Giriş
(16)

yüzyılın kapışması

Jux
hangisi alır?süt dilimi mi, pingui mi?
hangisi alır?

süt dilimi mi, pingui mi?
0
Jux
(13.11.20)
Pingui
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(14.11.20)
@yazdonumu, bal şurubu gibi bişey o, onu diyorsun sanırım. ballı talaş gibi biraz.
0
🌸Jux
(14.11.20)
ikisini de tatmadım ya :( bu duyuru vesilesi ile ikisini de tadacagım sanırım.
0
candide
(14.11.20)
çok net süt dilimi ya. pingui'deki çikolata bence kinder ürünü için ağır bir çikolata. oysa süt dilimi öyle mi. pamuk gibi.
0
heavy smoker
(14.11.20)
@candide, nerede yaşıyorsun, yaşadığın yerde yok galiba, gönderelim birer kutu duyuruca?
0
🌸Jux
(14.11.20)
Kesinlikle pingui bi kere aşırı ferah, süt dilimi bayıcı.
0
ekaterina
(14.11.20)
susatsa da pingui.
0
batlegolas
(14.11.20)
Süt dilimi
0
owaki
(14.11.20)
sutdilimi.

edit. cok cok cok ozur dilerim.
benim begendigim sey ne sut dilimi ne pingui demin resmine baktim. benim sevdigim sey süt burgermiş süt dilimi degil.
0
turbo sadık
(14.11.20)
pingui
0
hazen
(14.11.20)
Pingui
0
taurina
(14.11.20)
Pingui
0
epleindebisous
(14.11.20)
Süt dilimi
0
kararsızataletfilozofu
(14.11.20)
süt dilimi
0
basond
(14.11.20)
pingui
0
oekuklu
(14.11.20)
@Jux istanbulun ortasındayım da ne bileyim hiç bir tadayım demedim ya :/
0
candide
(15.11.20)
(7)

Kedimin garip davranışının başlaması

baal
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle kendi yalıyor, hemen ardından yine pat pat sağa sola atlayarak depar atıyor. Yine birden takla açıp gödünü falan yalamaya başlıyor. Böyle bir durum tecrübe eden oldu mu? Sizce bir şey yapmak gerekir mi?
0
baal
(13.11.20)
Yavru veya ergen ise olur öyle şeyler. 2 yaşına kadar karakter değiştirirler 2 yaş civarında karakterleri oturur.
0
1bir1bir1
(13.11.20)
Bizim kedinin her zamanki hallerini anlatmışsın :D
0
elorelia
(13.11.20)
arada bir gelirler öyle.
bir de bazen bağırsak hareketi nedeniyle de öyle davranabiliyorlar.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
Şu saatlerde duruldu. Bu arada kedi 3 yaşında. Normalde de mal hareketleri var ama bu biraz sağlıksız gibi geldiği için danışayım dedim. Biraz ürkek ve her an tekrar depar ve göd yalama döngüsünü girecek gibi.

Varsa tavsiye dinlenir.
0
🌸baal
(13.11.20)
şuraya goşayım
gödümü yalayayım
şimdi şuraya goşayım
burada da gödümü yalayayım
biraz durayım
gödümü yalamış mıydım?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.20)
Depar atma hareketini özellikle gece vakti kedim her gün yapıyor. Anlattıklarınız klasik kedi hareketleri, peluş ayı değil bu sonuçta. Normal bence.
0
Hazelelif18
(13.11.20)
16 gun baktigim 5 yasinda bir kedi vardi. Ilk 12 gun akilli uslu cicek gibi saksi gibi olan hayvan bir anda evde depar atmaya basladi dediginiz gibi. Kulaklarini geriye atip her an saldiriya hazir modda bekliyor, korkup koltugun arkasina filan saklaniyordu durduk yere. Sonra yalaniyordu.

Bunlari yapmaya baslayinca nihayet kendini rahat hissedebiliyor artik diye dusundum, cunku o bir kedi, ve kediler gorunmez varliklarla savasmali :)
0
taurina
(14.11.20)
(17)

kaprisli iş arkadaşları

kakamelsokoban
selam arkadaşlar. aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü. bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yuka
selam arkadaşlar.
aslında soru değil de dertleşmek gibi yazmak istedim buraya, çok daraldım çünkü.

bi devlet kurumunda çalışıyorum, kadınların yoğun ağırlıklı olduğu ancak bu kadınların yaklaşık %80inin 30 yaş üstü ve bekar olduğu bir kurum. evli olanlarımız %20lik kısım kadar ve bunun da aşağı yukarı %5i çocuklu kısmını oluşturuyoruz.

malum kamuda esnek çalışmaya geçildi, tüm personel işe bir hafta gidiyor bir hafta gitmiyor. yalnızca işe gittikleri hafta çalışıyorlar, diğer hafta idari izinli sayılıyorlar. 10 yaş altı çocuğu olanlar için de evden çalışma getirildi. kimi kurumlar direkt idari izin vermişler ama bizde iş yoğunluğu olduğu için gelip gitmekle uğraşmayın siz hep evden çalışın dediler, yani diğerleri gibi bir hafta çalışıp bir hafta izinli değiliz, hep iş başında olacağız ama memnun olduk toparlanıp eve geldik bugün de ilk haftamız bitiyor.

şimdi bu %80lik kısım için şöyle bir bilgi vericem. bu kadınlar evlenmek isteyip evlenememiş değiller. evlenip de koca kahrı mı çekicem diyip evlenmeyi hiç düşünmemiş olan, çok güzel, çok bakımlı ve hayatı doya doya yaşayan kadınlar. pandemi patlayana kadar en az 2 ayda bir farklı ülkelere giden, geniş arkadaş çevreleri olan, ekonomik bağımsızlıkları olan, kendi ayakları üzerinde duran, akıllı, kültürlü, birikimli kadınlar. bir kısmı çocukları çok seviyor ama sırf çocuk sahibi olmak için biriyle evlenip kaynana, görümce, elti saçmalıklarına bulaşmak istememişler. bunlar onların açıklamaları, benim yorumum değil bu arada. dışarıdan bakınca "yaşıyorsunuz bu hayatı" denilecek, zaman zaman kendi seçimlerimi bile sorgulatacak kadar hayatın keyfini çıkararak yaşayan bir tayfa. içlerini bilemem tabii ki.

aynı arkadaşlar çocuklularla ilgili herhangi bir pozitif ayrımcılık yapıldığında ise çıldırıyorlar. hem kendi seçimleri sonucu bunu tercih etmişler, ama en basiti 10 yaş altı kadınların evden çalışma hakkına o kadar kızmışlar ki bakanlığa kadar arayıp iptal ettirmekle uğraşıyorlar. en sonunda onların gazını almak için de çocuklular da haftada 2 gün işe gelsin o zaman diye karar çıkmış. pazartesi ve salı günleri işe gideceğim ama haftada 2 gün kızımı kime bırakıp gideceğim kara kara düşünüyorum şu an. eşim de sağlıkçı olduğu için izinleri kapalı, ne yazık ki onunla dönüşümlü çalışma şansım yok, eve bile zor geliyor yoğunluktan. evet evde çocuklu çalışmak işyerinde çalışmak kadar verimli olmuyor kabul ediyorum, en az %20 kapasite kaybım var ama bunu da akşamları kızımı uyuttuktan sonra çalışmaya devam ederek kapatmaya çalışıyorum mesela. benim çocuğum var çalışamıyorum deyip kenara çekilmiyorum. kimsenin ağzına laf vermiş olmayayım diye ekstra dikkat ediyorum. asla çocuğumu kullanıp kafa izni vs gibi ayrımcılık istemedim, istemem de. ama bunu yapmayacağımı bile bile benim dışımda verilmiş bir kararda bile bana düşman oluyorlar. kararı veren ben değilim, uygulamaya koyan ben değilim. ben sadece bana verilmiş bir hakkı kullanıyorum. şikayeti olanlar gidip üstlerle konuşmak yerine bize surat yapıp laf sokarak huzursuz ediyorlar, düşmanca davranıyorlar. bu sürekli kalacak bir uygulama değil en nihayetinde. bir süre sonra yine yüzyüze çalışacağız ama yarınlar yokmuşcasına kin gütmeye başladılar iyiden iyiye. benim kızdığım ve eleştirdiğim nokta bu. şikayet merci ben değilim neticede.

kızımı bırakacak birini bulmak biraz da şu açıdan zor, hem evde kedimiz var kedi olduğu için ne temizliğe ne çocuk bakımına gelecek birini bulmak kolay olmuyordu zaten. bir de eşim sağlıkçı olduğu için pandemide yüksek risk grubunda bir çalışan olduğu için bulduğumuz bakıcılar da riske girip bizimle çalışmak istemiyor. ben de kızımı başkasının evine götürüp bırakmak istemiyorum dünya kadar kötü şey görüyoruz duyuyoruz açıkçası güvenemiyorum.

geçen hafta cuma günü işlerimi toparlamaya çalışırken bile bir afra tafralar, laf sokmaya çalışmalar, yok eve gidenler kendilerini izinli sanmasın, evden de çalışılacak sonuçta bu bir idari izin değil vs kendi aralarında konuşur gibi bize duyurmaya çalışmalar. hayırdır bir problem mi var desem, ay yok canıım sadece konuşuyoruz vs diyecekler mesela sanki ben yok yere problem çıkarıyormuş gibi olacağım. lanetler olsun zaten son gün diye sustum, duymamaya çalıştım, bütün dertleri üzerimize oynayıp birimizle kavga çıkartıp içlerini dökmekti ama ne ben ne de diğer anneler sesimizi çıkartmadık nasılsa uzun süre görüşmeyeceğiz diye.

şimdi de pazartesi salı 2 gün kızımı kime nasıl bırakıp gideceğimi düşünmek zorundayım sırf onların çekememezliği yüzünden.

daha önce de buna benzer bir şey oldu mesela, aldım karşıma konuştum en çok sesi çıkan bir tanesini. dedim ki neden böyle yapıyorsun bu senin tercihinse sen kendi seçiminin ben kendi seçimimin sonuçlarına katlanacağız. ben 3 senedir işe uykusuz geliyorum, kakasıydı, kusmuğuydu, hastalığıydı, dişiydi bilmem ne derken bütün hayatımın ekseni kaydı ama ben istedim ben doğurdum bunları göze alarak yaptım bu çocuğu. bir yandan eşimin ailesi de sorunlu insanlardan oluşuyor, bir sürü ailevi sorunla da boğuşuyorum. sen bunların hiçbiriyle uğraşmak istemediğin için kendini bunlardan uzak tuttun. ben bu sorunlarla boğuşurken sen norveçte kuzey ışıklarını izliyordun örneğin. ya da dünyanın herhangi bir yerinde arkadaşlarında geziyor, eğleniyordun. herkesin hayatının kendine göre artısı eksisi var, neden böyle kendi işine yaramayan bir şey olduğunda düşman kesiliyorsun diye sordum.

verdiği cevap şu oldu.

"senin seni seven bir kocan, mutlu bir evin, güzel sağlıklı bir çocuğun var. benimse ne sevenim, ne de sevdiğim var. sen üzülsen bile evine gider ailenle teselli bulursun benim bunları yapma şansım yok. o yüzden sen üzülsen bile tolere edebilirsin ama ben edemem. o yüzden işime gelmeyince sesimi çıkarıp durumun düzeltilmesini istemek benim hakkım."

belki de yanlış düşünüyorum ama bu düşünce tarzı bana bencillik gibi geldi. ben böyle bir şey düşünsem dahi karşımdakine bu kadar açık konuşacak kadar cesur olabileceğimi sanmıyorum açıkçası.

ben bunu saf bir bencillik olarak değerlendirdim. siz olsanız ne düşünürdünüz?

Cevap verenlere şimdiden teşekkürler, sevgiler.
0
kakamelsokoban
(13.11.20)
Akıllı, kültürlü, birikimli demişsin de bence bunlar geri zekâlı. Siz de onları üstünüze şikâyet edin.
0
dissendium
(13.11.20)
Kadınların çalışmasının yasaklanması lazım slkdgjsdgj. Şaka bi yana ortam çok kötüymüş hocam geçmiş olsun.

İkiniz de haksızsınız bence.

İşyerinde verilen maaşın, tanınan hakların sadece işle ilgisi olması lazım, aileyle, iş dışındaki hayatla ilgili değil. O açıdan arkadaşlarınız "ortada bir haksızlık var" demekte haklılar. "Benim çocuğum var zaten hayatım zor vs." şeklinde düşünmeniz hatalı.

Öte yandan devlette çalışıyorsunuz ve bu konuda kararların akıllı mantıklı bir şekilde alınması zaten imkansız. O durumda "o da gelsin" yerine "ben de gitmeyeyim" demek lazım. Bunu kişisel bir mesele haline getirmek manyaklık.

Yine de "onlar yüzünden böyle oldu" diye düşünmeyin, yani size verilen o hak zaten adil değildi, hiç verilmeseydi zaten bakıcı vs. bir şey ayarlamanız gerekecekti. Bakıcınızı ayarlayın. Sadece annelere özel bir düzenleme yapıldığında "yahu onların ne suçu var, onlara da bu hakkın tanınması gerek" diyin, siz de bencillik yapmayın. Belki zamanla düzgün bir iletişiminiz olur.
0
plutongezegendegilmi
(13.11.20)
Aslında sorunun kaynağı bu evden çalışma konusunun tüm çalışanlara eşit olmaması. Çalıştığınız kurumun çalışanlar arasında bir tartışma ortamı oluşmayacak şekilde bunu planlaması gerekirdi. İş yerine çalışmaya gelenlere ek izin mi eklenir, ek maaş mı eklenirdi bu tartışma ortamı oluşmasın diye ayarlamaları gerekirdi. Sizin bahsettiğiniz durumda ister istemez çalışanlar arasında bu şekilde tartışma ortamı oluşması normal.

Siz nasıl iş arkadaşlarınız için dışarıdan baktığınızda "hayatlarını yaşıyorlar, keyifleri yerinde, şanslılar" diye düşünüyorsanız şuan onlarda siz evli, çocuklu olduğunuz için sahip olduğunuz haklar için "ne kadar şanslı, evinde çalışırken keyfi ne kadar yerinde" diye düşünüyorlar. Bu düşüncenin kaynağı da iş yerinin yanlış planlaması.

Onların yaptıkları yanlış size böyle tavırlı davranmaları doğru değil. Sonuçta bu sizin kendi düzenlemeniz değil. Ama sizin tavrınız aynı şekilde yanlış. İnsanların ne yaşadıklarını bilmeden bu şekilde konuşmanız hiç doğru değil. Onların evlilikleriyle ilgili sorunları yok, çocuklarıyla ilgili sorunları yok, eşlerinin aileleriyle ilgili sorunları yok ama başka sorunları olup olmadığını bilemeyiz. Bir insanın dışarıdan hayatı yaşıyor gibi gözükmesi, hayatında sorunlar olmadığı anlamına gelmez. Ben bebek bakıp sabaha kadar uyumuyorken sen gezip tozdun diyemezsiniz. Bilemezsiniz insanlar ne yaşıyor.
0
GoodMorningTeacher
(13.11.20)
Ben bu hikayedeki evlenmemeyi tercih etmiş olan tarafım. Benzer bir durum benim çalıştığım yerde de yaşansa ben de karşı çıkardım. Ama tutup "onlar da işe gelsin" diye değil, hep beraber evden çalışalım madem" olarak ayaklanırdım muhtemelen.

Çocuğu olan birine pozitif ayrımcılık yapılmasını doğru bulmuyorum. Üremek ya da ürememek kişinin kendi tercihidir. Evlenmek de öyle. Ama sırf biri üredi diye ona ek avantaj sağlanıyorsa, hayatında tercih etmediği bir şey yüzünden karşıdaki kişi neden haksızlığa uğrasın ki?

Not: Kendi açından baktığında haklı görebilirsin ama ben de kendi açımdan baktığımda eksik kısımlar görüyorum.
0
lcha
(13.11.20)
Yukarıda yazan arkadaşlara katılmakla birlikte, o insanlar bir şeyler yaşamıyor da olabilir. Keyifleri inanılmaz yerinde de olabilir. Bu da kendi hayatlarını planlamaları sayesinde oluşan bir durum olur. Durup düşünmüşler bir şeylerden fedakarlık etmişler. Siz ise bunları göze almışsınız, böyle bir sorumluluğun altına girmişsiniz. Bu yanlış demiyorum bu arada, ama iki tarafın da seçimleri ve sonuçları söz konusu.

Ancak bunlar iş hayatından bağımsız şeyler. Size “siz çile çektiniz bebek baktınız, bu da ödülünüz, evden çalışın.” Denmemiş. Nedense öyleymiş, bu doğal bir hakkınızmış gibi yazmışsınız. Üzgünüm ama değil. Çocuğunuzu bırakacak yer olmaması vs büyük sıkıntı anlıyorum ama günün sonunda işyerindeki kimseyi ilgilendirmez bu. Tamamen sizin sorununuz. Bunları göze alan sizsiniz. Bu bir pozitif ayrımcılık hakkı doğurmuyor. İnsanlar pandemin ortasında işe gitmek zorundaysa siz de gitmelisiniz, evden çalışılabiliyorsa onlar da çalışabilmeli. Özel hayatınızda ne olduğu burada bir parametre değil.

Arkadaşınız da inanılmaz saçmalamış bu arada eklemeden geçmeyeyim. İkinizin argümanlarını da haksız buldum.
0
anneboleyn
(13.11.20)
Ben de arkadaşlara katılıyorum. Bu noktada "benim çocuğum var, öyleyse başkalarına tanınmayan bir rahatlık hakkı bana tanınmalı" gibi bir şey bana biraz ayrımcılık gibi geliyor. Bu devlete göre pozitif olabilir ama çocuksuz bir vatandaş olduğum için bana bildiğin negatif ayrımcılık yani. Sizin çalışma rahatlığınız, başkalarına ekstra iş yükü olarak da yansıyor veya yansıyacak olabilir. Sizin covid olma riskinizi neden bekar takım arkadaşlarınız üstlensin?

Ancak, bu insanlarla neden bu münakaşaya girdiğinizi anlayamıyorum. Ben olsam devlet vermiş kardeş, paşa paşa hakkımı kullanıyorum der geçerdim. Bunu niye bu kadar kafaya takıyorsunuz ki?
0
roket adam
(13.11.20)
arkadaşlar genel olarak şunu söylemek istiyorum ben burada evden çalışmak benim hakkım demedim yalnızca bana böyle bir hak verilmiş ve ben bunu kullanıyorum dedim. ama arkadaşların sinirlenip muhatap alacağı bir merci değilim ben, şikayet olanlar üst merciye gerekli başvuruyu yapmak yerine gelip bana ve diğer annelere çemkirmeleri, laf sokmaları sizce normal mi yani? eleştirdiğim nokta bu. evet ortada bir haksızlık var ama bu haksızlığı yaratan ben değilim, çözüm noktası da ben değilim bunun için idari kısım var. onlar bana, ben onlara kavga ederek çözülecek bir şey değil bu. hoşuma gitmeyen bir uygulama olduğunda ben de o uygulamaya katılanlara mı surat yaparak çözmeliyim yani?

bir de sen de geziyorsun tozuyorsun diye ona söylememin sebebi başta o arkadaşın senin çocuğun var eşin var hayat sana güzel demesi üzerineydi zaten. sen benim hayatımın olumlu yanlarını görüyorsun ama senin hayatının da bana göre olumlu yanları bunlar dedim. tamamen seçim meselesi sonuçta. kimse kimsenin kişisel tercihlerini ve sonuçlarını eleştirememeli bana göre.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
bu tiplere ne dendiğini herkes biliyor ama haklılar. çocuğu olana neden pozitif ayrımcılık yapılıyormuş? bak kendin söylemişsin "benim tercihim" diye.

sadece küçük çocuğa üzüldüm.
0
ya ben lan neyse
(13.11.20)
Yav zaten haftanın 3 günü, adamları ne zaman görüyorsun da sana surat yapıyorlar da sinirleniyorsun onu gerçekten tam anlayamadım ben. 2 gün de gözünü kapat devam et derim.
0
roket adam
(13.11.20)
@j r r tolkien hayranı evet onlar bir hafta işe gelip çalışıyor diğer hafta idari izinli sayılıyor. biz her hafta evden çalışacaktık. şu an için yapılan uygulamaysa 2 gün işyerinde diğer günler evden çalışma, bizim için idari izin yok.
0
🌸kakamelsokoban
(13.11.20)
Kadınların kadınlara yaptıkları eziyeti çekememezliği kimse kimseye yapmıyor. Bekar kadınların siz çocuklu çalışanlara çemkirmeleri evet yanlış. Bu sorun bence de böyle çözülmemeli.
Bu kararı üst mercilere şikayet edip sorgulatmaları gerekir üst merci de kolaya kaçıp çözümü sizleri iki gün işe getirtmekte bulmuş. Asıl ben o arkadaşın yerinde olsam buna ses çıkarırım. Hep beraber iyi şartlarda çalışmak varken, benim şartım kötüyse onlar da iki gün gelsin madem diyip sakinleşmek çok anlamsız.
Bekar çocuksuz olup evinde yaşlı ya da kronik hasta bakan kadınlar ne olacak peki, onlara sorsak bize de izin verilsin diyecekler.
İş arkadaşınız ya da sizin için tamamen haksızsınız diyemiyorum. Ama bu süreçte işe gitmek zorunda olanlara da fazla mesai, siz evdekilerden bir saat işe geç başlama hakkı gibi iş yükünü az da olsa hafifletecek şeyler yapılsaydı keşke
0
umutsuzevjınıkı
(13.11.20)
Benim durumum birazcık farklı.
Erkeğim. 9 senedir otizmli kardeşime, yasal vasisi olarak tek başıma bakıyorum.
O süre içinde hiçbir çalıştığım iş yerinden bir ayrıcalık istemedim. Hatta ne evli insanların sahip olduğu ek haklara sahip olabildim ne de bekarlar gibi "hayatımı" yaşayabildim.

İnsani açıdan bakarsak:
Ofise zırt pırt çocuk getirilmesi, buldumcuk anne babalar, anne babaların sürekli/bazen ayrıcalık istemeleri duygusal olarak benim de canımı sıkıyor ve kendimi eksik hissetmeme yol açabiliyor. Bu konuda hayatının bir dönemine gelmiş olup da bir şekilde evlenememiş/çocuk sahibi olamamış insanlarla empati kuruyorum.

İş olarak bakarsak: Mevcut haklar neyse o. Evli çocuklu kendine verilmiş haklardan yararlanır, eşi çocuğu olmayan da avucunu yalar. Kimsenin de itiraz etmeye hakkı olmaz.

Orta yol: karşılıklı anlayış.
0
trixi
(13.11.20)
çocuk yapmak gibi tamamen bir yaşam tercihi olan bir konuyla, "bacağını kırsaydın da işe gidemeseydin ama yine de gel deselerdi ne olurdu" gibi tamamen istem dışı olan ve iş yapmaya engel olan bireysel bir sağlık sorununu nasıl bir tutabiliyorsunuz anlam veremiyorum açıkçası.
0
roket adam
(13.11.20)
çocuklu insanlara ayrıcalık tanınması gayet makul bir şey
yasal hakkını hiç acımadan kullan

o çocukların en güzel şekilde yetiştirilmesi, çocuksuz insanların kuzey yıldızlarını izledikten sonra ülkelerine döndüklerinde rahat etmelerini, emekli olduktan sonra emekli maaşlarının yatmalarını sağlayacak

hepimizin vergileri tanımadığımız çocukların okumalarına, insanların tedavi ve sosyal yardım almalarını sağlıyor
böylece sokakta yürürken cüzdanımız için bıçaklanma ihtmalimiz bir nebze engelleniyor
işimizi kaybedersek açlıktan ölme ihtimalimiz azalıyor

bi tek kirli havamız bedava
0
bir soru sorcam
(13.11.20)
çocuklu insanlara pozitif ayrımcılık avrupanın çoğu ülkesinde olan bir şey, bu tiplere sorsak avrupa şöyle güzel böyle güzel ama kıskançlık çekememezlik olunca şark kültürü damarları tutar.
çoğu ülkede çocuklu ailelere vergi indirimi, çocuk parası v.s olur. demek ülkede bunlar olsa bu tipler hasetinden kendi kendilerini yermiş.

bu anlattığın hikayedeki tipler bizim milletin genel çekememezliği aslında, sozlukte de sık sık görürüz, bu meslek niye bu kadar maaş alıyor, niye bu kadar rahat çalışıyor ben eziliyorum o da ezilsin v.s. diye her gün farklı bir konu.

sizin yerinizde olsam alttan almaz direk, hatta bu konuda sert çıkardım bir daha sizin 100metre çevrenizde bu konuyu açmaya cesaret edemezlerdi.
0
nuisance
(13.11.20)
hepsi gerizekalı +1
haklısınız
0
basond
(13.11.20)
Bence haklisiniz. Digerlerinin size gicik olmasi yanlis, size verilmis bir hakki kullaniyorsunuz alti ustu. Bu kurali da siz koymamissiniz neticede. Olmasi gereken sorunu is yerinin cozmesi, en bastan "madem evden calisilabiliyor, herkes evden calissin" idi. Veya illa ofise gitmesi gerekiyorsa birilerinin is yerinin bu durumu bir sekilde kompanze etmesi gerekirdi (ek ucret, ek izin gunu vs).

Sikayetler "hayir onlar da evden calismasin madem, bize mi sordular cocuk yaparken" ekseninden ziyade, "ee oluyormus demek ki biz de evden calisalim o zaman" ekseninde olmasi lazimdi.
0
taurina
(14.11.20)
(22)

Pfizer-Biontech in aşısını olur musunuz?

ya ben lan neyse
güvenir misiniz?
güvenir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(12.11.20)
Olurum.
0
hayirsiz
(12.11.20)
olurum,

grip, zaturre, tetanoz asisini da cok arastirmadan oluyoruz
0
exlibris
(12.11.20)
olurum, böyle şeylere değer veriyorum.
0
Bruce
(12.11.20)
Aşı karşıtı değilim ama ilk yaptıranlardan olmam sanırım.
0
battal gemalmaz
(13.11.20)
Yan etkileri belli degil geyigini de anlamiyorum, 30 sene bekliceksiniz yani?
0
baldur2
(13.11.20)
Olmam, ilkokul zamanı yapılanlar hariç hiç aşı yaptırmadım çünkü hiçbirinin işe yaradığını düşünmüyorum.
0
Uncle Sam
(13.11.20)
aşı açıklanmadan olma ihtimalim vardı, olmadım ama çekindiğimden değil tembellikten.
0
ludwig boltzmann
(13.11.20)
Konetsu +1.

Biri dusuncelerimi dile getirmis nihayet, oh be.

Aynisini grip icin de dusunuyorum, grip olursam 1 hafta yatar iyilesirim, o yuzden asisini olmuyorum her yil. Yasim genc, bagisiklik sistemim guclu, yedigime ictigime dikkat ediyorum, 1 hafta hastaliktan yatsam hayatimda biseyler degismez, bu riski alabilecek luksum var. Henuz hic grip olmadim yetiskin olali. Tavsiye ya da aksini yapani yargilama degildir, kendi kendime uygun gordugumu anlatiyotum sadece.

Olursem de kismet.
0
taurina
(13.11.20)
Olurum çünkü araştırmaların başarı oranı var. Benim aşı olmam başkasına bulaştırmamam demek. 1 haftada geçiririm diyenlerin 2 hafta Korona karantinasında kalacaklarını zannetmiyorum, illa dışarı çıkacaklar, bu da aşısızlara bulaştırma demek. Hala bunları konuşuyor olmak garip.
0
kaset
(13.11.20)
Risk grubunda olsam, ya da etrafimda asemptomatik tasiyici olarak farkinda olmadan riske atabilecegim birileri olsa tabii ki de asisini olurum. Bu ayni hastayken kimseye bulastirmamak icin evde oturmak gibi bir sey. Su an bile, tam tamina 9 aydir, evden market/park disinda bir yere cikmadim, tanidigim insanlarla parklarda gorustum, daha kalabalik bir ortamda bulunmamin ardindan (hafta sonu parklarin normalden kalabalik oldugu zamanlar mesela) 2 hafta evden cikmayacak sekilde hareket ettim. Tum bunlarin arkadsindaki motivasyon, benim vurdumduymazligim yuzunden bir baskasina zarar gelmemesi, kendimi korumak degil.

Yakinimda riske atabilecegim kimseler, colugum cocugum vs yok. Korona sonrasi olusabilecek saglik sorunlarinin da riskini almaya raziyim kendim icin. Yasadigim yerdeki saglik otoritelerine de epey guveniyorum. Su asamada asiyi nufusun 1/3une yapacak sekilde planladilar, risk grubundaki insanlari onceliklendirecek sekilde.
0
taurina
(13.11.20)
güveniyorum. gelip saplasalar keşke enjektörü de kurtulsak. bıktım artık bu kapalı hayattan
0
avatar is back
(13.11.20)
evden çalışıyorum, yalnız yaşıyorum, zaten şu anda bile istesem de istemesem de karantinadayım işlerden dolayı.

nüfusun üçte biri zaten olacak, bu da salgını oldukça geriye çekecektir.
özellikle risk grubundakilerin olması elbette gerekli, aşı karşıtı değilim ama ilk etapta yaptıranlardan olmam.

grip aşısı da hiç yaptırmadım ve grip olmuyorum yıllardır.
ama konu bundan çok aşının fazla yeni olması.
yaşam tarzımdan dolayı süreci inceleme lüksüm olduğu için yaptıracaksam da beklemeyi tercih ederim.
sürekli insan içinde olsam farklı düşünebilirdim belki.

edit:
bir de eklemek isterim ki, "aşı geldi, corona bitti" gibi bir şey yok.
grip aşısı da var ve gribin de kökünü kurutamıyoruz çünkü her yıl mutasyona uğrayan bir virüs söz konusu.
her yıl yapılan grip aşıları da buna göre yenileniyor.
bakteri olsa tamam, o farklı.

yani "herkes aşı olursa hastalığın kökü kuruyacak, aşı olmayanlar yüzünden kurumuyor" durumu söz konusu değil.
herkes aşı olsa da bu devam edecek.
aşıyı olanın bile hastalanmayacağı kesin değil, en ufak bir mutasyona bakar.
sadece aşı olanın ölme riskini azaltacak ve toplum genelinde öldürücülüğü ve salgının gücünü aşağı çekecek.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
olurum
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
Konetsu +1

Multimilyarder şirket daha da zengin olsun diye kendimi denek yapmaya hiç noyetim yok. Herkes olacak diye şart olsa dağa kaçarım, yine o aşıyı olmam. Panik sebebiyle bu şekilde yalap şalap piyasaya verilen bir aşıya hiç güvenim yok. Cahil diye siz yapistirmadan söyleyeyim, avusturyada moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim.
0
JohnOakley
(13.11.20)
Olurum. Bünyem çok kuvvetli. Yan etki falan da olmaz bende.
0
stewie
(13.11.20)
Bir tarafta koronayi vefat etmeden gecirsek bile cigerlerde yaratacagi hasar diger tarafta asi. Ben asiyi alayim
0
turkuaz
(13.11.20)
çoğu kişi olmadan olmam.
0
buiret
(13.11.20)
Ben olurum. Kendi tahminlerimden çok kendi doktorumun önerilerine uyuyorum.

Olmayana da “aşı karşıtı gerici” muamelesi yapmam. Herkesin kendi vermesi gereken bir karar.
0
buf-e kür
(13.11.20)
Güvenirim ve olurum.

Kasıtlı olarak aşı olmayanlar yarın birgün dünyada birçok ülkede hastaneler, kamu hizmetleri, toplu bulunan alanlar (kafe, restorant vb.) banka şubeleri, sınıflar, ofisler ve hatta toplu ulaşımdan bile faydalanamayacak göreceksiniz.
0
Lethe
(13.11.20)
bizi ülkeye gelip de sıra bana gelen kadar (öncelik sağlım çalışanları, yaşlılar, kronik hastalar vs olur) zaten etkisi az çok belli olur, ona göre pozisyon alırım. büyük ihtimalle olurum yani.
0
candide
(13.11.20)
muhtemelen şöyle olur, şu an çoğu şirket home office çalışıyor herkesi yavaş yavaş ofislere çağırırlar ama aşı olduğuna dair belgeyi şirkete iletmek kaydıyla. hali hazırda sahada çalışanlara bu belge zaten zorunlu olur.

yani pek kişisel tercihe bırakılmaz bu durum. tabii yeterince aşı dozunun tedarik edildiğini varsayarsak.

ben herhalde kendi isteğimle olmazdım, karantina-maske-sosyal mesafeye dikkat ederek yaşamaya devam ederdim bir süre daha.
0
juninho77
(13.11.20)
Cocukken, 10 yaşlarındayken grip aşısı olmuştum annem ol dedi diye. Sonra orta kulak iltihabı geçirdim. Denenmisi bile böyle olabiliyorken çalışmaları için önceden yine o çalışmaları gerçekleştiren kurum ve mevkilerdeki kişilerin kısa olduğunu söylediği sürede çalışmaları tamamlandı denen bir aşıyı olmam. Olmak için kosturanlara da bundan sonra şüpheyle bakacağım.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(18)

alkolsüz veya alkollü restoran

blatta hiberna
merhabalar,bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.normal restoran
merhabalar,

bir insan kendi içki içmedikçe, neden gideceği restoranın da alkolsüz olmasını ister?
meyhane ya da bar gibi bir yer olsa tamam, zaten bunlar alkollü içki üzerinden dönen mekânlar.
yeri geldiğinde küfelik olanlar, kavga çıkaranlar, yan masaya sataşanlar da olabiliyor, o ayrı.

normal restoranlardan söz ediyorum, illa balıkçı ya da ocakbaşı tarzı yerlerden değil.

geriye sadece sokak arası kebapçıları, esnaf lokantaları, fastfood restoranları, mantıcılar, çorbacılar falan kalmıyor mu?
ve bu sosyal hayatı çok fazla kısıtlayan bir şey değil mi?

mesela bir çift olarak giyinip kuşanıp güzel bir ortamda akşam yemeğine (içki içmeden) çıkmayı, bir iş ya da arkadaş toplantısına katılmayı zorlaştırmıyor mu?
yani bir risotto yersin, yanında da su veya maden suyu vb. içersin mesela gibi.

daha önce 1-2 tanıdığımda şahit olduğum bir şey bu.
dini nedenlerle olmadığını söylemişlerdi ama çok didikleyip soramamıştım, anlam da verememiştim.
aşağıdaki duyurulardan birinde görünce aklıma geldi.
amacım kimseyi incitmek değil, samimiyetle sebebini merak ediyorum.

edit:
daha çok yemek yenip hemen kalkılmayacak, bistro tarzı yerlerden bahsediyorum.


edit2:
cevaplar için çok teşekkür ederim.
zaten anlaşılacağını düşünerek "dini sebepler dışında" diye belirtmemek benim hatam tabii ama ben daha çok dini "olmayan" sebepleri soruyorum.
dindar olan, öyle yaşayan birinin restorana, bistroya gitmemesi normal zaten.
0
blatta hiberna
(12.11.20)
Dini neden olabilir, değilse alkol kokusundan rahatsız oluyor olabilirler.
0
fezagezgini_4
(12.11.20)
turkiye'de iken boyle ciddi zengin ama dindar bi musterim vardi, genelde luks kebapciya gidilirdi. icki olmadgina bakma, ickili restoran fiyatina iteliyorlar herseyi.

ayrica risotto'nun yaninda maden suyu icsen bile, yemegin icinde %99 ihtimal beyaz sarap var zaten, fyi.
0
try again fail again fail better
(12.11.20)
Beni mesela bira ve şarap kokusu çok rahatsız ediyor. Migrenim nüksediyor ve midem bulanıyor:/
Bir arkadaşım da dini kaygılardan ötürü gitmediğini demişti.

Edit: @JohnOakley ve @kanlakarisikyagmur+1
Özellikle @johnOkley'in dediği gibi genelde insanlar alkolün etkisiyle sarhoş sapitip çok saçma sapan hareketler yapabiliyor. Birkaç kere sarhoş olmadığını iddia edip mekanda kendini rezil eden arkadaşim olmuştu. Ayrıca bu tipler ısrarla ben sarhoş değilim sarhoş olma eşiğim çok yüksek deyip kendilerini kandırıyor. Bir de sarhoş olma kafası çok farklı haliyle içen karşısındakinin de alkolune eşlik etmesini isteyebilir.
0
Amaranta ursula
(12.11.20)
İçkili restoranların olayı farklı. O yüzden olabilir.

Rakı-balık mekanlarına kimse 1 saatlik bir yemek için gitmiyor. Gidenler en azondan 4-5 saatlik bir 'eğlence' için gidiyorlar. Bu nedenle böyle mekanların gürültüsü çok fazla oluyor. Ortamı da yemek yiyip kalkmak için fazla hareketli.

Ben sadece balık yiyeceksem rakı-balık restoranları tercih etmem.

Bir diğer sebebi de fiyatı olabilir. Normal bir balık restoranda 35 lira vereceğin atıyorum bir kalamar tavaya ortalama üstü bir alkollü mekan 50 lira çekiyor.

Bi keresinde denemek amacıyla evin yakınında bir ocakbaşı restorana gitmiştim. Meğer rakı mekanıymış. 2 tane lahmacun yedim. 50 lira hesapla kalktım :)
0
himmet dayi
(12.11.20)
muhafazakar ailede büyümüş bir ateistim. haliyle çocukluğum hep "alkolsüz" yerlerde geçti. üstelik ben trakya'da büyüdüm hahaha. buna rağmen duyuruyu biraz garipsedim açıkçası... alkol konusunda bu kadar hassas olan insanların yaşam tarzı ve beklentileri zaten farklı oluyor. ayrıca hayır, geriye saydığınız yerler kalmıyor - alkollü içecek satmayan bir sürü restoran var. mesela biz ilçenin en iyi iskendercisine giderdik sık sık. iyi de bir yerdi, pahalıydı. ayran, kola falan satıyorlardı sadece. oturup yemek yer, çay içer, tatlı yerdik. muhafazakar aileler & arkadaş grupları zaten bunu istiyor. onlara hitap eden yerlerin sayısı daha fazla bile diyebilirim.

biz kendi bakış açımızla değerlendirdiğimiz için bize kısıtlı geliyor. mesela ben de şimdi "iyi bir müslüman olarak yaşasam?" diye düşündüğümde acayip sıkıcı buluyorum ama bunun sebebi benim müslüman olmamam. ona inanan, o yaşam tarzını benimseyen insan için bunlar sorun değil. demek ki ona yetiyor, öyle rahat edebiliyor.

kaldı ki bence bu gerçekten hiç dert edilecek bir mesele değil... türkiye'de yaşıyoruz yahu. alkolsüz restorandan bol ne var? asıl "balığın yanında rakı içeyim" deyince zorlaşıyor mesele. ben ankara'da öğrenciyim örneğin, dürümcüden tut da alkolsüz restorana kadar bir sürü yer bilirim ama ocakbaşı falan bilmiyorum örneğin. birilerine sormam, özellikle araştırmam gerekiyor.
0
der meister
(12.11.20)
Ben dine dahil değilim. Ancak içmekten çok hoşlanmam. Kendi keyfim için gideceksen alkolsüz mekan tercih ederim ki sarhoş insanlarla muhatap olmak zorunda kalmayayım. Kalınca incilerim dökülmüyor, ama etrafta içki içen olmadığında kendimi daha güvende hissediyorum ve rahatlayabiliyorum. Içki içenler bağırır çağırır, bazen kavga çıkar, laf atarlar, istisnasız neredeyse hepsi baca gibi sigara içer. Bunlar hoş manzaralar değil. Hele sigara kokusu hiç sevmiyorum. Alkollü adam yanında içince de içme diyemiyorum kavga çıkıyor vay efendim sigara diye.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Diğer bir sebep; alkol almayan insan sohbete ayak uyduramaz, kafalar uyuşmaz.
0
kanlakarisikyagmur
(12.11.20)
Benim de çevremde epey bu tarz tip var, alkollü mekanlarda insanların taşkınlık yapabileceğini ve canlarının sıkılabileceğini düşünüyorlar, bi grup insan da alkol değmiş tabaktan yemek bile yemeyecek kadar muhafazakar o yüzden. Try again'in dediği gibi alkol olmayan, ama ayı gibi pahalı olan bir sürü mekan var. Zaten muhtemelen en çok onlar kazanıyordur.
0
roket adam
(12.11.20)
@himmet dayi:

aslında onu demek istemedim.
yani sevgilinle ya da arkadaşınla gidip, uzun uzun oturup sohbet falan edip akşam yemeği yenecek, üstüne kahve içilebilecek herhangi bir yerin de menüsünde içki olabiliyor.
illa balıkçı ve ocakbaşı değil derken bunu demek istemiştim.

big chefs, kırıntı vb. gibi oturup salata yiyip kalkabileceğin, artık bazı avmlerde bile bulunan, ortalama sayılabilecek yerlerde de alkol var sonuçta.
ama ben de her gittiğimde içki içmiyorum mesela.
o tarz daha gündelik yerlerden bahsetmek istemiştim aslında.

@try again fail again fail better:
öylesine bir "restoran yemeği" diye örnek vermiştim, beyaz şarap detayı aklıma gelmedi, doğru.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@der meister:

garipsenecek bir şey yok, duyuruyu dini hassasiyetlerle ilgili olarak yazmadım.
dini nedenlerle gitmeyenlerin nedeni zaten belli.

benim merak ettiğim JohnOakley'in verdiği örnekteki gibi dini nedenleri olmayanların sebepleri zaten.
0
🌸blatta hiberna
(12.11.20)
@b/h

benim aklıma hiç bistro tarzı yerler gelmedi açıkçası cevap yazarken. o tarz mekanlara gitmemeyi tercih etmek bana göre dinle alakalı doğrudan. farklı bir sebep bana saçma geliyor. "hayat tarzı" diyecek olursak zaten o da dinle alakalı. bistroda takılan gençlerin yanında kendini rahatsız hisseden kişi, dinen caiz olmayan şeyler yapıldığı için rahatsız oluyordur. gerisi boş bahane bence.

Bugüne kadar da bistroda kafayı bulup sağa sola rahatsızlık veren bir tipe hiç denk gelmedim. Ayrıca bistrolarda kapalı mekanda sigara da içilmiyor. Direkt barlarda bu yasak delinse de bistrolar içerde sigara içilen yerler değil.
0
himmet dayi
(12.11.20)
dini nedenle tercih etmeyenler migros, carrefour benzeri içki satan marketlere de girmiyor olabilirler. benim tanıdığım kişiler öyle en azından. evin altında kocaman migros var ama oradan alışveriş yapmıyor mesela. hatta migros vb. yerlerden alışveriş yaptığım için garipseyen, oradan alışveriş yapmasan iyi olur diyenler de var. ateist değilim, koyu dinci de değilim ama inancım var.
mekan sahibi, ödediğim parayla içki alacak. o paranın içinde benim param olmasın diye düşünebilir. ama ekmek aldığın fırında içki satılmıyor. fırın sahibi akşam evine giderken 2 bira alacak belki :)
0
sutlu nescafe
(12.11.20)
Ciddi ciddi yemek pesinden kosan bir insansa, zaten nerede olsa yer. Yemek icmek hayatinda onemsiz ise, boyle kurallar koyabilir. Sosyal hayati sinirlayici olarak dusunmuyorum yine de. Baska turlu de sosyallesilir cunku.

Bana da inanmasi guc geliyor ama yemek yemeyi sevmeyen, sofra kulturunden cok uzak duran insanlar da var. Boyle bir insana alkollu mekanlara girmemek bir sorun olmaz zaten.

Travmali (genelde babasi alkolik) arkadaslarimdan birkaci kendilerini huzursuz hissediyor alkol tüketilen yerlerde. Cok yanasmiyorlar aksam yemeklerine. Daha cok kahve icmek icin bulusuyoruz mesela.
0
buf-e kür
(12.11.20)
Bazı Yiyeceklere pişirme sırasında alkol konma ihtimali gitmemeye neden olabilir.
0
yemrem
(12.11.20)
Dini sebeplerle alkollü mekanlarda yemek yemek istemeyen kişilerin gerekçeleri şöyle:

1-) Ortak yıkanan bulaşıklarda alkol kalıntısı kalması.
2-) Havaya karışan ve solunan alkolün de haram olması.

Şaka değil ikisini de duydum ve duyuyorum.
0
pass
(12.11.20)
genelde alkollu mekanlar daha pahalı oluyor.
daha kötüsü alkollu mekanda alkol almıyorsanız genelde garsonlar size iyi davranmıyor hesaptan geçiremeyeceğiz diye.
0
nuisance
(12.11.20)
Benim dini sebeplerle gitmeyen bir arkadasim var, gerekcesi, ilgili mekanlarin kazandiklari parada alkolun payinin olmasi ve bunu haram olarak gormesi; ustune ustluk bu paralarin yine alkol tedarigi icin harcanmasi.

Alkolden para kazanilan bir yerde bulunmasi kendi inananciyla celiskili, kendi harcadigi paranin alkol tedarigi icin kullanilmasi vesilesiyle kendisinin dolayli olarak alkol icilmesine, dolayisiyle gunah islenmesine, neden oluyor ve buna ortak olmak istemiyor.

Alkol kalintisi ya da havadan solunmasindan daha mantikli ve tutarli bence :D
0
taurina
(13.11.20)
İçki içilen yerde bulunmak iyi değil. Sanıyorum ki mekruh idi. Ondan gitmiyorlar.
0
alperz
(13.11.20)
(7)

Yöneticilere Bir Soru

yanqoue
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzeri
Diyelim ki bir çalışanla şirket için çok uygun bir maaşa anlaştınız. Bu çalışan kısa sürede kendini ispatladı ve olması gerekenden daha az maaş alıyor, ayrıca ekipte ondan daha kötü olmasına rağmen aynı maaşı veya daha fazlasını alanlar var.

Böyle bir durumda bu yeni çalışanın maaşına anormalin üzerinde bir zam yapılması için gerekli inisiyatifi alır mısınız? Ya da hiç hesapta yokken bir maaş düzeltmesi yapılması için gerekli mücadeleyi gösterir misiniz? Yoksa bir şikayet gelmediği sürece bu dengesizlik sizi ilgilendirmez mi?
0
yanqoue
(12.11.20)
Yonetici degilim ama soz konusu duruma bir kere dustum. Patron sonra duzeltici zamlar yapti zaman icinde.
0
cleric
(12.11.20)
Alırdım, aldım da hatta. Bu dengesizlik beni her zaman rahatsız eder
0
kablelvuku
(12.11.20)
maaşında iyileştirme talep ettiğimiz iki arkadaşımız oldu, üst yönetimin de onayıyla iyileştirme yapıldı. gerçekten hakediyordu ikisi de.
0
pati
(12.11.20)
Amerikan geleneği şirketlerde yapılmaz. Çünkü amaç insanlık değil, kar maksimize etmektir. Ne kadar az paraya calistirabiliriz diye bakarlar.
0
JohnOakley
(12.11.20)
Büyük zamlar yerine zamana yayılmış küçük zamların çalışanı daha çok motive ettiğine dair bir yazı okumuştum. O yüzden bu şanssızlığı zart diye düzeltmeye çalışmam, zaman içerisinde adım adım artırırım.
0
roket adam
(12.11.20)
Benim icin 2 kez yapilmisti ben talep etmeden, hem de ayni sirkette :D Artik nasi belese calistirdilarsa demek.
0
taurina
(13.11.20)
adaletli olmak yöneticinin en önemli özelliği olmalı.

eğer iyi çalışan ve maaşı düşük biri var ise maaşını diğerleriyle eşitlemek için elimden geleni yaparım.
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
(15)

hangi bira

avianthem
neden?(:
neden?

(:
0
avianthem
(12.11.20)
Kendi yaptığım bira, ev birası :)
Çünkü hem güzel hem hesaplı <3
0
pati
(12.11.20)
weihenstephaner çünkü buğday birası.
0
Bruce
(12.11.20)
Bud (Efes'in yaptığı). İçimi kolay.

Weihenstephan. Tadı güzel.
0
himmet dayi
(12.11.20)
Marmaragold
Ucuz
0
paramolacak
(12.11.20)
tuborg filtresiz
weihenstephaner
bud

sıralamam bu şekilde. çünkü tadları hoşuma gidiyor. ama hiç hesaplı değiller
0
kablelvuku
(12.11.20)
grolsch

tadını seviyorum.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(12.11.20)
guinness
en lezzetli o
0
passion rules the game
(12.11.20)
Foster's
★★★★
0
zagrebingözleri
(12.11.20)
heineken içtiğimde başım ağrımıyor. ale biralar daha rahat içiliyor.
bomonti filtresiz zorda kalırsam.
0
mikahakkinen
(12.11.20)
marmara her türlü güzel bira. skol'de alınabilir. pet şişe falan ama tadı keskin bud gibi.
0
total paranoia
(12.11.20)
Carlsberg. Çok güzel uyutuyor, kolay bulunuyor, diğer yabancı biralar kadar pahalı değil, Liverpool eski sponsoru.
0
owaki
(12.11.20)
efes malt içiyorum bu sıralar.

ek olarak efes winter blue diyebilirim.
0
tantunisultansuleyman
(12.11.20)
ben almanya'da heineken, türkiye'de bomonti filtresiz içiyorum.
bomonti'nin tadı çok hoşuma gidiyor.
0
japon askeri
(12.11.20)
Heineken
Corona
Miller

Yerli biralardan

Efes Malt
Tuborg
0
kimlanbu
(12.11.20)
Siradan yerli:
Tuborg gold, cunku Efes'i boykot ediyorum halen.

Ciks yerli:
Tuborg Frederik Indian Pale Ale, cunku guzel ve ucuz.

Siradan yabanci:
Carlberg, cunku ucuz

Ciks yabanci:
Weihenstephaner, cunku bugday

Ultra ciks yabanci, iki gozumun cicegi:
Triper karmeliot, cunku bence dunyanin en guzel birasi
0
taurina
(13.11.20)
(4)

Iphone XR vs Pixel 4a 5G

cancan
Selamlar,Bu iki telefon arasinda kaldim. 8 senedir ios kullaniyorum ve cok memnunum. Fakat son zamanlarda Applea ayar durumundayim. Usb-C ye gecmemeleri, cevrecilik ayagina adaptorleri kaldirmalari vs yuzunden. Iphone SE kullaniyorum ve artik degistirme zamani geliyor. Iphone XR ve ya Pixel 4a 5G ar
Selamlar,

Bu iki telefon arasinda kaldim. 8 senedir ios kullaniyorum ve cok memnunum. Fakat son zamanlarda Applea ayar durumundayim. Usb-C ye gecmemeleri, cevrecilik ayagina adaptorleri kaldirmalari vs yuzunden. Iphone SE kullaniyorum ve artik degistirme zamani geliyor. Iphone XR ve ya Pixel 4a 5G arasinda kaldim. Sizce hic macera aramayip XR mi alsam yoksa herkesin cok pozitif seyler soyledigi Pixeli mi denesem? Ne dersiniz?

Bu arada pixel kampanya yapmis. Pixel 4a 5g alinca bose qc35 kulaklik veriyor. Kulaklik zaten tek basina 2000 tl. Yani 64 GB XR fiyatina 128GB Pixel 4a 5g ve kablosuz kulaklik alabiliyorum. Sizce hangisini almali?
0
cancan
(12.11.20)
iostan androide geçilmez bunu bilir bunu söylerim. imkan varsa 11.
0
jelly bear
(12.11.20)
ios’ten android’e geçilmez +1. iki kere denedim, olmadı. şu anda 6s plus kullanıyorum ve herhangi bir android telefondan daha çok beklentilerimi karşılıyor.

tek söyleyebileceğim biraz daha koyup iphone 11 almanız daha mantıklı olur. özellikle kamera konusunda büyük bir fark var.

bu arada pandemi zamanı maskeli olma konusu, faceid’yi zorluyormuş. kullananlar, özellikle acil durumlarda zorluk yaşayabildiklerini söylüyorlar. gelecek yaz falan iphone se 2020 almayı düşünüyorum sırf bu nedenle. ya da 8 plus falan.
0
avianthem
(12.11.20)
iphone+1
0
co2s2
(12.11.20)
2013te ios'ten androide gecmistim, bu sene calistigim yer iphone xr verdi diye kendi androidimle birlikte kullaniyorum su siralar. Pixel hakkinda bilgim yok, samsung a50 kullaniyorum.

Iphone un bence en guzel ozelligi kamerasi, muhtesem cekiyor, tartismasiz. XRin boyutu da super. Bir de takvim arayuzu guzel, toplanti olusturma, kabul etme, reddetme, yonlendirme vs cok kullanisli ama androidde kullanmadim hic.

Onun disinda telefonun yaptigi hersey bana ters geliyor, ciddi ciddi caba sarf ediyorum bazi basit isler icin. Mesela whatsapptan fotograf gondermek istedigimde once birini sectiriyor, coklu gondermek icin arada bin tane yere girip cikmam gerekiyor. Dogal, 'intuitive' gelmiyor bana atayuzu. Belki ben kullanmayi ogrenemedim ya da androide alistim yillardir, ancak gercekten yorucu geliyor bazi yonleri.

Ekranin sag ustten kaydirinca bisey yapmasi, sol ustten kaydirinca baska bisey yapmasi, alttan yukari getirince bambaska bisey yapmasi vs guzel belki ama cok fazla seyi aklimda tutmami gerektiriyor ve bunlari dusunmek yoruyor. Datayi kapatmak istiyorum mesela alt tarafi, ya da hotspot acmak; ayarlarin derinliklerinden oluyor anca. Hotspota baglanan cihaz sayisini sinirlandiramiyorum.

Faceid yapmak istemedim, 2 ayda bir ekran sifresi yeniletiyor mesela. Tamam guvenlik iyi guzel de 2 ayda bir de fazla sik, sirf faceid yapmadim diye buna maruz kalmak sacma.

AppleStore u PlayStore dan daha derli toplu sanirdim, aramalarin en tepesine essek kadar reklam verdigini ve uygulamalarin arasinda bolca cer cop oldugunu gordugumden beri yine playstore un daha kullanisli olduguna karar verdim. Aliskanlik olabilir, ama store da gercekten 2000ler internetindeki web sayfalarinda 375 link arasindan dogru download linkini ariyormus gibi hissediyorum.

Telefonun kulaklik girisi yok, o da cok sinir bozucu. Ya bluetooth kulaklik ya da adaptor lazim. Hali hazirda 1000 tane kablolu kulakligim oldugu icin adaptor aldim toplantilar icin, bu kez de sarjdayken kullanamadigimi fark ettim.

Bir de telefon cok kaygan, kilifsiz elimde tutarken her an dusecekmis gibi hissediyorum.

Bunlar da benim tecrubelerim.
0
taurina
(13.11.20)
(3)

Ders calisma yönetimi hk soru.

samiabi19
selamlar dostlar,6 aydir makinist egitimi aliyorum. 1 ay bounca temel ders aldim yaziliyi verdim ve kazandim. Fakat evde dosyada yazanlari tekrar yazarak calistim dersimi sonra bol bol okudum. 18 Aralik da ise daha zor olan 5 ay boyunca ders gördüm bir yazili yazacam *son yazili* ama bunlarin hepisi
selamlar dostlar,
6 aydir makinist egitimi aliyorum. 1 ay bounca temel ders aldim yaziliyi verdim ve kazandim. Fakat evde dosyada yazanlari tekrar yazarak calistim dersimi sonra bol bol okudum. 18 Aralik da ise daha zor olan 5 ay boyunca ders gördüm bir yazili yazacam *son yazili* ama bunlarin hepisi yazarak ögrenmek istemiyorum... varmi bir cözümü ? Ilk yazili neyse ince bir dosyaydi yazarak ögrendim ama bu dosya 5 kat daha fazla. Sirf okumakla kafaya alirmiyim bunlari ?
0
samiabi19
(09.11.20)
ben fakültede sınavlara çalışırken önce kitaptan okurdum sonra önemli yerler için ufak ufak notlar alırdım.ardından çalışmam bitmeden tekrar baştan okurdum ve notlara bakardım.

ertesi gün ise dün okuduğum yerleri tekrar baştan okurdum sonra kitabın ileri kısımlarına devam ederdim.
0
drako
(09.11.20)
biraz bireysel bir konu, ama ben kendim yazarak tekrar etmeden anlamadığımı fark etmiştim üniversitedeyken. O zamana kadar daha çok okuyarak anlamaya çalıştım. Hatta ilk sınavdan kalmıştım okuyarak anladığımız zannederek.

Sen de yazarak anladığını fark ettiysen, evet, yaz.
0
burfak
(09.11.20)
Ogrenmek bireysel bir konu, kimi yazarak kimi dinleyerek kimi okuyarak kimi anlatarak ogrneyor. Benim sinav esnasinda bile "haaaaaa bu bu yuzden mi boyle oluyormus yaaa" dedigim oldu.

Ancak bence herkesteki ortak nokta konuyu 5 yasinda cocuga anlatabilme kabiliyeti. Eger uzerinde calistiginiz bir konuyu 5 yasinda bir cocuga anlatabilecek hale gelmisseniz, o konuyu ogrenmissinizdir.

Daha hizli ogrenmek icin konuyu ufak parcalara bolmeyi deneyebilirsiniz (kitabin icindekiler kismi gibi). O parcalarin birbirleri ile olan iliskilerini ogrenmeyi deneyebilirsiniz belki.
0
taurina
(09.11.20)
(16)

Yakınlarınızdan corona olup, hayatını kaybeden oldu mu?

silver apple
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
0
silver apple
(09.11.20)
evet oldu
0
clones
(09.11.20)
Olmadi. Kuzenimin kayinpederi 17 gun entube kaldi 65+ yasi. Simdi cok iyi masallah. Umarim olmaz. Annem astim hastasi, korkuyorum
0
matilda
(09.11.20)
Eskiden yakınlarda duymazdım ama bu ara çok duymaya başladım ya. Yan binadaki yakın komuşumuz Ordu'da kapmış, hataneye almışlar. Babamın amcası, epey yaşlı o da kapmış durumu kötüymüş. Gidici diyorlardı en son. Bir kız arkadaşımız, bahçelievler taraflarında oturuyor. Kapmış, bütün aile evde 10 gündür.

Ölen olmadı ama çok olan duymaya başladım bu aralar. Dıdısının dısını duyduklarım da ayrı var yani. Bence durum sahiden kötü ya, eskiden burada hep sorarlardı yakınlarınız var mı kapan diye hep yok derdik. Şimdi var diyorum.
0
eazy
(09.11.20)
Is arkadasimin once babasi 10 gun sonra annesi vefat etti
Cok sevdigim bir mihmandarim, ustadim vefat etti
Esimin dedesi vefat etti
0
summatinyourteeth
(09.11.20)
oldu.
0
msb
(09.11.20)
2 kisi var. Biri 80 yasinda hic bir saglik sorunu olmamis/olmayan, eli ayagi tutan, her gun bisiklete binen sapasaglam biriydi. Digeri 45 yasinda, gut hastasiydi.
0
taurina
(09.11.20)
Uzak akrabalardan ölen 4-5 kişi var hepsi yaşlıydı.

Bir de arkadaşım vefat etti 35 yaşında gayet sağlıklıydı inanamadık.
0
jazzabel
(09.11.20)
Yakınlardan şükür olmadı. Babamın Bi arkadaşı öldü.
0
cosmicgadin
(09.11.20)
Maalesef. Uzun yıllardır yakın oldugumuz bir aile dostumuz. Çok üzgünüm günlerdir inanamıyorum. 48 yaşındaydı.

Bir de bir tanıdığımın babaannesi vefat etti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.11.20)
Arkadaşımın eşi 37 yaşında kronik rahatsızlık ve sigara kullanımı yok. Malesef kaybettik.
0
suicides underground
(09.11.20)
Ölen olmadı ama çevremde korona gittikçe yayılıyor. İş çevremden, şirketten ve komşularımdan çok kişi korona oldu, oluyor. Dün yoğunluk haritasına baktım, her taraf kıpkırmızı...

Dikkatli olmakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.11.20)
amcam(75), halam(65), babaannem(99), teyzem,(60 küsür) eniştem(80 küsür), bir tane uzak akraba(o da 70 küsür) vefat ettiler.
0
rahmi pinkfloydoglu
(09.11.20)
yoğun bakımda bir hastamız var şu an, dedem.
0
roket adam
(09.11.20)
Yakın arkadaşlarımdan ve akrabalarımdan olmadı ama daha uzak olduğum arkadaşlarımdan, çevremden, iş hayatından tanıdıklarımdan maalesef 20'den fazla kaybımız oldu. Hele 4-5 tanesi hiçbir bilinen sağlık sorunu olmayan, düzenli spor yapan, sigara kullanmayan, 25-30 yaş arası gençlerdi.
0
iwasbornonamountainside
(09.11.20)
Butun bu Corona karmasasi ilk basladiginda (Nisan) bir arkadasimi (35 yas) kaybettim. Nasil oldu anlamadik, yogun bakim, entube derken cok hizli gelisti.

Annem ve teyzem (65 Yas) Mayis'ta oldular. Annem grip gibi atlatti, teyzem 2 gun hastanede yatti.
0
cleric
(09.11.20)
oldu
0
ehti
(09.11.20)
(6)

doksanlı yıllarda şöyle bir aydınlatma vardı

tabudeviren
https://prnt.sc/veazmvsalona koymuştuk, üzerindeki anahtarla parlaklığı azaltılıp arttırılabiliyordu.ışığı 5-10 santim boyunda ve çubuk gibi bir şeydi.son yıllarda bunlardan gören var mı? nerede bulabiliriz? koçtaş'ta falan görmedim hiç.✓
prnt.sc

salona koymuştuk, üzerindeki anahtarla parlaklığı azaltılıp arttırılabiliyordu.
ışığı 5-10 santim boyunda ve çubuk gibi bir şeydi.

son yıllarda bunlardan gören var mı? nerede bulabiliriz? koçtaş'ta falan görmedim hiç.✓
0
tabudeviren
(06.11.20)
Göbekten kırılımlı olduğuna emin misin? O dirsek lambaya yakın bir yerlerde olabilir mi? Bende 3-4 tane var 90 lar lambaderi.
0
sekerse tehlike
(06.11.20)
Halojen ampullü lambader, eskicilerde bulabilirsiniz artık üretilmiyor ama ampulleri her elektrikçide mevcut.
0
delikedidilimiyedi
(06.11.20)
Letgoda çok var
0
suicides underground
(06.11.20)
@sekerse tehlike

eminim, belki oran yanlış olmuştur, biraz daha yukarıda olabilir.
0
🌸tabudeviren
(06.11.20)
Ikea'daki NOT labaya benziyor:
www.ikea.com.tr
0
taurina
(06.11.20)
duptıs
(06.11.20)
(16)

Netflix

chezsoi
Arkadaslar, heyecanli, bir sonraki bolumu izlemeden duramadiginiz turde dizi ariyorum. Heyecanli bir film de olur. Ne izliim yaa.
Arkadaslar, heyecanli, bir sonraki bolumu izlemeden duramadiginiz turde dizi ariyorum. Heyecanli bir film de olur. Ne izliim yaa.
0
chezsoi
(31.10.20)
Bodyguard
0
gmzo
(31.10.20)
barbarians
0
basond
(31.10.20)
Bodyguard'ı izlemistim. Tesekkurler..
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
ozark netflix'teki en underrated yapım muhtemelen, izlemdiysen izle. en heyecanlı dizi değildir ama boş aksiyondansa böyle kaliteli oyunculuk ve senaryoyu tercih ederdim ben.
0
Jux
(31.10.20)
Bu aralar nedense hicbir sey izleyemiyorum. Ilgimi cekmesi sart. Gerci kis uykusunu izledim am o baska. :)
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
çeker ilgini sen güven bana.
0
Jux
(31.10.20)
Tamam :)
0
🌸chezsoi
(31.10.20)
how to get away with a murder canim dizim benim dun finalini izledim ve bitmesi canimi sıktı.

Lucifer, The Haunting tepedeki ev de ilgi cekici ilk sezon tabii ki.
0
hindistan cevizi
(31.10.20)
To the lake
0
mya
(01.11.20)
Üçüne de başlayip,sıkılıp birakmistim.
0
🌸chezsoi
(01.11.20)
ozark +1

dirty john - ikinci sezon.
aksiyon değil, ama sonraki bölümü izlemek istiyorsun çünkü gerçek hikaye.
mini dizi zaten, hafta sonluk.
0
blatta hiberna
(01.11.20)
suburra. 2. sezonu da geldi.
0
scudman1
(01.11.20)
Ozark +3
0
put it in your appropriate place
(01.11.20)
Ozark +4
Bir de travellers
Bir de %3

Konulari kurgulari gayet basarili
0
taurina
(01.11.20)
Tesekkurler..
0
🌸chezsoi
(01.11.20)
Spotless. Acayip keyif aldım 1 sezon zaten. Finali dandik sadece.
0
roket adam
(01.11.20)
(7)

Matematikçiler bi bakarlar mı?

1bir1bir1
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)"y<x<0 olmak üzere, 3y-||y|-x|ifadesinin eşitini bulunuz."Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu vide
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:

(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)

"y<x<0 olmak üzere,
3y-||y|-x|
ifadesinin eşitini bulunuz."

Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu videolara. Bilgiyi de nasıl arayacağımı bilemedim, bir iki bakındım ama anlayamadım.

Şimdi eksi 2 eksi 1'den büyük mü küçük mü??
0
1bir1bir1
(30.10.20)
Küçük kesin bilgi, sayı doğrusu aklınıza gelsin ilkokul 1 matematiği
0
Tochinoshin
(30.10.20)
Ama sıfır'a mesafesi daha çok?? Ya işte kafam karışıyor gerçekten ben matematiği bu yüzden yapamıyorum ya. :/
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
Negatif sayılarda 0'a yakın olan büyüktür.

Sayı doğrusunda -2, -1, 0 sırasında bulunur bu üç sayı.

-1 0'a -2'den daha yakın.

-1 -2'den daha büyük.

-2 -1'den küçük.
0
dissendium
(30.10.20)
sifiri baz almayin.

-100 ile +100 arasi bir sayi dogrusu oldugunu dusunun, tum sayilar sirayla dizilmis soyle:
-100 -99 -98 -97 -96...-2 -1 0 1 2...97 98 99 100 diye giden.

Sagdaki sayilar soldakilerden buyuktur.
Saga giderken sayilar buyur, sola giderken kuculur.
0
taurina
(30.10.20)
@dissendium

+sonsuza ilerlemeyi her zaman büyümek, -sonsuza ilerlemeyi de her zaman küçülmek olarak düşünüyor. O zaman mutlak değer kavramı neden var? Daha doğrusu, eğer sıfır "namevcut/yok" anlamına geliyorsa (-) değerler neden var?
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
@1bir1bir1

mutlak değer bir fonksiyon, (-sonsuz, sonsuz) aralığını (0, sonsuz) aralığına dönüştürüyor. (git: upload.wikimedia.org )
0
mrtkp1234
(30.10.20)
Bilgi olsun belki birine daha ışık olur diye yazıyorum:

Bir emekli ilkokul öğretmeninin yorumu şu oldu:

"Gözden ırak gönülden ırak misali ne kadar eksi sonsuza giderse o kadar küçülür".

Bu ifade aklıma yattı, mantığı bu ifade kavrattı bana. Belki ihtiyacı olan olursa diye not ettim. Herkese teşekkürler.
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
(5)

Doymamak

dissendium
Akşam yemeğinde iki, üç tabak yemek yesem de tam doymuyorum. Tam doyana kadar yemek yemek iyi bir şey değil ama bu böyle hafif aç olmak gibi bir şey. Bu neden olabilir? Gece 1, 2 gibi geç saatlerde iştahım artıyor. Buna nasıl çözüm bulabilirim?Bir de yetişkin bir insanın (27 yaşındayım) alması gerek
Akşam yemeğinde iki, üç tabak yemek yesem de tam doymuyorum. Tam doyana kadar yemek yemek iyi bir şey değil ama bu böyle hafif aç olmak gibi bir şey. Bu neden olabilir? Gece 1, 2 gibi geç saatlerde iştahım artıyor. Buna nasıl çözüm bulabilirim?

Bir de yetişkin bir insanın (27 yaşındayım) alması gereken günlük kalori kaç? O kaloriyi alacak şekilde beslensem, yemeklerin kalorisini hesaplasam, günlük kalori hedefine ulaşmaya çalışsam işe yarar mı?
0
dissendium
(24.10.20)
Daha fazla yag veya protein tuketmeyi deneyebilirsiniz. Mesela salataniza daha bol bol zeytinyagi, avokado ve ceviz ekleyebilirsiniz aksam yemeginizle birlikte.
0
taurina
(24.10.20)
Ben günün ilk öğününü 6-7 saat geciktirince o gün uyuyana kadar doymak bilmiyorum. Öğünleri makul saatlerde yiyince olmuyor bu sorun.
0
pass
(24.10.20)
@taurina+1 Ben karbonhidrat tükettiğimde böyle oluyor. Bugün baya çok makarna yedim ama hiç doymadım.
0
coca cola
(24.10.20)
Çok dert değil bu. Bana da oluyordu, ben de doyana kadar yiyordum. Sonra bayağı kilo aldım. Kilo vermek için alışkanlığımı değiştirdim. Şöyle: tam doyana, yani artık daha bir şey yiyemeyene kadar değil, iştahım kesilene kadar yedim. 1,5 tabak mesela. Sonuçta onda da doyuyorsun. Ardından gece 1-2 gibi karnım guruldamaya başladığı için (o saatlerde de 3/4 kokoreç gömerdim) erken yatmaya başladım. Açıkırsam bir bardak süt falan içip yatardım. Bu kadar.
0
prole
(24.10.20)
Dışkı kültürü verin, parazit baktırın. Toplumumuzda çok sık, malesef dışarda yemek yediğiniz bir lokantadan dahi kolaylıkla bulaşabilir.

Ya da metabolizmanız hızlıdır.
0
mobydick
(24.10.20)
(4)

Yurtdisi is ilanlari

karaca2
Merhaba. Turkiyede uluslararasi ve kendi sektorunde 1 numarali bir sirketin finans biriminde 5 yildir calistim ve isimden ayrilip nispeten daha az unlu bir sirkette calismaya basladim. Eski sirketimde kendimi biraz daha gosterip yurtdisi birimlerine gitme sansim varken is ortamindaki huzursuzluk yu
Merhaba. Turkiyede uluslararasi ve kendi sektorunde 1 numarali bir sirketin finans biriminde 5 yildir calistim ve isimden ayrilip nispeten daha az unlu bir sirkette calismaya basladim. Eski sirketimde kendimi biraz daha gosterip yurtdisi birimlerine gitme sansim varken is ortamindaki huzursuzluk yuzunden ayrilmak durumunda kaldim. (Aptallikti) Simdi benim yurtdisi hayalim hicbir sekilde gecmiyor. Nasil bir hazirlik surecine gireyim, kendimi nasil donatayim, nasil cv hazirliyim da kendimi yurtdisi ilanlara basvurur hale getireyim? Eger bu hayalimi gerceklestiremezsem oradan ayrildigima kopek gibi pisman olcam. Blog yazilari, kendi tavsiyeleriniz her seye acigim ve calismaya da hazirim.
0
karaca2
(23.10.20)
acikcasi uluslarasi bir sirkette 5 sene calismis biri bunu sormamali normal sartlarda.

cv nin sekli, tarzi filan isin geyigi. aslolan icerigi.

cok basit, ilanlara basvuru yapacaksiniz.

15 senedir avrupada yasayan ve binlerce is basvurusu yapmis, 100 ün üzerinde ise görüsmenin diger tarafinda degerlendiren olarak bulunmus biriyim. ik ile en önem verdigimiz seyler:
yeni mezunda:
üniversite adi, stajlar, part time isler, basarilari, not ortalamasi(en sonda ve en önemsiz)

tecrübelide:
calisilmis sirket isimleri, pozisyonlar, komünikasyon, oturus-konusma, sirkete uygunluk, üniversite ismi, master yapilan yerler alanlar, stajlar, basarilar etc.
0
duygusuzromantik
(23.10.20)
Yani acikcasi finans biriminden nasıl yurtdışında is bulursun bilemiyorum. (Transfer, Master vs gibi olanaklar değil direkt ise basvurarak) Benim Avrupa'da ikinci sınıf ülkelere transfer olan arkadaslarim var; amazon, coca cola, p&g vs. Ulkeler de macaristan, polonya, cek cumhuriyeti.
Buralara düz başvuru ile giden arkadasim da var. Onun dışında özel bir yetenek gerektirmeyen (mimarlik, tasarim vb) ve yazılım dışında öyle iş bulup giden son bir kaç yıldır hic duymadim.

Açıkçası size verebilecegim tek tavsiye ulke olarak bu tarz ülkelere bakmaniz. Onun dışında çoğu firma malesef vize sponsoru olmaz prensip olarak.
0
logisticsmanager
(23.10.20)
@logicticsmanager tesekkur ederim cevap icin, aslinda benim sormak istedigim buydu. Bu halimle sansimin olmadigini biliyorum. Iyi firmada gecirdigim 5 sene, ortalama ustu bir universite ve iyi ingilizce disinda bir artim yok. Kendime ne katarsam daha cok one cikarim? Ya da sizlerin basvururken suraya bak diyeceginiz yerler olur mu?
0
🌸karaca2
(23.10.20)
Finans buyuk bir alan, dunya capinda gecerli bin turlu sertifikasyonu var, boyle seylere bakabilirsiniz. Udemy'den alinmis '2 saatlik x dersini tamamlamistir' turunde seyler degil, CFA, CPA tarzi seyler dediklerim. Onlari inceleyin nedir ne degildir diye.

Linkedin hesabi acin, yurt disinda ilginizi ceken sirketlerde ilginizi ceken pozisyonlarda calisan insanlarin profillerine bakin, gecmislerinde neler yapmislar, simdi neler yapiyorlar. Pozisyonlar hakkinda fikir sahibi olun. Bazisina mesaj atin, sizinkine benzer bir kariyer hedefim var kisa bir gorusme yapabiliriz miyiz diye, ama insanlara aciklama olmadan bodoslama baglanti teklifi atmayin.

Sektorde gecerliligi olan sertifikali ogrenip aldiktan ve piyasalardaki sirketleri/pozisyonlari hazirladiktan sonra 1 sayfalik cv hazirlayin (burasi ciddi, kimse oturup kenarlari bosluklu, hobilerim kitap okumak tarzi seyler yazan inefektif cv lere vakit harcamak istemiyor, ki zaten cv'ler otomatik bir tarayicidan gecip text halinde iletiliyor ik'cilara ama departman mudurleri siziz hazirladiginiz versiyonu goruyor). Hazirladiginiz bu cv yi her basvurdugunuz ilanin anahtar kelimelerini icerecek sekilde ilana uyumlu hale getirip basvurunuzu yapin. Her yere ayni cv ile basvurmayin.

Is aramak, hele ki yurt disinda kimseyi tanimadiginiz bir alanda is aramak full + full time bir istir bunu aklinizdan cikarmayin. Hedef belirleyin, o hedefe ulasmak icin sektorden alakali insanlarla tanismaya bakin, cevrenizi genisletin (bkz: networking).

Son olarak, ilgilendiginiz ulkenin eventrbrite, meetup turu sayfalarindaki eventlere bakin, katilabildiklerinize katilin. Ne kadar fazla insan tanirsaniz o kadar isinize yarar. Networking demis miydim?

Bol sans.
0
taurina
(23.10.20)
(27)

Telefonunuzu ortalama kaç yılda bir değiştiriyorsunuz?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek bir sorunu olmadıkça değiştirmiyorum
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(23.10.20)
4.yıldayım bozulmazsa değiştirmem. (iphone 6s)
0
xrated
(23.10.20)
gittiği yere kadar gidiyor, şuan kullandığım 3. senesinde, maşallah hala ilk günkü gibi. (oneplus 5t)
0
nahtoderfahrung
(23.10.20)
Evde birisinin bozulunca kendime yeni alıp benimkini veriyorum.
0
boray eris
(23.10.20)
Valla şimdi düşündüm de ilk telefonumdan itibaren 2011-2014-2017-2019 (hatta 2020 sayılır) yıllarında degistirmisim. Ortalama 3 yılda bir diyebiliriz sanırım.

Edit: kullanılmayacak hale gelene kadar kullaniyorum ama.
0
Amaranta ursula
(23.10.20)
Yağını çıkarana kadar kullanıyorum, eskiden iphone un son çıkan modelini alırdım, bi maaşım yeterdi. Şimdi en ucuzun bi tık üstü bişey alıp geçiyorum.
0
antihero
(23.10.20)
Son raddeye gelinceye kadar. Telefon isyan ediyor artık.
0
pass
(23.10.20)
4. yıldayım. bozulsa da değiştirsem diyorum ama bozulmuyor namussuz :)
0
etna
(23.10.20)
Ortalama 3 yilda kullanilmaz hale geliyor (ekran kirilmasi, screen burning, pembe cizgiler belirmesi vs)

Genelde guncel bi model alirdim ama artik enayilik gibi geliyor. Orta halli bi cin mali alip gecicem (almadi)
0
brkylmz
(23.10.20)
3-5 sene
0
basond
(23.10.20)
5 yılda bir
0
Topalordek
(23.10.20)
2-3
0
cooperr
(23.10.20)
s3 mini
0
ya ben lan neyse
(23.10.20)
Ortalama 3
0
cemallamec
(23.10.20)
4+ iphone
0
sacrilegious
(23.10.20)
30 ayda bir şirket yeni iPhone veriyor.
0
stewie
(23.10.20)
5 yıl oldu samsung note 5 kullanıyorum, batarya bitik durumda ve artık yavaşlamaya başladı, hafızası yetmiyor, bataryasını değiştirip kullanacağım, kara cuma veya yılbaşı zamanı iyi bir indirim olursa değiştirmeyi düşünüyorum.
0
sealth
(23.10.20)
Bozulursa ya da uygulamalar telefona yüklenmez hale gelirse falan anca. Onu dışında degistirmem ki o da bence 5-6 yili buluyor genel olarak.
0
logisticsmanager
(23.10.20)
hurda yapana kadar kullanirim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(23.10.20)
Tamir edilemeyecek duruma gelene kadar.
0
ruhen hastayim ben
(23.10.20)
Ortalama bes senede bir...
0
feliss
(23.10.20)
4-5 yılda bir. en son iphone se almıştım 4,5 yıl önce. şimdi tekrar iphone 12 siparişi verdim.
0
antikadimag
(23.10.20)
3-4

kullanılır halde satıp yenisini alıyorum.
0
jelly bear
(23.10.20)
2003-2005-2008-2012-2014-2017-2019
ortalama 2,5 senede 1'miş. en uzun kulllandığım telefon sony w810i. yukarıdaki 7 telefondan 4'ü sony'di zaten.

mobil teknolojiyi yakından takip ediyorum, yıllar içinde gelirim çok arttı ama telefonların gelirime olan oranı gelirimden daha çok arttı. o zamanlar yeni telefon alacağım zaman piyasadaki amiral gemi telefonlardan birini alıyordum, geçen sene orta seviye bir xiaomi almak zorunda kaldım. bundan sonra da amiral gemi bir cihaza para vereceğimi sanmıyorum.
0
Jux
(24.10.20)
2008-2012 nokia 6300
2012-2015 nokia c5-03
2015-2019 samsung s3
2019-günümüz samsung m20 ortalama 3-4 yılda bir miş o zaman hedef 2023 :(
0
belkider
(24.10.20)
Kullanilmaz hale gelene kadar.

2010-2013 iphone 3gs --> guncelleme almamaya basladi, eski uygulamalar acilmaz oldu

2013-2016 samsung s4 --> sim kart slotu bozuldu, degistirdim duzelmedi

2016-2017 lg g4 mini --> denize dustu

2017-2019 xiaomi mi 5s --> 2019da ulke degistirdim, yeni hat alinca telefon yaninda bedavaya geliyor diye samsung a50 aldim.
0
taurina
(24.10.20)
2010-2013 iPhone 4
2013-2014 Samsung Galaxy S3
2014-2018 Samsung Galaxy Note 3
2018-. Samsung Galaxy C9 Oto
Ortalama 2.5-3 yıl
0
dafuq
(24.10.20)
(3)

kolesterolüm fazla

owaki
total kolesterol 200'e kadar normalgeçen yıl 231'di bu yıl 255ldl kolesterol 100e kadar optimal160-190 arası yüksek risk190 sonrası çok yüksek riskbende 172 (geçen yıl 154 idi)kırmızı eti azaltmam söyleniyor ama kırmızı etsiz olmaz. Bunu nasıl tolere edebilirim?
total kolesterol 200'e kadar normal
geçen yıl 231'di bu yıl 255

ldl kolesterol 100e kadar optimal
160-190 arası yüksek risk
190 sonrası çok yüksek risk

bende 172 (geçen yıl 154 idi)

kırmızı eti azaltmam söyleniyor ama kırmızı etsiz olmaz. Bunu nasıl tolere edebilirim?
0
owaki
(23.10.20)
Spor yapıp, bol yeşillik tüketirsin.

Bir de balık yagi.
0
fever
(23.10.20)
Kirmizi etsiz olur. Kendizine bakma, sevdiklerinizin yaninda daha uzun sure olma, kimsenin bakimina muhtac olmama gibi niyetleriniz varsa pasa pasa azaltir/birakirsiniz. Ha yok ben bir an once olup gideyim diyorsaniz siz bilirsiniz tabi.

Kirmizi eti haftada 1e i indirmeniz, aksam yemegi saatinizi en gec 6da olacak sekilde ayarlamaniz yarariniza olacaktir. Doymadiginizi dusunurseniz yogurda salataya abanin, caniniz cikana kadar yiyin. Doyarsiniz. Illa et yiyecekseniz yediginiz etin 4 kati sebze yiyin yaninda.
0
taurina
(24.10.20)
trigliserid kaç?
0
zalbarath
(24.10.20)
(11)

Bu Ülke İnsanı Kapıları Neden Çarparak Kapar?

pantepember
Fikriniz nedir?Kolu çevirip kapının dilini açarak, hatta diğer elle hafifçe destekleyerek, ya da anahtarla dili çevirerek usulca, sessizce kapamak varken...Neden "dan!" diye çarparlar?Hadi bunu da geçtim, neden o kapının dilini yağlamazlar, bu yüzden kapının anahtarla açılışı bile duyulur her seferi
Fikriniz nedir?

Kolu çevirip kapının dilini açarak, hatta diğer elle hafifçe destekleyerek, ya da anahtarla dili çevirerek usulca, sessizce kapamak varken...

Neden "dan!" diye çarparlar?

Hadi bunu da geçtim, neden o kapının dilini yağlamazlar, bu yüzden kapının anahtarla açılışı bile duyulur her seferinde?

O çıkan sesten, bir nedenle, bir haz mı alırlar?
0
pantepember
(23.10.20)
Hangi ülkeden bahsettiğinize bağlı. Genelde toplu yaşamın getirdiği kuralları bilmemekten veya bilip de görmezden gelmekten kaynaklanır. Sabahın 7’sinde düşmana vurur gibi kapıyı göçertiyorsa adam isterse yağdanlıkla gezse nafile.
0
hay sikfuck
(23.10.20)
kapı kol çevrilerek kapanmak zorunda değil. o kapının dili eğimli üretildiğine göre iterek kapatılabilmesi için yapılmış. kapılar eskiyse onu bilemem.
0
bohr atom modeli
(23.10.20)
abi sen benim komşum musun yoksa tam az önce bu konuyla ilgili bir duyuru açtım sdfgsdfgs
0
nahtoderfahrung
(23.10.20)
Pasif agresif tepkilere alıştığı için. Çocuklar ebeveynlerine, kadınlar kocalarına, kocaları herkese karşı pasif agresif tepkiler gösterdiğinden kapı çarpma, dan dun hareket ederek rahatsız etme gibi aksiyonlara girerler.
0
roket adam
(23.10.20)
Zamanında bir apartman yöneticisi panoya "kapıları yavaş çarpın" diye yazı asmıştı :)
Kafaya bakın yani. Çarpmak o kadar doğal ki yavaş olacakmış.
0
pro9it9is9
(23.10.20)
@xportant Birkaç Avrupa şehrinde evlerde misafir olarak kaldım. Hiç böyle bir şeye rastlamadım (tabii ki bir nedenle fark etmemiş de olabilirim). Mesela Malmö, Viyana, Hamburg, Sofya, Brugge.

Bu ülke insanının gürültücü olduğunu düşünüyorum.

Olur olmaz korna çalmak da bir başka gösterge. Kornayla tanıdık selamlamak, kornayla seslenmek, kornayla otopark kapısı açtırmak...
0
🌸pantepember
(23.10.20)
@hay sikfuck Hiç uyarılmamak da başka bir etken.
0
🌸pantepember
(23.10.20)
@roket adam Düşünmeye değer.
0
🌸pantepember
(23.10.20)
Kapının kapandigindan emin olmak için. :) Hızlı çarpılırsa daha iyi kapanır.
Muslukları da böyle kapatırlar sıkı sıkı. Ama ne kadar çok sikarlarsa o kadar daha çabuk bozulur musluklar. Arabanın kilitleme tuşuna 2 kere basarlar filan.
0
etna
(23.10.20)
bende anlam veremiyorum neden bu şekilde bir davranış sergiliyor insanlarımız.
0
doclarens
(23.10.20)
Dusuncesizlik. Kapiyi itmek kolaylarina geliyor ve bu hareketin sonucunda gurultu cikacagi ve bundan birilerinin rahatsiz olabilecegini dusunmuyorlar. Farkinda olmamak tamamen. Bazisi nazik uyarilari dikkate alip farkindalik gelistiriyor, bazisi "ne var canim kapi kapatiyoruz alt tarafi" diyip defansa geciyor. Defansa gecen haksiz oldugunu fark etse bile sonrasinda sirf tukurdugunu yalamamak icin tavrini degistirmiyor. Bazisi da nazikce uyarmak yerine 'kapiyi yavas kapat lan hayvan' diye giriyor lafa mesela, onlar zaten bastan 5-0 geride basliyorlar sorunu cozmeye. Insanin dikkat edesi varsa bile muhattabini dikkate deger bulmuyor boyle olunca.
0
taurina
(24.10.20)
(9)

Çocuk nasıl yetiştirilir?

yarey
Bunu öğrenmek için ne okuyayım? Hem mental hem fiziksel açıdan Sağlıklı bir çocuk yetiştirme kılavuzu var mi? Mesela ona nasil davranmalı, sebze yemeyi nasıl sevdirmeli, vs vsBu tarz kitaplara ne deniyor? Çocuk psikolojisi mi? İngilizcesi ne peki? Parenting guide aklima geldi ama başka bir ismi vars
Bunu öğrenmek için ne okuyayım? Hem mental hem fiziksel açıdan Sağlıklı bir çocuk yetiştirme kılavuzu var mi? Mesela ona nasil davranmalı, sebze yemeyi nasıl sevdirmeli, vs vs
Bu tarz kitaplara ne deniyor? Çocuk psikolojisi mi? İngilizcesi ne peki? Parenting guide aklima geldi ama başka bir ismi varsa alırım

Teşekkürler
0
yarey
(22.10.20)
bişey öğrenme klavuzu ingilizce olarak arayacaksanız kelime + for dummies şeklinde ararsanız bu iş hakkında standard kitaplara ulaşırsınız. kapak resimleri hep aynıdır genelde.

sizin aramanız gereken şey parenting for dummies
0
nahtoderfahrung
(22.10.20)
çocuk sevgiyle yetiştirilir. en önemli besini sevgidir.

gerisi teferruat. elbette özenin ama abartmadan, gerilmeden.
0
faati
(22.10.20)
Ben bunu öğrenmek için örgün bir şekilde eğitim fakültesinde okul öncesi öğretmenliği bölümünü okudum. Staj filan yaptım.

(*** Kamu Spotu; Hayır iki veya dört yıllık çocuk gelişimi ile eğitim fakültesindeki okul öncesi öğretmenliği aynı değil, teşekkürler***)
0
infernalcadre
(22.10.20)
valla çevirisi berbat olsa da nasıl çocuk yetiştirilmeyeceğini anlatan bir kitap var, zor bir ailede büyümek diye. tavsiye ederim.
0
black holes in the sky
(22.10.20)
Onlarin yanina bir de gelisim psikolojisi dersi okumak lazim. Neleri neleri hatali yapiyormusuz, oha bebege-cocuga su su yaptigimiz bunlara mi sebep oluyormus derken insanin akli sasiyor :))
0
invictae
(22.10.20)
Bu kitapları yazanların belki çocuğu bile yoktur.
Bir hemşireden duydum: her çocuk kendi kitabını yazar.
Pratikte ahkam kestikleri gibi olmuyor o işler. Bence zaman kaybı.
Temelde sevgi, ilgi gerekli.
0
pro9it9is9
(23.10.20)
O kitaplardakileri uyguliycam diye cocugu heder etmenin de alemi yok. Her cocugun huyu suyu baskadir.
0
brkylmz
(23.10.20)
Senin durumundaydım, tavsiye edilen bir iki kitap okudum.
Her ne kadar duygusal açıdan "benim çocuğum ben anlarım, ben tanırım" vs. gibi yaklaşılsa da, konuya çok uzak olabiliyoruz.
Kitaplarda "şunu yapacaksın", "bunu yapacaksın" demiyor, konuyu anlatıyor. Bu da, çocuğunun hareketlerini daha iyi anlayabilme şansı veriyor.
Özellikle bir erkek olarak konuya ne kadar uzak olduğunu anlıyorsun.

Benim çok şey öğrendiğim bir kitap tavsiye edeyim:
www.idefix.com
0
burfak
(23.10.20)
Kitap bilmiyorum ama ufak bir tespitimi paylasmak istedim. Etrafimdaki sayisiz cinli ailenin cocuklari takir takir sebze yiyor, kimse yemegi yedirmeden once "ay aceba yer mi, ya begenmezse" gibi seyler soylemiyor. Sebze yemek zaten aile icinde olan bir sey, su icmek gibi, endise gerektirmiyor. Misal cocuklara krem peynirli ekmek verirken kimse "sevecek mi aceba, yer mi" gibi bir endiseyle yaklasmiyor, dan diye gayet normal bir sekilde veriyor.

Cocuklar aptal degil, bu tarz soylemler onlara bazi seyleri yememe luksleri oldugunu ve bunu kontrol edebilme kabiliyetleri oldugunu gosteriyor. Bi de annenin babanin yemedigi/yapmadigi seyleri, yani gormedigi seyleri kosulsuzca yapmasini beklemek dogru degil.

Bir de en somut gozlemim su, cocuguna birey muamelesi yapan ailelerin cocuklari daha sakin, daha akli basinda, daha kendine guvenen cocuklar oluyor. Herhangi bir konuyu onlara da danismak, fikirlerini almak ve uygulamak, "amaaan cocuk o ya ne bilecek sanki" diyip umursamamaktan cok daha etkili cocuk icin. En basitinden bugun ne yemek istersin diye sormak, ya da yemege domates de koyalim mi demek bile cocuga daha buyuk bir olgunun bir parcasi oldugu izlenimini veriyor, sevildigini guvende olduguni seziyor.
0
taurina
(24.10.20)
(5)

turkiyeden amerikaya istenebilecek bebek urunleri

sentez
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
amerikada yasiyorum dogum icin anne-babam gelicek ne istenebilir gelirken getirmelerini isteyebilecegim benim veya bebegin ihtiyaci olabilecek ne olur? (yiyecek haric)
0
sentez
(22.10.20)
Herhalde tekstil ürünleri daha ucuzdur oraya göre, bol bol ve çeşitli boyutlarda kıyafet en başta gelir listenin bence.

Yeni anne baba olanlar listeyi genişletir mutlaka.
0
John Bloor
(22.10.20)
turkce cocuk kitaplari
0
cooperr
(22.10.20)
allah analı babalı büyütsün. anan baban senin aklına gelebilecek her şeyi sen istemeden getirirler zaten. bebek için değil de kendin için bi şeyler isteyebilirsin doğumdan bağımsız.
0
antihero
(22.10.20)
tekstil. kıyafet, zıbın ve nevresim seti vs her türlü tekstil ürünü türkiye'de daha ucuz. onun dışındaki her şey bence abd'de daha ucuzdur.
0
halanne
(22.10.20)
Turkce cocuk kitaplari +1. Geri kalan herseyi hatta daha fazlasini amerikada bulursunuz zaten, orda da cocuklar buyuyor neticede.

Bi de ben olsam zeytin, salca, manti, icli kofte neyin isterdim.
0
taurina
(24.10.20)
(7)

Kolesterolü nasıl düşürücez ? / doktora gözükmeli miyim ?

ismim ibrahim
total 265ti. kırmızı eti ayda bire düşürdüm, haftada 4-5 gün yürüyüş falan yapıyorum. peynir ve yumurtadan hiç kısmadım ama.1 ay sonra tekrar tahlil yaptırdım 258e düşmüş. biraz daha otlamaya devam mı eddeyim, peyniri yoğurdu da az yağlı mı yiyeyim nedir tavsiyeniz ?yaş 30 bu arada.
total 265ti. kırmızı eti ayda bire düşürdüm, haftada 4-5 gün yürüyüş falan yapıyorum. peynir ve yumurtadan hiç kısmadım ama.

1 ay sonra tekrar tahlil yaptırdım 258e düşmüş. biraz daha otlamaya devam mı eddeyim, peyniri yoğurdu da az yağlı mı yiyeyim nedir tavsiyeniz ?

yaş 30 bu arada.
0
ismim ibrahim
(22.10.20)
Aç karnına bol suyla alıç sirkesi iç. Bel kalınsa incelt. Kolesterol ilacı verirler hızlıca düşürür ama uzun süreli kullanimd şeker ve böbrek hastalığına sebep olur.
0
deer hunter
(22.10.20)
yumurtanın sarısını günde 1 adetten fazla yeme. sporu artır bi parça, tempoyu yükselt.

iyi kolestrol seviyesini artırmaya bak, balık yağı alabilirsin.
0
fever
(22.10.20)
1 hafta hayvansal yağ hiç yememeye çalış. peynirin çok sorun olacağını sanmıyorum ama yumurtanın sarısını hiç yeme 3-4 tane ye ama sadece beyazını ye. et, sucuk hiç yeme, tavuğun göğüs etini yiyebilirsin. ekmek yiyebilirsin. bi de fındık ezmesi gibi kolesterolsüz şeyler ye. ne bileyim günde beş öğün meyve falan ye.

her aklına geldiğinde ayağa kalkıp hareket et kollarını bacaklarını çalıştır.
0
ycm
(22.10.20)
öncelikle kolesterol iyi bir şey diyenlere kulak asma. çok önemli bir olay (kötü) kolesterol. ileride kalp krizine vs. götürür.

aynı durumdayım. iki ay önce test yaptırdım, kolesterolüm, trigliseridim ve LDL yüksek çıktı. bunlara bağlı olarak karaciğer yağlanması başlangıcı vardı (önümüzdeki ay kontrole gideceğim, sonucu henüz bilmiyorum). doktorum bir diyet verdi. konu sağlık olunca ben de birkaç araştırma yaptım.

yapman gereken doymuş yağları en aza indirip kalp dostu yağlar tüketmen. margarin, tereyağı veya ayçiçek yağını bırak ya da azalt mesela. onun yerine zeytinyağı kullan. yoğurdu yarım yağlı & az yağlı tüket. kolesterol düşürücü etkiye sahip gıdaları tüket (özellikle ceviz, badem, kabak çekirdeği). günde 5-6 porsiyon meyve-sebze tüket. yumurta gibi gıdaları yine tüketebilirsin ama gün aşırı olsun. fakat bunların yanında en önemlisi her gün mutlaka (ya da en azından haftanın 5 günü) spor yap.

bu arada tabi aile hekimine görün. belki de genetiktir. kontrol ettirmiş olursun.
0
lesmiserables
(22.10.20)
Total kolesterol/hdl kolesterol oranı daha önemli.
0
Mistyimage
(22.10.20)
Gun icinde yediginiz toplam sebze miktarini arttirin. Sebzeler vucutta zararli atik uretmeyen, ustune temizlige yardimci olan faydali seyler, sadece lif ya da vitamin degil, esas faydasi zaten atik uretmemesi. Vucutta ne kadar atik varsa o kadar inflamasyon vardir. Infamasyon kendini yeri gelir IBS olarak gosterir, yeri gelir kolesterol olarak gosterir, yeri gelir urik asit olarak gosterir, yeri gelir gobek olarak gosterir ama temelde anlattigi sey vucudun cer cop dolu oldugudur.

Kandaki kolesterolun %80ini zaten vucut kendisi uretiyor, uretmesinin sebebi de damarlara yapisan abidik gubidik maddeleri tamponlayip o maddelerin organlara gitmesini engellemek. Bu tamponlar da zamanla damar plaklarina ve dolasim sorunlarina yol aciyor. Damarlar kalbe yakinsa alin size kalp damar hastaligi, kalbe giden kan ve oksijenin azalmasi ve kalp krizi.

Bu yuzden mesele az et yemekle birlikte esasen temiz seyler yemek. Bunun icin de bakiniz: sebze. Cesit cesit, istediginiz kadar, sinirsiz. Bir de su var, vucudun en efektif temizlik yaptigi zamanlar ac oldugu zamanlardir, sindirimle ugrasmaz, enerjiyi temizlige harcar, mantik bu. O yuzden aksam 5-6 gibi son ogununuzu yiyip ertesi sabah 10-11e kadar bisey yemezseniz temizlige yardimci olmus olursunuz. Son ogununuz sebze agirlikli olursa temizlik ajanlari daha bol olacagi icin daha da etkili olur.

Sut, yogurt, yulaf vs guzel seyler ama epey bir insanda farkinda olmadan bu gidalarin etken maddelerine karsi hassasiyet var, bu hassasiyet de uzun vadede kronik inflamasyona neden olabiliyor. O yuzden bu tur seyleri de et gibi azaltip sebzeye abanmanizi oneririm.
0
taurina
(24.10.20)
trigliserid de çok önemli
0
zalbarath
(24.10.20)
(3)

hangi dovme sanatcisi

baldur2
tarzi benzer olan iki sanatcidan sizce hangisi daha iyi duruyor. karar veremedim. https://www.instagram.com/alienosaurus/https://www.instagram.com/oliviabrumentattoo/
tarzi benzer olan iki sanatcidan sizce hangisi daha iyi duruyor. karar veremedim.

www.instagram.com

www.instagram.com
0
baldur2
(21.10.20)
Alien olan
0
taurina
(21.10.20)
tarzları alakasız ki aslında? biri baya minimal çalışıyor.

tercihim minimal olan: alien
0
lcha
(21.10.20)
herkes ailen demiş ama asıl sanatçı olivia. minimalleri herkes yapıyor zaten. olivia bu işte zirveymiş.
0
koela
(21.10.20)
(18)

onu içmeyelim bunu içmeyelim de ne içelim?

hobarey
kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
kola çok zararlı, marketten alınan meyve suyunda koruyucu var, katı meyve sıkacağında sıkılan meyve suyu sırf şeker, alkole girmiyorum hiç. ne içelim ayran mı içelim?
0
hobarey
(04.10.20)
Yemeklerin yanında ayran içiyorum. Arada bir kendimi ödüllendirmek için de kola.
0
ruhen hastayim ben
(04.10.20)
Su, kahve, çay. Soğuk seviyorsanız hepsinin soğuk versiyonları da var. Çayın bile 150 çeşidi var ya, hepsini deneyip sıkılana kadar baya vakit geçer.
0
plutongezegendegilmi
(04.10.20)
Valla ben de aynı dertten muzdaribim.

Kefir, şalgam, ayran üçlüsüyle takılıyorum. Ama bunlar da ne kadar sağlıklı muamma. Sonuçta fabrika ürünleri. Ama diğerlerinden iyidir.
0
sorularimicinfeykhesap
(04.10.20)
diyet kola, malt bira ve vodkadan devam hocam.
0
makarnavodka
(04.10.20)
Soda-limon tabi. Tuz eklemek sana kalmış.
0
the coon
(04.10.20)
50 kilo vişne koyduk dondurucuya, sade sodayla karıştırıp içiyoruz.
0
tum haklari saklidir
(04.10.20)
su?
su haricinde bişey içmeye ihtiyacın yok, o yüzden ne içersen iç "gereksiz" bir şeyler tüketmiş olacaksın. ya su haricindeki sıvı tüketimini azaltacaksın ve ne istiyorsan içeceksin, ya da sıvı tüketimini azaltamıyorsan totalde en az zararı hangisi veriyor onu hesaplayıp içeceksin.

ben yemek yeme esnası haricinde su hariç hiçbir şey içmezdim eskiden, gereksiz gelirdi. (alkol hariç ama dediğin gibi onun farklı bir klasmanı var)
sonradan kahvenin getireceği açlığı bastırma hissine ihtiyaç duyup kahveye başladım, 3 senedir içiyorum. o da her gün değil, günde maks 70 cl. tabii şeker ve süt olmadan, bu haliyle olabilecek en az zararlı hale geliyor.
0
Bruce
(04.10.20)
maden suyu + su haricinde her şey gereksiz ki zaten.
0
ankarakecisi
(04.10.20)
Buz gibi şalgam -ama tuzdan gidebilirsin.
Latte iç. Yapması zor değildir herhalde.
0
ryhmer
(05.10.20)
Meyvenin kendi sekeri de zararliysa intihar edelim daha iyi
0
baldur2
(05.10.20)
Kendi yapacaginiz soguk cay
Ayran
Limonlu soda/su (haziri degil ama)

Hicbir seysiz su/soda
Su/sodada meyve infuse edebilirsin (nasil denir bilemedim, 1-2 dilim meyve, nane vs icine atip bir sure bekletiyorsunuz, tadini veriyor ama oyle cok sekerli bisi olmuyo)
0
kuehles blondes
(05.10.20)
millet hergun litreyle kola içiyor meyve suyu içelim dedim katı meyve sıkacağıyla değişik şeyler deniyorum hem eglenceli hem lezzetli ama kola içsem daha iyiymiş ozaman?
0
🌸hobarey
(05.10.20)
Ayran
Soda-limon-tuz
Evde kendim şekersiz yaptığım erik veya kayısı marmelatının sulandırılmışı
0
megalomaniac
(05.10.20)
su, maden suyu, kahve ve çay dışında birşey tüketmiyorum. taze sıkma meyve suyu arada bir olabilir.

kola,fanta, meyze suyu, ice tea vs... hepsi koruyu+boya+aroma türü kimyasal karışımlar.
0
orpheus
(05.10.20)
Normal kola ile şekersiz kolanın arasında farkın olduğunu sanmıyorum. Şekersiz kola içeceğinize direkt normal kola için.

Alkol ile arası olmayan biri olarak ara ara alkolsüz bira içiyorum. Güzel oluyor. Tavsiye ederim.

Hicbir seysiz soda +1
0
put it in your appropriate place
(05.10.20)
Bitki cayi. + yukardaki oneriler
0
taurina
(05.10.20)
Kombucha. hayret kimse yazmamis Tr'de populer diil galiba.
0
tezek
(05.10.20)
Su
Rezene çayı
Papatya çayı
Doğal kefir
Maden suyu
0
kanlakarisikyagmur
(05.10.20)
(7)

Sorum ingilizceyi çok ileri düzey konuşanlara

garavel
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sek
Doğduğundan beri değil de, ortalama türk genci 11-12 yaşında ingiliizce öğrenmeye başlayıp daha sonra çok ileri düzeye taşıyanlar tamamen türkçede olduğu gibi kendinizi rahat ifade edebiliyor musunuz ? yani böyle 5-10 sene aralıksız yurtdışında kaldıktan sonra şuan kendiniz için hiç zorlanmadan sekmeden böyle takır takır türkçe konuşur gibi konuşuyorum diyebiliyor musunuz ? yoksa ulan şunu türkçe anlatmak vardı diyip çok zorlandığınız %100 ifade edemediğiniz oluyor mu kendinizi ?

özetle anadil gibi oluyor mu bi yerden sonra ? gerçek anlamda ama. ( aksan hariç tutulabilir bir nebze )
0
garavel
(04.10.20)
bazen o can alici kelime akla gelmiyor. donuyorsun falan. yuzde 100 degil de yuzde 95-96 daha gercekci.

mesela he-she'yi halen karistirirsin, cunku turkcede bunu ayirmayiz sadece o deriz.
0
baldur2
(04.10.20)
Çocukluktan beri ilgim vardı. Kurslar, hazırlık derken öğrendim. İki sene de Amerikan bir kızla çıkınca anadilim gibi oldu. Yani oluyor, evet. Şimdi bile düşünürken genelde İngilizce düşünüyorum.
0
catch the arrow
(04.10.20)
Gayet akıcı konuşabiliyorum. Anadil gibi diyebilirim. Ben kelime dağarcığım geliştikçe aksanlı konuşma konusunda özgüven elde etmeye başladım. Bu konuda baldur2'ye katılıyorum.

Ek olarak; herkeste böyle mi bilmiyorum ama stres altında aksan bozuluyor, kelimeleri unutmaya meyilli oluyorum. Kafa rahatken akıyorum neredeyse.
0
aristarkos
(04.10.20)
Yani umut var o halde ? 2-3 sene kalsam ben de konuşurum rahat şekilde 5 sene içerisinde de baya ileri taşırım o halde. umarım ya.
0
🌸garavel
(04.10.20)
Insanlarla konusurken "Derdimi anlatiyorum nasil olsa yaa" diye dusunmeyip (bunu yapan cok var, anliyorlar ne de olsa diye) eksikliklerinizin surekli farkinda olursaniz, insanlarin telafuzlarina, kendilerini ifade edis bicimlerine dikkat ederseniz gelisirsiniz. Ama kendinizi salar ve bunu umursamazsaniz, etrafinizda 62910 tane BBC spikeri olsa yine gelisemez, he/she yi karistirir, can alici kelimeleri hatirlayamazsiniz.

Ilkokul 6. Sinifta basladim ingilizce ogrenmeye, sarkilarin sozlerini okuyup soylenislerini taklit ederek telafuzumu gelistirdim, hala daha dizi/film izlerken daha az kullandigim sozcuklerin telafuzlarina dikkat eder, kendi icimden tekrarlarim. Gecen sene Kanada'ya tasindim, takir takir konusuyor, ust yonetimlere sunum neyin yapiyorum.

Bir diger gozlemim de ingilizcesi yetersiz olan insanlarin, duzgun ingilizce konusanlarin karsisinda cabalamasi, ama duzgun konusmayanlarin karsisinda kendilerini salmasi. Bu da onemli bir farkindalik, cevrenizde konusanlar duzgun konusunca daha cabuk gelisiyor, oteki turlu yerinde sayiyorsunuz.

Sonuc: umut, tabii ki var, siz isteyin yeter.
0
taurina
(04.10.20)
"ulan şunu türkçe anlatmak vardı" demiyorsun zira turkce dusunmuyorsun, dusunme sureci ingilizce gelisiyor.

etrafinda turk olmamasi (yukarida yazildigi gibi) ve gunluk hayatinda devamli konustugun, dinledigin insanlarin oranin egitimli yerlileri olmasi vb gibi unsurlar onemli. tabi biraz da yatkinlik faktoru var
0
hot potato
(04.10.20)
He/she’yi karıştıran ileri düzey bir speaker görmedim ben. Aradığınız kriterlere uyan çok fazla örnek var emin olun.
0
but that was just a dream
(04.10.20)
(2)

Based ne demek?

plutongezegendegilmi
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor. Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.Nedir bunun olayı?
Twitter'da filan görüyorum bu aralar, urban dictionary'den baktım, olumlu bir anlamı var gibi görünüyor.

Ama emin de olamıyorum, çünkü kim ironi yapıyor, kim ciddi takip etmesi güç. Bir de her yerde değil de, böyle tartışmalı muhabbetlerin altına yazıyorlar.

Nedir bunun olayı?
0
plutongezegendegilmi
(17.09.20)
başkalarının ne dediğini umursamayan, kendi bildiğini yapan anlamında. kastedilen asıl anlam özgüven. yani "burnunun dikine gitmek" değil de "kendi gtüne güvenmek, doğru bildiğinden geri durmamak" anlamı taşıyor. çoğunlukla belli bir grubun içinde ayrılan, farklı davranan kişiler içi kullanılır.

ben internette şaka olarak kullanımı dışında hiç görmedim ve duymadım açıkçası. mesela çok basit bir örnek verecek olursam 10 kişiye "bu sezon süper lig şampiyonu kim olur" diye soruyorlar, dokuz kişi galatasaray derken ahmet fenerbahçe diyor. o zaman "based ahmet" diyorlar haha. bir nevi BIG DICK MOVE yapan kişi = based
0
der meister
(17.09.20)
Adi ustunde, 'dayali' demek. Biseye dayanarak yorum yapmak, based on xyz. Bizdeki kaynak gibi.
0
taurina
(18.09.20)
(7)

Regl döneminde havuza veya denize girmek

astrid
Daha önce hiç girmedim regl iken. Girenler rahat edebiliyor mu? Bugün yüzmeye niyetlendim ama tedirginim biraz
Daha önce hiç girmedim regl iken. Girenler rahat edebiliyor mu? Bugün yüzmeye niyetlendim ama tedirginim biraz
0
astrid
(16.09.20)
Benim reglim üç sürüyor. İlk güne denk gelmişse girmiyorum ama ikinci veya üçüncü güne denk gelmişse havuza değil de denize giriyorum. Yanıma 3 tane bikini altı alıp denizden her çıktığımda kuru olanı giyiyorum. Tampon kullanabilirsin.
0
ruhen hastayim ben
(16.09.20)
tampon kullaniyorum, giriyorum, hic sorun olmuyor.
0
taurina
(16.09.20)
Tabiki tampon kullanıyorum, tamponsuz girme gibi bir ihtimal söz konusu değil zaten :)
0
🌸astrid
(16.09.20)
Adet kabı ile çok rahat.
0
buf-e kür
(16.09.20)
(bkz: menstrual cup) artı 1.

hazırda yoksa bu tatil döneminizde edinemeyebilirsiniz ama sonrası için yazmak istedim :)
tamponla denize girmek beni rahatsız ediyor mesela.
0
asisamus
(16.09.20)
İlk gün de dahil giriyorum, tamponla hiç sorun yaşamadım. Bikinimi de değiştirmedim hiç.
0
megalomaniac
(16.09.20)
:) bugün kendini buraya vermiş olman güzel. kafan dağılsın.

menstrüal kap +1
0
janderzel zartanyan
(09.10.24)
(7)

En güzel yumurtayı nerden buluruz?

respect
Masterchefte görüyoruz böyle içi kıpkırmızı, bizdekiler hep sarı :(Hangi marka ya da nerden buluruz istanbulda öyle yumurta.Çiftlikten falan mı alıyolar acaba?
Masterchefte görüyoruz böyle içi kıpkırmızı, bizdekiler hep sarı :(

Hangi marka ya da nerden buluruz istanbulda öyle yumurta.

Çiftlikten falan mı alıyolar acaba?
0
respect
(16.09.20)
yumurtalarda numara oluyor. food team diye bir firma gurme ürünleri sağlıyor. iyi yumurtayı ege bölgesindeki migroslardan tire koop olarak alabilirsin. 0 numara yani organik kategorisi.
0
mikahakkinen
(16.09.20)
içi kıpkırmızı olunca iyi olmuş olmuyor ki. benim kız arkadaşımın babasının tavukları var 15-20 tane, o bana getiriyor arada içleri sapsarı. endüstriyel yumurtadan farkı biraz küçük ve kabuğunun kalın olması ama.
0
bohr atom modeli
(16.09.20)
Buna bakabilirsiniz: www.jdtarim.com
0
taurina
(16.09.20)
ben "Tire Organik" alıyorum

TR'den ÖNCE (ÖNCE, ÖNCE ÖNCE) 0 varsa organiktir alabilirsiniz.

Bazı çakallar
TR0 diye başlatıyor, öyle değil

0TR diye başlamalı

0 organik yem yiyip ve serbest dolaşan
1 serbest dolaşan
2 kapalı alanda serbest dolaşan
3 Kafeste ve yapay yem en kötüsü bu
0
Corc
(16.09.20)
bahçemde serbest gezen / takılan 7 tavuk 1 köpek ve 2 kedi var.
tavukların yumurtaları avm yumurtalarından küçük ve kabukları çok sert, renkleri de sarı tonları. çocukluğumdaki gibi,
kırmızıyı nereden gördünüz ise şüpheyle yaklaşırım.
0
ankara06
(16.09.20)
Benim de eşimin babasının bahçesinde tavukları var. Yumurta sarısının o kadar sarı olduğunu bilmiyordum, öyle sarılardı.
0
le jeune turc
(16.09.20)
yeme gore renk degisir. hayvan misir yerse renk kirmiziya calar.
0
tunaktunaktun
(17.09.20)
(11)

Yurt dışında yaşayan duyurucular

ms brownstone
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
Yaşadığınız ülkeye ne kadar zaman önce, kaç yaşındayken ve ne şekilde yerleştiniz? İstediğiniz kadar ayrıntı verebilirsiniz ve ülke ismi de yazarsanız güzel olur.

Şimdi Türkiye’de yaşayan ancak hayatının bir dönemini yurt dışında geçirmiş olanların da cevaplarını bekliyorum tabii.
0
ms brownstone
(16.09.20)
1 yıl italyada yaşadım okul için. Staj dönemi geldiğinde çalışma izni çıkmayınca geri dönmek zorunda kaldım:(
0
suicides underground
(16.09.20)
2017-25-evlilik-fransa.
0
logisticsmanager
(16.09.20)
25. Yas gunumde geldim. Tam 6 sene oldu. Avustralya.
0
baldur2
(16.09.20)
24 yaşında sydney'e gittim, 1,5 yıl kadar yaşadım. mühendis vizesi.
27 yaşında almanya'ya geldim, 1 yıldır buradayım, yüksek lisans.
0
bohr atom modeli
(16.09.20)
22 yaşımda 6 aylığına Fransa -eğitim
24 yaşımda 2,5 aylığına Almanya -staj
26 yaşımda 6 aylığına ABD -eğitim
27 yaşımda Hollanda - yüksek lisans ve doktora
0
but that was just a dream
(16.09.20)
Belcika 6 ay once 35 yas. Burada is buldum, isverenim is iznimi ayarladi. Elektronik Muhendisiyim.
0
cleric
(16.09.20)
2009-2010 arasinda Berlin'de yasadim. EVS yapmistim o zaman. Yas 24 idi.
2019 Haziran ortasi yani 34 yasindayken Isvicre Cenevre'ye tasindim. Sirket ici transfer oldu. Calisma iznimi sirket ustlendi. Hala buradayim.
0
interview with the vampire
(16.09.20)
temmuz 2019'da 31 yaşında şirket içi transfer ile Almanya.
0
japon askeri
(16.09.20)
2019da, 28 yasindayken, gocmenlik ile Kanada'ya yerlestim. Gocmenlikle gelince calisma izni derdi olmadigi icin kendi alanimda is bulup calismaya basladim, ama esim is bulamadi hala. Fakat tek maas ile Turkiye'deki standardimizin uzerinde bir hayat yasiyor, neredeyse ayni birikimi yapiyoruz.

Sahsi dusuncem, keske daha erken gelseymisim.
0
taurina
(16.09.20)
2001, 18 yasinda, kanada, universite icin geldim boka battim.
0
cooperr
(16.09.20)
22 iken Erasmus ile geldim, mezun olup, 24 yasimda Master yapmaya gelip kaldim. Vize görevlisinin içine sinen 'yerleşme' sınırsız iş sözleşmesini gostermemle, sonra da vatandaslıgı almamla oldu.
Ülke: Almanya.
0
buf-e kür
(16.09.20)
(9)

sizce türkiye'de mühendislik ne açıdan almanya'dan geri?

bohr atom modeli
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
0
bohr atom modeli
(10.09.20)
bence eğitim.

türkiyede zehir gibi insanlar var. ya yurtdışına gitmek zorunda kalıyor ya da türkiyede iyi eğitim verecek imkan sağlayacak okul bir elin parmaklarını geçmeyeceği için potansiyel işlenemiyor.

almanların bırakın teknik üniversiteyi Fachhochschulesi bizim ülkenin mühendislik fakültelerinin çoğunu cebinden çıkartır bana göre.
0
AlsterWasser
(10.09.20)
Almanya iyisiyle kötüsüyle ikinci dünya savaşını yaşadı sanki ondan
0
freebird5406_2
(10.09.20)
bence eğitim konusunu biraz abartıyorsunuz. ben almanya'da yüksek lisans yapıyorum ve eğitimde biraz fark olmasına rağmen öyle vay be ne almanya'ymış demedim hiç, ki bulunduğum üniversitenin sıralamasına türkiye'de yaklaşan okul yok. bunun temel neden olabileceğini düşünmüyorum.

türkiye'de de kocaeli üniversitesinden mezunum bu arada. öyle itü odtü falan da değil.
0
🌸bohr atom modeli
(10.09.20)
Muhendislik olarak bir eksiklik yok, hatta bilgi fazlaligi bile var(yan konularda cok fazla ders veriliyor turkiyede)

Zihniyet, disiplin ve onemlisi imkan sorunu var.
0
c1b2k3
(10.09.20)
Bu konuda kitap yazılır. Mühendislikten önce eğitim açısından değerlendirmek gerekiyor. İçten yanmalı motoru bulan Nikolaus Otto bir Alman. Dizel motorunu bulan Rudolf Diesel bir Alman. Bu insanların bunları başarmasında temel etken eğitim. Onların yaşadığı dönemde Osmanlı Devleti'nde dağılmamak için çözümler aranıyordu. Halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu. Bu sorun Türkiye'den başlamıyor, Osmanlı Devleti'nden başlıyor. Bizim geri kalma sebebimiz şimdiden çok daha eskilere gidiyor.
0
dissendium
(10.09.20)
Yurtdisi ile karsilastirinca gordugum sikintilar, butun meslek kollarini kapsayacak sekilde bence sadece muhendislik icin gecerli degil:

1- ezbere, hiza dayali sistem, sindirerek ogretme cok arka planda. Ezbere dayali sistem zaten yaraticiligin icine ediyor.
2- Moda diye bolum okuma. Bizim zamanimizda endustri muhendisligi cok populerdi, sonra gida one cikti. Simdi durum ne bimiyorum.
3- Universite mezunu olman yeter, ne okudugun pek onemli degil kafasi.
4- Biran once mezun olmaya calisma, 30 yasindan sonra "artik yaslandin" kafasi.
5- Insanlarin kafasinin icindekilere degil dis gorunusune gereginden fazla onem verilmesi.
6- Adam kayirma, artik bariz olarak yapilan torpil.
7- Yabanci dil eksikligi, okullarin yabanci dil ogretememesi. Buna cogu yabanci dil egitimi veren ozel okullar da dahil.
8 - Beyin gocu, yetismis kaliteli adamlarin bir sekilde ulkeden ayrilmasi ve cogunlukla emekli olana kadar geri donmemesi.

VS
0
cooperr
(10.09.20)
Ar-Ge cok kisitli olmasi
0
kuehles blondes
(10.09.20)
hoca kalitesi üc aşagi bes yukari ayni bence (tabii bunu söylerken bozok, adiyaman ya da burdur mühendislik bölümlerini kastetmiyorum, gerci yurtdisi doktorali zehir gibi hocalar da cikabiliyor taşrada), asıl sebebi egitime yapilan yatirim. yani hoca süper ama lab yok, ortak calisacak arge şirketi yok, bir cihaz almaya kalksa üniversite para vermiyor. yök'ün bütcesi ile diyanet'in bütcesini karsilastirin, yök'ün bütcesi ile ivy league ya da munih teknik bütcelerini karsilastirin.

su da bir google ile buldugum bir yazi, okumanizi tavsiye ederim.

t24.com.tr
0
proteus
(10.09.20)
Tamamen yapilabilecek seylerdeki imkan kisitliligi, yonetim kadrolarinin vizyonsuzlugu/butcesizligi.

Cok kaliteli muhendisler var ama muhendislerin rahatca calisabilecekleri arge sirketleri, buyuk uretim tesisleri vs cok kisitli. Butceler kisitli, tesvikler yok. Yonetim kadrolari kar etme pesinde, bu sebeple hersey garantici. Risk almak buyuk tehlike, risk alanlarin arkasinda duran yok. Ortalama bir muhendis mezun olduktan sonra ortalama bir yerde ise girip calisiyor, iyi sandigimiz yerler bile dunya geneline gore gayet ortalama kaliyor, boylece yetenekleri de ilgili yerlerin sunabildiklerine gore gelisiyor. Olay sadece egitim degil, esas gelisim egitimden sonra gercek hayatta uretim yaparken oluyor, burda tikaniyoruz.
0
taurina
(11.09.20)
(13)

Yakin zamanda evlenenler, ev duzenler

rayde
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
0
rayde
(31.08.20)
Ben ev düzen kategorisinden yazıyorum.

Beyaz eşyaları beko/arçelikten aldım. Bir hafta içinde gelip kurmuşlardı. Ocak için doğalgaz açtırmak gerekiyor, o birkaç gün daha uzun sürebilir.

Salonu ikeadan aldım, aldığım gibi de eve getirip kurdum. Lambalarımı ikeanın internet sitesinden almıştım. İki hafta içinde gelmişti.

Yatak, baza ve başlığı yataştan aldım. Yine bir hafta içinde geldi. Sadece başlığın gelmesi üç haftayı buldu.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.20)
yakın zamanda evlenmedim ama severek kullandığım için yazmak istedim.
10 sene önce evlendim, modoko bedesten mobilyadan aldık biz yemek odasını. country tarzında masif mobilyalar. daha en ufak bir esneme, gıcırdama olmadı.
koltuk takımı da tepe mobilyadan. 10. sene sonunda koltuklardan sadece birinin köşesinde ufak bir erime başladı. onun dışında bunlar da sıfır problem.
0
teritori
(31.08.20)
Nisan'da Enza'dan aldım, karantinalara rağmen tam söz verdikleri tarihte getirdiler. Beyaz eşya arçelik, aynı şekilde.
0
roket adam
(31.08.20)
Biz geçen sene enzadan aldık. Anlaştığımiz günde gelip kurdular. Geç saatte bitti sadece. Mobilyalardan memnunum ama yatak gicirdamaya başladı, koltuklar da hafif tuylendi.
0
elorelia
(31.08.20)
Kelebek’ten şubat ortasında aldım. 45 gün taahhütleri vardı. 35. günde pandemi patladı pandemiyi bahane edip temmuz sonuna kadar göndermediler. küsmen çalıştıkları halde muhatap bulamadım. nereden alırsan al kelebekten alma.
0
endosperm
(31.08.20)
2,5 ay önce evlendim. Classi mobilya tavsiye ederim çok memnun kaldık. Bir de masa tv ünitesi ve barı biz bir üreticiye çoook ucuza yaptırdık. Bence ahşap mobilya atolyesi tarzı yerleri bir gidip görün. Çok daha uygun alabilirsiniz
0
wild honey suckle
(31.08.20)
2 sene önce Lazzoni ve Classi'den mobilyalarımızı aldık. Özellikle Lazzoni'nin mobilyası evladiyelik diyebilirim. Fiyat olarak diğer standart firmalara göre biraz pahalı olabilir. Söz verdikleri gibi 1 ay içerisinde teslim ettiler. Gerçi ocak-şubat gibi sipariş verdiğimiz için yoğun dönemlerinde değillerdi.
0
onune3012
(31.08.20)
biz 10 senelik tanıdığımızdan aldık. mağazası var kendi atölyesinde üretim yapıyor. 18 temmuzda anlaştık dün teslim ettiler salon+yemek odasını. beyaz eşyayı da arçelikten aldım. 1 hafta içinde hepsi kuruldu.

büyük markalar fabrikalarda ürettikleri için işiniz düzgün takip edilmez. arkadaşlarımın hepsi eksik,yanlış, kırık çizik olmadan mobilya alımını yapamadılar. kelebek,doğtaş ve konfor idi markalar. mağdur olmayan bir ben varım aralarında. sövüyorlar bana:)
0
hemsta
(31.08.20)
Pandemide evden bunalınca bütün evin mobilyalarını değiştirdim.bayağı bir yeri inceleyip,gidip baktıktan sonra bütün hepsini kelebekten aldım.o ara kdv indirimi,teşvik vesaire vardı,beklediğimin çok altına maloldu fiyatlarıda.10 gün sonra getirmelerini söyledim,tam gün ve saatinde eksiksiz geldiler.

Seninde dediğin gibi hakkında şikayet olmayan yok,burada bile yukarıdaki bir arkadaş aynı firmadan şikayet edip sakın derken aynı firmaya ben gayet iyi diyorum.sıradan hepsine bakın,fiyatları çok iyi karşılaştırın.
0
duptıs
(31.08.20)
Geçen sene enza dan aldık tüm ev mobilyalarını tam soylenilen zamanda getirdiler. Kanepelerden biri gicirdamaya başladı, müşteri hizmetlerini aradik bir hafta içersinde duzeltip geri getirdiler su an gayet memnunuz
0
mirty
(31.08.20)
ben beyaz eşyalarımı arçelikten aldım. bulaşık makimesinin bir parçası bozukmuş iyi yıkamıyordu, değişti şu an hepsi iyi gibi. koltuklar ve masa takımını vivenseden aldım. koltuğun biri kırık gelmiş diğeri de bir süre sonra kırıldı. kısa sürede tamir edildi yerinde, renk ve modellerini seviyorum ama sağlamlıklarına bişi diyemem.
masa sandalye takımı gayet iyi. bazaların birini yataş diğerini istikbalden aldım ikisi de gayet iyi şimdilik...
0
omonia
(31.08.20)
Salondaki esyalarin çoğunu Rosso homedan aldık sorun yasamadik.
0
passive aggressive
(31.08.20)
2 kez ev duzduk, ikisini de ikeadan yaptik, ikisinde de soylenen gun/saatte teslim edildi. Uber kaliteli diyemem urunlere ama severek kullandik/kullaniyoruz. Fiyat performans isi.
0
taurina
(01.09.20)
(18)

Annemin evlat ayrımcılığı

namidigerkokuc
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bu
22 yaşındayım. Ama hala annemin abimi benden daha çok düşündüğünü düşünüyorum. Abim ne zaman evde olsa güzel yemekler yeriz çoğunlukla kıymalı falan. Ve annem bunları kendi isteğiyle yapar. O evde olmadığında ise sebze yemeği yiyoruz genellikle. Anneme ev işinde yardımcı olsam da bir müddet sonra bunların değeri yitip gidiyor onun gözünde. Naptın ki falan diyor. Ama annem hastalandığı zaman(4 sene önce falan) abim yanındaydı ben başka sehirdeydim. 1 hafta falan evin işlerini abim yapmış ve bunu unutmuyo hala. Normal zamanda bizim evdeyken pek de iş yapan biri değil. Ama nedense benim yaptıklarım pek göze görünmüyor. Beni millete kotulemekten de alikoymuyo kendini. Lise sondayken hep ders çalışıyordum, millete iğneye elini dokamaz diye anlatıyordu. Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba? Bu durumu yaşayan var mıdır
0
namidigerkokuc
(18.08.20)
- Bilmiyorum neden böyle, kız oldugumdan mi yoksa annem beni sadece 2 ay emzirmis hasta olduğum için, bağlılık mı gelistiremedi acaba?

ilk secenek.
edit: ve senin buna karsi bir sey yapmaman. muhtemelen "nasil olsa 22 yasinda kiz, yarin elin ogluna gidecek" kafasi var annede. bizde de var boyle akrabalar. adamlar 50lerde, 60larda almanyaya gitmisler. 3 kusaktir oradalar, cocuklarin hepsi almanya da iyi yerlerde okumus insanlar ama bazilari kendi kizini hizmetci gibi kullanip zerre kadar saygi duymuyor. oglanin yedigi b**lar halici doldurur ama her daim kizi ezerler.
0
rm
(18.08.20)
Kız olduğun için +1

Abin "görevi" olmadığı halde yaptığı için aklında kalıyor, ama senden o konuda beklentisi daha yüksek olduğu için bir şey yapmıyormuşsun gibi geliyor.

Güzel yemek olayı abin evde değilse geldiği zamanlarda heyecanlandığı falan içindir, orası normal. Sen evden ayrılıp ara sıra eve gitsen sana da aynısını yapar.
0
plutongezegendegilmi
(18.08.20)
genelde anneler oğullarına daha bir düşkün olurlar, babalar da kızlarına. istisnalar var tabii ki ama genelde böyle oluyor.

ben de 22 yaşındayım, 2 yaş büyük abim var. öyle çok olmasa da temizlik yaparım ama abim eline bir süpürge alınca hemen "bak erkek çocuğu olduğu halde temizlik yapıyor,sen?" der. sanki hiç iş yapmıyormuşum gibi. ayrıca yine dediğin gibi evde her zaman aynı şeyler pişer ama abim gelince kıyma alınıp köfte yapılır. eski insanların zihniyeti işte, onlara göre kız çocukları köle gibi çalışıp hizmet edecek, erkek çocukları da paşa gibi keyiflerine bakacaklar. he de geç. ben artık takmıyorum.
0
rose parks
(18.08.20)
Kiz cocuklar hizmetci, erkek cocuklar gercek evlat oldugu icin. Zihniyet boyle, yapacak tek sey sizin kendi cocuklariniza bu sekilde davranmayip bu zihniyetin degismesine katki saglamak.
0
taurina
(18.08.20)
Erkek olmasi
Ilk goz agrisi olmasi
Oedipus kompleksi-tersten
0
baldur2
(18.08.20)
sorunuzun dogru bir yaniti olabilir mi? muhakkak. ama bu dogru cevabi ancak siz verebilirsiniz gunun birinde. bir baskasinin bu soruya verecegi cevaplar varsayimlar, sahsi deneyimler, belki okunmus izlenmis bir kac materyal uzerinden kurgulanacaktir. belki sizin yaninizda olmak isteyen, destek cikmak isteyen bir dost size hak verecektir, belki bir baskasi anneye oyle denir mi diye kizacaktir size. bunlarin hicbir ehemmiyeti yok. onemli olan sizi uzen, caninizi sikan bu konu hakkinda sizin nasil bir tutum sergileyip bundan sonrasi icin ne yapacaginiz. ebeveyn evlat iliskisinde duygusal bag/yakinlik standart donanimda geliyor gibi dusunuluyor. ozellikle bizim kulturumuzde. ancak cocukluk genclik travmalari da maalesef en cok aile icerisinde yasaniyor. ve yine maalesef ki sanilandan cok daha yaygin bir sekilde goruluyor.
sorunuza iki kitapla cevap verecegim. ikisi de tam olarak sordugunuz soruya ufuk acici cevaplar veriyor diye dusunuyorum. umarim okudugunuzda sorunuza cevap bulma yolunda basarili adimlar atmis olursunuz.
olgunlasmamis ebeveynlerin yetiskin cocuklari - lindsay gibson
insan olmak - engin gectan
0
mekare
(18.08.20)
Ne yazık ki cinsiyetiniz ve ben de eklemek istiyorum onlarla yaşadığınız için

Gelecek yıl okulunuz bitsin ayrı eve çıkın. Evlenmeseniz de ayrı eve çıkın. Çok değerli olduğunuzu anlayacaklar. Ben üniversite ilk yaz tatilinde yanlarındaydım, erkek kadın fark etmeksizin sorun oluyordu, daha sonra arkadaşlarla tatil falan derken çok az uğrar oldum ve değerim gittikçe arttı.

Yukarıda biri iyi demiş. Siz çocuk isterseniz erkek çocuğunuzla kız kardeşi ayrı tutmayın.

Işiniz olup eviniz olduğunda siz de annenize anlayacağı deyimlerle bir iki alttan laf söylersiniz, bir daha da öyle şeyler yapmaz. Örneğin, annem de "el iyisi", benim bir şeye ihtiyacım olur elini kipirdatmaz, hala yemek yap ev işi yap der, bir yabancının bir şeye ihtiyacı olsun bizi bırakır ona koşar de. Onlara bizim dedikodumuzu yapar bir de, deyin yüzüne karşı. Ama kavga etmeyin tabi.

Konudan bağımsız bonus: Şu et sevgisi da çok abartılıyor. Onlarca güzel sebze yemeği var. Bence et pahalı olduğundan insanlar süper bir şey diye sartlanmış. Bir gün mercimek 100 lira olsa, oooo mercimek süper diye insanlar begenmeye başlayacak gibi :)
0
howfaristhesky
(18.08.20)
Direkt Etin Cinsel Politikası gibi bir giriş yapmışsınız. (Okumanızı öneririm.)
Çoğu evde etli yemek erkeğe gider. Etli yemeğin en etli kısmı erkeğe gider hatta.

Cinsiyetçi anne işte. Hepimizde var. Standartı bu o kuşağın.

Sorsan asla öyle bir niyeti yoktur, sinirlenip reddeder. Erkek çocukları bir gün yatağını toplamış ya da ev işinde aktif bir rol oynamış olsun, on yıl anlatırlar. Kız çocuğu küçük yaştan itibaren ev işinde rol oynamazsa olmaz. Zorundadır çünkü.

İyi hissetmediğiniz, ait hissetmediğiniz bir yerde, aile evi olsa dahi kalmamalısınız, yoksa çok büyük özgüven ve özsaygı sıkıntıları yaşarsınız. Tabii ki benzerlerini yaşadım ve en hızlı şekilde ev ile arama fiziki mesafe koydum. Tek yolu bu.
0
buf-e kür
(18.08.20)
Bu çocuklarınıza kadar yansıyacak bir tutum. Hazırlıklı olun.
0
pass
(18.08.20)
kız olduğunuzdan dolayı ne yazık ki.

ailedeki tek erkek torunum ve sadece teyzem var.

o yüzden her ne kadar ilk torunum diye yerimin ayrı olduğu iddia edilse de bence erkeğim diye el üzerinde tutuluyorum.

çok çirkin bir şey ve anneanneme de bunu açık açık söylerim her zaman.

Hoş diğer torunlara kıyasla kesinlikle daha fazla vakit geçiriyorum anneannemle ama işte bu diğer torunlara yaklaşımından da kaynaklı olabilir elbette.
0
denizgonen
(18.08.20)
Ayrı eve çıkın bence de. Ev işlerine elinizi sürmeyin. Kadınım, yaş 26. Şuna eminim ki kendimi ev işlerine harap etsem annem beni daha çok sevmeyecekti. Ya da maaşımı alınca anneme ve babama maaşı vermek beni daha değerli yapmayacaktı. Protesto edin. Annemle babamı çok severim. İkisini birbirinden ayırt etmem. Ama onlar beni daha çok sevsin diye hiçbir işin altına girmedim. Temizlik, yemek yapma, ütü vs benim işim değil evde, annemin işi. Ya da evi geçindirme derdi benim değil babamın derdi. Bu arada normal ortadirek bir aileyiz. Babam emekli, annem okul varken kantincilik yapıyordu. Çok şükür borcumuz yok hiç ve Karadenizliyiz biz toplattığımız çaydan gelir geliyor belli bir meblağ babama. Gelirleri bu kadar. Maaşım şimdiki gelirlerinden yüksek yani. Ama hiç ellerine para saymadım ki istemezler mesela. Bugün siz çalışmaya başlasanız ve maddi olarak yardım etseniz dahi yine de abiniz daha kıymetli olur bana öyle geliyor.

Anne ve babanız da olsa bazı konularda prensipli olun ve mesafe koyun. Annem ev işi yapmadığımı söylediğinde yaptığım işleri beğenmediğini hatırlatıyorum. Bir şey diyemiyor mesela.

Benim de bir erkek kardeşim var. 20 yaşında. Okuyor ama savruk bir hayatı var. Aşırı para harcar. Tatile gitmek istedi. Ben asla para vermedim yardım da etmedim. Annemle babam ödemek zorunda kaldılar.

Sınırlarınızı çekin. Anneniz iş yap dediğinde dersim var diyip ders çalışın. Arkadaşlarımla buluşcam diyip dışarı çıkın. Onlar size gidici nasıl olsa bu evden gözüyle bakıyorsa siz de o şekilde davranın.
0
Hallegadola
(18.08.20)
Bağlılık geliştirememekten değil, cinsiyet ayrımcılığından. Ve bu travmalar insana seneler geçse de vuruyor. Bir arkadaşım dedi ki "Babam eve geldiğinde karşılar boynuna atlardım, bena söylediği ilk söz "kardeşin nerede" olurdu". Böyle yetiştirilmiş bir kızın evlense de evlenmese de ne erkek kardeşine ne de anne-babasına sevgi duyması mümkün değil. Ancak ana-baba yaşlanınca kim bakacak onlara? Zırnık değer vermedikleri kızları mı, yoksa canım oğullarının eşi el kızı gelin mi?
Konuşsanız da değişecek şeyler değil bunlar ama illa ki bir ara (ve tekrar tekrar) bu tartışmayı yaşayacaksınız ebeveynlerinizle.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
İlaveten tersten Oedipus kompleksi demiş baldur. Kesinlikle katılıyorum. Erk merkezi yaşlandıkça babadan oğula kayıyor ve kadın erk sahibine yakın olmak, kontrol etmek istiyor. Sizin için üzülüyorum ama abinizle / erkek kardeşinizle evlenecek kıza daha fazla acıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
merhaba, yemek yapma olayına geldim.

ben de uzakta okudum ve yine ailemden uzakta çalışmaya devam ediyorum kardeşim ise onlarla beraber kalıyor -bir süre o da uzakta okumuştu- ve ben ne zaman gelsem sevdiğim yemekler yapıldığından anneme takılıp duruyor. iki kız kardeşiz, aramızda da üç yaş falan var. cinsiyet vs. ile alakalı değil yani, sadece uzakta olanı özleyip değer verdiklerini gösteriyorlar/eve gelince mutlu etmek istiyorlar :)
0
iste o kavunici balik
(18.08.20)
e tersi elektra kompleksi iste. ama size boyle geliyor da olabilir. olabilir de olmayabilir. su aralar mesela kiz cocugu populer.
kiz cocugu oyle kiz cocugu boyle kiz cocugu olmayan babayim demesin. kizlar babaya cok duskun.
ilk cocugum erkek ikincisi kizdi. kizin dogumuna kadar evde hayvan besledigimizin farkinda degilmisiz vs vs. bu isler boyle.
cok eskiden cok cok eskiden yine kadinlar revacta idi sonra erkekler oldu simdi gene kadinlar oluyor yavas yavas.

biz iki erkek kardeşiz. eskiden babam sürekli ev dışında olurdu o eve gelince sevdiği yemekler yapılırdı. abimle anneme laf atardık kocasına nasıl da bakıyor diye. sonra babam emekli oldu abim yurtdışında çalışmaya başladı abim türkiye'ye geldiğinde abime hürmet sevdiği yemekler hazırlanır oldu. babamla abim üzerinden anneme laf attık. şimdi. ben de dışarıdayım babam anneme laf atıyor. çocuklarına nasıl da bakıyor besliyor çocuklar eve gelmese biz hiç bunları yemeyeceğiz diye. kadını boş yere şaka ile karışık üzmüşüz.
bu arada annemler 5 kardeş bir tek dayım var onlar da anneannemin dayımı hep el üstünde tuttuğunu söylerler. dedem de en cok teyzemi severdi. kısacası olabilir deeeee olmayabilir dee. olanı da var olmayanı da var. size çok büyük zararlı şekilde geri dönüşleri yoksa fazla takmamak lazım.
0
turbo sadık
(18.08.20)
Bizde de tam tersi 3 kardeşiz ilk kız bur oglan ben abla ve birde küçük kardeş erkek ama bizimkiler de ortanca kız kardeşe böyleler. Söylediğinde direkt bağırarak savunmaya geçiyorlar biz ayrım yapmayız hepiniz birsiniz. Birsek erkek kardeşim ve ben nasıl hissediyoruz bunu? Böyle dediğinde de eee o işte çocukluktan beri biraz huyluydu onun üzerine düştük. Huylu dediği de ağlayarak, duygu sömürüsü ile vs. Duygusal yönden bunları kandirmasi.
Çok söyledik çok yaşadık aynı şeyleri, sonra bir zaman geliyor ve artık söylemekten bıkıyorsun gözlerinin içine bakardık bizimle ilgilensinler konuşsunlar diye. Şimdi ikimiz de ortanca kardeşe Bilendik erkek kardeşim öylesine de olsa konuşuyor ama ben yıllardır konuşmuyorum.
Yıllarca çalıştım babam bekledi ki maaşımı ona veriyim vermedim, annem ne yaparlarsa yapsınlar büyük olduğum için kardeşi ve onları hoşgörmemi bekledi görmedim. Erkek kardeş bizden 12 yaş küçük ona yapsalar ayrımcılığı anlar kafamda mantıklı bir nedene oturturdum ama benden sadece bir yaş küçük kardeşe tapmalarina dayanamadım. Benim de hatta bizim de anne baba ilgisine ihtiyacımız vardı hala annem her konuştuğumuzda illa ara konuş der neden dediğimde çok üzülüyor der hala onu düşünüyor yani.
Zor yani zor sanırım bu durumu burada en iyi anlayan benim. Yıllarca gördüğüm muameleyi kimse görmemiştir bir şey dediğimde de sen kiskaniyorsun oldu.
Kıskandım ya da haksızlığa karşı çıktım diyelim bu benim hakkım degilmiydi?
Şimdi bir kızım var sırf bu yüzden bir kardeşi olmayacak.
0
motley crue
(18.08.20)
Bizim ailede tam tersi. Annem sizinle yaşıt kız kardeşime laf bile ettirmiyor. Detaya girmeyeyim ama cinsiyetle alakalı olmayabilir.
0
le jeune turc
(18.08.20)
normalde böyle bir platformda bu derece detay anlatmam ama şu an içinde bulunduğun ruh halinde kendini yalnız hissetmemen için bazı detayları paylaşmak istiyorum. ben doğunca kız çocuğu bu emzirme ölsün denilmiş ve hiç emzirilmemişim. bütün çocukluğum ve ilk gençliğim bu hikayenin bana kundakta terste çevirdik nefessiz kal diye, emzirmedikte ama ölmedin şeklinde kendilerince şaka yapılmasıyla ve hatta sitemiyle geçti. eve alınan o dönemin pahalı yiyecekleri sadece abim yesin diye kilit altında tutuluyordu. yemek ayrımı o derece barizdi ki kendi paramı gani gani kazandığım dönemde bile içgüdüsel olarak sadece tavuğun kanadını yemeye devam ettim bir süre. kafam gözüm yarılacak derecede fiziksel şiddeti, abi okumadığı ama ben hep takdirle geldiğim için onu küçük düşürüyorsun diye sürekli okuldan alınmamı vesaire saymıyorum bile. yatardım abim kalkardım abim konuşulurdu, bu arada kendisi de kumar oynayan, sabaha karşı eve gelip akşamstü 5 e kadar falan uyuyan bir tipti. ama herkes tapınırdı ona. sonra vefat etti, vefatındaki karmaşayı da fırsat bilip lise sonda evden ayrıldım ve bir daha asla o eve ziyaretler haricinde dönmedim. uzaktan bile zehirlemeye devam ettiler ama kontrol altına aldım bir süre sonra. tamamen kendi yaşam duruşumla ve vicdanımla alakalı olarak anneye bakım gerektiğinde yanıma alıyorum, para desteği sağlıyorum, gidip gelip evin eksik gediklerini hallediyorum ama asla anne sevgisi hissetmedim, hissetmiyorum, hissetmek zorunda da hissetmiyorum. nefrette etmiyorum, kendisine hesap falan sorup yüzleşmiyorum da. o kadar yaptığı şeyin farkında değil ki, konuşmak, derdimi anlatmaya çalışmak, özür dilerim kızım bilemedim demesini beklemek boşuna zaman kaybı geliyor. çok uzun yıllar önce kendi içimde hallettim zaten bu hesaplaşmayı. zaman içinde olgunlaştıkça, bu toplumsal yapıda kadın olarak yaşadığın deneyimler arttıkça, onun bunu hangi motivasyonla yaptığını anlıyorsun (ama hak vermiyorum o ayrı), araştırıp okudukça altında yatan psikolojik gerekçeleri çözüyorsun. bu "ama ana babanın hakkı ödenmez" ağlaklığından da hiç hoşlanmıyorum zira benimkine benzer milyon tane hikaye olduğunu biliyorum, dinliyorum, şahit oluyorum. her çiftleşip üreyen ebeveyn olmuyor maalesef.

çalış çabala, gerekirse okulunu dondur çalışıp para biriktir ama o toksik ortamda yaşamaya devam etme. imkanların elverdiğinde de bu konuda uzman desteği al, bütün hayatına yayılmasına, senin iç dünyanda kökleşmesine izin verme. bugünki mental sağlığımı, kariyerimi, yaşam enerjimi, iç huzurumu geçmişte bir cesaret aldığım bu evden ayrılma kararına borçluyum.

önerilen kitaplara ek olarak boş ayna kitabını da tavsiye edebilirim.

sen kıymetli ve önemlisin. adı anne bile olsa senden başka hiç kimse senin kıymetini belirleyemez. kendine lütfen şefkat ve sevgi göster ve asla kendini erkek kardeş ile kıyaslama, sevgi dilenmek için çabalama. hiç bir koşulda sonuç alamayacaksın. bu gerçeği ne kadar hızlı içselleştirebilirsen o kadar hızlı yol almaya başlarsın.

mutlu ol.
0
Phoebe
(18.08.20)
(4)

doğum için özel sigorta

iddaaci
merhaba, gebe olduğu kesin olan biri için sigorta yapıyorlar mı? astarı yüzünden pahalıya geliyor mu?
merhaba, gebe olduğu kesin olan biri için sigorta yapıyorlar mı? astarı yüzünden pahalıya geliyor mu?
0
iddaaci
(18.08.20)
hamileyken olmuyor diye biliyorum
0
ala09
(18.08.20)
Sigortayi yaptiktan 6 ay - 1 yil sonra anca kapsamaya basliyor hamileligi genelde.
0
taurina
(18.08.20)
Gebeyken doğum teminatı olan sigortalar var ben Sencard yaptırmıştım.
0
cilekli pasta
(18.08.20)
kesinse daha pahallıya geliyor. hocam özel hastaneye aylık 100-200 arası muayene ücreti ve doğum 2000-5000 arası değişiyor. tabi acıbadem gibi hastaneler çok uçuk ücretlerde. o yüzden çok gerekli değil bence sigorta. gebelikten 1 yıl önce yapılmış olsaydı uyguna gelirdi tabi.
0
xrated
(18.08.20)
(5)

aşırı uyku hali

mobydick
evet bir dr olarak şahane bir soru ile karşınızdayım. aslında tıbbi bir sorudan çok, yaşam tarzı ile alakalı bir soru olarak cevaplayabilirsiniz. bu aralar çalıştığım yerdeki aşırı hasta yoğunluğundan dolayı, kahvaltı öğünlerimin üzeri çizildi. ilk yemeğimi 12 gibi yiyebiliyorum. bu da hali ile meta
evet bir dr olarak şahane bir soru ile karşınızdayım. aslında tıbbi bir sorudan çok, yaşam tarzı ile alakalı bir soru olarak cevaplayabilirsiniz.

bu aralar çalıştığım yerdeki aşırı hasta yoğunluğundan dolayı, kahvaltı öğünlerimin üzeri çizildi. ilk yemeğimi 12 gibi yiyebiliyorum. bu da hali ile metabolizma hızımı inanılmaz düşürdü. ve öğle yemeğinden inanılmaz bir uyku bastırıyor. tamam yarım saat uyuyayım diyorum, ama bütün öğleden sonrama yayılıyor, hasta aralarında 40-50 sn de olsa kendimi uykuya dalmış, ya da uyumak isterken buluyorum. hiç kendimden beklediğim ve yakıştırdığım hareketler değil. cık cık cık. ve bu durum 3'e 4'e kadar sürüyor. bugün biraz önce kahve çekirdekli drajelerden yemesem kendime gelemeyecektim sanırım.

kahveye direnmeye çalışıyorum oysaki. ve hayatıma öyle bir bağımlılık katmak istemiyorum. spor yapıyorum. vitamin değerlerim süper. koenzim q10 kullanımına alıştıramadım kendimi, belki ona alıştırsam, kayda değer bir gelişme olur mu bilmiyorum. magnezyum, d vit, b12 düzenli aldığım sevdiğim takviyelerim.

hayat kalitemi etkiliyor bu durum. öğleden sonraki yaklaşık 50 kere uykuya dal çık dal çık seromonisi baş ağrısı yapıyor. çok pis bir alışkanlık oldu.

arkadaşlarıma sordum, vitamin eksikliğidir dediler. zaten doktorlar hiçbir zaman kendilerine tanı koyamaz. hep bir goygoy muhabbet şeklinde gider hastalıkları. şaka tabi :D

sizce ne yapmalıyım? siz neler yapıyorsunuz? öğleden sonra bastıran uyku mahmurluğunu nasıl aşıyorsunuz? bir iki sportif hareket yapayım desem, hem yemekten hemen sonrası olması hem de sıcak yapamam sanırım.

kahveye direnmeyi bırakıp gelişini kabullenmeli miyim? azıcık motivasyon lazım bana sanırım.
0
mobydick
(17.08.20)
2 saat daha erken yatıp daha çok uyumak. Sabah da yarım saat erken kalkıp kahvaltı yaparsanız bence sorun çözülür.
0
sta
(17.08.20)
ben modiodal ile öğlen uyuklamalarımı engelleyerek uyku düzenimi yerine oturttum. kahve veya hareket ile elde ettiğim canlılık çok kısa sürüyordu. öğlen uyuklaması gece verimsiz bir uyku uyumanıza sebep oluyor muhtemelen. bir süre sonra geceleri iyi ve erken uyuduğum için yemek sonrası uyku isteğim de azaldı.

gece uykunuzu etkileyen bir burun tıkanıklığı, allerjik bir tıkanıklık olabilir mi ?
şeker durumuna bakmışsınızdır diye düşünüyorum.
0
orpheus
(17.08.20)
Kan değerlerinize baktınız mı? Babamda da sürekli yorgunluk uyku hali vardı, sodyum eksikliği çıktı.
0
inheritance
(17.08.20)
" öğleden sonraki yaklaşık 50 kere uykuya dal çık dal çık seromonisi baş ağrısı yapıyor. " uyku apnesi > narkolepsi?
yakında uyku lab. varsa bir randevu alabilirsiniz.
0
unalub
(17.08.20)
Insulininizi asiri yukseltecek seyler mi yiyorsunuz? Hafif seyler yemeyi denediniz mi?

Yorgunluk hali sabah da varsa gece uyku kalitesiyle ilgili olabilir. Yemek yemekten sonra olusuyorsa yediklerinizi gozden gecirebilirsiniz.
0
taurina
(18.08.20)
(5)

yastik alti icin 200 euro cekmek

buenosdias
bankada 12.000 euro var. yastik altina atmayi dusunuyorum. 200'luk olarak cekmeyi dusunuyorum. bozdurmada sikinti olur mu?
bankada 12.000 euro var. yastik altina atmayi dusunuyorum. 200'luk olarak cekmeyi dusunuyorum. bozdurmada sikinti olur mu?
0
buenosdias
(17.08.20)
döviz büralarından ücretsiz bozdurabilirsin, sıkıntı olmaz.
0
ankarakecisi
(17.08.20)
birkaç bin euro'cuk da bana yollarsan bozdurmada sıkıntı çıkaracaklarını sanmıyorum :)
0
fareli koyun vuvuzelacisi
(17.08.20)
Sıkıntı olmaz bence. o an kur neyse ondan bozacak ( kendi tabelasında yazan). bozuk demir paralarda sıkıntı oluyor, değerinden daha az a bozuyorlar.
0
sonsuz
(17.08.20)
hiçbir sıkıntı olmaz.
0
orpheus
(17.08.20)
Bankada ne varsa o banknotla cekebilirsiniz, 200luk vermeyebilirler yani. 20lik balyalar halinde verebilirler, belli olmaz. Bozdurursunuz ama sorun omaz.
0
taurina
(18.08.20)
(3)

kayıp lise diploması

banacevaplazım
2005'te mezun oldum dolayısıyla edevlette yok. Düz liseden mezun olmuştum, kapanmış anadolu lisesi olmuş. İlçe mebe mi gitmem lazım? Kısa sürede verirler mi? Benim yerime babam gidebilir mi?
2005'te mezun oldum dolayısıyla edevlette yok. Düz liseden mezun olmuştum, kapanmış anadolu lisesi olmuş. İlçe mebe mi gitmem lazım? Kısa sürede verirler mi? Benim yerime babam gidebilir mi?
0
banacevaplazım
(17.08.20)
ilçe meb'e gidin. babanıza vermezler tanış falan değilse.
0
oxit
(17.08.20)
o okula git onların arşivindedir
0
alperz
(17.08.20)
Universiteye kayit olduysaniz orda olabilir.
0
taurina
(18.08.20)
(12)

Çamaşır makinesindeki kısa programı kullanıyor musunuz

condom kurşunu
Bizim makinada 30 dk 30 derece pamuklular için bir pgrıam var. İkidir kullanıyorum ama öok verimli mi kullanmasam mı yarım saat yıkamadan ne olacak gibivsüşüncwler var kafamda. Sizin makinelerde var mı böyle bir peogram ve kullanıyor musunuz merak ettim
Bizim makinada 30 dk 30 derece pamuklular için bir pgrıam var. İkidir kullanıyorum ama öok verimli mi kullanmasam mı yarım saat yıkamadan ne olacak gibivsüşüncwler var kafamda. Sizin makinelerde var mı böyle bir peogram ve kullanıyor musunuz merak ettim
0
condom kurşunu
(12.08.20)
hiçbir işe yaradığını sanmıyorum. çamaşır makinesi çalışma prensibi gereği uzun çalışması gereken bir alet. uzun çalışması çok fazla elektrik ve su tüketeceği anlamına gelmez. çamaşırların uzun uzun dönmesi, birbirine sürtünmesi ve deterjanlı suyun birkaç defa üzerlerinden geçmesi lazım. 30 dk'da olacak iş değil bu bence.

ha bu arada verimlilik anlamında da neredeyse hiçbir fark yoktur "bence". verimlilik konusu tamamen totomdan salladığım bir şey, üretici sayfasında yazar veya kullanma talimatında hangi programın ne kadar su elektrik tükettiği.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.08.20)
Ben renkliler için hep kısa program kullanırım.
0
elorelia
(12.08.20)
Ben 1 gün giyindiğim tişörtleri 30dk programa atıyorum gayet de mis oluyor. 3 4 yıkamada bir uzun programa atıyorum.
0
mg3929
(12.08.20)
Çamaşır makinamı 20 yıldır kullanıyorum renkliler 40 beyazlar 60

Bulaşık makine hep 65, yalnız bulaşık makinasına asla kalintili bir sey koymuyorum.

Başka hiç bir programı kullanmadim.
0
Filinta61
(12.08.20)
Yazin en cok kullandigim program kisa programlar benim. Bence asiri kullanisli.
0
hindistan cevizi
(12.08.20)
eğer üzerinde leke yoksa, bir iki kere giyip sonra kirliye attığım bir kıyafetse devamlı o programı kullanıyorum.
0
evandro roncatto
(13.08.20)
Acil durumlarda falan kullanıyorum. Elde yıkama programını kullanıyorum renkli ve beyazlar için.
0
ruhen hastayim ben
(13.08.20)
Dönme aralarında hareketsiz bekleme sürelerini kısaltarak yapıyor işini. Bence dönme/devir sayısı çok da azalmıyor
0
Unde bach canim
(13.08.20)
Her kıyafetimi 1 kere giyip yıkıyorum. Özellikle kışın (terlemediğim falan için de) çoğunlukla kısa programı kullanıyorum. Özellikle cayır cayır yıkansın istediğim bişey varsa uzun/sıcak programları tercih ediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(13.08.20)
Ufaktan yorumlara baktım sanırım ben hariç kimse kısa programı kullanmıyor ben hayatım boyunca kısa program harici kullanmadım. Bir çamaşırın oradan oraya 2 saat dolanması kafama uymuyor. Zaten çamurda sürünmediğim için yarım saatten daha fazla çamaşır yıkatmıyorum makinaya bilemedim :)
0
Aşk Adamı
(13.08.20)
Normal kiyafetleri hep 30 derecede, mumkun olan en kisa programda yikiyorum. Leke vs varsa onden elimle deterjanla citileyip oyle atiyorum makineye, tertemiz cikiyorlar. Zaten leke de ayda yilda bir uzerime bisey dokersem oluyor anca.

Carsaf havlu vs hep 60 derecede ama. Belki bebek kiyafetleri de daha yuksek isida yikanmali bilmiyorum, ama gunluk kiyafetlerde hic 'ulan keske daha uzun programda yikasaydim' dedigim olmadi.
0
taurina
(13.08.20)
20 dakikalık 40 derece kısa program var bende, az çamaşır atıyorum hızlı tatlı tatlı temiz temiz yıkıyor, arkasından tekrar aynı programda deterjansız yıkıyorum, yumuşatıcı falan asla kullanmıyorum, alerjen hastalıkların, kanserin manserin büyük oranda sebebi bu kullandığımız kimyasallar.
0
arph
(13.08.20)
(35)

Yakın çevrenizde kaç kişi covid hastası?

msb
sb.
sb.
0
msb
(12.08.20)
0
0
fezagezgini_4
(12.08.20)
0
Düzenleme ihtiyacı hissettim ;
1- Bacanağım aile hekimi kontrolünde 6 hasta vardı (telefonla her gün aradıkları) şu an 29 olmuş. Hastanın biride şehirlerarası yolculuğa çıkarken bizimki ihbar edince sağlık ocağını ailesi ile basmışlar.

2- Meb personelininde dahil olduğu ilçe sağlık kurulu tarafından oluşturulan filyasyon ekip çalışmaları başladı. Sayısal olarak bilgi verilmiyor ama bugün oturup kabaca bir hesap yapıldı durum gerçekten çok ama çok ciddiye doğru gidiyor.
0
synax
(12.08.20)
0
0
ırene adler
(12.08.20)
1, kuzen.

Nereden kaptığı bilinmiyor.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.08.20)
0
0
lesmiserables
(12.08.20)
0
0
Aganippe
(12.08.20)
Ben hariç kardeşim
0
paramolacak
(12.08.20)
Bende de 0 bu arada.
0
🌸msb
(12.08.20)
Şu anda yok ama mart ayında yurtdisindaki kardeşim, teyzem, dayım ve kuzenim geçirdi.
0
fraise
(12.08.20)
0
0
eazy
(12.08.20)
verdiğimiz cevapların hastalığın yaygın olmadığı fikrine sebep olmayacağının bilincinde olarak cevap veriyorum; 0. uzak çevremde de sıfır, kulağıma hiç gelmedi.
0
Bruce
(12.08.20)
Yani biz sürekli biraz is biraz evden calisma seklinde devam ediyoruz vakalardan dolayi. Iki fabrika var.
Sondan bir önceki olayda calisma arkadasim covid tedavisi gördü mesela. Test negatif. Negatif olduğu icin de eşine filan da test yapilmadi.
Şuan bildiğim benim de sifir. Ancak tedavi olan tanidiklarimiz ve is arkadaslarim oldu.
0
a perfect lie
(12.08.20)
0
0
false pretension
(12.08.20)
0
0
walter white kilikli
(12.08.20)
arkadaşımın arkadaşında bile duymadım. 0
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.08.20)
bu kadar kişinin 0 yazmasına şaşırdım.

ankara'da çalıştığım yerde başlangıçtan bu yana 10 kişide pozitif çıktı. gayet yüz yüze görüşüp selamlaştığım insanlar bunlar. beraberr çalıştığımız firmada da pozitif çıkan elemanlar oldu.

yazlığa gittim, sitede 2 kişide çıktı.

edit: bu arada bunların çoğu son dönemde oldu. haziran sonrası yani. ankara'da vakalarda ciddi artış olduğunu tahmin ediyorum.
0
antikadimag
(12.08.20)
soru ve cevaplar, diğer insanların gözünde tehlike yokmuş gibi hissettirebilir diye düşündüm. bu nedenle duyuruya giriş yaptım. soruyu cevaplayayım.

sevgilimin arkadaşı ve eşi bu hastalığı geçirdi ve iyileştiler.
orta samimiyette bir arkadaşım, 10 gün önce anne ve babasını kaybetti covid-19 sebebiyle. kendisi de rahatsızlığı geçirdi. iki hafta hastanede yattı. şimdi iyi.

toplam 5 kişiyi bizzat biliyorum yani, ikisi vefat etti maalesef.
0
noxell
(12.08.20)
Su anda aktif hasta kimse yok.
Tanidigimiz 3 aileye bulasti, cocuklar dahil 10 kisi kadar. 2 kisi hastanelik oldu, birisi oldukca agir gecirdi, 45 yas civari.
Olen yok, herkes evde ve iyilesti.
0
cooperr
(12.08.20)
Yakın çevrem 0.

Başka şehirdeki iki akrabam vefat etti, kuzenim ve ailesi de oldu.
0
jazzabel
(12.08.20)
Kuzenimin ailesinde 3 kisi var. Ust kat komsu yakin sayiliyor mu 1 kisi var. Yegenimin esinin ailesinde 2 kisi var. Ilk aklima gelenler bunlar.

Kardesim bir fabrikada ik'da calisiyor. Her hafta 5-6 kiside pozitif ciktigini soyluyor.

Bahsettigim kisiler son 20 gunde pozitif olanlar. Gecenlerde bobrek ameliyati olan bir yakinimi ziyaret icin hastaneye gittim. Uroloji ve covid servisi ayni kattaydi. Koridorlarin birlestigi yerde guvenlik vardi. Masayi bize emanet etti. "Aman kimseyi iceri almayin. Giren olursa da yanlislikla covidlerin tarafina gecmesin. Yatanlarin hepsi viruslu" demisti. Kimsenin virusu taktigi yok. Saglikcilar dahil. En azindan yoneticiler diyelim.
0
Kirmizibavul
(12.08.20)
0
0
trajikomix
(12.08.20)
birinci derece olmadı ancak tanıdıklarımın tanıdıkları için konuşacak olursak kabaca 9-10 kişi geçirdi.

biri vefat etti (70 yaşlarında), 6 tanesi hastanede geçirdi. diğerlerinde hiçbir belirti olmadı ama pozitiftiler. 70 yaşında olan hariç yaş ortalaması 40 falandır.
0
iste o kavunici balik
(12.08.20)
1. İş arkadaşım.
0
mg3929
(12.08.20)
Bir de kız arkadaşımın bir arkadaşı ailecek covid oldular Nisan gibi.
0
mg3929
(12.08.20)
0. Arkadaşın arkadaşı bile yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.08.20)
Sıfır
0
trgydl
(13.08.20)
0
0
baal
(13.08.20)
0
0
vhdl
(13.08.20)
7 kisi var bizzat tanidigim.

3u evden disari maskesiz eldivensiz cikmayan insanlardi.

4 kisi 70 yas ustuydu.

Simdiye dek 6si evde atlatti, 1i yogun bakimda entube halde, kritik durumda.
0
taurina
(13.08.20)
amcam, halam, babaannem covid nedeniyle vefat ettiler. kuzenim atlattı. teyzem yoğun bakımda.
0
rahmi pinkfloydoglu
(13.08.20)
0. Arkadaşımın annesinin hemşire arkadaşı geçirdi sadece. Ankara şehir hastanesinde çalışıyordu kendisi. Hafif atlattı. Onun haricinde hiçbir tanıdığımda ya da tanıdığımın tanıdığında çıkmadı. İnşallah da çıkmaz.
0
Hallegadola
(13.08.20)
4 ay içinde 3500 kişilik işyerinde 63 kişi pozitif oldu geçti, halen olan var.
0
ankarakecisi
(13.08.20)
14-15. Diğerleri hafif atlattı ama maalesef 3'ü atlatamadı. 3'ü de 25-30 yaş arası, bilinen hiçbir kronik hastalığı olmayan, düzenli sporunu yapan, risk grubuyla uzaktan yakından alakası olmayan insanlardı.
0
iwasbornonamountainside
(13.08.20)
Edit yerine yeni cevap yazayım dedim. Az önce öğrendim, blogger çevrelerinden tanıdığım bir arkadaşım şu an covid pozitif ve ev karantinasındaymış.
0
kobuzchu kiz
(13.08.20)
Aktif olarak 9.
Etraftan 4 kisi de vefat etti.
0
nefertarii
(13.08.20)
(5)

Ssd mi takayım tablet mi alayım napayim

i-pek
Merhaba, elimde 8 yıllık bu var https://www.vatanbilgisayar.com/asus/laptop/n56vz-s4037v-core-i7-3610qm-230ghz-8gb-750gb-156-dvdrw_br-2gb-gt650m-w7pre.html#urun-ozellikleriÇok hantallasti, ssdsi yok, 4 yıldır format atılmıyor, tıka basa dolu. Hiç uğraşmak istemesem de tutorial izleyerek formatlayip
Merhaba, elimde 8 yıllık bu var www.vatanbilgisayar.com
Çok hantallasti, ssdsi yok, 4 yıldır format atılmıyor, tıka basa dolu.
Hiç uğraşmak istemesem de tutorial izleyerek formatlayip ssd taksam da bu mu kalsa, yoksa yine Asus ama 3-5 binlik bir şey mi alsam. O da bir işe yaramaz di mi?
Eskisi gibi pc kullanmıyorum, artık pcden oyun da oynamıyorum. Yoksa tablet falan mı alsam takır tukur klavyedense. Son aylarda özellikle Netflix, YouTube, Spotify için açıyorum, günlerce de açık kalıyor yazik.
Keske ürün onerseniz :)
Teşekkürler.
0
i-pek
(12.08.20)
Ssd alırsan ürün fazlasıyla işini görür. Şu ekonomide boşu boşuna para verme.
0
westblack
(12.08.20)
sata ssd değişimi çok basit, bi de ram'i 16 yapsanız o dediğiniz işleri çok çok rahatlıkla yapar.

Format/os kurulum zaten windows'un artık kendi tool'u var usb'ye yazdırıp boot etmek için gerisi tamamen grafik arayüzü ile next next şeklinde formatın da bi zorluğu kalmadı artık.

Yeni alacağınız 3 5 binlik bilgisayarın düdük makarnası olma ihtimali çok yüksek şu kur ile.

Daha eski ve daha düşük konfigürasyonlu bilgisayar ile iş yapanlar biliyorum.
0
hedep
(12.08.20)
senle aynı durumdaydım, ssd aldım. yeni bir bilgisayar almış gibi oluyor zaten laptop. kesinlikle ssd al.
0
trajikomix
(12.08.20)
Ssd+

Büyük ihtiyaçlarını gidermeyecekse eğer ikamesi zaten olan bir şeye para vermene hiç gerek yok. YouTube'dan açıp izleyerek yaparsın. Baya kolay zaten. ssd takmış biri olarak ortamlarda sükse de yaparsın.
0
IncredibleMau
(12.08.20)
Ssd+

10 yillik kulusturum canavar oldu ssd sonrasi.
0
taurina
(13.08.20)
(6)

Robot süpürge önerisi?

mikahakkinen
Limitim 3500TL. Moplu olmasına gerek yok. Neye dikkat etmem lazım marka önerileriniz nedir?Öneriler için teşekkür ederim.
Limitim 3500TL. Moplu olmasına gerek yok. Neye dikkat etmem lazım marka önerileriniz nedir?

Öneriler için teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(12.08.20)
yüzey testleri ve haritalama yeteneği önemli yoksa süpürgenin ebeveyni olursunuz.
kullanmadığım için marka tavsiye veremiyorum malesef.
0
marlonbranda
(12.08.20)
@marlonbranda haritalama önemli.
0
🌸mikahakkinen
(12.08.20)
Mobilyalarınızın ölçüsüne göre bi boyda almanızı öneririm (mobilya ayağını değiştirme imkanınız yoksa) süpürgeyi evdeyken/işten kullanma ve uygulamayla yönlendirme, haritalama, şarj bitince şarja kendiliğinden gitme, kameralı/lazerli olması, halı kullanıyorsanız halı varlığını algılama vs

Ben mobilya uzunluğu sebebiyle xiaomi’nin 1c diye geçen modelini aldım, daha yeni kullanmaya başladım ve tek beklentim tüm mobilyaların altına ulaşmasıydı o nedenle memnunum
0
ats
(12.08.20)
Haritalama özelliği olmazsa olmaz bence, bir de asabildigi eşik yüksekliği de eğer odalarınız arasi esikler varsa dikkat edilmesi gereken bir özellik.
0
Tam1Hi0n3
(12.08.20)
Haritalama ozelligi +1. Nereye girememis nereye takilmis vs hepsini gormek icin cok iyi.

Supurulecek alan genisse, sarji bitince donup sarj olan, sonra supurmeye devam eden biseylere bakin. Ya da evin belli bolgelerini belli zamanlarda supurecek sekilde ayarlanan modellere bakin. Xiaomi boyle ozellikleri genelde destekliyor.

Emis gucu de 1600 Pa ve uzeri olsun hali varsa.
0
taurina
(13.08.20)
Xiaomi kullanıyorum (tepesinde turuncu lazeri olan, haritalama yapabilen, sanırım 1. jenerasyon), acayip memnunum. Sanırım fiyatı da bu seviyelerde, şiddetle öneririm.
0
orient blue
(13.08.20)
(15)

Evlilikte para konusu

GizliÇikolata
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girm
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girmeden önce onun kartından harcama yapıyordum ama kendimi özgür hissetmiyordum. İstediğim şeyleri almaya çekiniyordum. Hatta hiç unutmuyorum arkadaşlarıyla gezerken pahalı bir takıcı dükkanına gitmiştik. Arkadaşının eşi çok merak ediyormuş ve bir şeyler satın almak için içeri girdiler. Onlar içeri girince ben de beğenirsem satın alabilir miyim diye sormuştum. Hayır demişti. Baya bozulmuştum çok içimde kalmıştı. Onun parasını harcadığım için gereksiz gördüğü şeylere harcama yapmama izin vermiyordu. İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu.

İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım. Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor. Ben hala maddi konuda kendimi güvende hissedemiyorum. Araba aldığımızda çok birikmiş param yoktu. %20lik kısmına destek olabilmiştim. O arabayı bizim değil onun arabası olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. İşe yeni girdiğim zamanlarda artık senin paranı harcıyoruz muhabbetleri yapıyordu. Dışarıda yaptığımız harcamalarda hadi sen öde bakalım diyip bana ödetiyordu. Bu tavırlarına çok sinir oluyordum. Biraz da sen para harcamaya alış diyordu. Bir süre sonra bu şekilde davranmayı bıraktı.

Sanki bişey olsa ortada bizim paramız değil senin paran benim param konusu olacak ve anlaşamayacakmışız gibi geliyor. Evliyiz biz, böyle düşünmem çok yanlış diyorum. Kendime kızıyorum. Ama içten içe bir güvensizlik...
0
GizliÇikolata
(12.08.20)
Yani bu adam evlenir evlenmez böyle olmamıştır sonuçta. Öncesinde anlaman gerekirdi. Yaptıkları çok çiğ. Ama senin de iş/güç sahibi olmadan evlenmen çok bilinçsizce.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bizim tum hesaplarimiz ayri ama tum kararlarimiz ortak. Kisisel maas hesaplarimiz, yatirim hesaplarimiz, bir tane de esimin adina yuksek faiz veren bir yerde kara gun parasi dedigimiz bir miktar nakit para duran bir hesap var totalde.

Genelde bunu alabilir miyim gibi sorular olmuyor. Calismiyorken kibarlik olsun diye soruyorduk birbirimize bunu, cevabin asla hayir olmayacagini bile bile. Sunu begendim aliyorum seklinde ilerliyor daha cok. Ancak, finansal olarak bilincli insanlariz ve beklentilerimiz benzer, o yuzden birbirimize gore sacma seylere pek para harcamiyoruz. Bu konuda uyumlu olmak onemli, a kisisi x i cok begenir onsuz yapamaz, b kisisi icin x gereksizdir, tatsizlik cikar (ornegin makyaj malzemeleri veya elektronik bilimum ivir zivir, anlayisli olup orta yolu bulmak gerekebiliyor bazen).

Buyuk bisey alinacaksa hangimizin kredi karti yuksek puan veriyorsa, veya hangimizde o sirada limit varsa ordan aliyoruz, geri kalan hersey aynen devam ediyor. Kredi kartiyla alamiyorsak kara gun parasiyla alip sonrasinda ilk once orayi tamamliyoruz.

Bence oturup karsilikli konusun, beklentileriniz nedir, nasil daha uyumlu ve her ikizin de rahat edebilecegi bir duzene gecebilirsiniz bunlari ortaya koyup cozum arayin. Ben evlilikte senin/benim param muhabbeti olmamali, simdiye kadarki tavrinin sizi rahatsiz ettiginden bahsedebilirsiniz.
0
taurina
(12.08.20)
Bütün hesaplarımız ortak. Kredi kartlarımız vs her şey ortak. Senin benim param yok asla da olmadı. Büyük bir şey alacağım zaman sorarım o da tamam der ya da o bana sorar ben de tamam derim onun dışında hiç karışmayız birbirimize. Zaten alışveriş konusunda çok aykırı tipler değiliz.
0
sta
(12.08.20)
6 yillik evliyim. Sizinki evlilik degil profesyonel beraberlik. Yarin bir gun hasta olsaniz ve maddi olarak tum birikiminizi kullanmaniz gerekir ise ya size borc verir ya da kendi parasini kullandirmaz gibi geldi bana.
0
oscar
(12.08.20)
Merhaba. Öncelikle okurken üzüldüm, evliymişsiniz de üstelik
Eşiniz gerçekten arkadaşın da dediği gibi çiğ hareketlere sahip
Evlenmeden önce basıldı? Hiç konusu geçmedi mi bu durumun ?
Ve içinizdeki o güvensizlik duygusu ileride birçok şeyi sorgulamanıza sebep olacak.
Buraya yazdığınız gibi tüm hissetiklerinizi eşinizle paylaşın. Esiniz sonuçta, herseyde birlik ve ortak olmaya karar vermişsiniz. Çözmeye çalışın. Çözemedikçe daha farkı sorunlara yol açacak.
En kısa sürede halledersiniz umarım.
0
data
(12.08.20)
Siz İngiliz tarzı evlilik yaşıyorsunuz.

Bize ters.
0
ozdek
(12.08.20)
bu tabloda, "sen çok su sarf ediyorsun su faturasını sen öde" vb gibi diyaloglar da doğabilir. sta nın sitemi en ideali.
0
kondansator
(12.08.20)
bence doğrusu şu olmalı. ortak tüm harcamalar (evin tüm giderleri vs) ikiye bölünüp herkes ödemeli. ekstra zevk için harcamalar (mesela oyun konsolu gibi) kim tutturuyosa o ödemeli. herkesin banka hesabı ayrı olmalı. senin paran benim param evet kötü duruyo ama yoksa işler çok karışır
0
lata
(12.08.20)
Evli degilim. Ama ortalama bir insandan daha tutumlu ve pragmatik biri olarak yaklasiyorum:

Ben ev almak icin, veya yarin bir gun isimi kaybedersem idare edebileyim diye veya gelir getiren bir seye yatirim yapmak icin her gun hem madden hem de zihinsel fedakarlik yapiyorken esime sirf arkadasi aliyor o da ozendi diye taki almazdim.

Buradaki anahtar kelimeler:
1) "İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu"
2) "İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım"

"Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor." - anlamadim ne yapacak ki daha? aranizdaki senin paran benim param muhabbetlerini bilemeyiz ama "gerisine" nasil bir karismasi istedigini anlamadim.

Herkesin iliskisi farkli ama ihtiyaclari %50 %50 bolusup fuzuli harcamalarin kisinin kendi sorumlulugunda olmasi absurt bir konsept degil. Evliligin zaten sonsuza kadar surmesi garanti bir sey degil, her turlu kendi kendine butce yapip para biriktirebiliyor olman lazim.
0
hot potato
(12.08.20)
Bu tarz şeylerin tek çözümü var. Eşiniz için uygun bir zamanda konuyu, uygun bir üslupla dile getirip, rahatsızlıklarınızı ve istediğiniz para harcama yöntemini dile getireceksiniz. Konuşacaksınız. Bazen çözüm tahmin ettiğinizden kolay olabilir.

Konuşmadan, gizleyerek evliliğinize, mutluluğunuza yara verirsiniz. Bir süre sonra saçma sapan bir hayat yaşamaya başlarsınız.

Eşiniz iyi niyetle, yaptığında sıkıntı olmadığını düşünüyor olabilir. Tek bildiği yöntem bu olabilir vs. vs.

Kadınların bu konuda çok hassas içgüdüleri var. Eşinizin hangi konuşmaya, ne tepki vereceğini bir süre sonra çözersiniz zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Ben karşı tarafın tavırlarında herhangi bir problem göremedim açıkcası, sadece ortak bir yatırım hesabı olması, ileride oluşabilecek ani veya yüksek masraflı işler için iyi olabilir, araba vs. için ise ne kadar ödediğinizin bir önemi yok, nasıl ki buzdolabı, süpürge, tv vs. nasıl ki evin malı, arabada öyle, isterseniz hepsini siz ödemiş olun isterseniz hepsini o ödemiş olsun.

takı konusunda yaşadığınız ise(gerçi karşı tarafında tavrı tek taraflı) biz para harcama/biriktirme konusunda biraz hesap kitap yapmayı severiz, belki sizin için 100 liralık bir takı olacaktı ve mutlu olacaktınız ama karşı taraf o yüz lirayı masraf olarak gördü diyorsunuz ya aslında onun başka planları vardı, mesela para biriktirip beraber tatile çıkmak veya beraber bir etkinliğe/yemeğe gitmek vs. gibi, belki bir sürpriz bişi planlıyordu ve bu nedenle para biriktirmeye çalışıyordu veya kafasında bambaşka hesaplar vardı. size hayır demesinin sebebi bir yerde hayır demez ise ucunun açılabileceği ve o kafasındaki hesapların şaşabileceği gibi şeyler. bu konularda erkek milleti ketum davranır biraz.
0
selam
(12.08.20)
Böyle durumlarda karşı tarafı dinlememek yorum yaparken illa eksiklik oluşturuyor. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşimin iş hayatında kötü dönemleri oldu. Çoğunlukla evin asıl maddi getirisini benim maaşımın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Son 2-3 senedir hem benim pozisyonum yükseldiği için, hem de onun işleri yoluna girdiği için rahat nefes almaya başladık. Bütün bu zor dönemlerde de, şimdinin nisbeten rahat döneminde de önemli olan satınalmalar konusunda ortak bir akılda kalabilmek. Takı örneğini vermişsiniz. Ben evlenmeden önce paramı gayet rahat Kapalıçarşı'da harcardım. Her sene güzel bir parça alırdım (hatta öğrenciliğimde bile). Evlendik, çocuk oldu. Şimdiki kazancım bu alışkanlığımı sürdürmeye elbette yeter, ama düşünüyoru bunun bedeli ne? Çocukların eğitimine yeterince kaynak ayıramamak, daha az gezmek... Böyle bir durumda eşime sormam bile "şu takıyı alabilir miyim?" diye. Bunun sonuçlarını tahlil edebilecek durumdayım çünkü. İşsiz olduğunuz dönemde pahalı takı dükkanına giriyorsunuz ve eşinize (cevabı belli) soruyu soruyorsunuz. Bence bu soruyu sormak bile yanlış. Belki buna benzer örneklerden yola çıkarak sizin paranızı (eve pahalı şeyler alınırken) kullandırmaya çalışıyor ki, siz o parayı (afedersiniz) çarçur etmeyin.
Benim gördüğüm karşılıklı güvenin henüz kurulmamış olduğu. Siz de kendinize güvenin, doğru hareketlerde bu güveni kurabilirsiniz. Araba almışsınız, %20 de olsa katkıda bulunmuşsunuz. Araba ortak arabanız. Kendinizi de ezmeyin, ezdirmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.08.20)
Eniştede bir sorun göremedim. Siz biraz evhamlanmışsınız gibi geldi.

Ben de yeni evli sayılırım, eşime para konularında hiç karışmam o da bana karışmaz aynı şekilde. Ortak hesabımız var ayda belli bir miktar yatırım/birikim için ayırıyoruz, kirayı bölüşüyoruz, faturaların da bazıları bende, bazıları onda. Bunun dışında atıyorum oyun konsolu alacağım, kendi kredi kartımla alır kendi birikimimden öderim. Yani burada mülkiyet değil olay, ben kendi keyfim için harcama yapıyorum. Ama eşimin çok istediği bir şey var, ortak hesaptan alabiliriz onu da kesin sınırlar yok, olmamalı da zaten.

Bir şekilde kendi içinde dengeye ulaşıyor para konusu. He siz bu adam benden parasını sakınıyor düşüncesindeyseniz alın karşınıza konuşun. Belki gerçekten de içten içe öyledir ve kendine çeki düzen verir. Eşinizi en iyi siz tanıyorsunuz buradakiler sadece kendi hayatlarından örnek verebilir.
0
chicha_v2
(12.08.20)
evlilik ben ve seni arkada birakip biz olabilmektir.
butun gelirlerinizi ortak hesaba atip, butun harcamalarinizi da oradan yapin.
0
baldur2
(12.08.20)
15 Yıllık evliyim , ben maaşımı hanım işimizden kazandığını atar çanağa atar. Bütün kredi kartlarım,banka kartlarım ondadır. Sabahları harçlığın var mı der (evet hala harçlık alıyorum), ne alınacaksa ne ödenecekse birbirimizin haberi olur (enim ona aldığım süpriz hediyeler hariç).
@oscar ; + 1 milyon , sizinkisi evlilikten ziyade profesyonel beraberlik gibi olmuş, hele bir de o takı dükkanında yapmış olduğu şey yontulmamış kütüklüğün ağa babalığıdır.

Evlisiniz siz , nefesinizi yatağınızı en mahrem duygularınızı birleştirebiliyorsunuz ama iş paraya gelince ...
0
synax
(12.08.20)
(5)

yoğurt yerken mide bulantısı öğürme

antikadimag
bende çocukken vardı bu. yoğurt yiyemezdim kusacak gibi olurdum. şimdi geçti. var mı bunun teknik bir ismi? yaygın bir şey mi?edit: yedikten sonra değil yerken oluyordu. ağzımdayken yani.
bende çocukken vardı bu. yoğurt yiyemezdim kusacak gibi olurdum. şimdi geçti. var mı bunun teknik bir ismi? yaygın bir şey mi?

edit: yedikten sonra değil yerken oluyordu. ağzımdayken yani.
0
antikadimag
(11.08.20)
laktoz intoleransı
0
ankarakecisi
(11.08.20)
yok hocam vücut sevmiyormuş o zamanlar yoğurdu. bir arkadaşım peynir yiyemez, bir arkadaşım zeytin yiyemez. bir arkadaşım da domates sevmiyor, hiç yemiyor. olabiliyor öyle.

tadını mı sevmiyordunuz ? yoksa tadını seviyordunuz ancak vücut refleks mi gösteriyordu ?
0
fezagezgini_4
(11.08.20)
tadıyla alakalı problemim yoktu. vücut refleksi.
0
🌸antikadimag
(11.08.20)
Duyu bütünleme bozukluğuyla alakalı gibi geldi bana
0
ninotevtidze
(11.08.20)
Gag reflex denilen sey bu sanirim. Siz cok kucukken agizina kasikla yogurt tiktilarsa gelismis olabilir yogurda karsi.
0
taurina
(12.08.20)
(9)

İkea Karyolalarını Nasıl Bilirsiniz?

kendi helvasını kavuran zombi
Şunlar falan çok hoş değiller mi? Kime sorsam bazasız yatak alma diyor :/ https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/yatak-odalari/karyolalar/karyolalar/79277279/leirvikluroy-cift-kisilik-karyola.aspxhttps://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/yatak-odalari/karyolalar/karyolalar/89931560/hemnesluroy-cift-kisil
Şunlar falan çok hoş değiller mi? Kime sorsam bazasız yatak alma diyor :/

www.ikea.com.tr

www.ikea.com.tr
0
kendi helvasını kavuran zombi
(09.08.20)
alttakine benzer bir şey aldım geçen ay, fena değil bence güzel
0
passion rules the game
(09.08.20)
üstteki nefis bi yatak, diğer metal karyolalarını da tavsiye ederim çok dayanıklı oluyor hepsi, demonte edip tekrar kurabilirsiniz. ahşap karyolaları da demonte etmeyecekseniz ilk kurulumdan sonra üzerinde hop hop zıplamazsanız bir sıkıntı yaşamazsınız ama demonte edip tekrar kurduktan sonra çöp oluyorlar.
0
theseachange
(09.08.20)
Linkleri acmadim ama ikea karyolam var, bazali malm.
Tasindim, demonte oldu ve tekrar kuruldu yani. Hicbir sey olmadi, ayni saglamliginda devam ediyor.

Monte ederken vidalari, vidalarin girdigi delikleri vs yalama yaparsaniz o zaman kotu tabi tasinirken filan.
0
kuehles blondes
(09.08.20)
Üstteki gıcırdayabilir diye son anda vazgeçtik malm lüroy aldık. Alt çekmecelerini almadık. Silmesi aşırı zevkli ve rahat. Bazalı olunca altını temizlemek için çekmek gerekiyor bunda öyle bir şey yok. Eğer depolama alanına ihtiyacınız varsa çekmeceyi de alabilirsiniz. 6 aydır hiç ses yapmadı çok rahat kullanılıyor.
0
ykyt
(09.08.20)
3 senedir Hemnes kullanıyoruz, çok memnunuz.
0
gmzo
(09.08.20)
Üstteki metal olandan bizde var. Yaklaşık 10 yıldır kullanılyoruz. Sallanınca Gıcırdaması dışında bi sorunu yok.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(09.08.20)
En üsttekinden koşarak uzaklaş
Gıcırtıdan uyuyamıyorum
0
photo85
(09.08.20)
Ayni soruyu 2 3 ay once ben de sormustum. Daha sonra gidip ilk linktekini aldik ve acaip memnunuz.

www.ikea.com

Alt baza yerine biz su modeli aldik, kurmasi biraz zahmetli ama baya saglam, gicirdama yapacagini hic sanmam
0
oscar
(10.08.20)
3 yil cekmeceli brimnes kullandik, 1 kez olsun gicirdamadi. Sonra demonte edilip baska yere tasindi, yeniden monte edildi, 2 yildir da orda kullaniliyor, hic bir sorunu yok. Arada cekmecelerin tutma yerlerine bacaklarimizi surtuyorduk yer olmadigi icin. Simdi 6 aydir cekmeceli malm kullaniyoruz, o da gayet saglam simdilik, gicirdamadi hic.

Cekmeceli yatak kullandiktan sonra bazanin buyuk amelelik olduguna karar vermistim, kaldirmasi vs eziyet cunku. Cekmece epey rahat, icleri de kocaman.
0
taurina
(10.08.20)
(7)

Çevrenizde özel okula giden çocuğu olan veliler var mı?

ya ben lan neyse
çocuğunu özel okula gönderen veliler illaki haberdardır bu "okullar açılıp hemen kapatılacak. maksat özel okullar kazansın." söyleminden.önümüzdeki eğitim-öğretim yılı için tercihleri değişti mi bu velilerin? en azından bu yıl devlet okuluna yönelme var mı?
çocuğunu özel okula gönderen veliler illaki haberdardır bu "okullar açılıp hemen kapatılacak. maksat özel okullar kazansın." söyleminden.

önümüzdeki eğitim-öğretim yılı için tercihleri değişti mi bu velilerin? en azından bu yıl devlet okuluna yönelme var mı?
0
ya ben lan neyse
(09.08.20)
Özel okula gönderen veliler de var, özel okulda ilkokul, anaokulu olan kişiler de var. Veliler kayıt yaptırdiklarini çünkü uzaktan da olsa özel okulların daha düzgün altyapı sistemleri olduğunu söylüyor.

Müdür olan da erkek arkadaşımın ablası; onların da ilkokul, ortaokul kayıtlarında sorun yokmuş; anaokulu kayıtları düşükmüş.
0
fraise
(09.08.20)
Özel okulda devam ediyoruz.
Öğretmenler geçen karantina döneminde aksatmadan, canlı olarak derslerini yaptılar.
Yani öğretmenler ve okul kazancını hak etti. Yan gelip yatmadılar.
0
pro9it9is9
(09.08.20)
daha bu sabah abime dedim. okullar açılmayacak kayıt yaptırdın mı diye. evet dedi. e paranı geri verirler mi diye sordum. kayıt sildirince bir kısmını geri veriyorlar dedi.
özel okullar dahil çocuklara öyle çok bir şey kattıklarını da düşünmüyorum zaten. hatta çocukları köreltiyor bile olabilirler.
0
turbo sadık
(09.08.20)
Ben varım.

Her kafadan bir ses çıkıyor,herkesin bir düşüncesi var.çok aldırmıyorum açıkçası.böyle bir yönelimim olmadı.okula gidemediler ama home school sistemi güzel çalıştı.normal ders programlarına devam etti çocuklar.yaz tatili olmasına rağmen öğretmenleri çocukları boş bırakmadı.halen görüntülü görüşüp takviye yapıyor.arada rehberlik servisi arayıp konuşuyor.fazlasıyla ilgililer.

Kısaca bir değişiklik yok.hatta bundan sonra evden devam etseler bile bana uyar.
0
duptıs
(09.08.20)
bildiğim kadarıyla örgün ve online eğitim için bahçeşehir hazırlık yapmış.
hangisini isterse veli..
0
janderzel zartanyan
(09.08.20)
Tanidiklarim ozele devam ediyor.
0
taurina
(10.08.20)
Çocuklarım özel okulda, orada devam edecekler. Büyük kızım zaten iyi bir liseye yerleştiği için oradan almak akıllıca olmaz. Küçük henüz 5. sınıfa geçti, ama en azından öğretmenleri takibini yapıyor. Ödevlerini biz de kontrol edip eksikleri konusunda öğretmenleri ile irtibata geçiyoruz. Böyle bir takibi devlet okulunda yapabileceğimizi sanmıyorum.
Anaokulu ayrı bir konu başlığı ama. O yaşta çocuğum olsa net göndermezdim.
0
SiyamkedisiZorro
(10.08.20)
(7)

Evde kendi saçını kesebilen var mı?

wmeh
Özellikle kadınlara sorum. Yabancı influencerlarda bu aralar çok görüyorum da ben de heves ettim. Bir de kuaföre o kadar kesim ücreti vermek istemiyorum, zorla yapılan fönle vs. basit bir kesime 90 ödemek zorunda kalıyorum. Evde kendi saçını kesebilen var mı?
Özellikle kadınlara sorum. Yabancı influencerlarda bu aralar çok görüyorum da ben de heves ettim. Bir de kuaföre o kadar kesim ücreti vermek istemiyorum, zorla yapılan fönle vs. basit bir kesime 90 ödemek zorunda kalıyorum. Evde kendi saçını kesebilen var mı?
0
wmeh
(09.08.20)
En son mart ayında saçlarımı düz kesim olacak şekilde kestirmiştim. Geçtiğimiz hafta saçlarımı omuzlarımın azıcık aşağısından düz şekilde kestim. Ben keserken zorlanmadım, yamuk yumuk kesmedim, kuaför kesiminden hiçbir farkı yok -zaten düz kesim- ama dikkat ve el becerisi istiyor. Yoksa kötü durur, mecburen kuaföre gitmeniz gerekebilir.
0
GoodMorningTeacher
(09.08.20)
bence deneyebilirsiniz ama makasınız güzel kessin. bir de ilk etapta çok kısaya girmeyin ki mutsuz olmanız halinde kuaför düzeltebilsin :)
ben hep kendim kesiyorum saçımı. arka tarafta ufak tefek orantısızlık olursa bi arkadaşıma veriyorum makası, düzeltiyor. düz bir kesimse pek olayı yok saç kesmenin.
0
asisamus
(09.08.20)
Abimde erkekler için olan traş makinesi var. Onla saçımın ucunu dümdüz kestik daha önce ( koronadan önce )
Ki kuaför de benzer bişi kullanıyordu

Kendim koronada perçem keseyim dedim, maymun oldum
Ama dert etmedim topladım ya da dalga verdim belli olmadı
0
photo85
(09.08.20)
saçınızı arkada toplayın lastikten sonraki kısmı kesin. evde bob kesim diye aratın youtubedan.
0
banacevaplazım
(09.08.20)
Gecen gun facebook videolari kara deligine dalmisken brad mondo diye birine daldim. Baya da guzel anlatmis.

www.facebook.com
0
65 derece
(09.08.20)
Ben katli olacak sekilde kestim bir keresinde, sacimi alnimin tepesinde lastikle toplayip kisaltmak istedigim kadarini kesmistim, gayet de guzel oldu.

Ondan once de bir keresinde cok uzamis bu sac diye gaza gelip sacimi sol elimle tutup sag elimle kisaltmak istedigim kadarini keseyim dedim, tuttugum kismi biraktigimda yamuk oldugunu fark ettim. Sonra esim yamuk kalan yerleri duzeltti, cok guzel olmadi ama idare etti :D

Youtube ta taktik anlatan yuzlerce video var, ordan bakabirsiniz.
0
taurina
(10.08.20)
var kuzenim kendi kesiyor gayet de güzel oluyor. bende ise zaten saç yok asdbsjadsa.
0
turbo sadık
(10.08.20)
(3)

Turk Sitelerinde Kullanilabilen Yabanci Kredi Kartlari

yetersiz veri
Merhaba gencler ve kendini genc hissedenler,Amerikan kredi kartlarindan hangileri Turk sitelerinde kullanilabiliyor? Turk Telekom dan fatura yatirmaya kalktim ama iki kredi kartini da kabul etmedi (visa ve mastercard)Hepsiburada dan da alisveriste site karti kullandirmadi. Hangi banka/kredi karti Tu
Merhaba gencler ve kendini genc hissedenler,
Amerikan kredi kartlarindan hangileri Turk sitelerinde kullanilabiliyor? Turk Telekom dan fatura yatirmaya kalktim ama iki kredi kartini da kabul etmedi (visa ve mastercard)
Hepsiburada dan da alisveriste site karti kullandirmadi.
Hangi banka/kredi karti Turk sitelerinde calisir?

Ya da, yurtdisindayken Turkiye’de bir banka/kredi karti hesabi acmak mumkun mudur?

Bir bilen?
0
yetersiz veri
(24.07.20)
Mevcut kartiniz yurt disi kullanima kapali olabilir mi? Ben Kanada'dan visa kartimla sorunsuz alis veris yapmistim (kitapyurdu, hepsiburada vs) kur farki icin komisyon ekliyor sadece. Fatura odemeyi denemedim ama.
0
taurina
(24.07.20)
kitapyurdu ve idefix gibi siteler ödemeyi kabul ediyor. Bende arkadasima yemek sepeti üzerinden yemek ismarlamak istedigim de olmamisti.

Sanirim güvenlik nedeni ile adamlar yabanci kartlari sistemde kapatiyorlar. Kisiye özelde acmalari malesef mümkün degil.
0
VIPCH
(24.07.20)
Kredi kartlarim yurtdisi kullanimina acik lakin vipch’in dedigi gibi siteler yabanci kart kullanimlarini sistemden kapatiyorlar. Pandora ve idefix te calisiyor ama hepaiburada yada turk telekom da kartlar calismiyor. Yakin zamanda tr ye gitme durumu da yok maalesef. Bir cozumu yoksa, beklemekten baska yapacak bir sey yok. Tr ye gidince bi hesap aciveririz artik
0
🌸yetersiz veri
(24.07.20)
(6)

sabaha karşı alakasız sorular topluluğu.

sanat guresi
1- ticari niteliği olmayan, hediye olarak gelen yurt dışı kargolardan ne zamandan beri vergi alınıyor?2- toplu olarak bir mesire yerine veya mekana gittiğinizde, özellikle grup içerisinde birbirini tanımayan elemanlar da olduğunda, hesap işini nasıl hallediyorsunuz?3- telefonunuzu açmayan ve geri de
1- ticari niteliği olmayan, hediye olarak gelen yurt dışı kargolardan ne zamandan beri vergi alınıyor?

2- toplu olarak bir mesire yerine veya mekana gittiğinizde, özellikle grup içerisinde birbirini tanımayan elemanlar da olduğunda, hesap işini nasıl hallediyorsunuz?

3- telefonunuzu açmayan ve geri de dönmeyen şahıslara karşı tutumunuz ne oluyor? üzerinde duracağınız bir şey mi bu? yoksa sizce gayet sıradan bir durum mu?

4- varsayın ki bir resmi daireye para yatırma gibi bir işiniz düştü ama siktiriboktan bürokratik işlemler yüzünden uzaktan halledemiyorsunuz ve aynı bürokratik engeller yüzünden iş uzadıkça uzuyor, dallanıp budaklanıyor. hatta birkaç kurumun işin içine girmesi gerekiyor ama yine de 1-2 saatte halledilebilecek bir iş. normalde pek muhabbetiniz olmayan insanlardan rica eder misiniz? yoksa "minnet eylemem" diyip başka bir ilden gidip adamların başında durup kendi işinizi kendiniz mi görürsünüz?
0
sanat guresi
(24.07.20)
1- ulke akp ve guruhunun kolesine donustugunden beri.
0
baldur2
(24.07.20)
1- tam tarih bilmiyorum ama akp donemidir kesin
2- sadece kendi hesabimi ortaya koyuyorum benim hesap bu kadar diye. kimseden ses seda cikmazsa "sen ne icmistin 3 tane mi?" diye soruyorum ve dahasina karismiyorum
3- cok acilse acil oldugunu belirten bi msj atiyorum. hala donmezse takmiyorum. isi vardir musait degildir banyodadir filan diye dusunuyorum
4- uzak bir sehire gitmem gerekmiyorsa minnet eylemem. hem zaman hem para olarak goturusu fazla olacaksa minnet eylerim
0
ala09
(24.07.20)
1) @baldur2 +1
Hatta satıcıdan "üzerine gift yazar mısınız" diye rica edince, "sizin hükümet kabul etmiyor zaten" diye cevap geliyordu çok zaman önce.
2) Hesabı kasaya ödeyerek.
3) Uzak dururum ya da tamamen iletişimi keserim. Aynı yerde çalışıyorsak tamamen kesemiyoruz tabi.
4) Kendim görürüm.
0
pro9it9is9
(24.07.20)
1- 2 yıla yakın tüm kargolardan sabit gümrüğe sunum ücreti ve memur insiyatifi ile en az 20-30 ne kopartırsak vergisi alınıyor.

2- mekana günün sonunda hesap işine karışmam para peşin çalışın ya da grup grup adisyon açın siz takip edin diyorum.
0
orpheus
(24.07.20)
2 - alman usulu
3 - cok lazimsa bir daha ararim, lazim degilse sallamam.
4 - kendim yaparim ne lazimsa, babam degilse baskasindan istemem.
0
taurina
(24.07.20)
2- herkes kendi hesabını öder yada ben kendi hesabımı öder çekilirim. zaten artık böyle etkinliklere katılmıyorum. bireyselleştik bu koronadan sonra ve yaş ilerledi. kalabalıgı kafa kaldırmıyor.
3- bi daha aramam çok takmaya gerek yok.
4- kesinlikle kendim hallederim.
0
sizofren06
(24.07.20)
(32)

Eve 2 günde 1 bakmak görgüsüzlük mi olur?

giovanne
Selam fellas. Bir ev aldık, henüz inşaat halinde, 20 güne falan teslim edilecek. Evin içi falan da tam bu aralar yapılıyor (dolaplar, parkeler vs.). Ben diyorum da hatuna gidip 2 günde bir yoklayalım, örnek dairedeki gibi, düzgün yapılıyor mu kontrol edelim, değilse de hemen müdahale edip söylemiş o
Selam fellas. Bir ev aldık, henüz inşaat halinde, 20 güne falan teslim edilecek. Evin içi falan da tam bu aralar yapılıyor (dolaplar, parkeler vs.). Ben diyorum da hatuna gidip 2 günde bir yoklayalım, örnek dairedeki gibi, düzgün yapılıyor mu kontrol edelim, değilse de hemen müdahale edip söylemiş oluruz diyorum. O da diyor ki “diyecekler ki görmemişin bir evi olmuş ...”

Ben mi yanlış düşünüyorum, yaptığım görgüsüzlük mü olur cidden?
0
giovanne
(22.07.20)
ülkemizdeki ustaların durumu göz önüne alındığında gayet mantıklı bir yaklaşım. niye görgüsüzlük olsun.
0
scudman1
(22.07.20)
niye görgüsüzlük olsun, evine sarılmaya gitmiyorsun ki işler yürüyor mu bakmaya gidiyorsun. ayrıca deseler bile kim diyecek usta mı? ustanın size görgüsüz demesi neden umrunuzda olsun:)
0
ruby elixir
(22.07.20)
O kadar parw vermissiniz tabi gidin bakin. Usta ne dusunur diye zarara mi gireceksinuz
0
oscar
(22.07.20)
@Scudman1 +1, ben olsam 1 gunde 2 kere bakardim. Bos birakmaya gelmez bizim ustalar.
0
lynda.com
(22.07.20)
O kadar yükün altına girip evi aldınız mı? Evet
Evin istediğiniz gibi dekore edilmesini istiyor musunuz? Evet
Ev sizin mi? Evet

O halde ustaların size "görgüsüz" demeye ne hakkı var? Orası sizin eviniz. Tabiki de başlarında durup işlerin istediğiniz gibi gittiğini denetlemek sizin hakkınız. Esas başlarında durmazsanız hata etmiş olursunuz. Kimseyi iki dakika yalnız bırakmaya gelmiyor, hemen kaytarıyorlar çünkü.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.07.20)
bence değil, hatta ben olsam heyecandan uyuyamazdım.
0
clones
(22.07.20)
değil iki günde bir, günde iki kere bakarım. hatta mümkünse günü işçilerin başında geçiririm. yapılmış bir şeyi sonradan değiştirmekle uğraşırken ya da değiştirtemediğim için içime sinmediğinden her gün kendime sövmektense her an kontrol ve müdahale iyidir.
0
halanne
(22.07.20)
Ben de yakında ev alacağım, daha şimdiden heyecanlanıyorum :)

Günde bir bakarım büyük ihtimalle. Görgüsüzlük değil ki, işini takip ediyorsun.
0
hayirsiz
(22.07.20)
yooo usta milletini boşladın mı her haltı kafasına göre yapar. çok da başına ekşimeden gördüğünü söyleyeceksin.
0
false pretension
(22.07.20)
Sabahtan akşama kadar bekleyip ustaları denetlemek daha iyi bir alternatif bence.
0
elorelia
(22.07.20)
ben olsam koltuk atar başlarında dururum
0
hlt1985
(22.07.20)
ustalara arada çay çorba bir şey götür daha da güzel yaparlar
0
argent dawn
(22.07.20)
iki katlı müstakil evin üstüne çatı yaptırıyorduk, çatı katı gibi değilse de, çatının içinde kullanılabilecek alan olmasını istemiştik. biz evde yokken çatı yapıldı ve çatının içinde depolamak için hiç bir alan yok.

yatak odası için özel bir gardrop yaptırmıştık. uzun zaman boyunca gelmedi, siparişi artık istemediğimizi söyledik ama biz evde yokken (evde başkası var o sırada) gelip dolabı monte etmişler saçma sapan.
---

sanırım başka bir şey söylemeye gerek yok, iki günde bir değil her gün gitsen bile yeri. bir şey diyecek olursa da olsun.
0
biseysorcaktim
(22.07.20)
Ortami bilmiyorum ama zirt pirt santiyeye sokmayabilirler. Hem is guvenligi acisindan sakincali hem de her evine bakmak isteyenin dolustugu bir ortamda isler duzgun yurumez. Zirt pirt ustaya "ya surasi boyle burasi boyle" derseniz de fircayi firlatip gidebilir :)

Hayirli olsun, gule gule oturun.
0
brkylmz
(22.07.20)
Hayırlı uğurlu olsun.

Görgüsüzlükle alakası yok,ne mutlu evini almışsın,gidip battaniye atıp uyursunda.

Ustalar sonuçta müteahhitle ne anlaştılarsa onu yapacaklar.sizin başlarında durmanız onlar için bir şey değiştirmez.koy termosa kahveni git otur keyfini çıkar.eksik varsada hallolur.
0
duptıs
(22.07.20)
burdaki gençlere bakma. eşin haklı. net görgüsüzlük bu.
0
alicandan
(22.07.20)
Görgüsüzlük değil, içi yapılan zamanda vaktin varsa her gün git.
0
zimbirik
(23.07.20)
Vay anasını cevaplara gel :) Görgüsüzlük değil.başka bir adı var ama bilemedim. Görgüsüzlük de var bu işin içinde ama öncesinde konu farklı aslında.

Hocam bu evi siz mi yaptırıyorsunuz? Yani kendi arsanıza, herşeyi kendiniz tuutup, betoncusuna, mütahitşne, projesine, iskanına, belediyesine... Kendi zevkinize göre sıfırdan ev mi inşa ettiriyorsunuz?

Siz hazır bir evi görüp beğenip almışsınız. Evin bitmesini beklemekten başka yapacağınız bir şey yok.

Mesela siz inşaat işimden anlar mısınız? Fayans, mermer, parke dölemesen vs. Elektrik ya da su tesisatı dan. Boyadan kartonpiyerden vs. Ustaya "orası olmadı" diyebilecek bir yetkimliğinşz vsr mı? İnşaattaki işçiye müdahale ettiğinizde, işçi "al kardeş sen yap" diyip elinize aleti verdiğinde alıp yapacak mısınız? :)

Şantiye alanına kafanıza göre girip, çay içerek daireinizde çalışan işçileri seyredip müdahale edilebileceğini sananlar, böyle sanal ortamlarda bilip bilmeden yorum yapabiliyor. Bu da benim yorumum olsun.
Eviniz hayırlı olsun iyi günlerde oturun.
0
sorularimicinfeykhesap
(23.07.20)
Gorgusuzluk degil. Goz gore gore yalan yanlis isler yapan ustalar var.

Bizim evdeki banyoya fayanslari tamamen kafalarina gore dosemislerdi. 2 cesit fayans, bir de ortalarinda serit olacakti. Seridi kafalarina gore ustte bi yere cekmisler, iki cesit fayansi random dosemislerdi.

Feyk hesap haksiz degil, ama ustalara mudahale etmek icin ille de insaat isinden anlamaya gerek yok, bazen sorunlar tesisat dosemekten ziyade estetikten cikiyor. Mutfak dolaplarini yamuk yapiyorlar, dolarlar duvara tezgaha fln surtuyor. Firin koyulacak yeri yamuk yapiyorlar firin sigmiyor. Panjur yapiyorlar, kalkmiyor, kalksa inmiyor. Dolaplarin icine isik koyuyorlar, calismiyor vs. Hepsi yasanmis seyler, daha bir suru var da aklima bu kadari geldi bir cirpida.

Boyle seyleri fark edip mudahale etmek icin gidin tabi, ev sizin, parasini verip aldiniz, hediye etmediler neticede, gezip gormek hakkiniz. Giderken de cay corba vs goturun ustalara, islerini duzgun yapmiyor olabilirler ama hayat onlara daha da zor.
0
taurina
(23.07.20)
sorularimicinfeykhesap +1
bunu yapmak ne senin görevin ne de hakkın. iş biter, bakarsın fayans istediğin ya da sipariş ettiğin gibi olmamış, çağırırsın ustayı, paşa paşa yenisini yapar. işlerini iyi yapacaklarına dair harici somut bir şüphen yoksa başlarında durman hem adamların canını sıkar hem de bir fayda sağlamaz konuya hakim olmadığın için.
ama işlerini düzgün yapmamaları için elinde somut bir kanıt yoksa, sırf görmüş olmak için gidiyor olmak net görmemişliktir.
ha, görmemişlik olması ne bizi ne de başkalarını ilgilendirir, sen istiyorsan yine gider bakarsın. ama cidden gereği var mı onu düşün. o kontrolü yapmak senin görevin değil neticede.

daha iş güvenliğini ihlal sebebiyle başına gelebilecek kazalardan falan bahsetmedik bi de.
0
Bruce
(23.07.20)
hayirli olsun, mudahale etme sansiniz varsa firsat buldukca basinda olmaniz faydali olur cunku ustalar her zaman nasil kolayina gelirse oyle davraniyor sonradan kirip dokmemek icin bastan bakmaniz daha iyi
0
tahtakafa
(23.07.20)
Biz ufak tefek tadilat ve boya için anahtarı bırakıp eve hiç ugramamistik; öyle yaptığımıza sonradan çok pişman olduk zira üstünkoru yapılmıştı çoğu şey. İş bittikten sonra tekrar yaptirirsiniz argümanı da pek geçerli değil. Her odada
parkelerin tozluklarina göze carpacak kadar boya damlamisti mesela, bunun geri duzeltmesi ugrastirici. Bunun dışında iki üç günde düzelecek şeyleri aksatıp aksatip 2-3 haftada ancak düzelttiler, ulaşmakta zorlandik.

Referansli ustalardi bunlar bir de. Isterse görgüsüzlük olarak algılansın, ben bundan sonraki tadilatlarda mutlaka bir ugrarim.
0
fraise
(23.07.20)
ben olsam 2 günde bir gitmem, her gün giderim. hatta prizler takıldı mesela prizleri kontrol ederim, borular takıldı boruları kontrol ederim. yerlerin fayanslar yapıldığında yerleri kontrol ederim. (şunla :www.amazon.com.tr

parasıyla priz hattı çektirdik, içinin kablosunu koymamış adam. boşa duvarda priz yuvası açılmış oldu. böyle iş bilmez adamlar ustayım ben diye geziyor.
0
trajikomix
(23.07.20)
ülkemizdeki ustaların durumu göz önüne alındığında gayet mantıksız bir yaklaşım. çünkü o saçma tavrınızla eşeğin aklına karpuz kabuğunu siz sokacaksınız.

2 günde bir gidilen şantiyenin gitmediğiniz 2 gününde kazıklanma ihtimalinizi arttıracaksınız ki ben işten anlamadığınızı da varsayıyorum.

olur da illa ki kontrol maiyetinde giderim derseniz, eliniz boş gitmeyin, müdahale etmeyin, hoş sohbet takılın.

nacizane önerim bunlar.
0
ateyist_
(23.07.20)
ev senin tabi kontrol edicen, belki ufak tefek farklılıklar istiycen ücretini ödeyerek. kafana göre git.
0
orpheus
(23.07.20)
Is bittikteb sonra hicbir usta gelip pasa pasa duzeltmez.
Her gun gidin, takip edin. Ben evin icini yaptirirken her gun baslarindaydim, hem bazi sorulari olabiliyor hem de bir seyi yanlis yapmadan direkt mudahale edebiliyorsunuz.
Tabi ki tesisati iyi mi yapti vs bilemezsiniz ama atiyorum musluklarin yeri degisecekse dogru yerde olup olmadigina bakabilirsiniz.
Parkelerin doseme yonune siz karar vereceksiniz mesela, ona bakabilirsiniz.

Usta milleti kendisini cok ugrastiracak isten yirtmak icin bi suru bahane one surer “abi duvar yamuk, olmaz buraya bundan” vs der, orada durup “o zaman duzle kocum su duvari da olsun bari” filan de :D benim ustalarim cok cok iyiydi ama mesela farkettim ki sirf usendikleri icin walk-in dus fikrime karsi cikmislar. “Mustakil ev olmayinca sikinti oluyo walk-in dus” diyip yemislerdi beni, niye sikinti olsun halbuki, butun otellerde var. neyse oyle yani.

Yaninizda simit, lahmacun vs seyler goturun ama, ben her gun ogle yemegi goturuyodum (sandvic filan)
0
kuehles blondes
(23.07.20)
Hayırlı olsun.

Neden görgüsüzlük olsun ustaların başında durulur. Biz de yeni ev aldık içini baştan yaptırıyoruz her gün ustaların başındayız. Kaç tane yanlışı düzelttik bu şekilde. Gidin içiniz rahat etsin
0
jazzabel
(23.07.20)
git bak hacı para vermişsin o kadar. ev senin sonuçta.
0
duyurukullanıcısı
(23.07.20)
Kesinlikle gidin ,oraya kamp kurun.Emin olun isten anliyorsaniz mudahale edeceginiz cok sey cikacak
0
turkuaz
(23.07.20)
net gorgusuzluk demeye geldim, cevaplari gorunce acayip sasirdim.

ben gitmezdim 2 gunde 1.

edit: biraz daha dusundum de gorgusuzluk olmasa bile bari haftada 1 git.
0
baldur2
(23.07.20)
sen istedigin kadar git, sunu soyle yap vb. de usta ya da calisanlar bildigi gibi yapmaya devam ederler. hatta cok karisirsan islerine sana gicik olurlar, daha da kotu yaparlar. cunku maalesef ustalar usta degil.
0
sweetoffice
(23.07.20)
Kesinlikle gidip bakın.
Ustalar nasıl olsa ev sahibiyle muhatap olmuyoruz diyemezler, daha temiz çalışırlar.
0
chitosan
(23.07.20)
(1)

İstanbulda günübirlik deniz

Olric
Ücretli beach olmayan nereye gidebiliriz?
Ücretli beach olmayan nereye gidebiliriz?
0
Olric
(21.07.20)
Buyukcekmece. Ama hafta sonu gitmeyin.
0
taurina
(21.07.20)
(11)

Cips yerine ne koyabiliriz?

The Student
Cipsi çok seviyorum ama mideme iyi gelmiyor. Kola gibi, hem seviyorum hem de zararını görüyorum. Artık bırakmak istiyorum ama yerine bisey koymam lazım. Nasıl kurtulacağım bu bağımlılığımdan? :(
Cipsi çok seviyorum ama mideme iyi gelmiyor. Kola gibi, hem seviyorum hem de zararını görüyorum. Artık bırakmak istiyorum ama yerine bisey koymam lazım. Nasıl kurtulacağım bu bağımlılığımdan? :(
0
The Student
(20.07.20)
diffarentiationation
(20.07.20)
soslu fıstık ama bu hayvan gibi turuncu olanlardan bahsetmiyorum. baharatlı olanlardan bahsediyorum. tabii bu geçiş süreci, sonra normal tuzlu fıstık leblebiye filan geçersin.
0
aziz dostum jack
(20.07.20)
lavaş cips, patlican cipsi
0
freebird5406_2
(20.07.20)
antep fıstığı, ayçiçeği çekirdeği.
0
semitika
(20.07.20)
Patlamış mısır. Cipse göre daha sağlıklı. Evde az yağ ve az tuzla yaparsanız çok daha iyi.
0
senolll
(20.07.20)
bilumum kuruyemiş kurtarabilir. size hangisi hitap ederse.

ben de cips manyağıyım, kontrollü hareket etmeye çalışıyorum, bi paketi açarsam 5 günde bitirmeye çalışıyorum falan. önceden almıyodum bile ama şu karantina dönemlerinde ve sonrasında bastım yine eve cipsi.

beni bu ara beyaz leblebi-sarı leblebi kombosu kurtarıyor. Sarı tuzlu leblebiler var o da fena olmuyor beyaz leblebi ile. tuzsuz çekirdek seviyorum mesela hem tuz manyağı olmuyorsunuz o da iyi.

soyalı fıstık diye bişi var, zararlı mıdır değil midir bilmiyorum ama o da iyi oluyor bazen, ondan da ufak ufak yenebilir.
0
nimberjack
(20.07.20)
www.cimri.com

Yagsiz ve tuzsuz...
0
pass
(20.07.20)
fırınlanmış patlıcan ve kabak dilimleri
kuruyana kadar ve baharatla fırınlayın.

karışık kuruyemiş
0
rewlack
(20.07.20)
YouTube’da mercimek cipsi diye bir şey gördüm, yapımı kolay ve sağlıklı duruyor.
0
damba
(21.07.20)
En kolayi yer fistigi.
En sagliklisi firinlanmis nohut.
0
taurina
(21.07.20)
eti gong pops
0
bugisme
(21.07.20)
(10)

Sıfır arabada koltuklar kılıflı mı kullanılmalı kılıfsız mı?

winston insani
MerhabalarSıfır arada koltuklara kılıf almasan bişi fln dökülür de kalıcı iz olur diye korkuyorum.Kılıf alsam da bu sefer orijinallleri pahalı ve kılıfların altında biriken pislikler de koltuklarda leke bırakabiliyormuş.Tam karar veremedim, siz ne dersiniz?
Merhabalar

Sıfır arada koltuklara kılıf almasan bişi fln dökülür de kalıcı iz olur diye korkuyorum.

Kılıf alsam da bu sefer orijinallleri pahalı ve kılıfların altında biriken pislikler de koltuklarda leke bırakabiliyormuş.

Tam karar veremedim, siz ne dersiniz?
0
winston insani
(16.07.20)
Güle güle kullanın, çocuk varsa düşünülebilir belki ama yoksa kılıf çok gerekli mi bilemedim. Ama alınacaksa da zaten yıkamalar esnasında arabanın içi de temizleniyor, yani kılıfın altında bir şey kalacak diye endişelenmeye gerek yok bence.
0
panamera
(16.07.20)
Kılıf değil de koltuk minderi kullanıyorum ben. Hem daha pratik hem de kılıflar "airbag'e uygun" yazsa da o konuda güven vermiyor bana. Koltuklarda bulunan yan hava yastığı varsa kılıf kullanmayın.

Şu tip koltuk minderi kullanıyorum:
n11scdn.akamaized.net
0
lancelot du lac
(16.07.20)
Hocam dökülecek, daha doğrusu dökülünce leke bırakacak şeyleri arabada tüketmemek en doğrusu zira kılıftan da geçebilir. Onun dışında doğal olaylar (kusma vb) zaten koltuk temizliğinde çıkıyor.
0
giovanne
(16.07.20)
güle güle kullanın öncelikle,
siz dökün hiç de düşünmeyin, kılıf kullansanız da eskiyecek.
kullanmadığınızda gider temizletirsiniz, kusmuk, kan ,idrar ,herşeyi çıkarıyorlar.
hatta siz kendiniz bile çıkarabilirsiniz.
çok da sakınmayın, sakınan göze çöp batar misali.
rahatınıza bakın, arabanızı gönlünüzce kullanmanız dileğiyle.
0
bugga
(16.07.20)
sigara içmiyorsanız kılıf falan almayın. koltuğa boya ve süt dışında birşey dökülmedikçe her türlü temizleniyor.
0
false pretension
(16.07.20)
Çocukluğumdan beri hiçbir arabamızda kılıf olduğunu hatırlamam. Temizliğe gidince hepsi çıkıyor bir şekilde.

Benim koca şişe şarabı boca etmisligim, guaj boyayı dokmuslugum, şalgam patlatmisligim var. Hepsi çıktı.
0
fraise
(16.07.20)
Kılıf kötü durur bence de.
0
adivar
(16.07.20)
Arabanın tadını başkalarının çıkarmasına izin vermeyin. Çocuk varsa düşünülebilir ki o da kendi koltuğunda oturacak. Arabada dökülüp iz bırakabilecek şeyleri kilitli termosta tüketin, gıda tüketmeyin, anahtar vesaire üstüne oturmayın, montla bindiğinizde çıkarıp arka koltukta yere koyun yeterli.
0
denizgonen
(16.07.20)
Hayirli olsun, kazasiz belasiz kullanin insallah.

Sifir araba almissiniz, kirlenir mi stresine girmeyin, keyfini cikarin. Kirlenirse de kirlensin, hayat bu, olur oyle seyler. Kendi arabanizin keyfini siz cikarmayacaksiniz da kim cikaracak? Hayat kisa, bu strese degmez.
0
taurina
(17.07.20)
Maksat satarken daha çok para etmesi.

Ben de yukarıda fotosu paylaşılan koltuk minderinden kullanıyorum.
0
elitoangelito
(17.07.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.