@nolmus yani
Öyle bir güvensizliğim vardır ki, insanların olumlu yönlerini, yaptıkları tercih ettikleri güzellikleri görmeye çok ihtiyaç duyar hale geldiğim için bunları görmeye, bunlar karşısında heyecan duymaya, bunlar için onlara teşekkür etmeye kendimi alıştırdım. Bana biri bırak kapı açmayı, yere düşürdüğüm şeyi alıp bana veren bir hademe dahi olsa yüzüne bakarak ve yapabiliyorsam gülümseyerek teşekkür ederim, samimiyetimi ona iletirim. Ben insanların samimiyet duygusundan uzaklaştıklarını düşünüyorum, özellikle olumlu güzel duygular konusunda. Onun için mesela teşekkürü her fırsatta yaparım, bir garsın bir sipariş için masama 10 kere gelip gitse her defasında mutlaka teşekkür ederim, sonunda mutlaka "ellerinize ayaklarınıza sağlık" derim. Moral olmasını isterim, çünkü o para kazansa da benim orada moral bulmaya çalıştığım zamana eşlik ediyor.
Mesela şu yukarıda yazdığım yaklaşım... bu bence fazla anlam "yüklemek" değil, olanın anlamını ve değerini ortaya çıkarmak ve hakkını vermek. Bu da benim gibi duygusal ve sanatla en derinden uğraşan insanların harcı. Bu bana ağır gelmiyor, insanların gerçek yüzlerini görmemi de engellemiyor, paranoyaya da bağlamıyorum, bağlasam bağlarım çok müsaitim ama asıl yoran şey paranoyaya ilerlemek, bu da resmen "bir tek ben güvenilirim benden başka kimse güvenilir değil ve olamaz" faşizmidir, ben böyle biri değilim, olmak da istemem.
Anlatabildim mi bilmiyorum. Bence dengeli ama çok hassas ve her insana çok kıymet veren biriyim, o kadar.
0