Giriş
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(12)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?
+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
40 yas ustuyum. Formumu korumak icin duzenli olarak agirlik kaldiriyorum. Fizigim iyi. Ofis ortaminda benzer yaslardaki arkadaslar surekli beslenme konusunda bana sorular soruyor. Yine spor salonunda gene nasil beslendigimi soranlar oluyor.

Kendi deneyimime gore 40+ yaslarindakiler kahvaltiyi atlamali. Ogle yemeginde de kaliteli protein agirlikli bir seyler yemeli. Ek olarak aksam yemegini saat 5:30 da yiyorum ve sonrasinda bir sey yemiyorum.
-1
thetruenorthstrongandfree2
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(12)

havaalanında başkasının bavulunu almak

semaforo de medianoche
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kay
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kayıp bavul için başvurduğunda zaten çoğunlukla doğru düzgün ilgilenilmediği söyleniyor mağdurlar tarafından. hadi diyelim ilgilenildi kameradan alan kişi tespit edildi de e çoktan içini boşaltmış olabilir alan kişi. değerli bir şey varsa içinde hayır yoktu da diyebilir neticede içinde ne olduğunun bir kaydı yok. bu iş tamamen insanların iyi niyetine mi dayalı yani? veya bilmediğim başka bir durum mu var? sadece iyi niyete dayalıysa ilginç yani.
+4
semaforo de medianoche
(15.05.26)
+1M
Bende her defasında ulan acaba şimdi valizin çıktığı yerde kör noktada birisi benim valizi alıp gitse ne olur diyorum her defasında. Aynı şekilde otobüste de adam indi, senin valizi de benim diye işaret etti aldı gitti. Ne olacak. Hiç.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: otobüste hızlıca inip hemen bavullara ulaşma şansın var en azından. direkt çıkışta oturan biri bile inip bir tane bavul alıp uzayayım dese sen oyalanmazsan çok uzaklaşamaz oradan. bir de muavin ilgileniyor zaten tabi herkesin bavulunu hatırlamayacak da en azından insana verip insandan alıyosun orada onun bir çekincesi olabilir. uçakta teslim alma işi tamamen insansız işlediğinden ve bavullara ulaşmak çok daha meşakketli olduğundan havaalanları bu tarz bir duruma daha açık bence. ama evet teknik olarak otobüste de mümkün benzeri.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
kamera kayıtlarından tespit edilebilir alan kişi.
ayrıca havayolu tazmin etmek zorunda zararı. tabii ne kadarını alabilirsiniz meçhul. kayıp bagaja giriyor ve üst limiti var.
0
jelly bear
(15.05.26)
Günlük toplam uçuş sayısını düşününce eğer bu tür bir problem olsaydı, buna bir çözüm geliştirilirdi. Demek ki bavul hırsızlığı ciddi bir sorun değil. Diğer yandan böyle olması da mantıklı çünkü bavul teslim alınan alan sadece uçaktan inen kişilerin erişebileceği bir yerde; hangi saatte kimin orada olduğu belli, her taraf kamera dolu, yani yakalanmak garanti. Eh bavulların içinde ne olduğunu bilmek de çok mümkün değil; çoğunun içinde giysi, ıvır zıvır ve belki birkaç elektronik eşya var. Uçak bileti alacaksın, bir yere uçacaksın, orada rastgele birinin bavulunu çalacaksın... İçinde değerli bir şey varsa tabi ki peşini bırakmayacaklar ve yakalanacaksın, yoksa zaten girdiğin riske değmeyecek...
+1
salihdt
(15.05.26)
Otobüste de kör noktada kalabilirsin aga adam yol üstü indi diye düşün illa otogarda aynı yerde indiğini düşünme alır gider ruhun duymaz ne kamera ne bir şey
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
otobüste hala var mı bilmiyorum ama eskiden bir numara bavula yapıştırırlar ve size de o numarayı verilerdi ve inerken sizden o numarayı isterlerdi.
1-2 sene önce dayım İstanbul'a gelen bir otobüste Edirne otogarında inen yolculardan birinin diğer bir yolcunun bavulunu aldığını anlatıyordu, İstanbul'a gelince fark etmiş bavulu çalınan kişi durumu.
0
bartholomew87
(15.05.26)
tüm dünyada sistem böyle, diğer türlü güvenli bir sistem oluşturmak imkansıza yakın. nasıl bavulları kişiler ile eşleştireceksin ? ayrıca başkasının bavulunu aldın ve takipteydi içinde yasadışı bir madde vardı çıkışta çevirdiler doğrudan hapse gidiyorsun. uçak yanaştığında çoğu zaman insanlar bavullardan önce orada oluyor. değerli eşya, para vs bavulda taşınmaz zaten. kabin bagajına alırsın.
0
orpheus
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: orada da olabilir tabi de havaalanında çok daha rahat olur demek istedim.

@bartholomew87: evet epeydir otobüs yolculuğu yapmadım ben de ama yaptığım dönemde kamil koç'ta bagaj no için bir şey veriyolardı çıkışta da onla alıyodun bavulu.

@orpheus: türkiye özelinde demedim ben de zaten evet dünyada böyle. istenilirse yapılır hocam girişte olduğu gibi çıkışa da bir turnike koyarsın bir de qr okuyucu, kontrol eden görevli vs halledilir illaki de demek ki ciddi bir sıkıntı yaratmıyor yapmadıklarına göre. türkiye'de insanlar pahalı elektronik aletler ve kıyafetler çok alıyor yurtdışından gelirken. ortalama biri bile kolayca 100-200k tlleri aşabilir birkaç parçayla zenginleri sen düşün.

@salihdt: valla kayıp bagaj vakası o kadar da az değil aslında. internette şikayet sitelerinde sosyal medyada görüyorum arada çözülemeyen vakalar. sayı az diye önemsenmiyor muhtemelen ama azsa bile birilerinin mağdur olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu yani herkesin başına gelebilir demek ki. hırsızlıktan ziyade dalgınlık daha muhtemel aynı bavuldan 1 tane üretilmiyor sonuçta seninkinin aynısı veya çok benzeri olabilir o gün teslim alanında ve dalıp alabilirsin gayet. sonra bir sürü uğraş dur. hırsızlık kısmı da normal insanın tabi ki uğraşacağı bir şey alacağı bir risk değil. ancak tüm suçlar böyle zaten yine de birileri suç işliyor ama. yakalanma konusunda da katılmıyorum size. gerçekten dalgınlıkla da alabilirsin çünkü. git bir tane bavul al içinde paraya çevrilecek bir şey varsa ayır sonra ara müşteri hizmetlerini ben yanlış bavul almışım de. içi eksik denirse de yok tam başka yerde kaybetmiştir o parçayı dersin buradan bir suç çıkacağını sanmıyorum.

@jelly bear: alan kişinin tespit edilebilmesi önemli değil soruda da yazmıştım yukardaki cevabımda da yazdım. kayıp bagaj mağdurları hep havayolu firmalarının ilgisizliğinden yakınıyor. hem üstüne gidilip tespit edilse bile dalgınlık savunması çok makul ve valiz içeriğinin kaydının olmaması gibi bir durum da var. son çare tazminat ödeniyor evet ama dediğim gibi pahalı elektronikler kıyafetler aldıysan zarardasın her türlü.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
yanlışlıkla elbette oluyordur ama hırsızlık amaçlı pek olacağını sanmam.
kameralardan kimlik tespiti çok kolay çünkü.
yanlışlıkla oluşan olayları engellemek için de uğraşmıyorlar, demek ki o da nadir oluyor.
0
parka
(15.05.26)
yani isteyen istedigi bavulu alir, yaninda 2.yi de alir, ama neden yapsin?

guven meselesi degil de, hirsizliga gerek olmamasi daha cok bugun oldugumuz nokta. yoksa milletin kameralardan cekindigini sanmiyorum, kayip birsuru valiz olabiliyor sonucta ve yaptirimi yok. hadi kovaladin diyelim, e yanlislikla almisim pardon da diyebilir pekala. ya da valiz cikmadiysa ucaga komple yuklenmemis de olabilir.

valizlere giysi, esya, kozmetik ivir zivir konuyor, degerli seyler zaten kisinin yaninda oluyor. o yuzden kim niye baskasinin valisini alip camasirlarini karistirsin yani bundan elde edilebilecek surekli bir cikar yok.

kol cantasini cuzdani fln calmak, eve/arabay girip hirsizlik yapmak hala karli, nakit paraydi, telefondu, cuzdandi, laptoptu, tabletti derken bissuru degerli olabilecek sey var iclerdinde ama valiz oyle degil.
0
taurina
(15.05.26)
benimkini bir kere yanlislikla aldilar. bi saat bavulumu veya yetkili birilerini aradim. sonra bandin yanina birakilmis olarak buldum. aldim eve gittim. karisiklik olmamasi icin bir sekilde belirginlestirmek lazim bavulu. ben simdi bir de airtag aldim, onla takip ediyorum. ama bunu olayin ustunden yillar sonra yaptim :)
0
lemmiwinks
(15.05.26)
çok endişeleniyorsan bavula bir airtag ekleyebilirsin.
0
orpheus
(16.05.26)
(2)

Vazgeçmek

arbre
1 yıldır hoşlandığım kızdan vazgeçmek istiyorum. Bana uymayan davranışları var. Ama aramız iyi sayılır. Uzun süre konuşmamıştım. Şu an aramız iyiyken konuşmayıp aramızı bozmak mantıklı gelmiyor ama beni soğutan şeyler var. Direkt bana uymayan şeyleri laf arasında söylemem iyi mi olur, direkt vazgeçm
1 yıldır hoşlandığım kızdan vazgeçmek istiyorum. Bana uymayan davranışları var. Ama aramız iyi sayılır. Uzun süre konuşmamıştım. Şu an aramız iyiyken konuşmayıp aramızı bozmak mantıklı gelmiyor ama beni soğutan şeyler var. Direkt bana uymayan şeyleri laf arasında söylemem iyi mi olur, direkt vazgeçmem iyi mi olur? Beni uzaklaşınca tepki olarak o da uzaklaşıyor. Üstüme gelmiyor. Arada laf atıyor sadece.
-30
arbre
(14.05.26)
iliski yoksa, senin hosuna gitmeyen seyleri oturup soylemene de gerek yok. nasil hoslanmadigin insanlarla arana mesafe koyup uzaklasiyor, arkadas cevrenden cikariyorsan, ona da ayni sekilde davranip uzaklasabilirsin.
+7
sttc
(15.05.26)
abi iliskin olmayan insanla neyi konuscan, sal gitsin.
+12
taurina
(15.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(3)

Bronz heykel sever misiniz ve evinizde hiç var mı?

genki
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.
Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
-1
genki
(13.05.26)
heykel severim ama tas hepsi, yunandan aliyorum genelde.
+1
cooperr
(13.05.26)
Bende yok ama babam çok sever ve toplar. Bir sürü küçük hayvan heykeli var böyle. Nuh'un gemisi gibi salonları :)
+1
peki madem
(14.05.26)
evimde kendisi kadar dev toplar tasiyan uzun ince bir insan figuru var, ama bronz heykel degil, baska (muhtemelen daha uyduruk) metal. cunku gercekleri pahali. 2 tane de muzisyen var ama onlar tas. antika degiller tabii ki, seri uretim cin malilar muhtemelen.

dekor olarak severim ama muhtemelen paraya kiyip almam.
+1
taurina
(15.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(7)

Strava benzeri uygulama

Take it away honey
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o
Dostlar merhaba, koşu için ayakkabıdan sonra sıra uygulamada. Strava ücretine değer mi? Yoksa daha uygun veya ücretsiz benim işimi görecek bir uygulama var mı? Amacım koştuğum mesafeyi haritalandırmak ve gerekli bilgileri sağlaması. Elimde apple watch 7 ve iphone telefon var. Garmin vs almayacağım o nedenle bu ekosistemle çalışan bir uygulama olursa tadından yenmez. Yapay zekaya sordum ama ben daha çok kullanıcı deneyimi arıyorum.

Cevaplarınız için çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(14.04.26)
Nike Run club işinizi görür.

Runkeeper' ın free uygulaması da gayet gayet güzel.
0
kumandanim
(14.04.26)
Adidas ve Nike
0
gabe h coud
(14.04.26)
sports tracker
www.sports-tracker.com
0
ao12
(14.04.26)
İstediğin şeyler zaten iwatch yapmıyor mu?
İlaveten şunu alabilirsin. Uygulaması da var.

www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(14.04.26)
stravayi bedava kullaniyorum, kostugun yerleri haritada gosterebiliyor - nesi eksik ki?

apple watch'la direkt entegre ettim ben, apple watch'ta kosuyu baslatiyorum - otomatik strava'ya her seyi atiyor. kalp hizinin degisimi vs gibi seyleri de gosteriyor
+2
fakyoras
(14.04.26)
strava’yi ucretsiz de kullanabilirsiniz, bazi ozellikleri kapali olur o kadar. akilli saatinizle eslestirebilirsiniz.
0
taurina
(15.04.26)
yeni öğrendim. decathlonun varmış. görevleri tamamlayınca puan veriyor alışverişte kullanılıyormuş.
+2
mikahakkinen
(15.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(11)

Çay tozu

rakicandir
Günaydın.Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?Teşekkür ederim.
Günaydın.

Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
-1
rakicandir
(08.04.26)
bırakıyoruz çay tozu elemek için hayat çok kısa ya, ince elekle 3 saat falan sürer onu elemek.. kaliteli tozsuz çay almaya çalışıyoruz
+3
eja
(08.04.26)
elek altı çay alırsan böyle bir sorunun olmaz. buna da niye elek altı çay demişler anlamıyorum. mantıklı olan elek üstü çay denmesi. sonuçta eleğin üstünde kalan çayı içiyoruz.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
üşenmeden eliyorum. 3 saat falan sürmüyor bu arada 15-20 dk en fazla. çayın tadını çok etkilemese de rengini ve berraklığını güzel oluyor.
0
ground
(08.04.26)
Bu çay tozu dediğiniz şey de çayın kendisi zaten. Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor sanki dışardan toz ekleniyor. Ne tadı değişiyor ne bir şey oluyor. Çayın kilosu olmuş kaç para zaten. Çok mu canınız sıkılıyor anlamadım ki.
0
sadakatsiz
(08.04.26)
Siz çayı yıkamadan mı demliyorsunuz?
Yanlış yapıyorsunuz.
Çay elenmez, yıkanır.
0
Mirket
(08.04.26)
ahmad tea alıyorum. sıfır toz, sıfır eleme, maksimum lezzet.
+2
thracia
(08.04.26)
seylon çay alabilirsiniz.
0
biravekahve
(08.04.26)
ahmad tea, englısh breakfast efektıf ve lezzetlı. toz vs yok tertemız, bır tatlı kasıgı ıle 7,8 bardak cay cıkar. special blend olanı damak tadıma uymadı. diğer tum cayları denedım, cay kur altınbas bıle tozlu tuhaf cıktı.
0
deepness
(08.04.26)
ahmad tea alıyoruz ama onu bile yıkıyorum açıkçası.
0
eileengray
(08.04.26)
ahmad tea +1. earl gray olani epey guzel, direkt demliyorum. bazen icine kakule de atiyorum.
0
taurina
(08.04.26)
varlığı bile fark edilmiyor, demliğe giriyor. kaşık kaşık toz varsa çöpe gider.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.04.26)
(10)

Kosovayı eler miyiz?

mikahakkinen
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.https://www.instagram.com/reel/DWim8Asgtic/?igsh=MTkzaHV1d3RqYTFseQ== Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.
www.instagram.com
Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
0
mikahakkinen
(31.03.26)
kosova inanılmaz aşırı güçlü bir takım. gelmiş geçmiş en iyi milli takım bence. şansımız mucizelere bağlı. en iyi oyuncuları vedat muriç biliyorsunuz paha biçilemiyor kendisine. şansımız %0
-7
yazar yazmaz yazan yazar
(31.03.26)
3-0 alırız
+1
avatar is back
(31.03.26)
eleriz. inanmaya otobüse binmesin.
+1
koela
(31.03.26)
2-0 3-1 alırız 2 farklı.
+1
gabe h coud
(31.03.26)
ilk 15 dakikada gol yersek direnç ve kontra atak takımına dönerler seyircisini de arkasına alarak iş o zaman zora girer.
ama buraya getirdi çocuklar buradan maçı alamazlarsa kariyerleri açısından rezalet olur.
0
jamswety
(31.03.26)
Skor tahminim 3-1 kosova alır
-2
grimavi
(31.03.26)
zamanında en güçlü ve tecrübeli olduğumuz dönemde çek bir letonya diye dalga geçtiğimiz maçta letonya çakıp geçmişti bize. benzeri olmasa bari. ki o letonya'nın taraftarı vs yoktu, burada ateşli bir taraftar ve hırslı bir rakip bekliyor bizi.

ayrıca takım kadrosunu bile akıl ve şartlara göre değil, sosyal medyadaki sığır popülasyonunun yangınına göre kuracakmış montella bu maçta, öyle söylentiler var. elin oğlu acımaz, öper geçer öyle bir durumda. kısfmet.
+1
lifeisopeth
(31.03.26)
burdan birakmayiz diyorum..
1-0 olsun bizim olsun.
+1
cooperr
(31.03.26)
bence kosova alacak 3-1 ile.
-5
taurina
(31.03.26)
icimizdeki irlandalilarin moralleri bozuk..
0
cooperr
(31.03.26)
(7)

Spotify Playlistlerinizi nasıl düzenleniyorsunuz?

AlsterWasser
sb.her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum. ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin al
sb.

her müzik türü için ayrı ayrı mı? yoksa benzer türler birleştirip mi? yoksa yıllara aylara göre mi? tempo bazlı mı? ülke/dile göre mi? ruh halinize göre mi? karışık mı?

benim biraz durumlar karışmaya başladı da düzenli de olsun istiyorum.

ağırlıklı olarak dinlediğim birkaç tür var birbirlerinin alt-türleri gibi olanları tek bir şemsiye türde birleştiriyorum ama yeni keşifler oldukça playlistin bazen karakteri değişmeye başlıyor can sıkıyor.

gurme playlistçilerden öneriler lazım.
0
AlsterWasser
(30.03.26)
Ayrı ayrı
0
duster
(30.03.26)
genelde mod/tempo ya gore. 1 tane arsiv/copluk playlistim var. digerleri iste spor playlisti, sabah kahvesi playlisti, aksam yemegi playlisti filan, tempo ve tarz ayrisiyor. playlist yapmayi da biraktim son zamanlarda; benimkilere benzer biseyler yapan illa ki o,ustur diyip aratip onume cikani aciyorum. insanlarin yaptigi playlistere tiklamaya ozen gosteriyorum, spotify'in bana onerdikleri fazla kisisel oluyor.
+1
taurina
(30.03.26)
Benim genelde tür-tempo şeklinde oluyor. Aynı parçayı farklı iki listeye eklediğim de olabiliyor.
+1
truf
(30.03.26)
Enstrumanlara gore duzenledigim var. Ayrica annas archive metadasina gore popularity e gore de duzenledim. Popularitysi 49-100 arasinda olan 250k sarki var playlistimde
+1
lapaz
(30.03.26)
Baktim simdi benimkiler, ruh(ikindi vakti muzikleri, geceler), durum (kosu, yol muzikleri), dil( kürtçe, Arapça, vs), tür, sanatçı/grup şeklinde.
+1
Amaranta ursula
(31.03.26)
Ayırmıyorum. Winamp zamanından beri böyle geldi, böyle gidiyor. Iron Maiden'dan sonra Arif Sağ çalar. :) Kötü bir şey değil bence.
+1
auroraaurora
(31.03.26)
Çok karışık düzenlemek için bir günümü ona ayırmam gerek ve çok üşeniyorum.
Yerli ve yabancı olarak iki ana grup var içinde türden bağımsız sevdiğim şarkılar var.
Spor, soundtrack, govend, yerli, yabancı diye kendim oluşturduğum listeler dışında başkalarının listelerini de indirip dinliyorum, sevdiğim sanatçılara özel hazırlanmış “this is ….” listelerini seviyorum zamanla oradan kendi listelerime uygun yere geçiriyorum sevdiğim şarkıları.
Düzenli takip ettiğim podcastleri otomatik indirmeye alıyorum yalnız yemek yerken çok iyi oluyor hemen birini açıyorum.

Düzenlemek istediğimde de yapabildiğim tek şey artık dinlemediklerimi silmek.
Neye göre nasıl düzenleyeceğimi pek bilmiyorum, çok karmaşık.
+1
mutekebbir
(31.03.26)
(9)

Türk versiyonu olamayacak dizi

michael_knight
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar. (Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
Türk versiyonunu/uyarlamasını çekmeye kalkışsalar en olamayacak dizi hangisi olur?

House MD diye düşünüyordum ben ama ona bile kalkıştırlar.
(Cinsellik gibi Türkiye’de yasak konular işlemesi açısından sormuyorum, onlar belli)
-2
michael_knight
(30.03.26)
sense8 :)
+1
amelie poulain
(30.03.26)
Black mirror olabilir mi
0
egerbiryolcu
(30.03.26)
battlestar galactica
0
redlinetheturk
(30.03.26)
House MDyi çekmişlerdi galiba Hekimoğlu diye mi ne :)

The Lord of the Rings-The Rings of Power ya da Stranger Things gibi diziler olurdu bence. Maaliyetli olduğu için biz çekince yavan kalabilir :)
0
truf
(30.03.26)
shameless tabii ki.

soruyu yarim okumusum ama.

six feet under diyorum o zaman. ay aman allah korusun diyip konu kapanir herhalde.
+1
taurina
(30.03.26)
Shameless cekildi. Hazal kaya oynuyordu hatta.

Utopia. Ceken herkes gözaltina alinir.
0
Purple life
(30.03.26)
Masters of Sex.
+2
auroraaurora
(30.03.26)
Oz - Hapishane ortamında Erkek erkek ne şiddetler ne aşklar yaşandı. Dizi, ilk bölümü biteremez. 17.dakikasında reklam girer, bir daha dönemez.

The Good Place - En ufak dini şakanın, mizahının yapılamadığı bir ülkede, Good place (cennet) - Bad Place (Cehennem) Felsefesi üzerine komedi yapılacak. Peki oldu tamam.

house of cards - Biat kültürü olduğundan ve algımız kapalı olması nedeniyle imkanı yok.
+3
put it in your appropriate place
(30.03.26)
The walking dead. Bizde bu tür işler komik oluyor.
0
ekimoloji
(30.03.26)
(11)

Emzirmek zor değil mi?

sacrilegious
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğ
Merhaba duyuru anneleri. Emzirmek zor bir olay değil mi ya? Neden kimse bundan bahsetmiyor? 3 haftada belim boynum her yerim tutuldu. Asla rahat bir pozisyon bulamıyorum. Yataktaysam dik durabilmek için arkama 3-4 yastık koyuyorum yine de tutuluyorum. Günde 4-5 saat emiyor paşam. Bazen emmesi bittiğinde kolum tamamen uyuşmuş oluyor. Böyle giderse 6 ay sonunda omurga/boyun sağlığı bakımından tükeneceğim.

emzirme yastığı da hiç rahat ettirmiyor beni, alçak kalıyor. Siz buna nasıl bir çözüm buldunuz ya? Yeni bir koltuk dahil herşeyi almaya/yapmaya hazırım. Yeter ki bi çözüm bulayım. Lütfen yardım edin.

Teşkkürler.
+3
sacrilegious
(30.03.26)
Hamile kalmadan iyi bir vücut yapmak ve hamilelikte ve sonrasinda bunu korumak önemli.
Yoksa her sey cok zor zaten.

Ben vakit buldukça spor yap derim. Su an bebek baya hafif cünkü gelecege göre.

Bilmis bilmis konustum cocugum falab yok ama arkadaslarimdan gördügüm bu :D herkesin cocugu oldu bi anda etrafimda.
-8
Purple life
(30.03.26)
ben erkeğim, buna ilişkin ahkam kesmek pek doğru olmaz ama sadece "Neden kimse bundan bahsetmiyor?" sorusuna bir yorum yazasım geldi. emzirmenin zorluğundan bahsedilmemesi doğuma ilişkin genel yaklaşımın bir parçası. genel olarak hamilelik, doğum ve bebek büyütmekle ilgili zorluklardan hiç söz edilmiyor. toplumsal bir uzlaşı var sanırım benim de haberdar olmadığım. mantığı şu olabilir, birçok kadın için çocuk yapıp yapmamak bir tercih değil, o nedenle zorluklarından bahsetmenin ona hiçbir faydası yok. zaten "bir gün kesinlikle doğum yapacağım" diye düşünen bir kadına hamileliğin, doğumun ve çocuk büyütmenin zorluklarından bahsetmek gerçekten anlamsız olabilir; ufak tefek zorlukların olduğu ancak bunların herkesin başına geldiği, bir şekilde atlatıldığının söylenmesi bu durumda daha tutarlı.

günümüzde ise çocuk yapıp yapmamak azımsanmayacak sayıda kadın için zorunluluk değil tercih oldu. kadınlar artık çocuk yapmanın artılarını ve eksilerini değerlendirerek bir karara varabiliyor. bu nedenle geçiş aşamasında olduğumuzu ve emzirme de dahil olmak üzere hamileliğin beden üzerinde yaptığı değişiklikleri, doğumun risklerini ve çocuk büyütmenin yükünün artık daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. bunu yapanları "bizim nüfusumuzu azaltmak isteyen dış güçler" gibi saçma sapan argümanlarla eleştirenlere de akıl fikir diliyorum.
+3
duguit
(30.03.26)
2 çocuğumu da iki sene emzirdim ama iple çektim bırakacakları günü. Hiç öyle diğer anneler gibi bebeğim emerken gözlerimden kalpler çıkmadı. Kesinlikle haklısınız emzirmek çok zor ama sizinki yenidoğan sanırım. Azıcık sabır, herkesin bebeği farklı şekilde rahat ediyor. Bana sorarsanız en rahatı yanına yatarak emzirmek. Bu konuda çok şikayetçi değildim, daha çok 2 yaşına gelene kadar yenidoğan gibi saat başı uyanıp emmelerinden şikayetçiydim:/ Ömrümün 4 senesi zombi gibi geçti, hala da uykum çok bozuktur sırf bu emerek uyuma huyu yüzünden
+3
kullanicadi
(30.03.26)
emzirme yastiginiz yoksa alim hemen. cocugu destekleyen, kollarinizi serbst birakmanizi saglayan bir sey.

onun disnda duguit +1
0
taurina
(30.03.26)
Size yardımcı olamayacağım maalesef ama yine de yazmak istedim. Spor yapmadım ama hiç zorlanmadım. Kişiden kişiye değişen bir şey demek ki. Benimki sık ama kısa kısa emiyordu büyük ihtimalle ondan zorlanmadım. Emzirme yastığı da almıştım ilk günler kullanmaya çalışıp rahat etmemiştim.
0
ekimoloji
(30.03.26)
Evet emzirmek zor haklısın. Ve rahatsız bi şekilde devam etmek çok yıpratıcı olabilir.
Beni ziyarete gelen bir arkadaşım çocuğu farklı bi pozisyonda tutmayı göstermişti ona da o zaman emzirme danışmanı mı ne göstermiş. Şimdi tarif etmesi zor. Şu aşağıdaki linkte koala pozisyonu diye geçiyor ona yakın bişeydi.
www.atelierbabbi.com

Demek istediğim biri göstermese hiç akla gelmeyecek pozisyonlar var ve bunlardan birinde daha rahat etmeniz mümkün olabilir. Biraz bakın isterseniz linkte başka da var seçenekler.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.03.26)
memeyi çocuğa değil çocuğu memeye getirmek çok önemli, kendiniz normal dururken hangi pozisyonda rahatsanız o pozisyonda emzirin.
emzirme yastığını daha yukarı geçirebilirsiniz belinizde durmak zorunda değil.
normal yastık kullanabilirsiniz, emzirme yastığı herkese uymayabiliyor.
cuddle curl yapabilirsiniz, yattığınız alan ve siz buna uygunsanız cuddle curl'de uyuyabilirsiniz de (önemli güvenlik kuralları söz konusu).
anneler grubumuza bekleriz yukardan
0
mezzosprite
(31.03.26)
hahaha ekşici erkeklerin yorum yapmadığı bi bu konu kalmıştı.
+1
plastic_angel
(31.03.26)
Emzirmek cok zor ama o en zor hali bi 4 ay falan sürüyo sanirim. Sonra hem bebegin emme sıklığı azaldigindan, hem de bir seyler yerine oturdugundan yavas yavas kolaylasiyo (bence). O yuzden o zorlu donemi kimse hatirlamak istemiyor olabilir :)
0
üğpoıuy
(31.03.26)
Benim çok yakın arkadaşım da yeni doğurdu. Hem dedikleriniz hem meme reddi yüzünden çok sıkıntı çekti gerçekten. En beklemediğimiz şey oldu yani doğumdan sonra. Kızın psikolojisi bozuldu resmen. Zaten lohusalık acayip bir dönem, biliyorsunuz. Bu yüzden kendi isteğiyle anne sütünü bırakıp tam zamanlı mamaya geçti, rahat etti. Çok zorlanılan noktada mama gayet iyi bir seçenek. Bebek önemli evet ama anne çok zorlanıyorsa kendi psikolojisini ve beden sağlığını önceliklendirmeli diye düşünüyorum bir kadın olarak.
0
inawen
(31.03.26)
benim kız çok kısa süre emiyordu da ben yine de yatarak emziriyordum. yan yatıyordum. öyle rahat ettim. mama destekli de gidiyorduk. o sebeple çok yormadı. yatarak deneyin imkan varsa. ama bebek ağırlaştıkça kucakta zorlaşıyor. oturmaya başlayınca oturarak filan emer, kolaylaşır.
-1
elorelia
(31.03.26)
(14)

Yeni veya geç kesfettiğiniz tatlar var mı ve nedir?

egerbiryolcu
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
Ben bulgur pilavına karabiber eklemeyi keşfettim ve müptelası oldum. Tek başına ana yemek ayarında bir lezzet oldu benim için. Pirinç pilavına eklendiğini biliyordum da bulguru biraz geç keşfetmiş oldum:/

Gözümüzden kaçan başka tatlar varsa da bilelim o.0
0
egerbiryolcu
(29.03.26)
tembel kumpir dediğim şey. patatesi haşlayıp püre yapıyorum. varsa içine biraz süt, tereyağı ve kaşar... bu haliyle bile çok lezzetli oluyor zaten. bunu yayıyorum küçük bir kaba. üstüne ne varsa artık ton balığı olur, salam-sosis olur, zeytin olur... haşlamadan dolayı biraz zaman gerektirebiliyor ama hem çok pratik hem çok lezzetli oluyor. özellikle evde ekmek yoksa süper alternatif.
+3
der meister
(29.03.26)
midye iç pilavı yapmayı öğrendim. tadı sokakta satılan midye dolmayla aynı oluyor. midye yoksa ton balığı ekliyorum.

wasa ekmeğini keşfettim. diyet için iyi tok tutuyor.

tablacı salatası yapıyorum. kebapçı salatası. et yemeklerinin yanına yakışıyor.
+1
yurtsuz john
(29.03.26)
Pirinç yufkasından 52668263 çeşit yiyecek yapabiliyorum artık

www.instagram.com

Neredeyse hepsini bu sayfadan öğrendim. Seneleeer önce cafe fernandonun blogunda reyhanlı bulgur pilavı görüp denemiştim o da çok güzel oluyor tavsiye ederim.

www.instagram.com
Milföy hamuruyla mini lahmacunlar yaptım bir de yakın zamanda. Çok güzel oldu
0
kullanicadi
(29.03.26)
Sütlü çay.
Geçen i swear filmini izledikten sonra hadi bir deneyeyim diyerek başladım ve şu an hastasıyım.
Sütlü kahveden nefret ederim ama kahve de bir yerden sonra bayiyor gün içinde, burayı süper doldurdu. Akşam da yemekten sonra falan içiyorum. Bağımlısı oldum.
0
logisticsmanager
(29.03.26)
Nugget la çilek reçeli fena gitmiyor. Tam çilek değil de daha ekşili bir reçel, marmelat gibi bir şeyle tavuk kızartma özellikle şarabın ya da biranın yanında hoş oluyormuş.
0
sekizdokuzon
(29.03.26)
Tortillanın içine dilediğim malzemeleri koyup, rulo yapıp kısık ateşte içindeki malzemeler eriyinceye kadar pişirip yemek.
+1
truf
(29.03.26)
yeni keşfetmedim ama bu aralar çok sık rezene tüketiyorum. tohumu ya da baharatı değil bu arada. sebzenin kökünü dilim dilim doğrayıp rezene salatası yapıyorum. istanbul’da sebze olarak bulabileceğim yer biliyorsanız yeşillendirirseniz çok sevinirim.

www.tazemasa.com
0
eileengray
(29.03.26)
Sade keki hiç sevmem ama tahinli kekin müptelası oldum.
Bir de şu kek muhteşem:
www.damyskitchen.com
Alakasız başka bir örnek ise kuru fasulyede soğanların yüzmesini hiç sevmezdim artık bir soğanı tüm haliyle içine atıyorum hem tadını veriyor hem de görüntüsü daha iyi oluyor.
+1
ekimoloji
(29.03.26)
munchies için kaynak gibi kaynak.
0
birdirbir
(30.03.26)
hurma.
cocukken ve gencken nefret ederdim, 35den sonra yemeye basladim simdi eksikligini hissediyorum evde olmayinca.
+1
cooperr
(30.03.26)
Yoğurdun kaymağı.
Hurma +1
Bu ikisini önceden sevmezdim.
Yeni keşif ise kamkat. Hem lezzetli, hem pratik.
0
auroraaurora
(30.03.26)
Krema sevmezdim bir makarna bağımlısı olarak, son zamanlarda baya baya yemeye başladım.

Enginar bi' de, 40 yaşıma kadar ağzıma koymadım, şimdi bayıla bayıla yiyorum.
0
kumandanim
(30.03.26)
bulgur pilavina toz nane atmak. yurt disinda bir restoranda yemistim, bayildim. bence bir sans verin, karabiber atmadan.

soru gercekten boyle mi ya, cevaplar biraz garip. "ben cocukken sarimsak yemezdim ama simdi yiyorum." bravo sana! aydinlandik!
+1
Sour
(30.03.26)
YULAF!

ama ogutulmus degil de kesilmis olandan. 10 dkda risotto gibi bir kivam aliyor. bazen tavuk suyunda haslayip icinde yogurt atip yiyorum, bazen haslandiktan sonra uzerine mantar, ispanak fln koyup normal risotto niyetine yiyorum, bazen de normal suyla haslayip icine bal, elma, muz fln koyup tatli niyetine yiyorum.
0
taurina
(31.03.26)
(17)

puzzle sorusu - araba parcasi (capsli)

cooperr
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:https://ibb.co/Lz2bg5bslokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz. amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik. japon olabilir, ya da kore vs.mar
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:
ibb.co

lokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz.
amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik.
japon olabilir, ya da kore vs.
marka model bulabilen varsa gofret alacam.
tsk
0
cooperr
(27.03.26)
gofret için tamamen sallıyorum :P büyük ve kavissiz göründüğü için escalade?
0
eileengray
(27.03.26)
mazda cx-5? bisey bildigimden degil de epey yaygin bir arac.
0
taurina
(27.03.26)
yok buyuk ihtimal amerikan ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(27.03.26)
@sivrisinek
hocam ben benzetemedim pek :D
0
🌸cooperr
(27.03.26)
Otoparktayım şu an bakınıyorum. Honda crv?
0
eileengray
(28.03.26)
üst (alt da olabilir ama sanmıyorum) tarafındaki 120 derecelik keskin köşe spesifik görünüyor. çözülürse o köşeden çözülür.
0
kibritsuyu
(28.03.26)
@eileengray
degil malesef
@kibrit
aynen, ordan yakalamamiz lazim ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Ford f 150 ya da cadillac
0
primetime
(28.03.26)
@primetime'ın cevabının üstüne şöyle bir şey buldum.

www.sahibinden.com
0
kibritsuyu
(28.03.26)
degil tutmuyor :(
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Lexus LX 570?
0
eileengray
(28.03.26)
nope
0
🌸cooperr
(28.03.26)
camry?
bu arada benzer soruları şu subredditte soruyorlardı şansını deneyebilirsin www.reddit.com
0
konetsu
(28.03.26)
@konetsu
yok degil.. tahminim amerikan, basit bisey.
buyuk ihtimal eski bir arac..
AI vs ne varsa denedik bulamadik hala..
0
🌸cooperr
(28.03.26)
bir de şuna sormayı deneyebilirsin :D onedio.com

x.com
0
konetsu
(28.03.26)
bulduk, son kasa hyundai santa fe, stop lambasinin yan kismi imis, donerken vurmus gibi duruyor.

www.topgear.com
+1
🌸cooperr
(02.04.26)
rahatladık, işimize dönebiliriz :)
0
eileengray
(02.04.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(7)

120000 euro ya ev almak

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyl
Annem ve babam için 120000 euroya 6 milyon lirayı biraz geçiyor bir ev almak istiyorum. Ben yurt dısında yasıyorum dört yıldır falan biriktiriyordum bu parayı. Tabi ki daire olucak. 70 yaslarında emekli ikiside. Herkes gibi hayaller işte Çanakkale, Köyceğiz yada Datça taraflarında müstakil evdi, öyle Avrupa'daki gibi olan tek katlı yada iki katlı içerden merdivenli falan ama Türkiyede o tür evler 20 ,30 milyondan aşaga değil hem de daha çirkin, esnetiksiz ve kalitesiz duruyor. O yüzden daire almaya yöneldik. Kriterler, ege taraflarında daha çok emeklilerin yasadıgı temiz sessiz sakin saglik ocagı yada devlet hastanesi olan mugla aydın İzmir ilçeleri? Nerelerden bakabiliriz?
Selçuk ilçesi nasıldır? Bir kere görmüştüm orayı çok hoşuma gitti ama denize uzak gibi.. siz nereleri tavsiye edersiniz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(17.03.26)
Anne babaya ev bakıyorsan bence hiç öyle içerden merdiven olayına girme. Ayrıca alacağın daire illa ki asansörlü olsun.
İnsanlar çok hızlı yaşlanıyor.
+2
Mirket
(17.03.26)
Balikesir, Burhaniye.
Benim annem izmir'de yaşıyor ama yazlık Burhaniye'de. Yaş 70 olmasa da tam bahsedilen hayatı yaşıyor yazın. Sessiz, sakin, denizi güzel, insanı iyi. Tek sıkıntısı denizi soğuk.
+3
logisticsmanager
(17.03.26)
Hastaneye toplu taşımayla gidebilmek çok önemli. Bir gün araba kullanamayacak yaşa gelecekler ve çok uzak bir gün değil o.
Merdiven de kesinlikle olmamalı, düz ayak veya asansör. Tercihen düz ayak.

Burhaniye, Çanakkale, Ayvalık civarlarına bakın.
İzmir’in aşağısı yazın 2 ay sokağa çıkamayacak kadar sıcak bir hayat. Yaşlıya o kadar sıcak iyi bir şey değil.

Mesela Ayvalık’ta nefroloji uzmanı yok, arabayla 90 dakika mesafede Balıkesir merkeze gitmek gerekiyor. 90 dakika da dönüş.
Hastanede hiç sıra beklemese, ayakta durmasa bile 3 saat yolculuk 70 yaşından sonra kolay olmuyor. Bu gibi özel ihtiyaçlar varsa onlara da dikkat etmeyi unutmayın konum seçerken.
+1
michael_knight
(18.03.26)
Hastane konusunda çok bilgim yok ama Edremit' i araştırın derim.
0
kumandanim
(18.03.26)
Fethiye'yi öneririm.
Büyük bir devlet hastanesi var.
Villa tipi evler biraz pahalı.
Fakat 8-10 km uzaktaki köylerinden (ki merkezle bitişik artık) Karaçulha, Esenköy gibi. uygun bir yer bulunabilir. Halkı da çok iyi. Hırsızlık filan da yok. Merkeze minibüs otobüs var. Tam bir emekli cenneti.
0
ankarakecisi
(18.03.26)
annenizle babaniz su anda nerde yasiyorlar? kardesleriyle yakinlar mi? arkadaslari, komsulari ile araları nasil?

kurulu duzenleri ve sosyal iliskileri olan bir yerden onlari ev sahibi yapmak ugruna koparmak cok saglikli bir hamle olmayabilir, yanlizlik gercekten cok zor ve belli bir yastan sonra sifirdan iliski kurabilmek icin caba harcamak zorunda kalmak yorucu ve uzucu olabilir.

bir de evin icinde merdiven olmasin +1.
+1
taurina
(18.03.26)
Balıkesir - Burhaniye Akçay yolunda bulunan Orjan, İmko, Denetko gibi sitelere bakabilirsiniz. Çok büyük siteler, yanlış değilsem Orjan sitesi içerisinde sağlık ocağı, market, sosyal alan gibi imkanlar mevcut. Deniz kenarında, emeklilerin bolca yaşadığı bir yer. Biz de anne - baba için buradan bir ev bakıyorduk. Kısmetse seneye alacağız. 2 katlı içeriden merdivenli küçük bahçeli evler 5-7 milyon aralığında bulunabiliyordu.
+1
yercekimini kendine ceken adam
(19.03.26)
(9)

Çok uzun süre home office sonrası full ofise geçen oldu mu?

silverleaf
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
-1
silverleaf
(12.03.26)
cidden böyle mi düşünüyorsunuz? benim eşim 6 yıldır evden çalışıyor ve ofis bulsa koşarak gidecek. o kadar bunaldı.
-6
summerjam0306
(12.03.26)
ben geçtim de alışamadım ya, cidden full yorgunluk, trafik, insanlar, pislik. Bi de sürekli dışarı çıkınca çok fazla kıyafet giyiliyor, çok fazla çamaşır ve ev işi de çıkıyor. Sağlıklı besleneyim, kendi yemeğimi yapıp getireyim dersen iyice zorlaşıyor. Üzgünüm olumlu bişey söyleyemedim, çok zor cidden.
sonra hybride geçti şirket 2 gün ev 3 gün ofis, biraz rahatlattı. Ama şimdi iş değiştiriyorum, gittiğim yerde ayda 4 gün ev. Yine zorlanıcam, ben de üzgünüm.
+2
turk kizi
(12.03.26)
Aman evde oturup ne yapacaksın boşver dışarıda olmak güzeldir. İnsan hayatı kaçırıyor gibi hissediyor evden çalışırken. Öğle yemeklerine çıkarsın arkadaşların olur vs. Güzel aslında.
-1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
home office'e alıştıkça bence daha çok asosyal oluyorsun ve bence daha çok çalışıyorsun. evdeki işleri bir yandan hallet, asıl işine çalış derken bir bakıyorsun akşam olmuş hala çalışıyorsun... öğle yemeği kaçırdığım günler bile oluyor. hatta çoğu zaman dışardan söylüyordum yemek pişirmeye vakit bulamadığım için.

ofis ortamı çok iyi bence. ilk zamanlar tabii ki zorlanırsın ama sonra iyi ki ofise geçmişiz dersin.

hee tabii keşke haftada 2 gün evden çalışma, 3 gün ofis olsa her yer. o zaman çok daha verimli çalışırdı herkes.
+1
elektr10
(12.03.26)
bir kaç senedir neredeyse full time evden çalışıyorum ve fark ettim ki, evde sadece ve sadece minimum yapmam gerekenleri yapıyorum ve sonrasında "oh tamam bitti işler" diyorum, yatışa geçiyorum. ama ofisteyken kendime sürekli ekstra iş yaratabiliyorum. son iki full time ofis çalıştığım yerde, üzerime vazife olmamasına rağmen program yazdım boş vakitlerimde. iki şirket de hala kullanıyor programları.

bir de ben çok kurumsal yerlerde çalışmadım, çalışmıyorum. ofisteki birine mail atıp 3 saat cevap beklemek yerine yanına gidip 10 sn soru sormak ve hemen cevap almak işleri çok kolaylaştırıyor. bu arada ofise gitmek ne olursa olsun sosyal bir iş. çayı kahvesi yemeği sigarası derken zaten 8-9 mesainin 2-3 saati lak lakla geçiyor.

şimdi ufak ufak ofise dönmeye başladım. trafiği ulaşımı saymazsan, herhangi negatif bir tarafını görmedim. la zaten ben yöneticiyim, ofis olacak ki insanları yöneteyim.
+1
co2s2
(12.03.26)
uzun uzun yazdım da sildim. postpandemi dönemi bi ara dile getirdiler işyerinde, çekmecemde hazır bulunan istifa dilekçemi salladım.

şu an 40% ofis 60% remote'uz. 80% remote yavaş yavaş devreye alınıyor.

2 güne kadar ofise okayim ama gerçekten 5 gün ofis tüketiyor insanı. mecbur kalsam ve istifa edebilecek şartlarım olmasa, işyerinde kendimi yormamaya çalışıp yandan iş ararım.
0
aguen
(12.03.26)
2 hafta full gittikten sonra alisiyorsun
+1
cilgin fantezilerin adami
(12.03.26)
6 yildir evden calisiyorum. ayda bir insan gormek icin gitmeye okim de her gun gitmek inanilmaz kulfet gibime geliyor. yagmuru, camuru, karanligi, vuran ayakkabisi, giysisi, utusu cok buyuk eziyet. calistigim sirkette kalmamin tek nedeni evden calisiyor olmak, bu hakki iptal ederlerse aninda baska yerden is bakarim. evden calistigim icin yedigim ictigim seyler de epey duzgun, kahvaltilarim duzenli filan. ofise giderken pogaca ile gecistirirdim cunku.

sosyal acidan izole ediyor, orasi dogru; ama is bittikten sonra biryerlere gidip biseyler yapmak cok daha kolay oluyor, butun gun evdeydim zaten bari biseyler yapayim hissi bastiriyor.
0
taurina
(12.03.26)
pandemide full home office çalıştım, kısa bir süre sonra kendi işimi kurdum, yine uzun bir süre home office devam ettim ardından ofise de geçince hibrit çalışmaya başladım, bence en optimali hibrit diye düşünüyorum. işi işte bırakmak açısından ve sosyalleşme açısından ofis daha olumlu bir yerde duruyor, ayrıca iş akışında hızlı aksiyon almak da dirsek temasında daha mümkün belki bunlar biraz motivasyon yaratabilir.
0
darthvader
(13.03.26)
(14)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
ingilizce ve türkçede eşit derecede rahatım. hayatımın yarısından fazlası ingilizce konuşulan bir ülkede geçti, bu yüzden iki dile de hakimim. orta seviye italyancam var (lisede italyanca gördüm ve sonra 2 yıl italya’da yaşadım). ayrıca bizim şu anki okulda 2 tane reading comp yapmak zorunlu; o yüzden almanca ve fransızca reading proficiency sertifikalarım var. ortaokulda ayrıca almanca görmüştüm, a2 gibiyim. bir de osmanlı türkçesi okuyabiliyorum. matbu zaten çok rahat, rika eh seviye. siyakat falan okuyamıyorum tabii. geniş ailede yahudi bireyler var, onlar da arada bana ibranice kelimeler öğretiyorlar.

dillere çok merakım var, o yüzden her dili kullanmaya gayret ediyorum fırsat buldukça.
0
eileengray
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(11)

En son ne satın aldınız

arbre
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-5
arbre
(08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim.
Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım.
Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.

Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum.
app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-4
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum.
-Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas

canim bisikletim.
+1
taurina
(10.03.26)
(4)

hangi siteden altin aliyorsunuz?

mavicorap
yatirimlik kenara koymalik kredi kartiyla taksitle altin almak istiyorum ama hangi site veya trendyol da hangi kullanici guvenilir emin olamiyorum. nereden aliyorsunuz? sitenin kullanicinin givenli olduguna neye gore karar veriyorsunuz?ben cok alisveris yapan biri degilim, internet alisverisi yapmis
yatirimlik kenara koymalik kredi kartiyla taksitle altin almak istiyorum ama hangi site veya trendyol da hangi kullanici guvenilir emin olamiyorum. nereden aliyorsunuz? sitenin kullanicinin givenli olduguna neye gore karar veriyorsunuz?
ben cok alisveris yapan biri degilim, internet alisverisi yapmissam zaten guvenilir oldgunu dusundugum bir yerden mesela tchibo falan birsey alirim o da krik yilda bir zaten.
0
mavicorap
(08.03.26)
Altın kuyumcudan alınır neskafe mi bu internetten alınsın. İnternetten çok daha pahalıya alındığı için kar etmen bir seneyi bulabilir.
-6
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
Nadir gold
0
mimikikili
(08.03.26)
Bankaların altın endexli fonları
0
sonhakan
(08.03.26)
10 yil once fln Hepsiburada'dan Nadir Gold alirdim. Biriktirip biriktirip bankaya yatirmistim en son, hic sorun olmamisti. Kredi karti puanlari topluyordum bi de bu vesileyle, gezmistim epey sayesinde.
0
taurina
(10.03.26)
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(9)

Munih Havalimaninda ucakta mahsur kalan yolcular ne kadar tazminat alir?

tantamount_to_equivalent
Bilmeyenler icin haber bu: https://x.com/dw_turkce/status/2025938219208962115 Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye. Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar
Bilmeyenler icin haber bu: x.com

Sosyal medyada dalga geciyorlardi, bu yolcular mal, boyle bir durumda tepkisiz kalinir mi falan diye.
Bizim bir arkadas da diyor ki "adamlar isini biliyor, niye tepki gostersin ki? Islerine gelmis, 40 euroluk bilet aldilar, simdi tazminatla 400 euro kazanirlar ucak firmasindan" diyor. Dogru mu, claim falan yapsalar her bir yolcu 400 euro falan alabilir mi hava yolu firmasindan?
+1
tantamount_to_equivalent
(25.02.26)
rötar olarak sayılıyorsa alırlar gayet evet. 3 saat üzeri rötarlarda mesafeye göre tazminat hakkı var. ama yine de sakince beklemeleri normal değil. 400 euroya çekilecek eziyet değil.
0
jelly bear
(25.02.26)
400-500 eurodan fazla bir şey geçmez ellerine, max Lufthansa PR olsun diye iki şov yapar yolculara sonra hadi simdi bakın dalganıza diye yolu gösterir. Dava açsalar da Almanya'daki hukuk sistemi manevi tazminata çok sıcak bakan bir sistem değil bir şey geçmez ellerine.
0
nahtoderfahrung
(25.02.26)
kafa basi 400-500 avro alirlar max.
havayolu sirketleri devletler tarafindan kollaniyor, daha fazla para koparmalari icin 500 kisi bir araya gelip class action falan islerine girmeleri lazim, o da cok zor.
-1
cooperr
(25.02.26)
asdhfjsdhf olaya gel. 1000 Euro'dan aşağısı kurtarmaz.
+1
gabe h coud
(25.02.26)
bunun kuralı kaidesi var. normal şartlarda bu tarz mücbir sebeplerde, yani mesela kötü hava koşulları nedeniyle uçak kalkmazsa, 600 euroya kadar tazminat alabilirler. (600 eurodan eminim) bunun yanında da havayolunun konaklama ve yiyecek sağlaması gerekiyor. ama uçakta bırakılmaları olayı bambaşka bir yere çekiyor. bu bambaşka bir tazminat konusu olabilir.
0
co2s2
(25.02.26)
burada büyük bir mağduriyet var. uçakta o soğukta mahsur ve aç bırakılmak 400-500 euro ile çözülmez. zaten avukatlar yolcularla çoktan iletişime geçmiştir ben bakayım davanıza diye... birkaç bin euro + 1 yıl sınırsız avrupa seyahati filan vermeleri lazım. anca öyle kurtarırlar.
+1
elektr10
(25.02.26)
bunu havalimaninda rotarla bir tutmak nedir. ucagin icinde bir gece gecirilir mi :)

havayolu kaynakli 3 saat delay ile 300 euro alabiliyorsunuz zaten. burada kisi basi 1000 euro'dan asagi bir sonuc rezalettir. muhtemelen class action sonucu lufthansa settlement'a gidip 1000 civari credit verir.

bir deli cikip emergency cikisini acmamis. hic normal degil ucagin icinde bir gece gecirmek. klimadan sicakligi halletmislerdir ama kesin yeterli yemek stogu yoktur. ac ac orada bir gece cok kotu bir senaryo.
0
antikadimag
(25.02.26)
Gerçekten sadece mental retard almanların yapacağı bir şey bu asdfsf
Bu cimrilerden 300 euro bile koparırlarsa kar saysınlar.
0
huladancer
(25.02.26)
Ucakta mahsur kalmak buyuk rezaletmis gercekten. antikadimag +1

Biz yanlis hatirlamiyorsam kisi basi 800er euro almistik Munih'te havalimaninda mahsur kalinca. Ucak 5 saat rotardan sonra gece 1de iptal edilmisti, havalimani da kapanmisti. Vize pasaport vs yuzunden cikamadik geri (kucuk cocuklu bir aile vardi onlar yaygara koparinca sadece onlara otel ayarladilar sonra). Ucak ertesi sabah 7de filan kalkti anca.

800 euro 2 ayri 400 euroluk tazminattan gelmisti:
1. 11 saat rotar
2. otele yerlestirirlmeme

her iki konu icin ayri ayri dilekcelerle sikayet etmistik; ilkini Istanbul'a varista havaalaninda odediler. ikincisi 1-2 ay sonra mail ile sonuclandi.

Bu arada bu sikayet sureci gayet bireysel biseydi, kimse gelip de "bakin haklariniz bunlar bunlar, simdi soyle yapacaksiniz" filan demedi.

bunu duyan arkadaslarim "oha bu paraya ben 1 hafta havaalaninda yatarim" demisti ahahah :D
+1
taurina
(26.02.26)
(19)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
İçimdeki yalvaç ortaya çıkıyor böyle zamanlarda, açlık durumuma göre 3 4 yumurtadan peynirli omlet yapıyorum.
0
kullanicadi
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(12)

İlişkide Kişisel Zaman Yaratma Durumu

lapetitemort
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.

Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama da gerek yok. Evde çay koyup oyun oynamak istiyorum en basitinden. Sorun şu ki, onun yanında sıkılsam da, bu kişisel zamanı yaratmanın hemen ardından, 2-3 saat sonra bu kararımdan pişman oluyorum. Keşke yanında olsam diyorum. O da aynı şekilde hissediyor ve yine geceyi birlikte geçiriyoruz. Çünkü aksi durumlarda sanki aramızda bir huzursuzluk, ayrılık varmış gibi hissettiriyor.

Öte yandan sürekli onunla olmak, zamanı dolu geçirme ve sürekli bir etkinlik yapma baskısı oluşturuyor.

Nasıl çözeceğiz bunu?
+1
lapetitemort
(23.02.26)
Benim arkadasimda var bu. Psikoterapi sonucunda anksiyete oldugunu düsünmüsler.

Sebebini anlamak, üzerine gitmek bence sorunu cözmeye yardimci olabilir. Onun disinda sana sunu yap demek yine ayni şekilde hissetmene sebep olabilir.

Bizdeki denge haftasonu 2 günden biri birlikte gecirilen digeri tek gecirilen gün.

Ortak arkadaslarla bir sey yapsak da cift olarak yapsak da birlikte gecirilen gün oluyor. Diger gün serbest zaman. Istiyorsan tüm gün oyun oyna istiyorsan Arkadaslarinla ailenle bulus ya da tüm gün uyu.

Rutine bindirip cmtsi birlikte olan gün pazar bos gün diye ayirman sizi rahatlatabilir. Ayni sekilde haftaici aksamlari da bölebilirsiniz.

Tek olarak zaman gecirmek hem insanin kendi kisisel gelisimi hem de iliskiyi dinamik tutmak acisindan önemli bence. Baskasindan duydugunu, kendi izlediğin bir seyi vs de anlatabiliyor olman lazim karsindakine. Yoksa hiç konuşmadan sadece rutin isleri yapan bir cift olabiliyor insan.

Bu benim görüsüm. Dis fircalama dahil her seyi ayni anda yapip ayni anda yataga giren ciftler var. Bana bayginlik gelir.
+1
Purple life
(23.02.26)
biz bunu özellikle şu gün şu saat kişisel zaman olacak diye bölmedik. ben sıkıldığımda kişisel zamanımdayım diyip iletişimi kesiyorum ghfgf eğer ben kişisel zamanımdayken gelip bir şeyler anlatmaya başlarsa ben şu an kişisel zamanımdayım diyorum o da geri gidiyo sghfhg
+1
Sadece soruyorum
(23.02.26)
Sadece soruyorum +1

me time diyoruz. biraz kisisel zaman diyoruz dagiliyoruz. ortak alanlar disinda calisma odam oldugu icin, esime ait spesifik alan olmadigi icin hissedersem ara sira soruyorum me time'a ihtiyacin var mi diye. evet derse calisma odama cekilip oyun oynuyorum.
+1
aguen
(23.02.26)
7 senelik evliyiz eşimle. çok iç içeyiz zaten biz sürekli dip dibeyiz. ama mesela ben haftada birkaç kez ben oyun oynayayım diyorum oyun oynuyorum tek başıma ya da arkadaşlarımla. sonra bazen o da geliyor (çalışma odası tarzı odamız var) o da kendi halinde takılıyor benle muhatap olmadan (internet kafe gibi oluyor :D)
ben çok kitap okurum hadi ben kitap okuyacağım deyince o da yapacak bir şey buluyor ya video açar ya kulaklığıyla tvye bağlanır tv izler ya da o da kitap okur.

ya da arkadaşlarımızla vakit geçireceksek söyleriz ve geçiririz. ama kendi kendimize vakit geçirirken kimse diğerini bölmeye çalışmıyor bazen çenesi düşüyor nadiren "suscan mı" diyorum, susuyor :D
0
matilda
(23.02.26)
yeni evli misiniz?
bir iki seneye oturur bence. ilk zamanlar hep birlikte bir şeyler yapma hevesi oluyor da sonradan herkes kendi alanını buluyor.
tabi kişisel alanı da abartmamak lazım. bir iki saat yeter. daha fazlasına ihtiyacın varsa evlilik zedelenir kişisel kanaatim.
0
kaptan maydanoz
(23.02.26)
birlikte yaşayıp, bütün gün yatıp keyif yapabilen çiftler var, aktivite baskısı yaşadıklarını da sanmıyorum. çok zor bir şey olmasa gerek. ben evliyken rahat rahat takılır , evin içinde isteyen istediğini yapar, isteyen arkadaşlarıyla sözleşir buluşurdu. ama iyi bir fikir değilmiş bugün net olarak anlıyorum. gezilecekse beraber, pineklenecekse beraber takılmak daha sağlıklı geliyor artık.
0
loch ness
(23.02.26)
Konudan bağımsız. Me time nedir ya haha Türkçesi yok mu bunun?
-1
Kahvedesu
(23.02.26)
Benim hanım akşamları yemekten sonra gidiyor oyun oynuyor, ben de genelde film falan izliyorum.
Aksam yemeğinde beraberiz, bir şeyler izliyoruz. Haftasonu da beraber vakit geçiriyoruz ama oldukça serbestiz kendi zamanimizda. Zaten sürekli aynı evdeyiz yani ve bir dakika bile birbirimizden sıkıldığımız olmuyor çünkü herkes istediğini yapıyor (oyun oynamak, spor yapmak, bir şeyler özlemek vs).

Bence bu konuyu salıp biraz canınızın istediğini yaparsanız ve beraber olsanız da kendi zamanınız olursa daha iyi olur.
0
logisticsmanager
(23.02.26)
7 yıllık evli 3 yaş çocuğumuz var, genelde haftada iki gün ben kaçıyorum arkadaşlarla, iki günde hanım. Özel bir anlaşmamız yok ama kabaca böyle, hatta çok evde kalınca karşı taraf diğerini çıkması için motive eder bu konuda ben baya şanslı olduğumu düşünüyorum. Genelde spor günleri sonrasıni uzatıyoruz.
0
mirty
(23.02.26)
ozel bisey yapmak isteyen onu yapmaya karar verip digerine soyluyor iste ben 2-3 saat bununla ugrasicam diye, digeri de basinin caresine bakiyor o arada. kendi arkadaslariyla gorusmek de bu kategoride.

genelde bu ozel seyler gunde 2-3 saati gecmiyor, onun disinda cogunlukla birlikte takiliyoruz (market alis verisi, yemek hazirlamasi, evi temizlemesi, camasiri, gezmesi vs) bizde gerginlige sebep olan sey birinin "ben 2 saat suna bakicam" diyip 5 saat sonra gelmesi oluyordu :D zaman yonetimi onemli, 5 saatse en bastan 5 saat demek lazim.
0
taurina
(24.02.26)
biz ikimiz de beraber evden calisiyoruz dolayısı ile 7 / 24 beraberiz. haftada bir gun solo day yapiyoruz, ikimiz de ayri ayri bir yerlere gidiyoruz.
0
oscar
(24.02.26)
3,5 yıllık evlilik, 4,5 yıllık birliktelik;

biz tanıştığımız andan beri aynı evde yaşıyoruz. çoğu şeyi birlikte yapıyoruz. bu da aşırı didişmelere sebep oluyordu.

zamanla mesela yemek yeniliyor, çay kahve içiliyor, dizi film izleniyor normalde diyelim,

artık yemek faslından veya çay faslıyla birlikte birisi başka bir işe yöneldiyse diğeri de başka sevdiği bişeyi buluyor. kimse kimseyi sıkıştırmıyor.

ben bilgisayara geçiyorum diyorum mesela akşam 9 gibi, kalan işlerimi yapıyorum, video editliyorum, internette takılıyorum, oyunumu oynuyorum. eşim bişeyler getiriyor. ben ona kahve yapıp götürüyorum vs... sadece napıyosun kaç saat sıkılmıyor musun diye beni darlıyor bilgisayarı kurcalıyor sdfjsg ama azalttı baya neyse ki kaç yıl oldu güven artık be kadın :3

neyse zaten bir iki gün böyle takıl diğer gün hadi kalk yürüş yapalım diyosun, sarılıp bişey izlemek istiyorsun. erkenden yatıp uyumak istiyorsun. özlüyorsun yani. özlemeye de zaman açmak lazım.

ben başka bişey ile uğraşırken eşim dizisini izliyor, kitap okuyor, resim yapıyor falan... kimse kimseyi bişeye zorlamıyor. herkesin kendi alanları var. bunun için ek bir çaba sarf etmedik, kendiliğinden oldu.

aslında ilişkinin başında da böyleydi, birisi kendi sevdiği şeylerle uğraşsa, hop kardeşim nereye gidiyorsun demedi kimse ama... yine de ilk tanışıklıktan mı bilmiyorum hep dip dibeydik. bu da didişmeleri artırıyordu.

şuan baya azaldı eşimin aylık döngülerine denk gelmezsem bir şey olmuyor sdjfsdgj
+1
ananiyimioguz
(24.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(2)

Şansınızı zorladığınız oldu mu?

pembediken
Herhangi bir konuda hayal edip, çok isteyip ya da hedef koydunuz ama ulaşmada önünüze engeller çıkmış. Çok fuzuli istekler ya da olmadıysa vardır bir hayır gibi konular değil tabi.
Herhangi bir konuda hayal edip, çok isteyip ya da hedef koydunuz ama ulaşmada önünüze engeller çıkmış.

Çok fuzuli istekler ya da olmadıysa vardır bir hayır gibi konular değil tabi.
0
pembediken
(17.02.26)
tabii ki de zorladim. oyle her aksilikte pes edeceksek ohooo isimiz var.
+2
taurina
(18.02.26)
zorlamak benim temel mekaniğim. her şeyi zorlarım. gençliğim hobilerimden , ilişkilerime, iş yapma stilime kadar her alanda dibine kadar şansımı zorlayarak geçti. şu an bu özelliğim çöküyor ama, müthiş bir boş vermişlik içindeyim. yoruyor bir yerden sonra.
+2
loch ness
(18.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(3)

kemik iligi biyopsisi

ruzgarr
aramizda bunu yaptiran var mi? cerrahpasa hastanesinde sedasyon kullaniliyor mu operasyon sirasinda, bilgisi olan?
aramizda bunu yaptiran var mi? cerrahpasa hastanesinde sedasyon kullaniliyor mu operasyon sirasinda, bilgisi olan?
0
ruzgarr
(26.01.26)
babam losemi tedavisi gordugu surecte defalarca olmustu. genel anestezi icin heyet raporu gerekiyor, tum uzmanlar tek tek goruyor vs, ordan bambaska yerlere dallanip budaklanabiliyor konu. lokal anestezi ise sadece ignenin batacagi yeri uyusturuyor, islem sirasinda pek bir agri hissedilmiyor, sonrasi da hafif geciyor. genel anestezi icin zaman kaybetmeye gerek yok bence.
0
taurina
(27.01.26)
Benim babama da lösemi tedavisi sırasında birçok defa bunişlem yapıldı.

Türkiye'de yaşamıyor, o yüzden hastaneyle ilgili bir bilgi veremem ama lokal anestezi yapıldı her seferinde. Sonrasında çok hafif sızı hissettiğini söylerdi ama birkaç güne geçerdi.

Çok korkulacak bir işlem değil.
0
fraise
(27.01.26)
Annem multipl miyelom hastasi bir çok kez kalçadan kemik iliği biyopsisi yapildi, lokal anestezi şekliyle, zor bir işlem olmadığını söylüyor belki de bizi üzmemek için bilmiyorum. ertesi gün biyopsi yeri acısı da komple geçiyormuş. çok geçmiş olsun, acil şifalar olsun.
0
sinematikcrop
(27.01.26)
(3)

Kahve Makinasi Tavsiyesi

sucvecezve
Kapsülsüz kahve makinası tavsiyesi arıyorum. Ev için. 1500 dolar para vermeyeyim. Düzgün, basit, en çok 2-3 opsiyonu olan bir alet olsun yeter. Sütü şekilli köpürtmese de olur.
Kapsülsüz kahve makinası tavsiyesi arıyorum. Ev için. 1500 dolar para vermeyeyim. Düzgün, basit, en çok 2-3 opsiyonu olan bir alet olsun yeter. Sütü şekilli köpürtmese de olur.
0
sucvecezve
(20.01.26)
Espresso makinelerinden ben aldim, kahve cekirdegi cekip de evde espresso makinesi ile kahve yapmak acayip detayli bir is. Hobi gibi bir sey, bastim dugmeye calisti cok uzun sure olmuyor, ayar uzerine ayar istiyor, cekirdekleri degistirince dert, temizlemesi dert.

Ben su anda (bulundugum yerde kolaylikla bulabildigim icin) nespresso classic podlari + standard bir filitre kahve makinasi + kahve cekirdegi ogutucu (oxo'nunkini aldim ucuzdu) kullaniyorum. nespresso -> 1 bardak iceceksem, have makinesi + ogutucu -> 3-4 bardak iceceksem.

ogutucu de iyi oluyor boylece cekirdek alabiliyorum, taze daha uzun sure kaliyor ve secenek artiyor.
0
compumaster
(20.01.26)
hobi olsun diyorsaniz yari otomatik espresso makinalari giris seviye icin guzel (Gaggia Classic Pro, Sage/Breville Bambino Plus gibi). Compunun dedigi gibi ugrasmasi var, ama adi uzeridne, hobi. Ama yok ben tusa basip kahvemi alayim ugrasamam diyorsaniz o zaman tam otomatiklere bakin (Phillips'in birsuru cesidi vardi, giris seviye tam otomatikler dediginiz butcenin altinda kalir muhtemelen).
0
taurina
(20.01.26)
Çok teşekkürler, pek hobi için değil aslında. Eşim tamamen homeoffice çalışmaya döndü ve gün içinde kahve içmek istiyor 2-3 fincan. Ben sabah evden çıkmadan bazen onunla oturup hızlıca bir fincan kahve içeyim istiyorum. Yani hem hızlı hem çekirdek kahveyle yapılacak bir şeyler aramıştım. Bahsettiğiniz ürünlere bakıcam.
0
🌸sucvecezve
(21.01.26)
(10)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-7
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(5)

Bu tarot astroloji konularına neden daha çok kadınlar meraklı?

pembediken
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
-2
pembediken
(07.01.26)
bence eşittir. kadınlar çok konuşuyor çünkü ve laf bi şekilde buraya geliyor
-2
karlmarx
(07.01.26)
bence bir sekilde kadinlarin sahip olamadiklari ozgurluk, otorite ve kontrol mekanizmalarinin karsiligi olarak olusmus. misal is yerinde az zam almistir, muduruyle bunu konusmayi dusunemez cunku hayati boyunca otoriteye saygi duymasi ogretilmistir, ama burcunda finansal sikintilar yasayabilirsiniz yazinca kendilerini daha iyi hissederler (aa falimda da cikmisti bu diyip kabullenmesi kolaylasir, zira mudure diklenmek bi secenek olsa bile yildizlara diklenmek olmuyor). bi tur basa cikma yontemi bence. dini inanc da biraz bu ise yariyor, basa gelenlerin kabulu kolaylasiyor allahin bir bildigi vardir diyerek.
+3
taurina
(08.01.26)
pek cok nedeni vardir. birincisi kultureldir. kadinlarla ozdeslesmis bir sey bu. erkekler mesela neden altin gunu yapmiyor, halbuki parayla daha cok icli dislilar, daha meraklilar. sirf kulturel oldugu icin. onun disinda karakter olarak belki daha duygusal, sprituel, yaratici olabilirler.
+1
Sour
(08.01.26)
geleceği tahmin ile işgal herkesin önem verdiği konularda var. kadınlar kısmet mısmet bakar, erkekler borsa hareketlerinden pattern gördüğünü sanar, bahis oynar vs. benzer güdülerin farklı araçlarla tatmini hep.
0
robokot
(08.01.26)
Astroloji ve tarot ve diğer bir yığın şey gibi birer "gizem" yani buz dağının görünen kısmı kadar ortalarda olup tatmin etmeyen, illa hakkında konuşup öğrenip anlamaya ihtiyaç duyulan alanlar. Üstelik bana göre Astroloji insan psikolojisi çalışmanın en şahane yollarından biri. Değişik ve çok katmanlı, çok derin bir sembol dili. Jung bile Astroloji çalışmış, 1000 yıl önce İbn Arabî dahi çalışmış ve kendisinden feyz alınıyor bugün, çeşitli ülkelerde Astrolojinin üniversiteleri var. Aşağılanacak ve hafife alınacak bir alan değil kesinlikle.
-1
muhayyer divan
(08.01.26)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(6)

benzer temadaki filmleri ya da dizi önerilerinizi bekliyorum

Nerdian
the theory of everythingA Beautiful Mindenigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen. Genius (NatGeo'nun)The Queen's Gambit House of Cardsdesignated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler. özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Ön
the theory of everything
A Beautiful Mind
enigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen.

Genius (NatGeo'nun)
The Queen's Gambit
House of Cards
designated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler.

özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Önerilerinizi beklerim.
0
Nerdian
(21.11.25)
The imitation game, tam dediğiniz gibi

Şu ikisi de benzer tatdta:
Mr. Nobody
Severance
+1
substituent
(21.11.25)
Sherlock
House MD
0
rakicandir
(22.11.25)
mindhunter
tinker tailor soldier spy
oppenheimer
0
eileengray
(22.11.25)
π (1998)
0
yadigar
(22.11.25)
Sherlock +1

Tam aradiginiz seyin karsiligi degil ama The Wire’daki Lester karakteri, cok iyi dizi.
0
taurina
(22.11.25)
Children of men
0
mutekebbir
(22.11.25)
(3)

kosova priştine'de gezme tozma tavsiyeleri

cisimcik golgi
merhabalar, eşimle 1.5 günlük priştine gezisi planladık. küçük bir yer olduğu için 1.5 gün yeterli diye düşündük. şurayı gezin görün dediğiniz yerleri var mıdır? şu restoranda yiyin, şuranın şusu iyidir, burda şunu için dediğiniz önerilerinize açığım. şimdiden teşekkürler.
merhabalar, eşimle 1.5 günlük priştine gezisi planladık. küçük bir yer olduğu için 1.5 gün yeterli diye düşündük. şurayı gezin görün dediğiniz yerleri var mıdır? şu restoranda yiyin, şuranın şusu iyidir, burda şunu için dediğiniz önerilerinize açığım. şimdiden teşekkürler.
0
cisimcik golgi
(21.11.25)
Pristine'de pek birsey yok diyorlar, ben gittim ama fazla kalmadim Prizren'e gectim. Prizren genel olarak guzel sayilir, kucuk bir yer, restoranlar guzel ve uygundu, adini hatirlamiyorum ama dere kenarina yakin 2 katli bir yer vardi, guzeldi. Recan isminde bir koy var Prizren'e yakin, oraya git elmali baklava satan bir tatlisi var dediler, gittim guzeldi yollar falan ama tatlicida o tatli yoktu. Bosnak usulu tatlilari vardi, klasik ucuk seviyelerde sekerliydi.

Ben henuz gidemedim ama Rugova taraflari guzel gorunuyor doga anlaminda, tabii sonbaharin guzelliklerinin sonuna gelmisizdir, hem de uzak sayilir nispeten, bu kadar kisa bir gezide gitmeye degmeyebilir.
0
mbond
(21.11.25)
Sanırım havalimanı orada diye orayı gezelim dediniz. Ben gittim yıllar evvel. 2-3 saat içinde görülecek yerleri görmüştük. Planınızı kesinlikle Prizren olarak planlayın derim.
Taş köprü etrafında köfteciler var. Yediğim ne güzel köftelerden birini orada yemiştim.
iyi gezmeler.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.11.25)
meydani gezersiniz, zaten baska yer yok haha :D digerlerinin dedigi gibi Prizren birazcik daha sirin, nehir var hic degilse, bi de bazi eski cumbali evler filan. Ama Pristine'de duracaksaniz bildiklerim sunlar:

noel zamani sirin olur. sahneler kuruldu mu bilmiyorum, denk gelirseniz meydanin 2 ucunda 2 ayri sahne oluyor ve her aksam (evet) canli muzik var. turu degisebilir, tekno rap fln da olabiliyor. meydani gezip 1-2 yerde sicak sarap, sicak cikolata fln yaparsiniz, genis genis 2-3 saatte halledersiniz. katredralin tepesine cikabilirsiniz. katedralin oldugu yer eskiden bildiginiz siradan bir liseydi bu arada. bir paralelinde new born obeliski ve arkasinda minik avm var (esasen spor merkezi burasi, binanin geri kalani sahalarla dolu), ugrayip 1-2 resim cekersiniz. Elida diye zamaninin epey ciks olan tatlicisi var, krem pite diye biseyleri vardi denemek isterseniz oneririm.

meydandaki dukkanlar fln genelde pahalidir, bir ust paralelinde (Agim Ramadani) standart ufak carsi esnafi var. Cok benzer urunleri oralardan da alabilirisniz, fiyatlar genelde epey uygun.

bir baska 2-3 saati de Germia'da gecirebilirsiniz, otobusler gidiyor. Kocaman milli park, doga yuruyusu fln. Epey duz ama yurumesi kolay, yok illa daglara tirmanicam diyorsaniz bir bilene danisin, biz zamaninda bombalar dosendigi icin cikamiyorduk belli bir cevrenin disina. Kar yagdiysa sevimli olur ama onun disinda camurlu olma ihtimali de var. Yurusun bitisinde 3 tane restoran var: Soma, Vila Germia, ve Freskia. Soma en yenisi ve ciks olani, diger ikisi daha standart yerler. Yuruyus sonrasi pizza ya da kahve fln icin guzel, pizzadan cok bisey beklemeyin ama, olay daha cok doganin icinde olmak.

Bunlarin disinda Kosova Ulusal Muzesi var, ama icerigi hakkinda bir fikrim yok. Muzenin oldugu mahallede 4-5 tane cami var bribirine epey yakin, hepsi osmanli'dan kalma, bazisi simdilerde restore edildi/ediliyor. Tarihe merakiniz varsa hikayelerini arastirabilirsiniz. Ulusal muzenin biraz ilerisinde de etnografya muzesi var. Bu bolge Pristine'nin en eski yerlesimlerinin oldugu yerler.

meydan cevarinda tatli/kahve icin Missini guzel yer. Espressolab fln var oralarda, gitmeyin. Starbucks fln da aramayin, yok. Ama kahve HER YERDE var, barlar dahil (aksam 8e kadar), ve standart turleri espresso, makiato ya da capucchino (yazilislarini inanin bilmiyorum, ama bu sozcukleri soylerseniz anlarlar :) ). not: kucuk makiato milli icecek gibi bisey. Yorulduysaniz dinlenmek icin en yakin kafeye girip kahve alin 1 euroya fln. 5 saat oturun kimse bisey demez.

Barlar sokaklari var birsuru, kafet e vogla bir mahalle Large bar, Che bar gibi yerlerin oldugu. Tavernalarin oldugu yer bir baska mahalle, Tirona nin oldugu. Onun civarinda da Fare, Pijotore filan var bar olarak. Bu tip sokaklarda isme mekana ozellikle takilmadan bos buldugunuz bi yere girebilirsiniz. Yine uyarayim, sekil seyler beklemeyin, ama ozellikle Cuamrtesi'leri canli olur. Sekil sey kategorisine Soma Bookstation'i alabiliriz, guzel yerdir.

Gercek anlamda restoran ariyorsaniz Pishat ya da Shtepia e Vjeter; ya da biraz daha uzaktaki Liburnia iyidir.

Kofteler icin Sarajeva, daha salas takilmak isetseniz Qebaptore Gjakova, belki bi de Shaban Grill.

Ha bir de burek yiyecekseniz, Destan iyidir. Mama Mantia da balkan tarzi manti secenekleriyle epey basarili bir yer.
0
taurina
(21.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(4)

Espresso makine tavsiyesi

croswell
selamlar delonghi dedica vardı ancak bozuldu bir kere yaptırdık yine bozuldu. Şu an yenisi 8-9 civarında ancak araştırdığımda bu dedica serisi başlangıç serisi olarak geçiyormuş 2-3 yılda bir aynı hataları alan çok olmuş.Daha güçlü bir şey arıyorum ama malum mutfaklar küçük olduğu için ufak olsun. S
selamlar
delonghi dedica vardı ancak bozuldu bir kere yaptırdık yine bozuldu. Şu an yenisi 8-9 civarında ancak araştırdığımda bu dedica serisi başlangıç serisi olarak geçiyormuş 2-3 yılda bir aynı hataları alan çok olmuş.
Daha güçlü bir şey arıyorum ama malum mutfaklar küçük olduğu için ufak olsun. Sadece espresso yeterli diğerlerini içmiyoruz, aramıyoruz da zaten

araştırdığımda f/p olarak Sage bambino buldum
kullanan var mıdır?

başka tavsiye edebileceğiniz var mıdır?

teşekkürler
0
croswell
(11.11.25)
gaggia var bizde çok memnunuz. gaggia new classic pro olsa gerek
0
eisberg
(11.11.25)
sage bambino kullanıyoruz biz de 1 yıl oldu gayet güzel memnunuz. enplus'ta geçen sene black friday zamanı outlet mağazası kurdulardı natilius'da, aşırı ucuza almıştık. Bu sene olursa bakın.
0
awlmi
(11.11.25)
Ben de shark ninja nın kahve makinesini araştırıyorum
www.sharkninja.com.tr
0
grimavi
(11.11.25)
Gaggia Classic Pro +1. bunu almadan once Sage'e bakiyorduk ama bulundugumuz yerde Gaggia'nin daha cok parcasi vs vardi, makinayla oynamak istersen (iste isi olceri olsun, basinc olceri olsun, ekran takayim vs) daha cok esneklik taniyor. Super bir hobi makinasi.
0
taurina
(11.11.25)
(13)

Hangi yaşta ölürsek genç sayılırız?

darkwizard
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
60a kadar erken ölüm gibi düşünüyorum 30 ve 40 orta yaş ama erken bir ölüm yasi cagimiz için bence.
0
darkwizard
(07.11.25)
'Her ölüm erkendir.' diye atasözü var.
Şu an kafanda bir yaş var ise, 10 senede bir on yaş ilaveyle güncellersin sen onu.
0
Mirket
(07.11.25)
sanki birazda ölüm nedenine göre de değişebilir.
hiç bir sıkıntısı yokken 80ninde ölene de erken gitti denilebilir.
30unda bir çok hastalığı olan kanser-engellilik vb durumlardan çok çekmiş birine genç gitti ama kurtuldu da denebilir.
0
my fault
(07.11.25)
50'li yaşlar çok genç bence
+1
koela
(07.11.25)
Ölüm şekliyle de ilgili olabilir biraz. Engin çağlar mesela. Adam 85 yaşında asprin bile kullanmıyorum demiş, motor çarptı öldü. Çarpmasa 90'ı rahat geçerdi.
+1
nothing in my way
(07.11.25)
60 oncesi vefat durumunda genc, 60-70 arasi erken derim.
+2
cooperr
(07.11.25)
60 alti
0
ala09
(07.11.25)
35 yaş 44 yaşa çekilmiş artık. 60'a kadar ölen artık bu dünyada erken ölmüştür.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
70'ten sonrasi normal. ama 60'larda olen birini duyarsam sasiririm, sorarim neden olmus diye. 70'lerde normal karsiliyorum. mesela gecen birine baktim 75'te olmus, sasirmadim.
0
antikadimag
(07.11.25)
Şöyle düşünün;

40 altı birisi öldüğünde en öne çıkan ayrıntı gençlik oluyor.

40-50 arası için de genç öldüğü vurgulanır ama en öne çıkan konu genelde geride kalan çoluk çocuk, eş dost oluyor. Gençlik vurgusu azalıyor.

50-60 arasında gençlik vurgusu nadir, ama erken gitti vurgusu var.

60 - 70 arasında kişinin sağlık durumuna ve ölümün doğallığına veya kazaya bağlı olmasına göre erken gitti de denebiliyor, konu gündeme gelmeye de biliyor.

70+ için genelde her ölüm erkendir deniyor.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Genç ölmek ile erken ölmek kavramlarını karıştırıyorsunuz. 65 yaşına kadar ölümler erken ölümdür. Ama genç ölmek olarak değerlendiriilmez.
+1
ground
(07.11.25)
genc bence hayatta daha yapacagi buyuk olcekli seyleri olanlara soyleniyor, iste coluk cocuk buyutmek, islerini buyutmek, torun sevmek vs, o yuzden 40-50leri kapsiyor. 60-70ler artik o kadar da genc degil, yapacagini buyuk olcude zaten yapmis oluyorsun o yasa kadar. ondan sonraki yapilacar daha kucuk capli, kisa vadeli seyler, iste su dolabi duzenleyecekti, o yemegi yapacakti, bu sehre geziye gidecekti vs gibi.

ama ozellikle ciddi bir saglik problemi sonucu gelismeyen olmayan her olum, her yasta erken oluyor.
0
taurina
(07.11.25)
25 sonrası genç değil.
-3
hold the door
(07.11.25)
Türkiye için ölüm ortalaması erkeklerde 75,5 ve kadınlarfa 80,7 imiş. Bunun altı teknik olarak "erken ölüm" oluyor.

Genç ölmek de 27'ye kadar. Sonrası pek gençlik değil.
-4
yadigar
(08.11.25)
(3)

Priştine ye yılbaşı gidilir mi?

sonhakan
2 günlüğüne
2 günlüğüne
-1
sonhakan
(04.11.25)
nere diye fotoğraflarına baktım.

gidilmez.
0
hold the door
(04.11.25)
Bomboş bir şehir. Hiçbir şey yok. 2 gününe yazık. Oradan çok daha iyi yerler var vizesiz gidilebilecek.
0
himmet dayi
(05.11.25)
bizzat pristineliyim. aralik ici bir hafta sonu gezmeye gidilir de yilbasi gecesi gidilmez. kulturel olarak sokakta yilbasina ozel bisey yapilmaz, insanlar evlerine aile/arkadaslariyla birlikte girer yeni yila. soguk zaten. sonra 1-2 ocak gibi restoran/bar organizasyonlari olur o tur yerlere gidilir ama onlar da kalabalik arkadas grubu ile eglenceli olur. o yuzden sirf yilbasi gecesi icin gidilmez.

ama aralik boyu meydanda her aksam konserler olur, bi koln olmasa da kendi capinda 1-2 christmas marketi vardir sicak sarap neyin icilebildigi, onlar gezmesi keyifli olur. kafe restoranlar epey ucuz, 4-5 euro'ya bisuru sey yiyip icilir fln. zaten adim basi kafe/bar var, gun icinde epey hareketlidir. sadece pristine ozelinde gercekten bi hafta sonu (hatta sadece 1 tam gun) yeter, daha fazla kalmaniza gerek yok. bi de her yer turk, haberiniz olsun.

gidecek baska hic bir yer bulamiyorsaniz gidin tabi ama o parayla evinizde aile/arkadaslariniza parti fln verip daha cok eglenebilirsinz.
0
taurina
(05.11.25)
(7)

zayıflamak ıcın kosmak ya da tempolu yuruyus

aloneinthedark
yas 40kosmak kalbı cok yorar mıamac zayıflamak gobek erıtmektesekkurler
yas 40
kosmak kalbı cok yorar mı
amac zayıflamak gobek erıtmek

tesekkurler
0
aloneinthedark
(04.11.25)
Uzman olmamakla birlikte koşmayı önermiyorum. Koşmak fiziği korusa da yüze iyi gelmiyor (bu tamamen benim görüşüm tabii bilimsel bir dayanak yok :)), bütün koşucuların fizikleri çok düzgün ama yüzleri çökmüş durumda, bunda rüzgarı, soğuğu, güneşi direkt yüze almalarının etkisi olabilir bilemedim.
Bence yürüyüş koşmaktan daha iyi, belki bir iki hareket daha eklenebilir mekik vs.
-1
mutekebbir
(04.11.25)
yağ yakımı aerobik bölgede gerçekleşir bu da maksimum kalp atış hızınızın %70 ila %80'i arasındaki bir kalp atış hızına denk gelir, yaşınız 40 olduğuna göre nabzınızı 125 ila 144 bpm arasında tutacak herhangi bir egzersiz yapmanız yeterli ve bunun en iyi yolu yürümek. her gün 8-10 bin adım atarsanız, günlük -300, -500 civarı kalori açığı verirseniz ve akşam 6dan sonra yemeği kesip yatağa aç girerseniz çok hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo verirsiniz.

not: ara sıra cheat meal yapmak sürekli diyette olmaktan daha faydalı.
not2: protein ağırlıklı beslenirseniz 300-500 civarı kalori açığı vermeniz kolaylaşır çünkü proteinin tok tutma hissi yağ ve karb'a göre çok daha fazladır.
+1
tabii lan manyak mısın
(04.11.25)
40 yaşından sonra koşmaya başlayabilirsin. Ama yavaş başlamalısın. Hedefin kilo vermekse, şu anda ham durumda olduğunu tahmin ediyorum. Vücut kitle endeksin 20'nin altına inmedikçe koşma işini kesinlikle unut. Bu seviyeye kadar 145 nabızı geçmeyecek şekilde yürüme, merdiven tırmanma, eliptik bisiklet, kondisyon bisikleti gibi aletleri veya etkinlikleri, kardiyo seviyesine çıkmadan yapabilirsin. İlk bir ay sadece bakkala gitme yürüme hızında yürümeni öneririm bantta. Sonra ufak ufak artışlarla o hızı arttırıp, 3 ay sonra 6km hızın üzerine çıkmaya başlamalısın. Hiç bir zaman da 7,7 km hızı geçme, bu seni artık kardiyo moduna ve yüksek nabza sokmaya başlar. Kalp krizi riskinden dolayı bunu önermem.

Bir sene gibi bir süre sonunda artık vücut kitle endeksin 20'nin altına indiyse, bacakların yeterince kaslandıysa, düzenli spora gittiysen ve artık kısa maraton, 3-5 K koşuları gibi işi profesyonelliğe taşımayı düşünüyorsan o zaman atlet tarzı yaşama geçiş yapman gerekir.

O durumda öncelikle çok detaylı bir sağlık taraması yapman gerekir, damarlarda tıkanıklık var mı, kalp performans testleri, oksijen kapasitesi, kas kapasitesi, hormonal durumlar vs. gibi tüm vücudunun risk analizi yapılmalı. Bu tarama sonucunda sonuçlar hepsi beş pek iyi şekildeyse o zaman ikinci aşama başlar, beslenme.

İyi bir spor diyetisyeni veya antrenörüyle, senin beslenme tablon planlanmalı. Spor saatlerin, spor miktarın, hangi kaslarının söndürülüp (koşularda fazla ağırlık bir engel sonuçta. Kol kasları ve karın kasları gibi bazı kaslarının küçülmesi senin ağırlık kaybetmene ve hızlanmana katkı sağlar. Ek olarak ağırlığı azaltmak bacak yükünü de azaltacağı için yorgunluk ve ağrılarını da azaltır, o nedenle bazı kaslarının erimesi de gereklidir), hangi kaslarının güçlendirileceği netleştirilecek.

Üçüncü aşama da artık her gün en az sabah akşam olmak üzere koşu antrenmanları yapmak ve dengeli beslenmeyle birlikte atlet tarzı yaşam ve uyku tarzına geçmek.

Yani bugün başlasan 2 senelik disiplinli bir süreç sonrasında artık 3 km, 5 km gibi mesafeler ile birlikte koşu yarışlarına katılmaya başlayabilir ve profesyonelliğe adım atabilirsin.

Kısa yanıt: teknik olarak mümkün ama yavaş hızda yapılmalıdır.
+1
sinematematikci
(04.11.25)
yürüyüs iyidir,
koşmak;
hantal insanlarin kalbine,
menüsküsüne,
dalağına dert getirir.
egzos dumani olmayan vakitte yürümek candır.
0
designer
(05.11.25)
kosmak kalbe iyi gelen bisey, kardio egzersizi denmesinin sebebi bu. amac zaten kalbi yormak ama bu yormak size zarar degil fayda sagliyor. kalbiniz daha efektif calismaya basliyor stres altinda kaldikca, kan daha iyi pompalaniyor, yeni damarlar gelisiyor. bu sayede de dinlenme esnasinda artik kalbiniz daha az calisarak ayni isi yapiyor, nabziniz dusuyor.

hic kosmadiysaniz zaten bi anda cok hizli kosamazsiniz, ya da cok uzun da kosamazsiniz. sinematematikci demis yukarda, yavas baslayip sabretmeniz lazim. 3km'de nefes nefese kalirken ya da kalp atislariniz asiri yukselirken bir sure sonra hem daha hizli kosup hem de terlememis bile oluyorsunuz ayni mesafelerde. insan vucudu cok acayip.

kilo verme konusu da dogrudan kalori ile iliskili, yediginiz yemek miktarini azalttiginiz halde (gercekten ama, durust olun kendinize) kilo veremiyorsaniz hormonal bir sorununuz olabilir, bir uzmana danismakta fayda var. spor (kosu vs) az yemis olmak efektini veriyor vucudunuza normalden fazla kalori yaktirarak. dolayisiyla yediginiz ayni kalsa bile siz daha cok hareket etiginiz icin daha cok kalori yakmis oluyorusunuz. ancak insan vucudu cok acayip demistik, bir yerden sonra daha efektif calismaya basladigi icin az yiyerek de cok kosarak da eski kalori yakma duzeninize geri donuyor, bu sebeple ilk baslarda guzel kilo verirken, birsey degistirmemenize ragmen kilo verme hizniz azaliyor.
0
taurina
(05.11.25)
önce bir kalp doktoruna görünün, gerekli kontrolleri yapsın. büyük ihtimalle size tempo ile ilgili gerekli şeyleri söyleyecektir.
0
galahad reloaded
(05.11.25)
tabi ki yurumek, bununla ilgili bir cok arastirma var. kosu vs yurumekten bagimsiz yurumenin faydalarina dair de bir cok arastirma var zaten.
0
bay b
(05.11.25)
(8)

ilk 1 saat-son 1 saat telefon kullanmamak

potsdamer
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi
uyandıktan sonraki ilk 1 saat-uyumadan önceki son 1 saat telefon kullanmamaya karar verseniz zorlanır mısınız? bi süredir deniyorum bunu. uyandıktan sonra kolay ama gece uykuya geçme kısmı çok zor oluyor. neden bunu yapıyorsun derseniz son 1-2 yıldır gün içinde bir şeyleri hatırlamakta, dikkatimi toplamada ciddi zorlanıyordum. twitter'da duyunca denemek istedim ve galiba işe yarıyor.
+1
potsdamer
(31.10.25)
ikisine de yapamiyorum.

ama yatmadan once daha kolay yine de, bazen yapabiliyorum. ama o durumda da kitap okuyorum, ya da film dizi izlemis oluyorum. yoksa hicbir sey yapmadan imkansiz gibi.

sabahlari hic olmuyor. yataktan cikmak istemiyorum ama uyanmis oldugum icin sikiliyorum da, telefonu elime aliyorum oyle olunca.

bunun disindaki saatlerde de mumkun oldugunca kullanmamak lazim aslinda. her animiz internette gectiginden, hic dusunmeye, bilgileri islemeye vaktimiz olmuyor.
+1
lemmiwinks
(31.10.25)
sabah telefona bakmak beni ayiltiyor, hizlica kendime geliyorum. bazen mail cevapliyorum, bazen instagramda takiliyourm ama kesinlikle ayilma surem cok daha hizli. 30dk telefona bakmasam 30dk alarmi erteleyecegim cunku. ilk alarmla uyanir uyanmaz kalksam bu sefer aksi huysuz bi insan oluyorum bi sure.

aksam sabahki toplantim kactaymis diye bakiyorum, onun disinda pek bakmiyorum. is sonrasi aksam boyunca telefona epeyce bakiyorum ama, yatmadan once ozellikle 1 saat bakmasam bisey degismez.
+1
taurina
(31.10.25)
Yatmadan bir saat önce kısmını uyguluyorum. Uyuyamama sorunum için önerilmişti. Çok işe yarıyor.
0
Mirket
(31.10.25)
Sabahları telefonda oyalanacak vaktim yok, ama bildirimleri kontrol etmeden duramıyorum. Uyanır uyanmaz strese sokuyorum kendimi. Bir yerde okumuş veya izlemiştim. Uyanır uyanmaz bildirimlere bakınca başkasının hayatına uyanmış oluyorsunuz diyordu. Kesinlikle doğru.
Uyumadan önceki bir saati banyo ve cilt bakımına ayırdığım için telefonla bir işim olmuyor, ama şu bildirim kontrol etme takıntısından kurtulamıyorum. Beklediğim mühim bir şey olduğundan da değil. Sinir bozucu.
0
auroraaurora
(31.10.25)
Uyumadan once kitap okuyun ayrica rahatsiz edilmeme fonksiyonunu aksam 22 ya da 22.30a ayarlayin, istisna kurabiliyorsunuz zaten. Gercekten telefon da tum bildirimler de sacmalik esasinda, insanlik olarak bir delilik hali icinde yasadigimizi dusunuyorum bazen. Instagram'da, twitter'da sizin uyku duzeninizden ya da konsantrasyonunuzdan daha onemli ne olabilir allah askina, ama kafayi yedik iste resmen, sadece siz degil hepimiz yani
+1
kassiopeia
(31.10.25)
Uyanır uyanmaz saate ve WPa mesaj gelmiş mi diye mecbur bakıyorum önemli olabileceği için yoksa umrumda olmaz. Akşam eve geldikten sonra telefon rahatsız etme moduna geçiyor ve bir tek ailden gelen mesaj ve çağrılara açık oluyor. Belki sosyal medya hasaplarım olmadığından bilemiyorum hiç telefona bakma gereği hissetmiyorum.

Bıd bıd mesaj atan insanları da oldum olası sevmediğim için telofona sabaha kadar bakma ihtiyacı hissetmiyorum. Yani bence çok kolay ama... :) Kafam nefes alıyor sanki bu şekilde.
0
truf
(31.10.25)
Chatgbt en azından sabah uyanınca sadece bildirimlere bak diye yanıt vermişti .
0
dunyatuhaf
(31.10.25)
ikisini de yapmıyorum. herkes telefon bağımlısı değil.
0
koela
(01.11.25)
(3)

Telefon/instagram bağımlılığı

kararsızataletfilozofu
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.Dizi izlemek bile zor geliyor.Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyo
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,
Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,
Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.

Dizi izlemek bile zor geliyor.
Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyorum.
İşyeride biraz kafamı dağıtıyor ama oradada sıkılıyorum küçük işleri yapıp zaman gerektiren işlerle ilgilenmiyorum.

Olmayan bir kız mevzusu vardı 1aydır görüşmüyoruz sadece son görülmesine bakıp duruyorum, paylaştığım hikayeyi bile insan görmez mi dostlar. Tamam sevmiyor da mesaj atmıyor da hiç mi umut olmaz.
İlk başlarda içim hayat enerjisi doluydu, şimdi nefes almak zor geliyor, hislerim azaldı ama bitmedi sanırım, tekrar görmemek en iyi çözüm sanıyorum.
Flörtünü filan görürüm yada soğuk konuşur toparlayamam değil mi.

Bunları çözmeye nereden başlamalıyım, 4-7-8 nefes alıyorum sürekli.
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
Avantaja dönüştür. Takip et birilerini. Muhabbet et.
-1
arbre
(30.10.25)
telefon disinda yapabileceklerinizin listesini tutun bir yerde. biseyleri temizlemek, biseyleri duzenlemek, x raporunu hazirlamak, y verisine ulasmak, eve alinmasi gereken sey, 10 squat, 20 mekik vs.

sikintidan oldugunuz bir zamanda bu listeyi hatirlayin ve icinden kolay bir seyi secip onu yapmaya karar verin telefonu birakip. islere baslamasi en zor kisim, ama basladiktan sonra gerisi cok hizli gleiyor, geldikce de daha cok motive oluyorsunuzuz, sonra bir bakmissiniz 3 saat gecmis.

diger yandan hobi bazli gruplar, meetuplar bulmaya bakin. board game olur, sinema olur, kitap olur ne varsa, ilgi alaniniza uygun bi seye baslayip bi sure (en az 1-2 ay) devam edin, yeni isnanlar tanimis olursunuz bu vesileyle.

telefonda 3 saat reels izleyince "uff niye simdi 3 saat bunu yaptim ki ne gerek vardi" diyorsunuz ama 3 saat ev isi yapinac, ya da 3 saat disarda baska insanlarla vakit gecirince bunu demiyorsunuz. kendinize hatirlatin sik sik.

kizla da olmayan mevuz demissiniz iste, olmamis yani, oluru yok, olmamis zaten hali hazirda. niye baksin ki hikayenize fln, adi ustune, olmamis. olmayan seyde niye mesaj atsin? olmadiya olmamistir, yolunuza bakin.
+1
taurina
(30.10.25)
Telefonda vakit geçirme süreni azaltıp yerine başka şeyler koyman gerek. Yoksa elin telefona gidecek
0
pembediken
(30.10.25)
(6)

Instagram istemek

arbre
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler is
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler istiyorum. Sağ olun.
-10
arbre
(20.10.25)
hocam sen her gün neden birine aşık oluyosun. hızına yetişmek çok güç.
+18
koela
(20.10.25)
insanlar yüzyüze görüşebilmek için iletişim bilgisi ister sen zaten yüzyüze olduğun biriyle flörtü online a taşımak istiyorsun

Flörtün, sohbetin gerçeği ve heyecanı yüzyüze olur, buradan devam etsene
+8
grimavi
(20.10.25)
Tanımadığın insanlara yaklaşıp instagram istemek Türkiye'de işe yaramaz. Anında sapık olarak etiketlenirsin. Düzenli olarak karşılaşıyorsan önce birkaç kez ayaküstü sohbet edecek ortamı yarat. Ondan sonra tepkisine göre instagram istersin. Nasıl bir ortamda karşılaştığını bilmediğimiz için ne konuşman gerektiğini biz söyleyemeyiz.
+7
synesthesia
(20.10.25)
önce bi yerde kahve içelim mi /yemek yiyelim mi diye sor, onun da niyeti varsa evet der, orda iletişim bilgisi alabilir miyim diyip alırsın. olacağı yoksa da bi gerekçe bulup reddecektir zaten.
+1
beatbox yapan metalci
(20.10.25)
@grimavi çok kafa adamsın ha. +1

@arbre Sen sürekli birilerine yürümeye çalışıyorsun ama sürekli olarak ilk adımda donuyorsun farkında mısın, burada ciddi stres olduğu zaman donar insan (3 tepkiden biri kaçma biri savaşma biri donma). Bence savaşma tepkisine evrilmen lazım, git insani iletişim kur. Evet durduk yere kendini tanıtmak ve onu tanımak istediğini söylemek büyük bir şey ama bu donma işini aşmazsan kuruyup gidersin Allah korusun arbre 😋
+2
muhayyer divan
(20.10.25)
algoritmalara guven @arbre. kzila yeterli siklikta ayni ortamda ayni duzende bulunursan, algortma tanrilari sana kizi onerecektir.
0
taurina
(21.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.