyor. sağ kürek kemiğimin altı. dışardan dokununca pek bir şey yok içeride sanırım. kulunç mudur? görüntüsü dışardan belli oluyor mu? hareket edince ağrıyor.
0
black mamba
(25.08.21)
disaridan belli olmaz.
hareket edince degil de benim hareketsizken agrir. bu genel bir durum mu bilmiyorum.

o noktaya baski uygulayinca rahatliyor mu. kulunc ezilince cok rahatlatiyor oradan da anlayabilirsin.
0
Kittie
(25.08.21)
Biri ezsin orayı, masajla. Öyle biri yoksa tenis topu vb. bir şeyin üzerine yatarak da deneyebilirsin.

Sırt ve boyun egzersizlerini de bir araştır.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.21)
hareket etmeyince doğru pozisyonda durunca ağrımıyor. yerimden doğrulurken ağrıyor mesela. dışardan hissedebildiğim bir şey yok. ağrıyınca anlayabiliyorum. içerde sanırım.

bu tam olarak nasıl bir şey? kemiklerin arasına kas mı sıkışıyor? okudum tam anlayamadım.
0
🌸black mamba
(25.08.21)
ilginc, dogru yanlis sabit oldugum her an mahveder beni kuluncum tuttuysa.

benim de sag kurek alti oluyor. elin yetisir oraya bakmak icin. tikir tikir bi sey oynayabilir orda, minik bi top gibi dusun :)

tam olarak bilmiyorum nerden doguyor bu durum.
0
Kittie
(25.08.21)
fizik tedavi yollari görünüyor sana? aynisini yasadim
0
buenosdias
(25.08.21)
(6)

Ilk iş görüşmesi

Coyote
Sanırım yarın özel bir eğitim kurumundan arayacaklar, görüşme saati vs. ayarlanacakTelefon görüşmesi ve yüzyüze görüşme için tavsiyeleriniz var mı? Biraz heyecanlandım :DIs: Okul psikologu
Sanırım yarın özel bir eğitim kurumundan arayacaklar, görüşme saati vs. ayarlanacak

Telefon görüşmesi ve yüzyüze görüşme için tavsiyeleriniz var mı? Biraz heyecanlandım :D

Is: Okul psikologu
0
Coyote
(25.08.21)
Sık sorulan mülakat sorularını bul. Onlara cevaplar hazırla. Ne kadar çok soruya hazır olursan, o kadar iyi. Orijinal olan soruların miktarları zaten az oluyor. Hele ki global bir endüstri şirketiyle görüşmediğin sürece (okul ile görüşecekmişsin) daha az yetkin insanlarla mülakat yapacağın için, hazırlanmak daha kolay olacak.


Örnek bazı sorular:
- Kendinizden bahsedin (ilk soru kaçınılmaz olarak budur nerdeyse daima)
- Neden burada çalışmak istiyorsunuz?
- Ücret beklentiniz nedir?
- Bize sorularınız var mı? (mutlaka yüzeysel olmayan, güzel sorular hazırla)
- Zayıf ve Güçlü yönleriniz neler?
- Ne zaman işe başlayabilirsiniz? (şu an çalışıyorsan, ihbar sürene dikkat et)
- Problem çözdüğünüz bir durumu anlatır mısınız? (davranışsal mülakat sorularından bu)
0
hümanist tabutçu
(25.08.21)
klasik sorulara hazır ol. 3 sene sonra kendini nerede görmek istiyorsun
kariyer hedefin nedir
fazla mesaiye kalırmısın
ihtiyaç halinde hafta sonları da resmi tatilllerde de çalışırmısın

bir de heyecanlı görünme sakın. kendinden emin bir profil çiz. özgüveni yüksek desinler. genelde iş başvurusunda ik uzmanları biraz kendini kasar, sen de emin ve net cevaplar ver. mesela bize ne kazandıracaksınız diye sorarlarsa "sizin bana ne kazandıracağınıza bağlı, her şey karşılıklı" dersin )
0
bluemoon22
(25.08.21)
Vay yakışıklı cunyırım liseyi bitirmiş ya :') Rotring de alınmaz artık :D ilk iş görüşmesi tecrüben şimdiden hayırlı olsun.

Heyecan iyidir, canlı tutar. Ama abartma. Görüşme vaktinden önce gitmeye özen göster. Kolay gelsin!
0
beetlejuice
(25.08.21)
Ortamı okumanız lazım da kendinize güvenin. Girdiğim son (toplamda 2. oluyor) mülakatta heyecanlandım biraz, sorunun birinden sonra hehe biraz heyecan yaptım diyip bi 30 saniye istedim, arada topladım devam ettim bence bonus bile oldu :D

Kendinizi kötülemeyin, mezun olduğunuz yerleri kötülemeyin, kurumun sitesini falan inceleyin biraz; laf arasına sıkıştırınca düşüyorlar tüm İK'lar.
0
aguen
(25.08.21)
Hocam siz daha iyi bilirsiniz yasal tarafını ayrıntısını da geçenlerde bir haber okudum, bir özel okul rekabet kurumuna şikayet edilmiş web sitesinde vs "okul psikologu" ibaresini kullanıyor diye, çünkü MEB yönetmeliğinde yokmuş. Kaldırmak zorunda kalmışlar bir miktar ceza odemisler falan. Dediğim gibi aslını faslını bilemeyeceğim de siz yazınca özellikle belirteyim dedim bilginiz yoksa da araştırın olur ya iş gorusmesinde karşınıza çıkan bir ayrıntı olursa diye.

Olmadığınız gibi görünmeye çalışmayın. Bildiğiniz şeyleri de mütevazı olmak ya da dezavantajli duruma düşmemek adına söylemekten kaçınmayın derim ben. Bunu ukalalik olarak yorumlayacak biriyle görüşüyor olursanız da o kurum dandiktir zaten bir şey kaybetmiş olmazsınız.

Soru-cevap/roprtaj değil de "evet kendinizden bahsedin, kendiniz tanıtın" diye de gidebilirler pekala, ona da hazırlıklı olun.

sonradan zor gelebilecek şeylere eğer durumunuz da müsaitse bir müddet daha iş aramaya hemen tamam demeyin. İş saatleri günleri, ücret konuları... eğitim kurumuymus okul gezisi törenlerinde rolunuz göreviniz vs. bu tür şeyleri kastediyorum.

Anlastiniz ise alindiniz diyelim, ilk ücretiniz orada çalışmaya devam ettiğiniz sürece belirleyici olacak, teklifi kabul ederken onu da hesap edin. Sorup edebileceğiniz kişiler varsa sizin pozisyonunuzdakilere ortalama ne kadar maaş veriliyor öğrenmeye çalışabilirsiniz ayrıca.

Sizin alanınız için de geçerli midir bilmem de özel okulda çalışan öğretmen tanidiklarimdan duyduğum, yazın zaten tatil diye maaş vermeyen okullar varmış, kağıt üzerinde işe giriş çıkış yapıyorlarmış falan. Öyle bir yer gelirse bence kabul etmeyin.

Mümkünse belirli süreli iş sözleşmesi özellikle ilk defa ise girecek olan biri için iyidir. Yapmıyorlarsa yapmazlar zannetmem size göre öyle bir şey oluşturulacağını ama olursa daha iyi olur.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.21)
öncelikle hayırlı olsun, umarım istediğiniz gibi olur.

şöyle bir öneriyi göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. her ne kadar makyajla okullar kendilerini veli dostu gibi göstermeye çalışsalar da amaçları veli memnuniyeti olan kurumlardır.
okulun seviyesini, yani hangi kademelere bakacağınızı bilmiyorum ama özel okul veliye problem göstermek istemez.
problem öğrencileri çözmeyi ister, her şeyin sütliman olduğunu göstermek ister.
alanınızla ilgili buna dair daha çok çözüm odaklı bir çalışan olduğunuzu, velilerin karşısında ne kadar prezentabl olduğunuzu göstermeniz iyi olur.
eğer okul biraz eskiyse sizden daha deneyimli meslektaşlarınız vardır. öncen onları sosyal medyadan bulup iletişim kurabilirsiniz. kuruma dair bilgi sahibi olursunuz.

ek olarak ne kadar özel okul olursa olsun milli eğitim bakanlığının yönetmeliklerine göre işliyor. ilgili olduğunuz özel eğitim ve rehberlik yönetmeliklerini okuyun. okul rehberlik servisi nedir, ne iş yapar bunu iyi bildiğinizi görüşeceğiniz kişilere gösterin.

not: kimi okullarda bazı psikologlar okul psikoloğu kadrosuyla alınıyor ancak direkt rehberlik servisinin içine bırakılıp rehber öğretmen işi yaptırılıyor. bu noktada bu benim işim değil diyemezsiniz. sizden istenilen işin ne olduğunu ne bir şekilde söylemelerini sağlayın.
0
ananotherlife
(26.08.21)
(17)

bu nasıl bir türcülük? kendimi de ikna edemiyorum.

kibritsuyu
şimdi gözünüzde bir canlandırın. sokakta kendi halinde takılan birkaç kedi var. adamın biri geliyor, kedilerden birini eline alıyor, ondan sonra kediyi az ötede bekleşen vahşi köpeklerin önüne atıyor. köpekler kediyi anında parçalıyor.vahşice değil mi? böyle bir şey gerçekleşse bütün hayvanseverler
şimdi gözünüzde bir canlandırın.

sokakta kendi halinde takılan birkaç kedi var. adamın biri geliyor, kedilerden birini eline alıyor, ondan sonra kediyi az ötede bekleşen vahşi köpeklerin önüne atıyor. köpekler kediyi anında parçalıyor.

vahşice değil mi? böyle bir şey gerçekleşse bütün hayvanseverler ayağa kalkar. ne twitter kalır, ne ekşi sözlük. daha önce benzer örneklerini de gördük.

peki şunu da bir gözümüzde canlandıralım. bu sene sahilde otururken bizzat gözümün önünde gerçekleşen olay.

adamın biri olta ile balık tutuyor. balığın teki oltaya takılıyor. adam oltayı çekiyor, ufacık bir balık. beğenmiyor, iğneden çıkarıp arkada bekleyen kedinin önüne atıyor. kedi de balığı anında canlı canlı yiyor.

e ne farkı var abi şimdi? kendi ortamında sakince dolaşan kediyi alıp köpeğe atmakla, kendi ortamında sakince dolaşan balığı kediye atmanın arasındaki fark ne? bu ikincisine kimsenin hayvan hakkı dediğini, hayvanseverin ayaklandığını falan görmedim ben? en azılı, "hayvantapar" denen modeli bile getirsen tuttuğu balığı oltadan çıkarıp kediye atanda en ufak anormallik görmüyor.

işin kötüsü ben de anormallik görmüyorum. köpeklere atılan kedi olsa aşırı üzülecekken, kediye atılan balık olunca sevimli bile geliyor. bu ikiyüzlülüğümü kendime de açıklayamıyorum.

siz açıklar mısınız bana?
0
kibritsuyu
(20.08.21)
kopkeler kedi yemez
ama kediler baliga bayilir
0
nibba
(20.08.21)
insanoğlu doğası gereği hem kendine benzeyen hem de kendine fayda sağlayan hayvanları sevme & besleme eğilimindedir.
0
rose parks
(20.08.21)
ikiyüzlülük değil. sen sanıyor musun ki her duygu, düşünce ve hislerimiz erdemli şekilde gerçekleşiyor? 6 milyon yıllık insanlık tarihimizde yaşanılan herbir şeyin kalıntılarıyla bu hale geldik.

life is too short to remove usb safely
0
buenosdias
(20.08.21)
dediğin doğru, gerçekleri kendimize göre hemen rasyonalize etmeye çalışıyoruz esasen bunu bilişsel çarpıtmayla yapıyoruz
0
freebird5406_2
(20.08.21)
Ben de bütün amatörlük hakkını kendine, bütün olgunlaşmışlık sorumluluğunu başkalarına yükleme olayını anlamıyorum. Hayvantapar deyince eline ne geçti? Sadece öfkeni kustun, mutlu musun? Muhatabına kötü bir enerji bulaştırdın, gerdin. Niyetin bu değildi ama yaptığın bu. Neden? Çünkü sen de adalet timsali olma yolunda bir amatörsün. Herkes gibi sen de kendi yolunda zaman zaman hata yaparsın, hem de hiç bilmeden. Bu burada dursun.

Evet haklısın, bu da hayvansever olduğunu iddia eden her insanın şahit olduğunda müdahale etmesi gereken bir şey. Fakat balığı kediye verme hareketinin sana tuhaf gelmemesi, geçmişteki kediye balık verme sahnelerinin alışkanlığı. Balığın canlı verildiğini bilen ruhun itiraz etmiş, gelmiş yazmışsın. Ne güzel. Buna ikiyüzlülük denmez, aksine bir yanının alışkanlığını diğer yanın fark etmiş, acıyı görmüş algılamış, ne mutlu.

Burada kötü hissetmen gereken hiçbir şey yok, sadece o balığı canlı canlı kediye veren adamın oltayla (aç balığı yemle kandırıp öldürerek) balık tutması ve beğenmediğini kediye atması gerçekten vicdansızlık, ruhsuzluk, kalpsizlik. Bunlar seni kötü hissettirir. İstersen olaya anında müdahale edersin, istersen çevrene/evladına doğruyu öğreterek veya örnek olarak dolaylı bir şekilde müdahale edersin, istersen de hiç umursamaz geçersin. Senin tercihin.
0
1bir1bir1
(20.08.21)
İnsanı insanı önüne atan da var. Çok karışık bu konu bence.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.21)
Kedi köpek yiyen milletten birine sorulsa negatif anlamda o da arada bir fark göremez belki. Biz kedi yemiyoruz ama balık yiyoruz. Balıklar kedileri yemiyor ama kediler balıkları yiyebiliyor. Doğal düzene çok uygun. Şu da var mutlaka: balıklar hayatta kalma içgüdüsünü kara canlıları gibi bağırıp çağırarak gösterebilen canlılar değiller. Elleri kolları bizimki gibi değil, boyutları küçük. Kuşlar da balıklar kadar olmasa da kedi yakalayınca kahrolacak seviyede tepki gösterdiğimiz hayvanlar değil. Boyut ve beden formu belirliyor biraz da bunu.
0
IncredibleMau
(20.08.21)
abi bunu kesfeden adam zaten benim gozumde asmis adamdir.

Hicbir pet sahibine de bunu anlatamazsin. Devamli inkar ve tartisma safsatalarina basvururlar.

Mesela sirf evlerde kedi beslenmeye devam etsin diye her sene milyonlarca hayvan kesilip mama yapiliyor. Bu pet sahiplerine hic garip gelmiyor.

Kediler kuslari yiyor soylarini tuketti diyorsun hayir vebayi onluyor diyor :)

Vebayi kediler bitirmedi dunyanin her yerinde veba vardi diyorsun engelliyor :)

Sahsen ben kedi, kopek yiyen insani da gram sorgulamam. Ben de inek yiyorum. Ben istedigim hayvani yiyebiliyorsam kimseye laf etme hakkim yok.
0
divit
(20.08.21)
Tabi bir noktayi es gecmissin.
Baligi da havayla bogarak olduruyorsun.

Kediyi suya sokup oldurup sonra kopegin onune atmakla ayni sey.
0
divit
(20.08.21)
Evde hamamböceğini sineği öldürüp ortamda hayvanseverim demekle aynı yola çıkıyor, en azından umursamazlık seviyemizi getirdiği nokta itibariyle. Balığı bir canlıdan ziyade tüketim gıdası olarak addetmek de bilinçaltımıza işlemiş. Onun kaderi birinin midesine gitmektir, yaşam gayesi budur diye düşünüyoruz. Ama kedi başı okşanasıdır beslenesidir, yenemez, ki zaten haramdır vs. Böyle kanıksamışız. Ormanlar yanarken hayvanı börtü böceği yok sayıp neyse ki kaybımız olmadı diyen zihniyet de bunun zirvesi. Yazıya hak verdim.
0
heathen
(20.08.21)
Sevdiklerimiz, Tiksindiklerimiz, Yediklerimiz - Hayvanlar Hakkında Tutarlı Düşünmek Neden Bu Kadar Zordur? isimli kitabı öneririm.

insanoğlu iki yüzlüdür.
0
smirnova
(20.08.21)
hayvanların da sınıfları var. memeliler en gelişmiş ve bizim de içinde olduğumuz sınıf olduğundan kendimize daha yakın hissediyoruz diğerleri daha aşağı geliyor (belirli gelişmişlik kriterlerine bakarsak öyle zaten ancak öyle yapmak doğru mu o ayrı konu). sürüngeni, balığı biraz daha az umurumuzda oluyor hele balık ses bile çıkaramıyor kuştan belki acı bi ötüş duyarız son anlarda üzer yine.

memelilerin içinde de fark var tabi büyükbaşlar, küçükbaşlar kesilip yenirken köpek kedi kesen olursa cani gözüyle bakarız çünkü daha zekiler ve evciller, o yüzden aramızda daha fazla bağ var koyunla o kadar bağ kuramıyosun (o da memeliler içinde daha aşağıda oluyor çünkü) neticede kabul ediyor durumu insanlar (en azından çoğu) bu sebeple.
0
semaforo de medianoche
(21.08.21)
Herkes yazara hak vermiş şaşırdım. Kedi balık yer. Kuş yer. Böcek yer. Bu hep böyleydi devam edecek. Ahırı olan bir adam tavuklarını kurt veya tilki kapsa üzülür. Allah Allah tilki bu nasıl yapar bu vahşet, bu nasıl canice bir şey, hayvantaparların nasıl ilgisini çekebilirim de bunu önlerim diye düşünmez. Çünkü tilki tavuk yer. Ama köpek normalde kedi yemez. Kediyi parçalar bırakır. Dolayısıyla bu vicdanları rahatsız eder.

Balık insanlar tarafından da yenilen bir şey. Balık bir tüketim maddesi. Balığı herkes yiyebilir. Ama kedi yenilen bir canlı değil. Tabi bu ülkenin değerleriyle alakalı, bir çinliye sorsak bu soruyu başka türlü cevaplardı.

Ben sadece yavru kediyi köpeklerin önüne atmakla küçük bir istavriti - ki yenilen bir şey-kediye atıp kediyi beslemeyi nasıl benzettiğinizi anlamadım. İnsanlar neden kuzu yiyor deseniz daha mantıklıydı bence. Bu durum daha çok vicdanı rahatsız ediyor.
0
Hallegadola
(21.08.21)
bir yerde yanlışın var. "bu ikincisine kimsenin hayvan hakkı dediğini, hayvanseverin ayaklandığını falan görmedim ben? en azılı, "hayvantapar" denen modeli bile getirsen tuttuğu balığı oltadan çıkarıp kediye atanda en ufak anormallik görmüyor." demişsin. veganlar bunda yanlışlık olduğunu görüyor ve söylüyor. hissedebilen varlıkların hiç birini öldürmememiz gerektiğini, hiç birini sömürmememiz gerektiğini sürekli söylüyor veganlar. balıkların acıyı aynı bizim gibi hissettiğini de söylüyorlar. ama "en azılı hayvantaparlar da dahil" kimsenin işine gelmiyor bunu duymak o yüzden veganlara kafayı sıyırmış bir grup marjinal muamelesi yaparak çoğunluk olmanın avantajını kullanıyorlar.
hiç birini öldürmenin birbirinden farkı yok. tek fark genel algı ve alışkanlıklar. bilinci, duygusu hissi olan hayvana "tüketim objesi" diyen olmuş, bu da algı. obje değil bir kere. bu bakış açısıyla yaklaşınca siyah tenliyi köle obje, kadını seks objesi vs görene de kızmaya hakkımız yok. bir de "insani zaaflarımız işte napalım" diye insanı mağdurlaştırıp zulme devam edenler var. komik bu da, yenin zaafınız madem yanlış olduğunu fark ettiniz.
çırpınan balığı kedinin önüne atmaktaki hissizlik korkunç olan. can çekişen bir canlı var orada ve sen onun acısına zerre duyarlı değilsin. bence çok ürkütücü bir hal bu.
biri kuş avlar onu normal bulur, biri balık tutar onu normal bulur, biri kuzu keser onu normal bulur. bir canlıyı öldürmek kişisel zevkler ve alışkanlıklarla açıklanamayacak kadar ciddi bir mesele aslında ama insanlık etik olarak o seviyeye gelemedi, gelemez de daha uzun bir süre.

ayrıca, not: hayvanların yaşam hakkını savunmak, tedavi, beslenme, barınma ihtiyaçlarına destek olmak, biri hayvana eziyet ettiğinde öfkelenmek hayvana tapmak değildir. hoşunuza gidiyor böyle tiye almak evet ama bir grup salatalığın kendilerine ne isim taktığındansa kimsesiz bir hayvanın yarasını sarmak daha çok umrunda "hayvantapar" dediğiniz insanların.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(21.08.21)
Ben de çocukluğumdan beri bunu düşünüp işin içinden çıkamıyordum. Çocukken aklım almıyordu mesela bir hayvanın boğazlanıp yiyecek olarak önümüze sunulmasını. Bu yüzden çok uzun yıllardır et yemiyorum. 2 senedir diğer hayvansalları da hayatımdan çıkarttım. Yemek, kıyafet, kozmetik vs her şeye dikkat ediyorum ama hayvanları kullanmak o kadar içimize işlemiş ki bazı şeylerden kolay kolay kaçamıyorsun. Bindiğim arabanın koltukları deri mesela.

İnsanlar için hayvanları sömürmek bu kadar normalken birçok iyimser vegan gibi geleceğin vegan olabileceğini düşünemiyorum maalesef ben. Keşke olsa ama bu kadar normalleşmiş bir şey nasıl yıkılır bilmiyorum. İnsanların çoğunun, en duyarlılarının ya da en bilinç düzeyi yüksek olanlarının bile boğazı kesilerek öldürülmüş bir hayvanın bedenini yiyebilmesi çocukluğumdan beri aklımın almadığı bir şey. Bir kedinin ölüsüyle kuzunun ölüsünün farkı yok bu yüzden benim için ama maalesef çok küçük yaşlardan beri bir fark olduğu öğretilmiş hepimize.
0
ms brownstone
(21.08.21)
kopek neden kedi yemesin gayet de yer. Kopek hepcil bir hayvandir her buldugunu yer.

Kedi yeme davranisi olanlari uzak tuttugumuz icin yemez gibi geliyor. Kendi cinsini bile yiyor ac kalinca.

Kedinin de boyle vicdani sorunlari yok, kopek yavrusuna gucu yeterse her turlu mideye indirir. Kendi yavrusunu da yiyor.

Kendinizi ikna etmeye calismayin adam hakli :)
0
divit
(21.08.21)
hocam olaya sadece yiyecek gözüye bakmayın, biraz tüme varmaya çalışın. "kedi balık yer, ama köpek kedi yemez" değil burada tartıştığımız. yiyen hayvanı düşünün. kediyle köpek örneğini beğenmediyseniz tavuğu tutup aç tilkilere atalım, yine rahatsız ediyor.

alın size başka örnek. "avcılık spor değildir" deniyor, avcılıktan kasıt tüfek kullanılarak ormanda avlanmak. evet bence de değildir, hayvan vurma fikri beni de rahatsız ediyor.

tüfeği sırtına vurup ormana kuş vurmaya gitsen "avcılık kötü", ama oltanı alıp bulduğun herhangi bir su kenarından sallayıp balık avlamak bir hobi. kursları bile var amk.

üstelik av yasağı denen süreler içinde ormanda tek fişek atamazken, balıkların av yasağında sadece profesyonel olarak yasak, "amatör balıkçılık" denen, oltayla ve hatta boyutu belirlenmiş ufak teknelerle ağ atmak bile serbest.

evet daha önce bunu da sormuştum, tatmin olmamıştım. balığı da havayla boğuyoruz. 1000 tane koyunu hiç hava almayan bir ağıla tıkıp havasızlıktan can çekiştire çekiştire öldürüp yesek bütün dünya ayağa kalkar bu nasıl vahşet diye (islami usulleri gözardı ediyorum burada). ama bir tekne dolusu balığın havasızlıktan can çekişe çekişe ölmesine kimse bir şey demiyor. balığın can çekişirken zıplaması jenerik görüntüsü bile oluyor. bırak rahatsız olmayı, milletin hoşuna gidiyor da jenerikte kullanıyor.

vegan ya da vejeteryan değilim. ama kendime de açıklayamıyorum hala. nedir bu balığın çektiği aga?
0
🌸kibritsuyu
(22.08.21)
(9)

Tacizci veya sapık gibi mi görünmüşüm?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bugün aile eczanemize gitmiştim. Eczanede ben, eczacı bir de muhtemelen eczacının (erkek) arkadaşı olan (aile dostu gibisinden) genç bir kadın vardı. Ben doktorun yazdığı ilaçları eczacının vermesini beklerken kadın üstüne çeki düzen vermek isterken bir anlığına tişörtünü kaldırdı
Merhaba arkadaşlar,

Bugün aile eczanemize gitmiştim. Eczanede ben, eczacı bir de muhtemelen eczacının (erkek) arkadaşı olan (aile dostu gibisinden) genç bir kadın vardı. Ben doktorun yazdığı ilaçları eczacının vermesini beklerken kadın üstüne çeki düzen vermek isterken bir anlığına tişörtünü kaldırdı ve ister istemez göbeği göründü. Ben de istem dışı bir şekilde kadının açılan göbeğine bakarken buldum kendimi. Kadın muhtemelen gördü beni. Her şey çok kısa bir süre içinde gerçekleşti. Sonra hem kadını hem de eczacıyı selamlayarak ayrıldım ancak oradan çıktıktan sonra kendimi kötü hissettim. "Acaba kadın bana sapık gözüyle mi baktı?" diye huzursuz oldum. Bana böyle bir gözle bakılmasındansa ölmeyi tercih ederim.

Kadın rahatsız olsa ve durumu eczacıya anlatsa eczacı "İnatçı iyi çocuktur, öyle bir niyeti olmaz." diye savunur beni. Çünkü eczacılarla birbirimizi çook uzun zamandır tanıyoruz. İlaçlarımızı falan istisnasız hep oradan alırız.

Sizce kadının bana sapık gözüyle bakma ihtimali var mı? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(19.08.21)
muhtemelen bu yazıya ve bunu düşünmeye harcadığın mesainin binde birini harcamamıştır kadın ve düşünmemiştir. en fazla bir anlık düşünüp unutmuştur. yanındaki çocuğa falan ayh bu da bana baktı gibisinden lafını edeceğini hiç sanmam. türkiyede yaşıyorsa zaten her gün senin baktığının on katı öküz gibi süzüyorlar kızı. çok etkileyeceğini sanmam bunun.
0
fff02561
(19.08.21)
Tacizci ve sapık gibi görünmek için genelde tacizci ve sapık olmanız gerekir. Olmadığınız biri gibi görünmek çok kolay ve sık rastlanabilecek bir şey değil. İnsanın duruşu, beden dili, ses tonu çok şey anlatır. Karşınızdaki insanda bunu yalnızca hisseder. Çoğu şeyi bilinçli yapmıyoruz. Takmayın kafanızı.
0
akhenaten
(19.08.21)
Bahsettiğiniz gibi olduysa gayriihtiyari baktığınızı düşünmüştür, belki de hiçbir şey düşünmemiştir, kötü hissetmenize gerek yok.
0
shakespearesmother
(19.08.21)
gözünüz takılmış, normal.
olayın yaşandığı sahneye bağlı olarak, bir anlığına tişörtünü kaldırması bakmanızdan daha anormal bile olabilir.
0
blatta hiberna
(19.08.21)
Bence kadın bunu düşündü ya da düşünüyorsa bile sapik olan odur.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.21)
Bence kadin sapik, seni taciz etmis.

Aynisini sen yapsan linc ederlerdi.
0
divit
(19.08.21)
Genelde kadının başına gelen şey bana çok olur. Üstümü başımı düzeltirken ya da rüzgarlı bir havada eteğim açıldığında ve birisi beni gördüğünde hiç sapık gözüyle bakmadım.
0
Hallegadola
(20.08.21)
O esnada kıllı ve göbekli bir abinin de tişörtü açılsa insan anlık olarak gözü dalar ve bakar, sıkıntı yok, kadın da aşırı kezban değilse üstünde durmamıştır.
0
John Bloor
(20.08.21)
olaya farklı ancak gerçek bir yönüyle bakayım, tipiniz nasıl? türk toplum standartlarında derli toplu, temiz, özgüvenli, bakımlı, güçlü ve yakışıklı mısınız?

eğer evet’se sapık damgası yemeniz abartılı hamleler yaprak bakmadıysanız imkansıza yakın.

yok cevap hayır’sa, yani tipsiz, bakımsız, ezik, diksiyonsuz ve özgüvensiz biriyseniz, tipiniz de Allah’ın yüzüne gülmediği insanlardansanız, bu damgayı yeme ihtimaliniz 10x artacaktır.
0
bugisme
(20.08.21)
(5)

skyrimde nasıl hızlı level yükseltilir

nahtoderfahrung
en son oyun çıktığında oynamıştım ana görevi yapıp silmiştim oyunu, şimdi biraz daha geniş çaplı oynamaya başladım level 19 falan oldum, nasıl hızlandırırım olayı, breton stealth archer oynuyorum şuan bound bow denen bişey aldırdılar bana bundan daha iyi silah var mı bi de?
en son oyun çıktığında oynamıştım ana görevi yapıp silmiştim oyunu, şimdi biraz daha geniş çaplı oynamaya başladım level 19 falan oldum, nasıl hızlandırırım olayı, breton stealth archer oynuyorum şuan bound bow denen bişey aldırdılar bana bundan daha iyi silah var mı bi de?
0
nahtoderfahrung
(19.08.21)
Alchemy, smithing falan yaparak kolay kasılıyodu. Youtubeda da başka trick videolar vardı bakabilirsin
0
nundu
(19.08.21)
Soul Trap büyüsüyle soul gemlerini doldur, gorevlerde ve mağaralarda bulduğun eşyaları direkt satma, enchantment masasında enchant et, sat... tekrar küçük boyutta olan soul gemlerden al, hayvan yengeç vs öldürerek doldur, tekrar enchantment, tekrar sat...

Pickpocket ile de hızlı ilerlersin. Belli bir levela geldikten sonra trainerlardan eğitim al, sonra verdiğin parayı pickpocket yap tekrar... trainer zaten pickpocket ogretiyorsa daha da iyi ama onlardan çalmak daha zor.

bu sıkıcı ama light armor-heavy Armor hangisini kullaniyorsan, zayıf bir düşmanın sana vurmasına izin ver, hızlıca artar. Bir yandan da minor healing yaparsın restoration da gelişir.

Her combatta bir yaratık cagirirsan, ihtiyacın olsa da olmasa da, conjuration da görece hızlı gelişir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.21)
Hırsız loncası görevlerini tamamlarsan nightingale bow kazanıyorsun. Çok iyi.

smithing özelliğini 90 yaparsan deadric bow yapabiliyorsun. Enchant ve parlatmalar falan yaparak base hasarı çok yüksek oluyor. stealth ile tek atarsın. Dragonbone bow var aynı zamanda smithing 100 olunca yapabiliyorsun. Ama deadric bow daha karizmatik diye ben onu tercih ediyordum.

Tek atmayayım ama hızlı hızlı ok atıp, karşıdakini süzgeç edeyim diyorsan, zephyr diye bir yay var. Baya uzun bir yan görevin başlangıcında buluyorsun. Dawnguard dlc varsa;

elderscrolls.fandom.com

Bence bütün dlcler olmalı :))
0
eazy
(19.08.21)
şöyle kastım: www.youtube.com

demir külçesi için hızlı seyahatle bütün demircileri gezip tüm külçe ve cevherleri belli aralıklarla topluyordum. belli saat sonra yenilendiği için aralarda uyuyordum.
0
ya ben lan neyse
(19.08.21)
şey yap, conjuring'de ölen bi yaratığı tekrar canlandırma büyüsü mü ne vardı. sürekli öldürüp canlandırıyorsun böyle yarım saatte falan conjuring 100 levela çıkıyor.
0
bohr atom modeli
(19.08.21)
(9)

iş değiştirme

teritori
çalıştığım sektör, devlet tarafından akredite edilen özel şirketlerin iş yaptığı bir sektör. çalıştığım firma da sektörün repütasyonu en yüksek firması. ne zaman sıkıntılı bir iş olsa "xx'e yaptıralım bir de onlar baksın" derler. ben de bu firmada departman müdürüyüm.ancak şirketin maaş politikası a
çalıştığım sektör, devlet tarafından akredite edilen özel şirketlerin iş yaptığı bir sektör. çalıştığım firma da sektörün repütasyonu en yüksek firması. ne zaman sıkıntılı bir iş olsa "xx'e yaptıralım bir de onlar baksın" derler. ben de bu firmada departman müdürüyüm.

ancak şirketin maaş politikası artık çok komik bir hale geldi. enflasyon ve döviz kuru karşısında kuşa döndü maaşlar. bir de işler kesat diye primler kesiliyor artık. ama dediğim gibi çalıştığım şirket çok köklü ve kendim ayrılmadığım sürece kovulmam. ayrıca gmy ayrıldığı anda da pozisyon için birinci aday benim.

ancak şimdi bir teklif var. mevcut maaşımın 2 katını teklif ediyorlar ve yeni yılda %20 zam teklif ediyorlar. ayrıca getirdiğim müşteri başına da pay vaadediyorlar. poziyon da gmy. şartlar oldukça iyi görüldüğü gibi.

ancak şirket henüz kurulum aşamasında ve devlet tarafından akreditasyon süreci uzun sürebilir ve eğer alınamazsa da sıkıntı çıkabilir. patron ben en az iki sene bu süreci para kazanmasam da idare ederim diyor ama nereye kadar sürer.

tanıdığım insanlar dışında tanımadığım insanlardan da görüş almak isterim. daha objektif yorumlar gelebilir diye düşünüyorum.

teşekkürler.

edit: sözleşmede 2 yıllık ücret garantisi talep edeceğim. aynı şekilde 2 yıl boyunca işten ayrılmamayı da teklif edeceğim karşılıklılık ilkesi gereği.
0
teritori
(18.08.21)
Teklif getiren şirketin kısa vadede maaşları ödeyeceğinin garantisi yok mu diyorsun yani? Bu şirket seni nereden buldu, daha önce iş mi yaptınız?

Eğer kısa vadede garantisi varsa orayı kabul etmeden önce başka başvurular yap, burayı bırak ve teklif eden şirkete geç. Parmağında çevir yani herkesi. Çalışan sensin, kimse bişey diyemez. Ama kısa vadede bahsettikleri kadar ödeyecek garantileri yoksa boşver işini bırakma onlar için.
0
1bir1bir1
(18.08.21)
@1bir1bir: sözleşme yapıp 2 yıllık ücret garantisi isteyeceğim.
0
🌸teritori
(18.08.21)
O garantiyi gerçekleştirecek kapasite tutarlılık vs var mı o önemli. Yoksa herkes verir garantiyi de, sen ekmeğinden olma, o var.
0
1bir1bir1
(18.08.21)
maddi olarak oldukça güçlü bir adam.
0
🌸teritori
(18.08.21)
Şimdi maddi güç her zaman çalışanın haklarını gözetme ahlakını getirmez. O ahlak var mı adamda o önemli. 2 yıl kazanmadan da döndürürüm'ün anlamı herkese anlaştığım ücretleri vererek döndürürüm mü yoksa herkesten çeşitli boyutlarda (artıp artmayacağı belli olmayan) feragatler talep ederim mi, bunu iyi görebilmek lazım. Evin sana aitse, faturalarını ödeyecek ailen/birikimin varsa ve bu şahsa inanıyor ve güveniyorsan tamam yardır ama öyle değilsen çok düşünmek lazım. Sakın 3. iş imkanlarını yaratmadan mevcut işinden ayrılma.
0
1bir1bir1
(18.08.21)
Sektör aynıysa ve bir de yeni sirketse vaadler şüpheli gelirdi bana. İşlerin itibari yüksek firmada kesat olması neyle ilgili, itibari düşüren şeyler mi oldu, yönetim kadrosu yonetmeyi mi beceremiyor... doğrudan bütün sektörde işler kesatsa olmaz değil ama yeni iş teklifi yapan firmanın teklifi daha riskli hale gelir.
0
encokbenisevinnolur
(18.08.21)
@encokbenisevin: ne yazık ki üst yönetimin bizim lafımızı dinlememesinin ceremesini çekiyoruz. sektörde eski yoğunluk yok ama bu kadar da düşük değil işler.
0
🌸teritori
(18.08.21)
şu andaki şirketinizde gmy adayı siz olduğunuza göre, sektöre yeni giren bir şirkette gmy olmanız bence normal. maaş olarak da, terfiyi de düşünerek, 2 katı para vermeleri de bence normal. yeni şirketi tanımasam da, iyi kötü önümüzdeki 2 sene size maaş verirler.

bence önemli olan, işler yolunda gitmezse, 2 sene sonra bu şirket kapanırsa, siz işten çıkarsanız, siz ne yapabilirsiniz? yoksa hiç durmayın, doğrudan şirket değiştirin. ya da bunu bir "koz" olarak kullanıp, mevcut firmanızdan maaş düzenlemesi isteyin.


bu arada çok emin olmamakla birlikte, sözleşmede 2 sene maaş garantisi ya da sizin 2 sene çalışma garantiniz geçerli olmayabilir. bunu bir hukukçu ile görüşmenizde fayda var. "garanti" kelimesi yerine "tazminat" kelimesi (konsepti) kullanmanız gerekebilir. ya da işten ayrılırsanız, işe giriş tarihinden sonraki 2 sene boyunca aynı işi yapan başka bir firmada çalışmama garantisi vermek gerekebilir.
0
co2s2
(18.08.21)
@co2s2: şirket tutmaz ve kapanırsa yaptığımız işin sahada çalışma imkanı da var. en kötü ihtimal çıkarım sahada çalışırım. onu kendime biraz garanti olarak görüyorum.
0
🌸teritori
(19.08.21)
(4)

Hızlı klavye kullanan, bakmadan yazabilen biri 10 parmağı hızlı öğrenir mi?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Çok uzun yıllardır bilgisayar kullandığım için artık seri şekilde yazabiliyorum ve hızlı olmasa da orta seviyede hatasız olarak bakmadan yazabiliyorum. Biraz zorlarsam daha hızlı yazabiliyorum bakmadan. Şimdi 10 parmak öğrensem mi diye düşünüyorum. O kadar şeyi bakmadan 2 saniyede
Merhaba arkadaşlar,

Çok uzun yıllardır bilgisayar kullandığım için artık seri şekilde yazabiliyorum ve hızlı olmasa da orta seviyede hatasız olarak bakmadan yazabiliyorum. Biraz zorlarsam daha hızlı yazabiliyorum bakmadan. Şimdi 10 parmak öğrensem mi diye düşünüyorum. O kadar şeyi bakmadan 2 saniyede yazan insanları görünce imrenmeden edemiyorum. Sizce böyle biri kısa zamanda öğrenebilir mi? 10 parmak kullanabilenler ne kadar sürede öğrendiklerini belirtirse sevinirim. Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.08.21)
keybr.com sitesinden calis 1 haftada alisirsin.
0
robokot
(18.08.21)
Eşim normalde q klavye kullanırken f'e geçip çok mesai harcamadan bir ayda falan 10 parmak bakmadan yazmaya başlamıştı.

Yani o kadar zor değil.
0
armagan abanuz
(18.08.21)
Ben 1-2 haftada öğrenmiştim. Beni en zorlayan kısmı sağ el serçe parmağımi kullanıma alabilmekti ama o da 1 ayda oldu yani.
0
encokbenisevinnolur
(18.08.21)
çalışmaya başlayın. en azından işin temelini öğrenin. hangi parmakları nereye koymanız gerektiğini öğrenin. yavaş yavaş düzeltirsiniz.
0
co2s2
(18.08.21)
(3)

Tapulu arsamız devlet tarafından başkasına nasıl verilebiliyor?

wild honey suckle
Selamlar,Bizim Alanya'da dededen kalma bir arazimiz var. Üzerindeki evin bulunduğu parseli satmış bizimkiler ancak geriye 1 dönüme yakın bir bahçe kalmış. Sebebini sorduğumda aslında bir bütün halinde olan 1 dönüme yakın alanın devlet tarafından ortasından bir bölümünün alındığını, kalan alan ikiye
Selamlar,

Bizim Alanya'da dededen kalma bir arazimiz var. Üzerindeki evin bulunduğu parseli satmış bizimkiler ancak geriye 1 dönüme yakın bir bahçe kalmış. Sebebini sorduğumda aslında bir bütün halinde olan 1 dönüme yakın alanın devlet tarafından ortasından bir bölümünün alındığını, kalan alan ikiye bölünüp küçüldüğü için kimsenin almak istemediğini söylediler. İşin garip tarafı, devlet aynı zamanda bizim tapulu malımız olan arazinin ayrıca bir bölümünü bir başka kişiye tapulamış. Tapu idaresine gittiğimizde bunun normal bir işleyiş olduğunu devletin bize ayrıca (dağın tepesinde) gasp ettikleri kadar yer verdiklerini söylediler. Yahu benim tapulu malım neden Ayşe Bilmemneye veriliyor. Hadi verildi bana neden toprak bütünlüğüm bozularak allahın dağında bir arazi veriliyor. Ben elimde kalan bölük pörçük değerlendirilemeyecek araziyi ne yapayım?
1 dönüm olsa alacak çok insan var sera ile muz yetiştirecek. Ancak hem ikiye bölünmüş hem de bölünen parçalardan birinde ayrıca tanımadığımız birinin hakkı var.

Böyle bir şey nasıl olabiliyor?
0
wild honey suckle
(17.08.21)
Nasıl olabiliyor kısmını bilmiyorum da bizim de başımıza geldi (gelmiş) haber dahi vermediler başka bir mesele olunca farketmiş olduk ama iş işten geçmişti.

www.eksiduyuru.com

Birebir aynı durum mudur bilemiyorum ama 10 yıla kadar itiraz süresi varmış hukuki yollardan.

bir avukata danışın isterseniz üzerinden çok zaman gecmediyse.
0
encokbenisevinnolur
(17.08.21)
O kişilerin arazisine belediye yol, okul , cami gibi sebeplerle çöküyor ve bedelini kasasında ödemek yerine aa burda yan arsadakinde ne güzel arazi varmış kardeşe o versin bizim paracıklar dursun diyebiliyor.

Dava açmalısınız ayrıntılarını bilmiyorum ancak bizimde benzer durum yaşandı. Bizim arsamızı 3 farklı kişiye verilip bize 1 km ötedeki değersiz bir bölgeden arazi vermeye kalktılar. Dava sonucu kazandık ancak arsanın %40 ı yine başkalarına verildi..
0
srjkvon
(17.08.21)
Devlet rastgele coker bizim ulkede mulkiyet kavrami oturmamistir.

Dagin basindaki arazini de alakasiz sekilde hazineye yazar.
Sonra onu satisa cikarir, onceligi sana tanir :)
Senin satistan haberin olmaz kimse de almayinca devletin olur.

Bu yuzden devamli takip etmen, etrafini cevirmen, belediyede adaminin olmasi lazim.
Oyle bile cokme hakki var.
0
divit
(17.08.21)
(8)

Psikoloğa gidenler

nerdeyim ben
ne sıklıkla gidiyorsunuz? Tabii kişiden kişiye ve konunun ciddiyetine göre değişir ama ne kadar bütçe ayırmam gerektiğini anlamak için soruyorum. Çok da ciddi olmayan hafif depresyon için gitmeyi planlıyorum, haftada bir olmaz dimi?
ne sıklıkla gidiyorsunuz? Tabii kişiden kişiye ve konunun ciddiyetine göre değişir ama ne kadar bütçe ayırmam gerektiğini anlamak için soruyorum. Çok da ciddi olmayan hafif depresyon için gitmeyi planlıyorum, haftada bir olmaz dimi?
0
nerdeyim ben
(17.08.21)
2014 yazında gitmeye başladığımda haftada bir gidiyordum. 6-7 ay sonra psikoloğumun haftada bir gelmene gerek kalmadı düşüncesiyle iki hafta bire indi.

2016'da pek gitmedim açıkçası. Sonbaharda tekrar gitmeye başladım. Tam hatırlamıyorum bir yerden sonra ayda bir gidiyordum. Gittiğimde randevu almıyordum. Birkaç hafta sonra birkaç haftaya randevu alıyordum.

Pandemi sürecinde de ayda birdi. Geçen aradığımda Ekime kadar müsait olmadığı söylenince öyle kaldı.
0
put it in your appropriate place
(17.08.21)
belki ilk etapta haftada bir olması gerekebilir, yaşadığınız size hafif geliyordur ama ağır olmasa bile orta şiddettedir ya da kronikleşmiş bir durum vardır onun çözülmesi gerekiyordur. bence ilk başlayan biri için en azından üç görüşme tekrar eden görüşmeler olmalı gibi düşünüyorum tamamen subjektif, psikolog değil danışanım. üç görüşmeden sonra anlattıklarım arasında daha rahat bağlantı kurabiliyor gibi gelmişti terapistim ondan yola çıktım.
0
evde liyakat kalmamis
(17.08.21)
psikanalize gidiliyorsa haftada 3
psikoterapi ise ayda 3
0
lcha
(17.08.21)
Hafif depresyon için ise gitme derim. Fakat işin içinde mesela elinde olmayan öfkeler, höfke kontolünde zorlanmalar, korkular, endişeler içinde yaşamalar vs varsa evet git. Çok bütçe ayırmalısın. Haftada 1 (bence tanışmak açısından 2) kez giderek başlamalısın, sonra duruma göre psikolog bunun periyodunu veya zamanlamasını ayarlayacaktır.

Ama lütfen önce imkanın varsa alanında en iyi olan psikologlardan bul. Rastgele kişilere kendini anlata anlata ömür geçiyor çünkü.
0
1bir1bir1
(17.08.21)
"Hafif depresyon için ise gitme derim"in devamını getirmeyi unutmuşum;

David burns - iyi hissetmek kitabını al, psikonet yayınlarından çıkmış bir kitap ki psikonet yayınları da Alp Karaoğsmanoğlu isimli psikiyatri profesörünün yine psikiyatr ve psikologlardan oluşan ekibiyle kurduğu bir yayınevidir. O kitaptaki bütün yönergeleri aynen ve hiç sektirmeden yaparak ilerle. Emin ol çok çok iyi gelecek.
0
1bir1bir1
(17.08.21)
benim meseleler, biraz fazla olduğundan haftada 1 defa online görüşüyoruz terapistimle.
ek olarak, kendisini çok sevdiğim için de görüşmek çok iyi geliyor bana.
şu sıralar elim sıkışık olduğundan ödemeleri daha sonra yapacağım peyder pey.
(öneriyi kendisi getirdi).
0
pangea
(17.08.21)
genelde haftada bir oluyor, çalışılan yönteme ya da gidişata göre farklilasabilir. önce kimden randevu alacağınıza karar verip ona göre hesap kitap yapmak daha makul olur kanımca
0
encokbenisevinnolur
(17.08.21)
Haftada 1 gitmek baya bi zengin işi.
3 -4 ayda bir randevu aralığım
0
photo85
(17.08.21)
(11)

Cehalet mutluluk mu?

beni sen öldürme
Bir iki aydır ekşi sözlüğü takip etmiyorum, hiç girmiyorum baya mutluyum artık ya. Sadece yangınlardan haberim var. Eskiden olsa her olumsuz haberden haberdar olurdum ve baya üzülürdüm.
Bir iki aydır ekşi sözlüğü takip etmiyorum, hiç girmiyorum baya mutluyum artık ya. Sadece yangınlardan haberim var. Eskiden olsa her olumsuz haberden haberdar olurdum ve baya üzülürdüm.
0
beni sen öldürme
(13.08.21)
genel olarak hayatın her alanında cehalet mutluluktur zaten, bilmek düşündürür, acı verir, dert sahibi eder.
0
candide
(13.08.21)
Mutluluk ama her zaman mutlu olmayı tercih etmek de biraz vurdumduymazlık.
0
dissendium
(13.08.21)
Tum gun eksi sozluk'te reaksiyon okumaktansa zamanini daha guzel degerlendiriyorsan bu da gorece olarak mutluluga yol acabilir.
0
hot potato
(13.08.21)
evet. cehalet iyidir.

kaygılanacak bir şeyiniz olmuyor:D
0
co2s2
(13.08.21)
Kelam profesörü Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün diyor ki "kelam, yaralamak incitmek demek, çünkü kelimeler yaralar, iz bırakır, etkiler."

O kadar şahane bir açıklama ki. Aldığın her bir yeni bilgiye göre şekilleniyor beynin ve bilinçaltın. Yani hayatın. Buradan bakınca ve dünyadaki bilgi kirliliği düşünülünce cehalet müthiş mutluluk hem de. Ama tabii ki cehalete hayır. Bu işin de bir dengesi var. Bunu bulmamız gerek.
0
1bir1bir1
(13.08.21)
En güzelini / mantıklısını yapıyorsunuz.

İnsan beyni dünyanın tüm felaketlerini aynı anda işlemek için evrilmiş bir mekanizma değil. Haber izlemek, gündem takip etmek zararlı bir şey o yüzden. Duyduğun şeylerin %99'una yapabileceğin de bir şey de yok, boşuna strese sokuyorsun kendini gündem takip ettiğin zaman.

Gerçekten senin için önemli ve umursadığın bir şey olsa bir şekilde haberin olur zaten. Arkadaşın söyler, sokakta/mekanda/işte duyarsın, haberi sana gelir. Gelmiyorsa zaten önemli değildir.

Bir sürü mal değneğinin yorumlarını okuyup sinirlenmek de bonusu. Ekşi'ye girilir mi ya, akıl işi değil gerçekten.
0
plutongezegendegilmi
(13.08.21)
Haberleri takip etmekle cehaletin bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum.
0
encokbenisevinnolur
(13.08.21)
Kısa vadede mutluluktur, uzun vadede ise değildir.
0
j r r tolkien hayrani
(13.08.21)
Mutluluk değil cahillik

Seni mutlu ettiğini sanirisn ama aslında mutluluğu bilmezsin.
0
kisa
(13.08.21)
Mutluluk mutluluk umudunda, illaki cahil olmaya gerek yok diye düşünüyorum.
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(13.08.21)
ben 4 yıl falan önce sildim hesabımı. cahile, aptala, ergene falan laf anlatmak cidden yoruyor insanı. kısacası cehalet mutluluk mudur bilemem ama cahile laf anlatmak ızdıraptır ve sonuçsuz bir çabadır bunu iyi biliyorum.
0
rca
(14.08.21)
(5)

Anlamsız sözleri olan şarkılar yapan grup

encokbenisevinnolur
Böyle bir Türk menseili grup vardı. Anlamsız kelimelerden şarkılar yapıyorlardı ve aynı zamanda kulağa sanki yabancı dildeymis gibi geliyordu. Aynı zamanda tombik süratli uzun saçlı sakallı bir vokalleri vardı gibi hatırlıyorum.90-2000'lerde aktiftiler galiba daha çok. Neydi isimleri ki hatırlayan ç
Böyle bir Türk menseili grup vardı. Anlamsız kelimelerden şarkılar yapıyorlardı ve aynı zamanda kulağa sanki yabancı dildeymis gibi geliyordu. Aynı zamanda tombik süratli uzun saçlı sakallı bir vokalleri vardı gibi hatırlıyorum.
90-2000'lerde aktiftiler galiba daha çok.

Neydi isimleri ki hatırlayan çıkar mi
0
encokbenisevinnolur
(13.08.21)
gevende mi
0
Ufuk
(13.08.21)
Grup vitamin
0
olaylar olaylar
(13.08.21)
Yok değil ikisi de. Baska bir şeyle karistirmiyorsam "Toni pantare Toni pantare" gibi bir nakarat vardı bir şarkısında
0
🌸encokbenisevinnolur
(13.08.21)
ben şansımı rebel moves'tan yana kullanıyorum:

www.youtube.com
0
infernal majesty
(13.08.21)
Çok rahatladım bulunca teşekkürler ^^
0
🌸encokbenisevinnolur
(13.08.21)
(27)

Evliliğinizde nasıl bir problem olsa psikolog veya psikiyatr bile çözüm

Fusha
Olmaz dersiniz? Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
Olmaz dersiniz?

Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
0
Fusha
(03.08.21)
sevgi bittiyse
0
lcha
(03.08.21)
şiddet
aldatma
cimrilik
sevgisizlik, saygısızlık
0
elorelia
(03.08.21)
Evlilik konusundaki herhangi bi problemin psikolog veya psikiyatr tarafından çözüleceğine inanmıyorum.
0
olaylar olaylar
(03.08.21)
Denemedik dememek için ben olsa yardım alırdım.
0
boyalı kuş
(03.08.21)
Sistematik psikolojik şiddet.
0
rewlack
(03.08.21)
Sanırım biz sevgi-saygı bitmesi kategorisine giriyoruz. Eşim net olarak seni sevmiyorum diyemiyor ama sevmiyorum da diyemiyorum. Evliliğin ilk aylarında da danıştım buradan, hemen herkes boşan demişti. Boşuna direttik sanırım.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Düşününce aklıma gelen her sorun için devam etmek istiyorsam terapiye gideriz diye düşündüm. Bu nedenle ben her halükarda kafam netleşsin diye çift terapisine giderdim.
0
zimbirik
(03.08.21)
birbirinize karşı sevgi ve saygı varsa, herhangi bir aldatma yaşanmadıysa terapiye gitmek mantıklı bir seçenek. en azından gelinizden geleni yapmış olursunuz.
0
golgi aygıtı
(03.08.21)
Aldatma, şiddet, bağımlılık (kumar, alkol) vs yok. Uyumsuz bir kafa yapımız var, siyaseten başta çok uyumsuzduk, benim dediğime geldi hep neticede. şu an o konuda benzeşiyoruz baya fakat sağlık konusunda da uyumlu değiliz mesela, aşı karşıtı olmasa da şimdiki aşılar erken çıktı diye aşı olmadı mesela, türk aşısı çıksın öyle olacağım diyor.

sevgi saygı konusunda problemlerimiz var bence.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Birinizden biriniz istemiyorsanız kimse bir şey yapamaz. Aile terapisi de isteyerek yurutulebilecek bir şey nihayetinde. Yine de bu bir ihtimalse denemeye değer, sonuçta bosansaniz da kendinize "yapabileceğim her şeyi yaptim ve olmadı" diyebilir olursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(03.08.21)
evlilik ilişkisi, çocuğun ailesinden öğrendiği bir ilişki türüdür. olmuşlukları, olmamışları, olmaktan korktukları ve olmak istedikleri karışık bağlarla çocukluğuna bağlanır.
ve maalesef toplumumuzda neredeyse her çocuk bir şekilde yoksun bırakılmıştır, bunu da yetişkinliğe kadar taşır, 35'lere doğru kafayı yakmaya başlarız.
yetişkinlikte bu konuları anlamak ve çözmek için terapiye bence kesinlikle ihtiyaç vardır. ister çift terapisi olsun ister kendi başınıza gidin o kısım ihtiyaca göre değişir ama terapiyi kesinlikle tavsiye ediyorum.

boşanmak ya da boşanmamak için değil, en azından boşanacaksanız bile bunu mantıklı bir zemine oturtmuş olmak için. çünkü doğru olanı yaptım hissi her şeyin önüne geçer, sonunda rahat edersiniz.
0
nıç
(03.08.21)
Durum dediğiniz gibiyse gitmenizde fayda var. Belki de sorun sadece bakış açısıdır, sizin ya da eşinizin göremediği bir şeyi gösterir bakış açınız değişir. Durumu daha farklı ele almaya başlarsınız. İlişki böyle bir şey, her yolu denemek gerekiyor.

Daha önce sorduğunuzda boşan diyenlere bakma. Burada karnım ağrıdı diyene boşan diyorlar.
0
not sure if serious
(03.08.21)
Şöyle bir hata yaptık zamanında:

Tavsiye üzerine bir pdrciye gittik, (ben psikolog sanıyordum kendisini ilk başta) kendisi dediki ben genelde çocuk ve ergen çalışıyorum ama sizin sorununuz çift sorunu değil, ...hanımın büyük bir bağlanma ve güven sorunu var o yüzden ayrı ayrı terapiye alalım sizi dedi, hatta bende pek bir sorun görmedi. sanırım bu büyük bir hataydı, ayrı ayrı terapiye gittik üç dört yıl önce, ve tamamlayamadık da terapiyi, yarım kaldı diyebilirim. o yüzden şimdi aile terapisi arıyorum.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
aile terapisi işe yarayan çift arkadaşlarımda oldu, yaramayan da. bence bunun bir formülü yok. gitmenizde fayda var, sorunlarınızı çözemeseniz bile ayrılmayı en az travmatik hale getirebilirsiniz. kendi adıma iyi ki de gitmişiz diyorum, en azından nasıl bir hayat istemediğmden son derece emin olmamı sağladı terapist, böylece aşırı bir travma da yaratmamıştı ayrılmak.
0
Phoebe
(03.08.21)
Saygı yoksa,
Öncelik (kendinizden sonra) birbirinizde değilse,
"Biz" algısı yok olmuşsa hiçbir terapist fayda etmez çünkü kişinin kendi istemiyordur.

Aşı konusunda o sananuymak zorunda değil sen de ona uymak zorunda değilsin. Bu konuda %100 uyum bekleme bence. Aynı düşünmeyebilirsiniz çok normal bu. Hayatı paylaşmak için evlendiniz, en ufak bir şeyde kaçmak için veya birbiri üzerinde tahakküm kurmak için değil.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
aşı konusundan ziyade, komplo teorilerine çok ama çok meyilli, bill gates ve aşı, yangın ve bill gates konusunda çok emin kendinden mesela :)

birkaç komplo teorisyenini inatla ve ısrarla takip ediyor. benim de pubg oynamama karışıyor mesela, karışmaktan ziyade gururunu kırıyor sanırım bu oyunu oynamam. yanımda arkadaşlar öğrencilerinin, yeğenlerinin pubg oynamasından şikayetçi ben onların yanında bir şey diyemioyrum cünkü sen de oynıyorsun diyor.

yahu ben allahın unuttuğu bir ilçede yaşıyorum 30 bin kişilik bir ilcede. istanbulda doğdum büyüdüm, kendime hobi olarak satranc ve pubg seçtim o da pubg de çocukluk arkadaşlarımla bir yandan sohbet edebiliyoruz diye, yoksa pubg benlik bir oyun değildi hiç bir zaman. istanbuldan ayrılmasaydım hiç oynama ihtiyacı duymazdım mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@mor bembombom, peki hocam online terapi hakkında ne söylersiniz? küçük bir şehirde yaşadığım için online terapi düşünüyorum ama çok sağlıklı olur mu bilmiyorum.

Bir de doktora gibi zor ve ağır bir sürecin son aşamalarındayım, bir ara konuşup boşanma olacaksa da doktora sonrasında olsun demiştik, doktoradan sonra büyük bir yük kalacak ya omuzlarımdan, daha farklı bir ilişkimiz olur belki diye düşünüyordum. yanlış mı düşünüyorum acaba bu konuda?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Duygusal açıdan bakıyorum; sevdiğim sürece, dışarıdan gelecek bir müdahalenin işe yaramayacağına olan inancıma rağmen, tüm yolları denerdim.
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
e bana nick birakmamissiniz zalimler, hocam iletişim kısmı şöyle problemli, evlilik sıkıntılı gidiyor, bazen sorunları hasıraltı edip konuşmuyorum bazen de dile getiriyorum, bunları konuşmaktan bıktım deyip konuşmak istemiyor, uzun zamandır devam ettiği için, sürekli konuş konuş bir işe yaramıyor düşüncesinde. ortak hobi kısmında şu var, aslında ortak noktamız baya var, kamp, hayvanseverlik, motosiklet gibi konularda çok ortak noktamız var, ama eskisi kadar kampa gidemiyoruz örneğin, doktoradan dolayı ben fazla gitmek istemiyorum. motorla da birkaç defa tur yaptık, iki motor var, birinde o birinde ben, tur dediğim de kısa mesafeler aslında, biri 25km biri 50 kmlik turlardı.

konuşmaktan ziyade eylem insanı kendisi, ben de henüz bir şeyleri eyleme dökemedim ona göre. aslında ortak noktalara rağmen aşırı zıt karakterleriz galiba, bu evlilikte erkek o kadın ben gibiyim :)

bir de, kendisi karizmatik bir koca beklentisi içindeymiş :D ben ona göre karizmatik değilim, biriyle tanıştığım zaman veya az tanıştığım biriyle uzun uzun konuşabilmek ona göre gevezelik, anti karizma bir durum :)

@mor bembombom, ben doktora sürecinde bana büyük bir tolerans geçsin istiyorum ama yapılmıyor, örneğin salonda ders çalışmak istiyorum ama salon dağılır diye istemiyordu o uzun süredir. ben zaten zor çalışan biri olduğum için, tedbili mekanda ferahlık vardır diyerek yer değiştirmek istiyorum çalışırken ama o sanki misafirpervermiş gibi salon dağılsın istemiyor. misafir ağırlamaktan nefret ediyor ve misaifr ağırlıyamıyorz çooook büyük bir oranda. ben ayda bir misafir gelsin gelebilsin istiyorken o yılda bir kafasında. pandami acayip işine geldi onun mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
bir de şu bilgiyi vereyim bakış açımızın anlaşılması için:

cinsellik varla yok arası, eşime bunun bir problem olduğunu kabul ettiremedim önce. bir sürü insan var böyle yaşayan diyor, neyse sonunda kabul eder gibi oldu ama aramızdaki diyalog şöyle gelişti:

bu büyük bir sorun diyorum ben, kendisi de cevaben bu sorun değil sonuç, sebebini bulmak lazım.

neyse sanırım bu da bir gelişme. bir de yaptıgım hataları söylesem burda birçoğunuz hata olarak görmeyecek muhtemelen, küçük bir kısım da ufak tefek hata olarak görebilir. karım çabucak silebiliyor insanları, zamanında arkadaşlarını da silmiş en ufak hatalarında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Terapi ücreti 600 lira. Biz de ailesi kaynaklı sorunlar vardı. Çözemedik. Gidiyoruz. Eşim de biraz fark görüyorum. Ama 2-3 seansta da çözülemiyor. Ha biz seviyoruz da birbirimizi. Bu yüzden kendimiz çözemeyince terapi almak istedik. Eşim kendi hatalarını fark etmeye başladı ama kabullenme aşamasına henüz gelemedik. Aldığımız seans 5. Kesin çözüm mü bilemem. Aile yapısına, kişilere göre değişkenlik gösterebilir bu. Umarım nasıl mutlu olursanız o duruma çabucak kavuşursunuz.
0
makarnacanavari
(03.08.21)
Teşekkürler hocam siz online seans mi alıyorsunuz
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@Fusha

Komploculara çok takılıyor çok takip ediyor demişsin, zaten aranızdaki fikir ayrılığından kaynaklanıyor bu. O bu konuda kendini senin kadar güvende hissetmiyor, bu senin için ciddi bir sorunsa, bununla yapamayacaksan bence tez vakitte boşan, onun kendini koruma şekli üzerinden huzursuzluk çıkarmaya hakkın yok. Onun ömründen de çalmış olursun, buna da hakkın yok. Ha eğer bu seni pek etkilemiyorsa da bunu dile getirme derim. Uğraşılacak başka sorunlar varken buna da enerji ayırma.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
Son cümlenizde o kadar haklısınız ki hocam aslında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
eşinizi bilmiyorum ama sizin eşinizi sevmediğinizi düşündüm okurken. sevgi yoksa o evlilik çok zor ilerliyor.
0
deartheodosia
(03.08.21)
Öyle düşünmenizin sebebi nedir?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
darp, aldatma.
0
drako
(09.08.21)
(5)

Youtube'da İsmet Özel şiirlerini (kendisi haricinde) okuyan biri?

harmanyeri
ve iyi de okuyan birini tavsiye eder misiniz?ek soru: şiirlerinde ismet özel ile benzer özellikler gördüğünüz ve beğendiğiniz başka bir şairi söyler misiniz?
ve iyi de okuyan birini tavsiye eder misiniz?

ek soru: şiirlerinde ismet özel ile benzer özellikler gördüğünüz ve beğendiğiniz başka bir şairi söyler misiniz?
0
harmanyeri
(09.04.21)
ek soru için diyebilirim ki, 15 yıldır ismet özel benzeri bir şair arıyorum, ama yok. olabileceğini de sanmıyorum.

90 öncesi iyi şairlerimiz var, eyvallah. 90'larla beraber iskender var, ama ismet özel benzeri? maalesef.
0
mermize
(09.04.21)
@harmanyeri
@mermerize
Dilaver cebeci olur mu?
Sitare ve kandehar dağlarında sabah namazını severim.
0
allah yazdiysa bozsun
(09.04.21)
güzel şiirler yazılabilir tabii ki, çok duruşlu adamlar olabilir illaki. ama ismet özel başka bir şey.

yoksa dilaver cebeci'ye kim kötü şair diyebilir, haşa (: hatta diyebilirim ki, sağ cenahın şairlikte hakkını, yeni yeni vermeye başlıyoruz.
0
mermize
(09.04.21)
@mermize
İlginiz için teşekkürler, bu benzerliği tam olmasa da az çok sağlayan bir isim sizin için öne çıkarsa, bana da yazabilirseniz çok sevinirim.

Ne aradığımı nasıl anlatabileceğimi bilemiyorum ama, aradığım şair, evet bir derdi olmalı ama derdini açıkça ifade etmemeli, okuyucunun düşünce dünyasını televizyon gibi sınırlandırmamalı, ama şiir olsun diye zorlama olduğu belli cümlelere de tenezzül etmeyen yani ifadeleri olanca orjinalliğinin yanında samimi de kalabilmiş biri, sadece aşık değil, yer yer öfkeli, biraz da deli olmalı
0
🌸harmanyeri
(09.04.21)
İsmet Özel kendisini Orhan Veli'nin ve Nedim'in halefi olarak tarif ediyor bir konuşmasında. Onlara bakın. Yani kendisi söylemiş.
0
encokbenisevinnolur
(10.04.21)
(3)

Bir altyazı (srt) dosyasını, bir mp4 videosuna nasıl eklerim?

crimson king
Videonun içinde olmasını istiyorum, yani, bir altyazı vs programı ile okunmasını vs değil, videonun içine işlenmesini istiyorum. telifli bir dosya değil. 75 mb boyutunda, 3 dakika civarı. altyazı ve video hazır.
Videonun içinde olmasını istiyorum, yani, bir altyazı vs programı ile okunmasını vs değil, videonun içine işlenmesini istiyorum. telifli bir dosya değil. 75 mb boyutunda, 3 dakika civarı. altyazı ve video hazır.
0
crimson king
(12.03.21)
handbrake isimli programı kullanabilirsin.
0
encokbenisevinnolur
(12.03.21)
malzemeyi gönderirsen yapabilirim senin için.
0
papa ikinci jambon
(12.03.21)
handbrake ile çözdüm, teşekkürler.
0
🌸crimson king
(12.03.21)
(7)

Türk işveren ve İK'cılar neden bu kadar şekilci?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu öze
Merhaba arkadaşlar,

Türkiye'de işverenlerin verdiği iş ilanlarının neredeyse hepsinde bi şekilcilik var. Prezentabıl, diksiyonu düzgün, bakımlı, kendine özen gösteren bilmem ne bilmem ne. Bu özelliklerin istenmediği neredeyse bir tane ilan yok. Sonra bakıyorum bu sefer de yurt dışı ilanlarında bu özelliklerin istendiği bir tane bile ilan yok. Adamlar sadece niteliğe, tutkuya önem veriyor. Merak ediyorum bizimkiler neden bu kadar şekilci? Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.02.21)
3. Dunya ulkesi iste. Egitimsizlikten gelen yuzeysellik. Kulturun falan da etkisi var tabii
0
Anjelik
(18.02.21)
onu yazmayınca insanlar pijamayla geliyorlar iş görüşmesine de ondan. ciddi bir izlenim bırakmak üzere ayrıca belirtmek zorunda kalıyor işverenler. hani bak bur aya gelirken saç sakal dikkat etmen gerekir, ona göre gel şeklinde. ben fazlasıyla hak veriyorum, bazı işlerde düzgün görünmek gerekiyor. ha diyeceksin bu mesela almanya'da neden yok: çünkü orada adam iş görüşmesine pijamayla gelmez, ofise gelirken nasıl görünmesi gerektiğini de bilir. üniversiteden mezun olana kadar hem stajlarında hem eğitiminde bunlar öğretilmiş oluyor. biz öğretemiyoruz maalesef. adam 30 yaşına geliyor hala takım elbise taşımasını, giymesi gereken yeri bilmiyor.
0
roket adam
(18.02.21)
Takım elbiseye gelene kadar ohoo, neler neler var. Deodorant kullanmayan biriyle yazın ortasında iş görüşmesi yaptığınızı düşünün. Ya da yaşadığı yerin yerel ağzıyla konuşan biriyle iletişim kurmaya çalıştığınızı düşünün. O zaman bunların aslında ne kadar önemli şeyler olduğunu fark edersiniz.
0
dissendium
(18.02.21)
çünkü şekilciliği bırakabilmek için önce o şekilciliğin özüne varıp doymuş olmak gerek. biz daha yolun ortalarında bile değiliz.


yani biz henüz otur kalktan anlamayan, magandalıktan kurtulamamış bir toplumuz. kent soylu olamadan kent soylu işlere atandık 2-3 nesildir.. dolayısıyla baştan şablonu/gömleği giydirmek istiyorlar bu anlamda yanlış bişey görmüyorum.

yurt dışında tercihen olan şeyler bizde tercihen değil mecburen olabiliyor. eğitim, görgü, ahlak vs bizde çokça eksik. buna engel olmak için yapıyorlar. daha etkili bir yöntem var mıdır tartışılır elbette.
burada topuklu ayakkabı giymek, ütülü kıyafetle gezmek, her gün saçın başın temiz gelmek gerekir gibi üstü kapalı msjlar vermezsen ofis tuvaletinde, askerde sıçan adamları görürsün, aynı durum bu insanların iş yapışına da yansır langur lungur..

böylelikle içlerindeki eğitimsizlik, magandalık yok mu oluyor? hayır. en azından yanlış olduğunu görüyor ve açık edemiyorlar bu da bişeydir.
0
rewlack
(18.02.21)
Soyle bi yazilanlari okudum da ben fazla kendime gore dusunmusum. Arkadaslar hakli cidden. Ozellikle rewlack +1
0
Anjelik
(18.02.21)
bilmiyorum, birden fazla nedeni vardir muhakkak,

aklima ilk gelen asker bir toplum olmamiz, yani nizam iltizam, saygi vs herkesin kaninda var, aksi her sey saygisizlik olarak goruluyor, gomlegin utulu degilse ciddiyetsiz, ayakkabin boyali degilse firca yiyorsun,
ikinci olarak kisisel hayata midahele serbestisi, o etek boyu, o ceket rengi, o saclar, epilasyon mu yapmamissin, makyaj mi abartim hepsine bir kulp takiliyor
ucuncul olarak irkcilik, diksyonu duzgun demek buyuk ihtimalle beyaz turk demek istiyordur, saat satan nijeryalilar mi basvuruyorsa artik- anladik dertlerini
dorduncul olarak talep fazlasi - 1 pozisyona 450 kisi basvurursa patron veya mudure haimin gozune hos gorunecek birini almak ister IK ci arkadas, yazarda yazar is ilanina
son olarak ulke geneline hakim olan bosvermislik, yani aslinda kimsenin pek bir is yapmamasi, mudurlukler, kalemler, sekreterler, departmanlar, tirtoluklor, genelde akillar uckurlarda, ne yaparsan yap muhabbet uckura dedikoduya laf salatasina geliyor, sekilcilik ozun olmadigi yerde elde kalan tek sey oluyor
0
tresrichesheures
(18.02.21)
Yurtdışındaki ilanları bilmiyorum kiyaslayacak kadar, ancak dediğinin sekilcilik kadar ilgili işle pek de alakası olmayan işveren/ik ile de ilgisi var gibi geliyor. Çünkü o maddelerin sıralandığı iş ilanları sektör ve firma farklı olsa bile birbirinin kopyası oluyor ve başka bir ayrıntı olmuyor. Bilmiyorum neyle ilgilidir, herhalde "bize çalıştıracak x bölüm mezunu adam lazım" yazmamak için kabul görmüş bir kalıp var bari şunları da yazalım diyorlardir.
0
encokbenisevinnolur
(18.02.21)
(8)

Maske takmayan komşuları ifşa olmadan ihbar?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bizim apartmanda birkaç dairede maske takmayan sorumsuzlar var. Daha bir kere bile maske taktıklarını görmedik. Sürekli oraya buraya gidiyorlar. Artık canıma tak etti. İhbar edeceğim. Ama ihbar edince ifşa olur muyum? En sorunsuz şekilde nasıl kesin ceza almalarını sağlayabilirim?
Merhaba arkadaşlar,

Bizim apartmanda birkaç dairede maske takmayan sorumsuzlar var. Daha bir kere bile maske taktıklarını görmedik. Sürekli oraya buraya gidiyorlar. Artık canıma tak etti. İhbar edeceğim. Ama ihbar edince ifşa olur muyum? En sorunsuz şekilde nasıl kesin ceza almalarını sağlayabilirim? Şikayet edip de ifşa olduğunuz oldu mu veya sayenizde ceza yiyenler veya başka yaptırımlara maruz kalanlar oldu mu? Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.12.20)
İfşa olursunuz evet. Ben güvenmiyorum.
0
gelmeistemem
(16.12.20)
ankesörlüden ara oluyorsa. telefondan arayınca numaranı verebiliyorlar sözlükte yazmıştı biri geçen.
0
bohr atom modeli
(16.12.20)
İyi de sürekli takmadiklarini nereden biliyorsunuz ki? Size bu soruyu soracaklardir, bence ismimi verirler mi'den önce bunun cevabını düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(16.12.20)
1 hafta önce karşı daireye taşınan aileyi şu an kadar hiç görmedim, yüzleri nasıldır bilmiyorum. "Hiç" maske takmadıklarından emin olacak çok görüyor musun gerçekten?

Ben mesela maskesiz dolaşmıyorum kesinlikle ama akşamları markete gitmem gerektiğinde maskeyi çok sık unutuyorum. Market çalışanlarına sorsan ben de hiç maske takmıyorum. Halbuki takıyorum. Tesadüf sadece.

Maske takmadıklarından emin olacak birbirinizi görmeniz tuhaf geldi.
0
IncredibleMau
(16.12.20)
Öncelikle kendilerini ikaz edin.
0
berkan11
(16.12.20)
Sizce hiç maske takmadan dışarı çıktıklarını görüyor olabilir miyiz arkadaşlar? :D Bu arada bu kadar iyimser olmanıza şaşırdım. Sanırım ya etrafınızdaki herkes kurallara çok sıkı uyuyor ya da uzun zamandır dış dünyayla bağlantınız kesik.

Dışarı alışverişe çıkınca görüyorum, camdan dışarı bakarken görüyorum. İkazdan anlayacak bi tarafları yok maalesef. Sanırım gizli kalmanın yolu yok. Ankesörlü de yok maalesef.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.12.20)
aynı şeyden ben de müzdaribim. adam apartman içinde ve dışında maskesiz takılıyor. babası oğlu iki kişiler hatta. yakında yazı yazacağım kapıya "maskesizler ihbar edilecektir" diye.
0
false pretension
(16.12.20)
İletişim kurma zorunluluğu olan bir canlıyız, bence hoş olmaz, komşularına kibarca durumu ikaz et ve yeni komşu ve dostlar edin.
0
docrivers
(17.12.20)
(3)

niye bir kişi belli bir yaştan sonra belli yapımlarda oynamak ister.

kasapsevenkoyun
Imdb'de gezinirken bunu buldum https://www.imdb.com/name/nm0335190/?ref_=tt_cl_t4bir insan niye 75 yaşında pornoya giriş yapar ?
Imdb'de gezinirken bunu buldum

www.imdb.com

bir insan niye 75 yaşında pornoya giriş yapar ?
0
kasapsevenkoyun
(16.12.20)
para kazanmak için oynayabilir.
sektörde yaşlı kadın açığı varsa ve aklına yattıysa oynamak istemiş olabilir.

porno tuhaf bir sektör.
gençken bayıldığın porno yıldızının yaşlandığını görmek istemiyorsun.
ya da yaşlanınca bir şekilde sektörden uzaklaşmak zorunda kalıyorlar.
gerçi alkol, uyuşturucu derken çok yıpranıyorlar, iyi yaşlanmıyorlar yani.

ama direkt yaşlı kategorisindeki kadınlardan veya adamlardan hoşlanan da var ki öyle bir kategori de bulunuyor ama bunlar eski porno yıldızları olmuyor.
yani birileri belli kategorilere göre hayatlarının belli dönemlerinde bu sektöre neden giriyorsa, bu insan da ondan girmiştir.
0
blatta hiberna
(16.12.20)
Kadinin normal film kariyeri de C sinifi filmler zaten. Buyuk ihtimalle parasizliktan girmistir.
0
cleric
(16.12.20)
O 20-30 yaşlarındayken porno yoktu diye biliyorum. Belki zamanında şartlar uygun değildi bağlantısı yoktu vb
0
encokbenisevinnolur
(16.12.20)
(6)

Ne düşünüyorsunuz haber hakkında?

Erva
https://naturalsociety.com/nestle-ceo-water-not-human-right-should-be-privatized/Kısacası dediği :Nestle CEO'su: Su Bir İnsan Hakkı Değil, Özelleştirilmeli
naturalsociety.com

Kısacası dediği :
Nestle CEO'su: Su Bir İnsan Hakkı Değil,
Özelleştirilmeli
0
Erva
(13.12.20)
Ağız dolusu düşünüyorum
0
habarbey
(13.12.20)
Kişisel banka hesapları boşaltılsa fikrini değiştireceğini düşünüyorum.
0
fotrsapka
(13.12.20)
15 sene önce söylenmiş aptalca bir söz. bir şey etmiyor ben de, çünkü kendi düşüncelerini ifade etmiş yalnızca. daha önce bu kadar hırboca bir şey de duymamıştım. bu söyledikleri üzerinden konuşulmasının da manası yok ancak aynı haberde bi yerde brezilyada yaptıkları su çalışmaları yüzünden doğaya çok zarar vermişler sanırım. asıl bunların üstüne gidilmeli hukuki hakları savunulmalı insanların.

genel olaraksa bu tip durumlarda hala markete gittiğimde kendi çapımda ürünlerini almadığım markalar var. belki çoğunuzun aldığı ama benim "çalışanların hakkını önemsemediği, doğaya zarar verdiğini" düşündüğüm şirketlerin ürünlerini almıyorum mesela. kimseye de söylemem kendi içimde protestomu yaparım.
0
avatar is back
(13.12.20)
Bu arada benim düşündüğüm , bu iş havayı satmaya kadar gider mi gider.
Kar amacı güden kuruluşlar yanda şirketler insan haklarına yönelik hiç bir şey beyan etmemeleri gerekiyor.
0
🌸Erva
(13.12.20)
www.snopes.com

Kisacasi bu söylem doğru degil, adamin ağzından cikan sey bu değil.

Bir bakima katiliyorum; adam havuzumuzu bedava suyla doldurmak, banyoda canimizin istedigi gibi saatlerce dus almak insan hakki mi diyor.

Su bedava olsa eminim ki cok büyük bir kitlenin umrunda olmazdi cok kullandin az kullandin.

Ha bana göre özel şirket değil devlet yoluyla yonetilebilir. Ama bedava olmasına katılmıyorum özellikle bu kadar az olan ve uretilemeyen bir kaynağın.
0
logisticsmanager
(13.12.20)
Zaten bedava su var mı ki? Benim kullandığım bütün sular parayla satın alınıyor. Adam başka yerleri kendi bulunduğu ülkedeki bir uygulamaya binaen konuşuyorsa bilmiyorum.

Hatta temiz hava da dolaylı olarak parayla değil mi? Mesela hava kirliliği oranı bariz yüksek olduğu bilinen yerlerin -avantajli olsa da- kiraları ev fiyatları eminim daha ucuzdur. Ya da bu her yerde böyle değilse bile, kır bayır bir yerde yaşamak için zaten aşırı zengin olmak gerekiyor.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.20)
(14)

Dolandırılmamak için

november rain
Yaklaşık 10 bin TL değerindeki bilgisayarımı satmak istiyorum. Dolandırılmamak için nelere dikkat etmem gerekir? Mesela başka bir şehirden biri almak istediğinde kargoya verme - parayı alma sırası nasıl oluyor? Diyelim ki karşı taraf eft yaptı, hatalı gönderdim diyip kendi bankasına bir şekilde para
Yaklaşık 10 bin TL değerindeki bilgisayarımı satmak istiyorum. Dolandırılmamak için nelere dikkat etmem gerekir? Mesela başka bir şehirden biri almak istediğinde kargoya verme - parayı alma sırası nasıl oluyor? Diyelim ki karşı taraf eft yaptı, hatalı gönderdim diyip kendi bankasına bir şekilde parayı geri çekebilir mi?
Türlü türlü dolandırıcılık hikayeleri okuyunca ister istemez insan paranoyak oluyor. Tecrübe ve yorumlarınızı bekliyorum.
0
november rain
(13.12.20)
Elden hocam, baska kesin guvenli yolu yok...
0
robokot
(13.12.20)
garantici olmak istiyorsanız asla "siz kargolayın ben parayı yollarım" gibisinden işlere girmeyin, sadece kendi yaşadığınız şehirde elden satın. başka şehirden illa almak istiyorsa sizin yaşadığınız şehirde tanıdığı olup olmadığını sorun, onun aracılığıyla elden gerçekleştirin alış verişi. yada alıcının olduğu şehirde sizin tanıdığınız varsa ona yollayın arkadaşınız gerçekleştirsin.

sahibinden det GET ile göya güvenli alışveriş seçeneği var ama açıkları var. misal ben alıcı olarak get ile parayı öderim -para ben malı alıp onay verene kadar size geçmez sahibindende kalır- ardından hoşuma gitmedi diyerek iade oluştururum ama bilgisayar yerine size bir kutu hıyar gönderirim. siz hıyarları alıp sahibinden.com a şikayet edersiniz ama ben bilgisayarı gönderdiğimi sizin yalan söylediğinizi söylerim. kargoyu teslim ettiğim şubedeki kargocu arkadaşım da beni onaylayınca hem param bana iade edilmiş olur hem de sizin bilgisayarınıza çökmüş olurum.

ama tabi ki şahsen öyle bir şey yapmam lakin başkaları yapabilir, o yüzden ayık olun diye yazdım :)
0
issiz karga
(13.12.20)
Nakit para kabul etmeyin. Bankada psrayı görmeden de ürünü teslim etmeyin. Harcama itirazı kredi kartında olur. Havale ve eft de para geldiyse olay bitmiştir.
0
Arthur Dayne
(13.12.20)
havale/eft ile para sizin hesabınıza geçtiyse problem olmaz. parayı hesabınızda görmeden göndermeyin.

bayağı yüksekmiş fiyatı.
kargola-onayla tipi (gittigidiyor hemenal, sahibinden get gibi) göndermeyin, ne olur ne olmaz.
0
tabudeviren
(13.12.20)
olur da şehir dışından birine gönderiyorsunuz, parayı peşin alıyorsunuz tabi.
size parayı gönderen kişi ile sizin kargoyu göndereceğiniz kişi aynı olmalı.
ben sana parayı göndereyim sen de amcaoğluma gönder gibisinden şeyleri kabul etmeyin.
en iyisi de elden teslim ve parayı da banka ile almak.
0
gaza gelen
(13.12.20)
Bankada hesabınızda olması olması lazım paranın. bunu gördükten sonra kargo yapın.
Merak etmeyin karşı tarafta aynı korkuları yaşıyor. Gönderdiği parayı geri çekemez.
0
Erva
(13.12.20)
Böyle nispeten pahalı eşyaları ben sadece elden satıyorum. Özellikle kargoda kırılıp bozulabilecek şeyler her iki tarafı da mağdur edebilir.

En ideal yöntem şudur: Alacak kişi gelir, ürünü inceler beğenir alıyorum der. Parayı sizin banka hesabınıza yollar. Açar telefondan bakarsınız, para geldiği zaman ürünü teslim edersiniz. Tabi bu yöntem İstanbul-Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan insanlar için daha uygun, ufak yerde yaşıyorsanız mecburen kargolamak zorundasınız.

Sahibinden get uygulaması satıcı için büyük risk içeriyor. Alan kişi ürünü kurcalayıp bozup geri gönderebilir, parasını geri alabilir siz de bozuk ürünle baş başa kalırsınız, zararınızı sahibinden karşılamaz.
0
battal gemalmaz
(13.12.20)
Elden vermenizi ve parayı da EFT ile almanızı öneririm. Bunun dışındaki tüm yöntemlerde bir sürü tantana oluyor, get'te bile kargo geldi gelmedi, geldi kırık çıktı vs bir sürü sıkıntı var.
0
roket adam
(13.12.20)
10 binlik cihazın alıcısı çok çıkmaz. İlgilenen varsa ciddidir. Kargo olayına hiç girme derim. Zarar görme ihtimali tahmin ettiğinden çok daha yüksek. Günlük şehir dışına seyahate değer bir para. Keyfi sebeple vazgeçecek biri değilse eğer en kötü gider elden teslim edersin. Hangi bankaları kullanıyormuş mutlaka öğren. Eft değil havale olacak. Eft yapar, hatalı isim yazar ya da numara yapar, "ben anlamam para benden çıktı" diye gereksiz olay çıkabilir. Mutlaka havale olmalı. Dolayısıyla aynı banka hesaplarına sahip olmanız lazım. Ciddi alıcı sendeki banka hesabına sahip değilse de bir arkadaşından ayarlar en kötü.
0
IncredibleMau
(13.12.20)
Bir uyarı daha; alıcı 60 yaşında değilse eğer internet bankacılığı kullanıyodur mutlaka. Uygulamadan bikaç tıkla halledilecek yöntem varken atm'yi de tercih etme. Atm'ye yürürken, arabayla giderken, parayı yatırırken bir dolap çevirebilir alıcı. 10 bin tl dolandırmaya da değer bir para çünkü.
0
IncredibleMau
(13.12.20)
elden gerisi hikaye ve güven arasındaki uyumla alakalı.
0
jamswety
(13.12.20)
Civarinizda az çok alışveriş yaptığınız bilgisayar elektronik satış tamir işleri yapan dükkan tipi bir yer varsa bir sorun, bazıları aracılık edip ufak bir komisyon alıyor, yani siz bilgisayarın model özelliklerini söylüyorsunuz, fiyat söylüyorsunuz, alıcı çıkarsa haber veriyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.20)
Oncelikle elden satmayi deneyin. Kargo olacak ise para hesabiniza gecsin. Sen kargoya ver ya da eft yaptim hata olmus diye dolandiriyorlar. Istedigi kadar dekont atsin guvenmeyin. Parayi hesabinizda mutlaka gorun
0
oscar
(14.12.20)
degeri belirli bir mebla uzerindeki ikinci el esyalari ben elden satarim.
cok cok degerli urunler icin yurtdisinda insanlar karakolda bulusuyor, mesela altin pirlata taki falan satacaksan, ya da pahali bir saat karakola gidiyorlar.
0
cooperr
(14.12.20)
(6)

hoparlor onerisi lutfen

batlegolas
merhaba. ben windows masaustu bilgisayarima kablolu/kablosuz hoparlor ariyorum.160 tlye kadar cikabilirim. ama mumkunse daha ucuz olsun.bluetooth olmasin, bluetooth calismiyor.hani usb gibi bir sey takip kablosuz calisan mouselar var ya, oyle calisan bir hoparlor varsa cok iyi olur. var mi bir oneri
merhaba. ben windows masaustu bilgisayarima kablolu/kablosuz hoparlor ariyorum.

160 tlye kadar cikabilirim. ama mumkunse daha ucuz olsun.

bluetooth olmasin, bluetooth calismiyor.

hani usb gibi bir sey takip kablosuz calisan mouselar var ya, oyle calisan bir hoparlor varsa cok iyi olur.

var mi bir oneriniz?

tesekkurler.
0
batlegolas
(13.12.20)
Metro dan ya da 1 milyonculardan en fazla 100 tl ye bisey al. Cok kafa yorma.
0
luluki
(13.12.20)
www.hepsiburada.com

Bir özelliği yok. Ses verir işte.
İkinci el Logitech falan bakılabilir yoksa üstteki cevap +1
0
kisa
(13.12.20)
Jbl go + aux kablosu
0
jz
(13.12.20)
Jbl go 260 TL olmuş 120 ye almıştım vay be
0
jz
(13.12.20)
www.dr.com.tr

şuna bir şans verirdim.
0
jamiro
(13.12.20)
Logitechin hatırlamadığım bir modeli (muhtemelen en düşük modeli) vardı, 2 ay kadar önce 120'ye almıştım, gayet memnunum, Logitech modellerinden arayıp bulursanız bir bakın.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.20)
(10)

Anksiyete nedir?

valarmurgulis
Nedir bu herkesin ortak sorunu, somut olarak örnek vererek anlatabilir misiniz? Kelime anlamını biliyorum ama kafamda tam oturmuyor.
Nedir bu herkesin ortak sorunu, somut olarak örnek vererek anlatabilir misiniz? Kelime anlamını biliyorum ama kafamda tam oturmuyor.
0
valarmurgulis
(07.12.20)
doğmamış bebeğe don biçmek (olumsuz yönde)
0
nahtoderfahrung
(07.12.20)
İnsanın ilkel hayatta kalma içgüdüsü, sürekli kötü bir şey olacak kaygısı ve her an tetikte olmanın getirdiği gerginlik.

insanoğlu yıllardır bu temel içgüdüyü bu zamana kadar taşıyor ve hayatı tehdit eden unsurlar(yırtıcı saldırısı, mevsim şartları vb..) ortadan kalkmış olmasına rağmen yerine gereksiz şeyleri koyarak bu içgüdüyü devam ettiriyor.
0
montakristokondu
(07.12.20)
anksiyete bir hastalıktır. çok kötü bir hastalık hem de. insanın hayat kalitesini sıfıra düşürür. şimdi insanların bahsettiği anksiyete bu anlattığım değildir. ufak tefek moral bozukluğudur. anksiyete şiddetine göre ilaç tedavisi ve psikoterapi gerektirir.
0
iddaaci
(07.12.20)
öf. berbat bir şey. kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. ben ağır bir anksiyete hastasıyım. günlük ihtiyaçlarım için gittiğim süpermarkette bile korkuyorum. birisi ters bir şey söylerse, kasiyer beklemediğim bir laf ederse, ya paramı evde unuttuysam... böyle abuk sabuk onlarca korku söz konusu. hiçbir zaman kafam rahat değil. hep bir şeylerden korkuyorum. bazen korktuğum başıma geliyor ve korktuğum şeylerin aslında o kadar da korkunç olmadığını fark ediyorum. böyle olunca daha çok sinirleniyorum.

mesela ben "çıkıp yürüyüş yapayım" diye düşündüğümde aklımda direkt olarak "umarım bıçaklamazlar" düşüncesi beliriyor. "bıçaklasalar hastaneye yetişebilir miyim?" diye düşünüyorum. "ölürsem annem çok üzülür mü? kardeşim ne yapar?" falan gibi düşünceler geliyor aklıma.

şaka yapmıyorum maalesef. bir nevi AŞIRI farkındalık hali diyebiliriz. kafada kötü senaryolar dönüp duruyor. şöyle arkana yaslanıp kahve içecek olsan, "acaba çin amariga'ya savaş ilan etti mi??? ya şu an nükleer bombalar dünyanın bir ucundan diğer ucuna uçuyorsa??" diye düşünüyorsun.

benim tedavi olacak param yok açıkçası, yavaş yavaş kafayı yiyorum böyle. acayip saçma ve lüzumsuz düşünceler olduğunu biliyorsun ama kafa kendi kendine çalışıyor işte, durduramıyorsun. kafasına eseni yapıyor.

sonuç itibariyle çok ürkek, her türlü deneyimden kaçınan, sıradan bir insan için "sıradan" olan eylemler için ekstra efor sarf etmek zorunda olan birine dönüşüyorsun.

inanılmaz boktan bir şey. bazı insanlar öyle topluluk önünde konuşurken heyecanlanmayı anksiyete zannediyor... anksiyete öyle bir şey değil. aslında belli düzeyde anksiyete zaten insana gerekiyor. hepimiz bazı şeylerden korkuyoruz, bazı şeylere karşı temkinliyiz. anksiyete bu "korkaklık" halinin seni tümüyle ele geçirmesi, her şeyden korkar hale gelmek.

ben bazen patronumun yaptığım işi hiç beğenmediği için çok sinirlendiğini düşünüyorum mesela. telefon sessizde. "aramış mı?" diye bakıyorum. aramamışsa bile kendi kendine çok sinirlendiğini, benim de hassas olduğumu bildiği için kalbimi kırmamak adına ses etmediğini düşünüyorum misal. halbuki adam "bak şunu yanlış yapmışsın" derken bile beni öven, her zaman iyi davranan, benimle çalışmayı kendisi istemiş bir insan.

anksiyete korkunç ve bombok bi şey. tüm dünyanın yükünü omuzluyorsun, yatıp uyumak da dahil hiçbir eylemi KAFAN RAHAT gerçekleştiremiyorsun.
0
der meister
(07.12.20)
çok kahve tüketimi tetikliyormuş diye okumuştum.
0
walter white kilikli
(08.12.20)
Anormal bir şekilde kaygılı hissetmek.
Bende belirsizliğe katlanamama gibi durumlar da olmuştu.
Mesela bir süre evde yalnız kalmam gerekiyordu.10 gün boyunca eve hırsız girer diye doğru düzgün uyuyamamıştım.
Uykusuzluktan ölsem de gece uyanıp sabaha kadar ayakta duruyordum.En ufak bir ses duyunca bir daha uyuyamıyordum.

İnsanın hayatını cehenneme çeviren bir hastalık yani, tedaviden sonra demiştim ki “dünyadaki cehennemde yaşıyormuşum.”
0
Fiyu
(08.12.20)
Diger insanlarin normal karsiladigi durumlarda (senin de gecmiste 100% normal karsiladigin durumlarda) biri kafana silah dayamis ve seni oldurmek uzereymis gibi bir vucut / zihin tepkisi verdigini dusun. Bunun sacma oldugunu rasyonel olmadigini tum benliginle bildigin halde bu tepkini durduramadigini dusun. Hatta durdurmaya calistikca kotulestigini dusun. Senin kontrolun disinda, ve seni kontrol eden, beyninin primal taraflarinin kontrolden cikmasi sonucu ortaya cikan bir korku. gereksiz oldugunu bildigin, ama bilginin isine yaramadigi bir teror.

Bunun sonucu zamanla o acilari hissetmemek icin o durumlardan kacmak, normal hayatta fonksiyonunu yitirmek, belki isini - iliskilerini kaybetmek, bazen artik evden cikamayacak duruma gelmek. Kontrol altina alinmazsa.
0
robokot
(08.12.20)
Düzeyleri de var sanıyorum, ben yukarıda arkadaşların bahsettikleri şiddette değil ama daha hafifini yaşıyorum birkaç senedir. Kadınlarda hormonal döngüyle birlikte de zaman zaman şiddetlenip hafifleyebiliyor, benimki öyle.

Yanlış teşhis koyulan (alerjik astım dediler alakası yok) bir nefes darlığım vardı mesela. Meğer kaygıdan dolayı ağızdan nefes alıp verdikçe nefes açlığı oluşuyormuş, tam nefes alamıyormuş gibi hissedip ağızdan daha derin nefes almaya çalışıyordum (esnemeyle mesela), bu da kısır döngüye sokuyormuş iyice. Nefes egzersizleri, yoga, meditasyonla çözdüm.

Sonra mesela uçağa binmekten hiç korkmazdım, korkar oldum. O da uçma anksiyetesiymiş, bağlantılı diğer kaygılı halimle. Uçağa binince özellikle kalkana kadar kalbim atıyor, karnım ağrıyor, ellerim terliyor. Havalandıktan sonra uçak sakin uçmaya başlayınca geçiyor :) Gereksiz bir korku olduğunu bilsem de engelleyemiyorum, alkol yardımcı olabiliyor.

Bazen de mesela sevdiklerime bir şey oldu / olacak kaygısı yaşıyorum, alakasız durumlarda. Atıyorum eşim markete gittiğinde bile gelebiliyor bu korku, halbuki ne alakası var? Bunun gibi şeyler.
0
gmzo
(08.12.20)
Sürekli olumsuz düşüncelere sahip olma. Herşey yolunda gittiğinde bile başına felaket gelecek hissi. İşler yolunda gitmediğinde depresyonla beraber görülüyor bende.
0
ashleybon
(08.12.20)
Babamlarin haylaz ve garip bir kedisi var, 8-9 aylık falan. Kedinin garipliği bir şekilde garip olmadik bir yere saklanıp bulunamaması ve uzun süre oradan cikmamasinda, yani 1 gün boyunca bulunamayabiliyor.

Geçenlerde de bunu yapmış, işte konusuyoruz telefonda, dedim ki ya o girmiştir saklanmıştır bir yere cikar. Ama çıkmamış bir yerden. Ama 24 saat bile geçmemesine rağmen (ki diyorum ya kedinin huyu da bu) 70 türlü senaryo yazmışlar, ölmüş camdan atlamış araba çarpmış, zehirlenmiş, bir şeyden elektrik çarpmış kablo kemirirken ama evin içinde bulamıyoruz, dışarı atladı ama evi bulamıyor... ama o kadar yazmışlar ki annemle beraber dinlerken "e öldü herhalde yapcak bir şey yok" moduna geçtim.

işte anksiyete budur, olmayanı olmayacağı olmuş; ölmeyeni ölmeyecegi ölmüş yapar.

ha sonra kediye noldu, buzdolabının arkasında herhalde sıcak hoşuna gitmiş uyumuş, sabah da uyandırmış bizimkileri.
0
encokbenisevinnolur
(10.12.20)
(7)

çocukların özel araçla da dışarı çıkarılması yasak mı?

encokbenisevinnolur
Bir yakinimin çocuğunun haftada bir psikologuna gitmesi gerekiyor, yaş 3,5. Toplu taşıma yasak da kendi arabalarıyla gitseler de yasak mı? Psikoloğu "isterseniz yazılı imzalı durumu belirten bir şey paylaşırım sizinle ama resmi gecerligi olup olmayacağını bilmiyorum çünkü çocuğunuzla tanili bir duru
Bir yakinimin çocuğunun haftada bir psikologuna gitmesi gerekiyor, yaş 3,5. Toplu taşıma yasak da kendi arabalarıyla gitseler de yasak mı? Psikoloğu "isterseniz yazılı imzalı durumu belirten bir şey paylaşırım sizinle ama resmi gecerligi olup olmayacağını bilmiyorum çünkü çocuğunuzla tanili bir durum üzerine görüşmüyoruz" demiş.

Biliyor musunuz, ya da nereden öğrenip netlestirilebilir?
0
encokbenisevinnolur
(03.12.20)
doktor randevuları için çıkmaları mümkündür bence.
0
co2s2
(03.12.20)
yasaklar 5-6 hafta daha sürse o çocuğun polis çevirmesine yakalanma ihtimali en fazla 1 kez olur. para cezası ödenir konu biter. psikoloji paradan daha önemli, götürsünler çocuğu.
0
kanlakarisikyagmur
(03.12.20)
duyuruda yukarıda açıklama var. eğer drdan randevu olduğuna daie kağıt alırsanız sıkıntı olmaz.
0
mikahakkinen
(03.12.20)
İşte hekim değil psikolog, sorma sebebim o, dediği doğrudur muhtemelen yani.
0
🌸encokbenisevinnolur
(04.12.20)
Dün berberim konuyla ilgili polis merkezini iki kez aradığını ve anne-baba yanındaysa herhangi bir sıkıntı olmadığı cevabını aldığını söyledi. Siz de arayabilirsiniz.
0
adivar
(04.12.20)
çocukların yanlarında velisi/vasisi olması durumunda şehir içi veya şehirlerarası seyahat yapmalarında bir sakınca yok. yani doktora gitmeniz şart değil, anne baba yanındaysa özel araçla istediğiniz yere gidebilirsiniz.

kaynak: www.icisleri.gov.tr

Soru 4. 20 yaş altı genç ve çocuklar şehir içi veya şehirlerarası yolculuğu nasıl yapacaklar?
Cevap 4: 20 yaş altı gençler ve çocuklarımız 30.05.2020 tarih ve 8558 sayılı Genelgemizde belirlenen çerçeve içerisinde yanlarında veli/vasisinin bulunması şartı ile herhangi bir belge aranmaksızın şehir içi ve şehirlerarası yolculuk yapabileceklerdir.
0
kibritsuyu
(04.12.20)
Ebeveynleri yanında olduğu sürece yasak yok çocuklara, bu son açıklamaya kadar böyleydi, hani haftasonu yasaklarının açıklamasına kadar. O açıklamadan sonra değiştiyse bakmak lazım.

Eğer yasaksa bile telefonla bir numarayı alıp izin alıyordunuz, tc veriyorsunuz ve belirli bir saat aralığı için size sms atıp izin veriyolar.
0
John Bloor
(04.12.20)
(19)

Covid aşısı yaptırmayacak tayfa hakkında

paramolacak
Selamlar,Sağda solda görüyorum ama bugün ilk defa yakın bir çalışma arkadaşım da aşıyı yaptırmayacağını söyledi. çok vakit olmadığı için soramadım ama gerçekten merak ediyorum neden böyle düşünüyorlar? birde kovid olup ilaç kullanmayan tayfa vardı, ileride karaciğerim iflas edeceğine öleyim daha iy
Selamlar,

Sağda solda görüyorum ama bugün ilk defa yakın bir çalışma arkadaşım da aşıyı yaptırmayacağını söyledi. çok vakit olmadığı için soramadım ama gerçekten merak ediyorum neden böyle düşünüyorlar? birde kovid olup ilaç kullanmayan tayfa vardı, ileride karaciğerim iflas edeceğine öleyim daha iyi kafası mı bu kafa.
0
paramolacak
(03.12.20)
iş yerlerinde mecbur tutulursa ne olacak uzun vadede? te allam yaa..
yani ben cidden işe girişlerde istenen akciğer filmi, sağlık raporu vs gibi zorunlu olabileceğini düşünüyorum covid aşısı belgesinin. akciğer filmi, solunumla ilgili raporlarda da benzer mantık var.

kısır olacaklarını(!) falan düşünüyorlar sanırım, çok kıymetli genleri aktarılamayacak falan.. hahaha burunları aksa modern tıbba koşarlar ama..

**aşı olmasalar da ölmeden kurtulacaklarını düşünüyorlar, hastanelik olunca da ilaç almadan iyileşeceklerine inanıyorlar. "inanç" meselesi herhalde.
0
jimjim
(03.12.20)
çoğu kişi Çin aşısı Coronavac'a güvenmiyor. Fakat aslında bunu yapan şirketin daha önce aşıları var ve bu üretilen aşı da eski usül aşı. Fikir olarak en güvenlisi (ama belki de az koruyanı) bu gibi geliyor. Ama faz 3 çalışmaları ve sonuçları belli değil, o yüzden güvenmiyor insanlar.

Batı aşılarına güvenenler var ama o dünyada ilk kez denenecek m-rna aşısı. Asıl onun yan etkisi bilmemnesi var mı belli değil. Ama en azından orada daha fazla denetim ve kötü bir durumda hesap soracak hukuk olduğunu düşünüyor insanlar.

İki aşıyı da istemeyenler, "çok kısa sürede bulundu normalde 5-10 yıl sürerdi bu araştırmalar" diyor. Doğru da aslında ama çaresiz durumlarda büyük önlemler almak büyük atılımlar yapmak gerekiyor. Belki de m-rna aşılarının işe yaradığı dünya çapında görülecek ve bu olay kanser aşısı vb. şeyleri hızlandıracak.

Şu an zaten istesek de yaptıramayız. Önce yaşlılar, doktorlar, sonra genç olup kronik hastalığı olanlar vs. derken 5 tane maske gönderemeyen devletin aşıyı planlayabileceğine inancım sıfır benim. Alıp yaptırma şeklinde olabilirse onda da karaborsa olmaması için bi üst limit falan gelmeli. Bakalım.
0
nhk ni youkosu
(03.12.20)
Biontech ya da moderna aşısı olsa ben büyük ihtimalle yaptırırım ancak denemeleri Kuzey Kore ve Endonezya gibi ülkelerde yapılmış olan, henüz sonuçları çoğu kuruma göre güvenilir olmayan bir aşıyı yaptırmayı en azından ilk etapta düşünmüyorum.
0
but that was just a dream
(03.12.20)
Aşının ve/veya üreten firmaların güvenilirliğini bilemeyeceğim de süreyle ilgili olsa gerek. Çünkü virüs ilk meydana çıktığı zamanlardan "aşı için en az 2 yıl gerekli" içerikli röportaj ve açıklamalari okudugumu /dinledigimi hatırlıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.12.20)
Ama zaten Cin asisi 3. fazi gecmedi ki henuz, 3. fazi gecsin basari orani yuzde bilmem kac diye aciklasin Pfizer, Moderna gibi, ab, us onay versin sonrasinda insanlar gonul rahatligiyla olur tabi. youtu.be
0
neverletyougodown
(03.12.20)
Mesela anlayamadığım şey de şu, Biontech ya da moderna ya güvenmenizin nedeni nedir, Çin'e güvenmemenizin nedeni çn olması mı . Sonuçta bize hangi haber verilirse ona inanıyoruz teknik bir birikimimiz yok ( genelden bahsediyorum). Biontech ya da moderna güvensiz denseydi ona güvenmeyecektik o zaman bu mantıkla. Birde çin sanki çok dandik bir ülkeymiş gibi yaklaşıyoruz sanki bana esas komik olan bu :)
0
🌸paramolacak
(03.12.20)
herkesin aşı olmasına da, "aşının nano çip olduğu" gibi teorilere inanan (!) insanlar gibi kolay bi hedef seçip o güruhu eleştirerek haklı çıkmaya da gerek yok.

This study found that the vaccine has to have an efficacy of at least 70% to prevent an epidemic and of at least 80% to largely extinguish an epidemic without any other measures (e.g., social distancing).
0
owaki
(03.12.20)
@paramolacak Cin'in teknolojisine guvenmemek degil mesele diktatorluk orasi, insan hayati degersiz. Atiyorum Deneklerden 10 tanesi yan etkiler yuzunden sakat kalsa, olse bunu disari sizdiracaklarina inaniyor musun sen? Adamlar kovidi, sarsi saklamaya calistilar kac gun sonra haber verdiler dunyaya. Aynisi Pfizer'da, Moderna'da olsun bak ne oluyor tum dunya calkalanir medyada carsaf carsaf izleriz, Modernanin, Pfizer hisseleri cakilir itibar kaybi istifalar girla gider
0
neverletyougodown
(03.12.20)
@neverletyougodow ben tüm Ülkere eşit oranda güvenmediğim için hepsine eşit oranda yaklaşıyorum, birde bu iş para işi o nedenle çin bu kadar çok para kazanacağı bir alan bulmuşken kötü ürün çıkarmaz
0
🌸paramolacak
(03.12.20)
Aşı karşıtı değilim, komplo teorilerine de inanmıyorum, ama şu süreci gördükten sonra söylenen her şeye nasıl bu kadar kolay ikna oluyorsunuz aklım almıyor.

Pandemi başladığında WHO "maske takmayın" diyordu, şu an maske takmak zorunlu, WHO da "1 yetmez, 5 kat maske giyin" diye bağırıp duruyor. Birileri en başta belli ki yanlış bir şey yapmış. Bununla ilgili bir özür dilenmedi, WHO başkanı istifa etmedi, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar.

Amerikan medyası "Çin süreci çok iyi idare ediyor, verdikleri tüm rakamlara güveniyoruz, ama Trump çok kötü, burada 300 milyon insan öldü" diye haberler yapıyordu. Trump gitti, şimdi "Çin bizi kandırmış, doğru rakam vermemişler:(" haberleri yapmaya başladı.

Soru şu: Bunlara nasıl güveneceksin? Şu noktada medya "herkes aşı olmalı" dese bile ben güvenmem, güvenebilene de şaşırırım. Medya "yeni aşının koruyuculuk oranı %100 ve çok güvenli" dese ve gerçekte %1 koruyuculuk oranıyla gereksiz yere seni hasta ediyor falan çıksa hiç şaşırmam.

Kaldı ki risk grubunda değilim, belki covid geçirdim bile, bilmiyorum. Kendini korumak isteyen olsun tabi, ama benim zaten ihtiyacım yok. Aradan bi kaç yıl geçer, neyin ne olduğu belli olur, sonra da ihtiyacım olursa olurum belki.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
Pfizer ve diğer ilaç şirketlerinin, milyar dolarlık yemler ile ışık hızında iyasaya sürdükleri bu asılara hiç mi hiç guvenmiyorum. Risk grubunda değilim. Birisi zorla hapis cezası ile asi oldurmazsa olmaya niyetim yok. Avusturyada Moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim. Akademide sırf yayın için dönen alavere dalavereleri bildiğimden, hele işin ucunda milyar dolarlar olunca kesinlikle güvenim sıfır.
0
JohnOakley
(03.12.20)
Çin dandik bir ülke. Olayların bu noktaya gelmesinden yüksek payı olan, demokratk olmayan, şeffaflığın olmadığı, para kazanmak için her şeyi yapabilecek bir ülke. Bundan ötürü güven vermiyor. Ha diğerleri niye güven veriyor? Who ve Birçok ülke onaylayacak gibi duruyor. Us, uk, almanya gibi ülkeler onaylayıp vatandaşlarına uygulatıyorlarsa bu güvenilirlik için önemli bir referans olur benim için.
0
but that was just a dream
(03.12.20)
cin veya sputnik yaptirmayacagim.
sadece alisverise gidiyorum, is yerinde odamda tek basinayim.
sonuclarini görene kadar biontechin asisini da yaptirmayacagim.
0
wishmaythşngs
(03.12.20)
Komplo teorisi falan olaylarına inanmıyorum. Çin'e ve Rusyaya hiç bir şekilde güvenmiyorum. Avrupa aşısının bilimsel bütün aşamaları pubmed'te falan vardır arasam şu an. Diğer aşılarla herhangi bir bilgiye ulaşmak bile imkansıza yakın.

Kısaca

Hiç bir aşıyı yaptırmayı düşünmüyorum. Kişisel bir tercih. 2 sene sonra belki düşünürüm aşı olmayı.

Bu güven meselesi. Aşıda cip varmış falan olaylarına zaten inanmıyorum. İzlemeleri için cipe gerek yok. Telefondaki her bir boku görebiliyor adamlar, açık açık ses dinliyorlar. Çiple hiç bir sorunum yok yani. Zaten takılı hepimizde.
0
westblack
(03.12.20)
Bana sallamadan cevap veren arkadaşlara teşekkür, diğerlerine de covid ile mutlu bir hayat diliyorum.
0
🌸paramolacak
(03.12.20)
kendi adıma.. igne korkusu. cip falan sacmaliklarina inanmiyorum tabi. hap olsa alabilirdim. ama kimse bana o lanet seyi batiramaz.
0
unabomber
(03.12.20)
Risk grubunda değilim. Zaten hastalık yokmuş gibi yaşıyorum hala enfekte falan da olmadım. Ben şimdi neden riske girip aşı olayım? Şirketim zorunlu tutarsa neyse de kendim gönüllü olarak aşı olmam. Grip diye bir hastalık var onun da hiç aşısını olmadım ve grip de olmuyorum. Bu da benim için farklı değil. Çevremde de gördüm enfekte olanlara bir şey olduğu yok. Abartı gibi geliyor.
0
catch the arrow
(03.12.20)
- "Avrupa aşısının bilimsel bütün aşamaları pubmed'te falan vardır arasam şu an."
Hayir yok. Birincisi, yayinlanmadi. Ikincisi, cesitli proseslerden sonra icinize girecek seyin yayinlanan yazilarin tarif ettigi ile ayni sey oldugunu aslinda bilmiyor olacaksiniz.
0
dunal
(03.12.20)
freedonia
(04.12.20)
(5)

Yabancılara ilaç satılması

Unde bach canim
Arkadaşım yurtdışından gelecek (türk vatandaşlığı veya oturumu falan yok, sadece ziyarete geliyor) ve halihazırda kanser olan başka bir arkadaşı için “aranesp” isimli bir ilaç almak istiyor. Yani hem yabancı hem kendi için değil.Bu ilacı (anemi için bir ilaç) reçetesiz almanın pek mümkün olmadığını
Arkadaşım yurtdışından gelecek (türk vatandaşlığı veya oturumu falan yok, sadece ziyarete geliyor) ve halihazırda kanser olan başka bir arkadaşı için “aranesp” isimli bir ilaç almak istiyor. Yani hem yabancı hem kendi için değil.

Bu ilacı (anemi için bir ilaç) reçetesiz almanın pek mümkün olmadığını düşünsem de yine de sormak istedim. Ya da arkadaşından başka dilde de olsa bir reçete alsa, bu işi halledebilir miyiz?

İlaç 4 bin liralık bir ürün bu arada.
0
Unde bach canim
(26.11.20)
10 kere okudum anlamadim acikcasi
0
oscar
(26.11.20)
İlaç grubuna göre değişir mi bilemiyorum, ben geçen gün bir duyuru açmıştım reçetesiz ilaç alınabiliyor mu napicaz diye önceden alinmayanlar da alinabiliyormus denilmişti cevaben.

Arkadaşınız sırf bunun için gelecekse eczaneye gidip ya da arayıp, durumu anlatıp sormanız daha garanti olmaz mı?
0
encokbenisevinnolur
(26.11.20)
Kanser ilaclari genelde turkiye’de bile bulunmayabiliyor ya da raporlu olanlara ayrilmis olabilir. Gelmesi uzun surebilir vs.

Eczacinizi arayip sorun mutlaka. Kanser olan arkadasin recetesini de yaninda getirsin her turlu.
0
kuehles blondes
(26.11.20)
reçeteli satılan bir ilaç ise reçetesi olmadığı için alamaz. Nereli olduğunun bir önemi yok.
0
burfak
(26.11.20)
@oscar yabancı uyruklu arkadaşım türkiyeye gelecek. Geldiği zaman da başka arkadaşı için bir kanser ilacı alacak türkiyeden. İlac için rapora gerek görülmediğini biliyorum ama reçeteyle verilip verilmediğini bilmiyorum. Yabancı ve başkası adına bir ilaç alabilir mi onu soruyorum.

@encokbeni
Yok hayır, ilaç için gelmeyecek, benim için geliyor. Geldiği için alacak.

@kuehles esasen önceden antalyadan başkalarına da aldırmış aynı kişi

Edit: ilaç “normal reçete” “reçeteli satılır” ve “ beyaz reçete” olarak geçiyor. Buradan bir sonuca varılır mı bilmiyorum.

Edit2: eczaneye sordum. Reçetesiz de satılıyormuş.
0
🌸Unde bach canim
(26.11.20)
(6)

flört kaçıncı buluşmada eve çağrılmalı?

ananotherlife
Merhabalar, çalışmak yerine vaktimi daha verimli şeylerle geçirme taraftarı olduğum için buraya geldim. geçenlerde bir canlı yayında denk geldiğim muhabbet üzerine çevremdekilere soruyorum. flörtü kaçıncı buluşmadan sonra eve çağırmak lazım?ben kişisel olarak bunun bir kuralı olduğuna inanmıyorum. ç
Merhabalar,
çalışmak yerine vaktimi daha verimli şeylerle geçirme taraftarı olduğum için buraya geldim.
geçenlerde bir canlı yayında denk geldiğim muhabbet üzerine çevremdekilere soruyorum. flörtü kaçıncı buluşmadan sonra eve çağırmak lazım?

ben kişisel olarak bunun bir kuralı olduğuna inanmıyorum. çevremde en az 3-5 randevu diyen arkadaşlarım var. kadınlar için bu önemli bir rakam mı? biraz briget jhones filmleri gibi geliyor bunun ayrıntılı planını yapmak. spontaniteye aykırı en başta.

erkekler için bunu sormanın bir limiti olmadığını tahmin ediyorum, konum o değil zaten. sizce flört kaçıncı buluşmadan sonra eve davet edilmeli?

her şeyin yolunda gittiği, güzel bir ilk randevuyu baz alarak düşünebilirsiniz.
0
ananotherlife
(26.11.20)
en az 3 kuralı
0
lcha
(26.11.20)
Bunun negatif etkileyeceği flört bitsin zaten diye düşünüyorum, yani ne zaman içimden gelirse.
0
encokbenisevinnolur
(26.11.20)
Böyle şeyleri kurallastirmanin saçma olduğunu düşünüyorum. Kişiye göre değişir.
0
westblack
(26.11.20)
bir tek seninle flört etmediği gerçeğini hatırlayarak nihayete erdirmek adına en kısa zamanda.
0
selam
(26.11.20)
ben bir erkek olarak çok aşırı hoşlanmadıysam önce belli bir sayıda dışarıda buluşmak isteyen birini beklemem muhtemelen. zaten böyle bir kriterle hareket eden birini hiç görmedim yıllardır. gerçi son 5-6 yılda sadece 1 türkle ilişkim oldu.

akışına bırakmak lazım. karşıdaki sekss seeekkkssss diye çıldırmıyorsa bir sakınca yok. ahaha.
0
bohr atom modeli
(26.11.20)
Bu işlerin kuralı olmaz. Kimini ilk, kimini 2’nci, kimini 5’inci, kimini asla.
0
pass
(26.11.20)
(2)

İzmir covid yasakları

nundu
http://www.izmir.gov.tr/2020137-sayili-il-hifzissihha-kurulu-karariŞimdi son çıkan yasaklar bunlar. Buna göre sahilde oturmak falan yasak, atıyorum herhangi bi parkta bankta iki kişi oturmak ya da Fuarda çimenlik alanda sandalyede oturmak da mı yasak?
www.izmir.gov.tr

Şimdi son çıkan yasaklar bunlar. Buna göre sahilde oturmak falan yasak, atıyorum herhangi bi parkta bankta iki kişi oturmak ya da Fuarda çimenlik alanda sandalyede oturmak da mı yasak?
0
nundu
(26.11.20)
Ben sadece sahil anladım okudugumdan. Dün dışarı çıktığımda banklarda oturanlar görmüştüm. Ama ifadeler de muğlak geldi, olabilir mi acaba dedim ben de şimdi.
0
encokbenisevinnolur
(26.11.20)
Sahil bantları park ve mesire alanları diyor.Fuardaki banka oturabilirsin ama kendi sandalyeni götürüp oturamazsın genelgeye göre.
Sadece sahil değil yani.
0
Mirket
(26.11.20)
(7)

İlginç bir fanteziniz var mı?

Unde bach canim
Cinsel içerikli değil ama.Mesela benimki şöyle:Eski bir kız arkadaşım vardı. Herşeyin aynı devam ettiği ama hayatında benimle ilgili olan anılarının tamamen silindiği (ailesinin de) bir durumda, aslında sadece yaşanmış olan bu anıları, günlerce uğraşarak, ona geçmişte benim sevgilim olduğunu kanıtla
Cinsel içerikli değil ama.

Mesela benimki şöyle:
Eski bir kız arkadaşım vardı. Herşeyin aynı devam ettiği ama hayatında benimle ilgili olan anılarının tamamen silindiği (ailesinin de) bir durumda, aslında sadece yaşanmış olan bu anıları, günlerce uğraşarak, ona geçmişte benim sevgilim olduğunu kanıtlayıp tekrar onu kendime aşık etmek.
Çokça filme konu olmuş bir kesit aslında ama bence güzel bi fantezi olurdu. bu çabayla bana o gün de aşık oluyor mu, bunu görmek isterdim.
0
Unde bach canim
(24.11.20)
Ben sebepsizce gıcık olduğum insanlara laf sokma fantazileri kuruyorum. Sebepsizce dediğim mantıklı bir sebebi yok, yolda yanımdan geçen biri de olabiliyor tanıdığım biri de bu ve yaptıkları ya da söyledikleri bir şeyle ile ilgili de olmuyor
0
encokbenisevinnolur
(24.11.20)
ortamda yeni tanistigim insanlara kendim veya herhangi bir sey hakkinda yalan yanlis bilgiler veriyorum bazen. arkadas grubuylaysam ve aramiza yeni biri katildiysa kendimi farkli biri olarak tanitiyorum falan. bunu saatlerce duzeltmedigim icin gunun sonunda es dost anlatiyor gercegi.
0
hjarteblod
(24.11.20)
Yılbaşında büyük ikramiye bana çıkacak. Ekipte dört mühendisiz, istifa etmeleri şartıyla diğer üçüne ikişer milyonunu vereceğim. Hepimiz aynı anda işi bırakacağız. Bağlı olduğumuz iki direktör var, ikisini de sevmeyiz, ikisi dr birbirini sevmez. Bizim birimin işleri onların elinde patlayacak, idare edemeyecekler, iş çıkmayacak. Öyle işte.
0
pati
(24.11.20)
Başkalarının kavga etmesinden veya tartışmasından aşırı haz alıyorum. İzlemeye bayılırım. Kendim kavgadan gürültüden hoşlanmam. Kavga etmeyi hiç sevmem. Kötü insan mıyım diye düşünüyorum.

Bir de ahahaha yukarıda biri daha demiş. Şaka yapmayı aşırııııı severim, insanlara fake atmaktan inanılmaz zevk alırım. Mesela kardeşime dizinin sonunu yanlış söylemeyi, ona bambaşka hikayeler anlatmayı, üçlü arkadaş grubumda biri başka bir buluşma ayarladığında diğerine sevgili yapmış onla buluşmuş diye fake atmayı, annem ve babama birbirilerine düştüğünü söyleyip sonra karşılaştıklarındaki konuşmalarına bayılıyorum. Kendime şaka yapılmasından hiç hoşlanmam ayrıca. Of iğrenç bir insanım.
0
Hallegadola
(24.11.20)
Balta girmemiş ıssız bir adaya düşmek isterdim. 3 hanımefendiyle. 2 veya 4 değil, 3. tropik meyve yemekten cırcır oluruz korkusu biraz ket vuruyor bu fantezime. gerçekle bağımı koparamıyorum.
0
IncredibleMau
(24.11.20)
Ben bi filim olsun istiyorum. Aslında sahip olmak gibi değil de beni tanısın, sevsin, arkadaşım olsun, arada bi üstüne çıkayım gezelim istiyorum.
0
antihero
(24.11.20)
bir yerden elime milyonluk para geçecek olursa çalıştığım iş yerinde hem müşterilere hem de üst amirlerime iğrenç davranıcam. işlerini yapmıcam, arada küfür falan edicem.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.11.20)
(6)

Duyurunun bilgisayar kurtları onlayn mı

farrytikki2
6 bin liralık masaüstü almak istiyorum. +1000 lira çıkabilirim.16gb ram olsun 4gb ekran kart olsun. Geri kalan bileşenler bununla optimize halde olsun.Bana bilgisayar bulun be agalar, hanımlar!
6 bin liralık masaüstü almak istiyorum. +1000 lira çıkabilirim.
16gb ram olsun 4gb ekran kart olsun.
Geri kalan bileşenler bununla optimize halde olsun.

Bana bilgisayar bulun be agalar, hanımlar!
0
farrytikki2
(23.11.20)
www.hepsiburada.com

bilg. kurdu değilim ama mantıklı görünüyor sanki.
0
unabomber
(23.11.20)
imgur.com

Buyur 6500, ustune bi de kafana gore bir kasa eklersin, istedigin butcede. Kismak istersen de islemciyi ya 2600x ile yada 3500x ile degistirirsin, oradan da bi 500-800 kisarsin. Tamamen ne iste kullanmak istedigini bagli.
0
Haldamir
(23.11.20)
AMD RYZEN 3 3100 1107 TL
MSI A520M PRO 718 TL
GSKILL 16GB (2x8GB) RipjawsV Kırmızı DDR4 3000MHz CL16 1.35V Dual Kit 711 TL
ASUS GeForce TUF GTX 1650 SUPER GAMING 4GB GDDR6 2178 TL
XIGMATEK HELIOS RAINBOW 402 TL
Samsung 500GB 860 EVO SATA 3.0 583 TL
COOLER MASTER ELITE V4 80PLUS 600W 536 TL
6.235 TL

biraz daha verip insan gibi güzel bi mini-itx kasa da bakabilirsiniz. bu kasa en ucuzu, zeytinyağı tenekesinden biraz daha iyi.

@haldamir'in sistemi de güzel ama ilerde terfi yolu biraz daha kapalı.
0
celeron 300a
(23.11.20)
geçen burdan bir arkadaş için daha paylaşmıştım. birkaç haftadır kullanıyorum tam bir canavar oldu. ekran kartını daha iyisini alabilirsiniz. sanırım 2060'lar bu aldığım kartın fiyatına düşmüş. şans işte ben aldıktan 3 gün sonra dolar düştü pc parçaları ucuzladı :D ben 6600 liraya topladım. muhtemelen cuma günü aynı şeyleri 5500e falan alabilirsiniz.

AMD Ryzen 5 3500X 3.6GHz 35MB Cache Soket AM4 İşlemci 100-100000158BOX
MSI B450M-A Pro Max AMD B450 3200MHz DDR4 mATX Anakart
Corsair CC-9011151-EU SPEC-05 MidTower Oyuncu Kasa + VS550 550 Watt 80 Plus PSU
MSI GeForce GTX 1660 Ti VENTUS XS 6G GTX1660TI 6GB GDDR6 192B (1XHDMI 3XDP) Ekran Kartı 210195311
KNG HyprX Fury 8GB D4 3200 HX432C16FB3/8 Bilgisayar Belleği x2 tane
SanDisk Ultra 3D 500GB 2400MB-1750MB/s NVMe M.2 SSD SDSSDH3N-500G-G25
0
golgi aygıtı
(24.11.20)
Görece daha kalitesiz olabildiğini okumuştum ama fan ve güç kaynağı uzerinde olan bir kasa alın.

Yine ekstra fan masrafı olmasın diye sogutuculu bir işlemci alın. AMD lerin hepsi, Intel islemcilerin bazıları kendi soğutucusu ile geliyor diye biliyorum.

Ram en az 16 GB olsun, güncel oyun programlar için 8 GB az gelir muhtemelen.

M2 SSD desteği olan ve upgrade edilebilir bir anakart alın.

Kendiniz toplayamasaniz bile şu ara indirimler kampanyalar çok, biriyle almadan toplatmak için fiyat konuşun ve o indirimlerden alin parçaları.

Grafik kartı için de (fiyat skalasini bilemiyecegim ama) 4GB demişsiniz ya GB değeri kadar veriyolu hızına da bakıp fiyata göre de öyle karar verin alacağınıza. Kötülüğünden değil de mesela 6-8 GB tır ama 192-bit tir ucuz diye hemen atlamayın, 256-bit'lerin de fiyatına bir bakın.
0
encokbenisevinnolur
(24.11.20)
oyun çok mühim değilse yeni imac mini m1 baz modeline bakın
0
simbolmina
(24.11.20)
(3)

evden gelin alma olayı

kondansator
iyi akşamlar sevgili duyurucular. yarın nikahım var, bu evden gelin çıkarma muhabbeti nasıl oluyor? yani ma aile herkes evde mi oluyor, damat aşağıda mi bekliyor? saçma gelebilir ama bilemedim yani süreç nasıl işleyecek, ben aşağıda mı bekleyeceğim? davul zurna muhabbeti de var ayrıca
iyi akşamlar sevgili duyurucular. yarın nikahım var, bu evden gelin çıkarma muhabbeti nasıl oluyor? yani ma aile herkes evde mi oluyor, damat aşağıda mi bekliyor? saçma gelebilir ama bilemedim yani süreç nasıl işleyecek, ben aşağıda mı bekleyeceğim? davul zurna muhabbeti de var ayrıca
0
kondansator
(13.11.20)
kız tarafı maaile evde oluyor, siz de maaile gidiyorsunuz. aileniz aşağıda bekliyor siz ve varsa sağdıcınız yukarı çıkıp gelini alıyorsunuz. aşağı inip gelin arabasına biniyorsunuz. adetten arabaya binmeden önce ailenizle "kızı aldık" dansı yapıyorsunuz. sonra arabaya binip gidiyorsunuz.

hayırlı olsun :)
0
himmet dayi
(13.11.20)
Hocam tarzınıza bağlı, sirtlayip aşağı da indirebilirsiniz :)
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
Ek olarak kapıların açılmadığı durumlar oluyor. Onun anahtarı para.
0
valarmurgulis
(13.11.20)
(4)

Doları olan dolar/tl düşünce kaybetmiyor ki?

ya ben lan neyse
dolar/tl 8 lira da olsa 7 lira da olsa ortalama bir pc benim için hep 1000 dolar.ben burada kaybetmiyorum ki? yanlış mı?
dolar/tl 8 lira da olsa 7 lira da olsa ortalama bir pc benim için hep 1000 dolar.

ben burada kaybetmiyorum ki? yanlış mı?
0
ya ben lan neyse
(13.11.20)
şu an 1000 $ 7600 ama 8.5 den satmadığın için 900 tl kardan zarardasın. o zaman satsaydın şimdi yine 1000 dolar alabilirdin.

hakeza şimdi satmayıp dolar 6,5 e düşerse yine zarar olacak. ama tutatsan ve dolar tekrar yükselirse o zamanda o aradaki kardan zarar oluyor ama zaten o karı herkes yakalayamıyor
0
efruz
(13.11.20)
Her şey dolar endeksli değil. Dolar düşünce fiyatı düşmeyen tonlarca şey var.
0
himmet dayi
(13.11.20)
her şey dolar endeksli tamamen yerli imkanlarla bir mal üretsek dahi taşımak için benzin kullanıyoruz e bu da ülkeye dolar ile giriyor.

kaybetmiyorsun aslında ama dolar 8.50 iken dolari satip tl de kalsan şimdi dolar alsan fazladan 100 doların daha olacaktı bunu demek istiyorlar. param değer kaybetmesin yada kazanmasın diyorsan dövizde kalmak hiçbir zaman bozdurmamak çok mantıklı geliyor bana.

şayet şuan doların 1 lira düşeceğini biliyorsan satmak mantıklı ama bunu sen ben tahmin bile edemeyiz diye düşünüyorum.
0
belkider
(13.11.20)
Kaybetme denilen şeyin ciddi düzeyde olması için 100.000'in falan olması lazım. Onu diyenler orta halli birikimi olup zihnen fakir aç bilac gibi düşünenler.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(22)

Pfizer-Biontech in aşısını olur musunuz?

ya ben lan neyse
güvenir misiniz?
güvenir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(12.11.20)
Olurum.
0
hayirsiz
(12.11.20)
olurum,

grip, zaturre, tetanoz asisini da cok arastirmadan oluyoruz
0
exlibris
(12.11.20)
olurum, böyle şeylere değer veriyorum.
0
Bruce
(12.11.20)
Aşı karşıtı değilim ama ilk yaptıranlardan olmam sanırım.
0
battal gemalmaz
(13.11.20)
Yan etkileri belli degil geyigini de anlamiyorum, 30 sene bekliceksiniz yani?
0
baldur2
(13.11.20)
Olmam, ilkokul zamanı yapılanlar hariç hiç aşı yaptırmadım çünkü hiçbirinin işe yaradığını düşünmüyorum.
0
Uncle Sam
(13.11.20)
aşı açıklanmadan olma ihtimalim vardı, olmadım ama çekindiğimden değil tembellikten.
0
ludwig boltzmann
(13.11.20)
Konetsu +1.

Biri dusuncelerimi dile getirmis nihayet, oh be.

Aynisini grip icin de dusunuyorum, grip olursam 1 hafta yatar iyilesirim, o yuzden asisini olmuyorum her yil. Yasim genc, bagisiklik sistemim guclu, yedigime ictigime dikkat ediyorum, 1 hafta hastaliktan yatsam hayatimda biseyler degismez, bu riski alabilecek luksum var. Henuz hic grip olmadim yetiskin olali. Tavsiye ya da aksini yapani yargilama degildir, kendi kendime uygun gordugumu anlatiyotum sadece.

Olursem de kismet.
0
taurina
(13.11.20)
Olurum çünkü araştırmaların başarı oranı var. Benim aşı olmam başkasına bulaştırmamam demek. 1 haftada geçiririm diyenlerin 2 hafta Korona karantinasında kalacaklarını zannetmiyorum, illa dışarı çıkacaklar, bu da aşısızlara bulaştırma demek. Hala bunları konuşuyor olmak garip.
0
kaset
(13.11.20)
Risk grubunda olsam, ya da etrafimda asemptomatik tasiyici olarak farkinda olmadan riske atabilecegim birileri olsa tabii ki de asisini olurum. Bu ayni hastayken kimseye bulastirmamak icin evde oturmak gibi bir sey. Su an bile, tam tamina 9 aydir, evden market/park disinda bir yere cikmadim, tanidigim insanlarla parklarda gorustum, daha kalabalik bir ortamda bulunmamin ardindan (hafta sonu parklarin normalden kalabalik oldugu zamanlar mesela) 2 hafta evden cikmayacak sekilde hareket ettim. Tum bunlarin arkadsindaki motivasyon, benim vurdumduymazligim yuzunden bir baskasina zarar gelmemesi, kendimi korumak degil.

Yakinimda riske atabilecegim kimseler, colugum cocugum vs yok. Korona sonrasi olusabilecek saglik sorunlarinin da riskini almaya raziyim kendim icin. Yasadigim yerdeki saglik otoritelerine de epey guveniyorum. Su asamada asiyi nufusun 1/3une yapacak sekilde planladilar, risk grubundaki insanlari onceliklendirecek sekilde.
0
taurina
(13.11.20)
güveniyorum. gelip saplasalar keşke enjektörü de kurtulsak. bıktım artık bu kapalı hayattan
0
avatar is back
(13.11.20)
evden çalışıyorum, yalnız yaşıyorum, zaten şu anda bile istesem de istemesem de karantinadayım işlerden dolayı.

nüfusun üçte biri zaten olacak, bu da salgını oldukça geriye çekecektir.
özellikle risk grubundakilerin olması elbette gerekli, aşı karşıtı değilim ama ilk etapta yaptıranlardan olmam.

grip aşısı da hiç yaptırmadım ve grip olmuyorum yıllardır.
ama konu bundan çok aşının fazla yeni olması.
yaşam tarzımdan dolayı süreci inceleme lüksüm olduğu için yaptıracaksam da beklemeyi tercih ederim.
sürekli insan içinde olsam farklı düşünebilirdim belki.

edit:
bir de eklemek isterim ki, "aşı geldi, corona bitti" gibi bir şey yok.
grip aşısı da var ve gribin de kökünü kurutamıyoruz çünkü her yıl mutasyona uğrayan bir virüs söz konusu.
her yıl yapılan grip aşıları da buna göre yenileniyor.
bakteri olsa tamam, o farklı.

yani "herkes aşı olursa hastalığın kökü kuruyacak, aşı olmayanlar yüzünden kurumuyor" durumu söz konusu değil.
herkes aşı olsa da bu devam edecek.
aşıyı olanın bile hastalanmayacağı kesin değil, en ufak bir mutasyona bakar.
sadece aşı olanın ölme riskini azaltacak ve toplum genelinde öldürücülüğü ve salgının gücünü aşağı çekecek.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
olurum
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
Konetsu +1

Multimilyarder şirket daha da zengin olsun diye kendimi denek yapmaya hiç noyetim yok. Herkes olacak diye şart olsa dağa kaçarım, yine o aşıyı olmam. Panik sebebiyle bu şekilde yalap şalap piyasaya verilen bir aşıya hiç güvenim yok. Cahil diye siz yapistirmadan söyleyeyim, avusturyada moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim.
0
JohnOakley
(13.11.20)
Olurum. Bünyem çok kuvvetli. Yan etki falan da olmaz bende.
0
stewie
(13.11.20)
Bir tarafta koronayi vefat etmeden gecirsek bile cigerlerde yaratacagi hasar diger tarafta asi. Ben asiyi alayim
0
turkuaz
(13.11.20)
çoğu kişi olmadan olmam.
0
buiret
(13.11.20)
Ben olurum. Kendi tahminlerimden çok kendi doktorumun önerilerine uyuyorum.

Olmayana da “aşı karşıtı gerici” muamelesi yapmam. Herkesin kendi vermesi gereken bir karar.
0
buf-e kür
(13.11.20)
Güvenirim ve olurum.

Kasıtlı olarak aşı olmayanlar yarın birgün dünyada birçok ülkede hastaneler, kamu hizmetleri, toplu bulunan alanlar (kafe, restorant vb.) banka şubeleri, sınıflar, ofisler ve hatta toplu ulaşımdan bile faydalanamayacak göreceksiniz.
0
Lethe
(13.11.20)
bizi ülkeye gelip de sıra bana gelen kadar (öncelik sağlım çalışanları, yaşlılar, kronik hastalar vs olur) zaten etkisi az çok belli olur, ona göre pozisyon alırım. büyük ihtimalle olurum yani.
0
candide
(13.11.20)
muhtemelen şöyle olur, şu an çoğu şirket home office çalışıyor herkesi yavaş yavaş ofislere çağırırlar ama aşı olduğuna dair belgeyi şirkete iletmek kaydıyla. hali hazırda sahada çalışanlara bu belge zaten zorunlu olur.

yani pek kişisel tercihe bırakılmaz bu durum. tabii yeterince aşı dozunun tedarik edildiğini varsayarsak.

ben herhalde kendi isteğimle olmazdım, karantina-maske-sosyal mesafeye dikkat ederek yaşamaya devam ederdim bir süre daha.
0
juninho77
(13.11.20)
Cocukken, 10 yaşlarındayken grip aşısı olmuştum annem ol dedi diye. Sonra orta kulak iltihabı geçirdim. Denenmisi bile böyle olabiliyorken çalışmaları için önceden yine o çalışmaları gerçekleştiren kurum ve mevkilerdeki kişilerin kısa olduğunu söylediği sürede çalışmaları tamamlandı denen bir aşıyı olmam. Olmak için kosturanlara da bundan sonra şüpheyle bakacağım.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(12)

Bu Masaüstü Bilgisayar Kaçtan Bırakılır?

karpuzpeynirekmeksu
Selam arkadaslar,Bir ay sonra yurtdisina cikacagim, elimde boyle bir masaustu pc mevcut. Alali bir sene oldu, garantileri devam ediyor. Sizce kaca birakilmali bu pc? Yeni fiyatlardan haberim yok.Amd Ryzen 7 3700X 3.6 - 4.4 GHz AM4 İşlemci logitech MX Sound Premium Bluetooth Speaker Msi Mb X470 Gamin
Selam arkadaslar,

Bir ay sonra yurtdisina cikacagim, elimde boyle bir masaustu pc mevcut. Alali bir sene oldu, garantileri devam ediyor. Sizce kaca birakilmali bu pc? Yeni fiyatlardan haberim yok.

Amd Ryzen 7 3700X 3.6 - 4.4 GHz AM4 İşlemci

logitech MX Sound Premium Bluetooth Speaker

Msi Mb X470 Gaming Pro Carbon

Samsung 970 Evo Plus 500 GB SSD

Seagate Barracuda 2TB

Kingston HyperX DDR4 3000 C15 2x8GB

Asus VG279Q 27" 144Hz 1ms (HDMI+Display+DVI-D) FreeSync Full HD IPS Monitör

Logitech G213

Cooler Master masterbox mb511 rgb tempered glass

MSI GEFORCE RTX 2070 GAMING Z

High Power 700w
0
karpuzpeynirekmeksu
(10.11.20)
Daha iyi yardım almak için forum.donanimhaber.com ikinci el ya da donanım kısmına bakarak fiyat araştırması yapabilirsiniz. 8-10bin lira eder tahminim.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(10.11.20)
Acilse alıcı bulamazsan benden de 3200 işler
0
optimistbakunin
(10.11.20)
ben de 8 bin lira civarı diyorum.

edit: monitörü görmemişim, monitörle birlikte 10 bine yaklaşır heralde.


üstteki teklifleri 3400'e arttırıyorum :)
0
king lizard
(10.11.20)
bende bunun yenisi kurdum su an bu makineyi sifirda kur desem 10.000-12.000. tutar.

parca parca urunleri satarsaniz monitor ve kasaniza talibim.
totalde en en en az 5000 liralik makine. kimse kimseyi duduklemesin simdi. ben 5000 oderim her sey dahil.
0
turbo sadık
(10.11.20)
Burası donanım haber ölücülerini geçmiş :)
0
demirKamil
(10.11.20)
12-13000 eder hepsi.
0
encokbenisevinnolur
(10.11.20)
4000 lira eft için iban alabilirim
0
işimdeyim gücümdeyim
(10.11.20)
King lizard, Turbo sadık ve encokbenisevinnolur nickli arkadaşlara özellikle teşekkürlerimi iletiyorum.

Açık arttırmada en son teklif 4000 geldi, yok mu arttıran?
0
🌸karpuzpeynirekmeksu
(10.11.20)
4010 :)
0
apathetic
(10.11.20)
7'den aşağı bırakmayı düşünme bile. ben olsam 9-10 bandına satardım. temiz bakıp, temiz kullandıysan dediğim aralığa sat. çok hırlapadıysan ve geçen sene de aldığın fiyatı da göz önünde bulundurup uyguna bırak birine
0
avatar is back
(10.11.20)
ölücülere bak sen ya aslkjdasd

monitör, ekran kartı ve işlemcinin toplamı bile en ölü fiyatta 4500 eder. işlemcinin sıfırı 3 kağat, monitör 2 buçuk, yarı yarıya desen 2.5 lira. ekran kartını da 2'ye satarsın yeni kartlar çok yüksek çıktı.

ihtiyacım olsaydı bu akşam 7 bin lirayı yollardım. 7'ye anında satarsın piyasada, kapışılır. 8-9'a da satabilirsin biraz pazarlarsan. bakma, 1 senelik bilgisayar parçalarını yarı yarıya hesaplamak bile yeterince ölücülük.
0
Bruce
(10.11.20)
yardimci olacaksa 1 ay icinde kurdugum bilgisayarin fiyatini yazayim.

gigabyte rtx 2060 196 bit oc windforce 3000 tl
aorus pro ac b550 1900 tl
samsung evo plus 500 gb 900 tl
gskill 2*8 gb 3600 mhz cl 18 650 tl
ryzen 7 3700x 2700 tl
be quiet 700 w bronze 80+ 650 tl
0
turbo sadık
(11.11.20)
(3)

Hangi sivil toplum örgütüne ü'ye olmalıyım??

ElfElf
Biraz sosyalleşmek adına bir gönüllü kuruluşa üye olmak istiyorum ama kafama uygun bitane bulamadım. Kasıntı tiplerin olmadığı bi vakıf önerir mısınız?2 yıl kadar önce unicef'e üye olmaya çalışmıştım. Birazcık makam gördü diye genç bir kadının egolarından geçilmiyordu. Böyle tipleri hiç sevmem.
Biraz sosyalleşmek adına bir gönüllü kuruluşa üye olmak istiyorum ama kafama uygun bitane bulamadım. Kasıntı tiplerin olmadığı bi vakıf önerir mısınız?

2 yıl kadar önce unicef'e üye olmaya çalışmıştım. Birazcık makam gördü diye genç bir kadının egolarından geçilmiyordu. Böyle tipleri hiç sevmem.
0
ElfElf
(30.10.20)
öncelikle hangi alanda çalışmak istediğinizi netleştirmelisiniz, isteğiniz çok güzel olması ile birlikte çok geniş bir skalaya sahip.
0
paramolacak
(30.10.20)
Ülkemizdeki yardıma muhtaç insanlara yardım kuruluşları siyasal islamcı tekelinde, unicef bence baya kötü tercih , maksat yardım mı sosyallik mi
0
docrivers
(30.10.20)
Daha ufak çaplı yerel şeyler arayın. her yerde şubesi olan kurumlarda genel yapı bu olmasa bile böyle şeyler denk gelebilir.

Ben öğrenciyken ismini hatırlayamadığım, görme engellilere destek veren bir kurumda kitap seslendiriyordum mesela, şeker insanlar da vardılar.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.20)
(3)

Bu bilgisayarın sorunu ne olabilir

encokbenisevinnolur
Kendim topladım.Anakart MSI x570-a proGrafik kartı MSI GEFORCE RTX 2060 Super VENTUS 8 GBRam gskill ripjaws 2x8SSD Samsung Evo 500 GBKasa Thermaltake J23İşlemci ryzen 7 3800xHDD Samsung barracuda 2tb 7200 RPMSorun şu:Kurulumu yaptım, bios güncellemesini anakarttaki flash bios girişi üzerinden yaptım
Kendim topladım.
Anakart MSI x570-a pro
Grafik kartı MSI GEFORCE RTX 2060 Super VENTUS 8 GB
Ram gskill ripjaws 2x8
SSD Samsung Evo 500 GB
Kasa Thermaltake J23
İşlemci ryzen 7 3800x
HDD Samsung barracuda 2tb 7200 RPM

Sorun şu:
Kurulumu yaptım, bios güncellemesini anakarttaki flash bios girişi üzerinden yaptım.
Bilgisayar açılıyor ve çalışıyor görünüyor.
Ancak ekrana görüntü alamıyorum, başlangıçta biosa girmek için DEL tuşuna bastığımda da zaten girip girmediğini de göremiyorum. DEL MSI'in bu anakartinda kullanılan biostan başlatma tuşu imiş ama diğer tuşları da denedim.

Monitörde sorun olmadığından eminim.
Parçalarda arıza olmadığından da eminim.

Başka ne müdahalede bulunabilirim?
0
encokbenisevinnolur
(25.10.20)
ramleri sök tak yapmayı deneyebilirsiniz. ramlerden biri tam oturmayınca yapabiliyor.
0
guest9999
(25.10.20)
klavyenin caps lock num lock ışıkları yanıyor mu? yanmıyorsa bilgisayar açılmıyordur.
bios pilini sök 10 dk bekle tekrar açmayı dene. tüm power kablolarını sök sonra sadece anarkart ve cpunun powerı takıp tekrar açmayı dene.
0
walter white kilikli
(25.10.20)
@walterwhite: yanıyor, yine de yapayım mı?

@konetsu: anakartın marka ve modelini o yüzden yazdım. başka markaları bilmiyorum da MSI anakartlarda flash bios özelliği var, sadece anakartı güç kaynağına bağlayınca bile flash belleğe bios updatei yükleyip güncelleme yapılabiliyor.

bios güncellemesini dediğin sebepten hiç girişmemiştim. toplama bittiğinde işlemci ve grafik kartı elektrik almadı, yani açtığımda kasanın fanları çalışıyor, anakartın ışıkları yanıyor ama işlemcinin ve grafik kartının fanı çalışmıyordu. o yüzden bir de biosu güncelleyeyim dedim. o sorun hallooldu ama görüntü gelmiyor.

parçaları da denedim, aynı ekran kartı hariç her şeyi aynı olan arkadaşımın bilgisayarında.

grafik kartına taktım evet :))

anakarttaki ledlere bakmak aklıma gelmedi, onlara bir bakayım teşekkür ederim (:
0
🌸encokbenisevinnolur
(26.10.20)
(1)

Lamictal kullananlar neden kullanıyorlar?

damba
Neden kullanıyorsunuz? Hangi sıkıntılı durumlarda?Bir de doktor size bu ilacı hangi dozda başlamıştı hatırlıyor musunuz?
Neden kullanıyorsunuz?
Hangi sıkıntılı durumlarda?
Bir de doktor size bu ilacı hangi dozda başlamıştı hatırlıyor musunuz?
0
damba
(23.10.20)
Temporal lob epilepsisi
25+25 başladım günlük bir dozu ayda 25 artırarak 100+100'e çıktı. sonra yine 25'er azaltarak gidiyoruz şimdilerde şikayetim kalmadığı için.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.20)
(7)

ryzen 3600x mi 3700x mi yoksa 5000 serisi mi

turbo sadık
ağalar ben voltranı kurdum. geçen gün de yazmıştım.b550 auros pro acgigabtye rtx 2060 oc windforcegskill 3600 mhz cl18 (16'lar çok pahalı)700watt be quite psu970 evo plus olay bu. kasa ve monitör pek mühim değil.şimdi ya ryzen 5 3600x almalıyım ya ryzen 7 3700x mi. epey bi yorum okudum. alırsam bu i
ağalar ben voltranı kurdum. geçen gün de yazmıştım.

b550 auros pro ac
gigabtye rtx 2060 oc windforce
gskill 3600 mhz cl18 (16'lar çok pahalı)
700watt be quite psu
970 evo plus
olay bu. kasa ve monitör pek mühim değil.


şimdi ya ryzen 5 3600x almalıyım ya ryzen 7 3700x mi. epey bi yorum okudum. alırsam bu ikisinden birisini alacağım.

ikisi arasında 1000 lira var fark var. bu ciddi bi sayı. sizce arasında 1000 lira değecek kadar performans ayrımı var mı? 3600x de rahat rahat işimi görür gibi duruyor. ki 3600x için oldukça tatminkar çok güçlü bir cihaz diyorlar.
autoad ve yazılım için kullacağım.

geçen başlık açtığımda sağolsun arkadaşlar yardımcı oldu da güzel bi psu aldım. o zaman konuşurken 5000 serisini bekleyelim dedik ancak. bu dolar her gün yükseliyor. durdurmak mümkün değil. bu s400 daha da arttırır doları eminim. bir de 299 dolar demişler yurtdışı fiyatı için. o bize gelene kadar. en az 4000 olur diye tahmin ediyorum.

ben ufaktan ufaktan 3700x ya da 3600x (gönlüm 3600x'ten yana) bakayım diyorum.
0
turbo sadık
(18.10.20)
Benzer bir durumdayken yeni nesil konsollarin da 8 çekirdek gelmesini göz önünde bulundurarak 3700x aldım. Şu anda pek fark yok herhalde ama işlemci alınca en az 5 sene gitsin istiyorum rahat.
0
chavezding
(18.10.20)
Bu konfigürasyon için b550 kötü.
Kasa da mühim değil denemez, bu konfigürasyonu efektif kullanamayacaginiz kadar geride bir şey almayın derim.

ne amaçla kullanacağınız da önemli de, 970 Evo plus da iş için yoğun kullanmayacaksaniz Kingston a2000 serisi daha ucuz, yazma okuma hızı da berbat değil.

Yine overclock yapmayacaksınız ve uzun süreler açık kalmayacaksa PSUsu kasaya entegre bir kasa da bakabilirsiniz.

Ama b550 bu konfigürasyon için kötü bir anakart, ferrariye LPG takmak kadar alakasız olur hele ki rtx 2060 taktiginizi düşünürsek. +500-750 civarına x570 serisi bir anakart bakın mesela.
0
encokbenisevinnolur
(18.10.20)
@encokbeni sev. x570'ten aşağı kalır yanı nedir b550 auros pro ac için söyleyebilir misiniz.
0
🌸turbo sadık
(18.10.20)
oyun amaçlı ise 3600 bile yeterli. ben buna çok benzer bir sistem kullanıyorum darboğaz her zaman ekran kartında oluyor.
0
valkin rockefeller
(18.10.20)
B550'nin hic geri kalir bir yani yok. Asiri ileri seviyede bir kullanici degilseniz, deli overclock yapip her voltajla tek tek ugrasmayacaksaniz da X570'e gerek yok. Siradan bir kullaniciya Pcie4 lazim degilse B520 bile gayet yeterli. Sectiginiz anakart gayet kaliteli, X570 almanizin bilgisayar performansina neredeyse hicbir erkisi olmaz.
0
Haldamir
(18.10.20)
3700x aldim. 5000 serisini beklemedim.
baktim dolar yukselecek indirime de girmis 2800'e 3700x buldum ac kopek gibi yapistim :)

5600x ile ona 3700x arasindaki fark simdi nasil ki 3600x ile 7200x arasinda fark var, ayni oyle bi fark olacak. tahminim bu.
su an yurtdisinda 3700x 282 dolar..e 5600x de 299 dolardan cikacak fiyat da ayni fiyat. gerek yok. kaldi ki 3700x'in sogutucusu en ust duzey sogutucu. 5600x en dandik sogutucu.
oyun icin alacaklar 5600x ki 5600x e de gerek yok 3600x her turlu yeter. is icin alacaklara 3700x tavsiye ederim.
0
🌸turbo sadık
(24.10.20)
3600x oyun dahil bir cok is icin cok yeterli olur. autocat vb uygulamalarda render islemlerinde gpu kullanacak ve bildigim kadariyla autocat multi-core support etmiyor.[1] 8 core olan 3700x in avantajini autocad de goremeyeceksin. hatta saat frekansi yuksek oldugu icin single core performasi 3600x'in daha iyi.

yalniz 700watt psu biraz gereksiz olmus gibi. 80 plus gold serisi 500 - 550 watt bir psu fazlasiyla is gorurdu. bu componentler max yuk altinda 310watt falan ceker sanirim. almadiysaniz

[1] (git: knowledge.autodesk.com)
0
coder6006
(24.10.20)
(8)

alkol tadının çok baskın olmadığı içki

tabudeviren
alkolün çok baskın olmadığı, lezzetli, aromalı içki neler var bildiğiniz?sheridan's var benim bildiğim ama çok pahalı.
alkolün çok baskın olmadığı, lezzetli, aromalı içki neler var bildiğiniz?

sheridan's var benim bildiğim ama çok pahalı.
0
tabudeviren
(11.10.20)
jagermeister.

buzlukta 1 gün durmalı.sek içilebilir veya az buz ile.

tuborg filtresiz,miller veya carlsberg.

barlardaki karışım kokteyller yine idealdir.
0
stillalive
(11.10.20)
Smirnoff north.
Cesitli likorler.
Saraplar.
Kokteyller.
0
schizophrenia paranoia
(11.10.20)
white russian
0
ateistanbul
(11.10.20)
Dediğiniz tarzda tek şişede aromalı tatlı içki tr de uygun fiyata pek yok.
Ama fermante olarak; porto şarabı, köpüklü şarap, apple cider
kokteyl olarak portakal votka(screwdriver) ekstra bir sıkım lime öneririm, bloodymary(basitçe tabasco, limon domates suyu votka) ve banko ateististanbul tarafından yazılmış whiterussian dondurma yer gibi çakırkeyf eder; süt,votka, tatlı kahve likörü) tavsiyem crushed ice ve pipetle içilecek.
0
bluewhale
(11.10.20)
Baileys.
0
himmet dayi
(11.10.20)
Mayalı içkilere bakicaksiniz, rom, şarap ya da bira çeşitleri vs
0
encokbenisevinnolur
(11.10.20)
kendin cocktail yap işte. istediğin gibi ayarla.
0
duyurukullanıcısı
(11.10.20)
malibu
0
biginjapan
(11.10.20)
(4)

MSİ Bilgisayarı olan

kararsızataletfilozofu
MSİ marka laptopları araştırıyorum kafamda bazı sorular var.optik sürücü yok çoğunda lazımda değil ama 2 adet harddisk bağlanabiliyor mu ? biri Nvme diğeri normal 2,5 inch mi oluyor yoksa iki adet Nvme mi bağlıyorlar ?Satın alırken hangisi üstünde geliyor ?hangi model kullanıyorsunuz ? yada alacak o
MSİ marka laptopları araştırıyorum kafamda bazı sorular var.
optik sürücü yok çoğunda lazımda değil ama 2 adet harddisk bağlanabiliyor mu ? biri Nvme diğeri normal 2,5 inch mi oluyor yoksa iki adet Nvme mi bağlıyorlar ?
Satın alırken hangisi üstünde geliyor ?

hangi model kullanıyorsunuz ? yada alacak olsanız hangi model alırsınız ?

Normal ramin yanına ECC ram takılırsa sağlıklı çalışırlar mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(10.10.20)
msi ge75 raider modeli var bende.

1 harddisk 2.5'', 2 adet nv.me girişi var. totalde 3 yapıyor yani. alacağınız modele göre değişiyor olabilir. teknik özelliklere bakmak lazım. Ben oldukça memnunum modelimden. Fiyat konusunda probleminiz yoksa alınabilir. GE serisi iyidir.

ECC ram konusunda fikrim yok.
0
tom creo
(10.10.20)
ecc ve non-ecc birlikte çalışabilir ama pek tavsiye edilen bir durum değil, çalışması da çok yüksek bi olasılık değil.
0
celeron 300a
(10.10.20)
benimki eski ama hem optik, hem hdd, hem de nvme için boş slot vardı.
konfigürasyona göre değişiyordur boş slot ile gelip gelmediği. araştırmak lazım.
0
sutlu nescafe
(10.10.20)
MSI'in kendi sitesine bakın, alışveriş sitelerinde anakarttaki boşlukları desteklediği max RAM'i yazmiyorlar genelde ama orada vardır.
0
encokbenisevinnolur
(11.10.20)
(3)

el yazısının çok kötü olması

tunaktunaktun
8 yaşinda ve ilkokul 3'e giden cocugun el yazisi cok kotu. iyilestirmek icin nasil bir yol izleyeyim ?ogretmenler malesef ugrasamiyor.
8 yaşinda ve ilkokul 3'e giden cocugun el yazisi
cok kotu. iyilestirmek icin nasil bir yol izleyeyim ?
ogretmenler malesef ugrasamiyor.
0
tunaktunaktun
(10.10.20)
güzel yazı defteri alıp el yazısı çalıştırabilirsiniz. ya da divit ve mürekkep alıp yavaş yavaş alıştırma da yaptırabilirsiniz. yaza yaza alıştıra alıştıra güzelleşir.
0
theseachange
(10.10.20)
Düzenli çizgi çalışmalarına tekrar başlayın, kalemi tutuş biçimi ve kağıt üzerindeki duruş şekli önemli.
Parmak kaslarını geliştirici hareketler yaptırın, bilek hareketlerini yumuşatmak için bilek egzersizleri yaptırın, kalem tutmayı kolaylaştırıcı aparatlar var onlardan temin edebilirsiniz.
Kolay gelsin.
Yazısı düzelmezse de doktor olsun Hekimoğlu'nun dediği gibi :)
0
ne zaman emekli olacagim
(10.10.20)
Sebebi önemli, mesela üşengeç mi umursamaz mi ya da özensiz mi, ya da ayrıca çalışması mi gerekiyor vb.

şu dönemde - eğer kendi çabası ve isteği yoksa - egilmeyin üzerine (dönem derken karantina değil yaşını gelişimini kastediyorum). sonra düzeltir kendisi.
0
encokbenisevinnolur
(11.10.20)
(15)

ne yapmalı (hayat & psikoloji)

amateur
aynı konularda dördüncü kez duyuru açışım oluyor. bu sefer sitem edip cevap aramaktan ziyade biraz içimi dökmek isteğim. biraz dağınık olacak, kusura bakmayın:30'a merdiven dayamış bir erkek kişisiyim.2009'da, 18 yaşında yeni bir lise mezunu, ümitli bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak geldi
aynı konularda dördüncü kez duyuru açışım oluyor. bu sefer sitem edip cevap aramaktan ziyade biraz içimi dökmek isteğim. biraz dağınık olacak, kusura bakmayın:

30'a merdiven dayamış bir erkek kişisiyim.

2009'da, 18 yaşında yeni bir lise mezunu, ümitli bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak geldim affedersiniz hayatımı siken bu şehre. şehrin adını boş verelim.

şehre ve okula adaptasyon konusunda korkunç sorun yaşamam, bir tane bile arkadaş edinememem, okul ortamında yapayalnız kalıp motive olamamam gibi psikolojik sorunların üzerine çok da iyi bir sayısalcı olmayışım gerçeği de eklenince üniversitenin ilk yılı üzerimden geçti. tanışma gibi olan ilk dönemi kazasız belasız atlattıysam da ikinci dönemde bir ders hariç hepsinden kaldım.

bir daha da okul konusunda yüzüm gülmedi. alttan alınan derslerle arkadaş ortamının bir kez daha değişmesi, derslerin kendisi dışında beni okula bağlayan hiçbir şey olmadığından, pek sorumluluk sahibi de olmayan biri olarak devam zorunluluğum olmayan derslere gitmeyişim, bunun beni okuldan daha da soğutuşu vs. üst üste bindikçe, ve yıllar ilerleyip sene 2015 olduğunda, okulun bitmeyeceği ayan beyan ortaya çıkmıştı zaten.

o yıl, bir şekilde bu lise mezunu, vasıfsız kişinin eline bir kariyer imkânı geçti. bir devlet bankasında memur olarak çalışma şansı. hâlâ okulu bitirme hayalim vardı ama olmayacağı aşikârdı. bana sorulduğunda yine de, ikinci öğretim öğrencisi olduğum okuluma da devam edebileceğim zannıyla doğup büyüdüğüm memleketimde değil, üniversitemin bulunduğu şehirde çalışmaya başlamayı tercih ettim.

işe başladığım 2016 yılında, başladıktan birkaç ay sonra bunun imkânsız olduğunu kesin olarak anladım.

*

(parantez)

2006 yılında, arkadaşım olan bir kıza âşık oldum. ecnebi deyimiyle out of my league bir kızdı, o zaman bile. gerçi her karşı cins öyle ya. neyse, platonik olarak geçirdiğim 8 yılın ardından 2014'te, bunun hislerimi noktalayacağı zannıyla, kızın sevgilisi varken, yanlış bir karar vererek kıza açıldım. herhangi bir karşılık görme beklentim yoktu. birazcık empati, anlayış ve merhamet bekliyordum sadece. arkadaşlığımızın sürmesini istiyordum. çok şey bekliyormuşum, zira o noktadan sonra geriye arkadaşlık denebilecek pek bir şey kalmadı.

*

2016'ya dönelim. çocukluk hayalim olan bilgisayar mühendisliği hedefleri birkaç ay içinde yok olmuş, hayatımda en çok nefret ettiğim sektör olan bankacılıkta, hayatta hep kaçmak isteyeceğim "insanlarla yüzyüze, iç içe çalışma" konseptinin tam ortasında, kariyer beklentileri olmayan bir insana dönüşmüş hâlde çalışıyordum.

tam bu sırada, âşık olduğum o kızla bir daha görüşebileceğim, eskisi gibi arkadaş olabileceğim ümitlerim azalarak bitti.

hayatımın en kötü günlerini yaşıyordum. intiharı bile düşündüm. absürt, abartı gelebilir, ama hayatta beklediğim, umut ettiğim hiçbir şey kalmamıştı.

beni daha iyi hissettirebileceğine inandığım tek yerin, bir psikiyatri kliniğinin yolunu tuttum. antidepresan kullanmaya başladım.

*

1-1,5 yıl kadar sonra kendimi biraz daha iyi hissediyordum, en azından intiharı düşünmeyecek kadar. iki antidepresanımdan birini psikiyatrımın tavsiyesiyle bıraktım. ama kötüye gittim. amaçsızlık, ait olmama hisleri geri döndü. psikiyatriye ek olarak klinik psikolog tarafından psikoterapiye de başlamaya karar verdim. aynı dönemde, mutsuzluğumun iş yaşantımdan kaynaklandığına ikna olduğum bir anda istifamı verdim, istifa etmemek için zar zor ikna edildim. yeniden iki ilaç kullanmaya başladım.

*

ve bugün. 4,5 yıllık bankacıyım. artık istifa veya intihar etmek gibi şeyler düşünmediğimden hareketle depresyonda olmadığımı söyleyebilirsek de diğer her şey aynı denebilir. hâlâ işimi sevmiyorum.

o kıza artık âşık değilim, ama artık birine âşık olabilme yetim kaldığını sanmıyorum. olsam bile hayatımın hiçbir döneminde karşılık görebileceğime inanmadım. ben 1.58 boyunda, 82 kilo, socially awkward bir acayip insanım. kim benimle ilişki yaşamak istesin ki?

iş ve aşk çıkınca hayattan geriye pek bir şey kalmıyor. niye yaşadığımı gerçekten bilmiyorum. her sabah lanet ederek işe gidiyorum, akşamlarımı ve boş vakitlerimi hiçbir şey yapmayarak, keyif almadan, boş geçiriyorum.

arkadaşım yok. hiç yok. iş arkadaşlarım var ama hepsi evli barklı çoluklu çocuklu insanlar. hiçbirine kendimi özel olarak yakın hissetmiyorum, iş dışında hiçbiriyle görüşmüyorum. insanlarla ilişki kurmakta hayat boyu güçlük çektim, hâlâ de çekiyorum. 'arkadaşım' diyebileceğim tek kişiler yıllar öncesinden, lise yıllarından kalma, farklı illerde yaşayan insanlar. birkaç haftada bir telefonlaşıyoruz, 3-5 ayda bir görüşüyoruz, o kadar.

iple çektiğim tek anlar maddi güçlükler nedeniyle ancak iki haftada bir gidebildiğim, hâlâ süren psikoterapi seanslarım. psikoterapistim bir kişilik bozukluğum olduğu görüşünde. hangisi olduğunu söylemiyor. sanırım narsisist veya şizoid bozukluklardan birine uyuyor olabilirim. eğitimini almış olan biri değilim, bilemem.

bunu niye yazdım bilmiyorum. dışarıdan nasıl görünüyorum bilmek istedim. gerçekten hissettiğim kadar zavallı mıyım? hep böyle boş, amaçsız, heyecansız mı yaşayacağım? ilaçlarımı bıraktığım anda tekrar depresif günlerim geri mi dönecek? ne yapmalıyım?

bilmiyorum. buraya kadar okuduysanız katlandığınız için teşekkür ederim.
0
amateur
(08.10.20)
Çok geçmiş olsun kardeşim. Hayat bir anda geçiyor, ne olduğunu anlamadan, geçen yılların ardından bakıyorsun.

Bir kere şu depresif enerjiden çık. Dünyada senden kötü şartlarda yaşayan milyonlarca, belki milyarlarca insan var. Sana 16 yaşıma kadar yaşadıklarımı anlatsam, oturur hüngür hüngür ağlarsın.

Tüm insanlık çıkarcı, şekilci ve bencil. Bu su götürmez bir gerçek. İkili ilişkilerde, hiç tanımadığın bir insanın karakterini önden bilemeyeceğin için öncelikle bir şekil filtresinden geçiyorsun. Şekil şartını sağlıyorsan karakterine, hayat enerjine, uyumuna bakılıyor. Maalesef boy önemli. En azından 1.70 boy yoksa, kadınlar dönüp bakmaz bile. Maşallah kilon da varmış. Öncelikle kilonu versen, en azından bir nebze şansın olur. Bunu ben de utanarak söylüyorum. Kadınları dış görünüşü ile eledikten sonra karşılıklı uyuma bakıyorum. En azından kadınlarda 1.50 bile olsan, kilolu değilsen bu coğrafyada sevgili, eş bulabiliyorsun.

Kiloyu ver. Temiz, düzgün giyin ve bakımlı ol ve şansını dene. Normal adam hoşlandığı 10 kişiden 1’ine adım atıyorsa, sen 7’sine adım at. Bir yerde şansın döner, eminim.

İş konusunda seni tanımadan diyecek pek bir şey yok. Bankacılıkta ömrünün sonuna kadar çalışmayı düşünüyor musun? Öyleyse bu sektörde rahat edeceğin bir pozisyona geçmek için ne gerekiyor? Bunu yapan insanlar hangi aşamalardan geçmiş? Hangi lisansları var? Bu konuya çalış ve azimle peşinden git. Rahatladığın, stresi az bir iş, daha fazla maddi imkanla kendine güvenin artar, ilişkilerde de şansın yükselir.

Bankacılık istemiyorsan, ne istediğine karar ver. Normal mesaiden sonra evde gidip film izleme. Düşün, yatana kadar 6 saatin daha var. Ali Baba’nın kurucusu Jack Ma, normal mesaiden sonra geleceğiniz için yaptıklarınız sizi diğer insanlardan ayırır demiş. İstifa için maddi durumun yoksa, mesaiden sonra istediğin meslek için var gücünle çalış. Daha çok gençsin.

Umarım her şey gönlünce olur.
0
stewie
(08.10.20)
zavalliyim dersen zavallı olur zavallı kalırsın.

sevmediğin işi yapmaya şartlar itibariyle mecbur kaldığın için muhtemelen durumu bu kısmı ağırlıklı görüyorsun da, onu katlanilir ya da katlanılmaz kılan oradan ciktigindaki hayatın, ilişkilerin, yaptıkların. oraya eğil, yani kursa git sosyalles değil dediğim ne yapacağına bak, bir şey ogren bir yerlere git, bir konu üzerinde oku... bu yaptığın ettiklerinden belki bir aşamada bir ise donusme ve bankacılığı bırakma ihtimali neden olmasın.

bir de zayıfla az. kendini bedenen beğenmek için ama kizlar beğensin diye değil, kendini sevmeyeni başkası da zor sever çünkü
0
encokbenisevinnolur
(08.10.20)
Alakasi yok. Hangi kisilik bozuklugundan muzdarip oldugunuz anlattiklarinizdan ve soylememesinden belli zaten. Yine de soylemicekse tani konusuna hic girmemesi gerekirdi. Kisilik bozukluklarinin tanisal gecerliliginin cok dusuk oldugunu da belirtmis olalim. Insanlara degisik geldigi icin bu kadar ilgi cekiyor.
Sevdiginiz seyleri bulup cikarin derim. Mesela istifa demissiniz ama yerine koyacak baskabir seyiniz yok daha bosluga duseceksiniz kabul etseler. Olumsuzdan kacmak yerine olumluya yaklasmayi dusunun ozet olarak. Kendi kaynaklariniz ne seversiniz ne dilersiniz neye ihtiyaciniz var? Bunlar. Siz sadece sivisma pesindesiniz isi birakmak aski birakmak. Intihar en buyuk sivisma zaten direkt hayattan kacis. Olmaz boyle zaten kendinizi oldurmeseniz de olursunuz bi sekilde cok tehlikeli. Iyi ki isi birakmamissiniz cok buyuk intihar riski vardi sonrasinda
0
kushkush
(08.10.20)
sana daha iyi hissettirmeyecek belki ama 26 yasindayim, hala okuyorum, bitince diplomamla bir sey yapip yapamayacagim bile belli degil. yazdiklarini okurken "aaa meslegi var calisiyo" diye dusundum.

kendine cok yuklenme, 4.5 yil ayni meslekte kalip isten atilmadigina gore o kadar da awkward bir adam degilsin demek ki. ekonomik ozgurlugun ve isin olduktan sonra istersen awkward'in allahi ol zaten kime ne? kilo dedigin de verilir, ne olacak?
0
der meister
(09.10.20)
Articulation ina bakacak olursak ortalama üstü zekaya sahipsin bence. Zekanı kullan ve şu durumdan çık.
Herkesin hayatı berbattır, yeterli doğru yerden bakmayı bil. Çektiğin yalnızlık, kafa karışıklığı şişmanlık VS o kadar çok kişi yaşıyor ki bunu. Marifet buradan çıkabilmekte.

Düzenli bir gelirin ve sevmeye hazır bir kalbin varsa, kedi evlat edinmeni öneririm. Onun varlığı kendi halinde uyuması, yalanmasi o kadar mutlu ediyor ki insanı. İşten eve gelme sebebi. Haftasonu erken uyanma sebebi. Ya da onunla birlikte öğlene kadar uyumak.
0
sonsuz
(09.10.20)
Şu aşağıdaki videolara bir bak, kısa 5 dakikalık. kafana uyarsa sonra aşağıdaki kitabı oku.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

Jordan Peterson - 12 Rules per Life
0
KaraSakall
(09.10.20)
Hocam hayatın dağınık bir puzzle gibi geldi. ama psikoterapi seansların dışında hiçbir şeyin ucundan tutmamışsın gibi.

Sorunlar ve üzerine düşünülebilecekler şöyle geldi. Hiçbirine cevabım yok,çünkü cevapları sen verebilirsin.
İş: mevcutta bir iş var memnun değilsin, daha iyisi için ne gerekiyor? bu mümkün mü?
Tip: sorun kilodan mı kaynaklı? spora başlama kararı alınabilir mi?
Aşk: bu biraz da şans ama tip toplanırsa gelen özgüven işe yarar
Sosyal çevre: Şehirde sosyal çevre imkanı var mı? Yoksa online olarak yakın büyük şehirlerde birileriyle tanışılabilir mi?
Hobi: ilgi alanları neler? neler öğrenilebilir? el yeteneği var mı ya da spor ya da online bir yetenek vs.?
Psikoloji: uzmanından destek var, süper
0
lcha
(09.10.20)
Kanka nietzsche'nin bi sozu var. Diyor ki:"amor fati". Yani kaderini sev. Simdi sen icinde bulundugun durumdan memnun degilsin. Degistirmek icin ne yapiyorsun? Herhangi bir calisman, bir emegin var mi bu hususta? Yoksa sadece cocuk gibi sizlanmakla mi kaliyorsun? Eger durumunu degistirmek icin elinden geleni yapıyorsan ve ise yaramiyorsan o zaman kaderini sevmeye calisacaksin abi. Ha sunu da soyliyim. Sadece bi tane olmek kakkin var haberin olsun. Çar çur etmemek lazim.
0
Kirmizibavul
(09.10.20)
@Kirmizibavul çalışma, emek gibi şeylerin reelde ne yapmaya karşılık geldiğinden emin değilim.

@lcha dağınık kafayla dağınık yazı yazınca hayatım da dağınık görünüyor, pardon.

iş konusunda yapılabilecek pek bir şey yok gibi. hâlâ yazılım öğrenmek istiyorum, temel java çalışmaya başladım falan ama bu yaştan sonra diplomam bile olmadan yazılımcı olabilir miyim, olası görünmüyor pek. advanced seviye ingilizcem var, ama onu da herkes biliyor artık. açıktan üniversite okuyorum, bitecek bu yıl. ama insanların, örneğin sözlüğün söylemlerine bakacak olursak onu da okumuş olmamla okumamak arasında pek bir fark yok.

tip konusunda kilo bir sorun, ama tek sorun olmaktan çok uzak. keza aşk konusunda da sadece tip değil, benim pısırık, şapşal ve sıkıcı biri olmam da sorun.

şehirde pek çok imkân var aslında. ama sosyal nasıl olunur, nasıl sosyalleşilir pek bilmeyen biri olmam bu noktada elimi kolumu bağlıyor.

hobilere gelince, yabancı dillere ilgim var, ikinci bir dil öğrenebilirim sanırım hobi olarak. ama bu da yalnızlığıma yalnızlık katacak, beni içime kapayacak bir aktivite.

@kushush yok hocam borderline değilim bence.
0
🌸amateur
(09.10.20)
şimdi son verdiğin cevapta kaç kere "ama" yazmışsın. bunu bir farkındalığın olsun diye ifade ediyorum. bahane bulma, ama deme. önce sen kendi kendine yardım et. bu ama'lar senin kendine vurduğun kelepçeler.
0
stewie
(09.10.20)
(git: 1447570) Spora başlaman gerek. Ayrıca İstanbul Psikanalizm derneğine gidip uzunca bir süreç geçirmen lazım. Güzel yaşamak senin elinde. İstediğin şeyleri yapmak veya yapmamak senin elinde. İstediğin şeyleri yapmak için savaş. Spor yapmadğımda ben de uzunca süre depresyondan kurtulamıyorum. Spora başladığımda bütün hayatım değişiyor birden. Beyni çalıştırmadığın zaman negatife yönelir. Yeterli serotonin üretemeyen insanlar da hep negatife döner. Bunu tek sağlayabileceğin yer spor. Kendini disipline edebileceğin bir alan görebilirsin. Kendine güven sorunlarını zamanla aşman gerekecek ve büyük yaralar aldıysan biraz uğraşacaksın onu söylemeliyim. Korkularını zamanla yenebilirsin. Üstüne gittikçe çözümlemeye başladıkça rahatlayacaksın. Başarılı oldukça daha iyi hissedeceksin.
0
sitra ahra
(10.10.20)
Pek çok insanın hayatında zorluklar oluyor. Mesela benimde hayatımda beni mutsuz eden çok şey yaşadım. 6-8 ay kadar antidepresan kullandığım bir dönemde yaşadım fakat antidepresanın çok ciddi vakalar dışında çözüm sunduğunu düşünmüyorum. İnsanlarla iletişim konusunda çoğunluk gibi değilim ama zaten olmakta istemiyorum. Çoğunluğun olduğu gibi olmak zorunda değil. Genelden farklı olunca bu senin yanlış yaptığın anlamına gelmez. Bu konularda Sinan Canan ı takip etmenizi öneririm. Ben antidepresan kullanmak yerine b vitamin kompleksi, balık yağı kullandım. Ayrıca gün içinde hareketli olmak, yürüyüş yapmak, egzersiz veya spor yapmak, meditasyon, namaz kılmak, dua etmek, yoga çok faydalı. Şuanda hayatımda biri var ama yurtdışında ve 8-9 aydır görüşemiyoruz.annem ve babam vefat ettiler. 36 yaşımdayım. 2 kardeşimle konuşmuyoru, 1 tanesi de evden ayrıldı ve ben evde tek kaldım. Bu benim tercihim değildi. Sonuç olarak yalnız, işsiz biriyim. Elbette hayatta yaşadıklarımızın izleri kalıyor. Böylece ben oluyorum. Sevdiğin işi yapmanın psikolojiyi çok etkilediğini de söylemeliyim daha önce çok uzun mesaili bir işte çalışırken yeme bozukluğu ve saç dökülmesi problemi yaşadım, işten ayrılınca düzeldi. Bence sizin şikayet etmek yerine adım atmanız gerekiyor. Hayatınızı sıradan yapan sizsiniz. Benim de çok arkadaşım yok. Ama yalnız başıma bir şekilde mutlu olnaya çalışıyorum. Haftada bir gün bisiklet sürüyorum bu beni mutlu ediyor, hergün yürüyüş yapıyorum günde 10000 adıma tamamlamaya çalışıyorum. kediler besliyorum, onlar bana arkadaş oluyor. Birde mutlu olacağım iş bulursam neden üzüleyimki. Sadece kendimi geliştirmek istiyorum. Kitap okumaya çalışıyorum. Bence siz ne yapmaktan mutlu olduğunuzu bulmalısınız ve işinizi ona göre değiştirmelisiniz. Fakat işten istifa ederek değil çalışırken iş bulul ayrılın. Eminim şimdikinden çok daha mutlu olursunuz.
0
rapisa
(15.10.20)
Ayrıca psikolojik rahatsızlıklarınızla ilgili araştırmalar yapın, neden böyle olduğunuzu anlayıp bunu nasıl düzeltebileceğiniz konusunda yol gösteriyor.
0
rapisa
(15.10.20)
Birde demir, b vitamini, demir eksikliği, mide bağırsak rahatsızlıkları psikolojik sorunlara yol açıyor. Düzenli uyku uyumamak. Mesela saat 11de uyumuş olmak gün içinde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Sağlıklı beslenmekte psikolojiyi olumlu etkiliyor. Gün içinde 1 kez acıkmış olmak beyin sağlığı için çok faydalı. Yani aralıklı oruç değil ama günde 1 kez 16 saat boyunca bir şey yememek.
0
rapisa
(15.10.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Tamamını okudum ama cevapların tamamını okumadım.
Bağırsak sorunları - vitamin mineral eksikleri - düzenli uyumama - hareketsiz yaşam insanın ruh halini ciddi derecede etkiliyor. Psikolojik sorunların spor yaparak geçeceğini düşünmüyorum. Ama bu sorununuzun kaynağı atıyorum D vitamini eksikliği ise vücuttaki eksiği tamamlamanız tedavinizi çok kolaylaştırabilir, ruh halinizi düzeltebilir. Bu nedenle bütüncül tedavi uygulayan bir tıp doktoruna görünebilirsiniz.

Bunun yanında bende arkadaş edinmekte zorlanan biriyim. Bunu aşmak ve kendimi yalnız hissetmemek için aktivite sosyalliğini tercih ediyorum. Yani hobi kulüpleri, aktivite grupları vs.

Ben doğa sporlarından hoşlanan biriyim, bununla alakalı bir derneğe kaydoldum ve her aktivitesine katılım sağlıyorum. Hem vakit geçiyor. Hemde çok derin arkadaşlık kurmasakta bir sosyallik sağlıyor. Haftada bir kaç günümü sıkılmadığım bir aktivite ile doldurduğumda arkadaş eksiğini pek hissetmiyorum.
Doğa sporları, ekstrem sporlar, dans, kitap film kulüpleri, resim kulüpleri, fotoğrafçılık, Müzik aleti kursları, tiyatro kursları, dil kursları, hatta ikinci bir üniversite bile faydalı olabilir.

Benim sosyalleşme yöntemim bu şekilde aktivite sosyalliği. Sana da yalnız hissetmen için önerebilirim.
0
zimbirik
(15.10.20)
(21)

her ürünü yedekli almak ve depolamak nasıl bir rahatsızlığa işarettir

Techsavvy
6 litre sıvı sabun, 10 kutu maske, bir koli kolonya, kolilerce ton balıgı makarna vb vb...gibi malzemeler alıp stoklayan depolayan kisi, ki sadece su corona donemınde değil normalde de böyle, nasıl bir bozukluga isaret etmektedir?
6 litre sıvı sabun, 10 kutu maske, bir koli kolonya, kolilerce ton balıgı makarna vb vb...

gibi malzemeler alıp stoklayan depolayan kisi, ki sadece su corona donemınde değil normalde de böyle, nasıl bir bozukluga isaret etmektedir?
0
Techsavvy
(01.10.20)
Niye bozukluk olsun?
0
ykyt
(01.10.20)
normalde de böyle çünkü. sanki savaş çıkacak gibi hareket ediyor.
0
🌸Techsavvy
(01.10.20)
Bunlar basit takıntılar, arkadaşımın babası vefat ettiğinde, kömürlükten yüzlerce otomotiv rulmanını çıkarıp satmıştık. Babası yıllarca rulman biriktirmişti ki ne arabaları var ne de sökterel bir yakınlık. Hastalık olabilmesi için buna benzemesi gerek bence.
0
rezilrusfaadam
(01.10.20)
Bu benim babam ya ben memur olmasina ve ulkenin ekonomik durumuna yoruyorum. Indirim döneminde stokluyor adam. Bu huyu bana da geçti gerci felaket stokcuyum ve bu aliskanligin aslinda daha cok para harcamaya yol açtığına dair bi arastirma okumuştum:/
0
hindistan cevizi
(01.10.20)
nıye bozukluk olmasın? okb olabılır belkı.
0
komorebice
(01.10.20)
Ahaha benim bu :)) zaman zaman ben manyağım galiba düşünmüyor değilim ama bayağı istifçiyim, bazen insanlar oha diyor. Rahatsızlığa istifçilik veya stokçuluk deniyor da olabilir. Yani ruhum istifçi, nasıl anlatayım bilmiyorum. Anneme sorarsan babaanneme çekmişim, ondanmış.

Edit: temel düşünce, bulunsun lazım olur. Sakla samanı gelir zamanı. Bir de bozulmayacak şeyleri ucuz bulunca alıyorum, ihtiyacım olduğu anda almakla uğraşmayayım hem de daha pahalıya almayayım diye. Son zamanlarda bazı şeylerin üzerine aldığım tarihi ve fiyatı yazmaya başladım. Omfg gerçekten manyağım galiba :/
0
pati
(01.10.20)
Bende de oluyor bazen bu. Bozulmayacak şeylerden çokça alıyorum. Ben kalabalık bir ailede büyüdüm, evimiz 10 kişiydi ve her şeyden aşırı alınırdı mecburen. Yavaş yavaş bende üzerimfen atmaya çalışıyorum.
0
giovanne
(01.10.20)
Sarf malzemesini bittikçe alacak kadar zengin değildir. Bugün x liraya aldığın ürünü yarın 1.2x iki ay sonra 1.4x fiyatına alcaksın. bugün 10x vererek büyük kar yapar bu ehonomi çoh eyi.
0
goodz
(01.10.20)
Maddi açıdan ve sosyal yaşantısını etkilemiyorsa doğrusu psikolojik bir sorun belirtisi olduğunu sanmıyorum. Eğer işe yarayacak ve israf olmayacak şeyleri bu şekilde alıyorsa sorun olduğunu sanmıyorum. Ama sizin kadar gözlem sahibi değiliz, pek işe yarar yorum yapamayız.

Bir benzer durumu sadece indirim dönemlerinde yapıyorum. Sürekli kullandığım, ihtiyaç duyduğum ürünleri anlık ihtiyacımdan daha fazla satın alıyorum. İndirim döneminde 1 tane değil 3 tane alıyorum. Şampuan, diş macunu, diş fırçası, yara bandı, hep kullandığım makyaj malzemeleri, pamuk, son kullanım tarihi ileri tarihli olan paketli gıdalar, tuvalet-havlu kağıdı, ıslak mendil, kalem, defter gibi şeyler. Bu şekilde 2-3 yıldır alışveriş yapıyorum henüz evdekilerden olumsuz tepki almadım.
0
GoodMorningTeacher
(01.10.20)
Indirimdiyken aliyorsa akilli bir insandir. Indirimde degilken, 3 kere alisverise gidecegine 1 kere gidiyorsa alisverise gene akilli bir insandir.
0
baldur2
(01.10.20)
Bence belirli bir noktaya varana kadar rahatsızlık demek yanlış. Bir çeşit hayatta kalma çabası. Aşırı nflasyonun veya belirli bir ihtiyaca ulaşmada zorluğun sonucunda oluşan bir cevap. İş istifçiliğe ulaştığında veya amacı dışına çıktığında(yukarıdaki rulman örneği gibi) rahatsızlık diyebiliriz.

en.m.wikipedia.org
0
the coon
(01.10.20)
Ben de böyle yapıyorum, çünkü alışverişe çıkmayı sevmiyorum. Bi kere çıktığımda ne alacaksam yüklenip hallediyorum tek seferde işte.
0
plutongezegendegilmi
(01.10.20)
Bahsettigin kisi ne boyutta tam anlatmamissin ama ben de bir kerede alip aklimdan cikarmayi seviyorum.

Atiyorum dis macunu 10-15 kutu alip 1 yil boyunca asla bir daha dusunmuyorum. Ya da deterjan, yumusatici vs. Yilda 1 kere aliyorum, seneye bitmeye yakin bi daha alip o defteri kapatiyorum.

Eger boyleyse cok da anormal gelmedi :)
0
brkylmz
(01.10.20)
Çeşitli sebepleri olabili, spekülatif bir konu.

Babam böyle, ailenin geçmişinde üç dört nesil göç var, savaş var. Herhalde onla ilgili bir alışkanlık bence.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.20)
ben ucuz bi ürün görünce evde olsa da alıyorum direkt. bozulmayacak ürünler tabii. tuvalat kağıdı, deterjan vb. evin zaman zaman toptancı deposuna döndüğü de oluyo hatta. ama varsın dursun ne zararı var. sürekli fiyatlar yükseliyo zaten.
0
spirit crusher
(01.10.20)
2016'da indirimde aldığım el sabunları (neydi antibakteriyel ultra bişi) daha yeni bitti.
geçen gün indirimde bulaşık makinesi tableti buldum 1 senelik aldım.
indirimde biraz buldum ayıptır söylemesi. cam şişede ve meksikada üretiliyor. tanesini 7 tl civarına bulunca 72 tane aldım.
geçen sene aynı şekilde kola zero kutuyu tanesi 1.5 tl civarına bulunca 240 tane aldım.
yarın italyan ve fransız gerçek sızma yağının litresi 40 tl civarına gelecek ve 500 ml şişelerde olacak bir fırsat yakaladım en az 15-20 tane almayı düşünüyorum.
0
ozdek
(02.10.20)
depolama alani sorunu yoksa muhtesem bir olay bence. herkes yapmali. yok salonun ortasina yigacaksan, delilige girer.
0
baldur2
(02.10.20)
Fakir toplumlarda insanların genelinde ac kalma korkusu varmis icten ice. Bence sacma sapan seyler mesela cikolata paketi depolamiyorsa sorun yok.
0
ruby elixir
(02.10.20)
it'ci olabilirsin içten içe
0
mirty
(02.10.20)
Bu psikolojik rahatsızlık degil. Bildiğin köylülük.koylu olmayi Kötü anlamda yazmadım. Köy insanı böyle yapar. Bende böyle yaparım.
0
ycaycayca
(02.10.20)
indirimdeyken alıyorsa, kalabalık hâlde yaşanıyorsa falan ayrı.
onun bir takıntı falan olduğunu sanmıyorum.

istifçilik eşya saklamak, eski ya da yeni fark etmez, biriktirmek demek.
onunla da aynı şey değil bence.

bunun gibi kullanılacak, ihtiyaç sayılabilecek şeyleri "aşırı" stoklamak kıtlık bilinciyle ilgili.
aşırılık düzeyine de bağlı tabii ama ailede göç, aşırı yokluk, açlık çekmiş olmak falan gibi nedenleri olabileceği gibi direkt parayla da (param varken alayım, sonra olmayabilir) ilgisi olabilir.

bu tarz bir bilinç yapısı, kaygıları ya da takıntıları olan insanlarda bu covid süreci biraz tetikleyici olabiliyor anladığım kadarıyla.
0
blatta hiberna
(02.10.20)
(2)

Zoom Pro alırken sorularım var :(

gadlemler
Kusura bakmayın kaçtır zoom'la ilgili soru soruyorum. Linkte 2 ödeme seçeneği var. bir aylık faturalandırma bir de yıllık.1-Bunu aylık alırsak, her ay karttan çeker mi ? Bir ay satın alıp iptal ettirdiğimde geri kalan 11 ayı da çeker mi ve iptal ettirebiliyor muyuz?2- bir dernek adına satın alacağım
Kusura bakmayın kaçtır zoom'la ilgili soru soruyorum.
Linkte 2 ödeme seçeneği var. bir aylık faturalandırma bir de yıllık.

1-Bunu aylık alırsak, her ay karttan çeker mi ? Bir ay satın alıp iptal ettirdiğimde geri kalan 11 ayı da çeker mi ve iptal ettirebiliyor muyuz?

2- bir dernek adına satın alacağım. Business için alıyorum deyip VAT yazmam anlamlı mı? fatura adrese mi gelir maille mi ve ben bunu gider olarak gösterebilir miyim?
0
gadlemler
(01.10.20)
1- başlangıçta sormuyordu galiba ve aylık alırsan cekiyor. Onu özellikle iptal etmek gerekiyor. Geri kalan 11 ayı çekmez, ay bitmeden iptali yapmak gerekiyor sadece.

2- bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.20)
1. aylık seçersen her ay karttan çekiyor. istediğin zaman iptal edersin sonraki ay devam etmez. yıllık ödersen tek kalemde alıyordur parayı herhalde onu denemedim.
2. faturayı panelden indiriyorsun bir yere gelmiyor. nisandan beri kullanıyoruz şimdiye kadar hiç vergi eklenmedi ücrete.
0
hadsafhada
(02.10.20)
(3)

Nöroloji, Video EEG Hakkında Bir Soru

silah taciri
Merhaba. Epilepsiye istinaden şüpheli bir durum varsa öncelikle EEG, MRI gibi tanı yöntemleri önceliklidir. Yanlışım varsa düzeltin; EEG beyin dalgalarının durumunu, kısaca beynin o andaki çalışma durumunu elektriksel olarak gösteren bir yöntem. Epilepsi nöbeti esnasında beyinde elektriksel olarak b
Merhaba. Epilepsiye istinaden şüpheli bir durum varsa öncelikle EEG, MRI gibi tanı yöntemleri önceliklidir. Yanlışım varsa düzeltin; EEG beyin dalgalarının durumunu, kısaca beynin o andaki çalışma durumunu elektriksel olarak gösteren bir yöntem. Epilepsi nöbeti esnasında beyinde elektriksel olarak büyük ve kontrolsüz deşarjlar, dalgalanmalar gerçekleşir. Acil olarak bir soruya cevap arıyorum:

Bir epilepsi hastasının o anda nöbet geçirmiyorsa bile EEG yada Video EEG’de epilepsi hastası olduğu teşhisi koyulabilir mi?
0
silah taciri
(30.09.20)
Merhaba. Epilepsi suphesi ile cekilen eeg sirasinda epilepsi nobetini siddeti az duzeyde tetikleyecek gorsel uyaranlar kullaniliyor. Cesitli frekanslarda dalgalanmalara bakilarak on tani konuluyor. Yani epilepsi hastasi biri bu amacla cekilen eeg ile buyuk ihtimalle epilepsi tanisi alir.
0
lamira
(30.09.20)
Evet, teknik ayrıntısını bilmem ama ben aldım.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.20)
kısaca evet teşhis konur. detayını şimdi yazmaya üşendim.
0
sizofren06
(30.09.20)
(5)

Türkiye'deki biralardan neden herkes sikayetci ?

Avoiding The Puddle
Sozlukte Toborg Gold basligina bakiyorum, herkes bir markaya sallamis, kimini ovmus falan, neden boyle ?
Sozlukte Toborg Gold basligina bakiyorum, herkes bir markaya sallamis, kimini ovmus falan, neden boyle ?
0
Avoiding The Puddle
(25.09.20)
Çok az marka ve çok seçenek olmasından kaynaklı olabilir. Ya söylenmek için söyleniyorlar ya da gerçekten genelin damak tadına aykırı Türkiye'de üretilenler?

Bir de tabii 'sözlükte yazılması' bir kriter değil. Hangi ürün kolay ulaşılabilir hale geliyorsa, ona yazılan kötü yorum da artıyor. Beşiktaş'taki Oettinger'i (Almanya'nın evsiz birası, kötünün de kötüsü) satan bakkal, zamanında az ekşisozluklu gurman ağırlamamıştır.

Çogunun bir halttan anladığı da yok, bunu belirtmeye gerek var miydi? (Mesela, Chianti Classico adlı başlık altına biri 'yüzde 13 alkol oranı var.' yazmış. Sadece elindeki bir şişeyle yüzlerce üreticinin yaptığı kupaja bir tarafından standart alkol oranı uydurmuş. Ekşisozluk tadım kaynağı değil işte. Ciddiye almamak lazım.)

Bence Türkiye'deki biralar, özellikle diğer alkollü içeceklerin standartına ve kalitesine bakarsak, gayet iyiler. Bira içmeyi, çeşit çeşit denemeyi seviyorum. Çok kötü bira içmedim Türkiye'de. Barda gelen standart Efes, Tuborg vs. gayet içilebilir biralar. Gidip standart pilsenerlerimizi Bayern'in ya da Çek Cumhuriyeti'nin üreticileriyle karşılaştırmadığım sürece sorun yok.
0
buf-e kür
(25.09.20)
bu aralar tuborg amber favorim.
0
since1907
(25.09.20)
hocam çok ciddi bir pr çalışması da var.
özellikle efes tarafından son 2 aydır acayip bir pr çalışması olduğunu düşünüyorum.
instagramından tut sözlüğüne kadar her yerde efes övülüp tuborg gömülüyor.
instagramda bütün ünlülerin elinde efes şişeleri filan.
0
teritori
(25.09.20)
@teritori
Efesin pr dan ziyade yeni +1 biralarının kalitesi de bundan etken olabilir. Bu yaz komple efes içtim hiç rahatsız etmedi. Normalde efes malttan bir tane içsem şişer kalırdım.

Asıl sorunun cevabı ise ülkece batıya karşı duyulan aşağılık kompleksi olabilir.
0
bigcaptain
(25.09.20)
Öğrenciyken tuborgun yaptığı bir bira tadım anketi için anketorluk yapmıştım. Hedef kitle 20-40 erkeklerdi. Ne marka olduğunu bilmedikleri iki bira tattirip hangisini beğendiğini soruyorduk, ve nesini beğendiğini. Bir bira favori bira olarak belirttiği marka ya da elimizdekilerden random bir tanesi (tabi hepsi yoktu ama Carlsberg Tuborg Efes daha belli başlı markalar vardı) oluyordu, diğeri de tuborgun piyasaya sürmeyi düşündüğü bira.

Beğendiginin nesini beğenip begenmedigini (acılık, tat, yoğunluk renk) soruyorduk.

Çoğunun beğendim dediği favorisi olduğunu söylediği bira değildi. Tamamen marka fanatizmi bence bahsettigin şey, bundan yola çıkarak söyleyebileceğim.
0
encokbenisevinnolur
(25.09.20)
(2)

Subreddit tavsiyeleri

dissendium
Merhabalar. conspiracy gibi okuma isteği uyandıracak ya da okuduğum zaman bilgimi artırabilecek subreddit tavsiyeleri istiyorum. İlgili olduğum konular bilim, teknoloji, istihbarat. Trump, Karen esprileri görmek istemiyorum mümkünse. Teşekkür ederim.
Merhabalar. conspiracy gibi okuma isteği uyandıracak ya da okuduğum zaman bilgimi artırabilecek subreddit tavsiyeleri istiyorum. İlgili olduğum konular bilim, teknoloji, istihbarat. Trump, Karen esprileri görmek istemiyorum mümkünse. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.09.20)
için kararsın istersen r/collapse var.
0
gman
(24.09.20)
You should know
Explain like i am five
0
encokbenisevinnolur
(25.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.