Giriş
(5)

araba sürerken depreme yakalanmak?

kivanc1
var mı kimsenin böyle bir tecrübesi? çevrede kimse de yok diyelim kaçışan. fark edilir m? şiddetli bir deprem olduğunu varsayalım. araba sürerken de sallanabiliyor sonuçta, öylesine merak ettim. cevap alınca da elime bir şey geçmeyecek biliyorum ama insan yine de merak ediyor işte.
var mı kimsenin böyle bir tecrübesi? çevrede kimse de yok diyelim kaçışan. fark edilir m? şiddetli bir deprem olduğunu varsayalım.

araba sürerken de sallanabiliyor sonuçta, öylesine merak ettim. cevap alınca da elime bir şey geçmeyecek biliyorum ama insan yine de merak ediyor işte.
0
kivanc1
(26.05.14)
boğaz köprüsünden geçerken nasıl oluyorsa öyle olur diye tahmin ediyorum.

park halindeki arabadan bir görüntü: www.youtube.com
0
bira sisesi kapagi
(26.05.14)
she was my baby
(26.05.14)
son gökçeada depreminde arabaydaydım, tek tepkim allah allah bagajda bişe unuttum galiba birbirine çarpiyo galiba idi.
0
cairo
(26.05.14)
kucukken annemle arabada (kirmizi isikta beklerken) ufak bi depreme yakalanmistik. annem arkadaki araba hafif carpti sanmisti.
0
lamartin
(26.05.14)
şehir içinde tam köşe dönmek üzere durmuşken, arabayı birileri sallıyor zannettim. aynalara, sağıma soluma bakındım, kimseler yok! Allah Allah, yoruldum galiba filan diye geçirdim içimden. deprem olduğunu sonradan öğrendim.

arabayı sallayan birini göremeyince, bir ihtimali daha gözden geçirmiştim ama sonradan götümnen güldüm o düşündüğüme tabe!

acaba akü zayıfladı da, durduğum yerde dönüş için sinyal ışığının yanış sönüşüyle eşzamanlı bir sarsıntı mı oluyo arabada? diye düşünmüştüm. ne alâkası varsa?
0
compadrito
(26.05.14)
(18)

tez yazamama

shubulubapshubaptishaluva
canlaryük.lis. tezi yazamıyorum. deneyleri biteli yıl oldu. dataları düzenleneli aylar oldu. ben 6. ayın içindeyim ve introda bir kaç sayfanın önüne geçemedim. yazamıyorum arkadaş. rezil bir döngüye girdim. ne zaman heveslensem biri bir iş istiyor, yapmam gereken başka sorumluluklarım çıkıyor. böyle
canlar

yük.lis. tezi yazamıyorum. deneyleri biteli yıl oldu. dataları düzenleneli aylar oldu. ben 6. ayın içindeyim ve introda bir kaç sayfanın önüne geçemedim. yazamıyorum arkadaş. rezil bir döngüye girdim. ne zaman heveslensem biri bir iş istiyor, yapmam gereken başka sorumluluklarım çıkıyor. böyle tembel biri de olmadım hiç, lisansı bir dönem erken bitirdim arkadaş ben.vicdan azabımdan yüzüm de yok kimseye bahane dahi üretemez oldum. yalnızca söyleniyor ve yine hiç bir cümle yazmıyorum.
siz böyle bir mallığa sürüklendiniz mi hiç? nasıl çıkarım bu saçma döngüden?
0
shubulubapshubaptishaluva
(26.05.14)
şımarıklığı bırakıyorsun.

sabah kalkıp kahvaltını edip, internetmiş, diziymiş, oyunmuş hepsini kapatıp tezinin başına oturuyorsun. başka bir şeyle de ilgilenmiyorsun.

yok evde yazamıyorsan sabah kalkıp ilk işin laptop ile birlikte kütüphaneye, kütüphane yoksa sessiz bir kafeye gidip başından kalkmıyorsun.

başka yolu yok.
0
mea maxima culpa
(26.05.14)
(bkz: procrastination)

Her gün belirli bir sayfa yazmaya şartla kendini. Yazdıkça toparlanır.

Bugünü de boş geçirme akşam kontrol edicem bak. En az 1 sayfa yazmış ol. Hiç olmadı yeni kaynak bul. O da olmadı atıflarını düzelt. İmla hatalarını düzelt. Bi nokta koy. Gelip sorucam bu duyuruda ne yaptın diye. Ona göre.

edit: imla
0
buzbebek
(26.05.14)
Çer çöp ne bulursan yazmaya giriş. Belli ki yazacağın şey kafanda oluşmamış. Taslak çıksın ortaya. Toparlaması kolay. Hatta o kısım bitmiyor, "keşke şunu da ekleseydim" bile diyebilirsin.
0
alperz
(26.05.14)
e parayla yazan adamlar var, onlara başvur.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(26.05.14)
Valla geldim. Böyle de sözümün eriyim bak.

Bugün tezin için ne yaptın? Söyle bakalım :)
0
buzbebek
(26.05.14)
Kütüphane ve kafe bence de mantıklı.

Bir tez planı iyi olabilir. Başlıklar belli olsun, aklına geldikçe başlıkların altına ekle. Bir bölümü bitirip diğerine geçmek zor olabiliyor, şart değil.

Danışman çok etkili olabilir. Benimki "Saat üçe kadar bu chapter bitecek, gelip bakacağım" deyip zorla yazdırdı. Haftalık veya iki haftalık görüşme korku ile motive edebilir.
0
fadetoreality
(26.05.14)
her şeyi hazır halde olan 3-4 günlük işi yapmamak için 4 ay sürükledim tezi. içimden yazmak gelmedi. o baskı, o rahatsızlık da cabası. hoca mail atmasın diye dua ediyordum. ama artık kaçışın olmadığını fark edince seve seve(!) yazıyorsun. yazdım, bitti bile. geçirdiğim 2 senelik tez döneminin toplamda 3 haftası kadar sürdü üstelik yazması.
0
devilred
(26.05.14)
aferim qız devilred!

şubapbalupba: devilred bile yazdıysa, senin yazmaman mümkün diil. bile dememin sebebi, buralara gelip nası bitiricem ben bu tezi diye duyurular açması ve bitürlü başına oturamamasıydı. soğna özel mesajdan gırtlak gırtlağa geldik yazma, yazmama konusunda. ama affetti beni kaliba.

basit bir kural koyacan. çok basit! hergün saat 15'e kadar olan zaman, sadece teze ait. feriştahı gelse, öncelik tezde. sabah erken gidecen okula. okula gitmiyosan, evdeysen, sabah erken kalkacan. güpgüzel bi kaavaltı yapacan. masan derli toplu olacak. derli toplu değilse, önce onu hallet hemen.
gendi gendine işler icat etmiycen. mesela o dönemde, devilred buraya, siyah tişörtlerimi nası katlarım ve dolaba nası yerleştiririm ki, bi bakışta hangisinin hangisi olduğunu annayabilirim temalı sorular sormaya kadar vardırdıydı işi.
kafanda tek bi konu olacak. o da tez! sabah hemen oturacan başına ve beyninin en dinlenmiş, kafanın en üretken olduğu saatleri, tezinin en zor kısımlarına harcıyacan. bu, baba makale okuyup özetlemek, anlamak olabilir, ya da sana en zor gelen şey neyse o olabilir. daha az zor olan şeyleri, mesela gugıldan feşmekân arama gibi daha otomatize işleri öğleden sonraya bırakacan.
birinin bi istediği iş, başka sorumluluklar gibi şeyleri de saat 15'ten sonra yapacan.
bu dediğimi üst üste 3 gün sektirmeden yapabilirsen, katettiğin mesafeye sen de şaşırır ve daha bi heveslenirsin. feriştaha da de ki, kusura bakma tez yazıyom. şindi yapamam, ancak saat 15'ten sonra yapabilirim.
0
compadrito
(26.05.14)
@buzbebek
işten çıktım, gittim bi spor okulunun fitness ve havuz programlarına kaydoldum. bi saat spor yaptım ve en son öğlen bir kase yeşil salata yediğim için şu an başım döner halde uzanıyorum--"
ah evet ben çalışıyorum bir de. öğretim görevlisiyim.evet, bu tembellikle hell yeah <3
@mea maxima, @buzbebek, @alperz, @fedetoreality, @devilred, @compadrito
canlarım hepinizi okudum, siz haklısınız.
yarın bi daha görüşelim..
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(26.05.14)
irtibatı koparmayalım.

bir ara beraber bir yemek yiyelim, muhabbet edelim :)
0
mea maxima culpa
(26.05.14)
@mea maxima ahah olur bacım yapalım bi gün ^^
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(26.05.14)
hadi bakalım başlıyorum..
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(27.05.14)
Ee artık acknowledgements'ta adımızı da yazarsın artık :P
0
alperz
(27.05.14)
(bkz: pomodoro tekniği) ben uygulamaya çalışıyorum, gerçi şimdilik somut bir gelişme kaydetmedim zamanı daha iyi yönetme bakımından. ama bence bu benim mallığım ve tekniğin aslında etkili olduğu kanısındayım.

bu arada win8 kullanıyorsanız mağazada timemanage.me diye bir app var, tekniğin uygulanmasını kolaylaştırabilecek oldukça sade, gereksiz ayrıntıdan uzak tutulmuş bir uygulama. deneyebilirsiniz.
0
boshi
(27.05.14)
vay arkadaş ben tezi açayım bir telefon gelsin koş bilmemkim hastaneye kaldırıldı.yok böyle şans..
@alperz benim tez teşekkürü bir hoş olacak gibi geliyor şimdiden kulağa:)
@boshi evet win8 kullanıyorum, indiriyorum şu an programı akşam vakit bulursam otururum başına du bakalım
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(27.05.14)
öncelikle şunu söyleyeyim: tanıdığım herkesin başına gelen bir şey bu. şu anda bizim masterların hemen hepsi aynı durumda, yanımda yöremde ağlaşıp duruyorlar nihohahahhaa! XD -ben doktoradayım ama merak etme, aynı şeyleri ben de yaşadım :) tuzum kuru derken, bizzat kendim kuruttuğum için kuru-

anladığıma göre sen de sayısal bölümlerden birindesin -deney-data vs- yüksek lisans tezi yazarken dediğim gibi aynı durumda kaldım. aylarca intro'dan öteye geçemedim. genelde yumurta-kapı ilişkisi ile çözülebilecek bir sorun :D bir haftada yazıp bitirmiştim çünkü ehuheuheue :D ama intro'da takılmadım işte orası var. intro önemli intro.. intro... introoooooo.... introintrointro aksdfjşsdf neyse bak: teze intro'dan başlanmaz, yıllarca herkese söyledim! lisans tezi yazarken iki arkadaş kafayı yemiştik, sonrasında introyu atlayıp öyle başlamıştık ama sorunun intro'da olduğunu çözememiştik. yıllar sonra bizzat bendeniz çözdüm bu olayı: tezi "okumaya" intro'dan başlanır, ama "yazmaya" değil. çünkü aslında intro, tüm olaylara giriş niteliğinde, ve sen kitap yazmıyorsun. hele de takıntılıysan -ki herhangi bir şekilde, tez, rapor vs. yazan bir insanda, muhakkak takıntı vardır. yani insan ırkının bir kısmı bildiğin takıntılı- o introdan öteye geçemezsin. roman yazıyor olsan neyse, ama intro olayların girişi kadar toparlandığı bir yerdir de biraz. o yüzden yapacakların şunlar:

- ilk önce literatür çalışması yaptıysan ve yazacaksan -bazı üni.lerde pek istemiyorlar literatürü- onun orta kısımlarını yaz.
- sonra da deney ve sonuçlarını yaz.
- hatta conclusionı bile yaz
- introyu en son yaz.

en temizi budur. ya da toparlayabilirsen introyu ortada yaz. şu zamana kadar bunu kaç öğrenciye tavsiye ettiysem hepsinde de tuttu, ama sende de tutacağını iddia edemem. ama bir sınava çalışmıyorsan ya da öykü, roman yazmıyorsan, tez yazarken en mantıklısı bu. çünkü ana kısımları yazarken, introya -ya da özet kısmına mesela- yapacaklarını beynin arka planda toparlıyor, büyük resmi görmeye başlıyorsun.

bir de şunu öneririm: ayrı bir word dosyası aç -sürekli kaydet ama, sonra kaybolmasın. tecrübeyle sabittir :D - oraya, literatürde okuduklarından ya da diğer bölümleri yazarken "heaa, burası introya olur ya!" diyebileceğin kısımları yaz. böyle not al yani. sonra introda toparlasın.

yani "oyun oynama, dizi izleme" ile olmuyor o işler, çünkü vakit kaybetmek istesen, yani çalışmak istemesen, mal mal tavana bakarak da çalışmazsın, önemli olan içinden gelmesi. muhtemelen neyi nasıl yazacağın konusunda bir tıkanma yaşamışsın, en deneyimli profesörlerin bile başına gelebiliyor bunlar. ve panik de olmuşsun, mantıklı düşünemiyorsun, yoksa şu yukarıda anlattıklarımı kendin de bulurdun zaten :) çünkü arada sakinleşip, ben kendilerine bir şey önermeden bu yöntemlerle çıkıp gelen arkadaşlarım, öğrencilerim de var. önemli olan panik olmamak. ha bir de tabi dizi, film izle demiyorum, izleme de demiyorum, ama masanın başına konsantre ve gaza gelmiş olarak otur. konsantrasyon eksikliğinden de oluyor çünkü bunlar, ki günümüz dünyasında gayet olası şeyler.

aklıma başka bir şey daha gelirse eklerim. iyi çalışmalar, sana ve sınavı, tezi, raporu, sunumu olan herkese :)
0
pasp
(27.05.14)
Sen daha sürün. Ben perşembe günü teslim edicem benimkini. Bugün 6 kopya yazdırıyorum. Hadi sana hırs olsun. Savunmaya girene kadar sen anca yazarsın :p

Ayrıca pasp +1 giriş-özet en son yazılır.

Ben şöyle yaptım özetle:

Kabaca içindekiler kısmını sınırladık danışmanımla.
Ben bi sürü bi sürü kaynak topladım.Hepsini grupladım kitap, makale, internet kolaylık oldu bana ve tez yazım kılavuzuna uygun düzenledim. Kaynakçam hoop hazır oldu.
Sonra aldım içindekiler kısmındaki başlıkları. Açtım kaynakları yaz babam yaz. Atıflarını yap. Bölümleri bağlayacak bir kaç satırlık paragraflar yazdım.
Sonra araştırma kısmının verilerini tablo yaptım. Yorumladım.
Tez şekillenmeye başladı. Sonuçları ve girişi kafamda toparlayıp bi özet yazdım. En son da giriş kısmında afili cümlelerle tüm bölümleri anlattım. Bin kere kontrol ettim. Ve inş bitecek.

Şimdi sıra geldi savunmaya... Hoca diyo ki 2-2,5 saat sürer. Ben ne yapayım dostlar 2 saat ne sorarlar ne yaparlar ben ölem ya.
0
buzbebek
(27.05.14)
lütfen bu soruyu ve pasp özellikle sen cevaplarınızı silmeyin. bu soruyu sözlükte tez yazmak başlığına yabıştudum:

eksisozluk.com
0
compadrito
(28.05.14)
(2)

beşiktaş'ta pasaport fotoğrafı için fotoğrafçı

kırmızıkaşekaban
çok fazla yerini bilmiyorum beşiktaş'ın. vapur iskelelerine yakın , mcdonald's'ın yakınlarında veya starbucks'ın nero'nun olduğu caddededen bir fotoğrafçı tavsiyesi verebilir misiniz? sanırım iyi çeken bir yer olması lazım çünkü arkadaşımın fotoğrafı kabul edilmedi.
çok fazla yerini bilmiyorum beşiktaş'ın. vapur iskelelerine yakın , mcdonald's'ın yakınlarında veya starbucks'ın nero'nun olduğu caddededen bir fotoğrafçı tavsiyesi verebilir misiniz? sanırım iyi çeken bir yer olması lazım çünkü arkadaşımın fotoğrafı kabul edilmedi.
0
kırmızıkaşekaban
(26.05.14)
compadrito
(26.05.14)
iyi çeken olmasına gerek yok. beyaz fon olacak, kameraya doğru ifadesiz bir şekilde bakacaksın bu yani başka bir olayı yok.

pasaport için çektiriyorum desen yeterli. örnek fiyat vereyim yıldız posta caddesi üzerinde bir fotoğrafçıda 15 tl.
0
bira sisesi kapagi
(26.05.14)
(11)

Bu tipler gerçekten varmış ya la

neverletyougodown
Londra'dayım, bugün bize yakın caddede sinagog çıkışı falandı sanırım, yüzlerce bu Yahudi arkadaşlardan gördüm, ben bu adamları sadece filmlerde var sanıyordum:) Bunların saç, sakalı gerçek mi, yoksa sinagoga giderken özel mi takıyorlar? Pazar günü Yahudilerin ibadet günü mü? Kadınlarda da çoğunda d
Londra'dayım, bugün bize yakın caddede sinagog çıkışı falandı sanırım, yüzlerce bu Yahudi arkadaşlardan gördüm, ben bu adamları sadece filmlerde var sanıyordum:) Bunların saç, sakalı gerçek mi, yoksa sinagoga giderken özel mi takıyorlar? Pazar günü Yahudilerin ibadet günü mü? Kadınlarda da çoğunda da tek tip saç modeli vardı. Bunlar kadın erkek birlikte mi ibadet ediyorlar, bir de ibadetleri nasıl, haftaya ben de macera olsun diye bunların siyah cübbelerinden giyip aralarına karışsam(sakal yok gerçi bende), dikkat çeker miyim, dışlarlar mı, eyes wide shut'taki gibi olmasın sonra?
0
neverletyougodown
(26.05.14)
ay nov kung fu
(26.05.14)
Yakalanirsan cukunu keseler soyleyim.
0
kutsalbok
(26.05.14)
@ay nov kung fu hacı onu okusam zaten kudüse haham olarak atanırım, şaka şaka biraz göz atacağım gene de:)
@freekara ben de ibadet günleri cumartesi biliyorum da, bugün gördüm yüzlercesini. Acaba haham sizin eksiğiniz çok diye ek ders gibi bir şey mi koydu acaba bunlara:) Yoksa bunlar haftanın 7 günü böyle mi dolaşıyor, sinagog çıkışı değil de normal günlük halleri mi?
0
🌸neverletyougodown
(26.05.14)
merhaba dünyalı. varlar, evet.

cemiyettir onlar, farkedilirsin.
0
sayns
(26.05.14)
sayns artisine bakın hele, sanki Amerika'da dinler arası diyaloğun Yahudi hahambaşıymışcasına küçümsemeler:) Bilgi ver o zaman varlar demekle olmuyor.
0
🌸neverletyougodown
(26.05.14)
bilmek için söylediğin kişi olmaya gerek yok. dinini taviz vermeden yaşayan farklı dine mensup birçok insan var dünyada. "varmış ya la", varlar. saçları sakalları da gerçek. komik olmayın.
0
sayns
(26.05.14)
New York'ta çokça görmüştüm böyle giyinenlerden. Hatta böyle çalışıyorlardı. Günlük hayatta da böylelerdi. Metroda karşı cinsin yanına oturmuyordu kimisi :)
İstanbul-New York uçağında görünce şaşırmıştım ilk ben de.
0
black sabahat
(26.05.14)
baal
(26.05.14)
compadrito
(26.05.14)
bir filmde vardı bu tipler New York ta altın pırlanta piyasasını kontrol edenler olarak gösteiyordu. filmi hatırlamadım şimdi.
0
mrthany
(26.05.14)
zibidigibi

evet, 47. sokak, Ortodoks Yahudi ya da Hasidic Jewish isimli bu cemaatin tekelinde.
(bkz: glatt kosher) yerler. her ailenin en az 4 çocuğu vardır. 4'den az çocuğu olan çiftler, yeni evlilerdir.
0
compadrito
(26.05.14)
(1)

Alkali Füzyon

heinz kamasunta
Arkadaşlar merhaba,Alkali Füzyon ne demek, lütfen açıklayabilir misiniz? ya da güzel bir kaynak gösterebilir misiniz anlayabileceğim? ingilizce olabilir, nema problema. Ben araştırdım ancak çoğunlukla makale buldum. lise notlarınızda da olabilir, liseli kardeşlerim not da paylaşabilir. yüksek lisans
Arkadaşlar merhaba,

Alkali Füzyon ne demek, lütfen açıklayabilir misiniz? ya da güzel bir kaynak gösterebilir misiniz anlayabileceğim? ingilizce olabilir, nema problema. Ben araştırdım ancak çoğunlukla makale buldum. lise notlarınızda da olabilir, liseli kardeşlerim not da paylaşabilir. yüksek lisanstayım, metalurji ve malzeme mühendisliği alanında. bir makaleyi analiz etmem gerekiyor ve maalesef net bir şekilde açıklayıcı kaynak bulamadım.

sevgili madam curie'ler, Fritz Strassman'lar, Oliver Hann'lar desteğinizi bekliyorum.
0
heinz kamasunta
(26.05.14)
(8)

hangi markaların pantolonları f/p olarak iyi ?

proletarier aller lander vereinigt euch
kot kanvas her türlü pantolonu soruyorum kot için şu kanvas için şu da diyebilirsiniz yalnız bunu sorma sebebim fiyatına göre iyi bir şeyler almak yoksa iki yüz lira verip tabii ki kaliteli almasını da iyi biliriz.edit : yok lan vazgeçtim ne iki yüz verip kaliteli alması sokakta mı bulunuyor lan par
kot kanvas her türlü pantolonu soruyorum kot için şu kanvas için şu da diyebilirsiniz yalnız bunu sorma sebebim fiyatına göre iyi bir şeyler almak yoksa iki yüz lira verip tabii ki kaliteli almasını da iyi biliriz.

edit : yok lan vazgeçtim ne iki yüz verip kaliteli alması sokakta mı bulunuyor lan para.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.05.14)
jack&jones derim ben. gerçekten o kaliteye çok uygun satıyorlar her şeyi ve tarzları da çok iyi.
0
anil
(25.05.14)
pull and bear olabilir
koton da iyi ama biraz bozdu sanki
0
dafuq
(25.05.14)
abi indirim kovalarsan levi's. geçen trendyol'da indirimde yakaladım 80 liraya aldım bi tane mesela. taş gibi kot. en az üç sene giyerim bana mısın demez. kanvasta da dockers on numara, yine indirim yakalarsan.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(25.05.14)
dockers kötü baya.
arada bir gider 140tl bayılırım, her seferinde de o pantolon deforme olur. 3 ay içinde çuvala dönüşür ya da 3 yıkamadan sonra iz iz olmaya başlar.

o yüzden 1.5 senedir gitmiyorum dockersa. önermiyorum da.
0
kamera motor
(25.05.14)
internetten pantolon almak iyi güzel zaten alışverişten nefret ediyorum en azından fiziki olarak giyecek alışverişi yapmaktan ama internetten pantolon nasıl alınıyor ya üstünüze oturma durumları falan illa uyuyor mu hep ?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(25.05.14)
hacı o markadan daha önce aldıysan zaten kalıplarını bilirsin, ben levi's marka kotta hep w32l32 alıyorum mesela. bana oluyor. dolayısıyla o şekil alınca direkt oldu. zaten paçası olmazsa terzi 4 liraya yapıyor, beli olsun yeter. hiç olmazsa kargoya verip geri yollayabiliyosun zaten. genelde mavi, levi's gibi markaların kalıpları benzer oluyor. bedenini bliiyosan sorun olmaz.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(26.05.14)
de facto aldıydım tanesi 20 liraya. güzel oldu. bir alex diil ama, örtüyo bayaa...
0
compadrito
(26.05.14)
hangi markaların patronları okudum sabah sabah:)
0
geberix
(26.05.14)
(1)

Ufacık bi yardım

spektrum9000
Kafam karıştı. Bunlar yol parasını karşılıyor mu? Yoksa sadece osakaya kadar olanı mı? "Transportation Expenses:For distant participants, Shinkansen expense to Shin-Osaka or Airplane expense to Osaka. Expense needed to move during PCY. ※We asked that transportation expense needed to move from partic
Kafam karıştı. Bunlar yol parasını karşılıyor mu? Yoksa sadece osakaya kadar olanı mı?
"Transportation Expenses:

For distant participants, Shinkansen expense to Shin-Osaka or Airplane expense to Osaka.
Expense needed to move during PCY.
※We asked that transportation expense needed to move from participants home to the nearest Shinkansen station or airport, and from Shin-Osaka or airport to meeting place (Osaka) for domestic students will be personal expense."
0
spektrum9000
(25.05.14)
Uzaktan gelenler için Osaka'ya kadar olan hızlı tren veya uçak biletini karşılıyolar.
Japon öğrencilerse, evden en yakın hızlı tren istayonuna veya havaalanına kadar olan masrafları kendileri karşılıycaklar.

Bu iki cümle arka arkaya gelince, sizin durum biraz muğlak hakketten.
0
compadrito
(26.05.14)
(5)

çalan müzik

Sskywalkeremre
şu fragmada çalan müzik çok ünlü bi müzikteadını hatırayamıyorum deliricembi buldurun beshazam işe yaramadı http://www.kanald.com.tr/KucukAga
şu fragmada çalan müzik çok ünlü bi müzikte
adını hatırayamıyorum deliricem
bi buldurun be
shazam işe yaramadı
www.kanald.com.tr
0
Sskywalkeremre
(25.05.14)
handel - sarabande
0
montauq
(25.05.14)
sen bunu daha önce de sordun di mi? yine kanal d nin bir tanıtımı idi. kanal d bunu seviyor demek :) tabi telefini ödemiş demek daha doğru. ya o zaman da bulamadım. çellist bi arkadaşa sordum o da hatırlayamadı. bunun içinde olduğu çok ünlü bir reklam var "dare" filan sözleri geçen içinde. avustralya markası idi sanırsam. o reklamı bulsam bu parçayı da bulucam. şazam bulamaz bunu. zaten temiz de değil offf tamamı çok güzel ve bukısım bitince temposu allegrissimo veya prestoya kadar da çıkıyor. bulursan bana da yaz olur mu
0
ben smyrna
(25.05.14)
www.youtube.com bu da var ama asıl reklam bu değil.
0
ben smyrna
(25.05.14)
bu o veya o bu değil :( offfffffffff
0
ben smyrna
(25.05.14)
www.youtube.com

montauq hocamız bilmiş ya işte!
0
compadrito
(25.05.14)
(3)

Makalenin yazarını anlayamadım

duma duma dum
makale şu: http://seas3.elte.hu/angolpark/Texts/VinceMate/VinceTeachingShakespeare.pdfYukarıda yazan Tanari Kepzes zannettim ama değil. Normalde başlığın altında yazar isim ama yok bunda. Diliyle de hiç alakam yok, İngilizce olmayan hiçbir şeyi anlamadım. Alıntı yapmam lazım şu an. Bir yardım eden o
makale şu: seas3.elte.hu

Yukarıda yazan Tanari Kepzes zannettim ama değil. Normalde başlığın altında yazar isim ama yok bunda. Diliyle de hiç alakam yok, İngilizce olmayan hiçbir şeyi anlamadım. Alıntı yapmam lazım şu an. Bir yardım eden olursa çok sevinirim.
0
duma duma dum
(25.05.14)
altta iki ayrı isim yazıyor; vince ve doczi diye. onlardır büyük ihtimalle.

ek: sadece vince olmalı yazarı, diğeri danışmanı olsa gerek.
0
devilred
(25.05.14)
vince yazan kişi, doczi danışman. alıntılama vice'den yapılmalı.
0
uykusunu yakalayan adam
(25.05.14)
Evet,

Doczi Brigitta supervisor
Vince Mate yazar

kaynak: Google translate
0
compadrito
(25.05.14)
(17)

Mail'i Nasıl Bitiriyorsunuz?

Cryptoricus
Hizmet aldığınız bir şirketle yazışırken mail'i nasıl bitiriyorsunuz? Saygılarımla olmaz. Sevgilerimle de olmaz. Ee ne kaldı geriye?
Hizmet aldığınız bir şirketle yazışırken mail'i nasıl bitiriyorsunuz? Saygılarımla olmaz. Sevgilerimle de olmaz. Ee ne kaldı geriye?
0
Cryptoricus
(24.05.14)
hayırlı işler
0
melancholia
(24.05.14)
Esenlikler..
0
ihb
(24.05.14)
allah yar ve yardımcınız olsun.
0
Sskywalkeremre
(24.05.14)
İyi çalışmalar dilerim.

Güzel bir gün dileklerimle.

İyi haftalar dilerim.

İyi hafta sonları dilerim.

Bi süredir muhabbetimiz varsa da "Sevgiler" şeklinde.
0
pandispanya
(24.05.14)
Devam eden bir iş hali varsa; iyi çalışmalar, kolaylıklar
Talep edilen bir hizmet var ve ilk mailse; Saygılarımla, kind regards
Bir süredir birlikte çalışıyorsak ve ufakta olsa bir samimiyet varsa duruma göre; görüşmek üzere, iyi tatiller, best regards
kullanıyorum.
0
Celestial
(24.05.14)
İyi günler,iyi çalışmalar dilerim.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(24.05.14)
...

İyi Çalışmalar.
0
va
(24.05.14)
Saygılarımla neden olmuyo, sorması ayıp?
0
compadrito
(24.05.14)
Saygılarımla da olur.

ya da

İyi günler dilerim.
isim soyisim
0
puc
(24.05.14)
Saygılarımla. diye bitirelibilir gayey.Kompleksleriniz var galiba.
0
kelepir
(24.05.14)
Tabiki de saygılarımla,
0
sapkasiz cikmam abi
(24.05.14)
@compadrito Genelde küçüklere sevgiler, büyüklere saygılar dediğimiz için garip gelmişti ama oluyorsa kullanırım.

Bu arada esenlikler iyiymiş.
0
🌸Cryptoricus
(24.05.14)
tesekkurler
0
exlibris
(24.05.14)
İyi çalışmalar dilerim

Saygılarımla

Argent Dawn
Pozisyon
Şirket İsmi
gerekli bilimum iletişim adresi (posta adresi,email, telefonlar, fax vs vs)

edit: yabancıysa direk "Kind Regards" çakıyorum acımadan.
0
argent dawn
(24.05.14)
saygılarımla
0
sttc
(24.05.14)
patronumdan musteriye hep ayni.


.......

Bilginize,
Sevgiler.
0
cursed
(25.05.14)
iyi günler ya da iyi çalışmalar.
0
xenophobe
(25.05.14)
(1)

türk filmlerinde çok kullanılan bir müzik

tabudeviren
http://www.youtube.com/watch?v=T5dbEfO-Sqk#t=679bu müzik kimindir bilen var mı?
www.youtube.com

bu müzik kimindir bilen var mı?
0
tabudeviren
(24.05.14)
Neşet Ertaş - Çiçekler Ekiliyor

www.youtube.com
0
compadrito
(24.05.14)
(10)

ingilizce dört basamaklı sayıların okunuşu

Şahin
3514: thirty five hundred fourteen gibi yani ikiye ayrılarak okunabilir mi, yoksa three thousand five hundred fourteen mi demek lazım
3514: thirty five hundred fourteen
gibi yani ikiye ayrılarak okunabilir mi, yoksa three thousand five hundred fourteen mi demek lazım
0
Şahin
(24.05.14)
sadece belirli durumlarda ayrı ayrı okunur. bir sayı olarak okuyacaksanız three thousand five hundred fourteen olarak okunması gerekir.

ayrı ayrı ancak tarihlerde, bir otobüs-sokak-daire-tel no vb. olduğu zaman okunur.
0
lesmiserables
(24.05.14)
yerine gore degisir. ama genelde iki basamakli olarak okunur.

telefon numaralari da tek tek bu arada.
0
she was my baby
(24.05.14)
Nerede kullanıldığına bağlı olarak, en geneli three thousannd five hundred and fourteen
3500 olsa idi, belki thirty five hundred derdik.
0
aychovsky
(24.05.14)
dota spikerleri hep dediğin şekilde okuyo valla, niye bilmiyorum. hundred'lı.
0
pescador
(24.05.14)
edit: bu yazdıklarım sadece yıllar, kapı no'lar ve benzeri "yapay durumlar" için geçerli, onu söyleyeyim. normalde sayıların hepsini gayet okumak gerekir. three thousand five hundred fourteen.

ilk örneğinde ikiye ayırmış olmuyorsun aslında. ikiye ayırma örneği "nineteen eighty-four" gibi bir şeydir. ama demek istediğini anladım.
olay burada "ikiye ayırma"dan ziyade kısaltmadır, ifade rahatlığıdır. "nineteen eighty four" demek "one thousand nine hundred and eighty four" demekten rahattır. dediğin örneğin benzerini verelim, "two thousand seven" demek "twenty hundred seven" demekten daha basittir ("twenty oh seven" demek de garip durur çünkü iki sıfır gereksiz birbirinden koparılmış oluyor). ama "two thousand and fourteen" yerine "twenty fourteen" diyebilirsin mesela.
0
inscrutable
(24.05.14)
thirty five hundred diil de,

thirty five fourteen deseniz, kimse aazınıza küreknen vurmaz
0
compadrito
(24.05.14)
cevaplarınız için teşekkürler.
peki formal iş ortamında 6889 u compadrito nun dediği gibi sixtyeight eightynine diye okursak sorun olur mu?

örneğin 6889 tane kutu sipariş edeceğim derken
ya da 6889 dolar alacağım var derken
0
🌸Şahin
(24.05.14)
her iki durumda da normal şekilde thousand'lı okuyacaksın. ayırarak değil
0
lesmiserables
(24.05.14)
bu son sorunuzdaki kilit kelime ''iş''.

iş ne demektir? ticaret demektir.
ticaret ne demektir? pratik zekâ ve pragmatizm demektir.
six thousand eight hundred eighty nine boxes demek mi daha kolay ve kısa, yoksa sixtyeight eightynine boxes demek mi daha kolay ve kısa?
o öyle denmez la! diyen olursa, ''just for practicality purposes!'' der, götünün üstüne oturtursunuz.
0
compadrito
(24.05.14)
ikinci bir onay olması açısından, evet, normal şekilde okumak gerekiyor.
0
inscrutable
(24.05.14)
(15)

uzun süre evli kalan çiftlerin dış görünüş olarak birbirlerine benzemesi

pamplona
bir tek bana mı böyle geliyor yoksa size de oluyor mu?
bir tek bana mı böyle geliyor yoksa size de oluyor mu?
0
pamplona
(24.05.14)
aynen katılıyorum.
0
sparkle kiddle
(24.05.14)
kesinlikle katılıyorum. açıklaması nedir bilmem ancak kesinlikle böyle bi şey var.
0
tutun kolonyasi
(24.05.14)
aynı yerde yaşayan insanların zamanla birbirlerine benzemesi bilimsel birşey. bununla ilgili bir belgesel mi video mu ne vardı ama uzun yıllar önce izlemiştim, arayamayacağım şimdi. sadece sana öyle gelmiyor yani, var böyle birşey.
0
lesmiserables
(24.05.14)
bi sey dicem
(24.05.14)
Yeni evlilerde de sık rastliyorum. Tip olarak birbirlerine benziyorlar. Sanırım uzun surer evlilikleri. Hatta sevgililerde de rastliyorum benzeyenlere. Bunlar kesin evlenir diyorum, hakkaten de evleniyorlar.
0
mandalina kokusu
(24.05.14)
daha önce de sorulmuştu. cevap mimiklerin benzeşmesiydi. tespitin doğru, benziyorlar birbirlerine aradan o kadar sene geçince doğal olarak.
0
baldur
(24.05.14)
Sana bana öyle gelmesi ile ilgili değil, bilimsel olarak kanıtlanmış bişey bu. Kulak yapıları ve parmaklarda mı ne bariz bi benzerlik oluyor zaman içinde. Yanılmıyorsam Nat geo da, zihin oyunlarının bir bölümünde bahsediyordu bu yapısal değişikliğin nedeninden. Yine yanılmıyorsam çocukların hayatta kalmasıyla ilgili bi şey e bağlıyordu.
0
RottenApple
(24.05.14)
yeni evli insanlarda da çok var. ben de nişanlıyım çok benziyoruz. herkes öyle diyor. etrafımda da yeni evlenmiş birbirine benzeyen çok çift var. hatta şöyle bişey vardı.
ben de kendi fotoğraflarımıza yaptıydım ağzımız burnumuz tam oturmuştu=)
galeri.haberturk.com
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(24.05.14)
fenotipin benzeşmesi deniyo buna.

ayna etkisi var. birbirlerini göre göre, seneler içinde aynı şekilde gülmeye, kızmaya, somurtmaya başlıyolar. aynı mimik kaslar çalıştığı içün, yüze yerleşen temel ifade aynılaşıyo.
çiftin ortalaması olan çocuktan da bi yansıma oluyor olabilü.
ayrıca yiyecek, içecek ve maruz kalınan faydalı ve zararlı şeylerin aynı olmasının etkisi var. aynı osuruk kokusuna maruz kalıyon, kolay mı?
0
compadrito
(24.05.14)
Ayni seyi yiyen insanlar birbirine benzermis.
0
safsafinaz
(24.05.14)
uzun süre evli kalan çiftler birbirine benzer, niye çünkü yaşlıların birçoğu birbirine benzer. yüz hatları şeklini kaybeder, gözler çöker, deri altındaki su miktarı azalır, kulaklar büyür. insan yavaş yavaş en stabil ve birbirine benzer olduğu nokta yani "kemikleşmeye" doğru ilerler. bunun evli kalmaları ile alakası yok.
0
bigl0rd
(24.05.14)
evlilik değil de bir yıldan biraz fazla oldu birlikteyiz erkek arkadaşımla. ayrı ayrı baksanız hiçbir benzer yanımız yok ben beyaz o siyah mesela. ama görenler kardeş misiniz bile dedi. tavırlarla alakalı sanki, insan birlikte vakit geçirdikçe yanındakine benzer hareket ediyor ister istemez, tepkiler falan ortak oluyor?
0
iste o kavunici balik
(24.05.14)
Bu tamamiyle insanın doğasıyla ilgili. Bir araştırma yapılmıştı (eksisozluk.com sanıyorum buradaydı, şu an taramaya vaktim yok). kadınlar ve erkekler arasında. Kadınlara ve erkeklere bir grup fotoğraf gösteriliyor, aralarında kendi yüzlerinin erkek-kadın yüzüne fotoşoplanmış halleri de var. Kadınların tamamına yakını kendi yüzünün erkek halini, erkeklerin de büyük kısmı kendi yüzünün kadın halini çekici bularak fotoğrafların arasından çekip çıkartıyor. Çiftleşmek ve eş seçimi için en ideal seçenek olarak farkında olmadan kendine benzeyenleri seçiyorlar.
0
kaymaktutmayansicaksut
(24.05.14)
insanların bir şeyleri gruplandırma, birbirine benzetme, yaftalama, sonuç çıkarma, küçük şeye bakıp bütünü yorumlama alışkanlığı ile ilgili bir olgu. bilimsel olarak zerre mantığı yok.
0
bigl0rd
(24.05.14)
annem ve babam 30 yıldır evli, tek bir tarafları benzemez birbirlerine. ha ama ben babamın dişi haliyim :(
0
devilred
(25.05.14)
(1)

amerika'dan dönerken vergi iadesi olayı var mı?

mr.goodcat
avrupada var ancak ben amerika için soruyorum. yaptığı alışverişlerden vergi iadesi alan var mı aramızda ?
avrupada var ancak ben amerika için soruyorum. yaptığı alışverişlerden vergi iadesi alan var mı aramızda ?
0
mr.goodcat
(24.05.14)
help.cbp.gov

güvenilir bilgi. direkt federal hükümetten.

soruya cevap: yok öyle bişiy
0
compadrito
(24.05.14)
(3)

ne yapsam (karşı komşu)

cy7
Şimdi arkadaşlar benim hiç anlaşamadığım bi karşı komşu vardı. Her zaman orda kalmıyorum neyse ki. Herneyse bir takım olaylar oldu, ben buna uyuz oldum.Fakat bu terbiyesiz neymiş umreye gitmişmiş, bilmem ne, şimdi gelmiş hiçbişey olmamış gibi davranıyorlar, annemler falan affetti fakat ben etmedim.
Şimdi arkadaşlar benim hiç anlaşamadığım bi karşı komşu vardı. Her zaman orda kalmıyorum neyse ki. Herneyse bir takım olaylar oldu, ben buna uyuz oldum.Fakat bu terbiyesiz neymiş umreye gitmişmiş, bilmem ne, şimdi gelmiş hiçbişey olmamış gibi davranıyorlar, annemler falan affetti fakat ben etmedim. Her gördüğünde işte bana bişeyler saçmalıyor bilmem ne, buna ben ne yapsam da beni rahat bıraksa ?! Önceden beni görse suratıma kapıyı kapatan kadın birden değişti ama bana bişey yapmadı ki kendini affettirecek, ben mecbur muyum ?! Buna nasıl tavır alsam da anlasa.
0
cy7
(24.05.14)
yüzüne he heh diyin sahteden bi gülücük at, annar o!
0
compadrito
(24.05.14)
@compadrito, of anlayacak bi tip olsa zaten
0
🌸cy7
(24.05.14)
sahte gülücükten birden yivranç ifadeye geçir yüzünü ve bunu da görebileceği şekilde yap.

bunu da annamıyosa, orda bırak. fazla uğraşma gâri.
0
compadrito
(24.05.14)
(6)

1 kilo kuzu pirzola kaç adet gelir?

omer gibi
bi iddaa dönüyor kaç tane gelir abi? 15 dedim ben.
bi iddaa dönüyor kaç tane gelir abi? 15 dedim ben.
0
omer gibi
(24.05.14)
8
0
compadrito
(24.05.14)
Abi Merhaba.

Kuzu pirzola, lokanta tarzı bir yer olduğunu düşünürsek, 12-14 iyidir.

Kendin pişir kendin ye gibi bir yerse, daha etli butlu olduğu için, 8-9 tane gelir.
Kilo ile mangal ve tavuk pişirilir gibi bir yer ise, (fırınlı kasap mesela) 7 tane gibidir.

40 yıllık Gurme'den nacizaneler. :)
0
t3hn0
(24.05.14)
11
daha geçen gün yedim
0
cruseo
(24.05.14)
biz 5 kişiydik herkese 2 şer gelmiş 1 tane de küçük artmıştı onu da içimizdeki tek tek rkeğe vermiştik :)
0
rubiks cube
(24.05.14)
4 tanesi yarim kilo geliyor.
0
osuruklu
(24.05.14)
kuzu pirzola 12-14, koyun pirzola 8-10.
0
uykusunu yakalayan adam
(24.05.14)
(2)

Güneş Furtunası - Solar Storm - Yetkili abileri göreve davet ediyom

compadrito
Mini konferans serimizin bu bölümüne hoşgeldiniz yetkili abiler ve aplalar!Konferansımızın şeref yazarı, Cosmicstring hocamız.1859 yılında bi furtuna olmuşmuş da, telgrafın tellerine kuşlar konamamış. Şindi arabada gelirkene, radyoda bi taplo çizdiler, vay anam vay Serhat neler dönceemiş yav!Dünyada
Mini konferans serimizin bu bölümüne hoşgeldiniz yetkili abiler ve aplalar!

Konferansımızın şeref yazarı, Cosmicstring hocamız.

1859 yılında bi furtuna olmuşmuş da, telgrafın tellerine kuşlar konamamış. Şindi arabada gelirkene, radyoda bi taplo çizdiler, vay anam vay Serhat neler dönceemiş yav!

Dünyada 4 hafta elektrik yok, 100 tane Fukushima'ya bedel nükleer sıçışlar, fitbol yok, aşk bile yok!
Nedir bu işin aslı faslı? Harbiden sıçcaaz mı?

Buyrun hocam, söz sizin...
0
compadrito
(24.05.14)
ne zaman olacağı bilgisi var mı? açığa satış yazalım :P
0
[silinmiş]
(24.05.14)
Gurban olduum Cenâb-ı Rabbim nası akıllı yaratmış sizi hocam! Sağolun!
0
🌸compadrito
(24.05.14)
(4)

yurtdisinda ilac recetesiz?

megacracker
Arkadaslar 4 ayligina Amerikaya gidiyorum ,sabah aksam kullanmam gereken gereken ilacim var ve 1 kutusu 15 gun yetiyor sadece.Sizce yurtdisinda recetesiz verirler mi?Burda recetesiz aliyorum ,Ilacin adi Depakin Chrono 500 mg.Yoksa bi 10-15 paket gotursem mi?Ne dersiniz?
Arkadaslar 4 ayligina Amerikaya gidiyorum ,sabah aksam kullanmam gereken gereken ilacim var ve 1 kutusu 15 gun yetiyor sadece.Sizce yurtdisinda recetesiz verirler mi?Burda recetesiz aliyorum ,Ilacin adi Depakin Chrono 500 mg.

Yoksa bi 10-15 paket gotursem mi?Ne dersiniz?
0
megacracker
(24.05.14)
yanında götür ne olur ne olmaz. gerçi 15 paket de biraz fazla gibi, kaçakçı sanmasınlar. ama reçeteni de yanında al gösterirsin.
bu arada valizin en üstüne görülebilir kısmına koy. saklamış gibi olmasın.
0
innerbliss
(24.05.14)
orada reçetesiz satılmıyor, yanına alman lazım. reçeteni de sorarlarsa gösterirsin, ya da çantada yanına iliştirirsin.
0
patricia kitten
(24.05.14)
Bizce diye bişey yok hocam. Sence, bence diye tahminlerle iş yapılmaz.

Valproic acid reçeteli bir ilaçtır ve ABD'de reçetesiz alamazsınız. Dolayısıyla, ihtiyacınız kadarını getirin. İlaçların yanında, sizin adınıza yazılmış, adam gibi bir reçete getirmeyi de unutmayın. Çok düşük bir ihtimal ama, valizinizi arayacak olurlarsa ve reçeteniz yoksa, ilaçlara veda etmek zorunda kalabilirsiniz.
İlaç buldular mı soruyolar, nerde bunun reçetesi diye. Valizinize bakma ihtimalleri çok düşük ama gene de reçetenizi de getirin yanınızda.
0
compadrito
(24.05.14)
usa'de ilaci recetesiz alman biraz zor. recetesiz satilan ilaclara over the counter medicine deniyor, bir yerde sorman gerekirse boyle sorarsin. bu tip ilaclar genelde basit agri kesiciler, etken madde yuzdesi kucuk ilaclar oluyor. antibiyotik bile vermiyorlar recetesiz. verdiklerinde de herhangi bir recete kabul etmiyorlar, doktor o hpatan kac tane kullanmasi gerektigini acik acik yazmak zorunda, ona gore sayisi kadar ilaci eczaci tupe doldurup veriyor sana. alabiliyorsan turk doktorundan ingilizce bir recete al, belki lazim olur. bu arada ilaca baktim, valporic acid diye geciyor usa kaynaklarda.ben olsam iniglizce yazilmis bir recete ve ilaclarimi yanima alirdim.
0
aklimiseveyim
(24.05.14)
(3)

doktorlar buraya

irsh92
vücudun sol tarafında uyuşması olan, ayak tabanında yanma hissi olan bir hastada problem neler olabilir?
vücudun sol tarafında uyuşması olan, ayak tabanında yanma hissi olan bir hastada problem neler olabilir?
0
irsh92
(23.05.14)
Dr degilim ama noroloji bolumune basvurmalisiniz bence
0
primetime
(23.05.14)
Metabolik sendrom olabilir.

Bu kadarcık bilgiynen tamamen sallıyorum ama tuttuğu da çok oluyo.
0
compadrito
(23.05.14)
metabolik sendrom tek taraflı olmaz
0
🌸irsh92
(06.08.14)
(5)

Uykumda sürekli irkiliyormuşum

phoenixboy
Uykumda sürekli irkiliyormuşum, sevgilim gözlemlemiş. İrkiliyormuşum ama uyanmıyorum. Nedeni ne olabilir, çözümü doktor mudur?
Uykumda sürekli irkiliyormuşum, sevgilim gözlemlemiş. İrkiliyormuşum ama uyanmıyorum. Nedeni ne olabilir, çözümü doktor mudur?
0
phoenixboy
(22.05.14)
Uyku olduğu için bu bir sürü sebebi olabilir. Beynin belki o gün yaşadıklarını, düşüncelerini, korkularını, söyleyemeyip içine attıklarını filan düzenliyorken nöron işlemlerinin bir yan etkisidir.

Endişelenecek birşey olduğunu sanmıyorum, hele doktorluk hiç değil. Belki uykuya dalarken zihnini rahatlatıp mutlu bir şekilde dalmayı deneyebilirsin.
0
franz kafka
(22.05.14)
abi bildigom kadariyla bunun adi uyku paralizi. sen yine de bi norologa git.
0
tutun kolonyasi
(22.05.14)
sorun değildir. çözüm gerektirmez.
0
compadrito
(23.05.14)
la bi git doktora ne kaybedersin.
0
tutun kolonyasi
(23.05.14)
Stresten olabilir, eğer bunun yanında uyurkena dişlerinizi de sıkıyorsanız, ilerde sorun yaratabilir.
0
Lola90
(23.05.14)
(10)

yüzme bilmemek ve öğrenememek

exodia
yüzme bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum bu zamana kadar bir kaç kişi bana ögretme girişiminde bulundu ya sıkıldılar vazgeçtiler yada ben çok beceriksizim. neyse geçen gün yüzme kursu buldum gittim konuşmaya ama çok utandım resmen utandım yetişkinler diye gittim ama etrafta yetişkin yoktu her yer çocu
yüzme bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum bu zamana kadar bir kaç kişi bana ögretme girişiminde bulundu ya sıkıldılar vazgeçtiler yada ben çok beceriksizim.
neyse geçen gün yüzme kursu buldum gittim konuşmaya ama çok utandım resmen utandım yetişkinler diye gittim ama etrafta yetişkin yoktu her yer çocuktu. kısacası kursa gidemeyeceğime kanaat getirdim be nasıl yüzme ögreneceğim ? bunun kolay yol yordamı bir şeyi var mı ?
0
exodia
(17.05.14)
psikolojik bişey sanırım annem de öğrenemiyor defalarca denedik +kursa gitti. sonuç yine yüzemiyor. erkek arkadaşım da aynı şekilde yüzemiyo çocukken boğulcakmış mı öyle bişi. çözüm kafada.
0
mula
(17.05.14)
ben ogretirim. bi bira ismarlarsin.
0
she was my baby
(17.05.14)
bilmemek değil öğrenmemek ayıp diyor ve susuyorum :)
0
mea maxima culpa
(17.05.14)
bir kova suya yüzünüzü daldırıp 1 dakika nefes almadan durabiliyo musunuz?
0
compadrito
(17.05.14)
özel yüzme kursları var, beş yüz liraya ama bire bir oluyor. ataşehirde falan vardı. bir bak istersen.
0
romantikedebiyatci
(17.05.14)
öğrenmeniz gereken bir şey yok. yüzmek için bir şey yapmak gerekir sanıyor insanlar.

ilginç olan şu ki: yüzme bilen biri olarak kendimi daldığım suyun dibinde serbest bıraktığımda orada kalamıyorum, istemediğim halde yüzeye çıkıyorum.
yahut su yüzeyinde dursam öylece, ağzım ve burnum arasında bir noktada sabitleniyor suya batışım. ya da sırt üstü suya uzandığımda mümkün değil batmıyorum. vücudumun büyük bir kısmı suyun altında kalıyor ama göbeğim ve yüzüm suyun üstünde kalan kısımlar oluyor. insanın özkütlesi ve suyun özkütlesi arasında çok ama çok ince bir ölçü var. vücut hacminiz azıcık daha artış gösterirse özkütleniz biraz daha azalıyor ve vücudunuzun suyun üstünde kalan kısmı artış gösteriyor. suyun kaldırma kuvvetinden daha çok yararlanmış oluyorsunuz.

unutmayın, suya rağmen yüzmeyiz, su sayesinde yüzeriz. yani suya karşı savaşmayacağız. mücadele vermek zorunda değiliz. tersine bize sunduğu kaldırma kuvvetinden yararlanıyoruz.

vücut hacmini nasıl artırırsınız? ciğerlerinize havayı doldurup(ya da diyafram) endişelenmemek için boyunuzu geçmeyen bir havuzda ayaklarınızı yerden kesin. azcık suya batar gibi olduktan sonra dengelenecek ve geri su yüzüne çıkacaksınız. ama ciğerlerinizdeki havayı tamamen boşaltırsanız, vücut hacminiz küçülecek, özkütleniz artacak ve batacaksınız. nefesinizi tamamen verdikten sonra yaklaşık 5,6 saniye kalabilirsiniz nefes almadan. o 5-6 saniyede deneyin, göreceksiniz.

boğulmaktan korkan insanlar, ya da yüzme bilmeyen insanların yaptıkları tipik davranışlara bakın: endişe yüzünden sık sık nefes alıp vermek, çırpınıp durmak ve yorulmak.

kısacası başlarda suya girdiğinizde havayı ciğerlerinizde ya da karnınızda daha çok tutun. ama soluk veriş ve alışınız da çabucak gerçekleşsin. yani nefesinizi hızlı verin ve hemen ardından hızla alın. sonra tekrar ciğerlerinizi dolduran havayı az daha tutun. ulaştığınız vücut hacmini az daha koruyun.

buna ek olarak aynı anda el ve ayaklarınızla çok sık olmamak şartıyla, yavaş yavaş, vücudunuzu yukarıya ivmelendiren hareketler yapın. ayakları suyun dibine doğru çırpmak ve ellerle de yine aynı şekilde suyu aşağı bastırmak. ama çok sakin ve yavaşça. sanki tvnin karşısında elinizle saçlarınızı okşar gibi.

suyun içinde vücut açınız da hafif geriye yatık olmalı tabi. böylelikle vücudunuzun suyun yüzeyinde kalan kısmı için yüzünüzü ayırmış olursunuz.

biraz bu dediklerime çalışsanız bile, o ara sergileyeceğiniz çabayla yolunu bulursunuz. en, en fazla 1 hafta veriyorum.
0
kmtetrfn
(17.05.14)
yüzme cesaret ve azim işi. yüzme kursuna gidin bence.
0
benoyledemekistemedim
(17.05.14)
Cesaret isi sen o kursa cocukta olsa yazilirsan cesaret ozguven olur:) etrafi takma not yu
uzme kursu cesaret vermez teknik verir oda senin psikolojini duzeltmetye yetmez .
Ornek bi tanidigim var:p oda kursata gitti ogrenemedi kendisi ayagi deymeyen yere atladi :))
Ayaginin yere deydigi yerde ugras atla filn.
0
Barbunya2
(17.05.14)
@compadrito hatta bunu denizde de yapabiliyorum, denize karşı aslında bilinçli bir korkum yok
0
🌸exodia
(17.05.14)
taam o zaman, yüzme bilen bir kişi size bu işi 1 haftada öğretemiyosa, denizde, belinize kadar gelen yerde alıştırmalar yapa yapa kendi kendinize öğreneceksiniz. bir kaç kulaç açığa, bir kaç kulaç kıyıya şeklinde. yanınızda da size göz kulak olacak, panik olmanızı önleyecek, sakin yaradılışlı ve sabırlı biri olursa, bek şugar olur.
0
compadrito
(17.05.14)
(2)

İş Görüşmesi

janavarorion
İstanbul' da iyi bir bilişim firması ön görüşme yapmak istiyor. Fakat ben şuan mersin'deyim. telefon görüşmesinde "şuan mersinde olduğunuzu anlıyoruz, isterseniz ilk görüşmememizi telefonda yapalım" diyerek randevu verdiler. Sizce; şirketi tekrar arayıp haftaya istanbul'da olacam diyerek randevu tar
İstanbul' da iyi bir bilişim firması ön görüşme yapmak istiyor. Fakat ben şuan mersin'deyim. telefon görüşmesinde "şuan mersinde olduğunuzu anlıyoruz, isterseniz ilk görüşmememizi telefonda yapalım" diyerek randevu verdiler.

Sizce; şirketi tekrar arayıp haftaya istanbul'da olacam diyerek randevu tarihini değiştirip yüzyüze mi görüşme istesem. Yoksa nasılsa ilk görüşme diyerek bu görüşmeyi telefonda mı yapsam ?
0
janavarorion
(16.05.14)
işi alacağınıza dair ihtimal %90'lardaysa veya bütçeniz kısıtlı değilse gidin.
action speaks louder than words diye bi laf var ya, o hesâba göre, üşenmeyip mersin - istanbul yapmanız, işverenin gözünde, o işe olan istekliliğinizi ve kararlılığınızı gösterir.
gitmenizin diğer bir getirisi de, yüzyüze görüşme tecrübenizin artması olur.
vakit var, bütçe de elveriyor. gidin.
bütçe kısıtlı, gitmeyin.
işi alacağınıza dair ihtimal %90'larda, gidin.
%30'larda, gitmeyin.
ihtimalin yüksek olduğunu, insan kendisinden bilir zaten. o kadar iyisinizdir ki, sizi istememeleri için pek takacak bi kulp bulamazlar.
0
compadrito
(16.05.14)
Gidiniz. Ömrünüzün geri kalanını iyi yönde etkileyecek bir ihtimal için her türlü gidin. Para yoksa da gidin. Yol parası kredisi çekin yine gidin.
0
theli
(16.05.14)
(2)

HBR makale için yardım

md hus
'Viral Marketing for the Real World' baslikli article'ı pdf olarak bulabilir miyim?tesekkurler
'Viral Marketing for the Real World' baslikli article'ı pdf olarak bulabilir miyim?
tesekkurler
0
md hus
(16.05.14)
Teşekkürler ama bu sadece summary.

Bu linkte tamamı var sanırım

research.microsoft.com
0
🌸md hus
(17.05.14)
(8)

herkes kediye alisir mi?

saçdemeti
Baslik cok aciklayici ol(a)madi :) kiz kardesimle kedileri cok seviyoruz, ama annem ve babam bizim kadar hasır nesir olamiyolar maalesef. Oyle nefret etme gibi bi durum yok, izlerken sevgiyle izliyo, oksayabiliyo vs, ama annem eline, kucagina alamiyo mesela.Daha once sitede buldugumuz disari atilmis
Baslik cok aciklayici ol(a)madi :) kiz kardesimle kedileri cok seviyoruz, ama annem ve babam bizim kadar hasır nesir olamiyolar maalesef. Oyle nefret etme gibi bi durum yok, izlerken sevgiyle izliyo, oksayabiliyo vs, ama annem eline, kucagina alamiyo mesela.

Daha once sitede buldugumuz disari atilmis ve nezle olmus bi kediye iyilestirip sahiplendirene kadar evde 3 hafta baktik. Simdi de iki yavru kediyi "sahiplendirene kadar" diye eve getirdim, bir haftadir bakiyoruz. Isteyen biri cikti ama kardesimle ben hic vermek istemiyoruz.

Simdi sorum su: sonucta bu ev annemle babamin, kediler de uzun vadede onlarin evinin birer bireyi olcak. Zamanla bizim kadar alisip benimseyebilirler mi yoksa bastan olmadiysa olmaz mi, verelim mi kedileri :/ cok arada kaldim, fikirlerinizi bekliyorum.
0
saçdemeti
(16.05.14)
alışıyorlar, hatta sonradan sizden çok severler. arada söyleniyorlar başıma iş atın diye, ama yine de ana yüreği diye bir olay var. :) babalar da zaten etkisiz eleman, onun fikri önemli değil. :D
0
trachemys scripta elegans
(16.05.14)
kişiden kişiye değişir tabii ama bizde de ablam ve annem mesafeliydi kediye. şimdi kedi diye deliriyorlar. pek seviyorlar.
0
merena
(16.05.14)
eğer tiksinme veya aşırı korkma gibi bir durumları yoksa özellikle küçük kedilere alışmaları daha kolay olur diye düşünüyorum. dişlerinin tırnaklarının olmadığını istese de zarar veremeyeceğini vs. söyleyerek ufaktan kucağına almasını sevmesini ikna edersen daha hızlı olur alışma süresi.
0
exodiaa
(16.05.14)
Icim rahatladi biraz, sagolun :) ama bi de soyle bi durum var, annem biz cok istedigimiz icin "kalsin simdi, ilerde bakamazsak o zaman veririz" diye konusuyo ama ben oyle bi duruma kesinlikle mahal vermek istemem, resmen kediyi terk etmek olur o. "Tamam omur boyunca bakariz" diyemedigi icin icim rahat etmiyo.
0
🌸saçdemeti
(16.05.14)
Evin içinde kedi fikrine deliler gibi karşı olan annem benim ısrarımla yavru kedi bir hafta evde kalınca ve kedinin temiz karakterini görünce 2 yıl katlandı. Sevmek için ne elini sürdü ne de kucağına aldı. Ama sevdi. Bu da böyle bir şey demek ki. sonra kızım ölünce benimle birlikte ağlayıp yas tuttu. Kronik hayvan düşmanı yada fobik birisi değilse herkesin bir hayvana kolayca alışabileceği fikrindeyim. Ama sevme derecesi değişebilir.ben koyun koyuna yatarken başkası karşıdan sever. Ona da şükür :)
0
papitheclown
(16.05.14)
Hayvanın bakımı, evin temizliği vb. Konuları annenin üzerine yıkmazsanız zamanla vermek fikrinden vazgeçeceğini düşünüyorum. Özellikle uzun tüylü ve bol tüy döken bir kediyse anneye extra yardımcı olun. :)
0
papitheclown
(16.05.14)
annem kedilerden nefret ederdi, pis hayvanlar derdi. ama kediye dokundukça, ben kedileri sevdikçe alıştı. dün uyurken "hayvanı bırak da biraz da benim ayak ucumda yatsın" bile dedi. yani alışıyorlar. kapı önündeki kediler için zamanında kavga edip durduğum komşular dahi şimdi kendileri besliyorlar hayvanları. dokunmaları, yaklaşmaları önemli.
0
lesmiserables
(16.05.14)
alışıp sizi bile geçebilirler.
0
compadrito
(17.05.14)
(3)

resmi ingilizcesi iyi olan biri şunu çevirebilir mi ?

seljax
selam şimdi amerikada bir doktorun yanında staj yapıcam mail attım bu cevap geldi. Dear seljax---sorry for the slow response...I have been at meetings away from New York. I work away from NY most of the summer....what time period is available for you to be in NY?buna cevap olarakThank you very much
selam şimdi amerikada bir doktorun yanında staj yapıcam mail attım bu cevap geldi.

Dear seljax---sorry for the slow response...I have been at meetings away from New York. I work away from NY most of the summer....what time period is available for you to be in NY?

buna cevap olarak

Thank you very much for your response to my email. I will be available from 14th of July till 1st of September (which is my summer holiday).


yazdım. sonuna "bu tarihler sizin için de uygunmudur?" yazmak istiyorum ama resmi olarak nasıl diyebilirim ?
0
seljax
(13.05.14)
Would you be available for that particular time/period?
0
scuderia
(13.05.14)
Does it work for you?
0
compadrito
(14.05.14)
tarih yazarken 14th demen yanlış. 14 july yazman gerekiyor. yalnızca okunuşta 14th denir.
0
bunlarolmaz
(18.05.14)
(2)

veritabanı tasarımı ile ilgili kaynak

banagazozalnuri
selamlar. meramım başlıkta yazıyor zaten. illa elektronik döküman olması gerekmiyor, basılı olsa da olur. tek kriterim türkçe olması. teşekkürler.
selamlar. meramım başlıkta yazıyor zaten. illa elektronik döküman olması gerekmiyor, basılı olsa da olur. tek kriterim türkçe olması. teşekkürler.
0
banagazozalnuri
(13.05.14)
linkler paramparça oldu.

"veritabanı tasarımı" filetype:pdf

aynen kopi, gugıla peyst.


ali.pau.edu.tr

www.bulentsiyah.com

mf.dpu.edu.tr

www.barisariburnu.com

csc.deu.edu.tr
0
compadrito
(13.05.14)
çok teşekkürler dostum :)
0
🌸banagazozalnuri
(15.05.14)
(16)

bir sey satin alirken cok sucluluk duymaya basladim

babamasoliimbananickaldirsin
Cok az alisveris yapiyorum.Buna ragmen hayvan gibi para gidiyor arkadas. Harcamalari goreyim diye her seyi kredi kartiyla almaya basladim, cok anormal ekstreler goruyorum ufak ufak seyler birikiyor gol oluyor. Tuvalet kagidi, havlu kagit falan ne kadar pahali bir seymis lan. Ogrenciyim yurtdisinda,
Cok az alisveris yapiyorum.Buna ragmen hayvan gibi para gidiyor arkadas. Harcamalari goreyim diye her seyi kredi kartiyla almaya basladim, cok anormal ekstreler goruyorum ufak ufak seyler birikiyor gol oluyor. Tuvalet kagidi, havlu kagit falan ne kadar pahali bir seymis lan. Ogrenciyim yurtdisinda, aileden geliyor para. Calismaya basliyorum yakinda ama yetmeyecek o muhtemelen. Para isteyemiyorum artik.

Mesela 1 pantolonum var. Cok buyuk gelmeye basladi kemerle sikiyorum boner im varmis gibi gorunuyor katlanip. Iki ayakkabim var biri bot biri spor. Parcalanana kadar yeni ayakkabi pantolon almiyorum.

Telefonum bozuldu gecen, dedim gideyim ikinci el kapakli bir sey alayim kurtulayim su tuketim cilginligindan. Bu sefer whatsapp falan olmayacak aileyle iletisim kuramayacagim diye gittim yine android aldim, en ucuzunu aldim ama yine de kotu hissettim.

Otobuse para gitmesin diye hava guzelken yuruyorum saatlerce gidecegim yere.

Minimalist yasamla ilgili bloglar falan okuyorum adamlar nasil yapiyor aklim almiyor.Ihtiyacimiz olmayan o kadar cok sey aliyoruz ki cok acayip ya.
Tshirt ic camasiri falan disinda kiyafet alisverisini ikinci el yapacagim sanirim bundan sonra.

Uzun oldu pardon, buraya kadar okuyanlara cok tesekkur ediyorum. Tavsiyelerinizi alabilirim. Ne yapayim ben? Her gun kenara bir iki bir sey mi atsam napsam?
0
babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
elindeki imkanları değerlendir. mesela pantolon bol geliyorsa terziye ver, inan yeni bir pantolonun 10'da biri fiyatına yeni bir pantolonun olacak.
telefon konusunda bir şey diyemem, zaruri ihtiyaç sonuçta, bozulan ve kaybolan şeyler için çok üzülürüm ama üzülmek de anlamsız, yapabileceğimiz hiçbir şey yok sonuçta.
ikinci el candır ama her konuda değil, giyim konusunda hiç değil. senden önce o elbiseyle neler yapılabileceği düşün, alışveriş yapmak üzüntü değil mutluluk verir o zaman. biraz maddi açıdan sıkıntılı olduğun için alışveriş suçluluk duygusu oluşturuyor, maddiyatı çok düşünme, paradır bu gelir gider de. 3 gün harcarsın 2 gün tok gezersin ama kafan rahat olur en azından.
0
trajikomix
(13.05.14)
İkinci el kıyafet candır. Vintage shoplara bakmanı öneririm. Alabileceğinin en ucuzunu alman dışında yappacak pek bir şey yok maalesef. Tabi şu ana kadar belli bir standartta yaşadıysan hayatını. Para kimseye yetmiyor. Sana pahalıya patlayan alışkanlıklarından arınmayı dene yavaş yavaş. Tuvalet kağıdı alabilecek kadar para kazanırsın bence.
0
turuncu ornitorenk
(13.05.14)
yemeği dışardan yiyosan evde yapmaya çalışsan imkanın varsa?
0
rabban
(13.05.14)
@trajikomix normalde 2. el kiyafet alacak biri degilimdir ben de oyle dusunuyorum ama burada cok guzel thrift shoplar varmis ceket mont vs almak icin ideal. mont alirken bunla neler yapmislardir diye dusunmem heralde.

@tshirt ic camasiri disinda evet olabilir. Aslinda dusununce pantolon da alinmaz ya ic camasiri giymeyen insanlar var.

@rabban disardan cok cok nadir yiyorum. disardan yesem boyle bir duyuru yazmazdim zaten yav, evde yiyip 3te 1e indirirdim masraflari disarisi cok pahali :)
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
kemer sıkmanın da aşırısına kaçma sürekli. misal saatlerce yürünecek mesafeyi 2-3 liraya alabiliyorsan o parayı vermelisin. telefon alman, ayakkabı alman gerekiyorsa almalısın. bunlar doğal giderler, bu kadar kafaya takmana gerek yok. bu kadar kendinden keserek harcayacağın enerjiyi, optimal bir tutumlulukla lehine çevirebilirsin. bazı şeylerden kısmanın maddi getirisi götürüsünden az olabilir. otobüs buna güzel bir örnek, gezintiye çıkmadıysan, spor yapmıyorsan 3 saat yürüyeceğine 3 lira verirsin, o 3 saatini kendin için daha iyi şeyler yaparak geçirirsin. 1 saat yürüyerek 1 lira tasarruf etmek, çok çok zor bir durumda değilsen gereksiz. optimizasyon şart!
0
camino real
(13.05.14)
bisiklet bul bi yerlerden.
0
brkylmz
(13.05.14)
camino real+1
oyle bir telefon lazimmis sana. onu niye dert ediyorsun? ihtiyacin olan seyler icin sucluluk duyma. diger konularda da fazla abartma. zevklerini de arada beslemen gerekir. para harcamayayim diye mutlulugundan odun verme sonunda. sen kafali adamsin benim buradan gordugum kadariyla ayarini kacirmazsin zaten ama ben yine de uyarayim dedim.
0
John Finn
(13.05.14)
@camino real haklisiniz sanirim. gobekten kurtulmam lazim ondan yuruyorum biraz da :)

sagol @johnny abi, arada simartiyorum kendimi zaten guzel yiyecekle vs. ama bazen yuklu alisveris yapmak gerekiyor, para aileden geldigi icin kotu hissediyorum iste. para kazanmanin ne kadar zor oldugunu, bazi seylere ne kadar sacma paralar verildigini gordukce bu his gucleniyor.

@brkylmz onu dusundum ama yasadigim sehir hic uygun degil bisiklete.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
"bana lükslerimi verin ihtiyaçlarım olmadan da yaşarım"
oscar wilde
0
brkylmz
(13.05.14)
@brkylmz bu sozu hic duymamistim nedense, geceye damgasini vurdu. bunun ustune bir eddie vedder - society patlatayim en iyisi.

ben garip bi adamim yav. mesela eski arabalara bayilirim. klasik araba demiyorum eski diyorum, kullanilmis. mesela babamin orta sinif icin luks denilebilecek bir arabasi var. Onla gezebilecekken aile dostumuzun 200bin km yapmis, manuel vitesli, benle yasit veya benden yasli, ici sigara ve eski kokan, koltuklarinda sigara izleri olan temprasiyla gezdigim cok olmustur :)

Istedigim hobileri yapabileceksem guzel bir evde yasayip luks bir araba surmek yerine konteynirda yasayip 20 senelik kulustur kullanirim daha iyi. Ama iste kendi parami kazanmadan hobilere vs para harcayamiyorum.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
Ben bi çift tanıyom. Evlerine ayda, sağlam 30 bin dolar net para giriyodur. Herif Salvation Army'den 1-2 dolarlık gömlekler alıp giyiyo. ''Senin olayın ne hacı ağbiy?'' didim gendine, ''Yeni ürünler imal edilmesi ve o ürünlerin mağazalara taşınması için gerekecek enerjinin tasarruf edilmesini sağlıyor ve çevre kirliliğine olacak katkısını önlüyorum'' dedi.

Texas'da bi üniversite hocası herşeyini satıp savıp bi konteynıra taşındı. Bir insanın 3 pantalondan fazlasına ihtiyacı olmadığını söylüyor. Başka bi guru, karısınnan beraber, evinin duvarlarını 1 metre kalınlığında strafornan kaplayıp, ısıtma ve soğutma faturasında %90 tasarruf sağladı. Tabii çevre kirliliği mevzuu da var gene.

(bkz: para biriktirmek/@compadrito)'yu okumuşundur ama bu konuda düşünmeye, bulmaya devam et.

yürümeyi sakın bırakma!

yürü ve cacık ye! iç demiyom bak, ye diyom. hayâtın özü bu! yürü ve cacık ye!
0
compadrito
(13.05.14)
@compadrito abi!

defalarca okudum merak etme :)

ahaha yav plain greek yogurt cok pahali burada. minicik pakette satiyorlar 4 dolar oyle is mi olur accik accik yiyebiliyom cacigi.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
bak simdi aklima geldi babama yogurt fiyatlarindan bahsedince kendin yapsana didiydi. oyle mi yapsam. annem yapiyordu da cok kotu oluyordu tadi du bi arastirayim aslinda en iyisi o. bak iyi hatirladim.

o degil de bu aksanli yazma olayini bana cok kotu bulastirdin compadrito agbi.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
yoğurdunu gendin mayala, cacığını gendin imâl et! cacığı yiyinci, şiven daha da yelleşecek yerine.
gâvur ellerinin gahılleri başka tüllü çekilmez yiğenim!
0
compadrito
(13.05.14)
yav sen boyle dusunuyorsan zaten asiriya kacmazsin. hem kendini onlarin yerine koy. para mi daha onemli olurdu, cocugunun mutlulugu mu? onlarin aklinda boyle bir dusunce olmaz da senin aklinda odesmek gibi bir dusunce varsa zaten senin mutlulugunla denklesiyor onlarin harcamalari. sikma canini o konuda. gerci sikma demekle olmuyor ama iste sikma.
0
John Finn
(13.05.14)
ahahah :)

@johhny agbi zaten annem buralari okusa kahrolur kadin, bir suru para ve 5 tane pantolon yollar. evropali anamiz yok ki turk annesi iste parayi vs dusunmez neye ihtiyacin varsa al gitsin der. bir suredir maddi acidan sikinti oldugunu biliyorum ama ben. yas arttikca aileye bagimli olmak, daha dogrusu yuk olmak cok koyuyor. aynen odesmek var aklimda, millet para kazanmaya baslayinca alacagi evi arabayi tatilleri evlenmeyi falan dusunur ben anama araba begeniyorum. oturup hesaplayinca belki 1 milyon lira masrafim olmustur 10 araba alsam yine odeyemem gerci yaptiklari seyler icin.
0
🌸babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
(10)

bisiklet sürmek mi, koşmak mı?

oldboy
hangisi daha sağlıklı ve kolay kilo verdirir? ikisi de açık hava yapılacak, salonda değil.
hangisi daha sağlıklı ve kolay kilo verdirir?

ikisi de açık hava yapılacak, salonda değil.
0
oldboy
(12.05.14)
Rampa yoksa kosmak daha iyi gibi. Bisiklette yardirdin mi bir sure sonra daha az yoruluyorsun.
0
metal revolution
(12.05.14)
kosmak daha iyi bence. bisikletteki got agrisi yok bir kere.

bisiklette dendigi gibi hizlandin mi gerekirse cevirmiyorsun pedal, az ceviriyorsun vs. kosarken tempoyu ayarlamak daha kolay.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(13.05.14)
her yere bisikletle giden birisi olarak kesinlikle koşmak diyorum. alt bacak kaslarım zayıfladı, yürürken hemen yoruluyorum artık. kilo açısından hiçbir getirisi yok hatta şişmanladım. sağlık bakımından da aklıma direk egzoz dumanı geliyor. seviyorum bisiklet sürmeyi ama ulaşımımı kolaylaştırdığı için, sağlık ve kolay kilo verme açısından zerre yararı olmadı bana.

not: günde mininimum 4-5 km yol gidiyorum.
0
trajikomix
(13.05.14)
salon yoksa koşu
0
mhmtt
(13.05.14)
sağlıklı dediğiniz için yürüyüş diyorum.
0
compadrito
(13.05.14)
koşmak daha çok kilo verdirir ama hem bisiklet binip ardından koşu yapabilirisin.
0
mrthany
(13.05.14)
geçen yaz bisiklete binerek 12 kilo vermiştim.. öyle yardırınca pedal çevirmeme durumunuz pek olmuyor eğer yokuş aşağı inmiyorsanız.. sarıyer sahiline gelinde rüzgara karşı bırakın bakalım pedalları kaç metre gidiyorsunuz.. üstelik hemen öyle lap diye koşmaya başlayamazsın çok sağlıksız.. kalbin durur pat diye gidersin.. aman diyim. bisiklet iyidir..
0
trueno
(13.05.14)
koşarken kilometre başına daha fazla kalori yakarsın diye biliyorum. gene de şurası detaylı incelenmeli:

www.livestrong.com
0
hybrid427
(13.05.14)
@henry gale dizden yukarısı şişti, hatta uzun yıllardır spor yapan arkadaşla karşılaştırdığımda onlardan şiş duruyor. ama alt baldır tarafında hiçbir gelişme yok, yolladığın fotoğrafta da belli olduğu üzere alt taraf üst tarafa nazaran hiç gelişmiyor. az önce 4 kat merdiven çıktım, şuan o gelişmeyen baldır kısmım yanıyor zorlamaktan.
0
trajikomix
(13.05.14)
hangisinden keyif aldigin muhim. keyif aldigini yap yoksa digerini zorlasan da bir sure sonra birakacaksin
0
kartonpiyer
(13.05.14)
(3)

çeviri-ing

ruh i tibbiye
"bu şehrin altyapısının gelişmiş olduğunu gösteren önemli bir faktördür" nasıl diycem?"it is an important factor which is seen infrastructure of the town is developed. " diyecektim olur mu?
"bu şehrin altyapısının gelişmiş olduğunu gösteren önemli bir faktördür" nasıl diycem?

"it is an important factor which is seen infrastructure of the town is developed. " diyecektim olur mu?
0
ruh i tibbiye
(12.05.14)
It is an important factor showing that the infrastructure of the town is developed.
0
long live rock n roll
(12.05.14)
it is a major factor which shows that the infrastructure of this city has been developed.
0
m e l t e m
(12.05.14)
It is a significant indicator that this city has a developed infrastructure.

Türkçe cümleyi olduğu gibi çevirmeye kasma, ''o cümleyi gâvur nasıl der?'' diye kafa yormaya alış. Bi de lâfı dolandırmadan, İngilizcenin pragmatizminden faydalanmaya çalış. Zamannan olacak, morelini bozma sakın. Çoğiy gidiyon...
0
compadrito
(13.05.14)
(6)

Bi türlü beceremedim

aegeanfatheramerican
Arkadaşlar dünya düzenini değiştiremiyorum. Önerisi olan var mı??
Arkadaşlar dünya düzenini değiştiremiyorum. Önerisi olan var mı??
0
aegeanfatheramerican
(12.05.14)
fabrika ayarlarına dön.
0
bass solo take one
(12.05.14)
Kapatıp açmayı denediniz mi?
0
nawar
(12.05.14)
intiharbombacılığı.

100% etkili.
0
esas itibariyle
(12.05.14)
geri dönülmez noktaya (point of no return) ulaşmış olabilirsin ondan olabilir.
0
acccra
(12.05.14)
yan yatır. olmazsa patlat dünyayı
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.14)
bekle biraz daha, yakında bi üst versiyonu geliyo.
0
compadrito
(12.05.14)
(25)

mısır gevreği tüketiyor musunuz? evetse, ne amaçla?

pescador
"amaç"tan kastım, ne zaman yiyorsunuz yani? kahvaltılık mı, sırf tadını sevdiğiniz için öylesine mi? nesquik'tir nesfittir cheerios mudur nedir o tarz sütle yenen kıtırlı her şeyi gevrek kabul ediyoruz.geçen yıl bi ara kahvaltı etmeye üşendiğim için nesquik almıştım. bırakın tok tutmayı daha çok acı
"amaç"tan kastım, ne zaman yiyorsunuz yani? kahvaltılık mı, sırf tadını sevdiğiniz için öylesine mi? nesquik'tir nesfittir cheerios mudur nedir o tarz sütle yenen kıtırlı her şeyi gevrek kabul ediyoruz.

geçen yıl bi ara kahvaltı etmeye üşendiğim için nesquik almıştım. bırakın tok tutmayı daha çok acıktırıyordu. geçen gördüm markette, heves edip aldım, bu sefer sırf tadı güzel diye yiyorum, yine aynı şey. yemekten kalkıp bunu yesem karnım acıkıyo.

evet elin gavuru tabii ki pazarlamak için "kolay kahvaltı" diyecek, çok besleyici diyecek ama bunun bir sınırı olması gerekmez mi? nesi besleyici, doyurucu bunun? ben kendimi çıkıp "seksi" diye pazarlasam insanlar dava açmaz mı, "neyin seksi" demez mi?

ciddi ciddi mısır gevreği tüketip karnı doyan birisi var mı? yararını zararını sağlık kısmını bir kenara bırakıyorum, evden çıkmadan önce mısır gevreği yiyip öğlene kadar karnı ağrımadan, acıkmadan durabilen bi insan var mı?
0
pescador
(11.05.14)
yılda 1 defa yerim yada yemem oda sırf tadını seviyorum diye şekerli sütle falan mısır gevreği güzel oluyo yada o top şeklindeki neskuikler
0
basond
(11.05.14)
Nesquik, usendigim icin yemek yemeye. Yarim saat sonra daha fazla acikmak olarak donuyordu bana da.
0
Idonthaveausername
(11.05.14)
sabah evden çıkıp işimi bitirene kadar yada yolda gevrek bulup yiyene kadar idare ediyor düzenli alırım ilaç v.s içmeden önce midem dolsun falan diye.
0
exodia
(11.05.14)
bir ara bayağı corn flakes tüketiyordum. gayet de doyurucuydu. sonra sağlıklı yemek için çabalamaya başladım. bıraktım o tip şeyleri. ama doyurucu yani. karnım falan da ağrımıyordu. süte katınca renk verenleri yemeyin diye de bir şeyler okumuştum bir ara...

yalnız nesquik ile başım bir ara belaya girmişti. bir ara sıkıldığımda ağzıma atmak için amıştım. her gün birkaç avuç tüketince hayatımın en berbat ve ağrılı kabız deneyimini yaşamıştım. hele bir de sütsüz aldığım için daha da fena olmuştu. tavsiye etmiyorum.
0
kisa bisey olsun istemistim
(11.05.14)
tüketmiyorum, sevmiyorum.
0
rock n roll
(11.05.14)
başıma bişey gelmeyecekse ben nesfitle doyuyorum.
0
blossom
(11.05.14)
Gevrekler beni daha çok acıktırıyor. Çünkü şekerli hepsi. Yedikçe yiyesim geliyor. Tatları güzel genel olarak bence. Ama yemiyorum.
0
ay nov kung fu
(11.05.14)
Şıtandart kahvaltı
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(11.05.14)
@kisa bi sey olsun istemistim, bende laktoz duyarlılığı ve ülser var. hem senin dediğin şekilde hem de sütle karıştırarak günde yarım paket yemiştim bi kere. acını en iyi ben anlarım :(
0
🌸pescador
(11.05.14)
@pescador

çare duphalac.:)
0
kisa bisey olsun istemistim
(11.05.14)
İşteki yemekler bazen iğrenç çıkıyor, o zamanlar bir kase yoğurda bir iki kaşık karıştırıp yiyorum. Onun dışında yemiyorum. Yoğurtla yediğim için haliyle doyuruyor ama bir paketi iki-üç ayda bitiriyorum.
0
aychovsky
(11.05.14)
eskiden bu şekerli tadı yok iken kuru kuru cips niyetine akşamları yerdim.

sonra hepsini şekerli yaptılar o zamandır yemiyorum
0
efrasiyab87
(11.05.14)
yemek yapmaya usendigim zaman yiyorum ama dedigin gibi aciktiriyor. yiyip yiyip duruyorum o yuzden 1 kase yetmiyor.

oyle bir insan yok, onu yapan insan nesquik degil yulaf ezmesi yiyordur bol meyveli falan
0
babamasoliimbananickaldirsin
(11.05.14)
Hayir, aklima kotu benzetmeler geliy
0
cecilia
(11.05.14)
Hala var mı bilmiyorum ama bir dönem bu tip şeyleri yiyerek sağlıklı beslendiğini, kilo verebileceğini falan düşünen insanlar vardı. Sonra sonra iyice semirip obezleşince bıraktılar, şimdi sadece tembeller tüketiyor sanırım.
0
angelus
(11.05.14)
ben mısır gevreği yemiyorum ama yulaf ezmesi veya müsli yiyorum. içine muz doğrayıp, laktozsuz süt ve çiğ badem koyuyorum. doyurucu oluyor.
0
m e l t e m
(11.05.14)
ben kakaolu falan değil de normal sade olanından arada cips gibi yemek için alıyorum. sütle falan karıştırmam. arada bir ancak gece falan acıkırsam yiyecek bir şey yoksa sütle karıştırıp yerim.
0
anil
(11.05.14)
kilit tabir: daha çok acıktırıyordu.

neden acaba?
0
compadrito
(11.05.14)
kilit tabiri kilit bahir şeklinde okudum neyse,
bildiğim kadarı ile insan vücudu önce şekeri tüketiyor sonra yaz onra protein kaynağını tüketiyor.

Şekerli yiyecekleri vücut hemen depoluyor ancak vücuttan atmıyor sen acıkıyorsun ancak yediklerin kiloya dönüşerek vücudunda yanmayı bekliyor.

Genel olarak bu tip yiyeceklerin üretilme mantığı hemen acık hemen tüket hepsinden uzak durmak gerekli.
0
basond
(11.05.14)
Bir ara meyve ve bunlarla beslendim. Acıktırmama gibi bir durumu yoktu, ben şartlandığım için başka bir şey yemiyordum. Şimdi çok çok nadir yiyorum. Sebep? Çeşit olsun.
0
armagan
(11.05.14)
Bir de hiçbir şey sabah kahvaltısında peynirin zeytinin yumurtanın yerini tutmaz. Hatta günümüzde tavuklara antibiyotik verildiği, günde birkaç defa yumurtlatılıp 6 gramlık protein miktarının bir grama kadar düştüğünü düşünürsek eğer tüm bu olumsuzluklara rağmen yine de bu tip paketlenmiş ürünlerin yanında dünyanın en besleyici gıdalarıdır.

Bu arada mısır gevreği yemeyip daha sağlıklı diye müsli falan yiyorsunuz ama onlar da en az mısır gevreği kadar gereksiz karbonhidrat kaynağıdır. İçindeki şeker oranı insülininizi zıplatacak kadar yüksektir, tıpkı mısır gevreğinde olduğu gibi yedikten kısa bir süre sonra tekrar acıkmanızla sonuçlanacak bir süreci başlatmış oluyorsunuz.
0
angelus
(11.05.14)
yemiyorum. hepsinde glikoz şurubu var onların.

başka seçeneğim yoksa ya da çok nadiren canım çekerse yiyorum.

yurttayken yiyordum.
0
goldentitan
(11.05.14)
kilo takıntın yoksa, emco denilen markanın çikolatalı-vişneli bir müslisi vardı, yok böyle bir lezzet bak. ve gayet de doyuruyordu, diğerlerine nazaran çok daha iyi bu konuda. kahvaltıda yiyordum ben her hafta alıp ama gereksiz pahalı geldiğinden bıraktım kendisini. yediğim zamanlarda beni öğlene kadar nispeten tok tutabiliyordu. yine de yumurta kadar başarılı değil tabii, artık 5 dakika fazladan ayırıp yapıyorum ıspanaklı omletimi, bakıyorum keyfime.
0
tonoto
(11.05.14)
Nesfitler nesquikler hakkaten hic tok tutmuyor ama dr oetkerin vitalis adindaki yulaf ezmesinin hem tadi cok guzel hem de beni cok tok tutuyor sabah kahvalti olarak yiyorum oglene kadar hic acikmiyorum
0
pastörizesüt
(11.05.14)
ne kadar çok "gevrek" sorusu sorulmuş bir akşamda :)

"yararını zararını sağlık kısmını bir kenara bırakıyorum"un arkasına yaslanarak ve sorunun kendisine dönerek bir şey anlatacağım:
bir market kampanyasından kellogsun variety packi çıkmıştı bana (şuna benzer bir çeşitleme: ecx.images-amazon.com ) o zamanlar henüz sütü bırakmadığım yıllar :P tabii böyle bedava bir şey çıkınca ve evde eziyet gibi arzı endam edince her sabah "hadi bugün de şundan deneyeyim" şeklinde yiyordum. bütün mide-bağırsak sistemim 1 haftada bozulmuştu. en son o zaman yemiştim, bazıları yerken güzel, sonrası eziyet ama bazıları yerken bile kötü. parayla ise hiç satın almadım sanırım ben mısır gevreği.
çocukken evde olurdu ama... arada yerdik, hatırlıyorum.

yulaf ezmesi, kepeği türevlerini lakin, çok severim. keşke bu kadar sevmeseydim hatta.
0
icemint
(12.05.14)
(6)

gece bilgisayarı açık bırakmak

denizzz
evet sabah işe gitmeden açmam gerekiyor ama bilgisayar eski olduğundan açılması uzun sürüyor vs, ben de bu ara gece açık bırakıcam, açık durduğuna değecek download dışında neyle meşgul etmeli bilgisayarı bu süre zarfında. boş durmasın:) tşk.
evet sabah işe gitmeden açmam gerekiyor ama bilgisayar eski olduğundan açılması uzun sürüyor vs, ben de bu ara gece açık bırakıcam, açık durduğuna değecek download dışında neyle meşgul etmeli bilgisayarı bu süre zarfında. boş durmasın:) tşk.
0
denizzz
(11.05.14)
pi sayisini hesaplat, bakalim kac basamak gidecek 1 gecede senin bilgisayarda.
0
she was my baby
(11.05.14)
setiathome.ssl.berkeley.edu

belki başka birileri daha çıkar.

dünya dışı cannılar var mıkine araştırmasına yardım ediyonuz bunnan.
0
compadrito
(11.05.14)
bir işe yaramaz ama mining yaptırabilirsiniz. bitcoin falan. ayrıca işlemcinizi başkalarının kullanımına sunabiliyorsunuz. böylelikle işlemci gücü artıyor çeşitli laboratuvarlarda falan yapılan işlemler için kullanılıyor.
0
sparkle kiddle
(11.05.14)
metalik
(11.05.14)
torrent indirtirken kanser araştırmasına katkı yapıyorum çam sakızı çoban armağanı.

www.worldcommunitygrid.org
0
kyha
(11.05.14)
eski ise hesaplatmalı kanser araştırması vs işleri için çok faydalı olmayabilir. harcadığın elektriğe yazık.
işlemci yükünü artırırsan elektrik tüketimin de artar.
0
sttc
(11.05.14)
(11)

kişisel gelişim kitapları

ateyist_
Ne sebeple bilmiyorum yüzde yüz önyargılıyım bu tarz yayınlara karşı. İşte 20 dakikada bu hayattaki amacınızı öğrenin, 10 adımda self discipline falan çoğu faydasız, çıkar maksatlı, bilimsellikten uzak yöntemler gibi geliyor gözüme.Birçok kitap okudum bu hususta, tabi bahsedilen hiçbir öneriyi hayat
Ne sebeple bilmiyorum yüzde yüz önyargılıyım bu tarz yayınlara karşı. İşte 20 dakikada bu hayattaki amacınızı öğrenin, 10 adımda self discipline falan çoğu faydasız, çıkar maksatlı, bilimsellikten uzak yöntemler gibi geliyor gözüme.

Birçok kitap okudum bu hususta, tabi bahsedilen hiçbir öneriyi hayatımda uygulamadım, ne 10 adımda kendi disiplinimi geliştirmeye çalıştım ne de 20 dakikada hayattaki gayemi keşfettim.

Lakin yaşım itibariyle biyolojik mi yoksa hayat tecrübelerim sebebiyle psikolojik mi olduğunu bilmediğim bir kaybolmuşluk hissiyatı var içimde. Ne zaman bu tarz kitapların başlıklarını okusam sorular soruyorum kendime. Harbiden hayattaki amacımdan bihaber miyim? Gerçekten disipline ihtiyacım var mı? Gibi sorular.

İşim ve hayatım gereği kendimi birkaç alanda geliştirmek istiyorum; liderlik, retorik, karar verme gibi.

Bu tarz kitapların şu anki durumuma bir katkısı olabilir mi? Bu kitaplara dair sizin düşünceleriniz neler?
0
ateyist_
(11.05.14)
(bkz: the 7 habits of highly effective people)

bunun sadece bi kısmını okudum ve müthiş bi ufuk açtı önümde. hatta o senin varlığına inanmadığın makineyi de o sayede aldım.
0
compadrito
(11.05.14)
@compadrito

Okudum, okuması keyifli bir kitap lakin herhangi bir teorik bilgi ya da Uygulama içermemesi, gereğinden fazla entel kafası sebebiyle anlaşılması güç paragraflar içerdiğinden pek beğenmedim.

Alışkanlıklarıma tesir edecek bilgiler peşindeyim açıkçası, gerçi bilemiyorum belki orijinal olmak daha faydalı bireysel yaşantımda. Yine de kişisel gelişim kitaplarına dair her türlü görüşü ve öneriyi bekliyorum.
0
🌸ateyist_
(11.05.14)
bi önceki görüşmemizde bana laf sokmuş olmana rağmen, ben sana o kitabın özünü tercüme ediyim o zaman.

yapmak zorunda olduğun işler 4 gruba ayrılır.

1. Acil ve önemli olanlar
2. Acil olmayan ve önemli olanlar
3. Acil ve önemsiz olanlar
4. Acil olmayan ve önemsiz olanlar

Zaman, emek ve para. Bütün yatırımını 2. gruptaki işlere yaparsan, yırtarsın.
0
compadrito
(11.05.14)
kisisel gelisim kitaplari sacmaliktir.
0
lorenzen
(11.05.14)
ben böyle kitapların yazarına bakarım, hayatta bir yere gelememiş, yazdıklarını yaşamamışsa ciddiye almam..

ama bazı kitaplar vardır insan gerçekten hayret ediyor. ör: erdal demirkıran kitapları
0
facebook
(11.05.14)
@feys

peki o yazar,

ben ettim siz etmen, ibret alın şu hâlimden, diye yazıyosa naapçaz?
0
compadrito
(11.05.14)
edebiyat dünyasında okunası o kadar eser varken, insana farklı bakış açısı kazandıracak bir çok popüler bilim, tarih, felsefe eseri varken bana gerçekten gereksiz geliyorlar.

hem ne demiş şair

self improvement is masturbation
0
kyha
(11.05.14)
İyi hissetmek hakiki bir kitaptir.
0
işteöylebirşey
(11.05.14)
Bu gibi kitaplar hatta ilişkili kurslar (liderlik kursu, iş dünyasında konuşma kursu, profesyonel hayatta beden dili vb.) bana kalırsa saçmalık. Saçmalık deme sebebim işe yaramamalarından değil, insana birşeyler katanlar da vardır elbet, o kadar da peşin yargılı değilim. Ancak bu gibi şeyler insanı aslında geliştirmiyor, insana taktikler veriyor, rollere sokuyor.

İşim gereği bir çok toplantıya giriyorum ve o rollere giren insanlarla karşılaşıyorum, hayretle izliyorum. Adamla daha tokalaşırken dahi bunun çalışılmış bir hareket olduğunu anlıyorsunuz.

Bir de gerçekten kendini çok iyi geliştirmiş insanlarla karşılaştığınızda bunu anlıyorsunuz -ki bu adamlar en tepedeki kimseler oluyor genelde.
Bu gibi adamlar özgüvenlerini ve diğer vasıflarını kişisel gelişim taktikleriyle değil bilakis tecrübe ve deneyimlerle kazanıyor. Adam hem işinde çok iyi oluyor, söylediği şeyin doğruluğu hakkında kimse şüphe edemiyor. Hem de insani olarak kendini geliştirmiş (kitap okumuş, müzik dinlemiş, spor yapmış, enstruman çalmış), bilgisini ortamı domine etmek için değil üretmek ve değere dönüştürmek için kullanıyor.
Liderlik, konuşma, karar verme gibi özelliklerini de tecrübe ederek, kendini insani olarak geliştirerek ve sorumluluk alarak ediniyor.

Her neyse, bana samimi gelmiyor bu şeyler.
0
johan sebastian
(11.05.14)
kyha +1

faydasızdır demiyorum, çok faydalı olabilecek kişisel gelişim kitapları vardır ama oturup bunları okumak bana iğrenç geliyor. kendim için diyorum yani. işte retorik kursuymuş, liderlik kursuymuş, 6 ayda nasıl seks yaparmışım bilmem ne. çok lüzumsuz, kasıntı, fazla "süslü" geliyor hepsi. 3 ayda 7 santim büyüme gibi.
0
pescador
(11.05.14)
Cevaplarınız için teşekkürler. Açıkçası aynı fikirlerde olmamız sevindirdi.

Kişisel tecrübelerimizin en kıymetli değerlerimiz olduğu aşikar. Fakat en büyük korkum tekerleği tekrardan icat etmem. keşke bu tür faydalı bilgilerin ve tecrübelerin aslının astarının tartışıldığı, benim de ulaşabileceğim bilimsel bir kaynak olsa elimde.

Quora'ya çok sevinmiştim misal. (bkz: quora)
0
🌸ateyist_
(12.05.14)
(19)

2 ayda 10 kilo

luala kumpir
her gün spor yapıp sağlıklı beslenmek suretiyle 2 ayda 10 kilo vermek -mümkünse sağlıklı bir şekilde- mümkün müdür? 1.64 boylarında 63 kilo bir kadın kişisiyim 53-52 sularında dolanmam lazım dertliyim a dostlar
her gün spor yapıp sağlıklı beslenmek suretiyle 2 ayda 10 kilo vermek -mümkünse sağlıklı bir şekilde- mümkün müdür?

1.64 boylarında 63 kilo bir kadın kişisiyim 53-52 sularında dolanmam lazım dertliyim a dostlar
0
luala kumpir
(11.05.14)
belki mümkündür, fakat bu kadar kısa sürede sağlıklı olmayabilir 10 kilo vermek. verilse de geri alma ihtimaliniz yüksek gibi görünüyor.
0
anil
(11.05.14)
Siz bu söylediğinize başlayın, 2 ayın sonunda 10 kilo verirsiniz 3 kilo verirsiniz 5 kilo verirsiniz. İlla ki bir değişim olur vücudunuzda. En azından hayatınız düzelir. Bir de o kiloları 2 ayda almadınız ki 2 ayda herhangi bir problem olmadan veresiniz, öyle muhteşem bir dünya yok ne yazık ki. Şimdi buraya gelip şöyle yaparsanız verirsiniz böyle yaparsanız verirsiniz diyenler çıkacaktır ama giden o kilolar çoğunlukla su ve kas kaybı olacaktır, onlara itibar etmeyin siz.
0
angelus
(11.05.14)
2 ayda 10 kilo... Bence başarabilirsin. Stres altına girsen daha kısa sürede de verebilirsin gerçi.

İyi bi diyetle kesinlikle verirsin. Bi de spor yaptın mı, bomba.
0
barbara herhalde barbara manken olan
(11.05.14)
Mümkün ama sonraki bir ayda da 6 kilo alabilirsiniz.
0
aychovsky
(11.05.14)
10 olmasa da 4-5 verilir ne kadar yavaş o kadar iyi.
0
ehti
(11.05.14)
metabolizmana bağlı. bu da genetik yapına, düzenli bir hayatının olup olmamasına, spor yapıp yapmamana, yaşına, hormon dengene falan bağlı. yani olabilir, hatta belki verdikten sonra aynı düzeni koruyarak geri almayabilirsin de, ama bir çok parametre var burada. günde 2 litre su içip, her gün 1 saat tempolu yüzüp -bak yürümüyor, yüzüyor, en çok kalori yaktıran sporlardan biri- , sebze ve protein ağırlıklı beslenip -hipoglisemiden dolayı- bir ayda 2-3 kilo anca verebilen insanlar var. ama yaşı yüksek olduğundan ya da hormon dengesizliğinden falan kaynaklanabilen durumlar bunlar.

öncelikle kan testleri yaptır -hormonlar da dahil- sonra da gidip bir doktorla görüş durumu, gerekirse metabolizma testi yaptır. iyi bir diyetisyen de bulursan, olabilir bence. ha bir de, vereceğin kilo az olduğu için zor olabilir, yüksek kilolu insanlarda 10 kilo vermek, az kilolu insanlara göre daha kolay -herhalde kimyasal bağlardan kaynaklanıyor bu durum, bilemiyorum-
0
pasp
(11.05.14)
90-100 kg arasında olsaydınız çok rahat derdim ama şu andaki kilonuzla sağlıklı bir şekilde olsa olsa 2 ayda 6-7 kilo verirsiniz. Spor işini çok yaparsanız 10 kiloyu görebilirsiniz. Spor kısmı çok önemli.

Not: Sağlıklı beslenmenin ne olduğunu bildiğinizi varsayarak spor önemli dedim. Sağlıklı beslenme kısmından hiç şüphe duymadığımızı varsayarak.
0
godsparticle
(11.05.14)
vermişliğim var sonra geri de almadım. oluyor yani. çok etkili bir yol gece 6'dan sonra bir şey yemeyin. 6'da da hafif sebze gibi bir yemek yiyin. bol su için. spor da eklenirse, kalan öğünler de hafif geçerse, öğlen et olabilir. sabah yumurta peynir. verirsiniz.
0
kaputt
(11.05.14)
ilk başlarda haftada 2 kilo verilebilir gayet sağlıklı şekilde. olması gereken o zaten su falan da atıyorsun çünkü. sonra haftada 1 kilo ile ilerlemek en doğrusu. gayet mümkün yani.
0
patiska
(11.05.14)
veremezsiniz. siz çünkü mayısa kadar beklemiş, ramazandan sonra tatil planları yapmakta olan birisisiniz. her yıl gelir böyle istekleriniz. sonra vazgeçersiniz. çünkü rejim ile verilir görüşündesinizdir de muhtemelen. pazartesi bir şey yemezsiniz öğlen yemeğinde. akşam da aç geçirirsiniz. salı tansiyonunuz düşer. aman şekerim boşver diyen arkadaş çıkar. öyle oluyor genelde yani.
0
ykyt
(11.05.14)
her gün 45 dakika kadar yürüdüm, günde 3 litre su içtim, her öğünde max. 2 dilim ekmek yedim ve 2 ayda 10 kilo verdim. yürüyüş dışında spor falan yapmadım. verdiğim kiloları da geri almadım, üstünden bir buçuk sene geçti.

edit: her şey beslenmede bitiyor. o 2 aydan sonra artık mcdonalds burger king reklamlarını hamburgerlerini falan görünce iğrenmeye başlamıştım. poğaça yemeyeceksin dostum, ekmek yemeyeceksin, dışarda yiyorsan da ızgara tavuk veya ızgara köfte yiyeceksin.
0
vedat chili peppers
(11.05.14)
www.hurriyet.com.tr

bunu okuyun. sayı hesaplarına takılmayın.
0
mea maxima culpa
(11.05.14)
vedat abim işi çözmüş.

mea, ''lan ben bu yazıyı niye okumamışım daha önce?'' diyodum ki, bugün tarihli olduğunu gördüm. cuk oturmuş valla!

PKOS ile kola, gazoz, aysti arasında bi nedensellik ilişkisi olabileceğine dair şüphelerim vardı.
insülin direnci ile zaten direkt olarak ilişkisi var o zehirlerin.
PKOS insülin direncine neden oluyo. Ama PKOS niye oluyo?
Yoğun ve uzun süren üzüntüler ve o zehirler bi araya gelince oluyo heralde.

Fallopian şu konuyu bi oku, bizi de bi aydınnat qı!
0
compadrito
(11.05.14)
İşin normali haftada 1 kilodur.

1 ay 4 hafta desek ayda 4 kilo. iki ayda 8 yapar. bu bünyene göre 10 hatta 10u bile geçebilir. Çok anormal bir şey istemiyorsun yani. Ama 2 ay sonra diyet ve sporu bırakacaksan ve hemen eski düzen her şeye yumulacaksan 20 kilo olarak geri alırsın. Sonradan alma meselesi bu. Atıyorum her şeyden az ve düzenli yiyerek ve günlük 10 dakika kuşu ya da 45-60 dakika tempolu yürüyüşle formunu koruyabilir hatta daha da verebilirsin.
0
dios
(11.05.14)
Verilir.
0
arnold schwarzeneger
(12.05.14)
Hayat ne garip la; kimi vermeye çalışıyo, kimi almaya.

Daha önce hiç uğraş verdim mi peki kilo vermek için?
0
sevgili sen masada değil yatakta güzelsin
(12.05.14)
pkos niye oluyo kısmına baktım. insülin direnci neden oluyor. daha doğrusu dirençten dolayı kanda kalan fazla insülin. ama tek etken bu diyemeyiz diyor yazarlar. yüksek insüline, yüksek androjen eklenip yumurtalıklarda büyümeye, daha fazla androjen üretimine ve yumurtalıklarda kist oluşumuna neden oluyor.
kaynaklar: www.medscape.com
www.ncbi.nlm.nih.gov

beslenme ile ilgisi..vücudu aç bırakmaksızın yoğun şeker tüketimi insülini yüksek tutuyor. o da insülin direnci yapıyor. İnsülin direnci zamanla PKOS yapıyor yani kabaca.
0
fallopian
(13.05.14)
@fallopian

nası yani? PKOS'ta insülin direnci olur diye biliyodum ben. Tam tersi miymiş? İnsülin direnci PKOS'a mı sebep oluyomuş?

Efenim, efenim???

eğer bu dediğin doğruysa, kahrolsun3 (küp) zehirli yiyecek ve içecekler!!!
0
compadrito
(13.05.14)
@compadrito, tam tersiymiş, aynen. böyle bir kanının oluşmasına sebep muhtemelen, kadınların insülin direncinden çok adet görmemelerini farketmeleri (doğal olarak)
benim gördüğüm; hep önce yasmin içerler, zamanla ellerinde metformin olur.
0
fallopian
(13.05.14)
(1)

Burs için: Karşılaştığınız Zorluğu/Başarıyı Anlatınız

patiska
İşte ve bunlarla başa çıkmak için neler yaptınız..diye devam eden bu ve bunun gibi sorularda önemli olan nedir? Daha önce cevapladıysanız nelerden bahsetmeyi tercih ettiniz? Akademik başarı/sosyal-ekonomik sıkıntılar/hastalık vs. Samimi bir dille mi yazılmalı? Amerika'da lisans başvuruları için öyle
İşte ve bunlarla başa çıkmak için neler yaptınız..diye devam eden bu ve bunun gibi sorularda önemli olan nedir? Daha önce cevapladıysanız nelerden bahsetmeyi tercih ettiniz? Akademik başarı/sosyal-ekonomik sıkıntılar/hastalık vs.

Samimi bir dille mi yazılmalı? Amerika'da lisans başvuruları için öyle yazdırıyorlardı ancak şimdi söz konusu yurt dışında burslu staj. O yüzden emin olamadım.
0
patiska
(11.05.14)
spelling mistake asla ve kat'a olmamalı.

it's, I've gibi kısaltmalar asla ve kat'a olmamalı.

argo ve günlük kullanım dili kullanılmamalı. misal bissürü diyceksen, tons of dememelisin.

hayatındaki en zor durumu ve o zor durumdan nası yırttığını iyi düşün. ama çarpıcı bi hikâyen olsun. yumurta kapıya gelene kadar çalışmadım, bi gece tosdum, kıl payı geçtim gibi şeyler olmasın mesela.

yazmış olannar daha dişe tokanır tavsiyelerde bulunur şimdi. onnar gelene kadar top çeviriyom ben burda.
0
compadrito
(11.05.14)
(6)

Tezatlarla dolu iş arkadaşı?

nicotr
Birbiriyle bagdasmayan cok sayida davranisina sahit oldugum bir is arkadasim var ve bu davranislari sinirimi iyice bozmaya basladi. Davranislarindan ornek verecek olursam: bayan kelimesi kullanani yarim saat azarlar sonra bir baskasinin suratina ciddi ciddi kel ve sisko der. Emekten, somuruden bahse
Birbiriyle bagdasmayan cok sayida davranisina sahit oldugum bir is arkadasim var ve bu davranislari sinirimi iyice bozmaya basladi. Davranislarindan ornek verecek olursam: bayan kelimesi kullanani yarim saat azarlar sonra bir baskasinin suratina ciddi ciddi kel ve sisko der. Emekten, somuruden bahseder, 1 mayisa gezi parki eylemlerine katilir buna karsin iphone, macbook kullanir, her sene sifir km araba almaya calisir. 2 saatlik isi 2 ayda yapmaz ama benzer isi sizden saniyesinde tamamlamanizi bekler vs. Sizler cevrenizdeki benzer tiplerle nasil basa cikiyorsunuz? Tesekkurler
0
nicotr
(11.05.14)
sadece iş arkadaşı olarak bırak. salla..
0
ben smyrna
(11.05.14)
bu dediğin insan modelinden sözlükte de hatrı sayılır miktarda olduğu için cevap verebilecek çok az kişi vardır.

aslında çok da söyleyecek bir şey yok. çok samimi olmazsın, çok takmazsın. iş dışında günlük hayatta görüşme mesela ben öyle yapardım. arada bir yüzüne söyle bu yaptıkların "e böyle diyorsun ama sen de böyle yapıyorsun" de mesela.

fakat konum olarak da senden üstte sanırım.
0
reproach
(11.05.14)
> "Sizler cevrenizdeki benzer tiplerle nasil basa cikiyorsunuz?"

pasif agresiflik ve siklememek.
0
varg
(11.05.14)
hiçbişey yapmayarak başa çıkıyoruz. çünkü sistem bu tür insanları eliyor. hiçbişey yapmayın, seneye bu zamanlar o kişinin ortadan yok olduğunu göreceksiniz.

ama devlet dairesinde memursanız, ona yapacak bişey yok. sittin sene orda durur. o zaman da, ona iyi davranın. çünkü çok derinlerde bi derdi var. bu dertten haberdar veya değil ama derdinin var olduğu kesin. (bkz: yazık la kimin çocuğuysa) diyceemiz bi durumu var aslında. iyi davranın ona...
0
compadrito
(11.05.14)
bildiğin müdür bu :/
0
gregory
(11.05.14)
he iş ilişkileri kötü hem de performansı. kovarlar bunu. (patronun yeğeni falan değilse)
0
blossom
(11.05.14)
(3)

Tıpçılar gelsin

denlar
Bronkospazm mı daha tehlikelidir laringospazm mı?
Bronkospazm mı daha tehlikelidir laringospazm mı?
0
denlar
(11.05.14)
spazmın derecesine bakar heralde.

bronkospazmın jeneralize olmayabileceğini varsayarak, laringospazm diye sallamak istiyorum.

hani akciğerden iki tane var, bronşlardan bissürü var ama larenksten sadece bi tane var mantığıyla. ama salladım yani...
0
compadrito
(11.05.14)
laringospazm kesinlikle. compaditronun dediği gibi bronşlar bir sürü var ama larinx bir tane. he ama eğer kağıt üstünde konuşup bütün bronşların birdenbire yüzde yüz tıkandığını varsayarsak bronkospazm daha tehlikelidir çünkü yapacak birşey yok. laringospazmda tıkanıklığın altından bir laringostomi açarsın, geçer gider.
0
fayfim
(11.05.14)
düz mantıkla laringospazm
0
mavibalık
(11.05.14)
(4)

vergi dairesi sorunu

iflah olmaz
şimdi benim bağlı olduğumm vergi dairesikadıköy rıhtım vergi dairesi. ben seçmedim bu bölgeyi.şlarkyk borcu gününü geçirince direk vergi dairesine atmışlar ödemeler bitmeden. neyse ben de artık ordu perşembe de ikamet ediyorum. ödemelerimi burdaki vergi dairesine yapabilir miyim? mesaisaatlerim nede
şimdi benim bağlı olduğumm vergi dairesikadıköy rıhtım vergi dairesi. ben seçmedim bu bölgeyi.şlarkyk borcu gününü geçirince direk vergi dairesine atmışlar ödemeler bitmeden. neyse ben de artık ordu perşembe de ikamet ediyorum. ödemelerimi burdaki vergi dairesine yapabilir miyim? mesaisaatlerim nedeniyle öyle kolay kolay da gidemiyorum vergi dairesine. ama istanula gitmek daha da zor tabii ki. ayrıca ziraat bankasından hesap açsam ödeyemiyor muyum bu zıkkım vergisini finans garanti falan olmuyor.
0
iflah olmaz
(11.05.14)
ziraate sorsana bi onlar yönlendirir.
0
ben smyrna
(11.05.14)
Bulunduğun yerdeki vergi dairesine git. Durumunu anlat. Onlar borç olan vergi dairesine arayıp borç bilgilerini alacaklar. Verilen uzun numarayı vergi dairesi adıyla veznedara söylersin. Borcu ödersin.
Bir kere izin al hallet işini.
Bursa'dan İstanbullu arkadaşın kredi borcunu ödedik böyle.
0
cliquot
(11.05.14)
saolasın cliqout kardeş. ama benim param yok onu ne yapacağız:)) azar azar öderim zaar. buradan bi ödeyebileyim de
0
🌸iflah olmaz
(11.05.14)
duyurunuzu yetkili bi aplaya yollamıştım, dışarıya kapalı açtığınız içün okuyamamış. sorunuzu edit edip internet kullanıcıları okuyabilsinler seçeneğini tiklemeniz mümkün mü?
0
compadrito
(11.05.14)
(9)

Bel Fıtığındaki İnanılmaz Mantık Hatası

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Selamlar.Geçenlerde bel ağrımdan dolayı mr çektirdim, ufak bir fıtık başlangıcı varmış bende. Doktor %100 iyileşebilecek basit bir şey olduğunu söyledi. Bel kaslarımı güçlendirmem gerekiyormuş ve belimi zorlamamam, ağır kaldırmamam falan gerekiyormuş. İyi güzel de, ben anlamadım bu olayı. Zaten bir
Selamlar.

Geçenlerde bel ağrımdan dolayı mr çektirdim, ufak bir fıtık başlangıcı varmış bende. Doktor %100 iyileşebilecek basit bir şey olduğunu söyledi. Bel kaslarımı güçlendirmem gerekiyormuş ve belimi zorlamamam, ağır kaldırmamam falan gerekiyormuş. İyi güzel de, ben anlamadım bu olayı. Zaten bir kası güçlendirmenin yolu onu zorlamaktan geçmez mi? Mesela kolla ağırlık kaldırırsın, kolun güçlenir? E belimi güçlendirmek için belimi zorlamam gerekiyor, ama belimi zorlamam yasak? Yemin ederim espri olsun diye yazmıyorum, ne yapmam gerektiğini anlayamadım. Ne yapmak, ne yapmamak gerekiyor?
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(11.05.14)
yaz geliyor yüz
0
edip
(11.05.14)
Güçlendirmekten kastı traktör lastiği kaldır indir tarzı bir güçlendirme değil. Spor salonlarının çoğunda bir alet var. Alete sırt üstü yatıyorsun hafif belin havada kalacak şekilde kürek kemiğinin altına bir bar geliyor. O barı sırtınla aşağı doğru iterek çalışıyorsun sonra bar gergili olduğu için seni yukarı doğru itiyor kalkarken belini kullanmıyorsun. Bu tarz hareketleri kastetmiştir doktor.
0
godsparticle
(11.05.14)
Yani zorlamak derken, dediğiniz gibi ağır kaldırmamak, saatlerce ayakta durmamak gibi şeyler. Fazla yüklenmeden sporla güçlendireceksiniz. Belli bir şey önermedi mi, egzersiz falan?
0
malwethiel
(11.05.14)
koca doktor bir milyoncudan almayı da diplomasını.
"inanılmaz mantık hatası" bir de yani
hem bilmiyor, hem küçümsüyor.

kol çalışırken kolun mu kırılıyor senin? yok mu bir arası
zorlamak ile çalıştırmanın?

doktor şöyle söyledi ben anlamadım? dersin tamam da
"inanılmaz mantık hatası" doktor saçma birşey söylemiş gibi.
0
cruseo
(11.05.14)
@cruseo, espriyi anlamamışsın dostum. sinirlenme, gülümse, hayat güzel.
0
🌸bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(11.05.14)
ben sana tercüme ediyim abicim, naapman gerektiğini:

yürü!

(bkz: bel fıtığı/@compadrito)
0
compadrito
(11.05.14)
Karın kaslarını da kuvvetlendir hocam. Bele binen yükü azaltırsın.
0
okuyucu olmak da iyi be
(11.05.14)
hem karın hem de bel kaslarını, belini zorlamadan kuvvetlendirmenin en iyi yolu yürümek.

mükemmel bir trekking ayakkabısı, mükemmel çoraplar ve günde 2-3 saat yürüyüşle o karın ve o bel taş olur taş!

ağır kaldırma, mekik yapma. bunnar yeşil sahalarda görmek istemediğimiz hareketler.
0
compadrito
(11.05.14)
güçlendirme hareketleri az ağırlık ve çok tekrar ile yapılır. zamanla o kaslar güçlendikçe ağırlık arttırılıp tekrar sayısı buna göre düzenlenir.
0
orpheus
(11.05.14)
(10)

nasıl nazik birisi olunur?

wishmaythşngs
yani tam olarak nasıl anlatacağımı bilmiyorum da. mesela dün kongredeydik boğaziçili birisi vardı ve çok nazik ama çok ta sıcakkanlıydı. sonra insan kaynaklarına mülakata gittim o kişide öyleydi. ben kendimi çok kötü hissettim. ii anlatamadım ama siz anladınız. seda sayan gibiyim dedim kendi kendime
yani tam olarak nasıl anlatacağımı bilmiyorum da. mesela dün kongredeydik boğaziçili birisi vardı ve çok nazik ama çok ta sıcakkanlıydı. sonra insan kaynaklarına mülakata gittim o kişide öyleydi. ben kendimi çok kötü hissettim. ii anlatamadım ama siz anladınız. seda sayan gibiyim dedim kendi kendime.
neyse, günaydın.
0
wishmaythşngs
(10.05.14)
ilk kural güleryüz.
0
gozyakansakiz
(10.05.14)
Klasik romanları okuyun. Ne alâkası var demeyin.
0
compadrito
(10.05.14)
Günaydın. :)

İkinci kural; ses tonu. Seda Sayan değil, Zuhal Olcay/Leman Sam tonu kullanıyoruz.

Nezaket, zarafetle birleşmediği sürece çok yapmacık durur, 100 metreden anlaşılır o samimiyetsizlik.

Ve evet; kurallar üstü maddemiz samimiyet. İçinizden gelmeyen gülümseme, sizi güleryüzlü değil, eğreti mimiklere sahip biri yapar. İçinizden gelmeden yumuşak bir tonda konuşmaya çalışırsanız, sesinizi zaten düzgün ayarlayamazsınız. Gergin görünmenize neden olur bunlar da.

Bir diğer kurallar üstü madde ise; insanları sevmek. Eğer insanları sevmiyorsanız olmaz o iş. Pozitif olmak şart yani.

Oturun birkaç Zuhal Olcay/Leman Sam röportajı izleyin; söylemek istediğim her şeyi görebilirsiniz. :) Zuhal Olcay mesafeli ve naziktir, Leman Sam sıcakkanlı ve naziktir, gözlerinin içi güler.
0
istinyede bekle
(10.05.14)
kültürlü olmak lazım bence en çok. fahriye evcen'in röpörtajlarında vs görüyorum ben de bunu en çok mesela.
0
tescillimarka
(10.05.14)
o boğaziçili ondan öyle. ik da boğaziçili.
maalesef boğaziçili değilsen istesen de olamazsın.
hani odtülü olsan belki.
bu ülkede bütün nazikler boğaziçili.
0
seyduna6687
(10.05.14)
insanın yapısı bu, kolay kolay değişmez. belki yaş ilerledikçe kendi kendine gelişir, ama sanmam onu da.
0
and justice erol
(10.05.14)
compadrito'nun önerisine katılıyorum. kurduğunuz cümleler, seçtiğiniz kelimeler farklılaşacaktır.
0
m e l t e m
(10.05.14)
öyle kitapla, ses tonuyla olacak şey değil. ilk başta mutlu olman lazım. üzgün, depresyonda, dertli, kederli biriysen istersen sesin ayşe taş gibi olsun gene de olmaz o iş. eğer mutlu biriysen, başta bunu karşıdakine göstermen ve enerji, güleryüz ve şefkat ile harmanlayıp karşıdakine empoze ettirmelesin.
0
mayeskuel
(10.05.14)
biraz bahsettiğiniz gibi insanların olduğu ortamlarda vakit geçirmek elzem bana göre. sadece klasiklerle olacak iş değil. öteki türlü yapılması gerekeni bilseniz de, o an yapamıyorsunuz. geriye bakıp "ulan naptım ben" diyorsunuz. tabi yine ulan dememeniz lazım aslında. demek ki kibar değilmişsiniz özünüzde. hemen gidip bi enfiye kutusu alın. anam kafam karıştı.
0
john lee hooker
(10.05.14)
Bence nezaket karsisindaki konusurken onu dinlemektir.lafibi bolmemektir.konusurken'sirasini'bekleyendir.ha tabi kendi konusuyorsa karsidakine zamani gelince'sirasini'vermektir.(bkz.turn-taking)
0
safsafinaz
(10.05.14)
(4)

43 farklı şirkette çalışmış olmak

mr fusion
çalışırken telefon çaldı, direk konuya girdi iş görüşmesine gelmek istiyormuş, iş görüşmesi için aramış. cv göndermek yok, başvuru yapmak yok neyse cv gönder dedim faks çekti. iyi bir üniversiteden mezun urduca,arapça,ingilizce,almanca biliyor ve tam tamına 43 farklı yerde çalışmış(eksik saymadıysam
çalışırken telefon çaldı, direk konuya girdi iş görüşmesine gelmek istiyormuş, iş görüşmesi için aramış. cv göndermek yok, başvuru yapmak yok neyse cv gönder dedim faks çekti. iyi bir üniversiteden mezun urduca,arapça,ingilizce,almanca biliyor ve tam tamına 43 farklı yerde çalışmış(eksik saymadıysam)
evine yakın olduğu için çalışmak istiyormuş vs.. 40 yaşında bir insan nasıl 43 farklı şirkette çalışabilir onu anlamadım.
0
mr fusion
(09.05.14)
abi insan farklı işlerde çalışabilir ama 20 yıla 23 şirket değiştirdiyse var bir durumu 6 ayda bir iş değiştirmesi hayra alamet değil.

6 aylık falan bir işiniz varsa geçici süreliğine alalım de, yada sıkışıksanız alın yoksa 6 ay sonra başka bir yeri arayacak ve gidecektir.
0
basond
(09.05.14)
büyük şirketler daha küçük şirketlerle ortak projeler yürütüyor mesela. her proje için farklı şirketlerle çalışıp onları da mı yazmış ki kalabalık görünsün diye. gerçi çalıştığı yer listesinin bu kadar da uzun olması iyi bişey değil de. bilemedim. sırf bunu öğrenmek için çağırabilirsin bence:)
0
tepedeki psychedelic adam
(09.05.14)
Dikkat eksikliğinin belirtisi olabilir. Yetenekli biriyse, içindeki cevheri siz ortaya çıkarabilirsiniz.
0
compadrito
(09.05.14)
Sonra telefon etti. gercekten sirf meraktan çağıracaktim ama telefondaki konuşması beni korkuttu.
0
🌸mr fusion
(09.05.14)
(8)

O2

rosey
20 metrekarelik oda düşünelim, içinde %78 azot %21 oksijen %1 diğer gazlar var. Odanın kapısı kapalı dışarıya hiç çıkmıyoruz günler boyu, havalandırmıyoruz diyelim... 1) Biz aynı ortama co2 verip o2 aldıkça bu oran hiç değişmiyor mu? %19 oksijen filan olmuyo mu mesela2) bu oran ne kadar değişirse ha
20 metrekarelik oda düşünelim, içinde %78 azot %21 oksijen %1 diğer gazlar var. Odanın kapısı kapalı dışarıya hiç çıkmıyoruz günler boyu, havalandırmıyoruz diyelim...

1) Biz aynı ortama co2 verip o2 aldıkça bu oran hiç değişmiyor mu? %19 oksijen filan olmuyo mu mesela
2) bu oran ne kadar değişirse havasızlıktan ölüyor insan? Yani hiç havalandırmadığımız bu odada kaç gün yaşarız (besin var, güneş ışığı var yani diğer etmenler var ama sadece havayla temas yok)
0
rosey
(09.05.14)
1-oksijen oranı azalır
2-ne kadar yaşayacağın daha detaylı bi hesaplama gerektirir.
0
camino real
(09.05.14)
1) oran azalir tabiki de.
2) bu oran da herkes icin farkli olabilir. zira oksijen odaya homojen dagilmis olacak ama odadaki insan yeterli oksijeni alamamaya baslayinca oksijen yetersizliginden bayilacak. bu oran kisiden kisiye degisebilir. tipki 1 litre icilen alkollu ickinin farkli kilolardaki insanlarin kaninda yarattigi promil miktarinin farkli olmasi gibi.
0
she was my baby
(09.05.14)
digerleri hakli da son sorunun cevabi hesaplanamaz, sadece öznellikten dolayi da degil, senin oksijenini kesersem senin vücudun adapte olamaz, gidersin, ama ben yilda birlik oranda indirirsem rekor kirar yapilmayan yasanmayan seviyelere kadar inersin. bir de oksijen yetersiliginden sinir sisteminin cökmesi yasanabilir gene de, öyle bir durumda görüsün falan gidebilir rahatca. karisik mevzular. kisacasi 5in altina düserse cortlarsin gibi bir sey denemez. bir de oksijen yogunlugunu düsürmekle kalmayip karbondioksit yogunlugunu da arttiriyorsun ki bu da seni götürmek konusunda gayet israrci bir materyaldir, tamam zehirli falan degil ama kaninin asiditesi artiyor vs vs. karisik kisacasi. net cevap vermem.
0
wiillii
(09.05.14)
Azalır da ne kadr azalır yani %15-16 mı şeklinde mi yoksa %20.89999 miktarda mı
Ne kadar Yaşar derken gün veremeyiz tabi ki ama tahminde bulunabilirsiniz
0
🌸rosey
(09.05.14)
(bkz: sismanlarin havayi daha fazla kirletmesi)

bu yazıdaki hesaptan hareketle başka hesaplar yaparak, bi tahminde bulunabilirsiniz belki.
0
compadrito
(09.05.14)
insandan insana degismekle birlikte eger football manager falan oynayacaksaniz, ki bazi dengesizlerin yapmisligi var bir kac gun, pek bir sorun teskil etmiyor. netekim kapiyi kapatsaniz da hava giriyor bir sekilde. havalandirmayi tamamen kesmek icin kapi araliklarini falan kapatmaniz gerekiyor.

eger bunu da becerip kapattiysaniz oksijen azligindan degil karbondioksit zehirlenmesinden olursunuz. bu da aktivite durumunuza gore 4 gunle bir hafta arasinda surer.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(09.05.14)
Su seviyesinde olduğunuzu düşünürek, O2 oranı %16'nın altına düştüğü zaman vücudun ortamdaki oksijeni kullanamaz. bu sırada co2'nin yaklaşık %5 oranına gelmesi demek ki, o zaman kadar çoktan bayılırsın diye düşünüyorum.

Ama odada böyle bir duruma gelmek için çok iyi bir yalıtım yapman gerekir ki, genelde tuğlaların arasından bile mutlaka bir miktar hava geçişi olur. Engellemek çok zor babında diyorum.
0
burfak
(09.05.14)
Türk otomotivciler, Japonya'da otomobil fabrikası geziyolarmış. Japonlara izolasyon sorusu sormuşlar. Japonlar da demiş ki, ''Arabanın içine bir kedi koyuyoruz ve bir gece geçmesini bekliyoruz. Sabaha kedi ölmüşse, aracın izolasyonunun iyi olduğunu anlıyoruz. Siz nası yapıyosunuz?'' Türkler de demiş ki, ''Bizde de kedi testi var. Kediyi koyuyoruz akşamdan. Sabah hâlâ arabanın içindeyse, izolasyon iyi olmuş diyoruz''.
0
compadrito
(10.05.14)
(7)

Ameliyat olmuş arkadaş ziyaretine giderken ne götürülür?

cliquot
Ameliyat olmuş arkadaş ziyaretine giderken ne götürülür?
Ameliyat olmuş arkadaş ziyaretine giderken ne götürülür?
0
cliquot
(08.05.14)
süt - petibör
0
MaraudeR
(08.05.14)
plastik tabak, çatal, bardak, peçete falan götür. onlar çok işe yarıyor birkaç gün kalacaksa arkadaşınız. arkadaşınız belki hemen tüketemeyebilr ama refakatçi olanlara çok faydası olur kurupasta, meyve de götürürsen.
0
dessy
(08.05.14)
arkadaşlık derecenize bağlı en klasiği çiçek kolonya meyvesuyudur.
Böyle papatya yasemin kokulu kolonyalar var çok güzel ve kalıcı kokuyorlar onlardan alabilirsin.

Ben yakın bir arkadaşımın ziyaretine giderken bebek emziği almıştım.
Çocuğu falan yok.
0
basond
(08.05.14)
yatarken canı sıkılmasın diye dergi - kitap

çiçek önerisi üzerine ilave: çiçek kokusu hastalara zarar veriyor diye bazı hastanelerde hasta odasına çiçek kabul edilmiyor, girişte alıyorlar.
0
m e l t e m
(08.05.14)
Mizah dergisi
0
compadrito
(08.05.14)
çiçek falan gereksiz işler bunlar. madem gidiyorsunuz, ne gerek var çiçek götürmeye? zaten çoğu hastane kabul etmiyor artık odalara çiçekleri.
0
dessy
(08.05.14)
cevaplar için teşekkürler. ev ziyaretine gidicem. ameliyat olalı da 6 gün oldu ancak ağır geçti. 2 hafta yatıp dinlenecek daha.
o zaman biraz marshall pasta ile mizah dergisi iyi gider. çok teşekkürler öneriler için :)
0
🌸cliquot
(08.05.14)
(23)

Çok uykusuzum Ahali! daldım dalıcam...

loveinaflipbook
sabaha karşı 4:30'da yattım, 5:45'te kalktım. o uykuyla duruyorum. kahve içtim, yüzümü yıkadım, serin havada sadece gömlekle dışarı çıktım falan, hiçbiri işe yaramadı.şimdi koltuğa kıvrılıp içim geçmeden buraya son haykırışımı bırakıyorum. ne yapayım ben daha? nasıl geçireyim bu
sabaha karşı 4:30'da yattım, 5:45'te kalktım. o uykuyla duruyorum. kahve içtim, yüzümü yıkadım, serin havada sadece gömlekle dışarı çıktım falan, hiçbiri işe yaramadı.

şimdi koltuğa kıvrılıp içim geçmeden buraya son haykırışımı bırakıyorum. ne yapayım ben daha? nasıl geçireyim bu
0
loveinaflipbook
(08.05.14)
Elma ye.
0
cakabo
(08.05.14)
uyumaman mı gerekiyor? yatıp uyusan mis gibi, kediler gibi :P
0
[silinmiş]
(08.05.14)
E uyu.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(08.05.14)
ofisteyim gençler, uyuyamam, uyumamak için çırpınıyorum :( gebze organize sanayi bölgesinde elma da yok, manav da yok, ağaç da yok...
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
bizim ofiste wellness room var, gidip kestiriyorsun mis gibi. seni buraya alalım.

yapacağın şey buz gibi soğuk suyla yüzünü yıkamak saat başı.
0
[silinmiş]
(08.05.14)
ora nere ya? nasıl bi yer ora? loveinaflipbook'u alma, beni al oraya :P

duyuruya cevap: bende çay kahveden daha çok işe yarıyor.
0
dessy
(08.05.14)
ben 23de yattım, 6.30 kalkım ve ben de daldım dalacağım. bana ne demeli? :)
hararetli ya da neşeli bir sohbete girmeye çalış iş arkadaşlarından biriyle ya da telde falan.
açılırsın bir ihtimal.
0
neyleyim
(08.05.14)
@douchebag acil adres pliz!!!!11 CV'mi yastık yapıp geliyorum!
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
@douchebag adres ver gelelim :)
0
tutkikarnimacikti
(08.05.14)
ayrıca meditation room var. playstation room var.
0
[silinmiş]
(08.05.14)
Kahveyi şekersiz iç. Nescafe falan değil, filtre ya da Türk işi.
0
arnold schwarzeneger
(08.05.14)
douchebag beni alacak, sizi değil.
0
dessy
(08.05.14)
@dessy kimin duyurusunda dans ettiğini sanıyosun bakim sen?? biz prensipte anlaştık ayrıca :P
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
peki sen kiminle dans ettiğini sanıyorsun? :P

soruna cevap olarak: aynı zamanda iş yoğunluğu çıkarmak çok faydalı oluyor. tüm biriken işlerini yapmaya çalış, uykusuzluğu unutursun.
0
dessy
(08.05.14)
Ben dün sabah 9 da vedalaştım en son uykuyla. O zamandan beri hiç uyumadım. 2.Vize Haftası gelen öğrenci arkadaşlarım anlar...
0
cunupkral
(08.05.14)
biriken işleri gözüm görmüyo şu anda. bi tane toplantım vardı, onu erteledim direkt sırf bu sebepten. akşam iş çıkışı bi TED buluşmasına gidecektim, onu bile iptal ettim :(

şu anda sadece bedenen burdayım, ruhen yoğum!
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
@douchebag sanırım çalışma yerin sahibinden.com

www.webrazzi.com
0
tutkikarnimacikti
(08.05.14)
douchebag nerede ben biliyorum ama söylemem, uyku içinse bi redbul çak kendine gleirsin.
0
stunky
(08.05.14)
değil :)
0
[silinmiş]
(08.05.14)
kolaya nescafe koy 1 kasik. onu icince uykun kacacak ama kafa mal gibi takilacaksin. bana oyle olmustu.
0
kartonpiyer
(08.05.14)
sizi çok seviyorum, işten yarım saat daha erken çıkma yolu buldum ve gidiyorum yastığıma! allah sizlere de tuttuğunuz darısı başınıza altın amin! -_o
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
Bişmaniye

bibip: bahıyom da, uykuyu alıncı keyfin yerine gelmiş. düzenini şaşırtma, cetleg olun valla!
0
compadrito
(08.05.14)
Gombadrito!
0
🌸loveinaflipbook
(08.05.14)
(7)

jean(cin) ile kot pantolon arasında ne fark var?

ete summer
pazardan veya kotondan alınca kot pantolon, maviden veya levise'den( yanlış yazdım snaırım, livays deniyor ) alınca mı jean oluyor?
pazardan veya kotondan alınca kot pantolon, maviden veya levise'den( yanlış yazdım snaırım, livays deniyor ) alınca mı jean oluyor?
0
ete summer
(08.05.14)
Kumasin orjinal/ingilizce ismi denim, denimden yapilan pantolonun yine ingilizce ismi jeans.

Kot hikayesi hakkinda Sozluk'te daha cok bilgi vardir, ama yanlis bilmiyorsam Turkiye'de zamaninda cok populer olmus bir jeans markasi. O yuzden jeans, selpak gibi kot pantolon olarak bilinir olmus.
0
wpi
(08.05.14)
Kot pantolonun İngilizce'deki karşılığı "jeans" zaten. Kumaşın adı ise "denim".

Mavi de aslında "Mavi Jeans", "jeans" kelimesi de 90'larda bundan ötürü popüler oldu diye biliyorum ben.
0
m e l t e m
(08.05.14)
aslında nerden alırsan al hep aynı şeydir ama marka algısı bu şekilde yerleşmiş sanıyorum. ben hiç jeans ya da denim demiyorum mesela. levi's ya da başka marka olsun fark etmiyor hep kot diyorum.

kumaşın adı denim. ismin kökeni, ilk üretildiği yer olan nimes kasabası.
jeans adının etimolojik kökeni ise genoa'nın fransızcası olan "genes"ten geliyor. bu kumaşın pantolon olarak ilk üretildiği yer.
0
battal gemalmaz
(08.05.14)
not duseyim, ingilizce'de pantolonun adi jeans, jean degil. tek bir pantolon bile cogul isimle aniliyor.
0
wpi
(08.05.14)
arada hiçbir fark yok. eski türk filmlerinde kot/jean pantolon "blucin" diye ifade edilir dikkat ettiyseniz(eskiden sadece mavi renk mevcut olabilir). kot ismi de denim kumaşını türkiye'ye getirip pantolon üretimi yapan kişinin soyadı idi yanlış bilmiyorsam. jean ecnebice, kot türkçe diyebiliriz.
0
uykusunu yakalayan adam
(08.05.14)
hiçbir fark yok.
0
baldur
(08.05.14)
Kot, herifin soyadı. Kumaşın adı denim.
0
compadrito
(08.05.14)
(6)

aranızda dünyanın en iyi üniversitelerinde okuyanlar var mı?

mezzosprite
doktora için benim de öyle bir hayalim var ama bazen "ben harvard'a ne katabilirim ki" ya da "oxford beni ne yapsın" diye düşünüyorum ister istemez. deneyimlerinizden bir şeyler öğrenmek istedim. benim çevremde pek örnek yok da, biraz anlatır mısınız nasıl kabul edildiniz? çok mu zekisiniz, çok yara
doktora için benim de öyle bir hayalim var ama bazen "ben harvard'a ne katabilirim ki" ya da "oxford beni ne yapsın" diye düşünüyorum ister istemez. deneyimlerinizden bir şeyler öğrenmek istedim. benim çevremde pek örnek yok da, biraz anlatır mısınız nasıl kabul edildiniz? çok mu zekisiniz, çok yaratıcı mısınız, çalışkan mısınız, şansınız mı yaver gitti, neden sizi seçtiler? olabildiğince detaylı anlatırsanız sevinirim, özelden de yazabilirsiniz. şimdiden teşekkürler.
peki orada okumak nasıl bir deneyimdi? mutlu muydunuz? mezun olduktan sonrası nasıldı?
0
mezzosprite
(07.05.14)
Harvard'a para katabilirsin. 40-50 milyar dolar nası birikiyo?
0
compadrito
(07.05.14)
doktora icin ayni sey gecerli mi bilmiyorum ama mesela lisans icin financial aid istemezsen kabul almak o kadar zor degil diyebilirim. Tabi bazi okullar need blind sistemini kullaniyor ama hepsi degil.

Ulan boyle konusuyorum da sanki oralardaymisim gibi. Giden arkadaslar var, oyle cok anormal adamlar degil senin benim gibi insan onlar da. Esek gibi calistilar, esek gibi calisirken hocalarla genel olarak insanlarla iliskilerini cok iyi tuttular, okul disinda bir suru aktivitede bulundular. Ama oyle sadece duzgun not ortalamasiyla yapilabilecek bir sey degil zira basvuranlarin herkesin not ortalamasi iyi, onlar arasindan seciyorlar zaten.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(07.05.14)
Doktora için bildiğim kadarıyla öncelikle ilgilendiğiniz konuda bi öğretim üyesine yanaşmanız gerekiyor: Merhaba ben Mezzosprite, X ünide Y konuda y.lisans yapıyorum. Çalışmalarım şunlar, bu konuda doktora çalışması yapmak istiyorum vs şeklinde.
Bunun üzerine ilgili kişiden geri dönüş alırsanız bu kişi danışmanınız olarak sizi bölümüne teklif edecek, siz de bi tez teklifi hazırlamış olacaksınız.
Özellikle commonwealth ülkeleri uçuk harç ücretleri sebebiyle overseas öğrencileri tercih ediyor maalesef. Bu faktörü saf dışında tutarsak, güzel bir tez teklifi, sağlam bir metodoloji ve yılmadan araştırma/çalışma iradesi gerekli. Eli yüzü düzgün biçimde y. lisansı bitirirseniz son iki özelliği edinmiş olmanız beklenir zaten. Alanınızdaki gelişmeleri ve eksiklikleri sıkı biçimde takip etmek de tez konusu anlamında yardımcı olur sanıyorum.
Memnuniyeti üniversiteden çok hangi kürsüde çalıştığınız belirler bana kalırsa. Türkiye'de dandik&özel bi üniversitenin ardından UCL LSE ikilisinde okudum. İlgilenirseniz özelden yazabilirsiniz.
0
the queen of naked kings
(07.05.14)
sadece ogrenci olarak doktora yapmak diye bir sey yok. ogrenciysen uzerine onbinlerce dolar para vermen gerekir zaten. universitelerde sana maas verecek iki kaynak var:

1- hocalarin fonlari
2- graduate school (bolum de diyebiliriz)

doktoraya kabulun iki sekli var:

1- research assistant (RA): bir hoca kendine ait proje icin, kendine ait fondan size maas + phd egitim haricini veriyor. direkt hocaya basvuruyorsun. maille cv'ni gonderiyorsun, o kadar. sonra hoca kabul ederse, bir de bolume basvuruyorsun formalite olarak, ve bolum genelde nasilsa hoca parani verecek diye hemen kabul ediyor. boylece hem bolumde phd'ni yapip, hem de hocanin labinda asistan oluyorsun. kotu yani: hocan nemrut biriyse baska laba gecemiyorsun. princeton'da bir hoca var mesela, phd asistanlarini kole gibi calistiyor, odasi labin tam ortasinda, camdan duvarlari var, boylece labda herkes adamin gozunun onunde surekli. bu arada camlar kursun gecirmez. cunku vaktiyle bir ogrencisi delirip saldirmak istemis. boyle bir hocaya catarsan, RA'lik zor.

Teaching assistant (TA): bunun icin basvurunu dogrudan bolume yapiyorsun. yuzlerce basvuru paketi ile birlikte senin basvurun kademe kademe elemelerden geciyor, en son komitenin onune koyulan paketlerden biri olursa, komitenin incelemesi sonucunda senin TA olmana karar veriyorlar. burada maasini bolum veriyor. karsiliginda senden teaching yapmani istiyor. haftanin belli gunlerini undergraduate derslerini ogretmeye ayiriyorsun. kalan gunlerinde de phd dersleri ve ilgi dugdugun lablarda geciyor. iyi yani istedigin laba girip cikabiliyor, labla uyumunu test edebiliyorsun. bu laba girip cikma olayina rotation deniyor. en sonunda rotation yaptigin lablardan sana en uygun olanini secip, o laba RA olarak giriyorsun. istersen, teaching uzerine bir kariyer dusunuyorsan, tecrube olsun diye, ya da ekstra para icin TA'lige devam da edebilirsin.

bu verilere dayanarak, yapman gereken su:

oncelikle kendine guven, abd'de ne oldugundan ziyade kendini nasil gosterdigin onemli. 5 yildir buradayim, bu sozumu ciddiye al.

sonra tek tek aklindaki universitelerin web sayfalarina girip hoca ayikla. sectigin hocalara uygun bir dille meramini anlat:

Dear Dr. X,

I am going to apply the graduate PhD program of your department. I saw your web site, and very interested in your research [buraya hocanin researchi neden ilgini cekti spesifik olarak bir cumle ile girebilirsin, ornek: You are using a very powerful tool to observe this biological system)

I would like to learn if I can be member of your group. I have attached my CV to this email, in case you are interested.

I am looking forward to hearing back from you.

All the best,
xx

mail cok dogrudan olmali, laf dolandirilmamali, kisa ve oz olmali. hocalar maili yazis diline gore bile eleme yapabiliyorlar.

hocaya bu maili attin, ve cevap aldin. cevap olumluysa iki ihtimal var,

1. bolume basvur, ta olarak gel, sonra istersen tabii benimle calisabilirsin.
2. buyur gel ben de bir ra ariyordum, ama bolumun basvuru sartlarini saglayip, bolume de basvurman gerek.

iki ihtimalde de senin bolumun basvuru sartlarini saglaman gerekiyor. buraya kadar tamamsak devam edelim:

-- Bolumun basvuru sartlari ---
avrupa'daki gibi spesifik sartlar aranmaz (su aleti kullanmada su kadar yil tecrube gibi), her sey cok nettir. requirementlar asagi yukari sunlardir:

- TOEFL buna nasil calisman gerektiginin de detaylarina inebiliriz.
- GPA (buna pek takilma, benim GPA'im requirement'tan azdi, ama hocalarim referanslarinda bizim bolumun grading policy is very strict yazdilar, sanirim o sayede ve diger skorlarimin iyi olmasi ile baya basvurumdan kabul aldim)
- GRE
- GRE subject (her yer istemez, ama top'lar ister genelde)
- 3 letters of recommendation - tahmininden de onemli olabilirler. usa tecrubeli hocalarindan iste.


bunlari hazirlama sureci. 1 yil onceden takvim yap. kronolojik olarak yapman gerekenler:

1. okul sec, hocalara mail at.
2. olumlu donus yapanlarin okullarindaki basvuru sartlarini bir deftere guzelce yaz, hicbir sey atlamamaya dikkat et.
3. TOEFL gunu al. once calisayim, sonra gun alayim deme. gun alinca daha iyi calisiliyor. ilk olarak TOEFL skorun cepte olsun.
4. GRE gunu al, bu sayisalciysan kolay. iki kismi var syisal ve sozel. sayisalda full cekmek kolay. sozel kismina da ya cok calis, ya hic calisma. orta karar bir calisma bir ise yaramiyor. topun bir alti okullarda onemsenmiyor bile. top okullarda da artik isin cilasi oluyor GRE sozel kismi. GRE skorun da cepte.

5. GRE Subject gunu al. senede iki kez yapilir, sakin kacirma.

6. Recommender bul. hocalarin basvuru deadline'indan haftalar oncesinde secilmis olmali. yoksa gondermekte gec kaliyorlar. bazi okullar letter'in submission'unu electronik istiyor, bunlari hocalara bildir.

7. hocalar mektuplari tamamlarken, sen de online application formlarini bir bir doldur.

8. elden gonderilmesi istenenleri, hocalardan mektuplari da alip bir bir paketle. herbirinin uzerine adreslerini yaz.

9. abd'den bir arkadasina tum paketleri birden yolla (20 dolar falan tek gonderim ucreti), arkadasin oradan herbirini postaya versin. bu daha ekonomik oluyor, yoksa 20xbasvurdugun okul sayisi kadar para cikiyor cepten.

10. sekreterlere evraklari postaya verdigine dair mail at, follow up etmek iyi karsilaniyor.

11. dua et ve bekle.

12. ilk gelen teklife atlama, hepsinin gelmesini bekle. birini kullanarak digerleri ile pazarlik et. unutma, kendine guven. abd'de altin kural su: sen essiz bir insansin.

top ve topun bir alti icin bunca ugrasa degiyor. akademik ortam daha profesyonel. imkanlar daha genis. bir de cok iyi dil ogreniyorsun. bence essiz bir deneyim burada bulunmak. bana cok sey katti.

bana gelen kabullerde uygun bir dille attigim maillerin ve recommendation letterlarin cok faydasi oldu bence. cunku application package olarak cok da asmis degildim.
0
aklimiseveyim
(07.05.14)
aklimiseveyim gayet detaylı açıklamış süreci. Başvuru sırasında bence en kritik şey niyet mektubu (statement of purpose), sen kimsin, neler yaptın ve neyi neden yapmak istiyorsun bunları anlatıyorsun, bir de tavsiye mektupları ve bunların kimlerden alındığı. Not ortalaman o kadar parlak değilse bile niyet mektubunda, derslere o kadar yoğunlaşamadım çünkü şu projede çalıştım vs diye açıklayabilirsin. Toefl için minimum skoru almak önemli tabii ama ne kadar yüksek olursa da o kadar iyi. GRE için sayısal kısmı çok kolay, liseyi giriş matematik sorularını yapabiliyorsan biraz da çalıştıysan tam puan alınabilir. Ancak sözel kısmı oldukça zor ve çok uzun süreli bir çalışma gerektirir muhtemelen. 1 ay kadar sadece GRE sözel çalıştım ve çalışmasaydım da aynı skoru alırdım herhalde öyle bir şey geldi.

Eğitimin finanse edilmesiyle ilgili olarak. Ders anlatmaktan zevk alıyorsan TA olmak çok güzel ama zaman alan bir durum ve bölümüne göre garantisi olmayan bir pozisyon. Her dönem tekrar başvurman gerekiyor her dönem aynı stresi yaşama durumu var TA olarak atanamazsam nerden bulurum parayı diye. Kaldı ki yaz dönemleri açılan ders sayısı çok az, staj falan bulman gerekir. Ama ilk geldiğin zaman diğer hocalarla konuşup neler yaptığını öğrenmek açısından iyi oluyor başta TA olmak, direkt hocayla anlaşıp gelmektense.

RA olduğunda ise tezinle alakalı bir konuda çalışıyorsun ve harcadığın zamanı kendine harcamış oluyorsun TAlikten farklı olarak.

Bir başka yöntem de Türkiye'den bursla gelmek. MEB'in bursları var ve başvuru şartlarını sağlamak o kadar zor değil. İngilizce seviyen yetersizse seni önce dil okuluna gönderiyorlar bir sene kadar. Sonra başvuru yapıyorsun. Peki bu olayın kötü yanı ne? Öncelikle kabul almadan dil okuluna geldiysen kabul almak zorundasın aksi halde aldığın parayı geri ödüyorsun. İkinci olarak da bursu aldığın sürenin iki katı kadar çalışma zorunluluğu var YÖK'ün atadığı herhangi bir üniversitede. Bursa ne dahil diye sorarsan da okul ücreti, aylık maaş (ki benim TA maaşımdan yüksek alıyorlar) ve uçak bileti falan da var galiba.
0
zero times infinity
(07.05.14)
obaa zero times infinity hatirlatmis, ben statement of purpose'u unutmustum gercekten. onu yaz, kendin 3 farkli zamanda 3 kere grammer check yap, sonra ik-uc kisiye kontrol ettir falan. gramer hatasi cok siritiyor cunku. ne yazacagini ogrenmek icin de alanindan usa'de olan arkadaslarin varsa ornek iste, yoksa internette arastir "sample statement of purpose for phd yazinca cikiyor birseyler. ben onlara bakarak yazdimdi. bir de evet, meb bursu. eger turkiye'ye oyle ya da boyle illa ki donmek istiyorsan en iyi secenek. ama bitince abd'de industry'de kalayim, iki post-doc yapayim dersen meb isine yaramaz.

bir de okul secerken usa school rankings siteleri vardi, orada field by field listelenmis. alaninin ilk 10'undan tut da, 100'une kadar bir aralikta 10-15 tane okul sec. hepsinde de bir hocayi gozune kestirip, guzelce cv'ni ekleyip mailleri gonder bakalim. bu isin bismillah'i bu oluyor. maillere cevap geldikce gaza gelip basvuru surecinde ilerleme gazi kazaniyorsun. cv'ni nasil hazirladigin da onemli. el yordamiyla olmasin, bir bilene mutlaka danis. cv'ne skor da eklemek istiyorsan, once skor topla, sonra mail at. siralama sana kalmis.
0
aklimiseveyim
(07.05.14)
(10)

menemen 102

fakyoras
Selam oktay ustalar,Menemen dedigimiz milli yiyecegimiz yillar yili benim icin sadece yumurta ve domatesten olustu. domatesler rendelenip pisirilir, icine yumurta atilir ve nefis bir sekilde bol ekmekle goturulur.Fazla fanteziye kacmadan nasil yapabiliriz menemeni? Biber sevmiyorum, sogan filan konu
Selam oktay ustalar,

Menemen dedigimiz milli yiyecegimiz yillar yili benim icin sadece yumurta ve domatesten olustu. domatesler rendelenip pisirilir, icine yumurta atilir ve nefis bir sekilde bol ekmekle goturulur.

Fazla fanteziye kacmadan nasil yapabiliriz menemeni? Biber sevmiyorum, sogan filan konulur mu nasil yapilir?

Bir keresinde mantar koydum, yaptigima pisman oldum.

not: karabiber-kirmizi biber- tuz koyuyorum
0
fakyoras
(07.05.14)
kaşar ve sucuk koyuyorlar dışarıda ekstra olarak.
0
john lee hooker
(07.05.14)
Seninki menemen değil ki domatesli yumurta diyoruz biz ona. Soğan koyabilirsin. Baharat atabilirsin. Dil peyniri de olur.
0
Lola90
(07.05.14)
Sogan koy peynir ekle seviyorsan maydanoz falan da kiyabilirsin icine
0
wild honey suckle
(07.05.14)
biber ve kaşar

biber belki kırmızı olursa daha güzel olabilir.
0
[silinmiş]
(07.05.14)
kuru sogan yagda kavrulur, kabugu soyulmus domates sogusluk dogranir, sivri biber de ince ince halka seklinde dograniz eklenir, guzelce kavrulur, sonra yumurta kirilir. biber sevmiyorsunuz ama sivri bibersiz menemen olmaz.
0
dnznc
(07.05.14)
yazılanlara ek olarak şunu söylemek isterim ki bir menemene en çok tadını veren katı yağdır. tavaya çok az dibini yakmaması için sıvı yağ koyuyorum ve buna ek olarak margarin eritiyorum. soğan olmazsa olmazım. az bile olsa koyarım tat verir. bibersiz düşünülemez bile. bir de domatesi rendelemeyelim mümkünse. küçücük küçücük doğrayıp kısık ataeşte kapağını kapatınca farkı anlayacaksanız.

ha imkanınız varsa odun ateşinde sac tavada yapın. zaten odun ateşinde her şey daha tatlı olur. kaşar soğuk kış havalarında iyi gider şahsen ama bu sıcaklarda ise ağır gelebilir biraz.
0
tekil3.şahıs
(07.05.14)
soğan konmaz. güzel bir meneme tarifi vereyim sana;

domatesleri kabuğunu soyup küp küp doğra(rendeleme bence)ben olsam biber de koyarım ama madem koymuyorsan orayı geç; sonra o domatesi birazcık acı biber salçasıyla yüksek ateşte 2-3 dakika kavur, cozurdayarak pişssin yani, sonra kapağını kapatıp kısık ateşte pişirmeye devam et, o arada 2 diş sarımsak ve isteğine göre maydonozu kenarda kıy, birazcık da kaşar rendele, maydonoz ve sarımsağı ekle, pişmesine yakın da tuz,az biraz pul biber koy karıştır ve üstüne kaşar döküp karıştırmadan 1 dakika beklet. kaşar eriyince altını kapat ve afiyetle ye.
0
dahili meddah
(07.05.14)
yıllarca menemeni sadece domates ve biberle yemiş biri olarak söyleyebilirim ki son birkaç yıldır edindiğim tecrübeye göre, menemende beyaz soğan müthiş etkiler yaratmakta.. ama küçük doğra..

bir de insan nasıl biber sevmez ya..
0
ianism
(07.05.14)
Sovan gomadıysan, boşa çiğnemişen yalan dünyayı!
0
compadrito
(07.05.14)
kıymalı deneyin vazegeçemeyeceksiniz.
0
etna
(07.05.14)
(21)

seker birakma hadisesi

turuncubalik
Sekeri birakmaya karar verdim, iyice bi arastirma yapiyim dedim zaten ben baya baya uzak duruyormusum sekerden. Yani en temel cayi-kahveyi sekesiz icme, abur-cuburdan uzak durma, kola ve turevi asla tuketmeme vs.Ama yine de tatliyi cok seviyorum, bir kac tatli tarifine bakiyim dedim malum her sey su
Sekeri birakmaya karar verdim, iyice bi arastirma yapiyim dedim zaten ben baya baya uzak duruyormusum sekerden. Yani en temel cayi-kahveyi sekesiz icme, abur-cuburdan uzak durma, kola ve turevi asla tuketmeme vs.

Ama yine de tatliyi cok seviyorum, bir kac tatli tarifine bakiyim dedim malum her sey sugar-free tariflerle dolu. Ama bu tariflerde seker yerine tatlandirici kullanin yazilmis hep. Amerika'da yasiyorum hangi tarife baksam yok Stevia yok Swerve tatlandirici kullanmislar. Seker de dogal degil biliyorum ama sanki bu tatlandiricilar daha bi zararli daha bi tehlikeli geliyor bana. Amacim kilo vermek degil, sadece daha saglikli yasamak. Tatlandirici vs esmer seker diye dusundugunuzce hangisi sagliklidir sizce? Ozellikle bu konuyu doktora danisanlar varsa bildiklerini paylasabilirler mi?

Tesekkurler.
0
turuncubalik
(06.05.14)
ender saraç stevia yı öve öve bitiremiyor. bal ya da pekmez sağlıklı diye düşünüyorum.
0
my december
(06.05.14)
şeker yerine pekmez kullanılan bir sürü tatlı tarifi var. şekerden daha güzel oluyor hatta bana göre.
0
disfori
(06.05.14)
burdaki videoyu seyrettiniz mi?

eksisozluk.com
0
compadrito
(06.05.14)
"Tatlandirici vs esmer seker diye dusundugunuzce hangisi sagliklidir sizce?"

Esmer şeker diyorum.

Tatlandırıcıların ipliği pazara çıkarılmamış mıydı zaten? Benim aklımda öyle bir şey kalmış ama?
0
istinyede bekle
(06.05.14)
şöyle hoş bir özet var konu hakkında, okumanı tavsiye ederim.

curezone.org
0
tonoto
(06.05.14)
şeker dediğin şey aslında karbonhidrat. eğer sağlıklı beslenmez istiyorsan yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren ürünleri kesmen yeterli. basit şeker dediğimiz şeker pancarından yapılan kristal şekerli ürünleri kendin yapabilirsin ama merketten aldığın ürünlrede hep glikoz şurubu kullanılıuyor.

(bkz: yüksek fruktozlu mısır şurubu)
0
mrthany
(06.05.14)
evet kardeş bence de onca bilimsel çalışmaya, binlerce araştırmaya, bilim adamlarına, doktorlara değil ekşi duyuru adlı internet sitesindeki bilimi "hurafe" olarak adlandıran bir şahsın söylediği lafa güvenmelisin.

o yüzden şeker foreva diyorum bir çay bardağına 20 adet şeker atmayı unutma sakın 90 sene yaşamak için. gerçek budur benim söylediğimdir. bilim denen hurafe yığınının söyledikleri değil.
0
birisi.
(06.05.14)
pekmez yazilmis maple syrup yazilmamis amerika'da yasayan biri icin. dogal maple syrup cok pahali bir sey bildiginiz gibi, ama deger.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(06.05.14)
stevia bir numara şeker alternatifidir. bal ve pekmez özellikle iyi bir seçenek değil, doğal olması şker deposu olmasığı manasına gelmiyor.

stevia ise bir besin kaynağı, yararlı otlar gibi düşün. tadını şeker olarak algılıyorsun ama şeker değil, hiç bir zararı yok.

tabii stevia diye kakaladıkları katkı maddesi dolu kapsüller falan yalan. istanbul'da özellikle doğal ürünler satan dükkanlarda stevia'yı kuru yaprak şeklinde bulabilirsin.

tatlandırcılar da çok tehlikeli. esmer şeker türkiye'de bal gibi üstünde çok sahtekarlık dönen bir olay. normal şekeri kavuran mı, boyayan mı ne ararsan var.
0
warrior princess
(06.05.14)
stevia hiç tatlandırmıyor, test edildi onaylandı. tatlıyı seviyorsan sana göre değil
0
la noix
(06.05.14)
Ya bu ekranlarda boy gösteren sağlıklı yaşam doktorlarından birisi bir ara şekerli soğuk çayı da öve öve bitiremiyordu.Ondan sonra da bu adamın dediğine hayatta inanmam.Arkadaş içinde şeker olan veya ondan daha da tehlikeli tatlandırıcı olan bir içeceği nasıl ekranlarda övüyorsun.Belli ki içinde reklam paraları var.Bu nedir arkadaş hem sağlıklı yaşam doktoru gibi bir titre ile ekranlarda boy gösteriyorsun hem de bu gibi ürünleri övüyorsun.Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi adama?
0
Evocati
(06.05.14)
Şekeri toz şeker ya da baldan almak arasında öyle ahım şahım bir fark yok.
0
arnold schwarzeneger
(06.05.14)
içinde aspartam içeren tatlandırıcılardan uzak dur. çok zararlı.
ben splenda kullanıyorum, hipoglisemi hastası olan annem de öyle.
0
innerbliss
(06.05.14)
bazı tatlılarda hurma kullanılabiliyor tatlandırmak için. bal da kullanılıyor ama aldığımız balın ne kadarı doğal pek bilemiyorum.
0
chavezding
(06.05.14)
splenda ve stevia öneriliyor.
öneriliyor çünkü vücudun bunları karbonhidrat gibi algılamadığı ve hormonları, insülini vs oynatmadığı söyleniyor.

hormonları bir an için boş verecek olursak, ben de "katkısız" maple, agave ya da bulabiliyorsanız hurma şurubu gibi alternatiflerin kısmen daha az zararlı olduğuna inanıyorum.
ki bunu "karbonhidrat karbonhidrattır" ve "işlenmişse zararlıdır" düsturuna inanan biri olarak söyledim.

en ideali şu olurdu: tatlımsı tat veren bu stevia, maple, agav, hurma hatta tarçının doğal hallerine ulaşıp, bunları kendimiz kaynatıp süzüp vs. şurup oluşturabilirsek, evet en ideal tatlandırıcı bu olurdu sanırım.

olaya başka bir açıdan yaklaşırsak, madem ki "şekeri bırakmaya" niyetlendiniz, alternatif arayışındansa öncelikle bir tam olarak temizlenin derim. yani nasıl olacak? 3 hafta, 4 hafta bir sıkın kendinizi. ve asla şeker içerikli bir şey tüketmeyin. (hani karbonhidrat tüketmeyin diyeceğim ama topa tutulmayayım şimdi diye şeker dedim) bunu yaparsanız "tatlıyı çok seviyorum" durumunu kırarsınız bu şekilde. sonrasında ise ara ara yani atıyorum ayda bir, iki ayda bir yediğiniz "tatlı"lar zaten genel toplama bakıldığında ihmal edilebilir olur ve düşkünlükten değil keyfi yiyor olursunuz bunları. rutininize dahil olmadıktan sonra sorun yok. elbette derseniz ki "2 ayda 1 yesem de kısmen sağlıklı olanını yiyeyim" ona saygım sonsuz.
0
icemint
(06.05.14)
Amacınız ne olursa olsun, şekeri ya tamamen bırakırsınız ya da bırakmazsınız. Bunun ortası yok. Yani şekerin daha az zararlı bir muadilini kullanayım da sağlıklı yaşayayım diye bir şey yok. Şeker nasıl zararlıysa vücutta şeker hissiyatı yaşatan benzer ürünler de aynı şekilde zararlıdır. Esmer şeker de zararlıdır tatlandırıcı da zararlıdır. En temel noktada hepsi insülini tetikleyen maddelerdir. Aradaki tek fark, bunları kullanarak kendinizi kandırmış oluyorsunuz. O yüzden hiçbirini kullanmayın, hiçbiri sağlıklı değil. Aksini iddia edip "bunlar gerçek şeker gibi değil ya" diyenlere de itibar etmeyin. Bakın ben tatlandırıcıları, yani kimyasal ürünleri geçiyorum. Elinizden geliyorsa meyve de yemeyin, onun içindeki fruktoz doğal fruktoz olduğu halde onu da "meyve sağlıklıdır ya" deyip fazla tükettiğinizde o da sağlık sorunlarına yol açar. Düşünün, meyve bile bunu yapıyorsa bahsedilen kimyasal ürünler neler yapabilir.
0
angelus
(06.05.14)
Herkese cevaplari icin cok tesekkurler. Tatlandirici kullanmamaya karar verdim, zaten icim rahat degildi simdi tamamen ikna oldu. Bunun azi-cogu yok gercekten de. Cok kiziyorum ama dogal birseye ulasabilmek icin bu kadar ugras vermek zorunda olmama, korka korka marketten alisveris yapmaya. Tatli yemeden yasayabilirim sanirim, zaten burda agiz tadiyla yiyebilecegim bi baklava, bi babaannemin kadayifi yok nasilsa.

Soruyu yazdiktan sonra markete gittim saglikli tatli tariflerinde gecenleri almak icin, yok hindistan cevizi unu, hindistan cevizi yagi, tatlindici bilmemnesi. Anladim ki zaten bunlari alacak maddi gucum yok, ondan tumden vazgeciyorum bu tatli isinden. Meyveyi sabahlari yaptigim smoothie disinda tuketmedigimden (yarim muz, bir avuc dolusu cilek,ahudud, bogutlern karisimi). Kek yapacak olsam seker/tatlandici yrine bali, maple syrupu nasil kullanicam onu da cozemedim zaten.

Ozetle herkeslere gorusleri icin cok tesekkurler. Love you EksiDuyuru!
0
🌸turuncubalik
(07.05.14)
google: "using maple syrup instead of sugar in recipes"
"using maple syrup instead of sugar in baking"
"replace sugar with maple syrup"
0
babamasoliimbananickaldirsin
(07.05.14)
vegan raw dessert diye aratınca bir sürü avakado bazlı tatlı tarifi çıkıyor. çoğu stevia veya bal içeriyor.. ama özellikle iyice olgunlaşmış muz kullanırsan ekstra bala şekere gerek kalmayabilir..

1 avakado
2 muz
2 kaşık kakao
ağız tadına göre bal, şeker vs.
vanilya (sıvı olan)

hepsini blenderdan geçir, afiyet olsun..
0
warrior princess
(10.05.14)
Bak ben sana Amerika için geçerli bi tatlı tarifi veriyim ve ondan şaşma...

Trader's Joe'dan Greek Yogurt al, Costco'dan Saigon tarçını al, herhangi bir marketten de blueberry al.

Gece yatmadan önce bunları karıştır ve gövdeye gönder.

Blueberry, raspberry, çilek ve blackberry ile dönüşümlü olarak yap bu dediğimi... İstersen, karışık da yapabilirsin.

Naapçan baklavayı, kadayıfı?

Tatlandırıcıdan ve şekerden uzak dur, tarçına ve berry'lere yüklen. Kendine en büyük iyiliği yapmış olursun.
0
compadrito
(11.05.14)
dün her zamanki kekimi yaparken şeker yerine nasıl bir formül uygulasam dediğimde evdeki memleketten gelen bal geldi aklıma.
zaten keke katacağım 1 bardak sütte iyice erittim 4-5 kaşık balı koydum.
kötü olur diye bekledim fakat gerçekten mükemmel oldu.

bu tür alternatifler her zaman bulunabilir.
0
mavi istiridye
(11.05.14)
(5)

Kedim benimle konuşuyor

overdose
Maması suyu, kumu her şeyi tamam. 9 aylık erkek ve kısır.Ben konuşunca bana cevap veriyor, arada da gelip gözleri kısık bir şekilde suratıma bakarak miyavlıyor. Çenesi çok düşük. Niye böyle?
Maması suyu, kumu her şeyi tamam. 9 aylık erkek ve kısır.

Ben konuşunca bana cevap veriyor, arada da gelip gözleri kısık bir şekilde suratıma bakarak miyavlıyor. Çenesi çok düşük. Niye böyle?
0
overdose
(04.05.14)
göz kırpma iletişim oluyo. dik dik bakmak tehdittir ama göz kırpan arkadaştır. mesela öyle bakışırken gözlerini kırparsan o da sana geri göz kırpar.
maması suyu tamamsa ilgi istiyordur git sev mıncır.
0
lily briscoe
(04.05.14)
Kediler iletişim kurmayı sever. Bir zaman sonra sen kendin onun bir miyavlamasıyla ne demek istediğini anlayacaksın, o da senin bir sözünle ne demek istediğini anlayacak. Genç kediler böyle bir iletişim yolunu yeni keşfettiklerinde baya geveze oluyorlar. Gözlerini yavaşça kırparak konuşman daha iyi şimdilik
0
Solem
(04.05.14)
gözleri kısık bir şekilde suratıma bakarak miyavlıyor.

bunun benim kafamdaki karşılığı: sev beni, noolursun azcık sev!
0
compadrito
(04.05.14)
kedi konuşur mu yav ağzının payını verseydin. kediliğini bilsin biraz:D
0
strangerinhere
(04.05.14)
benimkilerde konuşuyor. hatta yaşlı olan kedim mama ve anne falan diyor miyavlama tonuyla. ciddiyim.
0
false pretension
(04.05.14)
(2)

Ev eşyası depolama istanbul

tatar ramazan
Ev sahibi temmuzda ev yıkılacağı için evden çıkmamı istedi. Ancak istanbulda kalıp kalmayacağım belli olmadığı için ev kiralamak istemiyorum bir süre. Eşya depolama hakkında fikri olan var mıdır? Fiyatlar nasıldır aylık olarak?
Ev sahibi temmuzda ev yıkılacağı için evden çıkmamı istedi. Ancak istanbulda kalıp kalmayacağım belli olmadığı için ev kiralamak istemiyorum bir süre. Eşya depolama hakkında fikri olan var mıdır? Fiyatlar nasıldır aylık olarak?
0
tatar ramazan
(04.05.14)
0
illegalstar
(04.05.14)
geçennerde bi duyurucu yazdıydı, 250 lira istemişler. ama ne genişlikte bi depo olduğuna ve deponun bulunduğu semte göre çok değişir fiyatlar heralde. ne kadar uzak, o kadar ucuz.

eklemedir, koca konak ekleme:

buldum o duyuruyu. hatta, cevap verenlerden birinin bi odası müsait. annaşın isterseniz.

www.eksiduyuru.com
0
compadrito
(04.05.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.