Giriş
(23)

hayattan ne bekliyorsunuz?

tormentorius
1 ay sonra, 3 yıl sonra, 15 yıl sonra... kafanıza göre.
1 ay sonra, 3 yıl sonra, 15 yıl sonra... kafanıza göre.
0
tormentorius
(12.06.14)
yaptığım işte iyi olmak istiyorum ben. doktorasıyla falan
0
bilader
(12.06.14)
2 sene sonra doktorayi bitiriyorum. ondan sonra bakiciiz.
0
osuruklu
(12.06.14)
hiçbir şey beklemiyorum, çünkü hiçbir beklentim gerçek olmadı. 30 yaşımda mutsuz bir insanım. ecelimi bekliyorum sadece.
0
rock n roll
(12.06.14)
Ben de genel olarak başarılı, faydalı biri olmayı istiyorum.
0
ontheroad
(12.06.14)
önümde hayatımın dönüm noktası olabilecek bi süreç var. şu 5-6 ay içinde bu süreçlerden başarıyla geçebilirsem hayatım sonsuza kadar değişecek ve bambaşka şeyler yaşıycam, ve çok istiyorum. eğer başaramazsam olduğu gibi devam edicek. her şey bu öümüzdeki bikaç aya bağlı.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(12.06.14)
bir marangoz atolyesi ve kosemde kendimle barışık bir hayat. aynı zamanda gezmeye, yeni yerler diller keşfetmeye devam edebilmek.
0
nwnd
(12.06.14)
Pek bir şey beklemiyorum, iyiyim böyle.
0
aychovsky
(12.06.14)
Bu pazar ne aktivite yapsam acaba, ayyy piknik mi yapsak ( nefret ederim normalde piknikten, niyeyse su an hayalledim), ay yok bisiklete binelim, ya daaaa ben size yeni bi pasta yapayim mii seklinde pazar plani yapacagim gunleri bekliyorum.
0
cecilia
(12.06.14)
Hiçbir şey beklemeyenlere +1. Biz iyiyiz böyle.
0
mindwars
(12.06.14)
Şimdilik Brezilya-Hırvatistan maçını.
0
angelus
(12.06.14)
2 yıl içinde motorla asyayı geçmek istiyorum ben, herşey tamam bi cesaret yok :/
0
mirty
(12.06.14)
hayatta tutacak kadar umut bekliyorum. bi de hayat bana bulaşmasın. mutluluk şart değil ama huzurlu geçsin. geceleri rahat uyuyayım.
0
sttc
(12.06.14)
insan oldugumu hissedebilmek yeter. ama onu da hayattan önce kendimden bekliyorum.
0
akare
(12.06.14)
3 ay sonra avustralya'ya gitmek, 1 sene sonra vizemi uzatabilmek, 5 sene sonra da avustralya vatandaşlığı almak. ondan sonrasına o zaman bakarım.
0
baldur
(12.06.14)
otomobil düt dütt
0
rapon
(12.06.14)
kısa vadede dünya kupası ve the international 4 ile birlikte keyifli, sorunsuz bir yaz mevsimi. bu süreçte kredi kartı borcumu kapatıp 3-4 kilo verirsem, 5-6 kitap bitirirsem istanbul'a level atlamış olarak dönerim.

uzun vadede pilot ve yazar olmak istiyorum. öldüğümde, "iyi uçardı rahmetli, şu kitabında da diyodu zaten" falan diyebilsinler arkamdan. genç abazanlar okuduklarında "anaa, aynı düşünüyomuşuz lan adamla! büyüksün pescador reyiz!" desinler. hayatımın belli bölümlerini düsseldorf'ta, torino'da, montpellier'de, viyana'da falan geçirebileyim. geri kalanını da gezebileyim.

bunun dışında çok iyi anlaşabileceğim hatun falan olabilir mesela. gerçi bunlar "hayattan beklenti" sayılmaz aslında. hayattan değil de, kendimden beklentim, bunları yapabilecek gücü bulabilmek. duyuruda cevap kasınca düsseldorf'a gidilmiyo sonuçta, bu işleri yapacak gücü damarlarımdaki asil kanda bulmayı isterim beklerim hayattan en fazla.
0
pescador
(12.06.14)
Saatimi
0
rn
(12.06.14)
istediğim hiçbir bok olmuyor küçük istisnalar dışında. hep başkaları istediğim hayatı yaşıyor istediğim şeyleri elde ediyor. bundan sonra bir bok beklemiyorum amk hayatından. elimde olsada şu kendi vücumdan çıkıp o imrendiğim kişilerin içine girebilsem keşke. ben olmaktan nefret ediyorum.
0
fransızkalanadam
(12.06.14)
3.bp.blogspot.com

özet geçiyorum. 1. dışında diğerlerini elde etmem lazım.
0
klakie
(12.06.14)
30 yaşıma geldiğimde çok zengin olmayı yazlık ve bmw sahibi olmayı istiyorum. bunlardan sonrada mutlu bir evlilik.
0
enter saltman benim
(12.06.14)
çoban salata ve cacık yemekten zevk alabilmeyi, can erik yiyebilmeyi (burda yok çünkü), rahat nefes alabilmeyi, rahat yürüyebilmeyi, rahat kaka yapabilmeyi ve çalışıyor olabilmeyi bekliyorum.
0
compadrito
(13.06.14)
ciddi ciddi yazıyorum bak.

hiçbir şeye, hem de hiçbir şeye ihtiyaç duymadan yaşayabilmeyi.

en az alışveriş yapabilmeyi, yediğim herşeyi kendim üretebilmeyi/yakalayabilmeyi, yaşadığım evi küçültmeyi, avm denen şeyin yakınından bile geçmemeyi, söğüt gölgesinde hanımeli koklamayı.

sadece bunu yapabileyim, onyüzbin milyar dolar sizin olsun.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(13.06.14)
Gençler kabul edelim hepimiz seks bekliyoruz.
0
r_u_h
(13.06.14)
(14)

Klozette su sicramamasi icin taktikler

bambum
Nelerdir? Alaturkaya alismis biri olarak hem tuvalete cikarken suyun sicramasi tedirginligini yasiyor hem de silme konusunu nasi halledecegimi bilemiyorum. Zor oluyo biraz. Daha acik yazmak istemiyorum :)Biraz su sicradi ve tedirgin oldum açıkçası. Siz nasi hallediyosunuz? Alaturka ne kadar temiz b
Nelerdir? Alaturkaya alismis biri olarak hem tuvalete cikarken suyun sicramasi tedirginligini yasiyor hem de silme konusunu nasi halledecegimi bilemiyorum. Zor oluyo biraz. Daha acik yazmak istemiyorum :)

Biraz su sicradi ve tedirgin oldum açıkçası. Siz nasi hallediyosunuz? Alaturka ne kadar temiz bir şeymiş :(
0
bambum
(12.06.14)
Tuvalet kagidi atiyorum bir parça.
0
1a2b3c4d
(12.06.14)
1a2b3c4d +1
0
razvan rat
(12.06.14)
Öcelikle umumi bir tuvalet değilse kullandığınız klozetteki su pis değildir. Ama illa ki sıçramasın derseniz oturmadan önce bir parça tuvalet kağıdı atabilirsiniz suyun üstüne. O zaman hiç sıçramaz. Taharet meselesine gelince klozetteki taharet musluğunu kullanın. Hiç elinizi kullanmadan hafif tazyikli bir şekilde ilgili bölgeye suyun çarpmasını sağlayın ve tuvalet kağıdı ile kurulayın. Afiyet olsun.
0
iki ekmek bir sigara
(12.06.14)
Elini kullanmazsan kirli kalır. Kalmaması çok düşük bit ihtimal. Suyu aç ve elinle taharet al. Bunları yazmayalım buraya.

Genelde kalın sıçarsan sıçrar, çözümde peçete.
0
air
(12.06.14)
bok muhabbeti, en sevdiğim ^^

1a2b3c4d+1

ikinci soruna gelirsek, tuvalet kağıdı-ıslak tuvalet kağıdı-tuvalet kağıdı kombinasyonu ile çözebilirsin bunu. hatta ara sıra -her zaman değil- şunlarla;

www.sackozmetik.com

elimizi değdirmemize de gerek kalmıyor.
0
mayaa
(12.06.14)
O tuvalet kağıtları zamanla tıkanma yapıyor atık sisteminde. Hayır bir gün sifonu çektiğinizde klozetteki artıklar dışarı doğru taşarsa nedeni o kağıtlardır, aklınızda bulunsun.
0
angelus
(12.06.14)
O tuvalet kağıtlarını arıtma tesisleri çimento fabrikalarına satıyor, sonra ondan çimento yapıyorlar, bokunuz duvarlarda ölümsüzleşiyor. Atabilirsiniz yani boşuna mı atık su parası veriyorsunuz? Sağlam yapsınlar tesisatları tıkanmaması için.
0
webustad
(12.06.14)
1- su sıçramaması için denmiş zati, bi parça tuvalet kağıdı..

2- öhöm kişisel temizlik için de.. kıç doktorumdan (bkz: proktolog )aktarıyorum: elini kullanma, sıvarmışsın her yere. %100 temizlik için duşta sıcak suyla (yazın ılık olabilirmiş) makatı 10-20 saniye kadar yıkamak gerekmiş. sabun falan kesinlikle makata sürülmemeliymiş, şöyle çöemelip duş başını tuttun muydu... işte öyle.
0
no avalon
(12.06.14)
elini sürmene gerek yok. taharet musluğunu kullan sonra musluğu kapat ve istediğin miktarda tuvalet kağıdıyla sil. temizlenir.
0
instant crush
(12.06.14)
olm tuvalet kağıdı atmayın lan önden, tıkanıyo klozet. 2 kere evde dişi bireyler varken ses olmasın diye öyle yapayım dedim sonra 3 saat açcam diye uğraştım.
0
MBrain
(12.06.14)
pansiyonda olduğun için çekiniyorsan çamaşır suyu dök girmeden önce klozete, birkaç dakika bekle sifonu çek ve kullan. çamaşır suyunun öldüremeği bakteri henüz varolmadı.
0
instant crush
(12.06.14)
0
compadrito
(12.06.14)
sıçrama sorununu şey etmişler. zaten bir süre sonra alışırsın, bırak sıçrasın evdeysen.

ama anlayamadığım şey hala elle taharet al diyenler var. aga elinizi kıçınıza iki sürtünce o bakteriler ölüyor mu sanıyorsunuz? o bakteriler orada illaki olacak. elini sürünce bi de eline geçiriyorsun o bakterileri, sonra her yere geçiriyorsun. bırak götünde yaşasın o bakteriler sadece. ıslak peçete veya taharet musluğu işe yarar çözümler. ama el sürmek kesinlikle olmamalı. sırf bu taharet geleneğinden ülkenin yarısı eli boklu geziyor. neyse ki zamanla azalıyor.

ek: bırak elini götüne sürünce el yıkamayı sadece tuvalete girip çıkınca da elimi yıkıyorum. ayrıca o el göte değdi mi elden o bakterileri yüzde yüz atmanın bir yolu yok. şöyle diyeyim, elinizde zaten bakteriler var, götte de var. bunlar usul usul yaşıyor. sen elini götüne sürünce, elindeki bakterilerin bir kısmı götüne, göttekiler de ele geçiyor. e farklı ortamlarda zararlı oluyorlar bu sefer. ayrıca ülkenin diğer bir yarısının da elini yıkamadan tuvaletten çıktığı düşünülürse(ve gelenek diye eller göte değiyor) bundan acilen vazgeçmek lazım.

ayrıca göte suyu vurup çıkmak değil, suyu vurduktan sonra peçete denen şey ile iyice silmek gerekir. götü parmaklamaya gerek yok.

şöyle de bnunu araştırmış kişilerden dinleyelim bir de:

Sağlıklı bir insanda idrar mikrop içermez, ancak dışkının her milimetre küpünde milyonlarca bakteri bulunur. Bunlar bağırsaklarımızdan atılmış olmasına rağmen, herhangi bir yolla tekrar vücudumuzun iç ortamına bulaştıklarında hastalığa neden olurlar. Bu nedenle özellikle dışkılama sonrası temizliğin özenle yapılması çok önemlidir. Dışkılama sonrası temizlik, daha önce de belirtildiği gibi idrar çıkışı açıklığına ve kadınlarda vajina girişine mikrop bulaştırmamak için mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken diğer noktaysa, dışkılama sonrası temizlik yapılırken ellere mikrop bulaştırılmamasıdır. Dışkılama sonrası temizlikte doğrudan eller kullanıldığında kirlilik öyle artmaktadır ki etkili yıkama ile dahi eller tam olarak temizlenmemektedir. Bu nedenle dışkılama sonrasında ilk temizliğin, gözle görünür bir kirlilik kalmayıncaya kadar yinelenerek her seferinde kuru temiz tuvalet kağıdıyla, daha sonra yine el değdirilmeden fışkıran suyla ya da ıslatılmış kağıtla yapılması ve bölgenin tuvalet kağıdı ile kurulanarak temizliğin bitirilmesi en uygunudur. Bu işlem bittiğinde eller mutlaka aşağıda el temizliğinde anlatılan şekilde etkili bir biçimde yıkanmalıdır. Özellikle ellerde istenmeyen bir bulaşmanın olduğu durumlarda kullanılan musluk, sifon ya da kapı kolu ve benzeri bir yüzeye dokunmak gerekiyorsa, buralara doğrudan temas yerine tuvalet kağıdı kullanarak dokunmak, tuvalet kağıdının ruloda kalan bölümünü kirletmemek, hem daha sonra kendimizi hem de birlikte ortamı paylaştığımız insanları, dışkı ile bulaştırmamak açısından önemlidir.
bilheal.bilkent.edu.tr
0
yasli ateist
(12.06.14)
tuvaletten çıkınca ellerini yıkamayan arkadaşları gördük. ama biz taharetten sonra elleri yıkarız. nasıl bir cahillik bu suyu vur çık. fransızlar da yıkamadan çıkıyormuş, öyle yapın en iyisi. kıçn boklu gez, ellerin kirlenmesin. sadece suyu çarptırırsan b*k parçalanır ve dağlır. asıl o zaman etrafı batırırsın ve yayarsın. birde suyu kuvvetli açarsan hop tuvaletin zeminine...
0
air
(12.06.14)
(2)

ingilizce ufak bi gramer şeysi

tellioglu
durumumu özetleyim arkadaşım benim için kitap aldı kütüphaneden ve ben de kendisi olmadan kitabın deadlineını uzatmaya çalışıyorum. şunu ingilizce nasıl derim? "arkadaşımın gelmesi gerekli mi? yoksa sadece kitabın yanımda olması yeterli mi?"
durumumu özetleyim arkadaşım benim için kitap aldı kütüphaneden ve ben de kendisi olmadan kitabın deadlineını uzatmaya çalışıyorum. şunu ingilizce nasıl derim? "arkadaşımın gelmesi gerekli mi? yoksa sadece kitabın yanımda olması yeterli mi?"
0
tellioglu
(12.06.14)
should my friend also come with me or can i do the deadline extension just with the book itself?
0
osuruklu
(12.06.14)
Hello, my friend borrowed this book for me. Can I extend it or does he have to be here?
0
compadrito
(12.06.14)
(3)

Kuveyt

biglebowsky
Sevgili ahali,Kuveyt'te yasamis, calismis ya da halen yasayan, calisan var midir aranizda? Ya da tanidigi olan? Bu ulkede calisma ihtimalim var ama karar veremiyorum. Guvenlik vs gibi konular yuzunden. Fikri olanlari da duymak isterim.
Sevgili ahali,

Kuveyt'te yasamis, calismis ya da halen yasayan, calisan var midir aranizda? Ya da tanidigi olan? Bu ulkede calisma ihtimalim var ama karar veremiyorum. Guvenlik vs gibi konular yuzunden. Fikri olanlari da duymak isterim.
0
biglebowsky
(12.06.14)
dün müşterimle konuştuğumda 60celcius idi. inanmadım ekran görüntüsü yolladı.

2 ay önce gitmiştim; oldukça güvenli ve aşırı zengin bir ülke.
gezecek görecek bir şey yok; alışveriş merkezi cenneti.
0
deneme2
(12.06.14)
Bağdatlı bi arkadaşıma, Kuveyt'e gideceğimi söylediğimde, ilk uçakla geri kaçarsın sıcaktan ve rutubetten demişti. Yaşayan nası yaşıyo onu bilmiyom.
0
compadrito
(12.06.14)
geç mi oldu bilmiyorum ama ben orda yaşıyorum. soruların varsa cevaplayabilirim.
0
ingenue
(27.12.14)
(2)

one way

Lirazervatif
bir makale okuyordum.. One way researchers have modeled writing is from a cognitive perspective one way ? anlamadım bu kısmı.
bir makale okuyordum..

One way researchers have modeled writing is from a cognitive perspective

one way ? anlamadım bu kısmı.
0
Lirazervatif
(12.06.14)
Araştırmacıların yazıyı ele aldıkları bir yol bilişsel bir açıdandır.

ekleme: evet, yalnux'un dediği gibi... ben onu göremedim.
0
compadrito
(12.06.14)
araştırmacıların yazmayı modelleme yöntemlerinden biri bilişsel perspesktiften modellemedir.
0
yalnux
(12.06.14)
(23)

hamama giden var mı?

air
Ben geçen sene gittim bir kere ama ne bileyim çok tuhaf ve rahatsız edici bir ortam. 50 adam bi yerde çıplak ve terli. Hani görüntü çok kötü. Bayan arkadaşlara durumu netleştireyim; hani orada 50 biskolata erkeği birbirini köpüklemiyor, gayet göbekli, kıllı ve bozuk bedenlerimize çıplak ve terliyiz.
Ben geçen sene gittim bir kere ama ne bileyim çok tuhaf ve rahatsız edici bir ortam. 50 adam bi yerde çıplak ve terli. Hani görüntü çok kötü. Bayan arkadaşlara durumu netleştireyim; hani orada 50 biskolata erkeği birbirini köpüklemiyor, gayet göbekli, kıllı ve bozuk bedenlerimize çıplak ve terliyiz. Ufak çocuğu soksan o ortama fiziksel ve psikolojik gelişimi bozulur. Birde başkasının tutup sana kese atıyor oluşu da kötü, epey hırpalıyor ve hani o hengâmede verse küsküyü ruhun duymayacak.

Seven giden var mı? Ya da bana katılan varsa düşünceleri nedir?
0
air
(12.06.14)
hamama temizlenmek ve rahatlamak için gidersen bi sıkıntı yaşamazsın. Plajda sorun olmuyo da hamamda mı sorun oluyo? Ben acayip rahatlıyorum hamama gidince. kendimi temiz hissediyorum.
0
justinho26
(12.06.14)
ben bayılıyorum valla. 20 yaşından beri fırsatım oldukça giderim. genelde termal otel tercih ederim. şehir hamamına bir kere gittim, sıkıntı yaşamadım. bizim yaptığımız banyo, banyo değil. anca kir kabartmak. bunu da hep söylerim. günde 2 kere de duş alsan, hamama gidip keselendiğinde kendinden tiksinirsin. işini bilen natıra da denk gelirsen pamuk gibi çıkarsın.
0
kerbeee
(12.06.14)
50 adamın içiçe oldugu yerlere gitme, mümkünse hafta içi erken saatlerde git 3 5 kişi oluyor. (bursa için konuşuyorum)
ayrıca biskolata erkeği göbekli kıllı erkek falan ne alaka fit erkekler olsa senin için hoş bi görüntü/ortam mı olucak yani ? töbe töbe :))

rahatsız oluyorsan kese yaptırmak zorunda değilsin. hamama pekale sadece sauna buhar banyosu havuz vs. içinde gidilebilir. çıplaklık olgusuda kişiden kişiye değişiyor sanırım şort olduğu sürece bence biz erkekler çıplak değiliz olağan geliyor ki ben zaten hamamdada deniz şortu falan giyiyorum öyle hiç kimsede anadan üryan bi şekilde hamamda durmuyor.
0
olurnedenolmasin
(12.06.14)
hamam kadar rahatlatıcı bir sey var mı ya. hayret bir şeysiniz.
0
all girls dream
(12.06.14)
Öncelikle kadınım. Küçükken bir-iki defa hamama gitmiştim ama ayrı oda şeklinde idi teki, diğerinde de hamam boştu.

Birkaç yıl önce kaplıca hamamına gidelim dedik, o günün travması kadın halimle ki yaş olarak da 20'yi aşkındım, hala aklımdadır.

Beyaz iç çamaşırlarıyla havuza atlayan kocaman memeli-göbekli kadınlar, suyu gören beyaz donun şeffaflaşması, o terle karışık beyaz sabun kokulu buhar, çığlıklar, musluk kapma yarışı.

Peştemal filan ohooo hak getire, en giyinik bendim orada bikinili halimle.

Hiçbir yere dokunmadan, ayağımı suya sokmadan (hastalık dolanıyordur orada) koşar adımlarla çıkmıştım, travmamı saymıyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(12.06.14)
çok güzel be hamam. mis gibi hafifleyip çıkıyosun. otellerinkine git normalini beğenmiyorsan, kimilerinde saunaya giriyorsun sonra direk seni ayrı bir odaya göbektaşına alıyorlar ayrıca girip çıktıktan sonra bir güzel yıkıyorlar orayı da.
0
earthangell
(12.06.14)
farkli bir mekan bulmani tavsiye ederim.

en son bir kac sene once arkadaslarla gitmistik cok eglenmistim. cikinca cay/ayran/soda icmesi de mis ohhh
0
jedilance
(12.06.14)
valla ben de bay arkadaslar durumu netlestireyim. kadinlar hamaminda da bi kurnada adriana lima, bi kurna da giselle bundchen, gobek tasinda rihanna yok. cik sokaga, orada nasil kadinlar varsa ayse abla, neriman teyze, kadinlar hamaminda da o tipler sonucta. yani biz de ok meraklisi degil, selulitli bacaklara,gobege sarkmis memelere ama kimse de ciplak insan gormek icin gitmiyor zaten hamama.

bi kere inanilmaz bir temizlik duygusu oluyor hamamda. sanki yillardan sonra ilk kez yikanmissin da pur-u pak olmussun gibi. resmen kirlerinden arinip hafifliyorsun. ayrica mental olarak da cok dinlendiriyor.terapi gibi bisey.

sen sevmiyosan tellak amcalari, yaptirtmak zorunda degilsin. ama hamamin keyfi oyle cikiyor. yat gobektasina, bebekmissin gibi seni yikasinlar, kopuklesinler, masaj yapsinlar.
0
halanne
(12.06.14)
Hayatta gitmem. Mahremiyeti, şunu bunu geçsen hijyen meselesi var. Umumi banyo işte, umumi tuvaletten hallice...
0
marjory
(12.06.14)
erkek taşa oturunca, o taşa neresi değiyo? kadın taşa oturunca o taşa neresi değiyo?
erkekin üretrası kaç santim? kadının üretrası kaç santim?

dolayısınnan kadın aleyhine açık bir hijyenik tehdit var. hamama gitmek istemeyen kadını kınamayın.
0
compadrito
(12.06.14)
ben bi kere gittim geçen yarıyıl tatilinde o da kötüydü. haftaiçi sabahın köründe gittik 3 arkadaş ben ve bi de bi dayı vardı. benim de hiç hoşuma gitmedi.
0
fuerteventura
(12.06.14)
Git ama masaj falan yaptırma.
Bir hevesle gitmiştim, adam omuruma omuruma çalıştı, felç kalacaktım neredeyse.
Ayrıca neyden çekiniyorsunuz ki? Hiç mi 20 erkek bir soyunma odasında soyunmadınız? Ya da askerde 50 kişiyle bir arada uyumadınız?
0
bazilika
(12.06.14)
erkeğim ve çocukluğudan beri giderim. evet genelde yaşlı veya orta yaşlı amcalar var ama genç ve fit erkekler olsa banane. hastalık kapma konusu biraz görüceli. 7/24 su akan bir yer ve işeyeni sıçanı görmedim şimdiye kadar. sıcak suya doyup rahatlıyorum tüm erkeklere tavsiye ederim.

şişman teyzeleri eleştirenlere de çok kızıyorum. vücudu çirkin olan insanlar insan içine çıkmasın mı bunu mu istiyorsunuz?
0
enter saltman benim
(12.06.14)
binlerce insanın ellediği kollukları-kapı kollarını tutmak, işedikten sonra ellerini yıkamayan insanlarla tokalaşmak, genel kullanımda olan para gibi eşyalara dokunmak, havuza girmek, denize girmek falan ne kadar hijyensiz ise hamamlar da o kadar hijyensiz. hatta hijyen hamamda daha fazla çünkü kaynayarak yükselen (termal olanlar) sular var, ziyadesiyle sıcak. direkt giremezsin, o derece sıcak. hamama gidip bakirliğini kaybeden de duymadım henüz. küskü korkusu varsa herhangi bir topluluktan da korkman lazım. hülasa, küçüklüğümden beri giderim ve hala hayattayım. ama bazen hamama gidenler olarak oturup konuşuyoruz, niye gelmiyorlar keşke gelseler diyoruz sizin için. şaka şaka, umurumuzda değil
0
icim urperiyor
(12.06.14)
Senede bir iki.
0
[silinmiş]
(12.06.14)
kardeş askerlik de mi yapmadın. hayır şatoda büyüdüyseniz normal tabi ama burası türkiye hacı. hamamdaki kese gibisi yoktur. soğuk havuzu olanlar var, sonrasında yüzmesi güzel oluyor.
0
hasmetizm
(12.06.14)
ayda en az 1 kere hiç olmazsa 2 ayda bir kere muhakkak giderim. tanıdığım bildiğim temiz hamamları tercih ederim ve hangi gün hangi saatte tenha olduğunu bildiğim zamanlarda giderim.
buhar odasıyla, saunasıyla, masajıyla ve kesesiyle güzel bir deşarj olur çıkarım.
çıktıktan sonrada kendimi kuş kadar hafiflemiş, bütün maddi vemanevi pisliklerden arınmış hissederim.
hamam iyidir.
0
etna
(12.06.14)
Senede 3-4 kez giderim. Arada lazım iyidir. Hijyen anlamında da erken saatlerde ve sakin olduğu zamanlarda gitmek lazım.
0
gece lampulu
(12.06.14)
Ben hayatımda beş altı kez filan gitmişimdir. Unisex olanlar da vardı içlerinde. Kese, köpük masajı filan güzel de ya o sıcaklık, o buhar, o nefes alamama durumu bana göre değil. Bundan sonra da birileri zorlamazsa gitmem.
0
pandispanya
(12.06.14)
sayns
(12.06.14)
hani iyidir kötüdür çok yorum yapmayacağım da hijyen meselesi biraz saçma geldi bana:
let me think about it:
-plajda da aşağı yukarı hamamdaki kadar bozuk bedenlere sahibiz.
-plajda da aşağı yukarı hamamdaki kadar çıplağız.
-plajda da aşağı yukarı hamamdaki kadar terliyiz.
-plajda da aşağı yukarı hamamdaki kadar göbekliyiz.
-umumi tuvaletlerde de aşağı yukarı aynı yere götümüzü koyuyoruz.
-herhangi bir havuzda da aynı suya giriyoruz. (denizde de giriyoruz da o steril diyelim hadi)

ortalama bir insan şu yukarıda saydıklarımın hepsini yapıyor. hamam keyif meselesi. keyif alıyorsan steril değil diye gitmek bana kalırsa saçma. ha sevmezsin gitmezsin o ayrı. kese-masaj olayı zaten başlı başına fiyasko. onu yaptırmayacaksan hamama gitmenin ne manası var ? şöyle hamur gibi yoğuracak adam seni ki iyiden iyiye gevşeyeceksin. çıktığın zaman soyunma odasında yataklar olur peştemali çıkarmadan soda eşliğinde bi yarım saat kestireceksin.
0
syozkn
(12.06.14)
Hamamına göre değişir bence bunlar.
Bir bayan olarak temiz hamam ve fırsat buldum mu severim, sevinirim.
İnsanın içi açılıyor, cildi temizleniyor, kemikleri ısınıyor yahu.
0
aithra
(12.06.14)
Daha dün hamamdaydım. :)

Neyse konumuza gelelim. Saat 19:00 civarı gittiğim için bir Allah'ın kulu yoktu. :)

Önce ortam sterildi ama yine ben kendim için kullanacağım yerleri temizledim. 40 dakika kadar içeride sadece terledim. Sonra yıkandım falan. Dünden beri hâla pamuk gibiyim. Ohhh dünya varmış be.

Kısacası temiz olan yere gidin arkadaş. Evdeki banyodan çıktıktan sonra oluşan haz ve hafifleme hissi x 10'dur hamam. Bir de herkes soda içer ben çıktıktan sonra hemen bir redbull çakarım. Deneyin.
0
t3hn0
(12.06.14)
(14)

hamam böceği alarmı

gudumlu anne terligi
bu hafta taşındığım evde malesef hamam böceği varmış. sağolsun ne ev sahibi, ne de emlakçı söylemedi tabiki.mutfaktan çıkıyorlar. temizlik yaparken 1 tane bulmuştum taşındıktan sonra, bugün mutfak dolaplarının altına raid sıktım, 6-7 tane başbaparmak tırnağı büyüklüğünde ölmüş halde buldum bunları.
bu hafta taşındığım evde malesef hamam böceği varmış. sağolsun ne ev sahibi, ne de emlakçı söylemedi tabiki.

mutfaktan çıkıyorlar. temizlik yaparken 1 tane bulmuştum taşındıktan sonra, bugün mutfak dolaplarının altına raid sıktım, 6-7 tane başbaparmak tırnağı büyüklüğünde ölmüş halde buldum bunları.

patates rendeleyip asit borik koydum akşam üstü. az önce mutfağın ortasında yine buldum. mutfak apartman boşluğuna bakıyor ama camlar kapalı duruyor. zaten sineklik de var önünde. bir tek menfez var açık olan. nereden geliyor olabilir bunlar. nereye müdahale edeyim. ilk defa başıma geldi. yol yordam nedir?
0
gudumlu anne terligi
(12.06.14)
çözüm böcek yemi. böyle dışı plastik olanlar var ya, onlar.
0
oğlum çok zor lan
(12.06.14)
benim çocukluğumun geçtiği evde çok vardı. korkutmak gibi olmasın ama kaç kere komple evi ilaçlattık bana mısın demedi lanet hayvanlar. yılda 4-5 kere 200-300 civarı yumurta bırakıyorlar zaten.
0
rahvanatlargibi
(12.06.14)
giderlerden geliyorlardır. direkt ilaçlat bence hiç uğraşma. hatta jel de sürdür ilaçlamacıya, benim ev jelli bir yıldır, malum izmir, dolaplar, çekmeceler her yere sürdürdüm. bir daha da görmedim evde, nazar değmesin.
0
kerbeee
(12.06.14)
Bocek yemi +1 Benimde basima geldi.
Nereden geldigini bulamazsin ama yinede tum duvar diplerini gozden gecir.
0
delifaruk
(12.06.14)
bir ara bizim eve de musallat oldular.
öyle ki geceleyin ortaya çıkıyordu manyaklar.
ulan gece su içmeye gidiyorum ışığı bir açıyorum en az 7-8 tane böcek holde dolaşıyor..ışığı açmaya gidene kadar birinin üzerine basarım diye aklım gidiyordu. e tabi küçüktük. sonra o ilaçlardan aldık koyduk bir yere.
öldür öldür bitirdik sonunda. ahah. yatağın üstünden çıkıp ağzına girmesinler dikkat et:)
0
yapma volkan
(12.06.14)
ben de 3 5 tane görüyorum belli aylarda mutfakta. onları da böcek yemi filan değil de kendi imkanlarımızla öldürüyoruz fakat gördükçe işte. görmediklerimiz kaç tane kim bilir. sağlık yönünden bir sorun yaratıyorlar mı onun hakkında bilgisi olan da yazarsa sevinirim.
0
volkatina
(12.06.14)
Borik asit cozum. Bol bol yapin
0
cemlemikonusuyorsun
(12.06.14)
geçen yıl çalıştığımız ofiste vardı , ilaçlatıp kurtulduk işin içinden...1 gecede 40 yumurta bırakabiliyomuş bu hayvanlar...çokta tiksinirim bu arada bu hayvandan

allahtan ilaç firmasından gelen adam işi bilen biriydi...biz 2-3 tane olduğunu iddaa ettik adam 40-50 tane yarın sabah ölüsünü görürsün dedi ve hakkaten ertesi sabah dükkanı açtığımda heryerde ölmüş hamam böceği gördüm...

demek istedğim bunlar çok çabuk türedikleri için hemen bi ilaç firması çağır ve evi ilaçlattır...yoksa zor kurtulursun o böceklerden
0
adanalıbeckham
(12.06.14)
üf hiç sevmem terlikle gezmeyi evde terlikle dolaşıyorum üstlerine basma ihtimalinden tiksiniyorum.
benim bildiğim hamam böceği kabuklu ve sert olur bunlar yumuşak bi de üf bassam ayağıma yapışır ölür böğ iğrenç.
0
🌸gudumlu anne terligi
(12.06.14)
kalorifer böceği olmasın sakın? bu arada apartman ilaçlatma +1 geçenlerde de anlatmıştım, apartman ilaçlandığında biz en üst kattyız, bize kaçıp geliyorlardı. üstüne ben evi ayrıca ilaçlatıyordum. her yaz düzenli 1-2 ilaçlamayla halledebildik.
0
kerbeee
(12.06.14)
apartmanı ilaçlatmaya gerek yok, evi ilaçlatsan yeter. ama silikonumsu bişeyle ilaçlama yapıyorlar, ondan ilaçlattır. 6 ay garanti verir onlar ama 1 sene filan gidiyo. benim fobim olduğu için bekletmeden ilaçlatıyorduk annemlerde. alt katta olmazdı, çatı katında olurdu. o silikon gibi ilaçla ilaçlatınca görünmüyorlar bir daha. hani ölüsünü toplamıyorsun da kaçıyorlar mı artık nedir bilmiyorum. çok kenar köşe dipte kalan yerlerde ölülerini buldum taşınırken sadece, bayılacak gibi oldum ama en azından canlı değillerdi. teyzem bahçe katında oturuyordu bir ara, onun komsusu ilaçlattı ondan gittiler, ama teyzemde devam ediyordu. yani bütün binaya gerek yok. 80-100 gibi bir şeeye ilaçlıyorlar.
0
dasher
(12.06.14)
kalorifer böceği değil kanatları yok. baya bildiğin kara kara, hatta latince adını bile buldum blatta orientalis, model kesin bu.

gerçi erkekleri kanatlı oluyormuş bunların allah belasını versin çok şükür hiç görmedim onlardan. ama bunlarda da var gibi fotoğraflarına bakınca öyle duruyor. bilemedim. tövbeler olsun.
0
🌸gudumlu anne terligi
(12.06.14)
borik asite devam. dip köşe bucaktaki delikleri alçı ile kapatmak da çoğiy bi tedbir. kalorifer borusu varsa, o boruların yeri deldiği yerler, mutfak, banyo lavabolarının altlarındaki izbe yerler gibi yerlerdeki delikler...
0
compadrito
(12.06.14)
senede bir düzenli ilaçlanabilir ama o zaman bile geliyorlar ve ölüyorlar, ölüsüyle uğraşırsın.
geldikleri yeri bulup alçıyla doldurmak işe yarar belki..
geçmişler olsun.
0
aithra
(12.06.14)
(10)

vegan/vejetaryen

umarsizca umarim
Efendim hayvansal ürünleri kullanmadan yaşamımızı sürdürebilir miyiz? Eksik kalan vitaminleri falan nasıl karşılıyor bu insanlar? Zira şu günlerde hayvanlara yapılan eziyet benim de kafama dank etmeye başladı.Ancak kafamda soru işaretleri var. Hayvansal ürünler olmadan hayatım sekteye uğrar mı diye.
Efendim hayvansal ürünleri kullanmadan yaşamımızı sürdürebilir miyiz? Eksik kalan vitaminleri falan nasıl karşılıyor bu insanlar? Zira şu günlerde hayvanlara yapılan eziyet benim de kafama dank etmeye başladı.

Ancak kafamda soru işaretleri var. Hayvansal ürünler olmadan hayatım sekteye uğrar mı diye.
0
umarsizca umarim
(12.06.14)
insanların anlamadığı bişey var. biz et yemeliyiz. yanlış olan et yememiz değil. hayvanlara aslanlar da eziyet ediyor. azcık ng wild izleseniz anlicaksınız. bütün vejetaryenler izlemeli. doğa çok acımasız. hayvanları kesmemiz kan, vahşet nolur kendinize gelin bunları yapmamız lazım. ha ama sadece yemlenen hormon verilip şişirilen hayvanları yemememiz? işte bu sistem. ve buna yemeyerek karşı durulmaz. yemeyenler sadece kendilerini kandırıyor. herkesin katil olduğu bir yerde öldürmeyerek vicdanını rahat tutmak gibi; engellemenin yolu bu değil. bence.
0
eskidim
(12.06.14)
soruna cevap vermeyip başka bir şey söylesem ama bana saydırmasan? :)
şimdi eğer et "yiyememe" değil de "yememe" varsa, ye! bak sağlıkçı bir öğrenciyim, şehir dışındayım. parasızlıktan değil, sadece uğraşamamaktan aile yanındaki gibi et tüketemiyorum ve beynimi gerçekten etkiliyor. yıllar içinde farkettim. ayıptır söylemesi, kurban bayramı tatillerinden dönüşte filan maksimum güçte oluyorum. demem o ki "bir güç var"
0
fallopian
(12.06.14)
Başta protein alamıyorlar. Proteini bakliyattan almaya çalışıyorlar lakin bitkisel proteinler eksik amino asitli proteinlerdir, daha anlaşılır olmak gerekirse tırt proteindir. Vücudun günlük ihtiyacı olan proteinleri hayvansal kaynaklardan almak gerekir, bitkisel proteinler hayvansal proteinin ikamesi olamaz.
0
angelus
(12.06.14)
Gerekli vitamin takviyeleri almak şartıyla sürdürebiliriz,örneğin b vitamini sanıyorum bitkilerden alınamıyor. ha aldığın o vitaminler hayvan deneylerinde kullanılıyorsa iki ucu boklu değnek.

ayrıca doğadaki hayvanın avlanıp beslenmesiyle bizim endustriyel hayvancılığımız bir tutulamaz kesinlikle, gözlerimizi kulaklarımızı kapamazsak tüm vahşeti öğrenebiliriz. ben rahat rahat bahçede gezen eziyet etmediğimiz tavuklarımızın etini yumurtasını tüketiyorum, kendi ellerimle kestiğim hayvanı yiyorum, vahşetime katlanarak yiyorum etlerini. bu bile etik olarak sorgulanmalı, durup düşünülmeli bir.
0
zmr
(12.06.14)
Hayvansal proteinler bitkisel olanlardan daha kalitelidir. Vücut daha kolay alır ve kullanır. Daha verimlidir yani. Dengeli ve yeterli beslenme diye bir şey var. O gunde yemedigin eti yine etle kapatmak zorundasın. Et yemeyeyim fazladan üç bardak süt içeyim, ıspanak yiyeyim olmuyor. Kafanız çalışmaz, kansız olursunuz, bağışıklık sisteminiz çöker. Et yemeyeyim takviye kullanayım mı diyeceksiniz? Dogamizi inkar etmeyelim. Kedi yavrusunu da vegan beslemiş sahipleri, ölmek üzereyken bulmuşlar. Doğasına aykırı.

Hayvanlara tavuk çiftliklerinde işkence yaptıkları doğru. Bu durumda pazardan köy tavuğu alabilirsiniz. Yumurtanizi pazardan, sütünüzü mahalle sütcüsünden alın. Dikkat edin de Brusella, salmonella olmayın.
0
Lim5
(12.06.14)
giderek salaklaşırsın
0
compadrito
(12.06.14)
gayet sağlıklı sürdürürsün. birsürü vegan arkadaşım var. ben henüz olamadım. compadrito doktor değil mi cevabını idrak edemedim. hayvansal protein kadar pislik bir şey olamaz. sürekli et ye bakalım kanser oluyor musun olmuyor musun?
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(12.06.14)
b12 eksikliği çektiklerinden bunu tablet olarak almaları gerekiyor. Eksiklik aşırı düzeye varınca tablet de etkilemiyor direkt b12 iğnesi vuruyorlar. B12 tableti et gibi koktuğu için içmeyip b12 eksikliği yaşayan bir tanıdığım var oradan biliyorum. Bir de lahana falan fermente edilince b12 üretiyor bakteriler deniyor ama bilemiyorum onu.

Fakat söyle söyleyeyim bir insan gerekli supplementleri dışardan karşıladığı sürece sadece bitkisel veya hayvansal beslenerek hayatta kalabilir. Fakat doğal olanı hayvansal ve bitkisel ürünleri birlikte tüketmemizdir. İnsan evrimi boyunca beslenmemizdeki et veya bitki oran sürekli değişip bir o yana bir bu yana gidip geldiyse de, temel olarak hepçil canlılarız. Vücudumuz için gerekli aminoasitlerin, vitamin ve minerallerin tamamını tek tip beslenme ile doğal yollardan karşılayamayız.

Protein eksikliği çekmezsin büyük ihtimalle bunu insanlar yüz yıllardır ete ulaşmak zor olduğu için baklagillerden ve tahıllardan karşılamışlar zaten, fakat işin daha doğal ve sağlıklı besleneceğim düşüncesindeyseniz veya hayvanlar eziyet görmesin mantığındaysanız tarım alanı açmak için yağmur ormanlarına ve içindeki canlılara ne yaptığımızı inceleyin bir. İnsan nüfusu çok fazla bu yüzden artık dünya'ya yük olmaya başadık ticari hayvan ve bitki üretiminin bu düzeyde olmasının sebebi bu. Eziyet ediyoruz insan dahil tüm hayvanlara ve bitkilere.

Vejeteryanlık bir tercih olarak saygı duyabileceğim bir şeydir her ne kadar vejeteryanlığın tam karşıtı bir beslenme biçimine sahip olsam da fakat veganlığın daha çok birinci dünya insanlarının tüm dertleri bittikten sonra ellerini attıkları bir konu olduğunu düşünüyorum. Ciddi bir pazar payı var vegan ürünlerin vs. Amerika ve Avrupa'da yıl içinde yüzlerce kitap yazılıyor, vegan restorantlar bir tabak fasülyeyi uçuk fiyatlara satıyor falan ama sıkıntı şu ki veganların çoğu kendi küçük dünyaları haricinde pek bir şeyi umursamıyor. Tamam hayvanlar eziyet çekmesin bunda hemfikiriz ama Afrika'da insanlar temiz su bulamıyorken içecek, sularımız kirlenirken vs. sanki hiç bir sorunumuz yokmuş gibi hayvansal ürünler kötüdüre bağlamamalıyız durumu bence. Tamam bununla da mücadele edilmeli ama Dünya'daki tüm kötülüklerin sebebi de Hayvansal ürün kullanımı değil. Organik etiketiyle satılan ürünlerin üzerindeki pestisit miktarının organik olmayanlarla aynı olduğunu biliyor muydunuz mesela? Bununla ilgili bir makale vardı hatta bulabilirsem atarım. Kısaca suya toprağa o kadar işlemiş ki endüstriyel ürünlerimiz. Yan tarafta fosur fosur böcek öldürücü ile tarım yapılırken 500m ileride nasıl organik üretim yapmayı düşünüyoruz ki? Tamam tek sebebi biz değiliz bunun bitkiler ayı kimyasalı doğal olarak üretiyorlar zaten. Bu kadar kimyasala rağmen insan ömrünün sürekli artması da Dünya açısından bir problem ölmüyoruz daha da uzun yaşıyoruz evet belki daha çok hasta oluyoruz ama aynı oranda da kendimizi iyileştirecek teknolojiye sahibiz.

Yani demek istediğim Dünya üzerinde asalak gibi yaşarken buna çözüm ne greenpeace gibi örgütler ne de veganlık gibi felsefi akımlar. Bizim daha farklı bir politikaya ihtiyacımız var...

Niye yazdıysam bunları :D Asıl sorumuza gelirsek özellikle b12'yi dışarıdan desteklerseniz bitkisel beslenerek de gayet sağlıklı yaşayabilirsiniz fakat besinlerinizi ormal omnivor beslenen birine göre daha ciddi planlamanız gerekiyor lahana salatası, çorba ile sağlıklı beslenemezsiniz mesela ülkemizdeki vejeteryanların çoğunda böyle sağlıksız bir beslenme biçimi var. ---İşim gereği günde en az bir vegan/vejeteryan veryansın maili aldığımdan ( facebook sayfamız var da :D ) çoğuyla konuşma imkanım oldu da- Yani b12 seviyesini sağlam tuttuğunuz, protein, karbonhidrat ve yağ açsından da dengeli beslendiğiniz sürece benden çok daha sağlıklı olacağınız kesin en azından. Yoksa insan gerekli maddeleri dışardan alarak damar yoluyla da beslenebilir ( tamam bu çok sağlıklı bir şey değil ama mümkün sonuçta) Unutmayın neyle beslendiğinizden çok sağlıklı beslenip beslenmediğiniz önemli yoksa iki kilo kaldırınca bayılıp kalan, her şeyi unutan, kemikleri sayılan bir insana dönersiniz.
0
rexex
(12.06.14)
2 senedir et yemiyorum ve gerçekten zekamın gerilediğini çok net hissedebiliyorum. bunun dışında devamlı halsizlik, sabahları rahat uyanamama da cabası. yiyebiliyorsan et ye. bünyeden bünyeye değişir. ben b12 hapı ve iğnesi de kullanmama rağmen böyleyim.
0
alfabetik dusler
(17.06.14)
hayatkısa,

cevâbımı niye idrak edemedin biliyon di mi?
0
compadrito
(18.06.14)
(52)

karşı cinste zaaflarınız neler?

pescador
ne görünce mesela aklınız başınızdan gidiyor, ne olunca dişlerinizi sıkıp bırakın yumruğumla öldüreyim amirim diye kendinizden geçiyosunuz? hadi tamam o kadar sancılı ve yoğun olmasın ama neyi fazla etkileyici buluyosunuz, var mı öyle zayıf noktalarınız? yaş ve cinsiyetle birlikte belirtirseniz hoş
ne görünce mesela aklınız başınızdan gidiyor, ne olunca dişlerinizi sıkıp bırakın yumruğumla öldüreyim amirim diye kendinizden geçiyosunuz? hadi tamam o kadar sancılı ve yoğun olmasın ama neyi fazla etkileyici buluyosunuz, var mı öyle zayıf noktalarınız? yaş ve cinsiyetle birlikte belirtirseniz hoş olur.
0
pescador
(11.06.14)
Beni seviyor olmasi 19/K (kips)
0
Idonthaveausername
(11.06.14)
Ilk goz temasi ve gulusu

Bayan kismiyim
0
brnbrs
(11.06.14)
gobei acik olmak, kisa tisortler falan oluyo ya onlar

19, erkek, istanbul, gobek kizlar eklesin

edit: ekleme yapicam; altta @vfgerty'nin dedigi gibi espri anlayisi olan kizlar hep zihnimde cok derin yer etmistir.
0
hjarteblod
(11.06.14)
Beyaz ten. Duzgun burun. Bi de kaş onemli.
22/K
0
earthangell
(11.06.14)
Kıvrımlı kalça. Göt. Popo. 23/Erkek
0
armagan
(11.06.14)
beyaz ten, kızıl saç
0
mayeskuel
(11.06.14)
ten acayip cekici geliyor bana, zaten yaz da geldi. acik omuz, hafif bronzluk ve ferah bi krem kokusu ah tutmayin beni en sevdigim üclü : )
0
ben de
(11.06.14)
Basketbol şortu =D kafayı yemiş olabilirim, bunu sorgulatmam yalnız =D yaşımı cinsiyetimi söylemem :p
0
pandispanya
(11.06.14)
dövme, piercing, hafif goth luk.

Spanking eklersen güzel oluyor. (29 Male)
0
anonymice
(11.06.14)
açık kahverengi saç, mavi göz, kusursuz yüz hatları.
sms111.org gibi. kendisiyle twitter kullanırken -1,5-2 yıl önce- sohbet etmişliğim de var antrparantez.

23/e
0
papillon7
(11.06.14)
kirli sakal,içten gülümseme,yapılı bir vücut.
21/K
0
tuborg yesili
(11.06.14)
espri anlayışı olan kızları aklımdan çıkartamıyorum. yıllar geçse de unutamıyorum.

28 erkek
0
vfgerty
(11.06.14)
güzel, sarımtırak bir hatun görünce, ne bileyim vücut hatları beni benden alan, biraz da zeki bir kız olunca içim yamuluyor. kafamı göğsüne koysam, hiç kalkmasam, yüreğime sokana kadar deli gibi sarılsam diyorum bazen.

yani güzellik+iç güzelliği+sarı olması

23 e
0
lesmiserables
(11.06.14)
boyun.
boyun güzelse aşağılara doğru bakıyorum:)
0
yalnux
(11.06.14)
sakal, gamze, kısacık saç, uzun boy, fit, hatta biraz zayıf, şort. kadın/yaş biraz var. asdfafsd her halttan da etkileniyormuşum :(
0
kerbeee
(11.06.14)
ince ayak bileği, örülü saç, kocaman göz.

28/e.
0
devorgilla the gunslinger
(11.06.14)
Kil tuy.
lokasyon olarak; gogus, gobek, kasik, kol, yanak ( tabi bunun adi sakal biyik oluyor), bacak...

recepli espiri yapmayin cok rica edicem.

Ses. Bilmiyorum nasil bir ses ama bazen bazi erkeklerin sesi icimi gidikliyor.

Eller. Erkek eli her turlu cekici bi organ, cok nadiren eooyh demisimdir.
0
cecilia
(11.06.14)
vallahi de ses.
görsel olarak bişey söylemem gerekirse kesinlikle kaş göz boy pos ıvır zıvır değil. nadiren yapılan bazı mimikler veya hareketler. herkesin kendine has oluyor. mesela birinin sigarayı içine çekişine deli oluyordum :)
29/k
0
kül
(11.06.14)
Ayak dekoltesi
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(11.06.14)
Güzel eller ve burun. Mimiklere dikkat ediyorum bi de çok anlatamam onu tam tabi. Erkekim
0
tescillimarka
(11.06.14)
kızıl saç, beyaz ten, yeşil göz. bi de hafif çilliyse sanırım direkt kuyumcuya koşarım. çok emin olamıyorum çünkü henüz karşılaşmadım böyle bir elfle.
0
baba jo
(11.06.14)
Kaslı vücut
Uzun boy
Kirli sakal
Düzgün konuşma, telaffuz
İri kemikli düzgün parmaklar
d.haber3.com

Edit: 27/k
0
buzbebek
(11.06.14)
manyaklığı
0
kosun lan mevzu var
(11.06.14)
puppy eyes. boyle :(
www.reactionface.info
www.etonline.com

bide burnu guzelse kayitsiz kalamiyorum. cok az var cunku.
0
madeleine elster
(11.06.14)
Kirli sakal ve ara sıra sakalını kaşıması.
0
immortal
(11.06.14)
Hayret.. hic soylenmemis.. meme.. centilmenler tabi. Diyememisler meme got meme got diye seyler..

Memeye ihtiyac duymamasi icin 6 puan uzeri almasi gerek asagidan..

Onun harici minyon +2 puan

Beyaz ten +2 puan

Kizil sac +2 puan

Renkli goz +1 puan..

Yuvarlak kalca +1 puan

Guzel bi sirt +1 puan

Cicekli bocekli elbiseler +2 puan.

Efil efil ve bol giyim tarzi +2 puan
0
ibomiu
(11.06.14)
sakal. karl marx sakalı alabildiğine sakal kumral ya da kızıl olmalı rengi bir de sarı da olur
0
çekirdek kabuğu
(12.06.14)
Zeka, kararlı duruş, birey olabilmiş olma ve konuşmalarının içeriği.
30/k
0
aychovsky
(12.06.14)
1- ibne taklidini iyi yapan erkekleri severim. ibneleri de severim. ama ibne olursa olmaz, taklitte kalsın mümkünse.
2- bide sese karşı bi takıntım var. kalın değil de, böyle tonlaması güzel olsun çok olmasa da hafif ince olsun.
3- yolda köpek görünce dönüp seven yarası beresi var mı diye kontrol eden adamı da ayrı seviyorum.

edit: 22, k.
0
blossom
(12.06.14)
niye tik yok!!!????
bundan sonra gelmem anketlerine bye
0
madeleine elster
(12.06.14)
meme- sarkmamış, arası açık olmayan, kavradığında taşan, uçları yana doğru gitmeyen, boynun hemen altından büyümeye başlayan bir meme beni benden alır.

24/e
0
allahinadiylaoku
(12.06.14)
makyajsız,rahat,salaş,esmer iri göz ve dudaklar yeterli sanırım abartmayalım :D öyle biri yok çünkü :D 25/e
0
gündüz m
(12.06.14)
türk kızlarında kıvrımlı kalça,cool duruş ve zeka.

genel olarak ise uzun bacak veya dar kalça (küçük estetik göt yani) beni alır götürür.

23. Errrrkek. Polonya.
0
rudeboy
(12.06.14)
zarif ve kendinden emin olması.
0
kamera motor
(12.06.14)
turuncu sac haci. oluyom bitiyom. cil ve yesil goz de varsa yaninda yeme de yaninda yat.

bir de minyon kizlar, kisa boy ufak vucut. yukardakiyle komboysa evlenirim bile :(

21, e

edit: babajo +1 desem yetermis.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(12.06.14)
güzel burun
sade göz makyajı
natasha khan örneğin www.studentnewspaper.org

hasta olunca dudakları şişiyor bazılarının çekici olay
her daim iyi imaj vereyim diye gülenler değil de içinden geldikçe gülümseyenler

çiçekli böcekli giyinenler +1
kısa tişörtler +1
0
volkatina
(12.06.14)
a.k gelin hepimiz ele ele atlayalım köprüden. bu nedir arkadaş.
www.youtube.com


hoşlandığım (bkz: dişi sivrisinek)

ben (bkz: dişi sinek bile girmeyen öğrenci evi)

şimdi buraya şundan şundan hoşlanıyorum diye yazacak olsam, gider bir sigara yakarım
0
Thunderbirds
(12.06.14)
ait olması, sahiplenmesi.
0
icim urperiyor
(12.06.14)
tikini vermediğim arkadaşlardan özür diliyorum, garip bir şeyler oldu ve bazı cevaplar bana daha sonradan göründü. ya da ben gözden kaçırdım. o yüzden aradaki bazı cevaplar tiksiz kalmıştı. şimdi hepsini okuyup tikledim.

ben "beğendiğiniz özellik"ten ziyade, sizi derinden sarsan "zaaf"ları sormuştum. ya soruyu yanlış anladınız ya da duyurudan kimsenin yanına bile yaklaşmamak lazım. bu ne lan, her şeye zaafınız var :(
0
🌸pescador
(12.06.14)
zeka, işine/okuluna/hobilerine odaklanıp sevmesi, beyaz ten renkli göz koyu olmayan saç/kıl yapısı (kollar mesela), bir de elleri. 19K
0
harekatamiri
(12.06.14)
güzel bir duruş ve omuzlar. dirsekten bileklere kadar olan kısmı da çok beğeniyorum bir de kemikli bileği güzel bir saat örtüyorsa harika.
0
legolasin son oku
(12.06.14)
Bebeksi degilde ciddi sert ifadeli bir yuz, asla kilosu fazla olmayan genel vucut, uzun duz saclar, bogurtlen rengi ve kizil saca ayrica bitiyorum, biraz uzun boy, standart olarak dolgun gogusler, oturup dogru durust muhabbaet edebilecegin akli basinda bayanlar, kolun omuzdan dirsege kadar olan kisminin fazla yagli olmayip ince olmasi, haliyle duzgun bir kalca, cicekli micekli desenli taytlar, ciddi durus, dugun nikah olmadikca ruj surmeyenler, businesswoman giyimliler. 35 yas ustu bayanlar, agir basli bayanlar.

Birde bu kadina asigim nerdeyse ama evli: www.aceshowbiz.com

26/E
Edit: gogus ve kalca haric diger hepsi hakkaten zaafim.
0
delifaruk
(12.06.14)
meme
hafif ukala tavırlar
meme
zeka
meme
kıvırcık saç
meme
ince bel
meme
biçimli baldırlar
meme
beyaz ten
meme
güzel göz
meme
ince el ayak bilekleri
meme
0
kyha
(12.06.14)
"neyi fazla etkileyici buluyosunuz" demişsin, biz mi bilememişiz? :D
0
kerbeee
(12.06.14)
zekâ
yüzdeki anlamlı ifade
gözlük
feromonlar
gülen gözler
büyük, kara gözler
kalın, keman ya da kalem kaşlar
uzun kirpikler
ağızın gül kokması


fossa jugularis, yani şu çukur:

upload.wikimedia.org


fossa poplitea, yani şu çukurlar

watermarked.cutcaster.com

philtrum, yani şu:

3.bp.blogspot.com

ayak tabanındaki kavis

küçük eller, ojesiz tırnaklar

ince ayak bilekleri

salınarak yürümek (yürürken leğen kemiğinin hem x ekseninde, hem y ekseninde hareket etmesi. egzersizle filan olmaz bu, varsa vardır, yoksa yoktur. z ekseninde de hareket var mı, onu henüz çözemedim, o kadar uzun süre de bakılmıyo, ''gözlem yapıyom ben yaaa, ne vuruyonuz!!!'' demek de istemiyorum, AutoCAD öğrenip modellemeyi düşünüyorum)

geniş leğen kemiği

gelişi güzel toplanmış uzun saç

kuaförden çıkmamış saç

makyajsız yüz

ve zarafet

amma amma,

ille de Roman olsun!
0
compadrito
(12.06.14)
-> beyaz ten + kızıl saç
-> büyük, dolgun göğüs (b cup da olur. kate upton'ın fazla büyük)

espri anlayışı, bakışlar ve gülümseme de elbet önemli ama zaaf bunlar :)

26/E
0
nawar
(12.06.14)
Kişilik + muhabbet + ufuk Ciddiyim
0
fiber
(12.06.14)
hafif kusur.
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(12.06.14)
güzel bir boyun
güzel ses
renkli göz
siyah tek parça kısa elbise (Yakışana yakışıyor)
kısa kot şort
göğüsleri biraz serbest bırakan sütyenle giyilmiş hafif bol bir bluz
nefes alması
0
roket adam
(12.06.14)
minyonluk
güleryüz
kibarlık
32e
0
groovettyn
(12.06.14)
Bebek yüz, zarif vücut yapısı, beyaz ten.
(Bir de hafif şaşkınlık)

33, E.
0
arnold schwarzeneger
(12.06.14)
düzgün tırnaklar, gür saç, temiz cilt+sakal+ense, beyaz dişler, uzun ve güçlü vücut, güzel gülüş, temiz ve güzel kokmak, iyi huylu ve sevecen bir mizaç...
30+F
0
aithra
(12.06.14)
(6)

why? u have been nothing but kind havent u?

sidd79
why? u have been nothing but kind havent u? çevirirseniz sevinirim.
why? u have been nothing but kind havent u?
çevirirseniz sevinirim.
0
sidd79
(11.06.14)
neden? hiçbişey değil ama naziktin, değil mi?

gibi..
0
camino real
(11.06.14)
neden? kibar/yardimsever/iyi olmak disinda birsey yapmadin, degil mi?

olarak anladim ben. oncesi ve sonrasi da olsa cok daha iyi olurdu
0
crucio
(11.06.14)
bunu çevirirken bu "but" kalıbının iyi idrak edilmesi lazım.

burada "iyiden başka birşey olmadın, değil mi"den ziyade,
"neden? şimdiye kadar nazik olmadın mı/davranmadın mı?" deniyor.

yani, oradaki "but"ın türkçe çevirisi yok. bu "but" başka "but". "ama" anlamını taşıyan değil.
0
lesmiserables
(11.06.14)
@lesmiserables, nazikliğin/kibarlığın dışında hiç bir şeyin yoktu diyor. yani her zaman naziktin/kibardın gibi.

but, except gibi bir anlamda kullanılıyor ama yukarıda değildiği gibi tam karşılığı yok kelime olarak.
0
utkucbkc
(12.06.14)
neden? nazik olmaya özellikle dikkat ettin, etmedin mi?
0
compadrito
(12.06.14)
eh, (şimdiye kadar) ona hep nazik davranmıştın, di mi?
0
yalnux
(12.06.14)
(7)

yumurtam çatladı - çok acil

fuerteventura
yumurta haşlamak çin su ısıtıyodum unutmuşum suyu çok ısınmış elim yandı refleks olarak yumurtayı çok hızlı bıraktım çatladı birazcık yumurta akı dışarı sızdı. şimdi ben bu yumurtayı yersem bi şey olur mu zehirlenme mikrop kapma falan yumurta şu an kaynıyo acil yardım lazım :( ilk kez yumurta haşlıy
yumurta haşlamak çin su ısıtıyodum unutmuşum suyu çok ısınmış elim yandı refleks olarak yumurtayı çok hızlı bıraktım çatladı birazcık yumurta akı dışarı sızdı. şimdi ben bu yumurtayı yersem bi şey olur mu zehirlenme mikrop kapma falan yumurta şu an kaynıyo acil yardım lazım :( ilk kez yumurta haşlıyorum

edit: az önce yedim yumurtayı bi şey olursa sorumlusu sizsiniz :( ulan ilk yumurta haşlayışım ama ayıptır söylemesi muazzam haşlamışım ha :)
0
fuerteventura
(11.06.14)
sana bi şey olmaz da yumurtaya ayıp olmuş
0
icim urperiyor
(11.06.14)
Su kaynadığı için mikrop kapma durumu, kapsa da yaşama durumu teknik olarak mümkün değil. O yüzden rahat olun.
0
angelus
(11.06.14)
yok canım olur mu öyle şey :) çılbır diye bişey bile var duymadınız mı? içiniz rahat olsun
0
eenb
(11.06.14)
regl oldun sandım mk. "neden acil lan acaba" diye açtım duyuruyu :/
0
dzingis
(11.06.14)
wohahahahha iyi güldüm gece gece ya ahahah :D

ne alaka kardeşim mikrop kapmayla. ne suyunda haşlıyosun ki onu tövbeler olsun. normalde içmiyon mu kaynamış suyu sen çay yapınca falan? aynı şey işte. :D

başlığa bak ya hoahhaha... Saolasın walla çok moralim bozuktu halbuki. :D
0
cilgin korsan ces
(11.06.14)
poached egg diye geçen yumurtayı suyun içine kırmak üzerine yemek bile var :D
0
kyha
(11.06.14)
kaba soğuk su koy. yumurtaları suyun içine koy. kabı ocağa koy. ocağı yak, alev kabın dışına taşmasın. kabın ağzına bi kapak kapa eğer küçük bi kapsa. cep telefonunu 12 dakkaya ayarla. 12 dakka sonra ateşi söndür. elini yakmadan kabı al ve lavaboya süzdür o kaynar suyu. üstüne soğuk su aç yumurtaların. 10 saniye filan, kap soğuk suyla iyice dolana kadar soğuk su aksın. biraz daha beklesin, bi beş dakika filan. sonra yumurtaları soy ve ye. bu tarife göre, kayısı kıvamında olması lâzım. kayısı kıvamında değilse, sürelerle artı eksi biraz oyna.
0
compadrito
(11.06.14)
(4)

Sersemlik hissi, sol kulakda ani çınlama, hafif baş ağrısı

sonra baksak
Sersemlik hissi,sol kulakta aniden düdük sesi gibi çınlama, hafif baş ağrıları,başta ağırlıkNeyin belirtisidir ki ?
Sersemlik hissi,
sol kulakta aniden düdük sesi gibi çınlama,
hafif baş ağrıları,
başta ağırlık

Neyin belirtisidir ki ?
0
sonra baksak
(10.06.14)
Tansiyon düşüklüğü veya yüksekliği

Ama başka bi sebebi de olabilir
0
compadrito
(10.06.14)
Hocam evde dogalgaz soba bilmemne gaz salmis olamaz degil mi? Bunlar karbonmonoksit zehirlenmesinin de beliertileri
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(10.06.14)
Evde tek değilim ama.
0
🌸sonra baksak
(10.06.14)
Uzun sureler olursa vertigo, meniere's disease belirtilerinden
0
glittering
(11.06.14)
(11)

çok kısa bi cümlelik çeviri

olmayacakdualarinamindeyicisi
şu zaman olaylarında hep başarısız olmuş bir romalı kardeşiniz soruyor;;'çıldırmak üzere olan' nasıl yazılır?cümlenin tamamı 'çıldırmak üzere olan ülkeme adanmıştır'basit prensiplerini de yazarsanız hem öğrenmiş de oluruz, ne iyi olur.tişikkür.
şu zaman olaylarında hep başarısız olmuş bir romalı kardeşiniz soruyor;;

'çıldırmak üzere olan' nasıl yazılır?
cümlenin tamamı 'çıldırmak üzere olan ülkeme adanmıştır'

basit prensiplerini de yazarsanız hem öğrenmiş de oluruz, ne iyi olur.
tişikkür.
0
olmayacakdualarinamindeyicisi
(10.06.14)
dedicated to my country that is about to freak out.
0
kampaspe
(10.06.14)
about to go insane.
bu kadar biliyorum :D
0
alice practice
(10.06.14)
Dedicated to my country who is about to go mad.

Zaman olayı nerde ki?
0
empty space
(10.06.14)
@empty

zaman olayı derken yanlış ifade etmişim, olayın kendisinde başarısızım aslında:)


teşekkürler.
0
🌸olmayacakdualarinamindeyicisi
(10.06.14)
freak out olmaz. asiri heyecanlanip kopmak anlaminda zira.

go mad, go nuts, go crazy.
0
she was my baby
(10.06.14)
dedicated to my country which is about to go insane.

who kullanılmaz burada.
0
devilred
(10.06.14)
go insane de olmazo daha çok delirmek anlamında. go mad ve which yada thatli kullanım olcak.
0
acukali ekmek
(10.06.14)
go insane bal gibi de olur.
0
devilred
(10.06.14)
go insane olmaz açın oxford m-w sözlük bakın. insane'i daha çok hastalık olarak görüyolar.
0
acukali ekmek
(10.06.14)
"dedicated to my country which is on the brink of madness"
0
baba jo
(10.06.14)
Dedicated to my country that is about to get crazy.
0
compadrito
(11.06.14)
(31)

Sürekli yediğiniz en sağlıksız besinler nelerdir?

basond
Ben fazla cips tüketiyorum.Siz?
Ben fazla cips tüketiyorum.
Siz?
0
basond
(10.06.14)
tatlandırıcı
0
inthechaos
(10.06.14)
cips, her gün muhakkak fazla sayıda çikolata, fast food ve hamur işi.
0
pandispanya
(10.06.14)
yok.
0
baldur
(10.06.14)
gofret
0
sirena
(10.06.14)
besin değil ama nargile benim için
0
Sskywalkeremre
(10.06.14)
filtre kahveye koyduğum süt.
kuru incir, kuru erik, kuru kayısı.
0
icemint
(10.06.14)
bir ara çiğ köfte yiyordum abartılı bir şekilde, şimdi biraz ara verdim. gastritim arttı, bir süre yemeyeceğim.
0
rock n roll
(10.06.14)
yazları sürekli dondurma yiyorum.
0
mathilda lando
(10.06.14)
tatlandırıcı ve çerez-çiğdem vs.
0
kerbeee
(10.06.14)
Kahve.
0
angelus
(10.06.14)
yediğim yok, içtiğim de çok zararlı değil ama nescafe classic diyebilirim sanırım...
0
ucan spagetticanavari
(10.06.14)
Gun icinde yedigim bes seyden besi de zararli vallahangi birini yazsam
0
Idonthaveausername
(10.06.14)
ice tea. su niyetine içiyorum.
0
sir gawain
(10.06.14)
Sosis.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(10.06.14)
dondurma
0
[silinmiş]
(10.06.14)
cips,fast food(pizza hamburger vs vs)
0
prezarlatif
(10.06.14)
cay sayilir mi? gunde 8+ bardak falan
0
exlibris
(10.06.14)
yok.
0
papillon7
(10.06.14)
sigara, mangal, kola, burger king kova tavuğu ve soğan halkası
0
vfgerty
(10.06.14)
Cikolatali hersey :/
0
cecilia
(10.06.14)
Butun yaz her gün dondurma yiyorum. Bir de cipse karsi zaafim var, kendimi tutmasam her gun paket paket yerim ama kota koyuyorum; ayda bir paket yiyorum sadece.

Icecek olarak da haftada 3-4 bardak kola, ice tea ya da kahve.
0
fraise
(10.06.14)
kışın çikolata
yazın dondurma :(
0
istenmeyen evlat
(10.06.14)
cips haftada 4-5 gün
0
xenophobe
(10.06.14)
çok sağlıksız sayılmaz ama bol miktarda meyve yiyorum.
0
ontheroad
(10.06.14)
dürüm
0
elyafiyaffellaffelebelyafelyaf
(10.06.14)
makarna, patates kızartması, hamburger, kola
0
kuzey li
(10.06.14)
her gun en az bir 3 biram var.

baska da sagliksiz sey tuketmiyorum.
0
osuruklu
(10.06.14)
çikolata
0
chachachablues
(10.06.14)
Günde 2 demlik çay, 1.5 paket sigara, yarım litre kola şeklinde.
0
materyalist imam
(11.06.14)
pizza

çoğunlukla 1 dilim
nadiren iki dilim
senede bir iki defa da 1 bütüne yakın

iki ayda bir cipse benzer boktan bi çerez
iki gündür ayak bileklerim çok feci kaşınıyo, eğer ondan olduysa, bi daa da yemiycem abi. nâlet ossun!
0
compadrito
(11.06.14)
indomie noodle, kola, kahve
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.06.14)
(19)

Şimdi Tam Sırası

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Şu anda bu duyuruyu yazarken kızım televizyondan sabah haberlerini izliyor. Gelen sesler bana nasıl acı veriyor anlatamam. Bağrışmalar, patlamalar, telsiz sesleri, çığlıklar, bağrışmalar... Kelimeler; saldıganlar, hastane, çatıştılar, hesaplaşmaları, gerginlik...Korkuyorun ben. Çok korkmaya başladım
Şu anda bu duyuruyu yazarken kızım televizyondan sabah haberlerini izliyor. Gelen sesler bana nasıl acı veriyor anlatamam.
Bağrışmalar, patlamalar, telsiz sesleri, çığlıklar, bağrışmalar...
Kelimeler; saldıganlar, hastane, çatıştılar, hesaplaşmaları, gerginlik...

Korkuyorun ben. Çok korkmaya başladım.

Çünkü, ben 1980 öncesini yaşadım, malum 80 sabahını yaşadım, 80 sonrasını yaşadım. Hala yaşıyoruz, o günlerin izleri hala temizlenmedi, vicdanlarda da zihinlerde de.

Dün compadrito'nun "yaşarken ölü hale gelen on bin ana baba" yazısını tekrar okudum. Bana göre eksik kalan yönleri olsa da gözlem içeren çok güzel bir yazı. eksisozluk.com

O ana babalardan bir kısmını tanıyorum, o dönemden sağ çıkabilen, bu günlere gelebilen insanlar tanıyorum. Çünkü ben o zamanlar devrimci yol sempatizanıydım. Birlikte kitaplar okuduğumuz, ülke meselelerini, hakları yenen insanlarımızı konuştuğumuz, türlü maceralar yaşadığımız, birlikte neşelenip birlikte dertlendiğimiz, sonrasında işkence gören, çocukları olamayan, sevdiklerine kavuşamayan, bir işe girip çalışamayan, ölen, ölmeyenlerin yaşamları heba olan arkadaşlarım onlar benim.

Biliyor musunuz, bir arkadaşımızdan yıllarca haber alamadık. Annesi ikimizin çeyizine de aynı renkli orlondan mutfak takımı örmüştü. Ben evlendim, o takım yıllarca çeyizimin en değerli eşyası oldu. Orlon örtülerimi kullanırken gösterdiğim hassasiyeti başka hiç bir eşyaya göstermedim.
Yıllarca arkadaşımın akibetini merak ettim, yıllarca o örtüleri kullandım, yıllarca o acı içindeki anneye gidip elini öpüp sarılamadım. Benim örtülerim zamanla yıprandı, arkadaşımın örtülerinin sandığının bir köşesinde, belki annesinin diktiği bir geceliğin yanında ya da belki benim annemin ona yaptığı işli oda takımının yanında yepyeni durduğunu bilerek örtülerimin yıpranmasını izledim. Şimdi yazınca bir paragrafa sığabilen bu süreç, insan ömrünün akıl baliğ olduktan sonrasının ortalama yarısını kapsıyor.

Bu arkadaşım, bir dönemde il halk kütüphanesinde en çok kitap okuyan kişi seçilirken, aynı dönemde bizdeki kitapların neredeyse hepsini ödünç alarak okuduğunu gözlemlediğim, zehir gibi aklı olan, en son gördüğümde üni'de matematik eğitimi alan, derdi sadece daha güzel bir yaşam olan biriydi.

Başka örnekler de anlatabilirim, daha çok çok örnekler anlatabilirim bu şekilde kaybolan, hırpalanan, heba olan yaşamlar hakkında.

Bir gün, öyle sıradan bir gün, ev işleri yaptığım, kendi kendime ıvır zıvır işler yaptığım bir anda telefonum çaldı. Hattın karşısındaki, hayatından artık umudu kestiğim, anılarımızı düşünerek andığım, o güzel insan, canım arkadaşımdı. Yere çöktüğümü hatırlıyorum. Neler konuştuk, o ne dedi ben ne dedim bilmiyorum. Ağladığımı, hıçkıra hıçkıra ağladığımı, hem kızdığım için hem sevindiğim için ağladığımı biliyorum.

Sonrasında görüştük, kucaklaştık. O anlattı ben dinledim, o anlatmadı ben anladım. Şimdi o bölümlere girmek zaten fazlaca uzun olan bu duyurunun tadını iyice kaçıracağı için o konuya girmeyeceğim. Anlatmaya gücüm de yetmeyecek gibi.

Geçen sene gezi olayları başladığında zihnimde iki soru vardı. Neden? Kim?
Çocuklarım çekimser tavrıma şaşırdılar, bana "sana inanamıyoruz" dediler. Cevap veremedim biliyor musunuz, bir bildiğim var bile diyemedim. Nasrettin hocanin hikayesinde gibiydim. Bana damdan düşen birini getirin de diyemezdim. Çocuklarımızın bizim gibi damdan düşmelerini hiç ama hiç istemiyordum.
Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemedim. Kendi aklınızı kullanın, yanlış gördüğünüz, emin olmadığınız konuların içinde taraf olarak yer almayın diyebilirdim anca.

--- "kitapçım mit elemanıymış meğer" ---

Bizim yaşayarak deneyimlediğimiz, her söylenen sözün satır aralarını kurcalamayı, her atılan adımın arkasını görmeye çalışmayı gençler nereden bileceklerdi ki..

Anlatsam işe yarar mı, alıp kullanırlar mı? Bana anlatılsaydı "o sizin zamanınızda öyle olmuş, şimdi durumlar başka" demez miydim? Derdim her halde.
Gerçekten de görünen yüzü bambaşka olan bir durum vardı. Bu çok naif öncekilere hiç benzemeyen bir tavırdı. Saygı uyandırıyordu, sonuca ulaşması daha olasıydı. Sonuca ulaşamasa bile, büyük oranda taraftar toplayacağı belli olan bir tutum sergileniyordu.
Kepçenin önüne dikilen yöreden seçilmiş bir milletvekiliydi, anlamlı görünüyordu. Ben, yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtladı diye sormaktan kendimi alamıyordum.
Peki acaba neden, alınmış/alınmakta olan yüzlerce yanlış karar/uygulama varken, taksim parkındaydık. Hala daha bize, geleceğimize zarar veren o kadar çok uygulamanın üzerine yenileri eklenirken üzerimize ölü toprağı serpilmişçesine sessiz kalabiliyor, sadece belli konularda duyarlı oluyorduk.

Ben hala soruyorum.

Geçenlerde ekşide de paylaştım. gezi olayları sırasında meclis kürsüsünden " hepiniz gerzeksiniz" deyip o gizemli (bence değil) gülüşünden ( 5:01) sonra Kürkçü şöyle demişti(7:01):
"şu kadar yıldır yaşadım, bu memlekette komplonun devreye girmediği, halkın öz öfkesinin, kendi öfkesinin devrede olduğu ilk tarihi dönemi yaşadığımızı size söyleyebilirim. boşuna uğraşmayın bunun arkasından komplo çıkarmaya, burada bir komplo yok"
www.youtube.com

Komplo olup olmadığını bilmek büyük meziyet tabii bu ülkede. Ben bilmiyorum mesela. Ben anca soruyorum. Cevap alamayacağımı bile bile soruyorum. Yapabileceğim tek şey, köpek gibi koku alabilmeyi dilemek. Çöp her yerde aynı kokuyu çıkarır mantığıyla, kirletilmiş olanların arasından çöpün kokusunu duyabilmeyi ummak.

Şimdi de Lice olayları gündemde. İnsanlar bağrışıyorlar. İnsanlar yine yaralanıyorlar, yine ölüyorlar! Ağlayan analar, çocuklar, kardeşler çoğalıyorlar. Aklımızı başımıza devşirmezsek iki aya kalmaz çığ olup altından kalkamayacağımız hale gelecek yoldayız.

Biz elimizdekileri masada kaybettik. Masada.
Elimizdekileri de masada koruyabiliriz. Sokaklarda değil.

Bizi sokağa çekip sonra da provakasyon yapılmasına izin vermemeliyiz. Görüyorsunuz, anma yürüyüşü yapılıyor, yüzleri maskeli, ellerinde kimi zaman kırmızılı bayraklar olan gruplar peydah oluyor. Film orada kopuyor. Taşlar, gazlar...

Benim bizzat gördüğüm yaklaşık 40 yıldır bu tür sokak eylemleriyle gidilmek istenilen yere gidilmedi. Resmi gazeteye giden yol sokaklar değil ki nasıl sonuç alınsın? A-lı-na-maz! Daha fenası, aklı çalışan, verimli olabilecek hatırı sayılı kitle, ya içeri alınır, ya yaralanır, ya öldürülür, yani bertaraf edilir. Ekmeğine yağ sürmektir bunun adı. Başkaca bir şey değil.

Biliyorum burada çok aklı başında insanlar var. Sormak istediğim konu şu:

Sizce ne yapmalı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.06.14)
Elinize sağlık hayat aplam.

Bilmiyodum bu geçmişinizi. Yazımdaki eksik yönleri tamamlamışsınız. Buradaki akıllı insanlardan, bizim sözümüzü dinleyecek birkaç kişi çıkacak. Ama maalesef, herkes ekşi duyuru'yu, herkes ekşi sözlüğü okumuyo. Okuyanlardan da, herkes bize hak vermeyecek. ''O dönem başkaydı, bu dönem başka!'' diyecekler. Halbuki hiç başka değil. Yangına benzin dökmek. Düşmanın her zaman yaptığı bu. Düşman kim? Türkiye'nin ilerlemesinden kaygı duyan herkes düşman.

Tek bir ümidim var, o da, o günleri yaşamış olan anne babaların, çocuklarını dizginlemeleri. Tek ümidim o!
0
compadrito
(10.06.14)
kaç yıldır bu sitede varım ben bile bilmiyorum ama ilk defa bu kadar uzun bir yazıyı başından sonuna okudum. Tabi keşke böyle bi konu içeriğine sahip olmasaydı ama neyse....

Kendi adıma konuşacak olursam benim kafam çok karışık. Bir tarafta gezi parkını savunurken diğer tarafta Lice'ye baktığımda o masumiyeti göremiyorum. Evet insan her yerde insan kabul, dünyanın hiç bir yerinde nedeni sebebi ne olursa olsun insanlar ölmemeli buna her anlamda da karşıyım ama, Lice'de yaşanan olaylar pek masum değil. Hava kuvvetleri komutanlığının içinde ki bayrak direğine tırmanıp bayrak almak falan... Provakasyonun dik alası, buna izin veren askerde o bayrağı çalan kadar suçludur ve o bayrak direğinde ki kişi aynı kıbrısta yaşanan olay gibi vurulması lazımdı. Kaldı ki direğe tırmanacak kadar büyümüş kimse bunun bedelini de göze alacak kadar büyümüştür diyeceğim ama işte bu da 'insanlar ölmesin' söylemimle çelişiyor.

söylemiştim ya kafam karışık, neyse...

İrfan Değirmenci'yi seviyorum ben. O diyor ki herkesin sağduyulu olması, sokağın tansiyonunun düşmesi lazım. Haklı, katılıyorum.
0
Sskywalkeremre
(10.06.14)
benimkiler de aktif şahidi o dönemlerin, öncesinin, sonrasının.
canları çok yanmış. anlattıklarından çok anlatamadıkları var, biliyorum.
biz "korkanın anası ağlamaz evladım", "alet olmayın çocuğum" nasihatları ile büyüdük. öyle yetiştirildik. zaten uçlarda da değildik ama "1 dakika karanlık", "ışık açma kapama" eylemlerinde bile "aman yavrum" diyen bir korkutulmuş zihniyet sözünü ettiğim benim.

tabii itiraz ettim, tartıştım, isyan ettim. "anamız ağlıyor anne, korkmadık mı yeterince?" dedim. "mücadele şart" dedim.


şimdi... çok boş geliyor. her şey. hepsi.
tüm dünyada olup bitenler, yaşadığım topraklarda olup bitenler. boş.
sanırım delirmemek için uzak duruyorum şimdi. kendi akıl sağlığımı önemsiyorum sadece. bilmek, öğrenmek, "bir şey yapmak" istemiyorum. korktuğum için değil. o korkma safhasını geçeli çok oldu. başka bir faz. isimlendiremiyorum.


size hak veriyorum. annemlere hak veriyorum. sokağa dökülmek isteyenlere de onlara "durun yahu" diyenlere de hak veriyorum.
ama yapılabilecek herhangi bir şey olduğuna inanmıyorum.
hiç yokmuş aslında.

siz aklı başında insanlara sordunuz sorunuzu. ben aklı hiç başında olmayan biri olarak cevapladım.
yapacak bir şey yok.
0
icemint
(10.06.14)
türk bayrağı dediğimiz şey kutsal fakat bi o kadar da kirli, işkenceler cinayetler yapılırken türk bayrağına sarıldı, önce doğuda bayrağa olan bu öfkenin nedenini de bir anlamaya çalışalım

bayrak indireni indirelim diyerek sorunun çözüleceğini sanmıyorum, asıl meseleyi görmezden gelmek budur

bunun ne siyasete ne de sokaklara ne de insanların mutluluğuna faydası olmaz

ekleme: aklı başında biri miyim bilmiyorum, sokağa çıkan gençlerden biriyim
0
freebird5406_2
(10.06.14)
çok aklı başında biri olduğumu, çok görüp geçirdiğimi söyleyemem. ama benim annem babam da 80 genci, onların bir bildikleri vardır diyebiliyorum. gezi eylemleri ilk patlak verdiğinde ben de içinde bulundum kendimce. babam "yapma" dedi, ""evinde otur" dedi. "biz de çıktık zamanında, değişen hiçbir şey olmadı, yine olmayacak" dedi. oysa ben umutluydum. gelişen süreç içerisinde nelerin olduğunu, nelere alet edildiğimizi bizzat gözlemledim. "yolu bu değil" dedim. bir daha da sokağa çıkmam. hiçbir şeyi değişeceğine, hiçbir zaman daha güzel günler yaşayacağımıza inanmıyorum.

bundan bir zaman sonra, bir gün anne olursam ve çocuğum da bir gün sokağa dökülmek isterse ona "yapma" diyeceğim, "evinde otur" diyeceğim. "biz de çıktık zamanında, değişen hiçbir şey olmadı" diyeceğim. "sandığın kadar güçlü değilsiniz" diyeceğim. "böyle gelmiş, böyle gider" diyeceğim. "alet olma" diyeceğim.

her açıdan kirli oyunların oynandığı bir ülke türkiye. naifçe yaklaşımlar hep sonuçsuz kalacak, çünkü hep birilerinin çıkarlarına dokunacak. görmüyorum, duymuyorum, bilmiyorum artık ben olanları. görmek, duymak, bilmek istemiyorum çünkü hiç artık. sadece kendimi kurtarma yolunu seçiyorum, çünkü beni benden başka kimse kurtarmayacak.
0
devilred
(10.06.14)
Biraz fazla fevrisiniz.
Surec yasaniyor, yasanacak, yoksa tepeden inen demokrasiyi nasil ogrenecek bu toplum.

biz sakiniz, televizyon izlemeyin ve siz de sakin olun bence.
0
cecilia
(10.06.14)
@ compadrito, Sskywalkeremre, bilmemekte haklısınız. Ben, duyuruya öğrencilerin çokça soru sorduklarını görünce sık gelmeye başladım. Kendimce, okul okuyan, geleceği için bir şeyler yapan gençlerin annelerine soramadıkları şeyler olursa, buralarda bulunayım, aklım, tecrübem yettiğince yardımcı olmaya çalışayım istedim.

Evet, sabah dinlediğim yayın da İrfan Değirmenci'nin sunduğu programdı. Zarif adam. Sağduyu çağrısında çok haklı. Tansiyonun düşmesi lazım.
Aslında doğru yöne kanalize olabilirse, sağlıklı sonuçlar getirecek şeyler yapılabilirse daha iyi olur elbet. Benim duyuruyu açmamın nedeni de, bu yönde olabilecek fikirleri masaya koyabilmek için beyin fırtınası yapma talebiydi.

@icemint, free15406, devilred, aklı başında derken; yaşı başında değil, sizler gibi duyarlı, düşünen, bilen insanların çok olduğunu yazdım.
Cevaplarımı okuyanlar farkına varmışlardır, ileri derecede devrik cümle muzdaribiyim, virgülleri de kullanmayınca sanki aklı başındalara soruyormuşum gibi olmuş.
"Aklı başında çok insan var" şeklinde düzelteyim.

@cecilia, fevri değilim kardeşim. Endişeliyim.
İnsan ölümlerini, heba olan hayatları vs bi kenara koyalım, en basitinden ele alalım:
Benim sabah sesini duymaktan rahatsız olduğun o haberleri akşam kaç çocuk izleyecek sence? Burada anneler, babalar var, çocuklarını o haberden ne kadar koruyabilecekler?
Hiç küçümsenecek bir olgu değil bu. Haberlere "şiddet" uyarısı konmuyor, konsa da, izlemelerine engel olsak da çocuklar facebook paylaşımlarını görecekler. Geçen gün derisi yüzülmüş kadın resmi gördüm. Kaç çocuk gördü bunu diye düşünmeden edemedim. tv izleme demişsin, izlemiyorum zaten. Bu gün hastaneye gittim, acil servisin bekleme salonuna tv koymuşlar. Çocuklar, gençler izliyorlardı. Kapatın yavrum gözlerinizi alın bu da pamuk tıkayın kulaklarınızı mı deseydim?

Evet endişeliyim, endişelenmekte de çok haklıyım.

Benim çenem açıldı arkadaşlar, durduramıyorum. Uzun uzun yazdım, zaman ayırıp okudunuz sağolasınız.

Compadrito hocam, biliyorum herkes ekşi duyuruyu, ekşi sözlüğü okumuyo, ama biliyorum ki şu anda burada olanlar geleceğe yön verebilecek kapasitede insanlar. Dini, siyasi görüşü ne olursa olsun hepsi düşünen, sorgulayan yönleriyle saygı duyduğum, sevgiyle kucakladığım insanlar.
Biliyorsunuz, soran yolunu aşacak sormayanın yolu şaşacak. Burası da sorulan yer, yolu açıklar buradan başka nerede olur ki!

Beyin fırtınası yapalım mı?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.06.14)
Cocuklari akvaryumda buyuterek onlara iyilik etmis olmayacaksiniz.

Anne paniginiz cocuklarinizi sizden itecek. Sakin olmaya calisin.
0
cecilia
(10.06.14)
Kıt bilgimle, biraz uzunca cevap vereceğim. Daha kıt seviyede cümle kurma becerim yüzünden tam anlatamamış veya çarpıtılmaya müsait şeyler yazmışsam da birileri başka yerlere çekmezse sevinirim. Hayat aplamız, sana hak vermekle birlikte hak vermediğim noktalara değineyim.

Bir şeyleri masada değiştirmeye niyetli insanların o masaya oturmasına izin verilmediği için insanlar sokaklara çıktı. Evet keşke bu sorunlar masada çözülebilse, insanlar ölmese. Sokakta ne çözüldü diyeceksiniz ama tüm dünyada LGBT bireylerin toplumda yer bulmaya başlamasından işçi haklarına kadar bir çok şey sokak eylemleri, grevler gibi toplu hareketler sonucu oldu. Yavaş oldu, uzun yıllarda oldu ama oldu. Sistemde değişiklik yapmak toplumun bilinçlenip istemesiyle olan şeyler.

Tabi ki taşı alalım gidip savaşalım demiyorum yanlış anlaşılmasın. Ama evlere kapanıp ses çıkartmamanın sonucu haklarımızın elimizden alınıp birileri 30 milyon dolara poposunu silerken bizim telefon faturamızı ödeyemememiz olur. En azından oy peşinde koşanlar halkın isteklerini görüp ona göre davranabilirler.

Fırsatı bulanlar tabi ki gerginlik yaratmak için araya kaynayıp kullandı. Bu kadar büyük bir olayda ekonomistlerden siyasi amaç güden gruplara kadar fırsat ve kar bekleyenlerin hareketsiz kalması zaten beklenemez. Bunlara prim vermemeye dikkat etmek lazım. Ama bazen öyle bir noktaya geliyor ki kendini korumak için yapabileceğin en küçük şey olan barikat kurmak şart olabiliyor.

Her gün çıkıp spor olsun diye eylem yapıp, polise küfür edip, şişe atıp gazdan kaçmak değil kastım ama gezi olayları daha önce etliye sütlüye karışmamış bir sürü insanın artık "eh yeter be!" diyerek canını ortaya koyabileceğini gösterdi. Bir kısımları korkutmadı mı sizce? Muhalefet partileri yönünü buna göre değiştirdi, ileride iktidar olduklarında da bu tarz hareketlerden korkarak, insanların tepki vereceğini gönörerek hareket edeceklerdir bence.

Niye başka şeyler için değil Taksim için tepki gösterdik? Aslında hepsi için gösterdik. Odak noktası park olsa da çoğu insan polisin uyguladığı şiddete tepki için gitti.

Bayrak indirme olayına gelirsek, askerliğimi orada yaptım, bir kişinin duvardan girip, bayrak indirip, elini kolunu sallayarak geri çıkma ihtimali yok. Orası kuvvet komutanlığı, jet üssü, 2 tane filonun komuta merkezi ve ayrıca havaalanına bağlanıyor. Bir kişi Esenboğa Havalimanı'na bile öyle duvardan girip çıkamaz. Ayrıca askerliği havacı yapmak nispeten rahat olabilir ama orada asker telefonu çıkartıp video çekerse afedersiniz götünden kan alırlar. Bu olay bana fena komplo teorileri düşündürtüyor.
0
r_u_h
(11.06.14)
cecilia, ben zaten sakinim. fevri hareket etmek bize zarar verecek diyorum, aklıselim hareket edelim diyorum. aklımızı kullanalım, bilgimizi, donanımlarımızı birleştirelim, birlik olalım, kuvvet bulalım diyorum.
sokağa dökülmek bu işleri şimdiye kadar çözmedi, başka çözümler arayalım diyorum.
sen fevrisin diyorsun.

peki, tamam, yaşadığımız onca olumsuz şeyden sonra elde var eksi bilmemkaçla çıktık ve ben o günlerin etkisiyle bu günleri değerlendirip gereksiz yere panikledim diyelim ve fevrilik konusunu burada bırakalım.

tepeden inen demokrasiyi nasıl öğrenecek bu toplum?
fark yaratacak bir plan var da, belki de benim haberim yok. plan ne?

rüzgar esmeye başladı, yelkenler hareketlendi de dümende kim var? Biz mi varız? O zaman toplumun bir bireyi olarak bu plandan benim neden haberim yok? Alt komşum da bir şey bilmiyor, karşımdaki esnafın da haberi yok. burası İzmir, anadolunun bir köyü değil. İzmir.

çocukları akvaryumda büyütmek değil benim amacım, çocuklarım açık denize açıldıklarında onları hangi tehlikelerin beklediğini anlayabilmek ve anlatabilmek. tehlikeleri önceden sezip gereken önlemi alabilmek, onların karşılaşacakları zorluklarla nasıl baş edeceklerini öğretebilmek. annelik budur.
ben anne gibi kol kanat germeye çalışsam da, genç olmanın ne demek olduğunu unutmadan yaparım. anneler bilirler, bakma hissettirmek istemezler.

biz hepimiz aynı gemideyiz. işte tek su götürmez gerçek bu. sen de, ben de aynı şeyi diliyoruz. herkesin istediği, insanca bir yaşam. asla hor görmediğim, kendileri için gerçekten üzüldüğüm, ümmet olmak için can atan kesim hariç. ne yazık ki onların derdi insanca bir yaşam değil, ümmetlik. neden suçlamıyorum biliyor musun? Çünkü oraya nasıl geldiklerini biliyorum. Hikayelerine şahidim. 80 öncesine gider başlangıcı. mc hükmetlerinden önceye belki de aynı zamanlara. tam hatırlayamıyorum 40 yılı geçti. die verilerine bakarsan görürsün. öğretmen okullarının kapatılıp imam hatiplerin birden bire çoğalması, kız öğrencilerin alınmaya başlanması, aynı zamanda çığ gibi yaygınlaşan kur'an kursları, ondan sonra durumu olmayan ailelerin çocuklarının kurulan vakıflar eliyle yatılı okutulması...
bir şey daha deyivereyim madem bu kadar açıldık. 82-83 gibiydi. biz yeni evliyiz, ev taksiti ödüyoruz, kirada oturuyoruz, çocuklar kreşe gidiyorlar falan. çabalıyoruz yani. bize çok güzel bir teklif gelmiş. eşime iş kuracaklar, ev alacaklarmış, tek şart benim başımı kapamammış. eşim akşam gelip teklifi anlattığında bu günleri göremedik. uzun yıllar görmedik. aziz nesin sivas'ta o konuşmayı yaptığında bile tam göremedik. unakıtan tv demecinsde " voltranı oluşturuyoruz" dediğinde ise artık görmüştük. yani demeye çalıştığım şey, o buz kütlesi değil, altı dolu.

bu konuda bu kadar yazdım ama esas mesele bu değil ki. a gelmiş, b gitmiş c fokur fokur kaynamış kimin umurunda! Bizi ilgilendiren, hayatımızı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen kararlar. imzalanan kağıtlardaki yazılanlar.

Demokrasiyi öğreneceğiz madem, işte maymuncuk:
Demokrasi sokakta,alanlarda kan revan içinde yazılmıyor. Demokrasinin adresi meclis. Meclisin her gün aldığı kararlara göre yaşıyoruz değil mi? Orada ne yazılıp çizilirse bizi bire bir bağlamıyor mu?
Geçenlerde buradan bir soruya cevap vermek için demiryolcu bir tanıdığımı aradım. trenlerin bakımları, tamirleri falan konuşuyoruz. bana dediği aynen şu: "abla valla bizim atölyelerimiz de, elemanlarımız da her türlü yedek parçayı yapabilecek donanımda, bir treni baştan sona yapabiliriz. ama biz önemli bazı parçaları yapamıyoruz, anlaşma var, dışarıdan getirtiyoruz" adam var bilgi var iş yapamıyor, onun maaşından kesilen vergi hoop yurt dışına gidiyor, adam çocuğunu okutmakta zorlanıyor, vakıf alıp okutuyor. sonra neymiş vay efendim ak kıl bilmem ne. öyle olmuyor işte bu işler. orada yara var öff çok pis kokuyor ne kötü bişeysin sen yara demekle o yara düzelmeyecek. yaraya neden olan virüsü yok edecen. o imzalı kağıt da buradaki virüsün ta kendi. habire de çoğalıyorlar. açıp bakmak lazım. resmi gazetede yazıyor hepsi bir bir.

benim önerim bu: resmi gazete didiklemesi. aklıma gelen ayrıntıları da yarın yazarım artık.

yazım hatalarım varsa affola, vakit peyce oldu, geri dönüp kontrol edemedim.
şimdilik iyi geceler herkese :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
compadrito hocam, cevabınızı önceki yazımı yazdıktan sonra gördüm.

kısacık bir şeyler demek istiyorum.

haklısınız, evlerde oturmakla olmaz. böyle dediğim anlaşılmamıştır umarım. benim çekincem provake edilmeyle, komplolarla ilgili.

halduru hulduru değil, akılcı eylemlerle yol almalıyız.

sizin de dediğiniz gibi, sistemde değişiklik yapmak toplumun bilinçlenip istemesiyle olan şeyler. mesele bunu sağlamakta.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
insanları çaresizlik içine düşürürseniz her şeyi yapabilirler. ben gezi parkı eylemlerine tv'de gördüğüm polis zorbalığı karşısında kendimi çaresiz hissettiğim için gittim. "altında komplo mu var" diye düşünemedim binlerce insan kamusal işkenceye uğrarken. vicdanım el vermedi orada "sırf" özgürlüğü için bulunan insanların böyle muamele görmesine. ağzına ameliyat maskesi takıp elinde sütle sokağa koşan insan için rahatlıkla "sırf" kelimesini kullanırım, gidip birçoğuyla tanışıp konuştuktan sonra da emin oldum bundan. kaldı ki o insanların niye orada olduğunun o durumda önemi yoktu, isterlerse hepsi kandırılmış olsunlardı; hiçbir gerekçe bir insanın öyle muamele edilmesine sebep olamazdı. insanlar oraya demokratik hak aramaya gitmediler, çünkü o hakkı gitmeden de alamıyorlardı, alamadıkları için oradalardı.

başta dedim ya çaresizlik diye, taş olsa çatlıyor insan bir yerden sonra. benim ailem de 70'lerden beri süregelen süreçte aktif rol almış, amcamı askerden saklamak için neler yapmışlar, anlatır dururlar hala. başları çok yanmış, beni de o sebepten apolitik yetiştirdiler. 80'lerin sonuna doğru babam siyasete girdi, anap döneminde aktif rol aldı ama evde bir kere bile siyaset konuşmadı. çevrem hep sağ görüşlü insanlardan oluştu, yetiştirilme tarzım en azından o yöndeydi. sonra ben istanbul üniversitesini kazandım, edebiyat fakültesi; "solcu yuvası". babam ilk sene her gün arıyordu "oğlum bak dikkat et bir şey gelmesin başına" diye. aklımda hiç "bu adam bana güvenmiyor mu" sorusu oluşmuyordu doğal olarak, "tamam" deyip yoluma bakıyordum. 2-3 sene boyunca babam ara ara "kimse seni yanına çekmek için bir şey diyor mu" diye sorup durdu, hepsinde de "hayır" dedim, "artık kimse kimseye sağ-sol reklamı yapmıyor, herkesin masası var, sen istersen gidip kaydoluyorsun". hiç birini merak dahi etmiyordum, tü kaka idi benim için siyaset, ve benim gibi birçoğu için. bizim böyle olmamızın sebebi sizlerdiniz. bizi korumak için böyle davrandınız ama neyin komplo olup olmadığını bile anlayamayacak kadar apolitize olduk. sokağa çıkmadık, sesimizi çıkartmadık; bir süre sonra gık bile diyemedik. ve her şey çok güzel oldu. başımıza "içimizden biri" geldi, çok sevindik. gerçekten de içimizden biriydi ama görüyoruz ki asıl kötü olan zaten içimizmiş.

12 sene daha uyuduk biz, başımıza hiçbir şey gelmedi; ölmedik. sonra bir gün geldi, ölmekten beter olduk. ben, yılların apolitik liboşu "bu ne kardeşim" der olmuştum, "niye kimse bir şey yapmıyor". 1 mayıs oluyordu ama yine gitmiyordum. çünkü oradaki insanların amacı ülkeyi bölmekti. oradaki insanlar bor madenlerini çıkartmamıza izin vermeyen insanlar tarafından beslenip sokağa sürülmüşlerdi. fikren böyle düşünmüyordum ama içimden onların yanında olmak gelmiyordu çünkü onların benimsediği yol da bana uymuyordu. sosyalizm nasıl gelecekti, nasıl anarşist olacaktı bu millet. bizi sokağa çıkartmadınız, sokak "onların" oldu. öcü oldular, bölücü oldular, yaklaştırmadınız. sesini çıkartan herkesi bir şeyle suçladınız. sonra o gün geldi, neyse ki "öcülerin davası" değildi. sonra birden "olaylar gelişti"; bana göre bastırılmış bu topluma "nasıl olsa sesleri çıkmıyor" denilerek vahşice saldırıldı, size göre öcüler molotof attı, polis de "mecburen" biraz sert davranmak zorunda kaldı. artık bi önemi yoktu çünkü biz apolitikler için sokağa çıkma zamanı gelmişti. evet hava güzeldi, sosyal medyada "cool" bir hava yaratıyordu eylemde olmak; kesinlikle katılıyorum. peki hangi insan sırf cool görünmek için insanların kafasına acımadan kapsül fırlatan vahşilerin önüne çıkardı? para mı almıştı acaba, yoksa başka bir amacı mı vardı?

oradaki herkesin diğerinden başka amacı vardı. birisi ağaç için oradaydı, diğeri şiddete karşı çıkmak için, bir diğeri "artık yeter" dediği için, bir başkası da molotof atmak için. zamanında sapla samanı ayıramayıp ne olursa olsun ses çıkartmamayı huy edinen sizler bu sefer de aynı hataya düştünüz, vahşilerin ekmeğine yağ sürdünüz. buna rağmen insanların içinde o kadar çok şey birikmişti ki bin bir çeşit insan o molotofçuların, o öcülerin bile imrendiği şekilde sokağa çıktı. olay aslında sokağa çıkmak değildi, sizler için camdan çıkıp tencere-tava çalmak bile bir gelişmeydi. fakat en başta da dedim ya, çaresizlik; insanlar ne yapacağını bilemedi. ilk gün gidip gaz yediler pıstılar bir köşeye. sonra o molotofçular yardım etti, yol yordam gösterdi. onlar molotof atmaya devam ettiler, geriye kalanlar kafalarına atılan kapsülleri geri atmaya. bu tepkiyi beklemeyen vahşiler şaşırdılar, o ara park gerçek sahiplerine kaldı. molotof atanların bir çoğu bıraktı öcü olmayı, sizin zamanınızda babalarının silah sıktığı insanların çocuklarıyla el ele verip çöp topladılar, fidan diktiler. eğer ki vahşiler bu süreci daha önce hiç yapamadıklarının aksine doğru yönetip "devlet baba" olsalardı gerçekten, o molotof atan öcülerin bir çoğu bırakacaktı molotof atmayı. sayıca zaten azdılar ya, neyse.

çok ama çok uzun oldu, şu saatten sonra da düzgün bağlayamam muhtemelen, dağınık oldu biraz çünkü kontrol dahi edemedim yazdıklarımı. apolitik ben artık geçemiyorum çünkü bu konuları, bir şey söyleme ihtiyacı duyuyorum artık. kaldı ki siz "karşı taraf" bile değilsiniz. tam aksine, "bizim taraf" olmasını istediğimiz ilk kişilersiniz. taraf olmak aslında amaç değil ama mecburen olmak zorunda bırakıldık. siz deyip duruyorum yanlış anlaşılmasın bu arada, kişisel olarak değil bu serzenişim. hatta siz bu serzenişte bulunduğum grubun en olması gerektiği gibi olan versiyonusunuz. lakin düşünce tarzınız temelde bahsettiğim kesimle aynı, anne-babalarımızla.

aklımız başımızda olmayabilir, bunu şahsım adına iddia edemem. gece saat 4'lere kadar oturmamı annemin mantık dahilinde bulamaması gibi gelecek belki de bu anlattıklarım. ben ona anlatamıyorum mesela uykum gelmedikçe uyuyamadığımı. anlasa bile kıyamıyor, üzülüyor. mecburen yalan söylüyorum, tamam annecim erken yatıcam artık diyorum. geçtiğimiz haziran da aynı şekilde yalan söylemek istedim ama söyleyemedim, haberlerde adımı duyup şaşırmalarını istemedim. şaşıran ben oldum çünkü hiç beklediğim gibi tepki görmedim babamdan. 15-20 gün boyunca "sokakta" olduğumu bilmesine rağmen bir kere bile gitme demedi. direkt desteklemedi belki çok ama bir şey diyemedi, çünkü onun da sabrı taşmıştı. o çok acılar yaşadı, tereddütle bakmasını anlıyorum; tereddütle bakmanızı anlıyorum. ama sizler de bizi anlayın lütfen, nasıl ki siz zamanında "duramadınız", bizler de duramadık. belki de sizin yapamadığınız şeyi yapacaktık, eğer bizi baştan beri bu kadar "pısırık" yetiştirmeseydiniz. beceremedik, olmadı. suçu tamamen size atmak çok kolay, tıpkı sizin yaptığınız gibi kolaya kaçıyorum belki de, bilemiyorum...

beceremedik dedim ama kazanımlarımız oldu, kesinlikle boşa gittiğini söyleyemem bütün bu "yaygaranın". artık yavaştan umudu kesmeye başladığım bu toplumun da bir dayanma noktası olduğunu anladım. geçen 1 yıllık süreçte insanların sesi daha çok çıkmaya başladı ve umarım ki böyle devam edecek. umarım biz sizin kadar zarar görmediğimiz için gelecek nesilleri "korkak" yetiştirmeyeceğiz. ve umarım onlar bizim başaramadığımızı başaracaklar.

sorunuza cevap veremedim, kusura bakmayınız. ne yapmalı? ses çıkartmalı. her olayda sokağa çıkalım demiyorum. aslında demem lazım ama oradan ne kadar çok "romantik solcu" görünsem de ben de bazı şeylerin farkındayım. kaldı ki hala solcu, komünist, sosyalist gibi kavramlara uzak buluyorum kendimi. sağcısı da ses çıkartsın, sofusu da ses çıkartsın. kim haksızlığa uğruyorsa ses çıkartsın. bu toplum ses çıkartmayı öğrenirse zorbalıkla bastırılamayacağı ortaya çıkacaktır. ortalıkta zorbalık kalmayınca, insanlar insan gibi muamele gördükçe emin olun kimse molotof da atmaz, ortalığı da yıkmaz. haliyle bunlara yaptıranlar kendilerine maşa da bulamazlar. belki o zaman komplo teorisi üretecek başka şeyler buluruz, hele bir gelsin o günler...
0
baba jo
(11.06.14)
Benden size nacizane bir tavsiye.
Boylesi hepimizi ilgilendiren bir konuda fark edilmek istiyorsaniz az ve oz yazin, konusun.

Bunu ana muhalefet de ziyadesiyle yapti yillarca. Siz bunu yapmayin.

Bir de pek boyle havanda su dovulerek bir sey yapilacagini sanmiyorum. Toplumlar hakettigi sekilde yonetilir sozune fazlasiyla inaniyorum.
Su akacak yolunu bulacak.
0
cecilia
(11.06.14)
Tüm bu yazılanları okurken biraz ağladım, bu yüzden ben uzun ve başarılı cümleler kuramayacağım, şimdiden affola.

Benim ailem de sol görüşlü, zamanında o olayların içinde aktif olarak yer almış insanlar. Çok acılar çekmişler. Öldürülen, göçen arkadaşları olmuş; işkenceleri ve bütün o zulümleri saymıyorum bile. Beni apolitik yetiştirmediler ama her zaman ısrarla söyledikleri bir şey vardı "olaylara karışma". "Üniversitede 'sağcı mısın, solcu musun' derlerse 'hiçbiri' de". Tabii ki kimse böyle bir soru sormadı :D

Her neyse. Ben liseden itibaren her zaman tüm eylemlere katılan, kendi güruhuma ait olsa da olmasa da hakkı yendiğini düşündüğüm herkes için her türlü protestoda boy gösteren birisi oldum. Buna lgbt hakları da türban özgürlüğü de dahil. Ama bunlar "olaylara karışmak" değildi onların gözünde. 1 Mayıs'a katılmıyordum mesela, çünkü onun ne olduğunu anlamıyordum. Ben öğrenciydim, 1 Mayıs yasaktı, demek ki oraya giden insanlar biraz aşırı gruplardı.

İşte bu mevzulardan birkaç sene sonra Gezi geldi çattı. Olayların ikinci gününden itibaren ben de dayanamadım. Tasımı tarağımı toplayıp koştum. Ben giderken annem de babam da "gitme" diyemedi. "Git ama dikkat et" dediler. Aşırı gruplar çıkar, onların yanında durma dediler. "Tamam anne ben arkalarda direnirim" gibi bir durum oluşturarak gittim; tabii ki öyle olmadı. Gazı da suyu da, ilaçlı suyu da, fişeği de yedim.

Tüm bu süreç boyunca, uydurulan yalanlardan, yapılan zulümlerden, söylenen yalanlardan öğrendim ki 1 Mayıs'a giden insanlara, daha öncesinde polise taş atan insanlara, hükümete karşı sesi çıkan herkese hep çok büyük haksızlıklar yapılmış. Kimsenin birbirinin malını çalmadığı, karısına kızına yan gözle bakmadığı, kavga etmediği, çöp topladığı ortamda lalenin biri çıkıp "bunlar sokaklara işiyor, her yer sidik kokuyor" dedi ya, bitti olay :) O zaman bugüne kadar istemeden hakkını yediğimiz, şerefsiz medya sayesinde yanlış yönlendirilip kızdığımız herkesten özür diledim binlerce kez.

Her şeyin başı örgütlülük. Gözlemlerime göre bahsettiğiniz bu provokatör grupların çaresine bakmanın tek yolu, örgütlü bir bilinç oluşturarak, böyle durumlarda o grupların dışlanmasını, kınanmasını sağlamak. Sayıca çok olan böyle durumlarda güçlüdür. Bu iş bu kadar basit. Sırf birileri bir şeyi bozmak, olayların seyrini değiştirmek istiyor diye sinmek olmaz. Onlarla da mücadele etmek gerekir. Her şeyin başı "bilinç".

Gezi hareketi, dünyanın en saf hareketiydi. Bu yüzden "diğer güçler" ilk birkaç gün baya afalladılar hatta ve sonradan olaya müdahil olabildiler. Örneğin molotoflu polis tiyatrosu da halkın bilinci ve galeyana gelmemesi; üstüne üstlük bir de çok doğru davranması yönünden örnek teşkil edebilecek, çok önemli bir provokasyon bertarafıdır. İşte bu hep böyle olmalı.

Neyse çok konuştum. Bizce ne yapmalı? Şu şiiri hep hatırlamalı:

hava kurşun gibi ağır!bağır, bağır, bağır, bağırıyorum.

koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum…

o diyor ki bana:

sen kendi sesinle kül olursun ey!

kerem gibi yana yana…

deeeert çok, hemdert yok

yüreklerin kulakları sağır…

hava kurşun gibi ağır…

ben diyorum ki ona:

kül olayım kerem gibi yana yana.

ben yanmasam,

sen yanmasan,

biz yanmasak,

nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...
0
pandispanya
(11.06.14)
@baba jo,

eksisozluk.com
---/---

yazılarımız biraz uzun oluyor ister istemez. konu çok geniş, çok fazla boyutlu.

bu kadar geniş bir konuyu/zaman dilimini süzüp yazıya dökmek, özellikle düşük cümleci ben için hayli zor. belki arada yanlış anlaşılabilecek şekilde de yazıyor olabilirim. hafızamın yettiği, dilimin döndüğünce ben gözlemlerimi paylaşmaya çalışacağım. yorumlarım hakkında ısrarcı değilim.

cevapsız sorular var. gördüğüm kadarıyla cevabını bilen de yok. o zaman konuşa konuşa cevap arayalım diyorum.

compumaster, burası bunun yeri değil dersen anlarım, bohçayı toplayıp kaldırabilirim.

.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
@ cecilia, fark edilmek dedin de aklıma geldi, fark edildiğim tek an "zıpla zıpla zıplamayan tayyip" dendiğinde zıplamaya çalıştığımda olmuştu. sonra "zıplatmayın olm bizi, yapamıyoz" dedim de karizmayı kurtardım.
edi büdü:
cecilia, neden sorularıma cevap vermek yerine tutumuma yönelik ithamlarda bulunuyorsun?
süreç yaşanıyor - su akar yolunu bulur demekle, farkına varılmak istemeye varan ithamlarda bulunmakla nereye varmak istiyorsun?

biz yapacağımızı yapıyoruz, sana bu konuda söz düşmez mi demek istiyorsun?
öyle ya, yaşım ilerlemiş, kullandığım dil de akademik değil zaten. kim oluyorum ki ben!
belki zamanında yaptığımız saçmalığa devam edip akademik lisanla sormalıydım sorumu. bilimsel bilimsel takılırdık öyle kendi aramızda. Esas derdimizi anlatmak istediğimiz kişiler de "bizimlen aynı dili bile konuşmuyolar, bi de kalkmışlar biz sizin için alanlardayız diyola" desinler varsın, nolcak ki!

Ha, unutmuşum, siz; tepkisel ve anomik olmayan mücadelelerinizi, ekonomik olmaktan çok, kimliği daha rahatça ifade edebilme, sivil haklar gibi kavramlar üzerine kurulu kültürel alanda gerçekleştiren gruplarsınız. Sizler klasikleşmiş ekonomik ve politik kodlara sahip değilsiniz, daha çok çalışan ve eğitimli “yeni orta sınıf” katılımcılarsınız" biz ise modası geçmiş 68 kuşağı kalıntıları olarak suskunluk sarmalında yerimizi almalıyız. öyle mi?

Game of Anadolu S:Globalization e:2013 (akışına bıraktırınca istediğini yaparsın modu pek şekermiş, niye daha önce akil edemedik, tüh bize!)

Gördüğüm kadarıyla matematiksel düşünce akışına sahipsin. Anlatmak istediğimi anlamak senin için zor olmayacak eminim.
.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.06.14)
Samsun Sahra Sıhhiye Okulu, çavuş tâlimgâh taburundaki bir tabelada şöyle yazar:

''Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.''
0
compadrito
(12.06.14)
:) o dediklerinizin hicbiri ben degilim.
Ben hicbir seyim.
Esasen bicareyim.

Sadece suna inaniyorum; ipler bizim elimizde degil.

ve inanir misiniz, su an yaprak kipirdasa ucu gelip bana degecek.

Hani oyle unumu eledim elegimi astim gel bakiym biraz ahkam keseyim ( kimseyi itham etmiyorum) gunlerinde degilim.
0
cecilia
(12.06.14)
Unutmadan filler tepisir cimker ezilirdi, ben revize ediyorum
fil bunalimda, cimlerde yuvarlaniyor, cimler eziliyor.
0
cecilia
(12.06.14)
(22)

tanıdığınız en ünlü insan kim?

ezeriko
tabii bu sorunun temel kriteri ünlünün de sizi tanıyor olması (en azından adınızı bilsin, yolda görürse durup selam versin)
tabii bu sorunun temel kriteri ünlünün de sizi tanıyor olması (en azından adınızı bilsin, yolda görürse durup selam versin)
0
ezeriko
(10.06.14)
radyocu ayça şen.
çok severim, idolümdür, çocukluğumdan beri. twitter'dan muhabbet ettiğimiz oldu. hatta takipçimdir kendisi. istanbul'a gelirsen görüşürüz demişti bana :)
0
rock n roll
(10.06.14)
icemint
(10.06.14)
ali ihsan varol
0
kül
(10.06.14)
Nilperi sahinkaya. 2006 charles de gaulle mezunu ben orta 1'dim o siralar servisde yanaklarimi sikistirmisligi bile var :p
0
fransızkalanadam
(10.06.14)
duzenli olarak gazeteye cikan biri olarak direkt kendimim hihiho. bir de diger elemanlar iste. hatta onlar benden daha unlu.

tiklememişsin ama ciddiyim gayet. napalım yani tanımıyoz biz oyuncular, müzisyenler.
0
pescador
(10.06.14)
(bkz: can temiz)
0
oraletarya
(10.06.14)
zeynep değirmencioğlu-aile dostumuz
nadide sultan-aile dostumuz

(aile dostlarımız ne kadar tırtmış lan bizim)
0
sir gawain
(10.06.14)
pescador
0
compadrito
(10.06.14)
devlet bahceli.

herkes radyocu - sinemaci filan taniyormus, radyoculardan da mesut sure diyelim o zaman.
0
fakyoras
(10.06.14)
hiçbir ünlüyü tanımıyorum, hiçbir ünlü de beni tanımıyor. sözlük'te bile selebriti değilim, daha ne olsun.
0
devilred
(10.06.14)
Güncel dizilerden birinin başrol oyuncusuyla antrenman yapıyoruz arada.
0
arnold schwarzeneger
(10.06.14)
ido tatlıses. karşılaşsak ayaküstü konuşuruz. çocukken evlerinden çıkmazdık desem yeridir. ibo, derya tuna, aydemir akbaş falan hepsini tanırdık ama elbette onlar unutmuştur.
0
bira sisesi kapagi
(10.06.14)
berk hakman

bibip: banu avarı unutmuşum.
0
kedidir o kedi
(10.06.14)
engin öztürk, inanç konukçu, devrim evin, saygın soysal
0
harekatamiri
(10.06.14)
birsürü var ama işimize yarayan yok. iki anlamda da, "hadi bu akşam gidip 2 bira çakalım muhabbet edelim" seviyesinde veya "abi şu arkadaşa bi iş bulsana" diyebileceğim seviyede değil. bi ilber ortaylı vardı 2. seviyede olan, oda pek siklemedi. kuzen radyo,sinema,tv mezunu, götürdük yanına tanıdığı vardır belki diye, bim de işe girsene dedi herif ahhaha. onun haricinden duyurudaki herkesin tanıdığı feridun düzağaç var.
0
paulie walnuts
(10.06.14)
ilber ortaylı, umıt kocasakal. ıkısı de unıversıteden hocam. bır de soner sarıkabadayı var, mersın kucuk yer tabıı.
0
fraise
(10.06.14)
Bi kac milletvekili, nemize yarar? Elhamdulillah bi yarali parmaga isemislikleri yok.
0
cecilia
(10.06.14)
nil karaibrahimgil
0
mirty
(10.06.14)
yiğit incedemir
0
defansif orta saha
(10.06.14)
(bkz: zlatan ibrahimovic)
(bkz: jermain defoe)
(bkz: robbie fowler)

(bkz: god is an astronaut) kadrosu
(bkz: the clientele) kadrosu
0
Unorthodox
(10.06.14)
(bkz: kenan komutan)
0
zbamk
(10.06.14)
An itibari ile Gülhan Şen, instagram fotolarımı beğenip, yorum yazdı. :D Bu sayılır mı? :D Bence sayılsın. :D

Çılgın kız dedi :P :p
0
barbara herhalde barbara manken olan
(09.07.14)
(3)

Makale Çeviri

tuyra
İngilizcesi über süper olup çeviri işi yapan birileri var mıdır?
İngilizcesi über süper olup çeviri işi yapan birileri var mıdır?
0
tuyra
(10.06.14)
kül var,
blatta hiberna var
0
compadrito
(10.06.14)
Ben de yapabilirim
0
protector
(10.06.14)
ne üzerine makale? eğer ilgi alanımsa yardım edebilirim. canım sıkılıyor zaten.
0
devilred
(10.06.14)
(12)

Kısa süren ilişkiye uzun bir yazı, okumak isteyene.

mindwars
Okumak isteyenler için uyarı; uzun bir yazı olabilir, tamamen anlamsız olabilir, anlatım bozuklukları olabilir. Sonu nasıl bitecek bilmiyorum ama sanırım sadece yorum yapmanızı istiyorum.Yakın bir arkadaşımın üniversiteden sınıftan arkadaşıyla tanıştık internet üzerinden. Sık sık ortak arkadaşımızla
Okumak isteyenler için uyarı; uzun bir yazı olabilir, tamamen anlamsız olabilir, anlatım bozuklukları olabilir. Sonu nasıl bitecek bilmiyorum ama sanırım sadece yorum yapmanızı istiyorum.

Yakın bir arkadaşımın üniversiteden sınıftan arkadaşıyla tanıştık internet üzerinden. Sık sık ortak arkadaşımızla konuşurken birbirimizin adını duyuyorduk ve bir an öylesine esti facebooktan arkadaşlık isteği gönderdim. Amacım konuşmak değildi ama o mesaj attı ve o gün güneş doğana kadar konuştuk. Ben erkeğim ortak arakadaşımız ve o kadındı.

Ortak arkadaşımız beni uyarmıştı arkadaş kalın diye daha en baştan ve ben de bir ilişki istemiyordum şu an. O da aynı şekilde arkadaş kalmak istiyordu ve kendini tutuyordu. Ama birbirimizden hoşlandık. Gün geçtikçe daha çok. Her gün sabaha kadar konuşmalar, sesini duymak istemeler yüzünü görmek istemeler. Bu arada farklı şehirlerdeyiz. İkimizde aramızdaki şeyin farkındaydık ama uzak duruyorduk. Bu sırada arkadaş olarak 1 ay'ı devirdik.

Bir gün ortak arkadaşım sevgilisiyle beni ziyarete gelmek istedi ve bu kızı da ikna etti iş bundan sonra biraz değişti. Çünkü eğer kızla buluşma iyi giderse bir ilişkimiz olabileceğini konuşmaya başladık. Bir kaç gün geçti, gelecekleri gün yaklaşıyordu ama ortak arkadaşımız yolda yürürken bileğini burktu ve bir hafta yürüyemezlik ihtarı aldı. Tam da gelmelerine 2 gün kala. İş iptal oldu, beni çağırdılar çok emrivaki şekilde olmaz dedim. Kızla tartıştık, sinirlendik gece telefonda konuşurken sevgili olduk.

Güzel başladı, birbirimizi tanımaya başladık. 16 Mayısta başladı, iyiydi aramız. Onun için normalde yapmayacağım şeyler yaptım, o da kendini bana açtı. Ancak sık sık dengesiz olduğundan bahsediyor ve korkuyordu. O an seviyor olsa da işleri batıracağından korkuyordu çünkü hep öyle yapmıştı. Bir anda bütün aşkı uçuyordu. Ben öyle olmayacağını bu sefer farklı olacağını söyledim belki onu inandırmak için bilmiyorum.

4 Haziran sanırım hatırlamıyorum, final gerginlikleri, aile sıkıntıları derken bu pek iyi değildi soğuk davranıyordu ve o gün onu rahat bırakmamı düzeleceğini söyledi. Bir süre rahat bıraktım gün sonunda biraz tartıştık gibi bu da “tamam iyiyim döndüm sana” dedi, aslında iyi olmadığını ama daha fazla bekletemeyeceğini düşünmüş kendini zorlamış aslında sonradan öğrendim. Neyse bu denese de gerildik o gün ve sonradan “Ne hissettiğimi ne istediğimi bilmiyorum” dedi. Yapacağım bir şey yoktu “iyi geceler” deyip kapattım telefonları ve bana ulaşacağı bütün alanları.

O özürler dileyen mesajlar atmış, ağlamış. Defalarca aramış bana ulaşmak için ancak ben gece 3te uyanıp telefonu açınca aramalarından biri sonuca erdi. Kızgındı ağlamamak için tutuyordu biraz kendini. Sevdiğini beni kaybetmek istemediğini söyledi. Bu arada ben iyi çocuktum, ona değer verip koşulsuz seven aptal sevgili, onu mutlu eden iyi hissettiren ve o an için benim gibi onu seven başka birini bulamayacağını düşündüren biri. Yani bu yüzden beni kaybetmek istemiyor olabilir.

Neyse o günden sonra yine de eskisi gibi olmadı, o aşk yoktu. Soğumuştuk biraz, arkadaş gibiydik ben ona doğum gününde yanına geleceğimi söyledim ki bu da 9 Haziran. O güne kadar idare etmeye çalıştık yani düne kadar. Burayı biraz açmak gerek, ikimizde o günün önemli olduğunu biliyorduk. Ben onu bırakmak istemiyordum normalde insanların uzatmadan tamam deyip hayatından çıktığını söyledi ama ben bunu yapmadım. Onun için uğraştım geçici olacak düzelecek diye. Veya düzelteceğim diye.

Kalktım gittim yanına, sarılarak karşıladı, biraz yürüdük koluma girdi, parkta oturduk, yine yürüdük. Başka parkta oturduk, öpüştük hediyelerini verdim, sarıldık. Huzurluyum dedi, ne güzel dedi, taksiyle benim geri dönmem için gara giderken keşke evimiz olsaydı şimdi. Gara değil eve gider yatar film izler, dinlenirdik dedi.

Ben her şey iyi güzel sandım. Bu ana çok şey bağlamıştık çünkü beni görüp ne hissedeceğini bilmek istiyordu, sordum ona korktuğumuz olmadı dedi, iyiyiz dedi. Sevindim. Sonra dönüş zamanım geldi sarılıp vedalaştık. 4 saat yolum vardı o da arkadaşlarıyla buluşacaktı doğum günü kutlaması için. Beni boş ver eğlen arkadaşlarınla dedim. 3 saat kadar sonra yurduna döndü. Bira almış yurda içti, kafası biraz güzel oldu. Uyuttum ben bunu telefonda konuşarak.

Sabah oldu yani bu sabah. İsmimi söyledi sadece mesajla. Ne oldu dedim uyanınca, nasılsın napıyorsundan sonra. “Olmuyor” dedi “Bir şey hissetmiyorum”. “Dün iyiydi hani?” dedim, “Tam olarak değildi yalan söyledim. Seni özlemem gerekiyordu özlemedim”. Olabilir henüz çok az süredir beraberdik, hislerini öğrenmeye çalıştım, tamam bu kadar kısa sürede sevmek zaten zor olabilir gerçi başta sevip sonra sevmemek garip olsa da. Neyse en azından benden hoşlanıp hoşlanmadığını sordum hoşlanmıyorum dedi. Bundan sonra diyecek bir şeyim kalmamıştı. Halbuki doğum gününde o kadar öpüşüp sarılmalar mutluydu, arzuluydu. Sabah birden böyle. Neyse, “kendine iyi bak” dedi “sen de” dedim bitti. Biraz boşluktayım. Hayatımda pek fazla şey yok, aşkı seviyorum ama. İyi de biriyim. İlginç yani. İçimi dökmek istedim sanırım okuyanlara teşekkürler, hayatınız aşk ve mutluluk dolu olsun.
0
mindwars
(10.06.14)
Herşey yolunda, merak etme.
Özeti şu: sen iyisin ve iyi kalblisin. bu kız dengesiz. çünkü bi kız, yakın bi kız arkadaşının ciğerini bilir. ortak arkadaşınız sana demiş işte, arkadaş kalın diye. sen de dinlememişsin onu ve bedelini ödemişsin.
sana bi takım güzel duygular yaşattı. sonra üzdü. araba ilerliyor. o şimdi, dikiz aynanda giderek küçülen bir nesne olarak kalsın. daha fazla kurcalama, sürekli dikiz aynasına bakarak araba kullanma. önüne bak.
0
compadrito
(10.06.14)
Kiz bir onceki sevgilisinden yeni falan ayrilmis da akli hala onda olabilir mi?

Dengesizin teki ya ama. Iradeli ol unut. Senin sevgini hak etmiyor.
0
Idonthaveausername
(10.06.14)
Kız bir önceki sevgilisinden yeni ayrılmadı ancak tanıştığımız zamanda uzun süredir hoşlandığı, stalkerlık yaptığı hatta konuşup buluşmaya çalıştığı biri vardı ancak adam bunu devamlı geri çevirdi. Neyse o adamı bıraktığını düşünüyorum ama o reddedildiği için takmıştı biraz. Bir daha da yüzüne bakmadı onun, bu konuda inanıyorum ona karşı artık bir şey hissetmediğine.
0
🌸mindwars
(10.06.14)
Bir sey soracagim, ona gore cevap verirsen. Bunu yadirgamak, yargilamak amaciyla sormuyorum. Aranizda bir seyler olmadan once gorusmediniz degil mi?
0
burasi ne garip bir yer
(10.06.14)
Ben olsam bir buluşma ayarlayıp "senin amına koyarım! oyuncak mı lan benim hayatım it!" der tokatı yapıştırırdım. sonra giderken "bir daha da karşıma çıkma" der işime bakardım.

sen oyuncak olmuşsun oyuncak. git dese gider kal dese kalırsın guk dese ekmek gak dese su verirsin.

çok sinirlendim amk!...
0
juvee
(10.06.14)
Cevabini beklemeden oyle oldugunu dusunerek yazdim. Kizla gorusmeden once iliskinize bir ad koyarak basta yanlis bir sey yapmissiniz zaten. Burda her iki taraf icin de iliski icin de bir risk oldugunu biliyorsun. Bir insan sana kendini anlattiktan sonra onu soylediklerinde etkilemek cok kolay. O sozleri soyleyen adama ya da kadina kafamizda en cok hosumuza gidecek hareketleri, mimikleri ve tavirlari ekliyoruz ama normalde o kisi oyle olmak zorunda degil. Artik gunumuz internet ortaminda gun icinde 100 kisiyle bile tanisabilirsin ya da 50 kisiyle arkadas olabilirsin. Ama yan yana bulundugunuzda ayni seyleri dusunmek/farketmek, ayni seylere gulmek, ayni yerlere bakmak cok onemli.

Birkac yil once sizinkine benzer sekilde biriyle tanisip cok iyi anlasabilecegimizi, beraber cok mutlu olup eglenebilecegimizi dusundum ama oyle olmadi. Birkac hafta once de bir garda bes dakika goz goze gelip sohbet ettigim kadinla onunla gecirdigim aylarda oldugundan daha fazla iyi hissettim cunku insani yaniltabilecek bir sey yoktu. Karsilikli canli kanli duruyorduk.

Dedigim gibi yaniltici olabiliyor bazi seyler. Karsilikliyken de olabiliyor. Uzuleceksin elbette. Sabaha kadar konusmalarinizi ozleyeceksin ama unutma ki senin de onun yaninda kendini iyi hissetmeme ihtimalin vardi. Ne yazik ki bu durumda yapilacak cok bir sey yok.
0
burasi ne garip bir yer
(10.06.14)
@burası ne garip bir yer, hayır görüşmemiştik. Dediğim gibi aslında bir isim koymak için onun gelmesini bekliyorduk yanıma ancak gelemeyeceği belli olunca ve biz de artık içimizi dökmüştük hoşlandığımızdan o gece beraber olmak istediğimize karar verdik. Sevgili olduk. Geçen gün de buluştuk işte.
0
🌸mindwars
(10.06.14)
üşenmedim, okudum. sen güzel bir adamsın. kendini harcama dengesiz birisi için. kendini yıprattığına değmez.

birkaç gün içinde arayıp sormaya başlar ayrıca. iradeli olman lazım.
0
dzingis
(10.06.14)
aynen hepsini okudum, kıyamam sana, sende birşey yok, kızın sorunları var. birlikte aşabilirsiniz de ama bunu kızın da içtenlikle istemesi lazım. yoksa tek uğraşan sen olursun, ki burada da öyle olmuş biraz. çok pişman olacağını düşünüyorum o kızın ama sen sağlam dur, bence bulaşma hiç.
0
kerbeee
(10.06.14)
benzer bir olay yaşamıştım daha büyük hasarlı. iyi kurtarmışsın. böyle ruh hastası ve dengesiz tipler oluyor. mümkün olduğunca uzak durmak lazım. adamı yer bitirirler ve kendileri aynen devam eder hayatına. yani kısacası sevgisi falan batsın böyle tiplerin. kısa sürede hayat boyu işini görecek bir ders almışsın en iyi yanı o. 1000 kişi her gün söylese böyle iyi anlamazdın. geçmiş olsun.
0
darkest hour
(10.06.14)
Okuduğunuz için ve destekleriniz için teşekkürler. Lanet olsun geri dönmeye kalkarsa da karşı koyacak kadar iradem yok şuan. Çünkü kötü bir his beslemiyorum ama böyle yapacağını da sanmıyorum, dengesiz olsa da iyi biri daha fazla üstüne gitmez böyle olacağını bilerek.
0
🌸mindwars
(10.06.14)
cevap çok açık; (bkz: ikizler burcu kadını)

ikizler burcu kadınının ağına düşüp kendini heder eden ilk kişi değilsin. ama kasıtlı yapmıyor bunu. o öyle yaşıyor zaten. sana uymayabilir, hatta çok üzülebilirsin.

nacizane önerim arkadaş kal.
0
seksen9
(11.06.14)
(3)

online mulakat tecrubeleriniz, onerileriniz

jedilance
hayatimdaki ilk online mulakata giricem (gerci normal olarakta bi kere girdim)nelere dikkat edeyim bi oneri fln super olur
hayatimdaki ilk online mulakata giricem (gerci normal olarakta bi kere girdim)
nelere dikkat edeyim bi oneri fln super olur
0
jedilance
(09.06.14)
not alıyormuş ayağı yap.
0
Alt4y
(09.06.14)
-Kameranın görüş alanına giren yerler derli toplu olsun.
-Evde bilgisayar başında yapacağım diye kıyafeti boşlamayın, yüz yüze bir mülakata giderken nasıl giyinirseniz, yine öyle özenli giyinin, hazırlanın.
-Görüşmeden önce mutlaka bilgisayarınızın ses ve görüntü ayarlarını kontrol edin.
-Evde evcil hayvan varsa, görüşme yapacağınız odaya sokmayın.
0
istinyede bekle
(09.06.14)
arkadan don sutyen geçen biri olmasın. düzgün kıyafetle geçen de olmasın aslında. tüpçü sesi, çocuk ağlaması, televizyon sesi filan da olmasın. maksimum sessizlik sağlamaya çalışın. kapıya not yazın zili çalmasınlar.
internet kesilirse, elektrik kesilirse gibi durumlarda ne yapacağınızın planını yapın. (telefondan devam etmek, telefon numarasını hazırda bulundurmak, telefonu şarjlı bulundurmak gibi).

bi de şuradaki taktiklerin bazıları işinize yarar:

(bkz: ingilizce mülakat/@compadrito)
0
compadrito
(10.06.14)
(6)

ölüm acısı

eburada
Erkek arkadasim şok bir ölümle annesini kaybetti. 1 haftadir onunlayim ama mahvolmuş durumda. Kardeşleri de öyle. Onu o kadar çok seviyorum ki... Ona nazil destek olabilirim daha fazla? Ne olur bana fikir verin depresyona girmesinden kendine zarar vermesinden korkuyorum. Annesine aşık biriydi resmen
Erkek arkadasim şok bir ölümle annesini kaybetti. 1 haftadir onunlayim ama mahvolmuş durumda. Kardeşleri de öyle. Onu o kadar çok seviyorum ki... Ona nazil destek olabilirim daha fazla? Ne olur bana fikir verin depresyona girmesinden kendine zarar vermesinden korkuyorum. Annesine aşık biriydi resmen. Bende mahvolmuş durumdayim ama su an en son yapacagim kendimi düşünmek... Birazcik da olsa bir şeyler söyleyin çok ihtiyacim var.
0
eburada
(09.06.14)
Zamandan baska hicbirseyin yapacagi birsey bence. Suan birsey yapamazsin, yaninda olursun ama acisini geciremezsin. Insan zamanla kabulleniyor, o yuzden sabret.
0
delifaruk
(09.06.14)
başınız sağolsun. dünyanın en zor şeyi bu olmalı, annemi kaybetsem çıldırırım gibi geliyor bana. hani bir yas süresi oluyor ya, insanların daha sonra normal psikolojide olabilmesi için bu yas süresini yaşaması gerekiyormuş. ağlayacak, sıkıntı yaşayacak. bunları yaşaması gerekiyor. ama mutlaka psikoloğa gitmesi lazım.
0
rock n roll
(09.06.14)
oncelikle basiniz sagolsun. yapabileceginiz birsey yok bence. cok fazla ustune dusmeyin. yalniz kalmaya da ihtiyaclari oluyor. nasil desarj olmak istiyorsa birakin oyle olsun. aglasin, bagirsin, kapi-cam indirsin. icine atmasin ama.
0
crucio
(09.06.14)
psikologa da gitse, yasını yaşaması gerektiğini söyleyecek, çünkü gerçekten bundan doğal bir şey yok... sadece destek olmaya, yanında olmaya devam edin ama yalnız kalmak istediğinde de saygı duyun... başınız sağolsun.
0
vejeteryanvampir
(09.06.14)
''ağlama artık'' demeyin.
''ağlama'' demeyin
''seni böyle gördükçe çok üzülüyorum'' demeyin
yanında oturun, beni yalnız bırak derse, uzaklaşın, yalnız bırakın.
ağlarken saçını okşayın
en az 1 sene münakaşa etmeyin, ortamı germeyin, alttan alın, anlayışlı olun.
kabristana ziyarete gitmenize itirazı yoksa, beraber gidin.
mezarın başında oturup ağlasın, ağlayabiliyosanız, siz de ağlayın.
bişey yedirmek için zorlamayın. ''hadi ama, ye bunu bak, sonra güçsüz düşer, hasta olursun'' filan gibi anlamsız laflar etmeyin.
bişey yaptırmak için zorlamayın.
0
compadrito
(10.06.14)
Aktif bir şey yapılmaz herhalde bu durumda. Yanında ol yeter. Bırak acısını yaşasın. Düzelteceğim diye üzerine gitme.
0
arnold schwarzeneger
(10.06.14)
(3)

new york'u bilen duyurucular

gates
arkadaşlar birkaç sorum olacak yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. 1) Şimdi ben jfk'ya indiğimde yanımda 5000 dolar civarı bir para olacak. bu parayı doğrudan bankaya yatırmak istiyorum. yanımda durursa çaldırmaktan korkacağım hep. önerebileceğiniz, az masraflı bir banka var mıdır ? Varsa nerdedir
arkadaşlar birkaç sorum olacak yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.

1) Şimdi ben jfk'ya indiğimde yanımda 5000 dolar civarı bir para olacak. bu parayı doğrudan bankaya yatırmak istiyorum. yanımda durursa çaldırmaktan korkacağım hep. önerebileceğiniz, az masraflı bir banka var mıdır ? Varsa nerdedir ? Doğrudan havaalanından yatırabilir miyim ?

2) Metrokartın limitsiz aylığı 112 dolarmış. havaalanından bunu alabilir miyim ? Doğrudan metroyu kullanmayı düşünüyorum. jfk şehir merkezi arasındaki metroda da bu kartı kullanabilir miyim ?

3) Harlem'in 160 ile 170. caddeleri arasında bir yerde kalacağım. bu bölge güvenli midir ? Biraz yanımda columbia üniversitesi hastaneleri varmış. Gece yarısı metro kullanmamda bir sorun olur mu ?

4) Çay ve çaydanlık nereden bulabilirim ?

Şimdiden teşekkürler herkese.
0
gates
(09.06.14)
1. Parayı bankaya yatırman çok mantıklı yalnız havaalanında banka şubesi olmayabilir. Ben ilk Chase Bank'a gitmiştim, öğrenci hesabı açtıramadım orada ve onlar beni Bank of America'ya yönlendirmişlerdi ve oldukça memnun kaldım. Manhattan'da birkaç blokta bir Bank of America şubesi var ve müşterilerine çok iyi davranıyorlar :)

2. Havaalanından Airtrain ile Jamaica Station veya Howard Beach'e geçerek metroya ulaşabilir ve girişteki gişelerden veya otomatlardan aylık MetroCard satın alabilirsin. Otobüslerde ve metrolarda geçerli oluyor alacağın kart.

4. Çayı bizdeki bakkallara benzeyen ve Deli&Grocery tarzı yerlerde bulabilirsin de çaydanlık var mıdır emin değilim :)
0
an engineer
(09.06.14)
Queens, Astoria bölgesinde bir çok türk market var. Son soru icin
0
jemjum
(10.06.14)
teşekkürler icemint!

başka birinin yanında kalacaksanız, paranızı orada çaldırmaktan korkuyosanız, (siz duştayken, cüzdanınızı, ceplerinizi karıştırdı v.s. gibi bi korkuysa bu), kilitli valiz alın ve duşa girerken valiziniz kilitli olsun. onun dışında paranıza bişey olmaz, korkmayın. sadece gergin ve tuhaf hareketler yapmayın. rahat olun.
bankaların tamamını bilmediğim için ''az masraflı banka'' öneremiyorum. banka dediğiniz kuruluş, size en iyi nasıl sokabilir mantığıyla kurulmuş bir şirkettir. bir vampirdir.
gidin, Bank of America'ya yatırın diycem ama ilk bir ay mı ne o paraya ellettirmiyor bi daha. Onları çok iyi sorgulamanız lazım. 5 bin dolar nasıl bi para ona bakalım: 50 tane 100 dolarlık. valla ben olsam, kot pantalonumun cebine sokar ve öyle gezerim. bankaynan filan uğraşmam ama biraz çatlağımdır yani.

THY ile gelecekseniz, Terminal One'ın en üst katından Air Train'e, Howard Beach istasyonuna gitmek için bineceksiniz. Howard Beach istasyonundan metro kartınızı kredi kartıyla alabilirsiniz. Air train'den inişte onun da parasını ödetecek size 7 dolar gibi bişiy. Ona şaşırmayın. Türk kredi kartını okumazsa, limitsiz kart almazsınız da, nakit ödeyerek 10'luk kart alırsınız mesela. O kartı kullanarak, tek metroyla Harlem'e gidersiniz. A train'e bineceksiniz.

Gece vakti çok geç kalmiyim derseniz, Air Train, Jamaica, LIRR, Penn Station, Harlem yapın.

Yani Jamaica Station'dan metroya diil de, bildiğimiz normal trene Long Island Rail Road (LIRR)'a binip, Penn Station'a gitçeksiniz. Ordan A train'e yani metroya bineceksiniz uptown istikametinde. Uptown önemli yoksa Brooklyn'e geri gidersiniz.

Şöyle yapalım: Vakit dar ve yük hafifse, Air Train + LIRR + A train (subway=metro)
Vakit bol ve yük ağırsa, Air Train + A train

Aha bu da haritası:

www.panynj.gov

Güvenli kelimesi, sizin ne zaman, ne yaptığınıza bağlı. Harlem hızla turistik bir bölge olma yolunda ilerliyor. Gecenin absürd saatlerinde, absürd bir şekilde sakat maallelerin sokaklarında gezmediğiniz sürece, New York güvenli bir şehirdir.
Columbia Presbyterian nedeniyle etraf biraz daha hareketli olur o saatlerde. Merak etmeyin, tırsmayın. Seveceksiniz. Hele İstanbul'da büyüdüyseniz, size çocuk bahçesi gibi gelecek.

Çay ve çaydanlığı Türk bakkalında bulursunuz. Queens, Astoria'daki yerleri bulamazsanız, 8. Cadde ile 42. sokağın kesiştiği yerde Port Authority Bus Terminal var. Oradan 190 numaralı Paterson otobüsüne bineceksiniz. 45 dakika sonra New Jersey'nin Paterson şehrine götürecek o otobüs sizi. Main Street'te inip, yolda yürüyenlere bi 'Selamınaleyküm agalar!'' çekeceksiniz, çaydanlığı ve çayı onlar gösterecek size. En kötü ihtimal yani. Metro kartınız o otobüslerde geçmez, çünkü eyalet değiştiriyosunuz.

Eklemedir, koca konak ekleme: Hay ağzımı kırıyım! Ulan adam Harlem'de kalacak, sen onu Paterson'a yolluyosun, mal herif seni!!!

Yok hocam yok, Paterson'a hiç gerek yok. Harlem'den uptown istikametine giden A train'e (yani metroya) atlayın. 175. sokakta inin. Orası cii dabılyu bii yani George Washington Bridge'in Manhattan ayağı. Ordan Cliffside Park'a giden dolmuşları bulup binin. Oralarda sorsanız gösterirler. 20 - 25 dakkada gider. Parayı nakit ödersiniz, en eğlenceli dolmuş yolculuklarınızdan birini yapmış olursunuz. Ciffside Park Anderson Avenue'da inin. Belki şoförün gözüne çarpmıştır, gelip geçerken. Nizam markette ineceksiniz. Tam adresini de yazıyim size: 608 Anderson Avenue Cliffside Park, New Jersey. telefonu da (201) 313-9540. Mustafa ağbiye de selam söyleyin. Gendi yoktur da, oğlu veya gızı vardır. Toplam 90 dakka gibi bi sürede çayı ve çaydanlığı halletmiş olursunuz.
0
compadrito
(10.06.14)
(5)

Türkiye'de durumlar nasıl? İstanbul'da kaliteli yemek sorunsalı..

kallesnikof
20 ağustostan bu yana rusya'dayım. hayırlısıyla 2. senemi de bitiriyorum. derslerim güzel geçti. sınavlardan 4 aldık. zaçotları (derslerin bir kısmı sınav diye geçiyor onlara puan veriyorlar. bir kısmı da zaçot diye geçiyor. onlara geçti veriyorlar sadece) geçtik sorunsuz bir şekilde. artık tez yazı
20 ağustostan bu yana rusya'dayım. hayırlısıyla 2. senemi de bitiriyorum. derslerim güzel geçti. sınavlardan 4 aldık. zaçotları (derslerin bir kısmı sınav diye geçiyor onlara puan veriyorlar. bir kısmı da zaçot diye geçiyor. onlara geçti veriyorlar sadece) geçtik sorunsuz bir şekilde. artık tez yazım aşamasındayız. memleketi çok özledim. sokakta rahat rahat türkçe konuşmayı özledim. yemekleri özledim. yemekleri başkasının yapmasını özledim. istanbul'da geçen gelmemde gezi olaylarının son günleri yaşanıyordu. bu sene ortalık nasıl? çok az takip ettiğim için pek bilemiyorum.

ikinci ve asıl soru ise istanbul'da nerede kaliteli ve değişik yemek yiyebiliriz? cağ kebabı, konya etli ekmek gibi farklı yörelerin özel etli yemeklerinden bahsediyorum. :)
0
kallesnikof
(08.06.14)
compadrito
(08.06.14)
@divit mahallenin muhtarı oldu. 15 milyonluk şehir ondan soruluyor.

gelme diyorsa gelme.
0
mea maxima culpa
(08.06.14)
köyüme gideceğim zaten. 1-2 hafta ortalıkta dolanırım kafi. köyüme avm yapmadılar henüz. :) topkapı sarayına falan uğrarım orayı yıkıp avm yapmadıkları için orada da sorun yok :)
0
🌸kallesnikof
(09.06.14)
Her geçen gün daha kötüye gidiyor, suriyeli doldu ülke.
0
christopher nolan
(09.06.14)
üsküdar kanaat lokantası'nda her zaman eski türk yemekleri oluyor. hem etli yemekler, hem zeytinyağlılar hem de çeşit çeşit tatlılar.
0
mea maxima culpa
(09.06.14)
(9)

bir konuda uzman olmak

in vino veritas
arkadaş düşünüyorum düşünüyorum, şu ahir ömrümde şu şu konuyu da gözüm kapalı bilirim, anlarım, yok efendim hakkında çok fazla şey bilirim, hiç bilmeyen birine en azından teorik bir temel oluşturacak kadar anlatabilirim vs. diyebileceğim tek bir mevzu yok.sizin var mı? üniversite eğitimi cart curtta
arkadaş düşünüyorum düşünüyorum, şu ahir ömrümde şu şu konuyu da gözüm kapalı bilirim, anlarım, yok efendim hakkında çok fazla şey bilirim, hiç bilmeyen birine en azından teorik bir temel oluşturacak kadar anlatabilirim vs. diyebileceğim tek bir mevzu yok.

sizin var mı? üniversite eğitimi cart curttan bahsetmiyorum, adam oturuyor şarap yapımını anneye anlatır gibi anlatıyor ve karşısındaki de bunu anlıyor, konu hakkında bir fikir ediniyor. benim hakkında fikir sahibi olduğum pek çok şey olsa da derinlemesine bildiğim hiçbir şey yok düşününce.

soru sizin var mı, varsa okul dışında nasıl öğrendiniz? yeminle kendimi gerizekalı gibi hissediyorum.

bonus soru: çok cahil ve aptalım, keşke ölsem mi ben?
0
in vino veritas
(08.06.14)
Bi hocamız derdi her şeyin bir şeyini bir şeyin her şeyini bilmek lazım diye. Aklıma yazdım da eyleme dökemedim ben de. Her şeyi biliyomuş gibi yapıp bilmiyorum aslında :)
0
buzbebek
(08.06.14)
fps oyunlari konusunda kendimi ulu yüce kabul ediyorum.
analog hassasiyeti olsun ekstralar nasil acilir olsun gorevleri hizli bitirme, multiplayer kasma falan. ay muhtesemim.
0
kutsalbok
(08.06.14)
ben de senin gibiyim. ergenlikten itibaren birçok konuda ortalama bilgi sahibiydim. (nasıl öğrendiniz demişsin, eşşek gibi okuyarak) ama çok bilgi sahibi olduğum hiçbir konu yoktu. bazıları buna genel kültür diyor ama durum bazen beni rahatsız ediyordu. şu anda da tam bu özelliğime uygun bir mesleğim var. alt yazı çevirmeni olduğum için her alandan çeviriler karşıma geliyor. yelkencilikten teknolojiye yemek yapımından hukuka tıbba kadar bir sürü alanda az buçuk bilgi sahibi olmak durumunda kalıyorum ama derinine inemiyorum. ama bu durum artık beni rahatsız etmiyor. galiba bir şeyin dibine vurmaktansa yepyeni bir şey öğrenmek daha çok ilgimi çekiyor. senin de bugüne kadar gözün kapalı bilmek isteyecek kadar ilgini çeken bir şey olmamış, bence bunda üzülünecek bir şey yok, zorla olmaz ki :)
0
kül
(08.06.14)
(bkz: 10 bin saat kuralı)na uyacaksın hocam. bi konuda günde 8 saat ve 7 sene süreyle çalışırsan, sonunda o işin uzmanı oluyosun.
0
compadrito
(08.06.14)
etrafında kene gibi insanlar varsa bir konuda uzmanlaşman çok zor, benden söylemesi.
0
gamaflex
(09.06.14)
Sevdiğin bir şey varsa ona zaman ayır, olur.
0
arnold schwarzeneger
(09.06.14)
finans genelinde; ekonomi, borsa, vergi, muhasebe, şirket birleşmesi, transfer fiyatlandırması

uzman olmak için bir rutin içinde sebat ederek uzun süreli öğrenmek ve hayatında kullanmak lazım. kimse annesinin karnında öğrenmiyor.
0
[silinmiş]
(09.06.14)
süre konusuna ek olarak; sürenin niteliği çok önemli.
hiç değişmeyen tek kural; neye emek veriyorsak o konuda gelişme sağlıyoruz.

geçmişte neye emek verdiğine bakarak derinlemesine bilgi sahibi olduğun şeyleri görebilirsin. o konuda emek vermeyenlere de, o şarap yapımını anlatan kişi gibi, sen de bir şeyler anlatabilirsin rahatlıkla.

her insanın farklı konularda farklı bilgi düzeyleri oluyor. ilgi alanlarımız bizi o yöne yönlendiriyor. bu her zaman başkalarının ilgisini çekecek konuda olmayabiliyor.
misal ben kendimi dikiş konusunda geliştirdim. anlatmak istesem dinleyici kitlemi sadece bu konuya ilgi duyanlar arasında bulabilirim.
daha geniş kitlelerin ilgi duyabilecekleri beslenme, tıp, siyaset vb alanlarda daha kolay dinleyici bulabilirim. mesela, duyuruda da eski sevgiliyi unutma, başarılı teklif etme yöntemleri, yabancı diziler, müzik, teknoloji, bilim ve kedilerle ilgili söyleyeceklerim daha iyi prim yapabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(09.06.14)
belki de farketmediğin veya değer vermediğin bir konuda çok bilgilisindir. örnek veriyorum; futbol izliyorsundur, kendi kendine her maçta teknik direktörün taktiklerini anlayıp şu yanlış, bu dogru, su adamı su mevkide sunun yerinde oynatsaydı daha iyi verim alabilirdi gibi yogun yorumların vardır. bence bu konuda uzman sayılabilirsin. şimdi biraz düşününce biraz yanlıs bir örnek oldu, ama bunun gibi işte farkedebilirsin uzmanlıklarını.

ayrıca kendimden örnek verirsem, sevdiğin şeyler üzerinde arastırma yapıp sıklıkla kafa patlatırsan uzman olabilirsin. mesela bir arkadas cok guzel bir örnek vermiş fps oyunlarındaki uzmanlıgından bahsetmiş. benim için saygı duyulacak bir uzmanlıkken eşim tarafından bir uzmanlık olarak sayılmayabiliyor.

işte bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı belki de uzmanlıklarını farketmemiş olabilirsin.

ayrıca bu bir cahillik değil, aptallık hiç değil.. kimi insanlar hayatlarında yapmak istedikleri, uğraşmak istedikleri hobileri veya gezip görmek istedikleri birçok yer varken maddiyat yetersizliği, yoğun çalışma saatleri vs derken kendine ve hayatına vakit ayıramayabiliyor.
0
vadrigar
(09.06.14)
(4)

Birkaç ekonomik terim

Lirazervatif
All developed countries—our competitors—have made this shift to information products and services. And the service economy continues to expand.service economy ile ne kast etmekte? Over the last several decades, the industrial economy based on manufacturing has shifted to a service economy driven by
All developed countries—our competitors—have made this
shift to information products and services. And the service
economy continues to expand.

service economy ile ne kast etmekte?

Over the last several decades, the industrial
economy based on manufacturing has
shifted to a service economy driven by
information, knowledge and innovation.

bu cümlede de innovation ile ne anlatılmak isteniyor?

Bunların terimsel anlamları olmalı..
0
Lirazervatif
(08.06.14)
service economy (hizmet sektörüne dayanan ekonomi) ile industrial economy based on manufacturing (üretime dayalı endüstriyel ekonomi) zıt anlamlı kullanılmış gibi düşünebilirsin.

inovasyon sayesinde üretime dayalı endüstriyel ekonomiden hizmet sektörüne dayanan ekonomiye geçtik diyor.
0
hohoho
(08.06.14)
Hizmet ekonomisi, inovasyon?

ekonomiler agirliklarina gore tarim, sanayi veya hizmete dayali olabilir. metniniz sanayiden hizmet ekonomisine gecisten bahsediyordur muhtemelen.

inovasyon da bildigimiz inovasyon. rekabetciligin temeli.
0
f_d
(08.06.14)
teknolojik gelişmelerden bahsediyor.
0
deliyimben
(08.06.14)
service economy - hizmet sektörü

yani turizm, otelcilik, lokanta, hastanecilik, danışmanlık hizmetleri, organizasyon hizmetleri gibi işler. bişey imal edip satmıyosun, sadece bi hizmette bulunup karşılığında para alıyosun.

innovation - yenilik. o sektörde kimsenin daha önce yapmadığı bişey yapıyosun.

geçtiğimiz bikaç onyıl içerisinde, bişey imal edip satmaya dayalı ekonomi, giderek hizmet ekonomisine kaydı diyo.
bu hizmet ekonomisi de, işlenmiş bilgiye, bilgiye ve yeniliğe dayalı diyo.

yeniliğe örnek: kendin pişir kendin ye. bunu ilk bulan kişi, o hizmet sektöründe bir yeniliğe imza atmıştır.
veya herşey dahil. ne kadar yersen ye, hepsi dahil. bunu ilk bulan kişi, o hizmet sektöründe bir yeniliğe imza atmıştır.
innovation'dan kastedilen bu.
0
compadrito
(08.06.14)
(2)

ABD J-1 Vizesi-Two Year Rule ile ilgili yardım ??

qazaqwsx
Merhaba,Amerikaya J-1 vizesi ile gidip,Türkiye'ye döndükten sonra o "two year rule" olayı sadece bu süre içinde ABD'ye girememe durumu mudur ? Yoksa, ABD'ye girememe durumuna ek olarak bu 2 yıl boyunca Türkiye'de -sürekli- kalmak durumunda mıyım ?Örnek vaka : Yüksek Lisans bitti ve j-1 da bitti. Ben
Merhaba,

Amerikaya J-1 vizesi ile gidip,Türkiye'ye döndükten sonra o "two year rule" olayı sadece bu süre içinde ABD'ye girememe durumu mudur ? Yoksa, ABD'ye girememe durumuna ek olarak bu 2 yıl boyunca Türkiye'de -sürekli- kalmak durumunda mıyım ?

Örnek vaka : Yüksek Lisans bitti ve j-1 da bitti. Ben ise Türkiye dışında örneğin avrupa'da doktoraya başladım. Böyle bir durumun önü açık mıdır ve bu senaryoda two year rule nasıl işler? Yoksa, hayır j-1 bittikten sonra Türkiye'de 2 yıl kalıp bir yere çıkamaz mıyım ?

Tecrübeli arkadaşların yardımını bekliyorum.

Teşekkür ederim.
0
qazaqwsx
(08.06.14)
abd ile ilgili o kural. senin avrupaya gidisine niye karissin abd?

edit:

biraz baktim da, fiziksel olarak home-country'de olunmasi gerekiyor falan yazmislar. yoksa outside of us falan yazardi heralde? emin olamadim. yekili bi abiye sormak lazim.

edit 2:

soyle bisi buldum. blog.htp-usa.com

count yazip sayfada arat, ilk cikan seye yazilan cevap.

edit 3:

ikinci count'ta da baska bisi demis. ilginc.
0
she was my baby
(08.06.14)
çok spesifik bir şey soruyorsunuz. mezunusa.com'daki forumlara baktınız mı, ya da bu soruyu orada sormayı düşündünüz mü?
buradan cevap gelmezse, o seçeneği de düşünün.

bi de şöyle bişey buldum:

travel.state.gov

j1visa.state.gov
0
compadrito
(08.06.14)
(2)

medikal cevirmen var mi?

yalnux
Medikal alaninda ceviri yapan rakadaslar bana bir ulasabilir mi?
Medikal alaninda ceviri yapan rakadaslar bana bir ulasabilir mi?
0
yalnux
(08.06.14)
ilgili mercilere mesaj attım.
0
compadrito
(08.06.14)
benim arkadaşım yapıyor.
0
klassno
(08.06.14)
(3)

çifte vatandaşlar oy kullanabiliyor mu?

tahrik olmusken objektif olamam
her iki ülke için de kullanabiliyorlar mı? yoksa sonradan vatandaşı olduğu ülke için kullanamıyorlar mı?
her iki ülke için de kullanabiliyorlar mı? yoksa sonradan vatandaşı olduğu ülke için kullanamıyorlar mı?
0
tahrik olmusken objektif olamam
(08.06.14)
her iki ülke için de kullanabiliyolar ama seçim sırasında, seçimin yapıldığı ülkede bulunmaları gerekiyor. aktif olarak seçmen kaydı lazım.
0
compadrito
(08.06.14)
yanlis bilmiyorsam ikametin iki yerde olmuyor. genel secime kullaniyorsun ama yerel secimlerde kullanamiyorsun. belediye vs vs
0
wiillii
(08.06.14)
wiilii +1 genelde kullanabiliyorsun iki yerde de, yerelde kullanamıyorsun.
0
xenophobe
(09.06.14)
(2)

hava

hayatkısakuşlaruçuyor
havada depresyon mu var neşe mi nedir çözemiyorum ama var bir dengesizlik. önemli etkisi var. sebeplerini bulduğum sorunlarım haricinde sadece havadan dolayı olduğunu düşündüğüm bir şey var. nedir bunun olayı?
havada depresyon mu var neşe mi nedir çözemiyorum ama var bir dengesizlik. önemli etkisi var. sebeplerini bulduğum sorunlarım haricinde sadece havadan dolayı olduğunu düşündüğüm bir şey var. nedir bunun olayı?
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(08.06.14)
şu sorudaki en son cevabımla ilgili olabilir:

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(08.06.14)
istanbul da oturuyorsan tam yazın gelememesidir sorun. gerçi bu genel bi sorun yani yapılacak bir şey yok. en iyisi kafaya takmamak.
0
sivil admin
(08.06.14)
(8)

ankara hacettepe üni

rubiks cube
arkadaşlar selam yarın ankara'da olacağım aştiden beytepeye fen bilimleri enstitüsüne geçmem gerekiyor. enstitüyü okula gidince bir şekil bulurum da beytepeye nasıl gideyim?
arkadaşlar selam yarın ankara'da olacağım aştiden beytepeye fen bilimleri enstitüsüne geçmem gerekiyor. enstitüyü okula gidince bir şekil bulurum da beytepeye nasıl gideyim?
0
rubiks cube
(08.06.14)
bir sekilde armada' nin onune cikip(asti' ye cok yakin, google maps' den bakabilirsin), onunden gecen 230 numarali belediye otobusune binersen kampusun icine kadar goturuyor seni. binmeden once bufeden ego karti almayi unutma. kartin yoksa otobusten birine rica et senin yerine bassin sen de parasini ver.
0
sterimar
(08.06.14)
aştide sabah 6:30 gibi olacağım sanırım o saatte tek çıkıp yürümem sıkıntı olur mu? aştinin altından metroya geçip oradan herhangi bir yere gitme durumum olamaz mı acaba? bunu da not alıyorum yanımda akıllı telefon olmayacak şimdi mapsten bir bakayım da yer yön bilgim baya kıttır. en olmadı oralarda birilerine sorarım.
0
🌸rubiks cube
(08.06.14)
AŞTİ'nin bulunduğu yola çıkın, sağa doğru yürüyün. Karşıya geçmeyeceksiniz, AŞTİ'nin olduğu tarafta sağa doğru yürüyeceksiniz. Orası Konya yolu. 500 metre gibi bir mesafeden sonra yonca yaprağı kavşaktan ilk sağa dönün ve Eskişehir yoluna ''inin''. (Eskişehir yolu, Konya yolunun altında geçiyor). Bir 250 metre gibi de orada yürürseniz, Armada alışveriş merkezinin önüne gelirsiniz. Sonra da sterimar'ın dediklerini yapın.

yani şu binaya doğru yürüyecek ve onun önünden otobüse bineceksiniz:

www.avmgezgini.com

uzaktan görünür zaten bina.
0
compadrito
(08.06.14)
tamam tek tek not aldım. yalnız böyle ilk kez sabahın köründe gideceğim için biraz evham da yaptım aştide biraz bekleyeyim 7 buçuk gibi dediğiniz gibi gideyim. çok teşekkür ederim.
0
🌸rubiks cube
(08.06.14)
O saatte yürümeye tırsarsanız AŞTİ'den metroyla Sıhhiye'ye gelin. Sıhhiye köprüsünün orada 230 Beytepe otobüsünün durağını sorun.
0
compadrito
(08.06.14)
tamam bunu da yapabilirim valla sabahki durumlar göre en mantıklısı neyse onu yapayım ben. tekrar teşekkür ederim.

metroya binmek daha doğru olur sanırım o saatte.
0
🌸rubiks cube
(08.06.14)
ankaray-kurtuluş yapar itfaiyenin ordan 230'un ilk durağına ulaşabilirsin, ego cepte diye bi app'le otobüs saatlerine bakabilirsin oradaki durak numarasından. (sıhhiye de 2. durak)
ankaray-kızılay aktarmayla metroya geç, beytepede in.(köprü)okul yönü(beysukent)ne doğru otobüs durakları var, giden araba azalmıştır ama otobüs beklerken otostop şansını da dene.

edit: ego kartı al, yoksa kartını kullandığın kişiye lütfen 5-10-20 tl uzatma :d
0
stereoseyfi
(08.06.14)
diğer bi seçenek de, AŞTİ'nin önünde bi taksi durdurup, Armada'ya kadar götürmesini rica etmek olabilir. Mesafe çok çok kısa olduğu için, almak istemezler ama iyi birine denk gelirsiniz belki. O da bi çözüm.

Ama Ankaray'la AŞTİ - Kurtuluş ve oradan 230'un ilk durağına ulaşmak çok mantıklı göründü gözüme şindi.
0
compadrito
(08.06.14)
(5)

devianART gibi resim/fotoğraf arayabileceğim siteler?

ykyt
neler var acaba?edit: çok iyisiniz ya. bir sürü site oldu. çok teşekkür ederim. daha yazmak isteyen olursa yazsın. arşiv gibi bir şey oldu.
neler var acaba?

edit: çok iyisiniz ya. bir sürü site oldu. çok teşekkür ederim. daha yazmak isteyen olursa yazsın. arşiv gibi bir şey oldu.
0
ykyt
(08.06.14)
wallbase, pinterest
0
Aerdem
(08.06.14)
fuckinggoodideas
0
fallopian
(08.06.14)
weheartit
0
knut hamsun
(08.06.14)
flickr
0
compadrito
(08.06.14)
flickr
50px
0
vendorth
(08.06.14)
(2)

Acil Çeviri Yardımı

sekol
Franchising hakkında geniş bilgiler içeren çalışmamız franchising almayı yada franchising vermeyi düşünen kişilere bilgi verici ve yönlendirici bir çalışma niteliği taşımaktadır.Our study contains comprehensive information about franchising or franchise receiving and transmitting information to prov
Franchising hakkında geniş bilgiler içeren çalışmamız franchising almayı yada franchising vermeyi düşünen kişilere bilgi verici ve yönlendirici bir çalışma niteliği taşımaktadır.

Our study contains comprehensive information about franchising or franchise receiving and transmitting information to provide information to people who has the nature of a working router.

olmuş mudur?
0
sekol
(08.06.14)
Our study which contains comprehensive information about franchising constitutes an informative and router study for people who plans get or give franchise.

bu daha bi doğru oldu sankim?
0
nodrap
(08.06.14)
Our study providing comprehensive information on franchising aims to be an informative guidance for franchisors and franchisees.

www.franchoice.com
0
compadrito
(08.06.14)
(1)

Hastanelerde Farklı(Tekli) Oda Uygulaması Ne Zaman Başladı?

ete summer
daha doğrusu, bu konuda atılım vadeden bir hükümet uygulaması dönemi oldu mu? yoksa süreç içinde kendiliğinden mi yaygınlaştı?
daha doğrusu, bu konuda atılım vadeden bir hükümet uygulaması dönemi oldu mu? yoksa süreç içinde kendiliğinden mi yaygınlaştı?
0
ete summer
(08.06.14)
1989-1990 gibi bir yılda, Turgut Özal hükümeti, sağlık hizmetlerinde özelleştirmenin önünü açmak için, yatırım teşvik yasası çıkardı. Bundan sonraki on yılda, mantar gibi özel hastane bitmeye başladı. O tarihe kadar devlet ve üniversite hastanelerinde ama yaygın olmayan sayıda tek yataklı oda uygulaması vardı ama ayrıcalıklı kişiler yararlanabiliyodu. 1. dereceden emekli devlet memurları, hacı hoca takımının hastaları, doktor yakınları gibi.

Özel hastanecilik, iyi otel hizmetlerine, hastanın ve hasta yakınlarının konforuna odaklandı. Bir şekilde rekabet etmesi gerekiyordu mevcut hastanelerle.

2003 Yılında bir devrim daha oldu ve devlet, özel hastanelerle anlaşma yapmaya ve onlardan hizmet satın almaya başladı. Ondan sonra da patladı gitti zaten.
0
compadrito
(08.06.14)
(22)

bu ayakkabıya yorum yapar mısınız?

lampetia
gördüğünüz ayakkabı nasıl sizce? ben 3 pounda bulunca hemen atladım, ama kaba gibi mi? yoksa eteklerle kotla falan hos durucak gibi mi? bi arkadaşım çok kaba durduğunu söyledi moralim bozuldu :( kendimi dünyanın en büyük fırsatını yakalamıs gibi hissediyodum
gördüğünüz ayakkabı nasıl sizce? ben 3 pounda bulunca hemen atladım, ama kaba gibi mi? yoksa eteklerle kotla falan hos durucak gibi mi? bi arkadaşım çok kaba durduğunu söyledi moralim bozuldu :( kendimi dünyanın en büyük fırsatını yakalamıs gibi hissediyodum
0
lampetia
(08.06.14)
Bohem biraz, begendiysen giy gitsin
0
Idonthaveausername
(08.06.14)
bence çok güzelmiş.
0
mutevazi
(08.06.14)
bence de kaba. yaşlı, kilolu ve dolayısıyla ayakları şişmiş kadın ayakkabısı gibi.
0
devilred
(08.06.14)
ön tokası olmayaymış iyiymiş. yine de o paraya gideri var.
0
baba jo
(08.06.14)
bence gayet hoş.
0
saatgeceninonikisi
(08.06.14)
devilred +1000
0
mattiadestro
(08.06.14)
berbat amına koyim bu ne ya. buna para vermeyeceksin herhalde?
0
tutun kolonyasi
(08.06.14)
Biraz kaba sanki ama uzun tiril tiril bir etek veya elbiseyle, üzerine de benzer renk kısa deri ceketle neden olmasın diyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(08.06.14)
bi giyip de resmini koyar mısın? güzel durur gibi geldi ama giyince tahmin edemedim. bazen güzel şeyler giyince olmuyor.
0
Lim5
(08.06.14)
daha leş bi ayakkabı görmedim eğer 150+ kg zenci renkli elbise giyen bi abla değilsen üzgünüm
0
Sskywalkeremre
(08.06.14)
bi insanın zevki, yada herhangi bi cisim hakkında yorum yaparken kendinizden geçmeniz çok garip.ayrıca 150 kilo+zenci değilsen gibi bi ifade hem kilolu hem de siyahi insanlara ayrımcılık içeren bi cümle.çok ayıp!!! @lim5 koyuyorum şimdi
0
🌸lampetia
(08.06.14)
kısa bir şort ve uzun bir etekle güzel gidebilir.
0
buiret
(08.06.14)
amına koyıyım ne ya? böyle vasat cinsiyetçi küfürler etme lütfen @tütün hem de bi ayakkabı alt tarafı.cansız ruhsuz zararsız bişey
0
🌸lampetia
(08.06.14)
adımız abazana çıkmayacaksa ayağında görmek, fikir edinmek ve paylaşmak açısından daha anlamlı olur.
0
olmayacakdualarinamindeyicisi
(08.06.14)
bizımla değilsin.
şaka şaka fena değil :)
0
titiraprap
(08.06.14)
@lampetia

soruya ekleyiniz kuzum.
daha önce eklemiş olduğunuz fotonun yanına eklenmeeor mu?
0
olmayacakdualarinamindeyicisi
(08.06.14)
bence kimseyi takmaman lazım beğenerek aldığını var sayıyorum ve giymelisin sonuçta zaten senin beğendiğini başka biri beğenmek zorunda değil. kimseye göre hayatımız yaşamamalıyız bugun ayakkabı olur yarın yanındaki olur nitekim.
0
burchak
(08.06.14)
bordo ojeyle kullan.

he bi de çok kısa olmayan aşağı yukarı diz hizasındaki tercihen beyaz kenar desenli siyah etekle güzel olacaktır.
0
nodrap
(08.06.14)
para birimi pound olduğuna göre, bulunduğun yerde maalle baskısı yoktur, bütçe baskısı vardır.

dolayısıyla, çoğiy bişiy yapmışın. güle güle giy. hiçkimseyi de sikleme.
0
compadrito
(08.06.14)
ben beğendim, ben olsam ben de alırdım :) güle güle kullan :)
0
pandispanya
(08.06.14)
yorumlara koptum :)

aly ya al 3 pound nelere vermiyoruz ki? al bulunsun
0
exlibris
(08.06.14)
@nodrap bordomsu bi oje vardı denediğimde çok güzel durdu cidden.

@compadrito evet bi ayakkabıya bu kadar iğrenç ıykk diycek insanlar yok burda :(

@pandispanya teşekkür ederim, çok sevindim xx
0
🌸lampetia
(08.06.14)
(8)

biri üzerime BERLİNde oda atsın

yabisisorucam
bende mi bir cenabetlik var berlinde oda-yurt mu kalmadı bilmiyorum ama kimselerden cevap alamıyorum kalacak biryer bulamıyorum. Yok mu içinizden dahlem'e yakın oda kiralamak isteyen, bi arkadaşım var o kiralar diyen. vallahi bilim için, vallahi insanlık için yahu!
bende mi bir cenabetlik var berlinde oda-yurt mu kalmadı bilmiyorum ama kimselerden cevap alamıyorum kalacak biryer bulamıyorum. Yok mu içinizden dahlem'e yakın oda kiralamak isteyen, bi arkadaşım var o kiralar diyen. vallahi bilim için, vallahi insanlık için yahu!
0
yabisisorucam
(08.06.14)
nerde bu bilim? nerde bu insannık?

Berlin'de oda ekşi duyuruda mı aranır? craigslist ve onun Almanca muadillerine baktınız mı?
0
compadrito
(08.06.14)
evet evet almanyada emlakçı olacak kadar piyasaya hakim oldum hatta ama kimse geri dönmüyor ya da kabul etmiyor.

bilim free university of berlin'de olacak ama insanlıga henüz ulaşamadım :(
0
🌸yabisisorucam
(08.06.14)
Berlinde daha once yasamis litavnyali arkadasim bile berline geri donerken 1 ay evsiz kaldi onun bunun yaninda siginti gibi. Evet, ev yok berlinde. Olanlar da hep mulakatla falan aliyorlar ve yabanci olunca is daha da zorlasiyor. Bence en kisa yolu, turk derneklerine falan danismak. Bilmiyorum hicbirimiz cok istemiyoruz yurtdisindayken turklerle hasir nesir olmayi ama almanyada ozellikle bu konularda cok ise yariyor.
0
letheavendangered
(08.06.14)
mesajını okuduktan sonra baktım derneklere genelde cemaat dernekleri gibiler. senin var mı bildiğin başka bir dernek?
0
🌸yabisisorucam
(08.06.14)
Sözlükte Kreuzberg ve Berlin başlıklarına yazmış olan yazarlara mesaj atmayı denedin mi?
0
compadrito
(08.06.14)
berlinde var mı bilmiyorum, ama var olduğunu tahmin ediyorum, tiad var bildiğim.

edit: berlinde yokmuş. nürnberg var sadece.
0
letheavendangered
(08.06.14)
iki kişiye attım da cevap vermediler :) şimdi bütün başlığı tarayıp herkese atmayı planlıyorum sen de dedikten sonra.
0
🌸yabisisorucam
(09.06.14)
bu soruya cevap verenlere de sor:

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(09.06.14)
(4)

kulak arkasında sert şişlik

psikolog sulugoz
kulağımın arkasında sert bir şişlik var. hatta birden fazla. bir tanesi damar gibi yukarı doğru gidiyor ve hepsi acıyor. yakın zamanda da ağır bir enfeksiyon geçirdim, antibiyotik kullandım ve iyileştim.kaygılanmadan evvel enfeksiyondandır mı demeliyim?
kulağımın arkasında sert bir şişlik var. hatta birden fazla. bir tanesi damar gibi yukarı doğru gidiyor ve hepsi acıyor.
yakın zamanda da ağır bir enfeksiyon geçirdim, antibiyotik kullandım ve iyileştim.
kaygılanmadan evvel enfeksiyondandır mı demeliyim?
0
psikolog sulugoz
(07.06.14)
söylediklerine göre önemli bir şey yok gibi tahmin ediyorum dostum. metanetini koru...
0
preldzic
(07.06.14)
lemf düğümleri yangısıdır. kaygılanma sulugözcüm.
0
compadrito
(07.06.14)
hastayken şişen lenflerim bu şimdi acı verenler değil diye kaygım arttı açıkçası :)
0
🌸psikolog sulugoz
(07.06.14)
acıyan lemften korkmayacan, acımayandan korkacan.
0
compadrito
(07.06.14)
(16)

aranızda beni seven var mı?

Sskywalkeremre
hı ? var mı?
hı ? var mı?
0
Sskywalkeremre
(07.06.14)
yok
0
nuvomed
(07.06.14)
var hacı, ama ekmeği tuza banar gibi değil
0
LalaKazim
(07.06.14)
ilk defa görüyorum nickini.
0
yirmisantim
(07.06.14)
sen güzel bi abimizsin. seviyom ben.
0
compadrito
(07.06.14)
Bir iki defa gördüm seni ama ne açtığın duyurular aklımda kalmış ne verdiğin cevaplar. Sadece sky ile başlayan uzun nick diye göz aşinalığım var.

Sevme kısmına gelirsek, bilemedim.
0
kaymaktutmayansicaksut
(07.06.14)
Yaklas makas aliym
0
cecilia
(07.06.14)
tanımıyorum seni, ama kalbi temiz birisindir herhalde. duyuruda çok tatlı insanlar var. genel olarak buradaki insanlar güzel insanlar diye düşünüyorum.
0
rock n roll
(07.06.14)
sen güzel sorular soruyon. güzel sorular soranları da ben çok bi seviyom.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.06.14)
Aramizda cikolatali gofret seven bile var
0
lucky dog
(07.06.14)
niye sevilmeyecek biri misin ? seni sevmemiz için bize bir neden söyler misin ? peki seni niye sevelim ? sevilme konusunda kariyer planınız nedir? ( bugün iş görüşmesine gittim de yan etkileri bunlar hoş gör )
0
homili
(07.06.14)
Seni sevmeyen ölsün kardeşim
0
sehpa fx350
(07.06.14)
ben seviyorum.
0
devilred
(07.06.14)
Tanımıyorum ama devilred bile seviyorsa peygamber gibi adamsın :)
0
[silinmiş]
(08.06.14)
ben de seviyom
0
buiret
(08.06.14)
Cevaplara tik atmaman dışında pek bi sorun yok
0
oldboy
(08.06.14)
nickini arada görüyorum
iyi birisindir heralde.
0
basond
(08.06.14)
(1)

Öğretmen okulu-öğrenim belgesi

archery
Yaklaşık 40 yıl önce öğretmen okulunu bitiren olan bir öğretmenin mezuniyet/öğrenim belgesi nasıl veya nereden temin edilebilir?
Yaklaşık 40 yıl önce öğretmen okulunu bitiren olan bir öğretmenin mezuniyet/öğrenim belgesi nasıl veya nereden temin edilebilir?
0
archery
(07.06.14)
mezun olduğu okuldan
0
compadrito
(07.06.14)
(13)

Boğulma korkusu (mu)

kamera motor
berberde oluyor en sık.kafa yıkamak için o lavaboya eğildiğimde, eleman musluğu açıp kafamı yıkamaya başladığı an fenalık basıyor. kalkıp kaçasım geliyor, anlatabileceğim bir duygu değil.benzer sebeplerden iyi yüzüyor olmama rağmen pek derin de dalamıyorum.ne ayak bu ya, böyle bişiyin tedavisi olur
berberde oluyor en sık.
kafa yıkamak için o lavaboya eğildiğimde, eleman musluğu açıp kafamı yıkamaya başladığı an fenalık basıyor. kalkıp kaçasım geliyor, anlatabileceğim bir duygu değil.

benzer sebeplerden iyi yüzüyor olmama rağmen pek derin de dalamıyorum.

ne ayak bu ya, böyle bişiyin tedavisi olur mu
0
kamera motor
(07.06.14)
burnunda herhangi bi sorun var mı?
0
rapon
(07.06.14)
(bkz: berberin kafayı lavaboya eğdirdiği an)

tedavisi olur. dinamik psikoterapi. bi de, birayı azalt biraz.
0
compadrito
(07.06.14)
şerrefsizim bendede oluyor ve örümcek akrep gibi şeylerden başka hiç bişeyden korkmam, sudan yüksekten denizden havadan karadan. ama hakkaten afakanlar basıyor beni. boğulacak gibi oluyorum, klostrofobikte değilim.
0
killerbee
(07.06.14)
yıkatma sen de, zaten ne idüğü belirsiz şampuan kullanıyorlar.
0
titiraprap
(07.06.14)
@rapon, burunda sorun vardı. deviasyon oldum, büyük ölçüde atlattıysam da sinüzit kaynaklı tıkanmalar sürüyor
0
🌸kamera motor
(07.06.14)
+100000000000000000000000000000000000000000

ulan ne oldu diye soruyor birde lavuk nefes alamıyorum ağız burun su içinde nasıl nefes alacam bende nefesimi tutuyorum öne eğdiğinde. fakat en büyük sıkıntı şu ki berbereler erkekleri neden domaltarak yıkıyor anlamıyorum acilen bayan kuaförlerinde olduğu gibi arkaya yaslayarak yıkatmalı sisteme geçmeliler.
0
mrthany
(07.06.14)
@kamera motor

o boğulma hissini veren etkenlerden biri de bu işte
0
rapon
(07.06.14)
@rapon, ya bu felaket bir his. yıkama bittikten yarım saat sonra bile kendime gelemiyorum. ağlama hissi oluşuyor ağlamasam da, ben hiçbir şeyde böyle kötü olmuyorum.
0
🌸kamera motor
(07.06.14)
derdin ne de yıkatıyon o zaman hacı ağbiy? yıkama bilâder! diyemiyon nu berbere?
0
compadrito
(07.06.14)
berber eve uzak, kıllı kıllı gezmek fitil ediyor diye yıkatıyorum mecbur
0
🌸kamera motor
(07.06.14)
uzak olsa da çok mühim olmayan bi tshirt giy fönle temizlesin saç artıklarını. evde temiz temiz yıkan
0
rapon
(07.06.14)
kıllı fitil, o histen daha az kötü. bende de var kıllı fitil ama dayanıyom.
söyle berbere, boynuna o elastik tuvalet kağıdı gibi zamazingodan sarsın, içine kıl kaçmasın, bitince de iy fırçalasın ve yıkamasın sonunda.

kıla fitil oluyon, lavaboda boğulacak gibi oluyon, uzak berberleri bulup seçiyon, sen nası poroplem bi adamsın, hacı ağbiy yav!
0
compadrito
(07.06.14)
burundan nefes alma, dudaklarını o şeklinde aşağı doğru eğ ve uzat ve buradan nefes al. berber başlığı çıkartıp hortumu ağzına dayamadığı sürece su yutman mümkün değil.
0
cal suna bi duduk
(08.06.14)
(10)

Baş ağrısından ölüyorum

kivilcimin kirkta biri
Sevgili Duyurucular,Yaklaşık 4 gündür baş ağrısından ölüyorum. Hayatta en nefret ettiğim şeylerden biridir baş ağrısı ile uyanmak; bu dört günü ağrıyla uyuyup uyanarak geçirdim. İlaç içmekle bir sorunum yok; bu süreçte günde dörder Arveles içtim. Buna rağmen GEÇMİYOR lanetin ağrısı. Sinüzitim ve mig
Sevgili Duyurucular,

Yaklaşık 4 gündür baş ağrısından ölüyorum. Hayatta en nefret ettiğim şeylerden biridir baş ağrısı ile uyanmak; bu dört günü ağrıyla uyuyup uyanarak geçirdim. İlaç içmekle bir sorunum yok; bu süreçte günde dörder Arveles içtim. Buna rağmen GEÇMİYOR lanetin ağrısı. Sinüzitim ve migrenim var, sinüzitte başımın önü, migrende arkası ağrır bende. Bu sefer şakaklarımda çok yoğun olmak üzere başımın her noktası ve ayrıca sol kulağım dehşetengiz ağrıyor.

Sebep ne olabilir? Ne yapmalı?

Not: Yarın ev taşıyacağımız için doktora gitmem çok zor.
0
kivilcimin kirkta biri
(07.06.14)
sebep stres. ağrı kesici içmeli. yeni evde ilk çorbayı kaynatınca başağrınız geçecek.
dörder Arveles iyi gelmediyse, ilacı değiştirmeli. mesela, etken maddesi ibuprofen olan bi ilaç içmeli.
ya da 1 aspirin 4 saat sonra 1 acetaminophen etken maddeli bi ilaç içmeli. ama acetaminophen'i abartmamalı.
bi kadeh kırmızı şarap da iyi gelebilir.
0
compadrito
(07.06.14)
Alnınızda da ağrı var mı , ev tasıma demişsiniz bu dönem stresli olabilirsiniz.gerilim tip baş ağrısı var bu genelde stres , depresyon, kaygı , yorgunluk gibi durumlarda olur. Kafanızdaki kasların gerilimine bağlı oluyor.

Burdan pek yorum yapamıyorum , elmacik kemiklerine doğru da ağrı vuruyor mu ?
0
hematom
(07.06.14)
Kas spazmı kaynaklı ağrı olabilir. Öncelikle doktor değilim ama bilimum çeşit baş ağrısını yaklaşık 20 sene çekmiş birisi olarak, bende oluşan migren harici şakak civarındaki ağrıların sebebi, boyun kaslarımdaki kasılmalar(mış). Kas gevşetici içtiğimde bu ağrılar geçiyor. Ama bende kulak ağrısı olmadı hiç. Ağrı tipine gore buz bastırmak ya da tam tersi sıcak duş almak da iyi geliyor. Denemek gerekiyor.
0
husniye tozpembe
(07.06.14)
Daha önceden yaşamadığınız bir baş ağrısı ise önemlidir(acil olabilir).

Baş ağrısının tipi nedir ? Zonklayıcı mı basınç hissi mi batıcı/saplanıcı mı elektrik çarpar gibi mi ?

Ağrı başın neresinde oluyor ? Sürekli aynı yerde mi oluyor ?

Ağrı baş hareketleri ile artıyor mu ?

Ağrı öksürme, ıkınma gibi durumlar sonrası mı ortaya çıktı ?

Ağrı yatarken mi artıyor hareket ederken mi ?

Sinüzit de, başı aşağıya eğince yüzde ve alın da basınç oluyor.

Migrende ise nöbetler halinde zonklayıcı ağrılar oluyor ve tek taraflı.

Sürekli aynı yer ağırıyorsa orada ikincil bir neden olabilir(anevrizma, tümör, apse vs.)

Gerekli tetkikler:
Beyin MR
BT Anjiyo
...

(NOT: Doktor tavsiyesi değildir.)
0
sonra baksak
(07.06.14)
Hepinize teşekkürler.

@compadrito: o etken maddelere sahip bir ilaç var mı bildiğiniz, önerebileceğiniz?

@hematom: elmacık kemiklerimde ağrı yok, şakaklarımda bitiyor.

@husniye tozpembe: bir de kas gevşetici deneyeyim madem, zaten laçkalaştım artık ilaç yüzünden :)

@sonra baksak: başımda basınç, şakaklarımda zonklama var. Başımı kımıldattıkça ağrı artıyor. Uzanmamın da hiçbir olumlu etkisi yok; aynen devam. Maşallahı olan bir ağrı. Yıllardır hem sinüzit hem migrenden baş ağrısı çekerim, bu seferki "state-of-art" resmen :)

Aklıma bir de 20'lik diş geliyor. Bu da annemin tahmini. Sizce olabilir mi?
0
🌸kivilcimin kirkta biri
(07.06.14)
Parol var Nurofen var.
0
compadrito
(07.06.14)
Benimde dişlerimde basınç-zonklama oluyor, dişlerimi sıkınca artıyor, arada girip çıkan ağrı oluyor, başı eğince basınç oluyor, başımı duvara yaslayınca başım şişip-iniyor. Başımı birisi itiyor gibi oluyor.
Girip çıkan ağrılar keskin-batıcı oluyor, şakaklarıma giriyor genelde ama kısa sürüyor, şiddetli sayılmaz.
Basınç basınç hissinden ve damar atışlarını hissetmekten uyuyamıyorum.

Benziyor mu bu belirtiler ?
0
sonra baksak
(08.06.14)
kıvılcımın 1/40'ı ve soğna baksak,

bu başağrılarınızla, düşük atmosferik basınç arasında bir ilişki var mı? bundan sonra bunu araştırabilir misiniz? yani gene buna benzer bir başağrısı oldu, hemen meteorolojinin net sayfasına bakıyosunuz, atmosferik basınçta bir düşüş var mı diye. böyle yağmurlu, kapalı havalarda daha çok oluyo mu mesela?

mesela şu adrese baktım şimdi:

astronomi.istanbul.edu.tr

İstanbul'da 7 Haziran sabah saat 5'te atmosferik basınç 1008 milibarmış. gün içinde giderek yükselmiş ve giderek 1012 miilbara çıkmış.

Yamulmuyosam, 1008 milibar da, düşük bir atmosferik basınç.
0
compadrito
(08.06.14)
"Havadaki basınç değişiklikleri baş ağrısının başlıca sebebi

İnsanlarda kemiklerin aralarında “sinus” denilen hava boşlukları vardır. Havanın barometrik basıncı düştüğünde, sinus içindeki hava genişler ve burun boşluğuna açılan küçük kanallarla fazla miktarı boşaltılır. Eğer kanallarda soğuk algınlığı gibi bir nedenle tıkanıklık varsa, sinus içindeki basınç ağrı oluşturacak kadar artacak ve baş ağrısı veya migreni tetikleyebilecektir. Aynı şekilde barometrik basınç değişiklikleri, sıvı dolu vücut boşluklarını da etkileyebilmektedir."
0
sonra baksak
(08.06.14)
20lik yaş dişlerinin baş ağrısına sebep olduğuna dair çalışmalar var. Hatta yanlış hatırlamıyorsam adı "Migrene Çözüm Var" olan bir kitap var (yazarı da Emel Gökmen diye hatırlıyorum). O kitapta migren hastalarının ağrılarının kaynağı ile ilgili araştırmaları ve tedavi yöntemlerini anlatıyor. Birinci sırada diş problemleri var.
0
husniye tozpembe
(08.06.14)
(11)

Taksimde Ne Yiyelim?

metehan01
Hep aynı yerlerden sıkıldık, gittiklerimiz:Hayri ustaMano burgerYemek kulübüPicanteÇok pahalı olmayan farklı bir yer arıyoruz
Hep aynı yerlerden sıkıldık, gittiklerimiz:
Hayri usta
Mano burger
Yemek kulübü
Picante

Çok pahalı olmayan farklı bir yer arıyoruz
0
metehan01
(07.06.14)
Balkan
0
compadrito
(07.06.14)
tramvay var tünele doğru.
0
karsinin aksisi
(07.06.14)
Parsifal'e gidin. sizin için kesinlikle farklı olacak: tamamen sebze. sebze yediğinize inanamayacaksınız. tavsiye de vereyim mantarlı köfte yiyin.
0
kırmızıkaşekaban
(07.06.14)
hayal kahvesi'nin arkası melekler dürüm
0
rare
(07.06.14)
helvetia var asmalımescitte, ucuz, ev yemeği.
0
gizemlikovboydankacankertenkele
(07.06.14)
Klemuri
Harika karadeniz yemekleri yapıyorlar.
0
kullanıcı adı
(08.06.14)
fıccın kesinlikle.
0
lampetia
(08.06.14)
halvetia çok lezzetsiz ya @gizemlikovboy bide "tavanarası" var.orası da güzel
0
lampetia
(08.06.14)
çiço var imam adnan sokağında, bibuçuk'un orada; yemekleri de içecekleri de güzel ve pahalı değil.
0
baba jo
(08.06.14)
çin büfe
0
kyha
(08.06.14)
Asmalının aşağısında canım ciğerim iyidir.
0
nightwalkerg
(30.06.14)
(1)

e-book, bulamıyorum, bi bulduruverin...

appdata
arkadaşlar selam.şu kitap lazımdı bana, "internette var" dedi hoca. ama 2 saattir arıyorum ve hiç bir yerde bulamadım...bu konularda yetenekli olanların yardımına ihtiyacım var...kitap şu;http://books.google.com.tr/books/about/Yat%C4%B1r%C4%B1m_ve_proje_de%C4%9Ferlemesi.html?id=oJvnJwAACAAJ&redir_es
arkadaşlar selam.
şu kitap lazımdı bana, "internette var" dedi hoca. ama 2 saattir arıyorum ve hiç bir yerde bulamadım...

bu konularda yetenekli olanların yardımına ihtiyacım var...

kitap şu;
books.google.com.tr

Yatırım ve proje değerlemesi

Rıza Aşıkoğlu, Semih Büker, Anadolu Üniversitesi. Açıköğretim Fakültesi
Anadolu Üniversitesi,
0
appdata
(07.06.14)
bi de bööle ara:

(bkz: google'da ileri arama teknikleri)
0
compadrito
(07.06.14)
(14)

3. Havalimanı, İsim Tahmininiz?

ete summer
" bence şu olur, ama ben şunu isterim " şeklinde yazarsanız sevinirim.buyrun;
" bence şu olur, ama ben şunu isterim " şeklinde yazarsanız sevinirim.
buyrun;
0
ete summer
(07.06.14)
mevlana koyarlar, bana kalsa istanbul havalimanı olsun.
0
veridis quo
(07.06.14)
yine yavuz gibi bi isim verecekler. ve hatta arttırıyorum eğer tamamlandığında rte emekli falan olursa rte olarak değiştirelim diyecekler.

ben havalimanının olmasını direk istemiyorum. havalimanı ayağına anasını siktiler ortalığın.
0
nodrap
(07.06.14)
Din adamı ya da padişah ismi koyarlar.

O projenin durdurulup tekrardan bölgenin yesillilendirilmesini istiyorum. Adı da orman olsun.
0
nawar
(07.06.14)
Padişah, hükümdar ismi olur. Vecihi, mevlana ikilisi guzel.
0
Lim5
(07.06.14)
"Kuzi keri airport" malum çözüm süreci sonuçta...
0
umarsizca umarim
(07.06.14)
Amerikanin jfk'i var bizim niye rte'miz olmasin diyip koyacaklar gulsek mi aglasak mi bilemicez amk.
0
ozymandias10
(07.06.14)
vecihi hürkuş olmalı
0
efrasiyab87
(07.06.14)
Atatürk havalimanı kapatılacağından mütevellit şuan 3. olarak adlandırdığımız açıldıktan sonra aslında 2. olacak olan havalimanının ismi bence Atatürk havalimanı olmalıdır.
0
karsinin aksisi
(07.06.14)
hazerfen ahmet çelebi veya lagri hasan çelebi olabilir. vecihi hürkuş da makbuldür. gökyüzü ile havacılıkla doğrudan ilgili bir adamın ismi en mantıklısıdır. gerçi hazerfen ile lagri evliya çelebiden başka yerde geçmiyor. seyahatten yola çıkarsak evliya çelebi de olabilir. :)
0
kallesnikof
(07.06.14)
RTE
0
compadrito
(07.06.14)
hayır işin kötüsü RTE yapacak olurlarsa ve bu protesto edilirse, biraz absürt bir görüntü oluşacak. yani mevcut başbakanın adı havalimanına verilmesin diye eylem düzenlenmesi benim için anlaşılabilir bir şey. hiç sevmediğim, yüzlerce hatta binlerce insanın dolaylı yoldan katili olmuş birinin adının ülkenin en önemli merkezlerinden birinde sonsuza dek yaşamasını istemem.

ama garip olur lan cidden. akp'li olsam çok sinirlenirdim. havalimanına isim verilmesin diye eylem mi yapılır yani. ama olmasın işte RTE ne yav. üniversite müniversite açsınlar ona versinler. gerçi var zaten di mi? yani o tarz bi şeylere verilsin o adamın adı illa verilecekse. ülkenin havalimanına başbakan ismi verilmemeli. kılıçdaroğlu da olsa verilmemeli.

atatürk de garip geliyor zaten bana ya neyse.
0
pescador
(07.06.14)
rte olmaz bence ya. o kadar da değil.

kanuni sultan süleyman olabilir.
0
baldur
(07.06.14)
rte havalimanı olma ihtimali yüksek.yada osmanlıyı hatırlacak bişeyler koyarlar.
0
yekzeq
(07.06.14)
Alanın isminin Vecihi Hürkuş olması için düzenlenen ve uzun süredir oy toplanmasına devam eden bir kampanya var. Şahsen havacılık konusunda çığır açmış bir insanın adının konmasının en doğrusu olduğuna inanıyorum. Buradan destekleyebilir ve takip edebilirsiniz.

www.tayyarecivecihi.com
www.facebook.com
0
druid
(17.07.14)
(9)

tombik olmak için

cosmicgadin
er kişi kilo alamıyor. neler yapmalı, yemeli şöyle bir 10 -15 kilo için?
er kişi kilo alamıyor. neler yapmalı, yemeli şöyle bir 10 -15 kilo için?
0
cosmicgadin
(07.06.14)
sabah normal bir kahvaltının yanında bir kase eti cici bebe yiyecek.

öğlen 3 adet sosisli.

ara öğün her türlü zararlı atıştırmalıklar

akşam : protein karbonhidrat ağırlıklı beslencek.

yatmadan önce eti cici bebe yanında fast food yiyecek.

20 kilo garanti 1 ay içinde.
0
false pretension
(07.06.14)
akşamları (7'den sonra) ekmek arası olarak yiyecek tüketmeli. ne yerse yesin ekmek arası yesin.
0
edip
(07.06.14)
10-15 kilo almak isteyen bir insan zayıftır. zayıflık bünyesel bir olay. diyetisyene gidip anlat derdini. kafana göre kilo alman hem zor hem tehlikeli.

deli gibi yesen de bünye bir yere kadar kabul edecek sonra afallayacak.

bir de size çok özeniyorum amk ya. nolurdu göbekli olmayaydım?
0
nodrap
(07.06.14)
Spor şart.
0
jonturk
(07.06.14)
kendi beslenme düzenimi yazıyorum.ayda 5 kilo garantili.

SABAH: kahvaltı yapılmayacak, uyandıktan bir kaç saat sonra bisküvi, tatlı ne varsa yenilecek.eğer varsa yarım kutu cicibebe bi bardak ılık sütle karıştırılıp yenilecek.

ARA ÖĞÜN: mutlaka karbonhidrat alımı yapılmalı.ben genelde açma, simit gibi şeyler tercih ediyorum.ama yağlı bir börek de oldukça yerinde seçim olur.Hamurişinin ardından kahve+çikolata

ÖĞLE: sebze+yoğurt gibi sağlıklı şeyler ekmekle birlikte tüketilecek.

ARA ÖĞÜN: 3-5 bisküvi-kurabiye, 1 muz, varsa akşamdan kalmış makarna

AKŞAM: ne yenildiğinin çok önemi yok ama yemekten önce çorba içilmesin.çorba ve salata tok tutuyo, aynı zaman da yoğurt da.bu üçü yenmesin, ekmeğe devam..

ARA ÖĞÜN: tatlı, yaz aylarında oldugumuz için çikolata kaplı bi dondurma tercih edilebilir.

YATMADAN ÖNCE: eğer dışarıdan yemek soyleme imkanı varsa pizza, ıslak vs..evde yapılacaksa yarım ekmeğe tost veya patates kızartması
0
lampetia
(07.06.14)
Cıps yesın full..
0
yemektehamsivar
(07.06.14)
o beden, o er kişiye 35 yaşından sonra da lâzım olacak. şimdiden içine sıçmasa, çoğzel olur.
0
compadrito
(07.06.14)
aynı sorunu bende yaşıyorum. yazanların hiçbiri işe yaramayacak. spora başlasın. ancak öyle kilo alabilir.
0
allanpoe
(07.06.14)
Yağlanarak kilo almanın kimseye faydası yok. Spor yapsın, protein ve sağlıklı yağ alımını arttırsın.
0
arnold schwarzeneger
(07.06.14)
(17)

Aileye eşcinsel olduğunu söyle(me)mek

duvel
Ciddi ve uzun bir soru olacak. Birinci tecrübeden insanlar cevaplarsa daha da iyi olur. Tamamını okumanız daha iyi olur ama özeti son paragrafta.Ben 26 yaşında erkeğim. Abim de 32 yaşında. Bugüne kadar aileden falan hep abime evlenme baskısı gelirdi, abim de sallar, pek bir cevap vermez, geçiştirird
Ciddi ve uzun bir soru olacak. Birinci tecrübeden insanlar cevaplarsa daha da iyi olur. Tamamını okumanız daha iyi olur ama özeti son paragrafta.

Ben 26 yaşında erkeğim. Abim de 32 yaşında. Bugüne kadar aileden falan hep abime evlenme baskısı gelirdi, abim de sallar, pek bir cevap vermez, geçiştirirdi. Son birkaç yılda ailem abime söyleyemez oldu, çekiniyorlar. Onun yerine bana söylüyorlar, ağzını aramamı istiyorlar vs.

Abimin en yakın arkadaşı benim belki de. Ama ben bile onun bu konudaki fikirlerini pek bilmiyordum. Birileriyle takıldığını biliyordum ama hiç tanışmamıştım, ayrıntı söylemiyordu.

Birkaç ay önce abim sonunda beni çekti kenara ve eşcinsel olduğunu söyledi bana. İlişkileri oluyor, ama genellikle pek ciddi şeyler değil. Topluma bunu itiraf etmek istemediği için o tarz bir birliktelik yaşaması biraz zor zaten. Zaten hiçbir feminen görüntüsü ya da tavrı da yok adamın. Dışarıdan bakan biri anlayamaz asla. Tek ipucu bu yaşa gelip evlilik ya da toplum önünde bir kız arkadaşı falan olmayışı. Ama zaten sessiz bir insan sayılır. Ben bile anlamamıştım bunca yıl boyunca; başkaları şüphelense de anlaması zor. Neyse... Bana anlattı abim durumunu, hayatını, yaşadıklarını vs. Benden herhangi kötü bir tepki almadı. Zaten açık görüşlü bir insan olduğumdan, bu olayın doğuştan geldiğini bildiğimden, bilgili olduğumdan falan herhangi bir yargıda bulunmadım. İlk birkaç gün garip geldi tabii ama çok olumlu yaklaştım, yanında oldum. İlişkilerinde acı çektiğinde dertleşiyoruz, tavsiyede bulunuyorum, baya baya konuşuyoruz. Buraya kadar bir problem yok. Sorum esas burada başlıyor:

Geçen gün abime şöyle bir konusunu açtım, "Anne-babama söylemeyi düşünüyor musun hiç?" diye... Tabii ki çok düşündü, çok acı çekti gizlemekten, evlenme baskılarından vs ama hiç oralı değil. Zaten bunca yıl benim gibi açık görüşlü olduğunu bildiği, en yakın arkadaşına bile söylemeyen insanın ailesine söylemesi beklenemez. Ama gel gör ki annemlerin de beklentisi var. Abimle biz İstanbul'da yaşıyoruz, bizimkiler başka bir ilde. Her gün telefonda konuşuyoruz ve birkaç günde bir, abimin evlenmeye çok uzak olmasından dolayı hoşnutsuzluklarını belli ediyorlar açıkça söylemeseler de. Bazen açıkça söylüyorlar da, geçiştiriyoruz. Şimdi annemler aslında açık görüşlü insanlar. Yobazlıkla yakından uzaktan ilgileri yok. Dindar olduklarına dair de şüphelerim var. Etrafta eşcinsel olan insanlardan haberleri var. Hatta daha önce başka eşcinsel tanıdıklar hakkında konuşurken bunun çok doğal bir olay olduğunu, onların böyle hissettiğini, doğuştan geldiğini, bu toplumda yaşayarak mağdur olduklarını söylüyordum (o zaman abimin durumunu bilmiyordum). Onlar da farkındaydı bu söylediklerimin az çok, ama pek hoşlarına gitmiyor tabii bu eşcinsellik mevzuu. Babam eşcinselliği bir hastalık olarak görüyor. Tamam, "hepsi ölsün, günaha giriyorlar, pislikler" falan demiyor ama hiç de tasvip etmiyor. İçten içe eleştiriyor, fazla düşünmemeye çalışıyor bu konuyu.

Şimdi size soruyorum; oturup söylesek mi bu olayı annemlere? Şunu düşünüyorum:

Söylemezsek: Her gün ya da her yıl abimin bu evlenmeme, ilişkisi olmama durumunu düşünecekler, sürekli beklentileri olacak, kendilerine dert edinecekler. Abim memlekete gittikçe ona küçük baskılar yapacaklar, abim her zamanki gibi içine atacak, acı çekecek. Bu böyle gidecek. Bilinmez ama; tahmin ediyorum ki daha 20 yıllık ömürleri vardır...

Söylersek: İlk başta büyük bir şok olacak, kabullenemeyecekler. Oturup anlatacağız, doğal bir şey olduğunu söyleyeceğiz. Anlayacaklar ama kabullenemeyecekler. Bunu da dert edinecekler. Öyle benim abime verdiğim tepki gibi sahiplenme yaşayabileceklerini düşünmüyorum.

Ailemiz tipik bir yarı aydın Türk ailesi aslında. Babam biraz otoriter, ama artık hayatımıza karışmıyor. Çocukluğumuzda biraz daha otoriterdi, onu kırdık büyük ölçüde. Bu konuyu öğrenirse muhtemelen kendini suçlayacak; ilk çocuk olduğu için yanlış yetiştirdiklerini, fazla baskıcı oldukları için böyle olduğunu söyleyecek. Koskoca kendisinin oğlunun eşcinsel olduğunu kabullenemeyecek. Annem tipik Türk kadını; duygusal. Bizi çok sever. Babam da sever de, babam daha ilkeli ve rasyonel biri. Annem üzülür, bol bol ağlar, ama bir noktada anlayış gösterir, "ne de olsa evlat" deyip bağrına basar bence. Yani bir daha bu eşcinsellik mevzuunu açmaz belki ama, bir şekilde kabullenir ve hayatına devam eder.

Sonuç olarak: Abim eşcinsel, ben ona destek oluyorum. Ailemiz yarı aydın ve abimin evlenmesini bekliyorlar. Beklentiden dolayı da dert içindeler sürekli. Abimle, ailemden ayrı yaşıyoruz. Onların beklentisini bitirmek ve kafalarını netleştirmek için bu konuyu onlara anlatmalı mıyız, yoksa daha büyük yıkım olur diye öylece yaşamalı mıyız sizce? Cevap verirken "ben de bunu yaşadım", "yaşamadım ama duydum", "tecrübe etmedim ama bence böyle" diyerek anlatırsanız sevinirim. Özel mesajdan gelmek isteyen olursa da kapım açık. Ayrıca bu konular (Türk toplumunda) internette daha önce konuşulmuşsa kaynak gösterebilirsiniz.
0
duvel
(07.06.14)
söylemesin. yukarıda söylediğin tipte ebeveynlere ters teper benden söylemesi. 32 yaşında ve eşcinselse. zincirlerini kırsın. gitsin başka ev tutsun. olmuyorsa yavaştan yavaştan anne ve babaya bilinçaltından "evliliğe inanmıyorum. saçmalık" düşüncesini aşılasın ki onlar da abinden umudunu kessin.
0
mayeskuel
(07.06.14)
kilit ifade şu: tahmin ediyorum ki daha 20 yıllık ömürleri vardır...

soru şu: bu 20 sene boyunca, yani abin 52 yaşına gelene kadar, bu durumu saklamayı başarabilecek misiniz?

karar şu: kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyecez ve saklayacaz. eşcinsel olduğunu öğrenip üzüleceklerine, evlenemedi, yurt yuva kuramadı diye üzülsünler.

ya da alıştıra alıştıra söyliycez ve kabullenmelerini bekliycez. ne de olsa açık fikirli insanlar, ne de olsa evlat.
0
compadrito
(07.06.14)
bence söylemeyin.anlayışla karşılasalar da canları yanar.Böylesi daha iyi.Onlar bir şekilde kendi içlerinde bir yol ve cevap bulur.
0
bdsm izmir
(07.06.14)
bence söylemesin. evlilik düşünmediğini ısrarla söylesin alıştırsın bu fikre.
0
anneboleyn
(07.06.14)
Escinselim, abinle yaslarimiz yakin. Ailelerimiz cok benzer ve ben de soylemeyi dusunmuyorum. Ailemin kosulsuz sevgi ve kabullenis gostereceginden eminim. Ancak suphesiz hayal kirikligi yasayalar ve hayatlari boyunca benim gelisimimde nerede yanlis yaptiklarini dusunup duracaklar. Benim tavsiyem abin evlenmek istemedigini baska sekillerde aileye aciklasin.

Seni de gonulden kutlamak istiyorum, keske senin gibi bir kardesim olsaydi. Abin cok zor bir toplumda kendi olmaya calisiyor. Senin ona her kosulda destek olman onemli. Bu karari ona birak ve dusuncelerini degistirmeye calisma.
0
daddy
(07.06.14)
bence bir süre sonra evlenmesinden umudu keserler. zaten başka bir şehirde yaşıyormuş taciz de edemezler ilerleyen zamanlarda.

söylerse ne olursa olsun kahrolacak tipik türk ailesi. kendi çevremi açık görüşlü insanlar olarak tanımlasam da oğlunun eşcinsel olmasını kaldırabilecek bir baba gelmiyor aklıma şu anda.
0
vendorth
(07.06.14)
Zor durum. Tecrube edenler cevap versin demissin ve tecrube etmis biri olarak soyluyorum ki cok zor durum.

Ben birkac ay once ablama soyledim ama soylemeden once cok fazla ipucu aldim olumlu karsilayacagina dair. Sizde boyle ipuclari yok ne yazik ki. Benim soyleme sebebim de ablamin aynen "erkek arkadasin yok mu" baskilariydi. Sonrasinda onur yuruyusune katilmasi vs bana cesaret verdi, o yuzden soyledim.

Annem ya da babama soylemeyi dusunmuyorum mesela, tahmin ediyorlar ve hatta bir iki kere sordular, ben de inkar ettim. Babam dindar bir adam cunku, bana yapacagi baski umrumda degil de anneme yuklenecegini dusundugumden soylemiyorum, evde bosu bosuna huzursuzluk cikmasina gerek yok. Ekonomik olarak ozgur oldugumda da anneme soylemeyi dusunuyorum cunku annem yani, yakin oldugumuzu da dusunuyorum. Neyse.

Burda derdim kendi olayimi anlatmak degil de ondan yola cikip karar vermenize yardimci olmak. Diyecegim o ki bir arkadasim, ailesinin eve kacta geldigine asla laf etmeyen bir arkadasim acildiginda fiziksel siddete kadar goturduler isi. Abin koskoca adam, benim demek istedigim ailelerin tepkisini asla tahmin edemezsin ve "ailemiz de yari aydin, babam hastalik oldugunu dusunuyor, annem abimi evlendirmek istiyor" diyorsun.

Diyecegim su, soylemesin abin ama annenle abine evlilik baskisi yapmamasi konusunda bir konus bence. Bir yalan uydur, bir bahane bul. Anneni de anliyorum, oglunun evlenmesini istemesi, bunu hayal etmesi dunyanin en dogal durumu ama abinin de bir hayati var ve bunu surekli baski altinda, bogularak gecirmesi adil degil. Hickimse icin adil degil. Ha bana annen bir parca daha kabullenebilir gibi geliyor -e cunku anne yani- ama bana kalirsa son asamaya gelene kadar soylemesin. Yanlis okumadiysam baska ilde, isinde gucunde diyorsun. En fazla ne kadar sikabilir neticesinde.
0
burasi ne garip bir yer
(07.06.14)
Sanırım ben olsam söylemezdim ama daha rahat yaşayacağım bir yere taşınırdım, yurtdışında.
0
urasil
(07.06.14)
Cevap veren herkese teşekkür ederim. Benim düşüncem söylemesi yönündeydi (ki ben de destek olurdum söylemekte her türlü) ama herkesin bu kadar benden farklı düşündüğünü görünce fikrim değişiyor. Onun yerinde ben olsam söylerdim gibime geliyor, ama o psikolojide düşünmek de zor iş. Ben genelde açıksözlü olduğumdan ve pek rol yapamadığımdan böyle düşünüyorum, ama demek ki burada pek de doğru değil dürüst olmak.

Bu arada şunu da belirteyim ki; söylemeyi düşünme sebebim "söyleyelim de kurtulalım"dan ziyade anne-babamın iyiliği, ruh sağlığı içindi. Yıllar boyunca sürekli beklenti içinde olmak mı, yoksa bir şokun ardından yıllar boyunca oğlunun eşcinsel olduğunu bilmek mi? Bunu düşünüyordum...

Tabii ki karar abimin. O da niyetli değil. Muhtemelen söylemeyiz. Burada en mantıklı görünen yol; bir bahaneyle evlenmeyeceğini anne-babama belli etmesi gibi duruyor.
0
🌸duvel
(07.06.14)
Söylemeyin, manyak mısın?
Evlenmek istemiyorum, kadın dırdırı çekemiyorum, sorumluluk alamam falan desin.
zaten en fazla 3 sene daha evlen diye dırlanırlar, sonra susarlar.
0
titiraprap
(07.06.14)
bir psikologdan yardım alın,en iyi yöntem budur. buna göre yolunuzu çizin. burada herkesin bir fikri olacaktır. kimse doğrusunu bilemez. eşcinsel olanlar dahi bilemez...
0
yetkili birine benzeyen abi
(07.06.14)
Yukarıda söylediğime ek olarak.
Aile de olsanız herkes kendi hayatını yaşamalı.
Fazla yardımcı olup karışmak da iyi değil.
Anladığım kadarıyla abin pek bahsetmek istemiyor, sen de çok üzerine gelme /üzerinde durma. Yardım isterse yardımcı olmaya çalışırsın.
0
titiraprap
(07.06.14)
söyleyin ama bir uzmandan yardım da alabilirsiniz.
0
buiret
(07.06.14)
Sanırım ailenin abinin evlenmesini bu kadar istemesinde bir torun sevme ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, abin birini bulup bu baskıdan kurtulmak için evlense bile bu sefer de hadi çocuk yapın olacak, olmuyo dese bu sefer tedaviler vs. patlayacak (tüp bebek yapın biz veririz parasını vs.)

Etrafımdaki eşcinsel arkadaşların pek çoğu daha erken yaşlarda (yirmilerin başlarında falan) söylemişler, tabii büyük bir hayal kırıklığı kavga vs. sonrasında da kabulleniş gelmiş. tanıdıklarımdan sadece biri evini terk etmek zorunda kalmış.

Sanırım sen evlensen abinin üstünden yük bir süreliğine kalkar :)

Not: eşcinsel değilim, sadece ailenin neden böyle davrandığını söylemek istedim, birde bişiyler geç olunca güç'de oluyor ne yazık ki.
0
selam
(07.06.14)
Gözlerim acıyor, cevapları maalesef okuyamadım.

Ama tabii ki söylemesin. "Evlenecek kız yok", "evlilik bana göre değil", "çocuk istemedikçe evliliği gereksiz buluyorum" + "bu dünyaya bir çocuk getirmek istemiyorum", "tek eşli olmaya henüz hazır değilim" gibi ciddi bahanelerle karşılarına çıkmalı abin onların. Yarın bigün memlekete ziyarete gittiğinde de "kızlarla nerde akşam orda sabah amca, böyle güzel yeaa kıps;)" demeli. Çapkın adamı sever Türk insanı.

Keşke bunu en azından gece yastığa başını koyduğunda üzülüp kahrolmayacak, "biz nerede yanlış yaptık" diye kendilerini suçlamayacak ailelere söyleyebilseydik. Ancak maalesef, o jenerasyon buna henüz pek hazır değil. Kolay gelsin.
0
pandispanya
(07.06.14)
bir sevdiğim vardı bana yar olmadı ve ben onu bekleyeceğime söz verdim desin. sözümden dönmeyeceğim. gerekirse ölene kadar bekleyeceğim desin. böyle kesin konuşursa aile evlendirmekten ümidi keser.
o değil de benim abim de evlenmiyor bir türlü. kız beğendiremiyoruz. lan yoksa... :)
0
kallesnikof
(07.06.14)
herkesin ailesi çocuklarının evlenmesini bekliyor ama olmazsa da kısmet değilmiş diyip geçiyorlar. abinin evlenmemesi eşcinsel olduğunu öğrenmek kadar yıkmaz onları. eğer üzülmemeleriyse amacınız söylemeyin.
0
instant crush
(07.06.14)
(5)

eşya göndermek

ben butun cbnce dizilerini izliyorum
kargodan daha ucuz bir yolu var mı bu işin? 4-5 kitap kolisi, birkaç orta boy bavul, birkaç tane de çuval gibi bi şeyler olur herhalde yastık yorgan falan filan için. epey bir eşya var, bunların kilosu da epey gelir, kargo bel büker... mesafe van-antalya. otobüsler eşya almıyormuş :/ ne yapmak lazım
kargodan daha ucuz bir yolu var mı bu işin? 4-5 kitap kolisi, birkaç orta boy bavul, birkaç tane de çuval gibi bi şeyler olur herhalde yastık yorgan falan filan için. epey bir eşya var, bunların kilosu da epey gelir, kargo bel büker... mesafe van-antalya. otobüsler eşya almıyormuş :/ ne yapmak lazım?
0
ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(07.06.14)
otogar'a gidip rica et uygun fiyata götürürler belki.
0
mayeskuel
(07.06.14)
işte otobüsler almıyormuş eşya sordum da...
0
🌸ben butun cbnce dizilerini izliyorum
(07.06.14)
nakliye ambarı bulup, dolu gelen boş giden kamyon aramak lâzım. mesafe uzun, aralarında nakliyenin yoğun olmadığı iki şehir. tek seferde bulmak zor olabilir. aktarmalı olmak zorunda gibi duruyor. iyi ambalaj, iyi liste, sigorta ve iyi pazarlık lâzım. kaybolabilir, aktarma yerinde unutulabilir. iyi organizasyon lâzım.
0
compadrito
(07.06.14)
hepsini bir taşımada almaz otobüsler. parça parça gönderirseniz olur. toplam 10 parça varsa 5 defada mümkün olur mesela.
0
uykusunu yakalayan adam
(07.06.14)
bu iş en iyi nakliye ambarları ile olur.söylenmiş zaten,ben de vurgulayayım dedim.
0
izole
(07.06.14)
(4)

Saksı boyamak için ne tür boya kullanabiliriz?

basond
Evet çiçek saksısı boyamak için ne tür boya kullanalım?Ressamların kullandığı yağlıboyamı?guaj boyamı?Yoksa farklı bir boyamı önerirsiniz?saksılar şu şekilde:https://www.google.com.tr/search?q=%C3%A7i%C3%A7ek+saks%C4%B1s%C4%B1&espv=2&tbm=isch&imgil=1YfmwHIAQ7ED9M%253A%253Bhttps%253A%252F%252Fencrypt
Evet çiçek saksısı boyamak için ne tür boya kullanalım?
Ressamların kullandığı yağlıboyamı?
guaj boyamı?
Yoksa farklı bir boyamı önerirsiniz?

saksılar şu şekilde:
www.google.com.tr
0
basond
(07.06.14)
Saksının malzemesi kil mi plastik mi?
0
hiko seijuro
(07.06.14)
malzeme plastik kardeşim.
0
🌸basond
(07.06.14)
Birçok boya plastik üzerinde tutmaz, yüzeye yapışmaz. Plastik yüzeye yapışan sprey boyalar var. Ama desen yapmak için plastik yüzey üzerinde kullanabileceğin boya bilmiyorum.
0
hiko seijuro
(07.06.14)
compadrito
(07.06.14)
(6)

musli

yons
Cig findik, badem, ceviz, uzum, gun kurusu, keci boynuzuHer sabah yogurtla beraber nasil gider? Abarttim mi?
Cig findik, badem, ceviz, uzum, gun kurusu, keci boynuzu
Her sabah yogurtla beraber nasil gider? Abarttim mi?
0
yons
(07.06.14)
ne abartacan? aynen yükle!!!
0
compadrito
(07.06.14)
aradaki tatlı olanları çıkart üzüm, gün kurusu, keçi boynuzu bunların hepsi şekerli, yoğurt yağlı, fındık badem de yağlı.
bu öğünden normal bi kahvaltıdan aldığınızdan daha fazla kalori almanız olası.
5-10 tane çiğ fındık hatta onları da 3 5 parçaya parçalancak şeklde ezedebilirsin, yağsız süt veya soya sütü tavsiye ederim. fındık badem ceviz 3 ünü aynı anda yeme, her gün değiştirerek ye.
0
rentts
(07.06.14)
ne buluyosan koy o kadar tatsız tutsuz bişey ki tahta resmen.
0
acukali ekmek
(07.06.14)
Gayet iyi bence. Fındık, ceviz falan elbette yağlı ama zaten çiğ oldukları için sorun yok, aksine, çok sağlıklı yağlar bunlar. Ama kavruldukları zaman trans yağa dönüşürler, o kötü işte.

Sabah kahvaltısı olarak bence yetersiz, ama sağlıksız değil. Tabii bu arada "müsli" demişsiniz ama bu karışıma hazır satılan bir şeyler eklemediğinizi varsaydım.
0
marjory
(07.06.14)
Hepsi cig bunlarin. Kendim satin aldim. Musli dedigime bakmayin.
0
🌸yons
(07.06.14)
yoğurdun fındığın yağından korkmayın.
yağsız süt, soya sütü gibi ekstra işlem görmüşlerdense yağlı yoğurt hele bir de ev yapımı ise ya da bildik mandıra yoğurdu ise candır canandır.
bir tek üzümü gereksiz gördüm listede. o da şımarıklığı olsun işin :)
arada peynirli yumurtalı sabah öğünleriniz de olsun tabii. tek düzelik çok iyi olmuyor. (bu tamamen kişiye bağlı gerçi, benim için olmuyor diyeyim)
afiyetler!
0
icemint
(07.06.14)
(2)

türkçe (ve ingilizce) bilen kişi için rusça ses kayıtları

namus ninjası
kısa bir aramayla meşhur 50 derste rusça kitabına ulaştım. telaffuz çalışmak ve kulak aşinalığı olması için birkaç mp3 dosyası fena olmazdı. böyle türkçe/ingilizce mealini verdiği rusça ses dosyası var mı elinizde? ya da internette indirilebilir mp3 olarak?torrent verseniz de olurdu ama yurt dışında
kısa bir aramayla meşhur 50 derste rusça kitabına ulaştım.

telaffuz çalışmak ve kulak aşinalığı olması için birkaç mp3 dosyası fena olmazdı. böyle türkçe/ingilizce mealini verdiği rusça ses dosyası var mı elinizde? ya da internette indirilebilir mp3 olarak?

torrent verseniz de olurdu ama yurt dışında ve iş ortamındayım, haricen internetim yok ve torrent sorun çıkarıyor. o yüzden birkaç yüz mb tutacak bir dosya falan varsa kıyıda köşede bildiğiniz, çok makbule geçer.

sıpasiva (ya da öyle bi şey)

sözlük varsa o da süper olur tabii.
0
namus ninjası
(07.06.14)
Thank you, Spasibo. Спасибо
0
compadrito
(07.06.14)
lisedeki hocamız yabancı dil öğrenmenin en iyi yolu müziktir derdi. youtube'a russian songs with lyrics and english subtitles yaz.

mesela şöyle bişey var, benzerleri de varsa tam senlik işte.

www.youtube.com
0
b1019
(07.06.14)
(2)

amerika'da araç kiralama

mr.goodcat
ucuz yollu nasıl kiralama yapılabilir? bir kampanya, şirket, trick vs. var mıdır? tecrübeli arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.
ucuz yollu nasıl kiralama yapılabilir? bir kampanya, şirket, trick vs. var mıdır? tecrübeli arkadaşlar cevaplarsa sevinirim.
0
mr.goodcat
(07.06.14)
www.priceline.com sitesine bir bak, kendin de teklif verebilirsin (Name Your Own Price). Ayrıca www.retailmenot.com sitesine bir bak, orada aracı kiralayacağın firmanın (Hertz, enterprise, dollar vb.) indirim kuponları varsa onları da kullan.

ABD'de araç kullanacaksan mutlaka GPS'e ihtiyacın olur, araba kiraladığın yerden beklirli bir ücret karşılığı temin edebilirsin ama akıllı telefonun varsa uygulama ile de halledebilirsin. Çok uzun süre kiralamayacaksan tedbir olarak firmaların sunduğu kaza koruma opsiyonunu seç, biraz ekstra verirsin ama kaza geliyorum demez, malum. Bir de arabayı teslim aldığında etrafında dolanıp bi check et, darbe, çizik vb. bişey varsa telefonunla resmini çek, sonra sana fatura etmesinler.
0
bymyself
(07.06.14)
Amerika'da pantalonsuz gez ama GPS'siz gezme.
Arabayı veren kişi, etrafında tur atıp elindeki forma yazar, çiziktir vuruktur. Yazmadığı bişey olursa, bunu da yaz lütfen de.
Arabayı teslim ederken, hangi benzin miktarınnan aldıysan, o benzin miktarınnan teslim et, yoksa, benzinden de sokarlar. Kaza sigortası yaptır, bi kavşakta tereddüt edersin, gelir biri sürter mürter.
Enterprise, genellikle diğerlerinden biraz daha ucuzdur ya da ucuzdu.
Kiraladığın noktaya geri götürmek zorunda değilsin. Başka bi şubeye de bırakabilirsin. Sanırım onun için de fark ödemen gerekiyo ama işine öyle geliyosa, o farkı ödemeye de değiyo.
0
compadrito
(07.06.14)
(2)

Fulbright Mülakat

sylow p subgroup
Merhaba,Fulbright bursu için mülakata davet edildim. Fakat mülakatın ingilizce olacak oluşu beni çok germiş durumda. (ki 5 yıldır ingilizce eğitim görüyorum ama sırf korkumdan kaçabildiğim kadar kaçmaya çalıştım konuşmam gerektiği yerlerde.) Kendime güvenim yok yani bu konuda. Benim sorum neler soru
Merhaba,

Fulbright bursu için mülakata davet edildim. Fakat mülakatın ingilizce olacak oluşu beni çok germiş durumda. (ki 5 yıldır ingilizce eğitim görüyorum ama sırf korkumdan kaçabildiğim kadar kaçmaya çalıştım konuşmam gerektiği yerlerde.) Kendime güvenim yok yani bu konuda. Benim sorum neler soruyorlar mülakatta? Çalışmak istenilen alanla ilgili de spesifik sorular soruyorlar mı? (Master için başvurdum.) Yazarlar geçmiş tecrübelerini cevap olarak veyahut mesajla paylaşırlarsa sevinirim. İyi günler :)
0
sylow p subgroup
(07.06.14)
Altın kural: Bi arkadaşın ya da yakınınla, bol bol prova yapmayı sakın ihmal etme.

Tell me about yourself

diyebilirler

bu sorunun cevabını, şimdiden otur kağıt kalem al eline ve yaz. en az bi sayfa yaz. düşüne düşüne yaz. 5 dakkada şipşak yazma.

yazdığın laflarda İngilizce usage hatası olmasın. Emin olmadığın lafları gugılla. Ya da bi Amarigalıya sor.

Tell me about yourself sorusuna,

heyecannamadan, lafı dolandırmadan, aaa, ıııı demeden, tane tane ve kelimeleri tam mânâsıyla telaffuz ederek, yani ağızda yuvarlamadan ve önceden yazmış olduklarından aklında kalan cümlelerle cevap ver.

Önceden yazmış olduklarını ezberlemene gerek yok. Düşüne düşüne yazmış olacağın için, o sırada aklına gelir zaten. %100 mükemmel olması gerekmiyor ama bâriz hatalar yapma. Çuvallama.

İletişimde bir kural var: Ne söylediğin %40 etkili, nasıl söylediğin %60 etkili.

Bir lafı küfreder gibi söylüyosan ama lafın içeriği küfür değilse bile, o laf küfür etkisi yaratıyor karşı tarafta.

Dolayısıyla, kendine güvenen bir ses tonu çok önemli. Aynanın karşısında, o yazıdığın cümleleri yüksek sesle oku. Arada bir aynaya da bak. Neden ayna? Çünkü konuşurken, hafif gülümsemen gerekiyo ki heyecan, korku kalmasın.


Ses tonu çok önemli. Biyere kaydet o cümleleri nasıl söylediğini. Tekrar tekrar dinle. Bak bakalım, kendine yeterince güvenen bir şekilde konuşabiliyo musun?

Şunu kafana yaz bi kere: Sen herife ya da karıya, şu dünyada, kimsenin senden daha iyi bilmediği bişeyi annatıyosun. Yani neyi annatıyosun? Seni, kendini annatıyosun. Dolayısıyla, şu dünyada kimse senden daha uzman değil bu konuda. O uzmanlığının verdiği bir kendine güven olsun. Bu kendine güven eğreti durmasın üstünde. Harbiden güven kendine.

Kendine güvenerek konuşmak, hem telefonda hem yüz yüze mülakatta, malın %50'sini götürür bi kere. Kendine çok güvenen ama asla ukalâ olmayan bi şekilde konuşuyosan, çok çok olumlu bi puan alırsın.

Mülakattan 1 saat önce karnını güzelce doyurmuş ol. Yemekten kalkar ve yarım saat sonra görüşmeye başlarsan ve geğirme ihtiyacı hissedersen, ne bok yiycen? Yutkuna yutkuna bi hâl olursun. Ayrıca kafan çok iyi çalışmalı ki, sorulabilecek ultra-ters soruları güzel cevaplayabilesin.

Bu insanlar bana ne sorabilirler diye hayâl kur. Sen mülakatçı olsaydın, senin gibi bi adaya neler sorardın? Hayâlinde bunu canlandır ve o hayâli sorulara da cevaplar yaz. Kağıt kalem al ve yaz. Sikindirik cevaplar olmasın bunlar. Düşüne düşüne, ağır ağır yazdığın cevaplar olsun. Güzel cevaplar olsun. İçi dolu olsun. Bullshit yapma. Bi anlamı olsun.

Mülakattan yarım saat önce, beynini uyaran ne varsa, çay ya da kahve, onu iç. Şekersiz olsun ama. Mülakat olacak günün sabah kahvaltısında şekerli şeyler yeme. Reçel, bal, meyve suyu filan gibi şeyler. Etrafta eczane varsa, Omega-3 takviyeleri al sabah onlardan iç. Genel olarak Omega-3 takviyeleri bütün hayatın boyunca iyi.

Genel olarak meraklarını, bu hayatta ne yapmak istediğini, gönüllü bi aktiviten varsa onu, bundan 5 sene sonra ve 10 sene sonra kendini nerede, ne yapıyorken görmek istediğini uzun uzun düşün ve uzun uzun yaz. O yazıyı yazarken, kafanı buna zorlaman, tabii ki İngilizce düşünerek zorlaman, mülakat sırasında çok çok ama çok işine yarayacak!

Sevdiğin ders neydi diye sorabilir. Sebebini sorabilir. Hayatında bir işte çalışmışlığın varsa, yani bu yaz stajı olabilir, geçici bişey olabilir, onlara dair sorular sorabilir. Neydi, nası bi ortamdı, neler yaptın?

Amarigada, en önemli şey, tecrübe ve achievement'tır. Şimdiye kadar ne accomplish etmiş olduğunla çok ilgilenirler.

Mesela, en yaygın sorulardan biri, bana zor bir durum anlat ve o zor durumdan nasıl çıktığını anlat olabilir.
Mutlaka hayatında böyle bişey yaşamışsındır ve mutlaka kafayı çalıştırarak o zor durumdan kurtulmuşsundur.

Onu hatırla ve güzelce elabore ederek anlat.

Güzel laflar bul, güzel laflar öğren ve o laflarla ifade et kendini. Mesela idiomlar. Ama nasıl kullanıldıklarından, %100 emin olman lâzım. Cuk oturacak deyimler kullanman lâzım.

Mesela, sadece Amarigalılara has deyimler var.

Figure out
Get back to you
right off the bat

filan gibi onlarca, yüzlerce deyim var. Bunlardan bir kaçını ustalıkla kullan.

Senin ne kadar kararlı olduğunu ölçmek isteyebilir.

Mesela walking extra mile diye bi laf var. Tam doğrusuna ve nasıl kullanıldığına gugıldan bak.

Determined diye bi laf var. Kararlı demek biliyosun. O konuda bişeyler oku. Caseler oku. Determined olmak önemli.

Mülakattan önceki gün güzelce dinlen. Uykunu güzelce almış ol. Odan havasız olmasın. Güzelce havalandırılmış bir odada uyu. Duşunu almış ol. Rahatsız bir gün geçirme. Erken yat ve erken kalk. Mesela mülakat sabah saat 9'daysa, 7:30'da kalkma. Daha erken kalk, duşunu al.
0
compadrito
(07.06.14)
compradrito o kadar güzel yazmış ki, ekleyecek pek bir şey kalmamış. yine de bizim dönemde pek çok adaya william fulbright'ın kim olduğunun sorulmuş olduğunu yazayım dedim. fulbright'a ilişkin genel kültür edinin mülakat öncesi.
başarılar.
0
vejeteryanvampir
(07.06.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.