Giriş
(2)

bir öyle bir böyle

soru
merhaba, uzun zamandır aklıma takılan bir konu var ancak yazabiliyorum. bir süre önce bir internet sitesinin uzaktan ve tam zamanlı iş ilanına başvurdum. olumlu dönüş aldım, sitenin sahibiyle telefonda görüştük. 2-3 hafta bir deneme süremiz oluyor, ardından sözleşme ve sigorta işlemlerini başlatıyor
merhaba, uzun zamandır aklıma takılan bir konu var ancak yazabiliyorum.

bir süre önce bir internet sitesinin uzaktan ve tam zamanlı iş ilanına başvurdum. olumlu dönüş aldım, sitenin sahibiyle telefonda görüştük. 2-3 hafta bir deneme süremiz oluyor, ardından sözleşme ve sigorta işlemlerini başlatıyoruz dedi. sonra iki hafta geçti, çalışmalardan memnunum, şartları konuşalım dedi. yapılacak işlerden vs. söz ettik. sigorta için "pandemi yüzünden o işler şu sıralar biraz karışık" tarzında bir şey söyledi, 2-3 ay sonra yapsak olur mu, olur dedim ben de. sonra da maaşa zam yaptı sigorta olmadığı için, ben kendim öderim diye. sormak istediğin bir şey var mı dedi, sözleşme yapacak mıyız dedim. nasıl bir sözleşme düşünüyorsun dedi, dedim ben bir şey düşünmüyorum, siz demiştiniz diye dedim. önceki görüşmemizde sözleşme yapıp sigorta işlemlerini başlatıyoruz demişti. "ödemeleri zaten düzenli yapıyoruz sözleşmeye gerek kalmıyor" vs. dedi, ok dedim.

şimdi benim aklıma takılan takdir edersiniz ki bu adam ilk görüşmede kendi söyledi sözleşme sigorta yapıyoruz diye, sonra neden fikrini değiştirdi? hadi sigortayı yeni aldığı çalışana yapmak istemedi erteledi diyelim, sözleşme için niye öyle dedi? konuşurken de diyemedim o an "e sen dedin amk sözleşme yolluyoruz diye ondan sorduk". bu arada bunları kafama nedenini anlayamadığım için takıyorum, yoksa sözleşme ve sigorta olmaması şu an için hiç umurumda değil.

düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim, teşekkürler.
0
soru
(17.01.21)
Sigorta sizin hakkınız. Bundan kolay vazgeçtiğiniz için başka şeylerden de vazgeçebileceğinizi düşünmüş.
0
dissendium
(17.01.21)
sozlesmeye nasil gerek kalmiyor ya. sizi bes sene calissaniz sonra kovsa tazminat vermeyecek. sozlesmesiz hicbi sey yok her halumarda calisirken calistiginizi kanitlamaniz gereken bir yer olcak. muthis bi yanlis is verenin cakalin onde gideni bence. muhtac kaldiginiz icin muhtemelen umursamiyorsunuz ama borclu cikmaya cok acik bi durum
0
ala09
(17.01.21)
(12)

enstrüman çalmak zevkli mi?

kaptan maydanoz
bir enstrümanı iyi çalabilirim diyenlere bir sorum var. enstrüman çalarken tıpkı müzik dinlerkenki gibi o melodiden zevk alabiliyor musunuz yoksa çalmaya odaklandığınız için müzik 2.planda mı oluyor? şu şarkıyı dinleyesim geldi diye kendiniz çalsanız aynı etkiyi yapıyor mu yoksa başkasından dinlemek
bir enstrümanı iyi çalabilirim diyenlere bir sorum var.
enstrüman çalarken tıpkı müzik dinlerkenki gibi o melodiden zevk alabiliyor musunuz yoksa çalmaya odaklandığınız için müzik 2.planda mı oluyor?

şu şarkıyı dinleyesim geldi diye kendiniz çalsanız aynı etkiyi yapıyor mu yoksa başkasından dinlemek daha mı zevkli?
anlatması zor oldu ama anladınız bence.
0
kaptan maydanoz
(16.01.21)
İyi diyemesem de temel seviyede klasik gitar çalmayı biliyorum. Bence müzik dinlemek daha zevkli. Çünkü şarkılarda birden fazla enstrüman duymak mümkün. Ama gitar çalarken sadece gitar sesi duyuyorsunuz. Şu şarkıyı dinleyesim geldi cümlesindeki şarkıda belki klarnet bile var. O klarnet sesi hem kendi başına hem de diğer enstrümanlarla birlikte şarkıya bir katkı sağlıyor, şarkının ruhunu oluşturuyor. Sadece bir enstrümanla o ruhu yakalamak zor bana göre. Ama enstrüman çalmanın farklı bir zevki var.
0
dissendium
(16.01.21)
iyi çalanlar için her ikisi de zevklidir bence ama yeni öğrenen için öğrenmesi zulüm olduğundan dinlemek daha zevklidir. bir süre sonra sıkılıp enstrümanı bırakıyor çoğu insan bu sebepten bence.
0
camene87
(16.01.21)
parça bittikten sonra güzel tabi.

mesela ben bir klasik müzik parçasını 1 ayda falan bitirebiliyorum. o bir ay eziyet.

bir aydan sonrası keyif, zevk.

2 hafta çalma yine başa dönersin yani eziyet.
0
duyurukullanıcısı
(16.01.21)
Dinlemenin ve çalmanın zevki farklı ikisi de zevkli

Zevk almak için çok iyi çalmak gerekmiyor kendine koyduğun hedefe ulaştıysan tatmin ediyor
0
freebird5406_2
(17.01.21)
@freebird5406_2 bahsettiğim şey çalarken melodiyi duyabilmek ile alakalıydı aslında. tabi ki çalıyor olmak da zevklidir ama asıl müziği duyup ondan zevk alınıyor mu?
0
🌸kaptan maydanoz
(17.01.21)
Konservatuar okudum. Klasik kemençe çalıyorum biraz. Diyebilirim ki enstrüman çalmak zevkten çok gerilim sebebi benim için. Çünkü benim sazım birçok enstrümandan çok daha gerilim verici yapıda bir saz. Telleri tırnakla iterek çalınıyor ve ses sahası çok küçük, üstelik hafif hafif çalınamıyor yapısı gereği, bağırgan bir saz, en ufak bir hata yapmak çok çok kolayken bunun bir de kocaman bir sesle kendiliğinden ilan olunması cidden çok geriyor. Ama ezberden ve sevdiğiniz/kafadar diğer sazlarla beraber çaldığınızda muazzam bir mutluluk oluyor evet. Yine de onun içinde o gerilim oluyor. O yay vıyklaması her an olabilir.
0
muhayyer divan
(17.01.21)
ön bilgi: konservatuvar mezunuyum ama enstrüman mezunu değilim.

işin teknik kısmını yiyip bitirdikten sonra ancak duyguların ön plana geçebildiğini ve o bahsettiğiniz zevkin geldiğini düşünüyorum.

piyano çalıyorum. ne kadar ama ne kadar iyi çalışırsam çalışayım bir parçayı, gerçek piyanist tekniğim olmadığı için şarkının içine giremiyorum çünkü şarkıya hissi vermemi sağlayan bazı öğeler tekniğin içinde saklı. (dinleyenlerin çok güzel çalmışsın demesi bir kriter değil bence)

misal: parmak numaralarını doğru bağlayamadığın bir parçada istediğin duyguyu da veremezsin misal. ya da tuşen çok çok iyi değilse, nüansları iyi yapamıyorsan, pedal kullanımın çok iyi değilse bu karşılaştırmayı yapmak zor.

kendi adıma cevabım: o parçayı profesyonel birinden dinlediğimdeki kadar haz almıyorum. haz aldığım kısım, onu çıkarabilmek ve çalabilmek. (profesyonellerin hepsi bu tadı veriyor demiyorum... kimileri çok mekanik çalıyor. tuşesi, nüansları vs. çok önemli)

bence bu sorunun gerçek muhatabı, profesyonel enstrümanistler. burada da kaç tane vardır onlardan bilmiyorum.

ayrıca "şekil-zemin ilişkisi" konusu da bu konuyla bağlantılı okunması/araştırılması gereken bir konu diye düşündüm formasyon dönemi konularım aklıma gelince.

keman mezunu ve opera bale keman sanatcisi sözlükçü jeanluc mesela bu soruyu cevaplarsa okumayı çok isterim.


ek: şunun karıştırılmasını istemem cevabımla. bir enstrüman öğrenmek çok güzel ve çok haz veren bir şey başlı başına. ama soruyu farklı açıdan değerlendirdim.
0
la traviata
(17.01.21)
Enstrüman çalmak şarkı söylemek gibi bişey, sevdiğin bir parçayı icra etmek elbet keyif veriyor. Ancak enstrümanın ne olduğu da önemli verdiği keyif için. Komple şarkıyı hissettirecek enstrümanları çalmanın verdiği keyif ayrı, mesela gitar. Tabii tek enstrüman asla yetmez, yanına en kötü şarkıyı söylemek lazım. Çalıp söylemek ise bambaşka bir yetenek.

Benim sesim kötü olduğu için ben grup içinde çalmayı seviyorum. Hep beraber icra edilen bir şarkı beni enstrüman çalma keyfine en yaklaştıran şey. Bunu her zaman yapamadığın için genelde bir şarkı açıp ona eşlik ederek tatmin ediyorum Bu kısmı.

Ama olay hiçbir zaman dinlerken çaldığın zevki almak değil bence. Tabii çok iyi bir çalgıcı isen iş değişir.

Bir de enstrüman çalıp kendi besteni yapma kısmı var ki en özgür hissettireni o. Ama orada da besten elle tutulur değilse biraz şevkin kırılıyor. Partisyonlar besteleyip asla bir "şarkıya" dönüştüremediğim çok olmuştur.
0
Jux
(17.01.21)
Enstrüman öğrenme aşamasındayken çalmak veya bir şarkıyı çıkartmaya çalışırken çalmak eziyet bence.

Zevkli tarafı; çektiğin acılar ve gösterdiğin sabır sonunda ortaya çıkan ürünü görmek/dinlemek.

Ama diyelim ki bir parçayı çıkarmak için uğraşmıyorsun, zaten bildiğin bir şeyi çalacaksın; tabii ki o müziğin içinde olmak ve bir yandan söylemek insana huzur veriyor, rahatlıyorum, kafamı boşaltıyorum, yeri geliyor stres atıyorum.
0
ananiyimioguz
(17.01.21)
Bunu ancak deneyerek anlayabilirsin. Bir gün saksafon dene.
0
kickboxer
(17.01.21)
kendi basina degil de birileri ile beraberken daha zevk aliyorsun ya da konserde iken kesip insanlarin sana eslik edisi alkislamasi konserden sonra yanina gelmesi ne bileyim alakasiz bir yerde bi avmde aaa siz x degil misiniz demesi. bunlar hos seyler. zamanla yasayanlar iyice unlu olanlara bunlar basit geliyordur da ilk zamanlar hos oluyor.
ama bi sikintisi var. bir yerden sonra muzigi dinlemeyi kaciriyorsun. yanlis akor basacak mi ne basti. is muzikten cikiyor. muzige kapilamiyorsun. artik baslakalarinin hatalari direkt kulaginda bitiyor.
ya bir de buna en gec 15'te falan baslamak lazim 20'den 25 sonra enstrumani ele almak da afedersiniz biraz komik.
0
turbo sadık
(17.01.21)
la traviata arkadaşımın dürtmesiyle gördüğüm konunuza, naçizane ben de bir kaç satır ekliyorum.. bilen bilir, bilmeyen az sonra öğrenecek; profesyonel müzisyenim (keman, orkestra şefi, besteci, aranjör) en baştaki "profesyonel" tabiri kendimi kastığım için değil, hayatımı bununla idame ettirdiğim veya daha çok hayatımı buna adadıdığım gibi bir anlamın karşılığındandır..

öncelikle şunu belirtmek isterim, müzisyenlik, belirli bir seviye bir enstrumanı icra etmeyi, ettirmeyi gerektirir. sahil gitarcılarına müzisyen denmeyişinin sebebi budur. enstrumanı hobi amaçlı çalıyorsanız ne güzel, devam edin lütfen. ama o enstrumanı çalıyor olun, ötesini bırakın biz yapalım..
çalmak ile dinlemek arasındaki haz farkına gelince, dinlerken zaten her enstruman ayrı parti biçiminde dinleyebiliyoruz. ama daha çok bu yapabilmekten öte, bir meslek hastalığı. tek tek duyuyoruz ve irdeliyoruz. sizin komple ses frekansları bütünü olarak algıladığınız şeyi, biz döküm döküm her frekans, her nota, her enstruman, her enstrumanın ayrı tınısı, her enstrumanın ayrı müzik cümlesi, akorları, kontrpuanları vb. layer layer irdeliyor, dinliyoruz. dolayısıyla biz müzisyenlerin de sıradan dinleyiciye kıyasla aldığımız haz da farklı..

bazı arkadaşlar şundan bahsetmiş; tek başına şarkısı çalınabilinen bir enstrumanı çaldığımda keyif alıyorum ama aynı anda şarkı söyleyince daha zevkli oluyor.. o iş öyle değil tabi.. istersen kilise orguyla çık karşıma, kemanda 3 nota ile senin anlattığından katbekat şey ifade edebilirim.. yani olay çok nota, polifonizm değil. öyle ki gerçek müzisyen, kendi enstrumanını çalarken, önce dinleyen müzisyendir.

bir başka arkadaşa ithafen, enstruman çalarken diğer ensturmanları duymuyorsan zaten çalmamalısın. müzik enstrumanı icra etmek, dinlemeyi gerektirir. dinlemelisin ki kendini ona göre ayarlayabilir, ona göre çalabilirsin. uyum bu şekilde oluşmaya başlar.

şimdi gelelim asıl konuya. elbette dinlerken de çalarken de aldığımız hazlar birbirinden farklı.. ama çalarken daha öznel olduğumuzdan, çaldığımız o yüzlerce yıllık eseri bile, bizden önce milyonlarca kez konserlerde çalınmış, binlerce kez albümlere kaydedilmiş, yüzlerce kez dinlenilmiş, herkesin ezbere her notasını bildiği eseri bile çalarken kendimizden bir şeyler katmayı düşünerek çalarız. zaten olması gereken de budur. müzisyenlikle operatörlük arasındaki fark gibi diyebiliriz. hatta samimiyetle şunu söyleyeyim. bazen teknik sebeplerden (sakatlık, lojistik sıkıntılar, seyahatler vb.) enstrumanımızdan uzak kaldığımız bazı zamanlarda, ya da en basidinden enstrumanımız yanımızda yokken karşımızda enstrumanımızı çalan birini gördüğümüz bir performansı izliyorsak, ve eğer o sahne iyiyse (hatta kötüyse de bile, başka nedenlerden ötürü...), parmak uçlarımız kaşınır. orada ben olsaydım keşke, ben çalsaydım'lar başlar.. o anı kıskanırız. o enerjiyi. sahnedeki meslekdaşımızın sonsuzluk denilen o kara boşluğa yolladığı notalarını kıskanırız tek tek, frekans frekans... bazen de sizi tanırlar ve sahneye çağırırlar, o enerjiyi paylaşmak için... zaten enstruman çalarken alınan haz dediğin şeyin büyük bir yüzdesi yine insandan, dinleyiciden geçen enerjidir esasında.. evet sevdiğin ensturmanı çalıyor olmaktan ve eğer iyiysen iyi olmaktan dolayı bir mutluluk vardır içinde. keza sevdiğin bir melodiyi tınlatıyor olmanın da getirdiği haz... jeneratör hesabı sürekli ürettiğin bir haz üretirsin enstrumanından ses çıkartırken. ama o ses frekansları, seyirciye saniyenin bilmem kaçta kaçı (bildiğin ses hızı işte) ulaştığında seyircinin enerjisi değişiverir. en somurtkanının kafasına soru işaretini bırakırsın, en gevezesi bi anda susuverir... aşık olanı daha aşık, bekar olan kadını kendine aşık edersin bazen.. o yüzden bu haz durumu bi farklıdır. anlatılmaz yaşanır dicem ama..

kelimeler anca böyle dökebildim..
sürçi lisan ettiysem affola, kalın sağlıcakla..
0
jeanluc
(17.01.21)
(12)

Çok büyük işler yapanlar psikolojilerini nasıl koruyabiliyorlar?

kahver
Merhabalar. kafama takıldı, şimdi devasa şirketleri yönetenler, ya da büyük bilimsel çalışmalarda yer alanlar, komplike yazılımlar, mühendislikler, tıp vb. yani kafayı çok yoran işlerde yer alan insanlar psikolojilerini nasıl koruyor olabilirler? ve o tempoya nasıl dayanıyorlar? işte günde 4 saat uy
Merhabalar. kafama takıldı, şimdi devasa şirketleri yönetenler, ya da büyük bilimsel çalışmalarda yer alanlar, komplike yazılımlar, mühendislikler, tıp vb. yani kafayı çok yoran işlerde yer alan insanlar psikolojilerini nasıl koruyor olabilirler? ve o tempoya nasıl dayanıyorlar? işte günde 4 saat uyuyan büyük dijital platform sahipleri, ya da yöneticiler gibi.

şimdi ben de işim gereği çok fazla insanla ve teknik bazı çalışmalarla uğraşıyorum. yaptığım iş teknik anlamda belki çok üst düzey değil ama, beni inanılmaz yoran, bütün zamanımı işe ayırmamı gerektirecek yoğunlukta ve streste. bu çalışma şeklimden şikayetçi değildim (kimse böyle çalış demiyor, ben istediğim için böyle çalışıyorum), çok kafa yorup saçma sapan şeylerin kafamı meşgul etmesini önlediğimi düşünüyordum. ancak, uyurken bazı reflekslerimin olduğunu öğrendim. araştırdığımda da (uyku terörü deniyormuş galiba), günü çok stresli ve yorucu geçirenlerde olabileceğini okudum.

bilemiyorum kafama takıldı sorayım dedim.
0
kahver
(16.01.21)
Koruyamiyorlar. Cok azi belki biraz koruyorlar. Mindhunter’da bi replik vardi buyuk sirketlerin ceo’larinin cogu narsisisttir diye. Zaten duygulariyla dusunen biri koskocaman sirketleri daha zor yonetir, cok mantik olan birine gore.

Kisacasi zaten cok da normal olmuyorlar. O yuzden kendilerini rehabilite etme gibi durumlari olmuyor. Ya cok iciyorlar, ya dogaya donuyorlar, ya evde kendilerine kaliyorlar.
0
mor oje
(16.01.21)
bir anda o pozisyonlara gelmiyorlar. daha alt kademelerde işe başlıyorlar. strese alışa alışa üst kademelere çıkıyorlar. zaten psikolojileri izin vermezse üst kademelere yükselemezler.
0
nickini degistiren yazar
(16.01.21)
Günde 4 saat uyuyan birinin sağlığını koruduğunu düşünmüyorum. Yetersiz uyku sağlık sorunlarına neden olur. Normalden fazla iş yapıyorsanız orada başkalarının yapması gereken işler de bulunuyor olabilir. Örnek olarak mühendislikte birçok çizim işi teknik ressamın yapması gereken bir iştir. Siz çizim yapıyorsanız aslında başkasının işini yapıyorsunuz demektir. Bahsettiğiniz büyük işlerde herkesin görevi bellidir. Çalışan sayısı fazladır. İşin planlaması çok iyi yapılmıştır.
0
dissendium
(16.01.21)
"bu çalışma şeklimden şikayetçi değildim, çok kafa yorup saçma sapan şeylerin kafamı meşgul etmesini önlediğimi düşünüyordum."

sakincali bi dusunce
0
ala09
(16.01.21)
pişe pişe o pozisyonlara geliyorlar
0
kelepir
(16.01.21)
bir günde o noktaya gelmiyorlar. yıllar içinde her seferinde bir adım daha büyük işler yaparak ilerliyorlar. o durumda bile bahsettiğin yöneticinin altında çalışan gene yılların tecrübesine sahip mühendisler altyöneticiler oluyor.

sen işin organizasyonunu bir kişilik düşünüyorsun. şirketlerin yıllar içinde kurduğu sistemler çok daha fool proof. tabi daha masraflı, daha yavaş ve daha az efektif. ama günün sonunda iş bitiyor.
0
orpheus
(16.01.21)
İşkolik olup çalışmaktan zevk almayanlar kolay kolay yükselemez bence. Yani adamlara çalışmak zor gelmiyor, aksine hoşlarına gidiyor.
Bkz: rte.
0
prizmatik
(16.01.21)
Nerede ceo olduguna bagli. 100 kisilik sirkette ceo'ya daha cok iş düşer. Misal Türkiye'de calistigim sirkette cfo resmen acil para odeme onaylarini veriyordu.
Su an çalıştığım şirketin 100 bin calisani var. E haliyle ceo/cfo boyle olaylarla uğraşmıyor. Ceo'ya bir mail gidiyorsa emin ol en az 5-6 müdürü gecip gidiyor (misal su an avrupa-asya lojistik krizi ceo'ya kadar cikti ya da lojistik servis saglayici ile olan sikintida iki sirketin ceosu görüştü en son).

Yani benim de cok stresim var, tek fark benim stresimi aktarabilecegim üst müdürüm var. Ceo ise ulasilabilecek en son nokta.
Yani zaten oraya da yillarin birikimi ile gidiyorsun. Ben su an 3 sene icinde aldigim birikim ile ilk günkü kendimi karsilastirsam peheey. Düşün bir de 3-4 kademe atlayıp uzun yillar sonra oraya gelen adamlar haliyle belli yetkinlikleri olan kisiler.
Bu arada 4-5 saat uyuyorum olaylarina cok inanmiyorum.

Bana göre ceo vs değil de hayati isler (doktor/polis/asker/hemsire) daha ciddi. Açıkçası hayatini kaybetme riski ile sirketin para riski bana karsilastirilamaz geliyor. O sebepten askerdeki liderlere çok büyük ilgim var, sonuçta sirket yönetmekle emrindeki 20-30 kisinin hayatindan sorumlu olmak apayri.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
işkolik oluyorlar
alt kademelerde pişerek ve alışarak o noktaya geliyorlar
aileden ve çevreden görerek o noktaya geliyorlar

benim ailemde üst düzey yönetici ve işkolik yok. o yüzden hiç alışkın olmadıgım durumlar. ben başa çıkamam mesela. bu da dışarıdan belli oldugu için kimse beni yönetici yapmıyor :)
0
dafuq
(17.01.21)
işkolik oluyorlar'dan farklı bir yorumum olacak: benim o tarz pozisyonlara yükselmiş tanıdıklarımın çoğu orta seviyeden sonra iş-yaşam dengesini çok iyi kurmuş admalar oluyorlar. ne bileyim hobileri olan, spor falan yapan tipler oluyor. bahsettiğin kronik stres junior pozisyonlarda var, sonrasında artık insan onu yönetmesini de, dengelemesini de öğreniyor. birkaç defa iş değiştirip, kötü şeyler yaşayınca da bu konuya karşı direnç kazanıyorsun.

iş benim için bir araç. şirkete hayatımın bir kısmını kiralıyorum ve para kazanıyorum, hepsi bu. bunun bir adım ötesi bile hayatını alt üst eder, o yüzden bu profesyonelliğe en başında ulaşmak önemli. komplike yazılımlar, mühendisler vs bunların hepsinde her zaman bir safety net vardır, hata yapsan bile bireysel olarak sana kalmaz. sıkıntı yok yani.

bi tek tıbbı ayırıyorum bu listeden, tıp bireysel başarısızlığın adamı öldürebileceği tek dal olabilir. o yüzden zaten doktorları müthiş takdir ediyorum bir mühendis olarak, çok zor iş.
0
roket adam
(17.01.21)
senin psikolojini bozan şey bilinmezlik, bilinmezlikle baş etme durumu. mesela bana deseler ki dk 1 saat sonra apandisit ameliyatı yapacaksın yoksa adam ölecek olduğum yere lacivert sçarım ama uzman doktora söylediğinde önce bi pizza yiyelim sonra ameliyata girelim diyor.

bu aralar tr'deki büyük firmaları it managerları ile görüşüyorum adamlardaki rahatlık kimsede yok. zaten 3-4 marka var satın alacağı adamın işi sadece satın almak. ucuza almak. yani yaptığı tek şey atıyorum windows'u rakipten ucuza almak. bu sebeple tr'de öyle aman aman bir dert tasa yok. çünkü iş yapan yok.

koskoca vestel, arçelik dünya'da bir numaraya oynayacak ürün bile çıkarmıyorlar çünkü ceo'nun tek derdi standart ürünü ucuza üretmek.

veya togg'u düşün.

togg'un ceo'sunun tek derdi avrupa'dan parça alıp aracı ucuza çıkarmak. adamın teknolojik olarak bir derdi yok.

dünyada ki örneklerinde ise hayatı sürekli stress içerisinde geçen insanların mutlaka sabit bir hobisi oluyor ve dünya yansa bu hobiye ayırdığı vakitten vazgeçmiyor.

çeşitli magazinel 4 saat uyuyor falan onları geçiniz. 4 saat ben uyuyorum zombi gibi geziyorum.
0
duyurukullanıcısı
(17.01.21)
Olağan Psikopatlar diye bir kitap okumuştum. Bu kitapta sizin tabirinizle çok büyük işler yapan insanların. Psikopat olduğunu(cezaevlerine düşenlerden değil) ve yoğun stres altında etkilenmeden çalışabildiklerini yazıyordu..
0
komando kani var bende
(17.01.21)
(12)

Buzdolabı markalarının tümünde lanetli yorumlar

Semi
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun.
Uzun zamandır buzdolabı bakıp, en fazla 3000 bütçe belirleyip, baktıkça en az 4-5 bin Tl'ye orta karar bir buzdolabı alabileceğimi anlama aşamasına geldim. Sorun şu ki hangi marka? Neden hepsinde yüzlerce kötü yorum var. Sinirlerim yıpranık, gözlerim yorgun, varsa gelsin güzel buzdolabı beni bulsun. Eskide kalmış 15 20 senelik buzdolabı efsaneleri. Yeni teknoloji ürünlerinden hangisi 8 10 sene götürür onun derdindeyim. Varsa 4 5 senedir sorun cıkarmayan buzdolabı kullanan üstüme bi' toprak atsın.
0
Semi
(16.01.21)
Boşa aramayın. O ürünler bilinçli şekilde belirli bir süre sonra bozulacak şekilde üretiliyorlar. O kadar şikâyet olmasının sebebi bu. 20 yılda bozulmayacak buzdolabı üretseler kimse buzdolabı satamaz.
0
dissendium
(16.01.21)
İşte o yüzden 8 10 sene de olsa gidebilecek kötünün iyisi bir marka önerisi arıyorum. Ne yazık ki öyle
0
🌸Semi
(16.01.21)
Şöyle bir durum var aslında. İnternette ne ile ilgili yorum okursan oku insanlar mutsuz. Çünkü mutlu olanlar kullanıyor geçiyor ve yorum yapmıyorlar bence. Yorum yapanlar sorun yaşayanlar.

En bilinen markalardan 3-5 tane seç rastgele ve 2 saat ver kendine. Bu 2 saatte bu 5 tanesini araştır ve al birini. Diğer türlü içinden çıkılmıyor iyice zaman kaydediliyor. Bir de birbirine yakın markalar arasında ne kadar fark olabilir ki?
0
black mamba
(16.01.21)
bosch veya arçelik'in istediğin fiyatta olan birini alıp geç. renk, büyüklük, dondurucu derken fazla seçenek kalmaz zaten.
0
diffarentiationation
(16.01.21)
Dediklerinize katılıyorum, bu sebepten marka değil de özellik bakmanızı tavsiye ederim.
Bir kere amacınız dayanikliliksa buz makinesi kesinlikle olmasın. Üstüne böyle teknolojik, touchpad gibi şeyler olmasın çünkü anakart bir sekilde bozulacak.

Bana göre hacim bakin, buzluk asagida olmasi daha iyidir, üçüncüsü de enerji sarfiyati.
Buna ek olarak kapi alarmi resmen bir cok cihazda hala yok, bu benim icin onemli. Buna da bakabilirsiniz.

Yoksa harbiden her markada bir şekilde sıkıntı oluyor. O dediginiz makineler eskide kaldi. Bu her sey icin gecerli artik.
0
logisticsmanager
(16.01.21)
www.akakce.com

4 yıldır kullandığımız dolap. Aynısından anneme almıştım o da 5 yılı devirdi. Taş gibi cihaz. Tek eksiği kapak açık kalınca ötmüyor. Hiç sıkıntı yaşamadan kullanılır.
0
baal
(16.01.21)
Aklınız da olsun NoFrost diyenleri almayın.Eski teknolojiyi yeni diye kaktırıp ortada bırakır.AA yada 3A sınıfı enerji kimliği olanları tercih edin.Bide bekonun arçelik e göre daha geniş dolap modelleri var arçelik küçük kalıyor aynı firma olmasına rağmen
0
smokee
(16.01.21)
Annemler için bir süre araştırmıştım. Tabi onlar beklemeden kafalarına göre Profilo aldilar. Evde Bosch var, tavsiye etmem. Takir tükür buz kırıyor. Beko ise avrupada yandığı için mimliymis. İşin zor. Kolay gelsin.
0
fikox
(16.01.21)
Valla biz beko almıştık beğendiğim özelliklerine göre. 4 sene oldu, hiçbir sorun yaşamadım; aksine gayet memnunum.

O dönem bayağı arastirmistik, hatırlıyorum. En sonunda fiyat ve ozellikleri bana uyuyor diye beko alıp geçtik, dediğiniz gibi 7-8 sene kullansam yeter diye düşünmüştüm ki daha da uzun süre idare eder gibi görünüyor şu an için.

O yüzden sizde çok takılmadan bilinen markaların birinden alın bence.
0
fraise
(17.01.21)
Yerli mallardan uzak dur. Git kendine bir adet ucuzundan samsung al, keyfine bak..
0
anteelope_
(17.01.21)
her halükarda arıza çıkarabilir. o yüzden servisi yaygın ve orta halli markaları öneririm ben de. her mahallede bi arçelik, beko servisi var, bakıyorlar uğraşıyorlar, kafa rahatlığı sağlıyor. dolabı arızalanınca 3 ay boyunca yurtdışından gelecek samsung parçası beklemektense arçeliğin tak tak halletmesini tercih ederim.

15-20 senelik buzdolabı diye bir şey yok günümüz dünyasında maalesef.
0
roket adam
(17.01.21)
eğer kötü yorumlara bakarsan hiçbir şey alamazsın.

hepsiburada'nın, vivense'in filan başlıklarına baksan şirket merkezine molotof kokteyl atasın gelir. ikisini de defaaten kullandım hiçbir majör sorun yaşamadım. gecikme, hatalı ürün gibi sorunlar yaşadıysam da anında müdahale edildi, iade aldım.
hele hepsiburada'yı 13 yılı geçmiş kullanmaya başlayalı. 60-80 kalem arası alışveriş etmişimdir. ben mi şanslıyım bilmiyorum.

bir de tavsiye bırakayım:

www.hepsiburada.com

1,5 yıla yaklaştı en ufak bir sorunu yok.
zaten arçelik garantisinde.
4 kişilik aileyseniz filan dar gelebilir de bana fazla bile geliyor.
0
filteria
(17.01.21)
(10)

Türkçe konuşan yabancı sayısı

dissendium
YouTube'da, Instagram'da gördüğüm kadarıyla son yıllarda Türkçe konuşan insan sayısında bir artış var. Gördüğüm kişiler arasında İngiliz de var, Alman da var, Rus da var. Bu kişiler bayağı iyi bir şekilde Türkçe konuşuyorlar. Kırgızistan vatandaşı birini izledim. O da bayağı iyi konuşuyordu. Şimdi o
YouTube'da, Instagram'da gördüğüm kadarıyla son yıllarda Türkçe konuşan insan sayısında bir artış var. Gördüğüm kişiler arasında İngiliz de var, Alman da var, Rus da var. Bu kişiler bayağı iyi bir şekilde Türkçe konuşuyorlar. Kırgızistan vatandaşı birini izledim. O da bayağı iyi konuşuyordu. Şimdi ona zaten Türk ülkesi diyebilirsiniz ama o zaman bizim de rahatça Kırgızca konuşabilmemiz gerekirdi. Ama kolay bir şekilde Kırgızca konuşabileceğimi düşünmüyorum. Bir videoda bir Türk YouTuber İran'a gitti. İran'da bile az da olsa insanlar Türkçe anlıyorlar, konuşabiliyorlar birkaç kelime de olsa. Türkçe nasıl bu kadar kolay öğrenilebiliyor?
0
dissendium
(15.01.21)
İran olayı dizilerden dolayı olabilir. Türkiye'de Kore dizisi izleyip Korece öğrenmeye başlamış gençler var mesela :D Aynı şey bazı ülkelerde Türk dizisi izleyenlere oluyordur. Güzel kültür transferi aslında.

diğer yabancılar, gördüğüm kadarıyla gelip burada yaşayan tipler. Hiç dilini bilmediğin bi ülkeye gidip birkaç yıl kalsan yine az çok öğrenirsin. (konuşmayı) Yine de özellikle batılılar için hiç kolay değil. Aynı bizim onların dilini öğrenmemizin zor oluşu gibi. Mantığı farklı.

Ama Japon biriyle tanışmıştım, benim bilmediğim deyimleri esprileri kullanıyordu :D Japoncayla Türkçe cümle yapısı benzer olduğu için çok rahat öğrenmiş mesela.
0
rodriguez2
(15.01.21)
Hocam bence algıda seçicilik yapıyor olabilirsiniz. Nasıl bir istatistiğiniz var ?

İranın kuzeyinde Azeriler var onlar olabilir bahsettiğiniz Türkçe konuşanlar.
0
fezagezgini_4
(15.01.21)
türkçe kolay öğrenilmiyor.

4 yıldır burada yaşayan ruslar tanıdım, basit cümle kurmaktan acizler. öğrenemiyorlar, salmışlar artık kendilerini.

yeni zelandalı bir arkadaş var ingilizce öğretmeni, eşi türk olduğu halde "bir demli çay" dan öteye geçtiğini görmedim.

"gelemeyebileceğinizi düşündüm" diye bize basit gelen bir cümleyi kurmak ingilizce, almanca filan konuşan biri için ölüm gibi bir şey. epey zorlanıyorlar.
0
filteria
(15.01.21)
@fezagezgini_4, istatistik yok. Artışı şu anlamda kullandım. Bundan 5 yıl önce YouTube'da, Instagram'da Türkçe konuşan yabancı çok görmüyordum. Son 1, 2 yılda bu insanlar bahsettiğim uygulamalarda karşıma çıkmaya başladı. Seçicilik de olabilir.

Aslında bahsettiğim şey konuşan kişi sayısının çok olması değil. Nasıl bu kadar iyi konuşabiliyorlar, bu kısmı merak ediyorum.
0
🌸dissendium
(15.01.21)
bize okullarda yabancı dil öğretilmiyor, ingilizce öğretmenleri ingilizce bilmiyor mesela. bu yüzden dil öğrenmeyi mesele zannediyoruz. elin adamında öyle bir sorun yok, kafasında bariyerler ve sakarya ve pasarofça anlaşması yok. 1 tane öğrenince diğer yabancı dilleri öğrenebilmek zor değil. bu yüzden şaşırtıcı değil. türkçe veya çince de zor değil. her dil öğrenilebilir. bize yabancı dili bırak bir şey öğrenmeyi bile öğretmedikleri için okulda şeyler öğrenilemez zannediyoruz.
0
ala09
(15.01.21)
Sirp arkadaslarim dizilerden turkce ogrenmisler, cok sasirmistim.
Bence Turkce baslangic seviyesinde kolay, sonradan zorlasiyor.
Kursa gidenlerden duydugum,
+unlu uyumu konuşurken
-siz cok imali konusuyorsunuz
-yapma(fiil mi? yapmama mi?) Tam hatirlayamadim ama bunu anlayamadiklarini soylemislerdi
0
durgunfoton
(15.01.21)
Tamamen hükümetin soft power politikasından dolayı dünyada Türkçe öğrenme trendi var. 2010 yılında kurulan Yunus Emre Enstitüsü dünya çapında adı sanı duyulmamış ülkelerde bile Türkçe eğitimi veriyor benzer şekilde Maarif vakfı dünya genelinde Türk liseleri olarak eğitim faaliyetinde bulunuyor bunların dışında TİKA, İHH, Türk kızılayı, diyanet gibi kurum ve vakıfların dünya çapında Türkçe öğretimi ilgili faaliyetleri var. Bir çok ülkede Türk dilinde üniversite eğitimi mevcut artık. Ayrıca Türk sineması ve diziler bu işin pazarlamasını yapıyor. Bu tamamen devlet politikası. Bkz. Yumuşak güç bkz. Soft power

Türkiye Türkçesi diğer Türk lehçeleri içinde en kolay konuşulanı ve en yaygını, Türkiye Türkçesi'nde bilimsel kaynaklar ve 100 yıllık birikim var Türk televizyonları dünya çapında faaliyet gösteriyor ve çok başarılıyız bu konuda ayrıca Türkiye Türkçei siyasi bir dil bütün Türk halkları Türkiye Türkçesi ile anlaşabilir ama Kırgız Türkcesi yukarıdaki saydıklarımı kapsamıyor ki Kırgızistan'da Kırgız Türkçesi daha yeni yeni yaygınlaşıyor ayrıca hala latin alfabesine geçemediler.

İran'a gelirsek İran'ın yarısının ana dili Türkçe zaten. Türkçe ile İran ve yakın cografyanın tamamını gezmek mümkün.
0
acebi
(15.01.21)
Iran´da anadili Türkce olan cok sayida insan var. Büyük sehirlerde ciddi Türkce konusan nüfus var. Ayrica diziler sayesinde catir catir ogrenen bir kesim de var, ama bu yeni degil, 5 sene oncesinden de Türkce ogrencim vardi Iranli, simdi de var.

Türkce, Türkiye´nin itibarinin daha iyi oldugu vakitlerde cok daha ilgi goren ve ogrenilen bir dildi. En azindan Avrupa´da bu ilginin azaldigini, üniversitelerde Türkce ogreten hocalarimdan siklikla duydum.

Türkiye Türkcesi, diger Türk devletlerinde hala iyi bir itibara sahip. Uygur arkadaslarim, hayatlarinda hic Türkiye´ye gitmemelerine ragmen gitmis ogrenmis mesela. Kirgiz bir Türkce ogretmeni taniyorum, Türkiye Türkcesi ogretiyor bir Alman okulunda. Ancak cabasiz olacak isler degil, kolay degil.

Türkce kolay ogrenilmiyor: www.openculture.com

Ozellikle farkli dil ailerine mensup ise anadiliniz, zor. Bu kulture ve dile ilgisi olan insanlar yine de var. Turkce hakimiyeti gercekten iyi ve saglam bir muzik bilgisine sahip Japon tanidigim var. Anadolu türkülerini iyi bilir, muzik prof. alani olmamasina ragmen! Avrupa´daki Türkiye kökenli nüfus da, bu dile ilginin artmasinda elbette etkili.

Ancak gozlemledigim ya da akademik cevreden duydugum bir artis yok. Aksine bir inise gecti ki, tehlikeli! Avrupa´daki üniversitelerde Türkce dil kürsüleri kapatiliyor.

Dil egitimi bizde berbat oldugundan, baska insanlarin yabanci dil ogrenmesine sasiyor olabiliriz. Cok dilli olmak, yeni dil ogrenmek; bir baska dilde hakimiyet saglamak bircok insan icin normaliteye dahil. Türkce kolay ogrenilmiyor, ancak dildeki duzenli, isleyen kurallar, nadir istisnalar Türkce´nin ogrenilmesini kolaylastiriyor.

Duzeltme: Link.
0
buf-e kür
(15.01.21)
Merak ettim hangi avrupa üniversitelerinde Türk kürsüleri kapatıldı? Kapatıldı ise muhtemelen politik sebeplerledir doğu avrupada eğitim dili Türkçe olan üniversiteler mevcut.
0
acebi
(15.01.21)
Kırgızistan'da kırgız türk manas üniversitesi var; hocaların maaşını türkiye ödüyor ve türkçe hazırlık görüyor öğrenciler. dolayısıyla türkçe bilmeleri normal.
0
marla is in my head
(16.01.21)
(13)

Arabayı satıp banka borcunu kapatsam mı? Ekonomi 101

avarel dalton
Sevgili Lidya’lılar, Robert Solow’un yol arkadaşları!Şu durumda olsanız siz ne yapardınız? (Tikler bilahare gelecek)2019 yılının son aylarında annemin rahatsızlığı nedeniyle araba ihtiyacım olmuştu buna istinaden gözümü karartıp kredi çekip bir araba aldım. Ne yazıktır ki annem hastalığı yenemedi. G
Sevgili Lidya’lılar, Robert Solow’un yol arkadaşları!

Şu durumda olsanız siz ne yapardınız? (Tikler bilahare gelecek)

2019 yılının son aylarında annemin rahatsızlığı nedeniyle araba ihtiyacım olmuştu buna istinaden gözümü karartıp kredi çekip bir araba aldım. Ne yazıktır ki annem hastalığı yenemedi. Geçtiğimiz Kasım ayında kaybettim :(

Araba kredi taksidi olarak maaşımın yaklaşık %40’ına tekabül ediyor. (Sigorta, kasko, vergi vb masraflar hariç) bununla birlikte ikinci el araba fiyatlarındaki mantıksız artışı hayretle izliyorum buna rağmen piyasaya göre çok daha uygun bir fiyat versem (mesela 30k daha ucuz) bankaya olan kredi borcumu kapatıyorum hatta elimde bir miktar para kalıyor.

Ancak bu durumda karşı karşıya olduğum soru/nlar

1- yeniden araba almak istesem piyasa uçmuş durumda, bankalara güncel faizler üzerinden gerdan kırmak durumunda kalacağım.

2- iş yerimin servisi var işe gelip giderken sıkıntım yok (servisin kaldırılması durumu da yok, 1 kişi olsa bile geliyor) ancak anneannem ile benim evimin arası 30km haftada 2-3 defa ziyaretine gidiyorum (toplu taşıma kullansam metro-otobüs) yapacağım ve pandemi döneminde toplu taşıma bir miktar korkutuyor yalan yok. (Bu arada toplu taşımayı ücretsiz kullanabiliyorum) ve arabanın rahatlığına alıştım :/

3- her hafta annemin mezarına gidiyorum oraya toplu taşıma ile gitme biraz sıkıntılı (kiralık araç veya taksi alternatifi var)

Kredi, faturalar, sair harcamalar üst üste gelince ay sonu ya kafa kafaya geliyor veya KMH’a dalıyorum.

Siz olsanız ne yaparsınız? Arabayı satıp bankaya olan krediyi kapatayım kullandığım yanıma kar kalsın ama arabasız bir hayat mı süreyim, kredinin bitmesine 3 sene var biraz dişimi sıkıp çok gerekirse arabanın direksiyonunu filan mı kemireyim :)

Bankayla konuştum bugün krediyi kapatsam kaç lira lazım dedim, bana söyledikleri rakamın 30-40k üzerine arabayı satabiliyorum.

Ne yapardınız?
0
avarel dalton
(15.01.21)
Turkiye ve buyuk sehirdeyseniz, isinizin de servisi varsa araba kolayliktan cok dert. Krediyi kapatip para biriktirmeye ve birikmis paranizin degerini korumaya calisin.
0
cleric
(15.01.21)
Anlattıklarına bakarsam bence araba senin için Bi ihtiyaç ve arabaya alıştığını görüyorum, satarsan pişman olursun bence.
0
valarmurgulis
(15.01.21)
arabayı satsanız da krediyi kapamayın. faize koyun en kötü. yine taksitleri düzenli ödeyin tabi. daha çok kar edersiniz.
0
jelly bear
(15.01.21)
kredi sizi maddi olarak çok zorluyor mu? asıl mesele bu bence. hayat kalitenizi düşürüyor mu ciddi manada? arabasızlık berbat bir şey. parasal anlamda ne kadar etkilendiğime göre kararımı veririm.
0
anarsika
(15.01.21)
Ben satmazdım. Krediyi bugüne kadar bir şekilde ödediysem bundan sonra da öderim diye düşünüyorum.
0
dissendium
(15.01.21)
Anladığım kadarıyla arabayı satmak için aceleniz yok. Haliyle piyasanın 30-40 bin altına satmanıza da gerek yok ve araba size şart. Aslında günümüzde hemen herkese şart.

Şöyle de yapabilirsiniz; arabayı satıp yerine "ayağı yerden kessin yeter" şeklinde bir araba alıp, kalanını bankaya öder, ister taksit, ister toplam tutar isterseniz de ikisini birden azaltabilirsiniz. Böylece hem ödemeler düşer, hem de arabasız kalmamış olursunuz.

Borç 100 bin ise 140 bine satsanız, 60 bine bir araba alsanız 80 bin ödeme yapıp, aylık taksitlerde ciddi bir düşüş sağlayabilirsiniz.
0
sumuklurakun
(15.01.21)
Sumuklurakun+1

Arabaniz nedir bilmiyorum ama üçüncü seçenek bu. Eğer salliyorum 200binlik arabaysa bunu yapabilirsiniz kesinlikle. Yok zaten 60binlik arabaysa daha düdüğünü almak riskli bulmak da zor zaten.

Bu arada basiniz sağolsun.
0
logisticsmanager
(15.01.21)
Öncelikle başınız sagolsun. Kesinlikle aracı satmam. Satarsan da borcu kapatmam.o kredinin maliyeti güncel e gore baya düşük
0
primetime
(15.01.21)
Basiniz sag olsun. krediyi odersiniz birden krediyi kapatmayin +1

70-80-100 bin civari bi aracsa satmayin.
0
ala09
(15.01.21)
arabayı sat, eline geçen paradan ucuz ve sadece iş görecek bir araba al. 40-50 bine günü kurtaracak araçlar mevcut. ucuz arabanın kaskosu,vergisi bakımı-masrafı da ucuz olacak.

kalan parayı kredi maliyetini düşünerek bir yatırımda değerlendir. karlı oluyorsa krediyi kapatmana gerek yok.
0
orpheus
(15.01.21)
model düşmen en anlamlısı gibi duruyo. hem aracın olur hem de masrafları düşer hem de nefes almalık bi alan kalır sana. model düş dedim diye de gidip ilk gördüğün pert arabaya girip kendini dert sahibi yapma. düzgün ve bakımlı bi araç alabiliyosan düş yoksa sorunlu arabanın arızasıyla uğraşmaktansa taksi tutmak daha uyguna gelir.
0
johnnie w lker
(16.01.21)
bobregimi satarim yine arabami satmam.
0
rm
(16.01.21)
Öncelikle başınız sağolsun, Allahrahmet eylesin.

Yerinizde olsam kesinlikle model, sınıf vb düşürürüm.

arabanız 250 bin ediyorsa satar örneğin 150 binlik bişey alırsınız ya da 100 bin nsyse.

Ayağımı yerden kessin+1
0
kumandanim
(16.01.21)
(6)

Çevirmenlik yapmak

black mamba
Günümüzde sadece serbest çevirmenlik yaparak geçinmek mümkün mü? Eve kapanıp evrak, kitap çevirerek çalışan çevirmenler var mı? Yayınevleri çevirmenlere pekmfazla ödemiyordur diye düşünüyorum. Türkiye deki iş ortamını düşünürsek serbest çalışanların hakkı iyice yeniyordur. Önümüzdeki yıl mütercim te
Günümüzde sadece serbest çevirmenlik yaparak geçinmek mümkün mü? Eve kapanıp evrak, kitap çevirerek çalışan çevirmenler var mı? Yayınevleri çevirmenlere pekmfazla ödemiyordur diye düşünüyorum. Türkiye deki iş ortamını düşünürsek serbest çalışanların hakkı iyice yeniyordur.

Önümüzdeki yıl mütercim tercümanlık bölümüne mi girsem diyorum. Amaç sadece serbest çalışmak. Bir yerde maaşlı değil.

Bir de çevirmenliğin kaç yılı kaldı sizce? Google un normal çeviri algoritması vardı. New York timestan bir makale çevirttim mükemmele yakın çevirmişti. Bu alanda da kurulan startupları takip etmeye çalışıyorum. Baya iyi girişimler var.
0
black mamba
(15.01.21)
Simültane tercümanlar güzel paralar kazanıyorlar, bir de yeminli tercümanlık büroları.

Sizin de dediğiniz gibi kitap çevirmenliği yapanlar ancak karnını doyuracak kadar kazanıyor.
0
zikardo
(15.01.21)
Simultane çevirmenlik yapmayacaksanız o bölümü okumak kendinize yapacağınız en büyük kötülük olur. Ki simultane çevirmenlik ciddi yetenek, hafıza falan gerektiriyor. Onun dışında normal yazılı çevirmenlik çok iyi müşterileriniz, büyük iş hacmi, sürekli iş akışı olmadığı sürece çekilecek çile değil. Çünkü bunlar olmadığı müddetçe düzenli bir gelir oluşturamazsınız. Kazancınız asgari ücrete bile yaklaşmaz, hatta boş geçirdiğiniz aylar olur.

Zaten İngilizce cümle kurmayı yeni öğrenmiş tipler bile çevirmenim diye ortada dolaşıyor. Bu tipler piyasayı ciddi ölçüde öldürüyor, iş başkasına gitmesin diye ölü fiyatına çeviri yapıyorlar. Müşteri de çok kalite aramıyorsa onları seçiyor.

Bunlardan etkilenmemek için kendinize belli bir uzmanlık alanı seçmelisiniz. Mesela hukuk çevirisi, medikal çeviri, teknik çeviri gibi. Buna karar verirken tabi ilgi alanlarınızı, size uzak kalan alanları falan da dikkate almalısınız. Mesela ben hukuktan, finanstan zerre anlamam ve en cahil olduğum konulardan biridir. O yüzden bu alanlarda çeviri yapmak istemem. Belli alanda uzmanlaşınca iş almanız daha kolay olur. Ama uzmanlaşmak da epey zaman gerektiriyor.

Bir de dile olan hakimiyet var. Nasıl kullanıyorsunuz o da oldukça önemli. Mesela Türkçesi berbat olan "Senin Türkçe öğretmenin kim?" dediğimiz tiplerin çeviri yapması yasaklanmalı. Daha irdelenecek çok şey var ama aşağı yukarı bu şekilde.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(15.01.21)
dil ve trend onemli...
0
camussar
(15.01.21)
Her gün Google Çeviri kullanan biri olarak Google Çeviri sık sık hatalı çeviri veriyor diyebilirim. Örnek olarak bir yazıda crane kelimesi turna için kullanılmış ama Google Çeviri bunu vinç diye çeviriyor. Google Çeviri her zaman kontrol gerektiren bir sistem. O kontrolü yapabilmek için de belirli bir seviyede o dili bilmek gerekiyor. Mükemmele yakın olmasına daha zaman var. Bu arada amaç geçinmekse öğretmenlik daha iyi bir seçenek olabilir. Kaliteli çevirmenler her zaman kendine yer bulacaktır. Çünkü edebî eserlerin çevrilmesiyle bir haber yazısının çevrilmesi aynı iş değil. Harry Potter için yazarın ürettiği, sözlükte bulunmayan bir kelimeye Google Çeviri karşılık bulamaz.
0
dissendium
(15.01.21)
Türkiye'de yayıncılık sektörünü unutun önce. Komik komik paralar dönüyor. Türkiye'de çeviriden iyi para kazanabilmeniz için belli bir alanda uzman olmanız lazım. O da öyle ha deyince olan bir şey değil. Mesela farmakolojiye hakim bir çevirmen fena kazanmaz. Kısacası özelleşmek gerekli.

Yurtdışından bahsedersek, dolarla para kazanmak güzel tabii ama o da şans işi biraz. Netflix tarzı yerlere kapağı atabilseniz güzel kazanırsınız ancak sınavı zor, uzun süre haber alamıyorsunuz sonuçlarınızla ilgili vesaire. Sonrasında da çevirmen havuzundakilere değişik kriterlere göre iş dağıtıyorlar, düzenli iş gelir mi gelmez mi belirsiz.

Ama mezun olduktan sonra 5 sene dişinizi sıkıp akıllıca seçimler yaparsanız ve kendinizi belli alanlarda geliştirirseniz terminoloji olarak, şansın da yardımıyla güzel paralar kazanmanız mümkün teorik olarak.

Ama şu an çevirmenlerin çoğu işsiz ya da komik paralara çalışmak durumunda (tam zamanlı ya da freelance), o da bir gerçek.
0
inawen
(15.01.21)
Cevirmen arkadaslarim uzerinden konusuyorum

- Ya cok ozellesmis konularda calisiyorlar (Hukuk Tip vs...)
- Ya ailenin ana gelirini esleri/evebeynleri kazaniyor.
- Ya da surekli olarak mali acidan eksideler, borclari dag olmus durumda. (Ozellikle yayinevleri ile calisanlar)

Simultane tercuman arkadasim yok ondan bilgim de cok yok.
0
cleric
(15.01.21)
(9)

İlkel mağara resmî ile sınavım

dakota
Biliyorsunuz dünyanın dört bir yanında mağaralarda hayvan resimleri yapmış ilkel insanlar binlerce yıl önce. Bir tanesi çok hoşuma gitti ve çıktı aldım oturdum bir kağıt bir karakalem aldım ve aynısını veya bir benzerini yapmaya çalıştım. Tam 4 saat uğraştım yine olmadı. Sonunda sıkılıp kalktım. Ben
Biliyorsunuz dünyanın dört bir yanında mağaralarda hayvan resimleri yapmış ilkel insanlar binlerce yıl önce. Bir tanesi çok hoşuma gitti ve çıktı aldım oturdum bir kağıt bir karakalem aldım ve aynısını veya bir benzerini yapmaya çalıştım. Tam 4 saat uğraştım yine olmadı. Sonunda sıkılıp kalktım. Benim kağıt kalem ile çizemediğim bir dımuz avı figürünü binlerce yıl önce bu homo sapienler veya neandartaller nasıl o kadar güzel çizmiş. Binlerce yıl önceki insan beyni ile şimdiki kıyaslanamaz. Alet kullanma imkanı da öyle. Bunu zeka be beceri açısından düşündüğüm zaman onlar kadar bile zeki ve becerikli olmadığım kanısına vardım.
Siz ne düşünüyorsunuz ?
0
dakota
(15.01.21)
Resmî değil resmi olucak başlık bu arada.
0
🌸dakota
(15.01.21)
o cizimler belki o donemin "leonardo da vinci"si yapmistir diye dusundum:) bizim yasam tarzimizla alakasi olmadigi icin o donemin, kendimle kiyaslamayi pek tercih etmezdim
0
ala09
(15.01.21)
hayatta kalmak, avlanmak ve barınmak gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için her zaman el ve göz koordinasyonlarını en üst seviyede tuttuklarından dolayı mümkün olabilir. ayrıca doğayı ve renkleri modern insanların büyük bir çoğunluğuna göre daha iyi biliyolardı.
0
makarnavodka
(15.01.21)
Ben de o şekilde düşünüyorum. O kadar eskiye gitmeye gerek yok. Bugün kendine ressam diyen kaç kişi en ünlü Rönesans resimleri düzeyinde resim çizebilir ki? İlkel insanların o kadar da ilkel olduklarını düşünmüyorum. Bugün üniversite sınavında binlerce öğrenci matematikte 0 doğru yapıyor ama 2500 yıl önce yaşamış olan Pisagor'un matematik bilgisi onlardan yüz kat ileride.
0
dissendium
(15.01.21)
Sanatta yeterliliği olan biri olarak diyeceğim şu ki eğitimini almadan mağara resmi dahi çizememeniz çok normal. Canınızı sıkmayın:)
0
suicides underground
(15.01.21)
güldüm olm. Basitçe sen çizmeye kabiliyetli olmayabilirsin ve cizen olabilir. Yani kabiliyet diye bir şey var, mağara adamı olsan bile (*-*). Yani sen orada herkesi yetenekleri bakımından neden eşit duşndün ki? Ay adlandıramadım da bu bakiş açısını, sahiden çok tuhaf bir kavrayış. Düşüneceğim üzerine.
0
velvetmorning
(15.01.21)
Sen ilk defa cizmeye calisiyorsun, onun belki 200. cizimi bu. Nereden biliyorsun ilk defada bunu cizdiklerini? Bence cok denemislerdir. Kotu olanlari da bir sekilde yok etmislerdir (teknik olarak mumkun mu bilmiyorum ama)?

Sen kafani baska yone calistiriyorsun, onlar kafalarini baska yone calistiriyor. Olay bu bence.

Leonardo da vinci, 30 yasina kadar eline kalem almayip da 30'una gelince "hadi ben bir mona lisa cizeyim" mi diyor sanki?

Tabii ki yetenek kismi da var, hepimiz leonardo'yuz demiyorum ama ne yonde dusundugun ve calistigin cok onemli. Benim de resim yetenegim cok kotudur ama o duvar resimlerini bir sure ugrastiktan sonra ben de cizebilirim diye dusunuyorum (ki o resimler de guzel yani).
0
ahm1
(15.01.21)
Fransa'da Chauvet mağaralarında 30000 yıllık üç boyutlu öküz resmi var. Bildiğin üç boyutlu. Adam taşa öyle bir işlemiş ki öküzü, hareket ediyor gibi duruyor hayvan. Mağara adamı deyip geçmemek lazım.
0
epistemic_regress
(15.01.21)
Seneler once birgun dolmusa bindim, 2-3 kisi eksik bekliyoruz. Kaldirimda evsiz bir cocuk oturuyor, vaziyet kotu. Kafa gidik, konusma varla yok arasi, kollar bacaklar falan yamulmus, arkadas net olarak ozurlu, yuruyemiyor surunuyor resmen. Les gibi de bir gun, yagmur camur, dolmusun rengi camurdan siyaha donmus. Ben de cam kenarindayim, disarisi zor gozukuyor. Eleman benim baktigim cama geldi surunerek, iki eliyle ayni anda birbirine mukemmel simetrik iki adam surati cizdi iki dakika icinde ve gitti. Dolmusun icindeki herkes soka girdi, arkasindan bakakaldik.

Cizim dogustan yetenek isi, adamin senden 10bin sene once yasamis olmasi, ozurlu olmasi, vs senden daha yeteneksiz oldugu anlamina gelmiyor.
0
cooperr
(15.01.21)
(9)

Doktorların aşı yaptırırken foto çekinmesine ne diyorsunuz?

esmeralda villalobos
Bildiğiniz gibi sağlık çalışanları aşılanmaya başlandı. Doktorların aşı olurken fotoğrafını gördüğünüzde hangi düşünce kafanızdan geçiyor?A. "Aaa Dr. X'e bak, o olduysa vardır bi bildiği, ben de olayım"B. "Şundaki havaya bak, sanki bize aşı var da biz olmuyoruz"C. Fotoğraftan etkilenmedimD. Diğer
Bildiğiniz gibi sağlık çalışanları aşılanmaya başlandı. Doktorların aşı olurken fotoğrafını gördüğünüzde hangi düşünce kafanızdan geçiyor?
A. "Aaa Dr. X'e bak, o olduysa vardır bi bildiği, ben de olayım"
B. "Şundaki havaya bak, sanki bize aşı var da biz olmuyoruz"
C. Fotoğraftan etkilenmedim
D. Diğer
0
esmeralda villalobos
(15.01.21)
ben sadece seviniyorum, zira sağlıkçılar inanılmazz boyutta kayıplar verdiler. bu ülkenin resmen kazık attığı insanlar. oh be en azından bundan sonra kayıplar çok azalacak diyorum.
a şıkkını zaten düşünüyorum bu kadar bilimadamı salak da ben mi akıllıyım, ilk bulduğum aşıyı olurum dediğim için fotoğraflar aşı konusundaki fikrimi etkilemiyor.
0
red g
(15.01.21)
c çünkü zaten neyin ne olduğunu biliyorum, birinin yaptır birinin yaptırma demesi bişeyi değiştirmiyor.

bildiğim bişey de yok ama etkilenecek yapıda bir insan değilim yani.

bütün dünya bilmiyor daha ne olacağını benim bilmem imkansız mantıken.
0
killerbee
(15.01.21)
Sadece doktorlar için değil, tüm sağlık çalışanları için seviniyorum.

A şıkkı kesinlikle değil. Covid sayesinde ülkenin profesörüne bile güvenilmeyeceğini gördüm. Oytun Erbaş, Ercüment Ovalı insanlara yalan yanlış şeyler anlattı. Birine sırf doktor olduğu için kesinlikle güvenmem. Her zaman okuyup araştırdığım şeylere güvenirim.
0
dissendium
(15.01.21)
zaten yaptırmayı en başından beri düşünen biri olarak C diyorum ama ne yalan söyleyim Ateş Kara'yı ekranda aşı yaptırırken görünce bi A şıkkı geçti içimden. o adama nedense baya güveniyorum ben :)
0
makarnavodka
(15.01.21)
AB ve ABD de gecerliligi olmayan asiyi ister bahsedilen asi olsun ister icerigi baska bir seymis o olsun, asi olmalari beni ilgilendirmiyor. bana vize almami saglayacak asiyi getirmedikce...
0
ala09
(15.01.21)
Büyük bir alay edilesilik. Bundan fazlasını yapamazlar zaten, hakları yok. Anca özendirme örnek olma... salak değilsek bunları yemeyiz diye umuyorum.
0
1bir1bir1
(15.01.21)
Sağlık çalışanları için seviniyorum +1

Fakat devletin yönetici kısmındaki, rektör, bakan, cumhurbaşkanı gibi kişilerin fotoğraflarını görünce sanki aşı var da biz olmuyoruz bu neyin şovu diyorum

Şov böyle olur
jurnaltr.com

İngiltere’nin Oldham Belediyesi’nde evsizlere ve barınaklarda yaşayanlara aşı sırasında öncelik tanındı
0
freebird5406_2
(15.01.21)
d. ulan sanki aşı var da biz olmuyoruz. aşı sıralamasında sıra bana gelene kadar muhtemelen salgın malgın kalmayacak ortalıkta.

misal eşim öğretmen, benden biraz daha üst sırada. onun olduğu aşıdan ne olacak acaba? sonuçta bulaştırıcılığı devam ediyor.

burada yazan, okuyan insanlar muhtemelen son sıralarda yer alıyordur. o yüzden hiç kafa yormayın. gördüğünüz gibi daha parti üyeleri var bizden önce :)

ha yine de sıra gelir gelmez aşı olacağım.
0
teritori
(15.01.21)
Babam sağlık personeli. Çalıştığı hastande 2 arkadaşı, okul yıllarından ise 4 arkadaşını covidden kaybetti. Aşı olurken fotoğrafını çekmişler, bana gönderdi.

Hissettiğim en net duygu mutluluk ve rahatlama oldu. Hala misafircilik oynayan, gizli kına gecesi düzenleyenlerin yüzünden babam hastalanmayacak dedim. Sonra üzüldüm, eğer arkadaşları ki ellerinde büyüdüm, çocukları arkadaşlarım, aşı olabilseydi muhtemelen yaşıyor olacaklardı. Öyle hem sevindim hem üzüldüm yani.
0
physcos physcos
(15.01.21)
(5)

sevdiğin insanı, onu sevdiğine ikna etmek

flufyy
ey romalılar. böyle bir durumla karşı karşıyayım. bu âciz arkadaşınıza bir yol yordam göstermek istersiniz belki umarım sanırsam. çok seviyorum fakat inandıramıyorum. nasıl ikna edebilirim acep? her cevabınıza büyük minnet duyuyorum şimdiden...
ey romalılar. böyle bir durumla karşı karşıyayım. bu âciz arkadaşınıza bir yol yordam göstermek istersiniz belki umarım sanırsam. çok seviyorum fakat inandıramıyorum. nasıl ikna edebilirim acep? her cevabınıza büyük minnet duyuyorum şimdiden...
0
flufyy
(14.01.21)
Önce inanmak isteyip istemediğini sorgulamak lazım. Sevgili değilseniz sevgiye inanmamak reddetme amaçlı söyleniyor olabilir. Gerçekten inanmıyorsa onu sevdiğinizi gösteren küçük şeyler yapabilirsiniz. Onun fotoğrafını telefonda duvar kâğıdı yapmayı deneyin. Belki işe yarar.
0
dissendium
(14.01.21)
Karşındaki kişinin ergenliğe girip çıkmasını beklemekten başka bir teknik yok gibi. 12-13 yaşındaki her bireyde olabilir bu tür davranışlar.
0
pass
(14.01.21)
Davranışlarla olur bu. Onu değerli hissettirmelisin ve çok ilgi göstermelisin. Mesela onun için kavgaya girmek, onun için kendi ailenle tartışmak, onun çözemediği sorunlarını çözmek gibi.
0
etna
(14.01.21)
Ya bugüne kadar ona sevgini hissettirecek ve güven verecek şekilde davranmamışsın ya da o senden bağımsız bir şekilde ayrılmak istiyor.

Zorlama. Zorladıkça zıddına gidersin, bırak kendi haline. Sevmeyenle birlikte olup çile çekeceğine yalnız kal dinginleş kendine gel daha iyi.
0
1bir1bir1
(14.01.21)
benimki sevgi değilmiş, benimki bağlanmakmış. başka sözüm yok. hepinize teşekkürler...
0
🌸flufyy
(14.01.21)
(6)

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları - YKY 2007

fiach mchugh
Biliyorsunuzdur, YKY HP serisinin kapak tasarımlarını değiştirdi bir süre önce. Yeni kapaklar nostaljik bünyelere alerji yapacak seviyede farklı. Şimdi soru şu:"Şömiz" denen cilt üstü zarf 7. kitapta var mıydı, yok muydu? Ben vardı gibi hatırlıyorum, fakat hiç bir yerde şömizli 7. kitaba rastlayamad
Biliyorsunuzdur, YKY HP serisinin kapak tasarımlarını değiştirdi bir süre önce. Yeni kapaklar nostaljik bünyelere alerji yapacak seviyede farklı. Şimdi soru şu:
"Şömiz" denen cilt üstü zarf 7. kitapta var mıydı, yok muydu? Ben vardı gibi hatırlıyorum, fakat hiç bir yerde şömizli 7. kitaba rastlayamadım. Acaba var da bulunmuyor mu, yoksa 7. kitap direkt şömizsiz, karton kapaklı olarak mı basılmıştı?
Evinde bulunduran veya "ben basan matbaayım, kesin bilgi bende var" diyen var mıdır? Ona göre şömizli baskının peşine düşeceğim.
0
fiach mchugh
(13.01.21)
Vardı, ilk baskıların hepsi şömizliydi diye hatırlıyorum. Ama kitaplar babamın evinde olduğu için bakamıyorum.

Yalnız şöyle bir ilan buldum, hepsi şömizli diyor, fotoğraftan da öyle gözüküyor: www.letgo.com

Edit: aha evet, kıvrık kulaklıydı. Yanlış hatırlamışım ben.
0
kobuzchu kiz
(13.01.21)
hayır 7. kitap öyle değil. Üstteki linkte de dikkat edin ilk altısında kaplama var. Kitaplığımdan da kontrol ettim şimdi, hepsini çıktığı zamanlar alıp okumuş biriyim 5-6-7. kitapları bekledim çıktığı anda almıştım :)
0
rodriguez2
(13.01.21)
sanırım 7. kitapta şömiz maliyetinden kaçmak için şöyle bir çakallık yapmışlar: www.letgo.com
bu arada letgo'ya hiç bakmamışım evet buradan bulunurmuş aslında :)
0
🌸fiach mchugh
(13.01.21)
7'de yoktu diye hatırlıyorum. Son hatırladığım kılıflı olan 6'ydı.
0
dissendium
(13.01.21)
Bendekinde de şömiz yok.
0
ryhmer
(13.01.21)
hayır 7.de yoktu. 2007de aldım ben de ve şömizsiz :)
0
theseachange
(13.01.21)
(9)

Nasil is kurdunuz?

ala09
etrafimda ticaretle ugrasan yakinen tanidigim biri yok. ben de maasli calisanim ama bu yasam tarzi ben degilim! nereden baslayabilirim? para biriktirirken bile kuracagim is icin sermaye biriktirdigim güdüsü var. ama rehberim yok.
etrafimda ticaretle ugrasan yakinen tanidigim biri yok. ben de maasli calisanim ama bu yasam tarzi ben degilim! nereden baslayabilirim? para biriktirirken bile kuracagim is icin sermaye biriktirdigim güdüsü var. ama rehberim yok.
0
ala09
(12.01.21)
Bir akrabam kurdu. İşi çok iyi bilmeniz lazım. Bence iş kurmak için 10+ yıl tecrübe gerekiyor. KOSGEB desteklerini araştırın. İyi bir plan gerekiyor. İş yeri tutacaksınız kira, vergiler... bir sürü masrafı iyice düşünmek gerekiyor.
0
dissendium
(12.01.21)
en az 5 yılını kafadan silmen gerekiyor. normal maaşlı hayat lüks oluyor sen düşün.

bunu göze alıyorsan zaten ufaktan başlasan 7-8 yılda bir şeyler olur.

hiç bir zaman sabancı olacağını düşünme. bu koşullar ok ise aramıza hoşgeldin.
0
duyurukullanıcısı
(12.01.21)
Burayı dinleme. İşe göre değişir. 7 8 yılda bir şey olur abartı. 7 8 aç mı kalıyor iş kuran insanlar?
0
black mamba
(12.01.21)
@black mamba zaten yasayanlar tecrubesini yazdi cok gormedim. ama bu konuda uyarmak mantikli insanlar 3-5 ayda zengin olmak beklentisinde
0
🌸ala09
(12.01.21)
doğru zamanda doğru işi yaparsan zengin olmaman için sebep yok.
zaten kendi işini yapanların ticari zekası oluyor. herkes memur olabilir ama iş kuramaz bence.

ama bir yeteneğin var ve bunu pazarlamak istiyorsan genellemeler doğru. bir kaç yıl eksikleri tamamlamak ve adını duyurmak namına kısa bir süre açıkçası.
0
qxgviper
(12.01.21)
bence böyle bir kılavuz yok tamamen cesaret ve içgüdü meselesi gerisi yolda öğreniliyor.

tek önerim ortaklık konusuna çok dikkat edin. iyi arkadaş-dost çok kötü bir ortak olabilir. ortaklıkta biriniz teknik diğeri ticari beceride olsun mesela. aynı konuda uzman ya da işi hiç bilmeyen iki kişi olmaz. biri bilen diğer bilmeyen de olmaz.
0
orpheus
(12.01.21)
Biz (esnaf olarak) ticarette bir cümlenin içinde savruluruz, paran var ise alt sat yok ise imal et sat.

Elinizden ne iş geldiğine , neyden ne kadar anladığınıza , fiziksel gücünüze bile pay biçerim. Sıfırdan imalat ile başladık kozmetik sektörüne , güvenme meselesi yüzünden çok fena çakıldık ama vazgeçmedik , tonlarca yük geçti sırtımızdan , çok aç günlerimizde oldu geçti gitti.Hala akşam memur mesaim bitince , atölyeye gidiyorum, geçen kapanma bittikten sonra açıldığımızda neredeyse yıl sonu kapanmasına kadar hiç bir pazarı evde geçirmedik.
Ticaretten anladığınız açayım bakkal,çerezci,manifatura ise rica ediyorum devam edin maaşlı işinize. Yok benim bir fikrim ve hedefim var yaptım piyasa araştırmasını da diyorsanız hiç korkmayın.
0
synax
(12.01.21)
Öncelikle işi bilme ve tecrübe noktasında @dissendium +1 Örneğin terzi değilseniz, makinaları çalıştıramayacaksanız dokuma atöylesi açmayın veya restoran sektöründe hiç tecrübeniz yoksa kafe-restoran düşünmeyin. Zira karşınıza çıkabilecek engelleri bilmiyorsunuz.

İkinci olarak mali müşavirinizi karşınıza alın ve anlattırın. Ne zaman hangi vergi ödenecek, bu verginin oranı nedir, neye göre hesaplanır ve sizin iş planınıza göre ortalama ne kadar çıkar? Bunlar için iş planınızda bir bütçeniz olsun. Çünkü vergiyi geciktirmek pek mantıklı bir seçenek değil. Mümkünse kazandığınız paranın devlete gidecek kısmına hiç dokunmayın. Ayırın bir başka hesapta dursun, günü gelince devlete ödersiniz.

Üç, market, restoran v.s. gibi nakit çalışmıyorsanız alacaklarınızın ödenmeme ihtimalini değerlendirin. Ne kadarı ödenmezse ayakta kalabilirsiniz? Ne kadar süre hiç para kazanmasanız da iş yerini (kira, belki çalışanların ücretleri, vergiler, v.s.)

Sonuç olarak en azından 1 yıl içinde ne kadar kazanacağınızın tahmini,
aynı süre içinde kazanıp da alamayacağınız meblağların tahmini,
giderlerinizin tahminini yapmaya çalışın. En iyi ve en kötü senaryolarda ayakta kalma süreniz nedir?

Sonra zaten, ne kadar sermayeye ihtiyacınız olduğunu, işe girip girmeyeceğinize daha rahat karar verirsiniz.
0
yargin
(12.01.21)
En büyük handikapın etrafında hiç ticaret yapan olmaması, gerçi başarısız bir örnektense hiç olmaması daha mantıklı olabilir.

Cesaretin olduğu belli, peki ticari zekan var mı? Bunu denemeden bilemezsin, hesabını kitabını bilen biri misin mesela? Kredi kartını sıkıntıya sokan, alacak verecek problemleri olan biri misin?

Gece hayatını sever misin? Para harcamayı, alışveriş yapmayı sever misin? Bunları niye soruyorum, ticarete atılıp da eline geçen her parayı sağa sola harcayıp "nasıl battık anlamadım ya" diyen çok adam var.

Ticarete atılmak için mutlaka bir yerden bir ışık görmeli, bir fikir bulmalısın ki ne yapacağını bilesin. Ticaert yapacaksın da ne alıp satacak, ya da ne üreteceksin? Bu yüzden bir örnek, bir yol gösteren, bir bilen olmalı ki yönlendirsin seni de.

Hiç bilmediğin sektörlerde ticaret yapılır mı? Yapılır ama hepsinde değil, mesela hiç anlamıyorsan kebapcı açamazsın. Çünkü ocakcı işe gelmediğinde, fırıncı kız kaçırdığında, motorcu kaza yaptığında yerine geçebilecek birilerini hemen bulabilmek için o çevreden bir networkun olmalı. Yeni çalışan gelene kadar da işi idare edebilecek tecrüben olmalı.

Veya hiç tornadan tesviyeden anlamıyosan metal işleme ile ilgili bir atölye açamazsın vs vs.

Mesela AVM'lere 10'ar tane akülü araba koyup 2 tane asgari ücretli eleman ile ebeveynlerin çocuklara hayır diyemeyeceği bu iş tipi daha bir kaç sene önce birilerinin aklına geldi.

Nadir olan ya da daha önce kimsenin aklına gelmemiş (süper bişy olmasına gerek yok, basit ama akla gelmemiş bir şey de olabilir) bir iş tipinde çok kazanman ve büyümen zor olmaz.

Zaten bilinen iş tiplerini tekrar etmek de doğru yer seçimi ve istikrar ile yine maaşlı işinden çok kazandırması zor değil.

Aslında yaz yaz bitmez, en güzeli bir iki tüccar esnaf arkadaş bulup biraz takıl yanlarında.
0
John Bloor
(13.01.21)
(5)

Eğitim sosyolojisi ödevi

kezbanietzsche
ödev tanımı şu:"Eğitim, aile, din, ekonomi, siyaset gibi diğer toplumsal kurumlarla da ilişkilidir. İstediğiniz herhangi bir sosyolojik kurumu seçerek, eğitimin bu kurumla ilişkisini tartışınız. Yani ödeviniz, eğitim ve aile, eğitim ve siyaset, eğitim ve ekonomi gibi bir başlıkta, eğitim ve seçtiğin
ödev tanımı şu:

"Eğitim, aile, din, ekonomi, siyaset gibi diğer toplumsal kurumlarla da ilişkilidir. İstediğiniz herhangi bir sosyolojik kurumu seçerek, eğitimin bu kurumla ilişkisini tartışınız. Yani ödeviniz, eğitim ve aile, eğitim ve siyaset, eğitim ve ekonomi gibi bir başlıkta, eğitim ve seçtiğiniz toplumsal kurumun ilişkisini sosyolojik çerçevede tartışmanız beklenmektedir. Mesela, eğitim ve aile ilişkisini, ebeveynlik stilleri, ebeveyne bağlanma vs. gibi bir temelden ziyade, ailenin çekirdek ya da geniş aile olmasının, boşanmış ya da boşanmamış aile olmasının, ailenin sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyinin çocuğun eğitimiyle ilişkisini tartışmalısınız"

1) hoca burada tam olarak ne istemiş?
2) ödevi yaparken nasıl bir yok izleyeyim?
0
kezbanietzsche
(11.01.21)
Makale bulmaya çalışın. Eğitim ve aile gibi bir konu yüzlerce kez araştırılmıştır.
0
dissendium
(11.01.21)
neden hiç kimse sorumu anlamıyor ya :( siz de hocanın ne istediğini anlamıyorsunuz değil mi? o yüzden cevap veremiyorsunuz :(
0
🌸kezbanietzsche
(11.01.21)
Sayısalcı mısın acaba? :d çok açık. Zengin ve fakir kesim arasındaki epştim farkını inceleyeceksin mesela. Ya da doğu anadolu daki okulların ÖSS başarısı ülkede en düşük olan bölge. Nedeni tüm aptalların orada toplanmış olması olabilir mi? Tabii ki değil. Sosyoekonomik nedenler. Bunları inceleyeceksin.
0
black mamba
(12.01.21)
nesini anlamadınız ki? mesela hocanın verdiği örnekten gidersek; eğitim seviyesi düşük aileler daha fazla çocuk yapıyorlar. boşanma oranı eğitim seviyesi yüksek ailelerde daha çok. sebep; kadının eğitim seviyesi düşük olduğu için finansal özgürlüğü kazanması çok zor. bu nedenle boşanmak yerine katlanmak var. ayrıca yine eğitim seviyesi düşük olduğu için boşanınca ayıplanma, "dul kalma" gibi düşünceler hakim. bunları daha detaylı ve akademik dille yazacaksın işte.
0
candide
(12.01.21)
ya tamam da öyle her aklıma geleni paldır küldür yazacak mıyım? bunun belli bir yolu yok mu? onu soruyorum. bana bir şablon lazım ki ona göre ilerleyeyim. nasıl bir yol izleyeyimden kastım bu
0
🌸kezbanietzsche
(12.01.21)
(3)

Gastroenterit

Nohutdurumu
Bir hasta gastroenterit ile hastaneye gelse habgi tetkikler istenir?
Bir hasta gastroenterit ile hastaneye gelse habgi tetkikler istenir?
0
Nohutdurumu
(11.01.21)
Hemogram istemişlerdi.
0
dissendium
(11.01.21)
Hemogram, biyokimya, gaita mikroskobisi, gaita ve idrar kültürleri
0
curukturpkokusu
(12.01.21)
Kan kültürü istenmez mi? Bi de neden idrar istediniz? Yani gastroenterit şüphesi diyelim
0
🌸Nohutdurumu
(14.01.21)
(2)

Yetişkinler için Sıfırdan İngilizce Öğrenme

PhoenixRising
Merhabalar;Bir arkadaşıma İngilizce öğretiyorum, seviyesi beginner, yani her konuyu, her kelimeyi en baştan anlatmak gerek. Birkaç kere internetten vs kaynaklar kullandım ama sabit üniteli, kelime listeli bir kitap olsa daha iyi olacak sanki. Benim zamanımda GEneration Next vs türevi kitaplar vardı
Merhabalar;
Bir arkadaşıma İngilizce öğretiyorum, seviyesi beginner, yani her konuyu, her kelimeyi en baştan anlatmak gerek. Birkaç kere internetten vs kaynaklar kullandım ama sabit üniteli, kelime listeli bir kitap olsa daha iyi olacak sanki. Benim zamanımda GEneration Next vs türevi kitaplar vardı mesela. Yine bu şekilde, gramer konularının sıralarını takip edebileceğimiz, kelime listesi de olan, pdf formunda önerebileceğiniz kitap varsa çok makbule geçer.
0
PhoenixRising
(11.01.21)
English Grammar in Use
0
dissendium
(11.01.21)
dunyanin en sacma sayi birisine dil ogretmek. dayanilmayacak kadar sikici olsa gerek. telefonuna duolingo kursun gunde 2 saat calissin. olur biter. kimse kimseye dil ogretemez, kisi kendisi ogrenmedikce.. eger zaten kendisi ogrenmiyorsa ogrenesi yoktur. ve bosa kurek cekiliyordur..
0
ghostinthemech
(11.01.21)
(3)

Yüksek lisans başvurusu hakkında

aguen
Merhaba duyuru,Para uğruna akademiden kaçmıştım; bir de ortak bir projede paper'a adım yazılmamıştı iyice küsüp gitmiştim lisansta. İşimden çok memnunum artık asla akademiye dönmem zaten de; yine de kariyer vs. yüksek yapmak istiyorum.Başvurmak istediğim üniversite 2.8 ortalama istiyor; bende 2.76 v
Merhaba duyuru,

Para uğruna akademiden kaçmıştım; bir de ortak bir projede paper'a adım yazılmamıştı iyice küsüp gitmiştim lisansta. İşimden çok memnunum artık asla akademiye dönmem zaten de; yine de kariyer vs. yüksek yapmak istiyorum.

Başvurmak istediğim üniversite 2.8 ortalama istiyor; bende 2.76 var.

Giremez miyim :(

Ek bilgi olarak ALES ve YDS sonuçlarım 96-97. Hocaya bağlı bir şeyse bu ünide çalışmak istediğim hoca ile aram çok iyi hatta üni dışından ara sıra bir projeye destek oluyorum. Biraz da o projeye iyice odaklanabilmek için istiyorum aslında yükseği. Çok iyi bir paper çıkması garanti gibi ve en çok emeği olan insan benim, tek isteğim adımın kaliteli bir makalede yer alması :(
0
aguen
(11.01.21)
Başvurular siteden oluyorsa 2.8 altını sistem kabul etmeyebilir.
0
dissendium
(11.01.21)
%90 kabul alamazsın. Enstitü şartları net olur her zaman :(

Ama şöyle yapabilirsin. Hocan yarı dönemde yatay geçiş için kontenjan ayarlar, ilan çıkar, basvurursun ve oraya geçersin yatay geçişle.
0
westblack
(11.01.21)
giremezsiniz. tek olasılık yatay geçiş.
0
fezagezgini_4
(11.01.21)
(8)

ücretsiz antivirüs programı

candide
hangisini kullanıyorsunuz?
hangisini kullanıyorsunuz?
0
candide
(11.01.21)
defender
0
sutlu nescafe
(11.01.21)
antivirüs kullanmasan bilgisayarına çok daha yararlı olur.
0
jelly bear
(11.01.21)
Yıllardır Avast kullanıyorum. CryptoLocker mağduru olarak antivirüs programı kullanmamanın intihar olduğunu düşünüyorum.
0
dissendium
(11.01.21)
Avira
0
John Bloor
(11.01.21)
kaspersky
0
roket adam
(11.01.21)
Kullanma kanka. Bir işe yaradıkları yok. Windows defender yeterli.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.01.21)
Windows defender harici, genellikle her ayda bir eset online scanner ile tarama yapıyorum. Daha bilgisayarımda virüs çıktığı olmadı. Deprem öldürmez, bina öldürür diyorlar ya ben de şöyle diyeyim:

"Anti-virüs korumaz, kullanıcı kendini korur."
0
siz tek ben hepiniz
(11.01.21)
defender ve küçük dosyalar için www.virustotal.com
0
curious mind
(11.01.21)
(12)

İş mevzuları (Sibirya)

hede hodo
Valla kafam karışık :) Bir önceki çalıştığım yer belarustaydı. Şimdi ise çalıştığım aynı firma Sibirya’dan iş almış. İrkutsk’a bağlı bir bölgede. Keşke irkutsk olsa ama değil:)Daha maaş filan konuşulmadı. Ama bi önceki yerden bi tık fazla olur diye düşünüyorum.Orası olmazsa başka bi hazır iş ise hen
Valla kafam karışık :)
Bir önceki çalıştığım yer belarustaydı. Şimdi ise çalıştığım aynı firma Sibirya’dan iş almış. İrkutsk’a bağlı bir bölgede. Keşke irkutsk olsa ama değil:)
Daha maaş filan konuşulmadı. Ama bi önceki yerden bi tık fazla olur diye düşünüyorum.
Orası olmazsa başka bi hazır iş ise henüz yok.
Soğuğu severim. Kazakistan’da vs de çalıştım. Ki Belarus’da soğuk bir memleket.
Ama bilinmeyen bir yere gitme düşüncesi biraz ürkütüyor bu sefer :)
Ne yapayım bilemedim.
0
hede hodo
(10.01.21)
yani ya sececeksiniz ya issizlik mi? ne kadar surelik bir is ve hayatta hedefleriniz neler oraya gitmek nelere engel olacak bunu belirtmelisiniz. is istir diye de eyorlayayim
0
ala09
(10.01.21)
@ala
Yani başka beklediğim işler var. Ama kesin bir şey yok. Muhtemelen 1 sene civarı sürecek bir iş olur. Hatta bi tık daha az olabilir. İşte bilinmeyen bir yer olması biraz sıkıntı oldu içime.
0
🌸hede hodo
(10.01.21)
kazakistan'a giderken biliyor muydunuz ki?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.01.21)
maks 1 sene olacaksa guzel olabilir. baykal golunun yanindaymis oralarda gorulecek cok yer var diye biliyorum.

eger soguk problem olmayacaksa neresi olacagi cok problem olmaz. baska yere gitseniz de koronavirusten oturu cok bir sey yapilamayacak.
0
fakyoras
(10.01.21)
@proletarier
Evet biliyordum :) gittiğim firma 20 senedir oradaydı belki. (Enka)
@fakyoras
İrkutsk çok güzel bi yermiş. Ama bu yer neredeyse 1000km uzağında olan bir yermiş. Yani kafa karışıklığı ve düşünceyi alan bu aslında. Ki doğru düzgün piyasada iş de yok, farkındayım her şeyin tabii ki.
İşte bilemedim. Öyle bi paylaşayım dedim :)
0
🌸hede hodo
(10.01.21)
En kötü gidip bırakırsınız. Daha gitmeden bırakmak mantıklı değil. Güzel bir macera olabilir.
0
dissendium
(10.01.21)
müthiş bir deneyim gibi görünüyor.
0
alicandan
(10.01.21)
Valla bence de çok ilginç bir deneyim. Gidip bi 6 ay denemek mantıklı olabilir, o sırada başka iş de bakmaya vaktin olur.
0
roket adam
(10.01.21)
Coronadan dolayi zaten kimse bi sey yapamiyor+1
1 sene fena degilmis. isiniz hayirli olsun diyelim :)
0
ala09
(10.01.21)
güzel ama karı kız yok oralarda. elizabet okeyse okey.
0
in a world of magnets and miracles
(10.01.21)
Bunu izleyince ise içime huzur geldi:)
Genlerim hep oralardansa demek :)

youtu.be
0
🌸hede hodo
(11.01.21)
Madem onceden deneyimin var, siki pazarlik yap. "bir tik" fazlasina an itibariyle i$siz degilsen gitme. 3-5 tik fazlasi olmasi lazim eger medeniyetten ciddi uzakta olacaksan. En azindan hesap dolsun..
0
cooperr
(11.01.21)
(9)

Güneş gözlüğü

dissendium
Yaz kış demeden güneş gözlüğü kullanan var mı? Bir tane güneş gözlüğü almak istiyorum. Güneş gözlüğü bana havalı geliyor. Alışırsam yazın her dışarı çıktığımda kullanım diye düşünüyorum. Ama fiyatlar da az değil. O paraya koyun alınır diyor içimdeki ses. Sizce bu bir heves mi yoksa bir kere güneş gö
Yaz kış demeden güneş gözlüğü kullanan var mı? Bir tane güneş gözlüğü almak istiyorum. Güneş gözlüğü bana havalı geliyor. Alışırsam yazın her dışarı çıktığımda kullanım diye düşünüyorum. Ama fiyatlar da az değil. O paraya koyun alınır diyor içimdeki ses. Sizce bu bir heves mi yoksa bir kere güneş gözlüğü kullanınca hep kullanılıyor mu? Daha önce güneş gözlüğü kullanmadım. Aldıktan 2, 3 gün sonra bir yere atmak istemediğim için yorumları merak ettim. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(10.01.21)
Işığa hassasiyeti olanlar için heves değil yaz kış kullanılır aksesuardan çok zaruri ihtiyaç
0
berkan11
(10.01.21)
1000 lira verirsen kullanırsın boşa gitmesin diye.
0
Tochinoshin
(10.01.21)
Gunes gozlugu super bir icat.
Bir suru fiyat araliginda var, illa rayban olmasina gerek yok. Iyi, guvenilir biz gozlukcuden alindiktab sonra sorun yok.
Bir kere surekli kas catmaktan kurtuluyor insan. Sirf gunes gozlugu sebepli lens takmaya gecmistim 2007de :D
0
kuehles blondes
(10.01.21)
Yazın neredeyse markete giderken bile takıyorum. Işık hassasiyetim var. Utanmasam bilgisayara bakarken bile takardım. Bi ihtiyac olduğunu düşünüyorum. Ama tutup da raybana bin tele vermem şu dönemde.
0
elorelia
(10.01.21)
Benim gözlerim çok hassas güneşe karşı. Yazın zaten gözlüksüz evden dışarı adım atmıyorum ve kışın da hava çok kapalı olmadığı sürece kullanıyorum.
0
ms brownstone
(10.01.21)
Gunes gozlugu sebepli lense gecmeye benden de +1 :D
0
invictae
(10.01.21)
@invictae, güneş gözlüğü ve lens ilişkisi nedir? Olaya bayağı yabancıyım.
0
🌸dissendium
(10.01.21)
Gozluk takarken ustune bir de ekstra gunes gozlugu takamiyorsun.

Numarali gunes gozlugu yaptirsan tek gozluge bagimlisin. Ama gunes gozlukleri bir ihtiyac olmasinin yanisira (bence ihtiyac yani) ayni zamanda bir aksesuar da. Benim bircok gunes gozlugum var, e lens takinca gozlukten kurtulunuyor ve istedigin gunes gozlugunu takabiliyorsun.
0
kuehles blondes
(10.01.21)
Ilk defa kullanir miyim diye bakiyorsaniz dogrudan 600-1000 tl bandina cikmamanizi oneririm. atasunun ucuz modellerinden veya bilmedigim diger gozluk markalarindan 150-200tlye bir gunes gozlugu alin. deneyin kullanin. su aralar cok disari cikiyor musunuz bilmiyorum bunu test etmek icin gunesli havalar, bahar ve yaz mevsiminde disarda vakit gecirdiginiz zamanlar deneyin hani mesela yaniniza almayi cokca unutur musunuz yoksa cuzdan kadar gerekli mi?
sonra kis aylari da kusur kalsin diye dusunuyorum. severseniz iyi bi markaya yatirim yapabilirsiniz ^.^
0
ala09
(10.01.21)
(14)

geçen sene sopranos bu sene wire izledim 2021'de hangi dizi?

eurhka
kaliteli yapımları zamana yayarak izlemeye calısıyorum. bu ikisinden sonra üçüncü olarak ne önerirsiniz? konusu suç üzerine olmak zorunda değil. hikayesi güzel olsun, karakterleri derinlemesine tanıyalım vs.teşekkürler.not: six feet under izledim.edit: breaking ve better call saul da izledim...
kaliteli yapımları zamana yayarak izlemeye calısıyorum. bu ikisinden sonra üçüncü olarak ne önerirsiniz? konusu suç üzerine olmak zorunda değil. hikayesi güzel olsun, karakterleri derinlemesine tanıyalım vs.

teşekkürler.

not: six feet under izledim.

edit: breaking ve better call saul da izledim...
0
eurhka
(09.01.21)
İzlemediyseniz tabii ki Breaking Bad.
0
dissendium
(09.01.21)
battlestar galactica
0
clones
(09.01.21)
prison break
0
jelly bear
(09.01.21)
Madem eskilerden gidiyoruz Oz ve lost. Yenilerden ise True detective.
0
Jux
(09.01.21)
Carnivale?
Görece underrated kalmış, saydığınız dizilerin kalibresinde bir dizi kesinlikle.

Son yıllardan ise The Leftovers. Benim izlediğim en iyi dizidir.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(09.01.21)
izlemedim dediklerini, ama hepsine biraz biraz baktım ve benzer sıkıcılık :) seviyesine sahip dizi olarak house of cards diyorum.

derin dizi sevmiyorum galiba.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.01.21)
treme
the night of

drama kalitesi aynı seviyede olmasa da erkekseniz :

ray donovan
0
qaram
(09.01.21)
Justified
Bosch
Band of brothers
0
logisticsmanager
(09.01.21)
the night of
leftovers (dunyanin en underrated dizisi olabilir)
battlestar galactica
rome
0
nefertarii
(09.01.21)
Her ne kadar bu diziler kadar başarılı olamasa da uzun soluklu olması ve karakterleri nedeniyle Sons of Anarchy’ i önerebilirim.
0
monty python
(09.01.21)
Rome
True detective
Fargo
Oz
0
zoghurt
(10.01.21)
Wire sevdiysen oz gider sana.
0
eazy
(10.01.21)
Orange is the new black (omce citir cerez baslasa da hikaye ilerledikce cok guzel derinlesen ve incelikli siyasi ve sosyokulturel mesajlar barindiran, insanlari derrinden tanitan bi dizi)
Weed (bu da fena değil daha egleneceligimsi)
Broadchurch (bu tam polisiye, ingiliz, heyecanli)

Damages (digerlerinden daha sert, underrated kalmis, guzel bi dizi)
0
red g
(10.01.21)
sopranostan sonra wire sonra oz izledim ben de. güzeldi. tüm sezonları izlemedim.

mafya olarak gomorra var.

aynı benzerlik olmasa da the shield ve blacklist de aksiyon olarak yüksek
0
ShadowOfMoon
(10.01.21)
(5)

Kurşun geçirmez camlar hakkında

bir peynir kutusu kibrit
Televizyonda bir belgesel izlerken "Araç içinden dışarıya mermi geçiyor ama dışarıdan içeriye mermi geçmiyor" diye bir şey söyledi anlatıcı.. Bunun çeviri hatası olduğunu düşünüp internette biraz bakındım ama pek bir şey bulamadım bu nasıl mümkün olabilir? Yoksa düşündüğüm gibi çeviri hatası mı?
Televizyonda bir belgesel izlerken "Araç içinden dışarıya mermi geçiyor ama dışarıdan içeriye mermi geçmiyor" diye bir şey söyledi anlatıcı.. Bunun çeviri hatası olduğunu düşünüp internette biraz bakındım ama pek bir şey bulamadım bu nasıl mümkün olabilir? Yoksa düşündüğüm gibi çeviri hatası mı?
0
bir peynir kutusu kibrit
(09.01.21)
Mümkün değil. O tip bir geçirgenlik sadece sıvılarda veya hücre gibi organik ve mikro düzeyde geçişlerde oluyor. Hem cam rolünü üstlenip hem de mermi geçerken açılması imkansız.
0
Mihendiss
(09.01.21)
bilmiyorum bu bilgi isinizi gorur mu..Arabanin camları icerden daha kolay kirilir
0
mrduck
(09.01.21)
Dış bükey iç bükey farkı olabilir. İç bükey bir nesnenin kırılması daha kolaydır.
0
msb
(09.01.21)
Dediğiniz gibi bir cam varmış fakat bütün kurşun geçirmez camlar bu şekilde olmayabilir.
www.youtube.com
0
sedolima
(09.01.21)
Çeviri hatası değil. İngilizce ararsanız çıkıyor.

www.tssbulletproof.com

One-Way Ballistic Glass

As the name implies, “one-way” (or “unidirectional”) ballistic glass stops bullets heading one way, but lets them through the other. For example, “one-way” glass can protect soldiers at a checkpoint from a spray of small-arms fire, but still allow them to return fire without leaving the safety of their post.
0
dissendium
(09.01.21)
(8)

toplumsal olarak neyden korkuyoruz?

duyurukullanıcısı
bir kesim dinbir kesim atatürkbir kesim türklükvar sanırım.mesela depremden falan korktuğumuzu düşünmüyorum veya aç kalmak, kuraklık gibi korkularımızda yok bence.yani toplumsal olarak. bireysel korkuları sormuyorum.
bir kesim din
bir kesim atatürk
bir kesim türklük

var sanırım.

mesela depremden falan korktuğumuzu düşünmüyorum veya aç kalmak, kuraklık gibi korkularımızda yok bence.

yani toplumsal olarak. bireysel korkuları sormuyorum.
0
duyurukullanıcısı
(08.01.21)
aç kalmak ve ölmekle ilgili diğerleri de.
eksisozluk.com
dinden korkuyorsa bundan korkuyor yani.

diğer kesim de kendilerine karşı diğer gurubu böyle bir açıdan tehdit görüyor.
depremden korkusu bina, binanın çürük olması denetimsizlik, idari kurumlara güvensizlik, bunun da ucu yine yönetimin görüşüne geliyor.
0
jimjim
(08.01.21)
Silivri'den de korkuluyor bence. En küçük bir eleştiride terörist ilan edilme riski var. Halkın korkuyla sindirildiğini düşünüyorum.
0
dissendium
(08.01.21)
hastalıktan korksak bugün koronadan bu kadar ölüm olmaz

bence hastalıktan da korkmuyoruz.
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.01.21)
Para kaybetmekten. Bizim toplum para düşkünüdür. Parasına dokundun mu? ölmekten beter olurlar.
0
komando kani var bende
(08.01.21)
"Çok güldük ya başımıza bir şey gelir mi" den:/
0
kirmizipilotkalem
(08.01.21)
@j r r tolkien hayrani

din, atatürk derken o kavramları kaybetmekten,

mesela müslümanlık elden giyeahhh diye cami yaptıranları alkışlıyor millet
atatürkçülük elden gideyeahhh diye hiç alakası olmayan ama içinde atatürk geçen şeyleri alkışlıyor millet

yani atatürk'ten niye korksun insan? ben atatürk kavramını kaybetmekten korkuyor insanlar diye onu yazdım.

birde başlıkta bile toplumsal dedim, herkes yine ahmet dayıdan örnek veriyor.

bizim millet para kaybetmekten, fakirlikten de korkmaz. aza tama edelim falan der.

o da değil yani.
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.01.21)
yani neyden korkuyorsan ona karşı bir şey geliştiriyorsun.

din - cami yapmak
atatürk - rakı içmek
türklük - osmanlıcılık oynamak gibi.

örnekleri biraz saçma verdim ki anlaşılsın.
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.01.21)
Bence genel sorun toplum olmaktan korkmak. Sorsanız herkes aynı şeylerden şikayetçi fakat hiç kimse bunu değiştirebilmek için harekete geçme veya hareketi başlatma cesaretini bulamıyor.

Toplum o kadar ayrışmış durumda ki toplumu bir bütün olarak değerlendirmek artık imkansız. Aynı toprak sınırları içerisinde yaşıyor olmak ve geçim sıkıntısı dışında bir ortak payda göremiyorum. Bir kesim değişim peşinde, diğer kesim de sittin senedir kuru ekmeğe şükreder halde. Kafalarının dışındaki hayatların varlığı rahatsız ediyor insanları.

Çokça düşünmek, biraz biraz da dile getirmek gerekiyor. Toplum, bütün halinde hareket ederse korkularını aşabilir. Ütopik gözüküyor şu an için ama hiçbir şey imkansız değil. Tıpkı bugün olanlara geçmişte imkansız dendiği gibi...
0
desdenova34
(08.01.21)
(5)

olasılık sorusu

me23
aynı iki zar atıldığında zarların toplamının 4 gelme olasılığı şöyle bulunuyor: 1,3;2,2;3,1 3/36 = 1/12. 36 örnek uzayın eleman sayısı oluyor. ama bu zarlar aynı olduğundan örnek uzayın 21 elemanı olması gerekmez mi?bir de 1,3;3,1 i ayrı saymadan sadece 1,3 ve 2,2'yi alıp, sonucun 2/21 olması gere
aynı iki zar atıldığında zarların toplamının 4 gelme olasılığı şöyle bulunuyor: 1,3;2,2;3,1 3/36 = 1/12. 36 örnek uzayın eleman sayısı oluyor. ama bu zarlar aynı olduğundan örnek uzayın 21 elemanı olması gerekmez mi?

bir de 1,3;3,1 i ayrı saymadan sadece 1,3 ve 2,2'yi alıp, sonucun 2/21 olması gerekmez mi?
0
me23
(08.01.21)
1,3 ve 3,1 neden aynı sayılıyor? Birinci zarın 1, ikinci zarın 3 gelmesi ile birinci zarın 3, ikinci zarın 1 gelmesi farklı şeyler. Tüm durumların dikkate alınması gerektiği için 36 doğru.
0
dissendium
(08.01.21)
zarlar aynı ama.
0
🌸me23
(08.01.21)
zarları benzer "elemanlara" sahip iki farklı "küme" olarak düşünün. anlamanız kolaylaşır.
0
qaram
(08.01.21)
Zarların aynı olması demek iki zarın üzerinde de 1,2,3,4,5,6 sayıları var demek. İki zarda da bu sayıların olması zarların atıldıklarında aynı sayıları vereceği anlamına gelmez. Olasılık demek istenen durumlar / tüm durumlar. Biz iki sayının toplamının 4 olmasını istiyorsak 1,3 gibi 3,1 de işimize yarar. Bu da istediğimiz durumlardan biridir. Bu nedenle 1,3 olanı alıp 3,1 olanı almamak isteğimize ters. İki farklı cisim olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor. İki zarı aralarında bir bölme olacak şekilde ayrı olarak attığınızı düşünün.
0
dissendium
(08.01.21)
matematiksel (ve fiziksel olarak da) iki zarın "aynı" olması imkansız. Benzer veya eş olabilirler en fazla.
0
lancelot du lac
(08.01.21)
(10)

okulu uzatmalı mıyım? kafam çok karışık, help!

kadera bach
bu sene okulumun son senesindeyim. pandemi yüzünden okula gidemedik bildiğiniz üzere. son senemde böyle bir şey yaşamak beni üzüyor ve motivasyonumu kaybetmeme sebep oluyor. bu yüzden de ödevleri ve dersleri çok zorlanarak yapıyorum. bazen derslere bile giremiyorum, depresyondayım. ilaç kullanıyorum
bu sene okulumun son senesindeyim. pandemi yüzünden okula gidemedik bildiğiniz üzere. son senemde böyle bir şey yaşamak beni üzüyor ve motivasyonumu kaybetmeme sebep oluyor. bu yüzden de ödevleri ve dersleri çok zorlanarak yapıyorum. bazen derslere bile giremiyorum, depresyondayım. ilaç kullanıyorum.
belki de final ödevlerini bile yetiştiremeyeceğim. gayretim ve cesaret kalmamış gibi hissediyorum. ve 3 hafta sonra sınavlar başlıyor.

sınıf arkadaşlarım bu seneyi bırakma kararı aldı ama benim yaşım büyük olduğu için bu kararı verirken çok zorlanıyorum. sınıf arkadaşlarım 98'li bense 94'lüyüm. yani 26 yaşındayım.

son senemi hocalarım ve arkadaşlarımla dolu dolu geçirerek istemek ve ödevlerimi bu mutluluğun içinde yapmak bana daha iyi gelecek gibi duruyor. ama ya pişman olursam?

(sınıfta 3 kişiyiz ve 5 yıllık bir bölüm)

eklemeyi unuttum: tev'den burs alıyorum o burs gidecek sanırım. bir de yüksek lisansımı da aynı üniversitemde yapmayı planlıyorum.

teşekkür ederim.
0
kadera bach
(07.01.21)
yapma hocam. seni anlıyorum ama boktan bir dönemdeyiz. genç işsizlik rekor kırıyor ve muhtemelen seneye okulu bitirmiş olmak seni daha zor bir duruma sokacak.

ha iş hazırdır ya da ben nasılsa bulurum diyorsundur maddi olarak seni yıpratmayacaktır bir sene o zaman bırak gitsin.
0
kljgslsdkjsd
(07.01.21)
Bence uzatmayın. Uzatma kartını saklayın. Gerçekten ihtiyacınız olduğunda uzatma lüksünüz olsun. Erkekseniz askerlik var mezun olduktan sonra. İş ararken de zaman harcanıyor. Üniversite eleştirisi hiç yapmayayım.
0
dissendium
(07.01.21)
Kardeş bence mezun ol geç, 2021'de de okula gidebileceğin şüpheli. 26 yaşına gelmişsin, yüksek lisansta ya da farklı şeylerde devam ettir hayatını. Uzatırsan son senende hocalarından nefret edeceksin, arkadaşlarının hepsi mezun olmuş çalışıyor falan geziyor falan olacak, yeni arkadaş yapayım desen alttakiler zaten çok küçük, üstelik okulların açılacağı bile kesin değil
0
roket adam
(07.01.21)
Uzatmamanız sizin için iyi olur çünkü yaş ilerledikçe diyelim ki YL yapamadınız ve özelde iş aramak durumunda kaldınız çoğunun yaş sınırlaması var ve bu durum sizi üzebilir.Ama @kljglsdkjsd nin dediği gibi işiniz hazırsa kafanız bu konuda rahatsa uzatın dert etmenize gerek yok.
0
yeni ve işsiz
(07.01.21)
"dolu dolu geçirmek"ten kasıt ne bilmiyorum ama bundan sonra hiçbir şey beklediğiniz gibi olmayacak gibi düşünebilirsiniz. o yüzden hiç gerek yok. alın diplomayı ondan sonra kiminle nasıl takılmak isterseniz takılın.
0
hadsafhada
(07.01.21)
26 yaşındasın, hala lisansı bitirmemişsin ve okulu uzatmayı mı düşünüyorsun? Hem de nedeni "arkadaşlarla görüşemiyoruz".

Millet ne koşullarda canını dişine takıp okuyor. Yapman gereken tek şey ders saatinden 15 dakika önce uyanıp bilgisayarın başına geçip dersi dinlemek, sonrasında da üç beş tane ödev midir sınav mıdır neyse onları vermek. Abartma.
0
buff
(07.01.21)
Öncelikle nickin çok uyumlu olmuş.

Yanlış düşünüyorsun, yani tam olarak imkanlarını bilemem ama ben ve bir çok arkadaşım tam tersini yaptık, öylesine okuduğum bir bölümdeyim normal zaman olsa not ortalamam yerlerde olurdu ama pandemi sağ olsun geçen dönem ve muhtemelen bu dönem 4.00 olacak ortalamam. Valla arkadaşı filan salla iş yüksek lisans filan muhabbeti olunca kimse kimseyi tanımıyor. bence yardır bu sene yaparsın sen.
0
infernalcadre
(08.01.21)
herkesin aksine ben uzatmanizi mantikli buluyorum. zira mezun oldugunuzda atilacaginiz hayat her turlu ogrencilikten daha zorlu, tatsiz ve yorucu. neden 1 sene erkenden bunlarin icine giresiniz? neden daha iyi notlarla mezun olmak varken kotu notlarla sirf erken bitirmek icin bitirmis olasiniz? 27'de mezun olmakla 26'da mezun olmak arasinda ne fark olacak zaten "gec" mezun olmus olacaksiniz (27'yi sorun edecek olan isveren 26'yi da eder). Ben yerinizde olsam gittigi yere kadar uzatirim. hem notlariniz duzelir hem moraliniz. hem de cok da matah olmayan is hayatindan ve stresinden 1 sene gec cekmeye baslarsiniz.
0
hazen
(08.01.21)
aynı durumdayım. 95'liyim, son senemdeyim, haziran'da mezun olacağım için mutsuzum. eğer uzatacaksan bu karar kampüs ortamı arkiler vs için değil eğitimin için olmalı. bir seneyi kaybettiğine değmeli. aynı verimi bu sene de alırım diyorsan gerek yok.

bursum bitmeyecek olsa ben de uzatırdım çünkü çok kötü eğitim aldım. uzaktan eğitimle aldığım tüm dersleri okulda yüz yüze tekrar almayı çok isterdim.
0
beatbox yapan metalci
(08.01.21)
çok zor bir durum ama uzatsan da okulların ne zaman açılacağı belirsiz. ve 20'li yaşların sonunda hala okulda olmak insanı yıpratan bir şey gelecek kaygın varsa. bir şekilde arkadaşlarınla iletişimde kalmaya çalış ama okulu bırakma derim.

yine de sonuçta her şey sende bitiyor. ilaç kullanacak kadar kötü etkilemişse bu durum seni kendi sağlığını da düşünmelisin yani verdiğin karar ne olursa olsun kendini suçlama. aslında bu sıkıntıların konuşulduğu okul ya da bölüm içi (online) toplantılar olmalıydı. o tarz bir şey düzenleyebilecek biri varsa orada fikir alışverişi yapmak iyi gelebilir.

hayatta her zaman her şey ters gidebilir gayet normal. "bu yaşa geldim her şeyi mükemmel yapmalıyım" gibi bir kafada olmak seni daha çok strese sokacak.
0
curious mind
(08.01.21)
(12)

Kaloriferi yakıyor musunuz?

notinhere
Selam, Uygulamada 15 derece gösteriyor ama öyle hissettirmiyor. Ben akşamları kombiyi açıyorum. Siz?
Selam,

Uygulamada 15 derece gösteriyor ama öyle hissettirmiyor. Ben akşamları kombiyi açıyorum. Siz?
0
notinhere
(07.01.21)
Bizde en düşük sıcaklıkta 7/24 açık.
0
ms brownstone
(07.01.21)
Az once ayni seyi dusundum 15 diyor ama hissedilen 8-9 gibi. Acmadim, ctesi acarim muhtemelen
0
mor oje
(07.01.21)
Hep açık ama düşük sıcaklıkta. 45 derecede.
0
dissendium
(07.01.21)
Bizim de açık.
0
fraise
(07.01.21)
Akşamları açıyorum.
0
pink cadillac
(07.01.21)
istanbulda iyiyiz, açmıyoruz.
0
candide
(07.01.21)
Yaşadığım ilde -3-4’leri görüyor hava. Gündüz 35 gece 38 derecede yakıyoruz. Muazzam ötesi yalıtım şirketine de burdan teşekkür ederim
0
avatar is back
(07.01.21)
evet.

evin yalıtımı kötü. gece soğuk oluyor.
(izmir)
0
la lykia
(07.01.21)
İzmirdeyiz, 4 gündür yakmiyoruz.
0
superfluid
(07.01.21)
İstanbul 2 aydır açık
0
ats
(07.01.21)
istanbuldayız, bu kış 2 kere falan açtık. Hiç açmamıza rağmen evin içi genellikle 23 derece falan oluyor minimum.

Hatta eve termometre aldım ulan soğuk oluyor da biz mi hissetmiyoruz diye, ev sıcaklığı için bi termometre tavsiye ederim. Psikolojik üşüme ısınma hissini elemiş oluyorsun :)
0
roket adam
(07.01.21)
Son 1 haftadır sadece gece 2-3 saat çalıştırıyorum. Gündüz cam açıyorum hatta.
0
auroraaurora
(08.01.21)
(6)

turkcede cevabi evet\hayir olan soru sorma sekli

buenosdias
bir tek benim mi kafam karisiyor diye merak ediyorum.soru-siz boyle olmadigini mi dusunuyorsunuz?cevap-evetverilen cevap net olarak evet mi hayir mi belli degil. siz ne dusunuyorsunuz?
bir tek benim mi kafam karisiyor diye merak ediyorum.

soru-siz boyle olmadigini mi dusunuyorsunuz?
cevap-evet

verilen cevap net olarak evet mi hayir mi belli degil. siz ne dusunuyorsunuz?
0
buenosdias
(07.01.21)
Bence bu cümlede cevap net olarak evet. Yani böyle olmadığını düşünüyormuş. Aklını karıştıran nedir?
0
1bir1bir1
(07.01.21)
Siz böyle olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Evet (böyle olmadığını düşünüyorum)

Ben böyle anlardım.
0
dissendium
(07.01.21)
bence de insanların çoğunluğu karıştırıyor bunu
0
papuayenigine02561
(07.01.21)
Demek istedigin su;

Dun okula gitmedin degil mi?
Hayir.


Burada evet gitmedim dersen mantiksiz olmaz ama insanlarin yuzde 95'i hayir der bu soruya. Hayirin kendisi olumsuzluk kattigi icin de herkes okula gidilmedigini anlar.
Olay bu.
0
baldur2
(07.01.21)
Cevap verecek kişinin kendisini ve bu soruya vereceği muhtemel cevabı iyi bilmiyorsam eğer kimseye bu tarz katmanlı sorular sormuyorum. Ya da "evet, öyle olmadığını düşünüyorum" gibi daha belirgin cevap bekliyorum. Böyle sorulara evet hayır gibi kısa cevap veren de kütüktür.
0
IncredibleMau
(07.01.21)
uff evet lanet bir şey bu ama baldur'un verdiği örnek tam cuk oturmuş. context üzerinden anlaşılıyor sadece. ana dili türkçe olmayan biri için çok kafa karıştırıcı bir durum.
0
theseachange
(07.01.21)
(6)

İngilizce sorusu

dissendium
Sixteen people were injured.Şu cümledeki injured V3 mü? were injured ifadesinin Past Simple Tense'in passive biçimi olduğunu düşünüyorum ama injured sıfat olabilir mi diye kafam karıştı. Teşekkür ederim.
Sixteen people were injured.

Şu cümledeki injured V3 mü? were injured ifadesinin Past Simple Tense'in passive biçimi olduğunu düşünüyorum ama injured sıfat olabilir mi diye kafam karıştı. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(07.01.21)
sıfat.
0
sulidin
(07.01.21)
@sulidin, neden verb 3 değil, sıfat, onu açıklar mısınız?
0
🌸dissendium
(07.01.21)
Isim fiil gibi dusun. Burada da sifat fiil iste.

Injured=sakatlanmis, sakat anlamina geliyor. Injured people will be taken to the hospital.

Promised lands, vaadedilmis topraklar. V3 olarak dusun. Bunlar da ingilizcedeki eylemsiler
0
baldur2
(07.01.21)
Timeli zaten v3 olmasi.
0
baldur2
(07.01.21)
@baldur2, yani v3 diyorsunuz, doğru mu anladım? Burada sıfat mı dediğim sıfat-fiil değil, adjective mi demek istiyorum.
0
🌸dissendium
(07.01.21)
Sixteen people were injured by the car accident. Cumlenin tamami budur, ama nasil yaralandiklarindan ziyade yarali olup olmadiklari vurgulandigindan oradaki injured da boylece sifata donusmus oluyor. Simdi anlamissindir neden v3 oldugunu.
0
baldur2
(07.01.21)
(5)

amerikadaki kongre basma olayı hakkında

aslindasorunumpsikolojik
1) amerikanın bu hale gelmesi biz dahil diğer ülkelerde seçim sonuçlarını tanımama konusunda psikolojik destek sağlarmı ? özellikle bizde ?2) vali kongreyi sarıp basan 200 bin insana karşı ordudan destek istiyor ve ordu gelmem banane diyor. bu ne kardeşim ? bu ne allah aşkına ?nasıl bir yasa düzen v
1) amerikanın bu hale gelmesi biz dahil diğer ülkelerde seçim sonuçlarını tanımama konusunda psikolojik destek sağlarmı ? özellikle bizde ?

2) vali kongreyi sarıp basan 200 bin insana karşı ordudan destek istiyor ve ordu gelmem banane diyor. bu ne kardeşim ? bu ne allah aşkına ?
nasıl bir yasa düzen varda bu olabiliyor amerikada ? (kaynak washington post)

o zaman polisde banane desin, washington emniyet müdürü tüm memurlara 48 saat kafa izni versin.
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.01.21)
1-Popülist liderler denilen olay bu .

2-ABD köklü bir liberal ülke. Normal şeyler bunlar.
0
aids rakun
(07.01.21)
ABD bu tip olaylarda sinsi bir ülke. Olaylara hemen müdahale etmiyorlar. George Floyd protestolarında da aynısı olmuştu. Ama protestolar sonrasında 14 bin kişinin tutuklandığı söyleniyor. Suç işleyen kişilerin çoğunun kabak gibi görüntüleri zaten vardır. Zamanı gelince tutuklanırlar.
0
dissendium
(07.01.21)
1-Böyle bir etki olması için trump yanlılarının başarılı olup bir takım sonuçlara yol açmaları lazım önce ki pek muhtemel görünmüyor.

2- 200 bin sayısı nereden geliyor? "Thousands" diyor her yerde, birkaç bin ile 200 bin arasında çok fark var.
0
mikro patlama
(07.01.21)
Ben prodüksiyon ayağının güçlü olduğuna inanıyorum. Adamın teki YouTuber gidip tiyatro yapmış resmen.
0
pass
(07.01.21)
1- Sanmam
2- Ayaklananlar beyaz. Siyahlar, latinolar ve diger gocmenlerden olusan bir grup olsaydi olsaydi oraya atom bombasi bile atabilirlerdi. Simdi izliyorlar, ben de misir patlattim bakiyorum valla bakalim ne olacak..
0
cooperr
(07.01.21)
(7)

haberleri nereden takip ediyorsunuz?

rm
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
rm
(07.01.21)
DW'den
0
aids rakun
(07.01.21)
ünsal ünlü (youtube)
ruşen çakır (youtube (medyascope değil, kendi kanalı))
nevşin mengü (youtube)
babıali.tv (youtube)

bbc türkçe (youtube, twitter)
dw türkçe (twitter)
sputnik türkiye (twitter)
anka haber ajansı (twitter)
dokuz8haber (twitter, telegram)
teyit.org (twitter)
malumatfuruş (twitter)
doğruluk payı (twitter)
reuters (twitter)
the guardian (twitter)
0
avianthem
(07.01.21)
Yüzde 95 www.bbc.com

Yüzde 5 edition.cnn.com

YouTube'da ABC News canlı yayını olunca izliyorum.

Türkçe haber sitesi hiç takip etmiyorum. Bir olay olunca Ekşi'den öğreniyorum. Önemli bir olay varsa televizyonda CNN Türk izliyorum.
0
dissendium
(07.01.21)
Sozcu.com.tr ye basladim genele de hitap ediyor asiri muhalif bir cizgi yok yani, kacirdigi goz ardi ettigi haber yok.
Odatv kimsede olmayan haberleri yakaliyor
Sonra tele1, halk tv, krt youtube kanallari
Nevsin Mengu, en apolitik kisi gunluk videosunu izlese gundemden kopmaz
sky news, bbc news youtube kanallari
0
neverletyougodown
(07.01.21)
60 Saniyede Bugün - Anadolu Ajansı
www.youtube.com
0
zagrebingözleri
(07.01.21)
dw
bbc
0
mikahakkinen
(07.01.21)
dw türkçe
ekşi

bbc türkçeyi seviyor(d)um ama yanlılığı fazla gelmeye başladı. yani her kaynak yanlı sonuçta da bbc türkçe fazla fazla dizayn edilmiş bi haberciliğe doğru gitti son zamanlarda.
0
jimjim
(07.01.21)
(9)

Hayatımda Hiç Böyle Endişelenmemiştim, sizce yanılıyor muyum?

Etanglement
Mühendislik öğrencisiyim. Bu Şubat'ta mezun oluyorum.Okulumla partnerliği olan bir şirkette alanımla alakalı, hep istediğim formatta bir mühendislik stajına kabul aldım. Bu zorunlu staj değil, onları yaptım.* Stajyerle iyi ilişkiler kurulması halinde kadrolu devam edebileceği yazıyor ilanda da. Sta
Mühendislik öğrencisiyim. Bu Şubat'ta mezun oluyorum.
Okulumla partnerliği olan bir şirkette alanımla alakalı, hep istediğim formatta bir mühendislik stajına kabul aldım. Bu zorunlu staj değil, onları yaptım.

* Stajyerle iyi ilişkiler kurulması halinde kadrolu devam edebileceği yazıyor ilanda da. Staj süresi 6 AY ve ilk haftasında bu 6 ayda ne yapacağımı planlamam gerekiyor. Sonrasında bu işleri yapıp raporlayarak ilerleyeceğim ve sonunda da bir sunum gerçekleştireceğim.

Mülakatımı gerçekleştiren kişi, Mrs.X, kabul aldığımı duyurduğunda önceki stajımın 20 Aralık'ta bittiğini yanlış anlayıp, ''20 Ocak'ta başlamak için uygun musun?'' dedi. O tarihten iki hafta sonra, Şubat'ta mezun oluyorum. Yok dedim finaller var daha önce başlarım. Ocak başında başlayalım dedik. O zamandan beri mezun olacağımı anlamadıklarına dair şüpheliyim.

Dün ilk günümdü. Home office. Mrs.X birkaç dosya yollandı ve bir toplantı gerçekleştirdik. (Perşembe ve Cumaları fabrikaya gideceğim.)
* Mrs.X diğer yöneticiye beni 3. sınıf öğrencisi olarak tanıttı. (dil sürç?)
O an ses çıkarmadım ama endişem epey arttı.
* Normalde biri 6 ay staj yapacaksa onun o 6 ay içinde aynı zamanda öğrenci olması gerekir. Sigortayı okul ödediği ve çok ufak maaş verdikleri için gayet kazançlı bir şey onlar için.

* Mülakatta mezuniyetimi belirtmiştim. İlaveten okulumla iletişimdeler ve CV belgem de var.

* Sizce cidden yanılmış olabilirler mi?
''Okul senin sigortanı ödemiyor, biz başka stajyerle devam edicez'' derler mi?
Derlerse ne yapayım? Bu hatayı yapan Mrs.X'in de başı yanacak ama benimki daha büyük dertte olacak. 6 ayın planını yapıp başladıktan 2 ay sonra çıkmam onları da sıkacak.
* Beklentileri aşan bir performans göstersem, Şubat'tan sonrası için pozisyon açarlar mı?
0
Etanglement
(06.01.21)
bence yetkiliyle görüşüp bakın ben son sınıfım ve şu tarihte mezun olacağım, bir yanlış anlaşılma yok değil mi diyerek teyit edin.
0
candide
(06.01.21)
@candide Korktuğum gibiyse başlamadan bitirirler, bu da olsun istemiyorum. Zaten başka başvuru ve mülakat yapamam, bir ay kaldı mezuniyete.
0
🌸Etanglement
(06.01.21)
3. sınıf olarak tanıtmışsa yüzde yüz yanlış anlamış.
0
dissendium
(06.01.21)
yanlış anlamış. bence fırsattan istifade full time bi iş bak.
0
jelly bear
(06.01.21)
ben tam tersi ortada bi yanlış anlaşılma olmadığını sadece dil sürçmesi olduğunu düşünüyorum. okulla partnerliği olan bir şirketin çalışanın önünde de cv olduğu halde sınıfını yanlış anlama ihtimali bence düşük.

kaldı ki zaten ilanda da 6 ay sonunda kontratlı çalışan olma durumu var ve bu da zaten 3. sınıf öğrencileri için değil daha çok mezun adayı durumundaki öğrencilere teklif edilen bir durum.
0
makarnavodka
(06.01.21)
bütün endişelerinizi ilgililerle görüşün sakince
* Ben 4. sınıfım beni 3. sınıf olarak algılamış olabilir misiniz?
* Beklentileri aşan bir performans göstersem, Şubat'tan sonrası için pozisyon açar mısınız? gibi

endişeyi taşımak iyi bir şey değil
0
superb
(06.01.21)
Endişeyi taşımak iyi bir şey değil'e %1000 katılıyorum. Hemen sor, ne olacak. Devam etmek istediğini de söyle. Açık olmakta fayda var.
0
roket adam
(06.01.21)
Gelende bu tür kopukluklar İK ile ilgili iş birimi arasında olabiliyor. Ms. X ile açık konuş. Bazen bir bölüm olmazsa başka bölümde devam ettirebilirler. Ancak bunu şimdiden konuşmalısınız.
0
SiyamkedisiZorro
(07.01.21)
Mrs.X ile konuşup durumu anlatın. eğer yok biz illa öğrenci istiyoruz derse derslerinizin içinden en kolayından geçmeyin dersi bırakın. 1 dersten dönem uzatın. bu durumda hala öğrenci olduğunuz için problem ortadan kalkacaktır. bu dersi de yazın tek ders sınavından verip geçersiniz.
0
yemrem
(07.01.21)
(10)

Nasıl motive kalıyorsunuz?

karaca2
Merhaba. Özellikle geleceğin belirsiz olduğu durumlarda yaptığınız işte, hobinizde, tutkunuzda nasıl motive oluyorsunuz? Dunden beri youtube’ta 2021 felaket senaryolari videolari izledim, cogunlugunun olmama ihtimali dusuk ama ne olacak boyle, nasil yasamaya devam ediliyor? En basitinden yeni bir di
Merhaba. Özellikle geleceğin belirsiz olduğu durumlarda yaptığınız işte, hobinizde, tutkunuzda nasıl motive oluyorsunuz? Dunden beri youtube’ta 2021 felaket senaryolari videolari izledim, cogunlugunun olmama ihtimali dusuk ama ne olacak boyle, nasil yasamaya devam ediliyor? En basitinden yeni bir dil ogrenme hevesim varken bile boyle haberlerde cok dusuyorum ve tum istegim yok oluyor. Her sey mahvolacak, hayallerimi gerceklestiremeyeceksem niye vakit harcayayim diyorum. Cok sacma farkindayim ama siz ne dusunuyorsunuz?
0
karaca2
(04.01.21)
Senin de farkında olduğun gibi çok saçma olduğunu ve aklını bunlarla meşgul etmek yerine yapmak istediklerini yapmanın herkes için daha iyi olacağını düşünüyoruz.
0
temasettin
(04.01.21)
Etten, kemikten varlıklarız. Hayatımızın bir sonu olacak. Bundan kaçış yok. Geleceğimiz zaten belirsiz. Olduğu kadar uğraşıyorum ben. 2020 fantezisine de anlam veremiyorum. İnsanlar evdeyken doğa ve canlılar rahat nefes almıştır. İnsanlar sadece yaptıklarının karşılıklarını alıyorlar. Felaket denen şeyler de Dünya'nın oluşumundan beri aralıksız gerçekleşen şeyler. Bunların farkına varırsak bunlardan korkmamıza gerek kalmaz.
0
dissendium
(04.01.21)
Bir şey yapmamak, cabalamamak için bahane arıyorsunuz gibi geldi bana
0
yarey
(04.01.21)
Hiç bir şey mahvolmuyor. Dili öğrenen öğreniyor yaşayan yaşıyor mutlu olan oluyor. 5 kişi fazla izlesin 20 lira kazanayım kafasında hazırlanmış videoları izlemenin manası yok.
0
avatar is back
(04.01.21)
Her şeyin yolunda gideceği varsayılarak yaşanmalı bence. Aksi taktirde görüşü karartan çok fazla ihtimal var.

Toplasan 70-80 senen var. En güzelini nasıl yaparım diye düşünüp yol alınmalı. Yolda kafana taş düşerse zaten yapacak bir şeyin yok.

Kafana taş düştüğünde "nihai hedefime ulaşamadım, her şey boş" demek saçma bence. O hedefe giderken yapılanlar zaten hayatın kendisi. O hedefe, yani varamadan kafaya taş düşerse vakit boşa gitti denen yere, hiç bir zaman ulaşılamayacak devamlı bir sonrası olacak fakat ulaşmak için uğraşmaktır zaten bize haz veren, tatmin yaratan.
0
Novice
(04.01.21)
Haberler daha çok okunması için her zaman olabilecek en kötü ve en iyi olayları manşete taşır. Hiç bir zaman "seneye de bu seneki gibi aynı olacak" diye bi haber göremezsin. Eğer motivasyonun ıvır zıvır haberlerden etkileniyorsa, haberleri izleme. Felaket senaryoları videolarının hiç kimseye bi faydası yok. Bu "shocking content" dene olaydan uzak durmak mümkün.
0
roket adam
(04.01.21)
spor, iyi beslenme. fırsat buldukça yürüyüş.
haberlere çok bakmamaya çalışıyorum.
0
htolp98
(04.01.21)
O zaman eninde sonunda öleceğiz neden yaşıyoruz?
0
sta
(04.01.21)
4 yaşında bir oğlum var. çocuğun daha ne hayali var, ne de gelecek kaygısı ama hayallerinin kaygılarının olacağı yaşlara geldiğinde onun rahat etmesi için benim bir şeyler yapmam gerekiyor.

yoksa giderim memlekete bir şekilde geçinir giderim.
0
co2s2
(04.01.21)
o komplo teorilerine inananlar eğer samimiyse zaten korktukları o dünyada yaşıyorlar. çiple beynimi ele geçireceklerini düşünüyorsam zaten o korku tarafından beynim ele geçirilmiş demektir. bununla meşgulüm, korkuyorum, hareket alanım kısıtlı. esaret korkusu beni esaret altına almış. bugünümle o korkunç gelecek arasında pek fark yok.

bunları düşündükçe ya bi defolun gidin diyorum ve önümdeki iş neyse onu tamamlamak için daha bir motive oluyorum.
0
evanka
(04.01.21)
(11)

Askerlikte Yedek Subaylık Seçilme İhtimali

zamanin otesinden gelen seyyah
Bir bilgisayar mühendisinin yedek subaylığa seçilme ihtimali nedir? Bu ihtimali arttırmak için neler yapabiliriz? Amateme başvurmuş olmak bu ihtimali etkiler mi? Saygılar.
Bir bilgisayar mühendisinin yedek subaylığa seçilme ihtimali nedir? Bu ihtimali arttırmak için neler yapabiliriz? Amateme başvurmuş olmak bu ihtimali etkiler mi? Saygılar.
0
zamanin otesinden gelen seyyah
(03.01.21)
Açıkçası seçimin nasıl yapıldığı belli değil. Herkes fikir yürütüyor. Bölüme büyük oranda bağlı olan bir şey değil.
0
dissendium
(03.01.21)
@r evolution;

Yani hocam mühendislerin yedek subaylık şansı daha mı fazla, demek istediğiniz net anlaşılmadı şu an gelecek planı yapıyorum, yapılmış bir başvuru söz konusu değil.
0
🌸zamanin otesinden gelen seyyah
(03.01.21)
ben askere giderken (2012) ales benzeri türkçe-matematik bir sınava sokuyorlardı. istediğinin (uzun dönem/asteğmen - kısa dönem/er) olması için mümkün olduğunca doğru yapmaya çalışıyordun. bir yetkiliden duyduğuma göre seçim şöyle oluyordu:

- kişinin isteğine bakmadan, kişinin niteliklerine göre, tsk'nın bu kişiye ihtiyacı var mı, yok mu? tsk o kişi istiyorsa, yani seçiyorsa kısa dönem istese de uzun dönem gelir.
- birinci grup dolduktan sonra kişinin isteğine göre dolduruyorlar.
- isteğe göre yapılan atamalar da bitince istek olmadan atamalar.
0
tabudeviren
(03.01.21)
@tabudeviren;

Şöyle bir bakınca ve istatistiki olarak düşününce uzun dönem istersem gelir gibi düşünüyorum yüksek ihtimal. Peki amatemin duruma etkisi açısından düşüneceğimizde yorum yapabilecek arkadaş yok mu?
0
🌸zamanin otesinden gelen seyyah
(03.01.21)
2014 kasım 357. dönemde meslek kurasına tabi yedek subaylarda 328 kişi arasında sadece 2 tane bilgisayar mühendisi vardı. biri sahil güvenlik komutanlığı, diğeri de kara kuvvetleri komutanlığı adına polatlıda acemilik eğitimi aldı. hatta karacı olan ekşici aynı zamanda :)

meslek kurasına tabi olmayan yani 3.5 ay eğitim alan yedek subaylarda bilgisayar mühendisi mevcudiyetini bilemeyeceğim.
0
rain when i die
(03.01.21)
Meslek kurasına dahil değilsin sanırım. Veteriner, eczacı, hukukçulaea falan çok çıkıyor sanırım. Oradan ihtimal az. Genel kurada çıkabilir her türlü. İlk ceplere daha çok çıkıyordu önceden. Hala öyle midir bilemem.
0
glamdr1ng
(03.01.21)
Ek olarak şunu da diyeyim. Mühendislerin yedek subay olma şansı çok da fazla değil. Ben makine mühendisiyim. Yedek subay olmak istemedim. Kısa dönem yaptım. Bölüğümde bir tane inşaat mühendisi vardı. O yedek subay olmak için başvurmuş ama ona çıkmamış. Enteresan bir şekilde dandik üniversitelerin dandik bölümlerinde okuyan insanlara çıkmış. 2019 yılında yaptım askerliğimi. @tabudeviren'in dediği sınav olayı yok.
0
dissendium
(03.01.21)
Benim dönemimde sınava giriliyordu. Fakat üniversite mezunu çok olduğu için genellikle kısa dönem çıkıyordu. Özel bir mesleğiniz de yoksa(doktor, dişçi vb.) asteğmen olmanız zordu. Benim dönemimde asteğmenlerin %90’ı mühendis kökenliydi. Şimdi nasıl bilmiyorum ama eğer komando tercihi size sunuluyorsa bunu tercih edin. Mühendis + komando olmak istediğini beyan edenlerin çok büyük kısmı asteğmen oluyordu. Komandoluk kursunu başaramayanlar da piyade oluyordu.
0
silah taciri
(03.01.21)
ihtiyaca bagli. bazi donemlerde daha cok yedek subay ihtiyaci olabiliyor. ben kisa donem gitmek istedim, asker alma daire baskani ile bile gorustuk. kisa donem kesin dediler, yedek subay geldi sonra.
0
camussar
(04.01.21)
367. dönem olarak söylüyorum, ihtiyaç varsa alırlar yoksa almazlar.Daha detaylı bir durum yok.
0
Uncle Sam
(04.01.21)
ihtimali arttirmak icin hicbir sey yapamazsin, neye gore secildigi bile belli degil. asal'da tanidigin asker varsa torpil yaptirabilirsin en fazla. b.sayar muhendisi de meslekcilerde cok fazla olan bi meslek degil ayrica.
0
bay b
(04.01.21)
(5)

Twitch, Discord vb. Nedir ? Neden ?

tss
Selamlar,Bugün chess.com'Da oynarken sağda twitch yayını gördüm ve biraz keşfe daldım. Nedir bu uygulamalar ? Satranç oynayandan cs oynayanına, dans edenden ders çalışıp sohbet edenlere vs. çok acayip tipler ve kitleler var. Gördüğüm kadarıyla birde insanlar bu yayıncılara "donate" ediyor. Neden kar
Selamlar,

Bugün chess.com'Da oynarken sağda twitch yayını gördüm ve biraz keşfe daldım. Nedir bu uygulamalar ? Satranç oynayandan cs oynayanına, dans edenden ders çalışıp sohbet edenlere vs. çok acayip tipler ve kitleler var. Gördüğüm kadarıyla birde insanlar bu yayıncılara "donate" ediyor. Neden karşımda konuşan ergen bir kıza para vereyim ki ? Çok mu cahilim, bilenler azcık bilgilendirsin :)

Not: Daha önce oyun vs. için bu platformları duymuştum ama, sohbettir, danstır vs. Burası bildiğiniz chaturbate olmamış mı ?
0
tss
(03.01.21)
Twitch yayıncısının muhabbeti iyiyse, chat kitlesi varsa, iyi bir oyuncuysa bağış geliyor. Bunlar yoksa zaten bağış çok gelmez. C. ile hiçbir ilgisi yok. Bu tip yerlerin amacı para kazanmak aslında ama aynı zamanda en genel olarak insanların zaman harcamak, muhabbet dinlemek için girdikleri yerler.
0
dissendium
(03.01.21)
Genç kesimin boş vakti bol olanların yığıldıgı platform. Bir tür sosyalleşme alanı. Biz eski kuşaktan geçti bu tip şeyler istesek de yakalayamayız da Z kuşağı acayip benimsedi.
0
olaylar olaylar
(03.01.21)
ben discord'u kuzenlerimle online oyun oynarken kullanıyorum. sesli sohbet seçeneği var çünkü. öyle arama yapmak gibi de değil, sohbet odasına giriyorsun herkes konuşuyor. bir arkadaşın oyun oynayışını da izlemiştik, ben de bir oyunu anlatırken ekranımı paylaşıp izletmiştim.

oyun haricinde, tasarım gruplarına katıldım, bir şeyler soruyorum falan ama çok işe yaramıyor bu konuda bence.

twitch kullanmıyorum. hesap açtım öylece duruyor. kimseye de iyi oynuyor diye para vermem. ne alaka? bana ne?
0
batlegolas
(03.01.21)
ödüllendirme mekanizması. insanlar kendini iyi hissettiren insanlara para veriyor. bir filme, tiyatroya, stand up'a para vermek gibi.
0
diffarentiationation
(03.01.21)
eskiden daha çok oyun yayıncılarının platformuydu twitch ama irl konseptiyle birlikte artık oyundan çok farklı konularda yayın açanlar da var.

aslında youtube canlı yayınının çok daha güçlü ve efektif hali, youtube hala bu canlı yayın olayını kotaramadı bence.
benim takip ettiğim twitch yayıncıları da genelde irl, sohbet üzerine yayınlar yapıyor, bağış yapmadım hiç abone de olmadım ama mesela prime üyeliğin ile de abone olup destek olabiliyorsun, o şekilde destek oluyorum.

destek olunmasının nedeni bu işi yapan insanlara "senin yaptığın yayını izlemek benim hoşuma gidiyor, ama sen de bu iş için sonuçta zaman harcıyorsun bu yüzden maddi olarak destekliyorum" demek için.

abonelere özel chat badge'leri, abonelere özel yapılan çekilişler, abone olanların isimlerinin okunması, teşekkür edilmesi. chat'te abonelerin yazdıklarının daha çok ciddiye alınması gibi şeyler sanırım insanları abone olmaya ya da bağış yapmaya itiyor.

discord'da bildiğin modern mIRC aslında. twitch'teki bir yayıncıya ait abonelerin, takipçilerin toplanma yeri discord.twitch üzerinde böyle bir platform yok çünkü, diğer abonelerle ve yayını izleyenlerle sadece yayın sırasında chat üzerinden iletişim kurabiliyorsun. haliyle yayıncılar takipçilerini korumak, yayınlarını daha da çok kişiye yaymak için discord'u kullanıyorlar.

twitch'te yayınına üye olan abonelerine discord üzerinden de ayrıcalık filan veriliyor vs.

tabii discord twitch'ten bağımsız bir platform, herhangi bir topluluk paylaşımlarını whatsapp, facebook grubu üzerinden yapmak yerine discord'u seçiyor. ekran paylaşımı, sesli sohbet, dosya paylaşımı vs. her şey olduğu için daha kullanışlı ve tercih edilir oluyor.

irtibat mikrofonu'nu takip ediyorum ben bu arada.
0
aziz dostum jack
(03.01.21)
(5)

Netflix Film Öneri

oekuklu
MerhabaSoru başlıkta, film önerir misiniz? Netflix orjinal yapımı tercih sebebi, kesinlikle izlemelisin dediğiniz bir film arayışındayım. Çok eski film olmazsa iyi olur.Netflix orjinal içeriklerinden izlediklerim:-the dictator-the platform-black mirror bendersnatch-the invisible guest
Merhaba

Soru başlıkta, film önerir misiniz? Netflix orjinal yapımı tercih sebebi, kesinlikle izlemelisin dediğiniz bir film arayışındayım. Çok eski film olmazsa iyi olur.

Netflix orjinal içeriklerinden izlediklerim:

-the dictator
-the platform
-black mirror bendersnatch
-the invisible guest
0
oekuklu
(02.01.21)
Fractured fena değildi.
0
dissendium
(02.01.21)
The hater
Rüzgarı dizginleyen çocuk

İkisi de güzel. Senin izlediklerinden hangileri iyiydi?
0
adivar
(03.01.21)
the platform ve the invisible guest iyiydi
0
🌸oekuklu
(03.01.21)
the hounting of hill house

film değil dizi ama mini dizi 3-4 film süresinde.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.01.21)
Split
0
sacrilegious
(10.01.21)
(1)

YKS Sınavı için tavsiyeler

Onurgokce010
Merhabalar, Matematikte Problemler konusu ve Ayt fiziği çözemiyorum.Nasıl çalışacağımı bilmiyorum. Yardım ederseniz sevinirim. Teşekkürler
Merhabalar, Matematikte Problemler konusu ve Ayt fiziği çözemiyorum.
Nasıl çalışacağımı bilmiyorum. Yardım ederseniz sevinirim. Teşekkürler
0
Onurgokce010
(02.01.21)
Matematikte temel konulardan eksik olmamalı. Rasyonel sayı, üslü sayı, köklü sayı, mutlak değer, çarpanlara ayırma, denklem çözme konuları iyi olmalı. Bol bol soru çözün. Bu konulardan üç, dört kitap bitirin. Sonra Youtube'da problemler için video izleyin. Videoyu durdurup soruyu çözmeye çalışın. Çözemezseniz çözümü izleyin. Ne kadar soru o kadar tecrübe.

AYT fizik için de TYT fizik konuları eksik olmamalı. İyi konu çalışma, bol soru.

Fizikte bir kâğıda formülleri yazın. O kâğıda baka baka çözün soruları.
0
dissendium
(02.01.21)
(13)

Yılbaşını nasıl geçiriyorsunuz?

we are floating in space
Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
Ne izliyor, ne dinliyor, neyi takip ediyorsunuz? Bizimle de paylaşın.
0
we are floating in space
(31.12.20)
yatış. ot gibi takılıyorum, covidi yeni atlattım ailem karantinada hala, herkes kendi odasında

edit: teşekkür ederim
0
oekuklu
(31.12.20)
@oekuklu geçmiş olsun.
0
🌸we are floating in space
(31.12.20)
Özel bi yemek hazırlamadım, evde kestane ve sıcak şarap ve film ile minimal bir eğlence, sonra da sevdiğim bir konseri açabilirim yine youtube dan, geçen sene de yılbaşını böyle geçirdim ve bu modu seviyorum
0
freebird5406_2
(31.12.20)
Pizza yapiyorum. Bitince alıp seçtiğim filmlerden birini karşısında yerim herhalde.
0
Amaranta ursula
(31.12.20)
2 senedir oyun oynarak giriyorum. bu sene de niyetim oyun oynamak.
0
put it in your appropriate place
(31.12.20)
içim sıkılıyor ve bir an önce sızmayı diliyorum :D
0
passion rules the game
(31.12.20)
Konsolum var oyun oynayarak
0
opitseri
(31.12.20)
biraz sonra trainer'da 45 dk düşük tempo pedal çevireceğim. maksat spor olsun.
akabinde 22.00 civarına kadar çalışırım.
sonra bir online yılbaşı meeting'ine katılıp kamerayı sesi filan kapatarak eğleniyormuş gibi davranmaya bile tenezzül etmeyiş,
ardından bir film. büyük ihtimal uzakdoğu filmi.
0
filteria
(31.12.20)
ilk kez tek başıma giriyorum. güzel bir yemek yaptım kendime. bir şişe şarap açtım. spotifydan güzel bir liste açtım öyle takılıyorum.
open.spotify.com
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(31.12.20)
Molalarla çalışarak giriyorum. Aralarda Anna Karenina’yı izliyorum durdura durdura. Çay, kahve.
0
gayda
(31.12.20)
Toplu yeni yıl mesajlarını hem gönül kırmadan hem sohbeti uzatmadan tek mesajda eritmenin yöntemlerini düşünüyodum. İşe yarıyor gibi.

Film + karbonhidrat..
0
IncredibleMau
(31.12.20)
ben de ps4 oynuyorum arada youtbe'dan bir şeyler izliyorum. yine arada da sevgilim ve eş dostla konuşuyoruz. standart bir tatil günü gibi geçiyor.
0
ravenclaw
(31.12.20)
Kız arkadaşımla gezdim yasak saatine kadar. Film izlemeyi düşünüyoruz. Arada televizyona bakıyorum. Kuru yemiş, mandalina, çay falan takılırım.
0
dissendium
(31.12.20)
(15)

İntikam filmi

docrivers
Karısı veya sevgilisi öldürülünce intikam alan adam filmi izlemek istiyorum, kitap öneriside hoş olur ama öncelik güzel bir filn.
Karısı veya sevgilisi öldürülünce intikam alan adam filmi izlemek istiyorum, kitap öneriside hoş olur ama öncelik güzel bir filn.
0
docrivers
(30.12.20)
Kendisi için intikam alan ile oldboy önerisi gelmiş, soruyu olabildiğince açık yazmıştım halbuki
0
🌸docrivers
(30.12.20)
Sicario (ailesi için)
0
dissendium
(30.12.20)
death wish
death sentence (çocuğu için)
the brave one (nişanlısı için)
0
sanat guresi
(31.12.20)
oldboi
0
esref
(31.12.20)
cesur yürek
payback
Irreversible
Django

sanki böyle intikam kategorisine giriyor gibi.
0
jepa
(31.12.20)
j r r tolkien hayrani: aslında oldboy intikam üçlemesinin filmlerinden biri. diğerleri (bkz: Lady Vengeance) ve (bkz: Sympathy for Mr. Vengeance)
0
guitarissimo
(31.12.20)
SPOILER!

oldboydaki selvi boylu çocuk kızkardeşi/sevgilisi için intikam alıyo, oraları izlemedin galiba
0
esref
(31.12.20)
j r r tolkien hayrani: tek bir intikam olayı yok demişsin ben onu sanırsam "pek bir" diye okumuş olabilirim.
esref: bence cevabını silmelisin çok büyük haksızlık.
0
guitarissimo
(31.12.20)
The crow 1994
0
EasyTiger
(31.12.20)
Death Sentence

yazılmış ama bi daha yazılmayı hak ediyor
0
firemanjonny
(31.12.20)
Kill Bill
0
limonlu eksi
(31.12.20)
Ve kesinlikle bu : m.imdb.com
0
limonlu eksi
(31.12.20)
paramparça demeye gelmiştim, söylenmiş. limonlu eksi +1
0
oekuklu
(31.12.20)
Köpeği öldürülen var: John Wick
0
le jeune turc
(31.12.20)
(6)

Bu mümkün mü?

Unde bach canim
Fake mi? Mümkün mü?
Fake mi? Mümkün mü?
0
Unde bach canim
(30.12.20)
Bir dönem böyle bir olay olmuştu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bakanların adresleri çıkmıştı. Doğru olma ihtimali var. 72 milyon dediğine göre zaten eski bilgiler. Şimdiki nüfus daha fazla olduğu için bahsettiğim dönemde ortaya çıkan dosya olabilir. Yaptığı şey suç bu arada. Biri dava açarsa paketlerler.
0
dissendium
(30.12.20)
hala deepwebde bulunuyordur tahminen. Bir dönem çok rahat bulunuyordu hatta dümdüz websitesinde de vardı, sonra onlar gitti deepwebden rar olarak çekebiliyordun. Biraz arasan o sitenin adresini bulup Tor browser ile çekebilirsin yani 5k tl'lik bişey değil :D 2009 seçiminde oy kullanmış herkesin verisi var. Ailem hala o adreste oturuyor mesela, güvenlik açığı aslında.
0
rodriguez2
(30.12.20)
Torrente düşmüş olan değil belki ama bunlar aslında gayet para ediyor. Telefondan satış yapan küçük-büyük işletmeler hep bu tarz datalar üzerinden gidiyolar. Datanın güncelliği önemli ama. Marketin potansiyel müşterisi olabilecek bir kişi lokasyonu yaşı vs gibi sebeplerle 2 sene sonra potansiyel olmaktan çıkabiliyor.
0
IncredibleMau
(30.12.20)
mümkün ama almak da satmak da suç teşkil eder.
0
false pretension
(30.12.20)
İnternete düşen datalar seçmen datalarıydı. O zamanda yaklaşık 50 küsür milyondu. Eğer bu gerçekten 72 milyonsa başka bir yerden geliyordur. Bence fake bu arada.
0
Depik
(30.12.20)
50 milyon data eski bilgisayarımda hala duruyor. para edeceğini bilseydim satardım sjsksls
0
zbrs
(06.01.21)
(4)

Nasıl ingilizce çalışacağım? YDS'ye nereden başlayayım?

akatreil
Bir türlü başlama motivasyonunu edinemiyorum. Geçen aylarda ingilizce hikaye kitapları ile başladım, iyi de gidiyordum ama yds için konu çalışma özelinde nereden, nasıl başlayacağımı bulamadım diye o motivasyonu da kaybettim.KPSS'ye hayvan gibi kastım, iyi de bir puan aldım. Çünkü ne yapmam gerektiğ
Bir türlü başlama motivasyonunu edinemiyorum. Geçen aylarda ingilizce hikaye kitapları ile başladım, iyi de gidiyordum ama yds için konu çalışma özelinde nereden, nasıl başlayacağımı bulamadım diye o motivasyonu da kaybettim.

KPSS'ye hayvan gibi kastım, iyi de bir puan aldım. Çünkü ne yapmam gerektiğini biliyordum. Kendime göre güzel bir plan oturttum, 3-4 aylık bir çalışmayla istediğimi aldım.

Ama YDS için başlangıcı yapamıyorum. Elimde Cesur Öztürk'ün kitapları var, ağır geliyor başlama için. Ayrıca kitaplarını nasıl kullanacağımı da bilmiyorum. Hani "eline sözlüğü alıp, öyle çalışacaksın" , yoksa "önce şu şu konuları bilip öyle başlayacaksın" gibi bir şeyin denmesi gerekiyor gibi geliyor ama direkt bodoslama dalıyorum sanki.

Akın Dil'in birçok kaynağı da var elimde. Onun dışında -sevgili Akın Dil özür dilerim- 160 gb'lık bir online eğitim seti de elimde. Ama bunu da nasıl kullanacağımı bilmiyorum.

YDS seviyem son girdiğim sınavda 48'di. Bunu 70'e çekmek çoğu kişi için "yapılır" durumda. Ama bir başlangıç noktası bulamadım bir türlü kendime. Elimdeki kaynak bolluğu yüzünden boğuluyorum sanki gibi geliyor.

Başarılı olmuş bir yöntemi olan var mı acaba?
0
akatreil
(29.12.20)
Ders kitaplarıyla zaman kaybetmeyin. Gerçek İngilizceye odaklanın. Gerçek İngilizce dediğim BBC, CNN gibi sitelerde yer alan yazılar. Bu yazıları okuyun. Bilmediğiniz kelimeleri öğrenin. Grammar bilmiyorsanız tabii ki ilk olarak tüm grammar konularını bitirin. İngilizce gibi keyifli bir dili stres kaynağı hâline getirmek anlamsız. Hiçbir şey yapamıyorsanız Türkçe alt yazılı dizi, film izleyin. Dizilerden ve filmlerden de bir sürü kelime öğrenebilirsiniz.
0
dissendium
(29.12.20)
üstteki cevaba ek olarak soru tipleri özelinde çalışmalısınız. tıpkı KPSS gibi bu sınavın da belli bir formatı ve kendi içinde bi mantığı var. 48 aldıysanız belli bi temeliniz vardır o yüzden sıfırdan başlamak yerine eksikleri tespit edip onları gidermeye yönelebilirsiniz.

ben de bu sıralar YDS çalışıyorum, size de önerim kendi çalışma sistemim olcak. soru çözüm videoları izleyin ve soru tiplerine ilişkin ufak tefek notlar alın mantığını kavramaya çalışın. daha sonra soru bankanızdan kendiniz çözün. bütün soru tiplerini öğrendikten sonra sadece denemelere odaklanın, yanı sıra akademik okumalarla destekleyin. tabii bu arada bilmediğiniz tüm kelimeleri not alın ve aralıklı olarak tekrar edin.
0
i think therefore i am
(29.12.20)
Güzel cevaplar verilmiş zâten. Ek olarak word'de tablo yapıp her gün karşınıza sık çıkan beş on kelimeyi eklemenizi ve yatmadan önce bi on dakika baştan sona okumanızı öneririm. Ben öyle yaptım, isim fiil sıfat ve diğer şeklinde 4 ayrı tabloyu sürekli güncelleyerek ve tekrarlayarak en sık kullanılan kelimeleri ezberledim. YÖKDİL'den 91 almıştım böyle, YDS'de de 70-75'lere falan tekâbül ediyordur.

Şimdi yüksek lisans derslerinde her hafta 100-200 sayfa İngilizce makale okuyorum, gönüllü değil zorunlu bir süreç olduğu için bir yerden sonra alışıyorsunuz ve hızlı gelişiyorsunuz. Bu paragrafı daha sonraki aşamalar için yazıyorum, kendinizi zorlarsanız veya okul/kurs gibi bir şeyde zorunlu olarak metin okumanız gerekirse daha da ilerletirsiniz.
0
istambul
(30.12.20)
Açıkcası sizle aynı durumda sayılırım. Ben de nereden başlayacağımı bilemedim. Benim Hocamda Hakkı Şahinin ders anlatımları var 120 video olması lazım oradan grammer ve genel bilgileri öğrenmeyi planlıyorum daha önceden deneyen oldu mu acaba o hocayı ?
Bununla birlikte odtünün hazırladığı reader at work ve more to read kitapları var paragraf için onları okumaya çalışıyorum çeviri için youtubede çeviren hocalar var takıldığımız yerde bakmak için. Ayrıca modadilin 60günde yds diye bir kitabı var ezberlenmesi gereken genelde çıkan kelimeleri listeledikleri.
Bu üçünü aslında bir düzen içinde devam ettirsek sanki başarı gelir diye düşünüyorum.
Tek düşündüğüm nokta grammer olayı. Sizin de dediğiniz gibi kaynaklar çok nereden nereye geçeceğini şaşırıyor ve bir yerde boğuluyor insan bilmediğinden ve yönlendiren olmadığı için. Bu yüzden düzenli olması açısından Hakkı Şahini mi izlesem diye düşünüyorum.
0
jorah the andal
(30.12.20)
(9)

Asgari ücrete çalışmak

soru icin geldim
Selamlar. 2 yıl önce kpss 92.3 puanla kamuya atandım. Düz memurum şuan aldığım maaş vergi kesintisi dahil 3700 türk lirası. Servis yok yemek yok. Aylık yol+yemek masrafım ile birlikte bana kalan maaş 3200 lira falan. Yaptığım işte yoğun günde 300-400 civarı kişi ile ilgileniyorum. Fabrikalarda 4-5 b
Selamlar. 2 yıl önce kpss 92.3 puanla kamuya atandım. Düz memurum şuan aldığım maaş vergi kesintisi dahil 3700 türk lirası. Servis yok yemek yok. Aylık yol+yemek masrafım ile birlikte bana kalan maaş 3200 lira falan. Yaptığım işte yoğun günde 300-400 civarı kişi ile ilgileniyorum. Fabrikalarda 4-5 bin liraya çalışan dostlarım var. Yemek+yol yılın bazı dönemleri yardım ve ikramiye gibi şeyleride var. Ne yapayım bende fabrikada bir iş bulup istifa mı etsem? Zaten devletin zam falan verdiğide yok geçen yıl 150 lira zam aldım.
0
soru icin geldim
(29.12.20)
Mesailerle birlikte 6-7 bin lira maaş alan arkadaşlarım da var iyi fabrikalarda
0
🌸soru icin geldim
(29.12.20)
Seni anlıyorum. Yazık ve üzücü. İktidar her yıl asgari ücrete %20-30 zam yaparken memura %3 zam yapıyor. Çünkü memurlar insan değil. Orta tabaka eridi bitti resmen. Memur kavramı kalmadı. Asgari ücret memur maaşına yaklaştı. Şu durumda akpye oy veren kamu personelinin akıl sağlığı yerinde değildir net.
0
stillalive
(29.12.20)
Üniversite mezunuysanız işçi olarak çalışmanız zor. Fabrikalara üniversite mezunu işçi almazlar. Lise ya da ön lisans ise mantıklı olabilir.
0
dissendium
(29.12.20)
Başlıkta geçen asgari ücret konuda nerede?
0
baal
(29.12.20)
Türkiye'de memur olmak bence yapılabilecek en mantıksız şey. Memurların bir çoğu kendine güvensiz tipler (genelleme yok, iyilerini tenzih ederim) yazdıklarınızdan da öyle biri olmadığınızı anlıyorum.

büyük kazançlar büyük risklerden doğar. deneyebilirsiniz. sadece asgari ücret ile çalışmayı değil, alanınıza göre güzel bir özel sektör firmasında da çalışabilirsiniz.
0
patates
(29.12.20)
memurluğun en büyük artısı işsizlik korkusunun olmaması, düzenli çalışma saatleri, maaş garantisi bence. özelde bunların hiçbirini bulamazsın. 4-5 alanlar ya kalifiyedir ki senin herhangi bi ustalığının olmadığını varsayıyorum, ya da mesailerle birlikte o ücretleri alıyolardır. kimse yeni başlayan personele o paraları zaten vermez, asgari ücret ile başlarsın.

cumartesi çalışmamak ve akşam 5'te paydos edebilmek büyük nimet. varsa türkiye'de böyle bir fabrika, söyle biz de bilelim. yani hem cumartesi çalışacaksın, hem gün mesai saatlerin uzayacak. ve en iyi ihtimalle senin düşüncene göre şu ankinden 1000 tl fazla alacaksın? değer mi? bence değmez. ayda 4 cumartesi çalışmaya gelsem güzel bi fazla mesai yansır maaşıma ama fazla para kazanmak yerine evde dinlenmeyi tercih ediyorum.
0
elorelia
(29.12.20)
ben de 5 sene önce lisans kpss ile 90 puanla bir kite atandım. maaşım muhtemelen ocak ayında 6 binin üzerinde olacak. iyi mi tabiki değil. o puanı aldıpınıza göre tekrar alabilirsiniz. tekrar kpss ye hazırlanıp daha iyi maaşı olan bi kuruma atanırsınız inşallah.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(29.12.20)
yeni mezun mühendisler şanslılarsa 3000-3500 ile işe girebiliyorlar özelde. ama 2 gün sonra kapının önüne koyulma riskleri var.
fabrika ise eğer firma düzgün değilse mesainizi ödemez, ikramiye vermez vs... yada iyi bir yer ise emekli dahi olabilirsiniz.
başka bir kuruma düz memur olarak geçme şansınız varmı? tekrar kpss kasın daha rahat bir kuruma geçebilirsiniz mesela. şu anda cumartesi, pazar sizin, akşam 5-6 dan sonrası sizin.

memur olarak kalın veya fabrikaya gidin demeyeceğim. çalıştığınız yerdeki ulaşabileceğiniz konumlara bakın. o konumlara gerçekten ulaşma ihtimaliniz varmı veya ulaşmak istiyormusunuz? ona göre karar verin.
0
morcivert
(29.12.20)
kamu görevinde olup da vatandaşla uğraşmak kadar yıpratıcı bir şey yok gerçekten. kurumsal şirketlerde idari işler/muhasebe gibi departmanlara bakabilirsin. burada ciddi bir şey çıkarsa istifa edersin. memnun kalmazsan istifa sonrası geri dönüş imkanını kullanırsın.
0
redskull
(29.12.20)
(6)

tableti nereden alalım?

kibritsuyu
arkadaşlar oğlana bir tablet alacağım samsung marka. baktım beğendim modelini.sizce samsung'un kendi mağazasından mı alsam daha iyi, mediamarkt'Tan vatan bilgisayar'dan falan mı alsam daha iyi? hepsinde fiyat aynı.ne dersiniz?
arkadaşlar oğlana bir tablet alacağım samsung marka. baktım beğendim modelini.

sizce samsung'un kendi mağazasından mı alsam daha iyi, mediamarkt'Tan vatan bilgisayar'dan falan mı alsam daha iyi? hepsinde fiyat aynı.

ne dersiniz?
0
kibritsuyu
(28.12.20)
Hepsinde aynı fiyatsa samsung shop'dan alın migros çeki falan verir.
0
atom karincanin torunu
(28.12.20)
internetten alsanız?
daha ucuz olabiliyor
0
superb
(28.12.20)
internetten alacaksaniz once amazon.com.tr'ye bakin.
0
the end of time
(28.12.20)
Ben fiyat araştırması yaptığımda istediğim tablet Samsung mağazalarında 400 TL kadar daha fazla fiyata satılıyordu. Media Markt yorumları iyi değildi. İnternet'ten güvenilir satıcılardan alınabilir.
0
dissendium
(28.12.20)
internetten elektronik almayı çok düşünmüyorum. zaten amazon'da satıcısı amazon olan yok, ötekilere de güvenemiyorum. bir ye yılbaşına yetişmeme riski var.

dükkanların hiçbirinde fiyat farkı yok. hepsi 1899 tl.
0
🌸kibritsuyu
(29.12.20)
o zaman ben olsam samsungun kendi magazasindan alirdim, mediamarkt turkiyeden ne zaman bir sey alsak sorun yasadik.
vatanin da musteri hizmetleri eskisi kadar iyi degil diyorlar, yoksa vatandan alirdim.
0
the end of time
(31.12.20)
(7)

ölüm korkusunu sebepleri ne olabilir?

ala09
istediği gibi yaşayamamak veya öldükten sonra başına bir şey gelecek korkusu mu ne sizce?
istediği gibi yaşayamamak veya öldükten sonra başına bir şey gelecek korkusu mu ne sizce?
0
ala09
(25.12.20)
Çekilecek acı, ölüm biçimi, her şeyin kaybedileceği düşüncesi
0
dissendium
(25.12.20)
Yaşanmamışlıklar, pişmanlıklar ve ölümden sonrasını bilmeme sanırım.
0
superfluid
(25.12.20)
el finito
0
naksidil
(25.12.20)
Herkes için farklıdır. Benim için hayatta kalma iç güdüsü açıkçası.
0
skywalker.anakinn
(25.12.20)
Çok ilginç. Aynı sebepten dolayı bir aydır anksiyete atakları yaşıyorum.

Bence yaşanmamışlıklar. Yoksa ölüm biçimi falan umurumda değil. Nasıl öleceğimdem hiç korkmuyorum. Ama öleceğim an aklımdan geçen düşüncelerin "İstediğim gibi yaşayamadım." olmasını istemiyorum.
0
hitokiri kenshin
(25.12.20)
Açıkçası ailem ve eşim olmasa iplemem galiba. Ölme korkusu olduğunda aklima annem ve esim geliyor hep, onların uzulmesi vs. Bu sebepten hayat sigortam var ikisinin de adi üstüne, bari o konuda biraz kafam rahat.

Bir tanidigim vardı, esini, cocuklarini vs kaybetmiş hep. Vallaha o adam olsam dünya zerre s.kimde olmazdı, öbür taraf gibi muhabbetler daha da umrumda olmazdi, benden ailemi alan öbür tarafi diyip gecerdim.
0
logisticsmanager
(26.12.20)
Olum sonrasini bilmedigim icin korkuyorum ben. Basima kotu seyler gelecegini dusunuyorum evet.
Yokluk oldugunu dusunmuyorum.
Boyle karanlik olacak hissi de var bende. Karanliktan cok korkarim zaten.
Yani yasanmamisliklar, pismaniklar, hayattaki zevklerimden ve yakinlarimdan ayri kalma hissi degil korkumun temeli.
0
Kittie
(26.12.20)
(11)

Yemek için yaşamak vs. Yaşamak için yemek

ms brownstone
Ben zaten oldum olası yemeğe aşırı düşkün bir insandım ama pandemiyle beraber iyice 7/24 yemek düşündüğümü fark ediyorum. Bir süredir evdeyim ve sürekli “ne yesem” diye düşünüp bir şeyler yiyorum. Bir de şu hayatta en sevmediğim şeylerden biri tek çeşit yemektir. 2 çeşit bile gözümü doyurmuyor çoğu
Ben zaten oldum olası yemeğe aşırı düşkün bir insandım ama pandemiyle beraber iyice 7/24 yemek düşündüğümü fark ediyorum. Bir süredir evdeyim ve sürekli “ne yesem” diye düşünüp bir şeyler yiyorum. Bir de şu hayatta en sevmediğim şeylerden biri tek çeşit yemektir. 2 çeşit bile gözümü doyurmuyor çoğu zaman ve şimdi evdeyken sürekli mutfakta 3-4 çeşit yemek hazırlarken vakit geçiriyorum. Pandemide gelen 4 kiloyu saymazsak kilo sorunu olan bir insan da değilim ama sürekli yemek derdinde olup 4 kilo almış olmak, günde 2-3 saati mutfağa ayırmak falan sinirimi bozdu biraz. Şöyle az yiyip doyan ya da düz makarna yapıp sadece onunla gözü doyup mutlu olan bir insan olmak istiyorum ama hiç mümkün görünmüyor.

Siz başlıktaki hangi taraftasınız bu konuda? Yiyip içeceğini düşünmekle ve yiyip içmekle bu kadar vakit geçiren kaç kişiyiz merak ediyorum. Bir de günde kaç öğün yiyorsunuz ve özellikle akşam yemeklerinde kaç çeşit yiyorsunuz? Özellikle pandemi dönemindeki yeme içme alışkanlıklarınıza dair her şeyi yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(24.12.20)
Hocam benim şöyle bir yöntemim var

Sabah uyanınca;
sigara , kahve , elma

gün içinde tek öğün;
kremalı,mısırlı makarna.Tavuk göüğüsü kızartma.Yanında yarım göbek salata

bir de akşamları meyve yiyorum.

vücut kitle indeksim normal seviyede 21-22 gidip geliyor.3 günde bir yemek yapıyorum hep aynı yemeği yaptığım için artık ütopik derecede hızlandım.Tavuk üçüncü gün biraz sapıtıyor ama sorun yaşamıyorum.

hayat güzel ya ölene kadar hep bunları yiyebilirim.
0
aids rakun
(24.12.20)
Yemek için yaşayanlara yaz beni. Çünkü yemek <3
Kendimi iyi hissetmek, sevindirici bir şeyi kutlamak, birini teselli etmek, birinin gönlünü almak gibi şeyler için aklıma gelen ilk (hatta tek) şey güzeeell bir yemektir. Sevdiğim bir yemeği/tatlıyı düşününce bile mutlu olurum. Şanslıyım ki kilo sorunum yok.

Akşam tek çeşit yemek yerim. Hafta sonu mümkünse if yaparım. Çalışmaya devam ettiğim için yeme alışkanlığım ve düzenim koronadan etkilenmedi.

Edit: genellikle sağlıklı beslenirim.
0
pati
(24.12.20)
Yemek için yaşamamak , yaşamak için az yemek.

Sabah kahvaltısını biraz geç yaptığımda öğlene de gerek kalmıyor. Sadece akşam yetiyor ve o zaman iki çeşit, bazen bir kase çorba bile yetiyor.
0
Erva
(24.12.20)
Yaşamak için yiyen taraftayım. Diğer taraf bana itici geliyor. Virüs nedeniyle artan tüketimi de kontrol altına aldım. Marketten aldığım şeyleri farklı günlerde yemeye çalışıyorum. Diyelim marketten cips ve kek aldım. Cipsi bugün yediysem keki yarın yerim. İkisini aynı gün yemem. Küçük şeyler gibi görünebilir ama kontrolü sağlamak için önemli.
0
dissendium
(24.12.20)
Yemek yemek tam bir vakit kaybı benim gözümde yaşamak için yiyip kalkarım.
0
basond
(24.12.20)
Aynaya baktığımda mı daha mutluyum, yemek yediğimde mi? benim için ilki. o yüz
den 2 öğün yiyorum uzun yıllardır. bu dönemde de değişmedi, fakat boş kalınca değişik tarifler deneyerek yine aynı düzende devam ediyorum.
0
sinematikcrop
(24.12.20)
yaşamak için yerim. 43 kiloyum.
0
candide
(24.12.20)
2 öğün yiyorum.
Öğlen 12.30’da peynir, zeytin, haşlanmış yumurta, maydanoz, salatalık, yarım porsiyon meyve, çay.
Akşam 18.30-19.00 gibi de bir çeşit maksimum iki çeşit yemek.

Uzun süredir yaşamak için yiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(24.12.20)
Tam ortasındayım. Dengeyi iyi korurum. Sevdiğim bir yemeği yemek beni deli gibi mutlu edebilir. Aşırıya kaçtığım zamanlar da olur ama sonrasında daha az yiyerek dengeyi sağlamaya çalışırım. Ne de olsa bir tane bedenim var, sağlıklı beslenme noktasında çok hassasım valla. Fast food neredeyse hiç tuketmiyorum. Beğendiğim şeyleri evde yapmayı da çok severim. Hayatımda hiç yemeğe bağımlı biri de olmadım. Tamamen o anki ruh halime, tokluk açlık durumuma bağlı olarak mutfakta çok kalabiliyorum.
0
Amaranta ursula
(24.12.20)
ya ben çok az yemek yiyip hiçbir şeyi beğenmeyerek annemi çıldırtan bir çocuktum ama şu son birkaç yılda yemekten aldığım haz müthiş arttı ve daha önce hiç yemediğim birçok şeyi iştahla yemeye başladım. (zeytin, peynir, fasulye, bulgur, patlıcan, lahana, kavun karpuz, portakal vs. diye uzayıp gidiyor liste) brokolisiz, enginarsız geçen yıllarıma lanet ediyorum örneğin. :)

fakat yaşamak için yeme tarafından bir türlü diğer tarafa geçemedim. yani asla senin gibi sürekli ne yesem, hele ne yemek yapsam filan diye düşünüp saatlerimi mutfakta harcayamam. yediğim 10 öğünün sekizinde temel motivasyon "şu açlığı bastırıp işime gücüme bakayım". o yüzden günde 2, 3 öğün yiyorum.

sabah kahvaltı fix., öğlen favori makarna, bazen başka şeyler ya da varsa sulu yemek. akşam yemeklerini de mümkünse daha hafif şeylerle (turşu, yoğurt, kuruyemiş vs.) geçiştirmeye çalışıyorum. arada gece 1'de donmuş börek ısıtıp yediğim filan da oluyor tabii ama çoğunlukla diğer şekilde.
0
filteria
(25.12.20)
Ben de sizdenim. Bir yemeği yerken sonraki yiyeceğim yemegi dusunurum. Hatta su an biten kola stogumu yarin yenilemeyi dusunuyor ama disari cikmaya korkuyorum. keske istahim kesilse de yasamak icin yesem.
0
Fatih_BaKeR
(25.12.20)
(7)

Bu adamın deprem hakkındaki twiti hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ranchoddas
twit bu;https://twitter.com/hobeets/status/1341883961136525319?s=20
twit bu;
twitter.com
0
Ranchoddas
(24.12.20)
Gezegenlerin aynı hizaya gelmesinden deprem tahmini yapmış. Anlam veremedim. Şarlatan olabilir.
0
dissendium
(24.12.20)
komik. Bence de önümüzdeki iki gün içinde Pasifik bölgesinde 5+ deprem olacak. Tutarsa (ki tutar) ben de böyle bir hesap mı açsam ne yapsam.
0
catch the arrow
(24.12.20)
pakistan nere, lubnan nere. uc gunde bir tahmin sallayip icinden biri tutarsa kendini otorite ilan eden dallamalardan biridir.
0
der meister
(24.12.20)
hangi ülke, ülkeyi geçtim hangi bölge. yani o kadar ucu açık ki ben bildim işte diyecek sonunda. normalde umrumda olmaz ama izmir depremini yaşamış biri olarak acayip canımı sıktı bu tweet.
0
false pretension
(24.12.20)
Pakistan'i akdeniz/ortadogu ulkelerinden sanan bir dallama.
0
2oda1salon
(24.12.20)
Zaten sürekli irili ufaklı deprem oluyor. Skalayı da geniş tutmuş ki birinden bir tutsun. Ben de böyle hesap açmak istiyorum ya.
0
jazzabel
(24.12.20)
Saymadığı ülke kalmamış.
0
neysene
(24.12.20)
(9)

Yeterli birikiminiz olsa hangi işi kurardınız?

dissendium
Soru başlıkta. Hangi işi kurmayı tercih ederdiniz ve neden?Seçenek çok. İmalat sektörü olabilir, hizmet sektörü olabilir.Teşekkür ederim cevaplar için.
Soru başlıkta. Hangi işi kurmayı tercih ederdiniz ve neden?

Seçenek çok. İmalat sektörü olabilir, hizmet sektörü olabilir.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
dissendium
(23.12.20)
Aşırı birikimim de olsa hiç bir tecrübemin olmadığı işe girmem. Kendi yaptığım işi şirketleştirirdim yine.

Edit: it sektörü, daha özel olarak siber güvenlik üzerine çalışıyorum. bu alanda gördüğüm problemlere derman olacak bi startup kurulabilir.
0
roket adam
(23.12.20)
@roket adam, en az bir tane iş fikri söylerseniz ya da kendi işinizin alanını söylerseniz cevap olarak işime yarar.
0
🌸dissendium
(23.12.20)
Çok sağlam sermaye olsa lojistik sektörüne girerdim. Nakliye ve ambalaj ihtiyacı artacağı gibi bu sektörlerde iyi olmanın önemi de zamanla çok artacak. Ayrıca risk olarak çoğu sektörden daha az riskli.
0
istege bagli sigortasiz
(23.12.20)
En son transportcuma sinirlenip tir isine girmistim,hala buyuyerek devam ediyor.simdide enjeksiyonculara sinirlenip plastik enjeksiyon tesisi kurmaya basladim,yine sifir bilgi sifir alaka bir sektorun icine girdim.
0
duptıs
(23.12.20)
Oyun ya da BTES içerikleri.
0
heritage
(23.12.20)
Hocam buradaki yazilara gore olmaz. Ben yemekten anlarim restaurant kurarim digeri arabadan anlar sanayi dukkani açar. Bence bildiginiz yapabileceginiz is olabilir. Kosgeb tubitak tarim kredi vb hibelere desteklere kredilere bakın. Ab desteklerine bakin. Ithalat ihracat verilerine gore neyi yapmak ic pazarda neyi yapmak dis pazarda rekabet ettirir ekmek yedirir diye bakin. Şahsı goruslerim.
0
optimistbakunin
(23.12.20)
Direkt iş kurmak değil ama pasif gelir yaratabilecek şeyler yapardım. Yani çok büyümeyeceği belli olan, ama küçük bir kesimin sürekli kullanacağı tool'lar kasardım. pinboard.in gibi.
0
plutongezegendegilmi
(23.12.20)
@r evolution, bu soruda iş fikirlerini öğrenmek istedim. O parayla yapacağınız işin ne olduğunu soruyorum.
0
🌸dissendium
(23.12.20)
Hırdavat ithalatı.
İlgilenirsen haber ver
0
etna
(23.12.20)
(3)

Google Maps

dissendium
Google Maps'te Street View özelliğindeki görüntüleri bilgisayara indirme şansımız var mı?
Google Maps'te Street View özelliğindeki görüntüleri bilgisayara indirme şansımız var mı?
0
dissendium
(23.12.20)
Çevrimdışı çalışması gibi mi?
0
Unde bach canim
(23.12.20)
ekran kaydı yapın
0
co2s2
(23.12.20)
@Unde bach canim, çevrim dışı da olur ama JPG olarak ya da başka bir fotoğraf biçiminde kaydederse daha iyi olur.

@co2s2, pratik olmuyor.
0
🌸dissendium
(23.12.20)
(2)

Bedelli askerlik

vedatchilipeppers
Selam ahali,Askerlik şubeye gitmedim direkt E-Devlet (Askerlik Hizmet Tercih İşlemleri) aracılığıyla başvuru yaptım. Birkaç hafta önce de bankaya parayı yatırdım, şu an sınıflandırmanız bekleniyor diyor ekte görüldüğü gibi. Eksik bir şey var mı başvuru süreciyle ilgili? Bahsedilen sınıflandırma nedi
Selam ahali,

Askerlik şubeye gitmedim direkt E-Devlet (Askerlik Hizmet Tercih İşlemleri) aracılığıyla başvuru yaptım. Birkaç hafta önce de bankaya parayı yatırdım, şu an sınıflandırmanız bekleniyor diyor ekte görüldüğü gibi. Eksik bir şey var mı başvuru süreciyle ilgili? Bahsedilen sınıflandırma nedir? Hangi ay gideceğim sizce ne zaman belli olur?
0
vedatchilipeppers
(22.12.20)
Sınıflandırma gönderileceğiniz birlik.
0
dissendium
(22.12.20)
8. Ayda yatırdım ücreti. Aynı şekilde yazıyor bende de
2021 Ocak ayı içerisinde açıklanacak nezaman nereye gideceğimiz.
0
birbilsem
(23.12.20)
(7)

2021 kpss ye çalışmak mantıklı mı (öğretmenlik için)?

epistemic_regress
Bu sene ve önümüzdeki sene öğretmen alımlarında azalma olur mu? Sınava hazırlanmak mantıklı mı sizce?Teşekkürler.
Bu sene ve önümüzdeki sene öğretmen alımlarında azalma olur mu? Sınava hazırlanmak mantıklı mı sizce?

Teşekkürler.
0
epistemic_regress
(22.12.20)
Bir yılın boş geçmesi mantıklı değil. Alım az olsa bile sonraki seneler için birikim olur. Ben olsam çalışırdım.
0
dissendium
(22.12.20)
Bölümüne göre değişir. Hangi bölümdünüz?
0
anarsika
(22.12.20)
çalışmak her zaman faydalıdır.
0
co2s2
(22.12.20)
Calismansan pişman olursun. Öğretmenliğin özel sektörü zaten ölü yıllardır. Covidde ekstra öldü.
0
westblack
(22.12.20)
Alanım Matematik.
0
🌸epistemic_regress
(22.12.20)
ilköğretim matematikse 69la falan atanıyor millet. her türlü yaparsın sıkı bir çalışma ile.
0
westblack
(22.12.20)
Lise matematik benim. Puanlar yüksek ama üçüncü kez giricem, iyi hazirlanirsam kazanırım. Aklımda soru işareti kalmasın dedim.
0
🌸epistemic_regress
(23.12.20)
(4)

Hafızam çok kötü

valarmurgulis
Hafızam etrafımdaki insanlara oranla baya kötü. Örneğin onlar Bi film izler 1 ay sonra 10 detay verebilirler ben anca 2 detay verebilirim. Ya da ilginç bi yazı okuduğumda 3 5 güne unuturum. İlgimi çeken bir şey olmasa normal unutmam ama baya aklıma kazıyarak okuyorum ama boş. Ya da bir. Şiir ya da s
Hafızam etrafımdaki insanlara oranla baya kötü. Örneğin onlar Bi film izler 1 ay sonra 10 detay verebilirler ben anca 2 detay verebilirim. Ya da ilginç bi yazı okuduğumda 3 5 güne unuturum. İlgimi çeken bir şey olmasa normal unutmam ama baya aklıma kazıyarak okuyorum ama boş. Ya da bir. Şiir ya da söz ezberlenecek, iyi yapanlar 3 seferde ezberliyorum, orta 10 ise ben 100 sefer okusam bile ezberleyemiyorum. Sırf bu yüzden üniversite zamanı 24 Türk boyunu ezberleyemedim ve kopya çekerek anca geçebildim. Ek olarak fazlasıyla unutkanım. Her zaman yanımda olması gereken bir şeyi eğer Bir rutinim değişirse büyük ihtimalle unuturum ve bu benim ve etrafımdakiler için süpriz olmaz. Örneğin yoldan almam gereken arkadaşlarım var ve her gün alıyorum. Ama o gün farklı bir sokaktan geçeyim ya da farklı bir zamanda geçeyim büyük ihtimalle o kişiyi unuturum yanımdakiler mutlaka hatırlatır.
Bu durum hep vardı ama artık değişmesini istiyorum. Doktorluk bir şey mi sizce bu durum?
0
valarmurgulis
(22.12.20)
eğer geçmişten beri böyleyse yaradılış derim ben, insanın yetenekleri ve özellikleri çok farklılık gösterir. sizin de hafızanız kötüdür ama başka bir özelliğiniz iyidir mesela. ben olsam kafaya takmam.
0
killerbee
(22.12.20)
B12 baktırmayı deneyin.
0
dissendium
(22.12.20)
bir suru sebebi olabilir. bu konulara kafa yoran biri olarak: sunlari test edebilirsin.

asiri masturbasyon, kotu uyku duzeni, kotu beslenme, vitamin eksikligi, depresyon, stres.
0
buenosdias
(22.12.20)
Şöyle bir şey var, belki iyi hissettirir: seyler.eksisozluk.com
0
ultranil07
(22.12.20)
(3)

İş Başvurusu Sorusu

deneme
Merhaba Sevgili Duyurucular,Kariyer.net üzerinden bir işe başvurdum, ama iş çok ilgimi çekti, içimden bir ses ara işvereni diyor, içimdeki sese kulak vermeli miyim sizce yoksa ters teper, saygısızlık vs. olarak algılarlar mı?
Merhaba Sevgili Duyurucular,

Kariyer.net üzerinden bir işe başvurdum, ama iş çok ilgimi çekti, içimden bir ses ara işvereni diyor, içimdeki sese kulak vermeli miyim sizce yoksa ters teper, saygısızlık vs. olarak algılarlar mı?
0
deneme
(21.12.20)
gercekten uygun oldugunuzu dusunuyorsaniz, arayin ilan verene-firmaya linkedinden ulasin...

cekinmeyin
0
cairo
(21.12.20)
Aramanın ters tepeceğini düşünüyorum. Linkedin daha mantıklı.
0
dissendium
(21.12.20)
ara tabi ya
0
kenarortay
(21.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.