Giriş
(17)

Eglencelik ve komik ilk akla gelen film

melancholia
Tavsiyeleri alinir.
Tavsiyeleri alinir.
0
melancholia
(07.11.20)
50 first dates
0
himmet dayi
(07.11.20)
cinayet süsü
0
serbest gezen koala
(07.11.20)
The Hangover
0
dissendium
(07.11.20)
scott pilgrim vs the world
0
pegi
(07.11.20)
pineapple express
0
sanat guresi
(07.11.20)
Borat :/ Ben buradaki doğallığa güldüm. Bir filme kolay kolay gülmem.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.20)
Hangover yazılmış. Kolpaçino.
0
IncredibleMau
(07.11.20)
yahşi batı.
0
benevolent sun
(07.11.20)
Lars and the real girl
0
baal
(07.11.20)
mean girls
0
hot potato
(07.11.20)
kolpacino
0
kelepir
(07.11.20)
Three Flavours Cornetto Trilogy
0
heritage
(07.11.20)
The dictator.
0
ElfElf
(07.11.20)
nimberjack
(07.11.20)
ted 1-2
0
nothing in my way
(07.11.20)
Benim de kafa hiçbir şey kaldırmıyor, film değil ama Avrupa yakası aşırı kafa dağıtıyor tam çerezlik.
0
Hallegadola
(07.11.20)
Naked gun 1-2-3
0
nhk ni youkosu
(07.11.20)
(24)

ne kadar yesem de sıkılmam dediğiniz yemekler?

Stoneface
sb
sb
0
Stoneface
(07.11.20)
kuru fasulye, bulgur pilavı
0
halanne
(07.11.20)
yok öyle bir yemek.
0
sutlu nescafe
(07.11.20)
Yok
0
catch the arrow
(07.11.20)
patates salatası
0
hayirsiz
(07.11.20)
pide. arkadaslara selam ;)
0
turbo sadık
(07.11.20)
döner, ıslak hamburger, kokoreç
0
mikahakkinen
(07.11.20)
Zeytinyağlı yaprak sarmasi
0
red g
(07.11.20)
ton balık, mısır, kaşar, kekik ve mayonezli makarna.
iyice kızarmış salça ya da sucuklu yumurta. bildiğin sahanda yumurta işte.
közde patlıcan salatası.

bıkmadım, bıkacak gibi de değilim bunlardan.
0
filteria
(07.11.20)
Patates kizartmasi, Hollanda usulü. Cifte kizartilmis.
0
buf-e kür
(07.11.20)
Menemen, lahmacun.
0
himmet dayi
(07.11.20)
İskender, pizza.
0
dissendium
(07.11.20)
Haşlanmış mısır.
Konserve mısır ustu tuz
Patates kizartmasi, tavada tereyagli patates
Sarma
Dolapta bir gün beklemiş kizartma
Dolapta beklemis biber dolmasi
Döner
Hamburger
Sushi
0
logisticsmanager
(07.11.20)
Zeytinyağlı yaprak sarması +10
Lahmacun
Mantı
Patates kızartması
Kremalı mantar çorbası
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(07.11.20)
çok var aslında ama en efsanesi

yaprak sarması
0
spirit crusher
(07.11.20)
Valla hayatımda bu sözü ilk kez Sinop'a gittiğimde Sinop Mantı yerken demiştim.

Sonuç: 2 gün üst üste 2 öğün yiyince baydı :) Ağır çünkü.

Şimdi düşününce neredeyse her sabah menemen yiyorum, sıkılmadım.
0
ananiyimioguz
(07.11.20)
yok ama en yakını: az şekerli fıstık sarma
0
ya ben lan neyse
(07.11.20)
Patates kızartması (ev usulü) , denizden ne çıkarsa. Günün hangi öğünü olacağı ve o gün kaç kere yemiş olursam olayım. Bıkmam , bıkılması teklif dahi edilemez :)
0
synax
(07.11.20)
Suşi
0
pass
(07.11.20)
Patates kızartması, simit ve makarna.
0
ms brownstone
(07.11.20)
Hepsini düşündüm. Tüm cevaplara baktım. Patates kızartması diyorum. Hem yemek sayılmaz. Hem de her öğün gideri var.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.20)
Peynir ekmek, cok sevdigim yemekler var ama surekli yiyemeyebilirim cogunu, mesela bazen canim et istemez, sevdiğim sebzeler var, bazen fazla hafif gelebilir, kimi zaman yumurtayla aram olmaz ama peynir ekmegi her daim yiyebilirim.
0
(07.11.20)
yulaf lapası. olm. kendime çok üzüldüm şu an :( Sıkılamam bundan, hergüb yiyorum. Lanet olsun sporculuk.
0
velvetmorning
(07.11.20)
Ben de peynir ekmek diyeceğim, çünkü gerçekten her gün yiyorum ve hiç sıkılmadım. Bir de halamın yaptığı sarımsaklı yoğurtlu Arnavut mantısı.
0
peki madem
(07.11.20)
tereyağlı ekmek, közlenmiş mısır, nohut + pilav ve de güveç
0
livaist
(07.11.20)
(6)

satranç nasıl öğrenebilirim?

anti-kahraman
merhaba,birçok video'ya baktım ama hepsi temel şeyleri öğretmenin ötesine geçemiyor. bir süre sonra yetersiz geliyor. Önerebileceğiniz yazılı ya da görsel kaynak var mıdır?
merhaba,

birçok video'ya baktım ama hepsi temel şeyleri öğretmenin ötesine geçemiyor. bir süre sonra yetersiz geliyor. Önerebileceğiniz yazılı ya da görsel kaynak var mıdır?
0
anti-kahraman
(07.11.20)
Satranç, kuralları basit, uzmanlaşması zor bir oyun.

Bu yüzden gerçek kişilerle çok fazla oynamak dışında seni geliştirecek herhangi bir şey yok pek.
0
Avoiding The Puddle
(07.11.20)
Satranç Analizleri kanalını öneririm Youtube'da. Öğrenmenin en güzel yolu keşfetmek. Bol bol satranç oynayın İnternet'te.
0
dissendium
(07.11.20)
Lichess.org uzerinden bulmaca cozebilirsin, chess.com bulmacalari daha guzel ama ucretli. Bu bulmacalari cozmek oynadığın oyunlarda karsilasabilecegin belli pozisyonlarda yapabilecegin guzel hamleleri gormeni kolaylastirir. Baslangic icin bulmacalar yeterli olacaktir. Biraz gelistikten sonra hala satranca ilgi duyuyorsaniz botlar uzerinden calisabilirsiniz. Her seyden once siyahta ve beyazda ikiser(d ve e) acilis ogrenmenizi(ezberlemenizi) oneririm. Not : uzman degilim bir senedir satranca ilgiliyim
0
eksimeksi
(07.11.20)
lichess'i bilmiyordum çok güzelmiş. aynı sayfada açılış taktikleri de var mı
0
🌸anti-kahraman
(07.11.20)
Temeli öğrendikten sonra açılış kitaplarınoyun ortası kitapları ve oyun sonunu anlatan kitapları alıp bolca çalışarak hızla öğrenebilirsin. Bu arada da öğrendiklerini gerçek kişilerle uygulayarak artı eksilerini görebilirsin. Online chess siteleri var bolca oyuncu ile kendi seviyende oyunlar oynayarak seviye artıiını da takip edebilirsin. Keyifli ve kaliteli bir oyun. Başarılar.
0
erty_ksk
(07.11.20)
lichess'te eğitimler başlığında açılışlara çalışabileceğin bir sistem vardı. Siteyi biraz kurcalarsan bulursun. Lichess gerçekten efsane bir site, bence arayüz vs olarak da paralı olan chess.com'dan daha iyi
0
nundu
(07.11.20)
(9)

ing.de çok fazla kelime yok mu?

einszweipolizei
mesela extradite=suçlunun ülkesine iadesipension=emekli maaşıtenure=hizmet süresibizim 2 3 kelimelerle anlattığımız şeyler için kelimeleri varhele eşanlamlı sözcükler var ki o ayrı konu, bizim eşanlamlı sözcük sayımız az onların neredeyse her şeyin synonym'ı varsizce de öyle değil mi?
mesela
extradite=suçlunun ülkesine iadesi
pension=emekli maaşı
tenure=hizmet süresi

bizim 2 3 kelimelerle anlattığımız şeyler için kelimeleri var
hele eşanlamlı sözcükler var ki o ayrı konu, bizim eşanlamlı sözcük sayımız az onların neredeyse her şeyin synonym'ı var

sizce de öyle değil mi?
0
einszweipolizei
(06.11.20)
1. bunlar genelde fransizcadan gecen kelimeler
2. kavramlarin kendisi batidan geldigi icin onlarin sip diye tek kelimeyle ifade edilmesi normal sayilabilir.
3. Turkce'de de tek kelimeyle ifade edilip ingilzce'de tek kelimelik karsiligi olmayan seyler var.
0
hot potato
(06.11.20)
türkçe'de de çok kelime var? hepsini biliyor muyuz? sözlük ihtiyacı oluyor bazen.

eğer öğrenme anlamında soruyorsanız en çok kullanılan kelimeler var, oxford, macmillan gibi kurumlar listeliyor.
0
tabudeviren
(06.11.20)
e ne güzel işte. her yeni kelime öğrendiğimde mutlu oluyorum ben.
0
stewie
(06.11.20)
Bence de çok fazla kelime var. Zengin bir dil. Son favori kelimem "mass stranding".
0
dissendium
(07.11.20)
Kesinlikle. Cok fazla kelime, deyim, phrase var. Ustelik gunluk yasam, gazete haberi, makalesi, informal, formal dili, slangi cok fazla zorluyor. Arti surekli de gelisiyor cancel culture, virtue signalling gibisinden bir suru kavram ekleniyor dile. Yazili haberlerde surekli pun dedikleri kelime oyunu yapiyorlar. Hakimiyeti kolay bir dil degil kisaca.
0
neverletyougodown
(07.11.20)
soruna sorularla cevap vermis gibi olacak ama olsun.

"Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir"

- misal, buradaki temren kelimesinin anlamini biliyor musun?
- sen biliyorsan bile bugun kac turk bunu biliyor?
- turklerin turkceyi iyi konusamamasi, kelime dagarciklarini olmasi gerektigi gibi gelistirmemis olmasi dilin kendisini yetersiz mi kilar? yoksa egitim sisteminin dandikligi mi soz konusu?

ataturk ve silah arkadaslarinin konusmalarina bakarsan eger bunun turkce ile ilgili degil turkceyi konusanlarla ilgili bir sorun oldugunu goreceksin.
0
rm
(07.11.20)
@neverletyougodown, az önce kelime defterimde pertain'e denk geldim unutmuşum mesela. cambridge sözlükte bile yok sanırım kelime. pertain to'su yani pv hali var.
0
🌸einszweipolizei
(07.11.20)
@rm, eskiden dilde arapça farsça çoktu. cumhuriyet ile türkçeleştirme yapıldı. ing sözlüklerde mesela sözcük artık kullanılmıyorsa belirtiliyor ama bu dediklerim yaygın olarak kullanılıyor
0
🌸einszweipolizei
(07.11.20)
ingilizce'de 470 bin kelime varken türkçe'de 616 bin kelime var. dilin kendisinden ziyade dili konuşanların kelime haznesinin zayıflığı diyebilir. konuşma dilini zaten geçtim, makalelerde de kısır bir kelime dağarcığı kullanıldığından böyle ingilizce'de türkçe'den daha fazla kelime varmış gibi bir algı oluşabilir.
0
ilgisiz garson
(07.11.20)
(14)

Memurla olan diyaloğum

sanguine
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyab
İşe başlayacağım yerdeki personel şefi ile geçen gün bir tartışma yaşadım, çok uzun zamandır birileriyle sürtüşme yaşamıyordum üst üste enteresan oldu.

Tartıştığımız konuyu postun en sonuna koyuyorum çünkü olayla doğrudan alakası yok, mesele bu manyak karının üslubu. konuyu merak eden orayı da okuyabilir.

Şimdi ben bu kadını katiyen tanımıyorum, zaten atandığım yere de hiç gitmedim daha. Yani ilk defa konuşuyorum düşünün ve bilgi almak için aradığımdan tamamen karşımdakine kanalize olmuş durumda oldukça nazik ve normal şekilde konuşuyorum. Telefonu açtı, aşırı gergin, merhabalar rahatsız ediyorum kurumunuza avukat olarak atandım, tarafıma sms geldi, şu anda da başka bi yerde çalışıyorum, istifa dilekçemi sundum, bana tebligat göndereceksiniz değil mi görev sürem kaçmasın o yüzden soruyorum, dedim. karı bir başladı bana saydırmaya, smsle başlar süreniz, ama devlet memurları kanunu var vs vs dedim, ardından şöyle dedi.

"burada sizin avukatlığınız geçerli değil, burası adliye değil, ben 32 yıllık memurum, ben böyle diyorum, bana avukatlıkla gelmeyin, ankarayı arayın onlara sorun" aynen bu cümleyi kurdu. neye uğradığımı şaşırdım, sırf küfür etmemek için tamam deyip kapattım. zaten ağzımı açtığım anda ben konuşuyorum diyerek bana da izin vermiyordu. sonra aynı kurumda bir müdür yardımcısını aradım onun da sekreteri mi ne çıktı kendisi yok bana anlatın dedi, anlatmaya başlayınca "göt hanım diyorsa doğrudur, ne uzatıyorsunuz, o kadar kişi alındı sorun çıkmadı sizde mi sorun olacak" deyince tepem attı onun da suratına kapattım.

sonra söz konusu sorunu çözdüm bir şekilde, tabi ki kendisinin embesilliğinden kaynaklı bir durum vardı. bu aynı yere atandığım insanlarla iletişimimiz var, hatta orada çalışmakta olan birinin de telefonunu buldum, "biz de tartıştık onla, gergin birisi, size özel değil, uğraşmayın boşuna (cimere şikayet edeceğimi söylemiştim) buranın demirbaşlarından biri, aynı yerde çalışacaksınız huzursuzluk olmasın" vs bunları dediler. bu karı belli burada bir hegemonya kurmuş kimse buna gık demek istemiyor. bir de avukat olacaklar (bunları diyen arkadaşlar) nasıl olsa sinmişler işte.

ben bu lafı duyduğumdan beri bildiğiniz uyuyamıyorum, senin avukatlığın burada sökmez ne demek, sen nasıl böyle konuşursun, sen kimsin, ilk defa konuştuğun üstelik aynı ortamda çalışacağın (benim üstüm amirim vs hiçbir şeyim olmayacak bu arada, aynı binada olacağız) insana nasıl böyle terbiyesizce konuşursun. aklım almıyor, laf öyle bir oturdu ki içime, zaten daha telefonu kapatır kapatmaz cimer ekranını açtım şikayet yazmaya başladım. sonra yol açtığı sorunu düzeltmek için uğraştım biraz, dedim atamam yapılsın önce bir, ondan sonra şikayet ederim. ama duramıyorum yani.

1-doğrudan adını zikrederek ve şikayet sekmesi altından şikayet edecektim olayın ilk öfkesiyle, bundan vazgeçtim. çünkü şahsileştirmiş olacağım, gitmeden bir düşman edinmiş olacağım, baya bildiğiniz baş düşmanım olacak o kurumda, uzun yıllar çalıştığı için kurum amirleri nezdinde sorun çıkartma durumu olabilir, haklıyken de haksız duruma düşmek istemiyorum.

2-şikayet yerine görüş ve öneri olarak, atama işlemlerinde yaşadığım problemi ve personelin tarafıma yaklaşımıyla ilgili böyle daha soft bir metin kaleme almayı düşündüm bunu da hazırladım, karıya da o lafını yutturacak şekilde. işyeri hekimi de o zaman işyerinde doktorluk yapmasın o zaman orası hastane değil, 30-40 sene tecrübesi olup avukatların tek çalışma alanının yalnızca adliye olduğunun bilinmemesi memurlar adına çok üzücü vs gibi (tabi ki son derece resmi bir üslupla) kendisinden değil yaptıklarından bahsederek bu olayı gündeme getirmek, susup oturmadığımı ve tepkimi bu şekilde göstermek. nasıl olsa o lafı diyen kendini biliyor.

3-içim katiyen soğumadı, kendimi dizginliyorum, hala cimerde bir şey yapmadım, göndermedim, cimerden bir şey çıkacağı için değil bu arada, kendisinin verdiğim tepki kulağına gitsin yeterli, sadece bu. arkadaşlarımla konuşuyorum ya boş ver sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır, her gün göreceksin, (uzun yıllar durmayı düşündüğüm bir yer bir de) daha hiç gitmemişsin, bu olayla beraber anılma, gider gitmez sorun yaşama vs diyorlar. şu an çalıştığım yerdeki memurlar da sallama dedi, yalnızca çok sevdiğim bir abla tabi şikayet et dedi. hiçbir şey yapmamak belki en makul seçenek ama bunu yapamayacağım galiba

hangi yolu izlemek konusunda kararsız kaldım, en güzeli ikincisi bence ama. o cahilliği, iş bilmezliği, kanun tanımazlığı ismini vermeden gözüne sokmak. sen kimsin de avukatlığı küçümsüyorsun, allahım aklıma geldikçe deliriyorum, ben kendi mesleğimden zaten nefret ediyorum ama kendi mesleğime sadece ben bok atabilirim sen atamazsın. nereden ne tanıdığı varsa var, böyle bir cümle kuramaz bana. görsünler en azından bunu cimerde, bu lafı hangi gerizekalı memur söylemiş ehehehe desinler bakalım ben dedim diyebilecek mi.

mesele: şu an bi devlet kurumunda çalışıyorum, başka bir devlet kurumuna da yeni atandım oraya geçeceğim. atandığım yerden geçen cuma günü mesaj geldi, atamanız onaylandı, kuruma müracaat edin diye. sonra ben kurumu aradım, smsten sonra tebligat da göndereceksiniz değil mi dedim, çünkü usulü böyle, resmi görevlendirme yazısı gönderirler onu tebliğ aldıktan sonra 15 günlük göreve başlama süreniz başlar. ilk atandığım yerde böyle olmuştu. düz memur evet deyince ben de döndüm hazır çalıştığım yere bu ayın 14ünden itibaren geçerli olacak şekilde istifa dilekçemi verdim. 14ünde istifa etmemin sebebi hem çalıştığım kurumu seviyorum, maaşı önden aldığımız için bir kısmını iade etmekle uğraşmak istemiyorum, üçüncüsü de zaten sürem başlamadığı için kafadan tebligat gelene kadar 5-10 gün artı 15 günüm var. Acelem yok.

Sonra yeni atandığım yerde aynı konumda çalışacağımız insanlarla kurduğumuz bir whatsapp grubu vardı, orada işe benden önce başlayan arkadaşa bu tebligat olayıyla beraber çeşitli şeyler sordum. o da ben personel şefi (insan kaynaklarında çalışan memurların şefi yani şube müdürü falan değil öyle bir unvanı yok) kadın sms ile süre başlar dedi, dedi. Bunu duyunca benim bütün planım berbat olmuş oldu çünkü smsi tebliğ kabul edersem (ki bu kanuna katiyen aykırı ve emsali görülmemiş bir saçmalık) sürem istifa edeceğim tarihten bir gün önce dolmuş oluyor. Yani hakkımı kaybetmiş oluyorum gibi bir şey. Bunu duyunca hemen aradım bu kadının dahilisini ve bağlandım. Dediğinde diretince istifamı geri çekmeye çalıştım, çalıştığım kurum kabul etmedi, az daha göt gibi ortada kalacaktım. Sonra ankaradaki hukuk müşavirliğini aradım avukat meslektaş allah razı olsun ilgilendi ve bu kadının da üstü olan ildeki atama şube müdürünü aradı, kimlik numaramı verdi ona ve ayın 16sinda başlayabileceğimi tebligatın çıkacağını vs söyledi. bu karının götünden uydurduğu bir şey olduğu ortaya çıkmış oldu yani. Ben de rahat bir nefes alabildim.
0
sanguine
(05.11.20)
İlk önce şunu diyeceğim, merkez uzman yardımcısıyım 2 yıl olacak, hayatımda görmediğim en değişik, saçma, allah belasını versin diyeceğiniz insanları bu iki yılımda gördüm, hayatımda hiç bu kadar bezdiğim dönem olmamıştı.

İkincisi, personelciler kıldır. Bizde de hemen ertesi gün gelin dediler, ben işin acemisiydim, siz tabi önceki tecrübenizle biliyormuşsunuz başlama sürenizi. Bizde şehir dışından gelen adamlara hemen gelin dediler. Muvafakatname zamanında daire başkanından memuruna bir sürü sıkıntı çıkardılar. Daire başkanıma hakkımı helal etmiyorum. Sevgilimle aynı iş yerindeyiz, ona bir haksızlık yapıldı ama o hakkını çatır çatır savundu, sonra istediğini de aldı. Yine de başka bir konuda yaşadığımız şeylerin aynısının beteri sülalesinden çıksın.

Hiçbir şekilde kimseye kendinizi ezdirmeyin. Doğrudan amiriniz olmayan kişi hariç lafınızı kimseden esirgemeyin. Bu bir taktiktir, yenilere her zaman psikolojik olarak baskı yapılır, ezdirme ve özgüvenim düşürme yöntemleri. Bir kere kendinizi ezdirdiniz mi devamı gelir.

Sizin yaşadıklarınıza gelince, yazılı bir şey vermeyin. İlk önce kuruma başlayın, insanları gözlemleyin. Bu kadın herkese böyledir ve davranışları alışılagelmiştir belki, bu size yaptığı saygısızlığı ortadan kaldırmaz ancak acele bir davranışınız ilk günlerde antipati yaratır. Telefonda gereken cevabı vermişsiniz zaten. Konu açılınca ilerde lafı gediğine koyarsınız.
0
Hallegadola
(05.11.20)
"sana ileride izinlerini kullanırken, özlük dosyanı hazırlarken zorluk çıkarır" mı? orası bakkal mı, hiçbir şey yapamaz. onun adını da vererek cimere yaz
0
esref
(05.11.20)
Klasik devlet memuru. Her yerde böyle bunlar. Ben de denk geldim. Alttan alma kesinlikle. Avukatsın. Kanunu, hakkını daha iyi biliyorsun. Eğer tanıdığı falan varsa senin konumun daha iyi olduğu için daha yetkili kişilerden çevre edinebilirsin. Gücünün farkına var bence ve zaman içinde uğraş bence onunla. Düşman edinirim diye düşünüyorsan o düşman edindi bile. Ondan daha avantajlı konumdasın. O alttan alsın .
0
black mamba
(05.11.20)
Ben sadece cimer tecrübemi aktarayım. Siz şikayet ediyorsunuz, o memur da, öyle bir şey olmamıştır, diyor şikayet kapanıyor. Kaç kere denedim, hep aynı.
0
gelmeistemem
(05.11.20)
Özür dileyeewk avukat hanım/bey şunu diyecegim ama kan davası gitmenizi anlayamadım doğrusu.
Bahsini ettiğiniz kişi gerçekten de kompleksli olabilir ancak yazınızı baştan aşağıya okuduğumda sizi de ondan çok daha rasyonel hareket ediyor görmedim . Bunu söylemek biraz beni de tedirgin etmedi değil. Hatta bana dava açar mısınız diye de düşündüm doğrusu.
25 yılı aşkın yurt içi dışı memuriyet hayatım az konuşup az duyarak rahat edilebileceğini bana gösterdi. Hayırlı olsun yeni işiniz, savaş baltanizi gomunuz ve muvaffakiyetler dilerim.
0
fempusay
(05.11.20)
Bence bulaşmayın. Sadece ilk kadın değil, sekreter de size bayağı ters cevap vermiş. Telefonda böyle konuşan gerçekte daha fazla huzursuzluk çıkarabilir. O kurumda çalışmaya başladıktan sonra düşünürsünüz.
0
dissendium
(06.11.20)
Bulaş. Yanına gittiğinde nasıl bir konuşma tarziydi o, siz kim olduğunuzu zannediyorsunuz de. Zorluk falan da çıkaramaz. Çıkarırsa senin de elin armut toplamicak
0
abuzer
(06.11.20)
hem cimere şikayet et hem de işe gittiğinde bi söyle sen hayırdır amacın neydi diye, dava aç hakaret davası aç. ben böyle aptal insanlara asla tahammül edemiyorum. yok öyle "onun mizacı o takılma" demek. o kadar çabala "senin avukatlığın burada sökmez" desin yok ya.
0
Cebrikkuş
(06.11.20)
bir devlet kurumunda memurum. size tek önerim bence cimerden cevap alamazsınız hiç kendinizi boşuna saçma bir şeyin içine atmayın fakat kurumda dik durun sözünüzü esirgemeyin, hatta ters davranın fakat kavga da etmeyin. kim kime diş geçirebilirse.
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(06.11.20)
@fempusay

Hangi davranışım irrasyonel söyleyin, gerçekten farkında değilim, biraz da onun için açtım duyuruyu yani haklı olduğumu düşünüyorum elbette ama dışarıdan bakamıyorum. Ben bu kadina hakaret etmedim, üstünlük taslamadim, bir şey sordum sadece. Kendi fikri her ne kadar yanlis da olsa, bunu daha düzgün dile getirebilirdi.

Cimerden yanıt almak ya da yaptırım uygulatmak niyetim yok. Bunu zaten yazdım yukarıda da hiçbir şey çıkmasın önemli degil. Ben tepkimi göstermek istiyorum yalnızca.
0
🌸sanguine
(06.11.20)
Bu kadın gibileri çoğunluktadır kurumlarda. Bunun kuramı bile var. Bunlarla uğraşarak ömür tukeyenez, performans uretemezsiniz.
Benim dünya görüşüm kan davasına elverişli değil. Sizde bir kan davası arayışı görüyorum. Oysa insan nitelikleri itibariyle, özellikle medenilesememis, kurallara uymayı becerememislere ne şart altında olursa olsun örnek olmalıdır
Siz farkında değilsiniz zannımca ancak kendi mesleginiz itibariyle sanıyorum fazla elitist hareket ediyorsunuz. Ancak bunca elitizmin bir köşesine de "kan davası" girişiminizi sıkıştırmak istiyorsunuz (tesbih için kusura bakmayın) kan davası dememin hususi nedeni ziya gokalptir. Ona göre kan davasının bittiği yerde devlet başlar. Ben böyle bakıyorum.biraz daha sakin olup kin gutmeden işinize odaklanirsaniz, çeşitli kompleksler barındıran muhataplarinizdan daha çok yararlanır, iş hayatında daha az yara alırsinız.
Sanıyorum biraz gencsiniz, kizginliklarinizi yönetmek ve yaşamınızın merkezine almamak konusunda kendinizi ikna edin ve yönetin. :)
İrasyonalite çok duygusal hareket etmenizden kaynaklanıyor. Kimse sizi ezmedi, kırmadı,dagitmadi, rezil etmedi. Küçük dustugunuzu (avukat olduğunuz ve muhataplarinizin sizden daha düşük statülü olduğundan bahisle) düşünüyorsunuz, gururunuz incindi değil mi? Gerçek büyüklük işte bunlarin hiçbirine takılmamak yürüyüp gitmek, kendi işine, yoluna bakmaktır. Tavrinizin, davranisinizin orijin olarak kendinizden çıkmasıdır, baskalarininkine eklemleenmesi, başkalarına tepki verilmesi, sırf onlara had bildirme, ders vermede değil.
0
fempusay
(07.11.20)
@fempusay

Özür diliyorum ama yazdıklarınızın benim yaşadığım olay ile ne yazık ki hiçbir ilgisi, alakası yok. Önemli tavsiyeler hepsi tabi ki.

Mesleğiniz ne bilmiyorum, önemi de yok zaten. Çünkü meselenin benim avukat olmamla da hiçbir alakası yok. Bu olayin içine avukatlığı çeken kendisi. Muhtemelen yazdıklarımın tamamını okumadınız. Tekrar etmem gerekirse, ilk defa konuştuğum birisine kurumlarina atandığımi, tebligat gönderip göndermeyeceklerini soruyorum. Konuyla hiç alakası olmamasına rağmen, mesleğime hakaret ediyor kendisi. Olay bu.

Siz bir insaat muhendisisiniz diyelim, bu şahıs, tamamen durduk yere size burası şantiye değil, senin bilginin geçerliliği yok dese "ezilmiş, kırılmış" hissetmeyecek misiniz, gülümseyerek estağfurullah mi diyeceksiniz, eğer öyleyse tamam, bu sizin tercihiniz ve sorgulamiyorum.

Ayrıca kompleksi olan da kendisi, konunun mesleklerle hiçbir alakası yokken, bilgisinin yanlış olabileceğini söyleyince komplekse girip burası adliye değil diyerek kibrin, ilkelligin, kural tanımaz ligin, nezaketsizligin Allah'ını yapan yine kendisi.

Bu hareketini üstelik sıkça herkese tekrarladığı da biliniyor ayrıca. Ben kan davası gitmek istesem, hiçbir şey çıkmayacagini bildiğim halde savciliga hakaretten suç duyurusunda bulunurdum ve gerçekten ömür boyu bu kan davası olarak devam ederdi.

Ben yalnizca, cimer üzerinden görüş ve öneri olarak yaşadığım bu terbiyesizligi kendisinin ismini vermeden ama o olduğu anlaşılacak şekilde anlattım ve gönderdim. Artık utanır mi yediği halttan ötürü, yoksa kan davasına mi dönüştürür kendi bileceği iş.
0
🌸sanguine
(07.11.20)
Şansınıza tam olarak şunu okudum şimdi:
"Pay bad people with your goodness; fight their hatred with your kindness. Even if you do not achieve victory over other people, you will conquer yourself."
Leo Tolstoy, "War and Peace"
-
Yazdıklarınızı harfiyen okudum. Dikkat ederseniz reddetseniz bile, kaç gündür bu olayla yatıp kalkiyorsunuz. Sakin olun, o kadın şimdi koca bir taş kahve içip kendine göre mükellef bir kahvaltı yapıyor. Sizi çoktan unuttu bile. Ama siz maalesef atağa kalkmissiniz bile.
Kendimi daha fazla yormayayim. Ben uzun yıllar yöneticilik yaptım. Sanırım son bir iki sen hariç. Eski memurlar kadar iyi koku alabilen ve sabırla avını bekleyeni görmedim. Sakin olmakta her zaman fayda vardır. Bana kizmaniza gerek yok. :)
Farkında değilsiniz ama kendinizi muhataplarinizla denk hale getirdiniz. Hiç de seçkin bir tavır değil.
Arada kavganın gidişatını yazın madem umalım ki ben külliyen haksız çıkayım. Ama uygar tavır,medeni tepki benim onerrdigimdir.
0
fempusay
(07.11.20)
Güncelleme yapayım ise başlayalı bir hafta oldu

İlk gün kadını gördüm, her ne kadar insanları genelde dış gorunusuyle yargilamasam da karşımda pespaye, pasakli, kısa boylu, yuvarlak suratlı, himbil, gözlüklerinin cami kirden görünmeyen, kadınlar günü hirkasiyla gezen ve bağıra bağıra konuşan bu insan kaynakları şefi kadını gördüğüm anda bütün hırsım kayboldu ve şikayetçi olmadım. Zaten onunla da hiç isim olmadi, olmayacak. Beklediğim iyi olmuş dedim.
0
🌸sanguine
(20.11.20)
(5)

Fıskiyeden akan suyun akışı tahmin edilebilir mi?

ananiyimioguz
Kapalı bir alanda süs havuzunuz var diyelim. Kameralar yardımı ile bir süre suyun tüm hareketlerini kaydediyorsunuz. Belli bir dataya ulaştıktan sonraa) günümüz teknolojisi ile,b) gelecekte, suyun davranışları tahmin edilebilir mi damlaların nereye düşeceği vs.
Kapalı bir alanda süs havuzunuz var diyelim. Kameralar yardımı ile bir süre suyun tüm hareketlerini kaydediyorsunuz. Belli bir dataya ulaştıktan sonra

a) günümüz teknolojisi ile,

b) gelecekte,

suyun davranışları tahmin edilebilir mi damlaların nereye düşeceği vs.
0
ananiyimioguz
(05.11.20)
Gerçekte hiç su olmadan da CFD (computational fluid dynamics) yazılımları kullanılarak akışkan davranışları yaklaşık olarak tahmin edilebiliyor ama bilgisayarın çok güçlü olması gerekiyor. Kişisel bilgisayarlarda yapılan analizler saatler sonunda tamamlanıyor. Süper bilgisayarlar daha kısa sürede sonuç veriyor. Tamamen bilgisayar, doğal olarak işlemci gücüne bağlı bir durum.
0
dissendium
(05.11.20)
Rastgele bir örnek sanallaştırılabildiğini biliyorum.

Ben gerçek hayattaki bir örnek izlenildiği taktirde tahmin edilebilir mi diye soruyorum aslında.
0
🌸ananiyimioguz
(05.11.20)
edilemez çünkü damlaların birbirini çekmeleri ve itmeleri sözkonusu. yüzey gerilimi ile birbirlerini çekmeleri ve aynı yükteki su damlalarının birbirlerini itmeleri falan. bunları hesaplayacak bir yöntem yok eğer sorduğunuz soru her bir damlanın düşeceği koordinatları hesaplamaksa.

eğer bunlar hesaplanabiliyor olsaydı olabilirdi. zaten her değişken hesaplanabilseydi her şey tahmin edilebilirdi. senin iki dakika sonra kafanın kaşınacağı ve kaşıyacağın parmak bile.

ileride olur ama muhtemelen. yeterince zaman sonra bu hızda gidilirse mümkün olmayan şey olmaz bence.
0
bohr atom modeli
(05.11.20)
Olabilir.
Süper bilgisayarlar ile galaksi çarpışmaları ya da karşılaşmaları bile animasyon olarak izlenebiliyor. Tabi bu işlemler için bilgisayar süper de olsa görüntünün oluşturulması günlerce sürebilir.

Galaxy Collision araması yapabilirsiniz
0
Erva
(05.11.20)
@bohr atom modeli, aslında ihtimaller sıralanabilir. Ve suyun veya bizim hareketlerimiz o ihtimallerden biridir muhakkak.

Fakat gerçekten gelecek tahmin edilebilir mi yani? Mesela şeyi çok merak ediyorum;

Süs havuzundan devam edeyim, çok güçlü bir donanım ile detaylı bir şekilde tüm olasılıkları paralel ihtimaller ağacı olarak çıkardık diyelim. Uzun süre izledik ve artık şu andan itibaren 1000 basamağı biliyoruz. Sonra arkamıza yaslanıp yolun hangi ihtimallerden gittiğine bakıyoruz. İlk 800 adıma kadar baktıktan sonra sonraki 200 adım şu ihtimaller dizesinde devam edecek! diyebilir miyiz? Böyle bir düzen söz konusu mu? Bu tarz testler yapılıyor mu? Yoksa tamamen kaos mu? Çünkü eğer bilebilirsek bu gerçekten bir gün yaşadığımız evrenin ön görülebilir olduğunu gösteriyor insan davranışları dahil. Şuan dünyayı simule etmek kabaca mümkün, ama detaya inebilecek işlem gücümüz yok sanırım.
0
🌸ananiyimioguz
(06.11.20)
(7)

İddaa bataklığına düştüm

eazy
Abi bu ne bela bir şeymiş ya. Öylesine 8 liralık kupon yapmıştım 3 gün önce, 119 geldi. Sonra o 119 2 gündür şampiyonlar ligi maçlarıyla oldu mu 400. Çekeyim parayı diyorum ama şeytan dürtüyor. Yarın avrupa ligi maçlarına 200 atayım, ne gelirse kardır. 200 lira da hesapta kalsın hafta sonu lig maçla
Abi bu ne bela bir şeymiş ya. Öylesine 8 liralık kupon yapmıştım 3 gün önce, 119 geldi. Sonra o 119 2 gündür şampiyonlar ligi maçlarıyla oldu mu 400. Çekeyim parayı diyorum ama şeytan dürtüyor. Yarın avrupa ligi maçlarına 200 atayım, ne gelirse kardır. 200 lira da hesapta kalsın hafta sonu lig maçlarına oynarım diyorum.

3 gündür ne sosyal medya, ne vatsap, ne telefon bakmaz oldum. Sürekli maç izliyorum. Ben toplam hayatımda bu kadar maç izlememişimdir ya.

illet ya valla illet.

* Bu arada sivas - karabağ maçı ne olur :DDDD
0
eazy
(05.11.20)
cok tehlikeli. beynin o 8 lirayi 10 katina, 40 katina cikarmanin aldigi hazzi uzun sure arayacak. eroin gibi dusun, kumar bagimliligi boyle bir sey, gercek bir bagimlilik. bu gibi kazanclar dopamin dengeni alt ust ediyor, o hissi tekrar yasamak icin hayattan kopartiyor beynin seni ve o amaca goturmeye calisiyor tum kuvvetiyle. bazi insanlar genetik olarak daha yatkin.

sonra ne oluyor? o heyecan icin oynamaya devam ediyorsun. tabii ki hic bir "edge" in olmadigi ve uzun vadede kaybetmen matematiksel olarak garanti oldugu icin kazanmak bir kenara kaybetmeye basliyorsun. bu sefer olur, bu sefer kesin diye diye daha cok kaybediyorsun. kendinden utanmaya basliyorsun "nasil bu kadar salak oldum nasil bu kadar para kaybettim" diye, sonra o paralari geri almak icin beynin hirs yapiyor, her seyi birakip ona kanalize oluyorsun, arada sansa kazandigin 3-5 sana hala imkanliymis gibi bir iluzyon yaratiyor ama o kazandigin 3-5 in yaninda kaybettigin daha fazla oluyor. gideren daha cok bataga dusuyorsun. arkadas iliskileri, aile iliskileri buyuk yara aliyor. zaman gidiyor, para gidiyor...

sen en iyisi yol yakinken beyninin bu bagimlilik yatkinligini farket, unutmaya calis, o 400 lirayla kendine guzel bir kiyak yap, yemek olur, sevdigin biriyle harcamak olur, bir luks ihtiyac olur. beyninin o hissi unutmasi biraz zaman alacak, ara ara "lan bi daha yapsak, kazansak, ne guzel olur di mi?" diyecek, bu uzuun bir sure olacak. buna direnmen lazim. ozellikle bastan amatorken kazanmak daha tehlikeli. genetik olarak bagimliliga bu kadar yatkinsan duble tehlikeli. irade isi degil bu. valla dikkat et. su an sordugun soru "eroyin denedim ulan ne guzel hismis milletin dedigi kadar var. bu arada bildigniz torbaci?" gibi bir soru. eyorlamam bu kadar, kolay gelsin.
0
robokot
(05.11.20)
Ben olsam 300 çekip 100 ayırırdım. Belirli bir yüzde belirle ve o yüzdeden fazlasını ayırma.
0
dissendium
(05.11.20)
Haksız kazanç. Öyle düşün.

Şimdi sen burada bir emek ve zaman ve enerji harcayıp bir iş yapıyorsun ve senin bu işinin üzerine millet paralı iddiaya giriyor, biri kazanıyor ve bir anda para babası falan oluyor, neymiş? Sen şu işi nasıl yapacakmışsın diye tahmin yürütmüşler. Sen çalışıyorsun parayı onlar kazanıyor. Aklına bu gelsin ve beynini bundan sıyırıp koparmaya niyet et.
0
1bir1bir1
(05.11.20)
Kaybedersin 3-5 gune.
0
baldur2
(05.11.20)
şeytan, sen iflas bayrağını çekene kadar dürter. Hatta sonrasında cebe biraz para girdiğinde yine o dürtmeler söz konusu olabilir.
Bir ara bazı çevrede uygulama üzerinden bahis oynayanlar görüyordum. Avuçlarını yaladıklarıyla kaldılar.
0
Erva
(05.11.20)
hacı abi 3 tane 1.1 maça bassan kazanma şansın 0,7.
yani 1.1'lik 3 maçtan oluşan bir kuponun tutma şansı %70
yani sıralı 10 kupon yapsan hepsi 3 maçtan ve 1.1 orandan oluşan en fazla 7. kuponu görebilirsin.
10tl'den başlasan en fazla 19tl'yi görebilirsin.
sonra hepsini kaybedersin.

400e bir kazak al kışın giyersin sıcak sıcak.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.20)
içeride 5 lira bırakıp çektim parayı. Çok zor oldu, elim ayağım titredi valla ama Düşmemişim şükürler olsun. Benim kumarım buraya kadarmış.

o 5 lirayı da avrupa ligi maçlarının hepsinin ilk yarı 1 gol oluruna bastım geçtim. ya tutarsa :DDDDDDDD
0
🌸eazy
(05.11.20)
(18)

Fransa’da ne iş yapacağım?

le jeune turc
Merhaba Arkadaşlar,Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan
Merhaba Arkadaşlar,

Evlilik vasıtasıyla 1 ay önce Fransa’ya geldim. Çalışma iznim var.
Lisansım ve yüksek lisansım Türk dili üzerine.
1 yıl üniversitede yabancılara Türkçe öğrettim. O alanda sertifikam da mevcut.
Gerek Türkiye’nin giderek bataklığa sürüklenmesi gerekse de Türk imajının bataklığa çoktan saplanmış olması nedeniyle bu alanda bir gelecek göremiyorum.

Fransızcam A2-B1 arasında. İngilizcem B2-C1 arasında. Bayağı iyi anlayıp konuşurum ama burada pek bir geçerliliği yol. Sürücü ehliyetim yok. Aracım veya bisikletim yok. Bisikletim olsa dahi dizlerim ve belim çok sağlam değil. 1 yıl askerlikten sonra zaten eklem romatizmasından muzdarip olan bedenim özellikle dizlerini eline aldı. Diz meselesi Uber tavsiyeleri için, bel meselesi de inşaat işleri için. Ağır kaldırırsam iyice mahvolurum diye düşünüyorum.

Lille’deki abartısız bütün restoranları ve fast-food mekanlarını gezip bulaşıkçı veya temizlikçi arayıp aramadıklarını sordum. Çoğu yer işleri kötü olduğundan iş aramama bile şaşırdı. 15 kadar yere öz geçmişimi bıraktım.

Karantina malumunuz. Kasım sonuna kadar restoranlar paket satışı dışında kapalılar. Alışveriş dışında günde 1 saat sokağa çıkma iznimiz var.

Bir Fransız restoranının sahibi ile iş görüşmesi yaptım karantina başlamadan önce. Karantina bitmeden 1 hafta önce beni ara, deneme yapalım deyip kendi numarasını verdi.

Bayağı meşhur bir dönerci zincirinin sahibi de öz geçmişimi aldı. Bu işlere kardeşinin baktığını ama öz geçmişimi mutlaka ileteceğini söyledi.

Karantina olmasaydı belki o Fransız restoranında başlayabilirdim.

Şubat’ta askerliği bitirince Mart’ta evlenmeyi planlıyorduk. En geç Haziran’da da burada olurum diyordum. Kovid patlayınca Ekim’de gelebildim. 8 aylık işsizlik de özgüvenimi çok düşürdü.
Bütün restoranlara tek tek girip bulaşıkçı arıyor musunuz diye sorabilecek özgüvenim ve hırsım var ama uzun süreli işsizliğin ardından dilini ileri düzeyde konuşamadığım ve şu an karantinada olan bu ülkede ne iş yapacağımı şaşırmış durumdayım.

İlerisi için ticari fikirlerim mevcut ancak şu an uygulayabilecek sermayeye kesinlikle sahip değilim. Sıfırım hatta.

1 aydır bütün masrafları eşim karşılıyor. En az bir ay daha öyle olacak olması bir de kısıtlılık hissi beni biraz bunalttı. İlk aydaki bütün mutluluk hormonlarımı tüketmiş gibiyim. 2 sene önce üniversitede sözleşmeli de olsa okutmandım, mesleki tatmin yaşıyordum. Geçen sene de bu vakitler gomtanım gomtanım diye dolanıyordu insanlar. Ha ben kendimi çok kaptırıp muvazzaf gibi takılmıyordum ama üstüne uzun süreki işsizlik gelince insan bir sudan çıkmış balığa dönüyor.

Adam gapağı evropaya atmış nabaceğanı bize zoruyo yauv diye düşünmemenizi rica ediyorum. :(
0
le jeune turc
(04.11.20)
Kapağı avrupa’ya atmak bu olmamalı ya. Üzüldüm. Yerinizde olsaydım alanımda iş bulmaya çalışır, mesleğimi icra etmek için yeni yollar denerdim. Gerekirse fransa’dan diploma alırdım. Bunu düşünmeniz uzun vadede hayattan aldığınız tatmini artırır.
0
ruhen hastayim ben
(04.11.20)
Fransa'da üniversite mezunları işçi olarak çalışabiliyorsa fabrikalara başvurun derim. Özellikle otomotiv sektöründe iş bulma şansınız olabilir. Mesleğinizi yapmayacaksanız meslek öğrenebilirsiniz.
0
dissendium
(04.11.20)
boynunu eğme, oraya giderken işsiz olacağını biliyordun neticede, yenge de bunun farkında olması lazım; konuşmuşsunuzdur illa ki. hele ki bu kısıtlamaların olduğu dönemde iş bulmak çok daha zordur, o yüzden kendini kötü hissetmene gerek yok. aranızdaki iletişim ne şekilde bilmiyorum ama 1 ay iş bulamadın diye senin hakkında kötü düşünmüyordur elbet. moralini bozup kötümser bakarsan onu da üzmüş olursun, tatsızlık üstü tatsızlık.

iş aramaya devam tabii ki. şuraya bak diye bir fikir veremem ama moral bozmak için daha erken, gider gitmez hop diye kapmayacaklardı neticede seni. ekstra olumsuz bir durumda değilsin yani. ayrıca ben senin şu anki şartlarında olmayı bile kabul edip yerinde olmak isterdim. millet bir dayanağı olmadan gidiyor, senin native eşin var bi de! hala şanslısın, bişey kaybetmiş değilsin, kendine gel, her şey güzel olucak.

bu arada bekar baldızın varsa tanıştırabilirsin bizi, gelirim beraber işsiz oluruz şlkdfgda

edit: whoosie aşağıda güzel bir noktaya değinmiş. benim fransa'da doğup buraya göçen çok türk tanıdığım var, hepsi de yamuk türkçeli. orada türkçesi gelişsin isteyen türk kesin bulunur.
0
Bruce
(04.11.20)
Abi avrupa dediğin talep edilen mesleğin yoksa yalan. senin şu durumda yapabileceğin restoranların açılmasını bekleyip onlara başvurmak. özellikle turk restoranlarını googledan bul , git ve konuş. normal zamanda kesin ihtiyaç var ama pandemiden dolayı şuan olmaya bilir.
Bir de online alışveriş yapılan sanalmarket tarzı oluşumlar, onların depolarında her zaman elemana ihtiyac oluyor(sipariş falan hazırlıyorsun vs)Ayrica forklift sertifikası alıp depolarda operatorluk yapılabilir.
3. seçenek kendi işini kurmak
4. seçenek meslek okulu okumak
0
bluewhale
(04.11.20)
17 yaşında yanlış yönlendirme ile amcamın yanına okumaya diye gittim. 6 ay dayanamadım ve geri döndüm. çok az fransızcam ve hiç ingilizcem yoktu. bence dil ve diploma avantajın var. ben bir yenge mağduru olarak döndüm. senin gibi dil avantajım olsa zorlardım o zamanlar çok ah ettim. iş bulmak çok zor.

pariste yaşayan kuzenim lise mezunu olarak iş bulamadı ve türkiyeye geldi. tek farkı fransızca bilmekti. izmirde belçika firmasına telefonla müşteri hizmeti deneyimi verdi.(yaklaşık 6 ay) daha sonra parise zorunlu geri döndü. burdaki tecrübesini ekleyip bir iş buldu. 1300 euro maaş alıyor. pariste kıt kanaat geçiniyor.

zorlamazsan olmaz zorla.
0
mikahakkinen
(04.11.20)
Yabancılara Türkçe eğitim konusunda Türk imajından dem vurmuşsunuz ama hedef kitleniz aslında Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar değil, çocuğu Türkçe öğrensin isteyen Türk göçmenler olabilir, o tarafı denediniz mi hiç komünite gruplarından falan?
0
whoosie
(04.11.20)
Hocam Leboncoin üstünden al sat falan yapsaniz, belli bir birikim olunca araç alıp Uber denersiniz. Haftasonu geceleri falan eglence yerlerinde çok iyi para kazaniyorlardi.
0
spacevan
(04.11.20)
internet üzerinden diplomalarınızı falan yazıp online türkçe eğitimi verebileceğiniz mecralara başvurmaya ne dersiniz?
mesela camblydeki hocaların çoğu öğretmeye çalıştıkları dil dışında mükemmel değiller.
0
baharat
(04.11.20)
moralini bozmak gibi olmasın ama diz ve bel sorunların varsa garsonluk-bulaşıkçılık gibi işleri de tavsiye etmem, hatta über yap daha iyi yani, o kadar yorulmazsın. bahsettiğin iki işte de sıklıkla ayakta duracaksın, nasıl olacak ki o?

e-ticaret işine mi girsen acaba? ben de çok bilmiyorum ama al-sat yaparak güzel para kazananlar varmış. -mış tabi, ben duyduklarımı söylüyorum. bu arada türkçe öğretme işini bence çok da hafife alma, akademideki insanlar daha farklı kafada olabiliyorlar, görmüşsündür illa ki. yani atıyorum, sırf türksün diye hor görmeyecek üniversiteler/hocalar vs olabilir. olmama ihtimali yüksek tabi ki de, öneride bulunuyorum işte. çalışabileceğin üniversitelerdeki türk hocalarla irtibata geçsen, belki bir öneride bulunabilirler. ek olarak doktora programlarına başvurup, varsa teaching assistant olaylarına girebilirsin, ta'lere çok kötü para vermiyorlar çünkü, yani açlıktan ölmezsin. sözel alanlarda durum biraz zorda, kabul ediyorum ama denemekten ne çıkar?

bir de bulunduğun yerdeki türk topluluklarına vs bakabilirsin belki. kardeşimin arkadaşı kanada'ya gitmişti, o şekilde ev-iş herşeyini ayarlamıştı. gerçi eşim almanya'dayken çok kazık yediği olmuştu ama onun da bazı işleri hallolmuştu tanıdıkları sayesinde.

bir inşaat işi değil de, tesisat işi tarzı şeyler olabilir, çok ağır kaldırman gerekmeyebilir ama ben yine zorlanacağını düşünüyorum. yine de şunu da örnek vereyim: kardeşimin bir arkadaşı kanada'da ev tadilatı yaparak -yer karosu döşeme vs- iki ayda araba çekti altına -ikinci el ama olsun yani, bence yine de süper- öyle işlere de bakabilirsin belki, eğer çok zorlanmayacağını düşünürsen.

edit: evet bir de online ders de verebilirsiniz, o da var.
0
pasp
(04.11.20)
tercümanlık yapmaya çalışın türkçe - ingilizce vs. online olarak. hatta bir an önce fransızca öğrenip fr-ing - tr yapabilirsiniz. iyi para var ama işte fr öğrenmek lazım.
0
matilda
(04.11.20)
Fransızca bilginizin yetersiz olması büyük sorun. Üniversitelere, Türkçe kursu olan bölümlere okutman olarak başvurabilirsiniz. Lille şehrinde durum nedir bilmiyorum ancak değil Avrupa’da Hindistan’da bile Türkçe okutmanlık yapan TDE mezunları var.
whoosie doğru demiş, bir ilerisine gidip, Türk konsolosluğu eğitim ateşeliğine de yazın. Onlar bir talep olursa şişe yöneltirler.
0
buf-e kür
(04.11.20)
Aklıma gelenlerin bir kısmı yazılmış, ben de şu 2 şeyi ilave edeyim.
-Fransada faaliyet gösteren vakıflarda ya da derneklerde (araştırın tabi, başınıza dert olacak bir yer olmasın) Türkçe kursları veriliyor, oralara bakabilirsiniz ya da Türk-Fransız Ticaret Derneği vardı, buralarla iletişime geçin, işin dış ticaret kısmında(operasyon kısmında özellikle) iş bulabilirsiniz.
-Meslek edindirme kursları vardı, iş garantili. Bir arkadaşım başvurup gitmişti, hala var mı bilmiyorum, bahsettiğim 10 yıl önceydi, bir araştırın bu söylediğimi isterseniz.
0
Rh Negatif
(04.11.20)
Üstad kaç kere konuştuk aslında ya. Keşke yakın bir yerde olsan da yardım etsek ama aramızda yarım gun var neredeyse...
Bir kere ehliyetin olmaması kötü olmuş, burada hem pahali hem daha zor.
Onun dışında Lille gene büyük şehir, bir sey cikabilir. Deneyim istemiş ama şöyle bir şey var misal;
www.indeed.fr

Onun dışında kafana bu kadar takma. Esinin geliri varsa hallolur. Biz 4 ay esimin ailesinin yaninda yasadik ben iş bulana kadar. Bunlar ilk basta normal kafana takma. Türkiye'de bile is yok ki sen dilini bilmedigin yerde Türkçe diplomasi ile geldin.

Bu arada sana diyeceğim tek sey; temizlik firmalarina girmeye calis. Benim çalıştığım yerin temizligini yapanlar cok memnun genelde. Agir kaldiracak edecek isleri yok. Bence oldukça ideal bir is ve dil bilmene de cok gerek yok (acikcasi calisanlarin cogu yabancı türk abi vardi emekli oldu, simdi yunan bir abla var, sonra afrikali var cezayirli var).
Sana tavsiyem bu kadar motiveysen esinle falan beraber böyle is edinme kurslarini falan bulmaya calis. Acikcasi burada ofiste düz adam olmak yerine tamirci/cilingir/boyaci/tesisatci/elektrikçi olmak cok daha iyi. Bu tabi fransizcan iyilesince yapilacak is.
Onun dışında lille tarafinda üretim var ama üretime dil bilmeden girmen zor açıkçası. Yoksa fabrikada isci olmak falan iyi.

Neyse cok uzadi; ilk bakista direkt bir çözüm yok gibi covid sebebiyle. Pole emploi, indeed vs gibi sitelerden Türkçe bilen arayan islere baksan en ideali gibi.

Ben biraz düşüneyim tekrar bir sey cikarsa sana yazarım.
Bu arada lille'de yasamak zorunda misiniz? Yoksa mobil misiniz?
0
logisticsmanager
(04.11.20)
Bir fikrim yok ancak sabır dilemek istedim. Türk dili diploması ile fransada iş aramak çok zor iş gerçekten. Kolaylıklar diliyorum.
0
roket adam
(04.11.20)
Arkadaşlar cevaplar ve desteğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.

Ekipman eksikliğimi giderir gidermez iTalki gibi sitelerde çevrimiçi ders ve Youtube olayına başlayacağım. Açıkçası askerlikten sonra biraz hamlasam da Türkçe öğretimi en iyi yaptığım iş. Bir zamanlar Youtube'a ders videoları yüklemiştim. O videolardan beni bulmaya devam eden, Reddit'te bile videolarımı paylaşan insanlar var. Ekipman işini çözer çözmez tekrar girişeceğim.

Garsonluk, tezgahtarlık, temizlik, bulaşık işlerinden anlarım. Yapmışlığım da çok öğrenciyken. Burada da Indeed üzerinden çeşit çeşit pek çok işe başvurdum. Başvurmaya da devam ediyorum. Bulaşık işinde sanayi tipi bulaşık makinesi sayesinde belim çok zorlanmadı.

Amazon'a başvuramıyorum çünkü aracınız olmadan gidemeyeceğiniz bir yerde.

Paris'te Türkçe öğretimine dair bir iş bulursam burada yaşayan bazı insanların yaptığı gibi hızlı tren için aylık bilet alıp 1 saat gidiş 1 saat dönüş şeklinde orada çalışabilirim.

Yüksek lisans tezimin çok uzun sürmesi ve arş. gör. kadro sınavlarında hep ikinci olmak beni akademiden bayağı soğutmuştu, aklım bir yandan hep doktora yapmakta. Umarım Fransızcayı C1 seviyesine çektiğim zaman böyle bir şansa erişirim.

Al sat meselesine gelince, aklımda harika bir kırtasiye ürünü fikri var. Türkiye'den getirtip buradaki kitapçılara ve kırtasiyelik eşya satan yerlere toptan satmayı istiyorum. Ancak bunun için bir şirket kurmam ve önce bir sermayeye sahip olmam gerekiyor.

Buradaki Türk kitlesi düzgün Türkçe bilmemeyi kendine sorun etmiyor gibi bir intiba mevcut bende. O yüzden kafadan ilk elediğim seçenek hep bu oluyordu ancak denemek lazım. Haklısınız.

Eğitim ateşeliğine yazmak aklımın ucundan bile geçmemişti.

Hepinize tekrar tekrar teşekkür ederim arkadaşlar. Hem cesaret verdiniz hem de aklıma gelmeyen fikirler verdiniz. Baldız olayına çok fena patlattım kahkahayı. Bütün arkadaşlarım soruyor ancak ne yazık ki baldızım evli. :D
0
🌸le jeune turc
(04.11.20)
Alınma ama avrupa sana göre değil. Eğitim, meslek ve beceri anlamında oranın sana ihtiyacı yok.
0
indifferent
(04.11.20)
Hocam esinizin masraflari karsilamasina takilmayin. Evlilik de bu zaten, zor zamanda birine destek cikmak. Hem ulke degistirmissin oyle her sey pat diye yoluna girmeyecek tabii. Kesinlikle o konuya enerjinizi harcamayin.

Ileride bu yazdiklariniza emin olun guleceksiniz ve arkadaslariniza anlatacaksiniz.
0
oscar
(05.11.20)
(3)

ingilizce geliştirmeye yönelik online gazete vd.

early morning rain
selamlar,ortalama intermediate ya da üstü seviye için, günlük olarak iş arasında vs okunacak, güncel olayları anlatan çok kasıntı bir dil kullanmayan bildiğiniz online gazete ya da haber siteleri var mı? böyle özellikle dil öğretmek için var olan uygulamalardan hiç verim alamıyorum. 6-7 ay sonra iel
selamlar,
ortalama intermediate ya da üstü seviye için, günlük olarak iş arasında vs okunacak, güncel olayları anlatan çok kasıntı bir dil kullanmayan bildiğiniz online gazete ya da haber siteleri var mı? böyle özellikle dil öğretmek için var olan uygulamalardan hiç verim alamıyorum. 6-7 ay sonra ielts çalışacağım. ona kadar her gün aktif olarak gazete okumak, haberlere bakmak belki video izlemek vs iyi gelir diye düşündüm. var mı takip ettiğiniz siteler?
0
early morning rain
(04.11.20)
Her gün BBC ve CNN takip ediyorum. BBC dili CNN diline göre biraz daha basit. CNN maalesef ABD dışındaki ülkelere haber yayını yapmıyor haber sitesinden. Ben de Youtube'da NBC News kanalını takip ediyorum. Canlı yayınlar açık. Bazen de Euronews takip ediyorum.
0
dissendium
(04.11.20)
Wordtest diye bir site var bir bakın derim
0
le jeune turc
(04.11.20)
gazete degil ama wikipedia'nin basit dille yazilmisi var: simple.wikipedia.org
0
hot potato
(04.11.20)
(5)

emperyalizmin empoze ettiği kültürlere ne olmuş denir?

architects creed
merhaba, kolay bir kelimeydi sanki unuttum. britanya hindistanı sömürgesi yaptı ama aynı zamanda geleneklerini dilini falan değiştirdi, hindistan bir şey oldu/edildi denir bu durumda. kültür empoze etmek var ama o A>B, ben B açısından istiyorum. ilhak etmek de değil o da hem A>B hem de kültürün yozl
merhaba,
kolay bir kelimeydi sanki unuttum.
britanya hindistanı sömürgesi yaptı ama aynı zamanda geleneklerini dilini falan değiştirdi, hindistan bir şey oldu/edildi denir bu durumda.

kültür empoze etmek var ama o A>B, ben B açısından istiyorum.
ilhak etmek de değil o da hem A>B hem de kültürün yozlaşmasından bahsetmiyor, başka ülkenin egemenliğine girmek değil de bir toplumun geleneğinin bozulması daha çok.
ıslah olmanın zıttı gibi. :)
dil ucunda...
0
architects creed
(04.11.20)
Kültürel yozlaşma? :p
0
the guy from batman
(04.11.20)
yozlaşma?
0
gelecegin yildizi
(04.11.20)
Dejenere olabilir.
0
dissendium
(04.11.20)
asimilasyon (emperyalizm olmak zorunda degil tabii)
0
robokot
(04.11.20)
teşekkürler buldum: asimile olmak.
edit: göndermeden cevap da gelmiş :)
0
🌸architects creed
(04.11.20)
(2)

neden cevap vermiyorlar?

ala09
merhaba, iş arama sürecindeyim 1 aydır, InMail denen naneyi kullanabilmek için premium üyelik filan da yaptım, bağlantı kurup da yazdığım kişiler oldu. niyet mektubu denen kuralına kitabına uygun kişiye ve işe özel mesajlar yazıyorum ama cevap vermiyorlar bana (bölüm yöneticileri, pozisyonda söz sah
merhaba, iş arama sürecindeyim 1 aydır, InMail denen naneyi kullanabilmek için premium üyelik filan da yaptım, bağlantı kurup da yazdığım kişiler oldu. niyet mektubu denen kuralına kitabına uygun kişiye ve işe özel mesajlar yazıyorum ama cevap vermiyorlar bana (bölüm yöneticileri, pozisyonda söz sahibi kişiler, ik'nın işe alım uzmanları gibi kişiler). neden olabilir? en azından "hmm gördüm ama uygun değilsin pozisyona. byee" yazmaları adabı muaşerete daha uygun olmaz mı?
0
ala09
(02.11.20)
Ohoo. İş görüşmelerinde bile olmazsa haber veririz diyorlar ama haber vermiyorlar. Klasik bir yalandır o. Hele İnternet başvurularında kimse öyle bir şey yapmaz. Başvuran çok fazla kişi oluyor. Hepsine tek tek cevap yazmak zaman kaybı. Sadece Kariyer.net'ten bir kere olumsuz mesaj almıştım ama o da otomatik mesajdı.
0
dissendium
(02.11.20)
çok fazla işsiz var. o yüzden çok fazla başvuru oluyor ve çok mail gidiyor. onlar da haliyle her şeye dönüş yapmıyorlar. 3-4 ay sonra dönüş almaya başlarsın.
0
silver apple
(02.11.20)
(3)

Herhangi Bir Akıllı Telefona S Pen Kullanılabilir mi?

1bir1bir1
SelamKalemli sistemle üretilmemiş bile olsa o telefonda s pen kullanılır mı? Evet ise alınması gereken kalemi nasıl biliriz nasıl buluruz? Kalitesini nasıl anlarız?
Selam

Kalemli sistemle üretilmemiş bile olsa o telefonda s pen kullanılır mı? Evet ise alınması gereken kalemi nasıl biliriz nasıl buluruz? Kalitesini nasıl anlarız?
0
1bir1bir1
(02.11.20)
S Pen farklı bir teknolojiyle çalışır. Styluslar gibi jenerik değildir aldım her telefonda kullandım gibi bir yapı yok yani. Wacoom kalemleri gibi düşün. Çalışmaz yani.
0
Giovanni Pipitto
(02.11.20)
Yani stylus başka s pen başka mı? Ben s pen'deki s'nin stylus olduğunu sanıyordum.

Peki her akıllı telefonda kullanılabilen akıllı telefon kalemi diye bir şey var mı? Varsa nasıl öğrenicem bunları?
0
🌸1bir1bir1
(02.11.20)
Stylus parmak görevi gören bir araç. S Pen farklı bir teknoloji. +1 Samsung'un kendi ürünleri için ürettiği bir kalem. S Pen herhangi bir telefonda çalışmaz. Stylus alırsanız çalışabilir. Ama Stylus kullanınca çizgi kalınlığı değiştirme, hassasiyet gibi şeyler olmaz.
0
dissendium
(02.11.20)
(14)

Bu geometri sorusu yanlış değil mi?

profesor doktor
https://i.hizliresim.com/wCHTNH.jpgcevabın 18 olması gerektiğini düşünüyorum ama cevap anahtarının 36 göstermesini geçtim şıklara 18 koymamışlar.
i.hizliresim.com

cevabın 18 olması gerektiğini düşünüyorum ama cevap anahtarının 36 göstermesini geçtim şıklara 18 koymamışlar.
0
profesor doktor
(31.10.20)
6x3=18
diğer taraf 6x3=18 36 artar

bence doğru
prntscr.com

edit:haklısın o kısımlar eksiliyor soruyu yazanda bizim gibi atlamış olabilir.
0
basond
(31.10.20)
6x9=54 3x6=18 54-18=36
yuzeyin alani dikdottgen 6 kere 9
ama 3 cm kesit aliniyor, onun
alani 3 kere 6. farki 46
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
farki 36 ...yanlis yazdim yukarda
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
Arkadaşlar ama ön ve arka yüzeylerden de (-9) ve (-9) olmak üzere 2 alan eksiliyor. Onları da çıkarmak gerekmiyor mu?
0
🌸profesor doktor
(31.10.20)
18
0
funl
(31.10.20)
tamam buldum. ustteki kismin yuzeyini cikarinca. kesilen kismin ic yanal yuzeyi kadar artiyor
iki adet (3 kere 6 ) 36 eder.
soru dogru.
kesilen kismin tabani da aslinda eski yuzeye gelir.
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
18 buldum.
0
dissendium
(31.10.20)
kare prizma çıkınca üstteki yüzey alta aynen devam ediyor. sağ ve solda fazladan iki yüzek oluşuyor. yani 3x6 dan iki tane yüzek oluşuyor. 36 eder.
0
efruz
(31.10.20)
efruz, ancak bir daha baktim,
kare cikan prizmanim tabanlari da uçtu. eksi 2x(3x3)
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
ön ve arka yüzeyleri de çıkarmak gerekiyor bence. çünkü oralarda da alanlar eksiliyor.
0
🌸profesor doktor
(31.10.20)
SolidWorks'te hesapladım.

İlk yüzey alanı 258 birim kare.

İkinci yüzey alanı 276 birim kare.

Fark 276-258=18 birim kare.

Şıklarda 18 olmalıydı.
0
dissendium
(31.10.20)
başka gençlerin de beyin devreleri
yanmasin. yayinevine yazmali.
neticede beyin bedawa.
0
tunaktunaktun
(31.10.20)
@dissendium çok teşekkürler. şıklarda 18 olsa cevap anahtarı yanlış der geçerdim ama 18'i göremeyince neredeyse cevabından emin olduğum şey için şüpheye düşmüştüm. :) artık eminim :)
0
🌸profesor doktor
(31.10.20)
Birisi ekşi'de başlık açsın. Konu uçar rekor kırar söyliyim.
0
ihanet kac kisilik
(01.11.20)
(3)

Sohbet etmek istediğiniz Türk ünlüler

havadakarada
20-30 dk sohbet muhabbet etsek ne güzel olurdu dediğiniz kimse var mı? Eskilerden isimler de olabilir yaşayan. Artist, yazar, bilim adamı vs farketmez.Ben başlayayım:Cüneyt ArkınNamık EkinIlber Ortaylı
20-30 dk sohbet muhabbet etsek ne güzel olurdu dediğiniz kimse var mı? Eskilerden isimler de olabilir yaşayan. Artist, yazar, bilim adamı vs farketmez.
Ben başlayayım:

Cüneyt Arkın
Namık Ekin
Ilber Ortaylı
0
havadakarada
(30.10.20)
İlber Ortaylı

Celâl Şengör

Cem Yılmaz

Nejat İşler

Erdal Beşikçioğlu

Güven Kıraç

Erkan Can

Zafer Algöz

Aziz Sancar

Nuri Bilge Ceylan

J. K. Rowling (Türk değil ama idare edin)

Düşünsem daha da bulurum.
0
dissendium
(30.10.20)
cenkerdem
0
exlibris
(30.10.20)
Vedat Milor
0
roket adam
(30.10.20)
(7)

Matematikçiler bi bakarlar mı?

1bir1bir1
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)"y<x<0 olmak üzere, 3y-||y|-x|ifadesinin eşitini bulunuz."Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu vide
Selam, yutubda gezerken şöyle bir soru çıktı karşıma:

(Görseli açamayanlar için yazıyorum:)

"y<x<0 olmak üzere,
3y-||y|-x|
ifadesinin eşitini bulunuz."

Bunu çözeyim diye hamle edecektim ama, -2 sayısı -1'den büyük müydü küçük müydü karar veremedim. Liseden mezuniyet 1999, sırf zevkine bakıyordum bu videolara. Bilgiyi de nasıl arayacağımı bilemedim, bir iki bakındım ama anlayamadım.

Şimdi eksi 2 eksi 1'den büyük mü küçük mü??
0
1bir1bir1
(30.10.20)
Küçük kesin bilgi, sayı doğrusu aklınıza gelsin ilkokul 1 matematiği
0
Tochinoshin
(30.10.20)
Ama sıfır'a mesafesi daha çok?? Ya işte kafam karışıyor gerçekten ben matematiği bu yüzden yapamıyorum ya. :/
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
Negatif sayılarda 0'a yakın olan büyüktür.

Sayı doğrusunda -2, -1, 0 sırasında bulunur bu üç sayı.

-1 0'a -2'den daha yakın.

-1 -2'den daha büyük.

-2 -1'den küçük.
0
dissendium
(30.10.20)
sifiri baz almayin.

-100 ile +100 arasi bir sayi dogrusu oldugunu dusunun, tum sayilar sirayla dizilmis soyle:
-100 -99 -98 -97 -96...-2 -1 0 1 2...97 98 99 100 diye giden.

Sagdaki sayilar soldakilerden buyuktur.
Saga giderken sayilar buyur, sola giderken kuculur.
0
taurina
(30.10.20)
@dissendium

+sonsuza ilerlemeyi her zaman büyümek, -sonsuza ilerlemeyi de her zaman küçülmek olarak düşünüyor. O zaman mutlak değer kavramı neden var? Daha doğrusu, eğer sıfır "namevcut/yok" anlamına geliyorsa (-) değerler neden var?
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
@1bir1bir1

mutlak değer bir fonksiyon, (-sonsuz, sonsuz) aralığını (0, sonsuz) aralığına dönüştürüyor. (git: upload.wikimedia.org )
0
mrtkp1234
(30.10.20)
Bilgi olsun belki birine daha ışık olur diye yazıyorum:

Bir emekli ilkokul öğretmeninin yorumu şu oldu:

"Gözden ırak gönülden ırak misali ne kadar eksi sonsuza giderse o kadar küçülür".

Bu ifade aklıma yattı, mantığı bu ifade kavrattı bana. Belki ihtiyacı olan olursa diye not ettim. Herkese teşekkürler.
0
🌸1bir1bir1
(30.10.20)
(3)

Psikoloğa mı psikologa mı yazılır?

gelmeistemem
Sb.
Sb.
0
gelmeistemem
(29.10.20)
TDK "psikolog, -ğu" yazmış. Psikoloğa olur.

Kitap kapağında böyle kullanılmış.

www.dr.com.tr
0
dissendium
(29.10.20)
Yumusak g ile.
0
invictae
(29.10.20)
Böyle bir durumda

> sozluk.gov.tr
> kelimeyi arat
> kelimenin hemen yanında varsa bir ses olayı belirtilir
> psikolog için “psikolog, -ğu” yazmış ve -ğu yazmasının sebebi kelimedeki ses olayını göstermek içindir
> yani “psikoloğa” doğru kullanım


Mesela “resim” için de
> “resim, -smi“ yazmışlar. Ek alınca ünlü düşmesi olduğunu gösteriyor “resmi” şeklinde
0
cemallamec
(29.10.20)
(29)

sevgiliniz ingilizce bilmese ya da çok az bilse

Stoneface
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
bu sizi etkiler miydi? bazen çok güzel yazılar buluyorum ancak paylaşamamak biraz canımı sıkıyor :/
0
Stoneface
(29.10.20)
intermediate seviye biriyle bile birlikte olmam.
0
stewie
(29.10.20)
Etkilerdi. Filmleri İngilizce izliyoruz. Bazen konuşma pratiği yapıyoruz. Bazen Gif atıyoruz. Çok önemli şeyler değil belki ama çeşitlilik oluşturan şeyler.
0
dissendium
(29.10.20)
Yanında bir de Fransızcası yoksa yanına yaklaşmam
0
olaylar olaylar
(29.10.20)
Ben de aynı durumdan muzdaripdim. Ama sorun değil bu. Yazıyı çevirip paylaş, anlatarak paylaş. Etkilenecek bir durum yok. Büyütmemelisin.
0
Amory Lorch
(29.10.20)
ben iki yabancı dil arıyorum koşul olarak. ayrıca en az 1 yıl tecrübe, kimseye baştan her şeyi öğretemem.

etkilerdi.
0
alors
(29.10.20)
Etkilerdi, soğurdum
0
sta
(29.10.20)
etkilerdi ama paylas arada yollayip cevirebilirsin. o fazla tepki vermiyor ve ogrenmeye aciksa cok etkilenmemelisin aksi durumda kotu bir sey.
0
ala09
(29.10.20)
İngilizce kırmızı çizgim
0
kisa
(29.10.20)
Etkisi üzülürdüm.

Keşke bilse diye hayıflanırdım. Güvenlebileceğim, birlikte olmaktan mutlu olacağım birini buldum da, İngilizcesi kaldı.
0
put it in your appropriate place
(29.10.20)
İngilizce bilmiyor ile az biliyor ama hevesli ve çabalıyor farklı şeyler bence, gerçekten çok az bilen ve hevesi olmayan biri , dünya görüşü ve kişiliği ile alakalı az çok negatif ipuçları veriyor bence. Çok iyi ingilizce bilen biri ile hiç hevesi olmayan biri zaten birlikte olamaz, ha nasıl olur, lisede misede zoraki öğrenmiştir iş gereğide pekiştirmiş ve onunla beraber büyümüş bir ingilizce olabilir, oteller su gibi ingilizce bilen turizm mezunu şeriatçılarla dolu mesela.
0
docrivers
(29.10.20)
Üniversitedeki sevgilime dair en unutamadığım birkaç şeyden biri “have” ile “has” arasındaki farkın “have”in daha bir sahiplenme anlamı taşıdığını söylemeseydi. “Has” aynı etkiyi vermiyormuş ajsjx. Doğrusunu anlatmaya çalışınca da “bence böyle, ben buna inanıyorum” gibi bir şeyler söylemişti. Tabii ki başka sebeplerle ayrıldık ama bu tür şeyler benim yavaş yavaş soğumama neden olmuştu zamanında.

Üstte dalga geçilmiş ama o kadar da önemsiz değil bence. Tabii ki yabancı bir dili mükemmel seviyede bilmeyebilir herkes ki ben de mükemmel bilmiyorum zaten ama en azından karşındakinin öğrenmeye açık olması bile önemli yani bu zamanda İngilizce konusunda.
0
ms brownstone
(29.10.20)
cinsiyet belirterek yazsak daha doğru olabilir :)

bir erkek olarak, zerre kadar etkilemez diyorum.
0
tabudeviren
(29.10.20)
Ben IELTS sonucu görmeden date bile yapmıyorum.
0
pass
(29.10.20)
Hiç İngilizce bilmeyen insanla aynı ortamda bulunmadım yaşıtım olarak. Benim de çok iyi değildir bu arada İngilizcem. Ama az çok bilmek de gerek bu çağın dilini. Özellikle bu internet çağında genç bir insanın az buçuk da olsa İngilizce bilmemesi beni dumura uğratır,
0
Hallegadola
(29.10.20)
başka batan şeyler varsa her şey gibi bu da bal gibi etkileyebilir. ama fazla detay olmadığı için her şey ideal bir model kurup düşünelim, yabancı bir sevgiliniz/eşiniz var, ikiniz de farklı dillerle doğup büyüdünüz. yıllardır bildiğiniz alıştığınız dilde belki de sizi siz yapan mizahı, argoları, çok daha sofistike hilarious kalıpları, sözlerine gülüp ağladığınız şarkıları sevdiceğinizle paylaşamıyorsunuz :( buna rağmen, diğer her şey yolundaysa, birbirini seven ve ingilizce gayet iyi anlaşan bireyler olan size bu soru soruluyor. büyük olasılıkla "haha amk bunun için ara bozulur mu" diyerek el ele uzaklaşıyorsunuz. şimdi voilà anı, yukarıdaki metinde "ingilizce" kelimesini "türkçe" ile değiştirin
0
engelbert humperdinck
(29.10.20)
Dilin kendisi önemli değil, ancak ingilizce biliyor olmanın önemli olduğu o kadar çok şey var ki hayatta eğer bir insan belli bir yaşta hala bu dili öğrenmek zorunda kalmamışsa direkt hüküm vermesem de şöyle bir göz ucuyla bakarım hayatına. Kendine yeten, düzgün bir hayatı varsa, örneğin birkaç meme paylaşamıyor olmam çok da sorun olmaz benim için.
0
mentuhotep
(29.10.20)
internetteki neredeyse her düzgün kaynak ingilizce, günümüzde ingilizce bilmeyen biri gerçek manada kendini geliştiremez, geliştirse bile bir yerde tıkanır; entelektüel olamaz. entelektüelite meraklısı olmayan biriyle en baştan sevgili olamam.
denedim, olmadı. güldüğüm bir meme'i bile paylaşamadım, napıyım öyle ilişkiyi.
0
Bruce
(29.10.20)
3 dil bilmeyen insana selam bile vermiyorum şahsen ben. Ne flörtü, ne sevgilisi?
0
westblack
(29.10.20)
yani genel olarak yillar icinda asla asla dememeyi ogrendim o yuzden kesin konusamam. bir insanin bu yasa gelip nasil ingilizce ogrenmemeyi becerebildigini sorgularim garipserim ama dedigim gibi hayat, ozellike gonul isi, belli olmuyor.
0
hot potato
(29.10.20)
Ben ingilizce bilmeyen tüm insanları gördüğümde dövüyorum otobüse falan almıyorum aynı havayı solumuyorum lflfkvögög

Şaka bir yana İngilizce çok aman aman bir sorun oluşturmaz ama belli bir seviyede bilgi birikim şart paylaşım için.
0
basond
(29.10.20)
İng bilmemesinin olumsuz etkisi olmaz, bilmesinin olumlu etkisi olur. Sevgilim yok gerçi ama şöyle örnek vereyim; bazen bi story’i birine tam atacak oluyorum, sonra ingilizce olduğu için vazgeçiyorum ya da bi başkasına atıyorum.
0
üşüdüm üstümü örtsene hande
(29.10.20)
Esim internet memelerini benim kadar takip etmedigi icin bile paylasamayip uzuldugum seyler var. Ingilizce bilmemesini dusunemiyorum.

Ingilizce bilmeyen veya az bilen biri buyuk ihtimalle benim zihinsel dunyama yakin degildir. Belli kosullarda anlasilirsa hala iliski yasanir ama cok zor.
0
cleric
(29.10.20)
bunu 1-2 kere yaşadım, olmuyor.
sorun ingilizce değil aslında, paylaşımın kısıtlı kalması sanırım.
çok güldüğüm, çok sevdiğim birçok şeyi paylaşamamak kötü oluyor.

sevdiğin şarkılar bile aynı olamıyor.
olsa da, sende yarattığı duyguyu yaratmadığını biliyorsun.
tatsız.
bütünleşemiyorsun, aynı dili konuşamıyorsun sanki öyle olduğunda.
0
blatta hiberna
(29.10.20)
İngiliz olmadığım için etkilemez.
0
alfred
(29.10.20)
sabahlari vocabulary aksamlari perfekt tense calisacaksa bilmeyebilir onemli degil.
0
Ley
(29.10.20)
etkiliyor, ön yargılı olduğumu düşünüp ve denedim birkaç kere, olmadı. zira ilave bir dil biliyor olmak, başka bir dildeki kaynaklara da ulaşabilmek, daha çok araştırma yapabilmek, daha çok bilgiye ulaşabilmek, dolayısıyla da kendini daha çok geliştirebilmek demek. ha ingilizce bilir ama yine de bunları yapmayabilir. o zaman zaten oluru yok. ayrıca özellikle internet ile birlikte daha da global bir dünya ile haşır neşir olmanın gereği olan bir konuya zaman ve enerji harcamamış olması da beni olumsuz etkiliyor.

muhakkak iki kişi arasında bir makas yaratıyor, özellikle belli bir yaştan sonra yaşamsal birikmişliklerin, bilgi birikiminin paralel/benzer seviyelerde olmaması ilişkiyi imkansız hale getiriyor.
0
Phoebe
(29.10.20)
(bkz: mürsel ve anna) başka söze gerek yok. :)))
0
naksidil
(29.10.20)
Sanırım yapamazdım.
Aynı dili konuşamayan iki insanın bir arada yaşaması gibi. Aynı esprilere gülememek gibi. Farklı kültürlerde yetişmiş olup temel konularda anlaşamamak gibi.
Bunun dışında, eğer başka bir yabancı dil de bilmiyorsa, bu, dünyasının çok dar olmasını getirir.
Öğrenmeye çalışıyorsa durum değişir tabii. Destekleyebilirdim.
0
pantepember
(29.10.20)
Sorun İngilizce değil +1. Üniversite mezunu olmayan biriyle de birlikte olmam mesela. Şaka gibi gelmesin, Bayrampaşa'daki Nişantaşı üniversitesinden mezun olmuş biriyle de birlikte olmam. Genelleme olacak ama bunlar insanların nasıl bir hayat görüşü edinerek büyüdüğünü o kadar iyi anlatıyor ki; belki tanısam bambaşka biridir ama insan bir yerden sonra uğraşmak istemiyor. Etiketlere bakıp çıkarımda bulunmak zorunda kalıyorsun. Çok etkiler beni.
0
piremses
(29.10.20)
(1)

şuradaki müziği arıyorum, shazam bulamadı

hayirsiz
https://9gag.com/gag/a7WmqKLTeşekkürler :)
9gag.com

Teşekkürler :)
0
hayirsiz
(28.10.20)
Shazam iyi dinlememiş.

www.youtube.com
0
dissendium
(28.10.20)
(1)

Hastaneye sevk belgesi ile randevusuz gidebilir miyim

vasiyetimkendime
Askerlik muayenesi için sağlık ocağına gittim ve kulağımda mevcut olan sorun yüzünden kbb'ye sevk etti. Elimde sevk belgesi mevcut. Bu belge ile doktora randevusuz gitsem alırlar mı sizce ?
Askerlik muayenesi için sağlık ocağına gittim ve kulağımda mevcut olan sorun yüzünden kbb'ye sevk etti. Elimde sevk belgesi mevcut. Bu belge ile doktora randevusuz gitsem alırlar mı sizce ?
0
vasiyetimkendime
(27.10.20)
Yoğunluk yoksa alıyorlar. Hastanede kayıt yaptırırken askerlik muayenesi olduğunu söylemeniz gerekiyor.
0
dissendium
(27.10.20)
(7)

İş sorusu

dissendium
Yeni mezun bir mühendisim. Bir CNC işine başvurmuştum. Kabul edersem çalışma şansım var. Başvurduğum işte makineyle ilgili kodlama yapılıyor. Bu mühendislikle ilgili bir iş ama tam olarak mühendis işi değil. Tecrübe kazanmak için çalışmayı kabul etsem mi? Aslında ilgili olduğum bir konu ama iş seviy
Yeni mezun bir mühendisim. Bir CNC işine başvurmuştum. Kabul edersem çalışma şansım var. Başvurduğum işte makineyle ilgili kodlama yapılıyor. Bu mühendislikle ilgili bir iş ama tam olarak mühendis işi değil. Tecrübe kazanmak için çalışmayı kabul etsem mi? Aslında ilgili olduğum bir konu ama iş seviyemin biraz altında kaldığı için kararsız kaldım.
0
dissendium
(27.10.20)
Abi garsonluk veya satis degil ki mis gibi uzmanliginla alakali is. Her turlu issiz kalmaktan iyidir ben olsam topuklarim gotume vurarak kosardim
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.10.20)
tasarım mühendisi pozisyonunda çalışmıştım. cnc'yi genelde lise mezunu arkadaşlar ya da teknikerler yapıyordu. bilme ihtiyacı hiç hissetmedim. solidworks'ten çizip sisteme yüklüyorduk onlar aşağıdan çekip frezeyi programlıyorlardı. yine de bir parçanın nasıl işlenmesi gerektiğini, ya da işlenebilirliğini öğrenmek açısından çok iyi bir fırsat olur. cnc tezgahlarını çok iyi öğrenirsiniz. ileride mühendis olarak çalışırken kimse size burası böyle işlenemez demez. mantığını iyi kavrarsınız. ama birkaç aydan fazla çalışmayın derim. dediğiniz gibi biraz seviyenin altında kalıyor.
0
bohr atom modeli
(27.10.20)
@bohr +1
0
onemoremile
(27.10.20)
@bohr, ben de aynı şekilde düşünüyorum ama birkaç ay çalışıp sonra bırakmak da çalışılan yere haksızlık oluyor biraz. O yüzden kararsız kaldım.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(27.10.20)
O iş yerinde kariyer hedefliyorsan devam et. Müh. olduğun için bir gün o tezgahtan alınıp masa başına geçersin, imalattan geldiğin için o iş yeri için altın bilezik olursun.
0
kanlakarisikyagmur
(27.10.20)
bu senin ana işin olmasın. senin işin bu değil. iki-üç ay çalış sonra mühendis olarak devam et.(edebiliyorsan)

mühendisin detaylıca bilmesi güzel ama şart değil.
0
tabudeviren
(27.10.20)
Bence güzel bir fırsat fabrikanın durumunada bağlı olarak.
İlk başta parça değiştirme işlerine bakarsın sonra gelen parçaya göre kod girme işini öğrenirsin hem malzemeleri tanırsın hem ölçü almayı işleme sürecini öğrenirsin.
Kendini geliştirip çizimi ve cam i öğrenirsin.
Denk gelen firmalara bağlı oluyor çoğu mühendislik işi daha teknik işler dönüyor talaşlı imalatta seve seve yapardım ben olsam. Boryağ kokusu ve talaş temizleme işin diğer tarafları.
Mühendis diye alıp tüm ayak işlerinede koşturabilirlerdi :)
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.20)
(9)

dil öğrenmemek

margarita
Selam ahali,Dilini bilmediğiniz bir ülkede 3+ sene boyunca hayatta kalabilen bir insan gördünüz mü? Görmediyseniz o benim.Resmen öğrenemiyorum. İngilizceyi çok akıcı konuşabiliyorum. Ama ülkenin dilini öğrenmek yerine resmen cevremdeki herkese zorla ingilizce öğrettim. 3 sene geçti anlıyorum ama kon
Selam ahali,

Dilini bilmediğiniz bir ülkede 3+ sene boyunca hayatta kalabilen bir insan gördünüz mü? Görmediyseniz o benim.

Resmen öğrenemiyorum. İngilizceyi çok akıcı konuşabiliyorum. Ama ülkenin dilini öğrenmek yerine resmen cevremdeki herkese zorla ingilizce öğrettim. 3 sene geçti anlıyorum ama konuşamıyorum. Allah aşkına biri bana akıl versin. Nasıl çözecem ben bu işi?
0
margarita
(26.10.20)
hangi dil
0
owaki
(26.10.20)
Dil okuluna gitmedin mi ?
0
funl
(26.10.20)
bir arkadasim sifir ingilizceyle gittiği katar ve birleşik arap emirliklerinde 10 yil yasadi tarzanca konusarak
0
kreatin
(26.10.20)
italyanca.
Birincisi tipten dolayı galiba italyana benzettikleri için herkes benle italyanca konuşuyordu markette orda burda. Ben de gülümseyip si si diyip geçiyordum. Sonunda baktım anladım ki, gülümsedikçe konuşmana gerek yok. Öyle böyle diye diye öğrenmeden geçti gitti. Sonra etrafımdan dolayı dili anlamaya başladım ama hala fiillerin çekimini falan yapamıyorum tek bildiğim ne bilim kelimeler :(
0
🌸margarita
(26.10.20)
Danilo Şef Türkçe öğrendi ama onun eşi Türk. İtalyan sevgili işe yarayabilir.
0
dissendium
(26.10.20)
Bence siz istemiyorsunuz. Istemeyince olmuyor. anladığım kadarıyla zaruri bi durum da oluşmuyor mecbur değilsiniz yani
0
olaylar olaylar
(26.10.20)
İtalyan sevgilim var 6 aydır, adama zorla türkçe öğrettim, kavun karpuz etc resmen biliyor, ama bana sorsanız tık yok. Acaba öğretme kapasitem öğrenmekten daha mı iyi diye düşünmeye başladım. Aile zoruyla ingilizceyi 9 yaşında öğrenmeye başladım, her haftasonu özel kurs, eve yabancı au-pair falan. Ama ancak 20 yaşında konuşmaya başladım. Acaba dil konusunda problemim mi var benim :/
0
🌸margarita
(26.10.20)
calismak istemiyorsun herhalde, oturup calisman lazim. istemiyorsan yapacak bir sey yok. 3 senede bedava duolingo italyancayi gunde 15 dakika calisip 2 kere bitirirdin, gunluk hayatinin %85ini hallederdi. Hatta o temelle orada yasiyorsan hemen hemen hepsi hallolurdu. Oturup calismadan, konusmadan, sadece milleti dinleyerek olmaz yani.
0
robokot
(26.10.20)
ingilizce bildikten sonra dünyanın büyük bir bölümünde hayatta kalmak neden sıkıntı olsun? italyanca konuşmak zorunda değilsiniz demek ki. atıyorum doktor olarak çalışmaya gitseniz etraftakilere zorla öğretmek gibi bir şansınız yok. eğer istiyorsanız konuşmak bu zorunluluğu kendi kendinize siz yaratacaksınız ve çekinmeyeceksiniz. fiil çekimlerine kafa göz dalacaksınız gerekirse. insanlar bu sefer sizi düzeltecek.
0
not dark yet
(26.10.20)
(2)

Askerlik sevk belgesi ve birlik teslim tarihi

materyalist imam
Selamlar, 26-30 Ekim tarihlerinde sevk belgemi alabilicem. 30 Ekim belgeyi almak için son tarih.Birliğe teslim olma tarihi, sevk belgesinin alındığı tarihin üzerine yol eklenerek mi hesaplanır? Yani belgeyi pazartesi alırsam Çarşamba, Cuma alırsam Pazar mı teslim olmam gerekir nereden öğrenebilirim
Selamlar, 26-30 Ekim tarihlerinde sevk belgemi alabilicem. 30 Ekim belgeyi almak için son tarih.

Birliğe teslim olma tarihi, sevk belgesinin alındığı tarihin üzerine yol eklenerek mi hesaplanır? Yani belgeyi pazartesi alırsam Çarşamba, Cuma alırsam Pazar mı teslim olmam gerekir nereden öğrenebilirim bu bilgiyi?
0
materyalist imam
(24.10.20)
Benim bildiğim sevk belgesinde sevk tarihleri yazıyor. O tarihler arasında birliğe katılmak gerekiyor. Belgenin alınma tarihi diye bir kriter yok.
0
dissendium
(24.10.20)
Belgeyi aldığınızda katılış tarihi yazacak. O gün katılın. Sevkle katılış arasına yolu ekliyor sistem otomatik olarak. Sizin oraya yolu 2 gün veriyorsa sevk + 2 hesaplayın ve sevk +2. günü katılış olarak bilin.

Belgeyi almakla ilgili şöyle bir şey var: O belgeyi belge teslim tarihinden sonra e-devlet’ten alamıyorsunuz, askerlik şubesine gitmeniz gerekiyor. Askerlik şubesine de gidince o günü sevk tarihi olarak alıyor. Üstüne bir de yol ekleniyor yine 1 ise 1, 2 gün ise 2 gün.

Kimisi sevk belgesininin alındığı pdf ekranına gelmeden bir adım öncesinin ekran görüntüsünü alıp katılış yapmaya çalışıyor. Sevk belgesini almamış olduğu için sisteme geçmiyor, vakit geçtiği için e-devletten de alamıyor. Oradan alamayınca katılış yapmaya geldiği ildeki askerlik şubesine gidiyor. Orası da üstte dediğim gibi işlem yaptığı için 18 gün yerine 21 gün falan yapmış oluyor (gelmişken otelde kalmak yerine katılış yapıyor). Geçen sene asteğmen olarak nizamiyede 4 ay bulundum. Oradan biliyorum.

Asıl soru için ekleme: 2 tarih var belgede yazan: 1. Sevk tarihi (katılış yapılabilir ama birliğe ilk katılan olup yemin töreninde komutandan kahve kupası alma hedefiniz yoksa gereksiz. 2. Katılış tarihi. Bu tarihte birliğe katılınır.

Ama belgenin alındığı son gün aynı zamanda sevk tarihi miydi onu hatırlamıyorum. Mesela ben Şubat celbinde askere gittim. Ama sevk tarihim 30 Ocak idi. Devletin hesabında sevk tarihinizden itibaren askersinizdir. Tezkeremi de o sebeple 30 Ocak’ta aldım mesela.
0
le jeune turc
(24.10.20)
(3)

iş başvurusu udemy autocad sertifikası

egokalp
bir kamu kurumunun personel alımında açtığı bir ilanda tercih sebepleri kısmında "bazı programlar hakkında (autocad) bilgi sahibi olmak ve sertifika ile belgelendirmek" ifadesi geçiyor. sertifikam falan yok tabi yeni mezunum. -udemy den autocad kursu alsam oradaki sertifika geçerli oluyor mu yoksa u
bir kamu kurumunun personel alımında açtığı bir ilanda tercih sebepleri kısmında "bazı programlar hakkında (autocad) bilgi sahibi olmak ve sertifika ile belgelendirmek" ifadesi geçiyor. sertifikam falan yok tabi yeni mezunum.

-udemy den autocad kursu alsam oradaki sertifika geçerli oluyor mu yoksa udemydeki sertifikaların devlet nezdinde geçerliliği yok mu?

-udemy sertifikası eğer iş başvurusnda geçerliyse udemydeki videoları izleyen herkese sertifikayı veriyorlar mı yoksa sonunda sınav tarzı bir eleme yöntemi oluyor mu?

teşekkürler.
0
egokalp
(24.10.20)
kamu kurumları genelde MEB e bağlı ya da anlaşmalı kurumlardan alınan sertifikaları tanır, halk eğitim merkezleri ya da "Bilge adam" gibi özel eğitim kurumları vb.

Udemy sertifikasının geçerli olacağını hiç sanmıyorum, gene de bu konuda en kesin bilgiyi ilgili kurum verir, arayıp sormanız en güzeli.
0
zikardo
(24.10.20)
Udemy sertifikası sadece “kursu izledi bitirdi” anlamında. Test yok. Ama o sertifika artı yaptığın bi proje dosyasını koysan vs daha etkili olabilir. Ama yine sertifika değil yaptığın şeye bakarlarsa bakarlar yani.
0
nhk ni youkosu
(24.10.20)
zikardo +1

Benim AutoCAD sertifikam var. Bir eğitim merkezinden aldım ama o belge MEB onaylı. Halk Eğitim Merkezi de yazıyordu belgede. Böyle bir belge isteniyor olabilir. Udemy sertifikası kabul edilmeyebilir. Alakasız olacak ama Duolingo gibi uygulamalar da sertifika veriyor ama ÖSYM bunu kabul etmiyor, YDS, IELTS istiyor.
0
dissendium
(24.10.20)
(12)

Istanbul depremi sonrası planlama nasıl olur

rumpleteazer
Iyi geceler, sizce beklenen istanbul depreminden sonra ıstanbulda yaşam hala devam eder mi, depremden sonra hangi şehir daha çok populer olur. Çoğu göçler ne tarafa olur, istanbula daha yakin diger sehirler mi yoksa hali hazırda buyuksehir olan izmir Ankara gibi buyuksehirler mi?
Iyi geceler, sizce beklenen istanbul depreminden sonra ıstanbulda yaşam hala devam eder mi, depremden sonra hangi şehir daha çok populer olur. Çoğu göçler ne tarafa olur, istanbula daha yakin diger sehirler mi yoksa hali hazırda buyuksehir olan izmir Ankara gibi buyuksehirler mi?
0
rumpleteazer
(23.10.20)
Herhangi bir değişiklik olacağını düşünmek saflık olur. Ayrıca deprem öyle korkulduğu kadar yıkım yapmayacak. İbb araştırmasına bakabilirsiniz.
0
catch the arrow
(23.10.20)
Kayseri yeni kültür-sanat ve organizsyon merkezi bir megakent olur.

Abi istanbul'a atom bombası düşmeyecek. Bir şey olmaz, şehrin dümdüz olacağı falan 20 yıldır söylenen şey. Hala bir halt olduğu yok. 20 senedir istanbul depremi üzerinden ne primler kasıldı, ne ekmekler yenildi.
0
eazy
(23.10.20)
ibb araştırması pek gerçekçi gelmedi.
0
sutlu nescafe
(23.10.20)
İstanbul'a atom bombası düşse bile aah boğaz, ah istanbul diyecek 15 milyonluk acayip bi kitle var. Bu kitlenin anne babaları uzaktan geldiği için onlar dönebilir belki ama yeni jenerasyonun bir yere gitme olasılığı artık 0.
0
roket adam
(23.10.20)
Şöyle bir gerçek var. Depremler periyodik olarak tekrar ediyor ve deprem olduğunda yeterince enerji boşaldıysa o bölgede uzun bir süre deprem olmuyor. İstanbul depremi olduktan sonra aslında orası enerjisini boşalttığı için uzun bir süre deprem olmayabilir ve şehir güvende olabilir. Başka bir şehre gitmek bu sebeple mantıklı olmaz. Bir de Türkiye'nin fay haritası belli. Şu an bile deprem riskinin çok düşük olduğu iller belli. Ama buna rağmen insanlar o şehirlere sırf deprem olmaz diye gitmeyi düşünmüyor. İstanbul depremi olursa da insanlar çok zarar görmedikleri sürece göç etmeyeceklerdir.
0
dissendium
(23.10.20)
Ben yer bilimci, deprem uzmani filan degilim ilk olarak bunu söyleyeyim. Gölcük depremzedesiyim sadece.
Hiç bir sey olacagi yok diyenler nasil öyle düşünüyor bilemiyorum ama isterim ki gerçekten hic bir sey olmasin. Ancak bi kac vakit once, durup dururken bir binanin çöktügu onca insanın öldüğü istanbuldan bahsediyoruz. Ne yazik ki istedigimiz gibi olmasi cok zor geliyor bana.
Yaşam devam ediyormuş gibi olur. Mutlaka gitmeyen insanlar da olacaktir ama kalanlarin yasami hic kolay olmayacaktir. arkasina bakmadan orayi terk etmek isteyen insan da cok olacak.
Küçücük golcukte bile insanlar ev is es dost demeden aninda gitti ve geri gelmedi. Gariptir baska anadolu sehirlerinden gidenlerden daha fazla insan geldi.
Bizim aile oralı oldugu icin, akrabalarimizi kaybettigimiz icin, buyukanne buyukbaba oldugu icin (onlarin evi yıkılmadi en azindan), hic bir alternatifimiz yoktu, gidemedik. evimiz de tuz buz olmustu. Ancak bir sene sonra bi ev bulup tasindik ama nerdeyse bir sene de esyamiz olmadi.
Insanlar onca zaman cadirlarda yasadi. Dev gibi cadir kentler vardi. Bu ayrintilar yaz yaz bitmez de.
Göçün yogunluklu bi şehre ya da bolgeye olmasi da dengeleri alt ust eder. Trakya iyi seceneklerden biri ama is kapasitesi belli ve dolu. Memleketi olan memleketini tercih eder herhalde. Kalan garibanlar da kendilerini bekleyen sefalet icinde ne kadar durabilirse istanbulda durmaya devam eder.
Okula her gun kendi evinin enkazi onunden yurumus gitmis biri olarak da diyebilirim ki orda kalmak da (istanbulda yani) iskenceden farksiz olur.
0
a perfect lie
(23.10.20)
Başınıza gelenlere üzüldüm, gerçeğe yakın düşününce sizin söylediğiniz sonuca varıyorum, Deprem sonrası gidecek yerim olsun istiyorum. Tüm yatırımlarımız burada, başka bir büyükşehirde evimiz olursa, sağ kalırsak oraya gideriz diye düşünüyorum. Iste o sehire karar veremedim.Allah yardımcımız olsun.
0
🌸rumpleteazer
(23.10.20)
iatanbulda 7 büyüklügünde bie deprem oldugunda 50000 e yakın insan hayatıbu kaybedecek, 1 milyondan fazla insan barinma ve yiyecek ihtiyaci olacak. afad ün öngörüsü böyle.
0
proteus
(23.10.20)
yüzde hesabı yaaparsaniz sikinti yok. 15 milyon insan olsa istanbulda ölüm orani binde 3-4 barinma ihtiyaci %6 olur, bunda ne vae diyebilirsiniz. hem izmit değreminde hem de van depreminde gönüllü idim, krüz merkezlerinde görev yaptim. meselenin ciddiyetini anlamayanlari gördükce insanliga inancin kalmiyor.
0
proteus
(23.10.20)
İstanbulun merkezinde olup da 40-50 yıllık hatta daha yaşlı binalar yıkılacak büyük ihtimalla, buralara ordu bile zor girer o karmaşada.

Şu an binalar ayaktayken bile sokaklara arabayla girip de ilerlemek zor, değil enkaz altındaki canlıları çıkartmak, cesetleri çıkarmak bile aylar sürecek.

Belki de bir süre sonra çıkarmak için uğraş verlmeyecek kireç toprak atılıp gıyabi namazlar kılınacak.

Sonrasında ne olacak?

Şehrin ortasında yıkılan bu semtlerin üstü toprak kapatılıp öylece bırakılmaz herhalde, en değerli yerler. Mutlaka kısa bir süre içinde yeni bir yapılanmaya gidilecektir.

Zaten bi ayağı memlekette olup da ha bugün ha yarın geri dönerim diyenler arkasına bakmadan gider, emekli olunca giderim diye bekleyenler de emekliliği beklemeden gider.

Peki ben ve benim gibi İstanbul dışında hiç bir gidecek yeri olmayan ne yapacak?

Tamam depremden korunmak için yeni binaya taşındım, depremden uzak bölgeye taşındım. Ama milyonlarca insan yıkıntı altında kalmasa da etkilenecek depremden.

Kaç gün elektrik su gaz alamayacağız acaba? Gıda sevkiyatı nasıl olacak, kışın olursa ısınma problemi çok büyük eğer gaz kesilirse.

Dur en iyisi bir tane olan küçük tüpü iki yapayım, acaba abartıp bi odun sobası mı alıp koysam bi kenara? Bir kaç çuval da odun kömür saklasam, bir iki haftalık da bakliyatı kullanım tarihine göre döngüye sokarsam su hariç depreme hazır olurum herhalde!!!
0
John Bloor
(23.10.20)
Salgın başında Migros’ta makarna bırakmayan kafa yapısı hala yaşıyor.
0
catch the arrow
(23.10.20)
Catch the arrow, önlem alanlar neden suçlanıyor ki anlamadım. Önlem alanlar makarnaya koşanlara aynı seviyede mi sizce?
0
🌸rumpleteazer
(23.10.20)
(2)

pdf için tablet

black mamba
sınava çalışmak için tablet ve kalem alayım diyorum. test çözücem ve okduğum pdflerin altını çizicem. başka bir şey için kullanmıcam. o yüzden eski bir tablet olabilir. tek beklentim görüntünün iyi olması ve ekranın küçük olmaması. bu yüzden bir 9, 10 inç falan almam gerek sanırım. şöyle bir şey işi
sınava çalışmak için tablet ve kalem alayım diyorum. test çözücem ve okduğum pdflerin altını çizicem. başka bir şey için kullanmıcam. o yüzden eski bir tablet olabilir. tek beklentim görüntünün iyi olması ve ekranın küçük olmaması. bu yüzden bir 9, 10 inç falan almam gerek sanırım.

şöyle bir şey işimi görür mü? önerebileceğiniz modeller var mı?

www.sahibinden.com

bir de kalem almam lazım. asıl önemli olan o zaten. yoksa bilgisayardan da kullanabilirim sonuçta pdfleri. şu aşağıdaki kalemler işimi görür mü? bir de kalemler arasında neden fark var? apple'ın kalemi 700 lira sanırım bu 120 lira. hatta 20-30 liralık kalemler de var.

www.amazon.com.tr

www.trendyol.com
0
black mamba
(22.10.20)
tablete bir şey diyemem ancak kalemler arasındaki fark genelde ucuz olanlar sadece bastırmaya duyarlı oluyor. yani elini tabletin üstüne koyamassın yazı yazarken ve ne kadar sert ve ya yumuşak bastırırsan bastır kalem aynı kalınlıkta yazı yazar. apple kaleminde hem basınç sensörü hem de avuç sensörü var, normal kağıda yazdığın gibi yazabilirsin yani.
0
valkin rockefeller
(22.10.20)
Her tablet kalem desteklemiyor ki. Kalem destekleyen tablet almanız lazım. Stylus denen kalemler parmak görevi görüyor. Onlar ucuz. Kalemli tabletler için Samsung S Pen olarak arayabilirsiniz.
0
dissendium
(22.10.20)
(7)

bedelli askerlik için tavsiyeler

rahmi pinkfloydoglu
Samsun'da 21 gün askerlik yapacağım.ne yapmak, ne götürmek, neye dikkat etmek lazım?
Samsun'da 21 gün askerlik yapacağım.

ne yapmak, ne götürmek, neye dikkat etmek lazım?
0
rahmi pinkfloydoglu
(21.10.20)
21 tane don
21 çift çorap
21 atlet
0
jamswety
(21.10.20)
Parkanın cebine sığacak boyutta cep tipi birkaç kitap götürün çünkü çok boş vaktiniz olacak.

Bir de geceleri rahatça uyumak için göz bandı ve kulak tıkacı. Bunları kantinde bulamayacağınız için söylüyorum. Geri kalan temel ihtiyaçları kantinden karşılarsınız.
0
halitkin
(21.10.20)
2 adet vatka al, botun içine topuklarının tam arkasına koy.
bir de memory-foam tabanlık
www.decathlon.com.tr
çok faydasını gördüm.

bir oldukça çok pastil al. güvendiğin gıda takviyesi - c vitamini hapı vs varsa onu da al. 1 kişi hasta olunca herkes oluyor. pastil çok işe yaramıştı ama hemen bitiyor.
0
MtKrt
(21.10.20)
Ben Samsun'da yaptım askerliğimi. Sahra Sıhhiye ise kantinde fazlasıyla var her şey. Gereksiz masraf yapmayın. Zaten her şeyi veriyorlar gidince. Bedelliler aldıklarının çoğunu kullanmadan bırakıyordu. Askerlikle ilgili verilecek çok tavsiye var. Sadece ne götürülmesi gerektiğiyle ilgili konuşayım. Kesinlikle silikon tabanlık alın botlar için. Girişte arama yapıyorlar. Hattınızı alırlarsa vermezler. Çok fazla nakit taşımayın. Bot için kilit alın mutlaka. Çanta için de kilit alın.
0
dissendium
(21.10.20)
samsun soğuk olmaz belki ama soğuk bir yerse içlik götür. sürekli dışarıda bekliceksiniz.
0
black mamba
(21.10.20)
ben de acemiliği samsun'da yapmıştım. duşları çok uzakta ve haftada 2 gün duş günüydü. sabah 4-5 gibi kalkıp alabilirsin ama.

çok can sıkıcı zamanlardı ama hüzünlendim şimdi. gidince benden selam söyle telefon kulübelerine. :)
0
bohr atom modeli
(21.10.20)
8-10 tane don
8-10 çift çorap
8-10 atlet
0
hlot
(21.10.20)
(19)

30 yaşında tıp okumak

Sakinolmamlazim
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.

30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
0
Sakinolmamlazim
(21.10.20)
Ben tıp okumanın ve bitirmenin tam sürecini birkaç gün önce öğrendim, aile hekimi olmayı amaçlamıyorsan olmaz o iş 50 yıl falan sürüyor.
0
angelus
(21.10.20)
Hayır asla değil! Kendinizde o azmi ve potansiyeli görüyorsanız okuyabilirsiniz elbet.
0
halitkin
(21.10.20)
hayir. okuybiliriniz. yas sadece sayidir.

ancak doktor maaslarina bakinca, harcadiklari o cabaya degmedigini dusunuyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.20)
Özellikle de devlet hastanelerinde kaç kişi hocaların yaşı ve deneyiminden haberdar muayene olmadan önce?

Bana saçmalık gibi gelmedi, peşinden gidin.
0
edaddy
(21.10.20)
Tıp puanları yüksek. Temeliniz yoksa ilk seferde kazanmak zor. Ama severek yapabileceğiniz bir meslekse saçmalık değil.
0
dissendium
(21.10.20)
Saçmalık değil okumanın yaşı olmaz yaş sadece rakamdan ibarettir bazen.
0
acebi
(21.10.20)
büyük ihtimal ile sıfıra yakın sosyal hayatın olucak 5. yılda sen 35 aynı dersi aldığın kişiler 23 olucak. iletişim kurmakta zorlanmam diyorsan sorun yok.

şimdiki siemens health'in almanya'da bir yöneticisi var adam hindistanlı. ailesi çok fakir olduğu için tıp'da okuyamamış elektronik mühendisi olmuş sonra para biriktirip 32 yaşında tıp okumuş.

şimdi siemens'in beyin takımını yönetip tıp sektörüne patent üretiyor.

yanlış anlamaz isen adam artisliğine okumamış yani adam için bu bir yaşam tarzı. zaten hayatı tıp.

ben mesela 100 kere dünyaya gelsem bir kere tıp okumam. o derece uzak konu bana.
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
yurtdışında hem kariyer değişimi hem de tıp fakültesinin ikinci bir fakülte olarak okunması sebebiyle çok yaygın görülüyor 30'larında tıp öğrencileri.
ama tabii burası türkiye. insanların belli şartlanmaları var. üniversiteler yüksek lise kıvamında ve yetersiz oldukları için "bir an önce mezun ol, iş bul, evlen" zincirinin bir parçası. çok az kişi okuduğu bölümü gerçekten içselleştiriyor.
bunu yapabileceğinize inanıyorsanız buyrun okuyun bence.
0
not dark yet
(21.10.20)
Hiç mantıklı değil. Sen bitirene kadar tıp mezunlarının durumunun ne olacağı belli değil. Özel üniversitelerin yeni hedefi Tıp. O kadar okuyup da hekimlik yapma fırsatı bulamayabilirsin.

Bir de şu ekonomik krizde genel anlamda okumak eğer ki çok başarılı değilsen mantıklı değil.
0
rene
(21.10.20)
hiç mantıklı değil. her şey zamanında güzel. okumanın yaşı yoktur doğru ama bu yaştan sonra tıp okumak hem ruhen hem de zihnen insanı çok yıpratır.
0
koela
(21.10.20)
İngilizceniz ve fen bilimleriniz çok iyi ise italyada aynı türkiyedekine benzer yabancı öğrenci sınavı var. Onunla ücretsiz ingilizce tıp eğitimi alıp bologna gibi üniversitelerde okuyabilirsiniz. Hem köklü ve dünyada sıralamaya girmiş hem avrupa diploması veren bir yerde okumak (ingiltereye gidip doktorluk yapmak mesela) çok daha mantıklı. Tabi orada geçiminizi idame ettirecek iş ya da hazır para da lazım.

eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(21.10.20)
Ben 30 yaşındayım fizik tedavi ve rehabilitasyon kazandım bizim bölümde de bir kadın 41 yaşında o da kızı liselere giriş sınavına hazırlanırken ben örnek olmak adına hem de birlikte çalışmak adına sınava girmiş kazanmış. Yani yapabilirsiniz istedikten sonra hersey olur.

Yalnız zor. Hani bi noktadan sonra kafam almıyor o yüzden biraz zor olabilir
0
fıytfıyt
(21.10.20)
Bana mantıklı gelmiyor ya. Şimdi bu sene hazırlansan anca seneye başlayacaksın, yaş oldu 31. İntörn olduğunda 35'i geçeceksin, yeri geldiğinde 36-40 saat çalışman gerekecek. 24-25'te beden kaldırıyor da 36-40 yaş arasında kafayı sıyırabilirsin bence. Vücut yeter ulan ben 20'li yaşlarda değilim diyebilir.
0
noluyo yaa
(21.10.20)
"okumanin yasi yok" palavradan baska bisey degil. okursun ama sonunda bir cacik olmaz, kendini tatmin edersin o kadar.

Ustune ekleyerek gitmen lazim. Eger simdiye kadar yaptigin seyin ustune tip ekleyince ortaya bulunmaz hint kumasi cikacak ve sen koseyi donecek isen, kendinde de dayanma gucunu goruyorsan girilir. Yoksa duz prastisyen hekim olmak icin 30'dan sonra
yapilmaz.
0
cooperr
(21.10.20)
Okursun gayet de güzel ve keyifli olur ama her şeyin bir bedeli var. Ailen çocuğun varsa etkilenir, özel hayatın etkilenir. Yurtdışında okumak daha iyi olabilir
0
iwillsee
(21.10.20)
tip fakültesinde asistanlik yaptim, neden tip diye sordugum da en cok gelen 3 cevap, parasi iyi, gercekten tibba ilgisi olanlar, ailesi doktor olanlardi. cok zor bir bolum ders yuku cok fazla, gercekten istiyorsan yaparsin. yoksa durulacak bir bölüm degil, ki normalde doktorlari pek sevmezdim, egitimi görünce saygim kat kat artti.

baska bolumlere de bakabilirsin. doktor olmmazsin ama tip alaninda calisirsin.
0
durgunfoton
(21.10.20)
Bu yola girin bence 36 yaşında biter. Çok guzel
0
konsomatrix
(21.10.20)
asistanlık sırasında birbirlerine insanca davranmıyorlar. tertipçilik var resmen. yaş orada sorun olabilir. kendinden 10-12 yaş küçüklerden fırça yemek.
0
screamshot
(21.10.20)
50 küsür yaşında hukuk fakültesi bitiren tanıdığım var.
Şimdi bu insan çevresini dinlese ne işin var diyeceklerdi. Otur oturduğun yerde diyeceklerdi. Bu yaştan sonra okumak zor diyeceklerdi. Sen yaşına uygun davran diyeceklerdi.

Bunları dinlese çoktan emekli modunda yaşıtları gibi boş boş takılacaktı.

Yani insan isteyince yapar. Ama bahsettiğiniz durumdaki isteğin çok büyük olması lazım ki maddi ve manevi yükünü kaldırabilin:)
0
anten
(22.10.20)
(2)

Çocuk oyuncuların cinsel içeriğe maruz kalması(True Blood spoiler olabilir)

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,E2 zamanlarında doğru düzgün izleyemediğim için içimde ukde kalan True Blood'a başlamıştım. İzleyenler hatırlayacaktır, ilk sezon son bölümde Arlene'nin çocukları kel vampir ve Maudette'nin sevişme görüntülerini izliyorlardı. Burası benim kafama takıldı. Bu çocuklar 11-12 yaşında
Merhaba arkadaşlar,

E2 zamanlarında doğru düzgün izleyemediğim için içimde ukde kalan True Blood'a başlamıştım. İzleyenler hatırlayacaktır, ilk sezon son bölümde Arlene'nin çocukları kel vampir ve Maudette'nin sevişme görüntülerini izliyorlardı. Burası benim kafama takıldı. Bu çocuklar 11-12 yaşında falandı ve o yaştaki çocukların rol gereği bile olsa böyle yetişkin içeriklere maruz kalmasını biraz aşırı buldum.

Tamam, Amerika'nın medeniyet seviyesi bizden ileride, çocuklara okulda cinsel eğitim falan da veriliyor olabilir, bu konuda bir bilgim yok ama resmen porno izletmek de biraz abartı gibi geliyor. O yaştaki çocuklar için biraz travmatik bir deneyim olabilir bence, üstelik kafalarının da oldukça karışık olduğu ve cinsel dürtülerin kendini göstermeye başladığı yaşlardalar. Anne babalar nasıl gönül rahatlığıyla izin vermiş ki bu sahneye? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(20.10.20)
Film çekim teknolojisi çok ileride. İki sahne ayrı çekilip birleştirilmiş olabilir. Özellikle fantastik filmlerde oyuncular çoğu zaman portakal gibi nesnelere karşı oynuyorlar. Sonra o portakal ejderha, canavar vs. yapılıyor. O diziyi izlemedim ama çocukların o sahneyi hiç görmemiş olması mümkün.
0
dissendium
(20.10.20)
@dissendium+1
Amerika özellikle çocukların psikolojik istismarı konusunda taviz vermeyen bir ülke. Bu tip içeriklerin izletilmesi de istismara girer. Dolayısıyla iki ayrı sahne birleştiriliyordur. Yoksa ebeveynler böylesi bir çekime izine vermeyeceği gibi, hadi bir şekilde umursamasalar bile devlet görevlileri ve diğer vatandaşlar izin vermez.
0
balik kraker
(20.10.20)
(9)

İlkokul dersleri

dissendium
İlkokulda neden toplu yaşam adında bir ders yok?Böyle bir ders olsa ve öğrencilere toplu yaşam kuralları anlatılsa bunun faydası olmaz mı? Çocukların dışarıda birine bir soru sorup cevap aldıktan sonra teşekkür etmesinden, kasa kuyruğunda insanlarla arasında mesafe bırakmasına kadar birçok şey anlat
İlkokulda neden toplu yaşam adında bir ders yok?

Böyle bir ders olsa ve öğrencilere toplu yaşam kuralları anlatılsa bunun faydası olmaz mı? Çocukların dışarıda birine bir soru sorup cevap aldıktan sonra teşekkür etmesinden, kasa kuyruğunda insanlarla arasında mesafe bırakmasına kadar birçok şey anlatılabilir ya da akşam geç bir saatten sonra yüksek sesle müzik dinlememeleri gerektiği söylenebilir. Önemli kanunlar tanıtılabilir. Çevre Kanunu, Hayvanları Koruma Kanunu basitçe anlatılabilir. Çocuklara o yaşta suç ve cezayı anlatmak iyi olmaz mı? İlkokul derslerinin büyük bir kısmı yıllardır aynı. Ülkenin durumu ortada. Neden sistemde önemli değişiklikler yapılmıyor?
0
dissendium
(19.10.20)
Bunların temelde aileden gelecek eğitimler, ilkokulda verilecek olanlar pekiştirme olur, aileden gelmiyorsa okuldan gelenin çok işe yarayacağını düşünmüyorum ama koymayanlar bu nedenle koymamazlık yapmıyordur muhtemelen.
0
angelus
(19.10.20)
Hayat bilgisi var. Ayrıca nezaket kuralları ortaokulda Türkçe dersinde de işleniyor da çocuklar öğretmeni değil ailelerini dinler her zaman. Otobüse binince “başkasına yerini verme” diye bol bol tembihlenirler. Bence dediğiniz bilgileri içeren kamu spotları televizyonlarda sürekli yayımlanmalı. Müge Anlı gibi annelerin çokça izlediği programlarda bol bol anlatılmalı. Yoksa başka yolu yok.
0
cemallamec
(19.10.20)
Eskiden ortaokulda vatandaşlık dersi vardı. Müfredatı aşağı yukarı sizin saydığınız şeylerdi. Hâlâ var mı bilmiyorum.
0
kalifiye balta sapi
(19.10.20)
hayat bilgisi dersi tam bunun için yok mu? spesifik şeyler için örnek veriyorsunuz. bazı şeyler ailede öğrenilir. ilkokul bunun için çok geç. hayvan hakları, insan hakları, çocuk hakları belirli gün ve haftalarda detaylıca işleniyor. kuyrukta bekleme, başkasının önüne geçmeme, yürürken başkasına çok yakın yürümeme vs şeyler aileden kazanılır okuldan değil. bu bahsettikleriniz okul içinde pekiştiriliyor şayet aileden görmediyse o an için doğru davranışı gösteriyor çocuk asla içselleştirmiyor. benim gözlemim bu yönde bir öğretmen olarak.
0
dedim ben sana
(19.10.20)
Akla gelen ilk şey aile ama şöyle bir sorun var. Aileler de eğitimsiz olabiliyor. Neden eğitim aileden bekleniyor, ben bunu anlamıyorum. Koskoca bakanlık varken, eğitim işi neden ailelere bırakılıyor? Çocuk belki babasından köpeğe taş atmayı öğrenecek, hayatı boyunca köpek görünce taş atacak bu çocuk. Belki de babası trafikte giderken pet şişeyi yol kenarında fırlatacak, çocuk bunu görecek, ileride aynısını yapacak. Benim sorduğum asıl soru neden bu tarz eğitim ülke politikası hâline gelmiyor? Topu aileye atmak zaten yapılabilecek en kolay şey.

Ekleme. Vatandaşlık dersi gördüm ortaokulda. Bahsettiğim şeylerin hiçbiri yoktu. Zaten ortaokul bu bilgilerin verilmesi için bana göre geç bir dönem. Çocuk o yaşa gelene kadar topluma katılmış oluyor zaten.

İkinci ekleme. İnsan aklı sabit değil. Öğrendikçe, düşündükçe gelişen bir yapıda akıl. Bir yanlışın doğrusu öğrenilebilir. Çocuk ailesinden yanlış bir davranış öğrendi diye hayatı boyunca o yanlışı sürdürecek değil. Çocuk iyi bir eğitimle o yanlışı düzeltebilir.
0
🌸dissendium
(19.10.20)
dedim ben sana söylemiş zaten; bu kodların yerleşmesi daha erken yaşlarda oluyor, köpeğe taş atmanın sorun olmadığını babasından öğrenmiş birisi için sen ilkokulda bundan vazgeçirecek eğitimi veremezsin. Zaten bu dediklerinin aksi davranış sergileyen insanlar en azından bi ilkokul okumuştur, bunların bir kısmının da eğitimini almıştır ama bir işe yaramamış belli ki zira toplumun büyük bir kısmında bunların sorun olmadığını düşünüp uygulayan insanlar var. Neden? Çünkü aileden gelmiyor.
0
angelus
(19.10.20)
Hayat bilgisi ve turkce dersinde yok mu bunlar? Olmasi lazimdi sanki...
0
invictae
(19.10.20)
Eskiden varmış öyle dersler, hatta sanırım adab-ı muaşeret dersi olarak da varmış.

Bizim dönem de az biraz derslerde görmüştük ancak şimdiki sistemde yok maalesef, test odaklı ve yarış atı tabiri cidden geçerli. Ayrıca bilenle bilmeyenin birlikte sınıf geçtiği ve bilenlerin de o zaman niye zorluyorum kendimi dediği bir dönemdeyiz. Biraz müfredatla ilgilenince herkesin görebileceği durumlar bunlar.

Haklısınız kesinlikle böyle dersler olmalı. Masanın üzerinde ayakkabıyla gezilen sonra o masada silinmeden yemek yenilen çağdayız.
0
epitaf
(19.10.20)
İlkokulda öğretim yapılır eğitim ailede verilir çoğunlukla. Ayrıca ilkokullarda toplu yaşam hakkında hayat bilgisi, vatandaşlık ve insan hakları gibi dersler bulunmaktadır.
0
acebi
(19.10.20)
(9)

Sorunun cevabını açıklayarak söyleyebilir misiniz? İlkokul 5 mat.

hocam fazla egon var mi
Selamlar ilkokul 5. Sınıf ogrencisi yegenimin çözemediği bir soru, kendisinin anlayabileceği bir dille anlatır mısınız? Ben dilciyim soyleymis boyleymis diyemem :) mat öğretmeni arkadasim ve kendi öğretmeni ölü taklidi yapıyor. Yüksek çözünürlük https://ibb.co/bNcGWxF
Selamlar ilkokul 5. Sınıf ogrencisi yegenimin çözemediği bir soru, kendisinin anlayabileceği bir dille anlatır mısınız? Ben dilciyim soyleymis boyleymis diyemem :) mat öğretmeni arkadasim ve kendi öğretmeni ölü taklidi yapıyor.
Yüksek çözünürlük ibb.co
0
hocam fazla egon var mi
(18.10.20)
Daha net bir resim var mı,ya da bende mi bir sorun var.
0
duptıs
(18.10.20)
Maalesef dubtis :( Galiba çözünürlük dusuyor burada biraz, yine de belli oluyor sanirim biraz
0
🌸hocam fazla egon var mi
(18.10.20)
Birinci satırdaki sayıları okuyamadım. 8 ve 6 mı yazıyor?
0
ruhen hastayim ben
(18.10.20)
8 ve B
0
🌸hocam fazla egon var mi
(18.10.20)
Doğru cevap ne, belki şıktan gidebiliriz. Aleste de sayısal mantıktan gümlüyorum. Çok düşünüyorum soru için şu an,
0
Hallegadola
(18.10.20)
@hallegadola bilmiyoruz.:(
0
🌸hocam fazla egon var mi
(18.10.20)
4ün altındaki 8 mi? Eğer öyleyse;
-ilk sıradaki düzen 3. Sıradaki gibi. 8 var, onun yanındaki boşlukta 12 var gibi düşünüyoruz, sonra x var. 3. Sıradakinden x'ten sonra 19 olduğu için B 19 oluyor.

-ikinci pattern daha belirsiz ama şuradan gittim. A'nın olduğu sıraya üstten bakınca hepsinin çift olduğunu görüyoruz. Yani orası - şıklardan gidersek - ya 18 ya da 16 olacak. Ama hangisi olacak onu bulamadım, gerisi sizde sdjdkkg
(ben de dilciyim ¯\_(ツ)_/¯ )
0
Bruce
(18.10.20)
En soldaki sütunda 4 ve 6 var. 2 artmış. Demek ki o sütun yukarıdan aşağıya 2, 4,6,8 olacak.

En üstteki satırda ilk kutucuk 2 oldu. 2'den 8'e atlamış. Demek ki 3'er 3'er artıyor. En üstteki satır 2,5,8,11 olur.

11 ve 19 sütununda 4'er 4'er artsın ki 11'den 19'a ulaşılsın. Bu sütun 11,15,19,23 olur.

35 olan satırda 23 ve 35 bulunur. 6'şar 6'şar artsın ki 23 35'e ulaşsın. Bu satır
17, 23, 29, 35 olur.

Buradan A 17 çıktı.

10 olan sütunda ikinci kutucuğa 15 geldi. 5'er 5'er artmış.

O satır 10, 15, 20, 25 olur.

Son olarak 35 sütununda B'den sonraki kutucuk 25 oldu.

25'ten 35'e ulaşılması için 5'er 5'er artmalı.

B sütunu 20, 25, 30, 35 olur.

Buradan B 20 çıktı.

A+B=17+20=37 olur.
0
dissendium
(18.10.20)
Sizce seviyesi ağır mı sorunun?
0
🌸hocam fazla egon var mi
(18.10.20)
(6)

istanbula yakın trekking bölgesi

rentts
istanbul a böyle max 3-4 saat mesafede trekking yapabileceğimiz (kaybolmadan:) mekan tavsiyeniz var mıdır?20–25 km max parkurlar tercihimizdir.göllü nehirli şelaleli vs olsa ne güzel olur.
istanbul a böyle max 3-4 saat mesafede trekking yapabileceğimiz (kaybolmadan:) mekan tavsiyeniz var mıdır?
20–25 km max parkurlar tercihimizdir.
göllü nehirli şelaleli vs olsa ne güzel olur.
0
rentts
(17.10.20)
Ulaşabilirseniz Sakarya, Akyazı, Yörükyeri bayağı iyiydi. Yine Sakarya'da Karagöl Yaylası'nı da tavsiye ederim.
0
dissendium
(17.10.20)
Bolu/Abant ve Yedigöller ve yine Bolu/Seben ilçesi taraflarında mevcuttur. Doğayı, yeşili ve maviyi bir arada bulabileceğiniz trekking parkurlarının olduğu bir bölgedir. Araç ile 2,5 saatte buradasınız. Bekleriz, her konuda da yardımcı oluruz.
0
pccopath
(17.10.20)
Yalova'da hafta sonları geziler oluyor. Facebook'tan bulabilirsiniz.
0
oyokbuyoknevar
(17.10.20)
Kocaeli Maşukiye Derbent Kartepe
0
fempusay
(17.10.20)
catalca da cok miktarda yer var, cilingoz bunlardan biri, dere icerisinde yuruyus, ufagindan göl şelale falan da var ama parkur icin birilerine danismak gerek, kaybolma riski olabilir
0
alttaraf
(18.10.20)
Kocaeli Aytepe yürüyüş parkuru. 15km civarıydı yanlış hatırlamıyorsam.
0
desdenova34
(18.10.20)
(4)

Bu hangi sarki?

speedy
Tesekkurler. https://twitter.com/animaIarmy/status/1317186988366286850
Tesekkurler. twitter.com
0
speedy
(17.10.20)
kanlakarisikyagmur
(17.10.20)
@kanlakarisikyagmur ya napayim ben onu hocam 60 larda miyiz anasini satayim:) Bana benim linkteki versiyon lazim
0
🌸speedy
(17.10.20)
dissendium
(17.10.20)
Mirket
(17.10.20)
(2)

Modem kurulumundan sonra internete bağlanamıyorum.

GoodMorningTeacher
Modem kurmaya çalışıyorum ama galiba bir şeyleri yanlış/eksik yaptım. Telefondan ağa bağlanmaya çalışıyorum, ağda oturum açmanız gerekli uyarısı alıyorum. Ondan sonra zaten bağlanamıyorum. Modemin markası Asus, zaten bilgisayara kabloyu bağlayınca kurulum sayfası açıldı, sırasıyla hepsini yaptım. Sa
Modem kurmaya çalışıyorum ama galiba bir şeyleri yanlış/eksik yaptım. Telefondan ağa bağlanmaya çalışıyorum, ağda oturum açmanız gerekli uyarısı alıyorum. Ondan sonra zaten bağlanamıyorum. Modemin markası Asus, zaten bilgisayara kabloyu bağlayınca kurulum sayfası açıldı, sırasıyla hepsini yaptım. Sadece turktelekom'dan verilen kullanıcı adı-sifreyi girmek lazımmış sanırım,ben sadece bunu yapmadım. Bundan dolayı mı ağa bağlanamıyorum?

:( Bu sorunu nasıl çözebilirim?
0
GoodMorningTeacher
(16.10.20)
En önemli kısmı yapmamışsınız. TT'yi arayıp şifre alın.
0
dissendium
(16.10.20)
@dissendium, teşekkür ederim eksik buymuş, hallettim.
0
🌸GoodMorningTeacher
(16.10.20)
(4)

Arkadaşımın kardeşi eve not bırakıp gitmiş

nickyazmaksartmibulamadim
18 yaş üstü giden kişi. Otogardan soruşturdular bir şey çıkmadı. Gidebileceği yerlere bakıyorlar şuan. polise bildirmek için 24 saat geçmesi mi lazım? Nette farklı şeyler okudum. Bilgisi olan var mı?
18 yaş üstü giden kişi. Otogardan soruşturdular bir şey çıkmadı. Gidebileceği yerlere bakıyorlar şuan. polise bildirmek için 24 saat geçmesi mi lazım? Nette farklı şeyler okudum. Bilgisi olan var mı?
0
nickyazmaksartmibulamadim
(15.10.20)
Biraz araştırdım. Şurada intihara eğilimli kişilerin kaybolması yüksek riskli kayıp olarak tanımlanmış.

kms.kaysis.gov.tr(X(1)S(30vs0qcqwxx42w4tj0lvzfaq))/Home/Goster/139343

Yazdığı notta intiharla ilgili bir şey varsa zaman kaybetmeden arayın. Polisi her gün yüzlerce kişi gereksiz yere arıyor. Böyle bir durumda aradınız diye kimse size kızmaz.
0
dissendium
(16.10.20)
İnş çözülür. Bizimki de yapardı. Aileye manevi güç dilerim.
0
mobydick
(16.10.20)
Notta ne olduguna bagli degisebilir. Yetiskin biri istedigi yere istedigi zaman gidebilir, kimseye de haber vermek zorunda degil acikcasi. Polise bildirse de muhtemelen bir sey olmayabilir yani.

Bulunmasin diye demiyorum tabii, intihar vs. gibi bir risk yoksa muhtemelen polis yetiskin birine ulasamiyorsunuz diye onu aramaya cikmaz demek istiyorum.
0
robokot
(16.10.20)
Teşekkürler. Bulundu sayılır, nereye doğru gittiğini öğrendik, aile de yolda şu an.
Gençlik, ailevi sorunlar, öss biraz üst üste gelmiş olsa gerek. İntiharla ilgili bir durum yok bildiğim kadarıyla ama televizyondan duyulanlar insanın aklına türlü şeyler getiriyor.
0
🌸nickyazmaksartmibulamadim
(16.10.20)
(3)

Üniversite ikinci öğretim

dissendium
Okumak istediğim bir bölüm var ama gündüz okula iş durumları nedeniyle gidemem. İkinci öğretim olsa çok iyi olur. Önceden varmış sanırım. Sitede sayfası var. İkinci öğretimin açılması nasıl mümkün olabilir? Gelecekte açılma şansı olabilir mi?
Okumak istediğim bir bölüm var ama gündüz okula iş durumları nedeniyle gidemem. İkinci öğretim olsa çok iyi olur. Önceden varmış sanırım. Sitede sayfası var. İkinci öğretimin açılması nasıl mümkün olabilir? Gelecekte açılma şansı olabilir mi?
0
dissendium
(13.10.20)
öğrenci yetersizliğinden yök çok fazla ikinci öğretim programını kapattı. aradığınız bölüm varsa uzaktan eğitim üniversitelerine bakabilirsiniz (istanbul, atatürk, eskişehir anadolu)
0
rosencruz
(13.10.20)
@rosencruz, istediğim bölüm değil ama ona yakın bir bölüm Ankara Üniversitesi'nde var uzaktan eğitim olarak. Ama uzaktan eğitimde de sonuçta canlı derse katılmak gerekmiyor mu? Canlı dersler gündüz olursa yine sorun.
0
🌸dissendium
(13.10.20)
örgün bölümlerde şu an covid nedeniyle uygulanan uzaktan eğitimle uzaktan eğitim fakülteleri farklı şeyler. bildiğin açıköğretim aslında. youtube'a ya da kendi portallarına yüklüyorlar videoları, kitapları vs. ne zaman istersen açıp bakıyorsun. hatta hiç açmasan da olur. anadolu aöf videoları rezaletti mesela.
0
hadsafhada
(13.10.20)
(14)

Uyku sorunları nasıl çözülür?

makarnacanavari
Mütemadiyen her gece uyku sorunu yaşıyorum. Genelde kötü düşünceler yüzünden.Kafamdan atamıyorum bir türlü.Nasıl çözerim?Var mı çözümü olan?
Mütemadiyen her gece uyku sorunu yaşıyorum.

Genelde kötü düşünceler yüzünden.

Kafamdan atamıyorum bir türlü.

Nasıl çözerim?

Var mı çözümü olan?
0
makarnacanavari
(12.10.20)
Çözüm diyemem ama akşam saatlerinde biraz yorulacak kadar yürüyüş yaparsanız daha rahat uyuyabilirsiniz. Hafif yorgunluk uyku kalitesini artırıyor. Kötü düşünceleri uzaklaştırmak için de sakin müzikler dinlenebilir yatmadan önce.
0
dissendium
(12.10.20)
Sabah 7 itibarıyla fazla enerjik 2 yaşında bir canavar annesiyim. Çok fazla yorgun oluyorum zaten. Müzik de işe yaramıyor.

Mesela çocuk 5 saat sonra uyanacak ve ben de uykudan eser yok.
0
🌸makarnacanavari
(12.10.20)
Bende de kötü düşünceler yüzünden anksiyete oluyordu ve kalbim çok hızlı çarpıyordu. Bu da uykumu kaçırıyordu. Ben çözümü yaran fıkralar, yaran diyaloglar vs. gibi başlıklarda buldum. Uykudan önce cihazlarımıza bakmamalıyız biliyorum ama biraz bu başlıklara bakıp gülünce (hatta bazen kimseyi uyandırmadan kahkaha da atıyorum) kafanız dağılıyor, sakinleşiyorsunuz. Ben bu yöntemle uyuyorum.
0
duma duma dum
(12.10.20)
Yinede gün içindeki aktivitenizi arttırın bence. Saat 7-8 den sonra bir şey yemeyin. Sağlıklı beslenmeye çalılın. Günde 1 fincandan fazla kahve içmeyin. Egzersiz ve meditasyon yapmak hem psikolojik olarak iyi hissetmenizi sağlar hemde uyumanıza yardımcı olur. Uyunaya çalışırken uyumaya çalışmak dışında bir şey yapmayın. Mesela telefonla oynamayın. Lavanta yağından faydalanalirsiniz. Mesela yastığınıza 1-2 damla yağ sürmek uyumanıza yardımcı olur. Bazı ağrı kesicilerde uykumu getiriyor ama düzenli Kullanmak için değil de uykuyu düzenlemek için nadiren kullanıyorum. Uyuyamamanızın psikolojik nedenlerini dğzenlemeye çalışın. Gece uyuyamasanızda sabah geç kalkmayın, gün içşnde uyumayınki akşam olduğunda uykunuz gelsin. Gece uyurken 4.5 hz frekans aralığında çok düşük volümde müzik dinlemenizi tavsiye ederim. Melatonin salgılanmasına yardımcı oluyor. Yalnız volümü düşük ayarlayın çok kısıkta olsa beynimiz algılıyor.
0
rapisa
(12.10.20)
günde 8000+ adım
az kahve
son 2 saat telefon yok
yemek de
0
megacracker
(12.10.20)
Aktivite artırmak imkansız çünkü sabah 9-13 arası bahçede takılıyoruz. 15-20 arası ise ev/bahçe hır gür.

Top oynamak, legolar, ağaçlara tırmanmak, yürüyüş, scooter, ev temizliği, yemek yapmak, çocuk yıkamak, çocuk doyurmak oturuyorum yani.

7-8'den sonra mideme sadece bitki çayı ve su gönderiyorum.

Lavanta yağı bir işe yaramadı.

Yoga yapıyorum biraz.

Uyumaya çalışmak dışında hiçbir şey yapmam.

Her sabah 6.30da uyanıyorum.

Gün içinde uyuma lüksüm zaten yok.

Çok hoş bir müzik listem var.


Yani rapisacığım, olmuyor.
0
🌸makarnacanavari
(12.10.20)
kötü düşüncelerin kaynağını çözmen lazım. iyi bir psikiyatr ya da psikologla görüşmelisin. bitki çayı ile olacak iş değil. evden çıkamam dersen online terapi yapan psikologlar var.
0
orpheus
(12.10.20)
uyku meditasyonu yap, onu dinlerken direktiflere uyduğun için kötü şeyler düşünemiyorsun. "nefesine odaklan, şimdi boynunu rahatlat" vs. vs derken beynin çevirdiği kötü sahneler zamanla silikleşiyor. hatta aralarda "aklına bazı düşünceler gelmiş olabilir bu normal şimdi geri dönelim" diyor. ve cidden seni uzaklaştırıyor düşüncelerden. ilk denediğinde işe yaramıyor gibi gelebilir, meditasyon öğrenilmesi gereken bir şeydir ve pratik yapılarak geliştirilir. yoga gibi düşün, bir kere denemiş birinin "yav yoga yaptım kaslarım da hiç rahatlamadı" demesi mantıksız ya. meditasyonu da düzenli yapınca daha çok fayda göreceksin, hele ki özellikle uyku için olanlarda artık bebek gibi uyuyorum. 10 dk'lık meditastonlar bitmeden uyumuş oluyorum. meditopia çok güzel uygulama, ücretsiz günde sadece 1 meditasyon veriyor, ne çıkarsa şansına. bir süre öyle kullandım sonra satın aldım. değiyor.
0
ofelia
(12.10.20)
Valla ben çözümü , sevdiğim tarz belgeselleri dinleyerek çözdüm.
duyabileceğin kadar kısık seste kulaklık ile dinliyorsun. hiç bir belgeseli 15 dk dan fazla dinleyemedim :)

bu benim için belgesel olur, sizin için podcast olur veya farklı bir alan olur. bu tamamıyla sizin tercihiniz.
0
janavarorion
(12.10.20)
Odanı yeterince karanlık tutabiliyor musun? Biraz da serinlik iyi gelebilir.
0
arnold schwarzeneger
(12.10.20)
Meditasyon olmuyor bana, tarzım değil ama uyku öncesi yoga da yapıyorum. Olmuyor.

Doktor olayı da birkaç kez gitmişliğim var gereksiz ilaçlar, işe yaramayan uyuşturucular, bağımlı yapıyorlar insanları. Kabul etmiyorum bu olayı. Odadan ziyade ev karanlık. Hep loştur.

Yani aslında koltukta uykum geliyor, gidiyorum yatağa uyuyamıyorum.

Belgesel dinlemek mantıklıymış. Hep müzik olmuştur hayatımda, sanırım biraz değiştirmek lazım :)

Teşekkür ederim
0
🌸makarnacanavari
(12.10.20)
Birkaç yıldır uyku problemi çekiyordum. Geçtiğimiz aylarda ansızın düzeliverdi. Hiçbir şey yapmadım. Psikolojik olduğunu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(12.10.20)
benim de aynı durumdaydı. ne meditasyonlar ne yogalar, neredeyse burada yazan her şeyi denedim. 3-4 gün üst üste uyuyamayınca doktora gittim. çözümü antidepresanda buldum maalesef. sabah 6-7 de uyanıyor olsam da uykumu almış oluyorum artık. o yüzden memnunum epey
0
olmaz
(12.10.20)
@olmaz ben içmek istemiyorum. Bir ara içtim gerçi, ben değildim buna rağmen hala uyuyamıyordum.

Çocukken de böyleydim ben. Genetik olsa sanırım. Bilmiyorum.
0
🌸makarnacanavari
(12.10.20)
(7)

Durup dururken silinen instagram hesabi

matilda
Biraz once kuzenimin hesabina girmek istedim. Girdigimde sanki beni engellemis gibi "Henüz gönderi yok" yaziyordu. Ama gonderi sayisi 524 diyordu. Sonra kuzenime soyledim. Boyle boyle diye. Yanlislikla engelledin galiba dedim. Aa bakayim dedi ve profiline giremedigini soyledi. Sifresini unutmus ama
Biraz once kuzenimin hesabina girmek istedim. Girdigimde sanki beni engellemis gibi "Henüz gönderi yok" yaziyordu. Ama gonderi sayisi 524 diyordu. Sonra kuzenime soyledim. Boyle boyle diye. Yanlislikla engelledin galiba dedim. Aa bakayim dedi ve profiline giremedigini soyledi. Sifresini unutmus ama sifremi unuttum'a tiklayip yeni sifre almaya calisinca da kullanici bulunamadi hatasi veriyor. Mailinde de hicbir sey yok. Bu nasil olur ve hesabi nasil kurtarabiliriz? Bilgi verene mutesekkir olacagiz, tesekkurler
0
matilda
(12.10.20)
Bana seni yemiş gibi geldi. Engelleyince gönderi yok yazıyor.
0
dissendium
(12.10.20)
Seni yemiş +1
0
koskoca kirpi
(12.10.20)
Yenilmediğinize eminseniz ve bağlı e-posta hesabında herhangi açıklama maili mevcut değilse, hesap bir şekilde dondurulmuş demektir. Aşağıdaki linkteki yönergeleri takip edin, sorun çözülecektir. help.instagram.com
0
koskoca kirpi
(12.10.20)
@koskoca kirpi sifreyi bilmedigimiz icin bunu da yapamiyoruz maalesef soguk su icicez galiba
0
🌸matilda
(12.10.20)
Şifre resetlemeyi kullanıcı adından değil de e-posta adresinden de denemişsinizdir herhalde?
0
koskoca kirpi
(12.10.20)
Evet onu da telefon numarasini da denedik :(
0
🌸matilda
(12.10.20)
Hesabı dondurduysa falan oluyor. 3 gün sonra deneyin
0
westblack
(12.10.20)
(4)

ÖSYM başvuru takvimini okuyamıyorum

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, Sınavın adının yazdığı başlığın altında bir sürü tarih var, hangisi başvuru tarihi oluyor anlamıyorum. İlk e-YDS, ALES, Yökdil ne zaman mesela?
Merhaba,

Sınavın adının yazdığı başlığın altında bir sürü tarih var, hangisi başvuru tarihi oluyor anlamıyorum. İlk e-YDS, ALES, Yökdil ne zaman mesela?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(11.10.20)
Sınav takvimine baksan?
0
giovanne
(11.10.20)
dissendium
(11.10.20)
şuradan bakıyorsunuz değil mi? www.osym.gov.tr

soldan sağa doğru gidiyorum. yukarıda yazdığı gibi sınav tarihi en solda. yanındaki ise başvuru aralığı. onun yanındaki geç başvuru günü, yani başvuru aralığını kaçırırsanız bu tarihlerde (sanırım daha fazla para vererek) yine başvurabiliyorsunuz. en sağdaki ise sonuç tarihi.

bundan sonraki ilk e-yds tarihi 17.10.2020 ama başvuruyu kaçırmışsınız. bir sonraki ise 14.11.2020 13:45'te. başvuru aralığı 30.09.2020 14:00 - 05.11.2020 23:59 ama bunda da kontenjan dolmuş olabilir.

ALES tarihi 06.12.2020 10:15. başvuru yarın son.

YÖKDİL tarihi 13.12.2020. başvuru aralığı 21.10.2020 - 02.11.2020 23:59
0
sanat guresi
(11.10.20)
Teşekkür ederim, bende yan yana değil tarihler, alt alta gözüküyor. Hallettim şimdi
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(11.10.20)
(4)

takip edilecek youtube kanalı

proteus
aradigimiz kanal sunlardan biri ya da birkacını icerebilir:-ufuk acacak entelektüel sohbetler (felfese kültür sanat, arte gibi ama youtube'da olacak)-yaşam tarzi ve lifehacking sohbetleri (daire kanalındaki gibi ama daha az hipster daha az tasarımcıyım her sabah kahve iciyorum para bok gibi tavrı)-b
aradigimiz kanal sunlardan biri ya da birkacını icerebilir:

-ufuk acacak entelektüel sohbetler (felfese kültür sanat, arte gibi ama youtube'da olacak)

-yaşam tarzi ve lifehacking sohbetleri (daire kanalındaki gibi ama daha az hipster daha az tasarımcıyım her sabah kahve iciyorum para bok gibi tavrı)

-belgesel kanalı (jeffrey epstein, patriot act 101 gibi icerikleri olan kanallar, ng ya da illuminati kanalları barış özcan gibi üc sayfa kitap okudum cok zekiyim kanallari degil)

-blogoteque ya da sofar gibi güzel müzikler, bilinmedik müzisyenler olsun.

türklerin ürettigi kanallar tercihim, ingilizce olursa da sorun yk.

simdiden tesekkürler
0
proteus
(11.10.20)
0
dissendium
(11.10.20)
Not: Isinize yaradiysa lütfen tik atın, boşa yazmış gibi olmasın.
+90
Vox
DW Turkce
BBC Turkce
Refinery29
Tezgaha Geldik
Kalan Muzik
Meraklısına Psikoloji
Birartibir Forum
Mind Vortex - Ulus Baker
Çeviri Konuşmalar
Nöroblog
Medyascope
Bir Baba Indie
Tuz Biber Standup
Akbank Sanat
BBC ideas
Epic Istanbul
Bgst records
COLORS
Şokopop
Bogazici Universitesi Açık Ders
Al Jezeraa Documentary
Artı tv
Ada Muzik
METU Açık ders
Altyazi dergisi
FilmLoverss
XoxoMagazine







Gündem için sabahları Açık Gazete
0
kaset
(11.10.20)
Flu tv
0
le jeune turc
(11.10.20)
Haluk Tatar
Sinan canan, açık beyin
Serkan karaismailoğlu
Mustafa acungil
Oğuz benlioğlu
Akademik link
İzzet güllü
Sıfır
Hepsi youtube kanalı
0
rapisa
(12.10.20)
(6)

keyifsiz oldugunuzda ne yapiyorsunuz?

Coma
Arkadaslar ben motivasyonu cok yuksek, neseli bir insan degilim ama su an ki kadar da dusuk modda olan bir insan da degilim.fakat su aralar hic bisey yapmiyorum, ama cok yorgunum. icimden de bisey yapmak ta gelmiyo zaten.hafta ici spora baslayacaktim kovidden sonra ilk kez ama gitmeyi hic istemiyoru
Arkadaslar ben motivasyonu cok yuksek, neseli bir insan degilim ama su an ki kadar da dusuk modda olan bir insan da degilim.
fakat su aralar hic bisey yapmiyorum, ama cok yorgunum. icimden de bisey yapmak ta gelmiyo zaten.
hafta ici spora baslayacaktim kovidden sonra ilk kez ama gitmeyi hic istemiyorum.
0
Coma
(11.10.20)
Spor, dizi-film, arkadaşlarla koşmaca, uyku, alışveriş.

Bir de Rise of Nations, Risk II ve Sniper Elite 4 oyununu oynuyorum. Vakit geçiyor, keyfimi bozan şey neyse düşünmemiş oluyorum.

Bazen de iş yapıyorum.
0
stewie
(11.10.20)
Tatil
0
sta
(11.10.20)
Markete gidip sevdiğim şeyleri alıyorum. Sevdiğim çikolataları, cipsleri falan. Sevdiğim yemekleri yiyorum pizza, kola gibi. Sevdiğim filmleri izliyorum. Youtube'da müzik dinliyorum. Bir şeyler okuyorum. Spor yapmam öyle durumlarda. Dışarı çıkmak iyi geliyor. Ben alışveriş merkezlerini seviyorum. O canlılık güzel.
0
dissendium
(11.10.20)
Takip ettiğim dizileri izliyorum,
Yürüyorum,
Eskiden online oyun oynuyordum o da sarmıyor pek,
Covid olmasa kütüphane yada kafede kitap okurken ders çalışırken müzik dinlemek,
Sahil kenarında çimenlerde oturmak,
Kahve içmek çikolata yemek, kuruyemiş yemek,
Spor yapmak, bisiklet sürmek , avmde dolaşmak,
Youtube da hasan can kaya komedi dükkanı engin özdemir izlemek şu sıralar
Yeni bölümlerden bulursam uçak kazası raporlarıda zaman öldürüyor
0
kararsızataletfilozofu
(11.10.20)
Yürüyüş
Telefondan basit oyunlar oynamak
Çerez tüketmek
En azından fiziksel sağlığımın iyi olmasıyla mutlu olmak
0
pro9it9is9
(11.10.20)
Cilt bakımı, 20. dk'lık komedi dizileri, kedi:)
0
kaset
(11.10.20)
(14)

En iyi, en kaliteli enlerin eni bir sucuk arıyorum.

respect
Var mı öneriniz. Denemediğim kalmamıştır egetürkten yanturalıya kadar. İstanbulda veya netten alabileceğimiz lezzetli bir sucuk arıyorum.
Var mı öneriniz. Denemediğim kalmamıştır egetürkten yanturalıya kadar.

İstanbulda veya netten alabileceğimiz lezzetli bir sucuk arıyorum.
0
respect
(11.10.20)
Cumhuriyet Sucukları bayağı iyiydi.
0
dissendium
(11.10.20)
Hazır sucukların çoğunu denedim, Afyon sucukları filan. Hiç biri Kayseri sucuğuna gelemiyor. Benim adamım vardı Kayseri'de, pandemi nedeniyle kapattı o da. Bende arıyorum.
Tabakoglu sucuk çok övmüşler ama denemedim.
0
etna
(11.10.20)
Apikoğlu iyidir ya, direkt paketli bölümden değil de markette kasap bölümünden sorun. Direkt bonfileden yapılan sucukları var.
0
kojonotsuki
(11.10.20)
karskasabi.com

istanbul'da eve servisleri var ama minimum 200tl siparis vemek gerekli. yeri gokturk'te. sosisleri ve diger etleri de guzel.
0
lemmiwinks
(11.10.20)
www.muhtesemtesisleri.com Burası ankarada çok meşhurdur. Yıllardır sadece buradan yeriz. Kime yedirdiysem çok memnun kaldı. Mutlaka denemenizi öneririm.
0
sacrilegious
(11.10.20)
yıllar önce trt'de miydi neydi bir belgesele görmüştüm hala da merak ediyorum sucuklarını. ismi tetik sucukları. ytd


EDIT: yıllar önce dediğim çok da değilmiş 2 sene önceymiş:))
youtu.be

dediğim gibi tatmadım bilmiyorum, denenebilir belki.
0
jamiro
(11.10.20)
Kızılcahamam Belpınar Sucuk. ben çok beğenmiştim.
belpinarsucuk.com.tr
0
ankara06
(11.10.20)
Güzel bir kasap bulursak kasap sucuğu alıyoruz biz. Kayseri’den bir arkadaşım anlattı, hazır alıyorlarmış baharatları kasaptan, sucuğu kendileri yapıyorlarmış evde, bize de getirmişti HA-Rİ-KA bir tadı var.
0
damba
(11.10.20)
müslümoğlu çok iyidir, yıllardır sipariş veriyoruz, bizzat tesisini de gezmiştim kayseriye gittiğimde.
0
fistikthecat
(11.10.20)
The istanbul butcher’dan aliyoruz biz, ist-anadolu’da cemil topuzlu caddesinde.
0
kuehles blondes
(11.10.20)
Cumhuriyet'in eski tadı yok. 1990'lardaki tadıyla ve kaliyesiyle alakası yok şu an. İkbal'in saydam plastik ambalajda satılanı hoşuma gidiyor, fiyatı da tadı da cumhuriyet sucuklarından daha iyi bence.

www.ikbalonline.com
0
kimlanbu
(12.10.20)
Merhaba,
Bu konu benim de hasretim hatta takıntım bile diyebilirim, ancak ne yazık ki şu ana kadar bir çare bulamadım yareme :( Hazır sucuklar (aslında tüm işlenmiş et ürünleri) katkı maddeleri (özellikle koruyucu içermesi ve nitrat koyulması - bkz: nitratın beynimize verdiği zararlar- nedeniyle uzak durmaya çalışıyorum ama ne yazık ki kasap sucukları da o kadar temiz değil. Hepsi gıda boyası ve katkı maddesi kullanıyor. Ben henüz masum olanını bulamadım. Olayın lezzet boyutu kadar sağlık boyutunu da düşünmek gerekir kanaatindeyim. Zaten hem lezzetli hem de sağlıklı bir sucuk bulsam var ya...
0
demeboyle
(12.10.20)
Macrocenter'a git, sucukları çok güzel.
0
stewie
(12.10.20)
Cevaplara cok sasirdim.Sucuk deyince bu isin Mercedesi Balikesir'deki Yanturali Vedat Bey sucuklaridir.Internetten siparis aliyorlar.
0
turkuaz
(12.10.20)
(10)

enver, sarikamista 90bin kisiyi katletmeseydi ww1 osmanli acisindan nasil

ala09
Merhaba arkadaslar ben bir wishful thinking bagimlisiyim. Bugun kafama takildi, ww1 baslarinda sarikamistaki aptallik olmasaydi da bu asker gucu kanal veya hicaz da kullanilsa savasin seyri farkli olur muydu sizce? Tesekkur ederim
Merhaba arkadaslar ben bir wishful thinking bagimlisiyim. Bugun kafama takildi, ww1 baslarinda sarikamistaki aptallik olmasaydi da bu asker gucu kanal veya hicaz da kullanilsa savasin seyri farkli olur muydu sizce? Tesekkur ederim
0
ala09
(10.10.20)
"Ottoman casualties of World War I, the Ottoman Empire mobilized a total of 2.6 million men. It lost 325,000 killed and 400,000 injured. 202,000 men were taken prisoner, mostly by the British and the Russians, and one million deserted, leaving only 323,000 men under arms at the time of the armistice. Its role in the world war is far from negligible. The British Empire engaged in the conflict 2,550,000 men on the various Ottoman fronts, or 32% of its total strength; the Russian Empire, up to 7,020,000 men in September 1916, or 19% of its forces; France, 50,000 men, mainly to the Dardanelles, and Italy, 70,000 men in Libya against a pro - Ottoman rebellion. In total, both sides, Ottomans and Allies, lost 1,400,000 men."

Rakamlara bakınca çok fark etmezmiş gibi geliyor.
0
plutongezegendegilmi
(10.10.20)
Osmanlı Birinci Dünya Savaşı'nı kazanamazdı ama Kurtuluş Savaşı'nda 90 bin askerin çok büyük katkısı olurdu.
0
dissendium
(10.10.20)
Tek fark su anda batum bizim olurdu
0
baldur2
(10.10.20)
pek bir fark olmazdı, bugün enver paşayı düşman olarak görenler hayırla yad ederlerdi sadece.
0
rose parks
(10.10.20)
sarımakışta ölen kişi sayısı 90 bin değildi. abartılı ve uydurma bir rakam.

www.youtube.com

şu linkten de izleyebilirsiniz sayılarla ilgili görüşleri.


hicaz ve kanal gibi cephelerin kaybedilmesinin esas nedeni asker sayısı azlığından değil bölgenin merkeze uzaklığından dolayı ikmal sıkıntısı yaşanmasıdır. yemen cephesinde askerler çekirge kavurup yemek zorunda kalmıştır. savaştan yenik çıkmamızın genel sebebi ise savaş ekonomisini kaldıramayacak düzeye gelmektir. ne fabrika ne silah ne para var savaşı nasıl sürdürecek devlet? savaş demek para demektir. osmanlı ekonomisi de dayanabilecek düzeyde değildir bu duruma.
0
tantunizade murat efendi
(10.10.20)
1. dünya savasinda osmanli ordusunda 500.000 asker askerden kaçtı. bu sayının yanında 90.000 pek önemsiz geldi bana.
0
proteus
(10.10.20)
Enver Paşa'yı çok gömmüşsün Dostum.
Sarıkamış Harekatı Sarıkamış'ın Rusya'dan geri alınmasıyla hedefine ulaşmış, Lojistik gemilerinin Rusya tarafından Karadeniz'de batırılması ve mevsim normallerinin çok ötesinde oluşan hava şartlarının öngörülememesiyle bedeli çok ağır olmuş bir harekattır.
0
Mirket
(10.10.20)
önce sen sarıkamışta ne kadar askerin şehit olduğunu öğren.

90 bine falan inanmışsın sanırım. Açın az tarih kitaplarını karıştırın. sarıkamışta şehit sayısı 30-35bin dolaylarında...

sorunun cevabına gelirsek asla kimse bilemeyecek. tarih şöyle olsa ne olurdu böyle olsa ne olurdu diye işlemez. yaşanmadıkça bilemezsin.
0
stillalive
(11.10.20)
2. Abdülhamit'ten indirildikten sonra İttihat ve Terakki denen bela başa geldiği için seyir pek farklı olmazdı ki:
İttihat ve Terakkî, ülkede her kuruma hâkim olduğu 1914-1918 yılları arasında savaş siyasetlerinin tesbit ve icrasında da birinci derecede rol oynamıştır.
(alıntı)

2. Abdülhamid'ten sonra 10 yılda Osmanlı, büyük ölçüde bunlar sebebiyle toprak kaybetmiştir.
0
Erva
(11.10.20)
enver bildigin deli ve hayalperestti. enver pasa'nin verdigi zarari en buyuk vatan haini vermemistir. kurtulus savasi kazanildiginda butun ittihatcilar ulkeden kacmislardir, sorsan vatanseverler. enver pasa'nin olumu bile nasil bir deli oldugunun kaniti, darbeciligi, tek adamciligi, ben ne dediysem dogrusu odurculugu, sultanin kizini alip orduda da basamaklari beser beser cikmasi, daha neler neler. hitler de almanya'yi seviyordu bu mantikla bakarsak.

enver'i sevenlerin cogu ataturk'e rakip cikarmak isteyen osmanlicilar. ama bunlarin bazilari o kadar gerizekali ki ayni anda hem enver pasa'yi seviyorlar, hem de ikinci abdulhamid'i. bildigin kara komedi. maksat ataturk dusmanligi iste de ataturk dusmanligi yapacakken o kadar gerizekali gorunuyorlar ki keske farkina varabilseler.

90 bin kisi olmemis 40 bin kisi olmus. haha. savunmaya bak aq.
0
baldur2
(11.10.20)
(17)

2 Yıldır kamu kurumunda çalışmaktan sıkılmak

marlonbranda
Sıkılmak belki şımarık bi kelime ama yapılan işlerin ilgimi çekmiyor oluşu dolayısıyla işi sahiplenememek ve memuriyet zihniyetinin karakterime uymuyor oluşu, insanı cuma iş sonunu bekler hale getiriyor, bu da sonsuz bir döngü yaratıyor ve işe zorla gitme durumu oluşuyor. bir de zaman kaybediyormuşu
Sıkılmak belki şımarık bi kelime ama yapılan işlerin ilgimi çekmiyor oluşu dolayısıyla işi sahiplenememek ve memuriyet zihniyetinin karakterime uymuyor oluşu, insanı cuma iş sonunu bekler hale getiriyor, bu da sonsuz bir döngü yaratıyor ve işe zorla gitme durumu oluşuyor. bir de zaman kaybediyormuşum gibi hissediyorum. iş tecrübem çok olmadığı için açıkçası farklı açılardan da bakamıyorum ve danışacak kimsem de yok.

-işi bırakıp 3-4 ay boş yapma fikri çok hoş geliyor ama sonrasında dışarda aynı maaşa iş bulmam zor hatta bu zamanda iş bulmam zor.

-2 yıldır aynı yerdeyim, belki yer değişikliği çözüm olabilir, geçiş alanı kısıtlı olsa da. Fakat yer değiştirip yine aynı duruma düşme ihtimali de söz konusu.

Bir çıkmazdayım yani, bu işi bırakmak istiyorum ama bulamam diye bırakmamak da istiyorum. "beyaz'ın psikopat tiplemesi."

ayrıca kaç yıl daha böyle devam edebilirim ki?

ekleme: çalışmazken kendimi götürecek birikimim var ama hazıra dağ dayanmaz tabi ki.
0
marlonbranda
(08.10.20)
Daha önce iş tecrübeniz var mi ?
İlk işiniz mi ?
0
ycaycayca
(08.10.20)
icine o kuruntu girmis bir kere, orda kaldigin muddet periyodik olarak gelip gidecek o kuruntu. sokup atman lazim. radikal bir karardan ziyade uzun sureli bir planlama, hazirlik yapmani tavsiye ederim.

1. neleri seviyorsun, ne yapmak istiyorsun belirle.
2. birikim yap veya kursuna git, videolarini izle, pratik yap, kendini gelistir.
3. is bul veya is kur ve ayril
0
buenosdias
(08.10.20)
Hangi kurumdasınız bilmiyorum fakat kurum içinde farklı bir müdürlüğe/birime geçmek üzere dilekçe verebilirsiniz. Ben de bir kamu çalışanıyım ve müdürlüğümdeki birkaç kişi yazı vererek farklı müdürlüklere gittiler. Siz de biraz araştırıp böyle bir değişikliğe gidebilirsiniz.

Kamudan ayrılmak pek akıl karı değil bana sorarsanız şu dönemde.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(08.10.20)
İşi sakın bırakma, bu senin dediğin sektörden bağımsız olarak her çalışanda oluyor. İşi bırakırsan çok ararsın mevcut şartlarını. Devlet memurluğu zaten üretmek üzerine değil standart olarak on yıllardan beri süre gelen işlerin yapımına aynı şekilde devam etmek üzerine kurulu o nedenle işini yap ve çık. Kendine hobiler edin, gezme tozma işlerine gir, ancak işte yaşadığın bu durumu orada telafi edersin. Yani anlayacağın işe sadece para için bak ki zaten memurluk öyle bi şey.
0
paramolacak
(08.10.20)
Haftada bir gün tatil yapacağınız, cumartesi günü işe gideceğiniz, hafta içi fazla mesai yapacağınız, işten 5'te değil, 6'da çıkacağınız, kriz zamanlarında işten çıkarılma korkusu yaşayacağınız bir iş sıkılmanıza çözüm olabilir. Sıkılmak aklınıza bile gelmez, gelse de bunu düşünecek zamanınız olmaz. Hayatta ciddi hedefleriniz yoksa emekli olana kadar devam edebilirsiniz.
0
dissendium
(08.10.20)
Başka iş ayarlamadan çıkmazdım ben. Hele bu dönemde çok zor.

Çok alakasız ama burcunuz ikizler mi merak ettim.
0
lapris
(08.10.20)
@ycaycayca daha önce ufak tefek tam iş denemeyecek işler yaptım, ama kurumsal ve resmi ilk işim burası.

@lapris yok değil, benimki düzenlilik ve titizlik ile bilinen burç.
0
🌸marlonbranda
(08.10.20)
1-işi bıraktıktan sonra kendi işini mi yapacaksın? Cevabın evet ise bırakabilirsin. Bir arkadaşın tanıdığı memuriyet bana uymuyor diye bıraktı ve şimdi kendi işini yapıyor.
2-özel sektöre geçersen daha iyi bir kariyer yapabilir misin?
3- mesai sonrası ve haftsonu kendine ait bir çok hobi vs yapabilirsin.
0
1917
(08.10.20)
@1917 3'e cevap vereyim, bu iş kafamı çok dolduruyor ve akşam mesai çıkışı zihinsel şeylere çok fazla kuvvetim olmuyor. haftasonu da su gibi geçiyor ufak tefek şeyler yapıyorum, çeşitli okumalar, spor vs.. ama hobi işini de biraz zaman kaybı olarak görüyorum "şu dönem" şartları iyileştirmiyor, şu an yaptığım şeylerin beni ileriye götürüyor olması gerektiğini düşünüyorum. Fakat kendi işimi bile yapacak olsam üzerinde istiktarlı bir şekilde çalışmam lazım işi bırakmadan evvel, ama iş sonrası da dediğim gibi zihinsel bir doluluk oluyor.
0
🌸marlonbranda
(08.10.20)
Ben 3.5 seneye yakın sizin gibi sürekli aklımda bırakma fikriyle çalıştım. Düz memurluk değildi ve kendi mesleğimi yapıyordum, sağlık çalışanıydım. Vasıfsız ama torpille kendilerince bir yerlere gelmiş insanların saçma sapan egoları, yaptığım işin bana zerre kadar bir şey katmaması, komple nöbet olayı falan derken zaten 3.5 sene nefret etmiştim her şeyden. En son pandemiyle birlikte sağlık sektöründe çalışmak iyice rezil bir hal alınca ve başhekim yardımcısıyla da iğrenç bir olay yaşayınca nefretim iyice arttı.

Benim şansıma başka bir yol çıkmıştı önüme ve mart ayında zaten istifa edecektim. Ben istifa dilekçemi verdim ama sağlık çalışanlarının istifaları durduruldu 3 ay. Artık her şey bitti kafasındayken 4 aya yakın bir süre daha iyice nefret ede ede işe gittim. O arada covid de oldum hastane sayesinde. Gerçekten hayatımın en kötü birkaç ayıydı gitmeyi kafayı koyup da gidemeyip bir de bunları çekmek.

Bahsettiğim diğer yol da covid sebebiyle ertelendi 1 sene ama o arada benim dilekçem kabul edildi ve temmuzda işten ayrıldım. Şu an bir gelirim yok, inanılmaz boş bir hayat yaşıyorum 2.5 aydır ama sırf o hastaneden kurtulduğum için anlatamayacağım kadar huzurluyum 3.5 senedir ilk kez. Eğer her şey yolunda giderse mayıs ayına kadar da boşum ve mesleğimle ilgili herhangi bir şey yapmayı düşünmüyorum. Sonrasında da değil kamu, sağlık sektörünün hiçbir alanında çalışmak istemiyorum çünkü içini görünce gerçekten nefret ettim.

Çok uzattım ama asıl söylemek istediğim bir kere bu kafaya girdikten sonra çalışması çok daha zor oluyor bence insanın. Aynı işte geçen her gün işkenceye dönüşüyor. Ben her zaman bir gün bu işi ve mesleği komple bırakacağıma inanıyordum ama önüme başka bir yol çıkmasa o cesareti gösterebilir miydim emin değilim. Bu yüzden “bu kadar bıktıysanız kesinlikle ayrılın” gibi bir şey diyemiyorum ama eğer cesaretiniz ve sizi bir süre idare edecek birikiminiz varsa ve bütün şartlarınız yeterliyse gerçekten dünyanın en güzel hissi o bıkılan işten kurtulmak.
0
ms brownstone
(08.10.20)
arkadaşlar fikirleriniz kafamı toplamakda ve düşüncelerimi yönlendirmekte çok faydalı oluyor teşekkür ediyorum, az çok demeden herkes fikrini yazabilir, gün içinde okuyor olacağım.
0
🌸marlonbranda
(08.10.20)
Bu konuda önemli olan tek bir şey var, daha iyi bir alternatifin var mı?
Varsa bugün çık, yoksa olana kadar bekle.
0
alfred
(08.10.20)
ilk düzenli işte, sıkıntı olması normal. Herkeste olur dert etmeyin. Bu sebeple iş miş bırakılmaz.
Ha iş yerinde taciz vardır, Kötü davranış vardır . Bas istifayı. Ama bu durumda istifa edilmez.

Şimdi biraz acımasız olacağım. Kusura bakmayın.

Memurluğu bırakan insanı kolay kolay kimse işe almak istemez. Bu adama rahat batmış derler. Zora gelememiş derler. Piyasada zibil gibi adam var.

Siz çok uzman/aranan veya 10-15 sene çalışmış belli yere gelmiş biri değilsiniz.
iş bulmanız çok zor.

Size tavsiyem evlenin.
0
ycaycayca
(08.10.20)
Valla dostum, kurumsalsa kurumsal. 1.5 yıldır çalışıyorum. Corona öncesi haftada 2-3 gün mesai fiksti zaten. 17.15 yerine 20.45'te çıkıyordum. Haftasonu laptop yanında pazar min 2 saat evden çalışmadan bahsetmiyorum bile.

Sonra pandemi sebepli evden çalışma geldi. Son birkaç aydır sabah 7 buçukta başlayan mesai gece 12'de biterse şanslı sayıyordum. (tabi aralıksız çalışma olmuyor akşam 6'dan sonra bi yemek molası, 7 buçuk 8 gibi bilgisayara geri dönüş ve bu süreçteki çalışmaya artık ekiptekilerle goygoy yapma da dahil oluyor dayanabilmek için.)

Üstüne cumartesileri de mesaiye eklendi vs derken durum çok enteresan yerlere gidiyor benden söylemesi.

Şu an o sıkıcı dediğin 657 için adam öldürürüm anasını satayım.
0
materyalist imam
(09.10.20)
657 olmadan bu ülke yaşanmaz bir ülke. Ben memur olamadığım için başka ülkeye yerleşme kararı aldım. Türkiye özel sektörü bedava çalıştırıyor.
0
rene
(09.10.20)
ülke ekonomisi ve salgın ekseninde düşündüğünüzde daha iyi bir planınız yoksa, işi bıraktığınıza pişman olursunuz.
0
9kuyruklukedi
(09.10.20)
ben de 2 sene memur olarak calismistim. sonrasi:

www.eksiduyuru.com
0
baldur2
(09.10.20)
(8)

maaş pazarlığı

barabas
selam,halihazırda kurumsal olmayan ama idare eden bir patron şirketinde satış bölge yöneticisi olarak çalışıyorum, 7,5 net maaşım var.Metal sektöründe epey büyük ama içerisinin bakkal olduğunu ik'cılarından anladığım bir firmadan teklif alacağım.beklentim önce 7,5 netti (o zaman işsizdim) sonrasında
selam,

halihazırda kurumsal olmayan ama idare eden bir patron şirketinde satış bölge yöneticisi olarak çalışıyorum, 7,5 net maaşım var.

Metal sektöründe epey büyük ama içerisinin bakkal olduğunu ik'cılarından anladığım bir firmadan teklif alacağım.

beklentim önce 7,5 netti (o zaman işsizdim) sonrasında 2. görüşmede 8,5 nete çıkardım. Servis yok ve oturduğum yerden iki vesaitle firmaya gideceğim. Yol yardımı da vermediklerini öğrenince beklentimi 9 net yaptım düz hesap. Bir de ayda bir minimum şirketin bulunduğu şehre gitmem gerekiyor. 2-3 günlüğüne. Yani benim için tamamen konforsuz bir durum.

Normalde haftaya şirketin bulunduğu şehre gidecektim muhtemelen tekliflerini yapacaklardı, önceden aradım, 9 netten aşağı kabul etmeyeceğim, birbirimizin vaktini harcamayalım diye. o zaman gelmeyin skypte'tan görüşelim dediler.

görüştüğümüz pozisyon satış uzmanlığı, ispanyolca konuşulan bölgeler için.

sizce 9 net mantıklı mı? yoksa naptın hacı büyük firma git işte mi dersiniz?
0
barabas
(07.10.20)
İçerisi bakkalsa firma büyüklüğünün bi önemi yok. Çalıştığım şirket kurumsal. İçerisi bakkaldan kötü. Lanet ediyorum her gün.
0
himmet dayi
(07.10.20)
şu anda çalıştığım yer de tekel bayii diyebiliriz pek farkı yok. o yüzden nötrüm o konuda.
0
🌸barabas
(07.10.20)
9 net için "o zaman gelme" demişler ama yine de zorla madem. esnerim de ama maaşın değişmeyecekse ve işinden aşırı memnuniyetsiz değilsen gitme. beterin beteri var.
0
himmet dayi
(07.10.20)
Mantıklı değil. 8,5 bile alsanız şimdiki maaşınız bin lira artacak. 500 lira için (9 bin olmadı diye) 1000 liradan olmak bayağı mantıksız bir hareket.
0
dissendium
(07.10.20)
@dissendium, olay o 500 tl değil aslında. çünkü 8.500 için de okey vermemişlerdi henüz.

o 1000 liralık artışın bir kısmı yola gidecek ve hergün eve muhtemel 45 dakika daha geç geleceğim. + farklı şehre seyahat. bunları göz önüne aldığımda, şu anki işimi değiştirmek için bana makul geldi.
0
🌸barabas
(07.10.20)
Yöneticilik ile satış uzmanlığı bambaşka işler. Satış biliyorsun değil mi?
0
roket adam
(07.10.20)
@roket adam, 5 yıllık satış tecrübem var, şu an yaptığım bölge yöneticiliği, ekip yönetmiyorum. ilk yöneticilik tecrübem ama genel olarak yaptığım iş içerik olarak uzmanlıktan pek farklı değil.
0
🌸barabas
(07.10.20)
hocam bakkal olması eksi puan ama tek kriter bu olmamalı. şirkette çalışanlar memnunmu? zamları nasıl? sana teklf ettikleri posizyonda daha önce çalışan acaba niye gitmiş? insanlar ortalama ne kadar süre çalışıyor burada? kendilerimi gidiyorlar? kovuluyorlarmı yoksa emeklilikleri geliyormu? yani bir sürü kriter var ona göre değerlendirmek lazım.
0
morcivert
(07.10.20)
(20)

Mesleğinizi seviyor musunuz?

dissendium
Mesleğinizi tutkuyla seviyor musunuz? 2020 Nobel ödülleri açıklandı. 2020 Nobel Fizik Ödülü'nü kazananlardan biri neredeyse 90 yaşında. O yaşa kadar mesleğini yapmış ve sonunda çok saygın bir ödül kazanmış. Siz mesleğinizi hayatınızın sonuna kadar yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi adıma konuşayım. Mü
Mesleğinizi tutkuyla seviyor musunuz? 2020 Nobel ödülleri açıklandı. 2020 Nobel Fizik Ödülü'nü kazananlardan biri neredeyse 90 yaşında. O yaşa kadar mesleğini yapmış ve sonunda çok saygın bir ödül kazanmış. Siz mesleğinizi hayatınızın sonuna kadar yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi adıma konuşayım. Mühendisim. İsteyerek tercih ettim, okudum ama çok seviyorum da diyemem. Türkiye'de bilim yapmanın zor olduğunu düşünüyorum. Belki kimya okusaydım araştırma isteğim daha fazla olabilirdi. Sizin de şu anki mesleğiniz dışında hayatınızın sonuna kadar yapabileceğinizi düşündüğünüz bir meslek var mı?

İkinci sorum da şu. Emekli olduktan sonra üniversite okumak ister miydiniz? 60 yaşında emekli olduğunuzu düşünün. Gidip de ilginizin olduğu bir bölümü okur musunuz? Yine kendi adıma konuşayım. Ben arkeoloji okumak isterdim. Şansımız olduğu sürece istediklerimizi hayatımıza sıkıştırabileceğimizi düşünüyorum.
0
dissendium
(07.10.20)
Doktor olabilirdim ve çok başarılı olurdum. Şu anki mesleğimde 15. yılım, işimi yaparken çok rahatım ve insanları yönetirken zorlanmıyorum. Başka bir iş olsaydı yine başarılı olurdum. Mesleğimi seviyor muyum? Seviyorum, evet.

60 yaşından sonra okul çekilmez. Sıfırdan bir meslek ya da bilim alanına girmezdim. Teknemle koy koy gezerim. Dünyaya bir kere geliyorsun. 60 bitti tekrar 60 yaşında olmayacaksın.
0
stewie
(07.10.20)
@stewie, mallık ne alaka?
0
🌸dissendium
(07.10.20)
muhendisim, meslegi seviyorum ama simdiki aklim olsa kesin tip okurdum zira maddi olarak kesinlikle tatmin etmiyor. olene kadar farkli sekillerde sektorde devam ederim herhalde, erken emeklilik gibi bir planim yok zaten lotoyu vurmazsam imkani da yok.

okul dedigin bir noktadan sonra hamallik, tezin savunmasindan sonra kalemi kirdim, okul bittikten sonra senelerce kabus gordum. donmeyi hicbir sekilde dusunmuyorum.
0
cooperr
(07.10.20)
memnun değilim. mesleğimden nefret etmiyorum ama sevmiyorum da. zaten ömür boyu aynı mesleğe devam etmeyip bir noktada değişiklik yapmayı hedefliyorum.

o yaştan sonra okumak istemezdim. uysal birisi olduğumdan zamanında mühendislik isteğimde diretememiştim. hoş alanından bağımsız tanıdığım tüm mühendisler şikayetçi ama işte içinde kalıyor insanın. o yüzden yaştan bağımsız okumak isteyeni de anlayabiliyorum.
0
pink cadillac
(07.10.20)
60 ı geçtim ben normal üniversite okduğuma pişmanım. Bu ülkede okunmaz.
0
insomniac
(07.10.20)
Bu ülkede en zor şey okumak ve çalışmak. Paran varsa yaşamak güzel.

Bilen bilir iti mimarlık terkim. Şu ve elektrik ustalığı yapıyorum. Iyi para kazanıyorum. O kadar is geliyor ki telefonumu çoğu kez açmıyorum.

Yani çözüm okumakta değil. Uygu işi bulmakta. Mesela bizim mahalleye lastik tamircisi açıldı. Ne alana dedik. Adam hiç boş kalmıyor. Kısaca vizyon lazım.
0
luluki
(07.10.20)
Kimya mühendisiyim, mesleğimi çok seviyorum. Yine olsa yine seçerdim. Zaten istediğim tek bölümdü, öyle üniversite sınavına girip de puana göre seçmedim, çok önceden karar vermiştim. Çok bilim yapıyorum, ilim irfan yuvasında molekül tasarlıyorum fln değil kesinlikle, ama argeciyim ve az da olsa bilimle uğraşıyorum.

Ama, mesleğimi ne kadar sevsem de, @tolkien tam benim düşündüklerimi yazmış, +1 diyorum.
0
pati
(07.10.20)
Mesleğimi seviyorum. Ama para için zorunlu olarak yapınca işin tadı bazen biraz kaçıyor. Dolayısıyla hayatımın bir noktasında olur da param olur ve çalışmak zorunda kalmazsam mesleğimi daha keyifle yaparım diye düşünüyorum.

60'tan sonra üniversite okumam. Yani şu anki aklım olsa 10 sene önce de üniversite okumazdım, çünkü bir şey öğrenmekle üniversitenin çok bir alakası yok. Biraz network sağlıyor, biraz ilginç bir tecrübe, ama o kadar. Bir şey öğrenmek için üniversitenin faydadan çok zararı var şu an bence.
0
plutongezegendegilmi
(07.10.20)
Ben işimi seviyorum ama sonsuza kadar başkası için çalıştığım bir hayat düşünemiyorum. Hedefim hep kendimle alakalı, kendim için bir şeyler yapmak.

Okuldan nefret ediyorum ben. Gittim bir de yüksek lisans okudum tez döneminde dondurdum okulu nasıl bitecek bilmiyorum. Zaten kendimi bildim bileli tembel öğrenciyim okumak bana yaramıyor.
0
jazzabel
(07.10.20)
dün nobel fizik haberini görünce bu soruyu ben de kendime sordum.

ben de mühendisim ve mesleğimi seviyorum ancak bu tür bilimsel ödül almış kişileri vs. görünce yaptığım işin biraz fizik matematik bilen beyaz yakalıdan öteye geçemediğini de düşünmeden edemiyorum.

bu arada bu konu sadece türkiye ile sınırlı değil bence. yani görüyorum avrupa'daki mühendis arkadaşlarım da hemen hemen bizlerle aynı şekilde çalışıyorlar. buradaki esas neden, bilimin akademide yapılması ve ancak orada aktif şekilde gelişmesi.
0
makarnavodka
(07.10.20)
Ben işimi sevmiyorum, hiç de sevmedim. Avukatım, adliye gibi bir ortamda her gün söve söve iş yapmaya ve yaptırmaya çalışıyorum. Her gün iğrenç ötesi olaylara şahit oluyorum. Maddi bakımdan da kötü bir durumdayım. Kimseden emir ve talimat almadan serbest çalışacağım dedim, şimdi görüyorum ki tamamen bir yanılsamadan ibaretmiş bu düşüncem. Doğrudan veya dolaylı olarak yine birilerinden talimat alıyorsun her türlü; bu sistemin içinde böyle ilerliyor işler.

60 yaşında olsam, asla ama asla üniversite okumam. Öyle bir enerji ve motivasyon kalmadı bende. Gider bir ağacın altında kitap okurum kedi köpek severim.
0
vedatchilipeppers
(07.10.20)
Mesleğimi seviyorum. Hayat ne getirir bilinmez ama işimi severek yapıyorum. 60’ımdan sonra üniversite okumazdım. Bir konuya ilgi duymak ile o konuda akademik olarak bilgi edinmek farklı şeyler.
0
ruhen hastayim ben
(07.10.20)
Okuduğum bölümü (kimya müh + kimya) severek okumuştum ama yaptığım iş o değil. Biraz alakalı, o temelimi kullanıyorum ama aslında başka bir alan. Açıkçası işe aldılar diye girmiştim öyle gidiyorum yıllardır ama sevmiyorum işimi. Benim kafamın çalışma şekline uygun değil işin kendisi. Hayatımın sonuna kadar bu işi yaptığımı düşününce uykum kaçıyor. Benim için tek artısı fena para kazanmıyor olmam. Sonra diyorum ki vay arkadaş ne lüksün varmış da istediğin sevdiğin işi yapmak istiyorsun. Şu dünyada insanların ne kadarı bunu düşününebiliyor? Bilmem ki düşünmeli misin? Yoksa şükür edip işine mi bakmalısın?

Dünyanın şu düzeninde zaten hayatın sonuna kadar çalışacak meslek artık yok gibi görünüyor (ama ölene kadar çalışmak zorunda kalacağımız kesin). Her şey o kadar hızlı değişiyor ki.

60'ımdan sonra okur muydum bilmiyorum. Açıkçası okula gidersem öğrenmek için değil de bir iki insan göreyim, dışarı çıkmak için nedenim olsun diye olur. Yoksa içinde öğrenme isteği ve boş zaman varsa bir şekilde öğrenirsin diye düşünüyorum.
0
peki madem
(07.10.20)
İşi sevmiyorum ama iş dışı hayat standardımı da başka bir meslekle daha zor sağlardım. O açıdan çok şikayetim yok.
0
arnold schwarzeneger
(07.10.20)
Tutkuyla diyemem belki ama seviyorum mesleğimi. nefret ettiğim zamanlar da oluyor ama her alanda böyledir herhalde. Hayatımın sonuna kadar bu mesleği yapmayı geçtim hayatımın sonuna kadar çalışmak istemem zaten. ama çalışabildiğim sürece bu işi yapardım. İsteyerek okudum, yine olsa yine aynı bölümü okurdum. aklım bir yerde kalmadı. ama 60 yaşından sonra yeniden okula falan başlamam. okul pek sevdiğim bir şey değil.
0
aquarium
(07.10.20)
Bircok farkli bolum okudum ve bircok farkli firma ve sektörde calistim. Mevcut sistemde üniversite okumak da herhangi bir sirket bunyesinde meslek diye onume konan pozisyonlarda calismak da bana hicbir haz vermiyor artik. Zevkle yaptigimi kesfettigim bir aktivitede kendimi ilerletmek icin yeni bir diplomaya ihtiyacım olursa universiteye kayit olurum ama zaten o isi hakkiyla yapabilir hale geldiysem diplomaya da ihtiyac duymam muhtemelen.
0
passive aggressive
(07.10.20)
Evet seviyorum.
Şuan zevk alarak yapamıyor olsam da doktora bitince kadro bulabilirsem bir nebze olsun feraha kavuşacağımı düşünüyorum (umuyorum).
mühendislikte araştırma görevlisiyim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.10.20)
ben sorunun ikinci kısmına cevap vereceğim, açıkçası şuan 60 yaşından sonra bana okul okutacak tutkularım yok. O iş ancak şöyle olur bence; misal burada yazıldığı gibi kişinin tutkusu arkeoloji, uzay, deniz bilimi vs vs olur ve o alana içine girmek için adam gider bir klube üye olur gibi akademiye kayıt olur, sonra orada network yapar.
Bunlar dışında şuan günümüzdeki mühendislik ve benzer bölümlerı sadece çarka dişli yani üretim bandına teknik eleman yetiştirmekten başka birşey yapmıyor.
Benim işletme/işletme yönetimi yüksek lisansım var iyi bir üniversiteden, bir ara doktora yapar mıyım diye düşündüm ama saçma geldi, her ne kadar akademiyi sevsem de işletme gibi bir alanda ilerlemenin tek amacı para kazanmak olurdu, ben zannetmiyorum ki normal bir insanın "iş/business" tutkusu olsun. şuan 20 yaşında olsam gider sanat tarihi yada deniz biyolojisi gibidir bölüm okuyup akademide kalırdım. Hele bir de yurt dışına kapağı atsan mükemmel keyifli olur sonra yapıştır kitap yaz makale yaz vs :)
0
bluewhale
(07.10.20)
İşimden nefret ediyorum. 60 yaşında emekli olabileceğimi de sanmıyorum sovyet eskisi ülkelerin yaşlıları gibi bizim nesil de o yaşlarda bimde kasiyerlik falan yapmak zorunda kalabilir emekli maaşı kuş kadar olacağı için.
0
nickimin hakkini veremedim
(07.10.20)
O yaşta kasiyerlik işi bile vermiyorlarki ülkemizde. Amerika bu konuda iyi ama bizde yaş ayrımcılığı var, hele 40 yaşından sonra işsiz kalın da görün gerçekleri, çoğu işyeri yaştan oturu sizi almıyor, çoğu ilan otuzbeş yaşı tavan yapmış, 35 yaşını asmamış diye sınır koyuyor ilanda.
0
rumpleteazer
(08.10.20)
(5)

Tekellerle rekabet etmek niye bu kadar zor?

plutongezegendegilmi
Özellikle bu internet/yazılım firmalarını soruyorum.Yani yemeksepeti'nin ya da ekşi sözlüğün aynısını yapmakta, teknik olarak, hiçbir sorun yok. Zaten bir sürü yemeksepeti/sözlük klonu da var. Ama hiçbiri yeterince büyüyemiyor.Şimdi network effect falan olsa diye düşünüyorum, ama örneğin pazaryerler
Özellikle bu internet/yazılım firmalarını soruyorum.

Yani yemeksepeti'nin ya da ekşi sözlüğün aynısını yapmakta, teknik olarak, hiçbir sorun yok. Zaten bir sürü yemeksepeti/sözlük klonu da var. Ama hiçbiri yeterince büyüyemiyor.

Şimdi network effect falan olsa diye düşünüyorum, ama örneğin pazaryerleri coşmuş durumda, tam bir tekel yok sanırım orada, benzer boyutlarda 50 tane firma var. Global bir whatsapp competitor çıkamamasını anlıyorum, ama bazı sektörlerde birileri sonradan piyasaya girebilirken aynı olay niye başka sektörlerde gerçekleşemiyor anlayamadım.

Aşırı sektör spesifik bir şey mi yoksa başka bir olayı mı var? Niye böyle?
0
plutongezegendegilmi
(06.10.20)
Siteler için isim çok önemli. Ben itü sözlük yazarıydım bir zamanlar. Şimdi instela oldu. İkisi de kötü isim. İtü deyince kitleyi direkt sınırlamış oluyorsun isimle aslında herkese açık olmasına rağmen, instela deyince de kimse ne olduğunu anlamıyor. Ekşi Sözlük güzel bir isme sahip. Okuyan insan sözlük olduğunu adından anlıyor, hem de ekşi belirli bir kesime ait olan bir isim değil, kısa, akılda kalıcı bir isim.

Yemek Sepeti de aynı şekilde adında yemek geçiyor, insanlar ne olduğunu anlıyor.

WhatsApp da isim olarak çok başarılı.

Bunları üretebilmek lazım en başta.
0
dissendium
(06.10.20)
80/20 kuralı iktisattan
0
fempusay
(06.10.20)
(bkz: network effect) diyecektim ama yazmışsın, bence başka bir sebebi yok...

Pazar yeri daha farklı bir kategoride incelenebilir. Orada alacağın şeyi arıyorsun, ucuza bulma motivasyonun var. Satıcılar da bir şekilde ürün satma umuduyla gelmişlerdir ama hiç girdi olmayan bir sözlük düşün, yazanın da, okuyucunun da oraya girme motivasyonu olmaz çünkü içerik yok.
0
hayirsiz
(06.10.20)
demek ki yeterince para kazanmıyorlar, demek ki pasta o kadar büyük değil. eğer yeterince para kazanıyor olsalardı birisi çıkar bir sürü yere 2534636 tane reklam verir, popülerleşir, pastayı paylaşırdı. demek ki o reklam harcamasına değecek bir pasta yok.
0
nickini degistiren yazar
(07.10.20)
Yemeksepeti de, ekşi de o kadar tekel değil. Getir Yemek gibi bir çok alternatif mevcut, aktif olarak kullanılıyor. Ekşi, trafiğinin büyük kısmını arama motorlarından gelen trafikten aldığından, ekşi kadar eski ve dolu içerikli bir site olsa onu da alt etmek çok zor değil. Tüm örnekleri spesifik olarak incelemek lazım.
0
roket adam
(07.10.20)
(7)

masterchef'te yarışanlara para veriliyor mu?

kim bilir
tamam yarışmacı bunlar, kazanmak için yarışıyor filan ama çok zaman ve emek veriyorlar yav.haftanın nerdeyse her günü var, sürekli bir yerlere gidiyorlar, saatlerce hem fiziki hem mental yorgunluk yaşıyorlar. uzun bir de programın süresi, çekimleri çok daha uzundur.yarışıyorlar tamam da büyük ödül d
tamam yarışmacı bunlar, kazanmak için yarışıyor filan ama çok zaman ve emek veriyorlar yav.

haftanın nerdeyse her günü var, sürekli bir yerlere gidiyorlar, saatlerce hem fiziki hem mental yorgunluk yaşıyorlar. uzun bir de programın süresi, çekimleri çok daha uzundur.

yarışıyorlar tamam da büyük ödül de o kadar tantanaya değecek bir şey değildi geçen senelerde, verilen emeğe, mücadeleye ve süreye göre cılız bir miktardı.

sonuçta kanalın her gün o içeriği çıkarması için bir aracı oluyorlar, ter döküyolar, emek veriyorlar, haftalarca hayatlarının ciddi bir kısmını adıyorlar. bir dizi oyuncusundan pek farkları yok benim gözümde.

o yüzden merak ettim karşılığında belli bir miktar bir şeyler alıyorlar mıdır acaba? almıyorlarsa yazık valla, o kadar haftalarca aylarca debelen, sonunda bir kişi cılız bir sözde "büyük ödül" kazanacak diye.
0
kim bilir
(06.10.20)
bence veriyorlardır, vermeseler o kadar stres, yük, azar çekilmez. kadrolu işçi gibiler haftanın 5 günü.
0
jelly bear
(06.10.20)
Bence de veriyorlardır. MasterChef dizilerden bile uzun sürüyor.
0
dissendium
(06.10.20)
Rating getiren adama verilir. Şimdi masterchef ı bilmiyorum. Bildiklerinden bahsedeyim. Evlilik programı solmaz ve Hanife alıyordu. Ümit vardı o da alıyordu. Bi yarışma programı vardı çok kısa sürdü. Mesela o programda kimin birinci olacağını kanal bize söylemişti.
0
allah yazdiysa bozsun
(06.10.20)
tabii ki alıyorlar. survivor gibi, o yüzden insanlar bir hafta daha kalmak için canlarını dişlerine takıyorlar çünkü ödemeler büyük ihtimalle haftalık.
sık sık yarışmacılar tişört, kot için iddiaya giriyor mesela. yeni gelen biri de iddiaya girmek istedi sen daha yeni geldin dediler (henüz parası yok)
0
anarsika
(06.10.20)
Bencelik bir durum bile değil. Hepsinin en az ortalamanin üzerinde bir maaşı var. Zaten bedava durmaları yasal da değil.
0
tum haklari saklidir
(06.10.20)
tabii ki de para aliyorlar
0
ala09
(06.10.20)
Yukarıda verilmiş cevaplar maaş konusunda.
Büyük ödül konusu biraz farklı, hem fenomen çıkarmış oluyor yarışma, yani bir nevi ünlü oluyorsunuz, bunun yanında geçen senelerde en başarılılar şeflerin yurtdışı restoranlarında işe alındılar galiba, yani kariyerlerinde baya imkan sağlamış oluyor başarılıları ki önceden elenenlerin bir çoğu bile buradaki ünleriyle restoran açıp iş yapıyor sayılır.
0
atom karincanin torunu
(06.10.20)
(7)

Mp3 çülük öldü mü?

sorularimicinfeykhesap
Mesela bir filmin soundtrack ini indirmek istiyorum. Pc yok. Torrent yok dolayısıyla. Telefondan Googl ile filmi yazıp soundtrack Mp3 indir diye aratıyorum.Ama girdiğim hirbşr link işime yaramadı. Ey gidi rapidshare vardı mesela bir aralar. Nasıl yapabilirim bu istediğimi?
Mesela bir filmin soundtrack ini indirmek istiyorum. Pc yok. Torrent yok dolayısıyla. Telefondan Googl ile filmi yazıp soundtrack Mp3 indir diye aratıyorum.

Ama girdiğim hirbşr link işime yaramadı. Ey gidi rapidshare vardı mesela bir aralar.

Nasıl yapabilirim bu istediğimi?
0
sorularimicinfeykhesap
(05.10.20)
Müzik YouTube'da varsa siteler MP3 olarak indirebiliyor.
0
dissendium
(05.10.20)
slider.kz burayı kullanıyorum lazım olunca ama yerli şarkı bulmak biraz zor olabilir.
0
Uncle Sam
(05.10.20)
o tür şeyler için torrent siteleri var. mesaj atayım.
0
hem şişko hem deli
(05.10.20)
torrent telefonda da kullanılan bir şey
0
nahtoderfahrung
(05.10.20)
pc olmadığını sonradan okudum fakat şunu şuraya bırakayım (bkz: soulseek )
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(05.10.20)
youtube to mp3 yapıyoruz en kolay şekilde.
0
diffarentiationation
(05.10.20)
Ben hala telefonuma mp3 indiriyorum; Spotify'ı vs şarkı keşfetmek için kullanıyorum her ne kadar oradaki listeler de %90 birbirine benze de. Her neyse, eğer yabancı bir albümse aradığım, direkt Google'dan (telefondan bile) "şarkıcı + albüm + iTunes m4a download" yazıyorum kabaca. Mesela m.i.a.'in matangi albümünü indireceğim. "m.i.a. matangi m4a album download" diyorum, iTunes'un mp3 formatında kaliteli şekilde indiriyorum. YouTube'dan mp3'e çevirme işlemini ise bir tek çok beğendiğim canlı performanslarda yapıyorum.
0
m e b
(05.10.20)
(3)

Eksisözlük'te profil fotoğrafları nasıl görülüyor ?

faizsizbankacilik
Lap top ve iphone'dan sözlüğe giriş yapıyorum. Ekşi yazarıyım. Sürekli söz edilmesine rağmen yazarların ya da çaylakların profil fotoğraflarını göremiyorum.1. Profil fotoğraflarını nasıl görebilirim ?2.Kendi profilime nasıl profil fotoğrafı ekleyebilirim ?
Lap top ve iphone'dan sözlüğe giriş yapıyorum. Ekşi yazarıyım. Sürekli söz edilmesine rağmen yazarların ya da çaylakların profil fotoğraflarını göremiyorum.
1. Profil fotoğraflarını nasıl görebilirim ?
2.Kendi profilime nasıl profil fotoğrafı ekleyebilirim ?
0
faizsizbankacilik
(04.10.20)
Ekşi Sözlük uygulamasında var o özellik. iPhone için uygulama mağazasına gidip indirebilirsiniz.
0
dissendium
(04.10.20)
Bilgisayarda görünmüyor. Sadece sözlüğün resmi mobil uygulamasında görülüyor.
0
halitkin
(05.10.20)
ios uygulamasında entrylerde de görünüyor dendi.
android uygulamasında daha ios gibi bir özellik yok. ancak profil sayfasına girdiğinde görebiliyorsun. android uygulamasında profiline tıklarsan foto kısmında ''fa'' yazacaktır oraya tıklarsan foto ekleyebilirsin.
0
blue eyes white dragon
(05.10.20)
(4)

Aldığımız makinalar sürekli arıza veriyor

farrytikki2
2 adet makina aldık.Üretim yapıyoruz. Makinalar sürekli duruyor. Ya dişliden palet çıkıyor. Ya otomasyon sebepli ip kaçıyor.Ya kaynaklar tam basmıyor. Falan filan teknik şeyler.... Şimdi biz alıcı taraf olarak (ben üretim müdürüyüm) Sürekli makina duruşlarından sıkıldık. Tamircisi gelene kadar maki
2 adet makina aldık.
Üretim yapıyoruz.
Makinalar sürekli duruyor. Ya dişliden palet çıkıyor. Ya otomasyon sebepli ip kaçıyor.
Ya kaynaklar tam basmıyor.
Falan filan teknik şeyler....

Şimdi biz alıcı taraf olarak (ben üretim müdürüyüm)
Sürekli makina duruşlarından sıkıldık. Tamircisi gelene kadar makina yatıyor.
Geliyor bişeyler yapıyor.tamirci Gittikten 15 dk sonra başka bir problem çıkıyor.

Ben imalatçı firma ile konuşacağım artık. Benim makina başına koydugum adamların 2de1 eline alyan, anahtar alması, makina tamir etmeye çalısması normal değil.
Makina imalatçısının sorumlulukları nedir?
Benim makina formenim tamir yapmak zorunda mı?
0
farrytikki2
(04.10.20)
abi biraz naif davranıyorsun gibi geldi benim bildiğim esnaf para kazanmasını engelleyen bişey olunca cıngar çıkarır, makinaları iade etmeyi dene bence artık yalama olmuştur onlar
0
nahtoderfahrung
(04.10.20)
Tasarım hatası ya da yazılım hatası varsa direkt imalatçı sorumlu.
0
dissendium
(04.10.20)
normal şartlarda garanti süresi boyunca üretim, yazılım ve kendi yaptıkları montaj hatalarından kaynaklı oluşabilecek sorunlar için üretici sorumludur.
Bu tarz alımların genelde sözleşme ile yapılması gerekir alımı yapan birime ve patrona durumdan bahsedin kendiniz bir aksiyon almayın, malı satan ile alanlar arasında bilmediğin bir muhabbet söz konusu olabilir arada kalırsın.

Ben olsam makinaların ödemesi tamamen yapılmadı ise, tüm sorunlar tespit edilip çözülmeden ödeme yaptırmazdım.

Makinalar plc, driver, cnc tarzı hassas otomasyon ürünleri kullanıyorsa işletme ve temel topraklamanızı meger cihazı ile ölçtürün, çıkan sonuca ve makinaların istediği değerlere göre gerekiyorsa ayrı bir topraklama yaptırın.
0
sealth
(04.10.20)
Yeni devreye alınan bir makinanın arızalar vermesi normal fakat firmanın bunları çözüp sistemi sorunsuz çalışacak şekilde size teslim etmeden çekilmesi doğru değil.

makina alım şartnameniz mevcut ise bu şartnameye bağlı olarak çeşitli yaptırımlarınız olabilir. Duruşlardaki kayıpların bir kısmını firmaya yüklemek vs. gibi.

Firmayı biraz sıkıştırın. Sorunların ve duruşların raporlarını tutun ve bunların teknik sebeplerini sorun. Bir daha tekrarlanmaması için firmanın bir planı olup olmadığını öğrenin. Yeni alınan bir makinaya tamirci gibi gelip arıza tamiri yapıp gitmeleri doğru değil. Sorunun kök nedenini bulup çözmeleri gerekiyor.

Arızalar yazılımsal, elektriksel yada mekanik sebepli olabilir. Siz konuya hakim değilseniz ekibinizde teknik konulara hakim birisi ile firmayla görüşün. Bu sebeplere göre kalıcı çözüm talep edin.
0
freelectron
(04.10.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.