Giriş
(1)

Mey kamışı çatlama problemi

ciagra
yeni bi mey aldım,elimde önceden 2 tane kamış vardı,bi tane aldıgım meyle beraber verdiler.yanlız kamışların hepsi çatladı.Kamışı açmak için sadece agıza sokulan kısmını 30sn -1dk suda bekletiyorum.Bundan dolayı mı çatlıyor acaba?Yani kamışı açmak için sadece agız kısmınımı yoksa kamışın hepsini mi
yeni bi mey aldım,elimde önceden 2 tane kamış vardı,bi tane aldıgım meyle beraber verdiler.yanlız kamışların hepsi çatladı.Kamışı açmak için sadece agıza sokulan kısmını 30sn -1dk suda bekletiyorum.Bundan dolayı mı çatlıyor acaba?Yani kamışı açmak için sadece agız kısmınımı yoksa kamışın hepsini mi suya batırmak lazım ?Bilen arkadaşlar cevaplarsa ,on numero olur.
0
ciagra
(04.07.14)
eksisozluk.com

sorunuzu bu kişiye mesajla yolladım. lütfen bu soruyu silmeyin.
0
compadrito
(05.07.14)
(6)

Ekşi sözlükten çekip gitmek

vanwarantion
Merhaba, Ben `purp`. Hiçbir zaman çok aktif bir yazar olmadım. Çok dişe dokunur şeyler yazdığım da yok zaten. Dolayısıyla siz beni pek tanımazsınız. Ama ben en yakın dostlarımın çoğunu zamanında hep ekşi sözlük sayesinde buldum. Yurt dışında yaşamaya başladıktan sonra da bu site benim için çoğu zam
Merhaba, Ben purp.

Hiçbir zaman çok aktif bir yazar olmadım. Çok dişe dokunur şeyler yazdığım da yok zaten. Dolayısıyla siz beni pek tanımazsınız. Ama ben en yakın dostlarımın çoğunu zamanında hep ekşi sözlük sayesinde buldum. Yurt dışında yaşamaya başladıktan sonra da bu site benim için çoğu zaman "ev"ime açılan bir pencere oldu. Yaklaşık 13-14 yıl önce aktif olarak başladığım ekşi sözlük serüvenime ciddi ciddi son vermeyi düşünüyorum. Beş yıl kadar önce beyhude bir gaye ile hesabımı kapatıp sonrasında sıkıntıdan tekrar bir hesap oluşturmuştum.

Zaten içimden pek birşeyler yazmak da gelmiyor. Zira o kadar çok "çöp" başlık var ki güncel olmayan konularda yazdığım iki satır kelam birilerini yüzüne gülümseme olarak zannetmiyorum ki gidiyor olsun. Son bir kaç aydır artık kendimi zorlayarak sözlük açtığımı, 5-10 dakikalık "bakalım neler olmakta" hevesinden sonra sıkıntıdan kendimi başka arayışlar içinde bulduğumu farkettim.

Bilgisayarların bizleri değiştirdiği kadar hızlı bilgisayarları değiştiremediğimiz bir çağdayız. ortada hashtag diye bir şey yokken aldığım laptop kucağımda açık duruyor. Sözlük çok ama çok değişti desem, aslında çaktırmadan yaşlanıyor olduğumu mu vurgulamış olurum diyorum ama değil. Yeni tasarıma da geçtikten sonra beta modunun da iyice yerlerde sürünüyor olması, hiç kimsenin düzeltmek için birşey yapmıyor olması, bana artık burada istenmediğim izlenimini veriyor. Sanki ekşi sözlük gitmiş, yerine başka insanlar için başka bir sözlük var.

Bu gün sözlükte yazar olarak sizler sığsınız veya entellektüel olarak yetersizsiniz demek değil söylemek istediğim. Yeni nesil hep zehir gibi. Ama burası böyle değildi. Biz eskiden aynı takımı tutmasak da aynı şakalara gülen 3-4 bin arkadaştık. ICQ numaram altı haneli ama kendime ihtiyar da diyemiyorum, zira yaşım 34. Ama her gün açıp okumaya kalktığımda birkaç uyanık tarafından insanların değer yargılarını zedelemeye yönelik açılmış başlıklarda aynı sorulara her gün aynı cevapları veren bu güruh ile aramda artık bir bağ kuramıyorum.

Uzun uzun cümlelerimle başınızı ağrıtıyorsam özür dilerim. Amacım, kendimi "ait" hissedebileceğim bir online komünite bulmak. Bu sefer hesabımı kapatmayı düşünmüyorum ama içimdeki bu arayış, beni şu soruyu sormaya itiyor;

2000'li yıllarındaki ekşi sözlük tadını günümüzde ikame edip türkçe özlemimi giderebileceğim bir mecra bilen var mı?
0
vanwarantion
(04.07.14)
Ekşi Sözlük'ün şu anki durumundan şikayet edip daha entelektüel bir mecra arayan birine göre insanların kıçına kozalak sokma fanteziniz çok çelişkili geldi bana. Zannediyorum Ekşi Sözlük'ün şu anki yazar profiline daha çok uyuyorsunuz siz. Devam.

Edit: Yazdığınız şeyleri siliyorsunuz, ona istinaden yazdıklarımızı okuyanlar "Ne yazmış lan bu" diyor sonra arkamızdan. Ayrıca Vikipedi var, tam aradığınız yer.
0
angelus
(04.07.14)
@angelus

adam 'kic' demis, 'got' demedigi icin sorun yok bence.

ne yazik ki oyle bir mecra yok, secicilige yonelik biseyler yapilip eksi'de takilmaya devam edebilirsin.
0
nawres
(04.07.14)
Sanırım şunu da eklemek lazım: Ciddi soruyorum.
0
🌸vanwarantion
(04.07.14)
öyle bir mecra yok çünkü bahsettiğiniz "yozlaşma" sadece ekşi'de değil internetin her köşesinde gerçekleşti. bazıları buna nerede çokluk orada bokluk diyor, ben de "değişen dünyanın global etkilerinin internet çağına etkisi" diyorum daha entel görünmek için.
0
baba jo
(04.07.14)
değişmeyen tek şey değişimdir.

34 yaş insan ömrü açısından ihtiyar yaşı değil ama değişimin bu kadar hızlı yaşandığı bir mecra için çağın gerisinde. sizden 10 yaş küçüklerle sizin aranızda bir nesil farkı var şimdi. peki çağın gerisinde olmak, nesil farkının farkına varmak kötü bişiy mi? tabii ki diil. çünkü bu yolun sonu belli diil.

bundan 10 sene önceki lezzeti alamıyor oluşunuzun tek sebebi, ortalığı Y kuşağının istila etmiş olması değil. aynı zamanda sizin beyniniz de gelişti ve gelişmeye devam ediyor.

değişimi olgunlukla karşılayın ve hesâbınızı dondurun.
0
compadrito
(04.07.14)
Yaştan da daha öte kalabalıktan da kaynaklı bir şeyler var. Sözlüğün mini modeli olan kısım Duyuru'da, sonuçta aynı yaş grubundan örneklemli gibi ama burası kat kat iyi sözlükten çünkü yetişebiliyorsun bir şeylere, sözlüğün ilk hali gibi. 2 saat kaybolduğunda yakalayamıyorsun sözlükteki bir şeyi. Çöp de çok gerçekten, bundan her yaş grubu şikayet ediyor zaten. Sadece "Nerede Mir'im bizim zamanımızdaki başlıklar" durumu yok. Yeni neslin büyük bir kısmı da sevmiyor o çöp başlıkları. Nesil farkı da var, onu reddedecek değilim ama sadece nesil farkı değil olay. Biraz "Nerede çokluk, orada bokluk" gibi. Moderasyon bile "Eyh eytere bea" dedi zaten.

Bir de sözlüğe üye olunca kaç yıldır beklenen fırsat ele geçmiş gibi oluyor, biraz "sonradan görme"lik ortaya çıkıyor, ilk an insan bir cıvığını çıkarabiliyor. Kitle kitle, büyük alımlar da yapılınca çöpleşmesi çok normal. Ama bir alternatif sunamıyorum, ancak ben de bu duyuruyu takip edebiliyorum.
0
aychovsky
(04.07.14)
(15)

yabancıların yaptığı ve türklerin kabalık olarak gördüğü/sevmediği şeyler

tepedeki psychedelic adam
yabancı bi arkadaşım sordu da neler söylenebilir? örnek olarak futbolla ilgilenmemek (böyle bi rahatsızlık görmüş demek) ve eve girince ayakkabıyı çıkarmamak'ı vermiş. bunun gibi şeyler.
yabancı bi arkadaşım sordu da neler söylenebilir?
örnek olarak futbolla ilgilenmemek (böyle bi rahatsızlık görmüş demek) ve eve girince ayakkabıyı çıkarmamak'ı vermiş. bunun gibi şeyler.
0
tepedeki psychedelic adam
(04.07.14)
misafirperverlik konusu olabilir mi? mesela biz misafir konusunda daha hassasız.
0
rock n roll
(04.07.14)
ortalık yerde burun sümkürmek
0
check minus
(04.07.14)
ortalıkta gürültülü patırtılı burun sümkürmek. (yabancı kümesi içinde ki herkes yapıyor mu bilmiyorum ama italyanlar bu becerileri ile senfoni orkestrası kurabilirler)
0
nwnd
(04.07.14)
para meseleleri.
mesela bir yere götürür sizi, siz de benzin parasını verirsiniz ayıp olmasın diye, hemen alırlar. biz olsak "ya lafı mı olur, sok o parayı cebine" falan deriz.
0
innerbliss
(04.07.14)
Sesli sümkürmeleri.
0
sen git ben geliyorum
(04.07.14)
her ortamda bagirarak konusmalari.
0
she was my baby
(04.07.14)
gaz çıkarıyorlar ya o iğrenç işte
0
ladybug
(04.07.14)
Taksim nostaljik tramvayda turist bi adam oturuyodu, inecegini zannetti kalkti kapiya yanasti. O esnada yerine bi kadin oturdu gencten. Adam orda inmemesi gerektigini fark edince geri dondu eski yerine, kadin da hemen kankar gibi oldu, adamdan yok yok oturun est. tarzi bi tavir beklerken yuzunde bir siritisla omuzlarini silkti ve oturdu. Kabalik bence bu, yurt disinda da sahit oldum, pek yer vermiyolar, kadin erkek fark etmez. Kabalar biraz.
0
mukrime
(04.07.14)
çinlilerin şapur şupur yemek yemeleri.
0
headredhead
(04.07.14)
yazılmış ama tekrarlamaktan zarar gelmez.

bağıra çağıra konuşmaları ve hayvani sümkürmeleri. kadın, erkek hepsi aynı.
0
spatzle
(04.07.14)
Bir grup insanla kaldırım kenarında otururken şimdi milliyetini vermek istemediğim bir kadın tuvaleti gelince bizle konuşurken, tamamen o kaldırım kenarında, hiç muhabbeti ve istifi bozmadan açıp işemişti. Sonra konu ile ilgili arkadaşlar da "Ne olacak, insani ihtiyaç" tarzı yorumlar yapınca "TEM kenarında işeyen vatandaşlarımıza çok haksızlık ediyoruz o zaman. Bunlar işeyince medeniyet, onlar işeyince cahillik oluyor" ile "İşedi koskoca kadın. İğrenç" arasında gidip gelen duygu fırtınalarım oldu.
0
aychovsky
(04.07.14)
çok uç bi örnek diil ama, iki amarigalı telefonda konuşuyoken, içlerinden biri ''I gotta go!'' diyo ve orda bitiyo konuşma. öbür taraf da bundan alınmıyo. bizde böyle bişey yapan olsa, ''sen geçen gün niye telefonu yüzüme kapattın?'' sorusuna muhatap olur.

ama bi de bu soruyu tersine çevirip sormak var ki, bu listeyi üçe katlar heralda.
0
compadrito
(04.07.14)
toplu ulaşım araçlarında aracı satın almış gibi davranmaları...
Antalya'da tramvay tıklım tıklım, birçok kişi ayakta duruyor,
2 turist oturuyor, maşallah sırt çantaları da iki koltukta oturuyordu.
0
livaneli kadir
(04.07.14)
öküzün büyüğünü ahırda unutmuşum!

dalje.com

bunun anlamı bizde farklı, onlarda farklı!
0
compadrito
(04.07.14)
sümüklü,

muhtemelen çok iyi bir ailede yetiştin, Türkiye'yi yeterince tanımıyosun ve İstanbul'da araba kullanmadın.

www.youtube.com

ben Türkler çirkin filan demedim.

Soruyu tersten soralım dedim. Yani Türklerin yaptığı ve Amerikalıların kabalık olarak gördüğü şeyler diye soralım. Amerikalı dememin sebebi, ikimiz de iyi kötü bişeyler biliyoruz Amerika'ya dair...

Ben Amerika'da 8 senedir araba kullanıyorum. Şimdiye kadar 1 tane bile BMW'li götüme kadar girip selektör-korna yapmadı. kuja dostumuz beni çok iyi anlar.

Senede bir defa trafik magandasına denk geliyorum. Onda da o kişinin göçmen mi Amerikalı mı olduğunu anlamama pek imkân yok. Yalnız geçen sene bişey oldu: Stop levhası olan bir kavşakta durdum ve hareket etmekte 1 saniye kadar geç kaldım. Geceydi ve kendimi emniyette hissetmedim, yol görünmüyodu. 1-2 saniyelik bir tereddüdüm oldu. Arkamdaki X5'li kornaya bi asıldı!!!! En az 5 saniye süreyle kornaya bastı ve yanıma gelip camını açtı. ''Are you driving???'' diye bağırdı bana. Ben de camımı açıp, ana, avrat, sülale, bacı, ciğerlerim parçalanıncaya kadar küfrettim. Ne var ulan! Ne var!!! diye basbas bağırdım. Cevap: ''Türk müydünüz abi? Pardon!''

Benim burda bi patronum vardı, odama girmezdi. Çünkü odam, özel alanım olarak kabul ediliyor. Odamın kapısında durur ve oradan konuşurdu benimle. O başka bir işyeriydi. Şimdi işyerimde, iki gün önce, patronumun patronu geldi yanıma. Ben de mesai saati olmasına rağmen, kulaküstü kulaklıklarımı takmış müzik dinleyerek yapıyodum işimi. Onu görünce, kulaklığı çıkardım tabii. Kulaklığı da hemen çıkaramıyosun. En az 1-2 saniye sürüyo. Adam kibarca ne dedi biliyo musun? ''Sorry for bothering.''

Sana hiçkimse özel hayatınla ilgili bir soru soramaz. Hem yazılı hem de yazılı olmayan kurallarla, kesin olarak belirlenmiştir bu. Misal, doktor randevusu aldın. Âmirinden izin istiyosun. Ne doktoru? diye soramaz. Hatta doktora gittiğini söylemek istemiyosan, personal business der geçersin. Neymiş o personal business diyemez. Doktora gittin, döndün. Neyin varmış diye soramaz. Gizlice senin dosyana bakamaz, teşhisi neymiş acaba diye. Türkiye'de bi patronum vardı. Soruyodu kıza. Kız da kadın doğumcuya gideceğim diyodu. Kadın doğumcunun adını soruyodu bu defa. Dün burada bi duyuru vardı. ''Sevgilin yemek yapıyo mu?'' diye soruyomuş akrabalar mesela. Yapmıyo dersen de, bi yığın kafa ütülüyomuş.
Amerika'da bir süre yaşamış bir arkadaşım, Türkiye'ye döndü. Sonra orada yapamadı, tekrar Amerika'ya döndü. Türkiye'de, İstanbul'da, oturduğu sitede, arabasının yanına biri yaklaşmış. Biri dediğim, bir komşu ama selam sabah olmayan bir komşu. ''İkinci el mi aldın sen bunu?'' diye lafa girmiş. Bu Amerika'da kabalık olarak nitelendirilir.
Misal, markettesindir. Raflar arasındaki koridorlardan birinde dikilmiş, ve raflara bakıyosundur. Ama biraz geriden bakıyosundur. O koridordan geçmek isteyen biri, Excuse me diyerek geçer seninle raf arasından. Demese noolur? Hiçbişey olmaz. Çünkü geçebileceği başka biyer yoktur ve senin hava sahanla, onun rotası kesişiyodur. Ama der ve geçer. Başka bir ülkede daha yaşadım epeyce bi süre. Oradaki kibarlığa ve uysallığa da hayran kaldım.
Buna benzer çok örnekler verebilirim. Sen de diyebilirsin ki, sahte bir kibarlık o! Genelde sevgisizlik hâkim, yalnızlık hâkim, bencillik hâkim! Haklı da olursun, bunu demekle. Ama konu kabalıktan açıldığı için listemiz kabarık dedim.

yurtdışında ortalama bir türk erkeği de, türk kadını da gayet beğeniliyor.

demişsin. bu tespitine katılamayacağım. senin ortalama zannettiğin o Türkler ortalama değil. askerlik yapmadığın ve büyük bi ihtimalle Anadolu'da yaşamadığın için sen Türkiye ortalamasını bilmiyosun.

@tepedeki saykedelik abim

sümüklü hatırlattı. bişey daha unutmuşuz. Başka ülkeleri pek bilmiyorum ama Türkiye'de tuvaletin zemini pis bir yer olarak kabul edilir. Amerika'da ise, adam laptop çantasıyla, sırt çantasıyla giriyor şirketin tuvaletine. O çantayla birlikte giriyor tuvalet kabinine. E, tuvalet kabin kapılarının altı da, yerden 35 santimetre kadar yüksekte. Yani klozete oturmuş bir kişinin ayakkabılarını görüyosun. Adam o çantayı yere koyuyo, onu da görüyosun. bu da bizim pek yapacağımız bişiy diil.
0
compadrito
(04.07.14)
(13)

190cm+ kişileri askere genellikle ne olarak alınıyor ?

avrigus
sb
sb
0
avrigus
(04.07.14)
komikli cevap : kazma

normal cevap: kilo oranına göre de değişebilmekle beraber kimin ne olarak alınacağına dair bir garanti yok. Tamamen ihtiyaçla alakalı.
0
anonymice
(04.07.14)
kaleci.
0
baldur
(04.07.14)
flama taşıyıcısı
0
dafuq
(04.07.14)
bayrak direği
0
rhan
(04.07.14)
komando olurum korkusu olmasın (gerçi artık asteğmenliklerde kalktı). komando timinde 1.60'lık adam da olabilir 2 metrelik de. dezavantajın ilk günlerde olur, çünkü muhtemelen en ön veya ikinci sırada olacaksın içtima ve yürüyüşlerde falan. yani göz önündesin, kılık kıyafet, hareketler vs. dikkatli olman gerekiyor orta ve arka sıradakile göre daha fazla. flamacı ve sancak nöbetçileri de uzunlar arasından seçilir, bu tür görevler alabilmen de mümkün.
0
candanag
(04.07.14)
bir ihtimal cumuhrbaşkanlığı muhafız alayına muhafız olarak alınabilirsin. onlar da en az 1.90
0
kaptan memo
(04.07.14)
aradığın cevabı veriyorum, herkesi komando yapmıyorlar :)
0
yazgisiz infaz
(04.07.14)
Hicbir genellemesi yok. Gittigin yere gore degisir. Su ya da bu olursun buyuk ihtimalle diye birsey yok. Albay - general falan ihtiyaci varsa yanina alir seni. Onun disinda hic belli olmaz.
0
delifaruk
(04.07.14)
flamacı
0
kamera motor
(04.07.14)
nöbet ağacı
0
kelepir
(04.07.14)
manga komutanı
0
compadrito
(04.07.14)
Spesifik bir özelliğiniz yoksa herhangi bir işle görevlendirilebilirsiniz. Bu ot yolmak da olabilir bölük komutanının postalığı da. Bilemeyiz yani askerlik bu, her an her şey olabilir.
0
angelus
(04.07.14)
orgeneral
0
makbur
(04.07.14)
(2)

konsolosluğa ingilizce dilekçe çevirisi yardımı

eleutheiros
arkadaşlar vize içi başvuruya gittim babamın taahhüt dilekçesi ingilizce olmalı dediler(almanca da olur) örnekte bulamadım. şu 2 satırı nasıl çevirebilirim : SAYIN YETKİLİ ; Eleutheiros'un 26.08.2014 & 04.09.2014 TARİHLERİ ARASINDA YAPACAK OLDUĞU SEYAHATİ ESNASINDA TÜM MASRAFLARININ TARAFIMDA
arkadaşlar vize içi başvuruya gittim babamın taahhüt dilekçesi ingilizce olmalı dediler(almanca da olur) örnekte bulamadım. şu 2 satırı nasıl çevirebilirim :
SAYIN YETKİLİ ;

Eleutheiros'un 26.08.2014 & 04.09.2014 TARİHLERİ ARASINDA YAPACAK OLDUĞU SEYAHATİ ESNASINDA TÜM MASRAFLARININ TARAFIMDAN KARŞILANACAĞINI TAAHHÜT EDERİM.
SAYGILARIMLA
0
eleutheiros
(04.07.14)
Peki şu nasıl olmuş arkadaşlar. bir yanlışlık hata veya eksiklik var mı?

To Whom It May Concern:

As the father of eleutheiros I hereby certify that I am willing and have promised to give his full financial support in his travel between 26.08.2014-04.09.2014

Sincerely yours,
0
🌸eleutheiros
(04.07.14)
TWIMC

I hereby attest that I will fully support my son (sizin isim ve soyisminiz) financially for his travel between X and Y.

SY
0
compadrito
(04.07.14)
(2)

kısa ingilizce çeviri ricası

novotni
"X çalışmasını tamamladım. Güncel excel dosyası ekte yer almaktadır. Lütfen onu upload edin."yardımcı olacak arkadaşa şimdiden teşekkürler.
"X çalışmasını tamamladım. Güncel excel dosyası ekte yer almaktadır. Lütfen onu upload edin."

yardımcı olacak arkadaşa şimdiden teşekkürler.
0
novotni
(04.07.14)
I have completed the project. Please find attached the updated spreadsheet to be uploaded.
0
compadrito
(04.07.14)
Download edin demek istedin heralde.
0
delifaruk
(04.07.14)
(11)

Yeni Evli Çifte Orjinal Ev Hediyesi Tavsiyesi

peace.on
En yakın arkadaşım evlendi şimdi evine yemeğe gideceğim. Sizce ne alınır güzel kullanışlı ve klişe olmayan bir hediye tavsiyesi arıyorum.
En yakın arkadaşım evlendi şimdi evine yemeğe gideceğim. Sizce ne alınır güzel kullanışlı ve klişe olmayan bir hediye tavsiyesi arıyorum.
0
peace.on
(03.07.14)
ıska geçme ihtimaliniz çok yüksek. hediye çeki verin.
0
compadrito
(04.07.14)
apple tv
0
nex
(04.07.14)
tost makinesi ekmek kızartma makinesi su ısıtıcısı(kettle) bıçak seti çaydanlık ooo herşey alınabilir ki yeni evli çifte
0
ladybug
(04.07.14)
çok yakınsanız sorabilirsiniz, farklı olmak adına gereksiz birşey almış olmayın, vardır illa bir ihtiyaçları.
0
elbar
(04.07.14)
mutlu mikrop, bun design buralara bak
0
harekatamiri
(04.07.14)
En güzelini siz bilirsiniz sizin yakın arkadaşınız. Aranızdaki bir espiriye yönelik ürün olabilir mesela.
Kahve makinesi olabilir.
0
colorwithnotexist
(04.07.14)
iki farklı önerim var, belki birisi ilginizi çeker, özellikle ikincisi evliliğin ileri yıllarında çok fonksiyonlu bir görev edinebilir:)

1.www.db-dizayn.com

2.www.tchibo.com.tr
0
candanag
(04.07.14)
www.mudo.com.tr

bunların benzerlerinde bi tane almıştım arkadaşlarıma, çok beğenmişlerdi.
0
mellifica
(04.07.14)
tabu xlarge ve/veya trivial pursuit al. eşya telaşından kimse bunlara para harcamaz. en azından değiştirme kartı koy. varsa başka bir oyun alırlar.
0
merhum
(04.07.14)
Sorun eger almamislarsa arcelik telve alin.
0
physcos physcos
(04.07.14)
arçelik telve +1

soracak kadar yakındanız sorun +1

kimsenin almadığı ama çok lazım olan hediye: güzel bir çift kişilik nevresim takımı alın, çok makbule geçiyor, evde 50 tane bile olsa 51. niye var denmez.
0
yemrem
(04.07.14)
(10)

macbook air nasıldır?

brhmbl
Selam millet yeni bir soru(n) ile karşınızdayım.Şuradaki (http://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/790706/ekran-kararmasi) sorundan sonra notebook'tan soğudum. Bilgi İşlem dünyasından bir arkadaşım ısrarla macbook al diyor. Cihaz şu: http://www.hepsiburada.com/liste/apple-macbook-air-intel-core-i5-13g
Selam millet yeni bir soru(n) ile karşınızdayım.

Şuradaki (www.eksiduyuru.com) sorundan sonra notebook'tan soğudum. Bilgi İşlem dünyasından bir arkadaşım ısrarla macbook al diyor. Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Soru şu: şimdiye kadar iphone da dahil olmak üzere apple dünyasına adım atmadım. Bu makineye alışabilir miyim? Kullanımı kolay mı? 20 yıldır Windows kullanan biri olarak çekiniyorum. Bir de bu makine ile fm14 ve sonrasını oynayabilir miyim? (Nu çok önemli değil)

Ne dersiniz? Tecrübesi olanlar görüş bildirirse sevinirim.
0
brhmbl
(03.07.14)
On dakikada alışır sonra da "neden ben inat ettim de önceden almadım?" diye hayıflanırsın. Bilgisayar ayrı güzel, yazılımı ayrı güzel. Bilen biri sana 10 dk göstersin bir daha indows'un yüzüne bakmazsın. Verdiğin her kuruşu sonuna kadar helal edersin.
0
don toblerone
(03.07.14)
Eyvallah bro. Arkadaş senin kadar optimist değildi. 2 haftada alışırsın demişti. :)))
0
🌸brhmbl
(03.07.14)
boşa çiğnemişem yalan dünyayı dersin.
0
compadrito
(03.07.14)
pahalıdır. markadır. havadır. starbucksta kahve içmenize gerek yoktur. iş icabında kullanma dışında mastürbasyondur.
0
Hendrix'e tapan adam
(03.07.14)
10/10
0
otopsicocugu
(03.07.14)
param olsa da ben alsaaaaam
0
she was my baby
(03.07.14)
@hendrix dostum zaten iş için kullanıcam. Starbucks' ı hiç sevmem ayrıca. :))
0
🌸brhmbl
(03.07.14)
@brhmbl Ooo iş içinse al tabi moruk.

not: finat cut ve after effect gibi programlara ihtiyaç duyduğumdan dolayı bende alıcam merak etme ;) para yok şuan ilerde alırım heralde. saygılar,öptüm
0
Hendrix'e tapan adam
(04.07.14)
@sumuklu dostum bu ne sıklıkla oluyor? Önemli bi sorun gibi geldi bana. Sonuçta büyük bi çoğunluk windows kullanıyor ve bu kaymalar hep olursa sıkıntı olur diye düşünüyorum.
0
🌸brhmbl
(04.07.14)
onun yerine önce laptopına linux kurmanı tavsiye ederim. tabi fm konusuna bir şey diyemem, desteği nedir bilmem. linux kurup bakarsın hala sorunlar var mı diye. çünkü böyle bir sorun yaşayıp bir tarafıma 2500 tl kaçmasını istemem açıkçası. hem de bana göre fiyatını hiç de hak etmeyen bir cihaz için. ne diyordum, sorunlar. baktın olmuyor apple mı alırsın başka bir şey mi bilmem. ama şunu söyleyeyim, linux dağıtımları ile macos çok benzer. linuxa alışırsan ona da alışırsın.

şunu da söyleyeyim, dos'tan itibaren windows 8 hariç tüm windowsları kullandım. şu an back track linux kullanıyorum ve her şeyine alıştım. o yüzden kafanda büyütme fazla. :) sonuçta sürekli aynı şeyleri yaptıktan sonra kazınıyor kafaya
0
patr
(04.07.14)
(4)

Göğüs kafesim

kamera motor
göğüs kafesimde kemik ağrım var. eklem ağrısı gibi. tam anlatamayacağım sanırım.,3-4 hafta önce bu ağrı saplanmıştı sanki fazla gerdirmeden oluşabilecek bir ağrı gibi bir his yaratıyor. böyle tanımlayabilirim. ve o ağrı saplanınca bir süre derin nefes aldığımda kısaca göğüs kafesimi şişirdiğimde vs
göğüs kafesimde kemik ağrım var. eklem ağrısı gibi. tam anlatamayacağım sanırım.,

3-4 hafta önce bu ağrı saplanmıştı sanki fazla gerdirmeden oluşabilecek bir ağrı gibi bir his yaratıyor. böyle tanımlayabilirim. ve o ağrı saplanınca bir süre derin nefes aldığımda kısaca göğüs kafesimi şişirdiğimde vs baya bir ağrı saplanıyor.

ağrı direkt olarak kemikte, iki kafesin kesiştiği noktada.,,

aynı ağrı bugün bilgisayar başında otururken gene saplandı öğlen. hala sürüyor ağrı. vücudumu sağa sola döndürüp o bölgeleri kütletiyorum vs ağrıya katlanıp. çok az rahatlıyor ama ağrı sürüyor.

nedir ki bunun sebebi yau
0
kamera motor
(03.07.14)
kaburga'da çatlak kırık vs olabilir doktora gitmek iyi bir çözüm.
0
akeara
(03.07.14)
hareketsizlikten, güneşe çıkmamaktan, gendine iy bakmamaktan, düzensiz ve kötü beslenmekten ve boktan bir hayattan dolayı kemik erimesi başlamış olabilir. bilgisayarın karşısında uzun saatler çuval kimin yığılmış hâlde oturuyor olabilirsin.

bunnardır sebep. çürüyosundur yani.
0
compadrito
(03.07.14)
D vitamini eksikliği olabilir bi baktırırsanız iyi olur.
0
mavifil
(03.07.14)
Kostokondrit olabilir.
0
la lykia
(03.07.14)
(10)

yarın evden ayrılıyorum

earthangell
2 aylığına. ev boş kalacak. giderken neleri kontrol etmek lazım?
2 aylığına. ev boş kalacak. giderken neleri kontrol etmek lazım?
0
earthangell
(03.07.14)
pencereler

doğalgaz veya ocaktaki tüp

elektrik

su ve musluklar.

kilitler.
0
false pretension
(03.07.14)
elektrik
su
varsa gaz
buzdolabı
bir de açıkta yiyecek kalmasın.
camları iyi kapat.
0
oğlum çok zor lan
(03.07.14)
Hırsız girerse evde ortada değerli bir şey bırakma.
0
Lim5
(03.07.14)
Kuru erzaklarin varsa ağzını kapali tut boceklenebilir.

Pencerelerinde guneslik varsa çek yoksa canım önünde bir şey bırakma güneşten agarir.

Tuvaletine varsa camasir suyu dok sararmayi yavaslatir.

Caydanlikta dem birakma.

Yakın bir komsuna cep telefonunu ver. Çok Yakın değilse gidecegini söyleme
0
rubiks cube
(03.07.14)
buzdolabının fişini çekeceksen kapısını açık bırakman çok önemli, gazete falan sıkıştır hatta, kendi kendine kapanmasın. kötü anılarım var o olayla ilgili :)
0
paltar yuyan masin
(03.07.14)
Butun fisleri cek
pencere ve kapilari kitle
para varsa bankaya yatir
Buzdolabinda fazla bisey birakmamaya calis hatta git birine ver hayrina
0
condom kurşunu
(03.07.14)
Dogalgaz ve suyu vanalardan, elektrigi sigorta kutusundan kapat. Buzdolabi onemli. Kucuk aciklik birakabilirsen hava sirkulasyonu olmasi acisindan iyi olur.
0
icim urperiyor
(03.07.14)
Evde cop kalmadigindan emin ol.
Kuru baklagilleri acik birakacaksan buzdolabina kaldir yoksa naparsin bilmiyorum da sakin oyle birakma, kelebeklenir.
Yaz mevsiminde oldugumuz icin gunes alan odalardaki perdeleri kapatman esyalar acisindan daha iyi olur.
Bitki varsa onlarin da caresine bakmak lazim.
0
saçdemeti
(03.07.14)
suyu ana vanadan kapatın eğer kapatabiliyosanız.
balkon kapıları ve pencerelerin sıkı sıkı kapalı olduğundan emin olun.
güneş alan bir yer varsa, perdesini çekin.
kirli ve nemli çamaşır bırakmayın.
nemli sünger, nemli paspas, nemli el bezi vb. nemli bir şey bırakmayın.
tuvalet alaturkaysa, 5 litrelik bir pet şişeye su doldurup ağzını kapayın ve ters çevirip tuvaletin deliğine oturtun.
tuvalet alafrangaysa, klozetin kapağını kapatın ve üzerine 5 kg'dan ağır bir şey koyun.
buzdolabını boşaltın, fişini çekin ve hem buzluğun hem de buzdolabının kapılarını ardına kadar açık bırakın.
bütün elektrikli aletlerinizin fişini çekin.
varsa ana sigortadan evin elektriğini kesin.
sigortayı kapatamam, evde alarm var derseniz o başka.
sulanacak çiçeğiniz olmadığını varsayıyorum.
güvendiğiniz birine anahtar emanet edebiliyorsanız iyi olur. (eski binadır, borunuz patlar, alt katın tavanından su sızar, parkeleriniz kabarır, fırtına olur camı patlatır, içeri yağmur yağar, maallede patlama olur, yangın olur camlarınız patlar v.s. acil hâller için). bu gibi hâller için komşuda telefon numaranız bulunursa iyi olur.
soğan sarmısak gibi şey bırakmayın dışarıda. hepsini çöpe atın.
bakliyat kurtlanıp, kelebeklenebilir.
aklımıza gelmeyen, küflenebilecek ne varsa yok edin.
rutubetli bir şehirse, ayakkabılarınız bile küflenebilir.
dönüşünüzde, yazın iki ay beklemiş yağları tüketmeyin, yenilerini alın. tüketmeyeceğinize göre, gitmeden birilerine verin.
0
compadrito
(03.07.14)
tuvalete banyoya böcek ilacı sepin, dönüşte sizi hamamböcekleri karşılamasın.
0
piramitleri kimin yaptigini biliyorum
(03.07.14)
(5)

Damardan tuzlu su? (doktorlar, eczacılar bakın bi)

cemlemikonusuyorsun
izotonik nacl hangi durumlarda serum niyetine veriliyor?
izotonik nacl hangi durumlarda serum niyetine veriliyor?
0
cemlemikonusuyorsun
(03.07.14)
teyzenin biri gelip "yavrum bi serum takıver" diye başının etini yediğinde mesela?
0
calzoncillos
(03.07.14)
Ficut susuz kaldığında, şoka girdiğinde, amaliyatta, yavaş ve damardan damla damla ilaç verilmesi gerektiğinde, kusma sonucu düşkünlükte, ishalli hastalıklarda, aklıma gelmeyen başka durumlarda, zehirlenmelerde, travmalarda...

İzotonik NaCl candır can! Hayat kurtarır. Bulandan, yapandan, tak diyenden, takandan ve takip edenden Allah 1500 kere râzı olsun.
0
compadrito
(03.07.14)
ağzıyla içmeyenlere...
0
zgrydn
(03.07.14)
böbrek taşını düşüremeyip kıvrandığında, taş batıp kas spazmı yapıp kusmana neden olup su içmeni engellediğinde. :(
tıpçı değilim :(
0
namus ninjası
(03.07.14)
elektrolit dengesi bozuldugunda
tansiyon düşerse cok fazla
ishalde vs vs
0
coronaa
(03.07.14)
(10)

Kırmızı biberin artistik adı neydi

mete kudur
Soru başlıkta biraz acil :) bu uzun kırmızı biber varya közlediğimiz. onun meksikacaya benzer bi adı vardı neydi o
Soru başlıkta biraz acil :) bu uzun kırmızı biber varya közlediğimiz. onun meksikacaya benzer bi adı vardı neydi o
0
mete kudur
(03.07.14)
jalapeño?
0
oxygene
(03.07.14)
Paprika?
0
Lim5
(03.07.14)
Kapya?
0
aguilas negras
(03.07.14)
Salamura
0
hurma
(03.07.14)
Chilli? Cayenne?
0
compadrito
(03.07.14)
peperino
0
murtazaaaaaa
(03.07.14)
Pimiento?
0
compadrito
(03.07.14)
Tekil Peperone?
Cogul Peperoni?
0
nwnd
(03.07.14)
paprika +1
0
neseranni
(03.07.14)
yadigar +1 :D
0
neseranni
(03.07.14)
(16)

Pizzada birbirine en yakıştırdığınız malzemeler neler?

maymuncuq
Bomba bir pizza yapmayı planlıyorum. Önce araştırma geliştirme safhası. Sevdiğiniz 2li veya 3lüleri paylaşırsanız süper olur. Benim tonbalığı ve soğan ikilisi mesela yanına acı biber turşusu da güzel olur.Teşekkürler şimdiden
Bomba bir pizza yapmayı planlıyorum. Önce araştırma geliştirme safhası. Sevdiğiniz 2li veya 3lüleri paylaşırsanız süper olur.

Benim tonbalığı ve soğan ikilisi mesela yanına acı biber turşusu da güzel olur.

Teşekkürler şimdiden
0
maymuncuq
(02.07.14)
mozarella peyniri ve sucuk <3
0
trajikomix
(02.07.14)
domates, sosis, fesleğen, mozarella
0
Tam1Hi0n3
(02.07.14)
mısır mantar jambon.
0
theseachange
(02.07.14)
ince dilimlenmiş bonfile et ve roka yaprakları.
0
nereye bu gidis
(02.07.14)
ananas ve tavuk :) yurtdışındayken her gün yiyodum.

3.bp.blogspot.com
0
passion rules the game
(02.07.14)
Karides, soğan ve kırmızı biber.
0
alperz
(02.07.14)
peynir (kaşar / mozarella) sucuk mantar siyah zeytin mısır. ben önce fırının sadece altını açıyorum hamurun pişmesine az zaman kala 5 dk filan da alt üst beraber açıyorum içi sulu malzemeeri yanmamış bir pizzam oluyor. :) kalmayacaksa sıcakken bitirecekseniz o 5 dk üst kızarınca kaşar rendesi serpip 2-3 dk kapalı fırında tutmanızı öneririm.
0
apartman teyze
(02.07.14)
beyaz peynir, sucuk, kekik, siyah zeytin
0
[silinmiş]
(02.07.14)
mozarella+siyah zeytin+kırmızı biber+sucuk+mantar+sos+kekik. kısacası italiano başlı başına.
0
asyamaris
(02.07.14)
öhöm bir anadolu çocuğu olarak beyaz peynir, siyah zeytin, köz kırmızı biber(bim ve a101 de konservesi 3-4 tl civarı) ve küp sucuk ile olaya sert giriyorum. bu pizza oldukça tuzlu tadı keskin olmakta efendim. dominos-pizza hut ve lc de itali, italiano gibi isimlerde bulunmakta aynı zamanda.
0
maden suyu
(02.07.14)
Mozarella + sucuk + mısır
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(02.07.14)
Fesleğen, kekik, sucuk, sosis, mısır, yeşil biber, zeytin, mantar, kaşar. Hamurun üzerine domates puresi, salça, su ve baharatlari pisirerek sürün. Dominos'un toz halinde baharat karışımı var, o da sosuna karıştırınca güzel oluyor.
0
Lim5
(02.07.14)
pesto sos (domates yerine, sütle inceltip hamurun üzerine sürmek için), üzerine dil peyniri, mısır
0
pati
(02.07.14)
hamurun üstünde sarımsaklı acılı domatesli salça sos
mozarella/taze kaşar
sucuk (küp değil yuvarlak dilim)
yeşil ve kırmızı biber
0
pinkket
(02.07.14)
Somon ve sogan, belki bir de kapari.
0
dnznc
(02.07.14)
Mor soğan, sarmısak, kırmızı biber
0
compadrito
(02.07.14)
(7)

la bu sağlık sektoru cok mu pahalı ben mi cimriyim?

all girls dream
ürütiter mi o tarzda bi sıkyetim vardi hastaneye gittim kan tahlili 170 tl gibi bir sey tuttu. bi cilt kremi adlım 100 tl ilac 80 fln. la bi kan tahlili 170 tl olur mu ya?
ürütiter mi o tarzda bi sıkyetim vardi hastaneye gittim kan tahlili 170 tl gibi bir sey tuttu. bi cilt kremi adlım 100 tl ilac 80 fln. la bi kan tahlili 170 tl olur mu ya?
0
all girls dream
(02.07.14)
:D Geçen hafta kan tahlilime 500 lira verdim :D Hastaneye bi girdim, muayene ve ilaçla beraber yarım saatte 1.000 lira :D Pahalı sanırım. Aslında öropaya kıyasla uygun tabi ama asıl sorun gelirin aşırı düşük olması.
0
pandispanya
(02.07.14)
Devlet?
0
earthangell
(02.07.14)
yok haci özel
0
🌸all girls dream
(02.07.14)
Türkiye'de yaşadığınıza şükredin.
0
compadrito
(02.07.14)
Medical Park - Fatih. Bugün kbb ye gittim. sosyal güvencem yok. devlette yakın tarihli randevu yok. olan ebesinin amında. adamın 5 dakka bakması 200 tl.

doktor arkadaşlar alınmasın, tamam çok okuyosunuz çok adam biçiyosunuz o kadar gömecek mevkiye gelene kadar ama yinede çok bee... yani bana çok en azından.

zati hastanenin yarısını suriyeliler basmıştı. cihat çıktıda yaralıları alıyorlar sandım.
0
paulie walnuts
(02.07.14)
özel bile ucuz yurtdışıyla kıyasladığınızda. bizim ailedekiler belçikada hastaneden korkar oldular.
0
trajikomix
(02.07.14)
Özel nasıl ucuz la, avrupa'da hangi ülkede özele bu kadar mahkumsun ve gelire oranla saçma sapan faturalar ödüyorsun?
0
christopher nolan
(02.07.14)
(1)

ankara'da rusça

eva_green
Ankara'da ıyı derecede Rusça bılen var mı?Bır adet telefon gorusmesı yapılacak...
Ankara'da ıyı derecede Rusça bılen var mı?

Bır adet telefon gorusmesı yapılacak...
0
eva_green
(02.07.14)
sorunuzu silmeyin, bilen birine mesaj gönderdim.
0
compadrito
(05.07.14)
(10)

sümüğü içimize çekmek

fuerteventura
nezle olunca sümüğümüzü içimize çekip yutsak oruç kaçar mı?
nezle olunca sümüğümüzü içimize çekip yutsak oruç kaçar mı?
0
fuerteventura
(02.07.14)
hayır.

tükmüğünü yutmak da oruç bozmaz.
0
trajikomix
(02.07.14)
Şindi o biraz da sümüğüne bağlı
0
partizan
(02.07.14)
sümüğünü yutarak karnını doyurabiliyo musun? sümük ficuuduna dışarıdan gelen bişey mi? oruç kaçmaz. yerinde durar.
0
compadrito
(02.07.14)
hastayken oruc tutulmaz
0
for the record
(02.07.14)
sümüğe göre değişir. cidden oruç bozacağına kendin inanıyor musun?
0
lionel andres
(02.07.14)
şu kafa kesmeler falan olmasa aslında müslümanlar çok eğlenceli bence.
0
harmonikhakaret
(02.07.14)
keşkül büyüklüğünde bir sümükse değil oruç , insanlığını bile bozar. At dışarı gitsin yavrum içe çekmek nedir
0
1tam1ayran
(02.07.14)
ağızda tükürük biriktirip yutmak orucu bozduğuna göre kimse demesin sümük dışarıdan gelen bir şey değil, oruç bozulmaz diye.

gardaş sende dini soruların cevabını burada bulamazsın herkes kafasına göre yorumluyor. alo fetva hattı falan var, sağlam yerlere sor. oruç hassas bir konu, sakata gelme.
0
tolga asp
(02.07.14)
@harmonikhareket +1
0
bartholomew87
(02.07.14)
@harmonikhareket +1
0
daemonville
(02.07.14)
(6)

parası olanın iyi adam olması?

islergucler2
çocukken mesela bayramda harçlık veren vermeyenden iyi gelir göze. veren kötü adam olsun, vermeyen iyi ama para kötü adamıda iyi ve düşünceli gösterir göze.misal her geldiğinde oyuncak getiren akraba ne bileyim bir yemek yemeye, bir lunaparka götüren adamlar hep iyidir ve değerlidir.ben bunun insan
çocukken mesela bayramda harçlık veren vermeyenden iyi gelir göze. veren kötü adam olsun, vermeyen iyi ama para kötü adamıda iyi ve düşünceli gösterir göze.

misal her geldiğinde oyuncak getiren akraba ne bileyim bir yemek yemeye, bir lunaparka götüren adamlar hep iyidir ve değerlidir.

ben bunun insan büyüdüğünde de değişmediğini fark ettim. misafirleğe gelen adamın getirdiği hediyeye göre ağırlanması gibi mesela. arkadaş ortamında yemek ısmarlayan kişinin iyi adam olması gibi.

gönüller kazanmak iki kuruştan ibaret gibi geliyor gözüme paran varsa iyi yoksa kötüsün. hatta düşünceli, yardımsever, merhamet sahibi bir adamın parası olmadığı için en yakın arkadaşını ve en yakın akrabalarını arayıp soramadığını gördü bu gözler.

sizce neden böyle ve neden göyle paraya tapan toplum olduk biz?
0
islergucler2
(02.07.14)
parası olan değil lafını etmeden paylaşan adam değerlidir.
0
seksen9
(02.07.14)
mevcut dinim olmasa paraya tapardım ben, insanları bu kadar yöneten, bu kadar dize getiren başka bir tanrı olamaz zira.

kardeş payında bir sahne var, çok hoşuma gitti, hilmi önüne gelene vuruyo, karşısındaki sinirlenince para veriyor ve karşısındaki sesini bile çıkarmadan gidiyor. işte böyle bir toplum olduk, para verince sesini kesen, özgürlüğünü parası olmaya bağlayan bir toplum.
0
trajikomix
(02.07.14)
sen paraya tapan toplum görmemişin hacıt.
0
compadrito
(02.07.14)
millet oy veriyo la, mitinge fln gitmelerini saymıyorum, gizli olan işlem oy kullanmayı bile para verene yönelik yapıyorlar. daha ne görelim?
0
trajikomix
(02.07.14)
Çocukları sevindiriyorsa ve sevindirmek için elinden geleni yapıyorsa ve içinde paylaşma duygusu varsa bu zaten iyi insandır kolay kolay değişmez

Ayrıca seksen9 ada katılıyorum lafını etmemesi önemli
0
basond
(02.07.14)
Anlattigin ornekler parasi olanin sevilmesinden ziyade parasini paylasmaktan cekinmemeye ornek.
0
chavezding
(02.07.14)
(2)

ingilizce sözlük

icimdekibiri
elimde inkilap yayınlarının password dictionary var. kalın bir sözlük bilen bilir. şimdi kitabın büyük bölümü ingilizce kelime verip bunun türkçesini vermiş. kitabın son bölümünde ise, türkçeyi verip ingilizcesini vermiş. neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuluyor? zaten ingilizce-türkçe kısmında bu kel
elimde inkilap yayınlarının password dictionary var. kalın bir sözlük bilen bilir. şimdi kitabın büyük bölümü ingilizce kelime verip bunun türkçesini vermiş. kitabın son bölümünde ise, türkçeyi verip ingilizcesini vermiş. neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuluyor? zaten ingilizce-türkçe kısmında bu kelimeleri veremez miydi?
0
icimdekibiri
(02.07.14)
Belki kelimeler Türkçe'de yenidir.
0
hohoya
(02.07.14)
demek ki o hem ingilizce-türkçe hem de türkçe-ingilizce bi sözlükmüş.

yahu gradually ne demekmiş diye sorabileceğimiz gibi, yahu tedricen ne demekmiş diye de sorabilelim diye.
0
compadrito
(02.07.14)
(3)

Daha ne kadar kilo verebilirim?

dergus
Arkadaşlar merhabalar, ben 183 boyunda bir erkeğim. Bundan 2 ay kadar önce yaklaşık 102 kiloya kadar çıktım. Çirkin bir adam oldum. Esasında düzenli olarak kilo alan bir geçmişe sahiptim. Lise yıllarında 83 civarı, üniversite yıllarında 92-93 arasında gezdim. Üniversite bitti 97'lere yükseldim. Sonr
Arkadaşlar merhabalar, ben 183 boyunda bir erkeğim. Bundan 2 ay kadar önce yaklaşık 102 kiloya kadar çıktım. Çirkin bir adam oldum. Esasında düzenli olarak kilo alan bir geçmişe sahiptim. Lise yıllarında 83 civarı, üniversite yıllarında 92-93 arasında gezdim. Üniversite bitti 97'lere yükseldim. Sonra Dukan diyeti yaptım, 83'e kadar indim. Bozdum tabii ve 1 yıl içerisinde 102 kiloya ulaştım. Dukan'da bazı sorunlar vardı, biraz da psikolojik salma eklenince işin içine edildi.

102 kiloya çıkınca fark ettim ki çok çirkin bir adam olmuşum. Sonra bu burada bitmez dedim, azmettim ve Dukan-Karatay karışımı kendimce bir diyet yaptım. Bu diyette yumurta akı, tavuk eti, tavuk nugget, light limonata, light kola, zeytinyağı ve patates-pirinç gibi karbonhidrat ağırlıklı olanlar hariç her türlü sebzeyi yedim. Meyveyi zaten pek sevmediğim için fazla aramadım, ama yine canım çektikçe yedim. Bu 2 aylık süre içerisinde, diyeti de sık sık bozduğum oldu aslında. Ama asla genel çizgimden şaşmadım. 9 mayıs'ta başladığım diyette 1 yarım tavuk döner, 3-4 kere büyük çikolata, 4-5 kere dondurma, yarım kilo bal, 2-3 kere waffle ve 1 kere de çiğköfte dürüm yedim. Bayağı bozmuşum değil mi?

Ama şu an 86,7 kg'yim. Sağlam inceldim, resmen özgüven patlaması yaşıyorum. Üstelik bunu bir diyet olarak görmüyorum. Hayat boyu bu şekilde beslenmeye hazırım. Yeter ki formda olayım, kesinlikle bu geçici bir süreç değil...

Lakin şu var, benim bu boya ideal kilom 75 civarı. Ben hayatımda hiç 75 olduğumu hatırlamıyorum. Bu kilo verme nereye kadar sürer? Yani o kaçamakları da yapmasam, adam gibi devam etsem o kiloya ulaşabilir miyim?

Spor diyeceksiniz, günde yarım saat falan 102 kiloyken de yaptığım akşam yürüyüşleri var. Onun dışında ara sıra gaza gelip 15 şınav, 25 mekik yapıyorum ama düzensiz.

Bir de şunu eklemek istiyorum, an oluyor mesela 92 kiloyken olmuştu; 1 hafta kilo veremedim. Ama bir yere misafirliğe gittim, o tavuk döneri, waffle'ları falan orada yedim. 2 gün falan diyet yapmadım yani. Eve döndüm dedim galiba kilo almışımdır, bir baktım ki 90 kiloya düşmüşüm. Yani bazen proteine vücut direnç mi kazanıyorda karbonhidrat alınca kilo vermiş oldum? Bol bol su ve light limonata içiyorum bu arada. Bu kadar kilo verince cinsel gücüm ve isteğim de arttı. Hatta ayıptır söylemesi penis boyum bile uzadı(kasıktan verdiğim yağ dolayısıyla) :)

Şimdi ben sağlıklı bir şey mi yapıyorum? Ve nereye kadar kilo verebilirim? Bu noktalarda konuya hakim arkadaşların yardımlarını bekliyorum...
0
dergus
(02.07.14)
Karatay diyeti Paleo'nun Türk damak tadına ve mutfağına uyarlanmış hali. Kilo vermeyi cidden istiyorsan sıkı şekilde paleoya uyman gerekebilir. Paleoda bir diyet değil bir yaşam biçimi ve ortada "ideal kiloda olanlar paleo ile nasıl kilo vermeden devam edebilir" gibi bir sorun bile var.
0
warrior princess
(02.07.14)
kiloyu sadece diyetle vermissin anladigim kadariyla. bir tek yarim saat yuruyus.

bence iyi bir goruntu istiyorsan agirlik da kaldir hafif hafif incelirken vucudun da sekillensin. bu boy icin bu kiloda olmak lazimmis falan bosver onlari tartida yazan sayi degil aynada gordugun vucut onemli. yag orani onemli, kas kutlesi onemli, omuzlarin genisligi onemli iyi bir vucut icin.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(02.07.14)
(bkz: garantili zayıflama yöntemi/@compadrito)

2 ayda 15 kilo vermişsiniz. çok ama çok hızlı olmuş. ağır vücutla koşmadığınız çok isabetli olmuş. yürüyüşlere aynen devam edin. mümkünse 45 dakika yürüyün artık. bu kadar hızlı kilo verdiğinizde, geri alma ihtimaliniz yüksek. bakın en hızlı kilo aldığınız dönemde bile, ayda iki kilodan az almışsınız. halbuki verirken, ayda 7.5 kilo vermişsiniz. acele etmeyin. sabırlı olun. yöntemdeki tariflerimi dikkatli okuyun. light dediğiniz şeyler masum şeyler değil. onun yerine ayran ve/veya kefir içmeye çalışın.

vücut proteine değil, kalori kısıtlamasına direnç kazanıyo. yok olmamak, hayatta kalmak için, konforlu yakma modundan, ekonomik yakma moduna geçiyo. çünkü siz kaloriyi almayı kıstığınızda, öleceğini sanıyo gerzek.

sakın bi daha mekik yapmayın.
0
compadrito
(02.07.14)
(9)

Babaya benzemek

umarsizca umarim
Efendim gun gectikce babama benziyorum. Ozunde iyi adamdir, durusttur, erdemlidir vs... Ancak cok agresif ve gayet tahammulsu bir insandir kendisi. Kimi zaman bir aciklamayi bile burnunuzdan getirir. Aslinda cogu zaman isime geldi. Nerede bi yanlislik gorsem tepkimi koydum. Babamdan boyle gormustum
Efendim gun gectikce babama benziyorum. Ozunde iyi adamdir, durusttur, erdemlidir vs... Ancak cok agresif ve gayet tahammulsu bir insandir kendisi. Kimi zaman bir aciklamayi bile burnunuzdan getirir. Aslinda cogu zaman isime geldi. Nerede bi yanlislik gorsem tepkimi koydum. Babamdan boyle gormustum ya... En cok hakkini arayan ben oldum. Yine de yeri geldikce birini tersledigimde, yapilan aciklamalari dinlemedigimi fark ettigimde korkuyorum. Guzel kazanimlari olsa da ben babam gibi ofkeli bir adama donusmek istemiyorum aslinda.

Boyle seyler hisseden var mi? Ya da yorumu olan?
0
umarsizca umarim
(02.07.14)
ben de oldukça tahammülsüzleştim bu aralar ama stresten diye düşünüyorum. böyle mutlu pamuk gibi bir moddayken insan öyle olmuyor.
0
niyebilmiyoruz
(02.07.14)
Ayni! His sevmedigim huylaririnin aynisi bende de var. Cabuk sinirlenmek, ofkeyi kontrol edememek. Daha once sinirlendigi birseyi hatirlayinca ayni oranda sinirlenmek. Resmen gun gectikce onun aynisi oluyorum. Olmak istemiyorum, ama birsey yapamiyorum.
0
delifaruk
(02.07.14)
@delifaruk tepkilerim bile benzer oldu hocam artik
0
🌸umarsizca umarim
(02.07.14)
ben annemle ilgili öyle hissediyorum. annemin en sevmediğim özelliklerini kendim yaparken buluyorum ama aynı onun gibi. sanırım tepkiler alışkanlık yapıyor ne bileyim geçer umarım.
0
mymissingstars
(02.07.14)
babana ya da annene benzemen normal. seni onlar yapti.
ayni evde belirli.bir yasa kadsr yasadin ister istemez onlarin birer kopyasi oldun. ama bundan sikayetci isen en azindan farkindaysan @batuhanolabilir noktayi koymus.
0
kutsalbok
(02.07.14)
Annemi dünyalar kadar çok seviyorum çok da iyi bir anne ama anneme benzemekten deli gibi korkuyorum ve ona benzememek uğruna tersi davranmaya çalışıyorum yine de o istemediğim huylar çıkıyor ve yaşım ilerledikçe daha da çok çıkacak sanırım:/
0
urasil
(02.07.14)
(bkz: #23539402)

demiştim zamanında, hala da aynı düşüncedeyim. ve evet, her gün biraz daha annemim.
0
devilred
(02.07.14)
Gencler, ebeveynlerimize benzemeyelim. Tamam iyi yonlerini alalim ama cok bariz hatalarini da kendimizde goruyoruz. Bunda hemfikiriz. Bundan sonra anasi babasi gibi davranan iki gun once duyuruda got capsini paylasan adama benzesin.
0
🌸umarsizca umarim
(02.07.14)
bana benziycek hâliniz yok ya! sizi kim yetiştirdiyse ona benziyceksiniz. çocuklar kendilerine söyleneni değil, gördüklerini öğrenirler. sigara çok kötü bişiy, sen sakın içme! diyip fosur fosur tüttüren anne babanın çocuğu, büyük bi ihtimalle nikotinman olur.
0
compadrito
(02.07.14)
(4)

çatalda (göt) şiddetli ağrı - kıl dönmesi mi? (caps yok, güvendesiniz)

pescador
tam olarak ne deniyor oraya bilmiyorum, sanırım kuyruk sokumu. buuuu götün başladığı yerin az üzerindeki kemikli bölge. hemen üstü.orası iki gecedir ağrıyor. dokununca daha fazla acıyor. ama ayaktayken hiç acımıyor. belli pozisyonlarda oturamıyorum. ancak yeni değil bu. bazen 3-4 ayda bir, bazen 7-8
tam olarak ne deniyor oraya bilmiyorum, sanırım kuyruk sokumu. buuuu götün başladığı yerin az üzerindeki kemikli bölge. hemen üstü.

orası iki gecedir ağrıyor. dokununca daha fazla acıyor. ama ayaktayken hiç acımıyor. belli pozisyonlarda oturamıyorum. ancak yeni değil bu. bazen 3-4 ayda bir, bazen 7-8 ayda bir, oluyor böyle. 2-3 gün ağrıyor ve geçiyor.

ayrıca ağrı her zaman geceleyin oluyor. uyanıyorum ve ağrıdığını fark ediyorum mesela, hep gece oluyor bu ben uyurken.

sürekli belim götüm açık yatarım, bu yüzden üşütüyor olabilir miyim? eğer öyleyse, geçmesi için yapabileceğim bir şey var mı? değilse, ihtimaller ne olabilir?

ya şimdi gidicem kıl dönmesi falan diyecekler çok korkuyorum, tam kilo vermeye ve hareket etmeye başlamışken ameliyat olup 1 ay daha yatmak istemiyorum. değildir di mi kıl dönmesi? :/
0
pescador
(01.07.14)
Doktora görün derimkıl dönmesi büyük ihtimalleama erken mudale ile (ilaç) kurutma şeklinde tedavi uygulayabilir. Geçmiş olsun
0
diss0640
(01.07.14)
kıl dönmesi olan yer şiş falan olur, ne bileyim iltihap akar.
benim işyerindeki dandik koltuktan o kemik üstü ağrıdığı olmuştu.
0
joe dalton
(01.07.14)
Göt istismarıdır. Yani fazla bilgisayar, yannış oturma.
0
compadrito
(01.07.14)
Kıl dönmesi olabilir de olmayabilir de. Denildiği gibi düzgün oturmama kaynaklı olması daha büyük ihtimal. Kıl dönmesi ameliyatında da öyle 1 ay falan yatılmıyor bildiğim kadarıyla, 3-5 gün istirahat.
0
tahsin sutcuoglu
(01.07.14)
(1)

Deli Emin

niyeti bozuk http nesnesi
vizontele'deki deli emin'i hatırlarsınız. güzel bi fotoğrafını arıyorum filmden, ya da şu ekteki fotoğrafın daha yüksek çözünürlüklüsünü.http://img03.imgsinemalar.com/images/karakter_buyuk/3482/deli-emin-2.jpg
vizontele'deki deli emin'i hatırlarsınız. güzel bi fotoğrafını arıyorum filmden, ya da şu ekteki fotoğrafın daha yüksek çözünürlüklüsünü.

img03.imgsinemalar.com
0
niyeti bozuk http nesnesi
(30.06.14)
compadrito
(05.07.14)
(1)

Bu müzik...

olmadı ki bir kullanıcı adım
...ne tür bir müzik?http://youtu.be/x_sxsFm8G78
...ne tür bir müzik?

youtu.be
0
olmadı ki bir kullanıcı adım
(30.06.14)
digital laptop reggae

en.wikipedia.org
0
compadrito
(05.07.14)
(6)

İmsak hakkında

mesa
televizyonda gözüme çarpmıştı anlayamadım açıkçası sorayım dedim.şuradan da bakabiliriz öncelikle http://www.diyanet.gov.tr/şimdi 3 tane veri yazacağım buraya.istanbul 3.26kocaeli 3.25adana 3.28şimdi bu 3 ilden biri doğuda biri batıda diğeri de ortada birbirlerine göre kabaca.ama bu saatlerde coğraf
televizyonda gözüme çarpmıştı anlayamadım açıkçası sorayım dedim.

şuradan da bakabiliriz öncelikle www.diyanet.gov.tr

şimdi 3 tane veri yazacağım buraya.
istanbul 3.26
kocaeli 3.25
adana 3.28

şimdi bu 3 ilden biri doğuda biri batıda diğeri de ortada birbirlerine göre kabaca.ama bu saatlerde coğrafi olarak ortada olan kocaeli matematiksel olarak ortada değil.batıda olan istanbul ortada.

yani demem o ki şu dizilimde nasıl bir mantık var?güneş doğudan geliyorsa mantıken önce adana sonra kocaeli sonra istanbul olması gerekmiyor mu?neyse güneşi falan filan da bir tarafa bırakalım şu sıralamanın mantığı nedir birisi anlatsın bana cidden çok merak ettim.neye göre hesaplanmış bu imsak.kaçırdığım çok basit bir şey mi var acaba?

umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi...

uyuyabilirim kısa bir süre içerisinde kalktığımda tikler gelecek.
0
mesa
(30.06.14)
hata var o hesapta. bariz hatalı.
0
compadrito
(30.06.14)
Gecenlerde antikapitalist muslumanlardan biri halk tvde diyanetin imsakiyesi dogru degil sahuru cok erken hesapliyorlar suleymaniye vakfinin imsakiyesi soyle guzel hesaplaniyo oyle super onu kullanin demisti. Belki oyle bir seydir.
0
instant crush
(30.06.14)
tan ve gurup vakti kavramı ile yerel saat olayı farklı. güneşin doğusu ve batışı ile güneş var olduğunda yerel saat olayı farklı oluyor.

hesabın doğru olması muhtemel.
0
uykusunu yakalayan adam
(30.06.14)
bir de turkiyenin konumunu haritada gordugumuz gibi duz olarak algilamamak lazim belki onunla alakalidir.

hani turkiyenin batisi aslinda dunya uzerinde daha kuzeye dogru duruyor ya. anlatabildim mi belki onunla alakalidir.

surada fikir verebilir ulkenin konumu (gerci bu sekilde benim yazdigimin tam tersi gibi duruyor) www.greece-map.net
0
exlibris
(30.06.14)
diyanet'in her şeyi hatalı.

mesela benim anne babam ve kardeşim türkiye'de ramazan 1 diye oruç tutulan günde tutmadı, çünkü diyanetin metodu yanlışmış. hilal görünmeden oruç tutmaya başlıyor diyanet. bütün dünya bu şekilde o gün oruç tutmadı. ramazan sadece türkiye'de başladı.

bunun yanında sahurda da diyanetin ezanına uymazlar. onun da çok erken olduğunu söylüyorlar.

durum böyle olunca diyanet'in söylediklerini uygulamadan önce başka bir güvenilir kaynaktan doğrulamakta fayda var. tıpkı verdiğiniz örnekteki gibi hataları var.
0
bira sisesi kapagi
(30.06.14)
Boylam önemli bu durumda aynı yatay hizada değiller. Kuzeye cikildikca dünyanın cizgisel hızı düşer bu yüzden izlanda'da 22 saat oruc tutuyorlar
0
rubiks cube
(30.06.14)
(3)

Diş Hekimlerine Soru (Bu saate uyanık olan varsa)

Diş etlerim çok problemli, ya da problemli idi umarım, nisan aynın başından beri tedavi sürecindeydim, 4,5 defa diş taşlarım temizlendi, mayıs ayının başından beri de 4-5 seansta lazer tedavisi gördüm ve 20 yıldan bu yana ilk defa diş etlerim kanamadan dişerimi fırçalayabildim,Doktorum tedavi sonras
Diş etlerim çok problemli, ya da problemli idi umarım, nisan aynın başından beri tedavi sürecindeydim, 4,5 defa diş taşlarım temizlendi, mayıs ayının başından beri de 4-5 seansta lazer tedavisi gördüm ve 20 yıldan bu yana ilk defa diş etlerim kanamadan dişerimi fırçalayabildim,

Doktorum tedavi sonrası diş etlerimin durumunun çok iyi olduğunu birkaç defa söyledi ama son günlerde çok belirgin olmayan kan izlerine rastladım, bu gece artık şüpheye yer bırakmayacak kadar kan vardı fırçalama sırasında:( Bu arada genetiğimin bu konuda çok kötü olduğunu, babamın dişlerini erken yaşta kaybettiğini, anneminse sürekli diş taşı problemi yaşadığını belirteyim.

Soruya gelecek olursak bu kadar kısa zamanda yeniden kanamaya başlaması ne anlama geliyor? Birinden lazer tedavisi nankör bir tedavi diye duymuştum, bakımıma çok özen gösteriyorum, günde en az 3-4 defa fırçalıyorum dişlerimi, 2 defa listerine yapıyorum, diş arası fırçası kullanıyorum. Lazer tedavisinin işe yaramıyor olması ihtimali var mı? Bu kanamalar dönemsel olabilir mi, mesela adet döneminde artabailir mi? Bu dönemde diş etlerinin hassaslaştığını bizzat tecrübe ederek de biliyorum, kanama sebebi de olabilir mi?

Doktorum önümüzdeki zamanda ayda 1, sonrasında da 3 ayda bir diş taşı temizliği yaptırmam gerektiğini söylüyor, yani zaten dişlerimin kontrol altında tutulması gerekiyor, bu durumda kanama beklenen normal bir durum mu, yoksa tedavinin işe yaramadığını mı gösteriyor?

Bu kadar uzun yazdıklarımı okuma zahmetine katlanıp cevap verecek kişilere şimdiden teşekkür ederim.
0
(30.06.14)
Dis hekimi degilim ama kesinlikle duzenli olarak dis ipi kullanman gerek. Dis tasi icin cozum bu sonrasinda da gargara yap. Dis arasi fircasi da ip kadar etkiliyse baska bi cozumum yok maalesef.
0
blueprints and cigarettes
(30.06.14)
Günde 3-4 fırçalama zararlı değil mi?

Fırçanızın üzerinde extra soft yazıyo mu?

Macunu pirinç tanesinden daha büyük mü koyuyosunuz?

O dişetleri biraz isyanlarda gibime geldi.
0
compadrito
(30.06.14)
@compadrito Fırça doktorun önerdiği fırça, fırçalama sayısı da aynen. Diş etlerim isyandaydı, diş eti çekilmem de var zaten ama tedavi sonrası durumun çok iyi olduğu söyleniyordu,eskiye mi dönüyor diye korktum öyle görünce:(
0
🌸
(30.06.14)
(4)

Belde Karıncalanma

vega
Belimde çok hafif karıncalanma var ama bel olduğu için bi g*t korkusu yaşıyorum. sürekli bir durum da değil ara ara.ayaklarda uyuşma olursa bel fıtığı falan demişler ama ayakta uyuşma yok.spor salonunda zorlamış olabilirim. ne yapmam lazım?
Belimde çok hafif karıncalanma var ama bel olduğu için bi g*t korkusu yaşıyorum. sürekli bir durum da değil ara ara.

ayaklarda uyuşma olursa bel fıtığı falan demişler ama ayakta uyuşma yok.

spor salonunda zorlamış olabilirim.

ne yapmam lazım?
0
vega
(30.06.14)
istirahat et biraz.
0
siradisi00
(30.06.14)
sağolun. hocayla da konuşacağım. bu aradak karıncalanma özel bir hareket yaparken olmuyor, normal otururken.
0
🌸vega
(30.06.14)
(bkz: bel fıtığı/@compadrito)

bikaç bilgi işinize yarar
0
compadrito
(30.06.14)
sağolun da valla benim durum bu kadar kötü değil.

belde ufak bir ağrı nadiren de karıncalanma işte.

ama bir hafta bekleyip doktora görünmem en iyisi olacak gibi.
0
🌸vega
(30.06.14)
(6)

Ermeni meselesi

secilmis uye
Hassasiyeti olanlardan özür dileyerek;http://www.youtube.com/watch?v=vsutZ_DSA9MŞu videoda söylenenler doğru mu?Başbakan daha önce arşivlerin taranması için Ermenistan'a yazı yazdı mı?Türkiye'den 1 milyon belge araştırıldı mı?40 bin Ermeni Türkiye'ye geldi mi?Karabağ'da Ermenistan'ın işgalci pozisyo
Hassasiyeti olanlardan özür dileyerek;

www.youtube.com

Şu videoda söylenenler doğru mu?
Başbakan daha önce arşivlerin taranması için Ermenistan'a yazı yazdı mı?
Türkiye'den 1 milyon belge araştırıldı mı?
40 bin Ermeni Türkiye'ye geldi mi?
Karabağ'da Ermenistan'ın işgalci pozisyonunda olduğu doğru mu?

Ekstra iki soru soracağım;

İlk olarak Ermeniler soykırıma nasıl bakıyor? Var olarak mı yok olarak mı? Ve objektif olarak mı bakıyorlar yoksa milliyetçi dürtülerle mi?
Çünkü eğer objektif olarak bir belge olsa zaten Türkiye bunu kabul etmek zorunda kalmaz mı?

İkincisi mantıki bir yorumda bulunursak Osmanlı eğer böyle bir şeyi yaptıysa neden Avrupa kıtasında yapmadı? Orada da sonuç itibariyle hristiyan devletler var. Buna bağlı olarak Ermeni meselesinden başka böyle bir durumla karşı karşıya kalmış mı Türkiye? Yani şurada şu yapıldı diye hiç duymadım.

Dediğim gibi polemik yaratmak istemiyorum. Bu konuda cahilim ve yardımlarınızı bekliyorum.
0
secilmis uye
(29.06.14)
Tamami dogru. Ek olarak genira pasayeva diye aratirsan hicbir bok arastirmadan "ermeni soykirimi oldu" diyen eksicilerin gorusleri yerine daha dogru seyler ogrenirsin. Burada humanizm adina salakca gorusler siralanir birazdan
0
Nohut Bey
(29.06.14)
evet 40 bin civarı ermeni kaçak olduğu söyleniyor. ntv'de bir programda görmüştüm ben de.
0
mattiadestro
(29.06.14)
Dogru, ayni aciklama yusuf hallacoglundan da gelmisti.
Tayyibin dedigi donemde turk tarih kurumunun baskaniydi

tayyipcim bu konuda sapina kadar hakli, fekat gec kaldik hocam.
Ati alan uskudari gecti.
lobicilik faaliyetleri ile avrupa amerika baya bizi soykirimci olarak dusunuyor ( dusunmekle kalmayanlar da var)
Karabag olaylari: srebrenitsa gibi ruanda gibi ayan beyan ortada.
0
cecilia
(29.06.14)
Tayyip'in söylediklerinde katılmadığım noktalar var:

1. 1915'de Türkiye Cumhuriyeti ortada yoktu. Halbuki Tayyip Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı.
2. dergiler.ankara.edu.tr

Söylediklerinde bu ikinci madde eksik. Ama o konuyu gündeme getiren gene Tayyip olmuştu yanlış hatırlamıyosam. Hiçbirimiz doğru dürüst bişey bilmiyoduk o konuda.

Kaçak Ermeni çalışanların sayısını bi ara 70 bin olarak okumuştum. Türkiye barış ülkesi olduğu için değil, insanların karnı aç olduğu için geliyorlar. Orada biraz siyaset yapmış.

Bir de bir röportaj hatırlıyorum. Bir Ermeniyle yapılmış bir röportajdı. Türk vatandaşı değildi ama o kişi. Başka bir ülkedeydi. ''Şu dünya üzerindeki Ermeniler arasında, 'Ermeni soykırımı olmamıştır' diyecek tek bir Ermeni bile bulamazsınız'' gibi bir cümleydi.

Bir de bildiğim bişeyi söyleyeyim. ABD'de en az 1 eyaletteki ilköğretim okullarında, derste, Ermeni soykırımı diye belgesel film izlettiriliyor çocuklara.
0
compadrito
(29.06.14)
@comp..., tarih mirasina biz baska bi ulkeyiz diyemezsin.
Elbetteki tayyip benim ulkem soylemini kullanacak ( yarayisli biseye kullaniyor ilk kez)

davalanin auuuu videosu geldi aklima siyaset yapmis beyanatinla :)
Pardon sas :)) Hasan Şaş (Auuv - İsyan - Hagi)): youtu.be
##

Tayyip savunuyorum tarihe not dusun
0
cecilia
(29.06.14)
objektif olarak bakıyorlar(hepsi değil tabii) ve dünya akademik camiasının tamamı gibi ermeni soykırımı olduğunu söylüyorlar. Resmi tarih anlatımının dışına çıkamamış ve bu şekilde "düşünce" yaratmış bazı türkiye vatandaşları konuyu saptırıyor. Literatürde bulunan ve açık bir epistemolojik hatada bulunmayan birçok kitapta kaynak bulabilirsin ancak boş boş konuşacakları önceden engellemek için "talat paşa'nın evrak-i metrukesi"ni öneriyorum ilk olarak. Bunu düşünerek ve inceleyerek okuyan her kişi, osmanlı kaynaklarını kontrol etmenin bir işe yaramayacağını görür. Çünkü dahiliye nazırlığı vasıtasıyla kayda geçen emirler ve talat paşa'nın bizzat göderdiği kayda geçmeyen emirler farklı.

Bunun dışında, sscb'nin çöküşünün ardından kaçak işçi olarak türkiye'ye gelmiş 40 bin civarı ermeni mevcut.

Karabağ'da Ermenistan'ın işgalci olduğu da doğru.
0
protector
(29.06.14)
(1)

istanbul'da sülük tedavisi yapan yer ?

emir135
yüzümde t bölgemde yağlı egzama yani seboreik dermatit var ve sülük tedavisinin iyi geldiğini duydum. İstanbul'da uzun zamandır bunu yapan ve steril olduğuna inandığınız, faydasını gördüğünüz yer var mı ?
yüzümde t bölgemde yağlı egzama yani seboreik dermatit var ve sülük tedavisinin iyi geldiğini duydum. İstanbul'da uzun zamandır bunu yapan ve steril olduğuna inandığınız, faydasını gördüğünüz yer var mı ?
0
emir135
(29.06.14)
tr-tr.facebook.com

bir ilişkim yoktur, gugıla sordum bu çıktı.

link de kırıldı zaten. Hacamat ve Sülükle tedavi diye yazarsanız gugıla, geliyor.
0
compadrito
(29.06.14)
(24)

Çok Sıkıntı Çekmek

oraletarya
etrafınızda var mı böyleleri? hayatının maddi manevi, ailevi, mesleki, dostluk, aşk vs. tüm alanlarında uzun süre sıkıntı çekip düzelen? refaha kavuşan? gördünüz mü hiç? yoksa yıllardır aynı teraneler sürüp gidiyor mu? kendi adıma konuşmak gerekirse pozitif/aktif bir insan olmama rağmen her işim ter
etrafınızda var mı böyleleri? hayatının maddi manevi, ailevi, mesleki, dostluk, aşk vs. tüm alanlarında uzun süre sıkıntı çekip düzelen? refaha kavuşan? gördünüz mü hiç? yoksa yıllardır aynı teraneler sürüp gidiyor mu?

kendi adıma konuşmak gerekirse pozitif/aktif bir insan olmama rağmen her işim ters gidiyor. Ve bunu ben abartmıyorum. üç beş yakın çevrem şahit. Yani 2-3 sene hadi eyvallah diyorsun, çevrenden umut veriyorlar, her şeyin bir zamanı var falan diye klişe laflara maruz kalıyorsun bekliyorsun ama yok. aradan 10 sene geçmiş değişen hiçbir şey yok. hayat seninle taşak geçiyor sanki. sanki değil geçiyor. anlayamıyorum artık. var mı sabredip düzelen?
0
oraletarya
(29.06.14)
2004 yilinda ahsap bir binanin merdivenlerine oturup ben ne zaman mutlu olacagim diye kendime sormustum. kac yil gecmis. ayni.
0
wolinska staniszewski
(29.06.14)
şu satırları yazabiliyor olmanız, dünyadaki en şanslı üst %5'lik dilimde olduğunuzu gösteriyor. hadi %10 diyelim ama çok şanslısınız yani.

bi kere ordan başlayalım. çok sıkıntı çektiğinizi söylemeyin yani.

her işinizin ters gitmesinin asıl sebebi, Tanrı sizin daha iyi yetişmenizi istediği için olabilir. İleriki zamanlara daha iyi hazırlıyodur sizi. Ben geçmişime dönüp baktığımda, ağlamaklı hâle geldiğim olayların çoğunu, iyi ki yaşamışım diyorum. İyi ki başıma gelmiş ve tecrübesini kazanmışım. Onu yaşadım, şunu öğrendim, bunu yaşadım, onu öğrendim, çok sağlamlaştım diyorum yani.

Burada size düşen görev, pozitif, aktif olmaya devam etmek. Ama çok daha önemli bir püf noktası var: Sebatkâr olmak.
İşin sırrı bu. Sebat ederseniz, sabırlı olursanız, sonunda siz galip geliyosunuz.
0
compadrito
(29.06.14)
compdrito ilk paragrafı acabilir misin ne alaka internete giren mi sanslı oluyor
0
partizan
(29.06.14)
Her şeyi yoluna koymak sandığından daha kolay. Sadece durup biraz daha bekle
0
labanon
(29.06.14)
neye karşı sabır gösterdiğimi bilmiyorum ki? yani sabrımın karşılığı ne olacak? bir başkası niye bu şekilde yaşamak zorunda değil ya da? elbette daha kötüleri görmüyorum gibi bir şey değil. ama daha kötüsü somut şeyler. savaş, büyük hastalık vs gibi. bizim ki bir kanser gibi.

o nasıl tavsiye anlamadım @labanon
0
🌸oraletarya
(29.06.14)
etrafindakilerin ve senin sagligin yerindeyse sukret. onun disinda her sey olacagina varir. bir de hic bir zaman cok buyuk hayallerin olmasin, gerceklesmediginde daha cok uzulursun.

nacizane tavsiyelerim bunlar
0
exlibris
(29.06.14)
@compadrito nun ilk paragrafina istinaden soyle bir metin var yillardir dolasir internette.
cok klise olmakla birlikte dogruluk payi var diye dusunuyorum

* Eger bu sabah saglikli uyandiysaniz, bu hafta ölecek olan 1 milyon kisiden daha sanslisiniz.
* Eger hiç savas görmemis, hapse düsmemis, iskence görmemis, açlik çekmemisseniz dünyadaki tam 500 milyon kisiden daha sanslisiniz.
* Eger evden çikinca bir belaya, tutuklamaya, iskenceye ugrama ihtimaliniz yoksa, 3 milyar kisiden iyi durumdasiniz.
* Eger dolabinizda yiyeceginiz, sirtinizda giysiniz, üstünüzde çatiniz ve uyuyacak yeriniz varsa dünyanin %75'inden daha zenginsiniz.
* Eger bankada ve cüzdaninizda paraniz varsa, birilerine yardim yapabiliyorsaniz, dünyanin ilk %8 zenginlerindensiniz.
* Eger anne babaniz sag ve evliyse çok ender kisilerdensiniz
* Eger bu yaziyi okuyabiliyorsaniz, 2 milyar okuma yazma bilmeyenden daha sanslisiniz !!!
0
exlibris
(29.06.14)
partizan hemen açıyım:

internete giren değil,

okuma yazma bilen, Türkçe okuma yazma bilen, internete giren, çok büyük bir ihtimalle lise mezunu, büyük bir ihtimalle üniversite öğrencisi, bir ihtimal üniversite mezunu olup, Türkiye'de yaşayan, çok büyük bir ihtimalle başının üzerinde bir çatı olan, evinde buzdolabı, tuvalet ve banyo olan, az da olsa düzenli bir geliri olan, rahat nefes alabilen, kakasını ve çişini rahat yapabilen, rahat yürüyebilen, herhangi bir yeri ağrımayan, her gün cacık ve menemen yiyebilecek bir parası olan, elinin altında öğrenme ve gelişme imkânları olan, kaliteli sağlık hizmetlerine erişimi olan birisi. (Tahmin bunlar tabii).

Hele bir de analı babalı büyüdüyse o kişi, hele bi de o anne baba arıza kişiler değilse,

çok çok şanslıdır bu kişi, dünyada yaşayan diğer insanlarla karşılaştırıldığında...
0
compadrito
(29.06.14)
bakalım artık, bu sene işleri yoluna koyarsam "ben varım" derim, koyamaz ve diyemezsem sesimin çıkabileceği bir mekanda değilimdir.
0
devilred
(29.06.14)
@compadrito @exlibris bunlarla mutlu olabiliyorsanız saygı duyuyorum.

ancak çabanın karşılığını, mücadelenin sonucunu alamamak başka bir şey. yani ben oturduğum yerden şikayet eden biri olsam eyvallah. ama bazı şeyleri düzeltmek için çaba gösteriyorum, kendimi değiştiriyorum sıkıntı burada. karşılıksızlık. bir de senin kadar çaba göstermeyenler senden daha ileride, mutlu olduğu vakit bu söyledikleriniz işe yaramıyor işte.
0
🌸oraletarya
(29.06.14)
compadrito ve exlibris doğru şeyler söyleseler de söylenenler biraz klişe kalıyor, sonuçta kendi dertlerine yönelik algını dünya ortalaması üzerinden soyutlayabilsen bu duyuruyu sana açtıracak itki zaten oluşmazdı.
ben wolinska'nın dediğini kendime daha yakın buldum. bazılarımız hakikaten ahşap binanın merdivenlerine oturmaya daha meyilli oluyor, ben de öyleyim, sen de öyle olabilirsin.
referans verdiğim üç kişinin de ortak yönü -- evet, illa ki işin içinde biraz şımarıklık var. ama eğer buradaysan olmak zorunda zaten.

sana net bir şey söylemem de zor. on senedir ters giden işlerin nelerdir, neden on senedir ters gidiyorlar. bunların içini açmak, irdelemek, gerekirse deşmek gerekir sana anlamlı bir geri dönüş yapabilmek için.
0
inscrutable
(29.06.14)
hayatının maddi manevi, ailevi, mesleki, dostluk, aşk vs. tüm alanlarında uzun süre sıkıntı çekip düzelen? refaha kavuşan? gördünüz mü hiç? yoksa yıllardır aynı teraneler sürüp gidiyor mu?

Soru bu. Bu soruda benim itirazım, refah içinde olmadığınızı düşünmeyin. Bulunduğunuz nokta çok iyi. Dünya nüfusunun %90'ından iyi durumdasınız. Ona dair bi şükredin bi kere. Şükretmeden bu işler yürümez.

Sonra o noktadan itibaren ne yapabiliriz, ona bakalım.

Allah etmiye, siz bunlardan şunlardan şikayet ederken, görünmezinden bi hastalık çıkar gelirse, bugünleri arar olurusunuz o zaman. 20 bin çeşit hastalık var hocam. Yanlış hatırlamıyosam böyle bir rakam yani. İnsan bu rakamları duyunca, hâline şükrediyor.

Farklı bi şekilde düşünün yani. Ben ilkokuldayken neden kan kanseri olmadım? diye sorun mesela. Hayat sizinle taşak geçtiği için mi kan kanseri olmadınız ilkokuldayken? (İlkokul 1. sınıf, kan kanseri ve bana karnesini gösterdi. Bak abi! Hepsi pekiyi!!!)
0
compadrito
(29.06.14)
sayın klişe meraklıları. klişe ne demek?

ona bakarsanız 2+2=4. bu da çok klişe. çok banal hatta.
0
compadrito
(29.06.14)
klişe meraklısı değilim, bu duyuruda klişenin anlamını bilmeyen yoktur diye tahmin ediyorum.
0
inscrutable
(29.06.14)
başkalarının haline bakıp kendininkine şükretme zavallılığı ve iğrençliğine saplamanın, bu eksende tavsiyeler verenlerin peşinden gitmenin dışında her şey senin iyiliğine olabilir, ama o zavallılar değil; onları dinleme.

sorduğun soru son derece muğlak ve açık uçlu. ayrıntı veremiyorsan, diyebilirim ki beklentilerinin yüksek oluşu, ya da beklentilerini "american dream" eksenli şeylerin oluşturuyor olması da senin 1'i 2 gibi hissetmene neden olabilir. Ayrıntı verirsen daha bişy diyebilirim belki, yoksa dünyanın bin türlü hali var; böyle bir soruya ne desek yalan olacak.
0
dafaiss
(29.06.14)
Şu an neden bahsettiğin hakkında pek bir bilgi olmayınca çok net bir şey söyleyemiyorum. "Dağına göre kar vermek" gibi bir konuşmaya da girmeye niyetim yok. Niyetim, hiç bir zaman hiç bir çabanın boşa gitmeyeceğini söylemek. Değerini bulmayabilir, yıllarını da geri getirmeyebilir ama boşa gitmez. Pislediği, ölüsü bile boşa gitmiyor insanın şu dünyada, gübre oluveriyor. Bambaşka bir alanda orada öğrendiği tecrübeden yararlanabiliyor insan. Şu an ihtiyacın olmayan, üzen, sıkıntı veren, anlamsız gelen herhangi bir şey, ileride ya zaman harcamaktan kurtarır, ya daha bilge yapar ya da daha deli, cesur, vb. yapar ya da öyle bir denk gelir ki kilit bir noktada günü veya daha fazlasını kurtarır. "Otur ve şükret bakayım" anlamında demiyorum bunu da, istersen küfret ama boşa gitmeyeceğini bil. Onları seni sen yaparken, büyütürken belki de seni bambaşka bir şeye hazırlıyor, bilemezsin; kimse bilemez. Belki de hazırlamıyor ama ileride zor durumlar için sana bir tecrübe kazandırıyor.

Soruna cevap olarak sabredip düzelen çok tanıdığım oldu. Sonradan tekrar dağıtanı da oldu. Kimse Everest'e çıkıp tahtını kurmadı, kimse Mariana Çukuru'na düşüp orada da boğulmadı, arasında gittiler geldiler. Buna evsizler, hastalar da dahil. Tamamen kişinin olaya bakışı bu gerçekten hayatı tehdit edici şeyler dışında. Pozitif bir insan olduğunu söylüyorsun, bu da gelip geçen bir an olabilir, yarın burada söylediklerini düşünmeyecek bile olabilirsin.
0
aychovsky
(29.06.14)
american dream gibi bir beklentim yok. ayakları yere basan birisiyim. tercihlerim var. sadece az ile yetinemiyorum. az ile yetinmek maddi olarak değil. misal mesleki olarak daha iyi daha büyük şeyler yapmalıyım. tasarımcıyım. ama buna ortamım yok. rahat bir hayat, doğru müşteri eğitim vs gerekiyor bunun için. sürekli meşgul olmak istiyorum. gezmek öğrenmek keşfetmek. bunlar zaman ve maddiyat tabi. okuma fırsatım olmadı lise mezunuyum. sırf okumak için okumak değil de üniversite bana çok fazla şey kazandıracaktı çevre, imkan vs. o yüzden eksikliğini hissediyorum. normal memur gibi bir iş hayatım da olmadığı için kendi ayaklarım üzerinde durduğum için okuma fırsatım yok. aslında o kadar fazla detay var ki işte neresinden başlasam diye düşünüyor insan. yani ideallerim ve imkanlarım arasında sıkışığım. bu sıkışıklık da bir de günlük işlerimin sürekli ters gitmesi, kendime özel alanlarımın olmaması daha da sinir bozucu. murphy yasaları işte. öbür tarafta arkadaş çevrem çok kısıtlı. doğru insan eksikliğim var. kafadar insan/eş. biraz da değişiğim bu yüzden. sözlükten bile hacı sen neyi savunuyorsun diye bir sürü mesaj geldi. aslında çok basit. saplantılı, milliyetçi, fanatik, faşist, değilim. hakkaniyetli olmaya çalışıyorum. az biraz elitistlik yok değil. ama gerektiği kadar. özgürlükçü, hümanistim. kemalizmle birlite osmanlı'yı islamı eleştiremezmişim gibi bir done ile geliyor insanlar. yani kısaca doğru yerde doğru insanlar arasında değilim ve ömür geçiyor. çok konuştum.
0
🌸oraletarya
(29.06.14)
Sorunuza cevap olmayacak ama size tavsiyem "x'im y'ninki gibi olsaydi boyle olmazdi" demekten kacinmaniz. Her durum kendi icinde degerlendirilir ve imkanlar dahilinde sonuclandirilir. Siz kendi imkanlarinizla en iyiye kosmaya calismalisiniz ve daima bulundugunuz durumun farkinda olmalisiniz. Farkindalik gercekten cok onemli.
Misal universite demissiniz, universitenin sizr katacagi kadar seyi (ki bu isi yaptiginiza gore bu ancak teorik bir katki olabilirdi) kendiniz de internetten ogrenebilirsiniz. Cok fazla bir katkisi olmayacakti inanin. Doktor, avukat olmadiginiz surece universite (buyuk harflerle) "ulkemiz icin" sadece etiket getirir.
Bu dedigimi yanlis anlamayin ama saydiklariniz biraz bahane bulmak oluyor. Kendim de surekli ayni hataya dustugum icin bunu soyluyorum.
0
ay nov kung fu
(29.06.14)
tasarımcıdan kasıt web mi, grafik mi, moda mı, ürün tasarımı mı onu tam anlamadım ama, ingilizcede ''self-trained'' diye bir şey var ve alanında sadece kendi kendini eğiterek meşhur olmuş bir sürü insan var.

azimle sıçan taşı deler.

sağlık, gugıl, zaman, emek, kararlılık ve sebatkârlık. sizin bunlara ihtiyacınız var.

psikolojideki frustration yani köşeye sıkışmışlık hissine kapılmanıza gerek yok. siyasete kafa yormanıza, polemiklere girmenize hiç gerek yok. düşüne düşüne çözebileceğiniz bişey diil çünkü. sizi çıkmaz sokaklara sokar sadece.

günlük işlerin sürekli ters gitmesinden, arıza müşterileri, zor işleri, beğenmeyen müşterileri kastediyosanız, bu olumlu bişey. çünkü öyle ortamlarda çok iyi gelişir insan. gavurcada ''hands-on practice'' deniyo buna ve iş hayâtında çok geçer akçe. en boktan sorunları çöze çöze, sonunda en usta siz olursunuz. size daha çok iş gelir.
0
compadrito
(29.06.14)
arayüz, geleneksel ikisi de var. sanat yönetmeni olarak çalışıyorum. arkadaşlar insanın belli sınırları belli yetenekleri vardır. mesleğimde sekizinci senem. zaten bu noktaya eğitimsiz kendi çabalarımla geldim. yani bahane bulup köşeye sıkışmışlık hissiyle bekleseydim lise mezunu bir işsiz olarak kahvelerde sürtüyor olurdum. ilkokul mezunu esnaf bir babanın oğluyum. liseden beri kendi ayaklarım
üzerinde duruyorum. mesele sarf ettiklerime karşın isteklerime kavuşamamış olmam onca sene. siyasete hususu da kafa yormak değil örnek amaçlı verdim. kalıplaşmış insanların fazlalığından.

klişe tabirle relax bir tip değilim. detaycı araştırmacı dikkatli disiplinli. ama bunların karşılığını alamıyorum olumsuz alıyorum.
0
🌸oraletarya
(29.06.14)
bu kadar büyük bir adım atabilmiş olmanız, potansiyelinizin çok yüksek olduğunu gösteriyor. demek ki hiç bozmadan bu tempoda 10 sene daha çalışırsanız, özlediğiniz refaha kavuşacaksınız.

size american dream'den bir örnek vereyim. AT&T gibi bir şirketin Ar-Ge laboratuarından emekli 75 yaşında elektronik mühendisinin, 2 bin dolar aylık maaş için, yerde dizlerinin üstünde sürünerek bilgisayar kurduğunu gözlerimle gördüm.

maaş hakkında bir fikir vermesi bakımından,

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(29.06.14)
bence senin sorunun, ne yalan söyleyeyim, biraz da bulunduğun ülke. yani sadece sana bakmıyor.
zaten kolay olmayan ve çok efor isteyen bir işi kendi çabalarınla öğrenmiş ve yürütüyorsun. seni tebrik ederim bunun için. ancak anladığım kadarıyla istediğin şeyler için sana lazım olan şey bir network. yani burada o sığ, kartvizit-değiştokuşu üzerinden ilerleyen networkingden bahsetmiyorum tabii ki... birlikte iş yaptığın, bu süreç dahilinde yardımının dokunduğu insanlardan oluşan bir network, ki yapılacak bir işleri, ya da onların yakınındaki insanların işleri olduğunda sana gelsinler, önce sana danışsınlar.

bunları sen de biliyorsun. ne var ki türkiye'de böyle bir şeyi sağlamak eminim bir avrupa ya da amerikaya kıyasla daha da zor, yani en azından senin alanın için böyle olduğunu tahmin ediyorum. ama şundan eminim, maalesef yüzde yüz haklısın ki doğru okul ve bölümde edinilmiş üniversite eğitimi bu konuda sana çok fayda sağlardı.
ama o konuda da yapılacak bir şey yok (o üniversite eğitimini almak dışında).
açıkcası önerebileceğim şeylerin senin zaten bilmediğin şeyler olduğunu düşünemem. tek somut önerim şu şekilde olur... hani diyorsun ya "gezmek, öğrenmek, keşfetmek" diye... işte öğrenmek ve keşfetmeyi bir yana bırak, daha fazla gez. ama gezmekten kastım şu, daha fazla iş kovala, daha fazla insanla tanış. gene sanatla ilgili, ancak farklı alanlardan insanlarla tanışmaya odaklan, konfor alanının dışına çıkmaya çalış.

biliyorum biraz etkisiz bir tavsiye. ama problemin de kolay bir problem değil.
0
inscrutable
(29.06.14)
@inscrutable, iyi bir çözümleme gerçekten. ben de böyle düşünüyorum ama şartlar. misal bunu süper bir projeye dönüştüren çağrı çankaya var. designer on the road diye. ama iki üniversite artı dili var.
0
🌸oraletarya
(29.06.14)
dil dediğiniz ne ki? şu sizin yapabildiğinizden daha kolay, sizin işinize yarayacak kadar İngilizce öğrenmeniz.
0
compadrito
(29.06.14)
(13)

Yurtdışında yaşayan yazarların sabit giderleri

rock3r
Merak ederim hep bunu. Internette vardır fakat güncel ve detaylı olmuyor, gündelik hayatta herkes tarafından kullanılan şeylerin ücretlerini ve geliri merak ediyorum. Yani karşılaştırma yapılabilecek şeyleri.asgari ücret ne kadar, 2,5 litrelik kola ne kadar ? Bir öğretmen ne kadar alıyor, Belediye o
Merak ederim hep bunu. Internette vardır fakat güncel ve detaylı olmuyor, gündelik hayatta herkes tarafından kullanılan şeylerin ücretlerini ve geliri merak ediyorum. Yani karşılaştırma yapılabilecek şeyleri.asgari ücret ne kadar, 2,5 litrelik kola ne kadar ? Bir öğretmen ne kadar alıyor, Belediye otobüsü kaç kayme ? Sınırsız internet ne kadar,kira ne kadar,gazete ne kadar gibi gibi. Örnekler çoğaltılabilir.
0
rock3r
(29.06.14)
tam olarak bilmiyorum ama yaklaşık bi fikir vermek istedim.

asgari ücret saatte 9 dolar herhalde. brüt bu. üzerinden vergi kesilecek. günde sekiz saatten senelik brütü 20 bin dolara yakın, aylık neti de bin dolara yakın olabilir. hesaplamadan, kafadan yazdım. hata olabilir. eyaletten eyalete mutlaka değişir.

kolanın fiyatını bana sorma. ama, suya yakın ve belki de daha ucuz.

öğretmen herhalde senelik 40-50 bin brüt alıyodur. tahminen söylüyorum. aylık neti 2 bin 2500 dolar gibi bişey olabilir. Ohaaa, ne biçim paraaaaa! demeden önce, ev kirasının o maaşın yarısını, bazen yarısından fazlasını götüreceğini hesaba katın.

Belediye otobüsünde en kısa mesafe, 1 dolar 25 cent. Eyaletten eyalete mutlaka değişiyodur. Metro 2.5 dolar. New York aylık sınırsız metro kart 113 dolar. Ama sınırları var tabii. 15 dakika ara vermeden çalışmıyo filan. Tek kart alalım iki kişi gidelim'i yemiyo yani.

Kira eyalete göre çok değişiyor. Houston'da 700 dolara doğru dürüst bir 2+1 daire olabilirken, Manhattan'da 1500 dolara boktan bir oda olamıyor.

Sınırsız internet 100 - 150 dolar olabilir emin değilim. Kablo TV + internet şeklinde.

Gazetenin en ucuzu 1 dolar gibi heralde. New York Times Pazar günleri 5 dolardı heralde. Hafta içi de 1.25 miydi neydi?

Ulan hiçbişeyi tam bilemedim, ben burda yaşamıyom galiba.

Köprü geçişini çok iyi biliyom çünkü kol gibi giriyo: 13 dolar! (10 sene önce 6 dolardı).

Arabam var, benzinin galonunu da tam bilmiyom. Galonu 4 dolara yakın bu eyalette. California'da çok pahalı galiba. Ama Türkiye'ye kıyasla, benzin Türkiye'de 3 misli pahalıya geliyodu. Yalnız şunu çok çok iyi biliyom: 10 sene önce 26 dolara dolan depo, bugün 52 dolara doluyo.
0
compadrito
(29.06.14)
ingiltere:

-asgari saatlik calisma ucreti £6.31, aylik £1000 civari ediyor

-2.5 litre kola £2 civari, kutu kolalari toptan ya da poundland gibi yerlerden alirsan tanesi £0.3 fakat marketten alip cikmak istersen £0.7.

-benzinin litresi £1.35

-toplu tasima bulundugun sehire gore oldukca degisiyor. benim oldugum yerde £2.

-sinirsiz internet £20-£35 arasi

- kira ortalama bi ingiliz sehrinde 2+1 flat icin £550 civari. 1+1 icin £450

-sigara £7-9 civari

-kitaplar ortalama £4-8 arasi

-yeni cikan PS4 oyunlari £35-50

-PS4 £350

-turk restoraninda aksam yemegi £10-15 arasi

- arac kiralama ford focus ayarinda otomatik bir araba icin gunluk £30 civari ama haftasonu uc gunluk alinirsa gunluk £19 a kadar iniyor
0
Notts
(29.06.14)
İspanya Doğu kıyısı.

Bunlar en son orada olduğum dönemdeki fiyatlar, arkadaşa sorup güncelledim bir kısmını.

*Asgari ücret net 645 Euro.
*Genelde fiyatlar burada TL cinsinden ne ise, orada da Euro olarak öyle. Özellikle meyve ve sebze için. Kola da öyle, gazete de. Ama et ve balık çok ucuz buraya göre. Kıymanın kilosu 5-6 Euro, balıkta kilosunu 1-2 Euro'ya alınanlar da var, Istakoz oldu mu pahalı oluyor biraz daha, yine en fazla 10 Euro.
*Benzin 1.35-1.50 arası tipine göre.
*Maaşlar eyaletten eyalete ve okuldan okula değişiyor. Valencia'da 1300'e de ilkokul öğretmeni vardı, 3000'e anaokulu öğretmeni de.
*Belediye otobüsü öğrenci kartsız ya da İstanbulkkart muadili bir şey olmadan 1.20-1.35 Euro.
*Kira 650-1000 Euro, oda kiralamak 200-300 arası evin kalitesine göre. Satın alınırsa ortalama bir ev 300.000 Euro. Büyük şehirler daha pahalı, ilçeler daha ucuz.
*Internet, elektrik, su genelde kiraya dahil oluyor ve ev sahibi tarafından yapılıyor. O yüzden bilmiyorum.
*Dışarıda yerken de buradaki benzer bir restorana verilen TL'nin Euro'su oluyor. Burada 20 TL'lik bir yer orada 20 Euro. Bazı sokak lokantaları ucuz ve kaliteli olabiliyor. 10 Euro'ya iyi yenebiliyor.
0
aychovsky
(29.06.14)
almanya:

asgari ücret saat sektöre göre degisiyor ama 9-10 euro civari saati.

ögrenci maasi da eyalet ve kacinci sinif okutulduguna bagli. 40 binden basliyor, 60 a kadar yolu var. brütten eline kalan maas kazandigin paraya göre degisse de yüzde 60 civari falan.

toplu tasima kisa mesafe 3€ civari, ögrencilere dönemlik 150€ idi kaldigim sehirde.

tek kisilik 2 odali bi ev faturalar falan dahil aylik 600-700 euro.
0
ben de
(29.06.14)
Ingiltere'de 2.5l kola gormedim. 2l kola indirimde olursa 2 tanesi 2 pounda olabiliyor. Yoksa 1.85.
Yeni universite bitirmis ogretmen maasi 22-25000 pounddan basliyor. Yuzde 20 gelir vergisi ve sigorta kesiliyor bu miktardan.
Nottingham'da otobus bilet fiyatlari soyle. Tek binis 1.70. Butun gun bileti 3.50. Aylik 52 pound. Cogu yere yuruyerek de gidebilirsin.
30 mb/s internete 25 pound oduyorum. Kira ne tip bi yerde kalmak istedigine gore degisiyor. Ortalama sehir merkezinde 2 oda bir apartman 550 pounddan basliyor. Uzerine belediye vergisi (senelik 1500 civari) ve faturalar da olacak. Eger oda kiralarsan 300 400 e hersey icinde bulabilirsin merkezde.
0
march or die
(29.06.14)
compadrito hakli eyaletten eyalete fark ediyor.

belediye otobusu 1.80. 2 saat icinde ucretsiz aktarma var.
metro gittigin mesafe uzerinden hesaplaniyor. ort 2.30. ama sabah ve aksam mesai giris cikislarindaki 3-4 saatlik zaman dilimi icinde fiyatlar artiyor.

domatesin 1 onzu en dandigi 1.39 en pahalisi 3.99. muz 44 cent, kuskonmaz 4 dolar. 1 galon sut 3.69. 2 onz biftek 11 dolar. 2 onc tavuk baget 4 dolar. yeni marketten geldim daha :)

1 galon benzin 3.44.

ev kirasi degil oda kirasi diyelim koca koca adamlar bile oda kiraliyor. 600den basliyor, 1000-1500lere kadar cikiyor. faturalar da yaklasik isinma, su, elektirik, internet-kablo tv dahil 200 dolar civari.

hic gazete almadim ama buyuk otobus duraklarinda ucretsiz dagitilan gazeteler var. ny times , washington post falan degil tabi.
0
halanne
(29.06.14)
Bir de ingilterede saglik hizmeti bedava. Amerika'da kol gibi giriyor haber vereyim.
0
march or die
(29.06.14)
az bir ingilizce varsa ilaç gibi gelecek site

www.numbeo.com
0
skydiver
(29.06.14)
halanne, onz'u biz ne bilek qı? bi de o domates ve biftek fiyatı ounce değil pound heralde, orda bi yannışlık var gibi duruyo.

yağsız, kaliteli dana kıymanın kilosu 12 dolar gibi bişeye geliyo.
0
compadrito
(29.06.14)
4 sene evvel 2+1 ev londra 850 pounda bulmustum, oda kiralari haftalik 80 pound civariydi, ev cok pahali o yuzden oda kiraliyorsun yada arkadaslarinla birlesip ev kiraliyorsunuz, diger seyler idare eder.
0
lutah
(29.06.14)
ingiltere'de doktora ogrencisiyim. yillik gelirim net yaklasik £14bin, teaching ve yaptigim diger isler haric. uc doktora ogrencisi olarak, okulun dibinde iki katli, bahceli bir evde kaliyoruz. internet, isitma vs her sey dahil, 270 pound aylik kira oduyorum. 2+1 bahceli, iyi durumdaki evler £500-600 arasi. ulasima para vermiyorum. kasaba icersinde ulasim £1,6. yarim saat uzakliktaki sehir merkezine cift yon bilet £5,7. Gida vs aylik £120-150 arasi gidiyor. saglik sigortasi ucretsiz. almanya'da calisiyor olsaydim, 150-180 euro gibi rakamlar odeyecektim. ulasim parasi da ayri, kucuk bir sehirde aylik ulasim karti 65 euro idi. eyalet icin almak istediginde 180 euro'ya kadar cikiyordu.

ikinci el arabalar, ingiltere ve almanya'da oldukca ucuz. turk ehliyeti avrupa birliginde gecerli olmadigi icin, ilk uc aydan sonra. ehliyetin varsa, yenilemek; yoksa sifirdan almak zorundasin. ingiltere'de bu yaklasik £300-400 sifirdan ehliyet. almanya bu, 1500-2000 euro(buldugunu dudukluyor almanlar).
0
ubi dubium ibi libertas
(29.06.14)
Almanya icin;
- Asgari ücret yok
- Maaslar cok degismekle birlikte ortalama bir is icin ortalama profilde biri 40000-60000 euro yillik bürüt aliyor. Aylik net 2300-3500 euro yapiyor
- toplu tasima bir bilet 2.70 euro, aylik bilet 70euro
- sinirsiz internet 25 euro yaklasik
- kira 800 euro
- gazete cok degismekle birlikte 2 euro dan basliyor

Benim düsüncem bu basit hesapla hayat standardi karsilastirmasi yapmak zor cünkü para karsiligi alinan hizmetin kalitesi ve icerigi cok degisebiliyor. Bu nedenle Türkiye Almanya karsisinda dezavantajli duruma düsüyor.
Örnegin;
- maas aldiginiz sirket sizi istedigi gibi kovamiyor, isci haklariniz cok daha iyi, yillik 25 is günü izniniz var.
- Otobus metro gibi toplu tasima araclarinda otobuse kacta bineceginiz ve ineceginizi biliyorsunuz. Ekstra bi durum olmadiktan sonra gecikme olmuyor.
- Sinirsiz internet gercekten sinirsiz. Adil kullanim kotasi yok.
- Saglik sigortasi gibi haklariniz olduguda özel doktor ya da devlet hastanesi farketmeksizin gercekten hicbir ödeme yapmiyorsunuz.
0
emrahday
(30.06.14)
emrahday'in soylediklerine biraz eklemek gerek diye dusunuyorum. 2300 euro'dan baslayan bir maas muhtemelen guney almanya taraflarindadir. guney'i gormezsek, ortalama 2000 euro civari odeme yapiyor yuksek muhendise (kendimi ornek vermek gerekirsek). hepimizin duydugu bmw, mercedes, airbus gibi sirketler cok az dogrudan ise adam aliyorlar. genellikle islerini araci firmalara (taseronara) veriyorlar ki, o vakit maaslar daha dusuk hal aliyor. 1500e kadar dustugunu biliyorum. son birkac yilda, almanya'da gizli bir ekonomik kriz oldugunu da unutmamak lazim. 3500 euro gibi rakamlara cikmak icin, iyi bir egitimin yani sira 7-8 yil gibi ciddi bir tecrubeye ihtiyac var. tanidigim bir muhendis abi, 3800 euro maas aliyor, ornegin. calistigi konuyla ilgili doktorasi, anadili gibi almancasi, 10 yil tecrubesi var.

munich ya da stuttgart gibi bir guney almanya sehrinde, sehir merkezindeki odalara 700 euro verdiklerini biliyorum. dikkatinizi cekerim, bir eve degil, bir odaya odeniyor bu para.

saglik sistemine gelince, almanya doktor sikintisi cekiyor. yeni mezun doktorlar, calisma kosullarindan sikayet ettikleri icin, yurtdisina kaciyorlar. bana sorarsaniz, aldiklari parayi az bulduklari icin 3-4 bin euro aylik az onlar icin, porsche'larina benzin alacak paralari yok cunku :( konumuza donersek, devlet sigortasina sahipseniz ev doktorlari haric bir uzmana( goz doktoru, cildiye..vs) gorunmek istediginizde, 2-3 ay ilerisi icin size randevu veriyorlar. bu saglik sigortasinin ucreti aylik 150-180 eur0. bunun birkac katini odeyerek, ozel saglik sigortasi yaptirabilirsiniz ki o sekilde hastalandiginiz haftayi takip eden haftalarda doktordan randevu alabilirsiniz. ha bir de su var, her ne kadar almanya'da genel anlamda kurallar iyi olsa da. temizlige vs'ye dikkat edilse de, almanya'daki doktorlar turk doktorlari kadar basarili degiller. ingiltere'de de saglik sistemi cok iyi degil, lakin doktorlari basarili ve ilgililer, sizden hicbir ucret talep edilmemesine ragmen. hastaneye yatana kadar olan surec cok sancili, cogu zaman ciddi rahatsizliginiz olsa dahi bir agri kesici yazip gonderiyorlar. bunu yapan hastanedeki doktor degil, ya kasabadaki ev doktorudur ya da saglik memurudur. sebebi de her gun onlarca kisi alkolden vs'den dolayi doktorlara gidiyor. polis, caddenin ortasinda yatar ve bilincsiz halde buldugu adami yolun kenarina cekmek ve ambulans cagirmak yerine, ayagiyla iterek uyandirmaya calisiyor. cunku adamin asiri alkollu oldugunu, hicbir seyi olmadigini dusunuyor ki, her gun karsilastigi vakalar bunlar onlarin. her onune geleni hastaneye yollamak istemiyor.

ulasim olarak, almanya dunyada birinci sirada olabilir. gerci son yillarda, deutschebahn trenlerinin gecikmelerinde ya da iptal olmasinda kendilerini asmis durumdalar; ama almanlarin ulasim aglari cok iyi. tabi bunu hitler almanyasina borclular, suanki mantaliteliriyle bir metre rayi dosemeleri bir yil alir.
0
ubi dubium ibi libertas
(30.06.14)
(3)

İstanbul'da Motosiklet?

pandispanya
İstanbul'da motosiklet kullanmak hakkında olumlu/olumsuz görüş ve düşünceleriniz, tecrübeleriniz nelerdir?
İstanbul'da motosiklet kullanmak hakkında olumlu/olumsuz görüş ve düşünceleriniz, tecrübeleriniz nelerdir?
0
pandispanya
(29.06.14)
compadrito
(29.06.14)
motosiklet değil de scooter almayı çok düşündüm ama yağmurlu havalarda neyim kayar diyolardı cesaret edemedim. hava iyi olsa bile bissürü rüzgar yiyon başım ağrır hasta olurum ben. dangalak şöförlerin kız gördü mü üstüne sürmeleri, laf atmaları filam tam bi stres. pisiklet olaylarını anlatmıştım sankim sana. ay pek bi anne gibi yazdım.

ama kısa mesafeler için hem kolaylık hem de zevkli olur kanımca. işe giderken kullanırım diyosan gideceğin yollarda biraz yokuş/bayır var. önlemini iyi alırsan neden olmasın? kaskı çıkarınca şöyle bi saçlarını sallarsın adfhklş
0
seksen9
(29.06.14)
neresinde yaşadığına ve hangi yolları kullanacağına bağlı değişir tecrübeler.
bağcılarda yaşayıp sık sık e5 e çıkacaksan çok iri bir şey kullanmayacaksan hiç girme. İri diyorum çünkü yüksek ccli motosikletleri arabalar fark ediyorlar, ve daha ciddiye alıyorlar. ama scooter'dır ybr'dir falan bunları sikine takmıyorlar. avrupa yakasının daha medeni yerlerinde(levent vs) kullanmak daha rahat insanlar daha saygılılar ama yine de riskli. çok dikkatli olmak lazım. Ben gözümü 2 sn. yoldan çekince kaza atlatıyorum direkt. Trafik açısından büyük rahatlık, eskiden toplu taşımayla min 1 saat max 3 saat süren ev-iş arası yolum motosikletle trafik ne olursa olsun 35 dakikadan uzun sürmüyor. Kuryeler gibi çılgıncasına aksam çok daha kısa sürer.

Tecrübeleri saymakla bitmez, klasik hayvanların dışında lüks araba kullanan genç sarışınlar ve jip kullanan yaşlı teyzeler çok tehlikeli. Ticari doblolardan kesinlikle uzun durmalı. her zaman takip mesafesi önemli, önümde spin atan kamyonete direk girerdim bir keresinde takip mesafemi korumasaydım. Takip mesafesine vurgu yapıyorum çünkü diğer araçlar seni mesafe bırakmamaya itiyor. Önünde kanuni olarak zorunlu olduğu kadar boşluk bırakırsan hemen biri dalıyor yada arkadan korna basıyorlar. Sabırlı olmak lazm. Disiplinli olmak lazım. En önemlisi paranoyak olmak lazım biraz, her araca potansiyel tehlike olarak bakmak gerek. En fazla ne olur deme, bir keresinde trafikta yan koltuğa koyduğu laptop'undan kulaklık takılı hardcore porno izleyen bile gördüm.
0
yakuza123
(29.06.14)
(7)

vefat eden arkadaşın eşyaları

in vino veritas
vefat eden bir arkadaşımız var, ailesi biraz toparlandıktan sonra eşyalarını (kitaplar, kıyafetler, vs..) gözden geçirip sadece birkaç tanesini saklayıp diğerlerini dağıtmak istiyor. ne türlü bir yol izlemeliyiz, birçok kıyafet (takımlar, abiyeler) ve pekçok sağlam kitap var. nerelere verilir?not: o
vefat eden bir arkadaşımız var, ailesi biraz toparlandıktan sonra eşyalarını (kitaplar, kıyafetler, vs..) gözden geçirip sadece birkaç tanesini saklayıp diğerlerini dağıtmak istiyor. ne türlü bir yol izlemeliyiz, birçok kıyafet (takımlar, abiyeler) ve pekçok sağlam kitap var. nerelere verilir?

not: okula ya da somaya gönderilebilecek kıyafetler değil, iş kadını kıyafeti hepsi.
0
in vino veritas
(29.06.14)
Kitaplar kutuphaneye kiyafetler de belediyenin mutlaka boyle eşya toplafigi bir yer vardır oraya.
0
rubiks cube
(29.06.14)
Cok kisa bi sure once gece uykusunda öldü arksdasim...kariyerinde isinde gücünde 29 yasinda gencecikti. .ölüm ne kötü
0
kronikdepresifelvira
(29.06.14)
benim bildiğim ihtiyaç sahiplerine dağıtılır
hatta bi çift ayakkabısı kapının önüne konur
ve hani düğün evlerinin kapısı hep açık olur ya
ölü evinde o dış kapı içeri giren çıkan olmadığı müddetçe kapalı olur.

kitapları ver kütüphaneye roman vs ise kitap bağışı arayan okullara gönderebilirsin
ders kitapları ise bölümü neyse oraya bağışlayabilirsin


başın sağolsun
0
indescribable
(29.06.14)
kitaplar için
www.facebook.com

başın sağolsun
0
rakicandir
(29.06.14)
Geride bıraktıklarını acıya boğup gitti.bu dünyanın derdinden kurtuldu.umarım huzurludur.darısı başıma.
Başın sağolsun.
0
safsafinaz
(29.06.14)
kıyafetlerin bedenini, ölçüsünü yazsanız, buradan bir talipli çıkar belki. bazen duyurular oluyor, yeni mezun, ilk iş görüşmesine gidecek; giyecek bir şeyi yok, alacak parası da yok.

sağlam kitapların taliplisi de gene buradan çıkar.
0
compadrito
(29.06.14)
selam
kadıköy belediyesinin oluşturuğu açık gardrop diye bir oluşum var. evinizden gelip alabiliyorlar.
İstanbuldaysanız arayabilirsiniz bence
başınız saolsun.
0
pembegurba
(30.06.14)
(1)

Saarbrücken hakkında bilgisi olan?

bozbaykus
Merhabalar, saarbrücken şehrine 2 aylığına staj yapmaya gidiyorum vereceğiniz her bilgi benim için önemli Teşekkürler Saarland üniversitesine gidiyorum
Merhabalar, saarbrücken şehrine 2 aylığına staj yapmaya gidiyorum vereceğiniz her bilgi benim için önemli

Teşekkürler

Saarland üniversitesine gidiyorum
0
bozbaykus
(29.06.14)
eksisozluk.com

sorunuzu bu abiye/aplaya yolladım. lütfen silmeyin.
0
compadrito
(05.07.14)
(8)

İzotonik NaCl, normal NaCl farkı?

cemlemikonusuyorsun
Serum var evde. İzotonik yazıyor, normalden ne farkı var?İzotonik ne diye baktım, tanımından yola çıkarak bi anlam veremedim.
Serum var evde. İzotonik yazıyor, normalden ne farkı var?

İzotonik ne diye baktım, tanımından yola çıkarak bi anlam veremedim.
0
cemlemikonusuyorsun
(28.06.14)
çözelti yüzdesi kanla aynı oranda olduğu için o isim veriliyor.
0
trinitrotoluen
(28.06.14)
Bunun amacı nedir tam olarak?
0
🌸cemlemikonusuyorsun
(28.06.14)
hücre geçişlerinde problem olmaması, rahatça nufus edebilmesi.
0
yatagants
(28.06.14)
izotonik çözelti dışında bir sıvıyı kana verirsen kanın ozmotik basıncı değişir ve hücreler arası madde geçişinde problem olur. o yüzden izotonik çözelti kullanılmalıdır diye tahmin ediyorum. tıp okuyan arkadaşlar varsa daha iyi cevaplarlar sanırım.
0
trinitrotoluen
(28.06.14)
İzotonik nacl, serum fizyolojik ya da izotonik su denilen zımbırtı. Yüzde 0.9 sodyum klorür içeriyor. 1 litre suyu kaynatıp soğutup 1 tatlı kaşığı gibi bi tuz koyarak da bu zımbırtı elde edilebilir. Ama hassas bi uygulama içinse hazırı daha iyi tabii bir de doktora danışmak*.
İzotonik olup olmaması içinde çözünen maddenin konsantrasyonuna bağlı yani. Misal 1 litreye 5 kaşık koyarsan kanınkiyle tutmuyor, izotonik de olmuyor.
0
oranjlaturanj
(28.06.14)
direk damara veriyorsun ya serumu, vücudun kompanse etme şansı olmuyor. izotonikten düşük tuz içerirse tansiyonu düşer, fazla olursa tansıyonu yükselir hastanın.
0
inthechaos
(28.06.14)
100 ml'sinde 0.9 g NaCl içerir izotonik olan.
0
leenathrw
(29.06.14)
inthechaos

bu söylediğiniz doğru değil.
0
compadrito
(29.06.14)
(15)

tıp mı diş mi

yuvarlanantencereninkapagi
merhaba. mf3 sıralamam 7binlerde. gecen yıl iü-mbg' yi bırakıp tekrar sınava hazırlanmıstım. sağlık alanında bir tercih yapmak istiyorum. birçok tıpa girebiliyorum. ama tıp okumak istiyor muyum, bu konu hakkında endişelerim var. diş hekimi olmanın tıp doktoru olmaya göre daha az sancılı oldugunu dü
merhaba.
mf3 sıralamam 7binlerde. gecen yıl iü-mbg' yi bırakıp tekrar sınava hazırlanmıstım. sağlık alanında bir tercih yapmak istiyorum. birçok tıpa girebiliyorum. ama tıp okumak istiyor muyum, bu konu hakkında endişelerim var. diş hekimi olmanın tıp doktoru olmaya göre daha az sancılı oldugunu düşünüyorum. iş hayatında da okul hayatında da. kendini heba etme oranı daha az gibi. bu konuda beni aydınlatabilir misiniz, düşüncelerimde haklı mıyım? benim istediğim daha rahat bir yaşam.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.06.14)
tıp daha karizma.Bir de diş hekimliğinde kendi kliniğini açacaksan çevre gerekiyor.

her ikisinde de parayı vurmak için kendini geliştirmelisin. Tıp okumak zor diyenlere bakma. Tıp zor da mühendislik kolay mı ? ya da diş hekimliği çok mu kolay ? Tıp oku bitir gelecek garanti. Paranın amna koymasan bile yine iyi kazanç var.
0
empedokles
(28.06.14)
rahat yaşam için ikisi de yanlış tercih olmamış mı?

üniversitesine göre değişmekle birlikte elbette diş daha kolay, el becerini konuşturuyosun sadece. diş hekimleriyle görüşürsen yaz diyecekler doktorlarla görüşürsen yazma diyecekler. kendin karar ver.
0
seksen9
(28.06.14)
tıp.

diş daha çok yıpratıyor, fiziksel olarak da yoruluyorsun.

el becerisi ile sadece bağlantılı değil, tüm gün bedensel olaak yoruluyorsun.

diş hekimiyim.
0
neferkitty
(28.06.14)
diş daha iyidir. uzmanlık, mecburi hizmet, nöbet gibi dertler yok olursa da en azından daha az sıkıntılı.
0
ontheroad
(28.06.14)
istediğin daha rahat bir yaşamsa tıp seçme
0
yigitkaraca
(28.06.14)
rahat yaşam için -bu ikisi de çok yanlış tercihler olmasına rağmen- eğer sadece ikisi arasından tercih yapacağım diyorsan, diş hekimliği. bütün olasılıkları tart, ona göre bir tercih yap. marmara tıp'ta okuyan bir arkadaşım, ağlayarak ders çalışmaya çalışıyordu. anlamıyorum kafam almıyor gerizekalı mıyım ben diye bağırıyordu ve ağlıyordu. diş hekimliği okuyan bir arkadaşım da sabahtan akşama kadar sabundan diş yapıyor. ama onun da zor kısımları var, hatta çok zor; ama tıp kadar değil.

rahat yaşamdan ne beklediğine bağlı tabi biraz bu. çok para mı, çok tatil mi, az sorumluluk almak mı, yüksek statü mü, aile eş dostla sürekli zaman geçirme mi hangisi bunu düşün bence.
0
vedat chili peppers
(28.06.14)
mühendis ol o zaman kardeş, dişçi olup milletin ağız kokusu ahahah yine espri yaptım.


dişçiler şu durumdaki hallerinden pek memnun değil gibi cidden, bence illa ikisi arasında kalacaksan tıp yaz.
0
fatihdr
(28.06.14)
tıp yaz. keyfini çıkar. öyle sabah akşam ders çalışıyoruz geyiklerine de bakma. onlar 80-90 alan tayfa. sınıf geçmek için 6 haftanın 3ünde gez 3ünde çalış çok rahat geçersin. ben bu sene oyun-internet manyağı olmuştum. 66'yla bütsüz geçtim. sıkıntı yok yani.
0
drifs
(28.06.14)
tip yaz. doktorlarin kendileri cok calisir cok yorulur ama es ve cocuklari gununu gun eder.
0
nax
(28.06.14)
Kendimi heba edemem, paramı alıp rahatıma bakayım dersen burası senlik bir yer değil. Sorumluluk çok, dersler ağır, süreç uzun. Sonra uzmanlık veya doktora yolu var. Asistanlikta aradığın rahatlığı hiç bulamayacaksin. Doktora yolunu secersen sonraki hayatın bilim üretmek olacak. Pratisyensen halkımız seni pek adamdan saymaz. Diş de kolay değil, neferkitttnin dedigi gibi bütün bedeninle çalışıyorsun tıpta mesela psikiyatrinin böyle fiziksel zorlukları yok ama o noktaya gelene kadar dişin iki katı okuyacaksin. Bence ikisini de yazma, sana pek hitap etmiyorlar.
0
Lim5
(28.06.14)
türkiye'de diş hekimliğinin 5-10 yıl sonra içinde bulunacağı durum pek iç açıcı değil.özellikle de yeni mezunlar için durum iyi değil.her şehirde ya diş hekimliği fakültesi ya da adsm var.giderek açılmaya da devam ediyor.özel sektörde de poliklinikler revaçta.oraları da uzmanlar ya da 15-20 yıllık deneyimli diş hekimleri kapmış durumda.tıp eğitimi de illa ki zordur ama devamında iş bulma konusunda sıkıntın olmaz en azından...
0
mek
(28.06.14)
diş yaz.

not: tıp mezunuyum. bıktım valla.
0
siradisi00
(28.06.14)
bir daha şansım olsaydı ya diş hekimi olurdum ya da psikolog. kesinlikle diş. 89 doğumlu güneydoğuda görev yapan düz diş hekimi maaşı 8000 tlcik. en yakın örneğim.
0
uykusunu yakalayan adam
(28.06.14)
Diş hekimi olarak devlette iş bulmam daha zor.özel poliklinikte çalışmak zordur.fakat türkiyede garanti iş istiyorsan kesinlikle tıp.en azından devlet memurluğun garanti,tabii önceliğin garanti işte.
0
biyikli gard bazarevic
(28.06.14)
(bkz: tıp fakültesi/@compadrito)

bu yazıyı da okuyun karar vermeden önce.
0
compadrito
(28.06.14)
(5)

hafızam çok zayıf

ipmus90
merhaba arkadaşlar. çok çabuk unutuyorum. aslında bu bir bakımı iyi bir şey. canınızı sıkan olayları unutabilirsiniz ama benim canımı sıkan olalar gündelik hayatımın içinde. gündelik hayatımın içinde olmayan ama öğrenmek istediğim şeyleri çok çabuk tunutuyorum. bu konuda ne yapabilirim. unutmak zoru
merhaba arkadaşlar. çok çabuk unutuyorum. aslında bu bir bakımı iyi bir şey. canınızı sıkan olayları unutabilirsiniz ama benim canımı sıkan olalar gündelik hayatımın içinde. gündelik hayatımın içinde olmayan ama öğrenmek istediğim şeyleri çok çabuk tunutuyorum. bu konuda ne yapabilirim. unutmak zorunda mıyım? yoksa not alıp düzenli aralıklarla tekrar mı etmeliyim. bilginiz fikriniz var mı?
0
ipmus90
(28.06.14)
Çok içme.
0
fluggegecheimen
(28.06.14)
b12 vitamin eksiligi, demir eksikliği olabilir.
0
arockm
(28.06.14)
b12 vitamini eksikliğinden kaynaklanabiliyor unutkanlık. bununla ilgili test yaptırabilirsin. Ayrıca akıllı telefon kullanıyorsanız, takvim ya da any.do gibi uygulamalar yardımı ile günlük yapmanız gerekenleri hatırlayabilirsiniz.

öğrenme konusuna gelecek olursak,şuraki makaleyi okuman ve teknikleri uygulaman sorununu çözebilir: dhgm.meb.gov.tr
0
wild draw four
(28.06.14)
uyku eksikliği olabilir. gece 12 ve sabah 7 saatleri arasındaki zaman dilimini, yatay durumda, rahat bir yatakta, karanlıkta ve uyuyarak geçirmiyosanız, beyniniz greve gider.
0
compadrito
(28.06.14)
ceviz de hafızaya iyi geliyor diye biliyorum 3-4 tane yemeye çalış hergün
0
high hopes of the sozluk
(28.06.14)
(16)

ince düzgün kaşlı erkek

oddyseus
Kaşları dağınık olmayıp ince ve toplu olan erkeklere dikkat ediyorum da hemen hemen hepsi çok fotojenik veya yakışıklı oluyor. Kaş gerçekten erkeğin görünümü bu kadar çok etkielyen bi şey midir? Doğal olarak düzenli kaşlı olanlardan bahsediyorum.
Kaşları dağınık olmayıp ince ve toplu olan erkeklere dikkat ediyorum da hemen hemen hepsi çok fotojenik veya yakışıklı oluyor. Kaş gerçekten erkeğin görünümü bu kadar çok etkielyen bi şey midir? Doğal olarak düzenli kaşlı olanlardan bahsediyorum.
0
oddyseus
(28.06.14)
bakim. valla öyle.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.06.14)
@douchebag,sen öyle san :)

oluyor tabi olmaz olur mu. nasıl kadında çok etkiliyorsa erkekte de öyle. ama derli toplu kaş karizmatikmiş diye aldırmasınlar ne olur...
0
kırmızıkaşekaban
(28.06.14)
Evet
0
compadrito
(28.06.14)
yok ya yüz güzelliği tek bir unsurla alakalı değil kesinlikle. göz, burun, ağız ne varsa işte hepsinin birbiriyle oranı çekici gözükmeyi sağlıyor.

ha bir de ben hayatımda bugüne kadar hiçbir insanın kaşına dikkat etmemişimdir herhalde. yani özellikle kaşlarına. aa ne güzel kaşmış lan, çok seksiymiş keşke yalasam falan diye düşündüğümü hiç hatırlamıyorum. kaş sonuçta. kıl. demek varmış bakanlar. şaşırdım.
0
juninho77
(28.06.14)
juninho77 ben de dikkat etmiyordum önceden. sübliminal mesaj gibi kaşına dikkat etmiyosun ama o yüzü çekici kılıyor. Zaten çekici kılmasının sebebi dağınık olmayıp yüze uyum sağlayaıp dikkat çekmemesi.
0
🌸oddyseus
(28.06.14)
kılda keramet olsa...

birini bunu yazmalıydı.

(bilmeyenler sorarsa yazarım)
0
air
(28.06.14)
ince duzgun kaşlı erkek bana gay miş gibi geliyor
0
sta
(28.06.14)
incesini bilemem de düzgün kaşlı da olur düzgün kaslı da olur. hoştur yani.
0
elorelia
(28.06.14)
aynen öyleyim :) bendeki kaş belki çoğu kadında yoktur.
0
ataturkist
(28.06.14)
Kaşlarım ince ve düzgün, ellerim narin, vücudum genel olarak kılsız. Yine de kadınsı değilim. Kaşların ince ve düzgün olması ne kadınsı ne de gay yapıyor bundan %100 eminim.
0
armagan
(28.06.14)
benim ince değil ama kalın da değil öyle arada bişey. çok dağınık değil ama biraz olan o dağınıklığı gözüme battığı için alıyorum, kendimi daha iyi hissediyorum böylece. bence etkiler, kapkalın kaşlı sağda solda, şakağına kadar uzanmış kaşlı erkek itici bence.
0
neil manke
(28.06.14)
hayır değil. aksine fazla simsiyah olmadıktan sonra kalın kaş iyidir erkeklerde. kıvancın gözükmeyen kaşları çekici mi mesela? bence değil.

mesela kaşlar patlıcan ama dünyanın en yakışıklı adamlarından
kendisi www.picturesnew.com
0
madeleine elster
(28.06.14)
ben tek kaş falan değilim ama arasında birçok erkek gibi kıl tüy çıkıyor. bazen ihmal ediyorum uzun süre almıyorum ve sonrasında aldığımda gerçekten kendimi daha iyi buluyorum. baya etkisi var.
0
fuerteventura
(28.06.14)
kaşını şekilli olarak alan erkek = alamancı.

ha tek kaş olur, ortasını alır. O gerekli bir şey. Ama dahasına karşıyım.
0
oğlum çok zor lan
(28.06.14)
yüzdeki her detay yakişikliliğa etki eden bir faktör sonuçta kaşta buna dahil
ama kaşın etkisinin bu kadar abarti derecede oldugunu düşünmüyorum tek kaşlilik söz konusu degilse
0
berginyonbaenre
(28.06.14)
Kaşlarım kalemle çizilmiş gibi, kıldan yana çok şanslıyım ama tipim de Mahmut Tuncer gibi.
0
bana da mi lolo
(28.06.14)
(5)

arabalı davulcu gördüm

proletarier aller lander vereinigt euch
davul sesi duydum az önce ahanda bizim buranın köpekleri napacak bakalım diye pencereden bir baktım ki ne göreyim bir araba gidiyor davulcu da bagaja oturmuş vuruyor davula. ilk kez gördüm böyle bi şey gören var mı daha önce ?
davul sesi duydum az önce ahanda bizim buranın köpekleri napacak bakalım diye pencereden bir baktım ki ne göreyim bir araba gidiyor davulcu da bagaja oturmuş vuruyor davula. ilk kez gördüm böyle bi şey gören var mı daha önce ?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.06.14)
yıllardır öyle bizim mahallede. en az 10 yıl diyebilirim.
0
theseachange
(28.06.14)
vay anasını iftar davulcuları konusunda çok cahil kalmışım e o kadar şehirde ve farklı mahallelerinde yaşadım hiçbirinde görmedim ben.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(28.06.14)
Bi 10 sene önce, kamyonet kasasında çalıyodu bizimki.
0
compadrito
(28.06.14)
bizim burda da motor arkasında çalıyo. hem pancar motor sesi hem davul sesi. oyh.
0
only the strong survive
(28.06.14)
Ne istiyorsunuz oğlum, köpekler mi parcalasın adamları? Benzinin litresi olmuş 5 lira. Adamlar keyfinden arabayla gezmiyor. Geceler tehlikeli.
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(28.06.14)
(13)

kardeşe karşı "uslu durursan istediğini yaparım" tutumu doğru mu?

pescador
benim 10 yaşında bir erkek kardeşim var. annem çalıştığı, kız kardeşim ergen ve ona karşı çok agresif olduğu için terminatöre döndü çocuk. fazla denetimsiz kaldığı için otorite tanımıyor, hiçbir yaptırıma kulak asmıyor. adeta küçük putin eşşoleşşek. ana baba ayrı.buna mukabil, biraz huyuna suyuna gi
benim 10 yaşında bir erkek kardeşim var. annem çalıştığı, kız kardeşim ergen ve ona karşı çok agresif olduğu için terminatöre döndü çocuk. fazla denetimsiz kaldığı için otorite tanımıyor, hiçbir yaptırıma kulak asmıyor. adeta küçük putin eşşoleşşek. ana baba ayrı.

buna mukabil, biraz huyuna suyuna giderseniz akıllı bir velet. yanında olduğunuzu hissettirince sakinleşiyor, çocuk işte.

şimdi bu, ben buraya gelmeden önce hiç bilgisayar açmazmış ama şimdi bilgisayardan kalkmıyor. neyse ki bilgisayarı bozuldu, ben akşamları 1-1.5 saat izin veriyorum, benimkinde takılıyor.

kızarım diye herhalde söylemekten çekindi, not bırakmış. left 4 dead diye bi oyun var abi %50 indirimliymiş bana onu alır mısın diye.

ben bu çocuğa ve ablasına zaten yüz kere söyledim. durun siz kardeşsiniz dedim. birbirinizle dalaşmayın, birbirinizle kibarca konuşun dedim ve beni delirtseler bile onlara karşı, davranmalarını istediğim şekilde görünmeye gayret ettim.

dolayısıyla şimdi ben bu arkadaşa "önümüzdeki hafta boyunca sana yakıştığı şekilde davranırsan oyunu alırım" demeyi düşünüyorum ancak bu çocuk çok duygusal. terbiyesizlik yaptığı için oyunu almaktan vazgeçersem kendini balkondan atabilir. ayrıca, "uslu durursan x yaparım"la yetiştirilmiş bir çocuk olarak ben fazla çıkarcı olduğumu düşünüyorum açıkçası, böyle birisi olmasını da istemem.

ama "yok sana left 4 dead siktir git" de demek istemiyorum, almak istiyorum oyunu.

***

sorum oldukça genel, parçalı. ne düşünüyorsanız onu yazın işte. sizce "adam olursan alırım" demem doğru mu? değilse, neden değil? alternatif olarak nasıl bir takasa girişebiliriz ya da?
0
pescador
(27.06.14)
Bu yaptığın bir ceza değil, ödül sistemi bence. Ve ben ödül sistemine bayılırım.

Kendini çok kötü hissedeceksen, önce oyunu alıp, verirken "bir şartla (...); eğer sözünde durmazsan güvenimi boşa çıkartmış olursun" diyerek de gidebilirsin.
0
pandispanya
(27.06.14)
Rüşvetle iş yapmaya alıştırmayın çocuğu :)

Oyunu alın ancak oynayacağı saatlere sınırlama getirin. Günde 1 saat ya da her neyse işte. Optimum zamanı siz belirlersiniz. Dışına çıktığı takdirde de oyunu elinden alacağınızı söyleyin(belirli süreli ya da kabahatinin büyüklüğüne göre süresiz) ve dediğinizi de tutun. Ceza vermek yerine elindekini almak, davranış biçimlendirmede daha etkin.

Çocuğa ceza verilmez, sahip olduğu bir şeyden mahrum bırakmak daha etkili oluyor. Sinemaya gidecekti ancak ablasına kötü davrandı mesela; kızıp bağırıp çağırmak yerine sakince sinemayı iptal ediyorsunuz ve ne yaparsa yapsın o gün o filme gidemiyor gibi. Kardeşim yok ama kuzenlerime hep böyle davrandım. Ailede sözünü dinledikleri tek ablayım. Diğerlerine he he deyip, bildiklerini okuyorlar. Ben deyince yapıyorlar.

Sadece bir şeye dikkat edin; adil olmaya. Hiçbir zaman uyguladığınız yaptırım, kabahatinden büyük olmasın. O zaman size öfke duymasına neden olursunuz.

Edit edit edit! Oyunu inceleyince vazgeçtim; siktir git deyin daha iyi. 10 yaşında çocuk oyunu değil bu :/
0
istinyede bekle
(27.06.14)
bu nasıl oyun ya.:) al al sonuçlarını merak ediyorum..
tr.wikipedia.org
0
jamswety
(27.06.14)
@pandispanya, ödül sistemine ben de bayılırım ama işte o yüzden karşılığında bir şey verilmeyecekse hiçbir şey yapmıyorum... kardeşim biraz haşarı bir velet olduğu için çok daha ödül odaklı olmam gerekebilir, bu yüzden ilerde bencil ve sürekli bir şeyler bekleyen biri olmasından çekiniyorum. bir de kendisi "eğer sözünde durmazsan güvenimi boşa çıkartmış olursun" cümlesini önemseyecek bir çocuk değil, oyun alınıp köprü geçildikten sonra asla dayı demez :)

@vfgerty: onu düşündüm, o benim için de çok eğlenceli olur aslında ama öyle de ne bileyim toplama kampında gibi yahu. çocuğun her hareketini izleyip puan yazmak, karşılığında oyun vermek... ha şöyle bir güzelliği var: bir şeyler elde edebilmek için, çabalamak zorunda olduğunu öğrenecek. ama öte yandan, yaptığı her şey için karşılık bekleyebilir. bunun dengesini sağlamam lazım.

oyun konusunda haklısın, pek 10 yaş oyunu değil ama o konuda güveniyorum, şimdiye kadar vurdulu kırdılı oyunlar oynadıysa da ayrımı iyi yaptı. hiçbir vukuatını görmedik oyun kaynaklı.
0
🌸pescador
(27.06.14)
left 4 dead'i az çok biliyorum da vız gelir tırıs gider buna ya. internete girmesin de, oyunda çok sakınca görmüyorum ben benzer yollardan geçmiş birisi olarak. yani internete girip kafa kesme videosu izleyeceğine oturup arkadaşıyla left 4 dead oynasın gözümün önünde, daha güvenli geliyo bana. dediğim gibi oyun-gerçek ayrımını iyi yapabildiği için oyun çok dehşetengiz olsa da sorun yaşamıyoruz.

"öyle deme lan ilerde olur" diyosanız da bilemicem o kadarını, nabiyim yani oturup mario oynamıyo çocuk :/
0
🌸pescador
(27.06.14)
minecraft zaten telefonunda var... ilgisini parayla göstermeyi çok seven babası sağolsun çok lazımmış gibi akıllı telefon verdi çocuğa. geçen içeri gitti biraz, tepki olarak evinin camlarını kırdım ben de. ben hiç bilmiyom minecraft falan. öf ne biçim bi çocuk bu ya ben kendim yapmıycam kesinlikle.
0
🌸pescador
(27.06.14)
bi hikaye vardır; çocuk yalınayak gezerken anası 'uslu çocuk ol' diyerek terlik giydirir. akşam babası tv izlerken önüne geçer, babası da kızar 'oğlum uslu çocuk ol' diye. sonra çocuk terliklerini giyer gelir tekrar televizyonun karşısına geçer.

yani sen çocuğa uslu ol diyosun da uslu ne demek? ödül/ceza bu yaştaki çocukların eğitimi için iyi olsa da şartları ve ödülü iyi belirlemek lazım. mesela sevginizle asla cezalandırmayın çocuğu. şartlar da uslu olmak gibi soyut şeyler değil yatağını/oyuncaklarını toplaması gibi somut şeyler olmalı.

ayrıca left 4 death diye ödül olmaz, benim bile beynim gidiyo oynayınca. bence hiç oynamasın da çok istiyosa kendin için indir 1 saat oynasın. her gün farklı oyunu oynasın ki beyni sadece o yönde odaklanmasın. güzel hikaye kitapları al onu da okusun, resim de yapsın. ödül olarak dondurma yiyin, beraber puzzle yapın. bilgisayarı ödül olarak sunmaya devam ederseniz kitap okutamazsınız çocuğa, ve o oyunlarla iyice vahşileşir..
0
seksen9
(27.06.14)
1. Çocuğa çok ağır olmayan sorumluluklar verin, adam yerine konulduğunu, kendisine güvenildiğini hissetsin. Kendisine güvenilmediğini anlayan çocuk, tam da çocuk olduğu için, onu geri kazanmak için değil, daha da kaybetmek için uğraşmaya başlıyor, kontrolden çıkıyor.

2. "Bak sen bu evin benimle beraber erkeğisin, annenle ablana sahip çıkmamız lazım" gibi bir yaklaşım dozunda kullanıldığı müddetçe işe yarayabilir. Ama tabi boku çıkmasın, yoksa anneyle ablayı kendi malı gibi görmeye başlayabilir biraz yaşı büyüdüğünde.

3.Önceleri motive etmesi açısından ödül sistemi kullanılabilir ancak bunu her olumlu hareketi için ayrı bir ödüle çevirirseniz bu sefer de ödül olmadan iş yapmaz. O yüzden onu da dozunda kullanıp, yapması gerekeni yaptığı için her seferinde ödül verilmeyeceğini anlaması gerekiyor. Bu ilerisi için de kritik, zira buna alışan çocuk kendi kendini motive edemez.
0
fengari
(27.06.14)
ben olsam çocuğu rahat bırakırdım. evde kimse onunla takılmıyorsa veya arkadaşı yoksa yalnızlık çekiyordur belki, o yüzden delirmiştir? ben olsam o oyunu alır, not olarak da "fakirlik yapma lan" yazardım. cidden :p spora falan yollasana çocuğu ya, kickboksa falan?

oyuna laf edenler olmuş. her bünye aynı olmasa da ben 6 yaşındayken doom oynuyordum. gta 1 hastasıydım. şu an 21 yaşındayım ve ne canavarlara ateş ediyorum, ne de araba çalıyorum.
0
patr
(27.06.14)
@patr, arkadaşları yok değil... benden önce sürekli sokakta oynuyordu ama ben varken, ben bilgisayardayım diye sanırım, o da yüz bulup geçiyor onun başına. sıkı bir seküler yobaz olmama rağmen, evin önündeki camiye yolluyoruz kuran kursu için. çünkü dışarı çıkmak ya da arkadaşlarıyla takılmak istemiyor artık 1-2 yakın arkadaşı dışında. ona sürekli asosyalleşmek için önünde kocaman bir hayat olduğunu, bu yaşlarını dışarda arkadaşlarıyla geçirmesinin daha faydalı olacağını söylüyorum. o yüzden, hiç değilse hayatında renk olsun diye, oraya gidiyor.

daha önce buz patenine de gitmişti ama kursu bitince devam etmedi. çok iyi kaymasına rağmen hoca denetiminde çalışmayı istemiyor. çok anlattım, "oğlum öğrenmeden serbest bırakmazlar, çalış, hocasız da kayacaksın" dedim ama dinlemedi eşşoleşşek.

yakında tenis kursu açılacakmış sanırım oraya da göndereceğiz.

ben abisi olarak yeterince ilgilenmediğimin farkındayım ancak bu yaz sıcağında, küçük ilçede abi-kardeş dışarda ne yapabiliriz hiçbir fikrim yok açıkçası. futbol-basket oynayalım isterdim ama ayağım sakat, adam gibi yürüyemiyorum bile uzun süre. sinema ya da çocuğun eğlenebileceği başka bir şey zaten yok, onun için "şehre inmek" lazım ki bu sıcakta ben hiç istemiyorum açıkçası.

left 4 dead konusu için çözüm bulduk gibi. önerilerinizi dikkate alarak daha yapıcı olmaya çalışacak ve daha az şiddet içeren oyunlara yöneltmeyi deneyeceğim hıyarı :)
0
🌸pescador
(27.06.14)
Oyunu alırım ama ablandan senin hakkında bir daha şikâyet gelirse, oynayamazsın bi daha. Uslu duracaksın. Bir defalık değil, hep uslu duracaksın.
0
compadrito
(28.06.14)
illa hareketli bişey olmak zorunda değil ki. alın dondurmalarınızı sünger bob izleyin, 240-500 parçalık puzzle yapın, resim yapın, arap alfabesiylen türkçe atasözü neyim yazıp okuma yarışı yapın, zeka sorusu-bilmece sorun. size de iyi gelir ki, keşke oğlum/kızım olsa da bunları yapabilsem..

oyuna masum diyen arkadaşa ithafen, kardeşim pokemonculuk oynarken az yaralanmadı. hala kendi gibi düşünmeyenleri kendine tehdit gibi görmesinde o tarz dövüşmeli/yenmeli çizgi filmlerin ve oyunların etkisi olduğunu düşünüyorum. bünye meselesi olsa riske atamazdım ben olsam.
0
seksen9
(28.06.14)
üstad kimse çocukla bir şey yapmıyorsa ne yapsın garibim, sıkılıyor işte. demek ki onu dışarıya bağlayan bir şey yok. belki canı bir şeylere sıkkındır, konuşmayı denedin mi? mesela bizim evde bilgisayar, ateri olmasına rağmen ben dışarda oynamayı severdim. ama en yakın arkadaşlarımdan biri, yıllar sonra bana dedi ki sitedeki herkes benle dalga geçiyordu, beni dışlıyorlardı; o yüzden çıkmıyordum dedi. gerçekten de haklıydı çünkü, o sırada telefonumdan orhan gencebay - haklısın parçasını açmakla yetindim sadece.

ayrıca pc oyunlarına gönül vermiş biri olarak tekrar söylüyorum, çocuğu sınırlandırma başkan. şöyle düşün, adamın biri bir kadına tecavüz etti. biz kadın tahrik etmiştir gibi gerizekalılık ibresinin sona dayandığı bir yorum yapabilir miyiz? oyunlar da öyledir, tabi kendini pikachu zannedip balkondan atlayan -nedense pidgeotto da değil bak- gerizekalıyı saymazsak.
0
patr
(28.06.14)
(6)

iş yerindeki adaletsizliklerle başa çıkma yöntemleri

malmazel
nedir acep? az çalışan insanlarla derdim yok, bana ne, o kendi iş etiği. ama onun az çalışması beni de etkiliyorsa, ortak bir işte mesela işin büyük kısmı bana kalıyorsa, ya da o yetiştiremedi diye iş bana yıkılıyorsa ben çıldırıyorum. bu gün dayanamadım istifa ettim mesela. biliyorum ki her iş yeri
nedir acep? az çalışan insanlarla derdim yok, bana ne, o kendi iş etiği. ama onun az çalışması beni de etkiliyorsa, ortak bir işte mesela işin büyük kısmı bana kalıyorsa, ya da o yetiştiremedi diye iş bana yıkılıyorsa ben çıldırıyorum. bu gün dayanamadım istifa ettim mesela. biliyorum ki her iş yerinde var böyle bir durum. peki sizin başa çıkma yöntemleriniz ne? akıl verin hocam.
0
malmazel
(27.06.14)
İşi aksatana şarlamak ya da üste bildirim.
0
arnold schwarzeneger
(27.06.14)
belgeleyebileceğin kadar belgeleyip üstlerine bildirmen lazım.yani böyle kişilerle birike çalıştığın işleri ancak şirket maili üzerinden konuş. iş ile ilgili bir zaman çizelgesi varsa yne maille kendi yaptıklarının belgesini tut.
0
warrior princess
(27.06.14)
böyle şeyleri üstünde "o az çalışıyor" şeklinde bildirirsen sorun yaşayabilirsin. bunun yerinde ".... bey/hanım, yaptığım işleri yetiştirmekte sorun yaşıyorum, tüm ekip olarak bir araya gelip görev dağılımını yeniden değerlendirebilir miyiz?" derseniz daha etkili olabilir.
0
dahili meddah
(27.06.14)
ne iş yaparsan yap, yazılı olarak bildir.
0
joe dalton
(27.06.14)
O yetiştiremiyor, bu kısmı anlıyorum, ama o yetiştiremeyince neden size kalıyor? Kimse size "o kısmı sen yap, yardımcı ol" diyememeli. Diyebiliyorsa burada sizinle alakalı bir sıkıntı var demektir.

Siz de yapmanız gereken kısmı deadline'a kadar zor bela yetiştiriyor olun. Yapmanız istenilirse zamanınız olmadığını ve kendi görevinizi "ancak" yetiştirebileceğinizi söyleyerek işin içerisinden çıkın. Her şeyi üzerinize almayın. Her şeyi yapmaya kalkarsanız sonu böyle olur.

Diğer arkadaşların tavsiyeleri ideal koşullarda işe yarar. İş yerlerinde kendi başınızın çaresine bakmanız, kendi görev ve sorumluluklarınızı iyi sınırlayabiliyor olmanız gerekiyor. Eğer bunu yapamıyorsanız barınamazsınız ve barınamamışsınız da. Sizin taktiksel olarak iş hayatına daha iyi adapte olmanız gerekiyor.
0
hiko seijuro
(27.06.14)
Yannış yaptınız istifa etmekle.
İşin çoğunu siz, azını o yapacaktı.
0
compadrito
(28.06.14)
(3)

Makale aramak?

allstar
google scholardan başka nasıl arama yapabilirim?Not: tüm sayfalara ulaşabileceğim siteler var mı yada desktop app?
google scholardan başka nasıl arama yapabilirim?

Not: tüm sayfalara ulaşabileceğim siteler var mı yada desktop app?
0
allstar
(27.06.14)
candanag
(27.06.14)
Eğer aradığın makaleyi sciencedirect gibi üyelik isteyen o yoksa da parayla veren yerlerden birinde bulursan, sözlüğe (bkz: makale aranıyor duyuruları) na yaz, mutlaka birinin okul dolayısıyla üyeliği vardır, yardımcı olurlar.

Sözlük üyesi değilsen de, buraya yaz :)
0
fengari
(27.06.14)
compadrito
(28.06.14)
(17)

güzel ülkeler nasıl böyle güzel oluyorlar

error522
vikiden insani gelişme endeksine bakıyorum mesela: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsani_Geli%C5%9Fme_Endeksinorveç 1. avusturalya 2. işte güney kore 12. filan olmuş. bizim medyanın vah tüh diye anlattığı ekonomik kriz yaşayan yunanistan bile 2013 raporunda 29. olmuş. türkiye ise 90. sırada. bu n
vikiden insani gelişme endeksine bakıyorum mesela: tr.wikipedia.org

norveç 1. avusturalya 2. işte güney kore 12. filan olmuş. bizim medyanın vah tüh diye anlattığı ekonomik kriz yaşayan yunanistan bile 2013 raporunda 29. olmuş. türkiye ise 90. sırada. bu norveç'in danimarka'nın avustralya'nın bildiği ama bizim bilmediğimiz şey ne olabilir ?
0
error522
(27.06.14)
Din ile ahlakın başka şeyler olduğu.
0
Tutesh
(27.06.14)
biz niye bu kadar yakınken petrolü, benzini, doğalgazı en pahalı alan ülkeyiz bunu sorgulamak lazım.
0
partizan
(27.06.14)
Ornekle anlatayim;

Turkiyede kendini zeki sanan insanlarin oldugu duyuruda "evime soyle bir sey yapmak istiyorum ki ne olup bittigini anlayayim" diye sordugumuzda

1- eve gelenleri rahat birakin
2- yeter bu yobazlik
3- hehehe
4- bu kabul edilemez

Diye cevaplar alirsiniz.


Ayni soruyu avrupada sorun;
1- sen bilirsin ama su su sekilde yapabilirsin
2- tavsiye etmem ama soyle soyle yaparsin


Diye cevap alirsin.

Sozun ozu bizde hicbir boka yaramayip sadece elestiren milyonlara karsilik onlarda bazen elestiren ama bir boka yarayan milyonlar var.
0
Nohut Bey
(27.06.14)
bunlar hep rönesans, reform, sanayi devrimi, protestan ahlakı...
0
ezeriko
(27.06.14)
Ahlâk, rönesans, bilim ve çok çalışkanlık.

Güney Koreli ortalama bir aile, çocuklarının gece 11'lere kadar ders çalışmasını şart koşuyor. Böyle yapmayanlar tabii ki vardır ama çok çalışkanlık çok farkediyor.
0
compadrito
(27.06.14)
ben de bu gelismis ulkelerin sehirlerinin duzen ve temizligine bir de dogayi korumalarina bayiliyorum.

mutlaka kotu yerleri de vardir ama genelde (internette, medyada gordugum kadariyla) adamlarin sehirlesmeleri cok planli, konteynerlerinden pis su sizan cop konteynerleri yok. parklarinda piknik sonrasi yerlere serilmis gazete kagidi gormuyorsun vs.

avrupada yasayip gercek gozlerle gorenler daha iyi anlatabilir aslinda.

dun komsumuzun kucuk kizi sokakta dondurma yiyordu, paketini yeni aciyor, hop ambalaji atti sokaga, gerci yasi cok kucuk ama dedim bak cope at diye aldim yerden falan. muhtemelen su ust siradaki ulkelerde cocuklari daha farkli yetistiriyor olabilirler.
0
exlibris
(27.06.14)
insanlari bilincli ve degerli.

bizde ise insandan once milyon tane sey var; para, din, bayrak, vatan vs.

yunanistan'da mesela polis alexis'i oldurdugunde ulkeyi ayaga kaldirdilar, agizlarina sictilar polislerin, icisleri bakani istifa etti, polis muebbet aldi.
burda polisler, askerler duzenli araliklarla cocuk olduruyor, bisey oluyor mu? bir sik olmuyor, bizim cocuklarimiz, insanlarimiz degersiz cunku. en onemli sey din, bayrak vs. bunlara bisey yapma da insanlarin gotunu sik istersen.
0
nawres
(27.06.14)
dinsizlikle falan alakası yok... insanların birbirine ve haklarına saygılı olma meselesi var. 28 şubatta über bilimci adamlarımız başörtülsün dışarıya çık diye uğraşıyorlardı. kelli felli proflar yapıyordu bunu...ülkenin sanatçı bozuntuları çatal bıçak fırlatıyordu saygılarından...
0
inanmazsan inanma
(27.06.14)
Bedel ödediler.

anayasam-org.akgul.web.tr
0
istinyede bekle
(27.06.14)
Çalışkanlık adalet dürüstlük

Dinle dinsizlikle bir alakası yok
0
basond
(27.06.14)
herşeyi genelleştirmeyi ne çok seviyosunuz yaw
her ülkenin kendine göre dinamikleri var.
norveç ve avustralya örneklerine çalışmak diyenler olmuş. hiç de çalışmazlar.
sebebi barış ülkesi olmaları, kriz alanlarına uzak olmaları
güney kore ise abd maddi desteği ve çalışkanlık ve disiplin
akdeniz ülkeleri dışındaki gelişmiş ülkelerde kurallara riayet var. geri kalanlarda kaos. bizde ise kaosun alası var
0
dafuq
(27.06.14)
rönesans+1
bu adamlar geçmişinde dinleri ve din uğrunda savaşları yüzünden çok çile çekmişler ama hatalarından ders almışlar, kendilerince toplumun büyük bir kesimini tatmin eden ahlak, adalet, estetik kuralları geliştirmişler. bilime de sıkı sıkı sarılmışlar.
0
spankenstein
(27.06.14)
insanları sadece kendini değil toplum yararını düşünebildikleri için.
0
shiranai
(27.06.14)
ahlak, vicdan ve egitim.
- kamu yoneticilerinin ve halkin yuksek ahlaki degerler tasimasi, ahlaki degere sahip olmayanlarin toplumdan dislanmasi
- vicdan duygusunun insanin insan olmasi icin gerekli temel ihtiyac ve toplumsal mutluluk kaynagi oldugu bilinci
- okullarda-ailede sadece ogretim degil ayni zamanda egitimin de veriliyor olusu.
0
kartonpiyer
(27.06.14)
Yahu din diyen insanların kaçı yurtdışına gitti acaba? Adamlar dinlerine gerçekten bağlılar, bu mantıkla israil nasıl 15. sıraya çıkıyor?
0
Nohut Bey
(27.06.14)
-dinin etkisi yok
-kararların tek merkezi bilimsel veriler
0
faaip de oiad
(27.06.14)
Caliskanlikla bilimsellikle ya da insana verilen degerle alakali elbet. Ben de kendi meslegimle alakali dusunuyorum ve kafama sunlar takiliyor. Bizim ulkemizde planlar bu isin egitimini almis plancilar tarafindan mi yoksa belediye baskanlari vs. tarafindan mi yapiliyor? Ya da oy ve para kaygisiyla ne tur seylere izin veriliyor kentlerde? Bu arada biliyoruz ki kentlerin planlanmasi sadece kagit uzerinde cizilen cizgiler degil. Sosyo-ekonomik yapidan tut egitim saglik her seyi kapsiyor. E tabii ki estetik kaygilar da bunun icinde. E bunlarda uzmanlasanlar islerini yapamiyosa ya da mesleki etik denen sey de ortadan kalkiyorsa sorunlar aciga cikiyor. Yani onlarda sistem oturmusken bizim ulke cok farkli kafalarda.
0
blueprints and cigarettes
(27.06.14)
(16)

Ulan şu hayatta bi zik özelliğim yok.

ya ben lan neyse
ne bir spor dalında başarılıyım, ne bir enstürman çalarım, ne özel olarak bir alette ustayım, ne eğlenceli anılarım var, ne espri yapabilirim, ne gezmeyi-giyinmeyi bilirim, ne sosyal bir insanım, ne bir bilim-sanat dalında uzmanlığım var, ne resim, ne bir hobi, ne bir yabancı dil...ben de esprili bi
ne bir spor dalında başarılıyım, ne bir enstürman çalarım, ne özel olarak bir alette ustayım, ne eğlenceli anılarım var, ne espri yapabilirim, ne gezmeyi-giyinmeyi bilirim, ne sosyal bir insanım, ne bir bilim-sanat dalında uzmanlığım var, ne resim, ne bir hobi, ne bir yabancı dil...

ben de esprili bir adam olmak istiyorum, bir spor dalında uzmanlaşmak istiyorum, bir müzik aletini iyi kullanmak istiyorum, yazılımdan anlamak istiyorum.

lan biri bana sihirli bir şeyler söylesin, işe yarar talimatlar versin. yaş 27 oluyor 2 aya. ot geldik ot gidiyoruz. laaaaan!

duyuru sonrası tok ses: *bu bir yardım çağrısıdır*
0
ya ben lan neyse
(27.06.14)
seni bunlari yapmaktan alikoyan nedir peki? tembel misin yoksa icinden mi gelmiyor?
0
nawres
(27.06.14)
o lafın doğrusu ot geldik saman gidiyoruz.

(bkz: kitap okumak/@compadrito)

sizin ilacınız bu.
0
compadrito
(27.06.14)
Aynı ben işte. Üstelik senin birkaç yıl yaşlınım.

İstek lazım önce bunlar için, için göçmüşse olmaz.
0
devilred
(27.06.14)
bir deneyin, bu dediklerinizi. olmasa bile, en azından onları denerken ulaşacağınız deneyimlerin bile size pozitif etkisi olur. eğer komik adam olmak istiyorsanız oturup kitap okuyacaksınız, ufkunuzu açacaksınız. bunun başka bir yolu yok. diğerleri için de oturup çalışacaksınız. ben mesela ukulele'ye başladım, o kadar keyifli ki size de tavsiye edebilirim. hem biraz daha kolay, hem de çalması çok zevkli.
0
dogyman
(27.06.14)
gidiyorsun bir gitar ediniyorsun, sonra Am,Em,G,C akorlarını öğreniyorsun. İstersen yardımcı oluruz her türlü. 2 ay sonra tekrar buraya yazıyorsun. Ama bir şeyde iyi olmak kendini adamayı gerektirir. Her gün çalışmayı gerektirir. İster müzik olsun ister spor ister resim. Azimli ve sabırlı olur bırakmadan yapman, hemen artizlik hareketlere geçmeden önce temel adımları başarılı yapman gerekir. Yapmazsan ancak yatmakta başarılı olursun.
0
r_u_h
(27.06.14)
burada yazdıkların hepsi senin elinde olan şeyler.
0
blmnrvs
(27.06.14)
kötü haber: bu yaştan sonra hepsi birden olmaz.

iyi haber: ama bir tanesi olur. hem de çok iyi olur.

ben sana ilacını söyleyeyim. kendine herkesin uzman olmadığı, niş denilebilecek bir alan bulup uzmanlaşman lazım.

kore dili öğrenebilirsin, sörf hocası (tabii önce öğrenci) olabilirsin, ahçı (chef) olabilirsin, boks antremanları veya judocu vs. olabilirsin, dalış (diving) işine sarabilirsin, yoga-pilates muahbbetine girebilirsin...

kimse sana sihirli bir formül söylemeyecek. sıkılmayacağın bir tane seç. yoğunlaş. işi aktivite ve laylaylom boyutundan çıkar. ciddiye al. kursuna, okuluna git. hayatının amacı yap, hayatının merkezine koy. her gün çalış. gereken bütün egzersizleri, çalışmaları yap. bunu yaparken illa ki sosyalleşeceksin (önce öğrenci, yıllar sonra gereken kıvama gelince eğitmen olarak) o zamana kadar da sosyal bir çevre oluşturursun muhakkak.
0
ezeriko
(27.06.14)
Gitar çal
0
cemlemikonusuyorsun
(27.06.14)
önce ne istediğini bul aga biz sana şunu yap bunu yap desek bile sana uyacağı bilinmez o yüzden değişik şeyleri öğren vidyolarını izle mesela sonra ah lan ben de bunu yapmalıyım dediğin bir şey çıkar elbet git ve onu öğren
0
joy stick
(27.06.14)
çok iyi batak oynadığına bahse girerim.
0
namus ninjası
(27.06.14)
bunları yapabilmeyi neden istiyosun? birileri waow desin diye mi yoksa cidden hepsine ilgin mi var?

ben küçükken biz çok fakirdik mesela voleybola gitmek istedim gidemedim, gitar almak istedim alamadım, dans kursu desen yaşadığımız şehirde bi folklor vardı o da uzaktı, resim yapmak en büyük hobimdi ama çok önemli integral ve redox beni beklediğinden geliştiremedim, yüzmeyi-kaymayı kendim öğrendim. hala hiç birinin tekniğini bilmem. ve bunların hepsi gerçekten çok yapmak istediğim şeylerdi.

şimdi istanbulda her türlü imkanlar elimin altındayken bu sefer de vakitsizlikten yapamıyorum. duyurunu görünce bi daha sinirlendim!

demem o ki gerçekten yapmak istediğin bişey varsa aralarında asıl ve yap. ama bunu diğer insanlar yaptığı ya da uzmanlaşıp onların gözünde önemli olmak için değil, yaparken kendini iyi hissedeceğin için yap.
0
seksen9
(27.06.14)
yapmak isteyip de yapamadığın bir kaç şeyi yapıyorum şu anda. peki ben neden seninle aynı fikirdeyim ? niye yaşamak için güzel sebeplerim yok ? neden hala bir şeyler eksik ? herkesi kendi içinde değerlendirmek gerekir. kendi yaşamına göre çok başarılısındır belki de. ben de öyleyim. ama kendi yaşamıma göre. dış dünyada eksik hissediyor insan. :(
0
nocturness
(27.06.14)
Hiçbir şeyde başarılı olmadın çünkü hiçbiri ile yeterince uğraşmadın. Bir konuya her gün 15 dakika ayır ve 1 sene sonra konuşalım bunları.
0
arnold schwarzeneger
(27.06.14)
bu arada nocturness ve arnold +1
nocturness nasıl yapıyor, ruh nasıl yapıyor diye sor kendine. Bazı insan var akşam 9-10 a kadar çalışıyor ona lafım yok(ona lafım köleliği bırakması) ama öyle bir durumun yoksa bir çok şeyi yapabilir. Şu an işim, kitap okumak, dizi izlemek haricinde 4-5 tane hobim var, tv izlemek yerine onlarla uğraşıyorum. istersen yapabilirsin. 28 yaşındayım bunların 2'sine bu yıl içinde başladım, gayet de oluyor, yaş geçmiş değil.
0
r_u_h
(27.06.14)
hobiler dene, hosuna gidene devam et.
0
kartonpiyer
(27.06.14)
ekleme yapayım:
bu saydığın şeyleri bu yaştan sonra yapamazsın gibi bir durum yok. yine yaparsın. basit şeyler bunlar. ama sen ne istiyorsun ? bunun cevabı var mı ?
kaç kere müzik aleti çalmaya çalıştın ya da bilgisayar yazılım vs. üzerine ilgini çeken neler oldu ?
bunları isteseydin zaten yapardın bunlar basit şeyler. sen ne arıyorsun ? mutluluk ise bunlarla ilgisi yok.
0
nocturness
(27.06.14)
(1)

kısa bir çeviri yardımı

Bysb
arkadaşlar aşağıdaki metnin ingilizceye çevirisi için yardım edebilir misiniz?Taraflar arasındaki ihtilaflarda SİGORTA ŞİRKETİ defter ve kayıtları esastır. Taraflar aralarındaki borç ve alacak ilişkilerinin SİGORTA ŞİRKETİ defter ve kayıtlarından başka delil kabul olunmayacağını kabul eder.
arkadaşlar aşağıdaki metnin ingilizceye çevirisi için yardım edebilir misiniz?

Taraflar arasındaki ihtilaflarda SİGORTA ŞİRKETİ defter ve kayıtları esastır. Taraflar aralarındaki borç ve alacak ilişkilerinin SİGORTA ŞİRKETİ defter ve kayıtlarından başka delil kabul olunmayacağını kabul eder.
0
Bysb
(27.06.14)
In case of any dispute between the parties, the INSURANCE COMPANY books of accounts and records will be referred to. The parties agree upon that no other evidence will be accepted other than the INSURANCE COMPANY books and records in their relationship between payables and receivables.
0
compadrito
(27.06.14)
(4)

genel kulturu artiracak kitap onerisi?(ingilizce)

babamasoliimbananickaldirsin
ufak anektodlar olsun ne bileyim bir seyler ogretsin. her seyle ilgili olabilir felsefe tarihi, bilim tarihi, dunya tarihi, ikinci dunya savasi vs. evet hep tarih ustunden gittim ama tarihle ilgili olmak zorunda degil. havacilikla ilgili olursa cok iyi olur mesela. bok gibi anlattim sanirim ama ist
ufak anektodlar olsun ne bileyim bir seyler ogretsin. her seyle ilgili olabilir felsefe tarihi, bilim tarihi, dunya tarihi, ikinci dunya savasi vs. evet hep tarih ustunden gittim ama tarihle ilgili olmak zorunda degil.
havacilikla ilgili olursa cok iyi olur mesela. bok gibi anlattim sanirim ama iste kitap okumamaktan bunlar hep.

bir de dili akici olursa sevinirim hatta eglenceli esprili olursa tadindan yenmez. hayatinda dogru duzgun kitap okumamis bir hayvana oneride bulunuyorsunuz unutmayin. uyuya kaliyorum sikici olunca kitap.

tesekkurler
0
babamasoliimbananickaldirsin
(27.06.14)
(bkz: bill bryson)
0
wpi
(27.06.14)
üstad belki çok gerizekalıca gelecek fakat ben ingilizce wikipedia okurum sürekli. bir başlığa giriyorum mesela orada bilmediğim bir şey dikkatimi çekiyor, onu okuyorum. onu okurken başkasına geçiyorum vs.
0
patr
(27.06.14)
@wpi tesekkurler

@patr hocam cok sikiliyorum ben ondan. yapiyorum o an lazim olan sey icin ama bir kac farkli sayfadan sonra sikiyor kapatiyorum.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(27.06.14)
compadrito
(27.06.14)
(8)

Uzun yolculukta fotoğraf arşivleme

fearisthemindkiller
3 haftalık bir interraile çıkıyorum. Profesyonel makinamı da alacağım ama yanımda laptop olmayacak. Yanıma yedek hafıza kartları almayı düşünüyorum. Sizin alternatif yöntemleriniz var mı?
3 haftalık bir interraile çıkıyorum. Profesyonel makinamı da alacağım ama yanımda laptop olmayacak. Yanıma yedek hafıza kartları almayı düşünüyorum. Sizin alternatif yöntemleriniz var mı?
0
fearisthemindkiller
(26.06.14)
arşivi bilmem de, şu faydalı bi esere benziyo, gendinize meraklıysanız.

www.youtube.com
0
compadrito
(26.06.14)
O zımbırtı (bkz: monopod)
Yedek batarya ve hafıza kartı yeterli olur.
0
arockm
(26.06.14)
hafıza kartları yetersiz kalır diye düşünüyorum, bir de video çekersem.Direk sd karttan ya da usb ile harici diske veri atabilceğimiz bir teknoloji yok mu ya?
0
🌸fearisthemindkiller
(26.06.14)
sen su asagidaki linktekilere benzeyen bir sey istiyorsun ama turkiye'de var midir bilmiyorum, varsa bile fiyatlari ne durumdadir bilmiyorum:

www.bhphotovideo.com
0
co2s2
(26.06.14)
evet işte bu,bir bakayım. teşekkürler :)
0
🌸fearisthemindkiller
(26.06.14)
biz hep laptopu da yanımızda götürmek zorunda kaldık. katta temmuz başı bir seyahat daha var ve yine laptop bizimle gelecek. vakti zamanında araştırmıştım ve pek faydalı bir şeye ulaşamadım..
0
kafa koparan manyak
(26.06.14)
hostellerde falan bilgisayarlar oluyor gelenler icin orada atamaz misin harici diske?
0
jedilance
(26.06.14)
@jedilance laptop taşımam imkansız sırt çantasıyla :(
@jedilance evet bu mantıklı, bilgisayar bulduğum yerde aktarırım.
0
🌸fearisthemindkiller
(26.06.14)
(14)

Sivrisineklere karşı çözüm var mı?

Absinthe75c
Selam yazlıkçı dostlarMevsimle birlikte malum sivrisinek sezonunu açtık. Her gece kaşınarak uyanmaktan nefret ediyorum.Odayı ilaçlamak dışında çözüm önerisi olan var mı? Kullandığınız kokusuz sprey önerisi olabilir, elektrikli raid vs. olabilir her türlü önerinize açığım.
Selam yazlıkçı dostlar

Mevsimle birlikte malum sivrisinek sezonunu açtık. Her gece kaşınarak uyanmaktan nefret ediyorum.

Odayı ilaçlamak dışında çözüm önerisi olan var mı?
Kullandığınız kokusuz sprey önerisi olabilir, elektrikli raid vs. olabilir her türlü önerinize açığım.
0
Absinthe75c
(26.06.14)
Sivrisineklere direnmeyin, direndikçe daha çok sokuyorlar. Biraz emmelerine izin verin sonra bıkıp gidiyorlar zaten.
0
angelus
(26.06.14)
yatmadan önce ava çıkıyorum ben. dün gece mesela iki tane öldürdüm. sonra kapıyı bacayı kapatıp vantilatörü açıp uyuyorum.
0
1a2b3c4d
(26.06.14)
fişe takılan raid baya işe yarıyordu bende.
0
rebellion
(26.06.14)
cibinlik
0
compadrito
(26.06.14)
şöyle şeyler var ama denemedim.
www.kulfoto.com
wonderfulengineering.com

ne kadar sağlıklı bilmiyorum ama biz evde esenmat tablet kullanıyoruz. kokusu falan yok.
0
yue
(26.06.14)
www.botanikecza.com

şunu kullanıyorum. Sorun kalmıyor.
0
godsparticle
(26.06.14)
vantilatörle uyuyorum, mis gibi. rüzgarda uçamıyorlar, ne güzel. hem de serin serin uyumak harika oluyor. sessiz çalışan vantilatör al.
0
oinone pe
(26.06.14)
sinek savar app'lar var. ben hala eski cihazlardan kullaniyorum; denemedim. ise yaradigini soyluyorlar.
0
o da olur
(26.06.14)
fesleğenle donat evini, kullandığın odalara birer ikişer.
www.milliyet.com.tr
0
uzunuzunilgi
(26.06.14)
hepsini deneyeceğim, teşekkür ederim.
0
🌸Absinthe75c
(26.06.14)
Vücuda sürülebilir losyonlar, fısfıslar var. Ancak her gün her gün kullanmak ne kadar iyi bilmiyorum. Ben açık havada oturduğum zamanlar tercih ediyorum.
0
sylvan
(26.06.14)
Dün gece detan marka elektrolikit sinek kovucu aldım. (14,90) güzelce prize takıp çalıştırdım, sonra yapıştırabilir sineklik aldım pencere için, onuda bi güzel monte ettim.

gece sorunsuz geçti, tavsiye ederim.
0
🌸Absinthe75c
(27.06.14)
demoniclewinsky
(27.06.14)
çokk ama çokk hippi kafalarında doğaya zarar vermiyin atmosfere gaz sıkmıyım diyorsan fesleğen yüzde 80 çalışıyor , ben odam da geceleri yatarken bilgisyardan kurbağa sesi açıyorum , doğal düşmanları olduğu için karasinek sivri sinek gibi kanatlılar uzak duruyor
0
the imp
(27.06.14)
(4)

Bacakların ve ellerin titremesi tansiyon falan mı?

damba
Bu aralar sanki üşüyormuş gibi arada titreme geliyor ama titremiyorum. Nasıl desem bacaklarımda güç yok gibi, yürürken birden gücümü kaybedecekmişim ve düşecekmişim gibi geliyor. Son günlerde yemek yemeği unuttuğum oldu tüm gün, bunun üzerine ellerim falan titriyor gibi oluyordu, halsiz hissediyordu
Bu aralar sanki üşüyormuş gibi arada titreme geliyor ama titremiyorum. Nasıl desem bacaklarımda güç yok gibi, yürürken birden gücümü kaybedecekmişim ve düşecekmişim gibi geliyor. Son günlerde yemek yemeği unuttuğum oldu tüm gün, bunun üzerine ellerim falan titriyor gibi oluyordu, halsiz hissediyordum, bu normal herhalde değil mi? Ama şimdi yemek yesem de geçmiyor. Tansiyon dedikleri böyle bir şey mi? Etrafımda hiç yaşlı teyze, dede de olmadığı için soramadım onlara. Ne oluyorum?

Teşekkürler şimdiden.
0
damba
(26.06.14)
"Son günlerde yemek yemeği unuttuğum oldu tüm gün"

evet normal. şekerle alakalı.

yemek yemene rağmen geçmiyorsa doktora gideceksin. bu kadar basit. tansiyon değil de açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri falan gibi şeyler bana kalırsa.
0
sen git ben geliyorum
(26.06.14)
gıda alımına dikkat et biraz, gerekirse yanında şeker taşı her ihtimale karşı.

geçmezse de bi aile hekimine görünmende yarar var.
0
siradisi00
(26.06.14)
Tibbi bir bilgim yok ama yedi sulalesi tansiyon, seker ne ararsan onun hastasi olan biri olarak yolda sokakta basiniza boyle bir sey geldi mi girin bir eczaneye olcturun tansiyonunuzu direkt ama bana kalirsa da sekeriniz dusuyor gibi. Agziniza bir parca seker falan atin cikmadan en azindan.
0
burasi ne garip bir yer
(26.06.14)
ihmal etmeden bir doktora gidin ve kan tahlili yaptırın.

kan şekeriniz düşüyor olabilir.

açlık kan şekeri
açlık insülini ve
hemoglobin a1c

bu 3'üne baktırın
0
compadrito
(26.06.14)
(6)

çokça basit sorular

kullanıcıdeğilsenizkaydolmakçokkolay
1-would, might, had to, couldbunlar daima geçmiş zaman mıdır? yoksa ne anlamlara gelip nerelerde kullanılır?2-used to nerede kullanılır, bu da hep geçmiş midir, öyleyse neyin geçmişidir? eskiden sadece eski alışkanlıklarımı diye bilirdim ama her yerde görmeye başladım."bir yds öğrencisi"
1-would, might, had to, could

bunlar daima geçmiş zaman mıdır? yoksa ne anlamlara gelip nerelerde kullanılır?

2-used to nerede kullanılır, bu da hep geçmiş midir, öyleyse neyin geçmişidir? eskiden sadece eski alışkanlıklarımı diye bilirdim ama her yerde görmeye başladım.

"bir yds öğrencisi"
0
kullanıcıdeğilsenizkaydolmakçokkolay
(26.06.14)
1- had to hariç, hayır.
2- used to, yapardım, ederdim. geçmişte yapılan ama artık yapılmayan şeyleri tanımlamak için kullanılır.
0
baldur
(26.06.14)
2 için; peki use to gibi bir kullanım var mı ya da used to geçmiş zaman ise bunun present hali var mı?
0
uzunuzunilgi
(26.06.14)
used to her zmaan geçmiş zaman değildir. şu soruda örneğin:

- are you used to doing that? bunu yapmaya alışkın mısın?
- yes, im used to it. bunu sürekli yaparım.

used to nun zaman durumu bir önce gelen "am" varsa değişir.

I used to - dersen geçmiş zaman
I am used to - dersen şuan.
0
eindaclub
(26.06.14)
@uzun
be used to, alışmak anlamına gelir. i am used to going to the school by bus dersen, okula otobüsle gitmeye alıştım olur. i used to go the school by bus dersen, okula otobüsle giderdim olur.

used to, evet geçmiş zaman, şimdiki zaman için present tense kullanabilirsin.
0
baldur
(26.06.14)
@eindaclub, teşekkür ederim present halini biliyordum. used to kalıp olarak am-is-are olmadan geçmişi ifade ediyor, şu an anladım.
@baldur, ilk yanlış anlamışım tekrar teşekkürler.

@kullanıcı, soruyu kendi sorum haline getirmiş gibi hissettim kendimi afedersin :)

sırasıyla will, may, can için geçmiş olarak kullanılabilirler ama daima geçmişi ifade etmezler. mesela could ı go deyince izin isteme gibi bir anlama da geliyor.
0
uzunuzunilgi
(26.06.14)
I wouldn't say that

(senin yerinde olsam) ben öyle demezdim.

I would do it - yapardım. şöyle şöyle olsa yaparım gibilerden.

I would have done it - yapmış olurdum. şöyle şöyle olmuş olsaydı, ben de böyle böyle yapmış olurdum.

I might join you (%25 ihtimalle) katılabilirim (sen naapıyosan ben de gelebilirim ama düşük ihtimal)
I may join you - ihtimal %50 gibi

I may have gone there - oraya gitmiş olabilirim

I had to do - I have to'nun geçmiş zamanı - yapmak zorundaydım, yapmak zorunda kaldım

I could do it - yapabildim.
I could have done it - yapabilirdim

I used to go there - eskiden oraya giderdim. (şindi gitmiyom)
0
compadrito
(26.06.14)
(5)

bu nasıl bir takıntı ?

sabirstone
çok fazla uzatmadan anlatmaya çalışıcam.şimdi, herhangi bir ürün satın aldığım zaman o markaya bağımlı kalmam gerektiğini hissediyorum ve geri kalan tüm ihtiyaçlarımı diğer alternatifleri hiçe sayarak o markadan gidermek zorunda kalıyorum. bunun ne olduğunun hiçbir önemi yok.mesela makarna alıyorum
çok fazla uzatmadan anlatmaya çalışıcam.

şimdi, herhangi bir ürün satın aldığım zaman o markaya bağımlı kalmam gerektiğini hissediyorum ve geri kalan tüm ihtiyaçlarımı diğer alternatifleri hiçe sayarak o markadan gidermek zorunda kalıyorum. bunun ne olduğunun hiçbir önemi yok.

mesela makarna alıyorum diyelim, eğer a markasının makarnasını alıyorsam, diğer tüm makarnalar o markadan olmak zorunda.

bir giyim mağazasına gidip, çorabımdan boxer'a kadar o markadan giyinmek istiyorum. bunu hala yapamadım, giyindiğim zaman üstümde düzeni bozan parçayı düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. yanlış anlaşılmasın, bunun o markanın prestiji ya da konumu ile alakası yok. yani bu kötü bir markanın ürünleride olabilir, yeterki hepsi aynı olsun.

asıl rahatsız eden olay şu ; ürünlerin aynı olması için, daha kötüsü ve daha pahalısı olsa bile sırf düzeni bozmamak için devam ediyorum.

bir elektro gitar aldım mesela, daha sonradan akustik gitar alacağım diyelim. elektro gitarımın ait olduğu markanın akustik gitarları kötü ve pahalı olsun, daha ucuza daha güzel farklı markalar olsun. ben bunu bile bile o düzeni bozmamak için aynı markayı tercih ediyorum. hatta bu anlattığım örneği yaşadım, elektro gitarım ile aynı marka değil diye gayet iyi olan akustik gitarımı sattım, daha kötüsünü almak için hazırlanıyorum.

evde buzdolabının, çamaşır makinasının ve bulaşık makinasının markaları birbirinden farklı. televizyon farklı, fırın farklı. bunlar dikkatimi çekiyor artık.

nere gidecek bunun sonu bilmiyorum, çözüm için derdimi sikeyim demekle yetiniyorum sadece.
0
sabirstone
(26.06.14)
Dert değil de hastalık. OKB olabilir mi acaba? Bence bir doktora danışmanızda fayda var. Eften püften bir mesele gibi durmuyor.
0
shejia
(26.06.14)
evet OKB'ye çok benziyo. Psikiyatra gitmeniz lâzım.
0
compadrito
(26.06.14)
OKB. Obsesyonunuz tek marka konusunda belirmiş, bu konuda faaliyete geçmiş olmanız ise kompülsiyonu tamamlıyor. Psikiyatriye başvurmanız gerekiyor.
0
gonion
(26.06.14)
İşte küçükken baban ağzının ortasına vursaymış, annen terlik fırlatsaymış böyle olmazdın. Şaka lan şaka psikiyatra gitmen lazım.
0
r_u_h
(26.06.14)
cayir cayir okb... psikoterapi (davranisci-bilissel metod calismis bir danisman oncelikli olmak uzere...) ve psikiyatrist fikri (universite hastaneleri...) oneririm.
0
o da olur
(26.06.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.