Giriş
(3)

estetik duygusunu nasıl arttırıyoruz ki

lahanakafa
Şimdi şöyle bir durum var. Bende hiç ama hiç estetik duygusu yok. Mesela pasta yaparım üzerini süslerken iğrenç bir hal alır, kıyafet seçip uyduramam, saçımı yapamam, evi düzenlerim ama bir türlü o havalı görüntüye ulaşamam. Mesela böyle bazıları çalışma masalarının fotoğraflarını filan atıyor ya in
Şimdi şöyle bir durum var. Bende hiç ama hiç estetik duygusu yok. Mesela pasta yaparım üzerini süslerken iğrenç bir hal alır, kıyafet seçip uyduramam, saçımı yapamam, evi düzenlerim ama bir türlü o havalı görüntüye ulaşamam. Mesela böyle bazıları çalışma masalarının fotoğraflarını filan atıyor ya instagrama, onlara bakıyorum baya estetik duruyor. Benim masam olsa kesin öyle gözükmezdi. Gerçi çalışma masam yok ama olsaydı diyorum ya eminim kalemler kalemlikte kitaplar üst üste, kendi içinde bir düzen olurdu ama öyle göze hoş gözükmezdi.
Derdimi anlatabildiysem soruya geçiyorum: Ne yapmalıyım ki biraz estetik duygum artsın? Siz ne yapıyorsunuz da öyle güzel sonuçlar alıyorsunuz ben alamıyorum? İşin sırrı ne?
0
lahanakafa
(14.07.14)
Hangi konuda estetik duygunu arttırmak istiyorsan o konuda tasarım bloglarına bakabilirsin. Gözün bu blogları tükettikçe estetik duygun artacaktır.
0
perkele
(14.07.14)
Taklit ederek başla sonra zamanla kendi tarzun oluşur
0
rubiks cube
(14.07.14)
yollardan biri şu olabilir:

nice looking cakes

bunu yazın gugıl görsellere ve gelen sonuçlara bakın mesela...

sonra

nicely decorated bedrooms
n... d... homes
n... d... kitchens
n... d... offices

filan diye yüzlerce fotoğrafa baka baka baka baka, sizin de kafanızda giderek bir şeyler oluşur. onların hoş dediğini ille de beğenmek zorunda değilsiniz. içlerinden çok beğendikleriniz de olabilir. böyle böyle gelişir.
0
compadrito
(14.07.14)
(11)

Bilimsel araştırmalara daha çok kaynak ayrılsa kesin bir şeyler yapılır mı?

ya ben lan neyse
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
0
ya ben lan neyse
(13.07.14)
"10 sene içinde ışınlanırız" diye bir kesinlik veya öyle bir şey yok ama olacak şeyi hızlandırır, büyük ivme kazandırır.
0
aychovsky
(13.07.14)
Bu gibi şeyler kaynağın büyüklüğünde ziyade kaynak planlaması ile oluyor. Zaten ar-ge konusunda başı çeken ülkelerde bilimsel çalışma yapan gruplara akla hayale gelmeyecek hibeler veriliyor ve imkanlar tanınıyor.

Plansız dağıtılan para, kaynak israfı olacağı gibi ihtiyaç fazlası para ihtiyaç fazlası istihdam doğuracağından personel niteliği de düşecektir. Hatta sonucunda beklenenin aksine bilgi kirliliği de getirecektir. Bir de tabi kaynak ayırmak kadar önemli diğer bir konu da bu kaynağı yönetecek ileri görüşlü kadrolara sahip olmak. Bu nedenle ben doğrusal bir bağlantı kuramıyorum, ama muhakkak ki bilimsel gelişmelerin ivmesi artar.

Bunun bir örneği de aslında Türkiye. Son 4-5 yıldaki ar-ge yatırımlarına ve sonuçlarına bakarsanız yukarıda söylediklerimin canlı bir örneğini görürsünüz.
0
johan sebastian
(13.07.14)
Johan +1,

Şu an türkiye ar-ge ve araştırma sektörüne deli gibi hibe veriyor. Son yıllarda verilen hibe muazzamn bir ivme içerisinde ve Şu an ülkede daha fazla hibe verilecek kalifiye araştırmacı bulunamıyor.

Çok kaynağın sonuçlarından birisi bu. Bilimadamlarına sınırsız para verileceğine, eğitimin kalitesi yükseltilip daha kalifiye araştırmacılar yetiştirilebilir.

Türkiye örneğinde de görüldüğü gibi parayı bastın mı adamlar süper bilim yapmıyorlar.
0
Haldamir
(13.07.14)
La sen ne diyorsun bu memlekette o parlak beyinler var ki birçoğunu hali hazırda dünyanın en saygın üniversitelerinde ve önemli olayların geliştiği laboratuarlarda iyi pozisyonlarda bulabilirsin. Bir de bu adamların Türkiye'de olduğunu ve kaynaktan ziyade dertlerini anlatabilecek bir ortamın olduğunu düşün.
Çünkü icat yapmak için paraya gerek yok her zaman o icadın en temelinde mantığını kavrayabilecek kapasitede bir çoğunluğa ihtiyac var. Çünkü o zaman para sorununu zaten kolay çözüyorsun.
0
Solem
(13.07.14)
üniversitelerde pratik eğitime ağırlık verilmeli kaynak artırımıyla. Yoksa laboratuvarlar müze gibi gezilip mezun olunuyor.
her üniversitenin, her bölümün kısa ve uzun vadeli hedefleri olmalı ki planlı bir şekilde gelişme sağlansın. Şu anki durumda aynı anabilim dalında çok farklı konular üzerinde çalışan akademisyenler mevcut. herkes ayrı telden çalıyor yani. Birlik söz konusu değil.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.14)
kaynağım olsa üzerinde çalışmak istediğim çok uçuk konular var mesela. ha başarılı olunur, olunmaz orası ayrı ama bi şeyler değişeceği kesin.
0
icim urperiyor
(13.07.14)
öyle bir garanti yok. sadece olma olasılığını arttırırsınız.
0
gurur
(13.07.14)
eğer kaynağı araştırmaya verir araştırmacıya vermezsen bir bok gelişmez. tübitak araştırma projelerine destek oluyorum ayağına para veriyor projelere. maddi yardımın yanında araç-gereç yadrımı da yapıyor. millet araştırmadan para alamadığı için sırf bilgisayar vs. aldırabilmek için tübitak'a proje yapıyormuş gibi duruyor. dandik dandik projeler yapıyorlar. sonuçları falan belli değil. ama o projeden 4 tane apple bilgisayar alıyorlar.

araştırmaya kaynak vermek iyi de araştırmacı aç olduktan sonra araştırmaya kaynak vermenin mantığı yok. araştırmacılar aç aç araştırma yapmamak için özel sektöre kayıyor. özel sektörde de aç kalacak olan adamlar araştırma işini kabul ediyor. çünkü özel sektörde de yükselemeyecek nasıl olsa bari tübitaktan üç beş bilgisayar falan cukkalar.

araştırmaya özendirecek bir ortam yok. büyük icatları keşifleri bu işe büyük ilgisi olan adamlar yapar. araştırmaya ilgisi olan adamları biz yurt dışına kaçırıyoruz ya da türkiye'de özel sektöre kaptırıyoruz. çünkü adamlar araştırmayla aç kalmak istemiyor. ayda 2400 tl para verip adama bilimde çığır açacak bir şey yap diyorsun. herifin aklının %90ı ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek için çalışıyor.

bir de ilginç bir örnek vereyim. geçen sene ekimde hollandada bir konferansa gittik. konferansta çalışmamızı sunduk. bizimle aynı çalışmayı yapmış bir de amerikalı bir grup vardı. bizim çalışma ekibimiz 2 kişi. veriyi 2 kişi topladık 2 kişi işledik makaleyi de 2 kişi yazdık.

adamlar para verip 100 kişiye veri toplatmışlar. aynı zamanda bir gsm operatöründen veri satın almışlar, 20 kişi de veriyi işlemiş. o adamlar 6 milyon dolarla bitirmişler projeyi. biz kendi cebimizden verdiğimiz 260tl ile aynı projeyi kapattık. tabii onların araştırmasının genişliği 100 birim ise bizimki 3-4 birim oldu.

bizde önce sunum yaptılar ve inan hiç hevesim kalmadı o an sunum yapmaya. çıkıp öylesine konuştum.

soruna bu örnek üzerinden cevap verirsem. para muhteşem keşifleri ilerlemeleri garanti etmez. fakat doğru yatırım mevcut araştırmaların kalitelerini çok üst seviyelere çıkarbilir.
0
godsparticle
(13.07.14)
Ben buna biraz kendi alanımdan yaklaşmak istiyorum, bu yüzden teknik konuşacağım. Olayın sadece para olmadığını anlatmaya çalışacağım. Sıkıcı veya anlaşılmaz olabilirim, uzun olacağım ise kesin. Optimizasyon çalışıyorum, yaptığım iş bir şeyin en iyisini bulmak. Bu da bir fonksiyonun en büyüğü veya en küçüğünü bulmak üzerine.
accp1.org

Örneğin, yukarıdaki şekilde en küçüğü bulmaya çalışalım. Diyelim ki hiç fonksiyonun şeklini de hiç bilmiyoruz. Bir arazi var ve o arazinin en alçak noktasında bir hazine gömülü ve biz de o hazineyi arıyoruz. Zamanımız da çok kısıtlı, öyle her yeri dolaşabilecek gibi değiliz. Biri de bizi C noktasına yukarıdan atıyor, orada bırakıyor. C noktasının yüksekliği dışında başka bir bilgimiz yok. Sağa doğru gidince dağ var, sola doğru gidersek vadi gibi bir yere iniyoruz. Doğal olarak biz de bölgedeki en alçak noktayı aradığımızdan vadiye inmeye meyilliyiz. “Şu dağı bir çıkayım” demiyoruz ama “Şu vadiye bir ineyim, bakalım daha ne kadar aşağı iniyor” demeye meyilliyiz.

Bu arada ortalıkta 3 kişi daha var hazineyi arayan, onlar da benim vadiye indiğim bilgisini aldılar, “aychovsky aşağıya iniyormuş her geçen saat” dediler, aşağıya doğru gittiğim için beni başarılı gördüler ve önüme geçmek için A, B ve D noktalarından aramaya başladılar. Hepimizin eninde sonunda varacağı yer x1 noktası ve hiçbirimiz hazineyi bulamayacağız. Çünkü o hazine dağın arkasındaki vadideki x2 noktasında saklı. Buna yerel optimum noktası diyoruz, Calculus almış olan herkesin bileceği bir şey. Türev al, sıfıra eşitle, noktayı bul, ikinci türevi al, konveksliği incele, ona göre karar ver.

Şimdi işi büyütelim ve 10 değişkenli şöyle bir fonksiyonda en küçük noktadaki hazineyi bulalım.
www.sfu.ca

Bu durumda, durum iyice fenalaştı. İyice körüz bu arazide. Üstelik görüş açımız çok az, çünkü her yanımız dağ tepe. Herhangi bir noktaya fırlatmışlar bizi sağımızı solumuzu zor görüyoruz. Sadece tepeyi inmeye çalışıyoruz. Nerede ne tepesi var, ondan da doğru düzgün haberimiz yok. Görebildiğimiz sadece 2 değişken için aşağıdaki şekil, 10 değişken için bunun çok çok kat fazlası.
deap.gel.ulaval.ca

Dolayısıyla tepeyi inmeyi başaran birini bekliyoruz. O başarılı olunca biz de onun hareketlerini taklit etmeye çalışıyoruz. Konduğumuz nokta önemli ama tepe sayısının çokluğundan zaten yokuş aşağı gittiğimizde %99.9’umuzdan fazlasının konacağı yer yerel minimum.

Bu noktada ise başka başka algoritmalar geliştiriyoruz. Birisi birimize “Sen bir şu yöne git”, diğerimize “Sen de tam tersi yöne git”, bir başkasına “Sen de şu tarafa dosdoğru git” gibi ama böyle rastgele değil de bir sistematiğe bağlı öneriler veriyor. Biz de onları takip ederek en alçak noktadaki hazineyi bulmayı umuyoruz. Elimizdeki en büyük risk “Burası en alçak nokta” diyerek hazinenin olmadığı bir yerel optimumda hazineyi aramak. Bu yüzden bazı algoritmalara “çılgınlık” operatörü eklenir. Hazineyi arayan elemanlardan birine “Şimdi seni bu noktadan alıp rastgele başka bir noktaya atıyorum, bakalım ne yapacaksın” deniverir, o eleman haritada hiç açılmamış bir alanı keşfetmeye çalışır.
Ar-Ge’yi buna benzetmiyorum. Çünkü yukarıda başarılı bir davranışım taklidi var, bu da Ar-Ge’nin tanımına ve doğasına ters düşen bir şey. Ancak, Ar- Ge harcama planlarını tamamen buna benzetiyorum. Eskaza güzel bir momentum yakalanıyor, sonra da herkes o momentumun peşine takılıyor ve aynı vadiyi iniyor. Çünkü, bilimin para dışında çok daha büyük bir baskısı var: Hızlı bilim. Amerika’nın başını çektiği “hızlı bilim” ekolü dağın ötesine geçmeye pek izin vermiyor. O kadar giderseniz, siz hızlılık kriterlerini karşılayamadığınız için projenize para da alamazsınız, işinizden de edilirsiniz. Dağın arkasında bir küresel optimum olup olmadığının garantisini veremez kimse ama keşfedilmedikçe o dağın arkası bizim için ayın görünmeyen yüzü gibi hiç görmeyeceğimiz bir şey olarak kalır.

Bu durumda Avrupa ne yapıyor. Avrupa kültürü gereği çılgınlığa daha yatkın. Hatta, Rönesans kültürünün getirisi ile geleneksel olarak böyle bir kültür vardır. Çılgınlık ise sabır gerektirir ve sonucu belirsizdir. Dolayısıyla çok büyük bir risk var elde ve siz avucunuzu açıp beklemek zorundasınız. Bu sırada dünyanın gözünde “Hiçbir şey yapamayan, bir şey beceremeyen bir araştırma bütünü” olarak kalıyorsunuz. Bir yandan da karşınızda sürekli “fast food” gibi “fast science” üreten bir Amerikan ekolü var. Çok üretken ve bu üretkenlik dünyanın dilinde. Siz ahesteliğiniz ile onlarla yarışmaya kalkıyorsunuz. Herkes de sizin bir şey bulup bulmayacağınızdan umudu kesmiş. Bu durumda ortaya Bologna Süreci çıkıyor ve Avrupa Kültürü’nü Amerikan Ekolü’nde dönüştürüyor. Avrupa’da da bir fast science kültürü oluşmaya başlıyor ama bir alışmadık götte don durmuyor; geneli yalpalıyor, yetişemiyor. Bu durumda, Avrupa çılgınlığı elden bırakmış durumda. Geri dönerse en baştan başlamak zorunda, çok zaman kaybetti. Kaybedilen zamanı kaldırmayı göze alamıyor. Dolayısıyla bir şekilde bu fast science’a adapte olmak zorunda hissediyor kendini.

Avrupa’nın şu anda yaşadığı duruma yönetimde yol bağımlılığı – path dependency deniyor. Path dependency de şu: Siz en başta bir seçenek seçerek, daha sonra seçebileceğiniz seçeneklerin bir kısmını elersiniz, çünkü seçeceğiniz şey ilk seçtiğiniz şey ile tutarlı olmalı. İkinci bir seçimle de aynı şekilde ilerideki seçeneklerinizi sınırlandırırsınız.
amr.aom.org

Yukarıdaki şekilde path dependency daha açık görünüyor. Oradaki noktaların/yıldızların hepsi birer seçenek. Siz seçenekleri seçtikçe, ilerisi için kendinizi kısıtlıyorsunuz. Bunun en son vardığı nokta ise, artık tek bir yoldan başka yolunuz kalmadığı, diğer yolların maliyetlerinin çok fazla olacağı. Bundan da vakit çok geç olmadan, birileri “Gittiğimiz yol, yol değil” demeden fark edip, o yoldan dönmek, başka seçeneklere sıçramak gerekiyor.
Bu yol bağımlılığını oluşturan en önemli etkenlerden biri de geçmiş başarıları kendine örnek almak ve bilgi körlüğü. Bir konunun ne kadar içine girerseniz, o kadar büyük resme bakamaz hale gelir ve ayrıntılara boğulursunuz. Ayrıntılara boğuldukça da çeşitli seçeneklerin varlığını fark edemeyebilirsiniz. Aynı şekilde, daha önceki başarılı çalışmaları “2 Hidrojen, 1 Oksijen her zaman su verir” mantığı ile takip etmek de insanı en sonunda tek seçeneğe mahkum eder, böylelikle dağın arkasında vadi mi var, cennet mi var; zamanla oraları da vahşi bitkiler sarar, iyice görülmez hale gelir.

Türkiye’deki üniversiteler için de konuşmak gerekirse çoğunun daha bir kimlik veya ekol oturtmadığını söyleyebiliriz. Boğaziçi ise her zaman Amerikan ekolü ile çalışmıştır. Diğer üniversiteler de artık rotalarını hızlı bilime doğru çevirmektedir. Örneğin, Şenol Pişkin adlı bir doktora öğrencisi açık kalp ameliyatını sıfır hata ile gerçekleştirme konusunda yaptığı doktora tezi ile büyük bir ödül kazanmışken; tezini 6 yılda bitiremediği, yani bilimi yeterince hızlı üretemediği için işinden araştırma görevliliğinden olmuştur.
www.sabah.com.tr

Kötü bir noktada mıyız dünyacak? Bilemeyiz, karşılaştıracağımız paralel evrenlerin hiç birini bilmiyoruz. Yine de bu kadar hızlı bilim için akademisyenlerin günü kurtarmak durumuna gelmesi ve paranın bilimi en hızlı üretene verilmesi ile, üstüne de bu yola artık bağımlı olunması ile, ilerideki bir cenneti kaçırdığımıza inanıyorum.
0
aychovsky
(14.07.14)
yine standart bir türk yaklaşımıyla pragmatizm üzerinden soru sormuşsunuz.
parayı bastırırsın bilim olur (veya olur mu?)
ama işte sıkıntı türk tipi pragmatizmde, bunu sözlükte de yazmıştım. bir makineye ihtiyacınız varsa, parayı bastırmanız onun geliştirilme sürecini hızlandırabilir.
ama aslında o makinenin çalışma ilkelerini tümüyle değiştirecek bir gelişme elde etmenizi sağlamaz.
bilim adamlarının da farklı disiplinden bilim adamlarıyla hatta fizikçilerin, mühendislerle, felsefecilerle bir arada bulunması gerekir böyle şeyler için.
perişan haldeki sosyal bilimleri geçin, bugün toplumumuz bir fizikçinin sonunun işsiz kalmak olduğunu düşünüyor. temel bilimler tamamen yük olarak görülüyor bu ülkede, bu şekilde davranırken, mühendislerin önüne ne kadar para, ne kadar malzeme yığarsanız yığın, sonuçta elde edeceğiniz sınırlı olur.
0
yalnux
(14.07.14)
neresi olduğu farkediyor hocam.

yaratıcı düşünce, buluşcu düşünce, baskıcı ortamlarda serpilip gelişmez. kırbaç zoruyla falanca silahı buldurursun belki. ama deha sınırına yakın veya deha derecesindeki beyinlerin üzerindeki baskıyı kaldırdığında, onları demotive edecek faktörleri birer birer elimine edip, ''mümbit'' zemini oluşturduğunda, bir kaç 10 sene içinde beklenmedik gelişmeler yaşanabilir.

o beyinlere çocukluklarında, 'otur! icat çıkarma şimdi!' denmemiş olmalıdır.

tek eksik para değil. onyıllar içerisinde, yüksek potansiyel taşıyan beyinlerin bir araya toplanmaları, iyi yönlendirilmeleri, demotive edilmemeleri, nesillerden gelen bir yüceltme 'değer'iyle taltif edilmeleri ve iyi organize edilmeleri gerekir.

godsparticle hocam, ne kadar çarpıcı bi örnek vermişsin öyle!
0
compadrito
(14.07.14)
(3)

uzayi nasil gozlemliyoruz?

yons
http://lawrencerspencer.com/wp-content/uploads/2011/04/physical-universe-perspective.jpgNasil bir teknoloji bu haritalari cikariyor? O mesafeleri (x isik yili vs.) nasil hesapliyorlar?
lawrencerspencer.com


Nasil bir teknoloji bu haritalari cikariyor? O mesafeleri (x isik yili vs.) nasil hesapliyorlar?
0
yons
(12.07.14)
farklı farklı teleskoplar var, normali var, x-ray, radyasyon, infrared, radyo dalgaları ıvır zıvır farklı ışınımları algılayan farklı teleskoplar var dünyanın her tarafında ve yörüngesinde. Ve bu alınan verileri işlemek için de ok kompleks yöntemler kullanılıyor. cosmos: a space time odyssey dizisini izlemen sana biraz fikir verir.
0
yakuza123
(12.07.14)
teleskopla. hem uzayda hareket eden hem de yeryüzünde bulunan dev teleskoplarla.
0
hohoya
(12.07.14)
en.wikipedia.org

belki bir iki kelime faydası tokanır.
0
compadrito
(13.07.14)
(11)

takvim yaptım la, bi baksanıza

en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
ilk denemem, nassı olmuş?https://docs.google.com/file/d/0B0ECQkEa2HuPLWtRNmxNVFZhQ00/editöneriniz var mı?(coral'de yaptım)edit: olm giriyonuz niye iki kelime yorum yapmıyoreee?Ve sen Anonymous Buffalo, yarım saattir ordasın la, kesin yeni sekmede açtın kaçtın de mi?neyse kader, kısmeteditin editi: a
ilk denemem, nassı olmuş?
docs.google.com

öneriniz var mı?
(coral'de yaptım)

edit: olm giriyonuz niye iki kelime yorum yapmıyoreee?
Ve sen Anonymous Buffalo, yarım saattir ordasın la, kesin yeni sekmede açtın kaçtın de mi?

neyse kader, kısmet

editin editi:
arka planı değiştircem (vurmayın yeter :(, ama öneriniz varsa mesaj atın)
yazı tipi ve rengi değişcek, tatil günleri başka renk yapılacak
alt kısım ferahlatılacak

TEŞEKKÜRLER DUYURU HALKI, YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
0
en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
(12.07.14)
güzel olmuş bence.
0
theseachange
(12.07.14)
güzel olmuş.
0
acccra
(12.07.14)
duvarda güzel durur.
0
oğlum çok zor lan
(12.07.14)
tatil günleri renkli olsun mümkünse. başka bi renk yane.
0
compadrito
(12.07.14)
bok gibi.
0
Alt4y
(12.07.14)
yeşil fon berbat. tasarım kötü.
0
tabudeviren
(12.07.14)
tatil günlerini kırmızı yaz. resmi tatiller, bayramlar vs.

ay isimlerini bold yaz.

aylar altta çok dip dibeler. ayır biraz. ağustos, eylül, ekim, kasım, aralık kısmı çok yakın. ayar çek onlara.

onun dışında güzel eline sağlık. 70*100 bastır en az.
0
sen git ben geliyorum
(12.07.14)
güzel de yeşil fontta sıkıntı var daha önce belirtildiği gibi. yazı tipi de değiştirilebilir. resme göre çok kurumsal kalmış
0
westblack
(12.07.14)
bence güzel olmuş. verseniz asarım ^^
0
empati kuramayan psikolog
(12.07.14)
ctesi-pazarlar ayri renk
resmi tatiller ayri renk
fon cok koyu
font cok kucuk
0
nicki martin
(13.07.14)
hani hevesini kırmak için değil de coral draw'a karşı biraz ayyıp olmuş,
paintte de yapılırdı bu.
0
zebragibi
(13.07.14)
(1)

new york city

tahrik olmusken objektif olamam
şimdi bir dil okulu seçtim. birkaç aya da gitmeyi planlıyorum vizede sorun olmazsa. dil okulunun new york city'de 3 şubesi var. times square, queens ve upper west side'da. fiyat farkının çok olması sebebiyle times square'i eledim. upper west side $150 civarı daha pahalı. evi dil okuluna çok uzak olm
şimdi bir dil okulu seçtim. birkaç aya da gitmeyi planlıyorum vizede sorun olmazsa. dil okulunun new york city'de 3 şubesi var. times square, queens ve upper west side'da. fiyat farkının çok olması sebebiyle times square'i eledim. upper west side $150 civarı daha pahalı. evi dil okuluna çok uzak olmayan bir yerden tutacağımı da düşünerek, sorularım şunlar;

sizce hangi şubeyi seçmeliyim? $150 fiyat farkı çok önemli değil. bu iki borough'nın farkları nelerdir? hangisi daha yaşanılır? hangisi bir yabancı için daha tehlikeli? hangisinde daha az türk var? hangisinde kiralar daha ucuz? hangisinde öğrenci daha çok?
0
tahrik olmusken objektif olamam
(12.07.14)
hiçbirinde hiçbi tehlike yok. İstanbul'da büyümüş bir insan için, New York çocuk bahçesi gibi gelir.

Queens'tekini seçin. Evi de ordan tutarsınız.

iki boronun farkı, biri Manhattan diğeri Queens. Biri çok çok çok pahalı diğeri daha az pahalı. Tabii ki Queens'te daha fazla Türk vardır, kiralar yüksektir ama Manhattan'daki kadar astronomik değildir, daha fazla öğrenci vardır, bütçe sınırlı olduğu için daha yaşanılır.

Ama 150 dolar önemli değil, 113 doları da basar sınırsız metro card alırım, vaktim de var, Queens'ten ya da Brooklyn'den ya da New Jersey'den gider gelirim diyosanız, Upper West Side'a gidin. Upper West de, ne kadar upper? Kaçıncı sokak mesela?
0
compadrito
(12.07.14)
(10)

sigara vs esrar

dahinnotha
selamlar,FB'ta veya takip ettiğim farklı mecralarda özetle sistem karşıtı olarak nitelendirebileceğim görüşe sahip olan tüm organlar\sayfalar\kişiler vs esrarı legalize etmeye ve esrarın kanser dahil bir çok şeye iyi geldiğine, esrarın illegal olmasının sebebi kanser hastalığının yayılması ve kanser
selamlar,

FB'ta veya takip ettiğim farklı mecralarda özetle sistem karşıtı olarak nitelendirebileceğim görüşe sahip olan tüm organlar\sayfalar\kişiler vs esrarı legalize etmeye ve esrarın kanser dahil bir çok şeye iyi geldiğine, esrarın illegal olmasının sebebi kanser hastalığının yayılması ve kanser tedavisinin evil corporation'ların çok ciddi gelirler elde etmesi gibi komplo teorilerine dair şeyler paylaşıyorlar.

işin bu komplo teorisinin doğruluk veya yanlışlık kısmını geçer isek, esrar cidden legalize edilecek kadar masum mu? sigara ile esrar karşılaştırılıyor ve çok yerde esrar çok daha masum görülüyor. şamanik ayinlerden bir çok antik inanca kadar spritüel deneyimlerde esrarın kullanıldığı söyleniyor. kısaca, esrar aslında masum mu ve illegal olması bahsettiğim komplo teorileriyle mi alakalı?
0
dahinnotha
(12.07.14)
compadrito
(12.07.14)
(bkz: #39825150)

@divit, her buldugu seyi tutturen insanlarin oyle olmasi normal.

edit:

ha bunun lobisi elbette vardir. bugun helyum yasak olsa, serbest birakilmasiyla para kazanmayi amaclayanlar lobi olusturacaklar elbette.
0
she was my baby
(12.07.14)
amerikada kanser hastalarının psikolojisini rahatlatmak için esrar veriyorlar biraz. Kanserde moral yüksek olunca iyileşme şansı daha fazla. Kansere doğrudan yararı yok yani, ölme ihtimali yüksek insanlara kafayı çok takmasınlar, mutlu olsun diye veriliyor.
0
yakuza123
(12.07.14)
sigara alkol esrar arasında en masumu esrar. ama türkiye buna hazır değil.

alkol de bugün icat edilse net yasak olurdu.
0
check minus
(12.07.14)
ben hepsinin zararlı olduğunu düşünüyorum. sigaranın da alkolün de uyuşturucunun her çeşidinin de. çok sevdiğim arkadaşımı esrardan kaybettim ben. çok sık kullanmazmış, ona rağmen. tabi bunları sonra ailesinden öğrendik. haberimiz bile yoktu. ve cehalet işte hiç farketmiş de değildik hani aklımıza bile gelmezdi. tek farkettiğimiz olay ders başarısındaki düşüştü onu da kız meselesine bağlamıştık.

zararlı kardeşim bence. hem kendini tehlikeye atmak hem de seni sevenleri üzmek hoş değil.

sigaranın daha masum olduğunu düşünüyorum. ama ne demek yalan söyleyeyim birkaç defa ictim sigara öyle arkadaşlar arasında ve bende kafa yaptı. beynimi uyuşturdu resmen. içmem bi daha yani. o yüzden sigaranın da çok masum olduğunu düşünmüyorum.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(12.07.14)
burada herkes yeşilaycı olduğu için tarafsız yorum yapamazlar. buna en iyi yorumu yapacak adamın sigaranın da esrarın da dibine vurmuş ve ikisini de eşit seven bir adam olduğunu düşünüyorum.
0
jacknife
(12.07.14)
alkol ve ickiye gore daha "masum" forums.steroid.com
0
varg
(12.07.14)
benim bir arkadaşım vardı. çok iyi çocuktu lisede, sonra ayrıldık falan tatilde memlekete dönünce görüşmeye başladık. en son görüştüğüm zaman, bulunduğu şehirde her türlü pisliğe batmış şekilde buldum ve bunun başlangıcı esrar kullanmaya başlamasaydı. kendi kendine konuşuyor, anlamlı cümle kuramıyor, hareketlerini kontrol edemiyordu ve adamla anlamlı bir şekilde sohbet edemiyordu. adamın bütün hayatı bu olmuştu. adam yürüyerek şehrin diğer ucundan bunu almaya gidiyodu. 3 senedir üstüne yeni kıyafet alamıyordu buna para vermekten. yaşattığı psikolojik buhranları ve sürekli farklı şeyler denemeye başlatmasını saymıyorum bile...

benim etrafımda içenlerin hepsi patates kafa olup çıktı. adamlarla koptuk, adamlaın çevresi it kopuk doldu, soyutladılar kendilerini, ailelerini ve yakınlarına çok büyük üzüntüler yaşattılar.

neyse işte, yeşilaycı değilim. benim karşımdaki portre bu. 18 yaşından büyük adama iç, içme sağlıklı sağlıksız diyemem. herkesin kendi tercihi. fakat ben kullanmamanız taraftarıyım.
0
dogyman
(12.07.14)
o öyle değil, çok üstün körü bir araştırma yapmışsın, uyuşturucu tarihi ile ilgili biraz daha araştırmanı tavsiye ederim.

masum mu değil mi tartışması gereksiz, suyun bile fazlası adamı zehirliyor, her gün ot içen adamında beyni sünger oluyor (hakketen oluyor), ama 3/5 defa takılmış birisinin hayatında o kadar büyük etkisi olmuyor.

Bu kişinin kendi karakteri ile ilgili bişi benim gibi obsesif bir yapınız varsa çaya'da kahveyede, meyve suyunuda (suyu sevmiyorum) hatta meyveye bile bağımlı hale gelebiliyorsunuz.

doktor diyor ki her gün bir kadeh şarap iç damarlara iyi gelir, bu demek değildir ki alkol yada şarap bir ilaçtır, çok içersen adamı yere yığar.

birde esrar kansere iyi gelmiyor, kanser hastaları veya sürekli ağrısı olanlar ağrı kesici gibi kullanıyorlar, bir tedavi değil aman böyle şeyler söyleyip insanları yanlış yönlendirme. bilimsel olarka esrar kansere iyi gelir diye bişi yok.

o aslında birazda komplo teorisi, hippi kampında ot içtiler bunların hepsi uyuşturucu müptelası aman çocuklarınızı uzak tutun kampanyası.

sistem karşıtlarının ot kullanıyor olması diye de bişi yok, hatta kimi gathering'lerde yanında otla falan yakalanırsan seni hemen sepetliyorlar. hippi diyince akla türk filmlerinde ot içip sallanarak dans eden tipler geliyor insanların aklına bu yüzden, öyle bişi yok. fb'dan vs. den özenti tiplerin grupların götünden sallama şeylerine kanma. araştırmanı tam yap.

Tabii birde uyumsuz'ların şehirde sıkışması ve kaçacak yer aramasının etraftaki uyuşturucu satıcılarının eline düşmesi ile de ilgili.

Yasaklanması saçma sebeblerden dolayı oldu ama bu gün gerçekden pek çok uyuşturucuya geçiş olarak görülüyor, serbest bırakılması da bambaşka sorunlara yol açabilir, ancak yasaklı oluşu da bir çok sorunu getiriyor.

sigara zararlı, esrar zararlı.
0
selam
(12.07.14)
hollanda'da serbest. adamlar avrupa ve hatta dünya devi. biz götümüzü avuçluyoruz. hatta orada serbest, ama hollandalılar içmiyor bile, çünkü zaten legal olunca, sürekli elinin altında olunca, kırk yılda bir keyif için içiyorsun.
0
trachemys scripta elegans
(12.07.14)
(7)

çiçekler ne sıklıkta sulanır?

esas itibariyle
selamlar,evde yalnızım bi süre. annem çiçekleri sulamayı unutma diye mail atıp duruyor.asdghjskdlşsianne mail mı atarmış yahu! neyse,ben bu çiçekleri ne sıklıkta sulamalıyım?
selamlar,

evde yalnızım bi süre. annem çiçekleri sulamayı unutma diye mail atıp duruyor.
asdghjskdlşsi

anne mail mı atarmış yahu!
neyse,

ben bu çiçekleri ne sıklıkta sulamalıyım?
0
esas itibariyle
(12.07.14)
türüne göre değişir herhalde :/

azbitki.com
0
neseranni
(12.07.14)
Çiçeklerin konumuna göre değişir. Güneşte/dışarıda olanları her akşam ya da sabah çok erken saatlerde sulamak lazım. Daimi güneş almıyorsa balkonda değil de içerideyse iki üç günde bir sulayabilirsin. Sulama işlemini kesinlikle sıcak saatlerde yapma, kökleri pişirirsin, mutlaka serin saatlerde olsun. akşam güneş batımı sonrası en uygun saatlerdir.
Saksıların topraklarına bak, nemli olanları sulama, kuru olanları sula.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(12.07.14)
çoğu hemen her gün su ister...
0
otopsicocugu
(12.07.14)
parmağınızı toprağa sokun. nemliyse sulamayın, kuruysa sulayın. saksının dibinden taşıp yerlere dökülecek gibi çok su vermeyin.
0
compadrito
(12.07.14)
annene sorsan?
0
linwie
(12.07.14)
anneme soramam. yurtdışında. bunu sormak için arasam 45 tane alakasız şey anlatır bana, o kadar tel faturası ödeyemem.
:/
0
🌸esas itibariyle
(12.07.14)
mail at :)
0
linwie
(12.07.14)
(9)

Yurtdışındaki dilenciler

neseranni
gidip görmüş kimseler biraz bahsedebilir mi? bizdekilerden farklılar mı? avrupa,amerika,asya ve afrika, olarak kıtasal bir ayrım yapabilir miyiz dilenci kültürü için? ne bileyim bizim taraflarda sanki daha bi "yalvaran kardeşler" formatında ama batı'da "evsiz" formatında gibi. bir de almanya ve
gidip görmüş kimseler biraz bahsedebilir mi? bizdekilerden farklılar mı?

avrupa,
amerika,
asya ve afrika,

olarak kıtasal bir ayrım yapabilir miyiz dilenci kültürü için?

ne bileyim bizim taraflarda sanki daha bi "yalvaran kardeşler" formatında ama batı'da "evsiz" formatında gibi.

bir de almanya ve isveç'te nasıl durum, gören bilen var mı?
0
neseranni
(12.07.14)
evet japonya'daki evsizler de o tarz şişe, kağıt toplama işleriyle geçimini sağlamaya çalışıyor; disiplin ve gururun milli özellik olduğu iki ülkede böyle bir benzerliğin olmasına şaşırmadım pek
0
🌸neseranni
(12.07.14)
doğu avrupa taraflarında(polonya,slovakya,çek) %70 i bana cok yapışmayan adam gıbı "bira için para" isteyen adamlar olarak geldi. yani adam yalvar yakar değil de bira içecem moruk para versene tarzında.
bu gruptan bir kısmı aşırı derecede frank gallagher'a benzer aynı zamanda. coğu kültürlüdür de. ingilizce almanca çat pat bilirler kendi dillerine ek olarak. muhabbetlerı de fena olmaz bazılarının. ankara izmir bileni bile cıkıyor bazen muhabbet etmeye calısıyorlar ve adama 1 kuruş versen bile bi god bless you alıyosun.

%30 luk bı kısım var tabı bır de. bunları nadır gormuslugum var. para alana kadar dolanıyo adam pesınde. cevap vermezsen bildiği tum dıllerde sormaya devam edıyo. bi de yolda falan gıdıyon onune cıkıyo cevap alana kadar denıyor falan.
benım bunlara çözümüm türkçe konuşmak oluyor genelde. diyorum dayı bi siktir git adam zaten cok uzatmadan pes edip gidiyor.
benım gozlemım boyle.

her genelleme yanlıs oldugu gıbı bu genellemede de yanlıslık payı bulunmaktadır.
0
brkwashere
(12.07.14)
italya'da da köpekle dileniyorlar. özellikle milano'da duomo meydanı full bu dilencilerle dolu.

amerika'da elinde bi konserve kutusu tutup change pls deyip dururlar.
0
efreet sultan
(12.07.14)
Onlerine bos bardak vs koyuyorlar, kafayi sonuna kadar egip secde pozisyonunda yanlarinda kopekle dileniyorlat

Bati ve kuzey avrupada boyle gordum
0
la noix
(12.07.14)
bunu dusunuyordum dun. kanada'da cogunlugu ses cikarmiyor bir kere gordugum kadariyla, oturuyor bir yerde oyle duruyor. isteyen veriyor para istemeyen atmiyor. konusanlar da iyi gunler diliyorlar, yok dersen tesekkur ediyor. benim gorduklerim bunlar tabi baskalarinin farkli tecrubeleri olmus olabilir.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(12.07.14)
kuzey avrupa'dakiler evsiz takimi alkolikler genelde. yaninda kopegi olur bi tane (i.imgur.com ). bizimkiler gibi sagini solunu yamultmaz, surekli "allah rizasi" diye gelen gecene biseyler demez. bunlar bi de copten depozito toplarlar. bizim gibi dilenciler de var ama bunlar bulgaristan, romanya vs. bilumum dogu avrupa'dan gelmis organize dilencilik sebekesi. cogu sopar.
0
varg
(12.07.14)
duhmerica.files.wordpress.com

www.natgeocreative.com

c2.staticflickr.com

static.guim.co.uk

thumbs.dreamstime.com

www.mike-pulsifer.org (FBI, New York valisinin bir kızla 4300 dolar karşılığı birlikte olduğunu ortaya çıkarmıştı)
0
compadrito
(12.07.14)
almanyadakilerin yanına köpek almasının nedeni devletin köpek sahiplenme karşılığı yardım yapması. çocuk parası aldıkları gibi köpeğe bakım parası da alıyorlar yani. o yüzden köpeksiz dilenci göremezsiniz.
en ilginç dilencileri pragda görmüştüm ben. secde pozisyonunda yüzlerini kapatıyorlardı. utanılacak bir şey yaptıklarını bildikleri için yüzlerini saklıyorlarmış.
0
fayfim
(12.07.14)
İsveç'te önlerinde yazıcıdan alınmış kağıtlar oluyor genelde. "Çocuğum hasta. Ameliyat olması gerekiyor." veya "Evsizim" gibi. Bu şekilde olanlar genelde vücutlarında herhangi bir rahatsızlığı olmayanlar. Onun dışında rahatsızlığı olanlar kağıt taşımıyor. Genelde market önlerinde oluyorlar. Önlerinden geçerlerken içinde bozukluk olan bardakları sallayıp ses çıkartıyorlar. Bir de durakta beklerken kibarca gelip para isteyenler var. "Afedersiniz gidecek yerim yok, yol param yok" diyorlar. Bunun dışında aşırı ısrarcı, ağızlarında sigara olan kadınlarda var. Böyle anlatınca çok gibi oldu ama hepsi aynı kişiler. Yani toplasan 3 haftadır maksimum 10 15 kişi. Sanatını icra edip kazananlarda var onlara dilenci demediğim için bahsetmedim.
0
scaramuccia
(14.07.14)
(9)

Bir sabun ismi

nalmes
Evet bu da dert oldu ya bana...ölsem gam yememGecenin bir vakti aklıma şu takıldı:Eskiden şekil itibariyle içli köfteye benzer bir sabun vardı.Mor, pembe ve beyaz renkli olanlarını hatırlıyorum. Peki sen markasını hatırlayabilecek misin?Sanki V harfiyle başlıyordu. Lüks güzel bir sabundu, ıslandığın
Evet bu da dert oldu ya bana...ölsem gam yemem

Gecenin bir vakti aklıma şu takıldı:
Eskiden şekil itibariyle içli köfteye benzer bir sabun vardı.
Mor, pembe ve beyaz renkli olanlarını hatırlıyorum. Peki sen markasını hatırlayabilecek misin?
Sanki V harfiyle başlıyordu. Lüks güzel bir sabundu, ıslandığında sürekli elden kayar uyuz ederdi.
0
nalmes
(12.07.14)
Maalesef bu değil:(
0
🌸nalmes
(12.07.14)
türkiye'de bu şekilde satılan bi tek lö sansi vardı arkadaşın da dediği gibi. hatta reklamı da nı nını nıı nııı nı nını nı nııı löö sansiiiiiii diye bir şarkıdan ibaretti
0
fatihdr
(12.07.14)
Fax
Fa
Elvan
Palmolive
Bello Dora
Pamela
Savoy
0
compadrito
(12.07.14)
Yoo romalılar yoo, ne le sancy ne başka biri. Iş başa düştü aile meclisini toplayacağım.
0
🌸nalmes
(12.07.14)
Ablamı aradım, sabun dedim, neydi ismi dedim. Manyak dedi. Anladı ama neyden bahsettiğimi. Bu mu takıldı anca dedi. Şimdi kendi de arıyor.

Annem sonra...biraz hasbihalden sonra ana bi sandalyeye otur dedim. Endişelendi tabi. Böyle böyle sabun vardı bildin mi dedim, bildim oğul dedi.
Ya dedi hakkaten yıllardır görmüyorum ben o sabunu nereye gitti acaba, beyazı vardı pembesi vardı, iyi de temizliyordu aslında... Taam anne ya dedim, ne geyiğin varmış. Ismini hatırlayamadı. Biraz havaların sıcaklığından biraz ramazandan konuştuk. Babana sorarım dedi.
Şu an ailem ya oturmuş sabun ismi düşünüyor, ya da evlendirelim artık şunu diye iç geçiriyor.
Oldu mu ekşici, mutlu musun beni çevirdiğin şeyden?
0
🌸nalmes
(12.07.14)
i3.ytimg.com

bu da mı gol değil :)
0
fatihdr
(12.07.14)
0
compadrito
(12.07.14)
Maalesef dostlar. Çabalarınıza teşekkürler ama sanırım çok iyi saklanan bir sırrı arıyoruz. Dün özel tim geldi eve, niye arıyosun o sabunu falan diye sordu. Bulursan napıcan dedi. Camdan girmeleri dışında oldukça kibardılar. Dert değil napalım
0
🌸nalmes
(14.07.14)
(16)

summertime

oxyqen
merhaba!elektronik/jazz gibi garip bir şarkı vardı.. youtube'da bundan 2-3 sene önce dinlemiştim.. ismi summertime olarak hatırlıyorum.. eski bir şarkıydı.. belki 80ler ya da 90lardı.. içinde vokal yoktu evet! ancak bir türlü bulamadım!"acaba şu olabilir mi?" diye önerileriniz olursa.. onlara da bak
merhaba!

elektronik/jazz gibi garip bir şarkı vardı.. youtube'da bundan 2-3 sene önce dinlemiştim.. ismi summertime olarak hatırlıyorum.. eski bir şarkıydı.. belki 80ler ya da 90lardı.. içinde vokal yoktu evet! ancak bir türlü bulamadım!

"acaba şu olabilir mi?" diye önerileriniz olursa.. onlara da bakacağım..

gece gece aklıma takıldı lanet olsun!
0
oxyqen
(12.07.14)
Shaggy?
0
nereye bu gidis
(12.07.14)
summerwine olabilir mi? elektronik jazz mı bilmem ama...
0
biyik
(12.07.14)
nwnd
(12.07.14)
www.youtube.com

Orijinali George Gershwin'in Porgy and Bess operasından. Ama onyüzbinmilyon versiyonu var.
0
compadrito
(12.07.14)
hayır shaggy ve summerwine değil.. ikisine de baktım.. dediğim gibi eski bir şarkıydı.. içinde summer geçtiğine eminim.. başka şeyler var mıydı bilmiyorum.. ancak ben summertime diye hatırlıyorum şarkının ismini.. grup/kişi ismi aklıma gelmiyor..
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
80'ler 90'lar değil ama olsun bir şansımızı deneyelim, hem hoş şarkı:

www.youtube.com
0
inscrutable
(12.07.14)
janis joplin ve gershwin de değil maalesef.. inanıyorum sizlerin yardımıyla o şarkıyı bu gece dinleyeceğim! umarım..
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
husky rescue de değil aynı şekilde.. heh! içinde vokal yoktu evet! bunu söylemeyi unutmuşum yukarı tekrardan düzeltme yapayım!
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
bunun da jazzla çok alakası yok ama hem vokalsiz, hem güzel parça, hem de 90lar, hem de isminde summertime var.

bir de, biraz garip.

www.youtube.com
0
inscrutable
(12.07.14)
inscrutable uğraşın için minnettarım.. ancak maalesef future sound of london da değil.. :(
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
hay amına koim ya. tamam, son deneme. artık niyet zaten tamamen güzel müzik paylaşmak. bunu kesin dinle çok şahane şarkı.

elektronik/jazz, vocal sample'ın da "summertime" dediği iddia edilir. hani diyorum belki...

www.youtube.com
0
inscrutable
(12.07.14)
nwnd
(12.07.14)
inanmıyorummm nwnd!!! harikasın ya! kocaeli ya da istanbul civarlarındaysan eğer gel bir kahve içek sohbet edek!

arkadaşlar çok teşekkür ederim hepinize teker teker!
ancak aradığım şarkıyı nwnd isimli arkadaşımız buldu!

şarkının adı "Booker T. & The MG's - Summertime(1966)"

emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler!
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
evet ben de +rep verdim, ne güzel şarkıymış o ya : ))

ek: olm adama tik at la bari
2. ek: bana niye attın : / adil olmadı
0
inscrutable
(12.07.14)
oxygen rica ederim :) linki paylaşırken bu biraz fazla eski oldu dedim ama demek ki buymuş :)
0
nwnd
(12.07.14)
iyi ki de paylaşmışsın! sadece beni değil buradaki bütün arkadaşları da mutlu etmiş oldun nwnd!

çok teşekkürler!
0
🌸oxyqen
(12.07.14)
(7)

uçak aktarması

idontgiveafuck
yurtdışına uçak bileti alacağım, aktarmalı bir uçuş buldum aktarma yapılan ülkenin vizesine sahip değilim 1-2 saat orda geçecekmiş sorun oluyor mu bu?
yurtdışına uçak bileti alacağım, aktarmalı bir uçuş buldum aktarma yapılan ülkenin vizesine sahip değilim 1-2 saat orda geçecekmiş sorun oluyor mu bu?
0
idontgiveafuck
(11.07.14)
Havaalanında olacaksın o yüzden sorun yok. Çıkıp ülkeyi gezerim olmuyor zaten yasak.
0
harzem
(11.07.14)
hangi ulkede aktarma yapacaginiza ve hangi ulkeye devam edeceginize bagli olarak degisir. transit vizesi almaniz gerekebilir yani havaalanindan cikmasaniz da.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(11.07.14)
ABD degilse sorun yasamazsin.
0
ocaan
(11.07.14)
ooo şaibeli konuymuş

aktarma yapacağım ülke romanya, bende romanya vizesi yok
0
🌸idontgiveafuck
(11.07.14)
Schengen vizesi olmadığı için De Gaulle havaalanı transit salonunda aktarmalı uçuşunu beklemiş olan birini biliyorum. Beraber bekledik de ordan biliyorum. Sen git gez gel dedi. Ben de, sonra gezerim, seni yalnız bırakmıyim dedim.

Özet: Her ülke vize istemiyor. Çünkü transit salon diye bir kavram var. British Airways'le Londra aktarmalı uçuşlarda isteniyor diye biliyorum ama Bükreş bağlantılı bir uçuş için vize isteneceğini pek tahmin etmiyorum.

Haa, Prag aktarmalı New York'a uçmuşluğum var mesela. Çek Cumhuriyeti vizem yoktu. Üstelik dönüş biletim de yoktu. Az daha biniş kartı vermiyolardı bana.
0
compadrito
(12.07.14)
ne kadar da bilir bilmez akıl vermeye hevesli millet ya hayret ediyorum..

ülkesine göre değişir. abd, almanya, ingiltere, yunanistan gibi 1-2 ülke daha havalimanından çıkmayacak olsanız bile transit vize istiyor. romanya istemiyor.
0
386 dx
(12.07.14)
almanya amerika'ya kanada'ya bir kac ulkeye devam ediyorsaniz istemiyor transit vize.

@idontgiveafuck bu kadar umursamaz olma resmi makamlardan al bilgini ahah.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(12.07.14)
(5)

klavyeye bakmadan yazma???

en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
şu soru sayesinde yapamadığımı fark ettim http://eksiduyu.ru/803037nasıl halletcem ben bu işi?çok kötü hissettim birden, 785745 yıllık bilgisayar kullanıcısı böyle olmamalı :(edit: gta ne ki diye gugullamış bulunuyorum. akademisyen olacağım, bu parmaklar ne makaleler yazacak inş
şu soru sayesinde yapamadığımı fark ettim
eksiduyu.ru

nasıl halletcem ben bu işi?
çok kötü hissettim birden, 785745 yıllık bilgisayar kullanıcısı böyle olmamalı :(

edit: gta ne ki diye gugullamış bulunuyorum.
akademisyen olacağım, bu parmaklar ne makaleler yazacak inş
0
en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
(11.07.14)
sekreter miyim ki umursayayim. sen de umursama
0
beriberi
(11.07.14)
işinle alakalı değilse o kadar luzumlu bir şey değil, abartılcak bir şey yok.
0
clones
(11.07.14)
hic mi gta oynamadin abi.
ben gta da sifre yaza yaza ogrendim. hele o canin 1 ken aspirine yazmak var ya...
0
kutsalbok
(11.07.14)
24 yaşındayım, 20 senedir bilgisayarla büyüdüm. 4 yaşında okumayı yazmayı öğrendiğimde cd dir gibi basit dos komutlarıyla bilgisayar kullanmaya başlamıştım. kısaca, pratik, pratik, pratik.
0
ozzpwnz
(11.07.14)
@divit

ben o dediğini 15 senedir yapıyorum hocam. hayatımda verdiğim en doğru karar, F klavyede 2 parmak ve süper hızlı yazabiliyoken, onu bırakıp 10 parmak Q'cu olmamdı.
0
compadrito
(12.07.14)
(9)

ekspresyonizm ve empresyonizm farkı nedir?

secilmis uye
Biraz saçma olabilir ama wikipedia'dan baktığımda ikisi için de hemen hemen aynı tanım var.empresyonizm: Doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler.ekspresyonizm: doğanın olduğu gibi temsili yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarıldığı 20
Biraz saçma olabilir ama wikipedia'dan baktığımda ikisi için de hemen hemen aynı tanım var.

empresyonizm: Doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler.

ekspresyonizm: doğanın olduğu gibi temsili yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarıldığı 20. yüzyıl sanat akımı.

Ama her ne hikmetse ekspresyonizm empresyonizm'e karşı olarak doğmuş bir sanat akımı diyor.
0
secilmis uye
(11.07.14)
empresyon etkilenme, ekspresyon ifade etme demek.

gördüğün şeyi olduğu gibi eserine aktarırsan empresyon olur. kendi içindeki şeyi eserine aktarırsan ekspresyon olur.
0
alperz
(11.07.14)
kabaca biri gördüğünü çizer(van gogh) diğeri sürreal yani gerçek üstü çizer (salvador dali)
0
anouschka
(11.07.14)
Ama tanımda tam tersi yazıyor. Empresyonizm unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler.
0
🌸secilmis uye
(11.07.14)
@anouschka ama hangisi hangisi? :)
0
🌸secilmis uye
(11.07.14)
Tam tersi değil. Dikkatli oku.
0
alperz
(11.07.14)
ekspresyonizm = dışavurumculuk, empresyonizm = izlenimcilik

bu şekilde ayırt etmek daha kolay, dışavurumda sanatçının kendi yorumu çok daha belirgin.
0
irbat
(11.07.14)
yavrucum empresyonizm tam copy paste gibi olmasa da objeyi, manzarayı her ne çiziyorsa değiştirmeden esere aktarmaktır. elma çiziyorsa eserde elma vardır. ekspresyonizmde ise eserde elma yerine bir gezegen görebilirsin veya alakasız bir şey
0
anouschka
(11.07.14)
sende bir sorun yok. tek cümlede basitleştirince ikisi birbirine çok yakınmış gibi duruyor ama bunlar farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda farklo koşullarda çıkan akımlar. biri öbürüne düşman değil. sadece tavır ve yaklaşım farklı. ikisi de iç dünyayı ve öznel algılayışı esas alıyor ama biri fotoğrafik bir görüntüyü kendi yorumuyla çizerken (emp.) diğeri iç dünyasının karmaşasını çok daha belirgin ve cesurca göstermekte sakınca görmüyor (eks.)

benim kafamda empresyonistler daha efendi ve uslu adamlarken ekspresyonistler daha deli ve ahlaksız insanlardır mesela. kafamdaki ayrımı böyle yapıyorum.
0
sir gawain
(11.07.14)
bunun için sizi iki sergiye götüreyim.

Gugıl görsellere impressionism yazın ve çıkan sonuçlara genel olarak bir bakın. gördüklerinizi kısa süreli fotografik belleğinize kaydedin.

sonra expressionism yazın ve çıkan sonuçlara genel olarak bir bakın ve belleğinizde kalan görüntülerle karşılaştırın.

impression izlenim demek olduğundan, ressam, resmettiği şeyin, kendinde bıraktığı izlenimi aktarır tuvale.

expression ise ifade demek olduğundan, ressam, içindeki duyguları ifade eder
0
compadrito
(12.07.14)
(9)

iki yaşındaki çocuk yüzebilir mi

kibritsuyu
aşağıda want2die'ın sorusundan sonra aklıma geldi sorayım dedim.geçen sene oğlum 1 yaşındayken denize soktuk. kimi zaman içine oturmalı simitle sadece bacakları suya girecek şekilde gezdirdik, üstüne su attık. kimi zaman kucağıma aldım, boynuna kadar soya sokup sokup çıkardım, hatta 1-2 sefer su yut
aşağıda want2die'ın sorusundan sonra aklıma geldi sorayım dedim.

geçen sene oğlum 1 yaşındayken denize soktuk. kimi zaman içine oturmalı simitle sadece bacakları suya girecek şekilde gezdirdik, üstüne su attık. kimi zaman kucağıma aldım, boynuna kadar soya sokup sokup çıkardım, hatta 1-2 sefer su yutma riskini göze alıp hafiften kafasını da soktum. suyun üstünde alttan tutarak yüzükoyun yatırıp çıpı çıpı diye yüzme antrenmanı yaptırdım.

bu sene artık biraz yüzebilir mi acaba? içine oturmalı simit yerine kolluk taksam kıvırabilir mi yüzmeyi? yoksa bu sene de aynı şekil devam mı edeyim?

eski bir yüzücü olarak yüzme öğretme konusunda kendime çok güvenirim ama çocuğa güvenmiyorum. az büyük olsa balık gibi yüzdürürüm de yanlış bi şey yapıp yüzmeden soğutmayayım çocuğu.

gerçi babam beni kaldırıp kaldırıp atmış denize. o sayede çok severim yüzmeyi. bi tarafım aynısnı yap diyor, bi tarafım da daha medeni yöntemlerle öğret diyor.
0
kibritsuyu
(11.07.14)
öyle kaldırıp kaldırıp atarsanız yüzmeden soğur, soğumak da değil travma olur korkar. ben derinlere gidemiyorum mesela. abimin de kafasını zorla suya sokmuş akrabalarım, o da korkuyor. medeni bi şekilde öğretin.
0
gebere jackson
(11.07.14)
emekleyen bebeleri havuza sokuyorlar. ama deniz sıkıntı olabilir, gözü yanar falan.
0
r_u_h
(11.07.14)
Aslında deniz belki bunun için biraz erken ve ekstrem olabilir ama şuradaki bebekleri görünce de bu tarz bir havuzun süper olabileceğini düşünüyor insan. Şu iki meşhur videoyu biliyorsunuzdur, bi tane daha vardı hatta en güzeli oydu da şimdi bulamadım:

www.youtube.com

www.youtube.com

Yani zaten doğal olarak su içinde yaşamayla bir problemleri olmadığı için mümün olan en kısa sürede suya yeniden alıştırmak gerektiğini düşünüyorum ben.
0
pandispanya
(11.07.14)
"kuru boğulma" olayı diye bir şey varmış. çocuk bilmeden azar azar su yutup güle oynaya eve geliyor, sonra birkaç saat sonra bildiğiniz boğulmadan gidiyormuş. o yüzden çocukları iyi takip etmek lazım.

ancak böyle de korkuyla olmaz. çocuğu azar azar alıştırmak lazım. bu yaştaki çocuklar kıyıda oturuyor, kumla, kürekle filan oynuyor.
0
mea maxima culpa
(11.07.14)
medeni yöntemlere git. tak kollukları birazcık daha büyüyünce önce biraz daha bağımsız olarak suda durmayı öğrensin simit falan çok kısıtlıyor ama ben de pek anlamam kaç yaşında takılır kolluk iki-üç yaşında çocuk ne kadar gelişmiş oluyor fiziki olarak bilmiyorum ama dediğim gibi kolluk baya faydalı oluyor. bir de travmaya dikkat, suyla ilgili travma her yaşta olabilir yani 7-8 yaşına geldiğinde hala yüzme bilmiyorsa ki bu gayet normal bir durum olabilir siz artık büyüdü atayım derseniz yine etkilenebilir sudan korkar hale gelebilir. direk somut örneklerini bildiğim için diyorum.

bi de aman havuza sokmayın bebeği ya zaten biliyorsunuzdur yüzücüyseniz bizim havuzlarımızın daha doğrusu o havuzlara gidenlerin ne pis insanlar olduklarını veya ne pislikler yapabildiklerini. ben şu yaşımda çekiniyorum havuza girmekten.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.07.14)
o duyuruya ben de mesaj yazmistim burda da tekrar edeyim. yegenimi 8 aylikken denize sokmaya basladik, 3 yasinda cok rahat yuzebiliyordu. ama biz her yil haziran-ekim arasi yazliktaydik ve her gun denize gidiyorduk.

ilk zamanlarda su ve deniz korkusunu yenmesi icin kucakta basladik.

biraz alisinca bi elimle karnindan tutarken diger elimle ellerinden tutarak ya da iki elimle belinden tutarak yuzdurdum. boylece vucudunu duz bir sekilde tutmayi ogrendi.

daha sonra karnini da biraktik, ben sadece ellerinden tuttum, o duz bir sekilde durdu ve ayaklarini cirpmayi ogrendi. cirpmak dedigim de kopek gibi yani, normal yuzucu gibi degil. sonra giderek ellerinden degil parmaklarindan cok hafif bi sekilde tutmaya basladim. baktim aslinda en haybeye tutuyorum cogu zaman bir-iki saniye tamamen birakip sonra yeniden yakaladim. o ara cok hafif batar gibi oluyor ama, batacagini anlayinca zaten tekrar yakaliyordum. az birazcik su yutsa da siz ayyy ayy diye panik yapmadikca o da sikayet etmiyor. bi sure sonra zaten kendisi de batmamayi ogrendi.

sonra giderek o bikac saniyeler uzadi, aradaki mesafe acildi. ben bi iki adim ileriye gidip beklerdim mesela, o kendini bana dogru atmaya calisirdi.

ve hic simit, kolluk falan kullanmadik bu antremanlar boyunca. biz de kendimiz yuzecegimiz ya da dinlenecegimiz zaman taktik sadece kolluk. bence simitten ziyade kolluk daha iyi bir arac yuzme ogrenmek icin.

babasi sizin babaniz gibi bikac kere atti, o ara cok su yuttu ve korktu. o yuzden babasiyla gitmezdi denize hic, halamla gidicem dye aglardi.
0
halanne
(11.07.14)
şimdi madem bu konu bu kadar irdelendi bir şeyler daha yazayım.

yüzme önemli konu. hem sağlık açısından, hem de tatil açısından. zamanında hepimiz babalarımızın göstermesiyle ya da kendimizi suya ata ata öğrendik ama şimdi imkanlar çok.

spor yapmak için havuza gidiyorum ben ve sıklıkla yüzme öğretmenlerinin 2-3 yaşındakilere yüzme öğretmesine denk geliyor. bizim bildiğimizden çok farklı öğretiyorlar.

diyeceğim odur ki maddi durumunuz belki uzun uzun kurslara gödermeye elverişli olmayabilir. ancak yine de 4-5 ders alacak kadar bir para ayırın. çocuğa ders aldırın. temelini alsın.

onun dışında çocuklara nasıl yüzme öğretileceği youtube'da filan vardır mutlaka. onları seyredin.
0
mea maxima culpa
(11.07.14)
Bebekler ve küçük çocuklar çok kolay boğulur. ABD istatistiki: havuza bağlı ölen çocuk sayısı, ateşli silahla ölenlerin 100 (yüz) katı..

Sabırsızlık etme hocam. Sabret ve gözünü üstünden ayırma. 5 dakka için geçer, gözün kapanır, o 5 dakkada boğulur gider Allah etmiye. Su çok tehlikeli.
0
compadrito
(11.07.14)
Tlf edit yok. Bireylerin sahip olduğu, kayıtlı silah sayısı 200 milyon, nüfus 320 milyon bu arada.
0
compadrito
(11.07.14)
(32)

Fareye benziyorsun

yinemihüzün
İlk kez 13 yaşımdayken duydum bu sözü. Okul arkadaşım, fareye benzediğimi söylemişti. Duyar duymaz kıpkırmızı kesildim ve gözlerim doldu. Diyecek bir şey bulamadım yanından uzaklaştım, ağlamaya başladım.Sonra, farklı zamanlarda yaşları 6-10 arasında değişen toplam 8 çocuk aynı şeyi söyledi. O kadar
İlk kez 13 yaşımdayken duydum bu sözü. Okul arkadaşım, fareye benzediğimi söylemişti. Duyar duymaz kıpkırmızı kesildim ve gözlerim doldu. Diyecek bir şey bulamadım yanından uzaklaştım, ağlamaya başladım.

Sonra, farklı zamanlarda yaşları 6-10 arasında değişen toplam 8 çocuk aynı şeyi söyledi. O kadar üzülüyorum ki bu lafı her duyuşumda elim ayağım titriyor, dilim tutuluyor, nefesim kesiliyor, boğazımda bir düğüm gözlerimden yaşlar akıyor. Durduramıyorum bir türlü.

Bu yüzden çocuklardan uzak duruyorum. Hiçbir şekilde konuşmuyorum, yanlarından kaçıyorum. En son bir İngiliz çocuk gördüm. Konuşmaya çabalarken bana birden ''You look like a mouse'' dedi. İnanın çok kötü oldum. Öylece kalakaldım.

Niye ya neden? Ne yaptım ben bilmiyorum. Takmıyım diyorum çirkinliğimi, hayata karışıyım diyorum ama olmuyor işte ben dayanamıyorum. Her defasında ağlamak istemiyorum. Çok etkileniyorum. Nasıl tepki vereceğimi de bilmiyorum. Nefret ediyorum ya nefret.
0
yinemihüzün
(11.07.14)
bu gibi durumlarda kendinle dalga geçebilmek önemlidir bence . ayrıca farelerin suratı cirkin degil sevimlidir bence kepce kulak ufak burun kombinasyonuna sahipsen öylesine söylüyorlardır cok takılmamak lazım kendinle barışık olabilmen lazım
0
joy stick
(11.07.14)
gecmis olsun kardes. bizim bir arkadas da mamuta benzerdi yani bunlar olagan seyler.

hem eski kiz arkadasim da bana göte benziyorsun demisti. en azindan senin savunacagin ratatuy falan var.
0
kutsalbok
(11.07.14)
Japonlar da fareye benziyor ve ben fareye benzeyen sevimli biriyle evlenmek isterdim.
0
frodox
(11.07.14)
farkındaysan tepkiyi çocuklardan almışsın,maalesef bu yaşlarda çocuklar çok acımasız olur karşı tarafın hislerini ve duygularını önemsemezler.kendilerine eğlence çıkarıyolar akıllarınca işte,takmamanı öneririm çocuk aklı neticede.
0
sytemofadownmanyagi
(11.07.14)
kendinle barışık ol lütfen. ben de kepçe kulaklıyım, önceden ben de bunu yüzüme söylediklerinde hayata küserdim ama şu an ben de kendimle dalga geçiyorum :)
0
farenin sol tusu
(11.07.14)
sıkıntı yapmamaya bak. ön yargı kötü bir şey. aldırma. tanısan çok seversin insanlarından ol yeter. gerçek arkadaşların olsun fiziğine önem vermeyen.
0
westblack
(11.07.14)
söylerken aşağılamak için mi söylüyorlar orası önemli. sadece lafın gelişi fareye benzetme çok da kafaya takılacak bir şey değil bence. fareler de sevimli birer canlı. canını sıkmanı gerektirecek bir durum yok bence, bununla eğlenmesini, bu özelliğinde gülmeyi öğrenmelisin. mesela fareye benziyorsun diyen birine, evet ama hangisine micky mouse'a mı splinter ustaya mı diye espirili cevap verebilirsin. gülebilir, eğlenebilirsin. kötü bir şey değil bence.

kendinle barışık olmak +1
0
darkredanger
(11.07.14)
dudaklar dar ve dişler öndeyse dişleri yaptırsan düzelir aslında.
0
neferkitty
(11.07.14)
Buna gercekten uzuluyo olamazsin, benim bi arkadasim var, bence senden daha cok fareye benziyo, bana en sevimli gelen tarafi da o:)
0
balpolen
(11.07.14)
neferkitty yazınca aklıma geldi mesela benim de dişlerim tavşan diş,ablam sürekli takılır dalga geçer ya da tavşan gibi lakaplar takarlar,ama ben çok eğleniyorum çünkü dişlerimi de lakaplarımı da çok seviyorum.kendinle barışık olmaya bak bence,hayat üzülmek için çok kısa :)
0
sytemofadownmanyagi
(11.07.14)
Sevimli falan değilim. Burnum aşırı büyük, uzun. Dişlerim önde,aralıklı. Yüz yapımdan dolayı bunu diyorlar. Çocuklar korkarak bunu söylüyor. Çirkin olduğum için çok üzülüyorum zaten bir de böyle şeyler duyunca... Şu an bile ağlıyorum çok güçsüz bir yapım var.
0
🌸yinemihüzün
(11.07.14)
www.imdb.com
bu filmi izle
0
electra kompleksi
(11.07.14)
çok kötü bi yaftalama gerçekten. bigün bikız gördük arkadaş "karıncayiyene benziyo!o_o" dedi şok halde yaş 15 felan. büyük ayıp hakkaten. neden yapar ki insanlar. nolur üzülme.
0
mula
(11.07.14)
tam dayaklıklar, eğlencesine bile söylenmez bu, deli oluyorum böylelerine kafa göz dalasım geliyor.
neyse sakinim.
0
clones
(11.07.14)
su an kim ne dese bos. durumun guzel tarafi bahsettigin iki sey, dis ve burun ve bunlara estetik mudahale edilebiliyor, motivasyonunu buna yonlendirebilirsin..
0
geyikkosandede
(11.07.14)
ona biz karar veririz. foto at da verelim.
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(11.07.14)
dostum Dışişleri bakanı Ahmet davutoğlu da fareye benziyor. ama adam dışişleri bakanı. ve times dergisinde 2 yıl önce yılın politikacısı seçilmiş ve yüzü dergi kapağına basılmıştı. sen takıntı yapıyosun bence..
0
kabardinka
(11.07.14)
"Never forget what you are. The rest of the world will not. Wear it like armor, and it can never be used to hurt you."

Bu da sana Tyrion reizden gelsin.
0
air
(11.07.14)
ya şu an bu fareye benzeme mevzusunda kim ne dese boş. nickine baktım, önceki duyurularına baktım; böyle hayat mı geçer sevgili yinemihüzün? değiştirebileceğin şeyleri değiştir istediğin şekilde elbette ama kalanı için bu kadar üzülmen o kadar saçma ki. gayet klişe ama kendini sevmemekten kaynaklanıyor bunlar ve bunun çözümü sende. belki profesyonel yardım almalısın bilmiyorum.

saçlarım uzun diye ufak bebekler bazen benden korkuyorlar. komşumuzun oğlu küçükken bi keresinde bana bakıp çirkin demiş, akabinde ühühühühü diye salya sümük ağlamıştı. aynaya gidip baktım, saçlarım deli gibi kabarmış ve yüzümü kapatmışlardı, hakikaten korkunç görünüyordum. ama saçlarımı kestirmeyi düşünmedim mesela. niye anlattım bunu bilmiyorum açıkçası, nereye bağlayacaktım unuttum.

insanların söylediklerini bu kadar ciddiye alma bence.
0
mayaa
(11.07.14)
Aferin böyle devam et. Aynaya bakıp güzel şeyler ara yüzünde. Bulama. Nefret et kendinden. Sağa sola çirkinliğinden yakın. Sahte hoşgörülerine sığın. Hatta kafası bedeninden büyük sabi sübyana bile yap bunu. Huyuna, suyuna git. Belki o aptal haliyle bile empati kurabilir seninle.
0
vyava
(11.07.14)
Burnunu ve dişlerini yaptırsan sorun çözülür bence.
0
[silinmiş]
(11.07.14)
bence ingiliz sana iltifat etmiş. kadında da erkekte de fareye benzeyen surat güzel oluyor.
rat deseydi kötüydü
fc06.deviantart.net
0
azizakin
(11.07.14)
Bi önerim var size. İyi bir plastik cerraha gidin. Ameliyatınızın kaça mâl olacağını öğrenin. Sonra bi de iyi ortodontiste veya çene cerrahına gidin. Onun da maliyetini öğrenin. Bütçeyi bi görelim önce. Adı şu anda aklıma gelmedi, bi tane internet sayfası var. Şimdi kesin biri hatırlatır bize. Oraya bi duyuru açalım. Ama fotoğraf koymanız lâzım. Şu bize yazdıklarınızı İngilizceye çevirip orada yazalım. Şu kadar bütçe lâzım diyelim. Misal 10 bin dolar olsun bu bütçe. Oradan bi 5-6 bin dolar gelirse, borç harç, eş dost bir çözüme kavuşun.
Başka türlüsü de mümkün ama hem uzun zaman alır hem yıpratıcı olur. Gözlük varsa bi de lazer yapılır belki.
Ne dersiniz?
0
compadrito
(11.07.14)
bak simdi benim de benzer bir sikintim var. o yuzden durumunu cok net anlayabiliyorum.

ozguvenin yok ve kendinden inanilmaz bir sekilde utaniyorsun ve cok cok yuksek bir ihtimalle ileri derecede sosyal fobin var sirf bu durum yuzunden. eger bu saydiklarimin hicbiri yoksa bundan sonrasini okuma.

kisisel gelisim uzmanlarindan sagda solda kari kiz tavlayip internetten paylasanlara kadar herkesin verdigi ogutlerin ilki sudur; "accept everything" diyor gavurlar buna. herseyi oldugu gibi kabullenmen lazim. kendini kabullenemedigine gore disaridan bunu kabullenmek daha kolay. en azindan ben oyle yapmistim. alisveris yaparken iki saniye gec islem yapti diye kasiyere kufur eden insani da kabul ettim, bi ton yemek yedikten sonra cuzdanda para olmadigini gorunce sonra verirsin yigenim diyen esnafi da oyle kabul ettim, amkdugum kedisi tepside soslu makarna tasirken ustume atlayip yere dusurunce onu da kabul ettim... bir yerden basla kardesim kabullenmeye. sira kendine de gelecek. zaten kendini de kabullendigin zaman degil utanma aglama sana laf edenlerle beraber guleceksin. iste o zaman yukarida dedikleri gibi kendinle barisik bir insan olabilirsin.
0
ko gotursun su seni
(11.07.14)
o tip surat yapısını ben çok seviyorumi, çok tatlı geliyor.

Tek yapmam gereken siktir etmek. Sallamayacaksın.
0
yatagants
(11.07.14)
Çok rahatsızsanız para biriktirir estetik ameliyat olursunuz. Teknoloji, bilim, tıp falan hep ilerledi. Oturup ağlamanın bir anlamı yok. Sözlüğe yazabildiğinize göre bir bilgisayara ve internet bağlantısına sahip olabilecek kadar şanslısınız zaten, biraz da kendiniz şans yaratırsınız, mutlu son!

Bir yandan üzerinizde paçavralar ile gecekonduda 5 çocuk yetiştirmeye çalışırken diğer yandan bu duruma üzülseniz anlarım, elinizden bir şey gelmiyor derim de...
0
stormborn
(11.07.14)
bazı insanlar konuşmak için konuşur takılmamak lazım her söylenene.
0
high hopes of the sozluk
(11.07.14)
Duymamazlıktan geleceksin. Kimse öyle bi şey demedi, o an yaşanmadı. Bitti gitti...
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(11.07.14)
bunlara en iyi yanit "evet oyleyim ve mutluyum" demek olabilir bence.
ben de cilli biriyim (bayagi fazla) ve cocuklar , eger ilk defa cilli biriini goruyorlarsa dik dik bakiyor ve sacma sorular soruyorlar.

bir sure sonra alisiyor insan. senin de alisman gerek.

herkes ayni olsaydi, hayatin tadi olmazdi zaten.
0
for the record
(11.07.14)
Ulan fareden tatlı hayvan var mı be? :) Annem her türlü hayvan konusunda bu kadar katı olmasaydı evi hamsterla doldururdum :) Ayrıca gayet narin hatlar verir. Ayrıca bırak fareyi, hipopotama benzesen ne olacak? Ben mesela maymuna benziyorum. Gerçekten. Ama bununla barışığım ve birisi "maymun" dese, direkt maymun dansı yapmaya başlıyorum, kolları filan sallayarak :D Küçükken de kuzenlerim "sende domuz burnu var" diyolardı, hemen domuz sesi çıkarıyodum "kırt kırt " diye :D Zaten bi hayvana benzemeyen insan yok ki. (Kediye benzeyenler aşırı şanslı evet!! :@) Neyse, lütfen kafana takma. Sırf bu yüzden bütün hayatını zehredip, 60 yaşında aşırı pişman olacaksın. Güzel makyaj hileleri var. Biraz makyajla kendi beğenmediğin yerleri kamufle et. Geri kalan her şey için özgüven. :)
0
pandispanya
(11.07.14)
benzetildiğin fare olsun yahu :) gayet de tatlı suratlı bi hayvan bence. bak benim fareye benzettiğim bir ünlü vardır mesela, Freddie Highmore, ama nasıl tatlı bi çocuktu ufakken, ki hala da tatlı. takılma bence, çocuklar dalga geçmek için ufacık bi şeyler arar genelde.
0
pentagram
(11.07.14)
fareleri her zaman sevimli bulmuşumdur ama belli ki bu durum seni cidden rahatsız ediyo senin yerinde olsam seni fareye benzeten çocuklara ısırıyomuş gibi yapar onları korkuturdum boşver dalgaya vur kim derse desin eğer insanlar bozulduğunu anlarsalar daha çok üstüne gelirler.
0
heee
(11.07.14)
(5)

Uzun Yürüyüş

storax
Yaz tatili için 10 günlük yurtdışı programım var. Uzun uzun yürüyüşler yapacağım ama ayaklar dayanacak mı ? Özel olarak ayakkabbı almak mı yoksa tiger / toms tarzı ayakkabı işimi görür mü ?
Yaz tatili için 10 günlük yurtdışı programım var. Uzun uzun yürüyüşler yapacağım ama ayaklar dayanacak mı ? Özel olarak ayakkabbı almak mı yoksa tiger / toms tarzı ayakkabı işimi görür mü ?
0
storax
(10.07.14)
Olmaz öyle merrel filan gibi outdoor ayakkabısı almalısın.
0
amelie poulain
(10.07.14)
Decathlona bak uygun yürüyüş ayakkabıları var.
0
Lola90
(10.07.14)
tabani yumusak ayakkabilar (kosu ayakkabilari da dahil) olmaz. ayaklar terledikce esnek taban parmaklarin birbirine surtmesine ve aciya neden olur.

sert taban; tercihen vibram sart.

kosu ayakkabisinin amaci farkli: taban dizlere gelen baskiyi azaltmak amaciyla yumusak uretiliyor.
0
hurt
(10.07.14)
Outdoor ayakkabi al. Ama nasil yuuruyus? Asfaltta yuruyeceksen vibram tabanin anlami yok. Yapacagin yuruyuse gore ayakkabi al. Outdoor magazalari o isi bilirler. Normal spor magazalarindaki elemanlarin pek anlamadigini gordum genelde. Decathlon'dakiler de isini gorur senin aslinda. Daga cikmayacaksin sonucta.
0
delifaruk
(10.07.14)
10 gün yurtdışı seyahatinizin ızdırap dolu geçmesini istemiyosanız, bu seyahat bütçesi kapsamında, adam gibi bir yürüyüş ayakkabısı alın.

Size bir de püf noktası söyleyeyim. Sizi uzun yürüyüşten alıkoyacak ilk terslik, ayağınızın bir veya bir kaç noktasının önce kızarması, sonra o noktaların su toplaması, sonra oluşan o baloncukların patlaması ve yürümeye devam ederseniz kanamasıdır. Bunun tek sebebi boktan ayakkabı değil, boktan çoraplardır. Yani çoraplarınız, en az ayakkabılarınız kadar önemli.
Bir çorap ayakkabı kombinasyonu ile 3 saat durmadan yürüyebildiyseniz, o kombinasyondan şaşmayın.
Çorap kalın, yumuşak, mümkünse pamuk oranı yüksek olmalı ve ayağınıza çok az bişey küçük olmalıdır. Ayağa büyük gelen çorap ya da ayağınızın, içinde serbestçe hareket edebildiği çorap, yürüyüşün 90. dakikasından itibaren başınıza bela olmaya başlar. Hangi ülkeye gittiğinizi ya da hangi şehirde oturduğunuzu bilmiyorum ama dağcılık, kampçılık malzemesi satan mağazalarda, "ağır görev" yürüyüş çorapları var. Bunların içi pamuk, dışı yün ve çok kalınlar. En iyi çoraplar bunlar.
Diğer bir çok önemli nokta, ortopedik ince tabanlık.
Diğer çok önemli nokta, ayakkabı almadan önce uzun saatler yürümüş ve ayaklarınızı şişirmiş olmalısınız. Misal, evden çıkıp doğrudan ayakkabı almaya giderseniz, seyahatte, uzun yürüyüş sonunda o seçtiğiniz numaranın, ayağınıza dar gelme ihtimali var.
İdeal durum şu: Kalın ve yumuşak çorap aldınız. Çorap hafif kalın değil, iyice kalın olacak. Sonra ince ortopedik taban aldınız. Uzun saatler yürüyüp ayağınızı şişirdiniz. Bu vaziyetteyken, ayakkabı satın alacaksınız. O çoraplarla, o tabanlıkla ve şiş ayaklarla...
Çorapta akrilik ve naylon oranı arttıkça, ayağınızın su toplama ihtimali artar.

İyi bir yürüyüş ayakkabısı bot gibi olur. Yorulan ayağın burkulma ihtimali artar. Uzun yürüşte de atılan adım sayısının fazlalığından dolayı yani olasılık hesâbından dolayı burkulma ihtimali vardır. Bot, ayakbileğine destek olur ve burkulmayı önler.
Tabanlık niye? Ayağın tabii kavisini koruyup, taban çökmesine, bel ve baldır ağrılarına karşı tedbir olsun diye.

Diğer bir mevzu: Ucuz mal alırsanız, üstüne bi de pahalı mal almak zorunda kalırsınız.

Bu dediklerimi yaparsanız o gittiğiniz şehirleri en iyi gezebilen siz olursunuz.
0
compadrito
(11.07.14)
(6)

Abd vize basvurusu redd edildi fakat pasaport geri verilmedi!!!

latios
Bir arkadasim ilk defa vize mulakatina gitti ve bir sebep verilmeden redd edildi. Ikinciye tekrar randevu aldi bir hafta sonraya. Bu sefer yine bir sebep verilmeden redd edildi vede elinden alindi pasaportu. Mulakati iki farkli kisi yapti ikiside belgelerine dahi bakmamis arkadasimin. Pasaportune
Bir arkadasim ilk defa vize mulakatina gitti ve bir sebep verilmeden redd edildi. Ikinciye tekrar randevu aldi bir hafta sonraya. Bu sefer yine bir sebep verilmeden redd edildi vede elinden alindi pasaportu. Mulakati iki farkli kisi yapti ikiside belgelerine dahi bakmamis arkadasimin.


Pasaportune ne oldu simdi onun? Niye geri verilmemis olabilir?
0
latios
(10.07.14)
Adresine kurye ile yolliycaklardir
0
compadrito
(10.07.14)
Hayir vize verdikleri zaman kurye ile gelir vizelenmis pasaport
0
🌸latios
(10.07.14)
genelde geri donmenize inanmadik ya da yeterli paraniz yok derler gonderirler. hic bir sey degismemisken 1 hafta sonra yine basvurmasi iyi olmamis.

formda yanlislikla bir soruya evet mi dedi acaba terorist misiniz, insan ticareti mi yapacaksiniz vs tarzi sorular oluyor.

elinden alinirken sormamis mi niye aliyorsunuz diye yahu? istemisler o da vermis sonra disari mi cikartmislar ne olmus tam olarak? pasaportu geri vermeyecek misiniz vs. dememis mi?
0
babamasoliimbananickaldirsin
(10.07.14)
Ds 160 formunu danismanlik sirketi doldurdu yani bu isi bilen insanlar ne dedilerse yaptim istedikleri tum belgeleri hazirladim yani terorist sorularina evet denmesi mumkun degil. Vize memuruna neden diye sordugumda daha fazlasini soyleyemeyecegini soyledi ve pasaportumu vermedi ve bildiginiz gibi orasi hesap sorabileceginiz turde bir yer degil
0
🌸latios
(10.07.14)
dostum ben de gecenlerde vize aldım. hiç bir belgeye bakmadılar. tatile gidiyorum dedim verdiler direk.

Acaba daha onceden Cubaya gittiniz mi? Cubaya giren bir daha amerika vizesi alamıyor bildiğim kadarı ile. böyle bişey de olabilir.
0
isminivermekistemeyensuser
(10.07.14)
konsolosluğu arayın sorun?
0
yakuza123
(10.07.14)
(16)

etik mi davrandım yoksa yaptığım ayıp mı?

asabi
3.5 senedir zorlu center'da çalışıyorum.. inşaat işi.. bu süreçteki ilk çalıştığım firma battı, burada başka firmaya geçtim, onlarında yapacakları imalatlar bitti ve ben kesin hakedişlerini yapıp oradan ayrıldım ve gene buradan başka bir firma teklif yaptı ve 1 yıl 2 aydır bu firmada çalışıyorum.. a
3.5 senedir zorlu center'da çalışıyorum.. inşaat işi.. bu süreçteki ilk çalıştığım firma battı, burada başka firmaya geçtim, onlarında yapacakları imalatlar bitti ve ben kesin hakedişlerini yapıp oradan ayrıldım ve gene buradan başka bir firma teklif yaptı ve 1 yıl 2 aydır bu firmada çalışıyorum.. artık bu firmanında son ayları burada.. kesin hakedişleri yapıyorum..

geçtiğimiz haftalarda iyi bir inşaat firmasından iş teklifi aldım.. daha iyi maaş, sigortam aldığım maaş üzerinden yatacak ve özel sağlık sigortam olacak.. düşündüm ve kabul ettim..

bugün firmaya bayramdan sonra olmayacağımı söyleyince patron epey kızdı.. yok benim 3 aylık işim var orada, başka birini bulsam nasıl yapacak, 3 ay çıkamazsın oradan vs. vs. epey söylendi..

şimdi ben kendimi düşünmek zorunda değil miyim?
0
asabi
(10.07.14)
sen kendini düşünmek zorundasın

etiklik falan filan bunlar işverenlerin uydurduğu şeyler.

sen kiranı ödeyemeyince ev sahibin bu çocuğun üstüne gitmem etik olur mu diye düşünmeyecek.

bunları düşünmeniz bile mallık.

madem o kadar seviyor kar ortağı yapsın.
sigortan bile maaşın üzerinden yatmıyormuş hala gelmiş buraya etik mi diye soruyorsun hey allam
0
croswell
(10.07.14)
kendinizi düşünün. hiçbir zaman patrona "iyilik" yapmayın. kendinizi geliştirmek için yapacağınız ekstra şeyler dışında sadece işinizi yapın. yasaların izin verdiği her şeyi yapabilirsiniz, hiç de ayıp olmaz.
0
nereye bu gidis
(10.07.14)
sonuna kadar haklısın. 3 ay orada kalıp çalışsan, öbür teklifi kaçırsan, 3 ay sonra işsiz kalınca bundan sonraki hayatını o puşt patron mu idame ettirecek?

yasal olayları (ihbar tazminatı vs..) yoluna koyup işine bak derim.
0
ezeriko
(10.07.14)
afedersin, bütün patronların ta amk. türkiye'de patronlarda iş etiği kalmış mı da davranışım etik mi diye düşünüyorsun?
çok ince düşünmüşsün be birader. böyle düşünmeye devam edersen, sonra çok ağlarsın bu memlekette.
0
fuck is a four letter word
(10.07.14)
adama soylemeyip son gun ben gidiyorum desen neyse de kac hafta onceden haber vermissin. siktirsin gitsin patron. birader madem bu kadar kiymet veriyordu sana, yeni isverenin sagladigi kosullari sana sunmaliydi. E o zaman zaten ayrilmazdin da. Sigortam aldigim maas uzerinden yatacak diyorsun, demek ki su an asgari uzerinden yatiyor. Patron bik bik ederse bir daha, "kardesim insanlarin istifa etmesini istemiyorsan, en azindan sigortalarini maaslari uzerinden yatir" de.

edit: ihbar suresi filan varsa yazili olarak bildir istifani. Hatta mail at patrona, kisisel hesabina da CC'le. Boylece sen ayrildiktan sonra cirkeflik yapmasini engelleyebilirsin.
0
fortisvita
(10.07.14)
Ne etiki hocam? Bu kadar romantizm sağlığa zararlı. Lütfen aramıza dönün.
0
compadrito
(10.07.14)
Sonunda issiz kalacagin sureli projelerde, proje bitmeden herkes is anlasimi yaparak kacmaya bakar. Sana Marmaray projesinde calisan arkadaslarimdan ornek verebilirim; yapabilenler son aylarda istifasini verip kacti.
0
hiko seijuro
(10.07.14)
dogru yapmissin ortada birakip kacma vs falan yok kendini guvenceye almissin. koyim patrona
0
jedilance
(10.07.14)
etik dışı bir durum yok, ancak işi bırakacağınızı tebliğ ettikten sonra 4 haftalık ihbar süresi var. patron isterse bu 4 haftada sizi işte tutabilir ya da size bu 4 haftanın ücretini ödetebilir.
0
himmet dayi
(10.07.14)
kendini düşün abi. patronu mu düşüneceksin daha neler. ihbarını yap. kesin hakedişi yapabiliyorsan yap, yapamıyorsan yeni gelene güzelce devret ve ayrıl.
0
bira sisesi kapagi
(10.07.14)
3 ay sonra o patronun hali yaman olmayacak, ama sen 3 ay sonra ortada kabak gibi kalabilirsin ve o patron seni umursamayacak. bunu söylersiniz ona eğer bir daha rahatsız etme gafletinde bulunursa
0
neseranni
(10.07.14)
vay amk, kimsede ahlak kirintisi kalmamis.

proje bazli calisiyorsan, o proje bitinceye kadar kalacaksin. isveren ona gore plan program yapmis.

kisa mesafe yolcusu almayan taksicilerden ne farkiniz kaldi?

taksiye bindiniz, gideceginiz mesafe 10 liralik. daha 100 metre gitmisken, yolda baska bir yolcu var, durup ona soruyor nereye gidecegini, yoldaki yolcunun gidecegi mesafenin 80 liralik oldugunu gorunce sizi arabadan indiriyor. hosunuza gider mi?

bu isler kismet isidir. proje bazli calisiyorsaniz, sadece daha fazla para verecekler diye isten cikmak olur mu be? hem de projenin bitmesine 3 ay kalmisken!!

sen o adama guvenip takside girsen, adam seni 1 ay sonra cikarsa iyi olur mu?

iste sirf bu yuzden proje bazinda adam alirken maasinin bir kisminin sirkette kalmasi mantikli oluyor.
0
co2s2
(10.07.14)
şimdi çalıştığın yerde sosyal hakların olması gerektiği gibi değilse patronun bu etik olmayan davranışını sen neden bunca zaman sineye çektin? madem çektin o da çekecek, haklısın kendini düşün, onlar zaten zengin, onlara bişi olmaz.
0
selam
(10.07.14)
O adama, ben yeni iş bulana kadar bana maaş vermeye devam et o halde desen vermez. Kanunla belirlenmiş bir hakkı yoksa gidemezsin de diyemez bu durumda.
0
devilred
(10.07.14)
@co2s2

3 ay kalmış proje bitmiş sayılır. adam kesin hakedişleri yapıyor.

Bu arkadaş yeni şirketine geçtiğinde gönül rahatlığıyla "sonuna kadar projede çalıştım, son 3 ayda hakediş aşamasında geçiş yaptım" diyebilir. Kimse de ona karşı projeyi tamamlamadığını iddia edemez.

Biz de piyasada çalışan mühendisiz. Çevremiz de öyle. Biliyoruz yaklaşımın ne olduğunu.
0
hiko seijuro
(10.07.14)
@co2s2

projenin bitimine kadar buradayım diye sözleşme imzalamadım.. öyle bir anlaşma yok.. kaldı ki işveren arkadaşların da dediği gibi ileride benim için çok önemli olacak olan sigortamı asgariden yatırarak benim üzerimden para kazanıyor.. kaldı ki yarıda bırakmıyorum.. bütün metrajlar zaten tamam.. sadece teslim projeleri üzerinden yeni metrajlar verilecek o iş de kopyala yapıştır..

herkesin dediği gibi etik olmayan bir şey yaptığımı düşünmüyorum.. akşamüstü patronun arayıp bık bık bık kızması üzerine insanların düşüncelerini merak ettim..
0
🌸asabi
(11.07.14)
(8)

" ..... Sorumlusu"nun ingilizcesi nedir?

tormentorius
Örneğin satış sorumlusu, üretim planlama sorumlusu gibi. buradaki sorumlu kelimesinin en doğru karşılığı nedir? "responsible" demek çiğ geliyor biraz sanki ama?Edit: satış sorumlusu örneğini boşverin, orada işler karışıyor sanırım. üretim planlama sorumlusu, kalite kontrol sorumlusu, satınalma sorum
Örneğin satış sorumlusu, üretim planlama sorumlusu gibi. buradaki sorumlu kelimesinin en doğru karşılığı nedir? "responsible" demek çiğ geliyor biraz sanki ama?

Edit: satış sorumlusu örneğini boşverin, orada işler karışıyor sanırım. üretim planlama sorumlusu, kalite kontrol sorumlusu, satınalma sorumlusu gibi düşünebiliriz.
0
tormentorius
(10.07.14)
head, lead ya da supervisor kullanabilirsin.
0
fuck is a four letter word
(10.07.14)
......... Representative
0
Rmdy
(10.07.14)
representative
0
tepedeki psychedelic adam
(10.07.14)
responsible zaten o anlamda sorumlu demek değil. Kabaca, bir işin, eylemin sorumlusu anlamına geliyor. Doğrudan Türkçe düşünmek çok yanlış. onun haricinde fuck'ın verdiği tavsiyeler uygun.
0
air
(10.07.14)
"satış sorumlusu"ndan kastınız, o şirketteki satışlardan en sorumlu olan kişi midir, yoksa ekip üyelerinin her birinin ünvanı mıdır?
0
nereye bu gidis
(10.07.14)
satış için representative (sales rep), üretim sorumlusu için supervisor... tek kelime arama
0
no avalon
(10.07.14)
officer olmalı, şurda da örnekleri var, bir bakın isterseniz: en.wikipedia.org
0
lllllllllllllllllll
(10.07.14)
Associate, specialist
Sales associate
Production specialist

Bu her ikisi de "entry level" kadrolar

responsible derseniz chicken translate olur
0
compadrito
(10.07.14)
(12)

Türkler "caucasian" mı?

neil manke
amerikalıların çoğu gibi?
amerikalıların çoğu gibi?
0
neil manke
(10.07.14)
teknik olarak asyaliyiz ama gunumuzun asyalilarindan (japon, cinli) farkli oldugumuz icin "asian" kategorisinde degiliz. arap falan da degiliz. turkler "beyaz" irk'tan oldugu icin caucasian olarak tanimlaniyor.
0
she was my baby
(10.07.14)
mixed race diyorum ben caucasian sayilmaz turklerin cogu. caucasian biri turkiye'de cok beyaz olur siritir genele gore.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(10.07.14)
Ivit. Cunku beyax irktaniz ve latin degiliz
0
dafuq
(10.07.14)
evet caucasian'iz
zenci, latin, kizilderili, uzakdogulu arap ve melez olmayan, butun beyaz irki kapsayan genel bir terim caucasian.
0
halanne
(10.07.14)
kürtler ne peki ? soruya kaynak olayım
0
empedokles
(10.07.14)
İşe müracaatlarda şu şekilde işaretlemeniz istenir:

Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Avrupalı, Orta Doğulu, Kuzey Afrikalı iseniz White veya Caucasian
Karışık ırksanız Mixed
Zenci iseniz, zenci soyundan geliyosanız African American
Çinli, Koreli, Tayvanlı, Hintli, Moğol, Japon filansanız Asian

Ayrıca bir de etnik grup olarak Hispanic, Non-hispanic diye iki şıktan birini seçmeniz beklenir.

Dolayısıyla, Asian diye işaretlerseniz, sizin Hintli, Çinli, Moğol, Koreli, Taylandlı, Kazak, Özbek, Afgan, Vietnamlı, Japon filan olduğunuzu sanırlar.

Bizim mixed race'i işaretlememiz yanlış. Bizde bi qız çalışıyo Çinni. Zenciynen evlendi ve doğurdu. Onun bebesi mixed race işte.

Kürtler de Caucasian veya White olarak geçiyor.

Bu bağlamda Caucasian Kafkas demek değil. Beyaz ırk demek.

Evet, saçma gelebilir ama Mısırlı, Faslı, Cezayirli ve Libyalının bile Caucasian diye işaretlemesini istiyolar.
0
compadrito
(10.07.14)
caucasian kafkasyalı demektir bu arada. mixed denilen de melez. white da beyaz demektir.
diğerlerine latin, arap, melez vs. diyoruz buna niye caucasian diyoruz ki kafkas işte :)
0
maxhoper
(10.07.14)
Bizim bi hoca; her boktan ayri bi bok bulacaklar ya ondan boyle farkli her bir seyleri bu kita devletinin, bokunda boncuk bulanlar da ada devleti ingilizler demisti.


burdan hocama hurmetlerimi sunarak, bok beyinliler demek istiyorum butun kita bilginlerine.

Zira, hakikaten sacmaymis.
Etimolojinin irzina gecilmis.
0
cecilia
(10.07.14)
sorun caucasian teriminin yanlis kullanilmasiyla alakali. dogrusu aslinda caucasoid demek. -oid eki "gibi, benzer" anlami katar. her beyaz kafkas degildir ama her beyaz kafkasa benzer. temel irklar: caucasian (white), african american (black), asian ve hispanic (latino), ve bazen de middle eastern (oyle bir secenek yoksa onlar da caucasian). amerika icin konusuyorsak bir de kizilderililer icin native secenegi olur.
mixed race diyebilmek icin anne babanin bu irklarin farkli ikisinden olmasi gerekir.
0
zero times infinity
(10.07.14)
öncelikle caucasian diye bir ırk yok. avrupalılar paki ırkından geliyor yani pakistan hindistan bangladeş üçlüsünden. kendilerine paki demek zorlarına gittiği için caucasian diye bir şey uydurmuşlar. güya kafkaslardan gelmişler. yalan. hepsi de pakistan'dan geldi. mesela bu hıyarlar aryan da aryan derler de bir kimse de çıkıp demez ki aryan dediğin şey paki ırkı. ha şimdi bi batı avrupalı coğrafyadan ötürü tabi ki normal bi pakiye fiziksel anlamda benzemiyor ama bir kürt bir yunan bir ermeniye bak, bunların çoğunu normal bi pakistanlıdan ayırt edemezsin.


senin soruna gelirsek, türkler paki ırka mensup değil. ırkları dil üzerinden tanımlarsak, türkler altay denilen ırka mensup. yakın akrabalar, moğollar, uzak akrabalar finler macarlar, koreliler, japonlar. gerçi bu son ikisi biraz tartışmalı.
0
tomofilli hasan
(10.07.14)
Bir de konunu uzmanı olmadığımı dipnot düşerek söymemem gerekirse Türkler hem orta asyada hem anadoluda yüzyıllar boyunca imparatorluk düzeyinde devletler kurup hakimiyet sürmüş bir millet olarak bu geniş coğrafyadaki diğer tüm ırklarla kaynaşmış durumda. bir kaç yıl önce yapılan bir araştırmaya göre türk ırkının genlerinde 13 farklı ırka ait genetik yapı bulunuyordu. Çinin kuzeyinden avrupanın ortasına, güneyde fastan, tunustan, kuzeyde ukraynaya kadar türklerin geniş bir etki alanı var tarihte. Bu coğrafyalarda oranın yerel halkıyla da kaynaşmışlar gibi görünüyor.
0
maxhoper
(10.07.14)
Mixed degil. Middle Eastern, o yoksa White ya da Caucasian.
0
goo.gl
(15.09.14)
(17)

hoslandigin kizin "napiyon" demesi

hurma
Sinir bozucu degil mi? En azindan bi gulucuk koyaydi.
Sinir bozucu degil mi? En azindan bi gulucuk koyaydi.
0
hurma
(10.07.14)
"Şş" diyeni de var. Dert etme.
0
vyava
(10.07.14)
Apaçilik alameti.
0
microfiction
(10.07.14)
Hoslanmak bunu gerektirir
0
Idonthaveausername
(10.07.14)
bir kızın pişt demesinden kötü değil. adım sanım var arkadaş benim.
0
montauq
(10.07.14)
m.facebook.com

Bak böylesi de var mesela. Seninki en azından samimi.
0
vyava
(10.07.14)
ben de ''napiyon'' yazarim tam olarak mesajlaşırken. gülücük koymak samimiyetsizlik gibi gelir bana. ondandır. samimi demek ki hatun.
0
biyik
(10.07.14)
@biyik ardından "hayırlısı olsun yaa:D " yazınca samimiyet de yok ki:(
0
🌸hurma
(10.07.14)
bence mesajlaşmaya takılmamalısın ne kadar ifade edebilir ki insan kendini? aramayı dene telefondaki ses tonundan falan biraz daha iyi çıkarım yapabilirsin. tabii yüzyüze görüşemediğinizi varsayarak yazıyorum bunu.
0
biyik
(10.07.14)
naabiyon la qazma?!?

dememiş ki!

napiyon demiş, kibarca... negzel!
0
compadrito
(10.07.14)
bence de samimiyet göstergesi. hatta ben de napıyon derim. illa ne yapıyorsunuz mu demesi gerek?
0
acccra
(10.07.14)
Hoşlandığın erkeğin "nabyon" demesinden iyidir.
0
felina
(10.07.14)
egeliyse sıkıntı yok
0
anneke
(10.07.14)
abi dememiş en azından. geyik bir yana belki nasıl yazacağını bilemedi, ifade edemiyor kendini falan... aklını daha çok karıştırır gerçi şu yazdıklarım.
0
uckac
(10.07.14)
Ya "n'örüyon" deseydi. Normal bir şey demiş.
0
aychovsky
(10.07.14)
asjjdhajhsa aychovsky +1 :D Hoşlanma aşamasında ışık hızıyla soğuyabildiğim için "nabıyon, geliyom, gidiyom" gibi konuşmalar beni direkt mahvediyo. Hadi kolay gelsin.
0
pandispanya
(10.07.14)
ben de napıyon diyom ne var ki bunda?

o da bana napıyon desin.

konuşma dili denen bişi var.

bir şey yazmadım genelde bişi yazarım, 30 saat imla kuralları ile uğraşmaktan nefret ederim sonuç odaklı insanımdır.

bu yüzden de sözelci, eşit ağırlıkçı insanlarla hiç anlaşamam.
0
neferkitty
(10.07.14)
hic diil bence. kizin nasil mesajlastigini ogren bi sure gozlemleyip. herkesin bir tarzi oluyor. kimisi samimiyet icin napiyon derken normal birine nasilsin diyebilir. yani belki de samimiyetten demistir oyle, icinde bir gulucuk saklidir. zamanla alisirsin.
0
gerard
(10.07.14)
(3)

Arapça mı Farsça mı,

slavophilia
Selam ey ahali,bir yılı bir iranlıyla birebir yüzyüze ve bazı zamanlarda skype vasıtasıyla dersler, gerisi de bir farsça kursu olmak üzere iki senedir farsça öğreniyorum. pekte seviyorum. bu sebeple yaşıma başıma bakmadan üniversite sınavına girdim ve istanbul üniversitesi fars dili edebiyatı ikinci
Selam ey ahali,

bir yılı bir iranlıyla birebir yüzyüze ve bazı zamanlarda skype vasıtasıyla dersler, gerisi de bir farsça kursu olmak üzere iki senedir farsça öğreniyorum. pekte seviyorum. bu sebeple yaşıma başıma bakmadan üniversite sınavına girdim ve istanbul üniversitesi fars dili edebiyatı ikinci öğrenimi okumama yetecek bir puan aldım.

Hali hazırda ingilizce ve rusça tercümanlık yapıyorum.

Amma velakin, sınavdan sonra kafam karıştı, puanımın arapçaya da yettiğini gördüm.

Arapçanın kullanım alanı mukayese kabul etmeyecek derecede çok daha zengin. 300 milyon insanın konuştuğu bir dil yepyeni bir dünya amma velakin farsça sayesinde harflerini okuyabilmemin dışında hiç bir ön hazırlığım yok.

Öte yandan 2 yılımı verdiğim bir farsça var.Ama klasik farsçadan, mevlana şerhlerinden, eski edebiyattan öyle çok büyük bir haz almıyorum. firdevsi çevirip, tramvay yolunu tarif edemeyen dil mezunlarından olmak istemiyorum.

sizce ne yapmalıyım?

14 temmuz tercihler için son gün
0
slavophilia
(10.07.14)
Tabii ki Arapça.
0
compadrito
(10.07.14)
Rusça bilgisi söz konusuyken ben olsam Farsçayı seçerdim (ki ben Arapça öğrenmeye çalışıyorum bu aralar). Rusça-Türkçe-Farsça-İngilizce güzel kombinasyon olur ilerleyen yıllarda. Niche.
0
actionary
(10.07.14)
Farsça öğreniyor olduğunuz için Arapça.
İran'a gidip 1 ay kalsanız zaten halledersiniz Farsçayı ama Arapça için daha sistematik bir çalışma gerek.
0
en lüzumlusundan feyizli bir abiniz
(10.07.14)
(4)

Türkiye'deki en iyi onkolog

erostrada
Merhaba,Kısa kesicem. Abimde 3. kez az görülen bir beyin tümörü baş gösterdi. İzlenecek tedaviyi belirlemek açısından farklı bir bakış açışı getirebilecek, Türkiye'de en iyi (Dünya'da olabilir) görülen bir doktorla görüşmek istiyoruz. Yardımcı olabilecek varsa çok sevinirim.Teşekkürler.
Merhaba,

Kısa kesicem. Abimde 3. kez az görülen bir beyin tümörü baş gösterdi. İzlenecek tedaviyi belirlemek açısından farklı bir bakış açışı getirebilecek, Türkiye'de en iyi (Dünya'da olabilir) görülen bir doktorla görüşmek istiyoruz. Yardımcı olabilecek varsa çok sevinirim.

Teşekkürler.
0
erostrada
(10.07.14)
Bu soruyu beyin cerrahınıza sorun.

www.sabah.com.tr
0
compadrito
(10.07.14)
dünya da sürece dahilse geçtiğimiz günlerde küba ile ilgili bir haber okumuştum. sağlıkta çok ileri olduğunu biliyorduk ama birkaç kanser türüyle ilgili ilaçlar filan geliştirmişler.
sizin hastanızdaki tümörle ilgili durum nedir bilmiyorum. ama elçilik ya da konsolosluktan da bilgi alabilirsiniz diye düşünüyorum.
internetteki bilgi ve yönlendirmeler çok sağlıklı olmayabilir.
çok geçmiş olsun. acil şifalar
0
mert001
(10.07.14)
öncelikle geçmiş olsun ve allah korusun iş beyin ve sinir cerrahine kalırsa ama gazi yaşargil dünyanın en iyi sinir cerrahıdır. yeditepe üniversitesinde. ama her ameliyata kendi girmiyor. aklınızda bulunmasında fayda var.
0
accorbite
(10.07.14)
arkadaşa katılıyorum, gazi yaşargil dünya çapında tanınan gerçek manada aşmış bir beyin cerrahı. ama yaşını biraz aldı, eskisi kadar ameliyata giriyor mudur bilmiyorum.
0
sokaktakiyabanci
(11.07.14)
(5)

Amerika'ya tatile/gezmeye gidiyorum, tavsiyeler?

mr.goodcat
Tek başıma olmak üzere 3 haftalık bir gezi programım var. NY, LA, San francisco, San diego ve Las vegas şeklinde. NY hariç diğer yerlerde altımda kiralayacağım araba olacak. İlk defa Amerika'ya gidiyorum. Tavsiye edeceğiniz şeyler var mıdır? Şunlara dikkat et hacı dediğiniz, püf noktalar vs.Teşekkür
Tek başıma olmak üzere 3 haftalık bir gezi programım var. NY, LA, San francisco, San diego ve Las vegas şeklinde. NY hariç diğer yerlerde altımda kiralayacağım araba olacak. İlk defa Amerika'ya gidiyorum. Tavsiye edeceğiniz şeyler var mıdır? Şunlara dikkat et hacı dediğiniz, püf noktalar vs.

Teşekkürler.
0
mr.goodcat
(09.07.14)
zencilerle konusurken nigga ve nigger demeye özen göster , sıcak karşılık alırsın.. öbür türlü yo man falan filan tarzı yaklaşımları ırkçı kabul ediyorlar.
0
the imp
(09.07.14)
Valla özellikle NY'da çantana eşyalarına hakim ol. Bir de boşuna yemeye para harcama ucuz ye gezmeye paran kalsın.
Adrenalinden hoşlanıyorsan da theme parkları bol bol gez. Tavsiyem Six flags ve Busch Gardens.
0
wild honey suckle
(09.07.14)
Süt dökmüş kedi gibi ve terbiyeli-edepli bir şekilde otomobil kullanın. Stop levhasını açmış sarı okul otobüsü, DUR demektir. Otbizin yanından bi levha açılıyo ve tepedeki kırmızı dörtlülerini yakıyo. Ortasında refüj olmayan yollarda, yolun karşı tarafında yani sizin seyrettiğiniz istikametin tersi istikamette seyrederken durmuş olan ve dur levhasını açmış olan otbiz için BİLE, durmanız ve otbizin öğrenci indirip bindirmesini beklemeniz gerekiyor.

Yollardaki STOP levhası da dur demektir. Durmazsanız biçerler.

Zencilerle başınız belâya girerse, aym mazlım bro! diyin. Ben dedim işe yaradı. İstanbul'da büyümüş biri için, NY çocuk bahçesi gibi gelir.

Köprü, tünel girişlerinde, yaya veya araçla girerken, fotoğraf ve video çekmek yasak. Polis durdurur ve çektiğiniz şeyleri siler.
Arkanızda bir polis aracının tepe lambası yakıp sizi takip etmesi, sağa çek demektir. Yavaşça sağa çekin. Hiçbi şey yapmadan, ARABADAN İNMEDEN efendi gibi polisi bekleyin. Arabada beklerken hiçbişey yapmayın.

Amerika'daki iklim Türkiye'dekinden farklı. Çok koyu gri renkte yoğun bulutlar, sel baskınının habercisi olabilir. Öyle bulutlar varken, otomobille yola çıkmayın. Başka bir plan yapın. Otbiz olur tren olur filan. Yollar balık sırtı bombeli olduğundan, şiddetli yağmurda, yolların iki kenarında su birikebiliyor ve aquaplanning, hydroplanning denen, otomobilin su kayağına dönüşmesi hadisesi yaşanabiliyor. Özellikle virajda olursa, yoldan dışarı uçarsınız.

İstanbul'da yaptığınız gibi, bir aracın kıçına kadar girip selektör yapmayın. Reckless driving diye bir suç var. Sizi cep telefonundan polise şikâyet edebilir. Önünüzdeki aracı geçmek istiyorsanız, emniyetli takip mesafesini koruyarak, bir süre arkasından gidin ve başkaca bir şey yapmayın. Büyük bir ihtimalle yol verir. Debbağhaneye bok yetiştirmiyosanız, ve araç yol vermiyosa, vermesin. Çok aceleniz varsa, sağından geçer gidersiniz. Araçla slalom ve makas gibi dallamalıklar yapmayın, yapan olursa, siz onlara uymayın. Çoğu eyalette, araç kullanırken, kulaklıksız olarak telefonla konuşmak ve SMS yazmaya çalışmak suç. Yakalanma ihtimaliniz düşük olsa bile, bilmediğiniz bir ortamda araç kullanacağınız için, dikkatinizi araca ve yola verin.

Amerika'da yavaşlayıp ya da durup selektör yapmak, ''ben sizi bekliyorum, buyurun geçin hadi!'' demektir. Türkiye'de ise selektör yapmak ''Bekle lan deve! Ben geliyorum ve ben geçecem!'' demektir. Bunu bilmezseniz kaza yapabilirsiniz. Misal siz selektör yaparsınız, karşınızdaki, ona yol verdiğinizi sanır ve geçmeye kalkar filan.

Amerika'da, yaya otomobil ilişkileri de, yayalar lehinedir. Yayaların çoğunluğu, sizin yaya geçitlerinde, dur levhalarında filan duracağınızı düşündüğü için, yola bile bakmadan, kendilerini yola atıverirler. Türkiye'deki yayaların her daim teyakkuzda olma hallerinden bir eser yoktur. Dalgın dalgın yola inerler ve sizin onlara yol vereceğinizden %100 emindirler. Yol vermemek ya da taa diplerine kadar yaklaşıp son anda durmak gibi hareketlerden de çok tırsar ve terörize olurlar. Özellikle yayalara karşı çok efendi olun.

Maksimum hız limitinin saatte 65 mil olduğu otoyollarda, siz 65'le gidiyorken, sağınızdan ve solunuzdan vızır vızır geçip gidenler olabilir. Siz onlara uymayın. 70-72 mil sürati geçmeyin.

İki şerit gidiş, iki şerit geliş bir yolda, sol şeritten gidiyorken, o yolun hız limiti ne ise, o hızla gitmek zorundasınız. Misal, o yolda, Speed Limit 45 diye bir tabela varsa, siz sol şeritten, 45 milden daha yavaş bir süratle gidemezsiniz. 45 mil hız limitli yolda, sol şeritten 30 mille gitmeye kalkarsanız, polis sizi sağa çekebilir.

Ayrıca, uzun yolda, sürekli olarak sol şeritten gitmemeniz, sol şeridi sadece sollamalar için kullanmanız beklenir. Çünkü bazen polis, bazen de eyalet polisi, 100-110 mil süratle biyerlere yetişir sol şeritten giderek. Onlar için yolu boş bırakmanız gerekir.

Trafik levhalarının çoğu yazıyla anlatılmıştır. Mesela ben ilk araba kullanıyoken, narrowing shoulder diye bi tabela görmüştüm ve tabii bi bok anlamamıştım. Biraz daha ileri gidince, ulan sakın bu shoulder omuz diil de, şarampol, emniyet şeridi karışımı bi şey olmasın? diye sordum kendime ve haklı çıktım. Buna benzer bir sürü yazılı levha görürsünüz. O yazıları sürekli olarak okumak ve anlamak zorundasınız. Belki gitmeden önce gugıl görsellerden, gideceğiniz eyaletin adını ve traffic signs yazarak, neler olduğunu çalışmanız faydalı olabilir.

Bi de şehir içi trafikte, trafik ışığı ile kontrol edilen bir dörtyol ağzında, misal siz sola dönecekseniz, sizin için sola dönüş okunun yeşil ve sarı yandığı 4. bir ışık olabilir. Yani bu tür kavşaklarda sola ve sağa dönüşlerinizde, ortada 3 trafik lambası mı var, 4 trafik lambası mı var diye dikkat edin. 4 trafik lambası varda, altında muhtemelen açıklaması da yazar.

Diğer önemli bi mevzu da, sağa ve sola dönüşler için, uygun şeritlere girmeniz gerektiğini önceden gösteren ileri ve sağa sola oklu levhalar vardır. Bu oklar, dönüş yapacağınız noktada asfaltta da boyalı olarak vardır. Onlara da dikkat edin ki, bi tereddüt yaşayıp hafif sürttürmeli kazalar yapmayın.

Sokağa pantalonsuz ve donsuz bile çıkabilirsiniz ama GPS'siz olarak ASLA çıkmayın. Haa, götünüze güvenir ve çıkarsınız, yolunuzu da bulursunuz belki ama hem vakit kaybedersiniz, hem para kaybedersiniz, hem de bayaa bi enerji sarfedersiniz. Kasmaya hiç gerek yok.

Çoğu eyalette para karşılığı seks yasak biliyorsunuzdur. Las Vegas'ta YouTube şöhreti olan Türk gençlerinin durumuna düşmeyin.

Fast food zincirlerinden uzak durun.

Marketlerde gördüğünüz ıvır zıvır şeylere, anaaa ne güzelmiş la! anaaa bunlar Türkiye'de çok pahalı la!, diye yaklaşırsanız, sermayeyi kediye yükler ve pişman olursunuz. Göze görünmüyo ama sonunda feci yekûn tutuyo.
0
compadrito
(09.07.14)
tori black'e selamlar saygılar götür çok fena hastasıyım hocam:-)
0
jakopapagan
(09.07.14)
Cebinde bozuk para bulundur.Zenciye rastlarsan ver.
0
labanon
(10.07.14)
(5)

osuruğum piknik tüpü gibi kokuyor

umarsizca umarim
arkadaşlar gülmeyin. ya da gülün anasını satayım fark etmez ama bu dertten muzdaribim. burgerking yüzünden oldu bu. sözlüğe de yazdım ama aynen kopyalıyorum buraya. https://eksisozluk.com/entry/44037985"geçen istiklalin girişindeki şubesine gitmek durumunda kaldım isteksizce. Mecburiyetten ya da öyl
arkadaşlar gülmeyin. ya da gülün anasını satayım fark etmez ama bu dertten muzdaribim. burgerking yüzünden oldu bu. sözlüğe de yazdım ama aynen kopyalıyorum buraya. eksisozluk.com

"geçen istiklalin girişindeki şubesine gitmek durumunda kaldım isteksizce. Mecburiyetten ya da öyle olmak durumundaydı. zeus belamı versin keşke aç kalsaydım yahu. kırmızı et içeren bir burger söyledim. yerken ette bir ibnelik olduğunu sezmiştim ama ne bileyim? yarısını yedikten sonra tiksinerek bıraktım. üstelik ice tea istememe rağmen kola doldurmuş elaman.

eve gittim. akşamına evin içerisinde biraz yellendim. biraz değil bayağı bir yellendim daha doğrusu. ne yedirdilerse bana gaz yaptı anlamsız şekilde. sonrasında kokuyu soluduğumda hemen ocağa koştum tüp mü açık kaldı diye.

artık bir haftadır osuruğum piknik tüpü gibi kokuyor. allah belanı versin burgerking."

Evet sahiden bir haftadır osuruğum tüp gibi kokuyor. Metan gazı sıkışmış bildiğiniz. Bu neden olur? Bağırsaklarım nasıl bu hale geldi?

Bir de sakın gitmeyin şu fastfoodçulara ben ettim siz etmeyin.
0
umarsizca umarim
(08.07.14)
et diye ne yedirdikleri belli degil. kullanilan malzemelerin kimyasal ve ne idugu belirsizsal olmasi sebebiyle normaldir boyle olmasi. fast food gaz yapar zaten. sen simdi huylanmissin ilkinde, simdi 1 haftadir sana oyle olmasa da oyle geliyodur koku. eger bagirsaklarin normal calisiyosa. fast food u birak ben baya luks bi restoranda yemistim burger ama afilli boyle eti de cok leziz gozukuyodu. neyse yerken iyi hos ama akabinde tum gun sistik patladik, siskinlik agirlik, rahatsizlik hissi. ozetle dana yada koyun eti yerine baska, bunyemizin aliskin olmadigi etleri yediriyorlar. yada o kiymadan yapilan fast food burgerlerde, tipki tavuklarda yaptiklari gibi kafa goz ne varsa ogutuyuce atiyolar bagirsak bok pusur. yada bozuktu belki cozduruldu ve gereken zamanda pisirilmedi bekletildi o da sana denk geldi falan. ay destan yazdim resmen imdat. ozetle korkma bisey olmaz :)
0
sekerli portakal
(08.07.14)
gulecegim hocam ozur dilerim. "sonrasında kokuyu soluduğumda hemen ocağa koştum tüp mü açık kaldı diye." hahahahah. kisin olsa yakin isinin derdim ama neyse ki yaz, o espriyi yapamiyorum.

hocam cidden garip onlar yemeyin. 1 haftadir oyle olmasi bence de psikolojiktir ama emin olmak anne baba yakin arkadas falan yok mu evde koklatsaniz
0
babamasoliimbananickaldirsin
(08.07.14)
Geçer elbet kalmaz öyle de...

Lan koklatsanız nedir ahahahahahaha
0
materyalist imam
(08.07.14)
hocam piknik tüpü gibi şeylere gaz kaçaklarının anlaşılması için ya da zehirlenmenin olacağının anlaşılması için yapay koku katarlar. sarımsak kokusu falan da olur bazen. gazın kendisi kokmuyor. büyük ihtimal gaza eklenen kokuya sahip bir şey yedin. sorun olmaz. yoğun bir sindirim varsa bunlar olur.
0
hohoya
(08.07.14)
biri bütan diğeri metan içeriyo. çok da alâkasız şeyler diil.
osuruğunuz normalde gül kokarmış da, BK yedikten sonra tüp kokmuş gibi bir fıskolociye de girmeyin.
0
compadrito
(08.07.14)
(25)

sesine sahip olmak istediğiniz biri var mı?

m e b
evet, soru başlıktaki gibi.acaba, sesini o kadar çok sevdiğiniz ve sahip olmak istediğiniz biri var mı? ünlü veya değil, herhangi biri de olabilir. ciddi anlamda "keşke o sese ben sahip olsaydım" diye imrendiğiniz biri varsa o kim?ben iki isim vereceğim:`günyol bakoğlu` (beko reklamlarındaki ses ayn
evet, soru başlıktaki gibi.
acaba, sesini o kadar çok sevdiğiniz ve sahip olmak istediğiniz biri var mı? ünlü veya değil, herhangi biri de olabilir. ciddi anlamda "keşke o sese ben sahip olsaydım" diye imrendiğiniz biri varsa o kim?

ben iki isim vereceğim:
günyol bakoğlu (beko reklamlarındaki ses aynı zamanda) ve justin timberlake.

not: kadın olsaydım beyoncé'nin sesi olurdu.
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
m e b
(07.07.14)
Sia
0
rubiks cube
(07.07.14)
Yok, kendi sesimi seviyorum.

Edit: Sungun Babacan'in sesi cok hosuma gidiyor ama sahip olmak istemem. Benimkinden memnunum.
0
delifaruk
(07.07.14)
Morgan freeman'dir herhalde.

Bi de engin altan duzyatan var tabii. İnanilmaz tahrik edici.
0
empati kuramayan psikolog
(07.07.14)
radyocu ayça şen
şenay gürler
0
rock n roll
(07.07.14)
nick cave
0
fortisvita
(07.07.14)
hugh laurie
E
0
rakicandir
(07.07.14)
Amy Winehouse
0
ddenizz
(07.07.14)
erkek olarak jay kay'ın sesine sahip olmak isterdim.
kadın olsam erykah badu efsanem zaten.
0
camiroquay
(07.07.14)
aydoğan temel tabii ki. ama adam sesinin bilinirliğinden ve "o ses bende olsa ne kız kaldırırım hocam yaa" diyenlerden bıktığı için pek de güzel bir sey değil yani. gerçi bu birçok tanınmıs seslendirme sanatçısı için geçerli.
0
ufukcel
(07.07.14)
brad pitt.

will arnett in sesi cok iyi bir de.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(07.07.14)
www.youtube.com aizenin sesini istiyorum karizması ve yetenekleride tipte önemli tabi 4 4lük evil.
0
Kozmik_Rakun
(07.07.14)
ruhi su
0
mattiadestro
(07.07.14)
Sertab erener. Hem sarki soylerken hem konusurken sesi guzel.
0
saçdemeti
(07.07.14)
Rutkay Aziz
Bi de Kerim Afşar vardı, rahmetli oldu.
0
compadrito
(08.07.14)
erkek olsaydım haluk bilginer. adam o sesle herşeye ikna edebilir beni. tatlı hayatta incelttiği haliyle bile.
0
seksen9
(08.07.14)
tom waits olabilirdi
0
anil
(08.07.14)
1 toprak sergen
2 kid cudi
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(08.07.14)
Vedat Kaptan Yurdakul, Hasret Gültekin, Paul Mccartney şu an aklıma gelenler.
0
sevgikusunkanadinda
(08.07.14)
(bkz: emir tayla)
(bkz: murat şen)
0
kaddafikadayif
(15.05.15)
Çetin Tekindor.
0
vasilias
(15.05.15)
till lindemann'ınki iyi olurdu. o kadar olmasa da yine iyi sesim, severim. ayrıca neye göre tik atıp atmadığını anlamadım.
0
der meister
(15.05.15)
sarki-replik vs.cok taklit yaptigim icin bazen kendi sesimi bulamiyorum. gulusumu filan kaybediyorum. kendi sesim hangisi bulamadigimdan normal konusmam tepkisiz, vurgusuz bir hale dondu. artik kendi sesimi istiyorum hangisiyse
0
fallopian
(15.05.15)
daniel gildenlow
0
baldur2
(15.05.15)
sia +1
0
yue
(15.05.15)
Kadın olduğum halde, Asaf Avidan diyorum.
0
old possum
(15.05.15)
(25)

aylık 20 bin lira filan kazanan tanıdığınız var mı varsa ne iş yapıyolar?

error522
20 bin i örnek verdim. ama genel olarak +10 bin diyebilirim.
20 bin i örnek verdim. ama genel olarak +10 bin diyebilirim.
0
error522
(07.07.14)
var. ticaret.
0
sen git ben geliyorum
(07.07.14)
dayım denizci. tankerde çalışıyordu en son, 9 bin dolar mı ne alıyodu. 4-5 ay yattı burda, "para bitti amınaki" deyip geri gitti geçen ay jashfjsk
0
pescador
(07.07.14)
var, bir şirketin genel müdürü.
0
otshe
(07.07.14)
bankada kredilerden sorumlu g. müdür
0
alm est
(07.07.14)
uzman denetçi. kendi şirketiydi şimdi ortak galiba bilemiyorum. 10+.
0
uzunuzunilgi
(07.07.14)
var, ilaç firmasında bölüm müdürü, organizasyon şemasında üzerinde 3-4 basamak daha var, diğerlerinin maaşını siz tahmin edin.
0
galahad
(07.07.14)
thy pilotu
0
hayatkısakuşlaruçuyor
(07.07.14)
Pfizer'in Ankara sorumlusu kaç sene önce ilk başladığında 20.000 dolara anlaşmıştı, şu an ne kadar alıyordur kim bilir.
0
istinyede bekle
(07.07.14)
otel müdürü
0
balik kraker
(07.07.14)
onun çok daha mislini kazanan var. eşimin akrabası.

sap uygulama şirketi var. varyap meridian'ın uzun kulesinin en üst katı komple buna ait. hayatımda gördüğüm, tanıdığım, oturup konuştuğum en zengin insan oydu. bir keresinde ataşehir'de yemeğe davet etti (ofisi oradaydı), palladium midpoint'e oturun ben geliyorum dedi. adam yarım saat sonra cem yılmaz'la beraber geldi. ooehh..
0
sir gawain
(07.07.14)
var. thy'de pilot. abd'ye uçuyor.
0
merhum
(07.07.14)
Avukat
0
gokyuzu gibi
(07.07.14)
dünya bankasında var
0
mirty
(07.07.14)
var. duyuruda da var mesela.
kendisi söylesin :P
0
icemint
(07.07.14)
icemint bi kişiyi ben de biliyorum konuşmuştum da kim şimdi hatırlamıyorum. yine de benim için kim olduğu değil ne iş yaptığı önemli:)
0
🌸error522
(07.07.14)
eksi sozluk e bir daha geldim
(07.07.14)
Nick The Chopper ne yapıyorsun da oluyor?:)
0
🌸error522
(07.07.14)
maaşlı çalışanlardan bu gelir düzeyinde olan tek tanıdığım bir uzman doktor.

onun dışındakiler patron.
0
inspired by a true story
(07.07.14)
Üst level'ı var. Amcam. Bir şehrin ticaret odası başkanı. Aylık kira geliri 15 milyon kadar.
0
mayday
(07.07.14)
Avukat, 18 bin
0
delifaruk
(07.07.14)
altın tamiratçısı , sadekar yani.
babam yaz sezonu uçuyo rakamlar
ha bi de oteldeki kuyumcular satış danışmanları.
0
indescribable
(07.07.14)
Ben yaptım öyle bi iş. Bi daha tövbe yapmam. Unvanım genel müdürdü. Şimdi tanıdığım iki kişi var. O dediğinden fazla alıyolar. Yerlerinde olmayı istemem. Hallerini görüyorum çünkü.
0
compadrito
(08.07.14)
Burdayım abi. Ticaret.
0
Solem
(08.07.14)
eski sevgili. kaptan.

tankerde daha çok kazanılıyor bildiğim kadarıyla ama işleri daha zormuş sanırsam.

en son halk arasında bilinen adıyla 2. kaptandı (efendi kaptan). kaptan (süvari bey) olunca aldığı para da artıyor haliyle.

işinden memnun değildi fazla sorumluluktan dolayı. zaten meslek hastalığı da yapıyordu aldığı insiyatifler(psikolojik olarak). sürekli kaptan olmaktansa yine gemide başka bir işi (ne olduğunu hatırlamıyorum ama mühendislikti bahsettiği)seçerek daha az sorumlulukla aynı parayı alabileceğinden bahsediyordu.
0
supersonik turbo
(08.07.14)
ihracat alanında danışmanlık yapan insanların çoğu +10 bin alıyor şirketlerden.
iyi bildiğim bir alan olduğu için söylüyorum.
0
gece lampulu
(08.07.14)
(4)

ev sahibim evleniyomuş ya la/ist anadolu

seksen9
geçen hafta geldi, ben evleniyom temmuzda çık dedi. niye daha önce söylemedin dedim, sınavların var diye dedi. e istanbulda değilim ki nasıl taşınayım dedim cevap vermedi.neyse şimdi internetten maltepede bi ev buldum e5'e yakın, 2+1 750. bu civarda ev arayan güzel bağyanlar varsa eqlesin XD. yatak-
geçen hafta geldi, ben evleniyom temmuzda çık dedi. niye daha önce söylemedin dedim, sınavların var diye dedi. e istanbulda değilim ki nasıl taşınayım dedim cevap vermedi.

neyse şimdi internetten maltepede bi ev buldum e5'e yakın, 2+1 750. bu civarda ev arayan güzel bağyanlar varsa eqlesin XD. yatak-dolap fazlasıyla var zaten, ekstra eşyaya pek ihtiyaç olacağını sanmam.
ya da ev arkadaşı arayan varsa direk hazır eve de konabilirim.


not: en son burdan bulduğum bi o.ç.vardı, her şey benim üstüme olduğu için kirayı/faturaları yıkıp kaçmıştı. o yüzden her şeyi ortaklaşa üstlenirsek iyi olur. bi de şu tip insanlardan biriyseniz hiç yanaşmayın daha iyi olur (linki sildim, çok hit aldı. herkesin okumasına gerek yoktu, müstakbel ev arkadaşı okusun yeter ona özelden atarım.)

nasıl biri istemediğimi yazmışım da nasıl biri olduğumu yazmamışım. asosyal, bi oturuşta dizi bitiren, güzel yemek yapan, tek eğlencesi sahilde pisiklet sürmek olan 25 yaşında ama öğrenciyim. benden şikayetçi olan biri olmadı ama randıman da tutamadık.
0
seksen9
(06.07.14)
Kanka sen bi başlıkta erkek bi başlıkta kadınsın ya ne iş? Bi bakıyorum namaz niyazı methediyosun, muhafazakar bi kadınım diyosun bi bakıyorum meme capsine banyoluk oldum yazıyosun :)
Cevap: cinsiyetini yazarsan face'de İstanbul'da yaşayıp ev arıyorum yazan bi arkadaşıma bildiririm, belki yakın muhitten bakıyodur.
0
bana da mi lolo
(06.07.14)
kontrat yok mu? öyle ha deyince çıkartabiliyo muymuş?

ekleme: meme caps'ine duşa soktun diye yazması, geyik bi qız olmasından. eğlence olsun diye yapıyo. bağyan bu qız, ben biliyom.
0
compadrito
(06.07.14)
:) kadınlar duşa giremiyo mu lolo? ya da duştan çıkıp namaz kılamaz mıyım?
namaz niyaz güzel şeyler sonuçta, yapmıyoz diye sövmek mi lazım. abur cubur yiyen diyetisyenler gibi düşün, ilerde sigara içen doktor olcam mesela.
ben hiç bi zaman muhafazakar bi kadınım demedim ayrıca. benim kadar her şeye açık insan çok azdır.

@compadrito var da evlenecek adama ev stresi yaşatılır mı hiç? aksine yardımcı olmak lazım. kendi değil ailesi baskı yapıyomuş içini boyayalım döşeyelim diye. çirkefe yatmak istemiyorum.
0
🌸seksen9
(06.07.14)
Son kirayı falan vermeden çık. Çirkeflik değil, sen yardımcı oluyorsun maden, o da senin durduk yere düzenini bozduğu için yardımcı olsun.
0
helios
(06.07.14)
(3)

Halsizlik ve yorgunlukla ilgili olarak hangi doktora gideyim?

theodor
Soru başlıkta, teşekkür aşağıda.Teşekkürler...
Soru başlıkta, teşekkür aşağıda.

Teşekkürler...
0
theodor
(06.07.14)
İç hastalıkları (Dahiliye)
0
compadrito
(06.07.14)
Dahiliyeye falan girebilirsiniz ama bana kalırsa bi endokrine gidin tiroid problemi olabilir internetten diğer belirtilerine de bakın sizde varsa.
0
dirdirci
(06.07.14)
az önce benzer bir konu hakkında duyuru açmıştım. dahiliyeye gidecekmişiz ve muhtemelen bir dizi testler yapılacakmış. en mantıklısı dahiliye.
0
pescador
(06.07.14)
(12)

mühendislikte ingilizce

bana jacob diyolar
ktü makine yazacağım ama ingilizce olmaması çok canımı sıkıyor. sorum mühendislik hakkında derin fikir sahiplerine, sizce ne yapmalı?
ktü makine yazacağım ama ingilizce olmaması çok canımı sıkıyor. sorum mühendislik hakkında derin fikir sahiplerine, sizce ne yapmalı?
0
bana jacob diyolar
(06.07.14)
Başladıktan sonra göreceksin ki zaten Türkçeye çevrilen kaynak sayısı çok az, dersleri geçmek dışında kendine bir şeyler katmak istersen bol bol İngilizce kaynaklardan yararlanman gerekecek. Hem okulu hem İngilizceyi bir arada geliştirmen de çok mümkün.
0
aychovsky
(06.07.14)
turkce anadilin oldugu icin dersleri belki daha iyi ogrenirsin ama ingilizcen gelismez. bugunun sartlarinda da ingilizcesi olmayanin hayatta kalma sansi o kadar da yuksek degil maalesef. 4 yil boyunca butun dersleri ingilizce gormek oldukca gelistirir dili. bireysel calismayla ayni oranda gelistirmen de pek zor.
0
she was my baby
(06.07.14)
ilk 2 cevap bile birbirine zıt. of off.
0
🌸bana jacob diyolar
(06.07.14)
ilk cevap icin son cumlemi devreye sokuyorum :D
0
she was my baby
(06.07.14)
Teorik olarak eğitim dili ingilizce olursa tabi ki ingilizcenin gelişmesi mümkün. Türkçe eğitim dilinde dil geliştirme kısmı biraz daha senin insiyatifine kalıyor. Hiç olmadı kurslara giderek geliştirebilirsin.

Pratiğe bakalım şimdi. Kurslara giderek geliştirebilirsin dedim ya pratikte ders yoğunluğunu falan bahane edip kursa kayıt olunmuyor yada kayıt olunsa bile yeteri kadar önem verilmiyor bazen. Ayrıca ingilizce eğitim diliyle farklı alanlarda mühendislik bitiren arkadaşlar var pek de öyle dilleri gelişmiş değil. Adamın içinde olmayınca olmuyor. Eğer gerçekten ingilizcemi geliştireceğim diye kafaya koyduysan her türlü altından kalkarsın bu işin. Yurt dışında dil okulları var. Gider 6 ay oralarda takılırsın yine işin içinden çıkarsın. Önemli olan senin bu konuda ne derece kararlı olduğun.
0
maxhoper
(06.07.14)
aslında bende öyle düşünüyordum. yurt dışında öğrenip sertifikamı alıp gelmeyi. ama sonuçta dersi ingilizce görmek mesleki açıdan çok daha önemli. kavramlar felan daha iyi anlaşılır.
0
🌸bana jacob diyolar
(06.07.14)
Oktay Sinanoğlu'na sorarsanız, bu çok büyük bir avantaj. Neden? Çünkü ODTÜ makinacı, misal termodinamiki İngilizce annamaya kasarken, siz oturup paşa paşa anadilinizle öğreneceksiniz. Bütün mekanizmalar, teoriler, kafanıza daha iyi oturacak ve kanınıza daha iyi karışacak.

Bu avantajın üstüne, başka bi akıllılık yapıp, hergün derste öğrendiklerinizi, internetten İngilizce olarak tekrar ederseniz, 4 sene içerisinde, MakMüh İngilizcesine, aşinalıktan öte bir hakimiyetiniz olur.

Ben İngilizce olmayan bir okuldan mezun olan iki makinacı tanıyorum. İkisi de çok iyi mühendis olarak yetiştirmişler kendilerini ve piyasada HVAC işi yapıyolar. Çat pat da İngilizce konuşuyolar. Ama bir sürü yurtdışı iş yapıyorlar. Önemli olan, kendinizi ne kadar iyi mühendis olarak yetiştirdiğiniz.

Kendi çabalarınızla öğreneceğiniz İngilizce, ODTÜ mezunundaki İngilizceye 100 birim dersek, 70 birime filan yaklaşabilir. Azimle sıçan taşı deler. Üstelik mühendislik İngilizcesi, sosyal bölümlerin İngilizcesine göre çok daha kolay öğrenilir çünkü çok büyük oranda somut şeylerden bahseder. Görsel olarak öğrenirsiniz zaten.

Ekleme: Makine diye diil, makina diye geçiyo bölümlerin ismi. Siz de ağzınızı ve elinizi makinaya alıştırın.
0
compadrito
(06.07.14)
compadrito
(06.07.14)
sakın sıkmasın hocam. ingilizce okumak marifet değil. millet ingilizce okumayı marifet sanıyor. anlamadan okuduktan sonra ne faydası olabilirki. ingilizceyi dışarıdan öğrenmek çok daha faydalı olur bence.
0
geberix
(06.07.14)
benim arkadaşım o bölümü bırakıp koü mekatronik yazdı. bence ingilizceden önce trabzonda okuyabilecek misin? bildiğim kadarıyla hazırlık eğitimi var. arkadaşım okumuştu çünkü. hazırlıktan sonra ingilizceye pek gerek yok bence.
0
hohoya
(06.07.14)
savunma sanayi sektörünü çok istiyorum. bunun için ingilizce sertifikası şart. ingilizce eğitim almam bu yüzden daha avantajlı olur gibi geliyor.
0
🌸bana jacob diyolar
(06.07.14)
ingilizce bilmeyenlerin, ingilizce okumayi marifet saniyorlar gibi seyler soylemesi cok garip degil mi?

4 yil kasacaksin sonucta ingilizce her turlu ogreneceksin eger ingilizce okursan. bugun kuresel dunyada butun kaynaklar ingilizce. yarin obur gun baska bi alan ilgini ceker ve o alanda calismak istersen emin ol ingilizce biliyorsan kac yuz metre onde baslarsin. kursla falan ayni seviyeye cikamazsin. turkiyede kalacaksan ingilizce ogrenme diyenlere ayrica guluyorum. sanki ingilizce ogren de turkceyi unut diyoruz emenike.
0
she was my baby
(06.07.14)
(3)

napayım? (istanbul)

tchuck
istanbula taşındım iş nedeniyle.yalnız sayılırım burda. bugün de pazar. bütün gün evde oturmayayım da napayım? şuraya git buraya git veya varolan bir etkinlik gibi önerilere açığım.edit: ya bu arada eve 1-2 tane kanvas tablo alıcam. kendime de bi tane kaçak veya çakma gözlük alacam. onlar için de ye
istanbula taşındım iş nedeniyle.
yalnız sayılırım burda. bugün de pazar. bütün gün evde oturmayayım da napayım? şuraya git buraya git veya varolan bir etkinlik gibi önerilere açığım.

edit: ya bu arada eve 1-2 tane kanvas tablo alıcam. kendime de bi tane kaçak veya çakma gözlük alacam. onlar için de yer önerirseniz rotamı ona göre çizeyim.
0
tchuck
(06.07.14)
Rahmi Koç müzesine gidin.
0
compadrito
(06.07.14)
www.dekorjinal.com

Gözlük de Eminönü'nde vardır zahir. Ordan müzeye gitmeniz de çok zor olmaz heralda.
0
compadrito
(06.07.14)
galata civarı oyle seyler bulursunuz ayrıca gezmek icin de güneşli gunlerde çok guzel rota bence.
0
hellcaraxe
(06.07.14)
(6)

1 kelime ingilizce çeviri

fuerteventura
hani ingilizce moda bloglarında clothes diye kategori oluyor ya, onu türkçe moda blogu için uyarlasak ne olur acaba türkçesi elbiseler mi diyim
hani ingilizce moda bloglarında clothes diye kategori oluyor ya, onu türkçe moda blogu için uyarlasak ne olur acaba türkçesi elbiseler mi diyim
0
fuerteventura
(06.07.14)
erkek ve kadın ürünleri olacaksa kıyafetler olabilir. sadece kadınsa elbise uygun
0
sttc
(06.07.14)
kıyafet ya da giysi. elbise uymuyor. üstbaş desek kötü mü olur?
0
Lim5
(06.07.14)
elbise dress oluyor. kıyafet de sen.
0
i was made for you
(06.07.14)
benim aklımdan da üstbaş geçti ama o da güzel durmuyo gibi ya :(
0
🌸fuerteventura
(06.07.14)
giyim kuşam olsa?
0
devilred
(06.07.14)
****FLASH FLASH*****

800 bininci duyuruyu açtınız ve bizden Türkçe bir kıyafet kazandınız.

Alttaki düğmeye tıklayın!

düğme
0
compadrito
(06.07.14)
(5)

yine tercih hep tercih- %30 ingilizce

yuvarlanantencereninkapagi
merhaba sevgili duyurucular. tercih sorularımla sizi sıktığımı biliyorum fakat kafamdaki soru işaretlerini gidermeye çalışıyorum. tıp yazmayı düşünüyordum. gitmeyi düşündüğüm üniversite %30 ingilizce tıp eğitimi veriyor. benim de berbat bir ingilizcem var. hatta yok diyebilirim. evet ingilizceyi ara
merhaba sevgili duyurucular.
tercih sorularımla sizi sıktığımı biliyorum fakat kafamdaki soru işaretlerini gidermeye çalışıyorum. tıp yazmayı düşünüyordum. gitmeyi düşündüğüm üniversite %30 ingilizce tıp eğitimi veriyor. benim de berbat bir ingilizcem var. hatta yok diyebilirim. evet ingilizceyi aradan çıkarmam gerek ama çıkaramadığım süreçte beni ne derece zorlar? bu yüzde %30 ingilizceyi tanımlamamız gerekirse nasıl tanımlarız? yani bu %30'luğu nasıl tanımlarız? sormak istediğimi umarım anlatabilmişimdir.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.07.14)
anladık yeğen raad ol.

%30 ingilizce varsa hazırlık da vardır. hazırlığı vermeden de zaten bölüme başlayamazsın. velev ki es kaza verdin hazırlığı, o zaman da bölümde sana zaten biliyorsun muamelesi yaparlar. o yüzden olur da oraya yerleşirsen hazırlık okuyup bol bol ingilizce çalış.

%30 da işte 3dersinden biri ingilizce demek baya basitçe. hangilerinin ingilizce olacağına ya da olduğuna da o bölümün internet sitesine girerek bakabilirsin bence.
0
klassno
(06.07.14)
okul bazında konuşursan daha net cevap alırsın.

bazı okullarda İngilizce hem hocalar hem de öğrenciler için sıkıntı yarattığını ve hocaların Türkçe anlatmaya meyilli olduğunu biliyorum. yani çok temel İngilizceyle hallediliyordu.

edit: hazırlık denince aklıma geldi, yine bazı okullarda hazırlık sınavı çok kolay oluyor ve neredeyse herkes geçiyor.
0
doxanikee
(06.07.14)
okul özelinde sormak mantıklı evet. ktü tıp da %30 ingilizce mesela ama orada okuyan arkadaşımın söylediğine göre derslerde ingilizce namına hiç bir şey yok. sınavda soruların %30'u ingilizce oluyormuş, o da bir şey değil zaten.
0
calzoncillos
(06.07.14)
hani 18-20 yaşında çocuk sahibi olanlar, çocuklarıyla birlikte büyürler ya, siz de onun gibi, tıbbı öğreniyoken, bi yandan da ingilizceyi öğrenirsiniz. merak etmeyin. ben çalışkan bi adam gördüm, düz lise ingilizcesiyle gelip, kendi kendine uğraşa uğraşa tıbbi makaleler tercüme eder hâle geldi. sonra profesör ve dekan oldu.

çalışkan birisiyseniz, hiçbişeyden korkmayın, hiçbişeyden çekinmeyin.
0
compadrito
(06.07.14)
Kalburüstü bir üniversite değilse bırak %30u tamamı ingilizce olduğunu iddia etseler de o iş öyle olmuyor zaten. Diploma öyle ama eğitim Türkçe oluyor.

Onun dışındakilerde de hazırlık olsun, kendi imkanlarınla olsun temelin varsa zorlanmazsın.
0
patiska
(06.07.14)
(6)

İngilizceden Sonra Öğrenmesi En Kolay Dil

horozmayk
Başlık aslında tam olarak anlatmak istediklerimi yansıtmıyor. Kısaca bahsetmek gerekirse az buçuk ingilizcemin yanında ikinci bir dil olarak ingilizce öğrenmiş birinin daha rahat kavrayacağı bir dil aramaktayım. Fransadaki bir arkadaşımla konuştuğumda fransızcaya hiç bulaşma demişti. Benim aklımda r
Başlık aslında tam olarak anlatmak istediklerimi yansıtmıyor. Kısaca bahsetmek gerekirse az buçuk ingilizcemin yanında ikinci bir dil olarak ingilizce öğrenmiş birinin daha rahat kavrayacağı bir dil aramaktayım. Fransadaki bir arkadaşımla konuştuğumda fransızcaya hiç bulaşma demişti. Benim aklımda rusça vardı ilk etapta ama bırakın grameri daha alfabesini çözme aşaması beni korkutuyor. Biraz da işe yarar bir dil olsun istiyorum.
0
horozmayk
(06.07.14)
flemenkçe kolay görünüyor. artikel vs yok. soru şeklinde does do gibi kelimeler yok, fiil çekimleri kolay. kelimeler almanca ve ingilizce arası.
0
sttc
(06.07.14)
soruyu çok yanlış sormuşsunuz. ingilizce aslında öğrenmesi inanılmaz zor bir dil. bunu fazla uzatmadan öğrenmek istediğiniz şeyin cevabına gelelim.

eğer bir dil çalışmaya başladığınızda düzenli ve ciddi vakitler ayırmayı göze almıyorsanız bence hiç başlamayın. zira öğrenilememiş ikinci dil hiç olmamasından daha kötü. o yüzden bu zamanı da ayıracağınızı düşünerek şöyle bir soru soruyorum; anadiliniz ne?

eğer cevabınız türkçe ise sizin için öğrenmeniz en kolay olan üç dili sıralıyorum; japonca, italyanca ve swahili. bu üç dil arasından swahili'yi eliyorum, zira dilbilim alanında çalışan bir akademisyen değilseniz işinize yaramaz.

japonca: yapısı itibariyle türkçe'nin neredeyse birebir aynısı. karakterleri düzenli bir çalışmayla en fazla bir ayda kavrarsınız. daha sonrası ise yine düzenli ve sistemli çalışmaya bak. eğitmen desteği şart.

italyanca: bu da yapısı gereği türkçeyle çok benzer. düzenli ve sistematik bir çalışmayla birlikte eğitmen desteği de şart.
0
klassno
(06.07.14)
az buçuk ingilizce bilen biri neden başka bir dil öğrenmek ister ki?

ingilizceden daha işe yarar bir dil yok. ingilizce 100 birim işe yarıyosa, hemen ardından gelen dil, 20 birim işe yarıyodur belki.
sizdeki ingilizce az buçuk.
demek ki zaman, emek ve para yatırımlarımızı ingilizceye yapmaya devam etcez.

öbür türlüsü, gelip geçici bir heves, para, emek ve zaman israfı olur.
0
compadrito
(06.07.14)
Bence de "biraz sundan biraz bundan"dan ziyade, "iyi ingilizce" biliyor olmak daha mantikli. En yararlisi o olur, zaten bunun farkindasinizdir.
0
common of demons
(06.07.14)
ingilizceni mükemmellestirmeden hic birine baslama. 2. dil icin rusca gayet mantikli. alfabeyi ögrenmek sandigindan cok daha kolay. türkce gibi yazildigi sekilde okunuyor. ben alfabeyi ögrendikten sonra alismak icin 10-15 gün günlügümü kiril alfabesiyle türkce olarak yazmistim. simdi ruscayi büyük oranda unutmus olsam bile cok rahat okuyorum rusca metinleri. ayrica gramer yapisi türkceye cok benziyor ve hersey kuralli istisna cok az. matematiksel bir dil. ben ögrenirken zevk almistim.

almanca ögrenirken, ingilizce bilmek kafa karistirmaktan baska ise yaramiyor. kural diye ögrendigin 10 kelimede ise yariyorsa 1000 tanesi istisnai. özellikle istemiyorsan almancaya hic girme.
0
kimse
(06.07.14)
Benim niyetim girmek istediğim kurumun mülakatında göz boyamak. İngilizcem teoride gayet iyi, sınavlardan güzel puan alıyorum ama pratikte oturup dertleşecek kadar bile yok. Bu çok kötü bir şey biliyorum ama bu basamağı atlamak ve yurtdışında bir hayat yaşamak için güzel ülkem teorik ingilizceyi yeterli görüyor, bizim de işimize geliyor. Teorik olarak başka bir dil daha öğrenirsem bu klasik kafalıları etkileyebilirim. Zira bu adamlar kağıt üzerinde yazana çok önem verirler. Cevaplar için teşekkürler. Hepiniz yetkili bir abiye benziyorsunuz. Sevgiler saygılar.
0
🌸horozmayk
(06.07.14)
(2)

Fibromiyalji

izinli
Fibromiyalji konusunda İstanbul'da iyi bir doktor önerecek veya başka birşey söyleyecek kimse var mı acaba?
Fibromiyalji konusunda İstanbul'da iyi bir doktor önerecek veya başka birşey söyleyecek kimse var mı acaba?
0
izinli
(06.07.14)
İngilizceniz yoksa ara sıcak olarak özet geçiyim.

Fibromyalgia is a disorder characterized by widespread musculoskeletal pain accompanied by fatigue, sleep, memory and mood issues. Researchers believe that fibromyalgia amplifies painful sensations by affecting the way your brain processes pain signals.

Symptoms sometimes begin after a physical trauma, surgery, infection or significant psychological stress. In other cases, symptoms gradually accumulate over time with no single triggering event.

Women are much more likely to develop fibromyalgia than are men. Many people who have fibromyalgia also have tension headaches, temporomandibular joint (TMJ) disorders, irritable bowel syndrome, anxiety and depression.

While there is no cure for fibromyalgia, a variety of medications can help control symptoms. Exercise, relaxation and stress-reduction measures also may help.

Symptoms of fibromyalgia include:

Widespread pain. The pain associated with fibromyalgia often is described as a constant dull ache that has lasted for at least three months. To be considered widespread, the pain must occur on both sides of your body and above and below your waist.
Fatigue. People with fibromyalgia often awaken tired, even though they report sleeping for long periods of time. Sleep is often disrupted by pain, and many patients with fibromyalgia have other sleep disorders, such as restless legs syndrome and sleep apnea.
Cognitive difficulties. A symptom commonly referred to as "fibro fog" impairs the ability to focus, pay attention and concentrate on mental tasks.
Other problems. Many people who have fibromyalgia also may experience depression, headaches, and pain or cramping in the lower abdomen.

Doctors don't know what causes fibromyalgia, but it most likely involves a variety of factors working together. These may include:

Genetics. Because fibromyalgia tends to run in families, there may be certain genetic mutations that may make you more susceptible to developing the disorder.
Infections. Some illnesses appear to trigger or aggravate fibromyalgia.
Physical or emotional trauma. Post-traumatic stress disorder has been linked to fibromyalgia.
Why does it hurt?

Researchers believe repeated nerve stimulation causes the brains of people with fibromyalgia to change. This change involves an abnormal increase in levels of certain chemicals in the brain that signal pain (neurotransmitters). In addition, the brain's pain receptors seem to develop a sort of memory of the pain and become more sensitive, meaning they can overreact to pain signals.

Risk factors for fibromyalgia include:

Your sex. Fibromyalgia is diagnosed more often in women than in men.
Family history. You may be more likely to develop fibromyalgia if a relative also has the condition.
Rheumatic disease. If you have a rheumatic disease, such as rheumatoid arthritis or lupus, you may be more likely to develop fibromyalgia.

The pain and lack of sleep associated with fibromyalgia can interfere with your ability to function at home or on the job. The frustration of dealing with an often-misunderstood condition also can result in depression and health-related anxiety.

Because many of the signs and symptoms of fibromyalgia are similar to various other disorders, you may see several doctors before receiving a diagnosis. Your family physician may refer you to a doctor who specializes in the treatment of arthritis and other inflammatory conditions (rheumatologist).

What you can do

Before your appointment, you may want to write a list that includes:

Detailed descriptions of your symptoms
Information about medical problems you've had in the past
Information about the medical problems of your parents or siblings
All the medications and dietary supplements you take
Questions you want to ask the doctor
What to expect from your doctor

In addition to a physical exam, your doctor will probably ask you if you have problems sleeping and if you've been feeling depressed or anxious.

In the past, doctors would check 18 specific points on a person's body to see how many of them were painful when pressed firmly. Newer guidelines don't require a tender point exam. Instead, a fibromyalgia diagnosis can be made if a person has had widespread pain for more than three months — with no underlying medical condition that could cause the pain.

Blood tests

While there is no lab test to confirm a diagnosis of fibromyalgia, your doctor may want to rule out other conditions that may have similar symptoms. Blood tests may include:

Complete blood count
Erythrocyte sedimentation rate
Thyroid function tests

In general, treatments for fibromyalgia include both medication and self-care. The emphasis is on minimizing symptoms and improving general health. No one treatment works for all symptoms.

Medications

Medications can help reduce the pain of fibromyalgia and improve sleep. Common choices include:

Pain relievers. Over-the-counter pain relievers such as acetaminophen (Tylenol, others), ibuprofen (Advil, Motrin IB, others) or naproxen sodium (Aleve, others) may be helpful. Your doctor might suggest a prescription pain reliever such as tramadol (Ultram, Conzip). Narcotics are not advised, because they can lead to dependence and may even worsen the pain over time.
Antidepressants. Duloxetine (Cymbalta) and milnacipran (Savella) may help ease the pain and fatigue associated with fibromyalgia. Your doctor may rescribe amitriptyline or fluoxetine (Prozac) to help promote sleep.
Anti-seizure drugs. Medications designed to treat epilepsy are often useful in reducing certain types of pain. Gabapentin (Neurontin, Gralise) is sometimes helpful in reducing fibromyalgia symptoms, while pregabalin (Lyrica) was the first drug approved by the Food and Drug Administration to treat fibromyalgia.
Therapy

Talking with a counselor can help strengthen your belief in your abilities and teach you strategies for dealing with stressful situations.

Self-care is critical in the management of fibromyalgia.

Reduce stress. Develop a plan to avoid or limit overexertion and emotional stress. Allow yourself time each day to relax. That may mean learning how to say no without guilt. But try not to change your routine completely. People who quit work or drop all activity tend to do worse than do those who remain active. Try stress management techniques, such as deep-breathing exercises or meditation.
Get enough sleep. Because fatigue is one of the main characteristics of fibromyalgia, getting sufficient sleep is essential. In addition to allotting enough time for sleep, practice good sleep habits, such as going to bed and getting up at the same time each day and limiting daytime napping.
Exercise regularly. At first, exercise may increase your pain. But doing it gradually and regularly often decreases symptoms. Appropriate exercises may include walking, swimming, biking and water aerobics. A physical therapist can help you develop a home exercise program. Stretching, good posture and relaxation exercises also are helpful.
Pace yourself. Keep your activity on an even level. If you do too much on your good days, you may have more bad days. Moderation means not overdoing it on your good days, but likewise it means not self-limiting or doing too littleon the days when symptoms flare.
Maintain a healthy lifestyle. Eat healthy foods. Limit your caffeine intake. Do something that you find enjoyable and fulfilling every day.

Complementary and alternative therapies for pain and stress management aren't new. Some, such as meditation and yoga, have been practiced for thousands of years. But their use has become more popular in recent years, especially with people who have chronic illnesses, such as fibromyalgia.

Several of these treatments do appear to safely relieve stress and reduce pain, and some are gaining acceptance in mainstream medicine. But many practices remain unproved because they haven't been adequately studied.

Acupuncture. Acupuncture is a Chinese medical system based on restoring normal balance of life forces by inserting very fine needles through the skin to various depths. According to Western theories of acupuncture, the needles cause changes in blood flow and levels of neurotransmitters in the brain and spinal cord. Some studies indicate that acupuncture helps relieve fibromyalgia symptoms, while others show no benefit.
Massage therapy. This is one of the oldest methods of health care still in practice. It involves use of different manipulative techniques to move your body's muscles and soft tissues. Massage can reduce your heart rate, relax your muscles, improve range of motion in your joints and increase production of your body's natural painkillers. It often helps relieve stress and anxiety.
Yoga and tai chi. These practices combine meditation, slow movements, deep breathing and relaxation. Both have been found to be helpful in controlling fibromyalgia symptoms.
0
compadrito
(06.07.14)
compadrito
(12.07.14)
(10)

saç-kaş rengi farklılığı(duyuru kadınları)

psmstc
Öncelikle erkeğim. Doğuştan saç rengim kestane kaşlarım +sakal ve bıyığım ise siyah renkteler.. Şimdi otururken can sıkıntısından aklıma geldi de saçımı da denemelik siyaha boyasam çok acayip durur mu:)??
Öncelikle erkeğim. Doğuştan saç rengim kestane kaşlarım +sakal ve bıyığım ise siyah renkteler..

Şimdi otururken can sıkıntısından aklıma geldi de saçımı da denemelik siyaha boyasam çok acayip durur mu:)??
0
psmstc
(06.07.14)
harekatamiri
(06.07.14)
Durur, hiç o topa girme. Bende açık kumralım ama sakalım da yer yer sarı ve kızıl çıkıyor. Kıl yün işleri bunlar değişir öyle.
0
air
(06.07.14)
kaşlarını da boyatırsın. ben 1.5 ayda bir boyatıyorum kaşlarımı da. kaş-saç uyumsuzluğunu gideriyor böylece.
0
istenmeyen evlat
(06.07.14)
çok abes değilse hiç girme o işlere. bi görmek lazım yorum yapmak için.
0
mellifica
(06.07.14)
yapma.. saç boyayan erkeklerden hiç haz etmiyorum ben eden hatun da görmedim..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(06.07.14)
Normalde tam tersi yaygın, saçlar siyah, sakallar barbaros ve öyle de güzel oluyor. Bence bu da fena kombinasyon değil. Saçını boyarsan boya olduğu çok belli ve komik olabilir.
0
aychovsky
(06.07.14)
ben bunu hiç annayamadım ama boyalı saç kadında süper durmasa da, idare eder duruyo ama erkekte komik duruyo sayın abim be!
0
compadrito
(06.07.14)
kalıcı olmayan bitkisel, çok kaliteli bir boya biliyorum ve şansına siyah rengi var. deneyip beğenmezsen 4-5 yıkamada saçından tamamen atabilirsin :) beğenirsen kalıcı bir boyaya geçersin.
şahsi fikrimi sorarsan, erkeklere hiçbir şekilde boyayı yakıştıramıyorum.
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(06.07.14)
Bence önce photoshopta boya. Korkunç bir şeye dönüşme ihtimali çok yüksek.
0
Lim5
(06.07.14)
bende tam tersi bir durum geçerli, saçlarım koyu kahve, sakallar hafif kızıl çıkıyor. bence bu şekilde olması hoş bir şey, kişiye has bir durum oluyor. boyadığında büyük ihtimalle istediğin sonucu alamayacaksın, çünkü bir ton koyultayım derken mat siyah deli dehşet saçların olacak, çılgın bediş'teki oktay'a döneceksin, o yüzden ellemeni tavsiye etmem. eğer merak ediyorsan kuaförde boyatmanda fayda var, ya da hiç bulaşma.

ekleme: erkeğim la sorun oluyorsa gideyim ben, ehm.
0
knight of cydonia
(06.07.14)
(8)

Kürtaj sonrası...

herospower
Eşim hamile kaldı, ortak kararımız olarak daha çocuk için erken olduğunu düşünüp aldırmaya karar verdik. Acıbadem hastanesinde operasyon geçirdi 1 hafta evvel. Bugün kontrole gitti, eşimi ameliyat eden o önceleri nazik doktor resmen eşimi korkutarak (sanki eşimin suçu) "durum çok kötü, rahimde bir s
Eşim hamile kaldı, ortak kararımız olarak daha çocuk için erken olduğunu düşünüp aldırmaya karar verdik. Acıbadem hastanesinde operasyon geçirdi 1 hafta evvel. Bugün kontrole gitti, eşimi ameliyat eden o önceleri nazik doktor resmen eşimi korkutarak (sanki eşimin suçu) "durum çok kötü, rahimde bir sürü parça kalmuş." diyerek "cytotek" adlı ilacı vermiş ve haftaya tekrar muayeneye gelmesini söylemiş. Şu an morali çok bozuk, bir başka doktoru aradık tavsiye ile olmadı tekrar kürtaj olabileceğini söyledi o da telefondan iyice tuz biber ekti.

Bu durumla ilgili tecrübesi olan, veya aranızda doktor varsa en azından eşimi sakinleştirecek, kendi başına böyle bir şey gelmiş olan varsa yazarsanız çok sevinirim. Sonuçları ne olur ki en kötü veya bu süre zarfında yapmamız/yapmamamız gereken neler var?
0
herospower
(05.07.14)
durumunuza çok üzüldüm dostum tecrübeli değiliz ama ilk iş başka bir doktora muayne olun derim.
0
basond
(05.07.14)
Cihat Ünlü'ye gidin hocam. Doktor nası olmalıymış dersi verir onlara. (Küfür ediyorum şu anda).
0
compadrito
(05.07.14)
cytotek kalan parçaları düşürmek için yetebilir belki. farma hocamız anlattıydı, bazı kadınlar düşük yapmak için kullanıyomuş.

tekrar kürtaj gerekse bile başka doktora gidin. tuz-biber gözüyle bakmayın olaya. doktorlar en kötü ihtimali söylerler ki önlem alınabilsin. ilaç tek başına yetebilir :)

doktorunuza küfürler yolluyorum burdan ama onu çok düşünmeyin, önemli olan eşinizin sağlığı. bundan sonra ne yapılmalı ona odaklanın.
0
seksen9
(05.07.14)
Valla olanları sakin bir uslupla Necmettin Pamir'e bi mektupla bildirirseniz, o doktoru doğduğuna pişman eder.
0
compadrito
(05.07.14)
@compadrito işe bakın... sizin önerdiğiniz doktor acıbadem bakırköy'de. eşimde orada ameliyat oldu. çok teşekkürler. bir daha gittiğimizde ona da görünelim bari.
0
🌸herospower
(05.07.14)
www.cihatunlu.com

Acıbadem'de ameliyat mı yapıyo acaba? Kendi muayenehanesi var diye biliyorum.

şunu buldum şimdi:

www.youtube.com
0
compadrito
(05.07.14)
Gecmis olsun, baska bir doktora gorunmek isterse prof.dr.kilic aydinli'yi siddetle oneririm.
0
medusa
(06.07.14)
Üzüntünüzü anlıyorum ama onlar ani bir durumda çok daha fena şekilde üzülmeyin diye korkutmuşlar sizi :( Zaten cytotek suni doğum/düşük yapmaya yarayan bir ilaç olduğu için büyük ihtimalle ikinci bir kürtaja da gerek kalmayacak.
0
nolmus yani
(06.07.14)
(8)

fruktoz şurubu

fraise
Zararlı midir? Dogal mineralli gazli icecek adiyla satilan iceceklerin icindeki fruktoz şurubu seker işlevi mi görüyor? Öyleyse sade soda mi içelim, napalim?Teşekkür ederim şimdiden herkese.
Zararlı midir? Dogal mineralli gazli icecek adiyla satilan iceceklerin icindeki fruktoz şurubu seker işlevi mi görüyor? Öyleyse sade soda mi içelim, napalim?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(05.07.14)
meyveli sodalar koladan bile zararlıymış diye rivayetler var sebebi fruktoz şurubu mu bilmem
0
paltar yuyan masin
(05.07.14)
früktoz şurubu, bırakın zararlı olmasını, zehirin önde gidenidir. su, abartmadan soda, ayran, evde çok az şekerle yapılmış hakiki limonata, kefir, ıhlamur, siyah çay, yeşil çay için.
0
compadrito
(05.07.14)
Neyin tadini sevsem zararli çıkıyor. bu gidisle sevdigim hicbir seyi dogru duzgun yiyip, icemeyecegim.
0
🌸fraise
(05.07.14)
zararlı evet.
gut bile yapıyor sonuçta yıkım ürünleri azotlu bileşik.
0
neferkitty
(05.07.14)
normal früktoz ne kadar zararlıysa o kadar zararlı. vücut früktozu meyveden veya koladan geliyor diye metabolize etmiyor sonuçta.

her şeyin fazlası zarar.
0
groove salad
(05.07.14)
Fruktoz şurubu kalp/damar hastalıklarına obeziteye kansere neden olur. Yalnız fruktozla fruktoz şurubunu karıştırmamak gerekir. Fruktoz doğal bir şeker kaynağıdır, fazla tüketimde muhakkak ki zararları vardır lakin fruktoz şurubu öyle değildir; mısır nişastasının glikoza, sonra bu glikozun yüksek oranlı fruktoza dönüştürülmesiyle oluşturulan kimyasal bir maddedir ve etkileri ölümcüldür. Su ayran ve kefir dışındaki her içeceğin az veya çok kişiden kişiye değişen bir zararı vardır.
0
angelus
(05.07.14)
2-3 gunde 1 kucuk sise içmek bile ayni etkiyi yaratir mi ki? Az once bir sise içtim, birazdan olecekmisim gibi hissettim yazilanlardan sonra.
0
🌸fraise
(05.07.14)
"İki üç günde bir bir çay kaşığı siyanür içsem bir şey olur mu" gibi bir soru bu. Yakın ve uzun vadede birçok zararını görürsünüz. Yani şöyle söyleyeyim: Bu işin ilk başlangıcı mısır şurubudur. Mısır şurubu, mısır nişastasının asitle hidrolize edilmesinden elde edilir. Asitle? Asit yani o yediğiniz içtiğiniz şeyler. Asiti az yesem içsem zararı olur mu demek çok yanlış
0
angelus
(05.07.14)
(11)

Gemi Makineleri ve Gemi İnşaatı Müh. İş İmkanları nasıldır?

ferit85
Bizim yeğen LYS ye girmisti, siralamasi 45 bin.tutturdu gemici olacam , itu ya da yildiz teknik yazacakaçik denizlerde çalışılıyormuş 5-6 bin TL maas aliniyormusfalan diye bunu birileri gazlamış. diger muhendislikler cok mezun veriyormus bunda mezun az mişBen de itu mezunuyum ama bu bolum hakkinda b
Bizim yeğen LYS ye girmisti, siralamasi 45 bin.

tutturdu gemici olacam , itu ya da yildiz teknik yazacak

açik denizlerde çalışılıyormuş 5-6 bin TL maas aliniyormus
falan diye bunu birileri gazlamış. diger muhendislikler cok mezun veriyormus bunda mezun az miş

Ben de itu mezunuyum ama bu bolum hakkinda bilgim yok,
cidden bu gemi insaati muhendisligi bolumu mezunlari iyi para aliyor mu
is imkanlari nasil?
0
ferit85
(05.07.14)
ben de duydum benzer şeyleri ancak kulaktan dolma bilgilerle verilecek karar değil. her üniversitenin tanıtım günleri oluyor oralara gitmenizi tavsiye ederim.
0
paltar yuyan masin
(05.07.14)
bir arkadaşım uzakyol vardiya mühendisi olarak çalışıyor. genelde şirketlerle anlaşma yapılarak gidiliyor 3 aylık ve 6 aylık gibi yani adam gidiyor 6 ay yok. karaya ayak bastığı zaman yılın %20'sini geçmez. bu nedenle herkesin yapabileceği bir iş değil. ama gemide türbindir, motordur, kazandır vs. öğreniyorsun. bir süre sonra bu tecrübeyle karada iş bulma imkanı da olabilir.
0
mr.goodcat
(05.07.14)
gemicilerin maaşları genel olarak yüksek oluyor. lise mezunu bir arkadaş bir yük gemisinde elektrikçiydi ne kadar alıyordu bilmiyorum ama sağlam para geçiyordu eline söylediğine göre.

bir de tanıtım günleri biraz hikaye gibi aslında. nereye gitsen kendini övecek. onlara bakılırsa lisans mezunu herkesin çok iyi işlerde olması lazım. en sağlamı mezunları bulup onlarla konuşmak.
0
nodrap
(05.07.14)
yazsın işsiz kalmaz. ailesinden ayrı kalmak canını sıkmayacaksa zevk alabilir.
0
bira sisesi kapagi
(05.07.14)
kaptan memo'ya mesaj attım. lütfen sorunuzu silmeyin.
0
compadrito
(05.07.14)
Bilen birine sorun bence. Bilen derken "gemi muh ve gemi mak" bolumunu bitirenden bahsediyorum. Yok halasinin oglu denizde, yok bi tanıdığınin tanidigina degil. Ciddi bi konu sonucta. O yuzden ehlinin fikri daha dikkate degerdir.
0
evc
(05.07.14)
lisede ziya kalkavan, ünide itü gemi kaptanlığı mezunu bir arkadaşım var 3 binle başladı. mühendislikte daha fazladır muhtemelen
0
harekatamiri
(05.07.14)
Herkes bişeyler yazmış bende birşeyler yazıyım. Daha önce yaıldığı gibi "gemi inşaatı" ile "gemi makinaları" iki farklı bölümdür. Birisinden mezun olan gemi inşaa sektöründe diğeri ise gemide çalışır. Gemi inşaatı mühendisleri fark dersileri alarak gemide makina mühendisi olabilirler. İş konusuna gelince; gemideki mühendis doğal olarak iyi para alır. Yeni mezun denizciler ortalama 2 bin dolarla işe başlar. Gemi inşaatçılar ise 2bin lira alır. Denizciler 10 senede 10bin dolar alacak seviyeye gelebilirler. Tabii kendini iyi yetiştirmesi gerek ama her zaman kolay iş bulurlar. Gemi inşaa mühendislerinin yükselmesi daha zordur. Türkiye'de sektörün sıkıntıda olması ve çok mezun olması işi zorlaştırır. Ama o sektörde de kendini iyi yetiştiren herkes iyi bir kariyer yapabilir. Sektör krizden çıkarsa önü açık bir meslek. Denizde çalışmak da zordur ama eğer istiyorsa denizi seviyor ve bu işi ypabilir demektir. Başka öğrenmek istediğin şeyler olursa mesaj atabilirsin.
0
kaptan memo
(06.07.14)
Açık deniz denizciliği yapmış birinin oğlunu tanıyorum. Çocukken, babasının yüzünü altı ayda bir gördüğünü anlatır durur. Hatta bi gün telefonda ağlayarak anlattı bunları bana. O travmayı hâlâ atlatabilmiş değil. Herkes yapamaz o işi. Haa, iyi paralar vardır eminim. Ben de iyi paralı bir işte çalıştım, denizcilikle ilgisi olmayan bir işte. Ama iyi paralı iş, adamın sağlığını da, aile hayâtını da hiçe sayar.
0
compadrito
(06.07.14)
thy hostesi 5-6 bin para alıyor birader. parasına bakıyorsa saçmalamasın. gitsin krallar gibi hostes olsun gezsin sevişsin üstüne para alsın. ben öyle yapıyorum.
0
il padrino
(06.07.14)
Yakın bir arkadaşımın eşi buradan mezun. Buradan mezun olundu diye gemiyle dünya dört dönülecek diye bir şart yok. Adam 2 sene gemide çalıştı, parayı biriktirdi. Sonrasında burada bir fabrikada makine mühendisi ile aynı işi yapıyor.
0
aychovsky
(06.07.14)
(3)

Önyazı nasıl yazılır?

çılgındünya
Aslında google da bir sürü örnek var ama ben sizin spesifik yorumlarınızı bekliyorumDurumum şöyle; ben bilgisayar programcılığı mezunuyum.Mezun olduktan sonra alanımla ilgili bir kaç işe başvurdum ama kabul edilmedim paraya sıkıştım,gittim kitapçıda çalıştım.Eğlenceli geldi kitapları da seven biriy
Aslında google da bir sürü örnek var ama ben sizin spesifik yorumlarınızı bekliyorum
Durumum şöyle; ben bilgisayar programcılığı mezunuyum.Mezun olduktan sonra alanımla ilgili bir kaç işe başvurdum ama kabul edilmedim paraya sıkıştım,gittim kitapçıda çalıştım.Eğlenceli geldi kitapları da seven biriyim.3 yıl kitapçılık yaptım.1 yıl da ilkokul öğrencilerine ingilizce ders verdim oldu mu sana 4yıl alanımdan uzak çalışma zamanı.Fakat alanıma dönmek istiyorum artık.Düzenli bir mesleğim olmalı ve diplomamı kullanabilmeliyim.Bir sorunum daha var programcıyım ama program kod yazma konusunda biraz acizim.biliyorum çabuk öğrenirim.Tek artı yanım bu ilaveten ingilizcem iyi fransızca ve almanca da öğrenmeye uğraşıyorum.
Sizce nasıl bir önyazı örneği vermeliyim ? halimi size anlatmak kolay ama iş verene nasıl hitap etmeliyim bu hikayeyle?
0
çılgındünya
(05.07.14)
ben olsam, aradan bu kadar yıl geçmiş mezun olduğun bilgiler unutuldu. bu 4 sene boyunca başka işler yaptım ama programcılıkla da hep uğraştım, küçük projeler yaptım üzerinde çalıştım derdim. ama işe başvurana kadar da çalışmak istediğin veya işe yarar düşündüğün bir dilde kendi kendine çalışmaya başlamalısın. yeni mezun birinin seviyesine dönmen gerek. iş ararken alakasız değil de yeni mezun tecrübesiz biri pozisyonuna gelebilirsin.
0
sttc
(05.07.14)
Elinizin soğumuş olması, işverenin hoşuna gitmeyecek ve bunu öne sürerek, mümkünse sizi ucuza kapatmaya çalışacaktır.

Bu anlattığınız hikâyede, vicdan sahibi ve halden anlar bir işverene rastgelirseniz, dürüst ve samimi olmanız kaydıyla, size bir şans vereceklerdir.

Aslında buraya sorduğunuz soruya biraz rötuş yaparsanız, önyazı / üst yazı hâline getirebilirsiniz.

Sayın...

şu tarihte şu okulun şu bölümünden (yazmak istiyosanız) şu dereceyle/not ortalamasıyla mezun oldum. o dönemde acilen paraya ihtiyacım olduğu için ve iş bulma sürecinin uzaması sebebiyle, kitapçıda işe başladım. okumayı seven birisi olduğum için ve iş değiştirmek, yeniden bir iş arama süreci ve düzenli gelirin aksamasına neden olacağından bir müddet o işten ayrılamadım. Ancak ben mesleğimi yapmak istiyorum ve şu şu yazılım dilerini biliyorum.

İngilizce ders vermenizi kitapçıdan ayrı olarak söylemeyin. Kitapçıyla birlikte yürütmüşssünüz gibi söyleyin. Almanca ve Fransızcadan bahsetmeniz ne derece doğru olur onu bilemiyorum.

Benden size tavsiye, kitapçıda kazandığınızdan daha az kazansanız bile, yazılımcı olarak bir yerde işe başlayın ve pasınızı atın artık.
0
compadrito
(05.07.14)
ön yazı önemli. daha çok neden o işe talip olduğunuzdan, şirkete neler katabileceğinizden bahsedin. arada da "yapmak zorunda kaldığım kitapçılık işinde insan ilişkileri, sabır (burası daha doldurulabilir) vb konularda kendimi geliştirdim falan diyin. tabii burada şöyle bir durum var: mesela yapacağınız iş insan ilişkisi gerektirmiyordur o zaman bunun size artısı olmaz.

yani demek istediğim yaptığınız işte öyle bir tecrübe kazanmış olun ki başvuracağınız işte işinize yarasın.

keşke bu kadar uzun ara vermeseymişsiniz
0
paltar yuyan masin
(05.07.14)
(3)

İş yerinde yapılabilecek bel hareketleri

fuskiyenin oglu
belim ağrıyo hafif. nası bişe yapabilirim ?
belim ağrıyo hafif. nası bişe yapabilirim ?
0
fuskiyenin oglu
(05.07.14)
Naçizane önerim şu ki fizik tedaviye gidin, kontrol etsin o size program hazırlasın. Fizik tedavi her ne kadar önemsenmese de son derece basit hareketlerin etkisi çok büyük oluyor.
0
onexey
(05.07.14)
bel yastıklarından kullanmanızı tavsiye ederim.
eğer ciddi bi sorununuz yoksa ayağa kalkın, eller belde, belden yukarınızı sağa sola çevirin (ama hafifçe!!!)
eğilip ayaklarınıza dokunmaya çalışın, sonra yukarı uzanmaya çalışın. yukarı ve geriye doğru esneyin.
0
innerbliss
(05.07.14)
işe giderken, öğle tatilinde ve işten dönerken 15er dakikalık yürüyüşler. Günde 45 dakika yürüyüş belinize çok iyi gelir. Bir de dandik sandalye ve koltuklarda ve kaykılarak oturmayın. ayrıca, otururken omurganız, Y eksenine tam paralel şekilde dik oturun. Bir tarafa kaykılarak oturmayın. Doğru dürüst bir bel yastığı alın. Bel desteği, yastığı. işe otomobil kullanarak gidip geliyorsanız ve günde 2 saatiniz veya daha fazlası otomobilde geçiyorsa, aynı yastıktan bir de arabanızda olsun.

mekik hareketi yapmayın.
0
compadrito
(05.07.14)
(11)

böyle bir şey mümkün mü, insan beyni o kadar uçabilir mi?

pescador
hep merak ettiğim bir şey olmuştur bu. boş bir odada olduğunuzu varsayın, duvardan başka hiçbir şey yok. ama siz kafayı öyle kırmışsınız ki, bir masa olduğunu fark ediyorsunuz. varlığından emin olmak için dokunuyorsunuz ve o da ne, cidden var, hissediyosunuz yani, elinizi üzerinde gezdirebiliyorsunu
hep merak ettiğim bir şey olmuştur bu.

boş bir odada olduğunuzu varsayın, duvardan başka hiçbir şey yok. ama siz kafayı öyle kırmışsınız ki, bir masa olduğunu fark ediyorsunuz. varlığından emin olmak için dokunuyorsunuz ve o da ne, cidden var, hissediyosunuz yani, elinizi üzerinde gezdirebiliyorsunuz falan. ama gerçekte masa yok orada. siz görüyor ve dokunuyorsunuz sadece. sorular şöyle,

1) hiç olmayan bir şeyi beyin yoktan var edip, gerçekmiş gibi gözümüzün önüne koyabilir mi? o kadar güçlü bir illüzyon yaratabilir miyiz? nasıl olduğu önemli değil. çok ciddi bir ruhsal hastalık da olabilir, uyuşturucu da.

2) hadi var ettik diyelim, ona dokunduğumuzda elimizin gerçekten bi' şeye dokunmuş gibi olması mümkün mü? vücudun tamamen orada bir şey olduğu yanılgısına kapılıp, elin masanın değdiğimiz noktasına geldiğinde, gerçekten bir şeye dokunmuşçasına tepki vererek vücudu yanıltması mümkün mü? yani olmayan masayı yine başka bir yanılgıyla hissetmesi?

***

not: bu konu hakkında bir arkadaşımla uzun uzadıya konuştum, çocuk bunun üzerine "abi matrix bununla ilgili" deyip onu önerdi. gerçekten bununla alakalı bi şeyler bulabilirim diye izledim ama hiç beğenmedim açıkçası yrrak gibi bi film bence. clubbed to death efsane şarkı ama.
0
pescador
(05.07.14)
tabiki mumkun. sonucta gorme, duyma, hissetme, koklama, tatma hepsi beyinde gerceklesen aktiviteler. goz, dil, el bunlar sadece beynin belli noktalarinin uyarilmasini saglayan sensorler. dolayisiyla sen asil islevi yapan beyni bozarsan sensorlerden gelen bilginin hicbir onemi kalmaz. sanki ordan uyarilmissin gibi beyni kandirabilirsin. bunun daha ileri asamasi bu olmayan seylere karsi vucut tepki de gosterebilir. mesela hipnoz ile soguk suyu sicakmis gibi algilatabilirsin. vucut buna o kadar inaniyor ki sanki gercekten su sicakmis gibi suyun temas ettigi bolgelerde yaniklar olusabiliyor.
0
crucio
(05.07.14)
buna halüsinasyon, beyni bu hâle getiren zehirlere de halusinojen deniyor.
0
compadrito
(05.07.14)
lsd veya mantar tavsiye ederim hocam.
0
yatagants
(05.07.14)
@compadrito, halüsinasyon daha hafif bir şey değil mi ama? benim bahsettiğim, çok net bir şekilde masa olduğunu görmek ve ona dokunabilmek, ya da ne bileyim kaslar ve vücut müsaade ettiği ölçüde üzerine oturabilmek. gayet net bir zihinle. halüsinasyonda her şey çorba oluyor diye biliyorum.

yahu manyak bi şey o zaman bu, kendimize ya da başkalarına yapamıyo muyuz? öroyin yüklesek olmaz mı? güzel oyuncak olur.

@yatagants, ksfjasfks böyle böyle eridi gitti çocuk...
0
🌸pescador
(05.07.14)
Şizofrenide böyle oluyor. Bırakın dokunmayı hissetmeyi, kokusunu bile alıyorsunuz. Beyin yapıyor.
0
angelus
(05.07.14)
halisünasyon görenler eğer bunun halisünasyon olduğunu bilseler, bu halisünasyon olmazdı.

o kadar gerçekçi oluyor ki imkansız bile olsa inanıyorsun.
0
vendorth
(05.07.14)
Ruyalari dusundugunde, beynin olmayan birseyi herseyiyle algilaya bildigi sonucuna variyorsun zaten dokunma da dahil.
0
delifaruk
(05.07.14)
atıyorum bi gün bi doktor yanına yaklaşıp, ya pescador senin şu kız arkadaşın var ya. heh o yok aslında dese ne hissedersin :) al sana şizofreni. şu anki ailenin varlığından şüphe ediyor musun? etmezsin. kimse etmez. bu yüzden Allah korusun derecesinde bir hastalık. A beatiful mind, shutter island izleyebilirsin izlemediysen.
0
brad pitt
(05.07.14)
ikisi de mümkün niye şaşırdın ki bu kadar?

kolu olmayan insanlar gece kolum ağrıyo diye uyanmıyo mu? yada şizofrenlerin halüsinasyonları? ya da hipnoz?
beynin yapısı hücre ve nörotransmiter karışımı basit bişey. ama işlevi kompleks, kontrol mekanizması da yok. sapıtması da kandırılması çok kolay.

tabi matrix sana bu konuda yardımcı olacak bi film değil. olayın mekanizmasını anlatmıyor sonuçta.
0
seksen9
(05.07.14)
1) evet. evet.
2) evet. evet. evet.
0
icemint
(05.07.14)
Lusid dream diye bi olay var arastir.
Bunun bi ust yolu astral seyahat diye bisey. Ancak tartismaya cok acik. Bir de the toolun parabola diye bir sarkisi var yanlis hatirlamiyorsam.
Beyin daha dogrusu zihin maddeyi degistirme kabiliyetine zaten sahip ve bu bilimsel bir gercek. Mesela gercekten kasik bukebilen adamlar kasigi metalden degil de sakiz gibi yumusak bisey olarak tasavvur ettiklerini soylerler. Bu da bilimsel olarak kanitlanmis birsey.
Senin desigin zihinde bir maddenin yansimasini olusturmak. O da ayri bir disiplin ve baya saglam bi hayak gucu + odaklanma gerektiren bisey. Ama kafayi yakarsan bunu gercekten de yapabiliyorsun.
0
Solem
(05.07.14)
(9)

ceo nedir?

trajikomix
bu olaya harbiden kafam basmıyor. ceo nedir, ne iş yapar? ve en önemlisi turk hukukundaki yeri nedir? tek kişilik yönetim kurulu mu nedir bu ceo birisi ayrıntısıyla anlatsın nolur.
bu olaya harbiden kafam basmıyor. ceo nedir, ne iş yapar? ve en önemlisi turk hukukundaki yeri nedir? tek kişilik yönetim kurulu mu nedir bu ceo birisi ayrıntısıyla anlatsın nolur.
0
trajikomix
(05.07.14)
Chief Executive Officer
0
sapkasiz cikmam abi
(05.07.14)
Hukuktaki yeri mesul müdür olabilir. bilmiyorum, fikir yurutuyorum.
0
nereye bu gidis
(05.07.14)
Icra kurulu başkanı
0
madonnanin yagli zencisi 2
(05.07.14)
officer yani memur. birinin altında çalışıyor. eninde sonunda emir eri. (bkz: chair), (bkz: board)

executive yani sorumluluk sahibi, irade kullanabiliyor. karar alabiliyor.

chief yani baş. karar alabilen memurların en tepedekisi.

bi tür tam sorumlu yönetici işte. ben de çok bilmiyorum çevirerek buraya vardım.
0
i ve been mistreated
(05.07.14)
CEO, patron şirketi ile profesyonel yönetim arasındaki farktır. Birinde patron ölünce varisler şirketi batırır diğerinde yeni CEO ile şirket yoluna devem eder. Olay sermayenin kendi adına işleri yönetecek bir vekil ataması.
0
zombi
(05.07.14)
Şirkette çalışan en üst düzey işçi. Yani şirketin sahibinden bir düşük
0
efruz
(05.07.14)
En genel müdür gibi düşünmek gerek. Genelde Yönetim Kurulu'nun da başkanı olur. Bazı bazı (nadir) iş sahibinin kendini CEO yaptığı da görülür. Onun üstünde bir işletme, holding, vb sahibi var, altında herkes. Ama tabii ki sonuçta işçi.
0
aychovsky
(05.07.14)
en yuksek, maasli calisan kisaca. holding sahibinden sonra gelen birinci kisi oluyor.

genelde ottururler bunlar
0
exlibris
(05.07.14)
madonnanın yagli zencisi

icranın başı COO, chief operation officer olarak geçiyor.

I ve been'in yürüttüğü mantık doğru. şirketin yönetim kuruluna karşı sorumluluk taşıyan ve talimatları şirket yönetim kurulundan alan ve şirketi bilfiil yöneten profesyonel, taşşaklı maaşlı, taşşaklı ikramiyeli ve bazen de hisse senetleri verilmiş kişidir CEO.

şirket sahibinden bir düşük demek tam doğru olmayabilir. çünkü arada yönetim kurulu vardır.

yalnız bu şirketin çok büyük bir şirket olması gerekir. 100 kişilik şirketi yöneten kişi, kendisine CEO diye kart bastırırsa, biraz komik durur. CEO büyük bir şirketler topluluğunun en tepesindeki profesyonel yöneticidir. diğeri GM'dir, genel müdür ya da general manager.

CEO'nun altında, VP, COO, CFO, CSO, CIO, CTO (vice president, chief operation officer, yürütmenin, icranın başı, chief finance officer, paranın başı, chief scientific officer Ar-Ge'nin ya da bilimsel departmanların tamamının başı, chief information officer, IT ve bilgi ile ilgili bütün departmanların bağlı olduğu başgan, chief technical officer, teknik servislerin ve teknolojinin başganı) gibi adamları olur.

Misal, bir şirketler grubunda, COO, CFO gibi unvanlar ya da buna benzer görevler yoksa, misal, nakit akışı ve operasyon da şirketin en tepesindeki kişinin sorumluluğundaysa, bu kişiye CEO denmesi biraz özenti, biraz zorlama durur.

CEO günlük operasyonla ilgilenmez. Strateji tayin eder, büyüme planları yaptırır ve o planların icrasını takip eder. Adamlarına hesap sorar, yönetim kuruluna hesap verir.

Yönetim kurulu başkanı ve CEO'nun aynı başgan olması hallerindeyse, President & CEO diye daha taşşaklı bir kartvizit bastırırlar bu abiye ya da aplaya.
0
compadrito
(05.07.14)
(6)

iş görüşmesi

dodger
bu ay içinde mezun oluyorum ve bi saçmalık olmazsa türkiye'nin en büyük firmalarından birisine iş görüşmesine gideceğim. bilgisayar mühendisliği bitiyor, stajımı gideceğim firmada yaptım ve oradaki taşaklı tabir ettiğimiz çoğu insandan geçer not aldım, hatta bi tanesi 2 sayfalık değerlendirme mektub
bu ay içinde mezun oluyorum ve bi saçmalık olmazsa türkiye'nin en büyük firmalarından birisine iş görüşmesine gideceğim. bilgisayar mühendisliği bitiyor, stajımı gideceğim firmada yaptım ve oradaki taşaklı tabir ettiğimiz çoğu insandan geçer not aldım, hatta bi tanesi 2 sayfalık değerlendirme mektubu yazmıştı, okurken gözlerim yaşardı falan, o derece. bunun dışında stajerlerine önem verdiklerini biliyorum, işe alımda falan önceliğimiz oluyormuş vs.

hani işe kabul edilirim gibi geliyor da şu maaş kısmı nasıl hallediliyor? otururken ik'dan tipler şak diye yüzünüze mi söylüyor yoksa kağıttan birşeyler mi veriyorlar? önce bana mı sorulacak ne kadar istiyorum diye ? kısacası bu tip firmalarda işin prosedürü nedir? nasıl davranılmalıdır?
0
dodger
(05.07.14)
bana yüzüme söylemişti.şu kadar veriyoruz ne diyosun diye.ben de buraya yerleştim zor şartlar altındayım şu kadar olsun deyip pazarlık yapmıştık.
0
ataturkist
(05.07.14)
normalde sana sorarlar 'beklentin nedir?' diye ama cok cok kurumsal bi yerse pozisyon-maas miktari belirlenmis olur genelde, tak diye soyleyebilirler 'biz bu pozisyonda bu kadar tecrubeli kisiler icin bu kadar veriyoruz' diye
0
hjarteblod
(05.07.14)
ne kadar istersin diye soruyorlar
0
i ve been mistreated
(05.07.14)
Bir kurumsal firma yöneticisi olarak şöyle açıklayayım.sana kuvvetle muhtemel beklentini soracaklar.halihazırda çalışıyor olsaydın şuanki maaşın ve beklentin diye soracaklardı.Ancak kurumsal firmaların her pozisyon için belirledikleri alt ve üst baremler var.sonra arayıp hr telefonda bir paket sunacak.eğer görüşme sırasında hemen yüzüne şu kadar maaş derlerse bence kurumsal olamamıştır o firma.
0
sapkasiz cikmam abi
(05.07.14)
en büyük firma nası ''en büyük'' olur? iyi adamları bulup, onları piyasa ortalamasının bir tık üzerinde çalıştırarak ve küstürmeyerek. siz de divit'in dediği gibi, benzeri şirketlerin o kadrolarının başlangıç maaşlarını öğrenin birkaç kaynaktan. onun 500 lira fazlasını isteyin. verirlerse ne âlâ. vermezlerse de, ucuza başlamamış olursunuz. 2500 istediniz ama 2000'le başlattılarsa, bunu kişisel olarak algılamayın ve demotive olmayın. kapitalizm, hayâta yeni atılanların, yıllarca sürünmesi esasıyla çalışır. yoksa bu çark başka türlü dönmez.
0
compadrito
(05.07.14)
surec tam olarak nasil oluyor bilmiyorum ama stajini orada yaptin, iceriden referansin var gibi durumlar varsa 2000TL oldukca az. 16 maas falan veriyorlarsa belki olabilir ama normal sartlarda 2000TL zaten standart bir mezunun alacagi maas.
0
xaph
(05.07.14)
(12)

Karar verememe hastalığı

matemars
Ben herhangi bir konuda karar verirken çok zorlanıyorum. Bir konu hakkında karar verirken çok basit bir mesele de olsa, hayatımı etkileyecek bir karar da olsa son ana kadar emin olamıyorum, sürekli karar değiştiriyorum ve kararımı uyguladıktan sonra istisnasız çok pişman oluyorum. Bu saçma durumdan
Ben herhangi bir konuda karar verirken çok zorlanıyorum. Bir konu hakkında karar verirken çok basit bir mesele de olsa, hayatımı etkileyecek bir karar da olsa son ana kadar emin olamıyorum, sürekli karar değiştiriyorum ve kararımı uyguladıktan sonra istisnasız çok pişman oluyorum. Bu saçma durumdan kurtulmak için ne yapabilirim?
0
matemars
(05.07.14)
cesaret depolayabilirsin. kararsızlık demek korkaklık demektir, "ya öbürünü seçince daha iyi olacaksa" demeyip cesaret göstermen gerekir. kendine güven + gamsızlık= kararlılık.
0
baba jo
(05.07.14)
işe, bu durumunun saçma olmadığına inanarak başlayabilirsin.
"Eğer patates püresi ile sosu karıştırırsan daha sonra ayıramazsın, sonsuza dek. Baba'nın sigarasından çıkan duman bir daha asla içine dönmez. Geri dönemeyiz. Seçmek, bu yüzden zordur. Hem de konu bir pasta olsa bile." gibi replik + temaya sahip bir film var, mr. nobody diye. tercihlerin hayatımızda ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor somut şekilde. sen bu filmi izle, bak bakalım bu özelliğinden kurtulmak isteyecek misin? :)
0
m e b
(05.07.14)
@baba jo
tam da bu "ya öbürünü seçince daha iyi olacaksa" düşüncesini kafamdan bir türlü atamıyorum.

@m e b
bu özellik hayatımı zorlaştırmaya başladı açıkçası en azından karar verme aşamasını kolaylaştırmak istiyorum :(
0
🌸matemars
(05.07.14)
ulu bilgeye sormuşlar: hayatta başarının sırrı nedir?
''doğru kararlar!'' demiş
peki doğru karar almayı nerden öğreneceğiz? diye sormuşlar,
ulu bilge derin bir iç geçirmiş ve ''yanlış kararlar!'' demiş.

ben askerliğimi yedeksubay olarak yaptım. yedeksubay okulunda gördüğümüz en önemli dersin adı taktik idi. yanılmıyosam, taktik, harp okulları ve harp akademileri'ndeki en önemli derslerden biri aynı zamanda. size savaşta nasıl karar vereceğinizi öğretiyor. oradan aklımda kalan bir şey var: durum muhakemesi. durum muhakemesinde de, bize şunu öğrettiler: genel olarak, kararsızlık, yanlış karar vermekten daha olumsuz bir durumdur. çünkü bir kararın yanlış olduğu 2 birim zamanda ortaya çıkarsa ve kararsızlık 5 birim zaman sürecekse, sizin yanlış karar vermiş olmakla, doğru karar için u dönüşü yapma zamanınız 2 birim zaman olur. halbuki kararsızlık hâlinde 5 birim zaman geçmiştir ama hâlâ yanlış karar verme ihtimaliniz vardır. hayattaki bütün kararlar bu kadar lineer hâle indirgenemeyebilir. ama bu bilgi sizin için çok değerli. peki bu bilgiyi şimdi o ulu bilgenin verdiği dersle birleştirelim o zaman. doğru karar verebilmek için ille de önce yanlış karar vermek zorunda mıyız? tabii ki hayır!

her kararı verirken, beyninizin yaptığı iş, durum muhakemesi. kafanızı sürekli olarak buna yorarsanız, çok çok iyi mesafe kat edebildiğinizi görürsünüz. tabii oturup arpacı kumrusu gibi düşünerek olmaz bu işler. peki naapcaz?

kararlarımızın doğruluk ihtimalini arttıracağız. peki neyle? bilgiyle. daha doğrusu veriyle. karar verilecek konuda veri toplayacaksınız. bu veriler, sayılarla ifade edilebilen veriler olabileceği gibi, ölçülemeyen, muğlak bilgiler de olabilir.

zaten nihai hükmünüzü vermeden önce, veri toplama aşaması, o verilerin kağıt üzerinde, bilgisayarda ve beyinde işleme tâbi tutulması, o verilere dayanarak durum muhakemesi, içgüdüler yani kalbimizin sesi, içimden bi ses ööle yapma, bööle yap dedi, sezgilerimiz, önsezilerimiz kullanılır ve bunların vektörel bileşeniyle hüküm verirsiniz.

beynin karar veren yeri her neresiyse, karar vere vere, bir sonraki kararlarını daha rahat ve daha isabetli verir hâle gelir. mesela benim bir gözlemim var: doktorluk mesleğinde cerrahlar, daha iyi başhekim oluyorlar. neden? çünkü büyük bir ameliyatta bir cerrah 10 bine yakın karar veriyor ve o kararları da saniyeler içinde vermek zorunda. her bir ameliyat yeni bir macera çünkü. başhekimlik nedir? yöneticilik, yani doğru kararlar vermeyi gerektiren bir iş. peki senelerdir ameliyat yapan bir adam mı daha doğru ve daha hızlı karar verir yoksa, bir hastaya ilaç yazıp, şu tedaviyi bi deneyelim, bununla bi yere varamazsak iki ay sonra başka reçete yazacam diyen adam mı?

sorunuza dönecek olursak, o durum hiç saçma bi durum değil. yanlış yapa yapa yapmamayı öğreneceksiniz. marifet, her yaptığınız yanlıştan bir ders çıkarabilmeniz. voltair'in bir lafı var: tecrübelerinden faydalanan, akıllı bir kişidir. başkalarının tecrübelerinden faydalanan ise çok daha akıllı bir kişidir. tekerleği yeniden icâd etmekle uğraşmayacaksınız. ıkhtıyara gidip soracaksınız. ey ıkhtıyar, hâl böyleyken böyle, ne diyon sen bu işe? tabii bu ıkhtıyar, nikotinman, alkolik, yüksek kolesterollü, yüksek tansiyonlu, diyabetli, alzheimerlı filan olmıycak ki beyin damarları sikilip atılmış olmasın. tercihan eski bir yönetici, hatta daha da güzeli, özel sektörde yöneticilik yapmış biri olsun. ıkhtıyar size bi yol gösterecek. ıkhtıyarın dediğini hemen yapmayacaksınız. neden? çünkü değişmeyen tek şey değişimdir. ıkhtıyarın devri sonra ermiş, onun doğruları artık az doğru hâle gelmiş olabilir. sormaya devam edeceksiniz. ama bu soruları sormadan önce ev ödevinizi çok iyi yapmanız lâzım. yani karar verilecek konuda çok iyi veri ve bilgi toplayacaksınız. ıkhtıyara durumu çok net bir şekilde özetleyeceksiniz ki muğlaklık, belirsizlik azalmış olsun. sora sora, o konudaki ''ortak aklı'' tespit edeceksiniz. ekşi duyuru, ortak akla çok güzel bir örnek. ama ortak aklı kullanmanın şöyle bir sakıncası var: sürü psikolojisiyle, doğru olmayan bir hükmün peşine takılabiliyor insanlar. bir de sizin için hayâti olan mesele, başkaları için leblebi çekirdek. onun için, kime ne soracağınızı iyi belirlemeniz, verilen cevapları da aklınızın süzgecinden geçirmeniz lâzım. bi lafa bakarım laf mı diye, bi de söyleyene bakarım adam mı diye? meselesi yani.

benjamin franklin metodu da çok faydalı bir eserdir: kağıda muhasebe bilançosundaki gibi bir çizgi çekiyosunuz. bir tarafa artıları diğer tarafa eksileri yazıyosunuz. hangisinin daha ağır bastığına bakıyosunuz. insanın düşünmesini kolaylaştırıyor.

pirimiz, mirimiz, üstâdımız hippokrates'in bir sözü var: hayat kısa, sanat uzun, tecrübe aldatıcı, hüküm vermek güçtür!
tabii bu söz tıp sanatı için söylenmiş. ama genel olarak bütün kararlara uyarlanabilir. tecrübe aldatıcı kısmı, ıkhtıyarın da sizi yanlış yönlendirebileceği ihtimaline değiniyor. hüküm vermek güçtür kısmı ise, sizin ''bu saçma durum'' diye nitelediğiniz şey. karar vermek, hüküm vermek kolay iş değildir. beynin en üstün fonksiyonlarından birisidir. ama bu yola başınızı koymanız, yani beyninizin karar veren yerini geliştirmeye sürekli olarak çaba harcamanız hem çok zevklidir, hem de hayâtınızı değiştirir. haaa, unutmadan söyliyim. hayâtınızda vereceğiniz ennnnn önemli kararlardan biri, hayâtınızı kiminle geçireceğinizdir.

Haa diğer bi mevzu da, bazı hâllerde, mutlak doğru karar yoktur. Doğru kararlar içinde alternatifler vardır, bir de yanlış kararlar vardır. Bu konuya da kafa yorun biraz.

Bu cevâbımı beğendim. Ben bunu sözlükte karar vermek başlığına yabıştırıyım.

ekleme: seksen9'un yaklaşımı, karar verme konusunda hataya düşürebilir. bazen tuttuğu da olur. yani veriler bir yönü gösteriyodur ama içgüdüler, sezgiler, önseziler, başka bir yönü gösteriyodur. siz içinizden gelen o sesin dediğini yaparsınız ve ileride doğru karar vermiş olduğunuzu görürsünüz. ama bu her zaman geçerli olmaz. şu durum daha çok görülür: karar verme görevinin ve mecburiyetinin yükünü herkes taşıyamaz. bu nedenle, gerekli donanıma ve eğitime sahip olsa dahi herkes yöneticilik yapamaz. karar verme mecburiyetinde kalmak, bir stres faktörüdür. diğer bir deyişle insanı gerer. bu süreç biraz da uzun sürerse, insanı köşeye sıkışmışlık hissine bile sokabilir. işte o hissin son derece beklenen bir durum olduğunu, doğru ya da doğruya en yakın karar vermek suretiyle, o gergin dönemin atlatılacağını ve o gergin döneme katlanabilmenin mükâfatının görülebileceğini bilenler o süreçten kazançlı çıkarlar. yani karar verme sürecinin sancılı olduğu, insan rûhunda gerginlik yarattığı ama bunun da son derece normal olduğunu bilmemiz ve bu gerginliğin ve köşeye sıkışmışlık hissinin bizi esir almadan, kararımızı etkilemesini engellememiz gerekir. işte bu herkesin becerebildiği bişey diildir. sırf o belirsiz, sancılı, gergin durumdan bir an önce kurtulabilmek için, amaaan, noolacaksa bir an önce olsun! diye verilen kararların genellikle yanlış olduğu bir süre sonra ortaya çıkar.
0
compadrito
(05.07.14)
(bkz: the dice man)

alakasiz cagrisimimi kenara birakirsak, cok uzun vadeli düsünmeyi birak, bunu yaparsam bunlar olacak diye, olasi olasi seyler uzar gider bu liste, sonra cat, her seciminden pisman olursun. ani yasa.

ha diyelim ki bunu yapamadin sunu koy senaryolarina, eger Ayi degil Byi secseydim isler böyle güzel olabilirdi ama bak böyle bomb.k da olabilirdi. demek ki iyi secim yapmisim diyerek diger secenegi kötüle.

plan yapmayi gene kesemediysen yarin trafik kazasi gecirip öldügünü, elektrik carptigini yemek yerken bogulup gittigini düsün. karar vermedigine pisman olmayacak misin önceden?

ha bunu da mi beceremedin, o durumda otur egrisi dogrusu maddele. analitik ol, iki secenegi arti eksi yatir. sonra bunlara iyi kötü yazarken ciddi ciddi es manada seyler yaz, mesela isle alakali bir secim var, iki firma var. birine parasi iyi yazarken digerine merve orda calisiyor <3 yazma yani. sonra otur say bunlari artisi cok olani sec. eger bu konuda kararsizlik yasiyorsan, göz göre göre önündeki iyi secenegi secmeyip hala digerini düsünüyorsan git digerini sec, cünkü icinden digeri geliyor.

bu asamalardan hangisine gelebildiysen, zamanla yukari dogru tirman dediklerimde, 3. dedigimi yapar hale gelince 2.yi dene. 2deysen biri dene. birdeysen dertsizsin zaten.

ha bir de azcik aci cektir kendine. otur hayvan katliamlarini oku, vahsi belgeseller izle, zamanda tarihte bir gram degerinin evrende bir yer etmedigini anla. sonra gelip de acaba bunu mu giysem ya da ne yesem sorusuna pisman olursan deepwebde insan ticareti üzerine arastirmalari oku, türkiye gündemi oku, fakirligi hastaligi derdi tasayi gör, sonra senin icin hayati olmayan tüm dertlerin kararlarin üzerine geri düsünüp aglanmayacak buna degmeyecek oldugunu anlarsin.

benim tavsiyem budur, yanlis olma hakkimi sakli tutuyorum. kisiden kisiye degisebilir her sey tabi ki.
0
portmanto
(05.07.14)
ikisini de düşün sonra kalbine hangisi daha sıcak geliyosa onu seç. akıl değil kalp önemli.

ikizler olduğumdan 3 dakkada bir fikrimin değişmesinden sıkıldım, aklıma gelirse bunu uyguluyorum. bazen işime gelmiyo tabi.
0
seksen9
(05.07.14)
Pisman olma konusu disinda ayni problem bende de var. Basit birsey bile olsa en dogru secimi yaptigimdan emin olma takintim var. Konuyu takip edecegim.


Edit: Bendeki cok fena, mesela sinemaya gidiyorum, hangi filme girecegime karar verene kadar canim cikiyor.
Terapiye de gittim kararsizlik problemi icin.
0
delifaruk
(05.07.14)
internet bizi bu hale getirdi tabii yatkınlıkta var onu arastır bunu aratır kıyasla saolsun mal icin konusyorum firmalar da aradaki cok az farkla farklı versiyonlar cıkardı derken kısadevre olduk amk
0
murtazaaaaaa
(05.07.14)
"iki kere düşünme tamamdır"
0
secim
(05.07.14)
orpheus
(05.07.14)
babamın hastalığı. siktir et de kararını ver bence.
0
neil manke
(05.07.14)
sen de benim gibisin. karar vermek benim için işkence. en basiti geçende dışarı çıksam mı çıkmasam mı diye düşündüm. 500 kere karar değiştirdim. sonunda iyi hadi çıkayım dedim, üstümü giydim, ayakkabılarımı giyip evden çıktım. apartmanın bahçesinde karar değiştirip çıkmaktan vazgeçtim. tekrar eve gidip pijamalarımı giydim oturdum. sonra keşke çıksaydım dedim tekrar hazırlanmaya meylettim yine vazgeçtim. ağır ikizler burcu olduğum içindir belki :)))
yapabilecek birşey yok sanırım. hani bazı şeyler artık kişilik özelliğidir kolay değişmez. çocukluğumda da böyleydim.
0
rock n roll
(05.07.14)
(19)

Uyku getiren birsey. Cidden getiren.

delifaruk
3-4 ayda bir netten arastirim, hicbirsey bulamam, rutin:)Buraya sorayim, uykumu getirecek birsey tavsiye edecek olan varmi?Yogurt, adacayi, melisa cayi demeyin lutfen. Bunlar hicbir ise yarmiyor. Hicbir faydasi yok!Bir de abuk subuk secenekler sunmayiniz, cevap geldi diye bakiyorum, hevesim kursagim
3-4 ayda bir netten arastirim, hicbirsey bulamam, rutin:)
Buraya sorayim, uykumu getirecek birsey tavsiye edecek olan varmi?

Yogurt, adacayi, melisa cayi demeyin lutfen. Bunlar hicbir ise yarmiyor. Hicbir faydasi yok!

Bir de abuk subuk secenekler sunmayiniz, cevap geldi diye bakiyorum, hevesim kursagimda kaliyor:) (ersar, ot falan gibi abuk subuk seyler)
0
delifaruk
(05.07.14)
hele bi kefiri dene sen.
0
candanag
(05.07.14)
papatya çayı
0
zencipanda
(05.07.14)
defne yapragi ye
0
hurma
(05.07.14)
Şarap? Çok ciddiyim. Anında uyuyorum şarap içince.
0
gebere jackson
(05.07.14)
uykun niye gelmiyor? enerjik misin? düsünceler mi var aklinda? uyanirken terliyor musun? sicakliyor musun yatarken? uyku esnasinda uyaniyor musun? gece tuvalete kalkiyor musun?

en temiz yöntem gün icinde kendini yormaktir. sizar koma gibi temiz uyursun. zihin yorulur beden yorulmazsa olmaz, beden yorulacak. spor yapiyor musun? yatmadan en az 3 saat evvel bir seyler yemeyi birakiyor musun?

sorular sorular, sonra de bize cay demeyin su demeyin. ne bilelim derdin ne?
0
portmanto
(05.07.14)
@portmanto

enerjik degilim, dusnceler havadan sudan, (hafta sonu ne yapsam gibi siradan seyler, bazende sinir bozucu seyler) uyanirken terlemiyorum, yatarken sicaklama yok, uyku esnasinda birkac kez uyandigim oluyor ama tekrar dalmakta hic zorlanmiyorum, ama mutlaka sabah is icin kalkmam geren saatten 1 -1,5 saat onceside uyaniyorum tekrar uyuyorum bu stadart. gece tuvalete hic kalkmiyorum.

Duzenli spor yaptigim yok bazen pazar gunu uzun yuruyuse gittigim oluyor.
Yorulmak konusuna gelince cok denedim, ayakta duracak halim olmadiginda da ayni. Aksam yemegi saatim dengesiz. 8 de yedigim de oluyor 11de de.

Sabah gebere gebee kalkiyorum aksam yine ayni. Mesela bugun saat 16:00 gibi isyerinde gozlerim kapaniyordu ama suan saat 1, benim uykum yok.
0
🌸delifaruk
(05.07.14)
uymadan önce bütün kaslarını 5 saniye boyunca esnet (herşey maksimumda pozu), sabah kalkıp sonucu yaz :)
0
tolga asp
(05.07.14)
uyuyamıyorsan değişik bir yol daha var, yemeli içmeli değil. yere halının üstüne uzan sırt üstü 10 dakika hareket etmeden dur sonra yatağa dön mışıl mışıl uyuyacaksın.
0
ada meltemi
(05.07.14)
yazmayı unutmuşum, kesinlikle kitap okumayı deneyin. ilk paragrafta uykuya dalıyorum.
ya da bol felsefik filmler izleyin. asdasf
0
gebere jackson
(05.07.14)
Suana kadar gelen ve bundan sonra gelecek cevaplari deneyip sonucu bildirecegim. Tesekkurelr. Biri ise yararsa cok dua ederim:)

@gebere jackson
Bu ara okuyamiyorum, kafam dagiliyor.
0
🌸delifaruk
(05.07.14)
yastığına birkaç veya su dolu bir bardağa 10-15 damla lavanta yağı damlatabilirsin. denemedim ama ekşi'de lavanta yağı başlığını okursan her derde deva olduğunu görebilirsin, bence denemeye değer :)
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(05.07.14)
kantaron otu diye bişey var, çay gibi demleyip içiyorsun. direk sakinleştirip uyku yapıyor.
0
ordabiyerde
(05.07.14)
2 bira iç
0
sta
(05.07.14)
telefonla youtube'dan Tarihin Arka Odası dinlemek
0
michael_knight
(05.07.14)
simdi bence asil nokta neden uyanip durdugun. gece kalkiyorsun ama tuvalete degil, gözlerin kapaniyor gibi oluyor uykunun geldigi ara var ama bu da gün icinde gece degil.

simdi ilk diyecegim denen beslenme önerileri sacma degil, yogurt muz ve diger caylarin hepsinin net yarari var. göz kapaklarini yeni duydum ufkum katlandi gercekten, stretch de kaslari rahatlatir ama benim sorum hala gece niye kalktigin.

uyku üzerine baktiysan biraz biliyorsundur fazlar var, derin faz en temizi, an kisasi. sleep cycle diye bir olay var mesela, ona göre cycle arasinda uyanmak riskli, dinlenmeden kalkiyorsun. power napping diye bir olay var, onda da gece verimsiz uyuyanlar icin gün icinde belirli araliklarda kisa uykular öneriyorlar. 15dkya kadar düsüyor bu kisa uykular. belki ilgini ceker.

telefon appi var sleep as android gibi, ya da iphone mu neyse sleepbot vs kur. bir bak bakalim gece hareket ediyor musun, konusuyor musun neler oluyor.

odani havalandir, kokulardan arindir ya da sevdigin birkac sey ekle, icerisi karanlik olsun, telefon vs olmasin gece calabilecek isigi yanabilecek falan, yatis pozisyonun ve yastigin nefes almani engellemesin. bir dene bunu, digerlerini de dene, olmazsa gene konusalim.

cünkü bende derdin uykuya dalamamak degil, gecenin bir yarisinda uyanman garip, o saatten 1,5 saat erken kalkman garip. yoksa uyutmak olay, uyuyor kalmani saglamak zor.
0
portmanto
(05.07.14)
@ordabiyerde
Kantaronu hicbirerde bulamadim:(

@portmanto
Tam tersine uykuya dalmakta cok zorlaniyorum. Gece pek uyandigim yok. Dedigim gibi gece uyansam bile hemen tekrar dalabiliyorum ki bu nadir olan birsey. Sadece sabah 1-1,5 saat erken uyanip tekrar uyuma olayi sabit. Ama en onemlisi uykuya dalamiyorum. Bir kere daldiktan sonra sorun yok.
0
🌸delifaruk
(05.07.14)
benim demek istedigim uykuya dalma kismina cözüm bulursunuz burdakileri bir deneyin önce. ama bence garip olan sik sik uyanabilmeniz. derin bir uyku cekemiyor olusunuz ki bu da derine inmediginiz zihnin yeterince dinlenmedigi anlamina geliyor yanilmiyorsam.

o yüzden bir bakin belki baska bir acidan yaklasiriz. yeniden uykuya dalabilmenizde degilim ben niye uyanip yeniden dalmaya ihtiyac duymanizdayim.
0
portmanto
(05.07.14)
tek düzen muhasebe kitabı ya da Yargıtay içtihatlarını okuyun.

yatmadan iki saat öncesinden itibaren, televizyon ve bilgisayardan uzak durun. ekrandan, monitörden gelen parlak ışık, beynin gece gündüz kavramını karıştırıyor. tepeden parlak aydınlatma yerine, loş ışıklı bir ortama geçin ve okumaya başlayın.
0
compadrito
(05.07.14)
@podrostok Eksi sozlukte verdigi basliktaki yontem dun gece ise yaradi. Fakat saat zaten epey gec oldugu icin erken bir saatte yine deneyip bildirecegim.

Diger yontemlerdende deneyip ise yaradigini gorursem bilgi verecegim.
0
🌸delifaruk
(05.07.14)
(8)

evi kapatirken unutmamam gereken seyler listesi

aacayipsin
Birkac ayligina evi kapatiyorum. Yapmam gerekenleri ve unutmamam gereken seyleri listeleyelim, yanimda goturceklerimi vs. Patates sogan, acikta yiyecek birakmamak gibi.. ??Not: en buyuk korkum evi bocek basmasi.
Birkac ayligina evi kapatiyorum.
Yapmam gerekenleri ve unutmamam gereken seyleri listeleyelim, yanimda goturceklerimi vs.
Patates sogan, acikta yiyecek birakmamak gibi.. ??
Not: en buyuk korkum evi bocek basmasi.
0
aacayipsin
(04.07.14)
butun musluklair kontrol et. hepsi kapali olsun. en son disaridan su vanasini kapat

pencereleri kontrol et

ocagi kontrol et kombi vs kapali olsun. en son en disaridan dogalgazi kes

sifonu cektikten sonra klozetin kapagini kapat

dusakabin varsa kapisi aralik olsun

buzdolabini bosalt. kapagini aralik birak

evde cop kalmasin.
cicekleri komsuna birak
0
exlibris
(04.07.14)
evin dışından doğal gaz ve su tesisatını kes, camların ve kapıların kapalı ve kilitli olduğundan emin ol. sifonun çekilmiş olduğundan emin ol. buzdolabını boşalt ve ayakkabılarını içeri al. ayrıca geldiğinde temiz bir ev bulmak istiyorsan çarşafla koltukların falan üzerini örtebilirsin. evde de kıymetli eşya bırakma.
0
emfuzi
(04.07.14)
stand-by da hic bir sey birakma hepsini kapat ve fislerini cek.

kumandalarin duvar saatinin pillerini cikar kenarda dursun
0
exlibris
(04.07.14)
Tek şey var:

BUZDOLABININ KAPISINI AÇIK BIRAK.

Kapalı bırakırsan dönünce olanlara inanamazsın.
0
roket adam
(04.07.14)
giderlerin üstüne kapat. yazlikta posete kum koyup lavabo yada banyo giderinin üstüne koyuyorduk. senin evde problem olmasa bile komsularda böcek olursa giderlerden eve girebilir.
0
kimse
(05.07.14)
anahtarı içerde unutmamak en muhimidir.
0
kup tuz
(05.07.14)
compadrito
(05.07.14)
özetle, buzdolabı dışında kapanabilir ne görürsen kapıyorsun.
0
titiraprap
(05.07.14)
(11)

ışık geçirmeyen perde

tannis
güneş doğduktan sonra uyuyamıyorum, güneşlik pek işe yaramıyor oda yine aydınlık oluyor. ne tür bir perde alabilirim ki.http://www.koctas.com.tr/tul-ve-perdeler/dalli-fon/11345-17261/mesela bu da geçirir mi yine aynı şekilde ışığı, öğrenci evi için çok da pahalılarmış ya
güneş doğduktan sonra uyuyamıyorum, güneşlik pek işe yaramıyor oda yine aydınlık oluyor. ne tür bir perde alabilirim ki.
www.koctas.com.tr
mesela bu da geçirir mi yine aynı şekilde ışığı, öğrenci evi için çok da pahalılarmış ya
0
tannis
(04.07.14)
Otellerde çift kat perde oluyo. Bir kalın perde, bi de başka bişiy daha. ikisini de çekince karanlık oluyo oda.
0
compadrito
(04.07.14)
hacı siyah perde vardı bizim okulda, perdeleri çektimmi içerisi zifiri karanlık oluyordu gündüz bile, projeksiyon için vardı. kapkara ve kalın perde aradığın şey.
0
trajikomix
(04.07.14)
adının karartma perde olması gerekiyor. bütün perdecilerde var. krem rengi bile alsan öyle bir kesiyor ki güneşi.

öğrenci evi için öneri; eğer istanbuldaysan salı pazarında perdelik kumaş satıyorlar. karartma perde de var ve çok ucuzlar. çok da çeşit var. oradan al ver bir terziye diksin güzelce. yıkar mis gibi asarsın sonra.
0
kırmızıkaşekaban
(04.07.14)
siyah perde+1
arkadaşta vardı kalın ve siyah, geçirmiyordu güneş
0
anil
(04.07.14)
Aynı dertten muzdaribim. Salı pazarının cuma günü olan versiyonunda (yine uzunçayır'da) kumaş/perde ağırlıktaymış ve daha ucuzmuş diyorlar. Bakılabilir.
0
oranjlaturanj
(04.07.14)
Camlara al folyo yapistirin
0
rubiks cube
(04.07.14)
Ben camı kartonla kaplamıştım zamanında. 5 liraya mal oldu kenar bantları dahil.
0
harzem
(04.07.14)
urun.gittigidiyor.com

linkini verdiğim üründen iki adet aldım ben. verdiğim parayı en çok hakeden ürünlerdendir sanırım. gün ortasında bile gecenin körü gibi karartıyor odayı. ayrıca çok şık. öyle işçi koğuşu gibi kartonla falan kapatmaya kalkışmayın. her şeyi hazır geliyor siz sadece kornişe geçiriyorsunuz. tavsiye ederim.
0
bira sisesi kapagi
(04.07.14)
Pazardan parcası 3 5 liraya siyah kumas al.düğmeleri dik.mis.bayılma o kadar para.
0
safsafinaz
(05.07.14)
koyu renk kadife perde, gayet ucuz.
0
kimse
(05.07.14)
Bu özel bir perdedir, adına blackout perde diyorlar. İkea'da var, bakabilirsiniz. Veya Boğaziçi, Trend gibi Türk markalar var. Blackout denen şurdan ilk perde: trendperde.com.tr
0
knox carson
(26.01.15)
(23)

Erkek arkadaşımın ailesi bize geliyooooaaaaa!!!!!! :O

pandispanya
Hayatımda ilk defa aileyi evde ağırliycaz panikten çıldırdım. Biraz çatkapı oluyo şimdi sordular 2 saate geliyolar aaaaaaaaaaaa :/:?gsjamandbjskaklalsndbjw evde kek var tuzlu kurabiye var, annem şansa pasta yapmış o var. Gazoz meyve suyu çay kahve. Bunlar yeter mi? Başka bişey yapiym mi ben??? Ne ka
Hayatımda ilk defa aileyi evde ağırliycaz panikten çıldırdım. Biraz çatkapı oluyo şimdi sordular 2 saate geliyolar aaaaaaaaaaaa :/:?gsjamandbjskaklalsndbjw evde kek var tuzlu kurabiye var, annem şansa pasta yapmış o var. Gazoz meyve suyu çay kahve. Bunlar yeter mi? Başka bişey yapiym mi ben??? Ne kadar tatlı bi kız olduğumun 3 kmden anlaşılması için çiçekli bi elbise giyiyorum asdghjlaklfa. Ama çok telaşlıyım heyecandan ağzımdaki sakızı çöpe atıcam diye yanlışlıkla kolumdaki saati attım. Yüz temizleme jeliyle saçlarımı yıkadım oooooof. Kesin kahveler üstlerine dökücem, takılıp düşücem, üstlerine kusucam lanet olsun :(

Allahını seven üstüme sakinlik atsın. Dondurma meyve ve kuruyemiş de varmış. Başka bişey lazım mııııııaaaa????! Terasta otururuz, bugün başka yağmur yağacak mı? Şal çıkarıcam. Başka ne yapiym? Sessizlik olursa ne konuşayım? Ben kalp krizi geçirirken şimdi soluklanmak için oturdum. Aklınıza ne fikir gelirse verin. Telefondan yazıyorum saçma kelimeler görürseniz ondandır.

Sanırım bayılıcam.

Teker teker gelin ulaaaaaağğğğnnnnn!

Eye of tiiigeeeeerrrr!!!
0
pandispanya
(04.07.14)
Detayları annen düşünsün. Sen rahat ol. Cok konuşma sacmalarsin. Bol şans
0
dafuq
(04.07.14)
Sakin ol sakin =)
Bu ne telaş ya, bir de bayram değil seyran değil neden geldiklerini pek anlamadım ama şaka bi yana cidden bu kadar telaş yaparsan kahveyi de dökersin, gelenlerin ayakkabılarını çöpe bile atarsın.

içinden 50'ye kadar, sakin ol. İkramlar yeterli gibi, ama yemeğe gelmiyorlar herhalde?
Güleryüzlü ol, gereksiz konuşmamaya gayret et. Sakin ol =)
0
amelie poulain
(04.07.14)
sen şu halinle kaynana adayına görünme istersen... kadın bugün sakız yerine saati atan gelin adayı yarın delik çorap yerine tv'yi çöpe atar diye düşünür.
0
inanmazsan inanma
(04.07.14)
:) Sakiiin :)

Zaten sevecekler senin gibi hatunu, başka şansları yok. Evinde tuzlu kurabiyesi, pastası olan kaç kadın var aramızda. Bana gelseler donmuş pizza atmak zorunda kalırdım önlerine, son yemeği az önce bitirdik. Çiçekli elbiseyi de giymişsin işte, daha ne olsun.

Uyarılar ve önlemler:
-Otururken bacak bacak üstüne atma. Bende alışkanlık olduğu için onda çok zorlanıyorum. Ailelerin bayıldığı optimum oturma şekli: bacaklar bitişik, bir ayak diğer ayağın arkasında.
-Çayları, yemekleri kontrol et; sürekli dolu olsunlar.
-Çok iyi bir çocuk yetiştirmişler. Emekleri için tebrik et laf arasında.
-Kahkaha coşmasın, tatlı tatlı gülümse. Sürekli gülümse. Ama o gülümseme de bir noktadan sonra psikopat gibi görünüyor. Ayarlarsın sen onu.
0
aychovsky
(04.07.14)
pasta börek açısından yeterli mühimmatınız var. siyaset ve din konuşmaktan kaçının madem daha ilk ziyaret. sessizlik olursa da dünya kupasından falan bahset ne biliim en sakıncasız gündem o şimdi :/
0
letheavendangered
(04.07.14)
sen sakin biriydin yahu :)
bir soluklan, halledersin, annen de yanında sonuçta. erkek arkadaşın da olacak. beraberce altından kalkarsınız.
ikramlar şahane zaten. kahve: türk kahvesi ve granül ikisinden de var mı?
kahve sorunca "nescafe lütfen" derlerse diye. süt de olsun tabii.
0
icemint
(04.07.14)
ben evli sanıyordum seni :)
sakin ol, panik olmak sana yakışmıyor. sessizlik olursa 'havalar da ısındı'
'amaaan işte napcan' tarzı birşey söyle, diyeceğim ama tuhaf olabilir :))))
0
rock n roll
(04.07.14)
Tanışıp dışarda buluştular bi kere. Ben de 2 senedir tanıyorum, daha önce 20 kez filan yemek yedik ama hayatımda ilk defa eve gelmeli bişey oluyo, sanırım ağliycam
0
🌸pandispanya
(04.07.14)
Hatta ağlıyorum amk ahsjshalsla ben çıksam onlar takılsa olmuyo mu ya
0
🌸pandispanya
(04.07.14)
dafuq+1 Agarlama olayini annen organize etsin ne zaman ne ikram edilecegini gibi. sana caktirmadan haber eder servisi sen yaparsin. icecekleri tazelemeyi unutma. dikkat et kimin bardagi bosalmis hemen ataga gec. hanim hanimcik guleryuzlu davran. cikintilik yapma pek. bir ara bir espri yaparsin yeter.
0
eick
(04.07.14)
Daha önce tanışmışsınız, yemekler yenmiş, evde yeterince mühimmat var, yardım yataklık edici anne de varmış. Bu cephe senin, garanti.

Çok heyecanlandıysan, anneni çağır bir tokat atsın, tokat iyi gelir ve kendine getirir, ciddiyim.
0
aychovsky
(04.07.14)
üstlerine kusma, sıç. değişiklik olsun.
0
compadrito
(04.07.14)
Yok iftar değil, çay. Tamam ya en kötü ne olabilir ki. Babasını yanlışlıkla aşağı filan atmazsam. Sorun yok.
0
🌸pandispanya
(04.07.14)
muhtemelen çocuğun anası babası senden çok senin ailenle ilgilenecekler. Kafa yapılarımız uyuyor mu, anlaşabilir miyimiz gibilerinden. Onlar da rol kesmeyle yada bi takım politik oyunlarla aşılmaması gereken şeyler. Neyseniz o olmalısınız ki sonradan daha büyük sorunlar oluşmasın. Eğer oradan bi maraza çıkmazsa, çocuk da seni seviyorsa ki seviyor oraya geldiğine göre hiç mi hiç sıkıntı yapmana gerek yok yahu :D yazışından panik belli oluyor burada.
0
maxhoper
(04.07.14)
sakin ol. gelip geciyor :P bol sans ;)
0
she was my baby
(04.07.14)
Durumun çok normal. Akışına bırak gelip geçecektir.
0
labanon
(04.07.14)
ahahahah okuyunca ben bile heyecanlandım, bize geliyolar sanki :)

yağmur yağacak ayrıca :)
0
trajikomix
(04.07.14)
Evet. Çaydanlığı alıp yatak odasına götürüp bırakıyorum. Çöp poşetiyle dolaşıp, ne yapacağımı şaşırıp su içiyorum. 40 bardak su içtim, 30 saniyede bir tuvalete gidiyorum ahahhahajah. Yok ya tamam sakinim.

Aslında günlük hayatta aşırı sakinim de ben büyük insanlardan utanıyorum çok. Neyse gidip bi su içiym.
0
🌸pandispanya
(04.07.14)
calm down
bir şey olmaz kasma:) annen halledicek tüm onları, sessizlik olursa halleder o. tatlılar da yeter. çat kapı geliyorlarsa bir şey beklemezler zaten. relax ol. relax ol ki seni gergin görüp kıl kapmasınlar.
0
anil
(04.07.14)
Vermiyoz lan vermiyoz!
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(04.07.14)
kendin ol yeter. ev işini nasıl yapıyo diye görmeye gelmiyolar ya muhabbet sohbet biraz da samimiyet katmak için geliyolar.
saçmalarsan da doğal bi şekilde heyecanlandığını belirt :) kasıntı davranmaktansa bu daha sevimli olur zannımca.
0
seksen9
(04.07.14)
tanıdığım kadarıyla zaten tez canlı birisin. nasılsan öyle bilsinler daha iyi.
güzel olacak her şey güzel.
0
seksen9
(04.07.14)
Pfff bu kız bu işi biliyo yeaa, süperdi :D Çok teşekkür ederim hepinize :)
0
🌸pandispanya
(05.07.14)
(14)

balayı bulmak bu kadar zor mu?

schwannoma
10 ağustos - 11 ağustos 6 gecedeniz kumsal olan yurt dışı tur arıyorum.Uçak + oda kahvaltı 7000 tl'den ucuz bir şey yok mu yahu?dubrovnik ve yunan adaları baktım ben hep, otel her türlü halloluyor da uçak bileti iki kişi 2500 - 3000 tl arasında ve saatleri kötü, seyahat süreleri uzun..yardımınıza ih
10 ağustos - 11 ağustos 6 gece

deniz kumsal olan yurt dışı tur arıyorum.

Uçak + oda kahvaltı 7000 tl'den ucuz bir şey yok mu yahu?

dubrovnik ve yunan adaları baktım ben hep, otel her türlü halloluyor da uçak bileti iki kişi 2500 - 3000 tl arasında ve saatleri kötü, seyahat süreleri uzun..

yardımınıza ihtiyacım var bir el atın :(
0
schwannoma
(04.07.14)
kktc'ye git bence.
0
prompter
(04.07.14)
ohrid, varna
0
harekatamiri
(04.07.14)
prompter, gitmediğimiz bir yer olsun istiyoruz da.. uçak bileti ekobilet, aerobilet, skyscanner falan başka bir alternatif yok mu
0
🌸schwannoma
(04.07.14)
Aradığınız özellikler neler? Balayı suiti, odada kahvaltı, yatakta güller, lüks otel arıyorsanız ve bunu turla yapmayı düşünüyorsanız pek ucuza bulamayabilirsiniz. Arkadaşım Phuket'e gitmişti ki cennet ve ötesi gibi bir yer, toplam 3500-4000 gibi bir şeye çıkardılar ama oda normal otel odasıydı.
0
aychovsky
(04.07.14)
aychovsky, öyle dertlerimiz yok, zaten uçak bileti en büyük kalem; dönem yaklaştığı için; o yüzden bir yol arıyorum
0
🌸schwannoma
(04.07.14)
peki kruvaziyer tatili?
0
prompter
(04.07.14)
onlarca yer önerebilirim de ilk aklıma gelen şu:
thy ile pisa gidiş dönüş 800 tl.
Pisa'dan 1 saatlik yolculukla la spezia
Orada 5-6 günlük deniz kenarında otel masrafı 2 kişi için 2000-2500 lira tutar.

7000 liranın yarısı etti
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(04.07.14)
Avrupa'daki yerler için Almanya'daki şehirlere olan kampanyalar gibi Türkiye'den çok pahalı çıkmayacak bir yeri bulun. Oradan Ryan Air, Easy Jet, Vueling, Germanwings gibi firmalarla atlaya atlaya ucuza getirebilirsiniz uçağı. Kalacağınız yeri de hostelworld.com veya booking.com'dan ayarlayabilirsiniz. Sadece hosteller yok, ortalama ve lüks oteller de var.

Kos'a gidiş Bodrum'dan kişibaşı 19 Euro. Öyle bir şey yapabilirsiniz.
0
aychovsky
(04.07.14)
balayı suiti gibi bir tema aramıyorsan ben aşağıdaki yerleri tavsiye ederim. özellikle cinque terre'yi.

(bkz: boccadesse) (genova)
(bkz: cinque terre) (la speiza)
(bkz: portofino) genova la speiza arası
0
spatzle
(04.07.14)
10-11 Ağustos arasına 6 geceyi nası sığdıracaksınız? iyi beslenin bari.
0
compadrito
(04.07.14)
7000Tl'ye çıkacaksan cruise turlarına katıl. Hem denizde yüzen otel keyfine varırsın hem de ülke gezersin. sadece kumsalın olmayacak.

4gece yunan adaları : 2 kişi ~2500TL (3500TL ile de kendinize bişiler alırsınız)
www.etstur.com
0
ductor
(04.07.14)
Uçak bileti için THY dışı firmalara da baksanız?
0
puppets
(04.07.14)
www.gruppal.com

cennet gibi yerdir phuket, yoldan korkmazsanız tavsiye ederim.
0
whoosie
(04.07.14)
temiz temiz kıbrıs'a git!!
bende yurtdışı diye kasmıştım ama pasaport, yol, konaklama vs düğün arefesinde girmesin bence. sonra daha rahat gidebilirsin bence ;)
0
pccopath
(04.07.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.