Giriş
(21)

Moleküler Biyoloji ve Genetik

otaku olacakken fangirl olan kiz
Merhabalar. Bu sene sınava girdim. YGS sıralamam mf-3'te 5700 civarında geldi LYS'nin de sıralamamı çok fazla değiştireceğine inanmıyorum. bu sıralamayla Boğaziçi Moleküler Biyoloji ve Genetik'e rahatlıkla girebiliyorum. Uzmanlık olarak da nörobiyoloji düşünüyorum ama onlar daha sonraki dertler. İş
Merhabalar. Bu sene sınava girdim. YGS sıralamam mf-3'te 5700 civarında geldi LYS'nin de sıralamamı çok fazla değiştireceğine inanmıyorum. bu sıralamayla Boğaziçi Moleküler Biyoloji ve Genetik'e rahatlıkla girebiliyorum. Uzmanlık olarak da nörobiyoloji düşünüyorum ama onlar daha sonraki dertler. İş imkanlarının Türkiye'de çok çok kısıtlı olduğunu biliyordum ama açıkçası biraz akademisyen olup yurt dışına 'kapağı' atma hayallerimin rahatlığı vardı. yine buradan bulduğum genetikbolumu.blogspot.com.tr blogunda yurt dışında da genetik'in çok cazip olmaması gibi bir durumla karşılaştım ve telaşlandım. doğru mudur bu acaba? tıp'ta da nörobiyoloji uzmanlığı alınabiliyor ama açıkçası orda da zorunlu hizmet kafamı kurcalıyor. tabi bir de hepsini bırakıp diş hekimliğini seçesim geliyor ki kafam iyice allak bullak oluyor. sizin düşünceleriniz neler?
0
otaku olacakken fangirl olan kiz
(25.06.14)
ben olsam hiç macera aramaz tıp yazardım. prestij, gelir ve iş garantisi açısından en ideal en garanti meslektir türkiyede.
0
giderbey
(25.06.14)
diş hekimi olursan o yurtdışı hayalini unut, denklik filan vermezler. sıfırdan okuman lazım en baştan.
diş hekimiyim biyomolekülere geçiş yapıyorum öyle söyliyim :)

hedefin yurtdışı ise diş hekimliği seçme.
0
neferkitty
(25.06.14)
bir yurtdışında neuroscience okuyan ve nörobiyologlarla içli dışlı biri olarak, bence tıp oku. ya da biyomedikal mühendislik (?!). (puan sistemini bilmiyorum ama) çevremdeki genetikçi sayısı yok denilecek kadar az çünkü.
0
botamaniaensis
(25.06.14)
neden tıp değil de genetik. tıp'da nörobiyoloji uzmanı hiç duymadım ama tıp'da nörofizyoloji, nöropatoloji alanlarında çalışmalar yapabilirsin. özellikle nöropatoloji amerika'da bir patoloji yan dalı. mezun olduktan sonra 4+2 yıl. türkiye'de iş imkanları kısıtlı ve akademisyen olabilmen için bir çok faktör gerekiyor. puanın tıpa yetiyorsa yaz geç. eğer türkiye yerine başka bir yerde bu soruyu sorsaydın cevabım farklı olurdu.
kesinlikle tıp yaz.
edit: bak en başarılı gösterilen türk bile karolinska'da doktora yapmasına rağmen şu an türkiye'de
0
chonsfe
(25.06.14)
Çok teşekkürler hepinize tıp düşünmeye başlayacağım yine sanırım
0
🌸otaku olacakken fangirl olan kiz
(25.06.14)
öncelikle o yazının sahibi olan fatih inan'a inanma. Anlattığı birçok nokta yanlış ve oldukça taraflı bir yazı. Çok yakın bir aile dostum boğaziçi genetiği bitirdikten sonra columbia üniversitesi'nde neuroscience doktorası yapıyor. Başka bir arkadaşım harvard'da yine neuroscience. Boğaziçi genetik özellikle neuroscience konusunda çok bağlantıları olan bir bölüm. Tıp çok ayrı bir konu,ama ben zorunlu görev tus falan filan istemem, ingilizcem de sağlam olsun spesifik uzmanlık düşünüyorum diyorsan genetiği öneriyorum. Ayrıca prestij maddi gelir falan denmiş yurt dışında bilim insanlarının ne kadar aldıklarından haberleri yok bazı insanların. Her zaman söyledim söylemeye de devam edeceğim yurt dışı bağlantısı istiyorsan boğaziçi çok net. Bu okulla network olarak yarışan başka bir kurum yok.

ve ayrıca biri klinisyenlik diğeri temel bilim bu farka iyice bir göz at. Tıp'ın alternatifi genetik değildir. Burada 1-2 tane ego kurbanı klinisyen, tıpçı genetikçilerin işini de yapar der ama alakası yoktur.
0
things
(25.06.14)
zorunlu hizmet büyük bir eksi benim için. teşekkürler çok bunu da göz önünde buluduracağım
0
🌸otaku olacakken fangirl olan kiz
(25.06.14)
moleküler biyoloğum bizim en başarılılar harvard'da diğerleri de avrupada PI. ama ben akademik hayatı sürdürmekte sebat edemedim. bilkent 2005 mezunuyum. akademiyi bırakan da çok oldu.
sorun şu: türkiye'de tıp okursan alternatifin çok. genetik okursan akademi de açmazsa seni o zaman sıçabiliyorsun işte...yani okursun çok zevkli bölüm,çok çok çok şey öğreniyorsun -ben hala kaymağını yiyorum eğitimimin- eğitim iyi (ha sonradan bozdu ben ilk 50deydim şimdi kaç binlerle alıyor o ayrı da yine de gayet iyiyiz avrupaya göre bile) ancak kariyer planlama sıfır bizim alanda.
boğaziçi okursan akademiden vazgeçersen bile alanda satış pazarlamada filanda da çalışabilirsin ürün müdürü filan olursun o zaman bile bölge müdürün tıpçı oluyor. ne halt demeye genetik okudum derken bulabilirsin kendini
ha akademiden vazgeçmez neoroscience'cı olursun belki tabi :) ancak böyle 17 yaşında (biz 17 idik) şunu yapacam diyerek girip gerçekten onu yapan 2-3 kişi biliyorum ben okulda.
benim lisansim mol gen yüksek toksikoloji doktora tıp fak. hepsinin tadına baktım :D başka şeyler sormak istersen bol vaktimde cevaplamaya çalışırım.
0
niye ama
(25.06.14)
tıp yazarsan doktora ile kapağı yurt dışına atabilirsin. fakülteden mezun olduğunda mecburi hizmet yapmadan mesleğini uygulama yetkin olmuyor ama doktora yapmakta bir sakınca yok. sağlık bakanlığında çalışmayacaksan mecburi hizmetsiz yurtdışına kapağı atma imkanın olabilir. diplomayı istetip fotokopisini alma durumu vardı. bunu bir araştır. mdphdturkiye'deydi galiba ama bulamadım şimdi tekrar bakınca. aklında bulunsun.
0
Lim5
(25.06.14)
usmle yolunu seçersen zorunlu hizmet yapmazsın. benim genetik bölümüyle ilgili bilgim fazla olmamakla beraber hangi üniversite olursa olsun bir biyologun ortalama bir tıp fakültesinden mezun birinin yurtdışı imkanından daha düşük olduğunu düşünüyorum. usmle yolunu özellikle araştırmanı tavsiye ederim. genetikte durum nasıl bilmiyorum ama amerika'da en son alınan dahiliye asistanlarının yarısı yabancı uyruklu.
edit: emin ol ben amerika'da ortalama bir yerde bitireceğim ve ilgim olan bir tıp uzmanlığını harvard'da genetik alanında doktoraya tercih ederim.
0
chonsfe
(25.06.14)
tıp seçip uzmanlıkta tıbbi genetik bölümüne yönelebilirsin. yurt dışında kariyer olanaklarına da çok açık. ben tıp okuyorum uludağ üniversitesinde, genetik yazma derim. (zamanında ben de düşünmüştüm tercih etmeyi)

tip.uludag.edu.tr

evet paylaştığım sayfada çok bilgi yok ama böyle bir bölüm var ve genetik yazmayarak istediğin şeyi kaçırmış olmazsın merak etme :) hem ilerde fikirlerin de değişirse pişman olmazsın.
0
earthangell
(25.06.14)
things'e katılıyorum. Network denilen şey inan ki eğitimden azimden falan çok daha önemli. Boğaziçi'nin network olayı çok ayrı. Bugün amerika'dan hangi laba bakarsan bak mutlaka boun genetik lisans çıkışlı bir adam var. Sana yol yordam gösterir mutlaka.
Diğer taraftan türkiye'de kalırsan tıp mezunu olmanın avantajı yüksek doğrudur; ama yurt dışına yerleşip de sağlam bilim yapan çok sayıda genetik mezunu arkadaşım var. Kendilerinden duyduğum kadarıyla tıp biraz daha dolambaçlı bir yolmuş. Bir de eklemem lazım bu bölümü bitirince moleküler biyolog olursun biyolog olmazsın.

Ayrıca kusura bakma ama bence garip bir soru, tıpla genetiğin alakası yok bilime bakış açıları düşünce sistemleri her şeyleri farklı. Yurt dışında bu fark daha açık ortaya çıkar, türkiye'de daha de da'yı ayrı yazmayı bilmeyen patronlara bakıp da genetik seçmem deme, yurt dışına bir şekilde kapak atmaya bak.
0
gates
(25.06.14)
Artık pisayada o kadar kalifiye MBG mezunu var ki araştırma üzerine doktora programları artık tıp mezunları yerine işin içinden yetişen MBG mezunlarını alıyor. Artık tıp mezunu olup sonradan bilime geçmek eskisi gibi kolay değil. MBG mezunları karşısında 2-0 yenik başlamayı kabullenmen lazım tıp okursan.
0
Haldamir
(26.06.14)
İşin çok çok içinden biri olarak konuşuyorum; bizim ülkede tıp eğitiminin ciddi bir revizyona uğraması lazım. Zehir gibi çocuklara 1855'den kalma almanca kemik adlarını ezberlettikleri ve impact factor'u 1 olan dergilerde yayın yapan adamları hoca olarak aldıkları için sıkıntılar oluşmakta. tus gibi diğer saçmalıklara değinmiyorum bile.
Boğaziçi genetik biraz daha kumar bir bölüm. Çıkıp harvard'da hoca olarak çalışanını da gördüm, roche'un genetik birimi genentech'de argeci olanını da gördüm türkiye'de doktora ilaç pazarlayanı da. Birazcık risk alman gerekiyor.
Yine de şu anki aklım olsa boğaziçi genetiği seçip bu ülkeye bir daha dönmemek üzere giderdim. İsteyen adam bir şekilde yurt dışında kalabiliyor. Türkiye'deki sevgilini özleyip dönmeyeceksin.
0
kmlcn
(26.06.14)
tıp yazarsan fena kıskanırım seni!
0
indescribable
(26.06.14)
benim bahsettiğim şeyde zaten doktor olacaksın ve genetik hastalığı olan insanlar üzerinde çalışmaların olacak. ha bu prenatal tanı olur kanser genetiği olur veya tüp bebek üzerine olur gibi gibi.. onlar epey ilerki seviyeler. tus gibi bir basamak var önünde tabii ama başarılamayacak bir şey değil tus, düzenli çalışırsan o da olur. kalifiye olmayabilir tüm tıp fakülteleri ama puanınla fena yerlere girmezsin, bi de allaşkına zaten türkiyede nerde var lancette bmjde bilmemnerde yayın yapan adam kaç tane var? her yerin bir eksisi var ama itin götüne de sokmamak lazım. alınabilecek temel bilgiyi hangi fakülteye gitsen alırsın zaten çok dandik olmadıkça. nereyi seçersen seç iş senin kendini geliştirmenle ilgili. biraz daha garanti olsun dersen ve daha bol seçeneğim olsun dersen tıp seç.
0
earthangell
(26.06.14)
Gerçekten salak olmayan biriysen mbg yazabilirsin. Yanlış anlama, şundan bahsediyorum. Eğer gerçekten sıralamanı gayet rahat yaptıysan, embesil gibi soru çözmeyip hayatla bağlantını koparmadıysan, gerçekten bilim insanı kafasında birisiysen, normal hayatında makale falan okuyan biriysen, ingilizce, almanca gibi dillerle aran iyiyse yazabilirsin. Ama dil mantığın yoksa pek bir şey yapamazsın. Çünkü bilim dediğimiz şey dünyada makaleler üzerinden yürüyor. Çok kaynak okuyup iyi araştırmalar yapmak için dil çok önemli. Emin ol lisede gördüğün biyolojiyle üni. deki biyoloji çok farklıdır, tavsiyem gerçek kitaplara bir göz gezdirmen. Eğer yetenekliysen böyle şeylere mbg şansın olur ve yükselebilirsin. Ama bunlar yoksa ki yine yanlış anlaşılmasın tıpçılar bu bahsettiklerime sahip değildir demiyorum, tıp yazman daha iyi olur. Tıpta bunlar olmasa da bir şeyler yapabilirsin türkiye'de.
0
hohoya
(26.06.14)
tıp okuyun ve tümör biyolojisi doktorası yapın.

@kmlcn ya da kemalcan hocam,

kemikler her 100 senede bir değişmiyo ki, isimleri niye değişsin? yapmışlar zamanında, binlerce yıldır, eski deri, eski kemik!
0
compadrito
(26.06.14)
Tıp oku şanın yürüsün. Yuksek lisansi istedigin alanda yaparsin. Molekuler biyoloji okursan keşke tıp okusaydim diyebilirsin ama tıp okuyup keske molekuler okusaydim demezsin.
0
instant crush
(26.06.14)
@compadrito, şunu demek istedim; türkiye'de tıp öğrencilerine saçma sapan ezber yığını yaptırmaktan adamların dur la bir kahve koyayım da makale okuyayım demeye zamanı kalmıyor. son 2 yıl dershaneye gidiyorlar. Zaten adam o yoğun dersleri ezberleyebilmek için deliler gibi kastığından ilk makalesini 4. 5. sınıfta okumaya başlayabiliyor ancak. Diğeri ise çekirdekten bu iş için yetişiyor. Adamın daha 1. sınıfta makale okuduğu ders var. Lab tekniklerini yine çekirdekten öğreniyor. Doktora yapmak için bir tıp doktoru başvurdu ilgimin olduğu laba. Adam genetik lisans 3 öğrencileriyle aynı teknikleri öğrenecek de doktoraya başlayacak.
Her zaman söyledim yine söylüyorum; türkiye'de tıp eğitimi herkes klinisyen olacakmış gibi veriliyor. Ha zaten tıpta öğrencilerin yüzde 90'ı klinisyenliğe kaymak ister. Hal öyle olunca da p ve q value dışında bilim çıkmaz. yine de yüzde 10'luk kısım da yurt dışında yardırır üst bir bilim insanı olur. Maksat senin kendini geliştirmen. Ama baya ayrı yollar bence.
0
kmlcn
(26.06.14)
biyokimya ve moleküler biyolojide doktora yapmakta olan bir hekimim

lisede genetik istiyordum, eğer araştırma yapmak istiyorsan tıp oku, oradan genetiğe geç dediler. öbür türlü teknisyen tarzında takılırsın dediler.

tıbba gittim. gidince biraz dikkat dağıldı. cerrahi falan inanılmaz ilgimi çekti. elim de yatkın. nasıl keyif alıyorum anlatamam. sonra 4-5-6. sınıfta ebemin körünü gördüm nöbetlerde, hastalarla beraber. dedim niye kasıyorsun bu kadar, bu insanların gözünde (hem asistanlar, hem hocalar hem hastalar) senin karınca kadar değerin var mı? gidiceksin bi uzmanlığa, nöbetten nöbete. eşin çocuğun görmeyecek yüzünü. zaten ben girdiğimde 55 olan genetik puanları oldu sana 68.

neyse sonra doktoraya başvurdum. sınıf arkadaşlarımın hepsi moleküler biyolog. evet belki lab bilmiyorum teknik bilmiyorum ama onlardan daha geniş görüyorum her şeyi. onlar moleküller arasında kaybolmuşken ben "o hormonun şu etkisi de var" diyebiliyorum. ve bunu ekstra bir çaba sarf etmeden yapıyorum. hocalar falan bana soruyorlar, şu neydi bunda böyle bir şey var mı diye.

hayattan ne istediğine göre değişir seçimin. hem 6 senemi boşa harcadığımı düşünüyorum, hem de iyi ki gitmişim diyorum. genel kültür olarak tıp okudum hehehe :)

bu arada mecburi hizmetim üni'nin olduğu şehirde, o konuda aşırı şanslıydım. zaten doktora yapmış olanlar mecburi hizmetten muaflar (ama doktora bittikten sonra), ben şimdi ikisi birden götürüyorum. hem para kazanıyorum hem kariyer yapıyorum.

yalnız, tıp zor. bu kadar spesifik bir şey istiyorsan acilde üst solunum yolu bakmak, kırık çıkıkla uğraşmak seni yorabilir ve bezdirebilir, aklında olsun

bu arada bir de tik at yahu insanlar paragraf paragraf yazmışlar
0
la noix
(26.06.14)
(4)

Nokta atışı rica ediyorum dostlarım

pisiklet
Cumartesi Gaziantep'teyim. Vakit az. Tavsiyelere ihtiyacım var.En iyi baklavacıEn iyi kebapçıEn iyi lahmancuncuEn iyi yöresel yemekİçin sadece bir mekan önerisi rica ediyorum.Bonus soru: Ramazan'da kapalı oluyor mu lokantalar? Metanet mesela?
Cumartesi Gaziantep'teyim. Vakit az. Tavsiyelere ihtiyacım var.

En iyi baklavacı
En iyi kebapçı
En iyi lahmancuncu
En iyi yöresel yemek

İçin sadece bir mekan önerisi rica ediyorum.

Bonus soru: Ramazan'da kapalı oluyor mu lokantalar? Metanet mesela?
0
pisiklet
(25.06.14)
imam çağdaş

baklava
0
efrasiyab87
(25.06.14)
al bakalım;
eksisozluk.com
0
ground
(25.06.14)
yemeğe imam çağdaş'a gitme bu bir.
ikincisi g.antep'in asıl cevherleri dar sokaklarında saklıdır, bilmem bulabilir misin. misal karşıyakalı halil usta'ya gideceksin kebap için. özellikle bir yer değil de yemeğimi yiyeyim dersen çulcuoğlu'nu bulacaksın.

bayazhan var yöresel yemek için diyeceğim ama maddiyat gözümü korkuttuğundan ötürü hiç gitmedim. belki de normaldir fiyatı bilmiyorum da epey ünlüdür bayazhan gelip görürsün. eğer gerçekten pahalıysa antep evi'ni de deneyebilirsin ortalama bir yer.

en iyi baklava için pek bir fikrim yok ama imam çağdaş güllüoğlundan iyi demişlerdi, evet duymuştum sadece ama tatlıyla hiç aram yoktur bilemiyorum. bu ikisi dışında birkaç yer vardı ama ismini unuttum hatırlarsam yazacağım.

on dakikadır lahmacunu düşünüyorum da bulamıyorum nedense. ama g.antep'te lahmacun yemelisin.

yöresel yemeklerden yazayım aslolan; patlıcan kebabı, soğan kebabı, lahmacun, yuvalama, ekşili köfte, dolma vs. kahvaltı için antep katmeri yersin artık zaten.

gelmişken kilis'e gidip de kilis tava ve kilis katmeri yemeden de dönme.

not: kilis katmeri tatlı, g.antep katmeri kahvaltılık. (bana kalırsa kesinlikle kilis katmeri daha leziz)
0
uzunuzunilgi
(25.06.14)
Çavuşoğlu

Lahmacun

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(26.06.14)
(3)

Düzenli olarak kefir tüketenler (Faydasını gördünüz mü?)

clark sehir
Arkadaşlar sıklıkla ya da mümkün olduğunca kefir tüketen arkadaşlar, bir fayda gördüler mi? Bunları kullanım sıklıklarıyla ve gördükleri fayda itibariyle yazarlarsa çok memnun olurum.
Arkadaşlar sıklıkla ya da mümkün olduğunca kefir tüketen arkadaşlar, bir fayda gördüler mi? Bunları kullanım sıklıklarıyla ve gördükleri fayda itibariyle yazarlarsa çok memnun olurum.
0
clark sehir
(24.06.14)
boşaltım sistemine on numara etki yapıyor.

ayrıca daha dinç ve hareketli hissediyordum kendimi.
0
thracian
(24.06.14)
Haftada bi litre. iki senedir sağlık sigortam yok. bişeylere iy geliyodur zahir!
0
compadrito
(25.06.14)
Annem de kız kardeşim de midelerinden rahatsız insanlardı. Annem kendisi mayalar hep, ve kefir ikisinin de hayatlarının mühim bir parçası olmuş, o şişlikleri, mide şikayetleri yok artık.
0
marjory
(25.06.14)
(5)

Ankara - Sakin rakı içmelik mekan

bedbed
İyi bir yer olmalı. Sakin olmalı. Mal ergenlerin veya sarhoş olunca sapıtanların olmayacağı bir mekan. Biliyorsanız, paylaşırsanız çok sevinirim. Teşekkürler, Çağrı
İyi bir yer olmalı. Sakin olmalı. Mal ergenlerin veya sarhoş olunca sapıtanların olmayacağı bir mekan.

Biliyorsanız, paylaşırsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
Çağrı
0
bedbed
(24.06.14)
Su'dem, olgunlar sokak
0
harekatamiri
(24.06.14)
net piknik olabilir mesela
0
depol
(24.06.14)
pancar. rakı-meze için ideal. hatta özellikle mezeleri için gidilmeli.
0
patiska
(24.06.14)
- Meyhanemiz (Şili Meydanı)
- Ayvalık Meze Balık (Tunalı)
- Zarif (Emek 3.Cadde, salaş)
- Nefis (Reşit Galip Caddesi)
- Fıçı (Güvenlik Caddesi, salaş)

yarasın..
0
Fayfa
(25.06.14)
Göksu
0
compadrito
(25.06.14)
(3)

Şu iki makale aranıyor!!! Bulabilir misiniz? Ekleme yapıldı.

duyond
Merhaba araştırmacı gençlik,Aşağıda yazılı şu iki makaleyi bulabilirseniz bilime bayağı katkınız olmuş olur :)Christison, M. (1999). "Applications of brain-based research to second language education." Parts 1 and 2. TESOL Matters, 9, 2 (April/May)Christison, M. (1998). "Applications of brain-based
Merhaba araştırmacı gençlik,

Aşağıda yazılı şu iki makaleyi bulabilirseniz bilime bayağı katkınız olmuş olur :)

Christison, M. (1999). "Applications of brain-based research to second language education." Parts 1 and 2. TESOL Matters, 9, 2 (April/May)

Christison, M. (1998). "Applications of brain-based research to second language education." Plenary Speech Presented at 32. TESOL Convention, Seattle, WA, March.

Tşekkürlerrrr :)

[email protected]

Aşağıdaki linklerden de yönlendirme yapılmıyor:(

www.jswl.cn
www.classzone.com
0
duyond
(24.06.14)
şu bilgilerle alıntı bulabildim sadece, full text linki var mı elinizde?
0
ron dennis
(24.06.14)
Yok maalesef ben de sabahtan beri ulaşmaya çalışıyorum :(( TESOL Journal'ı incik cincik ettim.
0
🌸duyond
(24.06.14)
compadrito
(24.06.14)
(14)

Alçakgönüllü olmak: Nasıl başarırız?

r_u_h
Genellikle başarıyorum fakat bazı durumlarda kontrolü kaybedip gereksiz sidik yarıştırdığımı farkediyorum ve hemen sonrasında farkına varıp pişman oluyorum çünkü aslında susup gülümsesem hiç bir zararı yokken çocukça bir hareket yapmış oluyorum. Atıyorum birisiyle konuşurken başkasını övdüğü zaman "
Genellikle başarıyorum fakat bazı durumlarda kontrolü kaybedip gereksiz sidik yarıştırdığımı farkediyorum ve hemen sonrasında farkına varıp pişman oluyorum çünkü aslında susup gülümsesem hiç bir zararı yokken çocukça bir hareket yapmış oluyorum. Atıyorum birisiyle konuşurken başkasını övdüğü zaman "tabi ya ben de şöyle şöyle yapıyorum" moduna girebiliyorum. Özellikle yeni yeni tanıdığım insanların çevresinde oluyor.

Yaptığımı farkettiğimde sanki kontrolü o an için başkası almış, ben kendim söylememişim gibi hissediyorum. O kontrolü kaybetmemeyi, hemen üste çıkma dürtüsünü engellemeyi nasıl beceririm?

Sarkastik olmayı, ukalalık yapmayı engellemek değil demek istediğim, onları seviyorum. Mesela birisi gitar çalmaktan bahsediyorsa hemen atlayıp kendimi övmeyeyim bunu istiyorum.
0
r_u_h
(24.06.14)
kendine hakim olup susucaksın. başka yolu yok ki
0
yilki ati
(24.06.14)
Belki de bilinçaltında başarısız olduğunu düşünüyorsundur.

Ben de kendimi anlatınca çok utanırım mesela. Demek ki başarılıymışım demiş gibi oldum da, olunca oluyor demek istiyorum aslında.
0
alperz
(24.06.14)
yas kac?
0
o da olur
(24.06.14)
fıtratında olması gerek, sonradan olmaz bence.
0
uykusunu yakalayan adam
(24.06.14)
Ben mesela, benim o işi yapmam gereken saniye gelinceye kadar susup "hım hım ya öyle mi yapıyomuş çok güzel eheh" diyip, sıra bana geldiğinde insanları şaşkınlığa uğratmaktan 'zevk alıyorum'. Bu yüzden azıcık sabır gösterdiğin zaman alacağın ekstra keyfi düşünerek kendini eğitebilirsin belki.

Bi konuda herkes konuşur, tartışır, sen bi köşeden dinler, senin zamanının gelmesini beklersin. Sonra sen ağzını açtığında herkes aptallaşıp, utanır. Daha güzel bir an yok ki. Bu anlara daha çok odaklan :)

Bi de kimseye kendimizi kanıtlamak zorunda olmamayı ve kendimizi kanıtlamadan da o konularda başarılı olmaya devam edeceğimizi bilip kabullenmek ve sindirmek gerekli. Başkaları tarafından 'takdir görmek' gibisi yok. Bu da sabır gerektiriyor.
0
pandispanya
(24.06.14)
@yilki ati kendime hakim olamıyorum gözüm kararıyor :) bir egzersizi falan var mıdır? veya beni motive edin diye sordum zaten.

@uykusunu yakalayan adam sonradan çok şeyler oldu, bu da olur. beyin sürekli gelişip değişen bilen bir şey. kimse doğduğu gibi kalmıyor.

@pandispanya kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadığımın farkındayım. çoğu zaman başarıyorum ama bazen kaçıyor işte ve sonrasında çok utanıyorum. abartılı bir hareket de yapmıyorum aslında ama ne gereği var sidik yarıştırmanın diyorum. eskiden çok rekabetçi biriydim, bazı konularda hep en iyi olmam gerekirdi. o zamanlardan kalan kırıntılar sanırım :/
0
🌸r_u_h
(24.06.14)
Daniel Goleman'ın Duygusal Zekâ kitabını okuyup, anlayıp, içselleştirip uygulaman lâzım.

Ama zor kitaptır. O kadar güzel bir tarif yazmışsın ki oraya, ''yaptığımı farkettiğimde sanki kontrolü o an için başkası almış, ben kendim söylememişim gibi hissediyorum''.

Kitabını okumamış olduğun halde, bu cümleyi yazmış olduğundan haberdâr olsa, Daniel Goleman'ın gözleri yaşarırdı.

Kitabı okumazsan, ya da okuyamazsan düşüncesiyle, özetini yazayım:

İnsan kafatasının içinde iki güç sürekli olarak çatışma hâlinde. Bu bir iktidar mücadelesi. Üst beyin iktidardaysa, hiçbir sorun yok. Ama alt beyin ihtilal yapar, darbe yapar ve iktidarı ele geçirirse, işler boka sarıyo.

Kontrolü o an için başkası almış olarak tarif ettiğin başkası, alt beyne daha yakın olan nefis. Hani şu, ''nefsime hâkim olamadım'' dediğimizde kastettiğimiz nefis.

Sarkastik olmak ve ukalâlık yapmak da çok iyi özellikler değil ama o özelliklerinden gönüllü olarak vazgeçmen için yeterli tecrüben oluşmamış henüz. Zararlarını gözünle gördüğünde, o özelliklerini de bırakmak isteyeceğin bir zaman gelecek.

Bu sorudaki farkındalığa gelmiş olman ise, yetişkin bir beyne sahip olmaya başladığını gösteriyor. Yaşını bilmiyorum ama misal, 28 yaşındaysan, bana hemen itiraz edip ''Ben yetişkin olalı seneler oldu!'' filan deme. Özellikle erkek beyni çok ama çok uzun süreler istiyor gelişmek için. Bu niye böyle? Sebebini bilmiyorum. Ama bu bir hakikat. Sen bu değişimin bir göstergesi olarak, sidik yarıştırmanın anlamsızlığını kavramışsın ve şimdi bundan kurtulmanın çarelerini arıyorsun.

Hasan Cihat Örter sadece gitar çalsa ve konuşmasa, yazışmasa, o dediklerini demese, ne olurdu, onu bi hayâl et.
Bi de kişilik olarak Erkan Oğur'u kendine örnek almak ister miydini düşün.

Ne zaman içinden sidik yarıştırma isteği gelse, bu örnek aklına gelsin.

Günün birinde öyle bi eğiteceksin ki beynini, o anlattığın durumlarda gülümsemeyeceksin bile. Çünkü o bağlamdaki gülümsemenin de üstencil bir yanı var.

Biraz Anadolu felsefesine yönel. Biraz Yunus derviş oku. Türkülerimizin sözlerinden, tevazu telkin edenleri ara bul.

Engin ol gönlüm, engin ol ne demektir diye düşün. Anadolu kültürünün ortasında dünyaya gelmiş olduğun için o kadar şanslısın ki! O kültüre sırtını dönme, inkâr etme, gözünü kapatma. Gönlünü aç. Neşet Ertaş dinle. Gönül kelimesini nasıl telaffuz ettiğine dikkat et. Gönül kelimesinin İngilizcede neden bir karşılığı olmadığına kafa yor.

Biraz tasavvufa dal. Nefis terbiyesiyle ilgili hikâyeler oku.

Ama en etkili olabilecek şu tavsiyeme de mutlaka uy. Muntazam aralıklarla kabristana git kendi başına. En az 1 saat geçir orada. Mezarların arasında dolaş, mezar taşlarını oku ve tefekküre dal.

Hem Anadolu kültürüyle yoğurulmuş tevazu, hem de müzisyenlik konusunda eline su bile dökemeyeceğim, ancak çırağı olabileceğim cigerdelen de gelip iki satır karalar buraya umarım.
0
compadrito
(24.06.14)
içselleştirme/internalization konusunda biraz oku, biraz yol gösterir. eğer çok rahatsız edici durumsa senin için, psikolog kolayca belirleyecektir neler yapman gerektiğini ve bunları ne zaman, nasıl yapman gerektiğini.

otomatik olan davranışlarını önce sonradan(belki durum şu an böyle), sonra da olduğu an fark etmeye başladıktan sonra aşılablir belki. olduğu anı fark ettiğinde ne yapman gerektiğini bilmen gerek. yapmayacak mısın veya başka bir yaklaşım mı sergileyeceksin vs. gibi. dediğin davranışı tamamen yıktıktan sonra(yani otomatikliğini bitirdikten sonra) ne inşaa edeceksen ona göre hareket edersin. bu mümkün müdür, ne kadar zaman ve çaba gerektirir bilemem.

özellikle yeni tanıştığımda diyorsun. yani bunu yapmak istediğin bir şey mi, yoksa yapman gereken şey mi olarak görüyorsun. bunun ayrımına varmak zor. ondan dolayı fıtrat dedim. dediğin şey düzenlenebilir, ama söküp atılabilir mi bilemem. yani bu davranışı seni ve/veya başkasını rahatsız edici faktör(ler) olmadığı zaman sergileyecek misin, yoksa alçakgönüllü mü olacaksın, orası meçhul.
0
uykusunu yakalayan adam
(24.06.14)
Alçakgönüllü olmak biraz karşındakini küçümsemekle başarılabilir. Şahsen beni o kadar alçakgönüllü görüyorlarki. Halbuki değilim karşımdaki insanın sidik yarıştıracak kapasitede olmaması bende bir bıkkınlığa sebep olduğu için pki diyip susuyorum genelde :D
0
Solem
(24.06.14)
@compadrito David Eagleman'ın Incognito'yu okudum, benzer şeylerden bahsediyor. Nörolojik deneylerle varılan bu tip sonuçlar falan. Ama söylediğin kitabı da edineceğim.

28 olmama 2 ay kaldı :) Hasan Cihat ve Erkan Oğur karşılaştırmana bayıldım. Asım Can Gündüz olsam yeter bana Erkan Oğur çok üst düzey o konuda çünkü.

Müzisyenlik demişken, o konuda fena değilimdir(iyi olmasam da vasat seviye diyelim) yeni yeni çalanların yanında bile iyiyim demedim hiç bir zaman, bu konuda mütevazi olmayı çok güzel başarabiliyorum mesela. Belki de uzun yıllardır uğraşıp bilgi sahibi olmam dolayısıyla aslında hiç bir şey bilmediğimin farkına varmamdandır.

@uykusunu yakalayan adam evet refleks olan bir şeyi önce durdurmayı refleks edinir sonra unutur sonra yerine başka bir şey koyarız, sıfırdan öğrenmekten çok daha çaba gerektirir. Yeni tanıştığım olayı da şöyle sanırım, etrafımdaki insanlar çok büyük oranda en az 10 yıldır samimi olduğum kişiler, en salak halimi de bilirler en iyi olduğum halimi de. Fakat zaman zaman yeni ortamlara giriyoruz ki son zamanlarda baya açıldım bu konuda, kendimi bu şekilde ispatlama dürtüsü mü var ne var artık bilemiyorum. Hep ortamda şu bu işi iyi yapan olarak bilinmeye alışmışım sanırım.
0
🌸r_u_h
(24.06.14)
ya, bir de... tevazunun ise yaramadigi yerde mutevazi olmayin, gerekmez...
0
o da olur
(24.06.14)
Ulan nokta atışı bea! 28! (bi dakka bi dakka! götüm kalkmasın hemen! engin ol gönlüm engin ol!)

sevgili abicim, o dediğim herifin soyadı Goleman. Duygusal Zekâ kavramının müellifi. O nörologdan başka birisi bu. Sanırım Harvard mezunu bir psikolog.

Hasan Cihat - Erkan Oğur örneğini daha önceden çalışmıştım. Hazırdım bu cevâbı vermeye yani. Çok düşündüm üstünde. Sohbet de ettim Hasan Cihat'la ve hiç de itici gelmedi, çok tatlıydı. Yanımdaki arkadaşım gitarist olduğu için ona, bize gel, sana falan feşmekân dinnetiyim demişti mesela. Ama sahnede ağzını açmasaydı keşke. Sadece çalsaydı.

Erkan Oğur idolün olacak bu konuda. Belki asla onun gibi olamayacaksın ama hep o yöne doğru mesafe katedeceksin. Onun kişiliğini örnek alacaksın kendine.
0
compadrito
(24.06.14)
@compadrito aynı kişi olmadığını biliyorum, benzer veriler sunan bir kitap okuduğumu belirttim sadece. Ona göre zaten iki değil çok daha fazla düşünce üreten bölge çatışıyor zihnimizin içinde.

Hasan Cihat Örter Facebook kullanmasa iyi adam aslında :)
0
🌸r_u_h
(24.06.14)
özür dilerim yanlış anlamışım. tamam o zaman, o kitabı mutlaka oku. sana yepyeni bi ufuk açacak ve bütün bu sorularının cevâbını o kitapta bulacaksın. ama ders çalışır gibi oku. ben tıp fakültesi mezunu olduğum halde çok zor anladım ve bitiremedim o kitabı. tabii dikkat eksikliğimin de önemli etkisi var yarım bırakmamda. sen bitir ve bizi de eğit.

Hasan Cihat konusunda aynı fikirde olduğumuza da sevindim.

Aslında bu ego konusunda burada ismini anmamız gereken en önemli kişilerden biri de Tuluyhan Uğurlu. Onu da dinledim canlı canlı. Baştaki uyarılarından çok rahatsız oldum ama dinleti bittiğinde, ezildim, küçüldüm, nokta kadar kaldım. İsmi hiç duyulmamıştı daha.
0
compadrito
(24.06.14)
(1)

doktorların kariyerleri hangi kariyer grubuna örnektir ?

romayi kurtaran itfaiyeci
arkadaşlar İnsan Kaynakları Yönetimi'ne göre doktorların kariyerleri hangi kariyer grubuna girer. ?
arkadaşlar İnsan Kaynakları Yönetimi'ne göre doktorların kariyerleri hangi kariyer grubuna girer. ?
0
romayi kurtaran itfaiyeci
(24.06.14)
Profesyonel
0
compadrito
(24.06.14)
(7)

Gönül işi ingilizcesi

ipmus90
Gönül işi ingilizcesi nasıl söylenir. Hearts job diye mi?
Gönül işi ingilizcesi nasıl söylenir. Hearts job diye mi?
0
ipmus90
(23.06.14)
tamamen yanlış anlamadan sonra gelen edit: affairs of the heart olacak o
0
curbed wings
(23.06.14)
affair(s) of heart
0
lorrid
(23.06.14)
love affairs de uygun olabilir.
0
vejeteryanvampir
(23.06.14)
heartjob iyiymiş yalnız, biraz uğraşmak gerektirir ama denemek lazım aksjdlasd.
love affair olur.
0
baba jo
(23.06.14)
Romance
0
compadrito
(24.06.14)
curbed wings vermiş gereken cevabı edit'ten sonra. lorrid de öyle ama the eksik. diğerlerine kanmayınız.
0
inscrutable
(24.06.14)
Romance daha uygun
0
mea maxima culpa
(24.06.14)
(15)

duyuruda yardimsever bir doktor vardi niki neydi

mula
Elix elxsa boyle x'li felan bisey. Baska doktor varsa ona da sorabilirim gogus agrisiyla ilgili ama ozelden sormayi tercih ederim
Elix elxsa boyle x'li felan bisey. Baska doktor varsa ona da sorabilirim gogus agrisiyla ilgili ama ozelden sormayi tercih ederim
0
mula
(23.06.14)
compadrito, süper bir insandır kendisi. benim çocuğun sünnetini bile o yaptı

şaka bir yana ilgilidir bir sor
0
GibsonRulesv2
(23.06.14)
bildiğim doktor compadrito var çok özel değilse branş falan ona sor ilgilenir.
0
basond
(23.06.14)
Compadrito uzmanlik okumamis diye cok guvenemedim diyim de beni dovun. Saka saka o hesabini kapamisti. Bir de gogus-meme givi bi yer agrisi icin hango doktora gidiliyo??
0
🌸mula
(23.06.14)
Elxa var da o doktor mu bilmiyorum.
0
buff
(23.06.14)
göğüs hastalıkları?.....
0
GibsonRulesv2
(23.06.14)
Ya gogus hastaliklari ciger felanla ilgili degil miydi meme icin ona mi gidiliyo
0
🌸mula
(23.06.14)
Compadrito hesabını kapatmadı ya, burda.
0
buff
(23.06.14)
meme için genel cerrah
0
la noix
(23.06.14)
Ya ben de bugune kadar compadritoyu fizikci saniyodum, baska biriyle karistirdim zahir.

Lakin kendisi inanilmaz yardimsever, hos bi insanmis sagolsun. Bence ona sor:)
0
prisoner
(23.06.14)
@la noix sendin galiba o yazar! Doktordun di mi
0
🌸mula
(23.06.14)
La noix benden iyi bilir mevzuları.
0
compadrito
(23.06.14)
Tlf'dan edit yok. Sağol Gipsın reyiz! Nası? Oğlan mala vurmaya başladı mı?

Prisoner sağlam dur aplam! O senin gendi galbiyin güzelliği!

Memeye göğüs demeyin, aazınıza biber süreller. Genel cerraha gidin.

Buff, naabiyon qı? Gene kime âşık oldun?
0
compadrito
(23.06.14)
Hatirladim o cosmicstring'di:)

Hatta bugun compadrito bana tatli tatli cevap verince korktum cok ciddi bisey mi var diye(soru tumor sorusuydu) meger atarli cevapci fizikciyle karistirmisim:)
0
prisoner
(24.06.14)
fayfim var fayfim, ama henüz uzman değildi galiba.
0
tolga asp
(24.06.14)
ben degilim (:

saksiyim ben.
0
elxa
(10.08.14)
(3)

doktor olan ya da mamografi/ulstrason yorumlayacak var midir acaba?

prisoner
Sabahki duyurumu affiniza siginarak prime timeda tekrar ediyorum. Biyopsiye gidene kadar saatler zor geciyor malum, ekteki rapordan iyi/kotu bisey denebilir mi, yoksa olaylar biyopsi sonucu mu netlesir?
Sabahki duyurumu affiniza siginarak prime timeda tekrar ediyorum. Biyopsiye gidene kadar saatler zor geciyor malum, ekteki rapordan iyi/kotu bisey denebilir mi, yoksa olaylar biyopsi sonucu mu netlesir?
0
prisoner
(23.06.14)
Rapor pek iy gözükmüyo aplam.
0
compadrito
(23.06.14)
Bir şeyler söylenebilir ama boşa konuşulmuş olur. Biyopsiyi beklemek gerekecek malesef.

Geçmiş olsun.
0
vendorth
(23.06.14)
kesin cevabı biyopsi ile alırsınız.

ama tecrübelerime, gördüklerime ve amatör olarak araştırmalarıma dayanarak, compadrito üstadımın da affına sığınarak rahatlatmak için şu kadarını söyleyebilirim, bu bahsedilen kitle kötü huylu olsa bile gördüğüm kadarıyla boyutu gayet küçük. tamamen temizlenmesi de tedavisi de mümkün. erken fark etmişsiniz, şanslısınız.
0
kibritsuyu
(24.06.14)
(1)

doktor olan ya da mamografi/ulstrason yorumlayacak var midir acaba?

prisoner
Acilinden yorumlayacak olan cok sevaba girer, gunumuzu pic etti :(
Acilinden yorumlayacak olan cok sevaba girer, gunumuzu pic etti :(
0
prisoner
(23.06.14)
minik bişey var ve biyopsi yapılması lâzım. özeti bu. biyopsi sonucunda sevimsiz haberlere karşı hazırlıklı olun ve moralinizi yüksek tutun.
0
compadrito
(23.06.14)
(5)

kilo almış olamam heralde ?

materyalist imam
3 ay önce sporu bıraktım, haftada 1 bisikletle çıkıp 10 20 km sürüyorum sadece falan. Sporu bırakınca yemek alışkanlığı da değişti haftanin 3 günü börekli simitli kahbaltilara geçtim. Lakin kilo artmiyordu. Tam hatırlamıyorum ama 3 haftadan fazla değildir, sabah kalkıp 1 ölçüldüm 69.6 kg gösterdiydi
3 ay önce sporu bıraktım, haftada 1 bisikletle çıkıp 10 20 km sürüyorum sadece falan. Sporu bırakınca yemek alışkanlığı da değişti haftanin 3 günü börekli simitli kahbaltilara geçtim. Lakin kilo artmiyordu. Tam hatırlamıyorum ama 3 haftadan fazla değildir, sabah kalkıp 1 ölçüldüm 69.6 kg gösterdiydi. "Lan noluyo sporu bıraktım öküz gibi yiyorum hala kilo veriyorum." Diye zira sabit kilom 70.6 idi (boy 185) her neyse araya finaller falan girdi yedik içtik kilo aynı. Finaller bitti geçen hafta alkol almaya başladık derken 3 gün önce ailemin yanına gittim bugün dondum bi tartildim 74 diyor !!! (Babam da iki gün üst üste 1 küçük rakı açtı). Bir de ana yemeği falan, börek morek de abandik üstüne...

Şimdi diyorum ki kilo almamışımdir di mi ? Aldiysam da 4 kilo değildir çat diye 4 kilo alınır mı lan !!111 su falan toplamıstir vücut di mi ?
0
materyalist imam
(23.06.14)
evet ben baktım şimdi tam olarak 4 kilo 8102391283 gram su toplamışsın o zamandan bu zamana kadar. işesen geçecek.
0
icim urperiyor
(23.06.14)
kilo akşamdan sabaha alınmaz. aydan aya alınır. öküz gibi yersin 1 hafta, onun kilosu 1 ay sonra gelebilir mesela.
0
compadrito
(23.06.14)
Bi tane sporcu abi var, bir günde 7-8 kilo alıp ertesi gün verebiliyor. Youtube'da videoları var, pancakeleri götürüyo.
0
[silinmiş]
(23.06.14)
bi sicsan onun 1,5 2 kilosu gider ama yine de almissindir kilo. ben bazen yemekten once ve sonra tartiliyorum, 2,5 kilo fark ediyor, buna gore dusun iste.
0
crucio
(23.06.14)
Kilo almışsınız, kilo almak öyle kolay ki.
0
angelus
(23.06.14)
(3)

hizlı giden bir seyin yavaslaması ile ilgili soz

all girls dream
hani tersi durumlar icin arap atı gibi acılmak, kabak cicegi gibi acılmak deriz ya tersi durumlarda ne denir? aklıma ilk hızlı giden atın boku seyrek duser gelio ama baska ne var?
hani tersi durumlar icin arap atı gibi acılmak, kabak cicegi gibi acılmak deriz ya tersi durumlarda ne denir? aklıma ilk hızlı giden atın boku seyrek duser gelio ama baska ne var?
0
all girls dream
(23.06.14)
hızlı giden atın boku seyrek düşer, hızlı giden bir şeyin yavaşlaması değil de kötü sonuçlanması durumlarında kullanılır. böyle bir duruma tabir arıyorsanız aklıma ilk gelen acele işe şeytan karışır. bir de kabak çiçeği gibi açılmak deyimi söylediğiniz gibi bunun tersi durumlarında kullanılan bir deyim değil. anlamı çok farklı onun.
0
nohut yutmus solucan
(23.06.14)
Türk gibi başla, Alman gibi bitir.
0
compadrito
(23.06.14)
göt gibi kalmak olabilir.
0
rhan
(23.06.14)
(20)

Ülkemizdeki allı pullu şeylere düşkünlüğün sebebi

ay nov kung fu
Nedir? Mobilyadan aksesuara kadar her şey aşırı parlak, aşırı gösterişli.Nordik naifliği beklemiyorum da böyle bir talep olmasa mobilyacılar da bunları üretmez heralde. Bu talep neden kaynaklanıyor sizce?Taşlı halı olur mu ya? http://www.moda.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/2013/01/swarovski-t
Nedir? Mobilyadan aksesuara kadar her şey aşırı parlak, aşırı gösterişli.

Nordik naifliği beklemiyorum da böyle bir talep olmasa mobilyacılar da bunları üretmez heralde. Bu talep neden kaynaklanıyor sizce?

Taşlı halı olur mu ya?

www.moda.kadinlarsitesi.com

BU NEDİR ALLAĞAŞKINA?
www.koctasmodelleri.com
0
ay nov kung fu
(23.06.14)
arabesque

orientalism

"nordik naifligi" cok iyiymis :)
0
exlibris
(23.06.14)
saray / arap kulturu. ne kadar cok satafat o kadar zenginlik algisi. boyle urunler tercih edenlerin alt mesaji : ben zenginim. bu durtuyle satin aliyolar bunlari, evlerini boyle dosuyolar, parlak kadife koltuklar, altin varakli aynalar, tasli halilar, icinde altin islemeli bardaklarin sergilendigi igrenc vitrinler vsvs..
0
harekatamiri
(23.06.14)
Bu herhalde oryantalizm kültürünün getirdiği bir şey. Kuzey Afrika ülkelerinde ve İran'da her şey çok daha ağır bir şekilde cafcaflı. Para arttıkça evlerin içindeki koltuklar tahtlaşıyor, süsler saray süsü gibi olmaya başlıyor. Keza aynı şey kadınların makyajına da vuruyor. Bir abartı, bir badana boya ki makyaj resmen yüze kat çıkıyor, insanın spatula ile yüzden makyajı kazıyası geliyor.

Ek: Aynı şey kokulara da yansıyor. Bu bölgelerde parfümler daha geniz yakıcı, baharatlı baharatlı.
0
aychovsky
(23.06.14)
Görgüsüzlük.
0
angelus
(23.06.14)
Ahahhaahhah ne güldüm isyana:)

Şuraya bi bak sitelerankara.com
0
buff
(23.06.14)
arap kulturuyle bagintili hersey olabilir ama "oryantalizm" degildir! oryantalizm bu sorunun sorulmasinin sebebidir; bu sorunun bu sekilde sorulmasinin sebebidir.
0
o da olur
(23.06.14)
Varaklı, oymalı, güzel kadife döşenmiş nebleyim lukens ayaklı bir oturma grubu güzel görünebilir. Bu kültüre ait her şey çirkin, niye yapıyorlar diye sormuyorum. Zevk der geçerim de, şatafatla ucuzluk/basitlik arasındaki kalın çizgiyi gözlerin fark edememesinin sebebini anlamıyorum ben. Taşlı halı her insan ayağı için konforsuz bir şey değil midir?
0
🌸ay nov kung fu
(23.06.14)
Satafat gunluk hayat icin degildir zaten.


Tasli hali senin oturma odan icin uretilmiyor.

Varak , oyma , kakma vs vs bizlerin evine girsin diye degil.

Ha bunlari gunluk hayata sokanlaraysa isyanin, yaz beni de isyankarlar listesine.

Yeni gelinin altin terlik giydigini gordu bu gozler, varak boncuk nedir?
0
cecilia
(23.06.14)
Kultur tamamen. Doguya gidildikce satafat artar, batuya gidildikce sadelik. Iran'da Umman'da, kadinlarin o tek acik yerleri olan yuzlerindeki on kat simli boyalari, dovme kaslari gorunce sok gecirmistim. Mobilyalar keza, altin kaplama musluklar filan teallam. Talep bitmez!
0
cezzar dede
(23.06.14)
@o da olur bahsettiğim konudan oralara nasıl vardın bilmiyorum da cevabın taşlı halıyı açıklamıyor.

@cezzar dede işte ben de bu farkın sebebini sorguluyorum. Neden biz? Neden doğu? :')
0
🌸ay nov kung fu
(23.06.14)
Şunu aratıp buldurdunuz bana, sözlükte de çok dalga geçilmişti :D

Yalnız dikkatli açın, korkunçlu ev:
www.kadinlarkulubu.com

Eciş bücüş şeyleri "ağır gösteriyor" zannetmekten hep. Şu evi "klasik döşenmiş" zanneden kafadan da başka şey beklenmez.
0
marjory
(23.06.14)
"bizim" kulturumuz icin bu, gelenekte kadinlarin kafeslerinden baska ovunebilecekleri pek birseyleri olmamasindan dolayidir. bahsettikleriniz kullanisli esya degiller; birilerinin onlari derli tutmak icin ugrasip durmasi lazim. kadinlar evde ve isleri ne? evlerini suslemek, ve saire... anlasilmaz mi bu?
0
o da olur
(23.06.14)
ilaveten, resim ve islam iliskisinin de payi var bunda. musaadesi verilen süs bu kadar olunca ona abanmis olabilirler, pek ala...
0
o da olur
(23.06.14)
gosteris meragi. eve gelen misafirin gozune batip da sahip olduklari malin satafati ile hurmet kazanacaklarini sandiklari icin. (daha iyimser olarak dusunursek) kendilerini elalemden farkli hissetmek icin. bu bizim kulturde var. adam ay sonunu zor getiriyordur, benzin parasi yoktur ama borca harca girerek altina 0 jilet gibi araba ceker. "vay kamuran abinin arabayi gordun mu! yilan yilann" desin millet diye.

"nordik naifligi" dedigin sey de onlarin kulturu ile alakali. adamlarda janteloven diye birsey var. kisaca goze batma, kendini bir bok sanma demek oluyor.
0
varg
(23.06.14)
@o da olur
evet anlaşılmaz. Neden? Çünkü orjinal bir ürünün (saray mobilyaları mesela) kalitesiz taklidinin ayırdına varabilen insan (ki benim anlamaya çalıştığım bu) bunları süs olarak algılamaz zaten.
Çoğu kadının evini süsleme arzusu vardır diye tahmin ediyorum. Ama bu süslemede tercihin taş ve dore/lame boyalı eşyalar olmasının altında yatan sebebi sorguluyorum.
0
🌸ay nov kung fu
(23.06.14)
tam sebebini ben de bilmiyorum ama normalde adet, gelenek, görenek, değerlerimiz diye devamlı yırtınan yakın kadın akrabalar eve sadece kilim aldığımız için baya bir kınadılar simli shaggyler yerine köylü işi halının ne işi var evde diye :D benim için çok da tınn tabi ama bir eşyanın x'in evinde olması = o şeyin alınması gereken bir şey olması şeklinde çok düz bir mantık yürüyor çoğu kadın için.
0
irbat
(23.06.14)
Sade şeyleri özenilmemiş, basit, değersiz zannettiklerinden de olabilir mi acaba?

Hiç unutmuyorum, bi gün bir arkadaşıma gelinlik falan bakıyoruz, annesi de bizimle. Ben böyle sade, zarif bir şey gördüm, annesi "o ne öyle dul kadın gelinliği gibi" dedi bana.

Bu lafın üstüne tez bile yazılır da, ben "benim kızım bir prenses ve her tarafından tüller, inciler, danteller fışkırmalı" olarak anlamıştım, nitekim öyle oldu.

Zenginlik algıları masallardaki o saraylar inciler boncuklar altınlarda takılı kalmış herhalde. Mesela yine o arkadaşıma göre benim evim boş, çünkü eşyalarımın üstünde örtüler, biblolar, süsler yok, onu bırak vitrinim yok.

Yukarıdaki "kadınların kafeslerinden başka övünecekleri bir şeylerinin olmaması" yorumunun altına imzamı basabilirim ayrıca.
0
marjory
(23.06.14)
rönesans yaşamamış olmaktan olabilir mi acaba?
0
compadrito
(23.06.14)
genel olarak estetik algısı gelişmemiş, bu görerek gelişen bir şey, müze gezen, sergi gezen insanlar değiliz. bir de buna gelene kadar, çıkar kafanı bak bütün binaların çirkinliğine leş renklerde mozaikler mi dersin, saçma sapan renkler mi, üstüne kaçak kat çıkılmış apartmanlar mı, üstelik bir damla yeşillik doğallık yok, fışkiyeler bile çirkin avm lerin içinde saçma sapan şekilli ulan. güzel şeyler, zarif şeyler görmeden büyüyen insanlar, en kocamanı en parlağı arıyor. bir şeylerin yokluğunu telafi etmek (compansate) için dayıyorlar pulu, altın simi vs. bir de şöyle bir durum var, tahtakaleden geçiyorum her gün, halkın bu gösteriş düşkünlüğüne yönelik ürünlere talep o kadar fazla ki, satışı fazla-fiyatı ucuz, hani bakıyorsun pullu taşlı ışıkdaklı minder, lan bu gidip normal bir mağazadan alacağım sade minderin yarı fiyatına, ben buna sade kılıf geçirir kullanırım diyor insan :D yani bu taşlı pullu olanları bulmak daha kolay, her yer onlarla dolu, fiyatları da daha modern zevk sahibi tasarımlara göre çok daha ucuz bulabiliyorsun.
0
alice practice
(23.06.14)
Öncelikle görgü meselesi. Para bu ülkede bir anda el değiştirdi. Parayı rahatlıkla harcayabilecek insanların herhangi bir şekilde, bir müze görmüşlüğü, kitap okumuşluğu, görgü kuralları bilgisi olması gibi durumlar mevcut değil. Sosyal ve kültürel anlamda herhangi bir yer sahibi olmayan, kapalı kapılar ardında yetişmiş, kitap okumanın eve tablo asmanın hatta kadının okumasının bile ayıplandığı bir toplulukta büyümüş kişiler hiç bir altyapı sahibi olmadan şehirlerin baş köşesine yerleştiler ve artık ihtiyaçlarından çok paraları oldu. Sonuç olarak ne yapacakler? Kendilerini uyutma amaçlı televizyonlarda dönen acayip dizilerin hepsine ayrı ayrı özenip bir acayip yaşam biçimi yaratacaklar. Onlar için maalesef ki zenginlik göstergesi taşlar, pullar, doreler, lameler ....
0
laranja
(23.06.14)
(11)

kilo alıyorum lütfen yardım :(

fuerteventura
okul için il dışında oluyorum. her şey 2. dönemin finalleriyle birlikte başladı. finallere çalışıyorum ayağına gecenin bi vaktinde pizzalar gitti totslar geldi o gitti ızgara köfteler geldi. yine de bunlar çok fazla etkilememişti çünkü okulda dikkat ediyordum ve öğün dışında yemiyordum. şimdi eve ge
okul için il dışında oluyorum. her şey 2. dönemin finalleriyle birlikte başladı. finallere çalışıyorum ayağına gecenin bi vaktinde pizzalar gitti totslar geldi o gitti ızgara köfteler geldi. yine de bunlar çok fazla etkilememişti çünkü okulda dikkat ediyordum ve öğün dışında yemiyordum. şimdi eve geldim 2-3 haftadır öküz gibi yiyorum ve kendimi durduramıyorum. spora da yazıldım ama ona da pek motivasyonum yok. böyle okulda yurtta sürekli yemek bulamadığım için şimdi elimin altında yemek olunca yemediğimde zarardaymış gibi hissediyorum. ne yapsam sizce arkadaşlar? kendimi nasıl frenleyebilirim. bir de uyku düzeni gitti, mahvoldu. onu nasıl toparlarım acaba? yardım lütfen :/
0
fuerteventura
(23.06.14)
yeme.
0
icim urperiyor
(23.06.14)
yürü.
0
oğlum çok zor lan
(23.06.14)
hazır yemeği kesmen gerek. ev yemekleri yapan yerler var onlar da ne yağı kullanıyor yemeklerde belli değil. en temizi kendin yapıcan elektrikli ocak alıp, başka türlü olmaz. uykuyu da sabah 5te yatsan bile alarmını 8-9a kur ve mutlaka uyan, bir iki güne düzelir.

ya da kolayı var, gastrit oluyorsun, yemek yemeyi bırak görünce bile miden bulanıyor.
0
harekatamiri
(23.06.14)
hard diyet. ekmek ve şeker sıfır. akşam yemeğinde kesinlikle karbonhidrat ve yağ almıyoruz; salata+çorba, salata+yoğurt, salata+yağsız et/tavuk kombinasyonları yenebilir.

uykunu düzene sok. tabii ki irade.

edit: dediklerimle sporsuz halledersin. spor insanı sıkıyor, disiplini zor biraz. onun yerine gezinti şeklide günlük 30-45 dk yürünebilir.
0
uykusunu yakalayan adam
(23.06.14)
Yaptığınız hataların farkındasınız, onları yapmamanız için birinin sizi sopayla dürtmesi mi gerekiyor? En nihayetinde aklı başında bir insan olduğunu var sayarak söylüyorum; hiçbir şey yapmayın. Belli ki buraya tost köfte pizza yazarken bile ağzınız sulanıyor, biz ne söylersek söyleyelim sizin hayatınızda belli ki bir şey değişmeyecek. Belli ki ruhunuz bile şişko sizin. Üzgünüm.
0
angelus
(23.06.14)
paranı baska seylere harca öyle pizzadır ızgaradır söyleyebilecek lüksten kurtar kendini madem ağzını tutamıosun
0
joy stick
(23.06.14)
Psikolojiyi toparlamak gerek yeme düzeninden önce.

Sizin makrodaki örneğiniz babam. Çocukken aç kalmışlar, yemeği bulunca da 45-50 yıldır 130 kilo oldu ama doyamadı adam. Çünkü ne zaman yemese, bir daha bulamayacağı için saldırıyor hala. Bu da tokluk-açlık meselesi değil.

Psikolojik yardım da alabilirsiniz de önce bir sakinleşmeniz gerek. Kimse sizden yemeği kaçırmıyor. Fazla fazla yerken bunu içinizden geçirebilirsiniz. Kota belirleyebilirsiniz kendinize, ondan fazlasının kendinize zarar olduğunu hatırlatabilirsiniz. Telkinler falan işe yarayabilir. Aile büyükleriyle falansanız, onlarla bir konuşun.
0
aychovsky
(23.06.14)
angelus eksi bir.

porsiyonları %25 azalt. günde yarım saat yürü. ertesi hafta 45 dakka, ertesi hafta 1 saat gibi arttır.
zehirlerden uzak dur.

toparlarsın, panik yapma.
0
compadrito
(23.06.14)
aynı durum bende de var. Yemek her aklıma geldiğinde iki bardak su içiyorum yarım saat 45 dk erteliyo. bi süre sonra alışırısın zaten.
0
justinho26
(23.06.14)
Finaller bitti degil mi? Ona gore yazacagim cunku.

Yapilacak sey basit aslinda. Uykunu duzene sokman gerek. Gece en gec 2'de filan yatip sabah 9 gibi kalkacaksin. Kahvaltida tika basa yiyebilirsin. Aksam 18 sonrasi HICBIR SEY yemeyeceksin. Gun icinde aciktikca tirtikla, atistir bir seyler. Kahvalti haricinde doyana kadar yeme. Beyaz unu kes, sekeri meyveden al sadece. Spor konusunda pek yorum yapamiyorum, sporyapmaya usenen bir tipim. Aksamlari hizli tempoda bir saat yuruyus, her gun yarim saat pilates.

Hem saglikli olursun hem de kilo verirsin.
0
cezzar dede
(23.06.14)
özetle ;

soru :öküz gibi yiyorum, spora yazıldım ama gitmiyorum ve böylece kilo alıyorum ne yapayım ?

cevap :öküz gibi yeme ve o spora git ! :)
0
maxhoper
(23.06.14)
(4)

Immanuel Kant'ın

secilmis uye
Isaac Newton'a dayandırdığı felsefi görüş nedir? Einstein daha iyisini bulunca Kant'ın karizması zedelenmiş hani?
Isaac Newton'a dayandırdığı felsefi görüş nedir? Einstein daha iyisini bulunca Kant'ın karizması zedelenmiş hani?
0
secilmis uye
(22.06.14)
Kant Newton'a nası dayandırmış abi bi annatsana onu!

dur cevabı yazacam şindi.

dergiler.ankara.edu.tr

sefalet.blogspot.com

bakirkoy.aktiffelsefe.org
0
compadrito
(23.06.14)
Bende bilmiyorum Celal Şengör'ün demesi
0
🌸secilmis uye
(23.06.14)
idealizm?

Saf Aklın Eleştirisi ya da Arı Usun Eleştirisi'nden geldim buraya. Newton'u düşünmedim.
0
aychovsky
(23.06.14)
@vfgerty kastediyor da ne diyor?
0
🌸secilmis uye
(23.06.14)
(15)

hic koylu kiziyla/cocuguyla ask yasadiniz mi?

babamasoliimbananickaldirsin
dogma buyume koylu olacak, sivesi de farkli/komik olacak. hep bu nasil olurdu diye merak etmisimdir. bazi koylu kizlari sehirdeki en guzel manken gibi kizlardan daha guzel oluyor mesela. hep onlardan biriyle ask nasil olurdu diye dusunurken buluyorum kendimi. cocuklugunda var mi boyle bir sey yasaya
dogma buyume koylu olacak, sivesi de farkli/komik olacak. hep bu nasil olurdu diye merak etmisimdir. bazi koylu kizlari sehirdeki en guzel manken gibi kizlardan daha guzel oluyor mesela. hep onlardan biriyle ask nasil olurdu diye dusunurken buluyorum kendimi. cocuklugunda var mi boyle bir sey yasayan? aslinda yetiskinken olmussa daha iyi olur.

duyuru kadinlari siz de hic koylu cocuguyla ask yasadiniz mi onu anlatin.

Tesekkurler

MOD. NOT: GONUL ISLERI DEGIL? DEGIL LO? BEN YOGUM ASLINDA. YOH. YOG.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(22.06.14)
yaşadım ama şehirde samanlık bulamadığımız için sevişememiştik.
0
baldur
(22.06.14)
evet ,sevgilim köylü.iç anadolunun köyünden.
bazen kültür çatışması yaşıyoruz :D
köylü kurnazlığı yapmıyor da değil , yanımdayken karı kıza bakma gibi.
0
blmnrvs
(22.06.14)
Köylü tanımına girer mi, bilmiyorum. Şiveli konuşması vardı, bakınca da bir İstanbul beyefendisi görünüşü de yoktu. Köylülükle ilgisi olmayan nedenlerle birlikteydik, yine köylülükle ilgisi olmayan nedenlerle ayrıldık.
0
aychovsky
(22.06.14)
Paris'te bi köylü Fransız qızı yazıldı bana. Bildiğin köylüydü la! Kartpostallara bakıyodum, geldi doğrudan konuşmaya başladı. Türk olduğuma inandıramadım bi türlü. Türküm diyom, sen Türk olamazsın diyo. 'Madem Türksün göster ürksün' dediğini duyar gibiyim ama ürkecek gibi de durmuyodu hiç. Hadi gidelim dememi bekliyo. Benim uçak kalkacak iki saat soğna. Başımdan savmak için kaldırıma oturup bişeyler çalmaya başladım da zor kurtuldum.
0
compadrito
(22.06.14)
sayılır mı bilmiyorum ama, bir ege kasabasında (turistik bir yer değil) kayığıyla balık tutup satan köyde yaşayan bir adamın aynı şekilde balıkçı oğluna aşık oldum, sevgili olduk, sonra daha önce nişanlandığını nişanlısından çocuğu olduğunu öğrendim, daha da 20 yaşında falandım, ege kasabalarında baya yaygın sanırım, ot falan takılan, kasabaya dışarıdan gelen her şehirli kıza yazan bir adamdı zaten, o da benim yaşlarımdaydı ama adamdı yani ben çocuk sayılırdım.
0
alice practice
(22.06.14)
Dalga geçme, allah sana köylü kız nasip eder. Bir de sana bir şey diyeyim o köylü dediğin saf dediğin kızlar var ya seni parmağında oynatır haberin olmaz. O yüzden böyle ayrımlara girmesen iyi olur.
0
hohoya
(22.06.14)
@compadrito ben de aslinda fransiz koylu kiziyla ask yasamayi merak ediyordum da genel sorayim diye belirtmedim :( niye basindan savdin alaydin bi bilet gunes batimina karsi yelken acaydiniz.

@hohoya ne dalgasi efenim cidden istedigim ve merak ettigim bir sey oldugu icin sordum.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(22.06.14)
yok benim hiç olmadı. ama etrafımda olan bikaç örnek var, kız köylü erkek şehirli. o köylü kızlar o kadar fena oluyorlar ki anlatamam. naif olsun, saf olsun diye bekliyorsun ama babayı alıyorsun. EVİN VAR MI? ARABAN VAR MI? İŞİN SABİT Mİ? ANAN BABAN ZENGİN Mİ? BANA MÜCEVHERLER ALCAN MI? EVİ NERDEN DÖŞİYCEZ? NE TAKACAKSINIZ DÜĞÜNDE? soruları ile baş başa kalıveriyorsun bir anda. yok öyle sevgili olalım vs :D
0
mayaa
(22.06.14)
Hiç olmadı. Başıma bişey gelmeyecekse ben öyle gerçekten 'napeyon nediyon' gibi konuşmalar esnasında aseksüelleştiğimi belirtmek istiyorum :(
0
pandispanya
(22.06.14)
pandispanya, sen şindi bennen sevişmenni qı????
0
compadrito
(22.06.14)
bileti nası aliyim abi? bileti şirket almış. benim mayış yeter mi o bilete? uçak iki saat soğna kalkıyo. tutturdu sen Türk değilsin diye. İngilizcesi de bi kötü ki! Benden bile kıro! De get! diyom annamıyo.
0
compadrito
(22.06.14)
Compadrito abicim, bu şekilde ben de konuşuyorum, hatta çoğunluğu da senden olmak üzere baya günlük dilime de yansıdı sanırım bu durum :) ama temelli böyle konuşma işi gerçekten sadece 'herkes ana bacı kardaş ana gibiiidir' etkisi yaratiyii. Irmak ırmak efil efil buğday gibi oluyo :(
0
pandispanya
(23.06.14)
@pandispanya +1
0
naelektrisan
(23.06.14)
Yaşadım. Seviştik bile. Ciddiyim.
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(23.06.14)
@sevgili sen masada değil yatakta güzelsin ahahah uctum sahitlarim var gibi olmus hahahah. anlatsana biraz nasildi?
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(23.06.14)
(17)

Benim müridlerden biri Türkiye'ye gelecek, koruyucu aile lâzım

compadrito
Bir aylığına gelecek. Misafir edecek bir aile istedi. İstanbul'a iki kere gelmişliği var. İstanbul dışını merak ediyo.Ben de dedim ki, misafir edecek aile bir ay naapsın seni? Güzel yurdun 4 bi tarafından 4 aile buluyum sana, birer hafta kal yanlarında.Kalacağı ailelere ''makul miktarda'' bi para öd
Bir aylığına gelecek. Misafir edecek bir aile istedi. İstanbul'a iki kere gelmişliği var. İstanbul dışını merak ediyo.

Ben de dedim ki, misafir edecek aile bir ay naapsın seni? Güzel yurdun 4 bi tarafından 4 aile buluyum sana, birer hafta kal yanlarında.

Kalacağı ailelere ''makul miktarda'' bi para ödeyecek. Yani otel fiyatı gibi geçirmece diil. Gönül almaca, teşekkür etmece gibi bişiy.

Bi de ailede en az bir kişi biraz İngilizce bilirse muhteşem olur.

Benim aklımda Ayder yaylası, Kapadokya, Mardin - Midyat, Selçuk gibi yerler var.

Soru 1: Nereler daha ilginç olur?
Soru 2: Böyle bir aileyi nerden buluruk? Gönüllü çıkar mı burdan?
Soru 3: Ben Mayıs Eylül arası bi zaman gitsin diycem. Nası fikir?

Gendisi değerli bir hekimdir.
0
compadrito
(22.06.14)
eskişehir'e gelirse yardımcı olurum, kapım açık.
0
tolga asp
(22.06.14)
canım ciğerim,

Türkiye'nin İstanbul'dan ibaret olmadığını gendi söölüyo zaten. Bu fikir gendi fikri. Benden yardım istedi. O bir aile diyodu. Ben de 1 aileynen olmaz o iş, 4 aile birer hafta olsun didim. Palandöken'de ne var? Niye gitçek oraya? Safranbolu iy fikir qı!
0
🌸compadrito
(22.06.14)
yav aile şunu bilecek. bu adam orada sadece yatacak, bi çorba ikram edilirse içecek ama asıl maksat etrafı görmesi. aileden beni gezdirsinler gibi bi beklentisi yok. bir Türk ailesi nasıl yaşar onu görecek. etrafta gidilecek yerleri onlara soracak filan. yardım ve yataklık durumu yani.
0
🌸compadrito
(22.06.14)
yolda kayseri'de dursun, pastırmaya doyurayım. tatmadan geçmesin doğuya giderken. ama kalmalı falan ekşın olur biraz. geçerken uğrayacaksa ikimiz için daha iyi.
0
icim urperiyor
(22.06.14)
icim! yaş-şa lan! Gesi bağlarında bastırmalı yumurta yisin! Tekir yaylasına niyin çıkar, Kapadokya'ya gider gelir. kalmalı ekşın olur derkene? onu annamadım. kalmalı olmaz mı diyon yani?
0
🌸compadrito
(22.06.14)
abi öğrenciyim ben. şimdi öğrenci evi aile yaşamından pareler sunmaz pek adama. ha kayseri olsun diyosan kalsın ama bi de benim çok gezdirecek imkanım yok. otobüste tost yaparlar adamı burada. arabam olsa hunharca gezdireyim, bitap düşsün ama yok işte. otobüsle gezilecek yerler de 2-3 güne biter. ondan şiittim yani. tek başına gezsin deme burada kurt çok. yarısını alırlar adamın diğer yarısı anca döner sana.
0
icim urperiyor
(22.06.14)
Geldiği dönem yıllık iznime denk gelirse, İzmir'de yazlıkta olacağım. Selçuk, Efes, Şirince falan gezdirebilirim. Kuşadası'ndan şunlardan alırız. www.theditherer.com Denize de sokar sokar çıkartırım. Ama 4. günün sonunda sıkılıp "Eee, bu kadar mı" diyebilir. Ama yıllık izne denk gelmezse Beylikdüzü gezdirebilirim en fazla.
0
aychovsky
(22.06.14)
icim gardaş! merâgitme bu adam boş diil. ben ona kodları söölerim. senin o kurt dediklerinden daha kurt. bu adam senden gezdirmeni beklemiyo. diyo ki, şu saatte şu otbize bin Kapadokya'ya git. Soğna da akşam şu saatte evde olacam. Ahan da adresim bu. Telefonum bu. Çaldır kapat, gapıyı açıyım sana filan. Adama vereceen bi tane döşek. Sana da faydası olur ingilizce gonuşun, iki dilim bastırmaya da iki yumurta gırdınmıycı sen sağ ben selâmet gayrı!

ayc, o sıralarda sen oralarda olursan, kesin yazdım seni. 2015'den bahsediyoz.

Oha qız! Genuine Fake Wathces'ı şindi gördüm! Bek şugarmış!
0
🌸compadrito
(22.06.14)
gadınsa ben izmir'i gezdirebilirim o vakitler burada olma durumuma göre. palandöken'e falan gitmesin oralara kadar, gelsin izmir'i gezsin doya doya, oh miss.
0
istenmeyen evlat
(22.06.14)
Hocam, seneye nerede olacağımız pek belli değil, İzmir'de olursam memnuniyetle ağırlamak isterim. Fav lar kalabalık, arada kaynamasın deyi cevabımı rezerve edeyim şimdiden.

büdü:
fav lar= favoriye aldığım duyurular :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(22.06.14)
Yalanla işim yok sana biraz gıcığım :)
Ama bu duyurunu okuyunca " Keşke Tekirdağ' da olsam, boş zamanım olsa da Compadrito' nun şu kankasını gezdirsem ." dedim :)
0
charlesbukowskiineksi
(22.06.14)
Ben ki yarinimi bilemezken 2015 icin ne diyeyim.
Bise diyemeyerek ne cok icim burkuldu bilemezsin.
0
cecilia
(22.06.14)
istenmeyen, yok abicim kadın diil, yaşlı başlı adam.

hayat aplam, favları niyin annamadım. seni de yazdım listeye sağol varol.

bukowski, bana ya çok gıcık olurlar, ya da yalar yutarlar zaati. alışığım, raad ol. gezdirmeden bahsetmiyoz bak. yardım ve yataklıktan bahsediyoz. şu otbize bin, şuraya git, ağşama gel, menemen var yemekte istiyosan da gannını doyur ööle gel. sen bilin türü bi yaklaşım yani. sağol, varol.
0
🌸compadrito
(22.06.14)
seneye konusmak icin cok erken kim ola kim kala ama, izmire gelirse biz de aile evinde agirlayabiliriz. tarihler uyarsa gezdirebiliriz de belki.

izmirden efes, sirince, meryem ana yapar. gunubirlik ya da kalmali pamukkale'ye gider. deniz gunes kum seviyosa kusadasi cesme gider. soz vermeyeyim ama belki oralardan da kalacak yer ayarlayabiliriz.

ayrica couchsurfing'den de bakabilirsiniz.
0
halanne
(22.06.14)
Program önerisi:

Türkiye'ye gelmişken hacı olmadan dönmek istemez sanırım. Efes+Meryemana+Selçuk
Selçuk civarında kuyu tandır + ilgiliyse halı bakabilir

Çanakkale harika, hem tarih hem de doğal güzellik açısından. Ayrıca dünyanın başlıca temiz havasına sahip kaz dağlarını da görebilir.

Aklıma geldikçe yazacağım. Yaşı ve ilgi alanlarını yazarsanız program konusunda daha iyi yardımcı olabiliriz. Termallerimizi, çermiklerimizi görmek hoşuna gider mi mesela? Kıyı- deniz, bitki örtüsü, sosyal yaşam...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.06.14)
Fikir jimnastikine aynen devam edelim Hayat aplam! 60 yaşında olabilir. 35-40 senedir ABD'de yaşayan, Hint asıllı Amerikalı bir hekim. Kafası iyi çalışır. Vejetaryen olup olmadığını sormayı unuttum. Onu da öğrenip yazacam ki, lezzete dair programlarda sıçmayalım. (Aga seni Bursa'da İskender yemeye gönderecem filan gibi).
0
🌸compadrito
(23.06.14)
Hint asıllıysa dana eti yiyip yemediğini de sormakta fayda var. Hindistan'ın neresindenmiş acaba? Hindu ise efes meryemana şart değil ama görse iyi olur yine de.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.06.14)
(19)

Gençler çok acil gereksiz ve olmayan icat lazım

seksen9
Bi oyun oynuyoz da.. Böyle sigara kokulu parfüm gibi görünmez eyeliner gibi şeffaf mayo gibi. Ne kadar komik ve zor o kadar iyi.
Bi oyun oynuyoz da..
Böyle sigara kokulu parfüm gibi görünmez eyeliner gibi şeffaf mayo gibi.
Ne kadar komik ve zor o kadar iyi.
0
seksen9
(22.06.14)
soğanlı sakız
0
pomolilik
(22.06.14)
yapışmayan ağda
0
aychovsky
(22.06.14)
kel başa şimşir tarak
0
icim urperiyor
(22.06.14)
sessiz hoparlör.

ne özelliği var?

abi bu modeller hiç ses yapmaz. minimalist bi tasarımcının ürünü!
0
compadrito
(22.06.14)
Asdf compadrito süpermiş bu

Reklamı zor yapılan bişey olmalı
0
🌸seksen9
(22.06.14)
reklamı da şööle:

koy müziği ve kafanı dinle!
0
compadrito
(22.06.14)
Karbondioksit üreten ağaç olur mu yaw?
0
🌸seksen9
(22.06.14)
temiz hava kokulu parfüm? kokusuz yani
0
icim urperiyor
(22.06.14)
ağaçlar zaten geceleri karbondioksit üretir.
0
icim urperiyor
(22.06.14)
Oksijen üretmeyen diyelim
0
🌸seksen9
(22.06.14)
evler icin kablolu telsiz :)
0
she was my baby
(22.06.14)
alkolsüz bira
0
the imp
(22.06.14)
helikopter için fırlatma koltuğu.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(22.06.14)
ucak icin dikiz aynasi
0
ben de
(22.06.14)
güneş enerjisiyle çalışan el feneri.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(22.06.14)
sigara paketi açacağı.
0
oğlum çok zor lan
(22.06.14)
ısıya dayanaklı tencere
0
nerdeyim ben
(22.06.14)
sinek mıknatısı
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(22.06.14)
yapmışlar bile!

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(22.06.14)
(10)

bir sure sonra rutine baglanmayan meslekler?

babamasoliimbananickaldirsin
surekli yeni seylerin oldugu, her allahin gunu ayni seylerin yapilmadigi meslekler var mi? varsa neler?tesekkurler
surekli yeni seylerin oldugu, her allahin gunu ayni seylerin yapilmadigi meslekler var mi? varsa neler?

tesekkurler
0
babamasoliimbananickaldirsin
(22.06.14)
define avcılığı
0
the imp
(22.06.14)
başbakanlık.
0
baldur
(22.06.14)
dublaj sanatçılığı.
oyunculuk.
0
ufukcel
(22.06.14)
Psikologluk.

Dünyada 8 milyar insan varsa 8 milyar ayrı olası sorun var ;)
0
jesterdvine
(22.06.14)
pozisyon departman değişmediğin sürece hepsi rutine biner.
0
onrckrcyr
(22.06.14)
savaş muhabirliği

göt korkusundan ve bomba sesinden, rutin aklına bile gelmiyodur heralda.
0
compadrito
(22.06.14)
polislik
0
xenophobe
(22.06.14)
bilgisayar muhendisligi, su an icin ozellikle mobil alan. her yil yeni bir heyecan
0
crucio
(22.06.14)
her iş rutine bağlayabilir. önemli olan çalıştığın firmanın vizyonu. mesela bi inş. firmasına müh. ol. sürekli konut yaparsan ve aynı tip konut yaparsan iş rutine biner. ama değişik projeler olursa mesela yol konut baraj raylı sistem vs. işin rutin olmaktan çıkar.

mesela böyle bi firmada satın amacı olsan kesinlikle rutin olmaz hep farklı şeyler ararsın piyasada ama hep konut yaparsan aynı ürünleri ararsın. bunun gibi.
0
ergenpezeveng
(22.06.14)
Metin yazarlığı...
0
ne nicki be
(22.06.14)
(2)

3 cumle portekizce yardimi

fcked up as usual
Brezilyali arkadaslarima bi jest yapmak istiyorum. Beni surekli biryerlere cagiriyorlar sagolsunlar, ben de onlari bir Turk restorantina goturecegim simdi. O nedenle;"Merhaba Brezilyali arkadaslarim. Bugune kadar bana arkadas canlisi davrandiginiz icin cok tesekkur ederim. Ben de karsilik olarak siz
Brezilyali arkadaslarima bi jest yapmak istiyorum. Beni surekli biryerlere cagiriyorlar sagolsunlar, ben de onlari bir Turk restorantina goturecegim simdi. O nedenle;

"Merhaba Brezilyali arkadaslarim. Bugune kadar bana arkadas canlisi davrandiginiz icin cok tesekkur ederim. Ben de karsilik olarak sizi bir Turk restorantinda agirlamak istiyorum" Bunun tercumesini yapabilir misiniz? Bir de bu haliyle cok resmi gibi oluyor, daha samimi bir dil olursa cok daha hos olur sanki. merhaba brezilyali kankalarim gibi :)

Tesekkur ederim.
0
fcked up as usual
(22.06.14)
Şunu gugıl transleyte yabıştıdum:

Hello Brazilian Friends,
Thank you very much that you have been so friendly to me to the date. In return, I would like to invite you to a Turkish restaurant

bunu verdi:

Brasileiros Olá amigos,
Muito obrigado machucar você tem sido muito amigável comigo para a data. Em troca, eu gostaria de convidá-lo a um restaurante turco
0
compadrito
(22.06.14)
Hey guys,

You think you eat delicious food? Wanna taste great Turkish kebaps? Let me take you some Turkish restaurant and let us all eat until we dead :))

Daha samimi oldu bence :)
0
crucio
(22.06.14)
(2)

ing olarak şunu nasıl derim

sabirstone
- arkadaşımın aracılığı ile ..
- arkadaşımın aracılığı ile ..
0
sabirstone
(22.06.14)
via my friend
through my friend
0
baldur
(22.06.14)
dictionary.reference.com

in care of

c/o diye de kısaltması var
0
compadrito
(22.06.14)
(6)

eğitim için mac

dogyman
mac sezonu açılmış sanırım, bu kadar mac ilanı görünce dayanamadım ben de sorayım dedim :Dşimdi bu olay nedir? şartlarını bulamadım ben bunun. mezun oldum fakat, okul kartım hala elimde. öğrenci olmak için neyi kanıtlamam gerekiyor? bir de normal mac ile bir farkı oluyor mu? bu mebin verdiği aletler
mac sezonu açılmış sanırım, bu kadar mac ilanı görünce dayanamadım ben de sorayım dedim :D

şimdi bu olay nedir? şartlarını bulamadım ben bunun. mezun oldum fakat, okul kartım hala elimde. öğrenci olmak için neyi kanıtlamam gerekiyor? bir de normal mac ile bir farkı oluyor mu? bu mebin verdiği aletler gibi, yasaklılık kısıtlılık falan var mıdır?

şimdiden çok teşekkürler.
0
dogyman
(22.06.14)
ABD'de öğrenci kimlik numarasını kaydediyolar satın alırken. bildiğin mek veriyo. çakma bişey vermiyo. %10 indirim yapıyo toplam fiyattan.
0
compadrito
(22.06.14)
çakmalığından değil de hani kısıtlama durumları olur mu diye düşünüyordum. hani sadece eğitime mi yönelik yoksa genel kullanım sıkıntısı olur mu?
0
🌸dogyman
(22.06.14)
yok abi bi problem. iki tane aldım biliyom.
0
compadrito
(22.06.14)
yok, normalde millete ne veriyorsa sana da aynisini veriyor merak etme. oyle ozel bi mac for students edition falan yok.

kart yeterli oluyor diye biliyorum, hala gecerli olup olmadigini da teyit edecek imkanlari muhtemelen yoktur, git faydalan derim.
0
hjarteblod
(22.06.14)
ben almadım ama kartın varsa indirim olur demişlerdi. ama indirim oranı %6 galiba. bi de bu ara indirim var mac'lerde. apple store'da değil ama pupa, lydia falan çeşit çeşit indirim yapmışlar. şahsen eski bilgisayarı götürüp, nakit ödeyerek 500 lira indirimli macbook pro retina aldım.
0
raikkonen
(22.06.14)
ben de bu indirimle aldim. arkadasim amerikadan alirken hic kartini bile sormamislar hatta
0
jedilance
(22.06.14)
(5)

Ankara'da Kalacak Yer -Acil-

dwyn
Sevgili Romalılar,Kardeşim yarın Ankara DTCF'de sınava girecek. Bu gece 3 sularında Ankara'ya varmış olacak. DTCF veya Kızılay civarında kalabileceği temiz güvenli bir pansiyon, konukevi vs önerebilir misiniz? Duyuru'da Zonguldak Amele Birliği'nin misafirhanesini gördüm haritadan da baktım ancak çok
Sevgili Romalılar,
Kardeşim yarın Ankara DTCF'de sınava girecek. Bu gece 3 sularında Ankara'ya varmış olacak. DTCF veya Kızılay civarında kalabileceği temiz güvenli bir pansiyon, konukevi vs önerebilir misiniz? Duyuru'da Zonguldak Amele Birliği'nin misafirhanesini gördüm haritadan da baktım ancak çok uzak kalır mı? Bir kaç saatliğine yatacak bir yere ihtiyacımız var acilen. Şimdiden teşekkürler.
0
dwyn
(22.06.14)
Beştepe öğretmenevinden dolmuşla yarım saatte gidebilmesi lâzım. Öğretmen anne baba varsa.
Selanik caddesinde belediyeler birliğinin bi misafirhanesi vardı. Belediyeci biri varsa.

bi de şööle bişiy buldum, umarım işe yarar:

forum.memurlar.net

www.nenasilyapilir.net
0
compadrito
(22.06.14)
elbar
(22.06.14)
beşevler metrosu çıkışında uygulama oteli var hemen çıkışta
2 sene önce paylaşımlı oda (üç kişilikler) 20, tek kişilik 45 mi neydi.
temiz, güvenli

elbarın yazdığı hostel de iyi bi seçenek
0
buhebu
(22.06.14)
şeker iş sendikası misafirhanesi var. yürüyerek 10 dakika.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(22.06.14)
bana gelsin misafir, bneim ev kızılaya 10 dakka, dtcf'ye 15 dakka ,ayakla...
0
perperisan
(22.06.14)
(4)

kız kulesi ulaşım ve fiyatları ?

rijkard
istanbul dışında oturuyorum istanbulu pek bilmem navigasyonla üsküdar kız kulesini bulurum fakat araç için park yerleri var mı ? kız kulesine geçiş nasıl oluyor fiyatı nedir saat kaça kadar gidiş - geliş var ?
istanbul dışında oturuyorum istanbulu pek bilmem navigasyonla üsküdar kız kulesini bulurum fakat araç için park yerleri var mı ? kız kulesine geçiş nasıl oluyor fiyatı nedir saat kaça kadar gidiş - geliş var ?
0
rijkard
(22.06.14)
aracın sandal olması gerekmiyo mu kız kulesine ulaşım için?
0
compadrito
(22.06.14)
harem üsküdar meydanı arasında, salacak sahiline gideceksiniz. yolda zaten sağlı sollu araç park ediliyor. ayrıca kulenin az ilerisinde/gerisinde otoparklar mevcut. ikinci sıra yapmadığınız müddetçe yol kenarına park serbest.
kız kulesine geçiş için tekneler var. ancak biraz kazıktı diye hatırlıyorum. restaurant kapanış saatine kadar gidiş ve geliş var.
akşam yemeği için rezervasyonunuzun olması lazım ve takım elbise giymelisiniz.
0
nax
(22.06.14)
haremi geçince otopark var. arbanı oraya bırak. Üsküdar salacak tan da motor ile kız kulesine gidersin. Üsküdar ve Beşiktaş civarından galiba ortaköy den ulaşım var. ama Üsküdar dan daha yakın.
0
naturelist
(22.06.14)
akşam vakti geçiş sadece yemek yiyeceksen var. fix menü. fiyatları yazıyordu sitesinde. gündüz gezmelik cafesinde bir şeyler içmelik geçebilirsin.
0
yumurtaninipanailefircalanmayantarafi
(22.06.14)
(12)

yürüyüş cidden bu kadar önemli mi? kendimden kilo örneği vercem

pescador
geçen annemle konuşurken fark ettim bunu. yaşım 17-18. şöyle besleniyorum,- sabah okulda 3-4 poğaça (2 kesmez)- öğle arası yarım ekmek tost, yanına kutu kola ya da ice tea- akşamüstü 5-6 gibi, evde ne varsa en az 2 tabak, yanında ice tea (eve dönerken 1 litre alırım)- kurs zamanları, akşamüstü 2 dön
geçen annemle konuşurken fark ettim bunu. yaşım 17-18. şöyle besleniyorum,

- sabah okulda 3-4 poğaça (2 kesmez)
- öğle arası yarım ekmek tost, yanına kutu kola ya da ice tea
- akşamüstü 5-6 gibi, evde ne varsa en az 2 tabak, yanında ice tea (eve dönerken 1 litre alırım)
- kurs zamanları, akşamüstü 2 döner, akşam 7-8 gibi ev yemeği
- hafta sonları, bundesliga maçlarıyla bol bol patates mayonez ketçap kola ice tea

bunun dışında her türlü çikolata börek pasta itinayla yeniyor içiliyor.

amma velakin bir gram fazlalığım yok, filinta gibi delikanlıyım. hiçbir zaman kilo problemim de olmamış ayrıca. annem kilolu, babamla ben çok seksiyiz.

***

şu an 20 yaşındayım. lisedeki gibi olmasa da kötü besleniyorum. ice tea kola falan içmiyorum sadece. kilo veriyorum ama 12-13 kilo falan vermem lazım, yani o kadar aldım 2 senede.

bu süreçte farklılık neydi? sadece şu: lisedeyken, yani bu 17-18 zamanında, haftanın 5 günü okula yürüyerek gidip gelir ve haftada 2 gün basketbol futbol oynardım. okul yolu haftada 20 kilometre yapıyor.

şimdi sorum şu, yürümek mi bu kadar fark yaptı sadece? lisedeyken metabolizmam daha hızlıdır evet ama bu kadar fazla tüketimi tolere edebilecek kadar olmasa gerek. ayrıca, çok yürümüyordum. günde en fazla 200 kalori yakıyordur bu yürüyüş.

şunu anlamaya çalışıyorum, o zaman niye kilo almadım? tek sebebi yürümek, hareket etmek miydi? hareket etmek tamam çok önemli de, birbirimizi yemeyelim. koşu bandında da koştum ben, yarım saat debeleniyoduk, 60-70 kalori yazıyodu. bi çikolatayla gider.

neden böyle olması??
0
pescador
(22.06.14)
Yürüyüş 200 kalori yaktırıyor çok büyük birşey değil deme, yürüyüş yapmak ayrıca vücudunun buna göre şekillenmesine neden oluyor. Ben de yürürüm haftada 20-25 km kadar. 3000 kalori alırım ve beden kitle indeksim 19.5 vücut ileriye dönük olarak sindirimi, yağ depolamayı falan ayarlar diye biliyordum ama bu kadar keskin şekilde işlediğini bilmezdim ben hiç birşey yapmadığım halde karnın altıdna kalan kas demetleri kendi kendine şekillendi mesela.

sağa sola yürüyerek git, 2 duraklık mesafeye otobüs kullanma. ben şimdi ev tutuyorum üniversiteye özellikle 10-15 dk yürüme mesafesinde (1-1.5 km) olsun istiyorum. çünkü dahasında birşey yapmama gerek kalmıyor hayvan gibi yediğim halde beni fit tutuyor.
0
taqster
(22.06.14)
yürüyüşün etkisi sonradan beliriyor diye izlemiştim. Yani hemen o an kalori yaktın, bitti değil.

not: haftada en az 50 km yürüyorum. zayıflıktan öleceğim.
0
oğlum çok zor lan
(22.06.14)
Ooooo ben öyle yesem var ya obez olurum. Şu anda da 5-6 kilo fazlam var; vejetaryenim, cola vs hiç tüketmiyorum, fastfood asla yemiyorum, yarım ekmek filan da yiyemem bir öğünde. Ama yani bu durumdayım. Hayat işte, kimisi şanslı, kimisi değil. Metabolizma meselesi sanırım.
0
marcelle
(22.06.14)
O koşu bandında yaptığın debelenme gün içindeki metabolizma hızını artırıyor.
0
sapkasiz cikmam abi
(22.06.14)
@sapkasiz cikmam abi, yani orda ben 70 kalori yakıyorum ama normalde 100 kalori yakacaksam, 120 yakmamı sağlıyor di mi o aktivite metabolizmayı hızlandırarak, doğru mu anlamışım?
0
🌸pescador
(22.06.14)
Kesinlikle öyle.ben gecen yıl akşam yemeğini kesip bol bol yürüyerek 3 ayda 22 kg vermiştim...
0
sapkasiz cikmam abi
(22.06.14)
benden daha iyi bilenler vardır mutlaka. ama şöyle bi fikir yürüteyim. bıldır yediğin hurmalar bugün götünü tırmalar.

17 yaşındayken eşşeğin mına su kaçırarak ''beslendiğinde'', ficuudundaki yağ hücrelerinin sayısını arttırmışsın. tamam içleri dolmamış belki ama sayıları artmış.

20'ye gelip büyümen durunca da o yağ hücrelerinin içi dolmaya başlamış, dolmuş ve aşk tutamaçları hâline gelmiş.

baban hâlâ fittir senin şimdi. neden? çünkü aktif bir işte çalışıyo. sürekli koşturması lâzım. bi de senin gibi mallıklar yapmamış zamanında.

bu tempoya dur demişsin, o çoğiy haber.

dur demeseydin, beline araba iç lastiği geçirmişin tarzda bi göt göbeğin olacağıdı ve 15 sene içinde metabolik sendrom olacağıdın. şimdi o süreci tersine çevirmişin.

12-13 kilodan hiç korkma. ayda yarım kilo versen yeter. Yani iki senede almışın, iki senede verecen. Önemli olan devamlılık ve ''trend''in nereye doğru olduğu.

Gendine zamanında bu kötülüğü yapmış olduğun içün, zamanında gendini intaar etmiş olduğun içün, o ekstradan oluşmuş yağ hücreleri yok olmiycak. ama içleri boşalacak zamannan.

eşşeğin mına tekrar su kaçırmadığın sürece de, filinta bi hayat sürecen.

ama hergün yürümen gerekiyo. hergün.
0
compadrito
(22.06.14)
basketbolun daha çok etkisi vardır gibi geliyor bana. sürekli durup koşmalı olduğu için tabata egzersizleri gibi, metabolizma hızını 1 günden fazla yükseltiyor. ayrıca neredeyse tüm vücudu çalıştırıyor. ben basketbolu bıraktıktan sonra 15 kilo aldım, çokça yürüyüş(bol yokuş ve merdivenli) yapmama rağmen.
0
r_u_h
(22.06.14)
evet ruh abim haklı. basketbolu atlamışım ben orda. dört ekstremiteyi birden hayvan gibi çalıştırıyo.
0
compadrito
(22.06.14)
Bazal metabolizma hızı.
0
angelus
(22.06.14)
evladım lisedeyken hiç mi ders çalışmıyordun? hiç mi sınava hazırlanmıyordun? bildiğim kadarıyla şimdi dersi okulu sallamış durumdasın hakket ne yaptın sen okulu? hiç kimse bahsetmemiş ama beyin çok fazla glikoz yakan bir organımız, hakketen bak...
0
niye ama
(22.06.14)
@niye ama, hayır çok rahattım lisede. ingilizcem çok iyiydi, sınava yabancı dilden girecektim. 80'de 76-77 yapıyodum zaten, diğer derslerle de uğraşmadım. üniversiteye başladıktan sonra kafam daha fazla yoruldu okula gitmesem bile.
0
🌸pescador
(22.06.14)
(5)

uzun mesafe koşusu

la noix
uyarı: uzun olabilir :)kendime birkaç hedef koydum koşmayla ilgili. kasımdaki avrasya maratonunun 10 km'sini koşmak, nisan'da yarı maraton ve sonraki kasımda avrasya maratonu koşmak olarak3-4 haftadır kendi çapımda takılıyorum. öncesinde 1 km bile koşamayan biriydim. ciddi anlamda koşmayla ilgili sı
uyarı: uzun olabilir :)

kendime birkaç hedef koydum koşmayla ilgili. kasımdaki avrasya maratonunun 10 km'sini koşmak, nisan'da yarı maraton ve sonraki kasımda avrasya maratonu koşmak olarak

3-4 haftadır kendi çapımda takılıyorum. öncesinde 1 km bile koşamayan biriydim. ciddi anlamda koşmayla ilgili sıkıntılarım var. sanırım hem adımımı yanlış basıyorum hem de nefes kısmını ayarlayamıyorum. yine de geçen pazar 5 km koşabildim hiç durmadan. 35 dk'da falan koştum (ilk 5 dk'sı ısınma şeklinde, hızlı yürümeydi)

5 koştum ya, ben kendi kendime dedim ki, 3-4 kere daha 5 km koş, 5 km'de rahatlayınca 6'ya, ordan 7'ye vs vs çıkarsın. kasıma kadarki nihai hedef 10 km'yi 1 saatin altında koşmak

bugün spor salonundaki eğitmen 20 dk'lık iki set önerdi. önce 2 dk koşu, 1 dk yürüyüş şeklinde. bunu 3 kere falan yaptıktan sonra 1 dk koşu 1 dk yürüyüş. sonra rahat koşarsın dedi

pilates falan yaparken ben kendi metodumu yapıyordum, işe yarıyordu. ama koşuyu hakketen beceremiyorum, desteğe ihtiyacım var :)

hangisi bana daha büyük haz ile hedefe ulaştırır?

cinsiyet: dişi, boy kısa (bacaklar da kısa, çok hızlanamıyorum hehe)
0
la noix
(22.06.14)
Kısa süreli hedefler koyuyorsun, aynen hocanın dediği gibi. Ben şöyle yaptım mesela:

geçen yıl ilk başladığımda: toplam 20 dakika, 60 saniye yavaş 30 saniye hızlı koşuyordum. sonra yetmeye başladı 40 dakika yaptım.
sonra tekrar 20 dakika, 30 saniye hızlı 30 saniye yavaş koştum. sonra 40 dakika yaptım.
sonra 20 dakika 60 saniye hızlı 30 saniye yavaş koştum. sonra 40 dakika yaptım toplam süreyi.
en son geldiğim noktada 75 sn hızlı 15 sn yavaş, 1 saate kadar ölmeden koşabiliyorum. 1 saatlik seansta her 10 dakikada bir 1 dakika yavaş koşup aktif dinleniyorum.

hızlıdan kastım 8 kmh, yavaştan kasıt 6 kmh idi sanırım. böyle böyle artıra artıra ilerleyeceksin. senin hatan hedefini direkt büyük tutman. 20 dakika ile başla.
0
roket adam
(22.06.14)
koşmak sağlık içün çoğiy bişiy diil.

insan ficuudunun en önemli eklemi diz. uzun vâdede dizlerini koruman lâzım. koşmanın dize naaptığına bi bak istersen.

kadın içün daha da kötü. kadının düşmannarı, sigara, içki, güneş, susuzluk, yüz üstü ve yan uyuma ve yer çekimi. sen koşunca yer çekiminin etkisini şeddeli hâle getiriyon.

ben bi ara endotelnen uğraşıyodum, maratoncu bi aplanın endoteli sikik çıktıydı bi miktar.

bööle fizyoloji karşıtı işleri tasvip etmiyom. damarlar senin tabii. ne istersen yaparsın.
0
compadrito
(22.06.14)
Sporcu sutyeni yercekimine karsi gelistiriis bisey compadrito :p dizlerinde zaten problem olan biri olarak kosmaya kasladigimdan beri daha rahat merdiven inip cikiyorum

Bu fikri ortaya attigimdan beri maratonun aslinda hic de iyi bisey oomadigini ogrendim evet :)) insanlar olmusler maraton sirasinda dehidratasyon nedeniyle

Millet tum bunlari yazarken verdigi hazdan da bahsetmis. Gercekten kosmaya basladigimdan beri ciddi bi degisim hissediyorum kendimde. Daha mutluyum, daha saglikli hissediyorum ve stresim daha az :) terle beraber hayatimdaki tum kotulukleri atiyorum, dusa girince tum dertlerim sifirlaniyo

Oneririm :)

Ps: lisede bi hocam vardi, adam her gun kosardi. 55 yasindaydi ama 90 gosteriyodu. Spor hizli da yaslandiriyo biliyorum :)
0
🌸la noix
(22.06.14)
Verdiği hazzın sebebi endorfin. Sonunda endorfin bağımlısı oluyosun. Koşmadan duramaz hâle geliyosun.

Ben sana yerçekimi dedim. Meme demedim. Sarkma ihtimali olan tek şey meme diil. İnsanın suratı da, götü de, bacakları da sarkıyo. Sen her adım attığında o yerçekimi etkisini X'nen çarpıyon. (Fekat bişiy diyim mi qız, bizde bi endokrinolog var maratoncu. Daş kimin bi avrat ha!)

Diz eklemindeki mikrotravmatik etki de bööle. Disk hernisi mikrotravmaların birikiminnen oluşur biliyon. Diz ekleminde de mikrotravma birikimi oluyo.

Kısa vâdede seni mutlu ve zinde hâle getirir. Hiçbi itirazım olamaz da demeye çalıştığım şey, uzun vâdeli, yıllarca koştuktan sonraki etkiler.

önerin için de teşekkürler, ben yürüyom şekerim. dün 2.5 saat yürüdüm, götüm oldu sana daş! yürümekten karın kasların ağrır mı la? ağrıdı valla. feci karın kası ve bel kası çalıştırıyo çünkü!
0
compadrito
(22.06.14)
valla diğer pek çok spor ve adrenalin salgılatan şey denedim, koşmaya benzemiyor :)

neyse ben de bir doktor olduğum için olası etkilerinin farkında olarak yapıyorum bu işi
0
🌸la noix
(22.06.14)
(1)

burda ne diyor?

tellioglu
Tırnak içine aldığım yerde ne demek istiyor acaba? Thus, researchers often divide the stock of broad money (M2) by GDP to measure financial depth."As noted by King and Eevine (1993a), however, this type of financial depth indicator does not measure whether the liabilities are those of banks, the ce
Tırnak içine aldığım yerde ne demek istiyor acaba?

Thus, researchers often divide the stock of broad money (M2) by GDP to measure financial depth."As noted by King and Eevine (1993a), however, this type of financial depth indicator does not measure whether the liabilities are those of banks, the central bank, or other financial intermediaries, nor does this financial depth measure identify where the financial system allocates capital"
0
tellioglu
(22.06.14)
amma zormuş lan!

du bi deniyim:

Bununla beraber, King ve Eevine'in belirttiği üzere, bu tip bir mâlî derinlik göstergesi, mâlî yükümlülüklerin, o bankalara, Merkez Bankası'na veya diğer aracı finans kurumlarına mı ait olduğunu ölçmez. Ne de bu mâlî derinlik ölçümü, mâlî sistemin sermayeyi nereye tahsis ettiğini belirleyebilir.

işini görer işalla...
0
compadrito
(22.06.14)
(9)

Macbook Pro retina satın alabilecek alternatif yer?

efrasiyab87
Uzun zamandır laptop almayı düşünüyordum fakat bir arkadaşın aklımı çelmesi ve tez yazdığım hocamında önerisi sonucu aklım macbook pro'da takılı kaldı.Fakat istediğim tarz alet yaklaşık 4.700 tl civarı. Online apple store'da. (Macbook pro with retina display, 13", 512 gb SSD"Merak ettiğim şey acaba
Uzun zamandır laptop almayı düşünüyordum fakat bir arkadaşın aklımı çelmesi ve tez yazdığım hocamında önerisi sonucu aklım macbook pro'da takılı kaldı.

Fakat istediğim tarz alet yaklaşık 4.700 tl civarı. Online apple store'da.

(Macbook pro with retina display, 13", 512 gb SSD"

Merak ettiğim şey acaba bu aleti daha uygun bir fiyata bulabilir miyim, eğer bulabilirsem nereden?

Birde 75 tl civarı olan VGA kablosu, DVI kablosu gibi aparatları sadece apple'dan bu fiyatlara mı alabilirim?

SOn olarak one-to-one diye bir eğitimleri varmış galiba. 200 tl civarında yıllık. Hiç apple kullanmadığım için faydası olur mu diye merak ediyorum fikrinizi öğrenmek istedim.
0
efrasiyab87
(22.06.14)
ayni modelin 256gb modelini amerikadan arkadasina aldirdim 1500dolares'e.
kablolari media markta falan da bulabilirsin, hatta oradan indirimle 79tl lik ethernet aparatini 39a aldi arkadas.

one-to-one ne bilmioyrum ama ben pek zorlanmadim geciste, bi sorum oldugunda googleda ariyorum hemen bi yolu yordami anlatilmis.
0
jedilance
(22.06.14)
Ülkemizde pek uygun fiyatlı bulabileceğini sanmıyorum yurt dışından gelen tanıdığın biri varsa öyle getirt daha uygun olur
0
murtiii
(22.06.14)
sen akıllı bi abimizsin. 1 to 1'a gerek duymadan çözersin mevzuu.

ben aldım ve hiç pişman olmadım. sadece gözümün retina display'e alışması biraz uzun sürdü. çünkü çok çok net gösteriyo. uzun süre çalıştığında gözün yoruluyo.

hele bi de ayfon kullanıcısıysan, Apple akar!

ayfon mekbuk kombinasyonu adeta bi hayat tarzı olmuş. mekbuktan ayfona veya mekbuka iMessage göndermek, facetime yapmak, otomatik senkronizasyon, iTunes filan, bunnarın arkasında müthiş bi zekâ, emek ve para yatıyo.

fotoğrafla, videoyla, müzikle, grafik sanatlarla uğraşıyosan, onnar da ayrı bi güzellik!
0
compadrito
(22.06.14)
Daha çok ofis işleri, müzik/film izleme ve e-book okuma, tarama, akademik mevzularda vb kullanacağım.

saçma olacak ama türkçe q klavye olması önemli benim için, yazım kurallarına uymama gerekiyor. o yüzden yurtdışı opsiyonu olmuyor maalesef.
0
🌸efrasiyab87
(22.06.14)
ben de amerika'dan aldım ve şçğıü basabiliyom, gendime çüşşşşş diyebiliyom mesela ağız dadıynan...

sen Steve reyizin bu işe kaligrafi manyaklığınnan başladığını bilmiyon mu?
0
compadrito
(22.06.14)
512liği yerine 128liği alırsan bayağı iner fiyat, bayağı, time capsule destekli my cloud filan gibi bir nas alırsın 350ye filan tam olur, madem tez yazıyorsun bap'a aldırtsana okulunda varsa.
0
kyha
(22.06.14)
film izleme ve okuma falan için, retina display yerine, aynı özelliklere sahip ips panelli bir monitör alabilirsin, macbook'un yanına.
0
yalnux
(22.06.14)
Monitör zaten var da ben dışarıda kullanacağım için retina daha çok işime yarar.

128E baktımda bayağı e book yığacağım için kafam rahat olsun istiyorum sonuçta bu aleti en az 3-4 yıl kullanmak istiyorum bir kez alıyorsam tam alayım mantığı var.

BAP olayı zor maalesef.

COmpadrito, klavyede ğüşiçö filan olursa daha rahat olur diye düşünmüştümde sanki?
0
🌸efrasiyab87
(22.06.14)
alışırsın o klavyeye.

belki bu vesileyle, on barnak Q öğrenirsin. hayatımda verdiğim ennnnn doğru karar hocam, ennnn doğru karar!
0
compadrito
(22.06.14)
(11)

ABD'de araba kiralama / satın alma?

black sabahat
Daha önce bi duyuruda bahsettigim üzere bu yaz Miami-Las Vegas arası road trip yapacağız. Ancak kiralama şirketleri 750$+vergi istiyor tek yön ücreti olarak. Oradan New York'a geçmeniz gerektiği ve vaktimiz/paramız de sınırlı olduğu için geri Miami'ye dönüp oradan New York'a ucakla geçmek zor bir ih
Daha önce bi duyuruda bahsettigim üzere bu yaz Miami-Las Vegas arası road trip yapacağız. Ancak kiralama şirketleri 750$+vergi istiyor tek yön ücreti olarak. Oradan New York'a geçmeniz gerektiği ve vaktimiz/paramız de sınırlı olduğu için geri Miami'ye dönüp oradan New York'a ucakla geçmek zor bir ihtimal.

Washington DC'de work and travel yapan bi arkadaş var. Social security'si olduğu için araba alabiliyor değil mi?
Eğer öyleyse, arabayı onun üzerine alıp (Miami'ye gelebilir satın alma işlemi için), Las Vegas'tan direkt Washington'a basıp arabayı satmak mantıklı mı?

Atıyorum 2000-3000$'lik bir aracın ekstra masrafları ve satarken kaybimiz ne olur? Eyaletler arasi alim-satım nasil? Araba alım işlemi cok vakit aliyor mu? (Nette baktığım her link baska sey söylüyor)

Satin almak hiç mantıklı degil ama baska yol bulamadik. Sizin akliniza gelen yol varsa duymak isteriz :)
0
black sabahat
(21.06.14)
süreniz dar olduğu için satarken kaybınız 750 dolardan fazla olur.
zaten 2-3 bin dolarlık araba külüstür bişeydir, ölmüş eşşek fiyatı verirler.

tahmin tabii bu.

bi de külüstür arabaya canınızı emanet edeceniz. onu da düşünün.
0
compadrito
(22.06.14)
not: bildiğim kadarıyla abd'de araba kiralamak için min. 25 yaş gerekiyor.

araba alımı çok kısa sürmez, aldığınız zaman geçici bir plaka veriliyor ve aldığınız şehirdeki birimden yeni resmi plakanın gelmesini 10 gün kadar bekliyorsunuz vs. tabii bu plakanın elinize geçebilmesi için önce arabanın sigortasını yaptırmanız gerekiyor, o da masraf.

bir de 2000-3000lik araba ile ülkenin bir ucundan diğerine gitmenizi tavsiye etmem, çölün ortasında kalıverirsiniz. en azından bir subaru forester ya da outback almanız lazım ki onlar da 6000-7000 olmuştur. subaru'yu satmak kolay.
0
patricia kitten
(22.06.14)
3 kişiyseniz

www.greyhound.com

otbiz hesâbı yaptınız mı?

750 dolar bana çok gibi gelmedi.
0
compadrito
(22.06.14)
Ekstra olarak 100$ civarı satın alırken ödüyorsunuz(100$'ı tam hatırlamıyorum ama çok para değildi). Onun dışında sigorta yaptırmanız gerekiyor o biraz tuzlu olabilir. Yaşa, ehliyet yılına göre vs değişebiliyor. Biz 230$ ödemiştik.

Bir de hemen satamayabilirsiniz, araba elinizde kalabilir.

NY eyelati için konuşuyorum, arabayı plakasıyla birlikte almamız 30 dakika filan sürmüştü o da formu doldurmak için 15 dakika filan harcamıştık.
0
MBrain
(22.06.14)
planınıza karışmak istemem ama arabayla las vegas'tan new york'a geçmek biraz saçma geldi. dünya üzerinde araba kullanmanın en gereksiz olduğu yerlerden biri NYC bence. Tabi New York olarak eyaletten bahsetmiyorsan eğer.

750+ dolar bence fazla pahalı değil. o paraya büyük ihtimalle yeni model bir araç verecekler size. siz kendiniz satın alsanız en azından 2005 öncesi kötü bir model araba alabilirsiniz. yolda bir sorun çıkacak uğraş dur. kiralarsan ara adamları gelsin halletsinler.

senin yerinde olsam miami-vegas araba yapardım. vegas'ta kiraladığım şirkete arabayı teslim eder new york'a uçardım. tek sefer abd'yi baştan sona geçmek yeter ya. miami-vegas aralıksız 1 günden fazla sürüyor zaten.
0
efreet sultan
(22.06.14)
2-3 bine işinizi görecek araba bulunur bence. compadrito başgan daha iyi bilir tabi ama ben 2 sene önce falan 1500 dolares civarına yürüyeni sağlam, iş görecek araba bulunabildiğini hatırlıyorum. eyalet NJ idi.

ama satarken zaman dar olduğu için zarar fazla olabilir.

araba kiralamak için 25 yaş zorunlu değil, ehliyetin yaşına göre ödenecek ücret değişiyor sadece.
0
giderbey
(22.06.14)
@compadrito: araba kiralama ücreti olan 1000$'a ek olarak istiyorlar 750'yi. O yuzden çok abartı geldi.

ABD'deki otobusler felaket olduğu için hiç düşünmedik ama zorda kalirsak Florida-New York arasını otobüsle gitmeyi gündeme alalım ;)
0
🌸black sabahat
(22.06.14)
yav benim arkadaşımın külüstür cheerokee'si var 1500 dolara aldı. içerde camın buğusunu havluynan siliyo filan. me'acera arıyoz derseniz olur yani olmaz diyin bişiy yok.

1750 dolar tek yön araba kirası. şindi iş değişti... dur ben bunu o herife bi soriyim akşam filan görürsem. ya da bi dakka lan, meşaz atıp soriyim.

eklemedir, kocak konak ekleme: sordum meşaznan. hemen cevap kasma, soğna gonuşuruk didim. ilk tepki olarak, araba satın alırsan, yolda başına gelen herşeyden sen sorumlusun yazdı.
yani kiralık araba kayış yararsa gene de yola bi şekilde devam ettirirler seni gibi annadım bunu ama gördüğümde sorurum.
0
compadrito
(22.06.14)
@compadrito: evet, isin o kısmını düşünmedik hiç. Sanirim en mantıklı las vegas'tan direkt florida'ya basmak, oradan da otobus ya da trenle new york'a gecmek. Bayagi vakit alacak ama one way fee odemekten iyidir :)
0
🌸black sabahat
(22.06.14)
işinize burnumu sokmak gibi olmasın da, benim annayamadığım nokta şu:

Amarigada araba kullanmak ya da karayoluyla seyahat, bu tatilin birincil amacı mı? Vakti, nakti ve enerjiyi yollarda harcamaktansa, şehirleri tanımaya, görmeye vakit, nakit ve enerji harcamak daha mantıklı diil mi?

Amtrak'ın web sitesi, 'bilet fiyatlarına bakmak içün soğna gel, şindi meşgulük' didi. O yüzden bilemiyom ama Amtrak otbize göre hep pahalıdır ve hep de zarar eder. Çünkü tren hattı işletmek çok mesârifli bi iştir.

ekleme: sayfa düzelmiş, baktım şindi: Miami - New York 26 saat sürüyo ve 185 dolar. Otbiznen nerdeyse aynı fiyat.
Vegas - Miami'ye de baktım: 600 dolar ve 23 saat sürüyo. Niye öyle kısa sürüyo ve niye bu kadar pahalı, onu annamadım bak!

Sırf merakımdan Greyhound ve American Airlines fiyatlarını da karşılaştırdım, Miami - New York arasında:

Otbizde bileti önceden alırsan 125 dolar, internetten alırsan 144 dolar, liste fiyatı 180 dolar, vazcayabilinen bilet alırsan 200 dolar. Miami - New York arası otbiznen 30 saat sürüyo ve iki aktarma var. Turşu olursunuz lan! Basur olursunuz. Hatta oturmaktan, beyninize, kalbinize pıhtı neyin atar Allah etmiye!

Uçak ise 3 saat sürüyo ve 250 dolar.

Hadi elim değmişkene, Vegas - Miami'ye de bakıyim didim: 279 dolar ve 5 saat sürüyo.

peki arabaynan nası gidiliyomuş didim: 2533 milmiş ikisinin arası 4 bin kilometre yani. Hiç mola vermeden araba kullanmaya kalksan saatte 50 mil ortalama süratten 50 saat sürüyo. Günde 10 saat araba sürseniz 5 gün 4 gece sürüyo. Demek ki bütün tatil yolda geçecek. Gugıl map 38 saat gösterdi.

Peki didim nağadar benzin yakar bu tomofil?

ohmygas.com diyin neşeli bi yer keşfiddim sayenizde. tek yön 385 dolar yakarmış. e diyon ki, 1750 dolar tek yön araba kirası. oluyo sana 2150 dolar artı otel artı yemek artı yorgunnuk.

Gugıl map uçak biletini 400 dolar gösterdi. Farzet 280 diil de, 400. Üç kişi 1200 dolar (Vegas - Miami) artı 5 saat uçuş, iki önden iki de sondan koy; net 9 saat yol.

O mu iyi?

Yoksa 5 gün direksiyon sallamak, turşu olmak ve 3000 dolara yakın para harcamak mı iyi? O arabayı kullanan adam yolda yürüyemez hâle gelir lan! Daha bunun bi de Miami - New York'u var!

Bilemiyorukh, belki de çenem fazla düştü!
0
compadrito
(22.06.14)
@compadrito: road trip amacıyla yola çıkacağımızdan arabayla gezmek ve karayolundan gitmek birincil amaç, evet :) ama vakit ve para sıkıntımız olduğundan bir şehirde en fazla 3 gün durabileceğiz.
birkaç saattir dediğiniz ihimalleri araştırıyorum.
şöyle düşündüm, arabayı Miami'den alıp, dönüşte Jacksonville'e bırakmak. (one way fee yoksa, şirketlere mail attım) Jacksonville kuzeyde olduğu için bayağı vakit kazandıracak. Jacksonville-New York arası trenle 17, otobüsle 21-22 saat. Tren 130$, otobüs 85$. Uçaklarda bagaja fazladan para istediklerinden uçak ihtimalini çok düşünmmüyoruz, zira bavulumuz olacak.

Las Vegas-Jacksonville arası bayağı uzak, 3 günümüz yolda geçecek, orası kafamızı karıştırıyor. Arabayı Orta Amerika'da bi yerde bırakıp ordan New York'a bassak nasıl olur acep, hmm.. One way fee standart mı oluyor acaba?
Tabii bütün bu hesapları yaparken nasıl olsa benzin ucuz diye benzin parasını hiç hesaba katmadığımı söylemeliyim :)

Bi de, iki kişiyiz sadece. Daha fazla olsak yemişim one way fee'sini de benzinini de.

acaba diyorum, eyalet eyalet araba mı kirasalak, eyaletler arası otobüsle geçsek falan?
0
🌸black sabahat
(22.06.14)
(48)

Canlı gözünüzle gördüğünüz en ünlü kişi kimdi?

basond
Tv de değil tabikonser falanda değil normal hayatta yolda,yemekte gördüğünüz en ünlü kişi kimdi?
Tv de değil tabi
konser falanda değil normal hayatta yolda,yemekte gördüğünüz en ünlü kişi kimdi?
0
basond
(21.06.14)
Nuri alço :)
0
redeath
(21.06.14)
konser sayılmaz dedin ama yazayım madonna. konser sırasında pınar altuğ, yağmur atacan.
bir de gülse birsel söyleşiye gelmişti gazi üniversitesine. çok severim, acayip mutlu olmuştum.
0
rock n roll
(21.06.14)
Ece erken
0
1a2b3c4d
(21.06.14)
Mahsun Kırmızıgül.
0
vyava
(21.06.14)
recep tayyip erdoğan ve kurmayları (görmez olaydım)
sugar jackson (kanki olmuştuk neredeyse; meşhur lacivert bir şapkası vardı, onu da hediye etmişti)
0
lesmiserables
(21.06.14)
Kadir İnanır'ı görmüştüm Şile'de bir film seti çıkışı, gördüğüm ünlüler arasında en ünlüsü o sanırım.

Ha, pardon unutmuşum, Kamer Genç vardı bir de. Onla da el sıkışmıştım. Asdaadsasfas
0
darkredanger
(21.06.14)
oguz savas'i gormustum vapur iskelesinde. tekrar tekrar baktim adamin vapurla ne isi var diye ama oydu, 6 metre herif.
0
pescador
(21.06.14)
beyaz,
okan bayülgen,
ali kırca
tayyip erdoğan,
rauf denktaş.
kemal kılıçdaroğlu
0
baldur
(21.06.14)
colin powell
0
yemrem
(21.06.14)
demet evgar
0
blmnrvs
(21.06.14)
lisa minelli
turgut ozal
baba bush
demirel
phil collins
0
exlibris
(21.06.14)
bkm deki ibrahim fındıkazdede
demet akalın incirlide
nuri alço istiklal de
veee daha bugun athena gökhanı gördüm range roverda :)
0
ishak77
(21.06.14)
serhat tutumluer.

o zamanlar ünlü değildi tabii. hastasıydım, başkasını da istemezdim.
0
devilred
(21.06.14)
Donald Trump ve turuncu saçları

bi de bi artiz gördüydüm de adı gelmiyo aklıma. du bi gugıllıyım bakiyim.

serhat tutumluer kim la?

artizin adı Matt Dillonmış.
0
compadrito
(21.06.14)
silver linings playbook'un galasi vardi ispanyada bradley cooperi gordum bide fotograf cektik. en unlusu buydu galiba hahaha
0
madeleine elster
(21.06.14)
justin bieber
0
anil
(21.06.14)
en yakın olduğum, sarılıp beni öpen oktay kaynarcaydı. diğerleri saçma sapan popili insanlar.
0
seksen9
(21.06.14)
madonna, amerikada okurken 1986 cikisli true blue plagini imzalatmistim.
0
134340
(21.06.14)
ahmet kural geldi aklima su an. selam verdiydim basimla, o da karsilik vermisti, seker sey:)
0
mutevazi
(21.06.14)
Türkiye çapı Şener Şen, dünya çapı Michael Douglas'tır herhalde.
0
aychovsky
(21.06.14)
arif erdem

kurbanını kesmiştik :)
0
rahmi pinkfloydoglu
(21.06.14)
Tolga Çevik, Ezgi Mola (gösteriden sonra), Burçin Terzioğlu (alışverişte), İclal Aydın (annemin arkadaşı), Arto, Pamela (yemek yiyorlardı), Şenay Akay (Akmerkez'de eczanede). İbrahim Tatlıses çoook eskiden kuzenimin sünnetine sanatçı olarak gelmişti. Bir de Ivana Sert'i Paşabahçe mağazasında gördüm. Makyajsız falan çok güzeldi.
0
duma duma dum
(22.06.14)
kivanc tatlitug
peh.
0
goldentitan
(22.06.14)
Çarli :(
0
farrytikki2
(22.06.14)
kobe bryant (caddebostan sahile bir etkinlik için gelmiş, bende bisiklet sürüyordum, baktım etrafta baya bir kalabalık sordum kim geldi diye kobe gelmiş meğer. hayatımın en güzel günlerinden biriydi, keşke bir de imza alabilseydim)
0
boulevard of broken dreams
(22.06.14)
Saka lan saka..
Sinasi yurtsever, sonra kardespayindaki oguzhan ve mafya basi(canisi mi desem ne diyorlardi), demet akbağ hepsini bi gunde gordum ama sayilir mi bilmiyorum.
En banko ornegim harun erdanay, bagaji duzeltirken gunaydin anlaminda kafami egmistim, saol gozum sana da gunaydin anlaminda agzini sag dogru hareket ettirmisti. Ahhahsjdkd.
0
farrytikki2
(22.06.14)
Zekirya beyaz bide
0
farrytikki2
(22.06.14)
erkin koray
0
fatihdr
(22.06.14)
(bkz: christoph waltz)
ben o muydu değil miydi diye anlayamadan geçti gitti önümden, emin olsaydım atlardım önüne, hıammına...
istanbul'da belirli yerlerde gezdikçe elbet görüyorsun ünlü. bir sürü gördüm ben de ama aklımda kalan azra akın oldu. ben çıkarken o iniyordu metroya, böyle resmen süzüle süzüle geçmişti yanımdan. he bi de hasta olduklarım arasında leyla lydia tuğutlu var. okulda aynı katta okuyoruz, ilk gördüğümde baya dibim düşmüştü.
0
baba jo
(22.06.14)
Ilk gördüğüm ünlü tecavüzcü Coşkun, Antalya da paso görüyorduk ve beni korkutmuştu, selam verip şişşt merhaba diyerek, sanırım çok korkak bakmıştım yaş 8.
En ünlü gördüğüm kişi jude law, Londra'da.
Türk ünlülerden Levent'te çalışırken kanyonda paso görüyorduk ünlüleri.
0
urasil
(22.06.14)
ilberi her gün görüyorum
0
i ve been mistreated
(22.06.14)
fenerbahçeli gerson.
0
secim
(22.06.14)
Christina aguilera
0
brkylmz
(22.06.14)
Benim cok yaa

İpek erdem
Umit erdim
Pashan yilmazel
Ayca abana
Kerem kupaci
Cisil oral
Yeliz degirmenci miydi hayat bilgisinde oynayan, o
Serhan arslan

Bunlari hayat bilgisi setinde gordum

Tuncel kurtiz rahmetliyle isiklarda karsilastik gulumsedim o da gulumsedi bana
Levent Kirca
Daghan Kulegec
Tarik Menguc
Oguzhan Koc fotograf cektirdigim tek ünlü
Pascal Nouma avmye geldi gecen haftalarda :D
Serenay Aktas su survivordaki kiz eski makinistimizin kizi. Cilgin dershane 3 cikmadan once gelmisti babasinin yanina el sıkıstık :D
0
matilda
(22.06.14)
Aslında baya gördüm ama daha bugün sarp apaka denk geldim. Çekim hazırlıkları vardı, bankta oturuyordu. Ben de önünden bisikletimle geçtim gittim ehi.
0
okuyamıyom ben ya
(22.06.14)
jorn lande ile bira içmişliğim, james hetfield ile resmim vardır
0
GibsonRulesv2
(22.06.14)
azer bülbül
0
bokmuhendisi
(22.06.14)
rte (ankara kizilay meydani-o gune lanet olsun),
nihat genc (ankara yuksel caddesi-selamlar nihat abi),
mogullar grubu (essen-almanya),
ekmek teknesindeki celal (ahmet yenilmez) (ankara yuzuncuyil mah. kiler market),
orhan pamuk (bochum-almanya-hazzetmem bu heriften)
umut sarikaya,erdil yasaroglu, selcuk erdem (odtu ankara-evet, umut cizdigi karakterler gibi kemcuk agizli :P)

imkanim olsa, hugh laurie ve fazil say ile tanismak isterim. Vefat etmeselerdi, tuncel kurtiz ve firinci nusret babayi ya da bu gozlerle gormek iyi olurdu.

gecen, freiburg'ta kucucuk bir topluluga konser vermisti fazil abi, son dakika konserin verilecegi cadira geldigimiz icin almamislardi bizi. tanisma firsatini oylece tepmis olduk. hugh laurie, londra'da yasiyormus duydugum kadariyla, yolum ara ara dussede, denk gelinir mi zor.
0
ubi dubium ibi libertas
(22.06.14)
roger waters :( konser değil, kulis. ah o gün :(
0
sagopa kajmer mahlas kafkef
(22.06.14)
kareem abdul jabbar, topkapıda.
aziz yıldırım, fenerbahçede =)
0
iste o kavunici balik
(22.06.14)
en son ivane serti gordum. pascal nouma devamlı müsterimdi. hakan peker eskiden komsumuzdu.
0
all girls dream
(22.06.14)
David Tennant'ı görmüştüm, hatta arkasını dönüp bana bakmıştı. Artık adamın içine nasıl düştüysem..
0
shejia
(22.06.14)
cemil ipekciyi gormustum fransiz sokaginin girisinde, sanirim orada dukkani mi ne varmis zati.
yilmaz vural'i gormustum bi kac futbolcuyla ankara kentpark avmde alisveris yaparken
0
jedilance
(22.06.14)
Barack Obama ve Bill Clinton'i bir 10-15 metreden gormustum. Daha samimi olarak; Katy Perry ve Michael Jordan'la konusup el sikismisligim var.
0
please dont die
(22.06.14)
Konser vs hepsini elendikten sonra aklıma ilk gelen Hakki Bulut. Birinde Ataköy'de yolda yürürken gördüm. Diğerinde de İzmir'de korumasiyla yine yolda yürürken görmustum.

He birde Murat Kekilli'yi gordum Başakşehir'de bi kafeye gelmişti gs nin sampiyonlar ligi maçını izliyordu. Tokalastik falan.

Cem Davran ile Erkan Can' i gördüm İstiklal'de salina salina yürüyorlardı.
0
karsinin aksisi
(22.06.14)
şener şen alışverişte, gamze özçelikle kocası bağdat caddesinde, hugoyu sunan tolga abi alişverişte, mehmet turgut da fotoğrafımı çekmişti.
0
instant crush
(22.06.14)
Şevket Süha Tezel, Metin Keçeci (BKM Mutfak) (Araba yarışı gibi bir şeyde co-pilotlarıydım.)
Mehmet Haberal (çıktıktan sonra bir söyleşide)
Kemal Kılıçdaroğlu
Yılmaz Büyükerşen ve ilçe belediye başkanları
Doğu Perinçek (söyleşi)

gerisini yazmıyorum, resmen siyasetin içindeymişim haberim yok. :D
0
grgn
(22.06.14)
noktayi koyuyorum: bilal inci'yi gormustum olmeden bir sure once, adana baraj golune yurumeye gelirdi sabahlari. erol tas da olsaydi, tam kombo olurdu.

fatality! finish him ! :)
0
ubi dubium ibi libertas
(22.06.14)
(4)

İngiltere'deki Kıbrıslılar

speedy
İngiltere'deyim Türk semtlerini gözlemleme fırsatım oldu: burada Kıbrıslı Türk çok var. KKTC ile İngiltere vizeleri mi kaldırmış vatandaşlık mı dağıtmış n'apmış? Buralar hep dönerci, Kıbrıslı, kürt kaynıyor. Tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor gelmeyin:)
İngiltere'deyim Türk semtlerini gözlemleme fırsatım oldu: burada Kıbrıslı Türk çok var. KKTC ile İngiltere vizeleri mi kaldırmış vatandaşlık mı dağıtmış n'apmış? Buralar hep dönerci, Kıbrıslı, kürt kaynıyor. Tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor gelmeyin:)
0
speedy
(21.06.14)
Kıbrıs, 1963 de çıkan iç savaşa yapılan 1974 müdahalesini saymazsak, 1878 den beri ingiliz toprağıdır. Biz kabul etmesek de bu böyledir.
0
cevher67
(21.06.14)
Sanırım işin sırrı şu yazının son maddesinde yatıyor.

www.abgs.gov.tr

Ayrıca:

tr.wikipedia.org
0
compadrito
(21.06.14)
74 oncesinde, kibrisli turklere ingilterede mulk satisi oldu. Kaba tabirle dagitilmis bile denilebilir. Inanilmaz kolaylik ve ederinden dusuk bedellere.
donemin ortak hukumetinde yasanan gerginlikler, cekismelerle nufus olarak da ustunlugu elde etmek veya daha da ustun olmak icin gerceklestirilmis bir makarios planidir.
bu sebeple kibrisli turklerin ingiltere ile fazlasiyla bagi vardir.

74 sonrasinda ise denktas bu durumu duzeltmek icin kibris topraklarini turklere ucuz ve cok kolaylikla satmistir ki atil sekilde duran kibris bir turk topragi olsun.
Kibrisa gidince de antepli erzincanli konyali karamanli gorulmesinin sebebi de budur.

iskan politikasi, nufus ustunlugu...

gonul isterdi ki guzel bi de kaynak gostereyim ama zaman musait diil. Idare et.
0
cecilia
(21.06.14)
0
compadrito
(21.06.14)
(13)

Türkler'deki Efkar Kültürü

lamneth
https://www.youtube.com/watch?v=mKtoWwc0KU8#start=0:00;end=3:00;cycles=-1;autoreplay=false;showoptions=falseşunu izlerken aklıma geldi. bu nasıl bir kültür abi? biz türkler olarak neden efkarı bu kadar çok seviyoruz? bizden başka bu tarz bir kültüre sahip ülkeler var mı bildiğiniz?yaklaşık 9 aydır a
www.youtube.com

şunu izlerken aklıma geldi. bu nasıl bir kültür abi? biz türkler olarak neden efkarı bu kadar çok seviyoruz? bizden başka bu tarz bir kültüre sahip ülkeler var mı bildiğiniz?

yaklaşık 9 aydır almandayım ve burada adamlar hep şen şakrak. özellikle dışarı çıktıklarında. evde yalnız takılırken nasıllar bilemiyorum.

ha gerçi bir keresinde kafam baya iyiyken bi barda almanın birine hiç unutamadığım kızdan bahsetmiştim. o da bana anlatmıştı kendisininkini. orada bir iç dökme söz konusuydu. ama yine böyle kültür boyutunda bir efkardan bahsedemeyiz.

öyle işte. bu konudaki tecrübelerinizi ve görüşlerinizi merak ediyorum.
0
lamneth
(19.06.14)
Ben de hep bu soruyu sorarim. Tam bunalim milletiz.
0
delifaruk
(19.06.14)
rakıdan mı oluyo acaba? mesela son zamanlarda şarap içerken kafamın çok farklı çalışmaya başladığını farkettim. ama bira ile o tarz bi kafa olmuyor hiç.

bu da kafama takılmaya başladı. farklı içkilerin insan bünyesindeki etkileri de farklı oluyor sanırım ve rakınınki de böyle mi tezahür ediyor olsa gerek?
0
🌸lamneth
(19.06.14)
Aç bi 70'lik tolga çandar, erkan Oğur dinlet almana hala şen şakrak mı
0
materyalist imam
(19.06.14)
@materyalist imam: ama bunlar hep kısır döngü işte. efkarlandıkça daha çok efkarlı şarkılar çıkıyor. daha çok efkarlı şarkılar dinledikçe daha çok efkarlanıyoruz :)
0
🌸lamneth
(19.06.14)
biz arabesk bir milletiz. ayrıca herşeye ağıt yakıyoruz. ağıt yakarken şarkı yazıyor insanlar. ayılıp bayılmalar, bağırmalar. ben acı bir olay yaşadığımda sessizce ağlarım o kadar. şiddetli tepkiler vermem, kendimi yerlere atmam. çok tuhaf geliyor bana. sadece üzücü durumlarda değil, bir yakınını yıllardır görmemiş oluyor mesela görünce çığlık çığlığa bağırıyor. hiç bana göre değil.
0
rock n roll
(19.06.14)
Arabesk bir toplumuz. Bir yandan Akdeniz etkisi ve coşkusu taşırken diğer yandan da arap kültüründen etkilenip ortaya böyle bir harman çıkarmışız diye düşünüyorum.

Aynı zamanda kırsal bir toplum olmamız, bir göç toplumu olmamız, bitmeyen bir fakirlik, ezilmişlik ve savaşlar halinde olmamız da bizleri umutsuz ve karamsal bir ruh haline sokmuş ve coşku ile ağdalı hisleri bu şekilde birleştirerek yaamamıza sebep olmuştur diye düşünüyorum. Müzikte, mobilyada, iletişimde hep böyle bu yüzden...
0
pandispanya
(19.06.14)
Karakter meselesi zannedersem. Efkarli dinledikce daha efkarlanan insanlar var. Ama kendimi ornek verirsem efkarli dinlemeye tahammul edemiyorumki dinledikce dahada efkarlanayim. Ornek; cok sevdigim kiramayacagimö bir arkadasim rica etse benim icin su efkarli parcayi sonuna kadar bir kere dinle dese yapamam, lutfen benden baskabirsey iste derim o derece. Ayrica ne tur alkol alirsam alayim asiri mutlu ve iyimser oluyorum. Oyleki hakaret etsen kizamam. Ama tam tersi olan cok iyi anlastigim insan da var. Ayrica durgun bile olsam yanimdaki sen sakrak ise birkac dakika icinde ban da bulasiyor. Bu ara cokta harika sorunsuz bir hayatim falanda yok yani.
0
delifaruk
(19.06.14)
@delifaruk +1

daralırım ben, bunalırım, gelemem efkara falan. bana inanılmaz anlamsız geliyor, dertlenmek için içmek, müzik dinlemek, ortam kurmak vs. insan kendine bunu niye yapsın ki? benim de çok süper bir hayatım yok ama olduğu kadarına sevinmek varken, olmayana niye üzüleyim? hiç kendimi öyle ezik, fakir, umutsuz, arabesk hissetmedim, hissedemem istesem de.
0
kerbeee
(19.06.14)
tamam siz öyle değilsinizdir zaten kimler böyle diye sormamıştım :)

aslında belli bir zenginlik seviyesinin üzerndeki insanlarda bu tarz bir kültür olmadığını da söylemek yanlış olmaz heralde. ne biliyim bir ali koç'un falan arada böyle efkarlandığını hiç sanmıyorum açıkcası :)
0
🌸lamneth
(19.06.14)
:) ben türklükten ziyade karakter yapısı olabileceğini vurgulamak istemiştim. zenginlikle de alakası olduğunu sanmıyorum. sakıp sabancı geliyor aklıma hemen, o zenginliğin içinde az dertli değildi adam. türklükle alakalı kısmı "rakı sofrası" olabilir bence olsa olsa.
0
kerbeee
(19.06.14)
karakter yapısı olarak etkilidir elbette. ben de efkarlanmak istemiyorum ama bir ihtiyaç gibi bir zaman sonra sigara gibi bünye istiyor :)

ama asıl sorum aslında genel olarak türkiyede böyle bir kültür var. ve türkiye dışında başka hangi ülkelerde var mıdır merak ediyorum. mesela yunanistan'da olabilir gibi geliyor.
0
🌸lamneth
(19.06.14)
Tango, tanguero kültürünü bi tanısanız, arabeskteki efkârı ikiye katlar. Hakiki bir tanguero'nun günlük hayattaki konuşması bile, harbiden ızdırap çeker gibidir. Gözümle görüp, kulağımla duydum. Dolayisıyla, Müziği bizden daha efkârlı en az 1 ülke var, o da Arjantin.
0
compadrito
(20.06.14)
Neden tsşıdığımız acıları yük değil de madalya gibi gördüğümüzü yıllar yılı ben de anlayamadım. Televizyonda ağlayanlar para kazanıyor, her program ağlak. Dizilerin bile ağlatanı tutuyor diye en ağlatanından yapıyorlar. Kaç yıldır televizyon açmıyorum, iç karartmak dışında bir işe yaramıyor.

Aslında çok mutlu olmalarına rağmen, Portekiz'de fado çalan yerlerde bir küçük efkar ruhu olabiliyor. Ağıt müziği aslında ama müzik bazı bazı "Düriye'min Güğümleri Kalaylı" veya "Evreşe Yolları Dar" ne kadar hareketsiz. Artık sözünde neler sayıklıyorlarsa, herkes önüne bakıyor kafalar eğik, gözlerde yaş damlaları. Bütün gece halı deseni inceleyen suçlu çocuk gibi oturmak gerekiyor. Bir "Derdiniz ne" diyesiniz geliyor. Ama oradan birinin söylediğine göre belli bir iki ünlü fado sanatçısı dışında fado genellikle turistlerin dikkatini çekiyormuş; yerel halkın çoğunluğu fadoyu sallamayalı epey oluyormuş.
0
aychovsky
(20.06.14)
(8)

Kepçe kulak ve 3 numara saç? (ifşa mod on)

eternal_soul
Havalar sıcak, oturduğum yerde saç diplerimden ter akıyo, bunaldım. Saçı 3 numara kestirmeyi düşünüyorum. Az biraz saç dökülmesi var, biraz daha gür çıkar gibi düşündüm.1. resim kulakları görün diye yakın bir foto. 2. resimde 3 numaraya yakın bir saç modeliUzun zamandır düşünüyordum cesaret edemedim
Havalar sıcak, oturduğum yerde saç diplerimden ter akıyo, bunaldım. Saçı 3 numara kestirmeyi düşünüyorum. Az biraz saç dökülmesi var, biraz daha gür çıkar gibi düşündüm.

1. resim kulakları görün diye yakın bir foto.
2. resimde 3 numaraya yakın bir saç modeli

Uzun zamandır düşünüyordum cesaret edemedim. Haftada bir sakal traşı oluyorum. Sakal falan kurtarır mı, nasıl durur? :/

Maytap geçmeden fikirlerinizi söylerseniz pek bi memnun olurum.
0
eternal_soul
(19.06.14)
kepçe falan değilsin moruk. ne yapsan gider.
0
thatam
(19.06.14)
gayet olur, yaptır.
0
fengari
(19.06.14)
sen kepçe kulaklı değilsin ki. hiç kepçe kulak görmemiş olmalısın buna kepçe diyebildiğine göre. istediğin gibi yap saçları.
0
rock n roll
(19.06.14)
kulaklar kepçe değil bence yani ne tam düz ne kepçe
0
eldfell
(19.06.14)
kepçemsi. istediğin gibi yap saçını, çok birşey değişecek gibi durmuyor.
0
kerbeee
(19.06.14)
vur üçe gitsin birader, yanlar ve sakallar 2 numara olsun ama.
0
snowman
(19.06.14)
Herkese tek tek teşekkürler, seviyorum bu duyuru halkını :)
0
🌸eternal_soul
(19.06.14)
maytap diil de, geribildirim olarak bi yorumum olacak. o gece çekilmiş fotoğrafta durduğunuz gibi durmayın. yakışmıyor.
0
compadrito
(20.06.14)
(2)

idam belgeseli sorusu, ya discovery yada national geographic

korg
3-4 sene önce belgesel kanallarının birinde amerika'da çekilmiş idam belgeseli gibi bişey vardı. adı idamı bekleyenler tarzında birşeydi. hatta tanıtımında adamlar yok ben 110 kiloyum verdikleri ilaçlar 80 kiloya kadar gibi şeyler söylüyordu. birde eli tüfekli bir şerif idam kalkmasın falan diyordu.
3-4 sene önce belgesel kanallarının birinde amerika'da çekilmiş idam belgeseli gibi bişey vardı. adı idamı bekleyenler tarzında birşeydi. hatta tanıtımında adamlar yok ben 110 kiloyum verdikleri ilaçlar 80 kiloya kadar gibi şeyler söylüyordu. birde eli tüfekli bir şerif idam kalkmasın falan diyordu. bu belgeselin reklamı 2-3 hafta aralıksız dönmüştü. var mı izleyen adını hatırlayan yada linkini bilen. en azından hangi kanalda izlediğini çıkartan..
0
korg
(18.06.14)
Şöyle bi' şey var:

www.belgeselgunlugu.org
0
Dunedan
(18.06.14)
compadrito
(18.06.14)
(4)

Şarkılardan Davul'u Çıkarmak?

spirit crusher
selam millet,herhangi bi şarkıdan davulu çıkarmanın yolu var mıdır? yutub'da filan araştırınca [http://www.youtube.com/results?search_query=master+of+puppest+wihtout+drum metallica'nın] filan var böle kayıtları ama bana özellikle aşağıdaki şarkının kaydı lazım. yapılabiliyosa hatta biri yapsa ne güz
selam millet,

herhangi bi şarkıdan davulu çıkarmanın yolu var mıdır? yutub'da filan araştırınca metallica'nın filan var böle kayıtları ama bana özellikle aşağıdaki şarkının kaydı lazım. yapılabiliyosa hatta biri yapsa ne güzel olur.

www.youtube.com
0
spirit crusher
(17.06.14)
simdi standart olarak cd'lerdeki kayit 2 kanalli ve bu enstrumanlar ayrilarak kaydedilmiyor. tum kanallari iceren bir kayit bulman lazim yoksa oyle ben stereo'dan bunu ayirip cikarayim diye bir teknoloji yok. Belki guitar hero icin filan yapimis kayitlari bulabilirsin bir sekilde. bir de guitar pro filan kullanmayi deneyebilirsin, bilmem seni tatmin eder mi.
0
fortisvita
(18.06.14)
O dediğin olaya backing track deniyor. Baterisi olmayan şarkılar yani. Drum backing track diye aratabilirsin. Ama çok bişey bulacağını sanmıyorum. Kanal kayıt gördüysen her enstrüman ayrı kaydedilir sonra birleştirilip şarkı oluşturulur. Birleştirildikten sonra bateriyi çıkarman mümkün değil. Birleştirilmemiş halini de bulman mümkün olmadığına göre tek şansın backing track aramak.
0
yigitkaraca
(18.06.14)
@fortisvita, guitar pro pek çözüm değil ya. rse filan bi yere kadar.

@yigitkaraca, ya biliom da işte belki dedim teknoloji ilerlemiştir :/
0
🌸spirit crusher
(18.06.14)
bu sorduğunuz sorunun tersini sorduydum ben de. gittim adama dedim ki, bana bi yazılım sat, herşeyin sesini kısıyim, bi tek perküsyon kalsın ortada. adam da fortivista'nın ve yigitkaraca'nın cevaplarını verdi bana. her enstrumana ayrı kanal tahsis edilerek, 24 kanallı filan bir kayıt olmalı ve o kayıdın orijinali senin elinde olmalı o dediğini yapabilmen için...
0
compadrito
(18.06.14)
(14)

ameliyat

aguilas negras
Ameliyat ilginç şey. Önce hafiften uyuşturuyorlar seni. Üşüyorsun biraz. Tek sıkıntı etrafındaki insanlar üzgün ve çaresiz bakıyorlar sana. Etrafındaki insanlar sedyen ilerledikçe gözden kayboluyor. Asansör en alt kata iniyor ve üzerinde kırmızı renkle yazılmış kocaman bir "AMELİYATHANE" yazısı olan
Ameliyat ilginç şey. Önce hafiften uyuşturuyorlar seni. Üşüyorsun biraz. Tek sıkıntı etrafındaki insanlar üzgün ve çaresiz bakıyorlar sana. Etrafındaki insanlar sedyen ilerledikçe gözden kayboluyor. Asansör en alt kata iniyor ve üzerinde kırmızı renkle yazılmış kocaman bir "AMELİYATHANE" yazısı olan kapıdan geçiyorsun. Her geçtiğin kapıda ortam daha soğuk oluyor. En sonunda sedyeden ameliyat masasına geçip etrafındaki hazırlıkları takip ediyorsun. Gözünde lens yok, kalkıp her şeyi yakından incelemek geliyor içinden. Ama çok soğuk, üşüyorsun. Sonra anestezist gelip seninle küçük bir sohbet ediyor ve damarlarında bir soğukluk hissediyorsun. İyi uykular! Saatler geçiyor, senin üzerinde aklına gelmeyecek şeyler yapıyorlar ama hiçbir şey hissetmiyorsun. Soğuk bile hissedilmiyor.

Ameliyat ilginç şey, değil mi?
0
aguilas negras
(17.06.14)
hele o götüne yaptıkları iğne fena sakinleştiriyor adamı. ameliyat için sabırsızlanıyorsun hatta:)
0
geberix
(17.06.14)
ameliyattan çok korkuyorum. en çokta ameliyat sonrası saçmalama durumları olabiliyor. saçma sapan şeyler söyleyebilirsin. ameliyattayken rüya görülür mü, görülüyorsa ne tip şeyler olur bunlar, o da bana çok ilginç geliyor.
en çokta eniştem ameliyat olduğunda utanmıştım. ameliyattan çıktı yanında bekliyorum. doktorların, hemşirelerin arkasından hareket çekiyor, sürekli 'gel öpeceğim' diyor. öptürmekten bir hal oldum. o sessiz sakin adam gitti, deli gibi bişey geldi. neyse ki 1-2 saate eski haline döndü. ben bunları mı yaptım deyip çok utandı :))
0
rock n roll
(17.06.14)
Evet, ilginç bir şey. Beynin en ilkel yerine kadar uyuşturuluyor. Sonra kaldığın yerden devam ediyorsun.
0
Lim5
(17.06.14)
Ameliyat sonrasi da ayri zor be. Aglayarak cikiyorsun sedyedesin seni odana goturuyorlar gozunu ilk actigin anda yukari bakiyorsun bir serum var yavas yavas damlayan sonra etrafina bakiyorsun bir suru onluklu insanlar neler oluyor diye sorgulamaya basliyorsun. Ruya gibi bir girdigini hatirliyorsun bir de cikisini oysa o ara saatler gecmis oluyor falan degisik cidden.
0
duzsac
(17.06.14)
zamanında askeri hastanede bunu yaşamıştım hatta öncesinde ve sonrasında yalnızdım. kabus gibiydi.
0
tadutadu
(18.06.14)
Anestezi aldıktan sonra heyecan oluyor mu ?
Uyumaya benziyor mu ?
0
sonra baksak
(18.06.14)
Uyumaya benziyor bence. Ve evet, gerçekten heyecan verici bir an. Ama aldıktan sonra olan tek bir şey var, o da senin orada olmaman.
0
🌸aguilas negras
(18.06.14)
doktor olarak çok daha farklı herşey. hepsi aynı geliyor, hiç de soğuk değil :)) hatta çoğu zaman esas eğlence içeride oluyor.
0
fayfim
(18.06.14)
ilginç.
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(18.06.14)
bir kere ameliyat oldum, cidden soğuktu mekan. anestezi ise mükemmel birşey. ayda bir alsa herkes, ne dert kalır ne tasa :p o ilk gidiş anı bilincin. profesyonel uykucuyum, böyle tatlısı yok, yaşamadım. ben asansörde odaya çıkarılırken uyandım ilk, uyanma denirse. ezel yayınlanıyordu o dönem, ezel başladı mı diye sormuşum afdfads eşim de odanın anteni bozuk, söyledim bakacaklar demiş, skerim böyle hastane mi olur diye söylene söylene bayılmışım geri. ikinci uyanmamda telefonu isteyip millete mesaj atmaya çalışmıştım, merak etmeyin diye. herkese afdsfsdagfdsdkjn şeklinde mesaj atmışım. çok eğlenmiştim ben :p
0
kerbeee
(18.06.14)
Anestezi almak iyi bir şey mi kötü bir şey mi şimdi ?

Ya da kimler için eğlenceli kimler için sıkıntılı ?
0
sonra baksak
(18.06.14)
ameliyat faydalı bi eser. genellikle hayat kurtarıyo. bazen de ölüme sebep oluyo.
0
compadrito
(18.06.14)
fayfim haklı beyler. ben ameliyat olduğumda henüz daha o derin ve güzel uykuya dalmamışken doktorlar kendi aralarında geyik şamata yapıyorlar, bir yandan da net göremediğim şekilde beni ameliyata hazırlıyorlardı. Bir an anestezide farkındalık yaşadığımı düşünüp 'siz orada eğleniyorsunuz ama ben burada farkındalık yaşıyorum' demiştim sarhoş ağzıyla :))

uyanma sonrası ben herşeyi çok güzel hatırlıyorum ya. çiçekler, böcekler, kafa fena güzel, acayip bi duygu! bence anestezi rulez!!
0
dessy
(18.06.14)
bu duyguyu geçtiğimiz aylarda yaşayan bir zat olarak ben de bunları hissettim.

özellikle ameliyathanede geyik yapan sağlıkçı arkadaşları hayal meyal hatırlıyorum da, ne sinir olmuştum lan!

hele ki yoğun bakımda uyanman için senin adını sayıklayıp dürtüp duran hemşireler yok mu! gözünü açamıyorsun lan!

ama hiç unutayacağım bir şey var ki; ameliyattan sonra elimi yıkamak için sıvı sabuna basacak gücüm yoktu. ne kadar acı lan!
0
teknikekip
(18.06.14)
(2)

abd'ye paket çay ve çaydanlık götürmece ?

things
bavulun içine koyacağım. küçük bir çaydanlık ve 500 gr'lık 1 paket lipton siyah inci çay götürmek istiyorum. Herhangi bir sorun çıkar mı ? Havalimanı jfk bu arada.
bavulun içine koyacağım. küçük bir çaydanlık ve 500 gr'lık 1 paket lipton siyah inci çay götürmek istiyorum. Herhangi bir sorun çıkar mı ? Havalimanı jfk bu arada.
0
things
(15.06.14)
bir sorun cikmiyor, her sene abim paket paket goturur, jfk, o'hare, lax, sfo vs hic sorun yasamisligi yok.
0
shahrazad
(15.06.14)
belki bi işinize yarar:

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(15.06.14)
(2)

buyrun

othervoices
"This is a tale of woe. This is a tale of sorrow. A love denied. A love restored to live beyond tomorrow. Lest we think silence is the place to hide a heavy heart, remember to love and be loved is life itself. Without which we are nought."ne demek
"This is a tale of woe. This is a tale of sorrow. A love denied. A love restored to live beyond tomorrow. Lest we think silence is the place to hide a heavy heart, remember to love and be loved is life itself. Without which we are nought."

ne demek
0
othervoices
(15.06.14)
Bu ağıdın* bir hikayesi. Bu hüznün bir hikayesi. Reddedilmiş bir aşkın. Yarının ötesinde** yaşanmak üzere saklanmış bir aşkın. Sessizliğin ağır bir yüreği saklamaya en uygun yer olduğunu düşünmekten, sevmek ve sevilmenin hayatın kendisi olduğu hatırlamak olduğunu hatırlamaktan korktuğumuz için. Onlarsız*** bir hiçiz.

*Üzüntülü bir haykırış, ağıt olur herhalde.
**Kelime kelime çevirmişim gibi. "İleride yaşanmak üzere" de diyebiliriz.
***Onlar dediğimiz, sevmek - sevilmek falan.

Umarım doğru çevirmişimdir.
0
aychovsky
(15.06.14)
aychovsky'nin çevirisine rötuş yapmaya çalıştım ben de:

Bu bir ağıt hikayesi. Bu bir hüzün hikayesi. Reddedilmiş bir aşkın... Gelecekte yaşanmak üzere saklanmış bir aşkın... Bu kadar yüklü bir kalbin saklanacağı yerin, sevmek ve sevilmenin, hayatın kendisi olduğunun hatırlanacağı yerin sessizlik olduğunu düşünmeyelim diye. Onlar olmadan bir hiçiz.
0
compadrito
(15.06.14)
(1)

toplu taşıma ile nasıl gidilir sorusu

merkancam
merhaba kağıthaneden ümraniye mesire alanına en kolay nasıl gidilir ? teşekkürler
merhaba

kağıthaneden ümraniye mesire alanına en kolay nasıl gidilir ?

teşekkürler
0
merkancam
(15.06.14)
İETT'nin sayfası şöyle diyo:

Bulunduğunuz yerden KAĞITHANE durağına yürüyün. 14:50
~62
KAĞITHANE durağından 62 nolu otobüse binin. AKARETLER durağında inin. 15:00
41 dk.
Bulunduğunuz yerden BEŞİKTAŞ durağına yürüyün. 15:32
4 dk.
BEŞİKTAŞ durağından DENTUR1 nolu dentur aracına binin. ÜSKÜDAR durağında inin. 15:40
11 dk.
Bulunduğunuz yerden ÜSKÜDAR durağına yürüyün. 15:47
2 dk.9ÜD
ÜSKÜDAR durağından 9ÜD nolu otobüse binin. NAMAZGAH durağında inin. 15:54
23 dk.
Bulunduğunuz yerden SANTRAL durağına yürüyün. 16:12

Ümraniye mesire alanına nasıl giderim diye otobüse binmeden sorarsınız. Ben hem Kağıthane'de hem Ümraniye'de rastgele iki durak seçtim.
0
compadrito
(15.06.14)
(2)

çeviri ricası

clones
To position objects in the scroll viewer but beyond the bounds of the scroll viewerbunu nasıl eli yüzü düzgün bir şekilde çevirebiliriz.şimdiden teşekkürler
To position objects in the scroll viewer but beyond the bounds of the scroll viewer

bunu nasıl eli yüzü düzgün bir şekilde çevirebiliriz.

şimdiden teşekkürler
0
clones
(14.06.14)
nesneleri sroll viewer'da ama scroll viewer'ın sınırları dışına yerleştirmek için...

scroll viewer yerine pencere diyebilirsiniz, görüntüleme penceresi diyebilirsiniz. belki bi başkası daha güzel bi şey söyler şimdi.
0
compadrito
(14.06.14)
"kaydırma görüntüleyicisi" olarak yazdım ama benim anlamadığım but beyond kısmıydı, şimdi anladım teşekkür ederim.
0
🌸clones
(14.06.14)
(2)

ctrl alt del ile oturum açılan bilgisayarın şifresi

tabudeviren
şirket bilgisayarı.şifresini değiştirebilir miyim? değiştirebiliyorsam nereden?
şirket bilgisayarı.
şifresini değiştirebilir miyim? değiştirebiliyorsam nereden?
0
tabudeviren
(14.06.14)
denetim masası kullanıcı hesapları tabii eğer bilgisayar yöneticisi olarak hesap açtıysanız.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.06.14)
ctrl alt del'e bir daha basınca size şifre değiştirme seçenekleri vermiyo mu?
0
compadrito
(14.06.14)
(12)

küçük yaşta (yaşına göre) aşırı lüks ve teknoloji

air
başlık biraz sallama oldu ama yazının devamının olmamasına dikkat edeceğim :) öncelikle belirteyim amacım kimseyi yermek ya da kimseye laf sokmak değil. belki ben geri kalmışımdır, artık değişmiştir. sadece aşağıda bir telefon sorusunu görünce aklıma geldi.şimdi sormak istediğim şu; sizce bir çocuğa
başlık biraz sallama oldu ama yazının devamının olmamasına dikkat edeceğim :) öncelikle belirteyim amacım kimseyi yermek ya da kimseye laf sokmak değil. belki ben geri kalmışımdır, artık değişmiştir. sadece aşağıda bir telefon sorusunu görünce aklıma geldi.

şimdi sormak istediğim şu; sizce bir çocuğa ufak yaşlarından itibaren aşırı teknoloji ve ihtiyacının fazlasında imkan vermek ne kadar doğru? bakıyorum artık ufacık çocuk, altı bağlı hala ama elinde tablet ya da son model bir telefon. teknolojinin zararları, asosyalleşme vs haricinde bu tarz davranışlarının, kolay ulaşıp, hızlı tüketmesinin de zararlarının olacağını düşünüyorum. mesela imkanımız olmasına rağmen bana ailem ortaokulun sonları lisenin başlarında telefon almıştı, ki hani o dönemin son modeli değildi.
bilgisayarı da karnem iyi gelirse alacaklardı (ki yıllarca bilgisayar almadılar :D) isteklerim hep benim bir şeyler başarmamla yerine getirildi.

sizin düşünceleriniz nedir?
0
air
(14.06.14)
küçük yaşta olanlar teknolojinin içinde doğdu, onu uzak tutmanın bir faydasının olacağını sanmıyorum, bir şekilde ulaşıyorlar. bunun yanında okulda verilen online ödevler, çalışmalar gibi şeyler de var. iki tane küçük kuzenim var, 10 ve 11 yaşında, ikisi de teknolojiyle haşır neşir, asosyal değiller, sürekli arkadaşlarıyla birlikte kalıyorlar, beraber ödev yapıyorlar falan filan.

benim fikrime göre, artık bir ihtiyaç haline geldi, o yüzden ne kadar entegre edilebilirse o kadar iyi. özellikle 2000'lerde doğanlar için, bütün arkadaşları bir şekilde teknoloji ile haşır neşir iken, çocuğu mağarada gibi yetiştirmiye gerek yok. bizim için bile sosyalleşme kavramları değişti, onlardan 80'lerdeki 90'lardaki gibi bir çocukluk beklemek zor.
0
dogyman
(14.06.14)
çok ufak çocuklar uzak tutulmalı ama okula başladıktan sonra uzak tutmak imkansız artık.
maddi imkanı yeten ailelerden gelen bütün ilkokul çocuklarının elinde tablet var.
bizim zamanımızla şimdikiler farklı. bize ihtiyacının fazlası gibi gelen aslında öyle olmayabiliyor.
yine de kullanım süresi ve şeklini kurallara bağlamak şart. çocuğa çekici gelecek gerçek hayat aktiviteleri lazım.
0
lily briscoe
(14.06.14)
tabii ki saçmalığın ve görgüsüzlüğün ve asında KÖTÜ AMA ÇOK KÖTÜ bir ebeveyn olmanın göstergesi. Yani öyle disiplinsiz öyle mankafayız demenin arapçası.


öteden beri çocuklarını televizyonun karşısına oturtan üstelik bunu çocuk antomik olarak kendi başına oturabilir olur olmaz yapan ve bunu "ama işte uslu duruyor iyi yemek yiyor" diyerek savunan gerizekalı sözde annelere ifrit oluyorum. şimdi buna bir de akıllı telefondan video izletme eklendi. 4-5 yaşındaki veletin eline ipadi verip sözde zeka geliştiren applerle mankafaya çevirmek de cabası.

çocuğu bilingual yetiştirmeyi düşünür müsün, montessori veya waldorf ile ilgili okudun mu, bu çocuğun "efendi" terbiyeli bir insan evladı olması için ne yapıyorsun, inançlı olduğunu iddia ediyorsan bu çocuğa o konuda ne veriyorsun desen mankafa mankafa bakar ama telefonu eline alıp çocuğun algılarını bozarak gangnam style seyrettirmeyi marifet sanır.

kaldı ki otizm ve erken yaşta televizyon izlemeyle ilgili ciddi bağlantı şüpheleri var, tek neden olmayabilir ama sebep değildir denilebilecek bir bulgu da yok. bu durumda diğer teknolojilerin nelere yol açabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

çok dertliyim çünkü iki tane yeğen var ve aynı böyle yetişiyorlar.
0
warrior princess
(14.06.14)
olmasi gereken hatta geri kalmis olan bu.
ne saniyorsuniz abi 2014teyiz.
benim babam bu sene karnen iyi gelsin bilgisayar aliriz.
seneye iyi gelsin ps aliriz.
seneye iyi gelsin x aliriz y aliriz derdi cunku o zamanki kosullarda bunlarin hepsi bir anda alinacak kadar ucuz degildi.

simdi her fiuata tablet bilgisayar ps telefon bulabiliyorsun.
benim ilk bilgisayarimin ekrani 17 inc ti aminakoyum.bilgisayari aldigimiz zaman mahallenin bebeleri beni tanri saniyordum.
simdi komsunun bebesi 27imc imac kullaniyor. abi kod yaziyorum diyor. 14 yasinda.

ha su dogru eger sen cocuga her yeni cikan seyi alirsan teknoloji ya da her hangi bir sey cocuk.onunla ugrasmazsa bilgisayari telefonu sadece oyun icin ona buna like atmak icin kullaniyorsa evet boktan bir sey.
0
kutsalbok
(14.06.14)
Benden önce yazmış olanların "bahanelerine" ek olarak,

"ama okulda böyle napalım" deyip üzgün surat işareti yapmak da aslında çocuk yapmanın nasıl toplumsal ittirmeyle düşünülmeden bilinçsizce olduüunun ve yine kötü ebeveynliğin göstergesi.

iyi bir ebeveyn çocuğunun eğitimini devlete bırakıp sırtını yaslamaz. Türkiye'de 4+4+4 tartışılırken çok güzel bir homeschool fırsatı çıktı ama gerizekalı kemalist kafalar sırf kendileri gibi olmayanlar olabilir onların çocuklarını biz iktidara geldiğimizde bize benzetmeliyiz telaşıyla karşı çıktılar. şimdi elden tek gelen şey "ama sistem :("

kabul edelim türkiye'de iyi ebeveyn diye birşeyi mumla ararsınız.
0
warrior princess
(14.06.14)
akıllı telefon ve tablet, dünyayı öyle bi hızlı değiştirdi ve değiştirmeye devam ediyo ki, sırf şımarmasın diye çocuğu bunlardan mahrum yetiştirmeye benim gönlüm pek razı gelmiyo. ama nasıl ve nerede kullanacağını öğreterek, kullanılışını sınırlayarak. (nasıl sınırlayacağımız meçhul tabii).

iPad kullanmaya yaşı 12 aya düştü. 1 yaşında bebe, konuşma yok, iPad becerileri binbeşyüz!

Bunun zararları ve faydaları, bundan 15-20 sene sonra ortaya çıkacak. Şimdi ne desek havada kalır.
Ama çok iyi bildiğim bişey var, aypedi, ayfonu, çocuk bakıcısı olarak kullanan, çocuk beni rahat bıraksın da, dizimi/maçımı rahat rahat seyrediyim kafasında olanlar, o yaptıklarının karşılığını, ayped, ayfon bağımlısı çocuk sahibi olarak ödeyecekler.
hem başarının ödüllendirilmesi, hem çocuğun teknoloji cahili olarak yetişmemesi, hem de ayfon ayped bağımlısı olmadan büyümesi için dengeli bi tutum lâzım. çok zor o dengeyi tutturmak ama kafayı çok yorarsanız olabilir.

bi 10 sene içinde, ayfonla büyümüş aypedle büyümüş ve ayfonsuz büyümüş aypedsiz büyümüş çocukların karşılaştırıldığı araştırmaların makaleleri yayımlanmaya başlanır heralda.
0
compadrito
(14.06.14)
ha bu arada eklemeyecektim ama "her yerde böyle artık" ve "ipadle büyümüşle ipadsiz büyümüş arasındaki fark" denilince dayanamadım.

Bu çok önemsediğiniz teknolojileri geliştirenlerin çocukları waldorf eğitimi veren okullarda sıfır teknoloji ile büyüyor ve ebeveynlerin söylediği şey şu "biz zaten teknolojiyi giderek kolaylaştırıyoruz, kullanması gerektiği yaşa geldiğinde kolayca öğrenir".

budur.

link:
www.egitimpedia.com
0
warrior princess
(14.06.14)
silikon vadisinde google, yahoo, apple, hp ıvır zıvırın üst düzey çalışanlarının çocuklarını gönderdiği okulda tek bir bilgisayar bile yok...

www.nytimes.com

armuting.blogspot.com.tr

ben çocuğum olduğunda mümkün olduğu kadar, özellikle tüketime endeksli dokunmatik cihazlardan uzak tutmaya çalışacağım, daha çok rasperry pi gibi cihazlarla haşır neşir etmeyi, işlerin arkaplanını algılamasını sağlayacak makinelerle, legoyla filan oynatmayı düşünüyorum, eh daha var tabi bunlara ama, kısmet hep bunlar.

edit: yazı yazarken telefon geldiydi, link benden bir önce de verilmiş zaten.
0
kyha
(14.06.14)
cagin getirisi, baska da bir sey degil. buraya gelip yok efenim cocuklar mankafa oluyo, hic gelisim kitabi okumuyonuz mu vs diyenler kendi cocukluklarini veya annesinin babasinin cocuklugunu optimal cocukluk zannedenler. anne babasindan cook cooooook cooooooooooook onceleri de cocuklar vardi ve onlarin yasam bicimi bu insanlarin en iyisi sandiklari yasam biciminden farkliydi. sizin cocuklugunuzda da bir suru teknoloji vardi ve siz bunlari kullandiniz.

her yeni nesil farkli geliyor, yaslanan nesil hep kendi hayatinda olanlari cok iyi zannediyor. tablet kullandigi icin salak oluyor cocuklar, kadinlar da artik camasiri derede yikamiyor, yumurtayi catalla cirpmiyor, butun bu "kadinlik" gorevlerini unutmaya basliyor. hay aksi.
0
beriberi
(14.06.14)
Kaç yılındayız okullarda böyle falan diyenlere selam ederek asıl etkilerinden bahsedeyim.

Küçük çocukşarın eline verilen en klasik şey dandik tablettir şu zamanda. Ancak 7 yaşına kadar yani sinir hücreleri tam anlamıyla şekillenene kadar beyin farklı sinyalleri birbirine benzetebilmeyi öğrenmeli. Daha 10 yış bile olmadıgından teknolojinin bu denli yoğun şekilde oyuncak olarak kullanılması tam olarak nelere sebep oluyor araştırmalar yetersiz ancak şu anda kesin olan, hayal kurmaya imkan tanımadan karşısında görüntü belirmesi çocugun çağrışım bağlaşım yani pratik zeka gelişimini maffettiği yönünde. Bu çağrışım yeteneği beyin sinyalleri ile şekillenir ve espiri yapabilme yetisine kadar her işte lazım olur.

Daha 10 yıl önce araştırmacılar yanarlı dönerli oyuncaklar yerine bildiğin tahta oyuncaklar verin çocuk hayal etsin diyorlardı.

Okullarda böyle olması ülkemizin başındaki hukukçuların eğitim bakanlığına soyunup modernleşeceğiz diye görsüğünü yanlış şekilde almasıdır. Pisa testlerinde birinci ülke Finlandiya da çocuklar ergen olana kadar yani ilk 4 yıllık eğitimi bitene kadar elektronik eğitime geçmezler. Artık beyinler şekillendiğinde öğrencilere laptop dağılır.
0
taqster
(14.06.14)
şuraya çıldırmış şekilde hakaret ede ede yazı yazan enteresan vakalar var. abi kafanız iyi mi cidden ya?
daha kendi çocuğu olmayan insanların döktürmesi de hiç anlam ifade etmiyor,
burdan sonsuzluğa kadar plan yapabilir insan ama çocuğun olup okula gitmeye, sosyalleşmeye ve senden farklı bir çevrede yetişmeye başlayınca o planlar her zaman değişime tabidir bu hiç şaşmaz.

arkadaşımın walkman'ini elinden alan anne babalar vardı ben ortaokuldayken,
ben lisede cep telefonu için yalvar yakar izin alabilmiştim. internet kullanımı da benim yaşımdakilerin anne babalarını hep korkutmuştu, şimdi hayatın normal parçası oldu. o anne babalar da internet öğrendi. bunlar hep olacak. her kuşakta bu tartışma dönüyor.

burada kimse demiyor ki salalım çocukları naparlarsa yapsınlar. kontrollü ve sınırlı olduğu takdirde belli bir yaştan sonra çocuğun yararına kullanılabilir. bunun çeşitli yolları ve başarıyla uygulayan aileler var.
yani burda verilen usturuplu cevaplara kudurmuş vaziyette cevaplar yazıp bizim dediklerimizi bebeğini tv karşısına oturtan veya 4 yaşında çocuğa tablet telefon veren bilinçsiz ebeveynle bir tutmak bambaşkaymış cidden.
0
lily briscoe
(14.06.14)
compadrito
(23.06.14)
(3)

ingilizce öge sıralaması

tellioglu
mesela "gerçekleştirilmesi zor olan bir projeye verilen kredinin takibi için ayrılan masrafı hesaba katan bir model oluşturdular dicem. "they constructed a model considering the impact of screening cost on growth rate which ensue from borrowing money to finance projects" diye olabilir diyorum ama bu
mesela "gerçekleştirilmesi zor olan bir projeye verilen kredinin takibi için ayrılan masrafı hesaba katan bir model oluşturdular dicem. "they constructed a model considering the impact of screening cost on growth rate which ensue from borrowing money to finance projects" diye olabilir diyorum ama buradaki which growth rate i de betimliyo gibi anlaşılabilir. bu growth rate i cümlenin neresine sokayım?
0
tellioglu
(14.06.14)
which ile başlayan kısmı 'model'in hemen ardına yerleştirebilirisinz veya tam emin olmasam da which'den önce virgül ile de durumu kurtarabilirsiniz.
0
bulmasi gercekten zor
(14.06.14)
abi bu kurduğun cümle bana hiç ingiliş gibi gelmedi.

burada ciddi usage hataları var gibi duruyo. lûgat kurbanı olmuşsun gibi duruyo.

construct bildiğin inşaat yapmak. herifler oturup bir model inşa ettiler gibi oluyo öyle diyince.
screening cost, bir şeyi tarama maliyeti demek.

they came up with a model taking into consideration the expense allocated to follow up the loan to finance a project that is hard to implement

derdim ben olsam.
0
compadrito
(14.06.14)
ben olsam bunu şu şekilde çevirirdim (word by word çevirmek şartsa):

they developed a model that considers the cost allocated for tracking the loan granted to a project that is difficult to carry out.

ancak bu cümle belki Türkçede çok sorun yaratmıyor ancak İngilizce çevirisi 4 tane relative clause içeriyor. Ve içinde bu kadar fazla relative clause olan bir cümleye İngilizce'de pek rastlanmaz.
0
azdan cok anarsik
(15.06.14)
(3)

şunu ingilizce nasıl derim

tellioglu
bir mekandan bahsediyorum burda. " ben buranın arka arkaya iki gün açık olduğunu hiç görmedim zaten."
bir mekandan bahsediyorum burda. " ben buranın arka arkaya iki gün açık olduğunu hiç görmedim zaten."
0
tellioglu
(13.06.14)
i have never seen this place open (even) two days in a row.

even'ı ben ekledim, "arka arkaya iki gün bile" anlamı versin diye.
0
in vino veritas
(13.06.14)
zaten için de en sona anyway ekle.
0
himmet dayi
(13.06.14)
Anyway, I've never seen this place was open 2 days in a row.

edit: Himmet dayı dedikine, anyway başa gelince, ''her neyse'' anlamını vermez mi? ben de verir heralda, dedim. Himmet dayı'nın dediği doğru kaliba.
0
compadrito
(13.06.14)
(13)

Şizofreni nasıl oluşur/nasıl korunulur?

oddyseus
Biraz paranoyakça olacak ama hayatımın hiç bi döneminde bu tip psikolojik bir hastalığa yakalanmak istemiyorum. Bunun için ne gibi önlemler alınabilir?
Biraz paranoyakça olacak ama hayatımın hiç bi döneminde bu tip psikolojik bir hastalığa yakalanmak istemiyorum. Bunun için ne gibi önlemler alınabilir?
0
oddyseus
(13.06.14)
o iş biraz akacak kan damarda durmaz gibi duruyo.

esrar içme. içirtme. depresif adamlardan uzak dur. sülâlende şizofren var mı hiç? zeki misindir?

(bkz: esrar/@compadrito)
0
compadrito
(13.06.14)
sana bir örnek vereyim. "erkek kişisi liseyi bitirdikten sonra arkadaş çevresinden uzaklaşmış, kendi bakımında gerileme olmaya başlamıştır. birkaç kez işe girmeyi denemişse de en fazla birkaç hafta dayanıp değişik gerekçelerle ayrılmış. son zamanlarda ailesiyle birlikte yemeğe oturmak istememekte, karşı apartmandan odasının gözetlendiği gerekçesiyle perdelerini kapatmaktadır. ailesi bunu lys'yi kazanamama ve moral bozukluğuna bağlamaktadır. hasta bir gün karşı apartmana gidip komşusunu cia ajanı olmakla kendi odasına zararlı ışınlar vermekle suçlar."
halüsinasyonlar, sanrılar, duygunun dışa vurumunda bozukluk (kendi kendine gülme gibi), katatoni ve amaca yönelik olmayan hareketler, konuşmalar vardır genel olarak.
düşünceleri fakirleşir yani düşünce üretmekte zorlanır, depresyonda da görülebilen aktivitelerden vs. zevk almamaya başlama olayı görülür, gelecekle ilgili irade ve istek kaybı görülür.
beyninde yer alan özellikle dopaminerjik sistemle ilgili bir hastalık bu. ama korunması nasıl onu bilemeyeceğim.
0
bass solo take one
(13.06.14)
@compadrito hiç şizofren yok sülalede. ben zeki olarak görmüyorum ama uğraştığım şeylerden mütevellit çevremdekiler öyle olduğumu söyler.
0
🌸oddyseus
(13.06.14)
bass solo, esrar'ı sen de oku. ama yalandan okuma. ders çalışır kimin oku. görecen orda, hangi psikozlara yol açtığını, zemin hazırladığını.

oddyseus, o kadar zekâdan bişiy olman merâgitme. zaati sülalede de yok. depresif insannardan, depresif ortamlardan, müziklerden uzak dur. aydınnık insannarnan takıl. her bakımdan aydınnık olsun bu insannar.

uzun saçlı, rak müzik bebelerine fazla dalma. emoculara, dövmecilere filan.

cici çocuk ol. şizofreni cici çocuklara teğet geçer.
0
compadrito
(13.06.14)
2 biçimi söz konusuydu(öncelikle psikolog değilim, bunları uzman görüşü olarak değerlendirmeyin). Biri genetik ve hormonal durumlardan kaynaklanıyor. Ailede şizofren hiç yoksa bu durumun ihtimali biraz zor. Diğeri de ya çocuklukta benliğin kuruluşunda ya da benliğin çoktan kurulduğu yetişkinlik durumunda gerçeklik algısının bölünmesiyle oluşuyor. Bu bölünmede travmalar tehlikelidir ancak her travma bu bölünmeye yol açmaz.

Sizin şizofreni olmayı bu kadar kafanıza takmanız ise panik atağın bir göstergesi olabilir. Günlük hayatta da "ya şizofreni olursam" şeklinde sürekli düşünüyorsanız psikologa görünmekte fayda var.
0
protector
(13.06.14)
@compadrito bilmiyorum o yolda gibi hissediyorum kendimi. Değişik takıntılarım var. Anti depresan kullanıyorum zaten ve sürekli ışıktan uzak dururum odamda perdeler her zaman kapalıdır. Mensa üyesiyim bu arada.

tr.wikipedia.org
0
🌸oddyseus
(13.06.14)
haa, bi de bu saatlerde bur'larda gezinme. saat 00:00 ile 06:00 arası mutlaka, karannıkta ve yatay durumda ve uykuda geçsin.

bu çoğönemli!
0
compadrito
(13.06.14)
Oha! Mensa dedi!

perdeleri aç olm! manyama!

antidepresanı kim yazdı la?
0
compadrito
(13.06.14)
@compadrito Kimse yazmadı. Paxil kullanıyorum reçetesiz olduğu için.
0
🌸oddyseus
(13.06.14)
Oha! Paxil dedi! Üstelik reçetesiz!
Nerde kaldı senin Mensa olm?
Manyama!

Sen (bkz: yeni başlayanlar için depresyon/@compadrito) yazısını okudun nu?
(bkz: seroxat)ı okudun nu?
0
compadrito
(13.06.14)
Bu arada Paxil'i de zort diye bırakma sakın!
O seroxat başlığına yazanlara mesaj at.
Nasıl bırakılıyomuş öğren, eğer psikiyatra verecek paran yoksa.
0
compadrito
(13.06.14)
bu tarz takıtıların varsa psikolojik rahatsızlığın zaten var olabilir
0
la noix
(13.06.14)
genetik yatkınlığın şizofrenide payı büyük olsa da bence bir psikiyatriste gidip bu korkudan dolayı doktora danışmadan aldığınız ilaçları falan da söylerek sıkıntınızı anlatın. Tedavi edilmeyen ufak sorunlar çok daha ciddi bir duruma dönüşebilir ilerleyen zamanlarda ve bu tedavi rejimini en iyi doktor belirler.
0
merena
(13.06.14)
(1)

Ülkedeki huzur

umarsizca umarim
Efendim benim derdim ne ekonomik istikrar ne de başka bir şey. Tek tedirginliğim huzur. Malumunuz pislik bir coğrafyada bulunuyoruz. Sağımız solumuz birbirini kesen sapık müslümanlarla dolu. Öte yandan buradaki halk ile oradaki halk arasında zerre fark göremiyorum. Devlet gücünü kaldırdığımızda bura
Efendim benim derdim ne ekonomik istikrar ne de başka bir şey. Tek tedirginliğim huzur. Malumunuz pislik bir coğrafyada bulunuyoruz. Sağımız solumuz birbirini kesen sapık müslümanlarla dolu. Öte yandan buradaki halk ile oradaki halk arasında zerre fark göremiyorum. Devlet gücünü kaldırdığımızda burada da aynı manyaklar var. Komşum, hatta kuzenim yahut bir arkadaşım bile şöyle savaşırım böyle kafa keserim diyor yeri geldiğinde.

Son zamanlarda yaşananlardan sonra ülke olarak hiç bir caydırıcılığımız kalmadı diye düşünüyorum. Bu durum beni daha fazla tedirgin ediyor. Son olarak da ayrılıkçı Kürt hareketleri ise derin derin düşünmeme sebebiyet veriyor.

Dananın kuyruğu kopacak elbet. Ancak çok mu yakın? Ben gencim. O nedenle soruyorum bunları. Sadece insan olduğum için başka kimliklere tabi tutulmadan yaşamak hedeflerimi gerçekleştirmek istiyorum. Dediğim gibi ben gencim ve öyle bir kaç hükümet görmedim. En son Necdet Sezeri hatırlıyorum. yaşım 20. Şöyle yaşını başını almış abilerimiz cevaplarsa memnun kalırım. Bu bok her zaman böyle miydi? Yoksa sahiden de ülkede belli bir dönemden sonra mı huzur kalmadı?
0
umarsizca umarim
(13.06.14)
0
compadrito
(13.06.14)
(14)

mükemmeli aramak

indescribable
Steve Jobs un bi sözü var"En iyisini yapın: Yaptığınız her işte en iyisini yapmaya çalışın. Başarı yeni başarıları getirir. Mükemmeliyet tutkusu olan insanları işe alın."bu söz üzerine değil de, ben çok detaycıyım aldığım herşeyde bi sorun çıkar ya da çıkarırım. ille en sorunsuzunu bulana kadaryaptı
Steve Jobs un bi sözü var
"En iyisini yapın: Yaptığınız her işte en iyisini yapmaya çalışın. Başarı yeni başarıları getirir. Mükemmeliyet tutkusu olan insanları işe alın."


bu söz üzerine değil de, ben çok detaycıyım aldığım herşeyde bi sorun çıkar ya da çıkarırım. ille en sorunsuzunu bulana kadar
yaptığım ödevlerde de geçerli bu durum.
bi ödev yaparım eksiksiz illa o ödev 100 lük olacak düzeniyle içeriğiyle tam olacak.

en basiti martta rayban wayfarer siyah mat aldım. mat çatlakmış geri götürdüm ellerindeki tüm matlar çatlak. firmaya gönderildi. firma geri toplamak istemiş matlar arızalı diye damla olanlarla değiştirdim. camında leke var silmekle geçmiyor onu da götürdüm parlak wayfarer aldım mesela.sorun yok şuan

mesela bir de şu var; (git: 788420) cevabında yazdım başıma gelen olayı.

1ay önce conakers aldım dikişi tam dikememişler fermuarın yanı açıkmış dikkatimden kaçmış bir kere giydim o gün farkettim ertesi gün ayakkabı kucağımda mağazadaydım.



böyle kılı kırk yarmak problem mi?
bilemedim böyle gıcık, kıl insan muamelesi yapılıyor arada
takmıyorum tabiki. bilemedim problem mi değil mi.


var mı böyle olanlar aramızda?
tanışalım.
0
indescribable
(13.06.14)
Var. Ama ben aldığım değil verdiğim şeylerde mükemmelciyim. Yani o gözlüğü ben alsaydım çok umursamazdım. Ama o gözlüğü ben üretiyor olsaydım uyku uyuyamazdım çatlak diye.
0
alperz
(13.06.14)
Steve Jobs satın alandan ziyade satandı. Yaptığınız iş derken de üretimden bahsediyor olsa gerek. O yüzden şurası sıkıntılıydı o ürünü değiştirdim demek pek de benzerlik değil aslında. 100 lük ödev konusunda bir üretim var sadece.

Ben kılı kırk yarmam birkaç konu haricinde. Sonra kanser falan olurum neme lazım. Steve de kanserden öldü. Dikkat et.
0
armagan
(13.06.14)
Kusur bulmakla, kusursuz bi şey yapmak faklı şeyler.
0
vfgerty
(13.06.14)
mükemmel iyinin düşmanıdır diye bi laf var.

o 100'lük ödevi vaktinde verebiliyosan ve daha hayâti şeyleri aksatmıyosan, fena diil. ama her zaman bu risk var. mükemmeli yakalıycam derken, hayâti şeyleri ihmal etme rixi.

Steve reyizin dediği, üretilen mal ve hizmetin mükemmelliği.

gözlük ayakkabı ise, tüketicinin mükkemel ürün takıntısı.

böyle kılı kırk yarmak, problem. neden? hayatın mutsuz geçer. sana kıl muamelesi yapılmasını nereye kadar takmayabilirsin?

haa, ayıplı mal almayı ben de istemem de, iPad'imin üzerinde parmak izi var diye de uykum kaçmaz.
0
compadrito
(13.06.14)
hem kusursuz olmaya debeleniyorum hem kusursuz olanı arıyorum öz cümle böyle. sadece örnekler verdim.
0
🌸indescribable
(13.06.14)
şöyle diyim seneye bitirme tezimi yazıcam. mükemmel olacak. eminim. kendime inancım tam. hani deli gibi araştırırım en ince detayına kadar öğrenirim.

duyuruda bahsettiğim ödev beni aşan bi ödevdi hakkından geldim hayatımı aksatmadım. gayet tatile bile gittim öyle diyim.
0
🌸indescribable
(13.06.14)
bu mükemmel arayışı, yarraklara yan bastırmıycak derecedeyse, yararlı olabilir.
bu konuda ''o herif manyak la! oturup dıdısının dıdısınnan uğraşıyo, onnan rekabet edilmez olm!'' gibi bi şöhret edinirsen, bazı kapıları açabilir sana.
0
compadrito
(13.06.14)
@ dini butun kedi

o kadar değilim ya.
0
🌸indescribable
(13.06.14)
verdiğin örnekler biraz başarısız. en azından verdiğin örneklerde mükemmeli aramadığını söylemek mümkün.
- ödevleri zaten 100'lük yapman beklenir: "100'lük ödev yapıyorum" demek mükemmeliyetçi olduğunu değil sorumluluklarını ciddiye aldığını gösterir (ki -- dalga yok burada -- ne güzel bir şey bu).
- gözlük aldım şurasında bir kusur, ayakkabı aldım fermuarı bilmemne... ee, yani? burada da bir mükemmeliyetçilik yok ki? hevesle bir ürün almışsın tabii ki de yepisyeni ve pürüzsüz olmasını isteyeceksin.
0
inscrutable
(13.06.14)
@inscrutable

ödevlerinde bi kriteri vardır. ben o kriterlerin çok çok üstünde rapor yazıyorum
nasıl anlatayım bilemedim.
mesela karmaşık sayılar ödev konusu olsun genellikle karmaşık sayı Z kümesinin elemanıdır vs diye başlanır ödeve.

ben karmaşık sayı ne zaman bulundu kim buldu neden buldu ne yapıyodu ne yapıcaktı nerelere geldi gitti vs. herşeyini araştırır da yazarım.
konunun hakkınında hakkını veririm. en basiti bizim bölümde kimse hocalardan ödev konusunda takdir almaz sunum konusunda da, bi bana söylerler.

yeni aldığın ürünlerdeki olaya gelince tamam herkes ister ama ben onda da extra dikkatli davranıyorum sıkıntı büyük
0
🌸indescribable
(13.06.14)
yaa of nasıl desem, çevremdeki böyle insanları itici buluyorum, hele ki erkekleri. özellikle aldığı şeylerin çok peşinde koşanları. tamam yanlış bir düşüncedir belki ama bana cimri, üç kuruşun hesabını yapan adamlar gibi geliyor. geçen biri anlatıyor kek almış marketten bildiğin dankek gibi mesela. bozuk çıkmış, firmayı aramalar, özür dilemek için buna paket göndermişler, yok efendim kekin ambalajını istemişler bilmem ne. çok matahmış gibi anlatıyor bunu. "ulan 50 kuruşluk kek, bozuk çıktıysa yemeyiver. neyin peşindesin?" diyorum. ve evet böyle tiplerin herşeyinde de bir sorun çıkıyor. çok rahatsız edici buluyorum bu insanları. rahat, gailesiz insanlardan hoşlandığımdan sanırım.
0
kerbeee
(13.06.14)
@kerbee
itici gelebilir
50kr. bişi değil ama
zamanında ailem yapmıştı, çikolata alındı bozuk olması gerçekten sorun değil ama içinde kocaman bir ip vardı.
bu sorundur mesela.bunun ardına düşülür.

o ip nerden geldi?
0
🌸indescribable
(13.06.14)
şu verdiğin çükületa örneğinden sonra, sen bu gafaynan, sonunda Amarigaya gelin. şoraya yazıyom bak! dediydi dersin.
0
compadrito
(13.06.14)
işte sana şöyle diyeyim, skseler ardına düşmem, "aaa ip çıktı lan asfdagdsgads" diye güler, gider çöpe atarım ya da ipi çıkarır yenecek gibiyse çikolatayı yerim :D bu gibi meseleler benim hayatımda ne kadar yer kaplayabilir, kafam almıyor. günlük yaşantımda 5 dakikamı alacak birşey için daha fazlasını veremiyorum ben. fıtrat meselesi olabilir. kemirmeyin böyle kendinizi, valla değmiyor hiç ama hiçbir şeye, üzülüyorum bu tip durumlara.
0
kerbeee
(13.06.14)
(2)

MBA - derece-program?

saçdemeti
MBA başvurusu için doldurmam gereken bir formda şöyle bir bölüm var: Degree and Program applied/ Başvurulan Derece ve program : Derece:Program:Program Master of Business Administration, peki dereceye de mi MBA yazılacak?
MBA başvurusu için doldurmam gereken bir formda şöyle bir bölüm var:

Degree and Program applied/ Başvurulan Derece ve program :
Derece:
Program:

Program Master of Business Administration, peki dereceye de mi MBA yazılacak?
0
saçdemeti
(13.06.14)
lisans, yuksek, doktora hangisi onu sormak istemis herhalde. master's ya da graduate derdim ben. program da mba.
0
f_d
(13.06.14)
Derece: MBA
Program: Business Administration
0
compadrito
(13.06.14)
(5)

Üj Bej Kelime

molla leon zelig macmanus el ayyar kutal
Merhaba,Mevzu online pazarlama, veri ölçümü, internet istatistikleri vs."worth noticing" ne demek oluyor? "display" ne anlama geliyor bu noktada?" görüntülenen " olabilir mi?"mix split" nedir?
Merhaba,

Mevzu online pazarlama, veri ölçümü, internet istatistikleri vs.

"worth noticing" ne demek oluyor?
"display" ne anlama geliyor bu noktada?" görüntülenen " olabilir mi?
"mix split" nedir?
0
molla leon zelig macmanus el ayyar kutal
(12.06.14)
worth noticing, farkedilmeye değer demek
display, ekran, görüntü, görünüş, vitrin olabilir. cümle içinde kullanılışını görelim

mix split

ortaya karışık diyesim geldi ha ha ha. cümleyi görelim.
0
compadrito
(13.06.14)
1 "currently, the internet in russia is the second most popular medium after tv in terms of media mix split"

2 when comparing the effectiveness of ad campaigns on display and video, the other of the two proved .....
0
🌸molla leon zelig macmanus el ayyar kutal
(13.06.14)
hmm, demek ki neymiş? cımbızla çekip sormiycakmışız, hep cümlenin bütününe bakçakmışız.
(yaa, dayanamayıp soracam, o nası bi has nicktir hocam bea??!!!)

Hâlihazırda Rusya'da internet, karışık medya dağılımı mânasında, TV'den sonraki en popüler ikinci mecradır.

yani o laf mix split diil, media mix split.

Reklam kampanyalarının monitördeki (bilgisayardaki) ve videodaki (televizyondaki) etkinliğini mukayese ediyorken, diğer ikisi filan feşmekânı ispatladılar.

oradaki display bilgisayar monitörü demek oluyor, üst cümleyle bi arada düşündüğümüzde.

context yani bağlam çoğönemli el ayyar ağbim!

eklemedir, koca konak ekleme: vay anasını! kırk yıllık banner, oldu mu sana display! teşekkürler el ayyar molla!
0
compadrito
(13.06.14)
display öyle demek değilmiş :)

bannerlara, yani sabit reklamlara display ad deniliyormuş. video ad de bildiğimiz hareketli, videolu reklamlar.

çok sağolun :)
0
🌸molla leon zelig macmanus el ayyar kutal
(13.06.14)
hangi reklam ajansını çeviriyon bea
0
selam
(13.06.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.