Giriş
(5)

(bu konuda aşırı cahilim, mazur görün) asgari ücret artışı

pelovann
asgari ücret arttı biliyorsunuz ki. bu artış özel sektörde çalışanların maaşlarını da artıracak mı? konuyu hiç bilmiyorum aydınlatabilir misiniz?
asgari ücret arttı biliyorsunuz ki. bu artış özel sektörde çalışanların maaşlarını da artıracak mı? konuyu hiç bilmiyorum aydınlatabilir misiniz?
0
pelovann
(28.12.20)
hayır. nasıl olsa asgariye zam yapıldı diye şirketler zam oranlarını yüksek açıklayacak, dolayısıyla beyaz yakalılar çok düşük bir zam almış olacak. yani asgari ücrete yapılan %20 küsür zammı sen kendi maaşında göremeyeceksin, ama şirket ortalaması asgariye yapılan zamla birlikte çok yükselecek.
0
condom kurşunu
(28.12.20)
Zaten özel sektörle ilgili bişey değil mi bu. Yani benim bildiğim “ey iş verenler, bu ülkede, çalışanlarınıza asgari ücretten daha az ücret veremezsiniz. Bu ülkede özelde çalışan en düşük maaş bu maaş olacak” diyor devlet.

Ama şeyi bilmiyorum bak mesela asgari ücretten yüksek alan birinin maaşı bu artış oranında artıyor mu onu özel sektör çalışanları yazsın
0
top_secret
(28.12.20)
özeldekiler de zam alacaklar ama asgari ücretlinin aldığı kadar olamayacak. o yüzden tüm bu tantana.
0
candide
(28.12.20)
Asgari ücret zaten özel sektörle alakalı bir konu. Asgari ücret alan işçi (beyaz yaka da işçidir) varsa artık aylık ücreti belirlenen asgari ücretin altında olamaz. Yani zam yapmak zorunda işveren.

Eğer işçinin aylık ücreti halihazırda belirlenen asgari ücretten zaten yüksekse o zaman işverenin asgari ücret zam oranı üzerinden zam yapma gibi bir zorunluluğu yok. Hatta zam yapma zorunluluğu yok direkt. İstisnası ise sözleşmede veya sözleşme eklerinde zam yapılmasına yönelik madde olması.
0
kojonotsuki
(28.12.20)
tefe-tüfe oranına göre yaparlar. %20 hayal.
0
sir gawain
(28.12.20)
(5)

Futbolda taç atışını takım arkadaşına bırakmanın mantığı nedir?

huçi kuçi
Top taca çıkıyor, o sırada topa yakın bir futbolcu gelip topu eline alıyor fakat atışı gerçekleştirmiyor, uzaklardan koşarak yaklaşan başka bir oyuncuya topu devretmek üzere öylece bekliyor. Bu esnada rakip takım savunma pozisyonunu alıyor tabii ki ve böylece hızlı bir hücumla gol fırsatı yakalama o
Top taca çıkıyor, o sırada topa yakın bir futbolcu gelip topu eline alıyor fakat atışı gerçekleştirmiyor, uzaklardan koşarak yaklaşan başka bir oyuncuya topu devretmek üzere öylece bekliyor. Bu esnada rakip takım savunma pozisyonunu alıyor tabii ki ve böylece hızlı bir hücumla gol fırsatı yakalama olanağı da ortadan kalkmış oluyor. Bu sahneye herhalde izlediğim bütün maçlarda defalarca şahit oluyorum. Nedir bunun açıklaması? "Bi durup nefes alalım" mı diyorlar? "Zamandan ne kadar yersek kardır" mantığı mı? Atışı devralmak için uzaklardan koşup gelen oyuncunun işgüzarlığı mı yoksa?
0
huçi kuçi
(25.12.20)
Çoğunlukla taç atışını bek oyuncuları kullanır. Ortasaha ya da kanat oyuncuları taça gittiği anda topu alıp, çok bariz bir fırsat/seçenek yoksa taçı bek oyuncusuna bırakıp, top almak için pozisyon kollar.
Taçın yerine ve takımına göre de taç organizasyonları yapılabiliyor. O tarz durumlar için zaten belli oyuncu/oyuncular oluyor taçı kullanacak. Korner gibi.
0
cay koy geliyorum
(25.12.20)
Çabuk kullanmayi gerektiren bir durum yoksa, yani hemen kullanması onlara aman aman bir avantaj saglamayacaksa, taktiğe ve dizilişe sadık kalmayı tercih ediyorlar
Aynı zamanda tabii soluklaniyorlar. Bir de takım ondeyse zaman kazanma
0
yarey
(25.12.20)
hızlıca kullanılması gereken durumlarda jet hızıyla kullanılıyor zaten, öteki türlü herkesin yerine yerleşmesi bekleniyor.
0
candide
(25.12.20)
Nasil ki penaltici, frikikci belliyse tac kullanacak adamlar da belirlenir takimda. Akan oyunda tabi zaman zaman degisebilir kimin kullandigi ama calisilan sablona bagli kalmayi tercih ederler. Tac kullanmayacak adam topu eline almazsa daha buyuk sikinti. Bir olur iki olur neyse hakem der naapiyorsunuz lan siz tac kullanmaya bile niyetiniz yok,skor da zaten lehinize zaten oyunu yavaslatiyorsunuz cat cat basar kartlari. En azindan biri kullanacagim diye gidiyor ki oyun akiyormus gibi gozukuyor akmasa da.
0
speedy
(25.12.20)
takımlar artık her topu değerlendiriyor. artık futbol tamamen pragmatizme döndüğü için en normal şeylerden bile kazanım sağlanmaya çalışılıyor. her takımın taç atıcıları bellidir.
0
mikahakkinen
(25.12.20)
(11)

Yemek için yaşamak vs. Yaşamak için yemek

ms brownstone
Ben zaten oldum olası yemeğe aşırı düşkün bir insandım ama pandemiyle beraber iyice 7/24 yemek düşündüğümü fark ediyorum. Bir süredir evdeyim ve sürekli “ne yesem” diye düşünüp bir şeyler yiyorum. Bir de şu hayatta en sevmediğim şeylerden biri tek çeşit yemektir. 2 çeşit bile gözümü doyurmuyor çoğu
Ben zaten oldum olası yemeğe aşırı düşkün bir insandım ama pandemiyle beraber iyice 7/24 yemek düşündüğümü fark ediyorum. Bir süredir evdeyim ve sürekli “ne yesem” diye düşünüp bir şeyler yiyorum. Bir de şu hayatta en sevmediğim şeylerden biri tek çeşit yemektir. 2 çeşit bile gözümü doyurmuyor çoğu zaman ve şimdi evdeyken sürekli mutfakta 3-4 çeşit yemek hazırlarken vakit geçiriyorum. Pandemide gelen 4 kiloyu saymazsak kilo sorunu olan bir insan da değilim ama sürekli yemek derdinde olup 4 kilo almış olmak, günde 2-3 saati mutfağa ayırmak falan sinirimi bozdu biraz. Şöyle az yiyip doyan ya da düz makarna yapıp sadece onunla gözü doyup mutlu olan bir insan olmak istiyorum ama hiç mümkün görünmüyor.

Siz başlıktaki hangi taraftasınız bu konuda? Yiyip içeceğini düşünmekle ve yiyip içmekle bu kadar vakit geçiren kaç kişiyiz merak ediyorum. Bir de günde kaç öğün yiyorsunuz ve özellikle akşam yemeklerinde kaç çeşit yiyorsunuz? Özellikle pandemi dönemindeki yeme içme alışkanlıklarınıza dair her şeyi yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(24.12.20)
Hocam benim şöyle bir yöntemim var

Sabah uyanınca;
sigara , kahve , elma

gün içinde tek öğün;
kremalı,mısırlı makarna.Tavuk göüğüsü kızartma.Yanında yarım göbek salata

bir de akşamları meyve yiyorum.

vücut kitle indeksim normal seviyede 21-22 gidip geliyor.3 günde bir yemek yapıyorum hep aynı yemeği yaptığım için artık ütopik derecede hızlandım.Tavuk üçüncü gün biraz sapıtıyor ama sorun yaşamıyorum.

hayat güzel ya ölene kadar hep bunları yiyebilirim.
0
aids rakun
(24.12.20)
Yemek için yaşayanlara yaz beni. Çünkü yemek <3
Kendimi iyi hissetmek, sevindirici bir şeyi kutlamak, birini teselli etmek, birinin gönlünü almak gibi şeyler için aklıma gelen ilk (hatta tek) şey güzeeell bir yemektir. Sevdiğim bir yemeği/tatlıyı düşününce bile mutlu olurum. Şanslıyım ki kilo sorunum yok.

Akşam tek çeşit yemek yerim. Hafta sonu mümkünse if yaparım. Çalışmaya devam ettiğim için yeme alışkanlığım ve düzenim koronadan etkilenmedi.

Edit: genellikle sağlıklı beslenirim.
0
pati
(24.12.20)
Yemek için yaşamamak , yaşamak için az yemek.

Sabah kahvaltısını biraz geç yaptığımda öğlene de gerek kalmıyor. Sadece akşam yetiyor ve o zaman iki çeşit, bazen bir kase çorba bile yetiyor.
0
Erva
(24.12.20)
Yaşamak için yiyen taraftayım. Diğer taraf bana itici geliyor. Virüs nedeniyle artan tüketimi de kontrol altına aldım. Marketten aldığım şeyleri farklı günlerde yemeye çalışıyorum. Diyelim marketten cips ve kek aldım. Cipsi bugün yediysem keki yarın yerim. İkisini aynı gün yemem. Küçük şeyler gibi görünebilir ama kontrolü sağlamak için önemli.
0
dissendium
(24.12.20)
Yemek yemek tam bir vakit kaybı benim gözümde yaşamak için yiyip kalkarım.
0
basond
(24.12.20)
Aynaya baktığımda mı daha mutluyum, yemek yediğimde mi? benim için ilki. o yüz
den 2 öğün yiyorum uzun yıllardır. bu dönemde de değişmedi, fakat boş kalınca değişik tarifler deneyerek yine aynı düzende devam ediyorum.
0
sinematikcrop
(24.12.20)
yaşamak için yerim. 43 kiloyum.
0
candide
(24.12.20)
2 öğün yiyorum.
Öğlen 12.30’da peynir, zeytin, haşlanmış yumurta, maydanoz, salatalık, yarım porsiyon meyve, çay.
Akşam 18.30-19.00 gibi de bir çeşit maksimum iki çeşit yemek.

Uzun süredir yaşamak için yiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(24.12.20)
Tam ortasındayım. Dengeyi iyi korurum. Sevdiğim bir yemeği yemek beni deli gibi mutlu edebilir. Aşırıya kaçtığım zamanlar da olur ama sonrasında daha az yiyerek dengeyi sağlamaya çalışırım. Ne de olsa bir tane bedenim var, sağlıklı beslenme noktasında çok hassasım valla. Fast food neredeyse hiç tuketmiyorum. Beğendiğim şeyleri evde yapmayı da çok severim. Hayatımda hiç yemeğe bağımlı biri de olmadım. Tamamen o anki ruh halime, tokluk açlık durumuma bağlı olarak mutfakta çok kalabiliyorum.
0
Amaranta ursula
(24.12.20)
ya ben çok az yemek yiyip hiçbir şeyi beğenmeyerek annemi çıldırtan bir çocuktum ama şu son birkaç yılda yemekten aldığım haz müthiş arttı ve daha önce hiç yemediğim birçok şeyi iştahla yemeye başladım. (zeytin, peynir, fasulye, bulgur, patlıcan, lahana, kavun karpuz, portakal vs. diye uzayıp gidiyor liste) brokolisiz, enginarsız geçen yıllarıma lanet ediyorum örneğin. :)

fakat yaşamak için yeme tarafından bir türlü diğer tarafa geçemedim. yani asla senin gibi sürekli ne yesem, hele ne yemek yapsam filan diye düşünüp saatlerimi mutfakta harcayamam. yediğim 10 öğünün sekizinde temel motivasyon "şu açlığı bastırıp işime gücüme bakayım". o yüzden günde 2, 3 öğün yiyorum.

sabah kahvaltı fix., öğlen favori makarna, bazen başka şeyler ya da varsa sulu yemek. akşam yemeklerini de mümkünse daha hafif şeylerle (turşu, yoğurt, kuruyemiş vs.) geçiştirmeye çalışıyorum. arada gece 1'de donmuş börek ısıtıp yediğim filan da oluyor tabii ama çoğunlukla diğer şekilde.
0
filteria
(25.12.20)
Ben de sizdenim. Bir yemeği yerken sonraki yiyeceğim yemegi dusunurum. Hatta su an biten kola stogumu yarin yenilemeyi dusunuyor ama disari cikmaya korkuyorum. keske istahim kesilse de yasamak icin yesem.
0
Fatih_BaKeR
(25.12.20)
(11)

Bu dönemde iş bulmam zor mu?

yeni ve işsiz
:(
:(
0
yeni ve işsiz
(23.12.20)
maalesef zor.
0
candide
(23.12.20)
mesleğe tecrübeye göre değişir.
0
jelly bear
(23.12.20)
Yeni mezunum :(
0
🌸yeni ve işsiz
(23.12.20)
yabancı dilin var mı? sektör nedir?
0
theseachange
(23.12.20)
ne iş yaptığını bileydik bari
0
ankarakecisi
(23.12.20)
Yabancı dilim İngilizce B2 seviyesinde var,İşletme mezunuyum ...
0
🌸yeni ve işsiz
(23.12.20)
hangi sektörde aradığına göre değişir yazılım gibi covidden etkilenmeyen sektörlerin bazılarında iş bulabilirsin
0
nahtoderfahrung
(23.12.20)
Malesef Türkiye'de iibf fakültesi hiçbir şekilde belirli olmadığı ve herkesin her işi yaptığı algısı olduğundan, buna ek olarak isletmeci adam ne yaparin cevabi zor oldugundan maalesef is bulmaniz kolay değil.
0
logisticsmanager
(24.12.20)
Tecrübesizsen zor. Mesleğe de bağlı. Doktor olsan bulursun.
0
Andrew
(24.12.20)
iibfci olduğun için üniversitene bağlı
0
in a world of magnets and miracles
(24.12.20)
Yurt dışı ve yurt içi uzun dönem fabrika projeler yapan şirketimize 6 tane yeni çalışan alındı geçtiğimiz ay. 2 tanesi yeni mezun. Sektöre bağlı +1
0
desdenova34
(24.12.20)
(10)

Nabziniz kac cikiyor?

invictae
Akilli bilekligi otomatik olcmeye ayarladim. Sanirim yarim saatte bir olcuyor. Ortalamayi 70'ten asagi vermiyor. Gun icindeki max nabzim da 130- 140'larda. Spor yaparken filan da degil normal durup dururken. Normal mi? Bence pek degil... Sizin takibinizde kac cikiyor nabiz atim sayilariniz?
Akilli bilekligi otomatik olcmeye ayarladim. Sanirim yarim saatte bir olcuyor. Ortalamayi 70'ten asagi vermiyor. Gun icindeki max nabzim da 130- 140'larda. Spor yaparken filan da degil normal durup dururken.


Normal mi? Bence pek degil... Sizin takibinizde kac cikiyor nabiz atim sayilariniz?
0
invictae
(23.12.20)
60-150 arası dalgalanıyorum.
0
hayirsiz
(23.12.20)
Gün içinde 36-71

Dinlenirken 36-45

Spor yaparken 130-175
0
stewie
(23.12.20)
Benim ortalama 75-85 arasi gidip geliyor. Bu arada yukaridaki arkadaş 36 nabizdan bahsetmis. profesyonel bir ekiple yıllar boyu çalışan profesyonel bir sporcu degilse 36 nabiz normal degildir. Doktora görünmesini tavsiye ederim.
0
aslil
(23.12.20)
ben her dakika olcmesi uzerine ayarladim. dinlenirken 62 ortalamam. onun disinda minimum 37 gordum maksimum ise 180 civari
0
yoggi
(23.12.20)
60-70 genelde. 130-140 hiç normal değil.
0
candide
(23.12.20)
sigara içiyorsanız olabilir belki.
0
sinematikcrop
(23.12.20)
Ortalama 60-70 çıkıyor. Bence de bi terslik var hafif yoga yaparken bile 130'u bulmuyorum ben.
0
roket adam
(23.12.20)
Normalde hafif yokusu bile hizli cikmaya caissam hemen tikanirim. Sigara hic icmedim.

Bana da pek normal gelmedi.

İlerleyen zamanlarda bir kardiyolojiye gorunecegim (covid gecirdikten sonra gorunmek istedim) zaten, oraya referans olmasi icin otomatik olcumu actim hatta...
0
🌸invictae
(23.12.20)
Dinlenirken 59 diyor.
Gün içinde normal hali 60-70 arası.
Sporda en fazla 167 gördüm.
0
catch the arrow
(23.12.20)
Normal nabzım 90-110 arası. Spor yaparken hiç bakmadım, ama çok çabuk nefes nefese kalıyorum ve kalbim ağzımdan çıkacak gibi oluyor.
0
Hallegadola
(24.12.20)
(4)

cahilcene bir soru

aynose
https://www.youtube.com/watch?v=XCUZSS54drIvideonun 20. saniyesinde koşmaya başlıyor ve aynı zamanda gitar çalıyor ya, gitarı matthew abimiz çalıyor değil mi? koşarken çalmak nasıl bir iş, kolay bir şey mi aslında?
www.youtube.com

videonun 20. saniyesinde koşmaya başlıyor ve aynı zamanda gitar çalıyor ya, gitarı matthew abimiz çalıyor değil mi? koşarken çalmak nasıl bir iş, kolay bir şey mi aslında?
0
aynose
(22.12.20)
Evet o çalıyor yedi milyar defa çaldığı bir melodi olduğu için fevkalade imkansız bi durum yok. Ama zor bi iştir tabi hiç denemedim koşarak enstruman çalmayı. Zaten geri dönüşte asıl partiden daha farklı bi yere gidiyo demek ki matthew için de fevkalade basit bişey değil.

Ama microcuts çalarken söylemesi daha büyük olay bence ona da şaşıralım mı biraz :D
0
hedep
(22.12.20)
matthew abimiz boşu boşuna yaşayan en iyi gitaristlerden biri olarak görülmüyor(müzik dergileri vs. tarafından). özellikle ülkemizde ergen tayfa dışında pek seveni olmasa da bence harika bi adam.
0
westblack
(22.12.20)
gitarla bu derece haşır neşir olan birisi için hiç zor bir şey değil.
0
candide
(23.12.20)
bazı büyük konserlerde backing track adı verilen altyapı track'i kullanılır.

bunun haricinde seyircilerin duyduğu ses kanalları (buna PA deniyor) yerine sadece sahne üstü müzisyenlerin daha sağlıklı müzik yapabilmeleri için çok farklı ve her müzisyene özel balans/mix ayarları ile ayrı ses kanallarına gönderilen, "click track" dediğimiz parçanın her ölçüsünün metronom yazılmış track'i yollanır. backing track, bu tip büyük konserlerde riskli enstruman sololarının hatasız çalınması açısından önemlidir. hatasız çalınmışı, backing trackten gelir, o esnada enstrumancının kanalı "mute" edilir ve müzisyen ister zıplayarak ister koşarak isterse istediği şeyi yaparak o soloyu çalıyor gibi görünür.yani o riskli kısımda playback yapar, zaten sonunda kendi sesini kendi kısıyor, açıyor gibi potansla haşır neşir olduğunu da görüyorsunuz.
o kısım geçince, sahnedeki show bitip daha sakin icra etme kısmına gelince, enstrumancı zaten çalıyor olduğu şeyi yine çalmaya devam edecektir...

koşma eylemi, ayakların yere vurması ve bu hareketin devinimi, yerden alınan yere verilen darbeler, dikey devinim, pena ile gitar teli arasındaki devinimden farklı tempoda, farklı paralelliktedir. artı buna koşma eylemi esnasındaki sağ el ayasının aynı tel karşısında gitarın gövdesinde o santimetrekarede sabit durma zorunluluğu, koşarken daha da imkansız olduğundan, artı tüm bu hareket ve devinimlere sol elin de melodiyi parmakla çalması gerekeceğinden, tüm bu prosessi milyon dolarlık konserde show esnasında riske atmamak için %99 playback yaparlar.

ayrıca ne kadar iyi olursa olsun, enstruman çalmak, bırakın koşmayı, sabit durup konuşmayı bile engelleyebilecek kadar RAM'den yiyen bir performanstır. (yürümek başka bir şey onu yaparız rahatça, kendi kendimize tempo tutar gibi olur güzel de olur). şimdi şarkı söyleyenler nasıl söylüyor diye aklınıza geleniniz vardır. o ayrı mevzu hacı. dikey düşünmek diye bir şey var. ağzınızla hangi vokali hangi heceyi söylerken, elinizle hangi notayı basacağınıza kadar, belirli melodi esnasında belirli kelimeleri söylüyorsunuz. spontan değil. çalışılmış. ve beyin ona göre ikiye üçe beşe bölünmüş, o şekilde çalıştırılmış... falan filan..
0
jeanluc
(23.12.20)
(13)

Avm'ye gidiyor musunuz

aslil
Merhaba, tv almam lazım görmeden almak istemiyorum. Sabah erkenden gitsem sizce salgın yönünden guvenli olur mu. Teşekkürler
Merhaba, tv almam lazım görmeden almak istemiyorum. Sabah erkenden gitsem sizce salgın yönünden guvenli olur mu. Teşekkürler
0
aslil
(21.12.20)
1 kere gittim. Tekrar gitmeyi planlıyorum. Zaten içeri belirli sayıda kişi alınıyor. Hes kodu soruluyor. Çok şartsa gidilebilir.
0
sutlu nescafe
(21.12.20)
ben 2 ay önce bilgisayar almak için gittim. sakin vakitte gidip oyalanmadan hallederseniz bir şey olmaz.
0
candide
(21.12.20)
ben sürekli girdim çıktım pandemi başladığından beri. maskeni takıp mesafeye dikkat ettikten sonra bir minibüse, metrobüse filan binmekten çok daha güvenli olsa gerek.
0
filteria
(21.12.20)
Filteria + 1
0
elorelia
(21.12.20)
sürekli gidiyoruz, maske+mesafeye uyuyoruz. şimdiye kadar sıkıntı yaşamadık çok şükür. hem artık hes de soruyorlar.
0
trajikomix
(21.12.20)
Ben avm içi samsung bayisinden almıştım televizyonu , sabah açılış saatinde oradaydım personel hariç kimse yoktu işimi halledip çıkmıştım.
0
synax
(21.12.20)
genel olarak hayır gitmiyorum
salgın doneminde 1-2 defa mecburiyetten gittim
normal zamanda da zorunlu olmadıkca gitmiyordum

N95 tak git bence. AVM ye gitmiyorum ama sarı dolmuşa biniyorum örneğin. maalesef
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.12.20)
Şu an gidiyorum. Çok güvenlik önlemi alıyorlar. Tercih ettiğim avm den kaynaklı da olabilir ama aman aman bir insan yok. Ama tenha da denemez.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.12.20)
o şekilde ben de olsam giderdim, kocaman mağaza kalabalık da değilse çok riskli gelmez bana ama şans faktörü çok önemli tabi.

sonuçta çarşıya pazara gidiliyor kaçamıyorsun ufacık marketlerin içinde.
0
killerbee
(21.12.20)
Evin karşısında içinde Migros olan bir avm var. Sırf market alışverişi için sürekli gidiyorum ama hemen Migros’a yakın girişten girip başka mağazalara girmeden çıkıyorum hep. Bunun dışında pandemi boyunca 3 kere daha gitmem gerekti farklı şeyler için. Girmem gereken mağazalara girip çıktım yine oyalanmadan. Tek bir yerde işinizi görüp çıkacaksanız gidebilirsiniz bence. Sonuçta markete, fırına falan gidiyoruz çoğumuz.
0
ms brownstone
(21.12.20)
insanlar hergün sabah akşam metro/dolmuş/otobüs kullanıyorlar. ne tatlı canınız var..
0
theunderdog
(21.12.20)
AVM'ye gitme aliskanligimi kaybettim. Sadece 1 tane AVM'nin Carrefour'una girip cikiyorum. Otoparki direkt Carrefour'un altında oldugu ve çok sakin olması sebebiyle...
0
pass
(21.12.20)
genelde avmler devasa büyüklükte mekanlar olduğu için insanlarla yakın mesafede olmuyorsun genelde. sadece kasa sırasında bir yakınlaşma olabilir. bir iş için uğradım bugün epey boştu. avmlerdeki kalabalığı genelde cafeler ve sinema gibi yerlere gelenler oluşturuyor diye düşünüyorum. onlar da kapalı olunca boş boş gezen tiplerden ziyade işini halledip çıkan insanlar oluyor.
0
jepa
(21.12.20)
(6)

en sevdiğiniz iphone

ala09
selam, iphone 7im var eskiyi al yeniyi götür vs bakıyorum ama 7den kopabilmek çok zor.pili zorlasa bile. sizin bırakamadığınız iphone hangisi?
selam, iphone 7im var eskiyi al yeniyi götür vs bakıyorum ama 7den kopabilmek çok zor.pili zorlasa bile. sizin bırakamadığınız iphone hangisi?
0
ala09
(21.12.20)
tipi değişmeden güncellensin istersen iPhone SE alabilirsin aklında olsun.

benim kopamadığım bir telefon yok sanırım.
0
nhk ni youkosu
(21.12.20)
3GS'yi çok sevmiştim. 6 yıl kullandım, sonra anneanneme verdim, hala kullanıyor. Baya 10 yıldır falan tıkır tıkır çalışıyor alet, çok acayip.
0
plutongezegendegilmi
(21.12.20)
3gs
0
candide
(21.12.20)
3gs hala tertemiz ama şifremi unuttuğum için aktif edemiyorum :(
0
IcedFlames
(21.12.20)
7 sanıyordum bende gidip verip 12 alınca duygusal bağım olmadığını anladım. teknoloji başka bişey ya çağ atlamış.
0
garavel
(21.12.20)
Arkadaşımın eski 5ini kullanmıştım. Baya kullandım. Ellerimde can verdi. En iyi ayfon değil gelmiş geçmiş en iyi telefon olduğunu düşünüyorum, Android tapar olduğum halde.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.12.20)
(4)

şu espri tam olarak nedir?

berkes2
1.17 deki görseli fotoda ekledim.https://i.hizliresim.com/dxjvGQ.jpgo kadar çok beğeni almış ki anlamayınca merak ettim sebebi nedir.
1.17 deki görseli fotoda ekledim.

i.hizliresim.com

o kadar çok beğeni almış ki anlamayınca merak ettim sebebi nedir.
0
berkes2
(21.12.20)
videoyu atsaydınız daha anlaşılır olurdu.
0
candide
(21.12.20)
1.17'de gökhan özen budala, budala diyor.

+ gökhan kuşum hangi dala kondu?
- budala budala (bu dala, bu dala)
0
the guy from batman
(21.12.20)
Aboww keske hiç öğrenmeseydim. Kac kaccc
0
chanandler bong
(21.12.20)
Efsane duyurulara girebilecek diyalog olmuş=)
0
mslny
(21.12.20)
(17)

Hayata karşı heyecanınız...

kukuleta
1-10 arası ölçekte kaç puan alır?
1-10 arası ölçekte kaç puan alır?
0
kukuleta
(18.12.20)
2
0
candide
(18.12.20)
6.

yaş 26 olduğu için vazgeçmek kolay olmuyor, o yüzden her zaman "olumlu" tarafta kalabiliyorum ama o noktaya geldiğimde de işte heyecanlanacağım bir şey yok açıkçası. o yüzden altı verdim. kendime 10 sene veriyorum zaten. baktım 35'imde hala türkiye'deyim, ay sonunu zor getiriyorum falan sıkarım kafama yeter daha fazla zorlamanın manası yok, herkes 80 sene yaşayacak değil, olmuyorsa üstelememek lazım.
0
der meister
(18.12.20)
0

Yok.
0
1bir1bir1
(18.12.20)
Hayatın kendisine 3. Ama şu anki şu kısacık zaman dilimine 9 veriyorum.
0
ruhen hastayim ben
(18.12.20)
2,5-3
0
tuborg yesili
(18.12.20)
Şu ara 3. Zor dönem=)
0
mslny
(18.12.20)
3. Niye çünkü vaktim yok. Ama çalışmıyor olsam ve vaktim olsa bu 7 olur 8 olur.
0
a perfect lie
(18.12.20)
Bazen 3 bazen 8 ama ortalamasi 4-5 falan
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.12.20)
9, yeni şeyler denemeye bayılıyorum ve deneyecek o kadar çok şey var ki
0
wiekannich
(18.12.20)
Şu sıralar 2-3.
0
ms brownstone
(18.12.20)
7
0
hayirsiz
(19.12.20)
alt limiti 1 koyduğun için 1.
0
tabudeviren
(19.12.20)
senelerdir 2 bile değildi, esasen hiçbir zaman yoktu. şu an ise 9 civarı. her şey yeni başlıyor gibi bir his var içimde.
0
harekatamiri
(19.12.20)
2-3
0
megalomaniac
(19.12.20)
1. o da asik oldugum kisinin hatrina. kendisi de benden hoslansa 10 uzerinden 11 olur heyecanim ama hoslanmiyor iste.
0
batlegolas
(19.12.20)
7
0
freebird5406_2
(19.12.20)
bazen 2 bazen 9
0
baldur2
(19.12.20)
(5)

Apandisit

bollocks44
Sabah 9 gibi midede basladi, simdi sag tarafa dogru kaydi iyice, dik duramiyorum, sirt ustu yatamiyorum, yurumekte cok gucluk cekiyorum. nefes alip verirken agri daha da bir hissedilir oluyor, azalma olmadi hic agrida. atesim de cikti bir saat once, bir yandan da bir bok yoksa hastaneye gitmek istem
Sabah 9 gibi midede basladi, simdi sag tarafa dogru kaydi iyice, dik duramiyorum, sirt ustu yatamiyorum, yurumekte cok gucluk cekiyorum. nefes alip verirken agri daha da bir hissedilir oluyor, azalma olmadi hic agrida. atesim de cikti bir saat once, bir yandan da bir bok yoksa hastaneye gitmek istemiyorum.


yorumunuz olur mu?
0
bollocks44
(17.12.20)
hastaneye gitmek için daha ne olmasını bekliyorsunuz cidden?
0
candide
(17.12.20)
hastaneye git en kısa sürede, erteleme. gidemeyecek gibiysen ambulans çağır.
0
killerbee
(17.12.20)
Patlanis maalesef, ameliyat oldum
0
🌸bollocks44
(18.12.20)
belliydi apandisit olduğu, çok geçmiş olsun. acil şifalar dilerim.
0
killerbee
(18.12.20)
geçmiş olsun, tez zamanda şifa dilerim.
0
candide
(18.12.20)
(2)

Ucuz Kargo

tithousand
Merhaba,Ucuza kargo göndermek için bildiğiniz kampanyalar var mıdır?Teşekkürler.
Merhaba,

Ucuza kargo göndermek için bildiğiniz kampanyalar var mıdır?

Teşekkürler.
0
tithousand
(12.12.20)
ing'liyim, mng kargodan %30 indirimim var. mesaj at kodu vereyim.
0
candide
(12.12.20)
Yurtiçi Kargo'da 12:00 - 15:00 arası şubeye götürürseniz indirimli gidiyor. Manavgat'tan İstanbul'a küçük bir paketi 24 liraya gönderdim dün.
0
kalifiye balta sapi
(12.12.20)
(7)

bir başkadır

aynose
psikolog kadınla kardeşi arasındaki tartışmaların ana konusu neydi? psikolog, kardeşine "sana şöyle böyle yapanlara karşı bi tavır alamadın" vs. tarzı bir şeyler diyordu. hangi bağlamda kavga ediyorlardı bunlar, hatırlatabilir misiniz?
psikolog kadınla kardeşi arasındaki tartışmaların ana konusu neydi? psikolog, kardeşine "sana şöyle böyle yapanlara karşı bi tavır alamadın" vs. tarzı bir şeyler diyordu. hangi bağlamda kavga ediyorlardı bunlar, hatırlatabilir misiniz?
0
aynose
(12.12.20)
bi hoca bunun anneleri küçük kardeşlerine hamileyken onun karnını tekmelemiş ve kardeşi o yüzden hasta doğmuş. o da ablasına işte kardeşimize bunu yapmalarına rağmen hala ekmeklerine yağ sürüyosun gibi bir şey diyordu.
0
theseachange
(12.12.20)
Konunun özeti “kürt sorunu” bence. Kürtlere yıllarca yapılan işkenceler. Aynı zihniyetin hala var olması.
0
suicides underground
(12.12.20)
yanlış hatırlamıyorsam bir hoca hamileyken annesinin karnını tekmelemiş ama abla hâlâ bunu yapan insanlara dini bir başlık altında para veriyor veya bir şekilde irtibat halinde.
bana ablada bir tarikat durumları gibi bir şey var gibi gelmişti.

psikolog olan kadın da bir ilaç denemiş engelli kardeşlerinin üzerinde.
abla da dine uygun olmayan şeyler yapıyor diye kızıyor psikolog kardeşine.
psikolog kadın da "işe yaradığını okudum, denedim, bilimsel bir şey yaptım" diye savunuyor kendini.

edit:
abla günah olan bir şeyi kardeşlerine verdiği için psikolog kızı suçluyor, kız da ablayı zamanında kardeşinin serebral palsiyle doğmasına neden olan insanlarla hâlâ irtibatta olduğu için suçluyor işte.
kız "makalede okudum, tıbbi olarak işe yarayabilir diye denedim" diyor, abla da "günah" diyor falan.
anlaşamadıkları konu bu yani genel olarak.
0
blatta hiberna
(12.12.20)
@blatta ilaç iyi gelmiyor ama. o yüzden de ablası suçluyor niye bu ilacı verdin daha kötü oldu diyor. o da nerden bilebilirdim falan diyor. ilacı da tuvaletteyken telefondan araştırıyor hatta.
0
candide
(12.12.20)
İlaç değil cannabis veriyordu. Ablası da dine uygun değil haram falan diye kızıyordu.
0
curukturpkokusu
(12.12.20)
kürt sorunu, türbanlı ablanın şu an yandaş olması, eşi müteahhit falan.

ama tartışmayı ateşleyen psikolog ablanın engelli kardeş için ilaç alternatifi bir yasaklı madde kullanması.
0
Phoebe
(12.12.20)
Kürt sorunuydu. Hatta psikolog o sinir krizine girip ağladığı anda söylediği cümlelerden birinde tam kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama "35 sene önce o tekmeyi atanlara, kimliği, ismini değiştirenlere.." gibisinden bir şeyler de söylemişti.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
(21)

nasil geciyo haftasonu karantinalari

palmtree
Neler yapiyosunuz cok merak ediyorum. Kime sorsam hep bir verimli gecirme laflari, online egitimler, sporlar, hobiler girla ama pek inandirici gelmiyo acikcasi. Hic kimse sadece yiyip icip yatmiyo mu mesela? Benim mesela motivasyonum tamamen bitti bu isler icin artik, pandemi kosullari ciddi zorluyo
Neler yapiyosunuz cok merak ediyorum. Kime sorsam hep bir verimli gecirme laflari, online egitimler, sporlar, hobiler girla ama pek inandirici gelmiyo acikcasi. Hic kimse sadece yiyip icip yatmiyo mu mesela?
Benim mesela motivasyonum tamamen bitti bu isler icin artik, pandemi kosullari ciddi zorluyor beni son zamanlarda. Sizi merak ediyorum, yalniz miyim bu konuda?
0
palmtree
(12.12.20)
Kahvaltı
Ekşi Sözlük
Ekşi Duyuru
Youtube
Counter Strike
Football Manager

ve sıfır bilumum faydalı iş
0
paramolacak
(12.12.20)
sadece internette geziniyor ve tuvalet, yemek gibi zorunlu ihtiyaçlarımı karşılıyorum.
0
candide
(12.12.20)
Maalesef çalışmak zorundayım. Yaklaşık 1 aydır içimde bir sıkıntı var. Yasaklar olmasa da gezmeyi seven bir insan değilim ama arkadaşlarımla buluşup(en azından evde) kafa dağıtmaya ihtiyacım var ama yasaklar var. İşten eve, evden işe.
0
bitchesaintshit
(12.12.20)
Yiyip içip yatan azınlıktan biri benim :/ Gerçekten inanılmaz boş geçiriyorum günlerimi bir süredir, bunun da farkındayım ama değiştirmek için bir şeyler de yapamıyorum. Mayıs ayında pandemi yine erteletmezse hayatımda büyük değişiklikler olacak. Sadece mayısa kadar gün öldürüyorum.
0
ms brownstone
(12.12.20)
bu aralar oyun
0
Tochinoshin
(12.12.20)
kahvaltı
youtube /ekşi/twitter/instagram
oyun/kodlama
akşam maç var
sonra evde muhabbet ya da arkadaşlarla facetime falan
0
ayin yazari
(12.12.20)
Böyle dönemlerde Football Manager oyununu açınca zaman kavramı kendiliğinden kayboluyor zaten çok güzel zaman geçirtiyor.
Bunun haricinde az yemek yemeye çalışıyorum, günlük belirlediğim belirli bir kitap okuma sürem var onu tamamlıyorum.
0
murtiii
(12.12.20)
Asiri yogunum, asiri calisiyorum. O yuzden benim cogunlugu is olmakla birlikte;

Is
Kitap okumak
Dizi izlemek
Ev isleri (temizlik bulasik yemek vs)
Duzenli spor
Ara sira da mini egitimler

Verimli geciriyorum ama
0
mor oje
(12.12.20)
Fl studio
Pugb
YouTube
Sözlük
Yemek
Yatmak
0
olaylar olaylar
(12.12.20)
verimli yaşayan insanların pü allah belasını versin çok affedersin, ben o noktadayım artık.

güya erasmus'tayım. hiçbir şey yapamıyoruz. odadayız işte bütün gün. sadece dışarıda yürüyüş (iki kişi yan yana, daha fazlası yok) ve süpermarkete gidiş mümkün.

dönem muhtemelen çöp oldu. hiçbi şey yok. bomboş, bombok. kendimi geliştirmeyi geçtim ben hayata güçlükle tutunuyorum. o yüzden merak etme ben tam olarak söylediğin şeyi yapıyorum - bi işim var işte online yürüttüğüm, hayata bağlayan tek şey o. dizi izliyorum, maç izliyorum, öküz gibi yiyorum, yatıyorum vs. bomboş bir hayat. yakında ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(12.12.20)
Marttaki dönemde dediğiniz gibi bir şeyler yapmaya çalışıyordum ama bu dönem beni de ciddi zorluyor psikolojik olarak. Sabah uyan, dizi izle, kitap oku, müzik dinle, sohbet et, yemek yap, film izle seklinde geçiriyor benimki de. Kitap okumayı, film izlemeyi vs kendimi geliştirmeye yonelik ekstra aktivite olarak görmüyorum zira benim rutinim böyle.

Ama kendimizi geliştireceğiz diye sürekli uğraşmak zorunda degiliz; dönem dönem kendimizi iyi hissetmeyebiliriz. Öyle durumlarda ara vermek, sadece istediklerimizi yapmak da önemli.
0
fraise
(12.12.20)
Aile evinde olduğum için berbat geçiyor maalesef. Pandemiye denk gelmekten daha beter bir şey varsa o da pandemiye aile evinde denk gelmek olur sanırım.
Kitap okuyorum eskisinden daha çok. Tek artısı bu oldu, genel olarak Mart ayından bu yana.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
Eşimle birlikte evdeyiz. çalışma izinlerimiz var, ancak çalışmak gerekmedikçe evde kalıyoruz. evde de zaman dizi&belgesel izlemekle geçiyor. yalnız değilsiniz yani...
0
amelie poulain
(12.12.20)
Öğrenciyim. Hafta içinden tek farkı canlı derse girmemek ve 12'ye kadar uyumak. Bir de mutfağa girip bir şeyler yapıyorum bazen, iyi oluyor.
0
black holes in the sky
(12.12.20)
sabah kalkıp kahve+ bişiler izleme
biraz kitap okuma
kahvaltı
powernap
duş
kitap okuma
dizi film
akşam yemeği
sohbet muhabbet
0
megacracker
(12.12.20)
yiyip içip yatıyorum. netflix ve ev işi de var.
ama bu hafta sonunu daha doğrusu bugünü çok verimli geçireceğim, çok faydalı şeyler yapacağım. biram ve şarabım hazır, onları şişeleyeceğim :)
not: evden çalışmıyorum, işe gidiyorum, iyi ki de gidiyorum.
0
pati
(12.12.20)
kitap+müzik+film+dergi+gazete+müzik (enstrüman çalma)+ağırlık kaldırma+kanepede uzanma+sosyal medya

bunlardan bir karışım. bazen bazıları sıfır olabilir.
0
tabudeviren
(12.12.20)
süper geçiyor, giresun'da dağ başı bir yerde bağ, bahçe işlerimle uğraşıyorum. kısıtlama yok, maske yok. akşam da kuzinemi yakıp keyif çayı içiyorum.
0
her şey
(12.12.20)
aşırı sıkılıyorum, öyle böyle değil.
0
dnzy 1
(15.12.20)
öğlen 9 gibi kalkınca bi kahve.
netflix veya youtube karşısında eliptikte yarım saat ter idmanı.
kahvaltı
netflix, youtube (duyuru'ya amelie'deki dilenci gibi haftasonları girmiyorum)
öğlen yemeği
ağırlık idmanı (cumartesi çekiş günü, pazar bacağa denk geliyor genelde)
akşam yemeği
netflix, youtube kapanış.
0
onemoremile
(15.12.20)
kahvaltı
dota2
house md
kahve arası
fm
akşam yemeği
dota2
evlilik için ıvır zıvır bakma
fm 20
house md
yatış
0
drako
(15.12.20)
(27)

İlkokul, ortaokul, lise ve üniversiteden kaçar arkadaşınız kaldı?

ms brownstone
Yakınlık derecenizi ve yaşınızı da belirtirseniz çok güzel olur. Ben ilkokul ve ortaokulu farklı yerlerde okudum ve görüştüğüm bir kişi bile yok bu ikisinden. Liseden de sadece bir arkadaşım var görüşüyoruz diyebileceğim ama onunla da saçma bir ilişkimiz var. Bazen aylarca konuşmuyoruz ama bir anda
Yakınlık derecenizi ve yaşınızı da belirtirseniz çok güzel olur.

Ben ilkokul ve ortaokulu farklı yerlerde okudum ve görüştüğüm bir kişi bile yok bu ikisinden. Liseden de sadece bir arkadaşım var görüşüyoruz diyebileceğim ama onunla da saçma bir ilişkimiz var. Bazen aylarca konuşmuyoruz ama bir anda karar verip Fransa’ya tatile gittiğimiz de oldu. Tatilden sonra yine 6-7 ay hiç görüşmedik. Yüzeysel sayılabilecek bir ilişkimiz var yani. Üniversiteden de sadece 2 arkadaşım var düzenli görüştüğüm ki bu ikisi de yıllardır en yakınım olan kişiler. Sürekli arayıp sorduğum sadece bu iki kişi kaldı okul yıllarımdan.

Aslında liseden ve üniversiteden birkaç kişi daha vardı ara ara telefonda konuşup aynı şehirde denk gelebilirsek görüşmeye çalıştığımız ama sebebini bilmediğim bir şekilde hiçbirini arayıp sormaz oldum ve haliyle kimse kalmadı.

Bazen çok uzun yıllardır arkadaş olan insanları görünce kendimi sorguluyorum neden kimseyle ilişkimi devam ettiremiyorum diye ama bir yandan da istemiyorum çevremde fazla insanı. Köklü ve güzel birkaç arkadaşlığım daha olsa güzel olurdu ama üşeniyorum galiba birilerini arayıp sormaya ya da başkalarının da hayatlarıyla ilgilenmeye. Diğer insanların bu konularda nasıl olduğunu da merak ettim. Siz nasılsınız bu konuda? Var mı böyle eski güzel dostluklarınız yoksa benim gibi misiniz siz de?
0
ms brownstone
(11.12.20)
Sıfır, sıfır, sıfır ve sıfır.
0
elorelia
(11.12.20)
0. Aynı insanı senelerce çekemiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(11.12.20)
Üniversiteden 3 yakın arkadaşım var; biri en yakin arkadasim hatta. Liseden yok, ortaokuldan görüştüğüm 2-3 kişi var ama farklı bir ülkedeyim artık; çok göremiyorum o yüzden.

Erkek arkadaşımın en yakın arkadaşları üniversiteden; 20 yıla yaklasiyorlar. Bu tamamen denk gelmeyle ilgili bir durum ama bana kalırsa. Ben de is yerinden hiç arkadaş edinemiyorum mesela.
0
fraise
(11.12.20)
İlkokul ve ortaokuldan 2 tane ikisi de aynı kisiler. Numaralarımız var. 3 sene önce buluşmuştuk. Şimdi hiçbirimiz sormuyoruz.

Liseden 2 kişiydi 1' e indi. O biriyle de her fırsatta görüşür buluşur ya da konuşuruz bir şekilde.

Üniversiteden 5-6 kişilik bir arkadaş grubuyuz. Hepimiz dağıldık başka şehirlere ama her fırsatta görüşüruz birbirimizin şehrine gidince. Zaten bunlardan ikisi en yakın iki arkadaşım sayılır. Şu an bile wptan bir şeyler yazıyorlar.

Valla arkadaşlık da emek istiyor diğer birçok şey gibi. Karşıma farklı zamanlarda farklı yerlerde çok sağlam insanlar çıktı. Onlar da beni hayatlarında tutmaya gayret etti ben de onları. Ben arkadaşlık ilişkilerinin kişinin karakteri ile ilgili önemli veriler sunduğunu düşünüyorum.

Edit: 26 yaşındayım.
0
Amaranta ursula
(11.12.20)
orta okuldan 4
liseden 7
üniden 35 kadar
0
ankarakecisi
(11.12.20)
Liseden bir arkadaşım var ama gerçekten yılda bir konuşuruz. Başka ülkede yaşıyor, buraya geldiğinde görüşürüz, hiç zaman geçmemiş gibi muhabbet ederiz. Sonra evine döner hiç konuşmayız. Üniversiteden de arkadaşlarım var birkaç tane ama çok yakın değiliz. Bir derdim olsa onlara gitmem, onlar da bana gelmezler. Tanıdıklık ile arkadaşlık arasında bir durum gibi biraz.

Ben de bazen istiyorum keşke çocukluktan beri gelen, beni kendimden daha iyi tanıyan gerçek bir dostum olsaydı diye. Ama ben de sizin gibi üşengeçlikten kaybediyorum hep. @Amaranta ursula'nın dediği gibi emek istiyor bu işler. Bir de öyle bir insan çıkmadı karşıma hiç.

Hepsine sıfır diye arkadaşlara ek soru: Şimdiki arkadaşlarınızla nasıl tanıştınız?
0
peki madem
(11.12.20)
26 yaşındayım, hala üniversite üçüncü sınıftayım.

liseden bir arkadaşımla lise sonrasında da görüşmeye devam etmiştik, tıpkı senin gibi birlikte yurtdışına falan bile çıkıp konsere gitmiştik vs... belki iki yıl olmuştur, "slm kanka nabıyon" dışında muhabbetimiz yok. o bile en son altı ay önce olmuştur belki. çünkü farklı ülkelerde yaşıyoruz artık, bağ tamamen koptu maalesef. yazsam ne yazacağımı bilmiyorum, öyle bir durum.

üniversiteden çok yakın bir arkadaşım var. aynı bölümdeydik, o sonradan bırakıp gitti ama mesafelere rağmen yazışır ve görüşürüz.

ama sürekli görüştüğüm, bana bir şey olsa 1-2 gün içinde şüphelenecek tek insan sevgilim ve ailem sanırım. öyle beni bir süre ortalıkta görmese "ne oldu acaba?" diyecek bir tane bile arkadaşım yok, iletişimimiz kısıtlı olduğu için bir ay haber alamasa kimse merak etmez.
0
der meister
(11.12.20)
ilkokul ve ortaokul sıfır. liseden 5-6, üniversiteden 4. 24 yaşındayım.
0
candide
(11.12.20)
Ø
0
zagrebingözleri
(11.12.20)
filteria
(11.12.20)
Yaşım 38 olmak üzere. Eğer akşam akşam unuttuğum yoksa (ki sanmıyorum):

İlkokul:
• 0

Ortaokul:
• 1 tane en yakın arkadaş.
• 2 tane çok yakın arkadaş.
• 10 kadar yıllar Facebook sayesinde tekrar irtibat kurup yakınlaştığımız, sık buluşup goygoy yaptığımız ama şehir değiştirdiğim için ancak memlekete döndüğümde görüşebildiğim, Whatsapp'ta çok aktif kullanılan bir grubumuzun olduğu arkadaş grubu.

Lise:
• 1 - Ama ortaokul ve liseyi aynı yerde okuduğum için aslında üst maddeyle birleşik. Lisede okula gelip yeni tanıştıklarımdan bahsediyorum. Çok yakın değiliz. Aslında lisede 7/24 sürekli eküri gezip aramızdan birinin karşı cins olması nedeniyle adımızın çıkacağı kadar yakın olduğumuz 4'lü bi grubumuz vardı ama maalesef zaman içerisinde uzaklaştık.

Üniversite:
• 3 - Hepimiz farklı şehirlerdeyiz ama aynı şehirde olunca görüşüyoruz.
0
kalifiye balta sapi
(11.12.20)
s ı f ı r
0
debian
(12.12.20)
Lise öncesi sıfır. Lisede 10 kişilik bir arkadaş grubuyduk hala görüşüyoruz. Okuduğum lisede hala herkes arkadaş ama en kalabalıklardan biri biziz sanırım.

Üniversiteden 5.
0
jazzabel
(12.12.20)
Aktif görüştüklerim: İlkokul-1, Lise-3, Üniversite-1 sadece yakın arkadaşlarım tabi. Orda burda görüp selamlaştığım ya da arada bi storysine falan cevap atıp lafladıklarım değil
0
eatpraylaw
(12.12.20)
35 K. İlkokul sıra arkadaşımla hala görüşüyoruz.ikiniz de evlendik yakın oturuyoruz sık sık ailece görüşürüz.
Ortaokuldaki kankalarım birbirleriyle evlendiler hala görüşüyoruz benim için süper oldu bi kerede ikisini birden görüyorum.

Aslında tüm ilkokul ve ortaokul arkadaşlarımı sık sık görüyorum. Herkes hala aynı semtte oturuyor.
Liseden herhangi birini yolda görsem tanımam.
0
suicides underground
(12.12.20)
38 e
-orta-lise = sıfır
üniden 3 beş kişi var. onlarında bazıları çıkar ilişkisi işte, bana işleri düştüğü için arar sorar o da olmasa beni aramazlar biliyorum. çocukluktan beri ayrılmadığım bir çok arkadaşım var belki de onlara sebep okuldakiler falan öyle zaman geçirmelik yani.
0
seyduna6687
(12.12.20)
32 E. Lise arkadaş grubumdan aynı şehirde olduğumuz 3 kişiyle düzenli görüşüyorum. Diğerleri istanbul göçtüğü için koptuk biraz. Üniversiteden 2 kişiyle irtibat halindeyim. Biri çok yakın arkadaşım zaten.
0
the coon
(12.12.20)
AA anket ne güzel
Mahalleden 2
İlk okul 0
Orta okul 0
Lise 4
Üniversite 0
0
allah yazdiysa bozsun
(12.12.20)
Ilkokul: 6-7 kadar (pek sik gorusmeyiz ama arkadasiz)
Orta: ilkokulla ayni ekip
Lise: yok
Unv: 4-5 ama benim daha cok universite disi, sosyal cevremdendi arkadaslarim
0
mor oje
(12.12.20)
ilkokul 0
ortaokul 2
lise 3
üniversite 2-3

Önceden bu sayı çok daha fazlaydı. Evlenenler bir şekilde buharlaşıyor galiba. Bir çoğu ile hiç görüşmemeye başlıyoruz. Bir kısmında ise ikinci katip seviyesine çekiliyor muhabbetler. Ortaokul yıllarından kalan arkadaşlarım da evli ancak onlarla aile üyesi gibiyiz şimdilik eşleri aforoz etmediler beni.
0
istege bagli sigortasiz
(12.12.20)
İlkokuldan 1, ortaokuldan 1, liseden 0, üniversiteden 4 (o da zamanla 1-2'ye düşer) hepsi yakın derecede. Zaten yakın olmadıklarımla da laf olsun diye görüşmeyi sevmediğimden kopuyorum direkt.
Yaş 28
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
28 yaşındayım.
İlkokul 1 (Aynı zamanda ortaokul arkadaşım) Ayda 1 görüşürüz.
Lise 5 Yılda 2 görüşürüz.
Üniversite 2 3 yılda bir görüşür, ayda bir telefonlaşırız.

Bu sayı aslında daha fazlaydı ama son 4 yılda evlenenler ortadan kayboldu veya iş güç derken uzak mesafelere gittiler.
0
Anthony McCarten
(12.12.20)
ilkokul ortaokul kesinlikle sifir. hayatimin en kotu donemiydi ve butun sinif arkadaslarima nalet etmisimdir.
liseden 2 kisi ile iletisim halindeyim. gerci 1 diyelim daha dogru olur.
universiteden 8-10 falan.
0
hot potato
(12.12.20)
Ilkokul-ortaokul-lise: 0
Universite: 2
Yuksek lisans: 2

32/K
0
instant crush
(12.12.20)
32 Erkek kişisi olarak

İlkokul 2 kişi. Birinin ikizi var. Onu saymadım. Öyle çok sık görüşmüyoruz ama arada yazışıyoruz.

Liseden 1 kişi. Arkadaş evlendi. Geçen haftalarda da baba oldu. Bununla görüşüyordum sıksık. Evlenince ve pandemi nedeniyle yalan oldu.

Üniversiteden var bi 5 - 6 kişi. Çoğu evlendi. Bekar 2 kişi kaldık. arada yazıştığımız oluyor. Biriyle de senede 2 defa konuşuyoruz. Bu kadar.

Ulan tek değilmişim. Bi kendim sanıyordum arkadaşsız takılan.
0
put it in your appropriate place
(12.12.20)
ilkokul, ortaokuldan kalmadı. öncesinden kalan çocukluk arkadaşlarım var. liseden arada bir konuştuklarım var.

üniversiteden 4-5 tane var.

25/K
0
muslugubozukhayrat
(14.12.20)
0-0-0-2

üniversiteden iki kişi var, onlardan biri evli. çok nadir görüşüyoruz, karısından izin alamıyor :D

öbürü de başka şehirde (ankara).
hiç görüşmüyorum.. o yazıyor.
0
tabudeviren
(18.12.20)
(5)

İnstagramda bir tuhaf profil

cioz
Tuhaf bir muhabbetle karşınızdayım :)https://www.instagram.com/ps/Bu profile tıklayarak ulaşamıyorsunuz. Yalnızca instagram uygulamanızdan arama kısmına "ps" diyerek aratınca karşınıza çıkıyor, mavi tikli olan profil.Profile giriyorsunuz, ne takip edeni var ne de takip ettiği. 0'a 0.Ama enteresan ya
Tuhaf bir muhabbetle karşınızdayım :)

www.instagram.com

Bu profile tıklayarak ulaşamıyorsunuz. Yalnızca instagram uygulamanızdan arama kısmına "ps" diyerek aratınca karşınıza çıkıyor, mavi tikli olan profil.

Profile giriyorsunuz, ne takip edeni var ne de takip ettiği. 0'a 0.

Ama enteresan yanı 5 arkadaşım bu adamı takip ediyor gözükmekte.

Takip et butonuna basıyorsunuz, 1 takipçi oluyor. Sonra takip etmediğin görünüyor.

Tekrar takip et butonuna basıyorsunuz, 2 takipçi oluyor.

Sonra tekrar takip et'e basıyorsunuz, 3 takipçi oluyor.

Ama hiçbirinde takip etmiş olmuyorsunuz.

Sonra sayfayı yeniliyorsunuz, hop takipçi sayısı yine 0.

Arkadaşıma gönderdim, onda da durum aynı. Onun da 5 arkadaşı takip ediyor gözüküyor..

Sizce nedir bunun olayı?
0
cioz
(11.12.20)
Biri bu profile bakanlarla dalga geçiyor veya bişeyler deniyor.
0
1bir1bir1
(11.12.20)
büyük trollük valla helal olsun :)
0
candide
(11.12.20)
ben mi anlamadim acaba,

tikladim acildi. 1.2M takipcisi var 75 kisiyi takip ediyor.

uygulamada da baktim usenmedim, orada da ayni.


gec mi kaldim acaba trolluge?
0
yoggi
(11.12.20)
adam yazılımcı falan olabilir, başka bir ihtimal gelmiyor aklıma. bir şeylerle oynayarak bazılarının böyle görmesini sağlıyor olabilir.

@yoggi bizde devam ediyor :)

hizliresim.com
0
candide
(11.12.20)
yurtdisindan baglaniyorum. belki sebep budur.

ibb.co
0
yoggi
(12.12.20)
(17)

Asgari ücret ne olur?

havadakarada
Net ücret tahminlerini alabilir miyim
Net ücret tahminlerini alabilir miyim
0
havadakarada
(11.12.20)
2.700 küsür civarı bence.
0
scudman1
(11.12.20)
2900
0
valarmurgulis
(11.12.20)
ben de 2.700 civarı olur diyorum
0
balllooon
(11.12.20)
2680
0
NightBringer
(11.12.20)
bu krizde firmalar asgari ücret artışının altından kalkamazlar.

asgari ücret artarsa 3 kişinin işini 1 kişiye verirler 2 kişi daha işsiz olur.

o sebeple artmaz.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
2700'ün üstü işsizliği patlatır. 2580 gibi bir rakam bekliyorum. psikolojik sınırın da altında olur işverenler için.
0
avatar is back
(11.12.20)
2021'de erken seçim planlanıyorsa yüksek aksi durumda düşük.
0
nuisance
(11.12.20)
Olmasi gereken max 2500 yapacaklarini korkarak dusundugum 2700
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.20)
2900tl net.
0
nickini degistiren yazar
(11.12.20)
geçen seneki tahminim tutmuştu, 2650 civarı olur diye düşünüyorum.
0
candide
(11.12.20)
Net 2500'den fazla olmaz bence.
0
battal gemalmaz
(11.12.20)
2.700
0
iwasbornonamountainside
(11.12.20)
2.450 filan bence
0
sweetoffice
(11.12.20)
agi dahil 2500 diyorum
0
naksidil
(11.12.20)
2526 TL
0
Ven
(11.12.20)
Son 2 senede 400 ve 325 olarak zamlandı, değeri düşen TL’ye istinaden 2700-2800 arası olur diyorum. 2700’den aşağı olmaz bence.
0
drystedb efficacious
(11.12.20)
2750 net
0
cooperr
(11.12.20)
(4)

Tırnaklar ile ilgili bir soru

hlot
Tirnaklarimi muhtemelen normale gore fazla kesiyorum, cunku kestigimde parmagimin azcik bir kismi acikta kaliyor ve 1-2 en fazla 3 gun boyunca hafif hafif aciyor, hatta bazen uc kismi kaniyor. Ama ben niye bu kadar kesiyorum? Cunku tirnagimdaki beyaz kisim içe girmis durumda. Gecen gun annem "tirnak
Tirnaklarimi muhtemelen normale gore fazla kesiyorum, cunku kestigimde parmagimin azcik bir kismi acikta kaliyor ve 1-2 en fazla 3 gun boyunca hafif hafif aciyor, hatta bazen uc kismi kaniyor.

Ama ben niye bu kadar kesiyorum? Cunku tirnagimdaki beyaz kisim içe girmis durumda. Gecen gun annem "tirnaklarini kucukken derinden kestiysem oralar simdi beyaz olarak cikiyordur" dedi.

Simdi annemin onerisi var ve bunu soru olarak soruyorum: "derinden kesme, o beyaz kalan kisimlar zamanla seffaslasir" diye -bence- salladi :) Sizce bunun oluru var midir? Deneyeceksem de ne kadar sureyle deneyeyim de olmazsa birakayim?
0
hlot
(10.12.20)
annen doğru diyor.
0
candide
(10.12.20)
Bunu tecrube eden var mi yani? Peki ne kadar surede seffaflasir o kisimlar, tahminen?
0
🌸hlot
(10.12.20)
bıçakla kutu açmaya çalışırken tırnağım yarıldı, neredeyse yarısı gitti. kısa sürede eski haline döndü. sizinki de normalde döner diye düşünüyorum.
0
candide
(10.12.20)
doğru demiş. tecrübeyle sabit, 1-2 ay zaman verin.
0
anarsika
(10.12.20)
(7)

üniversite mezunu olmak ya da olmamak

isimsiz uye
selamlar. kısaca kendimden, sonra da derdimden bahsedeyim.bir sene istanbulda üniversite okuyup bıraktım, şu an izmirde aynı bölümü okuyorum 3.sınıfım. hazırlığı da sayarsak, üniversite ortamını yeterince gördüm diyebilirim. yaş 25.bundan 1 sene evvel babam pide çorba kebap salonu açtı. zaten yaşı v
selamlar. kısaca kendimden, sonra da derdimden bahsedeyim.
bir sene istanbulda üniversite okuyup bıraktım, şu an izmirde aynı bölümü okuyorum 3.sınıfım. hazırlığı da sayarsak, üniversite ortamını yeterince gördüm diyebilirim. yaş 25.
bundan 1 sene evvel babam pide çorba kebap salonu açtı. zaten yaşı vardı, bir de işler istediği gibi gitmeyince stres-kronik hastalık-sıkıntı derken işleri çok sağlıklı yürütemez oldu. ben dükkanda olmayınca siparişler sağlıklı karşılanmıyor. bunun dışında, dükkanın arkaplanındaki işlerin hemen hepsinde ben varım. öyle ki, bugün sınavımın ortasında 2 defa babam aradı bunu nasıl yapalım, bu nedir diye.
yani öğrenimim şu an için uzaktan, ama dükkanın onca işi ile beraber gitmiyor. nitekim sınavlarım çok çok kötü geçti. bu dönem kaldığım kesin.
eskiden düşüncem, okul ile işi aynı anda götüreyim, okul bittiğinde dükkanın tamamen başına geçeyim, tutturamazsam mezun olduğum sektörden işe gireyim idi.
ancak bu haftaki sınavlardan anladım ki ikisini beraber götüremiyorum. yani çalışmadan ve dersi takip etmeden yapılacak sınav değiller. her gün tatilsiz 12 saat dükkandayım, kafam mümkün değil almaz çalışsam da. babamlar sınav olduğu gün idare ederler beni ama verimli çalışamıyorlar işte. bunun daha stajı, tezi var.
şimdi okulu bırakıp tamamen işe odaklasam kendimi, neler kazanırım/kaybederim diye düşünüyorum. okuduğum bölümü (lojistik) hiç sevmiyorum ve bölümle hiç alakam yok. sadece parası güzel diye seçmiştim. esnaf olmak daha yorucu olmasına rağmen ticarete az çok kafam bastığı için daha heyecanlı geliyor.
siz ne düşünüyorsunuz okulu bırakma konusunda? lisans mezunu olmamanın "kağıt üstünde" dezavantajları çok mu fazla? siz ne yapardınız?
0
isimsiz uye
(09.12.20)
dükkana eleman alınsa? çünkü iş kaçmıyor, iş sizin ama okulu bitirmek önemli
0
neira
(09.12.20)
sonuna gelmişken bitir.
0
candide
(09.12.20)
@neira yine de orada bulunmam gerekiyor çoğu zaman
0
🌸isimsiz uye
(09.12.20)
@candide +1 bence de sonu gelmişken bitir, harcadığın zaman ve emek senin yanında diploma olarak dursun en azından.

Üniversite mezunu olmamak bir eksi değil, önemli olan faydalı bir iş yapmak ve yaptığı işi yapabildiği en iyi şekilde yapmak. Gıda sektörü gayet kıymetli bir sektör, insanlara yemek yapıp ulaştırmak da öyle. Bu alanda çalışmak çok kıymetli, insanların sağlığı üzerinden güven elde etmektir çünkü. Onun için üniversite okumaya gerek yoksa yoktur, bu bir olumsuzluk veya eksi puan asla değil.

Fakat şu var; sen şimdi canını dişine takar çalışırsın ömrünü vakfedersin vs. Ama gün gelir senin kendine ayrılman gereken bir zaman dilimi olur, Allah vermesin ama olur a, hastalık mesela. Ya da yabancılaşırsın bir anda sürmenaj gibi, dinlenmen gerekir. Öyle bir durumda hiçbir şey inan ki sağlığından kıymetli değil, o işler illa ki yürüyecek. Onun için her ne iş yaparsan yap, özel hayatınla (ya da kendinle diyelim) işin arasında bir denge muhakkak gözet. Ne işin galip gelsin ne kendi hayatın. Çalışmak muhteşem şey, gençlik enerjisi aliyyül pekâlâ bişey ama sağlık önemli. Yaşlılığın yatırımını bugünlerde yapıyoruz. Lütfen sağlığına ve kendine güzel yatırım yap.
0
1bir1bir1
(09.12.20)
Kazancın iyiyse boşver diplomayı. Bir şekilde mezun olursun.
0
Andrew
(10.12.20)
şuan online ile bitmeyecek bölüm yok. okul bir şekilde biter aceleye gerek yok.
0
Sosyal teokrat
(10.12.20)
-okudugun bolumu sevmiyorsun. diplomayi para araci olarak goruyorsun.
-ticaret kafan var, esnaf olasin var.

senin gibi tiplerin okumasina gerek yok, universiteyi askiya al restauranttan yardir. Eger batarsan af falan ile geri doner bitirirsin ki ben donecegini sanmiyorum.

diplomayi salla gitsin +1milyon
0
cooperr
(10.12.20)
(9)

Duyuru-Ekşi

helena
Sadece duyuru kullanıcısı gibi görünsem de farklı bir nickle de ekşi yazarıyım. Duyuruda ekşi hesabımı kullanasım gelmiyor sadece. Alışkanlık oldu biraz. Benim gibi ayrı kullanan var mı merak ettim.
Sadece duyuru kullanıcısı gibi görünsem de farklı bir nickle de ekşi yazarıyım. Duyuruda ekşi hesabımı kullanasım gelmiyor sadece. Alışkanlık oldu biraz. Benim gibi ayrı kullanan var mı merak ettim.
0
helena
(07.12.20)
ben de öyle yapıyorum
0
cedex
(07.12.20)
Ben de. Daha anonim geliyor
0
ruby elixir
(07.12.20)
Ben de senin gibi yapıyorum
0
chicha_v2
(07.12.20)
Duyuruda ayrı bir hesabım var ama hiç kullanmıyorum.
0
himmet dayi
(07.12.20)
tek hesap sahibiyim. sözlük ve duyuru, hepsi için.
0
battal gemalmaz
(07.12.20)
Duyuruya katıldıktan birkaç yıl sonra ekşide yazarlığım kabul oldu. Alışkanlıktan duyuru hesabımı kullandım hep. Zaten yıllardır ekşide de yazmıyorum.
0
peki madem
(07.12.20)
ben.
0
candide
(07.12.20)
bende :)
0
sizofren06
(07.12.20)
benim iki rumuzum da aynı ama biri duyuru için biri sözlük. farklı hesaplar.
0
antihero
(07.12.20)
(15)

Bu üç rengin ismi nedir?

pass
Renk ismi özürlü bir birey olarak bu iki rengin isimlerini öğrenebilir miyim? Teşekkürler.
Renk ismi özürlü bir birey olarak bu iki rengin isimlerini öğrenebilir miyim? Teşekkürler.
0
pass
(06.12.20)
Mürdüm, lila ve camgöbeği
0
dilemma of subscribtionability
(06.12.20)
1. patlıcan moru
2. lavanta rengi
3. turkuaz
0
candide
(06.12.20)
1)Hex renk kodu #741849, eflatun-pembe'ın orta koyu bir tonudur.
2)Hex renk kodu #994cec, mavi-mor'ın orta açık bir tonudur.
3)Hex renk kodu #0dd7fb, camgöbeği'ın bir tonudur.
0
topraam
(06.12.20)
mürdüm, eflatun, camgöbeği (cyan)
0
battal gemalmaz
(06.12.20)
Bordo ve fuşya.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
Üçüncü camgöbeği.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
araba kataloğunda yazan "uzay tozu grisi" falan gibi antin kuntin isimler sormuyorsan,

1. mor
2. eflatun
3. turkuaz
0
kibritsuyu
(06.12.20)
1 - burgundy
2 - mor
3 - turkuaz
0
cooperr
(06.12.20)
Fuşya mor turkuaz
0
Hallegadola
(06.12.20)
Online olarak öğrenme siteleri var.
What is this color, yazın ve sonuçlarda çıkan bir siteye bu görseli ekleyin.
0
Erva
(06.12.20)
açılın erkek geldi: kahverengi mor mavi
0
robokot
(06.12.20)
1) kirmizi
2) pembe
3) mavi

:)
0
crucio
(06.12.20)
Vişne çürüğü, lila ve açık turkuaz.
0
Jux
(06.12.20)
Vişne çürüğü
Erguvan moru
Cam göbeği
0
curukturpkokusu
(06.12.20)
Bordo lila cam göbeği
0
eylul
(06.12.20)
(8)

Çekiliş, şans oyunu gibi bir şey kazandınız mı hiç hayatınızda?

ms brownstone
Ya da kazanan birilerini tanıyor musunuz?Sürekli bir yerlerden çekiliş reklamı vs. çıkıyor önüme ama bana imkansız geliyor hep böyle şeyler. Çevremde kimsenin böyle bir şeyler kazandığını da duymadım hiç. Sizin var mı böyle bir şey kazanma hikayeleriniz? Varsa nerden ve ne kazandınız?
Ya da kazanan birilerini tanıyor musunuz?

Sürekli bir yerlerden çekiliş reklamı vs. çıkıyor önüme ama bana imkansız geliyor hep böyle şeyler. Çevremde kimsenin böyle bir şeyler kazandığını da duymadım hiç. Sizin var mı böyle bir şey kazanma hikayeleriniz? Varsa nerden ve ne kazandınız?
0
ms brownstone
(05.12.20)
ülkerden türkiye maçına bilet kazanmıştım, twitterdan. golf dondurma çubuğundan 100 liralık trendyol hediye çeki kazanmıştım. normalde katılmam çekilişlere ama katılınca da bir şeyler kazanıyorum şansa. büyük çekilişlere katılmadım ama hiç, anlamsız geliyor.
0
candide
(05.12.20)
çocukken babam kazıkazandan bana öylesine bir kart çektirdi ve 10.000 lira çıktı. (ekmek=600 lira.)

iki yıl önce piyango oynadım, amorti çıktı.çıkanı tekrar oynadım, 25 tl çıktı. onunla da oynadım, yine amorti çıktı. o amortiyi de oynayınca bir şey çıkmadı. orada noktaladım şans oyunu kariyerimi. :)
0
filteria
(05.12.20)
2 kere kitap, 1 kere sınırsız yemek kazandım aldkfjkj 1 kere de börekçiden kupon kazanmıştım.
0
black holes in the sky
(05.12.20)
Ankarada öğrenci iken twitterdan if de olan konserlere gösterilere çok bilet kazanırdım. Cem Adrian konserine, Erkin Koray konserine ve bir kaç konser ve gösteriye daha gitmiştim mesela. Ama bol kepçeden dağıtıyorlardı kendi şansımdan değil sanırım.

Lisedeyken de kola açma halkasındaki kodları gönderiyorduk, onun, binin vs. katlarına denk gelirsen bir şeyler kazanılıyordu. Ben rockncoke bileti kazanmıştım 2 kişilik. Ama gidecek durumum yoktu o zaman. Büyüyünce gittim ama hala o bilete çok üzülürüm.
0
a perfect lie
(05.12.20)
Arada basketbol maçlarına beraberlik oynardım. 13.00 oran verirdi. Fenerbahçe basketbol takımı birkaç sezon önce Euroleague'de iki hafta üst üste berabere kalıp maçı uzatmaya götürdü. iki hafta üst üste bildim. Bir kere de real madrid valencia basketbol maçını beraberlik bilmiştim. yine oranı 1'e 13'tü.
Artık değişmiş sanırım beraberlik yerine uzatma olur olmaz seçeneği var, oynamıyorum.

Edit:
Soruyu tekrar okuyunca şans oyunu dendiğini fark ettim.Bahis şans oyunundan sayılır mı bilemedim ama basketbol gibi bir sporda beraberlik bilmek için de şanslı olmak gerekir herhalde :)
0
Anthony McCarten
(06.12.20)
- Lipton'dan oyun oynayarak demlik ve cay kazanmistim. (15 sene oluyor)
- 8-10 sene kadar once pahali bir tiras makinasi hediye gelmisti (fenomen filan degilim, bi siteye uye oldum zart diye geldi deneyeyim diye)

- 5-6 sene evvel cok unlu olmayan bir amerikali sanatcinin konserine cift kisilik bilet kazandim soru cevaplayarak. (bir radyoydu bunu veren)

onun disinda sayisalda 4 bile bilmisligim yok. (3 bir kere sanirim)
0
yoggi
(06.12.20)
ofis arkadaşıma palio çıkmış zamanında migrostan. çocukluk arkadaşım var hala yakınen görüştüğümüz ona da halkbankasından(vakıf da olabilir) polo çıkmıştı.
0
syozkn
(06.12.20)
2011'de milli piyango biletime 1.000 lira ikramiye isabet etmişti. Önce bi gaza geldim ama çeyrek olduğu dank edince buruk bir sevince dönüştü.

Bir keresinde de şirket bizi tatile götürmüştü Çeşme'ye. Orda gece baloda çekiliş yapıldı ve bana kravat çıkmıştı. O gün kravat takmayan nadir kişilerden biriydim. Epey ironik olmuştu :)
0
himmet dayi
(06.12.20)
(13)

Kim milyoner olmak isterde yarışacağım, tavsiyeleri alayım?

mhmtt
Çalışsam mı genel kültür vs cevap evetse nerden nasıl çalışılır tavsiye de verseniz güzel olur Onun dışında her türlü tavsiyeye de açığım, biraz heyecan var xdddddd
Çalışsam mı genel kültür vs cevap evetse nerden nasıl çalışılır tavsiye de verseniz güzel olur
Onun dışında her türlü tavsiyeye de açığım, biraz heyecan var xdddddd
0
mhmtt
(05.12.20)
Öncelikle hayırlı olsun umarım iyi bi meblağ kazanırsın,

Valla bence çalışma nerden soru gelceği belli değil çünkü, umarım 3 dil biliyorum ODTÜ mezunuyum, london school bitirdim diyip ilk soruda elenenlerden olmazsın :)
0
paramolacak
(05.12.20)
genel kültürü falan boşver. kısıtlı zamanını heyecanı yenme konusunda değerlendir. çok daha faydalı olur.
0
istege bagli sigortasiz
(05.12.20)
çalışılacak bir şey yok, jokerleri nerede nasıl kullanacaksın, emin olmadığında ne yapacaksın vs. onu düşünebilirsiniz.
0
candide
(05.12.20)
kilit 2-3 kelime ile cevabı çıkacak konuda telefon jokerini kullan bence, bilgisayardan bakacak nasıl olsa aradığın kişi. onun haricinde seyirci jokerini genel kültür sorularında takılırsan kullan derim.
0
garavel
(05.12.20)
milliyet larousse bul çalış.
0
her şey
(05.12.20)
bence son 1-2 yılda çıkan ilginç haberlere bakabilirsiniz. Maymun neden hayvanat bahçesinden kovuldu gibi bir soru çıktı geçenlerde, denk gelip okumazsanız bilme ihtimaliniz yok. Onun dışında çalışarak işin içinden çıkamazsınız. Bol şans :)
0
tss
(05.12.20)
Genelde Sabah'ta çıkan abuk subuk haberlerden soruyorlar. Bir de, telefon jokerlerinize söyleyin, önlerinde Google açık olsun. Siz de soruyu aramalarına yardımcı olacak şekilde okuyun. Ben olsam, eski Türk filmlerine , biraz da tarihe çalışırdım. Başarılar!
0
PhoenixRising
(05.12.20)
herhangi bir baraji gectikten sonra ve jokerlerin de varsa, soruyu bilmediginde cekilme ve mutlaka jokerini kullan, ya da jokerin kalmadiysa cevabi salla, cekiliyorum deme

bir de telefon jokerlerne mutlaka int. basinda olmalarini tembihle, soruyu kisa oku gereksiz ayrintilari es gec, A-B-c-d demeden direkt siklari soyle
0
exlibris
(05.12.20)
hocam bence kumaş çeşitlerine bakın.

edit: dediğim yerden soru gelir ve bilirseniz 100 lira alırım
0
purrp
(05.12.20)
@purrp gelirse soru senden bahsedicem dhsha
0
🌸mhmtt
(05.12.20)
yayin tarihinden bir gun once buraya yaz da biz de izleyelim. kim oldugunu soylersin
0
exlibris
(05.12.20)
yarı yarıya ve %50 jokerin ikisini birden ikinci barajdan sonraya sakla. bunla elinde olduğu sürece 1 sorun garanti olmuş oluyor. ayrıca ikinci baraj sorusundan bir sonraki soruda risk al, doğruysa da yanlışsa da joker kullanma çünkü kazancın kaybından daha çok oluyor (risk yönetimi)
ayrıca telefon jokerlerinden birine beni yazabilirsin :) spor, genel kültür ve googledan bişey arama konusunda iyiyim.
ben izlemiyorum ama hangi gün yarışacaksan buradan bildir de izleyelim.
0
etna
(05.12.20)
bilgi yarışmasından ziyade şov programı olduğu için adamına göre soruyorlar. ilginç bir tipin, seyircinin ilgisini çekecek bir hikayen yoksa bilgi sorusu olmayan bir soruyla elemeye çalışırlar. benim izlediğim bölümlerde dikkatimi çeken bir konu da şuydu. mesleğinle ilgili örneğin öğretmensen, çiftçiysen ya da bir müzisyensen ve bunu açıkladıysan 15 binden önceki kolay sorulardan biri mesleğine yakın bir soru oluyor.

seyirciye her zaman güvenmemek lazım. günlük hayattan bir soruysa yapıştır gitsin. ama direkt bir bilgiye dayalı sorusuysa güvenmemek gerekiyor.

bir de süreç hakkında bilgi verebilir misiniz? ne zaman başvurdunuz, mülakat sırası kaç ayda geldi, kaç tane görüşme oldu vs..
0
jepa
(05.12.20)
(31)

lütfen yaralarıma bir çare bulalım, çok acı çekiyorum

kibritsuyu
parmaklarımda en az 15 yıldır çıkan bu yaralara lütfen bir çözüm bulalım. ilaçsa ilaç, bitkiselse bitkisel, kocakarıysa kocakarı. inanılmaz acı çekiyorum. ellerimi kullanamıyorum. gitmediğim doktor kalmadı. her doktordan sonra çevremdekiler "doğru dürüst bir doktora git" diyor. doğru dürüst doktor n
parmaklarımda en az 15 yıldır çıkan bu yaralara lütfen bir çözüm bulalım. ilaçsa ilaç, bitkiselse bitkisel, kocakarıysa kocakarı. inanılmaz acı çekiyorum. ellerimi kullanamıyorum. gitmediğim doktor kalmadı. her doktordan sonra çevremdekiler "doğru dürüst bir doktora git" diyor. doğru dürüst doktor nedir, nasıl oluyor anlamadım. en az 20 kere doktora gittim. kontakt dermatit dediler, dokunduğun bir şeyden dediler. ama neye dokunduğumu bulamıyoruz. yok öyle dokununca etkileyen bir şey. ilginç şekilde yazın mayıs haziran gibi geçiyor, eylül gibi geri başlıyor. tatilde denize girdiğim için dedik, denize gitmediğim senelerde de oldu yine de iyileşti. bidonla deniz suyu getirdik kışın elimi sokayım diye, işe yaramadı. denizle de ilgisi yok.

sadece dermatoloji de değil, dahiliyeye de gittim, envayi çeşit tahlil yapıldı içeriden bir eksiklik mi var diye, buna neden olabilecek bir sıkıntı yok. 15 yıl diyorum arkadaşlar dayanamıyorum artık.

doktora git diyorsanız da noolur kime gidecem onu söyleyin. ankara'dayım. devlet hastanesine de gittim, özele de gittim, profesöre de gittim, bizzat rahmetli amcam dermatologdu ona da gittim (düşünün amcam öleli 9 yıl oldu, ona bile sormuşum, sırf adam öleli 9 yıl olmuş, geçtiği falan yok), o da aynısını dedi, yağlı krem sür, çok yıkama, yıkarsan da sıvı sabun kullanma dedi. ne medikal katı sabunlar kullandım, ne yağlı kremler boca ettim, ne kortizonlar bastım. doktordan ümidi kesip eczaneden ne kadar yara kremi varsa hepsini aldım denedim, geçmiyor geçmiyor.

yalvarıyorum kurtarın beni.

paylaşabildim mi bilmiyorum ama elimin fotoğrafları bunlar. duyuru'ya da ekledim ama yüksek çözünürlüklü bakmak isteyen olursa drive linkini de bırakıyorum:

drive.google.com
drive.google.com
0
kibritsuyu
(05.12.20)
buna benzer bi sıkıntı bende oluyor. mesela aniden çıkıyor 5 ay sürüyor, sonra aniden hiç olmamış gibi bitiyor, 4 5 defa oldu böyle, hep sabun, deterjan mı dokundu , bişey mi alerji yaptı dedim. bazen 1 ay sürüyor bazen 1 hafta.

ne nedenini bulabildim, ne çaresini, ne zaman başlayıp ne zaman geçeceğini de kestiremiyorum.

üniversite hastaneleri genelde çok derinlemesine araştırma yapar, öyle bir yere gidersen binbir türlü test yapıp büyük ölçüde bulabilirler diye tahmin ediyorum.
0
killerbee
(05.12.20)
bu işle ilgili bi bilgim ve araştırmam söz konusu değil lakin yaşadığınız olaya gerçekten üzüldüm ve kendimce mantık yürüterek teninizin sanırım soğuğa karşı aşırı duyarlı olduğu düşüncesine vardım. yaptığınız iş nedir bilmiyorum ancak soğuk ve kuru havalardan uzak durmanızda fayda var diye düşünüyorum. daha nemli ve sıcak iklimi olan bi şehire yerleşmeniz belki bunu olumlu yönde etkileyecektir. başında da söylediğim gibi bu konuda bi deneyimim veya tahsilim kesinlikle söz konusu değil sadece söylediklerinizden yola çıkarak bi öngörüde bulundum.

geçmiş olsunç
0
johnnie w lker
(05.12.20)
Of içim gitti. Cildiye için en methini duyduğum İstanbul'da ermeni hastanesidir. Bir araştırın derim. İnşallah en kısa zamanda çaresi bulunur.
0
kums
(05.12.20)
Benim ailemde de genetik böyle bi el yarası var. Onlarınki de bazen geçiypr bazen azıyor. Sanırım kalıcı bi çözümü yok. Ama ben birinden lazer tedavisi duymuştum. Sanırım acıbadem hastanesinde varmış. Bi de istanbul zeytinburnunda surp pırgiç ermeni hastanesi var diyolla, orda serksi barış adında bi doktor varmış çok iyiymiş dediler. Yani ben kalıcı bi çözüm bilmiyorum ama bunları duymuştum. Bi ara bende de oldu çünkü. Ben kendiminkini havadan olduğunu düşünüyorum çünkü yazları ailemin yanında adanada geçirdiğimde böyle yara döküyorum, yaz boyu kortizonlu krem sürüyorum, ama yazın istanbulda olduğumda yara çıkmıyor. Belki ankaranın kuru havasından oluyodur. Eğer nemli bi yere gitme şansınız varsa 1-2 ay deneyin derim ben. Çok geçmiş olsun.
0
turuncu tonlarda
(05.12.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Şimdi her derde deva olarak bor öneren çomar gibi görünme riskini de alarak yazıyorum. Bu yaraların benzerine sahip iki kişi tanıdım biri kuzenim diğeri de arkadaşımdı. Arkadaşım borla yapılan bir karşımı sürerek iyileştireceğini falan söyledi, kendisi uyguladı işe yarayınca 0,5 litrelik bir karışımı da yalvar yakar ben aldım kuzene gönderdim, onun da işine yaradı. İçeriğini bilmiyorum ısrarla sordum söylemedi puşt. Onların yaraları daha kırmızı egzama gibiydi. Sende işe yarar mı emin değilim ama yine de aklında bulunsun, belki bir faydası olur.
0
istege bagli sigortasiz
(05.12.20)
Barış Muslu ismini bi araştırır mısın, hayli başarılı biri.
0
1bir1bir1
(05.12.20)
Sadece soğuk mevsimlerde oluyorsa giydiklerinizi, yorgan vs dahil test edin. Şüphelendiğiniz bir grup üründen 1 hafta uzak durun mesela, sonra başka bir grup. Belki temasın ya da kaçınmanın etkisi hemen ortaya çıkmıyordur, onun için 1 hafta diyorum. Kağıt ya da yün gibi şeyler bile alerji yapabiliyor.
0
mikro patlama
(05.12.20)
rahmetli kolsuz agop ülkenin en iyi cildiyecisiydi, onun öğrencisi serkis barış var ermeni hastanesinde. randevu bulabilirseniz alın ve gidin. o da ülkedeki en iyi birkaç cildiyeciden biridir.
0
candide
(05.12.20)
1 hafta tatil yapsan, elini hiç bir şeye sürmesen? nemlendirsen, contractubex, kantaron yağı sürsen, olmaz mı? belki iyileşmesine fırsat vermiyorsundur? parmaklarını da kırma dümdüz tut. sanki elin sürekli soğuk suda kalması, sonra soğuk havaya maruz kalması ve parmaklarını kırdığında derinin çatlaması gibi geldi. çocukken yazları Erzurum'da su taşırdım, ellerim hiç kurumazdı. bende de benzer yaralar çıkardı. ablam iyice kese yapıp krem sürmüş ve streçe sarmıştı. bir kaç gün elimi hiç kullanmayınca geçmişti. bilemedim, bir ihtimal benzerdir.
0
stewie
(05.12.20)
Bayağı yarılmış, çok geçmiş olsun. Buna nemlendirici falan kar etmez, yara bakım kremlerinden sürmek lazım sanki.
0
curukturpkokusu
(05.12.20)
Cok gecmis olsun, Istanbul’da Gonul Ergenekon’u oneririm.
0
medusa
(05.12.20)
her şeyi denemişsin ama yine de dokunduğun bir şeyden oluyor sanki, belki kağıttan, bir ihtimal mesele karaciğerindedir?

üstte önerilen ermeni doktorlar istanbulda. bir haftaiçi uğra, uğramadan ara sor.
0
esref
(05.12.20)
ya kardesimde de benzer birsey var, bu kadar agir degil. bir cildiyeci senin vucudn seni isitmiyor, iclik giyeceksin demisti. bunu genetikci bir arkadsima söyledigimde de enzim eksikligi dedi. sohbet ederken söyledim ama bilgi almak degildi amacim.

sadece benzettigim icin soyledim.
0
wishmaythşngs
(05.12.20)
çok geçmiş olsun. İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi'den randevu almak çok zor ama Türkiye'de cilt hastalıkları konusunda en iyi doktorların orda olduğu söylenir. Umarım en kısa sürede iyileşirsiniz
0
euteamo
(05.12.20)
arkadaşlar neleri neleri denemedim. yani neye dokunduğum için olduğunu bulsam ona da razıyım. hayatımdan çıkarabiliyorsam çıkarayım ve kurtulayım. ama yok bulamıyorum.

mandalinayı çok severim, mandalina çıkınca oluyor diyorum, mandalinaya ellemesem, yemesem bile oluyor. soğuktan çatlıyor diyorum, eylül ekim'de daha hava sıcakken de oluyor. işim gücüm muhasebe, evraktan kağıttan diyorum, e yazın da elliyorum aynı kağıtları ama yazın geçiyor. yatak yorgan, yün, arabanın direksiyonu, kullandığım şampuan, kışın giydiğim pijamanın lastiğine kadar aklınıza gelen gelmeyen, olacak olmayacak her şeyi kontrollü olarak denedim. dokunmayı kestiğim halde geçmedi, kesmediğim halde geçti.

yani yazın geçmesini gerektirecek, kışın da yeniden başlatacak ayırıcı hiçbir şey bulamıyorum. ne aklıma bir şey geliyor, ne yaptığım denemeler tutuyor.

karaciğer enzimlerim yüksek çıktı, yağlanma çıktı. ama bu yokken de yaralar vardı. varken de vardı.

aklıma bir tek d vitamini eksikliği geliyor. ilkbahar yaz güneş çıkınca d vitamini düzeliyor, güneş azalınca eksiklik başlıyor. d vitamini eksikliği çıktı, d vitamini takviyesi de aldım, ama o sıralar var mıydı hatırlamıyorum. ayrıca d vitamini eksikliği belirtilerine bakıyorum, yara bere demiyor.

ankara'dayım. yani pandemi olmasa uçağa atlayıp gidip muayene olmaya razıyım ama şu sıra istanbul'a da gidemem.

kendi ilaç hazırlayan bir eczacı önerdiler, gittim, randevuyla bakıyormuş. önümüzdeki hafta randevu alıp ona gideceğim. muhtemelen dünyanın parasını alıp işe yaramayan bir ilaç çakacak ama yine de denemek zorundayım.

fotoğrafımı çektiğim birkaç tanesi:

mart 2020:drive.google.com
ocak 2020: drive.google.com
ekim 2018: drive.google.com
mart 2018 (bunda 1-2 hafta sonra yara çıkan parmağımın tırnağı düştü): drive.google.com
şubat 2018 (hastanede sıra beklerken): drive.google.com
ekim 2017: drive.google.com

o kadar anlamsız yerlerde çıkıyor ki, yani oramla nereye dokunmuş olabilirim bilemiyorum. baş parmağımın üstü mesela. yüzük parmağımın üstü, serçe parmağımın dışı... yani oralarla nereye dokunulur ki.

bir de parmaklarımdan öteye geçmiyor. çok nadir olarak avuç içimde çıkıyor ama kesinlikle elimden başka yerde, bilek sınırından ötede çıkmıyor.
0
🌸kibritsuyu
(05.12.20)
Benzer durumdaki bir arkadaş en son çare düzenli kefir içmişti iyi gelmişti. Umarım size de şifa olur. Çok çok geçmiş olsun
0
yemrem
(05.12.20)
bütüncül tıp ile uğraşan bir doktora göründünüz mü ?
0
orpheus
(06.12.20)
duyuru'da başkası da benzerini sormuş ve sonuç bulmuş mudur diye ararken kendi sorularımı buluyorum, 2010'da da sormuşum (git: 136665)

2013 yılında gittiğim doktorun reçetesini okuyamayıp yine buraya sormuşum (git: 541836)

o da şöyle yazmış: i.imgur.com
0
🌸kibritsuyu
(06.12.20)
Bu noktada sanırım denenmemiş tek şey bütüncül tıp o yüzden orpheus + 1 diyeceğim.
Ben baybars türel’e gidiyorum. Kendisi istanbul’da ama bence kesinlikle görüntülü görüşmeyi kabul edecektir. Zaten görüşmeden önce kendisi size bir ton form gönderiyor. Onları dolduruyorsunuz. Bunları kendisine mail atarken kendi tahlillerinizi, fotoğraf eklemek isterseniz bunları da gönderebilirsiniz. Ben ilk randevuya gittiğimde o formların üzerine öyle çok not almış ki, şok olmuştum. Çok farklı bir bakış açısı var, avrupa ve abd’deki çalışmaları çok yakından takip ediyor. Muhakkak söyleyeceği bir şey vardır diye düşünüyorum.
0
irene
(06.12.20)
aquaphor ve neosporin ile gidilebilir ayrıca probiyotikler ve temiz beslenme dahil ediniz.
0
aegina
(06.12.20)
babamda da aynı sorun var. onun domatese alerjisi çıktı mesela. domates yemeseniz bir süre deneseniz siz de?
0
Sakinolmamlazim
(06.12.20)
yediğimden içtiğimden alerji olabileceği de aklıma geldi.

kışın zaten domates falan yemiyorum ki, yani yazdan yapılan yemeklik soslardan en fazla, o da yemeğin içinde. tam tersine yazın da fazlasıyla domates tüketirim ama yazın iyileşiyor. yani öyle olsa yazın daha beter olması lazım. kışın çoğalıp, yazın da geçmesini gerektirecek ayırıcı hiçbir şey bulamıyorum.

yazın yemeyip kışın yediğim şeylerin hepsini denedim, olmadı.
0
🌸kibritsuyu
(06.12.20)
Hiç gluteni keserek denedimiz mi peki?
0
irene
(06.12.20)
gluteni kesmedim. buğday ürünlerini hep tükettim. ama yazın da tükettim. o yüzden hiçbir şekilde yediğime içtiğime bağlayamıyorum, yani aklıma düşündüklerimden başka bir şey gelmiyor.
0
🌸kibritsuyu
(06.12.20)
O zaman bence bir de reddit’e sorun aynı soruyu. Ben burada bulamadığım bir cevap olduğunda oraya gidiyorum, muhakkak bir sonuç çıkıyor.
0
irene
(06.12.20)
ya aklıma ne geldi. babam gazete ve dergi okuyunca da oluyor. kullanılan matbaa mürekkeplerine çoğu kişinin alerjisi olabiliyor. kağıtla, belgeyle uğraşırken mürekkep rahatsız ediyor.

sizde de olabilir mi?
0
Sakinolmamlazim
(07.12.20)
Merhaba geçmiş olsun. Soğuk alerjisi ya da diğer adıyla soğuk ürtikeri olabilir misiniz? Alerji polikliniğinde görünün bence.
0
komando kani var bende
(07.12.20)
arkadaşlar, düşüne düşüne yediğim içtiğim şeyler arasında, kışın yediğim için yaralarımı arttıran, yazın da yemediğim için yaralarımı geçirebilecek iki ayrı gıda geldi. biri turşu, biri de balık.

yazın da balık yiyorum ama çok nadir. çoğunlukla av yasağı bitip kış balıkları çıktığında haftada en az bir sefer balık yerim.

turşu desen yazın hiç yok. sonbaharda yapılır, bütün kış yenir, ilkbaharda da biter.

turşu alerjisi diye google'ladım, karşıma histamin intoleransı diye bir şey çıktı.

olabilir mi sizce?
0
🌸kibritsuyu
(14.12.20)
Turşuyu elinizle mi yiyorsunuz? Soru saçma gelmesin şöyle bir şey anlatacağım, sirke, limon, domates, portakal gibi şeylere yerken alerjim olmuyor ancak salata için vs doğramak amacıyla elime alıp da suları elime değerse ellerim direkt egzama oluyor. İçindeki bir asitmiş bunu yapan ama neden sadece elime yapıyor bilmiyorum tabii. Çok uzun yıllardır aşırı dikkat ederek dokunurum bu saydıklarıma.
Her şeyin alerjisi var turşu da vardır muhakkak. Ama “turşu” olarak düşünmemek lazım sanki. Sirke mi bunu yapan limon mu salatalık mı?
Mesela ben kardeşim çilek yediğinde sağ kulak memesi kızarıp kabarıyor. Gözümle görmesem inanmam yani :)

Bunu tespit etmenin tek yolu, eller tamamen iyileşene kadar uzak durmak bu saydığınız içerikten. Eliniz tamamen geçince de tekrar yiyip reaksiyona bakmak.
Bir de bir CRP ölçtürseniz. Doktorum benim alerjimi crp yüksekliğinden tespit etti mesela.
0
irene
(14.12.20)
Çok ilginç, aynısı kardeşimde var. Yaz kış döngüsü oluyor onunki de. Fakat aralık daha açık ocak- temmuz arası oluyor yazın geçiyor. Dr ona da kontak dermatit dedi. Vıcık vıcık kremlerle ne kadar uğraşsa da yazın gelmesiyle bıçak gibi kayboluşu kadar etki etmiyor hiç bir şey. Bir de her yıl aynı yerlerde çıkar. Biz soğuk alerjisi diye kestirip attık. Doktor böyle bi şey dememiş.
Elini artık soğuk suyla yıkamıyor. Bardak vs asla yıkamıyor. Hiç başlatmamak çok daha kolay. Hani bi veciz sözümüz var ya. Hastalığa karşı en büyük silahımız hiç yakalanmamak, burada doğru bu valla. Çünkü o el biraz katılaşınca kuruyup çatlayınca açık yarayı tedavi etmek daha zor. D vit. falan da şık bi teori, olabilir. Sonuç olarak güneşle alakalı bu kesin.
0
jeharfi
(14.12.20)
halamın balık alerjisi var. o da olabilir. turşuda limon tuzu vs kullanılıyor ona da alerjiniz olabilir.

bütün yakınlarımın alerjisini öğrenmiş olduk hep birlikte :D
0
Sakinolmamlazim
(14.12.20)
(6)

Sevgilinin eski sevgili/sevgilileriyle arkadaş kalıp kalmadığına dair merak

Berck
erkeğim. ben bunu içten içe hep merak ederim ya. ama hiç de sormam yani, merakımı kendi içimde yaşarım.yani geçmişte onca "yaşanmışlık" biriktirmiş olan iki insanın, bilhassa hayatlarında yeni insanlar da mevcutken halen arkadaş olarak bir şekilde irtibatta kalmaları, bana iyi hissettiren bir düşünc
erkeğim. ben bunu içten içe hep merak ederim ya. ama hiç de sormam yani, merakımı kendi içimde yaşarım.

yani geçmişte onca "yaşanmışlık" biriktirmiş olan iki insanın, bilhassa hayatlarında yeni insanlar da mevcutken halen arkadaş olarak bir şekilde irtibatta kalmaları, bana iyi hissettiren bir düşünce değil şahsen. ama dediğim gibi bunu sormam da.

peki siz de bu tür bir şeyi merak eder misiniz? sorar mısınız, sordunuz mu hiç?
0
Berck
(03.12.20)
tipik türk erkeği hareketi; benden önce kimlerle ne kadar yiyişti. merak etmeyin, en modern geçineni de dahil hepsi merak ediyor :d
0
candide
(03.12.20)
Candide +1.

Ogrenince de pislik yapiyorlar. Acikcasi benim de sinir oldugum bi konu. Onceden konusurdum beni iyi tanidiklarini dusundugumden ama ben onlari kendilerinden iyi tanidigimi farkettigimden beri hicbiriyle konusmuyorum.
0
baldan kaymak
(03.12.20)
Hiçbir sevgilim ve flörtümle arkadaş kalmadım. Ayrıldığım gün hayatımdan çıkarıyorum.

İlişkinin ciddiyetine göre eskileri sorduğum oldu, detaylandırmadan.
0
purplee
(03.12.20)
arkadaş kalıp kalmadığını öğrenmek garip bir şey değil

zaten normal bir insan karşı cinsle muhabbetini en aza indirir sağlıklı bir ilişki için
0
bir soru sorcam
(04.12.20)
@candide esasında benim bahsettiğim mevzu tam olarak "benden önce kimlerle ne kadar yiyişti" mevzusu değil. geçmişteki bazı "yiyiştikleriyle" halen bir şekilde normal arkadaş olarak bir iletişim sürdürüyor mu merakı; mevzu bu :)
0
🌸Berck
(04.12.20)
Arkadaş kalma olayı ağır kolpa. Sorulup öğrenilebilir.
0
arnold schwarzeneger
(04.12.20)
(7)

Dijital ajans açmaya karar verdiniz.Adını ne koyarsınız?

wsopagidenkiz
haftaya şirket açılış işlemlerini yapacağımız dijital ajansa isim arıyoruz. Akılda kalıcı, yabancılar için telaffuzu kolay, enerjik isim önerilerinizi bekleriz.
haftaya şirket açılış işlemlerini yapacağımız dijital ajansa isim arıyoruz. Akılda kalıcı, yabancılar için telaffuzu kolay, enerjik isim önerilerinizi bekleriz.
0
wsopagidenkiz
(03.12.20)
Pika. Beğenirseniz işe alır mısınız... :')
0
candide
(03.12.20)
Pablo
0
olaylar olaylar
(03.12.20)
Pasta
0
yeteramadenedimherseyi
(03.12.20)
iş kolları neler olacak?
0
deadwampir
(03.12.20)
Digitalos(Talos'a dikkat lütfen) Beğenirseniz beni de işe alır mısınız? :)
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(03.12.20)
D-generation
beni de cayci olarak ise alin bu is cozulsun..
0
cooperr
(03.12.20)
Limbo
Wavington
Metalhead
Blacknet
Us-tube
Weton

Freestyle yaptım sizin için.
0
heidi'nin dedesi
(03.12.20)
(3)

beğendiğiniz yüzükler

candide
severek aldığınız ya da almak istediğiniz yüzüklerin linklerini paylaşabilir misiniz? altın, gümüş, taşlı, taşsız vs. fark etmez. teşekkürler <3
severek aldığınız ya da almak istediğiniz yüzüklerin linklerini paylaşabilir misiniz? altın, gümüş, taşlı, taşsız vs. fark etmez. teşekkürler <3
0
candide
(02.12.20)
Alyans türü yüzüklerden bakıyorsanız , ben yakın zamanda hanımla ismimizi harflerden ibaret yaptırdım. Ben teslim alana kadar kuyumcuya gelen kadınlar deli olmuş :)

tr.dhgate.com buna benzer.
0
synax
(02.12.20)
Reis kuyumculukta çok zarif şeyler görüyorum günlük kullanım için bakabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.12.20)
@hayat hsjsjdj
0
🌸candide
(02.12.20)
(7)

sesime ses değse çığlık oluyor...

sanat guresi
ne anlıyorsunuz bu cümleden?bu cümlenin nereden olduğu, kimin ne eserinde geçtiği, hangi şarkıda kimin tarafından söylendiğiyle zerre alakası olmayan bir soru. yani çok zor değil ama burada da bir daha yazayım. "sesime ses değse çığlık oluyor" cümlesinden ne anlıyorsunuz?
ne anlıyorsunuz bu cümleden?

bu cümlenin nereden olduğu, kimin ne eserinde geçtiği, hangi şarkıda kimin tarafından söylendiğiyle zerre alakası olmayan bir soru.

yani çok zor değil ama burada da bir daha yazayım. "sesime ses değse çığlık oluyor" cümlesinden ne anlıyorsunuz?
0
sanat guresi
(29.11.20)
Asi ve mavi isimli şiirdenmiş bu cümle. Baya düşündüm ama anlamlı bişey çıkaramadım. Şaire şiir öğretmek gibi olmasın ama bence çığlık doğru bi kelime değil bu cümlede.
0
IncredibleMau
(29.11.20)
Koray Avcı kim allasen? Uyuz oluyorum bu herife de. Bir de ilk cevap onun şarkısı imiş olunca cinlerim tepisti.
Nefretimi kustum rahatladim.
Ben de şöyle anladım. Bugün dertliyim kederliyim. Bunların anlatsam birine yaşadıklarımı dinleyip çığlık atıyor. Çok kötü anlattım da hani derdimi dinleyen harap oluyor demiş şair bence.
0
allah yazdiysa bozsun
(29.11.20)
Onur akın’ın asi ve mavi şarkısından biliyorum ben bu cümleyi. Benim anladığım ne zaman biriyle yalnızlığımı paylaşsam yakınlaşsam bu yakınlaşma ya benim ya onun içi kötü bitiyor, ilişki çekilmez hale geliyor.
0
kojonotsuki
(29.11.20)
Bugün çok dertliyim, konuşacak birini bulursam fena kafa ütülüyorum.
0
istege bagli sigortasiz
(29.11.20)
ben zaten dertliyim, birisi ile birlikte olunca dertlerim katlanarak artıyor.
0
candide
(29.11.20)
Yani kimle konuşsam çatıyorum, kavgaya dönüşüyor gibi bri şey olabilir. Hani böyle kafanız atık zamanlar vardır. Başka bir şeye kızmışsınızdır ya da biriyle aranızın bozuk olması canınızı çok sıkıyordur ve kafanızın içinde o insanla kavga ederken başka insanlarla iletişim kurmak zorlaşır. Selam verene söversiniz. O ruh halini anlatmak için denmiş olabilir. "Sesime ses değse"den ben biriyle konuşma, tek başına o kavga halindeyken başka birinin laf atması gibi anlıyorum.

Bağlamında bakınca öncesinde de "bugün kederliyim, beterim bugün" diyor bana böyle olabilir gibi geldi.
0
eatpraylaw
(29.11.20)
j r r tolkien hayrani + 1

r evolution +1
0
fezagezgini
(30.11.20)
(14)

Covid belirtileri midir?

austenn
Iyi aksamlar. Saat 16’dan beri cok kotu bir halsizlik var ustumde. Butun vucudum agriyor, atesim 36.8’di simdi olctum 37.5 cikti. Koku ve tat alabiliyorum, sadece bas, omuz, bacak agrim ve atesim var. Beklemem gerekir mi? Bu ilk belirtiler olabilir mi? Risk grubunda olan bir annem var o yuzden biraz
Iyi aksamlar. Saat 16’dan beri cok kotu bir halsizlik var ustumde. Butun vucudum agriyor, atesim 36.8’di simdi olctum 37.5 cikti. Koku ve tat alabiliyorum, sadece bas, omuz, bacak agrim ve atesim var. Beklemem gerekir mi? Bu ilk belirtiler olabilir mi? Risk grubunda olan bir annem var o yuzden biraz korkuyorum
0
austenn
(29.11.20)
tat ve koku kaybı genellikle daha sonradan oluyor, çift maske ile dikkatli bir şekilde gidip test yaptırın.
0
candide
(29.11.20)
Olabilir. Herkeste tat koku kaybı olmuyor.
0
fezagezgini
(29.11.20)
Evet hepsi belirti hemen test yaptırın.
0
Hallegadola
(29.11.20)
%90 kovid
0
catch the arrow
(29.11.20)
koku bende 5. günün sonunda gitti. en beligin belirtiler ateşin bir yükselip bir azalmasıydı. Kuvvetle muhtemel covid. Bekletmeden bir hastaneye gidin. Hem sokağa çıkma yasağı da var boş olur.
0
alkolik imam
(29.11.20)
Tat ve koku kaybı olmayan bile var. Üşütmediyseniz covid olma ihtimali yüksek derhal test yaptırın ki ilaç tedaviniz başlasın. Bu arada verilen ilaçları kullanmamak gibi bir hataya düşmeyin ortalıkta çok fazla kafa karıştıran bilgi var.
0
eksi sozlugun tatli insani
(29.11.20)
Dun hava biraz soguktu aksam ustu usudum biraz, kostum terledim ona yormak istiyorum aferin ictim atesim dussun diye, sabah yuksekse hala kontrole gideyim o zaman
0
🌸austenn
(29.11.20)
boşa bekliyorsun. insan kendine yakıştıramıyor ama zaman kaybediyorsun. Bir an önce hastaneye gitmelisin.
0
alkolik imam
(29.11.20)
Ates bi gun yukselip ertesi gun hiçbir seyiniz yok gibi olabiliyor. Teste gitmeyecekseniz de hemen topluma karismayin, covide cok benziyor anlattiklariniz.
0
red g
(29.11.20)
tabii ki zaten evdeyim genelde o yuzden cok saskinim, sadece kosuya gittim diye olmak sacma geliyor. Surekli dezenfektan da kullandim. Tesekkurlercevaplar icin
0
🌸austenn
(29.11.20)
panik yapmayin, hafif de atlatabilirsiniz ama %100 bulastiracakmissiniz gibi davranıp annenizle iliskinizi kesin.

mumkunse test yaptirin, mumkun degilse durumunuzu izleyin. ates cikarsa ve dusmezse ya da herseyin kontrol altında olmadigina dair bir izlenim edinirseniz hastaneye gitmek icin vakit kaybetmeyin.

gecmis olsun.
0
boyle buyurdum
(29.11.20)
Yalnizsan belirtiler kotulesiyor mu diye bekliyorsun. Evde biriyle yasiyorsan test yaptirip kendini izole etmen lazim.
0
robokot
(29.11.20)
Test sonucu negatif, nasıl rahatladım anlatamam
0
🌸austenn
(30.11.20)
Durumun iyilesti mi? Bizim testlerde yanlis negatif orani cok fazla. Ciger falan da baktilar ve negatif dedilerse kesin negatiftir. Sadece suruntu testi falansa ama belirtilerin devam ediyorsa pozitifmissin gibi davran. Gecmis olsun.
0
robokot
(03.12.20)
(58)

Eşim sürekli hasta ve işten kaçıyor

hkocaman
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırm
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırma seviyesine getiriyor, ya da olayla ilgisi olmamasına rağmen bir anda anne ve babamı kötüleyerek konuyu değiştirmektedir) Annem ve babam biraz daha eski kafa muhafazakar insan olsalar da, özlerinde gerçekten iyi insanlardır, annem geldiği zaman oturup da "kızım hadi şunu yap ben oturucam" diyen bir insan değildir. Kalkar kendi hazırlar herşeyi genelde. Zaten biz İstanbul'da onlar da Ankara'da olduğu için 365 günün sadece toplasan 10 günü beraberizdir. Yeni evli olduğumuz dönemde annem eşimin tembelliğini görünce (evde misafir varken sabah 11'de kalkıyordu veya uyandırılana kadar kalkmıyordu. Kendisi bütün gün evde yatmasına rağmen ben işten geldikten sonra yemeği bana pişirttirmeye çalışıyordu)bir iki kez laf soktu. Annemin laf sokması yanlıştı ama ben de eşim bir şekilde karşılık verir diye araya girmemiştim. Daha sonra bu yaptığım davranışın yanlış olduğunu düşünerek annemleri gelmeden telefonla uyarmaya başladım. Annemlerin olmadığı dönemde de çamaşır asıp dolaba dizmek harici hiçbir işi tek başına yapmıyor. Yemek kesinlikle yapmıyor. Bir kaç kere instagramdan gaza gelip yemek pişirmiştir o kadar. %95 yemek işi bende. Ya ben işten gelmiş yorgun argın bulaşık makinesine eşya dizip, bir yandan yemek yapmaya çalışırken, yatmaya devam etmekte olduğu kanepede uzanmış trendyoldan alışveriş yapıyor. Neredeyse her günümüz bu şekilde.
Hastalık kısmına gelecek olursak. Evlendiğimizden beri: örümcek korkusu, bağırsak solucanı korkusu, beyin felci korkusu, hpv korkusu, kanlı dışkı korkusu, geç adet korkusu, akciğer kanseri korkusu, ağız kanseri korkusu, diş eti siğili korkusu, dil siğili korkusu ve aklıma gelmeyen sayısız korkudan ötürü ev işlerini yapmamayı bahane ediyor. Suratında sürekli bir mutsuzluk var. Yeni mobilya alınacağı zaman çok mutlu oluyor. İKEA'ya gideleceği zaman yine mutlu oluyor. Kredi kartına para gönderince mutlu oluyor. Onun harici genelde ya doktora gitme planı kuruyor, ya da hastaneye mi gitsek diye bana soruyor. Artık bunaldığımı, psikolojik destek alması gerektiğini söylediğimde beni ciddiye almıyor. Yardımı reddediyor.
Ben tek başıma evi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Standart kredi kartı taksidimiz 8.000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum. Bu sabit giderleri karşılayacak parayı kazanamadığım aylarda eksiye düşüyorum (şu an oldukça eksideyim) ama buna rağmen harcamalarda kısıtlamaya gitmeye çalışmıyor. Benim yemek hazırlamadığım her gün aşağı yukarı öğlen ve akşam toplam 120TL'lik yemek söylüyoruz. Ben aileden zengin birisi olmadığım için extra çalışmadığım zamanlar parayı denkleştirmede çok zorlanıyorum. Bunu bir türlü ona anlatamıyorum ama. Ya nası desem, hani gel 50.000TL kredi çekelim mobilyaları yenileyelim desem ona, tamam hadi der heyecanlandır. Beni durdurmaya çalışmaz, anlatabiliyor muyum?
Evde sürekli bir drama ortamı var. İzlediği Türk dizileri gibi entrikalı konuşmalar, kavga çıkarıcı hareketler yapıyor. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorum ama bir şekilde kavga çıkarmaya çalışıyor, sürekli olarak huzursuzluk var evde. Alttan almayıp, onunla sözlü çatıştığımda baskın geliyorum haklı olduğum için. Benim baskın gelmeme tahammül edemeyip karakterime laf ediyor, anneme babama laf ediyor, kariyerime laf ediyor, göt yalayarak para kazandığımı ima ediyor vs.
Kavga esnasında ben de az malın gözü gibi davranmıyorum. Onun bana söylediği bütün aşağlıyıcı cümleleri ben de ona ediyorum altta kalmamak için. Ben de onun tembelliğiyle, uyduruk üniversitesiyle aşağılıyorum. Çünkü başka kozum yok. Tutup da eşime şiddet gösterecek bir adam değilim. Tek yapabildiğim o bana sözle bel altı vurduğunda benim de ona sözle bel altı vurabilmem.
Sürekli kavga edilen bir ortamda büyümüş. Ben ise kavgasız bir ortamda büyüdüm (bu da çok sağlıklı değil çünkü hep babam alttan almış). Gerçekten evlilikte huzur arıyorum ama olmuyor bir türlü. Sanki ilişkimiz hiç düzelmeyecek gibi geliyor.
Daha geçen hafta ağzında bir tek kendisinin görebildiği ağız tümörünü diş hekimine gösterdik boşu boşuna 350TL para verdik. O hastalık biter bitmez sırtında bir ağrı başladı ve 4 gündür yatıyor kanepede ağlamaklı bir suratla. 9 kez bulaşık makinesi doldurdum, tezgahı sildim. Etrafı topladım yerleri süpürdüm. Bir yandan da işe gidip geliyorum. Az önce konuşmaya çalıştım ve beni ilgisizlikle suçladı. Onu yalnız bırakıyormuşum, hastalığını ciddiye almıyormuşum. Suçlu benmişim.

Daha önce 2 3 kez evi terkettim ama aynı akşam geri döndüm onun aramasından sonra. O da 1 2 kez terketti ama geri döndü aynı gün. Boşanmaktan da korkuyorum. Bizim ailemizde pek yoktur böyle boşanmak, etmek.

Ne olur yardım edin. Ne yapmalıyım? Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.

EDIT: Misafir konusunda daha hassas davranıyor son 3 4 aydır. Kalkıyor, ilgileniyor, beraber yapıyoruz ve ağırlıyoruz. O konuda düzeldi yani. Anlatmamın sebebi ailemle niye ters düştüğünün kökeninden bahsetmek içindi. Ailemle de telefonda görüşüyor problemsiz bir şekilde. Onlar bize gelmeden önce geriliyor sadece.
0
hkocaman
(29.11.20)
Adama hem hizmet ediyorsun, hem karnını doyuruyorsun, hem geçimini sağlıyorsun, hem de sevişerek fiziksel ihtiyaçlarını gideriyorsun. Üstüne para verse bunlardan ikisini dahi ayni kişiye yaptıramaz. Valla bravo.

Sizin oralarda boşanma yoksa kalkıp sizin oralara gitme sen de. Bosan, tek başına yaşa.
0
elorelia
(29.11.20)
daha önceden farklı mıydı eşiniz?

hani bazı durumlarda konuşmak, psikolojik destek almak falan iyi gelir tamam da sizin anlattığınız olayların elle tutulur tarafı yok. hazır çocuk falan da yokken yollarınızı ayırın.
0
hadsafhada
(29.11.20)
siz erkek tarafı mısınız? metinden anlamakta zorlandım da.
0
theseachange
(29.11.20)
@elorelia metni yazan erkek
0
austra
(29.11.20)
Yanlış anlaşılma olmuş, ben erkeğim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Sadece bu anlattıklarınıza göre (karşı tarafın da argümanları vardır muhtemelen): Boşanma korkunuzun üstüne çalışın ve aşın diyebileceğim. Bazı boşanmalar evlilik kadar kutlu bir olay. Bir hatanın bedelini hayat boyu ödemek ne kadar mantıksız. Bir yandan da nafakasız boşanmanın yollarını araştırın.

Bu ekonomik krizde gereksiz yapılan her alışveriş ziyan. Borç durumunu gerekçe göstererek, kullandığı kredi kartını kullanıma kapatıp borcunu yapılandırın. Asla kredi kartı vermeyin. Sadece nakit verin makul giderlerde kullanması için. Ev için gereken alışverişi kendiniz yapın. Yemek pişirmek istemediğiniz günlerde, kendiniz dışarda yiyip gelin. Kendisi napıyorsa yapsın. Onun bilmediği bir hesap açın, borçtan kalan parayı oraya aktarın.

Çocuk isterse ASLA yapmayın.
0
gayda
(29.11.20)
Boşan gitsin bu ne ya, hafakanlar bastı okurken. Ailemizde boşanmak yok vs ne demek ya.

Ayrıca şu birkaç şeyi bilirsek belki daha iyi yorum yapabiliriz; nasıl tanıştınız, ne kadar sevgili kaldınız, yaşlar kaç? Evlenmeden önce bu huylarıni gizliyor muydu, siz mi sezemediniz?
0
austra
(29.11.20)
Kimseye kolay kolay ayrılın, boşanın yazmıyorum bu sitede ama bence boşanın. Okurken ben sıkıldım. Bu arada aileniz her şeyin farkındadır. Boşanırsanız niye boşandınız diye sormaz kimse.
0
dissendium
(29.11.20)
'Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.'

Düzelmeyecek. Olmayacak. Kavga etmekten drama yaratmaktan başka iletişim şekli bilmeyen insanlar, kendilerinde bir sorun da görmüyorlarsa, ölene kadar öyle devam ediyorlar.

Ayrıca şiddet her zaman fiziksel olmaz. Sizin ilişkiniz şiddet dolu.
0
otonomo
(29.11.20)
Arkadaşlar şunu tekrar belirteyim. Özünde iyi bir insan olduğunu biliyorum ve onu seviyorum. O sebeple boşanmayı düşünmek bile beni çok üzüyor ve korkutuyor. Ayrıca boşanırsak ne yapar ne eder? Ben onu çok sahiplenmiş durumdayım. Korumamdan çıkmasını göz almak bile ürkütüyor.

Başka bir yolu yok mu? Benzer deneyim yaşayanlar hep mi boşandı?
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Yani bilmiyorum çok tek taraflı anlatılmış gibi geldi ama gerçekten anlattığınız gibi ise böyle biriyle ilişki devam ettirmeye gerek yok. Sizi baya kullanıyor, böyle bir ilişkinin devam edebilmesi çok enteresan cidden. Bir de nafaka da ister şimdi ayrılsanız. İş falan aramıyor mu hiç?

Kendi başınıza huzurlu yaşarsınız hiç değilse.
0
playing star again
(29.11.20)
gayda +1000
karşı taraf acaba neler düşünüyordur diye kendime sordum.

yavaş yavaş gücünüzü çekin, bir bakın bakalım kendi haline neler yapabilecek. yemek yapmayın, bulaşık yıkamayın, temizlik yapmayın. sorumlulukları ona yükleyin.
bence tamamen bencil olun

nafaka vermeden, daha fazla zarar almadan boşanmanın yollarını arayın. ayrıca bu süreçte de kozunuz olsun, toplamaya çalışın.

bunca sene çok iyi dayanmışsınız.
şu anda kendinize kötülük ediyorsunuz, böyle de gitmez zaten. kim ne,der ne düşünür diye düşünmeyin, boşanmak bu durumda bayram demek olur gibi.

bol şans
0
MtKrt
(29.11.20)
@hkocoman

yazmadığım şeyler vardı ama dayanamadım.
siz boşanmak istediğinizi söyleseniz, o çok iyi bir insan dediğiniz kişi acaba nasıl bir canavara dönüşecek? nafaka için neler neler yapacak?

sizi tamamen kullanıyor, başka bir açıklaması yok, iyi niyetinizi sömürüyor.
hatta "oh bee kapağı iyi yere attık, evlendim kurtuldum" diye de düşünüyordur. belki de sağlam nafaka koparmak için böyle davranıyordur.
ama hiç bir şey göründüğü kadar masum değil, o kesin.
0
MtKrt
(29.11.20)
@MtKrt
benden 4 yaş küçük, ikimiz de 30lu yaşların başındayız. mezun olduğu bölüm işsizlik sıkıntısı çektiği için yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanmıyor. hem ülkenin hali de malum. görüşmelere gidiyor ama kimse işe almıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
bence tedavi olasi lazim. diyorum ama bencil de geldi biraz.
annen annesine durumu anlatsin. kuzenimde böyleydi, is ciddiye binince birazcik duzeldi.
0
wishmaythşngs
(29.11.20)
“8 000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum”
20.000tl aylık geliriniz varsa bence bir şekilde onu kendi işinize dahil edebilir ya da ona bir iş kurabilirsiniz. Bu yola gelecek mi bakalım?

Ben de daraldım bu arada okurken
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.11.20)
Tembelliğin bu kadarına tahammül edemezdim ben ya... Para kazanmıyorsa ev işlerini üstlenmeli çünkü evlilik hayat ortaklığıdır. Belki depresyon geçiriyodur diycem ama baştan beri böyle diyosunuz, bu kadar uzun süremez ki...
Bence çift terapisi ayağına terapiye başlatın, belli ki sorun psikolojik. Olmuyorsa da lütfen çok yıpratmayın kendinizi, kimseye heba etmeyin ömrünüzü.
0
megalomaniac
(29.11.20)
Evlenmeden önce de hastalığa bu kadar takmış mıydı?
0
oyokbuyoknevar
(29.11.20)
boşanma ufukta gözükünce gerçekte kimle evli olduğunu göreceksin.

nafaka versen de farketmez, en acilinden boşan. nafaka seni rahatlatır bu durumda.

"korumamdan çıkması" sözü hiç hoş değil, bu arada. koca koca insanlarsınız.
0
stewie
(29.11.20)
@stewie
bensiz pek fazla ayakta durabileceğini sanmıyorum, o sebeple söyledim. belki yanılıyorumdur, ki umarım yanılıyorumdur.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
psikolojik olarak bir rahatsızlığı var gibi duruyor, belki majör depresyondur. bu kadar seviyorsanız, kesinlikle profesyonel yardım almasını sağlayın bir şekilde. terapi/ilaçlarla iyi olacaktır.
0
candide
(29.11.20)
Abi manyak mısın ne stigmasından korkuyorsun? Boşa gitsin. Babasının evinde yayar bir tarafını istediği kadar dizi izler. Böyle bir kadına bunca zaman iyi dayanmışsınız. Aklıma arkadaşım geldi. Benzer durum. Boşanırken her şeyini verdi, kurtuldu. Dünyanın en mutlu, en hafif insanı oluverdi. Sizi suyun altına çeken bir ağırlık var. Kesin kurtulun nefes alın. Birisi arkadaşın üstüne avukat atsın.
0
catch the arrow
(29.11.20)
Hocam yarın boşan rica ediyorum. Ya da çok seviyorsan, son kez şans ver kendisine net bi şekilde düzelmezse boşanacağını söyle, bikaç ay daha bak düzeldi düzeldi, düzelmedi yol ver gitsin. Böyle hayat geçmez.

Böyle olacağını bilsen evlenmezdin değil mi? Cevap burada gizli. Zararın neresinden dönülürse kardır.
0
sekerse tehlike
(29.11.20)
Eşiniz gayet ne yaptığının bilincinde. Büyük ihtimal eşinizin ailesi de durumun bilincinde. Sizin gibi evliliği olan çiftlerde bu işler böyle yürüyor. Kadın hiçbir şey yapmıyor, üstüne istedikleri olsun keyfi bozulmasın diye hastalıklar, bahaneler, kavgalar. Eşiniz kendi keyfini, rahatını düşünerek sizin hayatınızı mahvediyor. Siz onu sanırım yağmurda kalmış yavru kedi/köpek olarak görüyorsunuz. Napar siz olmasanız, kim bakar, bir eli bulaşıklara dokunsa aman ne olur elleri, deterjan koklasa ne hallere düşer, ailesinin evine gitse ne derler ona, sonuçta hayatınızın geri kalanını geçirmeyi planladığınız birisi diye düşünüyorsunuz ama düşünmeyin.

Siz şuan sadece kendinizi harcıyorsunuz, ilerde çocuğunuz olursa eşiniz değişmeyecek, çocuğun tüm sorumlulukları sizde olacak. Belki siz yıkayana kadar çocuğu yıkamayacak, çocuk elinden iş gelecek yaşa gelince ondan bile beklentiye girecek. Çocuğunuz olursa eşiniz ona da hayatı zehir eder.

Eğer siz eşinizin beklentilerini bilerek karşılaşamazsanız size de ailenize de hayatı dar eder. Kavga gürültü yine istediğini yaptırır. Yarın öbür gün işiniz bozulsa, haliyle eşinizin keyfi bozulacak valla evi terk eder, benim keyfim, rahatım senin yüzünden bozuldu diye. Her insanın evlilikten beklentisi farklı. Belki siz bu evlilikten pekte rahatsız değilsinizdir, sonuçta 3 yıldır böyleymiş ilişkiniz. Kimisi 3 ay böyle birine dayanmaz.
0
GoodMorningTeacher
(29.11.20)
@wishmaythşngs

ben annesine daha önce 1 ya da 2 kez telefonda açıklamaya çalıştım durumu. ama onun da elinden birşey gelmiyor denese de. onlar telefonda nasihat verince bu sefer onlara da bağırmaya başlıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@sekerse tehlike

evet evlenmezdim.

bu arada ben onu kesinlikle pışpışlamıyorum. yapması gerekeni yapmadığında soğuk davranıyorum. yapması gerektiğini hatırlatıyorum. defalarca söylüyorum. yeri geliyor ben tartışma açıyorum. ama yine dönüyor dolaşıyor en başa dönüyoruz, gelişme yok yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Bekara boşamak kolay ama hocam böyle devam etmez bu iş. Tüm yazılanları okudum, iyi ki bekarım dedim bir an. Bu nedir yahu böyle hayat geçmez.
0
electrobuzz
(29.11.20)
Yani makul düşünce, işsizliğin aile bütçesine katkıda bulunmaya mani olmayacağı. Eşit mal paylaşımı bu yüzden var ve olmalı. İlla nakit olmak zorunda değil ki katkı. Para kazanmanın zorluğunu takdir eden insan (zor para kazanmak) bu krizde alışverişe abanmaz hayat arkadaşının parasıyla. Deterjan için bile indirim kovalanacak dönem bu, içerdeyim diyorsunuz bi de. 20 gün evde yemek pişirse, +2400 lira katkı demek bu. Bu dönem çiftlerden birinin işsiz kaldığı aile az değil; evde kalan çocuklara bakıyor, yemek yapıyor cinsiyetten bağımsız. Bu masraflarda kesintiye gidiliyor gözlemlediğim bütçe elvermeyince.

Ama ideali tarif eden yaklaşımlar işe yaramaz sizin durumunuzda. Sorun elbette psikolojik, belki depresyonda, depresyon tedavi edilebilir bir şey. Ama hastalık takıntıları, ilgi açlığı filan daha köklü psikolojik sorunlar bunlar. Sizin göstereceğiniz hiçbir ilgi yetmez zaten. Sadece madden değil manen de parazit besliyorsunuz.

Ama zaten aradığınızı bulmuşsunuz bi yerde, bu konuda da belki özeleştiri yapmalısınız. “Provider” rolü üstlenmişsiniz, “korumamdan çıkmasını göze almak bile ürkütüyor” demeniz çok dikkatimi çekti. Siz bu rolü üstlenmişsiniz (bilinçli veya bilinçsiz onu siz bilirsiniz), şimdi baş edemiyorsunuz veren taraf olmakla. Ama böyle dinamikler kardeşlikte, arkadaşlıkta, hiçbir ilişkide çok kolay değişmiyor. Silme imkanı varsa, silip yeniden başlamak daha kolay.

Bir de tek taraflı anlattığınız kadarıyla söylüyorum, profil tanıdık bana. İş bulmasına da ümit bağlamayın. Şimdi bir birim alışveriş yapıyorsa, artar; şimdi tercih edilen markaların üstüne çıkılır; şimdi ev işlerinde destek olmuyorsa, temizlikçi tutulur; şimdi yemek yapılmıyorsa, iş bulunca zaten yapılmaz. Kendi maaşı yetmez, yine size girer. Ama iş bulursa nafakadan yırtarsınız çocuk olmayınca, o da olumlu.
0
gayda
(29.11.20)
@j r r tolkien hayrani

normalin ne olduğunu bilmiyorum. evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?

Anlatabiliyor muyum? Evlilikte ne normal ne normal değil ben de algılayamıyorum. O sebeple yardım istedim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@gayda

işe girerse tüm maaşıyla istediği masayı alacağını söyledi. eve katkı ya da borçlarıma yardım etme hususunda bir düşüncesi yok.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
36 ayın 35inde hiç çalışmamak ve bunu artık normalleştirmek. evde tüm gün oturup kocasının vereceği parayla yaşamak. anne babaya saygısızlık, elini bir taşın altına sokmamak ve kendisi haricinde herkesi suçlamak. boşan güzel abicim, boşan mutlu ol.
0
ismim ibrahim
(29.11.20)
Cocuk yapma sakin, eninde sonunda bosanirsiniz zaten, cocuga da sana da yazık.
0
kveldulv
(29.11.20)
Böyle bir profilin düzelme ihtimali % 1 bile değil.
Evlilik paylaşmak demek, tek taraflı bir sömürü düzeni değil.
Ne kadar erken kurtulursan o kadar iyidir.
0
alfred
(29.11.20)
kardeşim bence oturup konuşmanın zamanı gelmiş. ortada gerçekten psikolojik bir problem de olabilir. sürekli hastalık hissi, sürekli şikayet bunlar sağlıklı insanın istese bile sürekli yapabileceği ve sürdürebileceği şeyler değil. bence boşanma vs konusundan önce bi pro yardım alın derim. yani düşünsene insan çalışmak istemediği için her gün ağrım var diye yatabilir mi, hasta taklidi yapabilir mi? bana mantıklı gelmiyor. ha artık uğraşmak istemiyorsundur, onu da anlarım gayet mantıklı, o zaman da bence boşanmak mantıklı. özellikle kavgasız bir ortamda büyüyen sen için huzur en büyük hakkın bence, yazık günah.
0
roket adam
(29.11.20)
Boşa. Boşanın demiyorum bak, boşa.
0
pass
(29.11.20)
Pass +1 boşa.
Çocuk yapma, boşa.
İlk işin iyi bir avukat bulup kadına nafaka vermemenin yollarını ara ve boşa.

Ulan bize böyle adamlar rastlamaz ya. Ben sevgilime bu kadının yaptıklarını yapamam mesela. Anında boşanır.
0
Hallegadola
(29.11.20)
Siz her şeyi yüklenmişsiniz. Nasıl olsa beni seviyor, başkasını bulamaz, benden de boşanamaz diyor. O yüzden çok rahat davranıyor. İş bulamaması nedeniyle psikolojisi bozuk. Psikiyatriste götürün mutlaka. İşsizlikten kendinde hastalıklar buluyor ve size sarıyor. Daha da düzelmiyorsa konuşun ve boşanın. Ömür boyu çekilecek çile değil. Sakın çocuk yapmayın.
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Okurken şiştim. Allah yardımcın olsun. Böyle kadın çekilmez. Evlilik terapisine gidin derim de alacağın cevaplar az çok belli. Çocuk yapma aman deyim. Otur ciddi şekilde konuş uyar, duygu sömürüsü yaparsa yeme, gerekirse de ayrıl dostum ne diyelim. 3 yıl böyle ise işkence görmüşün sen haberin yok.
0
Topalordek
(29.11.20)
İşte işsizlik büyük bir derttir, onu çeken bilir. Masaya istemsiz güldüm. İşsiz insanın derdi ilk maaşıyla masa almak olmaz ya. Hobi olarak çalışacak çalışırsa, siz yine aynı. Girip bakın sözlükte ilk maaşla yapılanlar başlığına.

Psikolojik destek oh ne ala filan da, sizin demenizle olmaz. Sizin ısrarınızla bi fayda zor yani, kendi iradesiyle çözüm araması lazım işe yaraması için. Ayrıca, otuzlu yaşlar diyorsunuz, geride yıllar var insanı o yaşa getiren demek. Böyle davranış motiflerini oluşturan yani. Öyle üç beş kere psikologla konuşayım da düzeleyim gibi bi şey yok.

Eninde sonunda boşanmaya sıcak bakacaksınız. Ama o zamana kadar yıpranacaksınız, bezince boşanacaksınız. Bu problemi faydaya dönüştürmek için bana makul gelen muhatabınız neyi niye yapıyordan ziyade kendi durumunuza odaklanmanız. Şikayet etsek de değiştirmek için böyle yetersiz kaldığımız durumlarda, aslında bi sekonder faydamız oluyor gözümüzden kaçan. Nasıl böyle bir evliliğe sürüklendiğinizi anlarsanız kendi zaaflarınızı anlarsınız gibi geliyor bana. O zaman da o şimdi seviyorum dediğiniz insan sizin zaaflarınızı nasıl istismar etmiş (bilmeyerek veya bilerek) görecek ve kaçınılmaz olarak tiksineceksiniz.

Çift terapisi de denenebilir, çünkü biz ne okuyorsak sizin gözleminiz. O yazsa böyle tek taraflı, eşim okuduğum okulu küçümsüyor dese sadece, diğer konulara değinmese, ona da hak verilirdi. Ama sadece yazdıklarınıza bakarsak, ben olsam kendime odaklanırdım nası böyle bi tufaya düştüm diye. Diğer ilişkilerinizi (arkadaşlık, aile, akraba, iş hepsi) bi tartmakla başlayın, memnun etmek için çok fazla feragatte bulunduğunuz bi durum var mı misal? Motif aramak lazım yani, benzer rollerde buldunuz mu kendinizi daha önce diye.
0
gayda
(29.11.20)
Bir cok kisi boşan yazmış. Biraz da kendimden bahsedeyim cunku ben de haksizsam bunlari duymak isterim. Pandemiden beri homeoffice calisiyorum. Evin bir tane odasini ofise çevirdik orada masam bilgisayarim vs var. Sabah 7'de kalkiyorum bazen 8-8.30a kadar calisiyorum. Surekli bilgisayar başında oldugum icin itici oldugumu soyluyor. Mesela bu kadar bilgisayar başında calismak bir kadin gozuyle itici mi? İlla spor salonuna mi gitmem gerekiyor itici olmamak icin? Ayni sekilde pandemiden beri haftada 2 kez internetten arkadaslarla bulusup wow oynuyoruz. Sadece Pazartesi ve Cuma her biri 3 er saat sürüyor. Bu zaman araliginda esim yalniz kaliyor, tvdeki dram dizilerini izliyor. Diger gunlerde ve Kalan zamanlarda esimle disari cikiyoruz kisa yuruyusler yapiyoruz. Avmlere gidiyoruz orada dolasiyoruz, alisveris yapiyoruz. Ama benim uzun mesai saatlerim onu boguyor olabilir mi? Ayni sekilse onun izlemek istedigi dizileri ben sıkıcı buluyorum. Son donem psikolojik dram dizilerini takip ediyor ben 10dk dayanamiyorum izlemeye. Mecburen yalniz birakiyorum. Arada beraber izledigimiz de oluyor tabi. Surekli yalniz degil yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
işin pc başında olmak itici olan bişey yok. kendi kafasında bir dünya var orada da seni oraya uygun görmüyor. muhtemelen çok fazla yerli dizi izliyor ve instagramda çok takılıyordur. oradaki pembe hayatlar gözünü boyamıştır. ne yaparsan yap düzelmez. boşanmak istemiyorsan da en sakin en sorunsuz günde karşına al ve boşanmak istediğini sakince söyle. sakın kavgalı günde söyleme. ciddi görün ve sorunları anlatma. sadece hayal ettiğim kişi sen değildin de geç. sorunu bu şekilde kendinde aramaya başlar. 100 saatte hatalarını anlatsan bişey değişmez. kilit 10 kelime yeter. hayal ettiğim kişi bu değildi ve artık sevmiyorum de.
0
avatar is back
(29.11.20)
şu an covid pozitifim, ağrım sızım ve acayip yorgunluk var ama bir gün bile yatıp dinlenemeden gecem gündüzüm birbirine karışmış bir şekilde 3.5 aylık bebeğe bakıyorum (benim de eşim doğumdan sonra evi terk etmişti, 1 ay evde yalnız kaldım). bugün ayrıca yemek yaptım, iki posta çamaşır yıkayıp astım/kuruladım (fırsat bulursam banyo yapacağım ve kuruyan çamaşırları toplayıp yerleştireceğim; bunları da bebeği uyutmaya çalışırken yazıyorum). evi devamlı toplama modundayım, eşimse içtiği su şişesini bile koltuğun altına yuvarlıyor (bugün evdeki çöpleri topladı, bulaşık makinasını doldurup boşalttı hakkını yemeyeyim şimdi). biraz önce eşimin (benim sürekli düzelttiğim ve onun devamlı dağıttığı) çamaşır çekmecesini düzenledim. eşim negatif çıkmasına rağmen benden daha fazla hasta mesela. neden bunları yazdım? eşim benim hakkımda duyuru açsa tıpkı senin yazdıklarını yazar ve buradaki herkes de boşansana der. halbuki hiç de öyle değil. bir de eşinin ağzından dinlemek gerek. duyurunda anlattığın kadın profilini okuyunca ne kadar kötü bir evlilik, ne kötü bir eş diyor insan ama iki tarafın anlattıkları o kadar farklı oluyor ki kimseye haklısın haksızsın diyemiyorum. eşin neler anlatırdı acaba?
0
deartheodosia
(29.11.20)
@deartheodosia

Benle ilgili sorulariniz varsa yanitlarim.

Esim corona pozitif olsa, ispat edemem ama yemin edebilirim, sadece ve sadece tuvaelete kalkar. Mutfaga gidip 1 bardak su almaz. Kanepeye yatip kivranir durur sadece.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
senle ilgili soruları senin değil eşinin yanıtlaması gerekiyor. sen de bizi anla, inanması güç bir durum. bizimki gibi evlenen kadına "gelin" denen bir memlekette kadının bu kadar yan gelip yatması ve senin de buna 3 yıldır yeter behh dememen hayli enteresan.

oyokbuyoknevar'ın sorusunu tekrarlamak istiyorum. evlenmeden önce nasıldı? kaç sene görüştünüz? hiç mi falso vermedi? bile isteye mi evlendiniz?

bu arada nafaka diyen arkadaşlar, siz de biliyorsunuz ki çocuk olmadan nafaka falan olmuyor ortada. hele 3 yılda asla. Karısını 40 yıl eve hapsedip sonra 20lik almak için kadını sokağa atanlar için bu nafaka olayı. acunun şeymaya verdiği de tamamen sus payıydı.
0
birsürüsorumvarr
(29.11.20)
sadece terapiyle duzelirse ok, onun disindaki tüm yollar benim icin ayrilmaya cikar.
atiyorum ailesine söyledin, kizinizi uyarin böyle böyle ben bosanacam basdemiyorum. ondan sonra düzelirse ben kullanildigimi düsünürüm.

bir de insan kardesi olsa dayanamaz nesini seviyorsun ki artik yani bikmadin mi?

bir de ekstra senaryo ekleyecegim, annenlerin paraya ihtiyaci olsun onlara para gondermis ol, tepkisi ne olacak.
0
durgunfoton
(29.11.20)
abi sen ne kadar iyi niyetli bir insansın ya. hala kendinde hata arıyorsun ve itici mi diyorsun.
hala o çok iyi bir insan diyorsun
kusura bakma ama sen eşek olursan semer vuran çok olur.
sürekli çalışmışsın ve kadınlarla ilişkin olmamış sanırım
yukardakilere katılıyorum. bir an önce nafaka ödemeden boşanmanın yollarını ara
0
dafuq
(29.11.20)
bence siz sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hiç hissetmiyorsunuz ve yazılan profildeki bir insan zeka seviyesi ya çok düşük ya da alemin çakalı biri. benim de dikkatimi işe girerse alacağı masa çekti. bunda bile sizin gelirinizle karşılamadığı hayalden bahsediyor. her hareketiyle sizi yetersiz gören biri. kendini daha iyilere layık zannediyor ama bir eş olarak selamı bile haketmiyor bunca değersiz tavra.

deneyebilirsiniz bazı şeyleri. maddi kısıtlama gibi ya da sıkıştım arabayı satayım gibi bi şey atın internetten daha ucuz modellere bakın borçları ödemek için mesela.(gelirinize göre araba olduğunu varsaydım)
maddi ve manevi yanınızda hissetmediğiniz için yani basit şeyler atın olay çıkaracak mı yoksa çözüm mü düşünecek. sorumlulukla tanışması lazım. @durgunfoton "sonradan düzelse o saate kadar kullanıldığımı düşünürüm" demiş buna da hak verdim ama siz de ilişkiye çok bilinçli yaklaşım sergilemek değil duygusala bakmaya çalıştığınız için bence direkt boşanmadan bahsetmek yerine ufak tefek hesapta olmayan olaylara tepkisine iyice bakın. eşim dediğiniz insan avmde dolaşmak dışında da yanınızda olduğunu hissetmeniz gereken kişidir. standart evlilik yalnız olmaktansa eşiyle paylaşınca iyi olunan şeydir bence. yalnızlık çok daha iyiyse neden evlenilsin. ha bu değil ki her sorun cıktıgında boşan ama başından beri bir düşünün kaç kere eşime güveniyorum deyip paylaşım sergilediniz. "o halleder" dediğiniz ne var sandalye almak dışında?

geçmiş olsun.
0
ala09
(29.11.20)
“Aynı kaynım” bile değil, “aynı kedim”
0
dedi ve gitti
(30.11.20)
yukarda verilen cevapları okumadım. tüm yazdıklarınızı da okumadım gerci.
yalnız benim anladığım, eşinizde bazı ruhsal hastalıklar (muhtemelen okb ve depresyon) varmış gibi duruyor.
çünkü (sizin anlattığınıza göre) tavırları normal ve sürdürülebilir değil.
önce bir evlilik danışmanına, oradan da psikoloğa veya psikiyatra gidilip tedavi yoluna gitmek lazım.
0
prizmatik
(30.11.20)
üstteki cevapları okumadım ama eminim herkes birçok konuda zaten söylenmesi gerekenleri söylemiştir.

ben biraz daha psikolojik açıdan bakmak istiyorum.
zaten "babam hep alttan almış" cümlesi her şeyi anlatıyor, detaya gerek yok.
babanızla aynı kaderi yaşamakla ilgili bir sorununuz var.

bilinçaltında ya babanızı çok sevip, ona bir noktada belki acıma ya da şefkat duygusuyla yaklaşır ve onu yalnız bırakmamak için onunla aynı kaderi paylaşırsınız ya da babanızdan nefret edersiniz ve hayat sizi babanız olmaya zorlar.

ikisi de iki ayrı uç, iki ayrı denge ama iki aynı sonuç.
biri babayı yalnız bırakmamakla, biri babayı affedememekle ilgili.
sizinkinin ilk durum olduğunu düşünüyorum.
uzun lafın kısası, babanızla olan bağınızda bir fazla bağlanma ya da fazla empati olmuş, bunu düzeltmeniz lazım.
bu da terapiyle olur.

bu konularda annenizin de rolü vardır elbette.
eşiniz burada aslında bilinçdışından çağırdığınız, size babanızın yaşadıklarını yaşatacak, onunla kendinizi aynı hissetmenizi sağlayacak bir piyon gibi.
o yüzden boşanın demiyorum, zaten sizin ailenizdeki ilişki dengesi düzene girince ya eşiniz düzelir ya da kendiliğinden süreç işler ve boşanırsınız.

bu sorunu çözmezseniz boşanıp tekrar evlenseniz de kendinizi yine aynı döngüde bulursunuz çünkü bilinçaltınızdaki pattern bu.
terapiye gidin.

edit:
çift terapisinden bahsetmiyorum.
siz gitmelisiniz terapiye.
"sorun çıkartan ve hatalı/haksız olan o, ben neden gidiyorum?" diyebilirsiniz ama bunu yukarıda açıklamaya çalıştım.
bu aslında farkında olmadan sizin çağırdığınız bir şey.
bunu neden yaptığınızı bulup çözmeniz önemli, eşinizin ya da diğer dış etkenlerin bir önemi yok.
siz değişirseniz, onlar zaten değişir.
o yüzden hayatınıza neden böyle birini çektiğinize, aldığınıza dair kendinizle çalışmanız lazım ilk etapta.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
dahiliye+psikiyatri
düzenli ilaç kullanımı
0
bir soru sorcam
(30.11.20)
Boşanın diyemem "bekara karı boşaması kolay gelir." derler .Eşinizin burnunun sürtülmesi gerekiyor. Sizin onu terketmeyeceği, hep yanında olacağınız aklında onun için bu özgüven.
0
komando kani var bende
(30.11.20)
@blatta hiberna

tartışma esnasında ona kendimi savunurken, "niye annene karşı babanı da savunmuyorsun" diyor. "Madem etik değerlerin, kuralların var. Annenle de yüzleşip babanı savunsana benzer durumlarda" benzeri şeyler söylüyor. Bu dediklerinizle paralel olabilir mi? Her tartışmamızı evlendiğimizden beri aileme indirgiyor.
0
🌸hkocaman
(30.11.20)
evet, paralel.
yani tabii bunları bilinçli olarak söylemiyordur.
belli ki bunu sizi bir anlamda pasif bulduğu ya da "beğenmediği" için kınama amaçlı falan söylüyor ve ne söylediğinin farkında değil.
ama söylediği şey doğru.

niye annenize karşı babanızı savunmuyorsunuz?
öncelikle zaten evin "çocuğu" olarak bu sizin göreviniz değil aslında.
aynı zamanda, çünkü muhtemelen babanız annenizle başa çıkamadığına göre, siz hiç çıkamazsınız diye düşünüyorsunuz.
o yüzden siz de babanızla aynı kaderi paylaşarak, onu yalnız bırakmamış oluyorsunuz.
bir nevi yoldaşlık gibi.

şimdi de siz başa çıkamayacağınız sorunlar yaratan, altından kalkamayacağınız şeyler yaşatan bir kadınla, ne kadar sessiz kalmıyor olsanız da günün sonunda her şeyi alttan alıp düzeninizi bozmadan yaşamaya devam ediyorsunuz.
boşanamazsınız çünkü babanız da boşanmamış zaten.

bir kırılma yaşayıp boşansanız, ikinci bulduğunuz eşiniz de bu sefer mesela işkolik olup eve gelmeyecek, siz bunun aynısını başka bir insanla yaşayacaksınız.
babanızdan öyle öğrenmişsiniz ve bu şekilde bir bağ kurmuşsunuz.

babasından dayak yiyen kadının kocasından da dayak yemesi gibi.
genel konuşuyorum tabii ama orada öğrenilmiş olan aile düzeninin, kültür etkisinin falan dışında, derinlerde bir yerde annenin kaderine ortak olma da vardır.
sizdeki de bunun gibi.
yani bilinçaltınızda, "madem kurtaramıyorum, bari yalnız bırakmayayım. baba bak, ben de aynı şeyi yaşıyorum, sen yalnız değilsin" demiş oluyorsunuz.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
blatta hiberna+1

şema örüntüleriyle ilgili okumanızı öneririm naçizane.

kitaplar: hayatı yeniden keşfedin, mod terapi.
0
Phoebe
(30.11.20)
vallahi bazı acılardan kendimi gördüğüm icin cok yuregime dokundu bu duyuru.
bence eşiniz cok ciddi depresyonda. majör depresyon gibi duruyor.
yukarda yazılanlar bana biraz vicdansızca geliyor, cunku kadının bunların hiç birini bile isteye yaptıgını dusunmuyorum.

öte yandan sizin de yadıma ihtiyacınız var ve blatta'nın dediklerine cok katılıyorum. bu asırı verici rolu size guvende hissettiriyor.(kendimden biliyorum)
0
galandar kostumu
(04.12.20)
İster kadın tarafı olsun ister erkek, boşanın gitsin.. Neyi bekliyorsunuz? Düzelmez.
0
yetersizbakiye
(05.12.20)
Boşanmaya kalksan o kadın senin iliklerini söker. Çalışmayan kadınla evlilik en büyük hatadır. O kadın ev işi yapmaz çünkü tembelliğe alışmıştır. Eve destek de olmadığı için tüm yük üzerinde olur.
0
kickboxer
(05.12.20)
(5)

Banka/kredi kartı kapatmak

dissendium
Kullanmadığım banka/kredi kartları var. Bazıları üniversite zamanından kalma. Bazıları başka şehirde açılmış hesaplar. Bazılarını da ben açmadım. Bir bankanın kartını o bankanın herhangi bir şubesinden kapatabiliyor muyum?
Kullanmadığım banka/kredi kartları var. Bazıları üniversite zamanından kalma. Bazıları başka şehirde açılmış hesaplar. Bazılarını da ben açmadım. Bir bankanın kartını o bankanın herhangi bir şubesinden kapatabiliyor muyum?
0
dissendium
(29.11.20)
Bir kere halbankı kapatmak için gittiğimde kendi şubenize gitmeniz lazım demişlerdi, çoğunda böyledir herhalde.
0
candide
(29.11.20)
internet şubelerinden kapanıyor çoğu çalıntı olarak işaretleme olmalı
0
atom karincanin torunu
(29.11.20)
Kredi kartları çağrı merkezinden kapatılır. Sırf buysa şubeye gitmene gerek yok.

Banka (debit) kart kapatmanın farklı prosedürleri olabilir tek hesabın varsa ve ona bağlı debit kart ise aslında müşteriliğini de sonlandırmış olursun. İmza gerekebiliyor kimi zaman. Onu evet istediğin şubeden yaparsın. Prosedürler bankadan bankaya değişebilir.
0
Lethe
(29.11.20)
iyi de o şehirle bağlantımız kalmamıssa ne yapmak lazım:/
sırf kapatmak icin gidemeyiz malum
öneriniz nedir
0
blackgirl00
(29.11.20)
Hiç uğraşmayın şube internet vs.

Hemen müşteri hizmetlerini arayın, kayıp çalıntıyı tuşlayın, en hızlı cevap veren menu bu zaten.

"Kaybettim, yenisini istemiyorum" de yeter
0
John Bloor
(30.11.20)
(19)

Hamburgerle ayran tüketmek

mg3929
Ayran çok severim ve hemen her yemeğin yanında içerim. Hamburgerle ayran içenleri görünce tiksiniyorum, patates kızartmasıyla falan da. Ben mi saçma düşünüyorum yoksa hamburger ve patates kızartmasının yanında ayran içmek cidden iğrenç mi?
Ayran çok severim ve hemen her yemeğin yanında içerim. Hamburgerle ayran içenleri görünce tiksiniyorum, patates kızartmasıyla falan da. Ben mi saçma düşünüyorum yoksa hamburger ve patates kızartmasının yanında ayran içmek cidden iğrenç mi?
0
mg3929
(28.11.20)
neden iğrenç olsun ki? kola içmeyi bıraktığımdan beri hep ayran içerim gayet de güzel gidiyor.
0
berkes2
(28.11.20)
Hiçbir şey hiçbir şeyle iğrenç değil. Bir şeyi bir şeye "yakışır" kılan ne ki? Mesela hamburgerin yanında asitli kola iğrenç değil, doğal ve sağlıklı bir içecek olan ayran niye iğrenç olsun? Bence sağlıksız bir şeyle sağlıklı bir şeyi yan yana görmek istemiyorsun, birbirlerine zıt geliyorlar. Ama aslında öyle değil. Herkesin ağız tadına göre.
0
hitokiri kenshin
(28.11.20)
Ben severek tüketiyorum. Bence iğrenç değil. Her şeyin yanında ayran tüketebilirim.
0
jelly bear
(28.11.20)
değil neden olsun, sizin damak tadınıza hitap etmiyordur. ben de genelde suçumu hafifletmek için ayran içiyorum.
0
signore
(28.11.20)
ben hamburgerle her zaman ayran içerim, asitli şeyler sevmem.
0
candide
(28.11.20)
Evde handmade bir burger yapmanı tavsiye ederim ayranla içmek için. Namet'in 280 gr'lık beef burger'ı var muhteşem onu güzel bir hamburger ekmeği ile ev yapımı patates ve güzel bir ayranla kombola cayır cayır yanacaksın lezzetten
0
galas
(28.11.20)
İğrenç mi? Bence tam tersi. Gurme hamburgercilerde genelde ayran isterim. Kola ya da gazoz ağız tadını bozuyor asidiyle. Ayran çok iyi geliyor. Özellikle güzel hamburgerin tadı damağında kalır ayranla.

Benim pizza ile bile ayran içmişliğim var.

Yani köfte ekmekle ayran içmek gayet normalken hamburgerle içmek niye iğrenç olsun ki?
0
himmet dayi
(28.11.20)
Ayranı yoğurdun yanında bile içerim. Ama hamburger yiyeceksem kola arıyorum. Muhtemelen pazarlama stratejisi.
0
ruhen hastayim ben
(28.11.20)
Aaa o bende de var. Bir takim yiyeceklerin yanina ayran bana garip geliyor. Diger turlu epey severim ayrani. Mesela ayranla sigara icilmesi de garip geliyor, diger her turlu icecek tamam da ayrani dusunemiyorum. Ama tabi igrenc degil :D
0
Haldamir
(28.11.20)
Ben de dışarıda yediğimde yanında ayran söylerim genellikle. Bana hiç iğrenç gelmiyor.
0
peki madem
(28.11.20)
Kolaya kırmızı rengi veren madde karmin böceği mesela ben de kola içemiyorum, hamburgerle kola içeni görünce tiksiniyorum. Ayran içmek normal. Hamburgerle gerçi bira güzel gidiyor.
0
monkey
(28.11.20)
Ben hep ayran içerim. Yukarıda yazan arkadaş gibi balık hariç her şeyin yanında içebilirim. Bana da yemekle kola içmek iğrenç geliyor. Başlık açıp tartışma mı başlatsam?
0
catch the arrow
(29.11.20)
İğrenç değil, çok da güzel olur
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.11.20)
Bence iğrenç açıkçası.
0
chavezding
(29.11.20)
Kofte ekmegin yaninds guzelken hamburgerde nasil igrenc olabilir?
0
tosunpasa
(29.11.20)
niye iğrenç olsun ki? başlığı ilk okuyunca mcdonalds'ta ayran içmek olarak algıladım ama sanırım o sorulmuyor. nedense "mcdonalds'ta kola tüketilir" olarak beynime kazınmış, ayran garip geldi ilk bakışta ama ben birçok kez başka burgercilerde burgeri hep ayran ile tükettim. gayet de güzel oluyor. ayrıca sizi kola gibi büyük bir günahtan da kurtarıyor.
0
ahm1
(29.11.20)
on numara 5 yildiz. gom gitsin baba.
0
baldur2
(29.11.20)
Hamburgerin yanında ayran içerim. Aşırı iyi gidiyor ayran. Dün eve paket servis istedim hamburger ayran en yakın zaman içersinde. Sadece Homemade hamburger ya da kasap hamburgeri (cezzar, Nusret) de ayranla içmem, Big mac i de ayranla içerim çok iyi oluyor.
0
Hallegadola
(29.11.20)
"iğrenç" değil ama köfte ekmekle ayran içmekle de, hamburgerle ayran içmek aynı şey değil bence.
işin içine mayonez, ketçap, cheddar falan girince ben ayranı yakıştıramıyorum yanına mesela, illa kolaya falan ihtiyaç duyuyorum.

ki hatta hamburger ve patates kızartmasıyla milkshake de içiliyor.
o da fena olmuyor ama fikir olarak o daha iğrenç mesela.
ayranı ben yakıştırmıyorum ama damak tadı meselesi tabii ki.
iğrençten ziyade alakasız geliyor bana da.
0
blatta hiberna
(29.11.20)
(15)

para harcamanın rahatsızlık vermesi

montakristokondu
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtd
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.

küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtdışına gittim şimdi 4-5 bin tl bandı maaşlı bir işte çalışıyorum, bir ev alacak param var kenarda ve bunlarla yatırım yapıyorum, fon, hisse, temettü, kripto. sürekli sermaye büyütmeye yönelik bir eğilim içindeyim. örnek vereyim, para 290 bin iken 300 bin hedefi koyuyorum. maaşı da o hedefe ulaşmak için kullanıyorum.

ulan diyorum bu ay maaşımdan kuruş arttırmayacağım, hepsini harcayacağım, yok yine olmuyor.

velhasıl sağda solda hepimizin en az bir kere denk geldiği üstünde yırtık süveter olan toprak zengini trilyonluk emmi gibi öleceğim diye korkuyorum.

erkek, yaş yolun yarısının 5 eksiği.
0
montakristokondu
(24.11.20)
Kadın olsam kaçardım sana :) tamam güzel de ne soruyosun şimdi sen? Nasıl kurtulurum diyorsan birikim hedefi yerine şunu alıcam bunu alıcam diye hedef koy kendine. Harcayamadıktan sonra paranın ne kıymeti var.
0
antihero
(24.11.20)
Soru ne hocam? Bundan kurtulmak istiyorsanız kargo bekleme sevdasına tutulmanız lazım. Ben marketten vs alışveriş yapınca mutlu olmuyorum ama kargo beklerken mutlu oluyorum valla.

Hobi edinmeniz lazım. Epoksi, resim, ahşap yakma veya boyama vs gibi bir hobi seçin ve harcama yapın.
0
Fusha
(24.11.20)
kendinizce mutlu ve yeterli harciyorsaniz ne mutlu, kimsenin kafasina uygun yasamak zorunda degilsiniz.
0
duygusuzromantik
(24.11.20)
Senin yatırımdan anlamayan versiyonunum :) ortaokuldan beri biriktirdiğim parayla üniversite bitince farklı bir şehre taşındım, ev tuttum fln, yine o zamandan beri alıp sakladığım eşyaları evimde hala kullanıyorum. Ucuz bulduğum ve bozulmayacak olan şeyleri de alıp stokluyorum. Mutluysan devam et :) ama arada kendini şımartmak için ufak harcama hedefleri koyabilirsin.
0
pati
(24.11.20)
şöyle bir şey var, bir şeyin ederi neyse veririm rahatsız olmam, ihtiyacımı da alırım esirgemem yani aşırı cimriler belgeseli gibi bir durum yok, ama şu var mesela öğlen yemeğe gidelim diyor ofistekiler, tabi beyaz yakalılık var hep lüks yerlere gidilecek, gitmesen olmuyor, o durumlarda verirken rahatsız oluyorum. bunun dışında hep bir sermaye büyütme çabası. @r evo, süresiz mod kısmını düşünmem gerekiyor galiba, yarın bir araba çarpsa yokuz.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
valla ben kadınım ama kaçmam size :) bunun bilinçaltınızda psikolojik bir sebebi var belli ki. biriktirmek güzel şey de tam @r evolution'ın dediği gibi süreniz belli değil, yarın kalp krizi geçirip ölmeyeceğiniz, araba çarpıp yatalak olmayacağınız ne malum? dünya malı dünyada kalır bu kadar biriktirme manyağı olmaya gerek yok. savurun demiyorum ama paranın harcanmak için kazanıldığını da unutmayın.
0
candide
(24.11.20)
maaştan değil de yatırımlarınızdan bir kazancınız olduğu zaman, normalde asla harcamayacağınız kadarlık kısmını "havadan gelmiş para" gibi düşünüp harcasanız iyi olabilir belki.

hatta bu harcamayı da teknolojik bir ihtiyacınızı gidermekte kullansanız çok yerinde olur, teknolojik ürünler kolay kolay ucuzlamıyor zaten yine yatırım gibi olur.
0
owaki
(24.11.20)
hocam selam,
benzer sureclerden gecmisiz.

sirf cevap yazabilmek icin giris yaptim, aksam aksam :)

bende surekli birikim yapardim. gelirimin yuzde yetmisini biriktirdigim zamanlar oldu. resmen varyemez amca gibiydim. cok param oldu ama mutsuzdum.


sonra bu konu hakkinda arastirma yapip, hem finans hemde isin psikolojisi tarafinda egitmeye karar verdim.

cok basit iki hap bilgiyi paylasmak istiyorum sizinle;

yatirim yapmayacaksan birikimin hic bir onemi yok. bence zaten bu asamayi cozmussunuz. hisse alimi, temettu geliri elde etmeye calisma, fonlar vs gayet yerinde ve dogru yaklasimlar.

ikinci muhtesem onemli bilgi su;
butce yonetimine gecmek gerek. ve gelirin en az yuzde 15nin eglence butcesi olmasi gerek.

eglence butcesi sadece eglenmek icin kullanilir. sinema, tiyatro, netflix, oyuncaklar, oyunlar vs.

eglence butcesi, biriktirilemez. devredemez. baska amacla kullanilamaz. yani gidip o paraya kiyafet alamazsiniz. kiyafet almak icin ayri bir kisisel butce, saglik, egitim, yatirim, genel giderler vs gibi her kalem icin ayri bir butce.

hic bir butce digerinin harcamasina karisamaz.

diyelim ayin son gunu. eglence butcesinde 100 tl para kaldi. o gece saat 12 den sonra o para ya cope gidecek ya da eglence icin kullanilacak :)

bu konular hakkinda okumalar yapiyorsaniz, muhtemelen babil'in en zengin adami kitabini gormustursunuz.

orada da butcenin yuzde 10nu biriktirmenin yeterli olacagini salik veriyordu.

benim bu butceleme methodunu anlatan profesor ise; en degerli butcenin eglence butcesi oldugunu, surekli buyuk birikimler yaparsaniz bir yerden sonra hayatinizin gri olacagini ve calismaktan zevk alamayacaginizi anlatiyordu.

butceleme de kendinize ozel kurallarda olusturabilme sansiniz oluyor. ornegin ben yuzde 3 yardim butcesi olusturdum. o butceyi sadece cevreme yardim etmek icin kullaniyorum. oyle bir butce olmasa da insanlara yardim ederim, problem degil. ama o zaman bunu takip etmesi cok guc olur. ve bazen yardim etmek istemeyip oteleyebilirim.

mesela gecmisteki garip dusuncelerim neticesinde soyle bir sey olustu; udemy de super kurslar var. ama gram alasim gelmiyor. 30 lirayi cope atsam umrumda olmaz, ama udemy vermek zoruma gidiyordu. egitim butcesi olusturdum. o para egitim disinda hic bir amacla kullanilamayacagi icin, illa bir sekilde orada harcayacagim zaten hissiyle harcayabiliyorum.

yine ayni sekilde, giyim butcem de var :)
0
foster
(24.11.20)
@foster uzun uzadıya yazmışsınız çok da tatmin edici bir cevap müziği kapatıp okudum. yıldızlı bir tik verdim farzedin, ufkumu açtı cevabınız teşekkürler. o kitabı da gördüm ama okumamıştım, bakacağım.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
hayat kalitenden ödün vermiyorsan sorun değil aslında.

diğer türlü bu davranış bir tür istifçilik. okb konusunda tecrübeli psikolog/psikiyatr yardımcı olur.
0
orpheus
(25.11.20)
boşa tabii harcama, kendine yatırım yap. sana güzel bir örnek vereyim.

15 sene birlikte aynı şirkete girdiğimiz arkadaşım. seni cebinden çıkarır. ailesiyle yaşıyor hala ve ne kazandıysa %95'ini biriktirirdi. kendisine en ufak bir şey almazdı, kursa vs de gitmezdi. odun gibi geçti 15 yıl. 15 yılda hiç bir yere gelemedi. denetim şirketindeydik, 2 yıl çalıştı ayrıldı. 2 yılda ne yükseldiyse odur. hala bir yerde muhasebe elemanı. para biriktirmiştir mutlaka. ama maaşın kendine yatırım yaptıkça katlanacağını unutma. öyle bir yere gel ki, böylelerin 15 yılda biriktirdiğini bir kaç ayda kazan. yani, harcayarak bitiremeyeceğin kazancın olsun.
0
stewie
(25.11.20)
Her işte dengeyi, orta yolu bulmak lazım.

Paranızı hem gerekli şeylere harcayın, hem de kötü günler için bir kenara para koyun.

Para amaç değil, araçtır! Önce ne için para biriktirmeniz gerektiğine karar verin ve buna göre harcamalarınıza yön verin. Ama illa biriktirmeyim, harcayım diye de para harcanmaz. Kendinize bir hobi, keyif alanı bulun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.20)
30 yaşında birinin 4-5 bin tl maaşla 300 bin tl biriktirmiş olması müthiş bir olay. Aç susuz gezmen lazım yani. Bence biraz tadını çıkarmaya başla artık, gerçekten yazık yani. Arkadaşların dediği gibi hobi, sosyallik, gezme tozma, kendine ayıracağın bir parayı bütçele ve harca. Elektronik olur, gezme olur, sosyallik olur bir şeylere aksın o para. Sürdürülebilir bir şey değil seninki çünkü, bir yaştan sonra depresyona girersin hayat geçti gitti ben ne yaptım diye.
0
roket adam
(25.11.20)
Ben de half life oynarken gidip sürekli healt doldururdum. Hep full healt ile gezme takıntım vardı. Sonra kafaya bir head shot. Herşey iptal.

Olumlu dünya. Borcun harcın olmasın, beslenme, barınma ve yaşlılığa teminat tamamsa, gerisini ye gitsin. Yoksa birileri yiyecek.
0
goklerdengelenkarar
(25.11.20)
Kimi işten çıkıp eve geldiğinde müzik dinlemeden, birkaç sayfa kitap okumadan uyumaz. Kimi maç izler sürekli.
Acaba fon,hisse,kripto işleriyle uğraşmak hobiniz gibi mi olmuş? Ya da zamanınızın çoğunu bunlarla geçiriyorsanız bi tür bağımlılık. Pek bilgim yok ama bunlar epeyi vakit alan şeylerdir diye düşünüyorum. Sanki tutumluluk ya da cimrilik değil sizinki. Parayla oynamak.
Her ne ise yarına çıkacağımızın garantisi yok diye düşünmek lazım.
0
oyokbuyoknevar
(25.11.20)
(12)

iş hayatında para mı huzur mu?

patos64
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani
aslında direk böyle sorunca soru eksik olacak. şöyle açıklayayım, 4 sene civarı bir iş hayatım var ve beş parasız birisiydim ilk zamanlar. evlenecek olsam düğün yapamazdım, araba alsam alamazdım, rahatça dışarıda yiyip içemezdim bile. okul bitti iş hayatına başladım, aklımda işlerden ziyade hep ani gelişen bazen benim bazende tanıdık faktörüyle aklımda olmayan işlerde çalıştım, parayı seçtim. para biriktirmeyi seçtim. çok pişman mıyım? değilim, hatırı sayılır bir birikim yaptım. şuanki işim en çok maaşı olan işim ama 24 saat vardiya sistemi ve yorucu, dinlenmesi az vs. 2.5 sene direndim, en sonunda geçen hafta istifa ettim. tabi pandemi vs iş bulmak zor ama, kendime şunu söyledim;
öyle ya da böyle pandeminin neredeyse 1 senesini çalışarak geçirdim, dayanacak psikolojim artık kalmadı, belki 5-6 ay taş çatlasın 1 sene daha çalışabilirdim ama artık gemileri yakmışken çıkmak istedim. artık alanımla iş bulmalıyım dedim, işsiz kalma fedakarlığını kendime yapıp er ya da geç, maaşı standart bile olsa alanımla ilgili iş bulmam gerektiğini, yaşımın çok geçmeden bu kararı almak istedim. çalıştığım yerde gece gündüz karışık vardiyanın getirdiği uykusuzluk düzeni bir yana, baskısı bir yana, dinlenmesi bir yana, bir çok sorun vardı, elle tutulan tek şey paraydı. 2.5 senenin karşılığı türkiyede belki 5 seneye eşdeğerdi. ama bir yere kadar dedim.

bu benim hikayemdi, siz ne düşünüyorsunuz? doğru mu yanlış mı? sizin de böyle deneyiminiz var mı?
0
patos64
(24.11.20)
ikisi de. bu ikisi arasinda bir tercih yapmanin anlami yok. is hayatinda huzurluysan ama paran yoksa hayatinda huzurlu degilsin demektir. is hayatinda huzursuzsan ama paran varsa yine huzursuzsun demektir. her turlu mutsuzsun yani. mutlu oldugun isi yaparken para kazanmanin bir yolunu bulacaksin mecbur. istisnasiz her iste cok para kazanabilen insanlar var. memuriyet kafasindan cikinca oluyor. "boyle calisir yaslanir giderim" dedigin an kaybedersin. alanin ne bilmiyorum ama eminim senin alaninda veya direk alakali is yapabilecegin alanlarda ozellesip dikkat cekip sevdigi isi yaparken para kazanan bir suru insan vardir. onlardan olmaya cabalamak varken neden para ve huzur arasinda tercih yapasin?
0
robokot
(24.11.20)
Huzur

Eski işimde maaşım yaklaşık %20 daha fazlaydı fakat çok daha stresliydi.
Şimdi kafam o kadar rahat ki anlatamam.
0
but that was just a dream
(24.11.20)
İkisini de defalarca bulup kaybeden biri olarak "huzursuz etmeyecek kadar para" diyorum. Aşırı stresli şartlarda kazanılan paranın bedeli daha ağır oluyor. Sadece huzur olsun ben strese gelemem dersen o da az paraya dayalı huzursuzluk getiriyor.
0
istege bagli sigortasiz
(24.11.20)
hayat dediğimiz 3 gün, yarına çıkacağımızın garantisi yok. o yüzden huzur daha mühim bence.
0
candide
(24.11.20)
Huzur. Tercihim bu yönde oldu. Para ve kariyer hırsım yok, önemli olan huzurum olsun. Mezun olduğumdan beri aynı yerde çalışıyorum, 10 yıl bitti. Duyuruda 3-5 yıllık mühendisin beğenmediğini sıkça gördüğüm bir maaş alıyorum, kariyer fln zaten yok. Ama kafam rahat.

Sen de iyi yapmışsın bence.
0
pati
(24.11.20)
Bence de en doğrusunu yapmışsın, bir kere geliyoruz dünyaya. Umarım en kısa zamanda hayal ettiğin gibi bi iş bulursun
0
euteamo
(24.11.20)
fazla huzur da cildi bozar cok memur kafali degilsen. bir de para huzuru pek sevmiyor, huzursuz ortamlarda yeseriyor. nerde hareket orda bereket.

ben ortasi iyidir diyorum, seni baymayacak kadar huzursuz olmali ama zehirleyecek kadar toksik olmamali.
0
cooperr
(24.11.20)
günlük yaşamın 3/4 saatindeki hayat ihtimali için, gününün büyük çoğunluğunu geçirdiğin yerde huzur olmazsa o 3/4 saatinde bir anlamı kalmıyor. genel olarak huzur derim.
0
selam
(24.11.20)
Parası olmayan insanlar Huzur'u
Huzur'u olmayan insanlar para diyecek.

Vardiyalı sistem acayip berbat bir sistem. aynısını 4 sene önce yapmıştım, istifa ettim bende hoş şimdi huzurlu muyum? hayır, daha çok para mı kazanıyorum? evet.
0
paramolacak
(24.11.20)
Kardeşim hayat kısa tabii güzel hoş br şey de, pandemide işten çıkıp ne yapacaksın asıl önemli soru o. Gezeceğim desen gezemiyorsun, restorana gidip bi yemek yiyeyim desen yiyemiyorsun, saçma sapan bir dönem. Bence bu dönem yapılabilecek en iyi şey çalışmak, başka türlü vakit geçmiyor çünkü. Tüm bu değişkenlerden bağımsız olarak pandamı çok çalışmak için çok iyi bir dönem.
0
roket adam
(24.11.20)
Parasızlık da huzursuz ediyor. Bir dengede olmalı diyorum ben +1

Benim de hem parasız, hem huzursuz olduğum bir dönem oldu. Allah bir daha göstermesin, hala sağlığım üzerindeki etkileriyle cebelleşiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(24.11.20)
işimin ücreti ve şartları çok iyi ama genel olarak huzursuzum. yine de parasız olmaya tercih ederim bu durumu. kendimi şımartarak rahatlayabiliyorum bir nebze de olsa.
0
theseachange
(24.11.20)
(3)

Mugla'ya tasinma hk.

baldan kaymak
Buranin yollari yerleri hep yarim yamalak geliyor aklima.Bahceli, denize yakin bir ev kiralamak istesem nereyi onerirsiniz? Bir yere yakin olmasini beklemiyorum fethiyenin sezon sonu gibi bir yer olsa yeter.
Buranin yollari yerleri hep yarim yamalak geliyor aklima.

Bahceli, denize yakin bir ev kiralamak istesem nereyi onerirsiniz? Bir yere yakin olmasini beklemiyorum fethiyenin sezon sonu gibi bir yer olsa yeter.
0
baldan kaymak
(24.11.20)
akyaka
0
winston
(24.11.20)
ablam bodrumda bahçelievler mahallesinde yaşıyor. denize birkaç dakika mesafede, evlerim hepsi standart. bahçeli, portakal mandalina ağaçları var. merkezden uzak sessiz sakin tam kafa dinlemelik yer.
0
candide
(24.11.20)
fethiye tüm tatil yörelerinden ayrı. çünkü nüfusu ve yapısı normal bir ilçe, ancak diğer tatil yöreleri kışın tamamen ölüyor. kuşadası belki denebilir.
0
mikahakkinen
(24.11.20)
(6)

Sokağa çıkma yasağında mahsur kalmak

nop
Selamlar.Taşınmadan önce tadilat vs işleri için gelip gittiğim yeni evde, elektrik ustasının zamanında bağlamadığı toprak bağlantısını yapmak için uğraşırken dalmışım. Az önce çıkmak için hazırlanırken aklıma geldi...Şu anda dışarı çıkmam yasak değil mi? (65 altıyım)Eski ev (yemek, kalorifer, yatak)
Selamlar.

Taşınmadan önce tadilat vs işleri için gelip gittiğim yeni evde, elektrik ustasının zamanında bağlamadığı toprak bağlantısını yapmak için uğraşırken dalmışım. Az önce çıkmak için hazırlanırken aklıma geldi...

Şu anda dışarı çıkmam yasak değil mi? (65 altıyım)

Eski ev (yemek, kalorifer, yatak) arabayla 25 dakika mesafede..

Büyükdere Caddesini kullanarak gidebiliyorum.

Bu işin bir istisnası yok mudur?
0
nop
(21.11.20)
hocam arayın polisi, durumu anlatın, çıkın. en azından bir polis vs çevirirse durumunuzu bildirmiş olursunuz. aracınız varsa muhtemelen işten dönüyor olduğunuzu vs düşünüp çevirmeyeceklerdir bile.
0
early morning rain
(21.11.20)
Biraz şans işi. Ben önceki yasaklardan birinde çıkmıştım. Ki o zaman daha sıkıydı. 20dk mesafeye gittim geldim kimse de durdurmadı.
0
catch the arrow
(21.11.20)
az önce dışardaydım. polisler pek yok, dışarıdakilere bir şey demiyorlardı ama. imkan varsa ara sokaklardan gidin.
0
candide
(21.11.20)
Rotanizdaki nobetci eczaneye bakin internetten. Ceviren olursa su su nobetci eczaneye gidiyorum dersiniz, bir sey demezler.
0
cell_in
(21.11.20)
daha önceki yasaklarda nöbetçi eczane için 155'ten telefonla izin almıştım cezayı gözüm yemediği için. evin adresini ve plakamı not almışlardı, şu andan itibaren gidip gelmek için 30 dakika süreniz var, ev-eczane arasındaki bir yoldan farklı bir yerde veya 30 dk dan geç bir saatte çevirmeye girerseniz ceza yersiniz, hemen gidin gelin demişlerdi.

belki şu olabilir, kullanmak zorunda olduğum ilacım o evde kalmış, araç ile gitsem olur mu, geri dönmeyeceğim diye 155'ten izin almak?
0
la lykia
(21.11.20)
Kaban ve arabada bulduğum battaniye ile oturuyorum bakalım...
0
🌸nop
(22.11.20)
(17)

Ruh eşi?

FreSh
Ruh eşi diye bir şeye pek inanmıyorum ama daha iyi anlaşılsın diye öyle diyeceğim. Biriyle tanıştım yaklaşık 3 ay önce. Çok iyi anlaşıyorduk, eğleniyorduk. Her şey güzeldi. Ama saçma bir sebepten bana soğuk davranmaya başladı. Ben dedim böyle olmaz istemiyorsan direkt söyle iletişimi keselim. Niteki
Ruh eşi diye bir şeye pek inanmıyorum ama daha iyi anlaşılsın diye öyle diyeceğim. Biriyle tanıştım yaklaşık 3 ay önce. Çok iyi anlaşıyorduk, eğleniyorduk. Her şey güzeldi. Ama saçma bir sebepten bana soğuk davranmaya başladı. Ben dedim böyle olmaz istemiyorsan direkt söyle iletişimi keselim. Nitekim kestik :D
Soracağım şey şu, insan bu kadar iyi anlaştığı, fikirlerinin bu kadar uyustugu ve baya hoşlandığı birine nasıl yol verebilir? Ben böyle birini kaybetmek istemezdim. Benden gerçekten hoslaniyordu, aslında hoşlanmıyor muymuş, insanlar böyle dengesiz mi?
0
FreSh
(18.11.20)
Her şey sizin zannettiğiniz gibi olmayabilir. Onun penceresinden baksak kim bilir neler neler göreceğiz.
0
ruhen hastayim ben
(18.11.20)
E sorsana ona neden sormuyorsun sebebini?
0
her giriste sifresini unutan adam
(18.11.20)
İnsanlar çok iyi rol yapabiliyor. Ruh eşi gibi davranmak öyle mucizevi bir durum değil.
0
olaylar olaylar
(19.11.20)
Saçma dediğin sebep karşı taraf için saçma olmayabilir. Bazen tek bir olaydan yola çıkarak genel bir kanıya ulaşılıyor. Diğer ihtimal, belki de bir uzaklaşma süreci vardı o olay bardağı taşıran son damla olmuştur.
0
istege bagli sigortasiz
(19.11.20)
Baya hoşlanıyor gibi davranmak yeterince vakti olan biri için kolay iş. Vardır böyle tipler, sende istediği etkiyi ve intibayı bırakabilmek için bütün yeteneklerini sergiler ama senle cidden olup olmayacağının hesabını egosu tatmin olup rüştünü ispat ettikten sonra yapar. Achilles olsa adını tarihe yazacakmış ama kendi imkanlarıyla anca senin aklında bir süre yer edinmeyi başarabilmiş. Hakkını vermek lazım yapmış da.
0
IncredibleMau
(19.11.20)
o sizin düşündüğünüz gibi düşünmüyor ve baktığınız gibi bakmıyordur büyük ihtimalle. eğer anlayttığınız gibiyse -ki bu çok ufak bir ihtimal bence- bazı insanlar kıymet bilmiyor ya da önlerindeki fırsatları göremeyebiliyorlar. ondandır.
0
candide
(19.11.20)
aynisini ben asik oldugum kiza yaptim yakin zamanda ki sizin pozisyonunuzdaydim ve karsimdaki kisi yuksek piyasasi da olan harika bir kizdi.

gelisine reddettim. yine olsa yine reddederim. donecekse bir kez daha.

ozetle vazgecilmezlik adimlari bazan karsi tarafta sacma gereksizlik olarak gorulebiliyor. o rest in teptigi bir durumdasiniz.

belki sans verir devam edersiniz. durumu ve dusuncelerinizi aciklayin. isterse devam eder. yoksa hayata devam.

istemeden bir alttaki yazarın söylemine göre fling denen şeyi yapıyormuşum.

@FreSh sadece kendini egosal olarak yukarda gormesinden, boyle sizin gibi rest cekmesinden dolayi. guzelligini kabul etmedim degil ki yuzune soyledim, defalarca yazdim bile. benim geldigim yolu izlese o guzelligini kenara birakir kafasiyla düserdi iliskiye. ama gerek gormedim. insan gibi deger vermek, insanca birseylere baslamak ve bazan normal sade olmak yeterli bazi seyler icin. karsindaki insan seni simartsin diye istekte bulunmak hic etik degil. en azindan benim gibi olan insanlar icin.

sizin yerinizde oldum. karsnizdaki insanin da. en iyisi gercekten acikca konusmak. kartinizi acik oynamak. kuskularinizdan vs soz etmek. yol verirse yine de, donmeyin ani olarwk kalsin hersey size. belki sans verir dedigim gibi. ben vermem o sansi diye sizin karsinizdaki bu kadar prensipli olmayabilir. deneyin demek icin yazdim bu kadar. sonra pisman olmayin diye. ben hic pisman olmadim, soru isaretsiz yasayin, guzel yasayin. esenlikler dilerim.
0
baldan kaymak
(19.11.20)
Fling deniyor bu olaya.
0
sonsuz
(19.11.20)
Sen sadece onun buyusune kapilmissin, o da gercegi tokat gibi yuzune carpmis.
0
baldur2
(19.11.20)
hoşlanmıyormuş ya da heyecanını kaybetmiş
0
lcha
(19.11.20)
Ben baya safım sanırım:( bir daha kimseye inanmayacagim, güvenimi iyice kaybettim

@her girişte
Sormuyorum çünkü daha önce çok üstüne düştüğüm oldu ve hiçbiri olumlu olmadı, özgüvenimi zedeledi bu. Sorsam da bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.

@baldan kaymak
Aşık olduğunuz kızdan niye sogudunuz peki? Hataları mi oldu?
0
🌸FreSh
(19.11.20)
Hocam aşk falan birinden kazık yedikten sonra bu olaylara inanmak çok zor. Sevmediğin bir özellik görünce katlanma eşiğin düşüyor. Gelişine yolluyorsun.

Yaptığın hareket çok iyi ama. 2 ay önce falan aynısını yaptım. Sana değer vermeyen kimsenin derdi, sıkıntisi, tribiyle uğraşılmaz. En güzelini yapmışsın.
0
westblack
(19.11.20)
Acı ama muhtemelen o sizin gibi düşünmüyordu. Düşünse zaten bırakmazdı.
0
playing star again
(19.11.20)
iluzyonda olmanin tek suclusu sen degilsin aslinda. sonucta etki tepki meselesi. kaldi ki 3 ay daha ciksaniz gayet normal bir sekilde nisan falan konusuyor olabilirdiniz. karsi tarafin olgun olmayisi veya kisiliksiz olusu daha cok. neyse dersinizi alin, onunuze bakin.
0
baldur2
(19.11.20)
Bir kaç hafta önce sosyal bir ortamdan tanıştığım bir adamla, hiç görüşmeden 3 ay konuştuk. sadece sohbet. cinsellik sıfır. ve bu süreçte inanılmaz şeyler hissetmeye başladım. bunu tarif edemem. ancak sadece sanal bir iletişimdi, hala yüzyüze görüşmemiştik ve bu da beni inanılmaz dengesizleştirmişti. ve ona ve kendime duygusal olarak zarar vermemek için ayrıldım. bunu hiç kimse anlamaz biliyorum. ama gerçek bu. mesafelerden dolayı en mantıklısı buydu. maalesef bazen mantık ağır basabilir. karşınızdaki ne düşünüyor bilemezsiniz.
0
mobydick
(19.11.20)
@mobydick bizim de buna benzer bir sebeptendi. Tabi mantikliysa yapılacak bir şey yok.
0
🌸FreSh
(19.11.20)
karşısındaki insanın duygusal boşluğuna denk gelmişsin ve geçici bir süre doldurmuşsun ama fiziksel beğeniye hiç dönmemiş konu. Fikir uyuşması vb vs insana ilk başta aa bu olabilir hissi verir ama elektrik fizikselde yoksa o iş patlar. sende de öyle olmuş
0
KaraSakall
(20.11.20)
(12)

Sevildiğinizi ne zaman anladınız?

plutongezegendegilmi
The 5 Love Languages diye bi kitap okudum, oradan aklıma geldi. Eleman insanların sevgilerini (romantik ilişkilerde) nasıl gösterdiğini (ve sevildiklerini nasıl anladıklarını) kategorize etmiş falan, ilginç bi kitap, konuya ilgi duyuyorsanız tavsiye ediyorum.Soruma gelince, "şunu yaparsa sevdiğini a
The 5 Love Languages diye bi kitap okudum, oradan aklıma geldi. Eleman insanların sevgilerini (romantik ilişkilerde) nasıl gösterdiğini (ve sevildiklerini nasıl anladıklarını) kategorize etmiş falan, ilginç bi kitap, konuya ilgi duyuyorsanız tavsiye ediyorum.

Soruma gelince, "şunu yaparsa sevdiğini anlamış olurum" gibi genel örneklerden çok spesifik anılar bekliyorum, ama ayrıntı vermek istemezseniz genelleme de olur. İşte "süper bir şirketten iş teklifi aldı ama benimle aynı şehirde kalmak için gitmedi", "o akşam gözlerindeki ışıltı beni çok etkiledi" vs. gibi.

Yaşadığınız hangi olay size sevildiğinizi hissettirdi?
0
plutongezegendegilmi
(18.11.20)
Baya düşündüm tek cümlede nokta atışı bir cevap verebilir miyim buna diye ama bütün hikayeden tek bir kare çıkarınca ya çok anlaşılır olmuyor ya da sevginin bir işaretiymiş gibi görünmüyor.

Affetmek derim ama yine de. Çok kırıldığı halde, yaptığın şey kaldıramayacağı bir şeyse bile affedip unutmaya çalışması sevginin en büyük işareti olur benim için.
0
IncredibleMau
(18.11.20)
Çok çok eski bir ilişkimde, kız arkadaşım bana günlerce uğraşıp bir yapbozu tamamlamış, sonra da çerçeveletip vermişti. O kız beni deli gibi seviyordu zaten ama böyle jestleri de vardı. Normalde gözlerimin içine baktığında sevgisini görebiliyordum. Sadece bana öyle bakıyordu.

Başka bir ilişkimde, kavga ettikten sonra, ağlayarak hadi barışalım diye kucağıma geldiği zaman anlıyordum. Ya da birbirimize milk and mocha linkleri gönderdiğimizde.
0
stewie
(19.11.20)
kitabı üsküdardaki heeps coffeenin kitaplığında görmüştüm ve okumuştum kız arkadaşımla zamanında.
gayet güzeldi
ikimiz de beğenmiştik
sorunların nasıl çözüleceğini anlatan yararlı bir kitap
kitabı alacaktım, fakat unutuldu senin duyurana kadar, eyvallah sağolasın bu arada ))

sorunun cevabına gelince, uyumsuz ve huzursuz biri olmama rağmen ''beni tolere etmesi''
0
megacracker
(19.11.20)
yazmak isterdim ama karşı cins hiç öyle sevmediği için duyuruya cevap veremiyorum ya... çok acıklı haldeyim :'(
0
candide
(19.11.20)
yemeğini paylaşmayı sevmeyen biri olmasına rağmen, yurt dışında yediğimiz ve bir daha muhtemelen yiyemeyeceği bir yiyeceğin son ısırığını bana vermesi.
ben ayı gibi önceden yedim bitirdim, etrafı izliyorum. öyle gözüm kaldı da kıyamadı da değil. çok güzel bu sen ye diye yedirmişti.

tabii bunu en spesifik bir sevgi gösterisi olduğu için anlattım, yoksa öncesinde de sevildiğimi hissediyordum. çünkü yukarıda dendiği gibi sevgi denen şey öyle bir olayla anlaşılabilecek kadar kapsamı dar bir şey değil. o spesifik şeyi yapar ama onun haricinde hayatı zindan eder mesela, buna sevgi demem ben. sevgi pek parmakla gösterilebilecek bir şey değil bence, daha genel bir his hali.
0
Jux
(19.11.20)
önemsiz sayılabilecek günlük ihtiyaçlarım karşıdaki kişi tarafından düşünüldüğünde anlıyorum ben. sevmediğim şeyler yemeğe konmadığında bir de. heheh. aslında şimdi hatırladım. biraz özel bir anı olacak ama bir keresinde dönercide sıra beklerken unuturum diye telefonla aranıp sevmediğim için "dönerine sos koydurma" denmesi de aklımda yer etmiş. aslında zamanlama açısından sevildiğimi gösteren bir detay olduğunu düşünmüyorum ama dışarıdan dinleyen biri için hoş bir anı olabilir.
0
bohr atom modeli
(19.11.20)
Facebook'tan şu mesajı göndermişti:

"sanki hep seni aramışım gibi, yastığımın kenarı senin için boşmuş gibi"

Çok hoşuma gitmişti. Evet üniversitede kızlar teklif ediyordu :)
0
heidi'nin dedesi
(19.11.20)
Vallahi bana seni deli gibi seviyorum demişti. Bu da yetmişti. Bir de başka sevişiyordu. Koklayarak falan. Oradan demistim kızım velvo sen bu adamla sittin sene ayrılamazsın. öyle de oldu. Tabi şimdi el ense gürrş falan ediyoruz. daha bir 20 yılımız vardır. Ben önce ölürum. amin allahım sen meseleyi biliyorsun.
0
velvetmorning
(19.11.20)
Söyledigin de anlarim. Zaten hicbir iliskimde her mesajdan, konusmadan sonra 'luv you xoxo' seklinde konusmalar olmadi. Söylerler, anlarim. Ses tonu, söyleyis sekli elbette etki eder.

Birinin benim icin fedakarlik yapmasi, bir jest yapmasi, maddi-manevi hatta benim icin icine girecegi fiziki bir zorluk o kisinin beni sevdigini göstermez. Kendimden biliyorum. Bunlar daha cok kendimizle ilgili durumlar.
0
buf-e kür
(19.11.20)
Ben sevilmemişim ya, genelde ilişkilerim bittikten sonra yaşananlar beni bu düşünceye itti. Ben hiçbirini hiçkimseye yapamazdım.
0
antihero
(19.11.20)
babam hiç cin ali almadı bana küçükken. çocukluk travmam bu benim. çok saçma çocukça diye bana gitti 15 serilik başka bir kitap aldı. çocuktum ki zaten.

sınıfta herkes cin ali onu yaptı bunu yaptı bununla tanıştı der anlatır dururdu. bütün sene her gün kaçıncı kitapta olduklarını anlatıp durdular, bense aval aval baktım, ah o kötü çocukluk günleri. okuma dersinde hoca bana çok okutamazdı, okutunca da kimse birşey anlamaz o sefer onlar yüzüme aval aval bakardı. hala kendimi hiçbir sosyal arkadaşlık grubuna ait hissedemem. bu ilk travmadan ötürü belki de kimbilir.

bunu bir arkadaşıma anlatmıştım, sana doğumgününde cin ali alacağım demişti. mesela o gün inanılmaz sevildiğimi anlamıştım.

onun haricinde sevildiğimi beni düşünmesi ile anlarım. pahalı hediyeden nefret ederim. beni düşünüp eldiven alması, termal tayt almasını bile!(evet yaşadığım yer çok soğuk) seksi bir iç çamaşırına yeğlerim mesela.

şahsıma göre, övgü sözleri ahmaklarındır. akıllı ve zeki adam sevgisini davranışlarında gösterir.
0
mobydick
(19.11.20)
5 gündür görüşemedik ve özledi diye, 3 gün sonra Türkiyeye dönecek olmama rağmen, yarım gün görüşmek için kalkıp yurtdısına geldiginde sevdigini hissetmiştim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.11.20)
(4)

özel hastaneler covid aşısını sağlık bakanlığından bağımsız getirtebilir mi

chihirovekohaku
Diyelim ki 2021 başındayız. Biontech'in aşısı piyasaya çıktı. Aşıyı sağlık bakanlığı sipariş edip devlet hastaneleri ve özel hastanelere dağıtımını mı sağlayacak yoksa özel hastaneler sağlık bakanlığından bağımsız olarak aşı getirtebilecekler mi?
Diyelim ki 2021 başındayız. Biontech'in aşısı piyasaya çıktı.


Aşıyı sağlık bakanlığı sipariş edip devlet hastaneleri ve özel hastanelere
dağıtımını mı sağlayacak yoksa özel hastaneler sağlık bakanlığından bağımsız olarak aşı getirtebilecekler mi?
0
chihirovekohaku
(18.11.20)
Değil aşı, aspirin bile getiremez.
0
giovanne
(18.11.20)
öyle bir şey imkansız. devlet ne kadar alırsa o kadar.
0
candide
(18.11.20)
Tabii ki gelecek ve VİP hastalara yapılacak. Hatta devletten önce oralara gelecek.
Devlet hastanelerinde ücretsiz yapılan her türlü aşı da özel hastanelere ayrıca geliyor ve istersen ücreti mukabili yaptırabiliyorsun. Çocukluk aşıları, grip aşıları, hpv aşıları,zatüree aşısı, hepatit aşısı gibi. Neden bu aşının özel bir statüsü olsun ki.
0
olivia
(19.11.20)
Benim bu soruyu sorma amacım şuydu; olur da devlet eliyle ilaç temin edilemezse, özel hastaneler kendi başlarına aşı sipariş edebilir mi?

Bugün aynı soruyu Nevşin Mengü de sormuş. Uzmanın verdiği yanıt, devlet eliyle sipariş edileceği yönünde. youtu.be
0
🌸chihirovekohaku
(19.11.20)
(9)

Corona aşısı

sytemofadownmanyagi
https://www.pfizer.com/news/press-release/press-release-detail/pfizer-and-biontech-conclude-phase-3-study-covid-19-vaccine Habere göre araştırma bitmiş. Almanya’daki Türk çiftin bulduğu aşı en güvenli ve işe yarayan aşı şu anda. Buna rağmen az önce bakan Koca’nın Çin aşısı sipariş edecekleri haberin
www.pfizer.com Habere göre araştırma bitmiş. Almanya’daki Türk çiftin bulduğu aşı en güvenli ve işe yarayan aşı şu anda. Buna rağmen az önce bakan Koca’nın Çin aşısı sipariş edecekleri haberini okudum.

Kaynak da şu: twitter.com

Benim anlamadığım bir şey var. Neden Türklerin geliştirdiği aşı varken ne idüğü gelirsiz Çin aşısı bu halka reva görülüyor? Şahsen güvenmiyorum ve seçme imkanım olsa tercih edeceğim en son aşı olurdu. Zaten virüsü başımıza bela edip yeterince hayatımızı zindan ettiler.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Söylenildiği gibi aşılar Çin’den gelse ne yaparsınız?
0
sytemofadownmanyagi
(18.11.20)
Bu işler sayın cem yılmazın dediği gibi tamamen duygusal sen çinden alıcan ki yarın öbürgün sana kasa açsın, kredi versin. Ha gelse ben olur muyum ? sabahtan sıraya girerim olmak için.
0
paramolacak
(18.11.20)
Bakış açının ve argümanlarının aşırı saçma olduğunu düşünüyorum
0
i ve been mistreated
(18.11.20)
biz siparişi çoktan vermiştik zaten. yoksa bizimkilerin yerine çini tercih ettik diye bir durum yok. ama iptal edebilsek yerine bizimkilerinkini alsak daha iyi olurdu ama olabileceğini zannetmiyorum.
0
candide
(18.11.20)
@ivebeen Haberi okusaydınız bir :)) o zaman anlarsınız neden aşı seçtiğimi.
0
🌸sytemofadownmanyagi
(18.11.20)
ben de sahsen alman asisini tercih ederdim ama,linkte aralik ayinda cin asisini alabilecegini soylemis, demek ki cin asisi aralik ayina kadar turkiye'nin talebini karsilayabilecek. muhtemelen pfizer'in asisini aralik ayinda alamiyorlar cunku on siparisleri diger ulkeler vermis ve bize kalmamis olabilir. eyyorlamam bu kadar
0
exlibris
(18.11.20)
Hangi Cin asisindan bahsettigini bilmiyorum yazmamislar ama muhtemelen Sinovac olabilir. Okudugum kadari ile zaten Sinovac su an Turkiye'de klinik testler yapiyor, Ekimde 1300 kisilik bir test, devaminda ise 12000 kisilik bir test planlamislar. Muhtelemen 12000 kisilik testin sonuclari yakin zamanda sonuclanir, dolayisiyla bakanlik zaten bu sirketle iletisim halinde oldugu icin hizli bir sekilde cok sayida doz getirtebilir.

Pfizer asisi icin, ne kadar iyi olsa bile sonucta uretim kapasitesi sinirli o yuzden onumuzdeki 2-3 ayda Turkiye'ye ne kadar doz satabilirler belirsiz.
0
Haldamir
(18.11.20)
Amerika, daha aşı doğru dürüst ortada yokken Pfizer/Biontech'e kamyonla para yatırıp; 100 milyon doz satın alma yaptı.

Eh hiç değilse birkaç on milyon doz da Alman hükümeti almış olsa; ilk parti üretimlerin tamamı bu ülkelerin ihtiyacını karşılamaz bile. Bize sıra gelene kadar çok var.

İşte o yüzden, bizimkiler de Çin aşısına yazılmışlar demek ki. Rus aşısı için de görüşüyorlardı en son.


Kaynak: www.pfizer.com
0
fever
(18.11.20)
En güvenli ve en işe yarayan aşı olduğu yok. Kendileri de diğer adayların daha başarılı olduğunu bildikleri için bir an önce ruhsat alma çabasındalar.

Bir de bu mrna aşısı. Uzun vadeli bağışıklık sistemi rahatsızları çıkarmayacağı ne malum? Tercih şansı bırakılsa ben Çin aşısını seçerdim. Gerçi tercih şansı verilse hiç aşı olmam ama muhtemelen aşı olmayanların sosyal hayattan kısıtlanacağı bir dünya düzenine doğru gidiyoruz.
0
catch the arrow
(18.11.20)
çin'in üretim gücüyle almanya'nın ki bir değil, tüm ülkeler aşı peşinde, kim bilir ne kadar da sıra var. yani üretim gücü çok önemli, aşı bize bugün lazım 10 sene sonra bütün dünya aşılandıktan sonra değil.

çin isterse çok kısa sürede aşı üretebilecek tesisleri kurup atıyorum ülkenin 2 3 büyük şehrini hatta 10 şehrini aşı üretim tesis haline getirebilir.
0
killerbee
(18.11.20)
(4)

Türkce pop şarkılara eşlik eden erkek

yarey
Yıldız Tilbe - yürü anca gidersin, haberi olsunHande Yener - yalanın batsın, kırmızıLara - katmer katmerDemet AkalınGülşen - ne kavgam bitti ne sevdamGibi kadınların söylediği pop şarkıların sözlerini ezbere bilen ve coşarak eşlik eden 30 yaşındaki erkeğe karşı bir önyargınız oluşur mu? Diyelim iş y
Yıldız Tilbe - yürü anca gidersin, haberi olsun
Hande Yener - yalanın batsın, kırmızı
Lara - katmer katmer
Demet Akalın
Gülşen - ne kavgam bitti ne sevdam

Gibi kadınların söylediği pop şarkıların sözlerini ezbere bilen ve coşarak eşlik eden 30 yaşındaki erkeğe karşı bir önyargınız oluşur mu? Diyelim iş yerinde radyo dinliyorsunuz ve bu şarkılardan biri çalmaya başladı.

Veya bir erkekle tanışma faslindasiniz ve arabada giderken sizi eve bırakırken bu durum yaşandı. Sorum kadınlara: O erkekten soğur musunuz?

Ve en önemlisi ön yargı oluşur mu kafanızda?
0
yarey
(17.11.20)
hayır. hoşuma bike gidebilir.
0
candide
(17.11.20)
hayır tabii ki, 85-90 nesli bu şarkıların hepsini bilir. eğlenceli bence.
0
anarsika
(17.11.20)
Kadın senden elektrik almamışsa/hoşlanmamışsa soğur. Kadının o anki modu ve beğenme oranıyla ilgili bence. Yoksa eşlik etmesinde bir sorun yok neticede isteyerek/istemeden kafamıza işlemiş ve bişekilde ezber ettiğimiz, anısı olan şarkılar.
0
Amaranta ursula
(17.11.20)
bu sarkilar gayet 10 numara ama escinsel olabilir.
0
hot potato
(17.11.20)
(7)

mont hakkındaki görüşünüz?

benevolent sun
üzerime giydiğimde terletmeyecek ve yağmurda soğukta giyince kafamı ağrıtmayacak bir mont arıyorum. fotodaki mont teknik itibarıyla bunları karşılıyor ama görüntü olarak çok içime sinmedi. sizin görüşünüz nedir?https://eksiup.com/p/z7439638qxdy
üzerime giydiğimde terletmeyecek ve yağmurda soğukta giyince kafamı ağrıtmayacak bir mont arıyorum.

fotodaki mont teknik itibarıyla bunları karşılıyor ama görüntü olarak çok içime sinmedi. sizin görüşünüz nedir?

eksiup.com
0
benevolent sun
(17.11.20)
Bana bu tür montlar çekici geliyor. O yüzden sevdim.
0
ruhen hastayim ben
(17.11.20)
Güzel.
0
battal gemalmaz
(17.11.20)
biraz spor ama güzel. klaisk şeylerle giymezseniz olur.
0
candide
(17.11.20)
Bence azıcık daha uzun kıçını başını örten bişey al. Kapşonlu, içi tüylü parka. Sıcak mis.
0
cosmicgadin
(17.11.20)
Terletiyor onlar ya hem bana uzun mont yakışmıyor :)
0
🌸benevolent sun
(17.11.20)
güzel param olsa ben de alırım :(
0
high hopes of the sozluk
(17.11.20)
Güzel bence de
0
Hazelelif18
(17.11.20)
(7)

Demir eksikliğine en iyi ne gelir arkadaşlar

respect
Yerlerde sürünüyormuş da kendisi hızlı ve güvenilir ne kullanabiliriz?
Yerlerde sürünüyormuş da kendisi hızlı ve güvenilir ne kullanabiliriz?
0
respect
(16.11.20)
İlaç kullanmayacaksa, yeşil mercimek ve kırmızı ete abansın.
0
istege bagli sigortasiz
(16.11.20)
ilaç iyi gelir. Yani zor değil, gidin doktor yazsın, birkaç ay kullanın ve doktorun çağırdığı zamanlarda gidin. Olsun bitsin.

Niye bi şeyin bilinir ve güvenilir tedavisi/ilacı varken olmayan muadillerini arıyoruz bilmiyorum. Et falan tabi demir içerir ama sizin demir ilacında aldığınız kadar verimli ve yeterli olmaz çünkü ilaçlar özellikle faydalı olacak dozda ve şekilde ayarlanıyor malum
0
nundu
(16.11.20)
Kuru siyah üzüm ya da pekmez ya da közde pişmiş dalak.
0
Erva
(16.11.20)
demir emilimini boostlayan yiyecekleri de öğrenip onları da tüketin. mesela zerdeçalla karabiber tüketmek zerdaçalın faydalarını artırır.
0
sonsuz
(16.11.20)
orpheus
(17.11.20)
ciğer ve pekmez.
0
candide
(17.11.20)
Kaplamasız dökme demir tava kullanmak. Pişirilen yiyeceklere gecis yapiyor ve güvenli
0
oksijensiznefes
(17.11.20)
(9)

Nesine İddiaya girersiniz

MandMs
arkadaş, eş, dost, sevgili, karı, koca, kardeş...aranızda bir iddialaşma olduğunda nesine girersiniz?maddi veya değil, aklınıza gelebilecek tüm alternatifleri paylaşabilir misiniz.
arkadaş, eş, dost, sevgili, karı, koca, kardeş...
aranızda bir iddialaşma olduğunda nesine girersiniz?

maddi veya değil, aklınıza gelebilecek tüm alternatifleri paylaşabilir misiniz.
0
MandMs
(14.11.20)
yemeğine.
0
candide
(14.11.20)
2 bira.
0
Jux
(14.11.20)
Mutfaktan 1 bardak su getirmesine, yemeğine, baklavasına vs. Arada ayakkabı ya da ihtiyaç duyulan başka bir şeye.
0
Amaranta ursula
(14.11.20)
kıyafet
0
heidi'nin dedesi
(14.11.20)
hatay usulü dürüm. papates kızartması ve ayranla birlikte.

kaybetmek sıkıntı değil - ona ısmarlarken kendim de yerim. kazanmak süper. beleşe dürüm. nefis. bütçemi de çok sarsmaz.
0
der meister
(14.11.20)
kahve-bira-yemek üçlüsünde değişir genelde iddianın boyutuna göre.
0
nundu
(14.11.20)
eşimle iddiaya gireriz genelde, ketojenik diyete başlamadan önce sabah kahvaltı için ekmek almaya gitmesine olurdu iddia. şimdi kahvaltıyı tek başına hazırlamasına.
yeğenimle girdiğimizde tatlısına, yemeğine ya da nakit parasına.
0
halanne
(14.11.20)
Bizim bitti artık böyle maddi şeyler. Yemek para falan zaten yaptığımız şeyler olduğu için artık anısına giriyoruz. Samimi yakın olduğun biriyle keyifli yani.

Şöyle oluyor. Kaybedersem istediği bir anım artık onun anısı oluyor. Ben anlatamıyorum artık o anlatıyor falan.
0
Giovanni Pipitto
(14.11.20)
yemek ya da tatlı
0
alt4y
(14.11.20)
(16)

yüzyılın kapışması

Jux
hangisi alır?süt dilimi mi, pingui mi?
hangisi alır?

süt dilimi mi, pingui mi?
0
Jux
(13.11.20)
Pingui
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(14.11.20)
@yazdonumu, bal şurubu gibi bişey o, onu diyorsun sanırım. ballı talaş gibi biraz.
0
🌸Jux
(14.11.20)
ikisini de tatmadım ya :( bu duyuru vesilesi ile ikisini de tadacagım sanırım.
0
candide
(14.11.20)
çok net süt dilimi ya. pingui'deki çikolata bence kinder ürünü için ağır bir çikolata. oysa süt dilimi öyle mi. pamuk gibi.
0
heavy smoker
(14.11.20)
@candide, nerede yaşıyorsun, yaşadığın yerde yok galiba, gönderelim birer kutu duyuruca?
0
🌸Jux
(14.11.20)
Kesinlikle pingui bi kere aşırı ferah, süt dilimi bayıcı.
0
ekaterina
(14.11.20)
susatsa da pingui.
0
batlegolas
(14.11.20)
Süt dilimi
0
owaki
(14.11.20)
sutdilimi.

edit. cok cok cok ozur dilerim.
benim begendigim sey ne sut dilimi ne pingui demin resmine baktim. benim sevdigim sey süt burgermiş süt dilimi degil.
0
turbo sadık
(14.11.20)
pingui
0
hazen
(14.11.20)
Pingui
0
taurina
(14.11.20)
Pingui
0
epleindebisous
(14.11.20)
Süt dilimi
0
kararsızataletfilozofu
(14.11.20)
süt dilimi
0
basond
(14.11.20)
pingui
0
oekuklu
(14.11.20)
@Jux istanbulun ortasındayım da ne bileyim hiç bir tadayım demedim ya :/
0
candide
(15.11.20)
(22)

Pfizer-Biontech in aşısını olur musunuz?

ya ben lan neyse
güvenir misiniz?
güvenir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(12.11.20)
Olurum.
0
hayirsiz
(12.11.20)
olurum,

grip, zaturre, tetanoz asisini da cok arastirmadan oluyoruz
0
exlibris
(12.11.20)
olurum, böyle şeylere değer veriyorum.
0
Bruce
(12.11.20)
Aşı karşıtı değilim ama ilk yaptıranlardan olmam sanırım.
0
battal gemalmaz
(13.11.20)
Yan etkileri belli degil geyigini de anlamiyorum, 30 sene bekliceksiniz yani?
0
baldur2
(13.11.20)
Olmam, ilkokul zamanı yapılanlar hariç hiç aşı yaptırmadım çünkü hiçbirinin işe yaradığını düşünmüyorum.
0
Uncle Sam
(13.11.20)
aşı açıklanmadan olma ihtimalim vardı, olmadım ama çekindiğimden değil tembellikten.
0
ludwig boltzmann
(13.11.20)
Konetsu +1.

Biri dusuncelerimi dile getirmis nihayet, oh be.

Aynisini grip icin de dusunuyorum, grip olursam 1 hafta yatar iyilesirim, o yuzden asisini olmuyorum her yil. Yasim genc, bagisiklik sistemim guclu, yedigime ictigime dikkat ediyorum, 1 hafta hastaliktan yatsam hayatimda biseyler degismez, bu riski alabilecek luksum var. Henuz hic grip olmadim yetiskin olali. Tavsiye ya da aksini yapani yargilama degildir, kendi kendime uygun gordugumu anlatiyotum sadece.

Olursem de kismet.
0
taurina
(13.11.20)
Olurum çünkü araştırmaların başarı oranı var. Benim aşı olmam başkasına bulaştırmamam demek. 1 haftada geçiririm diyenlerin 2 hafta Korona karantinasında kalacaklarını zannetmiyorum, illa dışarı çıkacaklar, bu da aşısızlara bulaştırma demek. Hala bunları konuşuyor olmak garip.
0
kaset
(13.11.20)
Risk grubunda olsam, ya da etrafimda asemptomatik tasiyici olarak farkinda olmadan riske atabilecegim birileri olsa tabii ki de asisini olurum. Bu ayni hastayken kimseye bulastirmamak icin evde oturmak gibi bir sey. Su an bile, tam tamina 9 aydir, evden market/park disinda bir yere cikmadim, tanidigim insanlarla parklarda gorustum, daha kalabalik bir ortamda bulunmamin ardindan (hafta sonu parklarin normalden kalabalik oldugu zamanlar mesela) 2 hafta evden cikmayacak sekilde hareket ettim. Tum bunlarin arkadsindaki motivasyon, benim vurdumduymazligim yuzunden bir baskasina zarar gelmemesi, kendimi korumak degil.

Yakinimda riske atabilecegim kimseler, colugum cocugum vs yok. Korona sonrasi olusabilecek saglik sorunlarinin da riskini almaya raziyim kendim icin. Yasadigim yerdeki saglik otoritelerine de epey guveniyorum. Su asamada asiyi nufusun 1/3une yapacak sekilde planladilar, risk grubundaki insanlari onceliklendirecek sekilde.
0
taurina
(13.11.20)
güveniyorum. gelip saplasalar keşke enjektörü de kurtulsak. bıktım artık bu kapalı hayattan
0
avatar is back
(13.11.20)
evden çalışıyorum, yalnız yaşıyorum, zaten şu anda bile istesem de istemesem de karantinadayım işlerden dolayı.

nüfusun üçte biri zaten olacak, bu da salgını oldukça geriye çekecektir.
özellikle risk grubundakilerin olması elbette gerekli, aşı karşıtı değilim ama ilk etapta yaptıranlardan olmam.

grip aşısı da hiç yaptırmadım ve grip olmuyorum yıllardır.
ama konu bundan çok aşının fazla yeni olması.
yaşam tarzımdan dolayı süreci inceleme lüksüm olduğu için yaptıracaksam da beklemeyi tercih ederim.
sürekli insan içinde olsam farklı düşünebilirdim belki.

edit:
bir de eklemek isterim ki, "aşı geldi, corona bitti" gibi bir şey yok.
grip aşısı da var ve gribin de kökünü kurutamıyoruz çünkü her yıl mutasyona uğrayan bir virüs söz konusu.
her yıl yapılan grip aşıları da buna göre yenileniyor.
bakteri olsa tamam, o farklı.

yani "herkes aşı olursa hastalığın kökü kuruyacak, aşı olmayanlar yüzünden kurumuyor" durumu söz konusu değil.
herkes aşı olsa da bu devam edecek.
aşıyı olanın bile hastalanmayacağı kesin değil, en ufak bir mutasyona bakar.
sadece aşı olanın ölme riskini azaltacak ve toplum genelinde öldürücülüğü ve salgının gücünü aşağı çekecek.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
olurum
0
tantunisultansuleyman
(13.11.20)
Konetsu +1

Multimilyarder şirket daha da zengin olsun diye kendimi denek yapmaya hiç noyetim yok. Herkes olacak diye şart olsa dağa kaçarım, yine o aşıyı olmam. Panik sebebiyle bu şekilde yalap şalap piyasaya verilen bir aşıya hiç güvenim yok. Cahil diye siz yapistirmadan söyleyeyim, avusturyada moleküler biyoloji doktora öğrencisiyim.
0
JohnOakley
(13.11.20)
Olurum. Bünyem çok kuvvetli. Yan etki falan da olmaz bende.
0
stewie
(13.11.20)
Bir tarafta koronayi vefat etmeden gecirsek bile cigerlerde yaratacagi hasar diger tarafta asi. Ben asiyi alayim
0
turkuaz
(13.11.20)
çoğu kişi olmadan olmam.
0
buiret
(13.11.20)
Ben olurum. Kendi tahminlerimden çok kendi doktorumun önerilerine uyuyorum.

Olmayana da “aşı karşıtı gerici” muamelesi yapmam. Herkesin kendi vermesi gereken bir karar.
0
buf-e kür
(13.11.20)
Güvenirim ve olurum.

Kasıtlı olarak aşı olmayanlar yarın birgün dünyada birçok ülkede hastaneler, kamu hizmetleri, toplu bulunan alanlar (kafe, restorant vb.) banka şubeleri, sınıflar, ofisler ve hatta toplu ulaşımdan bile faydalanamayacak göreceksiniz.
0
Lethe
(13.11.20)
bizi ülkeye gelip de sıra bana gelen kadar (öncelik sağlım çalışanları, yaşlılar, kronik hastalar vs olur) zaten etkisi az çok belli olur, ona göre pozisyon alırım. büyük ihtimalle olurum yani.
0
candide
(13.11.20)
muhtemelen şöyle olur, şu an çoğu şirket home office çalışıyor herkesi yavaş yavaş ofislere çağırırlar ama aşı olduğuna dair belgeyi şirkete iletmek kaydıyla. hali hazırda sahada çalışanlara bu belge zaten zorunlu olur.

yani pek kişisel tercihe bırakılmaz bu durum. tabii yeterince aşı dozunun tedarik edildiğini varsayarsak.

ben herhalde kendi isteğimle olmazdım, karantina-maske-sosyal mesafeye dikkat ederek yaşamaya devam ederdim bir süre daha.
0
juninho77
(13.11.20)
Cocukken, 10 yaşlarındayken grip aşısı olmuştum annem ol dedi diye. Sonra orta kulak iltihabı geçirdim. Denenmisi bile böyle olabiliyorken çalışmaları için önceden yine o çalışmaları gerçekleştiren kurum ve mevkilerdeki kişilerin kısa olduğunu söylediği sürede çalışmaları tamamlandı denen bir aşıyı olmam. Olmak için kosturanlara da bundan sonra şüpheyle bakacağım.
0
encokbenisevinnolur
(13.11.20)
(4)

Covid temas sorusu

the real brad pitt
Selam. Geçen salı iş yerinde görüştüğüm kahve içtiğimiz arkadaş dün covid çıkmış. 9 gün oldu yani yaklaşık. Şimdi ben ne yapmalıyım. Bi belirti falan yok onu sormuyorum aslında. Mesela eşle dostla görüşmemeli miyim? Yani bunun süresi ne.
Selam.

Geçen salı iş yerinde görüştüğüm kahve içtiğimiz arkadaş dün covid çıkmış. 9 gün oldu yani yaklaşık. Şimdi ben ne yapmalıyım. Bi belirti falan yok onu sormuyorum aslında. Mesela eşle dostla görüşmemeli miyim? Yani bunun süresi ne.
0
the real brad pitt
(05.11.20)
2 hafta temas etmemeniz lazım, 9 gün kimseyle görüşmediyseniz 5 gün daha görüşmeyin. bir şey olmayacaktır inşaallah.
0
candide
(05.11.20)
Is sacmaliga dondu. Ben covid ciktim, eve gelen ekibe sordum “kac gun geriye donuk temaslilarimi soyliyim?” Diye. (Evet onlar sormadi ben zorla sordurttum kendime) son 48 saat icinde gorustuklerimi istediler.

Bence sizin 9 gun olmus, garanti olsun 15 e tamamlayin derim. Yani sahsen ben yerinizde olsam 15 gun dolana kadar gorusmeZdim kimse ile.
0
invictae
(05.11.20)
Eşle dostla niye görüşüyosunuz ki zaten? Onların pozitift negatif durumunu nereden biliyorsunuz?
0
elorelia
(05.11.20)
Ayni durum 10 gun once basima geldi, hatta baslik açmıştım. Benim de 1 hafta görüştüğüm arkadasimda çıkmıştı, kimse bana bise demedi ama ben kendimi karantinaya aldım bir hafta daha. En azindan icim rahat etti. Imkaniniz varsa bence siz de karantinaya alin kendinizi.
0
livaist
(06.11.20)
(4)

Branş bazında sıralama / Kpss

bidakikanizialicam
Bugün bi instagram sayfasında 2020 tercihler başladı diye bi haber gördüm ve ösym'nin sitesine girdim. Şu anda branş bazında sıralama diye bir sekmenin aktif olduğunu görüyorum, üstünde puanım yazıyor ve "Sıralama yapmak istediğiniz alanlar/Programlar (En fazla 40 adet seçebilirsiniz)" diye bir yazı
Bugün bi instagram sayfasında 2020 tercihler başladı diye bi haber gördüm ve ösym'nin sitesine girdim. Şu anda branş bazında sıralama diye bir sekmenin aktif olduğunu görüyorum, üstünde puanım yazıyor ve "Sıralama yapmak istediğiniz alanlar/Programlar (En fazla 40 adet seçebilirsiniz)" diye bir yazı var ve altında yüzlerce seçenek var. (benim bölümüm otomatik tikli olarak en üstte)

Bu tam olarak ne oluyor, buradan seçim yapıp ikinci adıma falan mı geçeceğiz, bilenler yardımcı olabilir mi?
0
bidakikanizialicam
(05.11.20)
sadece bilgilendirme amaçlı. kendi branş sıranı ve diğerlerini bilirsen önünde kaç kişi kaldığını tahmin edebilirsin. branşında 50sin mesela. 30 tane düzgün kadro açarlarsa büyük ihtimalle atanamazsın o atamada. dış alımlarda girenleri de inceleyip sonraki atamalardaki şansını görüyorsun.
0
glamdr1ng
(05.11.20)
sizinle birlikte sınava girenlerin arasında kaçıncı olduğunuzu gösteriyor. tabii genel değil, branşınızda kaçıncı olduğunuz. atıyorum x bölümünden genelde 100 kişi alınıyor, siz 200. sıradaysanız atanmam zor gibi düşünebilirsiniz. 95. sıradaysanız büyük ihtimalle atanacağım diyebilirsiniz. tahminde bulunmanıza yarıyor aslında.
0
candide
(05.11.20)
Birden fazla branş bitirenler branşlarını seçip aratabiliyor da. Onlarınki de seçili halde geliyor önlerine.
0
podrostok
(05.11.20)
Daha çok merkezi atamayla tercih yapacakların işine yarar bu sistem. Merkez uzmanlıklarında başvuru/mülakat olduğu için çok yerinde bir tespit yapılamıyor.
0
Hallegadola
(05.11.20)
(7)

Hükümet neden erken seçim istesin?

avatar is back
geçen sene herkes 2020 sonunda erken seçim olacak diyordu. şimdi de 2021 yazı olmasa da en geç seneye sonbaharda seçim olacak diyor. bazıları da 2022 baharında olur en geç diyor. herkes erken seçim diyor da hükümet buna neden karar versin ki? her şey kontrolleri altında ve oyları anketler iyi görünm
geçen sene herkes 2020 sonunda erken seçim olacak diyordu. şimdi de 2021 yazı olmasa da en geç seneye sonbaharda seçim olacak diyor. bazıları da 2022 baharında olur en geç diyor. herkes erken seçim diyor da hükümet buna neden karar versin ki? her şey kontrolleri altında ve oyları anketler iyi görünmüyor.

1- rte tekrar aday olamıyor muhabbetinden dolayı olabilir mi böyle bir şey?
2- ak parti bişeyler yapıp milliyetçilik tavanken seçime götürür mü milleti? askeri operasyon, asgari ücrete abartılı zam vs vs

anlamaya çalışıyorum sadece herkesin dillendirdiği seçimi neden istemeleri gerektiğini
0
avatar is back
(05.11.20)
Geçen gün duydum. Ne kadar doğru bilmiyorum ama eğer rte görev süresinin bitimine 1 yıldan fazla varken erken seçime giderse tekrar aday olabiliyor dedi biri. Gerçi aksi olsa ne olacak yasayı değiştirir yine aday olur, dert değil bence. Ama mantıklı geldi.

Diğer bir ihtimal de işler daha kötüye gitmeden erken seçime gidip hem kamu nezdinde güvenoyu tazelemek hem de görev süresini uzatmak isteyebilir hükumet. Ancak günümüz şartlarında epey riskli görüyorum. Ancak bu söylentilerin çıkma sebebi 2023'e kadar başta ekonomi olmak üzere her şey daha da kötüye gidecek. Uzun vadeli bir ekonomik plan yok. Varsa yoksa damat "ekonomimiz yükseliyor" diye sallıyor. Artık çocuklar bile inanmıyor söylediklerine.
0
himmet dayi
(05.11.20)
Vergi affı geldi.
Ayasofya cami yapıldı.
Abuk subuk askeri harekatler yapılıyor.
Seçim yakında yapılmayacaksa, secim yapılacağı zaman hangi kartları oynayacaklar merak ediyorum.
Bence abd secimini bekliyorlar.
0
prizmatik
(05.11.20)
ABD seçimini bekliyorlar +1
Kabine değişecek diyorlar bir de seçim olmasa da (kesin bilgi değil)
0
Hallegadola
(05.11.20)
AKP surekli anket yaptiran ve secime cok vakit olsa bile surekli secim varmiscasina davranan bir parti. Gecmis basarilari da burdan geliyor zaten.

Oteki taraftan parti kadrolari eski caliskanliklarini kaybetmis durumda. Herkesin derdi devletin kaynaklarina cokmek, kendisine ve yakinina pastadan daha cok pay kapmak. (Teorik olarak eskiden de boyleydi de en azindan kapi kapi dolasiyorlardi) Ekonomi su noktadan sonra surekli bayir asagi oldugu icin saglam oy kaybi var ve genc nesli egitim sistemi uzerinden sekillendirme fikri de iflas etti. Kazanabileceklerini hissettikleri an secim yaparlar ama bir turlu gecici bir nefes alma + oylari stablize etme durumu olusturamiyorlar.
0
cleric
(05.11.20)
1. rtenin ve akpnin oyları her geçen gün eriyor.
2. şu an rte 2. döneminde ve cumhurbaşkanı 2. dönemindeyken erken seçim kararı alınırsa tekrardan seçilebilir.
0
candide
(05.11.20)
Bugün Erdoğan kadroların güçlendirilmesini, 30% genç, 30% kadınlarla doldurulmasını istedi. Bana da hazırlık gibi geliyor.
0
pass
(05.11.20)
Hükümetin erken seçim istediğine dair bir imare yok bu sadece ana muhalefet partisinin dönem dönem ortaya attığı bir iddia. Sanırım ana muhalefet partisi ara sıra kendisini hatırlatmak için böyle bir yola başvuruyor. Hem erken seçim olsa bile AKP'den CHP'ye kayda değer miktarda oy kayacağını sanmıyorum.


Ayasofya camisi sorunu on yıllardan beri gelen kronik bir sorundu ve çözüldü bu meselenin seçim yatırımyla uzaktan yakından alakası yok uluslararası denklemlerle alakalı bir konu hatta Ayasofya'dan önce daha önce müze haline getirilmiş bir çok camii sessiz sedasız aslına döndürüldü Ayasofya sembol olması sebebiyle açılışı biraz gürültülü oldu o kadar. Vergi yapılandırmasıda (af değil af farklı bir şey) rutin bir uygulama seçim yatırımı değil kesinlikle her 3 yılda bir vergi yapılandırması yapılıyor zaten muhtemelen bir 36 ay sonrada yeni bir yapılandırma olacak amaç hem vatandaşa ödeme kolaylığı sağlamak hemde alacakları tahsil etmek.
0
acebi
(06.11.20)
(5)

Yeni Binaya Taşınmak

imnotsureabout
Herkes -bakan dahil- yeni yapılmış binaya geçin diyor da bu riski tamamen sıfırlıyor mu ki?Türkiyedeyiz sonuçta bi yolunu bulup yine yapan yapmıyor mudur yapacağını? Malzemeden çalmak kalitesiz beton kullanmak falan..Hem zemine niye dikkat ediyor o zaman insanlar ev alırken?
Herkes -bakan dahil- yeni yapılmış binaya geçin diyor da bu riski tamamen sıfırlıyor mu ki?
Türkiyedeyiz sonuçta bi yolunu bulup yine yapan yapmıyor mudur yapacağını? Malzemeden çalmak kalitesiz beton kullanmak falan..
Hem zemine niye dikkat ediyor o zaman insanlar ev alırken?
0
imnotsureabout
(04.11.20)
yeni binaya gecin gecmeye calisin. zeminine de baslatmasinlar simdi.

cahil cahil.konusuyorlar yok 5 kattan fazla izin vermeyecegiz vs. hala ayni kafa.
arkadas olay su isi kuralina gore yapmiyorlar kuralina gore yap suyun ustunde 100 katli yap. ama kuralina gore yap. yeni binalarda millet caldigini bildigi icin ustune emniyet veriyorlar calsa da yine de yeter demiri beton kalitesi de artti. daha yirmi yil oncesinde dogru duzgun hazir beton yoktu.

korkmayin 2008 ve sonrasi iyidir..kolay kolay bir sey olmaz. eski binalar da yikilir 30 ve ustu ozellikle.
0
turbo sadık
(04.11.20)
çalsalar dahi eskilerle kıyaslanamaz bile. ayrıca zemine de dikkat etmek gerekir, hem sağlam zemin hem yeni bina olursa en güzeli olur.
0
candide
(04.11.20)
Simülasyonlardan falan gördüğüm zemin sallanma şiddetini çok etkiliyor.

2000 öncesi binaların betonları ustanın insafına kalmış ve çok kötü diyorlar. İçindeki demir de dümdüzmüş, şimdikiler daha iyi tutunsun diye nervürlüymüş. Her halükarda hazır betonla yapılan yeni konut daha iyi. Yanlış hesap vb mümkün mü bilmiyorum ama.
0
nhk ni youkosu
(05.11.20)
"yeni bina saglamdir" etiketi, bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis olmalarindan ileri geliyor. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gordu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

bir de yukaridaki sozler ikamet edilecek apartman dairesi icin gecerli. depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur.
0
viva paulista
(05.11.20)
viva paulista +1

Deprem uzmanı değilim fakat mimarı, az çok bu işlerin içerisindeyim. Medyada deprem bina dönüştürme temelli "kentsel dönüşüm" algısı yaratmak için kullanılıyor. 99 öncesi tüm binalar yıkılsa ve yerlerine yenileri yapılsa her şey çözülecekmiş gibi davranılıyor. Böyle bir şey yok.

Kentsel dönüşüm ulaşım, açık alanlar, kamu binaları gibi birçok farklı faktör üzerinde çalışılarak planlanmalı. Kadıköy'ün merkezinde oturuyorum, işe gidip gelmek için vapuru kullanıyorum, böylelikle İstanbul trafiğine bir araç daha eklememiş oluyorum. Gel gör ki oturduğum ev 50 yaşında, aynı şartlarda yeni bir binaya geçsem iki katı kira vereceğim (ve yine emin olamayacağım). Ya da İstanbul'un çeperine taşınıp, araba alıp, trafiğe katılıp, ulaşımıma bir saat daha ekleyeceğim. Bunu aklım, mantığım almıyor ne yazık ki ve bu şartlar söz konusuyken tüm sorumluluğun vatandaşa atılması iki yüzlülük! Kaldı ki İstanbul'un en gözde ilçelerinden Kadıköy'de depremden sonra sığınılacak doğru düzgün bir açık alan yok! Kapanacak yollar ve zarar görecek altyapıdan bahsetmiyorum bile. Ama ben 5 bin lira kira verip yeni binaya geçersem depremden çok iyi korunmuş olacağım ve bu konudaki tüm sorumluluk bende. Yersen!
0
gmzo
(05.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.