Giriş
(6)

Çok hızlı oyladiniz

mekaniker
Ekside enrtryleri okurken çok sık karşılaşıyorum. Ne kadar yavaş okursam okuyayım oy veremiyorum. Sürekli bu uyarıyı veriyor. Nasıl aşarız?
Ekside enrtryleri okurken çok sık karşılaşıyorum. Ne kadar yavaş okursam okuyayım oy veremiyorum. Sürekli bu uyarıyı veriyor. Nasıl aşarız?
0
mekaniker
(07.05.23)
"Seri eksi oy veren terbiyesiz" olmamak için sistemin aldığı bir tedbir, nasıl aşılır bilmiyorum muhtemelen aşamazsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
@kaleci Dikkat edersen 'Seri eksi veremiyorum.' demedim. Normal okuma hızıyla bir entryi okuyorum, akabinde oy vermek istediğimde hep bu gıcık uyarıyı alıyorum dedim. Dikkat pls.

Hızlı yavaş fark etmiyor. Bir tek bana mı oluyor?
0
🌸mekaniker
(07.05.23)
Senin normal okuma hızın belki de sözlüğe göre normal okuma hızı değildir ya da sürekli oy veriyorsan sistem böyle algılıyor olabilir hızına bakmadan. Ben şimdi merak edip denedim 4. oydan sonra çıktı bu uyarı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
Bazen sayfayı bir süre açık bırakıp yeniden denediğimde de aynı uyarıyı veriyor. Algoritmada bir sıkıntı var ama ne?
Çok güzel yazmış helal olsun veya zırvalamış deyip oy verememek... Anlayamazsınız (:
0
🌸mekaniker
(07.05.23)
Valla hocam ben biraz denedim şimdi, yani hem şükela hem de eksi oy vererek normal okuma hızıyla oy kullandım biraz aralık bırakarak her ikisinde de 10 oy falan kullandım bi sıkıntı çıkmadı, sonra sadece "seri" olarak oy kullandım o zaman 3-4 oy kullanımından sonra uyarı verdi.

Not: Bilim uğruna eksi oy verdiğim kullanıcılardan özür dilerim. Gerçi kendileri "çıkar telefonunu göster" klanına mensup kullanıcılardandı ama etik olarak doğru bulmadığım için bu davranışımı, özür dilerim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
Aynı sorun bende de oluyor. Daha okuduğum ilk entry'de bile "çok hızlı oyladınız" uyarısı alıyorum. Ben sözlük kapalıyken operayla bağlandığımda oluyordu. VPN'e bağlamıştım sorunu ama hala devam ediyor.
0
Jazz
(07.05.23)
(4)

Ölen kişi için 15 dakikada bir arayıp "nerede" diyen insan

hadi ya la
85 yaşında, 3 ay önce eşini kaybetti. Son bir aydır 15 dakikada bir dört kızını sürekli arayıp "size bir şey soracağım ama kızmayın, babanız nerede, yatağı da bozulmamış, nerede ki" diye ağlıyor. Hiçbir zaman kendisine kızmıyorlar, çok hassas davranıyorlar. Yatarken de arayıp "babanız kapıda kalması
85 yaşında, 3 ay önce eşini kaybetti. Son bir aydır 15 dakikada bir dört kızını sürekli arayıp "size bir şey soracağım ama kızmayın, babanız nerede, yatağı da bozulmamış, nerede ki" diye ağlıyor. Hiçbir zaman kendisine kızmıyorlar, çok hassas davranıyorlar. Yatarken de arayıp "babanız kapıda kalmasın, uyuyayım mı şimdi?" diye soruyor. Gerçeği söylediğimizde tamam diyip kapatıyor. Bunlar ne anlama geliyor sizce? Gerçekten çok yorucu ve üzücü bir durum.
0
hadi ya la
(07.05.23)
Alzhaimer'dan şüphelenip bir Nöroloji uzmanına gösterme zamanı gelmiş bir hasta
0
Mirket
(07.05.23)
Alzheimer değil mi bu?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
demans başlangıcı olabilir. acil nöroloji ve psikiyatriye gitsin.
0
damba
(07.05.23)
Acilen nöroloji ve psikiyatriden randevu alın.

Yas süreci her yaşta zor olsa da özellikle yaşlılarda etkisi çok ağır olabiliyor; hele de eş, çocuk gibi kayıplarda beynin işleyişinde de ciddi sorunlar yaşanabiliyor. Bu ölümü kabullenme/ inkar etme sebebiyle olan psikiyatrik bir durum da olabilir, demans başlangıcı da olabilir. Alzheimer için başka veriler de gerekebilir, net yorum yapamayız.

Siz iki uzmandan da randevu alıp bir götürün mutlaka. Üç ay çok uzun bir süre.
0
fraise
(07.05.23)
(6)

iki isimden ilkini kısaltarak kullanmak

portico quartet
sosyal medyada, cvde veya yazılı herhangi bir ortamda ilk ismin sadece ilk harfinin yazılması sizde herhangi bir izlenim uyandırıyor mu? (ismi "nuriye nehir yılmaz" olan birisi bunu "n. nehir yılmaz" olarak kullanıyor diyelim ki) görünüş itibariyle nasıl bulursunuz bu kullanımı; hoşunuza mı gider, y
sosyal medyada, cvde veya yazılı herhangi bir ortamda ilk ismin sadece ilk harfinin yazılması sizde herhangi bir izlenim uyandırıyor mu? (ismi "nuriye nehir yılmaz" olan birisi bunu "n. nehir yılmaz" olarak kullanıyor diyelim ki) görünüş itibariyle nasıl bulursunuz bu kullanımı; hoşunuza mı gider, yoksa o ilk ismi de uzun yazmasının ya da hiç yazmamasının daha iyi olacağını mı düşünürsünüz?
0
portico quartet
(07.05.23)
hoşuma gider
0
mezzosprite
(07.05.23)
ben ilk ismimi hiç yazmıyorum, kısaltma olarak da kullanmıyorum. gereksiz kalabalık. resmi bi durum yoksa kısaltma olarak kullanılması (eğer çok çok yaygın bir ismi soyismi yoksa) anlamsız duruyor.
0
deartheodosia
(07.05.23)
Valla hiçbir şey düşünmem.
0
Amaranta ursula
(07.05.23)
trde genelde n. nehir yilmaz oluyo amerika avrupada nuriye n. yilmaz.
o yüzden bisi düsünmem
0
sonsuz
(07.05.23)
valla daha once hic dusunmemistim bunu ama sanirim o tek harf kisaltmalar gozume hos gelmiyor. imzada ok de facebookta gerek yok bence
0
supergirl
(07.05.23)
Benim birader ikinci ismini kısaltarak kullanıyor bence göze o şekilde daha güzel geliyor ama o ikinci ismi kötü olduğu için o şekilde kullanıyor, ilk ismi o olsaydı o zaman da ilk ismini kısaltırdı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
(3)

hgs banka hesabına geçiş

melodi
baya eskiden ptt’den alınmış hgs’yi artık bakiye yükleme takibini yapmaktan sıkıldığımız için bankamatik kartına bağlamak istiyoruz. bu mümkün mü yoksa eskini iptal ettirip yeniden bankadan hgs mi talep etmeliyiz?
baya eskiden ptt’den alınmış hgs’yi artık bakiye yükleme takibini yapmaktan sıkıldığımız için bankamatik kartına bağlamak istiyoruz. bu mümkün mü yoksa eskini iptal ettirip yeniden bankadan hgs mi talep etmeliyiz?
0
melodi
(07.05.23)
Eskiyi iptal etmek gerekiyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
eskisini iptal ettireceksin. bankaya ruhsatınla git ne olur ne olmaz. kredi kartından ya da banka kartından ücret çekme ayarını mobilden ayarlayabiliyorsun.
0
false pretension
(07.05.23)
Ptt şubelerinden birine gidip mevcut hgs hesabına istediğin banka kredi kartıyla otomatik ödeme talimatı verebiliyorsun diye biliyorum ben. O konuyu bir araştır istersen.
0
Mirket
(07.05.23)
(9)

atlet - havlu - carsaf

baldur2
1- carsaf ve yastik kiliflarinizi hangi siklikta degistiriyorsunuz? 2- uzun yillardir atlet giyip, sonra birakaniniz var mi? beyaz gomlek altina estetik kaygilardan ziyade, yikamasi etmesinden tasarruf etmek istiyorum ama hastaliklara da yelken acmak istemiyorum? nedir sizce buradaki en mantikli tra
1- carsaf ve yastik kiliflarinizi hangi siklikta degistiriyorsunuz?

2- uzun yillardir atlet giyip, sonra birakaniniz var mi? beyaz gomlek altina estetik kaygilardan ziyade, yikamasi etmesinden tasarruf etmek istiyorum ama hastaliklara da yelken acmak istemiyorum? nedir sizce buradaki en mantikli trade off?

3- kac tane banyo havlunuz var, bunlari banyo sonrasi kullandiktan sonra nasil kuruluyorsunuz? hangi siklikta yikiyorsunuz? ben kapinin arkasina asiyorum ama hep nemliler sanki, baska sekilde nasil kurutabilirim, dryer yok bende.
0
baldur2
(07.05.23)
1: Mevsime göre haftada bir ya da iki.
2: Hayatımın hiçbir döneminde bilinçli olarak atlet giymedim ve atlet giymediğim için hastalanmadım.
3: Çok var, hatta sahip olduğum en çok şey havlular olabilir bir kullandığım banyo havlusunu ikinci defa kullanmam kirli sepetine koyuyorum sonra toplu olarak yıkıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.23)
1. Her cumartesi.

2. Atletin yeri ayrı bence. Sırtın terlediğinde tişörte geçmeden çıkarıp atabilirsin. Ama tişört çok yıkayınca soluyor, bozuluyor. Atleti bırakmayı düşünmedim. Askerde üşüdüğümde üst üste atlet giyiyordum. Isınmak için kalın bir şey giymekten daha etkili.

3. Küçük havlu kullanıyorum. Her banyodan sonra yıkanır, balkonda kurur. Büyük havlu sevmem. Kurutmak istiyorsan asacaksın. Berberler bile kapının önüne asıyor. Gerekirse evin önüne koy.
0
dissendium
(07.05.23)
1- çarşaf haftada 1, bazen 2 olabiliyor duruma göre ama yastık kılıfım şaşmaz 2-3 günde bir mutlaka değiştiririm. yastık konusunda takıntılıyım.

2- ben.
uzun yıllar -yaklaşık 20 yıl giyip bıraktım son bir kaç senedir.
hayır, hiç hasta olmadım sırf bu sebepten.
ben çoğunlukla tişört + üzerine deri ceket veya spor kafasındaysam kapüşonlu ile devam ediyorum. atlet boğuyor beni...

3- 3 tane var.
biri billurlar + toto kısmını ve bacakları silmek için (sıralaması önce bacaklar, sonra dediğim yerler şeklinde)
diğeri boyun hizasından göbek deliği altına kadarki kısım + sırt.
en sonuncusu da kafa kısmı için.

kurutmalığa genişçe sererek kurutuyorum ben.
0
thedepressed
(07.05.23)
1 - carsaf haftada 1 civari, yastik kilifi 3-4gune bir.

3 - cok havlum var, kulturumuzde cok hediye edildigi icin, hemen hic birini kendim almadim sanirim. Kapi arkasina asarim, nemli kalmiyor bende ama genisce asarim. 2-3 kullanmaya bir degistiririm. Birikince yikarim.
0
kassiopeia
(07.05.23)
en pis’i benim heralde. yıllardır bu şekilde hiç birşey gelmedi başıma.

1. ayda bir.
2. hiç giymem.
3.iki tane var. bi yüz bi vücut. kapı arkasına asıyom
0
buenosdias
(07.05.23)
1- yastik haftada bir, carsaf ayda bir. ben aksam yikandigim icin temiz giriyorum yataga.
2-
3- pestemal var bende, havlu sevmiyorum hem daha cabuk kuruyor, hafif ve daha güzel üstelik daha temiz geliyor bana. el havlularini bile pestemale cevirecegim yakinda :D
0
wishmaythşngs
(07.05.23)
1. Her salı günü
2. Çocukken annem giydirirdi. Sonra hiç giymedim.
3. Biri yüz biri banyo olacak şekilde 4 takım havlum var. Her gün duş sonrası balkona asar, kuruyunca içeri alırım. Banyoda asılı halde kurumaya bırakılırsa rutubet kokar diye düşünüyorum. Her çarşamba günü de yıkarım.
0
Mirket
(07.05.23)
1-Haftada bir.
2-Çok üşüyen birisi olduğum için hep askılı bir iç giyerim. Sadece yazın çok sıcak olan bir iki ay giymiyorum.
3-Duş için bir vücut bir de saç havlum var. Değişimli olarak kullandığım birkaç tane de el/yüz havlum var. Duştan sonra havlularımı asıp (balkona ya da kaloriferin önüne) kuruturum sonra yerine geri asarım. Havluları da çarşaflarla beraber haftada bir yıkıyorum.
0
peki madem
(07.05.23)
Haftada iki kere değiştiririm.
Atleti severim bence mantıklı bir tekstil ürünü.
Bir tane bornozum var.
0
yalniz kizkulesi
(07.05.23)
(6)

ABD ceza sistemi

dissendium
Şu siteyi inceliyordum.https://www.tdcj.texas.gov/death_row/dr_executed_offenders.htmlİdam edilen son kişi 1992 yılında söz konusu suçu işlemiş. 2023 yılına kadar mahkûmmuş. 30 yıl ceza çekmiş. Yıllarca ceza çektikten sonra idam edilmesinin mantığı ne? Son sözlerinde masum olduğunu söylemiş.Bu kişiy
Şu siteyi inceliyordum.

www.tdcj.texas.gov

İdam edilen son kişi 1992 yılında söz konusu suçu işlemiş. 2023 yılına kadar mahkûmmuş. 30 yıl ceza çekmiş. Yıllarca ceza çektikten sonra idam edilmesinin mantığı ne? Son sözlerinde masum olduğunu söylemiş.

Bu kişiyi serbest bırakmak daha doğru olmaz mıydı?

Siz olsanız ne karar verirdiniz?
0
dissendium
(06.05.23)
Serbest birakmak doğru olmazdı. Bana göre asla serbest bırakılmamasi gereken suçlar var.
Misal tecavüz, adam öldürmek (planlayarak vs). 30 yıl çekti diye canice insan öldüren birinin sokağa salınmasıni kabul etmem. Hapiste olmesinden yana olurum.

Bahsettiginiz şey ise bir sorun evet. Amerika'da da soruluyor bu soru.
deathpenaltyinfo.org
0
logisticsmanager
(06.05.23)
Kişi veya ülkeden bağımsız olarak diyebilirim ki cezası tartışmasız idam olan suçlar vardır. Bunları tek tek sıralamaya gerek yok.

Bu sebeple içeride ne kadar kalırsa kalsın yine de kişiye idam cezası uygulanmalıdır.
İdam mahkumunu uzun bu şekilde yaşatmak, (örneğin) cinayet sebebiyle ölen maktulün, ailesine kasıtsız ama dolaylı olarak verilen bir tür cazadır.

Abd'de görevi esnasında mecburen kritik bir anda silahını kullanmak zorunda kalan polislerin, suça teşebbüs edenlere verdiği ceza belli ki adliyelerden daha hızlı ve kesin sonuçlar veriyor.
Bir çok kamera kayıtlarında bu husus açıkça görülüyor.
Tabi bu arada özellikle zencilere karşı, ırkçı tavırla şiddet kullanmalarını hariç tutmak lazım burada.
0
diyecevaplandı
(06.05.23)
cezası tartışmasız idam olan suçlar yoktur. bu subjektif bir düşünce.

ben idam cezasına da karşıyım, af kavramına da karşıyım.

olması gereken elbette serbest bırakmak olmamalı. ağırlaştırılmış müebbet hapis olmalıdır. yani idam olmamalı, af da olmamalı, mahkum müebbet hapis ile cezalandırılmalıdır.
0
abelardo
(06.05.23)
Abi idam cezası almış bir kişiyi 30 sene yattı diye niye serbest bıraksınlar bu nasıl mantık, ha 30 sene yatıp da masum olduğu ortaya çıkıp serbest kalanlar olur o ayrı da bu adamda öyle bir şey de yok, tamam idam etmesinler tabii ama onu karşılığı serbest kalmak ya da 30 sene yatmak değil müebbet olmalı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
İdam kararı verildiyse hemen idam etsinler. Niye mahkûm ediyorlar? Bunun mantığı ne? Süründürmek mi?
0
🌸dissendium
(06.05.23)
Bro az önce söyledik ya 30 sene sonra masum olduğu ortaya çıkan insanlar da var, belki öyle bir durum olacak niye hemen assınlar, abi bir insanın canını almak sana gerçekten çok mu basit geliyor bunun süründürmekle ne ilgisi var o adam yaşadığı her gün için şükretmiştir belki de. Şimdi ben sana 30 sene hapis yattıktan sonra seni asacağız bunu mu istersin yoksa hemen mi asalım desem hemen asın mı dersin yoksa 30 sene sonra asılmayı mı kabul edersin?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
(7)

gs ve bjk erkek baskette niye kotu?

speedy
fb neyi dogru yapiyor da bunlar yapamiyor?
fb neyi dogru yapiyor da bunlar yapamiyor?
0
speedy
(06.05.23)
Bu, parayla ve buralara ayrılan bütçeyle alakalı bir durum, buralar amatör branş diye geçer ve fazla bütçe ayrılmaz, bir Fenerbahçeli olarak şunu doğru yapıyoruz diyemem, yapılan şeyler sadece daha fazla bütçe ayırmak, daha fazla bütçe ayırınca daha iyi oyuncu gelir koç gelir o da şampiyonluk ve başarı getirir ama bu başarıların maddi karışlığı olmadığı için genelde bu yöntem çok tercih edilmez. Yani takıma 10 lira harcayıp Euroleague şampiyonu olursun ama Euroleague şampiyonluğu sana 2 lira getirir, yani prestijden başka bir kazancın yok, bu da çok önemli bir detay değil açıkçası. Aziz Yıldırım zamanında basketbola deli gibi para aktarıldı Avrupa'nın en iyi koçu getirildi ve Euroleague şampiyonu oldun, başka türlü olmaz zaten. Parayı biraz kıstığında play-off'a bile zor kalıyorsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
sadece soyle soyleyeyim, fenerbahce'nin 1 ay once aldigi dorsey, gs'in tum takim maas butcesinin toplamindan fazla aliyor muhtemelen. ne yazik ki kendi takimim olan galatasaray'in, fenerbahce gibi zengin baskanlari yok, bu sebeple bu bransa para yatirilmamasini dogru buluyorum.
fenerbahce taraftari olsaydim da amator branslara bu paralarin yatirilmasini istemezdim sonucta senede 20-30 milyon euro sirf erkek baskete para aktarilacagina, o paranin cogunun futbola gitmesini isterdim. tercih meselesi tabiki
0
monicapp
(06.05.23)
Soru tam tersi olmalıydı: fenerbahce bu kadar geliri olmayan bir branşa neden bu kadar yatırım bütçesi ayırabiliyor şeklinde. Galatasaray ve beşiktaş doğrusunu yapıyor. Türkiye'de sporun esas sektörü futboldur. Ki o da avrupada başarı olmaksızın basketbolla aynı finansal etkilere ve sonuç olarak da kadere sahip.
0
baldan kaymak
(06.05.23)
FB, Ülker ile birleşip hazıra kondu, o seviyenin tadını düzenli şekilde aldığı için de sonrasındaki yıllarda yatırımı hiç kesmedi. Her sezon ciddi bütçelerle ilerledi. Ama bence gereksiz. Gereksizi şöyle açayım.

Türk kulüpleri, ekonomik açıdan eti budu belli olan kulüpler. Ve bu kulüplerin ciddi yatırımını tek yapması gereken branş, futbol olmalı bana göre. Elindeki kurşunu amiral gemin olan futbol için atmalısın. Basketbolda sağlam bütçe yatırıp Euroleague şampiyonu olsan mevzusu bir günde bitiyor neticede. Futbol öyle mi?

Galatasaraylıyım, Galatasaray erkek basketbolda geçen sezonki gibi Dee Bost, Melo, Isaiah Canaan, Blackshear gibi kaliteli yabancılarla güzel bir takım kurup da bana sezonda keyifli maçlar izletsin, gidebildiği yere kadar gitsin, kafi. Bu sezonki takım çok kötü.
0
jonas
(06.05.23)
fenerbahçe her şeyin futbol olmadığını biliyor. spor prestijdir. nihai noktada amaç hem ülke hem kulüp açısından prestij sağlamaktır.

fenerbahçe bunu yapıyor ve avrupa'da futbol dışındaki sporları takip eden herkesin tanıdığı bildiği bir kulüp. bu bir günden bir güne olacak bir şey değil. olimpiyatlara götürdüğü sporcular bile yeter.

futbolda zaten makas açıldı. şampiyonlar liginde yarı finale çıkmak ve bunu düzenli hale getirmek imkansız. futbol seyircisi biraz dar bakıyor olaya.
0
bohr atom modeli
(06.05.23)
Baskan, yonetici pragmatisligi. Bunlar sadece futbolda gunluk basari uzerine odaklanirlar. Plan, proje hicbir sey yoktur. Statlarini bile devlete yaptirdilar. Abdurrahim Albayrak daha 2-3 yil once amator subeleri toptan kapatalim diyordu ciddi ciddi. Ama gidip de 35lik sakat adamlara milyonlari gomerler o ayri, ona para vardir, ama basketciye, voleybolcuya para yoktur:)
0
freedonia
(06.05.23)
Aziz Yildirim faktoru. Bir milyon tane yanlisi vardir ama kulubun genetigine isledi, Fenerbahce sadece futbol degildir. Her sporcu degerlidir, FB formasi giyiliyorsa o desteklenir.
0
neck_and_neck
(06.05.23)
(3)

Taksitle sıfır iphone almak

foreignsilhouette
Selam dostlar. Aradım taradım hiçbir yerde bulamadım böyle bir opsiyon. Bir ara hepsiburada 3 taksit yapıyordu eğer uydurmuyorsam, o da yok şu an. Bunun bi yolu yöntemi yok mudur? İlla apple mağazasına para dolu çantayla mı gidilecek yani? Tekte o parayı vermek kendimi kötü hissettiriyor. Teşekkür e
Selam dostlar. Aradım taradım hiçbir yerde bulamadım böyle bir opsiyon. Bir ara hepsiburada 3 taksit yapıyordu eğer uydurmuyorsam, o da yok şu an. Bunun bi yolu yöntemi yok mudur? İlla apple mağazasına para dolu çantayla mı gidilecek yani? Tekte o parayı vermek kendimi kötü hissettiriyor. Teşekkür ederim.
0
foreignsilhouette
(06.05.23)
Ticari kredi kartıyla alınıyor sanırım. Bir de kredi kartlarının taksitli nakit avansları var faiz oranları bayağı düşük, onu kullanarak da alabilirsin. Yani 12 aylık taksitli nakit avans kullanıp telefonu alır sonra borcunu bankaya ödersin. Böyle böyle şeyler vardır illa ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
Maalesef para dolu çantayla da gidip alamazsınız, kanunen o miktarda nakit alışveriş yasak, fatura kesilemez.

Ya kredi kartıyla tek çekim alacaksınız, ya da bankadan eft/havale yapacaksınız. Vergi mükellefi değilseniz 5.000 lira üstü, vergi mükellefiyseniz 2.000 lira üstü nakit alışveriş yasak.

Ticari kredi kartlarına taksit yapılıyor, bireysellerde yasak. Ticari kartla 7-8-9-10 taksit bankaya göre değişiyor.
0
John Bloor
(06.05.23)
Hb gibi e ticaret sitelerinden tek cekim alip, kartinizin taksitlendirme ozelligiyle taksitlendirebilirsiniz. Tabii kartinizin bu ozelligi olmasi lazim.
0
mor oje
(06.05.23)
(3)

Paristen indirimli ne alınır

regina phalange
Ayakkabı, çanta, kıyafet parfüm vs gibi. Kendim için ama alayım getireyim burdan satayım die değil
Ayakkabı, çanta, kıyafet parfüm vs gibi. Kendim için ama alayım getireyim burdan satayım die değil
0
regina phalange
(05.05.23)
Yani aslında her şey alınır. Nasıl şeyler aradığınızı bilmiyorum ama mesela ayakkabıda Jimmy Choo için konuşuyorum neredeyse 5 bin tl fark var. Parfüm için de her birinde değişmekle beraber kendi kullandıklarım için 1500 tl kadar fark var arada. Ama ben olsam parfüm için, burada halihazırda olmayan bir şey alırdım değişiklik olsun.

Yine çanta için de parfüm ile aynı fikirdeyim. Gidip klasik bir d-joy çanta almak yerine ben olsam Amelie Pichard güzel bir çanta bakardım.
0
irene
(05.05.23)
Çoğu şeyde Fransa Türkiye'den ucuz döviz kuru sebebiyle.

Ne istediğinize karar verin önce. Çok seçenek var.
En en basit örnek;
Nh150 wp decathlon ayakkabı Fransa'da su an 28 euro.
Türkiye'de 830 lira.
Dandirik ayakkabida bu kadar fark var.

Indirim, fiyat vs bakmak için idealo ve dealabs bakabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
Kozmetik ürünlere ilgin varsa A313 isminde bi retinol krem var, mükemmel bir icat.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.05.23)
(10)

Bir yerimiz kanayınca gelen ferahlık?

pavlis
Neden olur?
Neden olur?
0
pavlis
(05.05.23)
hiç öyle bi ferahlık hissetmedim. bi kan ver istersen
0
jelly bear
(05.05.23)
İğneden korkuyorum :(
0
🌸pavlis
(05.05.23)
Bro o ferahlık genelde kendini jiletleyen tayfada oluyor, nedeni de kendini jiletleyecek kadar kafalarının yerinde olmaması olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
yaralanma, endorfin salgılanmasına neden oluyor. ondan gelen bir iyi hissetme olabilir.
0
ermanen
(05.05.23)
Bunu daha önce duydum bana da kan aldırınca oluyor bazen. Galiba bazı kan değerleri hafif yüksek ve kan akışı olunca da bir rahatlama alıyor. Yakınım polisitemi hastası mesela kan verince o da rahatlıyor.
0
pembe mezarlık
(05.05.23)
Pembe mezarlik +1
Bana kan verirken denilen kanimin çok yoğun olduğu bu sebepten sağlık için de kan vermem gerektigiydi. Bunu Türkiye'de de Fransa'da da dediler. Hatta milletin kani likir likir akarken benimki uzun sürüyor.
Ondan sonra rahatlama oluyor denebilir. Ama kanarken "allahim nasıl güzel bir duygu bu hastasıyım" gibi olmuyor.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
@logisticmanager +1

bana da birebir aynı cümleleri söylemişti kızılay'daki doktor.
mesela ben de kan verdikten hemen sonrası ve takip eden 3-4 gün aşırı ferahlamış hissediyordum.
hatta terleme miktarımda bile beni rahatlatacak kadar azalma oluyordu (çabuk ve ortalamadan daha fazla terleyen biriyim normalde)
0
thedepressed
(05.05.23)
ilk defa duydum. bende hiç ferahlık olmuyor
0
abelardo
(05.05.23)
Kürek kemiğinin orada masada uzun saatler çalışınca dayanılmaz hale gelen ağrılarım için hacamat yaptır dediler. Pek inanmadım ama denemek istedim. Sonuç inanılmaz. Hem ağrım geçti hem de rahatlama oldu komple sırtımda.
0
mekaniker
(05.05.23)
İlginç bi şekilde kanayan tek tük sivilcelerim için aynını düşünüyorum.
Sanki vücut orda o kanı atmak ister gibi. sivilcedeki kanı iyice sıkıp alırsam bi süre cildim iyi oluyor, kendi haline bırakıp sıkmazsam uzun süre kalıyor ve yenileri de türüyor
Bilimsel hiçbi temeli yok bu arada bu gözlemimin
0
photo85
(06.05.23)
(3)

Düzgün Türk sanatçı önerileri (deprem ile ilgili bir proje için)

birbilmecemvarçocuklar
Hem depremden etkilenen kişilere mesaj göndermek, hem de ruh sağlığıyla ilgili bir kampaya için "influencer" arayışındayım ama düşün düşün işin içinden çıkamadım. Biraz da dinazor da kalmış olabilirim gündeme."Düzgün" Türk sanatçı (aşırı olmayan) diyince aklınıza kimler geliyor?
Hem depremden etkilenen kişilere mesaj göndermek, hem de ruh sağlığıyla ilgili bir kampaya için "influencer" arayışındayım ama düşün düşün işin içinden çıkamadım. Biraz da dinazor da kalmış olabilirim gündeme.

"Düzgün" Türk sanatçı (aşırı olmayan) diyince aklınıza kimler geliyor?
0
birbilmecemvarçocuklar
(05.05.23)
Bence Kubat. Kubat herkesin seveceği kimsenin "onun da şöyle bir olayı var" demeyeceği gerektiğinde neşeli gerektiğinde ağırbaşlı bir isim, o nedenle Kubat diyorum ben.

Aklıma gelmişken biraz ekleme yapayım çünkü Kubat'ı biraz daha düşündüğüm, Kubat sanki diğer sanatçılara göre erişimi daha rahat bir sanatçı gibi. Misal Instagram'dan Kubat'a ulaşıp "Kubat Bey bizim böyle bir projemiz var destek olmak ister misiniz" diye sorsan "hay hay" deyip hemen dahil olur gibime geliyor, yani diğer sanatçıları düşündüm, misal Murat Boz'a ulaşsan belki 1 hafta sonra "ya olabilir bi ajandama bakmam lazım" der gibime geliyor, yani günahını almayayım ama kabul etse de Kubat kadar içten candan ve samimi bir şekilde kabul etmez gibi ya da ne bileyim Tarkan da çok canımız ciğerimiz ama ona da kolay ulaşabilir miyiz çok emin olamıyorum, hadi ulaşsak takvimi uygun mudur bilemeyiz neticede Tarkan bu, ha samimiyetinden zerre şüphem yok ama bi Kubat gibi 15 saniye sonra dönüş yapamaz gibi, o da büyük sanatçı olmanın laneti gibi bir şey işte. Bununla birlikte Kubat da büyük sanatçı yanlış anlaşılmasın, diskografisi falan çok iyi ama kimse de bir Tarkan olamaz, o nedenle Kubat en doğru seçim olur.

Bu söylediklerime itirazı olan varsa Teke Tek Özel'de fikirlerimizi tartışmaya açabiliriz bundan kaçmam gocunmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
Barış Manço ve Hulusi Kentmen'in ölümü ile kapandı bence herkesin sevdiği isim dönemi. İbrahim Kalın ile bağlama çaldıktan sonra özür dilemek zorunda kalan Erkan Oğur'u hatırlayınca işiniz epey zor demek istiyorum. Siyasi görüşünü belli etmeyi geçtim, herhangi bir ödül töreninde yanlış taraftan ödül almamış olması gerek. Gençler ve yaşlıların ortak tanıdığı, bildiği isim bulmak ayrıca zor.

Aklıma ilk gelenler: Mehmet Akif Ersoy, Sinan Canan, Kıvanç Tatlıtuğ, Vedat Milor, Ezgi Mola, Osman Müftüoğlu, Arda Türkmen, Erol Evgin, İlber Ortaylı..
0
zihua
(05.05.23)
Karsu
0
ayheytmayselfenvanttuday
(06.05.23)
(6)

Uzun süredir görüşülmeyen arkadaşların Whatsapp’tan tebriğe dönmemesi

psmstc
Birisinin düğünü sonrası, birisinin çocuğu olmuş. Whatsaptan tebrik eder bir mesaj atıyorsunuz. Geri dönülmüyor. Bunun nedeni sizce ne olabilir?
Birisinin düğünü sonrası, birisinin çocuğu olmuş. Whatsaptan tebrik eder bir mesaj atıyorsunuz. Geri dönülmüyor. Bunun nedeni sizce ne olabilir?
0
psmstc
(05.05.23)
Meşguldür, unutmuştur.
Cevap vermek istemiyordur.
İletişim halinde kalmak istemiyordur.

Daha fazla ne olabilir ki?
0
pavlis
(05.05.23)
Yani birbirinde kayıtlı olma samimiyetine erişmiş bireylerin dönüş yapmaması tuhaf tabii, yani iletişimde kalmak istemesem bile kendimden yola çıkarak "Teşekkürler :)" şeklinde yüzeysel bir cevapla geçiştirirdim gibime geliyor. Ha ama sana sürekli aynı şey oluyorsa sende bir sıkıntı olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
Arasaydi keşke olabilir. Bu adamı da hiç sevmem olabilir. Çeyrek takmayan insan kendine saygısı olmayan bir kedidir olabilir. Çok takılmamak lazım.
0
hasmetizm 2046
(05.05.23)
çok mesaj alınca altlarda kalmış dönmeyi unutmuştur.
yeni çocuk sahipleri pek gecesi gündüzü olmadığından ilgilenemezler bu tarz şeylerle.
0
basond
(05.05.23)
başıma bir şey gelmeyecekse terbiyesizlikten diyorum. insanlarda hiç görgü namına bi şey kalmadı :) çocuğum da oldu yani ve babasız/anneannesiz/yardımcısız tek ilgilendim ve öyle aşşşşııırı aşırı telefona bakıp bir şey yazamayacak derecede bir yoğunluk yok. yazmak istememiş, görmüş umursamamış, küçük bi ihtimal görmemiş… öyle ya da böyle hoş değil.
0
deartheodosia
(05.05.23)
Uzun sure ne kadar? Gorusmemekten kasit ne, sifir iletisim mi?

Uzun suredir sifir iletisimde oldugum biri yazsa neden cevap vereyim? Geri donseler de olur da donmeseler de gayet anlasilir. Yabancidan farki yok. Hos ben tebrik de etmezdim uzun suredir gorusmedigim birini herhangi bir sebepten.
0
unidentified floating object
(05.05.23)
(7)

görselin orijinalini bulma

atina
merhaba aşağıdaki tablonun kime ait olduğunu bulmaya çalışıyoruz ama bulamıyoruz. herkes kendine göre yorumlamış ve belli ki bu bir klasik. ancak yine de bulamıyorum. yardımcı olabilir misiniz?(git: )https://lens.google.com/search?ep=gsbubb&hl=tr&re=df&p=ATHekxf2um1cA0FgAmIwc59f7tZUIcnq2Rsy2mtltXiOP
merhaba aşağıdaki tablonun kime ait olduğunu bulmaya çalışıyoruz ama bulamıyoruz. herkes kendine göre yorumlamış ve belli ki bu bir klasik. ancak yine de bulamıyorum. yardımcı olabilir misiniz?

(git: )lens.google.com
0
atina
(05.05.23)
asiza isimli bir ablanın görünüyor: www.asiza.ca

www.instagram.com
0
ensar
(05.05.23)
Asiza Demetrian isimli bir sanatçı olabilir mi?

büdüt: ben de Ensar'ın verdiği linki verecektim, gerek kalmamış.
0
orient blue
(05.05.23)
asiza +1 www.houzz.com
0
tahtakafa
(05.05.23)
merhaba ben de asiza gördüm ama siz arama motorunun sonuçlarına göre mi böyle düşünüyorsunuz? çünkü bu resmi ünlü bir ressam yapmış olup; sonradan da asiza adlı kişi ytapmış olabilir mi acaba?
0
🌸atina
(05.05.23)
sanatçının bir stili var ve bu stilde bir çok eser yapmış, buna göre bir reprodüksiyon değil, orijinal bir asiza çalışması gibi görünüyor.
0
ensar
(05.05.23)
Hocam sanatçının bütün çalışmaları bu formda zaten, yani belli ki bu kendine özgü bir stil sürekli bu şekilde çalışmış zaten.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
çok teşekkür ederim herkese. çopk sağolun arkadaşlar değerli bilgileriniz için.
0
🌸atina
(05.05.23)
(20)

Mağdur değil miyiz?

the man with no name
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura
Arkadaşlar, önceki seçimlerde vaatlerden çok iktidar değişikliği öncelikli diye oy verirdim. ancak bu seçimde iktidar değişikliği kadar millet ittifakı, ekonomik ve sosyal vaatleri ile de çok öne çıkıyor.

ancak broşürlerinde, beyannemelerini filan incelediğimde gençlere, emeklilere, esnaflara, memura, engelliye, yaşlılara vaatleri önceliklendiriyor. bu ülkede işinde gücünde bir özel sektör çalışanına bir vaat göremedim. örneğin yaklaşık 4.000 gün ssk kaydı olan beyaz yaka bir işçi, iktidar değişikliği ile gelecek daha fazla özgürlük ve demokrasi dışında faydalanacağı neredeyse hiçbir şey göremiyorum. vaatler arasında belki de bana hitap eden tek şey kış saati uygulamasına son verilmesi, öyle söyleyeyim. diğer gruplara yapılacak iyileştirmelerden dolaylı etkilenmekten usandımm. doğrudan bir şey de bana ve benim gibi insanlara yarasın.

oysa bu ülkenin yükünü herhangi bir yere sırtını yaslamamış bu işçiler, beyaz yakalar daha çok çekmiyor mu? neredeyse hiçbir şey elde etmeden çalıştık ve üstüne bir sürü sorunlarımız oldu.

çok kafama takıldı, ben mi yanlış düşünüyorum? yoksa yeteri kadar mağdur değil miyiz? bu defa mv seçimlerinde oy vermeyi düşünmüyorum gerçekten.
0
the man with no name
(05.05.23)
tabii ki yanlis dusunuyorsun. 1. burada secim kazanmaya calisiliyor. haliyle en politik olarak pragmatik vaatler veriliyor belki baska partiye oy verecek olan insanlarin dikkatini cekmek icin 2. beyaz yakalinin hic genc cocugu veya yasli annesi babasi yokmus gibi yazmissin. veya emekli hic calismamis gibi 70 yasina kadar. 3. diger gruplara yapilan iyilestirmeler benim kaybim mantigi asiri toksik.
0
hot potato
(05.05.23)
@hot potato teşekkürler. ben diğer gruplara yapılan vaatler yapılmasın demedim. kapsayıcılığın dışında bir politika güdüldüğüne işaret etmek istedim. toksik bir durum mu emin değilim, sürekli her şeye karşı anlayışlı olmak ve empati kurmak artık bana daha toksik gelmeye başladı açıkçası. neden hep empati kuran ben ve benim gibiler oluyor. bu yüzden belki de bize bir şey vaadedilmiyor belki de. bireyin hayatını iyileştirmek yerine belli gruplara daima öncelik verildiğinden bahsetmek istedim.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
Özellikle bekarları ağzına alan yok. Şu ortamda en çok sıkıntı çeken grup bence. Her şey ailelere yönelik planlanıyor.

Örneğin bekara ev vermem diye artık çok yerleşmiş bir anlayış var etrafta. Ya da şirketler ve kurumlar bekar çalışanlara yeni mezun muamelesi yapıyor sıkıntı bir iş varsa direkt bekarlar öne sürülüyor. Aynı şekilde izinlerin dağıtımda da bu böyle. Baya ikinci sınıf insan muamelesi görüyorsun evli değilsen.

Evin bile ev değil "bekar evi" olarak düşünülüyor ve yanına kalacak birini almanı falan bekliyorlar.
0
akhenaten
(05.05.23)
Hocam benim bulabildiğim olarak şurayı incelemeni tavsiye ederim. Eminim ki kendi sitelerinde va daha kapsamlı şeyler vardır.

www.evrensel.net

Birkaç örnek madde alarak yorum yapayım.


- Yazılı ve sözlü sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere liyakat esaslı alımlarının yapılması sağlanacak.

Yorumum: yukarıda saydığın gruplara hiç girmeyenlerin de faydanabanileceği bir şey. Belki de sen de bu durumun mağdurusun. İl/ilçe belesiyesi el değiştirdikten sonra işe girebilen insanlar tanıyorum.

- Devlet okullarındaki evlatlarımıza beslenme desteği başlatılacak.
Yorumum: çocuğun varsa direkt senin ekonomini de etkileyecek bir madde.

- Çiftçilerin ve balıkçıların kredi faizleri silinecek.
Yorumum: onların yükünün azalması, üretimin artması ürün fiyatlarının ucuzlaması haliyle bireysel ve toplumsal ekonominin iyileşmesi demek.

Bir de şöyle bir video gördüm, izlemedim ama bakmanı tavsiye ederim. youtu.be
0
senolll
(05.05.23)
ülkede son yıllarda alım gücü en çok düşen kesim özel sektör çalışanı beyaz yakalı kesim. Ülkeyi terk etmek isteyenlere bakarsan zaten kimin hayatı kötüleşmiş kimler benzer seviyede görürsün. Asgari ücretliler hep böyleymiş, memurlar hep bir şekilde ortada. Emekliler geçmişte evini alabildiyse ve küçük şehirdeyse bu krizden pek etkilenmemiş olabilir vs vs.

Sonuç olarak evet, mesela ülkenin refahını artırmak isteseler Eyt'yi geçirmemeleri, memur sayısını azaltmaları falan lazım. Ama siyaset mecburen çoğunluğa oynuyor, adamlar 4 çocuk yaparken biz evlensek bile çocuksuz takılıyoruz. Yani gelecekte de böyle olmaya devam edecek veya demokrasi kavramı biraz değişecek.

Sen yine oy ver bence, bu oy "kötü gidişi durduracak". İleride beyaz yakalıların haklarını koruyan bir parti ortaya çıkar mı yeterli oy alabilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(05.05.23)
75 yasındaki adamdan minnet umarsan böyle
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.05.23)
Başkan bu sebepten oy vermiyorsan o zaman bundan 6 ay sonra buralarda başlık açma ya da şikayet etme. Oy vermemek benim için ikisi de aynı o yüzden bana fark etmez demek bu noktada, eğer mutluysan oy verme.

Türkiye gibi bir ülkede politikacinin konuşacağı şeyler ilk karşı taraftan alacağı oylar olacak. Türkiye Finlandiya değil ki konuşalım.

Kk politikalarinda sana sıfır etki var demek saçma olur. Bir sürü şey var. Biz şu an ülkenin bozulmuş ayarlarini yerine getirmek ile ugrasiyoruz, beyaz yakadan konusmasa da olur. Beyaz yaka "benim hakkimda konuşmadı o zaman banane" diyorsa o zaman mutludur hayatından.
0
logisticsmanager
(05.05.23)
Ben size %100 katılıyorum. Ben hariç herkese doğrudan fayda sağlayacak bir şey vaad edilirken ben sadece ödediğim vergilerle kaynak olarak kullanılacağım gibi hissediyorum.
0
namandigurai
(05.05.23)
Maaelesef öyle populizm uğruna hep belli kesimlere vaat veriliyor, muhalefet bizi cepte görüyor, akp ise zaten bunlar bize oy vermez diye kasmıyor arada kalıyoruz. resmen sokak köpeği kadar değerimiz yok seçim vaadi anlamında.
0
nuisance
(05.05.23)
@logisticsmanager ben cb seçiminde oy kullanacağım. mv seçimlerinde oy kullanmak konusunda saydığım bu sebeplerden kararsızlığım var dedim. oy kullanmayacağımı belirtmedim. fikir almak için yazdım. üstelik olduğum seçim bölgesinde hiçbir mv adayı da bana hitap eden insanlar değil. tüm seçimlerde bir kere dahi iktidardan yana oy kullanmadım. ve geldiğim noktada hala dışlanmış hissettiğim için düşüncelerimi paylaştım. benim haklı olduğum yanlara değinmek yerine stratejik oy kullanmaya devam diyorsunuz. zaten hep öyle yaptım.
0
🌸the man with no name
(05.05.23)
olay vaatten çok bu düzenin değişmesine önce normalleşelim sonra vaatlere bakarız.
0
mikahakkinen
(05.05.23)
65 yaş üstü adayların gençleri anlamayacağı açık.
Verdikleri sözlerin çoğunu yapamayacakları ortada.
İktidar değişmezse et kısa zamanda bin lira falan olur. Bu kesin gerçek.
0
vizivozo
(05.05.23)
cepte görüyorlar +1

diğer kesimin üstüne oynamak daha karlı ve kolay. siyaset dili yıllar içerisinde bu kesim üzerinde döndü ve gelişti. daha da kolay ayrıca ve oyları beyaz yakaya göre çok daha değişken. bu yüzden bu kesimin üstüne çalışmak daha karlı geliyor.

dediklerine katılıyorum ancak mv seçimleri de en az cb seçimi kadar önemli. akp gidecek ama ana muhalefet olarak kalacak. bu noktada ne kadar az mv sahibi olurlarsa o kadar iyi ancak şu anda çoğunluğu alacaklar gibi duruyor ve bu başta kendilerinin yargılanmaları olmak üzere, düzelmesini istediğimiz birçok şeyin önünde engel.

bu yüzden oy vermek, özellikle chp ya da iyip'e vermek çok önemli. tabi bölgenizde başka parti güçlüdür orası ayrı.
0
not sure if serious
(05.05.23)
Aynen bro oy kullanma bu süper demokratik bir başkaldırı, kesinlikle ülkenin geleceğini değiştirecek bir hamle gibi geldi bana da bu. Tiananmen Meydanı'nda kendini yakan rahip dayıdan sonraki en çok ses getirecek pasif direniş örneği bu olabilir gibi geliyor, kitleleri arkandan sürükleyeceğine eminim. Hayırlısı olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
katılıyorum ama bu yeni bir şey değil. bu sebeple muhalefet 20 yıldır kaybediyor. bence hala elle tutulur, kitleleri arkasında sürükleyen bir vaadi yok. ana çerçeve $300mr para getireceğiz ve herkese para vereceğiz. mesele bu malesef. bana kalırsa bu bir kolaycılık ve popülizm.
doğu illerindeki çiftçilere elektrik bedava verecez demiş kılıçdaroğlu mesela. böyle bir şey yapılıyorsa niçin sadece doğu illerine yönelik var? diğer bölgelerde çiftçiler yok mu? bu popülizm işte. kaybettiren dil tamamen bu. kalkınmada öncelikli iller vs diye bunu doğru bir şekilde anlatabilse bu kadar tepki görmeyebilirdi ama bu durumda çeşitli teşvik paketleri ve kredi imkanları içeriyor programlar. burada ise doğrudan bedava elektrik vaadi söz konusu. kaldıki kaçak elektrik kullanımı gibi ülkemizde ciddi bir problem olmasına rağmen...
0
debian
(05.05.23)
Haklısın kardeşim.
Ben de hiç yalnız yaşayan bekar erkekler için bir vaad göremedim.
Bu konuda çok kırgınım onlara.
İyi düşünmüşsün.
Ben de sandığa gitmeyeyim bari.
0
Mirket
(05.05.23)
modern demokrasilerde maalesef çoğunluğun sözü geçer. çoğunluk da önce kendi çıkarları için konuşur.

Türkiye'de beyaz yakalı çalışanlar aktif çalışan nüfusun sadece %25'i. yarısı bile değil. Üstelik beyaz yakalı işçilerin çoğu işçi olduğunun bile farkında değil ya da kabul etmiyor. Kimse sayıca bu kadar az, üstelik kendi durumunun bile farkında olmayan, hak talep etmeyen bir kitle için uğraşmaz, vakit harcamaz.

Diğer yandan beyaz yakalıları kandırmak çok kolay. Şık bir ofiste, havalı giyinebilsin, öğlen yemek kartıyla kahveciden kahvesini alabilsin, 2-3 havalı kariyer etiketiyle bu insanları gece gündüz çalştırabiliyorsun zaten. Bir örgütlenmeleri yok, tamamı kendini şirketin ortağı bir sermayedar sanıyor. İşçi olduğunun bile farkında değil.

Mesela bir fabrikada torna ustasını saat 5 oldu mu tutamazsın. Adam biner servisine gider. İsterse iş kalmış olsun. Sabah 9'da gelir kaldığı yerden devam eder. İşi bitirmek için kal dersen de mesaisini ister, ödemezsen gider sendikaya şikayet eder. Çok kafası bozulursa istifa eder gider arkasına bile bakmaz. Patrondan falan da korkmaz kolay kolay. Mesela maaşını 2 gün geç yatır adam kapatır makineyi parasını alana kadar şalteri açmaz.

Aynı fabrikada o torna ustasının yaptığı işi yurtdışına satan "regional sales director" sabaha kadar çalıştırılabilir. Mesai istemez, zaten isteyemez. ARkasını savunacak bir sendikası yoktur. Patrondan ödü patlar. İstifa edip gitmeye yüreği yetmez çünkü muhtemelen o fabrikanın namı büyüktür, cv'sinde öyle bir şirketten ayrıldım yazmaya eli gitmez. Bu adamlara dandik bir özel sigorta, uyduruk bir şirket arabası kullanım hakkı verdin mi tamam zaten.

Çok komik ama Türkiye'de mavi yakalı işçiler sağ muhafazakar siyasete daha yakındır. Beyaz yakalı işçiler de genelde sosyal demokrat siyasete yakındır. Ama sosyal demokrasinin en temel unsuru sendikalaşmayı en iyi başaranlar mavi yakalılardır.


Bildiğim bir sektörden de örnek vereyim.
Eskiden reklam kampanyalarının fotoğraf ya da film çekimleri yapılırken bir saat sınırı yoktu.

mesela bir reklam filmi çekilecek ve bu çekimin 24 saat süreceği düşünülüyor. Sabah 8'de başlar çekim, ertesi sabah 8'de biter ara verilmeden. Hatta yönetmenin, fotoğrafçının, oyuncunun kaprisine göre bazı sahneler tekrar çekilir 36 saat 40 saat aralıksız çalışılırdı.

Bu çekimlerde beyaz yakalı da, mavi yakalı da çalışır. Mavi yakalılar dekoru kurar, malzeme taşır, ışıkları kurar, getir götür nakliye işlerini yapar, yemek hazırlar, kamera sistemlerini kurar vs. Beyaz yakalılar da reklamı yapılacak şirketin ve reklamı yapan ajansın temsilcileridir. İşin plana uygun gidip gitmediğini takip etmek için settedir. Setten sonra o reklam malzemelerinin hazırlanması, mesela filmin montajının yapılması, ilanların baskıya hazırlanması da beyaz yakalının görevidir. Yani setten sonra da beyaz yakalı çalışmaya devam eder. 36'lik aralıksız bir çekimden sonra, 2-3 saat uyuyup gelen fotoğraflarla reklam bannerları hazırlamak için bilgisayar başına oturur mesela tasarımcılar.

Hazırlanan reklam bannerları medya planına göre dağıtmak için pazarlama ekibi mesai harcar... Korkunç yorucudur bu süreçler de.

Şartlar böyleyken, mavi yakalıların "sinema işçileri sendikası" dedi ki günlük çalışma saati 16 saati aşamaz. Bunun da 12 saati normal ücretle ücretlendirilir, 12 saatten sonrası için normal ücretin 1,5 katı ücret alınır. Bu olayın üstüne gerçekten de saati doldu mu mesela ışık şefi şalteri indirip arkasına bile bakmadan gidiyor artık.

mavi yakalıların görünüşte beyaz yakalıları da rahatlatan bu kararına en büyük itiraz kimden geldi? Patronlardan değil. Onlar tamam dedi sendikayla ters düşmemek için. Ama beyaz yakalılar, pazarlama müdürleri falan çıldırdı uzun süre. Ben çok pazarlama çalışanı duydum: "ama benim pazarlama bütçemi 2 katına çıkarmam lazım" diyen. Düşün adam kendine ait olmayan bir parayı, kendininmiş gibi savunuyor.

Şimdi diyebilirsin ki ama o bütçenin hesabı o pazarlama ekibine soruluyor çünkü o da onun stresini yaşıyor. Kardeşim o zaman sen de sendikanı kur. O üstüne gelen stresi baskıyı yönet.

Çok genel geçer bir sözdür bu, hak verilmez, hak talep edilir. Hem sayıca azsın, hem kraldan çok kralcısın, hem kendi haklarını bile umursamayacak kadar "kariyer" uğruna öz saygını ayaklar altına almışsın, hem adam gibi bir sendikalaşmaya bile gidememişsin. Senin haklarını kimse savunmaz ki?

Türkiye'de yüzbinlerce yazılımcı var mesela. Kaçı sendika üyesi?
Şöyle havalı bir yabancı şirkette işe girince hepsinin ağzı burnu kayıyor havalar civalar...

Böyle bir kitleye tabii ki kimse bir vaat sunmaz.

Mavi yakalılar daha pragmatisttir. Mavi yakalının tek çalışma motivasyonu para ve yan haklardır. Daha iyi para veren, daha iyi haklar sunan, daha iyi çalışma ortamı vaat eden işe gider. Bu siyasi olarak da böyledir. 90'larda mavi yakalılar bir seçimde ANAP'a oy veriyor, bir sonraki seçimde daha iyi bir vaat varsa DSP'ye oy veriyor. Adam son derece haklı olarak önce kendi cebini ve yaşamını düşünüyor.

Beyaz yakalılarda böyle bir öz bilinç yok. İş anlamında beyaz yakalıların ağzına bir parça bal çalınıyor: "KARİYER". Bu hikayeyle bu adamları istediğin gibi güdebilirsin. Ekşi duyuruda bile çok başlık var böyle, "daha büyük şirketten iş teklifi aldım, maaşı ve yan hakları daha az ama kariyerim için daha iyi olacak, gideyim mi?". Bu adam sırf kariyeri uğruna iş yerinde her türlü haksızlığı sineye çekebilir. O yüzden de sırtına binerler. Siyaseten de böyle.

Çantada kekliktir bu kitle. Çünkü siyasette de ağzına çalışan balın adı şu: Yaşam tarzı... Bak biz seçilmezsek artık rahat rakı içemezsin, mini etek giyemezsin dedin mi bu adamın oyunu alırsın. Ya da biraz muhafazakar bir beyaz yakalıysa biraz korkuttun mu tamam ceptedir.
0
anten
(05.05.23)
ağzına sağlık muhalif biri olarak ben de tam olarak aynı şeyi düşünüyordum. maaşlı çalışan bir keriz olarak bana hiç bir partinin bir adet vaadi yok. aksine, asgari ücrete zamlar, eytler, memur zamları vs gibi durumlar için yaratılması gereken kaynaktan dolayı büyük bir enflasyon gerçekleşecek ve sonucunda biz bu enflasyon zammı kadar maaş zammı alamayacağız. yani aynı tas aynı hamam. bu ülkenin vasıflı mal üreten ve çilesini çeken kesimi için teşvik ve vaatler sıfır. gelir vergisi dilimlerini düzenleme vs gibi bir konu bile kimsenin aklıma gelmiyor.

sonuç olarak trnin mevcut vizyonu bu, devlet yardımlarıyla yürütülen bir dar gelirli gemisi. herkes ya devlete çalışacak, ya devletten para alarak yaşayacak. beyaz yakalı kerizler olarak bizim oyumuz zaten cepte olduğu için bizi düşünen yok.
0
roket adam
(05.05.23)
yükü mükü geç. hayattaki en büyük zenginlik özgürlük ve demokrasi. bunlar olmadıktan sonra sadece maddi zengin olursun. özel sektördeki çalışan yükü sırtlıyor mu? evet ama zaten özel sektörün şartları "genele yayarsak" daha iyi. bu seçim öyle şartları bi düşüneyim seçimi değil. bi taraf iyileştirme yapıcaz diyor öteki oy veren gaydir diyor allahsızdır teröristtir diyor. hür iradenizle oy kullanın.
0
KidLazer
(05.05.23)
beyaz yakanın ucuz avrupa tatili, konser ve ucuz bira dışında bir talebi mi var?
varsa bu taleplerini iletecek bir görünürlülüğü, gücü mü var?
ofisler ben işçi değilim sendika neymiş öegh diyen tiplerden geçilmiyor.
siyasetçilerin önünde sihirli küre yok baksın aaa bu ofis insanlarının da şöyle bir sorunu varmış dur onu da düşünelim diyemiyorlar, kusura bakmayın.
araba fiyatları düşecek, dolar düşecek de zaten beyaz yaka oltaya geliyor dahasına ne gerek var?
0
Whily
(05.05.23)
(5)

Stresten bayılmak

marowak
Direksiyon dersindeydim. Pek de beceremediğimden bayağı gergindim. Park çalışırken park yaptıktan sonra bayıldım, ambulans ile hastaneye kaldırdılar. O anları pek hatırlamıyorum. Acildeki doktor epilepsi olabilir, tek bayılma ile karar verilmez, sen bir nörolojiye git dedi. Ancak sağlık sigortam yok
Direksiyon dersindeydim. Pek de beceremediğimden bayağı gergindim. Park çalışırken park yaptıktan sonra bayıldım, ambulans ile hastaneye kaldırdılar. O anları pek hatırlamıyorum. Acildeki doktor epilepsi olabilir, tek bayılma ile karar verilmez, sen bir nörolojiye git dedi. Ancak sağlık sigortam yok ve epey GSS borcum var. Bu aralar gitmem pek mümkün değil. Epilepsi olması yüksek ihtimal mi? İnsan epilepsiden bağımsız bir şekilde gerginlikten bayılabilir mi? Ehliyet almayı çok istiyordum, öyle ise yazık olacak. Doktorlar yıllar önce epilepsiden şüphelendiler ama sonra yok dediler. Hayatımda ilk defa bayıldım direksiyon dersi sınavında.
0
marowak
(05.05.23)
Bro bak bugün şöyle bir duyuru vardı belki senin işine yarar: www.eksiduyuru.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
Geçmiş olsun. Bildiğim kadarıyla epilepsi olunca bir süre sabit kalıyorsun. Vücudun kasılıyor. Bayılmada vücut kasılmayabilir. O andaki durumunu hocana sorabilirsin. 120 ile giderken olsaydı facia olabilirdi. Bence buna şükret. Ben 3.'de geçtim. Ne kadar rahat olursan o kadar iyi olur.
0
dissendium
(05.05.23)
Cok benzerini yasadim, bisey yok. Gayet insani bi durum. Ancak tekrari olursa doktora gidin.
0
kimilolo
(05.05.23)
aşırı stresten ve gerginlikten olmuştur dert etmeyin.
0
koela
(05.05.23)
uni'de sunum sirasinda bayilan arkadas biliyorum, olabiliyor
0
freedonia
(05.05.23)
(10)

Maden suyu zararlı mı

dissendium
Merhabalar. Bim'de satılan Avşar maden suyunu çok seviyorum. Bim'e girip 6'lı alıp çıkıyorum. Alınca da her gün bir tane içmiş oluyorum doğal olarak. Bağımlı gibi oldum. Tadını da beğeniyorum. Her gün bir maden suyu bir şey yapar mı? Bu soruyu daha önce de sormuştum ama genç adamsın, bir şey olmaz t
Merhabalar. Bim'de satılan Avşar maden suyunu çok seviyorum. Bim'e girip 6'lı alıp çıkıyorum. Alınca da her gün bir tane içmiş oluyorum doğal olarak. Bağımlı gibi oldum. Tadını da beğeniyorum. Her gün bir maden suyu bir şey yapar mı? Bu soruyu daha önce de sormuştum ama genç adamsın, bir şey olmaz tarzı yanıtlar gelmişti. Yaş 30 oldu. Böbrekleri paket yapmayalım.
0
dissendium
(05.05.23)
Maden suyu zararlı içecekler sıralamasında listenin sondan bir önceki sırasında, son sırada su var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
Meyveli olanı tabii ki.
0
🌸dissendium
(05.05.23)
günde 1 sade olan maden suyu çok normal. bir zararı olmaz. ama bu meyve aromalı diye satılan şükür şurubu ve yapay aroma verici içerenler hiç masum değil. sürekli ve düzenli tüketimde bunların bir zararı olabilir.
0
debian
(05.05.23)
Meyveli olanlar ciddi şeker ve karbonhidrat içerir sade madensuyu içmiyorsanız çok da masumiyet sorgulamamak lazım maalesef...
0
apocalipy
(05.05.23)
Meyveli olanı maden suyu olarak saymazsanız daha iyi olur sanki. Günlük bir tanenin pek bir zararı olmayabilir tabiki.
0
yeninesiltupcu
(05.05.23)
arkasını okuman yeterli zararlı oldugunu anlamak için.
0
koela
(05.05.23)
meyveli olanlarinin gazozdan farki yok. o yuzden icme. tadini seviyorum dedigin icindeki sekeri seviyorsun.
0
alperz
(05.05.23)
meyveli olan en zararlı içeceklerden, koladan vs. tek farkı kullanılan suyun maden suyu olması içeriklerin geri kalanı, en önemlisi ise şeker yine var. hatta tatlandırıcı kullanılan kolalar bile şekerli maden sularından iyidir.
sade maden suları sağlıklı onda sorun yok. ben 2 yıl kadar su tüketmeyip sadece maden suyu içmiştim hiçbir olumsuz etkisini görmedim. şuanda da günde 3-5 şişe içiyorum yine.
her türlü karbonhidratı kestim 2.5 yıl önce şahsen. bir daha tüketeceğimi sanmıyorum aromalılardan.
0
konetsu
(05.05.23)
yemekten 2-3 saat önce veya sonra tüketirsen bir şey olmaz
0
bir soru sorcam
(05.05.23)
Doğal maden suyu in soda ve meyveli içecekler out
Doğan maden suyundaki tuz oranı önemli
Fazla tuz = böbreği yoruyor
Makul doz = faydalı diye biliyorum
0
photo85
(06.05.23)
(7)

Kuduz aşısı gerekir mi?

onepointzero
Çocuk parkta kediyi seveyim derken ellerini hafif tirmaladi. Acile götürdüğümüzde "Doktor bu yaşta önermiyoruz. Şuan kuduz vakası da yok" deyip aşı yaptırmadı. Bu bizim başımıza 4 yıl evvel de geldi. Çocuğa o dönem tam doz aşı yapmışlardı. Şimdi içime de bir kurt düştü. Bugün 2. gün. acaba yarın baş
Çocuk parkta kediyi seveyim derken ellerini hafif tirmaladi. Acile götürdüğümüzde "Doktor bu yaşta önermiyoruz. Şuan kuduz vakası da yok" deyip aşı yaptırmadı. Bu bizim başımıza 4 yıl evvel de geldi. Çocuğa o dönem tam doz aşı yapmışlardı. Şimdi içime de bir kurt düştü. Bugün 2. gün. acaba yarın başka bir hastaneye götürmeli miyim, deneyimli ya da doktorların tavsiyesine ihtiyacım var.
0
onepointzero
(04.05.23)
Abi şimdi "öyle şey olur mu kesin aşı yapılmalıydı" diyenler olabilir, saygı duyarım ama kuduz mikrobu tırmalamayla geçmez kan/salya yoluyla geçer, ben her gün 50 tane sokak kedisi seviyorum en az 10 tanesi tırmalıyor elim kolum kedi tırmığıyla doldu, kedi tırmalamasıyla kuduz bulaşsaydı en başta bana bulaşırdı. Bak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kuduz vakaları her zaman olmuştur ama kedi tırmalaması nedeniyle bir tane bile kuduz vakası olmamıştır, olmaz yani istatistikler yalan söylemez. Ha "olur" diyen olursa "haklısın" derim ama kuduz vakaları belli nedeni belli, endişe edecek bir durum yok yani. Geçmiş olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
Lütfen doktoru dinleyin.
0
sibertenik
(05.05.23)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, siberteknik +1

sadece elini güzelce sabunlayın, sonra bir de kolonya yeterli olacaktır.
not: çok tırmalanmış çok kedi babasıyım.
0
rakicandir
(05.05.23)
Benim ve kizimin hayati sokak kedileriyle ic ice. Ciziksiz haftamiz yok. Hic ama hic doktora gerek yok
0
kimilolo
(05.05.23)
Eğer eli kesilmiş ve kanamış olsaydı tetanoz aşısı gerekebilirdi ama doktor önermediyse gerek yoktur zaten.
0
nhk ni youkosu
(05.05.23)
böyle durumlarda sizin önerim hemen o bölgeye kolonya sürmeniz ardında bol sıvı sabunla yıkamalısınız.
hayvanı biraz takip edin nasıl bir hayvan saldırgan mı normal bir hayvan mı. eğer hayvanda bir sıkıntı yoksa önermem. bir iki gün gözlemleyin.
0
sizofren06
(05.05.23)
Hocam aşı bulunmadan önce kuduzdan korunma yöntemi yaralanan bölgeyi bol sabunlu suyla yıkamaktı. Ve hastalık ihtimalini %50 azaltıyordu. Yani kuduz bir hayvan sizi ısırdığında eğer yeterince hızlı şekilde yarayı dezenfekte edebilirseniz %50 ihtimalle hastalanmıyordunuz.

Bu nedenle aklınızda bulunsun bir dahakine. Her türlü yaralanmada, mikrop kapmamak için sabunla yıkamak esansiyel ve oldukça etkili. ( her durumda yeterli diyemem)

Onun dışında kaleci saçlı forvet +1
0
zimbirik
(05.05.23)
(16)

İnsanlara tavsiye veriyor musunuz?

sassot
Kardeşiniz , akrabanıza ya da arkadaşlarınıza tavsiye veriyor musunuz şöyle yapmak yerine böyle davran diye.ben eskiden çok tavsiye verirdim, şimdi ne hali varsa görsün diyorum. insan hakettiğini yaşar diyerek ileride, şu anki davranışlarından dolayı çekeceği sıkıntıları görmesini istiyorum. bu bira
Kardeşiniz , akrabanıza ya da arkadaşlarınıza tavsiye veriyor musunuz şöyle yapmak yerine böyle davran diye.

ben eskiden çok tavsiye verirdim, şimdi ne hali varsa görsün diyorum. insan hakettiğini yaşar diyerek ileride, şu anki davranışlarından dolayı çekeceği sıkıntıları görmesini istiyorum. bu biraz ağır gelebilir ama kişi kendini geliştirmeli, benden büyük birine ben neden tavsiye vereyim kendini geliştirmemişse bunun cezasını çekmeli diye düşünüyorum.
0
sassot
(04.05.23)
Ömrüm boyunca bu hadsizliği kendime hak görmedim. Kimseden tavsiye de almak, özellikle ben sormadıysam.
Gelişigüzel yorumları da bagımsızlığıma muhalefet olarak görürüm.
0
pavlis
(04.05.23)
Almak değil, almam olacaktı. Olmadı.
0
pavlis
(04.05.23)
Vermiyorum zaten hayatta başarısızım (: hem insanlarla konuşmak öğüt vermek hiç bir şeyi değiştirmez zaten. Herkes bildiğini yapsın.
0
anon1m
(04.05.23)
Ben bunu çok yapıyorum ya. Tam bir tavsiye sebili gibiyim. Genelde dinleyenler kazanıyor ama.
0
msb
(04.05.23)
bana sorulmadan kimseye tavsiye vermem ve sormadigim bir tavsiyeyi almaktan da kesinlikle hoslanmam. herkesin akli kendine. soruldugu takdirde ise tavsiyeler veririm ama mutlaka.
0
in vino veritas
(04.05.23)
Tavsiye istemeyene tavsiye verilmez. Ben haddimi bilirim, kimsenin hayatına öneri vermem. Çünkü benim onun içinde bulunduğu durum hakkında düşünebildiğimi kendisi haydi haydi düşünür. Çünkü ben dışarıdan 1 görüyorsam o olayın kendisini yaşadığı için 10 görüyor konu ile alakalı ayrıntıları. Bu durumda bu hadsizliği yapmak iş bilmezlik olur. O yüzden ben tavsiye vermiyorum istemeyenlere. Aksi zaten sosyal açıdan sorun.

İstemeden tavsiye verenlerle de muhabbetimi çok kısıtlı tutarım.
0
zimbirik
(05.05.23)
Benimle paylaşımda bulunmayı tercih eden bir insana mutlaka "öneri ister misin?" diye soruyorum. Evet derse, önerimi veririm. Hayır derse susarım; bazen sadece anlatmak istiyor insan. Olaya yaşının kaç olduğunu düşünerek yaklaşmıyorum. Hayat, başımıza farklı farklı şekillerde geliyor. Siz o konuda bir tecrübe yaşamışsınızdır ya da hassasiyetiniz vardır, o konuda kendinizi geliştirmişsinizdir. Gönülden vermek, o insanın hayatını değiştirebilir ya da henüz hazır olmadığı için o an hiçbir şey duymamış gibi yaklaşabilir.
0
from where i ride
(05.05.23)
İstemeyene tavsiye verilmez+1
İnsanları bilgisi olmayan şeylerle suçlamak manasız. Bilgiyi alma kapasitesine göre yaklaşmak en güzeli, buna da empati diyolla. Ben sevdiğim insanlara bilgiyi veririm, bakış açıma güvenen insan dinler ve tavsiye ister. Bu insanlara verdiğim zararsızlık mesajı ile de ilgili biraz. Çoğu insan ne eleştiri ne de tavsiye istiyor zaten, geldikleri gibi gitmekte sıkıntı duymayan insana yardımcı olamayız.
0
hasmetizm 2046
(05.05.23)
Anayım ben, hayatım tavsiye vermekle geçiyor.
Öte yandan arkadaşlarıma çok tavsiye vermemeye çalışırım, "iyi olur Allah'tan kötü olur kuldan" ötürü. İnadına bana fikir sormaya gelirler. Eğer başımdan sordukları duruma özel bir tecrübe geçtiyse, "bana da böyle böyle olduydu ben şöyle yapmıştım sonuç iyi/kötü oldu" diyorum. Valla başkasının riskini kendi üzerime alamam.
0
SiyamkedisiZorro
(05.05.23)
Benden işyerinde genelde kadınlar tarafından "nasıl kilo vereceğiz" erkekler tarafından "nasıl spor yapacağız" türü sorular sorup tavsiye istenir ama verdiğim tavsiyelere kimse uymaz, o nedenle tavsiye istenmeden zaten tavsiye vermem ama isteyen olduğunda da istemeye istemeye tavsiye veriyorum, burada da soruyorlar mesela yazıyorum ama kimse uymadığı için bir yaraya derman olduğunu hiç düşünmüyorum tavsiyelerimin. Bunların dışında herhangi bir konuyla ilgili anneme ve kardeşime ne düşünüyorsam fikrimi söylerim akrabalara çok bulaşmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.05.23)
çakma psikologluk yapıp kendi kendilerine tavsiye vermelerini sağlamaya çalışıyorum
0
bir soru sorcam
(05.05.23)
bana kimse tavsiye vermediginden cok cektim. beni cok uttuler. cok tokat yedim.

o yuzden sevdigim herkese bildigim her konuda tavsiye veririm.
0
alperz
(05.05.23)
yok pek yapmam fikrimi sorarsa ancak söylerim
0
basond
(05.05.23)
Emin olduğum konularda tavsiye vermeyi severim. Ama davranıştan çok birşey satınalma, okul, kariyer gibi konularda.
0
okumakserbestbegenmeksart
(05.05.23)
ben haddim olarak görmüyorum yazıyordum ki ilk cevapta da haddi olmadığını yazmışlar.

hiç tavsiye vermem, dinlememi istedikleri bir şey varsa dinlerim. fikrimi soruyorlarsa söylerim. bana da tavsiye verilmesinden ASLA hoşlanmam. türk kültüründe böyle bir şey var insanlar devamlı başkalarına akıl vererek üstünlük kurmaya çalışıyor ya da bir sohbet oluşturabilme becerileri yol. keşke herkes önce kendi hayatlarına baksa ajsjsks.
0
deartheodosia
(05.05.23)
Sorulursa söylüyorum
Sorulmadan söylememek lazım
0
photo85
(06.05.23)
(4)

Gün içinde alacağım kaloriden az alsam ama karbonhidrat yesem?

damba
Arkadaşlar selam, Zayıflama sürecinde sizleri sorulara maruz bırakıyorum, kusura bakmayın. Günlük kalori hesaplaması yapıyorum ve almam gerekenden az almaya çalışıyorum kilo vermek için. Fakat bazen dışarıda oluyorum ve proteinli besinlere erişimim zor oluyor, gün içinde aldığım karbonhidrat miktarı
Arkadaşlar selam,

Zayıflama sürecinde sizleri sorulara maruz bırakıyorum, kusura bakmayın.

Günlük kalori hesaplaması yapıyorum ve almam gerekenden az almaya çalışıyorum kilo vermek için. Fakat bazen dışarıda oluyorum ve proteinli besinlere erişimim zor oluyor, gün içinde aldığım karbonhidrat miktarı oransal olarak (protein ve yağ bazlı) çok fazla oluyor.

Diyetisyenim eğer oranı korumazsam kilo veremeyeceğimi söylemişti, böyle mi? Yani haftada 2-3 gün karbonhidrat miktarının fazla olması, bana ne gibi olumsuz sonuçlar doğurur. Nedenini bilirsem daha çok dikkat edebilirim (pahalı da olsa proteinli ürünler almak, yanımda yemeğimi taşımak gibi )

İF yapıyorum bu arada, 16-8
0
damba
(04.05.23)
Kalori açığı oluşturduğun sürece her şekilde kilo verirsin ama proteinden fakir beslenirsen kas kaybı da olur zayıf ama biçimsiz bir vücudun olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
ipucu insulin

karbonhidrat kan sekerinizi spike yaptirir ve yag depolama miktarinizi yukseltir, insulin nedeniyle

kacabildiginiz kadar kacin, kacamiyorsaniz bilimsel olarak yemeklerde once salata sonra protein sonra karbin tuketilmesinin kan sekerinde anlamli bir kontrol sagliyor.

salataniza mutlaka sirke ekleyin.

ekmek yiyerek de kilo verirsiniz ama daha formsuz gozukursunuz

karb kesilerek yada azaltilarak verilen kilonun fizige yansimasi daha formlu olur.

kisaca sole anlatayim

3 yumurta yediniz diyelim 350 cal

bir simit yediniz o da 350 cal

teoride ayni kalori

pratikde simit kan sekerinizi aniden yukselterek insulin salgilatti ve yag depolama aktif hale geldi, ustune ustuk 3 saat sonra sole bi iciniz ezildi aciktiniz

ama yumurta kan sekerinde anlamli bir yukselmeye neden olmaz, ustelik en 5 saat kendinizi tok hissettiniz.

butun mesele bu aslinda

kan sekerini kontrol altina aldikca, acikmalar, seker istekleri, aksam yemeden duramiyorumlar da bitiyor.
0
cairo
(04.05.23)
kaleci +1
alınan-verilen kalori dengesini verilen lehine tuttuğunuz sürece yağ/protein/kh farketmeksizin kilo verirsiniz. uzun vadeli orantısız kh alımı olursa mineral, vitamin ve esansiyel aminoasit eksikliği olabilir sadece.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.05.23)
Kilo vermek tek başına kalori açığı işi değil, hormon işi de aynı zamanda, vücudunuz yüksek insülinle boğuşurken yağ yakamazsınız. Vücut yağ yakmak yerine bazal metabolizmanızı kısar, enerji gereksinimi azaltır. Eğer hormonlarınız dengeli değilse vücut enerji ihtiyacını yağlardan karşılamak yerine enerji ihtiyacını azaltmak yönüne gider. Bu da kas kaybı ve metabolizmanın yavaşlamasıdır. Ama vücudunuzdaki yağlardan veremezsiniz.
Cairo +1

Vücut eğer insülin ataklarından dolayı sürekli açlık hissediyorsa bu durumda bu durumda depodaki yağları korumak için ve büyütmek için elinden geleni yapıyor.
0
zimbirik
(05.05.23)
(7)

malum kişi seçilemezse

yetkili birine benzeyen abi
ne olacak? dokunulmazlığı da kalmıyor değil mi?
ne olacak? dokunulmazlığı da kalmıyor değil mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(04.05.23)
Hicbir sey olmayacak. siyasiler bu geriye donuk yargilanma olayini pek gundeme almiyorlar. o kapi bir kere acilirsa sonunu goremiyorlar galiba. benim tek bildigim mesut yilmaz yuce divana gonderilmisti. malum kisi de secilemezse, bence 2 yil kadar direnebilirse muhalefette diger secimde secilme olasiligi var hala.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.05.23)
@duyulması'nin dediği gibi teamülen siyasilere geriye dönük dokunulmuyor. O yüzden hiçbir şey olmayacak gibi.
0
giovanne
(04.05.23)
@duyulmasi o kapıyı malum kişi, kenan evren'i yargılatarak açtı aslında. iktidar değişir de o kişi yargılanmazsa muhalifler ortalığı yıkar zaten. Evrene bu kadar diş bileyen insan yoktu. o kişi kaydeberse ülkeyi terkeder zaten, topuklar.
ha bana göre kılıfına uydurup iktidarı vermeyecekler orası ayrı.
0
vizivozo
(04.05.23)
Yani aslında en azılı muhalefet de bilir ki yargılayamazsın, o bizim için romantik bir hayal, yargılamaya kalksan ülkenin yarısına yakını bu adamın taraftarı hala seçimi kaybedince bu gerçek ortadan kalkmayacak, böyle bir durumda çıkacak içolaylarla uğraşamazsın, kimse de uğraşmak istemez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
hiç bir şey olmaz. bu ülkede kim yargılandı ki? demirel çiller vb. ??
0
mikahakkinen
(04.05.23)
kenan evren?
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(04.05.23)
malesef erdoğan seçimi çok önce kazandı.
kılıçdaroğlu aday ilan edildiği gün bu iş bitti malesef.
0
debian
(05.05.23)
(6)

1 yıl çabuk geçer mi...

KUCO
Şu önümüzdeki 1 yılın çabucak geçmesi gerekiyor benim için. Zaman hızlı geçer değil mi?Saçma soru evet ama cevaplayıverin.
Şu önümüzdeki 1 yılın çabucak geçmesi gerekiyor benim için. Zaman hızlı geçer değil mi?

Saçma soru evet ama cevaplayıverin.
0
KUCO
(04.05.23)
Senin için çabuk geçmesi gerekiyorsa geçmez, çünkü zaman izafidir, Einstein bunu İzafiyet Teorisi ile açıklamıştır. Her şey için olduğu gibi bilimin bunun için de bir cevabı var gördüğün gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
1 yıl vadeli borç alırsan çabuk geçer.
0
lazpalle
(04.05.23)
Hızlı yaşarsan, çabuk geçer :)
0
cccbehzatccc
(04.05.23)
çabuk geçmesini istiyorsan bir uğraş bul boş durusan zaman geçmez
0
EXXE01
(06.05.23)
2015 Tarihinde önümdeki deftere bir not yazmışım, geçmiyor günler geçmiyor diye. Yıl 2023 olmuş bile. Yaşarken uzun geliyor ama geriye dönüp bakınca çok kısa.
0
biravekahve
(06.05.23)
Hemen geçio bi yıl ne ki
0
photo85
(06.05.23)
(19)

Polyglot oldugunu soyleyen 10 dil konusuyorum diyen insanlar hakkinda

Slynmaster
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
Dusuncelerinizi merak ediyorum her acidan konusabilirsiniz
0
Slynmaster
(04.05.23)
Bazilar 20+ dilden bahsediyor mesela
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
Saygı duyup takdir ediyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
Çok ilginç bir hobisi var, beyni çoğumuzdan farklı çalışıyor olsa gerek.
İlginç tabi ama ben çok samimi arkadaşlık kurmayayım. Garip bir insan olsa gerek. Cinstir.
0
michael_knight
(04.05.23)
baska ne is yapiyolar nerden para kazaniyolar
hepsini de cook iyi bildiklerini düsünmüyorum
0
sonsuz
(04.05.23)
Çok seksi buluyorum
0
vedatchilipeppers
(04.05.23)
Fabulos Tiger Chicky Face 7 dil biliyormuş.
0
hasmetizm 2046
(04.05.23)
romence tarihi latince desek, biraz kasan ispanyolca - italyanca - fransızca - portekizce biliyor. üstüne ingilizce ekle, etti 6 ana dilinle beraber. biraz daha kas almanca öğren, 7'yi buluyorsun. romen bir arkadaşım var böyle :)
0
rain when i die
(04.05.23)
başka işim olmasa ben de yaparım diyorum :)
0
gabe h coud
(04.05.23)
Cok da abartmamak lazim sen lisede endoplazmik retikulumun gorevini ezberlerken o kisi baska bir dil ogreniyordu belki. Senin bir daha endoplazmik retikulumla hayatim boyunca isin olmadi, ama o kisi filmde, sarkida, seyahatinde vs bu dili kullandi, isine yaradi, oyle dusun.

Bir de cogu kolpaci. Mesela turist olarak ben de Italya'da isimi gorurum: restoranda yemek soyleme, small talk, yol sorma vs. Ama italyanca biliyorum demem aha iste bunlar ona Italyanca biliyorum diyor.
0
freedonia
(04.05.23)
10 dili temel seviyede biliyor olabilir. Aç kalmaz ve adres bulabilir ama çalışacak kadar bilmiyordur. Bunu yapabilen çok az kişi vardır zaten.
0
nawar
(04.05.23)
insanlar ayni anda en fazla 3 farkli dili efektif olarak kullanabilir zaten.

Mesela kendi üzerinde test et, en iyi bildigin dille gün içinde en çok ne yapabilirdin diye.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
beynin bu işlerle ilgilenen kısmı baya gelişmiş olur. muhtemelen diğer fonsiyonlar hafif geriler. beynin toplam çalışma kapasitesi var bence.

bir de bu dilleri kullanıyor olması lazım çünkü zamanla geriler.
0
vizivozo
(04.05.23)
Hakkını vererek yapanlar var da bazıları kendine polyglot. E bunun katma değeri nedir? Ne iş yapacak bunca dili bilerek? Çok iyi bir satışçı olabilir mesela veya turist rehberi. Demem o ki, bir meslekle birleştirdiğin takdirde süper bir şey. Benim polyglot tanıdığım Levanten bir mühendis. 8 dili ana dili seviyesinde biliyor, yazışma yapabiliyordu.
0
SiyamkedisiZorro
(04.05.23)
7 dil bilen mimar bir arkadaşım vardı. İki çocuklarını da aynı şekilde yetiştirdiler. Gardner' ın Çoklu Zeka Kuramı' nı inceleyebilirsiniz.
0
from where i ride
(04.05.23)
Ben kendimde dil ogrenmekte oldugumdan bazilarini takip ediyorum cok nadir sertifika alip seviyem su diyen var. Anladigim kadariyla genel sohbeti ogreniyorlar daha cok. İsin seviye ispati konusunda cogunda sanmiyorum sertifika sinav sonucu falan olsun
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
tanıdığım max seviyedeki teyzem. 7 dil biliyor. onunki diğerlerinden daha doğal geliyor. anne hırvat, baba türk, isviçrede yaşıyor. 2 aileden 3 devletten 5 dil havadan geliyor yani öğrenmek için sebepleri var, aktif kullanabileceği alanlar yakın. okulda ingiliz bi hoca var o da polyglot olmak için aşırı çaba gösteriyor şu an hem türkiyede yaşayıp aynı zamanda arapça çalışıyor :d ee arapça pratiği de yapsa yapsa istanbulda yaparsın. 4 dil bilen arkim instada biosuna yazıyor POLYGLOT diye :o
o kadar a1-a2 seviyesinde kaldıklarını düşünmüyorum günlük dili anlamak ve konuşmak hayli çaba isteyen bir iş. 1 sene ingilizce konuşmadım diye kem küm ediyorum en basit cümlede. sürekli arapça ing karışık konuşuyorum yani ikisini de konuşamıyorum. kitap okumayınca türkçe bile konuşamıyorum. dili uyanık tutmak büyük iş. bazen böyle eğitimli ve zeki insanları "obortmaya gerek yok" diye geçiştiriyoruz ama toplum ortalaması aşırı düşük. o yüzden 1 yabancı dil bile akıcı konuşan kişiyi takdir ederim ve özenirim. paraya dönüştürmesi şart değil. bireysel okumaları bile kişiye çok şey katar
0
ala09
(04.05.23)
Alınmasınlar ama bence boş iş. Almanca gibi sağlam bir dili orta seviyede bilen kişiye daha çok saygı duyarım.
0
dissendium
(04.05.23)
bence güzel birsey, ama bazi diller ayni. bizim komusumuz italyanca ögretmeniydi ve bes dil biliyorum diye hava atardi bana sacma geliyor, yani o bes dil it, portekizce, ispanyolca, ingilizce, fransizca.
eger yapi ve kelime olarak farkli dillerse o zaman gercekten saygi duyarim.

bir de ben rusca kursuna gitmistim, ruslarla iletisim kurabiliyorum. almanya'da almanca ögrendim, günlük hayatta almanca anlasiyorum. ama sorsan almanca future tense nedir diye? bilmem. simdi ben türkce haric 3 dil mi biliyorum? bence nein.

bazilari temel seviyede ögrenip hava basiyor yani ona bakarsak antalya'da bakkallarda dört dil konusuyor.
0
wishmaythşngs
(04.05.23)
evet Fransızca + ispanyolca + italyanca + portekizce aynı aileden benzer gramer ve kelime var fakat buda kardeşim acayip kafa karıştıran birşey. çok benzer kelimeler var mesela insan paso karıştırır.
0
🌸Slynmaster
(04.05.23)
(5)

Kahve guruları sorum size

nivoandmira
şu linkteki ürünü çekirdek kahve olarak hediye geldi. Ben bunu cezvede öğütmeden pişirebilir miyim ? çözüm önerileriniz ne olur https://www.kahvedunyasi.com/cok-kavrulmus-turk-kahvesi-cekirdek-1-kg-p-14
şu linkteki ürünü çekirdek kahve olarak hediye geldi. Ben bunu cezvede öğütmeden pişirebilir miyim ? çözüm önerileriniz ne olur
www.kahvedunyasi.com
0
nivoandmira
(04.05.23)
Kahve Dünyasına götürün çekip yine paketlerler.
0
Dağcı
(04.05.23)
Bro çekirdeğin dış yüzeyinde senin görmediğin bi tabaka var, kahveyi öğütmezsen o tabakayı geçemezsin haliyle sıcak su aromasını çıkaramaz, o nedenle öğütmek lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
kahve dünyasına götürüp rica edin yaparlar. paketlerken 1 kilo paketlemesinler ama. 4x250 , 10x100g falan isteyin hocam.
0
glamdr1ng
(04.05.23)
"-e bilmek" diyorsak, evet. "Yaptığım şey Türk kahvesi olur mu?" diyorsak, hayır. Türk kahvesini, Türk kahvesi yapan 2 ana etmen var. Biri tane boyutu, diğeri pişirme yöntemi. :)
0
nawar
(04.05.23)
kahve guruları teşekkür ederim. KD yakınlarda olmadığı için butik biyerden rica ederiz
0
🌸nivoandmira
(04.05.23)
(10)

Seçim akşamı planları (anket)

birbilmecemvarçocuklar
Ne yapacaksınız, sonuçları nasıl izleyeceksiniz? Var mı ilginç organizasyonlar?
Ne yapacaksınız, sonuçları nasıl izleyeceksiniz? Var mı ilginç organizasyonlar?
0
birbilmecemvarçocuklar
(04.05.23)
Tüm akşam boyunca, elimde bira, çerez, hayatımın en heyecanlı filmini izliyor gibi eve kapanıp TV, tablet, telefon, pc kombinasyonuyla takip etmeyi planlıyorum.
Benim hanım "ay ne izlicem sinirim bozulacak" dedi, kayınpeder "ben dahil olurum" dedi, kayınvalde "bakarız" dedi.
Hele bir de kazanırsak var ya, eeeaaaallah diye bağırıcam camdan.

Genel planım bu şekilde.
0
quaker
(04.05.23)
Sandık görevlisiyim. Eve döndüğümde muhtemelen gece olur, iki bira çakar yatarım. Uyuyamazsam sabaha kadar tv + ekşi + sosyal medya.
0
vedatchilipeppers
(04.05.23)
Ben açıkçası ankaralı duyuru kullanıcılarını toplayıp, Söğütözü'ne, CHP genel merkezine götürmeyi planlıyorum :)

Şayet öyle toplanıp, küçük bir organizasyon yapılabilir elde biralarla.
0
Avoiding The Puddle
(04.05.23)
Şu şarkıyla tura çıkacağız: open.spotify.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
Duruma göre sokağa çıkıp oynayacak şekilde hazırlık yapacağım.
0
ruhen hastayim ben
(04.05.23)
oyumu verdim, tv başına geçtim yok. oy ve ötesi sistemine girip sabaha kadar tutanak teyidi yapacağım. çekirdek çitleme gibi, bi başladın mı bırakamıyorsun zaten. sizi de bekleriz.
www.youtube.com
0
halanne
(04.05.23)
@halanne: Üstüme alındım ondan yazıyorum :) Keşke yapabilsem ama 3500 km ötedeyiz, elden ancak bu geliyor. Varsa online yapılabilecek birşeyler, destek olmak isterim tabii.
0
quaker
(04.05.23)
Çekirdek stokladım çay demleyip dizi izlerim sonuçları takip etmem
0
photo85
(04.05.23)
Ben komple "Kör yanlış okur uydurur" durumuna düşmüşüm, "Sandık başında olacağız" diye anladım :) Kesinlikle mantıklı, geçen sefer sisteme yoğunluktan girememiştim bu sefer zorlayacağım. Umarım TR dışına da açıktır sistem, güvenlik sebebiyle kapalı tutuyor olabilirler.
0
quaker
(04.05.23)
darbelerde ve seçim günlerinde uyguladığımız bir aile geleneği olan mangalda tavuk kanat ve bira aktivitesini gerçekleştireceğim inşeallah.
0
alperz
(04.05.23)
(11)

Vücut geliştirmek için illa beslenmeye dikkat mi etmek gerekiyor ?

sassot
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
Spora başladım ama beslenme düzenim aynı. Normalde günde 3-4 tane yumurta yerdim
şu an sadece ekstra tavuk pilav yiyorum. ekmek yemeyi azalttım.

Protein tozu, içecek, takviye falan almadım hiç. bunları almak gerekiyor mu illa ya da düzenli olarak et mi yemek gerekiyor ?
0
sassot
(03.05.23)
yemekten daha önemlisi uyku. uyku düzgün değilse sporunda yemeğinde önemi yok.
0
haskoylu deli hasan
(03.05.23)
bir ölçek protein tozundaki protein 100 gram ete falan denk geliyor. ben yurtdışındayım protein tozu etten daha pahalıya geldiği için pek kullanmıyorum. sana kalmış.

gereken prootein miktarı kiloya göre falan hesaplanabiliyor. ona göre bakıp yersin. bence şu an önemli olan disiplinli bir şekilde devam edebilmen. iki ayda istediğini ye pek bir şey olmayacak zaten.
0
bohr atom modeli
(03.05.23)
Uyku çok önemliymiş diyorlar +1
0
put it in your appropriate place
(03.05.23)
Kişi yeterli proteini alıyorsa takviye almaya gerek yok. Bunu da normal biri için 1.2 x kg olarak hesaplayabilirsiniz. Ben misal 1.5 civarı almaya çalışırım ama 1.2 çok kasmayan biri için ideal.

Onun dışında dışarıdan takviyesi en mantıklı creatine ama onu da herkesin kullanmasina gerek yok.

Almaniz gereken macrolari hesaplayip günlük yediklerinize göre bakın.

Evet gerekli besin maddelerini almazsaniz istediğiniz yere ulaşmak zor. Cimento olmadan bina yapmaya calismak gibi.
0
logisticsmanager
(03.05.23)
Önemli olan ağırlık bence ya yağsız vücut kasmıyorsan ne yediğin cok fark etmiyt. Aç gezmiyorsan çok da sorun değil bence. Ne zaman ki bent over row yapmaya başladım o zaman ya hak dedi sırtım. Deadlift ile aynı kiloda yapıyorum genelde, abartı genişletiyor sırtı.
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Bu işe gönül verdiysen motton şöyle olacak.

-Train like an animal
-Eat like a king
-Sleep like a baby

Ayrıca, 3 yumurta yedim, bir porsiyon da pilav, bir kaşık da protein tozu gibi hesapsız kitapsız, kulaktan dolma bilgiyle olmaz o.

Şu sayfayı oku, anla, otur bir kalori hesabı yap, makroları dengele. Sağlam başla işe.

www.agirsaglam.com
0
Mirket
(03.05.23)
İlk başta mutlaka bir diyetistyene gitmek lazım.
Diyetisyene nasıl antrenman yaptığınızı anlatın, o da size uygun beslenme programı çıkartsın. Çünkü günde 3-4 yumurta falan kaşık kaşık tavuk pilav yaramaz:)
0
anten
(04.05.23)
günlük protein ihtiyacını karşılıyorsan şu aşamada hiçbir takviyeye ihtiyacın yok zaten vücudunun günlük sentezleyebileceği bir protein sınırı var, gerisi yağ olarak depolanıyor/ atılıyor vücuttan.

vew bu protein ihtiyacını da öğünlere bölmen lazım, tek öğünde yaptığın alımın da bir sentez sınırı var.

uyku +1 en önemlisi uykunu düzgün almalısın.
0
not sure if serious
(04.05.23)
Protein sadece kas inşa ederken kullanılmıyor tırnağının uzamasından tut da mide içyüzeyinin kaplaması değişirken bile her aşamada proteinlere ihtiyaç vardır, o nedenle günlük 500 gram falan protein almıyorsan yağa dönüşmez aldığın her proteini vücut kullanır.

İkinci olarak vücudun sentezleyebildiği protein de sınırsızdır tek öğünde 100 gram protein verirsen vücut onu sentezler ve kullanır ama kas hipertrofisi için hepsini kullanmaz ihtiyacı kadarını kullanır.

Bir de bu uyku mevzusu çok abartılıyor, eğer uykuda deli gibi growth hormon salgıladığın pre-ergenlik döneminde değilsen o kadar da önemli bir mevzu değil günlük normal uykunu uyu geç işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.23)
zaten kastedilen günlük düzenli uyku, git 15 saat uyu değil. eksik uyursan kaldıracak enerjin de olmaz motivasyonun da.

proteinin sınırsız sentezlenmesi söz konusu değil.
0
not sure if serious
(15.05.23)
hiyerarşik olarak: uyku(8-10 saat deliksiz gece), stres, protein alımı(kilo başı x2), idman şeklinde düşün.

uykuyu çözmezsen hiçbirinden randıman alamazsın. stresli bir hayatın varsa yine olmaz. ama idman da stresi ve uykuyu olumlu anlamda etkiler. o yüzden bir iki ay düzene sokmaya çalış. elinden geleni yap. uyku ve stres rayına girecektir. baktın sokamıyorsun yine konuşuruz.

not sure beyefendi sanırım kas inşası ile protein sentezini karıştırıyor.
0
alperz
(15.05.23)
(5)

big chefs halka arz

patronaj1
"Big Chefs bugün talep toplamaya başladı." diye bi haber gördüm.sanırım halka arz kısımlarından alınıyor. 22.5'tan 30 milyon lot falan yazıyor.daha önce hiç borsaya falan girmedim, ilgilenmedim de. denemek için sallıyorum 1000 tl'lik alsam yani kaybetmeyi göze alacak bi miktar, sürpriz yapıp 0'a inm
"Big Chefs bugün talep toplamaya başladı." diye bi haber gördüm.
sanırım halka arz kısımlarından alınıyor. 22.5'tan 30 milyon lot falan yazıyor.
daha önce hiç borsaya falan girmedim, ilgilenmedim de. denemek için sallıyorum 1000 tl'lik alsam yani kaybetmeyi göze alacak bi miktar, sürpriz yapıp 0'a inmez herhalde.
denenir mi? ya da alternatifi bu aralar güzel bir şey var mı?
zira bi insan neden big chefse yatırım yapar pek anlamadım.

tanesi 22.5'tan 30 milyon lot neredeyse 700 milyon yapıyor. big chefs için wow bi rakam değil mi?
0
patronaj1
(03.05.23)
1000 TL'lik isteyince 1000 TL'lik alamıyorsun; arz olacak miktar arza katılacaklara eşit olarak bölüştürülüyor, ben tahmini katılım sayısına baktım 12-13 lot ancak gelir. Hadi 15 de. Yani sen en iyi ihtimalle 22,5*15 olarak hesapla maliyetini. Bu noktadan sonra da en iyi ihtimalle 5-6 gün %10 koyarak tavan serisi yapar sonra bozulup düşüşe geçer.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
evet herkes 15-20 arası bekliyormuş. 20 tane talep ettim.

istediğimiz zaman elden çıkarabiliyoruz değil mi?
belki %15'leri falan gördüğünde satarım maksat deneme zaten.
0
🌸patronaj1
(03.05.23)
İşleme başladığında istediğin zaman satarsın ama para hesabına 2 gün sonra geçer.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Birkaç tavan yapacağı, o sırada satarsak kar edeceğimiz kesin gibi birsey mi oluyor?
0
vizivozo
(03.05.23)
Ticarette garanti diye bir şey yok da kimse elindeki malı satmayıp talep de çok olunca haliyle bir süre tavan serisi yapıyor, misal en son eupwr 7-8 tavan yaptı galiba, birkaç gün önce tepeden alım giren 40 bin kişi vardı, dün 7000'e inmiş bugün de tavan bozmuş, ha tavan bozup tekrar yükselen de oluyor kopol var mesela 2-3 defa tavan bozdu sonra yine birkaç seri yaptı. Yani genelde beklenti yaratan şirketler 6-7 tavan yapıyor o esnada satarsan %60-70 gibi kar yapabiliyorsun ama borsa işi tabii bu ne olacağı çok da belli olmuyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
(1)

fitness antrenmanı

blackkmamba
köprücük kemiğimde sorun olduğu için pek spor yapamıyorum. evde dumbell ve sehpa var. bazı hareketlere pek girmeden ve genel olarak çok zorlanmadan spor yapmak istiyorum. zaten çok şişmek istemiyorum :d şu aşağıdaki program nasıl? bu şekilde yapınca çok uzun sürüyor haftada 3 gün 1 saatlik bir progr
köprücük kemiğimde sorun olduğu için pek spor yapamıyorum. evde dumbell ve sehpa var. bazı hareketlere pek girmeden ve genel olarak çok zorlanmadan spor yapmak istiyorum. zaten çok şişmek istemiyorum :d şu aşağıdaki program nasıl? bu şekilde yapınca çok uzun sürüyor haftada 3 gün 1 saatlik bir programı nasıl hazırlamalıyım?


omzumdam dolayı shoulder press yapamam ama lateral, front raise yapabiliyorum. eskiden arka kol için sehpada dips yapıyordum ama onu da yapamıyorum artık. bir de chest press’te çok aşırı ağır kaldıramıyorum.

evde yapıcam sporu. haftada 3 gün, günde max 1 saat sürecek bir şey arıyorum. ya da 5x5 tarzı bir şey mi yapayım?

Göğüs
- Dumbell press
- Dumbell fly

Ön kol
- Dumbell curl
- Concentration curl

Arka kol
- Dumbell ile enseye indiriş

Sırt
- Barfiks
- Dumbell row
- Shrug

Omuz
- Lateral raise
- Front raise

Bacak
- Lunge
- Squat
0
blackkmamba
(03.05.23)
Bro atıyorum alt göğsünü çalıştıracak bir şey yok üst göğsünü çalıştıracak bir şey yok mesela? 5*5 önermem çünkü progressive overload yapamayacaksın, yapamazsan bir anlamı yok o zaten PL özelinde güç programı sana gelmez ayrıca hacim yok yoğunluk kısıtlı toplam çalışma günü de düşük, çok ilerleme olmaz gibi bro. Yani ben sana minimum 4 günlük bi push-pull-legs öneririm, elindeki ekipmana göre bi araştır bak onlara, alabiliyorsun Decathlon'da 15-20 kiloluk çalışma bantları var onlara da bi bak ev için alternatif ürünler olabilir. Onun dışında bi kas grubunu haftada en az 2 defa toplamda ortalama 20 set çalıştırman gerekiyor, sen bunları karşılayabilir misin çok emin olamıyorum.

Özet geç dersen; Her bölge için 3 hareket seç oraları 4 set üzerinden haftada 2 defa çalıştırmaya çalış.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
(4)

cok hizli yanmak

sparkle kiddle
merhaba,asiri olmasa da beyaz bir insanim. on dakika guneste durunca yaniyorum. kolum bir ton atti. on dakikada. Akdeniz'de falan da degiliz. Sehrimizde deniz yok.Neden ya?
merhaba,

asiri olmasa da beyaz bir insanim. on dakika guneste durunca yaniyorum. kolum bir ton atti. on dakikada. Akdeniz'de falan da degiliz. Sehrimizde deniz yok.
Neden ya?
0
sparkle kiddle
(03.05.23)
Abi insanlar bu problem nedeniyle Afrika'da zenci olarak evrimleştiler, normal yani. Normalde güneşlendiğinde inceden bronzlaşman lazım ama beyaz ciltler güneş ışığına maruz kaldıklarında bunu absorbe edecek olan melanin üretmediği için direkt yanarlar. Bu tabii zararlı bir olay cilt kanseri falan yapar süreç içinde, korunmasız güneş ışığına maruz kalma yani. Geçmiş olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Güneş, deniz olmayan yerlerde de yakıyormuş. Öyle duydum.

Güneş yağı kullan yansın istemiyorsan.
50 faktör.
0
Mirket
(03.05.23)
Bu yüzden yaz kış uzun kollu giyiyorum. Pikniğe falan gittiğimde kesin güneş kremi sürerim yoksa sorun oluyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.05.23)
denizsizlik farketmez mekke'ye giden tanidiginiz oldu mu hic ayaklarinda terlik izi oluyor. gunes kremi gerek.
pamuklu uzun kollu yazliklar var hani ic gosterecek kadar ince ama gunesten korur
0
ala09
(03.05.23)
(11)

Türk yapımı savaş araçlarının isimleri

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Bu yeni yapılan yerli ve milli savaş uçağımız Kaan vesilesiyle dikkatimi çeken bir konu oldu. Şöyle ki; ülkemiz son dönemde bir şekilde Araplaşma sürecine girdi malumunuz üzere ama kendi üretimimiz olan bu savaş araçlarına isim verilirken bunun aksi bir şekilde hep Türk ismi verilmiş, bu beni çok ş
Bu yeni yapılan yerli ve milli savaş uçağımız Kaan vesilesiyle dikkatimi çeken bir konu oldu. Şöyle ki; ülkemiz son dönemde bir şekilde Araplaşma sürecine girdi malumunuz üzere ama kendi üretimimiz olan bu savaş araçlarına isim verilirken bunun aksi bir şekilde hep Türk ismi verilmiş, bu beni çok şaşırtıyor mesela. Yani ufak bir araştırma yaptım (Onedio sayfasında gördüm) mesela; savaş uçağının ismi Kaan tankın ismi Altay helikopter var Gökbey ve Atak uydu var Göktürk keskin nişancı tüfeği de Bora. Yani düşününce bu tanka Ebu Bekir Sıddık Tankı ya da Eymen Keskin Nişancı Tüfeği ya da ne bileyim uçağa Savaş Uçağı Talha ismini verebilirlermiş, kimse de Talha diye savaş uçağı mı olur diye itiraz etmezdi galiba ama vermemişler, bu belli ki bilinçli bir seçim, neden böyle olmuştur sizce? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Atatürk'ten önce ise np modu işte
0
hasmetizm 2046
(03.05.23)
Bro Atatürk öncesi uzaya uydu göndermiş miyiz diye baktım göndermemişiz.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Akp’nin basa geldigi ilk yil “bize akp demeyin biz ak partiyiz” diye israrciligi, bunu tescil ettirmesinden beri fikrim ayni: bu adamlarin tum olayi ad, istatistik, algi yonetimi ve gosteris.

yapilan her seyin arkasinda ayni motivasyon var. Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi

sence bu neyle ilgili olabilir? bas harflerine bak.
0
alperz
(03.05.23)
Hükümet genel olarak dindar insanlardan oluşuyor, ülkeyi de genel olarak dindarlaştırma hayalleri var, Eyvallah.

Ama bunu araplaşma sanmanız hata bence, Türk islam kültürü Türkiye, Malezya ile birlikte dünyadaki en güzel İslam ülkeleri bana göre.

Türkler olarak neredeyse bin yıldır İslam bayraktarlığı yapmışız, Avrupa'ya vs İslamı götüren, sevdiren, tanıtan biziz.

Askerlerimize Mehmetçik diyoruz, (sebebi uzun, araştırınız lütfen) Ne zamandan beri kullanıyoruz bu ismi bilmiyorum ama yüz yıldan fazla olduğu aşikar.

Yani bir Araplaşma filan yok bence, biz Türküz ve çoğumuz Müslüman (hayır %99 değil, çok daha az) Hiç bir zaman Araplaşmadık ve Araplaşmayacağız, kültürümüz çok çok farklı çünkü.

Biraz dağıttım kusura bakmayın, biraz da saçmaladım. Ama tespitleriniz çok güzel, demek ki Araplaşmıyormuşuz işte!
0
John Bloor
(03.05.23)
Siyasetten ayrı olarak düşüncem, artık sürekli ithal etmek yerine yerli isimleri de dünyaya ezberletmek olmalıydı. Yavaş yavaş oldu.
Şu Azerbaycan-Ermenistan , Ukrayna- Rusya , Libya , Akdeniz, Suriye deki gerilimler de dünyaya bu araç ve silahlarınızı tanıtma konusunda fırsat oldu ve hatta
Yabancı makalelerde videolarda övgüyle yer aldı.

Hava araçlarının etkili imha gücü varken, ağır cüsseli tank gibi araçların da adeta bir anlamı kalmadı.
0
diyecevaplandı
(03.05.23)
Araplar savaşçı değil. Türkler savaş makinesi. Doğal olarak Türk savaş ruhunu yansıtan isimler seçiliyor.
0
dissendium
(03.05.23)
Arkadaşlar yanlış anlamayın amacım tatsızlık çıkarmak değil ama Türkiye'de her 10 kişiden dokuzunun ismi Arap ismi, yani ben Arap isimleri seçmek bu kadar popülerken neden seçilmemiştir diye merak ettim aslında. Yani tamam hadi Ebu Bekir Sıddık Tankı olmasın da Fatih Sultan Mehmet'e atıf olarak Fatih Tankı da olabilirdi ama olmamış mesela, normalde böyle isimler seçilmiyor mu ben mi yanlış biliyorum?
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
menşei türkiye ibaresi vurgulanmak isteniyor olabilir.
0
makarnavodka
(03.05.23)
Savaş teknolojileriyle yerli ve milli vurgusu yaparak milliyetçilik pointi kazanmaya yöneliktir diye düşünüyorum
Edit: fatih diye de sondaj gemisi var. Hiç kullanmıyor değiller yani fsm atıfını falan da. Biyerlerde kullanıyorlar illa
0
yazdonumu
(03.05.23)
Bence hedef kitlesine göre. Türkiye'de askeri gelişmeleri takip edip bu tarz teknolojileri görünce daha çok etkilenen kesim muhtemelen daha milliyetçi ve milliyetçiliği Osmanlı'dan ziyade orta asya kökenli hisseden kişiler. Onlari etkilemek için de isimler böyle seçiliyor.

Yani mesela antimilitarist, sol görüşlü biri olarak ben bu teknolojilerin hedef kitlesi değilim ve bu isimler bana komik geliyor. Ama militarist31 gençler daha milliyetçi tandansta olduğu için onlar kızılelma ismini görünce mutlu oluyodur.

Anadolu güzel isim bu arada son gemi vardı bu isimle. Ben coğrafi isimleri seviyorum. Erciyes, gediz, çukurova, tendürek falan bence daha güzel isimler olurdu :d
0
nundu
(03.05.23)
Türkiye çok net bir şekilde araplaşıyor. Arapperestler de bu araplaşmadan zevk duyuyor. Ne kadar araplaşırlarsa o kadar müslüman olduklarknı sanıyorlar.

Din-Allah-Kitap ile dinlileri kandıranşliyorsun ama milliyetçileri tavlamak için biraz Türkçülük oynaman lazım. Milliyetçi dedim bak, kendine milliyetçi diyen ümmetçileri değil. Bir de bu savunma sanayisinde milliyetçiler de çok. Milliyetçi dedim bak yine ümmetçi değil. İsim tercihlerinde payları var tabii.
0
nawar
(03.05.23)
(5)

Kendi vücut kokularımızın çekici gelmesi

trgydl
Sizde de var mı aynı durum? Başkası için kötü olacak ama kendimize ait kötü kokuların rahatsız etmemesi hatta çekici gelmesi durumu
Sizde de var mı aynı durum? Başkası için kötü olacak ama kendimize ait kötü kokuların rahatsız etmemesi hatta çekici gelmesi durumu
0
trgydl
(03.05.23)
Yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
Arada oluyo :/ kotu koku degil de vucut kokusu gibi seylerde, yorganin altindaki kokuyu seviyorum
0
ala09
(03.05.23)
bazıları için evet.
bazıları kötü koksa da kendimize ait olduğundan rahatsız olmuyoruz.
bazıları katlanılır gibi değil. örneğin ağız kokusu.
0
lazpalle
(03.05.23)
var. ismi de var. sözlükte uzun uzun irdelenmiş ama hangi başlıktı unuttum.
0
sanemz
(03.05.23)
Bende oluyor evet.

Ama bazen özsaygımı yitirecek gibi de oluyorum kokuya göre değişiyor :D
0
chicha_v2
(04.05.23)
(6)

Spor sonrası ağrınız varsa, o gün spor yapıyor musunuz?

damba
Bi gün önceden spor yapmışsınız, o gün de kaslarınız ağrıyor diyelim. Ağrınız olduğu gün spor yapar mısınız?
Bi gün önceden spor yapmışsınız, o gün de kaslarınız ağrıyor diyelim. Ağrınız olduğu gün spor yapar mısınız?
0
damba
(02.05.23)
Ağrı önemli bir konu değil antrenmana başladıktan 5 dakika sonra hissetmezsin zaten olumsuz bir sonucu da olmaz ama bi nedenle acı varsa antrenman yapılmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Şiddetli anormal bir ağrı ise dinleniyorum. Genelde etkilemiyor yapıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(02.05.23)
Ağrıya göre değişir.
Misal bugün sol elim aciyordu. Squat yaptim, overhead press de yaptım ama son sette aci biraz artti, bıraktı.

Bir de yapilan spora göre de değişir. Ben güç çalışıyorum. Haliyle çok yorgunsam performans almak zor. O noktada yapılan egzersize de bağlı.
0
logisticsmanager
(02.05.23)
Bogaz agrisi vs. disinda evet. Dizimde agri olmadigi gun az mesela. Spor yapmaya devam ediyorum spor yapmaktan kaynaklanan kas agrilarim oldugunda.
0
buf-e kür
(02.05.23)
Hamlama agrisiysa spor yapiyorum, hic olmadi esneme veya pilatesle kaslari rahatlatiyorum. Hatta ara sonrasi tekrar basladim spora bu aralar, agrilarim oldu dediginiz gibi, yine yaptim sporumu. Yapmayinca daha da kotuye gidiyor cunku. Bence.
0
mor oje
(03.05.23)
Ben böyle sorulara hep kendim gibi düşünüp cevap verdiğimi fark ettim ama bu yanlış tabii zira bazı farklılıklar olabilir. Yani ağrının nedeni de önemli aslında, misal yeterli ve doğru bir recovery süreci geçiriyor musun? Yani antrenman sonrası yeterli kaloriyi makroları alıyor musun kaybettiğin suyu tuzu yerine koyuyor musun ya da ne bileyim uykunu alıyor musun, bunlar da mesela iyileşme sürecini başarısız geçirdiğinde ağrıya neden olabilecek şeyler ve zamanla süreç içinde overtraining'e de neden olabilecek detaylar.

Biraz daha açmak gerekirse; Merkezi sinir sistemi sempatik ve parasempatik sinir sistemi olarak iki kola ayrılır biliyorsunuz, bu bir terazinin iki kolu gibidir; sempatik sinir sistemi sen hareket halindeyken, çalışırken, vücudun stres yüklendiği anlarda devreye giren koludur, antrenman yapmak da burayı etkiler. Burayı ne kadar kullanıyorsan "aynı derecede" parasempatik sistemi de kullanman lazım, o bölge de vücudun dinlenik haldeyken devreye giren sistemidir. Sempatik sistem stres yüklendiğinde sen iyi beslenerek ve dinlenerek parasempatik sistemi yüklersin, yani çalışarak ve dinlenerek bu teraziyi sürekli dengede tutman gerekir. Eğer çok çalışırsan ve iyi beslenmez ya da dinlenmezsen ağrıların olur. Yani iyi beslenmekten kasıt da sabah 2 tane yumurta yedim şeklinde değil; kasa verdiğin her bir hücre hasarını iyileştirecek miktarda protein karbonhidrat ve yağ makrosunu hesaplayıp almak gerekiyor. Aksi durumda bu ağrılar sürekli hale gelir, bu da "sen bir şeyleri yanlış yapıyorsun" anlamına gelir.

Dediğim gibi bunun dengesini kurmak önemli. Ben görüyorum mesela deli gibi antrenman yapıp dünyanın en dandik beslenme rutinine sahip çok insan var, yaptıkları bu sporların mesela 1 gram faydası olmuyor, bilakis zarar aslında. Düzgün bir beslenme alışkanlığı olmayan birinin spor yapması gerçekten de de faydadan çok zarar verir. Bu üstelik sadece fiziki değil zamanla overtraining sürecine girerek psikolojik olarak da olumsuz etkileri görülür, o nedenle her şeyi bir denge içinde yapmak gerekiyor.

Bunların bir kısmını senin için söyledim ama bütünü genel içindi bu arada.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.05.23)
(7)

Yunuslara kızmam hatalı mıydı

hasmetizm 2046
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kas
Bisiklet yolundan karşıdan iki bisikletli çocuk geliyordu, arka arkaya da iki genç sürücülü yunuslar hızla geliyordu, aramızda 5mt mesafe varken makas atacaktı, elimle yavaş yavaş hareketi yaptım, yanlarından geçerken yavaş git bisiklet yolundasin dedim sertçe, tahminimce sert bakış attılar ama kasktan yanakları şiştigi için tatliş görünüyorlardı ciddiye de alamadım xd
Belalı arkadaşlar hep der yunuslara bulaşma asla diye. Hata mı yaptım?
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
Belalıysanız bulaşmayın.
0
alfired
(02.05.23)
Değilim. Sicilim temiz.
0
🌸hasmetizm 2046
(02.05.23)
Bro seni tenzih ederim ama bu elemanlar genelde böyle torbacı morbacı dediğimiz it kopuk peşinde dolaşıyorlar, böyle seni şüpheliymiş gibi bi bahane yaratıp ters kelepçeye alırken omzunu çıkarabilirlerdi, ha yaparlardı demiyorum olabilir diyorum sen merak ettiğin için. Keşke biraz uzatsaydın da öğrenseydik ne olduğunu gkdfjd

Abi şaka bi yana memlekette bekçi bile çekip adam vuruyor ya hiç bulaşmamak lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Yaşadığınız ülkede hukuğun olduğuna inanıyorsanız sınırları, kanunları aşmadan bu gibi uyarıları yapabilirsiniz elbette.

Hukuğun olmadığı, polislerin haftada 40 saat ek görev yaptıkları zamanların olduğu, amileri tarafından baskı altında oldukları, toplumun en zor kısmıyla uğraştıkları, silah kullanma yetkileri başta olmak üzere pek çok hukuki problemlerinin olduğu, siyasi parti temsilcilerinin emirlerini yerine getirmek zorunda oldukları gelişmemiş bir afrika ülkesinde yaşıyorsanız böyle hareketler yapmayın.
Türkiye'de yaşıyorsanız o zaman sorun yok, böyle uyarılar yapabilirsiniz.

www.sikayetvar.com
www.sikayetvar.com
0
michael_knight
(02.05.23)
Bu adamlar sürüş konusunda tecrübeliler. Zaten görmüşlerdir. Belki olay yerine gidiyorlardı. Elinle yaptığın yavaş hareketinden sonra ikincisi gereksiz olmuş.
0
dissendium
(02.05.23)
ulke farketmeksizin, polise el hareketi yapip yavas git desen, basina bela alirsin.
isteyen arkadaslar avrupanin ve amerikanin cesitli yerlerinde deneyip yasadiklarini - icerden ciktiktan sonra - buraya yazabilir.
0
cooperr
(02.05.23)
Yunuslar en agresif polis ekiplerinden. Hak etmeyene bir şey yaptıklarını görmedim, duymadım ama hak edenlere neler yaptıklarını gördüm.

Üzerinden baya zaman geçti ama izmir kordonda elemanın birisi sıkıntı çıkarıyordu, normal polis geldi, herif polisi eliyle itip göğsüne vurdu. Polis tepki vermedi, tekti, yunus ekibi geldi. Herif yunuslara da diklendi vurmaya çalıştı. Yunus hafifçe kenara çekilip elinin yanıyla adamın boynuna doğru vurup ayaklarını yerden kesti. Herifin düşüp kafayı vurma sesi 20m'den duyuldu.

Özetle agresif davranılması en sakıncalı kişiler :)
0
kimlanbu
(03.05.23)
(12)

Kolye olarak yarım altın takmak?

Amaranta ursula
SelamlarAnneannem boynundaki mercanların arasına yarım altın takıyor. Benim de çok hoşuma gidiyor ama genç olarak görmemişlik olarak algılanır mı emin değilim. Ben de aynı bu şekil boncuklarla ya da sade zincir arasına yarım altın alıp takmak istiyorum ama yarım büyük mu olur, çeyrek mi daha iyi. Ya
Selamlar
Anneannem boynundaki mercanların arasına yarım altın takıyor. Benim de çok hoşuma gidiyor ama genç olarak görmemişlik olarak algılanır mı emin değilim. Ben de aynı bu şekil boncuklarla ya da sade zincir arasına yarım altın alıp takmak istiyorum ama yarım büyük mu olur, çeyrek mi daha iyi. Ya da bu şekilde altın takmak çirkin mi olur?
Ne düşünüyorsunuz?

Ek görsel:
imgyukle.com

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(02.05.23)
Onların kulplu yapılış maksadı budur.
Eski Anadolu geleneğidir.
Hala köylerde ve yaşlılarca bolca kullanılır.
Demodedir.
Ama tabi zevk senin.

Ek: Hatta bunun beşlisi vardır. Adı beşibiyerde'dir Kayınpederin beşibiyerde takması gelin için gurur vesilesidir. Onun için de düğünden sonra ölene kadar hiç çıkarılmaz. Zincir yerine kötü ruhları kovsun diye kırmızı kurdele kullanılır.

Fotoğrafını buldum. Güzel de görünüyor.

www.trendyol.com
0
Mirket
(02.05.23)
Çok yaygın bir şey bu. Görmemişlik değil. Çirkin değil.
0
dissendium
(02.05.23)
çirkin ya, direkt nene canlandı gözümde.
0
pide
(02.05.23)
Çok çirkin görünüyor.
Kolye veya herhangi bir takı güzel göründüğü için takılır, bu ise "param var" demek için takılıyormuş gibi görünüyor net olarak.
Elbette diğer pek çok takı da bu amaçla takılıyor ama emin olamıyoruz fakat bunu kimsenin şık bulmayacağı ve "param var" demek için taktığı kesin.
Boynunuza 200 TL'lik banknotlar, veya 100 dolarlık banknotlar takmak gibi bence.
0
michael_knight
(02.05.23)
@mirket
O kadar da değil:D
0
🌸Amaranta ursula
(02.05.23)
bence cok guzel durur. sonucta herkesin yapmadigi bir sey boyle birini gorsem cok tarz derim
0
nibba
(02.05.23)
Bir ara bileklik olarak çeyrek altın takılıyordu. O zaman da çok kötü bulurdum. Çeyreğin de küçüğü minik bir şey olsa belki kurtarır ama çeyrek hele ki yarım altın çok kötü geliyor bana

Edit: örnek olarak şu boyda minnak altınlar olan boncuklu bir kolye gğzel durabilir ama çeyrek falan çok büyük.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
yazdonumu
(02.05.23)
Daha zarif bi zincirle olur da bu çok çirkin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Boyunda kolye olarak bildigimiz altin takmaktan mi bahsediyoruz? Cok garip geldi. Isteyen taksin tabii ama bayagi kotu gorunecegine bir yarim altinina iddiaya girerim.
0
unidentified floating object
(02.05.23)
Yeni gelin olsam takardım. Fatmagül'ün Suçu ne dizisinde, Fatmagül'ün böyle kolyesi vardı.
0
Kahvedesu
(02.05.23)
"selamın aleyküm nene, bayramın mübarek olsun, nasılsın iyisin inşallah" cümlesi geçti kafamdan...
her bayram aynı muhabbeti yaşarız memlekette köydeki yan komşumuzla...
0
thedepressed
(02.05.23)
Altın rengi bana demode geliyor. Bijuteride bile sarı renk kullanmıyorum. Ama zevk sizin ve seviyorsanız kimse umrunuzda olmasın. Bir de aklıma kaybolma ihtimali geldi. Böyle bir durumda canınız sıkılmayacaksa kullanın tabii ki.
0
ruhen hastayim ben
(02.05.23)
(2)

depremde bir insan bedeni en fazla ne kadar zarar görebilir?

sanemz
burdaki hanımefendi kızına ve torununa ulaşamıyor. olay gecesinden beri bulundukları yapının başındalar, enkazın tüm kalıntıları aranmış ama yoklar. dna eşleşmesi yapılacakmış. en fazla ne kadar tanınmaz olabilirlerki dna eşleşecek.https://www.facebook.com/nuray.beserikli
burdaki hanımefendi kızına ve torununa ulaşamıyor. olay gecesinden beri bulundukları yapının başındalar, enkazın tüm kalıntıları aranmış ama yoklar. dna eşleşmesi yapılacakmış. en fazla ne kadar tanınmaz olabilirlerki dna eşleşecek.

www.facebook.com
0
sanemz
(02.05.23)
Yani depremde enkaz altında tabii ki atom parçacıklarına ayrılıp tespit edilemez hale gelmezler ama atıyorum 1000 daireli bir sitenin enkazında kalırsın oradan bedene ulaşılamayabilir, onun dışında bildiğimiz normal sıradan bi apartmanda bedene ulaşamama çok mümkün değil, o da ancak bence makineyle enkaza girişip bedenler molozlara karışınca mümkün olabilir gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
Bir adamin zemin kattaki magazasinda bulununan konfeksiyon ürünletini kurtarmak için kazi yapiliyordu topraga bildigin.

Buradan hareketle, binanin büyüklügüne bagli olarak bazi insanlarin molozlar arasinda zemine diri diri gömüldügünü bile söyleyebiliriz.
0
Avoiding The Puddle
(02.05.23)
(2)

sahte parfüm

arveles gibiyim
parfüm almak istiyorum ama çok sahte parfümler var ya.boyner falan bunlar sahte satar mı sizce?
parfüm almak istiyorum ama çok sahte parfümler var ya.

boyner falan bunlar sahte satar mı sizce?
0
arveles gibiyim
(02.05.23)
3 yerden parfüm alıyorum tedarik durumlarına göre Sephora Boyner ve Sevil, teknik olarak kimse için "bunlar sahte ürün satmaz" denilemez ama sahte ürün satma ihtimali en düşük işletmeler de bunlar, yurt içinde bunlardan başka bir yerden alamayacağımıza göre ve alma niyetimiz varsa alacağız yani yapacak bir şey yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
@kaleci +1
0
giovanne
(02.05.23)
(6)

İspanyolca konuşan ülkeler için içerikler nasıl oluyor?

michael_knight
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?

Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi eserler için durum nedir?
Hangi ülkede konuşulan İspanyolcanın daha karizmatik, yumuşak, sert, elit, kalitesiz vs. olduğuna dair ortak fikirler var mı?
0
michael_knight
(02.05.23)
Hocam konuyla ilgili çok bilgim yok ama misal biz kendi ülkemizde bile konuşulan Türkçeyi anlayamıyoruz bazen ya da ne bileyim İskoç İngilizcesini İngilizler bile kolay anlamıyordur aynı bölgenin insanı oldukları halde, araya kıtalar ülkeler girince illa ki farklılık oluyordur aynı dil olsa bile ama bence asıl neden Meksika'da mesela 60-70 tane yerel dil var, İspanyolcaları da bundan etkilenip daha farklı bir İspanyolcaya dönüşmüş olabilir, yani İspanyolca bilen biri her türlü adapte olur oraya ya da Meksikalılar dublaj yapılmadan ya da altyazı olmadan illa ki anlıyorlardır ama bu çok da konforlu olmuyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
şu an etrafım ispanyol, arjantinli, şilili, uruguaylı kaynıyor ve birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. bizim bir azeriyi anlamamızdan çok daha iyi anlıyorlar birbirlerini. arjantinli arkadaşımın dediğine göre sadece dili bozarak ortaya çıkan moda cümle kalıplarını ya da deyimleri vs. ilk seferinde anlamayabiliyorlarmış, ama onları da mantık yürüterek birkaç saniyede kolayca çözebiliyorlarmış. tabii hepsi aksansız konuşuyor, almancadaki hoch deutsch gibi aksansız, nötr bir ispanyolca da var. bence altyazılarda, dublajlarda falan da bu ispanyolca kullanılıyordur.
0
sir gawain
(02.05.23)
İlgili birkaç video:

youtu.be

youtu.be
0
peki madem
(02.05.23)
İngilizcede ingiliz ve amerikan ingilizcesi kelimeleri nasil farkliysa ve biz anliyorsak onlarda birbirlerinin farkli kelimelerini anliyorlar

Eger ispanyolca ogrenecekseniz daha iyi anlamak icin peru ve meksika aksanini tavsiye ederim anlamasi kolay. Ben meksika uzerine yogunlastim cunku nufus populasyon yuksek ve sinemada cok meksika yapimi var
0
Slynmaster
(03.05.23)
@slynmaster aslında niyetim dili öğrenmek değil de konuyu biraz daha iyi anlamak.

Mesela Mehmet Ali Erbil İspanya'da ünlü, tanınan ve komik bulunan bir insansa onu Meksikalılar, Arjantinliler, Kolombiyalılar da İspanyollar kadar olmasa da tanıyor ve izliyor mu diye merak ettim.
Veya İspanya'da başarılı bir komedi dizisi çekince onu sadece 50 milyonluk İspanya'da değil toplam 400 milyon nüfuslu diğer ülkelere de pazarlayabiliyor muyuz diye anlamaya çalıştım.

Bir de mobil veya bilgisayar oyunlarında İspanyolca olarak yerelleştirmek 400 milyonluk bir pazara erişimi sağlıyor mu diye merak ediyorum. Yoksa Meksikalıya, Arjantinliye, Peruluya ayrı ayrı yerelleştirmeler yapmayınca bu pazarla bunu bir hakaret olarak görüp ürüne karşı soğuk oluyor mu vs.
0
🌸michael_knight
(03.05.23)
ilk defa thy'de dikkatimi çekmişti. içeriklerin dili konusunda castellano ve espanol (latin america) vardı yanlış hatırlamıyorsam. ispanyollar latinlerin kullandıkları dili ve telaffuzları pek beğenmiyor benim gördüğüm ve bir miktar aşağılamakla birlikte dalga geçenlerini de gördüm.

kübalıları anlamak en zoru diyorlardı ama neticede aynı dil ikisi de ve gördüğüm kadarıyla bizim azerbeycan türkçesini anlamamızdan daha iyi anlıyorlar. sonradan öğrenenler için durum o kadar kolay değil bence çünkü arjantin mesela büyük oranda brezilya portekizcesi etkisinde kalmış gibi geldi bana ve hem telaffuzları hem bazı kelimeleri ithal etmişler. aynı kelimenin bir sürü farklı anlamını da öğrenmek gerekiyor yani. fakat arjantinlilerle kolombiyalıların veya ispanyolların aynı ortamda olduğu durumda çok sorun yaşadıklarını görmedim.

hatta abartacak olursam arjantinli birinden şunu da duydum, brezilyalı biri portekizce ben ispanyolca konuşuyum karşılıklı olarak bi konuşma sürebiliyor ve birbirimizi anlıyoruz demişti. sanırım bizim azerbaycan türkçesi ile kıyasladığımız şey ispanyolca-portekiz (atıyorum şu an) türkmenistan türkçesi ile kıyasladığımız şey de ispanyolca-italyanca vs gibi bi şey olabilir çünkü hepsi latinceden çıkma ve birbirine yakın.
0
kim mi kardashian
(23.05.23)
(2)

Lanetli çaylak sonrası

die so slowly
Başlık açmak için 6 ay "ve" 100 entry mi gerekiyor yoksa "veya" mı? 100 entry girsem başlık engeli kalkar mı?
Başlık açmak için 6 ay "ve" 100 entry mi gerekiyor yoksa "veya" mı? 100 entry girsem başlık engeli kalkar mı?
0
die so slowly
(02.05.23)
onu bilmiyorum da benim de ilgili bi sorum var.

ben de lanetli caylak olmusum. 10 mayis'ta bitiyor biter bitmez entry girebiliyor muyum yoksa 10 entry girip cikmayi falan mi bekleyecegim bir de?
0
antikadimag
(02.05.23)
6 ay VE 100 entry.

Lanet bitince çaylaklık da biter direkt entry girebilirsin 10 entry girip beklemene gerek yok, Lanetli sıfatı sonradan çaylak olan yazarları ilk kayıt olan çaylaklardan ayırmak için verilen bir unvan, herhangi bir şey yapmana gerek yok yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
(5)

vücut geliştirme ve sağlık konusu

mark greg sputnik
şimdi haftanın 5 günü spor salonuna giden, yediğine içtiğine dikkat eden adam tabii ki cips yiyen obezden iyi durumdadır muhtemelen. mevzu o değil. merak ettiğim şu: steroid filan basmadığı takdirde AMATÖR OLARAK vücut geliştiren kişiler genel olarak standart vatandaştan daha sağlıklı mı? bunu şu yü
şimdi haftanın 5 günü spor salonuna giden, yediğine içtiğine dikkat eden adam tabii ki cips yiyen obezden iyi durumdadır muhtemelen. mevzu o değil. merak ettiğim şu: steroid filan basmadığı takdirde AMATÖR OLARAK vücut geliştiren kişiler genel olarak standart vatandaştan daha sağlıklı mı?

bunu şu yüzden soruyorum: konu ne zaman beslenmeye gelse özellikle bulking dönemi için paso pirinç pilavı-tavuk göğsü görüyorum. tamamen kasları geliştirmeye ve büyütmeye yönelik bir beslenme anlayışı da çok sağlıklı olmazmış gibime geliyor.

fiziksel estetik ve sağlık anlamında en dengeli spor türü nedir sizce? yani yogasından tutun kalisteniğine "dur la spor yapam" diyen insanın tercih edebileceği bir milyon tane şey var ama atıyorum sağlıklı kabul edilen akdeniz diyetinin ihtiyaçları karşılamayacağı disiplinler söz konusu.

müsabık olma niyeti olmayan fakat "sıradan vatandaş"tan farkı olsun isteyen insanın seçebileceği en güzel yol sizce ne olur? bu tabii ki kişinin isteğine, beklentisine bağlı farkındayım; powerlifting seven adamla halı saha tercih eden insanın yönelimi aynı olmaz ama genel olarak soruyorum.

ben vücut geliştirmeyi teorik bilgi olarak severim vücudu tanıma konusunda, kendim gtüm yiyip de ağırlığın altına girmiş birisi değilim. bu anlamda müziğini de sevdiğim için mesela roger baptist abiyi severim ama herif kaslı maslı olsa da daha 60'ına gelmeden 75'lik dedeler gibi duruyor misal. ha onun kendi tercihidir, kaslı ve büyük görünmeyi tercih etmiştir o ayrı mesele ama neblim kaslı, güçlü, yakışıklı, ayu gibi olayım fakat aynı zamanda sağlığımdan ödün vermeyeyim diyen biri için ne daha iyi misal?

bu arada tekrar altını çizerek söylemek istiyorum ki ben burada "farklılık" yaratmaktan söz ediyorum. yani evet sağlıklı yağ-karb, bolca protein, fiziksel aktivite vs. vücuduna yapabileceğin en iyi şey budur ama bu seni sağlıklı yapar, farklı yapmaz. atıyorum powerlifter ya da kalistenikçi adamla aynı düzeyde olmasın. ben ondan bahsediyorum.
0
mark greg sputnik
(01.05.23)
Vücut geliştirme bi spor değil bana göre, kas kütlesini arttırmak da bir spor değil, sağlığa da doğrudan etkisi çok yok, yani şöyle yok: Kanser olacaksan olursun 50 yaşında öleceksen ölürsün 30 yaşında kalp krizi de geçirebilirsin spor yapıp sağlıklı beslendiğin zaman, haftanın 5 günü spor salonuna gitmen bunları engellemez ama kas kütlesini artırmanın da kendine göre avantajları var; işte kas-iskelet sistemin daha sağlıklı olur yaşlanınca iki büklüm olmazsın cinsel performansın bir süre daha idare eder yaşıtlarına göre ya da altına işemezsin belki kas kontrolü yapabildiğin için. Yani günde 1 kilo pirinç yiyen bir insan bu işi sağlık için yapıyorum derse inandırıcı olabilir mi bro mantıksız yani. Bak böyle diyorum ama 200 kilo squat yapıyorum ona rağmen diyorum bunu, geçirdiğim sakatlıkları saysam buradan Fizan'a yol olur, böyle sağlık mı olur. Sağlık için yapıyorsun çık yürü işte diyetine dikkat et haftada birkaç gün orta seviye direnç egzersizi yap bitti gitti. Onun dışında sağlıklı yaşam büyük oranda genetiğe sonra çevresel şartlara sonra yediğine içtiğine en sonda da fiziksel aktivitelere bağlı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Daha sağlıklı diyorum ben.

Psikolojik etkisi yadsınamaz. Daha mutlu hissettiriyor. Ağırlık çalışan herkes pilav - tavukçu değil bu arada (bkz : ben) - sağlıklı beslenip kas kütleni arttırmak mümkün. Roger Baptist'e baktım, adam anabolik steroid / PED'ler yüzünden yaşlanmış. Genetiğin kötüyse bu performans yükseltici ilaçların bir başka yanetkisi de hızlı yaşlanma oluyor malesef.

Haftada 4 gün ağırlık çalışma + 2 gün düzenli tempolu yürüyüş + 1 gün evde yoga / pilates kombosunu yapan biri kronik bir rahatsızlığı yoksa ülkedeki epey büyük bir kesimden daha sağlıklıdır. Dünyanın obezite oranında lider ülkelerinden birinde bu bile çok fazla ama neyse.

Kas kütlesini arttırmanın, yağ oranının mantıklı bir seviyede tutmanın, ağırlık çalışmanın (yüksek stres yüklemeden) kemiklere pozitif etkisi gibi bir sürü avantajı da mevcut.
0
Stoneface
(01.05.23)
Vücut geliştirmecilerin beslenme sistemi, sağlık için iyidir. Ama öyle bulk dönemi şişeceğim sonra yağları yakacağım kaslar bana kalacak diye düşünmeden, ihtiyacın olan kaloriyi, makroları düzenlenmiş bir şekilde almak en sağlıklısı.

Vücut geliştirme bence bir spor değil, zaten sağlıklı bir şey de değil. En basitinden yaşlanınca ortaya çıkacak eklem ve kalp problemlerine gebe bir şey olduğunu düşünüyorum.

Sporun sağlıklısını yapacağım diyorsan yüzme, orta mesafe koşu, pentatlon, dekatlon, oryantiring gibi sporlara yönelmeni öneririm.
0
Mirket
(02.05.23)
5 yıldır falan halter çalışıyorum. Bir sürü sakatlığım var
Sayesinde ama hala seviyorum.
Ve devam ediyorum. Ağırlık hissini sevince vazgeçmesi zor geliyor. Zamanında 1 sene vücut ağırlığı ile çalışmış karın kası yapmıştım. En güzel zamanlardı. Çok zor geliyor şimdi kilo fazla yağ fazla çünkü vücut ağır. İstiyorum tekrar o kafaya girmek. En sağlıklısı ve en keyiflisi bence. Eklemleri gereksiz zorlayıp vücudu fazla yormak mantıklı gelmiyor 40 yaşından sonra
0
hasmetizm 2046
(02.05.23)
Yaptığın işin adına ne dediğin önemli. Vücut geliştirme dersen bunun anlamı şu olur: estetik, yağsız, kaslı ve damarları belirgin bir görünüm elde etmek için her şeyi yapmak. Vücut geliştirmenin olayı görünümdür. O yüzden de mesela izole çalışmalar önemlidir. Çünkü herhangi bir sebepten daha küçük kalmış bir kas olmamalıdır. Hepsi dengeli görünmelidir. O işte amaç sağlıklı olmak değil yani.

Sen ağırlık kaldırmalısın. "Ağırlık çalışıyorum" ya da "ağırlık kaldırıyorum" demelisin. Dil aklın aynasıdır. Ağzından ne çıkarsa ona yönelirsin. Amacın sakatlanmadan ve doğru teknik ile, en yüksek mobilitede en yüksek ağırlığı kaldırmak olmalı. Eklem ağrısı hissettiğinde durmayı bilmelisin. Bu işin idman kısmı. Beslenme kısmında ise yağ, karbonhidrat ve proteinin hepsinin önemli olduğunu bilip, denemeler yaparak kendine en uygun makro oranını bulup ona göre diyetine uymalısın.

Sanıyorum ki bu şekilde ölümsüz olabiliriz. İnşeallah yani. Benim hedefim 80 yaşında ağırlıksız 20 tekrar squat yapabilmek. Olursa torunumla koşabilmek.
0
alperz
(02.05.23)
(3)

1 Mayıs önceki senelerde nasıldı? (özellikle 90li yıllar)

put it in your appropriate place
89 doğumlu'yum.2000li yıllarda gergin geçtiğini hatırlıyorum. Babam sürekli bana darlardı Kadıköy'e gitme diye. Babamın dediğinden değilde harbiden ortamın gerginliğinden ve taşkınlık olduğundan evde oturmayı tercih ederdim.2005'de resmi tatildi sanırsam. Öncesinde resmi tatil değildi.1977'de onlarc
89 doğumlu'yum.

2000li yıllarda gergin geçtiğini hatırlıyorum. Babam sürekli bana darlardı Kadıköy'e gitme diye. Babamın dediğinden değilde harbiden ortamın gerginliğinden ve taşkınlık olduğundan evde oturmayı tercih ederdim.

2005'de resmi tatildi sanırsam. Öncesinde resmi tatil değildi.

1977'de onlarca insanın vefat ettiği olayı biliyorum. Çoğu olayda olduğu gibi failleri meçhul. 80li yılların vermiş olduğu gerginlikten dolayı problemmli geçmiştir diye tahmin ediyorum.

90li yıllarda nasıldı 1 Mayıs?
0
put it in your appropriate place
(01.05.23)
İşçi bayramının işçi bayramı gibi geçtiği tek dönem 90 dönemi olabilir galiba.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
(bkz: 1 mayıs 1996)

tarihin en olayli ikinci bir mayis'i 90'li yillarin tam ortasinda gerceklesti.
0
baldur2
(01.05.23)
Çoğunlukla olaylı geçerdi.

O zamanlardaki 1998 yılı 1 mayısının akşam haberlerini de hatırlıyorum.
Olaylı geçmişti. İşçilerden kendi halindeydi ama daha çok
özellikle yasadışı gruplara mensup kişilerle polis karşı karşıya gelirdi.
Polis haliyle zor kullanmak durumunda kalırdı.
Yine tek tip giyimli, yüzleri kapalı, askeri şekilde uygun adım yürüyüş düzenleyenleri de izlemiştik.
Sonrasında özellikle gösterici bir gencin pencerelere tutunarak polisten kaçmak isterken mhp ilçe teşkilatına denk gelmesi onu zorla içeri almak istemeleri, pencerede dakikalarca asılı kalması da o güne ait sıradışı haberler arasındaydı.

Gazeteciler de tabi yaralanıyordu o olaylar sırasında
0
diyecevaplandı
(01.05.23)
(2)

Kaçaklar yasalarla korunuyor mu?

havadakarada
Sığınmacı değil direkt kaçak olanlar. Mesela kavga ettik adamı dövdük, Afganistan 'dan yürüyerek gelmiş adam. Ama biz haksızız. Yasal süreç ne oluyor?
Sığınmacı değil direkt kaçak olanlar. Mesela kavga ettik adamı dövdük, Afganistan 'dan yürüyerek gelmiş adam. Ama biz haksızız. Yasal süreç ne oluyor?
0
havadakarada
(01.05.23)
Hocam İnsan Hakları şeklinde doğuştan gelen bazı haklar var biliyorsun, bu birini medeni toplumlarda kafana göre dövmeni canına kastetmeni köleleştirmeni ya da ne bileyim erojen bölgesine doğru cüccük hareketi yapmanı engeller. Suç yani normalde ne oluyorsa o olur, kimse sana "bu adam Afganistan'dan yürüyerek geldi ve sen bunu haksız olduğun halde dövdün, al sana devlet üstün hizmet madalyası" demez, dememesi lazım en azından.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Sığınmacı ve mülteci, birbirine çok yakın ama hukuki manada iki ayrı kavram. Kaçak olarak gelseler bile bu ikisinden birine tabi olarak değerlendiriliyorlar diye biliyorum.
Ölüm vs. sebeplerden dolayı acil müdahale gerektirecek insani durumlar söz konusu olduğu için de pasaportlu olarak çoğu zaman gelmeleri beklenmez.
Haklarında uluslararası antlaşmalar da mevcut.

Adil bir devlette, kendi vatandaşının onlardan birine haksız yere zarar vermesi sonucunda o vatadaşının cezasız kalması (sanırım dolaylı yoldan ödüllendirilmesi diyebiliriz) normalde söz konusu olmaz.
Yasal süreç yine t.c.k ve ilgili maddelerinde olmalı.
0
diyecevaplandı
(01.05.23)
(2)

Şarkı sözü-"Çaya kaç şeker alırsın" sorusu

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Az önce Spotify'ın karışık listesini dinlerken dünyaca ünlü müzik grubumuzun Moğollar'ın seslendirdiği, sözleri Can Yücel'in olduğu iddia edilen ama bir yandan da "yok efendim Can Yücel'in değil aslında Elif Şebnem Akal'a ait bu şarkının sözleri bi araştırın kardeşim her şey de Can Yücel'in olamaz k
Az önce Spotify'ın karışık listesini dinlerken dünyaca ünlü müzik grubumuzun Moğollar'ın seslendirdiği, sözleri Can Yücel'in olduğu iddia edilen ama bir yandan da "yok efendim Can Yücel'in değil aslında Elif Şebnem Akal'a ait bu şarkının sözleri bi araştırın kardeşim her şey de Can Yücel'in olamaz ki" şeklinde tartışmalara neden olan "Çaya Kaç Şeker" isimli şarkıya denk geldim, uzun zaman sonra tekrar dinleyince eski bir dostla karşılaşmışım gibi mutlu oldum ne yalan söyleyeyim birkaç defa da dinledim üst üste ama son dinlememde aniden bir farkındalık hasıl oldu bir uyanış o uhrevi dünyadan bir çıkış bi bi şeyler oldu. Nedenini açıklayayım ama önce sizden şarkı sözlerini bir bütün olarak okuyup son dörtlüğe özellikle dikkat etmenizi istirham edeceğim:

Yanlızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla
Yanlızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka
Bir dost göz arayışıyla, saat tıkırtısıyla

Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka
Bir dost göz arayışıyla, saat tıkırtısıyla

Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla
Ama "Günün aydın, akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı
Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla
Ama "Günün aydın, akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı

Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda
Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta
Karıştırıp bir başına yudumlamak doyasıya
Ama "Çaya kaç şeker alırsın?" diye bir ses sormalı ya

Yani evet güzel vokal güzel gitar riff'leri sözler beste aslında her şey çok güzel ama bir anda "Ama 'Çaya kaç şeker alırsın?' diye bir ses sormalı ya" kısmına geldiğimde hiç istemesem de bir aydınlanma yaşadım. Yani bir insan onca yılını birlikte geçirdiği birlikte yaşlandığı can yoldaşının kaç şekerli çay içtiğini bilmez mi ya? Yani alelade bir söz olsa hadi olur ya deyip geçeceğim ama şarkı bu cümle üstüne kurulmuş, en vurucu kısmı bu, şarkının ismi olmuş ya daha ne olsun, bana mantıksız geldi bu durum. Yani son ana kadar her şey süper giderken birden böyle söyleyince ben bir anda soğudum şarkıdan dinleyemez oldum ve bu beni biraz incitti. Yani 30 sene boyunca herkes birbirine "çaya kaç şeker alırsın" diye mi sordu yani bir kere sorarsın iki kere sorarsın, hadi üç defa sor yani 10 defa sor ama 30 sene de sorulmaz ki bu soru bence.

Şimdi bunları yazarken "karşı taraf Alzheimer hastası da sürekli unutuyor mu acaba kaç şekerli çay içildiğini" gibi bir teori geliştirdim böyle düşününce mantıklı geldi ama bunun dışında bir anlamı varsa mantıksız gibi şarkının böyle bir cümle üstüne kurulması çünkü çok mantıksız bir söz. Sizce nedir? Teşekkür ederim.

Şarkı: www.youtube.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Bu albümü piyasaya çıktığı günden beri bilirim ve ara sıra dinlerim, her seferinde aynı şeyi düşünüyorum, insan kaç yıllık eşine "kaç şeker" diye sormaz ki, saçma. :)

Bir ihtimal "ara sıra" derken ciddidir, ara sıra bir arkadaş eş dostla çay içip iki sohbet etsem diyordur.
0
kobuzchu kiz
(01.05.23)
Böyle düşününce mantıklı ama bir yandan da evde çay içecek kadar samimiyet gelişmişse insan yine bilir gibime geliyor ya böyle şeyleri. Yani ben şimdi kendi içimde bi düşündüm arkadaşlarımın çoğunun çayı kahveyi nasıl içtiğini biliyorum, hatta mesela bi yere davet edilsem ve giderken bira alsam kimin hangi marka birayı içtiklerini de bilirim galiba, az önce bi umutlandım ama şimdi yine karamsarlık çöktü zihnime.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
(6)

eksisozluk2023.com resmi değil di mi?

pembe mezarlık
Ama duyuru yazar girişi bile oraya yönlendiriyormuş şimdi fark ettim ve çaylak hesabım da login görünüyor. Yani sözlük kapanmadan logindim zaten 2023'e şifre mifre girmedim ama login görünüyorum. Nasıl oluyor aklım almadı. Güvenlik açısından sıkıntı mı sizce?
Ama duyuru yazar girişi bile oraya yönlendiriyormuş şimdi fark ettim ve çaylak hesabım da login görünüyor. Yani sözlük kapanmadan logindim zaten 2023'e şifre mifre girmedim ama login görünüyorum. Nasıl oluyor aklım almadı. Güvenlik açısından sıkıntı mı sizce?
0
pembe mezarlık
(30.04.23)
Bro sözlüğe VPN'le eksisozluk.com üzerinden girsen bile giriş yaptıktan sonra sözlüğün bizzat kendisi tarafından 2023'e yönlendiriliyorsun, resmi olmama gibi bir durum olabilir mi bu durumda neden sıkıntı olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Şöyle ki olan biten'de duyurulmamış. İlgili başlıkta da yetkili sayılabilecek kimsenin bir girdisi yok.
0
🌸pembe mezarlık
(01.05.23)
Rende binayı uyandırmamak için resmi bir açıklama yapılmaması normal ama sistemin kendisi seni yönlendiriyor zaten hocam kendi kendilerini mi hack'leyecekler yani ben senin hangi konuda tedirgin olduğunu anlayamadım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Twitter'da bilem o adresi yazmışlar. Alan adı çakma olsa orada yazar, paylaşırlar mı?
0
yazdonumu
(01.05.23)
Resmi. Kendi resmi Twitter sayfalarında paylaştılar.
0
false pretension
(01.05.23)
eksisozluk.com'a erişim engeli olduğu için başka bir domain'e yönlendirme yapmışlar. eksisozluk.com artık eksisozluk2023.com olarak açılıyor. bir nevi arkadan dolaşmışlar. vpn kullanmamak için.
0
koela
(01.05.23)
(9)

bu aralar yeni çıkan şahane dizi var mı?

arveles gibiyim
kaçırmayalım..her dizi fikrine açığız amabilimkurgu, fantastik olsa tadından yenmez.
kaçırmayalım..her dizi fikrine açığız ama

bilimkurgu, fantastik olsa tadından yenmez.
0
arveles gibiyim
(30.04.23)
bilimkurgu fantastik değil ama,

BEEF. nefisti. çok beğendim
0
chanandler bong
(30.04.23)
Last of us
0
gabe h coud
(30.04.23)
The Peripheral olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
the periphel, last of us izledim.
0
🌸arveles gibiyim
(30.04.23)
Dead ringers güzel başladı.
0
Jux
(30.04.23)
Andor var.
0
halitkin
(01.05.23)
şu anda ikinci sezonunda ama türkiye'de pek konuşulmadığı için yellowjackets diyeceğim.
cidden çok iyi.
0
blatta hiberna
(01.05.23)
Sweet Tooth
0
onepointzero
(01.05.23)
fantastik miii??? ben yandım, siz de yanın: karnaval sokağı (carnival row)
0
halanne
(01.05.23)
(10)

Kurtlar Vadisi

dissendium
Ben bu diziyi zamanında hiç beğenmiyordum. Bazen ilgimi çekiyor. Kurtlar Vadisi müziğini de eskiden sevmezdim ama bence aslında başarılı bir müzik. Bu dizi izlenir mi? Tavsiye eder misiniz?
Ben bu diziyi zamanında hiç beğenmiyordum. Bazen ilgimi çekiyor. Kurtlar Vadisi müziğini de eskiden sevmezdim ama bence aslında başarılı bir müzik. Bu dizi izlenir mi? Tavsiye eder misiniz?
0
dissendium
(30.04.23)
İzlenir de abi acele etmene gerek yok sonra da izlenir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
İlk 97 bölüm izlenir.
0
halitkin
(30.04.23)
Her türlü izlenir. İnsanlar bunu hala mafya dizisi sanıyor ama asıl olay bambaşka.
0
pembe mezarlık
(30.04.23)
bu türe ilgin varsa elbette izlenir. tercihen ilk 97
0
paintov
(01.05.23)
izlemediğin her saniye vakit kaybediyorsun. mafya dizisi falan değil, aşk komedi aksiyon her şey var.

keşke hafızam silinse de en baştan keşfedip izlesem. muhteşem bir dizi.

bir arkadaşım aşırı önyargılıydı hayatta izlemem diyordu. ilk 2 bölümünü zorla izlettim. sonra 3'e de bakayım dedi. bitirdik ben gittim o akşam 8'e kadar izlemiş. şimdi benden daha çok seviyor.
0
sassot
(01.05.23)
yav hacı abi dizinin çıkış sloganı ''bu bir mafya dizisidir'' siz ne diyorsunuz? :)

ayrıca mafya dizisi/ filmi kötü bir şey değil ki? dünyanın en baba yapımları arasında bir çok mafya dizisi/ filmi var. o yüzden bu şekilde bakmayın olaya.

soruya gelecek olursak; kesinlikle izle. türk dizi tarihinin en iyi üzerine düşünülmüş yazılmış ve oynanmış dizisidir kurtlar vadisi. birçok güzel dizi izledik ancak üstüne çıkanı görmedim daha.
0
not sure if serious
(01.05.23)
Senede bir kere ilk 97 izliyorum bir çok insan gibi, senede bir kere de Behzat Ç. izlerim.

TV'de yayınlanırken bir kere bile izlememiştim, tam da izleyici kitlesi yaşlarındaydım. Tam tarihini hatırlamasam da ilk izleyişim 2010'lardan sonra olmuştu, çünkü ben de çok önyargılıydım.

Senaryosu, çekim teknikleri, yönetmen kalitesi vs vs gerçekten yüksek bir dizidir. Polat'ın Duran Emmi'nin yanına yerleşene kadar geçen bir kaç bölümlük süre bana sıkıcı gelir, belki de daha önce izlediğim içindir.
0
John Bloor
(01.05.23)
Bu dizi o kadar başarılı ki normal bir elden çakması imkansız gibi. Amerika’dan servis edildiğini düşünüyorum zaten senaryonun temeli star wars’ın birebir kopyası.

twitter.com

Kesinlikle izlenmeli ilk 97 bölüm.
0
Hallegadola
(01.05.23)
izlerken ömer baba hikayelerini atlama şansın var, biz komple izleidk zamnında ds
elifli kısımlar da geçilebilir
0
bir soru sorcam
(01.05.23)
ömer baba hele hele elif sahnelerini atlama. ikinci izleyişte gerek olmaz ama ilk defa izleyen bir insanın sahne kaçırmadan izlemesi gerekiyor. tamamiyle polatın psikolojisini, yaşadığı ikilemleri anlamak için önemli bence ve ömer baba ilk sezon o kadar da çok boş yapmıyor asdafsg

elif sahneleri de bence eleştrildiği gibi değil hatta elifi severim ben, tam olarak rolünü oynuyor. napacaktı? he tamam sen protagonistsin ben şimdiye kadar hayatımı kurduğum bütün doğruları, değerleri, mesleğimin ilkelerini yıkıp senin etkinde sen ne dersen onu yapacağım mı diyecekti?

bunları yazdım, çünkü izlerken bunları da göz önünde bulundur :D
0
not sure if serious
(01.05.23)
(9)

Calisirken sinirli gozukuyo musunuz?

lapaz
.
.
0
lapaz
(30.04.23)
Ciddi oluyorum.
0
dissendium
(30.04.23)
Görünseydim uyaran olurdu. Bence görünmüyorum.
0
Amaranta ursula
(30.04.23)
Benim eski calistigim yerde biri vardi. Is sirasinda bambaska bir kimlige burunuyordu ciddilikten, sinir stresten. Emre Belozoglu gibi:) Disardan nasil gozuktugunun farkinda degildi. Biz sansliydik, onumuzde ornek vardi, onun gibi olmamak icin kendimizi duzelttik.
0
freedonia
(30.04.23)
Bu bir george costanza taktigidir, mesgul gorunmek icin zaman zaman kaslari catarim..
0
unidentified floating object
(30.04.23)
her an sinirlenecek gibi duruyorum o yüzden çok fazla yanaşmıyorlar saçma sapan şeylerle.
0
arveles gibiyim
(30.04.23)
normal zamanda sert göründüğüm söylendi ama özellikle çalışırken sinirli/sert göründüğüm yönünde bi bildirim gelmedi :D ama muhtemelen ciddi duruyorumdur
0
chanandler bong
(30.04.23)
Hahahh twitter'da, duyuru'da boş boş takılırken bile çok ciddi duruyormuşum.

İnsanlar çok odaklanmış, çok işi var herhalde diyip gelmiyordu eski iş yerimde :)

Yakın arkadaşlarım dalga geçerdi bazen gerçekten çalışırken bak bak yine çalışıyormuş gibi gözüküyor diye :D

3 yıldır uzaktan çalışıyorum ama bir şey değişmemiştir eminim.
0
chicha_v2
(01.05.23)
Sinirli değil de aşırı odaklandığımda dudağım şu şekilde oluyormuş, ben bunu geçen sene öğrendim: galeri13.uludagsozluk.com Yanımdakiler "acaba neyi yanlış yaptı da içlendi" diye düşünüyorlarmış, gerçi ben bazen içimden Fenerbahçe'nin 2007 kadrosunu falan sayarken de böyle oluyorumdur muhtemelen o ana denk gelmiş de olabilirler, emin olamıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.05.23)
Ben hep sinirliyim, çünkü çalışmak zorundayım.
0
synesthesia
(01.05.23)
(2)

dopamin hakkında konuşalım mı?

sanemz
şimdi bunun için şey deniyor, fazlası şizofren yapar. mesela piyangodan para çıkanlar da yahut sınavları kazandığımızda falan beynimizde aşırı dopamin olmuş olması gerek de mi? heh şizofren olunması gerekmiyor mu?
şimdi bunun için şey deniyor, fazlası şizofren yapar. mesela piyangodan para çıkanlar da yahut sınavları kazandığımızda falan beynimizde aşırı dopamin olmuş olması gerek de mi? heh şizofren olunması gerekmiyor mu?
0
sanemz
(30.04.23)
Bununla ilgili şöyle bir konu var: Bir hasta fazla dopamin salgıladığı için mi şizofren olur yoksa şizofren olduğu için mi fazla dopamin salgılar, bilinmez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Sizofreni çok ciddi ve dogustan gelen bir hastaliktir. Sunu çok kullaninca su olursun tarzi bilgiler yanlis ve uydurmadir.

Kaldi ki kisiyi sizofreniyle benzer formlara sokabilen uyusturucular da mevcuttur.
0
Avoiding The Puddle
(30.04.23)
(9)

Elektrikli araç tamircisi açmak?

chicha_v2
İyi kötü elektrikli araçlar hayatımızda daha çok yer etmeye başladı.Türkiye'de çok az usta elektrikli araçlardan anlıyordur.İşi bilen adam olmak için illa yurtdışında tecrübe kazanmak mı gerekir nereden başlanır?Milletin arabasını boza boza mı öğreneceğiz illa diğer ustalar gibi :D
İyi kötü elektrikli araçlar hayatımızda daha çok yer etmeye başladı.

Türkiye'de çok az usta elektrikli araçlardan anlıyordur.

İşi bilen adam olmak için illa yurtdışında tecrübe kazanmak mı gerekir nereden başlanır?

Milletin arabasını boza boza mı öğreneceğiz illa diğer ustalar gibi :D
0
chicha_v2
(30.04.23)
Abi ben sıfır yetenekle Youtube izleye izleye çamaşır makinesini tamir etmiştim, bence bu şekilde öğrenilebilir. 11 Eylül teröristleri de simülasyondan uçak kullanmasını öğrenmişti mesela, olur yani zamanla :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Olur ama elektrikli araç alacak parası olan birini marka servisi dışında bir yere giderken şimdilik düşünemiyorum.
Yani 40 bin euroluk tesla alıp ahmet oto servisine götürmem.
Ikinci ellerinde de genel sorun batarya vs.
Bu arada bu araçların bakim istememe olayı falan da var.
Yani eninde sonunda olacak ama yurtdışında nasıl oluyormus diye bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(30.04.23)
tamir edilecek çok parçası yok ki. içten yanmalı araçlara göre çok daha basit elektrikli araçlar. motor da zaten değiştirmek istediğinde tamir etmene değmeyecek kadar ucuz denebilecek bir parça. bakım desek bakım derdi de yok.

bence araçtan ziyade batarya tamiri yapabilecek bir tesis çok daha fazla iş görebilir. hasarlı hücreleri söküp yerine sağlamları takabilecek vs mesela. ama hiç görmedim yurtdışında da, genelde bozulan parçayı direkt değiştiriyorlar. ama o bile 5-10 yıllık vizyonda gerekli olacak şu an değil.
0
roket adam
(30.04.23)
4-5 senedir benim de aklımda var böyle birşey. özellikle batarya satışı ve tamiri konusunda fakat hem tehlikeli hem de bütçe gerektiren bir iş.

ayrıca şu anki servislerin çoğunun yanında elektrik mühendisi veya ilgili mühendisliklerden insanların bulundurulacağını düşünüyorum bundan sonra.

ama bana kalırsa genelde ustalar yetkili servislerden işi öğrendikten sonra ayrılıp kendi yerlerini açıyorlar. o yüzden önümüzdeki 5-10 senede elektrikli araç tamir yerlerinin sayısı artacaktır. Bunun dışında yurtdışında belirli komponentlerin eğitimleri oluyor, onlara gidebilirsin. Mesela benim ustam direksiyon ile ilgili anakartının tamiriyle ilgili 2 haftalığına yurtdışına eğitime gitmişti.
0
false pretension
(30.04.23)
Bence sanayide veya freelance elektrikli araç tamircilerine çok iş gelmez, fakat içten yanmalı araçları elektrikliye çevirme gibi bir sektör oluşacaktır.
0
malheiros
(30.04.23)
Güzel yerden yakalamışsınız, 2-3 yıl içinde bu alanda inanılmaz bir pazar oluşacak türkiye'de de.

Çünkü sadece tesla değil elektrikli araçlar. 250bin TL'ye de piyasada tonla küçük elektrikli araç satılıyor özellikle ticari işletmeler çok kullanıyor bunu. Ya da renault zoe vb araçlar giderek artmaya başladı. Bir de hibrit motor olanlar var...

citroen ami ya da zoe gibi arabaları kullananlar orta sınıf. Orta sınıf da yetkili servisten kaçar kaçabildiği yere kadar. O yüzden çok iş çıkacak bu arabalar üstünden sanayide.

TAbii ki bu fırsatı gören bir tek siz değilsiniz:)

bütün ticaret ve sanayi odaları bu tarz mesleki kurslar açmaya başladı.

özel firmalarda da eğitimler var. Zaten sanayide biraz kafası çalışan dükkan sahipleri ya da ustalar bu kurslara başladılar bile yakın zamanda görmeye başlarız dükkan tabelalarında "elektrikli araç motor onarım" vb yazılarını.

Bakmayın sosyal medyadaki sanayi ustalarını zır cahil ya da öngörüsüz zanneden kitleye. Akıllı adam çok sanayide, mesleki anlamda kendini geliştirmeye açık adam da çok, özellikle genç ustaların çoğu böyle eğitimler, kurslar falan oldu mu kaçırmaz genelde.

Bu kursları araştırın merakınız varsa meslek meslektir:) Ama tabii zaten bütün gün araba söküp takan bir insana daha faydalı olur bunlar.

Yine de meslek meslektir.
0
anten
(30.04.23)
komple batarya yerine hücre değiştiren, batarya yenileyen bir işletme gelecek 10 yıl içinde ihya olur o kadar net söylüyorum.

hibrit araçların bile batarya değişimi o kadar fahiş fiyatlara yapılıyor teknik servis tarafından millet şimdiden tırıl mırıl tamir ettirmenin yolunu arıyor.
0
delidir yakalayin
(30.04.23)
@delidir bataryaların hücrelerinin ömürleri aşağı yukarı aynı değil mi? Biri erken bozulduysa diğerleri de kısa sürede bozulacaktır diye düşünüyorum.
0
vizivozo
(30.04.23)
@vizivozo

bazen hücreler olması gerekenden erken ölebiliyor. baktıklarında da atıyorum 2 ve 8 nolu hücreler arızalı diyor ama servis pili komple değiştiriyor. bir pil paketi nereden baksan 10 bin usd. hücreleri 1000 usd maliyetle değiştiren tamir eden yerler var yurt dışında mesela. 2-3 sene daha kullanıyor adam. her türlü karlı yani. 10 bin usd bu arada hibrit yaris'in pili diğerleri ne kadardır allah bilir.
0
delidir yakalayin
(01.05.23)
(3)

kaş almak

hknty
erkekler elmacık kemiği tüyleri ve şakaklarınızdaki tüyler için bir şey yapıyor musunuz? yapıyorsanız ne yapıyorsunuz?bu sorum kadınlara daha çok. kadınlar kaşlarını ve varsa elmacık kemiği bölgesindeki tüyleri nasıl alıyorlar? böyle çizgiyle ayrılıyor gibi oluyor. aldıkları bölgelerde hiç tüy kalm
erkekler elmacık kemiği tüyleri ve şakaklarınızdaki tüyler için bir şey yapıyor musunuz? yapıyorsanız ne yapıyorsunuz?

bu sorum kadınlara daha çok. kadınlar kaşlarını ve varsa elmacık kemiği bölgesindeki tüyleri nasıl alıyorlar? böyle çizgiyle ayrılıyor gibi oluyor. aldıkları bölgelerde hiç tüy kalmıyor bunu nasıl yapıyorsunuz?

yüz tüyleri için bir makine almıştım. genel olarak şakak ve elmacık kemiği tüylerini alıyor ama biraz yoluk yoluk kalıyor. cımbızla da hepsini alamam. hem alınmıyor hem de çok. mikro ölçekte biraz. dibime girilmezse belli olmaz ama yine de almak istiyorum. ne yapayım? kaşlarıma dokunmayacağım sadece bu bölgelerdekileri almak istiyorum.
0
hknty
(30.04.23)
bazı erkek kuaförlerinde ağda da uygulanıyor elmacık kemiği ve iki kaş arasına. çok acıtmıyor tüyler inceyse.

yakın bir kadın varsa çevrenizde (anne, kardeş, sevgili) iple almasını arada rica edebilirsiniz belki. ben bazen yardım ediyorum sevgilime.
0
ladygreen
(30.04.23)
Yani kadın arkadaş bireyler adına cevap vermek benim haddime değil ama bu kaş usturası gibi bıdıları kullanıp kaşını ya da yüzündeki tüyleri (aslında bunlar tüy değil bildiğimiz kıl, insan cinsinde kıl çıkıyor çünkü tüy mesela kuşlarda oluyor) kesen birçok kadın tanıyorum, yani epilasyon yapılmayacaksa bunlar da kullanılabilir. Şimdi aklından "peki o zaman böyle kesince yüzümüzdeki tüylerimiz kalınlaşıp sakal bıyık olmaz mı" diye geçirebilirsin. Olmaz. Bir kılın kalınlaşıp kalınlaşmamasında kesilim şeklinin hiçbir önemi yok; onun için testosteron lazım
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
Lazer veya IPL en iyi çözüm.
0
ya volna
(30.04.23)
(8)

koşulsuz sevmek ne demek?

deartheodosia
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
0
deartheodosia
(30.04.23)
Koşulsuz sevgi verebilmek için travmalardan arınmış bir zihin gerekli. Bu da çoğu ebeveynde yok.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Varlığına değer vermek. Derslerine çalışırsan seni severim demeden seversen koşulsuz sevmiş olursun. Koşulsuz sevmek için bu dünyayı iyi anlamak gerekiyor. Çoğu insan ölümü aklına bile getirmiyor. Çocuğu bir gün ölse keşke dersini bahane etmeden sevseydim diyecek ama artık geçmiş olacak. Ya da çocuğu uzak bir yere gitse değerini anlayacak, koşul sunmayacak, fırsatı olduğu her an sevecek.
0
dissendium
(30.04.23)
babamla iyi geçinirse.
0
sanemz
(30.04.23)
Valla acikcasi ben gercek manasiyla kosulsuz sevgi diye birseyin varligina inanmiyorum. Sevgi su ya da bu sekilde kosulludur bence. Ebeveynler ozelinde dusunursek de bir kisinin cocugunu sevmesi ya da diger cocuklardan daha fazla sevmesi de birsekilde kosulludur. Atiyorum cocugun kendi cocugu olmasi yani cocugun dunyaya gelmesinde rol oynamasi ve kendinden ozellikler tasimasi, belki cocugun fiziksel ozellikleri, belki cocugun zekasi/davranislari, belki cocukla ilgili gelecek planlari, belki hormonal vs diye gider bence. Dolayisiyla ben hicbir zaman kosulsuz sevildim diyemem cunku kosulsuz sevgi yok bana gore.

Haa kosulsuz sevilme degil de sevgi/sevilme eksikligini hissetmeme tarzi biseyden bahsedecek olursak da bu da genelde cocukla bir sekilde vakit gecirme ve onunla dogru sekilde ilgilenmekle ilgilidir bence. Genelde dedim cunku kisilerin ebeveynlerini degerlendirmeleri de gorecelidir. Misal cocukluk ya da ergenlik cagindaki degerlendirme farkli oluyor, yetiskinlik cagina gelindigindeki degerlendirme farkli olluyor. Ya da zaman sabit kalsa bile A cevresindeki diger ebeveynlerden gordukleri ile B cevresindeki diger ebeveynlerde gordukleri seyler baska beklentilere sebep oluyor falan filan.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.23)
tam olarak koşulsuz değil
1.si yaşamsal/fiziki ihtiyaçlarını karşılamak zorunda
2.si çocukla geçirdiği vakitten keyif alabiliyorsa bu da bir fayda/koşul

içten sarılmak, görev gibi görmeden oyun oynamak, vakit gerçimek, konuşmak, öğretmek, gezmek, parka gitmek vs.
0
bir soru sorcam
(30.04.23)
benim deneyimime göre; çocuk, ebeveyni koşulsuz sever.
0
from where i ride
(30.04.23)
Bunu ben de merak ediyordum mesela biliyor musun? Yani ben küçükken biraz yaramaz bi çocuktum, biraz çektirdim yani aileme ama çok enteresan bir şekilde ne yaparsam yapayım bana olan sevgilerinde 1 gram eksilme olmuyordu, yani oturup sakin kafayla düşününce bu bana çok mantıksız gelmişti, yani anne baba olmanın böyle bir modu açması bana imkansız geliyordu ama ben böyle bir şeyin olabileceğini kedimi sahiplendiğimde anladım. Yani açıkçası ben çoluk çocuk işine girmedim, bu yaştan sonra da girmem hem sevmiyorum hem de uğraşamam yani ama kedimi sahiplendiğimde gördüm ki kedi bana ne yaparsa yapsın sevgimde hiçbir azalma olmuyordu, yüzümü parça pinçik ettiğinde bile 5 dakika sonra "lan şunu bi denk getirsem de kafasını ısırsam" diye sevgiyle coşuyordum kendisine karşı. Sonra aklıma "lan bu kadın (annem) neden ne yaparsam yapayım beni hala bu kadar seviyor" diye sorguladığım anlar aklıma geldi, demek ki aramızda böyle bir bağ var, yani ben sahiplendiğim kediye karşı bile böyleysem beni bir miktar sıvıdan kendi içinde oluşturup büyütüp doğuran bir varlığın duyduğu koşulsuz sevgiyi tahayyül bile edemiyorum, bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak böyle bir şey bana göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
kosulsuz sevgi ebeveyn cocuk arasindaki iliskidir, yetiskin iliskileri icin soz konusu degildir. kosulsuz sevgi ile eylemlerinizin bir sorumlulugu oldugunu/olmadigini, ya da ailenin sinir koyamayacagini, kural koyamayacagini karistirmamak lazim. ders notlarin iyi olursa seni severim, yaramazlik yapmazsan seni severim degil, derslerin kotu de olsa yaramazlik yapsan da seni severim ancak bunlarin bir sonucu olur, bu seni sevmemek degil, haftasonu disari cikmamak, arkadaslarinla bulusmana izin vermemek olur gibi. ya da seninle oyun oynarim ve tum dikkatim uzerinde olur, ancak su anda telefonla konusuyorum ve rahatsiz edilmemem gerekiyor sinir koyma ornegi olabilir mesela. cocuklar isirmayi ogrenmeye basladiklarinda mesela, isirman canimi acitiyor ve bu davranisi yapmaman gerekiyor da yine kurallar ve sinirlar ile ilgili. ya da yorgunum ve 1 saat dinlendikten sonra seninle oynayabilirim de sinir koyma ornegi olabilir. cocuklarin arkadasa degil, ebeveyne, sinirlara, saygiya, ongorulebilirlige ve duzene ihtiyaci vardir. cocugu kosulsuz severek bunlari ogretmek mumkun ve olmasi gerekendir. ancak yaramazlik yaparsa cocugu gormezden gelmek, konusmamak, yok saymak gibi triplere girmek cocugun sevgiyi kosullu olarak ogrenmesine neden olur. ayrica cocuklar, ozellikle kucuk yasta her seyi kendilerinden dogru algilarlar. mesela isten eve sinirli geldiginizde, triplere giriyorsaniz, pasif agresif davraniyorsaniz, konusmamazlik yapiyorsaniz, 3-4 yasindaki cocuk bunun is nedeniyle oldugunu algilayamiyor ve kendisinin, varlik olarak sevilmedigini dusunuyor.

bana benzersen seni severim, benim gozumu/kasimi alirsam seni severim, escinsel olursan seni sevmem, engelli bir birey olmazsan seni severim gibi bir sey bir ebeveyn icin mumkun degildir. oyle biri ebeveyn de olamasa keske. ayrica cocukla kaliteli ve keyifli zaman gecirmek icin ortam yaratmak da ebeveynin gorevidir. bunlarin olabilmesi icin de oncelikle kisinin tam ve yetkin bir birey olmasi, kendi golge yanlarini gorebilmesi ve bunlari kabul etmesi gerekir. zaten bu surec hepi topu 10 sene filan, akli ermeye basladikca cocuga eylemlerinin bir sonucu oldugunu, sorumluluk almayi vs. ogreteceksiniz.

elbette ailesine siddet uygulayan bireylerden bahsetmiyorum, 18-20 yasina gelmis ailesine maddi ya da fiziksel siddet uygulayan bireye dur demek kosulsuz seviden bagimsiz, sinir koymaya giriyor.
benim anladigim cerceve bu sekilde.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(3)

Ingmar Bergman ve alakasız bir film sorusu daha

yeter ki tak denilmesin perdeleeer
Öncelikle şunu sorayım: Ingmar Bergman'ın Yedinci Mühür'ünde korkutucu unsur var mı? Çünkü varoluş sancılı bi şeyler izlemek istiyorum ama asla kafama korkunçlu şeyler takılmasını istemiyorum.Bir diğer alakasız soru da şu: Böyle Heidi, Anne With An A, Le Herisson ya da Attila Marcel tadında çocuklu
Öncelikle şunu sorayım: Ingmar Bergman'ın Yedinci Mühür'ünde korkutucu unsur var mı? Çünkü varoluş sancılı bi şeyler izlemek istiyorum ama asla kafama korkunçlu şeyler takılmasını istemiyorum.

Bir diğer alakasız soru da şu: Böyle Heidi, Anne With An A, Le Herisson ya da Attila Marcel tadında çocuklu film öneriniz var mıdır?

Teşekkürler.
0
yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(30.04.23)
Yani korkutucu bir unsur yok Azrail'le hayatına karşılık satranç karşılaşması yaptığın için biraz geriliyorsun ama bu neticede sembolik bir anlatım korkunçlu bir durum yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet izliyorum o zaman. çok teşekkürler.
0
🌸yeter ki tak denilmesin perdeleeer
(30.04.23)
İkinci soruya cevap Matilda the Musical. Müzikal sevmiyosan bile izlenir, müzikal seviyosan bayılırsın, şarkıları çok iyi. Normalde çocuk seven biri olmadığım halde çocuklar da iyiydi baya filmdeki.
0
nundu
(30.04.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.