Giriş
(17)

çocuk meselesi

firemanjonny
7 yıllık evlilik, 1 çocuk, ben erkek tarafıyım dün akşam yemeğinde olan oldu. oğlumuz 3,5 yaşında, 2,5 yıl önce bir oğlumuz olup ertesi gün yaşam savaşını kaybetmişti. ben kesin olarak çocuk istemiyorum, maddi/manevi kaygılarım var, gelecek ve şimdiyi içeren hatta kendimle alakalı bile kaygılarım va
7 yıllık evlilik, 1 çocuk, ben erkek tarafıyım dün akşam yemeğinde olan oldu. oğlumuz 3,5 yaşında, 2,5 yıl önce bir oğlumuz olup ertesi gün yaşam savaşını kaybetmişti. ben kesin olarak çocuk istemiyorum, maddi/manevi kaygılarım var, gelecek ve şimdiyi içeren hatta kendimle alakalı bile kaygılarım var, seneye meddi olarak her şey değişebilir bu ülkede bence, hanım evlendiğimizden beridir çalışmıyor bu ara işe girip çalışıcam dedi kendi bilir, onun fikren ayrıldığı yer ise ben tek çocuk istemiyorum oğlum yalnız kalsın istemiyorum, yaşlılığımızda bize gelinsin geniş aile olunsun, curcuna olsun biraz filan bunu anlıyorum ama benim de son yaşanan kayıptan da kaynaklı yukarıdaki kaygılarım var, onun düşüncesi 3-3,5 yıl kadar çalışıp tekrar çocuk yapalım üzerine, yani birkaç yıl sonrası uğruna kavga edildi, fena halde de kırıcı oldu, yanlış tercihlerden ötürü bir süre önce birikimlerimizi kaybettik, tamamen benim suçum o konuda bir "diyet" konuşmaları periyodik olarak devam ediliyor, bense telafi edebilmeyi en önemli hedefim yapmış durumundayım, ben çocuk istemediğimden bana bu iş böyle gitmez dendi, senden artık bende çocuk yapmam sen kimsin dendi, senin artık işin bitti dendi. Beni inanılmaz kıran sözler bunlar, ifade etmem çok zor, boşanmayla tehdit edilmek, üstelik bu tona ışık hızında geçmesi fena üzüyor, birde bunu 4 yada beşinci kez yapıyor, benim ağzımdan da çıkmıştı ama kaynama noktasına gelmiş ve 1 kere demiş sonra kendimi frenlemiştim. Sonra sarılmaya çalıştık birbirimize ama ben silemiyorum o kısmı devamlı flashback oluyor hala. Hanımın bu konudaki tavrı -söyledi oradan biliyorum- ben çok kızınca ağzıma ne gelse söylerim, sen gelip sarılcaksın, sinirliliğime vereceksin, sonra geçer. İyi ama akıl ve kalp taşıyan insanım gidip sarılamıyorum pat diye.
Ben ikimizin de fikri bu ikna etmeye çalışmamak zamana bırakmamız lazım diyorum. O yok böyle olmaz çocuk yapılacak diyor. Bu sağlıksız ilişki bile çocuk işini ertelemeye yeter gibi duruyor bana göre.

benim beynim bitti dün itibariyle, fikrinizi yazar mısınız?
merak ettiğiniz sorun, sağlıklı tavsiyeye ihtiyacım var.

edit: kaybedilen miktar geçen sene bu zamanlar 110 bin lira gibi, servetimiz gitmedi evimiz ve arabamız mevcut

Sorulara edt: Eskiden de kırıcıydı ama bu kadar şiddetli ve sık olmazdı
Terapi alınmadı ama alınacak, geçen ay duvara kafa atmışlığım var
Her iki oğlumuz da planlı ve konuşarak yapıldı.

Başsağlığı dileyen ve cevap veren herkese ayrı ayrı müteşekkirim, sağolun her neredeyseniz iyi varsınız
0
firemanjonny
(01.08.22)
öncelikle başınız sağ olsun.

normal şartlarda böyle bir kayıptan sonra zaten çift olarak psikolojik destek almanız gerekirdi.
üstüne bir de birikimler kaybedilmiş, bu da bir ilişki için büyük travmadır.
siz biraz tek taraflı bakıyor olabilirsiniz gibi geldi bana ama çok karışık anlatmışsınız, çok da emin olamadım.

birikimleri yerine koyup hedefinize ulaşınca güveni de sağlamış olmuyorsunuz maalesef.
kendi hislerinizi düşünüyorsunuz ama sanki biraz daha empati yapmaya ihtiyacınız var.

bunun dışında, sizin çocuk istememe nedeninizin dünyanın hali falan değil, yaşadığınız travma olduğunu düşünüyorum.
mesela eşiniz bu travmayı atlatmak için tekrar bir doğum yapmak istiyor, buna ihtiyaç duyuyor da olabilir.
yani aynı travmanın ikiniz üzerinde farklı etkileri var muhtemelen.
belki o da aileyi genişletmek değil, sadece bu sebeple çocuk istiyor.

karşılıklı olarak birbirinizi tetiklemişsiniz.
kadınlar bu süreçleri daha ağır geçirseler de, bunu hem bedensel, hem ruhsal olarak yaşadıklarından işin daha içinde olarak yaşıyorlar.
erkekler uzak ve dışarıda kalıyor, dolayısıyla travma katılaşıp kalıyor ve erkeği hareketsiz bırakabiliyor.

sizin çift olarak almanız gereken terapi dışında önce bu travmanızı çözmek için de profesyonel desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorum.

özellikle evliliklerde meseleler olay sürecinde çözülüp geride bırakılabilmeli.
ama travmaları çözmediğinizde çuval gibi taşımaya devam edersiniz, temcit pilavı gibi her tartışmada aynı şeyler konuşulur, konular dallanıp budaklanır ve kişiselleşir.

bence burada mesele "onu dedi, böyle dedi" falan değil, sözler yeri geldiğinde ilişkinizin durumuna göre unutulabilir.
sizin önce travmalarınızı aşmanız lazım.

ondan sonra hâlâ çocuk istemiyorsanız, onu o zaman konuşursunuz.
0
blatta hiberna
(01.08.22)
Bu iki yetişkin hem kendileriyle hem hayatla ilgili problemlerini çözmeden gelecek çocuk için bir felaket olur
0
freebird5406_2
(01.08.22)
çok fazla karışık konu var.
öncelikle sadece 1 tarafın çocuk istememesi bile hafife alınacak bir tercih değil, tek taraflı yapılacak şey değil cocuk.

bu arada kendi fikrim; zaten planlara göre anladığım kadarıyla ikinci olduğunda abisi 8-9 yaşına gelecek, artık o saatten sonra yalnız büyümüş olacak o cocuk, hatta bir noktadan sonra kardeşi istemyebilir bile. yani yalnız büyümesin diye o yaştan sonra kardeş yapmak gereksiz olur.

sizin durumunuza gelirsek; birikim ne kadar büyük bilmiyorum ama servetinizi kaybettiyseniz kadının karşısında muhtemelen itibar kaybettiniz. kötü tarafından bakıyorum belki bunu ayrılmak için bahane olarak bile yapıyor olabilir. sizin çocuk istemediğiniz bildiği için o konudan zorlayıp işi bitirmek istiyor olabilir.

söylediği laflar yenilir yutulur değil, maalesef durum bu.
0
nuisance
(01.08.22)
Kesinlikle çocuk yapmamalısın. Evlendiğinizden beri çalışmamış. Bir de üstüne ağır şeyler söyleyip çocuk istiyor. Kendini kurtar bence.

Hanımın bu konudaki tavrı -söyledi oradan biliyorum- ben çok kızınca ağzıma ne gelse söylerim, sen gelip sarılcaksın, sinirliliğime vereceksin, sonra geçer.

Yok artık. Kendinizi bu kadar ezdirmeyin.
0
dissendium
(01.08.22)
silkinip kendine gelmen iyi olur. en iyisi yolları ayırmak. kavga dövüş etmeden. çocuğunuz da var. ayrılmak kesin, onu tartışmaya açmıyorum, sonrasını planlayalım, en az zararla ve çocuğumuz için en doğrusu olacak şekilde, bakış açısını kabul ettir.
0
gabe h coud
(01.08.22)
Benim merak ettiğim iki nokta var

1- Eşiniz çocuğunuzu kaybetmeden önce de bu denli kırıcı mıydı yoksa bu olaydan sonra dramatik şekilde değişen davranışları var mı?

2- Çocuğunuzu kaybettikten sonra bir terapi sürecinden geçtiniz mi?

Birlikte zor bir durum yaşamışsınız. Bence bunun etkisi sandığınızdan daha büyük bir travmaya neden olmuş olabilir.

Şu dikkatimi çekti, daha önceki çocuğunuz planlı mıydı? Çünkü eğer öyleyse belli ki siz de artık eşinizi kaybetmeyi göze almak pahasına tamamen çocuk fikrini kafanızdan çıkarmışsınız.

Bence terapi almanızda fayda var. Hayatınızda sizi derinden etkilemeyen bir olay olmasaydı hiç uğraşmaya değmez derdim ama son derece travmatik bir olay yaşamışsınız. Kendi adıma kimse bir yabancının psikolojik sorunlarını çekmek zorunda değil, ama bu birlikte yaşadığınız bir süreç olduğu için ben öncelikle terapi yolunu seçip neler olduğunu anlamaya çalışırdım. Eğer bir sonuç alamazsam o zaman ayrılmayı düşünürdüm.
0
akhenaten
(01.08.22)
basiniz sagolsun. bence 1 gunluk bebegi kaybetmek yeniden cocuk istememek icin basli basina yeterli bir sebep ama ayni blatta'nin dedigi gibi esiniz 9 ay karninda tasidigi cocugu kucagina alalamis olmanin travmasini yasiyor olabilir.

ne evliyim ne cocuk sahibiyim, o yuzden daha fazla empati yapamiyorum.

kesinlikle terapi +1
0
supergirl
(01.08.22)
Sebebi ne olursa olsun iki taraftan biri çocuk istemezse çocuk yapılmamalı. Kaldı ki sizin maddi manevi haklı gerekçeleriniz var. Zaten konu burada çocuk olmaktan çıkmış. Hatanızı sürekli yüzünüze vurması, bedel olarak çocuk istemesi, ağzına geleni sayıp sineye çek demesi, boşanmayla tehdit etmesi, bir dolu sıkıntılı davranış. Yaşadığı kaybı çocukla telafi etmeye çalışıyor ve kendini haklı görüyor olabilir, öyleyse psikolojik destek almalı. Hep bu karakterdeyse destek de fayda etmez. Bu şekilde davranılmaya tahammül etmek zorunda değilsiniz.
0
asteriks
(01.08.22)
iki taraftan biri çocuk istemezse çocuk yapılmamalı +1
birbirinize daha fazla kirici olmadan terapiye gidin +1
bu arada hatun mumkunse biran once ise girsin, kafasini dagitmasina yardimci olur.
0
cooperr
(01.08.22)
üstadım bence de sen haklısın. birikimleri kafaya takma artık, evin araban var, parayı da kendin çalışıp kazanmışsın, bi risk almışsındır kazanmak da vardır kaybetmek de, bunu artık geçmeniz ve unutmanız lazım mutlaka. eşinin parasını yemediysen hiç kimseye bir borcun yok, ha yediysen bile hayat müşterek, kumarda yemedin ya. çok da diyet vs tribine girme derim. bu seni suçlu psikolojisine soktuğu için zaten her türlü muhabbete 5-0 geriden başlıyorsun. onun dışındaki kısımlarda bence haklısın, özellikle eşinin pro destek alması lazım diye düşünüyorum. evet yaşam kolay değil, 1 çocuk yapmak zor 2. çocuğu yapmak çok daha zor eğer gelirin çok iyi değilse. yani evet bir şey yapmayın, çocuk da yapmayın, destek alın, her tartışmada boşanırım kartı oynayan biriyle kesinlikle çocuk yapılmaz. kadın tarafının işe girmesi de kolay değil, hayatı boyunca hiç çalışmamış birisinin çalışan anne olarak özellikle türkiye'de çalışma hayatına girmesi gerçekten zor, psikolojik açıdan daha da yorucu. parayı sen getirdiğin halde, kaybettiğin için diyet muamelesi yiyorsan, o da para getirdiğinde nasıl bir muhabbet olacağını tahmin bile edemiyorum.

bir de hep söylenir, sarhoşken ve sinirliyken söylenen şeyler önceden en azından 1 kere akıldan geçirilmiştir diye. rastgele kelimeler değil bunlar yani.
0
roket adam
(01.08.22)
başınız sağolsun.
ben büyütülecek, boşanılacak kadar büyük bir olay görmüyorum. 2,5 yıl geçmiş bir olaydan sonra bence tüm bu konuşmaların altında tramva yatmıyordur. bayan tarafının 20 yıl sonra bile aynı konuyu gündeme getireceğini unutmadan yaşıyorum. 9 yıllık evliyim, hala düğünde yaşanan olaylar karşıma gelebiliyor. 11 yıl kaldı geriye diye kendimi avutuyorum :)
demem o ki o diyet konuşmaları devam edecek. karşılıklı olarak sizin de yenge hanımın yaptığı yanlışları söylemeniz devam edecek.
söyledi, oradan biliyorum dediğini bende yaşıyorum ama işte o öyle olmuyor, gidip sarılacakmışım felan. biraz zaman geçince birlikte sarılıyoruz o ayrı.
7 yıl evlilik ile 9 yıl arasındaki fark çok görünmeyebilir ama biz buna tecrübeli evlilik diyoruz.
bence bilmediğiniz bir gelecek için (senin maddi durum, yengenin çalışma durumu, çocuğun kardeş isteme durumu) birbirinizi kırmanın bir anlamı yok. karşılıklı oturun, geçmişi unutun, yeni bir konuşma metniyle hayatınıza devam edin.
0
pccopath
(01.08.22)
"onun düşüncesi 3-3,5 yıl kadar çalışıp tekrar çocuk yapalım üzerine, yani birkaç yıl sonrası uğruna kavga edildi"

abi sen bir erkek olarak bu kadar süre varken söylemen gereken şey "bakarız"di, o zamana kadar belki senin, belki eşinin düşüncesi değişecek. yapmayabilirmissiniz yani bu kavgayı.
0
austra
(01.08.22)
Anlattığıniz kadarıyla sorun maddi/geçim sorumluluğunun tamamen size yüklenmiş olması. Arkaplanı vardır tabi de evlendiginizden beri neden çalışmıyor? Sizin o kaybettiğiniz 110 bini riske atarken evin bütün maddi yükünün sizde olmasının da etkisi var mı?

Bence bunları da düşünün. Evet kadınların çalışması çocukları küçükken hele de öncesinde çalışmıyorsa daha zor çünkü piyasada böyle bakılıyor maalesef. Tamam ama "evlendiginizden beri" kısmını diyorum aslında.

Demek istediğim eşiniz gitsin iş bulsun çalışsın değil. Ama sanki o maddi sorumluluk size "yıkılmış" gibi bir hava sezdim.
0
encokbenisevinnolur
(02.08.22)
Önceki başlıklarınıza göz attım ve parayı kaybettiğiniz yanlış tercih coin borsası diye tahmin yürüteceğim. Bu mikrardaki birikimimizi ben çalışmasam bile eşim bu şekilde kaybetmiş olsa, üstüne çocuk kaybımız olsa evliliğimiz ciddi bir darbe alırdı. İş yatırımında para kaybetmek farklı bir etki yapıyor, başımıza geldi işle ilgili ciddi aksaklıklar ama aynı şeyi hissettirmedi. Terapi almak şart gibi görünüyor. Karşı taraf haksız değil, fakat ifade ve iletişim şekli bozulmuş belli ki.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.08.22)
öncelikle başınız sağolsun.

eşinizin bu para meselesini ortaya getirmesindeki üslup yanlış olabilir ama haklı olup olmadığını bilemiyoruz zira yeterince done vermemişsiniz. mesela sizin bu yaptığınız yatırımdan haberi var mıydı? ondan habersiz mi yaptınız? ortak olma içim rahat değil dediği biriyle inat edip ortak mı oldunuz? onun da rızası olmadan birine kefil mi oldunuz? etrafımda gördüğüm evliliklerde maddi kayıpların nerdeyse %75 i kadının rıza göstermediği ve hatta çoğunlukla bilgisinin dahi olmadığı hamlelerle gerçekleştiği için ciddi krizlere neden oldu. sizinki de böyle bir durumsa zaten eşinizi ekarte eden sizsiniz gibi bir durum çıkar ortaya. öyleyse, eşinizin üslubuyla ilgili uzman desteği alırken siz de kendiniz uzman desteği almalısınız. hiç bir anlaşmazlık veya üslup sıkıntısı tek taraflı olmaz zira.

evlendiğinizden bu yana çalışmaması ortak bir karar mıydı? yoksa örnek veriyorum sizin işiniz nedeniyle şehir değiştirildi de kadın o şehirde mesleğini mi yapamıyor, yapamadı? çocuğa bakacak hiç kimse olmadığı için mi çalışmıyor?

editlerinizi de okudum. eşinizin üslup sorunu var kabul ama kimse durup dururken duvara kafa atmaz, şiddet ve üslupla ilgili birbirinizi tetikliyorsunuz gibi bir durum var. sadece eşiniz kırıcı ve sert olsa konuşup anlaşarak 2 çocuk yapmazdınız.
0
Phoebe
(02.08.22)
ben sadece şunu söyleyeceğim bu dünyaya 1 çocuk bile fazla.
0
sizofren06
(02.08.22)
çocuğa zaten eşiniz bakıyormuş. erkekler çocuk bakımında çok az sorumluluk alıyorlar. anladığım kadarıyla geleneksel bir görev paylaşımı yapmışsınız. bu durumda para kaybetmeniz sizi geriye atar, evet.

çocuk konusunda da bence eşiniz haklı. tamam, bir taraf istemiyor ama diğer taraf da istiyor? siz de ona haksızlık yapmıyor musunuz bu durumda?
0
deartheodosia
(02.08.22)
(9)

Bu şartlarda çalışır mıydınız?

deveyidiken
Geçtiğimiz günlerde bir iş fırsatı karşıma çıktı ve işe başvurdum. İşin tanımı gereği video kurgu sürecine yardımcı olmam, Adobe Premiere, After effects gibi programları aktif bir şekilde kullanmam bekleniyor.Şirket, evden çalışma imkanı sunuyor ama herhangi ekipman desteği (bilgisayar vs) vermiyor.
Geçtiğimiz günlerde bir iş fırsatı karşıma çıktı ve işe başvurdum. İşin tanımı gereği video kurgu sürecine yardımcı olmam, Adobe Premiere, After effects gibi programları aktif bir şekilde kullanmam bekleniyor.

Şirket, evden çalışma imkanı sunuyor ama herhangi ekipman desteği (bilgisayar vs) vermiyor. Bunun dışında herhangi bir maaş yok, sadece “ne performans gösterirsen o kadar para alırsın” deniyor, bu konuda da ne kadar ödeme yapılacağı ortalama olarak bile belirtilmedi.

Sigortayı da direkt girişte yapmıyorlar. “İlk 2 ay çalışın, sonrasına bakarız” denildi.

Sektörün normali bu mudur, yoksa yolunacak kaz mı arıyor bu arkadaşlar?
0
deveyidiken
(01.08.22)
Çalışmam tabii ki. O sektörü bilmiyorum ama sigorta olmaması doğru değil.
0
dissendium
(01.08.22)
bahsettiğiniz şartlarda iş değil, anca amme hizmeti yapmış olursunuz gibi duruyor.

performans kriterleri ne örneğin? sizi 2 ay bi projeye kitleyip, sonra "e biz bunu beğenmedik, o yüzden sana para vermiyoruz" diyip yaptığınız işi kullanacaklar gibi bi his var içimde.
0
dunga
(01.08.22)
Bu arada ben de bu işin ve şartlarının çok saçma olduğunun farkındayım ama gelen bu tarz saçma teklifleri reddektikçe çevremden duyduğum "İş beğenmiyorsun" yakıştırmalarından çok sıkıldım. En okumuşundan en cahiline artık çoğu insan bu lafı ağzına sakız etmiş.
0
🌸deveyidiken
(01.08.22)
hocam ortalama gelirini anlamadan bir işe girmek çok riskli. en azından ortalama bir şey diyebilmesi lazım, atıyorum ayda 4 iş gelir, bunları yapması 1'er hafta sürer, iş başına 5 bin tl alırsın gibi bir şey deseler en azından daha garantin olur. performansına göre sen onları 3'er günde yapıp ayda 6 iş alırsan tabii daha çok kazanırsın. ama hiç bir bilgi yoksa riskli bence.
0
roket adam
(01.08.22)
kullanıp atacaklar hissi oluştu. çalışmazdım.
0
gabe h coud
(01.08.22)
asla çalışmam
0
gazozailacatmauzmani
(01.08.22)
Ben de çalışmam (ve tavsiye etmem) ama böyle ajans çok. Ruh hastası dolu oluyor bu şirketler. Yani ortalama rakam verse bile onu da ödeyeceğinin garantisi yok.

İnsanlar da genelde böyle yerlere 1 yıl falan tecrübe kazanmak için ya da çok acil paraya ihtiyacı olduğu giriyor. Sonradan işte tecrübe edinince düzgün pozisyonlar ya da şirketler buluyorlar.

Doğru diye demiyorum ama "normal" yani, ben böyle baya şirket duydum.
0
plutongezegendegilmi
(01.08.22)
Soylenilenlere ek olarak şöyle bir intiba da veriyor söyledikleri şeyler: biz ne kazandigimizi bilmiyoruz, sana da ne düşer o yüzden bilemeyiz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.22)
Az önce kendilerine teşekkür edip ayrıldım.

encokbenisevinnolur +1, "Ne kadar kazanacağınız tamamen size bağlı, o konuda net bir şey diyemeyiz" denildi yine.

Yani 2 ay sonra sigortanın yapılacağı da kesin değil, yine 2-3 ay sonra da sabit bir maaş verilmeyecek. Ne kadar proje, o kadar köfte.
0
🌸deveyidiken
(01.08.22)
(3)

iletişim konularına nasıl çalışmalıyım

mg3929
aşağıdaki iletişim konularına 10 gün içerisinde çalışmam gerekiyor. bunlara nasıl çalışabilirim acaba? bir kaynak vs. öneriniz olur mu kısa ve öz anlatan?✓ İletişim Kuramları ✓ Kurumsal İletişim✓ Halkla İlişkiler Kuramları ve Modelleri ✓ Sosyal Medya✓ Uluslararası İletişim ✓ Medya Analiz Yöntemleri
aşağıdaki iletişim konularına 10 gün içerisinde çalışmam gerekiyor. bunlara nasıl çalışabilirim acaba? bir kaynak vs. öneriniz olur mu kısa ve öz anlatan?

✓ İletişim Kuramları ✓ Kurumsal İletişim
✓ Halkla İlişkiler Kuramları ve Modelleri ✓ Sosyal Medya
✓ Uluslararası İletişim ✓ Medya Analiz Yöntemleri
0
mg3929
(01.08.22)
çok dolambaçlı olacak belki ama üniversitelerin halkla ilişkiler ve tanıtım sınıflarının gruplarına girebilirseniz onlardan not isteyebilirsiniz.
0
rahip janick
(01.08.22)
Yok o imkansız gibi ya
0
🌸mg3929
(01.08.22)
Acikders isminde bir websitesi vardi. Hatırladığım kadarıyla Ankara üniversitesi'nin ismi geçiyordu. Bölüm bölüm ve ders ders arayıp ders sunum ve özet PDF dosyaları vb içeren ders materyallerini oraya yukluyorlardi. Bir kontrol edin isterseniz hala faal mi, faalse illa ki aradığınıza denk gelen bir şeyler bulursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.22)
(4)

Emekli babama dukkan acmak istiyorum.

alperz
Babam emekli. Evde de okudugu, okumadigi binlerce kitap var. Hala da almayadevam ediyor. Hem bunlarin bir kismini belki satmak hem de kendisine bir mesguliyet olsun diye 30-40 metrekare bir dukkan alip orayi bir sahaf haline getirmek istiyorum. 1. Evdeki kitaplari oraya satmak icin koysak vergi acis
Babam emekli. Evde de okudugu, okumadigi binlerce kitap var. Hala da almaya
devam ediyor.

Hem bunlarin bir kismini belki satmak hem de kendisine bir mesguliyet olsun diye 30-40 metrekare bir dukkan alip orayi bir sahaf haline getirmek istiyorum.

1. Evdeki kitaplari oraya satmak icin koysak vergi acisindan bir sorun olur mu?
2. Emekli biri sahis sirketi acarsa vergi, sigorta falan nasil oluyor?
0
alperz
(01.08.22)
1. Nasıl bir sorunu kastediyorsunuz? Eğer kitapları dükkanı açıp vergi tabelasını aldıktan sonra alsaydı şahıs şirketinin gideri olarak gösterirdi. Şu anlattiginiz durumda şayet spesifik bir şeyi sorduysaniz ve ben anlamamış değilsem bir etkisi olmaz.
2- kitaplarda KDV yok. Dolayısıyla KDV ödemez. Stopaj ve gelir vergilerinde emeklilerin durumu ne oluyor onu bilmiyorum. Ama maksat sadece zaman gecirmek olacaksa, aman daha büyüyelim satış yapalım olmayacaksa zaten vergi dilimine girmez muhtemelen kısa vadede. Sağlık sigortası odemeyecegi için öyle bir masrafı da olmaz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.22)
Hocam ticari faaliyet konusu olan birçok şey vergiye tabidir. Şahıs şirketi vergi ve masraflar açısından en kolay idare edilecek şirkettir.

Emekliler bağkur primi ödemiyor diye biliyorum 2. kez emekli olamayacakları için. Ama dul, yetim aylığı gibi durumlar varsa maaşta kesinti olabiliyor.

Bir mali müşavir size yardımcı olur bu konuda.

Kolay gelsin.
0
anten
(01.08.22)
Ek olarak, sonradan aklıma geldi yazayım, (bunlari çalışacağı mali müşavir zaten belirtecektir o aşamaya geldiğinde) kitap satışı için ya da sahaflar için tanimlanmis bir faaliyet kodu vardır (NACE kodu diye de geçer, vergi levhasında yazacak olan yapılacak işin tanımlanmış içeriği), onu ögrenip ve googlelayip kitap satışına has neler var vergi ve muhasebe işleri konularinda öğrenebilirsiniz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.22)
anlasilmistir. dukkan arayalim. bir de muhasebeci tutacagiz. o da cozer bizim isleri sanirim.
0
🌸alperz
(01.08.22)
(5)

sartre'ı ve cioran'ı okumamak bir şey kaybettirir mi?

hlot
varoluşçulardan bir tek camus'yü okudum. onun da neredeyse bütün kitaplarını okudum. sartre ve cioran'a çok değer veriliyor ancak onların kitapları çok karamsar olduğu için okumaya elim gitmiyor bir türlü. hatta kitabın incelemesini okumak bile canımı sıkıyor. peki ben bu yazarları hiç okumamakla ço
varoluşçulardan bir tek camus'yü okudum. onun da neredeyse bütün kitaplarını okudum. sartre ve cioran'a çok değer veriliyor ancak onların kitapları çok karamsar olduğu için okumaya elim gitmiyor bir türlü. hatta kitabın incelemesini okumak bile canımı sıkıyor.

peki ben bu yazarları hiç okumamakla çok şey kaybetmiş olur muyum?
0
hlot
(25.07.22)
Ne kadar varoluşçu varsa o kadar farklı varoluşçuluk vardır diye bi söz hatırlıyorum. Kimindi bilmiyorum ama genel olarak karanlık bi yön var bu kavramda, o yüzden bence farklı bakış açıları sunması bakımından okunabilir ama olmazsa olmaz değildir tabi
0
olaylar olaylar
(25.07.22)
Cioran'ı ben de aşırı ve kasıntı karamsar olarak görüyorum. İlle de melankoli olsun diye kasmış gibime geliyor.
Ama Sartre'ı okumamak bence eksiklik olur. Özellikle Duvar, Özgürlük Yolları Üçlemesi, Bulantı ve Sözcükler kitaplarını okumamak, varoluşçuluk okunacaksa eksik hissettirir gibime geliyor.
0
gallienus
(25.07.22)
Bence Sartre Camus'den daha iyi bir edebiyatçı. Okumanızı tavsiye ederim. Karamsar demişsiniz ama varoluşçuluk zaten öyle bir şey.
0
prole
(25.07.22)
Camus'nun felsefe yanı daha ağır basıyor. Bir de camus absurdistligi ön plandadır genelde varoluşçu diye anilsa da. Söylenmiş zaten, felsefe tarafına bir şey demeyeyim uzatmamak adına ama sartre'in da edebiyatçı yanı daha baskindir. Sartre'i lisedeyken okudum ve bilhassa mathieu delarue'yu tanımak bana epey iyi gelmişti. Ancak üçlemenin son kitabını ondan çok zaman sonra elime aldım, pek sirayet etmedi bana diyebilirim. Sebebine dair kendimce cevabım, sartre'in bir şeyler arayanlara hitap eden bir yazını olduguydu. Sonraki dönemde çok bir şeyin arayışında olmadığım için sirayet etmedi sanırım bana. Sartre'i dair sorunuza verebileceğim en objektif cevap, "denemeye değer" olur.

Cioran için aynılarını söyleyemeyeceğim. Cioran bana felsefe öğrenmiş arabesk bir adam gibi geliyor. Anlattigi da felsefe kılıflı arabesk.
0
encokbenisevinnolur
(26.07.22)
Bulantı'yı çok zorlanarak okudum. Dikkat dağıtan bir üslubu var. Hakkında makaleler okuyup ne demek istediğini anlamaya çalışabilirsiniz. Varoluşculuk 90 sayfa civarında daha kolay okunur ve genelde varoluşçu felsefe konusunda bildiğimiz şeylerin anlatıldığı bir kitap. Eğer bu felsefe hakkında bilginiz varsa okumayabilirsiniz.
0
bahçedekisandal
(26.07.22)
(2)

felsefe akımları zaman aşımına uğrar mı?

hlot
tabii ki artık çok saçma gelen, hatta ilkel denebilecek olan akımlar var ama mesela varoluşçuluğu artık okuyamaz mıyız? modası geçmiş midir? mesela stoa ile ilgili çok kitap çıkıyor, günümüze taşımaya çalışanlar var bu akımı. bunun için "2500 sene önceki koşullar sonucu çıkmış bir akım, şu dönem kim
tabii ki artık çok saçma gelen, hatta ilkel denebilecek olan akımlar var ama mesela varoluşçuluğu artık okuyamaz mıyız? modası geçmiş midir? mesela stoa ile ilgili çok kitap çıkıyor, günümüze taşımaya çalışanlar var bu akımı. bunun için "2500 sene önceki koşullar sonucu çıkmış bir akım, şu dönem kimsenin stoacı olacak hali yok" vs. mi denir? ne denir, ne yapmak lazım? bu iki akım ilgimi çekiyor ama okumak zaman kaybı mı olur? (varoluşçulukla ilgili birçok kitap okudum aslında)
0
hlot
(23.07.22)
Onu güncele getirme işi senin iradende. Ama getirmek zorunda da degilsin pekala. Senin ne için okuduğuna bağlı hepsi.
0
encokbenisevinnolur
(23.07.22)
Şu an bu akımlar eskisi kadar revaçta değil diye sizin bunları okumayacağınız anlamına gelmiyor tabi. Varoluşçuluk çatı bir kavram evet ama bunun hakkında yazan filozofların hepsinin düşünceleri farklı, arada nüanslar var zaten hepsi aynı şeyleri söylemiyorlar bile. Tabi ki sizin zeitgeistiniz ile Sartre'ınki bir değil ama bir değil diye de artık okumanın bir manası yok değil. Sadece Varoluşçuluk için değil hepsi için aynı görüşteyim.
0
black holes in the sky
(24.07.22)
(7)

Benim bu yaptığım hareket normal mi? Kim haklı?

slm ben yalnız komando yasin
Merhaba,Şimdi 2-3 sene önce neresi olduğunu sormayın bulunduğum yerde savaş çıktı. Pkklılar havan topu atmaya başladılar. Havan topları düşmeye başlayınca bulunduğum ilçenin yüzde 80-90'ı daha güvenli yerlere doğru kaçmaya başladırlar. Ben ise hem gidecek yerim olmamasından hemde umursamazlığımdan
Merhaba,
Şimdi 2-3 sene önce neresi olduğunu sormayın bulunduğum yerde savaş çıktı. Pkklılar havan topu atmaya başladılar. Havan topları düşmeye başlayınca bulunduğum ilçenin yüzde 80-90'ı daha güvenli yerlere doğru kaçmaya başladırlar. Ben ise hem gidecek yerim olmamasından hemde umursamazlığımdan dolayı. Evde kaldım ve dizi-film izlemeye başladım. Geceleri ağır makineli tüfek sesleri, top sesleri ile birlikte gürültülü geçti ama ben uyudum hiçbirşey olmamış gibi.

O zamanki kız arkadaşım benim fazla soğukkanlı ve umursamaz bir insan olduğumu söyledi. Hatta normal bulmadı bu davranışımı. Ben ise baya normal olduğunu belirttim ve baya tartıştık.

Kim haklı?
0
slm ben yalnız komando yasin
(23.07.22)
Bence de normal degil.
0
kuzey li
(23.07.22)
Neresi olduğunu söylememen anormal bence.

Diğer durum da anormal. En basit güdümüz olan hayatta kalma güdün bozulmuş
0
abuzer
(23.07.22)
Öyle bir ortam ve şartlarda normal diye bir şey kalmıyor. Dışarıdan konuşmanın da kolay gözüktüğü bir durum ama öyle değil iste. Biri de çıkıp diyebilir ki o yüzde 80 nerenin güvenli olabileceğine neye göre karar verdi yaptıkları anormal ama değil.

Haklı olan biri yok. Haksız olan biri de yok.
0
encokbenisevinnolur
(23.07.22)
siz zaten kendiniz diyorsunuz "dizi izledim uyudum hicbir sey olmamis gibi" diye yani siz kendiniz umursamaz oldugunuzun farkindasiniz. kiz arkadasiniz acik sozluymus takdir ettim. genelde "ee canim napican elinden ne gelir ki" deyip karsi tarafi rahatlatma egiliminde oluruz (ozellikle gonul iliskisinda)

bunun uzerine cikan tartismada kim hakli ben karar veremem ama eyyorlamam bu kadar.
0
supergirl
(23.07.22)
Anormal tabi ki. Çarem yoktu gidemedim demekle yetinseniz bir şey diyemezdim de, umrumda değil diyorsanız, normal değil
0
her giriste sifresini unutan adam
(24.07.22)
Arkadaşın biraz fazla pimpirikli olabilir mi?
0
primetime
(24.07.22)
normal değil, haksızsın. gidilecek yer elbet bulunur, sorun o değil. Buradaki davranışın ileride başka bir şey olduğunda ve etrafındaki insanlar zarar görmek üzere olduğunda nasıl davranacağın hakkında fikir veriyor ve beraber olduğun kadının bu davranışın hakkında endişe duyması olması gereken.

düşündüğü şu, ben bu adamla evlenecek çocuk yapacak olsam böyle bir durumda (mealen mahalle yanarken) yine böyle davranacak mı? cevap evet. yani başımızın üstüne füze düşebilir, çocuğumuz ölebilir, normal.
0
selam
(24.07.22)
(7)

İzmir'e taşınmak

dissendium
Sizce tatil yerlerine yakın olmak için İzmir, Antalya gibi yerlere taşınmak mantıklı mı? İzmir'de, Antalya'da yaşayanlar tatilin hakkını veriyorlar mı? Her fırsatta yüzmek gibi.
Sizce tatil yerlerine yakın olmak için İzmir, Antalya gibi yerlere taşınmak mantıklı mı? İzmir'de, Antalya'da yaşayanlar tatilin hakkını veriyorlar mı? Her fırsatta yüzmek gibi.
0
dissendium
(13.07.22)
Hangi ilçede olduğuna bağlı. Karşıyaka'da oturan biri için dur iş çıkışı urlaya gideyim de yüzeyim demek bir istisna olur sanırım. Ama mesela aliagadaysan ve mesai de 5-6 gibi bitiyorsa dur akşam bir Foça yapalım denebilir. Her fırsatta dediğiniz için akşam iş çıkışı örneği üzerinden gittim, haftasonu cumartesi çalışılmayan ya da yarım gün olan bir işiniz varsa/olucaksa avantajlı tabii her fırsatta yüzme açısından.
0
encokbenisevinnolur
(13.07.22)
Hakkını veren var merak etmeyin ama bu iş tamamen motivasyon işi.

Deniz hemen yanı başınızda olunca bu sefer de ben gitmiyorum diyebiliyor insan :)
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.22)
Kişiye bağlı. Ben yaz boyunca hemen her hafta sonu foça'ya gidiyorum denize. Antalya'da yaşarken de mutlaka giderdim denize hafta sonu, sabah, iş çıkışı vesaire. İzmir Antalya kadar avantajlı değil bu anlamda, mutlaka bir ilçeye gitmek gerekiyor deniz için. Buralarda yaşayıp hiç gitmeyen arkadaşlarımda var.
0
Phoebe
(13.07.22)
Urla'dan bildiriyorum, deniz çok kötü.
0
rakicandir
(13.07.22)
35 yıllık Ankara'lı olarak 5 senemi İzmir'de geçirdim, ilk iki sene denize cok hevesliydim her fırsatta gittim sonraları yüzüne bile bakmaz oldum anca işe gidip gelirkene, Ankara'yı özledim geri döndüm, şimdi eski imkanları özlemeye başladım, insanoğlu bir garip :)
0
mirty
(13.07.22)
Phoebe'nin bahsettiği arkadaş biziz. izmirde oturuyoruz, 14 yıldır çeşmeye 1 kere, foçaya 3 kere gittik, o da arkadaşların zoruyla, kendi kendimize hadi gidelim dediğimiz sadece 1 kere. hatta 5 yıldır evin önünde havuz var, 1 kere gidip yüzdük. hatta kuşadasında da aile yazlığı ve ayrıca ablamız var, oraya da bunca zamandır 3-5 kere gittik, gittiğimizde de 2-3 kere denize gitmişizdir.

arkadaşların dediği gibi, nerede oturduğunuzdan ziyade içsel motivasyonla alakalı, denize bizden çok daha uzakta oturan tanıdıklarımız var her haftasonu ya da tatil günü fırsat bulup bi yerlere gidebiliyorlar, biz evden çıkmıyoruz. yani zaman ve mekan bahane.

PS: Phoebe bizi kahvaltıya götür ordan da denize gidelim :)
0
halanne
(14.07.22)
Bir aile kuracaksanız ben kesinlikle tavsiye ederim. Çocuklar denize doyuyor, ben denize aşırı düşkün olmayan biri olmama rağmen özellikle pandemide evden çalışırken her gün denize girdim. İstanbul’a göre yaşam da daha uygun ve daha sakin. İş anlamında sıkıntınız yoksa, hele hele de uzaktan çalışabiliyorsanız Ege çok güzeldir.
Bulunduğunuz yere göre gittiğiniz yer değişir en fazla, Karşıyakalılar foça’ya, Göztepeliler Çeşme’ye gider gibi
0
urasil
(14.07.22)
(2)

bir kurumdan/şirketten alınan ödemenin makbuzu nasıl kesilir?

encokbenisevinnolur
e-arşiv portalda sadece serbest meslek makbuzu sekmesi var.orada da kişinin tc no adı soyadı gibi sekmeler var ancak kurum ile ilgili bir sekme yok.ödeme şirket/kurum hesabı üzerinden eft yoluyla geldi, orada da xyz araştırma geliştirme danışmanlık yazıyor gönderenin adı kısmında.eğer önemliyse diye
e-arşiv portalda sadece serbest meslek makbuzu sekmesi var.
orada da kişinin tc no adı soyadı gibi sekmeler var ancak kurum ile ilgili bir sekme yok.

ödeme şirket/kurum hesabı üzerinden eft yoluyla geldi, orada da xyz araştırma geliştirme danışmanlık yazıyor gönderenin adı kısmında.

eğer önemliyse diye; açıklama kısmında "x işi avans ödemesi" yazıyor, ilgili iş için yapacakları ödemenin bir kısmı yani.

ek soru 1:
ben kendilerinden bilgileri istedim ancak göndermediler diyelim ki bir sebeple (böyle bir beklentim var kendilerinden). bu durumda napmam gerekir?

ek soru 2:
yanlış bilmiyorsam (yanlışsa bilen varsa düzeltsin) 7 gün içinde (resmi tatil vb. olsa o da dahil) makbuz kesmem gerekiyor kanunen. diyelim 10 gün sonra bana bilgileri aktardılar. o durumda napmak gerekir?
0
encokbenisevinnolur
(13.07.22)
tüccar mısınız, serbest meslek erbabı mısınız?

serbest meslek erbabıysanız o dediğiniz yerden keseceksiniz.

tüccarsanız, yani şahıs vey sermaye şirketiniz varsa ve para bankadan geldiyse bir şey kesmenize gerek yok. işi yaptıktan sonra fatura keseceksiniz. para bankadan gelmediyse, en yakın kırtasiyeye gidip bir koçan para makbuzu alın, elle kesip verin kendisine. aslında buna da gerek yok. boş bir kağıda tarih atıp "x firmasından y lira alınmıştır" yazıp imzalayın.
0
kibritsuyu
(13.07.22)
Serbest meslek erbabiyim.

Yazdıklarınızı biliyorum. Daha da özet haliyle sorduğum aslında şu:

e-makbuz sisteminde sadece kişi adına makbuz kesilebilecek şekilde sekmeler/boşluklar var.

Bense soruma konu olan durum için bir şirketten banka yoluyla ödeme aldım. Elimde sadece şirketin adı bilgisi var. Ama sistemde bu bilgilerle bir makbuz olusturamiyorum çünkü sistem öyle.

Yanlış bilmiyorsam fatura da kesemiyorum serbest meslek erbabiyim olduğum için.

Bu durumda napmaliyim?
0
🌸encokbenisevinnolur
(13.07.22)
(9)

Bu iş arkadaşının yaptığına alınır mıydınız?

Bartebly
Selamlar;Pozisyonunuz gereği iş ile ilgili bir konuda kendinizi bilgisiz hissediyorsunuz. Bilgi düzeyiniz 2/5 diyelim. İş arkadaşınız bu konuda size yardımcı olabilecek X adında bir arkadaşından sürekli söz edip sizi bir araya getireceğinden, ona sorularınızı sorabilir nasıl yapabileceğiniz konusund
Selamlar;

Pozisyonunuz gereği iş ile ilgili bir konuda kendinizi bilgisiz hissediyorsunuz. Bilgi düzeyiniz 2/5 diyelim. İş arkadaşınız bu konuda size yardımcı olabilecek X adında bir arkadaşından sürekli söz edip sizi bir araya getireceğinden, ona sorularınızı sorabilir nasıl yapabileceğiniz konusunda bilgi alabileceğinizden söz ediyor. Daha önce ona bir konuda yardımıniz dokunduğu için. Ama bir türlü sizi bir araya getirmiyor.

İş arkadaşıniz üstlendiği bir görev nedeniyle sizin eksik hissettiginiz konu ile başbaşa kalıp X'ten destek alarak işi teslim ediyor. İş arkadaşınızin bilgi düzeyi 1/5. Hemen akabinde size yazıp sizi X ile bir araya getireceğini yine söylüyor. Bu arada bu görüşmeler hepsi informel olacaktı. Yani iş arkadaşınızla sizin aranızda kalacaktı.

Ancak ertesi günkü iş toplantısında yoneticilerinize dışarıdan destek olması ve işin o kısmı için X'i öneriyor. Tabii siz şok oluyorsunuz. X sadece kendi aranızda kalacak bir konuydu. Ondan destek alıp sonra yola devam edecektiniz. Yöneticileriniz ise size danışıyor destek almak ister misin, istersen önden sen görüş X ile, diyor. İş arkadaşınizin sesi çıkmıyor böyle bir cevap gelince.

Bu konuda iş arkadaşıniza darilir mıydınız? Nasıl aksiyon alırdınız? Bu kişi iyi niyetli mi?
0
Bartebly
(12.07.22)
bu konunun sadece sizin aranızda kalacağı açıkça konuşulmuş muydu? öyleyse bozulmakta haklı olabilirsiniz. ama iş hayatında bilmediğiniz konu hakkında destek almak kötü bir şey değil. eğer o konudaki bilgi seviyeniz hakkında yalan söylemediyseniz tabii ki. eğer yalan durumu yoksa çekinecek bir şey yok. varsa arkadaşınızdan daha büyük dertleriniz var zaten.
0
ghilleinthemist
(12.07.22)
İş arkadaşın sana yanlış yapmış. Madem toplantıda x'ten bahsedecekti, bunu önceden sana söyleyebilirdi. Ama sana söylediğinden farklı hareket etmiş. Bence x'in cebine de 3-5 kuruş girmesi hususunda x ile anlaşmışlar ve bunu sana söylememiş. Öyle olsa bile bunu sana söyleyip, o da kazansın, sen de öğrenmiş olursun diye önceden belirtebilirdi.
0
el conquerador
(12.07.22)
@ghilleinthemist
Evet ikimiz arasındaydi yani açıkça denmese dahi bizim aramızda kalacağı konusu ikimizde de netti.
0
🌸Bartebly
(12.07.22)
Belki de sen 1/5 bilgin ile bunu nasıl yaptın sorusuna X’den yardım aldım demek zorunda kaldı.
0
archmage mahmut
(12.07.22)
@archmage mahmut
Yok zaten toplantıda X'ten yardım aldığını söyledi.
0
🌸Bartebly
(12.07.22)
Sizin ilk olarak, yöneticiniz ile bu konuyu paylaşmanız gerekiyordu bence. “Ben bu konuyu 2/5 kadar biliyorum, biri bana destek olabilir mi?” gibi.. şeffaflık güzeldir, güven yaratırsınız
0
alcatraz
(12.07.22)
yardim almak ve bunun bilinmesi neden kötü olsun. ben bunu anlamadim ?
0
safak efendisi
(12.07.22)
is arkadasiniz x'e is paslamis. siz de yoneticinize "daha once arkadasimla bu konuyu gorusmus ve x'den unofficial olarak destek alabilecegimi konusmustuk. ben destek almaya acigim zaten" diye belirtin. is arkadasiniz is guzarlik yapmis sanki biraz. top sizden ciksin birakin. o kisiye de sonsuz guvenmeyin
0
65 derece
(12.07.22)
İş arkadaşınız sizi ikna unsuru olarak kullanmış gibi anladım olayı. Anlaşılan dışarıdan destek alınmasında sakınca görülmeyen bir konu, ben yine de bu olaydan sonra yapabilirliklerim konusunda daha ketum olurdum bu arkadasa karşı.
0
encokbenisevinnolur
(13.07.22)
(5)

Arkadaşları tarafından etki altında kalan flört

Jux
Bir hanım kızımızla flört halindeyiz. Dışarıdan bakınca aynı dünyaların insanları gibi durmasak da hayatı temel yaşama biçimimiz, bakış açımız, mutlu ve mutsuz olduğumuz şeyler aynı gibi.Ama o daha geleneksel bir yapıda büyümüş ve bazı şeyleri aşmak istese de kolay aşamayan biri. Prensiplerine aykır
Bir hanım kızımızla flört halindeyiz. Dışarıdan bakınca aynı dünyaların insanları gibi durmasak da hayatı temel yaşama biçimimiz, bakış açımız, mutlu ve mutsuz olduğumuz şeyler aynı gibi.
Ama o daha geleneksel bir yapıda büyümüş ve bazı şeyleri aşmak istese de kolay aşamayan biri. Prensiplerine aykırı değil ama öyle yetişmediği için bazı şeyler zor geliyor. Ama zaman içinde değişmiş, hala değişiyor.
Bu değişim benimle ilgili değil bu arada, benden önce de varmış sonra da olucak gibi.
Benden sonra bunun hızlandığını söylüyor ama, bu açıdan iyi hissediyormuş.

Gel gelelim arkadaş çevresi çok gelenekselci ve onun gibi bazı şeyleri aşma niyetinde olmayan tipler. Ben onun bu değişimine iyi geldiğimi gördükten sonra bazı şeylere önayak olmaya çalışıyorum ama arkadaşları tarafından kafası çok karıştırılıyor.

Ben 3 günlük eleman olarak bişi deme hakkına sahip değilim ama kıza iyi gelmediklerini de görüyorum.

Gitmek istediği yere ulaşmasını sağlayabilirim ve bunları benimle keşfetmesini de çok isterim, aramızdaki bağı güçlendireceğini düşünüyorum. Ama bunu nasıl yapıcam, yaparken arkadaşları tarafından "kötü çocuk" mu ilan edilicem bilemiyorum.

Ne önerirsiniz, siz olsanız ne yapardınız?
Teşekkürler...
0
Jux
(02.07.22)
Bundan ben de muzdaribim. Benzer bir durumu yaşayan arkadaşımla konuştuğumda onu etkilediği şeyleri başlarda tane tane söylediğini (arkadaşlarını kötülemeden), daha sonra söyleme sıklığını arttırdığını ve flörtüyle ciddi ilişkiye başladıktan sonra da çok ciddi bir konuşma yaparak arkadaşlarına karşı daha dikkatli olmasını istediğini söyledi. onun açısından işe yarayan bir yöntem olmuş. ben flört aşamasında ciddi bir konuşma yapmayı tehlikeli görüyorum. "sen hayırdır?" tavrı ile karşılaşılması muhtemel.

sandviç yöntemini kullanmayı planlıyorum; arkadaşlarını öv -> ona zarar verdikleri şeyi söyle -> arkadaşlarını öv.

belki bir farkındalık oluşturabilir.
0
ilgeru
(02.07.22)
Bence hiç bu "eğitme" işlerine girme
0
freebird5406_2
(02.07.22)
valla benim de cok muhafazakar cevrem var ama iliskilerim, hayatim hic oyle degil. iliskilerimle alakali kimse bir sey diyemez bana zarar verdigini hissettigim kisilerle de medenice gorusmeyi kestik. tavrim ortada yani bu sey gibi siyasi gorus gibi. zit oldugunu bildigin arkadasinla neden bu konuya giresin ki? veya farkli dinden kisiyle arkadaslik gibi. sana salca olmaya basliyorsa burda is flortunuzde biter sizlik bi durum yok.

flortum bana boyle bir sey dese??! omg... bana hakaret etmis sayarim ustelik siz karsinizdakini "gelismekte olan" biri olarak goruyorsunuz ee buna ragmen daha bu asamadayken hayatindakilere mi karisacaksiniz?

dusuncelerim bunlardir.
0
ala09
(02.07.22)
Ana problem muhafazakarlık geleneksellik değil de arkadaslari ile ilişkisi gibi geldi nedense.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.22)
bu tamamen kız arkadaşınızın kapasitesine bağlı ve onun kendiliğinden aşabileceği bir şey.
direkt yorumlarda bulunmak ve birilerini yargılamak doğru değil, bunu yapmamaya özen gösterin.

onun dışında da, maalesef kimseyi eğitemezsiniz.
kendi kabuğunu kırabilen kırabilir, kıramayan da o kabukta yaşar.
siz eğittiğinizi zannedersiniz ama insan kendi kendine yapmadıkça bazı şeyleri aşamaz.
ayrıca zaten bu eğitme ve öğretme meseleleri sizi ilişkinin narsisti konumuna çeker.
kendi rolünüzün dışına çıkmış olursunuz, sonra da kız sizi tatmin etmemeye başlar.
sevgiliyseniz sevgili olarak kalın, sınırlarınızı aşmayın.

yapabileceğiniz en iyi şey kız arkadaşınızı mutlu etmek, aranızdaki bağı sağlamlaştırmak ve onu olduğu gibi kabul etmek.
siz böyle biriyle birliktesiniz ve çevresi de bu.
bununla ne yapacağı onun iradesine kalmış.
bunun etkileri sizin hoşunuza gitmezse ona göre bir eylemde bulunursunuz.
öğretmenliğe soyunmayın.
0
blatta hiberna
(03.07.22)
(4)

İktisadi ya da felsefi bir kavram

encokbenisevinnolur
Diyelim ki bir ülke ya da bölgede satılan bir mal ya da hizmet var. Ancak bu satış konusu olan şeyin kaliteli haline ya da aslında standart haline (fiyat, maliyet, alım gücünden bağımsız olarak) talep olmadığı için, hatta bunun dışında kalan hali de talep görür olsun ya da normalleşmis olsun.Bu duru
Diyelim ki bir ülke ya da bölgede satılan bir mal ya da hizmet var. Ancak bu satış konusu olan şeyin kaliteli haline ya da aslında standart haline (fiyat, maliyet, alım gücünden bağımsız olarak) talep olmadığı için, hatta bunun dışında kalan hali de talep görür olsun ya da normalleşmis olsun.

Bu duruma dair bir ekonomi kavramı ya da felsefi kavram var mıdır?

Eğer anlaşılmıyorsa bu anlattığım haliyle somutlastirmak için örnek uydurabilirim.
0
encokbenisevinnolur
(30.06.22)
valla ne dediğini tam anlamadım ama düşük mal denilebilir, farklı mallardan bahsetsen daha net olurdu.

dediğinle ilgili bir kavram da fiyat/ürün farklılaştırması, özellikle üretim gücü elinde olan şirketler rekabet vs. için belirli bölgelere derece daha düşük kaliteli veya farklı açıdan farklılaştırılmış mal, fiyat sunabiliyor.
0
passion rules the game
(01.07.22)
Anlattiginiz kadariyla yok fakat tam anlasilmiyor. Ornek nedir?
0
dunal
(01.07.22)
Dediğim tam olarak bu değil aslında.
Uydurma olacağı için ilk başta yazmamistim ama demek istediğim şöyle:

diyelim bir enstrüman eğitimcisi var, mesela keman olsun. Bu öğretmenimiz öğrencilerinin kabiliyetini, yetenek ve yatkinliklarini da çeşitli şekillerde değerlendiren bir öğretmen. Ve bir aşamada bazı öğrencilerine diyor ki, cancağızım senin kemana yeteneğin yok, sen gitar öğren, ya da sen müzikle uğraşma, tabii gerekcelendirerek. İstersen derslere devam ederiz, ama boşuna uğraşırsın çünkü hedefledigin yere bu bu sebeplerle varamazsın.

Bir de bunu demeyen ve sürekli şöyle yetenklisin böyle aslan kaplansin diye gaz veren bir öğretmen tipi var piyasada.

Talep öğrencilerin (ya da içlerinde çocuk varsa anne babaların) kayıtsız şartsız yetenekli oldugunu vurgulayan ve olumsuzluklara susan/görmezden gelen öğretmen tipi etrafında şekilleniyor. Yani bir anlamda kalite ve standardından odun vermek ya da onu yok etmek pahasına kendini tamamen talebe göre şekillendiren.

Diğeri de batıyor ya da itibarsizlasiyor vb.

Kastettigim kalitedeki düşüş vs değil ama, bahsettiğim durumda kalite anlayışı, onu belirlemeye yetkin olmayanlar tarafından yok edilmiş oluyor

Bu tür bir sürecin bir adı var mı, ya da kavramsallastirilmis hali onu merak ediyorum.
0
🌸encokbenisevinnolur
(01.07.22)
Benim bildigim kadariyla yok, bilen varsa soyler. Aslinda bu standart arz talep dengesi gibi duruyor. Siz konu egitim oldugu icin bu durumun cocugun gelisimi icin optimal olmadigini soyleyebilirsiniz fakat diger yandan ben de size cogu ailenin talebinin kemanda optimal egitim degil cocugu egleme / deneyim / beceri kazandirma oldugunu soyleyebilirim.
0
dunal
(01.07.22)
(9)

Vampir/Zombi dizisi/filmi tavsiyesi

Coyote
en son the strain izledim, gayet güzeldivampire diares, originals, being human (bu kurt adamlıydı galiba), bunları çat pat izledim, sizce en baştan başlanır mı?zombi dizisi olarak da zamanında fear of the walking deade başlamıştım fakat 2. sezonda bıraktım devam ediyim mi?veya bunlar harici öneriler
en son the strain izledim, gayet güzeldi

vampire diares, originals, being human (bu kurt adamlıydı galiba), bunları çat pat izledim, sizce en baştan başlanır mı?

zombi dizisi olarak da zamanında fear of the walking deade başlamıştım fakat 2. sezonda bıraktım devam ediyim mi?

veya bunlar harici önerilerinizi bekliyorum
0
Coyote
(19.06.22)
Train to busan
0
kisa
(19.06.22)
onu izledim gayet güzeldi evet
0
🌸Coyote
(19.06.22)
Only lovers left alive
Bakjwi (kore filmi)
0
freebird5406_2
(19.06.22)
İzlediğim en iyi zombi filmlerinden biri: One Cut of the Dead.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(19.06.22)
penny dreadful - harikadır
What We Do in the Shadows, film güzel diziyi bilmiyorum
preacher
dracula(netflix)
0
paintov
(19.06.22)
Warm hearts
Z nation
0
encokbenisevinnolur
(19.06.22)
Ada: zombi düğünü
0
abuzer
(19.06.22)
sweet home, #alive (kdrama)
daybreak
0
chanandler bong
(19.06.22)
Kingdom

www.imdb.com
0
oldtimer
(20.06.22)
(1)

Bir yerde şarkı söylerken hangi noktadan sonra sahibinden izin almak gerek

ananiyimioguz
Mesela aklıma gelen durumları küçükten büyüğe yazıyorum;1) sokakta çalıp söylüyorum, para kazanıyorum. (bunu hiç sanmıyorum)2) youtube'da çalıp söylüyorum, para kazanıyorum. (kendi yorumum olduğu için burada da sanmıyorum)3) konser veriyorum, bilet satmışım, sahneden binlerce kişiye söylüyorum.4) al
Mesela aklıma gelen durumları küçükten büyüğe yazıyorum;

1) sokakta çalıp söylüyorum, para kazanıyorum. (bunu hiç sanmıyorum)
2) youtube'da çalıp söylüyorum, para kazanıyorum. (kendi yorumum olduğu için burada da sanmıyorum)
3) konser veriyorum, bilet satmışım, sahneden binlerce kişiye söylüyorum.
4) albüm çıkarttım spotify mifotify her yerde var, başkalarının şarkıları ile dolu ama kendi yorumumla sonuçta.
4.1) diyelim ki izin almak gerekiyor, X parayı verip söyleyebilirsin veya kazancının %20si şeklinde bir anlaşma dönebiliyor mu?
5) sanatçının konsere çıkacağı yerin yakınında başka bir sanatçı olarak bangır bangır onun şarkılarını söylüyorum. (bunu biraz abarttım sdsdf)

bunun bir kitabı kuralı var mı yoksa herkes kendi mi belirliyor? Yani takmayan takmaz veya takmasa bile şunu yapamazsın denilen durumlar var mı?

Bonus: Mesela şarkım bir dizide kullanılacak. Bire bir benim sesim, benim parçam. Bu durum da benden izin almak gerekiyor sanırım? Çünkü bire bir aynı müziği youtube videomda kulansam oradan bile telif yiyebiliyorum. Ama sanatçı kabul etmedi diye, tutup benim önceden benim şarkımı söylemesi için izin verdiğim başka bir sanatçıdan çok rahat izin alıyorlar ve dolaylı yoldan yine benim şarkım çalıyor. Bu konuda bir sorun var mı?

Bonus pro x max: Bir sanatçı olarak çıkardığım parçayı benden başkası kimse söyleyemez diyebiliyor muyum yoksa sanat camiasındaki dinamikler buna engel mi oluyor?

O da aklıma şeyden geldi, şair ismet özel'in şiirlerini kendinden başkasının okumasını istemediğine dair bir bilgi kulağımı tırmalıyor.
0
ananiyimioguz
(16.06.22)
ayrıntısını bilmemekle birlikte, mesam isimli derneğin kendilerine üye müzisyenlerin onlara bildirilmiş şarkılarının telif ücretlerinin takibini yaptığını duymuştum. Örneğin bir radyoda çaldı ya da Tv'de klibi yayınlandı şarkının, ona binaen bir miktar ödeme alabiliyor müzisyen kişi sistemin içindeyse. Ben bir muzisyenden üstünkörü dinledim sistemi, belki bilen vardır ya da araştırılmak istenir diye yazdım bunu.

İsmet Özel'inki hatırladığım kadarıyla boşluk birakmamakla ya da şiirlerinin yorumlanirken bambaşka şeylere dönüşmemesi ile ilgili bir şey sanırım. Kimse okumasın sadece ben okurum şeklinde degil de, ben okuyayım ölçü de bu olsun minvalinde. O söylediklerinden benim aklımda kalan bu.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.22)
(18)

İşyerindeki Toksik İnsanlara Karşı Nasıl Davranılır?

onkiloversemtamamım
Merhaba. Konu insan ilişkileri üzerine olduğu için konuyu gönül işleri olarak açtım ama mevzu karşı cinsle değil, kişisel bir olayla alakalı.Bugün işyerinde başıma gelen olayı çok kafama taktım ve canım sıkıldı. Sizlerle paylaşıp fikrinizi almak istiyorum. Bugün ofisteki ikinci günümdü. Şirkettekile
Merhaba. Konu insan ilişkileri üzerine olduğu için konuyu gönül işleri olarak açtım ama mevzu karşı cinsle değil, kişisel bir olayla alakalı.

Bugün işyerinde başıma gelen olayı çok kafama taktım ve canım sıkıldı. Sizlerle paylaşıp fikrinizi almak istiyorum. Bugün ofisteki ikinci günümdü. Şirkettekilerden ortalama 10 yaş kadar küçük stajyer bir erkek öğrenciyim. Stajyer olduğum için angarya iş verdiler, dolapları düzenle dediler. O gün sabahtan gelmemiş olan elemanın kenarındaki masayı toplarken kağıdımı kalemimi de onun masasına bırakmıştım. (ofis oda oda değil, herkes açık düzen çalışıyor). Masa sahibi öğleden sonra gelip de masasında benim kağıt kalemimi görünce "Bunlar senin mi, bak bi daha olmasın" dedi. Ben de haklısınız, kusura bakmayın dedim ve gülümsedim. Daha sonra masasına bir şey koymamaya dikkat ettim lakin masanın kenarında dolaplarda düzenlediğim bir torba kalmış. Bu sefer masa sahibi, "bak eşyalarını koyma dedim sana, bu iki oldu üçüncüde ayağını kaydırırım senin" dedi. Ben de tekrar gülümseyerek kusura bakmayın benim hatam dedim.

Masa sahibi beni uyarmakta haklı, kabul. Ama bana olan tavrı haddinden fazla agresif ve saygısızcaydı. Ben de daha genç ve staja yeni başlamış olmanın özgüvensizliğiyle gülümsedim ve bana olan tavrını alttan aldım. Yani masasında bi eşya unuttuk diye niye bana "senin ayağını kaydırırım" diyebiliyor? Adama cevap veremedim, durumu kendime de yediremedim. Stresi içimde kaldı.

Siz böyle bir durumda nasıl tepki verirdiniz?
0
onkiloversemtamamım
(07.06.22)
Ne stajyerisiniz ki size dolap düzenletiyorlar?
Başka birileri var mıydı etrafta?
Ayrıca eşya senin değilmiş neden demedin benim değil diye?
0
sevilen progressive türkücü
(07.06.22)
Bir şirketin kalitesi stajyere verdiği değerden belli olur. Sizinki iyi bir şirket değilmiş. Şirketler maalesef iletişim bilmeyen insanlarla dolu. Hiç kafanıza takmayın. Buna tepki ciddi bir yüz ifadesiyle olabilir. Bir şey demeye gerek yok. Ayağını kaydırma ifadesi iş hayatında kullanılıyor. Gülerek deniliyorsa "bizimle iyi geçin" anlamı çıkıyor.
0
dissendium
(07.06.22)
@sevilen, pazarlama departmanındayım ama masa ve laptop henüz ayarlanamadığı için angarya iş verdiler ikinci günden. Etrafta başkaları da vardı. Eşya benim değil, ortak dolabın eşyasıydı. onu düzenlerken orda kalmış. Eşya benim değil ama ben koymuştum. Kibarca dikkatli olmamı söylese ben zaten dikkatli olurum. Benim gücüme giden şey kibarlık yapıp gülümsemem ve kibarlık yapıldığı zaman karşıdaki insanın daha da ezmeye çalışması oldu.

@dissendium, hayır gülerek demedi gayet agresifti.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
karsidaki tam bir kazma fakat sen de kendini ezdirmissin malesef. daha once hicbir yerde calismadin mi? garsonluk vs?

kusura bakmayin + gulumseme ve bunu iki defa yapmak.. cok buyuk sikinti

el cevab: ucuncu kez masasina bir sey koy, yine ters yapacak. sen de hayirdir birader derdin ne senin diyeceksin. saka degil cidden bunu yapmalisin yoksa o kazma seni ezmeye devam edecek
0
nibba
(07.06.22)
@nibba biliyorum, kendimi ezdirdiğimin de farkındayım. Daha önce hiç çalışmadım. Mizaç olarak da kibar ve güleryüzlü birisiyim. Böyle olunca da işyeri için ezilmeye çok müsait olunuyor, onun da farkındayım.

Bir yandan da ilk günden tartışma yaratmak istemedim. Birdahakine alttan almam diye düşünüyorum.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
Staj defteri yazacaksanız şirketi tanımaya çalışın. Diğer çalışanlara sorular sorun, varsa normal birileri onlarla iyi olmaya çalışın. Yanlarında oturun ne yaptıklarını öğrenmeye çalışın.
Nasıl bir yer bilmiyorum ama stajlardan sorumlu kişi varsa bu şekilde daha verimli olacağınızı söyleyebilirsiniz.
Olayın şokuyla bir şey diyememiş olabilirsiniz. Staj süreniz fazla değilse bu kişiyle yüz göz olmamaya bakın. Stajınız uzun süreli değilse tabi.
0
sevilen progressive türkücü
(07.06.22)
bu muydu yani? ben de cok buyuk mesele var sandim. Stajyersin alt tarafi ne olabilir ki? Isi gucu yok stajyere sardi diye dalgaya bile alinir is yerinde o kisi. Bir stajyere soylenen ayagini kaydiririm lafi da ciddi soylenebilecek bir laf gibi durmuyor bu arada. Deadpan humour dedikleri espri anlayisli biri olmasin o.
0
speedy
(07.06.22)
@speedy espri degil, dominasyon kurmaya calisan bir insandi.

Ayrica espri de olsa beni rahatsiz edecek bir espriye katlanmak zorunda degilim ki. Ki benim sorunum, şu an bana üstünlük kuran bir insanı anlatıp onun üzerinden görüşlerinizi almak istiyorum sadece. Çünkü biliyorum ki iş hayatımda daha bir çok buna benzer olayla karşılaşıcam ve tekrar başıma geldiğinde içine sinmiş bir karakter olmak istemiyorum.
0
🌸onkiloversemtamamım
(07.06.22)
beyaz yakalı değilim o dinamikleri çok bilmiyorum ama şunu derdim;

"rahatsız olduysan daha düzgün bir üslupla söyleyebilirdin (o noktadan sonra siz falan demem) bunun nazik, medeni hali "masada kalemini bırakmışsın, bir daha dikkat edersen sevinirim"

daha da üstüme gelirse hiç alttan almazdım. belki işten çıkarılırdım tabii onu da göze alırdım.

bunları hayat tecrübesi olarak gör. biliyorum rahatsız edici. haksızlığa uğramı hissediyorsun ama böyle böyle öğreniyorsun. geri bildirim yapma durumu varsa üst yöneticiye falan bahsedebilirsin. "yaptığım şey hata olabilir (ki büyük bir şey değil) bu şekilde bir iş yerinde birini tehdit etmesi, kabadayı gibi konuşması rahatsız etti. işyeri olduğu için huzur bozulmasın diye alttan aldım, nazik bir şekilde karşıladım ama üslubu gerçekten rahatsız ediciydi" vs. diyebilirsin. böylelikle hem şikayet etmiş olursun hem de kendi nazik tavrınla puan toplayıp lehine çevirirsin belki. aslında olanı direkt söylemiş olacaksın.
0
black mamba
(07.06.22)
@onkiloversemtamamım daha once hic calismadigini duyurudan anladim zaten. :))) ulkemizde part time is kulturu yok dogru duzgun. eger daha once calismis olsaydin o kazmaya agzinin payini verirdin eminim. senin karakterinde bir sikinti yok. evet, kibar ve guleryuzlu insanlar cogunlukla ezilir fakat bu isyerinde olmamali. sen bu olayi comezligine ver. gercek hayati yeni ogreniyorsun gibi dusun. ama lutfen ucuncu sefer fiziksel siddet kullanmadan ustesinden gel o kazmanin. yani benim gibi hayirdir birader degil de, derdin ne senin kacinci kez bunu yapiyorsun tarzi konus. sonucta her speech her karaktere uymuyor. :))) merak etme bu olayi unutacagin bir gun gelecek hatirlayinca da gulup gececeksin
0
nibba
(07.06.22)
Sizi uzen adamin okuzlugu degil, sizin silik davranmis olmaniz. Siz gene de dusunun ama bunu hazir henuz sicakken tepkinizi gosterin. Ozsayginizi yitirmemek icin. Ya hemen yarin ne soylemek istiyorsaniz iyice dusunup ama sakin kurgulamadan gidip bam bam bam soyleyin ya da olcuyi tutturamayacginizi dusunuyorsaniz direk amirine/bagli oldugu bi ust pozisyondaki kisiye duydugunuz rahatsizligi iletin. Hatta sikayet olarak degil de sanki ne yapmaniz gerektigine dair fikir soruyormus gibi iletin.

Bu arada bu sefer dogru olani yapamadim ama bu bana ders olsun bir sonraki sefere ayni yanlisa dusmem dusuncesi yanlis. Geregini yapmadan asla dogrusunu yapmayi ogrenemezsin.
0
Kirmizibavul
(07.06.22)
Alttan alirsan cok ezerler. Benim hatam falan deme bi daha. Belli ki manyagin tekine denk gelmişsin. Yav he de geç.
0
instant crush
(07.06.22)
Okurken vucut isim 2-3 derece artti valla..

Ben de mulayim biriyim, ama malesef bazilari sert seviyor. Ise yeni baslaman, ya$in, deneyimin falan onemli degil, sana birisi tekrar tekrar boyle davranirsa ne olacagini dusunmeden hemen tavir koymani tavsiye ederim. Yoksa seni daha cok uzerler. Baktin devamli ters davraniyor, cek kenara sen ne ayaksin birader neyin pesindesin diye bir sor bakalim ne diyecek, %99 geri adim atacaktir ve noktada sen de ciddi bir deneyim kazanacaksin.
0
cooperr
(07.06.22)
silik olmayın elbette ama pasif agresif veya agresifte olmayın kendinizi dolduruşa getirip. iş hayatında diplomasi nedir, nasıl uygulanmalıdır, iş hayatında stres yönetimi, iş hayatında etkili ve şiddetsiz iletişim vb. konuların peşine düşün. enerjinizi bana bunu diyemez ulayn, bir dahaki sefere gününü gösteririm/göstermeliyim yerine bu tarz konuları araştırmaya ve uygulamaya harcayın. daha yolun başındasınız, bu tür kavramları içselleştirebilirseniz normal sosyal hayatınıza da çok ciddi olumlu katkıları olur.
0
Phoebe
(08.06.22)
Şöyle bir şey var, insanlar mobbinge suyu yavaş yavaş ısıtarak başlıyor. Sizin alttan aldığınız her davranış daha sonra buna karşı çıkma ihtiyacı hissederseniz vermeniz gereken tepkiyi artırıyor.

Örneğin sizin örneğinizde ikinci durumda özür dilerim dikkat ederim derken aynı anda gülümsemeyip "bu ne kaba bir tavır" anlamı verecek şekilde kaşınızı çatmış olsanız belki de ilermeyecek bir durum daha sonra artık kaş çatmayla değil "benimle böyle konuşamazsınız" evresine ilerleyebiliyor.

Yılanın başını küçükken, aynı dozda kuvvetle ezmek gerek.

Hoşlanmadığınız bir durumda kesinlikle hiçbir sorun yokmuş gibi yapmayın, dozunda tepkinizi gösterin. Karşınızdaki kişi bunun farkında olmasa bile davranışlarına bir sınır çekmeye başlayacaktır.

Bonus olarak

İş hayatında en rahat kişi rahatça ve ciddi şekilde "ben şaka sevmem, şakadan da anlamam" diyebilen kişi oluyor sanırım.
0
akhenaten
(08.06.22)
Bu tür bir şey hiç yaşamadım ama gözümde şu canlandı ben olsam napardim diye düşününce: önce çok anormal bir şeyle karsilastigimi belli edecek bir yüz ifadesi takinir, kaşlarımı hayretle kaldırırdim. Sonra da kocaman bir kahkaha atardım, o eşyayı da oradan alırdım ki kafası karışsın :)

Niye böyle bir tarif yaptım, yani söylenebilecek başka şeyler de olabilir ama bu tür bir konuşmayı yapmayı kendine hak gören tiplerle sözlü iletişim kurmaya çabalamak beyhude oluyor. Ancak alaycıliktan ve görmezden gelerek had hudud bildirebiliyorsun diye düşünüyorum ben.

Neden canınızın sıktığını tahmin edebiliyorum, ama olur da böyle şeyler insan gafil avlanır dalgın olur. Ama sizi bence biraz kilitleyen kendinizi tanimlayisinizla olayı ortusturmeniz.

Daha açık ve anlaşılır olsun diye abartılı bir örnek vereyim, eğer o kişiye o anda "masani yedik mi la (küfürler küfürler)" deyip boğazına sarılmış olsanız bile bu sizi kibar olmayan/kaba biri yapmaz. O anki duruma aşırı tepki veren biri yapar sadece.

Demek istediğim, kibarlikla/kaba olmakla karsinizdakine haddini aştığını belirtmek/hatırlatmak birbirinden apayrı şeyler.
0
encokbenisevinnolur
(08.06.22)
Aslında senin kaybedeceğin hiçbir şey yok. Şikayet et, arıza çıkar. Neyden korkuyorsun anlamadım
0
nvidia
(08.06.22)
Valla 10+ senedir beyaz yakalıyım bi dünya saçma tiple çalıştım ama bu örnekteki kadar "pis insan" görmedim. Eğer bir kez daha yaparsa, duymazdan gel asla ne olumlu ne olumsuz cevap verip kendisine pay çıkarmasını bekleme. Burada laf söyle vs diyenler karşındaki adamın bu lafı yiyince susup oturacağını mı düşünüyor? ayrıca "stajyerin attitude problemi nedeniyle gönderilmesi gerek" diye üstüne ispiyonlamasına da malzeme olur.

O nedenle tekrar ederse git önce müdürü yoksa İK'ya söyle mevzuyu. İlgilensinler. Böyle ego bombaları egolarının ezilmesinden anlar ve onu stajyer halinle yapamazsın.
0
lcha
(08.06.22)
(3)

î nasıl okunuyor?

mungojerry
normal i'den farklı olarak nasıl bir ses çıkarmamız gerekiyor?
normal i'den farklı olarak nasıl bir ses çıkarmamız gerekiyor?
0
mungojerry
(05.06.22)
uzatarak. çift i sesi gibi.
0
himmet dayi
(05.06.22)
Nispet i'si olarak geçiyor bu. Aynı a harfinde olduğu gibi eğer iki sözcük arasında karışıklığa sebep olacak bir durum varsa kullanılıyor. Kendisi harfi uzun okutmuyor, ama zaten uzun okunan harfleri kısa okunanlardan ayırmak için kullanılıyor.

Askeri, askerî hususta bilgilendirin.

Burada ilk asker sözcüğü ismin belirtme halinde, ikincisi ise "askerlikle ilgili" anlamı verecek şekilde nispet eki almış. Yazılışları aynı olduğu için karışıklığı önlemek adına nispet eki olan i düzeltme işaretiyle yazılır.
0
akhenaten
(05.06.22)
Orada gizli ve minik bir y varmış gibi düşünün. Minik derken mesela ferdî'yi ferdiyy olarak okutacak kadar da değil de belli belirsiz üzerine basmadan bir telaffuz
0
encokbenisevinnolur
(06.06.22)
(6)

Dolarla borcunuz olsa nasıl öderdiniz?

nocturnus
Selamlar. 4500$ borcum var. Kenarda 10 bin dolar kadar da bir birikmişim var. Sizce hiç uğraşmadan birikmişten ödemek mi mantıklı olur, yoksa biraz kredi çekip biraz da birikmişten tamamlamak mı? Elimde hazır para varken kredi faizi ödemek istemiyorum, ama kredi faizi ödemek dolar çok arttığı daha m
Selamlar. 4500$ borcum var. Kenarda 10 bin dolar kadar da bir birikmişim var. Sizce hiç uğraşmadan birikmişten ödemek mi mantıklı olur, yoksa biraz kredi çekip biraz da birikmişten tamamlamak mı? Elimde hazır para varken kredi faizi ödemek istemiyorum, ama kredi faizi ödemek dolar çok arttığı daha mantıklı olabiliyor bazen. Siz olsanız ne yapardınız?
0
nocturnus
(27.05.22)
borcunuzu ödeyip, sonrasında kredi çekip dolar almakla,
sizin krediyi ödemeyip kredi çekip var olan dolarınıza dokunmamak arasında bir fark yok gördüğüm kadarıyla.

Dolar cinsinden getiri yapacak bir yatırım fikriniz/planınız varsa ödemeyin, 10bin dolar olarak yatırım yapın. Yoksa, değişen birşey olmuyor.
0
burfak
(27.05.22)
nette 5500 doların var, şimdi kredi çekip dolar almak istiyorsun. böyle düşün, aslında pozisyonun bu.
0
gabe h coud
(27.05.22)
Yani o tarz düşünmemiştim doğru, burda da vade süresince dolar artışı kredi faizinden fazla olur mu olmaz mı sorunsalı var. Onu da kimse bilemez sanırım:)
0
🌸nocturnus
(27.05.22)
Var borcum, elimde olandan ödemeye çalışıyorum taksitler geldikçe, yarısını ödedim ama artık zorluyor çünkü kur yükseldikçe miktar artıyor lira olarak.

Kredi yerine eşten dosttan dolar olarak borç alıp ödemek daha makul geliyor şu an, öyle bir imkan varsa birinden kura endeksli borç almak yani. Ama gidişata göre fikrim değişebilir.
0
encokbenisevinnolur
(27.05.22)
Dolar artışının kredi faizinden fazla olacağını bilmeyen yoktur. Bankalar bedava faizlerle para dağıtıyor, 3 hafta önce kız arkadaşıma kredi çektirip dolar aldırdım şimdiden ödeyeceği faizin yarısına yakını çıktı. Enflasyonun resmi rakamlara göre %70 olduğu ülkede %30 faizle kredi bedavadır. doların en az o %70 kadar (muhtemelen çok çok daha fazla) yükseleceği de çok basit bir gerçek. elinizdeki dövizi tutun mutlaka.
0
furry burns
(27.05.22)
Kredi alabiliyorsan, bedava para.

Ancak bankalar genelde, alınan krediyi dövize ve kripto paraya yatırmayacağına dair kağıt imzalatıyor. Sıkıntı yaşayabilirsiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.05.22)
(3)

Dolma kalem ile kullanmaya uygun defter tavsiyesi

kalemiolanadam
Merhaba,Dolma kalem ile kullanmaya uygun ucuz defter tavsiye eder misiniz? Rhodia defterler tavsiye ediliyor ama baya pahalı. Şu anda Meteksan Colors serisi defterleri kullanıyorum. Fena değil ama çok uçuk fiyatlı olmayan nispeten kaliteli defter arıyorum. A4 kağıt tavsiyeniz varsa ona da açığım.
Merhaba,
Dolma kalem ile kullanmaya uygun ucuz defter tavsiye eder misiniz? Rhodia defterler tavsiye ediliyor ama baya pahalı. Şu anda Meteksan Colors serisi defterleri kullanıyorum. Fena değil ama çok uçuk fiyatlı olmayan nispeten kaliteli defter arıyorum. A4 kağıt tavsiyeniz varsa ona da açığım.
0
kalemiolanadam
(23.05.22)
Dolma kaleme uygun derken ne kastettiğinizi tam anlamamakla birlikte, eğer maksadıniz mürekkebin yayılmaması sayfanın arkasına geçmemesi ise kağıt gramajı yüksek olan defterlere bakmanız lazım. Yani markadan ziyade ambalajda ya da arka kapakta yazan x Gr/m2 değerine.
0
encokbenisevinnolur
(23.05.22)
120 gr A4 kağıtlar veya eskiz defterleri işinizi görür. Ben Alex Schoeller eskiz defteri kullanıyorum dolma kalemle.
0
lancelot du lac
(23.05.22)
A4 80gr fotokopi kağıdı kullandım, mürekkep çatlak çatlak yayılıyor.

Siz hangi marka A4 kullanıyorsunuz? Direk onu deneyeyim. Alex Schoeller'e de bakarım.
0
🌸kalemiolanadam
(25.05.22)
(4)

Telefonumun dili ne ise kullandigimin uygulamanin dilinin o olmasi

Slynmaster
Baslikta tam anlatamadim mesela ben çince ogreniyorum telefonumu cince yaptim. Yada yapmadim farketmez hangi dilde ise app indirdim bu uygulama ve programlarda direk olarak telefonun dilini default algiliyor ve uygulama o dil oluyor. bazi uygulamalarda degistiremiyorsun dili secenek vermemis. Hatta
Baslikta tam anlatamadim mesela ben çince ogreniyorum telefonumu cince yaptim.
Yada yapmadim farketmez hangi dilde ise app indirdim bu uygulama ve programlarda direk olarak telefonun dilini default algiliyor ve uygulama o dil oluyor. bazi uygulamalarda degistiremiyorsun dili secenek vermemis. Hatta web haline girip degistirebilirsemde uygulama duzelmiyor. Bu sorunu nasil cozdunuz. Mesela airbnb uygulamasinda ayni sey olmustu.

Dipnot : bazen ogrendigim dile seviyem dusuk oluyor bu yuzden yeni uygulamayi ingilizce yada turkce kullanmam gerekiyor. Her seferinde telefonun dilini algiliyor
0
Slynmaster
(23.05.22)
cozumu yok diye biliyorum ilk telefon aldigimda baya arastirmistim, varsa biz de bilelim :)
0
bay b
(23.05.22)
Tahminen söylüyorum da, sanırım bazıları telefonun diline bazıları konuma göre otomatik seçiyor onu. Konum iznini kapatırsanız ve uygulama da buna izin verirse öyle deneyebilirsiniz
0
encokbenisevinnolur
(23.05.22)
Android 13 ile gelecek uygulama dili seçme özelliği, şimdilik mümkün değil malesef. App desteklemiyorsa dil default olan dil neyse o oluyor. :\
0
aydogank
(23.05.22)
Arkadașlar yorumlariniz icin tesekkur ederim aydinlattiniz
0
🌸Slynmaster
(23.05.22)
(3)

İzmir Otogardan Güzelbayçe'ye en pratik nasıl gidilir?

deepest
İzmir otogardan güzelbahçe'ye gitmem gerekiyor, en pratik nasıl gidilebilir? herhangi bir firmanın direkt servis aracı var mı? teşekkürler.
İzmir otogardan güzelbahçe'ye gitmem gerekiyor, en pratik nasıl gidilebilir? herhangi bir firmanın direkt servis aracı var mı?

teşekkürler.
0
deepest
(23.05.22)
Fahrettin Altay'a giden servislere binip oradan dolmuş ya da otobüsle Güzelbahçe'ye geçebilirsiniz.
0
nundu
(23.05.22)
Pamukkale'de şehir içi servis vardı ancak Narlıdere'ye kadar. Narlıdere'den yine otobüs veya minibüs ile Güzelbahçe'ye geçebilirsin.
0
Northern Mariner
(23.05.22)
Alsancak dolmuşu sonra Alsancak gardan tramvaya binmek de pratik olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(23.05.22)
(5)

Ankarakart/aştiye ulaşım

encokbenisevinnolur
Cankayadayim.Terminale toplu ulaşım kartı almadan toplu ulaşımla gitmenin yolu var mı?
Cankayadayim.

Terminale toplu ulaşım kartı almadan toplu ulaşımla gitmenin yolu var mı?
0
encokbenisevinnolur
(21.05.22)
temassız kredi kartı okutabilirsin.
0
jelly bear
(21.05.22)
Temassız kartım yok, bu durumda kart almalıyım sanırım değil mi? Ya da tek/iki binislik kart gibi bir şey var mı?
0
🌸encokbenisevinnolur
(21.05.22)
kullan at kart var. tek binislik.
0
helenart
(21.05.22)
çankaya'nın neresindesin? konya yoluna yakın bir konumdaysan gölbaşı dolmuşları aştinin önünden geçiyor mesela.

en kötü dolmuşla güvenparka geçip, oradan çayyolu-ümitköy dolmuşlarına binersen aşti'ye en yakın konumda inebilirsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(21.05.22)
Ankarakart uygulaması kurup NFC ile toplu taşıma kullanabilirsiniz.
0
aguen
(21.05.22)
(10)

Turkiye'de son 5-10 senede cikmis iyi yapimlar (izle,bak,dinle,oku)

ermanen
Turkiye'den pek bi uzak kaldim uzun sureler. Turkiye'den cikmis tek tuk filmler izledim sadece. Sizin onerebileceginiz iyi yapimlar/eserler neler var son 5-10 senede cikmis?Mesela:- dinlemelik sarki/turku/eser- izlemelik film/dizi/belgesel/klip/video- izlemelik komik skecler/videolar- okumalik kitap
Turkiye'den pek bi uzak kaldim uzun sureler. Turkiye'den cikmis tek tuk filmler izledim sadece. Sizin onerebileceginiz iyi yapimlar/eserler neler var son 5-10 senede cikmis?

Mesela:
- dinlemelik sarki/turku/eser
- izlemelik film/dizi/belgesel/klip/video
- izlemelik komik skecler/videolar
- okumalik kitap, bilimsel makale veya okumaya deger birseyler
- gormelik/bakmalik ne olursa belki internette

sanata ve bilime onem veriyorum daha cok.
gercekten komik/guldurecek seyler de guzel olur.
0
ermanen
(20.05.22)
son zamanlarda en çok gündemde olan tartışmaları takip edebilmek açısından gibi'yi izleyebilirsin mesela.
ayrıca gerçekten komik.

az önce onunla ilgili bir duyuruya cevap yazınca aklıma ilk bu geldi, aklıma geldikçe eklerim.
0
blatta hiberna
(20.05.22)
Film olarak:
İnsanlar İkiye Ayrılır, 2020
Kapıyı Açık Bırak, 2021

Yukarıdaki iki filmi yazdım aslında ama İstanbul Modern her sene şöyle bir şey yapıyor:
www.istanbulmodern.org
0
bartholomew87
(20.05.22)
film: sarmaşık
0
ted
(20.05.22)
son bikac senede aklinizda kalanlari da yazabilirsiniz. illa 10 sene onceyi hatirlamaniza gerek yok. hatirlarsaniz da ne guzel :)
0
🌸ermanen
(20.05.22)
Yapım yılını bilmiyorum, 10 seneden eski de olabilir ama Bornova Bornova filmi benim çok hoşuma gitmişti
0
encokbenisevinnolur
(20.05.22)
Nuh tepesi filmi.
0
halk
(20.05.22)
Bir Başkadır (Dizi - 2020)
Şahsiyet (Dizi - 2018)
+1 Gibi (Dizi - Güncel)

+1 Sarmaşık (Film 2015)
0
michael_knight
(20.05.22)
film/dizi geldi sadece. sarki, kitap vs. yok mu hic? :)
0
🌸ermanen
(20.05.22)
Orhan Pamuk kitap çıkardı, İhsan Oktay Anar kitap çıkardı. Sevdiğiniz yazarlardan zaten haberiniz vardır.
Son 10 yılda muazzam bir yeni yazar veya kitap gelmiyor aklıma.
0
michael_knight
(21.05.22)
Teoman eski bi ruya ugruna albumu
0
halk
(21.05.22)
(3)

Muse, Starlight şarkısındaki şu sözlerle ne anlatmak istiyor?

su492
"Our hopes and expectations,Black holes and revelations"türkçe'ye çevrimi değil de; yani şarkı içinde ve genel olarak ne ifade etmek istiyor?
"Our hopes and expectations,
Black holes and revelations"

türkçe'ye çevrimi değil de; yani şarkı içinde ve genel olarak ne ifade etmek istiyor?
0
su492
(19.05.22)
Ben anladığımı söyleyeyim; gerçek dünya ile bağlantımız kalmadı artık umudumuz ve beklentimiz kara delikler ve vahiyler.

Bilim tarafına da, manevi tarafa da söylüyor gibi. "Bizi buradan kurtaracak şeyler" olarak bu ikisinin umut edildiğini söylüyor yani.
0
himmet dayi
(19.05.22)
aynı zamanda bulunduğu albümün adı bu tamlama. bellamy şöyle demiş;

"The title is taken from lyrics in "Starlight". Bellamy told Q: "Black holes and revelations – they're the two areas of songwriting for me that make up the majority of this album. A revelation about yourself, something personal, something genuine of an everyday nature that maybe people can relate to."

bu da kaynak
en.wikipedia.org
0
ravenclaw
(19.05.22)
Ben ilk satırdan sonra "are" var gibi duydum hep onu.
Umitlerimiz ve beklentilerimiz birer karadelik ve devrimdirler" minvalinde
0
encokbenisevinnolur
(20.05.22)
(7)

Psikoloji ile ilgili veya bilgili olanlar bakabilir mi?

Dartagnan
bende bir durum var ama. bu durumun neyle alakalı olduğunu, nasıl bir psikolojik durum olduğunu çözemedim. bilenler bana ipucu verip, araştırmam gerekeni yol gösterebilir mi?durum şöyle: gün içerisinde bir şeylerle uğraşırken atıyorum yemek yaparken, yürürken ya da çalışırken o durumla alakalı bir o
bende bir durum var ama. bu durumun neyle alakalı olduğunu, nasıl bir psikolojik durum olduğunu çözemedim. bilenler bana ipucu verip, araştırmam gerekeni yol gösterebilir mi?

durum şöyle: gün içerisinde bir şeylerle uğraşırken atıyorum yemek yaparken, yürürken ya da çalışırken o durumla alakalı bir olguyu saçma sapan, ortada bir nedene dayanmadan belirleyip "şöyle yaparsam şöyle olacak ileride" deyip kumar oynamaya başlıyor gibi hissediyorum.

daha spesifik bir örnek vereyim size. mesela yürüyorum yolda tamam mı işte yolda giderken önümde bir direk görüyorum oraya kadar 5 adımdan fazla gidersem eğer normal adımla ilerideki bir sınavımı kazanacağım ya da önemsediğim birisi bana yazacak vs. örnekler çoğaltılıp gidebilir. o an o durumla alakalı değil ve gelecekte olacak bir şey ve yapılan bir kumar gibi garantisi de yok ama olursa öyle rahatlıyor gibi hissediyorum olmazsa gün içinde modum düşüyor vs.
0
Dartagnan
(19.05.22)
Bilişsel çelişki
0
freebird5406_2
(19.05.22)
Bilişsel çelişki kuramını inceledim. Anladığım kadarıyla başta mantıksız ve rasyonaliteye oturmayan şeyleri rasyonaliteye oturtma çabası var. Fakat benim durumumda ortada bir belirsizlik var. Yani şöyle olursa böyle olacak minvalinde bir "şans" faktörü. Ayrıca geleceğe dair yani mevcutta kafamda oturmamış bir şey gibi de duran bir şey değil. Umarım anlatabilmişimdir.
0
🌸Dartagnan
(19.05.22)
Apofeni'ye benziyor.
0
Erva
(19.05.22)
Genel anksiyete düşürmek için insanın kendine yaptığı bir şey aslında, OKB'den muzdarip kişiler de sık sık böyle totemler tutar. Sıkıntı olmaya başladığı şey totemlerini veya ritüellerini yerine getiremedikleri zaman çok kötü şeyler olacağına inanmaları ve ritüelli/totemi artık "compulsion" olarak yerine getirmeye başlama evreleri. Sizin böyledir demiyorum kesinlikle ama anksiyete ile bağıntılı olabileceğini düşündüm bir an paylaşmak istedim. Belki totem tutarak rahatlamak istiyorsunuzdur, sınava girerken uğurlu çorabını giymek gibi. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa profesyonel bir bakış iyi gelecektir burada kim ne derse desin "bir tahmin"den öteye gitmez
0
laputa
(19.05.22)
OCD olabilir. (Obsesif Kompülsif Bozukluk) Genelde sadece kirlilik kaygısı olarak biliniyor ama bu şekilde olanları daha yaygın.

Şey tarzı örnekler var, lambayı kapatacaksınız mesela odanızda. "4 kez açıp kapatmazsam ailem ölecek vs." tarzı davranışlar.

İyi haber ise bu konuda terapiler çok ilerledi. Bir profesyonele görünürseniz süreç kısa da olsa uzun da olsa çözüleceğini düşünüyorum.
0
aguen
(19.05.22)
Bu durum çok görülüyor. Birkaç dizi ve filmde de bu konu işlenmişti. "Şöyle olursa istediğim olacak" ya da "Şuraya kadar nefesimi tutabilirsem sınavı geçeceğim" gibi şeyler. Amelie'de bile vardı sanıyorum. Beyin hayatı neşeli hale getirmek için oyun oynuyor. İş ve özel hayatınızda yoğun bir sürece girerseniz aniden bittiğini göreceksiniz.
0
lovemyself
(19.05.22)
Sizinkinin sıklığını bilemiyorum. Bunu bazen ben kasten yaparım. Hayattaki heyecan ve belirsizlik, tehlike eksikliğinin dolaylı bir sonucu bence. Risk almayınca ya da şartlar itibariyle risk alamayinca yani risk alacak bir şey zaten olmayınca, elinin altında olanı bir tehlike fantazisine dönüştürebiliyor insan.

Orhan Veli'nin bir hikayesi var, işsizlik isminde. Belki o da bu konuya kafa yormak adına bir kapı açabilir size.
0
encokbenisevinnolur
(20.05.22)
(4)

günlük hayatta bi sistemi olan şeylerin bilgisini elde ederken yaşadıklarım

sarızeybek
günlük hayatta, daha önce hiç deneyiminiz olmayan bir şeyi yapmanız gerekiyor olsun, bu şey kendi içinde komplike bir sürü adım ve yazılı olmayan kurallar dizisi gerektirsin. mesela emlakçı aracılığıyla ev tutmak, yeni inşa edilen sıfır bir evde faturaları üstüne almak, bir hastaneye gidip tedavi sü
günlük hayatta, daha önce hiç deneyiminiz olmayan bir şeyi yapmanız gerekiyor olsun, bu şey kendi içinde komplike bir sürü adım ve yazılı olmayan kurallar dizisi gerektirsin. mesela emlakçı aracılığıyla ev tutmak, yeni inşa edilen sıfır bir evde faturaları üstüne almak, bir hastaneye gidip tedavi süreçleri içinde olmak, şirket kurmak, sigorta problemleriyle uğraşmak, muhasebeciyle avukatla çalışma gerektiren süreçler içinde olmak vs vs. bunlarla ilgili pratikte işimize yarayacak, neyin nasıl yapılacağını anlatan bilgileri okullar öğretmiyor, aile bireylerinin de bilgisi olmayabiliyor. bir deneyimin bilgisini keşfetmek için internete bakabiliyoruz, bu platformda başlık açabiliyoruz, forumlarda ya da ekşi sözlük'teki "yeni başlayanlar için bla bla" başlıklarında deneyim aktarımları olabiliyor, youtube'ta videolar olabiliyor. daha önce deneyimi olan bir bilene sormak çözüm olabilir ya da hizmet aldığınız yer neresiyse oradan muhattap bulup sorularınıza cevap almak bir yöntem olabilir. aklıma gelen öğrenme şekilleri bunlar. çevrimiçi araştırma şekilleri okay ama her zaman tam aranılan bilgiyi nokta atışı bulamayabiliyorsunuz bu mecralarda. biraz kontrolcü bir yapım var ve içinde olduğum bir sürecin en başında "ama ya şöyle olursa bu nasıl ilerler" sorusunun cevabını bilerek her adımımı atmak istiyorum, öylesi beni güvende hissettiriyor. ama artık insanlarla muhattap olup sürekli yeni bir şeylerin nasıl yapılacağını çözmeye çalışmaktan da ciddi anlamda sıkılmaya başladım çünkü sorularım uzun oluyor. mesela bir muhattaba yazılı ulaşmaya çalışıyorsam o soruları açıklamam, yazıya dökmem bile dev vakit alıyor, karşı taraf da en sonunda ya tam bilgi sahibi çıkmıyor ya da benim kadar ilgili olmuyor ve ben o konuya dair bilgimi allah ne verdiyse deneyimleyerek tecrübe ediyorum. ben çok control freak birisiyim de işlerin akışını sahaya mı bırakmalıyım? yoksa eğitim sistemi zaten bizi hayatın pratiklerinden mahrum bıraktı, içinde bulunduğumuz toplumda da herkes her işi gelişi güzel yapıyor ve kişilerde/kurumlarda know-how birikmiyor ve bunlarla karşılaşmam doğal mı?
0
sarızeybek
(14.04.22)
-ben çok control freak birisiyim de işlerin akışını sahaya mı bırakmalıyım?
+kesinlikle öyle

Bu tarz sistematiği olmayan, kültürel birikimle gelişen sosyal ilişki içerikli konulara sistematik yaklaşmaya çalışırsan attığın taş ürküttüğün kuşa değmez, yorulursun.
0
Bruce
(15.04.22)
Bunları hayatında kaç kere yapıyorsun ki. Hepsi yılda bir olacak şeyler. Bence akışına bırak. Hayatımız gittikçe karmaşıklaşıyor. Büyük bir şehirde bir yerden bir yere gitmek bile dert. Bazen üç tane araç değiştirmen gerekebiliyor. Nerede ineceğini, nereden bineceğini araştırman gerekiyor. Bunlar aslında herkes için zaman alan şeyler. Sadece sen zaman harcamıyorsun. Herkes zaman harcıyor. Kontrolcü olmayan insanlar da zaman harcıyor. Bu şekilde kendini biraz rahatlatabilirsin.
0
dissendium
(15.04.22)
Dediğiniz şeylerin sistemi sadece onlarda değil sizin bakış açınızda da var, öyle düşünün bir de. Siz sistemlilik gerektiren bir şey olarak bakmazsaniz oyle bir sistem de ya olmaz ya asgari düzeye iner.
0
encokbenisevinnolur
(15.04.22)
Bu dedikleriniz hayat pratiği denilen şeyler. Bu pratiği de dünyanın hiç bir yerinde okullarda öğrenmiyor insanlar eğer meslekleri değil ise.

herkes her hayat pratiğinin her ayrıntısını bilemez, her zaman da gerçekleştirmez zaten. sonra bir ceza gelir, bir uyarı gelir, bir yerlerde arkadaşlar arası muhabbet de konusu geçer ve öğlece öğreniriz.

şimdiye kadar bu pratikleri bilmediği için kimse ölmedi, batmadı, hapse girmedi, bir miktar para cezası ödedi en fazla, biraz canı sıkıldı o kadar.

kontrol etmek elbette faydalı, ama her şeyi bilip her şeyi kontrol edemezsiniz. buna zamanınız da enerjiniz de yetmez. biraz akışında halledeceksiniz, temel adımları bildikten sonra, gerisi oradaki insanlardan bilgi alıp devam etmek.

emlakçıdan ev, taşınma sürecinde yapılması gerekenler vs. konusunda temel bilgi alabiliriz ve bu başlangıç için yeterli, bu süreçleri bir yada birden çok kez yaşamış arkadaşlarımıza danışabiliriz. tecrübelinin tavsiyesi dikkate alınır falan.

aslında her alanın kendine ait know how'ı var, kanunları düzenlemesi, yönetmeliği falan var, o işin içinde değil iseniz bilmeniz çokda gerekmiyor. herkes şirket kurmak istemiyor mesela, okullarda öğretilmesinin ne anlamı var? gerektiğinde deneye yanıla öğrenebiliyorsun ve mutlaka bir yerlerde başlangıç için ne gerekiği bilgisine ulaşabiliyorsun. ayrıca ne şirketi kuracaksın, burada da detaylar değişiyor. denetimler vs. olabiliyor.

akışında ilerler herşey, kanunda yeri bile var, hayatın olağan akışı diye :)
0
selam
(15.04.22)
(7)

Rüyamda sigara içiyorum

mg3929
1 nisanda sigarayı bıraktım. İçmek isteme ataklarım azaldı gibi ama rüyamda sigara içiyorum son 2 gündür. Bu kadar uzun süre bırakabileceğime inanmıyordum, normalde sabah uyanır uyanmaz sigara içen biriydim. Bu rüya olayını nasıl çözebilirim, kendiliğinden geçmesini beklemek dışında bi taktik var mı
1 nisanda sigarayı bıraktım. İçmek isteme ataklarım azaldı gibi ama rüyamda sigara içiyorum son 2 gündür. Bu kadar uzun süre bırakabileceğime inanmıyordum, normalde sabah uyanır uyanmaz sigara içen biriydim. Bu rüya olayını nasıl çözebilirim, kendiliğinden geçmesini beklemek dışında bi taktik var mı?
0
mg3929
(14.04.22)
Azalarak geçecek. Sigarayı yeni bıraktığımda ben de rüyamda görüp "oh sigara içtim" diye mutlu uyanıyordum. Sonra rüyamda sigara içince vicdan azabı duymaya başladım. Sonra bir rüyamda sigara ikram ettiler, "kullanmıyorum" dedim (cidden). Sonra da böyle rüyalar çok nadir gördüm, görsem de etkilemedi.

En zor haftayı atlatmışsınız, rüyalara takılmayın.
0
kobuzchu kiz
(15.04.22)
Dün konuştuk arkadaşla tesadüf. Ben bırakınca birkaç haftada bir gün gördüm böyle rüya. Etkinlikteyim sigara içiyorum, bir şey izliyorum sigara içiyorum, koşuyorum sigara içiyorum gibi. Sonra onca çaba boşa gitti. Sigaraya başladım geri üzüntüsü ile uyanıyordum. Sigara icmedigimi anlamak zaman alıyordu. Ehsvsjam normal bu. Dün konuştuğum arkadaş da benzerlerini yaşamış bırakırken.
0
baal
(15.04.22)
Ben bıraktıktan iki sene sonra ilk defa böyle bir rüya gördüm. Sonra tekrar başlamıştım. Ama yapmayabilirsiniz de tabii, rüya sonuçta onlar.
0
encokbenisevinnolur
(15.04.22)
İçmeyin sakın. İçip 2-3 fırt çektikten sonra yaşanan pişmanlığı sana tarif edemem, ama anlatabilirim :)

Tadından da keyif almayacaksın zaten.
0
Arthur Dayne
(15.04.22)
Ben bıraktığımda bana da olmuştu, en sonunda hala sigara nefesimin devam ettiğinden kaynaklı olduğuna kanaat getirdim. Gece sigara kokusu alıyorsunuz muhtemelen ciğerlerinizden gelen.

Zamanla geçecek.
0
akhenaten
(15.04.22)
birde HD oluyor o rüyalar :) ben sigara ile kavga ediyordum rüyalarımda, içmicem seni kandırmaya çalışıyorsun falan diye :D az sabır geçiyor o rüyalar, son can çekişler bunlar.

daha sonra bir kaç ayda bir görebilirsiniz yine.
0
selam
(15.04.22)
Ben de gunde 2 paket icerdim. Sabah uyanir uyanmaz sigara yakardim. Kahvalti yapana kadar o yarim saat, 45 dk icinde 3-4 tane icmis olurdum. Ilk biraktigimda surekli ruyamda sigara ictigimi goruyordum. Surekli vicdan azabiyla, hayalkirikligi hisleriyle uyanmak cekilir gibi degildi. 4-5 defa birakmayi denemisimdir bir kac ay icmeden. Son denemelerimde artik gormuyorum. Mesela su an 4 ayi gecti birakali hic oyle ruya gormedim.
0
Kirmizibavul
(15.04.22)
(10)

İş yeri

xyzxyz
MerhabaBen Bursa'da bı ofiste işe başladım. Daha önce yarı zamanli çalışıyordum iki senedir evden, ilk kez kendi alanımde işe girdim. Asgariye başladım resmen ve sürekli çalışmamız bekleniyor ofiste. Kamerayla izleniyoruz ve stresten sigaraya başlamıştım iş yerinde sadece iki kez içiyordum bı sabah
Merhaba

Ben Bursa'da bı ofiste işe başladım. Daha önce yarı zamanli çalışıyordum iki senedir evden, ilk kez kendi alanımde işe girdim. Asgariye başladım resmen ve sürekli çalışmamız bekleniyor ofiste. Kamerayla izleniyoruz ve stresten sigaraya başlamıştım iş yerinde sadece iki kez içiyordum bı sabah bir öğleden sonra. Zaten bir kez çalışanlardan biri uyardı iki kişi birlikte çıktığımız için, bugün de patron sigara icmiyoruz burda falan dedi. Bana çok saçma geliyor bu kadar kısıtlanması, sürekli çalısamam 5 dklik molaya ihtiyacım oluyor. İyi bı üniversiteden mezunum va yüksek lisansim var. Burayı deneyimim olsun ve ailem yanlarında olmamı istediği için tercih ettim ama daha önce hiç bu kadar insanı sıkan çalışma ortami görmemiştim. Ne yapayım bilmiyorum. Normal mi bunlar sizce? Önceden evden calisiyorken şu anda ciddi yorucu bir tempodayim. Herkes mesaiye kalıyor ama asgari alıyoruz, çok kötü geliyor bana bu şartlar.

(İçeride sigara içmiyorum, günde iki kere 5 dk sigara molası veriyorum balkonda.)
0
xyzxyz
(14.04.22)
yani anlattiginza gore normal degil ama sizin baski kavramini nasil yorumladiginizda onemli.
yani normal olabilir siz abartiyor olabilirsiniz veya gercekten nefes aldirmiyorladir.

ben daha cok ortamin dedikoduya meyilli oldugu izlenimi aldim, muhtemelen kamera olmasada patronun bi adami her haraketinizi kontrol edip bildiriyordur

5 dakika gec geldi, ogle yemegine 3 dakika erken cikti gibi
uzun lafin kisasi
is arayin mumkunse en azindan kurumsal olsunki calisan olarak haklarinizi eksiksiz alin.
0
cairo
(14.04.22)
Dediğin gibiyse (içeride sigara içme hariç) normal değil. Ve belli ki o işe girecek çok kimsenin olduğunu biliyorlar.
Biraz işe odaklan zorlu da olsa denetim kazan ve daha sonra başka yer arayışına gir istersen.
Kamera olayı da herkesin gördüğü bir yerdeyse o da sorun değil.
İçerideki kamera da çok problem edilecek şey değil.
çalışanı her an gözetlemekten ayrı olarak yaşanan olumsuzlukların çözümünde kullanılan bir araç olarak bakmak lazım.
Yoksa patron olunca yapılacak ufak şımarıklıklar arasında sayılacak bir şey değil.
0
Erva
(14.04.22)
Yani çok ihtiyacınız yoksa yüksek lisans mezununu asgari ücret ile çalıştıran bir şirkette çalışmayın bence. Asgari ücret dediğiniz şey vasıfsız işçiye verilmesi gerekilen bir seyken bizim ülkemizde yeni mezun herkese bu maaşı veriyorlar.
0
fraise
(14.04.22)
Senin anlattığın kadarıyla söylüyorum; çok kötü patronlarla da çalıştım ama hiç birisi ne sigaraya ne tuvalete ne yemeğe filan karıştılar. Normal değil tabiki ama özel sektöre de hoş geldin.
0
etna
(14.04.22)
Boş ver tecrübeyi falan. Böyle bi yerde çalışılmaz. İstifayı bas çık. Sigara molasına izin yok, asgari ücret falan çekilecek dert değil.
0
mg3929
(14.04.22)
Ancak işe çok ihtiyacınız varsa yeni iş bulana kadar çalışın. Aksi durumda ne kadar erken ayrılırsanız o kadar iyi.
0
yercekimini kendine ceken adam
(14.04.22)
İsteseniz de uzun vadede çekilecek yer gibi gelmiyor kulağa. İçerik bilemiyorum da kamerayla izleme de manyakcaymis. İşin kendi stresine stres ekleyen bir sey. Boyle yerlerde insanlar bence giderek çalışıyormuş gibi gozukmeyi ama çalışmamayi öğrenir ama illa ki zerre tatmin bulunamayan bir şey olur sonuçtan. Ücret tarafında da tatmin edici bir şey yokmuş. Yeni bir yer aramak için bir sürü sebep var.
0
encokbenisevinnolur
(15.04.22)
Olması gereken o zaten, günde 2 defa sigara+çay molası, bir de öğle yemeği molası. Daha ne olsun? Diğer türlü serbest olduğunu düşün, bokunu çıkartır işçi milleti.
0
el conquerador
(15.04.22)
öyle yerde çalışılmaz kendine yazık ediyorsun.
0
birmilyonunvarmi
(15.04.22)
haftada çalışma süresi olarak 45 saati aşıyorsan mesai parasını yazılı olarak talep et vermek zorunda (geçmiş dahil)
öğlen arası 1 saat veriliyorsa sigara molaları bu sürenin içinde sayılıyor
o konuda haksız olmanla birlikte bu sebeple işten atamaz
0
mantık
(15.04.22)
(3)

Nüfus Müdürlüğü'nden nasıl randevu alınıyor?

ananiyimioguz
Babam bugün ikamet değişikliği için gitmiş memleketteki il sağlık müdürlüğüne fakat internetten randevu almanız gerekiyor o şekilde çalışıyoruz deyip geri göndermişler.Kendi sitelerine bakıyorum, randevu alma ekranı yok.E-devlet üzerinden ilerleyeyim dedim ama orada da ikamet ile ilgili bir şe yok.
Babam bugün ikamet değişikliği için gitmiş memleketteki il sağlık müdürlüğüne fakat internetten randevu almanız gerekiyor o şekilde çalışıyoruz deyip geri göndermişler.

Kendi sitelerine bakıyorum, randevu alma ekranı yok.

E-devlet üzerinden ilerleyeyim dedim ama orada da ikamet ile ilgili bir şe yok. Yeni kimlik kartı için başvuru randevusu seçeneği var, ehliyet ve pasaport için falan var, ikamet için yok?

Muhtara niye gitmiyorsun baba dedim, oradan olmuyormuş artık dedi.

Edit: Ahah yazıyı yazarken başka bir şey konuşuyorduk, kurumları karıştırmışım, nüfusa gitmiş tabii ki :D Teşekkürler bu arada, bakayım tekrar.
0
ananiyimioguz
(13.04.22)
randevu.nvi.gov.tr

burada adrese kayıt var, o linkten devam edeceksiniz.

bu arada ikamet değişikliği için niye il sağlığa gittiğinizi de anlamadım.
0
shadowfollower
(13.04.22)
Eğer yeni bir gelişme olmadıysa 7-8 ay önce ben internetten değiştirmiştim ikametimi, e-devletten. Hangi kısmından yapılıyor bilmiyorum ama bir baksın oraya da babanız
0
encokbenisevinnolur
(13.04.22)
il sağlık müdürlüğüyle nüfus kaydının ne ilgisi var anlamadım.
muhtarlıklarda da bu işlem herhalde en az beş yıldır falan yapılmıyor.

e-devlet'ten kasım sonunda ikametimi değiştirdim, gayet kolay oluyor.
e-devlet'e girdikten sonra arama kutucuğuna "ikamet" yazacaksınız, çıkan ilk üç linkten biri ikamet değişikliği oluyor zaten.
0
blatta hiberna
(13.04.22)
(5)

kpss ile olunabilecekler

encokbenisevinnolur
kpss'den düz memur olarak atanmak için bir sinirlama var mı? mezun olunan bölüm için açılan kadrolara değil de sadece gk-gy sınavına girilip gerekli puan da alınırsa düz memur atanmak mümkün mü?bir de bir tercih robotuna girdim google üzerinden, sertifika seçenekleri vardı bilgisayar işletmeni, prog
kpss'den düz memur olarak atanmak için bir sinirlama var mı?
mezun olunan bölüm için açılan kadrolara değil de sadece gk-gy sınavına girilip gerekli puan da alınırsa düz memur atanmak mümkün mü?

bir de bir tercih robotuna girdim google üzerinden, sertifika seçenekleri vardı bilgisayar işletmeni, programcı ya da muhasebe diye. o sertifikalar nereden alınıyor ya da almak bir avantaj sağlar mı?

sorulara cevap yerine genel olarak hiç bilmeyen biri için kpss nedir ne yapılır nereden nereye gidilir tarzı bir site blog öneriniz olursa ona da açığım
0
encokbenisevinnolur
(13.04.22)
Mobil olduğu için editleyemiyorum, bir sorum daha var, ALES ve YDS puanlarının ise yaradigi bir kısmı var mıdır bu sürecin.
0
🌸encokbenisevinnolur
(13.04.22)
Düz memurluk için 35 yaş sınırı vardı diye hatırlıyorum. 4001 nolu kadrolar için geçerli her lisans bölümünü kapsıyor. Ales bi yerde kullanılmıyor ama yds bazı uzmanlık kadrolarında isteniyor ama o da 4001 değil bölüm şartlı oluyor.
0
rebecca
(13.04.22)
Merkezî atama ve açıktan atama şeklinde iki atama var. Merkezî atama puanları yüksek olur. 90 ve üstü. Hatta bazıları 95. 98, 99 olanlar bile var. Açıktan atamada da istenen bir sürü şey olur. Kendimden örnek vereyim. Makine mühendisiyim. Bir alım ilanında 3 yıl bakım mühendisi tecrübesi istenebilir. Düz memurluklarda da bölüm şartı oluyor genelde. 1500 tane orman için memur alınıyor ama ormancılık bölümü mezunları başvurabiliyor sadece. Diyelim şoför olacaksın. Senden ehliyetinin 5 yıllık olmasını isteyebilirler. Alım ilanlarını incelerseniz zaten büyük bir kısmını anlarsınız.
0
dissendium
(13.04.22)
Ben burada 85 puanla düz memur olarak atananları okumuştum. Görüp cevaplarlar umarım. Ayrıca yaş sınırı da bazı memur grupları dışında kaldırıldı.
0
geçerkenugradım
(13.04.22)
Sertifikalar belediyelerin meslek edindirme kurslarından alınabiliyor
0
aids rakun
(13.04.22)
(2)

tam olarak nasıl cevap vermem gerekiyor?

austenn
merhaba, yüksek lisans başvuru için 1 cümlelik bir soruya cevabım tam karşılık değilmiş gibi düşünüyorum."Why do you want to study Data Analytics to pursue this career?"ben aşağıdaki gibi bir yanıt verdim ama yine sorunun karşılığı değil gibi geliyor. yoksa cevabım iş görür mü? "Studying data analyt
merhaba, yüksek lisans başvuru için 1 cümlelik bir soruya cevabım tam karşılık değilmiş gibi düşünüyorum.

"Why do you want to study Data Analytics to pursue this career?"

ben aşağıdaki gibi bir yanıt verdim ama yine sorunun karşılığı değil gibi geliyor. yoksa cevabım iş görür mü?

"Studying data analytics will help me to make data better by asking logical questions in order to uncover trends and insights behind data while teach me to help the organizations' strategic choices."
0
austenn
(02.04.22)
Şöyle; "make data better" derken ne söylemek istediğiniz anlaşılmıyor. "by asking the right questions" doğru kalıp. "behind data" türkçe ingilizce karışımı olmuş. whiledan sonra fiilde gramer ve anlam hatası var. Stratejik seçeneklere yardım etmenizi mi öğretiyorlar, organizasyona yardımcı oluyorsunuz. The organizations derken de hangi organizasyonlar?

Girmesi zor, sizin için önemli bir programsa biraz daha düşünebilirsiniz cevap üzerinde. Başvuran insanların hepsi böyle yazar zaten biraz daha kişiselleştirebilirsiniz.
0
archmage mahmut
(02.04.22)
Data analytics'in tam olarak ne olduğunu bilmiyorum, bu yüzden cevabım anlamsız/alakasız olabilir, ancak belirgin olarak dikkatimi çeken cevap şu tonda olmuş:

- benim için sizle yapıp yapacağım çalışma bir araç, siz basamaksiniz. Atlayınca da bakacağım iş bunlar bunlar.

yani tabii ki araçsal bir tarafı olacak da, bundan ibaretmis gibi anlasilabilecek bir şey olması sıkıntı olabilir, demek istediğim. bu kısmını programın içeriğinde ilginizi ceken bir şeyleri ekleyerek dengeleyebilirsiniz belki.
0
encokbenisevinnolur
(02.04.22)
(6)

Kişisel verilerim işlenmeden üye olamaz mıyım?

michael_knight
e-bebek.com'dan bir ürün almak istedim.Kişisel verilerimin işlenmesine izin vermeyince üye olmama ve alışveriş yapmama izin vermiyor.Bunu mecburi tutmaları yasal mı?
e-bebek.com'dan bir ürün almak istedim.
Kişisel verilerimin işlenmesine izin vermeyince üye olmama ve alışveriş yapmama izin vermiyor.

Bunu mecburi tutmaları yasal mı?
0
michael_knight
(30.03.22)
yasal. zira sizin verilerinizi işlemeden size satış yapamayacaklarından zorunlu tutmaları çok normal. kabul edip etmemek size bağlı.

adınız, adresiniz, telefon numaranız vb. gibi bilgiler işlenmeden almak istediğiniz şeyi size nasıl iletebilirler sizce?
0
posthuman
(30.03.22)
O veriyi tutup sipariş oluşturacak, verilerin işlenmesi de crm çalışmasıdır, yani en basitinden bir ürünün satış grafiğinin oluşturulurken sizin veriniz işlenmiş olur.
0
atom karincanin torunu
(30.03.22)
Yasal değil.

Konunun uzmanı değilim ama kişisel verilerin işlenmesi ayrı bir şey. Kişisel verilerinizin işlenmesi demek alışveriş alışkanlıklarınızın, aldığınız ürünlerin analizinin yapılıp size farklı ürünlerin sunulmasını sağlar. Bu opsiyonel.

Örnek vereyim. Yıllardır kullandığım operatör benden kişisel verilerimi işlemek için izin istedi, kişisel verilerim zaten vardı onlarda. İşlenmesi için onay vermek zorunda değilim. Ama onay verdiğim durumda kullandığım dakikalar, harcadığım internet verisi, kaç dakika konuştuğum vs analiz edilerek bana farklı kampanyalar sunulabilir. Bu sizin standart kendiniz seçeceğiniz tarifeye ulaşmanızı gerektiren bir durum değil. Bu ayrı bir şey.

edit: ayrıca çakallık yapmışlar, bu maddedeki şeyleri birleştirip sunamazlar. Ayrı ayrı tekil onay alınması gerekir. ha şunu diyebilirler mi bilmiyorum: biz şirket olarak buna izin vermeyenlere satış yapmıyoruz. o zaman mecburen kabul etmek zorunda kalabilirsiniz.
0
do you remember me
(30.03.22)
Kişisel verilerin işlenmesinden kelime anlamı olarak @do you...'nun dediği anlaşılıyor ancak fatura ya da makbuz kesmek için aldıkları ad soyad adres bilgileri de o kapsamda değerlendiriliyor bildiğim kadarıyla. İşlemek derken o verileri bir müddet sistemde tutmayı falan da içeriyor diye biliyorum o süreç. Elektronik olduğu için izin istemeleri de mecburi olsa gerek, çünkü sistem girmeyi gerektiriyordur o bilgileri.

Ancak bu kılıfla başka bir şey de yapıyorlarsa o onlar ile devletin ilgili kurumları arasında bir problem.

Şu an nasıl işliyor ya da napioiyor bilmiyorum da birçok işletmeye bu verileri ne için kullandığı vs. nasıl sakladığı ne amaçla kullandığı... içeren verbis isimli sisteme kaydolma zorunluluğu gelmisti. Devletin ilgili kurumları ile onlar arasında dediğim kısım bu. Yani onlara sadece fatura amaçlı kullaniyoruz diyip başka bir şeyler de yapıyorlarsa bu suç eğer tespit edilirse.
0
encokbenisevinnolur
(30.03.22)
tam olarak kanuna uygun,
6698 sayılı kanun'da kişisel verilerin işlenmesi için açık rıza aranması gerekmeyecek haller çok kapsamlı belirtilmiş:
MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.
(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın
kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:
a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya
rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya
beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla,
sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri
sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması

Adam size kargo göndermek için ayrıca kişisel bilgi rızası mı alacak? Fatura kesmek için vs.
Arkadaşlar maalesef feci karıştırmış olayı. Mesela pazarlama yapmak için açık rıza şart çünkü bu kapsamdan birine girmiyor. Ama sözleşmenin ifası için gerekir. Örneğin sizden kan grubu isteseydi bu alakasız olurdu ve mevzuatı ihlal olurdu
0
fistikthecat
(31.03.22)
@fistik
Dediğin doğru, kargo, fatura gibi işlemler için de gerekiyor. Fakat tamamını paket olarak onaylamam gerekiyor.
Onay vermek zorunda olduğum metnin içinde pazarlama faaliyetleri de var, anonim şekilde üçüncü kişilere bilgileri vermek de var.

Seçenek yok.
Ya kabul ya alışveriş yapamamak.

"KVKK'yı kabul etmeyenlere satış yapmıyorum." diyebilir mi acaba?
0
🌸michael_knight
(31.03.22)
(5)

Üniversite sınavına 3 milyon 200 bin başvuru olmasının sebepleri?

duchess jessamine
Hani üniversite bitmişti. Hiçbir işe yaramıyordu. Askerliği tecil ya da indirimli ulaşım da bu kadar artırmaz diye tahmin ediyorum. Sebepleri nedir sizce?
Hani üniversite bitmişti. Hiçbir işe yaramıyordu. Askerliği tecil ya da indirimli ulaşım da bu kadar artırmaz diye tahmin ediyorum.

Sebepleri nedir sizce?
0
duchess jessamine
(25.03.22)
Napalim basvuralim bari oluyor olabilir. Yüzdelik olarak ne kadarına tekabül ediyordur bilemiyorum ama doğrudan lise mezuniyetinin sağladığı bir kariyer istihdam alanı, bir gelecek olasılığı yok çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(25.03.22)
birincisi ülke nüfusu artıyor. ikincisi "üniversite hiçbir işe yaramıyor" değil, üniversite mezunu olmak bile sizi ayrıcalıklı kılmıyor... arada önemli fark var. nedense türkiye'de okumak zaman kaybıymış gibi bir algı yaratıldı ama bu ülkedeki ortalama vatandaş profili okumadığında daha iyi işler başaracak insanlardan oluşmuyor. iş kuracak, zanaat edinecek, yolunu bulacak bir kişiye karşılık okul olmadan iyi yerlere gelemeyecek binlerce insan var. sanki okumayan herkes süper yerlere gelecekmiş gibi bir algı var. bu yanlış.

okuduğunda bir yere gelemiyorsun tamam ama bu "okumazsan gelirsin" demek değil. tam aksine artık çaycılik için bile doktora diploması istendiği için okuyan şüpheli, okumayanın hiç şansı olmuyor...

bir de üniversiteye giriş sınavı yani neticede sırf kendini denemek için öylesine giren insanlar bile var. çok anlam yüklememek lazım diye düşünüyorum.
0
der meister
(25.03.22)
tek bir sebeple açıklanamaz elbette;

kültürel, ekonomik, sosyolojik bir sürü etken var. genç nesil her ne kadar okumak aslında o kadar da kıymetli değil dese de ebeveynler, okuyarak statü, para, itibar kazanmanın pik yaptığı yıllarda yetiştiği için tırnak içinde söylüyorum bir işe yarar adam olmanın olmazsa olmazı faktörlerinden başlıcası olarak görüyor. dolayısıyla üniversite eğitimi konusunda teşvik ediyorlar veya zorluyorlar.

ekonomik anlamda der meister gibi düşünüyorum, yani bizim insanımızın ezici çoğunluğu iyi ki üniversite okumadım çünkü üniversite okuyup karşılığını alamayıp ömrümü çürüteceğime şunu şunu yaptım şu an çok iyi durumdayım hikayelerini yapacak bir kitle değil. atıyorum üniversite'de öğretmenlik okuyup atanamayan adam bim'de kasiyer oluyorsa, lise mezunu artık oraya da giremiyor. yani lise mezununun, üni okuyup alakasız şu işi yapıp asgari ücret alan kişinin, işine girmesi için ön yeterliliği de olmuyor. hepsini geçtim, sırf belki bir yerde bir torpil buluruz da bizim oğlanı/kızı bir yere aldırırız diyebilmek için bile üniversite okumasını bekliyor ebeveyn veya kişi.

toplumun algısı da büyük oranda, piii üniversite bile okuyamamış, lise mezunu bomboş adam şeklinde. seveyim toplumun boş düşüncelerini diyebilirsiniz ama bireyler istisnalar dışında, toplum normlarına uymak ister.
0
wilhelmwasmuss
(25.03.22)
baraj kaldırıldı. canı sıkılan, evden kaçmak isteyen falan herkes üniversite okumaya gidecek. geçen sene mesele 700bin kişi barajı geçememiş. yıllardır baraj altı kalanlar artık üniversiteye gidecekler
0
avatar is back
(25.03.22)
Elbette sosyolojik sebepleri de var ama geçen seneki sıralama özürlü, saçma derecede sıkıntılı sınavı da hesaba katın derim her şeyden önce. Ufak bir yks 2021 araştırması yaparsanız görürsünüz.
0
not dark yet
(25.03.22)
(17)

evlilik...işsizlik.. ne yapacağını bilememek..

jepa
uzun yıllardır işsizim ve yine uzun yıllardır süren bir ilişkim var. kız arkadaşım işim olmasa bile evlenelim diyor ancak ben bir türlü kafam rahat olmadığı için bunu öteliyordum. evlensek bile eğer hala iş sorunu olacaksa büyük sıkıntı olacağını düşünüyorum. zaman zaman ayrılık aşamasına da geldik
uzun yıllardır işsizim ve yine uzun yıllardır süren bir ilişkim var. kız arkadaşım işim olmasa bile evlenelim diyor ancak ben bir türlü kafam rahat olmadığı için bunu öteliyordum. evlensek bile eğer hala iş sorunu olacaksa büyük sıkıntı olacağını düşünüyorum. zaman zaman ayrılık aşamasına da geldik bu nedenle. kafamda birkaç düşünce dolaşıp duruyor.

ailemin eski bir ev satışından kalan kullanabileceğim 500bin civarında bir para var. bunu nikah, ev eşyası vs için kullanmak.. bir yatırım yaparak veya iş kurarak değerlendirmek. ancak herhangi bir ticaret tecrübem de yok. para pul olup gider korkusu da var elbette. ticarete atılsam bana yardımcı olacak etrafımda güvenebileceğim kimse yok. yaparsam yine araştırarak online satış vs.. gibi daha az riskli işler olabilir gibi.

bu paraya 20-25 yıllık bir ev alınabiliyor ya da peşinat sayıp krediyle ev alsak hem kendimi iyi hissetmek hem de müstakbel akrabaların diline düşmemek için işim olmasa bile en azından evi ben almış olurum diye düşünüyorum.

işsiz bir şekilde evlenip tecrübe eden var mı?

edit: sırf evlenmek için evlenmek istemiyorum. öyle bir şey yok. gerçekten sevdiğim ve anlaştığım kişiyle evlenme çabasındayım.

30'lu yaşlardan sonra yeni bir meslek edinmek veya kurs biraz zor oluyor. bir de süreci daha da uzatan bir durum. iş garantisi de yok çoğu bölümde. elbette iş sorununu çözdükten sonra yeni meslek edinmek de faydalı olacaktır.
0
jepa
(21.02.22)
Kişisel görüşüm
1)parayı kesinlikle nikah vs şeylere kullanma. Bu gibi şeylere olabildiğince az para harca, yoksa evliliğin boyunca borcunu ödersin, çok pişman ediyor. Bir kere evleniyorum düşüncesi kadar saçma bir düşünce yok bence.
2) ticareti bilmiyorsun. Belki belli bir alanda uzun süre calıssaydın orada yapılacak bir iş tanımı da bulurdun ama bu da yoksa iş kurma bence, aşırı risk.
3) ev almak en mantıklı seçim. Hem kiralar uçtu gitti, yatırım istediğin zaman satabilirsin. Ev konusunda kız arkadaşınla ortak para koyup ev alın, gerekirse sonradan başka eve geçersiniz.

İşsiz bir şekilde evlenmek konusu kişiye göre değişir o yüzden yorum yapamıyorum
0
monicapp
(21.02.22)
Evlenme bence, ev olur iş olur bir şeye sahip olmak en iyisi.
0
olaylar olaylar
(21.02.22)
evlenme
0
do you remember me
(21.02.22)
Eğitim almayı neden düşünmüyorsunuz? Kaynakçı olun, iki yıllık bölüm okuyun, muhasebe öğrenin. 40 bin liraya 4 yıllık üniversite masrafını çıkarırsınız. Bence iş bulmadan evlenmeyin.
0
dissendium
(21.02.22)
Sizin durumunuzda evlenilmez. Ama kızın evlenme isteğini uzun yıllardır iş bulamayıp ve hala iş konusunda belirsizlik varken ertelemek anlamsız. Kızın yıllarına yazık. Sürekli şimdi işim yok, biraz daha bekleyelim vs vs kızı harcamak olur. Sizin niyetiniz evlenmek olsa, birde uzun yıllardır işsiz olduğunuz halde birikmiş bir para varsa, hepsini harcamadan ufak bir kısmıyla küçükte olsa bir işe girişirdiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.02.22)
Siz bence iş bulup, evlenip yeni bir düzeninin sorumluluklarını üstlenmek istemiyorsunuz. Hani istememek olmasa bile cesaret edemiyor olabilirsiniz.

Hazırda bir miktar parası olup, uzun yıllar işsiz olan biri çoktan bu parayı değerlendirirdi isteseydi. E ticarete girişirdi, yeni bir meslek edinirdi vs vs. Yani sonuçta tüm parayı harcamadan da ufak tefek işlere girişebilirdiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.02.22)
Bir araba yada motor alıp kuryelik, taksicilik tarzı işler yapılabilir. İşsiz olmaktan ya da iş aramaktan iyidir. Hazırda para da varmış. Paranın geri kalanı ile 1+1 alınır. Kendi yağınızda kavrulursunuz.
0
anarsika
(21.02.22)
kesinlikle evlenme. kız bişey demez sonra demeye başlar kaldıramazsın. ailesi söylenir cevap veremezsin.
0
ayseee
(21.02.22)
İş olmadan evlenirseniz evi nasıl geçindireceksiniz? Kız 10 bin lira maaş almıyorsa ülkenin şu şartlarında tek eş çalışarak ev geçindiremiyor.

O parayla ev alın. Kiradan kurtulursunuz. Sonra da asgari ücretli bile olsa bir işe girin derim ben. Migros'ta mesela...

Yukarıda da denmiş, katılıyorum, yazıdan göründüğü kadarıyla yeni bir düzenin sorumluluğunu üstlenmek size zor geliyor. Üstlenmek istemiyorsunuz demeyeceğim belli ki kızı seviyor ve istiyorsunuz. Biraz cesaret lazım ve bir yerlerden başlamak... İnanın gerisi gelir. Hem siz hem de arkadaşınız mutlu olursunuz. :)
0
invictae
(21.02.22)
hatun ile ciddi isen nisan yap, is bulana kadar parayi dovize cevir bekle.
is bulduktan sonra ev isine maasa gore bakarsin, pesinat + taksit yaparsin.

is bulmadan ben olsam evlenmem cunku iliskiyi ciddi zorlayan iki buyuk mesele var, bunlardan biri para sikintisi digeri cocuk.
0
cooperr
(21.02.22)
Bence de evliliği işe girdikten sonra düşünün derim, maaşın eve yetmemesi bile evliliğin tadını kaçırıyor.
0
esinikaybetmiscorap
(21.02.22)
Şimdiden müstakbel akraba baskısıni üzerinizde hissetmissiniz ve işsizim bari ev alayım diyorsunuz ya, işte o baskı hissi evi alınca bitmeyecek öyle düşünün.

Ben çocukken babam 2 yıl falan issiz kalmıştı. Annemse devlet memuru. Nerdeyse 60 yaşında oldular hala tartışmada oradan laf sokar babama annem. Müstakbel eşiniz yapacaktir diye demiyorum da annemin tavrinda o akrabaların söylediklerinin de etkisi vardı.
0
encokbenisevinnolur
(22.02.22)
Evlensen de evlenmesen de önce evi al, kredi filan gerek yok o paraya ortalama bir ev alınır, biraz merkezden uzak bir semt olsa da 15 yıldan eski ev alma. Deprem güvenliği açısından.

Evi mutlaka evlenmeden önce al, evlensen de evlenmesen de.

Müstakbel eşe de de ki;

"bütün paramla ev aldım, param da yok işim de. İlla evlenmek istiyorsan başımızı sokacağımız evimiz var, nikahı kıyalım oturalım, eşyamızı eksiğimizi zamanla tamamlarız"

"bu ekonomide hele ki işsizken düğün ve saçma geleneklere harcayacak 150-200 bin liram yok maalesef, ama seni de seviyorum, evlenmek istiyorsan hemen yarın kıyarım nikahı kaçmam hiç bir zorluktan"
0
John Bloor
(22.02.22)
Kız arkadaşın toplum baskısından dolayı böyle düşünüyor fakat evlenip işsiz kalmaya devam edersen çok daha büyük sıkıntılar çekersin. Şimdi bu şekilde ertelemeye devam edersen de kız daha ne kadar bu isteğini törpüleyebilir bilmiyorum. Bence bu sorunun temeli son paragrafla alakalı.

Şu an bir işin yoksa neden meslek edinmek zor olsun, bir kursa gitmek yerine ne yapıyorsunuz ki? En kötü ihtimalle bir işi öğrenebileceğiniz yere vasıfsız olarak girebilirsiniz, network çalıştırmak lazım. Ticaret konusu için de yapmak istediğiniz işte tecrübe edinip sonra o sektörde girişimde bulunabilirsiniz. Çok temel bir örnek vereyim, bir tanıdık küçük çaplı bileklik,kolye vs takı satan bir takıcıda işe girdi. 4-5 ay sonra kendisi bir takıcı açtı ve işletiyor. Takıcı kısmını çıkarıp herhangi bir iş yazarsanız mantık aynı.
0
biravekahve
(22.02.22)
Dugun ve esya icin parayi carcur etme. Ev ya da baska bir yatirim icin kullan. Ev alacaksan eski ev alma, zamanla masraflari cikar. Sevdigin kisi varsa ve iyi gunde kotu gunde bir arada yasamak istiyorsaniz bekletmeyin sartlariniz dahilnde evlenin. Onun disinda sag sol ne der kulagini kapatmaya calis. Hangi alanda yetenek, tecrube ya da ilgin varsa ya da ne yapabileceksen online yerine sahaya in ve o alandaki insanlardan yardim iste ve yapabilecegin bir sey var mi sor.
0
dunal
(22.02.22)
yahu evlenme tabi ki. işsizken evlenilir mi? elektrik faturası geldiğinde bankadaki 500binden mi çekip vereceksiniz?

hazır parayla en mantıklı iş ev almak ya da iş kurmak. ama bence senin niyetin olsaydı çoktan iş kurardın bu parayla. ayrıca ne işi kurabilirsin, ona bakmak lazım. çiğköfteci mi açacaksın? getirisi seni tatmin edecek mi?

ev alsan desek bu da evlilik açısından işe yaramıyor. bi arkadaş ev al, nikahı kıyıp oturalım de demiş ama kız arkadaşın çalışıyorsa o sabah işe gidecek sen de evde iş mi bakacaksın? inan 2 ayda kavga dövüş kıvamına gelirsiniz.

bence sen bir şekilde iş bul. yani artık standarlarını mı düşürürsün, kursa mı gidersin bilmiyorum. ama şu an için en mantıklısı bu.
0
elorelia
(22.02.22)
bir fabrikaya işçi olarak girebiliyorsanız girin.tercihen otomotiv fabrikasına. fazla mesai vs. kazanırsınız da fena değil ücretleri.

paranızla da ev alın derim.bunları raya oturttuktan sonra ise evlilik işini düşünürsünüz.
0
drako
(22.02.22)
(8)

Sürekli para muhabbeti yapan arkadaş

takıl yani takmıyo belli
İş yerinde, mecburen aynı ortamda bulunduğumuz bir arkadaş bu.Ekonomik seviyeleri ortanın biraz üzerinde diye tahmin ediyorum. Muhabbeti sürekli para ve zenginlik üzerine. Eşinin maaşını anlatır, haftasonu gittiği restoranda ödediği hesabı anlatır, çocuğunu gönderdiği özel okula verdiği ücreti anlat
İş yerinde, mecburen aynı ortamda bulunduğumuz bir arkadaş bu.
Ekonomik seviyeleri ortanın biraz üzerinde diye tahmin ediyorum.
Muhabbeti sürekli para ve zenginlik üzerine. Eşinin maaşını anlatır, haftasonu gittiği restoranda ödediği hesabı anlatır, çocuğunu gönderdiği özel okula verdiği ücreti anlatır, gittiği özel hastaneye ödediği muayene ücretini anlatır, arabasının fiyatını anlatır. Bunları anlatırken azıcık da böbürlenerek anlatır.
Ayrıca zenginlere büyük gıpta ile bakar. Kendi ile ilgili anlattıkları yetmez. X bir zenginin servetini anlatır , yaptığı lüks harcamaları anlatır. anlatır anlatır anlatır. Sonunu da “vay be adamların bir günde harcadıklarını, biz bir ayda ancak kazanıyoruz” diye bağlar.
Yazarken içim şişti.
Şimdi size sormak istediğim;
ben bu arkadaşı kırmadan, sürekli para muhabbeti yaptığını nasıl söyleyebilirim?
Dümdüz söylemek yerine, inceden hissettirerek kendi farkında varsın istiyorum.
0
takıl yani takmıyo belli
(11.02.22)
Maalesef her yerde var böyle tipler. Pek laftan da anlaması mümkün olmuyor bu tarz insanların genelde. Şaka yollu laf sokuyorsun anlamıyor. Görgüsüzlük yaptığının farkında değildir muhtemelen.

Bence siz hiç uyarmaya çalışmayın, boşuna tersler falan, moralinizi bozar. Gülüp geçmek en iyisi.
0
himmet dayi
(11.02.22)
her seferinde; boşver abi içim daralıyor bu para muhabbetlerinden, diyebilirsin. büyük ihtimalle üçüncü kez söylemene gerek kalmaz.
0
gabe h coud
(11.02.22)
Sadece alaycı dille şunu sorun : birader senin tüm hayatın para mı, paradan başka anlatacak bir şeyin yok mu? Sonuna da alaycı gevrek bir kahkaha
0
apocalipy
(11.02.22)
bu tipleri degistirmen imkansiz, sen ne dersen de o bildigi gibi devam eder.

boyle birkac arkadas ile iliskiyi kesmek zorunda kaldim malesef ki birini baya severdim. devamli para muhabbetinden gina gelmisti, devamli bir ego, devamli bir hepiniz salaksiniz tavri. Saldim gitti, 4-5 senedir gorusmuyorum.
0
cooperr
(11.02.22)
direkt ben bu para mevzularından çok hoşlanmıyorum desen olmaz mı?

sonuçta kimi futbol konuşmayı, kimi para pul konuşmayı sevmez. bunda gücenecek kırılacak bir şey yok diye düşünoyurum.
0
taçsız kral pele
(11.02.22)
Yaşadığımız ekonomik krizden bağımsız bir durum sanırım cevap vermeyin ve boş boş bakın suratına.
0
not dark yet
(11.02.22)
Asagilayabilirsin. Ise yariyor.

- Cocugunun okulunu anlatirken, evet duydum o okulu ama genelde dar gelirli aileler gonderiyormus. Yegenim x kolejinde okuyor, durumunu duzeltebilirsen oraya gonder. Cocugun networku acisindan da iyi olur.

- restaurant böbürü yaparsa, ya sen naptin orasi les bi mekan. Oraya gidecegime evde yerim daha iyi de.

Arada da tavsiye ver; hocam durumunuz el vermiyorsa uc kere kotu mekana gideceginize bir kere gidin ama biraz kaliteli yasayin falan de.

Bu tiplerin sizlanmalarinin tamami hava atmak uzerine. Iki kere varoş cekersen ucuncuye bir sey soylemeye utanir.
0
brkylmz
(11.02.22)
Haklısın her şey de parayla oluyor valla derdim ben. ben de benzer şekilde muhabbetler yapardim uydurarak da olsa. ne kadar can sıkıcı konuşmaları olduğu kendisine ancak böyle gosterilebilir gibi geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(12.02.22)
(4)

Oyun Önerisi - PC

brakgn
epic games'ten 130 lira hediye çekim var. toplamda 200 lira değerinde oyun ya da oyunlar almam lazım çekin aktif olması için. steam'de de 75 liram var. eriyip gidiyor. hangi oyunları önerirsiniz?hikayeli 3rd person shooter oyunları daha çok seviyorum. tlou, rdr2 gibi.
epic games'ten 130 lira hediye çekim var. toplamda 200 lira değerinde oyun ya da oyunlar almam lazım çekin aktif olması için. steam'de de 75 liram var. eriyip gidiyor. hangi oyunları önerirsiniz?

hikayeli 3rd person shooter oyunları daha çok seviyorum. tlou, rdr2 gibi.
0
brakgn
(10.02.22)
cp2077 al
kena al.
gamepass üyesi değilsen hitman al.
gamepass üyesi değilsen a plague tale al.
immortal fenyx rysing al
metro exodus al
gamepass üyesi değilsen jedi fallen order al.
0
syozkn
(11.02.22)
değeri 200 var mıdır bilmiyorum ama batman arkham serisi güzel. rdr2 zaten varsa aklıma başka bişey gelmiyor. gta v ya da belki assasins creed serisinden bişeyler olabilir.
0
mirafiori
(11.02.22)
Dying light
0
encokbenisevinnolur
(11.02.22)
kena ve sifu koydum sepete. kalanını ben de bulamadım 200 lira etmesi için.
0
unalub
(11.02.22)
(8)

Evden Çıkarken Temizlik Parası Ödenir mi?

zifir nikotin karbon
Merhaba 1+1 bir kiralık dairede kalıyordum. Sözleşme sonunda evden çıkarken ev sahibim temizlik yaptırmana gerek yok biz zaten temizleyeceğiz dedi. Buna rağmen evi normal temiz bir şekilde bırakıp çıktım. Hesaplaşmak için aradığımda evi temizlikçilere temizlettiğini ve bundan dolayı 300 TL temizlik
Merhaba 1+1 bir kiralık dairede kalıyordum. Sözleşme sonunda evden çıkarken ev sahibim temizlik yaptırmana gerek yok biz zaten temizleyeceğiz dedi. Buna rağmen evi normal temiz bir şekilde bırakıp çıktım. Hesaplaşmak için aradığımda evi temizlikçilere temizlettiğini ve bundan dolayı 300 TL temizlik ücreti talep etti.
Böyle bir uygulama mi var? Türkiye’de ilk kez kiralık ev tutmuş biri olarak sormak istedim.
0
zifir nikotin karbon
(10.02.22)
Ya s..sin gitsin afedersin ne temizlik ücretiymiş? Sana evi verirken dip köşe hiç silinmeden oturulacak halde miydi? Boş evi 300 liraya temizletip ne yaptırmış mesela? Yalan dolan sakın para verme.
0
mg3929
(10.02.22)
çirkef bir ev sahibine denk gelmissin para mara verme
0
all girls dream
(11.02.22)
Kesinlikle para verme. Vermek zorunda değilsin. Zorunda değilsin ama sırf rahatsız etmek için "300 lira neyin temizliğiymiş faturasını göster bakalım" diyebilirsin.
0
bayc
(11.02.22)
ödenmez saçmalık. evi harabe şeklinde bırakmadıysan.

evi temiz bulduysan belki olabilir. eve ilk girdiğinde de kirliyse saçmalık.
0
jelly bear
(11.02.22)
Uygulama ya da şart yok duymadım öyle bir şey de "denk getirirsek 300 ü de alırız " tarzı bir şey bu. Bana "temizlik firması da hazır ona yaptiracaksin" şeklinde talep etmişti birisi vermedim bir şey de olmadı.
0
encokbenisevinnolur
(11.02.22)
asjkldajka kafası güzel herhalde. sen temizleme diyor sonra para istiyor. e belki sen kendin temizleyecektin.

hayır para mara verme. giren kiracı gitsin temizlesin.
0
black mamba
(11.02.22)
Böyle bir ödeme talebini haklı çıkartacak tek durum, evde bir leke bıraktıysanız olabilir.

Örneğin ocakta yemek artıkları, yerde, duvarda basit bir silmeyle çıkmayacak, hasar denilebilecek izler, WC'de profesyonel yardım gerektirecek kirler vs.
Yoksa iki haftada bir yapılan rutin temizlikte çıkacak kirler, lekeler veya tozlar için, hele de sizinle temizletmene gerek yok diye konuştuysa para talep etmesi anlamsız olmuş.

Bu arada 300TL de çok fazla. Söyleseydiniz ben temizlerdim veya temizletirdim deme hakkın var bence.
0
burfak
(11.02.22)
ya cakallık yapıyor yada ortada bi yanlış anlaşılma var. yanlış anlaşılmadan kastım, aşırı bakımsızlıktan yağlanma, paslanma, kireç tutma, dökülme, sökülme gibi birşeyler olduysa onları düzeltmek için istemiş olabilir. bence arayıp sorun. ilki gibiyse köpek çekin. 2. gibiyse bütçeniz elverdiği şekilde yardımcı olun.
0
buenosdias
(11.02.22)
(2)

Genç girişimci istisnasından yararlanıyor muyum?

adwokat
Dilekçesini verdim ama sonucu ne oldu nasıl öğrenirim? Şu anda yararlanıyor muyum acaba nereden görücem bunu?
Dilekçesini verdim ama sonucu ne oldu nasıl öğrenirim? Şu anda yararlanıyor muyum acaba nereden görücem bunu?
0
adwokat
(10.02.22)
Bağkur borcun görünüyor mu? Görünmüyorsa yararlanıyorsun demektir.

Görünüyorsa da SGK'ya gidip "genç girişimci istisnasından yararlanıyorum, bu borçları silelim" diyorsun. Onlar bi programdan bakıp yararlanıp yararlanmadığını görüyorlar.

Ama asıl bilgi sanıyorum vergi dairesinde. Gidip sorsan söylerler?
0
plutongezegendegilmi
(10.02.22)
İvd, interaktif vergi dairesi. Buraya e-devlet şifresi ile giriş yapıp dilekçelerim kısmına girerseniz orada gözüküyor.
0
encokbenisevinnolur
(11.02.22)
(4)

Motive kalabilmek için neler yapıyorsunuz?

cavelier
Motive kalabiliyor musunuz? ben zorunda olduklarım dışında geleceğim için bir şeyler yapmaya başladığımda sürdürmekte çok zorlanıyor ve genelde yarım bırakıyorum. buna rağmen çok iyi kariyer yaptım. bu sürekliliği sağlarsam her şey mükemmel olacak biliyorum ama olduramıyorum. sizce çözümü nedir? siz
Motive kalabiliyor musunuz? ben zorunda olduklarım dışında geleceğim için bir şeyler yapmaya başladığımda sürdürmekte çok zorlanıyor ve genelde yarım bırakıyorum. buna rağmen çok iyi kariyer yaptım. bu sürekliliği sağlarsam her şey mükemmel olacak biliyorum ama olduramıyorum. sizce çözümü nedir? siz yapabiliyor musunuz? nasıl?
0
cavelier
(07.02.22)
Mesela şimdi gece koşusuna çıktım. Speedy Gonzales gibi koştum geldim. Ara ara testesteron yüklemek lazım.
0
gabe h coud
(08.02.22)
Ben de senin gibiyim. Eskiden daha beterdim ama bırakıp kacmiyorum ya da terketmiyorum artık o hevesimin kaçtığı şey neyse. Çünkü ısrar ettikçe o bitirme anı sonuç ne olursa olsun büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu farkettim. Ama motive kalmak yine aynı düzeyde zor mu zor. Yorucu geliyor. Çözümünü bilmiyorum bu kısmının.
0
encokbenisevinnolur
(08.02.22)
Motivasyon 'overrated' bir sey bence. Genelde once hazir olup sonra bir seyi yapmiyoruz, once o seyi yapiyoruz yaptikca ve sonuc aldikca motivasyon hissediyoruz, hazir oluyoruz.

Yani motivasyon beklemektense, cok fazla sorgulamadan planli programli hareket etmek en iyisi. Yani ders calismaniz mi gerekiyor, aksam 5-7 arasi ders saati diye planlamaniz gerekiyor onu.

PLanladiniz ama organize olacak enerjiniz yok ise ortaminizi ona gore hazirlamaniz gerekiyor. Calisma alaninizda kitaplariniz, not kagidiniz, su siseniz, bilgisayariniz vs hep duracak diyelim ki.

Organize olacak enerjiniz yoksa misal her sabah veya gunun uygun oldugunuz bir zamaninda on dk saat kurup 'hazirlanma' aktivitesi yaparsiniz. O kagitlar bulunur, defter cikarilir, kalemler masaya koyulur, bir sandvic yapilir vs. O an ders calisma aniniz degildir yani, ama ders calismaya hazirlanirsiniz.

Yasinizi bilmiyorum, kastettiginiz seyler bu gibi aktiviteler degil de gym'e gitmek, ilaclarinizi almak falan gibi seylerse yine ayni prosedur. O seyi yapmayi kolay hale getirmek ve cok da eglenmek motive olmak mukemmel sonuc almak gibi seyleri beklemeden yapmayi deneyebilirsiniz. Duygular sonradan gelir zaten.

Ayrica fitness, temizlik, organizasyon gibi seyleri sevdiginiz bir aktiviteyle birlestirerek yapabilirsiniz. Podcast dinlemek, bunlari yaparken dizi izlemek falan gibi.

Bir de kendinize takvim belirleyebilirsiniz. Yani bazen bazi seylerin hakikaten yarim birakilmasi gerekiyor, cunku fikrimiz degisiyor, planimiz degisiyor, sandigimiz sonucu alamadigimizi fark ediyoruz. Bir seyi bir ay iki ay yapmaya calisip sonra degerlendirme yapabilirsiniz, 'bunu hala yapmam gerekiyor mu?' gibi. Misal ben bir donem tenis oynamaya basladim, cok eglenceliydi, guzel kondisyon sagliyordu. Keyif de aliyordum, ogrenmeye de baslamistim. Fakat tenis oynayacagim alana gidebilmek icin taksiye binmem gerekiyordu ve ders/kort uygunluk saatleri baska kisilerin plan programina bagliydi. Bazen oglen ikide bazen sabah 9 da musait oldugundan istedigim rutini oturtamiyordum. "E peki aradigim sonuca beni sadece tenis mi goturecek, bu benim icin o kadar onemli mi" diye dusunup birakmaya karar verdim. Simdi kosuyorum, yuruyorum, baska fitness aktiviteleri yapiyorum onun yerine.

Gibi.
0
sopiro
(09.02.22)
sopiro +1

Hayatımın 3 senesine yakınını hiçbir şeyi yapacak motivasyona sahip olmadan, depresyonda geçiren biri olarak önemini anladığım en temel şey disiplinli olmak. Bir aktivitenin alışkanlık haline gelmesi için en az 3 hafta düzenli bir şekilde o aktiviteyi yapmak gerektiği söylenir. Tecrübelerim bana bu görüşün doğruluğunu gösterdi :) Alışkanlığı oturtmak için başta daha kısa sürelerle başlayıp günden güne o işe ayırdığınız süreyi artırabilirsiniz. Mesela uzun vadede günde 2-3 saatinizi ayırmanız gereken bir eyleme 1 saatle başlayıp her gün bir önceki güne 10 dakika ekleyerek ilerleyebilirsiniz. Ek olarak bana özgü bir şey mi bilmiyorum ama düzeni oturttuktan sonra o programı uygulamak kendimi iyi hissetmemi sağladı.

Sonuç olarak planlı programlı davranmanın ilk 1-2 haftası uğraştırıcı olabilir ama sabırlı olursanız faydalarını kesinlikle göreceksiniz.
0
schopenhauerin kedisi
(13.02.22)
(10)

Cansız şeylere çok sinirlenmek

logisticsmanager
Başlık açık oldu mu bilemiyorum ama normalde hiç sinirli olmayan biriyim.Yani eşim, ailem, iş yeri vs hiçbir sekilde sorunum yok.Ama cansiz bir şey oldu mu iş başka.Geçen la vache qui rit açıyorum bir kirmizi serit açıldı ikincisi ortada kaldı yemin ediyorum peyniri yumruklamak istedim. Böyle beyne
Başlık açık oldu mu bilemiyorum ama normalde hiç sinirli olmayan biriyim.
Yani eşim, ailem, iş yeri vs hiçbir sekilde sorunum yok.
Ama cansiz bir şey oldu mu iş başka.
Geçen la vache qui rit açıyorum bir kirmizi serit açıldı ikincisi ortada kaldı yemin ediyorum peyniri yumruklamak istedim. Böyle beyne doğru sinir yükleniyor.

Ya da misal bilgisayar takildi is yaparken. bilgisayari böyle paramparca etmek istedim vallaha masaya yumruk vurdum sinirden. Hani bir kontrol mekanizmasi var o olmasa laptopu yere carpip rahatlayacakmisim gibi.

Ya da misal market torbasini katlayıp bir yere koyuyorum. Düşüyor, koyuyorum düşüyor. En son torbayi tekmeleyip yerde bıraktım.

Var mi başka böyle ya? Eşim alıştı artık gülüyor geçiyor. Zaten insana karşı olan bir olay değil tabi de krem peynir adamı sinirli yapar mi ya :/
0
logisticsmanager
(20.01.22)
digerleriyle bagi nedir bilmiyorum ama "wrap rage" diye bir sey var: en.wikipedia.org
0
robokot
(20.01.22)
Abi yanlış anlama ama bunun "cansız şeylere karşı" diye bi durum yok belli ki öfke kontrolün yok, bunu başka bi insana yansıtmamanın nedeni denk gelmemesidir belki de bilemeyiz ya da canlılara gösteremediğin öfkeni bu şekilde açığa çıkarıyorsun.
0
Zaman Tamircisi
(20.01.22)
Günlük normal dozda, canlılara karşı duyduğun siniri bastırıyor olabilir misin? Hani şu kimseyle tartışmayan, hep ılımlı tipler vardır ya...

Eğer öyleyse biriken sinirini duygusu olmayan, yıpranmayacak üzülmeyecek ya da sana diş göstermeyecek şeyler üzerinden çıkarıyor olabilirsin.
0
Bruce
(20.01.22)
@zaman tamircisi 30 yaşında ve kavga etmemis, siddetle alakasi olmamis bir insan olarak hiç denk gelmemesi zor değil mi?
Bu arada öfke kontrolüm olmasa o krem peyniri dayak manyağı ettiydim :(

@bruce abi sirkette bile hiçbir olayda sinirlenmeyen, sakin duran adam olarak taniniyorum. Yani sessiz sakin bir adam degilim ama insanlarla iliskilerimde sakin biriyim.
0
🌸logisticsmanager
(20.01.22)
Belki öfke kontrolu değil de beklemek, kesintiye uğramak ile ilgili bir problemdir. Tez canlılıgin bir biçimi ya da. Yani kendimden biliyorum biraz da, benzer şeylere ben de inanılmaz sinirleniyorum bazen kendim bile şaşırıyorum. Pek sakın biri de sayılmam ama cazgır da değilimdir. Orada bastırılan bir öfke falan yok yani eminim ama böyle durumlarda yeri geliyor cildircak düzeye geldiğim oluyor. Çözümünü ben de bilmiyorum ama. Belki de çözüme gerek yoktur.
0
encokbenisevinnolur
(20.01.22)
Bir dönem Çanakkale' de kısa bir süreç için eşyalı ev tutmak zorunda kalmıştım. O kadar gürültülü bir buzdolabı vardı ki evde; bir gece kalkıp saldırdım bir miktar boğuştuk :m

Amcamın da zamanında halamlardan dinlediğim müthiş bir anısı var. Bağ evinde testiyle tulumbadan su çekmiş eve doğru yürüyor. Testi kırılıyor, amcam başına oturup yarım saat sövüyor :v


Gerçek bir öfke problemi söz konusu değilse bence çok takılınmamalı.
0
lüzumsuz adam
(20.01.22)
bana da çok sık oluyor abi de ben bu kadar yükselmiyorum. "cansız nesnelerin bana garezi var" olarak kabul ediyorum, daha baştan 1-0 geride olduğumu kabul edince işim ters bile gitse (ki gidiyor, pantolonun kemer tokası yanından geçtiğin kapı koluna nasıl takılır yani durup dururken, özel bir çekim falan olmalı aralarında. tek örnek değil tabii, murphy yasalarını her gün tecrübe ediyorum) "hah bak gördün mü, ben biliyorum başıma geleceği" diyerek geçiyor veya bazen keyfim yerindeyse gülüyorum bile.
0
gkhncnzdgn
(20.01.22)
Kökeninde başka bir şey olma ihtimali yüksek ama bunu bizim buradan yorumlamamız, hatta sizin kendi kendinize ortaya çıkarmanız mümkün değil. Mantıksız olduğunu bile bile neden cansız nesnelere sinirlenesiniz? Farkında olmadığınız bir çocukluk travmanız olabilir, herhangi bir şekilde tetiklendiğinde oradan çıkıyor olabilir mesela. Kökenine inmek için terapist yardımı almalısınız.
0
gmzo
(20.01.22)
sabırla alakalı bir şey
herkes işlerin ters gitmesine sinirlenir ama daha olgun tepkiler vermek gerekir özellikle eşyalar için çünkü etkileşim yok, değişen bir şey yok kızsan da sevsen de

ben de trafikte saçma şeyler yapanlara saydırmaya çok başladım
ama hayatımda sıfır küfür

bunun alışkanlığa dönüşmesinden korktuğum, insan ilişkilerinde anlık küfürler etmemek için azaltmaya daha sakin olmaya çalışıyorum
0
bir soru sorcam
(20.01.22)
(3)

Chino pantolon tavsiye

aslil
Merhaba. Chino pantolon arıyorum ama lcw, defacto falan istemiyorum. Kaliteli olacak şekilde hangi markayı önerirsiniz?
Merhaba. Chino pantolon arıyorum ama lcw, defacto falan istemiyorum. Kaliteli olacak şekilde hangi markayı önerirsiniz?
0
aslil
(19.01.22)
Koton, h&m.
0
hlot
(19.01.22)
Karaca ve Altınyıldızdan memnunum.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
Dockers. Chino çeşitleri de var esnek mesnek, yıllardır giyerim çok memnunum herkese öneririm iyi akşamlar.
0
Bruce
(19.01.22)
(4)

Tütünün parmakları sarartmasi

Coyote
Nasıl engellenir? Tütünden mi kaynaklı acaba yoksa kaçınılmaz hir şey mi?
Nasıl engellenir? Tütünden mi kaynaklı acaba yoksa kaçınılmaz hir şey mi?
0
Coyote
(19.01.22)
tütün dişleri daha çok sarartıyor ancak elin sararması ile alakalı değil bence. çok içiyorsan normal sigarada da sararabiliyor.
0
rahmi pinkfloydoglu
(19.01.22)
arkadaşın da tırnakları sararıyordu sigara filtresinden alınca azalmıştı galiba. direkt sigaradan tutmak yerine filtreden tutuyordu.
0
kahoan
(19.01.22)
Benim de yıllardır yaşadığım bir sorun Marlboro Touch Blue dışında bütün tekel ürünlerinde işaret parmağının tırnağı sararıyor özellikle. Kolonyali mendil biraz olsun çıkarıyor da ben de çözemedim henüz tam yöntemini.
0
uvbray
(19.01.22)
Ben 4-5 ayda bir karbonatlı bulaşık deterjanlı suyu kullanarak fircaliyorum, yani bildiğimiz dış fırçasıyla, parmaklarımı ve tırnaklarımı. Çıkıyor bu şekilde.

Bunu googleda bu soruyu aratarak bulmuştum, eminim başka yöntemler de vardır.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
(1)

izmir bornova'da ki yüzme havuzunda yetişkinlere yüzme dersi var mı?

Phoebe
varsa giden oldu mu hiç? memnun kaldınız mı?
varsa giden oldu mu hiç? memnun kaldınız mı?
0
Phoebe
(19.01.22)
Ege üniversitesi kampüsünde açıyorlar yetişkin yüzme kursu. Sorduğunuz yeri bilmiyorum ama bir arkadaşım gidiyor 2 senedir neredeyse, memnun da yüzmeyi de epey ilerletti. Ne zamanlar açılıyor belli bir periyodu var mı bilmiyorum yalnız.

Dediğiniz yeri ben bilmiyorum ama bu da Bornova'da olunca işinize yararsa diye yazayım dedim
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
(8)

Uçağa el bombası şeklinde süs sokulabilir mi?

alkolik imam
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?Tahtadan yapılma. (THY)
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?

Tahtadan yapılma. (THY)
0
alkolik imam
(18.01.22)
(bkz: diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık)

Adamlar teyakkuzda hocam aman diyeyim :D
0
chicha_v2
(18.01.22)
X Ray cihazında çıkınca bir panik olabilir. Elinde tutsan tarayabilirler. Bilemedim. Bence ayrı bir poşete koyup görevliye durumu önceden anlatmayı deneyebilirsin.
0
dissendium
(18.01.22)
3 saat boyunca yaşayacağın strese ve paniğe değmez.
0
senbensennedenbenlen
(18.01.22)
daha önce girdiniz mi bilmiyorum ama ukrayna sınır ekipleri çok anlayışlı insanlar değiller. ben o riski almazdım.
0
brakgn
(19.01.22)
üstüne de bundan giyersen olur

www.polissepeti.com
0
killerbee
(19.01.22)
her ulkede havaalanina girer girmez x-ray yok. Mesela kanada'da bavulu x-rayden gecirmeden veriyorsun, sonra icerde ne yapiyorlar bilmiyorum ama herhalde sikintili bir bavul varsa ayiklarlar.

bu etiketli falan bir replika ise ve xray yoksa birsey olmaz diyorum. xray varsa cikarttirip sorguya cekebilirler, ama gecersin diye tahmin ediyorum.
0
cooperr
(19.01.22)
Bir arkadaşımın başından geçen olayı anlatayım kararı siz verin,

Arkadaşım Kıbrısta mühendislik okuyor, bölümü gereği de çantasında şu elektronikçilerin kullandığı ölçüm aletinden var sarı olan sanırım fluke marka,

Okuldan mezun olmasına yakın İstanbul'dan büyük bir şirketten iş teklifi alıyor iş görüşmesine gidecek biletler vs alınıyor, arkadaş da madem Türkiye'ye dönüyorum yavaştan kişisel eşyalarımı da götüreyim diyerekten bu ölçüm aletini de çantasına koyuyor. Hava limanında pasaport kontrolden geçtikten sonra bu xray cihazında bu aleti görüyor polis açtırıyor çantayı, ne bu diye soruyor arkadaşa, tam o sorusunu cevaplamadan oradan avare bir polis memuru eli kıçında ağzını yayarak biliyorum yaw ben bunu bomba imha işlerinde filan kullanıyorlar diyor, bir anda ortalık savaş alanına dönüyor arkadaş elleri arkada yüzükoyun yerde sırtında bir diz kafasında ayrı bir diz elleri kelepçelenirken arkadaş ne olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Hikayenin sonunda 6 saatlik sorgulama ve karşılıklı yazışmalarla (Üniversiteden o aletin ne olduğuna dair teknik bilgi geliyor vs Türk konsolosluğundan yetkili geliyor filan) arkadaş uçağı ve iş görüşmesini kaçırıyor.

Bu olayda, KKTC polisleri Türk, arkadaş Türk herkes Türkçe konuşuyor buna rağmen kriz 6 saat sürüyor düşün ki sen kaç saatte anlatırsın derdini.

Soracak olanlara ise : O geri zekalı polis aradan sıvışıp kayboluyor.
0
solo
(19.01.22)
Bu konuda iki tecrübem var:

Biri askere giderken arkadaşımın hediye ettiği bir cakiyi, yanımda goturdugum ceketimin cebinde götürmeye çalışmam. Orada unutmuşum dememe bile agresif tepki verdiler, bırakayım atalim cope askere gidiyorum teslim olucam vs dememe rağmen kısa sürede etrafımda bir sürü güvenlik toplanmıştı. Neyse bıraktım geçtim ama nedense askere gidiyor olma kısmı beni kurtardı gibi hissetmiştim nedense o teyakkuz halinden.

İkincisinde bir oyuncak sözkonusu. Bir polis oyuncak seti vardı kuzenime aldığım onun içindeki bıçak oyuncağı işte. Plastikten, dolayısıyla metal falan değil. O da el cantamdaydi bagaja verme kaydıyla kabul ettiler.

Bu ikisi de yurtiçi uçuşu. Yurtdışında en az kötü ihtimalle dert anlatmakla uğraşırsınız.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
(11)

barınma sorununa dünya'da getirilen çözüm önerileri neler?

avatar is back
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliy
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.

peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliyor? ne öneriliyor? bir aralar fast installation house dalgası vardı. hatta kuzey ülkelerin bazılarında baya 3-4 katlı 70-80m2 evler falan yapılmıştı ama sonra depremdi yangındı sağlamlıktı derken yattı o mesela.

binlerce yıldır süre gelen bu barınma problemi böyle devam edecek mi? gıdayı beslenmeyi ulaşımı giyinmeyi çok kolaylaştırdık ve neredeyse beleşe yapar olduk tarihe bakınca. ama barınmada geride kaldık gibi. nedir çözüm önerileri? özellikle teknoloji şirketlerinin falan bazen oluyordu önerileri falan
0
avatar is back
(18.01.22)
Büyük oranda bireysel seçimlerin sonucunda ortaya çıkan bir sorun bu. Örneğin İstanbul'da sadece yaşamış olmak için yaşıyor millet. Aynı gelirle başka bir şehirde çok daha kaliteli yaşanabilir. 1950'lerin İstanbul'unda değiliz. O dönemdeki yaşam kalitesini başka yerde aramak gerek.

Ayrıca devletler nufus planması politikaları izlemeli. 3-4 çocuk günümüz için çok fazla. Bu doğan çocuklar birçok şeyden mahrum kalacaklar.
0
antropolog
(18.01.22)
@antropolog; planlamadan ve diğer durumlardan ziyade teknik çözümleri merak ediyorum aslında.
0
🌸avatar is back
(18.01.22)
Çin, Hong Kong bu soruna şöyle çözüm bulmuş.

www.boredpanda.com

Benim gözlemim eski insanlar daha insanca bir dünya hayal etmiş, tasarlamış. Her eve güneş girsin deyip bir sürü cam yapmışlar, balkon yapmışlar. Herkesin kendi bahçesi olsun deyip her eve bahçe koymuşlar. Bir de bahçesini ağaçlandırmışlar.

İnsanca olmayan şey ise insanları güneş görmeyen, bahçesi olmayan, ağaç bile olmayan yerlere tıkmak. Buna ne kadar çözüm denir, orası tartışmaya açık.
0
dissendium
(18.01.22)
Ev yaparak çözmeye kalksan bu sefer göç durmadan devam eder. Bu sefer de trafik sorunu başlar. Tarihi doku varsa yok olur gider. Her taraf beton olur.

Barınma sorunu dünyanın her yerinde yok bunu kabul etmek gerek. Bazı bölgelerde çok masraflı.
0
antropolog
(18.01.22)
Avrupa'daki sorun daha ziyade yogun conservation kaynakli. Yani teknik cozumluk, innovasyonluk bir yani yok zira sorun para olmamasi kaynakli degil. Sehirlerin disa dogru yayilmasini, doga ve tarim alanlarinin azalmasini istemiyorlar. Gene halihazirdaki sehir merkezlerinde de eski binalarin yikilip daha cok katli yeni kulelerin dikilmesinin onunde engeller var, sehrin atmosferini ve kimligini korumak adina.
0
hot potato
(18.01.22)
"Çözüm" gerçekten aranıyor mu, ya da bu bir problem olarak görülüyor mu? Mesela Birleşik Krallık, Londra daha fazla büyüsün istemiyor. Ülkenin diğer şehirlerine bakarak orantısızca fazla nüfusu var, bu yüzden farklı büyük şehirlerin nüfus/iş çekmek için teşvik programları var. Yine Fransa'da Paris daha fazla büyüsün istenmiyor.

Almanya görece nüfusunu homojen dağıtabilmiş bir yer, en çok Berlin'de barınma sıkıntısı görülüyor. Emin olmamakla birlikte, orada da nüfus artsın istenmiyor diye hatırlıyorum.

Silikon vadisi civarında barınma korkunç bir sorun olduğundan, bazı şirketler barınmanın sorun olmadığı eyaletlere doğru akın ediyorlar.

20 -30 milyonluk metropolleri sanıyorum sadece Çin benimsedi, yine bu başlık altında gösterildiği gibi distopik toplu konutlar yapıyorlar ama hava kirliliği gibi çözülemeyen bazı problemleri var.

Bu şartlar altında sorunuzu yeniden alabilir miyim? :)
0
kaptankedi
(18.01.22)
sosyalizm.

Bunu ilk dile getirenlerden biri de bizzat Engels. Konut Sorunu adlı kitabı var 1872 İngiltere'sindeki konut sorununu anlatan. Bunu okursanız 1872'den 2022'ye hiçbir şeyin değişmediğini, çıldırtıcı derecede aynı olduğunu görebilirsiniz.

Bugün vikipedi'ye göre sovyetlerin üzerinden 30-32 yıl geçmesine rağmen en yüksek ev sahipliği oranları listesinde eski sovyet ülkeleri hep tepelerde. tr.wikipedia.org
0
patronaj1
(18.01.22)
Sabaha herkes şehir merkezinde yaşamasıncılar gelir ama sosyal konut kavramını araştırabilirsiniz.
0
gmzo
(19.01.22)
Bu söyleyeceğim bir veri ya da verilere dayanmıyor ancak bu istihdam, çalışma alanları ile olduğu kadar medyanin oluşturduğu algılar ile de ilgili diye düşünüyorum.

Mesela akşam haberlerini açın. Kanal farketmeksizin İstanbul + meclis/siyaset tahakkümü var. Yani İstanbul da yasiyormus kadar İstanbul'da olan biteni de sorunlarını da biliyor gibi hissediyorum. Sanki ülke oradan ibaret. Yerel, bölgesel kanallara geçtiğinizde de o bölgedeki merkezler domine ediyor. Mesela yaşadığım yer olan İzmir'deki her şey, bütün kayda değer olaylar sanki Alsancak konak civarında oluyor gibi. Halbuki haber yaptıkları şeylerin benzerleri (mademki haber değeri var) diğer ilçelerde de oluyor. ​


Yani bana kalırsa bu "merkez orası" algısını percinliyor ve hem para harcamaya gidilecek yerler (mal veya hizmet alımı olan her şeyi dahil edebilirsiniz) hem de yatırım yapılacak yer orasidir şeklinde bir onyargi oluşturuyor.

Sonucunda da birçok insanın sebepsizce oraya yerleşmek ya da orada olmayı istemesi geliyor doğal olarak.

İş seçeneği daha fazla olması vb. durumlar da var. Ya da kasaba algısı ve baskısından yılmak ve çıkmak/kaçmak istemek.

Neyse sözün özü, benim çözüm önerim haber ajanslarinin yarattığı bu algıya bir sekilde müdahale edilmesi. Artık şube mi açarlar naparlar Afyon'a Giresun'a da yer versinler. Aynı şekilde mesela İzmir için Alsancak kadar menemen e de deginilsin.

Bu kadarı sorunuza cevap olmuş mudur emin değilim, ancak postfordizm ve fordizm ile mimari ilişkisine dair de okuyabilirsiniz derim bulduklarinizi, bu anahtar kelimeleri kullanarak.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
barinma problemi kotuleserek artacak, metropollerde tutunmak git gide zorlasacak.

devlet buyuk binalar satin aliyor ya da yaptiriyor. sonra daireleri ihtiyac sahiplerine uygun fiyata kiraliyor. sen basvurup listeye adini yazdiriyorsun, boyle bir formu arkadas icin doldurdum. banka hesap dokumlerinden arabanin markasina kadar veriyorsun. kac cocugun var, cocuklar nerede okuyor vs. Sonra sana gore bir yer buluyorlar ama bulmalari birkac sene surebiliyor. normalde o sehirde 2 oda bir daire $1200'e kiralaniyorsa sen 500-600 verip oturuyorsun. binalar le$ tabii cogunlukla soylemeye gerek yok.
0
cooperr
(19.01.22)
encokbenisevinnolur +1

Türkiye sanki istanbul'dan ibaret gibi. Oysa ki yaşam kalitesi yerlerde. Kasaba baskısı istanbul varoşlarında taşradan daha çok mesela. Gelen rahat etmek için geliyor ama başını sokacak yer bulamıyor. Her imkan istanbul'da deniliyor ama her şey paraya dayalı. 8-10 bin lira kazanan biri ancak her şeye uzaktan bakar, o imkanları izleyip sinir stres olur.
0
garylineker
(19.01.22)
(36)

süt içiyor musunuz?

der meister
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan karşılanıyor diye biliyorum ama yine de merak ettim: sütü seven, içen var mı? hani oturduğu yerden kalkıp "dur ulan süt içeyim" diye su içer gibi bardağa süt döküp içmekten bahsediyorum, öyle kek yapıyordum da biraz kaldı ziyan olmasın diye diktim kafaya vs. değil... düzenli, kaliteli, istikrarlı, nefis bir süt içişi aradığım. var mı içen hiç?
0
der meister
(11.01.22)
İçmem. Hem sevmem hem bi faydası yok da hem de yetişkinler için gerekli bir ürün değil, ayrıca gaz maz etkilerine girmiyorum.
0
Zaman Tamircisi
(11.01.22)
bu bir alışkanlık.
ailem ve onların büyükleri de içerdi. bizim evde sürekli olarak "içmelik" süt bulunur. süt içilir.
bahsettiğim uht değil günlük, olabildiğince besin değeri yüksek süt. yazlıkta köylülerden manda, keçi vb taze çiğ süt alınır mesela.
yoğurdu da marketteki günlük şişe sütlerden yaptığımız için biraz fazla alıp içmek için de ayırıyoruz.
tam tarif ettiğiniz gibi düzenli, istikrarlı severek çeşit çeşit süt içiyorum.
aşırıya kaçmadan içiyorum, içiyoruz.

bir de yine beslenme alışkanlığı açısından hayvansal gıdayı çok tüketen bir aile olmadık hiç. mevsiminde bol balık alıyoruz, beyaz et hormonlu/antibiyotikli diye almaz olduk. kırmızı et yemekleri dağarcığımız dar. dolayısıyla hayvansal proteini de karşılıyor biraz vs.

*özellikle inek sütü, doğrudan ve çok fazla tüketildiğinde (herhalde günde 2 bardak ve üzeri) yetişkinler için faydalı değil.
0
rewlack
(11.01.22)
Soğuk süt içmem. Isıtıp içerim. Genelde hava soğukken olur.
0
dissendium
(11.01.22)
İçmem. Psikolojik olarak rahatsız oluyorum. Memeden çıkıyor diye :(((
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Düzenli olarak sek içmiyorum. Daha önceleri özellikle geceleri bir bardak süt ve bir dilim kaliteli ekmek tükettiğim olurdu, onu da bıraktım.

Ama şunu yapıyorum. Sütü sık sık porridge yapmak için kullanıyorum. Aman kalmasın diye değil, baya baya sadece porridge için süt alıyorum artık eve.
0
kojonotsuki
(11.01.22)
cok kucuklugumden beri sut sevmiyorum. anaokulu yasinda bile ancak zar zor kakaolu sut icerdim. simdi de oyleyim. tadi midemi bulandiriyor.
ama kakaolu veya balli tarcinli sicak sute bayilirim.
0
la lykia
(11.01.22)
ben içiyorum.
bebekliğimde de, çocukluğumda da çok içerdim.
öyle ki, bir keresinde 3-4 yaşlarındayken bir litreye yakın içmişim, daha da isteyince annem vermemiş artık.
çok severim.

hatta daha dün gece bir arkadaşımla bunu konuştuk, canım süt istedi ve evde yoktu.
gecenin 11'inde banabi'den sipariş verip yarım litre süt içtim resmen.
ayrıca evde toz nesquik de bulundururum arada bir canım istediği için.
36 yaşındayım.
0
blatta hiberna
(11.01.22)
direkt sek içmiyorum, ama bol sütlü kahve ve yulaf lapası ile baya süt tüketiyorum günlük olarak. dolapta hep süt bulunur, bitmeden yenisi alıyorum sütsüz kahvaltı ettiğim nadirdir.
0
anthemis nobilis
(11.01.22)
sadece günlük süt içebiliyorum. aoç'nin şişe sütü güzel. pastorize sütler midemi rahatsız ediyor. markette gözüme çarparsa alıyorum yoksa gidip süt alayım diye düşünmüyorum.
0
jepa
(11.01.22)
Küçüklüğümden beri severek düzenli içerim. Annemle babam pek içmez ama anneannem ve dedem de çok süt içerler.
0
birmilyonunvarmi
(11.01.22)
normalde kalkıp da asla içmem. iki durumda içiyorum.
bir, mısır gevreği yiyeceğim zaman,
iki, hasta olduğumda ballı şekilde
0
timariot
(11.01.22)
Hahah 32 yaşındayım ve ben içiyorum valla, özellikle eşim kakaolu cookie, brownie falan yapınca yanında 3-4 bardak içiyorum hatta. Tadı güzel diye içiyorum yani direkt.
0
roket adam
(11.01.22)
ben içiyorum. hemen hemen her gün sabah veya akşam süt içerim. bazen yarım yağlı süt bazen protein süt içerim.
0
dafuq
(11.01.22)
Sabahları cicibebe'ye katıp yiyorum, sayılır mı? Mısır gevreği ya da yulaf bir de.

Sek günlük süt, kakaolu kek ve muz üçlüsünü seviyorum ama en son ne zaman böyle süt içtiğimi hatırlamıyorum.

Yazları nadiren muzlu, ballı ve bol buzlu süt yapıyorum. Sıcak süt kokusundan tiksiniyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
içmiyorum, gerekli değil inek sütü selüloz sindirebilen ineğin yavrusu için gerekli bir besin insan için değil + toplumun çoğunda kazein hassasiyeti var ve haberi yok.
0
orpheus
(11.01.22)
Düzenli olarak değil ama içiyorum. Yani haftada bir falan demem ama bazen günde, bazen haftada, bazen ayda olmak üzere birkaç bardak içerim. Sütü severim. Küçükken de severdim. Küçükken bir yere kadar soğuk süt içemiyordum bir şey ile karıştırmadan (nesquik vs.) sonra değişti. Şimdi arada canım çekiyor, gidiyor içiyorum.
0
nawar
(11.01.22)
sek içmiyorum, sütlü kahve yaparken kullanıyorum bir tek.
0
hlot
(11.01.22)
Bazen çok tatlı bir şey yediğimde o tadı kesecek tek şey soğuk bir bardak süt oluyor. Onun dışında düzenli süt içme alışkanlığım yok.
0
peki madem
(11.01.22)
latte içiyorum, o da kahveli süt.
haftasonumu da donmuş muzla milkshake yapar, 1 öğün yerine onu içerim.
0
marla is in my head
(11.01.22)
ben şirkette içiyorum soğuk soğuk ohh
0
regina phalange
(11.01.22)
Yerken yanında içmeyi sevdiğim birkaç şey var, onları yersem ki ayda yılda bir yerim mesela fındık ezmesi, kakao kremasıni ekmeğe sürmek ya da kakaolu kek ile birlikte.

Bazen de yazın dolaba koyduysam soğuk su ikamesi olarak yarım kalmış kutuyu kafama diktigim oluyor.

Ama düzenli içici değilim, hiç olmadim.
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
Çok nadir, eski günlerin anısına, kaynatıp yanında cookie ile içtiğim olur. Düzenli içmem.

Süt cilde zararlı.
0
gabe h coud
(11.01.22)
annem icer dumduz sut. IYY!
0
ala09
(11.01.22)
süt sadece cilde değil, komple zararlı bir ürün.

hayvanların sütünü bebekleri içer, insan da anne sütü içer doğunca.

bunun harici süt zararlıdır.
0
çih
(11.01.22)
sadece nesquik yiyeceğim zaman kullandığım bir şey :D
0
rose parks
(11.01.22)
Sade süt, soğuk süt, çikolatalı süt, ballı süt, tarçınlı süt. Hastasıyım.

Sivilce yaptığı için az içiyorum ama :/
0
jazzabel
(11.01.22)
her sabah kahvaltıda 1 bardak süt içiyorum, bazen yatmadan önce de içiyorum. bizim milletimizin çay bağımlılığından gözü kör olmuş ama kahvaltılık ürünlerle harika gidiyor süt.
0
semaforo de medianoche
(11.01.22)
Ben içerim. Yaz, kış, soğuk, sıcak, muzlu, ballı, sade, Kahvaltıda, akşam, gün içinde, durup dururken... hiç farketmez.
0
invictae
(11.01.22)
yuzde 90'ini su oldugunu ogrenince arama mesafe koydum.
Yogurtu da artik eskisi kadar yemiyorum o da komple sudan olusuyor.

Yokluk zamani icecegi bence.
Cocukken de nefret ederdim.
0
divit
(11.01.22)
Küçükken çok içmişimdir artık reflüden dolayı bayıyor, faydası da yok diyorlardı. Şişkinlik, mide ekşimesi yapıyor. Ama mısır gevreği, yulaf benzeri bir şey yersem sadece onlarla birlikte içerim.
0
izza
(12.01.22)
Çok severim. Bazen bir litre sütü soğuk soğuk gün içinde içerim ama laktozsuz.

Ama öyle çok aklıma gelmez. Yani sürekli içtiğim bir şey değil.
0
logisticsmanager
(12.01.22)
Mide asidimi düzenlemek istediğimde yarım çay bardağı şat vurmak haricinde içmiyorum.
0
Bruce
(12.01.22)
Bekarken annem her gece ballı süt yapar getirirdi.
Ben evlenince düzenli devam etmedim ama annem ve kardeşim hala her gün içiyor. Annem 55 kardeşim 26 yaşında.
Ben de düzenli olmasa da canım çektikçe dolaptan alır içerim. Daha çok soğuk seviyorum. Mesela su açmak için dolabı açarım süt gözüme çarpar dur süt içeyim derim.

Bu ara her sabah mısır gevreği yiyip, o şekilde tüketmeye çalışıyorum.
0
hrvl
(12.01.22)
Ofise her daim 3-5 tane ufak sütüm olur. Pandemiden evvel her sabah bir tane içerdim şimdi hibrite geçince düzen bozuldu.
0
cilekli pasta
(12.01.22)
divit arti 1.

ben ictigimiz sutlerin ciddi ciddi ineklerden falan sagildigini dusunmuyorum artik.
0
baldur2
(12.01.22)
bu dünyada bir pırasa bir süt. hayatta içmem yemem.
0
mikahakkinen
(12.01.22)
(12)

Sevgilinizi/eşinizi artık sevmediğinizi

abuzer
ne zaman ve nasıl anladınız?
ne zaman ve nasıl anladınız?
0
abuzer
(11.01.22)
gözlerimi yüzünden kaçırdığım zaman. en azından son iki sevgilim de böyleydi. yüzüne bakmayacağım biriyle niye sevgili oldum, yokluktan sanırım, sosyal baskıdan. evli olmadığım için diğer seçeneği bilemem.
0
çih
(11.01.22)
Başta seviyorken sevginin bitmesinden bahsediyorum aslında @çih
0
🌸abuzer
(11.01.22)
Buluşmaya giderken trafigi dusunup usenmeye başladığım zaman.
0
stavro
(11.01.22)
Öpülmekten rahatsız olduğumda.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Buluşmak istemediğim ilk gün.
0
ismailond
(11.01.22)
tahammulum azaldiginda ve zorla konustugumu farkettigimde anladim. seste bi ton var hos gorunmeye calisan insan tonu, onu kaybetmistim
0
ala09
(11.01.22)
son iliskimde;

artik kendimi hicbir sekilde ifade edememeye, anlatamamaya baslamistim. cok cabaliyordum ve havanda su dover gibi hissediyordum.

sonra dokunmak, sarilmak istememeye basladim. ve son asamada onun dokunmasindan rahatsiz olmaya baslayinca emin oldum.
0
la lykia
(11.01.22)
Bir aksam o gün hiç aklıma gelmedigini farkettigimde.
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
Ya keske aldattigini ogrensem, baska birinden cocugu ciksa falan da rahatca ayrilabilsem diye dusundugumu ve bundan hic uzulmeyecegimi fark ettigim zaman.
0
sopiro
(12.01.22)
@sopiro, ilişkinin başında yogun sevgi duyduğun biri miydi bu
0
🌸abuzer
(12.01.22)
Evet, yani hatta sacma bir sekilde insan olarak sevdigim icin, iliskinin basinda da gayet sevdigim icin vs benim onu ayrilip da uzmemdense o bir sebep bulsa da anlasilir sekilde ayrilabilsek falan gibi bir mantik yuruttum herhalde. Bilemiyorum :)
0
sopiro
(12.01.22)
Pandemi oldu evlere kapandık ve hiç özlemediğimi fark ettim. Kapanma bitince ilk görüşmede ayrıldım.
0
rebecca
(12.01.22)
(4)

Cahit Zarifoğlu ve Turgut Uyar sevene şair tavsiyesi?

harmanyeri
Bu 2 şairin beni etkileyen yönlerini 3 maddede özetlemem gerekirse; kelimelere hakimiyet (söz ustalığı), duyguyu güçlü bir şekilde yansıtabilme, ve (herkesin kendinden bir parça bulmasını sağlayan) kapalı bir anlatım. Bu yönlerden benzediğini ve seveceğimi düşündüğünüz başka şairler tavsiye edebilir
Bu 2 şairin beni etkileyen yönlerini 3 maddede özetlemem gerekirse;
kelimelere hakimiyet (söz ustalığı),
duyguyu güçlü bir şekilde yansıtabilme,
ve (herkesin kendinden bir parça bulmasını sağlayan) kapalı bir anlatım.

Bu yönlerden benzediğini ve seveceğimi düşündüğünüz başka şairler tavsiye edebilir misiniz? Teşekkürler!
0
harmanyeri
(11.01.22)
mücahit aygören.
0
aeroknight
(11.01.22)
Edip Cansever ya da İlhan Berk
0
Flaneur
(11.01.22)
Metin Eloğlu
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
ilhami çiçek
0
suyin
(12.01.22)
(10)

pc parçalarını birleştirmek

high hopes of the sozluk
arkadaşlar selamlar, pc parçalarını topladım sayılır da şimdi birleştirme işi kaldı.daha önce hiç yapmadım, açıkçası öğrenmek de istiyorum.bunu kendim yapmaya çalışsam parçalara bi zarar verme durumu olabilir mi? bazı yerlerde çok zor yazmışlar da denesem mi diyorum.teşekkürler cevaplarınız için.
arkadaşlar selamlar, pc parçalarını topladım sayılır da şimdi birleştirme işi kaldı.
daha önce hiç yapmadım, açıkçası öğrenmek de istiyorum.bunu kendim yapmaya çalışsam parçalara bi zarar verme durumu olabilir mi? bazı yerlerde çok zor yazmışlar da denesem mi diyorum.

teşekkürler cevaplarınız için.
0
high hopes of the sozluk
(10.01.22)
abi ben hiç yapmadım işsiz olduğum için toplama videoları izledim çok. ver toplarım çok eminim kolaymış çünkü izleyince anlıyorsun. bir iki tane iyi toplama videosu izlesen toplam 1-2 saat vaktini alır. sonra bi de kullanım kılavuzlarına da bakarak devam edersen her türlü toplarsın.
0
floydian
(10.01.22)
Bence en önemli 2 husus:birincisi işlemciyi ve soğutucusunu yerine oturturken dikkatli olun. Zaten işlemciye ve yuvasına baktığınızda anlayacaksınızdır işlemcinin ne şekilde yerleştirilmesi gerektiğini. İkincisi ise kasadaki güç, ses, led ışığı kablolarının anakarta takılması. Anakartın kullanma kılavuzunu dikkatlice incelerseniz bunu da zorlanmadan yapabilirsiniz. Geri kalan parçalarda sorun olmaz. Hepsinin yeri bellidir.
0
roookie
(10.01.22)
Yerine oturmayan bir şeyi kuvvet uygulayarak zorlayarak oturtmaya calisma yeterli. Bir şeye zarar falan vermezsin. Her seyin girisi farkli zaten, yanlış takmazsin.
0
stavro
(10.01.22)
@rookie soğutucu almadım pek oyun oynamayı düşünmüyorum.ekran kartı da almadım zaten.dahali grafik zımbırtılı işlemci aldım.
0
🌸high hopes of the sozluk
(10.01.22)
kolay mı? kolay.
ama dediğin gibi bazı şeyleri bastırman gerekebiliyor. ÇIT edeceği ayarı bilmiyorsan kırma riskin var mı, var.
bilen biri en azından 1 kere izle derim.
0
roket adam
(10.01.22)
hiçbir şeyin parlak bakırımsı-altınımsı tarafından-dişlerinden tutma
0
comp
(10.01.22)
Çıplak ayakla yap. elini kolunu duvara tut biraz. İşlemciyi oturturken dikkat et. Yönü üzerinde okla belirtilmiş zaten. 3 4 tane video izle yaparsın
0
glamdr1ng
(11.01.22)
1. Önce anakartı kasaya takın, 6 tane vida takın yeterli, vida dişine dikkat edin yanlış vida takmayın. Vidaları sıkarken anakarta tornavida ile dalmayın kibar olun.

2. İşlemciyi takın, pc toplamada en basit şey işlemci takmaktır. İşlemciyi sıkıştırma kolu/kulpu genelde açık gelir anakartta ama yine de açık olduğuna emin olun. İşlemciyi doğru yönde yerine bırakın, takın bile değil bak yerine bırak o yuvaya lap diye oturur. Sonra sıkıştırma zımbırtısını kapatırsın.

3. Soğutucuyu takın, termal macunu soğutucu üzerinde sert ve kare kalıp şeklindedir, varsa bantını açıp işlemci üzerine oturtun, macuna dokunmayın. Soğutucuyu oturtmadan önce yönüne dikkat edin, bazıları montaj şekline göre her yönde takılabileceği gibi bazıları dik ve yatay olarak montaj çubuklarının konumu farklı olabiliyor.

Soğutucunun sabitleme zımbırtılarını takarken bir elinizle soğtucuyu hafif işlemciye doğru bastırın ve sırayla kulpları takın.

Yani birini takarken soğutucu kıpraşmasın ki yeri sabit olsun. Bir elinizle tutmazsanız takmaya çalışırken kıçı başı oynar.

4. Ramlari takın, anakart kilitleri açık oalrak gelir ama yine de açık olacağına emin olun. Ters takamazsınız ortasında bir diş gibi kertik var ona dikkat edin, taktıktan sonra kilitlerini kapatın.

5. Power Supply elektrik kablolarını takın, çok abanıp anakartı esnetmeyin. Kasanın led ve tuş kablolarını da takın, anakartta sağ altta olur pinler genelde, üzerinde yazar ama anlamazsanız klavuza bakın.

O model anakartın/kasanın montaj videosunu izleyin mutlaka, faydası olur.
0
John Bloor
(11.01.22)
kısaca verilen hatalı bilgileri düzeltmek isterim.
önce anakartı kasaya takmayın. zira intel fanlarını düzgün takabilmek için anakartı elinizde, kucağınızda tutmak daha yararlı olacaktır. çivinin anakartın arkasından tam anlamıyla çıktığından emin olduktan sonra başlığı çevirip kilitleyin. kasada takılıyken ya tam oturtamazsınız ya da bastırırken fan çivisini kırarsınız. ikincisi stok fanların üzerinde zaten macun olur kontrol etmeden macun sıkmayın.
0
rockinside
(11.01.22)
Tamamen sizin durumunuzdayken yapmıştım, yani ne bilgim var ne yapmisligim. Parçayı zorlayıp kırmak dışında verebileceğiniz bir zarar yok.

Benim tek yaptığım yanlış reset kablosu ile power kablosunu birbirine karıştırmak olmuştu. Sonuçta bilgisayar reset loopuna girdi.

Parçaların uyumundan emin değilseniz o sorun olabiliyor galiba. Webte PC toplama sihirbazlarıni kullanarak secin parçaların kalanları, olanları da teyit edin.
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
(2)

Spider-Man olmak 2022

hsktr
https://youtube.com/shorts/g9B9yQTZ2G8?feature=share şu videoyu görünce tekrar geldi aklıma. taaaa 2017'de bir duyuru açmıştım Spider-Man olmak mümkün mü diye. tekrar soruyorum: mümkün mü? neden?
youtube.com şu videoyu görünce tekrar geldi aklıma. taaaa 2017'de bir duyuru açmıştım Spider-Man olmak mümkün mü diye. tekrar soruyorum: mümkün mü? neden?
0
hsktr
(28.12.21)
youtu.be

Değil :(
0
freebird5406_2
(28.12.21)
Spider manin olayı örümcek ısırması ve akabinde mutasyona uğraması değil miydi? Farklı serilerde örümcek ağını derisinden değil de kendi yaptığı bu tür aletlerden çıkardığı da olmuştu hatirladigim kadarıyla ama asıl olay güç refleksler kondisyon vb. bu kısmı yüzünden bana pek oluru var gibi gelmiyor.
0
encokbenisevinnolur
(28.12.21)
(4)

Armut.com hizmet verme işleyişi nasıl oluyor?

Wolfware
merhabalaremeklilik danışmanlık hizmeti veren bir şirketiz. armut.coma üye olduk ve hizmet vermeye başladık. bize talepte bulunan insanlar var. bir işe tekli vermek içinde bir ücret ödüyoruz.peki sonraki işleyiş nasıl yürüyor? bir kez denedim müşteriyi arayıp bilgi verdim fakat adam ne ödeme yaptı n
merhabalar

emeklilik danışmanlık hizmeti veren bir şirketiz. armut.coma üye olduk ve hizmet vermeye başladık. bize talepte bulunan insanlar var. bir işe tekli vermek içinde bir ücret ödüyoruz.peki sonraki işleyiş nasıl yürüyor? bir kez denedim müşteriyi arayıp bilgi verdim fakat adam ne ödeme yaptı ne de yorum yaptı. biz iş teklifini verdikten sonra müşterilere hesap numarası mı atmalıyız? müşteri ödeme yaptıktan sonra mı bilgi vermeliyiz?
0
Wolfware
(28.12.21)
Benim tecrübem şöyle: İlgili firma teklif veriyor. Kullanıcı o teklifi herhangi bir para ödemeden kabul ediyor ve iletişime geçiliyor. Para hizmet sonrası ödeniyor.

Ben evi taşırken armut'tan teklif aldım. Zamanında 900 lira teklif vermişti bi firma. Onlarla iletişime geçtim. Telefonda da pazarlık yaptım 800 liraya ok dedi adam. Sonra gelip evi taşıdılar. İş bitince parayı elden verdim.
0
himmet dayi
(28.12.21)
standart prosedür böyle tabi. ama bizim işimizde şöyle bir sıkıntı var ki biz bilgiyi verince işimiz bitiyor :D yani telde istediği bilgiyi alan müşteri para vermek vs zorunda değil. fiziksel olarak görüşemiyoruz.
0
🌸Wolfware
(28.12.21)
@himmet dayının dediği gibi işliyor. Sizinkiyle aynı iş değil ama bir dönem online dil dersi almıştım buradan. İlk dersten önce banka hesap numarası vermişti, dersten önce ödemeyi geçmem gerektiğini söylemişti. Ben de öyle yaptım, devamında da o sistem ilerledik. yapmasam ders olmayacak mıydı nolacakti bilmiyorum da, sizinkisinin bir de bir defalık olduğu düşünülürse bu tür bir şey yapmazsanız para almanız çok mümkün olmaz herhalde.
0
encokbenisevinnolur
(28.12.21)
dürüst insan paranızı ödemek için sizi rahatsız eder :)

bence avukatlar gibi yapın, danışmanlık verebileceğinizi bilgi vermeden kanıtlayıp önce parayı alın
0
bir soru sorcam
(28.12.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.