Giriş
(9)

askerde antidepresan kullanımı

mark greg sputnik
merhaba,ben antidepresan kullanıyorum ve muhtemelen bu tedavi süreci bitmeden bir ara askere gideceğim. özel kliniğe gidiyorum. askerdeyken altı ay boyunca ilacımı temin etmem ve kullanmam mümkün mü? bu iş nasıl oluyor, süreç nasıl işliyor? yani resmiyette bir teşhis var mı, devletin kayıtlarında bi
merhaba,

ben antidepresan kullanıyorum ve muhtemelen bu tedavi süreci bitmeden bir ara askere gideceğim. özel kliniğe gidiyorum. askerdeyken altı ay boyunca ilacımı temin etmem ve kullanmam mümkün mü? bu iş nasıl oluyor, süreç nasıl işliyor?

yani resmiyette bir teşhis var mı, devletin kayıtlarında bir şey görünüyor mu açıkçası bilmiyorum. doktor bana kendisi okb ve kaygı bozukluğu dedi mesela. ondan alacağım raporu sunmam yeterli olur mu? askerdeyim, iki ay sonra haplarım bitti misal o zaman ne oluyor, gomtanım ilacım bitti deyip eczaneye gidecek halimiz yok neticede.

bu işin oluru nedir bilen birisi aydınlatırsa çok sevinirim.
0
mark greg sputnik
(13.12.22)
Mümkün. Ancak ilacı sen dolabında tutamıyorsun, tek tek veriliyor. Sabah içtimasında sayım yapıldıktan sonra ilacı olanlar bekliyor ve bölükteki doktorlardan ya da sağlıkçılardan biri ilacı veriyor.

Sana silah vermeyebilirler ya da nöbet tutturmayabilirler.

Revire gitmenin sorun olacağını sanmıyorum. Kanal tedavisi ve diş temizletme falan bile yaptıran vardı.
0
OrangeYellow
(13.12.22)
Belki işler değişmiştir, ben 10 yıl önceki halini söyleyeyim;
Eğer anti depresan kullanırsanız büyük ihtimalle RDM asker olursunuz. Bazı yerlerde tüm RDM askerleri aynı bölüğe koyarlar. Bir arada olmaktan keyif almayacağınız, psikolojik rahatsızlıkların her türlüsünden muzdarip 20 yaşında gençler topluluğu.

Askerlik işini bilen biriyle konuşun eğer durum halen bu şekildeyse belki doktorunuzla da görüşerek tedaviyi 6 ay ilaç kullanmayacağınız bir şekilde ayarlamaya karar verirsiniz.

Normalde siz raporunuzu, reçetenizi, ilacınızı yanınıza alırsınız. İlk fırsatta askeri doktor sizi muayene edip o da aynı kararı verirse reçetenizi yazar ve bölükteki ilaç işlerinden sorumlu kişi ilacınızı her seferinde size tek tek verir. Hatta bir de içtiğinizi görmek de onun sorumluluğunda ama o kadar kasmazlar genelde.

Size gereksiz yere endişe yaratmış olabilirim, eğer öyleyse özür dilerim şimdiden. Konuyu daha iyi bilenlerle de görüşün.
0
michael_knight
(13.12.22)
Ben askerlik yaparken sistem şöyleydi.

Öncelikle acemi birliğinde yemin töreni çok önemli. Yemin törenine herkesin katılması için ciddi sağlık sorunu yoksa revire gitmek kolay değil. Önce komutanına söylüyorsun durumunu, o git derse gidiyorsun. Çünkü reviri yemin töreninden kaçmak için kullanmaya çalışan çok kişi var. Ayrıca reviri askerlikten muaf olmak için kullanmaya çalışan çok kişi de var.

Revire gidersen doktora durumunu anlatırsın. İlacın varsa almanı sağlarlar. Dışarıdan sivil bir eczacı ilaçları birliğe getirir. Birlikte de ilaçların verildiği bir yer var. Oradan gidip tek tek alırsın. Her yemekten önce ya da sonra ilaç kuyruğu olur. İçmen gereken ilaç sayısından fazlasını vermezler. Sebebi ilaçların intihar etmek için kullanılmaması. Dolaplar aranır, dolabında bulurlarsa sorun yaşarsın. Ama ben ilaçlarla ilgilenen kişiyi tanıdığım için bana hepsini vermişti.

Birliğe normalde ilaç sokamazsın. Girişte çantalar aranır. Tavsiyem bu işi gitmeden çöz. Birlikteki doktor uzman değil. Bilmediği bir şey olursa hastaneye sevk eder. O da sıkıntılı bir süreç. Her sabah hastaneye bırakırlar, akşam alırlar, her işini kendin çözersin.
0
dissendium
(13.12.22)
Konudan alakasız arkadaşım için soruyorum, nöbet tutmayacak olman iyi bir şey değil mi? Onda da aynı sorun var.
0
Kahvedesu
(13.12.22)
@michael_knight,

abi benim aklıma gelen bir nokta da buydu aslında. ben 30 yaşında filan yapacağım askerliği. en baştan zaten her türlü sıkıntılı noktadayım. üstüne façalı reyizlerin arasına atarlarsa sırf anksiyeteden dolayı hepten kayış kopar. bakınca sadece kendini üzen, kimseye zararı olmayan, kaygılı bi insanım yani bunca sene ilaçsız da yaşadım şimdi bunun yüzünden orada durduk yere manyak olursam üzücü olur diye düşünüyorum. kaygı bozukluğu için ilaç alan adamla kendini jiletleyen balici bir mi :/
0
🌸mark greg sputnik
(13.12.22)
Ondan korkma ya. Ben adam vuran kişilerle falan tanıştım. Hatta silah atışı öncesi taktik vermişlerdi. Adam cinayet işlemiş diyelim hapisten çıkıp askere gidiyor orada da RDM'lik oluyor. Bunların muhabbeti iyi genel olarak. Korkman gereken götü kalkık esnaf tayfası.
0
OrangeYellow
(13.12.22)
@mark benim gördüğüm kadarıyla; Evet. Simetri hastalığı olanla insanlara ve kendine zarar verme eğilimi olan psikopat askerlikte aynı kategoride. Fakat Orange'ın da dediği gibi dışarıda olsan korkacağın bir insan orada o düzen içerisinde pek de korkutucu olmuyor.
Yine de mümkünse ilaç kullanma. İlaç işinden hiç bahsetme.

Bu işin olurunu aslında biliyorsun, 80 bin TL :(
0
michael_knight
(13.12.22)
yok yahu içtimada filan zaten söylemem niye söyleyeyim, ben önceden halledebilmek adına sordum soruyu. ama bunu neden söylediğinizi tam olarak anlamadım. içtimada söylemek komik olur diye mi diyorsunuz? yoksa askerde antidepresan kullandığımı da gizlemeli miyim mümkün olduğunca?

belki ben safça düşünüyorum bilmiyorum ama reçetesiz bile satılan bir ilaç abi bu, bence bugün ülkenin en az yarısının kullanması lazım zaten, niye böyle bir algı var ki yani sanki zombiymişim veya elime silah verilmezmiş gibi? tam aksine takıntılı adam olduğum için her şeyi en ince detayına kadar düşünüyorum, en çok bana silah ve nöbet vermeleri lazım aslında.
0
🌸mark greg sputnik
(13.12.22)
Rdm bölüğü olayı artık yok, 5 sene oldu askerlik yapalı yoktu. Bunun dışında silah görevi verilmez muhtemelen (belki ilaç kullanan hiç kimseye vermiyorlardir ama onu net hatırlamıyorum). Böyle olunca bir meziyeti olmayanın durumu zor oluyordur bence çünkü hem meziyetsiz hem silahsız olunca orada verilecek tek iş hamallık kalıyor. Meziyetsiz değilsen de bir çeşit büro görevin olur ya da gazinocu garson olursun.

Özetle endişelenecek bir şey yok.

Bir de oradaki doktorun da rdm subayının da benim gözlemin farklı bir bakışı oluyor, hani antidepresan kullanımının onların gözünde bir şey yaratacağını sanmıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
(13)

Flörtünüzle hijyen anlayışınız farklıysa soğur musunuz?

burnley
Dışarıdan eve gelince ellerini yıkamıyor. Veya eve kargo gelince kuryeden kargosunu teslim alıyor ve ellerini yıkamadan yemek sofrasına geri dönüyor. Geçen bir keresinde dayanamadım uyardım, gitti yıkadı ama çocuk gibi uyarmak da nereye kadar.Hijyen anlayışınızın benzer olmaması soğuma sebebi midir
Dışarıdan eve gelince ellerini yıkamıyor. Veya eve kargo gelince kuryeden kargosunu teslim alıyor ve ellerini yıkamadan yemek sofrasına geri dönüyor. Geçen bir keresinde dayanamadım uyardım, gitti yıkadı ama çocuk gibi uyarmak da nereye kadar.

Hijyen anlayışınızın benzer olmaması soğuma sebebi midir sizin için?
0
burnley
(13.12.22)
evet :(
0
freebird5406_2
(13.12.22)
bende soru işaretleri uyanır.. yani tuvaletten çıkınca elini yıkamaması, eve gelince yıkamaması, kirli kıyafetlerini değiştirmemesi, evde olsa bile duş almaması evet düşündürücü ve ben de uyarırım. Ama hijyen anlayışlarımız farklıysa ne kadar orta yol bulunur bilemedim, sonuçta iki tarafın da bakışı farklı, orta yol için iki taraf da adım atmalı.
0
mor oje
(13.12.22)
Bahsettiğin şeyler beni rahatsız etmez ama mesela burnunu karıştırdıktan sonra ellerini yıkamadan yemeğe oturursa ona biraz bozulabilirim, onu da gördüm diye tabii asdasd onun dışında ellerini yıkamadan yemeğe oturdu diye çok şeyapmam, yani yanlış anlamayın da başka zaman gel yüzüme otur dediğimiz kişilere böyre davranmak anlamsız bence kargoyu aldıktan sonra elini yıksa ne olur yıkamasa ne olur.

Edit: Düşündüm de burnunu karıştırması da çok rahatsız etmiyor gibi ya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(13.12.22)
Sevgilimse eğer ağzıma soksun pis elini isterse, sorun değil. Flörtümse ve önümde burnunu karıştırıyorsa baybay.
0
vedatchilipeppers
(13.12.22)
Bu örneklere odaklanmadan genel olarak hijyen farkı diye bir şey yok sanırım. Kirliler, hijyene dikkat edenler/önem verenler ve takıntılılar var. Kirliler/pasaklılar ile olmaz. Ben hijyene dikkat edenler/önem verenlerdenim. Muhtemelen takıntılılar da bana aynısını söyler.
0
nawar
(13.12.22)
Burun karıştırma örneği nerden çıktı bilmiyorum.
Ben bu verdiğiniz örneklerde bi absürtlük görmedim. Bilakis bu tip ufak tefek mikroplar insanı daha sağlıklı hale getiriyor.

Evinde bulaşık makinesi olmayan çocuklar olan çocuklardan daha sağlıklı oluyor. Çünkü tabaklarda bulaşık artığı kalıyor ve o hijyenik olmayan ortam bağışıklığı güçlendiriyor.

Beni bu kadar hijyen takıntısı olan ve olayın özünden yani “sağlıklı hayat sürmekten” kopan bir insandan soğurdum. Yani evet hijyen anlayışınızın paralel olmaması soğuma sebebi.
0
zimbirik
(13.12.22)
@zimbirik+1
0
Amaranta ursula
(13.12.22)
İlişkilerde bu tür hayat tercihlerinin yakın olması sorunları azaltıyor. Hem kardeşim, hem yengem süper dağınıktırlar. Genetik ilmi gereği yeğenim de aynen anası-babası gibi. Evlerine gelince yerdeki oyuncakların üzerinden atlaya atlaya geçip, kanepenin üstüne yığılı kıyafetleri kenara itip kenarına oturuyorum bazen, o derece. İyice yaşayamaz hale gelince ancak temizlik-toplama işi yaparlar. Düşünüyorum da eğer benim kardeşim veya yengem diğerinin tersine aşırı titiz biri olsaydı evlilikleri 15 yıl sürmeyebilirdi.
0
d max
(13.12.22)
vedatchilipeppers+1
0
ala09
(13.12.22)
Beni git ellerini yika diye uyaran biriyle evliysem boşanmayı, sevgiliysem ayrılmayı düşünmeye başlarım.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
hijyen benim için çok önemli. asansörde düğmeye parmağıyla basınca eve geldiğinde ilk iş elini yıkamalı. yıka diye uyarmam, diretmem ama beni görünce zaten o da uyar herhalde. bu konularda uyarmalı ilişkide soğumak normal. her iki taraf için de.
0
gabe h coud
(13.12.22)
Temizlik de pislik de insanın içindedir, hangisine yatkın olunacağı da daha çocuk yaşlarda şekilleniyor. Mesela normal her aile, çocuğuna dışarıdan gelince ellerin yıkanması gerektiğini öğretir. Bu aşırı bir şey falan değil, temizliğin en basit ve temel adımıdır. Ama çocuğun içinde temiz olma arzusu yoksa istediğin kadar anlat, boş, büyüyünce de yapmayacak.

Dışarıdan eve gelince "Amaan ne olacak yha, ben yıkamam ellerimi" zihniyetinde bir insanla değil flört, arkadaş olarak bile mesafeli olurum. Net.
0
Berck
(13.12.22)
sözüm meclisten dışarı ama erkeklerin çoğu bu tip durumlarda temizliği "unutabiliyor".
ya da mesela elini mutfak veya banyo lavabosunda yıkamanın farkından bihaber olabiliyor.
bebek bezini "nasılsa çöp" diye mutfak çöpüne de atabiliyor.
yani zaten çoğu zaman dürtüklemek gerekebiliyor ve çocuk gibi uyarmak zorunda kalıyorsunuz.

kişisel hijyen konusunda bir sorun yaşamıyorsam bu tip konular bana pek batmaz, hatta dikkatimi ne kadar çeker bilmiyorum.
en kötüsü hatırlatırım, bir noktadan sonra da öğrenir zaten.
0
blatta hiberna
(13.12.22)
(20)

Bazen kitap okumak size de gereksiz geliyor mu?

yakbenivatankurtulsun
Merhaba arkadaşlar,Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
Merhaba arkadaşlar,

Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
0
yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Eskiden roman ya da öykü okuduğumda bu his gelirdi bana ama yaş ilerledikçe şunu fark ettim ki doğru bir roman seçildiğinde dil, üslup, düşünce stili, anlamlandırma, analiz, eleştirel düşünce, sosyal öğrenme vs gibi bir çok alanda farkında olmadan kendimizi geliştiriyoruz. Bazen de romandaki, oykudeki karakter ile kendimizi ozleslestirip duygularımızı regule edebiliyoruz. Dolayısıyla artık öykü ve roman okurken de bu his hiç olmuyor.

Salt bilgi içeren kitaplarda zaten olmazdi.

Kitapların her zaman besleyici ve iyileştirici bir gücü vardır benim hayatımda. sadece iyi yazar, iyi kitap ve ilgi alanlarınızı iyi seçmek gerekiyor tabii ki. Her kitap türünu seveceksiniz diye bir şey yok. Tabii bizim sevmememiz o kitabın kötü olduğu anlamına da gelmez.
0
fraise
(13.12.22)
Bazi kitaplarin boyle hissettirmesi normal. O zaman o kitabi birakip baska kitaba gececeksiniz.

Ama genel olarak "kitap okumak gereksiz mi" derseniz, tabii ki de degil. Tartismak bile (tabii ki her sey tartisilmali ama) manasiz bana gore.
0
ahm1
(13.12.22)
kitap sarmadıysa dünyanın en iyi kitabı da olsa okumak zorunda değilsin, sevmemek için bir sürü nedenin var
0
freebird5406_2
(13.12.22)
Bilgi birikiminin yanısıra, sözlü ve yazılı anlatım yeteneği, kelime haznesinin artması, anlama, bakış açısı ve anlayış ufkunun genişlemesi benzeri sayısız faydası olan bir güzel bir uğraş olduğunu düşünüyorum.
0
Mirket
(13.12.22)
Yaklaşık iki sene oldu kitap kapağı açmadım. Roman okumayalı belki daha uzun süre oldu. İfame gücümde inanılmaz bir zayıflama var. En çöp kitabın bile kelimeleri, kalıpları canlı tutmak anlamında mutlaka büyük faydası var.
0
IncredibleMau
(13.12.22)
Daha ziyade romanlardan mı söz ediyorsunuz?

Kitap okumak kavramı hep işin kendisi gibi lanse ediliyor. Kitap işlevsel bir şey, dijital yayınlar yokken insanlar film izlemek yerine roman ve hikaye okuyorlardı, bilgi almak için akdemik kitaplar okuyorlardı, bir şey öğrenmek için yine öğretici kitaplar okuyorlardı. Felsefe yine kitaplardaydı, birçok teknik mesleki bilginin kitaplarla açıklanan yönleri vardı. "Kitap okumak" tek bir iş değil ki? Ben çok şaşırıyorum buna. Eğer sürekli roman ve hikaye okuyorsanız bunun sürekli dizi film izlemekten çok bir farkı yok. Eğlence etkinliği bu. Eğer zamanınızın çok büyük bir kısmını eğlenceye ayırıyorsanız yaptığınız şeyi sorgulamanız doğal bence.
0
akhenaten
(13.12.22)
Genel olarak bütün türlerden bahsediyorum; roman, felsefe, tarih, politika,...
Okumak, genel olarak faydasızmış gibi geliyor, zaman kaybı sanki. Öyle olmadığını biliyorum ama içimden gelen bu. Zaten öleceğiz, okuduğum ne işe yarayacak, maddi bir getirisi de yok. Öğrensem; bir şeyler paylaşacak, onu geliştirecek, aktaracak bir ortamda yok. Onun yerine daha farklı aktivitelerle zamanı değerlendirmek daha mantıklı gibi.
0
🌸yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Hak veriyorum. Okuduğunu anlatacak, tartışacak bir ortama girmiyorsan/sosyal ortam bulamıyorsan, paylaşamıyorsan bir süre sonra unutuluyor okunanlar zaten. İfade etme becerini, kelime hazneni arttırıyor ama bunları yapamayınca anlamsız kalıyor
0
piranase
(13.12.22)
zamanla insanın keyif aldığı şeyler de değişiyor.
eskiden ihsan oktay anar kitaplarını bir solukta okurdum ancak son kitabını 30 sayfa bile okuyamadım.

mesela otostopçunun galaksi rehberini inanılmaz kısa bir sürede bitirmiştim askerdeyken. şimdi muhtemelen okuyamam. gülle gibi cilti elime almaya bile cesaret edemem sanırım.

ama şöyle de bir örnek var. demir ökçe'yi 20'li yaşlarımdayken çok sıkıcı bulmuştum ve 10-15 yıldır kitaplığımda öylece duruyordu kitap. geçen ay kızım kitap okurken ona eşlik etmek için ben de demir ökçe'yi aldım elime. bir solukta bitti kitap.

bence farklı 1-2 kitap türü denemekte fayda var.
0
teritori
(13.12.22)
Keşke kitap okuyacak zamanım olsa. Gereksiz gelmiyor, tam tersi keyif alıyorum.
0
dissendium
(13.12.22)
ben roman, hikaye öykü vs tarzı kitaplarda o hissi alıyorum. boşuna okuyormuşum gibi geliyor.
ama iş, gelişim, psikoloji tarzı kitaplar bir şeyler öğrettiği için tam tersine verimli vakit geçirdiğimi düşünüyorum. bu kitaplardan edindiğim bilgileri de öykü olarak anlatmak suretiyle aktif olarak kullanıyorum hayatımda
0
roket adam
(13.12.22)
bu mantıkla film izlemek, müzelerde tabloları incelemek, bir opera izlemek, tiyatroya gitmek falan da gereksiz.

kitap okumak neden gereksiz olsun yahu. insanlar binlerce yıldır neden sanatla uğraşıyor?

bence bakış açınızı değiştirin biraz. olayı çok "bana görülen ölçekte ne katıyor"a indirgemişsiniz gibi. bu şey gibi, "baklava yemeyeyim evde yoğurda şeker katarım, kalan parayla da 20 tane poğaça alırım ki 3 gün karnım doysun."
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
yıl olmuş 2023, halen daha kitap mı okunur ya çok saçma.

görsel medya bu kadar gelişmişken izlemek görmek gezmek varken kitap okumak saçma.

300 yıl önce mantıklıydı, paran varsa git gitmek istediğin yere gez istediğin yemeği ye, yoksa da aç youtube yaz oradan izle.

zaten kitap nasıl okunur onu bile bilmiyor halkımız, ilk önce onu öğrenmek gerek.
0
Hallegadola
(13.12.22)
Sizin dunyayi algilama biciminiz, yasayisiniz degisiyor. İlla birileriyle paylasmak icin okumaniza gerek yok.

@hallegadola: ironi degil mi bu? :)
0
ahm1
(13.12.22)
Beynin bos bir sekilde yasamak baska, gordugun/yasadigin seylerin anlamini bilerek (artik bilebildigin kadar, tamamen bilmek mumkun degil tabii) yasamak baska.
0
ahm1
(13.12.22)
Sizi etkiliyor mudur etkilemiyor mudur bilemem de, sürekli pompalanan her boşlukta kitap okunmaliymis, "çok" okunmaliymis ve yapmıyorsak aa ne kadar cahil kultursuzsunuz şeklinde bir söylem var.

Bazen de okumazsiniz, ilginizi cekmemistir bırakır çöpe bile atarsınız... Kasmaya gerek yok.

Hele ki roman okuyanları hiç anlamıyorum şahsen. Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini bir insan nasıl istekle okuyabilir, aklım almıyor.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
Encokbenisevinnolur'a roman konusunda katiliyorum. Sacma sapan romanlar okumayin. Şu video bu konuda cok bilgilendirici: youtu.be
0
ahm1
(13.12.22)
ahm1 ciddiyim bir yaştan sonra roman okumanın anlamı yok bence de. hayata ilk atılırken okunan klasikleri saymazsak saçmasapan romanlara vakit ayırmak gereksiz.

tarih kitabını da roman gibi okuyor millet. kitabın arkasında dizin olur ona bakarsın sana göre faydalı olan şeyi okursun.

roman yerine film izlemek çok daha mantıklı. dostoyevski zamanında sinema sektörü olsaydı bence tarkovsky gibi bir şey olurdu. günümüzde roman okumak vakit kaybıdır
0
Hallegadola
(13.12.22)
@hallegadola: sacmasapan romanlari okumak gereksiz de sacmasapan olmayan da bir suru roman var. Dostoyevski'nin romanlari film yapilamaz (yapilan var ama kitabin cok azini aktarabiliyor), dolayisiyla tarkovski falan da olmazdi.

Film senaryosu gibi yazilan romanlari okumak yerine film izleyin ama baskalarinin ic dunyalarini anlatan gercek romanlari da okuyun.

Bir de sanki sacma romanlar var da sacma filmler yok :) hollywood'un butun filmleri tamamen eglencelik, hicbir katkisi olmayan filmler.

@encokbenisevin: "Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini..."

Her sey ortaya ciktigi donemde farkliydi. O zamanlar film denen sey cekilemedigi icin kurgu olaylar romanla aktariliyordu. Sonra film cikinca modern romanlar, kisinin ic dunyasina yonelmeye basladi.

Eskiden insanlar kendi portrelerini yaptirirdi ressamlara. Fotograf makinesinden sonra ne gerek var seni ressamin cizmesine? Resim sanati da baska yone gitti dolayisiyla.
0
ahm1
(13.12.22)
cart pembe kanepeyi salonun ortasına oturtup estetik bulan bir kadın ne kadar haklıysa kitap okumayın youtube'ta var diyen insan da kendine göre o kadar haklıdır.

alternatifleri bilmeyen insan için kendi yaptığı hep en doğrusu gibi gelir. buna yanıt vermenin de bir manası yok esasen. sen gidersin atıyorum paris'te creme brulee yersin. adam der ki ne gerek var bizim sütlacımız var. ne denir ki bunun üzerine? sen zaten o gerek yok dediğin şeylerin güzelliğini/gerekliliğini bilmediğin için bir ihtiyaç duymuyorsun. bilmediğin şey hakkında yorumda bulunmaman gerekirken üstüne bir de hayır benimki daha doğru diyorsun. bu çok komik.
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
(6)

70 sayfalık rapor kaç liraya yazılır?

hadi ya la
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya so
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.

Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya soruyorum, ne kadar istemeliyim?
0
hadi ya la
(11.12.22)
20 000 TL den aşağı böyle bir şeyler uğraşılmaz. 20-25 bin TL aralığında iste.
0
OrangeYellow
(11.12.22)
Böyle şeylerin fiyatlarını hiç bilmiyorum ama eğer ekstra bir kazançsa ve bu meblağya acil ihtiyacım yoksa, sırf zaman sınırından dolayı 20 binden daha fazla isterdim. Grafiklerle dolu olmayacaksa düzgün bir dille, belirli bir seviyede ve yabancı dilde günlük 10 sayfa yazmak kolay olmayacaktır.
0
reactionic
(11.12.22)
arkadaşım benzer bir şeyi geçen sene 16 bine yapmıştı, hem de türkçe. ama sayfa sayısı daha fazlaydı sanırım. bence en az 25 bin istemeniz lazım.
0
candide
(11.12.22)
Benzer tarafları olan bir işin zamana yayılmış olanını 35 bine yaptım iki ay önce.

Eğer bir kuruma bağlı çalışıyorsanız saatlik ücretiniz üzerinden de hesaplama yapılabilir. Kuruma bağlı çalışmıyorsaniz da sizin esdegeriniz uzmanlikta tecrubede olanların saatlik ücretleri ne kadar o da kıstas alınabilir.

Eğer saatlik ücret kısmını ölçüt alacaksanız, Geceli gündüzlü de diyorsunuz, diyelim günde 12 saat 7 gün ugrasacaksiniz, 12x7=84, bunun 39 saati fazla mesai demektir. Yani 45+(39x2) => 123 saat x belirlediğiniz saat ücreti= istenecek ücret.
0
encokbenisevinnolur
(11.12.22)
En az 2.000 euro
0
otopsicocugu
(12.12.22)
Bence bu tarz işlerde belli bir racon var ama bunu oluşturan da uzman kişinin kendisi. Benim üniversitedeki ceza hukuku hocalarımdan bir tanesi mesela paso mütalaa veriyor dosya başına 20 küsür alıyor ama icra iflas hukuku hocasından tek dosyaya 150 binlik mütalaa alındığını da biliyorum. Belki sizin işlerin belli bir standardı vardır ama bilemiyorum.
0
vedatchilipeppers
(12.12.22)
(8)

Türk halkının sömürge konusunda söz hakkı var mi?

logisticsmanager
Misal deniliyor ya Avrupa iste zenginliğini sömürgeciliğe borçlu vs diye.Ok, bu kadar basite indirgemek kolay olsa da tamam.Peki türkiye? Benim bildiğim Osmanlı öyle minnoş bir ülke değildi. Bize sürekli okulda tarih eğitiminde sürekli Osmanlı'nın yaptığı seferler falan irak'a özgürlük götürmek iste
Misal deniliyor ya Avrupa iste zenginliğini sömürgeciliğe borçlu vs diye.
Ok, bu kadar basite indirgemek kolay olsa da tamam.

Peki türkiye? Benim bildiğim Osmanlı öyle minnoş bir ülke değildi. Bize sürekli okulda tarih eğitiminde sürekli Osmanlı'nın yaptığı seferler falan irak'a özgürlük götürmek isteyen amerika gibi anlatilsa da bu seferlerin amacı da oralarin hammaddesini, iş gücünü (gerek asker vs) falan kullanmak.

Şimdi tabiki Avrupa kolonisi ile Osmanlı kolonisi farklı yapıda olsa da bu osmanliyi tatlı, şeker bir devlet yapmıyor.

Bu noktada türk halkı neden Avrupalı devletlere laf ediyor da kendileri çok tatlı bir devletten geliyormuş gibi davraniyor? Cezayirli, senegalli, Faslı konuşsun, onlar sömürüldü. Türk olarak bizler neden kendimizi bu tarafa atıyoruz?

Yani benim bildiğim zamanında osmanli tarafından yönetilmiş sonradan özgürlüğünü kazanmış ülkelerin çoğunda "allahim ne güzel zamanlardı çok süperdi" diye bir olay yok. Aradaki tek fark Osmanlı imparatorluğu çöküşü sebebiyle yıllarca başka ülkeleri feth etmenin modern Türkiye'ye pek bir yararı olmaması mi?
0
logisticsmanager
(11.12.22)
osmanlı'da bildiğimiz sömürgeciliğin şartları hiç oluşmadı. feodal çağı artık köleleştirecek bir yer kalmadığı bir dönemde 1920'lerin başındaki bir burjuva devrimi ile atlattık daha.

osmanlı bir "imparatorluk", varlığını silah zoruyla ele geçirdiği topraklara ve insan gücüne borçlu. topkapı'daki bir takın parası bile libyalı bir köylünün "vergi"sine bağlı mesela. osmanlı bunu ümmet kılıfıyla yaptığı için sözlükteki sömürge tanımının ilk anlamına direkt uymuyor.

tabii bu devam ediyor. mke markalı silahlarla evi yıkılan bir suriyelinin şu an ayda 2.000 liraya ağır sanayide 15 saat çalışması gibi. 12 yaşında hayatında okul görmemiş bir mevsimlik kürt işçi çocuğunun bile isteğe 2022'de bile hala okulsuz ve evsiz bırakılıp bedavaya tarlalarda çalıştırılması gibi.

"Türk olarak bizler neden kendimizi bu tarafa atıyoruz?" sorusuna da cevap çok açık. "biz türküz, biz öyle şeyler bilmeyiz, biz insanın gibi insanız, en iyi millet en iyi ırk biziz."

bu konuya ilgi varsa okunabilir bi: www.kitapyurdu.com
0
patronaj1
(11.12.22)
@patronaj1; yok zaten osmanli avrupa somurgeciligini yapmadı/yapamadı, onda eminim. Ama bize anlatilmaya calisilan bunun Osmanlı/türk halkı çok tatlı/şeker olduğu için olmadığı ama gerçekte olan çöküş döneminde bunu yapacak gücümüzün olmaması. Ha bir de tabi biz ümmet diyip din ayrımı yaptık ama diger devletlerde din ile değil millet ile ayrım var. Doğru mudur?
0
🌸logisticsmanager
(11.12.22)
Niyet farkı var bu konuda. Osmanlı fetihleri temelde İslam'ı yaymak amacıyla yapar. Buna gaza politikası deniyor. Osmanlı'nın parçalanmasına karar verilmesi ve bunun uygulanması ise dinden bağımsız, direkt Osmanlı topraklarını, petrollerini hedef olarak gören bir düşüncenin sonucu. Sömürgecilik aslında endüstrileşme için bir gereklilik. Osmanlı endüstrileşmesi Avrupa ülkelerine göre daha geç olduğu için sömürgeleştirme gibi bir gereklilik söz konusu değil. Osmanlı daha erken uyanmış olsaydı sömürgeciliği akıl edebilirdi belki de.
0
dissendium
(11.12.22)
sömürgecilik konusunda not düşmek gerek: sömürgecilik kapitalizme özgü değil.
0
prole
(11.12.22)
Yazdım yazdım sildim cevap da vermek istedim ama olmadı, neden öyle yaptığımı yazayım. Bir paragrafta yazdığımı dönüp okuyunca Avrupa'yı savunuyormusum gibi oluyor, öteki paragrafta bir bakmışım Osmanlici olmuşum :)

zor bir soru. Berrak bir cevap için kavramsal bir okuma gerekli bana kalırsa. Mesela sömürgecilik tam olarak nedir, farklı ekoller (tarih, sosyoloji, siyaset) ve kuramlarda bu kavram nasıl ele alınmış?
0
encokbenisevinnolur
(11.12.22)
Her ulke kendini harika sekilde anlatir. Istanbul fethi yeni cagin baslangicidir. Bu sav sadece biz turklerin tanidigi bisey. Dunya tarih8nde boyle bisey yok.
0
halk
(11.12.22)
malum şahsın hükümranlığı döneminde türkiye'nin esasında ne kadar boş bir memleket olduğu unutuldu abi. iş büyük oranda "akçomar" seviyesine indi; yani kötülüğün üstü daha kötü bir şeyle kapatılınca herkes ona odaklandı.

esasında türk ulusunun çok büyük çoğunluğu aşırı milliyetçi, dogmalara bağlı, analitik düşünme kabiliyetinden ve eğitimden yoksun, olaylara asla ve asla objektif bakamayan insanlar. hadi sıradan vatandaşın böyle olması zaten çok mesele değil ama karar vericilerin/politika yapıcıların da böyle olması her şeyi zorlaştırıyor.

sene 2022 olmuş adam ciddi ciddi almanya'nın, fransa'nın gelişimini sadece sömürgeciliğe bağlıyor. kendi fakirliğini de... "öyle zengin olacağımıza olmayalım" filan diyor. bu zihniyete bir şey öğretemezsin maalesef.

"osmanlı daha minnoştu" demek yanlış olmayabilir çünkü osmanlı gittiği yerlerde genelde yerli halka fazla karışmayan bir yapıdaydı ama bunun bize yansıması minnoşluk olarak olmadı. gittikleri yerde kendi kültürlerini empoze etseler, kültürel emperyalizme ağırlık verseler bugün belki daha zengin ve nüfuzlu bir ülke olabilirdik.

osmanlı bunu "sevimli" olduğu için yapmadı yani, öyle bir kültürü ve vizyonu yoktu sadece. kendinde bir şey yoksa gittiğin yere ne götüreceksin ki. anca vergi alıp cami filan yapmışlar işte, kafası çalışan işe yarar bir avuç adam var onların da yarısını öldürüyorlar zaten.
0
mark greg sputnik
(11.12.22)
@mark; aslında demek istediğim o. Osmanli genel olarak ulus değil din üzerine gittiği için müslüman olduğunu sürece sorun yoktu. Belki feth edilen yerlerin yeniceriler tarafından yağma/talan edilmesi vs var. Sonra misal o ülkenin sonuçta cogu şeyi osmanli eline geçiyor ama tabi endüstri olmadığı için insanlar tarlada vs calismak, asker olmak dışında ya da vergi vermek dışında çok şey yoktur.

Ama dediğim de o; osmanlinin bunu yapma/yapmama sebebi çok tatlı, fedakar insanlar olmalarından değil. Ama Türkiye sosyal medyasinda anlatilmaya çalışılan osmanlinin elinde bu fırsat vardi da yapmadi, biz de sömürüldük ondan bu haldeyiz. Sömürülen fasli vs dostlarımıza destek havasi var. Ama Türkiye'nin somurulme ile alakası yok.
0
🌸logisticsmanager
(11.12.22)
(5)

İzmir'de ofis mobilyası mağazası

niyazi mısri
Merhaba bir çalışma sandalyesi almayı planlıyorum. Pek denemeden alınacak bir şey olmadığı için hafta sonu biraz dükkan gezmeyi düşünüyorum. İzmir'de nerelere gitmek lazım bunun için? Benim aklıma gelen IKEA koçtaş var ek olarak bu mezarlıkbaşı tarafında sanki spotçuların orada ofis mobilyası satan
Merhaba bir çalışma sandalyesi almayı planlıyorum. Pek denemeden alınacak bir şey olmadığı için hafta sonu biraz dükkan gezmeyi düşünüyorum. İzmir'de nerelere gitmek lazım bunun için? Benim aklıma gelen IKEA koçtaş var ek olarak bu mezarlıkbaşı tarafında sanki spotçuların orada ofis mobilyası satan dükkanlar vardı yanlış hatırlamıyorsam. Sizin bildiğiniz başka yerler var mı?
0
niyazi mısri
(07.12.22)
Karabağlardan Gaziemir tarafına doğru giderken atölyeler var. Hatta isminin mobilyacılar sitesi olması lazım. O tarz bir şey deniyor o bölgeye. Daha uygun fiyata daha kaliteli ürünler alabilirsin.
0
westblack
(07.12.22)
kısık mobilyacılar sitesi var. havalimanını geçip ayrancılar/torbalı'ya giderken sağda
0
phonex
(07.12.22)
Söylenilen yerler muhtemelen daha ucuz ve/veya seçenek açısından daha uygundur, yine de evinize yakınsa çiğli-egekent aralığında Anadolu caddesi üzerinde ofis mobilyası satan mağazalar var, bir de eski Karşıyaka devlet hastanesinin yerinin karşısında bir mağaza var, yaninda çılgın döner diye bir dönerci vardı, buralara da bakabilirsiniz seçenek olsun diye.
0
encokbenisevinnolur
(07.12.22)
Ucuz pahalıdan ziyade benim demek istediğim çok çeşit görebileceğim deneyebileceğim yerler
0
🌸niyazi mısri
(07.12.22)
karabağlar sağlı sollu mobilyacı. gezeblirsin akşama kadar.
ikea'ya da bakmayı unutma.
0
etna
(07.12.22)
(13)

Ölüm arada bir tadınızı kaçırıyor mu?

ya ben lan neyse
arada bir geleceğe dair planlar yapıp heyecanlanırsınız ve 40-50 sene içinde (belki 30 sene) büyük ihtimal öleceğiniz aklınıza gelir ve tüm enerjiniz söner. yaşıyor musunuz?edit: ölümden korkmaktan bahsetmiyorum. "zaten öleceğiz ne gerek var." hissi.
arada bir geleceğe dair planlar yapıp heyecanlanırsınız ve 40-50 sene içinde (belki 30 sene) büyük ihtimal öleceğiniz aklınıza gelir ve tüm enerjiniz söner. yaşıyor musunuz?

edit: ölümden korkmaktan bahsetmiyorum. "zaten öleceğiz ne gerek var." hissi.
0
ya ben lan neyse
(03.12.22)
Yaşamıyorum. Ölüm fikrine çok hazırım, herhangi bir an gelip alabilir beni.
0
Bruce
(03.12.22)
Yaşamıyorum. Uzun yaşamak gibi bir arzum yok. 40-50'de ölmeye okeyim şahsen.
0
Amaranta ursula
(03.12.22)
benim ölmem fikri keyfimi hiç kaçırmıyor. kafaya hiç takmıyorum.

sevdiklerimin ölme ihtimali veya uzun sürecek bir hastalık veya sakatlık ihtimali daha çok sıkıyor beni bazen.
0
roket adam
(03.12.22)
hastalik&sakatlik&kaza tarzi seylerden aklim cikar ama ölüm pek aklima gelmiyor. bahsederken bile benim basima gelmeyecekmis giibi bi olay
0
ala09
(03.12.22)
hayır. iyiyim böyle.
0
gabe h coud
(03.12.22)
bana oluyor evet.

ölü olma fikrinden korkmuyorum. inançsızım. öldükten sonrasına dair endişem veya korkum yok - hiçbir şey hissetmeyeceğime, olmayacağıma inanıyorum ama şu anki bilinç düzeyimle bir gün ölecek olma fikrini sevmiyorum.

düşünüyorum mesela... uzun yıllar uğraştım, belki evlendim, üç yaşında bir kızım var, 40-42 yaşındayım, bugünleri düşünüp gülümsüyorum "boşu boşuna heder ettin kendini, bak ne güzel oldu hayatın şimdi" diyorum... sonra hop, bir gün bayılıyorum durduk yere. son evre kanser çıkıyor.

böyle bir şeyden çok ama çok korkuyorum. "ölü olmak"tan yana problemim yok. ama ölmek, hatta öleceğini bilerek yavaş yavaş bu dünyadan ayrılma fikri inanılmaz yıpratıcı geliyor.
0
mark greg sputnik
(03.12.22)
Ölüm fikrini hiç unutmadan yaşıyorum, en azından yaşamaya çalışıyorum. Birtakım hırslardan arındırıyor beni, daha affedici ve sakin olmamı sağlıyor ve rahatlatıyor beni.

Canımı falan sıkmıyor ama şu an ölsem ailem daha da yaşlandığı zaman onlara yardım edecek birinin olmayacak olması fikri beni huzursuz ediyor.
0
vedatchilipeppers
(03.12.22)
bilakis bu aklıma gelince daha enerjik oluyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.12.22)
@roket+1
Kendim icin olum fikri hic ama hic korkutmuyor. Su an bunlari yazarken daha gonder tusuna basmadan olsem bile koymaz ancak sevdigim kisilerin olumu dusuncesi ara ara aklima gelince canim sikiliyor. Isin bana gore garip yani su, mesela bu dusunceleri paylastigim kisiler genelde sevdigim kisileri kendimden daha cok sevdigimi dusunuyor ancak uzerine iyice dusunuldugunde bana gore bu benim kendimi onlardan daha cok dusunmemim sonucu gibi geliyor. Ilginc.

"Zaten olecegiz ne gerek var" fikri ise genel olarak hayatima yon veren fikir acikcasi ve @encok un dedigi gibi aksine eni daha da enerjik yapiyor. Oyle hani "nasilsa uyanacagiz ne gerek var uyumaya" olayi gibi degil ancak mesela hayattan yeteri kadar zevk almayi engelledigimi, sacma sapan uzun vadeli planlari benimsedigimi farkettigim anda bunlari uygulamaktan vazgeciyorum. Mesela sevdigim bir seyi yemeyi sirf ileriye yonelik planlar sebebiyle yemekten kacindigimi farkettigim an hemen yiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(03.12.22)
ölümden dğil yaşlılıktan korkmalı
0
buenosdias
(03.12.22)
Ailemdekilerin ve yakın çevremin ölümü konusu korkutuyor onun dışında tat kaçıran bir konu yok. Hayatımda hiç o "hayat fani, ölüm ani" stili boş hissetmeyi yaşamadım. Ölmek istemem tabii ama ölümü düşünüp onunla ilgili korku da yaşamıyorum.
0
nawar
(03.12.22)
buenosdias +1

Ölecek olma düşüncesi tabii ki aklıma geliyor ama bu gerçeği kabullendim.
"zaten öleceğiz ne gerek var." demek yerine ölmeden ne kadar güzel şey yaşarsam o kadar iyi diye düşünüyorum.

Beni mahveden yaşlı olma ihtimalim. Bütün enerjimi düşüren ve tadımı kaçıran düşünce bu.
0
mutekebbir
(05.12.22)
hiç ölesim yok. ölmek istemiyorum. öleceğim fikri aklıma geldikçe afakanlar basıyor.
0
alperz
(05.12.22)
(17)

Sevgilisini, eşini aldatan kadın arkadaşlarınız var mı ?

thatisthedoctor
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
0
thatisthedoctor
(26.11.22)
Erkekler yakalanmak için aldatır. Kadınların ise profesyonelce yakalanmamak için her türlü kurguyu yapar.
0
goodz
(26.11.22)
Gerçekten mükemmel rol yapma, sosyal medyada müs mükemmel bir aile ve eş olduklarını gösterme durumu oluyor. Hiç bir şey yokmuş gibi davranabilir kadınlar, erkeklerde henüz böyle bir performansa rastlamadım.
Daha çok bilgi için Müge Anlı da izleyebilirsiniz.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Var. Yani hem çok iyi saklıyorlar hem de blöflerini yese de yemese de ses çıkarmıyor erkek arkadaşları. Kadınlar aldatmak ve yalan söylemekte çok iyiler. Sorguladığına bile pişman ederler.
0
nawar
(26.11.22)
Peki en yakın kız arkadaşlarına söylerler mi yoksa gizlerler mi?
0
🌸thatisthedoctor
(26.11.22)
Maalesef var, erkekler olarak ruhumuz duymuyor.
0
BuddyGuy
(26.11.22)
Her kadın en yakın arkadaşına bunu söylemeyebilir.Güvenmesi önemli. Güveniyorsa, ondan zarar gelmeyeceğini biliyorsa söyleyebilir. Böylee bir şeyi söylemek hiç kolay değildir. Özellikle erkek tarafının hiç bir suçu günahı yoksa. Suçu günahı derken erkek de aldatıyor olabilir.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Erkekler aldattığını daha çok söyler, kadınlar daha az. Benim tanıdığım 2 kadın var biri sevgilisini diğeri kocasını aldatmış, en yakın arkadaşlarına söylememişler mesela. Özellikle söylemek istemediklerini de biliyorum.
0
Bruce
(26.11.22)
Var.
Bir eski arkadaşım erkek arkadaşını benimle birkaç kere aldatti. Sonra 4-5 ay sonra ayrıldılar (bu sebepten degil). Sonra 2 sene sonra tekrar başladılar simdi evliler.

Bir arkadaş da o dönemki sevgilisini birkaç kere eski sevgilisi ile aldattı. O dönemki sevgilisi ile evlendiler, çocukları falan var.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Var. Erkekler bu aldatma konusunda kadınların getir götürünü yapabilir.

En saf, minnoş görünen hatunların bile öyle bir organizasyon kabiliyeti var ki, adama küçük dilini yutturur.
0
norules
(26.11.22)
Yok.
0
Amaranta ursula
(26.11.22)
yok. arkadaslarim 1 adet erkege zor dayaniyor
0
ala09
(27.11.22)
cok uzun yillar once avukat bir kadinla cikiyordum. aylar sonra kadinin evli oldugunu ogrendim. kadinin kocasi da avukatmis. borderline oldugundan adim gibi eminim. en son
kocasini bosamisti, 3-5 yil oradan oraya takildi ve saf bir cocuk bulmus. onunla evlenip cocuk yapmis. benim eyorlamam bu kadar.
0
ubi dubium ibi libertas
(27.11.22)
var. 7 yıllık sevgilisini benimle aldatan bir kız vardı. erkekler saf oluyor ve konduramıyor. gözünün önündeki şeyden bile şüphelenmiyor. kızlar saf ve sadık kız rolünü çok iyi yapıyor. bahsettiğim çift sonra evlendi çocukları oldu
0
abelardo
(27.11.22)
o.O bence aldatmayı normelleştirelim başka türlü olmayacak herkes aldatsın anasını satayım zaten aldatıyormuş bari bilelim en azından.

Ben 6 yıllık ilişkimin son yıllarında aldatılmıştım ama bir tuhaflık sezmiştim sonra itiraf etti zaten iş yerindeki masa arkadaşı ile olduğu konusunda. Ama en beklenmeyecek insan bile yaptıysa herkesten bekliyor insan, insanlıktan bir umudunuz kalmıyor. Sonrasında ölene kadar aynı hatayı yapmaya da bilir belki mesela aldatan insanlar da tabii ki evlenip çocuk yapıyor ama tekrar yapacağı anlamına gelmez bu.

Yaklaşık 10 yıllık bir ilişki geçmişim var ben sadece üniversite yıllarımda ilişkim varken kuzenle amsterdam gezisinde hiç niyetim olmamasına rağmen bakmak için gittiğimiz redlight district içinde bulmuştum kendimi. Tek aldatma olayım bu. Gördüğüm 2. bedendi pek rahat hissetmemiştim ama aldatma değil de aldatılma hikayemde gayet arzular havada uçuşmuştu o yüzden fiil olarak aynı olsa da aynı kefeye koyamadım hiçbir zaman.

Kadınlarınki daha sistematik ve duygusal olabiliyor o daha fazla can sıkıcı. Gerçi çoğunu bilmediğiniz için bir sıkıntı yokmuş devam..

Yine de başta şaşırdığıma bakayın dünyayla barıştım ben, masum değiliz hiç birimiz. Herkes her an aldatabilir öyle kusursuz canlılar değiliz hayvansal güdüler bir yerlerden patlak verebiliyor.

Ha ne olur, ben mesala biraz fazla ilişki yaşadım doyuma ulaştım, merak ettiğim bir şey yok. Severek evlendim. 10dk lık zevk için geçmişimi ve geleceğimi mahvedemem. Öyle bir şey istersem de boşanırım zaten. Ama ilişkide sorunlar varsa bu irade ortadan kayboluyor. Umarım sorunsuz gider de tekrar bir aksiyon yaşamam. Çünkü ben aldatılınca karşı tarafı kabul edemiyorum. Beyin etse vücut etmiyor vücut etse beyin etmiyor.

Ama kadınların affetme oranı daha fazla nasıl başarıyorlar bilmiyorum. Evrimsel süreçle ilgili sanırım..
0
ananiyimioguz
(27.11.22)
En çok logisticsmanager'ın aldatılma olayında baş rol oynamasına şaşırdım.

Vardı böyle tanıdıklarım. Hatta birisi evliydi. Sosyal medyadan ''aşkım, canım kocam'' paylaşımı yapıp adamı boynuzluyordu. Evlerden ırak böyle insanlar gerçekten.

Nasıl saklıyorlar bilmiyorum. Seven erkek kör oluyor.
0
Kahvedesu
(27.11.22)
Yakınlarına anlatmazlar. Biraz da bu yüzden ömür boyu gizli kalabiliyor kadınlar bunu yaptığında.
0
megalomaniac
(27.11.22)
"normal" bir ilişkide zaten temel bir güven tesis edildiği için karşı taraf bu gozle bakmıyor ve şüpheli alanları da iyiye yormaya sana öyle gelmiştir demeye yani kendini kandırmaya meyilli oluyor. Aldatan da bunu çok iyi kullanıyor. Benim rastladiklarimda ya da dedikodu olarak dinlediklerimde durum hep böyleydi.
0
encokbenisevinnolur
(27.11.22)
(7)

Yetişkin oyuncakları

grgn
Tek başınıza oynayabildiğiniz, eşşek kadar adam/kadın olduğunuz halde sizi eğlendiren oyuncaklar var mı? Drone, rc model, puzzle veya başka bir şey...
Tek başınıza oynayabildiğiniz, eşşek kadar adam/kadın olduğunuz halde sizi eğlendiren oyuncaklar var mı? Drone, rc model, puzzle veya başka bir şey...
0
grgn
(26.11.22)
normal puzzle, manyetik puzzle şu mıknatıslı çubuklar ve metal toplardan olan, yeğenimle aktivite olsun diye başlayıp kendi kendime devam ettirdiğim mandala boyama, bir ara tangram almıştım çeşitli şekilleri yapmaya çalışıyordum. boş boş oturmaktan nefret ettiğim için oyun hamuru ile bile uzun süre vakit geçirebiliyorum :)
0
hypathia
(26.11.22)
kız arkadaşıma we-vibe rave almıştım, oldukça eğleniyor.
0
synesthesia
(26.11.22)
20 yıllık Lego'larım duruyor ama oynamıyorum. Puzzle sevmem. Ben Monopoly oynamaktan keyif alıyorum ama o tek kişiyle değil. Atari olsaydı Super Mario oynardım.
0
dissendium
(26.11.22)
Solo test
0
deer hunter
(26.11.22)
Yoyo
0
encokbenisevinnolur
(26.11.22)
Her türlü boya işleri. Boyama kitabı, eşya boyama, akrilik tuval üstünde boyama. Kil işleri. Mozaik dizme ve boyama.
Arada tarot falı açma. Bence oyun:)
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Eski atari oyunlarını oynuyorum, 90'lı yıllardan kalanlar.
0
John Bloor
(28.11.22)
(6)

kat karşılığı ev meselesi

bugisme
küçük bir şehirde göl cepheli şehir merkezinde eski bir evimiz var. cephesi dar ve yandaki parsellerle birleşirse 4-5 kat ev çıkılabiliyor. bir mütrahit 2şer daire toplam 8-10 daire yapıp sadece birer tane bize ve yanımızdaki mülk sahibine 150m2lik ev veririm diyor. bu bize çok az geldi. genel teamü
küçük bir şehirde göl cepheli şehir merkezinde eski bir evimiz var. cephesi dar ve yandaki parsellerle birleşirse 4-5 kat ev çıkılabiliyor. bir mütrahit 2şer daire toplam 8-10 daire yapıp sadece birer tane bize ve yanımızdaki mülk sahibine 150m2lik ev veririm diyor. bu bize çok az geldi. genel teamül % kaç arsa sahibi %kaç müteahit olarak uygulanıyor? Açıkçası konuya hakim olamadığımızdan ata toprağının elimizden gitmesini de istemiyoruz. bizim isteğimiz her kata 100m2 lik 3 daire toplamda 12-15 daireden bize 3 daire vermesi. Çok mu yüksekten uçuyoruz?
0
bugisme
(23.11.22)
Onun m2 hesabı var diye hatırlıyorum kanunen. (Arsa m2 değeri) x (Kat sayısı)/2 aklımda kalan formül bu ama teyit edin bilen birinden, gerekirse danışmanlık ücreti vs verin bu işlere bakan birilerine sorun. Orada kaç katlik imar izni var o da önemli.
0
encokbenisevinnolur
(23.11.22)
Başka müteahhite sorun? Bununla ilgili genel bir düzenlene vs yok, kiminle nasıl anlaşırsanız o. Birkaç yerden teklif almak en mantıklısı olur. Ama düşünüyorum, müteahhit 15 daire yapabileceği yere neden 10 daire yapsın? Büyük ihtimalle imar izni ve emsalle alakalı bir konusu vardır.
0
roket adam
(23.11.22)
belediye yönetmeliğinde ne yazdığı da önemli, yapılar arası mesafe, yol kenarıysa yapı ile yol arası mesafe, max çıkmasına izin verilen kat sayısı, yapıya bahçe yapılıp yapılmayacağı, merdiven boşluğu, asansör vs çıktıktan sonra kalan kullanılabilir alan vs bunlar hep etkiler. öte yandan arsanın yeri, nasıl bir muhit olduğu, muhitte yeni eve yönelim olup olmaması da müt. için önemli şeyler. 8 - 10 dairede iki arsa sahibine 2 daire normal. sizin kurudğunuz şukadar m2 var her kata bu kadar daire yapsa vs bunlar biraz havada kalır. yapının yapılacağı alanın şekli dahi etkiler dairelerin alanını. ayrıca kattaki daire sayısı arttıkça müt. için masraf da artacak, fazladan 4 - 5 daire için elektrik su tesisatı kurduracak, ıslak hacim kuracak, mutfak kuracak vs vs. bu açıdan düşünürseniz 100 m2 ve 12 dairede yine 2 daire bile teklif edebilir.
0
issiz karga
(23.11.22)
yerel bir şey bu. o bölgedeki rayiç önemli. buradan ne denilse boş olur. yer vardır yüzde 60-70'le verilir yer vardır yüzde 30la verilir. olur mu bilmem ama siz az bulur vermezsiniz ama yan taraflarınız verirse sizin arsanız işlevsiz kalabilir.
0
paintov
(24.11.22)
imar durumuna göre çekme payları, yoğunluk , hmax değerlerine göre toplam kapalı alan ve kaç daire yapılırsa efektif olacağı ortaya çıkar diyelim ki 10 daire yapılıyor.

Paylaşım oranı

Edirne ilinin Barutluk Mahallesi %25-30
Edirne ilinin Şükrüpaşa Mahallesi %48-55
İstanbul ilinin Suadiye Mahallesi %79-86
İstanbul ilinin Altayçeşme Mahallesi %x-y

Rakamları yaklaşık yazdım.

Tamamen yere bağlı paylaşım oranı değişmektedir bölgedeki rayici mütehaitler yan arsa sahipleri ve emlakçılar bilir.

İl- İlçe- Mevkii- Ada-Parsel bilgisi varsa belediye e-imar uygulamasından imar durumuna bakın ben yardımcı olayım.
0
alp9900
(24.11.22)
Yazılmış bilgiler doğru, ama bir müteahhit olarak cevap vermeden geçmek olmaz.

Kat karşılığı inşaat işinde, arsa sahibine ne vereceğimizin hesabı çok basittir aslında;

Toplam imalat maliyeti + müteahhit karı = Müteahhite düşen dairelerin satışından gelecek para + arsa sahibine verilecek daireler

Öyle yer vardır ki, 10 daire yaparsın, 9'unu arsa sahibine verirsin, kalan bir tane maliyet ve karı karşılar.

Öyle yer vardır ki 10 daire yaparsın, 1 tane arsa sahibine verirsin. 9 tane satarsın ancak maliyet ve kar çıkar.

Bir başka müteahhit firmadan daha teklif alın kabaca, tabi ki o bölgede iş yapan bir müteahhit olsun.
0
John Bloor
(24.11.22)
(6)

Çocuğunu sabah akşam döven anne nereye ihbar edilir?

grabbing hands
Şehir izmir.Fiziksel şiddet ve küfür var. Yan binada oturuyorlar. Çocuk korkudan sokakta bile korkarak yürüyor.Not: anne çingene tavırları olan bir kadın.
Şehir izmir.

Fiziksel şiddet ve küfür var. Yan binada oturuyorlar. Çocuk korkudan sokakta bile korkarak yürüyor.

Not: anne çingene tavırları olan bir kadın.
0
grabbing hands
(22.11.22)
Aile ve sosyal politikalar bakanlığı. Polise şikayet etmeniz yeterli veya cimer'e yazın
0
beemaker
(22.11.22)
Gecikmeyin derim. Yavrucak büyük fiziksel ve psikolojik sıkıntı altında muhtemelen
0
rosencruz
(22.11.22)
sosyal hizmetlere
0
bass solo take one
(22.11.22)
183
0
skywalker.anakinn
(22.11.22)
Alo 183
0
encokbenisevinnolur
(22.11.22)
alo 183. çocuğu alırlar daha sonra anne dilekçe yazar çocuğu geri alır. bu ülke bitmiş durumda arkadaşlar. kızına tacizde bulunan adamı cezaevinden çıkarıp kızının yanına yollayıp kızı babasından koruyamıyor bu devlet. aspye bildirsen karışmaz adalete bildirsen karışmaz.

en iyi çözüm sosyal medyada yaymak.
0
mikahakkinen
(23.11.22)
(19)

arkadasimin davranisi

Kittie
adi ayse olsun. ayse kendine asik gibidir. ofiste de masasindaki aynaya cok bakiyor diye uyari almisligi var. bu kiz boyle... oyle kabullendim onu. diger paylasimlarimiz iyi. ya da mesela evli bi insanla asla iliskiye girmez ama daha once kac tane evli adami kendine asik etti. adamlar ilgisini belli
adi ayse olsun. ayse kendine asik gibidir. ofiste de masasindaki aynaya cok bakiyor diye uyari almisligi var. bu kiz boyle... oyle kabullendim onu. diger paylasimlarimiz iyi.

ya da mesela evli bi insanla asla iliskiye girmez ama daha once kac tane evli adami kendine asik etti. adamlar ilgisini belli ettigi an izini kaybettirir. misyon tamamlandi gibi bi sey.. niye ugrasiyorsun boyle seylerle diyorum begenilmek hosuma gidiyor diyor.

simdi bu takintisi beni etkiledi. birkac aydir biri vardi hayatimda. ayse hep nerden buldun bunu falan diyordu begendi yani. ille tanistir beni diyordu. bulustuk biz uclu olarak. ayse baya baya flort etti. yuksek sesle simarik simarik gulmeler. dokunmalar. kirk yillik arkadasi sanki. erkek arkadasim da pas vermiyordu (guya). hatta bu kiz sana uygun biri degil dedi sonradan. ben konuyu kapadim o oyle cok disadonuk falan dedim.

sonra ayseye ne bicim davrandin falan dedim. ne sacmaliyosun diye yukseldi bana. yok arkadasim olarak isinmis erkek arkadasima, mutlu olmaliymisim ben falan...

sonra benimki ayseyr sosyal medyadan mesaj atiyor. ayse gosterdi bana. ayseyi suclamiyorum ama onun o ilgi arsizligi bir bakima sebep oldu. bunlari soyledigimde de kac senelik arkadasini siliyo musun . iliski mi yasadik, mesajlari sana gosterdim hemen de engelledim diyor. ben senin gozunu actim diyor. bu durum icin ne diyorsunuz. iliskimi bitirdim zaten de ayse icin ne diyorsunuz? icten ice onu da sucluyorum cunku.
*mesajlasmayi ayse baslatmamis ama konusmus. bana da demesi senin icin gercek yuzunu gor diye konusturdum onu diyor. bence klasik begendigi birinin onu begenmesini istedi sonra da is tamamlandi engelledi. evet gercek yuzunu gormus oldum ama ayseye de sinirliyim iste
0
Kittie
(17.11.22)
Ayşe zorbayı oynamış, sen de bilerek ve isteyerek kurban olmayı istemişsin.

Oyna devam..
0
WithWorth
(17.11.22)
İkisinin de koy götüne
0
yansitmayan ayna
(17.11.22)
Nasil bir mesajlasma ki? Yurume ayarinda mi? Yoksa paylasilan biseyin ortakligi uzerinden ilerlemis basit bir diyalog mu? Iliskimi bitirdim dediginiz icin ilki oldugunu var sayiyorum.

ayse kisiligine uygun hareket etmis iste, siz bile isteye parcasi olmussunuz. WithWorth+1 yani.
0
taurina
(17.11.22)
ben mesaj içeriğini merak ettim üstüme vazife olmasa da
belki ilk mesajı atıp öncesini silmiştir belki

ayşe buluşmada sana saygısızlık yapmış bile bile adamın üstüne oynayarak
bunlar olmasaydı zaten dert etmezdin
yine de sana iyilik yapmış
1-1 diyelim
bence psikoloğa gönder sen uğraşma, 3 seans gitmezsen küserim de
0
bir soru sorcam
(17.11.22)
Ben olsam Ayşe'yi her potansiyel erkek arkadaşımla tanıştırırdım. Aferin kıza, zamparaları ortaya çıkarıyor.
0
Kahvedesu
(17.11.22)
Ayşe sevgiline o şekilde davrandığında cevabını vermeliydin. Sevgilinle buluşturarak hata yapmışsın. Ne münasebet. Sen göz göre göre kurban olmuşsun. Sevgilinin gerçek yüzünü göstermek ona mı kaldı? O kim oluyor? Ayşe aynı zamanda seni aşağılıyor. Kendisini güzel konumunda tutuyor ve sevgilin güzel kız görünce değişti diyor. Aslında senin güzel olmadığını düşünerek böyle davranıyor.
0
dissendium
(17.11.22)
Ayşe bir antihero. İyi ve kotunun ötesinde birisi. Tam olarak suçlamak da zor tam olarak hayranlik duymak da. Onu bu haliyle sevip kabul edeceksiniz ya da külliyen uzaklasacaksiniz. Başka seçeneğiniz yok.
0
encokbenisevinnolur
(17.11.22)
ayse yesil isik yakmis, sevgilin de tuzaga dusmus ya da seni gozden cikartmis macera icin. ilk yazan ayse bile olabilir. ben ayseyi de silerdim, bu tip sacma sapan insanlara tahammulum yok. hatta arkadasligimi bitirmeden ayse’ye oyun oynardim ve ozguvenini yerle bir ederdim.
0
deartheodosia
(17.11.22)
Arkadasiniz kendini böyle hareketlerle tatmin etmeye calisan, ruh sagligi bence pek yerinde olmayan biri. Sürekli bundan beslenmesi, takinti haline getirip cinsel gerilimin pesine düsmesi ve hatta bunun icin tanidigi insanlari da alet olarak kullanmaktan cekinmemesi... Uzak durun.

Flörtünüz de masallah ne kadar karakter sahibi bir insanmis! O da heyecanlanmis, bu gerilimden etkilenmis... "Flörtümün arkadasi benden cok etkilendi, ow ne kadar etkileyici bir erkegim!" Gerzek adam. Onu da cöpe atin.

Iki kici basi oynayan insandan da kurtuldunuz, bu iste karli cikan sizsiniz.
0
buf-e kür
(17.11.22)
Ayşe gibi birini tanıyorum ben gerçekten de Hülya avşarın gençliği gibi güzeldi, böyle herkesle flört ederdi. Sonra kapandı hakim oldu, bir ara milletvekili aday adayı oldu öyle, o aklıma geldi.

İkisini de at çöpe. Ayşe ruhunu emer özgüvensiz bitch
0
Hallegadola
(17.11.22)
ayseyle küsüşcek bi şey görmüyorum ama sevgiliyle tanıştıracak kadar yakın da olunmamalı
0
ala09
(18.11.22)
Ayyy benim de İdil adında attention whore bir arkadaşım vardı, bire bir aynı durumu yaşadım. Filmin sonunu söyleyeyim; tamamen hayatımdan çıkarıp her yerden engelledim ve bir ferahlık geldi.
0
marla is in my head
(18.11.22)
Ayse'nin sana sosyal olarak veya baska turlu bir faydasi yoksa silebilirsin. Varsa tahammul edilebilir ama tedbirli ol.
0
hot potato
(18.11.22)
sende de suc var kiz normal degil, ama arkadasin, sevgilinle tanistiriyorsun, is yerinde merhaba-merhaba da kalmaliydi bence. histrionik kisilik bozukluguna bir bak (bir arkadasim da vardi).
o masada dokundu falan diyorsun, erkek arkadasin orada sinir koymadiysa, ikisini birakip gitseydin keske.
0
spherical
(18.11.22)
ben de bile isteye neden tanistirdigini anlamadim. benim de boyle tanidigim biri var, cevrede erkek olunca birden tavirlari degisir, sesi degisir, cilvelenir, dikkat cekmek icin sesli konusup kahkahalar atar falan…
0
deartheodosia
(18.11.22)
Koy g.tlerine ikisinin de.. +1
0
Cesario
(18.11.22)
Koy götüne ikisinin de. En büyük kabahat erkek arkadaşında.Ama ayşe de bence içten içe flörtöz ve bu durum hoşuna bile gitmiş olabilir. Yoksa size gerçek yüzünü göstermek amacıyla konuştum bahanesi komik.
0
drako
(18.11.22)
Ayşe'nin bitmek bilmez ilgi açlığı aslında sizin için iyi bir şeye dönüşmüş. Ne güzel ancak bu Ayşe'nin ideal bir arkadaş olduğu anlamına gelmiyor. Eminim Ayşe ile arkadaşlığınızı bu anlattıklarınıza rağmen sürdürmenizin geçerli nedenleri vardır. Gerçekten sizin işinize yarayan, vazgeçemediğiniz nedenlerse bunlar en azından arkadaşlığınızı bu seviyede tutabilir ve ille bu arkadaşlığı sürdürecekseniz onunla yüzleşebilirsiniz. Ha ben olsaydım ikisini de kendi cehennemlerine gönderirdim o ayrı.
0
charbiel
(19.11.22)
ikisinin de koy götüne ama sevgilinin direkt koy, ayşe'ye de teşekkür ederim falan diyerek arayı aç bence. ayşe bu turda sevgilini çok da beğenmemiş o nedenle sadece gözünü açmaya uğraşmış olabilir ama bir dahaki turda sevgilini de beğenmeyeceğinin ve elinden almayacağının garantisi yok.
0
kenarortay
(30.11.22)
(7)

Online psikolog?

cockiness
bebeğimiz doğalı 9 ay kadar oldu. bu süreç eşim için oldukça zor geçti. bir psikoloğa gitmenin faydası olabilir gibi geldi. ama bebekle ancak online seanslar olabilecek malesef. çocuğumuz anneye aşırı bağımlı.online psikolog nerden bulabiliriz? online olunca performans düşer mi? illa yüz yüze mi olm
bebeğimiz doğalı 9 ay kadar oldu. bu süreç eşim için oldukça zor geçti. bir psikoloğa gitmenin faydası olabilir gibi geldi.

ama bebekle ancak online seanslar olabilecek malesef. çocuğumuz anneye aşırı bağımlı.

online psikolog nerden bulabiliriz? online olunca performans düşer mi? illa yüz yüze mi olmalı size?
0
cockiness
(16.11.22)
ofiste bir arkadaş evimdekipsikolog.com'dan memnun kaldığını söylemişti
0
teritori
(16.11.22)
www.instagram.com
tavsiye ederim
0
entropik
(16.11.22)
Evimdekipsikolog+1
0
kaptan maydanoz
(16.11.22)
Şöyle bir mesaj almıştım (meslek uyuyorsa başvurun):


Selâmlar arkadaşlar. Türk Psikologlar Derneği koordinatörlüğünde sağlık çalışanlarına ve öğretmenlere yönelik ücretsiz online psikososyal destek projesi yürütülmektedir. Aşağıdaki linkten başvurular alınmaktadır. yanyanayiz.com.tr
0
cemallamec
(16.11.22)
Kemal Can Silim online çalışıyor. Mutlaka öneririm.
0
ruhen hastayim ben
(16.11.22)
illa yuz yuze olması gerekmiyor, danışan bu fikre sıcak bakıyorsa sorun yok. pandemi itibariyle zaten çoğu terapist online görüşmeye geçti. evimdekipsikolog, hiwell gibi uygulamalardan seçecekseniz de mutlaka özgeçmişlerine ve aldıkları eğitimlere bakın. geçenlerde kardeşim için terapist aradıgım için yetkin bulduğum kişileri listeledim, ihtiyacınız olursa özelden yazabilirsiniz. fakat bu sitelerdeki kişiler genellikle fazla tecrübeli değiller. maddi anlamda uygunsanız ve minimum 500, 600 verebiliyorsanız tecrubeli terapistlerden de paylaşabilirim. ilk önerim başak türküler aka olacak.
0
anna sun
(16.11.22)
Yazacaklarım umarım kafanızı karistirmaz ama bu konuda haddinden fazla "istismara" uğramış biri olarak ve bebek ile anneyi ve de bazı cevapları görünce yazma ihtiyacı hissettim. Yani bir de ikaz koyayım başa eğer başlığı eşinize okutacaksanız da benim cevabımı siz süzüp ona aktarın durduk yere evhamlanmasin. Eğer sizde de öyle olabileceğini düşünüyorsanız isterseniz siz de okumayın devamını.

Şu bahsedilen egitim ve yüksek lisansları tam olan iki farklı kişiden terapi almaya "çalıştım" ancak çeşitli açılardan duygusal istismara maruz kaldım. Bu istismar dediğim durumun kavramsal adı böyle mi bilmiyorum çeşitli asagilamalar ve manipülasyonlara maruz kaldım ayrıntılarını sizin konunuzla ilgisi olmadığı için fazla girmeyeyim ancak bunlar tartışmasız alaycı tavırları, azarlama ve asagilamalari içeriyordu. Benim duygusal olarak çok karmaşık ve düşük olduğum dönemler olduğu için de durumun ayırdına varmam 10-15 seanslik zamanımı ve paramı aldı.

Sorunuzla bağlantılı kısmı şu:
Bu iki kişiden biri psikoloji mezunu, klinik psikolog ve sinirbilim doktorası olan biriydi.
Yek diğeri psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans mezunu ve klinik psikoloji yüksek lisansı olan biriydi.
Her ikisinin de işlevini vs bilmediğim özel kurum ve derneklerden dışarıdan bakınca "parlak" ve "muteber" gözüken terapi eğitimleri de vardı. Ben bu saydığım unvan vs.nin tam anlamıyla ne ya da neler ifade ettiğini bilmiyorum ancak, aynı sizin gibi kime gidelim neye göre seçelimi internette arayıp sorarken bu kişilere gidilebileceği bilgisini edinmiştim o zaman için.

Ancak bana da olan oldu.
İlgilisi gibi gözüken dernekler herhangi bir şekilde şikayet taleplerimi ciddiye almadılar. Bu konulardan anlayan bir avukat da bulamadım ve bir hukuki süreç de baslatamadim. O kadar para verdiğim ve istismara uğradığımla kaldım.

Şu an uzman psikolojik danışman unvanı olan biriyle 5 aydır görüşüyorum temelde bu diğer "unvanlı" tiplerin yarattığı zararı telafi etmek için. Gayet memnunum.

Bu süreçlerde ogrendiklerim de şunlar oldu size de fikir verebilecek:

- bu konuda ruh sağlığı yasası ile bir çerçeve çizilmiş ancak teamülen sektörde bambaşka bir şey var. Orası yine de bir nebze de olsa fikir verebilir yine de.

- ruh sağlığı çalışanı kategorisine uyan dernekler kimin neyi yapıp kendine ne diyebilecegini kendi anlayislarina göre manipülatif bir şekilde anlatıyorlar (manipulatif dediğim şu: "böyle olması gerekiyor" diye anlattıkları şey ruh sağlığı yasası ile uyumsuz. Onlar yasal olarak olması gerektigine kendilerince inandıkları şeyleri gerçek budur şeklinde lanse ediyorlar) ve zannediyorum aralarında bir çeşit iyilik adına gibi gözüken ancak sektördeki pastayı paylaşma kavgası var.

- bu iş manipülasyona ve kötü muameleye çok müsait çünkü orada iki kişi arasında bir şey oluyor ve gizli olması temel esprisi. Ama uzman da olsa yanlış bir şeye maruz kalınca kanitlamaniz çok zor. Hatta "yanlış" olanın ne olduğunu bile anlamanız çok zor çünkü ne kadar ilgilisi de olsanız işin ehli değilsiniz ve vardır bir bildiği diyorsunuz. eğer az buçuk ingilizceniz varsa redditte r/therapyabuse kanalı var, biraz göz atarsanız ne demek istediğimi daha anlaşılır olabilir.

- Google'a "şehir ismi psikolog" "şehir ismi terapist" vs. diye yazdiginizda ilk başlarda çıkan listeleme sitelerine parayla üye olunuyor. Sahte yorumlar vs de yapılabiliyor aksini iddia etseler de. Bu yukarıda zararına maruz kaldığım bahsettiğim tipler epey övülen kisilerdi mesela ve haklarında birsuru de yorum vardı.

- yine bu listeleme sitelerinde uzmanlik çalışma alanı keywordleri de balon. Google SEO sistemiyle entegre olsun diye yazıyorlar bir çoğunu. Biraz karıştıracak olursanız yeni mezun olmuş olanın da emekliliğe yakın yaşta olanın da bin türlü çalışma alanı olduğunu görüyorsunuz. Bilmiyorum belki olabiliyordur bana çok mantıksız geliyor.

- bir de bu işlerle uğraşan kişiler bir çeşit tarikat gibiler (en azından benim karsilastiklarim), tarikat dediğimi şöyle açayım: biriyle seanslarınizda istediğinizi bulamayip ayrıldınız diyelim, ayrılma sebebiniz çok makul ve insani bile olsa ya da apaçık kötü bir muameleye maruz kalmış bile olsanız (mesela size ana bacı küfür edilmiş bile olsa) buna temkinli ve önyargılı yaklaşıyorlar. Belki teorik bir altyapısı vardır da bana tuhaf geldi yani hani "kötü" psikolog" ya da işte etik çalışmayan bir meslektaşlarının olması imkansizmis gibi bir tavırları var genel olarak.

- ben x konuda çalışan biriyim diyen birinin yaşı 50 de olsa o konuyla tecrübesi ne kadar bilmeniz mümkün değil. O sorun ile çalışıyorum demeye kendince yetkin görüyordur ya da öyledir ama o konuda görüşeceği ilk kişinin siz olup olmayacagini bilemezsiniz hiçbir zaman. Bu açıdan eşinizle benzer durumdaki ya da benzer bir dönemden geçen birini şayet bulup teyit de edebilirseniz ona gitmek daha güvenli bir seçenek gibi geliyor bana şahsen.
0
encokbenisevinnolur
(17.11.22)
(10)

Artik Türkiye´de yasamayan kisilerin vatandasligi

buf-e kür
Bu konuda ne düsünüyorsunuz? Uzun yillardir Türkiye´de yasamayan insanlarin oy kullanmalari konu olmustu gecen senelerde de. Türkiye´den vatandasligi olan ve de uzun yillar Türkiye´de yasamis ama artik Türkiye´ye donme dusuncesi icinde de olmayan insanlarin, artik yasadiklari ve hayatlarini kurdukla
Bu konuda ne düsünüyorsunuz? Uzun yillardir Türkiye´de yasamayan insanlarin oy kullanmalari konu olmustu gecen senelerde de.

Türkiye´den vatandasligi olan ve de uzun yillar Türkiye´de yasamis ama artik Türkiye´ye donme dusuncesi icinde de olmayan insanlarin, artik yasadiklari ve hayatlarini kurduklari ulkelerin vatandasligini almalari konusundaki yorumunuz?

Örnegin bir tanidiginiz size vatandasliktan cikip ve Avusturya ya da Irlanda vatandasligina gectigi soyledi. Ne dusunursunuz? Sizce cok duygusal bir konu mu mesela?
0
buf-e kür
(16.11.22)
Sorunuz oy kullanma hakkında değil anladığım kadarıyla, kimin vatandaşlığının nerde olduğu hakkında hiçbir pozitif ya da negatif düşüncem yok.

Ancak çifte vatandaşlığa izin verilen yerlerde, buna izin verilmesinin tek nedeninin çifte vatandaş sayısının genele oranla etkisiz seviyede olması olduğunu düşünüyorum. Sayı belli bir sınırı aşsaydı izin verilmezdi.

Şöyle düşünün, diyelim ki a ülkesinin b ülkesinde %10'luk oy potansiyeline sahip vatandaşı yaşıyor olsun. Sizce o halde a ülkesi çifte vatandaş olanlara oy kullanma izni verir miydi? Bu açık şekilde B ülkesinin A ülkesindeki politikalar üzerinde etkili olmasına yol açar. Sayı az olunca göze batmıyor sadece. Bence yanlış bir uygulama çifte vatandaşlık.
0
akhenaten
(16.11.22)
Sorum sadece oy kullanma hakkinda degil. Vatandasligin katilimcilikla ilgili kismini unutmamak adina yazdim onu.

Cift vatandaslikla cok ilgili degil de daha cok vatandasliktan cikmislar hakkindaydi sorum ama yine de baslikla birlestirilmis ilk soruya cevap olmus sizinki @akhenaten.

Avrupa´da yasayan Türkiye kökenlilerin, hem yurt ici hem uluslararasi politakada etkin oldugunu dusunuyorum. 2018 seciminde 1,5 milyon oy kullanildi yurt disindan. Avrupa-Türkiye arasindaki politakalarda da oy verme konusu onemsiz bir konu degil asla.
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
"Örnegin bir tanidiginiz size vatandasliktan cikip ve Avusturya ya da Irlanda vatandasligina gectigi soyledi. Ne dusunursunuz? Sizce cok duygusal bir konu mu mesela?"

hayir degil. neticede bana ne yani. sence neden duygusal olabilir?
0
hot potato
(16.11.22)
@hot potato, cünkü vatandaslik duygusal bir konu. modern toplum ve modern insan icin cok onemli bir pattern. bkz. "emotional bond of citizenship”
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
Ben dediginiz gibi cifte vatandasim (Turkiye ve Irlanda). Ancak tezinizin aksine herhangi bir duygusal vatandaslik bagim yok. Cevremdeki tanidigim kisilerle de konusu acilinca benzer yorumlar duyuyorum, duygusalliktan ziyade genelde insanlar fayda/kolaylik ekseninde yaklasiyorlar vatandasliga.
0
sertac akin
(16.11.22)
@serkan akin, bir ulkenin pasaportuna sahip olmak, tipki bircok markanin yaptigi "x sahibi olmak" gibi birlestirici bir kimlik yaratir ve rasyonel bir tarafi oldugu gibi duygusal bir tarafi da vardir. buna benim tezim demek sosyolojinin son 20-30 yildir zaten kafa yordugu bir konudan ilk kez ben bahsediyormusum gibi olur.
0
🌸buf-e kür
(16.11.22)
Sosyolojinin "birlestirici bir kimlik yaratir ve rasyonel bir tarafi oldugu gibi duygusal bir tarafi da vardir" seklindeki tezi adi ustunde tez, her sartta ve her kiside gecerli bir kanun gibi yaklasmamak lazim.

Benim kucuk gozlem kumemdeki ornekler bu tezle celisiyor ama istisnalar kaideyi bozar mi, sosyologlara sormali :)
0
sertac akin
(16.11.22)
Cifte vatandas olmakla ilk vatandaşlığını bırakıp farklısına geçmek tamamen farklı durumlar.

Ben isveçte yaşıyorum. ülkesi çifte vatandaşlığa izin vermeyen ülkelerden gelen göçmenler vatandaşlığını hiç bırakmıyor. bulunduğumuz avrupa ülkesinde süresiz oturum almış, isveç vatandaşı olmadan devam ediyor çünkü geldiği ülkenin vatandaşlığını bırakmak istemiyor.

Açıkcası benim deneyimlerime ve çevremde gördüğüm insanlardan duyduklarıma göre memleket hasreti cidden kolay değil. Eğer türkiyede sevdiğiniz büyük bi aileniz varsa, sevdiğiniz arkadaşlarınız varsa, ülkenin dört bir yanı ile duygusal bağ durduysanız o zaman türkiye vatandaşlığını bırakmak cidden çok zor.

Benim için de duygusal bir durum olurdu. Açıkcası çevremdeki bir çok insanın türkiyede de ekonomik problemi yoktu, kültürel nedenler ile ülkeyi terketti, herkes eğer iyiye bir gidişat görse türkiyeye geri döner. En azından düşünceleri o yönde.

Bı bağlamda baktığımda türkiye vatandaşlığını tümden bırakmak bana çok çok zor geliyor. Demekki o kişiyi originlerine bağlayan bir bağ kalmamış, kişinin doğduğu ülkede bu kadar yalnız hissetmesi, doğduğu ülke ile bu kadar bağ kuramaması çok üzücü.
0
zimbirik
(17.11.22)
cifte vatandasim.

bilerek isteyerek turkiye secimlerinde oy kullanmiyorum, cunku adil bulmuyorum. bence engellenmeli.

kanada secimlerinde mutlaka oy kullaniyorum, ihtiyar heyeti oylamasi bile olsa gidip oyumu atarim, gerekirse o gun isi gucu birakirim.

yarin kanada cikip birini sec dese hic dusunmeden turkiye'yi secerim, pasaportu kivirip yollarim. MHP tandansli degilim, ama anavatan olayi baska, mevzu derin.
Belki soyle aciklanabilir, kanada ile "cikar iliskisi" bagim var sadece, duygusal bir bagim yok. Turkiye ile bir cikar iliskim yok, duygusal bir bagim var.

Turkiye'nin x noktasinda bomba patlasa, deprem olsa kalbim agriyor ve kalp kontrol edilebilen bir kas degil. Kanada'danin atlantik kiyisinda daha yeni sel oldu, his olarak etkisi bana sifir oldu.
0
cooperr
(17.11.22)
Devlet ve onun çatısı altında vatandaşı olarak yaşayan birine bir hak tanıyor ve o da onu kullanıyor. Bu tanınan hak ne kadar saçma ne kadar adaletsiz olursa olsun, ben de o devletin vatandasiyken bu konuda mantıklı olan benim buna itirazimi devlete sunmak olur çeşitli sivil toplum vs ya da bireysel faaliyetlerle. Doğrudan o kişiye yönelik bir şey yapıyor ya da söylüyorsam burada modern toplumun temelini eşeliyorum demektir.
0
encokbenisevinnolur
(17.11.22)
(2)

Mevlana’yı okumayı seven biri

durgunfoton
Başka kimi sevebilir? Yabancı, Ayrıca Hayyam, hafiz (bunu bilmiyorum) okuyor.
Başka kimi sevebilir? Yabancı, Ayrıca Hayyam, hafiz (bunu bilmiyorum) okuyor.
0
durgunfoton
(08.11.22)
Muhammed İkbal, Ali şeriati beeelki Filibeli Ahmet Hilmi.
0
Amaranta ursula
(08.11.22)
Marquis de sade
0
encokbenisevinnolur
(08.11.22)
(3)

Kedimin g.tüne üfleyince "miyk" demesi...

msb
7 yıllık kedim. Akşam kucağımda yatarken sigaranın külünden çok az üzerime dökülünce umursamaz bi şekilde püff yaptım tişörtüme, bizimki de kafayı bana çevirip miyk'ledi. Ben anlamadım tabii. Tekrar aynı noktaya püff yapınca yine aynı tepki geldi. Aşırı komik geldi ne zaman g.tüne üflesem dönüp miyk
7 yıllık kedim. Akşam kucağımda yatarken sigaranın külünden çok az üzerime dökülünce umursamaz bi şekilde püff yaptım tişörtüme, bizimki de kafayı bana çevirip miyk'ledi. Ben anlamadım tabii. Tekrar aynı noktaya püff yapınca yine aynı tepki geldi. Aşırı komik geldi ne zaman g.tüne üflesem dönüp miyk yapıyor çok ilginç :)

Kedisi olanlar sizde böyle bi durum var mı acaba deneseniz bi çok merak ettim :D

Kısır erkek bu arada.
0
msb
(07.11.22)
açıkçası benim de g.tüme üfleseler ben de miyk ederdim. hatta başka şeyler de diyebilirdim.
0
gottacatchemall
(07.11.22)
Sigara içtiğiniz için nefesiniz kötü kokuyor ve kedilerin minicik burunları çok hassastır. Hatta ciğerleri baya kötü durumdadır muhtemelen kedinin. Miyk etmesi normal :,(
0
kaptan maydanoz
(07.11.22)
Hoslanmadiklari ya da istemedikleri bir şey yapınca öyle tepki veriyorlar, sizi sevdiği için öyle yapıyor yoksa tislardi. Sizi sevenlerin poposuna uflemeyin yani sevmeyenlerin ufleyin.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
(5)

Gece nasıl erken yatılır?

sassot
Bugün saat 1 de kalktım muhtemelen gece de 3-4 olmadan uyuyamam ama benim yarın sabah en geç 9 da kalkmam gerek bunun için de 1 gibi falan yatmış olmam lazım.Bu gece nasıl erken yatarım kendimi nasıl yorarım ?
Bugün saat 1 de kalktım muhtemelen gece de 3-4 olmadan uyuyamam ama benim yarın sabah en geç 9 da kalkmam gerek bunun için de 1 gibi falan yatmış olmam lazım.

Bu gece nasıl erken yatarım kendimi nasıl yorarım ?
0
sassot
(07.11.22)
Koşuya çıkın.
Papatya çayı.
Deniz kenarına çıkın mümkünse yaşadığınız yerde.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
sizde boyle bir sorun var mi bilmiyorum ama cep telefonu tablet mablet gece ayni odadaysa o uykunun p*c olma ihtimali %90 artiyor. telefonu baska bir odaya koyun.

gene boyle bir sorun var mi bilmiyorum ama: kahve icmeyin.
0
hot potato
(07.11.22)
Erken yemek ye. Günü kafanda bitir.
0
seaman
(07.11.22)
ılık bir duş
0
bahçedekisandal
(07.11.22)
Erken yemek +1
0
038576
(07.11.22)
(10)

fiyatlar daha da artmadan ne alınır?

stationary traveller
elimdeki nakit para ve her ay maaşımın bir kısmıyla sürekli bir şeyler alıyorum. para türk lirasında amaçsız kalınca sinirim bozuluyor çünkü her an her şeyin fiyatı yükseliyor. ara ara biraz altın alıyorum, onun dışında son aylarda macbook, iphone, airpods, kindle, logitech klavye-mouse vs. aldım. h
elimdeki nakit para ve her ay maaşımın bir kısmıyla sürekli bir şeyler alıyorum. para türk lirasında amaçsız kalınca sinirim bozuluyor çünkü her an her şeyin fiyatı yükseliyor. ara ara biraz altın alıyorum, onun dışında son aylarda macbook, iphone, airpods, kindle, logitech klavye-mouse vs. aldım. hatta çok ihtiyacım yokken gidip herschel çanta bile aldım. bu ay da yeni bot-kışlık mont alacağım ama sonrasında sizce ne almalıyım? ps5? monitör? (arada sırada tasarım yaptığım ve film izleme zevkimi artırmak için olabilir bu) bunlar dışında aklıma bir şey gelmiyor. öneriniz var mı?
0
stationary traveller
(07.11.22)
ihtyaçlarını almışsın, bundan sonra sana tavsiyem hisse al.
1 sene sonra bana dua edersin =)
0
rentts
(07.11.22)
Ömrünü doldurmuş ya da doldurmaya yakın beyaz eşyanız varsa acilen yenileyin. Özellikle çamaşır ve kurutma makinelerinin fiyatı çok kısa sürede %150 arttı. Robot süpürge düşünebilirsiniz. Bunun dışında eğlence için gerekli her şeyi edinmişsiniz. Mevsim kış, çay-kahve makinelerine bakabilirsinşz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.11.22)
bu şekilde harcamalar yaparak para kazandığını düşünüyorsun ama aslında normalde ihtiyacın olmayan şeyleri aldığın için para kaybediyorsun. enflasyondan dolayı satın alımlarını öne çekiyorsan, sadece ihtiyacın olan şeyleri alacağına emin ol. onları da max taksitle al. onun dışında zaten ihtiyacın olmayan şeyi alma. paranı da türk lirasında tutma, dolara falan koysan bile olur, ama boşa harcama yani.

bot demişsin mesela bot ve montlar zaten pahalı şu an, kuru da herkes 25-26'ya göre ayarlamış durumda. ihtiyacın varsa al yani yoksa çok büyük indirim olmadığı sürece girme derim.
0
roket adam
(07.11.22)
Bana şu şartlarda, şayet yatırım yapmak için kayda değer bir miktar da ayrilamiyorsa, mal değil de hizmet almak daha mantıklı geliyor. Eğitim olur, dil kursu olur, psikolojik danışmanlık olur, masaj olur...
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
Roket adam hakli. Ben survivor moda gectim sadece elzem seyleri aliyorum cunku sonrasi belli degil. Al ver ekonomiye can ver devrinde degiliz maalesef.
0
kuzey li
(07.11.22)
Ben hep kullandığım şeyleri senelik stokluyorum genelde. Mesela güneş kremi.
0
jazzabel
(07.11.22)
boyle amacsiz alisveris yaparak kar edemezsin. bu davranis alisveris bagimliligi, finansal olarak baska bir temeli yok. turk lirasinda kalmak istemiyorsan doviz alirsin, hisse alirsin vesaire. turk lirasinda kalmak veya gereksiz canta almak tek iki secenek degil... ki bence dogru duzgun kullanmayacagin ve 2-3 seneye modasi gececek teknolojisi eskiyecek ivir zivir yigmak turk lirasinda kalmaktan daha kotu.
0
hot potato
(07.11.22)
savasta veya kitlikta degiliz, abartmayin. edecegin 30-40 lira kar, evinde koyacak yer bulamayacaksin,, dertsiz basina dert alacaksin.
0
baldur2
(07.11.22)
Uygulamanız biraz saçma çünkü ihtiyacınız olmayan şeyleri de alıyorsunuz. Düzenli olarak dolar alıp paranızı USD vadeli hesaplarda tutabilirsiniz. Gereksiz alışverişten iyidir.
0
pispinti
(07.11.22)
fobot süpürge + dyson süpürge + hisse
0
benaslinda
(07.11.22)
(4)

Bir kitapta +18 ibaresi sorusu

menon
Merhaba, şimdi ben bir kitap yazıyorum. Kurgusunu çok uzun zaman önce yaptığım ancak yeni vakit bulabildiğim bir çalışma içindeyim. Konu cinsellik barındırıyor. Acaba kitap basımlarında +18 ibaresi neye göre veriliyor. Belirli bir limiti var mı? Bilgisi olanlardan cevap bekliyorum, teşekkürler.
Merhaba, şimdi ben bir kitap yazıyorum. Kurgusunu çok uzun zaman önce yaptığım ancak yeni vakit bulabildiğim bir çalışma içindeyim. Konu cinsellik barındırıyor. Acaba kitap basımlarında +18 ibaresi neye göre veriliyor. Belirli bir limiti var mı? Bilgisi olanlardan cevap bekliyorum, teşekkürler.
0
menon
(07.11.22)
bence erotica* tarzında yazmadığınız sürece +18e gerek yok. tekrar ediyorum, bence.
0
inheritance
(07.11.22)
yatak odasında felsefe'nin üzerinde bile +18 yoktu yav. onda yoksa siz bütün hayalgücünüzü buna odaklasanız bile +18'lik bir şey bulamazsınız herhalde.

kitabın üzerine mi +18 basılıyor yoksa satıldığı rafa mı?
0
bohr atom modeli
(07.11.22)
Şu ana kadar hiç üzerinde +18 yazan kitap görmedim. İstisna olarak yaş ibaresi gördüklerim çocuk kitabiydi hep.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
Herkese teşekkür ederim. Bahsettiğiniz tarzda kitap hiç okumadım(fantastik severim). Okuduğum en erotik kitap fi çi pi serisi idi :) Biraz daha açmam gerekirse tam olarak lgbt değil ancak eşcinsel bireyler var ve konu swinger alemi üzerine.
0
🌸menon
(07.11.22)
(6)

Deprem ve psikoloji

grabbing hands
Özellikle son izmir depreminden sonra geceleri uyuyamıyorum. Ses ve yatağın tekrar havaya fırlatma korkusu tedirginlik yaratıyor. Nasıl rahatlayabilirim ?
Özellikle son izmir depreminden sonra geceleri uyuyamıyorum. Ses ve yatağın tekrar havaya fırlatma korkusu tedirginlik yaratıyor. Nasıl rahatlayabilirim ?
0
grabbing hands
(07.11.22)
öncelikle, yaşadığınız çok normal. zaman geçtikçe tedirginliğiniz azalacak, ama bazen durduk yere tekrar kendisini hatırlatacaktır.

bu süreci hızlandırmak için, oturduğunuz evin sağlamlığını araştırabilirsiniz. sonuçta depreme dayanıklı evler güvenilir. değilse zaten oradan sağlam bir yere taşınmak ilk amacınız olsun.
0
lovemyself
(07.11.22)
ben de izmirdeyim ve ben de uyuyamıyorum. 2020'deki depremde de böyle olmuştu. malesef zaman herşeyin ilacı. zamanla geçiyor.
0
false pretension
(07.11.22)
Travma tedavisini bir araştırın lütfen, çoğunlukla bilinçaltına yönelik psikoterapi teknikleri olacak, isterseniz bir profesyonelden de yardım alın. Eğer maddî imkan yoksa kendini iyileştirme denilen alanda okuyun, uygulayın... ama bilinçaltı terapilerini öneririm. Barış Muslu'ya da bir bakın derim. Çok geçmiş olsun...
0
muhayyer divan
(07.11.22)
Ayrıca @lovemyself +1

Biz halk olarak müteahhitleri, inşaat şirketlerini daha kaliteli ve daha uygun fiyatlı evler yapmaya zorlamadıkça onlar para canavarı olmaya devam edecekler. Bir şekilde müşteri kimliğimizi kullanıp mümkünse hiçbir şeyi beğenmemeliyiz. Altın ve petrol zengini araplar gibi her şeye burun kıvırmalıyız çünkü müşteri biziz, bunu kullanmalıyız bütün halk olarak.
0
muhayyer divan
(07.11.22)
manyakça gelebilir ama ben deli gibi deprem videosu izleyerek çözdüm. neden işe yaradı gerçekten bilmiyorum. tavsiye eder miyim ondan da emin değilim sadece bende işe yaradığı için anlatasım geldi. deprem esnasında kitlenen sonrasında da günlerce uyuyamayan sürekli her seste sıçrayan birinden artık umursamayan birine dönüştüm.

ama hissettiğin şeyleri seninle birlikte binlerce kişi hissediyor, bunu da unutma. 2020 depremi herkeste psikolojik hasarlar bıraktı ve izmir halkının büyük bir kısmı seninle aynı şeyleri yaşıyor, yalnız değilsin.
0
nolmus yani
(07.11.22)
Bahçeye ya da sokağa açılan balkonu olan bir yerde yaşamıyorsaniz, binayı yıkacak şiddette bir depremde öleceksiniz zaten çok şanslı değilseniz.

Bunun dışında o durumda nasıl hareket etmek gerektiği ile ilgili eğitim videoları vardır illa ki. Ben ortaokul ve lisedeyken bir STK gelip uygulamalı anlatmıştı, hala aklımda ve bildiğini bilmek iyi oluyor. Ayrıca kişisel bir planınız da olsun o anda napacaginiza ve adım adım nasıl hareket edeceğinize dair. Bu da bir nebze ferahlık verir.
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
(13)

neden bu davranışlar

antikitleruhlu
merhaba,geçen yazdığım bir yanıttan sonra mesajla fikir belirtenler olmuştu. Genel olarak fikrinizi almak istedim.+30 yaşlardayız. Çok fazla vakit geçirmemizden yola çıkarak flörtüm olarak düşündüğüm adama arkadaş olmak istemediğimi söyledim, ve bir güzel red yedim.Ancak bundan sonrasında aramızın i
merhaba,
geçen yazdığım bir yanıttan sonra mesajla fikir belirtenler olmuştu. Genel olarak fikrinizi almak istedim.

+30 yaşlardayız. Çok fazla vakit geçirmemizden yola çıkarak flörtüm olarak düşündüğüm adama arkadaş olmak istemediğimi söyledim, ve bir güzel red yedim.
Ancak bundan sonrasında aramızın iyi olmayacağının kendisini üzeceğini söyledi. Ben de arkadaş kalabileceğimizi belirttim. Ama arkadaşlık, eskisi gibi sık görüşmelerin olacağı "kankalık" olabilecek bir durum değil.

Ancak o günden beri sürekli arayan, plan yapmak isteyen, görüşmek isteyen kendisi. Mesajlaşmalardan sonra ilk defa dün yürüyüş teklifine tamam dedim. Ama bana iyi gelmedi. Bugün yine neden böyle diye üzüntü içindeyim.

Fikrinizi almak istediğim şey şu: Reddeden bir erkek olarak neden hala aramayı ve iletişimde kalmayı sürdürüyor. Flörte girebilecek mesajlar atıyor. yedekte tutuyordur desem artık benden ona giden/gidecek bir iletişim yok.

Aslında farkındayım bunun net bir yanıtı yok. Sanırım içimi dökmek istedim. Çünkü alışma sürecime izin vermediği için zorlanıyorum. bu durum hala acaba hoşlanıyor da başka bişey mi var dememe sebep oluyor. O zaman yine başa dönüyorum. Alışamıyorum bu yanıtına.

İyi pazarlar :)
0
antikitleruhlu
(06.11.22)
Bir beklentiniz var haliyle ama bana daha cok adamin avci ruhu tetiklenmis gibi geldi. Tekrar adim atsaniz kacacak gibi. Tam bir kacinganlik davranisi.
Guven vermedi acikcasi
0
mor oje
(06.11.22)
@mor oje, bir daha adım atmayı düşünmüyorum. konuyu da tekrar açmıyorum. o aramasa ve mesaj atmasa ben herhangi bi şekilde iletişime geçmiyorum
0
🌸antikitleruhlu
(06.11.22)
Siz kendinize böyle bir söz verdiniz, tamam ama karşı taraf sizi biraz tanıdıysa ve @mor oje'nin bahsettiği gibi avcı ruhluysa yelkenlerinizi hemen suya indireceğiniz bir jestle, mimikle, teklifle, davetle vb. karşınıza çıkar, yine bir şekilde kendini düşündürür. Ben açık açık konuşmanız taraftarıyım açıkçası, derdi neyse konuşsun, bu iş olmayacaksa da olacakmış gibi davranmasın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.11.22)
"Ama arkadaşlık, eskisi gibi sık görüşmelerin olacağı "kankalık" olabilecek bir durum değil. "
Bu senin düşüncen o böyle düşünmüyor. Ya arkadaşlığınız bozulması diye soğukluk gitmesi için yapıyor ya da bir zaman sonra yelkenleri suya indirip fwb'ye evrilmesi niyeti var.
0
Bruce
(06.11.22)
Sebebini bilemiyorum ama "orada" kalmanızı istiyor. Bu yaptığını yapmasa belli bir mesafede olacaksınız. Yaptığında uzaklasamayacaksiniz ama. Siz nasıl tavır gösterirseniz gösterin nedenini belli eder zaten. Kontrol oyunu gibi geldi bana biraz.
0
encokbenisevinnolur
(06.11.22)
Nedeninin ne önemi var ki? Birlikte bir şey yapmak istiyor ancak istediği şey size iyi gelmiyor, onaysa iyi geliyor. Bu kişi sizi zaten reddetmiş, yani desteğe ihtiyaç duyan sizsiniz ancak nedense onu mutlu hissettirecek ve sizi sıkacak şeyleri onun için kabul ediyorsunuz.

Nereye varmaya çalışıyorum anlatabildim sanırım. Yapmayın bunu kendinize. Sebebi neyse ne, sonuçta sizi reddetmiş. Bu sebep her neyse sizden daha önemli onun için. O halde herkes kendi yoluna gitse daha iyi değil mi?
0
akhenaten
(06.11.22)
bazı şeylerden vazgeçmeyi kabullenemediği için böyle yapıyordur

sadece bir soruyla bir ilişkinin kopması erkek mantığına ters

ama önemli olan sizin nasıl huzurlu hissettiğiniz
kimseyi memnun etmek gibi bir göreviniz yok
0
bir soru sorcam
(06.11.22)
böyle davrandığı için benim de umudum maalesef devam etti. bi anda kesemedim iletişimi. sonunda da her türlü huzursuz oldum :(
0
🌸antikitleruhlu
(06.11.22)
iletisimi kesinlikle sürdürmeyin, birakin. hisleriniz devam ederken bu durumda olmak kesinlikle iyi bir sey degil. beklentilerinizi sifirlayin, sadece romantik niyetlerle görüsmeye devam edebileceginizi, bunun haricinde görüsmek istemediginizi söyleyip yol verin. kem küm ederse buna saygi duymasi gerektigini söyleyin. onun gözündeki degeriniz artacaktir. bir süre sonra tekrar iletisime gecerse de bu söylediginizi tekrar yeni bastan hatirlatin, ayni döngüye girmeyin. sinirlarinizi ve isteklerinizi net söyleyin.
0
catgroove
(06.11.22)
her türlü iddiaya girerim, bu şekilde sürekli arafta bıraktığı birden fazla kişi var ve sizlerle kendi egosunu yelpazeliyor, kendi tüylerini parlatıyor. bu konudaki özne ne sizsiniz ne de sizin arkadaşlığınız bla bla bla. özne herkes her daim her koşulda benimle ilgilensin duygusu.
0
Phoebe
(06.11.22)
İnsan bir açık kapı gördüğü zaman buradan girer. Her insan yapar bunu. Eğer bu durum her ne isim altında olursa olsun size iyi gelmiyorsa o kapıyı kapatmak (en azından siz yolunuza devam edene kadar) bir çözüm. O istediği hayatı sürdürebiliyorken sizin üzülmeniz hiç mantıklı değil çünkü...
0
charbiel
(07.11.22)
ne yaptığını bilmiyor da olabilir.
0
gabe h coud
(07.11.22)
Benzer durumda olan biri olarak, kendim de duymayi pek istemesem de, diyorum ki adam size cevabi vermis. Burda sizin onun ustunden degil kendi ustunuzden cevaplamaniz gerekiyor.

O oyle yapti, boyle dedi, boyle mi dusundu diye sorgulayacaginiza, 'ben her gordugumde birazcik uzulecegim biriyle vakit gecirmek istiyor muyum' diye sormaniz gerekir. 'beni neden etrafinda tutmak istedigini net anlamadigim birine vaktimi sunmak istiyor muyum' diye dusunmeniz gerekir.

Otuz yasinda olup da reddettigi birinin, hala etrafinda olmasi sonucu zaman zaman uzulecegi gercegini sanki boyle bir sey yokmus gibi "ama biz arkadasizzzz" diye vurgulayan insan her seyden once duygusal olarak olgunlasmamis biridir. O kadar kiymetli bir arkadasliksa karsinizdakine zaman verirsiniz, ruhunun dinlenmesini beklersiniz, o size ulasirsa da arkadasliginiza zaman verirsiniz. Ama arkadasiz yuruyelim, ama arkadasiz flort edelim diye darlamaya gerek yok. Bu manipulasyondur.
0
sopiro
(08.11.22)
(10)

Hic kendi yasitim arkadasim yok

duyurukullanıcısı
Ya benden 5 yas fazla yada benden 5 yas kucuk daha cok 5 yas buyukler var.Cok merak ediyorum yasitlarim nerede? Ne yapiyor?Nerede bu insanlar?Ben mi yanlis yerlerde takiliyorum?Kendi yasitlarimi nasil bulurum?
Ya benden 5 yas fazla yada benden 5 yas kucuk daha cok 5 yas buyukler var.

Cok merak ediyorum yasitlarim nerede? Ne yapiyor?
Nerede bu insanlar?

Ben mi yanlis yerlerde takiliyorum?

Kendi yasitlarimi nasil bulurum?
0
duyurukullanıcısı
(03.11.22)
Yas kac?
0
summer timetable
(03.11.22)
Yasi n kabul edelim
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.22)
O zaman x mekanında bulursun
0
kisa
(03.11.22)
Yasinizi bilmeden yasitlariniz nerede olabilir nereden bilelim?
0
summer timetable
(03.11.22)
25< n <35
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.22)
+-5 yas farkindan sikayet edip 25 35 yas araligi nerede takilir diye sormak... bruh
0
summer timetable
(03.11.22)
senin iyi yine de benim hiç arkadaşım yok.
0
clones
(03.11.22)
@clones

Berberini degistir hocam
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.22)
Zamanında akran zorbaligina ugradiginiz için bilincdisindan gelen durtulerle yaptığınız bilinçsiz bir seçim olabilir bu. En iyisi danışmanlık almak bu konuda.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
denk gelmemiş çevreni değiştir.
0
kuzey li
(03.11.22)
(21)

bi telefonu ortalama ne kadar kullaniyorsunuz

Kittie
bu aralar telefon alicam.bugunku bi duyuruda bi kullanici iphone 11, 2 3 yil goturur demis cevap olarak.tamam eski telefon da anlamiyorum nasi bu kadar az goturur.2016da alinma ortalama segment bi samsungum var.bi suru uygulama yuklu, sosyal medya aktif kullaniyorum, fotograf cekiyprum surekli, mail
bu aralar telefon alicam.
bugunku bi duyuruda bi kullanici iphone 11, 2 3 yil goturur demis cevap olarak.
tamam eski telefon da anlamiyorum nasi bu kadar az goturur.

2016da alinma ortalama segment bi samsungum var.
bi suru uygulama yuklu, sosyal medya aktif kullaniyorum, fotograf cekiyprum surekli, maillerimi takip ediyorum, aksamlari yatakta dizi izliyorum alistim ekran kucuklugune bilgisayari aramiyorum, internetten bi seyler okuyorum vs.
ne bi donma ne bi yavaslik var.

bikac yildir da guncelleme bile yapmiyorum galiba gelmiyor da hic orali degilim yani. bende mi bi gariplik var? simdi iphone 11 alsam bu mantikla beni bi 10 yil goturmeli.

baskalarinin telefonu yavasliyor mu. yani 2022de cikmis bi telefon 2025te cop mu yavastan?
millet napiyor da ne kullaniyor da cop oluyor telefonlar?

yeni telefon alma istegim de hem sikildim hem de fiyatlar giderek artiyor e 6 yillik telefon bi tane alayim diye alacagim
0
Kittie
(03.11.22)
çöp olmuyor ki, sadece diğerlerine kıyasla kötü kalıyor. herkesin telefon değiştirme motivasyonu aynı değil. iphone 11'im var mesela, değiştiren biri olsa sebeplerini anlarım. ama bu dediğiniz işlerde sorun yaratıyor mu? hayır.
0
ghilleinthemist
(03.11.22)
Bugune dek hep samsung kullandim, kapaklisindan simdiki dokunmatigine. Hepsini de telefonlar olene dek kullandim, ortalama 5-6 yil. Ama yakin zamanda zengin olursam basicam parayi aypon alicam, bendekini anneme vericem veya ihtiyaci olan bi ogrenciye.
0
summer timetable
(03.11.22)
İşimi görmez olasıya kadar. O yüzden belli bir süre yok. Eski telefonumu yıllarca ekranı kırık kullandım hatta.
0
yazdonumu
(03.11.22)
4-5 sene. son telefonumu 5 sene kullandım.
0
false pretension
(03.11.22)
İşimi görmez olasıya kadar +1

3 yıl öncesine kadar iPhone 6s kullanıyordum, pikselleri ölmeye başlayıp ekranın dörtte biri görünmez olunca artık yeter diye yeni telefon aldım. Şu an kullandığım telefon toplamda üçüncü akıllı telefonum.
0
kobuzchu kiz
(03.11.22)
genelde 3 yıl.
0
kuzey li
(03.11.22)
3.5 yil oldu, seneye bu zaman yenilemeyi dusunuyorum. samsung a50.
0
taurina
(03.11.22)
Kullandığım ilk akıllı telefon olan Iphone 5s'i 7,5 sene kullandım.
0
put it in your appropriate place
(03.11.22)
11 alma ben memnun değilim. Varan varsa 13 al bence.
0
Hallegadola
(03.11.22)
cop olmuyor+1
ariza olunca batarya falan bozulunca telefoncuya goturuyosub ve sonra bu donguyu bozamiyosun
0
ala09
(03.11.22)
2018'de Motorola almıştım, 16 GB hafıza 4 GB ram android 7.1 600 TL idi. Birkaç ay önce bataryası iptal oldu. Batarya hemen bulamadığım için yenisini aldım, batarya sonra buldum yedek olarak duruyor ve bir sorunu yok. Ama birincisi android sürümü eski kaldı. İkincisi 16 GB dahili hafıza hiçbir şeye yetmiyor artık.

Şu an yeni alacak olsam min. 64 GB dahili hafıza ve en yeni ya da bir onceki versiyonu olanını alırım. Bunu yapmazsan da 3-4 sene gitmişti eskisi ama böylesi daha mantıklı geliyor, zorlarsan ve donanımsal arıza olmazsa 5-6 yıl kullanırdim ben.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
Esimde de bende de ilk ciktigi yil aldigimiz iPhone 7 Plus vardi. 6 yil kullandiktan sonra artik degistirme zamani geldi deyip birer 14 Pro Max aldik. Muhtemelen bunlar da 6 yil gider, artik iPhone 20 aliriz bi dahakine :)
0
sertac akin
(03.11.22)
zamanında samsung s3 mini almıştım. 2 yıl sonra bataryasını değiştirmeme rağmen harici şarjla geziyodum. iş için de çok kullanıyodum ama öldü yani yapacak bişey yoktu artık.
uzun kullanmak istiyosan iphone al dediler ki hiç sevmezdim, iphone nun o kendi dünyasına girme şartı fln gıcık oluyodum. ama iphone 6s aldım ilk çıktığında, hakikaten o performansa rağmen bi 5 yıl kullandım, şarjı ölmüştü artık, değiştirip hala da kullanabilirdim de kasmadım, duruyo kenarda. iphone 13 pro aldım, hayatıma devam ediyorum. en az 5 yıl da kullanırım bence, zaten fiyatlar almış yürümüş..
önerim kesinlikle harici şarj kullanılmaması, gerçekten bataryayı öldürüyo.
0
sirkelimon
(03.11.22)
3 tane iphone (3gs/6s/12) kullandım, genelde 5-6 yıl. Bi de pili bitiyo diye değiştiriyorum aslen, yoksa pili değiştireyim de kullanayım desem 1-2 yıl daha gider.

Ama iş gereği elimin altında hep bilgisayar var, telefonum olmasa aramam. Senin gibi yoğun kullanıyor olsam daha sık değiştirmek isterdim belki. Çünkü atıyorum ekran kalitesi yükseliyor, kameralar uçuyor kaçıyor, hafızalar artıyor vs.

Madem o kadar yoğun kullanıyorum konforlu olsun derdim. Bilgisayarı 3 yılda bi değiştiriyorum mesela. 2012-2015-2018 ve 2021 model bilgisayar almışım düşününce. Dümdüz 3 yılda bir değiştiriyormuşum :)
0
plutongezegendegilmi
(04.11.22)
Ben de tamamen bozulana kadar kullanma taraftarıyım. Samsung S6 kullanıyorum ve 7 seneden fazla olmuş. 2 kere pilini, bir kez de arka kamerasını değiştirdim. Artık parmak izi sensörü çalışmıyor ama hala işimi gördüğü için değiştirme gereği duymuyorum. Şu var ben neredeyse sadece haberleşmek ve internette gezinmek için kullanıyorum, başka bir beklentim yok.
0
reactionic
(04.11.22)
6 yıl muhabbeti şuradan geliyor:
endoflife.date

Supported kısmında telefonun hala güncelleme alıp almadığı yazıyor.

Ios'un en son sürümü ile beraber Iphone 7 desteği düştü. Apple'dan OS desteği kesilen bir telefon için uygulama geliştiricilerin de desteği kesmesi çok sürmez. Yani en basit örnek olarak, Whatsapp kullanılamaz hale gelebilir.

Aynı mantıkla, 2019'da çıkan Iphone 11 için de desteğin kesilme tarihi muhtemelen 2025 olacak. Bu durumda 2.5 yıl destek alacak bir telefon almak mantıklı değil.

Iphone 13 ya da 14 almanı öneririm. Temiz 5 sene kullanabilirsin, güncelleme olayını kafana takmadan.
0
sarahkerrigan
(04.11.22)
ortalama 3 yıl
iphone 4 - 5s - 6s - x - 12 şeklinde gitti şu ana kadar.
telefon önemli benim için çok ciddi kullanıyorum hem iş hem keyif için.
0
roket adam
(04.11.22)
Şu an elimdeki 3. yılına girdi. Bence 1-2 yıl daha kullanırım gibi.
0
Amaranta ursula
(04.11.22)
iphone 7 var ilk çıktığı gün aldım. 6 senedir bende. Para yok diye mecburen kullanıyorum yoksa yenisini alırdım. 3 yıldan sonrası bayar.

iphone 11 zaten 3 yıllık bir telefon 2-3 yıl sonra güncelleme almayacak.
0
Erestor
(04.11.22)
2 yılda 1 şirket veriyor
0
gabe h coud
(04.11.22)
sifir aliyorum, 3 sene kullanip ortalama aldigimin yarisina satiyorum, yenisini aliyorum.

yeni telefon alacaksan ben olsam en eski 12 alirim ki 4-5 sene gotursun.
0
cooperr
(04.11.22)
(17)

soğuk demlemenin olayı nedir? (çay)

coldegezenkutupayisi
normal çay bu?geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı va
normal çay bu?

geçen gün burada demleme çayla alakalı bir duyuru vardı. linkini bulamıyorum şimdi elim ayağım titriyor. çoğu kişi altına en güzel çay soğuk demleme olur yazmıştı. ben de heves ettim, meraklandım ve ilk soğuk demleme çayımı şu an içiyorum. bunun yarım saatte demlenen çaydan ne farkı var? benim ağzım bozuk da tad mı alamıyorum?

sabahtan beri bebek gibi başında bekliyorum. söylendiği şekilde kısık ateşte üç saatten fazla ocakta tuttum. yazarken bile gözlerim doluyor. neyse. çökünce de on beş dakika kadar devam ettirdim demlenmeyi. gelecek doğalgaz faturasına kıyasla içtiğim şeyin über farklı bir şey olduğunu düşünmüyorum. max yarım saatte bu sonucu alıyorum zaten ben normal demlemede.

demliğe çayı ve soğuk suyu koydum. altına da soğuk su koydum ve buharıyla yavaş yavaş demlenmesini bekledim. yanlış yaptığım bir şey var mı? kendimi kandırılmış gibi hissediyorum. herkes eğleniyor da ben partide bir köşede yalnız başıma kalmışım gibi bir his oluştu. aldatılmış gibi hissettim kendimi. üç buçuk saatimi verdim ben bu demliğe bir bardak içip dökücem neredeyse.

utanmasam ağlayacağım ya. siz beni kandırdınız mı? bu bir şehir efsanesi mi? keriz gibi çay demlensin diye bekliyorum sabahtan beri. allah belamı versin hayatımdaki en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu.
0
coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
www.eksiduyuru.com

ağır sallamış onu yazan arkadaş. soğuk demleme nedir ya? 3 saat sürer o çayın ısınıp demlenmesi. gitmişsin sen de en troll cevabı uygulamışsın. benim yazdığımı yapsam çok mutluydun şu an:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.11.22)
tahmininiz doğru üç saat sürdü gerçekten.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Çay içme konusunda yaşamış ve ölmüş yüz milyonlarca insana sahip bir ülkeyiz. Onca yıllık deneyimlerimiz var, aktarılan bilgiler var. Kısacası ülke olarak çay konusunda profesyoneliz. Ve biri çıkıp "çay soğuk demlenir" diyor.
0
prole
(03.11.22)
hocam sadece bir kişi değil ben double check yaptım. internette de böyle demlemeyi önerenler olmuş. herhalde bir bildikleri vardır dedim :(
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
Bir misafirlikte öğrenmiştim (yer Adıyaman) çayı demliğe koyduktan sonra önce az bir şey (hepsini islatacak ve içinde tutacak kadar) soğuk su koyup 10-15 dk. bekletiyirsunuz, o arada altında su da kaynıyor kaynamamis olsa da ısınmış oluyor ve o sıcak suyu demliğe koyuyorsunuz.

Kalanı tamamlayıp tekrar kaynamaya bırakıyorsunuz. Buna Arap usulü demleme deniyormus, başka bir yerde duymadım ben de bu arkadaşların yalancısıyım. Hayal kırıklığı durumunda mesuliyet kabul etmiyorum.

Kullanılan çay da kaçak çay diye satılan çaydan. İcimini yumusattigini söyleyebilirim. Bilirsiniz daha sert olur bu çay.

Ancak ben Çaykur ve karali markalı caylarla denedim pek bir şey farkettigini söyleyemem.
0
encokbenisevinnolur
(03.11.22)
Soğuk demlemeyi ilk defa duydum, ama çayla ilgili ritüel haline gelmiş çok yöntem var. Mesela kimi insan da çayı demledikten sonra bir kağıtla demliğin ucunu kapatmayınca aromasının azaldığını düşünüyor.

Ben normal, kaynayan suyu döküp geçiyorum. Böyle yaptığımda bana çayı yakmışsın diyen de olmadı, böyle yapmadığımda bir tat farkı oluştuğunu da hissetmedim.

Aynı çayda tat farkına sebep olan etkenler içinde %99'luk dilimi sanırım demleme süresi kapsıyor. %1'lik dilimi anlayacak kadar gurme bir damağım yok açıkçası. Siz de demleyin geçin ne olacak.
0
akhenaten
(03.11.22)
ben yazmıştım soğuk demlemeyi. evde de sürekli yapıyoruz, 3 saat falan sürmüyor. kısıt ateşte mi demlediniz anlamadım. 45 dk sürüyor max. ocağın altını full açmanız lazım kaynayana kadar, kaynadıktan sonra biraz kısabilirsiniz. 3 saat sürmesi imkansız cidden.

neden burda karşı çıkılmış anlamadım. fırında hiç kısık derecede 6 saatte et pişirmediniz mi? kemiği tuttuğunuz gibi et yere düşer, öyle güzel pişer.

çay da böyle. alttaki kaynağan suyun buharıyla yavaş yavaş güzelce demleniyor. max 45 dk sürdüğüne de eminim hep yapıyorum. kahvaltıyı hazırlamaya başlamadan altını açınca kahvaltıyla birlikte hazır oluyor gayet.

soğuk demleme diye bir şey gayet var uydurma da değil. yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor. özellikle güveçte pişen yemekler mesela. et ürünleri. çay da kahve de böyle. kısık ateşte güzel olur. kumda türk kahvesi diye pazarlanıyor. sebebi ne? yavaş pişmesi.

edit: entrye tekrar baktım kısık ateş dememişim. alt taraf full kaynıyor olmalı, üst taraf onun ısısıyla ısınıyor zaten. bu çok uzun sürmüyor.

edit2: bunlarla uğraşamam diyorsanız (ki zor değil bence daha kolay, sadece bekleme süresi daha uzun), kaynamaya yakın olan suyu üste koyun biraz ılısın. ondan sonra çayı üstüne koyun yavaş yavaş çöksün. ama asla kaynar su ile çayı birleştirmeyin. ve önce suyu sonra çayı koyun.
0
jelly bear
(03.11.22)
@jelly bear; hocam size çok kızgınım. o başlıkta da değişik geldiği için aklımda bir tek sizin yazdığınız şey kalmış.

evet baştan sonra işlemi kısık ateşte yaptım yavaş pişen şey daha lezzetli olur yazdığınız için. üç saat sürmesi de imkansız değil benim gibi bir keriz yaptı çünkü demlemeyi. tam olarak fırın örneğiniz gibi düşündüm ve mantığıma yattığı için denedim. çok bir fark göremedim şahsen.
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
@jelly bear, @coldegezenkutupayisinin kızgınlığından bağımsız olarak parantez açmak istedim (bu arada bence kendisi fazla tepki vermiş bu olaya :D) Sanırım her şeyin yavaş pişmesinin daha iyi sonuç verdiğini düşünüyorsunuz ancak tam böyle değil aslında.

Örneğin kızartmalar hızlı pişmelidir, soğuk yağın içine koyup yavaşça ısıtırsanız yağ çeker. Yağda uzun tutarsanız da yanar. Kızgın yağda kısa sürede pişirilmeli.

Örneğin sebze haşlamaları uzun pişerse rengini kaybeder hem de besleyici özellikle bakımından ve ayrıca kıvam anlamında da kayıp yaşanır.

Kahvede hızlı ve yavaş demleme yöntemleri var, ancak en çok tercih edilen kahveler yüksek basınçta hızlı pişenler, yani espresso. Böyle pişen bir kahve daha derin tat verir, hem de çekirdeğindeki istenmeyen yağlar kahveye geçmemiş olur. Uzun demlemelerde bunu önlemek için daha düşük sıcaklık tercih ediliyor.

Çay konusunu bilmiyordum, bi ara deneyeceğim soğuk demlemeyi.

Ancak etler ve güveç farklı bir konu, nasıl ki kızartma kısa pişme süresine ihtiyaç duyuyorsa etler ve güveç gibi yemekler de doğası gereği daha uzun ve ağır ateşte pişmeye ihtiyaç duyuyor.

Sonuçta bütün gıdalar için geçerli evrensel tek bir yöntem yok ama.
0
akhenaten
(03.11.22)
Kutup ayısı sen son yılın en büyük sorusunu cevapsız bıraktın ama ben sana bu çay demleme konusunda hayatın sırrını vereyim
0
kisa
(03.11.22)
kisa
(03.11.22)
@kisa ben bunu da denerim yalnız
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
:))))))
Bu arada mobil'deyim hepsini okuyamadım Ama soğuk demleme ile ilgili şunu söyleyeyim Ben de arada yapıyorum ve tadı farklı geliyor.
Seviyorum.
Ayrıca kullandığın çay da çok farklı olabilir damak tadına göre değişiyor.
Ahmet ya da Mahmut çaylarını deneyebilirsin
0
kisa
(03.11.22)
@akhenaten

"yavaş pişen çoğu şey güzel oluyor."

verdiğim örnekler belli zaten. kimse kızgın olmaya yağda kızartma yapın demiyor :)
evde karamelize soğanı 3-4 saate kısık ateşte yapıyorum. şeker kullanmadan. ve baldan tatlı oluyor. yiyen bayılıyor. daha iyisini de yemedim.

bu bir örnekti sadece. tandır gibi düşünün aşırı lezzetlidir ama 6 saatte pişer. neyse herkes anlayacağını anladı diye umuyorum :)
0
jelly bear
(03.11.22)
Normal çayı şöyle demliyorum:

Demliğe istediğim miktarda içme suyunu dolduruyorum, oda sıcaklığında işte damacana suyu. Üzerine kendi poşetlediğimiz çaylardan istediğim miktarda ekliyorum. Alt hazneye de istediğim yerden istediğim suyu dolduruyorum, harlı ateş olacak şekilde ocağa koyuyorum, alttaki su kaynayınca önce harlı ateşi orta seviyeye indirip 2-3 dk devam ettiriyorum (dem miktarına göre 5 dk da olabilir) sonra ocağı kısıyorum, bi 5 veya 10 dk da öyle devam ediyor.

Mis gibi soğuktan demlenmiş siyah çay. Kolay kolay acımıyor, ama ateşin harını yani demleme süreçlerini iyi yönetmek lazım. Harlı ateşin üstünde unutmamak lazım çünkü alttan helen buharı küçümseme, çok ciddi pişiriyor öyle böyle değil.
0
muhayyer divan
(03.11.22)
Ben hiç içmedim, geçenlerde muhabbeti dönünce birisi; bayatlamıyor, daha tozsuz berrak oluyor gibi bir şeyler demişti.
0
iustitia omnibus
(03.11.22)
birinci elden bilgilerim tazeyken bayatlama konusundaki tecrübemi paylaşayım. evet bayatlamıyor. doğalgaz parasına acıdığım için bir bardaktan sonra hemen dökemedim.

üç saat içtim. ilk bardakla son bardak neredeyse aynı tazelikteydi, aynen benim yaşadığım hayal kırıklığı gibi....
0
🌸coldegezenkutupayisi
(03.11.22)
(8)

hayatın anlamını tamamen kaybetmek

m e b
merhaba.uzun zamandır ama özellikle son dönemde daha da açmazda olduğumu hissettiğim bir noktadayım. 32 oluyorum yakında ama şöyle dönüp geçmişime bakınca hiç de güzel bir hayat yaşamadığımı ve yaşayamayacağımı görüyorum. son dönemde herkes böyle olabilir ama ben bunun ağırlığı altında eziliyorum gü
merhaba.
uzun zamandır ama özellikle son dönemde daha da açmazda olduğumu hissettiğim bir noktadayım. 32 oluyorum yakında ama şöyle dönüp geçmişime bakınca hiç de güzel bir hayat yaşamadığımı ve yaşayamayacağımı görüyorum. son dönemde herkes böyle olabilir ama ben bunun ağırlığı altında eziliyorum günden güne.

zeki, yakışıklı, şanslı, karizmatik ya da zengin değilim.

-kendimden nefret ediyorum.
-güzel bir okulda okumadım.
-hiç sevgilim olmadı, aşırı da üstüne düşmedim bu durumun.
-güzel bir mesleğim veya bana iyi kazandıran mesleğim de yok.
-hayatta başarmak istediğim hiçbir şeyi başaramadım.
-sevdiğimden daha çok sevilmedim hiç.
-sevdiğim dostlarımın yaptıklarını görünce onlara imreniyorum, asla o noktaya gelemeyeceğimi görünce üzülüyorum.
-etrafımdaki güzel kadın veya erkeklere bakıp "asla tercih edilen biri, asla böyle yakışıklı/alımlı olmadım, olamayacağım"a takılı kalıyorum.
-ailemle birlikte yaşıyorum ve özünde onları üzmemek için çoğu şeye tepki koymuyorum ama içten içe de yapayalnız kalmayı istiyorum. ama ekonomik olarak mümkün değil.
-patronum oç cahil, kültürsüz, açgözlü birinin teki. babasının ofisindeyim ve onların da işini görerek sömürülüyorum, enerjim komple bitik.
-asla sevdiğim şeylere vakit ayıramıyorum. hafta içi her gün gidiş geliş toplam 4,5 saatim trafikte geçiyor. kitaplarımdan dahi uzaklaştım. ama şu an işten çıkma durumum yok.
-eve ekonomik olarak katkıda bulunuyorum, birikim yapma durumum yok ki zaten 7 bin tl maaş alıyorum.

son dönemde beni hayata bağlayan tek şeyin annem olduğunu düşünüyorum ama galiba artık o da yetmeyecek tutunmama. nereye kadar dayanacağımı bilmiyorum, mutlak bir aidiyetsizlik, komple boşvermişlik, bıkkınlık, hayattan çekip gitme isteği ama aynı zamanda da bir şeyler için çabalama gayreti hepsi aynı anda kafamda savaşıyor. hangisi savaşı kazanacak bilmiyorum.

tavsiye için de değil ama içimi dökmek istediğim için yazdım biraz.

yine de ne yapayım sizce?
0
m e b
(02.11.22)
geçen bir filmde görmüştüm. geleceği konusunda endişeli birine küçük bir çocuk şöyle bir şey söylüyor: "geçmişe baktığın zaman yaşadığın hayat uzun geliyor mu? işte önünde bu hayattan bir tane daha var." tabi çocukça bir şekilde açıklıyor bunu. sen de böyle düşün. 32 yaşındasın. nerden baksan bi 40-45 sene daha yaşarsın. kendini sevmeye, meslek değiştirmeye, daha iyi paralar kazanmaya vs. hepsine yetecek kadar zamanın var. sevgili konusu da büyütülecek bir şey değil. rusya'da güzel kadınlar var. en kötü gider oradan bulursun birilerini.

hepsinden önce kendini eziklemeyi bırak. kimseye yakışmaması bi kenara, erkeğe hiç yakışmıyor.
0
IncredibleMau
(02.11.22)
İş değiştir. Tecrüben varsa maaş artışı olur. 4,5 saat trafik sürdürülebilir bir şey değil. İş değiştirsen kendine gelirsin.
0
dissendium
(02.11.22)
bence iş değiştirseniz baya rahatlarsınız. 4.5 saat trafik ne demek, kim olsa hayattan kopar. çalışma koşullarınız da iyi değilmiş. iş değiştirme duyurusu hatırlıyorum mevcut işinizde çok fazla şeyi yaptığınız için becerilerinizi geliştirdiğinizi vs. söylemiştiniz galiba eğer duyuru sizinse. bazen çok çalışılan işlerin böyle bir artısı olabiliyor çok fazla şey katıyor size iş yeri, iş değiştirince daha kolay geliyor bu sefer başka yerler işler. kapsamı geniş tutup düzenli iş başvurusu yapın bence mevcut maaşınızın çok üstüne çıkabilirsiniz. başarılar ve good luck kendinizi üzmeyin.
0
soru
(02.11.22)
Saydiginiz cogu sey maddi, dolayisiyla biraz fazla somurulerek/teknik olarak yontularak elde edemeyeceginiz seyler degil. Maas, para, basari vs ama sonunda mutlu olmaniz garanti degil. Ote yandan, sevgi/ask konusu tamamen sans. Size kalmamis bir sey ve bu yuzden daha guzel bence. Ne yaparsaniz yapin olmayabilir de hicbir sey yapmasaniz bile sizi bulabilir de. Belki oyle bir sey olur. O zaman daha cekilir gelir hayat, daha cok eglenirsiniz muhtemelen. Belki yarin olur belki birkac seneye ama olabilir. O zaman diger her sey arkaplanda kalir. Belki kalmaz bilmiyorum ama sonucta ihtimal var. Bu ihtimali dusunup devam edebilirsiniz. Kaldi ki hayat hemen simdi/yarin bitirilecek kadar sinirlenilecek bi sey degil. Caniniza cok tak ettiginde hayvanlar gibi olmak lazim galiba, dogduk iste, kendiliginden kesilene dek nefes aldigimiz surece yasayalim gitsin.
0
summer timetable
(02.11.22)
seratonin takvitesi şart gibi geldi bana.Bir psikiyatriste gitmek çoğu sıkıntınızı hafifletecektir. bu süreci iyi değerlendirip dertlerinizi bertaraf edebilir, hepimize yük olan bu hayatı kendi lehinize hafifletebilirsiniz.
0
bugisme
(02.11.22)
Bu süreci rahat atlatmak için bir psikaytr takviyesi gerekir. Bunu kafanızda büyütmeyin çoğu insanın da buna ihtiyacı var aslinds
0
sonhakan
(02.11.22)
İlk adım her zaman her durumda en zor ve en yorucu olanıdır bence. Saydıklarınizdan en kolay ve en az riskli bir şeyi değiştirerek başlayın. Kısa vadede bir şeyler değişir değişmez ama çabalamak insana güç verir. Durup yapacak bir şey yok gibi gözüküyor dedikce orada hapis kaliyorsun
0
encokbenisevinnolur
(02.11.22)
Ben de iş değiştirmeni öneririm sevgili meb. Daha az kazanacağın ancak daha huzurlu, mutlu olabileceğin kendine de vakit ayırabileceğin bir iş ortamı bile hayata şu anki bakışını büyük oranda değiştirecektir. Uygun ortamda bazı şeyler tamamen kendiliğinden değişip çok farklı hal alıyor hiç beklemediğin bir şekilde. Ben de yaşadım, içinde bulunduğun şu dönemki ruh halin, duygu durumun ilalebet bu şekilde devam edecekmiş ve hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi hissediyorsun. Ben de öyle hissettim. Ancak bahsettiğim gibi ufak bir değişiklik bile hayatına hiç beklemediğin bir biçimde dokunabiliyor. Aksiyon olmadan reaksiyon alamıyorsun. Bir de o güçlü başarılı gördüğün kişilerin çoğu türlü türlü komplekslere, acizliklere sahip hepimizde olduğu gibi. Yalnızca bunu yansıtmama konusunda iyiler. Şu an duyduğun kaygıların bir çoğu o imrendiğin kişilerde de var, ya da üstesinden gelmek için çaba gösteriyor emin ol. Kendini ötekileştirme. Gereksiz iyi olma. Gözün açık olsun kendini düşünmeyi bil. Hep bu şekilde devam etmeyecek merak etme. Kendine odaklanmaya başla artık sevgili meb.
0
iggy pop
(03.11.22)
(10)

Gönül işi değil ama çok da önemli bir duyuru değil:)

kisa
Akşam üzeri az biraz kestirdim ve doğal olarak hiç uykum yok.Bir şeyler izlemek istemiyorum. Hastalık yüzünden uzun süre evdeydim zaten. Bu saatte ne yapayım?Yapmam gereken bir kaç iş vardı ofise mingideyim,Arabayla müziğimi açıp dolanayım miSahilde yürüyüş diyeceğim ama serindir şimdiVar mı fikri o
Akşam üzeri az biraz kestirdim ve doğal olarak hiç uykum yok.
Bir şeyler izlemek istemiyorum. Hastalık yüzünden uzun süre evdeydim zaten. Bu saatte ne yapayım?
Yapmam gereken bir kaç iş vardı ofise mingideyim,
Arabayla müziğimi açıp dolanayım mi
Sahilde yürüyüş diyeceğim ama serindir şimdi
Var mı fikri olan
0
kisa
(01.11.22)
korku gizem içerikli bir şeyler izle tam mevsimi tam vakti

guillermo del toro's cabinet of curiosities
0
freebird5406_2
(01.11.22)
Canı sıkılan ifşa başlatsın da eski günlere dönelim.
0
ruhen hastayim ben
(01.11.22)
Hepsini çok hızlıca 1 saat içinde yapmaya calisirsan hem kendi kendine bir yarışma olur hem de yorulursun 1'e doğru bakarsın uykun gelir.
0
encokbenisevinnolur
(01.11.22)
Ben olsam güzel bir playlist ile sahilde yürüyüşe giderdim.
0
Amaranta ursula
(01.11.22)
@ruhen, ifşalik halim mi kalmış:)
@freebird, inside Man i izliyorum, güzel. Cabinet of... Listemde.
@encok, :) sanırım bölüm bitince çıkarım, teşekkürler
0
🌸kisa
(01.11.22)
@amaranta, çok soğuk değilse olabilir.
Herkese teşekkürler
0
🌸kisa
(01.11.22)
Bu saatte çiğ köfte yenir.
0
dissendium
(01.11.22)
:) bir süredir ilaç yüzünden geç saatlerdenyer oldum. Şimdi tekrar düzene girmem lazım:)

Arabayla sahile doğru gidip hava iyiyse yürüyüş yoksa arabada müzik.
0
🌸kisa
(01.11.22)
Sahilde üşütürsün. Ofise deli manyak değilse gitmez insan bu saatte :)
Çay koy. Bir şeyler atıştır. Görüntülü ara birilerini.
0
gabe h coud
(01.11.22)
Evet son kararım, evden çıkıp ufak bir tür atıyorum yürüyerek dönüşte lavazza da bir çay içip eve gelip törenle TV yi tekrar açıyorum:)
Herkese teşekkürler. Bu anlamsız post için vaktinizi ayırdınız:)
0
🌸kisa
(01.11.22)
(16)

Sevmemem gereken biri

yirmibir
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular ş
Sevgili gönül işleri sever dostlar sonunda açtım bu duyuruyu. Beni çok etkileyen biri var. . Baştan söyleyeyim ikimiz de evli değiliz aşkı memnu olayları dönmüyor. Ancak yine de kalbim başka bir şey diyor aklım başka bir şey. Birkaç aylık flört döneminin ardından fark ettik ki ikimizde de duygular şelale. Fakat bu kişi duygusal açıdan ağır sorunlu. Yapmam dediği şeyi üç gün sonra yapıyor, sorun etmem dediği şeyden 3.dünya savaşı çıkarıyor. Tartışma anında hiçbir şekilde acıması yok. Ağzına geleni söyleyen biri. Bu yaştan sonra (27) kimseye duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından ve bunun çok sağlıksız olduğunu düşündüğümden ilişkiyi bir üst levela taşıyamadan karşılıklı konuşup anlaşarak bitirdik. Amma lakin ben bu kişiyi özlüyorum. Hem hayatımda olsun istiyorum hem de kendine biraz saygın varsa hayatına almazsın diyorum. Kendimle sürdürdüğüm bu savaşı bitirmenin bir yolu var mı? Yoksa kendimi korumaya almaktan vazgeçip kaderde ne varsa yaşamalı mıyım? Savcı Esra gibi ben seninle mutsuzluğa da varım mı demeliyim? Görmüş geçirmiş feleğin çemberinden geçmiş dostlar bi yardım edin hele.
0
yirmibir
(31.10.22)
Kaderde ne varsa yaşaman demek göz göre göre kendimi ateşe atman demek. Bu sizinki, narsist-borderline ilişkisini andırıyor. Sende acaip sevgi bağlılık, onda çok aşırı bir güvensizlik ve saldırı halleri, seninki de onunki de bitmiyor.. bence başkalarına odaklan. Gerekirse çivi çiviyi söksün ama ondan uzaklaş. Ya da bir büyüğüne danış çok güvendiğin birine olayı ayrıntılı anlat ve fikir al. Belki göremediğin bişeyler vardır, belki olurunuz vardır...
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Bu mutsuzluk degil patoloji.

Acaba bu cekim duydugunuz kisi ailede birine benziyor mu davranis olarak? Yakin geliyor mu? Isin psikolojik boyutundan yaklasiyorjm; patolojik bir cekim olabilir mi? Cunku anlattiginiz duruma gore sizin o kisiden oluk oluk kacmaniz lazim. Belki de sizi ceken sey aslinda cocuklugunuza kadar uzanan bir hikayedendir.

Sonuc olarak karsinizdaki kisiyle hic mutlu olamazsiniz. Savci esranin mutsuzluk cesidi bu degildi… bu patoloji.
0
mor oje
(31.10.22)
ben bunca yıllık hayatımda böyle ikilemde kalıp ne olursa olsun diye ilişkiye seçen kimseyi mutlu sonla görmedim. yakın zamanda benzer bir durumun eşiğine geldim, seninkisini bilmiyorum da ben karşımda narsist bir kişilik olduğunu anladığımda direkt uzaklaştım. 20li yaşlarımda olsam muhtemelen gözümü kapatıp balıklama atlardım ve muhtemelen bir iki senemi feda eder, derbeder olurdum. ama artık kendime saygım var diyorum ve hayatımda drama istemediğime ve kimseyi düzeltemeyeceğime karar verip yalnızlığı seçiyorum.
0
hypathia
(31.10.22)
insanların dedikleri değil, yaptıkları önemlidir.

iki gün sonra yine üff bununla mı uğraşıcam diyeceksin, ne gereği var.
0
selam
(31.10.22)
ağlamak istiyorsan dvm.
0
edgenabby
(31.10.22)
benim bütün ilişkiler böyle ne var bunda anlamadım........
0
ala09
(31.10.22)
Ben bu sitede insanların nasıl ilişkiler içerisinde olduklarını anlamadım. Seviyorsan seviliyorsan sevişiyorsan güveniyorsan anlaşıyorsan tamam bitti gitti yani nedir ben anlamıyorum herkes mi dizi hayatı yaşıyor burada?

Seviyorsan dene tabi ki ne olacak ucunda ölüm mü var?
0
Hallegadola
(31.10.22)
Demek ki bir yanınız itiraf etmese de kaos seviyor. Bazı insanlar durgun suları, bazı insanlar da fırtınadan sonraki durgun suları sever. Var böyle bir şey. Ona duygu regülasyonu öğretmeyi zorunluluk haline getiren onun kendisinden ziyade sizsiniz bence. Başka biriyle olsa başka bir şeyleri regule etmeye meyilli olacaksınız belki. Ben olsam bu tarafını düşünürdüm.
0
encokbenisevinnolur
(31.10.22)
ozlediginiz sey gercekten o kisi mi yoksa o flort donemindeki heyecanlar mi?
benzer heyecanlari baska, daha stabil kisilerle de yasayabilirisiniz cunku.

diger yandan mor ojenin dedigi gibi bu kaosa karsi bir ilginiz mi var farkinda olmadiginiz? Kaotik bir durumu alip duzeltmek istiyor olabilir misiniz?

ben genelde seviyorsan git konus diyenlerdenim ama bu durumda bence kendi verdigin karara guven, kendine buyuk iyilik yapmissin bitirerek, isin en zor ksimi bitmis, gerisi alismak, o da kendi kendine olur zaten. tek eksiginiz yeni bir flort.
0
taurina
(01.11.22)
- sevmemeniz gereken birini bilmeden sevmek cok hayata dair ama bile isteye sevmek kendinize hakaret. Kendinize hakaret ettiginiz bir hayatta birakin iliskiyi hicbir seyin yolunda gitme ihtimali yok.
- tolere edilebilecek ozellikler ile karakteristik özellikleri karistirmayin. İnsanlarin karakterini (illa ki genele gore kotu bir ozellik olmasina gerek yok) degistirmeyin. Degisirse o artik sevdiginiz, istediginiz kisi degildir. Sayginiz kalmaz, ilginiz biter. Degismezse de hayati ya sorun cikartarak ona ya da icinize atarak kendinize zehir edersiniz.
- iki uc aylik iliskide "agzina ne gelirse söylüyor" seviyesine gelen herhangi bir insanin herhangi bir rolde hayatinizda olmamasi lazim.
- en onemli kisim, ozlemek... Ozleyeceksiniz hocam. Ne var yani? sonra da unutacaksiniz. Herkesin unuttuğu, unutulduğu gibi. Aciz kisisel gecmisimiz "sensiz yapamam, seni sonsuza kadar sevecegim" cumleleri ile dolu. İnsanlik hafizasi unutmak uzerine kurulu. Cernobil'den sonra nukleer santral kurabiliyor, trafik kazasindan sonra arabaya binebiliyor, düşüp dizimizi parcaladiktan hemen sonra salincaga tekrar binebiliyoruz.
Kendinize duydugunuz saygi cok onemli. Kendinize saygi duyun. Aksi halin uzerine kuracaginiz hicbir sey yurumez. Bakkal ile bile iliskinizi yurutemez papaz olursunuz.
Mutluluklar dilerim.
0
sparkle kiddle
(01.11.22)
Dostlar hepinize teşekkür ederim. Kafamı açtınız, var olun. Özlemimi yaşamaya ve önüme bakmaya karar verdim. Kafayı sıyırmadan çıkıcaz inş bu işin içinden.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Herkesin cevaplarına katılmakla birlikte açıkçası "duygu regülasyonu öğretme zorunluluğum olmadığından" cümlesine takıldım. Elbette yok ancak ilişkilerin kendi içinde iyileştirici / dönüştürücü olduğunu unutmamak gerekiyor. Kötü ilişkilerde dahi birçok şey öğrenip insan değişebiliyor. Bu kötü olacağını bildiğiniz bir işe kalkışın demek değil.
0
charbiel
(01.11.22)
charbiel, haklısın fakat dönüşüme açıklık göremiyorum dediğim gibi tutarsız biri karşımdaki. İyileşir dönüşür belki bilemem ama benden götüreceği kesin gibi. Özellikle selam’ın ve sparkle kiddle’ın yazdıkları ufkumu açtı bu defteri kapatmaya çok yakınım.
0
🌸yirmibir
(01.11.22)
Böyle durumlarda benim bakış açım genelde "sırf istiyorum/özlüyorum diye bir şeyi yapmak ya da birine gitmek zorunda değilim."

Özlemeniz doğal, hoşlanmışsınız. Keşke istediğiniz gibi olsaymış. Özlemek insani bir duygu. Eğer bu kişiden hoşlandıktan sonra bu kararı alıp hiç özlem hissetmeseniz ilginç olan bu olurdu.

Ama sırf özlüyorsunuz diye alamayacağınızı gördüğünüz bir yükün altına girmeniz gerekmez. Kimse vazgeçilmez değil. Elbette uzun yıllar harcadığınız ve büyük bir yaşanmışlığınız olan birilerinden vazgeçmek çok daha zor olacaktır (ki bu kişiyle işleri ilerletirseniz muhtemelen bu zor olan yolu da yaşayacaksınız) ama kısa bir süre vakit geçirip yolunuza gittiğiniz birini bir süre sonra unutursunuz. Kendinize daha uygun birini elbette bulursunuz.

Bahsettiğiniz kişiyle belki orta yol bulabilirsiniz, bulamazsınız bu önemli olan bu değil. Siz, bu kişi değilmişsiniz ama. Yani bakıp tahlil etmiş ve bunun göze alınamayacak bir sorun olduğuna karar vermişsiniz. Sizin yerinizde başkası olsa buna bu kadar takılmayıp bir bakalım ne olacak diyebilirdi, orta yolu bulup bulamamak onun sorunu olurdu. Siz başka bir kişisiniz.
0
akhenaten
(01.11.22)
@hacirotti, burada medeni durum duyurudan duyuruya değişiyor.

Kendine biraz saygın varsa hayatına alma.
0
Kahvedesu
(02.11.22)
hacirotti medeni durum değişebilen bir şey.
0
🌸yirmibir
(03.11.22)
(7)

Antidepresandan fayda gören

ekinuzbay
Aranızda hiç "Evden çıkamayacak kadar ağır depresyondaydım, doktora gittim falanca ilacı yazdı, 1 ayda toparladı tekrar günlük hayatıma döndüm" diyen var mı? varsa hangi ilaçla hayata döndünüz?+ prozac kadınlarda saç döküyor mu biliyor musunuz?
Aranızda hiç "Evden çıkamayacak kadar ağır depresyondaydım, doktora gittim falanca ilacı yazdı, 1 ayda toparladı tekrar günlük hayatıma döndüm" diyen var mı? varsa hangi ilaçla hayata döndünüz?

+ prozac kadınlarda saç döküyor mu biliyor musunuz?
0
ekinuzbay
(31.10.22)
Antidepresanlar kısa sürede geçici çözümler üretiyor. Uzun süreli kalıcı çözüm için terapi almak gerekiyor.
0
ruhen hastayim ben
(31.10.22)
Prozac bende hiç dökülme yapmadı, fark etmedim. Söylediğiniz şeyi ancak sihirli değnek yapabilir. Depresif krizlerin şiddetini azaltan hızlı etkileyen ilaçlar da olabiliyor, kişiden kişiye değişiyor. Psikiyatristimin "seni hastaneye yatırmam gerekiyor" dediği seviyeden daha normal seviyeye gelmemi sağladı. Üstteki arkadaşın dediği gibi, ilaçla birlikte mutlaka destek gerekiyor ağır durumlarda. Sosyal destek ve uzman desteği.
0
happy little boozer
(31.10.22)
Sosyal destekten kastınız nedir?
0
🌸ekinuzbay
(31.10.22)
3-6 ay gibi sürede etkileri görülüyor. Depresif durumdan kurtuluyorsun ama altta yatan sebepler devam ettiği sürece tam istediğin sonucu alamıyorsun.

Bıraktıktan sonra yeniden başka başka sorunlar başlıyor.

Kısa vadede etkili ilaçlar var ama çabuk bağımlılık yapıyor. Bırakırken acı çekiyorsun ve önceki durumuna geri dönüyorsun.

Psikoterapi artı kendi çözümlerin kalıcı olur.
0
hebanon
(31.10.22)
Var. Lustral vermişti. Suriye sınırında askerlik dönüşü kafayı yemiştim günlerce uyuyamadıgim olmuştu kabuslar vs de cabası artı işsizlik askerlik dönüşünde. 3-4 aya düzene girdi. Ama başka durumlarda ne etkisi olur bilemem.
0
encokbenisevinnolur
(01.11.22)
Sosyal çevrenizin size destek olması.
Eşiniz, dostunuz, aileniz, güvendiğiniz birinin ya da birilerinin size inanması, duygusal olarak desteklemesi gerekiyor bence. Yaşadıklarınızın bir hastalık süreci olduğunu, zamanla geçeceğini birinin ara ara hatırlatması iyi gelebilir.

Depresif ataklarda zihnim olayları en kötü şekilde yorumluyordu. Psikiyatristim anlattığım şeylere farklı bakış açısı sundukça olumsuz düşünerek kendime zarar vermeye çalıştığımı gördüm.
İlaçlar kimyamızı düzenliyor ama iyileşmeye inanmak, çabalamak da gerekiyor. Gücümüzün bittiği yerde sosyal bir destek iyi geliyor.
0
happy little boozer
(01.11.22)
2013'te intihar etmediysem sebebi antidepresandır. geçici çözüm olduğuna katılıyorum ama dipteki insanların özellikle de uzun süreli terapi için maddi imkanı yoksa "hap atması" (doktor kontrolünde elbette) bence süper başlangıç adımı.

ben gittiğimde gerçekten akıl hastası olmak üzereydim. doktora da aynen böyle söyledim. odam şu TLC programlarında görebileceğiniz türden, ağzına kadar çöplükle doluydu. bakkala, markete giderken bile inanılmaz anksiyete hissediyordum. bir kere hiç unutmam, markete çıkmışım, tişörtümde ufak bir leke gördüm... dünyam başıma yıkıldı. o kadar utandığımı hatırlamıyorum. ihtimal ki onu KİMSE görmedi bile. üstelik günlük kıyafetiyle mahallesindeki markete çıkmış biriyim, görse kim ne diyecek, ne olacak?

ama diyorum ya sosyal fobi, batırdığım ilişki sonrası hissettiğim eziklik vs. her şeyi rayından çıkarmıştı. iş online, okul yok, arkadaş yok, yapayalnız ve rezil haldeyim.

doktor bana ilk başta adını hatırlamadığım bi şey verdi. bir hafta sonra geri gidip "ben intihar etmek istiyorum!" dedim. öncesinde tüm manyaklığıma rağmen öyle bir niyetim yoktu. ben böyle deyince değiştirdi. selectra verdi.

selectra'yı bir sene kullandım. kafamdaki eksik tahtaların yavaş yavaş yerine çakıldığını hissettim adeta. normal insan gibi davranmaya başladım. libido düşüklüğü haricinde yan etki yaşamadım ki zaten cinsel hayatım filan yoktu, libidomun deniz seviyesine indiğini de antidepresanı bıraktıktan sonra fark edebildim.

bana o zaman majör depresyon demişti doktor. hayatımda bir şeyler ters gittiğinde yine kendini gösteriyor ufaktan. terapisiz sadece ilaç almak hayat boyu işleri yoluna sokmaz ama güzel bir başlangıçtır. tavsiye ederim.

şu an mutlu veya sağlıklı birisi değilim ama lekeli tişörtle markete gidebiliyorum mesela. bu özelliğimi hiç kaybetmedim ilaç tedavisinden sonra. anksiyete veya sosyal fobi yaşıyorsam da bunu insani ölçülerde yaşıyorum. dediğim gibi hiçbir zaman kendimle tamamen barışamadım ama çöp atıp markete gidecek duruma geldim. sonrası zaten çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyor. çöp atıp markete gidince başka işler de yapmaya başlıyorsun, onlar seni zaten belli ölçüde sağlıklı ve "hayatta" tutuyor.
0
mark greg sputnik
(01.11.22)
(22)

Kız arkadaşın argo seviyesi... Bu seviye normal mi?

Berck
Merhaba. 20 gündür beraber olduğum bir kadın var. Bu henüz kısa bir süre tabii, bu süreçte yeni öğrenilen yönler de oluyor doğal olarak.Kendisi yerli yersiz çok fazla argo ifadeler kullanıyor. Hani samimiyet seviyesi arttıkça bu yönünü yeni görmeye başladım. Mesela dün beraberdik evde. Bir muhabbet
Merhaba. 20 gündür beraber olduğum bir kadın var. Bu henüz kısa bir süre tabii, bu süreçte yeni öğrenilen yönler de oluyor doğal olarak.

Kendisi yerli yersiz çok fazla argo ifadeler kullanıyor. Hani samimiyet seviyesi arttıkça bu yönünü yeni görmeye başladım. Mesela dün beraberdik evde. Bir muhabbet oldu, onun üzerine şakasına "Bak bir daha böyle yaparsan vermem, görürsün sonra ahah" diyor. Kadınlar bu alma/verme türü ifadelere ağza kürekle vuracak kadar tepkili değiller miydi ya? Diğer konularda çok iyi bir uyum yakalamış olsak da bu tür sözleri bana son derece itici gelmeye başladı açıkçası. Bir kadında şu tür bir dil, çok oturamıyor kafamda şahsen.

Ben mi abartıyorum sizce? Samimiyete bağlı olarak normal mi bu tür sözler?
0
Berck
(31.10.22)
Abartmıyorsunuz. Samimiyet ayrı saygı ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(31.10.22)
İyk kustum
0
abuzer
(31.10.22)
abi kavga etmeniz lazım cono mu değil mi öğrenmen için. onların kendine has hareketleri var kavga ederken kullandıkları.

bu üslup meselesi kişiden kişiye göre değişir de alma/verme konuşması geçse arkama bile bakmadan kaçar giderim. bir olaya ya da şahsa küfür tamam ama çiftlerin birbirine karşı belli bir sınırı aşmaması gerektiğini düşünüyorum. bir daha vermem ne ya? verecek biri bulunur deseydiniz. bir de daha yirmi gün olmuş yani hahaha.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
Abartıyorsun. 20 günde bu noktaya geldiğin kadının bu tavırları ancak libido yükseltir.
0
IncredibleMau
(31.10.22)
Yani bir de kendisi çok iyi eğitim almış, önemli bir şirkette iyi bir konumda çalışan, gayet aklı başında bir insan. Başlangıçta sonradan bu dil çizgisine geçiş yapacağını hiç tahmin edemezdim. Günler ilerledikçe sürprizli çıktı hatun.
0
🌸Berck
(31.10.22)
Bu kadarcık bir şeyle iticilik duyuyorsanız kendinizi tekrar yoklayın derim, çok iyi bir uyum olsa ona epey bağlanmış olmanız gerekir mantık olarak, "işte buu işte buuu" diye bir heyecan duymuş olmanız lazım. Bir tek argo kullanması, "sevişmeyiz" değil de "vermem" demesi (ben de bel altı pis pis laflar sandım yani) hemen soğutuyor mu yani...
0
muhayyer divan
(31.10.22)
yıllar önce galiba cemil ipekçinin bir programda söylediği bir söz vardı çok hoşuma gitmişti, annem ya da anneannem benim için sevdiğinle ayıplarınız bir olsun diye dua ederdi uzun süre tam olarak anlamadım diye.

bu rahatsızlık, ayıp gibi konular kişiden kişiye göre çok fazla değişebilen şeyler tıpkı espri anlayışı gibi. farklılık bile olsa komik ve eğlenceli konular zaman içerisinde evrilebilir değişebilir ama bu rahatsızlık bence kolay değişmez.

bana göre abartmıyorsunuz ama ilişkinin süresinden bağımsız bir durum bu. yeri geldiğinde küfür de kullanılır ama bu verme ve benzeri bir kaç çirkin tanımlama benim kırmızı çizgimin ötesinde. istemsizce soğurdum maalesef.
0
hypathia
(31.10.22)
Deal breaker ve red flag karışımı. Hiç normal değil. Samimiyetle de oluşmaz. Başka bir dünya.
0
gabe h coud
(31.10.22)
Haklısın bence de.
0
roket adam
(31.10.22)
Abartma/abartmama olarak tanımlamazdım, bana göre normal mesela ben gülerim. Belli ki tarzlarınız farklı, olur böyle şeyler.
0
veritaslibertas
(31.10.22)
ben de çok argo kullanırım ama 20 gün çok erken.
0
Hallegadola
(31.10.22)
bunu ayıplayanlar, burada kadınlara -dert etme kızlık zarını diktirirsin,
afganlara değil türklere verirsin, diye cevap veriyor hahaha.

incitmeden bi konuş bakalım değişecek mi huyu
(bkz: #1839903)
0
comp
(31.10.22)
bence komik ama boyle kullanmazdim. 20 gun erken fakat abartilacak bir sey gormuyorum. rger tek sorun buysa ve hoslanmadiysan hosuma gitmiyo oyle soyleyince de. dirty talka girer mi bilmem dirttalk icin de hosa gitmeyen seyler belirtilmeli cunku sınırı veya kuralı yok bunların
0
ala09
(31.10.22)
abartı falan değil. başka dünyaların insanlarısınız sadece.
0
nolmus yani
(31.10.22)
eğer bu dialog geçtiği sırada etrafınızda kimse yoksa sorun yok, bence normal. öyle çok çok üff ne ayıp şeyler söylüyor kıvamında bir durum yok bence. bir şakayı/espriyi argo veya küfür ile güçlendirmek bana normal geliyor en azından.

aynı cümleyi başka bir kelime ile kullansa komik olmaz yada aynı etkiyi vermez.

İyi bir eğitim almış olması iyi bir şirkette iyi bir pozisyonda çalışıyor olmakta yumurtadan dün çıktığımız anlamına gelmiyor, hepimiz sokaktaydık ve sokakta argo yoksa ayakta kalamazsın.

anormal olan sana ultimatom vermiş olması ancak bunu görmemiş olman. konu boş beleş bir konu bile olsa sana ultimatom vermesi yeterince saygı duymadığını gösterir.
0
selam
(31.10.22)
@selam "Ültimatom"luk bir durum yok, alakası bile yok. Şaka olduğunu, "ahah" gülme efektine kadar paylaşmıştım zaten.
0
🌸Berck
(31.10.22)
Böyle şeylerden rahatsız olduğunuzu belirtebilirsiniz. İnsanlar yüzde yüz uyumlu olamaz zaten, herkesin karşısındakine göre kendini biraz törpülemesi gerekir. Ama değişmiyorsa katlanmak zorunda da değilsiniz tabii, o da sizin seçim hakkınız.
0
inawen
(31.10.22)
Tarzlarınız baya farklı bence zamanla daha çok anlayacaksınız
0
kestane gürgen palamut
(31.10.22)
çok soğurdum ben de. 20 gün değil 20 yıl olsa bile olmamalı.
0
deartheodosia
(31.10.22)
Bak bir daha böyle yaparsan vermem, görürsün sonra ahah"

Argo ile ilgili kesinlikle bir sorunum yok ama bu itici bir cümle.

20 günden daha kısa sürede libido ve sexting sınırında mesajlaştıklarım da oldu. Bilmemkaç ay arkadaş ve yakın arkadaş olduktan sonra bilmemkaç aydır sevgilim olan kız da konuşma içerisinde "... ama sana verdim" gibi bir cümle kurmuştu. Rahatsız olmuştum. Samimiyet seviyesinden ve süreden bağımsız olarak belirli başlı ifadeler var, onlar beni rahatsız ediyor. Kadın erkek ayrımı olmaksızın takıldığım ifadeler var.

NoContextSexting ya da benzer bir hesapta "Yarran erir" yazmış mesela bir kız. O da itici geldi. Türkçe "dirty talking" çok zor. Her an varoş ya da küfürlü kavgalı bir ortam havasına girebiliyor.
0
nawar
(31.10.22)
Bunun 20 günle alakası yok. İçinde varoş biri var gibi.
0
zimbirik
(01.11.22)
Cümlenin amacı mantığı bana gelmez (şartlı "verme") ama o dille bir sorunum yok. Siz herhalde daha pamuk prenses arıyorsunuz ama bu bir parça karanlık tarafa geçmiş herhalde kısmen (:
0
encokbenisevinnolur
(01.11.22)
(6)

Türkler neden geri kaldı?

duchess jessamine
Bir köşe yazısının altındaki tartışmada şu yoruma denk geldim:"Coğrafyamızda roma Yunan ve eski mısır vede pers kökeni olmayan türk Arap v.s bir antik kenti gezdiğinizde ne parlemento ne il Meclis binası ne tiyatro alanı ne pazar alanı ne kütüphane ne hamam ne WC hiç bir beşeri altyapı kalıntısı yok
Bir köşe yazısının altındaki tartışmada şu yoruma denk geldim:


"Coğrafyamızda roma Yunan ve eski mısır vede pers kökeni olmayan türk Arap v.s bir antik kenti gezdiğinizde ne parlemento ne il Meclis binası ne tiyatro alanı ne pazar alanı ne kütüphane ne hamam ne WC hiç bir beşeri altyapı kalıntısı yoktur Sonuç olarak geriden başlayan geriden gelir bu normaldir"

Bu yorum doğru mu? Yanlış mı? Ne derece doğru ve yanlış?
0
duchess jessamine
(31.10.22)
doğru, tam da bundan dolayı medeniyetimizin en ileri seviyesini günümüzde yunanistan, iran ve mısır temsil etmektedir. hadi yunanistan ile iran'ın bize kıyaslamasını tartışabiliriz ama mısır? gerçekten mi ya?

neden sonuç ilişkisi kurmayı deneyip bilgisizlikten dolayı becerememiş birinin fazla iddialı bir yorumu gibi geldi bana. dahası coğrafyadaki yapısal faktörleri ve tarihteki pek çok olayı gözardı etmiş. bence bu konulara hiç girmesin.
0
zgrydn
(31.10.22)
Yorum bence de yanlış. Bu konuya kafa yoruyorsan şu kitabı mutlaka okumanı öneririm: (bkz: türkiye'de geri kalmışlığın tarihi/@roket adam)
0
roket adam
(31.10.22)
tarih bilgisinden yoksun bir kişinin sığ anlatımı olmuş; yazacak çok şeyim var ancak yazmaya üşendim o derece;

Özetle; bu yorumda bahsedilen şey Eurocentric(Avrupa Merkezci) tarih yazımının bir yansımasıdır, bu konuda yazılmış olan makale ve araştırmalara bakabilirsin.

Türkiye özelinde mevcut durumu anlamak için;
İsmail Cem-Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi
Doğan Avcıoğlu-Türkiye'nin Düzeni / Dün-Bugün-Yarın
Halil İnalcık-Devlet-i Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar
Ahmet Yaşar Ocak hocanın Selçuklu ve Osmanlı üzerine olan araştırmaları

Bu kitaplar giriş ve bir fikir vermesi açısından yeterli olur, ancak neden geri kaldı sorusunun cevabı için çok yönlü bir araştırma okuma yapmak gerekir, sadece Türkiye değil, etkileşimde olduğu coğrafyada ki diğer medeniyetler ile de ilişkilerine bakmak gerekir.
0
sealth
(31.10.22)
Cevap belli. İ….
0
Hallegadola
(31.10.22)
Din diye dayatılan dogmalar, Arap kültürü, yolsuzluk, biat kültürü. Biraz da sanırım iq’muz ortalama altında :)
Birey olamamamız. Status quo’cu oluşumuz. Anlamını bilmediğimiz kelimeleri tekrar ederek günlerini brain fog içinde geçiren milyonlarca emekliyi besliyor oluşumuz. Avantacı oluşumuz. Cülus nedir abi. Cülus için padişah değiştirmek nedir. Bir de yeni dünyanın keşfi. Bizim ticaret rotalarını tutmamızın bir anlamının kalmayışı. Son olarak da 19 ve 20. yüzyılda nüfusumuzun azlığı.
0
gabe h coud
(01.11.22)
Niyazi berkes - Türkiye'de çağdaşlaşma bu kitaba bir bakın bulabilirseniz.

Argüman çok zayıf ve konunun sahillerine yutturma amaçlı yazılmış. Ben zayıflığı kadar kötü niyetli buldum. Neden? Fazla antropoloji ve arkeoloji merkezli. İkincisi modern mimari odaklı. Sonra Kültürel ve sosyal dinamikleri yok sayıyor ki söylediği şeylerde önemli faktörler.

Ek olarak, bunu diyenin bakış açısı önemliyse "hayır canım biz hep çok medeniyiz Fransızlar helayi hamamı bizden öğrendi" olayını savunuyorum diye de böyle demiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(01.11.22)
(17)

Her yönüyle "anlam yüklemek"

muhayyer divan
Bana anlatabilir misiniz, bu "anlam yüklemek" ifadesinin kaç anlamı var, hangi anlamlarda kullanılıyor?? Devrelerimi yakan şey, muhatap alınan olayda konuda kişide yerde şeyde vs... OLAN anlamı görerek, fark ederek, algılayarak ona göre tepki vermek ne zamandan beri "anlam yüklemek" oldu, bunu anlay
Bana anlatabilir misiniz, bu "anlam yüklemek" ifadesinin kaç anlamı var, hangi anlamlarda kullanılıyor??

Devrelerimi yakan şey, muhatap alınan olayda konuda kişide yerde şeyde vs... OLAN anlamı görerek, fark ederek, algılayarak ona göre tepki vermek ne zamandan beri "anlam yüklemek" oldu, bunu anlayamıyorum.

Lütfen bana anlatır mısınız, isteyen herkes anlatsın lütfen.
0
muhayyer divan
(31.10.22)
Belli ki biri can sıkmış.
Olayı bilsek de konuşsak keşke ama bu sekildeyse anlam yüklemek denmez.
Ha, gerçekten çok sıradan bir şeydir, mesala a, b ye kapıyı açmıştır, c kişisi de sen ona kapıyı açtı. Demek yerine ondan hoşlanıyorsun dediyse bu anlamk yuklemektir
0
kisa
(31.10.22)
Adı üstünde yük, yüklemek. Olan ile ilgisi yok. Yüklemek demek ekstra taşınacak, taşıyacağı bir şey eklemek demek.

Eğer ontoloji ya da epistemoloji konusmuyorsak da sen alınganlık ediyorsun aslında öyle bir şey yok, göründüğü gibi değil... anlamında da kullanılıyor. Size de öyle denmiş herhalde.
0
encokbenisevinnolur
(31.10.22)
Evet bana olmayan anlamlar yüklediğim söylenip duruyor. Halbuki olanın mesela kaçınılmaz sonuçlarını ortaya koyarak titizleniyorum, problem bu. Ya da bir insanın bir davranışı bir savunması ya da bişeyi işte, mesela çok hoşuma gidiyor, diyorum ki ne kadar şöyle şöyle bir hareket, çünkü ortama veya bana veya dünyaya insanlığa vs getirisi öyle, olumlu, uzun vadede bile olsa iyiliğe güzelliğe hem de candan ciğerden isteyerek hizmet etmiş ama bana deniyor ki her şeye bu kadar anlam yükleme.

Sevinsem suç üzülsem suç kızsam suç darlansam suç her şey suç.. olay da anlam yüklemek. Olanı görüyorum arkadaş sen görmüyorsan ben ne yapayım? Yanlış mı?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
Kanka o kizi birak bence
0
abuzer
(31.10.22)
neye ne kadar anlam yüklediniz net olarak bilmediğimiz için haklılık haksızlık belirtemiyoruz.

ben vereyim örnekleri. atıyorum iktidarın yürürlüğe koyduğu bir uygulamanın insanların hayatına müdahale amacı taşıdığı ve uzun vaadede toplumun geniş bir kısmına zulüm olacağını söylemek anlam yüklemek değil. iktidar sigarayı yasaklar, siz hayata müdahale olarak görürken bir başkası çok fazla anlam yüklüyorsun bu karar sağlıklı yaşam için alınmış diyebilir. burada olaya fazla anlam yüklemiş olmuyorsunuz çünkü sizin söylediğiniz şey de ihtimaller arasında. size fazla anlam yüklediğinizi söyleyen kişi sizin sebep sonuç ilişkisi kuramıyoruz dediğiniz kişi. o ön göremiyor siz görüyorsunuz evet.

bir fidan dikiyorsunuz ve yaptığınız bu hareketi çok abartarak anlatıyorsunuz. tohumlar fidana fidanlar ağaca falan şarkı söyleye söyleye geziyorsunuz. sizin kendinizi mutlu hissettiğiniz ve işe yaradığınızı düşündüğünüz bir hareket olabilir. öyledir de. ama bunu dünyayı değiştirecek, doğayı kurtaracak, çevre kirliliğine son verecek yegane davranış gibi anlatırsanız işte bu fazla anlam yüklemek olur. uzun vaadede sizin dikdiğiniz tek bir fidan çok da anlam ifade etmiyor. herkes böyle yapsın herkes bir fidan diksin derseniz o da gerçekçi olmadığı için fazla anlam yüklemek olur.

somut örnekler verirseniz daha kolay tespit edebiliriz olaylara aşırı anlam yükleyip yüklemediğinizi.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
boşver, seni mutlu ediyorsa duygularını yaşamaya devam et. ama başkalarının hayatına hadsiz yorum yapacak kadar anlamlar yüklüyorsan kendine çeki düzen ver. yukarıdaki kapı örneği gibi, adam sadece kadına kapı açmıştır, ooo kadından hoşlanıyor kafasında anlamlar yüklüyorsan bunları düzelt, dedikoduculuk oluyor bu bir nokta sonra. tavırların da ona göre değişiyor.

ofiste benim de başıma geliyor, üstlerim hareketlerime gereksiz anlam yükleyip profesyonel olmayan davranışlar sergiliyor. ben öyle herkesle laubali olmayan işini yapıp gitmek isteyen biriyim, sessiz sakinim. bana dünyadan nefret eden aşırı sinirli soğuk insan imajı yüklemişler. benle konuşmaları gereken şeyleri konuşmuyorlar ve yüzüme sen biraz sinirli ve moralsiz birisin diye konuşmadık senle bunu diyorlar. gereksiz anlam yüklemek bence bu, ve bak gördüğün üzere tavırları değişiyor. sinir oluyorum böyle durumlara. gerçekten dedikleri gibi sinirli insana dönüşmeye başlayacağım bu gidişle. sadece işimi yapıp gitmek istiyorum.

tekrar kapı örneğine gelecek olursak. ne kadar nazik, ne kadar tatlı düşünceli bir davranış vs. durumlarına girmek bence gereksiz anlam yüklemek değil. duyguları uçta yaşamak oluyor bu bence. bunun kime ne zararı olabilir diye kafamda tartıyorum şu an, kendi gözünü boyuyor olabilirsin. bir kişinin anlık nazikliğinin hoşuna gidişini en uçlarda yaşadıktan sonra o kişinin gerçek doğasını görmeni engelliyor mu bu durum sence? ve etrafındakiler bundan endişelendiği için sana laf ediyor olabilir mi? yoksa kendileri de bu duyguları yaşayamadıkları için çekememezlik mi yapıyordur?

bilemiyorum altan... soruna cevaptan ziyade dertleşir gibi oldum biraz ama, belki biraz suyu da bulandırdım da, banane.
0
nolmus yani
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Aslında tam okuyamadım yazdıklarınızı ama ortak itiraz ayrıntı bilmemek, onun için yazıyorum.

Birini sevdim, o biri bana çok acaip bir şekilde geldi, kendisine göre hiçbir sorun yok ben kendi kendime gelin güvey oluyorum. Bana böre ise bir kadına bu şekilde davranılmaz, kim olursa olsun. Neyse bir şekilde sevdim, davranışlarına baktım gözlemledim vs, sonra bu şahıs kancıklık etti ve bana çok ağır gelen bir davranışla kavga başlattı ve hiç hak etmediğim suçlamalar ve hakaretler yedim, üstüne de her yerden engellendim vs.

Bizi tanıştıran arkadaş diyor ki herkese bu kadar anlam yükleme. Bu kafa tilt oldum.

Benzer şekilde iş yerimde iş tanımımın gereklerini yapmaya uğraşırken işimizin kurallarını kendi isteğiyle bilerek ihlal eden üst hakkında sinirlenerek dert yandığımda "herkese bu kadar anlam yükleme".

İşimle ilgili titizleniyorum arkadaş, işim sadece iş değil koskoca yüzlerce yıllık kültürel ve sanatsal miras, titizlenmeyen katil demektir, bozulmasına çanak tutmuştur çünkü. Ama neden "bu kadar anlam yüklüyor" oluyorum??

İnsanlarda aşırı derecede yozlaşma var, hem neyi ne kadar ciddiye almaları gerektiğini, yani neyin neye nasıl ve ne kadar hizmet ettiğini unutmuşlar hem de birbirlerinin hatalarını alttan almaya hoş görmeye görmezden gelmeye o kadar fazla alışmışlar ki ortalık narsist ve borderline dolu. Açıkça dengemiz bitmiş bizim.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
ilişki örneğinizden başlayalım. bu konuda ayrıntı bilmesek de biraz fazla anlam yüklediğiniz az çok belli oluyor anlatış tarzınızdan. bazı insanlar fazla samimi, yakın davranabiliyor diğerlerine belki bu hareketlerini yanlış anladınız? kendinizi kaptırmışsınız ve akışına bırakmışsınız. bu hata değil ama tam olarak tanımadığınız birine arkadaşınızın söylediği gibi fazla anlam yüklemiş olabilirsiniz.

iş konusunda gayet haklısınız. aklıma öyle söyleyince arkeoloji geldi. sen koruma o korumasın diğeri gidip mağaraya kalp içinde sevgilisiyle kendi adını yazsın falan olacak iş değil tabii ki. fakat burada da maalesef ülke şartlarını gözetmek gerekiyor. eğitimin hali belli akademinin hali belli. bu konuda sorumlu bir insan olarak doğru anlamlar yüklüyorsunuz ama çok yorar bu insanı bu coğrafyada. kendinize yaparsınız yani her şey aynı tas aynı hamam devam eder.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Hiç tanımadığım birinin aşırı gevşek davranışlarını yadırgamak, tanıştıran kişinin hatırını güderek takılmayıp bir şans vermek, verdiği şansın bol bol kötüye kullanıldığını görmek ve sonunda onun çıkardığı kavgada benim hiç hak etmediğim hakaretlere ve suçlamalara maruz kalmam, sonunda isyan etmem neden "fazla anlam yüklemek" oluyor, lütfen anlatır mısın?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
çünkü muhatabınız her kimse en başında ön yargılı olmanıza rağmen kendinizi kaptırıp sonda yaptığı hareketten etkilenecek kadar değer vermişsiniz. adamı "gevşek" diye etiketlemenizle en son yaptığı gevşekliğe aşırı tepki vermeniz arasında yaşanan her şey fazla anlam yüklemekten kaynaklanıyor.

bu örnekte hak etmeyen birine hak etmediği bir anlam yüklemişsiniz, sorun bu.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@nolmus yani

Öyle bir güvensizliğim vardır ki, insanların olumlu yönlerini, yaptıkları tercih ettikleri güzellikleri görmeye çok ihtiyaç duyar hale geldiğim için bunları görmeye, bunlar karşısında heyecan duymaya, bunlar için onlara teşekkür etmeye kendimi alıştırdım. Bana biri bırak kapı açmayı, yere düşürdüğüm şeyi alıp bana veren bir hademe dahi olsa yüzüne bakarak ve yapabiliyorsam gülümseyerek teşekkür ederim, samimiyetimi ona iletirim. Ben insanların samimiyet duygusundan uzaklaştıklarını düşünüyorum, özellikle olumlu güzel duygular konusunda. Onun için mesela teşekkürü her fırsatta yaparım, bir garsın bir sipariş için masama 10 kere gelip gitse her defasında mutlaka teşekkür ederim, sonunda mutlaka "ellerinize ayaklarınıza sağlık" derim. Moral olmasını isterim, çünkü o para kazansa da benim orada moral bulmaya çalıştığım zamana eşlik ediyor.

Mesela şu yukarıda yazdığım yaklaşım... bu bence fazla anlam "yüklemek" değil, olanın anlamını ve değerini ortaya çıkarmak ve hakkını vermek. Bu da benim gibi duygusal ve sanatla en derinden uğraşan insanların harcı. Bu bana ağır gelmiyor, insanların gerçek yüzlerini görmemi de engellemiyor, paranoyaya da bağlamıyorum, bağlasam bağlarım çok müsaitim ama asıl yoran şey paranoyaya ilerlemek, bu da resmen "bir tek ben güvenilirim benden başka kimse güvenilir değil ve olamaz" faşizmidir, ben böyle biri değilim, olmak da istemem.

Anlatabildim mi bilmiyorum. Bence dengeli ama çok hassas ve her insana çok kıymet veren biriyim, o kadar.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
@coldegezenkutupayisi

Şu an tamamen olmayan şeyi gerçekmiş gibi yansıtıyorsunuz.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
ama buna insan olmak deniyor zaten... bırak, keyfini çıkar. buna laf edip moralini bozanların da biletini kes gönder hayatından. bu ne saçmalık? Resmen senle aynı duyguları minneti hissedemedikleri için seni engellemeye çalışıyorlar.
0
nolmus yani
(31.10.22)
hanımefendi ben sizin ne yaşadığınızı detaylı olarak nasıl bilebilirim? anlattığınız kadarıyla yorum yapabiliyorum, kusura bakmayın.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@nolmus yani

Bence aynısını hissedemedilleri için beni engellemeye çalışma davranışı değil bu, "insanlara çok değer verme" diyememek. Kaldı ki her insanın varoluş hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Nurdoğan Arkış diye bir adam var, kimlikleri sayarken "bence bir kimlik daha var ve bütün kimliklerin üzerinde, o da var olmak kimliği, varlık kimliği, insanlar sırf var oldukları için değerlidirler" der, bunu okuduğumda varoluş ne demek tam olarak anlamıştım.

@coldegezenkutupayisi

Anlattıklarımda olmayan ve anlattıklarım üzerinden verilemeyecek yargıları vermeyin o halde. Anlatabildim mi bilyorum.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
anlattığınız kadarından çıkan sonuç oydu. yanıldığımı düşünmüyorum. tekrar kusura bakmayın dikkate alıp cevap verdiğim için.
0
coldegezenkutupayisi
(31.10.22)
@coldegezen rica ederim, dikkatiniz yanlış veya eksik çalışmış.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.22)
(29)

karsi cins arkadasla yapilan aktivite ornekleri flort mudur

ala09
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiy
yakinlar ama. arki degil kannnnkiler. basbasa sarap evinde sarap icmek mesela, eve gidip dizi izlemek falan. bu olunca illa flortlesmektir bu diye damgalar misiniz? yoksa iki yakin arkadas bunlari yapabilir, karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?(buna ben kisiye gore arkadasliktan emin iseler sorun yoktur diyorum)

flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?
0
ala09
(30.10.22)
Herkesin fikrine kimse karisamaz asamasi bu. Genel cevab; tabii ki yapabilir iki karsi cins arkadas bunlarin hepsini. Bunlarin hepsini yapip arkadas kalmalari mümkündür. Ama benim kisisel cevabimi merak ediyosan ( ;))) ) sebgilimin yakin kiz arkisiyle basbasa sarap evine gitmesini ya da bunun bir rutin haline gelmesini sevmezdim. İts my choise
0
abuzer
(30.10.22)
Mümkün mu? Mumkun.
Bu tarz hareketleri yaptığım arkadaşlarım ile normal arkadaş kalabildik mi? Çok az bir kısmı ile.

Ben de çok rahat olurdum diyemem.
0
logisticsmanager
(30.10.22)
ben üç sene boyunca iki kadınla ev arkadaşlığı yaptım. söylediğiniz şeyleri ve ekstrasını çok yaptık. kimse de herhangi bir sinyal alıp duygularını, hareketlerini değiştirmedi. dizi izlemek, şarap evine gitmek dışında aynı yatakta uyumuşluğumuz da çoktur.

o zamanlar gençtim. şu an flörtüm veya sevgilim varken yanlış anlaşılmamak için yapmam böyle şeyler.
0
coldegezenkutupayisi
(30.10.22)
Flörtleşmek yapılan aktivite ile ilgili değil aradaki çekim ile ilgili derdim fakat bazen sizden bağımsız olarak karşı taraf bir beklentiye girebiliyor. Ben olsam bu tür şeylere girmem, sevgilim buluşursa da buluşur koca adam kendine sahip çıkar neticede.
0
ruhen hastayim ben
(30.10.22)
Şarap evinde şarap içmek ve eve gidip dizi izlemek?

'Sadece arkadaşız' Aynen :D Neyse bir şey demiyorum.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(30.10.22)
@panda yuva dostum gorus aliyoruz. burda sarap icilen ark baska dizi izlenen ark baska
0
🌸ala09
(30.10.22)
Zaten mevzu kankii ayağından başlamıyor mu? Karı taklidi yapan geyler bile tehlikeli çıkartır masaya vurur, ruhun bile duymaz, kesinlikle tehlikeli sular bunlar şahsen yaklaştırma hele bu tarz muhabbetlere çekim yasasına aykırı
0
Gebeş kaplumbağası
(30.10.22)
Bu tamamen yapanların niyetine bağlı. "Başbaşa şarap evinde şarap içmeler" deyince ambiyans değişiyor.

Benim istesem gidip şarapevinde şarap içeceğim karşı cins arladaşlarım var örneğin, gitsek "başbaşa" bakışarak, tebessümlerle falan şarap içmeyiz ama, dedikodu falan yaparız. Kimse de flört ediyoruz gibi hissetmez.

Kıskanmanıza neden olacak haklı bir sebep varsa birlikte manava bile gitseler gözünüze batar. Haklı bir sebep yoksa boş yere hayatı zehir etmeyin kimseye bence.
0
akhenaten
(30.10.22)
ben ki cok acik goruslu biriyimdir boyle bi seyi kabul etmem. karsi tarafin da ciddi bi iliskisi olsa bile etmem. isterse anaokulundan beri kanka olsunlar etmem :D

burda en iyi senaryo ben de bu grubun arkadasi olmaliyim. o zaman o kisinin yanimizda ucuncu olmasindan iskillenmem veya kirk yilin basi benim isim cikar da ben iptal edersem bi etkinligi ikisi yalniz devam edebilirler. bunun harici kankayiz diyip oyle habire icli disli olamazlar
0
Kittie
(30.10.22)
ya benim bir sürü kız kankim vardı evlenmeden önce, ama sonrasında fark ettim ki aslında tam bir aksiyona 1 adım falan yakınmışız. artık öyle düz kız arkadaş olayına pek inanmıyorum. ha tabii ki bu saydığın aktiviteler gayet normal ama dediğim gibi aksiyona dönme ihtimali çok yüksek.
0
roket adam
(30.10.22)
bir sürü erkek kankam vardır ama hiç biriyle başbaşa dizi izlemedim. o kadar da değil :) basbaya flört bu.
0
kaptan maydanoz
(30.10.22)
@akhenaten benim arkadaslarimla aktivitem bu. karsi taraf bundan rahatsiz olup geri adim atiyor bana bahane gibi geliyordu ama gorusunde israrci @roketadam gibi dusunuyro. bi hamleye bakar "saf olma bu kadar" kafasinda. saflik mi bu diye bi dusunuyorum, flortumle olan mevzunun haricinde
0
🌸ala09
(30.10.22)
flört değildir, ben yaparım, kanka olarak da kalırım, ama yine de flörtümün ya da sevgilimin bunları karşı cinsten biriyle yapmasını istemem.
0
ekinuzbay
(30.10.22)
"flortunuz bunlari yapsa rahatsiz edici mi?"
evet
"karsi taraf birbirinin "arkadas" sinyallerinden emin oldukca sorun yoktur mu?"
ilk soru evet ise doğal olarak sorun vardır.

iş arkadaşıyla beraber yemekhanede yenilen öğlen yemeği de şunlardan daha fazla etkileşim içerebilir, duygu tetikleyebilir
bunlar sırasında ne kadar kontrollü olunabildiği sonrasında etkisinden çıkılabilmesi masumiyeti belirler bana göre

başına silah dayanan ya da zorunluluk sebebi değil sonuçta çoğu birebir aktivite
tek eşliliğin özünmsenerek benimsenmesine kadar bağlanabilir bu konu
0
bir soru sorcam
(30.10.22)
Burada bir taraf kendini kandırıyordur
0
mirty
(30.10.22)
Halihazırda bunları yakın kız arkadaşlarımla yapıyorum. Kimiyle uzun süre buluşamıyoruz, evde uzun uzun rahat vakit geçirdiğimiz için bana geliyor. Kimiyle başa başa içmeye eğlenmeye de gidiyoruz. Kız arkadaşım varken de yaptım bunları, kimse de rahatsız olmadı. Rahatsız olana yallah arabistana derim.

Flörtüm bunun rahatsız edici olmadığını düşünüyorsa - ki yaptığına göre düşünmüyor- ben niye olayım ki?
Bu durum flörtün saf salak olduğu durumlarda geçerli olabilir ancak, o durumda bunun uyarısı yapılır ama yine karışılmaz.
Ha yok, flört saf salak değilse güvenilir.

Hepsinden öte, asıl problemi yaratan konu: flörtün "kaçamak" yapma ihtimalinden şüphe varsa -ki herkes bu ihtimal üzerinden rahatsız olurum demiş- niye flörte devam ediliyor ki? Karşı cins arkadaşı olmayan ya da olanla "şüpheli" aktivite yapmayan biriyle flört etsin.
0
Bruce
(30.10.22)
twitter.com

Aynen flört. Bi de çakar flört. Tam flört.

Direkt damgalarım sorry.
0
Hallegadola
(30.10.22)
Bunları yapıyorduk diye flört ediyoruz zannedip açıldım adama. Meğer arkadaşmışız. Demek ki her zaman flört olmuyormuş.
0
antikitleruhlu
(30.10.22)
Benim benden bu tür aktiviteleri talep eden bir kadın arkadaşım var. Kendisinin sevgilisi de var. Ben kendimden emin olduğum için işime geldiği sürece sinemaya gitmek ne bileyim birlikte alkol almak vs şeyleri başbaşa yapıyoruz. Ama açıkçası "sevgilin ne diyor bu işe" diyesim de geliyor bazen. Neyse zaman içinde öğrendim ki biraz efendi-kole dinamikleri içeren bir ilişkileri varmış, o aşamada da "sevgilin ne diyor" kısmı ilgi alanımdan çıktı.

Biz halihazırda tanıştığımız için pek geri cekilmedim ama mesela yeni tanışıp böyle tekliflerle gelen birine de hayır derim muhtemelen. Nasıl bir şeyle karsilasabilecegimi ya da onların ilişkilerinde neyi tamamlayan bir şey olacağımi bilemem. Yani mesela beni, benim haberim olmadan kıskandırmak için mi kullanıyor, ya da sevgilisinin benzer bir arkadaşlık ilişkisi var da kendince denge mi kurmaya çalışıyor... bana doğrudan dokunan bir zararı yoksa da bunlari yine de gozetirim. Dediğim arkadaşımda böyle bir şey görmediğim için de bir sakıncası yok benim için.

Öteki taraftaysam da karışmam ama ne alaka dediğim tavrımi belli ederim. Spesifik bir durum olur tamam da, verdiğin örnekler birlikte yapmanın şart olduğu şeyler değil ya da o formda olmayabilir. Şarap evinde başbaşa yerine bir bar cafede buluşup bira icemiyorlar mi? Birlikte dizi izlemedeki birliktelik kısmı nedir, üzerine konuşmak istedigin bir seyse ayrı ayrı izleyin birlikte konuşun... vs böyle ele alırdım. Belki sormak istediğin tam bu değil ama örnek verdiklerin başbaşa ve izole (sadece ikimiz tarzı) zaman geçirme bahanesi formunda şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.22)
Geçmişte sınır çizmezdim ama artık çiziyorum. Bana göre rahatsız edici.

Şu aklıma geldi.
www.youtube.com
0
Kahvedesu
(30.10.22)
Örtülü flört. İnkarlı flört. Baş başa şarap içilmez. Beraber şarap içilir. Tamam eve gidip beraber dizi izlersiniz ama sık sık "baş başa" vakit geçiriyorsanız bu örtülü flörttür, kankalık değildir.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Yazmayı umutmuşum, ben çok rahatsız olurum. İnat olsun dşye ben de yaparım olay çıkar.
0
muhayyer divan
(30.10.22)
Başvaşa şarap evinde şarap içmekle iş çıkışı bi pubda bira içmek aynı şey. Şarap içince sanki daya romantik bir ortammış gibi geliyor insanın aklına ama değil aslında. Aynı konsept.

Yani eğer bu başbaşa yapılan aktiviteler ben çağırılmadan yapılıyorsa o zaman bozulurdum. Yani benim canım istemez onlara katılmam, müsait olmam vs başka. Ama özellikle başbaşa olmak istiyorlar, ben partner olarak ortama davet edilmiyorsam o zaman rahatsız olurdum.

Bir de bu benim partnerimle aramdaki ilişkiye de bağlı. Eğer güzel bir ilişkimiz varsa, sadakatsizlik, ilgisizlik hissetmiyorsam o zaman sorun etmem çoğunlukla. Ama eğer zaten asıl ilgi benim üzerimde değilse o zaman kıskanırım.

Bir de bazı insan vat karşı cinsle arkadaş olamaz hemen aklı karışır. Bazısı var karşı cinsle arkadaşlığı iyi yürütür, şıp sevdi değildir, her yakın olduğu karşı cinse çekim duymaz. Yani partnerimin hangisi olduğuna da bağlı benim rahatsız olup olmamam.
0
zimbirik
(30.10.22)
bu yazılanlardan aklıma direkt şu gif geldi
media.tenor.com
0
basond
(30.10.22)
Benim bi kaç tane böyle yakın kız "kankim" var. Şarap içiyoruz, dizi izliyoruz, tatile falan gidiyoruz. Ben en azından kendi adıma arkadaş olduğumuzdan eminim, karşı taraftan da sakat bi sinyal almadım. Kafam rahat o açıdan. Her selam verdiğimizle sevişecek halimiz yok.

Ama flört ettiğim insan yapıyor olsa rahatsız ederdi, evet. Biraz çifte standart gibi görünüyor ama başkasının iletişimini kendininki gibi bilemiyorsun sonuçta. Karşıdakine bağlı yani orası. Henüz "flört" aşamasındaysak, yeterince tanımadığım için rahatsız olurdum.
0
plutongezegendegilmi
(30.10.22)
Dışarıdaki etkinlikler bi yere kadar benim için kabul edilebilir ama evde basbasa dizi izlemek bana fazla asla kabul etmez asiri rahatsiz olur iletisimi de keserdim. Normaline güven olmuyor bi de basbasa takilanina gözü kapalı mı guvenecegiz? Bu ortamda hiç sanmiyorum.
0
ddenizz
(31.10.22)
Hayır flört değil dümdüz dostluktur. Baş başa rakı da içeriz, eğlenmeye de gideriz, xbox da oynarız, dizi de seyrederiz ve hiçbir "yanlış" sinyal almayız. Erkek arkadaşım da tanıyor, ondan emin. Olmasaydı yapmazdım bunları yine de, dışarıdan çok başka görünme ihtimali var.
0
charbiel
(31.10.22)
arkadaşlıktan emin iseler (milyonda bir ihtimal) flört değildir. benim böyle bir arkadaşım var :)
0
gabe h coud
(31.10.22)
guldum.net
twitter.com

@charbiel, bir de erkek arkadaşına sor bakalım kariaktürdeki gibi düşünüyor mu düşnmüyor mu? :)
0
Hallegadola
(31.10.22)
(20)

Mesleki kariyere, eğitim seviyesine önem verir misiniz?

burnley
Ciddi ilişki tarzında hayatınıza sokacağınız birinin iş hayatındaki konumu, kariyeri, eğitim seviyesi, yabancı dil bilip bilmemesi gibi konulara ne derece önem verirsiniz?
Ciddi ilişki tarzında hayatınıza sokacağınız birinin iş hayatındaki konumu, kariyeri, eğitim seviyesi, yabancı dil bilip bilmemesi gibi konulara ne derece önem verirsiniz?
0
burnley
(29.10.22)
birincil kriterim değil ama evet denk ya da yaklaşık olmasında kesinlikle fayda var siye düşünüyorum yaşanmış tecrübelerimden hareketle. eşim mesela ingilizce bilmiyor (öğrenmeye başladı) ben 2 dil konuşabiliyorum, bazı kültürel konularda ayrı dünyaların insanı gibi oluyoruz. keza iş hayatı ve kariyer de bir kültürdür paradan bağımsız olarak en azından aynı yolda yürüyor ya da yürümüş olman önemli.
0
roket adam
(29.10.22)
Mesleği, kariyeri önemli değil. Eğitimi, dil bilmesi önemli.
0
sckxyss
(29.10.22)
Çok da önem vermem.
0
Erestor
(29.10.22)
Eğitim hariç diğerleri çok önemli değil. Eğitim ise belli bir seviyenin üstü olsun yeter.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(29.10.22)
Ben kadında meslek ve eğitime önem veririm. Kendi ihtiyaçlarına yetebilecek bir gelir seviyesinde olması lazım. Ek olarak da iş garantisi vb de önemli. Bu dediklerim evlilik için geçerli. Diğer türlü farketmez.
0
seaman
(29.10.22)
önem verdiğimden değil ama kafa uyuşması ve sohbetin sıkıcı olmaması için ister istemez belirleyici oluyor kariyer haricindekiler. parayla pulla, statüyle işim yok ama bir konu açıldığında iki kelam edebilecek kadar kendini geliştirmiş olmasına dikkat ediyorum. dil çok önemli benim için.
0
coldegezenkutupayisi
(29.10.22)
Nice lisans mezunları iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz. Eğitime bakmam, kariyere bakmam, hayatı nasıl yaşadığına ve kendisini ne kadar geliştirdiğine bakarım. Uyuşuyorsak yabancı dil kendiliğinden olacaktır zaten.
0
uvcray
(29.10.22)
Filtremde ilk üçe girer. Çok önemli. Diğer türlü al bunu yetiştir büyüt kocan olsun diye eline kundakta bebek verilen Türkan Şoray’ın oynadığı karakter gibi hissediyorum. Mümkünse beni de geçmiş olsun isterim. Zaten yetiştirir, emek verir, büyütürsün. Aldatır ve s. olur gider. Şimdi evliyim. Eşim Amerika’da 5 sene okumuş yaşamış ve çalışmış. Max Planck’da paper yazmış, merit almış. Kafa zehir. Tartışıyoruz, iki akademisyen gibi. Birbirimize defalarca vay anasını nerden biliyorsun demişizdir. Ya da ufkum açıldı sayende demişizdir. Birbirimize hayranız. Onun da filtresi, çıtası çok yükseklerde.
0
gabe h coud
(29.10.22)
ingilizce bilirse iyi olur kendisi için de
diğerleri sadece cv, şirkete eleman almıyorsun

bunlar ancak nasıl biri şeklinde tahmin yürütmek için kullanılır
çok iyi bir mühendis olması gerçek hayatta çok az yerde muhabbet açar

doktor olsa mesela her gün hasta değilsin
müteahhit olsa oturduğun 1 tane ev var
mimar olsa avm gezerken 1-2 dk muhabbeti döner

mesela malzeme müh.yim tencere tava alınırken işe yarıyorum başka da mesleki karşılığı yok günlük hayatta

elbette altyapı oluşturuyor eğitim hayatı
ama cahil olmamak ve google vs. ihtiyacın olanı araştırıp öğrenebilmek önemli

iş dışı ortak ilgi alanları kurtarıyor evliliği
0
bir soru sorcam
(29.10.22)
asla öncelikli ve önemli değil, her zaman hayata karşı duruşu ve insanlara bakışı öncelikli, vizyonu olan ve çalışkan insanlar her şekilde kendini geliştirip, her ortama ayak uydurabiliyor.
0
take stay
(29.10.22)
İyi bir insan olması ve kendini sürekli geliştirmek istemesi önemli olan. Diyelim ki bu tip 2 insan var bu 2 özellik ikisinde de var.

Ama biri okul okumamış diğeri okumuş, ben okumuş olanı tercih ederim.
0
sassot
(29.10.22)
iş hayatındaki konumu, kariyeri hiç önemli değil.

eğitim seviyesi ve yabancı dil biraz önemli.

önemi var ise erkeğim.
0
abelardo
(29.10.22)
Önemli değil diyenlerin olayı romantize edip tam olarak soylemediklerini düşünüyorum.

Bence önemli kariyer önemli çünkü yani aslında salt kariyer değil ama mesleki anlamda hedeflerini gerçekleştirmesi önemli bakkal açmada olur ceo olmakta olur. Ne olmak istiyorsa bunu olmuş olması veya olabilme yolunda hedeflerinin olması önemli.

Eğitim de önemli ve konu sadece salt diploma değil okuduğu kitap, takip ettiği yazar, yönetmen. ortak payda bulabilmek için benzer kültür geçmişi benim için önemli.
0
kuzey li
(29.10.22)
Ben ne durumda olursa olsun kendini bununla ilgili ezmemesine bakarım. hem bir yabanci dili öğrenmeyi ya da mesela yüksek lisans yapmış olmayı, lisans mezunu olmayı... buyutuyorsa hem de o kadar zaman bu büyüttüğü şeye erişmek için bir şey yapmadiysa, aynı zamanda bu "eksiği" yüzünden ezilip buzuluyorsa o iş o kişiyle her tür ilişki sakat gözüküyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(30.10.22)
mesele ilişkimize gelince ne dil ne kariyer ne eğitim ne bi zıkkım hiçbir şey kalmıyor. ama bunlar yoktu ise ilişki başlamıyor da zaten. kültürel anlamda denklik+
dil ve eğitim kariyerden daha önemli bu arada. çalışmayadabilir çalışmak marifet gelmiyor bana ya hatta çalışmasın!! oha
0
ala09
(30.10.22)
evet
0
hot potato
(30.10.22)
evet, önem veririm.
0
deartheodosia
(30.10.22)
İnsan olması önemli. Bazı insanlar var, çok iyi eğitime, kariyere, maddi imkanlara sahip, aşırı egolu. Hiç çekilmiyorlar.
0
Kahvedesu
(30.10.22)
Meslek kariyer no, okul bölüm eh biraz, ingilzice evet. Dil ve okul işi direkt vizyon göstergesi ama okul bölüm mevzusu aile baskısı sebebiyle direkt vizyon belirtmeyebilir, istediği bölümü okuyamayan çok insan var. Dil ise direkt vizyon meselesi, o yüzden önemli.

Bunlar olmayınca kriter karşılanmadı uyarısı vermiyor tabii beyin, öyle bişi değil gönül ilişkileri. İngilizcesi B1 olup mutlu olduğum ilişkim de oldu.
0
Bruce
(30.10.22)
İş hayatı ve kariyeri umurumda değil, kendisine yetebilmesi ve hayatta isteklerine karşı özgür olabilmesi yeterli. eğitim seviyesi umurumda değil ama kendisini geliştirmiş ve öğrenmeye açık olması önemli. yabancı dilden emin değilim, bilenlerle çok daha rahat anlaştığımı itiraf edebilirim.
0
charbiel
(31.10.22)
(8)

Ev sahibinin "ısrar"la aramasına ne yapmalı

psmstc
İlk duyurumuzda konudan biraz bahsetmiştim.1) Ev sahibinin tam iki ay önce kira zammı döneminde istediği kira artışını yapmıştık. 2) Geçen hafta "evi satıyorum tiyatrosu" ile birilerini getirip iki aya evden çıkın muhabbeti yaptı.(Şaka gibi yeğenini eve satın alan kişi diye getirmiş meğerse.)3) Bunu
İlk duyurumuzda konudan biraz bahsetmiştim.

1) Ev sahibinin tam iki ay önce kira zammı döneminde istediği kira artışını yapmıştık.

2) Geçen hafta "evi satıyorum tiyatrosu" ile birilerini getirip iki aya evden çıkın muhabbeti yaptı.(Şaka gibi yeğenini eve satın alan kişi diye getirmiş meğerse.)

3) Bunun üstüne siz evi satın biz yeni ev sahibiyle görüşürüz deyince de alıcıların numarasını vermedi, bizi aramalara boğmaya başladı.

4) Baştan itibaren hep amca vs. diye saygıyı bırakmadan konuştuk. Son aramasında ise kendimizi, durumumuzu ciddi bir biçimde ifade ettik.

Ve hele şükür bizi çıkarmaktan vazgeçti.

Adam 1.500 lira fazla kira alabilmek için müptezel gibi halen bizi arıyor.

Kira arttırım tarihi üzerinden ise henüz iki ay geçmiş, kira arttırma niyetini de açıkça bize diyemiyor...

Bu ısrarlı aramalarını açmalı ya da geri dönmeli mi? (Bazıları aramasına geri dön diyor, bazısı hiç aramayın telefonda sizi tahrik etmeye çalışır,

karşılaşırsanız da hukuk yoluna gidebilirsiniz bizlik bir problem yok deyin diyor.)

Sizce nasıl davranmalı?
0
psmstc
(28.10.22)
Bloklayin?
0
nuisance
(28.10.22)
çok kesin ve agresif bir dille bir daha rahatsız edilmek istemediğinizi söyleyin.
0
retiredcolonel
(28.10.22)
Evinize çöktük. Arama artık deyin.
0
romario
(28.10.22)
Açmayın. Telefon konuşmasının bir şahidi olması mümkün değil ters bir konuşma geçerse. Bloklamayin da... söylemek istediklerinizi mesaj ya da ses kaydı gönderimi yoluyla WhatsApptan iletmenizi rica ediyorum diye bir mesaj falan atın.
0
encokbenisevinnolur
(28.10.22)
insanı çok huzursuz eden bir konu bu.
alakasız bir detay olacak ama, evi kiraladıktan sonra dış kapanın anahtarını değiştirdiniz, değil mi?

iki ay önce yaptığınız anlaşma şimdi bozulamaz. bir sene önce olmuş olsa, sözleşme yenilemesinde dile getirse tamam da, bu çok düz bir mantık. şimdi siz çıksanız, başkası girse ocak ayından sonra onu da çıkarmaya çalışacak.

bence de açmayın telefonlarını. mesaj atın lütfen, diye yazın. çok kızsanız bile asla sinirli bir cümle-kelime yazmayın adama.

ev sahibinin de, kiracının da empati kurabileni düşmeli. sırf resmî hakkı diye komşusunun beşte bir fiyatına oturan kiracı da var, iki ay sonra daha fazla kira almak isteyen de. hangi taraf olursanız olun, ev sahibini/kiracıyı tanımanız gerekiyor önceden. bir kahve içseniz az çok anlaşılır zaten. geçen de biri "ev sahibi boşanacağı eşine daha az nafaka versin diye kiramızı sözleşmede az gösterdik" diyordu. karısına acımayan size acır mı, adam bunları taciz ediyormuş çıkın diye... ne saçmalıklar bunlar... çok geçmiş olsun.
0
lovemyself
(28.10.22)
Telefon konuşması geçmesin aranızda. Aradığında müsait değilim yazın isterseniz diye mesaj atın. Sözleşme senesi bitene kadar kira artırımı söz konusu olmasın. Satıyorsa satıştan sonra yeni ev sahibinin numarasını paylaşmanız yeterli olacaktır diyip konuyu kapatın. Kira artırımı işini de zamanı geldiğinde konuşuruz tabii diyip kapatın.
0
yercekimini kendine ceken adam
(28.10.22)
“Kiramı ödemezsem, aidatı geciktirirsem, eve zarar verirsem beni arayın lütfen” derdim ben olsam. Bu yapılan taciz. Şikayet edin.
0
ruhen hastayim ben
(29.10.22)
@sivrisinek Kira oranını %50 arttırdık.
@lovemyself evet evet taşındığımız gibi değiştirdik. Neyseki.
0
🌸psmstc
(29.10.22)
(13)

Ellerin çok güzel iltifatı

trgydl
Övecek bir şey bulamayıp mı övdü bu kadın şimdi? Ekstra bacaklarım da güzelmiş. Anlamsız bir övgü değil mi erkek için?
Övecek bir şey bulamayıp mı övdü bu kadın şimdi? Ekstra bacaklarım da güzelmiş. Anlamsız bir övgü değil mi erkek için?
0
trgydl
(23.10.22)
Övecek bir şey bulamayıp övmüş olabilir. bu ihtimal bi çok övgüde var aslında.

Ama anlamsız bi övgü değil tabi ki. Fonksiyonelliği de olan bir övgü mü tercih ederdiniz? Mesela güçlü olmanız, yakışıklı olmanız vs?

Saçlarına yapılan övgü neyse ellerine yapılan da aynı aslında. Bir övgüyü erkekler için anlamsız yapan nedir sizin için?

Belki tırnaklarınız temiz ve düzgün duruyordur. Kısa bodur tırnak tiplerinden değildir. Parmaklarınız uzun ve incedir. Yani bu övgünün neden erkekler için anlamsız olduğunu düşündünüyorsunuz?
0
zimbirik
(23.10.22)
Üstü kapalı erotik bir övgü bence, sizi beğenmiş fiziksel olarak da demek ki. Gayet de anlamlı.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.22)
Kardeş ilk defa gerçek bir kadınla tanışmıştım hayırlı olsun. Sana resmen seni gözüme kestirdim ben buna veririm mesajı vermis. Erkekleri çekici yapan detaylar başlığında en çok ellerden bahsediliyor onu da mı gormedin?
0
deer hunter
(23.10.22)
ellerin güzeli neden erotik övgü olarak algıladınız ki? o ellerinle beni tatmin et filan anlamı mı çıkarıyorsunuz bu cümleden?
0
ekinuzbay
(23.10.22)
Övecek bir şey bulamamış. +1
0
ruhen hastayim ben
(23.10.22)
Ben erkekte ele çok bakarım ya, kaşından gözünden fazla bakarım hatta. Beğenirsem de söylerim muhakkak. Neden anlamsız olsun? Ya da bir övgü nasıl anlamlı olur ki?
0
south park in kapusonlu uyesi
(23.10.22)
öncesinde herhangi bir yerinizi övüp ekstra bunu eklediyse övmeye doyamamış demektir. ama atıyorum maşallah yunan heykeli gibisin demeden ellerin güzel dediyse övecek bir şey bulamamış.

Benim de ellerim güzeldir. kavradığım yerden ses gelir mesela ama en son ellerime kompliman yapılır genelde.
0
coldegezenkutupayisi
(23.10.22)
neden övecek bir şey bulamayıp, bulmak zorunda hissetsin, bun düşündün mü ?

eller doğal seçilimde beceri ve üretkenlik indikatörüdür. bir erkeğin kadının kalçalarına, memesine bakmasından çok farklı değil yani.
0
orpheus
(23.10.22)
kadınların yüzde 95'i için erkeğin elleri çok önemlidir.
anlamsız değil elbette.
bir iltifat etmiş, edilen iltifatı almayı öğrenmelisiniz.
0
blatta hiberna
(23.10.22)
benim için de erkekte el çok önemli. hiç boş bi iltifat değil aşırı iyi bir şey hatta.
0
ala09
(23.10.22)
Elleriniz büyük mü?

Bir şey demek istemiş olabilir.
0
Hallegadola
(23.10.22)
o kadar tipsizsin ki ellerin güzel sadece demek istemiş. Yani ne bir şakakların, ne çene yapın ne burnun, ne gözlerin, ne saçların, ne kirpiklerin o kadar bitiksin demek ki.
0
juan pablo pino
(23.10.22)
Bence el çok önemli erkekte. Bir erkeğe bunu söylemeye utanıyorum, ya da artık nolursa olsun yeter söylüyorum diyip salıyorum... Güzel bacaklı erkek de zor bulunan bir şey. Bunlarerotik övgüler. (bakarsın bigün file çorap tül eldivenle geçmişsin karşısına oturtmuş seni seyrediyor :)) )
0
megalomaniac
(26.10.22)
(11)

meltem cumbul güzel kadın mı?

ala09
eskiden beğeniyordum şimdi sanki kendi kafamda onu güzelleştirmişim o kadr şey gelmiyor. genclik dönemi icin değerlendirelim, yaşlanmanın olumsuz etkisini hesaba katmadan. sanırım kaşı gözünden ziyade havası enerjisi bi hoş he ne dersiniz? çok güzel olduğunu düşünen varsa onun gibi güzel bir başka i
eskiden beğeniyordum şimdi sanki kendi kafamda onu güzelleştirmişim o kadr şey gelmiyor. genclik dönemi icin değerlendirelim, yaşlanmanın olumsuz etkisini hesaba katmadan. sanırım kaşı gözünden ziyade havası enerjisi bi hoş he ne dersiniz? çok güzel olduğunu düşünen varsa onun gibi güzel bir başka isim daha ekleyebilir

images.app.goo.gl
0
ala09
(22.10.22)
Güzel kadın bence. 100 tane estetik yaptırıp kendini güzel sananlardan daha güzel en azından.
0
dissendium
(22.10.22)
Ben güzel de diyemiyorum çirkin de. Bana ortalama geliyor.
0
Amaranta ursula
(22.10.22)
Güzel değil bence. Hiçbir döneminde de bana güzel gelmedi.

Ama zamanında Kıvanç'ı kafaladığına göre zeki bir kadın olmalı.

imgrosetta.mynet.com.tr
0
Berck
(22.10.22)
Estetik yaptıran kadınların ağzı burnu birbirine benzediği için doğal kadınlar daha çekici geliyor bana. 7 puan verirdim kendisine.
0
ruhen hastayim ben
(22.10.22)
değil, ünlü olmasa çok sıradan biri. ama enerjisi yüksektir, pozitiftir, sempatiktir bu noktalardan kazanır.
0
orpheus
(22.10.22)
Yılan hikayesinden beridir seviyoruz.
0
Gebeş kaplumbağası
(22.10.22)
ruhen hastayım+1. Kıvançla sevgili olduğunu yeni öğrendim. Demek ki, umut hep olmalı.
0
Kahvedesu
(22.10.22)
Güzel değil ama sempatik :P
0
nawar
(22.10.22)
Memoli onun karakterine köylü kızı diye sesleniyordu ya... o aynı zamanda bu sorunun cevabı. Öyle bir aurasi var. Hani "çok güzel müthiş" dediğin bir yere koyamiyorsun o yüzden. Belki tanınır olduğu rolleri ile de ilgilidir bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.22)
bence de değil ama karakteristik, ağır bir havası var.
0
ananiyimioguz
(23.10.22)
Değil, torpilli
0
Hallegadola
(23.10.22)
(13)

ikinci bulusma icin gece cıkma hk

huzurlarinizda huzursuzluk
Diyelim ki biri ile ikinci defa buluşacaksınız dışarıda ve siz hatun kişisiniz. Davet eden erkek ve iş yerinden. Fakat işyeri büyük ve lokasyonlarınız farklı. Yani yüzyüze görüsme olmuyor, mesajlasma dısında. 22.30 sularında çıktınız evden. Gece de 4.00 gibi döndünüz.Sizce bu saatler randevu için tu
Diyelim ki biri ile ikinci defa buluşacaksınız dışarıda ve siz hatun kişisiniz. Davet eden erkek ve iş yerinden. Fakat işyeri büyük ve lokasyonlarınız farklı. Yani yüzyüze görüsme olmuyor, mesajlasma dısında.

22.30 sularında çıktınız evden. Gece de 4.00 gibi döndünüz.

Sizce bu saatler randevu için tuhaf mı, normal mi?

Kendi yorumumu katmadan soruyorum. Er kişi karşı cins için farklı şeyler düşünür mü? Siz olsanız düşünür müydünüz? Ya da kızın yerinde olsanız bu saat aralığında siz de kalır mıydınız sohbet, muhabbete?

Dipnot. Normalde hatun kişi olarak eve en geç 02.00 'de falan gelmişsinizdir, onda da bilindik insanlarla berabersinizdir.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.10.22)
Büyükşehirler için normal bir saat aralığı. Tuhaf bulmadım. Bir etkinliğe gitmiş bile olsanız 9da başlıyor, 11de bitiyor, arkadaşlarla otur, muhabbet et derken gece yani 2yi bulsa, eve gidiş 2-3 olur.
0
GoodMorningTeacher
(22.10.22)
Nerede takılacaksınız? Erkeğin evine ikinci buluşmada gidecekseniz farklı şeyler düşünür tabii ki. Kafe falansa çok kalitesiz. Aşk, sevgi varsa bence ilk buluşmalar birkaç saat olmalı. Böyle hızlı ve çok zaman geçirmeyle sağlıklı bir ilerleme olmaz.
0
dissendium
(22.10.22)
Tiyatro vb bir etkinlikse @goodmorning’e katılıyorum. Fakat sohbet etmek için gece dörde kadar dışarıda kalmak istemezdim. Ya sohbeti kısa keserdim ya da dışarılarda sürünmek yerine bir tarafın evinde buluşmayı tercih ederdim.

Edit: Farklı düşünmek derken “hafif kadın” gibi bir şeyi kastettiniz sanırım. Böyle erkekler çoktan annelerinin bulduğu kadınlarla evlendiler zannediyordum.
0
ruhen hastayim ben
(22.10.22)
Yani 30+ ustu bir insan olarak 22:30’da coktan uyumus oldugumdan boyle bir seyin olma ihtimalini cok cok dusuk buluyorum, ama “birlikte vakit gecirme” etkinligi ise kabul etmezdim ve daha erken bulusmak isterdim. Herhangi bir anlami oldugundan degil, uykum geleceginden. Konser falan gibi o saatte baslayan veya bir sebepten karanlikta/gec saatte yapilmasi gereken ilginc bir aktivite icin bulusuyorsak idare edilir.
Bundan veya baska bir sebepten benim hafifmesrep oldugumu dusunen bir erkek de suphesiz olabilir, fakat uzaktan uzaktan dusunur artik zira kendisinin bu fikrini degistirmeye calismayi birakin bir daha muhatap olmam bile.
0
sopiro
(22.10.22)
Yani ben beni 04:00'a kadar uyanık tutacak kadar tatlı sohbeti olan kadına nikahı basmam gerektiğini düşünürüm.
0
babilfish
(22.10.22)
Rahat bir kız olduğunu düşünürüm. Üçüncü buluşmada eve davet ederim. Gelmezsen bir şeylerin ters gittiğini düşünüp yoluma giderim. Yani dördüncü buluşma olmaz.
0
Mirket
(22.10.22)
bence tuhaf ama sizin yazdıgınız sebeplerden dolayı değil.
uykum gelir benim. hiç bir şey beni 4e kadar uyanık tutamaz
0
abelardo
(22.10.22)
benim bugüne kadar yaptığım akşam planlarım genelde 22,00 civarında başladı en erken de 3-4 gibi bitti. 20li yaşlarımda bile arkadaşlarımızla gece 12den önce evden çıkmazdık sabah da gün doğumuna yakın eve dönerdik, bu yüzden bahsedilen saatler benim için çok normal saatler.

date ya da flört olayında da farklı değil bence. örneğin shift sistemi ile çalışan bir sürü insan var sağlık sektörü, havacılık vs. o yüzden saat açısından bence tuhaf bir durum değil. ayrıca kendi açımdan gündüz planı yerine gece uzun süreli eğlenmeyi, bi yerlere oturup sohbet ederek bişeyler içmeyi, yemeğe ya da etkinliğe gitmeyi tercih de ederim.

ama bu farklı şeyler düşünme meselesi daha garip bi durum. böyle düşünecek biriyse zaten hiç olmasın daha iyi. ben bugüne kadar bu durumda farklı düşünecek olan ya da geç saatlerde buluşmayı, vakit geçirmeyi tuhaf karşılayacak olan kimseyi tanımadım.
0
hypathia
(22.10.22)
Kendi adıma saat dörtte dışardayım diye beni olmadığım biri gibi düşünen biriyle işim olmaz. Çünkü malumunuz "farklı bir şey düşünür mü" diye sorduğunuza göre o "farklı bir şey" kategorisine soktuğunuz şeyler sizde yok. Demek ki mümkün olabiliyormuş bu. Basit.

O kadar zaman vakit geçirince zaten sizle ilgili fikir edinebileceği başka detaylarla karşılaşmış olmalı. Hal buyken sadece saate bakıyorsa saçma olmaz mı bu?

Çok anlamsız geldi bana... Ya da mesela siz saat 4'e kadar dışarda kalabilen bir insan olarak bu kişi bunu yanlış anlar diye çıkmak isterken evde mi kalacaksınız zorla? Niye ki yani?

Yapmayın gözünüzü seveyim. Sizle oturup bir araba laf ettiğiniz kişi günün sonunda "ya ama saat dörtte hala dışardaydı" sonucuna varıyorsa bırakın gitsin ne işiniz var ki?

Çok tuhaf hissettirdi bana bu soru. Sanki birine hırsızlık yapmanın neden kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyormuşum gibi hissettim.
0
akhenaten
(22.10.22)
Zaman aralığı belirlemek zor. Yani eğer o günkü sohbet pek sarmadiysa ya da birinizden biriniz havasında değilseniz azami 2-3 saatten fazla oturmak bana işkence oluyor. İlle de 4'e kadar neden?

Bir de naparsaniz yapın dusunecekse düşünür. Ben olsam ve bu konuda gerilsem geyigini yapardım. "Ya şimdi saat 2'yi de geçti şimdi biz saat ilerledikçe daha hafif kadın ve daha serseri erkek mi oluyoruz heheh" ama bence bu tarz bir şey de ikinci buluşma için fazla olabilir.

Bence siz huzurlarınızda huzursuzluk olmayın, biraz başka bir şey daha olun mesela spontane olun. Gerisini de onun tavrına vs göre karar verirsiniz.
0
encokbenisevinnolur
(23.10.22)
Ben ekşi sözlükten birkaç kız ile buluştum. Gece 3 ya da 4'te döndükleri oldu. Haklarında olumsuz bir şey düşünmeme sebep olmadı. Demek ki o da "keyifli zaman geçirdi bu saate kadar kaldığına göre" dedim. 22:30 biraz geç ama çok da sorun olacak bir süre değil. Öncesinde planları olabiliyor insanların ya da üşenebiliyor. İstanbul'da normal şeyler bence.
0
nawar
(23.10.22)
Siz bu kişinin sırf saatler sebebiyle sizi fuckbuddy gibi algılamasından korkuyorsunuz anladığım kadarıyla. Bunun çözümü basit. Çıktığınızda konuyu ciddi ilişki muhabbetine getirin, bu konuda ciddi olmayan her türlü yaklaşıma kapalı olduğunuzu söyleyin. Başka türlü çözemezsiniz bunu
0
ekinuzbay
(23.10.22)
Büyükşehirde normal çünkü dışarıda yapılacak çok şey var
0
Hallegadola
(23.10.22)
(12)

Ortalama biri olmanın dayanılmaz hafifliği?

Piukh
Babası şehire göçmüş bir köylü olarak ara ara böyle bir his geliyor. Dvorak dinleyemiyorum mesela, zevk almıyorum, o ince detaylar kulağıma yabancı geliyor. Bir mansur ark, bir tarkan gibi sarmıyor... Ve pop müziğin ilgi çekiciliğinin, hikayemizden geldiğinden ama iyi müzik olmadığından eminim.Bu ör
Babası şehire göçmüş bir köylü olarak ara ara böyle bir his geliyor. Dvorak dinleyemiyorum mesela, zevk almıyorum, o ince detaylar kulağıma yabancı geliyor. Bir mansur ark, bir tarkan gibi sarmıyor... Ve pop müziğin ilgi çekiciliğinin, hikayemizden geldiğinden ama iyi müzik olmadığından eminim.

Bu örnek diğerlerine de yansıtılabilir. Ne bileyim godard da izleyemiyorum, envai çeşit deniz mahsulü yemişliğim var ama yine alabalık iyidir ağbi kılçıksız kolay yenir modundayım diğerlerini aramıyorum.

Ama işte elimdekilerin basmaklıp, sıradan şeyler olduğunu bilirken ''yaşamak işte bu ağbi'' diye mangal da yellenmiyor. Diğer yandan bende olmayanların peşinden gitsem ''aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni' olurum en iyi ihtimalde. Rafine zevkler, gusto peşinde koşmak da eğreti geliyor yani.

Böyle düz yaşıyor muyuz kısacası, hayır benim için sıkıntı yok ama monşer olmayan arkadaşlar sizde durum nedir merak ettim?
0
Piukh
(21.10.22)
ben de varoş bir semtte büyüdüm ve sonrasında daha çok para kazanmaya başladıkça farklı şeyler deneyimleme şansım oldu, dolayısıyla benzer sayılırız.
alabalık ya da palamut yemek aşağılanması gereken, basmakalıp ya da düz bir şey değil. palamut güzel, ızgarada ekmeği de kızartırsan şahane balık ekmek oluyor. bundan keyif almakta hiç bir problem yok.
envai çeşit balık ürünü, bir sürü pahalı tabak, tayland'dan meksika'ya bir sürü farklı dünya mutfağı da denedim. denememekte problem var, mutlaka denemek lazım, ama deneyip de sevmemek, alabalık yemekte ısrar etmekte bence hiç bir problem yok. işte bu abi diye ıvır zıvır şeylere kasılmaya gerek yok. beğenirim ya da beğenmem o zevk meselesi, sırf şekil olsun diye de beğenmediğim şeylere kasılamam yani.
0
roket adam
(21.10.22)
kuzey cazı dinlerken tarhana çorbası içiyorum

her konuda rafine olamayız, ilgimizi çeken başlıklar varsa üzerine gider merak eder zaman ayırır öğreniriz

her şeyden anlamak, gusto olmak da son 10 yılın dayatması

biraz da zihnimizin bize oyunu, örneğin yemekten anlayan birini görüyoruz, sonra youtube da motosikletten anlayan birini izliyoruz, ardından başka bir videoda çok iyi gitar çalan birini görüyoruz, bu üç farklı hayatı tek ve kusursuz bir karakter gibi algılarsak kendimizi kıyaslayıp üzülürüz, halbuki çok iyi tarih bilen biri başka bir çok konunun cahilidir :)
0
freebird5406_2
(21.10.22)
Kent soyluluk bizde yok zaten, hic olmamisti.

Modern zaman insanin sorunu bu. Kendini her konuya ilgi duymak zorunda hissetmesi ve her konuda ust duzey bilgiye sahip olma "ihtiyaci" icinde olmasi.

1- Herkesin babasi ya da dedesi gocmustur buyuk sehirlere. 5 kusaktir ayni büyük sehirde yasayan kac tanidiginiz var? Gusto sahibi olmak icin dedemi üniversiteye mi yollamaliyim? Dedem gusto sahibi degil diye hobilerimden vazgeceyim mi? Cünkü sizin yazdiginiza gore ustumde egreti duracak hobi.

2- Ortalamanin tanimini yaparak, kendinizi standardin ta kendisi gibi gosteriyorsunuz. Bu da sinifcilik. Mansur Ark yerine Müslüm dinleyen o zaman ortalama alti?

3- Godard izleyip Tarkan dinleyen yok mu? Nicin ikisi birbirinin tersi olsun? Azicik ucundan dialektige hic mi yer yok?

Cok köseli cikarimlar annecigim. Beni yordu.
0
buf-e kür
(21.10.22)
Fakir ve lumpen bi hayattan geldim. 30 dan sonra cebim para gördü arkadas is cevrem degisti. 1 2 sene arayisa girip yeni heyecanlar pesinde kostum. Sanatsever olmak bi noktadan sonra cok sıkıcı. Yeme icme kulturu ise genellikle hayal kirikligi oldu.

En basa dondum diyemem ama kafa yormaya degmeyen ugraslar.

Onemli olan sohbet yetenegini, insan iliskilerini iyilestirebilmek.
0
halk
(21.10.22)
Sorunuza tam karşılık gelmeyecek ama yine de yazayım.

+ Böyle düz yaşıyor muyuz kısacası, hayır benim için sıkıntı yok ama monşer olmayan arkadaşlar sizde durum nedir merak ettim?

- Benim yapmaya çalıştığım, kendi içimde kendime göre renkli bir hayat. Herkesin yaptığı şeyleri yapıyorum tabii, öyle çok farklı, muazzam bir hayatım tabii ki de yok fakat yapılanları, zevk almak ve kendim için yapıyorum. İçmesi yemesi, gezmesi, tatili, okuması, sineması-tiyatrosu-şarkısı, ne varsa kendime göre zamanla içerisinde gelişti ve evirildi. Ayrıca zaman içerisinde gene değişecek, farklı bir duruma evirilecek.

@roket adam +1

@greebird5406_2 +1


2013'un sonlarına doğru çalışmaya başladığımda kendime verdiğim bir söz vardı; klişe beyaz yakalı olmayacağım diye. Dediğim gibi öyle farklı bir hayata sahip değilim ama ne bileyim kendi adıma eğleniyorum.

Yamaç paraşütü, yurtdışı gezilerini hep kendim tek başıma gerçekleştirdim. İnsanlar, tek başına neler neler yapıyor tabii ama beni bağlayan bir durum söz konusu değil. Neyse kısaca keyfinize bakın.

@buf-e kür +1

@in vino veritas +1
0
put it in your appropriate place
(21.10.22)
ben beni mutlu edecek seyleri yapiyorum, sirf entel gorunmek icin sevmedigim halde sevmeyecegimi bildigim seylerle ilgilenmedigim gibi sirf populer diye sevdigim seyleri de kisitlamiyorum. yani maksimum 60 yil kalan omrumu bana en iyi hissettirecek sekilde gecirip gitmeyi planliyorum. kimsenin hakkimda dusundukleri de umrumda degil, kimseyi o noktaya koymuyorum. duz olmak da guzeldir ayrica. konu insan zevkleri olunca bir dogru yanlis da olmuyor cogu zaman. karakter cok kendine has bir sey, onunla doguyoruz ve disardan gordugu etkilerden ziyade cogunlukla icten geleni kolayca disari cikariyor ama disaridakini iceri alirken bir suru suzgecten geciriyor. nasil mutluysaniz oyle yasayin, kendinizi basmakalip hissediyorsaniz alternatiflere yonelip hosunuza gidip gitmedigine bakin. gitmiyorsa zorlamayin gidiyorsa yardirin derim :)
0
in vino veritas
(21.10.22)
@roket adam öyle ama düz olduğu da yadsınamaz.

@freebird ekşi tarhanaysa hele mis, afiyet olsun. :) Haklısınız ama bakıyorum sadece bir şeyi layıkıyla yaşamak, anlamak da çok zor.

@buf Herkesin, bir şeyi yapması ya da bir halde olması o şeyi makbul kılmaz, meşrulaştırmaz. Sizin söylediğiniz popülizme varıyor. Hobilerin amacı kişisel haz, kim ne diyecek. Memnun olduğunuz bir hobiniz varsa, ne ala. Let people enjoy things derim en fazla.

Ortalamanın tanımını yapmaya gerek yok bence, gayet malum. Benim anlatımda Mansur Ark ve Müslüm aynı yerde, ne demek istediniz anlamadım doğrusu ve halihazırda Müslüm de dinliyorum.

Vardır muhakkak ama kültür krizi yaşamıyorsa ciddi ciddi Tarkan hayranı olacağını düşünmüyorum çünkü sadece çocukluğumuzu hatırlattığı için, simgesel değeri olduğu için değerli ve alışılagelmiş kalıplarla şarkı yapan birisi. 100 yıl sonra kimse Tarkan dinlemeyecek mesela ama 500 yıl sonra Dvorak dinlecek, 1000 yıl sonra dinlenmese bile içinde o ruhun izi olacak.

@halk ben de pek kafa yormaya gerek yok çizgisindeyim ama bazen düşünüyorum.

@put @in vio Düz olmaktan yana sıkıntı yok zaten. Çünkü bunun içinde de kıymetli şeyler var, ne bileyim sevgilinin tebessümü, bir sabah güneşi, yorgun bir günün sonunda sağlam bir uyku... Bunlar hayatın güzel tarafları ama kimse bunlarla 24 saat geçirmiyor biliyorsunuz ki. Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?
0
🌸Piukh
(21.10.22)
20'li yaslarimin sonuna kadar metalciydim, 30'lu yaslarimin ortasina yaklasirken clubber oldum.

basketbol manyagiydim, halen izlerim ama su anda hic oynayasim gelmiyor mesela. bilgisayar oyunu 6 ayda bir oynuyorum o da ergenken oynadigim oyunlar. zevklerin degismesi, kisinin tarzinin degismesi falan bence olmasi gerekenler zaten. hayat tam anlamiyla devamli degisken bir yapida ve kisinin degismesi, kendini kesfetmesi, yeni seyler, yeni hobiler, yeni zevkler denemesi bence gayet normal.
mesela su an kahveye sardim, degisik kahve metotlari deniyorum, egleniyorum, kesfediyorum, zevk aliyorum, konusacak konum oluyor vs.

goddard'i izlersin ama bunu merak ettigin icin yaparsin, sevmezsen bir daha izlemezsin bu kadar basit. kesfetmeye, denemeye cesur olmali insan. kendine durust olmali en basta. sevmiyorsan sevmiyorsundur ama en azindan denemissindir. bu kadar basit:)

biraz bastan savma bir cevap oldu ama anlamissindir. jack of all trades olmak iyidir. dusunsene 50 sene boyunca siyah giyinip metalci olarak yasadigimi mesela? hayat bu rutin ve sikicilik icin cok kisa.
0
baldur2
(21.10.22)
Olayı sanki bunun bir checklisti varmış da onun üzerinden değerlendirip kendinin ortalama biri olduğuna varmış gibi anlatmışsın.

Ben öyle ele almıyorum. Yani bence birinin Godard'in kim olduğunu bilip bilmemesi ya da filmlerine asinaligi okuzluk miktarında bir değişiklik yaratmıyor. Okuzluk hirboluk senin içinde. Öyleyse öyledir değilse değildir. Daha ziyade bakış açısı meselesi bu "ortalama insan" olmak ya da olmamak.

"Aa nasıl yani hiç Godard izlemedin miii... aa nasıl begenmezsin..." tarzı yaklaşanlarin da en az kötü ihtimalle öküz, en kotu ihtimalle de salak olduğunu düşünüyorum.

Zevk alma ya da estetik anlayışı nesne kadar özne ile de ilgili bir şey.
0
encokbenisevinnolur
(21.10.22)
"Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?"

yani kime gore neye gore kiymeti yok? siz memnunsaniz olan bitenden, bu yeterli degil mi? not baremi varmis da bunlarla ancak 100 uzerinden 50 alinabiliyormus gibi anlatmissiniz :) eger siz memnunsaniz yeterli zaten? degilseniz de farkli seyler deneyin, sevdikleriniz olur sevmedikleriniz olur denedikce. bi fikir edinirsiniz sonrasinda da hosunuza gidenlerle devam edersiniz.
0
in vino veritas
(21.10.22)
+ "Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?"

- Tamam ortalama ama şahsen çok zevk alıyorum. Bugün bir aksilik çıkmazsa, Kadıköy'e geçip iki birayla günü kapatacağım. Öyle büyük bir beklentim yok hayattan. Gerekte yok
0
put it in your appropriate place
(21.10.22)
Tam olarak alakali olmasa da, baslik aklima su parcayi getirdi: www.youtube.com :)
0
pike
(21.10.22)
(8)

gözlerinden birini tek başına kırpamayan var mı aramızda?

mark greg sputnik
ben sağ gözümü tek başına kırpamıyorum. sol oluyor. ikisini birlikte kapatabiliyorum. sol açıkken sağı kapatamıyorum. sol da beraber iniyor. yeni bir şey değil, kendimi bildim bileli böyle ama zaman zaman işkilleniyorum. babamı beyin tümöründen kaybettim, gördüğümüz ilk farklılık sol gözünü kapatama
ben sağ gözümü tek başına kırpamıyorum. sol oluyor. ikisini birlikte kapatabiliyorum. sol açıkken sağı kapatamıyorum. sol da beraber iniyor. yeni bir şey değil, kendimi bildim bileli böyle ama zaman zaman işkilleniyorum. babamı beyin tümöründen kaybettim, gördüğümüz ilk farklılık sol gözünü kapatamaması olmuştu. muhtemelen alakası yok ama yine de düşünmeden edemiyor insan.

sizce bununla ilgili doktora görünmek iyi fikir olur mu yoksa baskın göz/beynin baskın tarafı vs. gibi doğal şeylerle açıklanabilir mi bu?

ikinci sorum rica etsem siz de dener misiniz, iki gözünüzü ayrı ayrı kırpabiliyor musunuz?
0
mark greg sputnik
(19.10.22)
bende de aynı. ilave olarak solu tek başına kapatabiliyorum ama sağ olmuyor.
0
inheritance
(19.10.22)
Evet kırpabiliyorum.
Bir elim sol mememe dikine vururken diğer elimle yatayda yukarı aşağı da yapabiliyorum diğer mememin üstünde.
Veya tüm parmaklarımı kapatıp orta ve yüzük parmağımın arasını açabiliyorum.

Bu tarz şeyleri küçükken denerdik kimisi yapar kimisi yapamazdı. Ben de bazılarını yapamazdım. Deneye deneye oldu sonra. Belki kas hafızası ile ilgilidir.
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
abi meme olayını yapabiliyorum ama göz kesinlikle olmuyor ya. inat ettim, çok denedim. manyak gibi sol gözümü elimle açık tutarak sadece sağı kırpmayı denedim filan... imkanı yok. sağ gözümün kapanabilmesi için ön koşul solun kapanması adeta. tek başına sağ kapanmıyor.
0
🌸mark greg sputnik
(19.10.22)
Ben küçükken denemiştim yapamamistim. Sonra hırs yaptım çalıştım ve oldu.
0
encokbenisevinnolur
(20.10.22)
Kirpiyom ikisi de ayri ayri. Bu neden oluyor?
0
balpolen
(20.10.22)
bende de sağ tek olmuyor. hiç olmadı, lens kullanırken far etmiştim çok uzun zaman önce. çok da uğraşmadım, doktora gitmek ise hiç aklıma gelmedi.
0
halanne
(20.10.22)
sağ gözümü kırpabiliyorum, sol olmuyor.
0
nickini degistiren yazar
(20.10.22)
Puhahaha komediye gel :)) Çocukken bunu doktor randevusunda demiştim. Olmaz öyle şey, kırp bakayım demişti doktor. Adamın karşısında gözümü kırpmaya çalışmamı ve ağzımı yüzümü acayip şekillere sokuşumu, doktorun bana garip garip bakmasını hiç unutamıyorum. Demek ki başkalarında da olan bir şeymiş. Yıllarca bu utançla yaşamama hiç gerek yokmuş.
0
gabe h coud
(20.10.22)
(17)

kirada oturduğum evi airbnb'ye versem

coldegezenkutupayisi
başıma en fazla ne gelebilir? hukuki olarak yani. biraz detay vereyim. iki senedir kirada olduğum bir ev var. malum kiralar aldı başını gitti, ev sahibim de sağ olsun yasal orandan yüzde 25 yaptı geçti. çevredeki daireler 6-7 bin bandındayken benim kiram 1.5 bin lira kaldı. bu akşam kız arkadaşımla
başıma en fazla ne gelebilir? hukuki olarak yani.

biraz detay vereyim. iki senedir kirada olduğum bir ev var. malum kiralar aldı başını gitti, ev sahibim de sağ olsun yasal orandan yüzde 25 yaptı geçti. çevredeki daireler 6-7 bin bandındayken benim kiram 1.5 bin lira kaldı.

bu akşam kız arkadaşımla konuşurken aklıma geldi. elimin altında boşa giden bir yatırım varmış gibi hissediyorum. bavulumu alıp sevgilime taşınsam, şimdiki evi de elimi öpene günlük 200-300 liraya kiralasam. malum istanbul'da o fiyatlara havada kaparlar evi. ev de zaten metrobüs hattı üzerinde sayılır, mecidiyeköy 'de. hatta aylık peşin verene daha uyguna da bırakırım.

neyse. soruya geleyim. bunun hukuki cezası nedir? tazminat mı? tazminatsa kira bedeli üzerinden mi oluyor? kira bedeli üzerinden olacaksa maksimum kaç kira olabilir ki? bence kârlı bir yatırım olur yakalansam bile.
0
coldegezenkutupayisi
(19.10.22)
para kazanmak için her yol mübah diyosun. şaşırtmadı, türkiye'de kiracı kalitesi ortalama bu şekilde zaten, insanların evine çökmeye devam.
0
ayseee
(19.10.22)
Bunun suç olduğunun farkındasınız yani.

Hukukçu değilim. kira.kontrati feshi, maliyeye şikayet,vergi kaçırma, çok kasarsa tazminat davasına konu olabilir gibi geliyor bana
0
kisa
(19.10.22)
Yukarıdakilere ek olarak eve zarar gelse ne yapacaksın? kuruşun hesabını yaparken masraf çıkar sana. Millet bu kafalardan ötürü yıllık kontrat yapıyor artık ya da maaş bordrosu falan istiyor kuruşun hesabını yapan tayfa ile uğraşmamak adına.

seni evden çıkarabileceği kadar suç.
0
OrangeYellow
(19.10.22)
Ev sahibin haklı sebeple kontratı iptal edip çok rahat bir şekilde sizi evden çıkarabilir. Siz de 6-7 bandında ev arar durursunuz veya kız arkadaşınıza taşınırsınız.
0
limonlu eksi
(19.10.22)
Yukarıda yazılanlar en kötüsü değil olağan akışta olabilecek olanlar. Evde yasa dışı bir şey yaparlarsa kiraladığıniz kişiler o zaman ortalık evlere şenlik olur.
0
encokbenisevinnolur
(19.10.22)
Yani ev sahibiniz size %25 zam yapmis, 1500 tlye oturyorsunuz. Bu iyiligin karsiligi bu mu? Bu nasil bir niyet? Sorgulamadan edemiyorum. Hadi diycem fahis bir zam yapti, kirayi karsilamakta zorlaniyorsunuz. Ara ara airbnb den gunluk kiralayip ek gelir elde etmeye calisiyosunuz. Onu anlarim da bu dediginizin elle tutulur tarafi yok. Bazi insanlara gercekten mustehak. O insanlardan biri de sizsiniz.
0
balpolen
(19.10.22)
Ev sahibi anlamazsa, konşular sorun etmezse, para airbnb uzerinden dönerse risk alınabilir.

Okuldan arkadaslarim veya ogrenci değişim programindan arkadaslarim dersiniz.

Ama cok cirkin yani 1.5k kira verip o yerden 10k kazanmaniz biraz fakire *m vermisler t*s*klarini da sokmaya çalışmış gibi.
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
Galiba şaka yapıyorsunuz.
0
chihirovekohaku
(19.10.22)
etik ya da değil kısmını geçiyorum (ki bence de değil), evde olası bir yasadışı madde kullanımı sonrasında koma ya da ne bileyim alkol koması vs durumunda ölüme gidebilecek adli bir olay olabilir, böyle bir ihtimali de düşük görmüyorum açıkçası. örneğin kendim için kazancım ne olursa olsun asla göze alabileceğim bir risk olmazdı.
0
hypathia
(19.10.22)
Tam hatirlayamadim ama evi otel gibi kullandirmanin bir cezasi vardi. Yuklu miktarda. Ben o nedenle cesaret edememistim ev kendimizin olmasina ragmen.
0
Kahvedesu
(19.10.22)
eve bir geldin salonda tecavüz edilip öldürülmüş biri yatıyor diyelim. şanslıysan olay çözülüp failler bulunur da sadece yukarıda yazılan vergi cezası, evden atılma ve tazminat vs ile kurtulursun ama süreç ömründen ömür götürür. şanssızsan ihale sana kalır zaten derdini kime nasıl anlatırsın bilmiyorum. düşük ihtimal belki ama benzeri olayların yaşanması imkansız değil. ayrıca airbnb gibi ortamların denetimi baya sık artık. durup dururken de yakalanıp ceza alabilirsiniz yani.

cezalar yeterince caydırıcı olsa “suç ama ne kadar suç” diye sormaya cesaret edemez kimse ama memleketin hali ortada işte.

özetle evet kesin para kazanırsınız ama illegal bir para olur.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(19.10.22)
Sonra da ev sahiplerine bin türlü laf ediyorsunuz. Kiracılar olarak bu şekilde kötü yönetilen ekonomik durumun açıklarını ev sahiplerine geçirmeye çalıştıkça gün gelecek ki bu ev sahipleri kurumsal şirketlere evlerini kiraya verecek ve bu kurumsal şirketler de evleri işletecek.

İşte o zaman ciyak ciyak bağıracak herkes. Çakal ev sahiplerini de savunmuyorum ama bu ülkede enflasyon %80. Ev sahipleri hayrat işletmiyor. İyi niyetli insanları da böyle sömürün işte.
0
denizgonen
(19.10.22)
Kiracıyım. Kendi evinizi hergün farklı birine kiralayabilirsiniz,siz de ev sahibiymişsiniz. Bu şartlarda başkasının evi yerine kendi evinizi değerlendirmeniz daha etik.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(19.10.22)
millet coşmuş da airbnb agent diye bir olay var. Ev sahibi ve komşulardan muvafakatname alındığı takdirde legal olarak yapılabiliyor.
Her türlü hasarı airbnb karşılıyor, airbnb'yi aradan çıkarırsan karşılamaz.

Bu şekilde yapan çok var tabii ki tüm riskler yine senin.

ayrıca elinin altında boşa giden bir yatırım olması için yatırımın senin olması gerekiyor :D 1500 lira için böyle maceralara girilmez. 200-300 liraya mcdonalds da oturtmuyorlar adamı gelecek profil de belli
0
croswell
(19.10.22)
sanırım, standart imzaladığınız kira sözleşmesinin ilk maddesi olan "kiralayan, kiralananın tamamını ya da bir kısmını kiraya veremez" maddesini okumayı unutmuşsunuz.

türk borçlar kanunu md. 322 "Kiracı, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça, kiralananı başkasına kiralayamayacağı gibi, kullanım hakkını da devredemez."
0
phonex
(20.10.22)
Yorumları okuyunca şaşırmadım:) Eve çökmeler falan. Biri de pozitif yaklaşmamış konuya.

Neden bu işi gizli saklı yapıyorsunuz ki?

Ev sahibinizle konuşun, böyle böyle bir niyetim var, ben işletmeci olayım, siz de mülk sahibi deyin. Gelen parayı bölüşün.

Ev sahibine şunu anlatın, bu gelen gidenle uğraşma kısmını siz üstlenin, ev sahibi sadece parayı alsın. Bunu da sözleşmeye ekletin.

Adama şunu da söylersiniz, hani size az zam yapmış en azından farkı böyle kapatalım deyin.

Her şeyin bir yolu yordamı var. Aç gözlülük yapmadan ev sahibiyle bölüşmeyi teklif edince büyük ihtimalle size onay verir.

Ama tabii airbnb'nin sıkıntıları yok değil. Gelen adamların kim olduğu belli değil evde sıkıntılı durumlar vs...

Airbnb agent olayına bakılabilir.
0
anten
(20.10.22)
Bu arada ev sahibi onay vermeden böyle bir şey yapmayın. Yukarda yazılan tüm yorumlardaki riskler geçerli.

Bu arada airbnb de çok mantıklı bir yöntem değil para kazanmak için. Riski bol.
0
anten
(20.10.22)
(40)

Eşim gitmek istiyor mecbur gidilecek değil mi?

ananiyimioguz
Bir ege kasabasında tanıştık evlendik. Fakat burada evlilikti, ev işleriydi taşınmaydı kiracı sorunlarıydı adliyeydi derken çalıştığı yer bize ne senin özel hayatından bu kadar sık boş bırakamazsın yerini hastalar da şikayetçi diyerek 2,5 sene çalıştığı yerde işine son verdiler. Tazminat ve alacakla
Bir ege kasabasında tanıştık evlendik. Fakat burada evlilikti, ev işleriydi taşınmaydı kiracı sorunlarıydı adliyeydi derken çalıştığı yer bize ne senin özel hayatından bu kadar sık boş bırakamazsın yerini hastalar da şikayetçi diyerek 2,5 sene çalıştığı yerde işine son verdiler. Tazminat ve alacakları vardı hepsini hazırlamışlar hemen baya hazırlıklılardı. Devlet atamasına başvurdu farklı bir yer çıksa da eş durumundan çağırırım dedim ama çıkmadı.

Tekrar burada hekimlik yap diyorum, burada 50-100 birim kazanıyordum başka yerler 20 birim teklif ediyor o yüzden başkasının yanında çalışmak istemiyorum diyor. Zaten buraya da bayılmıyorum iş için geldim diyor. (Aksine ben bayılarak gelmiştim annemlerle yazlık alıp fark buradan başlıyor)

Kendi yerini aç burada diyorum, çevrem yok diyor ve burada yabancı hasta potansiyeli yüksek, dilim o kadar yeterli değil diyor.

İzmir - İstanbul gidelim yine 50-100 birim arası veren bir yer bulursun diyorum, oralara taşınınca yaşam masraflarımız artacak + tamam iyi kazanacağım ama yine çok yoğun ve stres altında geçecek, hem başkası yanında çalışırken kendi hasta potansiyelimi kazanmamıza, kendi adımızın duyulmasına izin vermiyorlar o yüzden eninde sonunda ben zaten kendi yerimi açacaktım en azından aynı eforu sırf kendim için harcarım diyor.

Ben de hak veriyor ve destekliyorum ancak tutturdu memlekete gidelim diye. Orada ailesi ve çevresi varmış.

İyi güzel de gidelim dediği yer Antep. Yemeklerini sevsem de doğuda yaşamak istemiyorum. Burada müstakil çok uyguna bir yer bulduk. Şehir sakin, temiz, ev güzel. Ben mutluydum burada orada ne yapacağım büyük ihtimalle aynı kiraya 1+0 bir yerde yaşayacağız. Daha güzel bir yere çıkın madem geliriniz var diyeceksiniz, ikimizin de kredi borcu + kendi yer açınca zaten masrafları olacak ve bir süre ekside ilerleyeceğiz büyük ihtimalle.

İdareten burada çalış borçların bitsin diyorum, zaman alehime işliyor diyor.

Antepte işler yoluna girerse çok kazanırmış, istediğimiz zaman istediğimiz yere tatile gider, yurt dışına vs. de çıkabilirmişiz.

Ama burada zaten çok kazanıyordu da ne oluyordu diyorum içimden.. Tamam evini aldı arabasını aldı da memur gibi yaşıyorduk yani..

İleride çok kazandığında yine başka bir yatırıma aktaracak, işine aktaracak. Para ve çalışma hırsı olanlar genelde parayı pek yemezler gibi geliyor her zaman bir mal alırlar veya mevcut işi büyütürler.

Bu koşuşturma içerisinde neye vakit bulacağız da ne yapacağız bilmiyorum.

Genelde benim maaş borçlar ve temel ihtiyaçlara gidiyor zaten. Şimdi onlar da artacak şehir değiştirince. Kendisi yatırımlarını yapıyor iyi güzel yapsın da benim yatırım yapacak param kalmıyor ki. Burada ben hesaplamıştım, ocaktan sonra yatırımlık bütçem kalacaktı. Ama gittik diyelim yarın öbür gün ayrılık girse bir şey olsa kendisi güçlenmiş halde devam edecek onun için hava hoş. Benim elimde ne var bu koşuşturmacadan ötürü? Koca bir sıfır.

Başından dedim ben evlilik için hazır değilim önce kendi işimde uzmanlaşıp kendi evimi falan almam lazım ondan sonra güçlü hissederim diye. Benim bir beklentim yok ki ne diye bekleyelim amaç birlikte hayatı geçirmek dedi.. giriştik evliliğe. Ki güzelde gidiyordu gayet şu çıkarılma olayını yaşamasaydık.

Hem orada işleri büyütürse buradan da yer açarmış ama orada 5 senemiz giderse çocuk da olur, annem burada o baksın dersin ömür billah çıkamayız buradan dedim. Ben çocuk mu istiyorum sanki ne zaman çocuk lafı geçti diyor. E yaş geldi 30a, 40'ında mı yapıcaz çocuk diyorum. Belki de hiç yapmayız diyor. Bişey diyemedim valla nötrüm ben çocuk konusunda. Hazır hissetmiyorum çünkü ben de henüz.

Ayrıca Antep'e o da bayılmıyormuş o yüzden çıkmış oradan ama sonra değiştirdi lafını para için her yere gidiyordum mecburen diyor. Antep de işte çevrem orada kardeşlerim orada ailem orada vs. diye dönmek istiyorum diyor.

İyi güzel de bu hikayede benim ne suçum var :| sanki yurt dışına gitmemiz gerekiyor desem veya o dese hadi gidip bir kaç sene eziyet çekelim denir değişiklik kabul edilebilir de Antep nedir yani kaldım öyle.

Kaldi ki dediğim gibi burada mutluydum, orada işler yoluna girenede kadar 1-2 sene daha kötü şartlarda idare etmemiz gerekece. Sonra işler büyüdü diyelim. Nerede büyüdüğüne bakıyorum, yine doğudayız. Asabım bozuluyor. Yoksa ben karşı değilim büyümesine falan destek olurum her anlamda ama şu doğuya göç konusunda pek motive değilim.
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
kolay gelsin. şimdi feministler damlayıp beni linçlemeden yazıp gideyim. ben de kadın erkek eşitliğine inanan biriyim ama türk toplumunda özellikte evlilikte bu tip problemler çok büyür. zamanında tavrınızı net koymalısınız. boşanmış bir birey olarak yazayım. eşim iyi eğitimli ama kıç kadar maaşıyla "ben paramı kazanıyom istediğimi yaparım" kafasında bir insandı.

eşinizin kariyeri için kendi hayatınızdan - kariyerinizden asla vazgeçmeyin. çalışan her yerde para yapar. ayrıca kadının çok para kazanması halinde size dünyayı dar eder, kafasına göre takılır, ki söylemlerinden anlaşılıyor.

sizin mesleğiniz nedir bilmiyorum ama bu problemleri çözmeden çocuk falan yapmayın.
0
kveldulv
(19.10.22)
antepin artık çekiciliğinin kaldığını sanmıyorum. tipik bir ortadoğu şehri gibi. suriyeli,afgan vb. göç almış sadece yerlisinin sevebileceği bir yer.
0
mikahakkinen
(19.10.22)
Ben 2-3 senelik yazılım mühendisiyim. Başlarda aynı veya taş çatlasa 2 katım fazla kazanıyordur dedim durum öyle değilmiş beni de korkuttu bu durumu bana hissettirmesi. Refah sevilerindeki farklılık ilişki başlarında biraz sorun olmuştu. Neyse ki zamanla çözdük. Kendine yatırım yaptı falan elde kalan paralar benzer olmaya başladı.

Kendisi dominant bir karakter nereye istersem çeker giderim kafasında evet ama o yönünü sevdim zaten. Kadınların güçlü olmasını destekliyorum ama dediğiniz kafalar beni de rahatsız ediyor. Ama zaten kim çok kazansa onun dediği yere gidilmez mi kadın-erkek fark etmeksizin?

Bu arada çevren varsa sizin memlekete veya başka dediğin bir yere gidelim orada açayım diyor ama yok ki. Yani eleştirip mantıklı bir çözüm de üretemiyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
böyle konularda yazmaktan hep imtina ediyorum, dışardan ahkam kesmek gibi görünmesin diye. ama hocam bütçeler niye ayrı mesela, evlisiniz siz. önceden de hatırlıyorum duyuruları. pek pasif kalmış görünüyorsunuz. anlattığınız kadarıyla antep'e taşındıktan sonra bi de çocuk eklenecek o öyle istedi napalım diyip ikna olacaksınız gibi.

bi de yazılımcısınız, tamam didim de uzak merkezi yerlere (hafızam çöptür heheh) ama antep ne alaka, günün birinde iş değiştirecek olsanız belki git gel yapabileceğiniz hibrit bi iş bulabilecekken ya da didim'den izmir'e vs taşınabilecekken bilemiyorum, antep çok alakasız bi konumda kalıyor. kendinizi düşünün biraz. bu kadar radikal bi karar almak için çok az süredir evlisiniz. umarım çocuk yapmazsınız +1

bi de şunu ekleyeyim, silivri'de yaşıyorum ben. yan komşum burada bir ağız diş polikliniğinde çalışırken kendi yerini açtı ve borçlarını temizlemesi 11 ay sürdü. bitti tüm borçlar. üstüne arabasını satmıştı tekrar araba aldı. daha sonra müstakil ev aldı vs. hatta bi de kiracı olduğu kliniğine tadilat yaptırttı. kendisi mardinli ama çevrem orda diyip gitmedi :) sadece burayı bildiğim için burdan örnek vericem yine ama özel hastanede çalışıp yeterince çevre yaptıktan sonra kendi yerini açan dişçi de var başka branşlar da bolca.
0
pide
(19.10.22)
Bu ilişkide hiç senin dediğin, istediğin bir şey oldu mu? Sorduğun sorulardan sanki hep eşinin istedikleri oluyor ve sen hep ona göre yaşıyorsun gibi geliyor. Hayırlı olsun ama "zorunlu" olmadıkça gidip bu şekilde yaşamayı doğru bulmuyorum. Zorunlu görevi olsa neyse ama kendi keyfini düşünüyor. Bir de sen maaş konusunda eziliyor gibisin. Bu seni mutsuz eder. Şimdiden para düşünmeye başlamışsın.
0
dissendium
(19.10.22)
antepliliklik problemi hocam bu. avukat arkadasim da ayni muhabbeti yapiyor butun cevrem burda hayatta ayrilmam diye.
burada herhangi bi sey garanti etmiyor size. cok kazanacagi falan belli degil. hicbir mecburiyet gormuyorum antepe giren cikamaz dediginiz gibi cocuk falan olur
yasadiginiz yerde klinik acmamak icin soyledigi yabanci dil muhabbeti cok yavan. calisip ogrensin o zaman mekan acmak gibi kritik bi mesleki yatirim. bu niye hic soz konusu degil hemen her sey kapatilip sehir degistiriliyor? yabanci hasta muhabbeti hepsi yabanci olacak diye de bir sey yok olursa da asistanlar ilgilenir operasyonu doktor yapar. sasirdim valla. sert yapin hocam! yukseldim hm.
0
ala09
(19.10.22)
@pide, onu da düşündüm, yarın öbür gün remote çalışmadan uzaklaşılırsa hibrit model veya ofise geçilirse, İstanbul, İzmir daha mantıklı dedim ama büyük şehirde de aynı stresi yaşıycam özel sektörde her an anlaşmazlık olabilir, İstanbulun bir ucunda oturuyorken diğer ucunda iş bulabilirim nasıl olacak ömür yollarda mı geçecek diyor.

Yine kendi yerini aç diyorum, bu işler çevresi olmaz diyor. Bul bana çevre açayım diyor. Veya bul bana yine çok kazancın olduğu bir yer gidelim diyor. Ama yine yer değişikliği problem. Kendisi bir kaç yerle görüştü mesela istanbul olabilir ama burada 4k kira veriyorken orada 15k vereceksek + giderler ve yol artacaksa oradan gelen + nın çoğu gitmiş olacak zaten.

Bu arada giderlerimiz ortak zaten ama ben %100 ünü koyuyorum mesela ne etti 15k diyelim, o da 15k koyunca %40 ı gidiyordu mesela öyle bir dengesizlik vardı. Ne yapsın ben %50 5k koyayım o 30k mı koysun mesela? :D
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
eşinizin yeterli dili yoksa neden antep'e gitmek istiyor ki? ben size şöyle söyleyeyim. türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarsk antep'e atanan arkadaşım arapça öğrendi iki senede. dilim yetersiz gibi bir gerekçe çok tutarlı değil çünkü şu an dilin en yetersiz kalacağı üç beş ilden biri antep.

bu durum haricinde işiniz uzaktan çalışmaya müsaitse bence eşiniz nerede rahat edeceğini düşünüyorsa oraya gidin. sizin sorununuz daha temel gibi göründü bana.

siz pek emin değilsiniz sanki içinde olduğunuz ilişkiden. benim, yarın boşanırsak bana ne olur kendi güçlenmiş olur ama ben ortada kalırım demek aklıma bile gelmez sevdiğim bir insan söz konusu olduğunda. belki ben her yerde çalışabileceğim için böyle rahat konuşuyorumdur. hiç düşünmem basar giderdim ben. daha azı olduğunda (evlilik veya herhangi bir resmiyet yokken) eski sevgilim istifa etti ve şehir değiştirdi diye dönmeseydi yanına gidecektim.

endişelerinize hak veriyorum, yine de gidin diyorum. böyle bir isteğin eşinizin içinde kalması er ya da geç size de olumsuz şekilde geri döner. kadın olsun erkek olsun fark etmez. ya yol yakınken yollar ayrılacak ya da biri bir şeyi çok ısrarla istiyorsa yapılacak. aksi huzursuzluk olur.
0
coldegezenkutupayisi
(19.10.22)
@aman üstüme geliyorlar, giderler ve planlar konusunda evet öyle yapıyor yüzde olarak değil birim olarak ortak oluyor.

Ama elzem bir şey varsa mesela ben isteme kına düğün vs. masraflarına girişince eşya sorun olacak demiştim bir kaç elektronik dışında ev eşyalarını o halletmişti sağolsun.

Benim ne düşündüğümü önemsiyor illa burada duralım desem durur ama benim uzaktan çalışabilirliğime güveniyor şuan.

Bir de burada bir yer açmaya korktuğu için açmaz da düşük bir maaş ile çalışır ise onu aşağı çekmişim gibi hissediyorum Antep'e göndermeyerek.

Bana kalırsa benim maaş ile idare ederiz bir süre yani dil çalış evde veya iadereten bir yerde çalış ne olacak diyorum kabul etmiyor karşılığını alamayacağı için.

Bir de şöyle bir şey var o burada çevresi olmadan yalnız hissediyorsa, iş bulsa da kendi yerini açsa da mutsuz olacaksa.. ben burada mutlu olsam ne olacak ki? Yine ikimizden birisi mutsuz.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
“Kendisi yatırımlarını yapıyor iyi güzel yapsın da benim yatırım yapacak param kalmıyor ki”

Hocam o 50k kazansin, siz 15k kazanin, giderleriniz 30k olsun,
Bu durumda eve giden para 65k, cikan para 30k, kalan para 35k.
Bu 35kyi ister ortak hesabiniza koyarsiniz beraber harcamak uzere, ister eşit şekilde ikiye boler kendi birikimlerinize atarsiniz.

Size araba alinacaksa da, esiniz yurtdisina dil kursuna gidecekse de bu ortak harcamadir. Artik siz finansal acidan iki ayri birey degil, tek bir ailesiniz. Nasıl ki kadın ev hanımı olup eşi çalıştığında da paranın kontrolü iki kişide eşit olmalı, para ailenin parası diyoruz. Sizin durumunuzda da durum bu şekilde olmalı.

Eşiniz biraz manipülatif maalesef. Sizin söylediği her şeye bir bahane bulacaktır. Ama aslında kendi söylediği planın da bir çok boşluğu var. Ama bu boşlukları net şekilde belirtirseniz de başka bir şey söyleyecek. Çok net.

Şu çok net ki, hele sağlık açısından, iyi çalışan kazanır. Sanırım diş doktoru eşiniz. Ben doktorumu googledaki yorumlarına göre seçiyorum açık ve net. Kimse tanıdık diye dişini emanet etmez kimseye. Ancak kuzenler, kardeşler, amcalar teyzeler. Onlar da indirim görmezlerse özel olarak kim iyiyse ona giderler.

Ben bu denklemde eşinizin ailesi ile aynı şehre taşınmanızı önermem. Çünkü eşiniz aslında ailesinin bir temsili gibi. Siz oraya giderseniz çok manipüle edilirsiniz, çok ezilirsiniz gibi görünüyor. Bu ilişkide hakkınız zaten yeniyor, finansal açıdan mağdur ediliyorsunuz. Bir de memlekete gitmek işleri kötüleştirebilir.
0
zimbirik
(19.10.22)
Anne babanız dahi olsa istemediğiniz bir şeyi yapmamalısınız. Şu hayatta öğrendim dediğim birkaç şey varsa biri de budur. Siz de yaşayarak öğreneceksiniz bunu.
0
ruhen hastayim ben
(19.10.22)
yukarıda yazılanların geneli +1

ayrıca güçlü kadınla dominant kadın aynı şey değil, siz bunu karıştırmışsınız.
ikisi tamamen ayrı şeyler.
0
blatta hiberna
(19.10.22)
Oraya gitmek için bahane üretmiş.
Dil öğrenilebilir.
Çevre... zamanla oluşturulur. Kaldı ki akraba çevresiyle kısıtlı tutacaksa orada da batar. Bir avantaj değil diyemem ama omrunce de yetmez, senin oluşturman lazım çevreyi.
0
encokbenisevinnolur
(19.10.22)
Hocam sen şey değil misin? Hani görüştüğü kadın kuzenini örnek gösterip büyük düğün, ev vs istiyordu. Senin de annen baban ayrıydı, ‘elimizden bu kadarı gelir’ diyorlardı ama sana/size yetmiyordu… yanlış mı hatırlıyorum?
0
elorelia
(19.10.22)
Evliliğinizde bu kadar büyük sorunlar varken çocuk yapmayın tek önerim bu.
0
iwasbornonamountainside
(19.10.22)
didimden antepe ancak lahmacun.baklava yemeye gurme turizm elçisi olarak giderim.isterse 3 kat maaş versinler diyecektim ki demiyim her aile kendi içinde karar almalı.
yanlız okuduğumdan anladığım arkadaş para felan filan hikaye ailesini çevresini özlemiş bariz şekilde bahane ediyor gibime gldi.
0
jamswety
(19.10.22)
yazılımcı olarak remote seçenekler var ama kariyerinizde farklılık veya ilerlemek için hibrit seçeneklerin olacağını unutmayın. şu an baya bir şirket hibrit çalışıyor.

antepe gidip siz gelecekteki kendi fırsatlarınızı kısıtladığınızda aranızdaki maddi fark daha da açılacaktır.
0
nuisance
(19.10.22)
Şöyle bir teklifle giderdim. 1 sene sonra eğer ben mutlu değilim, istemiyorum dersem, toplanıp geri gelecek miyiz? Kabulse kabul, yoksa sen bilirsin.
0
gabe h coud
(19.10.22)
@elorelia, sorunca adetlerini söylemişti evet bizimkilerde elimizden bu kadarı geliyor değil de elimizden bir sey gelmiyor demişti sonra her seyi kendimiz yaptık olduğu kadar onlar da sadece nikaha geldiler sağ olsun. Öncesinde veya taşınmalarımızda falan kimse yoktu ^^

Neyse o ayrı konu, şimdi ben kararımda ısrarcı olurum ama buradaki bir talihsizlikten veya gelir düşüklüğünden ben sorumlu olmam mı bu sefer :/
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
@gabe h coud, öyle şeylere okey ama bana nedense biraz lafta gibi geliyor buraya niye gelsin ki kimse yok, zaten bayılmıyormuş da buraya.. kazancı iyi diye duruyormuş..

e ben varım diyorum, seni de burada tutan bir şey yok diyor :D yaşamak istiyor oluşum yetmiyor herhalde.

bence de burada açsa daha iyi olur madem birinin yanında çalışmak istemiyor..
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Askimdan olsem de istemedigim yerde yasamam. Guzel manipule ediliyor gibisiniz, evlendiniz diye hep esinizin istedigini yapmayin.

Nasil ki ise girince deneme suresi var kah 2 ay kah 4 ay, evlilikte de ilk birkac ay deneme suresi olsa nasil olur acaba ya (dusunen emoji) ilk aylarda radikal degisimler olunca, ayni bunun gibi, taraflar da ayri dusunce evlilik de dusebilir hmmmm
0
summer timetable
(19.10.22)
Daha önce de şöyle bir şey olmuştu, istanbulda %50 fazla veren bir yer bulursam gidelim mi oraya demiştim,

Sana %50 artış ama bana %50 düşüş olacak istanbulda nerede çalışırsam çalışayım demişti. Yani tam oran konuşmadık da, benim buradaki kazancım, yani haneye olan etkisi, senin artışından da fazla ve avantajlı ben neden yer değiştireyim demişti.

Aynı yerden yürüyeyim diyeceğim ama bu sefer benim gelirimde hiç oynama yok, yine onunki iyileşecek uzun vadede.. karar da biraz o yüzden.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Valla hocam taa bu ilişkinin en başından beri şimdiki eşinle ilgili tuğla gibi duyurular dizdin. O kadar insan evlenme dedi, kızın falsolarını dillendirdi inatla evlendin. Bu da büyük bir falso bu arada kendi istediğini diretiyor, diğer seçenekler o istemediği için opsiyon bile değil ve seni buna uymak zorunda hissettiriyor.

Bu arada başka şehirlerde az kazanırım olayı bence pek doğru değil, istese gayet de bulur gibime geliyor. Mevzu doğuya göç de değil, istediğinde diretmesi ve hanımefendinin ailesine yakın olması.

Bu kadar emareye rağmen nasıl inatla evlendin ve sürdürüyorsun helal. Geçmiş olsun, bol şans.

Ek bir konu da onun kendi parası ile yaptığı yatırımlar niye sadece onun ben onu anlamadım? Baştan böyle mi anlaştınız? Öyle bile olsa sen niye tüm masrafları üstleniyorsun?
0
Amaranta ursula
(19.10.22)
Bazı tepki ve davranışlarını duzeltmisti, birbirimizi de anladik, gayet iyi gidiyordu bir sorun yoktu ki aslinda :/

Valla beraber yerleri bulup konustuk, cidden eski yeri gibi vermiyorlar. Tek yol kendi yerini acmasi gibi duruyor. Ona da cevresinin oldugu yerde cesaret edebiliyor aslinda özetle böyle.

Yoo bir anlasma yapmadik da buyuk yatırımlarini evlenmeden once yapmisti zaten bir hak talep edemem ki resmi olarak. Kaldi ki aramizda da edemem calismis almis bana ne yani. 10 yılını harcarsin iliskiye hadi neyse. Kaldi ki o zamanda bile çiftler mali mülkü sorun ediyor.

Sonradan yapacagi yatirimlar da yine ev esyasi veya klinik esyasindan oteye gitmeyecek. Benlik bir durum yok yani.

Tum masrafi da ustlenmiyorum genelde bolusuyoruz dedigim gibi.

Burada eski is yerinin sahibi de bir kadın. Baya zengin vergi rekortmeni falan oluyor. Esi de ayni meslekten uzun yillar birlikte calismislar, klinigin birinde baya bir emegi mevcut.

Ona ragmen ayrilirken istemesine ragmen orayi ona vermedi mesela. Ki 3 yerde saglam klinigi var zaten kadının. Oyle ortak deyince ortak olmuyor yani erkek için de kadın için de..
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
abi antepe gittiginizde buyuk ihtimalle didimde girip bir yere calisacagi parayi kazanacaksiniz. o mutlu olacaksa ve sen okeysen bence tasinabilirsin ama orada surekli aileme gidelim, teyzemin kayninin gelini cagiriyor gibi muhabbetler olacak. onun onunu simdiden al. ben olsam esim nerede mutlu olacaksa oraya giderim.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.10.22)
Bence bu Antep olayi siz evlenmeden once de kafasinda varmis ve bu dogrultuda her turlu oneriniyi de curutmeye hazir.

Calistigi yer herhangi bir ikazda bulunmadan mi isine son vermis? Olaya biraz supheci yaklasacagim: esinizin kovuldugundan emin misiniz? Evlilik sebebiyle ayrilip tazminatini almis olabilir mi? Yanlis hatirlamiyorsam kadinlarin boyle bir hakki vardi.

Ayrica, sehirleri karsilastirirken neden sadece maas ve yasam masraflarini karsilastirip cebinize kalan net parayi dusunuyorsunuz? Didim'de veya Izmir'de yasamakla Antep'te yasamak nasil bir olabilir? Esiniz de, siz de olayin degerlendirmesini sadece para uzerinden yapiyorsunuz. Ortada maddiyata dokulemeyecek farkliliklar var.
0
pike
(19.10.22)
Heh iste ben de ayni şeyi düşünüyorum. Şuan bana deseler ki 2 katını vericez gel Antep de yaşa, gitmem yani.

Cikarilma konusunda paranoyakliga gerek yok ya tum detaylari biliyorum siz de ne yaptiniz iyice şeytan yaptiniz :D

Gitmek istese burada evlenmez, buradan ev almaz, burasi icin ev eşyası almazdı veya zaten kiradeyken taşınıp yeni bir yere yerleşmezdik. Buraya gore plan yaptik cunku hem ben mutluyum hem de calistigi yer neredeyse kendi yerini acsa kendine kalacak parayi verebiliyordu.

Orasi uçunca is gorusmeleri yapıldı, devlet denendi, burada dukkan kiralari ve malzemeciler arastirildi, istanbulda da birkac bolgeden düşündük ama bu tarz işler çevre işi burada kimsemiz yok diyor.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Her soruda “siz de iyice şeytanlaştırdınız :D”a bağlıyorsun, bu kadar farklı farklı insan, durduk yere eşine gıcık olduğu için ağız birliği yapıp kötülüyor olabilir mi sence? Yoksa dışardan böyle bir profil mi çiziyor?
0
221b
(19.10.22)
Olanlar o tarafa çekilebilir ama öyle olmadığını görüyoruz yaşarken zaten. Annem bile ikna oldu zamanla siz olamadınız bir sakin olun yahu.

Konuşuruz, burada kalmaya devam ederiz belki. Ne olacak şeytanken melek mi olacak birden. O da kafasina en yatan şeyi yapmak istiyor.

Zaten bana demedi ki ben gidiyorum gelirsen gelirsin falan. Oturuyoruz mantıklı karar vermeye çalışıyoruz.

Ha bahaneleri bol o ayrı tabi. Yine de ben istemezsem nereye gidecek. Hadi gitti diyelim ne yapacak tek başına.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Eski duyurularinizi da hatirliyorum. Bence bu hikayedeki tek falsolu yer sizin sundugunuz her alternatifin dogrudan curutulmesi, bu kadar insanin gicik oldugu nokta o. Ne kadar ciddi konusup degerlendirdiniz mesela Izmir'de kalmayi? Yoksa konu acilir acilmaz 'ya iste hastane stres ismim duyulmayacak, daha cok gelir ama daha cok gider, kafa kafaya ayni sey olacak ne gerek ver' a mi baglandi sonuc hemen? Kaldi ki benzer gelir olmasi zaten kalmak icin direkt dogrudan sebep? Hayat kalitesi dusmeyecek sonucta.

Istanbul'u Izmir'i stres olacak diye istemiyorsa Antep'te stres olmayacaginin garantisi var mi mesela? Muhtemelen daha fazla orta dogu profiliyle muhattap olacak mesela.

Veya yabanci potansiyeli olmasini ne kadar ciddi degerlendirdiniz? Yurt disinda yasayan biri olarak binlerce insanin daha ucuz ulkelere tedavilere gittigine sahit oluyorum, Kanada'dan Turkiye'ye giden Kanadali bile var, Meksikayi filan saymadim. Hem yabancilar icin cok daha ucuz, hem de Turk hekimler icin cok daha karli is. E turistik yer diyorsunuz, gencsiniz de, neden boyle bir girisiminiz olmasin ne kaybedeceksiniz?

Diger yandan zaman aleyhime isliyor demis, tam olarak nasil? Hayattaki oncelikleriniz neler de yapmaya yetisemediniz? Cocuk mu, kariyer mi, ikisi mi? Mesela cocuksa, cocuk Antep'te mi buyusun, Izmir'de mi, bu cok cok ultra onemli bir konu. Veya kariyerse, Antep'te kendi yerini acip kendi musteri kitlesini oturttuktan sonra geri donusu yok, omur boyu ordasiniz, razi misiniz bu duruma?

Su anda hayatinda nispeten az sorumluluk varken risk almayan insan isi gucu duzeni oturtup da coluk cocuga karistiktan sonra hayatta risk almaz. Birileri demis yukarda, muhtemelen ezelden beri plani "olmadi geri donerim" imis diye, bana da oyle geldi. Eeh denedim yetti bu kadar ben artik donuyorum daha fazla oyalanmak istemiyorum a gelmis durum onun icin.
0
taurina
(19.10.22)
@taurina, güzel diliniz ve anlatımınız için teşekkür ederim. Çok güzel fikir yürütmüşsünüz, evet öyle bir düşüncesi olduğunu ben de anlıyorum hatta söylemiştir belki kendisi de.

Ama artık evli, tek başına hareket edemez. Antep'e dönmekten daha net bir kararı şu; kendi yerini açmak. Kimi arkadaşı mezun olur olmaz açmış. O yüzden geç kaldığını düşünüyor. Acelesi biraz da o.

İzmiri değil ama (izmirde sadece kiralık yer baktık 1 gece oturup) İstanbul'u baya bir masaya yatırdık hatta Taşdelen bana biraz daha uygun gelmişti hem şehir şehir değil hem de daha önce kısa bir süre yaşadığım bir yer. Hem de kiralar çok uçmamış durumda.

Ama ekipman, laboratuvar gibi alanlarda güvenilir çevre yapmak için orada yaşamış veya çalışmış olması gerekiyor. O konuda tecrübesiziz.

İstanbul'da sağlık turizmi yapan birkaç yer ile görüştük, yakın bir maaş veriyorlar eski yerine göre ama dil istiyorlar. Eski yerinde çevirmenleri vardı. Orada yokmuş.

İngilizceye benden çok çalışıyor aslında ülkeden gitme yollarını da çok araştırdı denklikler, sınavlar, staj durumları falan ama yine dil yetersizliğinden tıkalı orası.

Yine de boş vaktinde ne yapar derseniz ingilizce çalışıyor cidden. Gideyim surilerle takılayım demiyor.

Ailesiyle de görüştük, siz burada yaşamak ister misiniz bilmiyoruz ki aranızda karar verin dediler.

Ben olmasaydım net dönerdi şu işten çıkarılma mevzusundan ötürü bu arada. Şuan sanki ben engelmişim gibi hissediyorum net bir şekilde istemeyerek.

@cambalkon, aynısını bugün dedim. Bizim sanki milyarlar gömecek çevremiz mi var da kim gelecek dedim. Ama o biraz da eleman lazım olur, kardeşlerim var, tanıdık lab var, malzemeci var, hukuki süreç olursa yine orada tanıdık var, kavgaya adam lazım olursa yine orada vs.. tarafından da bakıyor biraz. Maddi manevi kalabalık olmak istiyor bu tarz bir şeye girişirken.

Ama sektörü en risksiz alanlardan biri. Tutalım bir yer akmasa da damlar hem ingilizce öğrenme zorunluluğu burada iyice artar. Antepte salada bilir. Konuşucam bakalım tekrar.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Allah yardımcınız olsun. Bencillik aslında yaptığı. Cambalkon+1 katılıyorum. Ben de yorumlara bakıp gidiyorum. Eğer işinde iyiyse her yerden o doktora gelirler. Ben zamanında çok iyi doktor diye başka şehire günü birlik gitmisliğim var, demem o ki, sırf yakın akraba diye gidilmez doktora. Benim de çevremde tanıdık genel cerrah var ama gitmiyorum. Yeter ki işinin ehli olsun, her yerde başarılı olur, değilse hasta bulmada çekinir.
0
noeldayın
(19.10.22)
Hah doğru hatırlamışım. Açıkçası böyle bir sorunla karşılaşmanıza hiç şaşırmadım. Karşınızda nasıl biri olduğu taaaaaa o zamanlardan belliydi. Hatta iş evlenmekle bitmiyor ki, sonrası var dediğimi çok net hatırlıyorum.
0
elorelia
(19.10.22)
Az önce konuştuk, oluşacak sıkıntıların ve buradaki düzenin bozulmasını o da farkında ve doğuda çalışmaya o da zil takıp oynayarak yanaşmıyor. Sadece güvenli liman gibi orası. O yüzden yer açma önceliğini bu civara verecek. Şimdilik orası B veya C planı. İşler yürümezse eşyaları taşır gideriz artık ne yapayım illa birinin yanında çalış köle gibi mi diyeyim. Denesin burda ben her türlü desteklerim.
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
okumadm

ev veya arsa aldırırsa
annenin üzerine al
0
bir soru sorcam
(19.10.22)
Hohooy konu nerelere gitti yine.

Yok ben benim ustume olmayan ailedeki seyleri de alıp karımın ustune yapicam cunku canim karım.

Ortak alinmissa beraber mucadele edilmisse ortak olur. Kimin ustunde oldugunun bir onemi yok o ahlaka sahibiz.

Kaldi ki benim suan oyle bir maddi gucum yok ki.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸ananiyimioguz
(19.10.22)
Bence eşinize biraz daha cesur olup denemesini, sizin de destek olacağınızı söyleyin. Başlangıçta ve bir süre için daha az kazanmayı kabullenmeli. Eğer bir yıl sonra falan yürümeyecek gibi olursa gitmeyi o zaman yeniden konuşursunuz. Yürürse de iyi ki gitmemişiz diyeceksiniz.
0
mikro patlama
(20.10.22)
@mikro patlama, evet tekrar konuştuk. Orada 1 birim zorlanacağımıza burada 2 birim zorlanalım, ama sağlık turizmi ihtimali var burada dedim yeri gelir 1 ay kazandığını orada 1 yılda kazanamazsın dedim. Ve kendine aldığı ev de burada. Orayı günlük işletebilirim ama uzaktayken kime güveneceğiz dedim. Bir de şu an oturduğumuz ev çok güzel apartman dairesine girmek istemiyorum şahsen. Yoksa kuşadasıyla görüşüyordu sabah birisi devredecek hekim arıyormuş da şimdilik orası da külfetli. Yoksa Antep'e göre yine tercih edilebilir.

O da destek olacaksın bak her konuda beni yalnız bırakmayacaksın??? dedi. Ben de benim işim gücüm var dedimsdfjg yok yok burada aslanlar gibi kocan var dedim yanındayım tabii ki..

Biraz cesarete ihtiyacı varmış. Güçlü de bir kadın üstesinden gelir bence ufak bir destek ile. Yer değiştirme fikrini çıkardı şimdilik kafasından.

Teşekkür ederim yorumlar için.
0
🌸ananiyimioguz
(20.10.22)
Mutlu evliliği elde edebilmiş çok az şanslı kadından birisiniz ve sırf orada yaşayalım burada yaşamayalım gibi sudan sebeplerle güzel evliliğinizi sabote ediyorsunuz.
Sizin derdiniz sevdiğinizin adamın yanında olmak mı yoksa ailenizle yazlık keyfi yapmak mı? Eğer ikincisiyse boşanın ve kocanız onu sizden daha çok sevecek yeni biriyle evlenip mutlu olsun. Siz de istediğiniz şehirde yaşayın.
0
ekinuzbay
(21.10.22)
@ekinuzbay, ben erkeğim, karıştı sanırım. Sadece burada da 2 ay önce yeni ev dizdiğimiz ve taşındığımız için, farklı bir şehire taşınma + artan kira masrafı + artan giderler mantıksız geldiği için çok sıcak bakamadım. Bir de dediğim gibi bir ege kasabası ile doğu tarafı arasında bir tercih yapacak olursam tabii ki batıyı tercih ederim.

Aile yanı ve memleket planı benim kafada sadece her şey mahvolursa kaçılacak bir yer. Onun dışında insan en modern, en laik yerde yaşamak istiyor. Benim için Ege'den sonra gidilebilecek tek yer yurt dışı olabilir. Neden doğuya gideyim ki. İnsanı sıcak bu arada tü kaka olarak görmüyorum sadece muhafazakar bölgeler beni rahatsız ediyor.

Yoksa tabii ki ben eşimin yanında olmak isterim o mutlu olsun yeter ki. Ama oraya gittik burda işler olmadı şuraya gidicem, orasıda olmadı memlekete gidicem, orada da olmadı istanbula dönmemiz lazım.. tarzı şeyleri çok kazanan tarafın belirlemesi diğer tarafın düşünce ve isteklerine saygısızlık gibi geliyor. Tamam ben uzaktan çalışıyorum ama benim de yaşamaktan mutlu olduğum yerler var.

Çok zorunlu olsa amenna. Askeriyedesindir, memurdur zorunlu gönderilirsin falan neyse ben de o riski göze alarak plan yapar hayal kurarım ama burada da istenildiğinde düzen korunabilecekken hadi bakalım memlekete gidiyoruz demek biraz kolaya kaçmak değil mi? Kaldı ki kolay da değil baştan hayat kurmak ev bulmak taşınmak vs.

Bu tarz sıkıntıları anlatınca biraz ikna oldu burada deneyeceğiz bir yer açmayı bakalım önce.
0
🌸ananiyimioguz
(21.10.22)
(12)

sizli bizli mi senli benli mi? (online)

lemmiwinks
sorum ozellikle online ortamlar icin. bazi insanlar sizli bizli konusmayinca aliniyor. "siz" neden saygi ifade ediyor? neden "sen" deyince saygisizlik yapmis oluyoruz? size "sen" denmesinden neden rahatsizsiniz?ben gunluk hayatimda neredeyse hic "siz" kullanmiyorum. is hayatinda da kullanmiyordum, a
sorum ozellikle online ortamlar icin. bazi insanlar sizli bizli konusmayinca aliniyor. "siz" neden saygi ifade ediyor? neden "sen" deyince saygisizlik yapmis oluyoruz? size "sen" denmesinden neden rahatsizsiniz?

ben gunluk hayatimda neredeyse hic "siz" kullanmiyorum. is hayatinda da kullanmiyordum, artik "you" kullaniyorum ama o her durumda kullaniliyor zaten :D bana "siz" demek cok samimiyetsiz, duygusuz, uzak geliyor. burada bazen "sen", bazen "siz" kullaniyorum duruma gore. ama cok zaman arada kaliyorum.

sizce hangisini kullanmali genel olarak online ortamlarda?
0
lemmiwinks
(19.10.22)
ingilizce pek problem olmaz bence, karşı taraf nasıl istiyorsa öyle gitmek genel alışkanlık benim için, senin için nasıl uygunsa öyle devam et.
0
âlâ
(19.10.22)
online olsa da yüzyüze olsa da yeni tanıştığım herkese siz diye hitap ederim. samimiyetsiz, duygusuz, uzak gelmesi normal çünkü neden hiç tanımadığım insana samimiyetle yaklaşayım.

burada birine cevap verirken de restaurantta garsona sipariş verirken de siz şeklinde hitap ederim. sözlükte biriyle mesajlaşırken de müşteri temsilcisiyle telefonla konuşurken de. aramızda belli bir samimiyet eşiği geçilmemiş herkese siz derim.

benimle senli benli konuşuluyor olması rahatsızlık vermiyor bana.
0
coldegezenkutupayisi
(19.10.22)
samimiyetsiz, duygusuz ve uzak olmak için siz diyorum ben zaten. samimi, duygudaş ve yakın olmak istediklerime sen diyorum, online veya fiziksel genel ortam, yeni tanıştıklarım, iş ortamları böyle olmak istediğim insanlardan oluşmuyor ilk etapta. sınır olması güzel, saygıyla direkt bi alakası yok.
0
summer timetable
(19.10.22)
genel olarak siz olarak hitap ediyorum. instada birinin yaptığı yoruma yorum yazacaksam bile siz diyorum. saygı/saygısızlık olarak değil ama tanımadığım ya da yeni tanıştığım birine sen diyerek o kadar samimiyet vermek saçma geliyor. konuşmanın akışına göre sen e dönülebilir
0
chanandler bong
(19.10.22)
"Siz"ciyim, bastan soyleyeyim. Her ortamda, her yerde sizciyim. Cok yakin arkadaslik kurmayacaksak sizde kalmayi hep tercih ederim.

Metroda yaniniza oturan kisiyle, garsonla, yoldaki sürücüyle ne gibi bir duygu ve samimiyet bagi kurulmasini beklersiniz? Samimiyet kurmayacagim insanlarla nicin senli benli konusayim? Online icin de ayni durum soz konusu.

Siz kelimesinin dilde getirdigi olculu bariyer harika bir konfor alanidir iki taraf icin de. Siz diye baslanip kufur edilebilir mi mesela?
0
buf-e kür
(19.10.22)
Sizciyim gereksiz samimiyet sevmem hatta siz dememe ragmen sen diyene beraber bot mu bagladik diye terslemisligim cok. Zaten samimi oldugum biri olsa sen derim. Gereksiz samimi davranmaya calisanlara karsi mikemmel bir sozcuk.
0
kuzey li
(19.10.22)
siz neden mi saygı ifade ediyor? sizin olayı o zaten tanımadığım yakın olmadığın birine langır lungur sen dememek için olan bir şey. online ortamı bilemem günlük hayatta çoğu zaman iş hayatında da her zaman siz diye hitap eder karşımdakinden de aynısını beklerim olmazsa kibarca uyarır ya da düzeltirim. kimse babamızın oğlu değil sonuçta her şeyin bir sınırı var. kimseyle gereksiz samimi olmanın lüzumu yok özellikle de iş hayatında. sonra adamla senli benli konuştun diye başına bela oluyor.
0
bay b
(19.10.22)
Bana "mesafeli ve uzak" geliyor demişsiniz. Bunu saygılı bir hitap şekli yapan bu zaten. Çünkü konuştuğunuz kişi de size mesafeli ve uzak. Çünkü eğer siz demeniz gereken bir ortamdaysanız bu kişiyi ya tanımıyor olmalısınız ya da profesyonel bir ilişkiniz olmalı. Tanımadığınız ya da samimi olmadığınız insanlarla da mesafenizi korumalısınız.
0
akhenaten
(19.10.22)
Valla ben ayar oluyorum açıkçası tanımadığı biriyle senli benli konuşanlara. Yukarıda yazanlara katılıyorum, tanımadığım, samimi olmadığım birine neden sen diye hitap edeyim?

Sözlükte de öyle, mesaj atıp sen diye hitap eden birine daha baştan cevap yazasım gelmiyor.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.10.22)
Üslup da önemli bana kalırsa. Sadece siz diye hitap etmek gayriciddi olmayı tek başına engelleyemiyor. Öteki tarafta da benzer şekilde illa da hadsiz biri olacak değilim ya da olacak değil karşımdaki.

Ama nedense bazılarının gözü kulağı bunu çok seçiyor. Bu durumla ilgili asıl tuhaf bulduğum şey bu.

Açıkçası kendi adıma genel bir tutumum ve beklentim yok. İçeriğe ve üsluba bakıyorum. Benim ne kullandığım da o an sezgisel olarak gelişen bir şey oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(19.10.22)
ben de siz demeyi tercih ederim genelde. internette tanımadığım biriyle samimi olmak gibi bir planım zaten yok. samimiyetsiz olmasında bir sakınca yok yani, aksi bana biraz lakayt geliyor.
0
roket adam
(19.10.22)
Ülkede insanlar "senli, benli" olduktan sonra "saygısızca" davranma haklarını kendilerinde gördüğü için siz diye hitap eder, aynı cevabı beklerim tanımadığım insanlardan.

Yani ekstra bir saygı istemiyorum siz'li konuşarak da, sen-ben olunca askerlik arkadaşından beter oluyor. Saçma sapan muhabbetler, özel sorular, yersiz şakalar filan.
0
burfak
(20.10.22)
(4)

ortakligin giderilmesi davasi emsal fiyata itiraz- hukucu arkadaslara

oscar
15 yildir devam eden ortakligin giderilmesi davamiz var. davaci taraf buyuk bir insaat sirketi, davali taraf ise 60 kisiye yakin ve cogu kisi varis olmus, olenler var torunlara kadar uzamis is. yani davali tarafta birlik yok.Simdi rayic bedel belirlendi bilir kisi tarafindan (10 aydan fazla oldu )
15 yildir devam eden ortakligin giderilmesi davamiz var. davaci taraf buyuk bir insaat sirketi, davali taraf ise 60 kisiye yakin ve cogu kisi varis olmus, olenler var torunlara kadar uzamis is. yani davali tarafta birlik yok.

Simdi rayic bedel belirlendi bilir kisi tarafindan (10 aydan fazla oldu ) ve kasim ayinda satis var.

ancak malum enflasyon firladi ve o bolgelerdeki arsa fiyatlari da katladi. simdi bu durumda biz emsal fiyata itiraz edebiliyor muyuz ? ya da satisa bu fiyatla cikip satilip daha sonra satisa mi itiraz ediliyor.

tesekkur ederim
0
oscar
(17.10.22)
Hukukçu değilim.
Öncesinde itiraz ediliyor. Ancak satış tarihi belirlenmeden önce o itirazın yapılması gerekiyor olabilir. Yani eğer itiraz edecekseniz ve bahsettiğiniz gerekçe yasa ve yönetmeliklere uygunsa bunu belirten bir dilekçe verecek avukatiniz.

Kendi içinde olduğum süreçten bildiklerim bunlar.
0
encokbenisevinnolur
(17.10.22)
davadaki değer tespiti ile bağlı değil satış memurluğu. kendileri ayrıca değer tespiti yapıyorlar. ancak sizin yazdığınızdan satış emuru yapmış gibi anlaşılıyor.
0
ground
(18.10.22)
Kıymet Takdiri itiraz süresince itiraz edilebiliyor. Çok afaki bir durum var ise belki yeniden kıymet takdiri yapılabilir ama onu da hakim değerlendirecek, 60 hissedarın olduğu bir dosyada kimsenin yeniden kıymet takdirine (çok çok afaki bi durum yok ise) kalkışacağını zannetmem...

Satış herkese açık olduğundan çok büyük bir kaybınız olmaz diye düşünüyorum, en nihayetinde yerin değeri ne kadarsa, nereden satılabilecekse oraya kadar çıkacaktır. 10bin liradan başlayan ama sonunda 300bin liraya satılan bir sürü arsa gördüm şu son bir-bir buçuk yıl içinde...
0
arpaci kumrusu
(18.10.22)
riske girip arsayı almadan fiyatı yükselt daha etkili olur gerçekten değerli bri yerse

satıştan sonra itiraz var ama o da uzun bir süreç
ve yine piyasa araştırması yapılacak
0
bir soru sorcam
(18.10.22)
(3)

Bir ekibin parçası olmak

naksidil
arkadaşlar merhaba,iş hayatında olsun, siyasette olsun vs diğer alanlarda olsun bir ekibin parçası olmak iyi midir bireysel olmayı mı tercih edersiniz. her ikisinin de artıları eksileri vardır. diyelim bir ekibe katıldınız toplu hareket ediyorsunuz ama ekibin kararları size artık ters geliyor bi şek
arkadaşlar merhaba,

iş hayatında olsun, siyasette olsun vs diğer alanlarda olsun bir ekibin parçası olmak iyi midir bireysel olmayı mı tercih edersiniz.

her ikisinin de artıları eksileri vardır. diyelim bir ekibe katıldınız toplu hareket ediyorsunuz ama ekibin kararları size artık ters geliyor bi şekilde üstte olanlar menfaatleri için diğerlerini kullandıkları için ekibi terk ediyorsunuz diyelim.

ekipte en yakın arkadaşlarınızın size sırt çevirmesi gibi durumlar oluşabiliyor. bu gibi durumlarda kendimizi nasıl savunmalıyız darbelere karşı.

Hafta sonu yapılan Türmob seçimlerinden sonra kafamda oluşan soru işaretleri bunlar. smmm ve ymm olanlar varsa daha iyi anlayacaklardır. :)
0
naksidil
(17.10.22)
bu karakterle alakali bir konu. bazi kisilik testlerinde hangisine meyilli oldugunuz ortaya cikar. okudugum kitaplar, yaptigim gozlemler ve tecrubelerim sunu gosteriyor ki, tek basina yapilan hic bir is iki kisilik yada grup islerinden daha iyi olamaz. sinerji basli basina buyuk bir faktor. ha tabi toksik bir ortam veya takimdaysaniz bi halta yaramaz o sinerji.
0
buenosdias
(17.10.22)
O ekibi neyin bir arada tuttuğu, yani orada olma motivasyonlarinda neyin öncelikli geldiği önemli. Eğer bunlar ortusuyorsa o ekip iyi işlemeye başlıyor. Bence ogrencilikte yapılan grup ödevlerinde bile bu böyle.

Para mı, kişisel mecburiyetlerin sonucu mu, rica minnet ilişkileri mi, o ekibin varoluş amaci olan şeyleri yapmak mı...

Grup ne kadar benzer motivasyonlari taşıyan kişiler cogunluktaysa o kadar iyi işliyor diye bir kaide de yok bana kalırsa. orada nasıl dinamiklerin oluştuğu önemli.

Ben şahsen o ekibin işini aracsallistiran kişilerin ağırlıkta olduğu yerlerde bulunamiyorum daha doğrusu zaten motivasyonumu kaybedip yavaş yavaş kopuyorum.
0
encokbenisevinnolur
(17.10.22)
oda-dernek-sendika-vakıf-parti gibi çok üyesi olan yerlerde, yöneticilerin sadece kendilerini düşünür şekilde hareket etmeleri çok sık görünen bir durum. bu konuda yapacak bir şey yok. ya bu ekibin o kadar için de olacaksınız ki, siz de nasipleneceksiniz, ya da "hee" diyip geçeceksiniz.
0
co2s2
(17.10.22)
(9)

bol ezber gerektiren durumlarda ders çalışma taktikleri

chihirovekohaku
günlük düzenli olarak ders çalışmanızı gerektiren bir bölümde okuyorsunuz. bolca ezber yapmanız gerekiyor. belli günlerde yeni öğrendiklerinizi çalışıp, belli günlerde tekrar etmeniz gerekiyor. çalışma planınızı bu durumda nasıl yapıyorsunuz? biraz tüyo verebilir misiniz duyurunun çalışkanları?
günlük düzenli olarak ders çalışmanızı gerektiren bir bölümde okuyorsunuz.
bolca ezber yapmanız gerekiyor. belli günlerde yeni öğrendiklerinizi çalışıp, belli günlerde tekrar etmeniz gerekiyor.

çalışma planınızı bu durumda nasıl yapıyorsunuz?
biraz tüyo verebilir misiniz duyurunun çalışkanları?
0
chihirovekohaku
(16.10.22)
tiyatro yaparken replikleri ezberlemek için sözlerle evdeki eşyaları eşleştiriyordum. misal, buzdolabına kırmızı dediysem evdeki buzdolabını her gördüğümde kırmızı kelimesini aklıma getirirdim. çok sık gördüğünüz eşyalar ve sık kullandığınız atıyorum formüller varsa eşleştirme metodunu kullanabilirsiniz. bunun galiba tekniği de var ama ben öyle kendi kendime yapıyordum detaylı bilgi sahibi değilim.
0
coldegezenkutupayisi
(16.10.22)
Ben o bilgiyi gördüğüm anı, yeri, zamanı beynime işliyorum. Ama bu elimde olmadan gerçekleşiyor. O bilgiyi hatırladığımda o anı da hatırlıyorum. Bunun bir adı var mı bilmiyorum. Yani kodlama yapmıyorum bilginin kendisi zihnimde asılı kalıyor o şekilde.
0
ruhen hastayim ben
(16.10.22)
Bölüme bağlı. Sayısal şeylerde soru çözmek lazım. Sözel şeylerde oklar çıkarıp kısa kısa yazmak lazım. Excel de kullanabilirsiniz, kâğıdı yanınızda taşıyıp her fırsatta bakabilirsiniz. Sürekli göz önünde olursa zaten aklınızda kalır. Bana göre en kalıcısı kendi kendine bile olsa konuyu anlatmaya çalışmak.
0
dissendium
(16.10.22)
yürüyerek ezber yapmak, yazarak ezber yapmak
0
wiekannich
(17.10.22)
üniversite derecem 3.93 çift anadal da yaptım onda da 3.5-4 arası.

en iyi ders çalışma, bir başkasına anlatmadır. bir tane zeki ve çalışkan arkadaşla ezber-buddy olun. ben ona anlatırdım. o bana. birbirimizin yanlışını düzeltirdik. çok zor derslerden çok benzer notlar alarak geçtik.
0
gabe h coud
(17.10.22)
Herkesin belli bir öğrenme yöntemi vardır. Mesela eşim dinleyerek ezberliyormuş. Dersleri kaydedip dinliyormuş. Benim görsel hafızam iyidir. Ben ders çalışırken not alıp renkli kalemler ve işaretler kullanırdım. Sınavda kelimenin rengini veya sayfadaki yerini hatırlayıp doğru yaptığım çok soru olmuştur. Önce kendi yönteminizi keşfedin. Dinleme, görsel, izleme vs. hangisi ise ona ağırlık verin.
0
curukturpkokusu
(17.10.22)
Bizim bölümde fotokopiciler fakülte öğrencisiyle sayfa başına 1 TL gibi ücretle anlaşır ve onlara ses kayıt cihazı verirdi, onlar da her dersi takip edip cihaza kaydettikten sonra Word'e aktarır, bu şekilde haftalık not basılırdı. Sonuç olarak final sınavında bir dersten ortalama 600-700 sayfalık sorumluluğumuz olurdu. O sebeple ezber yapmak istemeni anlıyorum fakat ezberle olacak iş değil, mevzuyu anlamaya çalışmazsan yaptığın ezberin ömrü 2-3 gün olur ve bilgiler uçar gider, kafada gaz ve toz bulutu kalır. Her dersin kendine özgü bir sistematiği var, ezber yapmak gibi zor bir yola girmektense sisteme aşina olmaya çalışmak gerekir bana kalırsa.

Ben inanılmaz tembel ve okulla alakasız bir öğrenci olarak dersleri şu şekilde geçmiştim: Sınavlara 2 hafta kala hazırdaki tüm notları satın al -> Evin içinde yürüyerek ve sanki birine anlatırmış gibi okuma yap -> Arkadaşların evine git onlarla birlikte pratik çalışmaları çöz -> Fotokopi dışında ders kitaplarını hızlıca gözden geçir -> Fotokopileri ve kitabı harmanlayarak her ders için 5-10 sayfalık notlar çıkar -> Sınavın gerçekleşeceği tarihe kadar sadece bu notları tekrar et
0
yari cahil
(17.10.22)
Mümkünse şiir tekerleme hatta şarkı haline getirmek ya da hikayelestirmek.
0
encokbenisevinnolur
(17.10.22)
Ben caliskan sayilmam ama dogru teknik anlattigin sekilde olmali. Kisa donem tekrar + uzun donem tekrar gerekir. Kisa donem tercihen ayni gun ya da ertesi gun. Uzun donem de hafta, ay, 3 ay gibi artik konuya ve duruma gore ne kadar sonra/siklikla yapabilirsen. Baska birine anlatmak da iyi bir teknik.
0
dunal
(17.10.22)
(11)

Her ay altın almak yerine kredi çekmek?

rebecca
Ekonomiden hiç anlamayan ve enflasyondan kendince korunmaya çalışan biri olarak bi sorum olacak:)Her ay 4 5 gr altın almaya calısıyorum birikim amaclı. Bunun yerine mesela 50 60 bin ihtiyaç kredisi çekip dolar altın sepeti yapmak ve kenara atacağım parayı krediye vermek mantıklı değil mi? Her ay tak
Ekonomiden hiç anlamayan ve enflasyondan kendince korunmaya çalışan biri olarak bi sorum olacak:)
Her ay 4 5 gr altın almaya calısıyorum birikim amaclı. Bunun yerine mesela 50 60 bin ihtiyaç kredisi çekip dolar altın sepeti yapmak ve kenara atacağım parayı krediye vermek mantıklı değil mi? Her ay taksit yükü azalacak zaten kamuda yılda iki kez zam alıyoruz. Ne gibi bi eksisi olabilir ki?
0
rebecca
(16.10.22)
Hocam banka faizleri bu yüzden alıyor zaten. Kampanyalı ya da uygun olduğunu düşündüğünüz bir faiz oranı varsa olur. Yoksa matematiksel olarak karlı olması mümkün değil.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.10.22)
faizlerin biraz daha düşmesini bekle derim.
0
tunaktunaktun
(16.10.22)
Kazançlı çıkma ihtimaliniz, siz de dahil nerdeyse herkesi zora sokan şartların aynı şekilde hatta daha da kötüye giderek sürmesi üzerine kurulu olacak. Bu tuhaf bir ruh hali yaratır bence. Enflasyon düşse de yükselse de hem üzülecek hem sevineceksiniz.
0
encokbenisevinnolur
(16.10.22)
Matematik olarak kârlı olması nasıl mümkün değil anlamadım. Hangi matematikten bahsediyoruz?

Bu sorunun net bir cevabı yok. Mümkün değil demek boş laf. Altının gelecekte ne olacağını bilmek gerekiyor. Bilmemiz mümkün olmayacağı için kârlı olur mu olmaz mu bunu da bilemeyiz.

Bunun için altının son 1 yıldaki hareketine bakarak bir senaryo oluşturun. 60 bin TL krediyi 1 yılda geri ödeyecek şekilde çekip hepsiyle 1 yıl önceki altının fiyatına göre altın almış gibi düşünün. Atıyorum 120 gram altınınız olsun. Sonra her ay maaşınızı aldığınız gün kredi ödemesi tutarı kadar parayla altının o ayki fiyatıyla gram aldığınız düşünün. Böylece 1 yıl sonunda aynı parayı ödeyerek ne kadar altınınız olduğuna bakıp kârlı mı zararlı mı onu görürsünüz.

Bir örnek paylaşayım:
Ekim 2021 tarihinde ihtiyaç kredisi için oran 1,55 civarı.
60 bin lira çektiğimizi düşünürsek;
Aylık ödeme 5.650 TL (toplam borç 67.820 TL)

1 Ekim 2021'de gram altın fiyatı: 549 TL
O tarihte 60 bin ile alınabilecek altın miktarı: ~109 gram

Şimdi de her ay 5.650 liralık altın alma durumuna bakalım:
Her ayın 1'indeki altın fiyatına göre alım yaparsak;
i.imgur.com
Toplam yaklaşık 80 gram altınımız oluyor.

Demek ki neymiş? Bu soruyu 1 yıl önce sorsan kredi çekip almak 29 gram daha fazla altınınız olmasını sağlayacakmış. Yani kârlı olması mümkün değil diye bir şey yokmuş.
0
himmet dayi
(16.10.22)
@himmet hocam, gerçek bir kuyumcusunuz. Alırken, satarken, kredi çekerken hepsinde kazanmışsınız. :) Ben de, "Kampanyalı ya da uygun olduğunu düşündüğünüz bir faiz oranı varsa olur." dedim zaten.

Sizin hesabınızdaki, kredi giderleri, altın / döviz alım satım masraflarını geçtim. 1.55 ekim 2021 için çok iyimser. 2021 Bahar aylarında zaten 1.50 civarıydı faizler.

Bir öngörünüz varsa işler değişir tabi ama diğer türlü hesap çok net:

5000 aylık ödemenin 2000'i faize gidiyorsa; o ay 2000 lirayla antep fıstığı alıp yemeniz, bankaya faiz olarak vermenizden daha karlı olur.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.10.22)
@nickini vermek istemeyen uye

Kuyumcu değilim hocam. Dört işlem biliyorum.

Ekim 2021 için faiz oranı da 'iyimser' değil. Google'a Ekim 2021 faiz oranları diye yazarsanız 10 saniyede bulabileceğiniz bir bilgi. Ayrıca altının alım satım farkını hesaba katmaya gerek yok. Sadece alıyoruz. Herhangi bir makas aralığına maruz kalınacak bir işlem tarif etmedim. Kaldı ki kredi masrafını dahil etmek bu hesabı ne kadar değiştirecek? 29 gram altından bahsediyoruz. 60 bin liralık kredinin 25 bin liralık masrafı mı olacak?

'kampanyalı ya da uygun olduğunu düşündüğünüz bir faiz oranı varsa olur.'

Bu bilgiyi neye dayanarak söylüyorsun? Diyelim kötü senaryo %2,05'ten çekelim 60 bin krediyi (iş bankasının şu an verdiği oran). Aylık ödemesi 5.871 TL yapıyor. Şimdi 60 binle alınabilecek altın miktarının, her ay 5.871 TL'lik alınacak altın miktarından daha az ya da daha çok olabileceğini nasıl bilebilirsin? Altının 1 yıldaki fiyatını bilmen lazım 'uygun faiz oranına olur' diyebilmek için.

Yani ne 'uygun faiz oranında kredi bulursan olur' cevabı, ne de 'matematiksel olarak kârlı olması mümkün değil' cevabı doğru. bu netlikte cevap vermek için altının gelecekteki fiyatını biliyor olmak lazım.
0
himmet dayi
(16.10.22)
@himmet dayi, işin içine olasılıkları katan sensin. Altını 2 kat değerlendirmişsin, faizleri de 1.55'de sabitlemişsin sonra bana "Altının 1 yıldaki fiyatını bilmen lazım" diyorsun.

Şimdi senin hesabınla:
Rebecca altının 2 kat artacağını düşünüyorsa ve 1.55'den kredi bulursa kredi çekmesi mantıklı oluyor. Yoksa karlı olması mümkün değil.

Ben de bunu "Kampanyalı ya da uygun olduğunu düşündüğünüz bir faiz oranı varsa olur. Yoksa matematiksel olarak karlı olması mümkün değil." böyle ifade etmişim.

1.55'in doğru olmadığını boşuna tartışıyoruz ama Mynetle, habertürkle bu iş olmaz hocam. Google'da her ilk sırada çıkana tıklama. A Haber izliyorsan da, gel 0.89'dan gidip ev alalım ya da toki bekleyelim birlikte.


web.archive.org://www.qnbfinansbank.enpara.com/krediler/ihtiyac-kredisi

web.archive.org://www.garantibbva.com.tr/tr

Altının alım satımını katmıyorsak 29 gram altının tl değerini nasıl anlayacağız? 1 Ekim 2022'de mesai saatleri dışında mı bozdurmaya çalışacağız, yoksa herhangi bir bakanın basın açıklamasından hemen sonra mı?

Düzeltme: Linkleri boşlukları silip kopyalayın: https: //web.archive.org/web/20211001041444/https:// www.garantibbva.com.tr/tr

https:// web.archive.org/web/20210925131950/https:// www.qnbfinansbank.enpara.com/krediler/ihtiyac-kredisi
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.10.22)
Hocam sana uzun uzun cevap veremeyeceğim gece gece. Yazdıklarımı bir daha oku. Ben geçmiş verilere dönük hesap yapıyorum senin "matematiksek olarak karlı olması mümkün değil" ifadeni çürütmek için. altının fiyatları 2021 yılından başlayıp günümüze geliyor. Uydurma fiyatlar değil. Ayrıca faiz oranı 1.55 olmasın tamam. 2 olsun. o zaman da 83 gram altın alınabiliyor kredi çekmek yerine her ay kredi ödemesi kadar parayla altın alınca. Günün sonunda yine 109 yerine 83 gram altınımız olmuş oluyor.

Altının TL fiyat karşılığını bilmemizin hiçbir anlamı yok. 109'un 83'ten büyük olduğunu anlamak için TL değerine bakmamı gerekmiyor. Alım satım fiyat farkının da konuyla hiçbir ilgisi yok. Sürekli altın alıyoruz ve günün sonunda ne kadar altınımız var ona bakıyoruz. Günün sonunda 109 gram altınımızın olduğu 'kredi çekip direkt altın almak' senaryosu Ekim 2021 - Eylül 2022 tarihleri arasında daha mantıklı bir seçenek. Ancak gelecekteki altın fiyatlarını bilemeyeceğimize göre ne 'ucuz kredi bulursan olur' ne de 'ucuz kredi bulamazsan mümkün değil' argümanları doğru oluyor. İkisini de bilemezsin. Ancak altın için 1 yıllık hedef koyarsın ve her ay düzgün yükseleceğini varsayarsın. O zaman benzer bir hesap yapıp sonuca ulaşırsın. Ancak o da kesinlik içermiyor.
0
himmet dayi
(17.10.22)
109'un 83'ten büyük olduğunu anlamak için TL değerine bakmamı gerekmiyor."

Yahu altını neyle alıyorsun ya? Altını alırken 109 liraysa, satarken 83 liraysa 109, 83'ten büyük olmuyor işte.

Banka sana 60bin veriyor, 67bin istiyor. Böyle bir piyasada kar etmenin yolu faize giden 7bini mümkün olduğunca azaltmak. Çünkü altın, döviz, banka faizi ve rebecca'nın maaş zammı zaten paralel gidiyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.10.22)
Hocam gerçekten yordun be.

Senaryoyu olabildiğince özetliyorum:
1 Ekim 2021’de 60 bin kredi çektin. Bununla o tarihte 109 gram altın alınabiliyor. Bu cepte. 1 yıl kredi ödeyip borcu kapatıyoruz ve 1 yıl sonra sıfır borç + 109 gram altın var elimizde.

Şimdi bi de o tarihte kredi çekmeyip, sanki kredi geri ödüyormuş gibi her ay 5.850 liralık altın alalım. Senaryo bu ya; rebecca her ay 5-6 bin liralık altın mı alayim yoksa onu kredi ödemek için kullanıp direkt kredi çekerek atını toplu mı alayim diyor. Umarım buraya kadar her şey nettir. Şimdi her ay 5.850 liralık altın alırsak ne oluyor ona bakalım; 1 yıl sonra elimizde 83 gram altın oluyor.

Örnek bu kadar. Bunu anlamayacak ne var gerçekten hayretler içerisindeyim. Altının alım fiyatlarını zaten ilk cevabımdaki Excel tablosunda yazdım. O tarihlerde o fiyatlardan alım yapıyoruz. Satmak yok. Neden ikide bir satış fiyatını araya sokuyorsun?

Banka bana 60 verip 67 istiyor evet. Benim örnek neyi gösteriyor? Ben o 60 bini direkt altına yatırırsam bana 67 bin değil 109 bin kazandırmış oluyor. Kredi çekmeden aldığımda ise 1 yıl boyunca 67 bin lira harcayıp yıl sonu elimde 83 bin lira oluyor. Satış fiyatlarını illa dahil edeceksen 109 bin değil de 105 bin olsun hadi. Sanki alım satım makası 500 liraymış gibi…
0
himmet dayi
(17.10.22)
resmen ekonomi bülteni tarzında bir soru cevap olmuş valla ikinizin de eline sağlık. sizi bir programa çıkartsak bu seviyeli ekonomi tartışmasına bilet keserim yeminle :)
0
gencfb
(17.10.22)
(18)

Evlilikle trolleniyor muyum?

sacrilegious
6 Aydır süren bi ilişkim var. Neredeyse tüm bu zamandır beraber benim evimde yaşıyorduk sonra o şehir değiştirmek zorunda kaldı(haziranda dönecek). Ailelerle tanıştık herşey çok iyiydi vs derken Konu evlilik noktasına geldi. İkimiz de bunu istediğimizi söyledik o “ ben aradığım kadını buldum eminim
6 Aydır süren bi ilişkim var. Neredeyse tüm bu zamandır beraber benim evimde yaşıyorduk sonra o şehir değiştirmek zorunda kaldı(haziranda dönecek). Ailelerle tanıştık herşey çok iyiydi vs derken Konu evlilik noktasına geldi. İkimiz de bunu istediğimizi söyledik o “ ben aradığım kadını buldum eminim bundan sensin, bazen karım olduğunu düşünüyorum çok mutlu oluyorum” falan dedi. bi gün yüzük ölçümü sordu. “Şimdi önünde diz çökmeyeceğim asıl almak istediğim yüzüğü değil ama bağlılığımı göstermek için başka bir yüzük alcam evlilik provası gibi düşün dedi” dedi. Ben de “teşekkürler ince düşünmüşsün ama ben zaten yüzük kullanmıyorum, hem evliliğin provası olmaz ki olacaksa bi yüzük olur” dedim. Çocuk muyuz çünkü yani. Ben 31 o 28. İki taraf da işinde gücünde insanlarız. Neyse sonra o da bana hak verdi “tamam ben bu yüzük işini en kısa zamanda çözcem” falan dedi. Konu kapandı.

Neyse şimdi tekrar haziranda yanına gelcem beraber yaşıycaz falan diyor. E hani evlenecektik şimdi neden tekrar “beraber yaşayacağız” olduk??

-kezban mode on-
Onu çok seviyorum, beraber yaşamaktan fazlasını istediğimizi ve bunu hakkettiğimizi sanıyordum. Onun da böyle düşündüğünü sanıyordum. Bu ne şimdi? Sizce trolleniyor muyum?
-kezban mode off-

Teşekkürler
0
sacrilegious
(15.10.22)
İçerikten bağımsız, buraya soruyorsanız sizin iş olmamış. Umarım olur tabii ama süreç tutarlı değil sanki.
0
en bi orijinal
(15.10.22)
Beraber yaşayacağız demesini neden "evli olmadan beraber yaşayacağız" olarak anladınız? Belki "evli olarak beraber yaşayacağız" demiştir. Ona sormanız gerekiyor. Evlenecek seviyeye gelmiş kişilerin bunları açık açık konuşabilmesi lazım.
0
dissendium
(15.10.22)
Hocam evlenmeyi neden istiyorsunuz önce bu sorunun cevabını düşünün.
0
ruhen hastayim ben
(15.10.22)
Bunu ona sormanız lazım. Bu hikayeye bunun ötesinde gelecek her yorum ya şüphelerinizi artırır ya da gereksiz bir rahatlama verir bence.
0
encokbenisevinnolur
(15.10.22)
bence git gel yaşıyor olabilir, evlilik zor bir karar hele 28 yaşında, baya bi sorumluluk, üstelik sonrası da baya boktan bir kurum çevrenizdeki örneklerden görüyorsunuzdur. bence bu noktada evlilikle ilgili tüm düşüncelerini rafa kaldır. zaten çok matah bir şey değil, olursa olur ama olmasa daha iyi. bir ilişkinin normal süresi 6 ay, sonrası biraz kandırmaca biraz çaresizlik biraz alışkanlık biraz düzen bozmayımcılık. evlilikte daha beter bir kurum. 40 yaşındayım boşanmayan 2 arkadaşım kaldı, evli olanlar da çok mutsuz, erkekler sürekli benim hayatıma övgüler düzüp duruyor. bu yüzden hayatındaki her ilişkiye bir gün (en azından duyguların) biteceğini bilerek bakman beklentiyi düşürmen hatta sıfırlaman hem onun kafasını karıştırmaz baskı oluşturmaz hem seni mutsuz etmez diye düşünümleniyorum.
0
sipsiyah
(15.10.22)
6 ay çok kısa bir süre değil mi evlilik kararı için? evlenmek istediğinizi biliyor ve sizi avutmaya çalışıyor gibi geldi.
0
anna sun
(16.10.22)
Erkeğin evlilik konusunda şüpheye düşebileceğine ya da fikrini değiştirebileceğine hiç ihtimal vermemen biraz safça geldi bana. "Ya bununla evlenirim ya da hiç evlenmem" dediğim biri oldu mesela benim, cesaret edemedim buna rağmen. Trollük değil bu. Cesareti kırılmış da olabilir.

Verdiğin bilgiler ışığında kötüye yorulacak bir durum yok.
0
IncredibleMau
(16.10.22)
Hazirana kim öle kim kala. İkişkinizin süresinden daha uzun bir zaman var hazirana. Cepte tutmak için çakma bir yüzük almak istemiş ona da kanmamışsın.
0
cek
(16.10.22)
Abla mode on
Senin evinde 'konaklamak', kurulu düzen konforundan maksimum süre fayda sağlamak istiyor. Özne sen değilsin. ya ailesiyle yaşıyor, ya da kendi düzeni varsa bile senin düzenin daha rahat onun için. Nasılsa evleneceğiz döndüğünde, sıfırdan evimizi kuralım, başka eve geçip eşyaları almaya başlayalım de bakalım, %90 ortadan kaybolacak.
Abla mode off
0
Phoebe
(16.10.22)
Bence burada kezbanlık vs düşünmeyeceksin. Kezban diye diye kadınlar cool olacağım diye hepten sevgisiz saçma ilişkilere sürükleniyorlar. Flört ayağı diye ayakta uyutuluyorlar. Açık açık söyle ancak evlenirsek birlikte yaşarız yoksa kabul etmiyorum evime de.
0
Hallegadola
(16.10.22)
Eleman kararsız seni tutmaya çalışıyor net olmasını isteyin
0
basond
(16.10.22)
kararsiz insandan hayir gelmez, yol ver.
0
durgunfoton
(16.10.22)
Hocam açık açık sor evlenmeyecek miyiz diye. Bunun ayıbı vs yok yani ayn ı noktada değilseniz belki ayrılmak isteyeceksin, neden adamın keyfini bekleyesin ki?
0
elorelia
(16.10.22)
phoebe +1
hallegadola +1

cool olmak hiçbir şey kazandırmıyor, talep ettiğiniz şey kezbanlık değil.
0
coldegezenkutupayisi
(16.10.22)
aşağıda yazdıklarım biraz kötümser gelebilir ama eşyanın tabiatı neyse odur. basit ihtimalleri takip etmek çoğu zaman doğrudur. insanlar benzer durumlarda benzer tepkileri verirler.

hazirana kadar 8 ay var. ilişkinizin yalnızca 6 aylık oldugunu düşünürsek 8 ay uzun bir süre. 28 yaşında bir erkek 8 ay boyunca ayrı kaldığı bir kadının yerine başkasını koyabilir. bence seni cepte tutuyor. kurulu düzeni olan, yalnız yaşayan 31 yaşında özgür bir kadınsın. bir erkek için kılçıksız temiz iş.

bu aşamada ne yapabilirsin bilemiyorum ama belki ona biraz daha sorumluluk yükleyecek şeyler teklif edebilirsin. böylece niyetinde ne kadar ciddi anlamış olursun. gitmeden önce nişanlanalım diyebilirdin mesela. şu aşamada başka şeyler de teklif edilebilir.

bu arada şehir değiştirmekten kasıt yurt dışı mı? veya siz yurt dışında mı yaşıyorsunuz? bu detaylar da önemli olabilir.
0
abelardo
(16.10.22)
Bu hikayede pek evlilik yanlısı bir erkek tipi maalesef görünmüyor. Bana daha çok faydacı, maçı uzatmaya çalışan bir kurnaz ya da saf ama kararsız ve dengesiz, kendine güvenmeyen bir tablo var gibi geldi.

Özetle düşünün tartın. Oyalanmak istemiyorsanız yolunuza bakın.

Bir de eğer sizinle veya evlilikle ilgili endişeleri var ise de yola ikna edilmişlerle değil inanmışlarla çıkılır.

Evlilik düşünen, kendinden emin, özgüvenli, kararlı aynı zamanda da kesinlikle merhametli bir erkek sizi daha çok mutlu eder.

Bunun da yolu tanıştığınız kişiyle flört dönemi sonrası sevgililiye geçmeden evlilik niyeti ile görüştüğünüzü ifade etmektir. Bunun adı kezbanlık değil, karşıdaki insanın sorumluluk alma potansiyelini görmektir. İşine gelen sizle devam eder.

Yoksa evlilik vaadiyle takılan çakalları ayırt etmek günümüzde maalesef zor...
0
psmstc
(16.10.22)
Evlilik planlamayı kezbanlık olarak görmeyi ve bundan utanmayı bırakın. Hayatta herkes önünü görmek ister çünkü hepi topu 70-80 yıllık kısa bir ömür var. 2 sene fuckboyları bekle, 3 sene kezban demesinler diye sus, 4 sene fuckbuddy takılan adama oyuncak ol derken gençliğiniz akıp gidiyor. Sizinle aynı gelecek planları yapan insanlarla yürümek sizin en doğal hakkınız, bunu dile getirmek kezbanlık değildir.

Ayrıca sizi bugün kezbanlıkla suçlayan herkes 2 gün sonra patır patır evlenir sonra da sizi bekarsınız diye küçümsemeye başlarlar, dikkat edin.
0
ekinuzbay
(20.10.22)
Şu kezbanlık olarak düşündüğünüz soruyu sormak sizin en tabii hakkınızken "kezbanlık olur" diye sormamanız kendinize büyük haksızlık. Kendi gel-gitlerini çözmeden önce evlenelim, sonra prova, sonra beraber yaşama haline dönüştüren adama bir hiza vermek gerekir bence. "Haziran'da geldiğinde beraber yaşamayalım. Sen ne istiyorsun onu bir düşün ona göre devam ederiz" demek en samimi ve hakçası bence.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.22)
(1)

Cumhuriyet ile alakalı bildiğiniz şiir?

ya ben lan neyse
iyi akşamlar,uzun, zorlu şiirler de olur. illa ki direkt cumhuriyet olmak zorunda değil. ama cumhuriyet bayramına yakışır şiirler de olur.teşekkürler.
iyi akşamlar,

uzun, zorlu şiirler de olur. illa ki direkt cumhuriyet olmak zorunda değil. ama cumhuriyet bayramına yakışır şiirler de olur.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(15.10.22)
Devr-i dilarayi cumhuriyet - Ahmet Muhip Dıranas
0
encokbenisevinnolur
(15.10.22)
(10)

Bu karamsarlığın sonum olmasından korkuyorum

darkwizard
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız
Arkadaşlar özellikle son 2 3 senedir akp iktidarının ve zihniyetinin kalıcı olmasından ve bu baskı faşizan rejimin kalıcı olmasından çok korkuyorum aydınlar hilerici insanlar Avrupaya gidiyor azınlık olarak kalıyoruz adamlar her dediklerini yapıyorlar İran ve Afganistan ya da bir Pakistan olacağımız korkusu var bırakıp gidemiyorum buraları ama kalmak da istemiyorum en sonunda Stefan Zweig gibi intihar etmekten korkuyorum.
0
darkwizard
(15.10.22)
Yeni nesil Atatürk'ü falan bilmiyor. Kim bilir ilkokulda neler anlatıyorlar bunlara.
0
OrangeYellow
(15.10.22)
soruna değil çözüme odaklanmanız gerek, bu durumun her kes farkında ama karamsar ve negatif olmanın hiç bir faydası yok, gitmiyorsak burada kalıp her şeye rağmen mücadele edeceğiz demektir.

Karamsarlıktan da kurtulmak istiyorsanız, negatif aktarım yapan her türlü medyadan uzak durmanızı tavsiye ederim. Medya etkisindeki bakış açısı ile 1000 de 1 olumlu bir şey varsa onuda görmemizi engelliyor.
0
mrctrk
(15.10.22)
benim ülkeye aidiyetim öyle bir sarsıldı ki iktidar değişse bile burada yaşamak istemiyorum. gerçekten türkiye ilerlemiş, gerilemiş artık hiç umrumda değil. şunun şurasında kim bilir kaç sene daha yaşayacağım. gelgelelim annemi bırakamıyorum : (
0
sec guard
(15.10.22)
aydınlar ilerici insanların hepsi avrupa’ya gitmiyor, avrupa’ya giden insan sayısı bu insanların %1’i bile değil. sadece sabah akşam sosyal medyada kaldık ooh iyi ki de kaldık diye propaganda yapmadığımız için sayı daha az görünüyor.

standart insan için bir baskı ve faşizan rejim yok. ben şahsen istediğimi söylüyorum çevremde. görüşümden dolayı şu ana kadar tek bir problem yaşamadım (ama hayatımı da buna göre kurdum yani memuriyet kovalamadım mesela)

adamlar her dediklerini yapıyor evet. meclis çoğunluğu kimdeyse istediğini yapabiliyor. önceden de aklına hayaline gelmeyecek saçmalıkta kanunlar meclisten hep geçti. bu türkiye’nin bir gerçeği.

iran ya da pakistan olmamız imkan ve ihtimal dahilinde değil. iki ülkenin de çok farklı dinamikleri var. türkiye’de en şeriatçı adam bile şeriat hükümleri uygulandığında en iyi ihtimalle ailesinden birkaç kişiyi kaybeder. bunu kim göze alır? bizdeki klasik türk islam sentezi işte.

depresyona girecek bir durum yok. yaşadığın ülkeyi tanıyacak bilecek ona göre hayatını planlayacaksın. her halükarda yurtdışına gidebilecek gibi kendini geliştir, iyi okullarda oku yabancı dil öğren. doğru kalifikasyonlara sahipsen canın sıkılırsa istediğin zaman gidersin emin olabilirsin buna, canın istemezse de kalır ve iyi bir hayat yaşarsın. ama arabesk düşüncelere kapılırsan bu psikolojiden hiç çıkamazsın, kötü ve umutsuz bir hayatın olur. sürekli akpyi suçlayan insanların %99’unun loser olmasının sebebi bizzat kendisi. akpnin de etkisi var ama olay kişinin kendinde bitiyor.

türkiye aynı vasatlıkta devam eder ve biz buna şükrederiz bu şekilde. finlandiya’nın bile dibinde ayı bağırıyor şu an. dünyanın durumu ortada maalesef. ileri gitmek için ancak bireysel olarak kendimizi ileri götürmek gibi bir çözümümüz var devletten hiç bir şey beklemiyorum.
0
roket adam
(15.10.22)
80 doğumluyum kendimi bildim bileli buranın ılımlı islamla yönetilen bir yer haline getirileceği konuşulur. bu öyle ya da böyle oluyor işte. kaçış yok. karşıdaki ekip çok uzun yıllar emek verdi çok insan yetiştirdi. önemli mevkilere geldi. şimdi de çarkları tersine çeviriyor yavaştan. biz de eylem yapmaktan başka bir eylem yapmadık. birbirimize destek olmadık. organize olmadık. fraksiyonlar fraksiyonlara bölündü un ufak kaldık. ama evet depresyonluk bir durum yok. iran da olsak hayat devam ediyor. geçiş süreci mutlaka sancılı olacaktır. çok ortalıkta görünmemek lazım. hatta bugün şunu düşündüm, bazen adam kazandı diyebilmek bir adım geriye geçip nerede yanlış yaptığını düşünebilmek gerekir. bağırıp çağırıp direniş adı altında kendini yakmak zaten az bulunan değerli insanların da kaybı ile sonuçlanır. bu yüzden düzgün plan yapmalı ve çabalamalıyız. ama bu bir senede değil en az bi 80 senede olacak bir şey belki biz göremeyeceğiz. telaşlanmaktansa bazı ön kabuller yapıp. evet tamam bu olacak ama ben yine de ufak ufak istediğimi yapmaya çalışacağım diye düşünüp bir hedef koyup oraya yönelinebilir. ben böyle baş ediyorum. ve gerçekten de merak etme iran da olsak herkes her istediğini bir şekilde yapıyor. belki daha iyi bile olur. böyle yarım yamalak oturmamış anlaşılmamış bir laiklik ve modernliktense.. ve roketadam+1
0
sipsiyah
(15.10.22)
Bence sizin sorununuz çok fazla sosyal medyada falan takilmaniz. Tatil günlerimde eksiye Twitter'a falan uzun süre takilirsam ben de böyle şeyler düşünmeye başlıyorum. Çıkınca geçiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.10.22)
Cevapların hepsini okuyamadım ama bu depresif durumun yeni neslin uzak/yakın geçmişe dair hiç bilgisi olmadığından ve aşırı korumacı büyütüldüğü için mücadele edebilme duygularının gelişmediğinden kaynaklandığı düşünüyorum.

Duyuruda benzer sorulara bir kaç kez rastladığım için söylüyorum, sadece soruyu soran arkadaşı kastetmiyorum, bu açıklamam genel.

Neyse lafı uzatmadan bir link bırakıp gideceğim.
Burası Türkiye yüzyıllardır ve neler neler yaşandı bu coğrafyada...
Yakın tarihten örnek veriyorum; doksanlarda başörtü nedeniyle idamla yargılanan, küçük kızlarıyla tutuklanan, sonrasında birini kaybeden, şimdi ise bambaşka bir kulvarda siyaset yapan üstelik milletvekili olmuş bir kadın...

www.bbc.com

Burası Türkiye, benim de çok canımı sıkan, üzüldüğüm kabullenemediğim şeyler var, bazen umudumun kırıldığı, güvenlik endişelerimin olduğu, çekip gitmek istediğim şeyler... Ancak çözüm olarak intihar bunların en aptalcası, en bencilcesi, en saçma sapanı. Çünkü ne bir çözüm, ne bir kurtuluş, ne kimseye faydalı, ne ne ne... Tamamıyla anlamsız bişey.
0
epitaf
(16.10.22)
Haber okumayın ve sosyal medyayı azaltın +1

Çünkü hocam söylediğiniz şey aşırı mantıksız. AKP dediğin parti 20 yıldır iktidarda, ilk zamanlarıyla son zamanlarının alakası bile yok mesela. Hatta RTE ve 3-5 kişi hariç o zamandan kalmış kimse yok, fetöyle ortaklardı şimdi kanlı bıçaklılar, neredeyse bütün kadrosu, politikası, refleksleri vs değişti. Hani şikayetçi olduğun şey ile şikayetçi olduğunu düşündüğün şey aynı değil muhtemelen.

Yazılımcıyım, neredeyse bütün arkadaş çevrem yurtdışına taşındı. Aralarında politik anlamda bilinçli, kafası çalışan 3-5 kişi ya vardır ya yoktur. Aydın & ilerici dediğin insanlar çoğunlukla internetten okuduğu sloganları papağan gibi tekrarlayan kişiler genelde, zaten bi işe yaradıkları yoktu yani (ki düz vatandaşın etkisi her halükarda sıfıra yakın), ciddi bir vergi geliri hariç çok büyük bir kayıp değil. Zaten AB / ABD siyasetini biraz takip edersen işler oralarda da (bizimkine ters istikamette olmakla birlikte) yine leş.

Dolayısıyla @roket adam +1. Burada ekonomi kötü ama baskı veya özgürlükler açısından ölüp bitmiyoruz. Haberleri izleyip sızlanmak yerine kendine odaklanmak lazım. Kendini geliştir ki yarın öbür gün etrafındaki insanların da hayatlarını iyileştirebilecek gücün olsun.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.22)
yorumlara bak. türkiye ne kadar da süpermiş haberimiz yok:)
0
nothing in my way
(16.10.22)
Epitaf +1
Ben 80-90'lari siyasi olarak görüp bilecek yasta degilim ama cocuklugumu babamin girgir ciltlerini okuyarak gecirdim. Belki de bu sebepten "bu ülkeden bir şey olmaz" diyebildim ki dediğim zaman ülkede daha bu kadar ciddi olay yoktu, euro 2.8 mi neymis ben karar verdiğim dönem. Ben de giderken "abi ülke iyi ya, ben gitmem" muhabbeti dönerdi. Gittim, simdi "abi iyi ki gitmissin, biz de bakıyoruz" diyorlar çünkü ülke her geçen gün kötüye gitti. Avrupa/abd ile aynı cümlede kullanilamayacak kadar kötü gidiş.
Bunun sebeplerinden biri malum üç harfli olsa da genel sebebi türk halki. Türk halki zaten genel olarak sagci ve eğitim seviyesi düşüktü. Eh iste gelinen durumda da bunun etkisi var. Yani bu ülkeden genel olarak bir şey olması zor çünkü çok temele inen bir sıkıntı var ve son 20 yılda bu daha da gelistirildi ve "bize okumamis adam" lazım diyen bakanların eline bırakıldı ülke.

Bu noktada intihar etmek saçma çünkü bence son dönemleri artık. Ekonomik sorunlar olmasa belki derdim ama malum türk halkının tek canını yakan para. Genelde zaten ülkenin ovuldugu seyler de hep kendi isini yapınca olusan vergi(bordrolu calisan gg wp, o noktada hem hayvan gibi vergi alınıyor hem bir karşılığı yok), paran varsa istediğini yapabilmen. Çünkü başka ovulecek tarafi yok. Bunun aynısını redditte de görüyorum, Avrupa'da para kazananlar "hangi ülkede en az vergi veririm" diye soruyor. Cevaplar romanya ve Bulgaristan. Kimse ülkenin hayat kalitesine, insanına vs bakmıyor. Eğer hayata bakış açısı az vergi çok paraysa, evet Türkiye güzel yer.

Benim sizin gibi bir kuzenim var, o da böyle yapardi (intihar haric) yillarca calismadi etmedi, ne yapicam bu ülkede diye dolasti. Neyse sonunda bir Türk internet alisveris firmasının outsource müşteri hizmetlerine girdi.
Bu noktayi "kendini gelistir" önerisi için yazıyorum. Bence güzel oneri ama genel türk halkının sıkıntılarindan çıkmasına sıfır katkısı var.
Kuzenim şu an haftada çoğu zaman 6 gün günde 11 saat çalışıyor. Aldığı maaş asgarinin bir tık üstü. Fazla mesai falan yok.
Şimdi bu adama kendini gelistir denilirse size güzel cevap vermez. Adamin cise gidecek vakti yok, parasi da yok zaten.

Yani bu tavsiyeler anca belli bir cvsi/potansiyeli olana verilir. Ama sallıyorum bim'de çalışan kasiyer hayatı birazcık insanı sartta olsun, köle gibi calistirilmasin, mobbing olmasın diyince bu insana kendini gelistir dersek zaten sikinti var.

O yüzden siz de bir potansiyeli olan biriyseniz, evet kendinizi gelistirin. Yok degilseniz, o noktada sosyal medyadan uzak durup ve ülkenin genel insanının böyle olduğunu kabul edip geçmek lazım.

Bu dusunceleriniz karamsar. Ülke benim tahminim öyle olmaz çünkü Avrupa'ya fazla yakın ve Türkiye'de çok fazla yurtdışı fabrikası var. Bu durumda yurtdışından kimse Türkiye'ye gelmez kolay kolay. Belki de aynı zamanında bir bakanimizin "turiste serbest, türk pasaportla" dediği yerler gibi bölgeler açılır. Oralarda insanlar "eskisi" gibi yasar, geri kalan bölgeler yeni Türkiye olur. Bilmiyorum. Ben o noktalara gideceğini sanmam. Ama ülkenin güzel gitmediğini söylemek için kahin olmaya da gerek yok. Siz de beklentilerinizi ona göre ayarlayip, sosyal medyadan uzaklaşıp kendi hayatinizi düzeltecek ne yapabilirsiniz bakın.
0
logisticsmanager
(16.10.22)
(2)

izale-i Şuyu( ortaklığın giderilmesi davası ) açtınız mı ?

songoymatli
izale-i Şuyu( ortaklığın giderilmesi davası ) davasına başvurma arefesindeyin süreci tecrübe eden birileri varsa , paylaşırsa sevinirim. Avukat tutacağım kesinlikle , bazen yaşanılan bir tecrübe de büyük fayda sağlayabiliyor insana.
izale-i Şuyu( ortaklığın giderilmesi davası ) davasına başvurma arefesindeyin süreci tecrübe eden birileri varsa , paylaşırsa sevinirim. Avukat tutacağım kesinlikle , bazen yaşanılan bir tecrübe de büyük fayda sağlayabiliyor insana.
0
songoymatli
(15.10.22)
ortaklığın giderilmesi davaları öyle çok da uzun süren, onlarca duruşma atlanan davalardan değildir. çünkü günün sonunda taleple bağlı bir dava türüdür ve hakimin de takdir yetkisi kısıtlıdır. 3 duruşmada karara çıkıp kesinleşen birçok dosyaya denk gelmişliğim var.

yalnız bu tür davalarda, muhdesatın aidiyetinin tespiti için, diğer paydaşlar tarafından ayrı bir dava açılırsa, bu yeni açılan dava, ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılır. yani somut olayda ortaklığın giderilmesini istediğiniz taşınmazın üzerinde bütünleyici parça varsa, kime ait olduğu meselesinin tespiti ayrı bir dava yolu gerektiriyor. bu tür davalarda bilirkişi raporları önem arz etmekte, hükmün tesisi çoğu zaman bu raporlar üzerinden yapılmakta.

dolayısıyla hükme esas teşkil edecek bilirkişi raporuna, edilecekse itiraz sürelerine ve usulüne dikkat etmekte fayda var. aksi durumda hak kaybı yaşanacaktır
0
kel aynak kusu
(15.10.22)
Avukat zaten anlatır da, birkaç istisna dışında açık artırma aşaması dışarıdan katılımcılara da açık oluyor. Eğer dur davayı açayım param da var diyorsanız ve durumunuz bu istisnalara dahil değilse ters gelebilirsiniz.
0
encokbenisevinnolur
(16.10.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.