Giriş
(8)

siz olsanız ne yapardınız?

0zlem
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde der
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.

bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.

kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde ders almasını sağlamak onu ailesinden soğutur mu o da kafamı çok kurcalıyor. babasının yapmaması benim yapmam onda ne hissettirir bilemiyorum.

bu gibi durumlarda nasıl davranmak lazım?
0
0zlem
(05.02.23)
Eger egitimi icin yapabileceginiz bir sey varsa, lütfen elinizden geleni yapin.

Herkes ailesiyle bir noktada kendi ic dünyasinda hesaplasiyor. Yasadiklarini tartiyor. Siz yardim etseniz de etmeseniz de o hesaplasmalar yapilacaktir.

Siz bir gencin egitimini maddi manevi destekleyebilecekseniz, bundan hicbir sebeple geri durmamalisiniz. <3 Bazen ben buradayim diyip bir insana el uzatmak, o insanin hayatinda cok sey degistirebiliyor.
0
chihirovekohaku
(05.02.23)
Ayarlayabilirseniz o desteği verdiğinizi belli etmeden yapın.

"Ben bir arkadaşımı ayarladım Ayşe'ye A dersi için özel ders verecek ücretsiz" vs. Ücretsiz kısmını anne babaya söyleyin.

Bulacağınız öğretmenle de önceden konuşursunuz onlar bilmeden ödemeyi siz havale falan yaparsınız.

Ama son paragrafinizda dediğiniz "hissettirmemek" kısmına yapacağınız bir şey yok bence bu konudan bağımsız olarak. Öyle bir umursamazligi varsa eninde sonunda hissedecek o çocuk onu, ki hissetse daha iyi olur.
0
encokbenisevinnolur
(05.02.23)
ailesi kizlarina demek ki boyle bir hayati uygun goruyor. ve kiza belki matematik falan degil de sukretmeyi ogretiyorlardir. kaynaklarinizi baska bir cocuga ayirin bence. yine de yardim sonrasinda ailesine tavir almaz saniyorum kiz. sonucta imkanlarinin olmadigini 15 yasindaki cocuk farkindadir zaten.
0
Kittie
(05.02.23)
@chihi+1
Egitim yardimi bence de en iyi yardimlardan biri. Direkt balik vermek yerine baligin nasil yakalanacagina yonelik oldugu icin daha uzun omurlu. Yapacagin yardimin onda ne hissetirecegi de onun dusuncelerine, seninle olan iliskilerine vs bagli.

Ozel ders gibi seylerle ilgili olarak da hissettirmeden yardim etmek yerine onunla direkt bir iletisim kurarak ilerlerdim. Yani 'bak egitimin icin sen istekli ve basarili oldugun surece ben elimden geldigince sana destek olurum' tarzinda destegimi bildiririm ki hem sorumluluk olayi olsun hem de arkasinda bir destegin oldugunu bilsin.

Senin verecegin bu destek daha cok onun sana karsi daha pozitif olmasini saglar bence. Ailesi bu konuda fazla imkan sunamadiklari icin de onlardan soguyacagini sanmiyorum cunku onlar da ellerinden geldigince zaten ugrasiyorlardir diye dusunuyorum. Kisi de zaten olanaklarin ve durumunun bisekil farkindadir ve olaylari kendince yorumluyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.23)
On beş yaşındaki çocuk çok da küçük değil. Babasının asgari ücretinin temel giderleri karşılamaya ancak yettiğinin farkındadır. O yüzden dışarıdan gelecek herhangi bir yardım elinin onu ailesine karşı soğutacağını düşünmüyorum. Önemli olan burada çocuğun geleceği, anne babasının kararları onu bağlamaz ve sırf bu yüzden böyle bir fırsatı kaçırmayı hak etmiyor bence. Kesinlikle destek olun, size karşı daha iyi yaklaşacaktır. Bazen çocuklar anne babaları bu imkanları sağladığı zaman onların zaten yapmak zorunda olduklarını düşündükleri için yeterince tutunmuyorlar böyle şeylere. Ama babasının kardeşinin onun için böyle bir fırsat sağlaması onun daha fazla ders çalışmasını sağlayabilir. İnsan anne babasına çarşı çok mahcup hissetmez ama size karşı hissedebilir başarısızlık yaşadığında ve bunu hissetmemek için daha fazla çalışabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.23)
Elinizden geliyorsa kesinlikle yardim edin. Ailesinin goruslerini benimsemiyor olabilir ki benimsese bile ben yardim ederdi. Sonucta daha 15 yasinda ve babasindan ailesindrn etkileniyotdur. Hic olmazsa ilerde kendi ayakkarinda durur, ekonomik ozgurlugu olur meslegi olur. Hic dusunmeden yardim edin egitimine bence
0
oscar
(06.02.23)
babası yapmıyorsa sen yaptığını belli et. çocuk zaten babasının yapmayacağını anlayacak yaşta. ara kızı hangi konuda destek istiyorsun diye sor. sonuçta yakın akrabasın.
0
mikahakkinen
(06.02.23)
Belki vicdansızlık ama bende aynı şekilde düşünüp yardım etmiyorum bu tarz kişilere.
0
nhtzmc
(06.02.23)
(2)

Tasarım Ofisi İçin İsim Önerisi

turk kasi
Kuracağımız mimarlık, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı, endüstriyel tasarım ve grafik tasarım firmamız için isim önerilerine ihtiyacım var. Yardımcı olabilir misiniz?
Kuracağımız mimarlık, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı, endüstriyel tasarım ve grafik tasarım firmamız için isim önerilerine ihtiyacım var. Yardımcı olabilir misiniz?
0
turk kasi
(05.02.23)
Chatgpt'ye sorabilirsiniz :)
0
msb
(05.02.23)
OiA
Açılımı One in All

Hem söylenişi de net ve akılda kalıcı

OiA Tasarım
0
encokbenisevinnolur
(05.02.23)
(7)

sdf 30yaş üstü kullanım

bir soru sorcam
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harflerigenelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor:) daha da garip hale geldidüşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harfleri
genelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor

:) daha da garip hale geldi

düşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
0
bir soru sorcam
(01.02.23)
Bazen diyorum ben de random gulme yaşım gecti mi artık, :) ibaresiyle mi gulsem bundan sonra diye.
0
stavro
(02.02.23)
Ben bildim bileli random gülüyorum, otuzu da geçtim yine böyle gülüyorum başka nasıl güleceğiz ki asdasda
0
Kaleci Saçlı Forvet
(02.02.23)
hayatımda hiç kullanmadım. yaşım 30un altı.
0
jelly bear
(02.02.23)
Xd zaaa diye gülüom bazen gerçekte bile

31 k
0
abuzer
(02.02.23)
Ben aksine hep 30 üstünde görüyorum, ya da artık bütün çevrem 30 üstü olduğundan öyle geliyor.

Bir de şu "shsjshh" dişlerin arasından tıslayarak gülme efektini çok güzel veriyor bence, her şeye de hahaha diye gülmüyoruz ki canım :)
0
kobuzchu kiz
(02.02.23)
Kullanıyorum. Yaşımızı daha belli eden muohaha yihaha puhaha diye mi gülelim :D
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
Bunu kullanan kişi gözümde hemen gençleşiyor. 30+ yaşta olduğuna inanamıyorum o andan itibaren
0
encokbenisevinnolur
(02.02.23)
(7)

İzmir’de tek yaşamanın maliyeti?

duchess jessamine
Bornova’da 1+1’e çıkan biri için konuşacak olursak ne kadardır ortalama?
Bornova’da 1+1’e çıkan biri için konuşacak olursak ne kadardır ortalama?
0
duchess jessamine
(29.01.23)
soru hiç net değil. ev kirası soruyorsanız zaten sahibinden.com 'a bakın. yaşama maliyetinden kasıt nedir? yaşınız kaç, ne yer ne içersiniz, dışarı çıkar mısınız, yemek kendiniz mi yaparsınız, hobiniz var mı, arabanız var mı, iş var mı yoksa öğrenci misiniz, ev-iş arası ulaşımı ne ile yapacaksınız... milyon soru var. 5 ila 50 bin tl arasında 1+1 var bornova'da. tek sorun evse...
0
bir ileti paylastim
(29.01.23)
Oradan buradan kismayacaksaniz min. 20
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
min = kira + (8 bin tl.)
0
false pretension
(29.01.23)
Bornovada normal bir hayat sürmek için net 13 - 15 bin TL net gelirinizin olması lazım
0
limonlu eksi
(29.01.23)
30-35 min.
0
melancholia
(29.01.23)
False pretension+1
0
veritaslibertas
(30.01.23)
Kira 6bin
Faturalar 1bin
Ulaşım 1bin
Yemek 3bin
Fakat bunlar zorunlu olanlar diğerlerinide hesaplamak lazım 13 üstü orta halli yaşanır
İçki sigara az olursa tabi.
0
kararsızataletfilozofu
(30.01.23)
(3)

Dışsallaştırma

personaa
İnsanlar neden yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak psikolojik destek almak yerine üfürükçülere, astrolojiye burçlara, büyücülere, falcılara, yaşam koçlarına gidiyor acaba? eğitimsizlikten mi, gelecekle ilgili haber almak yalanlarla yaşamaktan keyif almaktan mı, gerçek profesyonellerden yardım alıp
İnsanlar neden yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak psikolojik destek almak yerine üfürükçülere, astrolojiye burçlara, büyücülere, falcılara, yaşam koçlarına gidiyor acaba? eğitimsizlikten mi, gelecekle ilgili haber almak yalanlarla yaşamaktan keyif almaktan mı, gerçek profesyonellerden yardım alıp gerçeklerle yüzleştirilmeye karşı direnç mi yoksa bizim kültürden kalma inançlarımızın baskınlığı mı? yaşam sorumluluğunu alamamaktan mı? Türk insanı dışsallaştırma savunma mekanizmasını neden bu kadar fazla kullanıyor? Diğer toplumlarda da durum buna benzer mi bizde daha mı belirgin?
(Eğlencesine bu gibi şeylerle ilgilenenler hariç, ciddi ciddi inananlar için bu düşüncelerim.)
0
personaa
(29.01.23)
bizim millet yenilikçi değil gelenekçidir. ta eskiden beri hocalar, üfürükçüler, din adamlarına saygı duyulageldiği için, hep böyle devam ediyor.
domuz eti yemeyip içki içmenin sebebi de bu.
diğer toplumlarda, bence aile ve akraba ilişkileri bizdeki gibi baskın olmadığı için insanlar daha özgür ve daha bireysel. isteyen istediğini yapıyor, isteyen istediğine inanıyor gibi. tıpa inanan doktora gidiyor, Allah'a inanan kiliseye gidiyor.
0
etna
(29.01.23)
Öylesi daha kolay diye bu sorunun en basit cevabı. Şahsen yaşam koçu tercih etmem ama onu diğerleriyle aynı kategoriye koymazdim, Türkiye'deki görünürlüğü öyle olmasa da başka ülkelerde o şekilde işlemiyor yaşam koçu olma ve böyle çalışma durumları.

Kolay dediğim de şöyle: düşman yaratmak her zaman daha kolaydır. en bilinir örneği işte dış güçler vs ile sorunları açıklamak sorumluluktan kaçmak için geniş bir alan açıyor. onun daha minimal hâli de görümcem beni kıskanıyor, ya da sana büyü yapmışlar.

bir de şu tarafı var kanımca, modernizm mistisizmi öldürdü, ama mistisizmin ya da mitolojinin varlığı zaten insanın psikolojik ihtiyaçları ile ilgiliydi. işte o ihtiyaçlar uzun hikâye ama bunu kültürel olarak daha modern/kentli alanda kalmak isteyen spirituelistik şeylerle (yoga meditasyon vb) daha geleneksel tarafta olan da hocadır okuyup ufleyendir buyucudur onlarla gideriyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
Tek bir nedeni yok bence, terapiste gitmek sadece Turkiye'de degil, bir cok ulkede hala 'hastalikla' bir degerlendiriliyor, insanlar utaniyor. Millet ne der diye dusunuyor, etiketlenmek istemiyor.

Ayrica, terapi bir sure devam edildiginde sonuc verirken, bir defada sonuc veren 'kolay' yollar daha ilgi cekici oluyor. Hem ekonomik hem psikolojik olarak.

Cogu insan 'disari' ile yasadigi sorunlarin 'icerden kaynaklandigini' ve ancak kendini degistirirse cozulebilecegini bilmiyor, anlamiyor. Baskasini kontrol etmek ya da olaylari kontrol etmek kendini degistirmekten daha cazip ve kolay geliyor.

Onyargi var, insanlarin aklindaki terapi deneyimi ile gercekte olan epey farkli bence. Kendi meslegimden gidecek olursam mesela Turkiye'de avukatligi Amerikan filmlerindeki gibi hayal eden, avukatim dediginizde 'ayyy ezber yapamam ben' ya da 'bana da kucukken avukat ol dediler, cenem cok calisir, cok konusurum' diyen cahil sayisi azimsanmayacak kadar fazla. Dolayisiyla insanlar bu onyargilari kirmak icin caba gostermiyorlar.

Umut kisa sureli yara bandi gorevi goruyor. Zira buyuk bir kisim anksiyeteden ve belirsizlikle bas edememekten muzdarip, bunun da nedenlerinden biri gelecegi bilememek ve kontrol edememek, bu tarz astrologlar, ufurukcular yapay bir kontrol hissi veriyor giden kisiye.

Bence bazi nedenler bunlar.
0
kassiopeia
(29.01.23)
(3)

Ayak numaraları birbirinden farklı olanlar

astronom bey
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.siz nasıl yapıyorsunuz ?
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?
benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.
sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.
sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.
siz nasıl yapıyorsunuz ?
0
astronom bey
(29.01.23)
Benim sol ayağım çok az daha küçük. Biri 43.5 biri 44. Bazen birini bazen birini alıyorum yazlık ayakkabıda küçük kislikta büyük mantığım bu. Daha büyük farklarda napilir bilemiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
Büyük ayağa göre alın, diğerine yarım numara küçültecek tabanlık koydurun. Problem solved.

Büyük ayağı küçük ayakkabıya sıkıştırmak uzun vadede sorunlara yol açar gibi geliyor bana. Tırnak batması, sürekli sivri burun topuklu giyenlerdeki gibi parmakların eciş bücüş olması vs.
0
kobuzchu kiz
(29.01.23)
Benim sol ayak yarim numara buyuk. Yarim numara oldugu icin cok farketmiyor, buyuk aliyorum hep
0
fakyoras
(29.01.23)
(6)

izmirde simit ?

cptxxx
izmirde gerçek ankara istanbul Eskişehir simidi yapan yer var mı ? hiç denk gelmedim. bi tutturmuşlar tadsız tuzsuz gevrek.
izmirde gerçek ankara istanbul Eskişehir simidi yapan yer var mı ? hiç denk gelmedim. bi tutturmuşlar tadsız tuzsuz gevrek.
0
cptxxx
(29.01.23)
Ankara'ya denk gelmedim de İstanbul simidi yaptığını söyleyen yer var. Tuzu daha fazla ama bizzat İstanbul simidini bilmediğim için kiyaslayamiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
bunlara en yakın simit a101de dondurulmuş olarak satılan simit sarayının ürettiği

izmirde hep o sütlümsü tat, pastane simidi gibi
0
freebird5406_2
(29.01.23)
Biri gevreğe laf mi etti!!

Öhöm, neyse. Büyük fırınlarda farklı tarzda simitler var ama ankara simidi hangisi bilmiyorum tam olarak. Simit sarayı tarzı yerlere bakabilirsiniz ya da. İstanbul simidi şu pofuduk pastane simidi gibi olansa ondan hemen her yerde var. Tek gevrek satan fırın çok az hatta bence İzmir'de, diğer simitler de satılıyor genelde. Hiçbiri gevrek kadar iyi değil tabii :d
0
nundu
(29.01.23)
@nundu

yok hocam gevrek başka simit başka, hem izmirde satılan her gevrek benzeri şey de gerçek gevrek değil maalesef, gevrek iyisinin de kötüsünün de genel adı olmuş
simit ise bursa izmit adapazarı üçgeninde yapılan az pekmezli sosa batırılmış, odun fırınında pişen hali, kara simit de denir buna

ankara simidi ise aynı şekilde pişiriyor fakat pekmez sosu daha fazla kullanıldığından biraz daha tatlıdır
0
freebird5406_2
(29.01.23)
Bucadaysan buca ekmek fırını var tereyağlı simit diye satıyorlar çok lezzetli.
Alsancakta zeynel ergin gevrek fırını var onu peynirle yemen lazım.
Bornovada üniversite2 var.
Bunlar lezzetli simit yapan yerler ankara simidini bilmiyorum ama.
0
kararsızataletfilozofu
(30.01.23)
A101 simit sarayının simidini satıyor alıp fırında ısıtıp yemelik. onun dışında izmir hamur işinden anlamaz. börek mörek yok. ot yer bira içer izmir.
0
Batuhanolabilir
(31.01.23)
(7)

gizli sevda çekiyor musunuz?

karayel
sb
sb
0
karayel
(29.01.23)
Ben imkansız aşklar için yaratılmışım.
0
neymis
(29.01.23)
nope
0
anon1m
(29.01.23)
hayır.
0
benibulmanlazim
(29.01.23)
beretta beretta'ya gizliden asigim, ama bana yuz vermiyor :P
0
cooperr
(29.01.23)
Hayır
0
gabe h coud
(29.01.23)
hayır, hiç yaşamadım ve yaşamak istemem ve yaşayacağımı da sanmıyorum.
0
deartheodosia
(29.01.23)
Hiç o kadar mazoşist olamadım, gizli olanın gizliliği de en fazla 2-3 ay sürmüştür.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
(6)

Hayatımda tanıyıp tanıyabileceğim en orjinal insan annem

karayel
demiş, bir ünlü.Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
demiş, bir ünlü.

Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
0
karayel
(26.01.23)
Annem için çok orijinal diyemem, ama çok güçlü, akıllı ve çalışkan bir insan bence.
0
peki madem
(26.01.23)
Kötü. Kotunun ayrıntılarıni buraya yazarsam kurallara uygun olmayacağı için silinir.
0
encokbenisevinnolur
(26.01.23)
En orijinal insan diyemem ama futbolu çok seven, evde tek başınayken örneğin West Ham United - Everton maçı izleyen bir annem var. Maç nasıl gidiyor diye sorunca da "hakem bizdekiler gibi her düşene faul çalmıyor o yüzden güzel maç oluyor" falan diyor.

Ayrıca snooker meraklısı. Judd Trump hayranı. 75 yaşında ve akşam Eurosport'ta snooker masters izliyor. Judd kazanınca seviniyor.

Canım benim.
0
pispinti
(26.01.23)
iyi kalpli bir insandır. konuşkandır, komiktir, fedakardır. benim üzerimde emeği büyük.

tanıdığım en orijinal insan kim bilmiyorum ama annem değildir herhalde.
0
sir gawain
(26.01.23)
Tanıdığım en naif insan,hiç büyümeyen bir çocuk gibi. Bu yanı da hem kendi başına hem bizim başımıza türlü işler açmıştır. Ben annem kadar çocuk seven ve çocuk bakmaktan keyif alan insan görmedim. Bana göre muhafazakar,bizi büyütürken yaptığı hataları var. Ama iyi niyetini,çalışkanlığını,fedakarlığını,şefkatini,sevgisini her daim hissediyorum.
0
asteriks
(26.01.23)
En iddialı narsislere ders verir; tam bir psikopat, tanıdığım en yıkıcı, en mahvedici insan; doğal bir felaket, tufan, force majeur, sadece en uçta var olabilen dünyanın en rijit insanı, dünya yerinden oynar, annem bir milim kıpırdamaz, sevgisi nefretinden daha çok zarar verebilir, şiddetin vücut bulmuş hali.
0
tiny penny
(26.01.23)
(3)

İsveç dizisi

heritage
Merhaba,Adını bulmaya çalıştığım bir dizi var. Sadece ilk bölümünü izlemiştim. Beğenmeyince devam etmedim. Ama şimdi adı lazım oldu hatırlayamıyorum.-Paranormal, mistik bir olay var. Dizide elektriklerle alakalı bir sıkıntı var. Ampul falan patlıyor, trafolar cazırdıyor.-Bir kadın var, eski bir arab
Merhaba,
Adını bulmaya çalıştığım bir dizi var. Sadece ilk bölümünü izlemiştim. Beğenmeyince devam etmedim. Ama şimdi adı lazım oldu hatırlayamıyorum.

-Paranormal, mistik bir olay var. Dizide elektriklerle alakalı bir sıkıntı var. Ampul falan patlıyor, trafolar cazırdıyor.
-Bir kadın var, eski bir arabası var birini arıyor. Bir yerlere soruyor ama "artık çok geç, bir şey yapamazsın" minvalinde cevap veriyorlar.
-Bir adam var, başrol. İnşaatta çalışıyor. Dandik bir evde yaşıyor. Çatısı akıyor evin. Bir de hoşlandığı kadının doğum günü var. Kitap alıyor ama zengin insanları evin penceresinden kızın yanında görünce içeri girmekten vazgeçip eve dönüyor. Elektrikle alakalı yine aynı şekilde sıkıntı oluyor. Adam evdeki her şeyi yemeye başlıyor. Köpek maması, deterjan, yumuşatıcı falan dahil.
-İnşaatta başka bir adamla alakalı sıkıntı oluyor. Suçu bu üstüne alıyor. Sonra formenle kavga ediyor, o sırada da inşaattan aşağı düşüyor. Hastanede ölüyor. Otopsi sonrası yine elektrikler sapıtıyor. Adam da canlanıyor. Sonra da hastaneden kaçıyor.

Hiç böyle bir şeye denk geldiniz mi? Bunları google'da aratınca gerçek haberler çıkıyor. Bulamadım. Yardımcı olabilir misiniz?
0
heritage
(25.01.23)
Yazdıklarınız Kingdomu (riget) hatırlattı, ama tüm unsurlar da yoktu sanki. ama o Danimarka yapimiydi. O olabilir mi ki?
0
encokbenisevinnolur
(25.01.23)
Yok Riget değil. Stockholm'de geçiyor. Bir de o kadar eski değil.
0
🌸heritage
(25.01.23)
Sanırım bu (Hidden: Förstfödd)
www.imdb.com
0
gioberg
(25.01.23)
(9)

abicim mi ablacım mı?

durbidakka
Merhaba bir erkek, küçük kız çocuğuna seslenirken abicim mi demeli yoksa ablacım mı demeli?örnek:kibar bir sesle "şu bardağı getirever abicim/ablacım."
Merhaba

bir erkek, küçük kız çocuğuna seslenirken abicim mi demeli yoksa ablacım mı demeli?

örnek:
kibar bir sesle "şu bardağı getirever abicim/ablacım."
0
durbidakka
(17.01.23)
abicim

edit: ben abicim diyordum cocuklugumda kiz kardesime, benden buyuk kizlarin da bana erkek olmama ragmen ablacim dedigini hatirliyorum hicbirinden abicim duymadim. anne de cocuguna annecim der buna da laf edecek ne yasadiniz yahu. tamam tamam cocuklar da bir birey, yetiskin. yeterince linc yiyorum zaten burada da yemeyelim.
0
gule gule
(17.01.23)
Abicim nedir? Tabiki ablacım. Kız çocuğuna abi denir mi?
Birde çocuklarına annecim babacim diyenler var ki, of ki ne of.
0
etna
(17.01.23)
Ben ikisini de demiyorum, erkek kardesim var gerci esek kadar oldu artık ama kucukken de abicim demedim bu zamana kadar hic; nedense abicim/ablacım çocukları rahatsız eden bi kelime gibi geliyo. Dümdüz canım ya da kardesim demek daha iyi gibi.
0
vedatchilipeppers
(17.01.23)
isminin sonuna -cim eki ekleyerek sesleniyorum ben yeğenime. abicim ablacım kalıplarını da kullanan yok etrafımda, sevmiyorum da. o da doğduğundan beri benim için teyze yerine ismimi kullanır.
0
hypathia
(17.01.23)
İsmini söylese? Ya da canım güzelim falan dese? Ayrıca bu örnek verdiginiz ifade zaten öyle, kendinize işaret etmeniz gerekiyor yani kullanim o. Siz kadınsanız ablacım teyzecim... dersiniz, erkekseniz de abicim, babacim, amcacim... dersiniz onunla iliskinizdeki rolunuze göre.
0
encokbenisevinnolur
(17.01.23)
ikisi de denmez. "çocuğum" denir. "evladım" denir. "ufaklık" denir. "küçük hanım" denir.
0
alperz
(17.01.23)
İkisini de dememeli. Küçükken çok kafam karışırdı bu hitap şeklini kullananlar yüzünden.

Yok illa bir tanesini kullanacağım diyorsa o kişi, abicim demeli.
0
pispinti
(17.01.23)
ablacım mı? :d

ablacım demen için kadın olman lazım. ya da bu hitabı kendinden büyük bir kadına söylemen lazım.

küçüklere seslenirken onların sana hitabıyla seslenirsin. annem bana annecim der mesela.
0
bohr atom modeli
(18.01.23)
bohr'un önerdiği şey özellikle küçük çocuklarda büyük kafa karışıklığına sebep oluyor. birkaç farklı çocuk psikologundan duydum bunu.

anne çocuğuna çocuğum, evladım; çocuk da annesine anneciğim demeli. boyacım, ayakkabıcım, peynircim der gibi annecim de olmaz :))
0
alperz
(19.01.23)
(4)

Hard disk NTFS, exFAT, Windows, Mac

wct3 org
Selamlar,- Hem Windows hem Mac açsın. - 3rd parti yazılıma ihtiyaç olmasın. - Büyük dosyalarda sorun çıkarmasın. - 2 partitiona bölmek istemiyorum, tüm hdd tek parça olsun.- Encryption ile işim yok.- Ayranım dökülmesin.SanDisk Extreme Portable SSD formatlayacağım. 1050MB/s destekliyor, bunun da hızı
Selamlar,

- Hem Windows hem Mac açsın.
- 3rd parti yazılıma ihtiyaç olmasın.
- Büyük dosyalarda sorun çıkarmasın.
- 2 partitiona bölmek istemiyorum, tüm hdd tek parça olsun.
- Encryption ile işim yok.
- Ayranım dökülmesin.

SanDisk Extreme Portable SSD formatlayacağım. 1050MB/s destekliyor, bunun da hızını düşürmesin.

NTFS mi yapayım, exfat mi başka bir şey mi?

Okuduğum kadarıyla exfat ama tecrübelerinizi almak isterim. Detaylı arama yapmaya üşendim.

Teşekkürler.
0
wct3 org
(17.01.23)
ntfs olmaz. exfat yap. en güzeli o bence. ntfs sadece windowsta yazabilirsin. ben de exfat kullanıyorum macte.
0
jelly bear
(17.01.23)
mac'te ntfs destegi olmamasi lazim. daha ilk maddeden cevap exfat olur. exfat'in dezavantaji sanirim linux tabanli cihazlarda(smart tv vb.) okunmayacak olmasi olur. o da anladigim kadariyla sizi ilgilendirmiyor.
0
gule gule
(17.01.23)
exfat.
0
dr doofenshmirtz
(17.01.23)
Mac NTFS olmuyor. Eğer son birkaç yıldır çok temel bir şey degismediyse exfata mac sistem de kuramazsin, sadece görebilir ya da kullanabilirsin. Mac'in standart dosya sistemi hfs+. Özetle sadece exfat olur.
0
encokbenisevinnolur
(17.01.23)
(6)

Instagramdaki takipçi sayımız neden bir türlü artmıyor?

psmstc
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acabaBiz neyi eksik yapıyoruz?Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acaba

Biz neyi eksik yapıyoruz?

Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı şeklinde; iki günde bir 20-30 htagli bir adet post atıyoruz. Reels fazla kullanmadık.
0
psmstc
(16.01.23)
Böyle bircok hesap var ve hepsi birbirinin kopyası gibi. Ben açıkçası bilhassa özgün buldugum bir şey olmadığında, ilgilendiğim bir konu olmasına rağmen, bakmıyorum bile. Özgün derken mesela bir psikolog var takip ettiğim, popüler dizi filmlerin (genelde Netflix vb. içeriği) ilişki dinamiklerini kısa kısa yorumluyor görsellerle. Başka bir psikolojik danışman var gestalt terapi çalışıyormuş, o eksende paylaşımlar yapıyor ve genellikle gündelik/sık karşılaşılan problemlere ilişkin farklı bakış açıları veriyor bana onu da takip ediyorum.

Belki sizinkinin de özgünlüğü vardır ve o kopyalardan biri değildir bilemiyorum, öyleyse de değilse de zaman istiyor biraz takipçi sayısı artışı hele ki çok zaman olmadıysa.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Abi mevcut yüksek takipçili hesaplar genelde bot gibi dış destekler sayesinde takipçi sayısını artırıp sonra "ulan bunun çok takipçisi var o zama ben de takip edeyim" diyen kitle nedeniyle takipçi sayısını daha da artırıyor. Eğer normalde de popüler bir insan değilsen abı hayatın sırrını versen yine yükselemezsin. İkinci olarak da her konuda birbirine beneyen yüzlerce hesap var abi aralarından sıyrılmak zor sıfırdan başlayıp.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.01.23)
hastag lerden fayda yok. İçerik önemli. Güzel olursa herkes birbirine atıyor. O 2 takipçi paylaşınlarını çalmak için takipledi' arkaplanı ve fontu daha güzel seçip fkfkgk Bi de instagram = reels sanki.
0
baba553
(16.01.23)
bol bol reel atın. bu reel'leri de tiktok ve youtube shorts'a atın. instagram hesabınızı da videolara iliştirin.
0
false pretension
(16.01.23)
kaleci +1. kimse bir hesabin 3. takipcisi olmak istemez.

onun haricinde soylendigi gibi instagram algoritmasi son 1 senedir falan tamamen reels kismi uzerine kurulu. yapman gereken sey duzenli reel atmak. belki bahsettigin seyi arka plana muzikle reel yapip atabilirsin. false pretension +1
0
hot potato
(16.01.23)
@kaleci +1

hz isa gelse bot satin almak zorunda kalir gunumuz dunyasinin boyle bir cigligi var maalesef.
0
antikadimag
(16.01.23)
(12)

İsteme istememek

sacrilegious
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mev
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mevzularına aile büyükleri dahil ediliyor malum. Aile büyüğü olarak saydığım anneannem vefat etti. Onun dışında aile büyüğü olarak gördüğüm kimse de yok. Annem ve kardeşim dışında bir ailem olduğunu düşünmüyorum. Yani işte teyzeler falan var ama hiçbirini yakın ve samimi hissetmiyorum. Biz küçükken samimi olduğumuz annemin dayısı vardı iyi kalpli yaşlıca biri, annem tutturdu ondan istesinler seni diye. Ama ne münasebet yani neden babam ölmüş gibi annemin dayısından isteniyorum? Annem teyzenleri çağırmazsak ayıp olur büyük dayıyı çağırmazsak ayıp olur. Ben söyleyemem ara istemediğini sen söyle o zaman falan demeye başladı. Eşimin ailesinden de teyzeler falan 8 saat yol gelip istemeye katılmak istediklerini söylemişler. Biz böyle bir şey istemiyoruz. Çok gerildik. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.

İşte tüm bunları düşününce isteme olayları çok saçma hissettirdi bana. Babam zaten sürece hiç dahil değil olması da annemden dolayı mümkün değil. Durum böyleyken ben bu isteme olayını nasıl aşabilirim? İsteme istemiyorum demem büyük bir drama konusu olacak gibi hissediyorum. Herkes gelmek istiyor ve çağırmazsak gönül koyacaklar. Direkt “isteme istemiyorum!” demek çözüm olur mu sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(16.01.23)
Öncelikle bir kendinizi dinleyin. Bundan 5 yıl sonra "sizi kimin kimden istediği" umurunuzda olacak mı diye. Eğer olmayacaksa biraz daha bu konuda gevşek davranın.

Babanızdan istenmek istiyorsanız önce annenize bu isteğinizi söyleyip deneyin. Eğer talebiniz buysa ve bunu net şekilde annenize söylemiyorsanız ona da haksızlık ediyorsunuz. Kimse kimsenin düşüncesini yüzde yüz doğrulukla tahmin edemez.

Baba seçeneği masadan kalkarsa seçenekler "büyük dayı" ve "anne" kalıyor sanırım. Çok zor işler değil. Eğer annenizden istenmeyi tercih ederseniz söylersiniz. Öyle yaparlar.

Büyük Dayı'ya: Dayı seni çok seviyorum ama annemden istesinler istiyorum olur mu?
Anne'ye: Anneciğim sen beni büyüttün, yetiştirdin. Senden istesinler istiyorum olur mu?

Karşı taraf teyzeleri çağıracaksa siz de çağıracaksınız, bundan kaçınmaya çalışıp hayatınızı zorlaştırmayın, kimsenin kalbini kırmayın.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(16.01.23)
Kuzenim isteme ile nişanı beraber yapmıştı. Kimden isteneceksiniz kısmına cevap olmadı ama belki adımları birleştirip bir taneye indirmek işinizi biraz kolaylaştırabilir?
0
peki madem
(16.01.23)
Siz çok takıyorsunuz bu işi. Kavgalı değilseniz isteyen gelsin. Ya da gidip ışık hızında kimseyi çağırmadan nikâh yapın, bitsin. Bu işlerin orta noktası pek yok.
0
dissendium
(16.01.23)
sizin bence amiyane tabirle "gelin şımarıklığı"na ihtiyacınız var. Hani ya bir kere olacak benim istediğim gibi olsun tarzı, @michael örnek diyalog da yazmış. İşin oluru bu.

Anladığım kadarıyla siz de tamamen istemiyor degilsiniz de şartları sizin istediğiniz gibi ve ayni zamanda kimseyi de kırmadan ayarlamak uğraşmayı gerektiriyor ve siz ondan uzak durmaya çalışıyorsunuz.

Ha öteki türlüyse, ben yanlış anladıysam, sadece kesinlikle istemiyorum böyle bir şeyse mevzu yine nazikçe diyalog kurmak dışında bir seçenek yok.

Her gün her gün olmasa da müstakbel eşinizin akrabaları da sizinkiler de evlendikten sonra da hayatınızda olacak, kırgınlık yaratmanın size olumsuz dönüşü olur yine.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
bilmem kimden istenmeniz asiri onemsiz bir sey zira bu bir usul, gelenek. babam katilmasa komsumu bile koyabilirim o sahneye takilmayin bence buna.
0
ala09
(16.01.23)
Hocam bu isteme nişan düğün mevzuları aileler için yapılıyor ve siz ne derseniz deyin bir şekilde onların istedikleri oluyor. Salın kim geliyorsa gelsin, kim istiyorsa kimden istiyorsa istesin. Size ne zararı var ya da bunları düşünmenin size ne yararı olacak?

Yormayın kendinizi, ailenizi de üzmeyin olsun geçsin gitsin.
0
lcha
(16.01.23)
bu kız isteme, söz, nişan, kına tam özenti şeyler. sırf instagramda post atıp millete hava atmalık şeyler. kızlar birbirinden görüyor, ev süslemeler, abartı masalar, kapıdan girişleri falan çekmeler yok oğlana acı kahveler falan tam görmemişlik. eğer kendide yapmazsa eksik hissediyor.

sizi istemeye geldiklerini kimseye söylemek zorunda değilsiniz. teyzelere, dayılara söylemezseniz bilmez. biz aramızda halletik derseniz olur biter. yemeğe çağırırsınız karşı tarafın anası babası kardeşi gelir, amaç aileler tanışsın. oldu bitti.

zaten istemek başlı başına saçmalık, mal mı alıyorsun, kızın sahibimi var ne yi istiyorsun. kendiniz anlaşmış evlenmek istiyorsanız iş bitmiştir.
0
astronom bey
(16.01.23)
İsteme ile nişanı aynı anda aradan çıkarırsınız olur biter. Hem baya küçük bi nişan olur sizi uğraştırmaz.
İstemeyi de annenizden yapsınlar, ne münasebet dayıdan isteniyor.

Zaten çağ dışı bir gelenek, sırf adettendir diye tutuluyor, illa aile kalan erkeği bulmaya çalışmanın anlamı yok.
Zaten aslında karar mercii sizsiniz. Hadi adet yerini bulsun diye annenizden istenebilir. Ama dayı mıı, yooo dostum. O kadar da değil.
Sizin istemeniz nişanınız olduğu için bu emrivakiyi yapabilirsiniz. Çok da umursamayın yani.

Bir de gelmek isteyen gelsin boşverin. Teyzeler de gelmişken nişan yapılır. Annenizi de çağırmak istediği insanlar konusunda çok kısıtlamayın. O jenerasyon genelde seviyo böyle düğün vs yapmayı.
0
zimbirik
(16.01.23)
yanıtları okumadım, kendi deneyimimi yazacağım.

ben de isteme gibi şeyler istemiyordum fakat eşimin ailesi illa ki olacak gibi talepte bulundu. biz de öyle bir aile değildik zaten. isteme oldu, evlendik vs. sonuç olarak daha en başında uyumsuz çift olduğumuzu yıllar sonra anladım. yani siz isteme istemediğiniz halde karşı taraf olacak/olmalı diye ısrar ediyorsa çok gereksiz. herkes geleneksel şekilde evlenecek diye bir şart yok. bu adımları gerçekleştirince kimsenin başı göğe ermiyor. biz evlendikten sonra da devamlı geleneksel talepleri devam etti (dünürlük vs). benim ailem yanaşmadı. sonuç olarak boşanıyoruz. şimdi tekrar aynı aşamaları düşünmek bile beni bunalttı. iyi dayanmışım. o gelecek şu yapılacak bu olacak çekilir dert değil.
0
deartheodosia
(16.01.23)
insanlar sizin mutluluğunuzu hep birlikte toplanıp kutlamak istiyorlar. anneniz de mutlu gününüzde teyzelerinizin ve dayınızın olmasını istemiş. neden olmasın? unutmayın ki sizin mutluluğa yola çıkmanız onlar için de mutlu bir gün. o insanlar sizin kanınız, aileniz. böyle mutlu günleri birlikte paylaşın. şimdi modern çağda ve bu ekonomik durumda insanlar çok görüşüp buluşamıyor bu da vesile olur.

isteme günü alyanslarınızı takın kurdelayı kesin. o da nişan olur ikisi birden halloldu. fikir isterseniz konuşuruz ayrıca da.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
İsteme/nişan beraber dışarda bi mekanda olsun, arkadaşlarınızı çağırın. Dayıdan da istenir neden istenmesin, çevremde aile büyükleri olarak amcadan dayıdan istendiğini gördüm. Ama siz kimden istenmesini istiyorsanız onu söyleyin.

Benim arkadaşlarım da isteme, akraba vs sevmez ve aileler boşanmış genelde. Herkesi bir mekana topladılar. İsteme işi zaten kısa sürüyor bittikten sonra yemek muhabbet faslı oluyor. Normalde en akraba sevmeyen insanlardan biri olabilirim ama oraya akrabaları doluşturunca kendi kendilerine muhabbet ediyorlar ilgi sizden kayıyor. Gençler ayrı bir odada yemek yiyip takılıyor. Arkadaş grubunuz da gelsin kendinizi onların yanında iyi hissedersiniz, yanlarında takılırsınız.
0
jazzabel
(16.01.23)
ablamın kız istemesinde sadece annem, ben ve ablam vardık. ablamı da annemden istediler. anneniz neden kendisinden istenmesini düşünmedi? erkek tarafı da alakalı alakasız 30 kişiyle gelmişti. ev küçük kalabalık olmasın diyebilirsiniz.
0
bana bir nick verin
(18.01.23)
(12)

Pandemi döneminden sonra insanların zıvanadan çıkması .

dunyatuhaf
Var mı böyle bişey,İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı, Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi
Var mı böyle bişey,
İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,
Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı,
Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .
Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?

Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi dönemini. Etkisi var mıdır ?
0
dunyatuhaf
(16.01.23)
Bence yok.
Hiç fark etmedim. Algida seçicilik gibi bence.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
Travma sonrası stres bozukluğu adında bir durum var bildiğim kadarıyla.

Bence salgınla ilgili değil ama değişen yaşam tarzıyla ilgili bir sorun var. Bu kadar cinayet olmuyordu eskiden.
0
dissendium
(16.01.23)
Pandemiden ziyade olay ekonomik bence enflasyon suç doğurur.
0
olaylar olaylar
(16.01.23)
Pandemiden ziyade ekonomi ile alakalı saydığınız şeyler. Ülkede insanlara dağıtılan pastanın payı her geçen gün orantısızlaşıyor. Çok az emekle çok kolay büyük paralar kazananlar çoğalıyor, tüm emeğini vaktini harcayan insanlar 3 kuruş kazanıyor. Toplumsal ahlak ve yapı bozuluyor. Hem ekonomik hem demografik yapı çok hızlı bozuldu.
sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel makas çok açık bizim ülkede. Dünyadaki bu yapıdaki ülkelere bakın Güney Amerika, Orta Doğu, Güney Asya vs benzer durumlar orada da var
Gelişmiş ülkelerde ABD'de de açıktır o makaslar. Dünyanın en zengini de en fakiri de en kültürlüsü de en cahili de orada çünkü. İskandinav ülkelerine Avustralya'ya bakın mesela aksi örnekler için herkes birine yakındır ekonomik ve kültürel olarak
0
asbe
(16.01.23)
Ekonomide genel bozulmaya rağmen (Türkiye değil dünya çapında) para harcama/tüketimin arttığini doğrulayan bir makale okumuştum, ikinci dünya savaşı sonrası yıllarda da bir benzeri olduğunu anlatıyordu ve bu tip kitlesel olarak maruz kalınan stres dönemlerinden sonra bu aşamanın geldiğini söylüyordu. Şimdi bulmam mümkün değil ama bu eksende şeyler okudum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Gelir eşitsizliği arttı. En basitinden sesi soluğu çıkmayan doktorlar instagram'ı istila etti. Sponsorlu gönderi atıp duruyorlar üstelik kişisel hesapları için, ticari falan da değil.

Artık Türkiye'de bir survive durumu var. Ezmezsen ezilirsin gibisinden.
0
OrangeYellow
(16.01.23)
ekonomi de pandemiyle bozuldu. kapanmalarda bir arkadaşım aradı abi açım dedi. adamın işyeri kapanmış, işe alan yok, aylarca... bunun gibi kaç kişi var? onların ailesi, alışveriş yaptığı esnaf bakkal çakkal...

bir de insanlar özellikle maske - mesafe - aşıdan ötürü birbirini çok rahat aşağılamaya başladılar. maçka parkına gidiyorduk. genç hanımlar yanık tenli bir genç geçerken maske takıyorlar o mikrop saçıyor ya. yanından geçenin profili değişsin maske de çıkıyor... insanlar sevmedikleri ya da gıcık oldukları ya da içten içe iğrendikleri herkesi "covidlidir, pistir, hastadır, mikrop bulaştırır, virüs bulaştırır" diye etiketlediler, ötekileştirdiler. yok otobüse binemesin yok sokağa çıkamasın, yok semt pazarına giremesin, markete giremesin, işyerine giremesin... açlıktan ölsüne çıkıyor bunlar. insanlar birbirlerine sırf maske aşı hes kodu dezenfektan cart curt yüzünden insanların %99.9 olasılıkla (ioannidis 2022: www.sciencedirect.com) ölmediği ölmeyeceği bir hastalık için ağır hakaretler ettiler ve mikrop gibi davrandılar. ondan sonra kayış koptu gerçekten.

illegal işlere yaktınlık da bence devletlerin yasa masa ortada bırakmamasından. kemal gözler türkiye'nin anayasa ve idare hukuku konusunda tartışmasız 1 numaralı uzmanı olarak kabul ediliyor. kendisi covid için uygulanan kısıtlamaların hepsini desteklediğini ancak bunların hepsinin yapılış biçiminin anyasaya ve bilumum yasalara aykırı olduğunu web sitesinde yayınladığı birkaç makaleyle uzun uzun açıkladı. düşünün ki ped, pil falan alamıyorduk marketten. rafta duran mal var, onu alamıyorduk.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
çok net doğru tespit. ahlaki çöküntü başladı. insanlar/toplumlar ölüme çok yakın hissedip haliyle ölmezse bu yaşanabiliyor.
0
tantavizisyon
(16.01.23)
Sonradan aklıma geldi, şöyle bir yazı yazmıştım bu konuda, yani bu zivanadan çıkma durumuyla ilgili:
eksisozluk.com

Tarih 17 Mart 2020, o yazdıklarıma su an da harfiyen katılıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Böyle söyleyince hastalıkla daha bağlantılı bir sebep arıyorsunuz gibi geliyor kulağa, ama pandemi sonrasında değişen en büyük şeylerden biri ekonomik dengeler. Ben de saydığınız şeylerin ekonomik sebepler kaynaklı diyen taraftayım.

Dünya genelinde insan davranışları değişmiş olabilir, ancak dünya genelinde tuhaf bir ekonomik durum oluştu zaten. Karantina süreci ekonomiyi, ekonomiyse insanları etkiliyor.
0
akhenaten
(16.01.23)
@akhenaten, hayır hastalıkla bağlantı kurmadım .
Daha çok savaş , doğal afetgibi olaylara maruz kalan insanlarla alakalı değişimler var mı , pandemi buna benzer bir etki oluşturmuştur.
Bunu merak ettim .
0
🌸dunyatuhaf
(17.01.23)
Pandemi mi bilmiyorum ama ben kendimde bu dediğiniz değişimi gözlemledim. Çok daha tahammülsüz ve açıkçası nefret dolu bir insan oldum. Ülke gündemi ile de çok alakalı olduğunu düşünüyorum.
0
peki madem
(17.01.23)
(5)

Edebi dergilerde eser yayımlatmış olanlar; bir şiiri olmuş dedirten nedir?

psmstc
Şiir konusunda en ufak bir teorik, okuma yönüyle hiçbir tecrübem yok. Sadece İsmet Özel şiiri severim. Kendi sesinden dinlemeyi ayrı severim. Bir süredir mısra denemeleri yapıyorum. Misal olarak;"dokunuyor ilmek ilmek benim için mukadder olan şey gönlümoturup soluklansın dediklerimin eğreti bir iske
Şiir konusunda en ufak bir teorik, okuma yönüyle hiçbir tecrübem yok. Sadece İsmet Özel şiiri severim. Kendi sesinden dinlemeyi ayrı severim.

Bir süredir mısra denemeleri yapıyorum.

Misal olarak;

"dokunuyor ilmek ilmek
benim için mukadder olan şey
gönlüm
oturup soluklansın dediklerimin
eğreti bir iskemlesidir
kah ağlaya,
kahsa güle
elleri kanatan bir sedayla
iyi günler, güzel çiçekler geçti serimden
ve niçin Ağrı
Silifke değil Rabbim?
sabahı meçhul bir gecenin yarısında ansızın
ürküttüğüm iyi kuşlar, güzel kuşlar konacaktır aklıma"

Konu bütünlüğü, tema hiçbir bilgim en ufak yok. Ne yönde çalışmam daha iyi olur?
0
psmstc
(15.01.23)
İsmet Özel bu sorunuza cevap olabilecek bir şey anlatıyor aslında konuşma ve röportajlarında.

Bulursanız bir ara youtubeda şiir Türk'ün iklimi diye bir program vardı, ona bir bakın.

Edebi dergileri bilmiyorum da bir şiir bir de hikaye yarismasinda ödül aldım. Beğenme gerekçeleri post-modern vs vs bulmaları gibi şeyler söylenmişti (şiir için) hikayeyi de cengiz aytmatovun yazımına benzettikleri için vermişlermis (hiç okumamıştım aytmatovu ve bunu diyen yarışma jürisi adında Ömer Seyfettin ismi geçen bir yarışmanın jürisi!)

Şiiriniz iyi bir İsmet Özel taklidi olmuş gerçekten. Başka yerde rastlasam okumadığım bir şiiri mi acaba derdim. Şiire iyi ya da kötü olmuş olmamış demiyorum, taklit olarak iyi.
0
encokbenisevinnolur
(15.01.23)
tek bir şiir hiç bir zaman için "olmaz", yeterli değildir. tek bir şiirden üslup anlaşılmaz. sadece şiir için değil, bir çok eser için de bu durum geçerli. siz şu an sadece sevdiğiniz bir şairin üslubunu taklit ediyorsunuz. taklit etmekte bir sıkıntı yok ama tek bir taklit, vasat bir kopya oluşturur.
0
cutterfly
(15.01.23)
bence o dergilerde hep aynı çevrenin insanlarının şiirleri yayımlanıyor, kimi tanıdığınıza bağlı olarak. olmuşluğu ile ilgili bir ibare taşımıyor yani yayımlanmış olması.
0
deartheodosia
(16.01.23)
"herkes şiir yazar, şiir yazmaya devam edenlere de şair denir" der melih cevdet. aslında cevabı kendiniz şiir yazmaya devam ettikçe, okudukça verirsiniz. şiirin beğeneni de çok çıkar, beğenmeyeni de.
0
lesmiserables
(16.01.23)
Hocam önemli (?) dergilerde (Varlık diyelim hadi) eserleri yayımlanmış kişileri otorite bellemenize veya kerteriz almanıza gerek yok. Bir şiirin “olmuşluğu” tamamen sizin içinizdeki hislerle ilgili, kimseyi ilgilendirmez. Bilim yapmıyoruz, sanat da değil bana kalırsa; ne idüğü belirsiz bir şey işte. Nerede okumuştum hatırlamıyorum ancak birileri şiiri uyanıkken rüya görmeye benzetmişti, çok hoşuma gitmişti o tanımlama.

Yine de konuyla ilgili fikrimi ve kendi sistemimi anlatmak istiyorum; ben yazarken, çoğunlukla çok yoğun hissettiğim bir anda çıkarıp döşüyorum dizeleri içimden geldiği gibi. Sonra onu taslak halinde bırakıp arada sırada ekleme çıkarma yaparım; ne zaman “tamam” olmuş hissedersem de kapatırım dosyayı, daha da ellemem. Sahiplik de hissetmem o saatten sonra, özgür bırakmış olurum kafamda. Uçsun gitsin nereye isterse.

Sırf İsmet okumak takıntıdır bu arada. Şiire değil; İsmet’e takıntıdır, idollerinizi öldürün derim ama siz bilirsiniz yine de. Başkalarını da sevebilirsiniz diye şöyle bir İsmet-dışı şiir bırakayım: eksisozluk.com
0
vedatchilipeppers
(16.01.23)
(2)

okunması zevkli kolay ingilizce kitaplar?

japon balığı
Çok kalın olmasında ziyade daha orta ince roman/düşünce kitabı önerilerinizi alırım?
Çok kalın olmasında ziyade daha orta ince roman/düşünce kitabı önerilerinizi alırım?
0
japon balığı
(08.01.23)
Kolay diyemem ama Alice in wonderland çok keyifli, ugrastirdigina da değer
0
encokbenisevinnolur
(08.01.23)
Yıllar önce okuduğumda, Matt Haig'in The Humans romanını sevmiştim. Yorucu değil diye hatırlıyorum.
0
birbuket
(08.01.23)
(9)

uzay filmi atın üzerime

abelardo
uzayda gizemli olaylar olan bir film öneriniz varsa beklerim. korkunclu olmasın
uzayda gizemli olaylar olan bir film öneriniz varsa beklerim. korkunclu olmasın
0
abelardo
(07.01.23)
Pandorum
0
encokbenisevinnolur
(07.01.23)
Çok özür dilerim ama:

Turist Ömer Uzay Yolunda
0
deadwampir
(07.01.23)
(bkz: moon)
0
antikadimag
(07.01.23)
izlemedim demediginiz icin yaziyorum bir ihtimal izlememis olabilirsiniz diye, interstellar.
0
in vino veritas
(07.01.23)
Ad astra
Moonfall (sonu ilginc ve gizemli)
Oxygen
Solaris (orjinali ve remake'i)
Stowaway
Sunshine
Gravity
0
ermanen
(08.01.23)
High Life
0
fakat
(08.01.23)
Gora
0
havadakarada
(08.01.23)
Arog
0
havadakarada
(08.01.23)
Tam aradığınız mükemmel bir dizi var; The Expanse.
0
archmage mahmut
(08.01.23)
(11)

neden boyle davraniyor?

Kittie
bi arkadasim var. yakiniz da. kendisinin bi hareketi var. bugun anneme de yapmis aynisini.arkadasim daha once anneme birkac kez geldi. kendisi yemek yemeyi sever, annem yapmayi. annemin yemeklerini her yerde over hatta.yaptigi sey de su mesajlara cevap yazarken emoji birakiyor sadece. dogum gunumde
bi arkadasim var. yakiniz da. kendisinin bi hareketi var. bugun anneme de yapmis aynisini.
arkadasim daha once anneme birkac kez geldi. kendisi yemek yemeyi sever, annem yapmayi. annemin yemeklerini her yerde over hatta.

yaptigi sey de su mesajlara cevap yazarken emoji birakiyor sadece. dogum gunumde bile pasta emojisi yolladi. bi yazi falan yok.

bi sey gosteriyorsun mesela bi etkinlik. nasil gitsek mi diyorum. thumbs up koyuyor. sonrasinda hicbi sey demiyor. ben soruyorum yine, pazar gunu nasil diyorum mesela, thumbs up. saati sen belirle diyorum, thumbs up. ve konu da oyle kapaniyor haliyle.
veya isyerinde olan bi seyi anlatiyorum ornegin. gorunce okur fikir verir diye. mesajin sonunu "cok sinir oldum" diye bitiriyorum, bakiyorum uc bes mesaj sonrasindaki o cumleye thumbs up birakmis. baska bi sey yok.

anneme gelince, gecen onun cok sevdigi bi yemegi yapmis. seni hatirladim yapinca, bi gun bulusalim da kittieyle sana yapayim demis. thumbs up birakmis. annem de bana diyor ki sizin araniz mi kotu niye cevap vermedi.

ortak arkadaslarimiza sordum. herkese ayni seyi yapiyormus.

kendisi yaziyor istediginde bu arada. hic konusmuyor degiliz. bulusmalarimiz da hep o bi yere cagirinca oluyor. cunku ben sordugumda thumbs upla sonuca varamiyoruz tabii. bulustugumuzda da cok samimi. ya da kendi yazdiginda. bulusmalarimiz da oyle alisveris falan gibi amacli bi sey olmuyor yani bi cikar da gormuyorum. ama tek tarafli garip bi iliski degil mi? bu kizin derdi ne ve sogur muydunuz kendisinden?

not: isleri yogun biri degil. olsa bile insan sonra doner bi sey yapar.
anlam veremiyorum.
0
Kittie
(07.01.23)
mobile: yazmayi unuttum, ben acikca sormustum daha once ona da thumbs up koymustu. anneme ayip olmus alinmis dedim bugun ona da uzgun smiley koydu. ben de sinirlendim bi seyler yazdim ne bicim davraniyorsun diye ona bi sey birakmadi. bi sey demedi de
0
🌸Kittie
(07.01.23)
Kaçırılmış ve mesaj vermek istiyor olabilir.
0
dissendium
(07.01.23)
Çok fazla YouTube izlemiş ben olsam alaya alırdım fena laf sokardim
0
olaylar olaylar
(07.01.23)
Valla cani oyle davranmak istiyordur, uzun uzun yazmak istemiyordur bu. Bence bunun pek anlasilmayacak tarafi yok.

Onun bu davranisindan ote, onu oldugu gibi kabul etmek yerine istedigin sekilde davranmaya zorlama bence daha buyuk sorun. Ben olsam 'niye her seye emojo atiyorsun?, anneme ayip olmus' mesajim sonrasi cevabini da yine emojiyle gonderen arkadasimi tutarliligindan oturu tebrik ederdim. Bu davranisi da hosuma gitmiyorsa ya mesajlasmaz hep arardim ya da eger cidden sinir ediyorsa da arkadasligi sonlandirirdim. 'Bana cevap vermelisin' seklinde bir yaklasimda bulunmazdim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.01.23)
Cok itici, ben bir daha iletisim kurmazdim. Hep o isteyince bulusuyoruzdan biseylerin yanlis gittigini anlamaliydiniz. Bu nasil sacma bir insan
0
balpolen
(07.01.23)
j r r tolkien hayrani +1

herkes uzun uzun cevap vermeyi seviyor olmak zorunda değil.
0
abelardo
(07.01.23)
Belki de sadece öyle kabullenilmeye ihtiyacı vardır
0
encokbenisevinnolur
(07.01.23)
Madem yakın arkadaşınız, bunu ona yüzyüze söyleyebiliyor olmanız lazım. j r r +1
0
dreamnesiac
(07.01.23)
anneme ayip olmus'a gelen emojiden sonra umidi keser kendisini uc hayirla sessizce hayatimdan ugurlardim ben olsam. kimsenin cevap verme aciklama yapma zorunlulugu yok evet ama bu cok garip bi tavir. ben cekemiyorum boyle bencil tipleri. neden boyle davrandigina bir sey diyemem belki kendisi boyle biridir ama ben olsam cok net sogur ve arkadasligimi bitirirdim.

olur da benden giden mesajlarin kesildigini fark edip de "kendisi isteyerek" mesaj yazacak olursa da thumbs up koyardim :) cunku niye koymayayim? :)
0
in vino veritas
(07.01.23)
Ben olsam mesajlasirken bozarım. Yazmayı mi unuttun diye. Sorulan tüm sorulara da aynı yanıt verilmez bence.
0
mekaniker
(08.01.23)
emojiyle cevap verebilme özelliği gelmeden evvel ne yapıyordu acaba? bu bir üslup sorunudur. böyle bir iletişim şeklini kabul etmeyip saygısızlık olarak gördüğünü açıklaman gerekiyor. değişmiyorsa güle güle.
0
zgrydn
(08.01.23)
(18)

lisede alan seçmek

0zlem
15 yaşındaki kız çocuğu için hem para hem kariyer için en mantıklı alan sizce ne olur?ben dil diye düşünüyorum ama bu konuda daha tecrübeli arkadaşlardan fikir almak isterim. teşekkürler.edit: arkadaşlar yapmayın siz 15 yaşınızda en mutlu olacağınız alanı biliyor muydunuz? kimse bizi yönlendirmedi,
15 yaşındaki kız çocuğu için hem para hem kariyer için en mantıklı alan sizce ne olur?

ben dil diye düşünüyorum ama bu konuda daha tecrübeli arkadaşlardan fikir almak isterim. teşekkürler.

edit: arkadaşlar yapmayın siz 15 yaşınızda en mutlu olacağınız alanı biliyor muydunuz? kimse bizi yönlendirmedi, birbirimizi kandırmayalım.
0
0zlem
(27.12.22)
En mantıklısı nasıl dil oluyor. Dil öğrencileri matematik, geometri bilmeden lise bitirir. Fizik, kimya, biyoloji görmezler. 4 yılın sonunda çocuk mühendis olmak istese en küçük alt yapısı bile olmaz. Bu ülkede KPSS ile şoför olarak atanman için bile matematik bilmen gerekiyor. Mümkünse fen bilimleri seçsin. İngilizcesini ders alarak, kendi çalışarak geliştirsin. Zaten dil bölümlerinin puanı genel olarak yüksek değil. 4 yılı harcamaya değmez. Ama çocuğa ne istediğini sormak ve yatkınlığı olup olmadığını belirlemek gerekiyor.
0
dissendium
(27.12.22)
@dissendium kendisini de sordum tabi ama takdir edersen ki kafası karışık.
0
🌸0zlem
(27.12.22)
en mutlu olacağı sevdiği alan neyse o tabiiki.
0
jimjim
(27.12.22)
neye yatkınsa onu seçsin.

zorlama bir şey olmuyor. zorlama derken iyi değilse fen bilimlerinde sonra da zar zor okur ortalama bir yere girer. trde belli başlı mühendislikleri top 5 üni dışında okusan ne okumasan ne zaten (istisnalar hariç). tabi sadece mühendislik yok sağlık bilimleri hayali varsa kesin fen bilimleri seçsin. ayrıca bu arada matematiği sadece fen bilimleri okuyanlar bilmiyor. sözel veya dil seçmedikçe matematik hayatında olcak zaten.

ha gidip sırf yatış yapacağım diye dil, ea falan da seçerse potansiyelini harcar çünkü oralardan zaten artık 1 2 meslek dışında hiçbir şey olmuyor.

dil konusuna gelince yabancı dil zaten zorunluluk herkes biliyor bilecek. hobi niyetine okusun onu sonra.


edit: @0zlem mutlu olduğu alan değil, yatkın olduğu alan. 15 yaşında fizikten ne kadar çakıp çakmayacağını az çok anlar çocuk bence.
0
AlsterWasser
(27.12.22)
Zaten sorun da burada. Kararlar değişiyor. Çocukların mümkün olduğunca farklı dersler görüp dolu bir lise hayatı geçirmesi gerekiyor. Bu sayede neyi sevdiğini, neyi sevmediğini keşfedebilir. Bu alan konusu eskiden bir sorundu. Çünkü üniversite sınavında katsayı problemi vardı. Katsayı uzun süre önce kaldırıldı. Artık herkes istediği sınava girebiliyor. Önceden alanı sayısal olan biri sözel bir bölüm tercih ettiğinde puanı düşüyordu. Alan konusu artık çağa uymayan bir şey. Bilgi çağında ne kadar bilgiye sahip olursa o kadar değerli. İstediği bölüme karar verene kadar tarih de öğrenmeli, coğrafya da öğrenmeli. Ancak böyle kültürlü biri olabilir.
0
dissendium
(27.12.22)
Sayısal seçsin. Başarısız olursa sözele ya da dile geçer.
0
baba553
(27.12.22)
Para ve kariyer için dil şart. Ama dil başlıbaşına bu devirde bir işe yaramaz. Dil, yanlış seçim olur yani.

15 yaşındaki bakış açısıyla mutlu olacağını düşündüğü şeyle 30 yaşında mutlu olabileceğini hiç sanmıyorum. Yönlendirme şart bence.
0
Mirket
(27.12.22)
tr şartlarında lisede seçtiğin alanın geleceğine etkisi bugün bakkaldan aldığınız sütün bozuk çıkmasının geleceğinize etkisinden bir iki tık fazla o kadar. hangi alanda daha çok not kasabilecekse orayı seçsin sınavda falan az biraz işine yarar belki.
0
Whily
(27.12.22)
ben kendimden örnek vereyim. sayısal tercih etmiştim çünkü lise 1'de en başarılı olduğum dersler sayısal derslerdi. e zaten etraf çevre hep sayısal seçersin heralde vs diye bahsedip duruyorlardı. derslerim gayet iyiydi ama fizik kimya biyoloji çalışmayı hiç sevmezdim. bunun yerine edebiyat ve matematik görece daha zevkli gelirdi. her neyse okul başladı 1-2 ay geçti artık sınavlar başlayacaktı nerdeyse ama ben acaba bölüm değiştirsem mi diye bir dert edindim erkenden ve değişim talep ettim. sonra eşit ağırlığa geçtim ve sonraki dönemde dedim ki iyi ki değiştirmişim. sayısalda olsam yine derslerim gayet iyi bir öğrenci olacaktım ama kendi farkımı ortaya koyamayabilir ve bu dersler bir zorunluluk bilinciyle yerine getirirdim. ilgi duyduğum için değil. hatta benimle birlikte eşit ağırlığa geçmek isteyip sonra tereddütte kalıp değişiklik yapmayan bir arkadaşım ünivesitede gitti hukuk okudu :) kaderin cilvesi.

bu bir öğrencinin kendisini tanıması ile ilgili bir durum. kararı kendisi vermeli. en çok başarılı olduğu derslerden ziyade en çok sevdiği ve ilgi alanı olan derslerin ağırlıklı olduğu alana yönelmeli. istenilen notlar bir şekilde alınır her dersten önemli olan o alandan haz alabilmek ve ilgi duymak, potansiyelini açığa çıkarabilmek bence.
0
debian
(27.12.22)
Not ortalaması hangisinden yüksek olacaksa onu seçsin. Sayısaldan 70 ortalamayla mezun olanla dilden 70 ortalama yapanın okul puanı aynı oluyor. Sonra fikir değiştirirse de özel ders vs telafi eder geri kalanlari.
0
encokbenisevinnolur
(27.12.22)
dil seçmesini önermiyorum. lisede dil okudum ve ekstra bir katkısı olduğunu söyleyemem, hatta bence zararı oldu. dil derslerine ağırlık verip sınavda nasılsa diğerleri sizin için çok önemli olmayacak diye diğer dersleri unutturdular resmen bize.
sayısal okumasını öneririm eğer ilgisi varsa. ilgisi yoksa da biraz zorlamanızı öneririm, keşke beni de zorlasalardı istemediğim halde sayısal okumaya diyorum hala.
diğer dersleri tek başına çalışarak öğrenmesi dilleri öğrenmesine kıyasla daha zor. dillerde kendini geliştirmeyi öğretmen olmadan da yapabilir ki zaten yine de olacak.
liseden sonra üniversitede de mütercim tercümanlık okudum. okuduğum bölüme 4 sene harcamış olmama mı, diploması olmayan ve ucuza çalışmaya ok olan herkesin dandik de olsa çeviri yapabilmesine mi, senelerce milletin dil bilmeden olmaz diye abartmasına mı yanayım bilmiyorum. tabii ki gerekli ama daha iyi para kazanabileceği işler var ve maalesef alanı dil değil.
açıkça ve kısaca dil seçmek pişmanlıktır, ne önü açık ne başka bir şey. sayısalcı olsun.
0
Olric
(27.12.22)
editleyemiyorum mobildeyim;

kariyer ve para odaklı bir seçim olarak değerlendirilmemeli bu. çünkü bunlar apayrı bir hayat becerisi. bence bu bakış açısı doğru değil. sonuçta bir çok üniversite mezunu bile kendi alanında çalışmıyor. hayatın ne getireceği hangi kapıları açacağı üniversitede bir kaç bölüm dışında (tıp-hukuk-eczacılık) oldukça değişken. herkes her işte çalışabiliyor neredeyse.

para örneğinden gidecek olursak iyi liselerde iyi üniversitelerde okumuş arkadaş çevremizde kariyeri en iyi ve kazancı bize fersah fersah katlayan adam ticaret lisesi terkti. biz üniversite okurken o satış danışmanlığı yapıyordu. ailesinden kalan bir arsayı sattı ki o zaman 400 bin lira değerinde bir sermaye ile (istanbul'da 1-2 ev alınırdı o fiyata en fazla o da beylikdüzünden) kendi işini kurdu sonra gitti açıktan lise ve üni okudu. şimdi milyon dolarlık bir şirketi var. işte hayat böyle bir şey.
0
debian
(27.12.22)
Küstah gözükebilir cevabım biraz ancak 15 yaşındaki kız çocuğu için bence en mantıklı alan; neyi seviyorsa sevsin ona inandığınız, onun peşinden gitmesine engel olmadığınız, onu manipüle etmediğiniz ve onun hevesini asla kırmadığınız, bununla birlikte kendisinden desteğinizi asla esirgemeyeceğiniz alandır. Hangisi olursa olsun.
0
vedatchilipeppers
(27.12.22)
alani neyse o +1 ozellikle sanatsal yonu varsa degerlendirebilir. dil okudum asiri pismanim okumadan da ogrenilir hatta okuyarak ogrenilmez diye artiriyorum. yetengi dilse yazmasin ahsjsj tek basina dil yetenegi duye bir sey yok ya sozele ya sayisala da yatkinligi vardir onlari secmesi daha avantajli. dil isteyen kursa gitsin veya yurtdisi
0
ala09
(27.12.22)
vedatchilipeppers+1
0
jimjim
(27.12.22)
15 yaşında kız çocuğu neye ilgi duyuyorsa kendi seçmeli diyenleri şaşırarak okuyorum.

Tam da kavak yellerinin estiği yaşlardan bahsediyoruz.

Ege Ü. Tıp'ı bırakıp Lise aşkının peşinden Urfa'ya gidip öylesine bir bölüm okuyan arkadaşım var benim.

İlin komiği kız, daha birinci sınıfta kaslı bir oğlan için terketmişti bizimkini.
0
Mirket
(28.12.22)
Maddi imkanlariniz ne? Eger benim imkanlarim iyi calisma da ben onun konforunu saglarim diyorsaniz dil secsin. Kuzenim dereceyle istanbul universitesi mut. tercumanliga girdi. Dereceyle mezun oldu. Simdi issiz. Ara sira ceviri gelecek de uc bes kazanacak. Herkes sibel alas degil got cevirsin para kazansin. Simdiki aklim olsa dil secmezdim diyor.

İlk secenek degilsen her turlu sayisal. Zaten artik alan disi puan dusme vb kalmadi. Her dersi gordugu icin ister muhendis olur ister saglik sektorune yonelir isterse esit agirliktan birsey olur.
0
kuzey li
(28.12.22)
Yani becerebildiği alan her zaman en iyisidir. Matematik beceremeyen insanı sayılsalcı yapıp işkence etmemeli. Tersi de geçerli. Dil konusu için şunu diyebilirim. Şu ülkeden kaçıp yurtdışına yerleşmek birçok kişi için en mantıklı seçim artık. Zaten garsonluk, pompacılık yapıyoruz buradan gidince oralarda, bari o kadar meslek öğrenip edip de o eğitimle amelelik etmekten iyidir.
0
d max
(28.12.22)
(8)

kendi başınızayken içtiğiniz şarap

wrench
Evde sadece kendinize ayırdığınız zamanlarda hangi şarabı içmeyi tercih ediyorsunuz?Sorum garip gelebilir ama özellikle bu anlarda tercih ettiğiniz bir şarap varsa onu öğrenmek istiyorum :)
Evde sadece kendinize ayırdığınız zamanlarda hangi şarabı içmeyi tercih ediyorsunuz?
Sorum garip gelebilir ama özellikle bu anlarda tercih ettiğiniz bir şarap varsa onu öğrenmek istiyorum :)
0
wrench
(26.12.22)
Frontera cabernet sauvignon
0
encokbenisevinnolur
(26.12.22)
Kavaklıdere Angore Cuve'du sonra bulamamaya başlayınca Kavaklıdere Vine Art Narince / Chardonnay'a geçtim.
0
charbiel
(26.12.22)
Normalde çok şarap içmem ama arada Fiona alıyorum migrostan içeceğim zaman.
0
inheritance
(26.12.22)
genelde farklı şaraplar alıp denemeye çalışıyorum. ama tek bir tane söyle nokta atışı olsun dersen, ucuz f/p ürünü olarak arya şarabı öneririm, sadece metroda bulabiliyorum.
4.bp.blogspot.com

tek başıma bitiremiyorum, ertesi güne kalıyor genelde. hatta 3.güne sarktığı da oluyor, 2-2-1 kadeh olarak içiyorum.
0
MtKrt
(26.12.22)
Genelde deneme yapiyorum ben de. cok uygun ve hafif oldugu icin sava rose onermek istiyorum
0
ala09
(27.12.22)
@inheritance +1
0
peki madem
(27.12.22)
beyaz tercih ediyorum, sava premium ya da normal alıp 2 günde bitiriyorum genelde
0
a7x
(27.12.22)
ben böyle bir durumda sıcak olanı tercih ederdim çünkü 10 tane sıcak şarap tarifi izlediysem 10'u da birbirinden farklıydı ama tek bir ortak cümle vardı: ''alabileceğiniz en ama en ucuzunu alın'' <3
0
onemoremile
(27.12.22)
(9)

Evlilik masraflarını nasıl ödediniz?

sacrilegious
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu? Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok gelenekle
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu?

Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok geleneklere göre olsun. İşte erkek tarafı şunları şunları alır kız tarafı bunları bunları alır belli zaten yani. Kimse kendini kötü hissetmemiş olur böylece dedim. Çünkü ailelerin ikisi de ellerinden geleni yapmak istiyor ama nasıl yapalım diye bize soruyorlar. Siz nasıl yapmıştınız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(25.12.22)
Biz beyaz eşyayı birkaç akrabaya düğün hediyesi olarak aldırdık. Bekarlık eşyaları ile eve çıkıp yavaş yavaş yeniledik. Kimseye de "siz şu odayı alın, biz bunu alalım" demedik. Ama madem durumlar iyi, geleneksel ilginçlik konusunda da kimsenin bir rahatsızlığı yok, bence hiç kafa bulandırmayın. Herkes ne alması gerekiyorsa alsın.
0
prole
(25.12.22)
düğün istemedik ama eşimin ailesi özendi diye masrafları kendilerinin olacak şekilde düğün yapıldı :)
kına da yapmak istemedim, benim annem özendi diye kına gecesi yapıldı, elbette masraflar annemin oldu.

ev eşyalarının %50si benim bekar evimde vardı onları kullandık. geri kalanı için kredi çektik, ödüyoruz. çok borcumuz olmadı zaten kredi de çerez parası kaldı 6 ay içinde.
takılan altınları da harcadık üstünüze afiyet yedik.

edit: alttaki cevaba istinaden ailelerin böyle bir zorunluluğu olmadığınu tekrar belirtmek istiyorum. siz evleniyorsunuz diye niye masrafa girsinler ki. evini düzemeyecek kişi evlenmesin zaten.
0
kaptan maydanoz
(25.12.22)
Biz de başta ailelerden destek bekledik. Benim taraf komple hazır değilmiş ne evliliği, ne düğünü, ne evi şu zamanda !!! dediler. Bir de sorduğumuz ve beklenti içine girdiğimiz için eşim paragöz oldu ben de hayırsız evlat oldum.

Sonuç olarak kız istemeye de gelmediler, nişana da gelmediler, taşınmaya da yardım eden olmadı, evimizde de 1 tane çakılı çivileri yok. Sadece nikaha geldiler 2 altın takıp gittiler sağolsunlar..

Eşyaları eşim aldı, merasimlerin masraflarını da ben 50k kredi çektim. Totalde 100k falan harcamışızdır. Mutfak eşyaları ve çeyizlik şeyler eşimin ailesi tarafından geldi.

Yetti yani çok da güzel oldu hepsi o kadar olmusuzluğa rağmen. Çok uçup kaçmaya gerek yok.
0
ananiyimioguz
(25.12.22)
Düğünü ben ödedim, kınayı kız tarafı. Evim hazırdı, başka masrafımız olmadı.
0
gabe h coud
(25.12.22)
Valla sizlerin ailesi böyle degildir de, annemle babam 60 yaşına geldiler hala bu "geleneğe göre" durumunun tatavasini yaptıkları olur birbirlerine. Ben evli değilim hiç o süreçlere de girmedim de, olsa bu yüzden mümkün mertebe aileleri karistirmazdim gibi geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
Eşimin ve benim birikmişim vardı eşyaları ve masrafları o şekilde karşıladık. Nişan kız tarafının evinde oldu, düğünüde benim taraf karşıladı ufak bir çevre ile uçup kaçmadan yaptık. Kafalar uyuşunca her şey halloldu.
0
mirty
(26.12.22)
Evlenmeden birkaç yıl önce ben heralde kafama göre birini bulamam deyip kendim birçok ev eşyasını taksitle almıştım zaten. Evlendiğimizde de o eşyalara birkaç parça daha ekleyip kullanmaya devam ettik, sonrasında da fırsat buldukça yeniledik.

Eşim memur ben ise mühendisim. Ailelerimizin durumu da iyi değil ikimizin de. Düğünde babama düğünde verilecek yemeği ödettim (bizim oralarda yemek verilir), geri kalan tüm masrafları takılar dahil ben üstlendim, eşimin tarafındaki masraflar da genel olarak eşim tarafından karşılandı.

Düğün yaptığımız sene işlerim çok iyi olduğu için bir şekilde işin içinden çıktık, şimdi olsa gözüm yer miydi bilmiyorum.
0
va
(26.12.22)
düğün tarzı bir yemek yaptık bizimkiler ödedi
kız tarafı nişanı ödedi
beyaz eşya vs ev eşyalarının büyük kısmını bizimkiler ödedi
onun dışındaki her şeyi eşimle beraber çoğunlukla ben ödedim
ailelere ekstra bir isteğimiz hiç olmadı ama ödemek istediklerinde de hayır demedik. onlar da kendilerince mutlu oldular.
evi ben evlenmeden önce kendim almıştım zaten, orada bir destek beklemedim.

seçim aşamasına kimseyi karıştırmadık bu arada. çıkan masrafları da minimum tuttuk (yani ev eşyalarını arçelik falan seçtik öyle uçuk markalar almadık, ya da 100 çeşit yatak odası takımı falan almadık)

eğer imkanınız varsa her şeyi siz ödeyin, isteyen takı taksın. para alan emir alır, sen şunu almıştın, ben miele alacaktım da baban regal almıştı tarzı ıvır zıvır olası muhabbetlerin de önüne geçmiş olursunuz.
0
roket adam
(26.12.22)
erkek tarafı olarak düğün yeri yemeği gelinlik ve gelin takıları ve beyaz eşyaları masraflarını erkek tarafı, mobilya,damatlık, kol saati ve kına (eşimin memleketinde) masrafları gelin tarafı, ufak tefek küçük ev aletlerini ve diğer eşyaları kendimiz aldık. beyaz eşya-mobilya masrafı için ikimiz de ailelerden eşit miktar aldık
0
bugisme
(26.12.22)
(5)

Eski sevgiliyle arkadas kalmak?

meyve parcacikli kadin
Benim de yillar suren bir iliskim oldu ama ayrildiktan sonra hic konusmadik, ne gerek vardi cunku, diye dusunurdum hep. Ama son zamanlarda karsima eski sevgilisiyle arkadas kalan bircok erkek cikinca mantiklarini cok merak etmeye basladim. Hikaye de hep ayni: "uzun yillar beraberdik, birlikte de yas
Benim de yillar suren bir iliskim oldu ama ayrildiktan sonra hic konusmadik, ne gerek vardi cunku, diye dusunurdum hep. Ama son zamanlarda karsima eski sevgilisiyle arkadas kalan bircok erkek cikinca mantiklarini cok merak etmeye basladim. Hikaye de hep ayni: "uzun yillar beraberdik, birlikte de yasadik, zamanla seks hayatimiz kotulesti, iliskimiz arkadasliga dondu ve su an en yakin arkadaslarimdan biri." Yani bu insanlari yargiladigimdan degil ama bir turlu aklima mantigima oturmuyor, neden boyle bi sey var sizce?
0
meyve parcacikli kadin
(25.12.22)
Severek ayrılmak diye bi olay var, karşılıklı kavgalar artınca bitmesi gerekiyor sonra bitiyor ama kalbinden çıkarmak zorunda değilsin niyetler kötü değilse; arkadaş kalınabilir, sonuçta sevgili dediğin iyi arkadaş da oluyor aynı zamanda, seks ve aşk bitse bile dostluk kalabilir. Ama bazıları açık açık senin üzülmeni istiyorum diyor mesela, nasıl arkadaş kalacaksın ki. Niyetler kötü olmasın yeter ki.
0
vedatchilipeppers
(25.12.22)
Ben de "ne var yaa medeni insanlarız" deyip bunun olabileceğini düşünmüştüm ama pratikte bir türlü olmadı.

Demek ki medeni değilmişiz.

Veya yazıldığı gibi 2 tarafın da niyeti, yaklaşımı ve duyguları önemli.

İkisinin de bozulmaması zor. Yoksa yapan vardır elbet.

Edit: Bir de benim şöyle bir çevrem yok; hayatıma yeni birisi girdi diyelim,

-Haa merve mi, o benim eski sevgilim ya görüşüyoruz hala iyi kızdır..

+Aa öyle mi ne güzel :)))

Demez yani kimse. Ben de diyemem. Ancak evlenilir boşanılır mecburen görüşülüyordur o bi nebze yani..
0
ananiyimioguz
(25.12.22)
Valla ben su ana kadar hic bitirdigim iliskiden sonra kisilerle iletisimi surdurmedim. Yani surada, burada gorunce elbette selam verdim falan ancak arkadar kalma gibi bir olaya da hic girmedim cunku bence gereksiz bir olay. Ben onun arkadasligina muhtac olmadigim gibi o da benim arkadasligima muhtac degil. Ustune bir de surekli olarak bir 'belki' dusuncesini canli tutmak da hos degil cunku ne olursa olsun diger tarafin aklinda muhakkak o olay kalabilir.

Kisacasi, benim dusumceme gore eski sevgiliden arkadas falan olmaz.
0
j r r tolkien hayrani
(25.12.22)
İlişki dışsal sebeplerle bittiğinde olabilir gibi geliyor bana, ne bileyim aileler, taraflardan birinin evlenmek istemesi diğerinin istememesi, iş eğitim vb sebeple şehir ülke değiştirme, başta sorun edilmeyen yaş farkının zamanla soruna dönüşmesi... boyle şeyler oldu ve kavga küfürsüz ayrilindiysa neden olmasın da öteki türlüsü benim kafamda pek oturmuyor açıkçası. yani madem surdurebiliyorduk neden surdurmedik, der insan o durumda gibi geliyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
anlamsız ve gereksiz bir şey bence. mümkün olacağını da sanmıyorum.
ben kadınlarla arkadaşlık etmeyi seven biriyim yani çok vardır o tarz arkadaşım ama işin içine seks vs girince bence tekrar arkadaş gibi olmak imkansız gibi bir şey. gerekli de değil yana.
0
roket adam
(26.12.22)
(9)

Part time işten fazla izin almak mı; almamak mı?

psmstc
Bir özel okulda part time hft.'da bir gün aylık 2000 tl şeklinde neredeyse iki aydır çalışıyorum. Derse girmiyorum, idari herangi bir görevim yok.Şimdi kamuda okullar tatil olduğunda çalıştığım kurum tatil yapmıyor. Ben 14 Kasım ilk ara tatilinde 1 haftalığına memlekete izin alıp gittim. Dönünce müd
Bir özel okulda part time hft.'da bir gün aylık 2000 tl şeklinde neredeyse iki aydır çalışıyorum. Derse girmiyorum, idari herangi bir görevim yok.

Şimdi kamuda okullar tatil olduğunda çalıştığım kurum tatil yapmıyor.


Ben 14 Kasım ilk ara tatilinde 1 haftalığına memlekete izin alıp gittim.

Dönünce müdür bey "memleketin yerinde miymiş" diye laf sokuyor.

Şimdi sömestre tatilinde yine izin alıp ailemle iki hafta memlekette kafamı dinlemek istiyorum.

Normalde kariyer anlamında sıfır katkısı olan bir yer.

Alternatifi olmadığı için bir kira parası çıksın diye çalışıyorum kısaca.

Az da olsa geliri de kaybetmek istemiyorum.

Bir yandan kpss, doktora ve online ek gelir için mesleğimle ilgili çalışmalar yapıyorum.

İzin alsam mı? Almazsam eşimi memlekete yalnız göndermek durumunda kalacağım zira... O da pek olmuyor gibi. Ne yapmak daha akıllıca olur. Yönlendirmeniz için şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(25.12.22)
Hani bir süredir çalışıyor olsanız sallayın müdürü diyeceğim de neredeyse 2 aydır çalıştığınız ve haftada 1 günden fiili olarak 7-8 gün çalıştığınız bir yerde daha 1 ayınızda toplasan 3-4 defa gitmişken izin almışsınız, şimdi ise 2 hafta daha gelmeyeyim diyorsunuz.
Hani bu ülkede zaten yasalar yıllık izin hakkını 1 sene sonra veriyor. Sizin durumunuz acil değil bir şey değil, toplasan bir hafta çalışmışsınız ve her fırsatta izin alıyorsunuz. 2 hafta gelmiyorum demek bir aylık anlaşmanın yarısında gelmiyorum demek, böyle istekte bulunmanızın nereye varacağı belli zaten.
0
denizgonen
(25.12.22)
Ben olsam izin almazdım. Belirtildiği gibi haftada zaten 1 gün çalışıyorsunu ve henüz işe gireli 2 ay olmuş ve daha yeni izin kullanmışsınız.

Yukarıdakiler +1
0
but that was just a dream
(25.12.22)
İzin istersen sonsuza kadar izin verirler.
0
dissendium
(25.12.22)
Bence alma.

O parayi bi daha zor bulursun. Daha dogrusu o kadar kolay parayi.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
Eşiniz yalnız gitse ne olacak ki?
0
Kahvedesu
(25.12.22)
5-6 günlüğüne gidip dönseniz?
0
gak
(25.12.22)
Ogretmen olmamama ragmen ozel okullarin calisma sartlari yuzunden bunlara hincim var, calismaktan da hic hoslanan bir insan degilim ancak sizin okul mudurunun yerinde olsam ben bile suresiz ve ucretsiz izin veririm. Daha 2 ayi bile bitirmemissinuz zaten, deneme suresi diye de olayi kapatirim.
0
argaladhel
(25.12.22)
Size katılıyorum da bu mantık mevcut düzenin çalışma anlayışına uymuyor. Ne tür bir iş olursa olsun, somut olarak işin olmasa ya da bitirmiş olsan bile sistem de kanunlar da 8 saat (ya da mesai süresi neyse) o binada bulunmayı bir zorunluluk olarak görüyor.

Sistem de kanunlar da buna göre olduğu için haksız çıkarsınız bu mantıkla.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
Izin alin tabi ki, kaybedeceginiz 2 bin liranin hayatinizda cok bir onemli yoksa. Hayat sizin, bosverin
0
balpolen
(25.12.22)
(13)

Yiyecekler ve içecekler için "tüketmek" fiilinin kullanılması

alperz
Buna gıcık olan sadece ben miyim? Hadi kavga edelim :))Yiyecekler yenir. İçecekler içilir. "Vişne suyu tüketiyorum" diyor falan adam. Tam sopalık değil mi? Bir de içkiye alkol diyenler var onlara da gıcığım.
Buna gıcık olan sadece ben miyim? Hadi kavga edelim :))

Yiyecekler yenir. İçecekler içilir. "Vişne suyu tüketiyorum" diyor falan adam. Tam sopalık değil mi? Bir de içkiye alkol diyenler var onlara da gıcığım.
0
alperz
(24.12.22)
Yediğini içtiğini aynı zamanda tüketmiş de oluyorsun bence bir sorun yok ama sen "yok bro sorun bence" diyorsan kavga edemem valla "he abi sorun tamam" der geçerim ama değil yani.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
abi dil sabit bi şey değil ya. Tüketme kavramı son yıllarda daha popüler oldu çevresel olarak da tüketimi azaltın kampanyaları ile. Sonuç olarak besinleri yiyip içtiğimiz zaman tüketmiş oluyoruz. Daha sık kullanılmaya başladı ve bu şekilde dile yerleşti bence yanlış bi kullanım olmadığı gibi dilde zenginlik diyip geçilebilecek bi şey :)

Alkol içki konusu da öyle. Bu biraz daha negatif sebepli aslında içki içmek kalıbına negatif anlam yüklendiği için alkol aldım, alkol tükettim gibi bir ifade gelişti. He bence yine sıkıntı yok. Olabilir yani, dilin doğasında var bu tarz ifade gelişimleri. Diller böyle oluşup gelişiyor zaten
0
nundu
(24.12.22)
Sadece sensin.
0
AlsterWasser
(24.12.22)
Gayet uygun bir kullanım. Ben de kulanırım. Hatta hem yenilen hem içilen şeylerle ilgili genel bir ifade olduğundan bu şekilde kullanım hoşuma bile gidiyor.
0
yazdonumu
(24.12.22)
Biri su tüketiyorum diyorsa su içtiğini vurguladığını anlıyorum ben. Vişne suyu için kullanıldığını görmedim. Su, alkol gibi şeyler için kullanılıyor.
0
dissendium
(24.12.22)
Ben de varım yalnız degilsin :)

Tam sopalık olduklarıni da düşünüyorum. Çok yapay geliyor o yüzden sadece.
0
encokbenisevinnolur
(24.12.22)
Beni de sayıverin :)

Ne demek tüketmek; beslenmek, faydalanmak, yararlanmak gibi yiyecek içecekten gelecek pozitif anlamı hoop tüketmek diye yok etmiş oluyoruz.
0
epitaf
(24.12.22)
Tüketilen şey biter.

Mesela "her gün iki fincan kahve içerim" denir. Ama iş gram ile kahvenin kendisine gelirse o zaman tüketiyorum denir. "Haftada 250 gram kahve tüketiyorum." denir.
0
🌸alperz
(24.12.22)
Abi şu an mı uydurdun bu kuralı asdasd
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
Sen ne derdin peki? Buna kural değil teamül denir.
0
🌸alperz
(24.12.22)
Sen ne diyorsan o bro :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
son zamanlarda benim de dikkatimi tekrar çeken fiil. alkole de içki denmesine gıcık olmaktayım. bence tamamen insanın küçük yaşlarında tesadüfi olarak gelişen tepkiler.
0
alkandor9449
(24.12.22)
alkandor ben de tam tersi içkiye alkol denmesine gıcığım. içki içilir. alkol dediğin şey eczanede falan satılır.
0
🌸alperz
(25.12.22)
(3)

Aileyle İzmir'de iki gün ne yapılır?

hadi ya la
Yarın sabah erkenden İzmir'e gidiyoruz.- Otel Basmane'de, Gazi Caddesi üzerinde, giriş saati 14:00- Annem çok yürüyünce yorulduğu için akşama kadar dışarıda olmak sıkıntılı olabilir.- Akşam 8'den sonra babam da bize dahil olacak ve yemeğe gideceğiz.- Pazar günü otelden çıkış 12:00, ama dışarıda akşa
Yarın sabah erkenden İzmir'e gidiyoruz.

- Otel Basmane'de, Gazi Caddesi üzerinde, giriş saati 14:00
- Annem çok yürüyünce yorulduğu için akşama kadar dışarıda olmak sıkıntılı olabilir.
- Akşam 8'den sonra babam da bize dahil olacak ve yemeğe gideceğiz.
- Pazar günü otelden çıkış 12:00, ama dışarıda akşam 9'a kadar babamın işinin bitmesini bekleyeceğiz.

Bu senaryoda nasıl bir plan yapabiliriz?

* Daha çok kafe, yeme - içme ve görülecek yer önerilerinizi bekliyorum.
0
hadi ya la
(23.12.22)
Asansöre gidin, orada bir restoran var körfez manzaralı, ya orada ya da aşağıdaki moreno sokağında yemek yersiniz.
0
encokbenisevinnolur
(24.12.22)
Kültür park size çok yakın. Şu an içinde neler vardır bilmiyorum ama gezebilirsiniz.
Yarım saat yürümeyle kordona inebilirsiniz.
0
etna
(24.12.22)
Kültür parktan yürüyerek alsancak gara doğru gşdebilirsiniz.
Alsancakta zeynel abidinde boyoz,peynir,kumru yenebilir
Ardından çelebide bomba tatlısını deneyin.
Oradan camiye kadar yürüyüp tramvayla asansöre gidebilirsiniz.
Asansörden biraz daha güneyde alin’s var yemek için oraya gidilebilir.
Pazar günü kemere gidebilirseniz konya mandırasında kahvaltı.
Sonra izbanla karşıyakaya geçip caminin yanında balıkçı var orada balık yenebilir.
Oradan tramvayla bostanlıya geçip denizkent kafede deniz kenarında yemek yiyip kahve içebilirsiniz.
0
kararsızataletfilozofu
(24.12.22)
(12)

ağır ruh hastası film önerisi

mark greg sputnik
aklıma gelen örnekler begotten (hiç sevmedim gerçi), philosophy of a knife, srpski film ve salo o le 120 giornate di sodoma. buna benzer saçmasapan, dehşet verici abuk filmler biliyor musunuz? kapıların arkasından birisi çıkmalı antin kuntin korku filmi olmasın ama, daha ziyade gerilim ve "allah siz
aklıma gelen örnekler begotten (hiç sevmedim gerçi), philosophy of a knife, srpski film ve salo o le 120 giornate di sodoma. buna benzer saçmasapan, dehşet verici abuk filmler biliyor musunuz? kapıların arkasından birisi çıkmalı antin kuntin korku filmi olmasın ama, daha ziyade gerilim ve "allah sizi bildiği gibi yapsın püü" tepkisi verdirtecek, psikoloji bozacak türden bir şeyler. o açıdan paranormal hikaye olmaması, gerçek insan hikayesi olması tercihimdir.
0
mark greg sputnik
(23.12.22)
human centipede, martyrs
0
freebird5406_2
(23.12.22)
Bad Boy Bubby (1993) geldi aklıma ama ne kadar istediğinizi karşılar emin değilim.
0
Amaranta ursula
(23.12.22)
Antichrist.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.12.22)
mientras duermes tarifine uyan en iyi film budur.
0
koela
(23.12.22)
teyzem
0
9kuyruklukedi
(23.12.22)
antichrist demeye geldim, gaspar noe izlenmiştir kesin ama enter the void ve biraz da climax.
0
patronaj1
(23.12.22)
La piel que habito
0
nothing in my way
(23.12.22)
Grotesque isminde, YouTube tan izlenilebilen bir japon filmi izlemiştim. O olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
taxidermia
0
sir gawain
(23.12.22)
Mum&dad 2008
m.imdb.com
0
buzbebek
(23.12.22)
midsommar
0
aydonno
(23.12.22)
cannibal holocaust
pink flamingos (solom'un 120 gününde de öyle korku öğeleri yoktu diye hatırlıyorum. o yüzden bu ruh hastası filmi yazdım)

edit: aklıma bir de tusk geldi şimdi.
0
bohr atom modeli
(23.12.22)
(12)

Kedi sahipleri neden çip takılmasına karşı?

michael_knight
Kedi sahipleri neden kedilerine çip taktırmak istemiyorlar, bu uygulamaya karşılar?Kediye zarar vereceği endişesiyse bu konuda bilimsel bir kanıt veya yaşanmış kötü tecrübeler var mı?Köpek sahiplerinde de benzer bir tutum var mı?
Kedi sahipleri neden kedilerine çip taktırmak istemiyorlar, bu uygulamaya karşılar?
Kediye zarar vereceği endişesiyse bu konuda bilimsel bir kanıt veya yaşanmış kötü tecrübeler var mı?

Köpek sahiplerinde de benzer bir tutum var mı?
0
michael_knight
(23.12.22)
cahilliklerinden, çok bilmişliklerinden.

yavruyken amerikada çip takılmış kedimiz var. şu an 11 yaşına girecek. bir sıkıntı yaşamadı şu zamana kadar. türkiye'de sisteme kayıt ettirdim.

2 hafta önce 10 yaşındaki diğer kedime çip taktırdım. onda da bir sıkıntı görmedim şu zamana kadar.
0
false pretension
(23.12.22)
benim köpekler 11 ve 14 yıldır çipliler yaklaşık. nasıl kötü bir şey yaşanabilir ben de anlamadım. hatta bir tanesinin çipli olduğunu bilmiyordum bile, barınakta yapmışlar meğer. barkodu okutunca gördük çipli olduğunu.
0
pide
(23.12.22)
türk insanında klasik bir her şeyin altında komplo teorisi arayarak kendini zeki gösterme gibi garip bir tutum var onun ürünü bence. herkes için faydalı olacak bir uygulama halbuki. dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde benzer uygulamalar da var.
0
roket adam
(23.12.22)
çip kelimesini duyunca bişey sanıyolar sanırım, benim eskiden aşıya karşı olan arkadaşlarım şimdi de çipe larşılar.
0
entropik
(23.12.22)
kim karsi olabilir ki derken asagidaki birkac duyuruda karsi cikanlari gordum. Ulkede her seyin olumune savunucusu ve karsi cikani var diyip gulup gectim:)

Cipin kediye bir zarari yok, kaybolursa vs bulunmasi icin yararli hatta.
0
fakyoras
(23.12.22)
cahil de değilim, kedilerimi sokağa bırakmayı da düşünmüyorum, zira biri 22 yıldır benimle yaşıyor.
insanların bazı konulardaki çekincelerini anlamadan etmeden yaftalamak asıl cahilliktir bana göre.

kendi bakış açımdan anlatayım.
kedilerimin hepsi 10 yaş üzerinde.
bu saatten sonra bu kedilere çip takılmasının beni huzursuz etmesinin en büyük nedeni, çip takılan bölgenin çevresinde röntgen ve tomografi gibi görüntüleme cihazlarında sorun çıkartması.
hatta bu yüzden veteriner de enseye değil, bacak tarafına taktı.
tam en çok hasta olup yaşlanmaya başladıkları dönemde, bu tip bir görüntülenme sorununun yaşanmasını istemiyorum, mümkün olsa taktırmazdım.

22 yaşındaki kedimde de artık yaşa bağlı bir kilo kaybı var, yani çöp gibi değil ama zayıf diğerlerine göre.
bacağına çip takılırken üç kere dışarı attı çünkü deri esnekliğini artık biraz yitirmiş, kilo da olmayınca rahat takamadılar.
şimdi 22 yaşında hayvana ben neden bu sıkıntıyı yaşattım ki?
evden kaçmayı bırak, koltuktan kalkmıyor zaten.
yeni doğan, küçük, genç veya yavru hayvanları anlarım.
ama kendi kedilerim için hiçbir sebep görmüyorum açıkçası.

sarcoma falan gibi sorunlara yol açtığı da lab farelerinde gözlemlenmiş, uzun süredir çip kullanan ülkelerde vaka sayısı az değil ama yine de oransal açıdan düşük kalıyor.

hayvanseverler genelinde daha da büyük bir sorun var.
bu çip meselesinin temelinde, sokak hayvanlarını temizlemek var.
yani siz sokağınızda beslediğiniz 3 tane sokak kedisi varsa, bunu çipletemeyeceksiniz.
çipletirseniz, çip okutulduğunda sizin adınız çıkacak ve kedi evde bulunmuyor olacak.
bakacaklar, kayıp olarak da bildirilmemiş, hop ceza yiyeceksiniz.
ama çip taktırmadığınızda da sahipsiz hayvan olarak belediye alıp istediğini yapabilecek o hayvana.
siz de ne izini sürebileceksiniz, ne hak iddia edebileceksiniz.

evde rahat rahat yaşayan hayvanlar için zaten aşı karnesi vb. uygulaması senelerdir var.
işin çok yönü var ve zaten evlerde yaşayan hayvanların da şu anda sadece yüzde 25'i çiplenmiş durumda.
sistemsel sorunlardan bahsetmiyorum bile, benimkilerden birinin çipi günlerce hata verdi, kaydını bir haftada ancak yaptılar.
nereden baksanız sorunlu bir sistem bu.
0
blatta hiberna
(23.12.22)
kediler, köpek olmadıkları için. senelerdir evde oturuyoruz. çipsiz seviyoruz birbirimizi. 'niçin çip taktırmalıyım?' diye bir rehber de görmedik. teşviği geçtim bilgilendirme dahi yok. onun yerine yalnızca bir ceza aracılığıyla güdülüyoruz.
0
Etanglement
(23.12.22)
Bir faydasi yok cunku.

Kedi kacarsa bulunma ihtimali cok dusuk. Benim kedim mesela olumune korkak giderse gecmis olsun.

Asi kaydi cart curt zaten eski karneye de isleniyor.

Bana ne faydasi var biri anlatsin cahilligim gecsin
0
another satisfied lover
(23.12.22)
sırf para koparma amaçlı olduğundan karşıyım. kedim 8 yaşında ve sokaktan eve aldığımdan beri sokağa çıkmışlığı yok. evdeki tüm camlarda kediye dayanıklı sineklik var. kedinin tasması var, künyesi var.
sırf birileri para kazanacak diye ben neden kalkıp hayvana çip taktırıyorum? işim gücüm var tarım bilmemneye gidip çip taktırmakla uğraşmak ya da veterinere yüzlerce lira neden vermek zorundayım? aşısını her şeyini yaptırıyorum sağlık karnesi her şeyi var sırf bir rantın parçası olmayı da reddediyorum.
0
denizgonen
(23.12.22)
hayvan başına vergi alsalar ne olacak.
0
sert siyah krom
(23.12.22)
Konuya pek vakıf değilim de bence bu Türkiye'de köklü değişiklik olarak sunulup arkasından gelenler bilindigi için doğal bir tepki. Mesela bizzat maruz kaldığım yeni cipli kimlik kartlari için de aynısı oldu bu olaydan ben aynı kokuları alıyorum. Ödeme için kullanılacak bunlarsiz osym sınavlarına girilemicek pasaport olarak kullanılacak vs dediler çoğu ya hiç olmadı ya da kısmen ama çok az insanın hayat rutininde olan bir şey için kolaylığa dönüştü. Belki de ilk alınanların geçerlilik süresi bitmeden bir özelliği de olmayacak yeni kimlik kartlarının.

Bu konu da böyle, iyi olacak hem sahiplerine hem kedi köpeklere süper olacak hem alıp sokağa atanları da cezalandiricaz vs laflar yayıldı medya vs de aracılığıyla, benim hiç inanasim gelmiyor açıkçası. Öyle bir organizasyon oluşturmaya dair güven verse devlet ve belediyeler bakanlıklar zaten pek sokak hayvanı diye bir şey olmaması lazım bu bir.

İkincisi bütün Türkiye yüksek güvenlikli sitelerde yaşamıyor, kırsalı var şehir merkezinde bahçeli evi vs olan var. Bahçen varsa kedi de olur mesela. Zaten pek yaşayacak yerleri kalmadığı için mesken edinirler sen beslemesen de. Nolucak şimdi mesela? O kedi bahçemde diye ceza mı yiyeceğim ben? Ya da yemek artığı bile vermiyorum diyelim değil beslemek, bahçedeki çöpümu karıştırıyor yemek bulmak için diye ya da farenin hasaratin peşine düştü diye piyango neden bana patlasın?

Bunları da geçtim, diyelim şahit oldum hayvan can çekişiyor. Hayatım boyunca bakmaya imkanım zamanim... yoksa neden tedavi de ettiremiyorum? İlla zalim kalpli biri olup napalim yasalar böyle diyip izlemek zorunda mıyım? İşte bu yasa dolaylı olarak bunu dayatıyor.

Her zamanki gibi biz yaptık oldu olacak uygulaması. Aa ne güzel işte diye yaklasanlari da en nazik tabiriyle saf buluyorum.

Tüm bunların içinde, hayvanların beden dokunulmazligi vb. kısmı da var ama, bence çok üst düzey bir tartışma o çünkü o anlayışta biri yok pek ortada.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
Cahil değilim, kedimi sokağa bırakmayı düşünmüyorum ve karşıyım. Bir canlının vücuduna gereksiz bir şekilde müdahale edebilecek hakkı kendimde görmüyorum çünkü. Tasma da takmıyorum kedime çünkü rahatsız oluyor mesela. Çip de takmak istemiyorum çünkü kedimin yararına en ufak bir faydası yok. Aksine derisi hassas olan ve veterinerde aşırı stres olan kedime bir sürü eziyet etmiş olacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.12.22)
(4)

Sudoku çözen var mı ?

sassot
Kendimi nasıl geliştirebilirim bu bulmacada.https://play.google.com/store/apps/details?id=sudoku.puzzle.free.game.brain Şu uygulamanın uzman sudokularını çözüyorum rekorum 5.30 dakika.
Kendimi nasıl geliştirebilirim bu bulmacada.

play.google.com

Şu uygulamanın uzman sudokularını çözüyorum rekorum 5.30 dakika.
0
sassot
(23.12.22)
Valla daha sık çözmekten başka bir şey gelmedi aklıma.
Ben de linkteki uygulamayı çözüyorum. İnternetsiz çalışsa daha fazla ilerleyebileceğimi düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.22)
@Amaranta ursula +1

Benim kullandığım da bu:

play.google.com
0
peki madem
(23.12.22)
bi ara ders çalışmamak için yapacak şey ararken sudokuya sarmıştım ben de birkaç ay deli gibi sudoku çözüyordum. Sudoku'nun birkaç trick hareketi var internetten bakabilirsiniz, yani kendinizin de biraz düşünseniz bulabileceğiniz rakamları tek bakışta görmenizi sağlayan hamleler. Şu an hatırlamıyorum mantıklarını ama işte şu noktalarda şu sayı varsa şu kare kesin bu sayıdır gibi bir iki yöntem vardı.

Kakuro ve futoshiki de çok keyifli bulmacalar bu arada onları da tavsiye ederim :)
0
nundu
(23.12.22)
Trickler +1
Kendiniz de cozdukce geliştirebilirsiniz. Çizili hallerine baksanız daha anlaşılır ama ilk aklıma gelen trick şu:

Diyelim sol üst köşede 1 var. Bu ne demek? Onu içine alan 3x3 luk karede 1 olamaz ve onun olduğu satır ve sutunda 1 olamaz demek. Diğer 3x3 lerdeki 1'leri tarayarak ilerliyorsunuz ve tüm 1 olabilecek ve olamayacak yerleri tespit ediyorsunuz. Bu genelde başlangıç hamlem benim, daha ayrıntı şeyler de var @nundu'nun dediği gibi biraz ararsanız bir sürü bulursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
(3)

Bir takım komiklikler, şakalar

crimson king
Çok samimi bir arkadaşımın yönetici olduğu bir işyerine dondurma göndereceğim yılbaşı hediyesi olarak. Hem arkadaşıma hem de ekibine. Yönetici olan arkadaşımın dondurmasına bir kart da yazdıracağım. Hem yeni yıl kutlaması, hem de terfisini kutlama gibi bir amaçla. Güzel bir espri yazmak istiyorum am
Çok samimi bir arkadaşımın yönetici olduğu bir işyerine dondurma göndereceğim yılbaşı hediyesi olarak. Hem arkadaşıma hem de ekibine. Yönetici olan arkadaşımın dondurmasına bir kart da yazdıracağım. Hem yeni yıl kutlaması, hem de terfisini kutlama gibi bir amaçla. Güzel bir espri yazmak istiyorum ama aklıma gelmedi. Fikri olan :)
0
crimson king
(22.12.22)
yaladıkça beni hatırla?
0
etna
(22.12.22)
What's the difference between a manager and an ice cream?

-One of them melts easier when licked.
0
kaichi
(22.12.22)
Bu fıkrayı yazın çok alakasız kacmazsa:
eksisozluk.com
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
(7)

ofiste üşüyüp evde ısıtmaya ihtiyaç duymamak

la lykia
izmir'de pazartesi sabahından beri şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ve iki gecedir gece sıcaklığı 4-5 derece.bu akşam üstü ofiste sohbet ediyorduk. bir arkadaş bornova'da evde henüz hiçbir şey yakmadıklarını söyledi. dün gece de elektrikli soba vs hiçbir şey yakmamışlar.hadi düne kadar normal diy
izmir'de pazartesi sabahından beri şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ve iki gecedir gece sıcaklığı 4-5 derece.

bu akşam üstü ofiste sohbet ediyorduk. bir arkadaş bornova'da evde henüz hiçbir şey yakmadıklarını söyledi. dün gece de elektrikli soba vs hiçbir şey yakmamışlar.

hadi düne kadar normal diyelim de dün gece de üşümediniz mi dedik. yoo ev hiç soğuk değildi ki deyince hepimiz bir şaşırdık. çünkü dün gece uçuyordu izmir, zirai don uyarısı falan yapıldı.

e o zaman sizin alt komşu, yan komşu falan çok yakıyordur, sizin ev de ısınıyordur dedik. yoo yakmıyorlar dedi.

başka biri ev çok mu güneş alıyor dedi, pek güneş de almıyormuş.

oturdukları bina eskiymiş, öyle son teknoloji yalıtım vs de yok. ev soğuk olmuyor diyor başka bir şey demiyor.

işin ilginç kısmı ise şu: bu arkadaşımız 30+ kadın ve ofiste gayet üşüyor. öyle kışın üşümeyenlerden değil.

sorum: bu kız bizi mi yiyor yoksa dışarısı 4 dereceyken evi para harcamadan sıcak tutmanın bug'ını mı bulmuş?

en son doğalgaz faturası da 30 tl gelmiş.
0
la lykia
(21.12.22)
bizim bi arkadas ofisteki artiklari goturup evde yerdi, kesinlikle evine icecek harici birsey almazdi.
bu hatun da ofiste evde yetecek kadar isiniyor gibi :)
varyemez +1
0
cooperr
(21.12.22)
evinin konumu ve malzemesi etkileyebiliyor bazen gerçekten. ya da üşümesi strese bağlı olabilir. evde huzurlu olduğu için daha iyi hissediyodur.
0
my pink
(21.12.22)
Apartmanin altinda firin olmasin:) Ust alttan yakmiyorlar ne demek, nasil emin oluyor, kapilarina gidip de sormus mu? Onlar yakiyordur iste.
0
speedy
(21.12.22)
gercekten usumuyor bence ama nedenini anlamadim. bornova belki oldugunuz yerden farkli bi sicakliktadir gercekten. belki de o alt-ust yakmiyor saniyordur. cok yemek yapan biriyse firin falan isitiyordur belki tabii bunun icin studyo dairede oturmasi lazim anca.
bilemedim cevabi ama pinti falan degil bence. pinti insan niye kendini acik etsin ki? yakiyorum evde der. 30 degil, 300 geliyor sorma der.
0
Kittie
(21.12.22)
speedy+1 nerden emin oluyorlar ya benim evim de kapidan girince kalorifer acik gibi bi hava var ama yakmiyorum. bina eski, arada bir yerde kaliyor, daire buyuk ama sicak.%1000 ihtimalle komsular yakiyor baska sansi yok. bir de cephe mevzusu
0
ala09
(21.12.22)
Izmirde degilim ama benim ev de eski ve yalitimsiz, yanim acik, altta da yakiliyorsa da cok yandigini sanmiyorum. Disarisi 2-3 dereceyken evin ici 18 derece oluyor. Bir hirka giyip rahatca oturabiliyorum. Ofiste isitma surekli acik, 20-21 derece icerisi ama serin geliyor. Butun gun bisey yapmadan oturmakla alakali herhalde.
0
mirafiori
(21.12.22)
Alışmış olabilir ancak şu da var, eğer eskiyse adını bilmiyorum da eski tip bir tuğla var, İzmir'deki eski diyebilecegimiz evler yapılırken kullanilagelmis. Tuğla ile ilgili olabilecegi benim tahminim ama babamlarin evi de onunla yapılmış ve cidden yalıtımı güneş gormemesine rağmen çok iyi sağlıyor, gece hariç pek ihtiyaç duymadiklarini söylüyorlar ısıtmaya.

Çocukluğumdan da hatırlıyorum, o zaman evin etrafi apartmanlarla çevrili olmadığı icin güneş de görürdü, yılın 1-1.5 ayı falan soba yakardik sadece.
0
encokbenisevinnolur
(21.12.22)
(21)

28E 35 K / Tamam mı devam mı?

vedatchilipeppers
Selam. Uzun olacak baştan uyarayım, ona göre başlayın okumaya :)Birkaç ay önce sevgilimden ayrıldığım için baya tırt moddayım. Eskiden bu ayrılık sonrası üzüntü durumları mahvediyordu beni ama artık biraz daha düzeldim, gerçek hayata daha hızlı adapte olabiliyorum. Olmaz olaydım...Neyse, iki hafta ö
Selam. Uzun olacak baştan uyarayım, ona göre başlayın okumaya :)

Birkaç ay önce sevgilimden ayrıldığım için baya tırt moddayım. Eskiden bu ayrılık sonrası üzüntü durumları mahvediyordu beni ama artık biraz daha düzeldim, gerçek hayata daha hızlı adapte olabiliyorum. Olmaz olaydım...

Neyse, iki hafta önce bi hanımla tanıştım bi app'ten. İki gün boyunca muhabbet ettik app üstünden uzun uzun, sonra da Cuma akşamına denk geldiği için buluşalım dedik en azından bir iki saat, baktık akıyo devam ederiz. Buluştuk bi mekanda ve buluşur buluşmaz benim samimiyetimi hissedince tüm hayat hikayesini anlattı.

35 yaşında gazeteci ve çevirmenlik yapıyor, bir yandan aile şirketinin işleriyle ilgileniyor. 20 yaşında Fransa'ya gitmiş ve orada bi elemanla evlenmiş, 2.5 yıl evli kalmışlar sonra boşanmış geri dönmüş. Neyse döndükten bir süre sonra da Türk bir çocukla takılmaya başlıyor ve çocukla ayrıl barış ayrıl barış 11 yıl geçiriyor... Hamile kalmış iki defa. İki kere de hastaneye yatmış eroinden dolayı, elektroşok falan vermişler. 3 yıldır kullanmıyorum dedi. Doktoru eroin dışında her şey serbest sana demiş, başka şeylerle zaman geçiriyo haftada bir. Bu arada aileden aşırı ötesi zengin. Annesiyle yaşıyo. Baba işe yaramazın teki, annesi çok başarılı bi mimar ve müteahhit. Çalışmaya falan hiç ihtiyacı yok. Bayağı hızlı bi hayat yaşamış ve sıkıntılı durumlar geçirmiş yani.

Buluşup birbirimize kendimizi hikayemizi falan anlattıktan sonra gel bizim arkadaşların yanına geçelim dedi, ok dedim gittik. 7-8 kişilik çok uluslu bir ortam. Yaş ortalaması 40'a yakın, modacı sinemacı instagram fenomeni komple sanat sepet tayfa. İçtik mekanda hayvan gibi sonra oradakilerin birinin evine gittik hepimiz. Afedersiniz pudra şekeri almışlar, onları çıkardılar, herkes payına düşen line'ı hırtladı, bize de ikram edildi iki üç sefer. O ara karambolde gey bi çocukla da öpüştüm, battı balık yan gider... Sonra evli evine köylü köyüne gitti, biz kaldık kızla. Ev sahibi de arka odayı gösterdi bize, gittik direkt uyuduk sevişmeden. Sabahına da kalktık içki içmeye devam ettik manyak gibi, yine sevişmedik. O gün ben kuzenlerimle buluşmam gerektiği için kalktım akşam 7 gibi gittim, gidene kadar da full yatakta takıldık sohbet gülmece öpmece koklamaca vs. Sonra gittim.

Sonra Pazar günü yine buluştuk, normalde başbaşa buluşacaktık ama sonra dedi ki plan değişti arkadaşımın terasına davetliyiz... Gittik arkadaşının terasına. Müthiş bir boğaz manzarası, lezbiyen bi çift. İçtik eğlendik dans ettik terasta JBL'den müzik açıp vs. Orda seviştik sonunda :D Seviştikten sonra ağladı, çok şefkatli olduğumu fln söyledi ve seni seviyorum dedi bi kez sessiz bi şekilde ama ağzından kaçırdı eminim. Ama terastan çıktıktan sonra sokaklarda el ele öpüşe öpüşe takıldık sürekli liseli gibi. Ben bir de kendisini aşırı beğendim, hiç makyaj yapmıyor ama dupduru bir güzelliği var. İnce, kısa boylu, mis gibi kokuyor. 35 olmasına rağmen 22 gibi duruyor. Neyse, aradan üç gün geçti, biz whatsapp'tan konuşuyoruz bi şeyler, bana bi anda şey dedi,

"bişey dicem, sen beni nasıl görüyorsun? Uzun soluklu mu"

Hemen sonra "dur cevap verme, 35 yaşında bi kadını görme öyle görme bence:D" dedi.

Sonra o da dedi ki "ben kendimden bu kadar küçük biriyle takılmak dışında bi şey yaşamadım ama seninle sürekli konuşasım görüşesim geliyo". Ben de ondan hoşlandığımı ama aslında sadece yoğun bi hafta sonu geçirdiğimizi, zaten duygusal ve depresif insanlar olduğumuz için ikimizde de böyle karışık hisler olması normal falan dedim coolluğumu bozmamak için. Ama onun o güzel bakışını ve gülüşünü görmek istiyor canım yani, iyice duygusal romantik kafalara düştüm. Sonra önümüzdeki Cuma'ya plan yaptık, annesiyle yaşıyo normalde ve annesi İtalya'ya gidicekmiş hafta sonu için, hafta sonu seni eve atıcam dedi. Ok dedim tabii ki.

Sonra noldu... Hiçbi şey olmadı. Cuma günü geldi, bana "akşam bi işim çıktı da erken biterse haber vericem" dedi. Ok sorun degil dedim. E yemeyiz bu ayakları tabii ki... O planı iptal ettiyse devam etmek istemiyor net. Zaten aradan 5 gün falan geçti bi kelime konuşmadık. Devam etmiyoruz belli ki, ben de yazmadım. Ama nasıl olacak yani şimdi? Ölü taklidi yapmaya devam mı edelim? Ben acayip yükselmiştim aramızdaki o romantik duruma, şimdi yalnızlık çöktü içime yeniden. Halbuki hiç olmayacak bi iş yani. Eroin nedir abi, tamam ben de yeşilaycı değilim ama eroin kırmızı çizgimdir ve 10 yıl kullanmış birine asla güvenilmemesi gerektiğini, her an kaçıp gidebileceğini falan biliyorum. O da benim sağım solum belli olmaz falan demişti terasta zaten. Oyun mu oynadı bu hatun benimle şimdi? Olay nedir?
0
vedatchilipeppers
(20.12.22)
Gayle devam et bence. Bundan sonra kalbin kırılmaz.
0
Kahvedesu
(20.12.22)
hatun sana acilmis sen de mal gibi bir cevap vermissin. simdi de ya aslinda gorusmek istiyordum ben diye sizlaniyorsun. tam bir kacan kovalanir durumu. o sana gelmis, sen kacmissin. simdi o kacmis sen onu istiyorsun.

ama hatun saglam ayakkabi degil bana sorarsan.

geyle devam +1
0
antikadimag
(20.12.22)
eroine bağlamışsınız ama sorun bu değil bir. ikincisi seni kullanmalık bir durumu yok sevismemissiniz ve onun zaten ortamı var, seni de katmış.
kararsız olabilir ve bunda da haklılık payı var. kendine de güvenmiyor ilişki konusunda. yükselmeden bitirmek istemis olabilir ama bunu acıkca söyleyememis, düşünüyor olabilir. sağım solum belli olmaz diyorsa öyle davran moduna girince takılırsınız.

yaz bence
0
ala09
(20.12.22)
Acilen uzaklaş dostum olay yerinden.
0
Mirket
(20.12.22)
olay yerinden jason bourne gibi uzaklaş +1

youtu.be
0
freebird5406_2
(20.12.22)
Bence siz de ona benziyorsunuz, nereden çıkardım onunla buluşup ona yükselip başka biriyle opusmenizden. Kendinizi onun eroine bağımlı olmamış versiyonu gibi düşünün.

Daha tanışır tanismaz uzun kısa orta vs bunun dışında, sizi de ona benzer bulduğum için olmucak bir şey varmış gibi görünmüyor. Ama yani siz ne istersiniz beklersiniz bir ilişkiden aradığınızı bulabilir misiniz onu bilmiyorum yazmadiginiz için.
0
encokbenisevinnolur
(20.12.22)
Ya gey çocukla öpüşmenin bi olayı yoktu. Ev sahibi oydu zaten ve çok iyi bi çocuktu yani, ben straightim, gey çocuğa da yükselmedim. Ver bakiyim bi dudak dedi goygoyuna, bi tane mucukladık o kadar. Zaten milletin kafalar uçmuştu, ortama uyum sağladım hepsi bu. Daha önce de çok yakın kız/erkek arkadaşlarımla bu şekilde çok kısa öpüşmüşlüğüm oldu yani, 1 saniyelik bir mucx hepsi bu. Beni bozmadı yani. French kiss değil sonuçta.
0
🌸vedatchilipeppers
(20.12.22)
eninde sonunda "durulacak" ve yerlesik hayata gececek - bunu yaptigi kisi sen olmali ve uzun vadede malina mulkune konmaya calisabilirsin. kotu anlamda degil de bal tutan parmagini yalar hesabi. bence kacirma.
0
hot potato
(20.12.22)
aranızda olup biteni mekanik bir şeymiş gibi açıklaman mevzunun büyüsünü kaçırmış olabilir ama karşı tarafın çok kafaya taktığını sanmıyorum. seninle oyun oynadığını da düşünmüyorum. dediği gibi, sağı solu belli değil. sadakat, ilgi, kıymet görme gibi beklentiler boşa çıkacaktır. bu beklentileri taşımadığını belli ederek iletişim kurmayı becerebilirsen bir şans var.
0
zgrydn
(21.12.22)
Yazdım az önce 5 günden sonra. Ona bi kitap önermiştim tanıştığımız gün, onu almış ve mesajım da okuyorken denk gelmiş, foto attı kitapla... Unutmadım seni, yazmalıydım, bugün yazacaktım işte dedi.

Ulan nasıl alicengiz oyunları bunlar ya :D Madem kitabı aldın da okuyosun yazsana bana, bi şey de en azından...
0
🌸vedatchilipeppers
(21.12.22)
keyfini çıkar ama kapılma diyeceğim de, zaten kapılmışsın. en azından düşüşe hazırlıklı ol. yazar o sana bir iki güne.

yalnız sen bu kızla baş edemezsin. çünkü sen strateji yapıyorsun onu kazanmak için ama o yapmıyor. garip gelse de onun doğalı bu. yani ben bu adamı 5 gün aramayayım da beni merak etsin demiyor gerçekten 5 gün geçiyor bişeyler oluyor merak etmiyor seni bilinçsizce. kitabı okudu nasıl aklına gelmez diyorsan. aklına geliyor tabi. ama sen zaten her elini uzatığında orada olacağın için bir endişesi-kaygısı yok.

book of pook var güzel anlatıyor bu işleri.
0
orpheus
(21.12.22)
28E’nin yavas yavas siyrilmasi gereken yanlislardasin bence. (Boomer mode asgdgaha) hanimefendide fazlaca red flag var. yeni gorustugu kisiye seni seviyorumlar full acilmalar falan. Evet desen oyuncak olursun hayir desen zaman daraliyor onun icin. Asik olmadan takil zaman gecir diye onersem kapilacaksin ki zaten kapilmissin, uzaklas diye onersem aklinda kalicak. Belli ki ortamin var hic girme diyorum. 3 sene sonra evli mutsuz olma riskin var.
0
twelfth
(21.12.22)
Boşanma davası görüyorum ama yine de sen bilirsin.
0
dissendium
(21.12.22)
Oyun oynamamış, oyun oynamaya ihtiyacı yok zaten. Hayatın hakkını veren bir hanımefendi olarak gördüm ben kendisini sizin anlattıklarınızdan. Siz de ona farklı ve samimi gelmiş gibisiniz ki biraz coşmuş sonra özüne dönmüş.

Takılın bence. Takılın derken boş verin önemsemeyin demek istemiyorum. Geleceği düşünmeden, hesaplar yapmadan, oyunlar oynamadan birbirinizi gördüğünüzde mutlu olmaya devam ettiğiniz sürece görüşmeye devam edin derim ben.

Sizin hayat görüşünüzü elbette bilemiyorum ama ben olsam dediğim gibi yapardım. Yalnızca eroin konusu elbette önemli. Bir daha öyle bir şeye bulaşma ihtimali dahi varsa istemezdim öyle birisini hayatımda. Onun dışında hanımefendi yaşamayı biliyor bana göre.
0
pispinti
(21.12.22)
ulan ne pis bir hayat. hastalık kapmaktan endişelenmelisin ilk önce. herkes mi böyle bohem. uzaktan o vayy nasıl güzel hayatlar var diye görünmüyor. rezil ve perperişan bir hayat.

kaç git seni bozmasın bu ortam. yarın bi gey abinin önünde eğilerek bulursun kendini bunlar böyle yapar adamı.
0
Hallegadola
(21.12.22)
youtu.be

aklıma bu geldi senin hayat.
0
Hallegadola
(21.12.22)
bu hikayeyi biliyorum dostum senin için hüsran. bu yolun yolcusu değilsin belli. 10 yıl eroin, orda burda senet sepet tayfayla partilemece, bu hikaye değişmez. seni toy boy olarak görmüş takılmış, kaptırma kendini. sen uzaklaş
0
pacevilleli
(21.12.22)
@hallegadola,

Abi hastalık konusunda çok haklısın ve aşırı çekinmiştim ama o konuya da değindik, o söyledi hatta ilk korunuyor musun diye. Aşılarını falan olmuş hanımefendi :d

Mesele bohemlik veya güzel gözükmesi değil; sıkıntılı bi durum olduğu belli 10 km öteden. Yoksa devam edicem zaten trafik yapmaya gerek yok
0
🌸vedatchilipeppers
(21.12.22)
Silinecek cevabım aşağıdadır.

Eğri oturup doğru konuşalım, kadının kendinden başkasına zararı yok. İlişkiler kategorisinde okuduğum en kendi dünyasında insan. Burada sevgilim aldığım hediyeyi beğenmiyor diye ağlayan sonra da sevgilisinin duyuru altına gelip herkese fırça attığı insanlar, karısının peşinde oyuncak olup şehirden şehre sürüklenen adamlar ve karısının almak istediği botu almamak için kadına sinir krizi geçirten adamlar gördük.

Eroin benim de kırmızı çizgim, üstelik koşturmacalı yorucu bir hayat bu yüzden bu maceraya başlamazdım. Burada kadını yargılayan cevaplara bakıp karar vermek yerine kendi duygularınızla hareket etmelisiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.12.22)
1 - aşırı uyuşturucu alkol vs. insanı bozar.
2 - kendini bil.
3 - ne istiyorsun.

bunları derinlemesine bilmen senin içinde, karşı taraf içinde faydalı.

hanım efendi seni eve atıcam dediğinde ok demek yerine ohoo beni eve atmak o kadar kolay değil, böbreklerimi seviyorum vs. gibi şeylerle eve giden yola engeller koyman lazım, karşı taraf o engelleri aşmak için çaba göstermeli, yoksa her şey bir telefon aramasına bakıyor.

tavsiye ettiğin kitabı alması bir noktada sözlerini dikkate almış olduğu gösteriyor.

Bu hanım efendi ile bir şeyler olsun istiyorsan onunla vakit geçirmelisin, o ve arkadaşları ile değil.

bir sonraki buluşmayı sen planla ve davet et. ilginç bir etkinlik bulabilirsin, etkinlik daha önce yapmış olabileceği şeyler üzerine olmazsa iyi olur. onun için yeni bişiyler iyi olur.

Oyun oynuyor mu dersen evet oynuyor sadece "şuna bir şeyler yapayım da aklı başından gitsin" diye yapılmıyor, daha çok iç güdüsel şekilde, karakterini anlamak için yapılıyor. buradan elde edilen veriler ile diğer duygular besleniyor yada baskılanıyor.

alternatiflerin olsun ki kafan bulanmasın. başka kişiler de olsun etrafında.
0
selam
(21.12.22)
Sana bir abi tavsiyesi;

"ilk iğneyi her zaman başkası yapar"
0
John Bloor
(21.12.22)
(11)

Birine imza attırırken gerçek imzasını atmazsa sorun olur mu?

santimantal
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.Kişi kafadan bir imza attı diyelim.Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.
Kişi kafadan bir imza attı diyelim.
Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.

Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?

Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan sorumlu tutulabileceği imza vb. nasıl alınabilir?
0
santimantal
(20.12.22)
mahkemelik falan olursa böyle durumlarda mahkeme tarafından imza örnekleri edinilip gerekirse incelemeye gönderiliyor diye biliyorum. ama uzmanı değilim. uzman olan arkadaşlar varsa düzeltsin.
0
AlsterWasser
(20.12.22)
Sözleşmeye kimlik fotokopisi falan eklerseniz, ya da ortam müsaitse yeni kimlik kartı da varsa görürseniz orada imza var zaten. Sahte imza olup olmadigi da görünce anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(20.12.22)
noterden imza tasdiği yapılıp, o imzadan atılması sağlanabilir.
0
jelly bear
(20.12.22)
sadece imza at geç olmamalı ismini de yazdırırsınız. isim soy isim imza gibi. isim yazımından çok net anlaşılır.
0
bohr atom modeli
(20.12.22)
İnkar edip mahkemeyle uğraştırmasın derseniz noter+1

Yoksa inkar etse de mahkeme sol ve sağ elinden örnek alıp yazının/imzanın kişiye ait olduğunu yazım karakteristiğinden çok net anlıyor. İnkar etme şansı mahkeme önünde yok yani
0
Unde bach canim
(20.12.22)
uzman değilim ama kendi imzamı atmayacaksam, ismimi de farklı bir fontla yazardım. yani amaç oysa ordan yakalanmazdım. neyse.

imza atılırken şahit olsa mı acaba?
0
baba553
(20.12.22)
Garantisi imza sirküsü istemek. Yeni kimlikten kontrol de mantıklıymış.
0
PoscheN
(20.12.22)
İşte bu yüzden resmi işlerde (tapu/noter vs) sadece imza işe yaramaz. Mutlaka ad soyadınızı elle yazmanız, ve hatta "okudum anladım" vs gibi elle yazıp belirtmeniz gerekir.

Toplumda yanlış bir algımız var, elimizle yaptığımız karalama ve şekillere imza diyoruz. Aslında resmi olarak imza "kişinin ad ve soyadını kendi el yazısı ile yazmasıdır"

Kira sözleşmesi gibi sözleşmelerde mutlaka tarafların kendi el yazısı ile ad soyad yazmasını sağlamak gerekli.

Uzun yıllardır senetle iş yapmıyorum, ama yaptığım zamanlarda senedi borçluya doldurturdum, ama yanımda ve gözümün önünde.

Çünkü önceden doldurup getirdiği senedi/sözleşmeyi onun doldurduğunu ve imzaladığını bilemezsiniz.
0
John Bloor
(20.12.22)
bizim başımıza böyle bir şey geldi. paraf gibi bir şey attı karşı taraf sonra atmadım bu benim gerçek imzam değil demişti. mahkemelik olduk.
adamı çağırdılar dediler şu sayfaya şu metni sağ elinde 5 defa yaz sol elinle 5 defa yaz. sağ elinle imzanı at sol elinde imzanı at.
daha sonra parad dahi olsa ona ait olduğu ortaya çıktı.
0
turbo sadık
(20.12.22)
Noter onaylı imza konusunu en uygun şu halde aslında. Yalnız, yeni kimlikteki/ehliyetteki imza örneği aklıma gelmemişti hiç. O güzelmiş ama en fazla "benzerlik" değerlendirmesi yapılır. Orada da yine bilirkişiye düşüyor yollar sanırım.
0
nawar
(20.12.22)
evet ortaya çıkabilir ama riske atmamak için imza sirküleri veya kimlik kartı ile karşılaştırabilirsiniz. mahkemede yapılacak imza incelemesinde ortaya çıkar ancak çok karakteristik olmayan bir imza atmışsa belli olmaz.
0
paintov
(20.12.22)
(14)

hayatın anlamıyla alakalı, kitap, film önerisi

damba
hayatın anlamından bahsedecek olsanız, nasıl filmler, diziler önerebilirsiniz bana? Nerelerden ilham alırdınız?
hayatın anlamından bahsedecek olsanız, nasıl filmler, diziler önerebilirsiniz bana? Nerelerden ilham alırdınız?
0
damba
(18.12.22)
İllâ ki izlemişsinizdir ama olur da izlemediyseniz mutlaka izleyin:

www.imdb.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(18.12.22)
Pek bilindik film değildir. Bana güzel bir ilham kaynağı olmuştur.

The Big Kahuna.
0
put it in your appropriate place
(18.12.22)
Belgeseller genelde bir nebze de ilham veriyor. Hele ki evren belgeselleri. Insanin akli hayaline sigmayacak bilgiler sunuyorlar ki evren hakkinda bildiklerimiz cok sinirli.

Film olarak:
The Tree of Life
0
ermanen
(18.12.22)
(bkz: naked)
dizi olarak (bkz: the leftovers). the leftovers tam olarak hayatın anlamı değil ama sorgulatır.
0
sparkle kiddle
(18.12.22)
dizi olarak (bkz: six feet under)
0
antikadimag
(18.12.22)
8 bölümlük underrated bir dizi önereyim. Ben çok beğendim.

tales from the loop
0
Erestor
(18.12.22)
knafayim shvurot

101 reykjavik
0
baba553
(18.12.22)
six feet under +1
0
respect
(19.12.22)
orhan pamuk - yeni hayat
0
dnzy 1
(19.12.22)
Batman Begins

Ciddiyim. İzlemeden bilemezsin.
0
sassot
(19.12.22)
Kinyas ve Kayra
The papillon
Cast away
0
deer hunter
(19.12.22)
Sartre'in romanları, bilhassa özgürlüğün yolları üçlemesi.

The cube (ilk film)
0
encokbenisevinnolur
(19.12.22)
(bkz: sennen joyu)
0
peki madem
(19.12.22)
The Life of David Gale

şöyle bir de filmin en can alıcı sahnesini ekleyim. arada hala açıp izliyorum burayı

www.youtube.com
0
kim mi kardashian
(19.12.22)
(4)

Terapistiniz siz konuşurken notlar alıyor mu?

anna sun
alıyor/almıyor diyeceklerin fikirlerini de merak ediyorum bu hususta.
alıyor/almıyor diyeceklerin fikirlerini de merak ediyorum bu hususta.
0
anna sun
(16.12.22)
Ben kendim psikolog olarak cevap vereyim; not alıyorum zira not almazsam önemli ayrıntıları kaçırma ihtimalim artabilir. Üstelik tek danışan görmediğim için her danışanımdan önce tek tek detayları çalışıyorum. Hiçbir danisanimin karşısında daha önceden anlattığı bir şeyi hatirlamayip; onu onemsemiyormusum pozisyonuna düşmek istemem. Terapötik süreç için önemli bu. Ama not alacağımı ilk seans başlarken mutlaka söylerim. Ayrıca olaylar arasında bağ kurmam için yazılı olması çok işime yarıyor.

Eski terapistim de mutlaka not alırdı ben anlatırken.
0
fraise
(16.12.22)
alıyor. ben de terapi veriyor olsam ben de alırdım.
0
deartheodosia
(16.12.22)
Alıyor.Almıyorsa güvenim sarsılabilir. Benim dışımda kim bilir kaç kişiyle görüşüyor sonuçta, ayrı ayrı hepsini aklında tutması pek mümkün değilç.
0
gallienus
(16.12.22)
Benimki ilk 8-10 seans aldı, sonrasında da yeni bir şey, daha önce hiç bahsetmedigim bir sey anlattığımda ekliyor sanırım, yani yanında duruyor kağıdı alıp ekliyor.

Bence kişisel bir şey, yani alıp almaması kendi hafızasına tarzına çalışma anlayışına bağlı değişebilir gibi geliyor bana. Bunu bir güven kıstası yapmazdım çünkü not alsın almasın anlattığım her şeyi birebir karakutu gibi hatırlamasini da beklemem.
0
encokbenisevinnolur
(16.12.22)
(20)

sakallılar - sakalınızı hiç kesiyor musunuz?

mark greg sputnik
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. h
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. her taraf yara bere, değişik değişik renkler, acayip kuru filan. o yüzden 3-4 ayda bir yumurtaya dönüşeyim dedim kendi kendime.

siz sakallarınızı belli aralıklarla kesiyor musunuz yoksa 3-5 yıl gidiyor musunuz? cilt sağlığı açısından kesmek gerekir mi mesela, önemli bir nokta mıdır?
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
en az 5 yıldır falan sıfır kesmedim. kısaltıyorum sadece berberde. kendim de kesmiyorum. askere gidersem anca.
0
jelly bear
(15.12.22)
2012-13'ten beri toplamda 2 sene sakalımı sinek kaydı kestim. onun haricinde hep leonidas sakalı.. ilk sinek kaydındaki travmayı hala unutamıyorum. bembeyaz surat, buz gibi rüzgar.. yara falan yoktu bende ama koca bir kafadan aniden yumurtaya dönünce özgüveni falan kalmıyor insanın. dediğin gibi ama yüzün hava alıyor, yüzük mordorda yok edilmiş de ortadünyaya bahar gelmiş gibi, çiçekler açmış gibi hissediyor insan.

31 yaşındayım artık, çocukça geliyor artık bu sakal. yavaş yavaş kısaltıyorum zaten. önümüzdeki 6 aya bu gölgeden kurtulurum diye planlıyorum.
0
IncredibleMau
(15.12.22)
haftada 2 kere 2 numarayla kesiyorum. cilt bakımı yapabilecek kadar kısa. ergen gibi gözükmeyecek, sakallı diyecek kadar uzun.
0
gabe h coud
(15.12.22)
Dokuz yıldır bıyığım var. Sakal bazen var bazen yok. Sakal bana aslında yakışmıyor ama düzenli tıraş olmaya üşeniyorum.
0
pispinti
(15.12.22)
Sadece yazın tatile çıkacağımda keserim.

Temmuz-Ağustos sıcaklarında yüzümde sakalla güneşlenmek falan hoşuma gitmiyor. Hem bu vesileyle yüzüm de komple bir hava alıp güneş görmüş oluyor. Tatilden dönünce yine sakalla devam, daha da kesmem.
0
Berck
(15.12.22)
5 yıldır bir kere, o da pandemi kapanması sırasında can sıkıntısından kestim. onun harici hep sakallıyım. bana hep sakal konusunda takılan genel müdürüm video konferansta halimi görünce sen bir daha sakalını kesme dedi :)
0
delidir yakalayin
(15.12.22)
Ya bu sakallı olanların eşleri durumdan rahatsız değil mi? 5 yılda 1 kere sakal mı kesilir?
0
Kahvedesu
(15.12.22)
Hiç sıfırlamadığım bi dört-beş senelik dönem oldu, şimdi kafama eserse bi sıfırlıyorum yılda iki üç kez. Onun dışında berberde düzeltiyordum şimdi makine aldım çok elim yatkın olmasa da iyi kötü hallediyoruz :d

Özellikle yeni bi şehre taşınıp iyi berber bulamadığım süreçte berbere sakalı nasıl istediğimi anlatmakla uğraşmak yerine (aslında değişik bi model de değil ama eski berberime hiçbir şey söylemem gerekmiyodu o yüzden bilmiyorum shshsh) sıfırla diyodum. Bi de makine aldığım ilk dönemde kısaltma işine cesaret edemeyip sıfırlamıştım. Yazları sıfırlamak iyi geliyo ama güneş görüyor hava alıyor yüz
0
nundu
(15.12.22)
Her cumartesi tıraş olurum. Sakal sevmem. En fazla iki hafta uzar. Fazlası işte imajımı bozar.
0
dissendium
(15.12.22)
4 senedir hiç sakalsız değilim, en az kirli takıldım. Geçen yaz baya uzundu sonra sıkıldım kısa takıldım, şimdi bi daha uzatıcam. Öyle çok gür bi sakalım olmadığı için sorun olmuyor.
0
Bruce
(15.12.22)
sıfır kesemiyorum çünkü jilet vurduğum an cildim kabarıyor. onun yerine makinayla olabildiğince kısaltmaya çalışıyorum çok uzadığı zaman. genelde 2-3 ayda bir oluyor bu.
0
false pretension
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sadece 2 kere kestim. Düzenli olarak kısaltıyorum.
0
nawar
(15.12.22)
1 yıldır hiç dokunmadım diyebilirim, istediğim bir görünüm vardı onu elde etmek için de 4-5 yıldır çeşitli kısaltmalar ayarlamalar yaptığım oldu şu anda da oldu gibi.

Bıyıklarımi 2 haftada bir falan düzeltirim ama, hem ağzıma giriyor rahatsız oluyorum hem de hoş görünmüyor.

Bir de uzun süre kesilmeyecekse bana kalırsa mutlaka, azami günaşırı yıkamak lazım. Yoksa hem kötü görünüyor hem de rahatsız ediyor, hele ki sigara içiyorsanız daha da kötü oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
En son 2009 yılında askerde kestim.
hiçbir zararını görmedim. berberim yüzümüe maske falan yapıyor ama, sakalın altında neler oluyor, neler bitiyor allah bilir.
0
maksat muhabbet
(15.12.22)
makina 2mm kesiyorum haftada 1
uzayınca kaşındırıyor
0
bir soru sorcam
(15.12.22)
Hiç kesmiyurjm, 2mm kadar bir sakal hep kalıyor. Yillar oncr bir değişiklik olsun ve nefes alsin diye ben de bir kestim, soyulmus hiyar gibi gorununcunce bir daha asla kalkışmadim.

Ama cildimde bir sorun, yara bere iz falan bir sey yoktu tertemiz cikti uzun bir aradan sonra sakali kestigimde.
0
stavro
(15.12.22)
Yılda bi kaç kez komple kesiyorum sakalı. Onun haricinde makineyle kısaltmaca.

Ama bıyığı askerlik hariç 10 yıldır kesmedim. Bi gün salvador dali, bi gün enver paşa, niçe, başka bi gün ülkücü cosplay'i yapıyorum, hayatıma renk geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(15.12.22)
en son askerde jiletle kestim. 4 senedir berberde kısalttırıyorum. senede 1-2 kere çok sıkılırsam kendim makineyle sıfıra yakın kesiyorum.
0
zgrydn
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sakalımı hiç sıfır kesmedim bi 15 sene falan olmuştur, sadece uzunluğunu biraz değiştiriyorum o kadar. Muhtemelen ölene kadar da hiç kesmem. Bir de üniversite dönemi de dahil hiç saçımı uzatmamıştım, pandemiyle birlikte saçımı da hiç kestirmedim dağ ayısı gibi dolaşıyorum ortalıkta.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.12.22)
kesmiyorsan bol bol yüzüne masaj yapmalısın
0
sert siyah krom
(16.12.22)
(10)

Böyle bir davet garipsenir mi

encokbenisevinnolur
Annemin bir arkadaşının bir kızları var, üniversite öğrencisi galiba okulunun son senesi okulda. Tam yaşıni bilmiyorum da aramızda 3-4 yaş vardır, ben daha büyüğüm. Bizimkiler ailecek gorusurlerdi karşılıklı evlere gitme gelmeler, benim lise cagima kadar da bu aile oturmalarında bir araya gelirdik.
Annemin bir arkadaşının bir kızları var, üniversite öğrencisi galiba okulunun son senesi okulda. Tam yaşıni bilmiyorum da aramızda 3-4 yaş vardır, ben daha büyüğüm. Bizimkiler ailecek gorusurlerdi karşılıklı evlere gitme gelmeler, benim lise cagima kadar da bu aile oturmalarında bir araya gelirdik. Adına D. diyeyim. İçeriğini hayal meyal hatırlıyorum ama çok güzel oyun oynar sohbet ederdik birlikte. 2-3 ayda bir biraraya gelsek de onunla konuşabilmek iyi gelirdi bana, çünkü o zamanlar ne okuldan ne başka yerden pek arkadaşım da yoktu. Hep neşeli güler yüzlü bir kızdı moralim de yukselirdi yani. Böyle aile çevresinden yaşı bana yakın olanlardan ya da akranlarimdan pek iyi anlasabildigim biri de yoktu bir de o dönem ondan başka.

Bir de bu kız evlat edinildi 1-1.5 yaşlarında, ve her nedense (galiba çocuk aklımla abuk bir soru sorarim diye belki) ben 4-5 yaşlarındayken onlara gittiğimizde annem tenbihlemisti evlat edindiler sakin bir şey sorma fotoğraf vs diye. Muhtemelen söylemese farketmeyecegim ya da hakkında soru sormayacagim bir şey aslında ama söylediler. En son da birkaç ay önce bir konusu açıldı. Hiç soylememeye karar vermişler dedi annem.

Neyse, Ağustos sonu gibi annemler misafirliğe gittiler onlara. Annem sen de gel diye haber vermişti, benim iş güç vs bir şey uymadı gidemedim, selam söylersiniz dedim öyle kaldı. Sonra annem söyledi D. de özellikle seni sordu, ben abim de gelir şöyle yaparız buraya gideriz diye düşündüm vs demiş (yazlık bir beldede yaşıyorla, kızın okulu da yakın gidip geliyor oraya) keşke gelseydi demiş. Bunu duymak duygulandırdı beni, belki nezaketen vs söylemiştir ama yine de unutmamış olması hoşuma gitti yani.

O zamandır ara ara aklıma geldi kız napmistir vs diye. Öyle biraz abi-imsi bir korumacılik mi dersiniz öyle bir şey.

Şimdi dusunuyorum da anneme söylesem iletse o da onun annesine söylese, işte yolu düşerse haber versin, işte encokbenisevinnolur abin seninle görüşmek istiyormuş çay kahve bir şeyler istersen diye. Ne bileyim çocuk mezun olacakmış belki bir faydam olur ona network olarak işine yarayabilecek birilerini taniyorumdur vs bu olmasa bile işte ben burdayım demek gibi, öyle bir bağ sürsün gibi yani.

Bir de bu evlat edinilmesi hikayesine ek olarak bir ara annem sık anlamıştı, lisede bir dönem içine kapanmış vs bir şeyler olmuş, belki sadece benim imajinasyonumdur ama bunlari birleştirip kafamda bu çocuk hep böyle yalnız derbeder olmuştur kalmıştır gibi geliyor üzülüyorum.

Ama kuruntu da yaptım acaba garip mi olur nasıl anlaşılır vs diye. Çünkü nerden baksan 10-15 senedir doğrudan görüşmedik biz, annelerimiz görüştü onlar vasıtasıyla birbirimizden haber alıp selam soyledik falan o kadar. Ya da bir başka kuruntum da hayır demesi vs. hiç zannetmem de ne bileyim olmaz da değil. En fazla nolur olmaz ya da gecistirilir havada kalır ben de üzülürüm buna bir süre ama işte bir süredir aklımda ama anneme de bir türlü söyleyemedim.

Ne diyorsunuz?

Yazarken farkettim galiba sadece olur ya nolcak yaz sen gibi motive edici bir şey duymaya ihtiyacım var. Ya da bilmiyorum başka ne dersiniz?
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
ben biraz garipsedim. hatta gibi gülnuray bölümündeki ilkkan'ın yılmaz'ı seyrettiği yüz ifadesiyle okudum. O abi'msi korumacılık tanıdık geldi çünkü biraz. "çocuk mezun olacakmış"taki çocuk ifadesi, 10-15 sene hiç iletişim kurmamışken tam da üniversitesi bitmiş, tesadüfen sosyal medyada bir ihtimal denk gelip, büyüyüp serpildiği yaşa geldiğini gördükten sonra bağı sürdürmek istemen falan.. ben huylandım biraz.
0
IncredibleMau
(15.12.22)
yani çocuk 15 senedir yaşıyor okul okumuş mezun oluyor derbeder falan olmamıştır hepimiz gibi bir çok şeye sevinip üzülmüştür kendi yolunda ilerliyor bunu kafanda büyütme

tekrar iletişime geçme kısmına gelirsek ne var bunda, sen iste numarasını mesaj at ya da ara, naptın nettin mezun oluyormuşsun varsa bir bağlantımız haber edelim sen ne yapmayı düşünüyorsun diye

zaten çocuk 15 sene önceden değil 1-2 sene önceden ve bundan sonrası için bir şeyler anlatır
0
freebird5406_2
(15.12.22)
@Incredible ya işte cekincelerimden biri de boyle dusunulme ihtimali ve böyle bir düşüncem niyetim yok. Kızın nasıl göründüğünü de bilmiyorum, sosyal medyadan da bakmadım ama Türkiye'de de böyle yaygın bir bakış var (abi deme lazım olur vs) ilk iletişim anneler vasıtasıyla olacağı için de aynı huylanma bende de haberdar etmek kısmına dair.

@free: ya tabi 15 senedir öyle olmuştur, ben kendi hissiyatımi anlatmak için yazdım o kısmını.
0
🌸encokbenisevinnolur
(15.12.22)
Yaşlar 14-17 iken ağabey gibi olabilirsiniz ama 24-27 olunca akla gönül ilişkisi kurma niyeti gelebilir. Bu da sonuçta ayıp değil ama ben kız yerinde olsam aklıma böyle bir şey gelirdi. Acaba derdim. Eğer böyle düşünülme ihtimali size üzecekse hiç o topa girmeyin derim ben.

O kısmı hariç tutarak, biraz büyütmüşsünüz ama kafanızda. Söyleyin annenize "bir akıl danışmaya falan ihtiyacı olursa bana yazabilir" diye ona göre bakarsınız.
0
pispinti
(15.12.22)
bir sonraki aşamada görücü usulü istemeye gideceksiniz gibi duruyor.
0
brkylmz
(15.12.22)
Peki bu sırla ne yapacağınıza dair siz ne karar verdiniz?
0
benim bir gizli bildiğim var
(15.12.22)
@benim bir gizli bildiğim: hiç bilmiyorum, "elbette söylemem" gibi geliyor, ama bu konuda beni asıl rahatsız eden kisim bu galiba, o yüzden benim için olduğundan daha karmaşık hale geliyor.
0
🌸encokbenisevinnolur
(16.12.22)
kizin annesiyle babasi haricinde kimseye dusmez soylemek evlatlik mevzusunu. o yuzden karistirma onu, zaten hikayeyle alakasini anlamadim tam.

cagir gorusun ne olacak ki? kiz-erkekli durumundan dolayi mi tereddut ediyorsun? kiz seninle zaten ayni sehirde mi okuyor, yoksa gelirse ozel bir ziyaret mi olacak - orasini anlamadim.
0
hot potato
(16.12.22)
Valla pek garip kacmaz cunku boyle ortada bir aracinin oldugu durumlarda hep aracinin abarti payi dusunulup degerlendirme yapilir bence. Misal bizimkiler benim hic sevmedigim bir akrabami ziyarete gittiklerinde ve soz benden acildiginda genelde 'o da gelmeyi cok istiyordu ancak firsat bulamadi, cok cok selam soyledi' tarzi gereksiz kibarlik falan yaparlar. Gercekte ise ben birak oraya gitmek istemeyi oraya sirf gitmemek icin ne gerekirse yapacak biriyim.

Demek istedigim, kiz senin hakkinda belki onlari bile soylememistir ancak annen olayi belki o sekilde aksettirmistir sana. Ya da onlari soylediyse bile belki oncesinde annen senin hakkinda 'encok da gelip D. yi gorecem sunu yapacaz' falan demistir de ona karsilik oyle demistir falan. Hal boyleyken sen bu durumda gidip bu teklifi annen araciligiyla yapsan yine ayni durum olusacagi icin pek garip kacmaz, hayir falan da demez ancak aramaz da bence.

Haa sen direkt arayip soylersen o durumda garip kacar.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.22)
Valla ben de olsam bu sır kısmı kafamı karıştırırdı. Yakın bir ilişkiye dönerse daha da zorlanırdım taşımakta. Gerçi anne babaların bilmiyo zannettiği biçok şeyi çocuklar bin yıldır biliyor oluyorlar. Ama yine de ben 'kesin söylemem' diyemezdim. Hatta bir noktadan sonra saklamak yanlış hale gelirdi benim için.
Bu durumun ilişki ile alakası şu bence,aynı anda hem yakınlaşma hem uzaklaşma yaratan bir mevzu. O yüzden zorlayıcı. Kolay gelsin iyygünler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(17.12.22)
(14)

geceleri asla uyuyamıyorum. işe yarar takviye öneriniz var mı?

mark greg sputnik
antidepresan uyutur belki diyordum ama o da uyutmuyor. bir aydır filan kullanıyorum onu, genelde akşamüstü alıyorum. yatağa girmeden 1-2 saat önce de magnezyum atıyorum bir tane.uyandığım saatten ve yorgunluk durumumdan bağımsız olarak gece 12-1 deyince asla uyuyamıyorum. sağa sola dönerken saat 3-4
antidepresan uyutur belki diyordum ama o da uyutmuyor. bir aydır filan kullanıyorum onu, genelde akşamüstü alıyorum. yatağa girmeden 1-2 saat önce de magnezyum atıyorum bir tane.

uyandığım saatten ve yorgunluk durumumdan bağımsız olarak gece 12-1 deyince asla uyuyamıyorum. sağa sola dönerken saat 3-4 oluyor, erken kalkacaksam zaten onun anksiyetesiyle iyice kopuyorum olaydan. bir süredir böyle.

kafayı resetlemeye yardımcı olacak, kafayı vurdum mu uyutacak takviye öneriniz var mı? melatonine aslında çok girmek istemiyorum çünkü hap yutmaya alışınca vücut bir süre sonra belki iyice saçmalar, yani dışardan aldığım için iyice az üretmeye başlar diye düşündüm, bilimsel dayanağı var mıdır bilmem. o yüzden hormonlarla fazla oynamadan gümletecek bir şey var mı?
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
Takviye değil ama bir bardak ılık süt olabilir. Ayran da olabilir. Laktik asit konusu.
0
dissendium
(15.12.22)
Ben de öyleyim bir süredir. Kalıcı yaz saatinin etkisi diye düşünüyorum. Sabah 9 gece karanlığında, hava kapalıysa sabah 10'a kadar gece gibi. Uyku saati 3'e atıyor bu yüzden
0
romario
(15.12.22)
Spotify uyku listeleri
0
dreamnesiac
(15.12.22)
çok klasik bir öneri olacak ama kitap okumak, bende de aynı problem vardı, bir kitap okuyucu aldım ve yatarken okuyorum daha onuncu sayfadayken sızıyorum.
0
mysql34
(15.12.22)
kitap okumak, kuran dinlemek
0
dedim ben sana
(15.12.22)
Kedi otu ekstraktı kullandım bir ara ben. Hem pamuk gibi uyutuyordu hem de kolay uykuya dalıyordum. 2 ay falan içtim her gün, sonra bıraktım bu uyku olayı da düzenlenmişti. Üstünden bir sene geçti uykularim hala güzel.
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
"Headspace: İnteraktif Gevşeme Rehberi" var netflixte bir ara ne yaparsam yapayım ne içersem içeyim asla uyuyamıyordum. Uykusuzluktan bayılıp öyle dalıyodum uykuya. Ne olacak deyip denedim ve mışıl mışıl uykuya daldım.
0
yazdonumu
(15.12.22)
antidepresanı ve magnezyumu sabahları alın
0
sta
(15.12.22)
göz masajı, parmak uçlarıyla göz kapağı üzerinden çok hafifçe her noktaya 1-2 dk
bütün kasları kasıp gevşetmek birkaç kere
akşam telefon pc ekranını sarartmak - gece ışığı modu
uyumadan 1 saat önceden ekranları bırakmak
evdeki beyaz ışıkları 6500 kelvinden en fazla 3500-4000 kelvin olacak şekilde çevirmek
0
comp
(15.12.22)
1 mg melatonin, yataga gecmeden 1 saat önce. iyi uykular. Antidepresan uyutmayabiliyor da? Öyle değil mi? İlacın ilk ayında evde gece geziyordu annem, çok iyi hatırlıyorum. Bi' okuman lazım yan etkilerini.
0
buf-e kür
(15.12.22)
alkol
0
nolmus yani
(15.12.22)
Takviye sayılır mı bilmiyorum ama rooibos çayı beni acayip yumuşatıp mışıl mışıl uyutuyor.
0
Amaranta ursula
(15.12.22)
spor, özellikle düzenli koşu. 8 gibi 1 saat koşarsan 11 e kalmaz bebek gibi uyursun
0
abi bi dizi buldum on numara
(15.12.22)
yoga nidra. youtubedan sesi sizi irrite etmeyen birini bulup açabilirsiniz. sadece yatıp dinliyorsunuz. gevşemenize yardımcı olur. tabi yoga nidrada amaç uyumak değil ama ben hiç uyumadan bırakamıyorum.
0
faredenkorkankedi
(15.12.22)
(4)

Karakalem kursu böyle mi oluyor?

0zlem
İsmek ikarakalem kursuna yazıldım. Hoca hiçbir şey göstermeden resim çizmemizi istiyor.Elma getirin elma çizicez diyor ve kendisi ders boyunca telefonla oynuyor. Sonra yamuk çizmişsin, ışık şuradan olacak vb şeyler diyor.Bilmediğim için soruyorum dersler hep bu şekilde mi işleniyor?Yani evde oturup
İsmek ikarakalem kursuna yazıldım. Hoca hiçbir şey göstermeden resim çizmemizi istiyor.

Elma getirin elma çizicez diyor ve kendisi ders boyunca telefonla oynuyor.

Sonra yamuk çizmişsin, ışık şuradan olacak vb şeyler diyor.

Bilmediğim için soruyorum dersler hep bu şekilde mi işleniyor?

Yani evde oturup kendim de çizibelirim gibi geliyor böyle olunca, soğudum gibi

Karakalem bilenler cevaplarsa sevinirim. Normali bu mudur?
0
0zlem
(13.12.22)
Hayır değil böyle olmaz. Ya hocaya bir şey göstermeyecek misiniz diyin, ya şikayet edin ya da kurstan ayrılın. Yok yere yetersiz hissedersiniz hele ki sıfırdan başladıysanız bu konseptte.

Eğer kursa gitmeniz sosyalleşme amacını icermiyorsa zamanında çok faydalandigim bir kitap var yazarını hatırlamıyorum, kitabın ismi cizimin sırları 1-2. Onu alıp ondan çalışın kendiniz.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
Hiç bir şey göstermeden çiz denir mi. Bu hiç göstermeden al bu gitarı çal demek gibi bir şey.
0
unseal
(13.12.22)
Arkadaşim da İSMEK karakalem kursuna gidiyor (şu an bırakmak zorunda kaldı) onlar yanılmıyorsam ilk iki hafta nokta ve çizgi çalıştılar elleri alışsın diye. Sonra nesne çizimleri perspektif vs geldi. Size niye böylesi denk gelmiş anlayamadım.
0
Bartebly
(13.12.22)
Sözü edilen çizimin sırları kitabının sadece linkini şuraya bırakarak bile ismek hocasının sana sağlayacağı total faydadan daha fazla fayda sağlamış olabilirim.

disk.yandex.com.tr
0
thracia
(14.12.22)
(9)

askerde antidepresan kullanımı

mark greg sputnik
merhaba,ben antidepresan kullanıyorum ve muhtemelen bu tedavi süreci bitmeden bir ara askere gideceğim. özel kliniğe gidiyorum. askerdeyken altı ay boyunca ilacımı temin etmem ve kullanmam mümkün mü? bu iş nasıl oluyor, süreç nasıl işliyor? yani resmiyette bir teşhis var mı, devletin kayıtlarında bi
merhaba,

ben antidepresan kullanıyorum ve muhtemelen bu tedavi süreci bitmeden bir ara askere gideceğim. özel kliniğe gidiyorum. askerdeyken altı ay boyunca ilacımı temin etmem ve kullanmam mümkün mü? bu iş nasıl oluyor, süreç nasıl işliyor?

yani resmiyette bir teşhis var mı, devletin kayıtlarında bir şey görünüyor mu açıkçası bilmiyorum. doktor bana kendisi okb ve kaygı bozukluğu dedi mesela. ondan alacağım raporu sunmam yeterli olur mu? askerdeyim, iki ay sonra haplarım bitti misal o zaman ne oluyor, gomtanım ilacım bitti deyip eczaneye gidecek halimiz yok neticede.

bu işin oluru nedir bilen birisi aydınlatırsa çok sevinirim.
0
mark greg sputnik
(13.12.22)
Mümkün. Ancak ilacı sen dolabında tutamıyorsun, tek tek veriliyor. Sabah içtimasında sayım yapıldıktan sonra ilacı olanlar bekliyor ve bölükteki doktorlardan ya da sağlıkçılardan biri ilacı veriyor.

Sana silah vermeyebilirler ya da nöbet tutturmayabilirler.

Revire gitmenin sorun olacağını sanmıyorum. Kanal tedavisi ve diş temizletme falan bile yaptıran vardı.
0
OrangeYellow
(13.12.22)
Belki işler değişmiştir, ben 10 yıl önceki halini söyleyeyim;
Eğer anti depresan kullanırsanız büyük ihtimalle RDM asker olursunuz. Bazı yerlerde tüm RDM askerleri aynı bölüğe koyarlar. Bir arada olmaktan keyif almayacağınız, psikolojik rahatsızlıkların her türlüsünden muzdarip 20 yaşında gençler topluluğu.

Askerlik işini bilen biriyle konuşun eğer durum halen bu şekildeyse belki doktorunuzla da görüşerek tedaviyi 6 ay ilaç kullanmayacağınız bir şekilde ayarlamaya karar verirsiniz.

Normalde siz raporunuzu, reçetenizi, ilacınızı yanınıza alırsınız. İlk fırsatta askeri doktor sizi muayene edip o da aynı kararı verirse reçetenizi yazar ve bölükteki ilaç işlerinden sorumlu kişi ilacınızı her seferinde size tek tek verir. Hatta bir de içtiğinizi görmek de onun sorumluluğunda ama o kadar kasmazlar genelde.

Size gereksiz yere endişe yaratmış olabilirim, eğer öyleyse özür dilerim şimdiden. Konuyu daha iyi bilenlerle de görüşün.
0
michael_knight
(13.12.22)
Ben askerlik yaparken sistem şöyleydi.

Öncelikle acemi birliğinde yemin töreni çok önemli. Yemin törenine herkesin katılması için ciddi sağlık sorunu yoksa revire gitmek kolay değil. Önce komutanına söylüyorsun durumunu, o git derse gidiyorsun. Çünkü reviri yemin töreninden kaçmak için kullanmaya çalışan çok kişi var. Ayrıca reviri askerlikten muaf olmak için kullanmaya çalışan çok kişi de var.

Revire gidersen doktora durumunu anlatırsın. İlacın varsa almanı sağlarlar. Dışarıdan sivil bir eczacı ilaçları birliğe getirir. Birlikte de ilaçların verildiği bir yer var. Oradan gidip tek tek alırsın. Her yemekten önce ya da sonra ilaç kuyruğu olur. İçmen gereken ilaç sayısından fazlasını vermezler. Sebebi ilaçların intihar etmek için kullanılmaması. Dolaplar aranır, dolabında bulurlarsa sorun yaşarsın. Ama ben ilaçlarla ilgilenen kişiyi tanıdığım için bana hepsini vermişti.

Birliğe normalde ilaç sokamazsın. Girişte çantalar aranır. Tavsiyem bu işi gitmeden çöz. Birlikteki doktor uzman değil. Bilmediği bir şey olursa hastaneye sevk eder. O da sıkıntılı bir süreç. Her sabah hastaneye bırakırlar, akşam alırlar, her işini kendin çözersin.
0
dissendium
(13.12.22)
Konudan alakasız arkadaşım için soruyorum, nöbet tutmayacak olman iyi bir şey değil mi? Onda da aynı sorun var.
0
Kahvedesu
(13.12.22)
@michael_knight,

abi benim aklıma gelen bir nokta da buydu aslında. ben 30 yaşında filan yapacağım askerliği. en baştan zaten her türlü sıkıntılı noktadayım. üstüne façalı reyizlerin arasına atarlarsa sırf anksiyeteden dolayı hepten kayış kopar. bakınca sadece kendini üzen, kimseye zararı olmayan, kaygılı bi insanım yani bunca sene ilaçsız da yaşadım şimdi bunun yüzünden orada durduk yere manyak olursam üzücü olur diye düşünüyorum. kaygı bozukluğu için ilaç alan adamla kendini jiletleyen balici bir mi :/
0
🌸mark greg sputnik
(13.12.22)
Ondan korkma ya. Ben adam vuran kişilerle falan tanıştım. Hatta silah atışı öncesi taktik vermişlerdi. Adam cinayet işlemiş diyelim hapisten çıkıp askere gidiyor orada da RDM'lik oluyor. Bunların muhabbeti iyi genel olarak. Korkman gereken götü kalkık esnaf tayfası.
0
OrangeYellow
(13.12.22)
@mark benim gördüğüm kadarıyla; Evet. Simetri hastalığı olanla insanlara ve kendine zarar verme eğilimi olan psikopat askerlikte aynı kategoride. Fakat Orange'ın da dediği gibi dışarıda olsan korkacağın bir insan orada o düzen içerisinde pek de korkutucu olmuyor.
Yine de mümkünse ilaç kullanma. İlaç işinden hiç bahsetme.

Bu işin olurunu aslında biliyorsun, 80 bin TL :(
0
michael_knight
(13.12.22)
yok yahu içtimada filan zaten söylemem niye söyleyeyim, ben önceden halledebilmek adına sordum soruyu. ama bunu neden söylediğinizi tam olarak anlamadım. içtimada söylemek komik olur diye mi diyorsunuz? yoksa askerde antidepresan kullandığımı da gizlemeli miyim mümkün olduğunca?

belki ben safça düşünüyorum bilmiyorum ama reçetesiz bile satılan bir ilaç abi bu, bence bugün ülkenin en az yarısının kullanması lazım zaten, niye böyle bir algı var ki yani sanki zombiymişim veya elime silah verilmezmiş gibi? tam aksine takıntılı adam olduğum için her şeyi en ince detayına kadar düşünüyorum, en çok bana silah ve nöbet vermeleri lazım aslında.
0
🌸mark greg sputnik
(13.12.22)
Rdm bölüğü olayı artık yok, 5 sene oldu askerlik yapalı yoktu. Bunun dışında silah görevi verilmez muhtemelen (belki ilaç kullanan hiç kimseye vermiyorlardir ama onu net hatırlamıyorum). Böyle olunca bir meziyeti olmayanın durumu zor oluyordur bence çünkü hem meziyetsiz hem silahsız olunca orada verilecek tek iş hamallık kalıyor. Meziyetsiz değilsen de bir çeşit büro görevin olur ya da gazinocu garson olursun.

Özetle endişelenecek bir şey yok.

Bir de oradaki doktorun da rdm subayının da benim gözlemin farklı bir bakışı oluyor, hani antidepresan kullanımının onların gözünde bir şey yaratacağını sanmıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
(13)

Flörtünüzle hijyen anlayışınız farklıysa soğur musunuz?

burnley
Dışarıdan eve gelince ellerini yıkamıyor. Veya eve kargo gelince kuryeden kargosunu teslim alıyor ve ellerini yıkamadan yemek sofrasına geri dönüyor. Geçen bir keresinde dayanamadım uyardım, gitti yıkadı ama çocuk gibi uyarmak da nereye kadar.Hijyen anlayışınızın benzer olmaması soğuma sebebi midir
Dışarıdan eve gelince ellerini yıkamıyor. Veya eve kargo gelince kuryeden kargosunu teslim alıyor ve ellerini yıkamadan yemek sofrasına geri dönüyor. Geçen bir keresinde dayanamadım uyardım, gitti yıkadı ama çocuk gibi uyarmak da nereye kadar.

Hijyen anlayışınızın benzer olmaması soğuma sebebi midir sizin için?
0
burnley
(13.12.22)
evet :(
0
freebird5406_2
(13.12.22)
bende soru işaretleri uyanır.. yani tuvaletten çıkınca elini yıkamaması, eve gelince yıkamaması, kirli kıyafetlerini değiştirmemesi, evde olsa bile duş almaması evet düşündürücü ve ben de uyarırım. Ama hijyen anlayışlarımız farklıysa ne kadar orta yol bulunur bilemedim, sonuçta iki tarafın da bakışı farklı, orta yol için iki taraf da adım atmalı.
0
mor oje
(13.12.22)
Bahsettiğin şeyler beni rahatsız etmez ama mesela burnunu karıştırdıktan sonra ellerini yıkamadan yemeğe oturursa ona biraz bozulabilirim, onu da gördüm diye tabii asdasd onun dışında ellerini yıkamadan yemeğe oturdu diye çok şeyapmam, yani yanlış anlamayın da başka zaman gel yüzüme otur dediğimiz kişilere böyre davranmak anlamsız bence kargoyu aldıktan sonra elini yıksa ne olur yıkamasa ne olur.

Edit: Düşündüm de burnunu karıştırması da çok rahatsız etmiyor gibi ya.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(13.12.22)
Sevgilimse eğer ağzıma soksun pis elini isterse, sorun değil. Flörtümse ve önümde burnunu karıştırıyorsa baybay.
0
vedatchilipeppers
(13.12.22)
Bu örneklere odaklanmadan genel olarak hijyen farkı diye bir şey yok sanırım. Kirliler, hijyene dikkat edenler/önem verenler ve takıntılılar var. Kirliler/pasaklılar ile olmaz. Ben hijyene dikkat edenler/önem verenlerdenim. Muhtemelen takıntılılar da bana aynısını söyler.
0
nawar
(13.12.22)
Burun karıştırma örneği nerden çıktı bilmiyorum.
Ben bu verdiğiniz örneklerde bi absürtlük görmedim. Bilakis bu tip ufak tefek mikroplar insanı daha sağlıklı hale getiriyor.

Evinde bulaşık makinesi olmayan çocuklar olan çocuklardan daha sağlıklı oluyor. Çünkü tabaklarda bulaşık artığı kalıyor ve o hijyenik olmayan ortam bağışıklığı güçlendiriyor.

Beni bu kadar hijyen takıntısı olan ve olayın özünden yani “sağlıklı hayat sürmekten” kopan bir insandan soğurdum. Yani evet hijyen anlayışınızın paralel olmaması soğuma sebebi.
0
zimbirik
(13.12.22)
@zimbirik+1
0
Amaranta ursula
(13.12.22)
İlişkilerde bu tür hayat tercihlerinin yakın olması sorunları azaltıyor. Hem kardeşim, hem yengem süper dağınıktırlar. Genetik ilmi gereği yeğenim de aynen anası-babası gibi. Evlerine gelince yerdeki oyuncakların üzerinden atlaya atlaya geçip, kanepenin üstüne yığılı kıyafetleri kenara itip kenarına oturuyorum bazen, o derece. İyice yaşayamaz hale gelince ancak temizlik-toplama işi yaparlar. Düşünüyorum da eğer benim kardeşim veya yengem diğerinin tersine aşırı titiz biri olsaydı evlilikleri 15 yıl sürmeyebilirdi.
0
d max
(13.12.22)
vedatchilipeppers+1
0
ala09
(13.12.22)
Beni git ellerini yika diye uyaran biriyle evliysem boşanmayı, sevgiliysem ayrılmayı düşünmeye başlarım.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
hijyen benim için çok önemli. asansörde düğmeye parmağıyla basınca eve geldiğinde ilk iş elini yıkamalı. yıka diye uyarmam, diretmem ama beni görünce zaten o da uyar herhalde. bu konularda uyarmalı ilişkide soğumak normal. her iki taraf için de.
0
gabe h coud
(13.12.22)
Temizlik de pislik de insanın içindedir, hangisine yatkın olunacağı da daha çocuk yaşlarda şekilleniyor. Mesela normal her aile, çocuğuna dışarıdan gelince ellerin yıkanması gerektiğini öğretir. Bu aşırı bir şey falan değil, temizliğin en basit ve temel adımıdır. Ama çocuğun içinde temiz olma arzusu yoksa istediğin kadar anlat, boş, büyüyünce de yapmayacak.

Dışarıdan eve gelince "Amaan ne olacak yha, ben yıkamam ellerimi" zihniyetinde bir insanla değil flört, arkadaş olarak bile mesafeli olurum. Net.
0
Berck
(13.12.22)
sözüm meclisten dışarı ama erkeklerin çoğu bu tip durumlarda temizliği "unutabiliyor".
ya da mesela elini mutfak veya banyo lavabosunda yıkamanın farkından bihaber olabiliyor.
bebek bezini "nasılsa çöp" diye mutfak çöpüne de atabiliyor.
yani zaten çoğu zaman dürtüklemek gerekebiliyor ve çocuk gibi uyarmak zorunda kalıyorsunuz.

kişisel hijyen konusunda bir sorun yaşamıyorsam bu tip konular bana pek batmaz, hatta dikkatimi ne kadar çeker bilmiyorum.
en kötüsü hatırlatırım, bir noktadan sonra da öğrenir zaten.
0
blatta hiberna
(13.12.22)
(20)

Bazen kitap okumak size de gereksiz geliyor mu?

yakbenivatankurtulsun
Merhaba arkadaşlar,Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
Merhaba arkadaşlar,

Elimde bir sürü kitap var kimisini okudum, kimisine elime dahi sürmedim. Bazıları da yarım kaldı bekliyorlar bir köşede. Okuyasım gelmiyor ve boş yere okuyormuşum gibi bir his oluyor içimde bazı zamanlar. Size de oluyor mu böyle?
0
yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Eskiden roman ya da öykü okuduğumda bu his gelirdi bana ama yaş ilerledikçe şunu fark ettim ki doğru bir roman seçildiğinde dil, üslup, düşünce stili, anlamlandırma, analiz, eleştirel düşünce, sosyal öğrenme vs gibi bir çok alanda farkında olmadan kendimizi geliştiriyoruz. Bazen de romandaki, oykudeki karakter ile kendimizi ozleslestirip duygularımızı regule edebiliyoruz. Dolayısıyla artık öykü ve roman okurken de bu his hiç olmuyor.

Salt bilgi içeren kitaplarda zaten olmazdi.

Kitapların her zaman besleyici ve iyileştirici bir gücü vardır benim hayatımda. sadece iyi yazar, iyi kitap ve ilgi alanlarınızı iyi seçmek gerekiyor tabii ki. Her kitap türünu seveceksiniz diye bir şey yok. Tabii bizim sevmememiz o kitabın kötü olduğu anlamına da gelmez.
0
fraise
(13.12.22)
Bazi kitaplarin boyle hissettirmesi normal. O zaman o kitabi birakip baska kitaba gececeksiniz.

Ama genel olarak "kitap okumak gereksiz mi" derseniz, tabii ki de degil. Tartismak bile (tabii ki her sey tartisilmali ama) manasiz bana gore.
0
ahm1
(13.12.22)
kitap sarmadıysa dünyanın en iyi kitabı da olsa okumak zorunda değilsin, sevmemek için bir sürü nedenin var
0
freebird5406_2
(13.12.22)
Bilgi birikiminin yanısıra, sözlü ve yazılı anlatım yeteneği, kelime haznesinin artması, anlama, bakış açısı ve anlayış ufkunun genişlemesi benzeri sayısız faydası olan bir güzel bir uğraş olduğunu düşünüyorum.
0
Mirket
(13.12.22)
Yaklaşık iki sene oldu kitap kapağı açmadım. Roman okumayalı belki daha uzun süre oldu. İfame gücümde inanılmaz bir zayıflama var. En çöp kitabın bile kelimeleri, kalıpları canlı tutmak anlamında mutlaka büyük faydası var.
0
IncredibleMau
(13.12.22)
Daha ziyade romanlardan mı söz ediyorsunuz?

Kitap okumak kavramı hep işin kendisi gibi lanse ediliyor. Kitap işlevsel bir şey, dijital yayınlar yokken insanlar film izlemek yerine roman ve hikaye okuyorlardı, bilgi almak için akdemik kitaplar okuyorlardı, bir şey öğrenmek için yine öğretici kitaplar okuyorlardı. Felsefe yine kitaplardaydı, birçok teknik mesleki bilginin kitaplarla açıklanan yönleri vardı. "Kitap okumak" tek bir iş değil ki? Ben çok şaşırıyorum buna. Eğer sürekli roman ve hikaye okuyorsanız bunun sürekli dizi film izlemekten çok bir farkı yok. Eğlence etkinliği bu. Eğer zamanınızın çok büyük bir kısmını eğlenceye ayırıyorsanız yaptığınız şeyi sorgulamanız doğal bence.
0
akhenaten
(13.12.22)
Genel olarak bütün türlerden bahsediyorum; roman, felsefe, tarih, politika,...
Okumak, genel olarak faydasızmış gibi geliyor, zaman kaybı sanki. Öyle olmadığını biliyorum ama içimden gelen bu. Zaten öleceğiz, okuduğum ne işe yarayacak, maddi bir getirisi de yok. Öğrensem; bir şeyler paylaşacak, onu geliştirecek, aktaracak bir ortamda yok. Onun yerine daha farklı aktivitelerle zamanı değerlendirmek daha mantıklı gibi.
0
🌸yakbenivatankurtulsun
(13.12.22)
Hak veriyorum. Okuduğunu anlatacak, tartışacak bir ortama girmiyorsan/sosyal ortam bulamıyorsan, paylaşamıyorsan bir süre sonra unutuluyor okunanlar zaten. İfade etme becerini, kelime hazneni arttırıyor ama bunları yapamayınca anlamsız kalıyor
0
piranase
(13.12.22)
zamanla insanın keyif aldığı şeyler de değişiyor.
eskiden ihsan oktay anar kitaplarını bir solukta okurdum ancak son kitabını 30 sayfa bile okuyamadım.

mesela otostopçunun galaksi rehberini inanılmaz kısa bir sürede bitirmiştim askerdeyken. şimdi muhtemelen okuyamam. gülle gibi cilti elime almaya bile cesaret edemem sanırım.

ama şöyle de bir örnek var. demir ökçe'yi 20'li yaşlarımdayken çok sıkıcı bulmuştum ve 10-15 yıldır kitaplığımda öylece duruyordu kitap. geçen ay kızım kitap okurken ona eşlik etmek için ben de demir ökçe'yi aldım elime. bir solukta bitti kitap.

bence farklı 1-2 kitap türü denemekte fayda var.
0
teritori
(13.12.22)
Keşke kitap okuyacak zamanım olsa. Gereksiz gelmiyor, tam tersi keyif alıyorum.
0
dissendium
(13.12.22)
ben roman, hikaye öykü vs tarzı kitaplarda o hissi alıyorum. boşuna okuyormuşum gibi geliyor.
ama iş, gelişim, psikoloji tarzı kitaplar bir şeyler öğrettiği için tam tersine verimli vakit geçirdiğimi düşünüyorum. bu kitaplardan edindiğim bilgileri de öykü olarak anlatmak suretiyle aktif olarak kullanıyorum hayatımda
0
roket adam
(13.12.22)
bu mantıkla film izlemek, müzelerde tabloları incelemek, bir opera izlemek, tiyatroya gitmek falan da gereksiz.

kitap okumak neden gereksiz olsun yahu. insanlar binlerce yıldır neden sanatla uğraşıyor?

bence bakış açınızı değiştirin biraz. olayı çok "bana görülen ölçekte ne katıyor"a indirgemişsiniz gibi. bu şey gibi, "baklava yemeyeyim evde yoğurda şeker katarım, kalan parayla da 20 tane poğaça alırım ki 3 gün karnım doysun."
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
yıl olmuş 2023, halen daha kitap mı okunur ya çok saçma.

görsel medya bu kadar gelişmişken izlemek görmek gezmek varken kitap okumak saçma.

300 yıl önce mantıklıydı, paran varsa git gitmek istediğin yere gez istediğin yemeği ye, yoksa da aç youtube yaz oradan izle.

zaten kitap nasıl okunur onu bile bilmiyor halkımız, ilk önce onu öğrenmek gerek.
0
Hallegadola
(13.12.22)
Sizin dunyayi algilama biciminiz, yasayisiniz degisiyor. İlla birileriyle paylasmak icin okumaniza gerek yok.

@hallegadola: ironi degil mi bu? :)
0
ahm1
(13.12.22)
Beynin bos bir sekilde yasamak baska, gordugun/yasadigin seylerin anlamini bilerek (artik bilebildigin kadar, tamamen bilmek mumkun degil tabii) yasamak baska.
0
ahm1
(13.12.22)
Sizi etkiliyor mudur etkilemiyor mudur bilemem de, sürekli pompalanan her boşlukta kitap okunmaliymis, "çok" okunmaliymis ve yapmıyorsak aa ne kadar cahil kultursuzsunuz şeklinde bir söylem var.

Bazen de okumazsiniz, ilginizi cekmemistir bırakır çöpe bile atarsınız... Kasmaya gerek yok.

Hele ki roman okuyanları hiç anlamıyorum şahsen. Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini bir insan nasıl istekle okuyabilir, aklım almıyor.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
Encokbenisevinnolur'a roman konusunda katiliyorum. Sacma sapan romanlar okumayin. Şu video bu konuda cok bilgilendirici: youtu.be
0
ahm1
(13.12.22)
ahm1 ciddiyim bir yaştan sonra roman okumanın anlamı yok bence de. hayata ilk atılırken okunan klasikleri saymazsak saçmasapan romanlara vakit ayırmak gereksiz.

tarih kitabını da roman gibi okuyor millet. kitabın arkasında dizin olur ona bakarsın sana göre faydalı olan şeyi okursun.

roman yerine film izlemek çok daha mantıklı. dostoyevski zamanında sinema sektörü olsaydı bence tarkovsky gibi bir şey olurdu. günümüzde roman okumak vakit kaybıdır
0
Hallegadola
(13.12.22)
@hallegadola: sacmasapan romanlari okumak gereksiz de sacmasapan olmayan da bir suru roman var. Dostoyevski'nin romanlari film yapilamaz (yapilan var ama kitabin cok azini aktarabiliyor), dolayisiyla tarkovski falan da olmazdi.

Film senaryosu gibi yazilan romanlari okumak yerine film izleyin ama baskalarinin ic dunyalarini anlatan gercek romanlari da okuyun.

Bir de sanki sacma romanlar var da sacma filmler yok :) hollywood'un butun filmleri tamamen eglencelik, hicbir katkisi olmayan filmler.

@encokbenisevin: "Ortaya çıktığı dönemde bugünkü pornografinin işlevini görmus şeylerin kaba ve estetik yoksunu hallerini..."

Her sey ortaya ciktigi donemde farkliydi. O zamanlar film denen sey cekilemedigi icin kurgu olaylar romanla aktariliyordu. Sonra film cikinca modern romanlar, kisinin ic dunyasina yonelmeye basladi.

Eskiden insanlar kendi portrelerini yaptirirdi ressamlara. Fotograf makinesinden sonra ne gerek var seni ressamin cizmesine? Resim sanati da baska yone gitti dolayisiyla.
0
ahm1
(13.12.22)
cart pembe kanepeyi salonun ortasına oturtup estetik bulan bir kadın ne kadar haklıysa kitap okumayın youtube'ta var diyen insan da kendine göre o kadar haklıdır.

alternatifleri bilmeyen insan için kendi yaptığı hep en doğrusu gibi gelir. buna yanıt vermenin de bir manası yok esasen. sen gidersin atıyorum paris'te creme brulee yersin. adam der ki ne gerek var bizim sütlacımız var. ne denir ki bunun üzerine? sen zaten o gerek yok dediğin şeylerin güzelliğini/gerekliliğini bilmediğin için bir ihtiyaç duymuyorsun. bilmediğin şey hakkında yorumda bulunmaman gerekirken üstüne bir de hayır benimki daha doğru diyorsun. bu çok komik.
0
bohr atom modeli
(13.12.22)
(6)

70 sayfalık rapor kaç liraya yazılır?

hadi ya la
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya so
Uzmanı olduğum bir konuda içerik tablolu, referans vermeli, APA formatında 1,5 satır aralığı şeklinde yazılacak ortalama 70 sayfa tutacak İngilizce rapor için fiyat bekliyorlar benden. Gece gündüz çalışmalı bir süreç olacak, 7 gün içinde bitmesi gerekiyor.

Bu işin piyasasını bilmediğim için buraya soruyorum, ne kadar istemeliyim?
0
hadi ya la
(11.12.22)
20 000 TL den aşağı böyle bir şeyler uğraşılmaz. 20-25 bin TL aralığında iste.
0
OrangeYellow
(11.12.22)
Böyle şeylerin fiyatlarını hiç bilmiyorum ama eğer ekstra bir kazançsa ve bu meblağya acil ihtiyacım yoksa, sırf zaman sınırından dolayı 20 binden daha fazla isterdim. Grafiklerle dolu olmayacaksa düzgün bir dille, belirli bir seviyede ve yabancı dilde günlük 10 sayfa yazmak kolay olmayacaktır.
0
reactionic
(11.12.22)
arkadaşım benzer bir şeyi geçen sene 16 bine yapmıştı, hem de türkçe. ama sayfa sayısı daha fazlaydı sanırım. bence en az 25 bin istemeniz lazım.
0
candide
(11.12.22)
Benzer tarafları olan bir işin zamana yayılmış olanını 35 bine yaptım iki ay önce.

Eğer bir kuruma bağlı çalışıyorsanız saatlik ücretiniz üzerinden de hesaplama yapılabilir. Kuruma bağlı çalışmıyorsaniz da sizin esdegeriniz uzmanlikta tecrubede olanların saatlik ücretleri ne kadar o da kıstas alınabilir.

Eğer saatlik ücret kısmını ölçüt alacaksanız, Geceli gündüzlü de diyorsunuz, diyelim günde 12 saat 7 gün ugrasacaksiniz, 12x7=84, bunun 39 saati fazla mesai demektir. Yani 45+(39x2) => 123 saat x belirlediğiniz saat ücreti= istenecek ücret.
0
encokbenisevinnolur
(11.12.22)
En az 2.000 euro
0
otopsicocugu
(12.12.22)
Bence bu tarz işlerde belli bir racon var ama bunu oluşturan da uzman kişinin kendisi. Benim üniversitedeki ceza hukuku hocalarımdan bir tanesi mesela paso mütalaa veriyor dosya başına 20 küsür alıyor ama icra iflas hukuku hocasından tek dosyaya 150 binlik mütalaa alındığını da biliyorum. Belki sizin işlerin belli bir standardı vardır ama bilemiyorum.
0
vedatchilipeppers
(12.12.22)
(8)

Türk halkının sömürge konusunda söz hakkı var mi?

logisticsmanager
Misal deniliyor ya Avrupa iste zenginliğini sömürgeciliğe borçlu vs diye.Ok, bu kadar basite indirgemek kolay olsa da tamam.Peki türkiye? Benim bildiğim Osmanlı öyle minnoş bir ülke değildi. Bize sürekli okulda tarih eğitiminde sürekli Osmanlı'nın yaptığı seferler falan irak'a özgürlük götürmek iste
Misal deniliyor ya Avrupa iste zenginliğini sömürgeciliğe borçlu vs diye.
Ok, bu kadar basite indirgemek kolay olsa da tamam.

Peki türkiye? Benim bildiğim Osmanlı öyle minnoş bir ülke değildi. Bize sürekli okulda tarih eğitiminde sürekli Osmanlı'nın yaptığı seferler falan irak'a özgürlük götürmek isteyen amerika gibi anlatilsa da bu seferlerin amacı da oralarin hammaddesini, iş gücünü (gerek asker vs) falan kullanmak.

Şimdi tabiki Avrupa kolonisi ile Osmanlı kolonisi farklı yapıda olsa da bu osmanliyi tatlı, şeker bir devlet yapmıyor.

Bu noktada türk halkı neden Avrupalı devletlere laf ediyor da kendileri çok tatlı bir devletten geliyormuş gibi davraniyor? Cezayirli, senegalli, Faslı konuşsun, onlar sömürüldü. Türk olarak bizler neden kendimizi bu tarafa atıyoruz?

Yani benim bildiğim zamanında osmanli tarafından yönetilmiş sonradan özgürlüğünü kazanmış ülkelerin çoğunda "allahim ne güzel zamanlardı çok süperdi" diye bir olay yok. Aradaki tek fark Osmanlı imparatorluğu çöküşü sebebiyle yıllarca başka ülkeleri feth etmenin modern Türkiye'ye pek bir yararı olmaması mi?
0
logisticsmanager
(11.12.22)
osmanlı'da bildiğimiz sömürgeciliğin şartları hiç oluşmadı. feodal çağı artık köleleştirecek bir yer kalmadığı bir dönemde 1920'lerin başındaki bir burjuva devrimi ile atlattık daha.

osmanlı bir "imparatorluk", varlığını silah zoruyla ele geçirdiği topraklara ve insan gücüne borçlu. topkapı'daki bir takın parası bile libyalı bir köylünün "vergi"sine bağlı mesela. osmanlı bunu ümmet kılıfıyla yaptığı için sözlükteki sömürge tanımının ilk anlamına direkt uymuyor.

tabii bu devam ediyor. mke markalı silahlarla evi yıkılan bir suriyelinin şu an ayda 2.000 liraya ağır sanayide 15 saat çalışması gibi. 12 yaşında hayatında okul görmemiş bir mevsimlik kürt işçi çocuğunun bile isteğe 2022'de bile hala okulsuz ve evsiz bırakılıp bedavaya tarlalarda çalıştırılması gibi.

"Türk olarak bizler neden kendimizi bu tarafa atıyoruz?" sorusuna da cevap çok açık. "biz türküz, biz öyle şeyler bilmeyiz, biz insanın gibi insanız, en iyi millet en iyi ırk biziz."

bu konuya ilgi varsa okunabilir bi: www.kitapyurdu.com
0
patronaj1
(11.12.22)
@patronaj1; yok zaten osmanli avrupa somurgeciligini yapmadı/yapamadı, onda eminim. Ama bize anlatilmaya calisilan bunun Osmanlı/türk halkı çok tatlı/şeker olduğu için olmadığı ama gerçekte olan çöküş döneminde bunu yapacak gücümüzün olmaması. Ha bir de tabi biz ümmet diyip din ayrımı yaptık ama diger devletlerde din ile değil millet ile ayrım var. Doğru mudur?
0
🌸logisticsmanager
(11.12.22)
Niyet farkı var bu konuda. Osmanlı fetihleri temelde İslam'ı yaymak amacıyla yapar. Buna gaza politikası deniyor. Osmanlı'nın parçalanmasına karar verilmesi ve bunun uygulanması ise dinden bağımsız, direkt Osmanlı topraklarını, petrollerini hedef olarak gören bir düşüncenin sonucu. Sömürgecilik aslında endüstrileşme için bir gereklilik. Osmanlı endüstrileşmesi Avrupa ülkelerine göre daha geç olduğu için sömürgeleştirme gibi bir gereklilik söz konusu değil. Osmanlı daha erken uyanmış olsaydı sömürgeciliği akıl edebilirdi belki de.
0
dissendium
(11.12.22)
sömürgecilik konusunda not düşmek gerek: sömürgecilik kapitalizme özgü değil.
0
prole
(11.12.22)
Yazdım yazdım sildim cevap da vermek istedim ama olmadı, neden öyle yaptığımı yazayım. Bir paragrafta yazdığımı dönüp okuyunca Avrupa'yı savunuyormusum gibi oluyor, öteki paragrafta bir bakmışım Osmanlici olmuşum :)

zor bir soru. Berrak bir cevap için kavramsal bir okuma gerekli bana kalırsa. Mesela sömürgecilik tam olarak nedir, farklı ekoller (tarih, sosyoloji, siyaset) ve kuramlarda bu kavram nasıl ele alınmış?
0
encokbenisevinnolur
(11.12.22)
Her ulke kendini harika sekilde anlatir. Istanbul fethi yeni cagin baslangicidir. Bu sav sadece biz turklerin tanidigi bisey. Dunya tarih8nde boyle bisey yok.
0
halk
(11.12.22)
malum şahsın hükümranlığı döneminde türkiye'nin esasında ne kadar boş bir memleket olduğu unutuldu abi. iş büyük oranda "akçomar" seviyesine indi; yani kötülüğün üstü daha kötü bir şeyle kapatılınca herkes ona odaklandı.

esasında türk ulusunun çok büyük çoğunluğu aşırı milliyetçi, dogmalara bağlı, analitik düşünme kabiliyetinden ve eğitimden yoksun, olaylara asla ve asla objektif bakamayan insanlar. hadi sıradan vatandaşın böyle olması zaten çok mesele değil ama karar vericilerin/politika yapıcıların da böyle olması her şeyi zorlaştırıyor.

sene 2022 olmuş adam ciddi ciddi almanya'nın, fransa'nın gelişimini sadece sömürgeciliğe bağlıyor. kendi fakirliğini de... "öyle zengin olacağımıza olmayalım" filan diyor. bu zihniyete bir şey öğretemezsin maalesef.

"osmanlı daha minnoştu" demek yanlış olmayabilir çünkü osmanlı gittiği yerlerde genelde yerli halka fazla karışmayan bir yapıdaydı ama bunun bize yansıması minnoşluk olarak olmadı. gittikleri yerde kendi kültürlerini empoze etseler, kültürel emperyalizme ağırlık verseler bugün belki daha zengin ve nüfuzlu bir ülke olabilirdik.

osmanlı bunu "sevimli" olduğu için yapmadı yani, öyle bir kültürü ve vizyonu yoktu sadece. kendinde bir şey yoksa gittiğin yere ne götüreceksin ki. anca vergi alıp cami filan yapmışlar işte, kafası çalışan işe yarar bir avuç adam var onların da yarısını öldürüyorlar zaten.
0
mark greg sputnik
(11.12.22)
@mark; aslında demek istediğim o. Osmanli genel olarak ulus değil din üzerine gittiği için müslüman olduğunu sürece sorun yoktu. Belki feth edilen yerlerin yeniceriler tarafından yağma/talan edilmesi vs var. Sonra misal o ülkenin sonuçta cogu şeyi osmanli eline geçiyor ama tabi endüstri olmadığı için insanlar tarlada vs calismak, asker olmak dışında ya da vergi vermek dışında çok şey yoktur.

Ama dediğim de o; osmanlinin bunu yapma/yapmama sebebi çok tatlı, fedakar insanlar olmalarından değil. Ama Türkiye sosyal medyasinda anlatilmaya çalışılan osmanlinin elinde bu fırsat vardi da yapmadi, biz de sömürüldük ondan bu haldeyiz. Sömürülen fasli vs dostlarımıza destek havasi var. Ama Türkiye'nin somurulme ile alakası yok.
0
🌸logisticsmanager
(11.12.22)
(5)

İzmir'de ofis mobilyası mağazası

niyazi mısri
Merhaba bir çalışma sandalyesi almayı planlıyorum. Pek denemeden alınacak bir şey olmadığı için hafta sonu biraz dükkan gezmeyi düşünüyorum. İzmir'de nerelere gitmek lazım bunun için? Benim aklıma gelen IKEA koçtaş var ek olarak bu mezarlıkbaşı tarafında sanki spotçuların orada ofis mobilyası satan
Merhaba bir çalışma sandalyesi almayı planlıyorum. Pek denemeden alınacak bir şey olmadığı için hafta sonu biraz dükkan gezmeyi düşünüyorum. İzmir'de nerelere gitmek lazım bunun için? Benim aklıma gelen IKEA koçtaş var ek olarak bu mezarlıkbaşı tarafında sanki spotçuların orada ofis mobilyası satan dükkanlar vardı yanlış hatırlamıyorsam. Sizin bildiğiniz başka yerler var mı?
0
niyazi mısri
(07.12.22)
Karabağlardan Gaziemir tarafına doğru giderken atölyeler var. Hatta isminin mobilyacılar sitesi olması lazım. O tarz bir şey deniyor o bölgeye. Daha uygun fiyata daha kaliteli ürünler alabilirsin.
0
westblack
(07.12.22)
kısık mobilyacılar sitesi var. havalimanını geçip ayrancılar/torbalı'ya giderken sağda
0
phonex
(07.12.22)
Söylenilen yerler muhtemelen daha ucuz ve/veya seçenek açısından daha uygundur, yine de evinize yakınsa çiğli-egekent aralığında Anadolu caddesi üzerinde ofis mobilyası satan mağazalar var, bir de eski Karşıyaka devlet hastanesinin yerinin karşısında bir mağaza var, yaninda çılgın döner diye bir dönerci vardı, buralara da bakabilirsiniz seçenek olsun diye.
0
encokbenisevinnolur
(07.12.22)
Ucuz pahalıdan ziyade benim demek istediğim çok çeşit görebileceğim deneyebileceğim yerler
0
🌸niyazi mısri
(07.12.22)
karabağlar sağlı sollu mobilyacı. gezeblirsin akşama kadar.
ikea'ya da bakmayı unutma.
0
etna
(07.12.22)
(13)

Ölüm arada bir tadınızı kaçırıyor mu?

ya ben lan neyse
arada bir geleceğe dair planlar yapıp heyecanlanırsınız ve 40-50 sene içinde (belki 30 sene) büyük ihtimal öleceğiniz aklınıza gelir ve tüm enerjiniz söner. yaşıyor musunuz?edit: ölümden korkmaktan bahsetmiyorum. "zaten öleceğiz ne gerek var." hissi.
arada bir geleceğe dair planlar yapıp heyecanlanırsınız ve 40-50 sene içinde (belki 30 sene) büyük ihtimal öleceğiniz aklınıza gelir ve tüm enerjiniz söner. yaşıyor musunuz?

edit: ölümden korkmaktan bahsetmiyorum. "zaten öleceğiz ne gerek var." hissi.
0
ya ben lan neyse
(03.12.22)
Yaşamıyorum. Ölüm fikrine çok hazırım, herhangi bir an gelip alabilir beni.
0
Bruce
(03.12.22)
Yaşamıyorum. Uzun yaşamak gibi bir arzum yok. 40-50'de ölmeye okeyim şahsen.
0
Amaranta ursula
(03.12.22)
benim ölmem fikri keyfimi hiç kaçırmıyor. kafaya hiç takmıyorum.

sevdiklerimin ölme ihtimali veya uzun sürecek bir hastalık veya sakatlık ihtimali daha çok sıkıyor beni bazen.
0
roket adam
(03.12.22)
hastalik&sakatlik&kaza tarzi seylerden aklim cikar ama ölüm pek aklima gelmiyor. bahsederken bile benim basima gelmeyecekmis giibi bi olay
0
ala09
(03.12.22)
hayır. iyiyim böyle.
0
gabe h coud
(03.12.22)
bana oluyor evet.

ölü olma fikrinden korkmuyorum. inançsızım. öldükten sonrasına dair endişem veya korkum yok - hiçbir şey hissetmeyeceğime, olmayacağıma inanıyorum ama şu anki bilinç düzeyimle bir gün ölecek olma fikrini sevmiyorum.

düşünüyorum mesela... uzun yıllar uğraştım, belki evlendim, üç yaşında bir kızım var, 40-42 yaşındayım, bugünleri düşünüp gülümsüyorum "boşu boşuna heder ettin kendini, bak ne güzel oldu hayatın şimdi" diyorum... sonra hop, bir gün bayılıyorum durduk yere. son evre kanser çıkıyor.

böyle bir şeyden çok ama çok korkuyorum. "ölü olmak"tan yana problemim yok. ama ölmek, hatta öleceğini bilerek yavaş yavaş bu dünyadan ayrılma fikri inanılmaz yıpratıcı geliyor.
0
mark greg sputnik
(03.12.22)
Ölüm fikrini hiç unutmadan yaşıyorum, en azından yaşamaya çalışıyorum. Birtakım hırslardan arındırıyor beni, daha affedici ve sakin olmamı sağlıyor ve rahatlatıyor beni.

Canımı falan sıkmıyor ama şu an ölsem ailem daha da yaşlandığı zaman onlara yardım edecek birinin olmayacak olması fikri beni huzursuz ediyor.
0
vedatchilipeppers
(03.12.22)
bilakis bu aklıma gelince daha enerjik oluyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.12.22)
@roket+1
Kendim icin olum fikri hic ama hic korkutmuyor. Su an bunlari yazarken daha gonder tusuna basmadan olsem bile koymaz ancak sevdigim kisilerin olumu dusuncesi ara ara aklima gelince canim sikiliyor. Isin bana gore garip yani su, mesela bu dusunceleri paylastigim kisiler genelde sevdigim kisileri kendimden daha cok sevdigimi dusunuyor ancak uzerine iyice dusunuldugunde bana gore bu benim kendimi onlardan daha cok dusunmemim sonucu gibi geliyor. Ilginc.

"Zaten olecegiz ne gerek var" fikri ise genel olarak hayatima yon veren fikir acikcasi ve @encok un dedigi gibi aksine eni daha da enerjik yapiyor. Oyle hani "nasilsa uyanacagiz ne gerek var uyumaya" olayi gibi degil ancak mesela hayattan yeteri kadar zevk almayi engelledigimi, sacma sapan uzun vadeli planlari benimsedigimi farkettigim anda bunlari uygulamaktan vazgeciyorum. Mesela sevdigim bir seyi yemeyi sirf ileriye yonelik planlar sebebiyle yemekten kacindigimi farkettigim an hemen yiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(03.12.22)
ölümden dğil yaşlılıktan korkmalı
0
buenosdias
(03.12.22)
Ailemdekilerin ve yakın çevremin ölümü konusu korkutuyor onun dışında tat kaçıran bir konu yok. Hayatımda hiç o "hayat fani, ölüm ani" stili boş hissetmeyi yaşamadım. Ölmek istemem tabii ama ölümü düşünüp onunla ilgili korku da yaşamıyorum.
0
nawar
(03.12.22)
buenosdias +1

Ölecek olma düşüncesi tabii ki aklıma geliyor ama bu gerçeği kabullendim.
"zaten öleceğiz ne gerek var." demek yerine ölmeden ne kadar güzel şey yaşarsam o kadar iyi diye düşünüyorum.

Beni mahveden yaşlı olma ihtimalim. Bütün enerjimi düşüren ve tadımı kaçıran düşünce bu.
0
mutekebbir
(05.12.22)
hiç ölesim yok. ölmek istemiyorum. öleceğim fikri aklıma geldikçe afakanlar basıyor.
0
alperz
(05.12.22)
(17)

Sevgilisini, eşini aldatan kadın arkadaşlarınız var mı ?

thatisthedoctor
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
Erkek olarak merak ediyorum. Kadınlar nasıl aldatirlar nasıl saklarlar bunu?
0
thatisthedoctor
(26.11.22)
Erkekler yakalanmak için aldatır. Kadınların ise profesyonelce yakalanmamak için her türlü kurguyu yapar.
0
goodz
(26.11.22)
Gerçekten mükemmel rol yapma, sosyal medyada müs mükemmel bir aile ve eş olduklarını gösterme durumu oluyor. Hiç bir şey yokmuş gibi davranabilir kadınlar, erkeklerde henüz böyle bir performansa rastlamadım.
Daha çok bilgi için Müge Anlı da izleyebilirsiniz.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Var. Yani hem çok iyi saklıyorlar hem de blöflerini yese de yemese de ses çıkarmıyor erkek arkadaşları. Kadınlar aldatmak ve yalan söylemekte çok iyiler. Sorguladığına bile pişman ederler.
0
nawar
(26.11.22)
Peki en yakın kız arkadaşlarına söylerler mi yoksa gizlerler mi?
0
🌸thatisthedoctor
(26.11.22)
Maalesef var, erkekler olarak ruhumuz duymuyor.
0
BuddyGuy
(26.11.22)
Her kadın en yakın arkadaşına bunu söylemeyebilir.Güvenmesi önemli. Güveniyorsa, ondan zarar gelmeyeceğini biliyorsa söyleyebilir. Böylee bir şeyi söylemek hiç kolay değildir. Özellikle erkek tarafının hiç bir suçu günahı yoksa. Suçu günahı derken erkek de aldatıyor olabilir.
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Erkekler aldattığını daha çok söyler, kadınlar daha az. Benim tanıdığım 2 kadın var biri sevgilisini diğeri kocasını aldatmış, en yakın arkadaşlarına söylememişler mesela. Özellikle söylemek istemediklerini de biliyorum.
0
Bruce
(26.11.22)
Var.
Bir eski arkadaşım erkek arkadaşını benimle birkaç kere aldatti. Sonra 4-5 ay sonra ayrıldılar (bu sebepten degil). Sonra 2 sene sonra tekrar başladılar simdi evliler.

Bir arkadaş da o dönemki sevgilisini birkaç kere eski sevgilisi ile aldattı. O dönemki sevgilisi ile evlendiler, çocukları falan var.
0
logisticsmanager
(26.11.22)
Var. Erkekler bu aldatma konusunda kadınların getir götürünü yapabilir.

En saf, minnoş görünen hatunların bile öyle bir organizasyon kabiliyeti var ki, adama küçük dilini yutturur.
0
norules
(26.11.22)
Yok.
0
Amaranta ursula
(26.11.22)
yok. arkadaslarim 1 adet erkege zor dayaniyor
0
ala09
(27.11.22)
cok uzun yillar once avukat bir kadinla cikiyordum. aylar sonra kadinin evli oldugunu ogrendim. kadinin kocasi da avukatmis. borderline oldugundan adim gibi eminim. en son
kocasini bosamisti, 3-5 yil oradan oraya takildi ve saf bir cocuk bulmus. onunla evlenip cocuk yapmis. benim eyorlamam bu kadar.
0
ubi dubium ibi libertas
(27.11.22)
var. 7 yıllık sevgilisini benimle aldatan bir kız vardı. erkekler saf oluyor ve konduramıyor. gözünün önündeki şeyden bile şüphelenmiyor. kızlar saf ve sadık kız rolünü çok iyi yapıyor. bahsettiğim çift sonra evlendi çocukları oldu
0
abelardo
(27.11.22)
o.O bence aldatmayı normelleştirelim başka türlü olmayacak herkes aldatsın anasını satayım zaten aldatıyormuş bari bilelim en azından.

Ben 6 yıllık ilişkimin son yıllarında aldatılmıştım ama bir tuhaflık sezmiştim sonra itiraf etti zaten iş yerindeki masa arkadaşı ile olduğu konusunda. Ama en beklenmeyecek insan bile yaptıysa herkesten bekliyor insan, insanlıktan bir umudunuz kalmıyor. Sonrasında ölene kadar aynı hatayı yapmaya da bilir belki mesela aldatan insanlar da tabii ki evlenip çocuk yapıyor ama tekrar yapacağı anlamına gelmez bu.

Yaklaşık 10 yıllık bir ilişki geçmişim var ben sadece üniversite yıllarımda ilişkim varken kuzenle amsterdam gezisinde hiç niyetim olmamasına rağmen bakmak için gittiğimiz redlight district içinde bulmuştum kendimi. Tek aldatma olayım bu. Gördüğüm 2. bedendi pek rahat hissetmemiştim ama aldatma değil de aldatılma hikayemde gayet arzular havada uçuşmuştu o yüzden fiil olarak aynı olsa da aynı kefeye koyamadım hiçbir zaman.

Kadınlarınki daha sistematik ve duygusal olabiliyor o daha fazla can sıkıcı. Gerçi çoğunu bilmediğiniz için bir sıkıntı yokmuş devam..

Yine de başta şaşırdığıma bakayın dünyayla barıştım ben, masum değiliz hiç birimiz. Herkes her an aldatabilir öyle kusursuz canlılar değiliz hayvansal güdüler bir yerlerden patlak verebiliyor.

Ha ne olur, ben mesala biraz fazla ilişki yaşadım doyuma ulaştım, merak ettiğim bir şey yok. Severek evlendim. 10dk lık zevk için geçmişimi ve geleceğimi mahvedemem. Öyle bir şey istersem de boşanırım zaten. Ama ilişkide sorunlar varsa bu irade ortadan kayboluyor. Umarım sorunsuz gider de tekrar bir aksiyon yaşamam. Çünkü ben aldatılınca karşı tarafı kabul edemiyorum. Beyin etse vücut etmiyor vücut etse beyin etmiyor.

Ama kadınların affetme oranı daha fazla nasıl başarıyorlar bilmiyorum. Evrimsel süreçle ilgili sanırım..
0
ananiyimioguz
(27.11.22)
En çok logisticsmanager'ın aldatılma olayında baş rol oynamasına şaşırdım.

Vardı böyle tanıdıklarım. Hatta birisi evliydi. Sosyal medyadan ''aşkım, canım kocam'' paylaşımı yapıp adamı boynuzluyordu. Evlerden ırak böyle insanlar gerçekten.

Nasıl saklıyorlar bilmiyorum. Seven erkek kör oluyor.
0
Kahvedesu
(27.11.22)
Yakınlarına anlatmazlar. Biraz da bu yüzden ömür boyu gizli kalabiliyor kadınlar bunu yaptığında.
0
megalomaniac
(27.11.22)
"normal" bir ilişkide zaten temel bir güven tesis edildiği için karşı taraf bu gozle bakmıyor ve şüpheli alanları da iyiye yormaya sana öyle gelmiştir demeye yani kendini kandırmaya meyilli oluyor. Aldatan da bunu çok iyi kullanıyor. Benim rastladiklarimda ya da dedikodu olarak dinlediklerimde durum hep böyleydi.
0
encokbenisevinnolur
(27.11.22)
(7)

Yetişkin oyuncakları

grgn
Tek başınıza oynayabildiğiniz, eşşek kadar adam/kadın olduğunuz halde sizi eğlendiren oyuncaklar var mı? Drone, rc model, puzzle veya başka bir şey...
Tek başınıza oynayabildiğiniz, eşşek kadar adam/kadın olduğunuz halde sizi eğlendiren oyuncaklar var mı? Drone, rc model, puzzle veya başka bir şey...
0
grgn
(26.11.22)
normal puzzle, manyetik puzzle şu mıknatıslı çubuklar ve metal toplardan olan, yeğenimle aktivite olsun diye başlayıp kendi kendime devam ettirdiğim mandala boyama, bir ara tangram almıştım çeşitli şekilleri yapmaya çalışıyordum. boş boş oturmaktan nefret ettiğim için oyun hamuru ile bile uzun süre vakit geçirebiliyorum :)
0
hypathia
(26.11.22)
kız arkadaşıma we-vibe rave almıştım, oldukça eğleniyor.
0
synesthesia
(26.11.22)
20 yıllık Lego'larım duruyor ama oynamıyorum. Puzzle sevmem. Ben Monopoly oynamaktan keyif alıyorum ama o tek kişiyle değil. Atari olsaydı Super Mario oynardım.
0
dissendium
(26.11.22)
Solo test
0
deer hunter
(26.11.22)
Yoyo
0
encokbenisevinnolur
(26.11.22)
Her türlü boya işleri. Boyama kitabı, eşya boyama, akrilik tuval üstünde boyama. Kil işleri. Mozaik dizme ve boyama.
Arada tarot falı açma. Bence oyun:)
0
işteöylebirşey
(26.11.22)
Eski atari oyunlarını oynuyorum, 90'lı yıllardan kalanlar.
0
John Bloor
(28.11.22)
(6)

kat karşılığı ev meselesi

bugisme
küçük bir şehirde göl cepheli şehir merkezinde eski bir evimiz var. cephesi dar ve yandaki parsellerle birleşirse 4-5 kat ev çıkılabiliyor. bir mütrahit 2şer daire toplam 8-10 daire yapıp sadece birer tane bize ve yanımızdaki mülk sahibine 150m2lik ev veririm diyor. bu bize çok az geldi. genel teamü
küçük bir şehirde göl cepheli şehir merkezinde eski bir evimiz var. cephesi dar ve yandaki parsellerle birleşirse 4-5 kat ev çıkılabiliyor. bir mütrahit 2şer daire toplam 8-10 daire yapıp sadece birer tane bize ve yanımızdaki mülk sahibine 150m2lik ev veririm diyor. bu bize çok az geldi. genel teamül % kaç arsa sahibi %kaç müteahit olarak uygulanıyor? Açıkçası konuya hakim olamadığımızdan ata toprağının elimizden gitmesini de istemiyoruz. bizim isteğimiz her kata 100m2 lik 3 daire toplamda 12-15 daireden bize 3 daire vermesi. Çok mu yüksekten uçuyoruz?
0
bugisme
(23.11.22)
Onun m2 hesabı var diye hatırlıyorum kanunen. (Arsa m2 değeri) x (Kat sayısı)/2 aklımda kalan formül bu ama teyit edin bilen birinden, gerekirse danışmanlık ücreti vs verin bu işlere bakan birilerine sorun. Orada kaç katlik imar izni var o da önemli.
0
encokbenisevinnolur
(23.11.22)
Başka müteahhite sorun? Bununla ilgili genel bir düzenlene vs yok, kiminle nasıl anlaşırsanız o. Birkaç yerden teklif almak en mantıklısı olur. Ama düşünüyorum, müteahhit 15 daire yapabileceği yere neden 10 daire yapsın? Büyük ihtimalle imar izni ve emsalle alakalı bir konusu vardır.
0
roket adam
(23.11.22)
belediye yönetmeliğinde ne yazdığı da önemli, yapılar arası mesafe, yol kenarıysa yapı ile yol arası mesafe, max çıkmasına izin verilen kat sayısı, yapıya bahçe yapılıp yapılmayacağı, merdiven boşluğu, asansör vs çıktıktan sonra kalan kullanılabilir alan vs bunlar hep etkiler. öte yandan arsanın yeri, nasıl bir muhit olduğu, muhitte yeni eve yönelim olup olmaması da müt. için önemli şeyler. 8 - 10 dairede iki arsa sahibine 2 daire normal. sizin kurudğunuz şukadar m2 var her kata bu kadar daire yapsa vs bunlar biraz havada kalır. yapının yapılacağı alanın şekli dahi etkiler dairelerin alanını. ayrıca kattaki daire sayısı arttıkça müt. için masraf da artacak, fazladan 4 - 5 daire için elektrik su tesisatı kurduracak, ıslak hacim kuracak, mutfak kuracak vs vs. bu açıdan düşünürseniz 100 m2 ve 12 dairede yine 2 daire bile teklif edebilir.
0
issiz karga
(23.11.22)
yerel bir şey bu. o bölgedeki rayiç önemli. buradan ne denilse boş olur. yer vardır yüzde 60-70'le verilir yer vardır yüzde 30la verilir. olur mu bilmem ama siz az bulur vermezsiniz ama yan taraflarınız verirse sizin arsanız işlevsiz kalabilir.
0
paintov
(24.11.22)
imar durumuna göre çekme payları, yoğunluk , hmax değerlerine göre toplam kapalı alan ve kaç daire yapılırsa efektif olacağı ortaya çıkar diyelim ki 10 daire yapılıyor.

Paylaşım oranı

Edirne ilinin Barutluk Mahallesi %25-30
Edirne ilinin Şükrüpaşa Mahallesi %48-55
İstanbul ilinin Suadiye Mahallesi %79-86
İstanbul ilinin Altayçeşme Mahallesi %x-y

Rakamları yaklaşık yazdım.

Tamamen yere bağlı paylaşım oranı değişmektedir bölgedeki rayici mütehaitler yan arsa sahipleri ve emlakçılar bilir.

İl- İlçe- Mevkii- Ada-Parsel bilgisi varsa belediye e-imar uygulamasından imar durumuna bakın ben yardımcı olayım.
0
alp9900
(24.11.22)
Yazılmış bilgiler doğru, ama bir müteahhit olarak cevap vermeden geçmek olmaz.

Kat karşılığı inşaat işinde, arsa sahibine ne vereceğimizin hesabı çok basittir aslında;

Toplam imalat maliyeti + müteahhit karı = Müteahhite düşen dairelerin satışından gelecek para + arsa sahibine verilecek daireler

Öyle yer vardır ki, 10 daire yaparsın, 9'unu arsa sahibine verirsin, kalan bir tane maliyet ve karı karşılar.

Öyle yer vardır ki 10 daire yaparsın, 1 tane arsa sahibine verirsin. 9 tane satarsın ancak maliyet ve kar çıkar.

Bir başka müteahhit firmadan daha teklif alın kabaca, tabi ki o bölgede iş yapan bir müteahhit olsun.
0
John Bloor
(24.11.22)
(6)

Çocuğunu sabah akşam döven anne nereye ihbar edilir?

grabbing hands
Şehir izmir.Fiziksel şiddet ve küfür var. Yan binada oturuyorlar. Çocuk korkudan sokakta bile korkarak yürüyor.Not: anne çingene tavırları olan bir kadın.
Şehir izmir.

Fiziksel şiddet ve küfür var. Yan binada oturuyorlar. Çocuk korkudan sokakta bile korkarak yürüyor.

Not: anne çingene tavırları olan bir kadın.
0
grabbing hands
(22.11.22)
Aile ve sosyal politikalar bakanlığı. Polise şikayet etmeniz yeterli veya cimer'e yazın
0
beemaker
(22.11.22)
Gecikmeyin derim. Yavrucak büyük fiziksel ve psikolojik sıkıntı altında muhtemelen
0
rosencruz
(22.11.22)
sosyal hizmetlere
0
bass solo take one
(22.11.22)
183
0
skywalker.anakinn
(22.11.22)
Alo 183
0
encokbenisevinnolur
(22.11.22)
alo 183. çocuğu alırlar daha sonra anne dilekçe yazar çocuğu geri alır. bu ülke bitmiş durumda arkadaşlar. kızına tacizde bulunan adamı cezaevinden çıkarıp kızının yanına yollayıp kızı babasından koruyamıyor bu devlet. aspye bildirsen karışmaz adalete bildirsen karışmaz.

en iyi çözüm sosyal medyada yaymak.
0
mikahakkinen
(23.11.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.