Giriş
(4)

İstifa etmekten korkan arkadaşım

işimdeyim gücümdeyim
Arkadaşım İş Güvenliği uzmanı ve 5 yıldır aynı kişinin şirketinde çalışıyor. Bu süre içinde iş yaptıkları başka bir şirket arkadaşıma 2 katı maaşla iş teklifi yapıyor. Ayıp olur diye arkadaşım bunu kabul etmiyor hatta patronuna bu tekliften bahsediyor ve zam iması yapıyor ama patronu oralı bile olmu
Arkadaşım İş Güvenliği uzmanı ve 5 yıldır aynı kişinin şirketinde çalışıyor. Bu süre içinde iş yaptıkları başka bir şirket arkadaşıma 2 katı maaşla iş teklifi yapıyor. Ayıp olur diye arkadaşım bunu kabul etmiyor hatta patronuna bu tekliften bahsediyor ve zam iması yapıyor ama patronu oralı bile olmuyor. Karşı taraftan bu teklif toplamda 3 defa geliyor. Şu anda arkadaşım işinden hiç memnun değil ama etik olmayacağını düşünerek diğer şirkete geçemiyor. İçi rahat etmiyormuş. İstifa edip bir iki ay beklesem, belki karşı taraf benim işten çıktığımı öğrenip belki beni arar o zaman geçerim diye düşünüyor. Kendisini bu durumun etikle falan alakası olmadığına ikna edemiyorum. Siz bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(02.07.21)
Arkadaşınız bayağı safmış :d
0
candide
(02.07.21)
Etik degerler kerizler uyanmasin diye uydurulmus kavramlardir de.
500 tl asagisina birisi kabul etse arkadasini aninda kovup ucuzunu ise alir.
0
divit
(02.07.21)
Rakip firma olsa neyse de herhangi bir şirketse etikle hiç alakası yok durumun.

Duyan da savunma sanayisinde çalışan mühendise Yunanistan'dan teklif geldi sanacak.
0
dissendium
(02.07.21)
İş hayatında asla patronu düşünmeyeceksin. Arkadaşın saf olmasın
0
sta
(02.07.21)
(4)

Terapi Almak İstiyorum

Simsiyah
Maddi durumum iyi değil, işsizim. Makul ücrette bana yardımcı olabilecek bir terapistik arıyorum. 5 aydır depresyondayım. Çekirdek ailemle ilgili sorunlarım mevcut. Her gün neredeyse ateş basması ve baş ağrısı yüzünden hayatım çok kalitesizleşti. Her “o kavram” bana acılarımı anımsatıyor. Kurtulmalı
Maddi durumum iyi değil, işsizim.
Makul ücrette bana yardımcı olabilecek bir terapistik arıyorum.

5 aydır depresyondayım.
Çekirdek ailemle ilgili sorunlarım mevcut.

Her gün neredeyse ateş basması ve baş ağrısı yüzünden hayatım çok kalitesizleşti.
Her “o kavram” bana acılarımı anımsatıyor.
Kurtulmalıyım.
0
Simsiyah
(02.07.21)
istanbul'daysanız ibb'nin verdiği ücretsiz danışmanlık hizmeti var bildiğim kadarıyla, 153'ü arayarak ulaşmayı deneyebilirsiniz.

yine (adını şu an hatırlayamıyorum, bulursam editleyeceğim) maddi durumu elverişli olmayanlar için oluşturulmuş bir platform var, kayıt olup terapi hizmeti için ayırabileceğiniz bütçeyi bildiriyorsunuz, size dönüş yapıyorlar. denenebilir.

ya da bulunduğunuz şehirdeki devlet hastanelerinden psikiyatri randevusu oluşturup gittiğiniz doktoru beni lütfen psikoloğa gönder ben ilaç kullanmak istemiyorum diyerek deneyebilirsiniz belki.
0
evde liyakat kalmamis
(02.07.21)
devlet hastanesine gidin
0
sizofren06
(02.07.21)
belediyelerin ücretsiz psikolog desteği oluyor, bulunduğunuz yerdekileri araştırabilirsiniz.
0
candide
(02.07.21)
instagram.com

Instagramdaki herkes terapi alsın diye hesabına bütçenizi iletin. Acinca "projeye nasil katilabilirim" yazili olan fotografta anlatiliyor nasil bir surec oldugu. Butcenize uygun psikologlarla veya sizi almak isteyen psikologlarla sizi bulusturuyorlar anladigim kadariyla. Takip ettigim ve begendigim birkac psikologtan duymustum bu hesabi
0
lonelily
(03.07.21)
(13)

Şehrin ortasında açık terasta güneşlenir misiniz?

ms brownstone
Ya da yatar mısınız?Terasımız çok geniş ve bir hevesle çift kişilik şişme yatak aldık bugün. Karşımızda avm ve üstünde onlarca daire var bize göre çok yüksekte. Kesin görünüyordur yani karşıdan ama pek umrumda olmadan yatakta takılasım var tatile gidene kadar. Sadece yobaz birine denk geliriz de baş
Ya da yatar mısınız?

Terasımız çok geniş ve bir hevesle çift kişilik şişme yatak aldık bugün. Karşımızda avm ve üstünde onlarca daire var bize göre çok yüksekte. Kesin görünüyordur yani karşıdan ama pek umrumda olmadan yatakta takılasım var tatile gidene kadar.

Sadece yobaz birine denk geliriz de başımız ağrır mı diye bir düşünce geldi aklıma. Sizce yatılır ya da güneşlenilir mi bu şekilde? Tr insanını düşününce yapar mıydınız siz olsanız?
0
ms brownstone
(30.06.21)
Kanka yobaz bir insana nasıl denk geleceksiniz. Kapınızı çalıp üstünü başını giyin bacım diyecek hali yok. Ama ben bakardım valla. Avm de olsam da apartmanda olsam da bakardım.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.06.21)
Ben denizde bile güneşlenmiyorum. Güneş çok zararlı. Dediğiniz durumda ben erkek olduğum için güneşlensem de bir şey olmaz ama kadınlar için biraz riskli. Günümüzde telefonlar bile aşırı yakınlaştırma yapabiliyor. Terası yukarıdan gören binalar varsa fotoğrafınızı çekebilirler. Sağını solunu havluyla kapatırsanız mümkün olabilir belki.
0
dissendium
(30.06.21)
ben olsam güneşlenirdim.

sizin eviniz, kim ne diyebilir ki?
elbette bir şey diyen de olabilir ama bundan çekinip bunu düşünerek hareket etsek evden çıkmamamız lazım.

rahatsız olacaksanız bir balkon şemsiyesi alıp binanın olduğu tarafa doğru koyun, diğer yöne doğru yatıp güneşlenin.
0
blatta hiberna
(30.06.21)
bu tarz çok yüksek katlı binalarda pek yobaz olmuyor genelde, en azından giyim kuşam anlamında. hele ki arada mesafe varsa kimsenin gelip sorun çıkaracağını sanmıyorum. korkunuz buysa endişe etmeyin derim.

YALNIZ hayvanın teki dürbünle izleyebilir ya da fotoğraf filan çekebilir, o risk her zaman dünyanın her yerinde var. misch miydi neydi eskiden fotoğrafçıyım ayağına kız düşürmeye çalışan bir tip vardı, berlin'de kanalda güneşlenen kadınların fotoğrafını falan çekmişti kdsfjdfd. yani görülmek veya izlenmek konusunda çekinceniz yoksa yardırın gitsin, kimse kalkıp da sizi uyarmaya gelmez karşı taraftan bence.
0
der meister
(30.06.21)
bir kadın olarak yapamazdım ya, ruh hastası çok çünkü. yüzüm de vücudum da çirkin olmasına rağmen yani.
0
candide
(30.06.21)
Terasında güneşlenebileceğin kadar lüks bir apartmanda/sitede o dediğin nasıl olacak ki ?

Ayrıca zaten "terasta" olduğun için o yükseklikte görülebilmen olanaksız.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
Güneşleniyoruz, havuza bile giriyoruz. Burada olay semtle alakalı, biz ataşehir'deyiz. ümraniye'de yapamam mesela o yüzden oralarda açık havuza para vermek manasız.
0
roket adam
(30.06.21)
Ben gayet luks rezidansta calisiyordum, gayet de ayi gibi bakiyorduk.
Herkes de okumus etmis elit beyefendiydi.

Bakilir yani, yabanci ulkede de bakilir.
Foto cekip ustune geyik de yapilir.
0
divit
(30.06.21)
Okumuş etmiş farketmez yüz tane insan içinden fotoğraf çeken bile olur, keşke bu ülkede yaşamasaydınız, sıradan eylemler bile lüks
0
freebird5406_2
(01.07.21)
Çıplak güneşlenmeyecekseniz bence sorun yok, ha görsem ben de bakarım bi şaşırıp. Ama 5 dk içinde alışır insan bu duruma bakmaz artık.

Plajlarda, havuzlarda da insanlar bizi görüyor, fotoğraf ta çekseler haberimiz olmaz.

Normal bir mayo ya da bikini ile bence hiç sıkıntı olmaz, şöyle düşünün;

Birileri fotoğraf çekti ve sosyal medyada yayıldı diyelim, komik ya da ayıp bir görüntü mü bu sizce? Herkes birbirini gerçek hayatta da internette de bikinili/mayolu görüyor zaten.

Bir iki örnek koyalım;

i.ytimg.com

cameralabs.org

lh3.googleusercontent.com

dictat.net

mosmonitor.ru

Komik ya da ayıp bir durum yok sanki. Yalnız güneşin saatlerine dikkat edin, 11-15 arası mıydı tehlikeli saatler?
0
John Bloor
(01.07.21)
çıplak olsanız nolucak. yani çıplak fotoğrafınızı çekmiş diyelim. nolucak.
0
bronz böcek
(01.07.21)
o avm'nin rezidansında bir sürü arap yaşıyor muhtemelen. çarşaf çarşaf fotoğraf çekerler, gider hemen dürbün alır gelirler. drone bile alırlar.
0
reanarchy
(01.07.21)
Amaannn giyin mayo/bikini/deniz kiyafeti ne isterseniz yatin gitsin.
Bende de teras var, camlari sileceksem ya da baska sey yapacaksam gayet de deniz kiyafeti ile yapiyorum cunku sabah 8’den itibaren gunes aliyor. Bakan da acsin kendine baksin :)
0
65 derece
(02.07.21)
(8)

Diş hekimi fiyatları

phiphi
Bugün tek dişime lamine dolgu yapıldı normalde 1000 tl ama eski hasta olduğunuz için sizden 500 alıcaz dediler normal mi ? 500 de çok geldi de cidden piyasa fiyatı 1000 mi ?Diş taşı 400, 20 lik diş çekimi 365 + film çekimine 120 aldı.Konum : izmir - bornova.Sizce ?
Bugün tek dişime lamine dolgu yapıldı normalde 1000 tl ama eski hasta olduğunuz için sizden 500 alıcaz dediler normal mi ? 500 de çok geldi de cidden piyasa fiyatı 1000 mi ?

Diş taşı 400, 20 lik diş çekimi 365 + film çekimine 120 aldı.

Konum : izmir - bornova.

Sizce ?
0
phiphi
(30.06.21)
diş hekiminin tarifesi biraz kendine bağlıdır sanırım. Bununla birlikte, Türk Dişhekimleri Birliğinin tarife kitapçığını da aşağıda paylaşıyorum.

www.tdb.org.tr
0
cursor
(30.06.21)
dolgu 750
diş taşı 400

konum istanbul - moda.
0
solskjaer
(30.06.21)
benim diş hekimimde;

dolgu 500
diş taşı 300
diş çekimi 200
film çekimi ücretsiz

konum: ist - şişli
0
makarnavodka
(30.06.21)
birazcık dolgu pahalı gibi, onun dışında diş taşı da çekim de genel olarak 300-400 civarı oluyor.
0
candide
(30.06.21)
2021 Haziran fiyatı benim aldığım
diş taşı - 400 (göztepe istanbul)
film çekimi ayrı yerde - 75

diş taşı - 600 (bağdat cad. üzeri istanbul)
0
copodenieve
(30.06.21)
Lamine dolgu ama normal değil o farketmiyor mu ?
0
🌸phiphi
(30.06.21)
Yazdıklarınızdan sadece 20 yaş dişi çekimi için fiyat aldım yakınlarda. 2250 liraydı tek diş.
0
ms brownstone
(30.06.21)
Dis tasina 350 verdim, panoramik dis rontgenine 35 verecegim baska yerde cekiliyor. Digerleri hakkinda bilgim yok. İst-beykoz.
0
anna sun
(30.06.21)
(5)

OKB ve Memuriyet

simderun
Merhaba! Resmi olarak OKB tanısı almış bir bireyin, memurluk kadrolarında yerleşme şansı var mıdır acaba? Yani, tanılı OKB, memuriyete engel bir durum oluşturur mu? Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Merhaba! Resmi olarak OKB tanısı almış bir bireyin, memurluk kadrolarında yerleşme şansı var mıdır acaba? Yani, tanılı OKB, memuriyete engel bir durum oluşturur mu?
Cevaplar için çok teşekkür ederim.
0
simderun
(29.06.21)
Tanı ne zaman alınmış bu biraz önemli sanırım. Hangi boyutta olduğu keza. İlgili kişi muayeneye gider sağlık raporu için orada halihazırdaki durumu yapacağı işe engel teşkil eder mi bakılır ona göre rapor verilir. Zannımca rapor bir şekilde alınır.
0
but that was just a dream
(29.06.21)
Engel değil ancak kritik yerlere almazlar diye düşünüyorum. Örneğin araştırma görevlisi bir arkadaşım okb devlet hastanesinde ama cumhurbaşkanlığına bağlı a kadro memurluğa almayabilirler. kurumdan kuruma göre değişir.
0
Hallegadola
(29.06.21)
sağlık raporu kriterlerine bakar
0
bir soru sorcam
(29.06.21)
657 sayılı kanunda görevini devamlı yapmasına engel olacak akıl hastalığı bulunmamak diye bir ibare var. girişte sağlık raporu önemli oluyor bu noktada.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.06.21)
Hayır sadece askerlik, polislik gibi mesleklerde sıkıntı olursa olur, diğer memuriyetlerde problem olmaz.
0
candide
(29.06.21)
(5)

osmanlı batı yerine doğuyu doğuyu hedef alsaydı ne olurdu?

egokalp
malumunuz fetih hareketleri hep batıya doğru, doğuya ise sadece isyan bastırmaya ve iranı dizginlemeye gidiyor, iranın içinden geçip tebrize kadar girse bile sonra oraları birakip yine batıya yöneliyoracaba avrupa yerine orta asyaya odaklansaydı rusyanın da 18.yy a kadar çok güçlü olmadıgını düşünür
malumunuz fetih hareketleri hep batıya doğru, doğuya ise sadece isyan bastırmaya ve iranı dizginlemeye gidiyor, iranın içinden geçip tebrize kadar girse bile sonra oraları birakip yine batıya yöneliyor

acaba avrupa yerine orta asyaya odaklansaydı rusyanın da 18.yy a kadar çok güçlü olmadıgını düşünürsek acaba osmanlı hindistana veya çine kadar gider miydi?


irandan sonra çine kadar çok mukavemetle karşılaşmazdı diye düşünüyorum, zaten orada diger türk göçebe toplulukları var, hindistanda da müslüman babür kralligi var. siz ne düşünüyorsunuz? saçmalıyor muyum?
0
egokalp
(29.06.21)
orta doğuya hakim olmuş, kuzey afrikaya hakim olmuş. daha ne istiyorsunuz ki? iran diyorsanız da o zaman orada gayet güçlü bir yönetim var, baş etmek zor. aksine batıya ilerlemese hepten geri kalmış bir toplum olacaktık. ayrıca çin de hindistan da yabana atılacak güçler değil, osmanlının yenebileceğini zannetmiyorum.
0
candide
(29.06.21)
Osmanlı Devleti'nin Hint deniz seferleri var. Doğu hedef alınmamış bir yer değil.

İran kolay bir coğrafya değil. Çok dağlık bir yer İran.

Hedef alması yeterli değil. Önemli olan elinde tutabilmesi. Osmanlı maalesef burnunun dibindeki yerleri bile elinde tutamadı.
0
dissendium
(29.06.21)
zorlayıcı arazi şartları sebebiyle, batıda ilerlediği rahatlıkla ilerleyemezdi. (iranın dağlık bölgeleri, afganistan, hindikus dağları vs vs ilk aklıma gelenler) hadi bütün bunları geç, ben bugün 2021 yılında altımda araba ile marmara ile doğu anadolu arasında bile o farkı hissediyorum. kaç asır öncesinde atlı süvarilerden gariban piyadelerden bahsediyoruz. iran diyoruz, afgan diyoruz, orta asya diyoruz.

orta asya'nın uçsuz bucaksız bozkırlarında ilerlerken lojistik anlamda ordu bir yerden sonra yürütülemezdi. osmanlı sefere çıkmadan aylar öncesinden, sefer güzergahındaki hasat zamanını, bağ bahçelik arazileri bile hesap edip yola çıkıyor ki ordu aç kalmasın. dağdan, bozkırdan, soğuktan, kavurucu sıcaktan başka bir bok olmayan kilometrelerce arazide ordu mordu kalmaz.

sihirli sözcüğü söylemişsin, türk göçebe toplulukları, tamam işte göçebe, yani bölge yerleşik yaşama uygun şartlara sahip değil ki göçebeliği aşıp, istikrarlı yerleşik bir siyasal yapı kuramamışlar. osmanlı ise tam bir toprağa bağlı tarım/fetih ekonomisine sahip. orta asya falan osmanlıya yaramaz.

türk göçebe toplululukları var ama o dönemde öyle bir milliyetçi dünya düzeni yok. osmanlının zaten öyle türklük üzerinden bir kimlik kurma durumu yok. hatta anadoluda yavuz sultan selim'in safevilerle mücadelesi sebebiyle türkmenlere yaptıkları malum. o devir, aaa soydaşımız osmanlı geliyor, hadi destek verelim yapılacak bir dönem değil, o dünya daha sonraki yüzyıllarda kuruluyor insanlık tarihinde.

osmanlı küçücük balkanlarda bile iskan politikası uygulayıp, kalıcı olmak için bölgeyi türkleştirmeye çalışmış. hindistanda bu mümkün olamazdı. babürler döneminde de olmadı.

osmanlı'nın yapabileceği tek mantıklı ve uğraşmaya değer şey, basra üzerinden deniz yoluyla hindistan'a çıkmak olurdu. onu da zaten hint deniz seferleri ile denemiş. portekizliler osmanlı donanmasını rezil rüsva edip paketlemişlerdir.
0
wilhelmwasmuss
(29.06.21)
Europa Universalis 4 oynayarak bu soruların cevabını alabilirsin :) Çin (o dönemde Ming) öküz gibi güçlü bir devlet nüfus gücüyle. Hindistan biraz bölük pörçük ama yine de güçlü devletler var. Ayrıca merkezi İstanbul olan bir devlet Osmanlı, Hindistan'a kadar olan bölgeleri yönetmesi çok zor.
0
nundu
(29.06.21)
Hiçbir zaman İngilzler gibi East India Company kurmayı akıl edemeyeceği ve sömürmeyeceği için, Ruslar gibi de eziyet etmeyeceği için Osmanlı Orta Asya'da Türk kavimlerinin olduğu yerde bile tutunamazdı. Balkanları tutamadık, halen daha istemiyorlar bizi, adamlar ingiliz milletler topluluğu olimpiyatları düzenliyor o topraklarda.
0
Hallegadola
(29.06.21)
(5)

Açıköğretim Psikoloji var mı?

anatomik
Açıköğretim Psikoloji açıldı mı?Kaç yıllık?Ve bölüme girebilmek icin hangi sınavlara girmek gerekiyor?YKS yeterli mi yoksa AYT'ye de girmek gerekli mi?
Açıköğretim Psikoloji açıldı mı?
Kaç yıllık?
Ve bölüme girebilmek icin hangi sınavlara girmek gerekiyor?
YKS yeterli mi yoksa AYT'ye de girmek gerekli mi?
0
anatomik
(25.06.21)
Açılmadı.
0
westblack
(25.06.21)
açıktan psikoloji yok.
0
candide
(25.06.21)
Açıköğretimde psikoloji bölümü yok.
0
fraise
(25.06.21)
Geçen sene gündem oldu ama öğrenci almadı hiç baştan iptal oldu
0
cilekli pasta
(25.06.21)
aslında açıldı, kontenjan da ilan edilmişti diye hatırlıyorum sayısını unutmakla birlikte, sonra twitter sulh ceza hakimliği devreye girdi son dakikada (ya sınav ya tercih başlangıcı öncesi) kaldırlar. yoksa ben de başvuracaktım bence harika bir fırsattı.
0
sanguine
(25.06.21)
(2)

Sarayburnu bizans hipodrom olayı doğru mu?

avatar is back
Ben bunu çok yeni duydum var mıymış böyle bir şey cidden? 1-2 kısa araştırdım yalan diyen de var. Var mı bi belgesel bi kaynak?
Ben bunu çok yeni duydum var mıymış böyle bir şey cidden? 1-2 kısa araştırdım yalan diyen de var. Var mı bi belgesel bi kaynak?
0
avatar is back
(20.06.21)
ne yalanı yahu, nette bir ton kaynak var. sultanahmet lisesine giderseniz hipodromun u şeklindeki kısmını görebilirsiniz. dikilitaş, yılanlı sütun vs. de tam hipodromun ortası.
0
candide
(20.06.21)
Yani bu soru Roma'da Colosseum diye bi şey varmış doğru mu demek gibi.

Aya Sofya'nın önündeki alan işte Antik İstanbul Hipodrom'u diye geçiyor zaten tur gezilerinde falan. UNESCO Dünya Mirasları listesinde bile İstanbul Hipodrom alanı diye belirtiliyor o alan. Kim yalan demiş çok merak ettim :)

At arabası(chariot) yarışı Bizans döneminde çok önemli bir olaymış. Bizans tarihindeki ünlü Nika İsyanı'nın çıkış noktası chariot yarışlarıdır mesela. Mavi takım, yeşil takım falan baya şimdiki BJK-FB-GS gibi fanatikmiş millet
0
nundu
(20.06.21)
(5)

doktora yapan kişinin öğrenim durumu

addison
doktora eğitimine devam eden kişi öğrenim durumuna lisansüstü mü yazmalı yoksa doktora mı?
doktora eğitimine devam eden kişi öğrenim durumuna lisansüstü mü yazmalı yoksa doktora mı?
0
addison
(20.06.21)
lisansüstü yazılır.
0
candide
(20.06.21)
Lisansüstü yazmalıdır parantez içinde doktora devam ediyor diyebilir. Yani sonuçta doktoran yarım kalabilir yalancı konumuna düşersin
0
basond
(20.06.21)
Benim bildiğim en son bitirilen seviye yazılır. Eğer lisans sonrası direkt doktoraya başladıysa bu durumda lisans yazmalı ancak yüksek lisansi bitirdikten sonra başladıysa bu sefer lisansüstü ya da yüksek lisans yazabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.21)
Lisansustu zaten hem doktora hem masteri kapsamakta. Doktora yapiyosan lisansustu yazman ok bence.
0
e mice
(20.06.21)
ünvan önemli ise yüksek lisans yazmalı
0
renegade
(21.06.21)
(22)

ayni boyda kizla olur mu?

mhmtt
ben de 176'yim, o da:/yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xdkizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
ben de 176'yim, o da:/

yanyna geldik birebir ayniyiz diyebilirim. tas catlasa yarim santim vardir aramizda ama bence o bile yok xd

kizlar takilir mi buna cok ne diyursunuz?
0
mhmtt
(08.06.21)
Kafaya takma üstad topuklu giyersin :)
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascisi hocam kiriliyor kalbim biliyorsun degil mi?
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
"kızlar" takılmaz ama senin kız takılabilir, çok kişisel bişey.
yürümeden bilemezsin, önce bi yürü.
0
Jux
(08.06.21)
Ikiniz de 1.80m+ olsaydiniz takilmazdi çunku zaten kendisi de hayli uzun olacakti.

Ama simdi kendisi uzunken sen standartin altinda kalmissin, takacagini zannetmiyorum ama 1.86'lik delikanlilarda gözü kalabilir.
0
Avoiding The Puddle
(08.06.21)
Olur tabi neden olmasın :) Boy uyumluluğundan ziyade fikir uyumluluğuna odaklanın bence.
0
amanos
(08.06.21)
Takılır.
0
prole
(08.06.21)
oha bide soruyor musun. boyle bir cift gorsem direkt polisi ararim. tamam medeniyiz falan o kadar da uzun boylu degil yani.
0
buenosdias
(08.06.21)
@mhmtt kirildiysan afedersin. Bence hiç problem yok. Sorun etme Boşver
0
ozgurluk savascisi
(08.06.21)
@ozgurluk savascis yok be kanki takiliyorum:D
0
🌸mhmtt
(08.06.21)
Eşim benden 6 cm uzun ama o göbekli ben zayıfım, aynıya yakın duruyoruz buna rağmen arada topuklu ayakkabı bile giyiyorum sorun etmiyoruz. Onu geçiyorum ama gayet sevimliyiz bence. İkimiz de takılmıyoruz böyle şeylere, keyfimize bakıyoruz.
0
somethinginthewayshemoves
(08.06.21)
kiz belki ok ama sen yapamaz gibisin dostum
0
ala09
(08.06.21)
Eşim de ben de 1.74’üz. 2 yıl olacak, evliyiz. Ona kalsa topuklu giyebilirsin ben sorun etmem diyor ama ben giymemeyi tercih ediyorum. Aynı boy tamam ama uzun olmak istemem kız tarafı olarak.
Benim için, erkek daha kısa olmadığı müddetçe sorun yok :) Ama çok göreceli bir mevzu.
0
hrvl
(08.06.21)
Selam ben aynı boydaki kız, sorun olmaz diyorum. O boyda bu ülkede yaşayan kadın alışıyor böyle şeylere zaten. Daha değerli şeyler var.
0
turkce konusan uzayli
(08.06.21)
1.76 bir kızı yarma gibi gösterecek bir boy değil. Ondan aynı boyda olmanız çok sıkıntı olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(08.06.21)
ben o boydayım, hep de flörtlerim benimle aynı boyda oldu. yan yana garip hissediyordum. katı kurallar yok tabii ama en kötü benden 10 cm uzun olsun diyorum :)
0
candide
(08.06.21)
Ben, benden uzun birini isterim, hic benden kisa sevgilim olmadi olmasin da bi zahmet boyum 155. Ama bence erkegin kadin topuklu giydiginde yine kadini gecebilecek boyda olmasi lazim. Mesela eşimin boyu 175
0
matilda
(08.06.21)
sorun olmaz olur mu?
ayakkabini giyiyor, kazagini giyiyor gomlegini giyiyor. ulam abimle yapiyorduk biz bunu. simdi hatunla yapar olduk. paylasamamakla alakasi yok bu anlattigim tuhaf duygu.
bir sey olmuyor yatakta boylar esitleniyor devamke namin yurur.
0
dio
(08.06.21)
Bir şey olmaz ya. Kız ortalama üstündeymis zaten. Hiç de garip Durmaz.
0
Benyinegulerim
(08.06.21)
sen kalıplıysan sorun olmaz
5-10 cm kısa olsa ideal olurdu
sinirlendirmezsen topuklu giymez senin yanında
başka da bir sorun yok
0
bir soru sorcam
(09.06.21)
Ortalamadan uzun kizlarda garip bir "sevgilim de uzun olsun" takintisi var anlam veremedigim. Toplumun gozunde uzun kadin kisa erkek ciftinin komik gozukmesi ile alakasi vardir diye tahmin ediyorum. Boylariniz ayni ise sorun etmez gibi geliyor.
0
cleric
(09.06.21)
Senden daha kalıplıysa sorun olabilir, ama modern dünyada bu şeyler kafaya takılmamalı.
0
Arkabi08
(10.06.21)
Bu duruma kızlar değil, erkekler takılıyor daha çok. Zaten Türkiye standartlarına göre uzun boylu bir kız 1.76 ve zaten Türkiye standartlarında erkeklerin boy ortalaması da 1.85 değil. O yüzden beklentisi çok yüksek değildir kızın, en iyi ihtimalle kendinden 5 cm uzun biri olacağını biliyordur.
0
remeddy
(12.06.21)
(6)

Bu kadar yolsuzluk sonrası halkın ne yapması lazım?

mikahakkinen
muhalefet (sp) mafya liderini ciddi alıp bize saldırıyor denilmesin diye sessizlikte. peki halk sokaklara mı dökülmeli? corona buna engel olmasına rağmen ahmet şık sokaklara çıkmalısınız diyor. zaten kendini bilinçli grubuna girdiğini düşünen kesim geziden sonra afişe olmaktan çekiniyor?bu yolsuzluk
muhalefet (sp) mafya liderini ciddi alıp bize saldırıyor denilmesin diye sessizlikte.

peki halk sokaklara mı dökülmeli? corona buna engel olmasına rağmen ahmet şık sokaklara çıkmalısınız diyor. zaten kendini bilinçli grubuna girdiğini düşünen kesim geziden sonra afişe olmaktan çekiniyor?

bu yolsuzlukların sonucu olarak en doğru tepki nedir?
0
mikahakkinen
(07.06.21)
sistem kendi kendini yeyip bitirecek.
0
OrangeYellow
(07.06.21)
Sokağa çıkılmamalı. Çıkılırsa bunlar yine kendine mağduriyet yaratır.
0
les yeux blanches
(07.06.21)
Ahmet Şık'a prensipte katılıyorum ama pratikte bunu yapabilecek gücümüz olduğunu zannetmiyorum. Bi 10 sene önce polis bazı üniversitelere giremiyordu, molotof marifetiyle de olsa uğraşabiliyordun mesela. Şimdi üniversitelerde sol öğrenci grubu bile kalmadı, artı polis çok daha güçlü/pervasız. Takır takır vururlar valla. Yani sevmediğimiz/beğenmediğimiz üniversite solcusu bile kalmadı, çok acayip.

Ayrıca TR değil dünyanın genelinde hayvan gibi otoriterleşme var, en kör adam bile covid sürecinde bunu görmüş olmalıydı. Yani korona engel olmaktan çok tam olarak bu amaca hizmet ediyor, otoriterleşmenin aracı oldu falan filan.

Napcaz? Valla yapacak bir şey yok. İdealinde gaspedilen bütün hakları teker teker geri almak lazım. Ama bugün bırak bişeylerin hesabını sormayı, "saatin" geldiğinde evinden kafanı çıkaramıyorsun, bir sürü keriz de bu kararları doğru buluyor, "evet abi tam kapanma yaa" falan diye.

Yani daha sana dayatılan ev hapsine karşı çıkamadan, yüzüne takılan yuları atamadan ne yolsuzluğa itirazı allasen. Geçicez onları. Kendimizi avuturuz "geçer bi gün belki" diye, en fazla o.
0
plutongezegendegilmi
(08.06.21)
Örgütsüz ve öncüsüz geniş kitlelerin maksimumu gezidir, o bile en güçlü zamanlarında dengelerini bozdu, zaten darmadagin oldukları bugün siler süpürür bunları. Ahmet Șık haklı yani. Ellerine koz verir goygoyu yapanların insanlık tarihi hakkında en ufak fikirleri yok. Özünde, biraz zedelenmiș de olsa konforunu koruma güdüsü yatıyor. Fransız devrimine denk gelseler "camları kırıyür vandallar" derlerdi heralde.
0
temasettin
(08.06.21)
kendi kendilerini bitiriyorlar zaten çok az kaldı, bizim bir şey yapmamıza gerek yok. zaten yapılabilecek büyük küçük her türlü şey ters tepecektir.
0
candide
(08.06.21)
@tema+1
Valla bildigim tek sey su ki, 'sokaga cikmayin istedikleri o' lafinin duydugum en sacma laf oldugu. Tarih tepkiler sonucu devrilenlerle dolu,

www.youtube.com

Surda soyle bir uc ornek var mesela, miting olayinda gosterilen bir tepki nelere yol acmis.


Bu hukumetin aradan gecen nerdeyse on seneye ragmen hala geziyi agzindan dusurmemesinin sebebi bu. Cunku bir halk ayaklanmasinin, halkin tepki gostermesinin nelere yol acacagini biliyorlar. Hatta isin soyle bir yani var ki, gezi parki aslinda maalesef gercekten bilincli tepki gosteren gorece az kisi disinda cogunlukla kuru kalabaliktan olusuyordu. Yani o kalabalik oyle gercekten bir seyi isteyen, kararli bir kalabalik degildi ancak o bile onlari korkutmaya yetti. Simdi gercekten ne istedigini bilen ve kararli bir kalabalik ciksa siz inaniyor musunuz ki gezideki gibi millet evine erkenden dagilip birakacak?

Tepkisizlik hicbir zaman bir tepki olmadi. Muhalefet de 'aman agzimizin tadi bozulmasin' tarzindan ote hareket etmiyor. Surekli ama surekli gunu kurtarma cabalari var. O gunu kurtarma cabalari yuzunden yani 'anayasaya aykiri ancak evet diyecegiz' tarzi yaklasimlari yuzunden de ulke bu halde. Iktidarin yaptiklari hicbir seyin hesabini soracak bir girisimde bulunulmadi.
0
j r r tolkien hayrani
(08.06.21)
(6)

kaygı azaltımı için bir günlük xanax kullanımı

roket adam
gittiği doktor eşime bir günlük bir işlem için kaygısı azalması amacıyla xanax verdi. doktora güveniyorum tabii ki ama bu tarz bir ilacın bir günlük kullanımı nasıl olur bilemedim. hiç bu tarz ilaç kullanmamış biri bir gün tek doz xanax kullansa ruh haline nasıl bir etkisi oluyor?
gittiği doktor eşime bir günlük bir işlem için kaygısı azalması amacıyla xanax verdi. doktora güveniyorum tabii ki ama bu tarz bir ilacın bir günlük kullanımı nasıl olur bilemedim.

hiç bu tarz ilaç kullanmamış biri bir gün tek doz xanax kullansa ruh haline nasıl bir etkisi oluyor?
0
roket adam
(06.06.21)
mr'a girmekten korkuyorum diye bana da xanax vermişti doktor. hiçbir işe yaramadı. bir yan etkisi de olmadı. 0 etki. bence korkacak bir şey yok.
0
levybroo
(06.06.21)
dideral verseymiş daha mantıklıymış.
0
candide
(06.06.21)
mükemmel bir ilaç.

ilk olarak lisedeyken psikiyatristime "tüm sınıfın önünde sunum yapmam lazım, nasıl yapacağım ben" diye ağlamıştım. o da "sana bir ilaç yazacağım, çok rahat yaparsın" demişti. sunumdan 1 saat önce yarım xanax + dideral vermişti (bir xanax kullanırsan uykun gelir demişti) ve çok rahat sunumlar yaptım bu sayede ama bence dideral'e gerek yok.

sonrasında üniversitede de çok işime yaradı. 2 senede bir yazdırıp lazım oldukça (genelde 2 senede 3-5 defa) kullanıyorum, çok iyi oluyor ama bazen yarım yerine bir xanax aldığım da oldu sanırım. xanax almıyorken elim ayağıma dolaşırken, alıp da sunum yapmaya kalktığımda gayet rahat biçimde sunum yapıyordum.

bu ilacın hayatımı kurtardığı çok oldu.
0
ardt
(06.06.21)
Doktor olduğuna emin misiniz? Bence bir diplomasının sorgulanması lazım. Antidepresan veya antipsikotik grubu ilaçların 1 günde etki vermesi mümkün değil. Eğer bir etki olsa bile bu kötü yönde olacaktır. Burada kullanılması en mantıklı ilaç dideral olmalıydı. Sanırım arkadaş diploamayı tıp fakültesinden değil kasaptan almış.
0
bare gud dømmer meg
(06.06.21)
Hiçbir şey olmaz. Beni uyutmuştu. Yükseklik korkusu olduğu için uçağa binerken almıştım, uyuyup geçmiştim çok da güzel olmuştu.
0
noluyo yaa
(07.06.21)
Kız abartısız 24 saattir uyku halinde, uyanıkken de inanılmaz dalgın ve çok huzursuz, karamsar ve ağlamaklı. Demek ki böyle ağır ilaçları bi günde kullanmamak lazım ama doktor neden verdi gerçekten anlayamadım.
0
🌸roket adam
(07.06.21)
(4)

Saç düzleştirici önerisi

wish i could find a way to disappear
Hızlıca düz saçı fön çekmiş gibi yapmak/bazen de hafif dalga vermek amacıyla kullanılacak ve çok pahalı olmayan, ortalama bir saç düzleştirici önerebilir misiniz? Remington iyi diyolla, hangi modelini alsam kolayca kullanabilirim?
Hızlıca düz saçı fön çekmiş gibi yapmak/bazen de hafif dalga vermek amacıyla kullanılacak ve çok pahalı olmayan, ortalama bir saç düzleştirici önerebilir misiniz? Remington iyi diyolla, hangi modelini alsam kolayca kullanabilirim?
0
wish i could find a way to disappear
(02.06.21)
ben de remington kullanıyorum ama modelini bilmiyorum, bütçenize uygun modeli alabilirsiniz bence.
0
candide
(02.06.21)
AmoVee mini aldim

Not: erkek saci
0
howfaristhesky
(02.06.21)
Ben philips in en son modelini aldım procare keratin galiba adı, 700 küsür liraydı, aldıktan sonra yengemin 350 tlcivarına aldığı remingtonla düzleşirdim, keşke ondan alsaydım dedim.
Fiyat iki katı ama ikisi de aynı performansı gösterdi resmen.
0
somethinginthewayshemoves
(02.06.21)
Cevaplarınız için teşekkürler! İki Remington sonrası S6505 modelini sipariş ettim. Haydi bakalım hayırlısı.
0
🌸wish i could find a way to disappear
(04.06.21)
(5)

marquez eserleri

denizzz
Gabriel Garcia Marquez'in bir iki romanını okumaya çalışıp bırakmıştım, bir kez daha denemek istiyorum ama kolay okunabilecek bir eseri olsun bari. var mı önereceğiniz bir marquez kitabı?
Gabriel Garcia Marquez'in bir iki romanını okumaya çalışıp bırakmıştım, bir kez daha denemek istiyorum ama kolay okunabilecek bir eseri olsun bari. var mı önereceğiniz bir marquez kitabı?
0
denizzz
(25.05.21)
Albay'a kimseden mektup yok ile Bir kayıp denizci'yi bir solukta okuyabilirsin.
0
Mirket
(25.05.21)
kırmızı pazartesi
0
candide
(25.05.21)
bir kayıp denizci.
kırmızı pazartesi.
0
filteria
(25.05.21)
Yazılan üç kitap da başlamak için çok uygun. Bunları okur, beğenirseniz kolera günlerinde aşk'a geçebilirsiniz yüzyıllık yalnızlık en sona kalsın bence.
0
nickimin hakkini veremedim
(25.05.21)
Kırmızı pazartesi demeye geldim ama çok betimleme yapıyor
0
esinikaybetmiscorap.
(25.05.21)
(11)

Nasıl sneakers alıcaz?

jacque
Fiyatlar 1.000 liraya çıkmış. Instagram'da ithal/outlet sattıklarını iddia eden sayfalar var. Daha önce alışveriş yaptığınız, güvenilir bir yer var mı acaba?
Fiyatlar 1.000 liraya çıkmış. Instagram'da ithal/outlet sattıklarını iddia eden sayfalar var. Daha önce alışveriş yaptığınız, güvenilir bir yer var mı acaba?
0
jacque
(22.05.21)
Instagram'dan sakız almam.
0
himmet dayi
(22.05.21)
Decathlon fena değil hem modeller hem fiyatlar, sneakers tarzı pek yok ya da kaykay ayakkabısı modellerine bakılabilir keten kumaş vans tarzı, günlük kullanılabilecek koşu yürüyüş ayakkabısı modelleri daha çeşitli
0
freebird5406_2
(22.05.21)
ben bir tane alınca yıllarca kullanıyorum mecbur :/ ya öyle yapacaksınız ya da daha ucuz markalardan gideceksiniz. instaya güvenilmez.
0
candide
(22.05.21)
ben de decathlona dönmek zorunda kaldım
0
superb
(22.05.21)
1 tane alıyoruz
10 taksit yapıyoruz
2 sene giyiyoruz
0
paramolacak
(22.05.21)
Eskiden 80 liraya satılan yarım marka ayakkabılara 300 lira verip bir kaç sene giyerek :)

İnstagram teknik olarak alışveriş platformu olmadığı için tutan tuttuğunu öpüyor, gerçekten vergi levhası olan orijinal ürün satan biri instagramdan en fazla reklam yapar satış yapmaz sanki.
0
hedep
(22.05.21)
İndirim kovalayın. Morhipo, boyner, ayakkabı dünyası vs. Daha yeni morhipo ve ayakkabı dünyasından 2 adet adidas ayakkabı aldım 200’er TL’ye. Diğer sitelerde fiyatları 350-400 civarı olan ayakkabılar.
Artık ben indirmsiz bir şey almıyorum, almam da.
0
hrvl
(22.05.21)
Sahte ayakkabı onlar.

Ya orijinalini alın ya da başka markaya yönelin derim.
0
hayirsiz
(22.05.21)
Ben geçende 700’e new balance aldım. Seneye 1000’in altında ayakkabı bulunmayacak kesin.
0
condom kurşunu
(22.05.21)
Instagramdan almayın istisnasız hepsi sahte. Not: ayakkabı sektöründeyim.
0
suicides underground
(22.05.21)
Nike falan bakıyorsan sneaksup gibi sitelerin indirimlerini takip edeceksin. Nike'ta 1400 olan ayakkabılar orada 1000'e falan inebiliyor. 1000 de pahalı diyorsan marka düşeceksin artık başka çaresi yok. Instada full çakma satıyorlar.
0
roket adam
(22.05.21)
(3)

Mağaza Kabini Aynalarında Çirkin Görünmek

bir değişik çocuk
Evimdeki aynada gayet normal göründüğümü düşünüyorum ancak mağazaların deneme kabinlerindeki aynalarda yüzüm çok daha yağlı görünüyor, cilt detaylarım ve gözeneklerim 5x büyümüş gibi hissediyorum, tüylerim de daha ön plana çıkıyor.Siz de benzer bir deneyim yaşıyor musunuz?
Evimdeki aynada gayet normal göründüğümü düşünüyorum ancak mağazaların deneme kabinlerindeki aynalarda yüzüm çok daha yağlı görünüyor, cilt detaylarım ve gözeneklerim 5x büyümüş gibi hissediyorum, tüylerim de daha ön plana çıkıyor.

Siz de benzer bir deneyim yaşıyor musunuz?
0
bir değişik çocuk
(22.05.21)
Algınla ve ışıkla ilgili bir durum bu, yüzü yağlı gösteren ayna değil cırtlak ışıktır.
Mağaza kabininde en son ne zaman kıyafet denedim hatırlamıyorum ama ama olduğunda yüzümdeki yağ oranı hiç dikkatimi çekmemişti.
0
Jux
(22.05.21)
ışıkla ilgili.
0
candide
(22.05.21)
Spot ışık kullanıyorlarsa kötü gösteriyor.
0
chavezding
(22.05.21)
(5)

Timur'un Ankara Savasi

speedy
Sagda solda surekli muhabbeti geciyor. Niye bu kadar onemli bu savas?edir: sagda solda derken tarih muhabbetlerinde falan
Sagda solda surekli muhabbeti geciyor. Niye bu kadar onemli bu savas?

edir: sagda solda derken tarih muhabbetlerinde falan
0
speedy
(17.05.21)
esenboga havalimani adini aldigi icin olabilir mi. baska turlu sagda solda neden geciyor bilmiyorum denk de gelmedim.
0
turbo sadık
(17.05.21)
Neden önemli? Çünkü Osmanlı'nın ilerlemesi duraklamaya uğruyor. Bazı beylikler tekrar kuruluyor. Bu savaşta filler kullanılmış Timur'un ordusunda. En önemli hatalardan biri de Bayezid'in Timur'a beklemediği bir anda saldırma şansı varken saldırmamış olması.

Ankara Savaşı Osmanlı için ciddi bir yenilgi. Hatta Ankara Savaşı sonrasında Fetret Devri başlar. Bu devri bitiren kişi I. Mehmet. Bu nedenle I. Mehmet'e devletin ikinci kurucusu deniyor. I. Mehmet bunu başarmasaydı Osmanlı Devleti olmayabilirdi.
0
dissendium
(17.05.21)
osmanlıya büyük darbe vuruluyor, gelişimi duraksıyor. hem de yıldırım beyazıt gibi güçlü ve büyük bir padişah inanılmaz bir yenilgi alıyor.
0
candide
(17.05.21)
Duraklama ve fetret başlıyor.
Bizansın da yıkılması gecikiyor.

Aslında başlıca bir kitap konusu olabilecek (belki de vardır) bir savaş. Savaş öncesinde Timur ve beyazid arasındaki ağır sözlerle dolu mektuplaşmalar,
Timurun Ankara'ya gelmeden önce bazı yerlerdeki halkı canlı olarak toprağa gömmesi.
Savaşta fillerin kullanılması.
Osmanlı ordusundan bir grup askerin Timurun safına geçmesi vs.
bazı kaynaklarda geçen olaylardır.
0
Erva
(17.05.21)
Osmanlı devletinin en büyük travmalarından biridir Ankara Savaşı. Çok da ibretlik bir hadisedir. Timur Atatürk'ün bile en çok örnek aldığını söylediği komutanlardan biridir. Bu çapta bir adamın yaşatacağı travma epey büyük.

Politik olarak iki Türk devletinin (hadi timur'un soyu üzerine çok tartışma yapılır turanik devlet diyelim) iktidar ve kimin nüfuzu daha büyük mücadelesidir bir yerde. Ön asya, kafkasya ve balkanlarda kim daha etkin olacak çatışması. Bugün ABD ve Rusya da aynı bölgede etki alanını artırmaya çalışıyor.

Olayın fitilini aslında biraz da Beyazıt'ın egosu tetikliyor. Timur olabildiğince diplomatik bir dille taleplerini iletiyor. Hatta Beyazıt'ın başarılarını övüyor, gel ittifak halinde hareket edelim derken Beyazıt Timur'un topallığından giriyor, karısından çıkıyor.

Timur son mektuba kadar diplomatik bir dil kullanırken Beyazıt biraz sert konuşuyor. Timur da diplomasinin tükendiğini söyleyip Sivas'ı kuşatacağını söyleyince Yıldırım Beyazıt muhteşem bir çarkla "ya biz aslında anlaşacaktık sizle ama yolda mektupları değiştirmişler"e bağlıyor. Hatta ilk mektubuna "ihtiyar köpek" diye başlarken son mektubunda "Timur Hazretleri" diyor.

Gelelim savaşa. Timur Sivas'ta çok büyük bir yıkım gerçekleştiriyor. Bu Anadolu'da büyük bir korkuya sebep oluyor. Osmanlı Ordusu Timur'u Ankara'da karşılıyor. Osmanlı ordusu'nda türk beyliklerinin askerleri, tatarlar, bir sırp prensinin komutasındaki sırp askerleri yer alıyor. (Timur mektuplarında bu sırp askerleri yüzünden beyazıt'la dalga geçmiştir, bu nasıl türk ordusu diye)

Savaş'ın kırılma noktası Türk beyliklerinin yıldırımı savaş meydanında satması. Çünkü yıldırım sırplardan topladığı ordularla yıllardır Anadolu beylikleriyle savaşıyor. Türkmenler de Yıldırımın yaptıklarını unutmuyor. Timur'dan bir tokat yesin istiyor osmanlılar. Enteresandır, türk orduları savaş meydanından çekilirken, sırplar son dakikaya kadar can siperane savaşıyorlar. Hatta Timur bile takdir ediyor sırp komutanları.

Gelelim savaşın önemine:
Timur savaşın sonunda "böl parçala" taktiği uyguluyor. Osmanlı şehzadelerinin her birine bir bölge veriyor. Bu da kaos demek.

İkincisi beyazıt esir düşüyor. Rivayete göre kafese kapatıp yanında gezdiriyor sürekli. Hatta karısına da gözünün önünde hoş olmayan şeyler yapıyor.
Derler ki Ankara savaşı'na kadar osmanlılar savaşa aileleriyle giderlerdi, bu savaştan sonra ailelerini evde bırakmaya başlıyorlar.

Üçüncüsü, osmanoğlu ailesi, diğer türk ailelerinin de anadoluda hakimiyet hakkı olmasından ve kendilerini her daim osmanlılarla rekabete sokmasından bu savaştan sonra çok rahatsız oluyor. Türklerin osmanlı yönetimindeki etkisi bu savaştan sonra kırılıyor biraz. Savaşın en önemli sonuçlarından biri de budur.
0
anten
(17.05.21)
(5)

Liberallere eğitim hakkında bir soru

dirilis 1209
Genel itibarı ile parasız eğitime karşılar. Eğitimin devlet tekelinde olmasına karşı oluyorlar.Peki aklıma takılan soru, eğitim tamamen özelleşir ise, zeki ama fakir insanlar ne olacak? adam okusa belki uzak biliminde çığır açacak, ama adam fakir. paralı eğitimde kendine yer bulamayacak. bu durumu n
Genel itibarı ile parasız eğitime karşılar. Eğitimin devlet tekelinde olmasına karşı oluyorlar.
Peki aklıma takılan soru, eğitim tamamen özelleşir ise, zeki ama fakir insanlar ne olacak? adam okusa belki uzak biliminde çığır açacak, ama adam fakir. paralı eğitimde kendine yer bulamayacak. bu durumu nasıl ayırt edeceğiz?
0
dirilis 1209
(16.05.21)
Tam özelleşme de tam kamulaşma da topluma zararlı oluyor. Tam kamulaşıldığı zaman rekabet ortamı ortadan kalkıyor dolayısıyla devletin gelişimini sekteye uğratıyor. Tam özelleşme ortamında da haklar adaletli dağıtılamıyor ve sınıf farkları çok keskin olmaya başlıyor. Bunun için en iyisi devletin bir kontrol mekanizması olarak işlev görmesi ve yeri geldiği zaman piyasalara ve sektörlere müdahale gücünün olması. Yani sosyal devlet tanımı. Bugün amerikanın en zenginleri bile daha fazla vergi alınması taraftarı.

İşin özü, eğitim paralı olursa zeki ama fakir olan çocuk okuyamayacak ve toplum için bir fayda sağlayamayacak. Bu da devletin zararıdır.
0
onkiloversemtamamım
(16.05.21)
Devletin dersanesi yok. Ben üniversiteye hazırlanırken dersaneye gittim, beş kuruş para da vermedim. Özel okula gitmek istesem yine para vermeden gidebiliyordum.

Demek ki devlet olmadan da başarılı öğrenciler iyi eğitim alma imkanı bulabiliyor.
0
plutongezegendegilmi
(17.05.21)
o seviyedeyse burs kazanıp ücretsiz okuyabilirler :)
0
candide
(17.05.21)
Burs denir bu soruya cevap olarak ama burs verilme yüzdesi çok azdır. Vakıf ünilerin ayırdığı kontenjandan da görülebilir (%100 burstan bahsediyorum)

Diğer alternatif olarak görülen şey kredi çekip ödemektir.
0
neysene
(17.05.21)
Bazen soruları tam tersinden de sormak lazım.

Bedava eğitim diye okumayan okumada isteği olmayan niceleri okuyor.

Bu çocuk 15 kişilk sınıflar yerine 40 kişilik sınıflarda okuyor. Bu sebeple belki çok zeki çocuklar keşfedilemiyor bir de bu açıdan bakın.

Kaldı ki, temel eğitim sonrasında bedava eğitim bence de mantıksız. Bunun en güzel örnegi türkiye'de bedava üniversite eğitimi alıp almanya'ya giden muhendisler en iyi örnek, almanya'ya giden doktorlar en iyi örnek.

Burada bedava egitimi aldılar şimdi bu eğitimin karşılığını türkiye'ye sunmuyorlar.

Şimdi sunmak zorundalar mı diyeceksiniz de açıkçası bence değil ama yakında devletin doktorlara sundugu gibi zorunlu çalışma getirebilir.

Örneğin, türkiye'de ünivesite eğitimi aldın. Kaç sene eğitim aldıysan bu süre kadar işçi olarak çalışacak veya gelir vergisi mükellefi olacak.

Hatta abartıp buna bir tutar belirleyip rayiç gibi, bu bedeli belli sene içinde ödeyemeyen kşiiler yurt dışına taşınırsa kendisinden tahsil edecek.

Asgari ücretli vergi verecek, adam doktor olacak sonra Alman vatandaşına hizmet verecek. Size ne kadar mantıklı geliyor?

Adam zeki zaten diyecekseniz o zaman gitsin üniversite eğitimini de Almanya'da alsın.

H
0
liberal
(17.05.21)
(8)

Kondom doğum kontrolü için tek başına yeterli mi

okadardakolaydegilmis
Islaklıkla bile hamile kalma olasılıkları efsane mi?Doğum kontrol için kondom yeterli bir önlem mi?
Islaklıkla bile hamile kalma olasılıkları efsane mi?
Doğum kontrol için kondom yeterli bir önlem mi?
0
okadardakolaydegilmis
(16.05.21)
çok büyük oranda korur ancak asla %100 koruma sağlamaz.
0
candide
(16.05.21)
patlak değilse yeterli.
0
xrated
(16.05.21)
Olasılığı sıfırlamaz ama sıfıra oldukça yaklaştırır. Sadece doğru takıldığına ve ilişki sırasında çıkmadğına/patlamadğına emin olun.
0
kojonotsuki
(16.05.21)
Dogru kullabilirsa yeterli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
kondom + çekilme çok daha garanti. işi hiç şansa bırakmamak gibi bir şey. eğer kafaya takacağınız bir durumsa böyle yapmanızı tavsiye ederim.
0
avianthem
(16.05.21)
kondom patlamadıysa hem doğumdan hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan %100 korur. arada bariyer varken mantıken mümkün değil zaten.
0
nathanieltroy
(16.05.21)
İçindekini aynı kıvamda tutabilirsen çift kat güvenli
0
theroyalgiant
(16.05.21)
@nathanieltroy cinsel yolla bulasan hastaliklardan %100 korumaz, herpes, hpv gibi virusler acik bolgelerin temasiyla bulasir, kondomun sadece sınırlı bir faydası olur. yani kondom var ben hpv / herpes kapmam denemez.
0
robokot
(17.05.21)
(8)

İnebolu'ya cephane nereden geliyordu?

havadakarada
İstiklal yolu dediğimiz yolla İnebolu'dan Ankara'ya aktarılan cephane nereden geliyordu?
İstiklal yolu dediğimiz yolla İnebolu'dan Ankara'ya aktarılan cephane nereden geliyordu?
0
havadakarada
(16.05.21)
İstanbul’dan.
0
dougsampson
(16.05.21)
istanbuldaki milli mücadeleci komutanlar gizlice deniz yoluyla ineboluya gönderiyorlardı.
0
candide
(16.05.21)
Peki İstanbul'a nereden geliyordu? :)
0
🌸havadakarada
(16.05.21)
devletin başkenti, herhalde orada üretilen ve depolanan birçok cephane vardır diye tahmin ediyorum
0
sabenburak
(16.05.21)
Rusya'dan diye de duymuştum, doğruluğu var mıdır?
0
🌸havadakarada
(16.05.21)
istanbul'da hem kendi cephanelerimiz vardı hem de düşmanın cephanelerinin bir kısmını çaktırmadan aşırıyorduk. ayrıca dediğiniz gibi sovyetler de yardımda bulundu, bu süreçte en iyi dostumuzdu.
0
candide
(16.05.21)
Mondros a göre teslim edilecek cephaneler kaçırıldı. istanbul aynı zamanda askeri merkezlerden biriydi. Örneğin İTÜ Maçka eskiden silahhane idi.
0
renegade
(17.05.21)
istanbul ordunun baskenti oldugu icin hali hazirda bircok cephane bulunuyordu. onlar kaciriliyordu. yani istanbul'a disaridan gelen bir cephane yoktu. rusya'dan cephane geldigi dogrudur ama isgal altindaki istanbul'a gonderilecek hali yoktu elbette.
0
antikadimag
(17.05.21)
(21)

Karpuz-peynir-ekmek üçlüsünü kim yiyor?

Jux
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
0
Jux
(16.05.21)
4 kuşak istanbul beykozlu bir birey olarak vazgeçilmezimiz
0
delikedidilimiyedi
(16.05.21)
adana'da meşhur olduğunu biliyorum. hatta sokak satıcıları plastik kaplara karpuz peynir kesip satıyorlardı. ekmeği hatırlayamadım. diyarbakır'da yaşayan dayım arada aile grubunu fotolarken bu kombinle çok foto atmıştı yaz dönemlerinde. belki de karpuzu meşhur olan illerden çıkıp yayılmış bir gelenek olabilir.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
Hatay Antep bölgesi önde gelir sanırım bu konuda. Kırıkhan ilçesinde de zaten kavun üretilir. Karpuzun yerine geçer bazen
0
Erva
(16.05.21)
7 göbek istanbulluyum, dedem takım elbiseyi vitali hakkodan alır karpuzu peynire bandırır yermi$.
0
goodz
(16.05.21)
Nevşehir’de genelde bağa tarlaya çalışmaya gidilince orada yenir. Yeni nesil yemiyor tabi.
0
hepbiarayisicinde
(16.05.21)
her yerde yenir ki, asıl sizin kimseyi görmemeniz garip.
0
candide
(16.05.21)
@candide, her yerde yendiğine nasıl bu kadar emin olabiliyoruz? Yenmesini garip karşıladığımı düşünüp önyargılı yorum yaptığınızı düşünüyorum. Halbuki öyle bir ima içermiyor sorum.
0
🌸Jux
(16.05.21)
izmirli göcmen cocuguyum. cocuklugumuz bu üclü ile gecti.
0
spivak
(16.05.21)
istanbul dogumluyum, kendimi bildim bileli yerim. aile dedeler falan dogu anadolu, onlar da yerler. ancak ekmek olayini gormedim hic ben de, karpuz + peynir sadece.
0
robokot
(16.05.21)
yazın sabahları işe gitmeden yapıyordum. valla mükemmel gidiyor herkese öneririm. sabah kalk çay koy bayat ekmeğe reçel sür falan hiç uğraşmaya gerek yok.

dolaptan çıkar buz gibi karpuzu, biraz da peynir, bunun yanına ekmek bile yesen bayat gibi gelmiyor.

kimden çıktığını hiç bilmiyorum. ben de istanbulluyum hep çevremdekiler seviyor bunu.
0
bohr atom modeli
(16.05.21)
biz de istanbulluyuz, gayet severek yiyoruz. yazın bildiğin ara ara ana akşam yemeğimiz bu oluyor.
0
roket adam
(16.05.21)
herkes yer bunu.
0
baldur2
(16.05.21)
Tüm Türkiye
0
yarey
(16.05.21)
denizden gelince ne yicen, kahvalti gibi cikarip yeriz biz.
0
durgunfoton
(16.05.21)
Bütün dünya her:)
Şaka bir yana, Trakya da, İstanbul un çeşitli yerlerinde, Çanakkale, Ayvalık, Karadeniz sahil şeridi, Ankara, Gaziantep, Hatay, Mersin, egeyde bir çok yerde yendiğini gördüm.
Ekmek her zaman eşlik etmiyordu ama sevilmediginden değil, asıl unsur olmamasından.
Evet sizde yenmedigine göre teknik olarak her yerde yeniyor diyemeyiz elbette ama belli bir hata payı içerisinde her yerde bilinen ve yenilen bir şey diyebiliriz.
0
kisa
(16.05.21)
bulgar göçmenleri de yer.
0
slow like honey
(16.05.21)
Antalya'da karpuz toplarken bizde yerdik.
0
komando kani var bende
(16.05.21)
Marmara'da doğdum büyüdüm, çevrede garipseyen görmedim. Yöresel değil, genel bir fenomen gibi ama böyle şeyler aileye de bağlı biraz. Ben de karides yeme fikrine sıcak bakamıyorum, annem böcek gibi derdi çocukluğumdan beri. Sevmiyorum değil, yeme fikri kötü geliyor. Belki sizin ailede de böyle bir durum varsa, yenmemiştir. Aile dışında da dikkatinizi çekmemiştir.
0
evrim halkasi
(16.05.21)
garip gelecek ama fransa'da bile yeniyor :D

chevre denilen keci peyniri, karpuz, pancar veya kayisiyla falan salata yapiliyor.

ayrica yesil uzumle de cok guzel gider bu kombinasyon.
0
chezidek
(16.05.21)
Marmara'nın tam olarak neresindensiniz bilmiyorum ama ben Balıkesirli olarak sürekli bu döngüdeyim. Görmemenizi garipsedim
0
laputa
(16.05.21)
Yalovalıyım, Ankara'da yaşıyorum, inşaata gelen işçiler hariç hiç görmedim ben de.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
(11)

Bir şeyi istediğinizi nasıl biliyorsunuz?

plutongezegendegilmi
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var. Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kri
Bazı insanlar var, bi takım konularda çok netler. İşte "şu arabayı istiyorum", "şu şu şu özelliklere sahip birisiyle evlenmek istiyorum", "şu şirkette çalışmak istiyorum" falan gibi aşırı spesifik istekleri var.

Yani neyi istemediği bilmek (önceden denemiş, hoşlanmamışsındır), veya genel konsept/kriter olarak nelerden hoşlandığını bilmek (yine denemişsindir, sarmıştır) mantıklı, ama bu kadar spesifik istekleri olan insanların, neye dayanarak bu kadar spesifik olabildiklerini ve bu isteklerinin nasıl farkına varabildiklerini merak ediyorum.

Araba konusu mesela, param olsa Tesla alırım çünkü iyi bi araba gibi geliyo bana, ama bunu "Tesla istiyorum" diye ifade etmem. Araba lazım bişey, Tesla da iyi bi seçenek gibi, ama özellikle "bunu istiyorum" gibi bir durum yok, sadece "param olsa bunu tercih ederim" gibi bir durum var. Şu an Tesla yerine Hyundai'm var ve gayet de memnunum, başka bir şey istemek için bi sebep göremiyorum.

Bi başka örnek, çevremde çok yaygın "dünyayı gezmek etmek istiyorum" diyen insanlar var. Baya istiyorlar yani bunu, para falan biriktiriyorlar bunun için. Bir insan dünyayı gezmek istediğini nasıl bilebilir? Biri gelip "dünyayı gezmek ister misin" dese hayır demem, ama bu, bunu özellikle istiyorum demek değil.

Kendime bakıyorum, bende hiç böyle spesifik bir istek yok. Yani "bu işi bu akşam bitirmek istiyorum" var, "canım akşam 2 bira içmek istiyor" var, ama kısa vadeli ya da anlık şeyler bunlar. Uzun vadeli bi kaç planım var ama onları gerçekten istediğimden de emin değilim. Acaba istiyor muyum gerçekten? Nasıl bilicem?

Nereden geldi bu düşünce? Bayadır kafamda "çalışmaktan çok sıkıldım, keşke şöyle 1-2 yıl çalışmadan takılsam" diye bir 'istek' vardı. Şirket battı falan işsizim, 1 ayda sıkıldım. İstediğimi zannediyordum ama demek ki o kadar da istemiyormuşum. E bu böyleyse, diğer şeyleri isteyip istemediğimi nereden bileceğim? Belki de sadece istediğimi zannediyorum??

Ne diyorsunuz bu konuda?

Edit: bu bişeyi istediğini ifade edememekten farklı bi durum. Karışıklık olmasın diye özellikle belirteyim dedim.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Biraz kendini tanımak ve analitik olmakla ilgili bence. Neyi istediğini bilmek aynı zamanda neyi istemediğini bilmeyi de içeriyor. Bunu neden istiyorum, beni nesi mutlu eder, olmazsa neyim eksik olur gibi sorularla durumu analiz edebilirsin mesela.
0
Jux
(15.05.21)
@Jux aslında demek istediğim biraz da öyle bişey. Yani neyi istemediğimi biliyorum, ama neyi istemediğinle neyi istediğin ve tabi nelerden hoşlandığın birbirinden alakasız üç şey. "İstememezlik ettiğin şeyleri istiyorsundur" gibi değil bence. Ama o aradaki farkı nasıl algılayacağız, o konuda emin değilim.
0
🌸plutongezegendegilmi
(15.05.21)
Neyi neden istemediğini bildiğinde seni mutsuz edecek şeyi biliyor oluyorsun. Demek ki onun zıttı olan şeylere bakman lazım. Tesla istemiyorum çünkü çünkü motor sesi yok. Demek ki motor sesi istiyorum, bu da tüm elektriklileri eledi. Sonra motor sesi olanlara bakıp onlarda neyi istemediğini beğenmediğine bakıp ona göre ilerleyeceksin.

Seçenekler böyle böyle azaldı ama elde kalanları da istemiyor musun? O zaman almayacaksın, yapmayacaksın. Zorla bir şey almak saçma neticede. Ama bu her seferinde böyle oluyorsa, hiçbişi istemiyorsan o zaman daha farklı bir sorun var demektir.
0
Jux
(15.05.21)
Valla genel olarak ne istediğini sen özellikle secmiyorsun bence, o gelip seni buluyor gibi. Yani şöyle düşün bir şeyin istek olması için o şeyin sende olmaması gerekir. Yani bişeyin yokluğu ona ait bir istek oluşturur. O istek de yokluk durumunda karşılaştığın sıkıntılar veya elde ettiğinde ele geçirmeyi düşündüğün arzular, beklentilere bağlıdır bence.

Misal araba örneği, varsayalım ki benim arabam yok. Günün birinde çok acil bir işim çıktı ancak arabam olmadığı için halledemedim. O zaman "keşke arabam olsaydı" şeklinde bir istek oluşabilir ve bunu amaçlayabilirim. Ya da arabam var ancak arkadaşın teslasini gördüm ve arkadaş çok havalı duruyordu o zaman ben de Tesla yı arzulamaya baslayabilirim. Tesla aldığımda ben de havalı olacağım ve herkes beni kıskanacak şeklinde düşünebilirim.

Dünyayı gezme örneği mesela, varsayalım ben yaşadığı şehirden ilk kez universite için çıkmış biriyim. Üniversitede arkadaş ortamında herkes birbirine gezdiği ülkeleri anlatıp bişekil yarışma moduna girdi. Ben de ezik hissettim ve kendi kendime o an "ulan ben de dünyayı gezeceğim" diye bir söz verdim.

Kısaca o istekler ona sahip olmadığın zaman ne yaşadıklarına bağımlı. O yüzden onlar seni buluyor gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.21)
Olaya biraz felsefik bakınca aslında isteklerimizin bizim değil bi üçüncü kişinin istekleri olduğunu görüyorum. Ha ben de bu duruma yenik düşüyorum ama neden arabam olsun? ihtiyacım var mı yok mu bilmiyorum ama olsun istiyorum. Hayat bu isteklerin peşinden koşmak değil mi zaten
0
olaylar olaylar
(15.05.21)
deneyerek anlıyorsun işte, saydığın tarz insanlar denemeyi seviyorlar. ben mesela saydığın grupta bir insan olarak yeni şeyler yeni deneyimler denemeye bayılırım. muhafazakar değilim, gerekirse bir çok şeyi riske de atarım, ama aklımda olan bir şeyi hoşuma gidecek mi acaba diye denemek isterim yani.
0
roket adam
(15.05.21)
bunu ben de düşünüp duyuruya sormuştum. tatmin edici cevap alamamıştım. genelde deneme yanılma yöntemi cevabı gelmişti.
0
candide
(15.05.21)
Spesifik olan ve olmayan dilekler şeklinde bağlamı da biraz kendi anlayışıma göre daraltarak cevap vereyim. Ben bu ayrımı ulaşılabilir hedefler/dilekler ve ulaşılması zor ya da imkansız olanlar şeklinde yapıyorum. "dünyayı gezmek" benim şu an ne maddi ne de zaman açısında altından kalkabileceğim bir şey değil. Eskiye kıyasla dünya turu yapmak sadece zengin eğlencesi değil aslında. Türlü ucuz barınma ve seyahat yöntemi olduğunu düşününce birine "dünya turuna çıkmak istiyorum" deyince kişinin aklına cebimdeki para değil bunu göze alıp almadığım geliyor. Yani bunu yapıp yapamayacağımı sadece ben biliyorum. Karşımdakini bunu yapabileceğime inandırabilirim. Ama 6 ay sonra "hani dünya turu noldu?" derse eğer küçük düşeceğim için büyük laf etmiyorum peşinen.

Dolayısıyla benim için cevap; istediğim şey ulaşılabilir bir şeyse eğer o konuda spesifik olabiliyorum. Biraz daha netleştireyim. Spesifik olarak belirttiğim şeye sahip olmak için imkanım varsa eğer neden özellikle o şeyi tercih ettiğimin nedenleri de belirginleşiyor.

Bu benim kendi bakış açımdı. Başkalarında daha farklı şeyler gözlemledim. Uç bi örnek olacak. "ilerde tesla almak istiyorum" diyen birinin ne iş yaptığını, çapını bilmiyorsan eğer torna tezgahında çalışan bi işçi olduğunu varsayamazsın. Teslaya uygun olacak bi imaj çizer sende bunu söyleyerek. Buradan hareketle insanlar spesifik şekilde hedeflerini/dileklerini belirtebiliyorlar çünkü olmak istedikleri, görünmek istedikleri kişinin profili onların kafasında çok spesifik.

Soru baya geniş perspektif istiyor o yüzden nereden yaklaşayım bilemedim.
0
IncredibleMau
(15.05.21)
Kendini tanımakla, kendine kulak vermekle ilgili diye düşünüyorum neyi istediğini ve istemediğini bilmenin. Tamamen senin keyfine kalmış, başka hiçbir kısıtlamaya tabî olmayacak bir konuda canın neyi yapmak, neyi seçmek istiyor? Ne sana lezzet veriyor? Bunlar üzerine düşünülecek ve deneyimlerle desteklenecek şeyler. Bu şekilde isteklerimizi keşfediyoruz.

İstekler ise gerçekleştirmeye yetecek imkan olup olmamasına göre ya hayal olarak kalır ya da hedeflenen bir şey haline gelir. Örneğin akademik kariyer hedefim var. Araştırma yapmaktan, soyut kavramlar üzerine düşünmekten, bilgiyi işlemekten bağlantılar kurmaktan keyif aldığım için sosyal bilimler alanına yöneldim. Ama bir şeyden keyif almak, onu hedeflemek için yeterli değildir. Yöneldiğim bu şeyde başarılı olacak niteliklere sahip olup olmadığımı irdelediğimde cevap evetse bunu halletmek artık elimde olan bir şey. Dolayısıyla bu bir hedef artık. Aynı şey dünyayı gezmek için geçerli. İnsanlar neden dünyayı gezmek istiyor? İnsanlık tarihinde önemli yere sahip yapıları görmek istiyor olabilirler, farklı kültürlere ait lezzetleri tatmak istiyor olabilirler vs... demek ki kilit şeylerden biri de merak. Siz neleri merak ediyorsunuz ya da neleri deneyimlemek size keyif verecek?

1 2 ay çalışmadan takılsam deyip sonra bundan memnun olmamanız da bir çeşit kendinizi tanıma aracı bence. Vaktinizi nasıl geçirdiniz o 1 2 ay boyunca bilmem ama demek ki istediğiniz şey o yaptığınız şey değilmiş. Artık bunu biliyorsunuz *-* Belki o süreyi daha farklı değerlendirseniz fikriniz bu yönde olmayacaktı.

Dünyayı açık haritalı bir oyun gibi düşünüyorum ben, bedenim de yönlendirdigim bir avatar gibi. Keyfim ne istiyor diye düşünüyorum, neyi kurcalamak istiyorum, neyi merak ediyorum, ne bana zevk veriyor, ne gönlümü hoş ediyor... Bunlar zaten herkesin kendi içine bakınca cevabını bulacağı sorulardır.
0
Micella
(15.05.21)
Ailen ihtiyaç fazlasını sağlıyor muydu?
Yani aslında ihtiyacın olan şey bir çikolatadır ama yaramazlık yapmaman için, daha çabuk susman için, daha fazla ilgilenmiş olmak için sana cikolata + oyuncak verilmiştir. Bu yetiştirme tarzı ileride arzu/arzuya ulaşma bilincinde sağlıksız sonuçlar doğuruyor. Tabi ki bu tek seferlik davranış biçimiyle açıklanacak bir durum değil, ailenin genel tutumu fazla vermeye yakınsa tatminsiz, istek bilinçsiz bireyde en önemli etken olarak karşımıza çıkıyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.05.21)
Tamamen karakterle alakalı.
Her konuda kararsız kalan ve onu şöyle yapsam bu nasıl olur diye düşünen birisi olduğun için ben de kararlı olan kişileri anlamıyorum:)
0
neysene
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(19)

Hazır baklavayı mı daha çok seviyorsunuz ev baklavası mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava s
Merhaba arkadaşlar,

Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava seviyorum. Siz ne seviyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.05.21)
kaliteli bir baklava ise hazır baklava. kalite standartım yüksektir, baklavanın içindeki fıstığın kalitesini, kullanılan tereyağını çok rahat bir şekilde ayırt edebilirim. antep'te bile 6-7 tane baklavacıyı kaliteli sayabiliyorum.


onun haricinde her şey için ev baklavası. hatta sütlü ev baklavası :)
0
a darkness coming
(13.05.21)
Ben annemin yaptigi baklavayi diger tum denediklerime tercih ederim. Yalniz hazir baklava denen tek bir sey de yok ki, farkli farkli yerlerin farkli farkli baklavalari var. Belki biyerlerde annemden daha guzel baklava yapan yerler vardir ancak ben henuz denememisimdir.
0
j r r tolkien hayrani
(13.05.21)
Hazır ya
0
ananiyimioguz
(13.05.21)
ev baklavasını hiç sevmem. pastane baklavasına ise ba-yı-lı-rım.
0
hlot
(13.05.21)
Bu soru benim için cevizli mi fıstıklı mı anlamına geliyor. Yediğim tüm ev baklavaları cevizliydi çünkü. İkisi arasında fıstıklıyı tercih ederim kaliteli bir yerden ama cevizli yiyeceksem şayet kesinlikle ev baklavası diyorum dışarıdan cevizli baklava almam. Belki de alırım çok canım çektiyse bilemedim şimdi hepsi benim bebeklerim.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.05.21)
hazır. zaten neredeyse her şeyin ev yapımından ziyade hazırını severim.
0
candide
(13.05.21)
ev baklavasının en iyisi bile belli bi standardı yakalayamıyor ki çok benim diyen kişiden yedim.

Hazır baklavaların da dandiği çekilmiyor hiç ama kalitelilerine bayılırım.

Tabii ki fıstıklı olacak bi de
0
nundu
(13.05.21)
yaslandikca ev baklavasini daha cok sevdigimi fark ettim.
0
baldur2
(13.05.21)
Cevizli de ev baklavasi, fistikli ise Antep Kocak baklava
0
balpolen
(13.05.21)
karar veremedim ya. cevizli ev baklavası da orgazmik.

ben fıstıklı hazır tel kadayıf üstüne kaymak deyip geçiyorum.
0
bohr atom modeli
(13.05.21)
ev baklavası acı bir tecrübedir.
0
mikahakkinen
(13.05.21)
Ev baklavası hayatımda yediğim en noktan tatlı olabilir ya. Kim yaparsa yapsın. Sözde annem de iyi yapar. Dedim anne bu şeyi yapma. Kullandığın şekere yazık. En kötü hazır baklava, en iyi ev baklavasına 10 basar 8 e katlar.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.21)
baldur2+1
Yas aldikca ev baklavasi daha iyi gelmeye basladi. Hazirlar sekerli hamur gibi geliyor artik. Bizde ev baklavasinin dilimi tas gibi agirdir, ozellikle en alt tabaka mukavva gibi olur. Ici ceviz doludur, kivamini, agdasini cok iyi tutturur annem. Gavurun dedigi acquired taste kavramina ornek bence ev baklavasidir
0
neverletyougodown
(13.05.21)
Hazır. Ev baklavasından hoşlanmıyorum.
0
meraklitursucu
(13.05.21)
hazır baklavayı daha çok seviyorum. fakat güzel yapılmış ev baklavasının da tadı bi başka oluyor.
0
false pretension
(13.05.21)
valla gaziburma gibi yerlerde yapılan hazır baklava ev baklavasını ikiye böler beşle çarpar.

düzgün hazır baklava her türlü ev baklavasını yer bitirir.
0
avianthem
(13.05.21)
ev baklavasının hastasıyım. anneannem muhteşem yapardı ve yarım tepsiyi 3 günde tek başıma yerdim. onun tarifiyle ben de yaptım ama onunki kadar güzel olmadı. ama inanıyorum bir sonraki denememde daha güzel olacak.

cevizli ev baklavası kalp ben.
0
batlegolas
(13.05.21)
Ev baklavası kötü ya.
En büyük sebebi o hamurunu zar gibi açmak ya makine ya da profesyonellikle mümkün. Tabi baklava için özel unlar falan da var. Mesela hazır baklava hamuru(açılmış) satılıyor marketlerde. Onunla yapınca ancak hazıra yakın oluyor. Öteki türlü, ev baklavası şekerpareden farksız geliyor bana, tortu gibi.

Evde soyarak kızartılan patatesle burger king patatesi kadar farklı.
0
neysene
(14.05.21)
hazir iyidir. ev baklavasini kimin yaptigina gore ve o gunku sansina gore 1000 cesidi oluyor. hazirda ne cikacak biliyorsun. dandiginin de pahalisinin da kendine gore bir standardi var.
0
robokot
(14.05.21)
(12)

spor yapiyorum yine kilo aliyorum?

nefertarii
ocaktan beri haftada iki gun hocayla pilates yapiyorum (ki arada kardiyo da yapiyoruz hocayla). diyet namina bir sey yapiyorum diyemem yedigim en kallavi ogun kahvaltidir nutella filan yemiyorum, ekmek/simit peynir cay agirlikli yiyorum ama... abur cubur eser miktar, ama karindan ozellikle kilo ali
ocaktan beri haftada iki gun hocayla pilates yapiyorum (ki arada kardiyo da yapiyoruz hocayla). diyet namina bir sey yapiyorum diyemem yedigim en kallavi ogun kahvaltidir nutella filan yemiyorum, ekmek/simit peynir cay agirlikli yiyorum ama... abur cubur eser miktar, ama karindan ozellikle kilo aliyorum ya? 1-2 kilo almisimdir yani.

yas 29, kadinim.

ne yapmak lazim acaba?
0
nefertarii
(12.05.21)
Diyet.
0
himmet dayi
(12.05.21)
Karbonhidratı azaltır, yeme saatlerime özen gösterir, hiit yapardım ben olsam. Akademik bilgim yok, tecrübem var.

Edit: Eklemeden geçmeyeyim, 6 yıllık spor geçmişim var. Birkaç yıl öncesine kadar “nasılsa spor yapıyorum” diyerek yememe özen göstermiyordum. Şimdiki halimle o kadar fark var ki... Beslenmesiz spor verimli olmuyor kesinlikle. Kaldı ki şeker çikolata seven bir insan olmamama rağmen inanılmaz bir değişim gördüm.
0
ruhen hastayim ben
(12.05.21)
Kalori say, makrolarını düzenle.
Spor yapıyorsan kas kazanıyor olabilirsin. Yani kilo aldığın halde vücudun şekilleniyor, pantolonların bol gelmeye başlıyor olabilir.
Öyleyse kilonu gözardı edip vücut yağ oranını göz önünde bulundurman daha uygun olur.
0
Mirket
(12.05.21)
Spor tek başına yeterli değil, mutlaka beslenmenize dikkat etmeniz lazım. Ekmek, simit bunlar hep kalori.
0
fotrsapka
(12.05.21)
Siz bu yaptığınıza spor mu diyorsunuz? Esasında siz spor yapmıyorsunuz, spor yapmadığınız gibi besleme düzeniniz de kilo vermeye yönelik değil, kilo almanız normal bu durumda. Kilo vermek için diyet yapacaksınız bunun başka bir yolu yok. Misal powerlifting sporcuları genelde şişmandır, halbuki ayı gibi antrenman yaparlar, neden şişmandırlar? Çünkü diyet yapmazlar, öyle düşünün.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.05.21)
+kaleci spor slaonuna gitmek veya spor hocası tutmak spor yapılıyor anlamına gelmiyor maalesef. Salonda görüyorum çoğu kadının ne saçı bozuluyor ne terliyorlar. Böyle spor yapma biçimi yok. O ter akacak. Bi de beslenme.
0
olaylar olaylar
(12.05.21)
yaptığınız spor değil +1
44 kiloluk bir birey olarak boğazdan kısmadıkça kilo verrmeyeceğinizi söylüyorum. kalori hesabı yapın.
0
candide
(12.05.21)
+1 olarak şöyle söyleyeyim kahvaltı kısmı besleyici değil. bunun dışında diğer yemek düzenini de görmek lazım. diğer düşüncem de yakılan kalori, yediklerinizin kalorisinden az muhtemelen. pilates spordan ziyade stabilizasyon , rehabilitasyon hareketlerinin geneline verilmiş addır.
0
evimin paspasi
(12.05.21)
hocam ben hiit yapabilir miyim ki? agir filan gelmesin?

diger ogunler de ogle yemegi yok; aksam yemegi var ve cok da yemiyorum; her gun salata var onu yiyorum ama geri kalan aksam yemegi genel bildiginiz turden yemekler.
0
🌸nefertarii
(12.05.21)
@nefertarii, yapabilirsiniz tabii ki, neden yapamayasınız? Youtube’ta ücretsiz her seviye ve sürede hiit videosu var. Chloe Ting ve Pamela Reif’i şiddetle tavsiye ediyorum. En başta atlama ve zıplama nefesinizi çok kesecek ama birden yüklenmek yerine yavaş yavaş kendinizi alıştırdığınızda, gerekirse mola vererek veya zor hareketlerin yerine kolay alternatifleri tercih ederek kendinizi geliştiriyorsunuz. Bu dediğim birden olmayacak belki ama sabrettiğinizde o videoları kesintisiz yapabildiğinizi göreceksiniz. Kilo verip incelmek de cabası.

Bir de ne yaptığınızı tam bilmesem de haftada iki gün pilates vücudunuzda aman aman bir değişikliğe neden olmayacak. Direnç bandı veya halter/dambıl setiyle desteklerseniz daha hızlı sonuçlar elde ettiğinizi göreceksiniz. Ben de kadınım ve bu şekilde çalışıyorum. Ölçülerim an itibariyle 84-62-94
0
ruhen hastayim ben
(12.05.21)
vucud her zaman survivor moddadır. az yedigin icin de yağlarını vermek istemeyecektir. çoğunluk kilo vermeye düz mantıkla bakıyor ama burada da anahtar beslenme.

bu beslenmenin yanına hiit eklersen, bayılırsın.
0
evimin paspasi
(12.05.21)
Hiit + if, yapabilirsen ketojenik diyet ile beraber yağ yakmak için ideal senaryodur. Hiit için ruhen hastayım ben +1
0
Jux
(12.05.21)
(4)

Biontech aşısı olanlar? Duş almayın dendi mi hastanede?

playing star again
Bir arkadaşa duş almayın bugün demişler. Ama bize hemşire hiçbir şey yapmanıza gerek yok dedi. Doğrusu nedir sizce ?
Bir arkadaşa duş almayın bugün demişler. Ama bize hemşire hiçbir şey yapmanıza gerek yok dedi. Doğrusu nedir sizce ?
0
playing star again
(07.05.21)
evet dediler özellikle aşı olunan bölgeye su değmesin demişlerdi.
0
clones
(07.05.21)
hastanede hiçbir şey demediler ama sağlıkçı bir tanıdığımız uyardı bir gün duş almayın diye. sorgulamadık, peki dedik.
0
sir gawain
(07.05.21)
genelde herhangi bir aşıdan sonra duş almayın denir zaten.
0
candide
(07.05.21)
Kimse bişey demedi. Ağızlarından kerpetenle bilgi çıkıyor zaten.
0
robin one persie
(08.05.21)
(7)

Doge

jamiro
Alınır mı sizce kendi şahsi fikriniz "yt" olmayan.Şu an 0,60 centlerde.
Alınır mı sizce kendi şahsi fikriniz "yt" olmayan.

Şu an 0,60 centlerde.
0
jamiro
(07.05.21)
deneyimliysem, bilgisayar başından kalkmayacaksam, sırf yarın için yapılan spekülasyon uğruna alırdım çünkü iki gündür bu seviyeyi koruyor.
hacim biraz düştü sanki ama beklenti hâlâ var gibi.

yine de fazla risk almazdım ama.
yani bütçeme göre, "eğlencesine" bir şey alırdım.

"yatırım tavsiyesi değildir."
0
blatta hiberna
(07.05.21)
bir gün fena patlayacağına kesin gözüyle bakılıyor. fitili ateşlenmiş bir bomba gibi, kimin elinde patlayacağı hala belli değil. çünkü piyasadaki coinlerin çoğu sahiplerinin elinde. adamlar ellerindeki dogecoin'in 10'da birini elinden çıkarmaya karar verse tüm piyasa sıçar. yani bir coin düşün ki batması abd'de oturan iki tane gözlüklü redditçi nerd'ün sabah kalkıp "bozdurayım ya artık yeter bu kadar" demesine bakıyor. bu şartlar altında dogecoin için al ya da alma önerisinde bulunmak saçma. illa alacaksan kaybetmeyi göze aldığın bir parayla al.
0
sir gawain
(07.05.21)
1 lira olur bence. ytd. sacma sapan bir sey ama olacak gibi.
0
turbo sadık
(07.05.21)
bence patlayacak ama bunu hiç kimse bilmiyor ve tahmin de edemiyor. onun yerine sağlam majör coinlerden alıp ufak ufak yükselmesini izlemek çok daha mantıklı.
0
candide
(07.05.21)
alinmaz. yatirim tavsiyesidir. yukselir mi? evet yukselebilir ama git bahis yap sansin daha yuksek. su anda doge almak rulette tum parayi 0'a basmak gibi. kazanma ihtimalin var mi? evet var. ama cok dusuk.
0
crucio
(07.05.21)
Bence 1$ı görmeden patlamaz. 2016'dan beri takip ettiğim insanlar hala tutuyor 1$ olacağına inanıyorlar. Bende var .15 civarından aldım tutuyorum şimdilik 80-90 cent bantına geldiğinde satıcam. Bundan önce hiçbir yatırım borsa girmedim, tamamen öylesine, yani YTD yazmadan olmaz
0
mirafiori
(07.05.21)
geliyor gavurun kizi...
0
turbo sadık
(08.05.21)
(7)

tekne satın almak ve kiralamak nasıl fikir?

megacracker
selamlar internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
selamlar

internette okuduklarıma göre ev satın alıp kiraya vermekten birkaç kat daha fazla iyi bir yatırım olduğunu anladım. reelde bunu yapan, bilgisi olan var mıdır
0
megacracker
(30.04.21)
alacaksanız da, düz bir insan olarak kimlere kiralayacaksınız? hadi birisini buldunuz, bilmem kaç ay kiraladı. ee sonra? siz kendi kendinize bir ev alıp kolayca kiraya verebilirsiniz ama bu öyle bir iş değil. zaten bunun için kurulmuş firmalar var. yani dediğim gibi birilerini bulursunuz belki ama devamlılığı çok zor.
0
candide
(30.04.21)
Kanka @candide haklı. Üzerine eklenecek çok birsey yok da. Bunun marina kirası var kaptanı var şartı zurtu var. Bilmediğin işlere girme.
0
allah yazdiysa bozsun
(30.04.21)
Bunu yapan şirketler var, kiralamak ile kendin uğraşmıyorsun

Tekneyi alıp şirkete teslim ediyorsun, kendi kullanacağın tarihleri de söylüyorsun o aralıkta talep olursa kiralamıyorlar
0
freebird5406_2
(30.04.21)
o işler öyle değil. kağıt üzerinde çok mantıklı görünebilir. zira şu an iyi bi yelkenlinin haftalık kirası ortalama 4500 euro + kaptan parası.
5 ay kiraya versen kabaca aylık 23 bin euro o da totalde 115 bin euro yapıyor.
Teknenin fiyatı da 3,5 milyon desek bu hesap 4 sezonda kendisini amorti ediyor.
Ancaaaak kışın bu tarz tekneler çekek yerlerine alınır, bakımı yapılır, eksiği gediği giderilir ve çekek yerine kaldığı süre boyunca para ödersiniz. teknedeki her masraf euro yladır. O yüzden astarı yüzünden pahalıya gelir. 5 ay her hafta kiralayamazsınız da. Charter firmalarına verirseniz teknenizin ağzına sıçarlar, güvenilmez.
o yüzden bu iş kağıt üzerinde göründüğünden çok çetrefilli, masraflı ve sinir stres yapan işler.
yatırım amacıyla alırsanız üzer, ama ben alırım 1-2 ay yazın kendim keyif yaparım 3-4 hafta da kiralarım en azından masrafını çıkartır diye düşünürseniz alınabilir.
ve tabi “tekneyi bi alırken bi de satarken sevinirsin” klişesi boşuna çıkmadı.
0
rentts
(30.04.21)
bir networkün zaten hali hazırda verebileceğin insanlar var ise ve bu insanlar teknenin masrafını ve senin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa mantıklı

yoksa çok zor
0
duyurukullanıcısı
(30.04.21)
bunlar tek ev alacak parasi olan adamlarin yapabilecegi simarikliklar degil. 15-20 tane saglam mulkun vardir, bir de tekne isine girelim dersin baska. Ama atacak tek kursunun varsa ve gidip tekne alirsan, o tekneyle beraber batarsin.
0
cooperr
(30.04.21)
Fenerbahce kalamista 9 metrelik yelkenlimiz var.
*En buyuk gider kalemi marina kirasi.
*Bakim onarimi basit islemleri kendimiz yapiyoruz. (zehirli boya, yelken bakimi, halat degisimi, vb)
Eger bu isleri baskasina yaptirirsan en az 3 kat daha fazla para odersin, odedik.

Biz gecen yaz teknenin boyasi ve kizaga cekilmesi gibi masraflara totalde 2500 TL odedik. 5 gun karada kaldi.

Karada dururken salmasinda sorun cikti. 40.000 TL masraf olustu. 1000 TL'lik kaskomuz tum masraflari karsiladi.Yaz basina denk geldi. Sezonu kacirdik.

Bakim onarim isi surerken marina kirasini yenilememiz gerekiyordu. Karada kalmasi marinada kalmasindan daha ucuz oldugu icin tekne hala karada beklemekte.

Bu isleri yapabilmek icin deniz gecmisiniz mutlaka olmali. Bizim en buyuk avantajimiz babamin 30 yillik denizci olmasi.

Sonuc olarak gorundugu gibi kolay degil. Soylendigi kadar da pahali degil.
0
kaiserr76
(30.04.21)
(7)

Hayattaki önceliğiniz kendiniz mi?

tuborg yesili
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
0
tuborg yesili
(29.04.21)
Evet kendim.
0
Bartebly
(29.04.21)
evet, kimseyi sallamıyorum.
0
candide
(29.04.21)
%80-90 kendim, kalan kısım da eşim ve ailem tabii. Toplum hiç umrumda değil.
0
roket adam
(29.04.21)
Evet önceliğim kendim.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
Valla genelde hayır diyebiliyorum ancak istemediğim her şeye de hayır diyemiyorum. Hayatın bir şekil zorunluluklari var. Misal ben en temelde başkalarını zengin etmek için çalışmak istemiyorum ancak buna da mecburum bir yerde.

En istemediğim şeylerden birini yapmak zorunda olup, bunun için de o kadar zaman-emek harcadigim için de önceliğim kendimim cümlesini kuramıyorum. Gerçi diğer yandan düşününce de o mecburi çalışma olayı bir yerde benim iyi bir hayat yaşamam için yaptığım bişey, o yüzden önceliğim kendimim diyebilirim belki. Bilemedim şimdi, kafam karisti.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Evet kendim.

istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?
- Biraz zor oluyor. Mantık biçimde hayır demeye çalışıyorum. Sonu gelmiyor çünkü. Arada atarlandığım oluyor. Valla pişman değilim ama her şeye hayır diyemiyorum.

- Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?
Evet.

- Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
Evet. Yapacak bir şey yok maalasef.

Tabii değer verdiğim insanlar var. Abim ve kuzenlerim gibi. Ayrıca onların çocukları. Onları biraz öne koyduğum oluyor.
0
put it in your appropriate place
(29.04.21)
Kendim, kendimin mutluluğu için sevgilim ve ailem.
0
Hallegadola
(29.04.21)
(5)

sadece kardan devam ettigim yatirim yontemi

buenosdias
gecen ay 5500 lira basip coin'e yatirdim.3000 lira kar geldi. simdi diyorum ki, 5500'u(anapara) cekeyim. kar'dan devam edeyim.ve elime yuklu miktarda para gecince, 10-20 bin lira. gene coin'e yatirip. 1-2 bin kazaninca gene anapara'yi cekeyim.boyle boyle sadece kardan devam edip icerideki parayi(kar
gecen ay 5500 lira basip coin'e yatirdim.
3000 lira kar geldi.

simdi diyorum ki, 5500'u(anapara) cekeyim. kar'dan devam edeyim.

ve elime yuklu miktarda para gecince, 10-20 bin lira. gene coin'e yatirip. 1-2 bin kazaninca gene anapara'yi cekeyim.

boyle boyle sadece kardan devam edip icerideki parayi(kari) katlamayi dusunuyorum. batarsam da kar'dan gidecegi icin cok koymaz.

ne dersiniz?
0
buenosdias
(29.04.21)
hep kazanabilecek misin ? (iyice kumar isine benzedi bu coin isi)
0
sweetoffice
(29.04.21)
eline 20k geçince ve onu coine "basınca" şak diye %50 düşerse coin napıcan mesela? gece uykuların kaçmayacaksa şansını dene.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.04.21)
ben de ilk girdiğimde aldığım coin 20x yaptı, sevinçten delirdim neymiş bu kripto para falan dedim ama her zaman öyle olmuyor. 2 haftadır tersteyim mesela çünkü piyasalar tepe taklak oldu yakın zamanda. düştüğündeki stresi kaldırabilmek, panik satışı yapmamak, ne zaman alıp satacağını bilmek gerekiyor. kripto para dünyasında bile para kolay kazanılmıyor. çünkü kaybetmek de çok kolay.
0
ofelia
(29.04.21)
ben öyle yaptım, 5 bin ile girdim 22 bin yaptım. 5 bini çektim 17 bin ile devam ediyorum.
0
candide
(29.04.21)
eline geçen kar ile devam et, canın sıkılmasın.
0
eurhka
(29.04.21)
(4)

dolgu hassasiyeti geçmiyor help

wiekannich
Güünooo, acaba ben mi ruh hastasıyım yoksa dolgu böyle bir şey yeni mi keşfediyorum ? İlk defa dolgu yaptırdım ve evet onca yılın ardından hekim 6 tane daha irili ufaklı dolgu yaptı. Fakat belli bölgelerdeki hassasiyet geçmiyor hekim bazı bölgelerde çürüklerin derin olduğunu söyledi, acaba bundan do
Güünooo, acaba ben mi ruh hastasıyım yoksa dolgu böyle bir şey yeni mi keşfediyorum ?
İlk defa dolgu yaptırdım ve evet onca yılın ardından hekim 6 tane daha irili ufaklı dolgu yaptı.
Fakat belli bölgelerdeki hassasiyet geçmiyor hekim bazı bölgelerde çürüklerin derin olduğunu söyledi, acaba bundan dolayı hassasiyeti uzun sürüyor zamanla geçecek olabilir mi ?
Birde küçük soru bırakayım kendimce, dolgu yaptırdığınız bölgeyi ağzınızı böyle tam kapatıp sıktığınızda 2-3 snlik keskin bir sızlama bırakıyor mu yoksa sıfır sızı mı ?
Teşekkürler anonim insanlar
0
wiekannich
(29.04.21)
Neden çürükleri temizlemeden dolgu yapmış ki? Dişçi değilim sağlıkçı değilim ama benim mantığım çürüğün üstünü dolguyla kapatmayı almadı ne hikmetse. Benim bildiğim o çürük tedavi edilir, oradan temizlenip üstüne dolgu atılır. Bu arkadaş ne yapmış anlamadım. Uzun ömürlü müşteri üretmeye çalışmış herhalde.

Benim bildiğim dolguda sıfır sızı olur, amalgam bile olsa. Sızı varsa zaten orası hassastır orada problem vardır. Dişçinin boğazını sıkman gerekebilir.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Derin çürük olan dişlerde hassasiyet bir süre devam edebilir. Dolgu yüksek kalmış olabilir. Dediklerinizin hepsi bende de oldu ama sonra geçti.
0
thewhitewolf
(29.04.21)
Bende gecmesi 6 aydan fazla surmustu
0
jrixy
(29.04.21)
çürük ne kadar derinse hassasiyet de o kadar uzun sürer.
0
candide
(29.04.21)
(29)

Erkeğin babalık testi istemesi

other half
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boş
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boşanırdım der misiniz?
0
other half
(27.04.21)
Boşanıp testi yaptırır testi de suratına çarpardim
0
carpenic
(27.04.21)
Bir şeylerin ters gittiği kesin. Bi taraf haklı tabi. Eğer kadın olarak haklıysam boşanırdım. Erkek tarafı isem de aklıma kurt düştüğü için boşanırdım
0
olaylar olaylar
(27.04.21)
carpenic +1
0
serbest gezen koala
(27.04.21)
erkek haklı. babalık testi erkeğin istemesine gerek kalmadan yapılması gereken bir test. güven, özellikle bu zamanda abartılan, içi boş bir kelime. ilişkide sadece kadın çocuğun kendinden olduğunu bilme lüksüne sahip. onlarca yıl sürecek maddi manevi sorumluluğu erkeğin üzerine yüklemeden bunu bilme hakkı erkeğe de tanınmalı.
0
nehara
(27.04.21)
erkek tarafını anlamak gerek. kimse sınanmadığı günahın masumu değildir diye bir söz var. insanlar 30 yıl boyunca babası olmadığı çocuğa bakıyor. çocuğa bakmak mesele değil 30 yıllık bir enayi yerine koyulmuşluğu öğrendiğin anı düşün. intihara bile sürükleyebilir.

bana güvenmiyor musun sevgilim diye sormak çok manasız. kimse kimsenin içinde ne olduğunu asla bilemez ve kimse kimseye kendi akıl sağlığı için %100 güvenmemelidir.

bence sorumlu bir eş çocuk doğar doğmaz kendi teklif eder. ben kadın olsam hiç düşünmem ve gocunmam.
0
bohr atom modeli
(27.04.21)
son yazanlara katılmıyorum. bir erkeğin çocuğun kendisinin olduğunu bilme hakkı olduğu kadar bir kadının da çocuk yapacak kadar güvendiği erkekten karşılıklı güven beklemeye hakkı var.

yakın zamanda reddit'te benzer bir gönderi görmüştüm, linkleri aşağı bırakıyorum. ne yazık ki evliliğin sonlandığı bir gönderi.

www.reddit.com
www.reddit.com
0
amugochi
(27.04.21)
boşanırdım. zaten test isteyebilecek bir erkekle değil evlenmek, flört bile etmezdim.
0
candide
(27.04.21)
Dışardan göz olarak: Evli değillerse erkek haklı.

Olaydaki kadın ben olsam: Benimle birlikte olan adam zaten nasıl birisi olduğumu bildiği için benden şüphe duymaz. İster evli olayım ister sevgili, bana sevgilim bu soruyu soramaz. Velev ki istedi, o testi yapar sonra münasip yerine sokardım bana güven duymadığı için.

Ancakkkkkk olması gereken: Bence doğumdan sonra zorunlu babalık testi mutlaka gelmeli. Kaç baba kendisinin olmayan çocuğa bakıyor kandırılarak. Müge Anlı, Esra Erol'da sürekli görüyoruz. Yani bence bu test kadın veya erkek tarafına bırakılmamalı. Her türlü ilişkide zorunlu test gelmeli bir an önce. Öbür türlü çiftlerin arasında yukarıda bahsettiğim gibi güven sorununu ortaya çıkarıyor
0
Hallegadola
(27.04.21)
Valla erkeğin babalık testi istemesi de tuhaf,

Kadının hiç sormadan bak babalık testi yaptırdım, babası sensin, bunu bilmek senin en doğal hakkın falan demesi de tuhaf benim için.

E herhalde yani şüphen mi vardı neden gittin yaptırdın?

Erkek isterse, kadın bozulmakta haklı.

Ama erkek, benim ailemde veya çevremde böyle böyle durumlar yaşandı, benim hayattaki en büyük korkum da bu, sana çok güveniyorum ama lütfen bir test yaptıralım diye anlatsa belki bir nebze yumuşatır ama iki ucu boklu değnek kadın her türlü bozulabilir.

Bir de benim anlamadığım bunu kadına niye söyler ki erkek? Şüphesi varsa çocuk doğunca bir saç telinden falan test yaptırsın, olmuyor mu öyle? Biraz sıksın dişini yani. Ne diye ortalığı geriyor.
0
ananiyimioguz
(27.04.21)
evli ya da değil, fark etmez. bir terslik bir şüphe var bu işte mutlaka. normal değil yani. resmen kadından şüpheleniyor adam. normal bir şey kesinlikle yok. ama boşanmak için de çok geç olabilir bence.

belki erkek de aldatıyordur, aynısının yaşamaktan korkuyordur. kişi kendinden bilir işi. ama kesinlikle sağlıklı bir durum değil.
0
roket adam
(27.04.21)
@nehara +1

Kadının bildiği şeyi erkeğin niye bilmeye hakkı olmasın? Adam kadına güvenmiyorsa başka sorunlar vardır, o ayrı bir konu, ama teste izin vermemesi hatalı bir davranış.
0
plutongezegendegilmi
(27.04.21)
Ortada makul bir şüphe varsa erkek tarafı haklı, değilse büyük sıkıntı.

Konuşup, kafasındakileri öğrenmek lazım. Bazı insanlar geçmişte yaşadıkları olaylardan dolayı, bu tarz kanaatlere sahip olabiliyorlar. Çevresinde sıkıntılı durum çok olmuş olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.04.21)
Meslek hayatım içerisinde ilk boşanma davamı aldığımda müvekkilim erkek kişi ilişkilerinin senelerdir iyi gittiğini eşinin kendine karşı çok iyi olduğundan fakat bir gün eşinin tabletinden dizi izlerken bir google fotoğraflar bildirimi ile eşinin başka bir adamla olan fotoğrafına denk geldiğini belirtmiş ve çocukları için babalık testi yaptırmak istemişti şartları sağlayıp aracı olduk neticede 2 çocuğun da kendisinden olmadığı ortaya çıktı çocuklar 12 ve 4 yaşlarındaydı adam neredeyse kendini kesecekti.

Sonraki süreçlerde de şüpheli durumlarda ben müvekkillerime bu testi tavsiye ettim 4 defa babası farklı çocuk vakası ile karşılaştıktan sonra şimdi diyebilirim ki kendi çocuğum olduğunda eşim hastaneden taburcu olmadan o testi çoktan yaptırmış olurum.
0
apocalipy
(27.04.21)
Güven kontrole engel değil. Ben erkeğim ama benden de isteseler yok demem. Güzelce sebeplerini öğrenirim; konuşalım çözelim. Kadın tarafından bunu istemek de ne var ki? Ben otelde çalışıyorum ve neler görüyorum neler. Bu bir zorunluluk olmalı. Millet habersiz başkasının çocuğuna bakıyor. Bir kadından bunu isteyince boşanmak istemesine şaşıyorum. Korkacak bir şeyi olmayan al sana test ver bana bunun sebebini der. Konuşulur. Her şey konuşulmalı. Banka ekstrelerini göreyim, telefondaki mesajlara bakayım vs. Demek ki bir sebebi var. Ver baksın. "Aaaa güveni yok", "al bak ama bitiririm bu evliliği" demek saçmalık.
0
Amory Lorch
(27.04.21)
10 hafta dolmadan küretaj yaptırıp, materyalden DNA testi yaptırır ve sonucu suratına çarpardım.
0
pro9it9is9
(27.04.21)
apocalipy +1

erkek olsaydım ben kesin isterdim. karakter olarak çok şüpheci biri olmanın yanı sıra benim çevremde bile duyma mesafesindeyse bu olaylar, sanıldığından çok daha yaygın bir durum demek ki diye düşünüyorum. aynı şekilde evli erkeklerin de başka kadınlardan çocukları çıkıyor.

bence de hastaneden çıkmadan zorunlu test yapılmalı +1.
0
deartheodosia
(27.04.21)
Altında sadece çirkin imalar taşıyan bu talepte nedense hep erkek tarafıyla empati yapılıyor, kadının kırılacak onuru belli ki kimsenin umrunda değil. Hastalık derecesine varan bu denli şüpheci biriyle zaten evlenip ondan çocuk yapmazdım, evlendikten sonra karakter evrimi geçirip bu hale gelmişse ve benden böyle bir talebi olduysa o zaman da @pro9it9is9 +1. İnsan ilişkilerinde güven en önem verdiğim husus ve beni tanımasına rağmen bana güvenmeyen birinin sadece merhabalaşmak için dahi olsa hayatımda hiçbir sıfatla yeri yok.
0
kedimedi
(27.04.21)
Tek eşli bir evlilikte çocuğun başkasından olma ihtimali olamaz ki. Bunun tükrçesi bakayım beni aldatıyor musun kiminmiş çocuk demek.
Çok küçültücü bir davranış. O çocuğu aldırıp ardından dna testi yaptırmak ve adamın suratına çarpmak gerek ama ben bir anne olarak evladıma kıyamazdım.
0
cilekli pasta
(27.04.21)
bu testi soracak kadar şüphelendiğim bir durum varsa zaten evliliğin geçerliliği kalmamış demektir.

Kadına çirkin bir itham bu, beni aldatmış olabilirsin diye suçlamak direkt.

ki genelde erkek tarafından bakarım.

ha direkt şüpheleniyorsundur aldatıldığını ispat et, boşan
0
KaraSakall
(27.04.21)
Hamilelikte test yaptırmanın riskli bişey olduğunu duymuştum. Böyle bir şey de olabilir
0
cilekli krep
(27.04.21)
carpenic daha tartışma başlamadan bitirmiş bence.

tek eşli, sorunsuz ve güzel giden bir ilişkide erkek kişisinin böyle fikirleri varsa bi zahmet korunsun çocuk yapmasın.
0
aguen
(27.04.21)
bosanma filan demnmis ama evli olduklari bilgisine nereden ulastik onu anlamadim.

ilk is kurtaj. sonra zaten cok uzun surmez ayrilik gelir.
0
supergirl
(27.04.21)
nehara +1
bohr atom +1

kadınlar bundan zaten otomatikman emin olduğu için bu konuda erkeklerin çok fazla anlaşılabileceklerini sanmıyorum. ilişki mutlu gitsin veya gitmesin bence her erkeğin hakkı. hemen hemen her ilişkide güven konusunda onca tartışma yaşanabilirken babalık testinin bence tartışmasız yapılması lazım.
0
lesmiserables
(27.04.21)
boşanırdım, kürtaj yaptırırdım diyenlerin dünyadan haberi var mı acaba? hadi onu geçtim hiç mi ekşi sözlük'teki müge anlı başlıklarına bakmıyorsunuz? :)

kadın açısından evet güven kırıcı bir olay. bunu kabul ediyorum. ancak erkek tarafından bakınca da niyeyse çok haksız görmüyorum. erkeğin belli ki bir güven problemi var birlikte olduğu kişiye karşı. zaten burada avukat olanlar yazmış, benim de çevremdeki avukat arkadaşlarımdan böyle birkaç olay duymuşluğum var. üstelik 10+ yıl evlilikte ilk çocuk kendisinden iken 2. çocuğun başkasından olma gibi vahim durumlar bile var.

o yüzden erkeğin test istemesi kendince haklı, kendini bilen kadının buna bozulması da yine kendince haklı. teste izin vermemek bence hatalı bir hareket. izin vermemekte diretmek şüphe katsayısını arttırmaktan başka bir işe yarayacağını zannetmiyorum. izin vermeyip çocuğu tek büyütmek / kürtaj yaptırmak gibi sonuçlara kadar gider o iş. o yüzden ne olacaksa test sonucundan sonra olmalı. iş boşanma kısmına veya kürtaja geliyorsa orada oturup karşılıklı duygu paylaşımı yapılmalı. yani erkek neden böyle bir şey istedi, hangi durumlar yüzünden güven problemi oluştu bunlar üzerine konuşulmalı. kadın kendisine söylenenlere ikna olmadıysa boşanmakta da kürtajda da haklı.
0
amandil
(28.04.21)
Şüphelenen erkek olsam, çocuk doğduktan sonra saçından örnek alır gizlice yapardım. Kadının da onuru kırılmazdı.

Belki de çocuk doğunca tıpatıp babaya benzeyecek, teste de gerek kalmayacak.
0
John Bloor
(28.04.21)
O ilişki sorunsuz değildir
O test yaptırılır, adamın yüzüne çarpılır bir daha da görüşülmez.
Sonra karar verir kadın; doğuracaksa sağlam bir nafaka (eşi değilse bile çocuk içşin nafaka şart), ya da kürtaj.
Zaman kötü diye "sorunsuz" ilişki böyle piç edilmez. Sorunludur o...
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
evli olsaydim, kürtaj bosanma dna testi seklinde olurdu.
sevgili olsam, ayrilirdim yine.

ama erkeklere de hak veriyorum, neler var.

ama yapardim vs demek kolay.
0
Ley
(28.04.21)
erkek bunu durum dururken istemez.istiyorsa şüphelendiği mutlaka bir şey vardır.

evli olsam durup dururken niye babalık testi isteyeyim?ama yine de hoş değil tabi ki.
0
drako
(28.04.21)
başka adamların çocuklarına babalık yapan adamlar da eşlerinden şüphelenmiyorlar. onur kırıcı doğrudur ama ben nasıl istersin demezdim. sonunda boşanabilirdim tabi. duruma bağlı.
0
anais
(28.04.21)
(4)

İşsiz olduğunuz dönemde günlük ihtiyaçlarınızı nasıl karşılıyorsunuz?

spartamed
Merhaba. Ben çok uzun zamandır işsizim, babam bazen harçlık bırakıyor odamdaki masaya. Bazen de ablam ben istemeksizin 3-5 bir şey yolluyor. Psikolojik olarak epey yıpratıcı bir süreç. Siz nasıl yapıyorsunuz?
Merhaba. Ben çok uzun zamandır işsizim, babam bazen harçlık bırakıyor odamdaki masaya. Bazen de ablam ben istemeksizin 3-5 bir şey yolluyor. Psikolojik olarak epey yıpratıcı bir süreç. Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
spartamed
(24.04.21)
evde olduğum için paraya ihtiyaç duymuyorum.
0
candide
(24.04.21)
Üniversiteden mezun olduğum yıl bir yıl kadar işsiz kalmıştım. Üniversitedeyken kazandıklarımla ve ailemin verdikleriyle idare ediyordum. İş bulana kadar maalesef durum böyle kötü. Umarım en kısa zamanda bulursunuz.
0
ruhen hastayim ben
(24.04.21)
mezun olduktan sonra birkaç ay işsiz kaldım ben de. o ara ailemin de maddi durumu iyi değildi, ben de tek kalıyordum. önceden biriktirdiklerimle idare ediyordum. ailem faturalarımı ödüyordu. ama gerçekten fazla yıpratıcı bir dönem. umarım en kısa zamanda iş bulursunuz
0
oekuklu
(24.04.21)
mezun olduktan sonra 3 yıl çalışmadım, benim tercihimdi tekrar üniye girdim başka bir bölüm için. o zamanlar gerçek anlamda hiç ama hiç para harcamıyordum, kıyafet, dışarıda yemek, alışveriş falan zaten söylemiyorum, bir de spor falan da yapmıyordum, sürekli evdeydim, çok da az yemek yerdim, sosyal hayatım yok gibiydi. bir tane kurum vardı 250 lira burs veriyordu sanırım o zamanlar, bunu harcıyordum. tek ve en çok vakit ayırdığım aktivite pc oynamaktı, yani bedavaydı. 3 yılı böyle sürdürdüm, biraz da öğrenciyken biriktirdiğim param vardı onu da mevduata koymuştum oradan da 150-200 lira para geliyordu ayda. ana parayı aç kalsam da (o zamanlar yemek yemeyi sevmezdim zaten hehe) harcamadım, yokmuş gibi davrandım.

mesela şimdi olsa açıkçası coinlerle oynar harçlık çıkarırdım, o zamanlar çünkü böyle yabancıların beer money dediği cep harçlığı veren sitelere dadanırdım. çeşitli görevleri falan yapıyorsun orada sana token veriyordu. onları steam cüzdan koduna dönüştürüp sattığım olmuştu birkaç kez. ya da oyun kazanıp onların keylerini satıyordum. bunları daha çok bilgisayar başında geçirdiğim vakti daha eğlenceli kılmak ve gerçek dünyadan tam anlamıyla uzaklaşabilmek için yapıyordum işe de yarıyordu.

şimdi şu an işsiz kalsam üç beş bin lira ile coin peşinde koşar günlük harçlığımı çıkarırdım bence. o zamanlar bunlara girseymişim hiç iş bulamazmışım o da ayrı.
0
sanguine
(24.04.21)
(14)

Coin piyasasında nihai olarak artı'da mısınız eksi'de mi?

jamiro
herkes on'ları bin, binleri yüzbin yaparken benim gibi batanlar burda mı?:)) ne kadarla girdiniz ve sonuç nedir?çoğunluk bakalım ne çıkacak.ben 2000 tl ile girdim yarısı gitmek üzere.
herkes on'ları bin, binleri yüzbin yaparken benim gibi batanlar burda mı?:))

ne kadarla girdiniz ve sonuç nedir?

çoğunluk bakalım ne çıkacak.

ben 2000 tl ile girdim yarısı gitmek üzere.
0
jamiro
(24.04.21)
5 bin lira ile girdim 12 bin var şimdilik.
0
candide
(24.04.21)
biner biner ekledim toplam yatırdığım ana para 10bin. bir ara 11.200 ü gördüm sonra aç gözlülükten 9000lere düştüm şu an başladığım yerdeyim.
0
sanguine
(24.04.21)
ayrıca daha fazla kardaydım ama eridi tabii şu dönemde.
0
candide
(24.04.21)
%60 kar yapmıştım ama 30'lara düştü son düşüş trendi ile beraber. Al sat yapmıyorum, bir ara çok yükseldiğinde karın bir kısmını çekmiştim ama yine ara ara aldım. Kısa vadeli değil de uzun vadeli düşündüğüm için düzenli olarak almaya devam edeceğim, bu tarz kısa periyotlu artış azalışlara takılmıyorum pek. Tabii bu sebeple shitcoinlere girmiyorum, daha oturmuş olanlarla ilerliyorum.
0
Jux
(24.04.21)
Ripple’a short açtığım tek işlemde 6000$ batırarak -20.000 TL falan oldum. Kaldıraç kumardır dikkatli olmak lazım. Şimdi ufak ufak toparlamaya çalışıyorum.
0
zoghurt
(25.04.21)
coin almadim ama bitcoin mine eden firma hisselerine yatirim yaptim. 3 bin dolar kadar eksideyim ama eninde sonunda bitcoinle beraber bu sirketin hissleri de yukselecek diye dusunuyorum.
0
hot potato
(25.04.21)
4 sene önce X ile girdim geçen ay 12X ile çıktım
0
rentts
(25.04.21)
2017'de 3000 tl ile girdim, 25.000 tl'ye kadar çıkardım. 2019'da başladığım parayla, yine 3000 tl ile çıktım. daha da girmeyi düşünmüyorum.
0
sir gawain
(25.04.21)
Gecen hafta 10 attim 7.5 kaldı
0
eksimeksi
(25.04.21)
yüzde 30 yukarıdayım
tamamen çıkmayı düşünüyorum
genel birikimimin %1i ile girmiştim
0
superb
(25.04.21)
geçen ay girdim 500 dolarla. 1000 dolarla çıktım. daha bulaşmam. ufak meblağda bile strese sokuyor adamı. gereksiz iş.
0
burya
(25.04.21)
1350 dolar le girdim 950 dolarım var şuan. 1050-1150 arası gidip geliyordu 950’ye düştü 2 gün önce. zararı bi çıkarsam arkama bakmam.
0
garavel
(25.04.21)
400 Euro harcadim, bir ara +180'i görmüstüm, simdi +40'tayim :(
0
chitosan
(25.04.21)
bu iki hafta once haftabasi bnb falan bir artti ya hani, ondan tam bir gun once oylesine bir 100 euro atmistim, 107 olmus aninda cektim hehe. bana gore degil bu isler. fazla stresli.
0
chezidek
(25.04.21)
(3)

Coin takip için kullanılan araçlar

sanguine
Hangi indikatörlere nerelerden bakıyorsunuz, birkaç haftadır deneme yanılma yapıyorum neyse ki para kaybetmedim de önce bodoslama yalnızca coinlerin isimlerinden araştırarak aldım ve sattım bir kazancım olmadı. sonra bnb ve doge gibi etraftan duyduğum belli başlı koinlere girdim, sonra çıktım.en son
Hangi indikatörlere nerelerden bakıyorsunuz, birkaç haftadır deneme yanılma yapıyorum neyse ki para kaybetmedim de önce bodoslama yalnızca coinlerin isimlerinden araştırarak aldım ve sattım bir kazancım olmadı. sonra bnb ve doge gibi etraftan duyduğum belli başlı koinlere girdim, sonra çıktım.

en son bu grafikleri inceleyeyim dedim, en dipteki koinlerden girdim o sırada bunlar btt ve rvn idi. Ki geçen günkü düşüşte bnb ve btcden anaparadan dahi zarara girmiştim derken bir saat içinde falan dipten aldığım btt 1000 lira bıraktı zarardan çıktım. Yine btt ile al sat yapıp kara geçtim.

Şunu yapmaya çalışıyorum bilmiyorum doğru mu, bir milyon kere denenmiştir, binance tr deki (sadece bunu kullanıyorum en anlaşılır olanı bu benim için şu aşamada ve çok pratik para yükleme çekme falan) koinleri açıyorum önümde (try pariteli olanlar elbette) beş-on dakikalık grafiklerine bakıp %50 ile falan girmeye karar veriyorum artmaya başlar başlamaz. Sonra durduğu an çıkıyorum. Bu dediğimi yalnızca bTT ve doge coinde yapabildim. tamam çok büyük rakamlar olmayabilir ama yarım saat gibi bir sürede 200-300 lira görüp çıkmak da benim için iyiydi başlangıç için.

bu son 10-15 dakikalık değişimleri percentage olarak gösteren siteler var mı bildiğiniz

şunu bulabildim dediğime en yakın, bu da son 1 saati gösteriyor, tam verim alamadım

ccowl.com
0
sanguine
(24.04.21)
tradingview.com'da coin grafiğini aç, sağ tuş > ayarlar > durum çizgisi > çubuk değişim değeri
0
hayirsiz
(24.04.21)
günlük ufak kar için bolinger bandı kullanıyorum, alt çizginin ne kadar altına sarkmışsa o kadar iyidir.
0
candide
(24.04.21)
@candide nasıl yapıyorsunuz şu an buradaki cevaplar bana أنا لا أفهم أنا لا أفهم böyle görünüyor, cidden anlamıyorum,
0
🌸sanguine
(24.04.21)
(2)

böceklerde vs eşini yavrusunu kaybetme duygusu var mı?

avatar is back
yavru sinek böcek uçtu gitti çat diye arabaya çarptı ezildi diyelim. bunun annesi falan üzülüp arıyor mu? eş içinde geçerli bu durum. bu tip duyguları var mı? insanlarkedi-köpekler (aslan kaplan vs)fil zürafabildiğim kadarıyla bunlar duygusal bağ kurulup kayıplara üzülen canlılar. peki üzülmeyen can
yavru sinek böcek uçtu gitti çat diye arabaya çarptı ezildi diyelim. bunun annesi falan üzülüp arıyor mu? eş içinde geçerli bu durum. bu tip duyguları var mı?

insanlar
kedi-köpekler (aslan kaplan vs)
fil zürafa

bildiğim kadarıyla bunlar duygusal bağ kurulup kayıplara üzülen canlılar. peki üzülmeyen canlıların ayrımı nasıl oluyor? ne oluyor da o eşik olmuyor?
0
avatar is back
(23.04.21)
aslında bu tam olarak bilinemiyor. hayvanların nasıl evrimleştiği ile alakalı. örnen bize en yakın tür maymunlar olduğu için dolayısıyla inanılmaz bir zekaları var, iletişim yetenekleri yüksek, duygusal olarak da bize yakınlar. aslında sistem ne kadar gelişmişse o kadar bize yakınlar diyebiliriz, dolayısıyla çoğu hayvana kıyasla böceklerde bu kadar geliikin bir sistem olmadığı için pek duygu barındırdığını söyleyemeyiz. sadece yiyip içip üreyip ölmüyorlar tabii ama bir köpekle de karşılaştırılamazlar. kısaca olay ne kadar gelişkin ve karmaşık bir sisteme sahip oldukları + nasıl evrimleştikleri ile ilgili.
0
candide
(24.04.21)
Sanırım memeli hayvanlar yavrularını buyutmekle yükümlü hissediyorlar. Yumurtlayan canlıların çoğu, kuşlar dışında, o duyguyu hissetmiyor.

Inekler de, koyunlar da, tavuklar da hisseden canlılar.
0
howfaristhesky
(24.04.21)
(14)

Rahatsız olmakta haksız mıyım?

other half
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalo
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalog geçti

-Yakında sana kısmet görünüyor. Bak burda sarı saçlı güzel bir kadın var sanki
-Sanmıyorum ya ehehehe
-Niye?
-Ne bileyim artık zor geliyor işte bir kadınla tanışıp iyi anlaşacağımı düşünmek falan
-Olumsuz düşünme ya bak hoş yakışıklı adamsın. Olur illaki birşeyler
-Eheheh sağol

Ben buna bozuldum. Onlara belli etmedim tabi. İkisine de ayrı ayrı güveniyorum ama yine de çok rahatsız oldum. Geçen hafta da birşey olmuştu. 10 yıl önce arkadaş grubuyla çektirdiğimiz fotolara bakıyorduk benim kızla. Hangimiz daha yakışıklıyız diye sordum. Bana bu dostumu gösterdi. E ben o zaman dedim. Çekici olmakla tip olarak yakışıklı olmak farklı şeyler, seni çok beğeniyorum gayet çekicisin ama tip olarak bu arkadaşın daha yakışıklı dedi. Ben baya rahatsız oldum. Ona söylemedim yine ama huzursuzlandım. Bilmiyorum abartıyor muyum haksız mıyım durduk yere sorun mu çıkartıyorum. Ne dersiniz? Sizce benim kızla ciddi bir konuşma yapmam gerekir mi?
0
other half
(23.04.21)
Kız seni iyi tanısa bunların rahatsız ettiğini bilirdi.
0
JackDanielSparroww
(23.04.21)
Sevdiğim bir söz vardır, cevabını duymaktan mutsuz olacağın soruları sorma diye. Madem cevap rahatsız edecekti niye öyle bir soru sordun? Ergen kız çocuklarının duymak isteyeceği gibi "sen tabii aşkooam" demesini mi bekliyordun?

Rahatsız olduysan olmuşsundur, bunun haklısın haksızı olmaz. Ama sağlıklı bir düşünce yapısı değil bu.
0
Jux
(24.04.21)
belki de sadece dürüsttür :)
0
candide
(24.04.21)
"Hangimiz daha yakisikliyiz diye sordum."

Durup dururken neden böyle birsey sordunuz ki? Cok absürt. Kiz arkadasinizdan bagimsiz bir kompleksiniz mi var? Muhtemelen buna takildiginizi kiza hissettirmissiniz, o da bu zayifliginizi test edecek davranislarda bulunuyor. Bunu kesinlikle planli ve istemli sekilde yapiyor olmayabilir, belki bilincaltina islemistir. Kadinlar erkeklerde gördükleri zayifliklari biraz tirmalayacak davranislarda bulunup erkegin tutumunu gözlemeyi severler.
0
catgroove
(24.04.21)
Jux +1

bu biraz ilişkinizin konumuna, sürecine, aranızdaki bağa bağlı.
sizin etrafınızda sizden yakışıklı erkekler, onun etrafında da ondan güzel kadınlar var ve olacak.
bunu kabullenmek ve olgunlukla karşılamak en sağlıklısı.
gönlünüz olsun diye, "bence sen daha yakışıklısın" demesi bence çok daha kötü ve çocukça olurdu.

birini yakışıklı bulmakla ondan hoşlanmak veya onunla bir şey yaşamak istemek farklı şeyler.
kız arkadaşınız arkadaşınızı yakışıklı buluyor.
kendi arkadaşlarına da "ay çok yakışıklı çocuk allah için" diyor olabilir.
madem olay bu noktaya geldi, bunu kabullenin.
kıza sormuşsunuz, söylemiş.

aranızdaki bağa güveniyorsanız zaten endişe duymanıza gerek yok.
anlattığınız kadarıyla da güven sarsıcı bir şey olmamış zaten.

ama sıra dışı bir yakışıklılığa sahip değilseniz, cem yılmaz'ın dediği gibi sohbeti "jude law mu, ben mi?" noktasına taşımanız anlamsız.
sahipseniz de anlamsız olurdu ama farklı nedenlerle.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
bir konuşma yapmanız yersiz olur. onlara güvendiğinizi zaten belirtmişsiniz, kendinize de güvenin, o sizin kızarkadaşınız, gözünde saygınlığınızı kaybetmenize değecek bi durum yok.
0
engelbert humperdinck
(24.04.21)
Jux+1 harfiyen katılıyorum

ayrıca rahatsızlığın haksızlığı haklılığı olmaz.
yani gayet normal bir konuşma geçmiş.
kız senden ayrılacaksa ne çocukluk arkadaşına ne başka birine gerek var, beğenmiyorsa veya huyundan suyundan rahatsız olursa ayrılır.
bir de neden sürekli bir kendinizi kıyaslama peşindesiniz asıl bu rahatsız edici. eski arkadaşlara bakıp hangimiz daha bişeyiz diye sormak nedir? o foto olmasa bile sizden yakışıklı milyonlarca insan var. eee? so what?
0
rewlack
(24.04.21)
"hangimiz daha yakışıklıyız" soruyu gerçekten biraz absürt olmuş. kız yine dürüst olmuş, bence birçok insan dürüst olmayıp sevgilisinin daha yakışıklı olduğunu söylerdi. kızın çekinecek bir şeyi yok, kendine güveniyor demek ki ki doğruyu söylemiş.
0
isabella was a ginger
(24.04.21)
Bir gün olur da ayrılırsan dostunla kız arkadaşın sevgili olabilir. Onları tanıştırıp samimi olacakları bir ortama sen sokmuşsun. Senin yanında kız arkadaşının dostun da olsa bir erkeğe hoşsun, yakışıklısın demesinin seni rahatsız etmesi gayet normal. Güveniyorum demen de aslında aklına güvensizlik gelmesinden kaynaklanıyor. O öyle bir şey yapmaz diyorsun ama yapar. Kimseye yüzde yüz güvenemezsin. Dost gibi şeyler de 180 derece dönmeye çok müsaittir. Dost dediğin biri yarın büyük bir düşmanın olabilir. Normalde bir erkek sevgilisine sen çekicisin ama şu kız senden daha güzel deseydi o erkek tribin kralını görürdü.
0
dissendium
(24.04.21)
dissendium +1
0
anais
(24.04.21)
Dissendium +1

Kadınım, arada cilveleşmek için erkek arkadaşıma böyle sorular sorarım şakasına, “sen bebeğim” demezse gözlerini oyarım. Ha bana göre de sevgilimden başka yakışıklı erkek yok, çok beğeniyorum kendisini. Ama şöyle diyeyim, beğendiğim için sevgilim kendisi, sevgilim olduğu için de yakışıklı buluyorum. Yani karşılıklı.

Sevgilinizle aranızdaki dinamiği bilemeyiz, sevgilinizi de tanımayız.
Bazı insanlar daha tutkulu iken atıyorum bazıları daha net ve ters olabiliyor. Yani sevgilinizin sizi sevme biçimi farklı olabilir. Ancak, sevginiz sizi seviyorsa zaten sizi “yakışıklı” buluyordur. Ben bazı arkadaşlara katılmıyorum, sorduğunuz zaman sizin kırılacağını düşünebilirdi. Belki de bilerek söylemiştir dediğim gibi dışardan iyi gözlemlemek gerek böyle durumlarda. Bana da sevgiliniz ve arkadaşınız aranızda elektrik/çekim olmuş gibi geldi ama bu sadece sizin anlattıklarınız şeylerden kaynaklanıyor belki böyle bir şey yoktur. Bakın bakalım.
0
Hallegadola
(24.04.21)
Fal dialogu kisinin mesrebine gore degisir kiz icin son derece dogal ve art niyetsiz olan soylem sana ters geliyor olabilir. Foto diyaloguna gelince de kadinlar erkekler bu tarz seylere kirilmaz zannediyorlar. Sen desek arkadasin daha guzel burnundan getirir, ama rahatca kendileri soyleyebiliyor boyle seyleri.
0
pofudukayi
(24.04.21)
sondan başlayayım. ciddi bir konuşma yapman gerekmez. konuşarak çözülecek bir şey olduguna inanmıyorum.

kahve falı olayı neyse de diğer soruna verdiğin cevap ile birleştirince gerçekten rahatsız olunacak bir durum.

senin bu soruyu sorman saçma olmuş ama belki de bir şeylerden şüphelenip sordun. verdiği cevap çok yanlış olmuş. bir daha asla ikisini bir araya getirme bence.

20 yıllık arkadaşınla aranızdaki samimiyete güvenerek böyle rahat davranıyor olabilir kız arkadaşın. ama aynısını sen yapsaydın ne olurdu bir düşün istersen.
0
dafuq
(24.04.21)
gönül işine mani olunmaz. bence gerek yok karışmanıza. sorduğunuz soru da bence saçma. o mu ben mi nasıl dostluk bu?
0
mikahakkinen
(24.04.21)
(13)

Doğum kontrol hapı efsaneleri

damba
Düzenli bir cinsel ilişkide doğum kontrol hapı kullanmak kişiden kişiye değişmiyor mu? Bunun bana uygun olup olmadığını kadın doğumdan mı öğreneceğim? Prezervatif çok külfetli bi kullanım değil mi? Doğum kontrol hapı herkeste kilo aldırır mı? Adet düzenliyse kullanmak sakıncalı diyorlar, doğru mu? A
Düzenli bir cinsel ilişkide doğum kontrol hapı kullanmak kişiden kişiye değişmiyor mu? Bunun bana uygun olup olmadığını kadın doğumdan mı öğreneceğim? Prezervatif çok külfetli bi kullanım değil mi? Doğum kontrol hapı herkeste kilo aldırır mı? Adet düzenliyse kullanmak sakıncalı diyorlar, doğru mu? Avrupa’da çatır kullanıldığını söyledi doktorum, duydunuz mu bunu? Hatta kadınlar daha geç menapoza giriyormuş vs?
0
damba
(23.04.21)
Doğum kontrol hapı kadar hormon bozan bişey daha görmedim ben. Prezervatif kullanamayacaksanız dkh da istemiyorsanız ve bakıra alerjiniz yoksa ria kullanın, bakır olanından. O da olmuyorsa çocuk.
0
1bir1bir1
(23.04.21)
Doğum kontrol hapı veya hormon içeren diğer kontrol yöntemleri kadınlar için çok zararlı. Lütfen kullanmayın, kullandırmayın. En mantıklısı gene prezervatif. Yoksa da her gün ateşin ölçüldüğü ve vajinal sıvıya bakılarak yumurtlama zamanlarını takip etme yöntemleri var. Eğer düzgün yapılırsa çok efektif diyorlar.
0
inawen
(23.04.21)
valla doktorlar birçok hastalığa dkh yazıyor. o kadar zararlı olduğunu düşünmüyorum. birçok hastalığa da iyi geliyor.
0
jelly bear
(23.04.21)
dkh larının yan etkileri inanılmaz. prospektüse bi göz atın. farklı markaların farklı şekilde (farklı hormonlar) çalışanları var. avantajları dezavantajları vardır mutlaka.
sadece hormonal değil bi de kan pıhtısı riskleri var bazılarında


bakır coil hormonsuz bir çözüm

nuvaring denilen vajina içine takılan bi ürün var. hap gibi günde bir kez çok yüksek doz yerine çok daha az ama sürekli doz veriyor.

daha çok çeşitleri var
www.webmd.com
0
sttc
(23.04.21)
dört yıl boyunca hormon rahatsızlığımdan dolayı beş altı farklı doğum kontrol hapı kullandım. öncelikle söylemeliyim ki sözlükte ve kadın forumlarında yazan yan etkilerin hiçbirini yaşamadım. ne kilo aldım ve yüzüm sivilce tarlasına döndü ne daha sinirli bir ruh haline büründüm ne de küçücük şeylere ağlar hale geldim. kullandığım dönemde yaşadığım en belirgin sorun selülitti ki bunun da sebebi genellikle doğum kontrol haplarına bağlanıyor.

şu an doğum kontrol hapı kullanmıyorum çünkü düzenli adet döngümün tam anlamıyla içine edildi onların yüzünden. yine de korkarım ki yakında tekrar düzenlemek için doktorum yeniden başlatacak beni herhangi birine. imkanınız varsa kullanmayın derim, kullanacaksanız da doğal içerikli olanları tercih etmemenizi öneririm naçizane çünkü neredeyse hepsi tüylenme yapıyor.
0
kedimedi
(24.04.21)
üsttekilere katılıyorum, hap kullanıp bütün sisteminizi alt üst etmeyin yahu deli misiniz? partneriniz prezarvatif kullansın bir zahmet.
0
candide
(24.04.21)
1.evet dr.dan öğreneceksiniz. ayrıca kullandıkça da size en uygun çeşidi/markayı bulabilirsiniz.
2.külfetli değil. çocuk olmasından daha beter ömür boyu çektirecek bir sürü hastalık var, hiviydi, herpesiydi.. aynı kişide bile olmaz olmaz bi sefer bulaşır sonra uğraş dur yıllarca.
3.hayır. tedavi amaçlı 10 sene kesintisiz kullananlar var.
4. ne alaka?
5. e heralde kullanılıyor, ayrıca çok daha ucuz.
6. menapoz olayını bilmiyorum.
0
rewlack
(24.04.21)
İngiltere ve Amerika’da yaşadım, dr kontrolünde dkh kuşlanmaya devam ettim, bizim ülkedeki kadar dkh öldürür, allah belasını versin diye bağrışan bir güruhla karşılaşmadım. 10 senedir kullanıyorum, 6 ayda bir muayeneden geçip testlerimi yaptırıyorum ve bir sorunum yok. Homini gırtlak yersem kilo alıyorum, sağlıklı beslenince almıyorum hatta diyet yaparsam veriyorum. Regl düzenim tıkır tıkır işler, 28 günde bir, cildimde tek sivilce çıkmaz. Tabii pazardan meyve alır gibi alınmaz, dr a gidip muayene olup testlerinizi yaptırın.
0
feliss
(24.04.21)
Kondom gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir aygıt varken, takvim takibi gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir uygulama varken, ria gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir şey varken doğum kontrol hapı kullanmanın tek anlamı "kendimi sevmiyorum siz de beni sevmeyin"dir.

Arkadaşlardan bazıları bu haplar hakkında abarttığımızı söylemişler ama ilaçların içeriklerinin ülkeden ülkeye değiştiği gerçeğini unutmuşlar, bu ülkede bilmem kaç yıl boyunca doğum kontrolü uygulandı hatırlatırım. Ayrıca toplumca denek olarak kullanıldığımız da ortada. Bu aşırı iyi niyetinizin sebebini anlamak gerçekten mümkün değil.

Tekrar ediyorum, kondom hastalık bulaşmasını daha çok önlerken, ria gebeliği daha fazla önlerken, takvim uygulaması sağlığınıza daha fazla dikkat etmenizi sağlarken doğum kontrol hapı kullanmanız kendinize zulmetmeniz ve partnerinize de bu izni vermeniz demektir. Gelecek neslinize de nasıl bir gen kalıntısı bırakacağınızı da hiçbirimiz bilmiyoruz, bilemeyiz.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
kdh kullananlar hepatik adenomu da bilmeli. subkutan implanon hekimine sormalı. kendisi için endike midir diye. bu işin bencesi sencesi yok. bazı yorumları gördüm çok üzüldüm. şu tarih itibariyle bazı verilere dayanılarak herşey net. sencesi bencesi o araştırmalara göre yok. bir araştırma daha yapılır işler değişir bu sefer ona inanır tıp. Dünya da saygın dergiler vardır onlar baz alınır. Türkiyede ki köşe yazarlarından değil. Herkes güncel olmalı hekim de hasta da
0
hunharca ben
(24.04.21)
- takvime güvenmek büyük risk, asla takvim ve/veya geri çekilme yöntemiyle doğum kontrolü uygulamayın.
- yıllarca dkh kullandım, regl ağrısından acillerde serum yiyen bir insanken doğum kontrol hapı hayatımı öyle kolaylaştırdı ki kutusuna sarılıp uyuyabilirdim.
- tek eşliyseniz ve partnerinize güveniyorsanız dkh ya da ria tek başına yetebilir. Yine de bunlara ek olarak kondom kullanmaktan zarar gelmez.
- bu konuda bize değil doktorunuza güvenin, çok çeşitli hap var, biri sizi rahatsız edecek yan etkiler yapabilirken diğeriyle acayip mutlu olabilirsiniz. Ama bunu doktorla yapmalısınız.
- ayrıca @feliss +1
0
kobuzchu kiz
(24.04.21)
Yan etkileri ancak kullanılınca anlaşılıyor. Ben kullanırlen sinir küpü şeklinde dolaşıyordum ve libidom yerlerdeydi. Kimisinde hiçbir etki olmuyor.
0
cilekli krep
(24.04.21)
www.instagram.com

7. sayfa. Buyur.
0
1bir1bir1
(28.04.21)
(13)

faizden komple çıkıp kriptoya?

papuayenigine02561
bir miktar birikmişim var faizde. biliyorsunuz yüzde 19 civarı faizler yani ayda 1.5 falan veriyor. öylesine denemek için aldığım coinler bazen günde yüzde 3-4 bırakıyor. tabii ki bu hep böyle devam etmez yoksa bir ayda yüzde 80-90 kazandırması gerekir ama ayda yüzde 1.5 için parayı kullanamamak çok
bir miktar birikmişim var faizde. biliyorsunuz yüzde 19 civarı faizler yani ayda 1.5 falan veriyor. öylesine denemek için aldığım coinler bazen günde yüzde 3-4 bırakıyor. tabii ki bu hep böyle devam etmez yoksa bir ayda yüzde 80-90 kazandırması gerekir ama ayda yüzde 1.5 için parayı kullanamamak çok saçma geldi bu olaydan sonra. yoksa hiç mi bulaşmasam. siz yatırımınızın yüzde kaçını coin piyasasında tutuyorsunuz. benim şu an yüzde 3-4 falan gibi.
0
papuayenigine02561
(15.04.21)
%100.
0
rakicandir
(15.04.21)
yaklaşık %75
0
sanal uyku
(15.04.21)
şimdi kontrol ettim. %88 kriptoda benim.
0
dafuq
(15.04.21)
kriptoya girmeye çok çekiniyorum üç kuruş parayı da hiç edecem diye. binance telefonumda 1 yıldır yüklü, son 6 ayda ne zaman almaya niyetlensem bitcoin ve bnbnin (anasayfada bu ikisi var çünkü) logaritmik olarak yükseldiğini gördüğüm için vazgeçtim. daha usturuplu yükselen bir coin görsem girmeyi düşünüyorum aslında.
0
sanguine
(15.04.21)
yerinde olsam paramın miktarı ve gelecek hedeflerime göre değerlendirirdim. çok fazla borcun temel eksiğin (yaşam için) vs yoksa ilk aşamada %40 oranında kriptoya geçerdim.

ama en az 4-5 tane coin alabilirsin. ben vitalik buterin'in yüzdesine yakın oranda tutuyorum.

static.cryptobriefing.com
0
avatar is back
(15.04.21)
Merhaba 2020'de girenlerin fikrini almayın bence eskilere danışın :) paranın maksimum %25'ini kripto borsalarına yatır, yakında ağlama duvarı olacak buralar.
0
mcgrain
(15.04.21)
eğer çok şeyde gözün yoksa (biraz daha garanticiysen) USDT Staking pool'larına bakabilirsin.

waves.exchange
mesela. (Waves şimdiye kadar düzgün gitti, ama bir gün rugpull çekip basıp giderler mi kimseye tam güvenemezsin tabii. Ama yine de düzgünce bilinen yılların projesi bunlar)

Benim kriptoda da varlığım var ama bu yıl sonu gibi usdt/usdc'ye geçince tahminen burada stake edeceğim.
0
nhk ni youkosu
(15.04.21)
waves.exchange daha bugün nispeten risksiz bir yatırım seçeneği sundu usdtlambo diye
medium.com
0
rakicandir
(15.04.21)
Mevcut finansal sistemden neredeyse tamamen çıkmış durumdayım Mayıs 2017'den beri.
%98 kadar Bitcoin.
0
Lethe
(15.04.21)
Dolari yatirimdan saymiyorum. Onun disinda kalanin hepsi ethereum agindaki cesitli projelerde.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(15.04.21)
%30 kadar kriptoda. %70 Borsa İstanbul'da ama elimdeki hisseler biraz yükselince BİST'ten çıkıp tamamını kriptoya ya da bir kısmını fonlara yatırıp uzun vade bekleyeceğim.
0
himmet dayi
(15.04.21)
bütün param 5000 lira idi. (evet işsizim) Fazla kazanmak için büyük risk almak gerektiğini bildiğim için hepsini kriptoya yatırdım, amacım parayı arttırdıktan sonra 5 bini çekip karla devam etmekti. 1 haftada 5 bini 22 bin yaptım, 8 bini çekip bankaya koydum ana para olarak. şimdi 14 binle devam ediyorum. aslında yine 5 bin civarı bir para ile devam edecektim ama para ne kadar azsa o kadar az kazanıyorsunuz malum. bari düzgün bir şeyler kazanayım diyerek 14 binle devam etme kararı aldım.
0
candide
(15.04.21)
Ne kadar paran olduğuna göre değişir. Bir IBKR hesabı açıp paranı VTI gibi Amerikan borsasında işlem gören bütün kağıtların toplandığı bir ETF'e yatırabilirsin. Yıllık ortalama 8-10% getiri alırsın.

90% VTI 10% Bond yapabilirsin Warren Buffett gibi.
0
niyeti bozuk http nesnesi
(15.04.21)
(9)

Bticoin'den para kazanıp hayatı gta'da hile yapmış gibi yaşayan var mı?

Techsavvy
2014'te 1.12 btc ve 72 litecoinim varmıs 950 lira tanesi o zaman tabi... yükselmiyor diye sattım.. (ss atıldı farzedin vallahi dogru)Şu geldi aklıma. 16-17-18-19 yasında bir ergensin ve teknolojiyi seviyorsun, bitcoin diye bisi cıkmıs, alıyosun 3-4 tane borsada bekliyor oyle..Sonra yıl 2021 oluyor v
2014'te 1.12 btc ve 72 litecoinim varmıs 950 lira tanesi o zaman tabi... yükselmiyor diye sattım.. (ss atıldı farzedin vallahi dogru)


Şu geldi aklıma. 16-17-18-19 yasında bir ergensin ve teknolojiyi seviyorsun, bitcoin diye bisi cıkmıs, alıyosun 3-4 tane borsada bekliyor oyle..

Sonra yıl 2021 oluyor ve bitcoinler aklına gelıyor, 4 bitcoini satıp 2 milyon tl ile hayatı kolay moda alıyorsun falan.


Var mı böyle seyler? varsa cok harika bir sey lan cidden bakın helal o para o cocuga ileriyi gördüğü için. Dusunmek bile bunu sevindiriyor beni...


var mı çevrenizde?
0
Techsavvy
(12.04.21)
benim de çevremdekiler hep "6-7 sene önce 10 bitcoini üç kuruşa okuttum"cu valla. o yok ama 4-5 senedir kripto kripto diye etrafta gezip ayısıyla boğasıyla sarmaş dolaş olup ufaktan hile kodlarını bulan var, saylanır mı? dileğim, hile kodları bulayım derken ana haber bültenlerine eski yeşilçam yıldızı gibi acıklı müzik eşliğinde konu olmamaları :D
0
harfitarif
(12.04.21)
bizim millet sabırsız olduğu için o zamanlardan alan yükselince satmış hep. ama yabancılarda çok var.
0
candide
(13.04.21)
Yani alıp unutmak lazım, ki bunu unutanların pekçoğu cüzdan/borsa şifrelerini de unutuyor. Öteki türlü takip eden insanın eli kıyır kıyır sat butonuna gidiyor zaten. Bugün olmasa yarın satıyor ama hiçbiri dur lan bu daha 1000 katı olur demiyor. Yani ben demiyorum en azından :) En son elimde npxs vardı sattım, 10 katı daha yükseldi.
0
msb
(13.04.21)
olamadık :)

şunu şöyle bırakayım
i.hizliresim.com
0
Northern Mariner
(13.04.21)
o kadar kolay olmasa da uğraşıp öğrenip yapan var ama illa ki sonraki bear markette tekrar yatırıp tekrar kazanmak istiyor. Bu arada 2m tl falan demişsin buna gülecek çok insan var Türkiye'de bile. Ki Hollandalı birini tanıyorum milyon eurolar az geliyor bu bull'da çok daha fazlasını yapmak istiyor.

2018'de, sadece askere gittiği için elindeki ltc'ler 100k dolar olmuş bi tiple tanışmıştık(o ara hiç bakamamış, ki en iyi yatırımcı ölü/bekleyen yatırımcı), sonra scam bi projeye atıp çoğunu kaybetmişti falan. Hani Türkiye'de bile durduk yere 100-200 bin dolar kazanan tipler var, batıda bizim kadar "kolay para"cı yok ama giren tam giriyor onların da sermayesi çok.

ek olarak, 1000x beklemez çoğu kişi demişler doğru, fakat Türkiye'de insanlar bu işin mantığını da bilmiyor, "oynamak" demeleri bile kumar gibi görüp rasgele bişeyler aldıklarının göstergesi. Elindeki şeyi ve potansiyel değerini bilen biri bekler/bekliyor. Kimse en tepeyi veya en altı bilemez ama yakın tutturan var.

Ayrıca 2014'deki şeyler için üzülmeyin. O dönem kimse bilmiyordu daha cycle kavramı oluşmamıştı falan. Herkes bir tur *** sonra öğreniyor neyin ne olduğunu :)
0
nhk ni youkosu
(13.04.21)
olay ileriyi görmek değil bence. riske atılabilir para miktarın, sabır, irade, o günkü şartların gibi onlarca faktör var.

iki çocuklu öğretmen bir ablamız bnb'ye 10 bin tl atmıştı. bir baktım, onun attığı zamandan bu yana 18 kat artmış. noldu diye sordum, 18.5 bin lera olunca çıkmış :D

ben paramı üçe katladım, normalde 3-4 sene sonra alabileceğim arabayı 5 ay önce aldım. fakat parayı bozdurmasaydım bugün aynı arabadan 4 tane daha alabiliyordum :D sizce ben karda mıyım zararda mıyım? güleyim mi ağlayayım mı? paran katlanmış, kârımı alıp kaçayım diyorsun, çünkü 2017'de olanların bir benzeri yaşanabilir diye düşünüyorsun o anın içinde.

bu arada 2014'te bitcoin alan ergen 2016'da sevgilisiyle yurt dışı tatiline gitmek için hepsini bozdururdu. pişmanlık duymaya gerek yok o konuda.
0
bruges
(13.04.21)
Arkadaşım 50 bin lirayı 3 haftada 1 milyona çıkarıp ev aldı. Şahit olduğum en uç hikaye bu.
0
kaptan maydanoz
(13.04.21)
2018'den beri bu işin içinde olan tanıdığım biri var. coinleri al-sat yapa yapa parayı vurdu. şimdi tahminim 7-8 milyon dolara yakın parası var. ama genç değil işte yaşı 35 üzeri. kendisi başka işle uğraşmıyor.
0
contavolta
(13.04.21)
Kendi gözlerimle gördüğüm en büyük bitcoin yatırımı 47 coini olan bir iş arkadaşımdı. Al/Sat da yapmıyordu, zaten yaptığı harcamayı elindeki coinleri satarak çıkarmış çoktan. 2019 yılı itibariyle cüzdanındaki miktar buydu. Yani şu anda aynı miktarda coini olsa hiç yoktan 2 Milyon $'dan fazla parası vardır. Nice :)
0
burka
(13.04.21)
(25)

İnancınızı nasıl kaybettiniz?

isabella was a ginger
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüld
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?

Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüldüm. Ailem, özellikle babam bilimle ilgili olduğu için her şeyi bana açıklardı. Hiç şüphe ettiğimi hatırlamıyorum. Sadece okula başladığımda "allah" diye bir şey olduğunu sınıf arkadaşlarımdan öğrenmiştim (o zamana kadar hiç duymamıştım ailemizdeki ve çevremizdeki herkes dinsiz olduğu için) ve kafam karışmıştı bir süre. Daha sonrasında babam uzun uzun konuşmuştu benle.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Alevi bir ailede büyüdüğüm için zor olmadı, 11-12 yaşlarında net olarak karar verdiğimi hatırlıyorum.
0
signore
(11.04.21)
dindar sayılabilecek bir aileden geliyorum. çocukluğumdan beri araştırmaya ve okumaya meraklı bir tip oldum. lise dönemlerinde sorgulamaya başladım, islamiyette kendimce çelişkiler, manasızlıklar ve adaletsizlikler gördüm. aslında sarsıcı olmadı, daha çok düşüncelerimi açıklama ve düşüncelerime uygun yaşamakta sıkıntı oldu. yine de "ya islamiyet doğruysa, ya ben yoldan çıkmışsam" tarzı düşünceler ara sıra olmuyor değil.

bir de duyurudaki kişilerin genel olarak dindar sayılabilecek bir aileleri/çevreleri yok yani burada büyük bir yıkım göremezsiniz, çok dindar olup da dönen binde birdir yani. çoğu ortalama müslüman.
0
candide
(11.04.21)
tasarlanan kurgu çok küçük yaşlarımdan beri kafamda oturmuyordu, peygamberliğin dünyanın en eski mesleklerinden birisi olduğuna dair okuduklarım çok tutarlı gelmişti.
tesadüf bir yakınımın evinde incil gördüm ve yarım saat kadar okudum çok mantıksız geldi. sonra gidip incil ile kur'an satın aldım. okuduktan sonra hiç şaşırmadım tutarsız olmalarına. yaş 16 o zaman. amerikadayken de yahudi bir çevre oldu iş ortamında. oradan merak sarıp ara ara tevrat okudum. gene aynı bomboş bir içerikle karşılaştım.

aslında benim kadar bunları okumak bile zaman kaybı ciddi anlamda. dünyaya zerre kadar katkı sağlayıp, insanlığa faydası olan insanlara bakmanız bile fazlasıyla yeterli. din ile uğraşıp, din satanlarında yaptıkları ortada zaten.
0
ada meltemi
(11.04.21)
Bunun dediğiniz gibi "bir anda" olduğunu pek sanmıyorum.

Tatlı su müslümanı bir ailede büyüdüm, ramazanda oruç, bayram namazı falan, bir tek babannem sürekli kuran okurdu ve dinle kafayı bozmuştu. Yazları bütün sokak arkadaşlarım gidiyor diye ben de kuran kursuna gittim, zerre kafam almadı. Bir ara kuran meali okumaya çalıştım, onu da kafam almadı, bitiremedim. Bu arada önce bilimkurgu, sonra pozitif bilim kitapları girdi hayatıma, "aha bak bu mantıklı" dedim. Ama çocukken bile, "uyumadan önce dua et" mevzusu falan asla kafama yatmıyordu, hiçbir zaman dine yatkın olmadım bence.

İran'da doğup büyüyen, hafız/imam olan, sonradan ateist olan bir tanıdığım var, bu mevzuları biraz konuşmuştuk. Keşke onunla sohbet edebilseydiniz bu konuda, o kadar kapalı bir inanç sisteminde büyüyüp ateizme ulaşma süreci cidden çok ilginç.
0
kobuzchu kiz
(11.04.21)
Cevabım silinmiş.

“Dindar bir ailede, tüm ibadetleri yerine getirerek büyütüldüm. Uzun uzun bahsetmeyeceğim ama en az bir yıl arafta kalmıştım. İnancımı terk etmek hiç kolay olmadı.”

Mantık yönü ağır basan bir insan olmama rağmen inancımı sorgulamaya başlamam vicdani yönden oldu. Arafta kaldığım süre boyunca ise akıl ve mantığa uyan kanıtlar edindiğim için inancımı terk edebildim.
0
ruhen hastayim ben
(11.04.21)
ateist baba - annesinin etkisinde kaldığı için inanan anne ortamında büyüdüm. ananem onda kaldığım zamanlar bana dua öğretirdi, babam farkettiği zaman çok kızardı fln. babam sayesinde senin anlattığına benzer yetiştirildim. babam tam pozitif bilim insanıydı ve her şeyi açıklardı bana. 17 yaşında babamı kaybedene kadar allah'ın varlığından başka bir inancım yoktu. babamla birlikte o inancı da kaybettim.
0
pati
(11.04.21)
Dini cemaatlerin nasıl çıkar amaçlı suç örgütü olduklarını gördükten sonra.
Fetö öncesi oluyor kendi adıma.
0
neymis
(11.04.21)
ben yobaz olmayan ama müslüman bir ailede büyüdüm.

çok net kırılma anları hatırlamıyorum, bende yavaşça oldu.
ama liseyi bitirdiğimde din dosyasını kapatıp yakmıştım, bunu iyi hatırlıyorum.

zaten hemen sonrasında da çok zor günler, hatta yıllar geçirdim ve bana sürekli tatlı dille, ısrarla telkin edilmesine rağmen bir kere bile aklımdan dinden medet ummayı geçirmedim. tersine acı çektikçe dinden tiksintim daha da koyulaştı.

ben galiba ölüm gerçeğiyle gereğinden erken bir şekilde kendi başıma yüzleşmiştim. çocukken geceleri sürekli ölümü ve sonsuz hayatı düşündüğüm bir dönem oldu. gece uyku vakti çok yüksek konsantrasyonla bu konulara takılıp işin içinden çıkamıyordum bir türlü. başka çocuklar da da böyle bir "karanlık dönem" yaşıyor mu bilmiyorum. vardır belki de ama kimseden duymadım.

işte dinlerin de bu tür cevapsız sorulara bir cevap olarak üretildiğini düşünüyorum. yani kişinin korkunç derecede saçma ama rahatlatıcı bir şeye inanmak mı yoksa daha acı verici de olsa gerçeği seçmek mi noktasında yapacağı tercihe kalıyor iş. yoksa ben genç bir insanın 2021 yılında ciddi ciddi müslüman olabileceğine inanmıyorum. yani inanasım gelmiyor. tamam hepimizin hayatı türlü saçmalıkla dolu, hiçbirimiz gödel, wittgenstein değiliz (onların hayat bile delilik doludur zaten ki gödel sıyırmıştı mesela) ama bu kadar da değil ya. buna kalpten inanabilen bir insana saygı gösteremiyorum artık.

her neyse biraz dağınık oldu ama böyle.
0
filteria
(11.04.21)
18-19 yaşımdayken an american crime filmini izleyip, üzerine okuyup konuştuktan sonra oldu.
0
perloneth
(11.04.21)
diyanetin açıklamaları gayet yeterli bence.
0
duyurukullanıcısı
(11.04.21)
Tanıdığım en iyi ve en dürüst ve üstelik iyi bir müslüman insan olan amcam 12 yaşında oğlunu toprağa verdiğinde.. birkaç sene sonra da canlı yayında bir sürü insanın gözü önünde kurtarılamadan denizde boğularak öldüğünde..
Tecavüzcüler katiller yüz yaşına kadar yaşarken benim nahif, dünyanın derdini kendine dert eden babam 52 yaşında acılar içinde öldüğünde..

Her şeye olan inancımı kaybettim..

Fakat bunlar olduktan 5 yıl sonra imkansız olduğunu bile bile çok istedim ve bebek bekliyorum. İnancım geri geliyor.
0
suicides underground
(11.04.21)
Ben de bu surecten gectim diyemem. Ateist olarak buyutulmedim hatta hevesliydim oruc tutayim, cevsen takayim namaz nasil kilinir falan. Neyse, 4. Sinifa gittigim yaslarda bu nasil is lan olmaz oglum oyle sey demeye baslamistim kisa surede de mantigim ustun geldi hic sancili bir surec olmadi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.04.21)
üniversitedeki arkadaşlarım ve bu konudaki uzun sohbetler sayesinde yavaş yavaş dinden uzaklaştım.
0
roket adam
(11.04.21)
Bayağı dindar ve cemaatçi olan akrabaların içinde büyüdüm. Babam nurcular diye bilinen cemaatin (fetullaçılardan farklı) bayağı tanınan bilinen bir insanı istanbul üni islam enstitüsü mezunu olduğu için Arapça okur yazarlığı olan birisiydi. Hem anne tarafımın bir kısmı hem de baba tarafı 5 vakit namaz kılan, cemaat ayağı olan bir akraba güruhu. Üniversitede tanıştığım komünist sınıf arkadaşlarımın o zamana kadar bana öğretilmiş “herşey kuranda yazıyor” “kalem varsa onu yapan da vardır” minvalindeki saçma şeyleri yerle yeksan eden konuşmalarımızın ardından beni araştırmaya sevk ettiler. O zamanlar bir forum sitesinde “seksi şeytan” gibi bir nicke sahip yazarın hadislerle bir ilahiyat mezunu adamı harcaması, ateistler bilgiyle tokatlayabilir, bunlar hiç de bomboş adamlar değiller aksine bu ilahiyatçılar bu ateistten nasıl cahil olabilirler diye düşündüm. O zamana kadar cemaat içinde gösterilen hatun yahya unsurlarının saçmalıktan ibaret olduğunu, kullanılan fosil resimlerinin olta yemi (üzerinde metal kancayı unutmuşlar) olduğunu gösteren richard dawkins gibi bilim admalarına denk geldim. Daniel dennett isimli felsefecinin dinler tarihi ile ilgili dinleri ayyuka çıkaran videosunu izlemiştim. O zamanlar facebook moda olduğu için ateist-müslüman gruplarına dahil oldum. Ya allah varsa fikri tutarsız geldiği anda da her şeyi terkedip ateist oldum. Bu süreç yaklaşık 1 yıl sürdü. Ama ben müslüman olanların yüksek zekalı kesimini inatçı ya da korkak olarak nitelendiriyorum. Yoksa bunca tutarsızlık varken müslüman kalmak mümkün olamaz.
0
Unde bach canim
(11.04.21)
Sıkı bir şakirttim. Ama kendimce mantıklı bir şekilde götürüyordum inanç meselesini. Cin diye bahsedilenlerin öcüler olmadığını belki mikroskopik canlılar veya uzaylılar olabileceğini düşünüyordum. Hiçbir hadisi ciddiye almıyordum.

Lisede kuranla ilgili şüphelerim başladı. Ama tanrı inancımı tamamen kaybetmem üniversitede ekşideki bir yazıyı okumamla oldu. Zaten çok sorgulardım içimde ama yazıda evrenin kendi kendine oluşabilme ihtimalini o kadar güzel anlatmışlardı ki bi anda gözümden perde kalktı sanki.

Sonraki hafta boyunca hep ağladım. Orada olmadığını bildiğim halde tanrıya sitem ettim bunca zaman yok muydun kime anlattım ben dertlerimi beni nasıl yalnız bırakırsın vs. diye. Şimdi komik de gelse o an yakın bir arkadaşımı kaybetmiş ve aldatılmış hissetmiştim.
0
eatpraylaw
(11.04.21)
ailemin işi sonda da kendi işimle ilgili dünyayı gezmem ve çeşitli inançtan çeşitli milletten insan tanımam bunda etkili oldu.

Özellikle de malezya, arjantin, çin, kudus ve mekke gezilerinden sonra iyice netleşti
0
summatinyourteeth
(11.04.21)
Yaratıcı meselesinde çok emin değilim ama din konusuna hep mesafeliydim. Dindar bir ailede yetismedim ama din, kitap korkusunu hissetmiştim çocukluğumda gittiğim Kur'an kurslarında, şunu yaparsan cehenneme gidiyorsun vs dediklerinde yalnızca korktuğumu hatırlıyorum. Hiçbir kutsal kitabı okumadım ama kurmaca hikayeler üzerinde kurulu olduğunu çok uzun zamandır belli belirsiz hissediyordum. Üzerine hiç dusunmedim, öyle miydi böyle miydi demedim. İlgimi cekmedi.

Son birkaç yıldır bu inanmama durumu bütün sosyal organizasyonlara sirayet etti. Yani dini geçtim, devlet, ahlak tamamının insan yapısı olduğunu anlıyorsun. Zincirlerinden bir bir kurtulmak gibi. Bakın bir örnek vereyim: Online kpss kursuna gidiyorum, hoca Whatsapp şu kadar soru çözün diye ödev verdi. Pazar akşamı video çekip yollayın hepiniz falan dedi. Lan dedim, yapmasam ne olacak, bir yaptırımı mi var sanki? Sonra baktım insanlar bu ultimatomu ciddiye almaya başladılar grupta, "Ay hocam ne kadar süremiz kaldı?", "Ben disaridaydim hocam, şimdi hemen başlıyorum" demeye başladılar. İş ciddiye bindi, otorite doğdu birden, hepimizin iyiliğine olduğuna inandığımız bir amaç uğruna bir buyuran etrafında birleştik. Paragrafın başında bahsettigim insan ürünü her türlü sosyal organizasyonun da çalışma mekanizması özünde bu. Bir noktadan sonra bu hikayeye o kadar inanıyoruz ki kainatın başından beri oradaymış, dogalmis gibi geliyor. Kpss hocasının buyruğu evrile evrile tanrının buyruğuna dönüşüyor.

Beni inanılmaz rahatlatıyor bu düşünceler, hiçbir şey hayatı değil, zaruri değil, anlattığımız hikayelere inanıyor gibi yapsak yeterli. Olmeyelim, haz alalım yaşadığımizdan yeterli.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Yıkım değildi; lisede sınıf arkadaşımla konusmaya başlayınca okumaya, araştırmaya başladım. Saçmalık ya dedim. Yikim da olmadi. Hayatimin büyük bir parçası değildi, genel kültür gibi bir şeydi.
0
logisticsmanager
(11.04.21)
Edit: haz alamazsınız da olur, bunun için de tribe girenler olur şimdi. "Mutlu olmamız gerekiyormuş has.ktir! Hemen mutlu olmalıyım" diye. Hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim. İnandıklarım, büyük oranda çocukken kafama doldurdukları korkulardan ve ön yargılardan ibaretti. Yürekten hissettiğim bir inanmışlık değildi benimki. Haliyle geride bırakması da çok güç olmadı. Sarsıcı bir tecrübe yaşamadım, doğum sancıları çekmedim. Adım adım, santim santim, ilmek ilmek ilerleyen bir geçişti. Hiç canım acımadı :) Sadece din de değil. O güne kadar sağdan soldan işittiklerimle dağarcığımda yer tutmuş ne varsa aklımda, eş zamanlı olarak aşınıp ufalandılar. Bir şeyi yitirme değil de, daha çok kendini bulma süreciydi aslında.
0
huçi kuçi
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim +1

6. Sınıfa kadar her yaz kuran kursuna giden, kuran okumaya o yaşta başlamış, hacı dedelerin ve kapalı bir annenin oğlu olarak hiç baskı altında hissetmeden islam öğretildim. Ama daha ufacık çocukken bile hiçbiri bana bir anlam ifade etmiyordu, annem üzülmesin diye gidiyordum. Ama daha o yaşta bile duaymış, ibadetmiş bunların bir anlama geldiğine inanamadım. Bile isteye yaptığım bir şey değildi.

Çocuksun tabii ki inanç hissin olmaz desen, babaannem öldüğünde ya da 99 depreminde tanıdıklar öldüğünde "sığınabilirdim". Bence allah bana hidayet vermemiş, içimde yok yani. Manevi tarafı gelişkin bir insan değilim.

Benim suçum mu bu? Gelmiyor işte içimden inanmak, bu öğrenilebilen bişey olsa çoktan öğrenmiştim. Annem beni döve döve namaza devam ettirmedi diye mi suçlu? Benim gibi inanmaya ihtiyaç duymayan biri için sonuç illa ki cehennem mi? İyi bir insan olmamın hiç önemi yok mu?
Sırf bunların cevabının olmaması bile inanmamak için bir sebep.
0
Jux
(12.04.21)
Kutsal kitapları okuduktan sonra. Zaten yoktu da işte daha çok emin oldum diyelim.
0
awareim
(12.04.21)
Teoride alevi, pratikte ateist olan bir ailede büyüdüm. Hiçbir dini ritüel konusunda bilgisi yok ailede kimsenin. Evin duvarında en ufak bir dini simge de yer almaz örneğin. Bu nedenle hiçbir zaman güçlü dini inancı olan biri olmadım. Bu konuda aile tarafından herhangi bir baskı ya da öğreti olmadığı için birçok şey kendi kendine gelişti.

İlk okulun başlarında bir tanrının varlığına inandığımı biliyorum. Dua falan ettiğimi hatırlarım. Ama tabiri yerindeyse "kafa basmaya başladıkça" birçok şeyi sorgulamaya başladım. İnanç konusunda da keskin bir geçiş olmayanlardanım ben. Sorgulamaların yanı sıra hem çekirdek ailem hem de akrabaların çoğunluğu zaten çok inançlı kimseler olmadığı için öyle bir çevrede büyümenin de etkisi var elbette.

Keskin bir geçiş olmadı diyorum ama hiçbir zaman agnostik bir düşünceye sahip olmadığımı da biliyorum. Yani kafamda hiç "acaba" olmadı. Var ile yok arası aslında keskin bir geçişti ama bunun ne zamana rastladığını hatırlamıyorum.

Richard Dawkins'in The God Delusion kitabında 1 ile 7 arası bir skala vardır.
1: Kesin olarak bir tanrının var olduğunu düşünen kişi
7: Kesin olarak bir tanrının olmadığını düşünen kişi

Richard Dawkins kendinin 6 (bazı söylemlerinde 6,9) olduğunu ama 7 olmadığını, çünkü bu konuda bir kesinlik belirtmenin 'bilim dışı' olduğunu söyler. Şüpheci yaklaşır yani.

Ben kendimi 7 olarak görüyorum. Çünkü bilim insanı değilim :)
0
himmet dayi
(12.04.21)
inançsız baba - soft müslüman bir anneyle büyüdüm. annem müslüman olmasına rağmen birkaç dua ve regl sonrası abdesti öğretmesi dışında herhangi bir dini empoze çabasına girmedi.

Anneannem de namaz kılmaz, oruç tutmaz ama dinin şehir efsanelerine çok meraklıdır, böyle saçma sapan hikâyeler olur ya onları anlatırdı arada. babam da sinirlendirdi ve bize hep bunların akılcı olmadığını nedenleriyle açıklardı.

15-16 yaşlarıma gelince okumaya anlamaya başladıkça; dinler tarihini, farklı inanç sistemlerini, kültürleri, mitolojiyi ve dini ritüellerin yansımalarını gördükçe zaten çok kuvvetli olmayan inancım ciddi şekilde sarsıldı. Özellikle dünya tarihinin %80'inin ekonomiyle ve ticaret döngüsüyle alakalı olduğunu idrak edince ise tamamen inançsızlaştım. ölümden sonraki hayatın olmama mevzusu da benim için ne küçükken ne de şimdi yıkım olmadı. zira sonsuzluk fikri ağır bir yükmüş gibi geliyor.
0
muslugubozukhayrat
(12.04.21)
ben yazılanların aksine bir durumdayım sanırım.

"geleneksel islam" çerçevesinde yaşayıp giden bir ailede büyüdüm.
namazın kılınmadığı ama oruçların aksatılmadığı, kitap okunmayan ve kuranda olmayan şeylerin birileri tarafından din diye yutturulduğu şeylerle çevrelenmiş bir aile ortamı diyelim. yani türkiye'nin büyük bir kısmı nasılsa benim ailemde öyleydi.

lise zamanlarında saf ve samimi duygularla "geleneksel islam" çerçevesinde dindar bir insan oldum ama herhangi bir cemaat vesaire ortamında hayatım boyunca hiç bulunmadım. geldiğim süreçte onlarca kişiyi dinleyip farklı yorumları dinledim ama burada yazılan kişilerin aksine "sorgulama" kafasına biraz geç girdiğim için sanırım dindarlıktan kopmadım. daha çok toyken sorgulamış olsam muhtemelen ne lan bu saçmalıklar deyip farklı birisi olurdum diye düşünüyorum. saflığım bir nevi beni bu durumdan engelledi diyebilirim.

şu aşamada geleneksel islam öğretisindeki saçmalıklardan kurtulup gerçek islamı öğrenmeye çalıştıkça inancım daha da artıyor. fakat dediğim gibi uzun bir süreç sonrası sorgulama aşamasına geçmiş olmak daha olgun düşünmeme sebep oldu bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.04.21)
(9)

60bin USD yatırım?

ifo
Teknopark'ta faaliyet gösteren arkadaşlarıma ait bir yazılım şirketi var. %10 hissesine karşılık 100bin Usd bedelle Ortaklık teklif ettiler. Ben de 60binUsd teklif ettim. Su ana kadar hiçbir satış yok bu yüzden doğru bir değerleme yapamıyorum. İK ile ilgili 3 farkli ürünleri var ve bunların hiçbiri
Teknopark'ta faaliyet gösteren arkadaşlarıma ait bir yazılım şirketi var. %10 hissesine karşılık 100bin Usd bedelle Ortaklık teklif ettiler.

Ben de 60binUsd teklif ettim.

Su ana kadar hiçbir satış yok bu yüzden doğru bir değerleme yapamıyorum. İK ile ilgili 3 farkli ürünleri var ve bunların hiçbiri orjinal fikir değil yani ciddi rakipleri var sadece rakiplerden daha iyi olma iddialari var.

Değerlemeyi nasıl yapmaliyim?

Çok iyi bile olsa satamama ihtimali var ve bu beni çok korkutuyor. Sizce?
0
ifo
(09.04.21)
1 bitcoin alsan daha mantıklı :)
0
candide
(09.04.21)
geçenlerde burada startup/küçük yazılım şirketi deneyimi olan plutongezegendegilmi isimli bir arkadaşın çok güzel bir yazısına denk gelmiştim, bir startup'un/fikrin nasıl başarılı olup olamayacağını test etmekle ilgiliydi.

fikirlerinin oldukça basit bir versiyonunu proje haline getirip talep olup olmadığını görebilirler. eğer gerçekten ihtiyaç varsa basit hali bile talep görür diyor yazısında. anlattığınıza göre bu arkadaşlarının ürününün bitmiş haline bile talep yoksa çok muhtemel ölü yatırım olacaktır.

fikrin başarılı olup olmayacağı ile ilgili yazısına şuradan bakabilirsiniz, cevaplarda yazmış:
www.eksiduyuru.com
0
nehara
(09.04.21)
yapma. buyuk risk.
0
müptezel dostoyevski
(09.04.21)
Kenarda milyon dolariniz varsa ve bu işe yatırım yapıp bir gün tutma ihtimali sizi heyecanlandiriyorsa girin. Yoksa akıllı insanın yapacağı is değil. Yatırım fikre değil sisteme yapılır. Ben iki ay önce 160 bin TL ile bir işletmeye yüzde 33 ortak oldum. Daha ilk gün kazanmaya başladım. Ortak olduk çünkü sistem gözümün önünde tıkır tıkır işliyordu ve işleten arkadaş da işin her aşamasına hakimdi. Bir senelik hedefim 500 bin TL kazanmak kendi payıma ve ikinci şubeyi açmak beraber. Ortağımin vaadi daha aziydi ama şimdiden mümkün olduğunu kanıtladı.
0
gurur
(09.04.21)
Kaç atımlık kurşununuz olduğuna bağlı. Eğer çoksa girersiniz ve batarlarsa arkadaşlarlarınızı rakı içmeye götürürsünüz ve moral verirsiniz. Az ise onlarla papaz olursunuz. Tabii onları en iyi siz tanıyorsun. Tuvalete bile gidilmeyecek insanlar "arkadaş" olarak kalabiliyorlar.
0
malheiros
(09.04.21)
Nasıl bir geri dönüş beklediğinize bağlı.

Her küçük yazılım şirketi startup olmuyor, ikisi farklı şeyler. Startup olsa 60k yatırır, 3-5 sene sonra 600k, 1M, 10M alıp çıkarsınız (veya çok daha büyük ihtimalle paranız kaybolur). Ama bahsettiğiniz şirket muhtemelen startup değil, o yüzden 60K yatırsanız bile en iyi ihtimalle yıllık 10K para alıp, 3-5 sene sonra kâra geçmeye başlarsınız.

Niye böyle? Yazılım şirketleri genelde tekel olma eğilimde oluyorlar işin doğası gereği. Bir problemi ilk olarak doğru şekilde çözebilen piyasanın %80-90'ına hakim oluyor, diğer şirketler kalan kısımda oynuyor. Piyasanın büyüklüğüne göre geri kalanlar da kâr ediyor olabilir, ama işte onlarda parayı yatırıp 10 katını kısa sürede alma şansınız yok. Yemeksepeti - diğerleri, Whatsapp - diğerleri, Instagram - diğerleri gibi düşünebilirsiniz.

Sizin şirketin niye startup olmayabileceğini düşünüyorum?

1- IK alanını bilmiyorum ama çok eski bir alan, SAP vs. alanı domine etmiş biri zaten yok mu?

2- "3 tane ürünleri" var demeniz büyük red flag. 100K $'a ihtiyacı olan bir şirketin aynı anda 3 ürünü çok iyi bir şekilde geliştirecek kapasitesi yoktur. Startup'ların elindeki en iyi koz tek bir problemi herkesten iyi çözerek o alanda tercih edilir olmaktır. Yoksa büyük şirketlerin her zaman sizden fazla kaynağı var, focus alanını yaymak iyi bir fikir değil.

3- Kolayik diye bi şirket var, sizinkilerle aynı alanda muhtemelen. Bu arkadaşları takip ediyorum. 20-30 tane çalışanları var, ama 2-3 tane kötü yazılımcıları var, gerisi full satışçı. Bu bana ortada "teknik" bir problem olmadığını söylüyor. Ortada teknik bir problem yoksa "startup büyümesi" yaşayamazsınız (yani her yıl 2-3 kat büyümez şirket). Belki bu arkadaşlar bir şeyi yanlış yapıyordur ama sanmıyorum, muhtemelen piyasada "daha iyi ürün"e talep yok, o yüzden böyle devam ediyorlar.

Tüm bunlardan dolayı benim tahminim arkadaşlarınızın startup olmadığı, o yüzden de en iyi ihtimalle 60K yatırıp yıllık 10K geri alacağınız. Bu da kötü bir yatırım değil, ama beklentilerinize uygun mu ona bakın.

Henüz hiç satış olmaması da kötü bir durum, ama bahsettiğim gibi alanda teknik bir sorun yoksa bu çok önemli değil. KolayIK'nın 1-2 yıl gerisinden geliyorlar ama ürünün kalitesi bir şey farketmeyeceği için bir şekilde yetişebilirler de.

Bence asıl sorun şu: adamların 100K'ya ihtiyaçları varken 60K teklif etmek iyi bir şey değil. İstedikleri parayı keyfine istemiyorlardır diye düşünüyorum, verdiğiniz para daha az, giderlere yetmeyecek. Adamlar da aç gezemeyeceğine göre işe odaklanacaklarına yine sermaye aramaya devam edecekler, e bu da ikiniz için de kötü bir haber. Arkadaşınızın dürüst bir insan olmadığını düşünüyorsanız farketmez ama normalde 100K ihtiyacım var diyorsa o kadar ihtiyacı vardır, 60 teklifini onların kabul etmemesi lazım.
0
plutongezegendegilmi
(09.04.21)
bir çok değerlendirme yöntemi var. ama en önemlisi 60k dolar sizin için ne önemde bir para ?kaybetmeyi göze alamıyorsanız zaten şirket mükemmel bile olsa size göre değil.

çalışanları nasıl? kurumsallarda en salak adam bile çalışabilir, ama ufak yazılım firmalarında her çalışanın iyi olması önemli. Çalışanları tutabiliyorlar mı ?
şirketin en önemli hedefi ne ve şu an ne yapıyorlar ?
şirketteki farklı insanlara şirketin bu seneki en önemli hedefini sorunca aynı yanıtı mı alıyorsun. arkadaşlarınla ayrı ayrı konuştuğunda aynı yanıtları mı alıyorsun ?
rakip olması kötü değil. en azından talep olan bir ürün olduğunu anlıyorsunuz. satış yaparken iyi kötü olmak değil ama mesele. satış yapacağınız şirketlere ulaşabilecek misiniz ?
şu an satış yaptıkları yerlerde onların yerine geçebilmek için yeterli finansal güç var mı ? aşırı agresif şekilde sırf referans için mevcut ürünün bakım ücreti fiyatına ürün satabilirsin.
ve onun haricinde de ne kadar para yakabilecek gücünüz var ?

satış konusunda da o sektorde çalışmış bağlantıları olan iyi satıcı bulmanız lazım. konu ik olunca biraz sektor bağımsız oluyor. ik çok geniş, her şirketin ik'si var. sektor bağımsız satış için bağlantı bulmak hem kolay hem zor. belki sap hr kökenli biri iyi olabilir. fikrim yok.

çok dağınık yazdım :S soru olursa mesaj atabilirsin.
0
safak efendisi
(09.04.21)
"Su ana kadar hiçbir satış yok"
"hiçbiri orjinal fikir değil"
"%10 hissesine karşılık 100bin Usd bedelle Ortaklık teklif ettiler."
"Ben de 60binUsd teklif ettim."

senin hic dusmana falan ihtiyacin yok, arkadaslarin yeter :)
0
rm
(09.04.21)
tabii ki de dahil olmamalısın.
0
dafuq
(09.04.21)
(11)

Türkiye nerede hata yaptı? (Covid)

avatar is back
Vakalar günlük 55bin oldu. Kendi rekorumuzu ikinci kez kırdık. Dışarda, toplu taşımada herkes maskeli insanlar olabildiğince dikkat ediyor. Sosyal medyada yerilsede Türkiye’de vatandaşlar iyi kötü uyuyor kurallara. Son 1 haftada ne oldu da arttı bu kadar? 30bin civarı vaka varken, gizli 200bin vaka
Vakalar günlük 55bin oldu. Kendi rekorumuzu ikinci kez kırdık. Dışarda, toplu taşımada herkes maskeli insanlar olabildiğince dikkat ediyor. Sosyal medyada yerilsede Türkiye’de vatandaşlar iyi kötü uyuyor kurallara.

Son 1 haftada ne oldu da arttı bu kadar? 30bin civarı vaka varken, gizli 200bin vaka vardır diyorlardı, şimdi de gizli 400bin vaka mı vardır aşağı yukarı.

Tabiki de artacaktı, kongreler bilmem neler insanların salması derken tamam ama günden güne inanılmaz artıyor yahu vakalar
0
avatar is back
(07.04.21)
sayıların bir güvenilirliği olmadığı için ben kafalarına göre arttırıp azalttıklarını düşünüyorum. yani belki de 1 haftadan beri 55 bin, nereden bileceğiz ki?
kimsenin bir doğrulama yapamayacağı şu ortamda manipüle edilmesi hiç şaşırtıcı gelmez. o yüzden bu sayılara çok takılmamak gerektiğini düşünüyorum, halkın da çok takılmaması lazım. sayılar azalsa tedbiri elden mi bırakıcaz. bi de üstüne manipülasyon da olduğunu düşündüğüm için ben bakmıyorum ne artmış ne azalmış. haber değeri yok yani benim gözümde.

bu sayılar arasında referans aldığım tek nokta toplam iyileşen sayısının toplam vaka sayısına oranı. şu anda %12 oranda bir farkla vaka sayısı daha fazla. ne zaman ki iyileşen sayısı vaka sayısını geçer, o zaman iyiye gidiş var derim. o zamana kadar önlemlere uymaya devam.
0
Jux
(07.04.21)
Katlanarak artması çok normal. Ne kadar çok vaka o kadar hızlı yayılım.

1 kişi 2 kişiye bulaştırıyor desek (varsayım) günlük sırayla
2-4-8-16-32-64-128 diye gider.

Sadece 1 haftada vaka sayısı 128 katına çıktı. Tabii Koronavirüs'ün bulaşma oranı daha düşük ama sonuç olarak böyle katlanarak artan bir hesap var elimizde.

Açıkçası ben insanların kurallara çok uyduğuna da katılmıyorum. Sadece insanlar değil, yetkililer de yeterli önlemi almıyor. Akşam iş çıkışı metrobüslere bir bakarsan insanlar ağız ağıza yolculuk yapıyor. O kadar yakın ve temaslı ortamda maskenin koruyuculuğu da fazla kalmıyor. Hafta sonları yasak var mı yok mu belli değil. Arada bir sokağı izliyorum bazı insanlar 4 kişilik aile olarak markete gidiyor. Anlıyorum insanlar çok bunaldı evde, biraz olsun nefes almak istiyorlar ama 4 kişi de markete gitmezsin yani.

Zaten maske takanların önemli bir bölümü de öylesine takıyor, çok belli. Maskeler hep burnun altında. Bu korumaktan çok daha fazla zarar veren bir maske takma şekli. Ağzınla aldığın nefeste maskede filtrelenen ne varsa burundan direkt solunuyor zaten.
0
himmet dayi
(07.04.21)
Ev gezmeleri çok fazla. Benim gördüğüm genelde bu yüzden kapıyor insanlar. Ya da cenaze/taziye.
0
zoghurt
(07.04.21)
Katlanarak artıyor +1

Ayrıca 1 Mart sonrası kararları bu hale getirdi. Sayılar doğru yada yanlış bilemem ama arttığı kesin.

Çalıştığım kurum esnek çalışıyor iken 0 vaka vardı. İşlerde gayet yetişiyordu. Esnek çalışmayı kaldırdılar 5 birim kapatıldı, onların işleri sebebiyle işler artık yetişmiyor.

Vaka sayısı az iken yapmadıkları aşıları şimdi yapmaya çalışıyorlar.

Bir kere o okullar açılmayacak, ne zamana kadar derseniz kusura bakmayın virüs bitene kadar.

Tüm kamu ve özel sektör olabildiğince esnek ve uzaktan çalışacak.

Halk bilinçli olacak saçma sapan işler için dışarı çıkmayacak "amcam tavuğumu pişirip yemiş diye şikayete emniyete adliyeye gitmeyecek"

Belediyeler yasak var diye toplu ulaşımı azaltmayacak tam tersi eskisinin kat kat fazlası sefer koyacak.

Valiler karar filan almıyor, madem işleyiş böyle ve merkezde bir çok şeyin bir sürü yetkilisi var o zaman "cumhurbaşkanlığı covid-19 daire başkanlığı" kuracaksın, kendisi il il anında hızlı ve PLANLI bir şekilde karar alacak. Gerekirse vatandaşa sms atacaklar bilgilendirme için. Hes uygulaması ile bildirim gönderecekler.
0
infernalcadre
(07.04.21)
Ramazan yaklaşıyor vakalar o yüzden arttı kimse dışarı çıkmasın diye. Ayın başından beri vaka sayısı aslında sadece %10 arttı. Vaka sayısına değil vaka/test sayısına bakacaksınız. Ramazan bitimine doğru yapılan test miktarı aşağı çekilerek vaka sayısı da azalacak.
0
sting
(07.04.21)
ramazanda "bakın hastalık çok arttı o yüzden sizi çok kısıtmamamız lazım" demek için yol yapıyorlar. ramazan biter bitmez de sayı alt seviyelerde olacak, çünkü havalar güzelleşiyor, tatil sezonu başlıyor. yerli yabancı turist devletimize para kazandırsın diye az gösterip gel gel yapacaklar.
0
candide
(08.04.21)
İnsanlar kafelere gidebiliyor, büyük gruplarla buluşuyor. Bu meretin kapalı mekanlarda daha kolay bulaştığı tespit edildi.
0
kaset
(08.04.21)
@biseysorcaktim,

ramazan ve yasak bağlantısı bu ülke iktidarının zihniyetine 20 senedir binlerce kez aşina olmuş insanlar için anlaması çok kolay bir konu. nasıl ki marketler açık ama markette alkol satışı yasak, çünkü rererö gibi muhteşem bir argümanla şeriatçı zihniyetlerini kabak gibi ortaya seriyorlarsa ramazan'da da dışarda kafana göre gezmek, sosyalleşmek, eline sandvicini alıp yemek, kafede oturup oruçluların asabını bozmak dinimizde zinhar günah olduğu için o yüzden yasaklar artıveriyor birden. cidden zor mu bunu fark etmek? anadolu'da ramazanda nefes alışını kontrol edesi geliyor insanın dayak yememek için. sağ olsun devletimiz bizi bizden çok düşünüp önlemimizi almış.
0
del piero10
(08.04.21)
Yetersiz ve göstermelik önlemler yüzünden bence. Ev arkadaşım 3 hafta önce Brezilyadan geldi (güya kapalıyız Brezilyaya) Sabiha gökçene indi kimse dur kardeşim nereye gidiyorsun dememiş , bizimki duyarlı vatandaş ya aramış 112 i vefaya aktarmışlar, Brezilyadan geldim kimse bir şey sormadı vs diye, bekleyin orada demişler ve alıp yurda yerleştirmişler. Olması gereken yapılmış yani karantinaya alınmış ama onunla birlikte gelen diğer yolcular ellerini kollarını sallayarak evlerine gittiler.Önlemleri sıkı tutmayıp varandaş insiyatifine bırakırsanız sayıların artmaması mümkün değil.
0
delikedidilimiyedi
(08.04.21)
lebaleb kongreler ve restoranların açılması sonrası sayıların artması normal de,
neden gizlemeyip bu yüksek rakamları verdiler onu merak ediyorum, yine neyin peşindeler acaba ?
0
vizivozo
(08.04.21)
@alperz
Vermeyin elinizi Antalya'ya ^^ buraya da sürekli turistler geliyor ve en b.ok ülkedeki karantina kuralı bizim ülkemizde yok.. elini kolunu sallayarak geziyorlar ve maskesiz.. asla uyarılmıyorlar kimse tarafından..

diğer herkese katılmakla beraber eklemek istiyorum ki.. çok daha kötü şartlar altındayken kamuda ve özel sektörde esnek çalışma vardı şimdi o sayıların kat be kat üzerindeyiz ama hiç bir şey yok..

özetle mantık aramaya çalışan arkadaşlara suya yazı yazmaya çalışmaktan vazgeçmelerini söylemek isterim.

babam vefat ettiğinde açıklanan sayı 1600 civarıydı ama doktor olan dayım ve kendi kurdukları ağ üzerinden yaptıkları hesaplama ile o gün 17500 vaka vardı.

Her hangi godomanın ne amacı var bilinmez ama artık tuşa basıp bitirse şu işleri güzel olacak. yoksa hakikaten geri dönüşü olmayan ve kabuklaşan bu psikolojik tranvatik durumlarımız hayatımızın geri kalanını komple değiştirecek..
0
denizmaniaherif
(08.04.21)
(22)

Kapital okuyanlar, sorum var

hlot
1. Cilt'i okuyorum, gayet hosuma gitti kitap. Ama bir sikinti var, Marx'in zamaninda para olarak altin kullaniliyordu, dolayisiyla marx da ona gore yorum yapiyor. Altin yalnizca bir simge degil diyor, genel es deger diyor. Yani onun degeri havadan gelmis bir deger degil, onun uretiminde gecen emek-z
1. Cilt'i okuyorum, gayet hosuma gitti kitap. Ama bir sikinti var, Marx'in zamaninda para olarak altin kullaniliyordu, dolayisiyla marx da ona gore yorum yapiyor. Altin yalnizca bir simge degil diyor, genel es deger diyor. Yani onun degeri havadan gelmis bir deger degil, onun uretiminde gecen emek-zaman'in degeri. Yani, 20 kilo yun=1 gr altin ise, 1 gr altindaki emek-zaman= 20 kilo yunun uretimindeki emek-zaman'a esit.

Peki, kagit para icin durum nedir? Marx ne derdi, ne deniyor? Demek istedigim, 100 dolar=15 litre benzin ama 100 dolarlik banknotta sakli olan emek-zaman eşit degildir 15 litre benzindeki emek-zaman'a.

Kabaca soyleyecek olursak, atiyorum 100 dolarlik bir banknot 50 cent'e uretiliyor, halbuki 1 gr altin yine 1 gr altina uretiliyor. Para bicimi denklemindeki altini kagit paraya cevirmek zor degildir, marx'a ihtiyacimiz yoktur diye umit ediyorum.

Bunu cozemedim su an.
0
hlot
(07.04.21)
marx'ın zamanında dolaşımdaki dolar sayısı belliydi, altının karşılığı kadar dolar vardı. yani dolar = altın denilenilir kısaca. o yüzden bir sıkıntı yoktu. asıl problem şu an karşılığı olmadan basılması.
0
candide
(07.04.21)
Ben de onu diyorum iste. Su anki kagit parayi bu denkleme nasil sokucaz?
0
🌸hlot
(07.04.21)
şu an denkleme sokamazsınız çünkü hiçbir mantığa uymuyor, bu nedenle de zaten ekonomistler sistemin yakın zamanda çökeceğini söylüyorlar.
0
candide
(07.04.21)
Para sadece bir gösteren. Hisse senet kagidi gibi. Her paranın karşılığı olan altın aslında "bu simgesel paranın ardında merkez bankasinin taahhüt ettiği altin var" diyor ve o altın piyasaya sürülmedigi için altinin degeri parada gizli kalmis oluyor.

Ayrica altin da olsa, o kadar altina denk dusen meta da olsa aslinda tum bu metalarin (altin da para da metadir) ortak noktası emek-zaman. Yani aslinda genel eşdeğer emek-zaman olmuş oluyor. Her şey emek-zaman üzerinden mubadele ediliyor.

Şu andaki altin karşılığı olmadan para basma konusuna gelince: gelecekte üretilip biriktirilecek olan emek-zamanin karsiligi olan para basiliyor. Yani ben sana diyorum ki "al sana yakin gelecekte uretilecek olan emek-zamanin karşılığı olan para". Bu nedenle buyume oranlari beklentiyi karsilamazsa enflasyon oluyor.
0
prole
(07.04.21)
Kağıt para ve madeni para üretiminde kullanilan emek-zamanin denkligine gelince:

999 ton altin degeri + 1 ton altına eşdeğer kagit, maden e uretim giderleri degeri = piyasaya 1000 ton altinin degerini "gosterecek" bicimde surulen para. MB çalışanı olan varsa daha iyi bilir ama basim maliyetinin de gosterilen tutar icinde bulunmasi lazim. Kalan ufak şeyler de gorev zarari olarak yaziliyordur belki
0
prole
(07.04.21)
Marx'a göre değer tamamen emek-zamandan geliyor. Ortalama bir işçi bir masayı 10 saatte yapıyorsa ve bu masa 1 gram altına satılıyorsa. 10 saatlik emek-zamanın değeri 1 gram altındır. Bu 1 gram altınla ise sen başka bir 10 saatlik emek-zaman değerine sahip başka bir ürünü alabilirsin. Altın bir değişim aracıdır. Değerini de 10 saatlik-emek zamana eşit olmasından alır. Günümüzde ise bunun yerini kağıt para alıyor. Kağıt parayı karşılıklı değiş tokuşu sağlayan bir senet olarak gör. Yani çok fazla bir şey değişmiyor.
0
communist jew
(07.04.21)
@candide: ekonomistlerin direkt belirttigi paranin altin karsiligi olmamasi mi bilmiyorum ama zaten marx da kapitalizmin celiski icinde oldugunu soyluyor. Yani altin standardina donulse kapitalizm kurtulmayacak. Zaten abd, bir krizden cikabilmek icin altin standardindan vazgecmis, para basarak ekonomiyi canlandirmak icin.

Neyse, konudan sapmayalim.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@prole: dogru mu anladim bilmiyorum ama hayir, oyle degil. 100 dolarlik banknot 1 dolardan az gidere mal oluyor. Zaten aksi sacma. Yani, 1 dolarlik banknot 1 dolara mal olurken, 100 dolarlik banknot nasil 100 dolara mal olacak? Sadece iki tane sifir ekliyorlar kagida.
0
🌸hlot
(07.04.21)
Paranın altın karşılığı varken de kapitalizm çelişki içindeydi. Bunu değişim-kullanim degeri kisminda ve kâr oranlarının düşmesi egiliminde, hatta bir oranda da artık değerin üretimi kısmında göreceksin. David Harvey'in "Kapitalizmin 17 Çelişkisi" diye bir kitabı var, ona da bir göz atabilirsin.
0
prole
(07.04.21)
@communist jew: hayir iste. 1 gr altinin uretim maliyeti belki 0.99 gr. Altin bu sayede para olmus zaten, meta olarak da degeri var, yani para olmasaydi bile 20 kilo yun edecekti ama para olmus, yani para-meta olmus.

Ama 100 dolar'in meta olarak degeri 50 cent.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@prole: evet, biliyorum, yazdim zaten.

Konular karismasin, farkli konuda olan mesajlari tiklemiyorum.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@hlot: piyasaya sürülen toplam paranın değerinde var o. Kağıt aynı kağıt, baskı maliyeti aynı baskı maliyeti.

Misal, elimizde 100 dolar ve 1 dolar var. Yani 101 dolar ama iki banknot. Bu iki paranın basım maliyeti 1 dolar diyelim. Her biri 50 cent. Bunu karşılığı olarak bankada 101 dolarlık altın bulunur, 1 doları piyasaya sürülecek olan banknotların üretimine harcanır. Kağıt parada işler böyle ilerliyor. Madeni paraların değeri zaten onun üretiminde kullanılan madende içerilmiş durumda (sikke mantığı). Kağıt para da zaten öyle bir meblağ için basılıyor ki basım maliyeti göz ardı edilebiliyor. Bunu tahmini olarak söylüyorum ama mantıklı olan da bu sanırım.
0
prole
(07.04.21)
@hlot günümüzde paraların üretim maliyetlerinin oldukça düşük olmasından dolayı yokmuş varsayımında bulunmak gerekiyor. ancak yine de altının üretim maliyetinden girmek istiyorsan onu da yine Marx'ın teorileriyle açıklayalım. 1 gram altının üretim maliyeti diyelim ki 0,9 gram. Altının üretim fonkisyonununda tek girdi olarak emek kullanılıyorsa, 1 gram altın çıkarılması karşılığında çalıştırdığın emeğe 0,9 gram altın ödemesi yapıyorsun. 0,10 gram ise senin karın oluyor. İşçiler 1 gram altınlık iş yapıp 0,9 gram ödeme aldıkları için patronları tarafından sömürülmüş oluyor. Bu da artı-değer teorisi Marx'ın.
0
communist jew
(07.04.21)
@prole: altin standardini herkes terk etmedi mi? Hala herkes altinina esit miktarda para mi basiyor? Sanmiyorum, altin standardindan cikildi.

@communist jew: evet, biliyorum ve konumuzun bununla alakasi yok.

Herkes soruya cevap vermek yerine kitaptan aklinda kalan, bildigi butun seyleri yazip ego tatmini yapiyor sanirim.

Benim yazdigim sey bana cevap olarak yazilmis, konuyla alakasiz seyler cevap olarak yazilmis.
0
🌸hlot
(07.04.21)
@hlot: Soruyu cidden mi soruyorsun anlamadım. Tüm soruları Kapital I bağlamında sormuşsun, o yüzden altın üzerinden örnekledim. Sen de altın üzerinden sormuştun. Ayrıca altın eşdeğerliğinden çıkıldıktan sonraki durumu da yukarıda yazmıştım. Sanırım kısır döngüye girdik.
0
prole
(07.04.21)
@prole: pardon, evet, orada bir karisiklik oldu.

Kapital 1 baglaminda derken. Yani orada altin uzerinden denklem kurmus, peki su anki para altin degil, kagit olduguna gore simdi denklemi nasil kuracagiz diyorum.

"'yakin gelecekte uretilecek olan emek-zamanin karşılığı olan para' Bu nedenle buyume oranlari beklentiyi karsilamazsa enflasyon oluyor."

Demissin. Bunun icin okuma onerisi veya kaynak verebilir misin? Okuyup tam ozumsemek istiyorum da.
0
🌸hlot
(07.04.21)
The crisis of the capitalist system, in any case, is not fundamentally a crisis of commodity over-production, but one involving the over-production of capital. All the institutions of Bretton Woods have for the last 25 years and more been employed to build up a huge superstructure of credit. The vast majority of trade has not been carried out with either gold or dollars but through credits arranged against the dollar. These credit institutions have in turn been used to invest in machinery and equipment on a huge scale through the capitalist world. In this process, share values have been inflated beyond their remotest connection with their real value.

Now this hugely inflated volume of capital must seek to earn its rate of profit through the exploitation of labour power. But not even the most brutal increase in the rate of exploitation of the working class of Europe and America can solve this crisis for the capitalists, although of course, they must be driven to attempt a solution in this direction

www.marxists.org

O çıkarımı kafadan yapmıştım ama biraz kurcalayinca bur şeyler buldum:

Kapital 3. Cilt: en.m.wikipedia.org
0
prole
(07.04.21)
soru nedir tam olarak? altin vs kagit para mi? if yes,
altin 1 gr altina uretilmiyor, onun da bir bulunma, islenme maliyeti var. para analojisinden farkini anlamadim ?

konu tamamen kapital sorusu degil, satin alma aracinin uretim maliyeti, o halde. kapitalde bu konuya atif hatirlamiyorum. kapital 1 baglaminda altin vs kagit para arasinda bir fark oldugunu dusunmuyorum.

ek not: dolar denmis, marx zamaninda dolar global para birimi degildi. dolarin globallesmesi ve altina cevirimi icin bkz---> bretton woods konferansi . sonra bunu da kaldirip sepete bagladilar.
0
camussar
(07.04.21)
"Peki, kagit para icin durum nedir? Marx ne derdi, ne deniyor?"

spesifik soruya cevap vereyim. Sanirim anlamak istedigin durum su: O donemde kagit para = altin senediydi. ve altin senetleri bankadan bankaya farklilik gosteriyordu. A bankasinin senedi, B bankasinin senedi...

olaya oyle bakinca: parayi bankaya goturup karsiliginda altinini geri alabiliyordun. velev ki senedi cebinden dusurdun... altin senedinin kendisinin bir degeri yoktu. senin bankada kayitli altinin, yine senin hesabinda bankanin guvencesi altindaydi. kendi adina banka kaydinda zaten ne kadar paran oldugu da belliydi.

bugunku karsiligi hesap cuzdanina benzer. yani ilk ciktigi donemde kagit paranin maksadi altinin guvenligini saglamak.

zamanla bu senedin yerini genel kabul goren "bank note"lar almistir. ortak bank note sayesinde de bu sefer bankalar arasi islem kolaylasmistir.

derken derken "altin karsiligi" ekonomik buyuklugu tasiyamaz olmustur ve tekrar paranin karsiligi, sonrasinda uretim bicimi de degismistir.

para teorisi uzun is. goreceli is.

yine marx'in donemindeki "mutlak arti deger"in yerini bugun "nisbi arti deger"e coktan birakmistir...

edit: altin senedi > bank note > ortak bank note > karsiligi altin olmayan bank note

kagit para haricinde bir de kaydi para diye bir sey var bugun gunumuzde.

kaydi para da yine ekonomide kredi araclari sayesinde olusturulan, yukarida bir yerde ucundan deginildigi gibi "gelecekte uretilecegi varsayilan, umulan ve fakat bugun realitede basili olmayan miktardir."
0
idexo
(07.04.21)
@camussar: sizinle aynı düzleme nasıl geleceğiz bilemedim ama açıklamaya çalışayım.

1 gram altın, 1 gr altına (ya da işte 0,99 grama falan ama basit olsun diye 1 grama diyelim) üretiliyor. 1 gram altının değerinin içinde taa ilk süreçlerin (mesela arama çalışmalarında harcanan emeğin) de değeri saklı. 500 liralık bir ceketi düşünelim, bu cekette pamuk toplayanların ve diğer bileşenleri üretenlerin emeğinin değeri de saklı.

bu başlık kadar duyuru'yla anlaşamadığımız bir başlık olmamıştı, şaşkınım cidden. ama ben en azından anlattığım kavramları doğru anladığımı düşünüyorum.

neyse, gelgelelim, Marx, Kapital'de diyor ki, altının kendi başına da meta olarak bir değeri var. yani altının para olmadığı zamanları düşünelim, o zamanlar atıyorum 10 kilo yün ile 5 kilo kahve nasıl takas ediliyorsa 10 gr altın ile 50 tane ceket de takas ediliyordu. yani 10 gr altındaki emek-zaman ile 50 ceketteki emek-zaman aynıydı. zamanla altının özelliklerinden dolayı en çok takaslanan madde bu olunca, doğal süreçler içinde toplumda altın, para haline geldi ama aynı zamanda da metaydı, yani para-meta'ydı. para olması, altının değerine ekstra bir değer katmadı.

peki ya kağıt para? 100 dolarlık banknot için 100 dolarlık emek harcanmıyor, diyelim ki 30 cent'lik emek harcanıyor. yani 100 dolarlık kağıt para, meta olsa 30 cent'e alabilirdin kaldı ki kağıt para, meta da değil.

lafın kısası sorum şu: altın ile kağıt paranın emek-değer kavramı düzleminde karşılaştırılması nasıl yapılır? altın: para-meta, kağıt para: para. 1 gr altının değeri, kendi değeri. kağıt paranın değeri, kendi değeri değil, üstünde yazan değeri.

daha açık olabilir miyim bilmiyorum. kapital'i okumuş olmanız lazım beni anlayabilmeniz için.
0
🌸hlot
(07.04.21)
yukaridaki cevaba ek: altin paslanmayan bir maden ve cok islevleri olan, kullanisli bir maden oldugu icin "deger saklama" gorevi gorebiliyordu. bu para niyetine kullanmasini kolaylastirdi.

bunun haricinde serbest piyasa ekonomilerinde para piyasalarinda bugunku paralar da meta olmaya devam etmektedir.

basit ornek: dolar borcu olan birisi var. piyasada da dolar sinirli sayida bulunmakta. odeme zamani gelince bu kisi piyasadan dolar talebinde bulunacaktir. dolarin piyasada azalmasi demek, dolar sahiplerinin talebe daha zor karsilik vermesi demek. mesela ben dolari 6'dan verdim, oteki ben 7'den veririm diyebilir. dolar borcu olan mecbur olursa 7'den de alir 8'den de alir. zira borcunu zamaninda odemezse daha buyuk sikintilarla yuzlesebilir...

dolayisiyla gordugunuz gibi "piyasasi olan her sey" metadir.

hisse senetleri piyasasi her zaman sirketlerin reel degerini yansitmaz. ama sirketlerin reel degerinin hisse piyasasinda olusturacagi beklentiler oldugu gibi, hisseye olan talep veya hisseden kacisin yaratacagi fazladan arz da piyasadaki hissenin fiyatini degistirecektir...

gunumuzde malesef fazlaca detaylandi bu isler. artik sahip olmadiginiz bir seyi bile vadeli islemler sayesinde alip satabiliyorsunuz.

"kaldirac" adi altinda kredili islem yapip elinizde olayan bir sermayeyi borc ederek yuksek riske girebiliyorsunuz.

para ve piyasa eskisine gore cok hizli, cok cesitli.
0
idexo
(07.04.21)
ok bu durumda. commodity money vs representative money ; yahut fiat vs representative money diye bakmak lazim. fiziksel paranin ustunde yazan deger, commodityler ile karsilik buluyor, o yuzden yukarida bretton woodsu ornek verdim.

yani soruda soruldugu uzere:emek deger baglaminda, fiziksel para ile commoditynin(altin vs) farki yok. kagit para utunde yazan deger = commodity (altin yahut neyse)

www.investopedia.com

abhipedia.abhimanu.com:~:text=Commodity%20money%20is%20inconvenient%20to%20store%20and%20transport%20in%20large%20amounts.&text=Representaive%20money%20is%20any%20type,a%20type%20of%20representative%20money.
0
camussar
(07.04.21)
(5)

Bana Gömlek Seçelim

yanqoue
1) https://www.ramsey.com.tr/haki-duz-orme-uzun-kollu-gomlek_10127055-1632) https://www.ramsey.com.tr/su-yesili-duz-dokuma-uzun-kollu-gomlek_10124549-2133) https://www.ramsey.com.tr/mavi-duz-dokuma-uzun-kollu-gomlek_10124549-155Hangisi daha şık sizce?
1) www.ramsey.com.tr

2) www.ramsey.com.tr

3) www.ramsey.com.tr

Hangisi daha şık sizce?
0
yanqoue
(06.04.21)
2 ve 3
0
candide
(07.04.21)
2
0
elma
(07.04.21)
2'nin rengi çok kullanışsız, modelde bile düzgün bişey uyduramamışlar.
3 çok sıradan mavi, bi özelliği yok.
1 hem kumaş hem renk olarak farklı seçeneklere açık.
0
Jux
(07.04.21)
1>3>2
0
black holes in the sky
(07.04.21)
mavi olan iyi
0
ala09
(07.04.21)
(25)

İngiltere denince aklınıza ne geliyor?

avatar is back
Benim kafamda pek bişey canlanmıyor ama ilk olarak akla ne gelir ne gelmeli? Örneğin Almanya denince direkt otomobilleri, disiplinleri, makine konusundaki başarıları geliyor. Hakeza japonya deyince de çok ve gereksiz çalışkan insanlar, biraz özgüvensiz ve sessiz sakin tipler aklıma geliyor. Nerdeys
Benim kafamda pek bişey canlanmıyor ama ilk olarak akla ne gelir ne gelmeli?

Örneğin Almanya denince direkt otomobilleri, disiplinleri, makine konusundaki başarıları geliyor. Hakeza japonya deyince de çok ve gereksiz çalışkan insanlar, biraz özgüvensiz ve sessiz sakin tipler aklıma geliyor. Nerdeyse her ülke için kafamda direkt beliren şeyler var ama ingiltere için hiç bişey yok.

Aklımıza ilk ne gelmeli?
0
avatar is back
(29.03.21)
Ters yönden akan trafik.
0
elijahz
(29.03.21)
Sicak soguk cift musluk.
0
Anjelik
(29.03.21)
Yağmur, gri hava
0
cometome
(29.03.21)
bol yağış hatta bundan mütevellit yağmur geçirmeyen ürünler üzerine iyiler. sky bisiklet takımı, bradley wiggins, chris froome, churchill, prenses diana, elton john, beatles, oasis, futbol, wimbledon tenis turnuvası, ortaçağ kaleleri, harry potter, england double decker (kendilerine has dizaynı olan kırmızı iki katlı otobüs), black cab (siyah taksi), london eye ve O2 arena. olmazsa olmaz bir de stonehenge tabii ki.

edit: sütlü çay, bbc ve rolls royce
0
evimin paspasi
(29.03.21)
kırmızı telefon kulübesi ve çift katlı otobüsler.
0
etna
(29.03.21)
Eski sevgilim :(
0
mirty
(29.03.21)
Müzik. 60-80 arası İngiltere'den çıkan gruplar müzikte çıtayı arşa koymuştur kendi görüşüme göre.
0
brillant comme une larme
(29.03.21)
University of Cambridge ve Oxford geliyor. Baska bi sey gemesine gerek yok benim icin :D
0
e mice
(29.03.21)
Güzel müzik
0
freebird5406_2
(29.03.21)
Michael Owen
Yağmur
0
paramolacak
(29.03.21)
sömürgeler, snobluk, kırmızı telefon klübeleri.
0
roket adam
(29.03.21)
kotu disler/agiz yapisi
0
hot potato
(29.03.21)
Aşırı beyaz tenli insanlar ve yağmur.
0
chicha_v2
(29.03.21)
kapalı gri yağmurlu boğucu havası.
0
candide
(29.03.21)
Pub, publar, bira, dışarda ayakta içen kalabalık.
0
archmage mahmut
(29.03.21)
Harry Potter, İngiliz sterlini
0
dissendium
(29.03.21)
sömürgecilik ve futbol.
0
outis2
(29.03.21)
kurallar ve sıraya girme kültürü. Kurallara müthiş bağlılar (benim gördüğüm) ve mesela After Life dizisinde de işlenen "sen çocuk değilsin, çocuk menüsü alamazsın, az yiyeceksen de yapacak bişey yok" muhabbetini birebir yaşadım mesela :D

pub, aksanları vs. de gelebilir tabii.

edit: Şunu most british thing diye paylaşıyorlardı:D
static.standard.co.uk
0
nhk ni youkosu
(29.03.21)
yaklasik 25 sene once gittim. aklima ilk gelen seyler:

zebra crossing
taksiler
bol patates haslamali yemekler
soguk insanlar
devamli kapali hava
yanyana onlarca futbol sahasi ustunde kosturan yuzlerce cocuk
0
cooperr
(30.03.21)
fish n chips
abur cubur sagliksiz beslenen insanlarin coklugu, takeaway kulturu
kapali, gri hava
her seye thank you, sorry (adam, kadin otobuste kartini bastiktan sonra bile thank you diyen var, sanki belese bindirdi sofor)
Alright (hasta mi gozukuyorum, uykulu mu gozukuyorum diye ilk 1 hafta ciddi ciddi yuzumu inceliyordum, uzuluyordum)
park bahce acik havada ciddi ciddi spor, egzerzis yapan insanlar
Hintli, Turk, Kurt bakkallar
Her mahallede bir kebapci, bizim expatimiz kebapcilar aslinda
Hello, hi, alright darling diye karsilayan dukkan teyzesi
Toplum icinde yuksek sesle rap soyleyen, dinleyen siyahi ergenler, bulasmayin picaklarlar:) Dua mi okuyor lan bu diyorsun agresif agresif rap soyluyor adam kendi kendine
0
neverletyougodown
(30.03.21)
müzik ve işçi sınıfı.
0
isveperver
(30.03.21)
Kahvaltıda sosisin yanına fasulye yemeleri
0
stronzo
(30.03.21)
kırmızı otobüs
siyah taksi,
kırmızı telefon kulubeleri,
london eye
monarşi
kraliçe
0
liberal
(30.03.21)
hiç gitmedim ama görüp duyduklarımdan: kapalı hava, müzik, publar, premier league, çarpık dişli insanlar, siyah taksi, iki katlı kırmızı otobüs:)
0
nothing in my way
(30.03.21)
yagmur,
muzik,
publari,
ingiliz kibri,
somurgecilik,
0
baldur2
(30.03.21)
(4)

Gorillerin yüz yapıları neden farklı

aretwoane
doğada çoğu canlı aynı yüze sahip, filler birbirine aşırı benzer, kobra yılanları neredeyse aynıdır. ama gorillerin hepsi farklı yüz hatlarına ve karakteristik yüze sahip. nedeni nedir?
doğada çoğu canlı aynı yüze sahip, filler birbirine aşırı benzer, kobra yılanları neredeyse aynıdır. ama gorillerin hepsi farklı yüz hatlarına ve karakteristik yüze sahip. nedeni nedir?
0
aretwoane
(26.03.21)
Aynı familyadan olduğumuz için biz o detayları farkedebiliyoruz. Yılanlara da tüm gorillerin yüzü aynıymış gibi gözüküyordur.
0
fobfilm
(26.03.21)
youtu.be
1:04:30 da konuyu açıklıyorlar
0
cometome
(26.03.21)
@cometome anlamadım izledim ama
0
🌸aretwoane
(26.03.21)
oytun'un videosunu izledim, şöyle diyor: bebekken neyin mühim olup olmadığını bilmediğimiz için kedilerin, köpeklerin yüzlerini ayırt edebiliyoruz ancak büyüyünce bunun bir önemi kalmıyor, yani sokaktaki hangi köpeğin yüzü ne şekil, farklılıklar neler niye dikkat edelim ki? büyüyünce mühim olan, odak noktamız insanlar olıuyor doğal olarak. insanlar arasındaki farka daha çok dikkat ediyoruz. gorillerle de akrabalığımız olduğu için, haliyle onların arasındaki farka başka bir hayvandan çok daha dikkat ediyoruz. özetle; insan-goril akrabalığı.
0
candide
(26.03.21)
(8)

sigara tırnağı nasıl sarartır

isveperver
işaret parmağımdaki tırnağa çok dikkatli baktığımda hafif bi sararma gördüm. birçok sebebi olduğu söyleniyor ama bence sigara kaynaklı. peki sigara bunu nasıl başarıyor?
işaret parmağımdaki tırnağa çok dikkatli baktığımda hafif bi sararma gördüm. birçok sebebi olduğu söyleniyor ama bence sigara kaynaklı. peki sigara bunu nasıl başarıyor?
0
isveperver
(19.03.21)
Tütün içince is yapıyor ama normal sigaraysa bilemiyorum. Tütün içtiğimde içtiğim elin işaret ve orta parmaklarındaki tırnak sararıyordu.
0
monseur thenardier
(19.03.21)
sanırım 6 aydır tütün içiyorum.
0
🌸isveperver
(19.03.21)
1- sicaklik
2- tutun

olmasindan kaynakli. ben ellerimi surekli yikadigim halde sararma olusuyor. sadece tirnakta da degil derimde de sararma mevcut. 15 senedir cuara iciyorum. ha bu arada elektronik sigaramin pil kapagi da sararmis. o da sicakliktan.
0
nibba
(19.03.21)
Nikotin ve katran lekeleri. Dişleri de sarartıyor aynı şekilde.
0
pispinti
(19.03.21)
bıyıklar nasıl sararıyorsa öyle.
0
candide
(19.03.21)
tırnağı da sarartır vücudu da. içme derim.
0
iyi olmayan gececi
(19.03.21)
Annemin arkadaşı 64 yaşında, saçlarını boyamıyor bir yıldan fazladır, bembeyaz şimdi saçları ama üstlerde sarılar var çok acayip. Kuaföre sorduk sigara içiyor musunuz dedi, sigaradanmış.
0
somethinginthewayshemoves
(19.03.21)
vaktiyle american sprit tarzı ağır tütünler içiyordum, işaret parmağımla orta parmağımın ucu baya koyu sarı- siyaha dönmüştü. görenler veremli zannediyordu. tütün yapıyor yani. kuru tütünler daha fazla yapar.
0
ravenclaw
(19.03.21)
(4)

Samsung Servis nerde ?

samiabi19
Merak etim: Türkiyede Garanti süresimde samsung Telefon arıza yaparsa onarım icin nereye teslim ediliyor telefon ?Almanyada başıma bir kere geldi iphone u Media Markt ve Gravis veya apple store ya teslim ediyorsun. Apple in resmi tamir servisleri bunlar.
Merak etim: Türkiyede Garanti süresimde samsung Telefon arıza yaparsa onarım icin nereye teslim ediliyor telefon ?
Almanyada başıma bir kere geldi iphone u Media Markt ve Gravis veya apple store ya teslim ediyorsun. Apple in resmi tamir servisleri bunlar.
0
samiabi19
(17.03.21)
şöyle yardımcı olalım, herhalde cevap olur:
www.samsung.com
www.samsung.com

ek olarak samsung experience storelar da varmış şöyle:
www.samsung.com
0
nimberjack
(17.03.21)
samsung müşteri hizmetlerini ara. bulunduğun yere cihaza göre servise yönlendiriyorlar.
0
delidir yakalayin
(17.03.21)
internet sitesinden en yakın servise bakarsınız. ben de telefonum bozulunca bakırköydeki servisine götürmüştüm, metro istasyonuna yürüme mesafesinde.
0
candide
(17.03.21)
Yetkili servisler hemen alıyorlar, bir saat içerisiden tekrar teslim etmek yönünde bir çabaları var. Bir saat üstü sürüyorsa yedek telefon veriyorlar.

Ben iki hafta önce gittiğimde hiç beklemedim.

Servis: Bakırköy, İncirli Caddesi.
0
burfak
(18.03.21)
(3)

parfüm nasıl taklit ediliyor?

Tochinoshin
Bargello, dp gibi markalar nasıl yapıyor parfümleri? Formülleri mi yayınlanıyor, satın mı alıyorlar?
Bargello, dp gibi markalar nasıl yapıyor parfümleri? Formülleri mi yayınlanıyor, satın mı alıyorlar?
0
Tochinoshin
(12.03.21)
Elektronik sigara için likit üretenler (taklit üretenleri kastediyorum) büyük ihtimalle deneme yanılma ile yapıyor. Parfümlerde de genel olarak hangi aroma kullanıldığı biliniyordur, belli oranlarda deneye deneye yapıyor olabilirler.
0
mezarkabul
(12.03.21)
İçeriğinde hangi maddenin olduğunu ve maddeden ne kadar olduğunu analiz eden cihazlar var. LcMSMS, HPLC vb.
Gerekli analizler sonucu içerik ve miktar çıkarıldıktan sonra kozmetik kimyası da işin içine giriyor.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(12.03.21)
@intihar +1

fark olarak; içerikteki malzemelerin daha dandik ve ucuz olanını kullanıyorlar.
0
candide
(12.03.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.