Giriş
(3)

kireçli musluğu temizleme

Tochinoshin
banyodaki musluğu sökmeden kolay bir yolu var mı bunun? duş başlığını söküp borudan kireç çözücü akıtsam mesela? ya da şırıngayla su çıkış yerinden enjekte etsem? sökme işini yapamayabilirim, elimde kalmasın musluk.
banyodaki musluğu sökmeden kolay bir yolu var mı bunun? duş başlığını söküp borudan kireç çözücü akıtsam mesela? ya da şırıngayla su çıkış yerinden enjekte etsem? sökme işini yapamayabilirim, elimde kalmasın musluk.
0
Tochinoshin
(30.12.20)
Muslugun agzina ici sirke dolu poset baglayabilirsiniz belki, bi gece dursun ertesi gune cozulmus olur.
0
taurina
(30.12.20)
sıcak sirke anında çözüyor :)
0
aloneinthedark
(30.12.20)
sıcak sirke buharını içinize çekmemeye çalışın. toksik değil ama tahriş edici.
0
sttc
(30.12.20)
(14)

izlerken en çok keyif aldığınız,sürükleyici,kaliteli dizi hangisiydi?

neoluyokardesimnebutantantana
2-3 tane de yazabilirsiniz tabii.
2-3 tane de yazabilirsiniz tabii.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(30.12.20)
Bosch, justified, mandalorian, true detective, mindhunters.
0
logisticsmanager
(30.12.20)
Dexter
0
stewie
(30.12.20)
The Sopranos
0
ms brownstone
(30.12.20)
Breaking Bad, cok yavas baslasa da inanilmaz surukleyici bir hal aliyor ilerleyen sezonlarda.

Fringe (son sezon haric), nefis bilim kurgu

The Good Place, surukleyici olmayabilir ama kesinlikle cok kaliteli, dusunmeye iten bir felsefe/komedi dizisi.
0
taurina
(30.12.20)
benim için "en" dizi the sopranos.
0
sanat guresi
(30.12.20)
Mindhunter
Escape at Dannemora
Killing (usa - ilk sezon)
Bosch (ilk sezon)
House of Cards (ilk 2 sezon)
0
sadegazoz
(30.12.20)
lost'tan aldigim tadi hic bir diziden alamadim.
0
in vino veritas
(30.12.20)
Dexter
0
suicides underground
(30.12.20)
Dexter.
0
komando kani var bende
(30.12.20)
breaking bad
dexter
sons of anarchy

dexter manevi olarak ayrı bir yerde ama yine de üçünü ayıramıyorum.
0
blatta hiberna
(30.12.20)
better call saul yazılmamış, olacak şey değil. better call saul dunyanin en iyi dizisi.
0
hazen
(30.12.20)
konu keyif ise peep show ve curb your enthusiasm. hakikatten keyif icinde izleyip güldüm.
0
duster
(30.12.20)
the sopranos
six feet under
the shield
0
nothing in my way
(30.12.20)
diziler ile ilgili sorduğunuz cevabı lost'tur. ben hiç bir diziyi bu hafta ne olacak diye beklediğimi hatırlamıyorum.
0
co2s2
(30.12.20)
(3)

Meditasyon nedir nasıl yapılır

yarey
Hep sağda solda duyuyorum bu kelimeyi ama detaylı bilgi edinmek isterimNe yapayım, nereden başlamalı?Teşekkürler
Hep sağda solda duyuyorum bu kelimeyi ama detaylı bilgi edinmek isterim
Ne yapayım, nereden başlamalı?

Teşekkürler
0
yarey
(29.12.20)
süre, yöntem ve bedensel pozisyonlara göre farklı birçok türü var. ilgilendikçe deneyerek geliştirebileceğiniz bir beceri.

basit bir başlangıç için :
m.youtube.com
m.youtube.com
0
qaram
(30.12.20)
Beynin oynaşmalarından zihni arındırma faaliyetidir. Modern dünya insanının dışsal yoğun uyarıya maruz kaldığı günümüzde yapabilmesi oldukça güçtür. Yogasutra yazarı patanjali dünya üzerinde meditasyonun nasıl yapılacağını yazıyla açıklamış ilk kişidir. Patanjali meditif hale geçebilmek için vücuttaki dokuz deliğin kapalı olması gerektiğini ve oturur pozisyonda olmak gerektiğini söyler.
Size bu konuda iki kitap önerebilirim:
mircea eliade-yoga
Yogasutra-korhan kaya
0
hepbiarayisicinde
(30.12.20)
Calm ve/veya Headspace uygulamalarina da bakabilirsiniz, basit ufak adimlarla yavas yavas meditasyon yapma aliskanligini kazandirmaya calisiyorlar. Normalde ucretli ama ikisinin de 1 hafta ya da 1 aylik deneme surumu varsa bakip deneyebilirsiniz, basit ve etkili bir baslangic olabilir.

Olayi diger yazarlarin da dedigi gibi beyni susturmak, sadece ve sadece ana odaklanmak. Ilk etapta genelde sadece nefes alip vermeye odaklanmak seklinde alistirmalari oluyor, onda bile dikkatiniz dagilmadan 10 saniyeyi zor tamamliyorsunuz ilk basta. Farkinda olmadan kafamizda binlerce dusunce donuyor surekli, bunlari susturabilmek gercekten bir super guc. Zamanla bu yeteneginiz gelisiyor. Uzun vadede, uzun sureli meditasyon yapan insanlarin daha sakin, daha dengeli, daha kolay konsantre olan ve daha uzun sure konsantre kalabilen insanlar olduklarini gosteriyor bilimsel calismalar.
0
taurina
(30.12.20)
(4)

Yabanci Ikamet Icin Acente Ucreti

cossecant
Selamlar, Aranizda yabanci vatandaslarin ikamet islemini yapan acentelerin servis ucretlerini bilen var mi piyasasi nedir acaba? Turistik 1 yillik ikmamet izni icin soruyorum, bir yakinim 2500 TL ye yaptirmis, kazik mi yedi acaba yoksa gercekten bu kadar pahali mi?
Selamlar,
Aranizda yabanci vatandaslarin ikamet islemini yapan acentelerin servis ucretlerini bilen var mi piyasasi nedir acaba? Turistik 1 yillik ikmamet izni icin soruyorum, bir yakinim 2500 TL ye yaptirmis, kazik mi yedi acaba yoksa gercekten bu kadar pahali mi?
0
cossecant
(25.12.20)
Acente olmadan da yapilabilir goc idaresi sitesinde yazanlar takip edilerek. Randevu alip, evrak toparlayip gitmek gerekiyor, gerekli evraklar da belirtiliyor randevu sayfasinfa.

Tek ek maliyet (ceviri noter vs haric) saglik sigortasi policesi, o da 100 lira gibi biseydi 2 sene once.
0
taurina
(25.12.20)
acenteyle falan uğraşmayın, kendiniz de yapabilirsiniz.

e-ikamet.goc.gov.tr
0
barabas
(25.12.20)
Arkadaslar yanitlar icin tesekkur ederim, simdi zaten yabanci birisi acente ile almis 2500 tl istemisler ben bunun fiyati normal mi piyasasi nasildir acaba diye soruyorum
0
🌸cossecant
(25.12.20)
biz 300 dolares e yapıyoruz ofis olarak
0
karsiyakaliyiz
(25.12.20)
(6)

hangi tablolarin posterleri

baldur2
5 tane secseydiniz hangi ressamin hangi tablosunu poster olarak evinize asmak isterdiniz? gozden kacirdigim unlu tablolari merak ediyorum. en populer 5 tablo ne olurdu sizce dunya tarihinde?
5 tane secseydiniz hangi ressamin hangi tablosunu poster olarak evinize asmak isterdiniz?

gozden kacirdigim unlu tablolari merak ediyorum. en populer 5 tablo ne olurdu sizce dunya tarihinde?
0
baldur2
(25.12.20)
Atina okulu, arnolfini'nin evlenmesi, urbino venüsü, samson ve delilah(rubens) , judith slaying holofernes
0
Jux
(25.12.20)
Oldukça kişisel bir soru olmuş.
Benim için:
1. Güller - Van Gogh
bit.ly

2. Gönül Alma - Bouguereau
bit.ly

3. Başlıksız - Kandinsky
www.wassilykandinsky.net

4. Lady Peel - Lawrence
bit.ly

Bu dördü kesin olurdu.

Başka van gogh, kandinsky ve bouguereaular da kesin olurdu.

Bir sürü thomas kinkade olurdu. Monetler -mesela Seine'de bahar- olurdu:
bit.ly

Picasso, Dali, Rembrandt, Chagall, Da Vinci falan olmazdı bende hiç mesela.

En popüler beş tablo ise bence:
-Da Vinci - Mona Lisa
-Picasso - Guernica
-Münch - Çığlık
-Vermer - İnci Küpeli Kız
-Yıldızlı Gece - Van Gogh
Olabilir. İnci küpeli ilk beşe girecek kadar kadar popüler mi bilmiyorum ama bu beşinden bir tek onu asardım evime...
0
dilemma of subscribtionability
(25.12.20)
muthisler otesi. sagolun arkadaslar.
0
🌸baldur2
(25.12.20)
Benim listem:
* Muhakkak M.C. Escher'den bir litografi
* Bir Ayvazofsky
* Dali - Young woman at window
* Bir Murat Palta (Kill Bill veya Starwars'da gözüm var)
* Son olarak bir Natürmort, Rachel Ruysch seçkilerinden olabilir
0
SiyamkedisiZorro
(25.12.20)
The Garden of Earthly Delights, yeterince buyuk duvarim ve alanim varsa kesin olurdu.

Bir de Leonid Afremov'dan bir tablo.
0
taurina
(25.12.20)
bende osman hamdi bey, monet ve picasso var
0
i ve been mistreated
(25.12.20)
(13)

İnternetten kuru incir almak

instant crush
Guzel bir aydin dağ inciri almak istiyorum ancak instagramda gordugum saticilara guvenemedim nedir necidir ne kadar saglikli uretim yapiyorlardir vs. Bu incirci amca ya da daginciri.com'dan incir aldiniz mi daha önce guvenlir midir ya da bildiğiniz denediginiz guvenilir bir satıcı var mi? Üretim bic
Guzel bir aydin dağ inciri almak istiyorum ancak instagramda gordugum saticilara guvenemedim nedir necidir ne kadar saglikli uretim yapiyorlardir vs. Bu incirci amca ya da daginciri.com'dan incir aldiniz mi daha önce guvenlir midir ya da bildiğiniz denediginiz guvenilir bir satıcı var mi? Üretim bicimleri, aflatoksin degerleri de aklima takılıyor iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.
0
instant crush
(24.12.20)
Ufresh den aldım ben, sorun yaşamadım.
0
neymis
(24.12.20)
tariş'e baktınız mı?
0
lazpalle
(24.12.20)
www.karaottohumdernegi.org

karaot tohum dernegi bir araştır neler yaptıkları göreceksin.

organigiz.org bu adresten satış yapıyorlar.
0
kaiserr76
(24.12.20)
ne kadar alacaksınız ki ve nerdesiniz? :)
0
a darkness coming
(24.12.20)
instagramdan birinden aldım 2dir, baya baya iyi. toplamda 4 kg yedik en ufak bir sorun yaşamadım, ilaçsız diyor
www.instagram.com
0
delidiyorum
(24.12.20)
@a darkness coming 2 kilo civari alirim sanirim istanbuldayim
0
🌸instant crush
(24.12.20)
Yurt disindayim. Burda happy village adi altinda Izmir'de Isik Tarim tarafindan uretilen organik sertifikali kuru incir satiliyor ve cok guzeller. 5-10 dakika suda bekletip yiyoruz. Orda ayni ureticinin urunlerine bakabilirsiniz.
0
taurina
(24.12.20)
Tuğba kuruyemişin internetten satışı var. Tavsiye ederim.
0
alcapon
(24.12.20)
inciri severim özellikle kür yaparım uzun süre sağdan soldan istedim ama incirciamca kesinlikle doğru yer tavsiye ederim .ilgili
0
kaankaan
(28.01.21)
www.sadeaile.com

bu siteden birçok ürün aldım, hepsi kaliteliydi.
0
evanka
(28.01.21)
Merhaba ben daha önce incirci amca sitesinden sipariş verdim ve sipariş vermeden önce bilgi almak amacıyla siteye instgram üzerinden ulaştım hiç bir işlem görmemiş tamamen doğal alfotoksin testlerine tabi tutularak satış yapıldığını bildirdiler gelen ürünler bahsedildiği gibi tamamen doğal ürünler elime ulaştı ve memnun kaldım benim gibi doğal ürün takıntınız var ise incirci amca dan sipariş verebilirsiniz :) :)
0
Thebest
(10.06.21)
hilmi yildirim
0
Ley
(10.06.21)
www.aydinliamca.com web sitesinden alışveriş yapmıştım bende tavsiye ederim.
0
melihyldz
(03.08.25)
(11)

Yatak tavsiyesi (acil)

hede hodo
Bana öyle bir yatak tavsiye edin ki, şu ağrılarımdan kurtulayım.Yatsan ve işbir en iyisi biliyorum da, milyon çeşidi var.Ne yapayım?
Bana öyle bir yatak tavsiye edin ki, şu ağrılarımdan kurtulayım.
Yatsan ve işbir en iyisi biliyorum da, milyon çeşidi var.
Ne yapayım?
0
hede hodo
(24.12.20)
yataş duchess
ama böyle yazıp öneri vermek pek doğru değil.
mağazaya gidip deneyebilirsiniz.
0
MtKrt
(24.12.20)
Ya da king coil mı ne öyle bir modeli vardı
0
kisa
(24.12.20)
yatsan serta majesty.

muhtesemdir.
0
nefertarii
(24.12.20)
ya aslında gidip yatıp test etmek gerekiyo ama o da ne bileyim bir garip. gidiyorsun, yatağa uzanıp bir o yana bir bu yana dönüyorsun falan, bir şey anlamıyorsun sonuçta.

kartondan hallice bir şeyde yatarken 3 senedir yataş 5z miydi neydi, yaylı-yaysız karma bir şey, ondan memnunum ben şahsen gayet.
0
harfitarif
(24.12.20)
Hocam ben yurtdışında baya arastirip almistim. Bir kere düzgün para verecekseniz kesinlikle yaylı yatak alın. Buna ek tabiki icinde memory foam vs olur ama yay önemli ve m2ye düşen yay sayisi, m2 max ağırlık gibi olaylar da önemli.

Tek tarafli alirsaniz daha ucuz olur ama yaz kis ayni olur.
Bu arada ucuz alacaksaniz yayli almayın çünkü yaylinin ucuzu harbi ucuz.

Ikealar fena değil ucuz alacaksaniz ama düzgün para verecekseniz isi yatak olan firmadan alın.

Denemeden almayın. Buna ek olarak altindaki baza da onemli, cok ucuz almayin onu da.

Agri olarak; tavsiyem internetteki yatak testlerinden birini alin, size agirlik, sicak/soguk yatmayı sevmeniz, terlemeniz, nasıl uyudugunuz gibi sorular soracak, oradan cikan cevaba göre bakin.
0
logisticsmanager
(24.12.20)
mondi magic 5 zone.

ailemin evinde bir odada bundan var. tüm sene çektiğim işkenceyi buna 2 gün yatınca düzeltiyorum. kendi evime de alacağım yakında bundan, az kaldı.
0
jamiro
(24.12.20)
www.yatasbedding.com.tr

magazada testi yapiyosun kodla beraber uygun cikan yatagi aliyosun 120 gun deniyosun memnun kalmazsan cuzi bi miktarla degisim yapiyosun. yatak onemli deneme suresi olmadan alma derim.
0
palmtree
(24.12.20)
www.idas.com.tr

Bana iyi geliyor sert yataklar. Yumuşak yataklar belimi agritiyor. Bazıları kişiler icin tam tersi geçerli.
0
pass
(24.12.20)
Tempur'lara bakabilirsiniz. Epey pahali ama.
0
taurina
(24.12.20)
Cok yumusak almamalısın. Benim arkadaşıma bunu önermişlerdi bel fıtığı olduğu için ve çok memnun kalmıstı. Ben de geçen sene aldım 1 senedir kullanıyorum. Çok rahat ettim,
www.yatasbedding.com.tr
0
solenkol
(24.12.20)
bende ankılozan spondılıt var ınanılmaz bel ve sırt agrısı cekıyorum. yatsandan teraphy kullanıyordum 5 yıldır ama hıc rahat uyuyamıyordum. sonra magazaları gezıp uzandım ettım.

en son yatas athletıc serısını aldım. orta sert bır yatak bel agrılarım cıddı azaldı.

diger baktıklarım da soyleydı;

ısbır ergoplus
yatas prestıge prıme
ıstıkbal sleepwell
ıstıkbal gold (bunu fıtıgı olan yengem kullanıyor cok memnun. ben de yatınca daha rahat ettım ama esıme cok sert geldı)
yatsan swıtzerland
0
zenc
(24.12.20)
(9)

Kapıya gelen sivil polis ?

secretname
(bkz: ) Merhaba, sabah 11.30 gibi kapı çaldı. Uyku sersemi kapıyı açtığımda, iki kişi kimliklerini gösterip sivil polis olduklarını ve ikametgah adresininde kayıtlı kişilerin adres de yaşayıp yaşamadıklarını teyit etmek adına dolastiklarini söyleyip, kimlikleri istediler. Bu arada ev babannemin ev
(bkz: ) Merhaba, sabah 11.30 gibi kapı çaldı. Uyku sersemi kapıyı açtığımda, iki kişi kimliklerini gösterip sivil polis olduklarını ve ikametgah adresininde kayıtlı kişilerin adres de yaşayıp yaşamadıklarını teyit etmek adına dolastiklarini söyleyip, kimlikleri istediler. Bu arada ev babannemin evi. Evde misafir olduğumu söyledim yine de kimlik vermem gerektiğini söylediler. Kimliklere bakıp verdiler. Sivil polisler, üst komşuya çıkarken kapıyı kapattım. Aksam halam, üst katta oturan ev sahibiyle konuşurken, sabah gelen polislerin onlara gelmediğini öğreniyor. Apartman 4 katlı sadece 2 daireye bu şekilde gidilmiş. Mahalleden de toplam 4 kişi yani şimdilik bildiğimiz bu kadar. Açıkçası kapıya gelen kişilerin yukarı çıktığına şahit olup, üst komşuya gitmemiş olmasıyla şüpheye düştüm. 155 arayarak sözlü şikayette bulundum yarın konuyla ilgili ekip gelicek detayı orda öğreneceğim. Yani polis miydi, dolandırıcı mıydı ? Böyle bir durumla karşılaşan oldu mu?
0
secretname
(23.12.20)
Normal değil. Karşılaşmadım ama sahte kimlik yapıp yutturmak zor değil bence. Kimliği gösterdikleri zaman fotosunu çekmeyi teklif etmek lazım. O zaman foyaları meydana çıkar.
0
1bir1bir1
(23.12.20)
www.hurriyet.com.tr

böyle bir haber var ama 10 senelik, korona döneminde böyle bir tahkikat yapılacağını sanmıyorum.

Potansiyel bir dolandırıcışık/hırsızlık vakası gibi duruyor.

Keşke gelen sivillere kimliklerini sorsaydın.
0
hayaletimsi
(23.12.20)
Bence normal, bazı adreslere kontrol amaçlı gidiliyor özellikle bir dönem çocuğunu daha iyi okula yazdırabilmek için okula yakın bir adreste oturuyor görünen çok kişi oldu. Hatta yine bu şekilde öyle bi adrese gidilip o adreste oturmadığı görününce ceza yazılan birini tanıyorum. Nüfus müdürlüğü iki adres vermiştir bunları kontrol edin diye onlarda o iki adrese gitmiştir
0
infernalcadre
(23.12.20)
karakolunuza gidip sorun ya da muhtara. kesin bilgileri vardir
0
oscar
(23.12.20)
Sonucu merak ettim burada güncellersiniz. Ben de normal gibi düşündüm ama her şey olabilir.
0
havadakarada
(24.12.20)
Normalde kontrol edip ceza yazıyorlardı evet ama korona döneminde devam ediyorlar mıdır bilmiyorum. Sivil olması kıllandırırdı beni, ama sahte kostüm bulmak da zor değil tabii.
0
nhk ni youkosu
(24.12.20)
Bize secim zamani 5 kere filan geldiler, hem sivil hem uniformali. Ev insaa edildiginden beri bizim, 10 yillik, ancak ilk defa o evde secmen kaydi olusturuldu ve oy kullanildi. Teyit etmek icin geldiklerini soyledi her gelen ekip, oylarda yanlis sayim, kacak vs olmasin diye. Yer Buyukcekmece, CHP kil payi kazanmisti.
0
taurina
(24.12.20)
Muhtemelen babaannenizin yalnız yaşadığını biliyorlardır ve hırsızlık için keşif yapmaya gelmişlerdir: www.cumhuriyet.com.tr

'Gerçek' polisten bir şey çıkacağını sanmam. Sonuçta onlar da bu hırsızlıklardan %20-30 alıyorlardır.

Bütün dairelere eğer bekledikleri biri yoksa apartman kapısını kimseye açmamalarını tembih etmek lazım. Eski oturduğum apartmanda sayaç okuyacağız bahanesiyle keşif yapmaya gelen bile çıkmıştı.
0
bruce mclaren
(24.12.20)
Konuyla ilgili muhtarla konuştuk. Polis olabileceğini , polis değilse de herhangi bir evrağa imza atılmadığı takdirde sıkıntı yaşanmayacagini söyledi. Polis ise şikayetçi olmam durumunda elimizde herhangi bir delil bulunmadığı için bir sonuç çıkmaz dedi. Gelen kişilerin ne olduğunu maalesef bilemiyoruz. Hırsızlar, pandemi sürecinde, keşif amaçlı özellikle; aşı, ilaç ve karantina ihlali, vs şikayet üzerine geldik diyip buna benzer bahanelerle kapınızı çalabilir. Kapıya gelen kişilerden şüphelendiginiz takdirde hangi şubeden, hangi birimden geldiklerini sorma hakkıniz olduğunu ve kimlikte yazan ismi 155'i arayarak teyit edilebilirsiniz. Dolandırıcı ise o an panikler zaten. Ayrıca durumun belirsiz oluşundan, güvenlik amaçlı kimlikleri yenilemeye karar verdik.
0
🌸secretname
(25.12.20)
(6)

soğuk su ile yapılan duş

berkan11
Faydaları zaraları nelerdir? Böbrekleri nasıl koruyabiliri? Mesela buzun içinde yüzenler veya kışın boğazda yüzen yüzücüler böbreklerini nasıl koruyorlar?
Faydaları zaraları nelerdir? Böbrekleri nasıl koruyabiliri? Mesela buzun içinde yüzenler veya kışın boğazda yüzen yüzücüler böbreklerini nasıl koruyorlar?
0
berkan11
(23.12.20)
Soğuk suyla duş, yüzme vb. genelde nefes alma teknikleri ile beraber otonom sinir sitemi ve buna bağlı periferik dolaşım regülasyonuna dayanıyor. Kademeli olarak kahverengi yağ (termal regülasyon) oranınızı arttırmanıza yol açıyor.Bu açıdan böbrekler ve diğer organlarınızın (ani ve hazırlıksız yapmadığınız sürece) zarar görmesi söz konusu değil. (tabii altta yatan sistemik bir hastalığınız yoksa)
0
qaram
(23.12.20)
sürekli soğuk duş almakla yılda 2 kilo mu ne verdiriyormuş.
0
buenosdias
(24.12.20)
Ben cayir cayir sicak suyla dus alip soguk su ile bitiriyorum, son birkac dakika dayanabildigim kadar soguk suda duruyorum. Ciktiktan sonra kendimi gayet sicak hissediyorum, hatta soguk su ile bitirmedigim zamanlara gore daha uzun sure usumuyorum. Kafami soguk su ile yikadiysam o zaman daha cok usuyorum ama, kafam kolay isinmiyor, sacimi genelde kurutmam.
0
taurina
(24.12.20)
@taurina başlangıç için en doğru yöntem bu. kışın dahi rahatlıkla uygulanabilir.
0
qaram
(24.12.20)
soğuk suda yıkanırken vücut bayağı zorlanıyor ya aynı halter kaldırmadaki gibi zorlama ıkınma vs. bunlar zarar vermez mi
0
ShadowOfMoon
(24.12.20)
peki böbrekleri zararı olmaz mı?
0
🌸berkan11
(25.12.20)
(13)

Arabanıza alıp iyiki almışım dediğiniz şeyler

hede hodo
Mesela kafalık yastıkları olur, koku olur, parlatıcı olur vs vs. Var mı alıp faydasını gördüğünüz şeyler.
Mesela kafalık yastıkları olur, koku olur, parlatıcı olur vs vs. Var mı alıp faydasını gördüğünüz şeyler.
0
hede hodo
(23.12.20)
Kaliteli telefon tutacağı
0
hayaletimsi
(23.12.20)
Latik pompasi. Milletin bisikletini, tekerlekli sandalyesini, topunu vs... hep sisirdik.
0
cleric
(23.12.20)
Bagaja havuz paspas. Geçende su döküldü keçe olsaydı kuruyunca kokardı kesin.
0
catch the arrow
(23.12.20)
Bagaj havuzu ve havuzlu paspas (hatta marka da vereyim rizline)

Akü takviye kablosu (Alırken tereddüt etmiştim kaç kere lazım olacak ki diye ama bir kere bile gerekse parasını çıkarıyor)

Lastik tamir kiti


Aksesuar olarak da Baseus telefon tutacağı (Nihayet telefonumu düşürmeyen bir tutacak buldum)
0
lancelot du lac
(23.12.20)
akaso dl12
0
battal gemalmaz
(23.12.20)
Benzin
0
Kahir ekseriyet
(23.12.20)
Sigara içmeyen bir yol arkadaşı.
Bagaj ve içeriye havuzlu paspas.
Su şisesi-bardak, kalem-kağıt, kitap
0
Erva
(23.12.20)
Klima ızgarasına geçmeli bardak tutucu. Aracımda torpido kapağı dışında bardak veya meşrubat koyma yerim yok el freninin oralarda, kolçakta falan da yok. Sürücü olarak zorlanıyordum. O yüzden çok işime yarıyor.

Soğuk havalarda sıcak içecekler içtiğim için ve genelde kaloriferi açtığım için, klima çıkışında olması içeceğin sıcak durmasını sağlıyor. Yine aynı şekilde yazın da klimayı açtığım için buz gibi tutuyor.
0
ananiyimioguz
(23.12.20)
Kaza tutanagi
0
brkylmz
(23.12.20)
buz çözücü sprey, sabahları acayip iyi oluyor.
0
pccopath
(23.12.20)
1- araç kamerası (kazada haksız duruma düşmekten kurtuldum)
2- cama takılanlar bir süre sonra düştüğü için konsola yapışan kaliteli telefon tutucu
3- cırtlı bagaj sabitleyici lastik. bir şişe veya eşyayı sabitlemek için çok işe yarıyor
4- aliexpresten aldığım tüm ön camı kapatan örtü. (güneş-buz için)
5- kapı içine takılan mini çöp kutusu
0
jepa
(23.12.20)
otostopçular
0
harfitarif
(24.12.20)
Buhar onleyici sivi sey
0
taurina
(24.12.20)
(10)

Rüyamda ismen tanıdığım birini balkondan atlarken gördüm

mslny
Ve haliyle etkilendim. bi anlamına bakayım dedim korkunç! Daha kötü günlere hazır ol diyor genellikle. Baktığıma pişman oldum. Benzer rüya-sonuç gördünüz mü hiç?
Ve haliyle etkilendim. bi anlamına bakayım dedim korkunç! Daha kötü günlere hazır ol diyor genellikle. Baktığıma pişman oldum. Benzer rüya-sonuç gördünüz mü hiç?
0
mslny
(20.12.20)
Birkaç kere ailemden birisinin öldüğünü görmüştüm ve ağlayarak uyanmıştım. Rüya anlamına bakmak aklımın ucundan bile geçmedi. Turp gibiyiz. Bilim dışında bir şeye itibar etmeyin lütfen.
0
ruhen hastayim ben
(20.12.20)
ruyalar genelde bilincaltindan random seyler oluyor. fazla anlam yuklemeyin derim. sevdiginiz biri ise bi merhaba deyin iciniz rahatlasin.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(20.12.20)
Sizinle değil de o kişiyle alakası var sanki. O kişi bir şeyden umudunu kesmiş, zor bir duruma düşmüş ya da düşecek olabilir. Siz de onun durumunu öğreceksiniz galiba.
0
oyokbuyoknevar
(20.12.20)
rüya görenin mi görülenin midir diye kafam karışır hep. Dayanamadım mesaj attım nasılsınız diye=)
0
🌸mslny
(20.12.20)
Hatırlamıyorum.

Kötü rüyalar anlatılmaz denir ki kaynaklarda da öyledir zaten.
Burada da herkes gördü . Ne olacak şimdi?
0
Erva
(20.12.20)
Ben de şey düşünürüm anlatılınca bozulur, o yüzden=l
0
🌸mslny
(20.12.20)
Ben de ruyamda bi keresinde Trump'in Obama'yi Eskisehir'de bir binanin tepesinden asagiya attigini gormustum, 2-3 yil once. Ikisi de masallah turp gibi, amerikan ekonomileri borsalari filan da hala yerine. Dert etmeyin yorumlari, beynin size yaptigi random oyunlar hep.
0
taurina
(20.12.20)
@Taurina ahah sizinki Baya orijinal rüyaymış yalnız=) sordum, Gayet iyiyiz dedi arkadaşım da. rüyayı kendi açımdan çok zor zamanlar geçiriyorum ondan kurtulmaya yoracakken daha kötü günler geliyor u görünce korkmuştum. Kendi tabirimle unutmaya çalışayım o halde=)
0
🌸mslny
(20.12.20)
Boşuna bozma moralini. Tamamen bilinçaltınla alakalı şeyler, gerçekleşeceği ya da senin/tanıdığının başına kötü bir şey geleceği anlamına gelmiyor. Unut gitsin.
0
halitkin
(20.12.20)
rüya tabirleri denilen şeyler burç yorumu gibi, bir anlamları yok. rüya sizin bilinçaltınızın yansımaları, yani o gördüğünüz kişinin temsil ettiği şey muhtemelen bambaşka, balkondan atlama eylemi de başka bir şey temsil ediyor. bunların da sizin için neleri temsil ettiği ancak belki uzun psikanaliz süreçlerinde anlaşılabilir. yani özetle takmayın, rüyalar öyle şeyler değil.
0
nimberjack
(20.12.20)
(4)

Kanada aktarma uçuş

theobserver
Merhabalar, yakın zamanda Kanada (veya başka bir ülkeye) avrupadan aktarmalı giden veya mevcut durum hakkında bilgisi olan var mı?Vize almadan aktarma yapabileceğimiz ülkeler hangileri? Kısıtlamaların aktarmaya bir etkisi var mı?
Merhabalar, yakın zamanda Kanada (veya başka bir ülkeye) avrupadan aktarmalı giden veya mevcut durum hakkında bilgisi olan var mı?
Vize almadan aktarma yapabileceğimiz ülkeler hangileri? Kısıtlamaların aktarmaya bir etkisi var mı?
0
theobserver
(19.12.20)
Avrupa ici ayri bir ucus yapmadiginiz surece aktarmali gidebilirsiniz.

Ornek: istanbul-frankfurt-toronto olur,
Istanbul-frankfurt-munih-toronto olmaz.

Bu dedigin

Covid kisitlamalari icin havayollari ile havalimanlarinin sitelerine bakmalisiniz.
0
taurina
(20.12.20)
teşekkürler cevap için. covid kısıtlamalarının bir etkisi var mı aktarma olayına bunu merak ediyorum aslında daha çok.
0
🌸theobserver
(20.12.20)
amerikaya avrupa aktarmali yolcu kabul edilmiyor mesela, turkiyeden direkt ucabilirsiniz ama.

en iyi konsolosluk bilgi verir
0
cairo
(20.12.20)
avrupa ustunden kanada'ya gelirken, avrupa ici domestik ucmayacaksan vize gerekmez. havaalaninda dis hatlardan ic hatlara gecmeye calismadikca sorun cikmaz.

Ayni sey amerika icin de gecerli. istanbul-new york- toronto ucabilirsin. Ama Istanbul-Orlanda- New York - Toronto amerika vizen yok ise ucamazsin.
0
cooperr
(20.12.20)
(8)

Yavru kedinin mutfak tezgahına çıkmazını nasıl engelleriz?

sonhakan
Kedi 3 aylık...
Kedi 3 aylık...
0
sonhakan
(19.12.20)
Alüminyum folyo
0
freebird5406_2
(19.12.20)
sürekli folyo kaplayamayacağınıza göre çıkmasını engelleyemezsiniz. çıksın? onun ilgisini çekecek objeler bırakmazsanız kendi kendine vazgeçebilir. kedi evin sahibidir, girmek istediği yere girer. temiz hayvandır, kasmaya gerek yok bence, rahat bırakın istediği gibi gezsin.
0
orient blue
(20.12.20)
Tehlikeli olabilir ocak var
0
🌸sonhakan
(20.12.20)
Ocak kedi için tehlike yaratmaz. Benim eski evim amerikan mutfaktı. Üstelik ocak elektrikliydi, şu indüksiyonlu olanlardan. Bunları kapatsan da çok sıcak oluyor ve kapalı olunca direkt simsiyah olduğu için uyarıcı bir şey de olmuyor. Ama kedi sıcaklıktan dolayı anlayıp uzak duruyordu. Şimdi kapalı mutfak var. Şerefsiz kapıyı açıp girebiliyor. Herhangi bir problem olmadı 3 yıldır.
0
himmet dayi
(20.12.20)
sert davranın, patisine vurun. başka türlü mümkün değil öğretemezsiniz. Ben çalışma masası ve mutfak tezgahı için bu yöntemi uyguladım. 5 yaşında ve bu ikisine asla çıkmadı.
0
lazarus
(20.12.20)
Ya cikacagi varsa cikar yoksa cikmaz. Ben guya egittigimi saniyorum benimkini her ciktiginda yuksek sesle shhhhhh sesi cikartarak simdi sadece geceleri cikiyor sonuc degismedi goz gormeyince gonul katlaniyor
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.12.20)
Gun icinde denk gelirsem sert davranip uyariyorum. Geceleri alminyum folyo ile kapliyorum ortaligi. Kedi girmese bile kucagima oturdugunda uzerimde biriken tuyleri her yerde ucusuyor, mutfakta tezgahlarda goruyorum surekli. Pek bir ise yaramiyor yani cikmasa bile.
0
taurina
(20.12.20)
mutfağın kapısını mümkünse kapalı tutun.
evde belli kurallar olsun, kedi de onlarla büyürse bir süre sonra alışır.
evet genç yetişkinken bazen bilerek yaramazlık yapabilir ama 5-6 yaşından sonra evin kurallarıyla sakin sakin yaşar.

yani öğrenmez diye bir şey yok.
her seferinde hayır diye üşenmeden atacaksınız tezgahtan.
hayır dediğiniz şeylerde direteceksiniz, iki kere dinlemediğinde "neyse artık dinlemiyor zaten" demeyeceksiniz.
bunu yaparsanız kedi de olsa bir şekilde öğreniyor.
en kötü ihtimalle şartlanıyor.

henüz yavru olduğu için nasıl yetiştirirseniz öyle gider.
elbette bir karakteri de var ama en azından mesela kapalı kapıya alışırsa, sonradan açtığınızda da oraya tedbirli şekilde girecektir.

alüminyum folyo veya çift taraflı bant gibi şeyler caydırıcı olabiliyor.
eğer üşenmezseniz bir süre boyunca sürekli uygulayın, baktı ki her çıktığında o sorunla karşılaşıyor, kendiliğinden çıkmamaya başlar.
ama dediğim gibi, şimdi hayır diyorsanız, iki yıl sonra yaptığında da hayır diyeceksiniz.
0
blatta hiberna
(20.12.20)
(3)

cv fotoğrafı ve vesikalık

Tochinoshin
normal vesikalık cv fotosu olur mu? bu hafta çektireceğim de bir taşla iki kuş vurayım diyorum. arka plan beyaz mı olmalı? üstüme lacivert ceket, başka tonda lacivert gömlek giymeyi düşünüyorum, nasıl olur? yoksa parlatmak için koyu kırmızı, desenli gömlek mi giysem? fotoğrafçıya ne demeliyim? teşek
normal vesikalık cv fotosu olur mu? bu hafta çektireceğim de bir taşla iki kuş vurayım diyorum.

arka plan beyaz mı olmalı? üstüme lacivert ceket, başka tonda lacivert gömlek giymeyi düşünüyorum, nasıl olur? yoksa parlatmak için koyu kırmızı, desenli gömlek mi giysem? fotoğrafçıya ne demeliyim? teşekkürler.
0
Tochinoshin
(15.12.20)
Olur ama olmasa daha iyi olur
0
etna
(15.12.20)
vesikalıkta ciddiyet var,
cv'de ciddiyet var,
problem: yok.
0
onemoremile
(15.12.20)
Cv ye vesikalik koymayin
0
taurina
(15.12.20)
(2)

Yurtdışında korona hastalarına hangi ilaçlar veriliyor

trgydl
Bizim gibi mi durum nedir?
Bizim gibi mi durum nedir?
0
trgydl
(13.12.20)
Avustralya'da eger cok kotu diilsen bisi verilmiyor.
0
tezek
(13.12.20)
Kanada'da benim de bulundugum yerde durum cok agir degilse ilac verilmiyor +1. Evde yatin, nefes alamayacak hale gelirseniz ambulans cagirin deniyor, o durumda hastanede tedaviye alinip ona gore ilac veriliyor. Eyaletteki gunluk ortalama yeni vaka sayisi 700, simdiye kadarki toplam vaka sayisi 40.000, bunlarin 2200u hastanede tedavi gormus, toplam olum 600.
0
taurina
(13.12.20)
(2)

Türkiye’de corona için verilen ilaçlar diğer ülkelerde aynı mı?

ikikerekac
Favipiravir mi ne olduğu belli olmayan bir hapı başka ülkelerde sağlık bakanlıkları veriyor mu? Bize özel mi? Avrupa da Amerika da ilk tedavi aşaması nasıl? Daha Mart ayında verilmeye başlandı bu ilaç ama hiç sorgulanmadan hala veriliyor gibi
Favipiravir mi ne olduğu belli olmayan bir hapı başka ülkelerde sağlık bakanlıkları veriyor mu? Bize özel mi? Avrupa da Amerika da ilk tedavi aşaması nasıl?
Daha Mart ayında verilmeye başlandı bu ilaç ama hiç sorgulanmadan hala veriliyor gibi
0
ikikerekac
(24.11.20)
Kanada'da ileri seviye zaature ya da cok zorlayan nefes darligi olmadikca ilac verilmiyor. Anca ates durucu, agri kesici gibi seyler.
0
taurina
(24.11.20)
Favipiravir Japonya menşeli bir ilaç. Covid e karşı işe yaradığı görülünce ücretsiz olarak üretim için ruhsat verildi. Ne olduğu belirsiz falan değil yani.
0
catch the arrow
(24.11.20)
(4)

D vitamini fazlası zarar eder mi

sekerse tehlike
Eczacı 1000 ui lik verip günde bir damla dedi. Ben bu dönemde 3-5 damla alsam ne olur, iyi mi kötü mü?
Eczacı 1000 ui lik verip günde bir damla dedi. Ben bu dönemde 3-5 damla alsam ne olur, iyi mi kötü mü?
0
sekerse tehlike
(17.11.20)
gzg
(17.11.20)
Prospektuste eczacının dedigi gibi yaziyor fakat doktor onerisinde bana 100IU/kg demişti. Siz de doktorunuza danışıp doz duzenlemesi yapin. Aşırı dozu fazla ca emilimine sebebiyet verebilir sanirsam
0
oksijensiznefes
(17.11.20)
Normalde her gun 5-10iu kullanan, hasta hissedersem 20-25iu ya kadar cikan biriyim 3 senedir. Herhangi bir sikintim olmadi. Olculen D Vitamini 33tu ilk basladigimda, artik 80-100 arasinda tutmaya calisiyorum.

D vitamini ile ilgili bilmeniz gereken su: d vitamini varligi vucutta kalsuyumun daha fazla emilmesini sagliyor. Kalsiyum iyi guzel tabi ama bobrek tasi ya da damar plagi olunca o kadar da guzel olmuyor. Fakat sansimiza K vitamini diye bir sey var. Bu K vitamini, kalsiyumu kemiklere veya dislere tasiyarak olmadik yerlerde birikmesine engel oluyor. Bu sebeple piyasada d3k2 seklinde karma formlar satiliyor.

Doktor degilim, ancak kendi doktorum da dahil okudugum doktorlar d vitaminin kanda 100 civari olmasino tavsiye ediyor ve bu seviyeyi yakalamak icin kg basina 100-150iu d vitamini oneriyor. Gunde 5-10 bin iu luk d vitamini dozu icin 100mcg, fazlasi icin 200mcg K vitamini oneriliyor. Bu biraz da mevcut D vitamini seviyenizle alakali, 60 altinda iken K vitaminini veya kalsiyumu dert etmenize pek gerek yok. Bu sekilde kullanan binlerce insandan da belirgin bir sikayet cikmamis ortaya.
0
taurina
(17.11.20)
ben d vitaminiyle ilgili baya araştırma yaptım. edindiğim bilgiler şu yönde oldu doktor arkadaşlar düzeltirse de sevinirim.

aldığınız 50k iu kandaki seviyeyi 4.5-5 ng/ml oranında arttırıyor. makalelerde de böyle şeyler yazıyordu. ayrıca örnek olması açısından benim kuzenim ölçtürdü tam da böyle çıktı. bir ayda 80k iu kullandı 22 olan seviyesi 29a çıktı. ben de bu yüzden kullandığımı kenara not alıyorum.

300k iu luk ampulü kullanmaktansa sanırım günlük olarak 3-5k iu kullanmak daha yararlıymış.

intoksikasyon için 2-3 ay boyunca günde 40k iu kullanmak gerekliymiş (reçete artı makalelerden gördüğüm üzere)

günde 4k iu bir yetişkin için max limitmiş.fazlası uzun süreli kullanımda önerilmiyor.

kalsiyum magnezyum ve d vitamini olayına gelirsek d vitamini kandaki kalsiyum miktarını arttırıyormuş ve anladığım kadarıyla d vitamini sentezi arttıkça vücutaki magnezyum oranı azalıyormuş. bu da zaman zaman kas ağrılarına sebep olabilir diyorlar (ama çok yüksek düzey d vitamini alırsanız) o yüzden magnezyum takviyesi alınabilir anladığım kadarıyla (magnezinc diye bir ilaç var hem magnezyum hem çinko)

ben şuana kadar haziran ayından beri 450k iu içtim düzenli olarak. günde 3-4k iu ya tekabül ediyor. aşağı yukarı 30 seviyelerinde dersek kan düzeyime (hiç ölçtürmedim) şuan tahmini maximum 75 minimum da 55-60 arasında bir yerde olması gerekli.

ölçtürünce her şey daha net olur. doktor arkadaşlar da yanlışlarım düzeltirse sevinirim...
0
lata
(17.11.20)
(10)

aldığım her şey çöpe gidiyor. her şeyi dondursam?

disardayim
10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.son iki alışverişimi örnek vereceğim.20 ekimyoğurtsütpeynirmeyvekrakerdondurmadonuk margherita pizza 5 kasımyoğurt sütmeyveeti cici bebeevde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yapar
10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.

son iki alışverişimi örnek vereceğim.

20 ekim
yoğurt
süt
peynir
meyve
kraker
dondurma
donuk margherita pizza

5 kasım
yoğurt
süt
meyve
eti cici bebe

evde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yaparım.

geçen hafta bütün dolabı çöpe attım. sütleri açmışım üzerinden günler geçmiş. yoğurtların tarihi geçmiş. peynirleri alalı çok uzun süre olduğu için de tribe girdim. bütün meyvelerim çürüyor. aldığım meyve de 2 elma 2 muz 2 bilmemne oluyor.

şu an konserve mısır ve müsliden başka tüketecek bir şeyim yok. olmasına ihtiyacım da yok bu arada. canım bir şey çekmiyor. ama yarın isteyebilirim.

aldığım her şeyin bozulmasından bıktım. bu hayatım boyunca böyle oldu.

satın al çöpe at satın çöpe at.

corona olduğu için de her gün markete gitmek istemiyorum. bir adet muz en küçük boy süt için her gün gidilmez ki.

nasıl bir sistem kurabilirim? önerebileceğiniz bir yöntem? ürün?

şöyle bir sıkıntım var. mesela paketli kuruyemiş almışım. paketi açıp 5 6 tane badem yiyorum. ikinci gün 3. gün derken bir hafta geçiyor; içinde yarısı duruyor. hem de zaten neredeyse bomboş olan buzdolabında tutuyorum bunu.

sonra tribe giriyorum. bu paket açıldı zehirlenicem diyip ağzı kapalı dolapta tutulan paketleri de çöpe atıyorum.
0
disardayim
(16.11.20)
Çok çok az beslenen birisin ve çok sağlıksız besleniyorsun. Tribe girişinden de belli oluyor ki çok stresli çok bunalmış bir haldesin uzun zamandır. Bence bunu bi düzenle ondan sonra daha doğru ve yeterli beslenirsin, dolayısıyla da gıdaların çöpe gitmez. Ama bu gerginlik iyi değil, biraz sinirlensen anında miden deli gibi kasılıp ağrıyordur eminim, çünkü belli ki hırsını iştahından alan bir yapın var, her durumda mideni muhatap alıp tribini midene atıyor. Onun için kraker, onun için müsli... asidi durdurmaya çalışıyorsun.

Lütfen akşam yemeklerini yarım saat tempolu yürüyüş veya koşudan hemen sonra ye. Yoğurdunu mutlaka ye her akşam, meyveli süt yapıp yanına al öğün olsun sana. Lütfen şu gerginliğinin üzerinde çalış. Bunun daha yetişkinliği var, yaşlılığı var...
0
1bir1bir1
(16.11.20)
@1bir1bir1

çok boktan beslendiğimi biliyorum ama bunu hiç umursamıyorum. hep kötü beslendim ben. acıkıp gidip jelibon yerim. yemek yemeyi hiç sevmem. keşke yemek hapı olsa da kurtulsam.

hiç gergin ve sinirli değilim. aksine rahatsız edici düzeyde sakin ve umursamaz biriyim ben aslında. ama dediğin gibi midemde bir sorun var. çok bulanır. üzülürsem de bulanır. yemek görünce de bulanır. başkasının yemek yediğini görünce iyice bulanır. corona olmadığı zamanlarda dışarda da çok bir şey yiyemezdim.

sürekli paketli aburcubur tüketiyorum ki aslında onlardan midem bulanması gerekiyor.

@panzerkampfwagen iv
ambalajlı sütler açılmadan önce uzun dayanıyor ama. açıldıktan sonra değil. 3 kat kilitli poşet ve en sağlıklı cam kapların içine bile koysam ürünleri midem bulanıyor yiyemiyorum.

yoğurtları minicik alıyorum zaten. açarken kendi kendime diyorum ki . hadi bunu bitirebilirsin bir haftada. yok. ilk gün iki kaşık yiyorum. sonra o iki hafta duruyo bozuluyor.
0
🌸disardayim
(16.11.20)
Yoğurt, en az miktarda al
Süt, yarım litre al
Peynir, 250 gram al
Meyve, 250’şer gram al
Kraker bozulmaz
Dondurma ve pizza derin dondurucuda bozulmaz

Sonuçta bitiremeyip çöpe atıyormuşsun. Yani markete seve seve gideceksin. Gitmezsen aç kalırsın. Gidersen çok alırsan çöpe atarsın. Gidersen az miktarda alırsan çöpe atmazsın.
0
i ve been mistreated
(16.11.20)
Kuruyemişler iyice ağzını kaparsanız ya da bir kavanozda ağzı kapalı saklarsanız bir şey olmaz uzun süre. Muzları da kararmaya başlayınca halka halka kesip buzlukta saklayabilirsiniz ben smoothie yapıyorum mesela donmuş muzla çok güzel oluyor. Yemeyeceğiniz şeyleri de hemen açmasanız, aslında sizin elinizde madem küçük boy alıyorsunuz 3-4 gün içinde bitirecek şekilde yeme programı yapabilirsiniz kendinize. Sütleri de 250 ml bi seferde fazla miktar alıp saklayabilirsiniz buzdolabına koymanıza gerek yok son kullanım tarihleri uzun açmadığınız sürece.
0
carmenta
(16.11.20)
Yogurtlu makarna yiyin, icine peynir ufalayin, onlari kullanmis olursunuz.

Sutu musli icin kullaniyorsunuz sanirim, ufak, su 200ml lik pipetli olanlardan alin, en azindan actiginizi komple bitirmis olursunuz her seferinde.

Bademden fln zehirlenmezsiniz korkmayin. Ben 1.7kg lik paketler alip 3 ayda filan tuketiyorum, bisey olmuyor. Yiyin rahat rahat cekinmeyin, et/sut/yumurta/sivi olmayan seyler oyle hemen bozulmaz, bozulunca da renginden ve seklinden anlarsiniz. Bademlerin tadi bayat gelirse firina atin 10-15 dk, mis gibi kavrulmus badem oluyor.

Meyve yemiyorsunuz madem, almayin? Zaten duzgun beslenmiyorsunuz, meyve de yemeseniz olur. Gercekten sevdiginiz seyleri gercekten caniniz isteyince alir yersiniz boylece.

Yogurdu da kafaniza gore atmayin, ustu yesermediyse/pembelesmediyse, tadi eksimediyse yenir o. Ev yapimi yogurt bile 10 gun rahat dayanir dolapta. Peynir de oyle, aylarca dayanir, suyun icinde olup kurumasin yeter. Bozuldugunu zaten renginden/kokusundan anlarsiniz, durduk yere bozulmustur bu kesin diyip atmayin.

Yemekle ugrasmayi sevmiyorsaniz konserve hazir yemeklerden alin, mesela tamek barbunya, patlican kizartma vs. Isitip yersiniz, hizli kolay temiz, yillarca bozulmuyorlar da.
0
taurina
(16.11.20)
sütü actiktan sonra 2 gun icinde tuketiniz yaziyor ama ben 3 4 belki de 5 gün icinde tuketiyorum, hic de bir sey olmuyor. benim buzdolabi baya sogutuyor sanirim.

yogurt 2 hafta bile dayanir. ekşimediyse ye gitsin.

badem vs. aylarca dayanir.

ben de tek yasayan ve yemek yapmaya usenen bir insanim. ama yemek yemeyi severim, tum gun bir seyler tikinabilirim. ama usendim mi de tam usenirim. bu yuzden her seyi az az aliyorum. getir'den veya baska marketlerden eve siparis veriyorum. boylece hem cope atilmiyor hem de surekli markete gidip risk almis olmuyorum.

meyvelerle smoothie yapmak guzel oluyor. süt ve meyvelerimin bozulmamasini buna borcluyum. her sabah yapip iciyorum. icine badem ve ceviz de atiyorum. 3 5 tane atiyorum ve 1 ay belki de daha fazla yetiyor o marketten alinan kuruyemis paketleri. hic de bozulmuyor.


yalniz cok sagliksiz besleniyorsun. canin istemiyor olabilir ama yemen lazim. bagisikligin dusebilir. neden mideni bulandiriyor yemekler ve yemek yiyen insanlar gormek? bunun icin bir doktorla veya psikologla gorusebilirsin.

ac karna jelibon vs yemek benim midemi bulandirir. tuzlu bir sey ararim. kraker de cok yagli bir sey. kuru ekmek ye daha iyi.

ekmek yemem ben, kurur gider cop olur diye. bir ara tost ekmegi alip sorunu cozdum ama sonra onu da bitirememeye basladim. kucuk paketleri de varmis gerci.

peyniri de iyice sarsan buzdolabi posetiyle, bozulmuyor.

tabagina az az koyma. cokca koy ve bitircem de bitir.

sutasin kutuda peynirleri var, dorde bolunmus halde. onun kucuk olanini al. bir karesi 2 catalda bitiyor zaten. 4 gunde yersin.

yemek yerken bir seyler izlesen belki ne oldugunu bile anlamadan bir bakmissin butun tabagi bitirmissin.

bari tavuk ye, al marketten mesela incik kanat. buzluga atmadan once 4e bol onu posetlere. sonra canin ne zaman isterse yap ye. en kolay yemek. yaglamana salcalamana gerek yok. at baharatini ver firina veya tavaya.

makarna yiyorsan da ton baligi ekleyebilirsin.
0
batlegolas
(16.11.20)
Benim haftalık yemeğimi yapan bir kadın var. Küçük boyutta sebzeler alıyorum. Kafasına göre harika yemekler çıkarıyor. Sen de bul böyle bir kadın ve yemek yaptır. Onlardan az az yersin 3-4 günde. Kalan günlerde dışarıdan yersin. Abur cubur yeme, az ama düzgün ye. Pizza boş kalori ve gluten.

İkincisi, çiğ meyve ve sebzeyi akşam saatlerinde yeme. Vücut bunları hızlı bir şekilde sindiremez o saatlerde ve bağırsaklarında çürümeye ve gaz yapmaya başlar. Hatta bakteri florasına zarar verir. Bunları sabah veya en geç öğlen tüket.
0
stewie
(16.11.20)
okb var mı acaba? bozulduğunu düşünüp çöpe atan ve okb tanılı birini tanıyorum da. anası yemek yapıp gönderiyor, 2 gün sonra bozulmuştur deyip atıyor.
0
sutlu nescafe
(16.11.20)
yarım kiloluk süt bile fazla bence. ben minik kutulardaki sütlerden alıyorum hep. çocuklar pipetle içiyor ya hani, 200'lük sanırım. Bir su bardağı yapıyor. Onun bile bazen atıyorum yarısını. Kahvaltıda mısır gevreğini ıslatmak için kullanıyorum mesela, yarım bardak yetiyor. Kutu süt açsam gerisi kalır.

Çikolataların bile minik şişesi var. Asla büyük kutu bir şey almıyorum. "Bu sefer bitiririm herhalde" dediklerimi hep attım.

Bir de, mutfakta vakit geçirmek hoşuna gitmiyor sanırım. Bir gününü feda edip, konserve yapabilirsin. minik kavanozlara koyup, acil yemek istediğimde onları açıyorum ben. hazır konservenin tadını beğenmemem bir yana, bana fazla geliyor miktarı, yine yarısını atmak durumunda kalıyorum.
konserve dediysem, bu seni korkutmasın. patlıcan ve biber kızartmıştım mesela, domatesleri de doğrayıp bir tencerede pişirdim. kızartmayı domatesle karıştırıp, kavanozlara koydum. hazır kızartmalarım var kenarda yani. bunun gibi şeyler yapınca hem evini daha çok sahiplendiğini fark edeceksin, hem de tek kullanımlık sağlıklı gıdaların olacak. muhtemelen istemeyeceksin yapmayı, ama yine de dayanamadım, yazdım :)
0
lovemyself
(16.11.20)
anladigim kadariyla cok tuketim yapmiyorsun bu durumda ornegin 200 ml sut alip bir seferde bitirebilirsin, yogurdu da ayni sekilde tek porsiyonluk olarak alip bozulmadan bir seferde tuketebilirsin, biraz pahali olur ama en azindan israf olmaz
0
exlibris
(16.11.20)
(8)

Covid19 pozitif olanlara soru

Mistyimage
Verilen ilaçları kullanmayan var mı?
Verilen ilaçları kullanmayan var mı?
0
Mistyimage
(14.11.20)
Abim kullanmadı, hafif atlattı. Ytd
0
Unde bach canim
(14.11.20)
Arkadaşım da sadece parol kullanmıştı diğer ilaçları kullamacı. Ama herkeste farklı tabii.
0
regina phalange
(14.11.20)
Babam yarıda bıraktı. Bıraktıktan sonra daha iyi hissediyordu.
0
pink ja
(14.11.20)
Testi pozitif cikanlarin cok az bir kismina ilac veriliyor yasadigim yerde, o da sadece ciddi risk grubunda olanlara. 50 yas ustu 2 tanidigim var mesela bizzat geciren, kimse ilac vermedi. Sadece nefes darligi cok zorlarsa o zaman hastaneye gelin/ambulans cagirin deniyor, o zaman gerekli ilaclar veriliyor. Genclere de ayni sekilde, gidin evde yatin dinlenin seklinde yaslasiliyor.
0
taurina
(14.11.20)
@taurina, abim risk grubunda değildi, içmeden atlattı ve günde 8 doz ilaç vermişler zaten bu yüzden içmemiş. Yani yoh ole bi şi
0
Unde bach canim
(14.11.20)
Bana filyasyon ekibi ”semptomunuz yok yasiniz da genc isterseniz vermeyelim ilac” dedi. ben de gercekten semptom gostermedigim icin alip icmedim.
0
invictae
(14.11.20)
günde 8 doz yanlış bilgilendirme. yalnız ilk iki doz sekiz adet alınıyor. sonrasında her doz 3 adet. 12 saatte bir.
0
fever
(14.11.20)
Normalde hangi ilaçlar veriliyor bilmiyorum ama ateşlendiğim ilk 2 gün ben de parol kullandım, başka ilaç kullanmadım.
0
pike
(14.11.20)
(16)

yüzyılın kapışması

Jux
hangisi alır?süt dilimi mi, pingui mi?
hangisi alır?

süt dilimi mi, pingui mi?
0
Jux
(13.11.20)
Pingui
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(14.11.20)
@yazdonumu, bal şurubu gibi bişey o, onu diyorsun sanırım. ballı talaş gibi biraz.
0
🌸Jux
(14.11.20)
ikisini de tatmadım ya :( bu duyuru vesilesi ile ikisini de tadacagım sanırım.
0
candide
(14.11.20)
çok net süt dilimi ya. pingui'deki çikolata bence kinder ürünü için ağır bir çikolata. oysa süt dilimi öyle mi. pamuk gibi.
0
heavy smoker
(14.11.20)
@candide, nerede yaşıyorsun, yaşadığın yerde yok galiba, gönderelim birer kutu duyuruca?
0
🌸Jux
(14.11.20)
Kesinlikle pingui bi kere aşırı ferah, süt dilimi bayıcı.
0
ekaterina
(14.11.20)
susatsa da pingui.
0
batlegolas
(14.11.20)
Süt dilimi
0
owaki
(14.11.20)
sutdilimi.

edit. cok cok cok ozur dilerim.
benim begendigim sey ne sut dilimi ne pingui demin resmine baktim. benim sevdigim sey süt burgermiş süt dilimi degil.
0
turbo sadık
(14.11.20)
pingui
0
hazen
(14.11.20)
Pingui
0
taurina
(14.11.20)
Pingui
0
epleindebisous
(14.11.20)
Süt dilimi
0
kararsızataletfilozofu
(14.11.20)
süt dilimi
0
basond
(14.11.20)
pingui
0
oekuklu
(14.11.20)
@Jux istanbulun ortasındayım da ne bileyim hiç bir tadayım demedim ya :/
0
candide
(15.11.20)
(7)

Kedimin garip davranışının başlaması

baal
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle kendi yalıyor, hemen ardından yine pat pat sağa sola atlayarak depar atıyor. Yine birden takla açıp gödünü falan yalamaya başlıyor. Böyle bir durum tecrübe eden oldu mu? Sizce bir şey yapmak gerekir mi?
0
baal
(13.11.20)
Yavru veya ergen ise olur öyle şeyler. 2 yaşına kadar karakter değiştirirler 2 yaş civarında karakterleri oturur.
0
1bir1bir1
(13.11.20)
Bizim kedinin her zamanki hallerini anlatmışsın :D
0
elorelia
(13.11.20)
arada bir gelirler öyle.
bir de bazen bağırsak hareketi nedeniyle de öyle davranabiliyorlar.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
Şu saatlerde duruldu. Bu arada kedi 3 yaşında. Normalde de mal hareketleri var ama bu biraz sağlıksız gibi geldiği için danışayım dedim. Biraz ürkek ve her an tekrar depar ve göd yalama döngüsünü girecek gibi.

Varsa tavsiye dinlenir.
0
🌸baal
(13.11.20)
şuraya goşayım
gödümü yalayayım
şimdi şuraya goşayım
burada da gödümü yalayayım
biraz durayım
gödümü yalamış mıydım?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.20)
Depar atma hareketini özellikle gece vakti kedim her gün yapıyor. Anlattıklarınız klasik kedi hareketleri, peluş ayı değil bu sonuçta. Normal bence.
0
Hazelelif18
(13.11.20)
16 gun baktigim 5 yasinda bir kedi vardi. Ilk 12 gun akilli uslu cicek gibi saksi gibi olan hayvan bir anda evde depar atmaya basladi dediginiz gibi. Kulaklarini geriye atip her an saldiriya hazir modda bekliyor, korkup koltugun arkasina filan saklaniyordu durduk yere. Sonra yalaniyordu.

Bunlari yapmaya baslayinca nihayet kendini rahat hissedebiliyor artik diye dusundum, cunku o bir kedi, ve kediler gorunmez varliklarla savasmali :)
0
taurina
(14.11.20)
(17)

kaprisli iş arkadaşları

kakamelsokoban
selam arkadaşlar. aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü. bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yuka
selam arkadaşlar.
aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü.

bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yukarı %5i çocuklu kısmını oluşturuyoruz.

malum kamuda esnek çalışmaya geçildi, tüm personel işe bir hafta gidiyor bir hafta gitmiyor. yalnızca işe gittikleri hafta çalışıyorlar, diğer hafta idari izinli sayılıyorlar. 10 yaş altı çocuğu olanlar için de evden çalışma getirildi. kimi kurumlar direkt idari izin vermişler ama bizde iş yoğunluğu olduğu için gelip gitmekle uğraşmayın siz hep evden çalışın dediler, yani diğerleri gibi bir hafta çalışıp bir hafta izinli değiliz, hep iş başında olacağız ama memnun olduk toparlanıp eve geldik bugün de ilk haftamız bitiyor.

şimdi bu %80lik kısım için şöyle bir bilgi vericem. bu kadınlar evlenmek isteyip evlenememiş değiller. evlenip de koca kahrı mı çekicem diyip evlenmeyi hiç düşünmemiş olan, çok güzel, çok bakımlı ve hayatı doya doya yaşayan kadınlar. pandemi patlayana kadar en az 2 ayda bir farklı ülkelere giden, geniş arkadaş çevreleri olan, ekonomik bağımsızlıkları olan, kendi ayakları üzerinde duran, akıllı, kültürlü, birikimli kadınlar. bir kısmı çocukları çok seviyor ama sırf çocuk sahibi olmak için biriyle evlenip kaynana, görümce, elti saçmalıklarına bulaşmak istememişler. bunlar onların açıklamaları, benim yorumum değil bu arada. dışarıdan bakınca "yaşıyorsunuz bu hayatı" denilecek, zaman zaman kendi seçimlerimi bile sorgulatacak kadar hayatın keyfini çıkararak yaşayan bir tayfa. içlerini bilemem tabii ki.

aynı arkadaşlar çocuklularla ilgili herhangi bir pozitif ayrımcılık yapıldığında ise çıldırıyorlar. hem kendi seçimleri sonucu bunu tercih etmişler, ama en basiti 10 yaş altı kadınların evden çalışma hakkına o kadar kızmışlar ki bakanlığa kadar arayıp iptal ettirmekle uğraşıyorlar. en sonunda onların gazını almak için de çocuklular da haftada 2 gün işe gelsin o zaman diye karar çıkmış. pazartesi ve salı günleri işe gideceğim ama haftada 2 gün kızımı kime bırakıp gideceğim kara kara düşünüyorum şu an. eşim de sağlıkçı olduğu için izinleri kapalı, ne yazık ki onunla dönüşümlü çalışma şansım yok, eve bile zor geliyor yoğunluktan. evet evde çocuklu çalışmak işyerinde çalışmak kadar verimli olmuyor kabul ediyorum, en az %20 kapasite kaybım var ama bunu da akşamları kızımı uyuttuktan sonra çalışmaya devam ederek kapatmaya çalışıyorum mesela. benim çocuğum var çalışamıyorum deyip kenara çekilmiyorum. kimsenin ağzına laf vermiş olmayayım diye ekstra dikkat ediyorum. asla çocuğumu kullanıp kafa izni vs gibi ayrımcılık istemedim, istemem de. ama bunu yapmayacağımı bile bile benim dışımda verilmiş bir kararda bile bana düşman oluyorlar. kararı veren ben değilim, uygulamaya koyan ben değilim. ben sadece bana verilmiş bir hakkı kullanıyorum. şikayeti olanlar gidip üstlerle konuşmak yerine bize surat yapıp laf sokarak huzursuz ediyorlar, düşmanca davranıyorlar. bu sürekli kalacak bir uygulama değil en nihayetinde. bir süre sonra yine yüzyüze çalışacağız ama yarınlar yokmuşcasına kin gütmeye başladılar iyiden iyiye. benim kızdığım ve eleştirdiğim nokta bu. şikayet merci ben değilim neticede.

kızımı bırakacak birini bulmak biraz da şu açıdan zor, hem evde kedimiz var kedi olduğu için ne temizliğe ne çocuk bakımına gelecek birini bulmak kolay olmuyordu zaten. bir de eşim sağlıkçı olduğu için pandemide yüksek risk grubunda bir çalışan olduğu için bulduğumuz bakıcılar da riske girip bizimle çalışmak istemiyor. ben de kızımı başkasının evine götürüp bırakmak istemiyorum dünya kadar kötü şey görüyoruz duyuyoruz açıkçası güvenemiyorum.

geçen hafta cuma günü işlerimi toparlamaya çalışırken bile bir afra tafralar, laf sokmaya çalışmalar, yok eve gidenler kendilerini izinli sanmasın, evden de çalışılacak sonuçta bu bir idari izin değil vs kendi aralarında konuşur gibi bize duyurmaya çalışmalar. hayırdır bir problem mi var desem, ay yok canıım sadece konuşuyoruz vs diyecekler mesela sanki ben yok yere problem çıkarıyormuş gibi olacağım. lanetler olsun zaten son gün diye sustum, duymamaya çalıştım, bütün dertleri üzerimize oynayıp birimizle kavga çıkartıp içlerini dökmekti ama ne ben ne de diğer anneler sesimizi çıkartmadık nasılsa uzun süre görüşmeyeceğiz diye.

şimdi de pazartesi salı 2 gün kızımı kime nasıl bırakıp gideceğimi düşünmek zorundayım sırf onların çekememezliği yüzünden.

daha önce de buna benzer bir şey oldu mesela, aldım karşıma konuştum en çok sesi çıkan bir tanesini. dedim ki neden böyle yapıyorsun bu senin tercihinse sen kendi seçiminin ben kendi seçimimin sonuçlarına katlanacağız. ben 3 senedir işe uykusuz geliyorum, kakasıydı, kusmuğuydu, hastalığıydı, dişiydi bilmem ne derken bütün hayatımın ekseni kaydı ama ben istedim ben doğurdum bunları göze alarak yaptım bu çocuğu. bir yandan eşimin ailesi de sorunlu insanlardan oluşuyor, bir sürü ailevi sorunla da boğuşuyorum. sen bunların hiçbiriyle uğraşmak istemediğin için kendini bunlardan uzak tuttun. ben bu sorunlarla boğuşurken sen norveçte kuzey ışıklarını izliyordun örneğin. ya da dünyanın herhangi bir yerinde arkadaşlarında geziyor, eğleniyordun. herkesin hayatının kendine göre artısı eksisi var, neden böyle kendi işine yaramayan bir şey olduğunda düşman kesiliyorsun diye sordum.

verdiği cevap şu oldu.

"senin seni seven bir kocan, mutlu bir evin, güzel sağlıklı bir çocuğun var. benimse ne sevenim, ne de sevdiğim var. sen üzülsen bile evine gider ailenle teselli bulursun benim bunları yapma şansım yok. o yüzden sen üzülsen bile tolere edebilirsin ama ben edemem. o yüzden işime gelmeyince sesimi çıkarıp durumun düzeltilmesini istemek benim hakkım."

belki de yanlış düşünüyorum ama bu düşünce tarzı bana bencillik gibi geldi. ben böyle bir şey düşünsem dahi karşımdakine bu kadar açık konuşacak kadar cesur olabileceğimi sanmıyorum açıkçası.

ben bunu saf bir bencillik olarak değerlendirdim. siz olsanız ne düşünürdünüz?

Cevap verenlere şimdiden teşekkürler, sevgiler.
0
kakamelsokoban
(13.11.20)
Akıllı, kültürlü, birikimli demişsin de bence bunlar geri zekâlı. Siz de onları üstünüze şikâyet edin.
0
dissendium
(13.11.20)
Kadınların çalışmasının yasaklanması lazım slkdgjsdgj. Şaka bi yana ortam çok kötüymüş hocam geçmiş olsun.

İkiniz de haksızsınız bence.

İşyerinde verilen maaşın, tanınan hakların sadece işle ilgisi olması lazım, aileyle, iş dışındaki hayatla ilgili değil. O açıdan arkadaşlarınız "ortada bir haksızlık var" demekte haklılar. "Benim çocuğum var zaten hayatım zor vs." şeklinde düşünmeniz hatalı.

Öte yandan devlette çalışıyorsunuz ve bu konuda kararların akıllı mantıklı bir şekilde alınması zaten imkansız. O durumda "o da gelsin" yerine "ben de gitmeyeyim" demek lazım. Bunu kişisel bir mesele haline getirmek manyaklık.

Yine de "onlar yüzünden böyle oldu" diye düşünmeyin, yani size verilen o hak zaten adil değildi, hiç verilmeseydi zaten bakıcı vs. bir şey ayarlamanız gerekecekti. Bakıcınızı ayarlayın. Sadece annelere özel bir düzenleme yapıldığında "yahu onların ne suçu var, onlara da bu hakkın tanınması gerek" diyin, siz de bencillik yapmayın. Belki zamanla düzgün bir iletişiminiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Aslında sorunun kaynağı bu evden çalışma konusunun tüm çalışanlara eşit olmaması. Çalıştığınız kurumun çalışanlar arasında bir tartışma ortamı oluşmayacak şekilde bunu planlaması gerekirdi. İş yerine çalışmaya gelenlere ek izin mi eklenir, ek maaş mı eklenirdi bu tartışma ortamı oluşmasın diye ayarlamaları gerekirdi. Sizin bahsettiğiniz durumda ister istemez çalışanlar arasında bu şekilde tartışma ortamı oluşması normal.

Siz nasıl iş arkadaşlarınız için dışarıdan baktığınızda "hayatlarını yaşıyorlar, keyifleri yerinde, şanslılar" diye düşünüyorsanız şuan onlarda siz evli, çocuklu olduğunuz için sahip olduğunuz haklar için "ne kadar şanslı, evinde çalışırken keyfi ne kadar yerinde" diye düşünüyorlar. Bu düşüncenin kaynağı da iş yerinin yanlış planlaması.

Onların yaptıkları yanlış size böyle tavırlı davranmaları doğru değil. Sonuçta bu sizin kendi düzenlemeniz değil. Ama sizin tavrınız aynı şekilde yanlış. İnsanların ne yaşadıklarını bilmeden bu şekilde konuşmanız hiç doğru değil. Onların evlilikleriyle ilgili sorunları yok, çocuklarıyla ilgili sorunları yok, eşlerinin aileleriyle ilgili sorunları yok ama başka sorunları olup olmadığını bilemeyiz. Bir insanın dışarıdan hayatı yaşıyor gibi gözükmesi, hayatında sorunlar olmadığı anlamına gelmez. Ben bebek bakıp sabaha kadar uyumuyorken sen gezip tozdun diyemezsiniz. Bilemezsiniz insanlar ne yaşıyor.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ben bu hikayedeki evlenmemeyi tercih etmiş olan tarafım. Benzer bir durum benim çalıştığım yerde de yaşansa ben de karşı çıkardım. Ama tutup "onlar da işe gelsin" diye değil, hep beraber evden çalışalım madem" olarak ayaklanırdım muhtemelen.

Çocuğu olan birine pozitif ayrımcılık yapılmasını doğru bulmuyorum. Üremek ya da ürememek kişinin kendi tercihidir. Evlenmek de öyle. Ama sırf biri üredi diye ona ek avantaj sağlanıyorsa, hayatında tercih etmediği bir şey yüzünden karşıdaki kişi neden haksızlığa uğrasın ki?

Not: Kendi açından baktığında haklı görebilirsin ama ben de kendi açımdan baktığımda eksik kısımlar görüyorum.
0
lcha
(13.11.20)
Yukarıda yazan arkadaşlara katılmakla birlikte, o insanlar bir şeyler yaşamıyor da olabilir. Keyifleri inanılmaz yerinde de olabilir. Bu da kendi hayatlarını planlamaları sayesinde oluşan bir durum olur. Durup düşünmüşler bir şeylerden fedakarlık etmişler. Siz ise bunları göze almışsınız, böyle bir sorumluluğun altına girmişsiniz. Bu yanlış demiyorum bu arada, ama iki tarafın da seçimleri ve sonuçları söz konusu.

Ancak bunlar iş hayatından bağımsız şeyler. Size “siz çile çektiniz bebek baktınız, bu da ödülünüz, evden çalışın.” Denmemiş. Nedense öyleymiş, bu doğal bir hakkınızmış gibi yazmışsınız. Üzgünüm ama değil. Çocuğunuzu bırakacak yer olmaması vs büyük sıkıntı anlıyorum ama günün sonunda işyerindeki kimseyi ilgilendirmez bu. Tamamen sizin sorununuz. Bunları göze alan sizsiniz. Bu bir pozitif ayrımcılık hakkı doğurmuyor. İnsanlar pandemin ortasında işe gitmek zorundaysa siz de gitmelisiniz, evden çalışılabiliyorsa onlar da çalışabilmeli. Özel hayatınızda ne olduğu burada bir parametre değil.

Arkadaşınız da inanılmaz saçmalamış bu arada eklemeden geçmeyeyim. İkinizin argümanlarını da haksız buldum.
0
anneboleyn
(13.11.20)
Ben de arkadaşlara katılıyorum. Bu noktada "benim çocuğum var, öyleyse başkalarına tanınmayan bir rahatlık hakkı bana tanınmalı" gibi bir şey bana biraz ayrımcılık gibi geliyor. Bu devlete göre pozitif olabilir ama çocuksuz bir vatandaş olduğum için bana bildiğin negatif ayrımcılık yani. Sizin çalışma rahatlığınız, başkalarına ekstra iş yükü olarak da yansıyor veya yansıyacak olabilir. Sizin covid olma riskinizi neden bekar takım arkadaşlarınız üstlensin?

Ancak, bu insanlarla neden bu münakaşaya girdiğinizi anlayamıyorum. Ben olsam devlet vermiş kardeş, paşa paşa hakkımı kullanıyorum der geçerdim. Bunu niye bu kadar kafaya takıyorsunuz ki?
0
roket adam
(13.11.20)
arkadaşlar genel olarak şunu söylemek istiyorum ben burada evden çalışmak benim hakkım demedim yalnızca bana böyle bir hak verilmiş ve ben bunu kullanıyorum dedim. ama arkadaşların sinirlenip muhatap alacağı bir merci değilim ben, şikayet olanlar üst merciye gerekli başvuruyu yapmak yerine gelip bana ve diğer annelere çemkirmeleri, laf sokmaları sizce normal mi yani? eleştirdiğim nokta bu. evet ortada bir haksızlık var ama bu haksızlığı yaratan ben değilim, çözüm noktası da ben değilim bunun için idari kısım var. onlar bana, ben onlara kavga ederek çözülecek bir şey değil bu. hoşuma gitmeyen bir uygulama olduğunda ben de o uygulamaya katılanlara mı surat yaparak çözmeliyim yani?

bir de sen de geziyorsun tozuyorsun diye ona söylememin sebebi başta o arkadaşın senin çocuğun var eşin var hayat sana güzel demesi üzerineydi zaten. sen benim hayatımın olumlu yanlarını görüyorsun ama senin hayatının da bana göre olumlu yanları bunlar dedim. tamamen seçim meselesi sonuçta. kimse kimsenin kişisel tercihlerini ve sonuçlarını eleştirememeli bana göre.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
bu tiplere ne dendiğini herkes biliyor ama haklılar. çocuğu olana neden pozitif ayrımcılık yapılıyormuş? bak kendin söylemişsin "benim tercihim" diye.

sadece küçük çocuğa üzüldüm.
0
ya ben lan neyse
(13.11.20)
Yav zaten haftanın 3 günü, adamları ne zaman görüyorsun da sana surat yapıyorlar da sinirleniyorsun onu gerçekten tam anlayamadım ben. 2 gün de gözünü kapat devam et derim.
0
roket adam
(13.11.20)
@j r r tolkien hayranı evet onlar bir hafta işe gelip çalışıyor diğer hafta idari izinli sayılıyor. biz her hafta evden çalışacaktık. şu an için yapılan uygulamaysa 2 gün işyerinde diğer günler evden çalışma, bizim için idari izin yok.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
Kadınların kadınlara yaptıkları eziyeti çekememezliği kimse kimseye yapmıyor. Bekar kadınların siz çocuklu çalışanlara çemkirmeleri evet yanlış. Bu sorun bence de böyle çözülmemeli.
Bu kararı üst mercilere şikayet edip sorgulatmaları gerekir üst merci de kolaya kaçıp çözümü sizleri iki gün işe getirtmekte bulmuş. Asıl ben o arkadaşın yerinde olsam buna ses çıkarırım. Hep beraber iyi şartlarda çalışmak varken, benim şartım kötüyse onlar da iki gün gelsin madem diyip sakinleşmek çok anlamsız.
Bekar çocuksuz olup evinde yaşlı ya da kronik hasta bakan kadınlar ne olacak peki, onlara sorsak bize de izin verilsin diyecekler.
İş arkadaşınız ya da sizin için tamamen haksızsınız diyemiyorum. Ama bu süreçte işe gitmek zorunda olanlara da fazla mesai, siz evdekilerden bir saat işe geç başlama hakkı gibi iş yükünü az da olsa hafifletecek şeyler yapılsaydı keşke
0
umutsuzevjınıkı
(13.11.20)
Benim durumum birazcık farklı.
Erkeğim. 9 senedir otizmli kardeşime, yasal vasisi olarak tek başıma bakıyorum.
O süre içinde hiçbir çalıştığım iş yerinden bir ayrıcalık istemedim. Hatta ne evli insanların sahip olduğu ek haklara sahip olabildim ne de bekarlar gibi "hayatımı" yaşayabildim.

İnsani açıdan bakarsak:
Ofise zırt pırt çocuk getirilmesi, buldumcuk anne babalar, anne babaların sürekli/bazen ayrıcalık istemeleri duygusal olarak benim de canımı sıkıyor ve kendimi eksik hissetmeme yol açabiliyor. Bu konuda hayatının bir dönemine gelmiş olup da bir şekilde evlenememiş/çocuk sahibi olamamış insanlarla empati kuruyorum.

İş olarak bakarsak: Mevcut haklar neyse o. Evli çocuklu kendine verilmiş haklardan yararlanır, eşi çocuğu olmayan da avucunu yalar. Kimsenin de itiraz etmeye hakkı olmaz.

Orta yol: karşılıklı anlayış.
0
trixi
(13.11.20)
çocuk yapmak gibi tamamen bir yaşam tercihi olan bir konuyla, "bacağını kırsaydın da işe gidemeseydin ama yine de gel deselerdi ne olurdu" gibi tamamen istem dışı olan ve iş yapmaya engel olan bireysel bir sağlık sorununu nasıl bir tutabiliyorsunuz anlam veremiyorum açıkçası.
0
roket adam
(13.11.20)
çocuklu insanlara ayrıcalık tanınması gayet makul bir şey
yasal hakkını hiç acımadan kullan

o çocukların en güzel şekilde yetiştirilmesi, çocuksuz insanların kuzey yıldızlarını izledikten sonra ülkelerine döndüklerinde rahat etmelerini, emekli olduktan sonra emekli maaşlarının yatmalarını sağlayacak

hepimizin vergileri tanımadığımız çocukların okumalarına, insanların tedavi ve sosyal yardım almalarını sağlıyor
böylece sokakta yürürken cüzdanımız için bıçaklanma ihtmalimiz bir nebze engelleniyor
işimizi kaybedersek açlıktan ölme ihtimalimiz azalıyor

bi tek kirli havamız bedava
0
bir soru sorcam
(13.11.20)
çocuklu insanlara pozitif ayrımcılık avrupanın çoğu ülkesinde olan bir şey, bu tiplere sorsak avrupa şöyle güzel böyle güzel ama kıskançlık çekememezlik olunca şark kültürü damarları tutar.
çoğu ülkede çocuklu ailelere vergi indirimi, çocuk parası v.s olur. demek ülkede bunlar olsa bu tipler hasetinden kendi kendilerini yermiş.

bu anlattığın hikayedeki tipler bizim milletin genel çekememezliği aslında, sozlukte de sık sık görürüz, bu meslek niye bu kadar maaş alıyor, niye bu kadar rahat çalışıyor ben eziliyorum o da ezilsin v.s. diye her gün farklı bir konu.

sizin yerinizde olsam alttan almaz direk, hatta bu konuda sert çıkardım bir daha sizin 100metre çevrenizde bu konuyu açmaya cesaret edemezlerdi.
0
nuisance
(13.11.20)
hepsi gerizekalı +1
haklısınız
0
basond
(13.11.20)
Bence haklisiniz. Digerlerinin size gicik olmasi yanlis, size verilmis bir hakki kullaniyorsunuz alti ustu. Bu kurali da siz koymamissiniz neticede. Olmasi gereken sorunu is yerinin cozmesi, en bastan "madem evden calisilabiliyor, herkes evden calissin" idi. Veya illa ofise gitmesi gerekiyorsa birilerinin is yerinin bu durumu bir sekilde kompanze etmesi gerekirdi (ek ucret, ek izin gunu vs).

Sikayetler "hayir onlar da evden calismasin madem, bize mi sordular cocuk yaparken" ekseninden ziyade, "ee oluyormus demek ki biz de evden calisalim o zaman" ekseninde olmasi lazimdi.
0
taurina
(14.11.20)
(22)

Pfizer-Biontech in aşısını olur musunuz?

ya ben lan neyse
güvenir misiniz?
güvenir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(12.11.20)
Olurum.
0
hayirsiz
(12.11.20)
olurum,

grip, zaturre, tetanoz asisini da cok arastirmadan oluyoruz
0
exlibris
(12.11.20)
olurum, böyle şeylere değer veriyorum.
0
Bruce
(12.11.20)
Aşı karşıtı değilim ama ilk yaptıranlardan olmam sanırım.
0
battal gemalmaz
(13.11.20)
Yan etkileri belli degil geyigini de anlamiyorum, 30 sene bekliceksiniz yani?
0
baldur2
(13.11.20)
Olmam, ilkokul zamanı yapılanlar hariç hiç aşı yaptırmadım çünkü hiçbirinin işe yaradığını düşünmüyorum.
0
Uncle Sam
(13.11.20)
aşı açıklanmadan olma ihtimalim vardı, olmadım ama çekindiğimden değil tembellikten.
0
ludwig boltzmann
(13.11.20)
Konetsu +1.

Biri dusuncelerimi dile getirmis nihayet, oh be.

Aynisini grip icin de dusunuyorum, grip olursam 1 hafta yatar iyilesirim, o yuzden asisini olmuyorum her yil. Yasim genc, bagisiklik sistemim guclu, yedigime ictigime dikkat ediyorum, 1 hafta hastaliktan yatsam hayatimda biseyler degismez, bu riski alabilecek luksum var. Henuz hic grip olmadim yetiskin olali. Tavsiye ya da aksini yapani yargilama degildir, kendi kendime uygun gordugumu anlatiyotum sadece.

Olursem de kismet.
0
taurina
(13.11.20)
Olurum çünkü araştırmaların başarı oranı var. Benim aşı olmam başkasına bulaştırmamam demek. 1 haftada geçiririm diyenlerin 2 hafta Korona karantinasında kalacaklarını zannetmiyorum, illa dışarı çıkacaklar, bu da aşısızlara bulaştırma demek. Hala bunları konuşuyor olmak garip.
0
kaset
(13.11.20)
Risk grubunda olsam, ya da etrafimda asemptomatik tasiyici olarak farkinda olmadan riske atabilecegim birileri olsa tabii ki de asisini olurum. Bu ayni hastayken kimseye bulastirmamak icin evde oturmak gibi bir sey. Su an bile, tam tamina 9 aydir, evden market/park disinda bir yere cikmadim, tanidigim insanlarla parklarda gorustum, daha kalabalik bir ortamda bulunmamin ardindan (hafta sonu parklarin normalden kalabalik oldugu zamanlar mesela) 2 hafta evden cikmayacak sekilde hareket ettim. Tum bunlarin arkadsindaki motivasyon, benim vurdumduymazligim yuzunden bir baskasina zarar gelmemesi, kendimi korumak degil.

Yakinimda riske atabilecegim kimseler, colugum cocugum vs yok. Korona sonrasi olusabilecek saglik sorunlarinin da riskini almaya raziyim kendim icin. Yasadigim yerdeki saglik otoritelerine de epey guveniyorum. Su asamada asiyi nufusun 1/3une yapacak sekilde planladilar, risk grubundaki insanlari onceliklendirecek sekilde.
0
taurina
(13.11.20)
güveniyorum. gelip saplasalar keşke enjektörü de kurtulsak. bıktım artık bu kapalı hayattan
0
avatar is back
(13.11.20)
evden çalışıyorum, yalnız yaşıyorum, zaten şu anda bile istesem de istemesem de karantinadayım işlerden dolayı.

nüfusun üçte biri zaten olacak, bu da salgını oldukça geriye çekecektir.
özellikle risk grubundakilerin olması elbette gerekli, aşı karşıtı değilim ama ilk etapta yaptıranlardan olmam.

grip aşısı da hiç yaptırmadım ve grip olmuyorum yıllardır.
ama konu bundan çok aşının fazla yeni olması.
yaşam tarzımdan dolayı süreci inceleme lüksüm olduğu için yaptıracaksam da beklemeyi tercih ederim.
sürekli insan içinde olsam farklı düşünebilirdim belki.

edit:
bir de eklemek isterim ki, "aşı geldi, corona bitti" gibi bir şey yok.
grip aşısı da var ve gribin de kökünü kurutamıyoruz çünkü her yıl mutasyona uğrayan bir virüs söz konusu.
her yıl yapılan grip aşıları da buna göre yenileniyor.
bakteri olsa tamam, o farklı.

yani "herkes aşı olursa hastalığın kökü kuruyacak, aşı olmayanlar yüzünden kurumuyor" durumu söz konusu değil.
herkes aşı olsa da bu devam edecek.
aşıyı olanın bile hastalanmayacağı kesin değil, en ufak bir mutasyona bakar.
sadece aşı olanın ölme riskini azaltacak ve toplum genelinde öldürücülüğü ve salgının gücünü aşağı çekecek.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
olurum
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
Konetsu +1

Multimilyarder şirket daha da zengin olsun diye kendimi denek yapmaya hiç noyetim yok. Herkes olacak diye şart olsa dağa kaçarım, yine o aşıyı olmam. Panik sebebiyle bu şekilde yalap şalap piyasaya verilen bir aşıya hiç güvenim yok. Cahil diye siz yapistirmadan söyleyeyim, avusturyada moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim.
0
JohnOakley
(13.11.20)
Olurum. Bünyem çok kuvvetli. Yan etki falan da olmaz bende.
0
stewie
(13.11.20)
Bir tarafta koronayi vefat etmeden gecirsek bile cigerlerde yaratacagi hasar diger tarafta asi. Ben asiyi alayim
0
turkuaz
(13.11.20)
çoğu kişi olmadan olmam.
0
buiret
(13.11.20)
Ben olurum. Kendi tahminlerimden çok kendi doktorumun önerilerine uyuyorum.

Olmayana da “aşı karşıtı gerici” muamelesi yapmam. Herkesin kendi vermesi gereken bir karar.
0
buf-e kür
(13.11.20)
Güvenirim ve olurum.

Kasıtlı olarak aşı olmayanlar yarın birgün dünyada birçok ülkede hastaneler, kamu hizmetleri, toplu bulunan alanlar (kafe, restorant vb.) banka şubeleri, sınıflar, ofisler ve hatta toplu ulaşımdan bile faydalanamayacak göreceksiniz.
0
Lethe
(13.11.20)
bizi ülkeye gelip de sıra bana gelen kadar (öncelik sağlım çalışanları, yaşlılar, kronik hastalar vs olur) zaten etkisi az çok belli olur, ona göre pozisyon alırım. büyük ihtimalle olurum yani.
0
candide
(13.11.20)
muhtemelen şöyle olur, şu an çoğu şirket home office çalışıyor herkesi yavaş yavaş ofislere çağırırlar ama aşı olduğuna dair belgeyi şirkete iletmek kaydıyla. hali hazırda sahada çalışanlara bu belge zaten zorunlu olur.

yani pek kişisel tercihe bırakılmaz bu durum. tabii yeterince aşı dozunun tedarik edildiğini varsayarsak.

ben herhalde kendi isteğimle olmazdım, karantina-maske-sosyal mesafeye dikkat ederek yaşamaya devam ederdim bir süre daha.
0
juninho77
(13.11.20)
Cocukken, 10 yaşlarındayken grip aşısı olmuştum annem ol dedi diye. Sonra orta kulak iltihabı geçirdim. Denenmisi bile böyle olabiliyorken çalışmaları için önceden yine o çalışmaları gerçekleştiren kurum ve mevkilerdeki kişilerin kısa olduğunu söylediği sürede çalışmaları tamamlandı denen bir aşıyı olmam. Olmak için kosturanlara da bundan sonra şüpheyle bakacağım.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(18)

alkolsüz veya alkollü restoran

blatta hiberna
merhabalar,bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.normal restoran
merhabalar,

bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?
meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.
yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.

normal restoranlardan söz ediyorum, illa balıkçı ya da ocakbaşı tarzı yerlerden değil.

geriye sadece sokak arası kebapçıları, esnaf lokantaları, fastfood restoranları, mantıcılar, çorbacılar falan kalmıyor mu?
ve bu sosyal hayatı çok fazla kısıtlayan bir şey değil mi?

mesela bir çift olarak giyinip kuşanıp güzel bir ortamda akşam yemeğine (içki içmeden) çıkmayı, bir iş ya da arkadaş toplantısına katılmayı zorlaştırmıyor mu?
yani bir risotto yersin, yanında da su veya maden suyu vb. içersin mesela gibi.

daha önce 1-2 tanıdığımda şahit olduğum bir şey bu.
dini nedenlerle olmadığını söylemişlerdi ama çok didikleyip soramamıştım, anlam da verememiştim.
aşağıdaki duyurulardan birinde görünce aklıma geldi.
amacım kimseyi incitmek değil, samimiyetle sebebini merak ediyorum.

edit:
daha çok yemek yenip hemen kalkılmayacak, bistro tarzı yerlerden bahsediyorum.


edit2:
cevaplar için çok teşekkür ederim.
zaten anlaşılacağını düşünerek "dini sebepler dışında" diye belirtmemek benim hatam tabii ama ben daha çok dini "olmayan" sebepleri soruyorum.
dindar olan, öyle yaşayan birinin restorana, bistroya gitmemesi normal zaten.
0
blatta hiberna
(12.11.20)
Dini neden olabilir, değilse alkol kokusundan rahatsız oluyor olabilirler.
0
fezagezgini_4
(12.11.20)
turkiye'de iken boyle ciddi zengin ama dindar bi musterim vardi, genelde luks kebapciya gidilirdi. icki olmadgina bakma, ickili restoran fiyatina iteliyorlar herseyi.

ayrica risotto'nun yaninda maden suyu icsen bile, yemegin icinde %99 ihtimal beyaz sarap var zaten, fyi.
0
try again fail again fail better
(12.11.20)
Beni mesela bira ve şarap kokusu çok rahatsız ediyor. Migrenim nüksediyor ve midem bulanıyor:/
Bir arkadaşım da dini kaygılardan ötürü gitmediğini demişti.

Edit: @JohnOakley ve @kanlakarisikyagmur+1
Özellikle @johnOkley'in dediği gibi genelde insanlar alkolün etkisiyle sarhoş sapitip çok saçma sapan hareketler yapabiliyor. Birkaç kere sarhoş olmadığını iddia edip mekanda kendini rezil eden arkadaşim olmuştu. Ayrıca bu tipler ısrarla ben sarhoş değilim sarhoş olma eşiğim çok yüksek deyip kendilerini kandırıyor. Bir de sarhoş olma kafası çok farklı haliyle içen karşısındakinin de alkolune eşlik etmesini isteyebilir.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
İçkili restoranların olayı farklı. O yüzden olabilir.

Rakı-balık mekanlarına kimse 1 saatlik bir yemek için gitmiyor. Gidenler en azondan 4-5 saatlik bir 'eğlence' için gidiyorlar. Bu nedenle böyle mekanların gürültüsü çok fazla oluyor. Ortamı da yemek yiyip kalkmak için fazla hareketli.

Ben sadece balık yiyeceksem rakı-balık restoranları tercih etmem.

Bir diğer sebebi de fiyatı olabilir. Normal bir balık restoranda 35 lira vereceğin atıyorum bir kalamar tavaya ortalama üstü bir alkollü mekan 50 lira çekiyor.

Bi keresinde denemek amacıyla evin yakınında bir ocakbaşı restorana gitmiştim. Meğer rakı mekanıymış. 2 tane lahmacun yedim. 50 lira hesapla kalktım :)
0
himmet dayi
(12.11.20)
muhafazakar ailede büyümüş bir ateistim. haliyle çocukluğum hep "alkolsüz" yerlerde geçti. üstelik ben trakya'da büyüdüm hahaha. buna rağmen duyuruyu biraz garipsedim açıkçası... alkol konusunda bu kadar hassas olan insanların yaşam tarzı ve beklentileri zaten farklı oluyor. ayrıca hayır, geriye saydığınız yerler kalmıyor - alkollü içecek satmayan bir sürü restoran var. mesela biz ilçenin en iyi iskendercisine giderdik sık sık. iyi de bir yerdi, pahalıydı. ayran, kola falan satıyorlardı sadece. oturup yemek yer, çay içer, tatlı yerdik. muhafazakar aileler & arkadaş grupları zaten bunu istiyor. onlara hitap eden yerlerin sayısı daha fazla bile diyebilirim.

biz kendi bakış açımızla değerlendirdiğimiz için bize kısıtlı geliyor. mesela ben de şimdi "iyi bir müslüman olarak yaşasam?" diye düşündüğümde acayip sıkıcı buluyorum ama bunun sebebi benim müslüman olmamam. ona inanan, o yaşam tarzını benimseyen insan için bunlar sorun değil. demek ki ona yetiyor, öyle rahat edebiliyor.

kaldı ki bence bu gerçekten hiç dert edilecek bir mesele değil... türkiye'de yaşıyoruz yahu. alkolsüz restorandan bol ne var? asıl "balığın yanında rakı içeyim" deyince zorlaşıyor mesele. ben ankara'da öğrenciyim örneğin, dürümcüden tut da alkolsüz restorana kadar bir sürü yer bilirim ama ocakbaşı falan bilmiyorum örneğin. birilerine sormam, özellikle araştırmam gerekiyor.
0
der meister
(12.11.20)
Ben dine dahil değilim. Ancak içmekten çok hoşlanmam. Kendi keyfim için gideceksen alkolsüz mekan tercih ederim ki sarhoş insanlarla muhatap olmak zorunda kalmayayım. Kalınca incilerim dökülmüyor, ama etrafta içki içen olmadığında kendimi daha güvende hissediyorum ve rahatlayabiliyorum. Içki içenler bağırır çağırır, bazen kavga çıkar, laf atarlar, istisnasız neredeyse hepsi baca gibi sigara içer. Bunlar hoş manzaralar değil. Hele sigara kokusu hiç sevmiyorum. Alkollü adam yanında içince de içme diyemiyorum kavga çıkıyor vay efendim sigara diye.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Diğer bir sebep; alkol almayan insan sohbete ayak uyduramaz, kafalar uyuşmaz.
0
kanlakarisikyagmur
(12.11.20)
Benim de çevremde epey bu tarz tip var, alkollü mekanlarda insanların taşkınlık yapabileceğini ve canlarının sıkılabileceğini düşünüyorlar, bi grup insan da alkol değmiş tabaktan yemek bile yemeyecek kadar muhafazakar o yüzden. Try again'in dediği gibi alkol olmayan, ama ayı gibi pahalı olan bir sürü mekan var. Zaten muhtemelen en çok onlar kazanıyordur.
0
roket adam
(12.11.20)
@himmet dayi:

aslında onu demek istemedim.
yani sevgilinle ya da arkadaşınla gidip, uzun uzun oturup sohbet falan edip akşam yemeği yenecek, üstüne kahve içilebilecek herhangi bir yerin de menüsünde içki olabiliyor.
illa balıkçı ve ocakbaşı değil derken bunu demek istemiştim.

big chefs, kırıntı vb. gibi oturup salata yiyip kalkabileceğin, artık bazı avmlerde bile bulunan, ortalama sayılabilecek yerlerde de alkol var sonuçta.
ama ben de her gittiğimde içki içmiyorum mesela.
o tarz daha gündelik yerlerden bahsetmek istemiştim aslında.

@try again fail again fail better:
öylesine bir "restoran yemeği" diye örnek vermiştim, beyaz şarap detayı aklıma gelmedi, doğru.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@der meister:

garipsenecek bir şey yok, duyuruyu dini hassasiyetlerle ilgili olarak yazmadım.
dini nedenlerle gitmeyenlerin nedeni zaten belli.

benim merak ettiğim JohnOakley'in verdiği örnekteki gibi dini nedenleri olmayanların sebepleri zaten.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@b/h

benim aklıma hiç bistro tarzı yerler gelmedi açıkçası cevap yazarken. o tarz mekanlara gitmemeyi tercih etmek bana göre dinle alakalı doğrudan. farklı bir sebep bana saçma geliyor. "hayat tarzı" diyecek olursak zaten o da dinle alakalı. bistroda takılan gençlerin yanında kendini rahatsız hisseden kişi, dinen caiz olmayan şeyler yapıldığı için rahatsız oluyordur. gerisi boş bahane bence.

Bugüne kadar da bistroda kafayı bulup sağa sola rahatsızlık veren bir tipe hiç denk gelmedim. Ayrıca bistrolarda kapalı mekanda sigara da içilmiyor. Direkt barlarda bu yasak delinse de bistrolar içerde sigara içilen yerler değil.
0
himmet dayi
(12.11.20)
dini nedenle tercih etmeyenler migros, carrefour benzeri içki satan marketlere de girmiyor olabilirler. benim tanıdığım kişiler öyle en azından. evin altında kocaman migros var ama oradan alışveriş yapmıyor mesela. hatta migros vb. yerlerden alışveriş yaptığım için garipseyen, oradan alışveriş yapmasan iyi olur diyenler de var. ateist değilim, koyu dinci de değilim ama inancım var.
mekan sahibi, ödediğim parayla içki alacak. o paranın içinde benim param olmasın diye düşünebilir. ama ekmek aldığın fırında içki satılmıyor. fırın sahibi akşam evine giderken 2 bira alacak belki :)
0
sutlu nescafe
(12.11.20)
Ciddi ciddi yemek pesinden kosan bir insansa, zaten nerede olsa yer. Yemek icmek hayatinda onemsiz ise, boyle kurallar koyabilir. Sosyal hayati sinirlayici olarak dusunmuyorum yine de. Baska turlu de sosyallesilir cunku.

Bana da inanmasi guc geliyor ama yemek yemeyi sevmeyen, sofra kulturunden cok uzak duran insanlar da var. Boyle bir insana alkollu mekanlara girmemek bir sorun olmaz zaten.

Travmali (genelde babasi alkolik) arkadaslarimdan birkaci kendilerini huzursuz hissediyor alkol tüketilen yerlerde. Cok yanasmiyorlar aksam yemeklerine. Daha cok kahve icmek icin bulusuyoruz mesela.
0
buf-e kür
(12.11.20)
Bazı Yiyeceklere pişirme sırasında alkol konma ihtimali gitmemeye neden olabilir.
0
yemrem
(12.11.20)
Dini sebeplerle alkollü mekanlarda yemek yemek istemeyen kişilerin gerekçeleri şöyle:

1-) Ortak yıkanan bulaşıklarda alkol kalıntısı kalması.
2-) Havaya karışan ve solunan alkolün de haram olması.

Şaka değil ikisini de duydum ve duyuyorum.
0
pass
(12.11.20)
genelde alkollu mekanlar daha pahalı oluyor.
daha kötüsü alkollu mekanda alkol almıyorsanız genelde garsonlar size iyi davranmıyor hesaptan geçiremeyeceğiz diye.
0
nuisance
(12.11.20)
Benim dini sebeplerle gitmeyen bir arkadasim var, gerekcesi, ilgili mekanlarin kazandiklari parada alkolun payinin olmasi ve bunu haram olarak gormesi; ustune ustluk bu paralarin yine alkol tedarigi icin harcanmasi.

Alkolden para kazanilan bir yerde bulunmasi kendi inananciyla celiskili, kendi harcadigi paranin alkol tedarigi icin kullanilmasi vesilesiyle kendisinin dolayli olarak alkol icilmesine, dolayisiyle gunah islenmesine, neden oluyor ve buna ortak olmak istemiyor.

Alkol kalintisi ya da havadan solunmasindan daha mantikli ve tutarli bence :D
0
taurina
(13.11.20)
İçki içilen yerde bulunmak iyi değil. Sanıyorum ki mekruh idi. Ondan gitmiyorlar.
0
alperz
(13.11.20)
(7)

Yöneticilere Bir Soru

yanqoue
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzeri
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.

Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzerinde bir zam yapılması için gerekli inisiyatifi alır mısınız? Ya da hiç hesapta yokken bir maaş düzeltmesi yapılması için gerekli mücadeleyi gösterir misiniz? Yoksa bir şikayet gelmediği sürece bu dengesizlik sizi ilgilendirmez mi?
0
yanqoue
(12.11.20)
Yonetici degilim ama soz konusu duruma bir kere dustum. Patron sonra duzeltici zamlar yapti zaman icinde.
0
cleric
(12.11.20)
Alırdım, aldım da hatta. Bu dengesizlik beni her zaman rahatsız eder
0
kablelvuku
(12.11.20)
maaşında iyileştirme talep ettiğimiz iki arkadaşımız oldu, üst yönetimin de onayıyla iyileştirme yapıldı. gerçekten hakediyordu ikisi de.
0
pati
(12.11.20)
Amerikan geleneği şirketlerde yapılmaz. Çünkü amaç insanlık değil, kar maksimize etmektir. Ne kadar az paraya calistirabiliriz diye bakarlar.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Büyük zamlar yerine zamana yayılmış küçük zamların çalışanı daha çok motive ettiğine dair bir yazı okumuştum. O yüzden bu şanssızlığı zart diye düzeltmeye çalışmam, zaman içerisinde adım adım artırırım.
0
roket adam
(12.11.20)
Benim icin 2 kez yapilmisti ben talep etmeden, hem de ayni sirkette :D Artik nasi belese calistirdilarsa demek.
0
taurina
(13.11.20)
adaletli olmak yöneticinin en önemli özelliği olmalı.

eğer iyi çalışan ve maaşı düşük biri var ise maaşını diğerleriyle eşitlemek için elimden geleni yaparım.
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
(15)

hangi bira

avianthem
neden?(:
neden?

(:
0
avianthem
(12.11.20)
Kendi yaptığım bira, ev birası :)
Çünkü hem güzel hem hesaplı <3
0
pati
(12.11.20)
weihenstephaner çünkü buğday birası.
0
Bruce
(12.11.20)
Bud (Efes'in yaptığı). İçimi kolay.

Weihenstephan. Tadı güzel.
0
himmet dayi
(12.11.20)
Marmaragold
Ucuz
0
paramolacak
(12.11.20)
tuborg filtresiz
weihenstephaner
bud

sıralamam bu şekilde. çünkü tadları hoşuma gidiyor. ama hiç hesaplı değiller
0
kablelvuku
(12.11.20)
grolsch

tadını seviyorum.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(12.11.20)
guinness
en lezzetli o
0
passion rules the game
(12.11.20)
Foster's
★★★★
0
zagrebingözleri
(12.11.20)
heineken içtiğimde başım ağrımıyor. ale biralar daha rahat içiliyor.
bomonti filtresiz zorda kalırsam.
0
mikahakkinen
(12.11.20)
marmara her türlü güzel bira. skol'de alınabilir. pet şişe falan ama tadı keskin bud gibi.
0
total paranoia
(12.11.20)
Carlsberg. Çok güzel uyutuyor, kolay bulunuyor, diğer yabancı biralar kadar pahalı değil, Liverpool eski sponsoru.
0
owaki
(12.11.20)
efes malt içiyorum bu sıralar.

ek olarak efes winter blue diyebilirim.
0
tantunisultansuleyman
(12.11.20)
ben almanya'da heineken, türkiye'de bomonti filtresiz içiyorum.
bomonti'nin tadı çok hoşuma gidiyor.
0
japon askeri
(12.11.20)
Heineken
Corona
Miller

Yerli biralardan

Efes Malt
Tuborg
0
kimlanbu
(12.11.20)
Siradan yerli:
Tuborg gold, cunku Efes'i boykot ediyorum halen.

Ciks yerli:
Tuborg Frederik Indian Pale Ale, cunku guzel ve ucuz.

Siradan yabanci:
Carlberg, cunku ucuz

Ciks yabanci:
Weihenstephaner, cunku bugday

Ultra ciks yabanci, iki gozumun cicegi:
Triper karmeliot, cunku bence dunyanin en guzel birasi
0
taurina
(13.11.20)
(4)

Iphone XR vs Pixel 4a 5G

cancan
Selamlar,Bu iki telefon arasinda kaldim. 8 senedir ios kullaniyorum ve cok memnunum. Fakat son zamanlarda Applea ayar durumundayim. Usb-C ye gecmemeleri, cevrecilik ayagina adaptorleri kaldirmalari vs yuzunden. Iphone SE kullaniyorum ve artik degistirme zamani geliyor. Iphone XR ve ya Pixel 4a 5G ar
Selamlar,

Bu iki telefon arasinda kaldim. 8 senedir ios kullaniyorum ve cok memnunum. Fakat son zamanlarda Applea ayar durumundayim. Usb-C ye gecmemeleri, cevrecilik ayagina adaptorleri kaldirmalari vs yuzunden. Iphone SE kullaniyorum ve artik degistirme zamani geliyor. Iphone XR ve ya Pixel 4a 5G arasinda kaldim. Sizce hic macera aramayip XR mi alsam yoksa herkesin cok pozitif seyler soyledigi Pixeli mi denesem? Ne dersiniz?

Bu arada pixel kampanya yapmis. Pixel 4a 5g alinca bose qc35 kulaklik veriyor. Kulaklik zaten tek basina 2000 tl. Yani 64 GB XR fiyatina 128GB Pixel 4a 5g ve kablosuz kulaklik alabiliyorum. Sizce hangisini almali?
0
cancan
(12.11.20)
iostan androide geçilmez bunu bilir bunu söylerim. imkan varsa 11.
0
jelly bear
(12.11.20)
ios’ten android’e geçilmez +1. iki kere denedim, olmadı. şu anda 6s plus kullanıyorum ve herhangi bir android telefondan daha çok beklentilerimi karşılıyor.

tek söyleyebileceğim biraz daha koyup iphone 11 almanız daha mantıklı olur. özellikle kamera konusunda büyük bir fark var.

bu arada pandemi zamanı maskeli olma konusu, faceid’yi zorluyormuş. kullananlar, özellikle acil durumlarda zorluk yaşayabildiklerini söylüyorlar. gelecek yaz falan iphone se 2020 almayı düşünüyorum sırf bu nedenle. ya da 8 plus falan.
0
avianthem
(12.11.20)
iphone+1
0
co2s2
(12.11.20)
2013te ios'ten androide gecmistim, bu sene calistigim yer iphone xr verdi diye kendi androidimle birlikte kullaniyorum su siralar. Pixel hakkinda bilgim yok, samsung a50 kullaniyorum.

Iphone un bence en guzel ozelligi kamerasi, muhtesem cekiyor, tartismasiz. XRin boyutu da super. Bir de takvim arayuzu guzel, toplanti olusturma, kabul etme, reddetme, yonlendirme vs cok kullanisli ama androidde kullanmadim hic.

Onun disinda telefonun yaptigi hersey bana ters geliyor, ciddi ciddi caba sarf ediyorum bazi basit isler icin. Mesela whatsapptan fotograf gondermek istedigimde once birini sectiriyor, coklu gondermek icin arada bin tane yere girip cikmam gerekiyor. Dogal, 'intuitive' gelmiyor bana atayuzu. Belki ben kullanmayi ogrenemedim ya da androide alistim yillardir, ancak gercekten yorucu geliyor bazi yonleri.

Ekranin sag ustten kaydirinca bisey yapmasi, sol ustten kaydirinca baska bisey yapmasi, alttan yukari getirince bambaska bisey yapmasi vs guzel belki ama cok fazla seyi aklimda tutmami gerektiriyor ve bunlari dusunmek yoruyor. Datayi kapatmak istiyorum mesela alt tarafi, ya da hotspot acmak; ayarlarin derinliklerinden oluyor anca. Hotspota baglanan cihaz sayisini sinirlandiramiyorum.

Faceid yapmak istemedim, 2 ayda bir ekran sifresi yeniletiyor mesela. Tamam guvenlik iyi guzel de 2 ayda bir de fazla sik, sirf faceid yapmadim diye buna maruz kalmak sacma.

AppleStore u PlayStore dan daha derli toplu sanirdim, aramalarin en tepesine essek kadar reklam verdigini ve uygulamalarin arasinda bolca cer cop oldugunu gordugumden beri yine playstore un daha kullanisli olduguna karar verdim. Aliskanlik olabilir, ama store da gercekten 2000ler internetindeki web sayfalarinda 375 link arasindan dogru download linkini ariyormus gibi hissediyorum.

Telefonun kulaklik girisi yok, o da cok sinir bozucu. Ya bluetooth kulaklik ya da adaptor lazim. Hali hazirda 1000 tane kablolu kulakligim oldugu icin adaptor aldim toplantilar icin, bu kez de sarjdayken kullanamadigimi fark ettim.

Bir de telefon cok kaygan, kilifsiz elimde tutarken her an dusecekmis gibi hissediyorum.

Bunlar da benim tecrubelerim.
0
taurina
(13.11.20)
(3)

Ders calisma yönetimi hk soru.

samiabi19
selamlar dostlar,6 aydir makinist egitimi aliyorum. 1 ay bounca temel ders aldim yaziliyi verdim ve kazandim. Fakat evde dosyada yazanlari tekrar yazarak calistim dersimi sonra bol bol okudum. 18 Aralik da ise daha zor olan 5 ay boyunca ders gördüm bir yazili yazacam *son yazili* ama bunlarin hepisi
selamlar dostlar,
6 aydir makinist egitimi aliyorum. 1 ay bounca temel ders aldim yaziliyi verdim ve kazandim. Fakat evde dosyada yazanlari tekrar yazarak calistim dersimi sonra bol bol okudum. 18 Aralik da ise daha zor olan 5 ay boyunca ders gördüm bir yazili yazacam *son yazili* ama bunlarin hepisi yazarak ögrenmek istemiyorum... varmi bir cözümü ? Ilk yazili neyse ince bir dosyaydi yazarak ögrendim ama bu dosya 5 kat daha fazla. Sirf okumakla kafaya alirmiyim bunlari ?
0
samiabi19
(09.11.20)
ben fakültede sınavlara çalışırken önce kitaptan okurdum sonra önemli yerler için ufak ufak notlar alırdım.ardından çalışmam bitmeden tekrar baştan okurdum ve notlara bakardım.

ertesi gün ise dün okuduğum yerleri tekrar baştan okurdum sonra kitabın ileri kısımlarına devam ederdim.
0
drako
(09.11.20)
biraz bireysel bir konu, ama ben kendim yazarak tekrar etmeden anlamadığımı fark etmiştim üniversitedeyken. O zamana kadar daha çok okuyarak anlamaya çalıştım. Hatta ilk sınavdan kalmıştım okuyarak anladığımız zannederek.

Sen de yazarak anladığını fark ettiysen, evet, yaz.
0
burfak
(09.11.20)
Ogrenmek bireysel bir konu, kimi yazarak kimi dinleyerek kimi okuyarak kimi anlatarak ogrneyor. Benim sinav esnasinda bile "haaaaaa bu bu yuzden mi boyle oluyormus yaaa" dedigim oldu.

Ancak bence herkesteki ortak nokta konuyu 5 yasinda cocuga anlatabilme kabiliyeti. Eger uzerinde calistiginiz bir konuyu 5 yasinda bir cocuga anlatabilecek hale gelmisseniz, o konuyu ogrenmissinizdir.

Daha hizli ogrenmek icin konuyu ufak parcalara bolmeyi deneyebilirsiniz (kitabin icindekiler kismi gibi). O parcalarin birbirleri ile olan iliskilerini ogrenmeyi deneyebilirsiniz belki.
0
taurina
(09.11.20)
(16)

Yakınlarınızdan corona olup, hayatını kaybeden oldu mu?

silver apple
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
0
silver apple
(09.11.20)
evet oldu
0
clones
(09.11.20)
Olmadi. Kuzenimin kayinpederi 17 gun entube kaldi 65+ yasi. Simdi cok iyi masallah. Umarim olmaz. Annem astim hastasi, korkuyorum
0
matilda
(09.11.20)
Eskiden yakınlarda duymazdım ama bu ara çok duymaya başladım ya. Yan binadaki yakın komuşumuz Ordu'da kapmış, hataneye almışlar. Babamın amcası, epey yaşlı o da kapmış durumu kötüymüş. Gidici diyorlardı en son. Bir kız arkadaşımız, bahçelievler taraflarında oturuyor. Kapmış, bütün aile evde 10 gündür.

Ölen olmadı ama çok olan duymaya başladım bu aralar. Dıdısının dısını duyduklarım da ayrı var yani. Bence durum sahiden kötü ya, eskiden burada hep sorarlardı yakınlarınız var mı kapan diye hep yok derdik. Şimdi var diyorum.
0
eazy
(09.11.20)
Is arkadasimin once babasi 10 gun sonra annesi vefat etti
Cok sevdigim bir mihmandarim, ustadim vefat etti
Esimin dedesi vefat etti
0
summatinyourteeth
(09.11.20)
oldu.
0
msb
(09.11.20)
2 kisi var. Biri 80 yasinda hic bir saglik sorunu olmamis/olmayan, eli ayagi tutan, her gun bisiklete binen sapasaglam biriydi. Digeri 45 yasinda, gut hastasiydi.
0
taurina
(09.11.20)
Uzak akrabalardan ölen 4-5 kişi var hepsi yaşlıydı.

Bir de arkadaşım vefat etti 35 yaşında gayet sağlıklıydı inanamadık.
0
jazzabel
(09.11.20)
Yakınlardan şükür olmadı. Babamın Bi arkadaşı öldü.
0
cosmicgadin
(09.11.20)
Maalesef. Uzun yıllardır yakın oldugumuz bir aile dostumuz. Çok üzgünüm günlerdir inanamıyorum. 48 yaşındaydı.

Bir de bir tanıdığımın babaannesi vefat etti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.11.20)
Arkadaşımın eşi 37 yaşında kronik rahatsızlık ve sigara kullanımı yok. Malesef kaybettik.
0
suicides underground
(09.11.20)
Ölen olmadı ama çevremde korona gittikçe yayılıyor. İş çevremden, şirketten ve komşularımdan çok kişi korona oldu, oluyor. Dün yoğunluk haritasına baktım, her taraf kıpkırmızı...

Dikkatli olmakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.11.20)
amcam(75), halam(65), babaannem(99), teyzem,(60 küsür) eniştem(80 küsür), bir tane uzak akraba(o da 70 küsür) vefat ettiler.
0
rahmi pinkfloydoglu
(09.11.20)
yoğun bakımda bir hastamız var şu an, dedem.
0
roket adam
(09.11.20)
Yakın arkadaşlarımdan ve akrabalarımdan olmadı ama daha uzak olduğum arkadaşlarımdan, çevremden, iş hayatından tanıdıklarımdan maalesef 20'den fazla kaybımız oldu. Hele 4-5 tanesi hiçbir bilinen sağlık sorunu olmayan, düzenli spor yapan, sigara kullanmayan, 25-30 yaş arası gençlerdi.
0
iwasbornonamountainside
(09.11.20)
Butun bu Corona karmasasi ilk basladiginda (Nisan) bir arkadasimi (35 yas) kaybettim. Nasil oldu anlamadik, yogun bakim, entube derken cok hizli gelisti.

Annem ve teyzem (65 Yas) Mayis'ta oldular. Annem grip gibi atlatti, teyzem 2 gun hastanede yatti.
0
cleric
(09.11.20)
oldu
0
ehti
(09.11.20)
(6)

doksanlı yıllarda şöyle bir aydınlatma vardı

tabudeviren
https://prnt.sc/veazmvsalona koymuştuk, üzerindeki anahtarla parlaklığı azaltılıp arttırılabiliyordu.ışığı 5-10 santim boyunda ve çubuk gibi bir şeydi.son yıllarda bunlardan gören var mı? nerede bulabiliriz? koçtaş'ta falan görmedim hiç.✓
prnt.sc

salona koymuştuk, üzerindeki anahtarla parlaklığı azaltılıp arttırılabiliyordu.
ışığı 5-10 santim boyunda ve çubuk gibi bir şeydi.

son yıllarda bunlardan gören var mı? nerede bulabiliriz? koçtaş'ta falan görmedim hiç.✓
0
tabudeviren
(06.11.20)
Göbekten kırılımlı olduğuna emin misin? O dirsek lambaya yakın bir yerlerde olabilir mi? Bende 3-4 tane var 90 lar lambaderi.
0
sekerse tehlike
(06.11.20)
Halojen ampullü lambader, eskicilerde bulabilirsiniz artık üretilmiyor ama ampulleri her elektrikçide mevcut.
0
delikedidilimiyedi
(06.11.20)
Letgoda çok var
0
suicides underground
(06.11.20)
@sekerse tehlike

eminim, belki oran yanlış olmuştur, biraz daha yukarıda olabilir.
0
🌸tabudeviren
(06.11.20)
Ikea'daki NOT labaya benziyor:
www.ikea.com.tr
0
taurina
(06.11.20)
duptıs
(06.11.20)
(16)

Netflix

chezsoi
Arkadaslar, heyecanli, bir sonraki bolumu izlemeden duramadiginiz turde dizi ariyorum. Heyecanli bir film de olur. Ne izliim yaa.
Arkadaslar, heyecanli, bir sonraki bolumu izlemeden duramadiginiz turde dizi ariyorum. Heyecanli bir film de olur. Ne izliim yaa.
0
chezsoi
(31.10.20)
Bodyguard
0
gmzo
(31.10.20)
barbarians
0
basond
(31.10.20)
Bodyguard'ı izlemistim. Tesekkurler..
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
ozark netflix'teki en underrated yapım muhtemelen, izlemdiysen izle. en heyecanlı dizi değildir ama boş aksiyondansa böyle kaliteli oyunculuk ve senaryoyu tercih ederdim ben.
0
Jux
(31.10.20)
Bu aralar nedense hicbir sey izleyemiyorum. Ilgimi cekmesi sart. Gerci kis uykusunu izledim am o baska. :)
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
çeker ilgini sen güven bana.
0
Jux
(31.10.20)
Tamam :)
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
how to get away with a murder canim dizim benim dun finalini izledim ve bitmesi canimi sıktı.

Lucifer, The Haunting tepedeki ev de ilgi cekici ilk sezon tabii ki.
0
hindistan cevizi
(31.10.20)
To the lake
0
mya
(01.11.20)
Üçüne de başlayip,sıkılıp birakmistim.
0
🌸chezsoi
(01.11.20)
ozark +1

dirty john - ikinci sezon.
aksiyon değil, ama sonraki bölümü izlemek istiyorsun çünkü gerçek hikaye.
mini dizi zaten, hafta sonluk.
0
blatta hiberna
(01.11.20)
suburra. 2. sezonu da geldi.
0
scudman1
(01.11.20)
Ozark +3
0
put it in your appropriate place
(01.11.20)
Ozark +4
Bir de travellers
Bir de %3

Konulari kurgulari gayet basarili
0
taurina
(01.11.20)
Tesekkurler..
0
🌸chezsoi
(01.11.20)
Spotless. Acayip keyif aldım 1 sezon zaten. Finali dandik sadece.
0
roket adam
(01.11.20)
(7)

Matematikçiler bi bakarlar mı?

1bir1bir1
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)"y<x<0 olmak üzere, 3y-||y|-x|ifadesinin eşitini bulunuz."Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu vide
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:

(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)

"y<x<0 olmak üzere,
3y-||y|-x|
ifadesinin eşitini bulunuz."

Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu videolara. Bilgiyi de nasıl arayacağımı bilemedim, bir iki bakındım ama anlayamadım.

Şimdi eksi 2 eksi 1'den büyük mü küçük mü??
0
1bir1bir1
(30.10.20)
Küçük kesin bilgi, sayı doğrusu aklınıza gelsin ilkokul 1 matematiği
0
Tochinoshin
(30.10.20)
Ama sıfır'a mesafesi daha çok?? Ya işte kafam karışıyor gerçekten ben matematiği bu yüzden yapamıyorum ya. :/
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
Negatif sayılarda 0'a yakın olan büyüktür.

Sayı doğrusunda -2, -1, 0 sırasında bulunur bu üç sayı.

-1 0'a -2'den daha yakın.

-1 -2'den daha büyük.

-2 -1'den küçük.
0
dissendium
(30.10.20)
sifiri baz almayin.

-100 ile +100 arasi bir sayi dogrusu oldugunu dusunun, tum sayilar sirayla dizilmis soyle:
-100 -99 -98 -97 -96...-2 -1 0 1 2...97 98 99 100 diye giden.

Sagdaki sayilar soldakilerden buyuktur.
Saga giderken sayilar buyur, sola giderken kuculur.
0
taurina
(30.10.20)
@dissendium

+sonsuza ilerlemeyi her zaman büyümek, -sonsuza ilerlemeyi de her zaman küçülmek olarak düşünüyor. O zaman mutlak değer kavramı neden var? Daha doğrusu, eğer sıfır "namevcut/yok" anlamına geliyorsa (-) değerler neden var?
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
@1bir1bir1

mutlak değer bir fonksiyon, (-sonsuz, sonsuz) aralığını (0, sonsuz) aralığına dönüştürüyor. (git: upload.wikimedia.org )
0
mrtkp1234
(30.10.20)
Bilgi olsun belki birine daha ışık olur diye yazıyorum:

Bir emekli ilkokul öğretmeninin yorumu şu oldu:

"Gözden ırak gönülden ırak misali ne kadar eksi sonsuza giderse o kadar küçülür".

Bu ifade aklıma yattı, mantığı bu ifade kavrattı bana. Belki ihtiyacı olan olursa diye not ettim. Herkese teşekkürler.
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
(5)

Doymamak

dissendium
Akşam yemeğinde iki, üç tabak yemek yesem de tam doymuyorum. Tam doyana kadar yemek yemek iyi bir şey değil ama bu böyle hafif aç olmak gibi bir şey. Bu neden olabilir? Gece 1, 2 gibi geç saatlerde iştahım artıyor. Buna nasıl çözüm bulabilirim?Bir de yetişkin bir insanın (27 yaşındayım) alması gerek
Akşam yemeğinde iki, üç tabak yemek yesem de tam doymuyorum. Tam doyana kadar yemek yemek iyi bir şey değil ama bu böyle hafif aç olmak gibi bir şey. Bu neden olabilir? Gece 1, 2 gibi geç saatlerde iştahım artıyor. Buna nasıl çözüm bulabilirim?

Bir de yetişkin bir insanın (27 yaşındayım) alması gereken günlük kalori kaç? O kaloriyi alacak şekilde beslensem, yemeklerin kalorisini hesaplasam, günlük kalori hedefine ulaşmaya çalışsam işe yarar mı?
0
dissendium
(24.10.20)
Daha fazla yag veya protein tuketmeyi deneyebilirsiniz. Mesela salataniza daha bol bol zeytinyagi, avokado ve ceviz ekleyebilirsiniz aksam yemeginizle birlikte.
0
taurina
(24.10.20)
Ben günün ilk öğününü 6-7 saat geciktirince o gün uyuyana kadar doymak bilmiyorum. Öğünleri makul saatlerde yiyince olmuyor bu sorun.
0
pass
(24.10.20)
@taurina+1 Ben karbonhidrat tükettiğimde böyle oluyor. Bugün baya çok makarna yedim ama hiç doymadım.
0
coca cola
(24.10.20)
Çok dert değil bu. Bana da oluyordu, ben de doyana kadar yiyordum. Sonra bayağı kilo aldım. Kilo vermek için alışkanlığımı değiştirdim. Şöyle: tam doyana, yani artık daha bir şey yiyemeyene kadar değil, iştahım kesilene kadar yedim. 1,5 tabak mesela. Sonuçta onda da doyuyorsun. Ardından gece 1-2 gibi karnım guruldamaya başladığı için (o saatlerde de 3/4 kokoreç gömerdim) erken yatmaya başladım. Açıkırsam bir bardak süt falan içip yatardım. Bu kadar.
0
prole
(24.10.20)
Dışkı kültürü verin, parazit baktırın. Toplumumuzda çok sık, malesef dışarda yemek yediğiniz bir lokantadan dahi kolaylıkla bulaşabilir.

Ya da metabolizmanız hızlıdır.
0
mobydick
(24.10.20)
(4)

Yurtdisi is ilanlari

karaca2
Merhaba. Turkiyede uluslararasi ve kendi sektorunde 1 numarali bir sirketin finans biriminde 5 yildir calistim ve isimden ayrilip nispeten daha az unlu bir sirkette calismaya basladim. Eski sirketimde kendimi biraz daha gosterip yurtdisi birimlerine gitme sansim varken is ortamindaki huzursuzluk yu
Merhaba. Turkiyede uluslararasi ve kendi sektorunde 1 numarali bir sirketin finans biriminde 5 yildir calistim ve isimden ayrilip nispeten daha az unlu bir sirkette calismaya basladim. Eski sirketimde kendimi biraz daha gosterip yurtdisi birimlerine gitme sansim varken is ortamindaki huzursuzluk yuzunden ayrilmak durumunda kaldim. (Aptallikti) Simdi benim yurtdisi hayalim hicbir sekilde gecmiyor. Nasil bir hazirlik surecine gireyim, kendimi nasil donatayim, nasil cv hazirliyim da kendimi yurtdisi ilanlara basvurur hale getireyim? Eger bu hayalimi gerceklestiremezsem oradan ayrildigima kopek gibi pisman olcam. Blog yazilari, kendi tavsiyeleriniz her seye acigim ve calismaya da hazirim.
0
karaca2
(23.10.20)
acikcasi uluslarasi bir sirkette 5 sene calismis biri bunu sormamali normal sartlarda.

cv nin sekli, tarzi filan isin geyigi. aslolan icerigi.

cok basit, ilanlara basvuru yapacaksiniz.

15 senedir avrupada yasayan ve binlerce is basvurusu yapmis, 100 ün üzerinde ise görüsmenin diger tarafinda degerlendiren olarak bulunmus biriyim. ik ile en önem verdigimiz seyler:
yeni mezunda:
üniversite adi, stajlar, part time isler, basarilari, not ortalamasi(en sonda ve en önemsiz)

tecrübelide:
calisilmis sirket isimleri, pozisyonlar, komünikasyon, oturus-konusma, sirkete uygunluk, üniversite ismi, master yapilan yerler alanlar, stajlar, basarilar etc.
0
duygusuzromantik
(23.10.20)
Yani acikcasi finans biriminden nasıl yurtdışında is bulursun bilemiyorum. (Transfer, Master vs gibi olanaklar değil direkt ise basvurarak) Benim Avrupa'da ikinci sınıf ülkelere transfer olan arkadaslarim var; amazon, coca cola, p&g vs. Ulkeler de macaristan, polonya, cek cumhuriyeti.
Buralara düz başvuru ile giden arkadasim da var. Onun dışında özel bir yetenek gerektirmeyen (mimarlik, tasarim vb) ve yazılım dışında öyle iş bulup giden son bir kaç yıldır hic duymadim.

Açıkçası size verebilecegim tek tavsiye ulke olarak bu tarz ülkelere bakmaniz. Onun dışında çoğu firma malesef vize sponsoru olmaz prensip olarak.
0
logisticsmanager
(23.10.20)
@logicticsmanager tesekkur ederim cevap icin, aslinda benim sormak istedigim buydu. Bu halimle sansimin olmadigini biliyorum. Iyi firmada gecirdigim 5 sene, ortalama ustu bir universite ve iyi ingilizce disinda bir artim yok. Kendime ne katarsam daha cok one cikarim? Ya da sizlerin basvururken suraya bak diyeceginiz yerler olur mu?
0
🌸karaca2
(23.10.20)
Finans buyuk bir alan, dunya capinda gecerli bin turlu sertifikasyonu var, boyle seylere bakabilirsiniz. Udemy'den alinmis '2 saatlik x dersini tamamlamistir' turunde seyler degil, CFA, CPA tarzi seyler dediklerim. Onlari inceleyin nedir ne degildir diye.

Linkedin hesabi acin, yurt disinda ilginizi ceken sirketlerde ilginizi ceken pozisyonlarda calisan insanlarin profillerine bakin, gecmislerinde neler yapmislar, simdi neler yapiyorlar. Pozisyonlar hakkinda fikir sahibi olun. Bazisina mesaj atin, sizinkine benzer bir kariyer hedefim var kisa bir gorusme yapabiliriz miyiz diye, ama insanlara aciklama olmadan bodoslama baglanti teklifi atmayin.

Sektorde gecerliligi olan sertifikali ogrenip aldiktan ve piyasalardaki sirketleri/pozisyonlari hazirladiktan sonra 1 sayfalik cv hazirlayin (burasi ciddi, kimse oturup kenarlari bosluklu, hobilerim kitap okumak tarzi seyler yazan inefektif cv lere vakit harcamak istemiyor, ki zaten cv'ler otomatik bir tarayicidan gecip text halinde iletiliyor ik'cilara ama departman mudurleri siziz hazirladiginiz versiyonu goruyor). Hazirladiginiz bu cv yi her basvurdugunuz ilanin anahtar kelimelerini icerecek sekilde ilana uyumlu hale getirip basvurunuzu yapin. Her yere ayni cv ile basvurmayin.

Is aramak, hele ki yurt disinda kimseyi tanimadiginiz bir alanda is aramak full + full time bir istir bunu aklinizdan cikarmayin. Hedef belirleyin, o hedefe ulasmak icin sektorden alakali insanlarla tanismaya bakin, cevrenizi genisletin (bkz: networking).

Son olarak, ilgilendiginiz ulkenin eventrbrite, meetup turu sayfalarindaki eventlere bakin, katilabildiklerinize katilin. Ne kadar fazla insan tanirsaniz o kadar isinize yarar. Networking demis miydim?

Bol sans.
0
taurina
(23.10.20)
(27)

Telefonunuzu ortalama kaç yılda bir değiştiriyorsunuz?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek bir sorunu olmadıkça değiştirmiyorum
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.10.20)
4.yıldayım bozulmazsa değiştirmem. (iphone 6s)
0
xrated
(23.10.20)
gittiği yere kadar gidiyor, şuan kullandığım 3. senesinde, maşallah hala ilk günkü gibi. (oneplus 5t)
0
nahtoderfahrung
(23.10.20)
Evde birisinin bozulunca kendime yeni alıp benimkini veriyorum.
0
boray eris
(23.10.20)
Valla şimdi düşündüm de ilk telefonumdan itibaren 2011-2014-2017-2019 (hatta 2020 sayılır) yıllarında degistirmisim. Ortalama 3 yılda bir diyebiliriz sanırım.

Edit: kullanılmayacak hale gelene kadar kullaniyorum ama.
0
Amaranta ursula
(23.10.20)
Yağını çıkarana kadar kullanıyorum, eskiden iphone un son çıkan modelini alırdım, bi maaşım yeterdi. Şimdi en ucuzun bi tık üstü bişey alıp geçiyorum.
0
antihero
(23.10.20)
Son raddeye gelinceye kadar. Telefon isyan ediyor artık.
0
pass
(23.10.20)
4. yıldayım. bozulsa da değiştirsem diyorum ama bozulmuyor namussuz :)
0
etna
(23.10.20)
Ortalama 3 yilda kullanilmaz hale geliyor (ekran kirilmasi, screen burning, pembe cizgiler belirmesi vs)

Genelde guncel bi model alirdim ama artik enayilik gibi geliyor. Orta halli bi cin mali alip gecicem (almadi)
0
brkylmz
(23.10.20)
3-5 sene
0
basond
(23.10.20)
5 yılda bir
0
Topalordek
(23.10.20)
2-3
0
cooperr
(23.10.20)
s3 mini
0
ya ben lan neyse
(23.10.20)
Ortalama 3
0
cemallamec
(23.10.20)
4+ iphone
0
sacrilegious
(23.10.20)
30 ayda bir şirket yeni iPhone veriyor.
0
stewie
(23.10.20)
5 yıl oldu samsung note 5 kullanıyorum, batarya bitik durumda ve artık yavaşlamaya başladı, hafızası yetmiyor, bataryasını değiştirip kullanacağım, kara cuma veya yılbaşı zamanı iyi bir indirim olursa değiştirmeyi düşünüyorum.
0
sealth
(23.10.20)
Bozulursa ya da uygulamalar telefona yüklenmez hale gelirse falan anca. Onu dışında degistirmem ki o da bence 5-6 yili buluyor genel olarak.
0
logisticsmanager
(23.10.20)
hurda yapana kadar kullanirim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek duruma gelene kadar.
0
ruhen hastayim ben
(23.10.20)
Ortalama bes senede bir...
0
feliss
(23.10.20)
4-5 yılda bir. en son iphone se almıştım 4,5 yıl önce. şimdi tekrar iphone 12 siparişi verdim.
0
antikadimag
(23.10.20)
3-4

kullanılır halde satıp yenisini alıyorum.
0
jelly bear
(23.10.20)
2003-2005-2008-2012-2014-2017-2019
ortalama 2,5 senede 1'miş. en uzun kulllandığım telefon sony w810i. yukarıdaki 7 telefondan 4'ü sony'di zaten.

mobil teknolojiyi yakından takip ediyorum, yıllar içinde gelirim çok arttı ama telefonların gelirime olan oranı gelirimden daha çok arttı. o zamanlar yeni telefon alacağım zaman piyasadaki amiral gemi telefonlardan birini alıyordum, geçen sene orta seviye bir xiaomi almak zorunda kaldım. bundan sonra da amiral gemi bir cihaza para vereceğimi sanmıyorum.
0
Jux
(24.10.20)
2008-2012 nokia 6300
2012-2015 nokia c5-03
2015-2019 samsung s3
2019-günümüz samsung m20 ortalama 3-4 yılda bir miş o zaman hedef 2023 :(
0
belkider
(24.10.20)
Kullanilmaz hale gelene kadar.

2010-2013 iphone 3gs --> guncelleme almamaya basladi, eski uygulamalar acilmaz oldu

2013-2016 samsung s4 --> sim kart slotu bozuldu, degistirdim duzelmedi

2016-2017 lg g4 mini --> denize dustu

2017-2019 xiaomi mi 5s --> 2019da ulke degistirdim, yeni hat alinca telefon yaninda bedavaya geliyor diye samsung a50 aldim.
0
taurina
(24.10.20)
2010-2013 iPhone 4
2013-2014 Samsung Galaxy S3
2014-2018 Samsung Galaxy Note 3
2018-. Samsung Galaxy C9 Oto
Ortalama 2.5-3 yıl
0
dafuq
(24.10.20)
(3)

kolesterolüm fazla

owaki
total kolesterol 200'e kadar normalgeçen yıl 231'di bu yıl 255ldl kolesterol 100e kadar optimal160-190 arası yüksek risk190 sonrası çok yüksek riskbende 172 (geçen yıl 154 idi)kırmızı eti azaltmam söyleniyor ama kırmızı etsiz olmaz. Bunu nasıl tolere edebilirim?
total kolesterol 200'e kadar normal
geçen yıl 231'di bu yıl 255

ldl kolesterol 100e kadar optimal
160-190 arası yüksek risk
190 sonrası çok yüksek risk

bende 172 (geçen yıl 154 idi)

kırmızı eti azaltmam söyleniyor ama kırmızı etsiz olmaz. Bunu nasıl tolere edebilirim?
0
owaki
(23.10.20)
Spor yapıp, bol yeşillik tüketirsin.

Bir de balık yagi.
0
fever
(23.10.20)
Kirmizi etsiz olur. Kendizine bakma, sevdiklerinizin yaninda daha uzun sure olma, kimsenin bakimina muhtac olmama gibi niyetleriniz varsa pasa pasa azaltir/birakirsiniz. Ha yok ben bir an once olup gideyim diyorsaniz siz bilirsiniz tabi.

Kirmizi eti haftada 1e i indirmeniz, aksam yemegi saatinizi en gec 6da olacak sekilde ayarlamaniz yarariniza olacaktir. Doymadiginizi dusunurseniz yogurda salataya abanin, caniniz cikana kadar yiyin. Doyarsiniz. Illa et yiyecekseniz yediginiz etin 4 kati sebze yiyin yaninda.
0
taurina
(24.10.20)
trigliserid kaç?
0
zalbarath
(24.10.20)
(11)

Bu Ülke İnsanı Kapıları Neden Çarparak Kapar?

pantepember
Fikriniz nedir?Kolu çevirip kapının dilini açarak, hatta diğer elle hafifçe destekleyerek, ya da anahtarla dili çevirerek usulca, sessizce kapamak varken...Neden "dan!" diye çarparlar?Hadi bunu da geçtim, neden o kapının dilini yağlamazlar, bu yüzden kapının anahtarla açılışı bile duyulur her seferi
Fikriniz nedir?

Kolu çevirip kapının dilini açarak, hatta diğer elle hafifçe destekleyerek, ya da anahtarla dili çevirerek usulca, sessizce kapamak varken...

Neden "dan!" diye çarparlar?

Hadi bunu da geçtim, neden o kapının dilini yağlamazlar, bu yüzden kapının anahtarla açılışı bile duyulur her seferinde?

O çıkan sesten, bir nedenle, bir haz mı alırlar?
0
pantepember
(23.10.20)
Hangi ülkeden bahsettiğinize bağlı. Genelde toplu yaşamın getirdiği kuralları bilmemekten veya bilip de görmezden gelmekten kaynaklanır. Sabahın 7’sinde düşmana vurur gibi kapıyı göçertiyorsa adam isterse yağdanlıkla gezse nafile.
0
hay sikfuck
(23.10.20)
kapı kol çevrilerek kapanmak zorunda değil. o kapının dili eğimli üretildiğine göre iterek kapatılabilmesi için yapılmış. kapılar eskiyse onu bilemem.
0
bohr atom modeli
(23.10.20)
abi sen benim komşum musun yoksa tam az önce bu konuyla ilgili bir duyuru açtım sdfgsdfgs
0
nahtoderfahrung
(23.10.20)
Pasif agresif tepkilere alıştığı için. Çocuklar ebeveynlerine, kadınlar kocalarına, kocaları herkese karşı pasif agresif tepkiler gösterdiğinden kapı çarpma, dan dun hareket ederek rahatsız etme gibi aksiyonlara girerler.
0
roket adam
(23.10.20)
Zamanında bir apartman yöneticisi panoya "kapıları yavaş çarpın" diye yazı asmıştı :)
Kafaya bakın yani. Çarpmak o kadar doğal ki yavaş olacakmış.
0
pro9it9is9
(23.10.20)
@xportant Birkaç Avrupa şehrinde evlerde misafir olarak kaldım. Hiç böyle bir şeye rastlamadım (tabii ki bir nedenle fark etmemiş de olabilirim). Mesela Malmö, Viyana, Hamburg, Sofya, Brugge.

Bu ülke insanının gürültücü olduğunu düşünüyorum.

Olur olmaz korna çalmak da bir başka gösterge. Kornayla tanıdık selamlamak, kornayla seslenmek, kornayla otopark kapısı açtırmak...
0
🌸pantepember
(23.10.20)
@hay sikfuck Hiç uyarılmamak da başka bir etken.
0
🌸pantepember
(23.10.20)
@roket adam Düşünmeye değer.
0
🌸pantepember
(23.10.20)
Kapının kapandigindan emin olmak için. :) Hızlı çarpılırsa daha iyi kapanır.
Muslukları da böyle kapatırlar sıkı sıkı. Ama ne kadar çok sikarlarsa o kadar daha çabuk bozulur musluklar. Arabanın kilitleme tuşuna 2 kere basarlar filan.
0
etna
(23.10.20)
bende anlam veremiyorum neden bu şekilde bir davranış sergiliyor insanlarımız.
0
doclarens
(23.10.20)
Dusuncesizlik. Kapiyi itmek kolaylarina geliyor ve bu hareketin sonucunda gurultu cikacagi ve bundan birilerinin rahatsiz olabilecegini dusunmuyorlar. Farkinda olmamak tamamen. Bazisi nazik uyarilari dikkate alip farkindalik gelistiriyor, bazisi "ne var canim kapi kapatiyoruz alt tarafi" diyip defansa geciyor. Defansa gecen haksiz oldugunu fark etse bile sonrasinda sirf tukurdugunu yalamamak icin tavrini degistirmiyor. Bazisi da nazikce uyarmak yerine 'kapiyi yavas kapat lan hayvan' diye giriyor lafa mesela, onlar zaten bastan 5-0 geride basliyorlar sorunu cozmeye. Insanin dikkat edesi varsa bile muhattabini dikkate deger bulmuyor boyle olunca.
0
taurina
(24.10.20)
(9)

Çocuk nasıl yetiştirilir?

yarey
Bunu öğrenmek için ne okuyayım? Hem mental hem fiziksel açıdan Sağlıklı bir çocuk yetiştirme kılavuzu var mi? Mesela ona nasil davranmalı, sebze yemeyi nasıl sevdirmeli, vs vsBu tarz kitaplara ne deniyor? Çocuk psikolojisi mi? İngilizcesi ne peki? Parenting guide aklima geldi ama başka bir ismi vars
Bunu öğrenmek için ne okuyayım? Hem mental hem fiziksel açıdan Sağlıklı bir çocuk yetiştirme kılavuzu var mi? Mesela ona nasil davranmalı, sebze yemeyi nasıl sevdirmeli, vs vs
Bu tarz kitaplara ne deniyor? Çocuk psikolojisi mi? İngilizcesi ne peki? Parenting guide aklima geldi ama başka bir ismi varsa alırım

Teşekkürler
0
yarey
(22.10.20)
bişey öğrenme klavuzu ingilizce olarak arayacaksanız kelime + for dummies şeklinde ararsanız bu iş hakkında standard kitaplara ulaşırsınız. kapak resimleri hep aynıdır genelde.

sizin aramanız gereken şey parenting for dummies
0
nahtoderfahrung
(22.10.20)
çocuk sevgiyle yetiştirilir. en önemli besini sevgidir.

gerisi teferruat. elbette özenin ama abartmadan, gerilmeden.
0
faati
(22.10.20)
Ben bunu öğrenmek için örgün bir şekilde eğitim fakültesinde okul öncesi öğretmenliği bölümünü okudum. Staj filan yaptım.

(*** Kamu Spotu; Hayır iki veya dört yıllık çocuk gelişimi ile eğitim fakültesindeki okul öncesi öğretmenliği aynı değil, teşekkürler***)
0
infernalcadre
(22.10.20)
valla çevirisi berbat olsa da nasıl çocuk yetiştirilmeyeceğini anlatan bir kitap var, zor bir ailede büyümek diye. tavsiye ederim.
0
black holes in the sky
(22.10.20)
Onlarin yanina bir de gelisim psikolojisi dersi okumak lazim. Neleri neleri hatali yapiyormusuz, oha bebege-cocuga su su yaptigimiz bunlara mi sebep oluyormus derken insanin akli sasiyor :))
0
invictae
(22.10.20)
Bu kitapları yazanların belki çocuğu bile yoktur.
Bir hemşireden duydum: her çocuk kendi kitabını yazar.
Pratikte ahkam kestikleri gibi olmuyor o işler. Bence zaman kaybı.
Temelde sevgi, ilgi gerekli.
0
pro9it9is9
(23.10.20)
O kitaplardakileri uyguliycam diye cocugu heder etmenin de alemi yok. Her cocugun huyu suyu baskadir.
0
brkylmz
(23.10.20)
Senin durumundaydım, tavsiye edilen bir iki kitap okudum.
Her ne kadar duygusal açıdan "benim çocuğum ben anlarım, ben tanırım" vs. gibi yaklaşılsa da, konuya çok uzak olabiliyoruz.
Kitaplarda "şunu yapacaksın", "bunu yapacaksın" demiyor, konuyu anlatıyor. Bu da, çocuğunun hareketlerini daha iyi anlayabilme şansı veriyor.
Özellikle bir erkek olarak konuya ne kadar uzak olduğunu anlıyorsun.

Benim çok şey öğrendiğim bir kitap tavsiye edeyim:
www.idefix.com
0
burfak
(23.10.20)
Kitap bilmiyorum ama ufak bir tespitimi paylasmak istedim. Etrafimdaki sayisiz cinli ailenin cocuklari takir takir sebze yiyor, kimse yemegi yedirmeden once "ay aceba yer mi, ya begenmezse" gibi seyler soylemiyor. Sebze yemek zaten aile icinde olan bir sey, su icmek gibi, endise gerektirmiyor. Misal cocuklara krem peynirli ekmek verirken kimse "sevecek mi aceba, yer mi" gibi bir endiseyle yaklasmiyor, dan diye gayet normal bir sekilde veriyor.

Cocuklar aptal degil, bu tarz soylemler onlara bazi seyleri yememe luksleri oldugunu ve bunu kontrol edebilme kabiliyetleri oldugunu gosteriyor. Bi de annenin babanin yemedigi/yapmadigi seyleri, yani gormedigi seyleri kosulsuzca yapmasini beklemek dogru degil.

Bir de en somut gozlemim su, cocuguna birey muamelesi yapan ailelerin cocuklari daha sakin, daha akli basinda, daha kendine guvenen cocuklar oluyor. Herhangi bir konuyu onlara da danismak, fikirlerini almak ve uygulamak, "amaaan cocuk o ya ne bilecek sanki" diyip umursamamaktan cok daha etkili cocuk icin. En basitinden bugun ne yemek istersin diye sormak, ya da yemege domates de koyalim mi demek bile cocuga daha buyuk bir olgunun bir parcasi oldugu izlenimini veriyor, sevildigini guvende olduguni seziyor.
0
taurina
(24.10.20)
(5)

turkiyeden amerikaya istenebilecek bebek urunleri

sentez
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
0
sentez
(22.10.20)
Herhalde tekstil ürünleri daha ucuzdur oraya göre, bol bol ve çeşitli boyutlarda kıyafet en başta gelir listenin bence.

Yeni anne baba olanlar listeyi genişletir mutlaka.
0
John Bloor
(22.10.20)
turkce cocuk kitaplari
0
cooperr
(22.10.20)
allah analı babalı büyütsün. anan baban senin aklına gelebilecek her şeyi sen istemeden getirirler zaten. bebek için değil de kendin için bi şeyler isteyebilirsin doğumdan bağımsız.
0
antihero
(22.10.20)
tekstil. kıyafet, zıbın ve nevresim seti vs her türlü tekstil ürünü türkiye'de daha ucuz. onun dışındaki her şey bence abd'de daha ucuzdur.
0
halanne
(22.10.20)
Turkce cocuk kitaplari +1. Geri kalan herseyi hatta daha fazlasini amerikada bulursunuz zaten, orda da cocuklar buyuyor neticede.

Bi de ben olsam zeytin, salca, manti, icli kofte neyin isterdim.
0
taurina
(24.10.20)
(7)

Kolesterolü nasıl düşürücez ? / doktora gözükmeli miyim ?

ismim ibrahim
total 265ti. kırmızı eti ayda bire düşürdüm, haftada 4-5 gün yürüyüş falan yapıyorum. peynir ve yumurtadan hiç kısmadım ama.1 ay sonra tekrar tahlil yaptırdım 258e düşmüş. biraz daha otlamaya devam mı eddeyim, peyniri yoğurdu da az yağlı mı yiyeyim nedir tavsiyeniz ?yaş 30 bu arada.
total 265ti. kırmızı eti ayda bire düşürdüm, haftada 4-5 gün yürüyüş falan yapıyorum. peynir ve yumurtadan hiç kısmadım ama.

1 ay sonra tekrar tahlil yaptırdım 258e düşmüş. biraz daha otlamaya devam mı eddeyim, peyniri yoğurdu da az yağlı mı yiyeyim nedir tavsiyeniz ?

yaş 30 bu arada.
0
ismim ibrahim
(22.10.20)
Aç karnına bol suyla alıç sirkesi iç. Bel kalınsa incelt. Kolesterol ilacı verirler hızlıca düşürür ama uzun süreli kullanimd şeker ve böbrek hastalığına sebep olur.
0
deer hunter
(22.10.20)
yumurtanın sarısını günde 1 adetten fazla yeme. sporu artır bi parça, tempoyu yükselt.

iyi kolestrol seviyesini artırmaya bak, balık yağı alabilirsin.
0
fever
(22.10.20)
1 hafta hayvansal yağ hiç yememeye çalış. peynirin çok sorun olacağını sanmıyorum ama yumurtanın sarısını hiç yeme 3-4 tane ye ama sadece beyazını ye. et, sucuk hiç yeme, tavuğun göğüs etini yiyebilirsin. ekmek yiyebilirsin. bi de fındık ezmesi gibi kolesterolsüz şeyler ye. ne bileyim günde beş öğün meyve falan ye.

her aklına geldiğinde ayağa kalkıp hareket et kollarını bacaklarını çalıştır.
0
ycm
(22.10.20)
öncelikle kolesterol iyi bir şey diyenlere kulak asma. çok önemli bir olay (kötü) kolesterol. ileride kalp krizine vs. götürür.

aynı durumdayım. iki ay önce test yaptırdım, kolesterolüm, trigliseridim ve LDL yüksek çıktı. bunlara bağlı olarak karaciğer yağlanması başlangıcı vardı (önümüzdeki ay kontrole gideceğim, sonucu henüz bilmiyorum). doktorum bir diyet verdi. konu sağlık olunca ben de birkaç araştırma yaptım.

yapman gereken doymuş yağları en aza indirip kalp dostu yağlar tüketmen. margarin, tereyağı veya ayçiçek yağını bırak ya da azalt mesela. onun yerine zeytinyağı kullan. yoğurdu yarım yağlı & az yağlı tüket. kolesterol düşürücü etkiye sahip gıdaları tüket (özellikle ceviz, badem, kabak çekirdeği). günde 5-6 porsiyon meyve-sebze tüket. yumurta gibi gıdaları yine tüketebilirsin ama gün aşırı olsun. fakat bunların yanında en önemlisi her gün mutlaka (ya da en azından haftanın 5 günü) spor yap.

bu arada tabi aile hekimine görün. belki de genetiktir. kontrol ettirmiş olursun.
0
lesmiserables
(22.10.20)
Total kolesterol/hdl kolesterol oranı daha önemli.
0
Mistyimage
(22.10.20)
Gun icinde yediginiz toplam sebze miktarini arttirin. Sebzeler vucutta zararli atik uretmeyen, ustune temizlige yardimci olan faydali seyler, sadece lif ya da vitamin degil, esas faydasi zaten atik uretmemesi. Vucutta ne kadar atik varsa o kadar inflamasyon vardir. Infamasyon kendini yeri gelir IBS olarak gosterir, yeri gelir kolesterol olarak gosterir, yeri gelir urik asit olarak gosterir, yeri gelir gobek olarak gosterir ama temelde anlattigi sey vucudun cer cop dolu oldugudur.

Kandaki kolesterolun %80ini zaten vucut kendisi uretiyor, uretmesinin sebebi de damarlara yapisan abidik gubidik maddeleri tamponlayip o maddelerin organlara gitmesini engellemek. Bu tamponlar da zamanla damar plaklarina ve dolasim sorunlarina yol aciyor. Damarlar kalbe yakinsa alin size kalp damar hastaligi, kalbe giden kan ve oksijenin azalmasi ve kalp krizi.

Bu yuzden mesele az et yemekle birlikte esasen temiz seyler yemek. Bunun icin de bakiniz: sebze. Cesit cesit, istediginiz kadar, sinirsiz. Bir de su var, vucudun en efektif temizlik yaptigi zamanlar ac oldugu zamanlardir, sindirimle ugrasmaz, enerjiyi temizlige harcar, mantik bu. O yuzden aksam 5-6 gibi son ogununuzu yiyip ertesi sabah 10-11e kadar bisey yemezseniz temizlige yardimci olmus olursunuz. Son ogununuz sebze agirlikli olursa temizlik ajanlari daha bol olacagi icin daha da etkili olur.

Sut, yogurt, yulaf vs guzel seyler ama epey bir insanda farkinda olmadan bu gidalarin etken maddelerine karsi hassasiyet var, bu hassasiyet de uzun vadede kronik inflamasyona neden olabiliyor. O yuzden bu tur seyleri de et gibi azaltip sebzeye abanmanizi oneririm.
0
taurina
(24.10.20)
trigliserid de çok önemli
0
zalbarath
(24.10.20)
(3)

hangi dovme sanatcisi

baldur2
tarzi benzer olan iki sanatcidan sizce hangisi daha iyi duruyor. karar veremedim. https://www.instagram.com/alienosaurus/https://www.instagram.com/oliviabrumentattoo/
tarzi benzer olan iki sanatcidan sizce hangisi daha iyi duruyor. karar veremedim.

www.instagram.com

www.instagram.com
0
baldur2
(21.10.20)
Alien olan
0
taurina
(21.10.20)
tarzları alakasız ki aslında? biri baya minimal çalışıyor.

tercihim minimal olan: alien
0
lcha
(21.10.20)
herkes ailen demiş ama asıl sanatçı olivia. minimalleri herkes yapıyor zaten. olivia bu işte zirveymiş.
0
koela
(21.10.20)
(18)

onu içmeyelim bunu içmeyelim de ne içelim?

hobarey
kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
0
hobarey
(04.10.20)
Yemeklerin yanında ayran içiyorum. Arada bir kendimi ödüllendirmek için de kola.
0
ruhen hastayim ben
(04.10.20)
Su, kahve, çay. Soğuk seviyorsanız hepsinin soğuk versiyonları da var. Çayın bile 150 çeşidi var ya, hepsini deneyip sıkılana kadar baya vakit geçer.
0
plutongezegendegilmi
(04.10.20)
Valla ben de aynı dertten muzdaribim.

Kefir, şalgam, ayran üçlüsüyle takılıyorum. Ama bunlar da ne kadar sağlıklı muamma. Sonuçta fabrika ürünleri. Ama diğerlerinden iyidir.
0
sorularimicinfeykhesap
(04.10.20)
diyet kola, malt bira ve vodkadan devam hocam.
0
makarnavodka
(04.10.20)
Soda-limon tabi. Tuz eklemek sana kalmış.
0
the coon
(04.10.20)
50 kilo vişne koyduk dondurucuya, sade sodayla karıştırıp içiyoruz.
0
tum haklari saklidir
(04.10.20)
su?
su haricinde bişey içmeye ihtiyacın yok, o yüzden ne içersen iç "gereksiz" bir şeyler tüketmiş olacaksın. ya su haricindeki sıvı tüketimini azaltacaksın ve ne istiyorsan içeceksin, ya da sıvı tüketimini azaltamıyorsan totalde en az zararı hangisi veriyor onu hesaplayıp içeceksin.

ben yemek yeme esnası haricinde su hariç hiçbir şey içmezdim eskiden, gereksiz gelirdi. (alkol hariç ama dediğin gibi onun farklı bir klasmanı var)
sonradan kahvenin getireceği açlığı bastırma hissine ihtiyaç duyup kahveye başladım, 3 senedir içiyorum. o da her gün değil, günde maks 70 cl. tabii şeker ve süt olmadan, bu haliyle olabilecek en az zararlı hale geliyor.
0
Bruce
(04.10.20)
maden suyu + su haricinde her şey gereksiz ki zaten.
0
ankarakecisi
(04.10.20)
Buz gibi şalgam -ama tuzdan gidebilirsin.
Latte iç. Yapması zor değildir herhalde.
0
ryhmer
(05.10.20)
Meyvenin kendi sekeri de zararliysa intihar edelim daha iyi
0
baldur2
(05.10.20)
Kendi yapacaginiz soguk cay
Ayran
Limonlu soda/su (haziri degil ama)

Hicbir seysiz su/soda
Su/sodada meyve infuse edebilirsin (nasil denir bilemedim, 1-2 dilim meyve, nane vs icine atip bir sure bekletiyorsunuz, tadini veriyor ama oyle cok sekerli bisi olmuyo)
0
kuehles blondes
(05.10.20)
millet hergun litreyle kola içiyor meyve suyu içelim dedim katı meyve sıkacağıyla değişik şeyler deniyorum hem eglenceli hem lezzetli ama kola içsem daha iyiymiş ozaman?
0
🌸hobarey
(05.10.20)
Ayran
Soda-limon-tuz
Evde kendim şekersiz yaptığım erik veya kayısı marmelatının sulandırılmışı
0
megalomaniac
(05.10.20)
su, maden suyu, kahve ve çay dışında birşey tüketmiyorum. taze sıkma meyve suyu arada bir olabilir.

kola,fanta, meyze suyu, ice tea vs... hepsi koruyu+boya+aroma türü kimyasal karışımlar.
0
orpheus
(05.10.20)
Normal kola ile şekersiz kolanın arasında farkın olduğunu sanmıyorum. Şekersiz kola içeceğinize direkt normal kola için.

Alkol ile arası olmayan biri olarak ara ara alkolsüz bira içiyorum. Güzel oluyor. Tavsiye ederim.

Hicbir seysiz soda +1
0
put it in your appropriate place
(05.10.20)
Bitki cayi. + yukardaki oneriler
0
taurina
(05.10.20)
Kombucha. hayret kimse yazmamis Tr'de populer diil galiba.
0
tezek
(05.10.20)
Su
Rezene çayı
Papatya çayı
Doğal kefir
Maden suyu
0
kanlakarisikyagmur
(05.10.20)
(7)

Sorum ingilizceyi çok ileri düzey konuşanlara

garavel
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sek
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sekmeden böyle takır takır türkçe konuşur gibi konuşuyorum diyebiliyor musunuz ? yoksa ulan şunu türkçe anlatmak vardı diyip çok zorlandığınız %100 ifade edemediğiniz oluyor mu kendinizi ?

özetle anadil gibi oluyor mu bi yerden sonra ? gerçek anlamda ama. ( aksan hariç tutulabilir bir nebze )
0
garavel
(04.10.20)
bazen o can alici kelime akla gelmiyor. donuyorsun falan. yuzde 100 degil de yuzde 95-96 daha gercekci.

mesela he-she'yi halen karistirirsin, cunku turkcede bunu ayirmayiz sadece o deriz.
0
baldur2
(04.10.20)
Çocukluktan beri ilgim vardı. Kurslar, hazırlık derken öğrendim. İki sene de Amerikan bir kızla çıkınca anadilim gibi oldu. Yani oluyor, evet. Şimdi bile düşünürken genelde İngilizce düşünüyorum.
0
catch the arrow
(04.10.20)
Gayet akıcı konuşabiliyorum. Anadil gibi diyebilirim. Ben kelime dağarcığım geliştikçe aksanlı konuşma konusunda özgüven elde etmeye başladım. Bu konuda baldur2'ye katılıyorum.

Ek olarak; herkeste böyle mi bilmiyorum ama stres altında aksan bozuluyor, kelimeleri unutmaya meyilli oluyorum. Kafa rahatken akıyorum neredeyse.
0
aristarkos
(04.10.20)
Yani umut var o halde ? 2-3 sene kalsam ben de konuşurum rahat şekilde 5 sene içerisinde de baya ileri taşırım o halde. umarım ya.
0
🌸garavel
(04.10.20)
Insanlarla konusurken "Derdimi anlatiyorum nasil olsa yaa" diye dusunmeyip (bunu yapan cok var, anliyorlar ne de olsa diye) eksikliklerinizin surekli farkinda olursaniz, insanlarin telafuzlarina, kendilerini ifade edis bicimlerine dikkat ederseniz gelisirsiniz. Ama kendinizi salar ve bunu umursamazsaniz, etrafinizda 62910 tane BBC spikeri olsa yine gelisemez, he/she yi karistirir, can alici kelimeleri hatirlayamazsiniz.

Ilkokul 6. Sinifta basladim ingilizce ogrenmeye, sarkilarin sozlerini okuyup soylenislerini taklit ederek telafuzumu gelistirdim, hala daha dizi/film izlerken daha az kullandigim sozcuklerin telafuzlarina dikkat eder, kendi icimden tekrarlarim. Gecen sene Kanada'ya tasindim, takir takir konusuyor, ust yonetimlere sunum neyin yapiyorum.

Bir diger gozlemim de ingilizcesi yetersiz olan insanlarin, duzgun ingilizce konusanlarin karsisinda cabalamasi, ama duzgun konusmayanlarin karsisinda kendilerini salmasi. Bu da onemli bir farkindalik, cevrenizde konusanlar duzgun konusunca daha cabuk gelisiyor, oteki turlu yerinde sayiyorsunuz.

Sonuc: umut, tabii ki var, siz isteyin yeter.
0
taurina
(04.10.20)
"ulan şunu türkçe anlatmak vardı" demiyorsun zira turkce dusunmuyorsun, dusunme sureci ingilizce gelisiyor.

etrafinda turk olmamasi (yukarida yazildigi gibi) ve gunluk hayatinda devamli konustugun, dinledigin insanlarin oranin egitimli yerlileri olmasi vb gibi unsurlar onemli. tabi biraz da yatkinlik faktoru var
0
hot potato
(04.10.20)
He/she’yi karıştıran ileri düzey bir speaker görmedim ben. Aradığınız kriterlere uyan çok fazla örnek var emin olun.
0
but that was just a dream
(04.10.20)
(2)

Based ne demek?

plutongezegendegilmi
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor. Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.Nedir bunun olayı?
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor.

Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.

Nedir bunun olayı?
0
plutongezegendegilmi
(17.09.20)
başkalarının ne dediğini umursamayan, kendi bildiğini yapan anlamında. kastedilen asıl anlam özgüven. yani "burnunun dikine gitmek" değil de "kendi gtüne güvenmek, doğru bildiğinden geri durmamak" anlamı taşıyor. çoğunlukla belli bir grubun içinde ayrılan, farklı davranan kişiler içi kullanılır.

ben internette şaka olarak kullanımı dışında hiç görmedim ve duymadım açıkçası. mesela çok basit bir örnek verecek olursam 10 kişiye "bu sezon süper lig şampiyonu kim olur" diye soruyorlar, dokuz kişi galatasaray derken ahmet fenerbahçe diyor. o zaman "based ahmet" diyorlar haha. bir nevi BIG DICK MOVE yapan kişi = based
0
der meister
(17.09.20)
Adi ustunde, 'dayali' demek. Biseye dayanarak yorum yapmak, based on xyz. Bizdeki kaynak gibi.
0
taurina
(18.09.20)
(7)

Regl döneminde havuza veya denize girmek

astrid
Daha önce hiç girmedim regl iken. Girenler rahat edebiliyor mu? Bugün yüzmeye niyetlendim ama tedirginim biraz
Daha önce hiç girmedim regl iken. Girenler rahat edebiliyor mu? Bugün yüzmeye niyetlendim ama tedirginim biraz
0
astrid
(16.09.20)
Benim reglim üç sürüyor. İlk güne denk gelmişse girmiyorum ama ikinci veya üçüncü güne denk gelmişse havuza değil de denize giriyorum. Yanıma 3 tane bikini altı alıp denizden her çıktığımda kuru olanı giyiyorum. Tampon kullanabilirsin.
0
ruhen hastayim ben
(16.09.20)
tampon kullaniyorum, giriyorum, hic sorun olmuyor.
0
taurina
(16.09.20)
Tabiki tampon kullanıyorum, tamponsuz girme gibi bir ihtimal söz konusu değil zaten :)
0
🌸astrid
(16.09.20)
Adet kabı ile çok rahat.
0
buf-e kür
(16.09.20)
(bkz: menstrual cup) artı 1.

hazırda yoksa bu tatil döneminizde edinemeyebilirsiniz ama sonrası için yazmak istedim :)
tamponla denize girmek beni rahatsız ediyor mesela.
0
asisamus
(16.09.20)
İlk gün de dahil giriyorum, tamponla hiç sorun yaşamadım. Bikinimi de değiştirmedim hiç.
0
megalomaniac
(16.09.20)
:) bugün kendini buraya vermiş olman güzel. kafan dağılsın.

menstrüal kap +1
0
janderzel zartanyan
(09.10.24)
(7)

En güzel yumurtayı nerden buluruz?

respect
Masterchefte görüyoruz böyle içi kıpkırmızı, bizdekiler hep sarı :(Hangi marka ya da nerden buluruz istanbulda öyle yumurta.Çiftlikten falan mı alıyolar acaba?
Masterchefte görüyoruz böyle içi kıpkırmızı, bizdekiler hep sarı :(

Hangi marka ya da nerden buluruz istanbulda öyle yumurta.

Çiftlikten falan mı alıyolar acaba?
0
respect
(16.09.20)
yumurtalarda numara oluyor. food team diye bir firma gurme ürünleri sağlıyor. iyi yumurtayı ege bölgesindeki migroslardan tire koop olarak alabilirsin. 0 numara yani organik kategorisi.
0
mikahakkinen
(16.09.20)
içi kıpkırmızı olunca iyi olmuş olmuyor ki. benim kız arkadaşımın babasının tavukları var 15-20 tane, o bana getiriyor arada içleri sapsarı. endüstriyel yumurtadan farkı biraz küçük ve kabuğunun kalın olması ama.
0
bohr atom modeli
(16.09.20)
Buna bakabilirsiniz: www.jdtarim.com
0
taurina
(16.09.20)
ben "Tire Organik" alıyorum

TR'den ÖNCE (ÖNCE, ÖNCE ÖNCE) 0 varsa organiktir alabilirsiniz.

Bazı çakallar
TR0 diye başlatıyor, öyle değil

0TR diye başlamalı

0 organik yem yiyip ve serbest dolaşan
1 serbest dolaşan
2 kapalı alanda serbest dolaşan
3 Kafeste ve yapay yem en kötüsü bu
0
Corc
(16.09.20)
bahçemde serbest gezen / takılan 7 tavuk 1 köpek ve 2 kedi var.
tavukların yumurtaları avm yumurtalarından küçük ve kabukları çok sert, renkleri de sarı tonları. çocukluğumdaki gibi,
kırmızıyı nereden gördünüz ise şüpheyle yaklaşırım.
0
ankara06
(16.09.20)
Benim de eşimin babasının bahçesinde tavukları var. Yumurta sarısının o kadar sarı olduğunu bilmiyordum, öyle sarılardı.
0
le jeune turc
(16.09.20)
yeme gore renk degisir. hayvan misir yerse renk kirmiziya calar.
0
tunaktunaktun
(17.09.20)
(11)

Yurt dışında yaşayan duyurucular

ms brownstone
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.

Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
0
ms brownstone
(16.09.20)
1 yıl italyada yaşadım okul için. Staj dönemi geldiğinde çalışma izni çıkmayınca geri dönmek zorunda kaldım:(
0
suicides underground
(16.09.20)
2017-25-evlilik-fransa.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
25. Yas gunumde geldim. Tam 6 sene oldu. Avustralya.
0
baldur2
(16.09.20)
24 yaşında sydney'e gittim, 1,5 yıl kadar yaşadım. mühendis vizesi.
27 yaşında almanya'ya geldim, 1 yıldır buradayım, yüksek lisans.
0
bohr atom modeli
(16.09.20)
22 yaşımda 6 aylığına Fransa -eğitim
24 yaşımda 2,5 aylığına Almanya -staj
26 yaşımda 6 aylığına ABD -eğitim
27 yaşımda Hollanda - yüksek lisans ve doktora
0
but that was just a dream
(16.09.20)
Belcika 6 ay once 35 yas. Burada is buldum, isverenim is iznimi ayarladi. Elektronik Muhendisiyim.
0
cleric
(16.09.20)
2009-2010 arasinda Berlin'de yasadim. EVS yapmistim o zaman. Yas 24 idi.
2019 Haziran ortasi yani 34 yasindayken Isvicre Cenevre'ye tasindim. Sirket ici transfer oldu. Calisma iznimi sirket ustlendi. Hala buradayim.
0
interview with the vampire
(16.09.20)
temmuz 2019'da 31 yaşında şirket içi transfer ile Almanya.
0
japon askeri
(16.09.20)
2019da, 28 yasindayken, gocmenlik ile Kanada'ya yerlestim. Gocmenlikle gelince calisma izni derdi olmadigi icin kendi alanimda is bulup calismaya basladim, ama esim is bulamadi hala. Fakat tek maas ile Turkiye'deki standardimizin uzerinde bir hayat yasiyor, neredeyse ayni birikimi yapiyoruz.

Sahsi dusuncem, keske daha erken gelseymisim.
0
taurina
(16.09.20)
2001, 18 yasinda, kanada, universite icin geldim boka battim.
0
cooperr
(16.09.20)
22 iken Erasmus ile geldim, mezun olup, 24 yasimda Master yapmaya gelip kaldim. Vize görevlisinin içine sinen 'yerleşme' sınırsız iş sözleşmesini gostermemle, sonra da vatandaslıgı almamla oldu.
Ülke: Almanya.
0
buf-e kür
(16.09.20)
(9)

sizce türkiye'de mühendislik ne açıdan almanya'dan geri?

bohr atom modeli
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
0
bohr atom modeli
(10.09.20)
bence eğitim.

türkiyede zehir gibi insanlar var. ya yurtdışına gitmek zorunda kalıyor ya da türkiyede iyi eğitim verecek imkan sağlayacak okul bir elin parmaklarını geçmeyeceği için potansiyel işlenemiyor.

almanların bırakın teknik üniversiteyi Fachhochschulesi bizim ülkenin mühendislik fakültelerinin çoğunu cebinden çıkartır bana göre.
0
AlsterWasser
(10.09.20)
Almanya iyisiyle kötüsüyle ikinci dünya savaşını yaşadı sanki ondan
0
freebird5406_2
(10.09.20)
bence eğitim konusunu biraz abartıyorsunuz. ben almanya'da yüksek lisans yapıyorum ve eğitimde biraz fark olmasına rağmen öyle vay be ne almanya'ymış demedim hiç, ki bulunduğum üniversitenin sıralamasına türkiye'de yaklaşan okul yok. bunun temel neden olabileceğini düşünmüyorum.

türkiye'de de kocaeli üniversitesinden mezunum bu arada. öyle itü odtü falan da değil.
0
🌸bohr atom modeli
(10.09.20)
Muhendislik olarak bir eksiklik yok, hatta bilgi fazlaligi bile var(yan konularda cok fazla ders veriliyor turkiyede)

Zihniyet, disiplin ve onemlisi imkan sorunu var.
0
c1b2k3
(10.09.20)
Bu konuda kitap yazılır. Mühendislikten önce eğitim açısından değerlendirmek gerekiyor. İçten yanmalı motoru bulan Nikolaus Otto bir Alman. Dizel motorunu bulan Rudolf Diesel bir Alman. Bu insanların bunları başarmasında temel etken eğitim. Onların yaşadığı dönemde Osmanlı Devleti'nde dağılmamak için çözümler aranıyordu. Halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu. Bu sorun Türkiye'den başlamıyor, Osmanlı Devleti'nden başlıyor. Bizim geri kalma sebebimiz şimdiden çok daha eskilere gidiyor.
0
dissendium
(10.09.20)
Yurtdisi ile karsilastirinca gordugum sikintilar, butun meslek kollarini kapsayacak sekilde bence sadece muhendislik icin gecerli degil:

1- ezbere, hiza dayali sistem, sindirerek ogretme cok arka planda. Ezbere dayali sistem zaten yaraticiligin icine ediyor.
2- Moda diye bolum okuma. Bizim zamanimizda endustri muhendisligi cok populerdi, sonra gida one cikti. Simdi durum ne bimiyorum.
3- Universite mezunu olman yeter, ne okudugun pek onemli degil kafasi.
4- Biran once mezun olmaya calisma, 30 yasindan sonra "artik yaslandin" kafasi.
5- Insanlarin kafasinin icindekilere degil dis gorunusune gereginden fazla onem verilmesi.
6- Adam kayirma, artik bariz olarak yapilan torpil.
7- Yabanci dil eksikligi, okullarin yabanci dil ogretememesi. Buna cogu yabanci dil egitimi veren ozel okullar da dahil.
8 - Beyin gocu, yetismis kaliteli adamlarin bir sekilde ulkeden ayrilmasi ve cogunlukla emekli olana kadar geri donmemesi.

VS
0
cooperr
(10.09.20)
Ar-Ge cok kisitli olmasi
0
kuehles blondes
(10.09.20)
hoca kalitesi üc aşagi bes yukari ayni bence (tabii bunu söylerken bozok, adiyaman ya da burdur mühendislik bölümlerini kastetmiyorum, gerci yurtdisi doktorali zehir gibi hocalar da cikabiliyor taşrada), asıl sebebi egitime yapilan yatirim. yani hoca süper ama lab yok, ortak calisacak arge şirketi yok, bir cihaz almaya kalksa üniversite para vermiyor. yök'ün bütcesi ile diyanet'in bütcesini karsilastirin, yök'ün bütcesi ile ivy league ya da munih teknik bütcelerini karsilastirin.

su da bir google ile buldugum bir yazi, okumanizi tavsiye ederim.

t24.com.tr
0
proteus
(10.09.20)
Tamamen yapilabilecek seylerdeki imkan kisitliligi, yonetim kadrolarinin vizyonsuzlugu/butcesizligi.

Cok kaliteli muhendisler var ama muhendislerin rahatca calisabilecekleri arge sirketleri, buyuk uretim tesisleri vs cok kisitli. Butceler kisitli, tesvikler yok. Yonetim kadrolari kar etme pesinde, bu sebeple hersey garantici. Risk almak buyuk tehlike, risk alanlarin arkasinda duran yok. Ortalama bir muhendis mezun olduktan sonra ortalama bir yerde ise girip calisiyor, iyi sandigimiz yerler bile dunya geneline gore gayet ortalama kaliyor, boylece yetenekleri de ilgili yerlerin sunabildiklerine gore gelisiyor. Olay sadece egitim degil, esas gelisim egitimden sonra gercek hayatta uretim yaparken oluyor, burda tikaniyoruz.
0
taurina
(11.09.20)
(13)

Yakin zamanda evlenenler, ev duzenler

rayde
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
0
rayde
(31.08.20)
Ben ev düzen kategorisinden yazıyorum.

Beyaz eşyaları beko/arçelikten aldım. Bir hafta içinde gelip kurmuşlardı. Ocak için doğalgaz açtırmak gerekiyor, o birkaç gün daha uzun sürebilir.

Salonu ikeadan aldım, aldığım gibi de eve getirip kurdum. Lambalarımı ikeanın internet sitesinden almıştım. İki hafta içinde gelmişti.

Yatak, baza ve başlığı yataştan aldım. Yine bir hafta içinde geldi. Sadece başlığın gelmesi üç haftayı buldu.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.20)
yakın zamanda evlenmedim ama severek kullandığım için yazmak istedim.
10 sene önce evlendim, modoko bedesten mobilyadan aldık biz yemek odasını. country tarzında masif mobilyalar. daha en ufak bir esneme, gıcırdama olmadı.
koltuk takımı da tepe mobilyadan. 10. sene sonunda koltuklardan sadece birinin köşesinde ufak bir erime başladı. onun dışında bunlar da sıfır problem.
0
teritori
(31.08.20)
Nisan'da Enza'dan aldım, karantinalara rağmen tam söz verdikleri tarihte getirdiler. Beyaz eşya arçelik, aynı şekilde.
0
roket adam
(31.08.20)
Biz geçen sene enzadan aldık. Anlaştığımiz günde gelip kurdular. Geç saatte bitti sadece. Mobilyalardan memnunum ama yatak gicirdamaya başladı, koltuklar da hafif tuylendi.
0
elorelia
(31.08.20)
Kelebek’ten şubat ortasında aldım. 45 gün taahhütleri vardı. 35. günde pandemi patladı pandemiyi bahane edip temmuz sonuna kadar göndermediler. küsmen çalıştıkları halde muhatap bulamadım. nereden alırsan al kelebekten alma.
0
endosperm
(31.08.20)
2,5 ay önce evlendim. Classi mobilya tavsiye ederim çok memnun kaldık. Bir de masa tv ünitesi ve barı biz bir üreticiye çoook ucuza yaptırdık. Bence ahşap mobilya atolyesi tarzı yerleri bir gidip görün. Çok daha uygun alabilirsiniz
0
wild honey suckle
(31.08.20)
2 sene önce Lazzoni ve Classi'den mobilyalarımızı aldık. Özellikle Lazzoni'nin mobilyası evladiyelik diyebilirim. Fiyat olarak diğer standart firmalara göre biraz pahalı olabilir. Söz verdikleri gibi 1 ay içerisinde teslim ettiler. Gerçi ocak-şubat gibi sipariş verdiğimiz için yoğun dönemlerinde değillerdi.
0
onune3012
(31.08.20)
biz 10 senelik tanıdığımızdan aldık. mağazası var kendi atölyesinde üretim yapıyor. 18 temmuzda anlaştık dün teslim ettiler salon+yemek odasını. beyaz eşyayı da arçelikten aldım. 1 hafta içinde hepsi kuruldu.

büyük markalar fabrikalarda ürettikleri için işiniz düzgün takip edilmez. arkadaşlarımın hepsi eksik,yanlış, kırık çizik olmadan mobilya alımını yapamadılar. kelebek,doğtaş ve konfor idi markalar. mağdur olmayan bir ben varım aralarında. sövüyorlar bana:)
0
hemsta
(31.08.20)
Pandemide evden bunalınca bütün evin mobilyalarını değiştirdim.bayağı bir yeri inceleyip,gidip baktıktan sonra bütün hepsini kelebekten aldım.o ara kdv indirimi,teşvik vesaire vardı,beklediğimin çok altına maloldu fiyatlarıda.10 gün sonra getirmelerini söyledim,tam gün ve saatinde eksiksiz geldiler.

Seninde dediğin gibi hakkında şikayet olmayan yok,burada bile yukarıdaki bir arkadaş aynı firmadan şikayet edip sakın derken aynı firmaya ben gayet iyi diyorum.sıradan hepsine bakın,fiyatları çok iyi karşılaştırın.
0
duptıs
(31.08.20)
Geçen sene enza dan aldık tüm ev mobilyalarını tam soylenilen zamanda getirdiler. Kanepelerden biri gicirdamaya başladı, müşteri hizmetlerini aradik bir hafta içersinde duzeltip geri getirdiler su an gayet memnunuz
0
mirty
(31.08.20)
ben beyaz eşyalarımı arçelikten aldım. bulaşık makimesinin bir parçası bozukmuş iyi yıkamıyordu, değişti şu an hepsi iyi gibi. koltuklar ve masa takımını vivenseden aldım. koltuğun biri kırık gelmiş diğeri de bir süre sonra kırıldı. kısa sürede tamir edildi yerinde, renk ve modellerini seviyorum ama sağlamlıklarına bişi diyemem.
masa sandalye takımı gayet iyi. bazaların birini yataş diğerini istikbalden aldım ikisi de gayet iyi şimdilik...
0
omonia
(31.08.20)
Salondaki esyalarin çoğunu Rosso homedan aldık sorun yasamadik.
0
passive aggressive
(31.08.20)
2 kez ev duzduk, ikisini de ikeadan yaptik, ikisinde de soylenen gun/saatte teslim edildi. Uber kaliteli diyemem urunlere ama severek kullandik/kullaniyoruz. Fiyat performans isi.
0
taurina
(01.09.20)
(18)

Annemin evlat ayrımcılığı

namidigerkokuc
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bu
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bunların değeri yitip gidiyor onun gözünde. Naptın ki falan diyor. Ama annem hastalandığı zaman(4 sene önce falan) abim yanındaydı ben başka sehirdeydim. 1 hafta falan evin işlerini abim yapmış ve bunu unutmuyo hala. Normal zamanda bizim evdeyken pek de iş yapan biri değil. Ama nedense benim yaptıklarım pek göze görünmüyor. Beni millete kotulemekten de alikoymuyo kendini. Lise sondayken hep ders çalışıyordum, millete iğneye elini dokamaz diye anlatıyordu. Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba? Bu durumu yaşayan var mıdır
0
namidigerkokuc
(18.08.20)
- Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba?

ilk secenek.
edit: ve senin buna karsi bir sey yapmaman. muhtemelen "nasil olsa 22 yasinda kiz, yarin elin ogluna gidecek" kafasi var annede. bizde de var boyle akrabalar. adamlar 50lerde, 60larda almanyaya gitmisler. 3 kusaktir oradalar, cocuklarin hepsi almanya da iyi yerlerde okumus insanlar ama bazilari kendi kizini hizmetci gibi kullanip zerre kadar saygi duymuyor. oglanin yedigi b**lar halici doldurur ama her daim kizi ezerler.
0
rm
(18.08.20)
Kız olduğun için +1

Abin "görevi" olmadığı halde yaptığı için aklında kalıyor, ama senden o konuda beklentisi daha yüksek olduğu için bir şey yapmıyormuşsun gibi geliyor.

Güzel yemek olayı abin evde değilse geldiği zamanlarda heyecanlandığı falan içindir, orası normal. Sen evden ayrılıp ara sıra eve gitsen sana da aynısını yapar.
0
plutongezegendegilmi
(18.08.20)
genelde anneler oğullarına daha bir düşkün olurlar, babalar da kızlarına. istisnalar var tabii ki ama genelde böyle oluyor.

ben de 22 yaşındayım, 2 yaş büyük abim var. öyle çok olmasa da temizlik yaparım ama abim eline bir süpürge alınca hemen "bak erkek çocuğu olduğu halde temizlik yapıyor,sen?" der. sanki hiç iş yapmıyormuşum gibi. ayrıca yine dediğin gibi evde her zaman aynı şeyler pişer ama abim gelince kıyma alınıp köfte yapılır. eski insanların zihniyeti işte, onlara göre kız çocukları köle gibi çalışıp hizmet edecek, erkek çocukları da paşa gibi keyiflerine bakacaklar. he de geç. ben artık takmıyorum.
0
rose parks
(18.08.20)
Kiz cocuklar hizmetci, erkek cocuklar gercek evlat oldugu icin. Zihniyet boyle, yapacak tek sey sizin kendi cocuklariniza bu sekilde davranmayip bu zihniyetin degismesine katki saglamak.
0
taurina
(18.08.20)
Erkek olmasi
Ilk goz agrisi olmasi
Oedipus kompleksi-tersten
0
baldur2
(18.08.20)
sorunuzun dogru bir yaniti olabilir mi? muhakkak. ama bu dogru cevabi ancak siz verebilirsiniz gunun birinde. bir baskasinin bu soruya verecegi cevaplar varsayimlar, sahsi deneyimler, belki okunmus izlenmis bir kac materyal uzerinden kurgulanacaktir. belki sizin yaninizda olmak isteyen, destek cikmak isteyen bir dost size hak verecektir, belki bir baskasi anneye oyle denir mi diye kizacaktir size. bunlarin hicbir ehemmiyeti yok. onemli olan sizi uzen, caninizi sikan bu konu hakkinda sizin nasil bir tutum sergileyip bundan sonrasi icin ne yapacaginiz. ebeveyn evlat iliskisinde duygusal bag/yakinlik standart donanimda geliyor gibi dusunuluyor. ozellikle bizim kulturumuzde. ancak cocukluk genclik travmalari da maalesef en cok aile icerisinde yasaniyor. ve yine maalesef ki sanilandan cok daha yaygin bir sekilde goruluyor.
sorunuza iki kitapla cevap verecegim. ikisi de tam olarak sordugunuz soruya ufuk acici cevaplar veriyor diye dusunuyorum. umarim okudugunuzda sorunuza cevap bulma yolunda basarili adimlar atmis olursunuz.
olgunlasmamis ebeveynlerin yetiskin cocuklari - lindsay gibson
insan olmak - engin gectan
0
mekare
(18.08.20)
Ne yazık ki cinsiyetiniz ve ben de eklemek istiyorum onlarla yaşadığınız için

Gelecek yıl okulunuz bitsin ayrı eve çıkın. Evlenmeseniz de ayrı eve çıkın. Çok değerli olduğunuzu anlayacaklar. Ben üniversite ilk yaz tatilinde yanlarındaydım, erkek kadın fark etmeksizin sorun oluyordu, daha sonra arkadaşlarla tatil falan derken çok az uğrar oldum ve değerim gittikçe arttı.

Yukarıda biri iyi demiş. Siz çocuk isterseniz erkek çocuğunuzla kız kardeşi ayrı tutmayın.

Işiniz olup eviniz olduğunda siz de annenize anlayacağı deyimlerle bir iki alttan laf söylersiniz, bir daha da öyle şeyler yapmaz. Örneğin, annem de "el iyisi", benim bir şeye ihtiyacım olur elini kipirdatmaz, hala yemek yap ev işi yap der, bir yabancının bir şeye ihtiyacı olsun bizi bırakır ona koşar de. Onlara bizim dedikodumuzu yapar bir de, deyin yüzüne karşı. Ama kavga etmeyin tabi.

Konudan bağımsız bonus: Şu et sevgisi da çok abartılıyor. Onlarca güzel sebze yemeği var. Bence et pahalı olduğundan insanlar süper bir şey diye sartlanmış. Bir gün mercimek 100 lira olsa, oooo mercimek süper diye insanlar begenmeye başlayacak gibi :)
0
howfaristhesky
(18.08.20)
Direkt Etin Cinsel Politikası gibi bir giriş yapmışsınız. (Okumanızı öneririm.)
Çoğu evde etli yemek erkeğe gider. Etli yemeğin en etli kısmı erkeğe gider hatta.

Cinsiyetçi anne işte. Hepimizde var. Standartı bu o kuşağın.

Sorsan asla öyle bir niyeti yoktur, sinirlenip reddeder. Erkek çocukları bir gün yatağını toplamış ya da ev işinde aktif bir rol oynamış olsun, on yıl anlatırlar. Kız çocuğu küçük yaştan itibaren ev işinde rol oynamazsa olmaz. Zorundadır çünkü.

İyi hissetmediğiniz, ait hissetmediğiniz bir yerde, aile evi olsa dahi kalmamalısınız, yoksa çok büyük özgüven ve özsaygı sıkıntıları yaşarsınız. Tabii ki benzerlerini yaşadım ve en hızlı şekilde ev ile arama fiziki mesafe koydum. Tek yolu bu.
0
buf-e kür
(18.08.20)
Bu çocuklarınıza kadar yansıyacak bir tutum. Hazırlıklı olun.
0
pass
(18.08.20)
kız olduğunuzdan dolayı ne yazık ki.

ailedeki tek erkek torunum ve sadece teyzem var.

o yüzden her ne kadar ilk torunum diye yerimin ayrı olduğu iddia edilse de bence erkeğim diye el üzerinde tutuluyorum.

çok çirkin bir şey ve anneanneme de bunu açık açık söylerim her zaman.

Hoş diğer torunlara kıyasla kesinlikle daha fazla vakit geçiriyorum anneannemle ama işte bu diğer torunlara yaklaşımından da kaynaklı olabilir elbette.
0
denizgonen
(18.08.20)
Ayrı eve çıkın bence de. Ev işlerine elinizi sürmeyin. Kadınım, yaş 26. Şuna eminim ki kendimi ev işlerine harap etsem annem beni daha çok sevmeyecekti. Ya da maaşımı alınca anneme ve babama maaşı vermek beni daha değerli yapmayacaktı. Protesto edin. Annemle babamı çok severim. İkisini birbirinden ayırt etmem. Ama onlar beni daha çok sevsin diye hiçbir işin altına girmedim. Temizlik, yemek yapma, ütü vs benim işim değil evde, annemin işi. Ya da evi geçindirme derdi benim değil babamın derdi. Bu arada normal ortadirek bir aileyiz. Babam emekli, annem okul varken kantincilik yapıyordu. Çok şükür borcumuz yok hiç ve Karadenizliyiz biz toplattığımız çaydan gelir geliyor belli bir meblağ babama. Gelirleri bu kadar. Maaşım şimdiki gelirlerinden yüksek yani. Ama hiç ellerine para saymadım ki istemezler mesela. Bugün siz çalışmaya başlasanız ve maddi olarak yardım etseniz dahi yine de abiniz daha kıymetli olur bana öyle geliyor.

Anne ve babanız da olsa bazı konularda prensipli olun ve mesafe koyun. Annem ev işi yapmadığımı söylediğinde yaptığım işleri beğenmediğini hatırlatıyorum. Bir şey diyemiyor mesela.

Benim de bir erkek kardeşim var. 20 yaşında. Okuyor ama savruk bir hayatı var. Aşırı para harcar. Tatile gitmek istedi. Ben asla para vermedim yardım da etmedim. Annemle babam ödemek zorunda kaldılar.

Sınırlarınızı çekin. Anneniz iş yap dediğinde dersim var diyip ders çalışın. Arkadaşlarımla buluşcam diyip dışarı çıkın. Onlar size gidici nasıl olsa bu evden gözüyle bakıyorsa siz de o şekilde davranın.
0
Hallegadola
(18.08.20)
Bağlılık geliştirememekten değil, cinsiyet ayrımcılığından. Ve bu travmalar insana seneler geçse de vuruyor. Bir arkadaşım dedi ki "Babam eve geldiğinde karşılar boynuna atlardım, bena söylediği ilk söz "kardeşin nerede" olurdu". Böyle yetiştirilmiş bir kızın evlense de evlenmese de ne erkek kardeşine ne de anne-babasına sevgi duyması mümkün değil. Ancak ana-baba yaşlanınca kim bakacak onlara? Zırnık değer vermedikleri kızları mı, yoksa canım oğullarının eşi el kızı gelin mi?
Konuşsanız da değişecek şeyler değil bunlar ama illa ki bir ara (ve tekrar tekrar) bu tartışmayı yaşayacaksınız ebeveynlerinizle.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
İlaveten tersten Oedipus kompleksi demiş baldur. Kesinlikle katılıyorum. Erk merkezi yaşlandıkça babadan oğula kayıyor ve kadın erk sahibine yakın olmak, kontrol etmek istiyor. Sizin için üzülüyorum ama abinizle / erkek kardeşinizle evlenecek kıza daha fazla acıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
merhaba, yemek yapma olayına geldim.

ben de uzakta okudum ve yine ailemden uzakta çalışmaya devam ediyorum kardeşim ise onlarla beraber kalıyor -bir süre o da uzakta okumuştu- ve ben ne zaman gelsem sevdiğim yemekler yapıldığından anneme takılıp duruyor. iki kız kardeşiz, aramızda da üç yaş falan var. cinsiyet vs. ile alakalı değil yani, sadece uzakta olanı özleyip değer verdiklerini gösteriyorlar/eve gelince mutlu etmek istiyorlar :)
0
iste o kavunici balik
(18.08.20)
e tersi elektra kompleksi iste. ama size boyle geliyor da olabilir. olabilir de olmayabilir. su aralar mesela kiz cocugu populer.
kiz cocugu oyle kiz cocugu boyle kiz cocugu olmayan babayim demesin. kizlar babaya cok duskun.
ilk cocugum erkek ikincisi kizdi. kizin dogumuna kadar evde hayvan besledigimizin farkinda degilmisiz vs vs. bu isler boyle.
cok eskiden cok cok eskiden yine kadinlar revacta idi sonra erkekler oldu simdi gene kadinlar oluyor yavas yavas.

biz iki erkek kardeşiz. eskiden babam sürekli ev dışında olurdu o eve gelince sevdiği yemekler yapılırdı. abimle anneme laf atardık kocasına nasıl da bakıyor diye. sonra babam emekli oldu abim yurtdışında çalışmaya başladı abim türkiye'ye geldiğinde abime hürmet sevdiği yemekler hazırlanır oldu. babamla abim üzerinden anneme laf attık. şimdi. ben de dışarıdayım babam anneme laf atıyor. çocuklarına nasıl da bakıyor besliyor çocuklar eve gelmese biz hiç bunları yemeyeceğiz diye. kadını boş yere şaka ile karışık üzmüşüz.
bu arada annemler 5 kardeş bir tek dayım var onlar da anneannemin dayımı hep el üstünde tuttuğunu söylerler. dedem de en cok teyzemi severdi. kısacası olabilir deeeee olmayabilir dee. olanı da var olmayanı da var. size çok büyük zararlı şekilde geri dönüşleri yoksa fazla takmamak lazım.
0
turbo sadık
(18.08.20)
Bizde de tam tersi 3 kardeşiz ilk kız bur oglan ben abla ve birde küçük kardeş erkek ama bizimkiler de ortanca kız kardeşe böyleler. Söylediğinde direkt bağırarak savunmaya geçiyorlar biz ayrım yapmayız hepiniz birsiniz. Birsek erkek kardeşim ve ben nasıl hissediyoruz bunu? Böyle dediğinde de eee o işte çocukluktan beri biraz huyluydu onun üzerine düştük. Huylu dediği de ağlayarak, duygu sömürüsü ile vs. Duygusal yönden bunları kandirmasi.
Çok söyledik çok yaşadık aynı şeyleri, sonra bir zaman geliyor ve artık söylemekten bıkıyorsun gözlerinin içine bakardık bizimle ilgilensinler konuşsunlar diye. Şimdi ikimiz de ortanca kardeşe Bilendik erkek kardeşim öylesine de olsa konuşuyor ama ben yıllardır konuşmuyorum.
Yıllarca çalıştım babam bekledi ki maaşımı ona veriyim vermedim, annem ne yaparlarsa yapsınlar büyük olduğum için kardeşi ve onları hoşgörmemi bekledi görmedim. Erkek kardeş bizden 12 yaş küçük ona yapsalar ayrımcılığı anlar kafamda mantıklı bir nedene oturturdum ama benden sadece bir yaş küçük kardeşe tapmalarina dayanamadım. Benim de hatta bizim de anne baba ilgisine ihtiyacımız vardı hala annem her konuştuğumuzda illa ara konuş der neden dediğimde çok üzülüyor der hala onu düşünüyor yani.
Zor yani zor sanırım bu durumu burada en iyi anlayan benim. Yıllarca gördüğüm muameleyi kimse görmemiştir bir şey dediğimde de sen kiskaniyorsun oldu.
Kıskandım ya da haksızlığa karşı çıktım diyelim bu benim hakkım degilmiydi?
Şimdi bir kızım var sırf bu yüzden bir kardeşi olmayacak.
0
motley crue
(18.08.20)
Bizim ailede tam tersi. Annem sizinle yaşıt kız kardeşime laf bile ettirmiyor. Detaya girmeyeyim ama cinsiyetle alakalı olmayabilir.
0
le jeune turc
(18.08.20)
normalde böyle bir platformda bu derece detay anlatmam ama şu an içinde bulunduğun ruh halinde kendini yalnız hissetmemen için bazı detayları paylaşmak istiyorum. ben doğunca kız çocuğu bu emzirme ölsün denilmiş ve hiç emzirilmemişim. bütün çocukluğum ve ilk gençliğim bu hikayenin bana kundakta terste çevirdik nefessiz kal diye, emzirmedikte ama ölmedin şeklinde kendilerince şaka yapılmasıyla ve hatta sitemiyle geçti. eve alınan o dönemin pahalı yiyecekleri sadece abim yesin diye kilit altında tutuluyordu. yemek ayrımı o derece barizdi ki kendi paramı gani gani kazandığım dönemde bile içgüdüsel olarak sadece tavuğun kanadını yemeye devam ettim bir süre. kafam gözüm yarılacak derecede fiziksel şiddeti, abi okumadığı ama ben hep takdirle geldiğim için onu küçük düşürüyorsun diye sürekli okuldan alınmamı vesaire saymıyorum bile. yatardım abim kalkardım abim konuşulurdu, bu arada kendisi de kumar oynayan, sabaha karşı eve gelip akşamstü 5 e kadar falan uyuyan bir tipti. ama herkes tapınırdı ona. sonra vefat etti, vefatındaki karmaşayı da fırsat bilip lise sonda evden ayrıldım ve bir daha asla o eve ziyaretler haricinde dönmedim. uzaktan bile zehirlemeye devam ettiler ama kontrol altına aldım bir süre sonra. tamamen kendi yaşam duruşumla ve vicdanımla alakalı olarak anneye bakım gerektiğinde yanıma alıyorum, para desteği sağlıyorum, gidip gelip evin eksik gediklerini hallediyorum ama asla anne sevgisi hissetmedim, hissetmiyorum, hissetmek zorunda da hissetmiyorum. nefrette etmiyorum, kendisine hesap falan sorup yüzleşmiyorum da. o kadar yaptığı şeyin farkında değil ki, konuşmak, derdimi anlatmaya çalışmak, özür dilerim kızım bilemedim demesini beklemek boşuna zaman kaybı geliyor. çok uzun yıllar önce kendi içimde hallettim zaten bu hesaplaşmayı. zaman içinde olgunlaştıkça, bu toplumsal yapıda kadın olarak yaşadığın deneyimler arttıkça, onun bunu hangi motivasyonla yaptığını anlıyorsun (ama hak vermiyorum o ayrı), araştırıp okudukça altında yatan psikolojik gerekçeleri çözüyorsun. bu "ama ana babanın hakkı ödenmez" ağlaklığından da hiç hoşlanmıyorum zira benimkine benzer milyon tane hikaye olduğunu biliyorum, dinliyorum, şahit oluyorum. her çiftleşip üreyen ebeveyn olmuyor maalesef.

çalış çabala, gerekirse okulunu dondur çalışıp para biriktir ama o toksik ortamda yaşamaya devam etme. imkanların elverdiğinde de bu konuda uzman desteği al, bütün hayatına yayılmasına, senin iç dünyanda kökleşmesine izin verme. bugünki mental sağlığımı, kariyerimi, yaşam enerjimi, iç huzurumu geçmişte bir cesaret aldığım bu evden ayrılma kararına borçluyum.

önerilen kitaplara ek olarak boş ayna kitabını da tavsiye edebilirim.

sen kıymetli ve önemlisin. adı anne bile olsa senden başka hiç kimse senin kıymetini belirleyemez. kendine lütfen şefkat ve sevgi göster ve asla kendini erkek kardeş ile kıyaslama, sevgi dilenmek için çabalama. hiç bir koşulda sonuç alamayacaksın. bu gerçeği ne kadar hızlı içselleştirebilirsen o kadar hızlı yol almaya başlarsın.

mutlu ol.
0
Phoebe
(18.08.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.