Giriş
(7)

kendi kendine vakit geçirmeyi sevmek

tuborg yesili
abes bişey mi? bunu sevenler çevreden gelen tepkilere ne yanıt veriyor? yalnız kalmayı sevdiğimi açıkca söylüyorum ama sürekli plan yapalım görüşelim birbirimize gidip gelelim isteyen arkadaşım var mesela, üzmek istemiyorum yeterince de belli ediyorum ama inatla bize gelsene, ben size geleyim, şunu
abes bişey mi? bunu sevenler çevreden gelen tepkilere ne yanıt veriyor? yalnız kalmayı sevdiğimi açıkca söylüyorum ama sürekli plan yapalım görüşelim birbirimize gidip gelelim isteyen arkadaşım var mesela, üzmek istemiyorum yeterince de belli ediyorum ama inatla bize gelsene, ben size geleyim, şunu yapalım, buraya gidelim vs sürekli bişeyler kovalıyor. genelde de herkes sosyal olmayı seviyor çevremde. ben sevmiyorum, insanlarla kaliteli vakit geçirdiğimi düşünmüyorum.

çünkü insanlar dinlemeyi değil anlatmayı seviyor. genel düşünceleri merak ettim teşekkürler.
0
tuborg yesili
(29.03.23)
bende artık böyleyim. devamlı birileriyle buluşmak, bir yerlere gitmek artık zor geliyor.tam bir evci oldum. bir şeyler yapalım buluşalım diyen arkadaşlara artık dönüş yapmamaya başladım. bir yerden sonra anlamamaya başlıyorlar tek çareyi bunda buldum.
0
astronom bey
(29.03.23)
Tarkovsky de hatta kısmen ben de sizin gibiyim. kısmen çünkü sevdiğim insanlarla sosyalleşmeyi seviyorum, yalnız sosyal etkinliklere katılmayı da seviyorum. ama öyle herkesle takılmayı her şeyi yetişmeye çalışmayı sevmiyorum mesela.

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(29.03.23)
abes degil. benim cok ama cok sinirli bir cevrem var. dostlarim da yalnizligi sevdigimi biliyor. bir ara agir depresyondayken hic gorusmemeye calisiyorum fakat son senelerde biraz iyilestim cagirdiklarinda teke tek oturuyoruz kalabalik sevmedigimi biliyorlar
0
nibba
(29.03.23)
Siz dinledikce onlar anlatır. Kendi kendine zaman gecirmeyi sevmek de abes değil neden olsun.
0
encokbenisevinnolur
(29.03.23)
kendinle vakit geçirdiğini nereden çıkardın? kendinle iken gerçekten kendinle misin? yoksa kendinden kaçmak için meşguliyetlere mi koşuyorsun?

şahsen ben de pek arkadaşlarımla buluşmuyorum. buluşunca da çok yüzeysel ve boş muhabbetler dönüyor. orijinal bir şey yok.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.03.23)
İnsanlar yalnız olana ezik gözüyle acıyarak bakıyor bence. Haliyle aman onu da etkinliklere çağıralım diyerek kendilerince yardım etmiş sanıyorlar ama bunun bilinçli bir tercih olduğunu idrak edemiyorlar:/
0
Amaranta ursula
(29.03.23)
abes degil. normal bi sey. cogu insan icin farkli/hatta uzucu bi durum oldugundan anlamiyorlar. tercih meselesi oldugunu goremiyorlar. ben bayadir bu durumdayim. cok guzeldi onceleri..

bence hazir cevren de baski yapiyorken vazgec bu huyundan yolun basindaysan.
0
Kittie
(29.03.23)
(20)

çok net ve kendine has bir tarzı olan yönetmenler

semaforo de medianoche
özellikle biçimsel olarak soruyorum ama içerik olarak da cevaplar verilebilir tabi. tarantino, wes anderson özellikle akla gelen ilk örnekleri bende, biçimsel olarak çok net tarzları var. filmlerine 5 dk baksan anlarsın onların yönettiklerini. noe (biçimsel), lanthimos (içerik) zaman zaman bu tarzla
özellikle biçimsel olarak soruyorum ama içerik olarak da cevaplar verilebilir tabi. tarantino, wes anderson özellikle akla gelen ilk örnekleri bende, biçimsel olarak çok net tarzları var. filmlerine 5 dk baksan anlarsın onların yönettiklerini. noe (biçimsel), lanthimos (içerik) zaman zaman bu tarzların dışına çıksalar da gene örnek verilebilir. çok bilinmeseler de helene cattet & bruno forzani ikilisi var. içerik olarak gene shyamalan da söylenebilir. başka kimler var?

aklıma sonradan gelenler edit: cronenberg (baba da oğul da)
0
semaforo de medianoche
(29.03.23)
tim burton da bence baya tahmin edilebilir, belki jim jarmusch da eklenebilir.
0
benaslinda
(29.03.23)
David Lynch, Hitchcock, Nuri Bilge, Cohen kardesler
0
hot potato
(29.03.23)
christopher nolan
0
elvan abeyiylegezse
(29.03.23)
Tayfun Pirselimoğlu
Andrey Zvyagintsev
Tony Gatlif
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
wong kar wai
0
ala09
(29.03.23)
nbc ve lars von trier dışındakilere katılıyorum ama onlara pek katılamadım. trier üçlemeler çeken bir yönetmen genelde. üçlemeleri kendi içinde benziyor ama birbirleriyle kıyaslandığında net aynı tarzdalar mı emin olamadım. golden heart üçlemesinden bir filmle, depresyon üçlemesinden bir filmi onunla da avrupa üçlemesinden bir filmi kıyaslarsak çok benzer gibi durmuyor. nbc de zaman içinde değişen bir isim özellikle 3 maymun öncesi farklı sonrası daha farklı. filmleri de çok kendine has değil sanki eski stilinin de yenisinin de benzerleri var tarkovski gibi öykündüğü bilinen isimler var zaten.

andrey zvyagintsev'in de içerik olarak özellikle bir tarzı var evet ama kendine has bir tarz denir mi emin olamadım benzer içerikleri başka yapanlar da var gibi.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.03.23)
kubrick
0
KUCO
(29.03.23)
Kim Ki-duk
Wong kar wai
Akira Kurosawa
0
tiny penny
(29.03.23)
hasan karacadağ
michael bay
andrew davis
0
sert siyah krom
(29.03.23)
romain gavras
0
beraesad
(29.03.23)
Tarkovsky, Abbas kiyarustemi
0
olaylar olaylar
(29.03.23)
sadece bir tarzı olmasından bahsetmiyorum kendine has bir tarzı olmasından bahsediyorum. hasan karacadağ ve michael bay bu duruma uymuyor pek, andrew davis izlemedim onu bilmiyorum.

kubrick'in ise aynı janrda 2 filmi yok nerdeyse ya filme bakınca bu kubrick filmi denicek durumu yok pek.
0
🌸semaforo de medianoche
(29.03.23)
Haneke
0
ala09
(29.03.23)
Ben scorsese, Guillermo del toro, edgar wright eklerim.
0
logisticsmanager
(29.03.23)
Ek olarak Wes Anderson
0
olaylar olaylar
(29.03.23)
İnnaritu. Coppola. Denis Villeneuve. Spike Lee. Raw isminde bir body horror çeken Fransız bir yönetmen vardı, ismini hatırlayamadığım, onu da sayabiliriz. Alexander Aja.
0
encokbenisevinnolur
(29.03.23)
@logisticsmanager scorsese de çok çeşitli şekillerde filmler çeken bir yönetmen ona katılmadım diğerleri evet.

@encokbenisevinnolur valla bir tek raw'ı çeken julia ducournau'ya katılırım bu isimler arasından ki onun da daha 2 uzun metrajı var biraz erken olabilir konuşmak için. biraz zorlarsak villeneuve ve innaritu için biçimsel bir kendine özgülükten bahsedilebilir belki ama diğerlerine katılmadım. tarzları varsa bile kendine has değil bence
0
🌸semaforo de medianoche
(30.03.23)
Kevin Smith
0
dorian greyfurt
(30.03.23)
michael bay kendi tarzı olan biri. kendi tarzı deyince illa eleştirmenlerin beğendiği şeyler olmak zorunda değil. www.sensesofcinema.com

hasan karacadağ da ilk değil ancak bu tür filmlerin bir nevi öncüsü oldu dabbe ve diğer filmleri ile ülkemizde. sonradan kopyalanmış olması bunu değiştirmiyor..
0
sert siyah krom
(30.03.23)
Biçimsel bir kendi özgülükten kastinizi tam anlayamadım ama sanırım bir parça kestirebiliyorum verdiğiniz ara cevaplardan.

Bence Tom Six tam size göre bir yönetmen. Oldukça orjinal fikirler üzerine kurulu oldukça otantik bir filmografisi var.
0
encokbenisevinnolur
(01.04.23)
(9)

Flört ama arkadaşça?

die so slowly
Seni "arkadaş olarak" tanımak isteyen flörtün aklındaki nedir? Birkaç ay boyunca arkadaş olarak tanımak istemek, araya soğuk bir mesafe koyarak konuşmak değil midir? Bu şekilde ne ilerleme kaydedilebilir ki zaten? Sadece tanımak istemek desek o her zamanki ilk evredir de arkadaş olarak tanımayı anla
Seni "arkadaş olarak" tanımak isteyen flörtün aklındaki nedir? Birkaç ay boyunca arkadaş olarak tanımak istemek, araya soğuk bir mesafe koyarak konuşmak değil midir? Bu şekilde ne ilerleme kaydedilebilir ki zaten? Sadece tanımak istemek desek o her zamanki ilk evredir de arkadaş olarak tanımayı anlayamadım.
0
die so slowly
(28.03.23)
Oyalamadır. Öyle olmasa tanımak isteyen böyle mesafe hissettirecek ve karşısındakinde şüphe güvensizlik uyandıracak şeyler söylemez. Tanımak derken kastettiği neyse dümdüz onu yapar.
0
encokbenisevinnolur
(28.03.23)
gule gule
(28.03.23)
Flort olmuyor ki o.
0
stavro
(28.03.23)
Şöyle bi kenarda dur. Şu an arayıştayım, senden daha öncelikli adaylar var. Senin de ihtimalin var ama onlardan birini daha çok istiyorum. Onlarla durumlar olumsuz olursa sıra sana gelince seni deneyip seçip seçmeyeceğime karar vereceğim.
0
asap raki
(28.03.23)
usttekiler +1

ya da

seni begendim ama daha iyisi gelirse kacirmak istemiyorum, arayisima devam edicem, sen de yedekte dur bisey cikmazsa seninle olur belki.
0
taurina
(28.03.23)
Daha önceki ilişkilerinde duygusal olarak yara almış veya ilişkinin daha doğalında gelişmesi gerektiğine inanıyor olabilir. Yedeğe alma olsa arkadaşı karıştırmaz ne olduğu belli olmayan bir ilişki sürdürür diye düşünüyorum.
0
elvan abeyiylegezse
(29.03.23)
“oldu canim ben sana donucem”

demis. sen de “aramani dort gozle bekleyecegim” ya da “he ok” diyebilirsin. kendine verdigin degere gore cevabini sec.
0
alperz
(29.03.23)
sana (bkz: rez) yapmış kısaca
0
lazpalle
(29.03.23)
3-4 buluşma çay çorba zart zurt adı flörtse...ok.
Konu burdan hayvan gibi sevişmeye falan dönmüyorsa, söyleyin yemeksepetinden kendi çorbanızı daha çok takılmayı sevdiğiniz arkadaşlarınızla zaman geçirin.

*Kültürel, dini, x,y,z sebeplerle bu kafada olmayanlara bir şey diyemem. birbirlerinden hoşlanan insanların birlikte en çok ne yapmak isteyecekleri aşikar diye düşünüyorum.
0
noisnot
(17.04.23)
(7)

nashville olayı

gule gule
ara ara haberlere çıkıyor bu şekilde olaylar sürekli okula girip tarayan tipler. bunların okullarla özel olarak derdi mi var nedir yani bunun altında yatan sebep merak ettim.sallıyorum neden gidip new york'ta bir anda el bombası patlatmıyor da gidip ilkokul tarıyor?
ara ara haberlere çıkıyor bu şekilde olaylar sürekli okula girip tarayan tipler. bunların okullarla özel olarak derdi mi var nedir yani bunun altında yatan sebep merak ettim.

sallıyorum neden gidip new york'ta bir anda el bombası patlatmıyor da gidip ilkokul tarıyor?
0
gule gule
(28.03.23)
Genelde zamanında akranları tarafından zorbalığa uğradığında, ya da öğretmenleri tarafından haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde yapıyorlar sanırım.
0
John Bloor
(28.03.23)
ny'da el bombası patlatmak ile okul taramak arasında ciddi bir güvenlik farkı da var tabii. her eyalette silaha ve bombaya erişim, güvenlik politikaları vs aynı değildir
0
roket adam
(28.03.23)
bir tur kulturel aliskanlik. o kadar sik oluyor ki boyle bir refleks olusmus. bosluga dusunce aklina o geliyor.
0
hot potato
(28.03.23)
Psikolojik rahatsızlık, izolasyon, geçmişte zorbalığa maruz kalmak, bireysel silahlanmaya kolay erişim
0
wiekannich
(28.03.23)
elephant diye film vardı, orada da böyle bir olay iki gencin gözünden anlatılıyordu
0
aynose
(28.03.23)
Devlet halkının tamamını ikna edecek bir düşman yaratamadigi için toplum kendine saldırıyor. Tarihsel olarak ne kadar eszamanlidir bilmiyorum da bu tür bir olayın ilk ne zaman olduğuna da bakmak lazım. Birinci Dünya savaşı öncesini bilmiyorum da sonrasında medyadan edebiyattan anlaşılan ilk düşman sscb, 80'lerden sonra da El-Kaide vb imiş. Artık onlar bitti, bitti derken çoğunluğu karşısında toplayabilecekleri bir düşman olma işlevini yitirdiler.

Kültürel dağınıklığın da etkisi olmalı, ABD 200 yıl önce neredeyse tamamı başka ülkelerde hatta başka kıtalarda olanların ülkesi. Dolayısıyla bu farklılıklar okul çağında akran zorbalığınin türlü varyasyonunu yaratıyor olabilir. Literatüre bakınca bu konu onlar için bir ruh sağlığı meselesi olduğu kadar bir ulusal güvenlik meselesi gibi de gözüküyor.

Özetle, kendilerine karşılarında birleştikleri ortak bir öteki yaratamiyorlar. Bunun başka sonuçları da oluyordur herhalde, bu tür olaylar da o sonuçlardan biri.
0
encokbenisevinnolur
(28.03.23)
Planlı olarak yapıldığını öne eli silahlı olarak sürülenin de maşa olduğunu düşünüyorum.
ABD'de böyle olaylar yaygın iç görünmeyen sebeplerine bakmak gerekiyor. Sadece saldırganın çocukluğunda şiddet veya taciz görmesi olayı açıklamıyor. İnancı ve bağlantıları da önemli.
Belki de bir kesime mensub olanlar kurban istedi belki de gönüllü olarak kendisi de yaptı.

Yine terör örgütleri için de aklından sorunlu kişiler çok kullanışlı birer elemandır.

Ayrıca hedefte özellikle çocuklar okuduğu için ister istemez akla, bu tür saldırıların tarihlerinin diğer çeşitli takvimlerde hangi anlama denk geldiğini krononolojik olarak incelemek gerektiği geliyor.
0
diyecevaplandı
(28.03.23)
(5)

kondisyon neyi ifade ediyor?

sanemz
bir işi yapabilme gücü sanırım. sadece sporda kullanılan bir terim mi mesela günde 200 sayfa kitap okuyan birinin ertesi gün 100 sayfa okuması kondisyonunun düştüğünü mü gösterir?
bir işi yapabilme gücü sanırım. sadece sporda kullanılan bir terim mi mesela günde 200 sayfa kitap okuyan birinin ertesi gün 100 sayfa okuması kondisyonunun düştüğünü mü gösterir?
0
sanemz
(28.03.23)
Kondisyon spesifik bir İŞİ o anda yapma uygunluğunu belirten bir kavramdır. Misal fizyolojik kondisyon dediğimizde, 30 gün sonunda 100 kilo ağırlık kaldırma hedefi olan biri çeşitli çalışmalar sonucunda bir halteri 1. gün 30 kiloyla kaldırmaya başlayıp 30. gün 100 kiloyla kaldırmaya başlamışsa ve ilerleyen zamanda o işi yapma becerisi 100 kilonun altına düşmemişse, kondisyonu artmış demektir. Ha ama bugün 100 kilo kaldırdı 2 gün sonra 60 kiloya düştü, o zaman en başta 100 kiloya gelmesi 100 kilo kaldıracak kadar kondisyonunun arttığı anlamına gelmez, misal o gün başka değişkenler devreye girmiştir, mesela bir önceki gün fazla karbonhidrat almıştır o nedenle kaldırmıştır, bu fizyolojik olarak 100 kilo kaldıracak kadar kondisyonunun arttığı/iş yapabilme yeteneğinin arttığı anlamına gelmez. Bir noktaya kadar kondisyonu artar orada durursa, kondisyonu artmıştır demektir; iş yapma becerisi artmaya devam ediyorsa, kondisyonunun artmaya devam ettiği anlamına gelir ama geriliyorsa, bunu kondisyonunun aslında en başta da 100 kilo kaldıracak kadar artmadığı gibi yorumlayabiliriz.

Diğer durumlar için de bu bilgi sana bi çıkarım yapmana olanak verir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.03.23)
İngilizcesi condition. Yani durum, vaziyet, hal.

Kondisyonu iyiyse iyi bir durumdadır, kondisyonu kötüyse kötü bir vaziyettedir. Bir görevi, hedefi yerine getirmeye uygunluk anlamında da düşünebilirsiniz, birinin ya da bir şeyin ortalama vaziyetinin iyi mi kötü mü olduğu şeklinde de.
0
akhenaten
(28.03.23)
@akhenaten, hazırbulunuşluk sanırım.
0
🌸sanemz
(28.03.23)
kondisyon her şeyi ifade eder. durum demek çünkü.

gitarımı satıyorum. kondisyonu iyidir. temizdir, bakımlıdır. mesela yani...
0
alperz
(28.03.23)
Yapılacak şeye uygunluk durumu. Sozkonusu kişiyse zihinsel, fiziksel vb kapasiteye dair, bir araç ya da aletse kullanılacağı şeye dair bir uygunluk.
0
encokbenisevinnolur
(28.03.23)
(3)

ses kayıtları birleştirme ve label ekleme

1195
en baştan söylemek gerekirse macbook kullanıyorum.dersin hocası powerpoint'e ses kayıtları eklemiş, bunun gibi 10larca gereksiz bir biçimde ayrı kayıt var ve hepsini birleştirmek istiyorum. eğer mümkünse playlerde görünecek şekilde konu label'ları da eklemek istiyorum. macos ile desktop'a m4a uzantı
en baştan söylemek gerekirse macbook kullanıyorum.

dersin hocası powerpoint'e ses kayıtları eklemiş, bunun gibi 10larca gereksiz bir biçimde ayrı kayıt var ve hepsini birleştirmek istiyorum. eğer mümkünse playlerde görünecek şekilde konu label'ları da eklemek istiyorum.

macos ile desktop'a m4a uzantısı olarak kaydediyor, başka seçenek yok.

yukarıdaki işlemleri halihazırda bilgisayarımda yüklü vlc player ya da quick time'da yapabilir miyim? şimdiden teşekkür ederim.
0
1195
(23.03.23)
Audacity var. Bu dediğiniz işlem için pratik bir program. Açık kaynak kodlu ve ücretsiz.

Quicktimeda olmaz diye biliyorum.
VLC maharetli bir program acaba olur mu dedirtiyor, ama emin değilim.
0
encokbenisevinnolur
(23.03.23)
M4a formatını da burada tanıyorsa sorun yok:
www.animaker.com
veya online m4a merge olarak bakın aramalarda
0
diyecevaplandı
(24.03.23)
Tek dosyaya marker embed edip çalabileceğin mac'te tek format var o da mpeg-4.

chapter track yapacaksın mpeg-4'ün içinde. sanırım handbrake ile bu işi çözersin. araştır.
0
alperz
(24.03.23)
(2)

İsmini hatırlayamadığım müzik grubu

encokbenisevinnolur
2010'lu yıllarda birkaç şarkılarını dinlemiştim.Grupta iki kadın var.Kadınlar 20'li yaşların ortalarında görünüyor.Biri elektro gitar çalıyor biri de synthesizer.Şarkıları enstrümantal. Söz yok sadece bazı kısımlarda mirildaniyorlar şarkıyı.Ünlü bir grup değil.Tarzları daft punka benziyor kısmen.Ele
2010'lu yıllarda birkaç şarkılarını dinlemiştim.
Grupta iki kadın var.
Kadınlar 20'li yaşların ortalarında görünüyor.
Biri elektro gitar çalıyor biri de synthesizer.
Şarkıları enstrümantal. Söz yok sadece bazı kısımlarda mirildaniyorlar şarkıyı.
Ünlü bir grup değil.
Tarzları daft punka benziyor kısmen.
Elektro gitar çalan kadının maskulen bir görünümü ve kıyafet tercihi var.
Şarkıları da o dönem youtubeda motivasyon içerikli ya da parkour vb. videolarında sık kullanılıyordu.

Hatırlayan, tahmini olan biri çıkar mı acaba?
0
encokbenisevinnolur
(23.03.23)
First aid kit derdim ama sözsüz diyorsunuz. Bir grup geliyor aklıma ama ismini hatırlamıyorum. Gelince editlerim.
0
Amaranta ursula
(23.03.23)
The xx'mis :) diğerleri de güzelmiş teşekkürler.
0
🌸encokbenisevinnolur
(23.03.23)
(6)

iş yerinde sözlüğe girememek ve duyuru raytinginin düşmesi

televole2
1. mobil uygulamayı güncelleyince sözlüğe girilebiliyor ama masaüstü sürüm olarak vpnsiz girilemiyor hâlâ. bu durum düzelmeyecek sanırım çok uzun süre. iş yerinde mesela pc'ye bir şey yüklenemediği için yazar hesabımla giriş yapamıyorum buraya.2. açılan duyurular ve verilen cevaplarda azalma var gib
1. mobil uygulamayı güncelleyince sözlüğe girilebiliyor ama masaüstü sürüm olarak vpnsiz girilemiyor hâlâ. bu durum düzelmeyecek sanırım çok uzun süre. iş yerinde mesela pc'ye bir şey yüklenemediği için yazar hesabımla giriş yapamıyorum buraya.

2. açılan duyurular ve verilen cevaplarda azalma var gibi geldi bana. sizce de öyle mi? yukarıda belirttiğim durumdan kaynaklı mı bu acaba? sonuçta duyuruya sözlük üzerinden giriş yapmak için masaüstü sürüm gerekiyor.
0
televole2
(23.03.23)
Duyuru'ya yazar olarak giriş yapmak zaten işkenceydi. Bir de Sözlük engellenince iyice eziyet oldu. Bu nedenle çok girmiyorum artık.
0
dissendium
(23.03.23)
tarayıcıya vpn eklentisi de eklenemiyor mu?
0
lazpalle
(23.03.23)
DNS ayarı yap bro VPN falan uğraşma yani. Burada da mesela "abi VPN olmadan sözlüğe girebiliyorum bu nasıl oluyor yoksa ben seçilmiş kişi miyim, Neo muyum?" diye soranlar oluyor, onların mesela DNS'i ayarlı, onun gibi düşün.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.03.23)
ben de cevap yazmayacaksam girmiyorum, sözlük üzerinden giriş yapmak işkence.
0
gule gule
(23.03.23)
2- en ufak tartisma vs olunca ucuruyorlar ondan. Cok emegi gecmis, duyuru celebrity'lerini bile ucurup, kusturduler.
0
freedonia
(23.03.23)
Gündelik kullandığım telefona VPN yuklemiyorum güvenlik sebebiyle. Evdeyken tabletten girersem ancak.

Ara sıra ugrayip yapabileceğim cevap olarak bir şey sorulmuşsa cevap verip, yazılanlara göz atıp kafa dagittigim bir yer burası benim için. Ara sıra da soru sorduğum. Onun için de vpn->sözlük>duyuru sıralaması beni usendiriyor. Pek girmiyorum o yüzden sözlük engellendiginden beri.
0
encokbenisevinnolur
(23.03.23)
(18)

Deprem riskini umursamayan var mı

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarı
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.

Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarıyla. İnancıma göre nasıl öleceğimizi Allah bilir. Sadece depreme odaklanmayı mantıksız buluyorum. İkincisi ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz. Deprem çantası hazırlasak da ölürüz. Üçüncüsü öldürmeyen Allah öldürmez. Depremden bir hafta sonra neredeyse 80 yaşında insan da enkazdan çıkabiliyor. Ölmeyeceksek ölmeyiz. Deprem gerçekten çok yıkıcı. Toz gibi olan evler her şeyi anlatıyor zaten. Söylenecek söz yok. Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki? Depremi umursamayan var mı? Neler düşünüyorsunuz bu konuda? Ben de yatağımın yanına bir şişe su koyuyorum, deprem çantasını da yüzde 100 destekliyorum ama hayat öyle bir şey ki enkazda sıkışıp 10 cm ilerideki çantaya ulaşamama ihtimali bile var.
0
dissendium
(15.02.23)
buyuklerimiz hep olumun de hayirlisi derler ya biraz o yuzden. kim enkazda sikisip kor karanlikta yavas yavas olmek ister. bi de zenginlerin hayatta kalacak olmasi da rahatsiz ediyor. kimisinin nasil zengin oldugu bile mechul. dunya cok adaletsiz. yeni binaya kiraya cikamiyor artik dunun orta gelir beyaz yakasi cunku su an kendisi fakir. bu adaletsizlikleri dusundukce daha da takiyorum kafaya. pisi pisine olmek....
0
Kittie
(15.02.23)
öncelikle belirtmeliyim ki, hiç büyük bir deprem yaşamadığım için olsa gerek deprem konusunda gamsız değilim ama bir anksiyetem yok.

şimdi bence depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar doğru gibi duran ama çok da eksikleri olan bir tespit. insanın her canlı gibi hayatta kalma refleksi var, dolayısıyla depremde ölmekten korkuyor, normal. lakin özellikle ülkemizde insanların aşırı hassas olmalarının tek sebebi bu değil. çünkü deneyimler ve izlenenler çok tramvatik.

1. deprem oldu, enkazda kaldın ne olduğunu anlamadan şak öldün, sıkıntı yok.

ama diğer ihtimaller de çok korkunç

2. deprem oldu, enkazda karanlıkta kaldın, öyle ki zemin-mekan algını kaybettin. tam olarak evin hangi noktasında neyin altında veya neyin üstündesin ayırt edemiyorsun. saatlerce bekliyorsun. tabi çektiğin fiziksel acı da üstüne cila.

3. deprem oldu, enkazda kaldın ama hadi görece iyi bir konumdasın, yaşam üçgeni falan. ama evdeki diğer bireylerin acı acı çığlıklarını duyuyorsun hiçbir şey yapamıyorsun. veya aksine evdeki herkesin öldüğünün farkındasın sesleri, solukları çıkmıyor. öyle sotede bekliyorsun kurtarılmayı.

4. deprem oldu, enkazda kaldın, görece 3.maddeye göre daha iyi durumdasın. amiyane tabirle, elleriyle iki eşeleseler çıkacaksın ama saatler, günler geçiyor, gelmesini beklediğin yardım ekipleri gelmediği için veya geldikleri halde, onlara sesini duyuramadığın için öyle bekleye bekleye ölüp gidiyorsun.

5. deprem oldu, binadan can havliyle sağ sağlim çıktın ama ailen içeride kaldı. yukarıdaki maddeler sebebiyle kurtaramadın. elinden de bir şey gelmedi.

6. deprem oldu, o veya bu şekilde çıktın ama sakat kaldın, elin koptu, bacağın gitti, böbreğin cortladı ömür boyu diyalizlik oldun vs vs vs.

7. deprem oldu, işin gücün, evin barkın birikimlerin hayallerin geri dönmemek üzere yitti, gitti.

8. ki bu 8.madde henüz konuşmayacak kadar küçük bir kız çocuğu babası olarak beni en çok korkutan şey. deprem oldu, sen ve eşin öldünüz. çocuk kurtuldu. bizi anlatamadı. refakatsiz çocuk olarak kaldı. en iyi ihtimalle yuvaya verildi. gerçek ismini dahi bilmeden dünyada yapayalnız kaldı, bok gibi bir hayatı oldu. daha da kötüsü diyelim ki herkes sağ ama çocuk başka bir yere götürüldü, ama kaçırılsın, ama devlet sahip çıksın. çocuğu bir daha bulamadı aile.

bir çırpıda aklıma gelenler bunlar, daha da uzar düşünülünce.
0
wilhelmwasmuss
(15.02.23)
Son depremleri Niğde'den hissettim. Herhangi bir yıkım olmamasına rağmen Niğde'den çok fazla ve çok uzun sallandık.
Memleketim Bursa. Evimiz ovada bir sitede. Fore kazık ile yapılmış bir ev o yüzden güvende hissediyorum. Bu noktada aile olarak tedbiri almışız, olur da yıkılırsa enkaz altında ölürsek de yapacak bir şey yok. Ayrıca evde depreme yakalanacağız diye bir şey de yok, bir kereliğine gittiğim herhangi bir yerde yakalanıp da enkaz altında kalabilirim. Keza Ankara'da deprem tehlikesi çok daha az olmasına rağmen orada da depreme dayanıklı bir evde oturuyorum ama orasının zemini hakkında bilgim yok.

Ölümün de hayırlısı, acısızı en güzeli ama bu şekilde öleceksek de yapacak bir şey yok. Bir de ölüme yakın bir tecrübe yaşamış biri olarak korkmuyorum herhalde, bilmiyorum. Hayatın her an deprem olur mu diye yaşanmayacak kadar da güzel olduğunu düşünüyorum. Deprem felaketi yeni yaşandığı için herkeste bu tarz şeylerin uyanması çok normal. Hayat normale dönüp yeni bir felaket yaşayıncaya kadar aklımızdan silinir zaten bunlar.
0
black holes in the sky
(15.02.23)
Ben umursamiyorum. Öleceğimiz varsa ölürüz.
0
Kahvedesu
(15.02.23)
ben inançlı biri değilim de. bu din size elinizden geleni yapın, hazırlığınızı yapın ondan sonra elinizden bişey gelmiyosa tevekküle bırakın demiyo mu? hiç bişey yapmadan veren allah alır canı mantığı biraz dindarlıktan ziyade kadercilik sanki.
0
b1020
(15.02.23)
Umursasak da çoğumuzun yapabileceği bir şey yok. Güya deprem yönetmeliği falan var ama binalara izin veren de o yönetmeliği oluşturan da güvenilirlik hissi vermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
ben de önceden deprem yaşadım. çok farklı bir psikoloji. doğrusu güncel olarak yaşamadığın için böyle düşündüğün kanaatindeyim. üzerinden çok zaman geçtiği için senin için çok önemli bir problem değil. japonya şili vs ne yapıyorsa biz de onu yapabiliriz. onların böyle korku ve kaygıları yok muhtemelen.
0
paintov
(15.02.23)
"Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki?"
Emin misin, yok mu gerçekten?
O kadar ölen insan varken neden aşırı olsun? 10 ilde deprem oldu. Hisseden başka iller de var. Artçılar devam ediyor.
Yüzde 1 bile olsa önlem almak önemlidir. Yazdıklarını hiç mantıklı bulamadım.
0
sevilen progressive türkücü
(16.02.23)
yazdığın üç madde de tamamen kadercilik. dini iyi biliyorsan "(bir durum karşısında) ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz" gibi bir anlayış olmadığını, ölmemek için elinden gelen tüm önlemleri alman gerektiğini, ancak tüm önlemleri aldıktan sonra gerisine kader diyebileceğini de biliyor olman lazım. şimdi herkes işte kendine bu soruyu soruyor, ben önlem aldım mı, ne önlem aldım, ne alabilirim. bundan da daha doğal bir şey yok.

yapabileceğin şeyler, sağlam olduğunu düşündüğün mümkün olduğunca yeni bir binada yaşamak, ona göre bir zemin, bir şehir seçmek, bir de acil durumda ne yapacağını bilmek. bunları yaptıktan sonra kader de tabii. ama yatağımın yanına su koydum gerisine ölürsek de kaderdir anlayışı bence dine de gayet uymuyor.
0
roket adam
(16.02.23)
Kuraklık beni daha çok korkutuyor. Depreme karşı bireysel önlem alınır ama öbürü bir yere kadar.

Ne yapmam gerekiyor diyorsan binana güvenmiyorsan şehir değiştir, apartmandakileri güçlendirme yaptırmaya ikna et, bina betonu güçlendirme ile bile adam olmayacak kadar kötü durumdaysa daire sahiplerini kentsel dönüşüme ikna et.
0
trixi
(16.02.23)
Umursamiyorum, cunku yapabilecegim bir sey yok. Ne ev alabilirim ne saglam binaya tasinabilirim ne istanbul'u terk edebilirim. Dilegim enkaz altinda kalmadan olmek, zira kapali alandan korkuyorum, bu korkuyu yasamak istemiyorum acliktan olene dek.
0
unidentified floating object
(16.02.23)
Yazdiklariniza katilmayi cok isterdim. Ben 98 dogumluyum ve hayatimda hic buyuk deprem gormedim, Istanbul'da yasiyoruz ailecek. @wilhelmwasmuss'un tum yazdiklarina harfi harfine katiliyorum. Onun yazdiklari disinda mimarlik fakultesi cikisli biri olarak nasil evlerde yasamak gerektigini de biliyorum. Ama asil mesele "para" ve olmayisinin getirdigi caresizlik ne yazik ki... Ben issizim, aylardir is ariyorum. Ailemden calisanların isi gucu ve emlak piyasasi geregi yasadigimiz evden cikamiyoruz. Depremden degil, kurtulabilmenin yolunu biliyorken ölebilecek olmanin getirdigi caresizlik mahvediyor beni. İstanbul'un duzelemeyecegini ve gercekten insanlarin olu bedenler olmaktan cikip sadece sayilara donusecegini tahmin ediyorduk, artik net olarak gorebiliyoruz da... Ben cok caresiz, yalniz ve ofkeli hissediyorum, cevremdeki herkes de sanki bir ruyadan uyanmis gibi.
0
evanesco
(16.02.23)
ben pek umursamıyorum. ev de yazlık da deprem bölgesi dışında, ikisinin de tarihinde büyük deprem yok. neden umursayayım ki?
0
babilfish
(16.02.23)
Şu an için en ufak bir korkum yok. Yaşadığım evde izolatör var. Bir şey olsa bile en üst kattayız, yaşam üçgeni de yaparım. Binadan merdivenlerden inişim 30 sn sürmez. Çalıştığım bina ise çok eski ama bir gökdelen. İşyerindeyken bile deprem olsa 1 dk içinde binadan çıkarım diye düşünüyorum. Tüm bunlara rağmen beton altında kalıp ölürsem, vicdanım rahat. kimseye ne maddi ne manevi hiç bir borcum yok, kimse arkamdan kötü bir zamanı aklına getirmez. sevenim çoktur, üzülen çok olur ama o da geçiyor. hayat devam eder bir şekilde. beni hatırlayın, dünyada iz bırakmalıyım gibi bir düşüncem de yok. mepetlerimi satmayın diye cebime kağıt koyayım bari en azından askasldjkas
0
gabe h coud
(16.02.23)
çocuğum olduktan sonra her şeyden daha çok endişe eder ve korkar oldum. kendi adıma bir korkum yok. ancak evladıma bir şey olursa korkusu mevcut. bana ne olacaksa olabilir ancak evladıma zarar gelsin istemiyorum. tek korkum bu.
0
mikahakkinen
(16.02.23)
Tabi ne zaman nerede hangi şekilde öleceğini bilemezsin ama ne kadar tedbir alırsan ve riski ne kadar minimize edersen o kadar kardır hem senin hem de sevdiklerin için ama şu konuda haklısın anksiyetelerle ve korkularla yaşanmaz. En iyisini umup en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olmamız lazım.
0
iwasbornonamountainside
(16.02.23)
korku başka, tedbirsizlik başka. amaan zaten öleceğim diye doktora gitmemekle farkı yok. kadercilik de bu değil zaten. kul önce tedbir alacak.
0
faberkastelli
(16.02.23)
Bu son depreme kadar ben de hic umursamayanlardim. Bundan once de defalarca deprem oldu, 99 deoremini de yasadim, baska illerdeki depremleri de gördük ama son depreme kadar hala deprem korkum falan yoktu.

Korkmamamin ve umursamamamin sebebi tamamen matematikseldi. Yani olasilik hesabi yaptigimda depremden (ki depremden korkamimizon sebebi dedigin gibi ölüm) korkmanin anlamsiz oldugu sonucuna vardigim icin zerre deprem kaygim yoktu. Soyle bir dusundugumde depremden olme olasiligom cok düşük, depreme gelene kadar binbir turlu sebepten olebilirim, 80kusur milyonluk ulkede kac kisi depremden kac kisi diğer tum sebeplerden oldugune baktigimda zaten matematiksel olarak cok büyük ihitmalle deprem disi sebepten olecegim sonucuna vardigim icin deprem korkum yoktu.

Artik depremi umursuyor olmamin sebebi ise son yillarda cok fazla deprem olmasi, depremlerin gittikce siddettinin artmasi ve siklasmasi dolasiyisiyla artik Türkiye'de surekli deprem oluyor ve her an deprem bolgelerinin hentagi birinde saglam bir deprem olabilir konusunda yeterince ikna olmam.

Aslında bakarsan yukarida bahsettigim matematik hala gecerli, hala depremde olme ihitmalim çok düşük ama gun gectikce bu olasilik degisiyor gordugum kadariyla. Cunku son yıllarda surekli deprem oluyor. İstanbul'da da son yillarda eskiye nazaran daha guclu depremler olmaya basladi, bildiğin geliyorum diyor artik. İzmirde de boyle olmustu, sik sik bariz hissedilir seviyede depremler olmaya baslamisti ve en son yıkıcı siddete vurdu.

Dolasiyla bayagi her an saglam bir deprem vurabilir, yer altında olan biten nedir bilmiyorum ama ulke toprakları Japonya'dan beter oldu, depremle yatip kalkar olduk. 99 depreminden sonra duzce olduktan sonra uzun süre saglam deprem olmamisti, ama artik oyle değil. İzmir, elazig, van, şimdi de Türkiye tarihinin en buyuk depremi, Erzincan depremini birincilikten eden bu büyük deprem. Artik ekisi gibi degil, kisa zamamda cok sayida ve cok büyük siddette deprem oluyor. Hiçbir an guvende değiliz.

Bir de depremde olmek kadar hatta ondan daha fazla beni korkutan sey enkaz altında dar alanda sikisip kalmak. Dusuncesi aklımdan gecerken bile afakanlar basiyor soguk terler akitiyorum fena oluyorum. O yüzden ne pahasına olursa olsun deprem aninda dışarı kaçma niyetindeyim zaten. Enkaz altinda ya bina çökmesiyle ezilerek, ya da bir yerde sikisip yavas yavas olecegim. Bina icinde kurtuluş yok. Binlerce insanin icindeki birkacyuz kisilik sansli azinliktan olabilecegime bel baglamak mantiksiz geliyor. Cikisa nispeten yakın oldugum icin şu günlerde deprem aninda kacisimin planını yapiyorum sürekli. Hiçbir sekilde iceride cokup kapanma senaryom yok, tum planım disari kacis uzerine.


Ama sonuc olarak sureklo bu korkuyla yasamaya da gerek yok. Deprem olmazsa baska yerden birgun mutlaka olecegiz. Ayrıca depreme yakalanmamak da çok rahat bir sekilde olecegimiz anlamina gelmiyor, kim bilir belki cok daha feci sekilde olecegiz.
0
stavro
(16.02.23)
(12)

inanç/ruhsal durum konuları

firemanjonny
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri t
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri tekbir getirmeye çalıştı orda olsam ağzına vururdum çok sinirim kalktı o anda, sonra acayip bir farkındalık geldi "ne oldum lan ben böyle" dedim, ama şimdi de olsa aynı şekilde gıcık olurdum. bir yanda umreye insan uğurladık, otobüs önünde ağlaşanlar (niyeyse), diğer yanda benim ailem burda seslerini duydum kimse gelmedi artık ses yok diye ağlaşanlar, içimden fuck the system diyip dağ başına yerleşesim geliyor, umre bildiğin turistik ziyaret farz değil bi bok değil, yani şuan bahamalara gidip dönüp götünün fotosunu instagrama atan kızlardan farkın yok orada ihram içinde sırıtp poz vermenin, ver o parayı yardım olarak bitsin gitsin, inancın içinde yine sevap kazan hatta daha çok sevap kazan, umre sevabı bile yazılır ek olarak hayır yapma sevabın bonusun olur, ki bunu yapan da gördüm sosyal medyada çok takdir ettim. tabi bunu kendilerine demedim, lüzum da yok, bişi de değişmez. insanı ateist yapacaksa bu iktidar kadar başarılı başka kuruluş olamazdı. işin garip yanı on sene önce çok daha mutluydum, nispeten konulara cevabım vardı kendimce, şimdi zerre mutlu değilim, farkındalık-sorgulama arttıkça girdap etkisi yapan bir belirsizlik doğuyor. sıkılıyorum daralıyorum çıkamıyorum. dil öğrenmeye olan ilgim aşağı düştü, hiçbir iddialı çıkış yapmaz oldum/faydası yok, konuşmaya bile eriniyorum, hayat kalitem yerlerde, geleceğe olan ümidim/beklentim sıfır. kendi gerçekliğimi yaratıp yalandan mutlu mu olmaya çalışayım, inanç konularını sümen altı mı edeyim, insanların cehaletine gülüp geçeyim mi ne bok yiyim. psikoloğun faydası olur mu, aynı durumda olan, önerisi olan başımın üstünde, akıllı bişeyler işitmeye çok ihtiyacım var.

cevaplar için çok sağolun, bi noktayı yanlış ifade etmiş olabilirim, kişilerden dolayı dinden uzaklaşmıyorum, din kişilere her türden kabahatin saklanabileceği kılıflar bahşediyor, insan beyni de seçici-geçirgen olduğundan kaza/fıtrat/mukadderat/takdir-i ilahi deyip dini anlamda işin içinden çıkıveriyor, garibime giden din denen nesnenin burdan çekince çine kadar uzaması.
0
firemanjonny
(15.02.23)
“Dini olanın vicdanı olmaz” diye bir söz var. Zamanında arama kurtarmaya giden ekipler namaz molası verdiğinde duymuştum ilk defa bunu.

İçinde bulunduğunuz buhranı anlıyorum. Vicdanlı bir insansınız demek ki. Bu düzeni siz değiştiremeyeceksiniz. O yüzden kendinizi bu konularla yıpratmak yerine elinizden gelen yardımı yapabilirsiniz. Herkes kendi yaşadığını biliyor sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.23)
Müslümanlara kızıp İslam'a küsmeniz mantıklı değil, siz ve biz eğer imanlıysak İslamiyeti daha güzel yaşayalım, yeni nesile daha güzel örnek olalım. Kötü yöneticiler, vicdansız bazı insanlar da müslüman diye biz neden kendi imanımızdan şüphe edelim?

Umreye gitmeyip parasını bağışlasaydı daha mı iyi olurdu? Daha mı iyi olurdu bilmeyiz ama çok güzel olacağı aşikar, peki ama ya bağış da yaptıysa? Ya da çok önceden parasını ödediği için gittiyse?

Ben hiç umre'ye gitmedim, hiç hacca gitmedim. Ama ne zaman buraya giden insanları eleştirip "arap'lara para yedireceğine fakire fukaraya ver" tarzı bir eleştiri görsem şu cevabı veririm;

"siz bu sene tatile gitmeyip o parayı fakir verecek misiniz?"

Gavura kızıp oruç bozulmaz, siz yine de kötü örnekleri baz almayın kendinize.
0
john bloor
(15.02.23)
Benzer durumlardayız hocam. Etrafımda da senin/benim gibi çok insan var konuşuyoruz dertleşiyoruz benzer endişeleri/fikirleri paylaşıyoruz.

Maalesef ben de beş vakit değilse de namaz kılar, kuran okur, cumaları camiye giderdim ancak özellikle 15 temmuz sonrası dinin içine siyaset iyice karışınca hocalardan da vaazlarından da iyice tiksindim. Dedemin cenazesinde hazır kalabalıkken yeni yapılan camisi için para dilenen hocanın orada boğazını sıkmak istedim. Bir tek elimde belli belirsiz inancım ve alışkanlıktan mıdır bilmiyorum tuttuğum orucum kaldı.

Hele son zamanlarda din kisvesi adı altında yapılan kötülükleri, şarlatanlıkları gördükçe iyice uzaklaşıyorum. Dinin bir suçu yok gerçi ama içimden gelmiyor yani.
0
chicha_v2
(15.02.23)
Ateistim ama "akp dinden soguttu" "siyasete din karistiranlar soğuttu" soylemleri bana çok garip geliyor.

Müslüman olmak şu demek değil mi; Allah diye bir şey var, tüm evreni o yarattı, hz muhammed i peygamber olarak gönderdi vs. Benim bu bilgiye inanip inanmamami Akp etkileyemez ya xd çok saçma xd evrim fln okuyup kafanız karismiyo, başkası x davranışı yaptı diye bu bilgiye olan inanciniz sarsılıyor. Bu sebep sonuç ilişkisi çok saçma geliyor bana.

Tamamen dinden uzaklastiginizda kafanız rahatlayacak bence :) Bende öyle olmuştu. Çünkü önceden hep bir yerlerden bir şeyler bekliyordum, dua ediyordum, umuyordum. Gerceklesebilme ihtimali var mı yok mu bakmiyordum. Bedava nasılsa, ümit et :) Dolayisiyla gerçekleşmeyince hayal kırıklığı... Bir de sürekli bir sorumluluğu yerine getirmenin/getirmemenin huzursuzluğu.. yok namazı kaçırdım, çok orucu bozdum

Şimdi gercekciyim. Biliyorum ihtimalleri. Uzun yıllardır mutlu yaşıyorum.
0
abuzer
(15.02.23)
Ben de benzer bir süreçten geçerek dinden uzaklaşmıştım. Kendini "biz müslümanlar" olarak tanımlayan kapalı gruplar var. Bunların ne karakterleri, ne savundukları; kesinlikle hiçbir şeyleri benim inandığım değerlerle örtüşmüyordu. Bu durum tamamen iradem dışında beni buz gibi soğuttu açıkçası. Ben öylece sanki kendime dışardan bakıyormuşum gibi bu uzaklaşma sürecini izledim. Hiçbir aktif rolüm olmadı bu konuda.

Artık son geldiğim noktada eğer gerçekten bir sınav falan varsa bu sınav ancak bu acayipliğin içinde bulunmamakla geçilir heralde noktasındaydım. Şimdiyse çoktandır sadece hiç umursamıyorum bu konuları.
0
akhenaten
(15.02.23)
olur tabi psikoloğun yardımı, olmaz olur mu!
ancak, tecrübelerime dayanarak söyleye bilirim ki bu tür depresif ruh hallerinde ilaç tedavisi çok iyi ve hızlı sonuç veriyor.
doğru ilaç çok önemli olduğundan, doğru psikiyatrist'le görüşmek çok önemli. bunun için de kesenin ağzını biraz açmak lazım; zira özel psikiyatrist ücretleri çok yüksek. yine de uzun vadeli mental sağlık ve mutluluk düşünülecek olursa, iyi bir psikiyatriste görünmek iyi bir yatırım olarak görülebilir.
0
pangea
(15.02.23)
@abuzer'in ilk 2 paragrafı +1

Yani kötü örnekler var diye niye inancınızdan soğuyorsunuz ben de anlamıyorum. Ben inançlı biriyim ama bugüne kadarki sorgulamalarım inananların "inancıma göre" ters eylemlerinden olmadı. Niye onları referans alayım ki? Referans alabileceğim daha nitelikli kaynaklar varken bana ne alkol alan türbanlıdan, sevap yapmak varken umreye gidenden.

Bir de yanlışım varsa düzeltsin biri umre genelde hac kurası çıkmayan, hacca parası yetmeyen ya da hacca gidip geldikten sonra maddi durumu el verdiği için tekrar oraya gitmek isteyenlerce tercih ediliyor. Annem babam da yıllardır kura çıkmasını bekliyor ve kura çıkmazsa en azında umreye gidip oraları görmek istiyorlar yine inançları gereği. Yani adam ya da kadın ister inancına göre umreye gider ister sevap yapar. Bu bana ne ya da bize ne? Herkes de gidip ihramda poz vermiyor. Poz verip paylaşandan bir inançlı olarak da yine bana ne diyorum. Ünlü düşünürün dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.

Daha iyi hissettirecekse psikolojik destek alın ama inanç bence kişinin kendi içinde çözebileceği bir şey. Belki psikolog bu süreçte bunu aydınlatmaya eşlik eder.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
dini yanlış uygulayanlar yüzünden dinden soğumayı ben de anlamıyorum. bir insan dinden, din konseptini saçma bulduğu, dinin doğruluğunu sorgulamaya başladığı için uzaklaşır. ya da uzaklaşmalı. yani ülke gerçekten süper vicdanlı dindarlar tarafından yürütülüyor olsaydı dindar kalmaya devam mı edecektin? dini sorgulamak böyle bir şey değil, üzgünüm. dini sorgulamak, dinlerin varlığından şüphe etmeye başlamak, insanın ilk çağlardan itibaren batıla duyduğu ihtiyaç ile örgütlü dinlerin ortaya çıkışı arasındaki ilişkiyi kurabilmek demek. çok daha büyük ve teorik bir düşünme süreci. üç beş salak insanın yaptığıyla dini inancının dengesi bozuluyorsa ya sağlam bir inanca sahip değilsin, ya da bu konuları daha önce hiç düşünmemiş olmanın toyluğunu yaşıyorsun. gerçekten sorgulamaya başladıysan biraz araştır, oku, akepeliler gibi minicik bir bağlamın içinde değil, üzerine gerçekten kafa yorarak düşün. sonunda en azından omuzlarında yük olan gereksiz bir dertten kurtulmuş olursun.
0
sir gawain
(15.02.23)
ben de dindar sayılabilecek bir ailede büyüdüm, özellikle son 7-8 senedir fikir olarak dinden uzaklaştım. uzaklaşma sebebini iyi düşünmek lazım.

dini iyi uygulamayanlar yüzünden soğumak ayrı (bence saçma)
dini kötüye kullananlar yüzünden soğumak ayrı (bence bu da saçma, onların yaptığı onları bağlar)
dinin bazı kısımlarını sorguladığın ve aklına yatmadığı için soğumak, işte bu en çok yaşadığım şey. evet sorguluyorum, bir yaratıcının olması değil, ancak hikayenin geri kalanında benim hiç aklıma yatmayan şeyler hala var. bu yüzden dinden uzaklaşıyorum ama bundan mutsuz değilim, allah akıl vermiş aklı da sorgulamak için vermiş diyorum kısaca.

onun dışında dil öğrenmen, hayat motivasyonun düşmesi, konuşmak istememen, bunların dinle alakası yok sadece kendini kandırıyorsun. seninle alakası var. senin kendi sorununu çözmen lazım.
0
roket adam
(15.02.23)
ben tasavvuf ve felsefeyle de ilgilenen bir imamdan şu cümleyi duymuştum:

"İnsanlar beklentileri için inanıyor. İşi rast gitsin, talihi açık olsun, sağlığı yerinde olsun diye. Ama inanmak bunları sağlamaz. İnanmak hayatını kolaylaştırmaz. Ama zor zamanlarını daha sabırla atlatmanı sağlar.

Basit görünen ama aslında bugün şikayet edilen konular tam da bununla alakalı. Çünkü herkes bir çıkar uğruna inanıyor. Çevre edinmek, kabul görmek...

Bence dindar görünen insanların hataları yüzünden kendinizi yıpratmayın. Herkes kendinden sorumlu bu dünyada.


Bu problemin yanında bir problem daha var. İnsanlar kendileriyle değil, başkalarıyla ilgilendikleri için de bu noktaya geliniyor. İster inançlı olun, ister inançsız, kafanız başkalarıyla meşgul olduğu sürece mutsuz olursunuz. Kendi hayatınızla ilgilenin sadece. Başkalarının inançları sizin meseleniz olduğu sürece işin içinden çıkamazsınız. Bu ateistler için de böyle, dindarlar için de... Herkes kendi düşüncesini dayatma derdinde.

Bundan din eğitiminin sadece şeklen verilmesinin etkisi büyük.

Ben okumayı çok seven bir insanım. O yüzden birçok dinle ilgili araştırma yaparım, tarihe meraklıyım. Dini bir otorite değilim elbet ama kendi fikrimi paylaşayım.

Benim okuduğum islamiyet aslında oldukça rasyonel bir din. birçok inançla kıyaslanınca. Aslında bugünkü protestan hristiyanlığa çok yakın bir çizgide. Çünkü birçok inanç insanı maddiyattan uzaklaşmaya teşvik ederken islam çok dengeli bir noktada duruyor.

Şimdi şöyle bir noktadan bakalım. İslamın altın çağı denen dönemde, matematikten tıp bilimine inanılmaz bir ivmelenme yaşanıyor. Düşünün platon eflatun adıyla bu bölgede kabul görüyor.

Sonra bugün tartışığımız noktaya geliyoruz. Burada işte bakış açısı değişimi söz konusu.

En basit haliyle ibadetleri ele alalım. Mesela hac... Hac bugün uçağa atla, görevleri yerine getir 5 yıldızlı otelde konakla, turistik alışverişini yap ve eve dön şeklinde yorumlanıyor.

Oysa şöyle de düşünebilirsiniz. Bu aslında bir yolculuk. İnsanın kendi içsel dünyasına da yaptığı bir yolculuk. Eski çağlarda insanlar binlerce kilometre kat ediyor, belki köyünden ilk defa bu sebeple çıkıyor. Başka kültürleri görüyor, yolda hac yolunda gidenlerle arkadaşlık ediyor, yemeğini paylaşıyor. Başka köylerde şehirlerde misafir oluyor. Onlarca farklı ırktan, milletten insanla tanışıyor. Dünyanın aslında hem çok büyük hem çok küçük olduğunu öğreniyor. Uzaktan tanımayıp düşmanlık ettiği insanların aslında kendi gibi dertleri olduğunu görüyor. Kaynaşıyor... Belki bugün atladığımız şey budur.

Bugün baktığımızda belli bir yaşa gelince insanlar borç harç gitmek zorunda hissediyor. Oysa paran yoksa, imkanın yoksa gitmemelisin denmiş bu ibadet için. Sadece para da değil konu, mesela başkasının hakkına girmemen gerekiyor giderken. Nedir o? Diyelim ki sen hacca giderken kullandığın para yüzünden çocukların o ay daha az yemek yiyecek.

ya da baban hasta. Sen yokken annene ve kardeşine daha çok iş düşüyor. Onların işleri aksıyor o zaman da senin yaptığın ibadet sıkıntılı. Hacca / umreye gidiyorsan geride sen yokken hayatın sen varmış gibi akması lazım yani.

Ya da çok tartışılan kurban... Kurbanın olayı gidip şov yapmak değil. Eskiden marketten et alamıyosun. Hayvanın varsa kesip yiyorsun. Yoksa yok... O yüzden kendi hayvanından birini ayır, yılda bir kere onu ihtiyacı olana paylaş. Ama bizde kurban = elde ekmek ve piknik tüple kavurma beklemek.

gibi gibi...

Anlatmaya çalıştığım usüllerle kafayı bozmuş herkes. Oruç nasıl tutulmalı, namaz nasıl kılınmalı, iftarda ne yenilir falan...

Ama bunları niye yaptığını düşünmeyi öğrenmemiş kimse.
0
anten
(15.02.23)
bu kadar zor durumda insan varken, tatil/umre benim de çelişkim
ama kimseyi kınamamak gerek
sizin verdiğiniz örnek özelinde değil ama
bazı insanlar ömür boyu kendilerinden kısar, çocuğuna verir başkasına verir
sonra olmadık zamanda kendini hatırlar, kendi için bir şey yapmak ister

burada denge önemli ne bütün birikimi bağışlamak ne de kendine harcamak
2isini de aynı anca yetecek para varsa ne mutlu
0
mantık
(15.02.23)
Ben ney sesi bende gıcık olma hissi yarattığı için Itri dinlemekte zorlanıyorum. Ve bu durum bende bir nefret uyandırıyor şu açıdan: kendi kulturumun en büyük bestekarini zevk alarak dinleyemiyorum ve bunda benim payım yok.

Biraz şey gibi bir durum o kadar sistematik olmasa da, otomatik portakalda alexe Beethoven dinletirken şiddet görüntüleri gösteriyorlar ya, sonra Beethoven duyunca midesi bulanıyor. Tam olarak böyle.


Bahsettiğim sahne şu:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
(6)

milli savunma bakanı(ve yardımcıları) genelkurmayı başkanı'nın amiri midir?

fatihkkk
selam,lütfen siyasete çekmeyelim. teknik bir soru soruyorum.- milli savunma bakanı hukuken genelkurmay başkanının amiri midir?- milli savunma bakan yardımcıları hukuken genelkurmay başkanının amiri midir?teşekkürler.
selam,

lütfen siyasete çekmeyelim. teknik bir soru soruyorum.

- milli savunma bakanı hukuken genelkurmay başkanının amiri midir?
- milli savunma bakan yardımcıları hukuken genelkurmay başkanının amiri midir?

teşekkürler.
0
fatihkkk
(06.02.23)
"Genelkurmay Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 117. Maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanı olarak Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve savaş zamanında Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Görevlerinden dolayı Millî Savunma Bakanlığına karşı sorumludur."
0
Kaleci Saçlı Forvet
(06.02.23)
teşekkürler @roberto baggio

ama asıl yardımcısını merak ediyorum. hadi hulusi askerdi. yardımcılarının alakası yok.
0
🌸fatihkkk
(06.02.23)
Abi fark etmez askerlik durumu, mühim değil yani yarın Hulusi gider asker olmayan biri atanır o da emir verir, hiyerarşi olarak savunma bakanlığı genelkurmayın üstünde, savunma bakanı yardımcısı gerekli durumlarda genelkurmaya emir vs verir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(06.02.23)
gerçi hıyarlık da bende. hukuk varmış gibi hukuki durumu soruyorum. asdgahjskda. merak işte.
0
🌸fatihkkk
(06.02.23)
hukuki yönünü tam bilmem ama genel kurmayın siyasetle bir alakası olmaması gerekir. Genel Kurmay siyasetten emir almaz almamalı ama alıyor.
0
mikahakkinen
(06.02.23)
Askerliğim yaptığım birliğin tabur komutanı resmi bayramda ilçe kaymakamına selam durmuştu. Tam anlamlarını bilmemekle birlikte mülki amir idari amir diye bir ayrimdan bahsedilmisti (ben personel birim amiri subaya sordum sasirdigim için). Ondan da aklımda kalan birliğin iç işlerine karışamaz ama birlik sorumluluğu dışı işlerde ve protokolde üstü oluyormuş.

Muhtemelen MSB ve genelkurmay arasında da bu tür bir ilişki vardır.
0
encokbenisevinnolur
(06.02.23)
(8)

siz olsanız ne yapardınız?

0zlem
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde der
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.

bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.

kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde ders almasını sağlamak onu ailesinden soğutur mu o da kafamı çok kurcalıyor. babasının yapmaması benim yapmam onda ne hissettirir bilemiyorum.

bu gibi durumlarda nasıl davranmak lazım?
0
0zlem
(05.02.23)
Eger egitimi icin yapabileceginiz bir sey varsa, lütfen elinizden geleni yapin.

Herkes ailesiyle bir noktada kendi ic dünyasinda hesaplasiyor. Yasadiklarini tartiyor. Siz yardim etseniz de etmeseniz de o hesaplasmalar yapilacaktir.

Siz bir gencin egitimini maddi manevi destekleyebilecekseniz, bundan hicbir sebeple geri durmamalisiniz. <3 Bazen ben buradayim diyip bir insana el uzatmak, o insanin hayatinda cok sey degistirebiliyor.
0
chihirovekohaku
(05.02.23)
Ayarlayabilirseniz o desteği verdiğinizi belli etmeden yapın.

"Ben bir arkadaşımı ayarladım Ayşe'ye A dersi için özel ders verecek ücretsiz" vs. Ücretsiz kısmını anne babaya söyleyin.

Bulacağınız öğretmenle de önceden konuşursunuz onlar bilmeden ödemeyi siz havale falan yaparsınız.

Ama son paragrafinizda dediğiniz "hissettirmemek" kısmına yapacağınız bir şey yok bence bu konudan bağımsız olarak. Öyle bir umursamazligi varsa eninde sonunda hissedecek o çocuk onu, ki hissetse daha iyi olur.
0
encokbenisevinnolur
(05.02.23)
ailesi kizlarina demek ki boyle bir hayati uygun goruyor. ve kiza belki matematik falan degil de sukretmeyi ogretiyorlardir. kaynaklarinizi baska bir cocuga ayirin bence. yine de yardim sonrasinda ailesine tavir almaz saniyorum kiz. sonucta imkanlarinin olmadigini 15 yasindaki cocuk farkindadir zaten.
0
Kittie
(05.02.23)
@chihi+1
Egitim yardimi bence de en iyi yardimlardan biri. Direkt balik vermek yerine baligin nasil yakalanacagina yonelik oldugu icin daha uzun omurlu. Yapacagin yardimin onda ne hissetirecegi de onun dusuncelerine, seninle olan iliskilerine vs bagli.

Ozel ders gibi seylerle ilgili olarak da hissettirmeden yardim etmek yerine onunla direkt bir iletisim kurarak ilerlerdim. Yani 'bak egitimin icin sen istekli ve basarili oldugun surece ben elimden geldigince sana destek olurum' tarzinda destegimi bildiririm ki hem sorumluluk olayi olsun hem de arkasinda bir destegin oldugunu bilsin.

Senin verecegin bu destek daha cok onun sana karsi daha pozitif olmasini saglar bence. Ailesi bu konuda fazla imkan sunamadiklari icin de onlardan soguyacagini sanmiyorum cunku onlar da ellerinden geldigince zaten ugrasiyorlardir diye dusunuyorum. Kisi de zaten olanaklarin ve durumunun bisekil farkindadir ve olaylari kendince yorumluyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.23)
On beş yaşındaki çocuk çok da küçük değil. Babasının asgari ücretinin temel giderleri karşılamaya ancak yettiğinin farkındadır. O yüzden dışarıdan gelecek herhangi bir yardım elinin onu ailesine karşı soğutacağını düşünmüyorum. Önemli olan burada çocuğun geleceği, anne babasının kararları onu bağlamaz ve sırf bu yüzden böyle bir fırsatı kaçırmayı hak etmiyor bence. Kesinlikle destek olun, size karşı daha iyi yaklaşacaktır. Bazen çocuklar anne babaları bu imkanları sağladığı zaman onların zaten yapmak zorunda olduklarını düşündükleri için yeterince tutunmuyorlar böyle şeylere. Ama babasının kardeşinin onun için böyle bir fırsat sağlaması onun daha fazla ders çalışmasını sağlayabilir. İnsan anne babasına çarşı çok mahcup hissetmez ama size karşı hissedebilir başarısızlık yaşadığında ve bunu hissetmemek için daha fazla çalışabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.23)
Elinizden geliyorsa kesinlikle yardim edin. Ailesinin goruslerini benimsemiyor olabilir ki benimsese bile ben yardim ederdi. Sonucta daha 15 yasinda ve babasindan ailesindrn etkileniyotdur. Hic olmazsa ilerde kendi ayakkarinda durur, ekonomik ozgurlugu olur meslegi olur. Hic dusunmeden yardim edin egitimine bence
0
oscar
(06.02.23)
babası yapmıyorsa sen yaptığını belli et. çocuk zaten babasının yapmayacağını anlayacak yaşta. ara kızı hangi konuda destek istiyorsun diye sor. sonuçta yakın akrabasın.
0
mikahakkinen
(06.02.23)
Belki vicdansızlık ama bende aynı şekilde düşünüp yardım etmiyorum bu tarz kişilere.
0
nhtzmc
(06.02.23)
(2)

Tasarım Ofisi İçin İsim Önerisi

turk kasi
Kuracağımız mimarlık, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı, endüstriyel tasarım ve grafik tasarım firmamız için isim önerilerine ihtiyacım var. Yardımcı olabilir misiniz?
Kuracağımız mimarlık, iç mimarlık, peyzaj mimarlığı, endüstriyel tasarım ve grafik tasarım firmamız için isim önerilerine ihtiyacım var. Yardımcı olabilir misiniz?
0
turk kasi
(05.02.23)
Chatgpt'ye sorabilirsiniz :)
0
msb
(05.02.23)
OiA
Açılımı One in All

Hem söylenişi de net ve akılda kalıcı

OiA Tasarım
0
encokbenisevinnolur
(05.02.23)
(7)

sdf 30yaş üstü kullanım

bir soru sorcam
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harflerigenelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor:) daha da garip hale geldidüşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harfleri
genelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor

:) daha da garip hale geldi

düşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
0
bir soru sorcam
(01.02.23)
Bazen diyorum ben de random gulme yaşım gecti mi artık, :) ibaresiyle mi gulsem bundan sonra diye.
0
stavro
(02.02.23)
Ben bildim bileli random gülüyorum, otuzu da geçtim yine böyle gülüyorum başka nasıl güleceğiz ki asdasda
0
Kaleci Saçlı Forvet
(02.02.23)
hayatımda hiç kullanmadım. yaşım 30un altı.
0
jelly bear
(02.02.23)
Xd zaaa diye gülüom bazen gerçekte bile

31 k
0
abuzer
(02.02.23)
Ben aksine hep 30 üstünde görüyorum, ya da artık bütün çevrem 30 üstü olduğundan öyle geliyor.

Bir de şu "shsjshh" dişlerin arasından tıslayarak gülme efektini çok güzel veriyor bence, her şeye de hahaha diye gülmüyoruz ki canım :)
0
kobuzchu kiz
(02.02.23)
Kullanıyorum. Yaşımızı daha belli eden muohaha yihaha puhaha diye mi gülelim :D
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
Bunu kullanan kişi gözümde hemen gençleşiyor. 30+ yaşta olduğuna inanamıyorum o andan itibaren
0
encokbenisevinnolur
(02.02.23)
(7)

İzmir’de tek yaşamanın maliyeti?

duchess jessamine
Bornova’da 1+1’e çıkan biri için konuşacak olursak ne kadardır ortalama?
Bornova’da 1+1’e çıkan biri için konuşacak olursak ne kadardır ortalama?
0
duchess jessamine
(29.01.23)
soru hiç net değil. ev kirası soruyorsanız zaten sahibinden.com 'a bakın. yaşama maliyetinden kasıt nedir? yaşınız kaç, ne yer ne içersiniz, dışarı çıkar mısınız, yemek kendiniz mi yaparsınız, hobiniz var mı, arabanız var mı, iş var mı yoksa öğrenci misiniz, ev-iş arası ulaşımı ne ile yapacaksınız... milyon soru var. 5 ila 50 bin tl arasında 1+1 var bornova'da. tek sorun evse...
0
bir ileti paylastim
(29.01.23)
Oradan buradan kismayacaksaniz min. 20
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
min = kira + (8 bin tl.)
0
false pretension
(29.01.23)
Bornovada normal bir hayat sürmek için net 13 - 15 bin TL net gelirinizin olması lazım
0
limonlu eksi
(29.01.23)
30-35 min.
0
melancholia
(29.01.23)
False pretension+1
0
veritaslibertas
(30.01.23)
Kira 6bin
Faturalar 1bin
Ulaşım 1bin
Yemek 3bin
Fakat bunlar zorunlu olanlar diğerlerinide hesaplamak lazım 13 üstü orta halli yaşanır
İçki sigara az olursa tabi.
0
kararsızataletfilozofu
(30.01.23)
(3)

Dışsallaştırma

personaa
İnsanlar neden yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak psikolojik destek almak yerine üfürükçülere, astrolojiye burçlara, büyücülere, falcılara, yaşam koçlarına gidiyor acaba? eğitimsizlikten mi, gelecekle ilgili haber almak yalanlarla yaşamaktan keyif almaktan mı, gerçek profesyonellerden yardım alıp
İnsanlar neden yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak psikolojik destek almak yerine üfürükçülere, astrolojiye burçlara, büyücülere, falcılara, yaşam koçlarına gidiyor acaba? eğitimsizlikten mi, gelecekle ilgili haber almak yalanlarla yaşamaktan keyif almaktan mı, gerçek profesyonellerden yardım alıp gerçeklerle yüzleştirilmeye karşı direnç mi yoksa bizim kültürden kalma inançlarımızın baskınlığı mı? yaşam sorumluluğunu alamamaktan mı? Türk insanı dışsallaştırma savunma mekanizmasını neden bu kadar fazla kullanıyor? Diğer toplumlarda da durum buna benzer mi bizde daha mı belirgin?
(Eğlencesine bu gibi şeylerle ilgilenenler hariç, ciddi ciddi inananlar için bu düşüncelerim.)
0
personaa
(29.01.23)
bizim millet yenilikçi değil gelenekçidir. ta eskiden beri hocalar, üfürükçüler, din adamlarına saygı duyulageldiği için, hep böyle devam ediyor.
domuz eti yemeyip içki içmenin sebebi de bu.
diğer toplumlarda, bence aile ve akraba ilişkileri bizdeki gibi baskın olmadığı için insanlar daha özgür ve daha bireysel. isteyen istediğini yapıyor, isteyen istediğine inanıyor gibi. tıpa inanan doktora gidiyor, Allah'a inanan kiliseye gidiyor.
0
etna
(29.01.23)
Öylesi daha kolay diye bu sorunun en basit cevabı. Şahsen yaşam koçu tercih etmem ama onu diğerleriyle aynı kategoriye koymazdim, Türkiye'deki görünürlüğü öyle olmasa da başka ülkelerde o şekilde işlemiyor yaşam koçu olma ve böyle çalışma durumları.

Kolay dediğim de şöyle: düşman yaratmak her zaman daha kolaydır. en bilinir örneği işte dış güçler vs ile sorunları açıklamak sorumluluktan kaçmak için geniş bir alan açıyor. onun daha minimal hâli de görümcem beni kıskanıyor, ya da sana büyü yapmışlar.

bir de şu tarafı var kanımca, modernizm mistisizmi öldürdü, ama mistisizmin ya da mitolojinin varlığı zaten insanın psikolojik ihtiyaçları ile ilgiliydi. işte o ihtiyaçlar uzun hikâye ama bunu kültürel olarak daha modern/kentli alanda kalmak isteyen spirituelistik şeylerle (yoga meditasyon vb) daha geleneksel tarafta olan da hocadır okuyup ufleyendir buyucudur onlarla gideriyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
Tek bir nedeni yok bence, terapiste gitmek sadece Turkiye'de degil, bir cok ulkede hala 'hastalikla' bir degerlendiriliyor, insanlar utaniyor. Millet ne der diye dusunuyor, etiketlenmek istemiyor.

Ayrica, terapi bir sure devam edildiginde sonuc verirken, bir defada sonuc veren 'kolay' yollar daha ilgi cekici oluyor. Hem ekonomik hem psikolojik olarak.

Cogu insan 'disari' ile yasadigi sorunlarin 'icerden kaynaklandigini' ve ancak kendini degistirirse cozulebilecegini bilmiyor, anlamiyor. Baskasini kontrol etmek ya da olaylari kontrol etmek kendini degistirmekten daha cazip ve kolay geliyor.

Onyargi var, insanlarin aklindaki terapi deneyimi ile gercekte olan epey farkli bence. Kendi meslegimden gidecek olursam mesela Turkiye'de avukatligi Amerikan filmlerindeki gibi hayal eden, avukatim dediginizde 'ayyy ezber yapamam ben' ya da 'bana da kucukken avukat ol dediler, cenem cok calisir, cok konusurum' diyen cahil sayisi azimsanmayacak kadar fazla. Dolayisiyla insanlar bu onyargilari kirmak icin caba gostermiyorlar.

Umut kisa sureli yara bandi gorevi goruyor. Zira buyuk bir kisim anksiyeteden ve belirsizlikle bas edememekten muzdarip, bunun da nedenlerinden biri gelecegi bilememek ve kontrol edememek, bu tarz astrologlar, ufurukcular yapay bir kontrol hissi veriyor giden kisiye.

Bence bazi nedenler bunlar.
0
kassiopeia
(29.01.23)
(3)

Ayak numaraları birbirinden farklı olanlar

astronom bey
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.siz nasıl yapıyorsunuz ?
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?
benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.
sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.
sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.
siz nasıl yapıyorsunuz ?
0
astronom bey
(29.01.23)
Benim sol ayağım çok az daha küçük. Biri 43.5 biri 44. Bazen birini bazen birini alıyorum yazlık ayakkabıda küçük kislikta büyük mantığım bu. Daha büyük farklarda napilir bilemiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
Büyük ayağa göre alın, diğerine yarım numara küçültecek tabanlık koydurun. Problem solved.

Büyük ayağı küçük ayakkabıya sıkıştırmak uzun vadede sorunlara yol açar gibi geliyor bana. Tırnak batması, sürekli sivri burun topuklu giyenlerdeki gibi parmakların eciş bücüş olması vs.
0
kobuzchu kiz
(29.01.23)
Benim sol ayak yarim numara buyuk. Yarim numara oldugu icin cok farketmiyor, buyuk aliyorum hep
0
fakyoras
(29.01.23)
(6)

izmirde simit ?

cptxxx
izmirde gerçek ankara istanbul Eskişehir simidi yapan yer var mı ? hiç denk gelmedim. bi tutturmuşlar tadsız tuzsuz gevrek.
izmirde gerçek ankara istanbul Eskişehir simidi yapan yer var mı ? hiç denk gelmedim. bi tutturmuşlar tadsız tuzsuz gevrek.
0
cptxxx
(29.01.23)
Ankara'ya denk gelmedim de İstanbul simidi yaptığını söyleyen yer var. Tuzu daha fazla ama bizzat İstanbul simidini bilmediğim için kiyaslayamiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
bunlara en yakın simit a101de dondurulmuş olarak satılan simit sarayının ürettiği

izmirde hep o sütlümsü tat, pastane simidi gibi
0
freebird5406_2
(29.01.23)
Biri gevreğe laf mi etti!!

Öhöm, neyse. Büyük fırınlarda farklı tarzda simitler var ama ankara simidi hangisi bilmiyorum tam olarak. Simit sarayı tarzı yerlere bakabilirsiniz ya da. İstanbul simidi şu pofuduk pastane simidi gibi olansa ondan hemen her yerde var. Tek gevrek satan fırın çok az hatta bence İzmir'de, diğer simitler de satılıyor genelde. Hiçbiri gevrek kadar iyi değil tabii :d
0
nundu
(29.01.23)
@nundu

yok hocam gevrek başka simit başka, hem izmirde satılan her gevrek benzeri şey de gerçek gevrek değil maalesef, gevrek iyisinin de kötüsünün de genel adı olmuş
simit ise bursa izmit adapazarı üçgeninde yapılan az pekmezli sosa batırılmış, odun fırınında pişen hali, kara simit de denir buna

ankara simidi ise aynı şekilde pişiriyor fakat pekmez sosu daha fazla kullanıldığından biraz daha tatlıdır
0
freebird5406_2
(29.01.23)
Bucadaysan buca ekmek fırını var tereyağlı simit diye satıyorlar çok lezzetli.
Alsancakta zeynel ergin gevrek fırını var onu peynirle yemen lazım.
Bornovada üniversite2 var.
Bunlar lezzetli simit yapan yerler ankara simidini bilmiyorum ama.
0
kararsızataletfilozofu
(30.01.23)
A101 simit sarayının simidini satıyor alıp fırında ısıtıp yemelik. onun dışında izmir hamur işinden anlamaz. börek mörek yok. ot yer bira içer izmir.
0
Batuhanolabilir
(31.01.23)
(7)

gizli sevda çekiyor musunuz?

karayel
sb
sb
0
karayel
(29.01.23)
Ben imkansız aşklar için yaratılmışım.
0
neymis
(29.01.23)
nope
0
anon1m
(29.01.23)
hayır.
0
benibulmanlazim
(29.01.23)
beretta beretta'ya gizliden asigim, ama bana yuz vermiyor :P
0
cooperr
(29.01.23)
Hayır
0
gabe h coud
(29.01.23)
hayır, hiç yaşamadım ve yaşamak istemem ve yaşayacağımı da sanmıyorum.
0
deartheodosia
(29.01.23)
Hiç o kadar mazoşist olamadım, gizli olanın gizliliği de en fazla 2-3 ay sürmüştür.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
(6)

Hayatımda tanıyıp tanıyabileceğim en orjinal insan annem

karayel
demiş, bir ünlü.Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
demiş, bir ünlü.

Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
0
karayel
(26.01.23)
Annem için çok orijinal diyemem, ama çok güçlü, akıllı ve çalışkan bir insan bence.
0
peki madem
(26.01.23)
Kötü. Kotunun ayrıntılarıni buraya yazarsam kurallara uygun olmayacağı için silinir.
0
encokbenisevinnolur
(26.01.23)
En orijinal insan diyemem ama futbolu çok seven, evde tek başınayken örneğin West Ham United - Everton maçı izleyen bir annem var. Maç nasıl gidiyor diye sorunca da "hakem bizdekiler gibi her düşene faul çalmıyor o yüzden güzel maç oluyor" falan diyor.

Ayrıca snooker meraklısı. Judd Trump hayranı. 75 yaşında ve akşam Eurosport'ta snooker masters izliyor. Judd kazanınca seviniyor.

Canım benim.
0
pispinti
(26.01.23)
iyi kalpli bir insandır. konuşkandır, komiktir, fedakardır. benim üzerimde emeği büyük.

tanıdığım en orijinal insan kim bilmiyorum ama annem değildir herhalde.
0
sir gawain
(26.01.23)
Tanıdığım en naif insan,hiç büyümeyen bir çocuk gibi. Bu yanı da hem kendi başına hem bizim başımıza türlü işler açmıştır. Ben annem kadar çocuk seven ve çocuk bakmaktan keyif alan insan görmedim. Bana göre muhafazakar,bizi büyütürken yaptığı hataları var. Ama iyi niyetini,çalışkanlığını,fedakarlığını,şefkatini,sevgisini her daim hissediyorum.
0
asteriks
(26.01.23)
En iddialı narsislere ders verir; tam bir psikopat, tanıdığım en yıkıcı, en mahvedici insan; doğal bir felaket, tufan, force majeur, sadece en uçta var olabilen dünyanın en rijit insanı, dünya yerinden oynar, annem bir milim kıpırdamaz, sevgisi nefretinden daha çok zarar verebilir, şiddetin vücut bulmuş hali.
0
tiny penny
(26.01.23)
(3)

İsveç dizisi

heritage
Merhaba,Adını bulmaya çalıştığım bir dizi var. Sadece ilk bölümünü izlemiştim. Beğenmeyince devam etmedim. Ama şimdi adı lazım oldu hatırlayamıyorum.-Paranormal, mistik bir olay var. Dizide elektriklerle alakalı bir sıkıntı var. Ampul falan patlıyor, trafolar cazırdıyor.-Bir kadın var, eski bir arab
Merhaba,
Adını bulmaya çalıştığım bir dizi var. Sadece ilk bölümünü izlemiştim. Beğenmeyince devam etmedim. Ama şimdi adı lazım oldu hatırlayamıyorum.

-Paranormal, mistik bir olay var. Dizide elektriklerle alakalı bir sıkıntı var. Ampul falan patlıyor, trafolar cazırdıyor.
-Bir kadın var, eski bir arabası var birini arıyor. Bir yerlere soruyor ama "artık çok geç, bir şey yapamazsın" minvalinde cevap veriyorlar.
-Bir adam var, başrol. İnşaatta çalışıyor. Dandik bir evde yaşıyor. Çatısı akıyor evin. Bir de hoşlandığı kadının doğum günü var. Kitap alıyor ama zengin insanları evin penceresinden kızın yanında görünce içeri girmekten vazgeçip eve dönüyor. Elektrikle alakalı yine aynı şekilde sıkıntı oluyor. Adam evdeki her şeyi yemeye başlıyor. Köpek maması, deterjan, yumuşatıcı falan dahil.
-İnşaatta başka bir adamla alakalı sıkıntı oluyor. Suçu bu üstüne alıyor. Sonra formenle kavga ediyor, o sırada da inşaattan aşağı düşüyor. Hastanede ölüyor. Otopsi sonrası yine elektrikler sapıtıyor. Adam da canlanıyor. Sonra da hastaneden kaçıyor.

Hiç böyle bir şeye denk geldiniz mi? Bunları google'da aratınca gerçek haberler çıkıyor. Bulamadım. Yardımcı olabilir misiniz?
0
heritage
(25.01.23)
Yazdıklarınız Kingdomu (riget) hatırlattı, ama tüm unsurlar da yoktu sanki. ama o Danimarka yapimiydi. O olabilir mi ki?
0
encokbenisevinnolur
(25.01.23)
Yok Riget değil. Stockholm'de geçiyor. Bir de o kadar eski değil.
0
🌸heritage
(25.01.23)
Sanırım bu (Hidden: Förstfödd)
www.imdb.com
0
gioberg
(25.01.23)
(9)

abicim mi ablacım mı?

durbidakka
Merhaba bir erkek, küçük kız çocuğuna seslenirken abicim mi demeli yoksa ablacım mı demeli?örnek:kibar bir sesle "şu bardağı getirever abicim/ablacım."
Merhaba

bir erkek, küçük kız çocuğuna seslenirken abicim mi demeli yoksa ablacım mı demeli?

örnek:
kibar bir sesle "şu bardağı getirever abicim/ablacım."
0
durbidakka
(17.01.23)
abicim

edit: ben abicim diyordum cocuklugumda kiz kardesime, benden buyuk kizlarin da bana erkek olmama ragmen ablacim dedigini hatirliyorum hicbirinden abicim duymadim. anne de cocuguna annecim der buna da laf edecek ne yasadiniz yahu. tamam tamam cocuklar da bir birey, yetiskin. yeterince linc yiyorum zaten burada da yemeyelim.
0
gule gule
(17.01.23)
Abicim nedir? Tabiki ablacım. Kız çocuğuna abi denir mi?
Birde çocuklarına annecim babacim diyenler var ki, of ki ne of.
0
etna
(17.01.23)
Ben ikisini de demiyorum, erkek kardesim var gerci esek kadar oldu artık ama kucukken de abicim demedim bu zamana kadar hic; nedense abicim/ablacım çocukları rahatsız eden bi kelime gibi geliyo. Dümdüz canım ya da kardesim demek daha iyi gibi.
0
vedatchilipeppers
(17.01.23)
isminin sonuna -cim eki ekleyerek sesleniyorum ben yeğenime. abicim ablacım kalıplarını da kullanan yok etrafımda, sevmiyorum da. o da doğduğundan beri benim için teyze yerine ismimi kullanır.
0
hypathia
(17.01.23)
İsmini söylese? Ya da canım güzelim falan dese? Ayrıca bu örnek verdiginiz ifade zaten öyle, kendinize işaret etmeniz gerekiyor yani kullanim o. Siz kadınsanız ablacım teyzecim... dersiniz, erkekseniz de abicim, babacim, amcacim... dersiniz onunla iliskinizdeki rolunuze göre.
0
encokbenisevinnolur
(17.01.23)
ikisi de denmez. "çocuğum" denir. "evladım" denir. "ufaklık" denir. "küçük hanım" denir.
0
alperz
(17.01.23)
İkisini de dememeli. Küçükken çok kafam karışırdı bu hitap şeklini kullananlar yüzünden.

Yok illa bir tanesini kullanacağım diyorsa o kişi, abicim demeli.
0
pispinti
(17.01.23)
ablacım mı? :d

ablacım demen için kadın olman lazım. ya da bu hitabı kendinden büyük bir kadına söylemen lazım.

küçüklere seslenirken onların sana hitabıyla seslenirsin. annem bana annecim der mesela.
0
bohr atom modeli
(18.01.23)
bohr'un önerdiği şey özellikle küçük çocuklarda büyük kafa karışıklığına sebep oluyor. birkaç farklı çocuk psikologundan duydum bunu.

anne çocuğuna çocuğum, evladım; çocuk da annesine anneciğim demeli. boyacım, ayakkabıcım, peynircim der gibi annecim de olmaz :))
0
alperz
(19.01.23)
(4)

Hard disk NTFS, exFAT, Windows, Mac

wct3 org
Selamlar,- Hem Windows hem Mac açsın. - 3rd parti yazılıma ihtiyaç olmasın. - Büyük dosyalarda sorun çıkarmasın. - 2 partitiona bölmek istemiyorum, tüm hdd tek parça olsun.- Encryption ile işim yok.- Ayranım dökülmesin.SanDisk Extreme Portable SSD formatlayacağım. 1050MB/s destekliyor, bunun da hızı
Selamlar,

- Hem Windows hem Mac açsın.
- 3rd parti yazılıma ihtiyaç olmasın.
- Büyük dosyalarda sorun çıkarmasın.
- 2 partitiona bölmek istemiyorum, tüm hdd tek parça olsun.
- Encryption ile işim yok.
- Ayranım dökülmesin.

SanDisk Extreme Portable SSD formatlayacağım. 1050MB/s destekliyor, bunun da hızını düşürmesin.

NTFS mi yapayım, exfat mi başka bir şey mi?

Okuduğum kadarıyla exfat ama tecrübelerinizi almak isterim. Detaylı arama yapmaya üşendim.

Teşekkürler.
0
wct3 org
(17.01.23)
ntfs olmaz. exfat yap. en güzeli o bence. ntfs sadece windowsta yazabilirsin. ben de exfat kullanıyorum macte.
0
jelly bear
(17.01.23)
mac'te ntfs destegi olmamasi lazim. daha ilk maddeden cevap exfat olur. exfat'in dezavantaji sanirim linux tabanli cihazlarda(smart tv vb.) okunmayacak olmasi olur. o da anladigim kadariyla sizi ilgilendirmiyor.
0
gule gule
(17.01.23)
exfat.
0
dr doofenshmirtz
(17.01.23)
Mac NTFS olmuyor. Eğer son birkaç yıldır çok temel bir şey degismediyse exfata mac sistem de kuramazsin, sadece görebilir ya da kullanabilirsin. Mac'in standart dosya sistemi hfs+. Özetle sadece exfat olur.
0
encokbenisevinnolur
(17.01.23)
(6)

Instagramdaki takipçi sayımız neden bir türlü artmıyor?

psmstc
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acabaBiz neyi eksik yapıyoruz?Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı
Psikolojiyle ilgili kişisel isimle mesleki bir sayfa açtık. 30 günde htaglarle 1500 civarı yabancı hesap gönderilerimizi görmüş. Takip eden sayı ise 2 kişi filan. Bu neyle ilgilidir. Eğlence sayfaları daha mı trend acaba

Biz neyi eksik yapıyoruz?

Dipnot: Daha çok bir arkaplanın üzerine 4-5 satır yazı şeklinde; iki günde bir 20-30 htagli bir adet post atıyoruz. Reels fazla kullanmadık.
0
psmstc
(16.01.23)
Böyle bircok hesap var ve hepsi birbirinin kopyası gibi. Ben açıkçası bilhassa özgün buldugum bir şey olmadığında, ilgilendiğim bir konu olmasına rağmen, bakmıyorum bile. Özgün derken mesela bir psikolog var takip ettiğim, popüler dizi filmlerin (genelde Netflix vb. içeriği) ilişki dinamiklerini kısa kısa yorumluyor görsellerle. Başka bir psikolojik danışman var gestalt terapi çalışıyormuş, o eksende paylaşımlar yapıyor ve genellikle gündelik/sık karşılaşılan problemlere ilişkin farklı bakış açıları veriyor bana onu da takip ediyorum.

Belki sizinkinin de özgünlüğü vardır ve o kopyalardan biri değildir bilemiyorum, öyleyse de değilse de zaman istiyor biraz takipçi sayısı artışı hele ki çok zaman olmadıysa.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Abi mevcut yüksek takipçili hesaplar genelde bot gibi dış destekler sayesinde takipçi sayısını artırıp sonra "ulan bunun çok takipçisi var o zama ben de takip edeyim" diyen kitle nedeniyle takipçi sayısını daha da artırıyor. Eğer normalde de popüler bir insan değilsen abı hayatın sırrını versen yine yükselemezsin. İkinci olarak da her konuda birbirine beneyen yüzlerce hesap var abi aralarından sıyrılmak zor sıfırdan başlayıp.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.01.23)
hastag lerden fayda yok. İçerik önemli. Güzel olursa herkes birbirine atıyor. O 2 takipçi paylaşınlarını çalmak için takipledi' arkaplanı ve fontu daha güzel seçip fkfkgk Bi de instagram = reels sanki.
0
baba553
(16.01.23)
bol bol reel atın. bu reel'leri de tiktok ve youtube shorts'a atın. instagram hesabınızı da videolara iliştirin.
0
false pretension
(16.01.23)
kaleci +1. kimse bir hesabin 3. takipcisi olmak istemez.

onun haricinde soylendigi gibi instagram algoritmasi son 1 senedir falan tamamen reels kismi uzerine kurulu. yapman gereken sey duzenli reel atmak. belki bahsettigin seyi arka plana muzikle reel yapip atabilirsin. false pretension +1
0
hot potato
(16.01.23)
@kaleci +1

hz isa gelse bot satin almak zorunda kalir gunumuz dunyasinin boyle bir cigligi var maalesef.
0
antikadimag
(16.01.23)
(12)

İsteme istememek

sacrilegious
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mev
Bu ara bu mevzularla duyuruyu çok meşgul ettim. Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler. Biliyorsunuz geleneklerimiz göreneklerimiz sağ olsun evlenmek isteyen iki insana direkt çok stres yükleniyor. Bunlardan biri de isteme ve nişan… annemle babam 10 sene önce boşandı. Hiç görüşmüyorlar. İsteme mevzularına aile büyükleri dahil ediliyor malum. Aile büyüğü olarak saydığım anneannem vefat etti. Onun dışında aile büyüğü olarak gördüğüm kimse de yok. Annem ve kardeşim dışında bir ailem olduğunu düşünmüyorum. Yani işte teyzeler falan var ama hiçbirini yakın ve samimi hissetmiyorum. Biz küçükken samimi olduğumuz annemin dayısı vardı iyi kalpli yaşlıca biri, annem tutturdu ondan istesinler seni diye. Ama ne münasebet yani neden babam ölmüş gibi annemin dayısından isteniyorum? Annem teyzenleri çağırmazsak ayıp olur büyük dayıyı çağırmazsak ayıp olur. Ben söyleyemem ara istemediğini sen söyle o zaman falan demeye başladı. Eşimin ailesinden de teyzeler falan 8 saat yol gelip istemeye katılmak istediklerini söylemişler. Biz böyle bir şey istemiyoruz. Çok gerildik. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.

İşte tüm bunları düşününce isteme olayları çok saçma hissettirdi bana. Babam zaten sürece hiç dahil değil olması da annemden dolayı mümkün değil. Durum böyleyken ben bu isteme olayını nasıl aşabilirim? İsteme istemiyorum demem büyük bir drama konusu olacak gibi hissediyorum. Herkes gelmek istiyor ve çağırmazsak gönül koyacaklar. Direkt “isteme istemiyorum!” demek çözüm olur mu sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(16.01.23)
Öncelikle bir kendinizi dinleyin. Bundan 5 yıl sonra "sizi kimin kimden istediği" umurunuzda olacak mı diye. Eğer olmayacaksa biraz daha bu konuda gevşek davranın.

Babanızdan istenmek istiyorsanız önce annenize bu isteğinizi söyleyip deneyin. Eğer talebiniz buysa ve bunu net şekilde annenize söylemiyorsanız ona da haksızlık ediyorsunuz. Kimse kimsenin düşüncesini yüzde yüz doğrulukla tahmin edemez.

Baba seçeneği masadan kalkarsa seçenekler "büyük dayı" ve "anne" kalıyor sanırım. Çok zor işler değil. Eğer annenizden istenmeyi tercih ederseniz söylersiniz. Öyle yaparlar.

Büyük Dayı'ya: Dayı seni çok seviyorum ama annemden istesinler istiyorum olur mu?
Anne'ye: Anneciğim sen beni büyüttün, yetiştirdin. Senden istesinler istiyorum olur mu?

Karşı taraf teyzeleri çağıracaksa siz de çağıracaksınız, bundan kaçınmaya çalışıp hayatınızı zorlaştırmayın, kimsenin kalbini kırmayın.

Kolay gelsin,
0
michael_knight
(16.01.23)
Kuzenim isteme ile nişanı beraber yapmıştı. Kimden isteneceksiniz kısmına cevap olmadı ama belki adımları birleştirip bir taneye indirmek işinizi biraz kolaylaştırabilir?
0
peki madem
(16.01.23)
Siz çok takıyorsunuz bu işi. Kavgalı değilseniz isteyen gelsin. Ya da gidip ışık hızında kimseyi çağırmadan nikâh yapın, bitsin. Bu işlerin orta noktası pek yok.
0
dissendium
(16.01.23)
sizin bence amiyane tabirle "gelin şımarıklığı"na ihtiyacınız var. Hani ya bir kere olacak benim istediğim gibi olsun tarzı, @michael örnek diyalog da yazmış. İşin oluru bu.

Anladığım kadarıyla siz de tamamen istemiyor degilsiniz de şartları sizin istediğiniz gibi ve ayni zamanda kimseyi de kırmadan ayarlamak uğraşmayı gerektiriyor ve siz ondan uzak durmaya çalışıyorsunuz.

Ha öteki türlüyse, ben yanlış anladıysam, sadece kesinlikle istemiyorum böyle bir şeyse mevzu yine nazikçe diyalog kurmak dışında bir seçenek yok.

Her gün her gün olmasa da müstakbel eşinizin akrabaları da sizinkiler de evlendikten sonra da hayatınızda olacak, kırgınlık yaratmanın size olumsuz dönüşü olur yine.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
bilmem kimden istenmeniz asiri onemsiz bir sey zira bu bir usul, gelenek. babam katilmasa komsumu bile koyabilirim o sahneye takilmayin bence buna.
0
ala09
(16.01.23)
Hocam bu isteme nişan düğün mevzuları aileler için yapılıyor ve siz ne derseniz deyin bir şekilde onların istedikleri oluyor. Salın kim geliyorsa gelsin, kim istiyorsa kimden istiyorsa istesin. Size ne zararı var ya da bunları düşünmenin size ne yararı olacak?

Yormayın kendinizi, ailenizi de üzmeyin olsun geçsin gitsin.
0
lcha
(16.01.23)
bu kız isteme, söz, nişan, kına tam özenti şeyler. sırf instagramda post atıp millete hava atmalık şeyler. kızlar birbirinden görüyor, ev süslemeler, abartı masalar, kapıdan girişleri falan çekmeler yok oğlana acı kahveler falan tam görmemişlik. eğer kendide yapmazsa eksik hissediyor.

sizi istemeye geldiklerini kimseye söylemek zorunda değilsiniz. teyzelere, dayılara söylemezseniz bilmez. biz aramızda halletik derseniz olur biter. yemeğe çağırırsınız karşı tarafın anası babası kardeşi gelir, amaç aileler tanışsın. oldu bitti.

zaten istemek başlı başına saçmalık, mal mı alıyorsun, kızın sahibimi var ne yi istiyorsun. kendiniz anlaşmış evlenmek istiyorsanız iş bitmiştir.
0
astronom bey
(16.01.23)
İsteme ile nişanı aynı anda aradan çıkarırsınız olur biter. Hem baya küçük bi nişan olur sizi uğraştırmaz.
İstemeyi de annenizden yapsınlar, ne münasebet dayıdan isteniyor.

Zaten çağ dışı bir gelenek, sırf adettendir diye tutuluyor, illa aile kalan erkeği bulmaya çalışmanın anlamı yok.
Zaten aslında karar mercii sizsiniz. Hadi adet yerini bulsun diye annenizden istenebilir. Ama dayı mıı, yooo dostum. O kadar da değil.
Sizin istemeniz nişanınız olduğu için bu emrivakiyi yapabilirsiniz. Çok da umursamayın yani.

Bir de gelmek isteyen gelsin boşverin. Teyzeler de gelmişken nişan yapılır. Annenizi de çağırmak istediği insanlar konusunda çok kısıtlamayın. O jenerasyon genelde seviyo böyle düğün vs yapmayı.
0
zimbirik
(16.01.23)
yanıtları okumadım, kendi deneyimimi yazacağım.

ben de isteme gibi şeyler istemiyordum fakat eşimin ailesi illa ki olacak gibi talepte bulundu. biz de öyle bir aile değildik zaten. isteme oldu, evlendik vs. sonuç olarak daha en başında uyumsuz çift olduğumuzu yıllar sonra anladım. yani siz isteme istemediğiniz halde karşı taraf olacak/olmalı diye ısrar ediyorsa çok gereksiz. herkes geleneksel şekilde evlenecek diye bir şart yok. bu adımları gerçekleştirince kimsenin başı göğe ermiyor. biz evlendikten sonra da devamlı geleneksel talepleri devam etti (dünürlük vs). benim ailem yanaşmadı. sonuç olarak boşanıyoruz. şimdi tekrar aynı aşamaları düşünmek bile beni bunalttı. iyi dayanmışım. o gelecek şu yapılacak bu olacak çekilir dert değil.
0
deartheodosia
(16.01.23)
insanlar sizin mutluluğunuzu hep birlikte toplanıp kutlamak istiyorlar. anneniz de mutlu gününüzde teyzelerinizin ve dayınızın olmasını istemiş. neden olmasın? unutmayın ki sizin mutluluğa yola çıkmanız onlar için de mutlu bir gün. o insanlar sizin kanınız, aileniz. böyle mutlu günleri birlikte paylaşın. şimdi modern çağda ve bu ekonomik durumda insanlar çok görüşüp buluşamıyor bu da vesile olur.

isteme günü alyanslarınızı takın kurdelayı kesin. o da nişan olur ikisi birden halloldu. fikir isterseniz konuşuruz ayrıca da.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
İsteme/nişan beraber dışarda bi mekanda olsun, arkadaşlarınızı çağırın. Dayıdan da istenir neden istenmesin, çevremde aile büyükleri olarak amcadan dayıdan istendiğini gördüm. Ama siz kimden istenmesini istiyorsanız onu söyleyin.

Benim arkadaşlarım da isteme, akraba vs sevmez ve aileler boşanmış genelde. Herkesi bir mekana topladılar. İsteme işi zaten kısa sürüyor bittikten sonra yemek muhabbet faslı oluyor. Normalde en akraba sevmeyen insanlardan biri olabilirim ama oraya akrabaları doluşturunca kendi kendilerine muhabbet ediyorlar ilgi sizden kayıyor. Gençler ayrı bir odada yemek yiyip takılıyor. Arkadaş grubunuz da gelsin kendinizi onların yanında iyi hissedersiniz, yanlarında takılırsınız.
0
jazzabel
(16.01.23)
ablamın kız istemesinde sadece annem, ben ve ablam vardık. ablamı da annemden istediler. anneniz neden kendisinden istenmesini düşünmedi? erkek tarafı da alakalı alakasız 30 kişiyle gelmişti. ev küçük kalabalık olmasın diyebilirsiniz.
0
bana bir nick verin
(18.01.23)
(12)

Pandemi döneminden sonra insanların zıvanadan çıkması .

dunyatuhaf
Var mı böyle bişey,İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı, Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi
Var mı böyle bişey,
İnsanlar illegal işlere daha yatkın, hevesli ,
Kendinden güçsüzü ezmeye daha meraklı,
Daha bencil, egoist, narsist mi oldu .
Böyle dönemlerden ( doğal afet , savaş sonrası ) sonra sosyal yapının hızla değiştiğini gösteren çalışma var mıdır ?

Yani insanlık zıvanadan çıktı mı ? Pandemi dönemini. Etkisi var mıdır ?
0
dunyatuhaf
(16.01.23)
Bence yok.
Hiç fark etmedim. Algida seçicilik gibi bence.
0
logisticsmanager
(16.01.23)
Travma sonrası stres bozukluğu adında bir durum var bildiğim kadarıyla.

Bence salgınla ilgili değil ama değişen yaşam tarzıyla ilgili bir sorun var. Bu kadar cinayet olmuyordu eskiden.
0
dissendium
(16.01.23)
Pandemiden ziyade olay ekonomik bence enflasyon suç doğurur.
0
olaylar olaylar
(16.01.23)
Pandemiden ziyade ekonomi ile alakalı saydığınız şeyler. Ülkede insanlara dağıtılan pastanın payı her geçen gün orantısızlaşıyor. Çok az emekle çok kolay büyük paralar kazananlar çoğalıyor, tüm emeğini vaktini harcayan insanlar 3 kuruş kazanıyor. Toplumsal ahlak ve yapı bozuluyor. Hem ekonomik hem demografik yapı çok hızlı bozuldu.
sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel makas çok açık bizim ülkede. Dünyadaki bu yapıdaki ülkelere bakın Güney Amerika, Orta Doğu, Güney Asya vs benzer durumlar orada da var
Gelişmiş ülkelerde ABD'de de açıktır o makaslar. Dünyanın en zengini de en fakiri de en kültürlüsü de en cahili de orada çünkü. İskandinav ülkelerine Avustralya'ya bakın mesela aksi örnekler için herkes birine yakındır ekonomik ve kültürel olarak
0
asbe
(16.01.23)
Ekonomide genel bozulmaya rağmen (Türkiye değil dünya çapında) para harcama/tüketimin arttığini doğrulayan bir makale okumuştum, ikinci dünya savaşı sonrası yıllarda da bir benzeri olduğunu anlatıyordu ve bu tip kitlesel olarak maruz kalınan stres dönemlerinden sonra bu aşamanın geldiğini söylüyordu. Şimdi bulmam mümkün değil ama bu eksende şeyler okudum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Gelir eşitsizliği arttı. En basitinden sesi soluğu çıkmayan doktorlar instagram'ı istila etti. Sponsorlu gönderi atıp duruyorlar üstelik kişisel hesapları için, ticari falan da değil.

Artık Türkiye'de bir survive durumu var. Ezmezsen ezilirsin gibisinden.
0
OrangeYellow
(16.01.23)
ekonomi de pandemiyle bozuldu. kapanmalarda bir arkadaşım aradı abi açım dedi. adamın işyeri kapanmış, işe alan yok, aylarca... bunun gibi kaç kişi var? onların ailesi, alışveriş yaptığı esnaf bakkal çakkal...

bir de insanlar özellikle maske - mesafe - aşıdan ötürü birbirini çok rahat aşağılamaya başladılar. maçka parkına gidiyorduk. genç hanımlar yanık tenli bir genç geçerken maske takıyorlar o mikrop saçıyor ya. yanından geçenin profili değişsin maske de çıkıyor... insanlar sevmedikleri ya da gıcık oldukları ya da içten içe iğrendikleri herkesi "covidlidir, pistir, hastadır, mikrop bulaştırır, virüs bulaştırır" diye etiketlediler, ötekileştirdiler. yok otobüse binemesin yok sokağa çıkamasın, yok semt pazarına giremesin, markete giremesin, işyerine giremesin... açlıktan ölsüne çıkıyor bunlar. insanlar birbirlerine sırf maske aşı hes kodu dezenfektan cart curt yüzünden insanların %99.9 olasılıkla (ioannidis 2022: www.sciencedirect.com) ölmediği ölmeyeceği bir hastalık için ağır hakaretler ettiler ve mikrop gibi davrandılar. ondan sonra kayış koptu gerçekten.

illegal işlere yaktınlık da bence devletlerin yasa masa ortada bırakmamasından. kemal gözler türkiye'nin anayasa ve idare hukuku konusunda tartışmasız 1 numaralı uzmanı olarak kabul ediliyor. kendisi covid için uygulanan kısıtlamaların hepsini desteklediğini ancak bunların hepsinin yapılış biçiminin anyasaya ve bilumum yasalara aykırı olduğunu web sitesinde yayınladığı birkaç makaleyle uzun uzun açıkladı. düşünün ki ped, pil falan alamıyorduk marketten. rafta duran mal var, onu alamıyorduk.
0
sert siyah krom
(16.01.23)
çok net doğru tespit. ahlaki çöküntü başladı. insanlar/toplumlar ölüme çok yakın hissedip haliyle ölmezse bu yaşanabiliyor.
0
tantavizisyon
(16.01.23)
Sonradan aklıma geldi, şöyle bir yazı yazmıştım bu konuda, yani bu zivanadan çıkma durumuyla ilgili:
eksisozluk.com

Tarih 17 Mart 2020, o yazdıklarıma su an da harfiyen katılıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(16.01.23)
Böyle söyleyince hastalıkla daha bağlantılı bir sebep arıyorsunuz gibi geliyor kulağa, ama pandemi sonrasında değişen en büyük şeylerden biri ekonomik dengeler. Ben de saydığınız şeylerin ekonomik sebepler kaynaklı diyen taraftayım.

Dünya genelinde insan davranışları değişmiş olabilir, ancak dünya genelinde tuhaf bir ekonomik durum oluştu zaten. Karantina süreci ekonomiyi, ekonomiyse insanları etkiliyor.
0
akhenaten
(16.01.23)
@akhenaten, hayır hastalıkla bağlantı kurmadım .
Daha çok savaş , doğal afetgibi olaylara maruz kalan insanlarla alakalı değişimler var mı , pandemi buna benzer bir etki oluşturmuştur.
Bunu merak ettim .
0
🌸dunyatuhaf
(17.01.23)
Pandemi mi bilmiyorum ama ben kendimde bu dediğiniz değişimi gözlemledim. Çok daha tahammülsüz ve açıkçası nefret dolu bir insan oldum. Ülke gündemi ile de çok alakalı olduğunu düşünüyorum.
0
peki madem
(17.01.23)
(5)

Edebi dergilerde eser yayımlatmış olanlar; bir şiiri olmuş dedirten nedir?

psmstc
Şiir konusunda en ufak bir teorik, okuma yönüyle hiçbir tecrübem yok. Sadece İsmet Özel şiiri severim. Kendi sesinden dinlemeyi ayrı severim. Bir süredir mısra denemeleri yapıyorum. Misal olarak;"dokunuyor ilmek ilmek benim için mukadder olan şey gönlümoturup soluklansın dediklerimin eğreti bir iske
Şiir konusunda en ufak bir teorik, okuma yönüyle hiçbir tecrübem yok. Sadece İsmet Özel şiiri severim. Kendi sesinden dinlemeyi ayrı severim.

Bir süredir mısra denemeleri yapıyorum.

Misal olarak;

"dokunuyor ilmek ilmek
benim için mukadder olan şey
gönlüm
oturup soluklansın dediklerimin
eğreti bir iskemlesidir
kah ağlaya,
kahsa güle
elleri kanatan bir sedayla
iyi günler, güzel çiçekler geçti serimden
ve niçin Ağrı
Silifke değil Rabbim?
sabahı meçhul bir gecenin yarısında ansızın
ürküttüğüm iyi kuşlar, güzel kuşlar konacaktır aklıma"

Konu bütünlüğü, tema hiçbir bilgim en ufak yok. Ne yönde çalışmam daha iyi olur?
0
psmstc
(15.01.23)
İsmet Özel bu sorunuza cevap olabilecek bir şey anlatıyor aslında konuşma ve röportajlarında.

Bulursanız bir ara youtubeda şiir Türk'ün iklimi diye bir program vardı, ona bir bakın.

Edebi dergileri bilmiyorum da bir şiir bir de hikaye yarismasinda ödül aldım. Beğenme gerekçeleri post-modern vs vs bulmaları gibi şeyler söylenmişti (şiir için) hikayeyi de cengiz aytmatovun yazımına benzettikleri için vermişlermis (hiç okumamıştım aytmatovu ve bunu diyen yarışma jürisi adında Ömer Seyfettin ismi geçen bir yarışmanın jürisi!)

Şiiriniz iyi bir İsmet Özel taklidi olmuş gerçekten. Başka yerde rastlasam okumadığım bir şiiri mi acaba derdim. Şiire iyi ya da kötü olmuş olmamış demiyorum, taklit olarak iyi.
0
encokbenisevinnolur
(15.01.23)
tek bir şiir hiç bir zaman için "olmaz", yeterli değildir. tek bir şiirden üslup anlaşılmaz. sadece şiir için değil, bir çok eser için de bu durum geçerli. siz şu an sadece sevdiğiniz bir şairin üslubunu taklit ediyorsunuz. taklit etmekte bir sıkıntı yok ama tek bir taklit, vasat bir kopya oluşturur.
0
cutterfly
(15.01.23)
bence o dergilerde hep aynı çevrenin insanlarının şiirleri yayımlanıyor, kimi tanıdığınıza bağlı olarak. olmuşluğu ile ilgili bir ibare taşımıyor yani yayımlanmış olması.
0
deartheodosia
(16.01.23)
"herkes şiir yazar, şiir yazmaya devam edenlere de şair denir" der melih cevdet. aslında cevabı kendiniz şiir yazmaya devam ettikçe, okudukça verirsiniz. şiirin beğeneni de çok çıkar, beğenmeyeni de.
0
lesmiserables
(16.01.23)
Hocam önemli (?) dergilerde (Varlık diyelim hadi) eserleri yayımlanmış kişileri otorite bellemenize veya kerteriz almanıza gerek yok. Bir şiirin “olmuşluğu” tamamen sizin içinizdeki hislerle ilgili, kimseyi ilgilendirmez. Bilim yapmıyoruz, sanat da değil bana kalırsa; ne idüğü belirsiz bir şey işte. Nerede okumuştum hatırlamıyorum ancak birileri şiiri uyanıkken rüya görmeye benzetmişti, çok hoşuma gitmişti o tanımlama.

Yine de konuyla ilgili fikrimi ve kendi sistemimi anlatmak istiyorum; ben yazarken, çoğunlukla çok yoğun hissettiğim bir anda çıkarıp döşüyorum dizeleri içimden geldiği gibi. Sonra onu taslak halinde bırakıp arada sırada ekleme çıkarma yaparım; ne zaman “tamam” olmuş hissedersem de kapatırım dosyayı, daha da ellemem. Sahiplik de hissetmem o saatten sonra, özgür bırakmış olurum kafamda. Uçsun gitsin nereye isterse.

Sırf İsmet okumak takıntıdır bu arada. Şiire değil; İsmet’e takıntıdır, idollerinizi öldürün derim ama siz bilirsiniz yine de. Başkalarını da sevebilirsiniz diye şöyle bir İsmet-dışı şiir bırakayım: eksisozluk.com
0
vedatchilipeppers
(16.01.23)
(2)

okunması zevkli kolay ingilizce kitaplar?

japon balığı
Çok kalın olmasında ziyade daha orta ince roman/düşünce kitabı önerilerinizi alırım?
Çok kalın olmasında ziyade daha orta ince roman/düşünce kitabı önerilerinizi alırım?
0
japon balığı
(08.01.23)
Kolay diyemem ama Alice in wonderland çok keyifli, ugrastirdigina da değer
0
encokbenisevinnolur
(08.01.23)
Yıllar önce okuduğumda, Matt Haig'in The Humans romanını sevmiştim. Yorucu değil diye hatırlıyorum.
0
birbuket
(08.01.23)
(9)

uzay filmi atın üzerime

abelardo
uzayda gizemli olaylar olan bir film öneriniz varsa beklerim. korkunclu olmasın
uzayda gizemli olaylar olan bir film öneriniz varsa beklerim. korkunclu olmasın
0
abelardo
(07.01.23)
Pandorum
0
encokbenisevinnolur
(07.01.23)
Çok özür dilerim ama:

Turist Ömer Uzay Yolunda
0
deadwampir
(07.01.23)
(bkz: moon)
0
antikadimag
(07.01.23)
izlemedim demediginiz icin yaziyorum bir ihtimal izlememis olabilirsiniz diye, interstellar.
0
in vino veritas
(07.01.23)
Ad astra
Moonfall (sonu ilginc ve gizemli)
Oxygen
Solaris (orjinali ve remake'i)
Stowaway
Sunshine
Gravity
0
ermanen
(08.01.23)
High Life
0
fakat
(08.01.23)
Gora
0
havadakarada
(08.01.23)
Arog
0
havadakarada
(08.01.23)
Tam aradığınız mükemmel bir dizi var; The Expanse.
0
archmage mahmut
(08.01.23)
(11)

neden boyle davraniyor?

Kittie
bi arkadasim var. yakiniz da. kendisinin bi hareketi var. bugun anneme de yapmis aynisini.arkadasim daha once anneme birkac kez geldi. kendisi yemek yemeyi sever, annem yapmayi. annemin yemeklerini her yerde over hatta.yaptigi sey de su mesajlara cevap yazarken emoji birakiyor sadece. dogum gunumde
bi arkadasim var. yakiniz da. kendisinin bi hareketi var. bugun anneme de yapmis aynisini.
arkadasim daha once anneme birkac kez geldi. kendisi yemek yemeyi sever, annem yapmayi. annemin yemeklerini her yerde over hatta.

yaptigi sey de su mesajlara cevap yazarken emoji birakiyor sadece. dogum gunumde bile pasta emojisi yolladi. bi yazi falan yok.

bi sey gosteriyorsun mesela bi etkinlik. nasil gitsek mi diyorum. thumbs up koyuyor. sonrasinda hicbi sey demiyor. ben soruyorum yine, pazar gunu nasil diyorum mesela, thumbs up. saati sen belirle diyorum, thumbs up. ve konu da oyle kapaniyor haliyle.
veya isyerinde olan bi seyi anlatiyorum ornegin. gorunce okur fikir verir diye. mesajin sonunu "cok sinir oldum" diye bitiriyorum, bakiyorum uc bes mesaj sonrasindaki o cumleye thumbs up birakmis. baska bi sey yok.

anneme gelince, gecen onun cok sevdigi bi yemegi yapmis. seni hatirladim yapinca, bi gun bulusalim da kittieyle sana yapayim demis. thumbs up birakmis. annem de bana diyor ki sizin araniz mi kotu niye cevap vermedi.

ortak arkadaslarimiza sordum. herkese ayni seyi yapiyormus.

kendisi yaziyor istediginde bu arada. hic konusmuyor degiliz. bulusmalarimiz da hep o bi yere cagirinca oluyor. cunku ben sordugumda thumbs upla sonuca varamiyoruz tabii. bulustugumuzda da cok samimi. ya da kendi yazdiginda. bulusmalarimiz da oyle alisveris falan gibi amacli bi sey olmuyor yani bi cikar da gormuyorum. ama tek tarafli garip bi iliski degil mi? bu kizin derdi ne ve sogur muydunuz kendisinden?

not: isleri yogun biri degil. olsa bile insan sonra doner bi sey yapar.
anlam veremiyorum.
0
Kittie
(07.01.23)
mobile: yazmayi unuttum, ben acikca sormustum daha once ona da thumbs up koymustu. anneme ayip olmus alinmis dedim bugun ona da uzgun smiley koydu. ben de sinirlendim bi seyler yazdim ne bicim davraniyorsun diye ona bi sey birakmadi. bi sey demedi de
0
🌸Kittie
(07.01.23)
Kaçırılmış ve mesaj vermek istiyor olabilir.
0
dissendium
(07.01.23)
Çok fazla YouTube izlemiş ben olsam alaya alırdım fena laf sokardim
0
olaylar olaylar
(07.01.23)
Valla cani oyle davranmak istiyordur, uzun uzun yazmak istemiyordur bu. Bence bunun pek anlasilmayacak tarafi yok.

Onun bu davranisindan ote, onu oldugu gibi kabul etmek yerine istedigin sekilde davranmaya zorlama bence daha buyuk sorun. Ben olsam 'niye her seye emojo atiyorsun?, anneme ayip olmus' mesajim sonrasi cevabini da yine emojiyle gonderen arkadasimi tutarliligindan oturu tebrik ederdim. Bu davranisi da hosuma gitmiyorsa ya mesajlasmaz hep arardim ya da eger cidden sinir ediyorsa da arkadasligi sonlandirirdim. 'Bana cevap vermelisin' seklinde bir yaklasimda bulunmazdim.
0
j r r tolkien hayrani
(07.01.23)
Cok itici, ben bir daha iletisim kurmazdim. Hep o isteyince bulusuyoruzdan biseylerin yanlis gittigini anlamaliydiniz. Bu nasil sacma bir insan
0
balpolen
(07.01.23)
j r r tolkien hayrani +1

herkes uzun uzun cevap vermeyi seviyor olmak zorunda değil.
0
abelardo
(07.01.23)
Belki de sadece öyle kabullenilmeye ihtiyacı vardır
0
encokbenisevinnolur
(07.01.23)
Madem yakın arkadaşınız, bunu ona yüzyüze söyleyebiliyor olmanız lazım. j r r +1
0
dreamnesiac
(07.01.23)
anneme ayip olmus'a gelen emojiden sonra umidi keser kendisini uc hayirla sessizce hayatimdan ugurlardim ben olsam. kimsenin cevap verme aciklama yapma zorunlulugu yok evet ama bu cok garip bi tavir. ben cekemiyorum boyle bencil tipleri. neden boyle davrandigina bir sey diyemem belki kendisi boyle biridir ama ben olsam cok net sogur ve arkadasligimi bitirirdim.

olur da benden giden mesajlarin kesildigini fark edip de "kendisi isteyerek" mesaj yazacak olursa da thumbs up koyardim :) cunku niye koymayayim? :)
0
in vino veritas
(07.01.23)
Ben olsam mesajlasirken bozarım. Yazmayı mi unuttun diye. Sorulan tüm sorulara da aynı yanıt verilmez bence.
0
mekaniker
(08.01.23)
emojiyle cevap verebilme özelliği gelmeden evvel ne yapıyordu acaba? bu bir üslup sorunudur. böyle bir iletişim şeklini kabul etmeyip saygısızlık olarak gördüğünü açıklaman gerekiyor. değişmiyorsa güle güle.
0
zgrydn
(08.01.23)
(18)

lisede alan seçmek

0zlem
15 yaşındaki kız çocuğu için hem para hem kariyer için en mantıklı alan sizce ne olur?ben dil diye düşünüyorum ama bu konuda daha tecrübeli arkadaşlardan fikir almak isterim. teşekkürler.edit: arkadaşlar yapmayın siz 15 yaşınızda en mutlu olacağınız alanı biliyor muydunuz? kimse bizi yönlendirmedi,
15 yaşındaki kız çocuğu için hem para hem kariyer için en mantıklı alan sizce ne olur?

ben dil diye düşünüyorum ama bu konuda daha tecrübeli arkadaşlardan fikir almak isterim. teşekkürler.

edit: arkadaşlar yapmayın siz 15 yaşınızda en mutlu olacağınız alanı biliyor muydunuz? kimse bizi yönlendirmedi, birbirimizi kandırmayalım.
0
0zlem
(27.12.22)
En mantıklısı nasıl dil oluyor. Dil öğrencileri matematik, geometri bilmeden lise bitirir. Fizik, kimya, biyoloji görmezler. 4 yılın sonunda çocuk mühendis olmak istese en küçük alt yapısı bile olmaz. Bu ülkede KPSS ile şoför olarak atanman için bile matematik bilmen gerekiyor. Mümkünse fen bilimleri seçsin. İngilizcesini ders alarak, kendi çalışarak geliştirsin. Zaten dil bölümlerinin puanı genel olarak yüksek değil. 4 yılı harcamaya değmez. Ama çocuğa ne istediğini sormak ve yatkınlığı olup olmadığını belirlemek gerekiyor.
0
dissendium
(27.12.22)
@dissendium kendisini de sordum tabi ama takdir edersen ki kafası karışık.
0
🌸0zlem
(27.12.22)
en mutlu olacağı sevdiği alan neyse o tabiiki.
0
jimjim
(27.12.22)
neye yatkınsa onu seçsin.

zorlama bir şey olmuyor. zorlama derken iyi değilse fen bilimlerinde sonra da zar zor okur ortalama bir yere girer. trde belli başlı mühendislikleri top 5 üni dışında okusan ne okumasan ne zaten (istisnalar hariç). tabi sadece mühendislik yok sağlık bilimleri hayali varsa kesin fen bilimleri seçsin. ayrıca bu arada matematiği sadece fen bilimleri okuyanlar bilmiyor. sözel veya dil seçmedikçe matematik hayatında olcak zaten.

ha gidip sırf yatış yapacağım diye dil, ea falan da seçerse potansiyelini harcar çünkü oralardan zaten artık 1 2 meslek dışında hiçbir şey olmuyor.

dil konusuna gelince yabancı dil zaten zorunluluk herkes biliyor bilecek. hobi niyetine okusun onu sonra.


edit: @0zlem mutlu olduğu alan değil, yatkın olduğu alan. 15 yaşında fizikten ne kadar çakıp çakmayacağını az çok anlar çocuk bence.
0
AlsterWasser
(27.12.22)
Zaten sorun da burada. Kararlar değişiyor. Çocukların mümkün olduğunca farklı dersler görüp dolu bir lise hayatı geçirmesi gerekiyor. Bu sayede neyi sevdiğini, neyi sevmediğini keşfedebilir. Bu alan konusu eskiden bir sorundu. Çünkü üniversite sınavında katsayı problemi vardı. Katsayı uzun süre önce kaldırıldı. Artık herkes istediği sınava girebiliyor. Önceden alanı sayısal olan biri sözel bir bölüm tercih ettiğinde puanı düşüyordu. Alan konusu artık çağa uymayan bir şey. Bilgi çağında ne kadar bilgiye sahip olursa o kadar değerli. İstediği bölüme karar verene kadar tarih de öğrenmeli, coğrafya da öğrenmeli. Ancak böyle kültürlü biri olabilir.
0
dissendium
(27.12.22)
Sayısal seçsin. Başarısız olursa sözele ya da dile geçer.
0
baba553
(27.12.22)
Para ve kariyer için dil şart. Ama dil başlıbaşına bu devirde bir işe yaramaz. Dil, yanlış seçim olur yani.

15 yaşındaki bakış açısıyla mutlu olacağını düşündüğü şeyle 30 yaşında mutlu olabileceğini hiç sanmıyorum. Yönlendirme şart bence.
0
Mirket
(27.12.22)
tr şartlarında lisede seçtiğin alanın geleceğine etkisi bugün bakkaldan aldığınız sütün bozuk çıkmasının geleceğinize etkisinden bir iki tık fazla o kadar. hangi alanda daha çok not kasabilecekse orayı seçsin sınavda falan az biraz işine yarar belki.
0
Whily
(27.12.22)
ben kendimden örnek vereyim. sayısal tercih etmiştim çünkü lise 1'de en başarılı olduğum dersler sayısal derslerdi. e zaten etraf çevre hep sayısal seçersin heralde vs diye bahsedip duruyorlardı. derslerim gayet iyiydi ama fizik kimya biyoloji çalışmayı hiç sevmezdim. bunun yerine edebiyat ve matematik görece daha zevkli gelirdi. her neyse okul başladı 1-2 ay geçti artık sınavlar başlayacaktı nerdeyse ama ben acaba bölüm değiştirsem mi diye bir dert edindim erkenden ve değişim talep ettim. sonra eşit ağırlığa geçtim ve sonraki dönemde dedim ki iyi ki değiştirmişim. sayısalda olsam yine derslerim gayet iyi bir öğrenci olacaktım ama kendi farkımı ortaya koyamayabilir ve bu dersler bir zorunluluk bilinciyle yerine getirirdim. ilgi duyduğum için değil. hatta benimle birlikte eşit ağırlığa geçmek isteyip sonra tereddütte kalıp değişiklik yapmayan bir arkadaşım ünivesitede gitti hukuk okudu :) kaderin cilvesi.

bu bir öğrencinin kendisini tanıması ile ilgili bir durum. kararı kendisi vermeli. en çok başarılı olduğu derslerden ziyade en çok sevdiği ve ilgi alanı olan derslerin ağırlıklı olduğu alana yönelmeli. istenilen notlar bir şekilde alınır her dersten önemli olan o alandan haz alabilmek ve ilgi duymak, potansiyelini açığa çıkarabilmek bence.
0
debian
(27.12.22)
Not ortalaması hangisinden yüksek olacaksa onu seçsin. Sayısaldan 70 ortalamayla mezun olanla dilden 70 ortalama yapanın okul puanı aynı oluyor. Sonra fikir değiştirirse de özel ders vs telafi eder geri kalanlari.
0
encokbenisevinnolur
(27.12.22)
dil seçmesini önermiyorum. lisede dil okudum ve ekstra bir katkısı olduğunu söyleyemem, hatta bence zararı oldu. dil derslerine ağırlık verip sınavda nasılsa diğerleri sizin için çok önemli olmayacak diye diğer dersleri unutturdular resmen bize.
sayısal okumasını öneririm eğer ilgisi varsa. ilgisi yoksa da biraz zorlamanızı öneririm, keşke beni de zorlasalardı istemediğim halde sayısal okumaya diyorum hala.
diğer dersleri tek başına çalışarak öğrenmesi dilleri öğrenmesine kıyasla daha zor. dillerde kendini geliştirmeyi öğretmen olmadan da yapabilir ki zaten yine de olacak.
liseden sonra üniversitede de mütercim tercümanlık okudum. okuduğum bölüme 4 sene harcamış olmama mı, diploması olmayan ve ucuza çalışmaya ok olan herkesin dandik de olsa çeviri yapabilmesine mi, senelerce milletin dil bilmeden olmaz diye abartmasına mı yanayım bilmiyorum. tabii ki gerekli ama daha iyi para kazanabileceği işler var ve maalesef alanı dil değil.
açıkça ve kısaca dil seçmek pişmanlıktır, ne önü açık ne başka bir şey. sayısalcı olsun.
0
Olric
(27.12.22)
editleyemiyorum mobildeyim;

kariyer ve para odaklı bir seçim olarak değerlendirilmemeli bu. çünkü bunlar apayrı bir hayat becerisi. bence bu bakış açısı doğru değil. sonuçta bir çok üniversite mezunu bile kendi alanında çalışmıyor. hayatın ne getireceği hangi kapıları açacağı üniversitede bir kaç bölüm dışında (tıp-hukuk-eczacılık) oldukça değişken. herkes her işte çalışabiliyor neredeyse.

para örneğinden gidecek olursak iyi liselerde iyi üniversitelerde okumuş arkadaş çevremizde kariyeri en iyi ve kazancı bize fersah fersah katlayan adam ticaret lisesi terkti. biz üniversite okurken o satış danışmanlığı yapıyordu. ailesinden kalan bir arsayı sattı ki o zaman 400 bin lira değerinde bir sermaye ile (istanbul'da 1-2 ev alınırdı o fiyata en fazla o da beylikdüzünden) kendi işini kurdu sonra gitti açıktan lise ve üni okudu. şimdi milyon dolarlık bir şirketi var. işte hayat böyle bir şey.
0
debian
(27.12.22)
Küstah gözükebilir cevabım biraz ancak 15 yaşındaki kız çocuğu için bence en mantıklı alan; neyi seviyorsa sevsin ona inandığınız, onun peşinden gitmesine engel olmadığınız, onu manipüle etmediğiniz ve onun hevesini asla kırmadığınız, bununla birlikte kendisinden desteğinizi asla esirgemeyeceğiniz alandır. Hangisi olursa olsun.
0
vedatchilipeppers
(27.12.22)
alani neyse o +1 ozellikle sanatsal yonu varsa degerlendirebilir. dil okudum asiri pismanim okumadan da ogrenilir hatta okuyarak ogrenilmez diye artiriyorum. yetengi dilse yazmasin ahsjsj tek basina dil yetenegi duye bir sey yok ya sozele ya sayisala da yatkinligi vardir onlari secmesi daha avantajli. dil isteyen kursa gitsin veya yurtdisi
0
ala09
(27.12.22)
vedatchilipeppers+1
0
jimjim
(27.12.22)
15 yaşında kız çocuğu neye ilgi duyuyorsa kendi seçmeli diyenleri şaşırarak okuyorum.

Tam da kavak yellerinin estiği yaşlardan bahsediyoruz.

Ege Ü. Tıp'ı bırakıp Lise aşkının peşinden Urfa'ya gidip öylesine bir bölüm okuyan arkadaşım var benim.

İlin komiği kız, daha birinci sınıfta kaslı bir oğlan için terketmişti bizimkini.
0
Mirket
(28.12.22)
Maddi imkanlariniz ne? Eger benim imkanlarim iyi calisma da ben onun konforunu saglarim diyorsaniz dil secsin. Kuzenim dereceyle istanbul universitesi mut. tercumanliga girdi. Dereceyle mezun oldu. Simdi issiz. Ara sira ceviri gelecek de uc bes kazanacak. Herkes sibel alas degil got cevirsin para kazansin. Simdiki aklim olsa dil secmezdim diyor.

İlk secenek degilsen her turlu sayisal. Zaten artik alan disi puan dusme vb kalmadi. Her dersi gordugu icin ister muhendis olur ister saglik sektorune yonelir isterse esit agirliktan birsey olur.
0
kuzey li
(28.12.22)
Yani becerebildiği alan her zaman en iyisidir. Matematik beceremeyen insanı sayılsalcı yapıp işkence etmemeli. Tersi de geçerli. Dil konusu için şunu diyebilirim. Şu ülkeden kaçıp yurtdışına yerleşmek birçok kişi için en mantıklı seçim artık. Zaten garsonluk, pompacılık yapıyoruz buradan gidince oralarda, bari o kadar meslek öğrenip edip de o eğitimle amelelik etmekten iyidir.
0
d max
(28.12.22)
(8)

kendi başınızayken içtiğiniz şarap

wrench
Evde sadece kendinize ayırdığınız zamanlarda hangi şarabı içmeyi tercih ediyorsunuz?Sorum garip gelebilir ama özellikle bu anlarda tercih ettiğiniz bir şarap varsa onu öğrenmek istiyorum :)
Evde sadece kendinize ayırdığınız zamanlarda hangi şarabı içmeyi tercih ediyorsunuz?
Sorum garip gelebilir ama özellikle bu anlarda tercih ettiğiniz bir şarap varsa onu öğrenmek istiyorum :)
0
wrench
(26.12.22)
Frontera cabernet sauvignon
0
encokbenisevinnolur
(26.12.22)
Kavaklıdere Angore Cuve'du sonra bulamamaya başlayınca Kavaklıdere Vine Art Narince / Chardonnay'a geçtim.
0
charbiel
(26.12.22)
Normalde çok şarap içmem ama arada Fiona alıyorum migrostan içeceğim zaman.
0
inheritance
(26.12.22)
genelde farklı şaraplar alıp denemeye çalışıyorum. ama tek bir tane söyle nokta atışı olsun dersen, ucuz f/p ürünü olarak arya şarabı öneririm, sadece metroda bulabiliyorum.
4.bp.blogspot.com

tek başıma bitiremiyorum, ertesi güne kalıyor genelde. hatta 3.güne sarktığı da oluyor, 2-2-1 kadeh olarak içiyorum.
0
MtKrt
(26.12.22)
Genelde deneme yapiyorum ben de. cok uygun ve hafif oldugu icin sava rose onermek istiyorum
0
ala09
(27.12.22)
@inheritance +1
0
peki madem
(27.12.22)
beyaz tercih ediyorum, sava premium ya da normal alıp 2 günde bitiriyorum genelde
0
a7x
(27.12.22)
ben böyle bir durumda sıcak olanı tercih ederdim çünkü 10 tane sıcak şarap tarifi izlediysem 10'u da birbirinden farklıydı ama tek bir ortak cümle vardı: ''alabileceğiniz en ama en ucuzunu alın'' <3
0
onemoremile
(27.12.22)
(9)

Evlilik masraflarını nasıl ödediniz?

sacrilegious
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu? Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok gelenekle
Sb, aslında. Evlenirken çıkan dev masrafları nasıl yaptınız eşinizle? Mesela ev eşyalarını alırken falan eşinizle beraber mi ödediniz yoksa aileler geleneklere göre yardımcı mı oldu?

Şimdi biz ikimiz de çalışıyoruz, ailelerin durumlar da iyi. Ben dedim ki romayı tekrar keşfetmeye gerek yok geleneklere göre olsun. İşte erkek tarafı şunları şunları alır kız tarafı bunları bunları alır belli zaten yani. Kimse kendini kötü hissetmemiş olur böylece dedim. Çünkü ailelerin ikisi de ellerinden geleni yapmak istiyor ama nasıl yapalım diye bize soruyorlar. Siz nasıl yapmıştınız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(25.12.22)
Biz beyaz eşyayı birkaç akrabaya düğün hediyesi olarak aldırdık. Bekarlık eşyaları ile eve çıkıp yavaş yavaş yeniledik. Kimseye de "siz şu odayı alın, biz bunu alalım" demedik. Ama madem durumlar iyi, geleneksel ilginçlik konusunda da kimsenin bir rahatsızlığı yok, bence hiç kafa bulandırmayın. Herkes ne alması gerekiyorsa alsın.
0
prole
(25.12.22)
düğün istemedik ama eşimin ailesi özendi diye masrafları kendilerinin olacak şekilde düğün yapıldı :)
kına da yapmak istemedim, benim annem özendi diye kına gecesi yapıldı, elbette masraflar annemin oldu.

ev eşyalarının %50si benim bekar evimde vardı onları kullandık. geri kalanı için kredi çektik, ödüyoruz. çok borcumuz olmadı zaten kredi de çerez parası kaldı 6 ay içinde.
takılan altınları da harcadık üstünüze afiyet yedik.

edit: alttaki cevaba istinaden ailelerin böyle bir zorunluluğu olmadığınu tekrar belirtmek istiyorum. siz evleniyorsunuz diye niye masrafa girsinler ki. evini düzemeyecek kişi evlenmesin zaten.
0
kaptan maydanoz
(25.12.22)
Biz de başta ailelerden destek bekledik. Benim taraf komple hazır değilmiş ne evliliği, ne düğünü, ne evi şu zamanda !!! dediler. Bir de sorduğumuz ve beklenti içine girdiğimiz için eşim paragöz oldu ben de hayırsız evlat oldum.

Sonuç olarak kız istemeye de gelmediler, nişana da gelmediler, taşınmaya da yardım eden olmadı, evimizde de 1 tane çakılı çivileri yok. Sadece nikaha geldiler 2 altın takıp gittiler sağolsunlar..

Eşyaları eşim aldı, merasimlerin masraflarını da ben 50k kredi çektim. Totalde 100k falan harcamışızdır. Mutfak eşyaları ve çeyizlik şeyler eşimin ailesi tarafından geldi.

Yetti yani çok da güzel oldu hepsi o kadar olmusuzluğa rağmen. Çok uçup kaçmaya gerek yok.
0
ananiyimioguz
(25.12.22)
Düğünü ben ödedim, kınayı kız tarafı. Evim hazırdı, başka masrafımız olmadı.
0
gabe h coud
(25.12.22)
Valla sizlerin ailesi böyle degildir de, annemle babam 60 yaşına geldiler hala bu "geleneğe göre" durumunun tatavasini yaptıkları olur birbirlerine. Ben evli değilim hiç o süreçlere de girmedim de, olsa bu yüzden mümkün mertebe aileleri karistirmazdim gibi geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
Eşimin ve benim birikmişim vardı eşyaları ve masrafları o şekilde karşıladık. Nişan kız tarafının evinde oldu, düğünüde benim taraf karşıladı ufak bir çevre ile uçup kaçmadan yaptık. Kafalar uyuşunca her şey halloldu.
0
mirty
(26.12.22)
Evlenmeden birkaç yıl önce ben heralde kafama göre birini bulamam deyip kendim birçok ev eşyasını taksitle almıştım zaten. Evlendiğimizde de o eşyalara birkaç parça daha ekleyip kullanmaya devam ettik, sonrasında da fırsat buldukça yeniledik.

Eşim memur ben ise mühendisim. Ailelerimizin durumu da iyi değil ikimizin de. Düğünde babama düğünde verilecek yemeği ödettim (bizim oralarda yemek verilir), geri kalan tüm masrafları takılar dahil ben üstlendim, eşimin tarafındaki masraflar da genel olarak eşim tarafından karşılandı.

Düğün yaptığımız sene işlerim çok iyi olduğu için bir şekilde işin içinden çıktık, şimdi olsa gözüm yer miydi bilmiyorum.
0
va
(26.12.22)
düğün tarzı bir yemek yaptık bizimkiler ödedi
kız tarafı nişanı ödedi
beyaz eşya vs ev eşyalarının büyük kısmını bizimkiler ödedi
onun dışındaki her şeyi eşimle beraber çoğunlukla ben ödedim
ailelere ekstra bir isteğimiz hiç olmadı ama ödemek istediklerinde de hayır demedik. onlar da kendilerince mutlu oldular.
evi ben evlenmeden önce kendim almıştım zaten, orada bir destek beklemedim.

seçim aşamasına kimseyi karıştırmadık bu arada. çıkan masrafları da minimum tuttuk (yani ev eşyalarını arçelik falan seçtik öyle uçuk markalar almadık, ya da 100 çeşit yatak odası takımı falan almadık)

eğer imkanınız varsa her şeyi siz ödeyin, isteyen takı taksın. para alan emir alır, sen şunu almıştın, ben miele alacaktım da baban regal almıştı tarzı ıvır zıvır olası muhabbetlerin de önüne geçmiş olursunuz.
0
roket adam
(26.12.22)
erkek tarafı olarak düğün yeri yemeği gelinlik ve gelin takıları ve beyaz eşyaları masraflarını erkek tarafı, mobilya,damatlık, kol saati ve kına (eşimin memleketinde) masrafları gelin tarafı, ufak tefek küçük ev aletlerini ve diğer eşyaları kendimiz aldık. beyaz eşya-mobilya masrafı için ikimiz de ailelerden eşit miktar aldık
0
bugisme
(26.12.22)
(5)

Eski sevgiliyle arkadas kalmak?

meyve parcacikli kadin
Benim de yillar suren bir iliskim oldu ama ayrildiktan sonra hic konusmadik, ne gerek vardi cunku, diye dusunurdum hep. Ama son zamanlarda karsima eski sevgilisiyle arkadas kalan bircok erkek cikinca mantiklarini cok merak etmeye basladim. Hikaye de hep ayni: "uzun yillar beraberdik, birlikte de yas
Benim de yillar suren bir iliskim oldu ama ayrildiktan sonra hic konusmadik, ne gerek vardi cunku, diye dusunurdum hep. Ama son zamanlarda karsima eski sevgilisiyle arkadas kalan bircok erkek cikinca mantiklarini cok merak etmeye basladim. Hikaye de hep ayni: "uzun yillar beraberdik, birlikte de yasadik, zamanla seks hayatimiz kotulesti, iliskimiz arkadasliga dondu ve su an en yakin arkadaslarimdan biri." Yani bu insanlari yargiladigimdan degil ama bir turlu aklima mantigima oturmuyor, neden boyle bi sey var sizce?
0
meyve parcacikli kadin
(25.12.22)
Severek ayrılmak diye bi olay var, karşılıklı kavgalar artınca bitmesi gerekiyor sonra bitiyor ama kalbinden çıkarmak zorunda değilsin niyetler kötü değilse; arkadaş kalınabilir, sonuçta sevgili dediğin iyi arkadaş da oluyor aynı zamanda, seks ve aşk bitse bile dostluk kalabilir. Ama bazıları açık açık senin üzülmeni istiyorum diyor mesela, nasıl arkadaş kalacaksın ki. Niyetler kötü olmasın yeter ki.
0
vedatchilipeppers
(25.12.22)
Ben de "ne var yaa medeni insanlarız" deyip bunun olabileceğini düşünmüştüm ama pratikte bir türlü olmadı.

Demek ki medeni değilmişiz.

Veya yazıldığı gibi 2 tarafın da niyeti, yaklaşımı ve duyguları önemli.

İkisinin de bozulmaması zor. Yoksa yapan vardır elbet.

Edit: Bir de benim şöyle bir çevrem yok; hayatıma yeni birisi girdi diyelim,

-Haa merve mi, o benim eski sevgilim ya görüşüyoruz hala iyi kızdır..

+Aa öyle mi ne güzel :)))

Demez yani kimse. Ben de diyemem. Ancak evlenilir boşanılır mecburen görüşülüyordur o bi nebze yani..
0
ananiyimioguz
(25.12.22)
Valla ben su ana kadar hic bitirdigim iliskiden sonra kisilerle iletisimi surdurmedim. Yani surada, burada gorunce elbette selam verdim falan ancak arkadar kalma gibi bir olaya da hic girmedim cunku bence gereksiz bir olay. Ben onun arkadasligina muhtac olmadigim gibi o da benim arkadasligima muhtac degil. Ustune bir de surekli olarak bir 'belki' dusuncesini canli tutmak da hos degil cunku ne olursa olsun diger tarafin aklinda muhakkak o olay kalabilir.

Kisacasi, benim dusumceme gore eski sevgiliden arkadas falan olmaz.
0
j r r tolkien hayrani
(25.12.22)
İlişki dışsal sebeplerle bittiğinde olabilir gibi geliyor bana, ne bileyim aileler, taraflardan birinin evlenmek istemesi diğerinin istememesi, iş eğitim vb sebeple şehir ülke değiştirme, başta sorun edilmeyen yaş farkının zamanla soruna dönüşmesi... boyle şeyler oldu ve kavga küfürsüz ayrilindiysa neden olmasın da öteki türlüsü benim kafamda pek oturmuyor açıkçası. yani madem surdurebiliyorduk neden surdurmedik, der insan o durumda gibi geliyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
anlamsız ve gereksiz bir şey bence. mümkün olacağını da sanmıyorum.
ben kadınlarla arkadaşlık etmeyi seven biriyim yani çok vardır o tarz arkadaşım ama işin içine seks vs girince bence tekrar arkadaş gibi olmak imkansız gibi bir şey. gerekli de değil yana.
0
roket adam
(26.12.22)
(9)

Part time işten fazla izin almak mı; almamak mı?

psmstc
Bir özel okulda part time hft.'da bir gün aylık 2000 tl şeklinde neredeyse iki aydır çalışıyorum. Derse girmiyorum, idari herangi bir görevim yok.Şimdi kamuda okullar tatil olduğunda çalıştığım kurum tatil yapmıyor. Ben 14 Kasım ilk ara tatilinde 1 haftalığına memlekete izin alıp gittim. Dönünce müd
Bir özel okulda part time hft.'da bir gün aylık 2000 tl şeklinde neredeyse iki aydır çalışıyorum. Derse girmiyorum, idari herangi bir görevim yok.

Şimdi kamuda okullar tatil olduğunda çalıştığım kurum tatil yapmıyor.


Ben 14 Kasım ilk ara tatilinde 1 haftalığına memlekete izin alıp gittim.

Dönünce müdür bey "memleketin yerinde miymiş" diye laf sokuyor.

Şimdi sömestre tatilinde yine izin alıp ailemle iki hafta memlekette kafamı dinlemek istiyorum.

Normalde kariyer anlamında sıfır katkısı olan bir yer.

Alternatifi olmadığı için bir kira parası çıksın diye çalışıyorum kısaca.

Az da olsa geliri de kaybetmek istemiyorum.

Bir yandan kpss, doktora ve online ek gelir için mesleğimle ilgili çalışmalar yapıyorum.

İzin alsam mı? Almazsam eşimi memlekete yalnız göndermek durumunda kalacağım zira... O da pek olmuyor gibi. Ne yapmak daha akıllıca olur. Yönlendirmeniz için şimdiden teşekkürler.
0
psmstc
(25.12.22)
Hani bir süredir çalışıyor olsanız sallayın müdürü diyeceğim de neredeyse 2 aydır çalıştığınız ve haftada 1 günden fiili olarak 7-8 gün çalıştığınız bir yerde daha 1 ayınızda toplasan 3-4 defa gitmişken izin almışsınız, şimdi ise 2 hafta daha gelmeyeyim diyorsunuz.
Hani bu ülkede zaten yasalar yıllık izin hakkını 1 sene sonra veriyor. Sizin durumunuz acil değil bir şey değil, toplasan bir hafta çalışmışsınız ve her fırsatta izin alıyorsunuz. 2 hafta gelmiyorum demek bir aylık anlaşmanın yarısında gelmiyorum demek, böyle istekte bulunmanızın nereye varacağı belli zaten.
0
denizgonen
(25.12.22)
Ben olsam izin almazdım. Belirtildiği gibi haftada zaten 1 gün çalışıyorsunu ve henüz işe gireli 2 ay olmuş ve daha yeni izin kullanmışsınız.

Yukarıdakiler +1
0
but that was just a dream
(25.12.22)
İzin istersen sonsuza kadar izin verirler.
0
dissendium
(25.12.22)
Bence alma.

O parayi bi daha zor bulursun. Daha dogrusu o kadar kolay parayi.
0
another satisfied lover
(25.12.22)
Eşiniz yalnız gitse ne olacak ki?
0
Kahvedesu
(25.12.22)
5-6 günlüğüne gidip dönseniz?
0
gak
(25.12.22)
Ogretmen olmamama ragmen ozel okullarin calisma sartlari yuzunden bunlara hincim var, calismaktan da hic hoslanan bir insan degilim ancak sizin okul mudurunun yerinde olsam ben bile suresiz ve ucretsiz izin veririm. Daha 2 ayi bile bitirmemissinuz zaten, deneme suresi diye de olayi kapatirim.
0
argaladhel
(25.12.22)
Size katılıyorum da bu mantık mevcut düzenin çalışma anlayışına uymuyor. Ne tür bir iş olursa olsun, somut olarak işin olmasa ya da bitirmiş olsan bile sistem de kanunlar da 8 saat (ya da mesai süresi neyse) o binada bulunmayı bir zorunluluk olarak görüyor.

Sistem de kanunlar da buna göre olduğu için haksız çıkarsınız bu mantıkla.
0
encokbenisevinnolur
(25.12.22)
Izin alin tabi ki, kaybedeceginiz 2 bin liranin hayatinizda cok bir onemli yoksa. Hayat sizin, bosverin
0
balpolen
(25.12.22)
(13)

Yiyecekler ve içecekler için "tüketmek" fiilinin kullanılması

alperz
Buna gıcık olan sadece ben miyim? Hadi kavga edelim :))Yiyecekler yenir. İçecekler içilir. "Vişne suyu tüketiyorum" diyor falan adam. Tam sopalık değil mi? Bir de içkiye alkol diyenler var onlara da gıcığım.
Buna gıcık olan sadece ben miyim? Hadi kavga edelim :))

Yiyecekler yenir. İçecekler içilir. "Vişne suyu tüketiyorum" diyor falan adam. Tam sopalık değil mi? Bir de içkiye alkol diyenler var onlara da gıcığım.
0
alperz
(24.12.22)
Yediğini içtiğini aynı zamanda tüketmiş de oluyorsun bence bir sorun yok ama sen "yok bro sorun bence" diyorsan kavga edemem valla "he abi sorun tamam" der geçerim ama değil yani.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
abi dil sabit bi şey değil ya. Tüketme kavramı son yıllarda daha popüler oldu çevresel olarak da tüketimi azaltın kampanyaları ile. Sonuç olarak besinleri yiyip içtiğimiz zaman tüketmiş oluyoruz. Daha sık kullanılmaya başladı ve bu şekilde dile yerleşti bence yanlış bi kullanım olmadığı gibi dilde zenginlik diyip geçilebilecek bi şey :)

Alkol içki konusu da öyle. Bu biraz daha negatif sebepli aslında içki içmek kalıbına negatif anlam yüklendiği için alkol aldım, alkol tükettim gibi bir ifade gelişti. He bence yine sıkıntı yok. Olabilir yani, dilin doğasında var bu tarz ifade gelişimleri. Diller böyle oluşup gelişiyor zaten
0
nundu
(24.12.22)
Sadece sensin.
0
AlsterWasser
(24.12.22)
Gayet uygun bir kullanım. Ben de kulanırım. Hatta hem yenilen hem içilen şeylerle ilgili genel bir ifade olduğundan bu şekilde kullanım hoşuma bile gidiyor.
0
yazdonumu
(24.12.22)
Biri su tüketiyorum diyorsa su içtiğini vurguladığını anlıyorum ben. Vişne suyu için kullanıldığını görmedim. Su, alkol gibi şeyler için kullanılıyor.
0
dissendium
(24.12.22)
Ben de varım yalnız degilsin :)

Tam sopalık olduklarıni da düşünüyorum. Çok yapay geliyor o yüzden sadece.
0
encokbenisevinnolur
(24.12.22)
Beni de sayıverin :)

Ne demek tüketmek; beslenmek, faydalanmak, yararlanmak gibi yiyecek içecekten gelecek pozitif anlamı hoop tüketmek diye yok etmiş oluyoruz.
0
epitaf
(24.12.22)
Tüketilen şey biter.

Mesela "her gün iki fincan kahve içerim" denir. Ama iş gram ile kahvenin kendisine gelirse o zaman tüketiyorum denir. "Haftada 250 gram kahve tüketiyorum." denir.
0
🌸alperz
(24.12.22)
Abi şu an mı uydurdun bu kuralı asdasd
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
Sen ne derdin peki? Buna kural değil teamül denir.
0
🌸alperz
(24.12.22)
Sen ne diyorsan o bro :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.12.22)
son zamanlarda benim de dikkatimi tekrar çeken fiil. alkole de içki denmesine gıcık olmaktayım. bence tamamen insanın küçük yaşlarında tesadüfi olarak gelişen tepkiler.
0
alkandor9449
(24.12.22)
alkandor ben de tam tersi içkiye alkol denmesine gıcığım. içki içilir. alkol dediğin şey eczanede falan satılır.
0
🌸alperz
(25.12.22)
(3)

Aileyle İzmir'de iki gün ne yapılır?

hadi ya la
Yarın sabah erkenden İzmir'e gidiyoruz.- Otel Basmane'de, Gazi Caddesi üzerinde, giriş saati 14:00- Annem çok yürüyünce yorulduğu için akşama kadar dışarıda olmak sıkıntılı olabilir.- Akşam 8'den sonra babam da bize dahil olacak ve yemeğe gideceğiz.- Pazar günü otelden çıkış 12:00, ama dışarıda akşa
Yarın sabah erkenden İzmir'e gidiyoruz.

- Otel Basmane'de, Gazi Caddesi üzerinde, giriş saati 14:00
- Annem çok yürüyünce yorulduğu için akşama kadar dışarıda olmak sıkıntılı olabilir.
- Akşam 8'den sonra babam da bize dahil olacak ve yemeğe gideceğiz.
- Pazar günü otelden çıkış 12:00, ama dışarıda akşam 9'a kadar babamın işinin bitmesini bekleyeceğiz.

Bu senaryoda nasıl bir plan yapabiliriz?

* Daha çok kafe, yeme - içme ve görülecek yer önerilerinizi bekliyorum.
0
hadi ya la
(23.12.22)
Asansöre gidin, orada bir restoran var körfez manzaralı, ya orada ya da aşağıdaki moreno sokağında yemek yersiniz.
0
encokbenisevinnolur
(24.12.22)
Kültür park size çok yakın. Şu an içinde neler vardır bilmiyorum ama gezebilirsiniz.
Yarım saat yürümeyle kordona inebilirsiniz.
0
etna
(24.12.22)
Kültür parktan yürüyerek alsancak gara doğru gşdebilirsiniz.
Alsancakta zeynel abidinde boyoz,peynir,kumru yenebilir
Ardından çelebide bomba tatlısını deneyin.
Oradan camiye kadar yürüyüp tramvayla asansöre gidebilirsiniz.
Asansörden biraz daha güneyde alin’s var yemek için oraya gidilebilir.
Pazar günü kemere gidebilirseniz konya mandırasında kahvaltı.
Sonra izbanla karşıyakaya geçip caminin yanında balıkçı var orada balık yenebilir.
Oradan tramvayla bostanlıya geçip denizkent kafede deniz kenarında yemek yiyip kahve içebilirsiniz.
0
kararsızataletfilozofu
(24.12.22)
(12)

ağır ruh hastası film önerisi

mark greg sputnik
aklıma gelen örnekler begotten (hiç sevmedim gerçi), philosophy of a knife, srpski film ve salo o le 120 giornate di sodoma. buna benzer saçmasapan, dehşet verici abuk filmler biliyor musunuz? kapıların arkasından birisi çıkmalı antin kuntin korku filmi olmasın ama, daha ziyade gerilim ve "allah siz
aklıma gelen örnekler begotten (hiç sevmedim gerçi), philosophy of a knife, srpski film ve salo o le 120 giornate di sodoma. buna benzer saçmasapan, dehşet verici abuk filmler biliyor musunuz? kapıların arkasından birisi çıkmalı antin kuntin korku filmi olmasın ama, daha ziyade gerilim ve "allah sizi bildiği gibi yapsın püü" tepkisi verdirtecek, psikoloji bozacak türden bir şeyler. o açıdan paranormal hikaye olmaması, gerçek insan hikayesi olması tercihimdir.
0
mark greg sputnik
(23.12.22)
human centipede, martyrs
0
freebird5406_2
(23.12.22)
Bad Boy Bubby (1993) geldi aklıma ama ne kadar istediğinizi karşılar emin değilim.
0
Amaranta ursula
(23.12.22)
Antichrist.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.12.22)
mientras duermes tarifine uyan en iyi film budur.
0
koela
(23.12.22)
teyzem
0
9kuyruklukedi
(23.12.22)
antichrist demeye geldim, gaspar noe izlenmiştir kesin ama enter the void ve biraz da climax.
0
patronaj1
(23.12.22)
La piel que habito
0
nothing in my way
(23.12.22)
Grotesque isminde, YouTube tan izlenilebilen bir japon filmi izlemiştim. O olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
taxidermia
0
sir gawain
(23.12.22)
Mum&dad 2008
m.imdb.com
0
buzbebek
(23.12.22)
midsommar
0
aydonno
(23.12.22)
cannibal holocaust
pink flamingos (solom'un 120 gününde de öyle korku öğeleri yoktu diye hatırlıyorum. o yüzden bu ruh hastası filmi yazdım)

edit: aklıma bir de tusk geldi şimdi.
0
bohr atom modeli
(23.12.22)
(12)

Kedi sahipleri neden çip takılmasına karşı?

michael_knight
Kedi sahipleri neden kedilerine çip taktırmak istemiyorlar, bu uygulamaya karşılar?Kediye zarar vereceği endişesiyse bu konuda bilimsel bir kanıt veya yaşanmış kötü tecrübeler var mı?Köpek sahiplerinde de benzer bir tutum var mı?
Kedi sahipleri neden kedilerine çip taktırmak istemiyorlar, bu uygulamaya karşılar?
Kediye zarar vereceği endişesiyse bu konuda bilimsel bir kanıt veya yaşanmış kötü tecrübeler var mı?

Köpek sahiplerinde de benzer bir tutum var mı?
0
michael_knight
(23.12.22)
cahilliklerinden, çok bilmişliklerinden.

yavruyken amerikada çip takılmış kedimiz var. şu an 11 yaşına girecek. bir sıkıntı yaşamadı şu zamana kadar. türkiye'de sisteme kayıt ettirdim.

2 hafta önce 10 yaşındaki diğer kedime çip taktırdım. onda da bir sıkıntı görmedim şu zamana kadar.
0
false pretension
(23.12.22)
benim köpekler 11 ve 14 yıldır çipliler yaklaşık. nasıl kötü bir şey yaşanabilir ben de anlamadım. hatta bir tanesinin çipli olduğunu bilmiyordum bile, barınakta yapmışlar meğer. barkodu okutunca gördük çipli olduğunu.
0
pide
(23.12.22)
türk insanında klasik bir her şeyin altında komplo teorisi arayarak kendini zeki gösterme gibi garip bir tutum var onun ürünü bence. herkes için faydalı olacak bir uygulama halbuki. dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde benzer uygulamalar da var.
0
roket adam
(23.12.22)
çip kelimesini duyunca bişey sanıyolar sanırım, benim eskiden aşıya karşı olan arkadaşlarım şimdi de çipe larşılar.
0
entropik
(23.12.22)
kim karsi olabilir ki derken asagidaki birkac duyuruda karsi cikanlari gordum. Ulkede her seyin olumune savunucusu ve karsi cikani var diyip gulup gectim:)

Cipin kediye bir zarari yok, kaybolursa vs bulunmasi icin yararli hatta.
0
fakyoras
(23.12.22)
cahil de değilim, kedilerimi sokağa bırakmayı da düşünmüyorum, zira biri 22 yıldır benimle yaşıyor.
insanların bazı konulardaki çekincelerini anlamadan etmeden yaftalamak asıl cahilliktir bana göre.

kendi bakış açımdan anlatayım.
kedilerimin hepsi 10 yaş üzerinde.
bu saatten sonra bu kedilere çip takılmasının beni huzursuz etmesinin en büyük nedeni, çip takılan bölgenin çevresinde röntgen ve tomografi gibi görüntüleme cihazlarında sorun çıkartması.
hatta bu yüzden veteriner de enseye değil, bacak tarafına taktı.
tam en çok hasta olup yaşlanmaya başladıkları dönemde, bu tip bir görüntülenme sorununun yaşanmasını istemiyorum, mümkün olsa taktırmazdım.

22 yaşındaki kedimde de artık yaşa bağlı bir kilo kaybı var, yani çöp gibi değil ama zayıf diğerlerine göre.
bacağına çip takılırken üç kere dışarı attı çünkü deri esnekliğini artık biraz yitirmiş, kilo da olmayınca rahat takamadılar.
şimdi 22 yaşında hayvana ben neden bu sıkıntıyı yaşattım ki?
evden kaçmayı bırak, koltuktan kalkmıyor zaten.
yeni doğan, küçük, genç veya yavru hayvanları anlarım.
ama kendi kedilerim için hiçbir sebep görmüyorum açıkçası.

sarcoma falan gibi sorunlara yol açtığı da lab farelerinde gözlemlenmiş, uzun süredir çip kullanan ülkelerde vaka sayısı az değil ama yine de oransal açıdan düşük kalıyor.

hayvanseverler genelinde daha da büyük bir sorun var.
bu çip meselesinin temelinde, sokak hayvanlarını temizlemek var.
yani siz sokağınızda beslediğiniz 3 tane sokak kedisi varsa, bunu çipletemeyeceksiniz.
çipletirseniz, çip okutulduğunda sizin adınız çıkacak ve kedi evde bulunmuyor olacak.
bakacaklar, kayıp olarak da bildirilmemiş, hop ceza yiyeceksiniz.
ama çip taktırmadığınızda da sahipsiz hayvan olarak belediye alıp istediğini yapabilecek o hayvana.
siz de ne izini sürebileceksiniz, ne hak iddia edebileceksiniz.

evde rahat rahat yaşayan hayvanlar için zaten aşı karnesi vb. uygulaması senelerdir var.
işin çok yönü var ve zaten evlerde yaşayan hayvanların da şu anda sadece yüzde 25'i çiplenmiş durumda.
sistemsel sorunlardan bahsetmiyorum bile, benimkilerden birinin çipi günlerce hata verdi, kaydını bir haftada ancak yaptılar.
nereden baksanız sorunlu bir sistem bu.
0
blatta hiberna
(23.12.22)
kediler, köpek olmadıkları için. senelerdir evde oturuyoruz. çipsiz seviyoruz birbirimizi. 'niçin çip taktırmalıyım?' diye bir rehber de görmedik. teşviği geçtim bilgilendirme dahi yok. onun yerine yalnızca bir ceza aracılığıyla güdülüyoruz.
0
Etanglement
(23.12.22)
Bir faydasi yok cunku.

Kedi kacarsa bulunma ihtimali cok dusuk. Benim kedim mesela olumune korkak giderse gecmis olsun.

Asi kaydi cart curt zaten eski karneye de isleniyor.

Bana ne faydasi var biri anlatsin cahilligim gecsin
0
another satisfied lover
(23.12.22)
sırf para koparma amaçlı olduğundan karşıyım. kedim 8 yaşında ve sokaktan eve aldığımdan beri sokağa çıkmışlığı yok. evdeki tüm camlarda kediye dayanıklı sineklik var. kedinin tasması var, künyesi var.
sırf birileri para kazanacak diye ben neden kalkıp hayvana çip taktırıyorum? işim gücüm var tarım bilmemneye gidip çip taktırmakla uğraşmak ya da veterinere yüzlerce lira neden vermek zorundayım? aşısını her şeyini yaptırıyorum sağlık karnesi her şeyi var sırf bir rantın parçası olmayı da reddediyorum.
0
denizgonen
(23.12.22)
hayvan başına vergi alsalar ne olacak.
0
sert siyah krom
(23.12.22)
Konuya pek vakıf değilim de bence bu Türkiye'de köklü değişiklik olarak sunulup arkasından gelenler bilindigi için doğal bir tepki. Mesela bizzat maruz kaldığım yeni cipli kimlik kartlari için de aynısı oldu bu olaydan ben aynı kokuları alıyorum. Ödeme için kullanılacak bunlarsiz osym sınavlarına girilemicek pasaport olarak kullanılacak vs dediler çoğu ya hiç olmadı ya da kısmen ama çok az insanın hayat rutininde olan bir şey için kolaylığa dönüştü. Belki de ilk alınanların geçerlilik süresi bitmeden bir özelliği de olmayacak yeni kimlik kartlarının.

Bu konu da böyle, iyi olacak hem sahiplerine hem kedi köpeklere süper olacak hem alıp sokağa atanları da cezalandiricaz vs laflar yayıldı medya vs de aracılığıyla, benim hiç inanasim gelmiyor açıkçası. Öyle bir organizasyon oluşturmaya dair güven verse devlet ve belediyeler bakanlıklar zaten pek sokak hayvanı diye bir şey olmaması lazım bu bir.

İkincisi bütün Türkiye yüksek güvenlikli sitelerde yaşamıyor, kırsalı var şehir merkezinde bahçeli evi vs olan var. Bahçen varsa kedi de olur mesela. Zaten pek yaşayacak yerleri kalmadığı için mesken edinirler sen beslemesen de. Nolucak şimdi mesela? O kedi bahçemde diye ceza mı yiyeceğim ben? Ya da yemek artığı bile vermiyorum diyelim değil beslemek, bahçedeki çöpümu karıştırıyor yemek bulmak için diye ya da farenin hasaratin peşine düştü diye piyango neden bana patlasın?

Bunları da geçtim, diyelim şahit oldum hayvan can çekişiyor. Hayatım boyunca bakmaya imkanım zamanim... yoksa neden tedavi de ettiremiyorum? İlla zalim kalpli biri olup napalim yasalar böyle diyip izlemek zorunda mıyım? İşte bu yasa dolaylı olarak bunu dayatıyor.

Her zamanki gibi biz yaptık oldu olacak uygulaması. Aa ne güzel işte diye yaklasanlari da en nazik tabiriyle saf buluyorum.

Tüm bunların içinde, hayvanların beden dokunulmazligi vb. kısmı da var ama, bence çok üst düzey bir tartışma o çünkü o anlayışta biri yok pek ortada.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
Cahil değilim, kedimi sokağa bırakmayı düşünmüyorum ve karşıyım. Bir canlının vücuduna gereksiz bir şekilde müdahale edebilecek hakkı kendimde görmüyorum çünkü. Tasma da takmıyorum kedime çünkü rahatsız oluyor mesela. Çip de takmak istemiyorum çünkü kedimin yararına en ufak bir faydası yok. Aksine derisi hassas olan ve veterinerde aşırı stres olan kedime bir sürü eziyet etmiş olacağım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.12.22)
(4)

Sudoku çözen var mı ?

sassot
Kendimi nasıl geliştirebilirim bu bulmacada.https://play.google.com/store/apps/details?id=sudoku.puzzle.free.game.brain Şu uygulamanın uzman sudokularını çözüyorum rekorum 5.30 dakika.
Kendimi nasıl geliştirebilirim bu bulmacada.

play.google.com

Şu uygulamanın uzman sudokularını çözüyorum rekorum 5.30 dakika.
0
sassot
(23.12.22)
Valla daha sık çözmekten başka bir şey gelmedi aklıma.
Ben de linkteki uygulamayı çözüyorum. İnternetsiz çalışsa daha fazla ilerleyebileceğimi düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.22)
@Amaranta ursula +1

Benim kullandığım da bu:

play.google.com
0
peki madem
(23.12.22)
bi ara ders çalışmamak için yapacak şey ararken sudokuya sarmıştım ben de birkaç ay deli gibi sudoku çözüyordum. Sudoku'nun birkaç trick hareketi var internetten bakabilirsiniz, yani kendinizin de biraz düşünseniz bulabileceğiniz rakamları tek bakışta görmenizi sağlayan hamleler. Şu an hatırlamıyorum mantıklarını ama işte şu noktalarda şu sayı varsa şu kare kesin bu sayıdır gibi bir iki yöntem vardı.

Kakuro ve futoshiki de çok keyifli bulmacalar bu arada onları da tavsiye ederim :)
0
nundu
(23.12.22)
Trickler +1
Kendiniz de cozdukce geliştirebilirsiniz. Çizili hallerine baksanız daha anlaşılır ama ilk aklıma gelen trick şu:

Diyelim sol üst köşede 1 var. Bu ne demek? Onu içine alan 3x3 luk karede 1 olamaz ve onun olduğu satır ve sutunda 1 olamaz demek. Diğer 3x3 lerdeki 1'leri tarayarak ilerliyorsunuz ve tüm 1 olabilecek ve olamayacak yerleri tespit ediyorsunuz. Bu genelde başlangıç hamlem benim, daha ayrıntı şeyler de var @nundu'nun dediği gibi biraz ararsanız bir sürü bulursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
(3)

Bir takım komiklikler, şakalar

crimson king
Çok samimi bir arkadaşımın yönetici olduğu bir işyerine dondurma göndereceğim yılbaşı hediyesi olarak. Hem arkadaşıma hem de ekibine. Yönetici olan arkadaşımın dondurmasına bir kart da yazdıracağım. Hem yeni yıl kutlaması, hem de terfisini kutlama gibi bir amaçla. Güzel bir espri yazmak istiyorum am
Çok samimi bir arkadaşımın yönetici olduğu bir işyerine dondurma göndereceğim yılbaşı hediyesi olarak. Hem arkadaşıma hem de ekibine. Yönetici olan arkadaşımın dondurmasına bir kart da yazdıracağım. Hem yeni yıl kutlaması, hem de terfisini kutlama gibi bir amaçla. Güzel bir espri yazmak istiyorum ama aklıma gelmedi. Fikri olan :)
0
crimson king
(22.12.22)
yaladıkça beni hatırla?
0
etna
(22.12.22)
What's the difference between a manager and an ice cream?

-One of them melts easier when licked.
0
kaichi
(22.12.22)
Bu fıkrayı yazın çok alakasız kacmazsa:
eksisozluk.com
0
encokbenisevinnolur
(23.12.22)
(7)

ofiste üşüyüp evde ısıtmaya ihtiyaç duymamak

la lykia
izmir'de pazartesi sabahından beri şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ve iki gecedir gece sıcaklığı 4-5 derece.bu akşam üstü ofiste sohbet ediyorduk. bir arkadaş bornova'da evde henüz hiçbir şey yakmadıklarını söyledi. dün gece de elektrikli soba vs hiçbir şey yakmamışlar.hadi düne kadar normal diy
izmir'de pazartesi sabahından beri şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ve iki gecedir gece sıcaklığı 4-5 derece.

bu akşam üstü ofiste sohbet ediyorduk. bir arkadaş bornova'da evde henüz hiçbir şey yakmadıklarını söyledi. dün gece de elektrikli soba vs hiçbir şey yakmamışlar.

hadi düne kadar normal diyelim de dün gece de üşümediniz mi dedik. yoo ev hiç soğuk değildi ki deyince hepimiz bir şaşırdık. çünkü dün gece uçuyordu izmir, zirai don uyarısı falan yapıldı.

e o zaman sizin alt komşu, yan komşu falan çok yakıyordur, sizin ev de ısınıyordur dedik. yoo yakmıyorlar dedi.

başka biri ev çok mu güneş alıyor dedi, pek güneş de almıyormuş.

oturdukları bina eskiymiş, öyle son teknoloji yalıtım vs de yok. ev soğuk olmuyor diyor başka bir şey demiyor.

işin ilginç kısmı ise şu: bu arkadaşımız 30+ kadın ve ofiste gayet üşüyor. öyle kışın üşümeyenlerden değil.

sorum: bu kız bizi mi yiyor yoksa dışarısı 4 dereceyken evi para harcamadan sıcak tutmanın bug'ını mı bulmuş?

en son doğalgaz faturası da 30 tl gelmiş.
0
la lykia
(21.12.22)
bizim bi arkadas ofisteki artiklari goturup evde yerdi, kesinlikle evine icecek harici birsey almazdi.
bu hatun da ofiste evde yetecek kadar isiniyor gibi :)
varyemez +1
0
cooperr
(21.12.22)
evinin konumu ve malzemesi etkileyebiliyor bazen gerçekten. ya da üşümesi strese bağlı olabilir. evde huzurlu olduğu için daha iyi hissediyodur.
0
my pink
(21.12.22)
Apartmanin altinda firin olmasin:) Ust alttan yakmiyorlar ne demek, nasil emin oluyor, kapilarina gidip de sormus mu? Onlar yakiyordur iste.
0
speedy
(21.12.22)
gercekten usumuyor bence ama nedenini anlamadim. bornova belki oldugunuz yerden farkli bi sicakliktadir gercekten. belki de o alt-ust yakmiyor saniyordur. cok yemek yapan biriyse firin falan isitiyordur belki tabii bunun icin studyo dairede oturmasi lazim anca.
bilemedim cevabi ama pinti falan degil bence. pinti insan niye kendini acik etsin ki? yakiyorum evde der. 30 degil, 300 geliyor sorma der.
0
Kittie
(21.12.22)
speedy+1 nerden emin oluyorlar ya benim evim de kapidan girince kalorifer acik gibi bi hava var ama yakmiyorum. bina eski, arada bir yerde kaliyor, daire buyuk ama sicak.%1000 ihtimalle komsular yakiyor baska sansi yok. bir de cephe mevzusu
0
ala09
(21.12.22)
Izmirde degilim ama benim ev de eski ve yalitimsiz, yanim acik, altta da yakiliyorsa da cok yandigini sanmiyorum. Disarisi 2-3 dereceyken evin ici 18 derece oluyor. Bir hirka giyip rahatca oturabiliyorum. Ofiste isitma surekli acik, 20-21 derece icerisi ama serin geliyor. Butun gun bisey yapmadan oturmakla alakali herhalde.
0
mirafiori
(21.12.22)
Alışmış olabilir ancak şu da var, eğer eskiyse adını bilmiyorum da eski tip bir tuğla var, İzmir'deki eski diyebilecegimiz evler yapılırken kullanilagelmis. Tuğla ile ilgili olabilecegi benim tahminim ama babamlarin evi de onunla yapılmış ve cidden yalıtımı güneş gormemesine rağmen çok iyi sağlıyor, gece hariç pek ihtiyaç duymadiklarini söylüyorlar ısıtmaya.

Çocukluğumdan da hatırlıyorum, o zaman evin etrafi apartmanlarla çevrili olmadığı icin güneş de görürdü, yılın 1-1.5 ayı falan soba yakardik sadece.
0
encokbenisevinnolur
(21.12.22)
(21)

28E 35 K / Tamam mı devam mı?

vedatchilipeppers
Selam. Uzun olacak baştan uyarayım, ona göre başlayın okumaya :)Birkaç ay önce sevgilimden ayrıldığım için baya tırt moddayım. Eskiden bu ayrılık sonrası üzüntü durumları mahvediyordu beni ama artık biraz daha düzeldim, gerçek hayata daha hızlı adapte olabiliyorum. Olmaz olaydım...Neyse, iki hafta ö
Selam. Uzun olacak baştan uyarayım, ona göre başlayın okumaya :)

Birkaç ay önce sevgilimden ayrıldığım için baya tırt moddayım. Eskiden bu ayrılık sonrası üzüntü durumları mahvediyordu beni ama artık biraz daha düzeldim, gerçek hayata daha hızlı adapte olabiliyorum. Olmaz olaydım...

Neyse, iki hafta önce bi hanımla tanıştım bi app'ten. İki gün boyunca muhabbet ettik app üstünden uzun uzun, sonra da Cuma akşamına denk geldiği için buluşalım dedik en azından bir iki saat, baktık akıyo devam ederiz. Buluştuk bi mekanda ve buluşur buluşmaz benim samimiyetimi hissedince tüm hayat hikayesini anlattı.

35 yaşında gazeteci ve çevirmenlik yapıyor, bir yandan aile şirketinin işleriyle ilgileniyor. 20 yaşında Fransa'ya gitmiş ve orada bi elemanla evlenmiş, 2.5 yıl evli kalmışlar sonra boşanmış geri dönmüş. Neyse döndükten bir süre sonra da Türk bir çocukla takılmaya başlıyor ve çocukla ayrıl barış ayrıl barış 11 yıl geçiriyor... Hamile kalmış iki defa. İki kere de hastaneye yatmış eroinden dolayı, elektroşok falan vermişler. 3 yıldır kullanmıyorum dedi. Doktoru eroin dışında her şey serbest sana demiş, başka şeylerle zaman geçiriyo haftada bir. Bu arada aileden aşırı ötesi zengin. Annesiyle yaşıyo. Baba işe yaramazın teki, annesi çok başarılı bi mimar ve müteahhit. Çalışmaya falan hiç ihtiyacı yok. Bayağı hızlı bi hayat yaşamış ve sıkıntılı durumlar geçirmiş yani.

Buluşup birbirimize kendimizi hikayemizi falan anlattıktan sonra gel bizim arkadaşların yanına geçelim dedi, ok dedim gittik. 7-8 kişilik çok uluslu bir ortam. Yaş ortalaması 40'a yakın, modacı sinemacı instagram fenomeni komple sanat sepet tayfa. İçtik mekanda hayvan gibi sonra oradakilerin birinin evine gittik hepimiz. Afedersiniz pudra şekeri almışlar, onları çıkardılar, herkes payına düşen line'ı hırtladı, bize de ikram edildi iki üç sefer. O ara karambolde gey bi çocukla da öpüştüm, battı balık yan gider... Sonra evli evine köylü köyüne gitti, biz kaldık kızla. Ev sahibi de arka odayı gösterdi bize, gittik direkt uyuduk sevişmeden. Sabahına da kalktık içki içmeye devam ettik manyak gibi, yine sevişmedik. O gün ben kuzenlerimle buluşmam gerektiği için kalktım akşam 7 gibi gittim, gidene kadar da full yatakta takıldık sohbet gülmece öpmece koklamaca vs. Sonra gittim.

Sonra Pazar günü yine buluştuk, normalde başbaşa buluşacaktık ama sonra dedi ki plan değişti arkadaşımın terasına davetliyiz... Gittik arkadaşının terasına. Müthiş bir boğaz manzarası, lezbiyen bi çift. İçtik eğlendik dans ettik terasta JBL'den müzik açıp vs. Orda seviştik sonunda :D Seviştikten sonra ağladı, çok şefkatli olduğumu fln söyledi ve seni seviyorum dedi bi kez sessiz bi şekilde ama ağzından kaçırdı eminim. Ama terastan çıktıktan sonra sokaklarda el ele öpüşe öpüşe takıldık sürekli liseli gibi. Ben bir de kendisini aşırı beğendim, hiç makyaj yapmıyor ama dupduru bir güzelliği var. İnce, kısa boylu, mis gibi kokuyor. 35 olmasına rağmen 22 gibi duruyor. Neyse, aradan üç gün geçti, biz whatsapp'tan konuşuyoruz bi şeyler, bana bi anda şey dedi,

"bişey dicem, sen beni nasıl görüyorsun? Uzun soluklu mu"

Hemen sonra "dur cevap verme, 35 yaşında bi kadını görme öyle görme bence:D" dedi.

Sonra o da dedi ki "ben kendimden bu kadar küçük biriyle takılmak dışında bi şey yaşamadım ama seninle sürekli konuşasım görüşesim geliyo". Ben de ondan hoşlandığımı ama aslında sadece yoğun bi hafta sonu geçirdiğimizi, zaten duygusal ve depresif insanlar olduğumuz için ikimizde de böyle karışık hisler olması normal falan dedim coolluğumu bozmamak için. Ama onun o güzel bakışını ve gülüşünü görmek istiyor canım yani, iyice duygusal romantik kafalara düştüm. Sonra önümüzdeki Cuma'ya plan yaptık, annesiyle yaşıyo normalde ve annesi İtalya'ya gidicekmiş hafta sonu için, hafta sonu seni eve atıcam dedi. Ok dedim tabii ki.

Sonra noldu... Hiçbi şey olmadı. Cuma günü geldi, bana "akşam bi işim çıktı da erken biterse haber vericem" dedi. Ok sorun degil dedim. E yemeyiz bu ayakları tabii ki... O planı iptal ettiyse devam etmek istemiyor net. Zaten aradan 5 gün falan geçti bi kelime konuşmadık. Devam etmiyoruz belli ki, ben de yazmadım. Ama nasıl olacak yani şimdi? Ölü taklidi yapmaya devam mı edelim? Ben acayip yükselmiştim aramızdaki o romantik duruma, şimdi yalnızlık çöktü içime yeniden. Halbuki hiç olmayacak bi iş yani. Eroin nedir abi, tamam ben de yeşilaycı değilim ama eroin kırmızı çizgimdir ve 10 yıl kullanmış birine asla güvenilmemesi gerektiğini, her an kaçıp gidebileceğini falan biliyorum. O da benim sağım solum belli olmaz falan demişti terasta zaten. Oyun mu oynadı bu hatun benimle şimdi? Olay nedir?
0
vedatchilipeppers
(20.12.22)
Gayle devam et bence. Bundan sonra kalbin kırılmaz.
0
Kahvedesu
(20.12.22)
hatun sana acilmis sen de mal gibi bir cevap vermissin. simdi de ya aslinda gorusmek istiyordum ben diye sizlaniyorsun. tam bir kacan kovalanir durumu. o sana gelmis, sen kacmissin. simdi o kacmis sen onu istiyorsun.

ama hatun saglam ayakkabi degil bana sorarsan.

geyle devam +1
0
antikadimag
(20.12.22)
eroine bağlamışsınız ama sorun bu değil bir. ikincisi seni kullanmalık bir durumu yok sevismemissiniz ve onun zaten ortamı var, seni de katmış.
kararsız olabilir ve bunda da haklılık payı var. kendine de güvenmiyor ilişki konusunda. yükselmeden bitirmek istemis olabilir ama bunu acıkca söyleyememis, düşünüyor olabilir. sağım solum belli olmaz diyorsa öyle davran moduna girince takılırsınız.

yaz bence
0
ala09
(20.12.22)
Acilen uzaklaş dostum olay yerinden.
0
Mirket
(20.12.22)
olay yerinden jason bourne gibi uzaklaş +1

youtu.be
0
freebird5406_2
(20.12.22)
Bence siz de ona benziyorsunuz, nereden çıkardım onunla buluşup ona yükselip başka biriyle opusmenizden. Kendinizi onun eroine bağımlı olmamış versiyonu gibi düşünün.

Daha tanışır tanismaz uzun kısa orta vs bunun dışında, sizi de ona benzer bulduğum için olmucak bir şey varmış gibi görünmüyor. Ama yani siz ne istersiniz beklersiniz bir ilişkiden aradığınızı bulabilir misiniz onu bilmiyorum yazmadiginiz için.
0
encokbenisevinnolur
(20.12.22)
Ya gey çocukla öpüşmenin bi olayı yoktu. Ev sahibi oydu zaten ve çok iyi bi çocuktu yani, ben straightim, gey çocuğa da yükselmedim. Ver bakiyim bi dudak dedi goygoyuna, bi tane mucukladık o kadar. Zaten milletin kafalar uçmuştu, ortama uyum sağladım hepsi bu. Daha önce de çok yakın kız/erkek arkadaşlarımla bu şekilde çok kısa öpüşmüşlüğüm oldu yani, 1 saniyelik bir mucx hepsi bu. Beni bozmadı yani. French kiss değil sonuçta.
0
🌸vedatchilipeppers
(20.12.22)
eninde sonunda "durulacak" ve yerlesik hayata gececek - bunu yaptigi kisi sen olmali ve uzun vadede malina mulkune konmaya calisabilirsin. kotu anlamda degil de bal tutan parmagini yalar hesabi. bence kacirma.
0
hot potato
(20.12.22)
aranızda olup biteni mekanik bir şeymiş gibi açıklaman mevzunun büyüsünü kaçırmış olabilir ama karşı tarafın çok kafaya taktığını sanmıyorum. seninle oyun oynadığını da düşünmüyorum. dediği gibi, sağı solu belli değil. sadakat, ilgi, kıymet görme gibi beklentiler boşa çıkacaktır. bu beklentileri taşımadığını belli ederek iletişim kurmayı becerebilirsen bir şans var.
0
zgrydn
(21.12.22)
Yazdım az önce 5 günden sonra. Ona bi kitap önermiştim tanıştığımız gün, onu almış ve mesajım da okuyorken denk gelmiş, foto attı kitapla... Unutmadım seni, yazmalıydım, bugün yazacaktım işte dedi.

Ulan nasıl alicengiz oyunları bunlar ya :D Madem kitabı aldın da okuyosun yazsana bana, bi şey de en azından...
0
🌸vedatchilipeppers
(21.12.22)
keyfini çıkar ama kapılma diyeceğim de, zaten kapılmışsın. en azından düşüşe hazırlıklı ol. yazar o sana bir iki güne.

yalnız sen bu kızla baş edemezsin. çünkü sen strateji yapıyorsun onu kazanmak için ama o yapmıyor. garip gelse de onun doğalı bu. yani ben bu adamı 5 gün aramayayım da beni merak etsin demiyor gerçekten 5 gün geçiyor bişeyler oluyor merak etmiyor seni bilinçsizce. kitabı okudu nasıl aklına gelmez diyorsan. aklına geliyor tabi. ama sen zaten her elini uzatığında orada olacağın için bir endişesi-kaygısı yok.

book of pook var güzel anlatıyor bu işleri.
0
orpheus
(21.12.22)
28E’nin yavas yavas siyrilmasi gereken yanlislardasin bence. (Boomer mode asgdgaha) hanimefendide fazlaca red flag var. yeni gorustugu kisiye seni seviyorumlar full acilmalar falan. Evet desen oyuncak olursun hayir desen zaman daraliyor onun icin. Asik olmadan takil zaman gecir diye onersem kapilacaksin ki zaten kapilmissin, uzaklas diye onersem aklinda kalicak. Belli ki ortamin var hic girme diyorum. 3 sene sonra evli mutsuz olma riskin var.
0
twelfth
(21.12.22)
Boşanma davası görüyorum ama yine de sen bilirsin.
0
dissendium
(21.12.22)
Oyun oynamamış, oyun oynamaya ihtiyacı yok zaten. Hayatın hakkını veren bir hanımefendi olarak gördüm ben kendisini sizin anlattıklarınızdan. Siz de ona farklı ve samimi gelmiş gibisiniz ki biraz coşmuş sonra özüne dönmüş.

Takılın bence. Takılın derken boş verin önemsemeyin demek istemiyorum. Geleceği düşünmeden, hesaplar yapmadan, oyunlar oynamadan birbirinizi gördüğünüzde mutlu olmaya devam ettiğiniz sürece görüşmeye devam edin derim ben.

Sizin hayat görüşünüzü elbette bilemiyorum ama ben olsam dediğim gibi yapardım. Yalnızca eroin konusu elbette önemli. Bir daha öyle bir şeye bulaşma ihtimali dahi varsa istemezdim öyle birisini hayatımda. Onun dışında hanımefendi yaşamayı biliyor bana göre.
0
pispinti
(21.12.22)
ulan ne pis bir hayat. hastalık kapmaktan endişelenmelisin ilk önce. herkes mi böyle bohem. uzaktan o vayy nasıl güzel hayatlar var diye görünmüyor. rezil ve perperişan bir hayat.

kaç git seni bozmasın bu ortam. yarın bi gey abinin önünde eğilerek bulursun kendini bunlar böyle yapar adamı.
0
Hallegadola
(21.12.22)
youtu.be

aklıma bu geldi senin hayat.
0
Hallegadola
(21.12.22)
bu hikayeyi biliyorum dostum senin için hüsran. bu yolun yolcusu değilsin belli. 10 yıl eroin, orda burda senet sepet tayfayla partilemece, bu hikaye değişmez. seni toy boy olarak görmüş takılmış, kaptırma kendini. sen uzaklaş
0
pacevilleli
(21.12.22)
@hallegadola,

Abi hastalık konusunda çok haklısın ve aşırı çekinmiştim ama o konuya da değindik, o söyledi hatta ilk korunuyor musun diye. Aşılarını falan olmuş hanımefendi :d

Mesele bohemlik veya güzel gözükmesi değil; sıkıntılı bi durum olduğu belli 10 km öteden. Yoksa devam edicem zaten trafik yapmaya gerek yok
0
🌸vedatchilipeppers
(21.12.22)
Silinecek cevabım aşağıdadır.

Eğri oturup doğru konuşalım, kadının kendinden başkasına zararı yok. İlişkiler kategorisinde okuduğum en kendi dünyasında insan. Burada sevgilim aldığım hediyeyi beğenmiyor diye ağlayan sonra da sevgilisinin duyuru altına gelip herkese fırça attığı insanlar, karısının peşinde oyuncak olup şehirden şehre sürüklenen adamlar ve karısının almak istediği botu almamak için kadına sinir krizi geçirten adamlar gördük.

Eroin benim de kırmızı çizgim, üstelik koşturmacalı yorucu bir hayat bu yüzden bu maceraya başlamazdım. Burada kadını yargılayan cevaplara bakıp karar vermek yerine kendi duygularınızla hareket etmelisiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.12.22)
1 - aşırı uyuşturucu alkol vs. insanı bozar.
2 - kendini bil.
3 - ne istiyorsun.

bunları derinlemesine bilmen senin içinde, karşı taraf içinde faydalı.

hanım efendi seni eve atıcam dediğinde ok demek yerine ohoo beni eve atmak o kadar kolay değil, böbreklerimi seviyorum vs. gibi şeylerle eve giden yola engeller koyman lazım, karşı taraf o engelleri aşmak için çaba göstermeli, yoksa her şey bir telefon aramasına bakıyor.

tavsiye ettiğin kitabı alması bir noktada sözlerini dikkate almış olduğu gösteriyor.

Bu hanım efendi ile bir şeyler olsun istiyorsan onunla vakit geçirmelisin, o ve arkadaşları ile değil.

bir sonraki buluşmayı sen planla ve davet et. ilginç bir etkinlik bulabilirsin, etkinlik daha önce yapmış olabileceği şeyler üzerine olmazsa iyi olur. onun için yeni bişiyler iyi olur.

Oyun oynuyor mu dersen evet oynuyor sadece "şuna bir şeyler yapayım da aklı başından gitsin" diye yapılmıyor, daha çok iç güdüsel şekilde, karakterini anlamak için yapılıyor. buradan elde edilen veriler ile diğer duygular besleniyor yada baskılanıyor.

alternatiflerin olsun ki kafan bulanmasın. başka kişiler de olsun etrafında.
0
selam
(21.12.22)
Sana bir abi tavsiyesi;

"ilk iğneyi her zaman başkası yapar"
0
John Bloor
(21.12.22)
(11)

Birine imza attırırken gerçek imzasını atmazsa sorun olur mu?

santimantal
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.Kişi kafadan bir imza attı diyelim.Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan
Mesela biriyle bir sözleşme yapıyoruz.
Kişi kafadan bir imza attı diyelim.
Sonra kişi, bu imza bana ait değil, benim imzam zaten şudur, dedi ve imzayı attığını inkâr etti.

Bu durumda o imzayı onun attığını kanıtlayabilir miyiz mahkemeye falan giderek?

Eğer cevap hayırsa, biriyle sözleşme yaparken ondan sorumlu tutulabileceği imza vb. nasıl alınabilir?
0
santimantal
(20.12.22)
mahkemelik falan olursa böyle durumlarda mahkeme tarafından imza örnekleri edinilip gerekirse incelemeye gönderiliyor diye biliyorum. ama uzmanı değilim. uzman olan arkadaşlar varsa düzeltsin.
0
AlsterWasser
(20.12.22)
Sözleşmeye kimlik fotokopisi falan eklerseniz, ya da ortam müsaitse yeni kimlik kartı da varsa görürseniz orada imza var zaten. Sahte imza olup olmadigi da görünce anlaşılır.
0
encokbenisevinnolur
(20.12.22)
noterden imza tasdiği yapılıp, o imzadan atılması sağlanabilir.
0
jelly bear
(20.12.22)
sadece imza at geç olmamalı ismini de yazdırırsınız. isim soy isim imza gibi. isim yazımından çok net anlaşılır.
0
bohr atom modeli
(20.12.22)
İnkar edip mahkemeyle uğraştırmasın derseniz noter+1

Yoksa inkar etse de mahkeme sol ve sağ elinden örnek alıp yazının/imzanın kişiye ait olduğunu yazım karakteristiğinden çok net anlıyor. İnkar etme şansı mahkeme önünde yok yani
0
Unde bach canim
(20.12.22)
uzman değilim ama kendi imzamı atmayacaksam, ismimi de farklı bir fontla yazardım. yani amaç oysa ordan yakalanmazdım. neyse.

imza atılırken şahit olsa mı acaba?
0
baba553
(20.12.22)
Garantisi imza sirküsü istemek. Yeni kimlikten kontrol de mantıklıymış.
0
PoscheN
(20.12.22)
İşte bu yüzden resmi işlerde (tapu/noter vs) sadece imza işe yaramaz. Mutlaka ad soyadınızı elle yazmanız, ve hatta "okudum anladım" vs gibi elle yazıp belirtmeniz gerekir.

Toplumda yanlış bir algımız var, elimizle yaptığımız karalama ve şekillere imza diyoruz. Aslında resmi olarak imza "kişinin ad ve soyadını kendi el yazısı ile yazmasıdır"

Kira sözleşmesi gibi sözleşmelerde mutlaka tarafların kendi el yazısı ile ad soyad yazmasını sağlamak gerekli.

Uzun yıllardır senetle iş yapmıyorum, ama yaptığım zamanlarda senedi borçluya doldurturdum, ama yanımda ve gözümün önünde.

Çünkü önceden doldurup getirdiği senedi/sözleşmeyi onun doldurduğunu ve imzaladığını bilemezsiniz.
0
John Bloor
(20.12.22)
bizim başımıza böyle bir şey geldi. paraf gibi bir şey attı karşı taraf sonra atmadım bu benim gerçek imzam değil demişti. mahkemelik olduk.
adamı çağırdılar dediler şu sayfaya şu metni sağ elinde 5 defa yaz sol elinle 5 defa yaz. sağ elinle imzanı at sol elinde imzanı at.
daha sonra parad dahi olsa ona ait olduğu ortaya çıktı.
0
turbo sadık
(20.12.22)
Noter onaylı imza konusunu en uygun şu halde aslında. Yalnız, yeni kimlikteki/ehliyetteki imza örneği aklıma gelmemişti hiç. O güzelmiş ama en fazla "benzerlik" değerlendirmesi yapılır. Orada da yine bilirkişiye düşüyor yollar sanırım.
0
nawar
(20.12.22)
evet ortaya çıkabilir ama riske atmamak için imza sirküleri veya kimlik kartı ile karşılaştırabilirsiniz. mahkemede yapılacak imza incelemesinde ortaya çıkar ancak çok karakteristik olmayan bir imza atmışsa belli olmaz.
0
paintov
(20.12.22)
(14)

hayatın anlamıyla alakalı, kitap, film önerisi

damba
hayatın anlamından bahsedecek olsanız, nasıl filmler, diziler önerebilirsiniz bana? Nerelerden ilham alırdınız?
hayatın anlamından bahsedecek olsanız, nasıl filmler, diziler önerebilirsiniz bana? Nerelerden ilham alırdınız?
0
damba
(18.12.22)
İllâ ki izlemişsinizdir ama olur da izlemediyseniz mutlaka izleyin:

www.imdb.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(18.12.22)
Pek bilindik film değildir. Bana güzel bir ilham kaynağı olmuştur.

The Big Kahuna.
0
put it in your appropriate place
(18.12.22)
Belgeseller genelde bir nebze de ilham veriyor. Hele ki evren belgeselleri. Insanin akli hayaline sigmayacak bilgiler sunuyorlar ki evren hakkinda bildiklerimiz cok sinirli.

Film olarak:
The Tree of Life
0
ermanen
(18.12.22)
(bkz: naked)
dizi olarak (bkz: the leftovers). the leftovers tam olarak hayatın anlamı değil ama sorgulatır.
0
sparkle kiddle
(18.12.22)
dizi olarak (bkz: six feet under)
0
antikadimag
(18.12.22)
8 bölümlük underrated bir dizi önereyim. Ben çok beğendim.

tales from the loop
0
Erestor
(18.12.22)
knafayim shvurot

101 reykjavik
0
baba553
(18.12.22)
six feet under +1
0
respect
(19.12.22)
orhan pamuk - yeni hayat
0
dnzy 1
(19.12.22)
Batman Begins

Ciddiyim. İzlemeden bilemezsin.
0
sassot
(19.12.22)
Kinyas ve Kayra
The papillon
Cast away
0
deer hunter
(19.12.22)
Sartre'in romanları, bilhassa özgürlüğün yolları üçlemesi.

The cube (ilk film)
0
encokbenisevinnolur
(19.12.22)
(bkz: sennen joyu)
0
peki madem
(19.12.22)
The Life of David Gale

şöyle bir de filmin en can alıcı sahnesini ekleyim. arada hala açıp izliyorum burayı

www.youtube.com
0
kim mi kardashian
(19.12.22)
(4)

Terapistiniz siz konuşurken notlar alıyor mu?

anna sun
alıyor/almıyor diyeceklerin fikirlerini de merak ediyorum bu hususta.
alıyor/almıyor diyeceklerin fikirlerini de merak ediyorum bu hususta.
0
anna sun
(16.12.22)
Ben kendim psikolog olarak cevap vereyim; not alıyorum zira not almazsam önemli ayrıntıları kaçırma ihtimalim artabilir. Üstelik tek danışan görmediğim için her danışanımdan önce tek tek detayları çalışıyorum. Hiçbir danisanimin karşısında daha önceden anlattığı bir şeyi hatirlamayip; onu onemsemiyormusum pozisyonuna düşmek istemem. Terapötik süreç için önemli bu. Ama not alacağımı ilk seans başlarken mutlaka söylerim. Ayrıca olaylar arasında bağ kurmam için yazılı olması çok işime yarıyor.

Eski terapistim de mutlaka not alırdı ben anlatırken.
0
fraise
(16.12.22)
alıyor. ben de terapi veriyor olsam ben de alırdım.
0
deartheodosia
(16.12.22)
Alıyor.Almıyorsa güvenim sarsılabilir. Benim dışımda kim bilir kaç kişiyle görüşüyor sonuçta, ayrı ayrı hepsini aklında tutması pek mümkün değilç.
0
gallienus
(16.12.22)
Benimki ilk 8-10 seans aldı, sonrasında da yeni bir şey, daha önce hiç bahsetmedigim bir sey anlattığımda ekliyor sanırım, yani yanında duruyor kağıdı alıp ekliyor.

Bence kişisel bir şey, yani alıp almaması kendi hafızasına tarzına çalışma anlayışına bağlı değişebilir gibi geliyor bana. Bunu bir güven kıstası yapmazdım çünkü not alsın almasın anlattığım her şeyi birebir karakutu gibi hatırlamasini da beklemem.
0
encokbenisevinnolur
(16.12.22)
(20)

sakallılar - sakalınızı hiç kesiyor musunuz?

mark greg sputnik
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. h
pandemi zamanından beri sakalla bıyığı ilk kez kestim. bıyığı kesme konusunda isteksizim çünkü barkod gibi göründüğü ilginç bir dönem var, uzamışken kesesim gelmiyor hiç ama biraz cildim nefes alsın dedim. nitekim kesince fark ettim ki suratım mayın tarlasına dönmüş aboov, yok böyle bir çirkinlik. her taraf yara bere, değişik değişik renkler, acayip kuru filan. o yüzden 3-4 ayda bir yumurtaya dönüşeyim dedim kendi kendime.

siz sakallarınızı belli aralıklarla kesiyor musunuz yoksa 3-5 yıl gidiyor musunuz? cilt sağlığı açısından kesmek gerekir mi mesela, önemli bir nokta mıdır?
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
en az 5 yıldır falan sıfır kesmedim. kısaltıyorum sadece berberde. kendim de kesmiyorum. askere gidersem anca.
0
jelly bear
(15.12.22)
2012-13'ten beri toplamda 2 sene sakalımı sinek kaydı kestim. onun haricinde hep leonidas sakalı.. ilk sinek kaydındaki travmayı hala unutamıyorum. bembeyaz surat, buz gibi rüzgar.. yara falan yoktu bende ama koca bir kafadan aniden yumurtaya dönünce özgüveni falan kalmıyor insanın. dediğin gibi ama yüzün hava alıyor, yüzük mordorda yok edilmiş de ortadünyaya bahar gelmiş gibi, çiçekler açmış gibi hissediyor insan.

31 yaşındayım artık, çocukça geliyor artık bu sakal. yavaş yavaş kısaltıyorum zaten. önümüzdeki 6 aya bu gölgeden kurtulurum diye planlıyorum.
0
IncredibleMau
(15.12.22)
haftada 2 kere 2 numarayla kesiyorum. cilt bakımı yapabilecek kadar kısa. ergen gibi gözükmeyecek, sakallı diyecek kadar uzun.
0
gabe h coud
(15.12.22)
Dokuz yıldır bıyığım var. Sakal bazen var bazen yok. Sakal bana aslında yakışmıyor ama düzenli tıraş olmaya üşeniyorum.
0
pispinti
(15.12.22)
Sadece yazın tatile çıkacağımda keserim.

Temmuz-Ağustos sıcaklarında yüzümde sakalla güneşlenmek falan hoşuma gitmiyor. Hem bu vesileyle yüzüm de komple bir hava alıp güneş görmüş oluyor. Tatilden dönünce yine sakalla devam, daha da kesmem.
0
Berck
(15.12.22)
5 yıldır bir kere, o da pandemi kapanması sırasında can sıkıntısından kestim. onun harici hep sakallıyım. bana hep sakal konusunda takılan genel müdürüm video konferansta halimi görünce sen bir daha sakalını kesme dedi :)
0
delidir yakalayin
(15.12.22)
Ya bu sakallı olanların eşleri durumdan rahatsız değil mi? 5 yılda 1 kere sakal mı kesilir?
0
Kahvedesu
(15.12.22)
Hiç sıfırlamadığım bi dört-beş senelik dönem oldu, şimdi kafama eserse bi sıfırlıyorum yılda iki üç kez. Onun dışında berberde düzeltiyordum şimdi makine aldım çok elim yatkın olmasa da iyi kötü hallediyoruz :d

Özellikle yeni bi şehre taşınıp iyi berber bulamadığım süreçte berbere sakalı nasıl istediğimi anlatmakla uğraşmak yerine (aslında değişik bi model de değil ama eski berberime hiçbir şey söylemem gerekmiyodu o yüzden bilmiyorum shshsh) sıfırla diyodum. Bi de makine aldığım ilk dönemde kısaltma işine cesaret edemeyip sıfırlamıştım. Yazları sıfırlamak iyi geliyo ama güneş görüyor hava alıyor yüz
0
nundu
(15.12.22)
Her cumartesi tıraş olurum. Sakal sevmem. En fazla iki hafta uzar. Fazlası işte imajımı bozar.
0
dissendium
(15.12.22)
4 senedir hiç sakalsız değilim, en az kirli takıldım. Geçen yaz baya uzundu sonra sıkıldım kısa takıldım, şimdi bi daha uzatıcam. Öyle çok gür bi sakalım olmadığı için sorun olmuyor.
0
Bruce
(15.12.22)
sıfır kesemiyorum çünkü jilet vurduğum an cildim kabarıyor. onun yerine makinayla olabildiğince kısaltmaya çalışıyorum çok uzadığı zaman. genelde 2-3 ayda bir oluyor bu.
0
false pretension
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sadece 2 kere kestim. Düzenli olarak kısaltıyorum.
0
nawar
(15.12.22)
1 yıldır hiç dokunmadım diyebilirim, istediğim bir görünüm vardı onu elde etmek için de 4-5 yıldır çeşitli kısaltmalar ayarlamalar yaptığım oldu şu anda da oldu gibi.

Bıyıklarımi 2 haftada bir falan düzeltirim ama, hem ağzıma giriyor rahatsız oluyorum hem de hoş görünmüyor.

Bir de uzun süre kesilmeyecekse bana kalırsa mutlaka, azami günaşırı yıkamak lazım. Yoksa hem kötü görünüyor hem de rahatsız ediyor, hele ki sigara içiyorsanız daha da kötü oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
En son 2009 yılında askerde kestim.
hiçbir zararını görmedim. berberim yüzümüe maske falan yapıyor ama, sakalın altında neler oluyor, neler bitiyor allah bilir.
0
maksat muhabbet
(15.12.22)
makina 2mm kesiyorum haftada 1
uzayınca kaşındırıyor
0
bir soru sorcam
(15.12.22)
Hiç kesmiyurjm, 2mm kadar bir sakal hep kalıyor. Yillar oncr bir değişiklik olsun ve nefes alsin diye ben de bir kestim, soyulmus hiyar gibi gorununcunce bir daha asla kalkışmadim.

Ama cildimde bir sorun, yara bere iz falan bir sey yoktu tertemiz cikti uzun bir aradan sonra sakali kestigimde.
0
stavro
(15.12.22)
Yılda bi kaç kez komple kesiyorum sakalı. Onun haricinde makineyle kısaltmaca.

Ama bıyığı askerlik hariç 10 yıldır kesmedim. Bi gün salvador dali, bi gün enver paşa, niçe, başka bi gün ülkücü cosplay'i yapıyorum, hayatıma renk geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(15.12.22)
en son askerde jiletle kestim. 4 senedir berberde kısalttırıyorum. senede 1-2 kere çok sıkılırsam kendim makineyle sıfıra yakın kesiyorum.
0
zgrydn
(15.12.22)
Askerden geldiğimden beri sakalımı hiç sıfır kesmedim bi 15 sene falan olmuştur, sadece uzunluğunu biraz değiştiriyorum o kadar. Muhtemelen ölene kadar da hiç kesmem. Bir de üniversite dönemi de dahil hiç saçımı uzatmamıştım, pandemiyle birlikte saçımı da hiç kestirmedim dağ ayısı gibi dolaşıyorum ortalıkta.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.12.22)
kesmiyorsan bol bol yüzüne masaj yapmalısın
0
sert siyah krom
(16.12.22)
(10)

Böyle bir davet garipsenir mi

encokbenisevinnolur
Annemin bir arkadaşının bir kızları var, üniversite öğrencisi galiba okulunun son senesi okulda. Tam yaşıni bilmiyorum da aramızda 3-4 yaş vardır, ben daha büyüğüm. Bizimkiler ailecek gorusurlerdi karşılıklı evlere gitme gelmeler, benim lise cagima kadar da bu aile oturmalarında bir araya gelirdik.
Annemin bir arkadaşının bir kızları var, üniversite öğrencisi galiba okulunun son senesi okulda. Tam yaşıni bilmiyorum da aramızda 3-4 yaş vardır, ben daha büyüğüm. Bizimkiler ailecek gorusurlerdi karşılıklı evlere gitme gelmeler, benim lise cagima kadar da bu aile oturmalarında bir araya gelirdik. Adına D. diyeyim. İçeriğini hayal meyal hatırlıyorum ama çok güzel oyun oynar sohbet ederdik birlikte. 2-3 ayda bir biraraya gelsek de onunla konuşabilmek iyi gelirdi bana, çünkü o zamanlar ne okuldan ne başka yerden pek arkadaşım da yoktu. Hep neşeli güler yüzlü bir kızdı moralim de yukselirdi yani. Böyle aile çevresinden yaşı bana yakın olanlardan ya da akranlarimdan pek iyi anlasabildigim biri de yoktu bir de o dönem ondan başka.

Bir de bu kız evlat edinildi 1-1.5 yaşlarında, ve her nedense (galiba çocuk aklımla abuk bir soru sorarim diye belki) ben 4-5 yaşlarındayken onlara gittiğimizde annem tenbihlemisti evlat edindiler sakin bir şey sorma fotoğraf vs diye. Muhtemelen söylemese farketmeyecegim ya da hakkında soru sormayacagim bir şey aslında ama söylediler. En son da birkaç ay önce bir konusu açıldı. Hiç soylememeye karar vermişler dedi annem.

Neyse, Ağustos sonu gibi annemler misafirliğe gittiler onlara. Annem sen de gel diye haber vermişti, benim iş güç vs bir şey uymadı gidemedim, selam söylersiniz dedim öyle kaldı. Sonra annem söyledi D. de özellikle seni sordu, ben abim de gelir şöyle yaparız buraya gideriz diye düşündüm vs demiş (yazlık bir beldede yaşıyorla, kızın okulu da yakın gidip geliyor oraya) keşke gelseydi demiş. Bunu duymak duygulandırdı beni, belki nezaketen vs söylemiştir ama yine de unutmamış olması hoşuma gitti yani.

O zamandır ara ara aklıma geldi kız napmistir vs diye. Öyle biraz abi-imsi bir korumacılik mi dersiniz öyle bir şey.

Şimdi dusunuyorum da anneme söylesem iletse o da onun annesine söylese, işte yolu düşerse haber versin, işte encokbenisevinnolur abin seninle görüşmek istiyormuş çay kahve bir şeyler istersen diye. Ne bileyim çocuk mezun olacakmış belki bir faydam olur ona network olarak işine yarayabilecek birilerini taniyorumdur vs bu olmasa bile işte ben burdayım demek gibi, öyle bir bağ sürsün gibi yani.

Bir de bu evlat edinilmesi hikayesine ek olarak bir ara annem sık anlamıştı, lisede bir dönem içine kapanmış vs bir şeyler olmuş, belki sadece benim imajinasyonumdur ama bunlari birleştirip kafamda bu çocuk hep böyle yalnız derbeder olmuştur kalmıştır gibi geliyor üzülüyorum.

Ama kuruntu da yaptım acaba garip mi olur nasıl anlaşılır vs diye. Çünkü nerden baksan 10-15 senedir doğrudan görüşmedik biz, annelerimiz görüştü onlar vasıtasıyla birbirimizden haber alıp selam soyledik falan o kadar. Ya da bir başka kuruntum da hayır demesi vs. hiç zannetmem de ne bileyim olmaz da değil. En fazla nolur olmaz ya da gecistirilir havada kalır ben de üzülürüm buna bir süre ama işte bir süredir aklımda ama anneme de bir türlü söyleyemedim.

Ne diyorsunuz?

Yazarken farkettim galiba sadece olur ya nolcak yaz sen gibi motive edici bir şey duymaya ihtiyacım var. Ya da bilmiyorum başka ne dersiniz?
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
ben biraz garipsedim. hatta gibi gülnuray bölümündeki ilkkan'ın yılmaz'ı seyrettiği yüz ifadesiyle okudum. O abi'msi korumacılık tanıdık geldi çünkü biraz. "çocuk mezun olacakmış"taki çocuk ifadesi, 10-15 sene hiç iletişim kurmamışken tam da üniversitesi bitmiş, tesadüfen sosyal medyada bir ihtimal denk gelip, büyüyüp serpildiği yaşa geldiğini gördükten sonra bağı sürdürmek istemen falan.. ben huylandım biraz.
0
IncredibleMau
(15.12.22)
yani çocuk 15 senedir yaşıyor okul okumuş mezun oluyor derbeder falan olmamıştır hepimiz gibi bir çok şeye sevinip üzülmüştür kendi yolunda ilerliyor bunu kafanda büyütme

tekrar iletişime geçme kısmına gelirsek ne var bunda, sen iste numarasını mesaj at ya da ara, naptın nettin mezun oluyormuşsun varsa bir bağlantımız haber edelim sen ne yapmayı düşünüyorsun diye

zaten çocuk 15 sene önceden değil 1-2 sene önceden ve bundan sonrası için bir şeyler anlatır
0
freebird5406_2
(15.12.22)
@Incredible ya işte cekincelerimden biri de boyle dusunulme ihtimali ve böyle bir düşüncem niyetim yok. Kızın nasıl göründüğünü de bilmiyorum, sosyal medyadan da bakmadım ama Türkiye'de de böyle yaygın bir bakış var (abi deme lazım olur vs) ilk iletişim anneler vasıtasıyla olacağı için de aynı huylanma bende de haberdar etmek kısmına dair.

@free: ya tabi 15 senedir öyle olmuştur, ben kendi hissiyatımi anlatmak için yazdım o kısmını.
0
🌸encokbenisevinnolur
(15.12.22)
Yaşlar 14-17 iken ağabey gibi olabilirsiniz ama 24-27 olunca akla gönül ilişkisi kurma niyeti gelebilir. Bu da sonuçta ayıp değil ama ben kız yerinde olsam aklıma böyle bir şey gelirdi. Acaba derdim. Eğer böyle düşünülme ihtimali size üzecekse hiç o topa girmeyin derim ben.

O kısmı hariç tutarak, biraz büyütmüşsünüz ama kafanızda. Söyleyin annenize "bir akıl danışmaya falan ihtiyacı olursa bana yazabilir" diye ona göre bakarsınız.
0
pispinti
(15.12.22)
bir sonraki aşamada görücü usulü istemeye gideceksiniz gibi duruyor.
0
brkylmz
(15.12.22)
Peki bu sırla ne yapacağınıza dair siz ne karar verdiniz?
0
benim bir gizli bildiğim var
(15.12.22)
@benim bir gizli bildiğim: hiç bilmiyorum, "elbette söylemem" gibi geliyor, ama bu konuda beni asıl rahatsız eden kisim bu galiba, o yüzden benim için olduğundan daha karmaşık hale geliyor.
0
🌸encokbenisevinnolur
(16.12.22)
kizin annesiyle babasi haricinde kimseye dusmez soylemek evlatlik mevzusunu. o yuzden karistirma onu, zaten hikayeyle alakasini anlamadim tam.

cagir gorusun ne olacak ki? kiz-erkekli durumundan dolayi mi tereddut ediyorsun? kiz seninle zaten ayni sehirde mi okuyor, yoksa gelirse ozel bir ziyaret mi olacak - orasini anlamadim.
0
hot potato
(16.12.22)
Valla pek garip kacmaz cunku boyle ortada bir aracinin oldugu durumlarda hep aracinin abarti payi dusunulup degerlendirme yapilir bence. Misal bizimkiler benim hic sevmedigim bir akrabami ziyarete gittiklerinde ve soz benden acildiginda genelde 'o da gelmeyi cok istiyordu ancak firsat bulamadi, cok cok selam soyledi' tarzi gereksiz kibarlik falan yaparlar. Gercekte ise ben birak oraya gitmek istemeyi oraya sirf gitmemek icin ne gerekirse yapacak biriyim.

Demek istedigim, kiz senin hakkinda belki onlari bile soylememistir ancak annen olayi belki o sekilde aksettirmistir sana. Ya da onlari soylediyse bile belki oncesinde annen senin hakkinda 'encok da gelip D. yi gorecem sunu yapacaz' falan demistir de ona karsilik oyle demistir falan. Hal boyleyken sen bu durumda gidip bu teklifi annen araciligiyla yapsan yine ayni durum olusacagi icin pek garip kacmaz, hayir falan da demez ancak aramaz da bence.

Haa sen direkt arayip soylersen o durumda garip kacar.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.22)
Valla ben de olsam bu sır kısmı kafamı karıştırırdı. Yakın bir ilişkiye dönerse daha da zorlanırdım taşımakta. Gerçi anne babaların bilmiyo zannettiği biçok şeyi çocuklar bin yıldır biliyor oluyorlar. Ama yine de ben 'kesin söylemem' diyemezdim. Hatta bir noktadan sonra saklamak yanlış hale gelirdi benim için.
Bu durumun ilişki ile alakası şu bence,aynı anda hem yakınlaşma hem uzaklaşma yaratan bir mevzu. O yüzden zorlayıcı. Kolay gelsin iyygünler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(17.12.22)
(14)

geceleri asla uyuyamıyorum. işe yarar takviye öneriniz var mı?

mark greg sputnik
antidepresan uyutur belki diyordum ama o da uyutmuyor. bir aydır filan kullanıyorum onu, genelde akşamüstü alıyorum. yatağa girmeden 1-2 saat önce de magnezyum atıyorum bir tane.uyandığım saatten ve yorgunluk durumumdan bağımsız olarak gece 12-1 deyince asla uyuyamıyorum. sağa sola dönerken saat 3-4
antidepresan uyutur belki diyordum ama o da uyutmuyor. bir aydır filan kullanıyorum onu, genelde akşamüstü alıyorum. yatağa girmeden 1-2 saat önce de magnezyum atıyorum bir tane.

uyandığım saatten ve yorgunluk durumumdan bağımsız olarak gece 12-1 deyince asla uyuyamıyorum. sağa sola dönerken saat 3-4 oluyor, erken kalkacaksam zaten onun anksiyetesiyle iyice kopuyorum olaydan. bir süredir böyle.

kafayı resetlemeye yardımcı olacak, kafayı vurdum mu uyutacak takviye öneriniz var mı? melatonine aslında çok girmek istemiyorum çünkü hap yutmaya alışınca vücut bir süre sonra belki iyice saçmalar, yani dışardan aldığım için iyice az üretmeye başlar diye düşündüm, bilimsel dayanağı var mıdır bilmem. o yüzden hormonlarla fazla oynamadan gümletecek bir şey var mı?
0
mark greg sputnik
(15.12.22)
Takviye değil ama bir bardak ılık süt olabilir. Ayran da olabilir. Laktik asit konusu.
0
dissendium
(15.12.22)
Ben de öyleyim bir süredir. Kalıcı yaz saatinin etkisi diye düşünüyorum. Sabah 9 gece karanlığında, hava kapalıysa sabah 10'a kadar gece gibi. Uyku saati 3'e atıyor bu yüzden
0
romario
(15.12.22)
Spotify uyku listeleri
0
dreamnesiac
(15.12.22)
çok klasik bir öneri olacak ama kitap okumak, bende de aynı problem vardı, bir kitap okuyucu aldım ve yatarken okuyorum daha onuncu sayfadayken sızıyorum.
0
mysql34
(15.12.22)
kitap okumak, kuran dinlemek
0
dedim ben sana
(15.12.22)
Kedi otu ekstraktı kullandım bir ara ben. Hem pamuk gibi uyutuyordu hem de kolay uykuya dalıyordum. 2 ay falan içtim her gün, sonra bıraktım bu uyku olayı da düzenlenmişti. Üstünden bir sene geçti uykularim hala güzel.
0
encokbenisevinnolur
(15.12.22)
"Headspace: İnteraktif Gevşeme Rehberi" var netflixte bir ara ne yaparsam yapayım ne içersem içeyim asla uyuyamıyordum. Uykusuzluktan bayılıp öyle dalıyodum uykuya. Ne olacak deyip denedim ve mışıl mışıl uykuya daldım.
0
yazdonumu
(15.12.22)
antidepresanı ve magnezyumu sabahları alın
0
sta
(15.12.22)
göz masajı, parmak uçlarıyla göz kapağı üzerinden çok hafifçe her noktaya 1-2 dk
bütün kasları kasıp gevşetmek birkaç kere
akşam telefon pc ekranını sarartmak - gece ışığı modu
uyumadan 1 saat önceden ekranları bırakmak
evdeki beyaz ışıkları 6500 kelvinden en fazla 3500-4000 kelvin olacak şekilde çevirmek
0
comp
(15.12.22)
1 mg melatonin, yataga gecmeden 1 saat önce. iyi uykular. Antidepresan uyutmayabiliyor da? Öyle değil mi? İlacın ilk ayında evde gece geziyordu annem, çok iyi hatırlıyorum. Bi' okuman lazım yan etkilerini.
0
buf-e kür
(15.12.22)
alkol
0
nolmus yani
(15.12.22)
Takviye sayılır mı bilmiyorum ama rooibos çayı beni acayip yumuşatıp mışıl mışıl uyutuyor.
0
Amaranta ursula
(15.12.22)
spor, özellikle düzenli koşu. 8 gibi 1 saat koşarsan 11 e kalmaz bebek gibi uyursun
0
abi bi dizi buldum on numara
(15.12.22)
yoga nidra. youtubedan sesi sizi irrite etmeyen birini bulup açabilirsiniz. sadece yatıp dinliyorsunuz. gevşemenize yardımcı olur. tabi yoga nidrada amaç uyumak değil ama ben hiç uyumadan bırakamıyorum.
0
faredenkorkankedi
(15.12.22)
(4)

Karakalem kursu böyle mi oluyor?

0zlem
İsmek ikarakalem kursuna yazıldım. Hoca hiçbir şey göstermeden resim çizmemizi istiyor.Elma getirin elma çizicez diyor ve kendisi ders boyunca telefonla oynuyor. Sonra yamuk çizmişsin, ışık şuradan olacak vb şeyler diyor.Bilmediğim için soruyorum dersler hep bu şekilde mi işleniyor?Yani evde oturup
İsmek ikarakalem kursuna yazıldım. Hoca hiçbir şey göstermeden resim çizmemizi istiyor.

Elma getirin elma çizicez diyor ve kendisi ders boyunca telefonla oynuyor.

Sonra yamuk çizmişsin, ışık şuradan olacak vb şeyler diyor.

Bilmediğim için soruyorum dersler hep bu şekilde mi işleniyor?

Yani evde oturup kendim de çizibelirim gibi geliyor böyle olunca, soğudum gibi

Karakalem bilenler cevaplarsa sevinirim. Normali bu mudur?
0
0zlem
(13.12.22)
Hayır değil böyle olmaz. Ya hocaya bir şey göstermeyecek misiniz diyin, ya şikayet edin ya da kurstan ayrılın. Yok yere yetersiz hissedersiniz hele ki sıfırdan başladıysanız bu konseptte.

Eğer kursa gitmeniz sosyalleşme amacını icermiyorsa zamanında çok faydalandigim bir kitap var yazarını hatırlamıyorum, kitabın ismi cizimin sırları 1-2. Onu alıp ondan çalışın kendiniz.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.22)
Hiç bir şey göstermeden çiz denir mi. Bu hiç göstermeden al bu gitarı çal demek gibi bir şey.
0
unseal
(13.12.22)
Arkadaşim da İSMEK karakalem kursuna gidiyor (şu an bırakmak zorunda kaldı) onlar yanılmıyorsam ilk iki hafta nokta ve çizgi çalıştılar elleri alışsın diye. Sonra nesne çizimleri perspektif vs geldi. Size niye böylesi denk gelmiş anlayamadım.
0
Bartebly
(13.12.22)
Sözü edilen çizimin sırları kitabının sadece linkini şuraya bırakarak bile ismek hocasının sana sağlayacağı total faydadan daha fazla fayda sağlamış olabilirim.

disk.yandex.com.tr
0
thracia
(14.12.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.