Giriş
(5)

kby bayrağına gıcık olan insanlar

i ve been mistreated
kürdistan bölgesel yönetimi - çavuşoğlu görüşmesine verilen tepkilere sosyal medyada denk geliyorum. neden bu bayrağa bu kadar sert tepki veriyorlar? renkler kürtlerin renkleri olabilir. bu pkk demek olmuyor ki. başka bir sebep mi var?konuya tamamen dışarıdan bakan, taraf olmayan bir insanım. bizim
kürdistan bölgesel yönetimi - çavuşoğlu görüşmesine verilen tepkilere sosyal medyada denk geliyorum. neden bu bayrağa bu kadar sert tepki veriyorlar? renkler kürtlerin renkleri olabilir. bu pkk demek olmuyor ki. başka bir sebep mi var?


konuya tamamen dışarıdan bakan, taraf olmayan bir insanım. bizim millet tepkisini genellikle laf sokma ve küfür türü şeylerle gösterdiği için insanların ideolojilerini, ne düşündüklerini anlamakta çok zorlanıyorum.
0
i ve been mistreated
(07.09.20)
Hani bir laf var ya; iş tutarsın aldırmaz, ılık dersin kızar. O hesap işte. Hiçbir şeye kızma, bozulma ama kby bayrağına bozul. Söylesen tesiri yok, sussan gönül razı değil. Ne bileyim başkan. Şimdi türlü rezilliğe karşı çıksan Allah korusun ucu haşmetlimize bile dokunabilir. Ama böyle daha hoş. Evdesin, hakaret ediyorsun güzel bence.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.09.20)
Erdogan'in arka planinda bu bayrakla cekilmis tonla resmi var ama algici comarlar baska seylerin derdinde.
0
Avoiding The Puddle
(07.09.20)
Türkiye, çok yanlış bir politika izleyerek, Irak merkezi yönetimini atlayıp, direk IKBY ile iş tuttu. İnsanlar uyardı ama hükümet dinlemedi. Sonunda IKBY ne yaptı? "Ben bağımsızlık ilan edeceğim, ayrılacağım" diye referandum yaptı. Hem de Türkiye'nin yarısını içine alan bir Kürdistan haritası ile...

Mantalite olarak IKBY ile pkk arasında çok bir fark yok. Fark 4 parçalı Kürdistan'ı ben yönetirim, sen yönetirsin kavgası. Bu harita neden Türkiye'nin yarısını içeriyor dediğinde geveliyorlar...

IKBY ile iyi ilişkiler kurulabilir, ticaret yapılabilir vs. vs. Ancak Irak merkezi yönetimi gözetiminde olmalı ve ayrılığa giden yolu engelleyecek şekilde olmalı. IKBY'nin Irak'tan ayrılması en çok bize ve İran'a zarar verir.

Bayrağa gıcık olma diye bir durum yok. IKBY bayrağının çekilmesi bu açıdan zararlı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.20)
Tepkiler tamamen halkın birbirine siyasi propagandası.

“Ben daha milliyetçiyim hayır ben daha çok milliyetçiyim. Ben kabul edemem hayır ben daha çok kabul edemem” tiyatrosu. Boş işler.

En az 20 senedir bizim sınırdaki askerimiz o bayrağın karşısında nöbet tutar.
0
pass
(07.09.20)
su ulkede araplara yapilan pozitif ayrimciligin yuzde 10'u cumhuriyet tarihi boyunca kurtler'e yapilsaydi, turkiye guney kore'den daha gelismis bir ulkeydi simdi. hatta pozitif ayrimciliga da gerek yok. normal, esitce davranilsaydi yeterdi.
0
baldur2
(07.09.20)
(17)

Babamla kavga ettim. Fikirlerinize ihtiyacım var.

altin gol atan stoper
İyi geceler herkese24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası g
İyi geceler herkese

24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası geniş, o yüzden hep kuşkularım var) kuşkularımda yine yanılmadım. bir baktım ki, bir sürü eskorta mesaj atmış. O olaydan sonra telefonu verirken "şu mesajları atıyorsun, bari sil" diye söyledim sessizce. O günden sonra selamı sabahı kestim. En son bayram sabahı geldi yanıma "insan babasının bayramını kutlar vs." diye konuştu ve tartıştık. Şu an biraz gergin olduğum için olayı yüzeysel anlatıyorum. Ama çocukluğumda da birçok vakit annemi aldatma girişminde bulundu kendisi.

Her neyse. Tahmin edebileceğiniz üzere teknolojiden anlamayan birisi. Bugün ikinci el telefon almış ve telefonun ayarlarını yapmam için odama göndermiş telefonu kardeşimle beraber. Neyse telefonu ayarladım vs derken bir baktım twitter hesabı var. Twitter'dan hepinizin tahmin edebileceği profilleri takip ediyor, iğrenç videoları favorilerine eklemiş, bir o kadar da iğrenç mesajlaşmaları var. Bir de utanmadan kendi fotoğraflarını koymuş. Tabi ben bunları görünce kan beynime sıçradı. Balkona çağırdım ve orada baya yüksek sesle tartıştık. İlk defa bağırdım ve ilk defa fiziksel temasta bulundum kendisine. Ona göre bunlar çok normal şeylermiş, sadece bakıyormuş, bi sakıncası yokmuş. Ama millete attığı mesajlar vs. Görseniz bir hayli niyetli yani. Annem sesleri duydu ve yanımıza geldi. Odadan göndermeye çalıştım fakat gitmedi. Şimdi babama göre bu yaptıkları o kadar normal ki, hiç çekinmeden anneme gösterdi ve kendini acındırmaya başladı. Annem de birden babamdan yana saf tutmaya başladı. Tabi ben iyice şok oldum. Açıkçası Benim bu denli çıldırmamın sebebi de anneme üzülmemdi. Ama o da baya normal karşıladı. İlkokul mezunu, ekonomik özgürlüğü olmayan, kocasının eline bakan bir kadın. Her ne kadar kızsam da elden bir şey gelmiyor işte. Yarım saat falan konuştuk. Ben olayın ciddiyetini ve yanlışlığını anlatmaya çalıştım fakat anlatamadım hiçbirine. Daha sonra da pes ettim.


Şimdi ben uzun zamandır iş yerime yakın 1+0 ev bakıyordum fakat maaşıma güvenmediğim için cesaret edemiyordum. 3000 liraya yakın maaşım var, iş yerinin civarındaki evler de 1500₺'den başlıyor. Faturalar vs. Dahil. Sizce bu durumda geçinebilir miyim? Ya da bu şekilde geçinebilen var mı? Diğer yandan da seneye bugünler askerlik tecilim bitiyor. Sizce tecilin bitmesini beklemeden askere mi gideyim? Beni frenleyen en kilit nokta küçük kız kardeşim. 13 yaşında ve liseye yeni başladı. Birçok şeyiyle ben ilgileniyorum ve şu ana kadar evden ayrılmamamın en büyük sebebi de onun varlığı. Kafam bir hayli karışık. Olayı yakınlarıma anlatmaya utandığımdan kimseden fikir de alamıyorum. En son burası geldi aklıma. Dediğim gibi; hala elim ayağım titriyor, kendimi iyi ifade edemediysem kusura bakmayın. Değerli fikirlerinize ihtiyacım var. Şimdiden teşekkürler...


düzenleme: öncelikle yorum yapan herkese çok teşekkürler. birkaç kişi hadlerini aşmış maalesef. onlara cevap verecektim fakat neyse ki silmişler mesajlarının bir bölümünü.

yukarıda da dediğim gibi; babamla değil kavga etmek, sesimi dahi yükseltmedim, en ufak saygısızlık yapmadım bu zamana kadar. dünkü verdiğim tepkiden ötürü ben de pişmanım, fakat küçüklüğümden beri içime attıklarımın bir patlaması oldu diyebilirim. keşke yaşanmasaydı, keşke bayramdan önceki yaşanan olayda konuşsaydım ama olan oldu artık. sanırım benim bakış açım ve değer yargılarım birçok insanınkiyle uyuşmuyor. bu kadar insan babamı haklı bulduğuna göre benim bakış açım yanlış demek ki. ama hala bu tarz olayları yediremiyorum. evli bir insanın bunu yapması kesinlikle hoş değil. daha fazla lafı uzatmak istemiyorum. tekrardan yorum yapıp fikir veren herkese teşekkürler...
0
altin gol atan stoper
(07.09.20)
Bence bu durumu görmezden gelmeye çalışın, yani bilmemek size huzur verir. Siz ayrı eve çıksanız da durum değişmeyecek sadece olanı yoksayacaksınız. Bu arada eskort muhabbeti de bence çok normal, ihtiyaç nihayetinde
0
olaylar olaylar
(07.09.20)
Babanızın düzeleceğini sanmıyorum, kötü bir iş yapıyor diye değil ama sonuçta annenizin bir şey deme şansı yok, tüm enerjisini de kendisi internete vermiş.

Önerim anneniz ile konuşup boşanmayı düşünüp düşünmeyeceği. Görüştüğü akrabaları, yakınları var mı? Siz de evinizde kalırsınız, siz ve kardeşiniz evden çıktıktan sonra hayatını sürdürebileceği yolları da bu sırada sağlamış olursunuz.

Ebeveynlerimiz bağımsız birer insan, babanız dahil hiç kimseye fiziksel şiddet uygulamanızın bir bahanesi olamaz, bunu mutlaka düşünün, şiddet bir iletişim, cezalandırma yöntemi değil. İnsan olarak pek bağınız yoksa, annenizin daha mutlu olacağını düşünüyorsanız ona göre annenizle konuşun, nasıl destek olabileceğini anlatın benim önerim.
0
kaset
(07.09.20)
Eskort tutmasını anneniz onaylıyorsa size laf düşeceğini sanmıyorum ama kendini Twitter'da ifşa edilmeye müsait bir duruma düşürmesi tehlikeli işte. Kendi fotoğraflarını kaldırtabiliyorsanız yapın -yani platformu kullanma amacı insanlarla buluşmak değilse. Video izlemeye devam etmesi olağan şey.
0
ryhmer
(07.09.20)
ebeveynin diğer ebeveyni aldatması konusunda insanlar bunu kabul etmek istemiyorlar ama maalesef bu o iki insanı ilgilendirir, sizi değil.
tabii ki yüzgöz olması, göreceğinizi bile bile gözünüze sokması nahoş.
onunla ilgili iki çift laf eder, bunlarla muhatap olmak istemediğinizi söylersiniz olur biter.

annenizle babanızın evliliklerini bilemezsiniz.
cinsel hayatlarını bilemezsiniz.
belki cinsel hayatları yok, annenizin de işine geliyor bu durum.

burada başka bir sürü duyuru açılmıştı böyle.
annesinin boşanma avukatına kadar düşünenler falan vardı.
bu öyle bir şey değil.
böyle bir fantezileri bile olabilir.
ya da annenizin belki işine bile geliyor, "aman benimle uğraşmasın, başkasıyla ne yapıyorsa yapsın" diyor olabilir.

ya da bir şekilde boşanmak istemediği için görmezden geliyordu belki.
sonuçta bu bir kadın-erkek ilişkisi.
sizin anneniz ve babanız olmaları bu insanları mükemmel kılmıyor maalesef.
o yüzden anneniz yerine onun hakkını aramaya çalışamazsınız.
ancak sizden yardım isterse bir şey yapma girişiminde bulunabilirsiniz, ki şu anda bir destek sağlayacak maddi gücünüz de yok.

sonunda anneniz de sizinle hemfikir olmadığında işte böyle hayal kırıklığı yaşanıyor.
maalesef bu konunun ikisinin arasında olduğunu kabullenmek zorundasınız.
gerçi artık çok geç ama bunu kendi davanız haline getirmeyin bence.
babanızla makul bir şekilde konuşun.
telefonunu karıştırmayın, ne kadar anlayacağı tartışılır ama ondan da size karşı belli bir saygı çerçevesinde davranmasını, bazı şeyleri gözünüze sokmamasını rica edin, konuyu kapatın.
yapacak bir şey yok, siz babanızdan boşanamazsınız neticede.
bu onların evliliği.

annenizin de üstüne gitmeyin, kadının vardır bir bildiği.
belki yıllardır bilmezden geliyordu küçük düşmemek için.
çocuğuyla bu konuda yüzgöz olmak istemiyordu belki.
adalet duygunuzu anlıyorum ama işte maalesef işler böyle yürümüyor.
görmezden gelmek ya da bildiğinizi unutmak, babanıza gücenmemek çok zor ama bir şekilde durumu olduğu haliyle kabullenmeniz lazım.
yarın öbür gün anneniz gelip size başka bir şey söylerse, o zaman o yönde hareket edersiniz.
0
blatta hiberna
(07.09.20)
Evden giderseniz babanızı boş bırakmış olursunuz, annenizin, kardeşinizin ve sizin hakkınız olan paralar uçar gider. Bu kadınlara harcadığı paraları bir bahane ile babanızdan almaya çalışın.

Türkiye'deki çoğu ilişki de kadın tarafı eşinin kendisinin aldatmasına, aldatmaya kalkışmasına karışmıyor, normal karşılıyor. Bunun eğitimle, ekonomik özgürlükle alakası yok. Ülkedeki evlilik ankayışı koca için; Evine geliyor mu? Çocuklarının başında babaları var mı? Faturaları ödüyor mu? sınırlarında. Babanızın bu kadınlarla ilgili mevzusunu anneniz kesin biliyordur ama her insanın ilişkisinden, evliliğinden beklentisi farklı. Anneniz bu beklentilerini karşılıyor. Büyük ihtimal umurunda değildir artık. Siz de bu adamı kontrolünüzde tutup, görmezden gelin.

Sizin onların özel ilişkisinde bu şekilde taraf olmanız, babanıza bu şekilde davranma hakkınız yok. Cidden böyle davranarak annenizin evde ne kadar küçük düştüğünün farkında değil misiniz? Oğluyla kim oturup, bak senin kocan internette kadınlara bakıyor yanlış bu sözlerini dinlemek ister? Kimse istemez, hiçbir anne istemez.
0
GoodMorningTeacher
(07.09.20)
Baban tam olarak kaç yaşında bil isyorum ama, 50 olsa, bu yaş ve üzeri çoğu kişi internetin ne/nasıl bir şey olduğunu anlayamamış kişiler.

Babana o twitterın vs vs oyun gibi geldiğini düşünüyorum. Rahatça annene gösterebilmesi bile ve de annenin babanı desteklemesi, ikisinin de olayın aslında ne olduğunu tam olarak israk edememesi gibi. Benim annem 60 yaşında facrbok ta yaptıklarını görünce öldüresim geliyor. Belki yüz defa anlattım ama yok, algılayıp şekli çok farklı.
***
Baban yukarıda dediklerim gibi değil de, herşeyi farkındaysan gerçekten eskortlara para verip birlikte oluyorsa ve annen de buna razı geliyorsa, ne yazıkki çocuğa bir laf demek düşmez.

Ama elbette seni rahatsız eden bu duruma katlanmak zorunda değilsin. Ben ve birçok tanıdığım istanbulda senin kazandığın paralarla tek başına yaşıyor. Bn ailemle bşr sorunum olmamasına rağmen yıllardır onlardan ayrı yaşıyorum.
***
Olayın diğer ve aslında herkesin görmezden geldiği bir başka boyutu da, babanın cinsel arzularının canlı olması ve bunu gidermeye ihtiyacı olması. Bu çok insani, ve o yaştaki bir erkek için de, türkiyede olması neticede çok sıkıntılı bir durum. Ben acımılımdır böyle erkeklere hep ne yazıkki. Benim akrabalarımda da var. Babanın tek eğlencesi, tek arkadaşı, internet olmuş. Ya da eskortlar. Umarım anöatabilmişimdir. Sakin olun, anne laf demiyorsa çocuğa tepki göstermek düşmez. En fazla rahatsızlığınızı dile getirisnçz.
0
mahone
(07.09.20)
40 yaşındayım, bu yaşıma kadar göre göre ve yaşaya yaşaya öğrendiğim 5 tane önemli şey varsa biri de annem ve babam bile olsa iki insanın arasına girmemek gerektiğidir. Bence kendine aşırı görev üstlenmişsin. En fazla yaptığı davranışın düşük seviyeli bir davranış olduğunu ve gerçek kimliğinin ve fotoğrafının deşifre olmasının senin adına gurur kırıcı olabileceğini söyleyebilecek konumdasın.

Edit: Yazdıklarımın sonraki kısmını sildim.
0
pass
(07.09.20)
pass +1

söylenmesi gereken her şeyi söylemiş.
0
chetinn
(07.09.20)
verilen cevaplar çok tuhaf. benim babam böyle bir şey yapsa asla kabullenmem. onun yaptığı işler benim sosyal yaşantımı çevremi etkileyecek. ne demek eşiyle kendi arasında yahu. aile sadece anne babadan oluşmuyor. asla izin vermem engelleyebildiğim kadar engellerdim ben olsam. kriz çıkartırdım her türlü.
0
xrated
(07.09.20)
bu durum bana çok itici geldi. hep de sosyal medyada, facebookta özellikle mesela tanıyor olabileceğin kişilerde çıkan değişik tipli kadınların profillerine baktığımda(genelde escort, transbirey falan oluyor) gerçek ad ve soyadlarıyla fotoğraflarıyla acayip yorumlar yazan tipleri görüyorum.

hani bu tür insanlara merakım yok ama bu yorumlar çok dikkatimi çekmeye başlayınca denk geldiğimde bakar oldum. tabi bakınca da daha çok tanıyor olabileceğin insanlarda çıkmaya başladı a.b.v...

hep düşünmüşümdür, ya bu insanların ailesi eşi dostu tanıyanı yok mu, bilmem kaç bin takipçili hesaba kendi fotoğrafıyla yavrum çok güzelsin görüşelim falan diye şeyler yazıyolar.

ben çok yadırgadım, annenizin maddi özgürlüğü falan yoksa, amaan erkektir ne de olsa bişey yapmaz sade yazar eder deyip kendini avutması olağan. mevcut konfor alanının dışına çıkma ve köklü değişimlerden korkması da olağan.

tamamen örnek veriyorum, aynı şeyi kadın tarafı yapsaydı cinayete varan sonuçlar doğrurdu, bu olayın ne kadar uç noktada olduğu bu ufacık örnekten belli.
0
hem şişko hem deli
(07.09.20)
Annen belli ki kendi durumundan ötürü olaya raziymis gibi yaklasiyor. Başka türlüsü de beklenemezdi. Sen de karıştırıp iyice ortaya dökme bariz biraz saygı kalsın arada. Bilmediğin şey seni üzmez. Evden ayrılmak şu aşamada pek mantıklı gelmedi.
0
elorelia
(07.09.20)
boyle bir olaya kesinlikle senin gibi bakardim ve maalesef kesinlikle senin gibi hataya dusmus olurdum. Bir insanin senin "baban" olmasi onu mukemmel kilmiyor hatta yine maalesef normal sayilabilecek bazi isteklerden onu munezzeh kilmiyor. belki farkli bir sekilde, gercekte sizi uzen ne ise ona dokunabilirdiniz. ornegin eskorta gitmesi maddi zorluk yaratiyorsa bununla ilgili konusabilirdiniz ya da kardesinizi koruma ic gudusuyle sinirlendiyseniz onun da mesajlari gorebileceginden bahsedebilirdiniz.
Anneniz nasil bir insandie bilemeyiz ancak onu cok sikintiya sokacak gururunu koracak bir davranista bulunmuşsunuz.
Evden ayrilsaniz da her gun kardeşinizi dusuneceksiniz.
Bence kendi yolunuza bakin. Ayri bir evde gecinmeyi dert edeceginize bu evde para biriktirin, kendiniz ve kardesiniz icin bir seyler yapin.
kucumsemek icin degil ama turlu dertler var hayatta bu basiniza gelenin dunyanin en buyuk derdi olmadigi konusunda hepimiz sizi temin edebiliriz.
umarim her sey iyi olur.
0
sparkle kiddle
(07.09.20)
baban sana güvenip telefonunu vermiş.sen onun özeline girmişsin.

o mesajları şimdiye kadar görmemiştin.hiç görmemiş gibi devam edebilirdin.

özel hayatına haddinden fazla müdaha etmişsin adamın.bence o evde halen olman babanın iyiliğini gösterir.

bahsettiğin rakamlara istinaden geçinmen çok zor.
0
since1907
(07.09.20)
Haklısınız ama kavga le gürültüyle çok bir yere varamazsınız. Tatlı tatlı nasihat edin.

Babanız sadece takip edip, mesaj mı atıyor. Gerçekten aldatma eyleminde de bulunuyor mu? Eğer aldatıyorsa, ya siz evde kalın, ya da annenizi ve kardeşinizi de yanınıza alıp, öyle ayrılın.



.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.20)
biraz fazla reaksiyon veriyorsun gibi geldi bana. annen bile bu durumdan rahatsız değil, sen neden bu kadar tepki verdin.
0
dafuq
(07.09.20)
Pass'a katılıyorum ben de.
0
roket adam
(07.09.20)
Öncelikle tartışma, kavga etmek yerine sakince iletişim kurup onu bazı şeylere ikna edin.

Bi kere gerçek adıyla ve fotosuyla hesap açıp böyle kişileri takip etmesinin, mesaj atmasının deşifre olmak açısından ne kadar riskli olduğunu anlatın. Konuyu "biri görür ve yayarsa rezil olursun" diye anlatın.

Sonra da cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında bilgi verin ve kendisini düşünmüyorsa da annenizi düşünmesini söyleyin, yine konuyu "birileri duyar"a getirin.

O parayla kira tutup tek başına geçinmek zor, ev arkadaşıyla olabilir. Ama kız kardeşinizi ve annenizi bırakmayın bir süre daha.
0
John Bloor
(07.09.20)
(13)

en çok Corona neden Ankara'da?

tabudeviren
İstanbul'un nüfusu 16 milyon Ankara'nın nüfusu 6 milyon.buna rağmen Ankara'daki vaka sayısı İstanbul'un 2 katından fazlaymış.bunun sebebi ne olabilir?
İstanbul'un nüfusu 16 milyon Ankara'nın nüfusu 6 milyon.
buna rağmen Ankara'daki vaka sayısı İstanbul'un 2 katından fazlaymış.
bunun sebebi ne olabilir?
0
tabudeviren
(02.09.20)
Bakan bayramlar dugunler dedi :d saka midir nedir. Plajlarda kimse ustuste degilmis gibi; Izmir’i, Mugla’yi falan vaka artisi olan sehirlerden saymadi.
0
invictae
(02.09.20)
sebeplerden biri hakkında tamamen fikir yürütüyorum; ankara'da kamu çalışanı oranı daha fazla ve evden çalışma oranı istanbul kadar yüksek olmadığı, kamu çalışanlarının büyük çoğunluğu da maskesini çenesine takan kuruyemiş bıyıklı tipler olduğu için daha hızlı yayılmış olabilir. yine kamu kaynaklı iş seyahatlerinin yüksek oranda olması da bir etken olabilir. arz ederim.
0
i am 6 do you wanna be 9
(02.09.20)
Cok fazla kapali alanlarda takiliyor insanlar bence sebeplerden biri bu, bir digeri de coronaya inanmayacak kadar cahil egitimsiz insan fazlaligi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.20)
yazlık bir yerdeyim, gelenlerin çoğu Ankaralıydı. Geze geze geldiler, geze geze gittiler.
0
gelmeistemem
(02.09.20)
Bakanın söylediği tam açık değil ama orandan bahsediyor. Muhtemelen nüfusa oranlanmış hali 2 kat civarı. Neyse, bu kısım çok önemli değil. Sorduğunuz soruya cevabı tam olarak bulamadım ben de. Şöyle bir durum olabilir, kamuda işe giden çok fazla var gördüğüm kadarıyla ama bunun aksine kurumlarda bilgilendirme çok az. Bizim fakültede pozitifler olduğunu asla bildirmediler, kulaktan kulağa yayıldı. Bölümlerini bile bilmiyoruz, haftada bir-iki gün -ki bu bizim için, yoksa hergün gidenler de var- okula gitmeye devam ettiğimizden temaslı olabiliriz. Bir de direkt vatandaşla yüzyüze temas eden bir sürü kamu kurumu var. Toplu taşımalar tıklım tıklım çoğu zaman.

Ama bu durum ne kadar açıklıyor bilmek mümkün değil. Çünkü tüm Ankara'da mı yaygın, yoksa belirli yerlerde mi toplanıyor, elimizde hiçbir veri yok. Belki de bambaşka sebebi var. İşçilerin memurlardan daha çok işe gittiğini düşünmek çok daha mantıklı ama bu da Ankara'nın durumunu tam açıklamıyor sanki.
0
evrim halkasi
(02.09.20)
Yalnız yanlış anlamadiysam şu anki aktif vaka sayısı iki katı ankara'nin. Yoksa iyilesenleri, ölenleri vs saysak ıstanbul'da ülkenin geri kalanindan fazladır vaka sayısı ki zaten birkaç ay önce vakaların %60'i ıstanbul'da diye beri açıklanmıştı.
0
austra
(02.09.20)
Kamu çalışanlarına test yapıldığı için. Eminim İstanbul da sayı daha fazladır
0
Mistyimage
(02.09.20)
Ülkenin batisinda Güneyinde alt alta üst üste denize girip gezip ankaraya dönüp düğüne fln katılıp bonus alıyorlar demek ki :) bi de evet avm kültürü de fazla.
0
superfluid
(02.09.20)
Belediye başkanının çıkıp gerçek sayıları açıklaması ve diğer il belediye başkanlarının da sayıları açıklamasını istemesi ile alakalı olduğunu düşünüoyurm ben.

Eleştiride bulunmuştu hatta, sadece Ankara'da bile bu kadar ölüm varken Türkiye genelinde nasıl bu kadar az oluyor diye

www.youtube.com
0
pislick0
(03.09.20)
Çok test yapıldığı içindir
Bakan bi zahmet açıklasa da durumu bilsek
Sanki devlet sırrı
0
photo85
(03.09.20)
ankara da bilinçli kesim çok olduğu için hepsi hastaneye başvurmuş olabilir. bir de yazlık bölgelere en çok 06lar geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.20)
Buna ben de çok şaşırıyorum Başlarda olsa anlaşılırdı. Umreden, yurtdışından gelenler hep oraya gidiyordu.

Twitterda biri sürekli Ankara'da kimsenin maske takmadığını söylüyor, aslı var mı bilmiyorum, şaşırtıcı geliyor bana.
0
hair freak
(03.09.20)
Covid artık her yerde ve çok fazla. Kendinize dikkat edin.

Sayılar hikaye. Bakan tabii ki az açıklayacak. İranlı yetkililer, gerçek sayının %5'ini açıkılıyorduk demişlerdi. Her ülke eksik açıklıyor. Bunu kavga sebebi haline getirmemek lazım. Yürümesi gereken işler var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.09.20)
(10)

düğün işleri maliyeti hk.

baldan kaymak
ortalama maliyetler en az 150k gorunuyor. bu ortak alinan fiyat.baska ufak bir hesaplama ile, karsi taraf icin bir butce sunup bu butceyi yonetmesini istemek; boyle olmasi cok mu sacma olur? sebepleriyle guzel hakkaniyetli bir butce sunup, istedigi seyleri onceliklendirerek yapmasi daha iyi olur gib
ortalama maliyetler en az 150k gorunuyor. bu ortak alinan fiyat.

baska ufak bir hesaplama ile, karsi taraf icin bir butce sunup bu butceyi yonetmesini istemek; boyle olmasi cok mu sacma olur? sebepleriyle guzel hakkaniyetli bir butce sunup, istedigi seyleri onceliklendirerek yapmasi daha iyi olur gibime geliyor. ne dersiniz?

kadın duyurucular ozellikle belirtirlerse kendilerini harika olur. onların gözunden nasil gorundugune bakmak istiyorum.
0
baldan kaymak
(02.09.20)
En guzeli bence. Şeffaf olup bütçem bu kadar üzerine çıktığımızda borç demek bunu da beraber ödeyeceğiz ileride bu seneple senin önceliilerine göre yönetelim derseniz bence gelin hanım çok mutlu bile olur.
0
cilekli pasta
(02.09.20)
Şahsen ben bir dügüne hele ki şu zamanlarda öylesine para harcamazdım. yani o kadar paranın harcanabilecegi daha mantıklı şeyler elbet vardır. Yani kendimizi Galler prensesi sanmamıza gerek yok. Ayrıca bir erkek olsaydım. Karşımdaki kadın kişisinin 150bin liralık gibi bir masrafa giriyor olmam yüreğini sızlatmıyorsa o kadın kişisi hakkında kafamda kezban imajı oluşurdu. Bence çok ama çok daha düşük bir bütçe çıkar evet benim bütçem budur de. Sade ve mantıklı bir düğün organize edin. Düğünden sonra da ikiniz yaptığınız tasarrufu daha faydalı şeylere harcarsınız. Yok kadın kişisi ve ailesi çirkefe yatıyorsa çok şanslısın demektir. Evlenmeden tanımış ve gittigin yolu bir kere daha düşünmüş olursun
0
limonlu eksi
(02.09.20)
Buna bile gerek yok. Lütfen size böyle harcamalar yaptırmayı normal hatta olması gereken bir şey olarak gören insanlardan uzak durun. 2020’deyiz artık.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.20)
Bana kalsa bu dönemde nikahı basar akrabasız ve geleneksiz bir şekilde evlenirim ama herkesin evlilikten beklentisi farklı. Bir defa evleniyoruz kafasındaysa ne kadar mantıklı da konuşsanız işe yaramayacak. Siz yukarda denildiği gibi şeffaf bir şekilde açıklayın alacağınız tepkiye göre hareket edersiniz.
0
jazzabel
(02.09.20)
pandemide düğün olmamalı. biri orada hastalanırsa vebaline girmiş olursunuz. bu parayı evinize harcayın, kendinize harcayın.
0
nzessia
(02.09.20)
düğün maliyetinden kastın sanırım "evlilik maliyeti" yoksa sadece düğün masrafı 150k ise über zenginsindir ki o zaman burada ne işin var zaten ya da düğün çırağanda ve son nefesini vereceksin:)

evlilik maliyeti için 150k çok normal. (yeni evlendim 120k masrafım oldu)
(bkz: https://eksisozluk.com/entry/112072111)

karşındaki insanın anlayışına bağlı olarak tabii ki söylemelisin fazlası beni aşar diye. bana ne beni ilgilendirmez her şeyin en iyisi olacak demez zaten normal bir insan. diyorsa da allah bir ömür sabır versin nafaka kredini de şimdiden çek bence.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.09.20)
Düğün işleri bu ara herkes için sıkıntılı. Düğüne gidip, covid kapan çok kişi var.

Nikah hem daha hesaplı olur. Hem de davetlilerinizin daha çok hoşuna gider. Eğer illa göbek atacağım diyen varsa, ufak bir grup eğlenmeye devam edersiniz...



.
0
kartallar yuksek ucar
(02.09.20)
o parayla çok daha eğlenceli şeyler yapılır yazık
0
bir soru sorcam
(02.09.20)
Bence nefis bir fikir.

Baştan toplam bütçe şu ona göre düşün denildiği durumlarda, kişi kendini o limit içerisinde daha iyi planlıyor. Yoksa her harcama için öyle mi olsun böyle mi olsun diye tartışılırken insan yoruluyor diye düşünüyorum.
0
lcha
(02.09.20)
yakın zamanda evlenecektim ve ben karşımdaki beyden hiçbir şey talep etmedim özellikle maddi açıdan o ise geldi 70k var buna göre şekillenmemiz lazım dedi tabi dedim sıkıntı çıkarmadım hatta 20k artmıştı bile ama gel gelelim neden olmadı, ben bu kadar alçak gönüllü oldum destekledim ve düğünüme 2 hafta kala hem aldatıldım hemde hakaretlerle karşı karşıya geldim :)
Nacizane tavsiyem;şuan (hatta mümkünse hiç) düğün yapılmaması görüşündeyim çünkü boş bişey onun yerine kendinize harcayın tatile gidin mesela ne bileyim bana artık düğün saçma sadece elalem ne der diye yapılan bir organizasyon gibi geliyor. Ayrıca eğer benim bütçem bu gelin hanım bu şekilde gideriz derseniz cileklipastanın dediği gibi mutlu olabilir ve ona göre kendini oda şekillendirebilir ki bunu yapmıyorsa boşver yani zamanını harcamaya değmez öyle bir insana.
0
madurumdamadurum
(08.09.20)
(9)

iş yerinde tartışma

nzessia
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi de ifade etti. bu süreç içerisinde ortak iş çıkarmamız beklendi ve ben önceki deneyimime istinaden ondan daha fazla rol üstlendim, onun açıklarını kapadım. ister istemez bu noktaya geldik, çünkü kalitesi çok düşük işler çıkarıyordu. işin yapısına çok girmek istemiyorum ancak bu müdaheleleri yapmasaydım iş çıkarmamız mümkün olmazdı, ben de başarısız olurdum.
kimin ne kadar katkı sunduğunun ise ölçülmediği bir çalışma ortamı var, özellikle covid ile birlikte üst yönetimle ilişkimiz iyice koptu.
neyse bu arada kendisiyle de zıt bir ilişkim olmadı, arkadaşlık da kurduk. ancak iş sebebiyle gerildiğimiz süreçler de meydana geldi. bu süreçte tüm gün başını ve kafasını sallıyordu örneğin. geçtiğimiz hafta da verdiğim bir geri bildirim hoşuna gitmedi ve benimle konuşmayı kesti. asla kişisel beceriksizliğine yönelik bir geri bildirim değildi, sadece iş ile ilgiliydi. merhaba ve günaydın dediğimde yanıt alamadım. gene elini bacağını sallamaya başladı. benim de bir gün canıma tak etti ve ne sorun varsa konuşalım dedim. bu da bağırdı çağırdı, evet gidelim herkese iletelim dedi. aşkı memnu final sezonundaki behlül gibi koşarak yöneticilere gitti. beni psikolojik şiddet ile suçladı. onu yetersiz görüyormuşum yaptığını beğenmiyormuşum vb. bu kadar mükemmeli hedeflemek benim seçimimmiş. bu arada kendisi iş arayan da bir insan. ancak sonra yöneticilere böyle şikayet etmemiş beni. ben onun özgüvenini düşürmüşüm, yetersiz hissettirmişim (wtf?). sonra ben yöneticilerle konuştum. yöneticiler tabii ki ne şiş yansın ne kebap modunda davranış sergilediler. hiyerarşik olmayan bir yapı yaratmışlar falan filan gibi açıklamalara girildi. sanki ben hiyerarşi kuruyormuşum gibi algıladım. benim deneyimime istinaden süreci daha iyi yönetmem gerekirmiş vb.(yöneticisi değilim??) sonra da işleri bölelim görelim kim nasıl performans gösteriyor kararı çıktı. şu an hala aynı ofisteyiz ve ben hiç iyi hissetmiyorum. her an panik atak geçirecek gibiyim. her an istifa edebilirim. bu konuda önerileri olan arkadaşlar varsa sevinirim. kendimi de suçluyorum, bir kere bu konuyu yöneticiye taşımıştım genel bir biçimde, ancak çocuğa acıdığım için üzerine gitmemiştim konunun. şu an çok pişmanım.
0
nzessia
(31.08.20)
İyi niyetin size zararı olur. Kılıçları çekmişsiniz bu saatten sonra kimseye acımayın. İşinizi yapın ve gerisine karışmayın. Ne yaparsa yapsın.
0
ykyt
(31.08.20)
Üzdü mu gazla gitsin. Neden bu kadar dert ettiğinizi de anlamıyorum. Çok rahatsizsa isfita etsin size ne
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.20)
İşten istifa etmek gibi fevri kararlar almayın bence. Nasılsa işleri bölelim, görelim kim nasıl performans çıkarıyor kararı çıkmış. Siz kendi performansınıza, iş kalitenize ve etiğine güveniyorsanız, gerisi karşı tarafın problemi.

Şu kısacık iş hayatımda anladım ki, iş yerinde yöneticilere, her ne kadar kendinizi haklı görseniz de, bu su götürmez bir gerçek olsa bile, şu çalışan böyle yapıyor, şöyle kötü çalışıyor vs. demenin hiçbir faydası yok. Genelde iki çocuğunu birbirine düşürmemek için iki tarafa da birbirinin haklı olabileceğini göstermeye çalışan ebeveyn tavrı takınıyorlar. Dediğim gibi kendi yaptığınız işe odaklanmaya çalışın bence.
0
yuzır
(31.08.20)
Yöneticiler olayın az-çok farkındadırlar ama siz olayı yansıtmadığınız için teferruatını bilmeyebilirler.

Siz olayı anlattıysanız gerisine karışmayın. Bundan sonrası yöneticilerin bileceği bir iş. Sakin bir şekilde işinizi yapmaya devam edin. Mümkünse arkadaşınızla da arayı resmi bir seviyede iyileştirin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.08.20)
Krizi gayet başarılı yönetmişsin. Korkması ve gitmesi gereken kişi sen değilsin ki. Niye sen istifa ediyorsun onun yerine.

Panik atağın sebebi de sinir boşalması. Geçer. Dışarı çık bugün biraz mümkünse. Güneşte dur. Pelte gibi olursun.
0
pass
(31.08.20)
Asıl party şimdi başlıyor. Sen nereye gidiyorsun.
Ona kimin daha iyi olduğunu göster!
0
ir10
(31.08.20)
bence de üzülmeni gerektirecek bir durum yok.

işinden yana sıkıntı yoksa, kaldı ki kim bilir kaç zamandır orada çalışıyorsun insanlar senin nasıl birisi olduğunu zaten öğrenmiştir.

yap işini, çekil. bu kadar.
0
hem şişko hem deli
(31.08.20)
Bence olgun davranmanın, insan olmanın bedelini ödüyorsun hayatın her alanında bir çoğunun yaşadığı gibi. Buz gibi ve kendinden emin dur. Asla endişelerini, moral bozukluklarını belli etme. Onun kendisini rezil etmesine ve küçük düşürmesine izin ver. Sen kendinden emin olan cool adam/kadın ol.

Sen şimdi şaşırıyorsunya böyle mi hissettirmişim, öyle mi düşündürmüşüm diye. Pek ala bunu yapmış olabilirsin. Çünkü böyle embesil tipler kendinden emin, işini bilen insanların duruşu altında bile ezilirler. Suçlayacak adam arıyor ve çirkefleşerek üste çıkıyor aklı sıra,başka bir şey değil. Yöneticilerle de istediğiniz kadar kopuk olun beceriksiz biriyse bundan haberdarlardır ve sadece ortalık karışmasın istiyorlardır. Kimin ne olduğuyla hiç bir alakaları yoksa da zaten o zaman bu olay sonrası senin hakkında ne düşüneceklerini de o kadar önemseme.

Senin burada eksiğin ve öğrenmen gereken iyi niyetli ve profesyonel olmanın iş hayatında yeterli olmadığı gerçeği, güçlü olmanın ve etrafındakilerin senden yeterli miktarda korkması gerektiği. İnsanlara çok fazla iyi davrandığında senden çekinmezler ve bunun sonucunda ya seni saymazlar ya da böyle en ufak olayda seni pataklarlar. Mesafeni koru ve kimseye acıma. Daha bir dünya şey anlatırım da hepsini öğreneceksin zaten düşe kalka :)
0
cosmicgadin
(31.08.20)
Hocam hatanız "iş yetişsin" diye fedakarlık yapmanız. İşin yetişip yetişmemesi sizin probleminiz değil, yöneticinizin problemi. İş yetişmezse siz değil, yöneticiniz başarısız olur. Kim nasıl iş yapıyor, yetişir mi yetişmez mi vs. yöneticinin görev tanımı bu yani.

Dolayısıyla en güzeli şu, işler net bir şekilde bölünsün, üstünüze düşeni yapın, gerisini ellemeyin. Elemanla da siz değil yöneticiniz uğraşsın.

TR'de hakkıyla yöneticilik yapabilen birine denk gelmedim, onu da not olarak düşeyim. Sizin yöneticiniz de çok iyi görünmüyor, olayın bu noktaya gelmesine müsaade etmemesi gerekiyordu. Hatta şu an gözlerinde siz "sorun çıkaran eleman" olmuşsunuzdur muhtemelen. O yüzden enayiliğin anlamı yok, iş batarsa batar, siz de başka yere geçersiniz. Kendinizi yormayın.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
(33)

"madem yemek yapmayacaktın, neden evlendin?"

mezzosprite
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yap
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?

ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yapan tarafım. adam sadece kendi ütüsünü yapıyor, kahvaltıya yardım ediyor, aklına eserse de ayda yılda bir akşam yemeği hazırlıyor. bulaşıkları makineye koymuyor. bu durumdan rahatsız olduğum ve eşit sorumluluk paylaşımı istediğim için bir kez kaynanamdan şaka yollu, kocamdan da pek çok kez ciddi ciddi "o zaman neden evlendin" lafını duydum. hatta kocam "iki işi birlikte yürütemiyorsan çalışmak zorunda değilsin" bile dedi. kadın olarak tüm bu ev işlerini memnuniyetle yapmalıymışım. o da erkek olarak mutfağa girmek zorunda değilmiş. bunlar marjinal söylemler değil mi?

lütfen saldırgan olmadan içtenlikle cevaplayabilir misiniz, zaten canım çok sıkkın...

teşekkürler
0
mezzosprite
(25.08.20)
freebird5406_2
(25.08.20)
kafa yapinin hic uyusmadigi biriyle mi evlendin yani?


kisisel gorusum bunlari soyleyen yobazdir ve hiyardir. evlenmeyi birak sosyal cevremde barindirmam.
0
hot potato
(25.08.20)
@hot potato, bu konu dışında çok uyumluyduk. bu konudaki beklentileriyle ilgili birtakım işaretler vardı ama bu kadar katı olacağını bilemedim...

edit: aslında bu işaretleri gördüğümde ona sordum. "sen beni tanımıyor musun, katılmaz olur muyum" dedi. ben de tanıdığım kadarıyla %50-50 olmasa da %40-60 katılacağını düşündüm. hatta bu konuşmayı ona hatırlattığımda "sözümün arkasındayım ama her şeyi paylaşmak istediğini nerden bileyim" dedi. daha detaylı konuşmalıymışız.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Valla evlenmeden önce bunlarla karşılaşacağın bir durum olmuştur illaki, yani erkeğin böyle olduğunu anlamış olman lazımdı aileyi boşver
0
olaylar olaylar
(25.08.20)
Yani boyle cetvelle kim ne kadar is yapti diye olcen biriyle ben de evlenmezdim acik soyleyim. Duydugunuz sevgi duzeyi yeterli degil demek ki yoksa muhtemelen balla borekle beslerdiniz ve kendinizi ustu kapali "ezilen kadin" pozisyonuna da sokmazdiniz. Aldiginiz maasin esitligine kadar dem vurmussunuz muhtemelen o adam sizin 100 misliniz kazanan bi fabrikator olsaydi tutumunuz degisecekti. Adam utusunu de yapiyor, kahvalti da hazirliyor, yer yer aksam yemegi de yapiyormus.

Bu arada 'kaynana' sozcugu birtek bana mi asiri kaba geliyor?
0
msb
(25.08.20)
hot potato + 1.
Dünyanın sosyal yapısı gereği, söylemler ne olursa olsun ev işi öncelikle kadına kalıyor, bu gerçeği kabullenmiş de olsak sizinkilerinki biraz aşırı geldi bana.
0
firez
(25.08.20)
bence de kocanı yeterince sevmiyorsun; daha ayak yıkama, boklu donları kirli sepetine atma ve tırnaklarını kesme işlerine bile gelmeden yan çizmişsin. adamın duygularıyla daha fazla oynamadan ayrıl, yazık resmen tanıyamamış seni hiç, kim bilir onu sevdiğini düşündü...
0
Bruce
(25.08.20)
bas edit, erkegim. ve acikcasi bence bu isler maalesef kadina ait. en iyiyi sona sakladim.

esinize katiliyorum. yapmak istemiyorsaniz birini tutun. yine de en iyiyi sona sakladim.

evlenirken bunlari kabul etmistiniz. tamamdir.
0
baldan kaymak
(25.08.20)
@msb, eşit olmayacağım biriyle evlenmezdim. maaş belirtmem gereksiz olmuş olabilir ama aynı işi yapıyor olmamız, aynı mesaiyi yapmamız, aynı düzeyde yorulmamız önemli bir nokta diye düşünüyorum. seven kadın ballı börekle besliyor da seven erkek nasıl oluyor da işten BİRLİKTE dönüldüğünde salondaki koltuğa uzanıp "acıktım, yemek pişmedi mi daha" diye mutfağa seslenebiliyor?
kaynana ve koca sözcükleri bana da çok itici geliyor evet.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Çalışma saatleriniz nedir?

Ben eşimden çok sonra eve gelebilirdim. O da akşam yemeğimizi hazırlardı.

Yani belki siz önce geliyorsanız, sizin hazırlamanız mantıklıdır. Ama yani kurulan cümle biraz gereksiz ve ciddi mi?

Arada biz de bu tarz şakalar yaparız. Kayınvalidelerin söylediklerini çok önemseme derim ama eşitlik maaşla da olmaz yani o bakış açısını kaldırmanız gerek.
0
makarnacanavari
(25.08.20)
@makarnacanavarı, işe birlikte gidiyor, işten birlikte dönüyoruz..
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Çok üzüldüm. Keşke evlenmek gibi ciddi bir işe kalkışmadan birlikte hayatı paylaşıp birbirinizi tanısaydınız. “Seven insan balla börekle besler” savunmasını da ciddiye alamıyorum. Aksine korkutucu buluyorum. Seven insan karşısındakinin hayatını kolaylaştırır. Ben olsaydım böyle bir birlikteliği devam ettirmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(26.08.20)
Sizin eşinizin ev işi yapacak kapasitesi var aslında. Kendi ütüsünü kendisi yapıyormuş. Ama neden size düzgün yardım etmiyor, ev işlerini paylaşmıyor onu anlamadım. Yani üşenmeyip ütü yapıp, elinden iş gelirken sizinle tartışması arasını bozmayı göze alması garip geldi.

Birde evlenmeden önce ne yapıyor ne yapamıyor bilmiyor musunuz? Yolun başında ev işlerine dair hiç konuşmadınız mı? Belki birbirinizin huyunu suyunu bilemeden, tanıyamadan evlenmişsinizdir. Siz ilk yıllarda ev işleri konusunda ciddi tavır almazsanız birkaç yıla işler daha kötü hal alır.

www.instagram.com
0
GoodMorningTeacher
(26.08.20)
Evet, o zaman sıkıntı. En azından yemeği siz hazırlıyorsanız o da mutfağı toparlayabilmeli.

Söylediği cümle çok sıkıntı. Yani beyin yok gibi. Kusura bakma.

Ha ben senin yerinde olsam yapmam. Yemek hazırlamam. Menemen, yumurta, peynir, zeytin falan. İş yoruyor artık böyle diyebilirsin.

Ya da sadece kendi ütüsünü yapıyorsa sen de sadece kendine yemek yapabilirsin. Keyfi bilir.

Eşimin tek iyi özelliği böyle şeylerde yardımcı olması sanırım. Bulaşıklar ondadır mesela. Ütü ondadır. Sevmem ben bunları. Banyoyu yıkar. Kendiliğinden görev dağılımı oldu bizde. Siz de bu şekilde görev dağılımı yapabilirsiniz.
0
makarnacanavari
(26.08.20)
biraz mizahla karışık yazacağım:

eşin tam bir ataerkil yarı alfa ama beta erkek (çünkü ütü yapıyor). ya kılıbıklığa doğru ilerleyecek ve evdeki bütün işleri yapacak ya da ayrılacaksınız. bu kılıbıklık arkadaş ve aile çevresinde sürekli aşağılanmasına neden olacak. aile dedikodularının baş kahramanı olacak.

ayrıca senin çocuk yapmanı isteyecek ve sonrasında da işe dönme istersen diyecek. sonra sana tüm işleri kitleyecek.

böyle adamlarla başa çıkma metodu hem işten ayrılmak hem de yardımcı tutmaktır. keyfine bak bacım kariyer falan hikaye bana şimdi bakacak bir koca bulsam işi gücü bırakır evde otururum.
0
ozdek
(26.08.20)
iyi ki yazmışım buraya, baya ümitsizliğe kapılmıştım.. şimdi biraz daha güçlü hissediyorum. güzel cevaplarınız için çok teşekkürler <3
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Eşinizin bakışı elbette normal değil. Diğer özelliklerini bilmemekle beraber, pek kaliteli bir imaj yaratmıyor. Bu tarz sıkıntılar yaşamamak adına gerçekten kısa süre de olsa aynı evi paylaşmak fayda sağlıyor.
0
gazozailacatmauzmani
(26.08.20)
"evlenmeden önce bilmiyor muydunuz?" ya da "ailesiyle tanışınca anlamadınız mı?" gibi soruları geçiyorum, zaten birçok kişi yazmış.

bulaşık makinesine tabak koymak nasıl bir iş ki?
ziyafet sofrası hazırlamıyorsanız, iki kişinin salata malata derken beş tabağı çıksa, saniyenin onda biri falan sürüyor bir makineye tabak koymak.
evlilikte bunu şikayet konusu yapmak eşitlik, ev işinde ortak paylaşım falan konusu değil artık bence.
"o kadar kısa sürüyorsa o koysun" diyorsanız da, "hayatım şunu makineye koysana" diye eline tabak verdiğinizde "sen de ne biçim kadınsın?" diyeceğini sanmıyorum.
adam ütü yapıyor diyorsunuz, hiçbir şeye dokunmayan biri değil ki.

ama karşımdaki bunu tartışma ve eşitlik meselesi haline getirse, ben de "neden evlendin o zaman?" diye sorabilirdim.
yarın öbür gün çocuğunuz olacak, yaşlanacaksınız, birinizden biriniz hastalanacak vb.
evlilik böyle bir şey çünkü.
"bundan şikayet ediyorsa, yarın ne olacak?" diye düşünürüm.
artık yanındakinin önüne bir kase yemek koymak da zul gelmemeli insana.
kaldı ki, yemeği de arada bir yapıyormuş.

bunu bu şekilde hak arayışı ve benlik iddiası haline getirmek, "ben üç yaptım, sen beş yaptın" meselesi yapmak bence antipatik bir şey.

madem "çalışmak zorunda değilsin" diyor, yani sizin geliriniz olmasa da olur, o zaman haftada bir kadın tutun, temizliği o yapsın.
siz de rahat edin, o da rahat etsin.
yani illa adamın eline vileda vermek mi buradaki mesele?

kayınvalidenizin söylediği şey yersiz ve biraz bayağı ama işte dediğim gibi, bunlar "sen yapmadın, ben yaptım" tartışması haline gelirse, taraflar psikolojik olarak savunmaya geçer.
oğluna da biraz düşkünse, haddini de aşar.
ikisinin de söylemleri doğru değil ama normal.
burada "evlenmeden önce..." konusu devreye giriyor.

kendimi düşünüyorum.
karşımdaki bir şeyden şikayet ederse, "e ama..." derim.
ama "şunu şuraya koyar mısın?" dese, "tabi" der, dediğini yaparım.
insan psikolojisi böyle bir şey.
üslubunuzu değiştirmeyi deneyin.

bulaşık makinesine tabak dizmek, yemeği o akşam kimin yaptığı gibi şeyler evlilikte tartışmaya değecek şeyler değil bence.
umarım evlilik hayatınız boyunca tek deriniz bu olarak kalır.
"konu yemek ya da bulaşık değil, böyle demesi" diyorsanız da, yukarıda yazdığım gibi olayı tartışmaya çevirirseniz, taraflar kendini savunmaya geçer.
temel insan psikolojisi.

"ben üslubumu ona göre mi ayarlayacağım?" diyorsanız da, boşanın o zaman.
benim yazdıklarım bu deveyi gütmeye yönelik şeyler.
karşınızda böyle tepki veren biri varsa, dediğinizi yaptırmanın, iletişim kurmanın, çözüm bulmanın yolunu arayacak olan sizsiniz bu durumda maalesef.
0
blatta hiberna
(26.08.20)
@blatta+

Cevapların üzerine ekleyebileceğim pek bişey yok ama, bana da biraz haksız gibi geldin. Sorumluluk paylaşımını farkında olmadan rahatsız edici bir noktaya getirmiş olabilirsin. Eşinin tek yaptığı ütü kahvaltı vs. değildir, fazlası vardır ama sen zaten eşitliğe inandığın için gözüne gelmiyordur. "O zaman neden evlendin" ütüsünü kahvaltısını yapan adamın bulaşık tartışmasında söyleyeceği şey değil. Altı başka şeylerle doludur bu cümlenin.
0
IncredibleMau
(26.08.20)
ozdek +1

adam calismak zorunda degilsin demis zaten. ben yerinizde olsam hayatta calismam birakirim herif calissin, evi cekip cevirir arta kalan zamanimi da kuaforde gecirirdim ya, mis gibi.

su dunyaya hatun olarak gelmek varmis ya :)
0
cooperr
(26.08.20)
Seven insan balla börekle besleyecekse, bunu sadece seven kadının değil seven erkeğin de böyle yapması lazım. İşe beraber git beraber dön ama eve gelince sen ayakları uzat yat kadın dinlenmeden yemeğe girişsin.

Buna alıştığında bu sefer her gün taze yemek isteyecek her gün sebze yemeği isteyecek her gün artacak istekleri.

Kaynananın bu şekilde konuşması da gayet kötü. Siz evlisiniz diye senin onların kültür ve kafa yapısına sahip olmanı bekleyemezler, bu karar senin kadar eşinin de kararıydı. Demek ki seni değiştirmeyi kafalarına koymuşlar.

Evli değilim ve hiç evlenmedim ama, sözüm parama geçmiyorsa boşanırdım ben bu adamdan. Çünkü dediğim gibi zaman geçtikçe ve istediğini aldıkça daha fazlasını isteyecek ve hayır dediğimde kötü ben olacam. Neden? Onlar öyleler diye, yani keyfî. Ağır bir şey bu.
0
muhayyer divan
(26.08.20)
Esiniz zamanla is yapmaya yanassa bile bu sefer pasif agresif modlara gecmesi olasi. Burada duzgun bir iletisim sart. Cani kimsenin gercekten istemedigi zaman yapilmamali.
0
karpuzpeynirekmeksu
(26.08.20)
Eşinizi seviyorsanız kurbağa taktiği izleyeceksiniz. Kurbağayı direk sıcak suya atarsan kaçar ama soğuk suya koyup, azar azar ısıtırsan kaçmaz...

Mesela bulaşıkları makinaya koy diyeceksiniz. Alıştırıp, 1-2 ay sonra başka bir şeye geçeceksiniz. Bazı erkekler böyle maalesef...



.
0
kartallar yuksek ucar
(26.08.20)
konu sahibesi eşini dinleyip işi bıraksa, tüm işleri o da yapsa, bu kafa yapısındaki biri o zaman der ki: 'sen tüm gün evdeydin, en çok ben yoruldum'. Adam işsiz kaldığında, temizlikçi olmadığında kadına destek olacak mı bu kafa yapısında birisisiyse? Kuzenim evlenince eşi işten ayrıldı, 3 hizmetçisi vardı. Evde yemek bile yapmazdı. Kocası iyi biri, kadına değer verir, bir sıkıntı çıkmadı.
Bir arkadaşımın eşi 1 yıl işsiz kaldı. Adam tüm gün evde olmasına rağmen bardak bile yıkamazdı. Kıza da bu senin görevin derdi. İşten sonra bir de ev toparlardı kız.

Kocanız evlenmeden önce aileleyle mi yaşıyordu? Hiç beraber yaşamadınız mı?
0
gelmeistemem
(26.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eşiniz ciddi ciddi söylediğini düşündüğünüz şeyleri şaka yollu söylüyor olabilir mi ?
Yine de kayınvalidenizden sizin özelinizle ilgili paylaşmadığınız birşeyin cevabını alıyor olmanız oldukça yanlış siz oğluyla evlendiniz kendisiyle değil.

Evli ve birden fazla çocuklu biri olarak birçok arkadaşın da dediği gibi bir sürü sorumluluk o veya bu şekilde zaten sizin omuzlarınıza binecek. Ama daha çiftken bu aşamadaysanız lütfen buna katlanmayın ve siz de oturup konuşun gerekiyorsa da anlaşarak bitirin.

Birçok eski insan gibi bir kere evlendim bir şekilde devam eder çocuklarım için yaşarım ızdırabına dönmesin hayat sizin için.
0
hayyam ara
(26.08.20)
herkes şaşırmış seni desteklemiş ancak türk erkeklerinin %99.9u bu şekilde zaten.
madem bu önemli kriter, ev işi yapan erkek bulunca kaçırmayın basın nikahı.
eğer ev işi yapmak istemiyorsan bir yardımcı tut, çevremdeki çoğu kadın böyle yapıyor. kocan yardım etmez, unut bunu. adam sana istersen çalışma, yeter ki ev iş yap demiş. klasik türk erkeği işte :)
bu duruma neden bu kadar şaşırılmış ben de ona şaşırıyorum.
0
abelardo
(26.08.20)
Erkeklerin hiçbiri "aman hayat arkadaşım yorulmasın, beraberce yaparız" kafasında değil. Bunu cepte bilin. Aralarındaki tek fark kadın yardım isteyince yardım edenler ve yardım etmeyi tümden reddedenler. Eşiniz tümden reddetmiyormuş. Bu iyi bir başlangıç. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşim işten daha geç geliyor ve evin pek çok işi bana bakıyor. Benim eşim yardım etmeyi reddetmiyor, ancak ben yardım etmesini değil sorumluluk almasını istediğimde sıkıntı çıkıyor. Yavaş yavaş alıştırıyorum (18 senenin sonunda).
Bir; "çalışmak zorunda değilsin" lafını diyebilen birine haftalık temizlikçi ücrteti çok da koymasa gerek. Temizlik işlerini lütfen hemen bu kişiye devredin. Bu ödemeyi de eşiniz yapsın.
İki; gündelik yemek işlerini sohbet ederken beraber yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu da beraberliğin bir parçası. Bazen insan işi yapmaya erinmiyor da kendisi iş yaparken eşinin içeride tv seyretmesi koyuyor. "Bu evin hizmetçisi miyim" duygusu pek fenadır. Bunu eşinizle açık konuşun
Üç; fazla titizlenmeyin. Her gün yerleri silmek, ya da mutfağın her daim pırıl pırıl olması şart değil. Temiz olsun yeter. Bir arkadaşım her mutfaktan çıktığında çaydanlık dahil her şeyini yıkıyor, yerleri silip öyle çıkıyordu. Gerek yok, canınızın kıymetini bilin.
Dört; aslında en başa yazılmalı belki. Bu tartışmaya kayınvalidenizi kesinlikle dahil etmeyin. Bu sizin kendi özeliniz. Eşinizi annesine şikayet etmeyin. Eşiniz sizi annesine şikayet ediyorsa çok ciddi konuşun. Bu konuda bile üslup "o zaman neden evlendin"e gidiyorsa bunun daha çocuğu var, işsizlik durumu var. Evin içindeki evde kalır.
Maalesef modernlik bu coğrafyada sadece görseldir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.08.20)
Evde, birileri ev işinin, sadece kadın olduğunuz için sizin göreviniz olduğunu düşünüyor. Bir de üzerine, ekonomik özgürlüğünüzden vazgeçmenizi tavsiye ediyor. İleride, çok daha ileri gideceği belli.


Kusura bakmayın ama o evdeki kişi sizin 'eşiniz' değil, o oyunda beraber, yan yana değilsiniz.

Siz de oturup ciddi ciddi 'niye evlendiğinizi' bir düşünün ve tartışın evdekiyle.

Kadınlar, size yardım etmek zorunda değil erkekler. Yardım etmek, zaten bir sorumluluğu üstlenmiş birine gönlünden kopanı yapmak oluyor. 'Yardım' çok yanlış bir kelime.
0
buf-e kür
(26.08.20)
Hocam ben anlamıyorum ki evlenmeden önce hiç mi görmedin bunları?

Neyse, bu kafa yapısındaki birini bu yaşında düzeltemezsin. Yol yakından boşan ya da onun sana atadığı rolü benimse. (bu kötü haber)


Cevapları okuyunca duruma komple acıdım:
Maaş farkı çok olan evliliklerde az kazananın hizmetçi olarak görüldüğünü, ütü yapmanın ve arada bir kahvaltı hazırlamanın "e yeter işte" diye algılandığını bilmiyordum. Doğulu bir baba ve batılı bir anne ile büyüdüm böyle bir tutum görmedim.

Kendisine ya da kadına saygısı olmayan kişiyle birlikte olmak zor. Onlarca farklı açıdan onlarca cevap gelmiş. Hangisi kafana daha çok yatarsa onunla ilerlersin. Ama bana annem şunu öğütledi:
İlk evlendiklerinde babam sorumsuzluğundan fatura filan ödemiyor annemden yapmasını bekliyormuş. Annem de sallamamış, evde elektrikler kesilmiş, sonrası hop babamın sorumluluğu.
Bir de anneannemden örnekliyorum:
Bir bayram sabahı dedemin takımını ütülerken dalgınlıkla yakıyor. Dedem 83 yaşında ödene kadar kendi ütüsünü kendi yapardı. Yemeği de kafasına göre bölüşürlerdi.

Özetle 1926 doğumlu adam ve 1960 doğumlu adam bu kafadaysa 2020lerde biraz daha farklı bakmak gerekiyor gibi düşünüyorum.

Ailemin kadınlarından öğrendiğim kadarıyla ben böyle yetiştiğim için "ehe çalışmayacaktıysan neden evlendin güzelim" leşliğini de sindirebileceğimi pek sanmıyorum.
0
lcha
(26.08.20)
ben olsam anında boşanırdım. ne olursa olsun. bakın buraya parmak basmak istiyorum, ne olursa olsun...

ekonomik bağımsızlığınız var, siz köle değilsiniz. lütfen kendinize bu muameleyi yaptırtmayın.
0
timmie
(26.08.20)
Timmie +1
Umarım hizmetçilik yapmaya devam etmiyorsunuzdur.
0
sta
(26.08.20)
aile değişik ya da size uygun değil. Babam annem ev hanımı olduğu halde yardım ederdi, bize annemden çok baktığı oldu. O yüzden evlilikten önce tanıyamamış olabilirsiniz, çok üzüldüm ama bu saatten sonra düzelebileceğini hiç sanmıyorum .
0
kestane gürgen palamut
(26.08.20)
içtenlikle cevap verirsem kocana karşı saldırgan olmam gerekir. ama burada seni suçlayanlara, nasıl görmedin canımcılara hak vermiyorum. işte görmüşsün, bazen karşıdaki insan kendini gizler, bazen sen göremezsin, ne yapalım olmuş. harika müneccimler olmak zorunda değiliz hakça olanı yaşayabilmek için.

ayrıl coco diyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(26.08.20)
(3)

İşten ayrılayım mı?

jacque
2016'dan beri bu çalıştığım altıncı yer. Bu altı yerden yalnızca bir tanesinde maaş ve sigorta problemi yaşamadım. Diğerlerinden ayrılma sebebim maaşımı alamamam veya sigortamın yapılmamasıydı.1.5 senedir çalıştığım (düşük ücretli ve geç ödeme yapan) iş yerimden Haziran ayında ayrıldım ve iki hafta
2016'dan beri bu çalıştığım altıncı yer. Bu altı yerden yalnızca bir tanesinde maaş ve sigorta problemi yaşamadım. Diğerlerinden ayrılma sebebim maaşımı alamamam veya sigortamın yapılmamasıydı.

1.5 senedir çalıştığım (düşük ücretli ve geç ödeme yapan) iş yerimden Haziran ayında ayrıldım ve iki hafta sonra Türkiye'de kendi alanında tek olan bir vakıfta işe girdim. Şartları ve maaşı benim için çok iyiydi ama işe girdiğim gün zaten iki personeli olan ofisteki personellerden bir tanesi istifa etti. O gün, maaşların 2-3 ayda bir yattığını ve şu anda da 5 aydır yatmadığını öğrendim. Maaşı aylık yatırmıyorlarmış, ellerine para geçince toplu olarak yatırıyorlarmış. Ayrıca aylık 500 TL olan Sodexo'ları da yatmıyormuş.

Ben de işe yeni girdiğim için benimkini ilk ay yatırırlar diye düşündüm. İkinci ay yatmazsa da ayrılırım diyordum ama ilk ayda da yatmadı. Hatta 500 lira olan Sodexo bile yatmadı.

1) Maaş için bir tarih vermiyorlar, Merkez Bankası'ndan ödeme beklediklerini söylüyorlar. Merkez Bankası ve Vakıf ne alaka? Ayrıca Merkez Bankası ödemeyi neden yapmasın?!

2) Vakfın 500 lira ödeyecek hali bile yokken benim 4 bin liralık maaşımı ödeyebilmelerine hiç ihtimal vermiyorum. Kaldı ki ayrılanların maaşları ve ihbar tazminatları da içeride kalmış, henüz alamamışlar.

3) Şu an dışarıdan freelance çalışarak aylık 2 bin TL gelirim oluyor. Bu vakıfta hiçbir iş yapmıyorum, tüm gün bomboş oturuyorum. Ofiste de benden başka kimse yok zaten. Bildiğiniz tek başıma tüm gün oturup diğer işlerimi yapıyorum. Hatta iki haftadır evdeyiz ve bir gün bile arayıp ne yaptığımı sormadılar. Annem ayrılma, en azından sigortan yatsın diyor. Ama bir noktada benim daha fazla para kazanmam gerekiyor çünkü Ekim'de nişanım, Mayıs'ta da nikahım var ve ev eşyaları almaya çalışıyoruz şu an.

Bu freelance işimi (reklamcılık) büyütüp bir ortağımla birlikte ofis açmayı planlıyordum. Burada işlerin yoğun olmamasını başlarda sevmiştim çünkü diğer işime daha fazla vakit kalıyordu. Ama dediğim gibi para kazanmam da gerek. Düzgün bir işe girersem muhtemelen freelance için hiç vaktim kalmayacak ve ofis işi iyice ertelenecek. Ama burada da kaldıkça param içeride birikecek ve aylık 2 bin lira ile geçinmeye çalışacağım.

Siz olsanız ne yapardınız?
0
jacque
(24.08.20)
Yeni iş bulup bırakırdım en kısa sürede.
0
dissendium
(24.08.20)
işten ayrılmayın ve madem vaktiniz var; freelance işlerinize devam edin. neticede içerde paranız birikmeye devam edecek.

bu sırada elbette 6+ verebilecek işlere de bakın. zira 4 sabit + 2 de freelance, şu halde net 6 kazanır durumdasınız.
0
fever
(24.08.20)
Bu, çok can sıkıcı bir durum. Ne aldığının hesabını bilirsin, ne harcadığının. Acil para lazım olur, gidip İK'ya ayrı, Muhasebeye ayrı dert anlatırsın vs.

Sizi işe alan kişiyle bir konuşun. "Daha ne kadar devam edecek bu iş?" diye. Umut yoksa, bu işten çıkmadan iş arayın, bulunca bırakırsınız.

Fransa'da hiç bir iş yapmayan, ısrarlarına rağmen iş verilmeyen bir kişi, dava açıp, tazminatını alarak ayrılmıştı. Kısa vadede karlı gibi gözükse de, sizi köreltir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.08.20)
(8)

N95 maske?

pass
Aldınız mı? Dışarda olduğum günlerde 2-3 maske atıyorum. Mesela bir hastaneye girmişsem çıkınca mutlaka atıyorum. N95 almama gerek var mı? Yıkanabilir maskelerin koruduğunu düşünmüyorum. Ama gündelik kullanım için N95’le ilgili fikirlerinizi merak ettim.
Aldınız mı? Dışarda olduğum günlerde 2-3 maske atıyorum. Mesela bir hastaneye girmişsem çıkınca mutlaka atıyorum. N95 almama gerek var mı? Yıkanabilir maskelerin koruduğunu düşünmüyorum. Ama gündelik kullanım için N95’le ilgili fikirlerinizi merak ettim.
0
pass
(24.08.20)
Mart ayında pandemı başlarken şirketten vermişlerdi, nefes alması acayip zor 10 dakika ya takabildim ya takamadım öyle diyeyim size. Ben cerrahi maske kullanıyorum, neden n95 almama gerek var mı dediniz onu anlamadım?
0
paramolacak
(24.08.20)
gerek yok n95'e, sizi nefessiz bırakır.

- temassız günlerimde örn: ailemi, dikkat ettiklerini bildiğim eşim dostumu ziyarette yıkanabilir takıyorum. bunu takmamdaki amaç onlara herhangi bir zararım olmasın.
- market, kargo ve kalabalık olmayan toplumda vs cerrahi takıyorum.
- hastane ve aşırı kalabalık içinde iki kat cerrahi takıyorum.

tüm cerrahileri hemen atıyorum. maddi açıdan sordunuz sanırım ama çaresi yok, böyle.
0
bisorumvargaliba
(24.08.20)
Maddi açıdan değil de daha iyi koruyup korumadığı açısından sormuştum.
0
🌸pass
(24.08.20)
Cerrahi maskeler, siz hastaysanız, karşı tarafı sizden korur. Eğer biri Covid19'sa ve maskesizse, siz de cerrahi maskenizle onun çevresinde bulunursanız, Covid19 kapma olasılığınız %90'larda...

Bu sebeple, kapalı ve kalabalık yerlerde ben n95 maske takıyorum. Açık havada normal maske. Zaten bu aralar n95'lerin fiyatı 15tl civarına kadar indi. Bence risk almaya gerek yok.
0
PhoenixRising
(24.08.20)
N95 maske sağlık çalışanları için. Normal maske kullanın yeterli.

Yoğun bakımdaki hastalara verilen bazı gazlardan dolayı, covid daha uçucu hale geliyormuş. Bu yüzden her taraflarını sarıp, N95 maske kullanıyorlar.

Normal ortamda 1,5 metre uzakta durmak yetiyor. Virüs yere çöküyor. Öksürünce yüzünüze, gözünüze gelmesin, yeterli.

Bu arada Güney Kore'den bir vaka okudum: Bir kafede, klima önüne oturan bir hasta, kafenin tamamına covid bulaştırmış. Sadece maske kullanan garsonlara bulaşmamış. Maske kulanın!


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.08.20)
Pandemi ülkede duyulmadan önce epey araştırıp n95 kullanılması gerektiğine karar vermiştim. 3-4 tane duruyor o zamandan. 1-2 sefer dışında kullanamadım. Ancak havaalanı vb yüksek riskli olduğunu düşündüğüm yerlerde taktım. Kullanım açısından da aslında sıcaklar henüz başlamamışken öyle aman aman bi zorluk yaşamadım. Yazın deneyeyim dedim, çok darladı. Cerrahi maskenin koruyuculuğunun yeterli olduğunu düşünmüyorum. İşim gereği sürekli adliyedeyim, bu nedenle sonbaharda n95'e döneceğim.

Ben yerinizde olsam alırdım.
0
sacrilegious
(24.08.20)
bulabiliyorsanız n95(ffp3) almanızı öneririm.
0
sacrilegious
(24.08.20)
Bi zamanlar maskeye gerek yok diyenler vardı
N95 sağlık çalışanı için cümlesinin meali : elimizde yeterli n95 yok bırakın drlar kullansın

Kalabalıkta mutlaka n95 ama dikkat ven-til-siz olacak ! Ventillisi sizdeki virüsü dışarı yayıyormuş
0
photo85
(24.08.20)
(27)

banka memurunun hatasi, siz olsaniz ne yapardiniz?

buenosdias
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis. memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedi
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis.

memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedim. telefondaki bayan baya bozuldu.

yaptigim cok mu yanlis?
0
buenosdias
(21.08.20)
iyi demişsiniz, memurdan da kesmesinler ama kendileri çözsünler. bozulursa bozulsunlar. hep vatandaşa hep vatandaşa..

müdürleri ne boka yarıyor, oturdukları yerde oturuyorlar, arkadanızdayım çok yükseldim şuan :)
0
gadlemler
(21.08.20)
yaptiginiz tabii ki yanlis. yaptiginiz 350 liram gitmesin. siz alim emri verseniz almasa sizi zarara ugratsa neyse ama yasa belli, zaten odemeniz gereken bir ucret bu. Tabii ki siz odeyeceksiniz.
0
sparkle kiddle
(21.08.20)
Memurun bireysel hatasından ziyade yazılım hatası olarak diretin. Memur kendisi oturup mu hesapşayacak vergiyi. Çekim işlemini yaptığı ekranda çıkarsalarmış vergi ödenmesi gerektiğini, vergi kesilip kalan tutar verilseymiş size. Yani öncesinde de sizi bilgilendirip. Banka kendi hatasını memura yüklüyor gibi yani
0
senolll
(21.08.20)
Tabii sizin de ödemeniz gerekir orası ayrı mesela.
0
senolll
(21.08.20)
Bankanın hatası memurun değil bu. Sisteme şu kadar dolar çekeceğinizi girince otomatik vergi hesaplanması gerekir. O vergi nakit mi hesaptan mı düşecek seçtirilir. Ama yeni değişiklik olduğu için henüz hazırlanamamışlar.
Tabii bu demek değil ki devletin zorunlu kıldığı vergiyi ödememe hakkınız var. Vergi sizin kanuni borcunuz devlete gidecek borç neyin indiriminin peşindesiniz ki? Banka hesabınıza bloke koyup veya bakiye varsa otomatik olarak çekebilir gayet.
0
cilekli pasta
(21.08.20)
o parayı gözünün yaşına bakmadan banka memurundan alırlar. etik olarak herket etmek istiyorsan gidip ödemen lazım o parayı.
0
foolrules
(21.08.20)
Yanlış bence. Adam hata yapmış bu hatayı düzeltmek senin elinde. Parasını ver adamların
0
izmitcan
(21.08.20)
diret. parayı memurdan keseceklerse sen öde ama suçu bankaya at. memur her gün çıkan şeyi takip edemez, ekran da kesilecek ve bana ödenecek miktarlar ayrı ayrı yazılmalıydı de. baktın olmuyor memurdan kesecekler sen ödersin. ama çözümü olur illaki
0
avatar is back
(21.08.20)
Kendi hatalarını memurdan çıkarmaya çalışıyorlar, ki memur da hatasız denebilir mi, bilmiyorum. Bence verme. Senlik hiçbir şey yok, bütün vergi algı masraf yönetmeliğini bilmek zorunda değilsin, onların işinin parçası o sana hatırlatmak.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.20)
Düzen bozuk. Bunu şu an değiştirmek mümkün değil. Ortada insani bir hata var. Bu hata yüzünden memurun hesabında olması gereken para sizin hesabınızda. Erdemli bir şekilde o parayı ödemek ya da başkasına ait bir parayı gönül rahatlığıyla harcamak gibi 2 seçeneğiniz var.
0
but that was just a dream
(21.08.20)
Parayı çalayım mı çalmayayım mı diyorsun, doğru mu?

Çalma.
0
baal
(21.08.20)
her şubenin kendi bütçesi var, şube bütçesinden ödemelerini isteyebilirsiniz
0
yemrem
(21.08.20)
cilekli pasta +1

yaptığınız çok yanlış.
bunu sormanız bile bir o kadar yanlış.
0
blatta hiberna
(21.08.20)
Hata bankanın ancak memura yüklemek yanlış. Banka yazılımında bu tahsilatın mutlaka görünmesi ve son kullanıcıya (burada banka memuru) uyarı vermesi lazımdı, 350 TL tahsilat yapılmadan döviz çıkışı engellenmeliydi yazılımsal olarak. Belki de döviz çekim ekranında bu vergi tutarının hesaplandığı ve giriş yapılabileceği bir alan bile yoktu, neye istinaden senden 350 TL alacaktı. Bunun inisiyatifi şube personeline bırakılamaz. Teknik açıklaması bu.

Belirttiğin tutar ne bilmiyorum, zorunlu bir vergi mi? Eğer öyleyse bu para devlete gitmesi gereken bir vergi, başka bankadan çekiyor olsan tahsilat sağlanacaktı. Dolayısıyla ödemen gerekir bana göre. Herkes hata yapabilir hocam birbirimize yardımcı olmakta fayda var, hatanın bedelini şube personeli ödememeli.
0
Lethe
(21.08.20)
bi dakka bi dakka.

siz dövizi bozdurup tl olarak mı çektiniz, yoksa döviz olarak mı çektiniz?

bözdurduysanız kambiyo vergisi var ve banka sisteminin bunu atlaması sözkonusu değil. o yüzden bu şekilde olmadığını, doğrudan döviz çektiğinizi varsayıyorum.

doğrudan nakit döviz çekiminde vergi falan yok. sadece merkez bankası nakit döviz çekimlerinde bankaların komisyon almasına "izin verdi". yani illa alacak diye bir şey yok. üst sınırı var ama oranı şu olacak diye bir şey de yok. tamamen bankanın inisiyatifinde bir komisyon.

banka sizi mikmeye çalışıyor. ya komisyon almıyorlardı, baktılar yüksek nakit çeken bir herif var, merkez bankası'nın verdiği izin akıllarına gelip "ulan dünyanın dolarını çekti, izin de verilmişken şu hıyardan komisyon alalım" falan dediler muhtemelen.

ya da gerçekten bankanın komisyon uyguladığından memurun haberi yok. komisyonsuz verdi parayı, banka da memuru sıkıştırıyor, komisyonumuzu niye almadın sen salak mısın, şimdi senden kesicez diye.

velhasıl döviz bozdurma durumunda olduğu gibi size düşen, devletin zorunlu kıldığı vergi vs. gibi bir borç yok. kendi paranızı çekmişsiniz. banka da uyanık olup zamanında komisyonunu alaydı. almadı mı? alışveriş bitti geçmiş olsun.

şimdi aylar önce ev kiraladığınız emlakçı sizi arayıp "sizden zamanında eksik komisyon almışız, verin yoksa elemandan kesicez" dese sitterelaa demez misiniz? demezseniz götürüp verin.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
Baal güzel söylemiş.
Bu şey gibi sanki. Önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü alıp cebe atmak düşürmeseydi demek gibi.
etik olarak, yasal olarak, insan olarak bu senin zaten vermen gereken bir para.
tereddüt edip sorman bile hoş değil.
0
Giovanni Pipitto
(21.08.20)
önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü, alıp cebe atmak ve düşürmeseydi demek gibi değil.

markete gittin bir ürün aldın, parasını verdin, alışveriş bitti. dükkandan çıktın giderken çırağın arkandan koşup "abi 10 lira daha ver, aldığın şeye meğersem 2 hafta önce zam gelmiş" demek gibi.

merkez bankası bankalara nakit döviz çekimine komisyon alma iznini 5 ağustos'ta verdi. aradan 2 hafta geçti. bugüne kadar banka komisyonunu oranını yansıtsaydı, işlem anında uygulayıp, alışveriş bitmeden de alsaydı. alışveriş bittikten sonra arayıp "ehe ehe gomisyon" diyene ben olsam para mara vermem.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
15.000 dolar üzerinde çekim yapılırsa vergi oluyor.
Bu arada parayı ödemezsen, daha sonra aynı bankayla çalışacak mısın? Çalışırsan işleri zora sokmasınlar? Veya 350 lirayı çıkarmak için ota boka komisyon kesmesinler?
0
etna
(21.08.20)
350 lira için burada vicdan rahatlatma aramak ve ödememek hem yanlış hem ayıp...
0
pass
(21.08.20)
memurun hatası falan değil, tamamen bankanın çakallığı. zorunlu olmayan ve kafalarına sonradan dank etmiş bir komisyonu size yaslamak için "memurun hatası, memurdan kesicez" diyip vicdan kozunu kullanıyorlar. "yeni VERGİ gelmiş" diyorlar bakar mısın, vergi diyor ki müşteri onu zorunlu bir şey zannetsin de ödesin. yok öyle bir vergi.

ha gerçekten memurdan da kesebilirler tabii bankacılık vicdansız bir piyasa. ama bankacının vicdansız olması, almaları zorunlu olmayan bir komisyonu zamanında almayıp, kafalarına dank edince size yaslamaya çalışmalarını haklı göstermez.

yine de vicdanlı davranıp, memura mobbing yapacaklarını düşünerek lanet olsun diyip verebilirsiniz. ben olsam altını kazıp "ne parası, neyin parası, ne vergisi, adı ne, kodu ne, ne zaman çıkmış sorup tatmin edici cevaplar almadan vermezdim.

her vicdanımıza oynayıp "çocuk hata yapmış, vermezsen ondan kesicez" diyene "ne parası bu" diye sormadan para vereceksek işimiz var.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
bugün bu parayı öderseniz sistemleri iyileştirmemelerine ve başka memurlardan da bu paraların kesilmesine yol açacaksınız.

az yesinler ve sizden komisyonu almadan işlemi kapatamayacakları bir yapı kurgulasınlar.
0
kenarortay
(21.08.20)
kibritsuyu +1

vergi yok, bankaların alma "yetkisi" var. Bazı bankalar alıyor, bazıları almıyor. Bunlar demek ki almıyormuş ki sistemde öyle bir şey yok. Memura yıkmak da bankanın çakallığı. Aslında daha büyük bir sistem sorunu bu.

Fakat şu da var, banka herkese böyle bir kesinti olduğunu bildirdiyse (sözleşme değişince önceden mesaj atıyorlar normalde "şu tarih itibarıyla şöyle olacak" diye) halihazırda olan banka hesabınızdan kesebilir de, eğer legal altyapısı varsa. Ama yok ki telefonla arıyorlar.

herkes bu kadar vicdanlı olduğu için hiçbir sistem düzgün çalışmıyor Türkiye'de. ABD gibi herkes tuttuğunu öpse dava açsa hakkını arasa, eminim her şey daha dikkatli yapılırdı. (bizde çakallık açısından tuttuğunu şaapıyorlar o kötü, o ortadoğu çakallığı. Ben hak aramaktan bahsediyorum)
0
nhk ni youkosu
(21.08.20)
Dolar hesabından çektiyseniz zaten bu aldıkları, bankaya kalan bir para. Biraz zorlayın derim. Almasınlar sizden de...

Ama para hesabınızda TL olarak duruyor ve siz döviz yapıp, çekmişseniz %1 vergisi var. 35000 TL'lik döviz alımına 350 TL vergi alınıyor. Bunu sizin ödemeniz lazım. Götürüp, verin parayı.



.
0
kartallar yuksek ucar
(21.08.20)
Odemek istemiyorum nedir ya
Kyk borcunu odemek istemiyoruz diyenler gibi olmus biraz :)

Bi hata olmus, sistem ya da insan hatasi... gerekce gosteriliyorsa odenmeli tabi ki de
0
Kittie
(21.08.20)
ne kadar da okumayı sevmeyen bir milletiz. istenen paranın ne olduğunu oturup eşşek gibi açıklıyoruz, hala aldığı borcu geri ödemek istemeyenle kıyaslıyorlar.

hayır ablacım kyk borcunu geri ödemek istemeyenle hiç alakası yok. kyk borcu dediğin borç aldığın para ve elbette geri ödemen lazım.

bu para, bankanın senden alacağı komisyon komisyon. zamanında almamış, sonra alası tutmuş. "bu seferlik de komisyon almayalım" demeyip müşteriyi darlıyorlar. üstelik de "memur hata yapmış, sen vermezsen memurdan keseceğiz" diyerek vicdan yaptırıp almaya çalışıyorlar.

bu komisyon var ya bu komisyon, arkadaştan istedikleri. hesabı açtırırken "hesap işletim ücreti yok, almayacağız" dedikleri hesap işletim ücretini istemek gibi, aidat yok denen kredi kartına aidat almaları gibi, dosya masrafı almadıkları kredi için iki gün sonra dosya masrafı istemeleri gibi, havale eft ücreti yok diyip ilk eft'de ücret yasladıkları gibi.

illa kıyaslayacaksanız eşdeğer şeylerle kıyaslayın. cüzdanı düşüren adamın cüzdanını ceplemek gibi değil, aldığın kredi borcunu geri ödememek gibi değil, başkasının hesaba yanlışlıkla yatan parasını geri vermemek gibi değil.

bankanın işlem yapılırken almadığı ücreti günler sonra pişman olup istemesinden başka bir şey değil.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
@ buenosdias

Öncelikle merhaba.

Sizden talep edilen ücret, bir vergi değil komisyondur. Önceleri bankaların böyle bir yetkisi yok iken Merkez Bankası'nın 4 Ağustos'ta yayımladığı tebliğ ile bu komisyonu tahsil edebilme serbestliğine sahip oldular.

Gerekçe olarak da bankaların, efektif (fiziki) döviz ödeme maliyetlerinin artmasını gösterdiler.

İlgili komisyonun banka yazılımına entegrasyonu henüz sağlanamadığı için tahsilatı banka veznesindeki memurlarca manuel olarak gerçekleştiriliyor. Bu gerçekleştirme işi uygulama henüz yeni olduğu için personelin dikkatinden kaçabiliyor. Kaçtığında ise kendisine rücu ediliyor.

Hesaplamama göre USD ise 15-16 bin arası bir meblağ çekmişsiniz. Parayı hesabınıza yatırdığınızda böyle bir masraftan haberiniz olmadığı daha doğrusu bankacılık sisteminde böyle bir masraf olmadığı için haklısınız.

Bence masrafı ödeyiniz fakat masrafı mutlaka hesaptan tahsil ettiriniz. Hesap hareketlerinde izlenebilsin. Sonra masraf dekontunu bankadan yetkililerce imzalı kaşeli olarak talep edip hakem heyetine başvurun.

Uygulamanın yasal zeminini merkez bankası tarafından yayımlanan "Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği Uygulama Esasları Yönetmeliği" oluşturuyor lakin önceden müşteriye bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediği için hukuki olup olmadığının tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.
0
digits
(21.08.20)
Hakkınızda yakında icra takibi yapılsın da akıllanın.
0
Gaip
(21.08.20)
(6)

Ben oturacağım diye evden çıkartan ev sahibi

glore
Ev sahibim ben oturucam diyerek beni evden çıkarttı. Bununla ilgili noterden ihtarname çekmesini istedim. Çektim dedi. İhtarnamenin fotoğraflarını taratıp bana gönderdi. Ben de ihtarnamenin gelmesini beklemeden evden taşındım. Muhtemelen muhtara gitmiştir diye düşünüyorum ama emin değilim, muhtara u
Ev sahibim ben oturucam diyerek beni evden çıkarttı. Bununla ilgili noterden ihtarname çekmesini istedim. Çektim dedi. İhtarnamenin fotoğraflarını taratıp bana gönderdi. Ben de ihtarnamenin gelmesini beklemeden evden taşındım. Muhtemelen muhtara gitmiştir diye düşünüyorum ama emin değilim, muhtara uğrayıp bakacağım. İhtarname'de Mesken ihtiyacı sebebiyle kendim oturacağım şeklinde yazıyor.

Bugün öğrendim ki evi başkasına kiralamış. Bu şartlar altında benim izlemem gereken yol nedir?

1. İhtarnameyi bulamazsam mail olarak gönderilen (üzerinde kayıt numarası yer alan) ihtarnameyi kanıt olarak sunabilir miyim?
2. İhtarname gerçek değilse (photoshop vs..) ise evrakta sahtecilikten dava açabilir miyim?
3. 1. sorunun cevabı evet ise evde kendi oturmayıp, başkasına kiraladığı için ne yapabilirim bu konuyla ilgili?

Bu işi almak isteyen avukat arkadaş varsa özel mesaj atarsa birlikte çalışabiliriz.

Düzeltme: Şimdi farkettim ki Muhattap adı soyadı doğru, TC'de bir rakam fazla koymuşlar, bu yüzden ulaşmamış olabilir ihtarname.
0
glore
(18.08.20)
avukat değilim ama evden çıkmışsın artık. o işler ev sahibini kafasına göre kiracıyı evden çıkarmasın diye. ihtar çekse bile size tebliğ edildi mi. ondan sonra belli süre içinde çıkma zamanınız oluyordu. yine çıkmasanız mahkeme vs

şimdi çıkmışsınız tekrar girmeniz için içindeki kiracının çıkması lazım vs.
0
efruz
(18.08.20)
amaç eve tekrar geri girmek değil. Yeni evimin kirası Eski kiramdan %50 daha fazla ve buradaki problem yeni evimin kirasından ziyade haksız yere tahliye.

Ev sahibi yeni birine evi kiralayıp daha fazla para almak için dolandırıcılık yapıyor. Bunu normal karşılamam.
0
🌸glore
(18.08.20)
Anladım Şöyle birşey buldum internette. Ama siz tahliye olmamışsınız kendiniz çıkmışsınız.

"Türk Borçlar Kanunu’nun 355. Maddesi ile ; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu veya üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyacı nedeniyle kiraya verilen yerin boşaltılmasının sağlandığı durumlarda (Borçlar Kanunu md. 350 ve devamı) , bu taşınmaz haklı bir sebep olmaksızın 3 yıl süre ile bir başkasına kiraya verilemez. Kiraya veren tarafından kiralama yasağına uyulmaması halinde, eski kiracının son kira döneminde ödemiş olduğu 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemesi gerektiği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme uyarınca; kiracıların haksız yere evlerinden veya işyerlerinden çıkartılarak buranın başka kişilere kiraya verilmesi ile kiracı zarar ederken kiraya verenin kar elde etmesinin önü kapatılmıştır.

Bu düzenlemeden önceki dönemde, 6570 Sayılı Kanunda cezai yaptırım düzenlenmekteydi. Yeni yasal düzenlemede ise; herhangi bir cezai yaptırım söz konusu olmamakta, sadece kiracıya tazminat talep hakkı tanınmıştır.



Peki, bahsi geçen haklı sebepler nelerdir?

Haklı nedenler yasada tek tek belirlenmemiş, her olayda haklı nedenlerin hakim tarafından belirleneceği kabul edilmiştir.

Yargıtay’ın bir kararında haklı nedenler (mücbir sebep) arasında ihtiyaç iddiasında bulunan kişinin ölmesi, askerlik, işyeri ihtiyacı ile tahliyeden sonra ihtiyaç sahibinin sağlığının bozulması gibi haller sayılmıştır. (Yargıtay 4. HD. 22/02/2001, E. 2000/10728 K. 2001/1869) Bu gibi haklı sebeplerin varlığı halinde ev veya işyerinin başkasına kiraya verilmesine ilişkin yasak ortadan kalkmaktadır.

Yasanın gerekçesinde “haklı sebep” şu şekilde açıklanmıştır:

“Kiraya verenin kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle, kiracının kiralanandan tahliyesini sağladıktan sonra, üç yıl süreyle kiralananı başkalarına kiraya verme yasağının bir istisnasını oluşturmaktadır.”



Söz konusu madde her durumda uygulanabilir mi?

Kanunda herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte; gerekçeden, söz konusu maddenin uygulanabilirliği açısından tahliyeye ilişkin bir mahkeme kararı olması ve bu kararın uygulattırılması – yani icra yolu ile tahliye edilmesi gerektiği gibi bir anlam çıkmaktadır. 6570 Sayılı Yasanın uygulandığı dönemde; mahkemeden tahliye kararı alınması ve tahliyenin cebri icra yolu ile (icra müdürlükleri vasıtasıyla) yapılması gerektiği genel kabul görmüş bir görüştü. Ancak; Yargıtay’ın aksi kararları da bulunmaktaydı. Örneğin; bir Yargıtay kararında “ ..bu nitelikteki davalarda sorumluluk için icra yolunun varlığının öngörülmesi usul ve yasaya aykırı olup..” demekle icrai işlemin bir şart olmadığı belirtilmiştir. (Yargıtay 4. HD. 20/03/2003 E. 2002/11390 K. 2003/3230)

Yukarıdaki hususları birlikte değerlendirdiğimizde; uygulamada tam bir görüş ve uygulama birliği bulunmadığını görüyoruz. Sanıyoruz ki; mahkeme kararı ve cebri icra ile tahliye şartlarının birlikte varlığı yeni kanunun maddesinde de genel olarak aranmaktadır. Bu demektedir ki; işyerini veya evini kendisi terk etmeye razı gelen kiracılar, buranın yeniden kiraya verilmesi halinde elde edecekleri tazminat talep haklarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilecektir.



Tazminat miktarı nasıl belirlenecektir?

Kiraya veren tarafından evin/işyerinin haklı neden olmaksızın 3 yıl içerisinde bir başkasına kiraya verilmiş olması nedeniyle eski kiracının uğradığı tüm zararlar kiraya verenden talep edilebilir. Söz konusu tazminat bedeli en az bir yıllık kira bedeli olarak yasada kararlaştırılmıştır.

Burada önemli olan hususların başında illiyet bağı gelmektedir. Talep edilecek zararın oluşması tahliyeden kaynaklı olmalıdır.

Talep edilebilecek hususlara örnek olarak; yeni yer kiralama komisyoncu gideri, nakliye masrafları, o yörede başkaca işyeri bulamayıp işkolunu değiştirmek zorunda kalan kişinin bu nedenle uğradığı zarar, daha düşük imkânlara sahip bir yer kiralaması gereken eski kiracının, yeni yere ödediği kira bedeli ile tahliye ettiği konutun emsal kiraları arasındaki zararı gibi zararların, belgelendirilmek suretiyle talep edilebileceği kabul edilmektedir.



Av. Müge UYGUN GÜN
0
efruz
(18.08.20)
İhtarname'de xx tarihine kadar evden çıkmazsanız İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE davası açacağımızı bildiririz diyor.

Bu durum zaten tahliye için bir sebep. Ben de bu nedenle tahliye ediyorum, kendi kararım ve isteğimle ihtiyacım doğrultusunda tahliye etmiyorum.
0
🌸glore
(18.08.20)
Ev sahibi kendisi veya 1. dereceden yakını (oğlu, kızı vs.) oturması için sizi evden çıkartabilir. Ancak bu durumda mutlaka kendisi geçip oturmalı, başkasına kiraya veremez.

Dava ettiğiniz zaman, 1 senelik kirayı tazminat olarak alabiliyorsunuz. Ancak yöntemi nedir tam bilemiyorum. Bir avukat ile görüşün...


.
0
kartallar yuksek ucar
(19.08.20)
hocam ev seni değil,çık dedi mi çıkman lazım bence .. her ne kadar bununla ilgili yas a yönetmelik cart curt ne olursa olsun ,adamın evi bence çıkmalısın .. istediğine kiraya verir,istediğine vermez . kendi oturur oturmaz bence böyle
0
taylor durden
(19.08.20)
(22)

Eldiven kullanıyor musunuz?

not sure if serious
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı. Starbucks’ta bu
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı.

Starbucks’ta bugün baktım etrafıma herkes normalleşmiş. Her yere dokunuyorlar, çantalarının içindeki eşyaları, telefonları vs tutuyorlar. Maske herkeste var ancak hiç kimsede eldiven yok. Sonra kendime baktım yüzümde maske elimde eldivenler kendimi bir garip hissettim. Acaba ben mi çok abartıyorum?

Özellikle telefonumu kirletmemek istiyorum. En nihayetinde en çok ellediğimiz şey. Yüzümüze filan götürüyoruz konuşurken. Ya da hiç yoksa gün içerisinde elimiz sürekli üzerinde. Telefonla her seferinde ilgilendikten sonra elimi yıkamak istemiyorum. Bu yüzden böyle bir şey yapıyorum ama dediğim gibi yorulmuş hissediyorum kendimi.

Gerçekten abartıyor muyum?
0
not sure if serious
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum ama nereyi tutarsam elimde kolonya oluyor onu sıkıyorum.

Eve girer girmez de el yıkama & telefonu gözlüğü kolonyayla temizlemece
0
lcha
(18.08.20)
eldiven kullanmıyorum. el yıkıyorum ama telefonu temizlemek aklıma gelmiyor.
not: çok fazla dışarı çıkmıyorum.
0
sutlu nescafe
(18.08.20)
Hayır abartmıyorsun doğrusu bu. Elini yıkayıp temiz yıkadım mı diye tereddüt etmek yerine eldiven kullanmak doğrusu. Eldivenli iken tek dikkat edeceğin nası olsa eldiven diye ordan oraya elinle mikrop taşımamak.
Yıkanabilir kumaş eldiven aldım. Dışardan gelince makineye atıyorum. Telefonumu da poşetin içine koyup dışarda mecbur olmadıkça dokunmuyorum. Böylece elim temiz mi, şimdi telefonda virüs var mı gibi düşüncelerim yok.
0
photo85
(18.08.20)
markette kullanıyorum dışarıda kullanmıyorum bol bol el yıkıyorum
0
basond
(18.08.20)
Hocam bu kadarına gerek yok gerçekten.

Dışarda isen elini yüzüne götürmemeye gayret et, cebinde küçük bir dezenfektan olsun arada bir sık. Maske takarken, çıkarırken veya kullanım esnasında elinle ağız-burun kısmına dokunma kenarından düzelt. Eldiven takınca ne değişiyor ki, elinle değil üstünde bir eldiven katmanıyla her yere dokunmuş oluyorsun. Telefonu da gerekmedikçe cebinden çıkarma, dokunacaksan elini dezenfekte et öyle dokun.

Bunların sonu yok malesef.
0
Lethe
(18.08.20)
Ben de her yere dokunuyorum gerektiğinde ama cebimde kolonya oluyor. Elimi de yüzüme götürmüyorum.

Eldiven sadece elinize bulaşmasını engeller, başka bir amaca hizmet etmiyor. Ben elimi sık sık temizliyorum aynı şey.

Telefonla ilgilenirken eliniz temiz olursa telefon kirlenmez. Gerekirse onu da ıslak mendille siliyorum. Eldiven varken dalıp telefonunuza dokunursanız eldiven takmanız boşa gider.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Dürüst olmak gerekirse ilk 3 ay eldiven purel vs baya kasmıştım ama son bir kaç aydır kalabalık yerlerde maske ve imkan oldugunda el yıkamak dışında her hangi bir önlem almıyorum.
0
bluewhale
(18.08.20)
Valla ben hiç eldiven kullanmadım. Ama yanımda sürekli kolonya olur. Dışarıda sık sık kolonya kullanırım. Eve gelince de telefon cüzdan kart kimlik vs kolonya ile silerim.
0
Amaranta ursula
(18.08.20)
Taktiğim şu: Dışardayken elimde covid virüsü varmış gibi takılıyorum. Elimi yüzüme degdirmiyorum,zaten maskeliyim. Gözüm kaşınırsa peceteyle kaşırım o derece. Burnuma asla götürmem elimi.Hiç bir gıdaya elimi yikasam dahi,disardayken dokunmuyorum. Burda en sıkıntılı durum telefon. Disardayken elimde virüs olduğunu düşündüğüme göre telefona da geçmiş olabilir. Telefonu gelince güzel bir kolonya ve dezenfektanla temizliyorum. O kadar disari çıktım hala covid kapmadim. Bu önlemlere bağlıyorum. Ama hala kapma riskim tabi var.
0
ırene adler
(18.08.20)
abartmıyorsun. insanların bu rahatlığına ben de hayret ediyorum. ben eldiven kullanmıyorum ama 5-10 dakikaya bir sık sık kolonya sıkıyorum ve imkanım varsa elimi yıkıyorum. temiz elle dokunsam bile içim rahat etmediğinden her gün temizlemek sıkıcı olmaya başladığı için telefonumu iki aydır evden çıkarken ince bir katman halinde streç filme sarıp geldiğimde çıkarıyorum ve çok da rahat oluyor. bunların dışında kullandığım an cüzdanı, otobüs kartını, kimliği vb. hemen kolonya ile temizliyorum.
0
whyamy
(18.08.20)
Evet, eldiven kullanıyorum. Çünkü kolonyaların ve dezenfektanların neredeyse tamamının korona virüse etkili olup olmadığına dair kesin bir veri yok. Virüse etkili dezenfektanların en az 30 saniye yüzeyde ya da ciltte kalması gerekiyor. Kimse buna dikkat etmiyor. Aldığı/kullandığı dezenfektanın içeriğine bakmıyor.

Eldiven takılması salgının başından beri öneriliyor. Yani insanlara yüzeylere çıplak elle dokunmaması tavsiye ediliyor. Çünkü dezenfektanlara güvenilmiyor, insanlar düzgün şekilde ellerini yıkamıyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum. Ellere virüs bulaşınca bir sıkıntı yok, esas sıkıntı yüze, göze elimizle bu virüsleri bulaştırdığımız zaman oluyor. Eldivenin de bunda hiç bir katkısı yok. Hatta sahte güven duygusu verdiği için zararlı olabilir diyenler var.

Dışardayken elimi mümkün olduğu kadar yüzüme götürmemeye çalışıyorum. Eve gidince de bol sabunla, iyice yıkıyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
eldiven kullanmadım hiç. toplu taşımaya binmiyorum. yakına yürüyorum, uzun mesafeye aracımla gidiyorum. maske de kullanmıyorum. corona olan kuzenime doktorun git evde dinlen geçer 14 günde bir yere çıkma demesinden sonra bende bütün ciddiyet kayboldu. temizlik bakımından yaptıklarım ise, her fırsatta ellerimi yıkıyorum. odamda kendime ait lavabo ve tuvalet olması büyük avantaj. odama girecek insanlara da maske takmadan giremezsin diye çemkiriyorum. odamın kapısında da yazıyor maskesiz girme diye. dezenfektan ve kolonya elime alerji yapıyor kullanamıyorum. evde kalıp sabun, ofiste sıvı sabun kullanıyorum.
0
seyduna6687
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum çünkü elimi yikamadan agzima burnuma surmuyorum. Telefonumu da her seferinde gayet güzel şekilde dezenfekte ediyorum.

Eldiven kullanan arkadaşlar virüsün eldivenin gozeneklerinden sizamayacagina nasıl bu kadar emin onu da anlayamıyorum.. Laboratuvarda test mi ettiler acaba?
0
superfluid
(18.08.20)
Sadece market alışverişi yaparken eldiven kullanıyorum. Onun dışında sürekli kolonya kullanıyorum eve gelince herşeyimi yıkıyorum, geri kalanları kolonya ile dezenfekte ediyorum.
0
strangerinhere
(18.08.20)
Kullanmiyorum.
Elden virus bulasmiyor cunku, eli agza/burna/goze goturunce bulasabiliyor. Ben de toplu tasimadsn sonra filan dezenfekte ediyorum elimi.

Normalde de elimi yuzume goturmemeye calisiyorum
0
kuehles blondes
(18.08.20)
Bir süredir eldiven kullanmıyorum. Bir yerlere dokunmamak konusunda dikkatliyim. Yanımda kolonya oluyor. Sık sık kullanıyorum. Dikkatli olmakta yarar var ancak eldivenleri yeteri kadar faydalı olduğundan emin değilim. En azından derimiz kendini temizleyebilirken eldiven öyle bir şey yapamaz.
0
biseysorcaktim
(18.08.20)
Ne fark ediyor ki eldiven.
Onunla da saga sola dokunuyorsun. Onemli olan elini yuzune, gozune degdirmemen. Eldivenle yuzune degince de ayni sey. Eldiven konusunu basindan beri anlamadim ben. Hicbir mantigi yok.
Yuzune, gozune dokunma yeter.
0
Kittie
(18.08.20)
Hiç kullanmadım. El yıkama ve kolonya/dezenfektan kullanmak daha yararlı.
0
iwasbornonamountainside
(18.08.20)
eldiven takmanın mantığı yok. denildiği gibi mesele kirli elle telefona, çantaya vs dokunmaksa kirli eldivenle bunlara dokununca ne fark ediyor tam olarak? eldiven virüsü tutmuyor da sadece el mi tutuyor? en mantıklısı yanında kolonya, dezenfektan taşıyıp kirli bir yere dokunduktan sonra eli temizlemek, ondan sonra telefona, çantaya vs dokunmak.
0
del piero10
(18.08.20)
Fakülte hastanesi kapısında eldiven kullanmayın virüsün yayılım hızını artıyor yazmışlar birde yrd. Doc. İmzalı idi çok şaşırdım. Ben kullanmıyorum eldiven
0
Topalordek
(18.08.20)
Ek bilgi: eldiveni maksimum 10-15 dakika takıyorum ve temasımı minimum tutuyorum. Örneğin Starbucks’a gittiysem para alışverişini yapıyorum, içeceğimi alıyorum çıkıyorum içmem bitince bardakla birlikte atıyorum.

Eğer elimde eldiven varken telefon çalarsa, telefonu tutacağım elimdeki eldiveni çıkarıyorum, telefona öyle dokunuyorum.

Bu işe kalkışırken motivasyonum; dezenfektan kullanımını ve el yıkama sıklığını azaltmaktı. Zira ellerim harap haldeydi.
0
🌸not sure if serious
(19.08.20)
(6)

20 Ağustos Merkez Bankası Faiz Kararı

ptolemaios
2 gün sonra merkez bankası toplantısı var,dolar euro ciddi artışta yine,düşmesi için anlamlı bir faiz artışı gerekli, bunu biliyoruzpeki faiz artışı gelirse borsa ne olurfaiz artışı gelmesse borsa ne olur ?finansal okuryazar arkadaşlar yorum yapabilir minot: yatırım tavsiyesi değildir.
2 gün sonra merkez bankası toplantısı var,
dolar euro ciddi artışta yine,
düşmesi için anlamlı bir faiz artışı gerekli, bunu biliyoruz

peki faiz artışı gelirse borsa ne olur
faiz artışı gelmesse borsa ne olur ?

finansal okuryazar arkadaşlar yorum yapabilir mi

not: yatırım tavsiyesi değildir.
0
ptolemaios
(18.08.20)
peki faiz artışı gelirse borsa ne olur: biraz artar

faiz artışı gelmesse borsa ne olur: biraz düşer

bence fazla faiz artışı gelmez, hiç de artırmayabilirler.

yazmayanı öpüyorlarmış ytd
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
borsa faiz artış/azalışlarına pek tepki vermez. bugüne kadar verdiğini hiç görmedim en azından. anlık bir 10 kuruş oynar sonra eski yerine gelir. zaten %99.9 değişmeyecek faizler.

yatırım tavsiyesidir beni spk'ya şikayet ediniz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.08.20)
Niye artmasın ki? Şu an bile örtülü faiz var.
0
banacevaplazım
(18.08.20)
Merkez bankası 1 hafta önce likitide musluklarını keserek, örtülü bir şekilde faizleri artırdı.

Açık bir şekilde faiz artırımı yapacaklarını çok sanmıyorum. Malum sebeplerden ötürü.

Borsa işi biraz sıkıntılı. Devlet pandemi döneminde piyasaya çok para sürdü. Birileri de kağıtları topladı. Suni bir artış var. bunları vatandaşa çakınca, borsa düşmeye başlar. Çok iyi anlamıyorsanız, uzak durun!


NOT: yatırım tavsiyesi değildir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
Faiz artisi gelirse borsa biraz duser(cok degil). Bunun iktisadi yorumu: Sonucta sicak parayi faiz sebebiyle yatirimcinin bir kismi borsadan cekecek ve faize yatiracak.

He tabi bu dedigim anlamli bir faiz artisi olursa gerceklesir.
Ben sahsen hicbir onlemin dolari dusurecegine inanmiyorum. Yatirimci salak degil, hukumetin faiz politikasini biliyor. Bugun arttirsalar yarin erdogan hööt diyecek ve tekrar el mahkum dusurecek faizi tcmb. Bagimsizlik bu yuzden onemli bir konu. Elinizde bir silah var ve bagimsizlik yuzunden kursunlar karsoya degil ayaginiza geliyor. Bu bagimsizlik meselesi yuzunden millet dolar bozdurup tl pozosyonuna gecmeyecek, aksine dolar talebi artacak. Yine basladigi yere donecek yani: 7.40 dolaylari.

Not: yatirim tavsiyesi kesinlikle degildir. Bu duyuruda yazilan her sey yalandir, uydurmadir
0
ala09
(18.08.20)
Faiz artışı bankaları olumsuz etkiler, fonlama amaliyetleri iyice artar, dolayısıyla banka negatif.

Kredi maliyetleri artacağı için konut satışlarında ivme kaybı olur, gyo hisseleri de negatif.

DOlar,euro bir miktar hız keserse döviz cinsinden borcu olan firmalar birazcık nefes alır. Tersi olur da artmaya devam ederlerse döviz borcu olan şirketler de sıkıntıya girer.

Euro-dolar paritesi yükselirse döviz borcu olmayan ihracatçı firmalar bundan çok güzel faydalanırlar.

Başka şeyler de yazılabilr fakat bir çırpıda aklıma gelenler bunlar.
0
dougsampson
(18.08.20)
(21)

Meyve suyu üretimi

dissendium
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak et
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak ettiğim şey şu. Meyve suyu üretiminde meyveler belirli bir yöntemle bu açıdan kontrol ediliyor mu? Bu düşünceyi nasıl aşabilirim?
0
dissendium
(18.08.20)
Bunu hiç düşünmediğim halde yıllardır meyve suyu içmem. İçmemeyi deneyemez misin?
0
Tochinoshin
(18.08.20)
tabii ki de kontrol edilmiyor. kim niye ugrassin. zaten duzgun meyveler otellere restoranlara gider, orta halliler markete, pazara. boyle yerlerde alici bulmayan curukler de meyve suyuna. en kalitelilerin meyve suyuna gidecek hali yok ya.

asmak icin gece yatarken agzina giren ufak bocekleri orumcekleri falan dusun. kurt kotu bir sey degil zaten.
0
hot potato
(18.08.20)
@Tochinoshin, bu düşünce aklıma geldiğinden beri sadece güvendiğim bir markanın meyve suyunu içiyorum.
0
🌸dissendium
(18.08.20)
Aslında güvenebileceğin bir marka yok.iki türlü üretim var.birisi tamamen fabrika yapımı konsantre,içinde sözde meyve partikülleri bile oluşturulabiliyor.ithal gelip sulandırılıyor.ikinciside klasik yöntem elma ağırlıklı bol sulandırılmış meyve suları.

Sana tavsiyem çok derinlemesine düşünmemen.şimdi detaya girip ne yiyeceğiz o zaman demeni istemem.kurt dediğin şey protein,bulabileceğin en masum unsur,çok takılma.
0
duptıs
(18.08.20)
O kurtlari ayristiracak teknolojinin veya emegin maliyetini dusun once, simdi de meyve sularinin fiyatini dusun.

Tebrikler buldun cevabi.
0
baldur2
(18.08.20)
köyümüz evimize 10 dakika mesafede olduğu için sürekli tarım işiyle hobi olarak uğraşırız ailecek. okumanıza gerek yok ben direkt olarak söyleyim. meyvenin hasat zamanı bitince çürük çarık dediğimiz yere dökülen meyveler toplanıyor benzin parası çıkması için o ismini hepimizin bildiği o meyve suyu markalarına 25-50 kuruşa veriliyor. alım yerlerinin önünde sinekli böcekli 1 2 gün de bekliyor nerdeyse.

kontrol edilmiyor. ucuz olması için zaten özellikle o şekilde alınıyor. bu düşünceyi aşabileceğiniz bir yol veya güvenebileceğiniz bir marka yok. isim vermek istemiyorum fakat hepsi dediğim gibi bu şekilde.
0
nebukadnezarr
(18.08.20)
Neredeyse çürük denecek, kurtlu meyveler gidiyor neredeyse. Yani o meyveler azınlıkta değil çoğunlukta :)
Düşünceyi qsmaya gerek yok, durum Böyle.
0
kisa
(18.08.20)
meyve suyu, hazır salça, domates püresi, turşu falan filan üretilen yerlerin, o meyve sebzelerinin üretildiği memleketin çocuğuyum.

nasıl sebzeler meyveler gidiyor bir bilsen... meyve suyu istiyorsan al kendin sık. salça istiyorsan kendin yap. ingiltere'de değiliz deli gibi yaz güneşi var güneşte bir salça yapıyorum akıllara zarar. turşu desen adam çiğ sebzeyi atıyor kavanoza, ilacı basıyor 1 dakika içinde turşu yemeye hazır oluyor. lan öyle turşu mu olur? bir iki ay beklicen ki turşu yemenin faydasını göresin.
0
alperz
(18.08.20)
Araya üçüncü tarafları karıştırmadan düşünceyi aşmanın ve vesvesesiz bir şekilde meyve suyu içmenin yolu bu ve benzerlerini almaktan geçer:
www.narenciyepresi.com
0
Erva
(18.08.20)
bence meyve suyu konusunda kurtlar endişe duyulması gereken son şeyler.

bunun tarım ilacı var, hayvan pisliği var, sineği var, paketleme ve koruma için kullanılan kimyasallar, katkı maddeleri ve koruyu maddeler var.

dışarıdan satın alınan her üründe durum bu şekilde. iyisi kötüsü yok. kötüsü ve daha kötüsü var sadece.

hatta şöyle bir şey söyleyeyim, meyve suyu diye satın alınan şeylerin meyve ile pek ilgisi alakası yok. istenilen aroma, tat hatta koku çeşitli kimyasallar ile veriliyor. o tat meyveden değil kimyasallardan geliyor aslında.
0
reanarchy
(18.08.20)
merdiven altı firmaların meyve suyunu alıp içmiyorsanız çok da endişe duymanıza gerek görmüyorum.

tesislerde dolumdan önce pastörize ediliyor. pastörize edilirken yapılan ısıtma işleminde ise birçok mikrop yok oluyor.
0
eeb
(18.08.20)
kapi canavarı nasıl ortaya çıkıyor sanıyordunuz, kurt ve meyvenin evrimi sonucu tabi ki.
0
marlonbranda
(18.08.20)
Bence smoothie makinesi alın, sulu meyveleri cızt diye geçirir posalı bir şekilde de içersiniz.

Önceden çok meyvesuyu içerdim, smoothielere başladığımdan beri aramıyorum çok güzel tarifler var.
0
jazzabel
(18.08.20)
Hot patato'ya benzer olacak ama genel olarak,
dalından toplanan 1. Kalite meyveler ihracata gidiyor.
2. Kaliteler soğuk hava depoları ve hale
Bahsedilen türdekiler meyve suyu fabrikalarina gidiyor..
0
Ven
(18.08.20)
haha merdiven altı mı?

türkiyenin en büyük meyve suyu şirketlerinde birisine bizim tarladan şeftali veriyorduk. verdiğimiz şeftaliler hale satamadığımız yere düşmüş fazla erişmiş olanlar. yukarıda bir arkadaşın da dediği gibi. zaten firma bu meyveleri hal fiyatının neredeyse 8 de 1 fiyatına alıyor.
0
belkider
(18.08.20)
Hayır tabiki edilmiyor. Meyve suları için alınan meyveler çok ucuza mal ediliyor ve diğerlerinin de dediği gibi en kötü kalitede olanlar alınıyor. Icindeki kurtları ayiracak bir sistem yok zaten meyvelerin neredeyse tamami ayni sekilde hangisini ayiracaksiniz ki. Çok bilinen unlu bir meyve suyu markasını ziyaret edip vişne suyunun yapılışı incelemistik. Keske tek sorun kurtlar olsaydı. Yapabiliyorsaniz evde deneyin alışınca aramiyorsunuz zaten.
0
miyav lan miyav
(18.08.20)
bi şey olmaz. endişe etmen gereken şey içindeki şeker miktarı ve katkı maddeleri. adamın biri yolda ölen hayvanları eve getirip pişiriyordu. o geldi aklıma. bu kadar düşünmemeyi askerde akşamdan kalma yağlı tabldotta beyaz peynir yerken öğrendim sanırım.
0
bohr atom modeli
(18.08.20)
Yahu bu gizli bir şey değilki en bilinen meyve suyu firmasına şöyle meyve gidiyor böyle meyve gidiyor diyorsunuz sanki kaçak bilgi gibi. mesele içinde mikrop bakteri kalmaması.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Meyve işi yapan bir abi vardı. Bir ara sormuştum.

Elma topladıkları zaman şekli düzgün olanları 1 TL'den meyve olarak satıyorlardı, kalan şekli bozukları 20 kuruştan meyve suyuna veriyorlardı. Aynı elma, sadece şekli tam yuvarlak değil diye meyve suyuna gidiyor.

Meyve suyu ne kadar sağlıklı, büyük soru işareti. Hatta içine kattıkları koruyucu vs. ile sağlıksız bir içecek.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
ailem şeftali üreticisi ve evet biz de ağaçtan yere düşen meyveleri meyve suyu fabrikasına gönderiyoruz. ben de sizin kafanıza takılan sorular nedeniyle uzun yıllar meyve suyu içmemiştim ama daha sonra fabrika gezme şansım oldu. meyveler çok yüksek basınçlı suyla yıkanıyorlar. bu esnada kurdun yol yaptığı bölümler dağılıp kurt ortaya çıkıyor ve yıkama ile yok oluyor. yani içtikleriniz kurtsuz.
öte yandan meyvenin posası çok daha değerli olduğundan hazır meyve suyu içmeyin, meyveyi ısırarak yiyin benim tavsiyem :) diş etleriniz bile daha sağlıklı olur.
0
lapetite
(18.08.20)
@belkider

merdivenaltı olmayan yerler kurtları ayıklıyor diye bir şey yazdığımı göremiyorum.

tek fark merdivenaltı olmayan yerler çeşitli sterilizasyondan geçirip pastörize işlemi uygulayarak mikropları yok ediyorlar dedim.

okuduğumuzu anlayalım, anlatalım. haha.
0
eeb
(18.08.20)
(23)

Bugün BİM'de yaşadığım hakaret ve tehdit

makarnacanavari
MerhabaBugün üşengeçliğimden ötürü Bim'e gidip kağıt havlu aldım. Kasa sırasında beklerken yaşlıca bir adam dibime kadar girdi. Birkaç kez biraz kaykıldım ama o da benimle beraber kaykıldı. Normal şartlarda da bu kadar alanıma girilmesinden rahatsız olan ben, pandemiden dolayı uyardım 'biraz geride
Merhaba
Bugün üşengeçliğimden ötürü Bim'e gidip kağıt havlu aldım. Kasa sırasında beklerken yaşlıca bir adam dibime kadar girdi. Birkaç kez biraz kaykıldım ama o da benimle beraber kaykıldı. Normal şartlarda da bu kadar alanıma girilmesinden rahatsız olan ben, pandemiden dolayı uyardım 'biraz geride durabilir misiniz' diye. Adam cümlem biter bitmez hakaretler etmeye başladı. Yanımda bebeğim de olduğundan dolayı sakince 'bakın arkanızda ki hanım da size mesafeli' dedim ama ağıza alınmayacak hakaretlere devam etti. Tek bir kadın müşteri dışında da kimse sesini çıkarmadı. Ben o esnada 155'i aradım. Kasiyer çocuğa da 'dükkanı kapatabilir misin çıkmasını istemiyorum' dedim ama nafile. Adamdan parayı aldı gönderdi. Polis de tabii gelemedi. Karakola gittim ifade verdim. Kamera kaydı balacaklarını ama şikayetçi olmamam gerektiğini, bulunamayacağını söyledi. Neyse şikayetçi oldum falan da.

Sorun şu;

Bim kayıtlarını alırız, sorun olacağını sanmıyorum. Adam muhtemelen o mahallede yaşayan biri. Diğer dükkanların sokak kameralarını talep edebilir miyim? En azından hangi sokağa girmiş vs bulabilmek adına ya da hiç uğraşmamalı mıyım, sonuç alamam diye.

Saçımdan başımdan sürükleyip beni kapı dışarı edermiş, siktirip gitmeliymişim,annesi babası belli olmayan bir çocuğum varmış ki bu cümleden sonrsnevrim döndü.

Ne kadar gerildiğimi, üzgün olduğumu az çok tahmin edersiniz.

Çocuk yanımda olmasaydı adamı dövebilirdim de maalesef böyle söyleyebiliyorum.

Biraz bana akıl fikir mi verseniz?

Ha bir de bim'den şikayetçi olabilir miyim? Şimdi o aklıma geldi. Yani olay çıkarıp basıp gitmek bu kadar kolaysa, ben yarın öbür gün bim'i soymaya gideyim. Elimi kolumu sallayıp çıkarım nihayetinde!
0
makarnacanavari
(17.08.20)
sizinkisi biraz kavga ettikten sonraki gün kafanın içinde tekrar kavgayı yaşayıp kafa atsaydım kesin döverdim sahnesi canlandırmaya benzemiş, haksızsınız demiyorum ama yaşadığınız şeyi nerede yaşadığınızı az çok sakin kafayla düşünürseniz bu işin peşinden koşmanın ne kadar boş olduğunu anlayacaksınız, malesef kimse uğraşmaz bununla. evet bim'e hırsız girse yine uğraşmazlar muhtemelen. şuan hıncınızı alamadığınız için bir şeyler kovalıyorsunuz ama yapmayın. iyi ki tokat falan atmamışsınız yaşlı dayı buysa bunun bir üst level çocukları vardır. kadın bile olsanız gelir saldırırlar.

bimdeki kasiyerler hayatı sadece oksijen alıp vermek seviyesinde yaşayan insanlar oldukları için bulaşmazlar, bim gibi bir ortamda gün içerisinde neler oluyodur kim bilir.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
keşke dövseydiniz malum yapanın yanına kâr kalıyor. kasiyer de bela almak istemedi muhtemelen. şahitlik yapacak falan yoksa birşey çıkacağını sanmıyorum, ayrıca konu uzadıkça sizin sinirleriniz bozulmaya da devam edecek.
0
surprise
(17.08.20)
Yorumlara bakınca yine içimden "Hırsızın hiç mi suçu yok?" demek geldi. İstersen senin için eksisozlukte başlık açabilirim. Twitter'da da sesini duyurmaya calis bence. "Daha nezih semte taşın" nedir abi? İnsanlar müptelası olduğu için mi bu davarlarla dip dibe yaşamayı tercih ediyor sizce?
0
epistemic_regress
(17.08.20)
Yani aslında bizim oturduğumuz bölge çok sakin, kargo şubesi o mahallede olduğu için gitmiş bulundum. Normalde de pek uğramayız o tarafa.

İlk yazan arkadaş da biraz saçmalamış. Sadece olayı çözüme nasıl ulaştırabilirim onu soruyorum, gelmiş beni eleştiriyor şaka gibi.

Adamı ben bulurum bulmasına, sokak kameralarından vs ama işte bunu sormuştum. Bu konuda akıl istemiştim.

Mağazanın da güvenlik görevlisi yok. Hangi bim'de var. Migros'ta asla böyle bir şey olmuyor. Hep Migros'a giderdim. Suç bende ki girmiş bulundum.

Gerçekten keşke dövseydim. İçim soğurdu. Siz siz olun da böyle durumda polisi karıştırmayın derim. Acınacak halime gülüyorum.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
Polisten medet ummak cok zor. Sikayetini almamak, dosya acmamak icin 40 takla atiyorlar. Dosya acinca da bi halt oldugu yok. Ama gene de muhakkak şikayet edip takip etmelisiniz. Kamera goruntusu ses kaydi olmadigindan ceza almasi icin pek bi ise yaramaz. Ifadeye cagirmalari, sorusturmalari bile biseydir.

Hatta yapabiliyorsunuz kisi cok yasli biri degilse esiniz/bi yakininiz bu kisiyi bulsa ve tenha bir yerde neden boyle davrandigini sorsa. Davranisinin cok kotu oldugunu, insanlari yok yere uzmemesi gerektigini etkili bir sekilde anlamasini saglasa daha iyi olur.
0
Kirmizibavul
(17.08.20)
Yaa ben de yazarım ama başlık açamadım, sanırım telefondan girdiğim için. Bir türlü ekran karşıma çıkmıyor.

Teşekkür ederim. En akıllıca cevap buydu sanırım :)

@epistemic_regress

Ben semt değil, şehir değiştireceğim. Hatta bir köy. Böyle hayvanlar da kendi boklarında boğulsun sahiden.

Ama görürüm ben o çomarı. Elbet karşılaşırım. O zaman da polisten medet ummam.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
Hahahaha @kirmizibavul eşim ya da ben denk gelsek, kıstırsak öyle tatlı bir dille konuşur muyuz acaba? Yaşı başı o hakaretler dolayısıyla da umrumda değil. Kim bilir evde karısına kızına nasıl davranıyor bunak. Onlar aklıma geldi üzüldüm cidden.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
çok geçmiş olsun. başımdan geçen bir taciz vakası sonucu, civardaki kamera görüntülerini anca gizli polisin benle gelip kamerası olan işyerine kimliğini göstermesiyle alabilmiştik.
0
pide
(17.08.20)
Bence öncelikle olayın bimdeki kamera kayıtlarına ulaşmaya çalışın, sonra sosyal medyada/sozlukte olayı duyurun.

Tek başınıza değil yanınıza bir erkek tanıdığınızı alarak çevre dükkanları dolaşıp kamera kayıtlarını rica edebilirsiniz. Eşimin/kızımın namusuna laf ettiler, ben bunun peşinin bırakmam gibi laflar edilirse esnaf yardımcı olacaktır.

Bunu bugün size yapan yarın başkasına yapar. Bir daha bu adamla karşılaşmayacağınız kesin değil.
0
GoodMorningTeacher
(17.08.20)
@makarnacanavari, benim cevabım hoşunuza gitmemiş olabilir diğer herkesle aynı şeyi anlatmak istedim aslında, polis zaten size gereken cevabı vermiş
"Kamera kaydı balacaklarını ama şikayetçi olmamam gerektiğini, bulunamayacağını söyledi."

ben sadece gaza gelmemenizi ve fiziksel şiddete döndürmediğiniz için iyi yaptığınızı söylemiştim. umarım hıncınızı çıkarmayı başarırsınız ne diyeyim :)
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
güvenlik kameralarının çoğu sessiz kayıt yapar

yani görüntüleri alsanız bile itip kakma dövüş olmadığı sürece pek bişey kanıtlayabileceğinizi sanmıyorum. avukat değilim , sadece mantık yürüttüm.

bim personeli de kesinlikle şahit olmayacaktır. çünkü gidip uğraşması gerekir, dava açılırsa mahkemeye gitmesi gerekir.

tek şansınız güvenlik kamerasının sesi de kaydetmiş olmasını ummak.
0
hem şişko hem deli
(17.08.20)
Haksızlığa uğramışsınız. Ancak şikayet mevzuları biraz sıkıntılı. Polisler zaten şikayet etmeyin diye uğraşmışlar. Arkanız kuvvetli değilse, bu şikayetlerden bir şey çıkmaz. Bununda 2 yolu var: Ya çok kuvvetli tanıdıklarınız olacak, ya da sosyal medyada olayı çok iyi duyuracaksınız.

Bunlar yoksa şikayetinizi geri çekin. Türkiye'de artık kimin ne olduğu belli değil. Başınıza musallat olurlar, bu yaşadığınız olayı 7/24 yaşamaya başlarsınız. Üstüne ailenize, çevrenize fiziksel zarar verirler.

Biliyorum söylediklerim etik olarak yanlış ama işler böyle...


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
Gecen haftada bir teyze ve bir genc kadin boyle tartismisti. Biz de a101deydik galiba. Sizdeki gibi kimse karismadi. Kendi yontemlerinizle cozmeye calismayin demeye geldim. Ekside baslik acin ama adamla muhatap olmayin. Gormuyor musunuz kimler nasil ölüyor her gün?
0
banacevaplazım
(17.08.20)
Geçmiş olsun, çok üzüldüm. Umarım adalet olmasi gerektiği gibi tecelli eder.
0
fempusay
(17.08.20)
Beni 10 günlük lohusa iken kayınpederim kendimi ve ailemi öldürmekle tehdit etti kaynanam ne hakaretler etti eve kapattılar günlerce. Polis adresi belli adamın İstanbulun göbeğinde beş ay ifadesini alamadı evde yok diye. İfadeler alındı anında zaten dosya gizlendi takipsizlik geldi itirazım reddedildi. Ceza davası açılmadı bile. Boşanma davasında bizim gelin durup dururken gitti boşanma davası açtı biz de anlamadık diye sırıttılar hatta.
Sen savaş tabii ama benim bu memlektte adaletten beklentim yok.
0
cilekli pasta
(17.08.20)
Adamı bulursan ve durumu ispat edersen ki kamera kayıtları ve çalışanların isimlerini yazdır ben mahkemeye gelmem diye bir durum yok senin işine yarar, ceza davasından sonra manevi tazminat davası aç ki canı yansın. Belki hapis filan çıkmaz ama manevî tazminat davasındaki masraf tazminat filan canını yakabilir.
0
Topalordek
(17.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Maalesef birçok farklı yerde insanların başına benzer durumlar gelebiliyor. Bunun ne semtle ne de girmiş olduğunuz mağaza ile çok fazla ilgisi yok. Yakın bir arkadaşımın başına, gayet nezih bir semtte çok daha beteri geldi. Duyduğunuz onca laf yüzünden durup durup daha çok sinir olmanız kadar normal bir şey yok. Market yakınlardaki diğer esnafların ya da mağazaların kamera kayıtlarını polisten alacağınız yazı ile temin edebilirsiniz ama inanın bir işe yaramıyorlar. Şikayet konusunda polisler çok fazla ilgilenmiyorlar zaten. Hatta ifadenizi verirken çoğu kısmı da gereksiz buldukları oluyor. Kişisel bilgilerinizin, şikayetçi olduğunuz kişiden ne derece saklanacağı da ayrı bir konu. Keşke olay anında bir video kaydı alsaydınız.
0
jude
(17.08.20)
Geçmiş olsun, şikayetçi olun, kayıt altına alınmış olsun. Şöyle düşünün, bir dahaki seferi en azından kasiyer müdahale edip insanların kıçlarına kadar giren kişileri uyarır.

Cimer'e şikayet edin BIM'i, corona önlemlerini uygulamadığı ve müşterilerini uyarmadığı için pekala bir şikayette bulunulur.

(Sorun BIM'den ya da gittiğiniz semtte değil, buna emin olun. Rotterdam'da da sırada dibime kadar girdiler, Düsseldorf'da da. Yeni bir tür var gezegende, kıçınıza girince, sıranın onlara daha çabuk geleceğini düşünüyorlar.)
0
buf-e kür
(17.08.20)
Ekside başlık açtım, umarım bir etkisi olur. Tekrar geçmiş olsun.

eksisozluk.com
0
epistemic_regress
(17.08.20)
ekşiye konu ile ilgili yazdığım şey şuydu.

---
çocuğunun yanında haksızlık yaşayan birisinin, yine çocuğunun yanında karşıdaki kişiye tekme tokat kafa göz dalması gerektiğini öğütlüyorsunuz. ben çocuklarla çalıştığım için az çok çocuklarda bu tip şeylerin nasıl bir travma yaratabileceğini biliyorum ama bunu herkes düşünebilir bence. kaldı ki kafa göz dalmaya çalıştığınız kişi cebinden bir şey çıkartıp çocuğunuz önünde sizi bıçakladığı-vurduğu zaman da fiziki sağlığınız ve çocuğunuzun ruhsal sağlığı açısından iyi olmayacaktır.

atıp tutuyorsunuz ama sonra sizin istediğiniz gibi davranıp mezara giren insanları da 3. sayfa haberi olarak 3 saniyede geçiyorsunuz, onu ne yapacağız?
---

ne olursa olsun tanımadığımız, bilmediğimiz insanlara şiddet çözüm değil. bir anda hayatınızı karartabilirler.
geçen gün motosikletli sırf kendi arabasına su sıçrattı diye motosikletliyi kovalayıp arabasıyla çarpıp sonra üstüne bir de öldüğünden emin olmak için üstünden arabayla geçen adamı hatırlayın.

lütfen bu yüzden insanlara ne sözlükte ne de duyuruda şiddet ile karşılık vermeyi öğütleyin. vebalini almayın bu tip önerilerin.


bununla birlikte, zaten kendisi sözlükte yazar olan bir insanın yerine bir başka yazarın başlık açması da iyi olmamış. zira gördüğüm kadarıyla hem başlığı açan arkadaş tepki almış, hem de okuyan durumu bilmediği için şöyle düşünebilir

"hem olayda tepkisini ortaya koymamış hem de kendisi bile yazamamış sözlüğe"


---

bir de, emin değilim ama doğan cüceloğlu'nundu sanırım bir yazısı vardı. insanların çöplerini başka insanlada dökmesi ile alakalı bişeydi. trafikteki kavgalara, tartışmalara atıfta bulunuyordu.

başkalarının çöplerini sizin üstüne dökmesine ve hayatınızı karartmasına izin vermeyin. muhatap olmadan içinizden sövün geçin arada sırada.
0
la traviata
(17.08.20)
şu ülkede polis kadar işe yaramaz bir meslek grubu yok sanırım. şikayetçi olma ne demek?
0
black mamba
(17.08.20)
karakolda çalışmadım ancak bildiğim kadarıyla yardımcı olmak isterim. sizin bu olaya mahalli karakollar bakar. hakaretten tehditten işlem başlatırlar. şüpheli şahıs bulunabilmesi için de Bim marketi ve çevre kamaralara bakarlar. kamera da el kol hareketleri veya sinirli gergin tavırlar varsa olay burdan çözülür zaten. karakol polisleri olaya tanık olan kasiyerden de bilgi alma tutanağı düzenlerler.kasiyer olanları net olarak aktarırsa şahıs zaten büyük ihtimalle ceza alır. ama hapis yatmasını falan beklemeyin.
0
tugi1
(17.08.20)
@cilekli pasta çok üzüldüm. Benim durumla asla mukayese bile edilemez. Lohuss dönemi üstüne bu. Sonrasında zorluklarını düşündükçe nefesim daralıyor. Allahım sana çok güç kuvvet sabır umut şans versin.

Benim konuma dönecek olursak, arkadaş sağolsun başlık açtı ama 'üşengeç' olmamla alakalo 'fakir ajitasyonu' yapmış çoğu kişi ne acı.

Kamera kaydını karakol talep etti hatta kasiyeri çağırttı. Beklememi istemedi zira çocukla da karakol köşelerinde beklemek istemedim.

Polis lojmanlarına yakın bir konumda olmam dolayısıyla komşumuz olan birkaç polisten ricada bulunacağım. Ama onların çalıştığı karakol değil tabi. Ne derece yardımcı olurlar bilmiyorum.

Çevre mağazaların kamera kayıtlarını almak istiyorum ama konu saptığı için buna cevap alamadım. Bir başıma gidip talep edebilir miyim emin değilim. Polislerin tavrından umudum yok. Adamj kendi çabam ile bulup, hakkını da kendim vermek istiyorum tabi oğlumu anneme bırakıp :) bu noktada eşim de yanımda tabi.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
(9)

İkcılar soru size

Özgeçmişim ektedir deyip özgeçmiş eklemeyip mail atan mal, maile özgeçmişi ekleyip gönderse ne düşünürdünüz? Başvurulan pozisyon: üretim planlama uzmanıMal da benim.
Özgeçmişim ektedir deyip özgeçmiş eklemeyip mail atan mal, maile özgeçmişi ekleyip gönderse ne düşünürdünüz?
Başvurulan pozisyon: üretim planlama uzmanı

Mal da benim.
0
(17.08.20)
üretimden ziyade planlaması gereken daha temel problemleri var diye düşünürdüm. :')
0
since1907
(17.08.20)
IK dan degilim ama böyle olaylar herkesin basina gelmistir. Bana böyle bir mail gelse, biraz bekleyip düzeltmesini beklerdim. Düzeltme gelmezse mal oldugunu düsünürdüm :)

Fazla zaman gecmeden mail e ekleyip, "üzgünüm ekteki dosyayi unutmusum" gibi bir sey yazip yollayin.
0
VIPCH
(17.08.20)
hiçbir şey düşünmezdim. insanlık hali, kurumsal yazışmalarda her gün olan şeyler bunlar.
0
sir gawain
(17.08.20)
ik'cıyım, olur öyle, çok takılmayın.
0
benaslinda
(17.08.20)
hic bir sey dusunmezdim, is hayatinda bunu yapmamis kisi varsa yakinda yapacaktir merak etmesin
0
neverletyougodown
(17.08.20)
suçu bilgisayara/internet bağlantısına atmayın ama. hataysa hata. hatanızı kabul etmeyen biri olduğunuzu düşünürler.
0
matilda
(17.08.20)
Bu herkesin başına bir çok sefer gelmiştir.

"CV'yi eklemeyi unutmuşum" diye not düşerek aynı maili ikinci sefer, doğru olarak gönderin yeterli.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
bu o kadar yaygin ve olasi bir dey ki gmail'de "attached" kelimesini kullanir ama dosya eklemezseniz sizi uyariyor. (tabii bu ayni zamanda mail'in icerigine eristigini gosterir ama konumuz simdilik bu degil)
0
sparkle kiddle
(17.08.20)
gavur şirketiyse umursamaz bile ancak türk şirketi ise seni baştan eler. böyle kompleksli insanlar çalışır genelde ik olarak.
0
fareli koyun vuvuzelacisi
(17.08.20)
(14)

Taciz hakkında İdam cezası olmalı mı? Ve Ne gibi Cezalar olmalı?

put it in your appropriate place
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.

Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı ki tamamen önlensin. Önüne geçilsin.
0
put it in your appropriate place
(16.08.20)
Adil bir yargı sistemimiz olsa idi idam olabilirdi. Fakat bu şartlar altında idam cezasının var olması her türlü siyasi davanın istismar edilmesi ve çok büyük yanlışlıklara da kapı açabilir.
0
but that was just a dream
(16.08.20)
Speaking için konuşmak tamam ama işi ciddiye alacaksanız bu sizi beni aşar.
Kanun yapmak, ceza belirlemek çok kolay işler değildir. Tahmininizin çok ötesinde bilgi ve birikim gerekir.
0
kisa
(16.08.20)
ülkemizde zaman zaman idam vb gündeme geliyor. arkadaşın da dediği gibi amaç idamı yasallaştırmak, normalleştirmek.

ondan sonraki felaketi hepimiz tahmin edebiliriz zaten.

verdiğim cevap konuyla alakasız ama suçu normalleştirmek gibi anlaşılmasın lütfen.
0
hem şişko hem deli
(16.08.20)
Taciz ve tecavüz suçlamaları suistimale çok açık suçlamalar. Bir sürü insan sırf birinden nefret etmeye başladığı için bu suçlamalarda bulunabiliyor. Yanlış anlamalar konusu da apayrı, otobüste adamın eli birine çarpsa ve kadın tacizci diye yaygara koparırsa linç ediliyor kişi. İdam falan o yüzden çok ağır cezalar. Suçlu ve suçsuzun çok keskin ayrılabileceği bir suç alanı değil çünkü. Ha caydırmak için nasıl bir ceza olabilir onu ben de bilmiyorum ve @kisa'ya katılıyorum, üstüne iyi düşünülmesi gereken konular.
0
senolll
(16.08.20)
% 100 ispatli sekilde taciz tecavuz cinayet gibi suclarda idam kesinlikle olmali ve uygulanmali..
burada karsi cikilan birkac nokta var:
1- ya masumsa?
onu yazdik, ozgecan vakasi gibi acik net belli olacak, % de 1 bile süphe olmayacak..
2- bizim gibi ulkelerde siyasi olarak kullanilir felan..
hayir, kanun basta net olarak cikarilacak, sucun tanimi yapilacak, taciz tecavuz cinayet net.. baska suclarda uygulanmayacak..
3- caydirici degil..
hayir efendim bal gibi caydirici, "ama iranda var amerikada da var da neden azalmiyor?" nerden belli azalmadigi, aksi denendi mi? Ayrica herkes insan hepimiz insaniz, ucunda mutlak idam oldugu bilinse, insanlarin gozu onunde uygulansa hayvan oglu hayvanin biri hayvana tecavuzde bulunabilir mi?
4- ustteki maddeyle baglantili olarak " efendim idam kurtulus hapis daha agir ceza" diyenler, aynisi basiniza gelse ve ceza verme hakki size taninsa karariniz ne olurdu? ben suphesiz bir tek nefes fazla almamasini isterdim, eger bu konuda anlasmazliga dusulurse karar hakki magdura verilebilir ama bence idam kesinlikle yasatmaktan daha "iyi" bir ceza magdur acisindan
0
alttaraf
(16.08.20)
@playing star again +1 demeye geldim.

İdam cezası konusu benim nazarımda turnusol kağıdı görevi görüyor.

"Gelsincilerin" sığılığı ve yorumlama algoritmaları genelde çok belli ediyor kendini.
0
AlsterWasser
(16.08.20)
1. İşte o yüzde pek kolay bir şey değil
2. O iş de öyle değil. Mevcut kanunlar hakkıyla mi uygulanıyor? Ya da başka suçların eklemeyeceginin garantisi ne?
3. Nereden belli caydırıcı olduğu?
4. Kişilerin isteği burada bir yere kadar önemli.

Kanun nedir adalet nedir hukuk nedir?
Hukugun amacı nedir?
Yapmayın etmeyin. Bu tip şeyler bir sefer yapılır ve ömrünüzü etkiler.
0
kisa
(17.08.20)
Nasil yani tacize mi idam verilsin. Soruyu tacizci-katil olarak aliyorum. Normallestirmiyorum tabii ki olayi, taciz de buyuk bir sey ama cezasi olum mu... tacizci kadar bu dusunceyi ortaya atan da rahatsiz edici benim icin.

Playing star again+1
Alster+1
Savunuculari hangi platformda olursa olsun hayretler icinde izliyorum.
Boyle bir ceza olamaz. Vahsilik.

%100 ispatli olacakmis suclar.. o binde bir rastlar oyle. Amerikada bir suru (belki binlerce) kisi %100 ispatli diye death row'a aliniyor. 15-20 yil sonra sucsuzlugu ortaya cikanlar var. Avukatlari belki 1 hafta gec kalsa olecekler.
Hataya cok acik bi sey.
Caydirici da degil. Cunku amerika ya da turkiyede kimse birini oldurmeden once "yaa dur simdi idam cezasi alirim/kim onca sene hapis yatacak... en iyisi vazgeceyim" demiyor. Bi sucu islemeden once sonucunu dusunmezsin.

Bu tacizci-katiller icin bi rehabilitasyon programi gelmeli. Es zamanli hapis yatip tabi. Cikacaginda sex offender gibi bi damgasi olmali. Rehabilite olamayacagina kanaat getirilenler ise agir. muebbet almali.
0
Kittie
(17.08.20)
Tacizde kişiye ceza verirseniz, karşılığında ceza alacağını bilinirse %80-90'ı engellenir.

Geri kalan, gerçekten sapık, dürtülerini engelleyemeyen kişileri ise ya toplumdan tecrit etmek lazım ya da kimyasal hadım. Bu dürtüleri komple yok etmek lazım. İdam ağır bir ceza olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
İdam geri alınabilir bir ceza değil. Hiçbir suç için olmamalı. En küçük hata ihtimalinde bile kanun gücüyle birinin haksız yere hayatına son vermiş olursun.
0
arnold schwarzeneger
(17.08.20)
Arkadaşlar,
Bir çok kisi zaten karşılığında ceza alacağını bilirse o suç çok büyük bir oranda düşer. Bunun için idam olmasına gerek yok.

Her zaman için suçu işleyen kişi yakalanmayacagini, ceza almayacağını düşünerek işler (her zaman değil tabi büyük oranda)
Yani idam değil ama yine uygun bir ceza belirleyip bunu her suç işleyene uygukayabilseniz istediğinizi elde edersiniz.
Sorun ceza dan, kanundan ziyade yakalamada uygulamada vs.
0
kisa
(17.08.20)
hiç bir kuvvete hiç bir insana geri alamayacağı ceza yetkisi verilmemeli.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
Bu bahsettiğiniz şeyin adı 'taciz' değil. Kişinin fiziki bütünlüğüne bir saldırı varsa bunun adı taciz değil, yasalar önünde cinsel saldırı oluyor. Taciz diyerek çok önemli bir konuyu biraz küçümsemiş oluyoruz. Düzeltmeyi önemli gördüm bu nedenle.

Bir kadın sokakta sözle rahatsız ediliyorsa, bunun adı tacizdir. Fiziki olanının adı ise cinsel saldırıdır!

Taciz boyutundaki sözlü/yazılı rahatsızlığın da bir caydırıcı yaptırımı olmasını ve bu yaptırımın iki üç davada değil de, düzenli olarak uygulanmasını çok istiyorum. Çok yüklü ödemeler yapması ve sosyal hizmette uzun süre tutulması gibi...

Cinsel saldırının da tacizinde önüne tamamen geçmek herhalde hiçbir toplumda mümkün değil, ama işleyen yasalarla birçok insan ve de hayvan için güvenli bir alan yaratmak mümkün.
0
buf-e kür
(17.08.20)
"Toplum, kendi tabanından gelen ilerici bir değişim ile, refah ve eğitim seviyesinin yükselmesi ile ıslah olur"

bu hikayeye tam uyan İskandinav ülkeleri var. Toplu Tecavüz, Seri Cinayet ne ararsan var. demek ki bu da çözüm değilmiş
0
esref
(17.08.20)
(6)

Matrix

mete kudur
Matrixdeki kahin ve mimar aynı tarafta değil mi ?
Matrixdeki kahin ve mimar aynı tarafta değil mi ?
0
mete kudur
(13.08.20)
surda guzel bir ozeti vardi: eksisozluk.com
0
neverletyougodown
(14.08.20)
Tabii ki aynı taraftalar. İkisinin de amacı Matrix'i daha stabil hale getirmek. Kahin Neo'nun yazılımına güncelleme yapıyor, Mimar da bu güncellemenin işe yaraması için 'oyunu' oynuyor. Mimar ile kahin karşılaşmasında ona seçenekler sunuyor. Kahin'in asıl amacı da bu zaten. Neo'ya sürekli seçenekler sunuluyor seri boyunca ve bu seçenekler karşısındaki karar verme algoritmasını Matrix ana programına aktarıyorlar. Çünkü bundan önceki tüm Matrix'ler insanların seçim algoritması bilinmediğinden ve neyi seçeceği öngörülemediğinden çöküyor.
0
himmet dayi
(14.08.20)
e kahin sonunda ölmüyor mu ?
0
🌸mete kudur
(14.08.20)
Hayır. Kahin ile Mimar üçüncü filmin sonunda sohbet ediyorlar.

Mimar "bu oynadığın çok riskli bir oyundu" diyor Kahin'e hatta.

edit: bu arada kahin, mimar, neo, morpheus, trinity falan bunların alayı yapay zeka yazılımları. hiçbiri insan değil.
0
himmet dayi
(14.08.20)
japon askeri
(14.08.20)
Aynı taraftalar.

Mimar matrix'i yıkıp, yeniden kurmak istiyor. Kahin ise, yıkmadan matrix'in ayakta kalmasının yollarını arıyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.08.20)
(7)

Sonucu negatif çıkan birinin tat-koku alma duyusunu geçici olark kaybetmesi

sislerrr
Merhabalar,Çok yakın bir arkadaşım bayramda memleketine gidiyor ve anne-babası koronaya yakalanıyor. hafif bir şekilde atlatıyorlar. ama arkadaşım 2 kez teste tabi tutuluyor ve her ikisinde de sonucu negatif cıkıyor. buna rağmen koku alma duyusunu geçici olarak kaybetti. tat alma duyusu ise sadece k
Merhabalar,

Çok yakın bir arkadaşım bayramda memleketine gidiyor ve anne-babası koronaya yakalanıyor. hafif bir şekilde atlatıyorlar. ama arkadaşım 2 kez teste tabi tutuluyor ve her ikisinde de sonucu negatif cıkıyor. buna rağmen koku alma duyusunu geçici olarak kaybetti. tat alma duyusu ise sadece keskin tatları alabiliyor. test sonucu negatif çıkan biri için normal midir? ayrıca geçici olan bu kayıp ne kadar sürer? kalıcı da olabilir mi?

cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim..
0
sislerrr
(13.08.20)
tomografi de dahil mi bu testlere? bildiğim kadarıyla pcr'da çıkmayan virüs tomografide çıkabiliyor.
0
Bruce
(13.08.20)
sag. bakanlıgı çalışanları bu testi evlerinde yapmış. tomografi dahil değil.
0
🌸sislerrr
(13.08.20)
Testin doğruluğu 40% diyorlar. Gerçi 2 kere yapınca artmıştır oran
0
fezagezgini_4
(13.08.20)
Test o anlik sonucu verir, tat-koku kaybi testlerin yapildigi zamanlarda var miymis yoksa yeni mi? Yani testlerden sonra mi?
0
kuehles blondes
(13.08.20)
@kuehles, testten önce de varmış. yaklasık 7-8 gundur devam edıyor
0
🌸sislerrr
(14.08.20)
bugün bi uzmandan dinledim tat koku kaybı en inatçı belirti dedi. hastalık iyileşse de kalabiliyormuş. ilk başlarda hastalanıp daha bu belirtisi yeni geçen kişiler var dedi.
0
red g
(14.08.20)
Doktorlar ilk koku ve tat kaybını soruyorlar. En önemli belirtilerden. Büyük ihtimal covid veya covid olup atlattı.

Bir doktora başvurmasında fayda var. Durumu iyi olsa bile, ilaç vs. verebilirler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.08.20)
(11)

Bim'e ve A101'e gelen ürünler düşük kalite mi oluyor?

grgn
Kaliteli olduğu bilinen markalar bu iki markete özel olarak aynı ürünü daha kalitesiz şekilde mi üretiyor? Az önce sözlükte Stanley termos başlığında okudum bu iddiayı. Yarın Bim'e Fakir markalı bir blender gelecekti ama almayayım mı, normal Fakir kalitesi değil mi şimdi o?
Kaliteli olduğu bilinen markalar bu iki markete özel olarak aynı ürünü daha kalitesiz şekilde mi üretiyor? Az önce sözlükte Stanley termos başlığında okudum bu iddiayı. Yarın Bim'e Fakir markalı bir blender gelecekti ama almayayım mı, normal Fakir kalitesi değil mi şimdi o?
0
grgn
(13.08.20)
Gıda maddelerinde yapılıyor bu, bilinen bir tereyağ markası aynı ambalaja sahip ürünü şarküterilere ve bim'e veriyor. Bim de ki üründe %52 süt yağı varken şarküteri ürününde %80 bu oran. paketin içindekiler bölümünde küçük fontlar ile yazıyor bu durum.
0
delikedidilimiyedi
(13.08.20)
evet yapıyorlar.
denildiği gibi gıdada çok yapılıyor.
mümkünse diğer ürünlerde de yapılıyor. mesela bim kumtel soba tipi ısıtıcı vermişti.
Bakınca piyasadakinden ucuz ama piyasadakinde termostat varken bunda yoktu.
0
prizmatik
(13.08.20)
geçenlerde bimin aktüel ürünlerine giren kamp çakısı aldım. pense, tornavida falan içeren çok kapsamlı bir şey. muadili piyasada 150 lira civarıyken bimden 60 liraya aldım. çok da kaliteli geldi bana.

birkaç hafta öncesinde dji tello marka drone geldi. drone hobim olduğu için birçok foruma üyeyim. fiyatı da piyasanın altında diye forumlardan birçok insan drone aldı bimden. ve önemli bir kısmı kısa sürede iade etti. kalitesinden memnun kalmayıp.

elektronikte muhtemelen 'yenilenmiş' ürün satıyorlar böyle yüksek fiyatlı şeylerde.

gıda içinse, bim'de satılan birçok marka bim için özel üretiliyor. ulusal anlamda her yerde satışı olan markalardan dahi bim kendisine özel sipariş veriyor. bu birçok market zincirinde de böyle. yani hem gıdada hem diğer gruplarda kalite farkı olması normal.
0
reanarchy
(13.08.20)
gıda kesinlikle kalitesiz.
diğer ürünlerde de bir numara vardır.
0
seyduna6687
(13.08.20)
Gıdada özellikle peynirde bir kaç kere denk geldim. Marka hatırlamıyorum, süt oranları farklıydı içindekiler kısmında. Paket aynı paket ama onu anlamıyorsunuz. Blender için aynısını yapmak zor. Onu alabilirsiniz
0
jamiro
(13.08.20)
Avşar emayede çalışan bi tanıdığım vardı çok eskiden, bim haftalık bi ürün getirecekmiş, avşarla anlaşmış, fabrika bi süre sadece bim için üretim yapmış. Sakın alma dedi bana, normal ürettiklerimizin çok çok altında kalitesi dedi. Sanırım soruya cevap olur.
0
antihero
(13.08.20)
Bim'deki ürünler daha çok kendi ürettiği/ürettirdiği ürünlerdir. Private label deniyor. A101'de diğer markalarda var.

Ancak Türkiye'de üretilen her üründe ciddi bir kalite düşüşü var. Firmalar zam yapmamak için, içerikten kısıyor. Maalesef artık 3. sınıf gıdaya mahkumuz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.08.20)
Aynı ürün. Al blenderı. Fakat fakir kaliteli bir marka değil bilgin olsun.
0
adivar
(13.08.20)
Ben bir kere a101e aktüel ürün olarak gelen head & shoulders şampuan almıştım mesela. Başka marketlerde görmediğim 900 ml boyutundaydı. Bir de normalde 2'si 1 arada mentollü iken bu aldığım krem içermiyordu yani sadece mentollü şampuandı. Bu tarz ekonomik boyuttaki ürünler özel olarak üretiliyor bence.

Blender setinde bir fark olacağını sanmıyorum. Alacağın modelin online mağazalarda satılıp satılmadığına ve satılıyorsa da fiyat farkı sana bir fikir verir.
0
yineiyisinoxford
(13.08.20)
Ayni banttan bile çıksa her ürün doğal olarak farklıdır aynı kalitede değildir. Kalite kontrol esnasında test edilir ve siniflandirilir. İyi ürünler zengin ülkelere, kötü ürünler ise bizimki gibi ülkelere gönder ilir. Yani o devasa markalara cik güvenmeyin.
0
prizmatik
(13.08.20)
Arkadaşım gıda firmalarından birinin muhasebe kısmında. BİM’in tereyağ margarin kısımlarını doğru hatırlıyorsam Ülker’den aldılar, şimdi kendileri Bim’in Solo markasının ürünlerini üretecekler. Onun yalancısıyım, ürün formülleri değişiyormuş Bim’deki üretime kıyasla. Ben A101 ve bimde üreticilere bakıyorum özellikle. Şölen, Ülker, Ünilever vs çıkıyor bazıları. Gıda dışı ürünleri bilmiyorum ama.
0
Hallegadola
(13.08.20)
(4)

Doğu Akdeniz ve Uluslararası Hukuk

yetkili birine benzeyen abi
Akdeniz’de uluslararası hukuk gerçekten Türkiye lehine mi?Macron da uluslararası hukuku uygulamaya çağırıyor. Kim haklı?
Akdeniz’de uluslararası hukuk gerçekten Türkiye lehine mi?
Macron da uluslararası hukuku uygulamaya çağırıyor.
Kim haklı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(13.08.20)
karasuları konusunda kurallar çok net. bu konuda biz haklıyız diye düşünüyorum.
münhasır ekonomik bölge konusunu açmamışsınız. o konuyu anlamadım. tartışma daha çok o yönde galiba.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(13.08.20)
Bu tür konularda kimin haklı olduğunun, hukuk kurallarının ne dediğinin zerre önemi yok, bunlar kılıf olur sadece. Ekonomik, politik, askeri gücü yeten istediğini alır. O yüzden hukuk kısmına kafa yormaya gerek yok.
0
mikro patlama
(13.08.20)
münhasır ekonomik bölge konusunda iki tarafın farklı tezleri var. yunanistan diyor ki benim ege'de ve akdeniz'de üzerinde nüfus bulunan her adam için münhasır ekonomik bölge ilan etme hakkım var. türkiye ise adaların münhasır ekonomik bölgesi olamayacağını olsa bile çok küçük olması gerektiğini çünkü bu durumda hakkaniyetli bir sonuç olmayacağını ileri sürüyor. her iki tarafın da kendi lehine kullanabileceği dünyadan örnekler ve yargı kararları var.
yunanistan'ın ileri sürdüğü münhasır ekonomik bölge haritası şu: (mısır tarafında geçen yapılan mısır-yunanistan antlaşması ile değişiklik oldu).
greekcitytimes.com
sanırım bu haritaya bakan çoğu türk vatandaşı kendisine haksızlık yapılacağını hissedecektir. çünkü münhasır ekonomik bölge= milli gelir. sonuçları sadece şimdiki nesli değil gelecek nesilleri de etkileyecek bir şey.

kıbrıs'taki harita ise şu:
geopoliticalfutures.com
ben geçenlerde kıbrıs'ın güneyinde kktc'nin neden münhasır ekonomik bölge iddia ettiğini anlamamıştım ama şimdi şöyle değerlendiriyorum: ada çevresinde türk nüfusunun da hakkı var. dolayısıyla adanın güneyinde ve kuzeyinde olması fark etmeksizin kıbrıs türkleri'nin bölgede "hak iddia etme hakkı var."

dediğim gibi bunların hepsi bir nevi toprak mücadelesi. güçlü olan, arkasına desteği alacak olan kazanacak.
0
arkadakiadam
(13.08.20)
Türkiye'nin tezleri sonuna kadar doğru.

Türkiye'ye 2 km, yunanistan'a 580 km uzaklıktaki 10 km2 yüzeyi olan, bir ada için (Meis) 40.000 km2 alan istiyor Yunanistan. Normalde ada devleti değilseniz, adaların kıta sahanlığı çok düşük oluyor. Meis zaten, Türkiye ana karasına çok yakın olduğu için, kıta sahanlığı yok.

İtalya ile anlaşma yaptılar. Yunanistan böyle abuk isteklerde bulunmadı. Esas dayanakları Seville haritası. Bunu da tek başlarına istediklerini düşünmek biraz abes, AB arkadan bastırıyor. Almanya ve Fransa var karşımızda. Ancak iş savaşa dönerse, hiç biri kalmaz. Olan Yunanistan'a olur...

Hak, hukuk vs. bunlar çok gerilerde kaldı. Güçlü olan alacak istediğini...


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.08.20)
(15)

Evlilikte para konusu

GizliÇikolata
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girm
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girmeden önce onun kartından harcama yapıyordum ama kendimi özgür hissetmiyordum. İstediğim şeyleri almaya çekiniyordum. Hatta hiç unutmuyorum arkadaşlarıyla gezerken pahalı bir takıcı dükkanına gitmiştik. Arkadaşının eşi çok merak ediyormuş ve bir şeyler satın almak için içeri girdiler. Onlar içeri girince ben de beğenirsem satın alabilir miyim diye sormuştum. Hayır demişti. Baya bozulmuştum çok içimde kalmıştı. Onun parasını harcadığım için gereksiz gördüğü şeylere harcama yapmama izin vermiyordu. İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu.

İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım. Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor. Ben hala maddi konuda kendimi güvende hissedemiyorum. Araba aldığımızda çok birikmiş param yoktu. %20lik kısmına destek olabilmiştim. O arabayı bizim değil onun arabası olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. İşe yeni girdiğim zamanlarda artık senin paranı harcıyoruz muhabbetleri yapıyordu. Dışarıda yaptığımız harcamalarda hadi sen öde bakalım diyip bana ödetiyordu. Bu tavırlarına çok sinir oluyordum. Biraz da sen para harcamaya alış diyordu. Bir süre sonra bu şekilde davranmayı bıraktı.

Sanki bişey olsa ortada bizim paramız değil senin paran benim param konusu olacak ve anlaşamayacakmışız gibi geliyor. Evliyiz biz, böyle düşünmem çok yanlış diyorum. Kendime kızıyorum. Ama içten içe bir güvensizlik...
0
GizliÇikolata
(12.08.20)
Yani bu adam evlenir evlenmez böyle olmamıştır sonuçta. Öncesinde anlaman gerekirdi. Yaptıkları çok çiğ. Ama senin de iş/güç sahibi olmadan evlenmen çok bilinçsizce.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bizim tum hesaplarimiz ayri ama tum kararlarimiz ortak. Kisisel maas hesaplarimiz, yatirim hesaplarimiz, bir tane de esimin adina yuksek faiz veren bir yerde kara gun parasi dedigimiz bir miktar nakit para duran bir hesap var totalde.

Genelde bunu alabilir miyim gibi sorular olmuyor. Calismiyorken kibarlik olsun diye soruyorduk birbirimize bunu, cevabin asla hayir olmayacagini bile bile. Sunu begendim aliyorum seklinde ilerliyor daha cok. Ancak, finansal olarak bilincli insanlariz ve beklentilerimiz benzer, o yuzden birbirimize gore sacma seylere pek para harcamiyoruz. Bu konuda uyumlu olmak onemli, a kisisi x i cok begenir onsuz yapamaz, b kisisi icin x gereksizdir, tatsizlik cikar (ornegin makyaj malzemeleri veya elektronik bilimum ivir zivir, anlayisli olup orta yolu bulmak gerekebiliyor bazen).

Buyuk bisey alinacaksa hangimizin kredi karti yuksek puan veriyorsa, veya hangimizde o sirada limit varsa ordan aliyoruz, geri kalan hersey aynen devam ediyor. Kredi kartiyla alamiyorsak kara gun parasiyla alip sonrasinda ilk once orayi tamamliyoruz.

Bence oturup karsilikli konusun, beklentileriniz nedir, nasil daha uyumlu ve her ikizin de rahat edebilecegi bir duzene gecebilirsiniz bunlari ortaya koyup cozum arayin. Ben evlilikte senin/benim param muhabbeti olmamali, simdiye kadarki tavrinin sizi rahatsiz ettiginden bahsedebilirsiniz.
0
taurina
(12.08.20)
Bütün hesaplarımız ortak. Kredi kartlarımız vs her şey ortak. Senin benim param yok asla da olmadı. Büyük bir şey alacağım zaman sorarım o da tamam der ya da o bana sorar ben de tamam derim onun dışında hiç karışmayız birbirimize. Zaten alışveriş konusunda çok aykırı tipler değiliz.
0
sta
(12.08.20)
6 yillik evliyim. Sizinki evlilik degil profesyonel beraberlik. Yarin bir gun hasta olsaniz ve maddi olarak tum birikiminizi kullanmaniz gerekir ise ya size borc verir ya da kendi parasini kullandirmaz gibi geldi bana.
0
oscar
(12.08.20)
Merhaba. Öncelikle okurken üzüldüm, evliymişsiniz de üstelik
Eşiniz gerçekten arkadaşın da dediği gibi çiğ hareketlere sahip
Evlenmeden önce basıldı? Hiç konusu geçmedi mi bu durumun ?
Ve içinizdeki o güvensizlik duygusu ileride birçok şeyi sorgulamanıza sebep olacak.
Buraya yazdığınız gibi tüm hissetiklerinizi eşinizle paylaşın. Esiniz sonuçta, herseyde birlik ve ortak olmaya karar vermişsiniz. Çözmeye çalışın. Çözemedikçe daha farkı sorunlara yol açacak.
En kısa sürede halledersiniz umarım.
0
data
(12.08.20)
Siz İngiliz tarzı evlilik yaşıyorsunuz.

Bize ters.
0
ozdek
(12.08.20)
bu tabloda, "sen çok su sarf ediyorsun su faturasını sen öde" vb gibi diyaloglar da doğabilir. sta nın sitemi en ideali.
0
kondansator
(12.08.20)
bence doğrusu şu olmalı. ortak tüm harcamalar (evin tüm giderleri vs) ikiye bölünüp herkes ödemeli. ekstra zevk için harcamalar (mesela oyun konsolu gibi) kim tutturuyosa o ödemeli. herkesin banka hesabı ayrı olmalı. senin paran benim param evet kötü duruyo ama yoksa işler çok karışır
0
lata
(12.08.20)
Evli degilim. Ama ortalama bir insandan daha tutumlu ve pragmatik biri olarak yaklasiyorum:

Ben ev almak icin, veya yarin bir gun isimi kaybedersem idare edebileyim diye veya gelir getiren bir seye yatirim yapmak icin her gun hem madden hem de zihinsel fedakarlik yapiyorken esime sirf arkadasi aliyor o da ozendi diye taki almazdim.

Buradaki anahtar kelimeler:
1) "İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu"
2) "İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım"

"Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor." - anlamadim ne yapacak ki daha? aranizdaki senin paran benim param muhabbetlerini bilemeyiz ama "gerisine" nasil bir karismasi istedigini anlamadim.

Herkesin iliskisi farkli ama ihtiyaclari %50 %50 bolusup fuzuli harcamalarin kisinin kendi sorumlulugunda olmasi absurt bir konsept degil. Evliligin zaten sonsuza kadar surmesi garanti bir sey degil, her turlu kendi kendine butce yapip para biriktirebiliyor olman lazim.
0
hot potato
(12.08.20)
Bu tarz şeylerin tek çözümü var. Eşiniz için uygun bir zamanda konuyu, uygun bir üslupla dile getirip, rahatsızlıklarınızı ve istediğiniz para harcama yöntemini dile getireceksiniz. Konuşacaksınız. Bazen çözüm tahmin ettiğinizden kolay olabilir.

Konuşmadan, gizleyerek evliliğinize, mutluluğunuza yara verirsiniz. Bir süre sonra saçma sapan bir hayat yaşamaya başlarsınız.

Eşiniz iyi niyetle, yaptığında sıkıntı olmadığını düşünüyor olabilir. Tek bildiği yöntem bu olabilir vs. vs.

Kadınların bu konuda çok hassas içgüdüleri var. Eşinizin hangi konuşmaya, ne tepki vereceğini bir süre sonra çözersiniz zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Ben karşı tarafın tavırlarında herhangi bir problem göremedim açıkcası, sadece ortak bir yatırım hesabı olması, ileride oluşabilecek ani veya yüksek masraflı işler için iyi olabilir, araba vs. için ise ne kadar ödediğinizin bir önemi yok, nasıl ki buzdolabı, süpürge, tv vs. nasıl ki evin malı, arabada öyle, isterseniz hepsini siz ödemiş olun isterseniz hepsini o ödemiş olsun.

takı konusunda yaşadığınız ise(gerçi karşı tarafında tavrı tek taraflı) biz para harcama/biriktirme konusunda biraz hesap kitap yapmayı severiz, belki sizin için 100 liralık bir takı olacaktı ve mutlu olacaktınız ama karşı taraf o yüz lirayı masraf olarak gördü diyorsunuz ya aslında onun başka planları vardı, mesela para biriktirip beraber tatile çıkmak veya beraber bir etkinliğe/yemeğe gitmek vs. gibi, belki bir sürpriz bişi planlıyordu ve bu nedenle para biriktirmeye çalışıyordu veya kafasında bambaşka hesaplar vardı. size hayır demesinin sebebi bir yerde hayır demez ise ucunun açılabileceği ve o kafasındaki hesapların şaşabileceği gibi şeyler. bu konularda erkek milleti ketum davranır biraz.
0
selam
(12.08.20)
Böyle durumlarda karşı tarafı dinlememek yorum yaparken illa eksiklik oluşturuyor. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşimin iş hayatında kötü dönemleri oldu. Çoğunlukla evin asıl maddi getirisini benim maaşımın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Son 2-3 senedir hem benim pozisyonum yükseldiği için, hem de onun işleri yoluna girdiği için rahat nefes almaya başladık. Bütün bu zor dönemlerde de, şimdinin nisbeten rahat döneminde de önemli olan satınalmalar konusunda ortak bir akılda kalabilmek. Takı örneğini vermişsiniz. Ben evlenmeden önce paramı gayet rahat Kapalıçarşı'da harcardım. Her sene güzel bir parça alırdım (hatta öğrenciliğimde bile). Evlendik, çocuk oldu. Şimdiki kazancım bu alışkanlığımı sürdürmeye elbette yeter, ama düşünüyoru bunun bedeli ne? Çocukların eğitimine yeterince kaynak ayıramamak, daha az gezmek... Böyle bir durumda eşime sormam bile "şu takıyı alabilir miyim?" diye. Bunun sonuçlarını tahlil edebilecek durumdayım çünkü. İşsiz olduğunuz dönemde pahalı takı dükkanına giriyorsunuz ve eşinize (cevabı belli) soruyu soruyorsunuz. Bence bu soruyu sormak bile yanlış. Belki buna benzer örneklerden yola çıkarak sizin paranızı (eve pahalı şeyler alınırken) kullandırmaya çalışıyor ki, siz o parayı (afedersiniz) çarçur etmeyin.
Benim gördüğüm karşılıklı güvenin henüz kurulmamış olduğu. Siz de kendinize güvenin, doğru hareketlerde bu güveni kurabilirsiniz. Araba almışsınız, %20 de olsa katkıda bulunmuşsunuz. Araba ortak arabanız. Kendinizi de ezmeyin, ezdirmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.08.20)
Eniştede bir sorun göremedim. Siz biraz evhamlanmışsınız gibi geldi.

Ben de yeni evli sayılırım, eşime para konularında hiç karışmam o da bana karışmaz aynı şekilde. Ortak hesabımız var ayda belli bir miktar yatırım/birikim için ayırıyoruz, kirayı bölüşüyoruz, faturaların da bazıları bende, bazıları onda. Bunun dışında atıyorum oyun konsolu alacağım, kendi kredi kartımla alır kendi birikimimden öderim. Yani burada mülkiyet değil olay, ben kendi keyfim için harcama yapıyorum. Ama eşimin çok istediği bir şey var, ortak hesaptan alabiliriz onu da kesin sınırlar yok, olmamalı da zaten.

Bir şekilde kendi içinde dengeye ulaşıyor para konusu. He siz bu adam benden parasını sakınıyor düşüncesindeyseniz alın karşınıza konuşun. Belki gerçekten de içten içe öyledir ve kendine çeki düzen verir. Eşinizi en iyi siz tanıyorsunuz buradakiler sadece kendi hayatlarından örnek verebilir.
0
chicha_v2
(12.08.20)
evlilik ben ve seni arkada birakip biz olabilmektir.
butun gelirlerinizi ortak hesaba atip, butun harcamalarinizi da oradan yapin.
0
baldur2
(12.08.20)
15 Yıllık evliyim , ben maaşımı hanım işimizden kazandığını atar çanağa atar. Bütün kredi kartlarım,banka kartlarım ondadır. Sabahları harçlığın var mı der (evet hala harçlık alıyorum), ne alınacaksa ne ödenecekse birbirimizin haberi olur (enim ona aldığım süpriz hediyeler hariç).
@oscar ; + 1 milyon , sizinkisi evlilikten ziyade profesyonel beraberlik gibi olmuş, hele bir de o takı dükkanında yapmış olduğu şey yontulmamış kütüklüğün ağa babalığıdır.

Evlisiniz siz , nefesinizi yatağınızı en mahrem duygularınızı birleştirebiliyorsunuz ama iş paraya gelince ...
0
synax
(12.08.20)
(28)

eve aldığınız şeyleri hâlâ yıkıyor musunuz?

lenin benim amcam olur
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum. sizde durum ne?
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum.

sizde durum ne?
0
lenin benim amcam olur
(11.08.20)
2 aydır falan bir şeyi yıkadığım yok. kimsenin markette paketleri yaladığını görmedim o yüzden saçma geliyor.
0
catch the arrow
(11.08.20)
Yıkamıyorum, yıkamıyordum da. Sadece kampta ortak buzdolabına koyduğum su şişelerini yıkıyorum eve gelince.
0
pati
(11.08.20)
Hiçbi zaman yıkamadım
0
mg3929
(11.08.20)
Her zaman yikiyorum. Belki büyük sehirde yasadigimdandir. Diyelim biri eline hapsirdi sonra paketi tuttu. Bence az da olsa riski var. Zor da gelmiyor açıkçası. Elimi sabunlarken iki tane ürünü de sabunluyorum. Bence bırakmayın. Insanlar önlemleri bıraktığı için vaka sayıları arttı.
0
howfaristhesky
(11.08.20)
Paketinden çıkarabildiklerimi çıkarıp başka pakete aktarıyorum ve ambalajı atıyorum (çerez gibi), diğerlerinin üzerine yüzey dezenfektanı sıkıyorum (eskiden sabunla yıkıyordum), yıkanınca zarar görmeyen meyve sebzeleri (muz gibi) suyla yıkıyorum, zarar görenleri (mesela salatalık veya marul, buruşuyorlar) temiz bir kaba koyup kaldırıyorum, yiyeceğim zaman yıkıyorum.

Dün markette ürünleri raflara maskesiz yerleştiren çalışanları görünce doğru olanı yaptığımı bir kez daha anladım.
0
gmzo
(11.08.20)
hiçbi zaman yıkamadım suya acıyorum. bozulmayacak paketlileri balkona koyup en azından 24 saat bekletiyordum, hala öyle yapıyorum.
0
muslugubozukhayrat
(11.08.20)
hiç yıkamadım +1 o gün açacaksam lavaboya yakın yerde açıp elimi yıkıyorum, ertesi gün veya daha sonra açacaksam öylece rafına koyuyorum.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Yıkıyorum. Eskiden de yıkardım.
0
thewomaninpurple
(11.08.20)
Marketten gelen her şeyi pandemi öncesinde de sabunla olmasa bile suya tutup, öyle dolaba yerleştiriyorduk. Şimdi sıklıkla sabunla yıkıyoruz.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
corananın yüzeyden bulaşması o kadar kolay değil diye bilimsel bir araştırma görmüştüm. elinizi ağzınıza burnunuza götürmemeniz gerekir diyordu. maske ve sık el temizliği yeterli gibi.
0
walter white kilikli
(11.08.20)
Artık yıkamıyorum, buzdolabına koyulacakların paketini açıp başka kaba aktarıyorum ve ellerimi yıkıyorum. Bekleyebilecekleri bekletiyorum. İçilecek şişeyse yıkıyorum sadece birebir ambalajla ağız teması olacaksa. Zaten onları coronadan önce de silerdim ya da yıkardım.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.08.20)
hiç yıkamadım, çamaşır suylu bezle siliyorum.
0
ma ya
(11.08.20)
Genelde direk şişeden tüketeceğim içecekleri sabun + suyla yıkıyorum (bira gibi)

Cips vb'ni ise ıslak mendille silip açık havada bekletiyorum min 2 3 saat
0
materyalist imam
(11.08.20)
yıkıyorum.
0
avianthem
(11.08.20)
Ilk zamanlar sabunluyordurm artik sadece yalandan bi suyun altina tutuyorum.
Bunu koronadan once de yapardim. Toz falan olabiliyor diye.
Yani virus acisindan bakarsak su an yaptigim seyle yikamamak arasinda bi fark oldugunu sanmiyorum.
0
Kittie
(11.08.20)
Hala sabunla yikiyorum ya da bir kac gun balkonda ya da kullanilmayan odada bekletiyorum.
0
65 derece
(11.08.20)
paketli ürünleri sabunlu bez ile siliyorum.

damacanayı dezenfektan sıkıp siliyorum.
0
false pretension
(11.08.20)
acayip bir şekilde corona'nın başından beri eve aldığım hiç bir şeyi yıkamadım.

ki corona'nın o kadar da sakin geçmediği romanya'da yaşıyorum.
0
rain when i die
(11.08.20)
"hala" derken. ne degisti ki?
0
hot potato
(11.08.20)
Hiç yıkamadım, kapı önünde bekletiyorum bir süre o kadar. Kargo geldiğinde direkt elden aldığım için koliye dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
jazzabel
(11.08.20)
Birkac ay yikadik, baktik boyle yasamak cok zor biraktik :)
0
msb
(11.08.20)
ben hic yikamadim. hic ekstra bir sey yapmadim. koronanin az oldugu bir yerde yasiyorum.
0
yoggi
(11.08.20)
En başından beri hiç yapmadım. Marketten aldığım veya kargoyla gelen ürünü buzdolabı, dolap vs neyse yerleştirdim, yeri geldikçe kullandım/yedim/içtim. Bu tip davranışları fazla takıntılı ve abartılı buluyorum.
0
Lethe
(11.08.20)
Lethe +1
hiç yapmadım.
0
amelie poulain
(11.08.20)
Saldık gitti, artık poşetleri, ambalajları yıkamıyoruz.
0
kimlanbu
(12.08.20)
ambalaj yıkamayı bıraktık
0
gazozailacatmauzmani
(12.08.20)
Şu an salgın, ilk başladığından (Mart-Nisan ayı) daha kötü durumda. Hızlı bir yayılma var. Önlemlere dikkat etmekte, hatta artırmakta fayda var!


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Biz de ilk üç ay yıkadık şu an yıkamıyoruz.
0
chicha_v2
(12.08.20)
(10)

Altında zarar etme ilüzyonu

marlonbranda
Paranın değerini korumak için altın aldık fakat bir süre sonra aldığımız fiyatın altına düştü, baktığımızda zarardayız fakat paranın değerini korumak için almıştık altını. Dolayısıyla bu durumda bu zararı görmezden gelip hala aynı altın miktarına sahip olduğumuz fikrine mi tutunmamız gerekiyor?durum
Paranın değerini korumak için altın aldık fakat bir süre sonra aldığımız fiyatın altına düştü, baktığımızda zarardayız fakat paranın değerini korumak için almıştık altını. Dolayısıyla bu durumda bu zararı görmezden gelip hala aynı altın miktarına sahip olduğumuz fikrine mi tutunmamız gerekiyor?

durum gerçekten böyle mi yoksa zararı görmezden gelmek için ben mi uyduruyorum bunu?
0
marlonbranda
(11.08.20)
zarar yok.
Dolar olarak düşünelim, çünkü mal olarak karşılığı var
ama altın da aynı

Iphone 1000 dolar
Dolar 1.8 ken de 1000 dolar
dolar 7.5 ken de 1000 dolar

Sen paranı 1.8 den dolara çevirdiysen, o gün de, bugün de iphone alacak kadar paran var.
TL karşılığı önemsiz.
TL'de birşey üretilmiyor çünkü senin tüketmek isteyeceğin
0
summatinyourteeth
(11.08.20)
sen uyduruyorsun. günlük mal alışverişini tl üzerinden yaptığın için zarardasın.

ancak şu var ki, ülke ve dolayısıyla lira gelecek vaat etmiyor. orta uzun vadede lirada kalmamak iyidir.
0
antikadimag
(11.08.20)
Ben sizin gibi bakıyorum. Beni Türk lirası ilgilendirmiyor. Ben cebimdeki döviz ve altın miktarına bakıyorum. Düşmesi çıkması umurumda değil. Bugün 100 dolar daha aldım. Fiyatına bakmadım bile. Umurumda değil. Benim tek hedefim dolar mevduatımı arttırmak.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.08.20)
Bu tarz işlerde kar/zarar bozdurduğunuz anda ortaya çıkar.

450'den altın aldınız, 1 sene sonra 400'den bozdurdunuz: zarar ettiniz. 500'den bozdurdunuz, kar ettiniz.

Para acil lazım değilse, günlük iniş-çıkışlara çok takılmayın...


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.08.20)
yatırımlarda vadeye bakılır. sen altını 1 hafta paranın değeri korunsun diye mi aldın? min 1 yıl 6 ay korunsun diye mi aldın?
0
tuborg yesili
(11.08.20)
1 yıl sonra pandemi bitmiş ve herkes parasını altından çekmiş olduğu zaman da kiranı gram altınla ödersin kardeş takma kafana.
0
catch the arrow
(11.08.20)
küçük ama düzenli alımlar sizi bu tür yükselme - düşme hareketlerinin etkisinden korur, söz gelimi dün 100 liraya aldığınız ama bugün 95 liraya düşen bir yatırım aracını geçmişte defalarca 70-80-65 gibi rakamlara aldığınız için maliyette önemli bir artış yaşamamış olursunuz ve üzerinde düşünmezsiniz, düşünmemelisiniz. bugün yüksek aldıysanız bir sonraki yatırım döneminizde düşük fiyattan tekrar alır maliyetinizi düşürürsünüz; işte o zaman fiyata bakmazsınız. burada gelirinizin de birikim yapmanıza imkan vermesi gerekiyor.

gelirinize göre çok çok yüksek alımlarda ise elbette giriş fiyatınız bir parça daha önemli olur çünkü yarın o yatırımı yat villa veya termosifon contası olarak realize edeceğiniz zaman satıcısı karşılığında tam olarak sizdeki kadar gram/ons altın istemiyorsa fiyata elbette bakacaktır.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Zaten bugünki gibi düşüşler uzun vadeli yatırımcıları bir anda kısa vadeliye çeviriyor.

o altını alırken muhtemelen uzun süre bozdurmayız diye aldınız. o yüzden uzun süre bozdurmayın. zarar etmezsiniz.

bir günde zarar ettim diye bozdurup tekrar alma işine (kısa vadeye) dönerseniz zarar edeceğinizi garanti edebilirim. çünkü kolay bir iş değil + kambiyo vergisi + makas aralığı.
0
himmet dayi
(11.08.20)
Amaç paranın değerini korumaksa altın, döviz, fon vs sepet yapmanız daha uygun olurdu. Tüm parayı o anda yükselişte olana yatırdıysanız risk almışsınız. Zarar edip etmeyeceğiniz, paraya ne zaman ihtiyacınız olacağına ve gelecekteki küresel gelişmelere bağlı, yani bilmek mümkün değil.
0
mikro patlama
(11.08.20)
Bu tür hareketli piyasalarda
1- sepet yapılmalı.
2- sepet ağırlığı değiştirilirken kademeli alım yapılmalı.
0
creedwar
(11.08.20)
(9)

evlenen çifte allah tamamına erdirsin demek

yazar yazmaz yazan yazar
çok saçma değil mi? isteme, söz, nişan vs. atlatılmış ve son raddeye gelinip evlenilmiş işte hâlâ neyin tamamı? nerede tamamlanıyoruz?
çok saçma değil mi? isteme, söz, nişan vs. atlatılmış ve son raddeye gelinip evlenilmiş işte hâlâ neyin tamamı? nerede tamamlanıyoruz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.08.20)
Kazara söyledikten sonra eve gidip "Ben bir sığırım" diye ağlamalik bir temenni olmuş :) hiç duymadım yeni evli çifte böyle dendiğini.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Cocuk da yapin, tamam olun demek istemis olabilir.

Evlenmekteki nihai amac genelde uremek oluyor cunku.
0
crown
(11.08.20)
Denilmez bence de manasız.

Ama @epistemic'in dediği gibi de ağlamalık bir durum değil
0
fezagezgini_4
(11.08.20)
Bazen insanin dili dolasyor. Akim derken b*kum diyebiliyor. Cok uzerinde durmamak lazim

Bir arkadasimin bebegi icin guzel gunleri olsun gibi birseyler diyecegime gule gule kullanin demistim. Bu daha rezil bir enstantane.
0
exlibris
(11.08.20)
Kökenini bilmiyorum ama bir sen bir ben bir de bebek puzzle ını tamamlamaktan bahsediliyorsa ben tamamım. Yoksa bana göre talihsiz bir temenni. Ne yani, şüphen mi var? diye sorarlar adama. Evli çiftin birbirine seni seviyorum inşallah boşanmayız demesi kadar boş.
0
onemoremile
(11.08.20)
Boş bulunmuş bilerek söylemezdi. İslami çevrede Allah hayırlı eylesin denir. Aklı ona gitmiştir bir an takılmayın sabah ofise girerken iyi akşamlar diyen kafası dalgınlar misali işte..
0
cilekli pasta
(11.08.20)
Çok yaptığım bir hata. Sabahları iyi akşamlar, akşamları günaydın diyebilen bir insanım; insanın bazen kafası karışabiliyor. Normal bir olay bence. Yanlışlıkla demiş bulunmuştur.
0
Hallegadola
(12.08.20)
Yeni evliçifte denmezki bu zaten diyen yanlış demiş
0
basond
(12.08.20)
Genelde çocuk olayı için veya ağız alışkanlığı, boş bulunup böyle söyleniyor. Ama çok kullanılan ve doğru bir ifade değil.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
(14)

günümüz ilişkilerinde bir gariplik yok mu ?

wiekannich
Er kişiyim baştan belirteyim,Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kı
Er kişiyim baştan belirteyim,
Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.

- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kızla 6 yıllık ilişkisi var. Abi diyorum niye evleniyorsun o zaman, ya diyor bu kadar yaşanmışlık var alışmışlık var bu saatten sonra bidaha nasıl bulucam böylesini.
- Ev sahibimin evliliğine 1 gün var. 1 gün ya. Herif geldi, alkolü alınca döküldü. Abi şu kızı ayarladım şöyle yapıcam böyle edicem. Ulan yarın düğünün var be kitapsız diyemedim tabi.
- Evlenmiş tonla arkadaşım var, hepsinin cebinde 2. bir tuşlu telefon. Eşten gizli yapılan tonla kaçamak, eşlerinin yüzlerine nasıl bakıyorlar merak ediyorum. Çocuğu olan var. Birini çektim sordum, yüzüne yüzüne ulan dedim sen utanmıyor musun eşin hamile olacak bide. Verdiği cevap evlen sen de anlarsın. Ulan ben bekarım senin kadar zamparalık peşinde koşmuyorum.
- En bombasını yakın zamanda duydum. Evlenme arifesinde çok zengin bir arkadaşım var, çocuk aldatmayı marifet zannediyor. Ne kadar efendi bi çocuktu halbuki lisede, ya kızların falan yüzüne bakmaya çekinen bir adamdı. İşin acı tarafı kız bunun farkında defalarca kez yakalanmasına rağmen parası için gözardı ediyor. Çocuğa neden böyle yapıyorsun abi sana yakışıyor mu diyorum neden evleniyorsun o zaman diyorum. Cevap benim böyle aldatmamı başka kadın çekmez oluyor, he bide seviyormuş ?
- Yakın zamanda hanım hanımcık diye bildiğim bir arkadaşım evlendi, çocuk hali vakti yerinde iyi kazanıyor vs. aman allahım neler duyayım bu mutasıp çiftin erkek tarafı taş üstünde taş bırakmıyormuş, kız da yine yukardaki örnekte olduğu gibi hediyelere, değerli eşyalara boğulup göz ardı ediyormuş (direk sahibi olduğu iş yeri ortağından dinledim)

Bunlar ciddi ilişkisi olan taraflar, birde bekar arkadaşlar var.

Önceden futbol, siyaset, ekonomi geyiği dönerdi masalarda. Şimdi kimi arasam kimin halini hatrını sorsam iş dönüp dolaşıp buraya geliyor. Abi şuna şöyle yaptım kanka buna böyle yaptım moruk 3 günde 3 kızla rekora çıktım vs.

Derdim kimseyi yargılamak değil (evliler hariç), ama bu adamlar böyle değildi, en azından yakın zamana kadar böyle değillerdi. Yaşça büyük gösterdiğim için kendimden önceki jenerasyonla da çok vakit geçiririm, hiçkimseden böyle şeyler duymuyorum. Evliliğinden mutsuz olduğunu dile getirenler bile var ama hiçbirinin cebinde 2. tuşlu telefon yok. Mesele bu 90 sonrası doğanlarda.
Acaba böyle şeyler hep vardı dile getirilmesi mi normalleşti ?
0
wiekannich
(11.08.20)
valla bu yeni neslin ilişki anlayışı midemi bulandırıyor. ben de 96'nın sonunda doğmuş biriyim ama uyum sağlayamıyorum, keşke eski zamanlarda yaşasaymışım diyorum çokça.
0
tabirimekruh
(11.08.20)
Bunun nedeni de yine odaklanma sorunu olabilir. Yani hayatındaki insana kendini ne tam olarak acabiliyorsun ne de onu tam anlamıyla tanıyorsun. Ki bana göre ikili ilişkilerdeki sadakatin dinamosu budur. Hayatındaki insan hep kafanın bir yerinde olmalı, hala kesfedemedigin, merak ya da hayranlık uyandıran gizemli tarafları olmalı. İşten eve giderken "Bugün ne yaşadı, neye ne tepki verdi?" diye dusunmelisin. Bu da derinlikli bir paylaşımla sağlanabilecek bir şey, başka türlü uyaranlara maruz kalmadan karsindaki insanı biricik gorebilmeni saglayacak bir süreçten bahsediyorum.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Asagi yukari boyleydi hep(80 lerde dogdum) Sen yeni farketmissindir.

Ha artik insanlarla tanismak cok daha kolay iletisim imkanlari hayvani gelistigi icin. Ask, iliski vs hic bir zaman kutsal, buyulu degildi eskinin kitaplarinda/filmlerinde anlatildigi gibi. insan oturdugu yerden Papua yine gine de yasayan birisiyle dahi flort edebiliyorken eski jenerasyondaki dinamikleri bekleme. Dunya degisiyor, bazi gelenkeler oluyor, yeni dinamikler doguyor. Gariplik vs yok.
0
bahele
(11.08.20)
Ucuz kadınlarla birlikte olan ucuz erkekler. Adamla Parası için evlenen kadınlar. Genel bi durum yok. Takıldıgım adamlar zengin. Evli oldukları ise kolay kadınlar. Yoksa kadınlar göz yummazlar, bosanirlardi.
0
luluki
(11.08.20)
Jenerasyonla ilgisi yok bence. Arkadasimin sevgilisi 81li. Sevgiliyken cok aldatti,cift maasi oldugu icin birakmadi. Asgari ucretli kizin yedigi ictigi, evi, her seyi markaydi. Kiz depresyon tedavisi gordu yine de birakmadi. Evlendiler.
0
banacevaplazım
(11.08.20)
Türkiye'de çoğu ilişki bu şekilde. Evlilikle de alakası yok aynı aldatma olayları sevgililer arasında da yaygın. Bir ilişki yaşamanın sorumluluğunu alamamış, aciz, korkak karakterdeki insanlar aldatır sadece. Büyük bir zavallılık örneği. Adam eşinden/sevgilisinden ayrılmayı göze alamıyor, korkuyor ama sayısız yalanla onu aldatıyor.

Türkiye'de zaten sağlıklı ilişkiler yok denecek kadar az. Sevgililerin ayrılmamasının en büyük nedeni yaşanmışlıklar diye bahane ediliyor. Uzun süren sevgililiğin evlilikle sonuçlanması bekleniyor çevreden. Çoğu evlilikte kadın çalışmadığı için eşine muhtaç, çocuklarına babalık yapsın, eve yemek parası getirsin yeter gözüyle devam ediyor evlilikler. Kadın çalşıyor olsa bile boşanmaya kalkması, boşanması çok zor.

Evli/sevgilisi olan erkeklerin bu kadar çok aldatmasının nedeni de doyumsuzluk. Adam, evlenince/sevgilisiyle ilişkisi uzun sürmeye başlayınca "ben ömrümü tek kadınla mı geçireceğim, dışarıdaki dişi sinekler ne olacak?" stresine giriyor, ilişkisini de bitirmeye cesaret edemiyor aldatıyor eşini/sevgilisini. Yaptığı ortaya çıksa ne olacak? Eşi/sevgilisi ilişkisini mi bitirebilecek? Aman kızım görmezden gel, bir kadın için yuva mı bozulur, erkek milleti yapar böyle diye diye ilişkiyi sürdürüyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
var.
eskiden de varmış ya da vardı.
ama artık ortam çok laçka bir hâle geldi ve bazı şeyler çok normalleşti.

eskiden toplumda karısını aldatan adamın ya da kocasını aldatan kadının bir haber değeri vardı hiç değilse.
birileri bir şeyleri gizlemeye çalışırdı.
artık gizlemese de onu kabul edip, kendini boşamayacak kadınlarla evlenerek kendilerini garantiye alıyorlar.
dışarıda da "e olur öyle" gibi düşünülüyor.

karşı cinse ve sekse ulaşmak da tek bir tıka bakıyor neredeyse.
dolayısıyla güçlü olmayan iradeler hemen fire verebiliyor.
neden vermesin ki zaten?
şartlar o kadar konfor sunuyor ki, kimse kendi doğasıyla ya da içinden gelen isteklerle mücadele etme ihtiyacı hissetmiyor zaten.

daha uzun süreli ilişki ağları, aşklar, iki kişi arasında kalmalar, bir şekilde "ilişki" olan ilişkiler değil de, sadece seks için tinder'dan ya da sağdan soldan birilerini bulmaktan bahsediyorum.
ilişkilerin hikâyesi farklı olabiliyor, onları kendi içinde değerlendirmek lazım.
yani o ayrı bir tartışma konusu bence.

ama daha basit, seks amaçlı olan aldatmalardan konuşacak olursak, bunun toplumsal bir yönü de var.
insanlarda bir yandan hâlâ olan "evlenmek lazım" kafası, diğer yandan aslında yaşamak istediği rahatlık ve özgürlüğün arasına sıkışmışlık oluyor.
geriden, aileden, çevreden, toplumdan, gelenekten gelenle, çağın getirdiğinin arasına sıkışmanın da etkisi.
hem "hayat kaçmasın", hem de "kök salayım" düşüncelerinin arasında bir yerler.
yani gidip bir rus'la, bir escortla, tek gecelik bir ilişkiyle iki saat geçirecek diye, eve gittiğinde onu karşılayacak, yemeğini yapacak, çocuğunu doğuracak kadından, bunun sunduğu konfordan, yaşlılığındaki yalnız kalmama garantisinden vazgeçmek istemiyor çoğu erkek.

tabii ki ikiyüzlülük, insan bir seçim yapmalı.
ama yapmıyorlar ve yapmaları için prensipleri olmadıkça pek fazla neden de yok.
kadınlar da bunu görmezden geliyor.
daha geçen gün en yakın arkadaşlarımdan biri, erkek arkadaşından şüphelendiği hâlde (ki muhtemelen gerçekten bir şeyler vardı) sadece biraz bozuk attı ve bir şey olmamış gibi ilişkisine devam etti.
bu kız aileden zengin, adama aşık değil, bunu kabullenmek için hiçbir nedeni yok ama üzülse de sesini çıkartmıyor.
insanlar davranışlarının sonucunu görmeyince, yaptıklarının karşı taraftaki kişi tarafından bir şekilde onaylandığını düşünüyorlar.
yani buna tepki vermeyen kadının karşısındaki erkeği bir dahaki sefere ne durdurur ki?ve neden durdursun zaten?
tepki verenler ya da vereceği tahmin edilenler de artık tercih edilmiyor işte bu sebepten.
çünkü bir yerlerde, bunu kabul edecek, ses çıkartmayacak kadınlar var.
adamlar neden zora soksun ki kendilerini?
zincirleme gelişen şeyler bunlar.
bu kadınların da psikolojik açıdan kendi içlerinde ses çıkartmama nedenleri var tabii ki ama sonuçta yansıması bu şekilde oluyor.

ama gerçek şu ki, iki taraf için de karakter sorunu tabii.
yani insan sadece karşısındakinden korktuğu için kendini frenlememeli, bazen de bir şeyi yapmaması gerektiği için yapmamalı.
içinde bulunduğu şartlar buna uygun olmadığı için de durabilmeli.
toplumsal olarak yetişkin olamamanın da etkisi fazla.
ergen erkekler, çocuk kadınlarla evleniyorlar, böyle oluyor.

bir çocuk hiçbir zaman annesi babası ona yatmasını söylemedikçe yatması gereken saatte yatmaz.
yetişkin insan "şu saatte yatmam lazım, yarın şu saatte kalkacağım" der.
aslında teknik olarak benzer davranış modeli.

ama herkesin ya da en azından her erkeğin aldattığına da asla inanmıyorum.
beraber olduğu insanı seven ya da sevdiği insanla düzgün bir ilişkisi olan, evine koşa koşa giden, evli ve mutlu insanlar da var.
arkadaş çevremde bunlar çoğunlukta neyse ki.
0
blatta hiberna
(11.08.20)
Valla bir kısmı cinselliğin doğru düzgün yaşanamaması, bir kısmı karaktersizlik.

Normal değil elbet ama değiştirmek de bizim vazifemiz değil. Yolumuza bakıcaz.
0
lcha
(11.08.20)
Bence bu işin en garip kısmı bu insanlara iyi insan denilmesi, arkadaşlık ilişkilerinin sürdürülmesi. Konusunca mangalda kül bırakmayan, çok iyi, samimi adam on numara adam denen tipler sevgilisini karisini aldatıyor, iki üç kızı bir arada idare ediyor.

Bir insan eşini sevgilisini aldatıyorsa ve bununla yaşayabiliyorsa iyi insan falan değildir. Insanlari dolandiran biriyle ama iyi insan diye arkadaşlık eder mi kimse? Ama aldatanla ediyorlar iyi adam bunun dışında diye.

Esas sorun bu aldatmanin böyle normalleşmesi, kinanmayan, yapanın hala iyi adam! olup bu yüzden arkadaş, çevre kaybetmediği bir şey olması.
0
nick dedigin
(11.08.20)
Eskiden de vardı ama gizli kapaklı, az yapılırdı. Şimdi sosyal medyadan, internetten, atlayıp Ukrayna'ya bir kaç saatte gitmenin çok kolaylaşmasından kaynaklı; bu işler çok çoğaldı.

İnsanların çoğu maddiyata, rahatlığa ve zevke önem veriyor artık. Dolayısıyla hem evleniyim rahat ediyim, hem de tüm zevkleri tadıyim diyorlar.

Bence de sağlıklı ve doğru değil.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.08.20)
dedem 82 yaşında, bir ara bi hastanede çalışmış istanbul'da. adamın anlattıklarını duysan aklın durur. arkadaşı imamın karısıyla falan yatmış böyle bir sürü şey. bunun nesille hiç alakası yok. kişilikle var.
0
bohr atom modeli
(12.08.20)
Ben böyle değilim, böyle arkadaşlarım da yok. Yapan olursa arkadaşlığı keserim, eşini aldatan bana ne kazıklar atar :)
0
hayirsiz
(12.08.20)
yanlışın var, 85 sonrası doğumlularda başlıyor sıkıntı. onun dışında anlıyorum derdini.
0
snape i başından beri tanırım
(13.08.20)
konunun ilişkilerle ilgili kısmı zaten yeterince açıklanmış ancak ben biraz da toplumsal kısmına değinmek isterim. öncelikle belirteyim, sektörüm mühendislik. özellikle erkeklerin bu aldatma bağımlılığını, toplumda kaybetmeye başladıkları cinsiyet sebepli iktidarın bir yansıması olarak görüyorum. özellikle son yıllarda sırf erkek diye işe kabul edilen, yönetici yapılan, daha yüksek maaş alan vs. insan sayısı iyiden iyiye azalıyor ve bu erkekleri hayatta rahatsız ediyor. kendileri gibi beyaz yakalı ve makul üniversitelerden mezun kadınların hem sayısı arttı hem de gözü açıldı. o yüzden bu kafa yapısındaki erkekler zaten dengi kadınlarla olamıyor, olunca da artık eziklikten midir nedir gözünün yaşına bakmadan sürekli aldatıyor. herhalde kendini hayatındaki kadından ancak arkasından iş çevirdiği zaman bir adım önde görüyor. dediğim gibi burada sadece iktidar hırsına sahip ve hayatına giren herkesi aldatma hevesi içinde olan bir kısım erkekten bahsediyorum. hepsi öyle değil elbette. bir kısım erkek de zaten ilişkilerle ilgili primitif güdülerini çoktan kontrol etmeyi öğrenmiş ve daha farklı (kariyer, aile kurma, dünyaya açılma vs.) dertlere sahip erkekler.
0
little celebration
(16.08.20)
(3)

yurtdisi dovizle askerlikte istenen is yeri yazisi nedir?

bioverse leo
Merhaba, yurtdisinda ikamet ediyorum. http://newyork.bk.mfa.gov.tr/Mission/ShowAnnouncement/353273 su linkte belirtilen dovizle askerlik basvurusu icin istenilen belgeler arasinda "is yeri yazisi" diye gecen belge nedir bilen var mi? arama motorlarinda aratiyorum ama bunun ingilizce karsiligi ya da
Merhaba, yurtdisinda ikamet ediyorum. newyork.bk.mfa.gov.tr su linkte belirtilen dovizle askerlik basvurusu icin istenilen belgeler arasinda "is yeri yazisi" diye gecen belge nedir bilen var mi? arama motorlarinda aratiyorum ama bunun ingilizce karsiligi ya da icerigi nedir bulamadim. Konsoloslugu da ariyorum ama ulasamiyorum. Eger bu islemi yapmis olup da, bilen varsa bir yesillendirebilir mi ?
0
bioverse leo
(10.08.20)
leo kisisi su tarihten beridir bizim sirketimizde su unvanla calisiyor diye imzali onayli bir yazi cikarttirmaniz lazim. Sirketin insan kaynaklari ile konusursaniz ve ne istediginizi net aciklarsaniz yardimci olurlar. Cevirisi de lazim olacaktir tahminen onu da noterden onayli cevirmene yaptiracaksiniz.
0
cleric
(10.08.20)
Geçen aylarda, bir ara dövizle askerliğin kaldırıldığına dair bir yazı okumuştum. Tek tip yapmış olabilirler. Bedelli askerlik (21 gün) yaptırabilirler.

Öncesinde askerlik şubenizden veya konsolosluktan bilgi almakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
dostum arsiv linkini bulmussun karistirip cakal seni xd xd

newyork.bk.mfa.gov.tr

fiyatlar artti. yeni duyuru burada.
0
hot potato
(10.08.20)
(12)

Ne yapmali?

Oceanblue
Ozet:Teshirci bir oz babanin (baba demeye bin sahit gerci) kendi oz kizina yaptiklarini, bu durumdan magdur olan kizi anneye bahsetmeli mi? Detaylar:Bu adam, oz kizinin universiteye gittigi yillarda (kizin yas o siralar 19-20) kizina kendi cinsel organini gostererek teshircilik yapmis bir mahlukat.
Ozet:
Teshirci bir oz babanin (baba demeye bin sahit gerci) kendi oz kizina yaptiklarini,
bu durumdan magdur olan kizi anneye bahsetmeli mi?

Detaylar:
Bu adam, oz kizinin universiteye gittigi yillarda (kizin yas o siralar 19-20) kizina kendi cinsel organini gostererek teshircilik yapmis bir mahlukat.

Kiz o yillarda abisi, anne ve babasiyla ayni evde yasiyor. Adam ev uygun durumda iken
(anne ve abinin ortalikta olmadigi zamanlari kollayarak) kizina teshircilik yapiyor.

Ta ki kiz Avrupa’da is bulup evden ayrilana kadar bu olanlara ara ara maruz kaliyor (yaklasik 6 yil) fakat bu durumdan kimselere bahsedemiyor.
Utanip sıkılıyor ve karar verip icine atip sir olarak sakliyor annesinin hassas karakterini bildigi icin. Cunku anneye bahsederse, annenin sinir krizleri gecirip kendi sagligindan olacagini az cok kestirebiliyor.

Bu arada anne ve babanin iliskisi neredeyse kopuk.
Evde hic konusmuyorlar, huzursuzluk, kavga...vs. var.

Yurt disinda 5 yil her sey yolunda, rahatken ve kiz tam da babadan kurtuldum diye dusunurken,
3 ay once covid nedeniyle aile evine tekrar donmek zorunda kaliyor.

Simdi ise kizin hissettigi (yas 32), her seyin yeniden eskiye donmus olmasi.
Utanmaz arlanmaz adamin surekli goz hapsinde oldugundan, ev icinde kose kapmaca oynarmiscasina ondan kaciyor, ayni ortamda bile bulunmaktan asiri derecede rahatsiz oluyor ve biliyor ki o evde yasadigi surece her sey tam anlamiyla eskisi gibi olacak yani baba teshircilige yine baslayacak (simdilik musait anlari kolluyor gibi gorunuyor)
Cunku zihniyeti, hal ve hareketleri hic degismemis hatta daha da kotulesmis ve bunamis gibi yasi ilerledikce (65yas)

Kiz annesiyle iyi anlasiyor ama onunla doya doya ozlemini gideremiyor kafasina bu takilanlar yuzunden.
Bir an once is bulup ayri eve cikmanin planlarini yapiyor ondan tekrar kurtulabilmek adina ama
bu arada da olanlari ve hissettiklerini artik anneye (yas 60+) bahsetmeli mi diye dusunuyor ve
daha ne kadar boyle bir ortama dayanabilecegi de beynini kemiriyor.

Kiz nasil bir tavir sergileyip ne yapmali?

Not: Kiz babasina karsi bu olanlar yuzunden tamamen soguk ve mesafeli davraniyor ve
neredeyse hic konusmayip muhatap olmuyor.
0
Oceanblue
(10.08.20)
Allah'ım az önce neler okudum diyeceğim ama bunun gibi binlerce, yüz binlerce olay var.
Öncelikle asla boyun eğmesin, annesine söylesin diyeceğim ama söyledikten sonra babasından şiddet görme hatta öldürülme ihtimali var mı? Sapık bir mahlukat olması dışında elimizde babaya ait pek done yok.
Bir de ne yazık ki kadınların kemalim yapmaz tribi var, anne inanacak mı? Ayrıca babanın siktir olup gitmesi durumunda anne maddi olarak darlığa düşüp depresyona falan girip yarın öbür gün çocuğunu da suçlayabilir, bu kulaklar bunları duydu.
Neyin nasıl olacağını tacize uğrayan arkadaşımız daha iyi bilir ama ben olsam söylerdim sokakta aç sürünürüm ama buna göz yummam.
0
matilda
(10.08.20)
Ben olsam cemkirirdim baba figurune. Korkup kacarsan ustune gelirler. Korktugunu belli etmeden kizman lazim bence. Adami yerin dibine sokmak lazim. Baktin ki duzelmiyor abi/kardese soylemek lazim. Anneye kiyamadim...
0
nax
(10.08.20)
anne/abi hiç uyanmıyor mu aralarındaki duruma soğuk davranmasınan?
o abinin çocuğu olacak mesela ve torun sevecek bu adam öyle mi? çevredeki diğer insanlara zarar verir vermediğini de bilmiyoruz, otobüste, markette...
bence yaşa başa bakmadan sapıklar ifşa olmalı.
ama en azından babasıyla bir sapık olduğu hakkında konuşup devam ettiği takdirde yapacakları üzerine konuşmalı diyeceğim de bilmiyorum. sapıklar ifşa olmalı daha fazla insanın hayatını karartmadan.

edit: kızın da çocuğu olur da bir şekilde yaklaştırmayacağını varsaydım.
0
not dark yet
(10.08.20)
Annenin boşanacak maddi imkanı vs mi? Yani bu işin sonu boşanma olmayacaksa ortaya dökmek mantıklı mı bilemedim.
0
elorelia
(10.08.20)
Bu tarz durumlarda sessiz kalmak işi daima kötüleştirir. İlk başta sert çıkılsaydı, konu buralara gelmeyebilirdi.

Babayı çok sert terslemeli ve hatta gücü yetiyorsa, temiz bir dövmeli. Durum değişmezse, konu ailenin diğer fertlerine anlatılmalı. Anne buna dayanamaz, abi elini kana bular vs. ciddi endişe varsa da evden en kısa sürede ayrılmalı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
Nerede yaşıyor bu kadın
0
opitseri
(10.08.20)
bence annesine söylemesin. Zamanında söylemediyse bu kadar yıl sonra öğrenmek annesine daha ağır gelecektir. Babasıyla tek kaldığı bir anda onu korkutmayı deneyebilir belki.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(10.08.20)
Bence annesini ve kardeşini yanına alma şansı varsa siktir etsin babayı. Hatta polise falan da şikayet edebilir. Bence ilk kardeşine söylesin ve annelerini duruma hazırlamaya çalışsınlar.

Yaşa başa bakmadan sapıklar ifşa olmalı +1
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(10.08.20)
Ben öyle babayı döverim. Samimi söylüyorum. 32 yaşına gelmiş, işinde gücünde bir kadınken artık sinip köşe bucak kaçmak yerine o rezil adamı insan içine çıkmaya utanır hale getirmek gerekir bence. Anne ve abinin duyması belki iyi olmaz, bilemiyorum delirip bir şeyler yapabilirler mi. Ben olsam sessiz sedasız çekio gitmeye zorlardım galiba o adamı. Def olsun napıyorsa yapsın uzak dursun o aileden.
0
ma ya
(10.08.20)
Hatta ben olsam bi avukata danışırdım. İstismardan dava bile açılabilir belki. Kanıt toplama vs konusunda yardımcı olur illa ki avukat.
0
ma ya
(10.08.20)
Kesinlikle söylemeli.
Bakın kesinlikle diyorum.
0
rewlack
(10.08.20)
youtu.be

Dün bunu izlemiştim. Videoda bahsedilen birebir yaşanılanların aynısı değil ama benzer.

Kanıt toplayıp, suç duyurusunda bulunulsun. Hiç acımaya kalkmasın. Gerekirse sosyal medya, internet sayesinde destek almaya çalışılsın. Hiç aile yıkılacak diye düşünülmesin. Zaten ortada aile yok. Belki annenin de bu adam yüzünden yaşadığı acılar var, olan biteni öğrenince kızına hiç olmadığı kadar çok sahip çıkacak. Kız, zaten yıllarca aileden uzakta, yakın olamadan yaşamış, ailesi ona karşı gelse bile kaybedeceği bir şey yok.

Böyle bir babanın anneye, akrabalarına, erkek çocuğuna pekte iyi davrandığını sanmıyorum.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
(9)

ev kurma sorunları

kondansator
iyi haftalar sevgili duyurucular.pandemi, iş güç vb devamlı ertelediğimiz evlilik meselesini daha fazla ertelemeden nihakı kıyalım dedik. 1 2 aya imzayı atacağız gibi. bu süreçte normalde nişanlımın ailesinin evinde oturacaktık, ev küçük geldi onlara, başkasına da kiraya verdiler falan. şimdi onlar
iyi haftalar sevgili duyurucular.
pandemi, iş güç vb devamlı ertelediğimiz evlilik meselesini daha fazla ertelemeden nihakı kıyalım dedik. 1 2 aya imzayı atacağız gibi. bu süreçte normalde nişanlımın ailesinin evinde oturacaktık, ev küçük geldi onlara, başkasına da kiraya verdiler falan. şimdi onlar yazlık evlerine taşındılar temelli, yazlık ev de kışlık eve 40-45km kadar. şimdi ortalık kötü, elalemin evine kira ödeyeceğinize kışlık eve bir iki eşya alıp oturun, paranız cebinizde kalsın demeye başladılar. kız çalışmıyor şu an, bir yandan kira vermemek de mantıklı geliyor birikim avantajı ortada. siz nasıl yaklaşırsınız bu olaya. konum izmir bu arada
0
kondansator
(10.08.20)
isterse 100km olsun mesafe, böyle bir şans varsa kullanmak lazım. Yalnız evlilik tehlikeli bir iştir, yarın bir gün "benim evimde oturuyorsun bik bik bik" deme ihtimalleri varsa kimseye gebe kalmamak lazım.
0
kimlanbu
(10.08.20)
Uzun süreli kalmayacaksanız olur. El alem çok boş konuşur, damat bedavaya yaşıyor gibi laflar duyabilirsin ilerde.
0
kanlakarisikyagmur
(10.08.20)
Ben istemezdim. Ayrı ev ayrı düzen daha mantıklı.
0
elorelia
(10.08.20)
Eğer çok sık gelmeyeceklerse eve, arada bir işleri olunca, senede bir kaç sefer geleceklerse, gayet mantıklı. Kendinizi toparlar, belki bir ev alır, kendi evinize çıkarsınız.

Evin konumu vs. işinize yakınsa, çok ters bir tarafta değilse, çok güzel bir jest.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
Kızın ailesinin evi, kız çalışmadığı için evde olan o olacak, siz çalışıyormuşsunuz. Evde geçici süre kalırsınız zaten. Eve eşya alın, keyfinize göre oturun demişler. Sadece bir odayı kendi yaşam alanınıza göre çevirebilirsiniz, yatak odası takımı, çalışma masası, koltuk alabilirsiniz. Hem para biriktirirsiniz. Baktınız rahatsız oluyorsunuz, siz eve taşınınca sürekli gelip giden oluyor, o zaman taşınırsınız.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
evlendikten sonra 1 yıl boyunca kira vermeden kayın validenin evinde kaldım. kendi evimi alıp ayrıldım.
0
zam sampiyonu domates
(10.08.20)
bence aile ile olan ilişkinize bağlı, size bağlı. ilerde çocuk olur ailesi gelir eşiniz ben bu evden gitmek istemiyorum diyebilirmi? sonra siz o evde boğulabilirsiniz? kışın sanırım geri gelecekler o eve. bilmiyorum bunun gibi bir çok alternatif durum yazılabilir. benim kişisel görüşüm imkanınız varsa olabildiğince ailelerden bağımsız bir hayat kurmanız. ama maddi olarak uymuyorsa yapacak bir şey yok. X<2 sene sonra evinizi alıp gidebiliyorsanız geçici olarak kalınabilir. kısa zamanda hamilelik ve çocuk olursa gidemezsiniz bence.
0
morcivert
(10.08.20)
hepinize vakir ayırıp düşüncelerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim.

temelli yazlığa yerleşecekler, marinada tekneleri var bahane ile kışlık ev kapanıyor gibi. 2 3 ayda bir banka ıvır zıvır işleri olursa gelirler ancak.
0
🌸kondansator
(10.08.20)
tabi ki esya alıp oturun kışlık eve. Ayda 2000₺ dolar,altın alıp kenara atın. Güzel bir fırsat olur gelecek için.
0
gatherer
(11.08.20)
(4)

Covid-19 Bulaşan Yerler

mugumgumus
Merhaba iyi pazarlar,Bugün sözlükte de yazdım. Tüm okuduklarıma, buralarda yazılan, yazarların hastalık geçmişlerine bakıyorum, nerelerden hastalık geçtiğine dair bir genelleme yapamıyorum. Örneğin çok eleştiriliyor ama, tatilden, uçaktan, sahilden kaç kişi hastalık kaptı? İnfluencerlar haftalardır
Merhaba iyi pazarlar,

Bugün sözlükte de yazdım. Tüm okuduklarıma, buralarda yazılan, yazarların hastalık geçmişlerine bakıyorum, nerelerden hastalık geçtiğine dair bir genelleme yapamıyorum.

Örneğin çok eleştiriliyor ama, tatilden, uçaktan, sahilden kaç kişi hastalık kaptı? İnfluencerlar haftalardır tatilde, ama çok mu korunaklilar? Normal dümdüz insanlar mi tatilden hasta döndüler? Marketlerden mi bulaştı? Eve gelen paketlerden kaç kişi hastalandı? (Yanlış anlaşılmasın, tatilden, marketten, paketten kapan illa ki vardır, oranı anlamaya calisiyorum.)

Ofislerde, iş yerlerinde mi en çok bulasma var? Avm'lerden kaç kişi hastalandı mesela? Sahilde bir şeyler içmek ne kadar tehlikeli (birkac hane bir araya gelmeden, yalnızca tek hanede oturanlar)? Düğün, cenaze sonucunda çok vaka duyuluyor, bu insanlar bilinçsizce sarmaş dolaş mi oluyor, açık hava düğününde birbirlerinin yüzüne mi öksürüyorlar?

Kendimi çok sıkışmış hissediyorum, mantıklı düşünemiyorum artık, biraz veri olsa elimde de içimi rahatlaysam ve daha doğru önlemler alsam diyorum... var mı yorumlariniz, bir fikir alış verişi yapsak?
0
mugumgumus
(09.08.20)
"Kendimi çok sıkışmış hissediyorum, mantıklı düşünemiyorum artık."

Psikoloğa gidin.
0
kanlakarisikyagmur
(09.08.20)
Dediğiniz her yerden virüs kapanlar olmuştur muhakkak. Tatiller eleştiriliyor çünkü fotoğraflardan gözüktüğü üzere insanlar çok yakın ve maskesiz.

yoksa aralıklı şezlonglarda mesafe olduktan sonra hiç bir şey olmaz. uçaklarda maskenizi takıp elinizi sık sık dezenfekte ederseniz olmaz. ama hepsinde risk var. sizden önce ne kadar temizleniyor ?

eve gelen paketlerde de risk var elbette. paketin dışına temas eden kişi pozitif ise evinize virüs almış olabilirsiniz.

Bayramda gittiğim il/ilçede maske takmak zorunlu değil, bayram ziyaretlerinde takan pek görmedim. düğün cenazede insanlar önemsemiyor. mesele o.
0
Cinfizz
(09.08.20)
Kendinizi ve herkesi hasta gibi düşünmek lazım. Her yerde bulaşma ihtimali var. Bizim iş yerinde bir kaç kişi pozitif çıktı. İnsanlar dikkat ettiği için diğerleri negatifti hep. Ellerinizi çok iyi koruyun, maske takın. %99 ellerden bulaşıyor.

Biraz lüksten, gerekli olmayan yerlere gitmekten kısabilirsiniz ama onun dışında normal yaşantınıza devam edin. Bu virüsü artık yok etme şansı kalmadı. Bir tedavi bulunana kadar grip gibi her sene birilerine bulaşacak...


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.08.20)
Sözlüğe de yazmıştınız buraya da yazmanıza sevindim..çok önemli bir nokta bu. Vaka sayısı bile sır gibi saklanıyorken korunmak için en hayati nokta bu. Çok mantıklı bir soru
Kimin nereden kapmış olabileceği üzerine çalışmalar olsa herkes daha dikkatli davranırdı

İlk başlarda paketten eşyadan sebzeden vs çok bulaşır sanmıştık. Bunları temizlersek sorun yok, bunu öğrenip rahatladım. Normal temizliyorum artık. Sonra elimi yıkıyorum.

Benim de merakım maskesi olmasına rağmen virüs kapanlar var mı?

Bir tanıdığım damadından kaptı. Damat istanbula döndü sağlamdı ama adam 2 gün içinde şak diye öldü. Adam öldükten sonra damadın halasının korona olduğu, ondan damada geçtiği, damadın belirti vermediği ve adama bulaştırdığı anlaşıldı. Adam köyde ve izole olduğu için tek kaynak damattı.

Bi başka örnekte düğün esnasında bi hala bulaştırdı. Düğünde hasta olduğunu bilmiyordu. Hastalık öğrenildikten bi iki gün sonra düğündeki aynı evde kaldığı yakın akrabaları da hasta oldu. Kuluçkası farklı sürdü yani

Bu vakalarda maske mesafe yoktu

Maske koruyor mu bilmiyorum
0
photo85
(09.08.20)
(3)

Altın ve Dolar Trenini Kaçıranlar Borsaya girsin mi ?

ptolemaios
altın ve dolar alamadık, uçup gitmiş trene binemedikborsa çöküyor, 0.8 seviyesine gelir mi ?sırtlan gibi borsaya çökebilir miyiz 3-5 kuruşluk birikimle.
altın ve dolar alamadık, uçup gitmiş trene binemedik
borsa çöküyor, 0.8 seviyesine gelir mi ?
sırtlan gibi borsaya çökebilir miyiz 3-5 kuruşluk birikimle.
0
ptolemaios
(07.08.20)
dün sabah bile binebilirdiniz hocam trene, bugün de ne olacağı belli olmaz gerçi. takip edemeyecekseniz sırtlan gibi çökemeyebilirsiniz.
0
fezagezgini_4
(07.08.20)
Bu işlerden biraz anlayan arkadaş, borsa yükselirken, "bireysel kullanıcıları acayip silkeleyecekler" demişti.

Borsadan iyi derecede anlamıyorsanız, uzak durun!


yatırım tavsiyesi değildir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.08.20)
hayır.

84-85 seviyesine gelse belki ama hiçbiri bir altın etmedi.
0
anarsika
(07.08.20)
(3)

ev vs döviz

ben de hayal kurmak istiyorum
uzun süredir oturmak için ev alma niyetim var. para değerini kaybetmesin diye döviz altın vs.'de tutuyorum. emin olamadığım bir nokta var. şu an faizlerin düşük olması avantajlı, ancak bir yandan döviz tırmanıyor, dövizde beklesem hızlı bir tırmanış sonrasında ev dahil herşeyin fiyatı zamlanacak ve
uzun süredir oturmak için ev alma niyetim var. para değerini kaybetmesin diye döviz altın vs.'de tutuyorum.
emin olamadığım bir nokta var. şu an faizlerin düşük olması avantajlı, ancak bir yandan döviz tırmanıyor, dövizde beklesem hızlı bir tırmanış sonrasında ev dahil herşeyin fiyatı zamlanacak ve faizler de yükselecektir sanırım. hangisi mantıklı olur şu an.
0
ben de hayal kurmak istiyorum
(06.08.20)
amacin ev almaksa ve buna ayirdigin yeterince paran varsa git al evini. diger turlu bahsettigin kisir dongude kalirsin.
0
hot potato
(06.08.20)
Bunun tahmini kolay bir iş değil.

* Yatırım için ev alıyorsanız, almayın.

* Oturmak için alacaksanız, elinizdeki para yeterli veya %70-%80 gibi evi karşılıyorsa biraz daha bekleyebilirsiniz. Altın ve döviz Eylül sonuna kadar yükselir. + Faizler düşük diye fiyatları şişen evler, biraz daha düşer.

* Elinizdeki döviz/altın vs. evin %20-%30'unu karşılıyor, diğer kısmını kredi çekecekseniz, kredi ödeme durumunuza bir bakın. Sıkıntılı ise yine ev almayın. Değilse bir noktada karar verip almanız lazım. Her halükarda zarar edeceksiniz, ama kafaya takmayın. Başka türlü ev sahibi olamazsınız.


NOT: yatırım tavsiyesi değildir, şahsi fikirlerim.



.
0
kartallar yuksek ucar
(06.08.20)
Faizler ile beraber artan ev fiyatları faizler düşse bile azalmaz, çünkü bu seferde döviz ve altın fiyatları yükseldi. Ben de sizin gibi bütün birikiminin döviz ve altına yatırdım ve oturmak için ev bakıyorum. Uygun fiyatlı bir ev bulduğum an da kredi çekip alıcam.
Fakat kredilerin ilk baştaki avantajı da kalmadı. Hem vadeyi 10 yıla indirdiler hem de bir yıl geri ödememesizliği kaldırdılar. Kredi çekmek de şu an cazip değil ama el mahkum çekicez.
0
bigcaptain
(06.08.20)
(6)

Covid-19 pozitif ihtimali

Flaneur
Eşimin anneannesi covid pozitif çıktı ve şu an yoğun bakımda. Biz bayramda kendisiyle 3 gün aynı evde yaşadık. Eşimin kendisiyle teması da oldu. Şimdi evde karantinadayız ama bizim ne yapmamız gerek bilemiyorum? Vitamin alıyoruz şimdilik. Test yaptırmaya hastaneye gitmek de istemiyoruz. Zaten test +
Eşimin anneannesi covid pozitif çıktı ve şu an yoğun bakımda. Biz bayramda kendisiyle 3 gün aynı evde yaşadık. Eşimin kendisiyle teması da oldu. Şimdi evde karantinadayız ama bizim ne yapmamız gerek bilemiyorum? Vitamin alıyoruz şimdilik. Test yaptırmaya hastaneye gitmek de istemiyoruz. Zaten test + çıksa ne yapacağız? Bir gün aniden ateşlenir miyiz, erken teşhisin bir faydası var mı?
0
Flaneur
(05.08.20)
*Sağlıkçı değilim*

Bildiğim kadarıyla erken teşhisin faydası yok, direnci yüksek tutmaya devam. Eğer semptomlar görülürse doktora giderek ilaç alırsınız.

Geçmiş olsun
0
lcha
(05.08.20)
bindiğim otobüste birinin pozitif çıkması üzerine sağlık il müdürlüğünden arandım. kendimi karantinaya almam gerektiği söylendi. 14 gün süresince evde kalmam gerekiyormuş. Her gün arayıp kendimi nasıl hissettiğimi ve karantinada olup olmadığımı soruyorlar. semptom göstermediğim için test yapılmıyormuş.

Sizinde aynı mantık. covid hastası ile yan yana bulunma durumunuz var.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(05.08.20)
d ve c vitamini ve çinko takviyesi alabilirsiniz.
(bkz: d vitamini eksikliği ve covid ilişkisi)
*doktor degilim*
0
lata
(05.08.20)
Bulatıysa bu saate kadar bulamıştır zaten ben bu saatten sonra alınacak bir takviyenin işe yarayacağını düşünmüyorum, ben covid pozitiften yattım 1 hafta. 14 gün karantinada da kalıp evden kesinlikle çıkmayacaksınız. Test yapmaya gitseniz bile semptom yoksa yapmazlar. Oturup bekleyeceksiniz eğer semptom olursa ancak gidebilirsiniz. Oturup semptom beklemekten başka bir çareniz yok.
0
paramolacak
(05.08.20)
Covid için çevredeki bir hastanede test yaptırabilirsiniz. Bazı özel hastaneler 200 TL civarına test yapıyor.

Ancak covid'te ilk sordukları koku ve tat kaybı. Ateşten vs. daha belirleyici bu ikisi. Koku ve tat kaybı, geçmeyen sürekli öksürük varsa muhtemelen covid oldunuz.

Kronik bir rahatsızlığınız varsa, test olayını ihmal etmeyin. Değilse belirtiler çıkana kadar evde bekleyin. Nefes almakta sıkıntı çekerseniz, en yakın hastaneye başvurun.

NOT: Uzman değilim.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.08.20)
Herkese çok teşekkürler. 4 gün oldu, hiçbir belirti yok bizde. Evde bekleyeceğiz bakalım.
0
🌸Flaneur
(05.08.20)
(5)

Koronavirüs nasıl bulaşır?

etna
Yani konuşma, hapşırma veya öksürük sırasındaki partiküller yoluyla bulaşıyor bunu anladım.Ama mesela paradan bulaşır mı? Berberde ki saç makinesinden bulaşır mı? Hayır ise neden o kadar süre kapalı kaldı berberler? Atıyorum yürüyen merdivenlerin kenarındaki tutma yerlerinden bulaşır mı? Bakkaldan m
Yani konuşma, hapşırma veya öksürük sırasındaki partiküller yoluyla bulaşıyor bunu anladım.
Ama mesela paradan bulaşır mı? Berberde ki saç makinesinden bulaşır mı? Hayır ise neden o kadar süre kapalı kaldı berberler? Atıyorum yürüyen merdivenlerin kenarındaki tutma yerlerinden bulaşır mı? Bakkaldan marketten aldığımız ambalajlı ürünlerden veya sebze meyveden bulaşır mı? Lokantada ki çatal kaşıklardan bulaşır mı?
Kesin bulaşma şekilleri neler var? Kafam bi milyon oldu.
0
etna
(03.08.20)
Cdc demiş ki;
“ Based on data from lab studies on COVID-19 and what we know about similar respiratory diseases, it may be possible that a person can get COVID-19 by touching a surface or object that has the virus on it and then touching their own mouth, nose, or possibly their eyes, but this isn’t thought to be the main way the virus spreads.”

Virüs olan yüzeye dokunup elini ağzına burnuna götürürsen belki bulaşır ama virüsün birincil yayılma yolu bu değil diyor. Ben açıkçası 1 aydır falan dezenfektan kullanmıyorum. Marketten getirdiklerimi eskisi gibi kullanıyorum. 2 aydır çok sık bir şekilde spor salonuna da gidiyorum. Restoran, kafe, berber, avm hepsine de gidiyorum. Hasta gözüken kimseye yaklaşmam onun dışında bir önlemim yok. Pozitif falan değilim.
0
catch the arrow
(03.08.20)
virüs damlacık yoluyla bulaşıyor. covid-19+ pozitif birinin öksürmesi, hapşurması, konuşurken tükürmesi sonucunda havaya yayılan damlacıklar sizin ağzınıza, burnunuza hatta gözünüze girerse bulaşıyor. arkadaşlar açıklamış zaten diğerlerini. bazı yüzeylerde haftalar boyu kaldığına dair araştırmalar vardı ama sanırım bulaşıcılık özelliğini yitiriyor zamanla.
0
black holes in the sky
(03.08.20)
Ek : senden önce virüslü birinin maskesiz geçtiği yoldaki havadan da bulaşabiliyor
0
photo85
(03.08.20)
www.cumhuriyet.com.tr

özet: havada 10-15 dakika asılı kalabiliyor. hiç kimseyle temas etmeyen biri aynı asansörü kullanan 71 kişiye bulaştırmış..
0
makbur
(04.08.20)
%99 önce elinize bulaşıyor, sonra elinizi yüzünüze (ağız, göz, burun, kulak vs.) götürünce covid kapmış oluyorsunuz. Bu yüzden elleri iyi sabunlamak ve yüze götürmekten kaçınmak şart.

Maske takıp, sosyal mesafeye uyarsanız, havadan/hapşurmadan vs. kapma ihtimaliniz çok çok düşük. Virüsün havada kalma gibi bir özelliği yok. Bu olayar özel şartlarda gerçekleşen olaylar. Virüs yere çöküyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.08.20)
(4)

bakaya durumunda üniversiteye devam

mrtkp1234
Bakaya kaldığımızda ders kaydını yapıp üniversiteye devam edebiliyor muyuz?Peşin not: Askere git diyecekler lütfen cevap yazmasın.
Bakaya kaldığımızda ders kaydını yapıp üniversiteye devam edebiliyor muyuz?

Peşin not: Askere git diyecekler lütfen cevap yazmasın.
0
mrtkp1234
(29.07.20)
Lisans'ta 27 yaş sınırı vardı. 27'yi aştıysanız, "buyrun askere" diyebilirler.

En sağlıklı bilgiyi, bağlı olduğunuz askerlik şubesini arayarak alabilirsiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.07.20)
yas siniri 28
0
kreatin
(29.07.20)
edersin sorun olmaz . tek can sıkan şey zırt bırt kağıt imzalamak ve bazı kendini bilmez polislerle ağız dalaşı oluyor. okulun yakınında ev tut gbt den uzak dur tamamdır.
0
x571
(29.07.20)
Eskiden 29 yaşını doldurduğun anda okul kaydını yapmıyordu, yeni askerlik sisteminden sonra bu 28'e çekildi. 28'i bitirdiğin an okul kaydını yapmaz.

Eğer bu yaş sınırlarına takılmıyorsan okul için önemli değil, askeriye sıkıntı çıkarırsa da askerlik şubesine öğrenci belgenle gider halledersin işini.

Eğer yaşa takılıyorsan ve kayıt yaptırmak istiyorsan da yapılabilecekler var. Bu durumdaysan da durumunu özelden yazarsan adım adım yazarım. Gerçi artık pek bir şey farketmiyor, lisansı bitirsen de 6 ay, ilkokul mezunu olsan da 6 ay.
0
kimlanbu
(29.07.20)
(7)

maaş artışı nasıl konuşulur?

curukturpkokusu
İşyerimdeki pozisyonum değişti. Durumu olmayanlar için özet: ayrılan müdürün yerine getirildim. Ama henüz maaş vb konuşulmadı, iş yürüsün diye de 1 aydır onun görevini de yapıyorum. şirket çok kurumsal değil ama iyi niyetli insanların yönettiği ve çalıştığı bir yer. Bol keseden maaş dağıtmaz ama çal
İşyerimdeki pozisyonum değişti. Durumu olmayanlar için özet: ayrılan müdürün yerine getirildim. Ama henüz maaş vb konuşulmadı, iş yürüsün diye de 1 aydır onun görevini de yapıyorum. şirket çok kurumsal değil ama iyi niyetli insanların yönettiği ve çalıştığı bir yer. Bol keseden maaş dağıtmaz ama çalışanlar genel olarak işlerinden memnun, psikopat sorunlu kimse yok. ben ayrılan müdürün maaşı kadar almam gerektiğini düşünüyorum ama bunu ifade edecek güzel, plaza cümleleri lazım benim gibi düz bir insana :)

Detaylı soru:
Durum şöyle ki, belli bir konuda deneyimim ve bilgim var. Çalıştığım firma ilerde bu konuda projeler yapacağı için 3 sene önce beni işe aldı ama o konuda çalışmaya yeni başladık. İşe başladığımdan beri deneyimime yakın ama bu burada çalışırken öğrendiğim başka bir takım raporların yazılmasından sorumluydum. Şimdiden sonraki iş ise gerçekten hakim olduğum bir alan ve birimin sorumluluğu tamamen bana verildi. Önceden bireysel çalışıyordum, şimdi ekibim olacak vs... Yani şimdiye kadar maaş vb konularda şirketin verdiğini kabul ettim çünkü ben bu işi burada öğrendim. Artık benim deneyimlerim değer kazandı, iş yüküm de sorumluluğum da fazlasıyla arttı.

Bir de bu işin başına getirilen, teknik bilgisi olmayan bir iş geliştirmeci vardı. O 3 ay çalışıp işten ayrılınca bana verildi sorumluluk. Proje geliştirme konusunda iyi ama alana yönelik bilgisi sıfır. Hatta bu yüzden onun yaptığı hataların bedelini de ödeyeceğiz, düzeltmemiz çok zor olan hatalar yapmış.

Şimdi ben onun aldığı ücreti tahmin ediyorum, bana devrettiği dosyalarda gördüm. bana o ücret verilirse mutabık olurum, daha fazlasına da yok demem tabi. Ben bunu talep ederim de güzel cümleler lazım bana. Karşıdaki patronu irite etmeden, ona verdin bana da ver gibi bir intiba yaratmadan talep etmek istiyorum. biraz da gazlanmaya ihtiyacım var, niyeyse bir şey istemekten çok çekinirim oldum olası.

Bu arada 1 aydır yeni görevi yapıyorum aslında ama ben home office çalışma vb nedenlerle konuşamadım konuyu. Yakın zamanda da onaylanacak bir yüksek getirili proje var, teklifini ben detaylandırarak kendi bildiğim şekilde hazırladım. Bu proje onaylanınca mı konuşayım yoksa onaylanmadan konuşayım mı?
0
curukturpkokusu
(29.07.20)
İyide hep o pozisyonda mı kalacaksın yoksa Yeni müdür bulunca sen tekrar eski görevine mi gideceksin?
Eğer kalıcı değilsen maaş konuşma. Önce bunu kesinleştirmek lazım.
0
etna
(29.07.20)
Burada meselese bu isi yapabilecek sizden baskasinin olup olmadigi. Yani sirket yeni bir ilana cikip yerinizi sizin yari maasiniza calisacak az deneyimli biriyle doldurabiliyorsa bence konuya daha farkli sekillerde girmelisiniz, mesela: kredi borclarimi odeyemiyorum, babam kumarda borc yapmis onu oduyorum gibi irdelenmesi cok detayli olmayacak sadece kisisel sebeplerle bir zam talebinde bulunup isverinin tavrini test edin.

Ha yok, eger yeri doldurulamaz bir pozisyondaysaniz "efem, malumunuz sorumluluklarim artti ben de parasal anlamda da motive olabilmek adina yuzde x zam talep ediyorum uygun gorurseniz" diyerek soze girebilirsin. Katii suretle red ederlerse bu talebi pozisyondaki vazgecilmezligine ragmen, 2 ay sonra baska bir yerden is teklifi aldigini soylersin. O gun gelince yine yazarsin buraya konusuruz.

Burada tabi sirketin zam politikasi onemli. Her sene sadece enflasyon zammi yapilan, adam kayirilan sirketlerde kicinizi da yirtsaniz zam meselesi zor.

Bu arada sizden onceki personelin ozgecmisini bilmiyoruz, uzmani olmadigi konuda sorumluluk yuklenmis birisi gibi gorunuyor, belki 20 senelik calisandi ve o parayi hak ediyordu, bilemeyiz. Kafaniza takmayin onun aldigi maasi. Bunu dusunerek kendi is yapma motivasyonunuzu kirarsiniz
0
ala09
(29.07.20)
@etna evet, ben bu işi yapamıyorum daha bilgili birini getirelim demediğim sürece bu işin başında olacağım.

@ala09 şirkette bu işi yapabilecek başka kimse yok. Sorumluluğu kabul etmeden önce başka birisini mi bulsak diye de düşündüm. Zaten o konuda da benden öneri istediler, direk yönetici olarak değil de 'ekibe alabileceğimiz önerilerin var mı' şeklinde. Ama bir aydır işi yapabildiğimi görünce ve sevdiğim alan olduğu için bu pozisyona motive oldum.

Benden önceki kişi iş geliştirme süreci için başlamıştı şirkete. Sorumluluğunu kendisi genişletti ama dediğim gibi bu konuda çok yeterli değildi. Proje planlama, maliyet çıkarma da çok iyiymiş ama proje yürütme konusunda zayıf kalmış.
0
🌸curukturpkokusu
(29.07.20)
Ağlamayana meme yok diye güzel bir ata sözümüz var.

İlgili kişi kimse, maaştan önce arayın ve güzelce konuşun. "böyle devam et, sene başında bakarız", "biraz artıralım, sene başında bakarız" tarzı yanıltmacalara da kanmadan, sizi memnun edecek ne istiyorsanız söyleyin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.07.20)
1 ay olmuş zaten. kendilerinin söylemesi gerekirdi ama uyandırmayalım,ne koparırsak demişler. direk çata çat konuş. çok iyi insanlarsa madem diğerinden %20 yüksek maaş versinler sana. özelde dost,arkadaş,iyi patron falan yok .
0
x571
(29.07.20)
Şirketinin ik'sı ile konuyu görüşebilirsin.

Görevinde değişiklik olduğunu belirtip, yeni görev ve unvanının şirketçe tarafına tebliğ edilip edilmeyeceğini sorabilirsin (süreç nasıl işliyor, bilmediğimden size danışmak istedim dersin). Buna istinaden ücret ve yan haklarında güncellemeler talep ettiğini de belirtirsin. En temizi böyle bence.
0
Lethe
(29.07.20)
Ozet ustunden cevap veriyorum 1-1 ayrilan kisinin maasini beklemek dogru olmayabilir. 20 yillik mudur, 7 yillik biri ile ikame edilebilir is acisindan ama maaslar ayni olmayabilir. Eskisinin maasini katmadan artan sorumluluklarina binaen bir artis talep edebilirsin.
0
pofudukayi
(29.07.20)
(6)

Yoklama Kaçaklığı Soruları

joker hakki
Şehirlarası yolculukta gbt'ye takıldım, tutanak tutuldu, 15 gün içinde şubeye gitmedim.E-devletten online yoklama başvurusu yaptım, yarın aile hekimine gideceğim (yaklaşık 20 kilo fazlam var, askere gitme ihtimalim yok).Aile hekimi sevk vs verecek, heyet raporu alacağım süreci az çok biliyorum.1) Ai
Şehirlarası yolculukta gbt'ye takıldım, tutanak tutuldu, 15 gün içinde şubeye gitmedim.

E-devletten online yoklama başvurusu yaptım, yarın aile hekimine gideceğim (yaklaşık 20 kilo fazlam var, askere gitme ihtimalim yok).

Aile hekimi sevk vs verecek, heyet raporu alacağım süreci az çok biliyorum.

1) Aile Hekimine gittikten sonra, rapor sürecinde olduğum için, yeniden gbt'ye takılır mıyım?

2) Yoklama kaçağıyken resmi nikah kıyılabiliyor mu? Nikah salonundan, düğünden kolumuza girip götürmesinler?

3) Bir kez tutanak tutulduktan sonra, online yoklama başvurusu yapmış olsam bile, tutanak sebebiyle şubeye yine de gitmem gerekiyor mu?

Teşekkürler.
0
joker hakki
(22.07.20)
rapor süreci tamamlanıp,yoklamanız sisteme eklenene kadar gbt de çıkmaya devam eder. aynı süreci yaşadım . muayene için aile hekimine başvurdum göz problemi nedeniyle hastahaneye sevk etti, kadıköy de metro çıkışında gbt'e soktular ve bir tutanak da orada yedim.
0
delikedidilimiyedi
(22.07.20)
nikah kıyabilirsiniz ancak arkanızdaki konvoy araçlar azıtır ve denetlemeye takılırsa size de bakarlar.

"ahmet efendi 25'inde saat 19:00'da sevgi düğün salonunda nikah kıyıyormuş gidip alalım şunu" gibi bir durum yok asla.
0
bisorumvargaliba
(22.07.20)
Konvoy vs olmayacak çok şükür :D 3. soru hakkında fikriniz var mı?
0
🌸joker hakki
(22.07.20)
3. soruya istinaden ben sırasıyla 2014 ve 2015 te iki tutanak yedim ve 2016'da halen kaçakken evlendim. bizim zamanımızda (2018) kaçakken ve online yoklama yaptırırken "en yakın askerlik şubesine başvurun" uyarısı çıkıyordu. sizde o uyarı çıkmıyorsa tutanak sebebiyle de olsa şubeye gitmemeniz gerekir mantıken.

ek edit: askerlik şubenizi arayın detaylı bilgi veriyorlar. ben arayamıyordum "lan gelip alırlar mı" falan diye. 2. tutanaktan sonra anladım ki askere gitmek istemeyeni para ödetmek suretiyle erteliyorlar. gönül rahatlıyla şubenizden bilgi alabilirsiniz.
0
bisorumvargaliba
(22.07.20)
Madem Kilo fazlanız var, işinizi adam gibi halledin. Tutup götürürler askere ya da ters bir zamanda alırlar, uğraşırsınız.

Covid19'dan dolayı çok sık çevirme var artık.

Yoklama kaçağı olmanın para cezası da var sanıyorum. Süre uzadıkça miktar artarak çoğalıyor. Askerlik şubenizi arayıp, bilgi alın ve işlemlerinizi yaptırın.

Kilo olayında 1 sene uzatıyorlar. 3 sene ard arda kilonuz uygun değilse, askerlikten muaf oluyordunuz. Son durum nedir bilmiyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.07.20)
Kardeşim adam gibi hallediyorum zaten. Evleniyorum, iş kurdum bi dünya işim var. Merkeze askerlik işlerini alabileceğim bir dönem değil. Hızlı planlama için gece vakti burda bilen arkadaşlara sordum. Sabah olunca da şubeyi aradım. Duyurudan alınan bilgiyle yetinip, resmi kaynağı boşvererek iş mi görülür?
0
🌸joker hakki
(23.07.20)
(4)

konut kredisi çekilir mi mantıklı mı ?

lawyerk34
emlak konutun 0.64 faiz oranları devletin zararına mı ?1-torkame5.com burada 2+1 ler 1 milyon net 70 metrekare2-emlakkonutbizimmahalle.com bura da 3+1 ler 1 milyon civarında net 100 metrekareBu evlere ve projelere değer mi ? Sizce bunlar değer kazanır mı ?Aynı zamanda biraz kurcaladım başakşehir de
emlak konutun 0.64 faiz oranları devletin zararına mı ?

1-torkame5.com burada 2+1 ler 1 milyon net 70 metrekare

2-emlakkonutbizimmahalle.com bura da 3+1 ler 1 milyon civarında net 100 metrekare

Bu evlere ve projelere değer mi ? Sizce bunlar değer kazanır mı ?

Aynı zamanda biraz kurcaladım başakşehir de 2 milyona satılan daireler var .Kim bunlara bu kadar para verir ya ? O parayla şişlide oturmak daha mantıklı değil mi ?
0
lawyerk34
(21.07.20)
tamam faiz oranları düştü, ödeyebilmek çok daha kolay oldu ama şu an daire fiyatları uçmuş durumda. geliriniz türkiyedense almak bana mantıklı gelmiyor. geliriniz döviz ise alın tabi.

evlerin değer kazanması için ülkede ekonominin iyiye gitmesi gerekiyor, en azından yakın gelecek için böyle bir umudum da yok.
0
monicapp
(21.07.20)
Şu an ev almak için doğru bir zaman değil. Krediler düştü diye fiyatlar aşırı şişmiş durumda.

Ancak oturmak için bir ev alacaksanız, fiyatlar istediğiniz mertebelerde ise alınabilir. Fiyatlar şişti diye çok kişi satılık'a çıkartmış durumda. İstediğiniz bir site vardır, bir ev vardır. Bu ev için 50-100 bin fazla öderim diyorsanız alın...



.
0
kartallar yuksek ucar
(21.07.20)
faize 50 bin odeyecekken 30 bin odeyeceksin simdi, ama 250 bin liralik evin fiyati olmus 320 bin.

e evi satin alinan kari ne bu durumda? kari bosver 50 bin lira zarari var.

nasil is anlamiyorum ben. burada mi okumustum ne turkiye'de sokaga cikinca herkes seni kaziklamak istiyormus gibi bir his olusuyor insanda. hakikaten altina imzami atarim.
0
baldur2
(21.07.20)
bu projeler nasıl ?
0
🌸lawyerk34
(21.07.20)
(4)

Bu nasıl numara?

Boris
Sabah sabah şöyle bi numara aradı google’da bulamadım bişey numara çok kısa Nedir ne değildir bilgisi olan var mı? Geri arayayım mı?https://i.imgyukle.com/2020/07/17/SHP4rn.jpg
Sabah sabah şöyle bi numara aradı google’da bulamadım bişey numara çok kısa
Nedir ne değildir bilgisi olan var mı? Geri arayayım mı?

i.imgyukle.com
0
Boris
(17.07.20)
niye geri arıcaksın yahu? yemleme bunlar.
0
jelly bear
(17.07.20)
Edit yapamadım ama bi daha aradılar bu sefer açtım kızılaydan arıyoruz kurban bağışı yapmak ister misiniz diye sordular:))
0
🌸Boris
(17.07.20)
Detayını çok bilmiyorum ama VOIP üzerinden arama yaparken, istediğiniz numaradan arıyor gösterebiliyorsunuz.

Dolayısıyla telefonda çok fazla bilgi vermemek ve bilmediğiniz numaraları geri aramamak lazım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.07.20)
Kızılay kısa numarası 168 imiş. @kartallar ın dediği gibi 168 den aranıyor göstermek istemişler ama iPhone ilk haneyi ülke kodu olarak algılamış. (+1 ABD sanırım) +90 168 şeklinde olsa belki daha mantıklı olabilirdi biraz amatörce olmuş
0
infernalcadre
(17.07.20)
(5)

Mailden İp adresi tespiti

undundund
Az önce , posta kutuma bir mail düştü. Kız arkadaşım ile ilgili saçma sapan iddialar içeren bir mail.Mail atan kişi sahte bir kimlik ve isimler, yandex.com'dan bir mail açmış.Merak ettiğim:1 - Bana gelen mailden bu kişinin ip adresi öğrenilir mi?2 - Gmail de oldugu gibi mailin orjinalini göster seçe
Az önce , posta kutuma bir mail düştü. Kız arkadaşım ile ilgili saçma sapan iddialar içeren bir mail.

Mail atan kişi sahte bir kimlik ve isimler, yandex.com'dan bir mail açmış.

Merak ettiğim:

1 - Bana gelen mailden bu kişinin ip adresi öğrenilir mi?
2 - Gmail de oldugu gibi mailin orjinalini göster seçeneğinden bakıldıgında, çıkan IP adresi; yandex sunucunun IP adresi mi yoksa o kişinin adresi mi?
3- Mahkeme kararıyla, savcılık yoluyla bir sonuç çıkar mı bu işten?
0
undundund
(14.07.20)
Mahkeme yoluyla öğrenebilirsiniz.

IP Adreslerini, hangi saatler arası kim kullanmış kaydı tutulur. Mail gönderen kişi IP'sini çok iyi bir şekilde gizlemediyse, savcılık yazı yazarak öğrenir. Ancak süreç nasıl işliyor, ne kadar sürüyor bilmiyorum. Uzun ve can sıkıcı bir süreç olabilir.

Bence: gözardı edin ve kesinlikle cevap vermeyin. Şimdilik biraz daha bekleyin. 2. mail gelirse, ikisiyle birlikte savcılığa başvurun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.07.20)
IPyi öğrenebilirsiniz de IPyi öğrenmeniz bir işe yaramaz.

Cevap yazıp cevaba "tracking pixel" denilen hededen eklersiniz. Bunu manual olarak yapmak isteseniz şöyle, bir site açıp 1x1 pixel boyutta bir resim yüklüyorsunuz, sonra maile bu resmi ekliyorsunuz.

Karşınızdaki kişi maili açınca resimleri yüklerse sizin 1x1 pixel resim de yükleniyor, sitenizin analytics'e bakarken kim girmiş IP'yi görüyorsunuz.

Ama IP bir işinize yaramaz yani. Denildiği gibi, suç unsuru varsa gidin polise. Belki bir ihtimal yardım edecekleri tutar.
0
aguen
(14.07.20)
bu arada okyanus ortası adalardanmış gibi takip edilemeyen mail adresi almak çok kolay.
0
delidiyorum
(14.07.20)
Mesela bu kişi hiç bir şekilde VPN, proxy bir şey kullanmamış olsun.

Ama hakaret, küfür vs. etmedi. Hakaret yok.

Örnek veriyorum, sevgilin seni aldatıyor / benle aldattı şöyle yaptı böyle yaptı diye iftiralar var. Bu şekilde savcılık işlem yapar mı? Herhangi bir hakaret, küfür olmadıgı için.
0
🌸undundund
(14.07.20)
aguen'in yazdığı yöntem 10 sene önce işe yarardı bugün işe yaramaz. boşuna uğraşma diye uyarmak istedim.

sebebi şu; bütün büyük email sağlayıcıları resimleri proxify ederek gösteriyor artık. bu ne demek? önce kendi serverlarında açıyor resmi sonra kendi serverındaki mirroru sana yansıtıyor. peki bu ne demek? bu tracking pixel denen yöntemle bir kişinin maili açıp açmadığı hala anlaşılabilse de ip adresini öğrenmek mümkün değil demek. elde edeceğin ip adresi email sağlayıcının image proxy sunucusunun adresi olacaktır.

yandex image proxify yapıyor mu emin değilim kontrol edicem şimdi ama tahminim büyük ihtimalle yapıyordur her büyük mail sağlayıcı gibi. evet o anlatılan yöntemle ip adresi öğrenmek 10+ sene önce mümkündü ancak dediğim gibi bugün pek mümkün değil proxify uygulandığı için.
0
'''
(15.07.20)
(17)

Ev almadığıma deli gibi pişmanım

mg3929
2019 şubat mart gibi gözümü kararttım kredi çekip ev alacaktım. Tam ev fiyatlarının dip olduğu dönemler. Çevremdekiler kredi borcu falan filan diyip korkuttular ben de almadım. Şimdi bakıyorum evler deli gibi pahalı, krediler de düşmüş ve abartısız söylüyorum neredeyse 2 katına çıkmış o baktığım dön
2019 şubat mart gibi gözümü kararttım kredi çekip ev alacaktım. Tam ev fiyatlarının dip olduğu dönemler. Çevremdekiler kredi borcu falan filan diyip korkuttular ben de almadım. Şimdi bakıyorum evler deli gibi pahalı, krediler de düşmüş ve abartısız söylüyorum neredeyse 2 katına çıkmış o baktığım döneme göre. Evler tekrar düşer mi? 2 senedir kiradayım ve yıldım gerçekten ne berbat bi şeymiş allah kimseyi düşürmesin :(

Soru: ev fiyatları tekrar düşer mi? Yer istanbul.
0
mg3929
(29.06.20)
Bu ülke 99 dışında ev fiyatlarının düştüğünü görmedi daha daha görmez
99 çok beklenmedik bir olaydı bundan sonraki depremin etkisi sınırlı olacaktır
İstanbul da yapılan yüzde 50 sinden fazla 7 ve üstü bir depremde sıva bile dökmez
O yüzden geç kaldınız evet
0
trgydl
(29.06.20)
2019 subat, martta nasil dusmus ya?

Bazi seylerin fiyati asla dusmez. Ev bunlardan biri. Bi de ev sahiplerinin cogu cok ac gozlu oluyor. Piyasanin ustunu istiyorlar. E veren de cikiyor. Sirf bu yuzden bile hep artista oluyor fiyatlar.
0
Kittie
(29.06.20)
Banka faizleri yüzde 15 seviyelerine geri döndüğünde ev fiyatları düşecektir. Şu anki fiyatların çoğu balondur, talepten dolayı afaki artmıştır.
0
un4given
(29.06.20)
Krediler düşünce fiyata 100 bin lira fazla ekleyenler 20-30 bin düşecektir.Gerisi düşmez
0
essoist
(29.06.20)
14-15 aydır parayı napıyorsunuz? Eğer değerlendirmediyseniz, TL'de duruyorsa zarardasınız.

Evlerin fiyatları düşmesi mevzusu TL bazında değil tabii ki...

Bence ev almak sadece oturacaksanız, sevdiğiniz bir yer varsa, ev sahibi vs. uğraşmayım diyorsanız mantıklı. Yoksa yanlış bir yatırım. Fiyatlar uzun vadede düşecektir. TL bazında değil tabii ki...

Uyarı: Fikirlerimi yazdım, yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.06.20)
evler nerede yükseldi ben göremiyorum. bizim istanbul göztepede 3+1 site içerisinde dairemiz var geçen senelerde şöyle bi fiyat araştırmıştık ve 450-475 arası satabileceğimizi gördük. şu anda sahibinden.com üzerinde muadil evlere bakıyorum 480-490 yazılmış. gene bu muhitte baktığım zaman benzer dairelerde de büyük bir artış göremedim.

ancak kira olarak baktığımda geçen sene 2250-2500 bandında gezen daireler şu anda 3500 civarı.
0
orpheus
(29.06.20)
@paco de lucia

Ben en temel ihtiyacım olan barınma ihtiyacımı karşılamak için ev almak istiyorum diyorum, sen ev kötü yatırım aracı diyorsun. Yatırım değil, barınma. Altını çiziyorum en temel ihtiyaç. Kiradan bıktım diye ev alınmazsa neden ev alınır tam olarak çok merak ettim?
0
🌸mg3929
(29.06.20)
turk milletinin ev manyakligi dunyada kimsede olmadigindan ev fiyatlari bence cok az duser ama o dedigi seviyelere gelmez artik.
0
baldur2
(29.06.20)
Abi sonraya kalırsam yandım değil olay. Ben hayatımda hiç kirada yaşamadım, alışamıyorum, istanbulda fahiş kira verdiğim evden aldığım verim sıfır ve kendimi eve evi de kendime ait hissetmiyorum. Içine bi eşya almak, sağını solunu yapmak bile içimden gelmiyor. Bu nedenle kendime ait bir 4 duvar istiyorum. Yani olayın yatırımla vs ilgisi yok.
0
🌸mg3929
(29.06.20)
bence düşer. özellikle bu corona olayı biraz daha uzarsa insanlar ellerindeki evleri de bir an önce satmak isteyeceklerdir nakit para ellerine geçsin diye.

bütçeniz nedir bilmiyorum ama şu dönemde çok yüksek meblağlara ev almak (2 milyon ve üzeri) bence akıl karı değil yatırım amaçlı almasanız bile. bence bir eve maksimum 1.300 verilmeli.
0
elektr10
(29.06.20)
Ev fiyatlarında bir anda yapılan fahiş artışlar biraz düşebilir belki. Şu an alım satım yoğun, bu durulursa belki bir nebze.

Yalnız asıl ev alınmazcıları boşverin demek istiyorum. Tr’de de dünyada da ev önemli, beş yıl önce Rusya’da bir göz oda 400 dolardı. Kiraya verilen para havaya gidiyor, imkan dahilinde bütçeyi de iyice felç etmeden uygun bir ev sahibi olmak lazım, Muhiti beğenmezseniz kiraya verir başka yerde oturulabilir, her türlü alternatif değerlendirilebilir.

Ev gibi ihtiyaçlar hiyerarşisinin temelinde olan bir konuda insanların bahsettiğiniz gibi çok rahat motivasyon düşürmesine dayanamadım, yazıverdim.
0
epitaf
(29.06.20)
evet şu ara bir patlama yaptı, illaki biraz sakinleşecektir. her yerde fiyatlar arttı fakat 2 kat artan yer görmedim, öyle bir durum varsa ilk talep azalmasında en çok düşecek yerlerden biridir sizin baktığınız yer.

ayrıca bu tip konularda çevrenizi dinlemeyin, hatta fikirlerini sormayın bile. bence en büyük ders bu olsun. ayrıca krediler gerçekten çok iyi yani oturmak için evi zorlayıp alabilirsiniz. her zaman kar-zarar hesabı yapmayın biraz zararı göze alabilirsiniz.
0
nuisance
(29.06.20)
Deprem dönemi dışında ev fiyatlarının düştüğü bir dönem olmadı. Eğer paran varsa bir an önce al gitsin. İstanbulda kirada olmak gerçekten büyük dert. En azından bi tane ev sahibi olmak lazım.

Fiyatların yükselmediği muhitler, zaten fiyatların şişik olduğu semtler genellikle. Onun dışında baktığım her yerde yükseldi.
0
roket adam
(29.06.20)
evet. tekrar krediler 1.40-1,60 olduğunda ev fiyatları düşer. ben 31 aralık 2019 tarihinde gözümü karartıp kredisiz peşin paraya ev aldım. tapu parasını ödedim ve bir simit alacak param bile yoktu bankada. o akşamı aç geçirdim.çünkü kredi kartı ile de doğalgaz aboneliği yaptırmıştım limit bitmişti. şimdi o ev 80 bin lira kar yapmış aldığım paraya göre.iyi ki almışım diyorum hayatım boyunca biriktirdiğim para idi.
0
orgyadakull
(29.06.20)
Aslına bakarsan ev fiyatları artmış gibi düşünmek yanlış, üklede enflasyon görünen değerlerin çok üstünde, bunu çarşıda pazarda görmek mümkün bunun etkisini ev fiyatlarında da görüyoruz tabi kredi faizleri düşürülünce talep arttı satıcılar da fırsat bilip fiyatları olması gereken seviyelere çekti biraz da abartan oldu.

Daha önce de benzer konuyu ben açmıştım neredeyse 10 yıldır kiradayım ev almaya karşıydım ama o kadar sorunlu ev sahibi ile muhatap oldum o kadar çok para döktüm ki bu kira işine, zamanında ev almadığıma çok pişman oldum ama kafamı duvarlara vurmadım her şeyin bir zamanı var dama diyince kararını veriyorsun işte.

Fiyatlar düşer mi sorusuna gelince; bu ülkede fiyatı artan bir şeyin tekrar düştüğü hiç görülmedi düşse de uzun soluklu hiç olmadı o yüzden eğer amaç yatırım değil de barınma ise bence riske girip almakta fayda var çok da uzatmanın alemi yok ama kredi çekeceksen çekeceğin kredi ile peşinatın birbiriyle orantılı olsun 50 bin tl peşinat verip 500 bin TL çekme en az evin yarısını ödemeye çalış.

Ha bir de şunu unutma kira her sene artar ama konut kredisi ödemen her sene daha da değer kaybeder pula döner.
0
solo
(29.06.20)
birikmiş paran yoksa senin için toplamda sonuç değişmeyecekti. kredi faizi yüksek iken alsaydın. bankaya ödeyeceğin tutar yüksek olacaktı. kredi düşünce alınca ev sahibine ödeyeceğin tutar yüksek olacak. ki ev fiyatları genel olarak sürekli bir artış içerisinde. sadece artışın tutarı bir yıl içinde %3 iken takip eden %7 olabiliyor. ev fiyatları artarak devam edecektir (tabi bir enflasyon düşüsü olursa düşüebilir ama bu sistemde zor). nakit olmadan ev işine girmek bence makul değil.
0
helenart
(29.06.20)
2019 subat-mart'tan bugune kadar 2 katina cikan ev hic gormedim, duymadim.

oturacagin ev her zaman alinabilir, ancak yatirim amacli ev alinmaz.

15-20 yil vade ile ev alan tum tanidiklarim hayat kalitelerinde hep dusus oldu. dandik bir ev icin deger mi tartisilir :)
0
sweetoffice
(29.06.20)
(5)

Kıdem tazminatı neden çalışanın hakkı?

okuyamıyom ben ya
İyi akşamlar. Bir yanım "çalışan yıllarca emek veriyor eh yüzüstü bırakıldıysa ya da ayrılmak durumunda kaldıysa iş yerine kazandırdıklarına binaen en azından bir ikramiye alsın tabii" diyor, diğer yanımsa "çalışan çalıştığının karşılığı olarak ücretini alıyor zaten, sistem bu. neden bir kıdem tazmi
İyi akşamlar.

Bir yanım "çalışan yıllarca emek veriyor eh yüzüstü bırakıldıysa ya da ayrılmak durumunda kaldıysa iş yerine kazandırdıklarına binaen en azından bir ikramiye alsın tabii" diyor, diğer yanımsa "çalışan çalıştığının karşılığı olarak ücretini alıyor zaten, sistem bu. neden bir kıdem tazminatı gibi bir şeyi kendinde hak görüyor?" diyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
okuyamıyom ben ya
(27.06.20)
Kıdem tazminatı her işten çıkana verilmiyor ki, örneğin kendi isteğimle haklı bir sebep olmaksızın ihbar süreme de uyarak da işten ayrıldığımda kıdem tazminatına hak kazanamıyorum. işveren tarafından işten çıkartılmak, emeklilik sebebiyle işten ayrılmak, fazla mesailerini alamadığı için haklı sebeple işten ayrılmak gibi durumlarda kıdem ödeniyor. Kanunda sayılan kıdem tazminatına olanak sağlayan bazı sebepler bence de saçma (kadının evlenme sebebiyle işten ayrılması gibi). Ama konunun özü iş güvencesi. Tüm planlarını ve hayatını işverene sadık olarak çalışmaya adamış kişinin birkaç ay işsiz kalması durumunda idare edebilmesi lazım. Bir işte çalışırken işten ayrılma niyetimiz olmamasına rağmen sürekli iş arardık öteki türlü.
0
illiyet dağı
(27.06.20)
yaptığı işin karşılığı ücret, yaptığı işin yanında yaşadıklarının karşılığı kıdem tazminatı, bir nevi amortisman.
0
nahtoderfahrung
(27.06.20)
Bu mantıkla sirketler ufak bir kar dususunde hop bin kisi cikarir hop bin kisi alir.
Maasin yuksek mi? Hop isten cikarilirsin yerine daha ucuz eleman alinir. 50 yasina mi geldin? Cikarin isten yerine genc alin.
Sirketlerin isten cikarmasini kolaylastirmak değil zorlastirmak gerekli.

Kapitalizmi seven biriyim ama calisan haklarinin elinden alinmasi en cok is vereni sevindirir. Insanlarin mutlu oldugu ulkelere bakarsan hepsi calisan haklarinin yüksek oldugu yerler.
0
logisticsmanager
(27.06.20)
Kıdem tazminatının en büyük faydası konforlu iş arama sağlaması. Bir yerden çıkartıldın, 2-3 ay yetecek para alırsan, iş ararken kafan biraz daha rahat oluyor. İlk önüne gelen işe girmek zorunda kalmıyorsun.

Ayrıca kıdem tazminatı, 2 tarafında işe bağlılığını sağlıyor. İşçi tazminatım yanmasın diye istifa etmiyor. İşveren tazminat vermemek için kovmuyor.

İşverenin bu işi seveceğini sanmıyorum. %5,5 gibi her işçi için, her ay ödeyeceği bir kalem daha çıkacak. İşçi kadar koymaz ama tabii...

Yasa bu şekilde çıkacaksa, komple kaldırsınlar daha iyi. İşçi yemesin, hükümet yesin yasası olmuş bu haliyle.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.06.20)
insanların işyerine olan aidiyetini artırmak için en büyük etken. mesela şuan çalıştığım yerin avukatlığını yapıyorum, karşı firma dedi ki kardeşim gel bizde başla, şimdiki aldığın maaş+2k maaş, ne olur? hoop karşı firmaya geçilir, şimdiki firmaya dair ne kadar ticari sır, ne kadar açık varsa hepsi kullanılır. yada başka örnek vermek gerekirse teknisyen/mühendislerde de durum bu, karşı yan firma bana gel dediğinde gitmemek için bir sebeptir kıdem tazminatı.
0
trajikomix
(27.06.20)
(7)

Ayak mantarı sorununu yenmiş olan var mı?

medre
Allah aşkına şifasını bulan söylesin. Ayaklarımın altı deli gibi kaşınıyor, deli gibi yanıyor. Emziren anneyim. Hap yasak, verilen oxezole krem emziren anne için ve işe yaramıyor. 3 aydır çekiyorum, sirke mirke her şeyi denedim. Yaşam kalitem yerlerde. Ellerime de bulaşacak bebeğime de geçecek diye
Allah aşkına şifasını bulan söylesin. Ayaklarımın altı deli gibi kaşınıyor, deli gibi yanıyor. Emziren anneyim. Hap yasak, verilen oxezole krem emziren anne için ve işe yaramıyor. 3 aydır çekiyorum, sirke mirke her şeyi denedim. Yaşam kalitem yerlerde. Ellerime de bulaşacak bebeğime de geçecek diye çıldıracağım.

Tırnak mantarı da var onu da törpüle cila sür yapıyorum o da geçmiyor.
0
medre
(23.06.20)
kısa sürede geçirmek için antibiyotik kullanımı gerekiyor maalesef. kısa dediğim de 6-10 ay arası. onun dışında yaklaşık 1,5 yıllık süreçte butafly, exoderil vb. kremler kullanılabilir ama emziren kadınlar için kullanılabilme durumunu bilmiyorum.
0
aramızda kalsın
(23.06.20)
kreminizi doktor mu verdi acaba? bazen eczaneden de soruyor böyle şeyleri insan da ondan sordum. danışmadıysanız mutlaka bir dermatoloğa danışın. ayak mantarı çok genel karşılaşılan bir durum, bu durum için emziren annelere de önerilebilecek başka başka kremler olmalı mutlaka. emzirme dönemi boyunca bunla yaşayın dememiştir ilaç sektörü bulmuştur ona bir çare, çok insanda oluyor çünkü. doğal tavsiyeleri uyguladım diyorsanız ve doktora gitmediyseniz dermatolog mutlaka, ya da kadın doğum doktorunuz varsa irtibatta olduğunuz, ona da danışabilirsiniz, bebeği kontrole götürdüğünüz bir doktoru varsa ona da sorabilirsiniz.
0
nimberjack
(23.06.20)
Emzirenler için de çeşitli formaları mevcut. Doğal yollarla iyileşmesi zor olur.
0
greendo
(24.06.20)
Kına kullanabilirsiniz, ayaklarınıza kına yakın. Faydası oluyor diyorlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.06.20)
Yukardaki aynı sorunsala ait duyuruda karbonat demişler. Ben de öyle diyorum.

Ve dut suyu. Aynı şekilde ayaklarına süreceksin.
0
mobydick
(24.06.20)
Benim tirnagimda minik mantar vardi, rahatsizlik vermiyordu. Aylarca antibiyotik kullanmayayim diye cay agaci yagi ile kekil yagi surmustum bunlarin anti-fungal ozellikleri oldugunu ogrenip. Hic buyumedi mantarli alani, tirnak yeterince uzayinca da kayboldu. Belki deneyebilirsiniz, ancak yakici yaglar ikisi de, tasiyici bir yag eklemeyi dusunebilirsiniz surerken, zeytinyagi, hindistancevizi yagi vs gibi.

Bundan farkli olarak sarimsakli merhem yapabilirsiniz, sarimsak antibiyotik malum. 1 kasik hindistancevizi yagini eritin, 1 kasik zeytinyagi, 1 kasik da kiyilmis sarimsagi icine karistirin, tercihen hepsini ogutucen gecirin. Hindiztancevizi yaginin donmasiyla koyu kivamli bir merhem elde edeceksiniz. Bunu ayak altina mantarli yerlere surebilirsiniz. Kokuyor evet ama dogal olup sorununuza cozum olabilecek bir yontem. Ben denemedim ama kendi mantarim icin arastirirken okumustum.
0
taurina
(24.06.20)
Benim de hamileyken geldi başıma pedikür sonrası.
Her akşam karbonatlı suda bekletiyordum ayaklarımı. On günde geçmişti.
0
cilekli pasta
(24.06.20)
(7)

Bedavaya ev almak

adwokat
Hazır ekonomi paketi açıklanmış. Faiz düşük.Kredi çekip ev alalımEve kiracıyı koyalım. Cebimizden para çıkmadan ev sahibi olalım. Kiracıdan gelen para krediye gitsin. 15 seneye amorte ediyor zaten.Nasıl fikir bu? Uygulanabilitesi var mı?
Hazır ekonomi paketi açıklanmış. Faiz düşük.
Kredi çekip ev alalım
Eve kiracıyı koyalım. Cebimizden para çıkmadan ev sahibi olalım. Kiracıdan gelen para krediye gitsin. 15 seneye amorte ediyor zaten.
Nasıl fikir bu? Uygulanabilitesi var mı?
0
adwokat
(23.06.20)
Mükemmel bir fikir. Cumbaba olursam ekonomi bakanlığına adayımsın.
0
yukselen gunes evi
(23.06.20)
faizini ucretini falan bilmem de, universiteye yakin toki evleri vardi ve taksitlerini bildigin biz ögrenciler odedik.
0
Coma
(23.06.20)
Yok seni küçük deha. Kredinin faizlerini hesaba kattığında ve her an olabilecek herhangi bir kira sorununda büyük sıkıntı yaşarsın.
0
greendo
(24.06.20)
En az yarısı peşin paran yoksa asla girişme
0
chemnil
(24.06.20)
Sepet yapın, daha çok kazanırsınız.

Türkiye'de bu tarz yatırım yapmak yanlış. Oturacak bir ev alırsınız, ev sahibi vs. uğraşmayım dersiniz, o başka... Yoksa yatırım için ev alınmaz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.06.20)
Peşin vereceğin para +kredi faizi pek bedavaya gelmiyor canım
0
olaylar olaylar
(24.06.20)
Kiracı evi mahveder, artı yarısı peşin paran yoksa hiç düşünme.
Faizler düştü ama ev fiyatları fırladı kafadan 30-40 bin eklendi.
0
kirmizipilotkalem
(24.06.20)
(6)

Berber olayı

solenkol
Akşam randevu aldım gitmek için. Çok uzadı dağıldı saçlar. Giden tecrübeliler nasıl oluyor yeni stil berberlerde? Güvenlik önlemleri ne durumda? Kendi havlumu götürürüm yıkama vs gerekirse diye nolur nolmaz. Başka dikkat etmem gereken önlem var mıdır?
Akşam randevu aldım gitmek için. Çok uzadı dağıldı saçlar. Giden tecrübeliler nasıl oluyor yeni stil berberlerde? Güvenlik önlemleri ne durumda? Kendi havlumu götürürüm yıkama vs gerekirse diye nolur nolmaz. Başka dikkat etmem gereken önlem var mıdır?
0
solenkol
(27.05.20)
sık dişini az daha.bu haftanın zaten yarısındayız.havlu götümeyle olacak iş değil üstat.oturacağın yere senden önce kim oturacak? saçına sürülecek tarak senden önce kimin saçını tarayacak? vs.vs..
0
since1907
(27.05.20)
bayram öncesi aşırı yüklenme oldu berberlere. 14 gün bekleyeceğim ölmezse gitmeyi düşünüyorum :D
0
golgi aygıtı
(27.05.20)
Ben geçen hafta gittim.

- İçeri galoş takarak giriyorsun.
- Oturduğun yere sen oturmadan önce tek kullanımlık örtü seriliyor (tül gibi bir şey)
- Maske takmak zorunlu. Hem tıraş olan için hem de tıraş eden için.
- Tıraş eden kişi eldiven takıyor. Gerçi benim berber hep takıyordu ama bu kez zorunlu galiba.
- Kullandığı alet edevat için benim berberde UV sterilizasyon cihazı vardı.
- Tıraş ederken maskenin olduğu bölümleri (yani kulak arkası falan) maskenin lastiğini çıkartıp kesip tekrar takıyor maskeyi.
- Yıkama işini sormadı ama sanırım zaten yıkama yok.
- Önlük de tek kullanımlık. Poşet gibi bir şey. Klima falan çalışmıyorsa sıcaktan geberiyorsun.
0
himmet dayi
(27.05.20)
Geçen hafta gittim her şey aynıydı tek kullanımlık poşet örtü tarzı şeyi taktı.Kesti geçti,yıkama olmadı maske takmadım kendisi taktı.Ölmedim şimdilik yaşıyorum
0
shredd
(27.05.20)
Berberin maske takması dışında bir değişiklik yok. Arada bir de makasa vs. kolonya sıkıyorlar :)

Bence saç yıkatma yaptırmayın, eve gelince duşunuzu alın. Bir de ustura kullandırmayın.

Bunlara dikkat ederseniz ve elinizi yüzünüze (ağız, göz vs.) götürmeden eve gelip, dezenfekte olursanız yeterli bence.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.05.20)
Deneyimledim gidip, maske takılması dışında pek bi değişiklik yok acıkcası. Ele kolonya fln oylesine. Neyseki tek basımaydım dükkanda hayırlısı bakalım. 2.5aylık traşını yaptım dedi:) yazlığına kaçacakmış haftaya şehir dışı yolculuklar açılırsa:)
0
🌸solenkol
(27.05.20)
(7)

istanbul'da maske takma zorunluluğu neden getirilmiyor ?

grigri
yaklaşık 30'a yakın şehir maskesiz dışarı çıkmanın yasak olduğunu duyurdu. bunu istanbul gibi virüsün merkezi olan şehirde neden ilan etmezler ?
yaklaşık 30'a yakın şehir maskesiz dışarı çıkmanın yasak olduğunu duyurdu. bunu istanbul gibi virüsün merkezi olan şehirde neden ilan etmezler ?
0
grigri
(27.05.20)
sen takabilirsin.takanlar da var.millet kendini düşünmmüyorsa devlet hangi biri ile uğraşsın?
0
since1907
(27.05.20)
abi bilim kurulu dediler, bu adamlar tvlerde boy boy çıktı anlattı durdu.

birisi a derken, diğeri b , ötekisi c , ötekisi d dedi.

bu adamlar kendi aralarında bile uzlaşamıyorken, bir de valilikler karar almaya başladı, zaten tek adam mevzuunu da biliyorsun.

şimdi bak üşenmeyip haber sitelerini araştırsak, maske takmak yasak, maske takmamak serbest diye yüzlerce haberle karşılaşırız.

ikincisi bu maske dağıtamama olayını da gördük hepimiz. üstelik satışı da yasaklandı.

millet gidiyor 5 liralık bez maske alıp, sabahtan akşama tak çıkar cebine koy yapıyor, zaten bir işe yaradığı da yok, kimsenin ben bu maskeleri yıkayacağını da sanmıyorum.

yani nerden tutsan elinde kalıyor.

ben aynı cerrahi maskeyi 25 gün üst üste taktım. çünkü yoktu, satışı yasaktı, devlet vermedi. maskesiz markete giremiyon bi yere gidemiyon, polis çeviriyor sana ceza yazıcam falan diyor. gittim medikalcilere dil döktüm o kadar satmadı adamlar yasak diye.
0
hem şişko hem deli
(27.05.20)
-kriz iyi yönetilemiyor; tutarsız açıklamalar, yetersiz hazırlık vs.
-sürü bağışıklığı hedefi yada deneyi!
-iç pazara sayıca yetersiz maske üretimi, istanbulun nüfusunu ve kullan at maskelerin kişi başı haftalık ihtiyacını düşünelim.
-zayıf denetim mekanizması
0
jimjim
(27.05.20)
16 milyon insanın her gün yenisini kullanacağı kadar maske tedariki olmaması şehirde. Gerçi yaşlılar ve çocuklar dahil değil, sayı azalır ama mantık aynı.
0
whoosie
(27.05.20)
işin idare kısmında sorunlar var haklısınız.

bu virüsün damlacık yoluyla bulaştığı kesin. en azından bu maskeyi kendimizi korumak değil de başkalarını hasta etmemek için kullanınca problemi azaltmış oluyoruz. bu kanıtlanmış.

istanbul kalabalık diye maske takmasınlar, devlet ne yapsın demek yanlış değil mi ? şu an neredeyse maskeye ulaşmak ekmek almak kadar basit. eğer bu dediklerim saçmaysa diğer 36 şehir neden yasak ilan etti ?
0
🌸grigri
(27.05.20)
Virüs haberlerinin en cafcaflı olduğu sayının pik olduğu zamanlarda bile maskesini indirip hönk hönk öksüren tiplerin ardı arkası kesilmiyordu kaç defa başıma geldi.

Maskeden öte bence eğitim şart. bu virüsün öksürük, hapşuruk yoluyla bulaştığını, o öksürük ile yanından geçen masum bir insanı riske attığını bilmeyen ya da bilmek istemeyen bir yığın tip var dışarda. Sorsan maskeyi korunmak için taktığını iddia eder.
0
joehigashi
(27.05.20)
Sosyal mesafenin korunamayacağı, temasın olabileceği ortamalarda maske takmak zorunlu zaten. Market, fırın vs. gibi. Marketlerde çok sıkı denetleme olduğu için maskesiz almıyorlar mesela.

Onun dışında sokaktaki adama sınır getirmek çok doğru değil. Amerika gibi örneklere bakılırsa, çok yasak bir yerden sonra ters tepiyor...



.
0
kartallar yuksek ucar
(27.05.20)
(6)

geleneksel tohum

gameofannen
arkadaşlar elinde geleneksel sebze tohumu olan var mıdır? salatalık domates gibi. yetiştirip sonra kendim de aaynı şekilde tohum almak istiyorum.
arkadaşlar elinde geleneksel sebze tohumu olan var mıdır?
salatalık domates gibi. yetiştirip sonra kendim de aaynı şekilde tohum almak istiyorum.
0
gameofannen
(26.05.20)
Geleneksel dediğiniz atalık tohumsa facebook'ta pek çok grup var tohum takası veya satışı yapan. İlk aklıma Karaot Tohum Derneği ve Atalık Tohum Takas grubu geldi, oralara bakabilirsiniz.
0
buff
(26.05.20)
Buğday Derneği'nin de konuyla ilgili çalışmaları vardı 6-7 sene önce. Onları da kurcalayabilirsiniz.
0
yalnizanlasilmisadam
(26.05.20)
agaclar.net sitesinde de tohum takas yapılıyor bahar aylarında, erken yapılıyor ama bu sene ben de kaçırdım, ilk defa isteyecektim.
0
John Bloor
(27.05.20)
Lisanssız tohum satmanın büyük cezaları var. Bu yüzden genelde takas yapıyorlar. Araştırırsanız bulursunuz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.05.20)
çengelköy hıyarı var mıdır geleneksel tohum olarak?
0
🌸gameofannen
(27.05.20)
Çengelköy adı altında satılan tohumlar var, ama geleneksel olarak bulunabilir mi sanmam. Tohum saklamak ve paylaşmak son 5-10 yıldır popüler, Çengelköy Hıyarı tarih olalı kim bilir kaç yıl olmuştur.
0
John Bloor
(28.05.20)
(9)

sizce türkiye işgal edilebilir mi?

ayseee
10 yıl içerisinde ortadoğu planları dahilinde bir sebep bulunarak ordu'da her geçen gün yıpratılırken böyle bir şeye inanır mısınız? türkiye'ye savaş açmaya cesaret edebilirler mi?
10 yıl içerisinde ortadoğu planları dahilinde bir sebep bulunarak ordu'da her geçen gün yıpratılırken böyle bir şeye inanır mısınız? türkiye'ye savaş açmaya cesaret edebilirler mi?
0
ayseee
(24.05.20)
türkiyede hangi yeraltı kaynağı var ki işgal edilsin

stratejik olarak da ortadoğu ile kimse sınır komşusu olmak istemez, türkiye nispeten güvenli bir bariyer
0
freebird5406_2
(24.05.20)
Dünyada fileen savaş dönemi bitmiştir. Bunu tartışmak bile çok anlamsız.
0
plastic_angel
(24.05.20)
@plastic_angel daha 2 sene önce tr sınırında 100 bin kişinin kafasını kestiler. unuttun galiba.
0
🌸ayseee
(24.05.20)
10 milyonluk Suriye Avrupa'nın dengesini bozdu.

Boğazlar ve Ruslar olduğu olduğu sürece NATO blogu ile ABD bizi ne ileri ne geri bırakır. Memur gibi ne uzariz ne kısalır.
0
Fritz-X
(24.05.20)
sanmam.
aklı başında hiç kimse orta doğu'da sınırları olsun istemez.
0
pangea
(24.05.20)
edildi bile.
0
since1907
(14.03.24)
İşgal etmek yerine mülteci toplama merkezi yapmak daha işlevsel. Türkiye'deki 10 milyondan fazla mülteci avrupa'ya gitse büyük sorun yaşarlardı. Türkiye bir islam ülkesi olduğu halde çıkan olaylar ve sorunlar ortada.
0
ferenc
(14.03.24)
@plastic_angel iki sene öncesine kadar tüm batı da böyle düşüyordu ancak Rusya-Ukrayna savaşı ile öyle olmadığı görüldü. İkinci dünya savaşı sonrası konvansiyonel savaş olmaz, vekil örgütler ile savaşlar devam ettirilir deniliyordu, Nato&Rusya karşı karşıya geldi.

Türkiye için en olası senaryo, ülkenin doğusunda kürt ve arap bağımsız bölgelerinin (şiiler ve sünniler olarak iki ayrı grup) oluşturulması olur.
Demografik yapının bu kadar hızlı bozulması hiç iyi değil, daha 100 yıl önce nüfus çoğunluğunu oluşturmadığımız, elde tutamadığımız tüm topraklardan çekilmek zorunda kaldık.
Türkiye batı ve arap sermayesinin sömürgesi haline geleli çok oldu. Mevcut düzen devam ettiği, hükümetler denilenleri yaptıkları sürece mevcut durum böyle devam eder.

Türkiye-Suriye-Irak sınırında zaten çok sayıda örgüt var bunların etki alanlarının Türkiye içine uzanması, ülke içinde örgütlenmesi ve olası bir çatışma durumunda bu bölgelerin ele geçirilmesi çalışılır. Doğuda ki hendek olayları bunun bir testi, denemesiydi.

BOP denilen şey temelde bölge de güçlü merkezi devletlerin olmadığı, siyasi ve ekonomik olarak tamamen dışarıya bağımlı bölgeler oluşturulmasını amaçlıyor.
Irak, suriye ve afganistanda bunu başardılar.
Sırada İran'ın bölgede ki etkisini azaltmak, sonrasında ise iç savaş ve çatışmalar ile bölünmesi gibi duruyor.

2013 tarihli nytimes yazısı
archive.nytimes.com
0
sealth
(14.03.24)
İşgal derken neyi kastediyorsunuz bilmem ama şu an Türkiye resmen işgal altında. Ne ve kim olduğu belli olmayan 15 milyon insan Türkiye'de kaçak yaşıyor.

Bildiklerimiz :
* 2 milyon kadarı cia'nın yetiştirdiği Afganlar,
* Bazı IŞİD üyeleri,
* Bazı ülkelerin (İsrail gibi) ajanları
* Irak'tan gelen şii teröristler
vs. vs.


Daha işgal olması için ne lazım. Suriye gibi iç savaş vs. kastediyorsanız, sorunu çözmezsek bir 5-10 sene sonra o da olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.03.24)
(17)

Duyurunun avukatları ve emlakçıları bir kaç sorum vardı?

siyahsekiz
Kontratsız oturan kiracı (ev sahibi kontrat yapmak istememiştir) ve evi satın alan kişi arasında ki gayrimenkulü boşaltma işlemleri ve kiracının yasal hakları konusunda bir kaç sorum olacaktı.- evi yeni alan kişinin mevcut kiracıyı (yasal olarak) en erken kaç gün içerisinde çıkartma hakkı bulunuyor?
Kontratsız oturan kiracı (ev sahibi kontrat yapmak istememiştir) ve evi satın alan kişi arasında ki gayrimenkulü boşaltma işlemleri ve kiracının yasal hakları konusunda bir kaç sorum olacaktı.

- evi yeni alan kişinin mevcut kiracıyı (yasal olarak) en erken kaç gün içerisinde çıkartma hakkı bulunuyor?
- Kiracının bu süreçte ki yasal hakları nelerdir? Mâlumunuz Corona sürecinde yeni bir ev bulup taşınmak vs gerçekten hem riskli hem de normal zamana göre külfetli.
- Kiracı olarak ben işi ne kadar yokuşa sürebilirim. Çünkü alan kişi en geç 1aylik müddet veriyor. Ama bu süre içerisinde bunu yapmam mümkün değil. Kendisiyle konuştuğumda illa 1 ay diyor daha fazla bekleyemezmiş.
herkese şimdiden teşekkürler. Tikler hemen.
0
siyahsekiz
(21.05.20)
alıntı

Kiracıya ev boşaltma ihtarnamesi gönderildikten sonra kiracının evden çıkması için ona tanınan süre 6 aydır. Yalnız bu ihtarnameyi gönderebilmek için tapuyu aldıktan sonra sadece 1 aylık süreniz var. Bu süre içinde noter kanalı ile ihtarname göndererek kiracının 6 ay içinde çıkmasını yasal olarak sağlayabilirsiniz

Ayrıca dava açma işlerini en son 15 hazirana kadar ertelemişlerdi
0
efruz
(21.05.20)
bekleyemezse boş ev alacaktı.

elinden geleni ardına koyma de geç.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
hocam pek anlamam mevzulardan, yasalar kiracıdan yana .

lakin kiracı kontratsız oturuyorsa, yasal olarak kiracı mıdır ?, bilmediğimden soruyorum, kontrat yoksa, misal polisle gelip evimi işgal etmiş deyip çıkartamıyor mu
0
fezagezgini
(22.05.20)
size ihtarname gönderdi mi yeni ev sahibi.
siz kiranızı zamanında ödemeye devam edin ve evden çıkmayın.
1 ay içinde çık dediğinde, 1 ayda olmaz biraz daha süre verin diyerek hata yapmışsın.
ben çıkmıyorum, bu fiyata ev bulamam, yeni bulacağım ev için, taşınma, emlakçı, kira farkı vs. en az 15-20 bin lira zararım var, o zararımı karşılamazsanız çıkmam de geç.

ya avukata 10 bin lira civarı ödeyip 2 sene de dava sonucunu bekleyecek ya da size 20 bin lira verecek.

evi satın almış olması sizi tahliye edebilmek için yeterli sebep değil, o evde kendisinin yaşayacağını, eve ihtiyacının olduğunu, bu ihtiyacın samimi olduğunu vs kanıtlamak zorunda.
aynı şehirde başka evi var mı? bu evi almadan önce nerede yaşıyordu vs. mahkemede bu hususlar da incelenir genelde kiracı kazanır davayı.
0
de jure
(22.05.20)
@de jure Hayır henüz ihtarname gelmiş değil hocam. Evi satan ev sahibime kirayı elden ödüyordum hep. Yeni ev sahibine kiramı ne şekilde ulaştıracağımı da bilmiyorum açıkçası. Çünkü banka hesap bilgileri vs bende mevcut değil.
0
🌸siyahsekiz
(22.05.20)
iki taraflı bir olay var.

birincisi mümkün olduğunca sana banka bilgisi vermemeye çalışacak ev sahibi, çünkü kira yatırama suçlu duruma düşme diye. kesinlikle elden ödeme falan yapmayacaksın ve ikide bir kapına gelirse tersle gönder, olmadı beni taciz ediyor diye 155i ara şikayetçi ol.

ikincisi de sen de kimlik bilgilerini vermeyeceksin, o da öğrenemeyip ihtarname çekemeycek. tabi eski ev sahibin vermezse.

nereye giderse gitsin, isterse terörle mücadeleye evimde terörist oturuyor bombalı eylem yapacak kimliğini de bilmiyorum desin, yine de hiç bir devlet kurumu , muhtar dahil kimlik bilgilerini veremez ev sahibine. illegal yollarla ulaşırsa kişisel verilerin korunması kanunua göre suç işlemiş olur.

avukat değilim, bunlar bizzat başıma geldi 3 sene önce oradan biliyorum.

nasıl geldi onu da yazayım.

biz bir ev beğendik, fiyatı uygundu, evi görmek istedik, kiracıdan rica ettik, evde kiracı vardı yani. gittik gördük, dedik ki , biz kirada oturuyoruz bu evi almak istiyoruz ama siz eğer çıkmam derseniz almayalım, çünkü elimizdeki 3 kuruş parayı da eve harcayınca kira vermemiz zor olacak dedik.(sitede 30 a yakın boş ev vardı biri 5 lira oynuyor , biri 10 lira düşüyor içinin yapısına sitedeki yerine, kaçıncı kat olduğuna göre ama bolca alternatif vardı yani.)

kiracımız dedi ki, olur mu öyle şey, bak sitede bir sürü ev var, ben taşınırım benim için problem değil dedi.

evi aldık. 2 kira depozitosu vardı, biz 2 kira depozitoyu peşin verdik ayrıca 1 ay da kira almayacağımızı söyledik. evi aldığımız emlakçı da sitede tek, başkası bakamıyor yani, o da dedi ki, ablacım bak bu eve seni ben yerleştirmiştim(8 senedir de oturuyor), şimdi ben paramı zaten bu evin alım satımından kazandım, senden komisyon da almıyacağım, gel bak bir sürü ev var, hangisini beğenirsen, istersen taşıyalım seni dedi. tamam dedi kadın.

derken biz yine kiracı bildirimi yapmak için(vergi) hani olur mu olur ceza yemileyim diyerek, kimlik fotokopsini istedik, kadın bir çirkefleşti, bi küfürler bi bişeyler. akıl alır gibi değil.

mahkemesi sürdü 2 sene. biz ne kadar iyi davransak ve elimizden geleni yapsak da işte kiracı pislik yapmak isterse yapar.

nitekim, ne batarya bırakmış evde , ne ampül duyu. utanmasa kombiyi de sökecekmiş. yine biz bişey yapmadık tabi.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
@hem şişko hem deli hocam aslojda cirkefleşmek istemiyorum. İkili ilişki yoluyla halletmeye çalıştım ama sanırım hata yapmışım. Yani şu süreçte bir ay içerisinde yeni ev bul, taşın vs gerçekten büyük sıkıntı. Virüs olayı olmasa zaten sorun yok. Ama hem pat diye ev satıldı, hem de hiç mi hiç hazırlıklı değilim ev taşımaya maddi manevi. Bir ev taşımak neresinden bakarsan bak 10 bin lira. Manevi yorgunluğundan bahsetmek bile istemiyorum. Ama anladığım kadarıyla işi yokuşa sürdüğüm zaman zaten istese bile (illegal yollar hariç, işte gelip tehdit etme, kapıya adam yollama vs) 6 aya kadar beni çıkartamaz.
0
🌸siyahsekiz
(22.05.20)
tabi , sen haklısın, sana sordular mı taşınabilecek misin diye? haber verdiler mi? vermediler.


eee böyle çık benim evimden olayı ile olmuyor bu işler, karşı taraf çirkefleşirse geri adım atma.

bak biz kaç sene evvel 7bin tl avukatlık ücreti verdik mesela, şimdi kaç olmuştur kim bilir.

sen hakkını kullan sonuna kadar. gitsin mahkemeye versin. olur da kapıya mapıya gelip olay falan çıkartmaya çalışırsa polis çağır şikayetçi ol.

benim buradaki avukat arakdaşlardan öğrenmek istediğim, ev sahibi kirayı kasti olarak yatıramasın kiracı suçlu olsun diye banka bilgilerini vermezse, ne şekilde bir yol izlemek lazım?

sonuçta ev sahibini tanımıyor bilmiyor kiracı, olası bir durumda ihtarname çeksin.

hatta eski ev sahibini de şikayet et nereye ediliyorsa, şu kadar zamandır oturuyorum vergi kaçırıyor, sözleşme yapmıyor vb diye. geçmişe dönük bi yerleştirsinlerde, bu işlerin yazılı olmayan kurallarını öğrensin.

ilk kural, ilk önce kiracıya sorulur satın almak istiyor musun diye? sen şu an alım satımı bile iptal ettirebilirsin, bana sorulmadı ben alacaktım dediğin an alım satım geçersiz olur.

şimdi yeni ev sahibi arayınca, ben sizin satışınızı fes ettireceğim, kimse bana sormadı, önce kiracıya sorulur satın almak istiyor musun diye, ben alacaktım, avukatım dava açmaya hazırlanıyor alım satımınızı fesh ettirmek için de bak işler nasıl değişiyor.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
kirayı eski ev sahibine bankadan ödemeye devam edin.
eski ev sahibi banka hesabını kapatırsa mahkemeden tevdi mahali talep edersiniz.
yeni ev sahibi size ihtarname gönderip banka hesap bilgilerini verdikten sonra yeni ev sahibine ödersiniz kirayı.
çıkmak istemiyorsanız çıkartmazlar.
adamlardan bıkıp da taşınmaya karar verirseniz, taşınma masrafını ve kira farkından doğan zararınızı isteyin.
0
de jure
(22.05.20)
@de jure hocam maalesef kirayı hep elden ödüyordum, çünkü dediğim gibi eski ev sahibi kati suretle sözleşme yapmaktan kaçındı. Ama dediğiniz gibi işi ramen yokuşa süreceğim bu saatten sonra.

@hem şişko hem deli şu işler bittikten sonra ilk işim eski ev sahibini gizli kimlikle şikayet etmek olacak maliyeye.
0
🌸siyahsekiz
(22.05.20)
Avukat değilim ancak kontratın yoksa şu anda özel mülkte işgalci durumunda olabilirsin diye düşünüyorum. Bunu iyi araştır, bir gün kapına polis gelmesin derim. Kiracı olduğuna ve kirayı ödediğine dair elinde hiç bir kanıt yok. Kirayı elden ödemişsin, sözleşmen yok, adam "ben tanımıyorum" dese ortada kalmış durumdasın. Eski ev sahibini maliyeye şikayet ederken bile elinde bir kanıtın bir şeyin olması lazım sonuçta.

Yerinde olsam bi miktar para isteyip (5-6 bin lira mesela) taşınma masrafı olarak, taşınırım. Bu masrafı vermek zorunda değiller ama genelde veriyorlar.
0
roket adam
(22.05.20)
parayı ödediğine dair elinde dekont falan da mı yok? kirayı almadım diyip geri ödemeni isterse ne yapacaksın?Ekside bir avukat, ev sahibinin bu yöntemle ödenen kiraları tekrar aldığını yazmıştı.
0
banacevaplazım
(22.05.20)
o kadar saçma bir durumdasın ki anlaşılması bayağı bir zor. Elinde tek bir kira ödeme makbuzu, banka dekontu imzalı bir kağıt olsa direk haklı olup istediğini yapabileceksin. Amma velakin elinde hiç bir belge kağıt yok gibi. Kendini çok ciddi riske atmışsın ve o risk de gerçekleşmiş resmen.
Evi satarken ev sahibin bu durumu yenisine anlattıysa o da bu durumunu bilerek bu kadar rahat davranıyor olabilir.
Gelelim ki işi karşılıklı olarak zora süreceksiniz, Kiracı olduğunu kanıtlaman lazım, ve tahliye durumunu durdurmak için o kiraları yatırdığını da kanıtlaman lazım. Hadi kanıtladın diyelim, bu sefer de elden ödediğin kiralar için ev sahibi ile birlikte senin de ceza ödemen lazım. Benzeri durumda olan birisi ile konuşmuştum cidden fena durum. Umarım işini çözebilecek bir avukat vs. çıkar.
0
cursor
(22.05.20)
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker demiş atalar. Ev sahibi kontrat yapmak istemiyor diye, kontratsız ev mi kiralanır?

Yasal olarak süre 6 ay. ve yine kontratsız oturmanız, evde oturduğunuzu ispat edebildiğiniz sürece çok sıkıntı değil ama bunların hepsi kağıt üstünde güzel.

Yeni ev sahibi ile konuşun. Ev aramaya başladım, bulunca çıkacağım deyin. Size ihtiyacınız varsa, biraz daha süre versin. Anlaşma yoluyla çözmeye çalışın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.05.20)
Muhtemel olay akisinda, ev sahibi sana evi satacagini soyleymistir. Hatta kontratin olmadigina gore satma niyetini en basindan beri biliyor olabilirsin. Ev ilana cikmistir. Satin alanlar evi gezmislerdir. Satin alma sureci islemistir. Ve uzerine 1 ayin daha var. Olur da halledemedin sonra 1 ay daha rica edersin. Satma niyetini bastan bilmiyordu isen maddi kulfete karsilik bu 1 aylik surecte kira odememeyi teklif edebilirsin. Bunun disinda yapilan onerileri anlamakta gucluk cekiyorum. Adalet sisteminin islememesini kullanmak, bicak kesmiyor diye 15-20bin para tirtiklamaya calismak, yalanlarla yasal haklari somurmek bana dogru gelmiyor. Yasa 6 aya kadar muhlet veriyor diye biliyorum. Senin durumunda kiraci oldugunu kanitlaman gerekebilir. Salgini da dusunelim fakat yapilacak isin cogunlugu aslinda bos ev gezmek ve esya paketlemek.
0
dunal
(22.05.20)
0
banacevaplazım
(22.05.20)
Herkese ilgisinden dolayı teşekkür ederim. Topluca cevap vereyim.

- Resmi ikamet adresim şuan kontratsız kirada oturduğum evde. Yine ispat etme olayını komşularımızın tanıklığıyla halledebilirim.
- Söz konusu evin satılığa çıktığını öğrenmeden satıldığını öğrendim. Yani kesinlikle yeni ev sahibi gelip evi görmeden direkt satın almış.
- Hiç demediysem abartısız 30 defa kontrat yapalım dedim ama dinletemedim. Bir kaç defa kirayı almak için çalıştığım şirkete gelmişti eski ev sahibim, şirketin avukatıyla görüştüm. O da güvenlik kamerasından kira alışverişi yapıldığını ispat ederiz diye akıl verdi. Bir çok arkadaşın dediği gibi 6 aylık zaman zarfından önce çıkartma gibi bir hakkı olmadığını öğrendim. Hatta dua et mahkemeye versin, sonra yıllarca mahkemelerde sürünüp durur sende o süreçte rahat rahat ev ararsın dedi.
- Yeni ev sahibim bir daha kapıma vs geldiği anda avukatın numarasını vereceğim, o ilgilenecek.
0
🌸siyahsekiz
(23.05.20)
(8)

Domain almaya çalışırken yaşadığım şey

semitika
Godaddy'den bir domain almaya çalıştım. "kibariye.com alan adı alınmış" diye bir ekran çıktı: https://prnt.sc/skd5adSonra aynı alan adını turhost'a girdim. Turhost'ta kibariye.com'u 9 dolara alabiliyorum, müsait: https://prnt.sc/skd8rnSatın almak için tıkladım, karşıma "bitiş tarihi 16 şubat 2021,
Godaddy'den bir domain almaya çalıştım.
"kibariye.com alan adı alınmış" diye bir ekran çıktı: prnt.sc

Sonra aynı alan adını turhost'a girdim.
Turhost'ta kibariye.com'u 9 dolara alabiliyorum, müsait: prnt.sc

Satın almak için tıkladım, karşıma "bitiş tarihi 16 şubat 2021, 272 gün kaldı" diye bir yazı çıktı. Bakın: prnt.sc

Şimdi anlamadım, ben bu kibariye.com'u alabiliyor muyum alamıyor muyum?
0
semitika
(20.05.20)
alamıyorsun sahibi var.
öteki rezerve gibi düşün domain düştüğünde alacak. ama uzatılırsa alamayacak.

sonra soruyorlar neden godaddy öneriyorsun diye. işte tam bu yüzden kardeşim.

bu arada namescheap e de bak uzatmada kendilerindeyim. ucuz ve güzel gibi.
0
ozdek
(20.05.20)
Şimdi alamıyorsun, süresi bitince sahibinden hızlı davranırsan alabiliyorsun.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(20.05.20)
nasıl yani, başkasının domainini bana nasıl satabiliyorlar ki? bakın ciddi
ciddi almak üzereyim:  prnt.sc
0
🌸semitika
(20.05.20)
domain değil hosting alıyorsunuz. turhost hostingin bağlanacağı domaini ya kendisinden yeni olarak register etmenizi yahut halihazırda bir domaininiz varsa bu hosting hesabına bağlamanızı istiyor. seç yazan yeşil butona tıkladığınızda da zaten ya domaini transfer etmenizi yahut DNS güncellemenizi istiyor.
0
ensar
(20.05.20)
Bu alan adı alımı değil, transferi. Bir firmadan, başka bir firmaya domaini taşımak için. Alan adının transfer kodunu alıp, Turhost'a iletmezsen, transfer edemezsin.

NicProxy firmasından transfer kodunu alacaksın, Turhost'a ileteceksin. O da bu domaini transfer edecek. Başka türlü olsa, ortalıkta 1 tane domain kalmaz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.05.20)
kartallar yüksekten uçar'a

peki domaini ben nicproxy firmasından alacaksam turhost benden 9.75 doları ne karşılığında kesiyor?
0
🌸semitika
(20.05.20)
Turhost alan adının zaten size ait olduğunu ve onlara taşımak istediğini varsayıyor. Alan adı size ait olmadığı için zaten transfer etme ihtimaliniz yok, hizmeti satın alırsınız ama transferi yapamayacağınız için bir işinize yaramaz. Alan adının süresi bitmeden önce de şu anki sahibi çok muhtemelen yenileme yapacaktır. Bu şekilde yanlış yönlendirme yaparak satış yapmaya çalıştıkları için bu firmayla çalışmayın derim.
0
mikro patlama
(20.05.20)
Alan adı transfer edilirken, genelde süresi de 1 yıl uzatılıyor. Onun parasını alıyor firma.

Böyle bir şey satın alırsanız, transfer kodunu gönderemezseniz, en iyi ihtimalle paranızı geri iade ederler. Büyük ihtimalle de paranız yanar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.05.20)
(14)

berbere gidilir mi?

diffarentiationation
1 hafta oldu açılalı, kalabalık azalmış mıdır? gittiniz mi veya gidecek misiniz?
1 hafta oldu açılalı, kalabalık azalmış mıdır? gittiniz mi veya gidecek misiniz?
0
diffarentiationation
(18.05.20)
gittim. kalabalık aynıdır bence. zaten randevu veriyorlar. traş olurken diğer müşteri geldiyse dışarda bekliyor.

hatta ben ilk günlerde (geçen çarşamba) gittim ki, berbere virüslü müşteri gelirse bulaştırıcı olmadan halledeyim berber negatifken diye :).

başka bir duyuruya yazmıştım tekrar yazayım.
günün ilk randevusunu aldım. ortamda/aletlerde virüs varsa, akşam 9 dan sabah 9 a 12 saatte bi nebze olsun daha temizdir diye düşündüm. hemen başkasının ardından traş olmak yerine günün ilk traşını olmak daha steril geldi bana. çünkü ben traş olurken birisi geldi randevusuz (benden sonra randevulu yok diye aldı), dışarda bekledi. benden sonra onu traş edene kadar aletleri temizlemiş midir, aynı aletlerden başka var mıdır bilmiyorum.

berber maskeli idi. saçı yıkadıktan sonra da tek kullanımlık havlu kullandı. ama yüzüme vs dokundu tabi çıplak elle.
0
fezagezgini
(18.05.20)
Ben gitmem bi süre daha. Evde makine ile devam
0
all girls dream
(18.05.20)
Uzun bir süre gitmeyi düşünmüyorum. Normal zamanda da berberde hijyen hep kafama takılırdı. Bir tarak kaç kişide kullanılıyor allah bilir.
0
Topalordek
(18.05.20)
kesinlike dusunmuyorum. kendi sacimi kesitigimdeki cekiciligimle berber kesitindeki arasindaki far %0.00001 falan. niye bu riski alayim. zaten evdeyim, zamanim var kesmek icin de.
0
hot potato
(18.05.20)
yaz sonuna kadar gitmeyecem gibi.
0
cooperr
(18.05.20)
Düşünmüyorum uzun bir süre. Zaten evden calisiyorum pek insan icine ciktigim yok. Karantinanın başında hayatımda ilk kez kazıdım, 2 aydır idare etti. Bundan sonrasi makinayla devam.
0
yigitovic
(18.05.20)
Bu vakitten sonra bir daha gidecegimi sanmiyorum. Zaten genel olarak sevmezdim berbere gitmeyi. Gerekli steril kosullari saglayabilecek kafada degil zaten bircogu. Bulas riski cok yuksek, sac trasi icin bu riske degmez.
0
msb
(18.05.20)
babam papaza dondu ama gitmiyor :D
0
baldur2
(18.05.20)
kendim harika kesiyorum saçımı makinayla. berber işi benim için kapandı sonsuza dek :D
0
xrated
(18.05.20)
cuma sabahı karı-koca gidip kazıtacağız, sonra eve gelip kendimizi çamaşır suyuna yatırıp birer şişe domestosla gargara yapacağız, dezenfektan içeceğiz. sonra daha da eylül-ekime kadar gitmeyiz.
0
halanne
(18.05.20)
Bulunduğum ildeki vaka sayısı tamamen bitmeden gitmem.
Bulunduğum il vaka sayısı olarak ilk 5 içerisinde.
Özetle çok uzun bir süre gitmem
0
han20
(18.05.20)
en son martın ilk haftasında gitmiştim. saçlarım uzadı lüle lüle oldu ama gitmeyi düşünmüyorum en azından bayrama kadar. evde sakalları hallediyorum. haziran başı şirkete dönene kadar böyle idare ederim :D
0
golgi aygıtı
(18.05.20)
Covid19 hayatımızın her alanına girdi maalesef. Dikkat ederek her türlü şeyi yapmaya devam etmek lazım.

Berberlerde ustura kullandırmayın, gelince duşunuzu alıp; dezenfekte olun. Ciddi bir risk yok.

Berberlerde hijyen olayı yalan, bunu da belirtiyim. Dikkat eden belki vardır ama çoğu, eski düzen devam edecek. Burada hükümetin yapabileceği en iyi çözüm: havlu, önlük gibi olabilecek ürünlerde, tek kullanımlık ürünlere zorlamak.
0
kartallar yuksek ucar
(18.05.20)
Şu durumda saçınızı, sakalınızı kendiniz kesseniz veya uzun, şekilsiz olsa bile kimsenin yadırgayacağını zannetmiyorum.
Babama, kardeşime falan asla gitmemelerini tavsiye ediyorum ben. Yani market, pazar alışverişi olsa mecbur kalınmıştır diyeceğim ama kuaförle berberlere gitmeye hakikaten gerek yok.
0
chitosan
(18.05.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.