Giriş
(12)

nasreddin hoca'yı sevmemek

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük a
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.

- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük alindigini sanip sevincle basina üsüsür, nasreddin hoca da cebinde parasi olan bir tanecik cocuga, arkadaslarinin gozu onunde dudugunu verir. diger cocuklara da laf sokmayi ihmal etmez. belki cocuklarin uzerinde ileride karsilarina cikabilecek travmalara sebep olur (örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir).

- göle maya calmak: "ya tutarsa?" diyerek verdigi cevap anlamsiz, kendini cok akilli konustum zanneden ama ne dedigi anlasilmayan, hicbir seye de deva olmayan sacmasapan bir söz öbegi. tam bir ekşici lafı. neyi neden dediginin kendisi bile farkinda degil. ben fikradaki diger eleman olsam "laf etti bal kabağı" diyerek sonlandirirdim konusmayi.

-ipe un sermek: komsun malina zarar verdiyse çık açıkça konuş. ha bugün ha yarın diyerek insanlarin değerlli vakitlerini çalma. kimsenin senle oyun oynayacak vakti yok. önceden ödünç verdigime pişman oldum demelisin. arkadan iş cevirme, insanları geçiştirme, sinsilik... ne ararsan var bu hikayede. ileride topluma karışacak saglikli bireyler bu hikayeden mi feyz alacak yani? komik...

-kazan doğurdu: bunu konusmaya dahi gerek yok. inanilmaz bir çakallık hikayesi. fıkranin sonunda anliyoruz ki hoca uzun vadeli bir hinlik uyguluyor. ufak, ise yaramaz tencereyi komsuya kakalamış. kendisi de büyükçe bir kazana "çökmüş" amiyane tabirle. bir ilkokul cocugunun bu hikayeyi ögrenmesi hoş mu?

siz ne düsünüyorsunuz kendisi ve fıkraları hakkında?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(29.04.21)
bunlardan daha kotu fikralar da var da, sahan gokbakar falan gibi dusun iste. bu kadar populer olmus, "genele" hitap eden bir konsept ne kadar zeka dolu olabilir...
0
hot potato
(29.04.21)
Ye kürküm ye sözünü bayağı mantıklı buluyorum.
0
dissendium
(29.04.21)
nasreddin hoca bir anadolu çomarıdır.
fıkrasına gülenle de muhatabımı keserim.
0
brakgn
(29.04.21)
hepsi de atasozu olmus, gunumuzde bile catir catir kullaniliyor dikkat edersen.
parayi veren dudugu calar: oyunun kurali neyse onu oynayacaksin, bos istekle, faydasiz eylemle sonuc alamazsin
gole maya calmak: elalemin isine burnunu sokmayacaksin, adam kendi halinde kimseye zarar vermeden gole maya caliyor bir sey deniyor, belki kendi capinda deney yapiyor ordan alakasiz bir tip gelmis naapiyon hoca, oyle olur mu boyle olur mu diye ahkam kesiyor, haddi olmayan olaya mudahale ediyor, hesap soruyor, mahalle baskisi yaratiyor, hoca da ya tutarsa diyor olasilik var mi var, sana laf dusmez yuzde0.01 de olsa, bir umut degil midir zaten yasamak
ipe un sermek: kimse zorla bir is yaptiramaz kimseye kibarca reddediyor karsindakini, mazeret istiyorsan al mazeret ipe un serdim diye rest cekiyor, naapsin adam kavga mi etsin her tartismada, kalp kirip kufur mu eetsin
kazan dogurdu: burda da ikiyuzluluge, olaya tek bir pencereden bakan, nalinci keseri gibi hep kendine yontan adama lafi oturtuyor
Yani woke, politik dogruculuk, duyar kasma ile gidersen bir seyler bulursun illa baskasi da baska seyler bulabilir, nerden bakmak istedigine bagli
O degil elalemin agzi torba degil ki buzesin diye bir fikra vardi efsane, hoca, cocuk ve esegi gidiyor birileri goruyor esege kimse binmemis, bunlar yuruyor salak gibi yuruyor diye elestiriyor, bu sefer cocugu esege bindiriyor, onu gorenler arkadan yasli basli adam yuruyor cocuk esege binmis diye elestiriyor, hepsi esege biniyor esegi oldurecek bu vicdansizlar diye elestiriyor falan:) Elalem ne der diye yasamayiz bu hayati, 10 yasindaki cocuk bu tespiti yapabilse bu fikra sayesinde bundan buyuk ders yoktur bu hayatta alacagi
0
neverletyougodown
(29.04.21)
"örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir."

Yazdığın yukarıdaki cümle ve yazınin geneli yüzünden bir trolluk girişimi bence ancak ben yine de cidden sormuş gibi cevap vereyim çünkü canım sıkılıyor.

Neyse, cevaba gelirsek ben mesela şu an kafamdan bir hikaye uydurup, etkisini arttırmak için de içine nasreddin hocayı yerlestirip, Nasreddin hoca fıkrası diye yayabilirim bişekilde. Başkası da yapabilir aynısını hatta yaptılar da. Şu an bildiğimiz neredeyse her fikra başkalarının hayal gücünün ürünü zaten. O fıkralardaki kişiler de fıkrayı oluşturan kişiye göre hareket eder.

Misal Nasreddin hocanın hazır cevaplılığı/laf cambazlığı en temel özellik gibi, geri kalan tüm özellikleri fıkrayı uyduran kişiye bağlı oluyor. Bir fıkrada çakal tüccar yaparsın, diğer fıkrada hayalperest imam yaparsın falan filan.

Fıkraların içeriği konusunda da @never in dediği gibi düşünüyorum. Içeriklerin hayatın aslinda toz pembe olduğu, herkesin iyilik meleği olduğu şekilde oluşması gerekmiyor. Gerçek hayat bundan farklı olduğu sürece o sekilde yapsan bile eline ne geçecek?

En bariz örneğimiz RTÜK olsun. Millet sigara bile içemiyor TV de ee böyle yaparak ne kazandı toplum? Yeni büyüyen tüm nesil yeşilayci mi oldu. Olmadı çünkü bu tür sansürler gerçek hayatı çarpıttigi için işe yaramadı. Çocuk çevresindekilerin sigara içtiğini görünce bu sefer gidip kolaylıkla tvdeki şeyin saçma olduğunu öğrenip görmezden geldi. Burada da aynı hesap, sen gidip Nasrettin hocayı her çocuğa eşit davranan ve herkese düdük dağıtan iyi kalpli biri olarak anlatsan ne olacak? Ben söyleyeyim, bunu dinleyen çocuk(bak çocuk diyorum) bu hikayeyi "çocuk masalı" şeklinde değerlendirip küçümseyip dikkate almayacak çünkü içinde yaşadığı dunyaya kıyasla içinde pek gerçeklik yok.

Eyyorlamam bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bence biraz Nasreddin Hoca incelemesi oku. Kendin şimdi şu anda anlamsız buluyor olabilirsin ama bu halk neden bu kadar değer vermiş diye düşünüp sorgulayabilen bir kafa beklerdim senden.

Türbesinin etrafı bomboş iken sadece ayak ucunda kilitli duran demirden bir kapı bulunan bu insanın muhakkak bir sırrı, bir inceliği vardır diye düşünmeliydin. Sevmemekte özgürsün de, anlamsız, saçma vs tarzındaki yaklaşımların sana kalabilir gayet, soran olursa söylersin.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Ya benim lisedeki gerizekalı Türk dili hocam yüzünden sevmiyorum yoksa bir garezim yok kendisiyle. Kadın neden Mevlana tanınıyor Nasrettin Hoca daha ünlü olmalı diye her ders kafa ütülerdi.
0
Hallegadola
(29.04.21)
tolkien +1 bu elbette trol soru.
trol değilse cevabı: "kardeş senin ya lise bitmemiş, ya da lise eğitimi boşa gitmiş"

ben size en sevdiğim hoca fıkrasını anlatayım: "bir gün hoca birkaç adam ile balık avlamaya gider. Denize ağ atub, hoca dahi kendini içine atmış. "Hoca neyledin" didikte: "ben kendimi baluk sandum" dimiş.
(Letaif-i Nasreddin Hoca, 19 yy. derlemesi)
0
ebabil curnatasi
(29.04.21)
Başıma bir şey gelmeyecekse ben de sevmiyorum. Anlamsız geliyor. Keloğlan hikayelerinden de nefret ederdim çocukken.
0
ruhen hastayim ben
(29.04.21)
Fıkraları geçersek Mevlana'nın Ahi Evren olduğuna dair güçlü emareler var ve Ahi Evren'in Moğollarla işbirliği yapan Mevlana'ya karşı direndiğine halkı örgütlediği biliniyor. Bu konuyla ilgili Mikail Bayram hocanın kitap ve köşe yazıları var.
0
eatpraylaw
(29.04.21)
Nasreddin Hoca'nın olduğu düşünülen "ye kürküm ye" ve "kazan doğurdu" fıkraları aslında ona ait değil. Edebiyatçılardan okumak lazım. (bkz: saim sakaoğlu )
(bkz: ali berat alptekin)
0
oyokbuyoknevar
(29.04.21)
artık çok uzaklarında olsam da bir akşehirli olarak cevaplayayım :) esasen hoca akşehir'de görevlendirilmiş bir kadı. devletin görevlisi yani. fıkraların çoğu da sonradan kendine atfedilmiş ya olmayan ya da sonradan onun üzerine kalmış olaylardan ibaret. adamın bir suçu yok yani :) zaten çoğu fıkrası yaşadığı dönemin şartlarına bile uymuyor :) kendine ait neredeyse hiç bir yazılı kaynak yok. hepsi halkın anlata anlata bu zamanlara getirdiği hikayeler. eskişehir'de doğup, konya-akşehir'de kadı görev yaptığı ve öldüğü tahmin ediliyor.

fıkralara gelince politik doğrulucuğun bu kadar popüler olmadığı yıllarda ortaya çıktığından anlayabiliyorum. fıkraların yaşam dersleri vermesi gerektiğini de düşünmüyorum. yanlış olan düşünceleri de ortaya koyabilir yani. tüketeceğimiz her içeriğin %100 doğru bir düşünceyi desteklemesi de gerekmiyor. her olayı dönemin şartlarında değerlendirmek gerekiyor. ayrıca nasreddin hoca fıkralarında hoca hiç bir zaman rol model olarak anlatılmıyor. hiç bir çocuğa "hoca mükemmel bir kişilik, onun gibi olun" mesajı verilmiyor. hocanın muzip veya pratik zekaya sahip bir insan olduğu, dezavantajlı olduğu durumlardan karşı atakla avantajlı duruma geçtiği anlatılıyor. hiç bir fıkrasında siz de "kazan doğurdu diyin kazanın çocuklar" diye bir son mesaj yoktur yani. bir fıkrası var örneğin: hoca yağmur allahın rahmetidir, o yağınca koşa koşa eve gitmeyin vs. diye bir öğüt veriyor. bir gün yağmurda hocanın koştuğunu gören adam soruyor hoca sen bize böyle böyle dedin kendin koşuyorsun diye. hoca da ben rahmet yere düşmesin diye yere düşmeden toplamaya çalışıyorum gibi bir cevap veriyor. böyle bir fıkraya dahi konu olmuş bir adamın doğruluk timsali olarak anlatılması pek olası değil anlayabileceğiniz üzere :)




bir de işin ekonomik boyutu var tabi. nasreddin hoca önemli sayılabilecek bir turistik figür. yaşadığı şehir olan akşehir ile doğduğu yer olan eskişehir'in nasreddin hoca köyü arasında geçmişte bir dava oldu örneğin. yakın tarihte sonuçlandı daha. geçmişte akşehir'in nispeten gelişmiş bir ilçe olmasını sağlayan turistik bir getiri getiriyordu nasreddin hoca türbesi ve yazın yaptığı nasreddin hoca festivalleri ama artık resmi olarak kullanamıyorlar çünkü davayı kaybettiler. benzer bir sürü de figür var zaten türk tarihinde. hacivat karagöz'de aynı şekilde saf bir kişiliğin ondan daha zeki bir karakter tarafından sürekli manipüle etmesini anlatır örneğin. hacivat'ı da karagöz'ü de severim ben hiç gocunmam :) kimsenin hayatını hacivat gibi yaşamaya özendirdiğini de düşünmüyorum. bir kişinin çakallık yapması, muzip olması, bencil olması onu sevmememiz gerektiği anlamına gelmez.
0
syozkn
(29.04.21)
(2)

Cevap vermememe rağmen düzenli olarak mesaj atan kişi

isabella was a ginger
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünc
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünce whatsapp'tan engellemiştim. 3 küsur yıldır da engelli olarak duruyordu.

6 ay kadar önce telegram yükledim. Telegram kullanıcılarına bildirim gidiyormuş kişilerindeki biri telegram yükleyince. O da beni görünce mesaj attı. O kadar zaman geçti, artık ayıp olur diye ordan da engellemedim. Nasılsın ne yapıyorsun şeklinde çok kısa bir konuşmamız oldu.

Sorun şu ki o günden beridir haftada birkaç kere bana alakasız sanat haberleri, resimler (sanat), bunlar hakkındaki görüşlerini filan gönderiyor, neler okumuş, neler düşünmüş bunları anlatıyor. Bir kere bile cevap vermedim, ama düzenli bir şekilde bunları göndermeye devam ediyor. Şimdi bu adamın bana ilgisi mi var acaba diye sormuyorum, var herhalde ki ısrarcı davranıyor. Merak ettiğim şey, bir insan aylardır hiç cevap alamamış olmasına rağmen niye hala mesaj atmaya devam eder? Yani, nasıl bir psikoloji ve düşünceyle yapıyor bunu? Bir de ben güncel sanat haberleri takip etmek istesem gider dergi alırım, neden bana ücretsiz olarak böyle bir hizmet veriyorsun?
0
isabella was a ginger
(29.04.21)
engelle
0
KaraSakall
(29.04.21)
Ne soruyorsun engeli bas geç
0
Hallegadola
(29.04.21)
(3)

Mantığın ve duyguların çatışması

kupala
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar. ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.

ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar.

ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın birkaç sene daha istanbul'da devam etmek istiyor, erkek de istanbul'a gelebilir ama çok sevmediğini belirtiyor. gelirse en az 4 yıl kalması gerekiyor iş sebebiyle. yine de kadın ısrar ederse gelecek ama surat yapmaya başladı.

erkek başka şehirleri öneriyor (onlarda da en az 4 yıl kalması gerekiyor), kadın gitmek istemiyor. erkek bozuluyor buna.

kadının mantığına uymadığı için ve araya yabancılaşma girdiği için ayrılmak aklına geliyor, erkeğin de böyle düşündüğünü zannediyor ama erkek gerekirse uzaktan da devam edelim diyor. ayrılma muhabbeti açılınca biraz uzaklaşma yaşanıyor.

kadın, erkeğin fotoğrafını görünce bile dayanamıyor, içi gidiyor ama mantıken anlaşamadıkları ve farklı baktıkları için ne yapacağını da bilemiyor. yaşının giderek ilerlediğini düşündüğü için de sıkıntı duyuyor.

ne yapsınlar bu durumda?

not: sizden linçlememenizi rica ediyorum :), kadın tarafı zaten kötü durumda şu an :/
0
kupala
(29.04.21)
Linçlemiyorum, ben olsam evlenirdim.
0
Hallegadola
(29.04.21)
ortak bir yol bulmaktan başka çare yok. kadın tarafı da seçeneklerle gelsin. illa tek seçenek diye dayatmasın. erkek de aynı şekilde. sonra eleye eleye çözüm bulsunlar. artılarını eksilerini yazsınlar ama asla benim dediğim olacak kafasında değil. ayrılmak kolay, ama değer vereceğin birini bulmak zor. yaş kaç olursa olsun.
0
rayde
(29.04.21)
yaş önemli tabi ama 5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşayıp evlendim. hala çok mutluyum çok şükür.
şuan ev ile iş yerim farklı illerde, hafta içi çalışıp hafta sonu eve dönüyorum. arada (evlendiğimiz ilk yıllarda) evdeydik, bunların bir artı ya da eksi olduğunu düşündüren bir durum olmadı.
seviyorlarsa bekleyebilirler, yaştan olmaz derlerse, evlenip 4 yıl uzaktan da bu iş yürür bence.
0
pccopath
(29.04.21)
(6)

Çok sağlıksız beslenmedeki motivasyon tam olarak ne?

ofelia
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar. Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yedi
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar.

Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yediklerime dikkat edebiliyorum diye, ee sen de yap diyorum hemen türlü türlü bahane. Ee o zaman niye öykündün ki şimdi, laf olsun diye mi?

Neyse asıl sıkıntı aile. Annem de babam da obez sınırında. Bunlar iftardan sonra hiç durmadan yemek yemeye devam ediyorlar. Masadan kalkılıyor tatlıya geçiliyor. Oradan meyve, oradan kuruyemiş, yatmadan hemen önce ayran... (onu da bir yerden öğrenmişler, ee ayran da bi kalori almaktır nihayetinde)

Size akıllı tartı alayım tartılırsınız dedim, o ürün baya gaza getiriyormuş. Annem niyetlendi babam diyor ki, "ben tartılmam ki onda"
Peki mübarek niye ya niye? Gelmişsin kaç yaşına, türlü çeşit hastalığın var. Kaç kere doktora gittik hepsi "az ye" diyor. Bu inat neden? Hangi düşünce yapısını değiştiremiyorlar? Bu iradesizlik mi başka bir şey mi? Yemek bağımlılığı mı mesela?
0
ofelia
(29.04.21)
Fizyolojik sebepler harici obezlik psikolojik bozukluklar sebebiyle ortaya çıkan bir durum. Yeme bozukluğu olarak nitelendiriliyor; kişinin yemekle kurduğu bağa, hayatındaki güvensizliklere, kaçış noktalarına bağlı düşünceler sebebiyle yaşanıyor genelde.

Çıktı olarak iradesiz diyoruz ama herkes her konuda irade gösteremiyor. Bunun altında da o insanın irade gösterirse kaçıracağı, kaybedeceği şeylerin korkusu oluyor genelde. Özellikle morbid obezlik seviyesine varan durumlar "aman canım yemeyiversin" düşüncesinden biraz daha ciddi bir psikolojik destek gerektiriyor.
0
Jux
(29.04.21)
Şeker ve msg bağımlılığı. Ayrıca diyabet yoksa bile kesin insülin direnci vardır, insana göz açtırmaz o. Üstelik bağırsak floralarındaki zararlı bakteriler şeker şeker diye bastırırlar, çünkü zararlı bakteriyi var eden ve çoğaltan şey şekerdir.

Bir yandan psikolojik bağımlılık var. Vücut susadığında susuzluk oluşturur ama karşılanmazsa tatlı isteği gibi hissedilir o susuzluk. Aynı bunun gibi, o zihin vaktiyle en temel duygusal ihtiyaçlarına cevap alamamış, doyurulmamış hatta beslenmemiş ise o tatmini zihin en kolay yerden çıkarıyor. Ya yemeden ya uykudan ya seksten ya gereksiz konuşmalardan... çok büyük çoğunlukla da yemeden çıkarılıyor o acı, çünkü nerdeyse hepimiz daha ilk bebeklikten itibaren "ye ki güçlü ol" "yemezsen büyüyemezsin" "bak çok güzel çok beğeneceksin mutlaka ye" tarzında baskılarla yedirildik. Mesela babaannem rahmetli beni muhallebiyle doyura doyura 4 ayda anne sütünden kesilmişim. Şimdi bende ne uyku düzeni var ne huzurlu ve kaliteli uyku var ne de iştah kontrolü var.

Bu bir bilinç meselesinden önce yetiştirilme meselesi yani. Evet insan irade sahibidir ama bazı konularda hakikaten çok çaresiz kalabiliyor, isabetli terapiler alamayacak durumdakileri düşünürsek onların tek dayanağı lezzet olabiliyor.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Valla benim için üşengeçlik. Hiç oturup yemek yapmak ile uğraşmak istemiyorum. Onun yerine dışardan söylemek daha kolayıma geliyor. Ee dışardan söyleyeceğim zaman da pizza hamburger, pide gibi şeyler dururken gidip de salata falan söyleyesim gelmiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bazı insanlar farklı bir keyif alır yemek yemekten, yemek kötü ise mutsuz olur, güzel ise dopamin deposu gibi dolaşır ortalıkta.

Yoğurt ve su ile yapılan karışımın kalori hesabını yapmak biraz abartı olmuş bana göre.
0
devorgilla the gunslinger
(29.04.21)
Bence de tam tersi 20 yıl sonra da aynı olmaya çalışmak, aşırı dikkat etmek, bazı şeyleri bu kadar ciddiye almak gereksiz geliyor. Ne gerek var. Aşırı sağlıksız beslenmek de asiri sağlıklı beslenmek de aynı derecede saçma bence. İkisinde de psikolojik olarak benzer bir altyapı olduğunu düşünüyorum.

Herkesin görüşü farklı işte.
0
westblack
(29.04.21)
Annem ve babam aşırı fit ve zayıflar, yaşlarını göstermiyorlar ve aşırı sağlıklı besleniyorlar. Benim ve kardeşimin de vücudu iyidir ama fast food bağımlısıyız çok severiz. Annemle babam bize aşırı kızıyor ev yemeği yemediğimiz için bazen ama biz bağımlıyız napalım. Kardeşim bir de sigara içiyor, biz de aşırı korkarız yaşlanmaktan ama annem gibi genç kalabilecek miyim diye düşünüyorum bazen. Genlerime güveniyorum biraz da yalan değil, ailemde hiç obez yoktur.
0
Hallegadola
(29.04.21)
(3)

Hangisinin kaşesi daha yüksektir? (Burak Özçivit vs. Özcan Deniz)

brkylmz
Sb. :)
Sb. :)
0
brkylmz
(28.04.21)
burak.
ama özcanın da mafyöz bi abisi vardı, resmen zorla çalıştırıyor onu. belki yapımcılardan da fazla para koparmaya çalışıyordur ama artık yaş nedeniyle cast aralığı kısıtlı. hedef yaş grubu prime timeda değil vs
0
rewlack
(28.04.21)
Gordugumuz kadariyla Burak Ozcivit.
0
invictae
(28.04.21)
Özcandı, şimdi Burak.
0
Hallegadola
(28.04.21)
(9)

şeker hastası insanla evlenmenin zorlukları

odiyus
merhaba duyuru ahalisi.başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
merhaba duyuru ahalisi.
başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
0
odiyus
(28.04.21)
50 yasindan sonra neredeyse herkes seker hastasi oluyor zaten. Evlenmeye engel olarak ne dusundunuz ki anlamadim?
0
invictae
(28.04.21)
Kendine dikkat etmeyip sizi kanser edebilecek bir vurdumduymazlık varsa fena.
Onun dışında biraz disiplinle hayata güzelce devam edersiniz.
0
kisa
(28.04.21)
Zamanla çekme oluyor. Alacansan Macar malından sasmayacaksin zaten. Ne demişler araba alacaksan almandan kız alacaksan macardan.
0
allah yazdiysa bozsun
(28.04.21)
Dikkat etmesi gerek o kadar.
0
Hallegadola
(28.04.21)
Alıntı:
Erkekte en sık görülen cinsel bozukluk, istek azlığı ve erektil fonksiyon bozukluğudur. Tüm erektil disfonksiyonlu kişilerin yüzde 40'ı şeker hastasıdır. Tüm şeker hastası erkeklerin yüzde 30-40'ında impotans (iktidarsızlık) mevcuttur.

www.sozcu.com.tr
www.muradceltik.com
www.doktortakvimi.com
0
ceketimi alip cikcam
(28.04.21)
vurdumduymazsa fena+1 bunun koması da var iki günde bir acillik olması da var.

dikkatliyse sıkıntı yok
0
ala09
(28.04.21)
İnvictae
Bu başlığa gelen yorumları arkadaşıma okutacağım. Kendisi şeker hastası. Evlilikten kaçınıyor hastalığından dolayı. Kimsenin hayatını etkilemek istemiyorum düşüncesi hakim. Kendisini iknaya uğraşıyoruz. Cinsiyeti kadın. Özellikle doğumlarının sıkıntılığı olduğunu söyleyip duruyor.
Gelen cevaplar için teşekkürler.
0
🌸odiyus
(28.04.21)
şeker hastası bir kadın tanıdığım var, kendisi elinden gelen özeni gösteriyor. çocuk sahibi de oldu. ne ailesi ne eşi hastalığı ile ilgili yakınmıyor. ben ama anlamadım, bu elimizde olan bir şey değil ki. yarın öbür gün hepimiz bir hastalığa yakalanabiliriz, kanser olabiliriz, sakat kalabiliriz.
0
ofelia
(28.04.21)
Şeker hastalıklarının tipleri var bildiğim kadarıyla. Bir kuzenim şeker hastalığı olan biriyle evlendi sonra çocukları oldu. Çocuk bir gün şeker komasına girdi ve şu an o da babası gibi şeker hastası. Çocuklara nasıl geçiyor konusunda hiçbir fikrim yok fakat sanırım en büyük olumsuz yönü bu.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
(7)

ielts vs toefl

rose parks
benzerliklerini ve farklılıklarını az çok biliyorum ancak yine de hangisine çalışacağımı bilemedim. toefl'ın puan aralıkları daha geniş olduğu için daha avantajlı olabilirim diye düşünüyorum. sizin fikirleriniz neler?
benzerliklerini ve farklılıklarını az çok biliyorum ancak yine de hangisine çalışacağımı bilemedim. toefl'ın puan aralıkları daha geniş olduğu için daha avantajlı olabilirim diye düşünüyorum. sizin fikirleriniz neler?
0
rose parks
(27.04.21)
konuşma kismindan korkuyorsan ielts i seç.

yazma kısmindan korkuyorsan toefl i seç
0
egokalp
(27.04.21)
bu arada toelf amerikada, ielts daha cok avrupa ve kanada da gecerli
0
egokalp
(27.04.21)
Toefl toefl toefl! Toefl her yerde geçiyor, ielts'in geçmediği yerler var (özellikle türkiye).
0
Avery
(27.04.21)
Ielts academic vs toefl'da:

Reading: toefl test, biraz daha kolay
Listening: toefl test ama once konusmayi dinleyip sonra cevap veriyorsun. Ielts test degil ama dinlerken sorular da karsinda. Kelime yazmani filan bekliyorlar.
Speaking: toefl bilgisayara karsi 6 soru, baya zorlayici (ne diyecegini dusunmek zorlayici) ielts daha rahat speakingde daha kolay sorular soruyorlar.

Writing; ikisi de benzer.
0
fakyoras
(27.04.21)
Sınavlarına gitmedim ama dershanesine gittim. Bana ielts alıştırmaları daha zor geliyordu.
0
Hallegadola
(27.04.21)
IELTS'in reading'leri anlamsizca zor, bu nedenle iki kez TOEFL'a girdim.
0
howfaristhesky
(27.04.21)
Fakyoras+1

Sadece bir farkla. ielts de Writing e çok kıt puan veriyorlar.
0
ozgurluk savascisi
(27.04.21)
(7)

Otobüste, uçakta karşı cinsle tanışmak

santiago
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs. Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs.

Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı partnerlarını ilk görmede beğenmişler ama başlangıçta tipsiz bulduğu sevgililerini zamanla sevmişler. İş arkadaşı, okul arkadaşı falan gibi.. tabi sevdikten sonra gözüne güzel gelmiş olabilir ama sevgili olma aşamasını konuşuyoruz.

Dolayısıyla bu uçakta yan koltuğunda oturan güzel kızla tanışma ya da şehirlerarası otobüste mola yerinde hoşuna giden kızla tanışma, otobüste durağında tanışma falan gibi anlatılan hikayeler aslında görünüm olarak çekici insanların hikayesi değil mi?

Tipin gayet kötü ama karakterin, başarıların ya da statün(konum, para) iyi olsa bile böyle kısacık zaman diliminde karşı tarafa bunları sunamazsın. Hatta böyle metroda kesişmeler sadece tip ile ilgili değil mi?

(hatta gerçekten böyleyse bunun yetenek ve başarı olarak sunulması garip değil mi)
0
santiago
(27.04.21)
Yetenek ve başarı kısmı gidip konuşma kısmı. Çok yakışıklı olsan bile bahsettiğin şekilde seni kesen bir kadının gelip seninle konuşması çok nadir. İlgisini çekmek yetmiyor, bir şekile sohbet başlatman lazım. Ki bu konuda kadınlar örnek anlatsın, konuşana kadar her şeyi mükemmel görünüp konuştuktan sonra batıran insan da az değil. Yetenek ve başarı kısmı burayla ilgili.
0
Jux
(27.04.21)
Bu tarz tanismalar dis gorunus (tip, giyim kusam) arti ozguvenin meyvesidir. Max 14 yasinda bunu cozmen lazimdi zaten bro.
0
neverletyougodown
(27.04.21)
Konu yakisiklilik / guzellik degil ozguven, enerji ve karizma meselesi.

Kimi insanlar var kapidan girdigi anda tum dikkatleri ceker, kimi insan var bir saat takildigi mekanda"aaa sen burda miydin" diye karsilanir.

Yani cok yakisikli ya da guzel olup inanilmaz silik insanlar da var.

Tam tersi tipsiz olup herkesin tanismak icin siraya girdigi insanlar da var.

Yani bu biraz ozguvensiz insanlarin avuntusu gibi geliyor bana.

Tabii ozguven ve karizma ile yilisiklik ve simariklik arasinda da bir cizgi var
0
anten
(27.04.21)
Dediğiniz doğru kimse beğenmediği insana yanaşmıyor.
0
Hallegadola
(27.04.21)
Olayı aslında şu:

- Yakışıklı isen yürü. Cold open direkt.
- Yakışıklı değilsin ama şeytan tüyü var, özgüven var, ilginç kişilik var, zeka var, alfa dedikleri faktör var. 1-2 cümle kadar yürü, olmazsa unut. Yürümezlik etme.
- Yakışıklı değilsin, saydıklarım da yok ama paran var: Ya Hakan Sabancı olmalısın ya da paranın olduğunu aleni şekilde kadının gözüne sokmadan tesadüfen belli etmelisin. Buradan da yürüyenler var.
- Yakışıklı değilsin, saydıklarım yok, paran da yok. Kadınlar seni düşününce ıslanmayacak, dediğin tarzda bir ilişki kuracaksın ve başkalarını düşünerek ıslanan kadının 2nci seçeneği olarak mutlu olacaksın.

Sonuncuyu yani zamanla tanıyarak kazanılan sevgiyi güzel bulanlar var. Ben onlardan değilim. En güzeli, 1 ya da 2 ile başlayıp kasıklardan beyne doğru derinleşen sevgi.
0
twelfth
(28.04.21)
@beretta beretta milletin kacirdigi o zaten. Brad Pitt degilim niye teklif edeyim kafasindaki bireyler kaybediyor bu oyunu tip olarak daha dusuk leveldaki cesaretli, atilgan bireylere. Tamam sen Brad Pitt degilsin e karsidaki de Angelina Jolie degil zaten:) Bunu kaciriyorlar. Bu isin yuzde 55,60i ozguven zaten, kalani dis gorunus
0
speedy
(28.04.21)
yakışıklı olmadığı için üzülen erkek kardeşlerime;

turkiyede yakısıklı erkek yok bir etrafınıza göz atarsanız. bunlar biraz genetik işi o yuzden genelliyorum boy ortalamasından vs. yani o yuzden zekanızla övünüyo gibi görünüyoruz ama aslında muhteşem zekanızdan da değil de elde tutulur belki bi bakışta anlaşılmayacak soyut şeyleri övüyoruz. yok çok merhametliliğinden vay efendim aşırı zeki oluşundan, zeki ama çalışmıyor oluşunuzdan, ya ihtimalli ya da klasik özelliklerden tutulur basit şeyler buluyoruz. bu yüzden çok seçiciymişiz gibi düşünmeyin. tutunacak bi şey kanıtlayın yeter. statü ve parayı ilk seferde ispatlamaya gerek yok zaten ama onlar biraz belli eder insanda kendini azzcıh da olsa
0
ala09
(29.04.21)
(29)

Erkeğin babalık testi istemesi

other half
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boş
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boşanırdım der misiniz?
0
other half
(27.04.21)
Boşanıp testi yaptırır testi de suratına çarpardim
0
carpenic
(27.04.21)
Bir şeylerin ters gittiği kesin. Bi taraf haklı tabi. Eğer kadın olarak haklıysam boşanırdım. Erkek tarafı isem de aklıma kurt düştüğü için boşanırdım
0
olaylar olaylar
(27.04.21)
carpenic +1
0
serbest gezen koala
(27.04.21)
erkek haklı. babalık testi erkeğin istemesine gerek kalmadan yapılması gereken bir test. güven, özellikle bu zamanda abartılan, içi boş bir kelime. ilişkide sadece kadın çocuğun kendinden olduğunu bilme lüksüne sahip. onlarca yıl sürecek maddi manevi sorumluluğu erkeğin üzerine yüklemeden bunu bilme hakkı erkeğe de tanınmalı.
0
nehara
(27.04.21)
erkek tarafını anlamak gerek. kimse sınanmadığı günahın masumu değildir diye bir söz var. insanlar 30 yıl boyunca babası olmadığı çocuğa bakıyor. çocuğa bakmak mesele değil 30 yıllık bir enayi yerine koyulmuşluğu öğrendiğin anı düşün. intihara bile sürükleyebilir.

bana güvenmiyor musun sevgilim diye sormak çok manasız. kimse kimsenin içinde ne olduğunu asla bilemez ve kimse kimseye kendi akıl sağlığı için %100 güvenmemelidir.

bence sorumlu bir eş çocuk doğar doğmaz kendi teklif eder. ben kadın olsam hiç düşünmem ve gocunmam.
0
bohr atom modeli
(27.04.21)
son yazanlara katılmıyorum. bir erkeğin çocuğun kendisinin olduğunu bilme hakkı olduğu kadar bir kadının da çocuk yapacak kadar güvendiği erkekten karşılıklı güven beklemeye hakkı var.

yakın zamanda reddit'te benzer bir gönderi görmüştüm, linkleri aşağı bırakıyorum. ne yazık ki evliliğin sonlandığı bir gönderi.

www.reddit.com
www.reddit.com
0
amugochi
(27.04.21)
boşanırdım. zaten test isteyebilecek bir erkekle değil evlenmek, flört bile etmezdim.
0
candide
(27.04.21)
Dışardan göz olarak: Evli değillerse erkek haklı.

Olaydaki kadın ben olsam: Benimle birlikte olan adam zaten nasıl birisi olduğumu bildiği için benden şüphe duymaz. İster evli olayım ister sevgili, bana sevgilim bu soruyu soramaz. Velev ki istedi, o testi yapar sonra münasip yerine sokardım bana güven duymadığı için.

Ancakkkkkk olması gereken: Bence doğumdan sonra zorunlu babalık testi mutlaka gelmeli. Kaç baba kendisinin olmayan çocuğa bakıyor kandırılarak. Müge Anlı, Esra Erol'da sürekli görüyoruz. Yani bence bu test kadın veya erkek tarafına bırakılmamalı. Her türlü ilişkide zorunlu test gelmeli bir an önce. Öbür türlü çiftlerin arasında yukarıda bahsettiğim gibi güven sorununu ortaya çıkarıyor
0
Hallegadola
(27.04.21)
Valla erkeğin babalık testi istemesi de tuhaf,

Kadının hiç sormadan bak babalık testi yaptırdım, babası sensin, bunu bilmek senin en doğal hakkın falan demesi de tuhaf benim için.

E herhalde yani şüphen mi vardı neden gittin yaptırdın?

Erkek isterse, kadın bozulmakta haklı.

Ama erkek, benim ailemde veya çevremde böyle böyle durumlar yaşandı, benim hayattaki en büyük korkum da bu, sana çok güveniyorum ama lütfen bir test yaptıralım diye anlatsa belki bir nebze yumuşatır ama iki ucu boklu değnek kadın her türlü bozulabilir.

Bir de benim anlamadığım bunu kadına niye söyler ki erkek? Şüphesi varsa çocuk doğunca bir saç telinden falan test yaptırsın, olmuyor mu öyle? Biraz sıksın dişini yani. Ne diye ortalığı geriyor.
0
ananiyimioguz
(27.04.21)
evli ya da değil, fark etmez. bir terslik bir şüphe var bu işte mutlaka. normal değil yani. resmen kadından şüpheleniyor adam. normal bir şey kesinlikle yok. ama boşanmak için de çok geç olabilir bence.

belki erkek de aldatıyordur, aynısının yaşamaktan korkuyordur. kişi kendinden bilir işi. ama kesinlikle sağlıklı bir durum değil.
0
roket adam
(27.04.21)
@nehara +1

Kadının bildiği şeyi erkeğin niye bilmeye hakkı olmasın? Adam kadına güvenmiyorsa başka sorunlar vardır, o ayrı bir konu, ama teste izin vermemesi hatalı bir davranış.
0
plutongezegendegilmi
(27.04.21)
Ortada makul bir şüphe varsa erkek tarafı haklı, değilse büyük sıkıntı.

Konuşup, kafasındakileri öğrenmek lazım. Bazı insanlar geçmişte yaşadıkları olaylardan dolayı, bu tarz kanaatlere sahip olabiliyorlar. Çevresinde sıkıntılı durum çok olmuş olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.04.21)
Meslek hayatım içerisinde ilk boşanma davamı aldığımda müvekkilim erkek kişi ilişkilerinin senelerdir iyi gittiğini eşinin kendine karşı çok iyi olduğundan fakat bir gün eşinin tabletinden dizi izlerken bir google fotoğraflar bildirimi ile eşinin başka bir adamla olan fotoğrafına denk geldiğini belirtmiş ve çocukları için babalık testi yaptırmak istemişti şartları sağlayıp aracı olduk neticede 2 çocuğun da kendisinden olmadığı ortaya çıktı çocuklar 12 ve 4 yaşlarındaydı adam neredeyse kendini kesecekti.

Sonraki süreçlerde de şüpheli durumlarda ben müvekkillerime bu testi tavsiye ettim 4 defa babası farklı çocuk vakası ile karşılaştıktan sonra şimdi diyebilirim ki kendi çocuğum olduğunda eşim hastaneden taburcu olmadan o testi çoktan yaptırmış olurum.
0
apocalipy
(27.04.21)
Güven kontrole engel değil. Ben erkeğim ama benden de isteseler yok demem. Güzelce sebeplerini öğrenirim; konuşalım çözelim. Kadın tarafından bunu istemek de ne var ki? Ben otelde çalışıyorum ve neler görüyorum neler. Bu bir zorunluluk olmalı. Millet habersiz başkasının çocuğuna bakıyor. Bir kadından bunu isteyince boşanmak istemesine şaşıyorum. Korkacak bir şeyi olmayan al sana test ver bana bunun sebebini der. Konuşulur. Her şey konuşulmalı. Banka ekstrelerini göreyim, telefondaki mesajlara bakayım vs. Demek ki bir sebebi var. Ver baksın. "Aaaa güveni yok", "al bak ama bitiririm bu evliliği" demek saçmalık.
0
Amory Lorch
(27.04.21)
10 hafta dolmadan küretaj yaptırıp, materyalden DNA testi yaptırır ve sonucu suratına çarpardım.
0
pro9it9is9
(27.04.21)
apocalipy +1

erkek olsaydım ben kesin isterdim. karakter olarak çok şüpheci biri olmanın yanı sıra benim çevremde bile duyma mesafesindeyse bu olaylar, sanıldığından çok daha yaygın bir durum demek ki diye düşünüyorum. aynı şekilde evli erkeklerin de başka kadınlardan çocukları çıkıyor.

bence de hastaneden çıkmadan zorunlu test yapılmalı +1.
0
deartheodosia
(27.04.21)
Altında sadece çirkin imalar taşıyan bu talepte nedense hep erkek tarafıyla empati yapılıyor, kadının kırılacak onuru belli ki kimsenin umrunda değil. Hastalık derecesine varan bu denli şüpheci biriyle zaten evlenip ondan çocuk yapmazdım, evlendikten sonra karakter evrimi geçirip bu hale gelmişse ve benden böyle bir talebi olduysa o zaman da @pro9it9is9 +1. İnsan ilişkilerinde güven en önem verdiğim husus ve beni tanımasına rağmen bana güvenmeyen birinin sadece merhabalaşmak için dahi olsa hayatımda hiçbir sıfatla yeri yok.
0
kedimedi
(27.04.21)
Tek eşli bir evlilikte çocuğun başkasından olma ihtimali olamaz ki. Bunun tükrçesi bakayım beni aldatıyor musun kiminmiş çocuk demek.
Çok küçültücü bir davranış. O çocuğu aldırıp ardından dna testi yaptırmak ve adamın suratına çarpmak gerek ama ben bir anne olarak evladıma kıyamazdım.
0
cilekli pasta
(27.04.21)
bu testi soracak kadar şüphelendiğim bir durum varsa zaten evliliğin geçerliliği kalmamış demektir.

Kadına çirkin bir itham bu, beni aldatmış olabilirsin diye suçlamak direkt.

ki genelde erkek tarafından bakarım.

ha direkt şüpheleniyorsundur aldatıldığını ispat et, boşan
0
KaraSakall
(27.04.21)
Hamilelikte test yaptırmanın riskli bişey olduğunu duymuştum. Böyle bir şey de olabilir
0
cilekli krep
(27.04.21)
carpenic daha tartışma başlamadan bitirmiş bence.

tek eşli, sorunsuz ve güzel giden bir ilişkide erkek kişisinin böyle fikirleri varsa bi zahmet korunsun çocuk yapmasın.
0
aguen
(27.04.21)
bosanma filan demnmis ama evli olduklari bilgisine nereden ulastik onu anlamadim.

ilk is kurtaj. sonra zaten cok uzun surmez ayrilik gelir.
0
supergirl
(27.04.21)
nehara +1
bohr atom +1

kadınlar bundan zaten otomatikman emin olduğu için bu konuda erkeklerin çok fazla anlaşılabileceklerini sanmıyorum. ilişki mutlu gitsin veya gitmesin bence her erkeğin hakkı. hemen hemen her ilişkide güven konusunda onca tartışma yaşanabilirken babalık testinin bence tartışmasız yapılması lazım.
0
lesmiserables
(27.04.21)
boşanırdım, kürtaj yaptırırdım diyenlerin dünyadan haberi var mı acaba? hadi onu geçtim hiç mi ekşi sözlük'teki müge anlı başlıklarına bakmıyorsunuz? :)

kadın açısından evet güven kırıcı bir olay. bunu kabul ediyorum. ancak erkek tarafından bakınca da niyeyse çok haksız görmüyorum. erkeğin belli ki bir güven problemi var birlikte olduğu kişiye karşı. zaten burada avukat olanlar yazmış, benim de çevremdeki avukat arkadaşlarımdan böyle birkaç olay duymuşluğum var. üstelik 10+ yıl evlilikte ilk çocuk kendisinden iken 2. çocuğun başkasından olma gibi vahim durumlar bile var.

o yüzden erkeğin test istemesi kendince haklı, kendini bilen kadının buna bozulması da yine kendince haklı. teste izin vermemek bence hatalı bir hareket. izin vermemekte diretmek şüphe katsayısını arttırmaktan başka bir işe yarayacağını zannetmiyorum. izin vermeyip çocuğu tek büyütmek / kürtaj yaptırmak gibi sonuçlara kadar gider o iş. o yüzden ne olacaksa test sonucundan sonra olmalı. iş boşanma kısmına veya kürtaja geliyorsa orada oturup karşılıklı duygu paylaşımı yapılmalı. yani erkek neden böyle bir şey istedi, hangi durumlar yüzünden güven problemi oluştu bunlar üzerine konuşulmalı. kadın kendisine söylenenlere ikna olmadıysa boşanmakta da kürtajda da haklı.
0
amandil
(28.04.21)
Şüphelenen erkek olsam, çocuk doğduktan sonra saçından örnek alır gizlice yapardım. Kadının da onuru kırılmazdı.

Belki de çocuk doğunca tıpatıp babaya benzeyecek, teste de gerek kalmayacak.
0
John Bloor
(28.04.21)
O ilişki sorunsuz değildir
O test yaptırılır, adamın yüzüne çarpılır bir daha da görüşülmez.
Sonra karar verir kadın; doğuracaksa sağlam bir nafaka (eşi değilse bile çocuk içşin nafaka şart), ya da kürtaj.
Zaman kötü diye "sorunsuz" ilişki böyle piç edilmez. Sorunludur o...
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
evli olsaydim, kürtaj bosanma dna testi seklinde olurdu.
sevgili olsam, ayrilirdim yine.

ama erkeklere de hak veriyorum, neler var.

ama yapardim vs demek kolay.
0
Ley
(28.04.21)
erkek bunu durum dururken istemez.istiyorsa şüphelendiği mutlaka bir şey vardır.

evli olsam durup dururken niye babalık testi isteyeyim?ama yine de hoş değil tabi ki.
0
drako
(28.04.21)
başka adamların çocuklarına babalık yapan adamlar da eşlerinden şüphelenmiyorlar. onur kırıcı doğrudur ama ben nasıl istersin demezdim. sonunda boşanabilirdim tabi. duruma bağlı.
0
anais
(28.04.21)
(5)

Memurken başka memuriyet kazanıp geçiş yapmak

havadakarada
Istifa olarak değerlendiriliyor mu? Bildiğim kadarıyla toplam 3 istifa hakkı oluyor memurun. Başka memuriyet kazanıp geçiş yapmak da bu kapsamda mı değerlendiriliyor?
Istifa olarak değerlendiriliyor mu? Bildiğim kadarıyla toplam 3 istifa hakkı oluyor memurun. Başka memuriyet kazanıp geçiş yapmak da bu kapsamda mı değerlendiriliyor?
0
havadakarada
(27.04.21)
hayır. o kurumlararası geçiş oluyor. ama kazanmakla geçilmiyor. zaten memur olduğunuz kpss ye giremiyorsunuz. diğer kurumda çalışma şartlarına sahip olunca o kuruma geçmek için talepte bulunuyorsunuz.
0
efruz
(27.04.21)
İstifa etmeyeceksin zaten muaffakatname alacaksın diğer kuruma geçmek için kurumundan. Vermezlerse dava açacaksın ki verirler. Sakın istifa etme ortada kalırsın, istifa eden memur 6 ay içinde işe başlayamaz,
0
Hallegadola
(27.04.21)
Memur olsanızda KPSS'ye girebilirsiniz. Ben girdim . Ancak atanırsanız kurumunuzdan muvafakatname almanız gerekir. Kurumlar genellikle aynı unvan a atandı iseniz vermiyor. Dava açıp haklı bulunmanız durumunda alabiliyorsunuz. Ancak örneğin bilgisayar işletmeni kadrosundasınız yeniden kpss ye girdiniz ve mühendis kadrosuna atandınız. Bu durumda genelde muvafakat verirler... Vermesse dahi dava edip her türlü gidersiniz.. İstifa etmeyin kesinlikle.
0
ataman
(27.04.21)
Sözleşmeli çalışıyorsanız istifa edip ertesi gün yeni kurumda başlayabilirsiniz. Kadrolu iseniz muvafakat almak gerekli. Atanacağiniz unvan mevcut unvaninizdan üst ise muvakafati kurumlar kolay veriyor. Vermezse mahkeme yoluyla alabiliyorsunuz. Eğer aranılan unvan denk veya altsa işler zor.
0
fikox
(27.04.21)
@efruz bir yanlışınız var galiba. @ataman'ın da yazdığı üzere yeniden KPSS'ye girip iyi bir puanla başka bir memurluk kazanılıp geçiş yapılabiliyor diye biliyorum.
0
🌸havadakarada
(27.04.21)
(6)

zekat

nonik
hesaba göre; oturduğu hariç 40 dairesi olan biri bir daireyı zekat mı veriyor?
hesaba göre; oturduğu hariç 40 dairesi olan biri bir daireyı zekat mı veriyor?
0
nonik
(27.04.21)
Hayır, gayrimenkulden zekat verilmiyor. Gelir getiriyorsa getirdiği gelir hesaba katılıyor.
0
hebanon
(27.04.21)
Abi muslumanin turnusolu budur.belli asgariler olmakla beraber malinin 40 ta birisir.burada uygulanabilecek tek istisna senin ihtiyacin olanin dusulmesi olabilir.senin orneginde 40 evden birisi onun intiyacidir,geriye kalan 39 zekata girer.

Bizim sevgili kardeslerimiz bu konuda ne kadar alim varsa onun en iyi soyledigini one surup bu isten yirtmaya calisir,varsa hocasi,imami kim varsa gidip yan cizebilecegi careler arar,kivirmaya calisir.zorlayarak fetva almaya calisip,gunahi hocanin boynuna uygulamasina tabi tutulmak ister.bu kulaklar hocam benim bir evim var,bir milyonda param,ramazan girmeden gittim kurak bir arazi aldim,buradan hic bir gelirim olmadi,elimdeki tek arazide budur bana zekat duser mi sorusunu duymustur,o sorarken utanmamis,ben dinlerken utanmisimdir.

Kurana bakinca 30 kere direk zekat diyor,2 de sadaka olarak geciyor.32 kere bu brotherlara diyor ki ver,elini korkak alistirma,sen ne kadar verirsen bonuslarini arttiracagiz,verdigini kat be kat sana bereketlendirecegiz buna ragmen sevimli bir cocuk edasiyla Allah i kandirmaya calisan 1,6 milyar muslumandan bahsediyoruz.

Benim kurandan anladigim senin olanin 40 ta birini vereceksin,diyanete sorunca zekat simulatoru var oraya yazsana diyor.muhtemelen benim omrum o samimiyette bir musluman gormeye yetmeyecek.
0
duptıs
(27.04.21)
kitapta herhangi bir orandan bahsedilmiyor. mezhepler tarafindan ortaya atilmis bu oranlar. 80 gr altinin varsa 1/40, ciftci isen hasatinin 1/10' unu vereceksin diyorlar. hatta tarlana suyu kova ile tasiyorsan orani 1/20 mi ne yapiyorlar. gayrimenkul gelirleri de yine 1/10 ya da 1/20 uzerinden hesapliyorlar ama dedigim gibi kitapta orandan bahsedilmiyor. Oranlarin dayanagi hadisler, mezhep liderleri de bunlari kiyaslayarak her seye bir oran bulmuslar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.04.21)
peygamberimiz zamaninda devlet boyle gelirinin yuzde 60 ini vergi olarak aliyor muydu ? 2000 lira kira gelirime karsilik yillik 2500 lira kira vergisi ? zekatta vergi de veriyorum ama bu sorularin da cevabi var mi ?
0
tunaktunaktun
(27.04.21)
Zekatta oran filan yoktur, siz verebileceğiniz maximum miktarı, sizinle maddi olarak aynı seviyede olmayan diğer insanlara da dağıtarak, onların yaşam kalitesini artırmaya ve sosyal eşitsizliğin ortadan kalkmasına katkı sağlamak için vereceksiniz. 40 evi olan biri, verebilirse hepsini de verir.
0
etna
(27.04.21)
Dindar biri sayılırım ama bu oranların günümüz Türkiye’sinde geçerli olamayacağını düşünüyorum. Çiftçi olmayan hasadını mı versin, esnaf olmayan gelirini mi? Türkiye’de zekat verebilecek şu anda tek grup 5li çete bence.
0
Hallegadola
(27.04.21)
(16)

pandemiden dolayı kimseye yardım yaptınız mı?

buenosdias
fatura, kira, gıda yardımı gibi bugüne dek hiç yardım ettiniz mi?
fatura, kira, gıda yardımı gibi bugüne dek hiç yardım ettiniz mi?
0
buenosdias
(26.04.21)
Ben geçen aene hastanelere yemek gönderen bir grupla birkaç defa yemek göndermiştim doktorlara.
0
condom kurşunu
(26.04.21)
ibb askıda fatura sitesi üzerinden aile destek paketi kısmını kullanarak yaptım.
yardım söylenmez ama burada anonimiz diye şeyettim
0
juninho77
(26.04.21)
etmedim. sadece ramazan ayında fitre denen 100 tl ödeme yaptım bir yardım kuruluşu vasıtası ile. birde kurban bayramında afrikada kurban kestiriyorum (kesiyorlardır inşallah)
onun dışında kendime müslümanım sadece.
0
aslindasorunumpsikolojik
(26.04.21)
beni tanimadiginiz icin rahatca yazabilirim : bir ailenin 15 gunluk yemek, fatura, market ihtiyaclari ile yaslilarinin saglik masraflarini karsiladim. 5 aileye kurban eti dagittim, para sık sık veriyorum, hastane personeline cikolata ve kurabiye gonderdim. ramazan kolisi yardimi ... vs yapiyorum.
0
tunaktunaktun
(26.04.21)
Anonimligin verdigi rahatlikla yazabilirim. İssiz olmama ve aldigim son maaslardan kalanlari masraf cikarmadan idare etmeye calismama ragmen evet ettim. Ufak tefek seylerdi, daha cok olsaydi daha cogunu yapardim.
0
invictae
(26.04.21)
aynen yardım söylenmez ama yardım etmek için fikir arıyor olabilme ihtimallerine göre ve anonimlik ile söylüyorum, mahalle bakkalına gücüm yettiğince haftalık veresiye borcu ödüyorum
0
cometome
(26.04.21)
abb askıda fatura bakıyorum ara sıra.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
Biriyle hiç tanışmadığım iki aileye ciddi miktarda yardım ediyorum her ay, maaşım yatar yatmaz yolluyorum. Bir iki de başka fatura üstlendim. Ara ara ufak tefek şeyler de yapıyorum sağa sola. Keşke daha olsa daha yapsam. Gün bugün çünkü. Allah herkesin yardımcısı olsun.
0
latchet
(26.04.21)
tek yaşayan, .çocuklarının ilgilenmediği kanser hastası yaşlı bir teyze ile ilgileniyorum. diyeceğim şu ki; muazzam büyüklükte bir sosyal yardım tüketici kitlesi var, bilin istedim. özellikle belediyelerde; adam kaydını yaptırıyor yıllarca yardım alıyor herhangi bir süre sınırlaması yok. bu işlerin kovalayıcısı olmuş çok insan var. evini, yaşamını gözünüzle görmediğiniz kimseye yardım yapmayın, naçizane tavsiyemdir.
0
seyduna6687
(26.04.21)
Akrabalara destek oluyorum
0
euteamo
(26.04.21)
Pandemi başında Koltuk takımı,banyo tadilatı , yatak bazası için ayırdığımız bir bütçemiz vardı. Hanımla birlikte ona 1000 şuraya 1500 derken hepsini sıfırladık (pandemi kredisi çekmiştik ihtiyaç akçesi olarak dursun diye , onu da) Bu sene başında yine oluşturmuştuk alışveriş bütçesi onu da sanırım dibine kadar dağıttık. Hiç gözümde değil , bir sofraya bir tutam tuz olabiliyorsak ne mutlu bize. Taşı sıksam suyunu çıkarırım ,ben yine çalışıp kazanırım , hiç şansı olmayana bir damla destek olsak yeter hanımla bana.

Hiçbir yardımı kuruluş üzerinden değil, bizzat insanların eline,evine şeklinde yaptık. İşsiz kalan komşuma da pay düştü, hiç tanımadığım insan evladınada. Birde mansur başkanın dağıttığı yardıma destek olduk (İzmir'deyim ama i love you başkanım)
0
synax
(26.04.21)
eşi ölen bi akrabaya yardım + askıda faturada.
0
nuisance
(26.04.21)
Pandeminin basinda kocasi olen ve 4 cocugu olan bir yakinima her ay 500 tl gonderiyorum. Kocasinin sigortasından cocuklarina da yatanlarla beraber toplamda 1400 tl emeklilik maasi baglanmis. 4 cocuk ta ogrenci. Ay sonunu zor getiriyoruz ama esimle konustuk ve sanki sabit bir taksitmis gibi hic aksatmadan yardim etmeye karar verdik. Keske elimizden daha fazlasi gelseydi.
0
Kirmizibavul
(26.04.21)
Kiracılarımın kiralarını indirdim
Mart 2020 tarihinden bu yana her ay farklı bir aileye 150 liralık market çeki desteği sağladım.
Severek dinlediğim sanatçılara da elimden geldiğince destek sağladım.
0
paramolacak
(27.04.21)
Normalde yardımlar söylenmez tabii ama anonim olduğumuz ve biraz da belki başkalarını da teşvik edebiliriz diye söyleyeyim.

Her ay kendi faturalarima bakarken askida faturaya da göz gezdiriyorum mutlaka (İbb'ninki).

Onun dışında çevrede duyduğumuz kişilere birkaç ayda bir yardım yapıyoruz.

Hem kendim hem de erkek arkadaşım iş yerlerinde verilen ramazan kolisi ya da hediye kartlarını kullanmayız yıllardır; geldiği gibi başkasına gider. Oruç da tutmuyoruz biz, bunun iki yuzlulugunu yapmayalım bari diye düşünüyoruz.

Birkaç da dernek (özellikle köy okullarında okuyan çocuklar için) bağışı yapmisligim var şu süreçte. Eğitimde fırsat eşitliği için elimden geleni yapıyorum.

Yardım etmek için illa büyük butceler ayırmaya da gerek yok aslında, damlaya damlaya göl olur derler ki sahiden öyle. Hepimiz ufak yardımlarda bulunsak çok kişiye umut oluruz aslında.
0
fraise
(27.04.21)
Annem ve babam çok yaptı, normal orta halli aile, memur emeklisi ve ev hanımı eş. Arada beni de yardım ettiklerine katıyorlar, ben de ekliyorum.
0
Hallegadola
(27.04.21)
(2)

hazir satilan ilik&kemik sulari

in vino veritas
kemikleri saatlerce kaynatip yapilan ilik kemik sulari var piyasada. butik dukkanlarin organik urunlerinden bahsediyorum. bunlardan guvenip kullandiklariniz var mi? kullaniyorsaniz ne olcude koyuyorsunuz yemeklere?
kemikleri saatlerce kaynatip yapilan ilik kemik sulari var piyasada. butik dukkanlarin organik urunlerinden bahsediyorum. bunlardan guvenip kullandiklariniz var mi? kullaniyorsaniz ne olcude koyuyorsunuz yemeklere?
0
in vino veritas
(24.04.21)
Şu videoda sağlığa zararlı diyor.
Kemik uzun süre kaynayınca birşeyler açığa çıkıyormuş.
Organik tavuk alın. Kemiğini daha kısa süre kaynatarak kemik suyu elde edin diyor.

www.youtube.com
23. dakikadan itibaren
0
Mirket
(24.04.21)
Annem kendisi yapıyor sürekli. Kaynattığı suları kağıt bardaklara koyuyor ve donduruyor. Daha sonra yemeğe ekleyeceği vakit, dondurduğu kağıt bardaklardan bir tanesini çözdürüp kullanıyor. Genellikle çoğu yemekte kullanır annem ama üsteki torum beni düşündürdü yarın ayık kafayla izlicem.
0
Hallegadola
(25.04.21)
(19)

Peşkeş çekilmek

Mirabel
Baya yakın oldugunuz ve her şeyinizi paylaştığınız kız arkadaşınız size kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan birini uygun görse bozulur musunuz? Ben adamla kesi
Baya yakın oldugunuz ve her şeyinizi paylaştığınız kız arkadaşınız size kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan birini uygun görse bozulur musunuz? Ben adamla kesinlikle samimi degilim ama gordugumde konusuyordum.

Farkli watsapp gruplarinda falan da adinizin gectigini, bu adama beni yamamak icin goy goy yapıldığını, sizin öyle bir talebiniz olmamasina ragmen arkadaş dediginiz kızın surekli ona peşkeş cekmeye çalıştığını anlasanız ne yapardiniz? ​

Kesinlikle çirkin degilim, maddi/manevi/fiziksel bir erkege muhtaç degilim, amerikada yuksek lisans yaptım ve alkolizm gibi sorunlarım yok. Arasira tabii ki keske sevgilimiz olsa geyigi yapiyorduk kiz kiza o ayri.

Bir de kendisine kendinden kucuk, fit ve iyi egitimli erkekleri layik görüyor.

Ek: adam iyi bir insan da degil. Dedigim gibi kari kız muhabbeti yapıyor sürekli, dost dedikleri sırtından vurmus geyikleri, otoriteye iyi görünme, gucsuzu ezmeye calısma gibi davranışları var. Sinsi falan.
0
Mirabel
(24.04.21)
Müthiş kıskanıyor seni ama öyle böyle değil.

İsteyen senin hakkında istediği kadar konuşabilir, senin hayatının hükümdarı sensin. O kadar. Kimse seni etkilememeli, senin isteğinin dışında herhangi bir harekete seni sürükleyememeliler. Öyle bir dik duruşun olsun ki altında ezilsinler. Öyle dik dur. Bu tip insanların karşısında bütün bilincinle bütün haysiyetinle bütün varlığınla dimdik duracaksın.

O kızı da bence hayatından silip at, yavaş yavaş yapmak daha mantıklı olabilir, ben olsam çat diye yaparım o ayrı. O çevreyi de mümkünse değiştir veya kendi tavırlarını değiştir o çevreye karşı.

Senin hayatının hükümdarı yalnızca sensin. Sen ne istersen aslolan odur. Dimdik duracaksın.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
Öncelikli sorun kızın had bilmez olması. Bunu yapmayı bırakması için güzelce haddini bildirmen lazım. Al karşına konuş, bu tavrın sıktı artık, bir daha o adamla ilgili benim üzerimden yorum yapmanı istemiyorum gibilerinden konuşman gerekiyor.

Sırf eğlencesine de yapıyor olabilir(akran zorbalığı), sana gıcık olduğu için seni ona layık görüyor gibi yapıp seni incitmek istediği için de. Her halükarda hadsizlik. "Benimle bir derdin varsa anlat çözelim, başkalarının önünde bu konuyu açman adice" diye ekleyebilirsin de.
0
Jux
(24.04.21)
arkadaşınız sorunlu gerçekten.
adamın kimliğinin dışında, zaten ne münasebet?
anında hayatınızdan çıkartın.

bunu anladığınız anda olay çıkartıp bir daha görüşmemelisiniz zaten.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
Benim arkadaşlarım da peşkeş çekiyor ama beni biliyorlar. Bana göre birilerini bulmaya çalışıyorlar. Uygun olmayan birini bulduklarında önce bana anlatıyorlar karşıyı sonra buluşturalım mı diye soruyorlar.

Arkadaşın düşüncesiz. Hiç sormadan adama veya gruba yazıyorsa veya ima ediyorsa arkadaşınla konuşmalısın derim. Samimi arkadaşın hem. Lan ben böyle adama bakar mıyım? Bilmiyor musun? E öğrendin o halde vs diye yardır.
0
Amory Lorch
(24.04.21)
bence de sizi kıskanıyor.
0
rose parks
(24.04.21)
:D boyle arkadasin varken dusmana ihtiyacin yok.
Ben kendi adima arkadasligimi bititrmekle kalmaz, buna guzel bi tuzak kurardim.
0
durgunfoton
(24.04.21)
ben arkadasligimi bitirirdim eger boyle bir durum varsa. ama bazen insan kendini de oldugundan cok daha iyi goruyor (bu adamdan bagimsiz konusuyorum).
arkadasima kendime uygun gormedigimi, asil su su ozelliklerinden oturu bu adamin ona cok yakistigini soylerdim. cok sinirlendiysem de kendine uygun gorduklerinin ona hic uygun olmadigini belirtirdim.
0
deartheodosia
(24.04.21)
neden bu adamı bana uygun gördün diye sorsan mesela? arkadaşın kötü niyetli değil de mal olabilir belki. ama genel olarak bence de tatsız bir durum.
0
roket adam
(24.04.21)
Adam belki çok iyi biridir diyecektim değilmiş, arkadaşınız en iyi ihtimalle gıcık. Kesinlikle arkadaşınıza sorun, bilmediğiniz sürece siniriniz artacak, gerek yok. Hatta belki sorunca duyuruyu güncellersiniz:):) merak ettim.
0
ofelia
(24.04.21)
"kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan biri"

Burada seni gereksiz yere olumsuzlaştıran bazı maddeler var. Bu bahsettiğin arkadaşının kötü niyetli veya haset olduğu ortada ama, bundan sonra cidden iyi niyetli ve gönlü geniş biri sana mesela "ilçede yaşayan" birini uygun görse, ya da "lise mezunu" veya "10 yaş büyük" birini uygun görse yinr aynı şekilde mi düşüneceksin, o var. İnsanlara verdiğin değer konusunda bu arkadaşının vasıtasıyla sınandığınu düşünüyorum.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
adamı ara ve kız arkadaşının kendisinden çok hoşlandığını ama utandığı için senin iletişime geçtiğini ve wsp tan kendisine mesaj atmasını beklediğini söyle.
0
makarnavodka
(24.04.21)
bence de kıskanıyor +1.

sizin adınıza karar vermesi, muhabbetini yapması hoş değil. ben olsam önce uyarır, devam ederse arkadaşlığımı keserdim.

ayrıca size kendinizden kucuk, fit ve iyi egitimli erkekleri layik görse bile son karar sizin.
0
oekuklu
(24.04.21)
ben peşkeş çekiyor olarak okumazdım olayı
kafasında böyle manasız bi eşleştirme yapmış hepsi bu
ciddiye almamak lazım
0
superb
(24.04.21)
Senin onunla olmayacağın zaten belli anlattıklarına göre. Bence sinirlenmeye falan hiç gerek yok, durum ortada, kendilerine eğlence arıyorlar.
“Bence sen x’ten hoşlanıyorsun ve benim ağzımı arıyorsun anladım bennn;)” şeklinde uzun süre devam ettirerek ibreyi ona çevirebilirsin. “Siz zaten tam uyumlusunuz bence, kafa yapılarınız, görselliğiniz birebir yani puzzle gibi tamamlıyorsunuz” diyerek püskürtebilirsin.
Hiçbir şey yapmayıp o grupla ilgiyi alakayı tamamen kesebilirsin.
Öyle arkadaş olmaz olsun, seni watsap gruplarına eğlence malzemesi yapıyorsa o arkadaş değildir başka bişeydir.
0
megalomaniac
(24.04.21)
Buradan okuyunca bile bir kaşık suda boğmak geliyor insanın içinden. O derece itici ve haddini bilmezce bir davranış. Bana kalırsa arkadaşlığınızı hemen bitirin, böyle kendini bilmez hadsiz ve mahalle kültürünü benimsemiş insanlar sizin gibi kültürlü ve çok iyi eğitim almış, standartları yüksek birisinin arkadaşı olmamalı. Davul bile dengi dengine sonuçta. Ben buram buram kıskançlık kokusu aldım. Madem o kalitesiz herifi size yamayacak kadar denk görüyor kendine ayarlasın o halde. Varoş!
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(24.04.21)
kendini o kadar övmüşsün de böyle saçma bir arkadaş çevresi olan birinde bence bir şeyler eksik olmalı. suçu kendinde ara bence. ahah.
0
bohr atom modeli
(24.04.21)
Bana da yakın arkadaşım anasıyla birlikte bu baskıyı yaptı hatta anneme de dediler. Ben beğenmediğimi söylediğim halde devam ettiler yakıştırmalara. En son dedim ki “anasına sen git kendi kızına al o kadar iyiyse”. Arkadaşım da “beni beğenmediler seni beğendiler” dedi. Normalde de kendisini aşırı güzel görürdü beni beğenmezdi diğer ortak arkadaşımla birlikte. Kime mezuniyet fotoğrafımızı göstersem bu kız senden 10 yaş büyük gösteriyor, sen daha güzelsin dediler. Bunu da hangimiz güzeliz diye sormadım bu arada.

Sonra sevgilim oldu, bu arkadaşlar bana düşman kesildi. Bana yakıştırmadılar hatta bazen. Bu arkadaşım kendisine 190 boylarında Tarık akan Kıvanç Tatlıtuğ ayarında insanları yakıştırırdı ama muhatap olduğu yazıştığı tipler huqqacı babet çorap sivri topuk ayakkabı giyen kendinden minyon keko tipli erkeklerdi. Hayata bakış açım arkadaşlarıma nazaran daha muhafazakar olduğu için beni akp gençlik kollarından biriyle olmam gerektiğini söylerler dalga geçerlerdi.

Sonra yavaş yavaş yeni tanıdığım insanlar bana bu arkadaş dediğim insanların nasıl toksik bir hal aldığını söylemeye başladılar. Herkes bana bu insanların beni manipüle ettiklerini söylüyorlardı. Sevgilimle tanıştırdığımda ise sevgilimin yüzüne “bizi fancy mekana götürüp neden yemek ısmarlamadın” diye laf ettiler. 10 yıldır yediğim içtiğim ayrı gitmeyen insanlara bastım tekmeyi. Şimdi egolarını okşayacak birilerini bulsunlar.
0
Hallegadola
(25.04.21)
önce suc sende, birisi bir ima vs. yaptigi anda agzinin payini vereceksin.

benim tavsiyem, yok mu yakisikli kuzenin bir arkadasin, instagramdan, vatsaptan sevgili gibi hikaye at, catlasin. sonrada engelle, erkek arkadasim rahatsiz oldu cinim seninle görüsemiyorum falan yaz iste.. hatta bence biraz oyna, iste biri var falan diye meslegi falan da bu kizin kendine yakistirdigi gibi salla

bu varoslara laf falan sokarsan hoslarina gider, benim dusuncem sen cevap vermedikce gicik olup dozu arttirmis. amac seni tetiklemek. ilk cümlemle ters oldu ama anlasilmistir.
0
spherical
(25.04.21)
bu peşkeş çekilmek olmuyor bence, yakıştırma diyelim.
0
vizivozo
(25.04.21)
(14)

Rahatsız olmakta haksız mıyım?

other half
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalo
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalog geçti

-Yakında sana kısmet görünüyor. Bak burda sarı saçlı güzel bir kadın var sanki
-Sanmıyorum ya ehehehe
-Niye?
-Ne bileyim artık zor geliyor işte bir kadınla tanışıp iyi anlaşacağımı düşünmek falan
-Olumsuz düşünme ya bak hoş yakışıklı adamsın. Olur illaki birşeyler
-Eheheh sağol

Ben buna bozuldum. Onlara belli etmedim tabi. İkisine de ayrı ayrı güveniyorum ama yine de çok rahatsız oldum. Geçen hafta da birşey olmuştu. 10 yıl önce arkadaş grubuyla çektirdiğimiz fotolara bakıyorduk benim kızla. Hangimiz daha yakışıklıyız diye sordum. Bana bu dostumu gösterdi. E ben o zaman dedim. Çekici olmakla tip olarak yakışıklı olmak farklı şeyler, seni çok beğeniyorum gayet çekicisin ama tip olarak bu arkadaşın daha yakışıklı dedi. Ben baya rahatsız oldum. Ona söylemedim yine ama huzursuzlandım. Bilmiyorum abartıyor muyum haksız mıyım durduk yere sorun mu çıkartıyorum. Ne dersiniz? Sizce benim kızla ciddi bir konuşma yapmam gerekir mi?
0
other half
(23.04.21)
Kız seni iyi tanısa bunların rahatsız ettiğini bilirdi.
0
JackDanielSparroww
(23.04.21)
Sevdiğim bir söz vardır, cevabını duymaktan mutsuz olacağın soruları sorma diye. Madem cevap rahatsız edecekti niye öyle bir soru sordun? Ergen kız çocuklarının duymak isteyeceği gibi "sen tabii aşkooam" demesini mi bekliyordun?

Rahatsız olduysan olmuşsundur, bunun haklısın haksızı olmaz. Ama sağlıklı bir düşünce yapısı değil bu.
0
Jux
(24.04.21)
belki de sadece dürüsttür :)
0
candide
(24.04.21)
"Hangimiz daha yakisikliyiz diye sordum."

Durup dururken neden böyle birsey sordunuz ki? Cok absürt. Kiz arkadasinizdan bagimsiz bir kompleksiniz mi var? Muhtemelen buna takildiginizi kiza hissettirmissiniz, o da bu zayifliginizi test edecek davranislarda bulunuyor. Bunu kesinlikle planli ve istemli sekilde yapiyor olmayabilir, belki bilincaltina islemistir. Kadinlar erkeklerde gördükleri zayifliklari biraz tirmalayacak davranislarda bulunup erkegin tutumunu gözlemeyi severler.
0
catgroove
(24.04.21)
Jux +1

bu biraz ilişkinizin konumuna, sürecine, aranızdaki bağa bağlı.
sizin etrafınızda sizden yakışıklı erkekler, onun etrafında da ondan güzel kadınlar var ve olacak.
bunu kabullenmek ve olgunlukla karşılamak en sağlıklısı.
gönlünüz olsun diye, "bence sen daha yakışıklısın" demesi bence çok daha kötü ve çocukça olurdu.

birini yakışıklı bulmakla ondan hoşlanmak veya onunla bir şey yaşamak istemek farklı şeyler.
kız arkadaşınız arkadaşınızı yakışıklı buluyor.
kendi arkadaşlarına da "ay çok yakışıklı çocuk allah için" diyor olabilir.
madem olay bu noktaya geldi, bunu kabullenin.
kıza sormuşsunuz, söylemiş.

aranızdaki bağa güveniyorsanız zaten endişe duymanıza gerek yok.
anlattığınız kadarıyla da güven sarsıcı bir şey olmamış zaten.

ama sıra dışı bir yakışıklılığa sahip değilseniz, cem yılmaz'ın dediği gibi sohbeti "jude law mu, ben mi?" noktasına taşımanız anlamsız.
sahipseniz de anlamsız olurdu ama farklı nedenlerle.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
bir konuşma yapmanız yersiz olur. onlara güvendiğinizi zaten belirtmişsiniz, kendinize de güvenin, o sizin kızarkadaşınız, gözünde saygınlığınızı kaybetmenize değecek bi durum yok.
0
engelbert humperdinck
(24.04.21)
Jux+1 harfiyen katılıyorum

ayrıca rahatsızlığın haksızlığı haklılığı olmaz.
yani gayet normal bir konuşma geçmiş.
kız senden ayrılacaksa ne çocukluk arkadaşına ne başka birine gerek var, beğenmiyorsa veya huyundan suyundan rahatsız olursa ayrılır.
bir de neden sürekli bir kendinizi kıyaslama peşindesiniz asıl bu rahatsız edici. eski arkadaşlara bakıp hangimiz daha bişeyiz diye sormak nedir? o foto olmasa bile sizden yakışıklı milyonlarca insan var. eee? so what?
0
rewlack
(24.04.21)
"hangimiz daha yakışıklıyız" soruyu gerçekten biraz absürt olmuş. kız yine dürüst olmuş, bence birçok insan dürüst olmayıp sevgilisinin daha yakışıklı olduğunu söylerdi. kızın çekinecek bir şeyi yok, kendine güveniyor demek ki ki doğruyu söylemiş.
0
isabella was a ginger
(24.04.21)
Bir gün olur da ayrılırsan dostunla kız arkadaşın sevgili olabilir. Onları tanıştırıp samimi olacakları bir ortama sen sokmuşsun. Senin yanında kız arkadaşının dostun da olsa bir erkeğe hoşsun, yakışıklısın demesinin seni rahatsız etmesi gayet normal. Güveniyorum demen de aslında aklına güvensizlik gelmesinden kaynaklanıyor. O öyle bir şey yapmaz diyorsun ama yapar. Kimseye yüzde yüz güvenemezsin. Dost gibi şeyler de 180 derece dönmeye çok müsaittir. Dost dediğin biri yarın büyük bir düşmanın olabilir. Normalde bir erkek sevgilisine sen çekicisin ama şu kız senden daha güzel deseydi o erkek tribin kralını görürdü.
0
dissendium
(24.04.21)
dissendium +1
0
anais
(24.04.21)
Dissendium +1

Kadınım, arada cilveleşmek için erkek arkadaşıma böyle sorular sorarım şakasına, “sen bebeğim” demezse gözlerini oyarım. Ha bana göre de sevgilimden başka yakışıklı erkek yok, çok beğeniyorum kendisini. Ama şöyle diyeyim, beğendiğim için sevgilim kendisi, sevgilim olduğu için de yakışıklı buluyorum. Yani karşılıklı.

Sevgilinizle aranızdaki dinamiği bilemeyiz, sevgilinizi de tanımayız.
Bazı insanlar daha tutkulu iken atıyorum bazıları daha net ve ters olabiliyor. Yani sevgilinizin sizi sevme biçimi farklı olabilir. Ancak, sevginiz sizi seviyorsa zaten sizi “yakışıklı” buluyordur. Ben bazı arkadaşlara katılmıyorum, sorduğunuz zaman sizin kırılacağını düşünebilirdi. Belki de bilerek söylemiştir dediğim gibi dışardan iyi gözlemlemek gerek böyle durumlarda. Bana da sevgiliniz ve arkadaşınız aranızda elektrik/çekim olmuş gibi geldi ama bu sadece sizin anlattıklarınız şeylerden kaynaklanıyor belki böyle bir şey yoktur. Bakın bakalım.
0
Hallegadola
(24.04.21)
Fal dialogu kisinin mesrebine gore degisir kiz icin son derece dogal ve art niyetsiz olan soylem sana ters geliyor olabilir. Foto diyaloguna gelince de kadinlar erkekler bu tarz seylere kirilmaz zannediyorlar. Sen desek arkadasin daha guzel burnundan getirir, ama rahatca kendileri soyleyebiliyor boyle seyleri.
0
pofudukayi
(24.04.21)
sondan başlayayım. ciddi bir konuşma yapman gerekmez. konuşarak çözülecek bir şey olduguna inanmıyorum.

kahve falı olayı neyse de diğer soruna verdiğin cevap ile birleştirince gerçekten rahatsız olunacak bir durum.

senin bu soruyu sorman saçma olmuş ama belki de bir şeylerden şüphelenip sordun. verdiği cevap çok yanlış olmuş. bir daha asla ikisini bir araya getirme bence.

20 yıllık arkadaşınla aranızdaki samimiyete güvenerek böyle rahat davranıyor olabilir kız arkadaşın. ama aynısını sen yapsaydın ne olurdu bir düşün istersen.
0
dafuq
(24.04.21)
gönül işine mani olunmaz. bence gerek yok karışmanıza. sorduğunuz soru da bence saçma. o mu ben mi nasıl dostluk bu?
0
mikahakkinen
(24.04.21)
(8)

Sizi duygulandıran şeyler

Jazz
Örnek olarak; aşağıdaki videoda bulunan renk körü insanların ilk kez renkleri gördüğünde verdikleri tepkiler beni her seferinde duygulandırıyor. İnsanın doğal olarak duygularının diğer insanlara bilinçli olarak eğip büküp yönlendiremeyip doğrudan yansıttığı her anda bunu hissediyorum. Bir başka örne
Örnek olarak; aşağıdaki videoda bulunan renk körü insanların ilk kez renkleri gördüğünde verdikleri tepkiler beni her seferinde duygulandırıyor. İnsanın doğal olarak duygularının diğer insanlara bilinçli olarak eğip büküp yönlendiremeyip doğrudan yansıttığı her anda bunu hissediyorum.

Bir başka örnek de özellikle en zengin ile en fakir insanın arasında uçurum ötesi uçurumların olduğu ülkelerde evsiz ya da zor durumda ya da büyük sorunları olan insanların sorunlarını çözüldüğünde verdikleri tepkiler.

www.youtube.com

Tabi ki o duygusal anların ardından bu insanları tanımadığım için doğal olarak aslında oldukları ya da sonrasında dönüşebilecekleri insan suretini düşününce bu duygusallık yok olup gidiyor ama bir süre de olsa beni yakalıyor işte.

Peki sizi duygulandıran neler var?

Bu arada bu konu hakkında konuşmak isteyen arkadaşların bir mesaj uzağındayım.

Herkese iyi akşamlar dilerim.
0
Jazz
(23.04.21)
Uzun bir aradan sonra sahibine, tanıdığı birine kavuşan hayvanlar ve verdikleri tepkiler temalı videolara duygulanıyorum.

www.youtube.com
0
krang
(23.04.21)
Bütün filmlerdeki anne-evlat kavuşması, sarılması, bazı filmlerdeki baba-evlat kavuşması sarılması beni çok ağlatır, çok avlar beni. Aynı şekilde yavru hayvanla annesi arasındaki sevgi. Ama hatun kişilerin en birinci özellkleri duygu değişkenliği olduğundan, ne zaman neye ağlayacağım da belli olmuyor.
0
1bir1bir1
(23.04.21)
youtu.be

given to fly şarkısını sahnede işaret diline çeviren kimberly ismindeki kadın, çok başarılı ve güzel bir an. 2015 yılında maalesef hayatını kaybettiğinde pearl jam grubu onun için bir taziye yayınladı, ne bileyim böyle bir an yaşattığı için, bunun kayıt altına alınıp izlediğimde moralimi düzelttiği için kendisini hiç tanımasam da çok teşekkür ediyorum
0
freebird5406_2
(23.04.21)
çok şey var ama özellikle hayvanlarla ilgili olanlar beni çok etkiliyor. hatta şuraya her izlediğimde ağladığım videoyu bırakayım: youtu.be
0
pide
(23.04.21)
geçenlerde yasağın 9da başladığı dönemlerde millet pastane, market, manavlara akın edip koşa koşa eve yetişmeye çalışırken 70 yaşlarında mendil satan bir yaşlı teyze gördüm ona çok duygulandım, kendisi torun seveceğine buz gibi havada para kazanmaya çalışıyordu.. normalde diziler, türk dramaları etkilemezdi beni, buna dayanamadım
0
megacracker
(23.04.21)
Beni her dizi,çizgi film, reklam duygulandırabilir. Çok duygusalım. Aklıma gelen Eti cin ve Pınar beyaz reklamı oldu mesela. Ama şey Okan Bayülgen, Mehmet Ali Erbil, Engin günaydın ve Özkan Uğur’un seslendirdiği vücudun organları olduğu Pınar beyaz reklamı.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Garanti bbva cumhuriyet bayramı reklamı

nicholas winton'un katıldığı programda yanında oturduğu kişilerin aslında soykırımdan kurtardığı çocuklar olduğunu öğrendiği an

tom hanks'in greyhound filminin finalinde koruduğu gemilerin minnet göstermek adına bütün tayfasının güvertede alkış ve tezahürat ettiği an

yine tom hanks'in casuslar köprüsü filmi finalinde kurtarma operasyonunun baş kahramanın aslında babaları olduğunu çocukların tv'de babalarını görünce anlaması..

Hepsinin ortak noktası aslında büyük gurur sebebi bir başarının başkaları üzerindeki etkisi. Duygulanmak da denmez herhalde buna, hislenmek gibi daha çok. Bu verdiğim örnekler yine anlaşılır. Uygun bağlamda bir rakamın büyüklüğü, zamanın çokluğu, bir şeyin büyük veya küçük oluşu bile çok çarpıcı olabiliyor benim için.
0
IncredibleMau
(24.04.21)
McLaren Unboxed videoları :) Özellikle son birkaç tanesini mutluluktan gözlerim dolarak izledim.
0
bruce mclaren
(24.04.21)
(5)

Lescon

mekaniker
Daha önce bu markayı kullanmadım. Ayakkabıları nasıldır. Çok başarılı günlük ayakkabı modelleri var. Deneyimlerinizi yazar mısınız? Teşekkürler.
Daha önce bu markayı kullanmadım. Ayakkabıları nasıldır. Çok başarılı günlük ayakkabı modelleri var. Deneyimlerinizi yazar mısınız? Teşekkürler.
0
mekaniker
(22.04.21)
Çok eskiden kullanmıştım, Lotto kalitesinde diyebilirim fena sayılmaz
0
paramolacak
(22.04.21)
ahu tuba zamanlarında iyiydi şimdi bilmiyorum. bu dediğim 20 yıl öncesi.
0
turbo sadık
(22.04.21)
Ya bir mağazadan almıştık biz, annemle birlikte sağa sola parka bahçeye giderken giyeriz diye, 10 yıl oldu halen daha sağlam biz memnunuz.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Eşofman altı var güzel sağlam çıktı
0
Topalordek
(23.04.21)
2000'lerin başında çok sağlam markaydı. Lotto ile ikisi kapışırdı. Şu an eşofmanları falan fena olmuyor ama ayakkabılarını denemedim. Ucuzsa alıp deneyin, Kinetix kalitesindedir muhtemelen.
0
aynabugusu
(23.04.21)
(12)

Bana herkesin bebiş, tatliş vs demesi??

alisamadim
Merhaba 26 yaşında erkeğim. İş yerinde benden daha kıdemli kadınlar bana böyle hitap ediyor. Hatta bugün yaşıtım, benzer pozisyondaki bir kadın da benzer şekilde seslendi, üstelik ben 'siz' hitabını bir kaç kere vurguladığım halde devam etti.Ben karşı cinsten herkese 'siz' hitabı dışında bir hitap k
Merhaba 26 yaşında erkeğim. İş yerinde benden daha kıdemli kadınlar bana böyle hitap ediyor. Hatta bugün yaşıtım, benzer pozisyondaki bir kadın da benzer şekilde seslendi, üstelik ben 'siz' hitabını bir kaç kere vurguladığım halde devam etti.
Ben karşı cinsten herkese 'siz' hitabı dışında bir hitap kullanmıyorum. Ne dış görünüş ne hal hareket kesinlikle feminen bir duruşum yok. Bu iş yerinden önce çalıştığım hiç bir yerde başıma böyle bir şey gelmedi. Yanlış anlaşılmasın olayı sadece anlamlandırmaya çalışıyorum.

Not: Duyuru kendini imha edebilir.
0
alisamadim
(22.04.21)
Demek ki orasının havası öyle. Atmosfer basıncı düşük.
0
1bir1bir1
(22.04.21)
Seni kullanmak istiyorlar bu kadar basit. Onların gözünde ayak işleri yapacak, zararsız ve acemi elemansın.
0
Dr
(22.04.21)
dişil enerji çok fazla anladığım kadarıyla. siz onların kıvamına gelene kadar aynı hal ve hareketlere devam ederler sonra siz de o kıvama gelirseniz bu sefer de basit vs diye de cırcır konuşurlar. değişik bir psikolojik olay var.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
"Konuşanlar" ve "hasan can kaya" effect olabilir :)
0
ananiyimioguz
(22.04.21)
"buyur bacım" ile bu gidişe belki bir son verilebilir.
0
Erva
(22.04.21)
Hiç sevmem bu hitapları ben de açık açık söyle, devam ederlerse tamam apla, teyze, bacım, yenge, baldız vs de yardır.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Paspas + 1

Hitaplardan hoslanmiyorsan inat et ve onlarin kalibina girmeden dik durarak saygili iletisimi surdur.
0
cleric
(23.04.21)
Çok itici. Bazı kadınlar böyle oluyor. Yaşları da sizden büyükse bir de bir tür dominant olma aracı olarak o hitapları kullanıyor olabilirler. Bir kadın olarak hiç anlamadığım bir şey bu, nasıl bir psikolojileri varsa. Bana da "canım" filan diyen bir hemcinsim olursa aşırı sinir oluyorum. Saygısız ve boş insanlar oluyor genelde bu tür kadınlar. Bence hoşlanmadığınızı net bir şekilde belirtin, nasıl olacak bilmiyorum ama.
0
isabella was a ginger
(23.04.21)
hahahaha. ya ben de öyle hitap ederim insanlara, bu dile çevremdekileri de alıştırırım ve bi süre sonra başta yadırgayanlar dahil herkes böyle konuşmaya başlar, ortam beybinden minnoydan geçilmez. belki durum budur ya. hahahah.
0
snape i başından beri tanırım
(23.04.21)
Sakal bırak.
0
the coon
(23.04.21)
Dişil enerjiyle alakalı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Ben de kadınların fazla olduğu bir yerdeyim kimse kimseye laçkalıkta bulunmuyor. Sınırlar aşılmış bence sizin iş yerinizde.

Bir kadın olarak karşımdaki insana bu şekilde konuşabiliyorsam büyük ihtimalle herhangi bir tepki görmemişimdir. Görülmese bile yapılmaması gerekir gerçi.

Bence sorun sizde değil karşınızdaki insanlarda. Sert ve aşırı net şekilde ilk tepkinizi vermeyin. Tavsiyem bebişim, canikom tarzı laf edildiğinde o yöne bakmayın veya o işi bir süreliğine yapmayın. “Niye yapmadın?” derlerse “şunu yap x demediğiniz için üstüme alınmadım valla” diye ufaktan rahatsız olduğunuzu belirtin. Azıcık aklı olan insan anlar. He anlamazlarsa yine sert olmayacak ama anlaşılacak ve net şekilde “x dersen sevinirim” “işyerinde bu tarz hitaplar hoş olmuyor “ diyin ortamdan gidin.

Siz kalp kırmayayım yanlış anlaşılmasın dedikçe tepenize çıkarlar. Erkekler böyle durumda net olurlarsa kadınlar ne olursa olsun geri çekilir. Ama istikrarlı olmanız önemli. A diyince laf edip b diyince etmezseniz ortamda sizi bozarlar.

Rahat ve kendinizden emin olursanız hallolur.
0
bugun hava gunluk gureslik
(23.04.21)
valla bizim kızlar bana bebeğim deyince kendimi çok seksi hissediyorum niye kötü bir şey olsun anlamadım :D
0
ckisc
(23.04.21)
(13)

Yeni tanıştığı insana psikolojik problemlerinden bahseden insan

epistemic_regress
Sınır bilmezlik midir bu yoksa cool görünme çabası mıdır? Böyle insandan herhangi bir anlamda hayır gelir mi?
Sınır bilmezlik midir bu yoksa cool görünme çabası mıdır? Böyle insandan herhangi bir anlamda hayır gelir mi?
0
epistemic_regress
(22.04.21)
çok dış katmanda şeylerse normal.

ama derinlerdeki şeyleri de tutup her önüne gelene anlatıyorsa o beni biraz soğutur.
0
ananiyimioguz
(22.04.21)
"Seninle iyi bir çift olabiliriz ama benim sakat yanlarım var ve aradığın mükemmeliyetçiliği sana veremeyeceğim büyük ihtimalle" alt metinli bir şeydir bu kanımca.

Diğer taraftan da göz dağı verme.
0
Avoiding The Puddle
(22.04.21)
yakın bulmuştur sizi, dertlidir, anlatmak istiyodur anlatamıyodur, o sırada karşısına siz çıkmışsınızdır, size dökmüştür içini.

Niye cool görünme çabası olsun, neden hayır gelmesin.

Ruh sağlığı zor bi konu, gün oluyo kimseyle tek kelime etmiyorsunuz, gün oluyo içinizi dökmek, birikenleri atmak istiyorsunuz.
0
hayaletimsi
(22.04.21)
Bir de ilginçtir en ilişki meraklısı kadınlar hep böyle piskolojisi bozuk erkeklerin peşinde gezer.
0
Avoiding The Puddle
(22.04.21)
Bana açıp gömleğinin altındakileri göstermek gibi geliyor. Durduk yere ama, sokak ortasında, açıyor gösteriyor. Konteksten bağımsız. Psikolojik problemlere tolerans gistermedigimden değil, bu meselelerin özel, kişisel olduğunu düşündüğümden herkese olduğu gibi açıklamak bana biraz ucuz geliyor. Sizin de fikrinizi merak ettim.
0
🌸epistemic_regress
(22.04.21)
Kişiye göre değişir bu. Başka emareleri yoklardım. Eğer öz farkındalığı yüksek biriyse dert etmezdim. Bi de o anki konuya bağlı.
0
olaylar olaylar
(22.04.21)
Kişiye göre değişir. Bazen insanlar kendisini tanımayan ve bir daha rastlamayacağı insanlara kendini anlatmaya meyilli oluyorlar.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Ben de bahsettiğin kişi olabiliyorum çoğu zaman ve benim eşim de senin gibi. Bu bakımdan çok farklı insanlarız.
0
mezarkabul
(23.04.21)
@Hallegadola +1

Bazen yeni tanıdığın insanlara anlatmak, yıllardır tanıdığın insanlara anlatmaktan daha kolay oluyor.
0
peki madem
(23.04.21)
haşmetizm'e katılıyorum. ben de seni gömmeye gelicektim ama gömmemeye ve empati kurmana yardımcı olmaya karar verdim. sonra üşendim o yüzden kısa yazıcam. insanların böyle tikel sana göre normalden sapan davranışlarını acımasızca eleştirmek yerine nasıl bi dünyada, ortamda yaşadığımızı düşünebilirsin. "sağlıklı" kalabilen normal insanlar aslında psikopatlığa daha yakın geliyo bana. insanın türlü türlü hali ve dışavurumu var, bir şey illa bir şeyden kaynaklanmaz. geçen sene italya'da covid yasaklarının yeni kalktığı zamanlarda bi meydanda tek başıma oturuyodum. bi kadın gelip italyanca bilmediğimi de söylememe rağmen kendi dilinde uzun uzun %90'ını asla anlamadığım dertlerini anlattı bana. karantinayı yalnız geçirmiş. zaten yalnız biriymiş anladığım kadarıyla. hayatımda ilk defa görmüştüm kadını, it gibi serseri gibi tek başıma bira içiyodum. geldi anlattı. hatta saate de baktım 1 saat filan konuştu. bu kadın sınır bilmez ya da cool görünmeye çalışan biri değildi. şanssızdı. şimdi düşünüp sana tekrar sinirlendim. hain misin.
0
snape i başından beri tanırım
(23.04.21)
birinin bana psikolojik problemlerinden bahsetmesi basurundan bahsetmesiyle aynı etkiyi yaratıyor. cool olduğunu düşünen arkadaşlar mı varmış?
0
brakgn
(23.04.21)
arkadaşlar bu tür bir şey ikiye ayrılır:
1) adam gerçekten dertli ve şanssızdır, bir sürü şey olmuş olabilir, mesela adamın ailevi çevresel ve psikolojik stres koşullarından dolayı eğitimi sarkmıştır, tipik türk kızı olarak mesela adını sormadan işini soruyorsunuzdur, o da okulunun devam ettiğini söyler ama sorumsuz bir öküz olmadığını, aptal biri olmadığını göstermek için açıklama yapmaya başlar ve konu konuyu açar, dolmuştur çünkü. siz bunlara basitçe "hmm hadi eyvallah" (abi kachayim, ne tuhaf adammış) der kaçar gidersiniz. bu kişi 10 tane psikiyatra gitmiştir ve verilen teşhis sadece majör depresyondur.
2) bu da gerçekten hastadır, üsttekinin aksine sorumluluğu da yoktur, "yeaa bazen elime taPanca alıp (evet p ile) önüme geleni vurmak istiyorum" gibi salak şeyler söyler, sizler de "kendine zarar vermeni istemiyorum burç" dersiniz sarılırsınız, bunlar da palazlanır da palazlanır, üstteki adam türkiyenin en iyi yerine gitse of boş muamelesi yaparken alttakine "olsuuun :))" yaparsınız.
işte daha acısı da alttakinin dallamalığı da üsttekinin üstüne yıkılır, acı olan da budur.
0
ckisc
(23.04.21)
cool olma meselesine cevap vermemişim, valla kendimi cool hissetmediğim gibi çoğu zaman pişman oluyorum anlattığıma, çünkü sizin gibi düşünen biri olabilir karşımdaki diye düşünüyorum ve acaba rezil mi oldum vs diye düşünüyorum anlattıktan sonra ama napayım çoğu zaman engel olamıyorum kendime.
0
mezarkabul
(24.04.21)
(7)

Yakın arkadaşlar birbirlerinin sevgililerini kıskanır mı?

hüper
sb.kapmış valla güzelim kızı/çocuğu.. gibi.aksine mutlu olması gerekmez mi?diğer bir soruveya mutlu bir ilişkisi var diyelim,o an ilişkisi olmayan arkadaşına kendi sevgilisinden daha yakısıklı/guzel, birikimli/donanımlı birisini tanıdıgında ayarlamak yerine, yok ya bu ona olmaz diyebilir mi? gercekt
sb.

kapmış valla güzelim kızı/çocuğu.. gibi.

aksine mutlu olması gerekmez mi?

diğer bir soru

veya mutlu bir ilişkisi var diyelim,

o an ilişkisi olmayan arkadaşına kendi sevgilisinden daha yakısıklı/guzel, birikimli/donanımlı birisini tanıdıgında ayarlamak yerine, yok ya bu ona olmaz diyebilir mi? gercekte cok uyusacagı kacınılmaz olsa bile.

bunlar oluyorsa yolları ayırma vakti gelmiş midir? yoksa arkadaşlar arasında böyle şeyler kaçınılmaz mıdır
0
hüper
(22.04.21)
Kıskançlık çok doğal bir duygudur. Bunu kimi insan dile getirir kimi içinde yaşar. Bence abartı olmadığı, hasete dönmediği sürece normal bir şey.
0
roket adam
(22.04.21)
Yok be o kadar da değil. Zaten böyle olsa emin ol bu şekilde ifade etmez kimse. Eğer ifade ediliyorsa iltifat olarak algılamak lazım bence
0
olaylar olaylar
(22.04.21)
Kişiye göre değişir. Başka hareketler de gözlemlenir kıskançlık dozuna göre tamam veya devam denilir.

Kıskançlık çok saf ve duru bir duygu, çok ilkel. Herkeste olabilir, her şeyden kaynaklanabilir. Umut Sarıkaya’nın bir sözü vardı tam hatırlamıyorum düzgün şeklini ama şöyleydi: “ Kıskananın Allah belasını versin, gebersin tamam da Kıskandıranın hiç mi suçu yok?”.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Kiskanmaz.
0
monkey
(23.04.21)
arkadaşlar kadınsa kıskanır, erkekse kıskanmaz.
0
brakgn
(23.04.21)
Karşı cins olan yakın arkadaşın kıskanmasının altında gizli bir aşk hissiyatı yatıyor olabilir. Bazen kişi kendisi de bunu biliyordur bazen ise bilmediği halde duygusal olarak yön veriyordur davranışlarına.
0
biravekahve
(23.04.21)
brakgn sana pek katılmıyorum, erkek-erkek somut örneklerim var.

biravekahve hmm karşı cinsin olduğu yakın arkadaşlıklar hiç aklıma gelmemişti, orada böyle bir şey tabii ki içten içe ayrı bir sevgi olabilir canım o ayrı bir konu. Ben erkek-erkek, kadın-kadın için sormuştum.
0
🌸hüper
(23.04.21)
(9)

Güven duygusunu yeniden tesis etmek?

etfalmorgu
şöyle ki; online dating programından tanıştığım biriyle ocak ayında takılmaya başladık. yanyanayken epey eğlendik. o, o zaman Bursa'da yaşıyordu. ailesi istanbuldaydı. istanbula geldiğinde direk benim evime geliyordu. ben de onun yanına birkaç kez Bursa'ya gittim. aklı başında, zeki bir insan. yakla
şöyle ki; online dating programından tanıştığım biriyle ocak ayında takılmaya başladık. yanyanayken epey eğlendik. o, o zaman Bursa'da yaşıyordu. ailesi istanbuldaydı. istanbula geldiğinde direk benim evime geliyordu. ben de onun yanına birkaç kez Bursa'ya gittim. aklı başında, zeki bir insan. yaklaşık üç ay takıldık. bu süreçte ben ona başkalarıyla görüşüp görüşmediğini sorduğumda hayır demişti. bu konuşmadan sonra 'sevgilim' hitabını kullandı. bunu o ilan etti. ben değil. ama dating appler telefonunda duruyordu. benim de duruyordu ama ben kullanmıyordum. neyse üç ay sonunda hareketlerinden şüphe etmeye başladım. ve kısa kesicem bir date uygulamasında eşleştiği kız ile buluşma planı yaptığını gördüm. bağırış çağırış falan derken evimden gitti. ama o zaman bu ilişkiyi bitirmek istemedim. o da çok pişman olduğunu söyledi. bu konuşmaları yaptıktan sonra o kızla buluştu ve akşamında benim evime geldi. bir şekilde konuştuk ve açık bir şekilde ilişkide olmasını istediğim sınırlardan bahsettim. tamam dedi.
şu an birlikteyiz. yan yanayken mutluyuz ama ben kaygılı bağlanmış bir birey olduğum için olur olmaz her şeyden şüphe ediyorum ve bu benim hayat kalitemi düşürüyor. ilişkinin bitmesini istemiyorum ama içimdeki kaygının bitmesini istiyorum. şu an çok yoğun duyguların olduğu, iletişimin kopmak istenilmediği falan gibi tutkulu bir olayımız yok belki ikimiz de kendi içimizde onarmaya çalışıyoruz.
merak ettiğim şey şu; bu tarz bi deneyim yaşayan olduysa eğer; bu kaygıları atlatmanız ne kadar sürdü. atlatabildiniz mi? tekrar güvenebildiniz mi? zaman mı kaybediyorum çabalayarak. bu düşüncelerden kurtulup kendi tatlı hayatıma sağlıklı bir şekilde alınmış bir kararla ya onunla ya onsuz devam etmek istiyorum çünkü. not: karşı taraf erkek kişisi.
0
etfalmorgu
(22.04.21)
bence bunu birlikte konuşun. size güveni sağlaması için sizi kabullendiğini hissettirmeli. ama zaten çok erken ise tanımak için de zamana ihtiyaç var
0
sttc
(22.04.21)
ay bırak da o tesis etsin güveni ya. kaygılı bağlanmam varmış, benim kaygılarımmış şuymuş buymuş diyosun. bence sevgilin tam bi narsist manipülatör. hem başkalarıyla buluş, hem şey, hem de kadına kendini sorgulat. hem sen hata yap hem düzeltmeye karşı taraf çabalasın. manipülasyon skilli için kendisini tebrik ederim. ayrıl coco.

bilmişlik gibi olmayacaksa, bu adam seni tekrar böyle aldatmasa bile ilişkiyi sürdürmene değecek biri değil bu anlattığım dert yüzünden. sırf şu yazdıklarına götüren ruh hali ayrılma sebebi. hatayı biraz karşı tarafta ara. bence senin de sorunun var ama bu kaygılı bağlanma, güvenememe vs. değil. böyle insanlara yönelmen ve başka şeyler yerine bağlanma skillinş sorgulaman, bunu nasıl aşabilirim diye kendine yüklenmen, seni böyle bi şeye sürükleyen şey sende yapısal bi dert olabilir.
0
snape i başından beri tanırım
(22.04.21)
Uzun ilişki insanıyım.

Bana dating uygulamarından düzgün birini bulma ihtimali 10binde 1 gibi geldiği için,

Kullandığım zamanlar her ne kadar kendimi çok sadık, dürüst olarak görsem de, karşıdaki insan her ne kadar öyle olsa da, dating appten tanıştığım için kesinlikle o insan benim beynimde aynı ortamda tanışmışız da sevgili olmuşuz gibi kök salarak yer edinemez.

o çocuk da böyle düşünüyorsa şuan için burada güvenli bir liman var, ne uğraşıcam başkalarıyla bari burada bir miktar duraklayayım demiş ama senin gibi düşünmüyor olabilir.

zaten bir erkek güven vermek istiyorsa, gerçekten kendinden eminse ciğerini söker verir yine de sağlar sana o güveni. hiç kuşku falan yaşattırmaz. karşıdaki insan kuşku manyağı olsa bile. ülkedeki hemen her kadının bir kırılmışlığı var, neler çekiyoruz kapatana kadar. alıştık artık. yukarıdaki yoruma o yüzden katılıyorum. bana da eğer bunları sağlamıyorsa, güzel şeyler varsa devam et ama hazırlıklı ol demek düşer. yok eğer öyle idare edemiyorsa, kendin gibi birini bulmalısın.
0
hüper
(22.04.21)
Next yap boş ver, bir yanlışını daha tekmeyi, üzülme çok.
0
Hallegadola
(23.04.21)
frank crane'nin ''çok güvenirsen aldatılırsınız, ama hiç güvenmezseniz hayatınız azabla geçer.'' sözü aklıma geldi, durumunuzu özetliyor gibi.

bu ilişki devam ettiği sürece kuşkunuz asla yok olmayacak. aldatma dürtüsü zamanla yok olup biten bir şey değil. eline ilk fırsat geçtiğinde yine aynısını yapacak. bu kez belki haberiniz olacak belki de ruhunuz duymayacak. güçlü bir ilişki ayakta tutan şey sevgi değil güvendir. aşk-sevgi zamanla tükenir veya açı değiştirir ancak güven bir cam gibidir, bir kere çatlarsa geri eski haline getirebilmek mümkün değildir.
0
ada meltemi
(23.04.21)
Sokakta buldugun sokakta kalir, senden sikilmaya basladigi ilk firsatta gene yeni çiçekler koklamaya gidecektir emin ol.
0
Avoiding The Puddle
(23.04.21)
dating app'ten sevgili olmaz.
0
brakgn
(23.04.21)
sevgilin tam bi narsist manipülatör +1000

bu durumdaki açık ilişki mitinin kadınlardan çok bu tarz manipülatör erkeklere yaradığını düşünüyorum. Erkek istediği an ilişki ilan edecek, sonra biraz sıkılınca yeni bir macera arayışına girecek, sonra da gelip açık ilişki güzellemesi yapacak; yok ya? İlişki dinamiklerini yine en iyi sen bilirsin, ama buradan boşa kürek çekiyorsun gibi görünüyor. Tek tavsiyem şu, ilişkiye devam etsen de etmesen de hep kendi sınırlarını hatırla ve o sınırlardan taviz verme, sonrasını o düşünsün.
0
lolita
(28.04.21)
iyi de kaygılanman zaten gayet normal çünkü çok büyük bir ihtimalle yine buluşacak birileriyle. şimdi ayrılmayacaksın biliyorum ama bu ilişki sonlandığında pişman olacaksın ayrılmadığına, ben sana söyleyim.
0
ma ya
(28.04.21)
(12)

Aptal yerine konmak

Bikit
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler. 32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler.

32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi baska bir bransta basarili bir hekim. 3 senedir tanisiyoruz ama son 2 senedir yedigimiz ictigimiz ayri gitmiyordu. Her seyimizi, her gunumuzu paylasiyoruz. Evlerimizin anahtarlari bile birbirimizde.

Taniyi aldigim gun bile onda kaldim. Bana "her sey cok guzel olacak. Yeni bir sen olacaksin. Her adiminda yanindayim" gibi seyler soyledi. Duruma ailemi bulastirmak istemedim. babannem yatalak-babam bakiyor, annem kalp tansiyon seker memeca gibi bir suru hastaliga sahip benimle kosturmasi dogru degil, ablam hamile vb.. Onlara anlattim ama etrafa yaymamalarini, kuru gurultu istemedigimi, arkadasimin bu surecte yanimda olacagini belirttim. Onlar da taniyorlar arkadasimi.

Kendime bi prof. buldum bir tedavi plani cikardi bana. Doktor bulma konusunda arkadasim yardimci olmadi. Annemle bikac doktor gezdik. Arkadasim da bu islerde tedavi fikstir icine sineni sec dedi.

Ben tedavi planini arkadasima yolladim bana herseyin guzel olacagini, tedavimin iyi gececegini soyledi. Bu arada internetten okudum bazi kotu seyler yaziyor yan etki olarak. (kemik erimesi, erken menopoz, kalp, akciger vb..) Arkadasima bunlari ilettim. Oyle bir sey yok olumlu dusun her sey beyinde biter gibi seyler soyledi.

Bu arada onerilen protokol baya kemoterapi benzeri bir sey. Ilaclarin da cesitleri varmis. Ben tum bu surecte her seyi arkadasima ilettim, her evragi yolladim bir sekilde. Tek soyledigi sey tahlillerin iyi, hastalik yoktur hasta vardir, olumlu dusun kuzum, her sey cok guzel olacak, bana guven, ben ankara ekoluyum falan. Ben ilaclara basladim 2.5 ay devam ettim. Doktor arkadasim da ara sira bende, ailemde kaldi, bana destek oldu sagolsun.

Bu surecte baska bir arkadasimin doktor annesini gormustum yolda durumu anlattim. bana "sana x tedaviyi onerirlerse kabul etme ben karsiyim, sen daha cok baslangictasin, minimal mudahele ve hayat tarzi degisikligine bi git" dedi. Bunu arkadasima ilettim "bakma sen insanlarin dedigine o uzmanmiymis, emekli bi doktor, sen kendi doktoruna guven. Oyle bisey yok. Sonra geri donulmez seyler olsa daha mi iyi, aileni dusun seni sevenleri dusun" dedi.

Bir gun annemlerdeyken ic hastaliklari uzmani bir akrabamiz geldi. Durumu anlattim. Kadin "sen neden bu tedaviyi kabul ettin ki senin durumun oyle bisey degil. Doktor sadece onermek zorunda protokol geregi" dedi. Sonra hangi ilaci kullandigimi sordu soyledim. Bu islemler menopoz yapiyor yaslilara verilir sana yumurta koruyucu neden yapmadilar falan dedi. Sinirlendi. Kocasi falan da sinirlendi. "sen bi git. doktor doktora konusun. Biraksin bu tedaviyi kiz" dedi.

Bu arada doktorum standart protokolu bana sundu ama kabul etmeme gibi bir opsiyonum da varmis sonucta. Gerci ben her surecte bi dusuneyim diyip zaman istedim ve arkadasima sordum. Arkadasim da "didikleme artik bisey. Milyonda bir yan etkiyi okuyosun hastaligi cagiriyosun. Dusundugun gibi seyler olmayacak. Her sey cok guzel olacak" gibi seyler soyledi hep. Ben zannediyorum ki o kadar derece yapmis kiz hacettepe mezunu bosa konusmaz, yasasin kadin destegi.

Akrabanin devreye girmesiyle agir tedaviyi biraktim ama ilaclarin %70ini almis bulundum ve gunlerce gozyasi doktum. Cildim bozuldu, kaslarimin yarisi gitti, saclarim inceldi, 2 aydir adet olmuyorum, yumurta rezervim baya bitti gibi, yuzum sisti, rengim soldu, curumus bir insana dondum vb. Hala da oyleyim.

Arkadasima mesaj attim baya yazdim ben bu hataya nasi dustum, vucut dengem gitti falan diye. Bana sen mantikli dusunemiyosun antidepresana baslaman lazim kuşum yazdi. Tedavi edilemeyen bi hastaligin olsaydi yine bunlari soyleyecek miydin, derdin tip mi menopoz mu falan diyor. Evet dedim. Sana yardimci olmaya calistim burda diyor. Soyleseydin gercekleri o secimi bana biraksaydin keske diyorum. Bana narsistik kisilik bozuklugun var tedavi ol dedi. Surekli sisterhoodluktan, kadin dostlugundan falan bahseden kiz birden baska bir karakter aldi.

Annemle yazismis bu arada mesajlarini okudum. Annem ona ben tedaviyi biraktiktan sonra yazmis boyle yan etkiler var midir diye. Benim cok kotu oldugumdan bahsetmis. Kendisi "yeni normaline alisacak. Zaten su an mantikli dusunemiyor bi psikiyatriste gitmesi lazim" diye cevap vermis. Bana "hic bisey olmayacak bana guven hastalik cagirma" diyen, evime gelip bana bakan kiz anneme yan etkilerin olacagindan bahsedip, yeni normaline alismasi lazim falan yaziyor.her sey bitince.

Kizin niyetini bilmiyorum ama kendimi kandirilmis ve aptal yerine konmus gibi hissediyorum. Hic arastirmamis, sorusturmamis bile. Sonra beni aradi "ben de biraz ihmal ettim, arastirmaliydim. Kendi sorunlarim vardi. Ozur dilerim" falan dedi hersey bittikten sonra. Tum bunlara ragmen yine ona gittim bana "doktorlar olaya cok mekanik bakiyor. Kisinin yasina, konumuna bakmiyor. Sana bu kadar agir seyler yapilmayabilirdi ama her sey cok guzel olacak kuşum olumlu dusun" dedi yine. Ben sinirden titredim tabii esyalarimi aldim ciktim.

Bana simdi mesajlar atiyor nasilsin falan diye cevap vermiyorum. Kendime cok kiziyorum nasil bu kizi dinledim diye. O kadar guvendim ki yeri geldi aileme akrabalarima kizdim onerileri nedeniyle. Surekli sosyal medyadan insanlara iyilik yapmayacaksin temali sozler atiyor simdi. Sana yuk yapan insanlari birak falan. Bir de durumum hakkinda bilgi almak icin arkadaslarini aratiyor. Neymis beni merak ediyolarmis vb.. Bakmiyorum, cevap vermiyorum artik.

Siz olsaniz bu kiz hakkinda olumlu dusunur muydunuz? Yoksa ben su an hastalik psikolojisinde mantikli dusunemiyor ve suclayacak birini mi ariyorum? Tamam kiz bana iyilik yapmaya calismis olabilir ama ben ona soruyorum boyle boyle bisey oluyor mu diye, imzalattiklari kagitlari yolluyorum. Hayir onlar prosedur bisey olmuyor yeter artik daha fazla kurcalama diyor. Okumuyor, ilgilenmiyor bile. Cunku benim ona yolladigim seyleri sonra tekrar istedi "aa oylemiymis ben bi bakayim" diye. Her sey bittikten sonra. Doktoruma soruyorum oladabilir olmayadabilir bunlar risk tabii ki diyor. Politik cevaplar veriyordu hep. Ama ben reddetme opsiyonum oldugunu bile dusunemedim hic bu arkadasima guvendigim icin. Bir insanin hayatiyla oynamak bu kadar kolay mi?

Sagolun simdiden.
0
Bikit
(22.04.21)
Arkadaşın Allah mı? Belki de o konuya çok hakim değildir ve seni yönlendirmek istememiştir. Seni yönlendirse ve aksi bir durum olsa işin içinden nasıl çıkacak?

Üstelik senin hastalıktan kırılıp ölmeni istememiştir nihayetinde. Neden özellikle kötülüğünü istesin ki?

Bence olaya doktor gibi değil arkadaş gibi yaklaşmış. Sen de sanki konuda uzman gibi sürekli onu sıkıştırmışsın.

Sonuç olarak bence olayı yanlış yorumluyorsun.

Geçmiş olsun.
0
elorelia
(22.04.21)
Ben sizi haklı görmekle birlikte kim haklı kim haksız konusunun ikinci planda olduğunu düşünüyorum. Ortada yanlış yapılan şeyler var ama kötü niyet yok anladığım kadarıyla. Bence kendisiyle iletişimi en aza düşürebilir veya isterseniz tamamen de kesebilirsiniz. Sadece kin ve nefret duymamanız onun için yeterli, eskisi gibi iyi olmak zorunda değilsiniz. Bu gibi insan ilişkilerini gözünüzde çok büyütmeden şu an önemli olanın sağlığınız olduğunu hatırlayın. Doğru tedaviyle inşallah hastalık ihtimalini ortadan kaldırın ve eski sağlığınıza kavuşun. Bu şekilde daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Çok geçmiş olsun.
0
havadakarada
(22.04.21)
@elo olayı biraz abartmışsın sanki ne alaka? sen bilgisayar alırken anlayan arkadaşına sormaz mısın?

bende sizi haklı buluyorum sonuçta size yapılan tedavi ya da prosedür o kadar metin okunsa dahi anlaşılmayacak şeyler. arkadaşınızın kötü niyet göstermemiş olmaması da iyi bir durum değil bence, aksine kötü bir durum. bu işlerden hiç anlamayan birisinin verdiği telkini neden verirsin ki nerden baksan saçmalık.

avukat arkadaşımıza bütün mal varlığımızı devredeceğimiz sözleşme gönderip hiç okumadan kanka bir şey yok diyip dımdızlak kalmaktan ne farkı var bu durumun.

tamam en yakın arkadaşımız olabilir ama biz ona arkadaş olduğumuz için sormuyoruz ki uzman olduğu için soruyoruz.

yani arkadaşlık konusunda ne desem bilemedim ama ben olsam görüşmezdim herhalde.

bu saç boyamak kadar basit bir şey değil hayati diyorsunuz. okurken sinirlendim yani.

bu duyuruyu hastayım napayım diye açsaydınız, muhtemelen burdaki herkes arkadaşınızın dediklerini diyecekti demek ki bizimde arkadaşınızdan bir farkımız yok, bir de böyle düşünmek lazım.
0
respect
(22.04.21)
Doktor kıza şu konuda hak verdim: Bence de iyi durumda değilsin. Neredeyse en yakın arkadaşım beni bilerek yanlış tedaviye sevk edip öldürmeye çalıştı diyecek kadar evhamlanmışsın. Bu da belki hastalık nedeniyle belki de başka bir nedendendir ama gerçekten de destek alsan iyi olur.

Bunun dışında eğer olaylar anlattığın gibiyse (bence değil, bir sürü yeri kırptığın çok açık), pozitif bilime tepki olarak doğmuş çiçeği burnunda doktorumuz hayırlı olsun ve Allah iki cihanda karşılaştırmasın.
0
son feci skilacci
(22.04.21)
Arkadaşın az da olsa haklı bence de. Abartı derecede evham yapmışsın sanki arkadaşın kasten seni kötü bi duruma sokmuş gibi. Diğer doktorun bir tedavi tavsiye etmiş, arkadaşın da onaylamış, burada suçlu bulunacak bir şey yok. Ki tıpta tek bir doğru da olmayabilir, belki de yan etkileri yüksek bu tedavi senin hastalığını daha hızlı bitirmeni sağlayacaktı, bunu bilemeyiz.

Çok geçmiş olsun bu arada.
0
roket adam
(22.04.21)
biraz kendinle ilgilen. sıcağı sıcağına verme kararlarını , biraz zaman geçsin. sen bir şeyleri atlat (umarım güzel olur her şey senin için) ondan sonra daha objektif tartarsın kendince.

genelde kötü hastalik gecirenler ve atlatanlar, hastalık sonrası çok radikal kararlar verebiliyorlar. ben mesela lance armstrong'un hayatını okudum, hastayken eşi onun en iyi yardımcısı oluyor ama adam nasıl bir yenilenmenin içine girdiyse, o hayat arkadaşı ile devam etmiyor yoluna. başka kadınla beraber oluyor. belki tavsiye veya nasihat verecek bir statüde olmayabilirim ama önce kendinize sarılın, ondan sonra diğer işlerle ilgilenirsiniz.

sağlıklı günler dilerim.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
Sagolun arkadaslar. Benim burada gücüme giden 2 durum var. 1.arkadasimin surecle ilgileniyor gibi gorunup hic ilgilenmemesi 2.bana her seyi aciklikla anlatmamasi. Tedavi kararini o veremez ama bir arkadas olarak acik davranmasini beklerdim.

Oyle bir sey olmayacak bana guven falan deyip beni tedavi icin asiri cesaretlendirdi. Bana dese ki "bu tedavinin boyle yan etkileri olabilir. Ama tedavi olmazsan da soyle olabilir. Sen olc tart kararini ver ben karismam" o zaman ben de kendi kararimi alabilirdim. Ama benim adima karar verip ona yonlendirmeye calismasini hazmedemiyorum.

Ben okuyorum her turlu kaynaktan. Ornegin kas dokuyormus bu ilac diyorum. Basta yok oyle bisey diyor. Sonra kaslarim dokulunce sen cagirdin diyor. Boyle bi mantik mi var?

Bir de bu surecte cidden tipim degisti ve enerjim dustu. Disari bile cikamiyorum. fiziksel olarak guzel biriydim. Yuzum silindi gibi, gunlerce de agladim. Moon face gibiyim. Allahtan pandemi donemi is yeri acik degil. Fiziksel gorunumun ve gencligin onemli oldugu bir is yapiyorum cunku.

Bir tane arkadasi var hastaneden hasta bakici erkek. 45 yasinda falan. Onu orgutlemis surekli iltifat edip duruyorlar. Surekli o adami cagiriyor her yere. Adam biralari icip icip bana "cok guzelsin. Bi dahaki geldigimde seni kirmizi elbiseyle gormek istiyorum" falan diyor. Hayatta 2 kere gordugum kisi eline firsat gecince abuk subuk seyler soyluyor. Cildirdim uzerine falan da yurudum hatta. Beni kirmizi elbiseyle gormek istiyormus. Bu doktor kiz da hic bisey soylemiyor adamin hadsizliklerine. Sonra diyorlar ki senin moralin duzelsin diye yapiyoruz. Bi tek akilli onlar cunku.

Hazmedemiyorum ve kendimi igrenc insanlara bulasmis gibi hissediyorum. Ama eviminpaspasinin dedigi gibi ele alacagim artik olayi.
Tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.04.21)
Öncelikle Allah şifa versin. Ben sizin eskisinden daha iyi olacağınıza inanıyorum, öyle doğdu içime.

İkincisi, ben bu hayatta ana babadan başka kimseye güvenmemeyi öğrendim. Arkadaş fasa fiso. Bir de üç yıl en iyi arkadaş olmak için kısa bir süredir, hastabakıcı olayına ben de çok kızdım, ben kendimi benzettim size karakter olarak, ben de böyle densizlilklere çok ayar olurum, size çok hak verdim o olayda.

Son olarak, bence tek hatanız arkadaşınıza güvenmek değil, sağlam doktor araştırması yapmadan tedaviye başlamak olabilir, tabi ki bu durumu yaşayan bilir. Bence yeniden bir doktor araştırması yapın, psikolojik destek de alın. Ben sizin eskisinden daha güzel ve sağlıklı olacağınıza inandım, dediğim gibi içime öyle doğdu okuyunca, tekrar Allah şifa versin tez zamanda.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Çok geçmiş olsun. Kronik ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığı olan biri olarak tedaviye başlamadan önce işin uzmanı 6 doktora göründüm. 6sı da aynı tedaviy önerince demek ki olması gereken buymuş dedim. Sizin de arkadaşınıza değil işin uzmanlarına danışmanız gerekirdi tabi ki ama insan o durumda pek düşünemeyebiliyor sizi anlıyorum. Arkadaşınız bence hatalı değil. Sizi sizden başka kimse düşünmez. Yer geliyor anne babalar bile çocuğunu düşünmüyor değil ki arkadaş düşünsün..

Çok kafaya takmayın. Hastalık olunca insanın daha hassaslaştığını biliyorum. Takmamak da elde değil ama naçizane tavsiyem sizin yerinizde olsam daha olumlu şeylere odaklanır kendimi motive etmeye çalışırım. Hastalık yokmuş gibi davranın demiyorum da bu da gelir bu da geçer ben bunu aşarım kafasına girmek lazım yoksa çekilmiyor.

Yakın zamanda sağlığınıza ve eski neşenize kavuşmanızı dilerim:)
0
suicides underground
(22.04.21)
ben de @respect gibi düşünüyorum. tamam kötü niyetle bir şey yapmamıştır o belli, ama sizin için çabalamamış, biraz baştan savmış. bahsettiğiniz kadar yakın bir arkadaş için bu da yeterince kötü. tamamen ilişkiyi bitirir miydim emin değilim ama böyle bir durumdan sonra arkadaşımdan uzaklaşacağım kesin. siz de bir süre uzaklaşıp sinirlerinizi yatıştırın bence. umarım tez zamanda atlatırsınız bu süreci.

arkadaşlarım sen anlarsın diye bana basit bir konuda bile soru sorduklarında, asla fikrim olmasa bile epey araştırıp bak böyle böyleymiş diye linkleri gönderiyorum. hele de böyle hayati bir konuda, kendi alanı olmasa bile çevresinde bilenlere danışıp size çeşitli bilgiler sunabilirdi. çok yoğunsa ve darlandığını hissettiyse, her şey çok güzel olacak diye geçiştireceğine, bu konuda yeterli fikrim yok, doktoruna danış diyebilirdi. teyzeler gibi sus hastalığı çağırma demiş.

geçmiş olsun.
0
akil kupuru
(22.04.21)
Bu bazı meslek gruplarındaki kişilerde daha sık görülen bir durum maalesef. Size denk gelmiş. Psikolojik karşılığını bilmiyorum ama bazı kişilerde oluyor. Arkadaşlardan birisi sağlık yada maddi konuda zayıf düştüğünde denge bozuluyor ve öbür taraf kendisini daha güçlü hissediyor ve zayıf olandan uzaklaşmak onu başından savmak istiyor. Bu nedenle kararlarınızı kendiniz vermeye çalışın. Bundan sonra da geçmişi geçmişte bırakıp mevcut durumunuzu daha iyi nasıl yapabileceğimize odaklanın. Geçmiş olsun.
0
Dr
(22.04.21)
Arkadaşınızdan uzak durun. Çok geçmiş olsun.
0
EasyTiger
(23.04.21)
(5)

anneye hediye

Kıllanıcı adı:
Merhaba,Annem, 2 senedir babamdan ve diğer kardeşlerimden ayrı bir şehirde, benim yanımda kızıma bakıyordu. Pazartesi günü evine kavuşturuyoruz kendisini.Hakkı hiçbir şekilde ödenmez biliyorum ama bir hediye almak istiyorum. Çok fazla param yok, olsa onu evinden kopartmaz bakıcı tutardım kızıma. Akl
Merhaba,

Annem, 2 senedir babamdan ve diğer kardeşlerimden ayrı bir şehirde, benim yanımda kızıma bakıyordu. Pazartesi günü evine kavuşturuyoruz kendisini.

Hakkı hiçbir şekilde ödenmez biliyorum ama bir hediye almak istiyorum. Çok fazla param yok, olsa onu evinden kopartmaz bakıcı tutardım kızıma.

Aklımda şunlar var:
- Zen pırlantada anneler günü indirimi var, minik taşlı bir yüzük olabilir.
- Babamla alyanslarını çok uzun zaman önce bozdurmuşlardı, bir çift alyans almak çok romantik geliyor ama garip mi olur acaba?
- mutfak eşyası falan istedikleri var ama onlar başka özel günün hediyesi olabilir, şimdi düşünmüyorum.


2000-2500 bütçeli, mümkünse taksitli alabileceğim önerilerinizi paylaşabilirseniz sevinirim. En geç salı günü almak istiyorum bir de.
0
Kıllanıcı adı:
(22.04.21)
aslında en iyisi annenizin hayatını kolaylaştıracak bir şeyler olabilir bence. mesela şu yeni robot süpürgeler işine yarar mıydı? sizin bütçenizde modeller var. onun dışında bence alyans çok tatlı bir hediye olur ama takarlar mı?
0
cometome
(22.04.21)
eğer anneniz ile babanınızın ilişkileri halen eski sevgisini/romantizmini koruyorsa alyans almak güzel bir fikir.
0
teritori
(22.04.21)
Alyans +1. Karı kocanın da tekrar buluşmasının şerefine güzel olur.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Bozdurmuslardi dedigin icin bir cift alyans +1
0
invictae
(22.04.21)
alyans + onlar için baş başa bir yemek rezervasyonu ^^
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.04.21)
(7)

Bu davranisin adi ne? görüşünüz?

durgunfoton
Hep baskalarindan sikayet ediyorum, simdi de kendimi yazayim.Arkadaslar ben su tarz hareketi cok yapiyorum, birisi bana iyi bir hareket yaptiginda rahatsiz oldugum kucuk birsey varsa, hemen tersliyorum.Gercek hayatimdan ornek,Dogum gunumde arkadasim bir kagit hazirlamis bana, fotograflar falan eklem
Hep baskalarindan sikayet ediyorum, simdi de kendimi yazayim.
Arkadaslar ben su tarz hareketi cok yapiyorum, birisi bana iyi bir hareket yaptiginda rahatsiz oldugum kucuk birsey varsa, hemen tersliyorum.

Gercek hayatimdan ornek,
Dogum gunumde arkadasim bir kagit hazirlamis bana, fotograflar falan eklemis. Ama mesela fotograflardan birinde snoopy, cizgi film karakteri var. Ben hemen sunu yapiyorum " sagol, ben snoopy sevmem. " begenmedigimi de farkettiriyorum. Cunku snoopy'i seven baska bir arkadas (benim en sevmedigim birisi ama onlar bilmiyor) hem o yuzden gicik oldum hem de ben redkit severim, snoopy nedir bi is yapiyosun tam yap bari? Elime alip bakmak bile icimden gelmiyor. Ama uzuluyorum da.

bunu bir tek bu gibi durumlarda yapiyorum ve kendimi tutamiyorum. Fakat bir arkadasim boyle dusunmus olsa, ya iste emek vermis seni dusunmus falan derim.

Ne simdi bu. Kendimden rahatsiz oldum valla, ama bir acidan hakliyim da sadece insanlari kirmamayi nasil basarabilirim?
0
durgunfoton
(21.04.21)
Haklı olmadığının farkına vararak.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(21.04.21)
Cevval bir arkadaşın tarafından bu tarz yakışıksız harektinden sonra terslenerek, haksız olduğunu, yaptığının yakışmadını iliklerine kadar hissederek..
0
IncredibleMau
(21.04.21)
hiçbir açıdan haklı değilsin. zaten temel sorun da bu, bakış açın temelden yanlış olduğu için, "tersleme niyetimde haklıyım ama sosyal ilişkilerde başarılı olmak için bunu yansıtmamalıyım" diye düşünüyorsun ve sıkıntı burada.

şunun farkında olamayacak kadar benmerkezci olabilir misin? normal bir insan o snoopy'yi gördükten sonra "aa bu benim sevmediğim kişinin sevdiği bişey" diye düşünmez çünkü hediyeyi verenin bunu bilmediğinin farkındadır. sen bu gibi durumlarda insanların sana bilerek saldırdığını düşünüyor olabilir misin? bunu bilinçaltında yapıyor olma durumundan bahsediyorum tabii ki.
ya da insanların sana hediye verirken daha hassas davranmaları gerektiğini mi düşünüyorsun? bunların hepsi benmerkezci ve empatiden uzak yaklaşımlar. özgüven sorunu, kendini dış dünyaya karşı savunmak zorunda hissetme, başkalarının senin kötülüğünü istediğini düşünme, başkalarının seni hiç önemsediğini hissetme gibi düşüncelerle bağlantı kurabiliyor musun, bunları biraz düşünebilirsin.
0
Jux
(21.04.21)
Bana da oluyor bu ama hemen pişman olurum ben. Şu anda stresli bir dönemden geçtiğim için öfkeliyim. Öfkeliyken bu hareketleri çok yapıyorum.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Jux, hassas davranmalari disinda aynen hepsini dusunuyorum. Ama ben de empati var. Fakat merhametsizimdir. Bir de kiskancimdir.
Ben pisman olmuyorum, kendimi hakli goruyorum. Sadece karsimda ki insan bilmiyo ama ters davrandigim icin uzuluyorum.
0
🌸durgunfoton
(22.04.21)
bahsettiğin şey merhametsizlik değil, dürtüsel olmayı seçtiğin için insanları üzüyor ve kırıyorsun. bunu fark etmeden yapıyorsun, bunun çözümü de temeldeki bu düşüncelerinden kurtulmakla mümkün. yani kendini haklı gördüğün sürece insanları üzmeye devam edeceksin.
0
Jux
(22.04.21)
bu konuda haksızlığın daniskası, derslerde öğretilmesi gereken rol modelisin.
Dahası hala haklı olduğunu düşünüyorsan boşver sana ne desek boş yazdığımıza bile değmez.
0
basond
(22.04.21)
(17)

bölümü bırakıyorum ve fikirlerinizi dinlemek istiyorum

kimilolo
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçme
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçmez ki...

zaten bu kitaplar yüzünden bölüme ilgim kalmadı. kitap okumak varken niye ders çalışayım diyorum. kaldı ki işletmeyi bitirsem ne olacak?

işin en kötü tarafı üniversite sınavına tekrar girsem okuyacak bölüm bulamıyorum. miras kalacak olsa türk edebiyatı ya da sanat tarihi keyif bölümlerinden birini okurdum.

kitaplar mı beni batırdı yoksa onlar sayesinde mi hayata tutunuyorum bilmiyorum.

3 ay sonra mezun olduğumu düşünüp hayal kuruyorum: facia!
mezun olmayıp okumaya devam etsem daha büyük rezillik.

bölümü okumaya değer bulmuyorum. bölüm hocaları bile ben bu dersi niye anlatıyorum ki hiçbir işinize yaramaycak edasıyla derse geliyor. erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela. bu haldeyken elimden bi iş te gelmiyor.

bölümü bitirmek için 2 sene sıkı çalışmam gerek. işte o heves yok. kendimi kandırıp masaya oturamıyorum. bu konuda lütfen tavsiyede bulunmayın. bu konu çok konuşuldu ve çözülemedi.

işin en tuhaf tarafı halimden gayette memnunum. öyle salak bi ruh haliyle geziyorum.

neyse duyuru halkı bi yol gösterin bakalım. dinleyeyim sizleri...
0
kimilolo
(21.04.21)
maddi olarak nasıl geçiniyorsunuz? aileniz çok mu zengin? kurulu bir işleri mi var başına geçebileceğiniz?
0
elorelia
(21.04.21)
ben okuduğum okulu sevmiyordum ve senin gibi bölüme ilgisizdim. aile eş,dost baskısıyla o kadar sene okumuşsun bırakılır mı felan diye diye 10 senemi yediler. sonuç olarak da mezun da olamadım. özetle o bölüme karşı içinde istek yoksa okuyamayacak gibiysen bırak olmayınca olmuyor çünkü. ha ama hiç birşeye isteğim yok diyorsan o kötü işte çünkü diploma olmadan hiç bir iş yapamıyorsun hiç bir kapı açılmıyor sana. kendine yol çizmen gerekiyor ki ben zamanında herşeyi akışına bıraktığıma aşırı pişmanım. öğrencilik zamanı insan anlamıyor ama bu iş silsile halinde bütün hayatını etkiliyor. benim gibi yolunu çizmekte çok fazla zaman kaybedersen hayatını düzene oturtamıyorsun. 35 yaşında düşük gelirli, hala meslek değiştirmeyi düşünen bir insan olmak hiç hoş birşey değil mesela.
0
genc irisi
(21.04.21)
daha iyi bir bölüm okumayacaksan ya da iyi bir iş/kariyer planın yoksa bitir derim. iş ilanlarında 4 yıllık diploma işe yarar.
0
jelly bear
(21.04.21)
Bir meslek öğrenmeye bakın. Güzel 2 yıllık bölümler var. Onlara bir bakın belki beğeneceğin çıkar.
0
indifferent
(21.04.21)
Tamamen yanlış kafadasin. Bu moddan acil çıkman lazım . Kendine yazık edersin. Okusam nolcak deme sen diploma al başka bı kapı açılır sonra ah edersin ama geriye donemezsin.
Dersler basit çalışınca geçilmeyecek bişey yok.en kötü ilgi alanın olan bu konuda yüksek lisans yaparsın ama lisans önemli,
Daha sonra başkalarının eline bakmamak için bu basit isi once bitirmen lazım
0
cakmayazar
(21.04.21)
hepimiz o yollardan geçtik, ama emin ol işletme yerine mühendislik ya da hukuk vs okusan da durum çok farklı olmayacak emin ol. ülkede eğitimin hali malum, zaten ülkede üniden mezun olanların %99 u sadece diploma alıyor, işle ilgili herşeyi işte öğreniyor. Diploma sadece bir araç, kişinin kendisinde bitiyor iş.

Mesela işletme mezunu olup kendisini yetiştirip kalıp fabrikası açan makina üretip satan birini tanıyorum. Keza makina mühendisi ve hukuk mezunu olup insan kaynakları ve satış bölümünde çalışan insanlar var. Ne iş yapacağın, hayatta ne yapacağın tamamen senin isteklerine kişiliğine bağlı olarak şekillenecek.

Her ne kadar o diploma sadece bir kağıt parçası olsa da gerekli bir kağıt parçası. 3 sene geçmiş bitmiş azcık daha dişini sık o diplomayı mutlaka al. Türk edebiyatı ya da sanat tarihi de okusan o hocalar gene slayttan ders notu okuyup geçecek, mevcuttan çok farklı olmayacak emin ol. Ama ne olursa olsun elinde mutlaka bir diploma olsun, yoksa ileride çok pişman olursun. Bu bir süreç, bir an önce geçsin gitsin gözüyle bakacaksın.

Alternatif olarak üniyi bıraktın ve lise mezunu olarak kaldın diyelim, o zaman ne yapacaksın ne planın var? En iyi ihtimalle a101-bim de çalışırsın ben sana söyleyeyim.
Neyle karşılaşacağını bil ona göre ver kararını, karambole acele karar verme .

Ben de senin gibiydim, erciyes işletme mezunuyum, okulla alakam yoktu, 4 sene boyunca toplasan 30 saat derse girmemişimdir, bir şekilde okul bitti diplomayı aldım. Şimdi halim vaktim yerinde özel sektörde 15 bin civarı bir maaşla çalışıyorum. Benimle aynı bölümden okul birincisi olan kız kpss ile düz memur kadrosuna yerleşti, 5 bin civarı maaşla takılıyor. Diyeceğim o ki üniversite ve diploma iş hayatına ilk girişte önemli ama sonrası tamamen senin elinde.
0
zikardo
(21.04.21)
Öncelikle tam şu an elinde hangi kitap var çok merak ettim:)
Söylediklerini ve benzer hisleri zaman zaman paylaşmakla birlikte acil olarak bu kafadan uzaklaş. Kariyeri, işi gücü, alıştığımız toplum normlarını bir kenara bırakıyorum hiç onlar değil derdim. Herkes alıştığımız sa girmek durumunda değil.

Ama ben senin gerçek dünyadan kaçış peşinde olduğunu hissettim. Bence önce bununla ilgilen, niye böyle bir kaçıştasın.

İkincisi, bazen dönemsel hislerimiz hayatımızı etkileyecek kararlar vermemize sebep verebilir. Türkiye'de lise mezunuysan artık hiçbir vasfın yok. Hatta üniversiteler bile sayılmıyor neredeyse. Ama kalburüstü bir okuldasın ve 3 sene okumuşsun. 1 sene daha sık dişini. Çünkü ilerde kafan değişirse o diploma sana yardım eder. ama o diploma olmazsa ve şu anki fikirlerin değişirse pişmanlık hissedersin.

Bence okulu bitir bir şekilde. Sonra istersen otur evinde doya doya okuyabileceğin bir hayat kur, istersen git çalış herkesin yaptığı gibi. Ama o seçme özgürlüğünü eline al. O özgürlüğü de sana diploma verecek.

Ha bu arada, gençsin ve istersen tekrar girip edebiyat ya da sanat tarihi okuyabilirsin. Miras kalmasına gerek yok, doğru çevreyi edinebilirsen bu şekilde para kazanmanı sağlayacak galeriler, organizasyonlar, müzeler vb. dolu İstanbul'da.
Hatta şu an bile oralara başvurabilirsin. İşletme diplomanla. Ama dediğim gibi, yine diploma isteyecekler.

Yani ne yap et okulu bitirmeye zorla kendini:)
0
anten
(21.04.21)
Sadece üniversite mezunu görünmeniz bile ilerideki hayatınız için bir artı. 3 yıl az değil, bırakırsanız onca emeğiniz çöpe gitmiş olacak. Daha önce ilk yılımda bölümümü bırakmıştım ben, çok emek vermediğim için koymamıştı. Sonra edebiyat seven bir insan olarak ingiliz edebiyatı okumaya başladım. Keyifli bir bölüm gibi gözükmesine rağmen doğru düzgün çalışmadım. Okumam gereken kitaplar yerine gittim başka kitaplar okudum bazen. Çünkü mesele bölümün içeriği değil aslında. Bir şey görev haline geldiği anda sıkıcılaşmaya başlıyor. Ders için Virginia Woolf okuman gerekiyor bile olsa, o an sırf görev olduğu için canın istemiyor. Üçüncü yılımda ben de fazla zorlanmıştım ve bıraksam mı acaba diye düşünmüştüm. Ama sonra bütün emeğimin ve acılarımın çöpe gideceğini ve ne olursa olsun üniversite mezunu olmam gerektiğini hatırladım. Dişimi sıktım, şurda iki ayım kaldı sadece. Zaman geçiyor, dişinizi sıkın ve bitirin bence.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
yazdığınız gibi edebiyat ya da sanat tarihi okusaydınız bırakın derdim ama işletme mezunlarının başvurabileceği pek çok yer, pozisyon, alan vs. var yani kapsamı geniş. pek çok bölüm gibi dar bir alana sıkışmış değil. o yüzden bitirin. en kötü kpss çalışıp çok olmayan puanlarla memur olursunuz. o da en kötü ihtimal yani. ayrıca istemezseniz de başka şeylere yönelirsiniz ama üstte yazıldığı gibi elinizde lisans diploması olsun. bir de ne yaparsanız yapın yabancı dilinizi çok seviyeye getirin, hiçbir zaman aç kalmazsınız.
0
rose parks
(21.04.21)
Çok zorlandığınız, bitmek bilmeyen bir finalinizi ya da çok uğraştığınız bir ödevinizi düşünün. Okula gitmek için bindiğiniz vasıtaları, okulda geçirdiğiniz vakitleri düşününün. Çöpe atmaya değer mi sizce? Az evvel kendi bölümümden örnek verdim çünkü bırakıp keyifli bir bölüm bile seçseniz yine aynı şekilde zorlanacaksınız. Türk edebiyatı ve sanat tarihi bölümlerinde aşırı sıkıcı dersler var. Zevkli olanlarda bile zorlanacaksınız. Ve sıfırdan başlamış olacaksınız. Bir 4 sene daha. Üniversite mezunu olmazsanız çekeceğiniz sıkıntıları saymıyorum bile. Bence kesinlikle bu konuyu tekrar düşünün. Gerçekten pişman olursunuz.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Birkaç yıl önce bazı öğrencilerim aynı soru ile yanıma geldiklerinde, kesinlikle okulu bitirmelerini tavsiye ederdim. Şimdi söyleyeceğim şu: okulu bırakın, yurtdışında bir iş bulun.

Eğitimsiz bir şekilde nasıl bulurum demeyin bence. Lisanstan bir arkadaşım vardı, yıllarını verdi, okudu etti, yurtdışına gitti mezun olduktan sonra. isveç'te bir restorantta çalışıyor, şu anda arkadaş grubumuzdaki en mutlu kişi diyebilirim :)

Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama bana kalırsa üniversite okumayanların yurtdışına gitmesi daha kolay. Üniversite okursan alanındaki en iyilerden olmalısın ki yurtdışına gidebilesin, ama vasıfsız eleman için öyle bir kriter yok.
0
Peerless
(21.04.21)
Ben kaydını dondur demeye geldim. Karar vermeden hiçbir şey yapma. Ne okulu bırak ne okulu bitir. Kendine bir hayat planı oluştur. Önceliğin yurt dışı olsun. Çünkü üniversite mezunu etiketini aldığın an geri dönüş olmayacak. İşletme mezunları ordusuna katılacaksın ve kendini bir yarışın içinde bulacaksın.
0
dissendium
(21.04.21)
cipralex in gelmiş senin
0
jamswety
(21.04.21)
Okulunu bitir normal ortalamayla, kitabını hep okursun. Lise mezunun vasfı yok bu ülkede.

Sonra yeniden Türk edebiyatı mıdır takı tasarımı mıdır ayrı bir bölüm okursun. Ama Marmara işletme fena değil, bitince iyi kötü iş yapar o diploma, sonra çok üzülürsün.

Ayrıca herkes netflixten dizi izliyor ben kitap okuyorum, beni anlamıyorlar, onlar Netflix bağımlısı mal sürüsü ben kültür ataşesi kitap kurduyum demeniz bana hayata bakış açınızın değişim olduğu izlenimini verdi. O insanlar senden daha dolu bilgili akıllı insanlar olabilirler; onların netflix izlemesi, senin kitap okuman bir kıstas olamaz. Bu aşırı kitap okumanın da insanı izole ettiği şeklinde bir duyuru ya da ekşi sözlük başlığı vardı ona bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kitap okumanin iyi bir isletmeci olmakla cok ilgisi var. Bol bol kitap okumaya devam edin.Sadece roman edebi kitaplari degil ekonomi ile ilgili kitaplari da okuyun.
Kitap okumak gercek hayatin alternatifi degil.Kendimizi tamamlayan bir aktivite
0
turkuaz
(21.04.21)
iyi de bu kafayla türk edebiyatı ya da sanat tarihi okuyor olsan onu da bitiremezsin ki. dis dunyadan biraz kopuk gibisin, terapi yardimci olabilir diye dusunuyorum.

"erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela"
mesela bunun ne kadar ugrastirici ve fedakarlik gerektiren bir sey oldugunun farkinda degilsin. bu tip seyler eksik kalmis. terapi + dis dunyaya karisip tecrube edinmen lazim.
0
hot potato
(21.04.21)
Para nasıl kazanıyorsun, nereden kazanmayı düşünüyorsun
0
KaraSakall
(22.04.21)
(16)

Çocuk yapmak için ideal yaş kaçtır sizce?

isabella was a ginger
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.

Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.

Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır.
Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte...
sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:

Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)

2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .

3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.

bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz.
bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.

bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.

ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
0
John Bloor
(22.04.21)
(14)

İnsanlar biraz değişik mi?

ofelia
Sabah kardeşimle asangöre bindik, maskeler takılı. İnerken asansör durdu bir kadın bindi maskesi takılı, binerken en ufak bir çekince göstermedi, bize de sormadı. (Ben genelde soruyorum içeride biri varsa. Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum, neyse.) Sonra asansör bir daha durdu bir kız b
Sabah kardeşimle asangöre bindik, maskeler takılı. İnerken asansör durdu bir kadın bindi maskesi takılı, binerken en ufak bir çekince göstermedi, bize de sormadı. (Ben genelde soruyorum içeride biri varsa. Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum, neyse.) Sonra asansör bir daha durdu bir kız binmeye niyetlendi maskesi var, kadın "dolu" dedi.

LOL, öyle sert söyledi ki sanki tuvaletteyken biri kapıyı zorluyor gibi. Sonra kardeşimle bana döndü "hayret bir şey ya, görmüyor mu işte asansör dolu" falan bir şeyler söyledi. 2 saniye durdum, dayanamadım, "ee siz binerken de bu asansör doluydu" dedim.

Bir bozuldu, bir anda buz kesti, eheheheh. Asansörden inerken de arkasına bakmadan uzaklaştı. (Binerken "günaydın" demişti nşa'da inerken de "iyi günler" derdi, demedi :))

Şimdi ben hödük müyüm? Yoksa kadın biraz gıcık mıymış? Sizce hangisi?
0
ofelia
(21.04.21)
sizin için hödük demeyelim, medeni cesareti yüksek diyelim.
ama kadın tertemiz gıcıkmış.
0
co2s2
(21.04.21)
İyi demişsin, helal olsun.
0
epistemic_regress
(21.04.21)
"Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum.."

Asansör üç kişi ve onların birkaç parça eşyasıyla uygun mesafeli bir şekilde doluyor ama dördüncü kişi bu mesafeyi bozuyorsa kadın haklı olabilir. Arkadan mıy mıy konuştuğu için yine de gıcık. Hönk diye kadını bozduğun için sen de pek şey sayılmazsın.
0
IncredibleMau
(21.04.21)
Kadının size ne sorması gerekiyordu ben onu anlamadım?

Hastanedeki asansörlere covid sebebiyle 4 kişi binebiliyor. asansör 3 kişilikse ve kadın 3. Kişiyse problem nedir?

Asansörde 1 kişi var diye boşalana kadar beklemesi gerekiyorsa bence çok saçmaymış.

Aynı şekilde minibüs ve metrobüsüde bekleyin o zaman. Hatta bakkal Marketide beklersiniz. iyiymiş
0
respect
(21.04.21)
Ya geçen markete gittim bir teyze market arabasıyla geçti yanımızdan, sonra bir kere daha denk geldik başka bir koridorda, sonra bir daha geçerken kadın bir anda bağırdı "ya yeter durmadan geçiyorsunuz burdan çekilin ben geçicem" dksjdnaldkma

şok olduk. yani iki kişinin rahatlıkla geçebileceği genişlikte bir koridor, kendisi de en az bizim kadar dolanıyor ki denk geliyoruz. zaten orası market keyfine dolanmıyorum almam gereken şeyi arıyorum, kadın bize kızdı.

garip insanlar.
0
wild honey suckle
(21.04.21)
Ben de sizin gibi sorarım ve rahatsız olurum. Bir de denyoymuş kadın. Çok iyi demişsiniz, içimin yağları eridi, ben de aynısını yapardım ahahahah.
0
Hallegadola
(21.04.21)
ben de sizin gibiyim, insanlar işte... işlerine geldiği gibi her zaman.
0
evimin paspasi
(21.04.21)
Valla helal olsun ağzına sağlık. Hödük olan kadın, hem de böyle katmerli hali
0
Mossy
(21.04.21)
@respect ben kadın bize sorsun demedim, kendisi başkası binmeye kalkınca geri çevirdi ya, madem o kadar pimpirikli kendisi de binerken sormalıydı diye düşündüm. yoksa bana fark etmez. ben sadece kendim binerken içeride birini görünce bi ufak müsade alıyorum. bu dönemde insanlar asansörde tek olmayı tercih edebilirler. ama iki kişinin olduğu asansöre binip, 4. kişiye gelme demesi garip.
0
🌸ofelia
(21.04.21)
@IncredibleMau :):) asansör 8 kişilik ama tabi hiçbir asansör üzerinde yazan kişi sayısı kadar kapasiteye sahip olmuyor. farklı bir bakış açısı, aslında mantıklı, bir kişi bir kişidir sonuçta. kadın kendisiyle bütün kapasitenin tamam olduğunu düşünmüş olabilir. burada kilit nokta arkadan konuşması diyebiliriz.
0
🌸ofelia
(21.04.21)
Zamanında İngiltere'de, "Polonyalılar geldi ülke çok bozuldu her yerde bunlar var" diyen kebapçı bi Türkle tanışmıştım. Kendi orada n'apıyor orayı bozmuş mu hiç düşünmüyordu. Bunu hatırladım :D

Yani üç kişi mesafeli durur gibi geldiyse binmiş ve dördüncüyü istememiş olabilir aslında. Ama sen de haklısın millet bencil. Mesela otobüslerde de binerken "arkada yer var gidin biraz" diyen sonra "aaaa yeter kimseyi almayın arkası sıkışık" diyenler aynı tipler :D
0
nhk ni youkosu
(21.04.21)
sanirim ben de ayni senin yaptigini yapardim ve takildigin noktaya takilirdim. ve evet insanlar biraz sey -_-
0
in vino veritas
(21.04.21)
ofelia 90a takmışsın öyle diyeyim, tebrik ediyorum, senin yerinde olsam ayynısını yapardım.
0
olutaklidi
(21.04.21)
Valla iyi yapmışsınız.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
(13)

Covid 6 sn de bulaşır mı?

lampetia
Merhaba kapıyı açtığımda migrosun kuryesi maskesiz bir şekilde direk karşımdaydı dışarı bırakabilirsiniz teşekkürler dedim sadece o da bi cümle falan kurdu virüsün bu şekilde bulaşma riski var mıdır?
Merhaba kapıyı açtığımda migrosun kuryesi maskesiz bir şekilde direk karşımdaydı dışarı bırakabilirsiniz teşekkürler dedim sadece o da bi cümle falan kurdu virüsün bu şekilde bulaşma riski var mıdır?
0
lampetia
(21.04.21)
vardır
ama korkamayın hemen olmamışsınızdır
virüs yükü ve hasta etme oranı arasında da bir ilişki var
çok kısa süre ve bir kişiyle karşılaşmışsınız.
sizin maskeniz yok muydu? neden?

ayrıca migrosu arayıp şikayet edin.
0
rewlack
(21.04.21)
yüzünüze hönkürmediyse yok. merak etmeyin.
0
jangbogo
(21.04.21)
@rewlack normalde kuryeler takıyor ben de direk poşeti almıyorum zaten kenarda bi yer var oraya bıraktırıyorum ama bu kurye maskesiz bi şejilde tak diye kapının dibinde belirdi :( arayıp şikayet etmeye de üzülüyorum ama edicem çok sinirin bozuldu
0
🌸lampetia
(21.04.21)
Kesin bulaşmıştır geçmiş olsun. Kurye %100 pozitif bir şekilde çalışıyordur o yüzden bulaşmamış olma ihtimali yok.
0
zoghurt
(21.04.21)
@zoghurt ciddi misiniz yoksa kinaye mi:d gerçekten çok taktım bunu bişeye odaklanamıyorum o yüzden ciddi değilseniz bile ciddiye alabilirim
0
🌸lampetia
(21.04.21)
bununla ilgili bi haber okuduğumu hatırlıyorum ve dakika hesabı vermişlerdi. yani x dakika karşılıklı yakın mesafeden muhabbet ederseniz bulaşma ihtimali var gibi. 6 saniyeden bişey olmaz. paranoyak olduk iyice.
0
elorelia
(21.04.21)
çok da paranoya yapmayın.

ben meseleye şöyle bakıyorum. ben almam gereken önlemi alırım, insanları da elimden geldiğince uyarırım. gerisine bir şey demek mümkün değil. marketin kargonun adamı karşıma maskesiz çıkınca da panik yapmam. şöyle düşünün. adam sizin kapıya kadar maskesiz geldi, kapının önünde de hönkür hönkür öksürdü, sonra kapı açılmadan 2 sn önce maskesini taktı. şu senaryo, sizin başınıza gelenden daha kötü bence. ama göz görmeyince gönül katlanıyor.
0
co2s2
(21.04.21)
bir şey olmaz. Bu maske takmamayı genelde ben (eve sipariş eden) yapıyorum. Olmadım şu ana kadar korona şükür.

yaptığım yanlış o anda maskeyi bulamıyorum. ytd.
0
Hallegadola
(21.04.21)
Eger ciddi bir saglik sorununuz yoksa ve cok yasli degilseniz, asiri abartili bir bakis aciniz var.
0
tezek
(21.04.21)
Emekciyi isinden etmeyin. Az once muayenede doktor her yerime elledi. Gozume bakti ama nedense cok yakin davrandi. Elinde eldiven de yoktu.
0
gelmeistemem
(21.04.21)
Yok 6 snde falan bir şey bulaşmaz korkmayın, yüzünüzü sabunlayıp rahatlayın, kimseyi işinden etmeyin +1 :)
0
Nickbulamadım
(21.04.21)
Aynı yatağı paylaşan çiftlerin bile birinde çıkıp diğerinde çıkmadığı durumlar var altı saniyede bir şey olmaz. Ben her zil çaldığında maskemi takıyorum kapıyı açmadan önce alışkanlık haline getirdim size de öneririm.
0
nickimin hakkini veremedim
(21.04.21)
şu zamana kadar gayet dikkatliydim. deniz yolunu kullanırken açık hava, çift maske, sürekli elimi dezenfekte etme, iş yerinde musluğu ve elektrik düğmelerine doğrudan temas etmeme vb. durumlar. peki ne oldu? ben ve eşime aynı anda teşhis koyuldu. kendisinin 1,5 yıldır evden çalışmasına rağmen... şüphelendiğimiz tek bir durum var: beraber büyük bir mağazaya gitmiştik. sadece bir görevli vardı, başka müşteri yoktu ve bize yaklaşmadan ürün tanıtıyordu. hastalığın kuluçka süresi mevzusundan dolayı bunun olabileceğini düşünüyoruz.

bu detayları niye verdim? bu virüs çok sinsi. en umulmadık yer ve zamanda bulaşabiliyor. yapılması gereken riski minimize etmek. kendinize mutlaka dikkat edin. bu gidişle herkes yakalanacak bu hastalığa. mevzu ne kadar geç yakalanırsanız o kadar iyi. ilacım pazar günü bitti. şu anda öksürüyorum ve biraz baş dönmesi mevcut. lütfen dikkat edin kendinize.
0
silah taciri
(21.04.21)
(11)

yaşadığınız şehirden memnun musunuz?

nlgyrn
yaşadığınız şehirden memnun musunuz? nerede yaşıyorsunuz? nerede yaşamak isterdiniz(yurt içi)
yaşadığınız şehirden memnun musunuz? nerede yaşıyorsunuz? nerede yaşamak isterdiniz(yurt içi)
0
nlgyrn
(20.04.21)
Ankara'da yaşıyorum, şehirden değil ülkenin halinden gidişatından dertliyim. Yoksa şehrimi severim. Yaşamak için deniz kıyısı isterdim. Bana ait müstakil bir ev ve bir miktar bahçe. Şehir insanı yoran bir şey.
0
1bir1bir1
(20.04.21)
4 farklı şehirde yaşadım. şehrin değil, yaşanılan yerinin/bölgesinin daha önemli olduğunu gördüm. son şehirde ev yeri -iş yeri dengesi ona göre kuruldu, memnunum. bir süre Tunceli'de yaşamayı deneyimlemek isterdim.
0
latchet
(20.04.21)
Kocaeli'de yaşıyorum. Aslında memnunum ama daha iyisi olabilir diyorum. Bu şehir işleri biraz karışık. Askerliğimi Samsun'da yaptım. Orayı çok beğenmiştim. Herkes İstanbul'a, İzmir'e yerleşmenin derdinde ama ben Samsun'da da yaşayabilirim diye düşünüyorum. Ama bir yandan da oradayken Kocaeli'yi özlemiştim. İstanbul'u da severim her şeye rağmen.
0
dissendium
(20.04.21)
Hiç değilim , izmir , Karadeniz'de bir kaç şehirden biri.
0
synax
(20.04.21)
memnun degilim. istanbul, alibeykoy'de yasiyorum. kadikoy'den ev bakiyorum, orada memnun olurum diye umuyorum. biraz da ege'ye baktim ama oralarda gonlume gore ev bulmam kadikoy'den de zor gorunuyor.
0
lemmiwinks
(20.04.21)
İzmir, artık memnun değilim.
Göç nedeniyle artan trafikten, sokakta taciz eden ya da evlerin bahçelerine girip hırsızlık yapan Suriyelilerden illallah dedik.
0
pro9it9is9
(20.04.21)
İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak bir ay önce Çanakkale’ye taşındık. Çok memnunum. İstanbul’da bedava ev verseler oturmam.
0
suicides underground
(20.04.21)
İstanbul’da yaşıyorum. Şehrin ve ülkenin belki yüzlerce problemi var ama yine de her şeye rağmen birçok konuda memnunum İstanbul’da yaşamaktan.

Evim çok merkezi bir yerde ve biraz yürüyerek sahile inebiliyorum hemen. Birkaç aydır çalışmıyorum ve mesai saatlerinde dışarı çıktığım için İstanbul’u en güzel saatlerinde yakalayabiliyorum. Çalışırken de işim evime yakındı ve sahil yoluda yürüyerek evime dönebiliyordum hava güzelse.

Pandemide pek anlamı kalmasa da ülkenin hemen hemen bütün kültür sanat etkinlikleri İstanbul’da. Akla gelebilecek her şey için çok fazla seçenek ve seçim şansımız var. Her şeye kolayca ulaşabilmek büyük bir avantaj bence.

İstanbul dışında Ege kıyılarını seviyorum sadece ama kışın oralarda yaşamak demek İstanbul’daki çok fazla şeyden mahrum kalmak demek olduğu için yine her türlü şimdiki hayatımı seçerdim sanırım.
0
ms brownstone
(20.04.21)
Hepi topu 1,5 km2 lik bi alandayım 2 yıldır. Bir kere İzmir e gittim dışında full İstanbul. Hiç memnun değilim. Full uzaktan olsam da yokolup gitsem buradan.
0
baldan kaymak
(20.04.21)
Doğma büyüme İstanbul/Kadıköy. Hala Kadıköy'de oturuyorum. Güzel bence, son 10 yılda tırtlaşmaya başladı ama başka nerede yaşayabilirim bilmiyorum. Hiç gitmedim görmedim ama Artvin'de ormanda bir kulübe yapma hayalim vardı; sit alanıymış hepsi bir halt yaptıramıyormuşuz.
0
vedatchilipeppers
(20.04.21)
Ankara’da oturuyorum, memnunum. Artvin Arhaviliyim, ama orada yaşanmaz, yaşamak isteyenlere şaşırdım, doğa güzel de için de insanlar da var,

Ben Antalya veya şöyle Datça, Gökova, Köyceğiz gibi bir yerde yaşamak isterdim. İş çıkışı denizde bulmak isterdim kendimi, hep yazlık kıyafetler giymek isterdim efil efil. Atam’ın elbet bir bildiği var başkenti Ankara yapmış ama deniz kenarı olaydı iyiydi ya. Devlet daireleri de orada olurdu negzel.
0
Hallegadola
(21.04.21)
(8)

Sürekli Dudak Derisi Yolmak

evanesco
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
0
evanesco
(17.04.21)
Bunun ilk defa nasıl başladığını hatırlamak önemli. O anda ne oluyordu, ne olmuştu bunu hatırlarken gözlemlemek lazım. Mesela ben annemin ve anneannemin dudaklarını çok ısırdıklarını görmüştüm küçükken, ama bunu yapmaya hangi olayla başladım bilmiyorum, sadece annemle anneannemin bunu yaptıklarını fark ettiğimi hatırlıyorum. Zaten de çocuk kısmısı rol model aldığı kişileri aynen taklit ede ede öğrendiği ve büyüdüğü için, benim o hareketi yapmaya başlamamda annemle anneannemi fark etmem çok etkili oldu ve yetti yani başka bir şeye gerek bike yok. Bunun böyle olduğunu fark ettiğimden beridir dudaklarımı çok daha az ısırdığımı fark ettim ama bu sefer stres altındayken çok beter yiyorum o var. Resmen yaralıyorum kendimi. Bunu da sanırım eft denen yöntemle düzeltmek gerekiyor.
0
1bir1bir1
(17.04.21)
bu bir dürtü kontrol bozukluğu, ileri seviyedeyse uzman yardımı almanız daha sağlıklı olabilir. çocukluğumdan beri yapıyorum ben de bunu. dönem dönem azalıyor dürtüm, stresli bir dönemdeysem biraz artıyor. son yıllarda kendi kendime bulduğum basit bir çözümle oldukça azalttım sanıyorum. çözümüm, dudağımı asla boş bırakmamak. böyle yazınca garip oldu ama durum şöyle, sürekli bir şeyler sürüyorum dudağıma. dışarı çıkacaksam rujsuz çıkmıyorum, hiç olmadı basit bir dudak balsamı sürüyorum. evdeysem yemek anı dışında sürekli vazelin sürüyorum dudağıma, hem kopartmamı engelliyor hem de besliyor. bu şekilde çok azalttım koparmayı, tavsiye ederim.
0
kedimedi
(17.04.21)
Bu öyle bir lanet ki o an dudağınızı yolduğunuzun farkında olsanız bile kendinizi durduramıyorsunuz. tamamen bırakamadım streslendiğimde yine yoluyorum ama biraz azalttım. dişlerimi fırçalarken dudaklarımı da fırçalıyorum. dudak yüzeyi böylece pürüzsüz oluyor ve yolacak bir şey bulamıyorsunuz.
0
cometome
(17.04.21)
biz de arkadasimla yoluyoruz. corona ciktiktan beri cok artti bu davranisimiz. oncesinde nadiren yapiyordum.

dudak kremi surdugum zamanlar yolamiyorum ben de evet. eczaneden alin bir tane.

su an bile dudagim yolunmus halde. bir de icini de isirdim. oh mis. :(
0
batlegolas
(17.04.21)
Kendimi bildim bileli yapıyorum, okurken de yaptım. :) şimdi kedimedi gibi yapmaya çalışıyorum ama olmuyor. Mat ruju sildikten sonra böyle kuruyup kalkıyor deriler aşırı hoşuma gidiyor yapmak. Dışarıda yapamıyorum korona var diye. Ama evde hep yapıyorum. Tedavisi nedir bilmiyorum.
0
Hallegadola
(17.04.21)
cevaplari okumadim belki ayni seyleri yazabilirim. stresli, sinirli zamanlarda oluyor bende de. hatta su an oyle bi anda degilim ama bunu okuyunca bi refleks olarak gitti dislerim dudagima sonra durdum :)

disarida eskiden maske yokken hic yapmazdim cunku ruj surerdim. ruj bende etkili oluyordu. evdeyken ruj sursem de fayda etmiyor, aman bozulursa bozulsun modunda oluyorum cunku.

ayni sekilde naneli falan dudak koruyucu da cozum olmuyor, tad yolma hissinin onune geciyor bende. ama sende belki etkili olur. tadini sevmeyecegin balmlar alabilirsin.

kimi zaman bugun yapmicam diyip yapmayabiliyorum ama surekli cozumu ben de bilmiyorum.
0
Kittie
(17.04.21)
yaş 30 küsür, çocukluğumdan beri yaparım bunu. Bazı insanlar stres veya sıkıntıya böyle tepki veriyor galiba. Daha stresli zamanlarda kanatana kadar koparıyorum dudak derisini başkası o kadar ileri gitmiyordur belki. Çözmeye çalışsam da çözemezdim.
0
amusan
(17.04.21)
Sakız çiğniyorum. Ağzını bir şeylerle meşgul ettiğinde dudaklarını isirmiyorsun ilgincitr.
0
fempusay
(17.04.21)
(4)

eczanede satılan vitaminler

Tochinoshin
D vitamini olduğunu biliyorum devit3 adında. B, c, e vitaminleri de var mıdır? Besinlerden aldığımızın yetersiz olduğunu düşünüyorum, eczanede yoksa en ucuz nasıl bulabilirim bu 3 vitamini?
D vitamini olduğunu biliyorum devit3 adında. B, c, e vitaminleri de var mıdır? Besinlerden aldığımızın yetersiz olduğunu düşünüyorum, eczanede yoksa en ucuz nasıl bulabilirim bu 3 vitamini?
0
Tochinoshin
(17.04.21)
Eczanede var, en ucuz e-ticaret sitelerinde bulabilirsin. Ama onlar da şüpheli. Son kullanma tarihi geçmiş ya da çok yakın ürünler, daha da kötüsü taklit ürünler de olabiliyor. Ben olsam direkt eczaneden alırım skt dikkat ederek.
0
deadwampir
(17.04.21)
Eczanede var tabi ama kan tahlili yaptirdiniz da onun sonucunda doktorunuz mu bu takviyeleri almanizi soyledi? Receteye yazmasi lazimdi cunku hangi vitaminden kac mg vs.
0
kuehles blondes
(17.04.21)
vitaminleri 2 grupta alabilirsin solgar, gnc, venatura, pharmaton vs... gibi gıda takviyesi lisansı ile satılalanlar. bunlar pahalıdır, süslü kutuda gelir.

en ucuz dedigin için devletin hamileler için çıkardığı içeriği zengin decavit, elevit gibi ilaç kategorisindeki grup. bunlar süslü kutuda gelmez ama ucuzdur.

bunlar dışnda D vitamini devit, B vitamini kompleksi benexol B12, megnezyum-çinko magne zinc, folik asil folbiol gibi bunlar da ucuzdur.

fakat eğer emilim sorunun varsa bazı vitaminleri ağızdan alarak takviye edemezsin.
0
orpheus
(17.04.21)
Migros indirim yapıyor.
0
Hallegadola
(17.04.21)
(10)

Hayatınız bir film olsa türü ne olurdu?

epistemic_regress
Diyelim ki öldünüz, diğer tarafta sizi bir yapım ekibi karşılıyor. Bütün hayatını kaydettik, otur birlikte izleyelim, kayda değer yerlerini kesip filme de senin ismini vererek arsivleyelim, lazım olur" diyor. Her şey tamam, diyorlar ki "Türü ne olsun, ne diyelim?" (Arşivi filmlerin türlerine göre ka
Diyelim ki öldünüz, diğer tarafta sizi bir yapım ekibi karşılıyor. Bütün hayatını kaydettik, otur birlikte izleyelim, kayda değer yerlerini kesip filme de senin ismini vererek arsivleyelim, lazım olur" diyor.

Her şey tamam, diyorlar ki "Türü ne olsun, ne diyelim?" (Arşivi filmlerin türlerine göre kategorilere ayırıyorlarmis)
0
epistemic_regress
(16.04.21)
korku...
0
rose parks
(16.04.21)
ilk yarısı dram, ikinci yarısı aksiyon olurdu.
0
hayirsiz
(16.04.21)
Dram olurdu. Sanat filmlerindeki dramlardan.
0
ruhen hastayim ben
(16.04.21)
otobiyografik
0
evimin paspasi
(16.04.21)
Uzaklara bakmalı sanat filmi.....
0
austra
(16.04.21)
Soruyu bir de şöyle sorayım: diyelim ki 80 sene yaşadınız hepiniz. Kaç senesi kayda değer bulunup filme alınır?
0
🌸epistemic_regress
(16.04.21)
İkinci soruna cevap verecek olursam 80 yılın sonunda bibuçuk saatlik film yapıp dijital platformlarda oynatırlardı ancak. 3.4 puanı olurdu. Kendimden nefret ettim sıkıcılıkta.
0
olutaklidi
(17.04.21)
Psikolojik gerilim. Ağır psikolojik bir film olurdu. Kasvetli filmler olur ya hani, hiçbir kötü şey yokmuş gibi görünen ama nerdeyse her şeyin insanı baskı altına aldığı ve bundan kaçılamayan bir film.
0
1bir1bir1
(17.04.21)
Gerilim-komedi-cinayet
0
Hallegadola
(17.04.21)
Bilim Kurgu
0
fobfilm
(17.04.21)
(12)

Boy-kilo oranı

ashleybon
1.60 boyunda bir kadının ideal kilosu ne olmalıdır? Kaç kg'nin üzerinde kilolu sayılır?
1.60 boyunda bir kadının ideal kilosu ne olmalıdır? Kaç kg'nin üzerinde kilolu sayılır?
0
ashleybon
(16.04.21)
Doğru cevabı ayna verir.
0
arnold schwarzeneger
(16.04.21)
160 boyundayım 62-63 kiloyum. hiç de kilolu değilim bence :)
0
naksidil
(16.04.21)
48-50 ideal. 50-60 balık et. 60+ kilolu
Not:160’ım
0
sta
(16.04.21)
Boya göre ideal kilo belirlemek eskilerde kaldı. Net bir cevabı olamaz.
0
ruhen hastayim ben
(16.04.21)
44'ten 54'e fırladım da obez gibi hissediyorum o yüzden sordum
0
🌸ashleybon
(16.04.21)
50 civarı.
0
rose parks
(16.04.21)
Sedanter dandik bir hayatı varsa 55 sonrası kiloludur, ha dışarıdan baksan belli olmaz belki ama aynaya baktığında bıngıl bıngıl olduğunu görebilirsin. Bununla birlikte aktif spor yaşamı olan iyi beslenen bir kadınsa 70 kiloda da fit olabilir.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.04.21)
vücut kütle indeksi açısından 64den sonrası kilolu sınıfına giriyor. ama görünüş olarak yağ- kas oranı çok etkiler. obez hissetmenize gerek yok henüz.

www.calculator.net
0
ceketimi alip cikcam
(16.04.21)
neverletyougodown
(16.04.21)
Boya göre kilo belirlenmez, 157cm boyum var kilom da 57. Çoğu kızdan daha zayıf görünüyorum. İnsanlar genelde boyumun daha uzun kilomun daha az göründüğünü söylerler. Tamamen vücut yapısı önemli bu durumda. Balık etliyim ama vücudum Scarlett johansson kim kardashian kıvamında. Buradakilere göre şişkoyum ama asla kilo vermeyi düşünmüyorum çünkü gerek yok. Biraz da genetik bu işler.
0
Hallegadola
(16.04.21)
63 bile müthişti. Değişir kişiye göre.
0
Tochinoshin
(16.04.21)
45 kg den fazlasını ortalama bir erkek taşıyamıyor bence.:) eski kiloma geri dönmenin yollarını arayacağım cvplar için teşekkürler.
0
🌸ashleybon
(16.04.21)
(9)

Kraliçenin kocası Yunan mı?

iddaaci
Yunanistan prensi filan yazıyor. Gerçek Yunan mı? Yoksa İngiltere’den oraya giden bir aile mi?
Yunanistan prensi filan yazıyor. Gerçek Yunan mı? Yoksa İngiltere’den oraya giden bir aile mi?
0
iddaaci
(16.04.21)
Yunanlıkla alakası yok. Dedesi 50 sene Yunanistan kralı olmuş ama onun da Yunan kanı yok.
0
zoghurt
(16.04.21)
soyu victoria'ya dayanıyor ama aile ağacı alman kökenli. Teknik olarak kraliçe ile uzaktan kuzen. Avrupadaki tüm kraliyet aileleri akraba zaten. Romanovlarla da bağı vardı yanlış hatırlamıyosam. Danimarka prensi zaten.
0
nundu
(16.04.21)
Hatta birinci dünya savaşına giren ülkelerin krallarinin üçü kuzendi diye hatırlıyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(16.04.21)
Zaten doğduğu döneme bakarsanız Avrupa'daki tüm monarşiler akraba.
Hatta yanlış hatırlamıyorsam 2. Nikolay'ın dayısı Philip'in amcası yada dedesi olması lazım.

Bana göre dünya savaşları biraz da aile içi çekişmedir bu yüzden swh.

Yukarıdakilere ek olarak şu anki İngiliz monarşisi de Alman kökenlidir. (Sachsen-Coburg und Gotha). Rus Çarı ile Elizabeth'in dedesi kuzen. 1. Dünya Savaşı'nda Rus çarına yardım etsem mi etmesem mi diye düşünürken, kendi ailesinin geleceği adına (monarşilerin yıkıldığını görüp) yardım etmiyor. Sonrasında Almanlara karşı oluşan nefretten dolayı ailenin adını Windsor olarak değiştiriyorlar.
0
sumuklurakun
(16.04.21)
Kraliçenin kendisi de kocası da Alman. Prensin farkı, bağlı olduğu hanedan zamanında Yunanistan'da ve Danimarka'da hüküm sürmüş, o nedenle evlenmeden önce Danimarka ve Yunanistan prensi şeklinde ünvanı vardı evlenince onlardan vazgeçti, Yunanistan'da değil ama evlenmeden önce bağlı bulunduğu hanedan Danimarka'da hala hüküm sürüyor bu arada.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.04.21)
hanedan muhabbbeti muhteşem bir şey, açıp ara ara wikipedia'dan okuyorum. adamlar resmen avrupa'nın hakimi olmuşlar.

danimarka'daki adamı yunanistan'a gönderip kral yapıyorlar falan
0
co2s2
(16.04.21)
kraliçenin kökeni alman. galiba philipte alman kökenlere dayanıyor gibi.
0
mikahakkinen
(16.04.21)
Esasında bi Alman Oldenburg Hanedanlığı var, bu hanedanlık alt hanedanlıklarla birlikte tüm Avrupa'yı esir almış Rusya'sı Danimarka'sı yok efendim Norveç'i İsveç'i Yunanistan'ı falan hep bunların elinde, buralara bi kral kraliçe falan lazım olunca gidip kral kraliçe oluyorlar. Prens Philip de bu hanedandan. Daha doğrusu bu hanedanlığın altkolu olan Glücksburg Hanedanlığına bağlı.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(16.04.21)
Osmanlı’dan ayrılan Balkan devletlerinin hepsine batıdan monark ihraç ettiler. Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan gibi gibi. Zaten hemen sonrasında 2. Dünya savaşı oldu, hepsi sosyalist cumhuriyet oldu. Yunanistan’da ise bizden çok sağ sol olayları ve darbeler oldu. Yapa yapa cumhuriyet oldular. Philip’in ailesi de sürgün yediği için kendilerini İngiltere’de buldular zaten.
0
Hallegadola
(16.04.21)
(7)

Evde 2 doz aşı olan bir 65 yaş üstü varsa

condom kurşunu
Aynı evdeki 30 yaş üstü de aşı olabiliyor mu? Kocası aşı olan hanımlar olduğuna göre anandı babası aşı olan öocuklar aşı olamıyor mu?
Aynı evdeki 30 yaş üstü de aşı olabiliyor mu? Kocası aşı olan hanımlar olduğuna göre anandı babası aşı olan öocuklar aşı olamıyor mu?
0
condom kurşunu
(13.04.21)
benim kardeşim (28) için aşı olabilir demiş hemşireler. ama engelli olduğu için nöroloji doktoru beklesin demiş. ama normal şartlarda olabiliyor demek ki.
0
elorelia
(13.04.21)
Annem ve babam oldu, ben (27) kardeşim (21) olamıyoruz. Teyit etmek için şimdi baktım.
0
Hallegadola
(13.04.21)
Farkli farkli kuzenlerimin aileleri yas durumundan asilandi, benim ailem de randevu aldi, biz cocuklar 30+ yiz henuz gelmedi. Hatta buraya yazarken tekrar enabiza baktim emin olmak icin :)
0
invictae
(13.04.21)
Karısı kocası dolayısıyla aşılanan eşten ne farkı var çocukların acaba. Değişikmiş.
0
🌸condom kurşunu
(13.04.21)
annem de babam da 67 yaşında, iki doz aşılarını oldular.
resmi ikametimiz de aynı, aynı evdeyiz.
ben 32 yaşındayım.
aynı düşünce ile aile hekimine sordum direkt ama maalesef olumsuz yanıt aldım.
0
la lykia
(13.04.21)
Babam 80+ ablam babamla yaşıyor, aşı sırası çıkmadı.
0
SiyamkedisiZorro
(13.04.21)
Ben öncelikli grupta oldum fakat elime çıkmadı.
0
robin one persie
(13.04.21)
(9)

ölüm, doğum, düğün işleri

Efoody
selamlar ahali,şimdi ben bu başlıkta geçen işlerden zerre anlamıyorum.belki de benim öküzlüğümden.yakın olur tanıdık olur birisinin bir şeyinin öldüğü haberi geliyor.çocuğu oluyor, evleniyor falan.ben bunları arayamıyorum.arıyorum da ilk gün aramıyorum ya da ikinci gün.sonrasında da çok geç olmuş gi
selamlar ahali,
şimdi ben bu başlıkta geçen işlerden zerre anlamıyorum.
belki de benim öküzlüğümden.
yakın olur tanıdık olur birisinin bir şeyinin öldüğü haberi geliyor.
çocuğu oluyor, evleniyor falan.
ben bunları arayamıyorum.
arıyorum da ilk gün aramıyorum ya da ikinci gün.
sonrasında da çok geç olmuş gibi geliyor o zaman da olmayacakmış gibi geliyor.
ilk gün arasam cenazesi var diyelim yok yere adamı darlıyorum gibi olacak ya da ne bileyim uygun olmayacak gibi geliyor.
üç beş gün sonra arasam bu sefer de karşımdakinde değnekle dürtülmüş olma hissi olacak gibi geliyor.
nedir bu işin raconu?
örnek olay: arkadaşımın annesi öldü. kendisi yurtdışında. yakınız. şartlar ortada gelip gelemeyeceği belli değil, ben de gidemeyeceğim. ne zaman aranmalı bu insan? ne denmeli?
0
Efoody
(12.04.21)
Ben de arayamam.
Ama yakını vefat eden insan olarak da
o an tüm hayatınız o ölüm oluyor, etrafınızdaki herkes o ölümü işliyor konuşuyor
bir arkadaş sesi bir yakın taziyesi 2 dk nefes aldırıyor.
0
summatinyourteeth
(12.04.21)
aramasan da en azından bir mesaj atarsın, o bile yeterli olur.
0
roket adam
(12.04.21)
Vallahi ben hepsini de yaşadım.

Evlendim. Aramayan arkadaşlarıma çok bozuldum. Bu durumda balayı sonrası aranabilir.

Doğurdum. Arayıp sormayan arkadaşlarıma bozuldum. Burada da doğumdan ertesi gün aranabilir. Çok çaldırmamak şartıyla. Evine yemek hediye gönderilebilir. Çok yakınsanız ve kadınsanız, doğum yapan kişiyi yine bence 1 hafta sonrasında ziyaret edebilirsiniz.

Ölümde de haberi aldıktan sonra gidilemiyorsa hemen aranabilir ama ölüm olayında arayınca telefonda konuşmak çok zor. Her iki taraf için de. Gidip yanında olmak, yardımcı olmak daha mantıklı.

Bu üç durumda da yakın olarak gördüğüm ama günler ya da aylar sonra yazan, arayan, gelmeyen arkadaşlarımla arama mesafe koydum.

Burada o duruma göre ne yapman gerektiğine sen karar vermelisin.
0
makarnacanavari
(12.04.21)
Çok yakın çok samimi olduklarıma karşı konuşamama saçmalama riskini göze alıyorum ve arıyorum ben. Ama çok yakın değilsek ben de arayamam, konuşamam. Rahatlatmak şifa olmak isterim ama olamayacağımı bilirim, arayamam. Doğumda da arayamam, anca mesaj atarım. Zira gidip altın takabilecek durumda değilim, sırf bu zaten suçlu ve çok üzgün hissetmeme sebep oluyor. Yapamıyorum evet, bakalım nolcak.
0
1bir1bir1
(12.04.21)
ben arayıp çok kısa şekilde taziyelerimi iletiyorum ve nasıl hissettiğini soruyorum
0
superb
(12.04.21)
Aramıyorum arayamıyorum beni de aramasınlar.
0
Hallegadola
(12.04.21)
Babam öldüğünde arayıp soranları asla unutamam. Bende yerleri ayrıdır. Beni arayıp senin için yapabileceğim bir şey var mı? Diye sormaları bile yeterliydi. Cenaze günü kafalar gidiyor ama ertesi gün aranabilir, mesaj atılabilir.

Doğum ve evlilik için de bence aynı şey geçerli. Ertesi gün bir mesaj atılır bu kadar zor olmamalı.
0
suicides underground
(12.04.21)
Nisani dugunu sallamam ama olumde aranmak, yardim edebilecegim bir sey var mi diyen bir ses duymak guzel.
Iki taraf da biliyor yani olen olmus gitmis. Konusmak anlamsiz ama telefondaki o sessizlik insana destek oluyor.
0
nax
(12.04.21)
ölümde duyduğun anda aramalısın. ister yakın olsun ister uzak hiç farketmez. arayınca karşı tarafı darlamış olmuyorsun, aksine rahatlıyor acısını paylaştığını gösteriyorsun.

annem ölmeden önce bende senin gibi düşünür hatta bazılarına mesaj atardım. Ama cenaze sırasında hiç beklemediğim insanlardan telefon gelmesi beni rahatlattı, mutlu etti. konuşmak istemeyen zaten açmaz bunuda unutma.
0
al basmadan donu var
(13.04.21)
(11)

Biontech olmak varken Sinovac olmak

top_secret
Enayilik mi?(İkisine de ulaşabiliyoruz, tercih etmemiz gerekiyor)Not: Etrafımdaki biontech olan 3 kişi 2 gündür halsizlik, mide bulantısı, kol ağrısı çekiyor. Sürekli uykulular. Bu durumlar biraz korkuttu beni. Daha önceden covid geçirmiş, kronik hastalığı olmayan, genç bir birey olarak ne yapmak la
Enayilik mi?

(İkisine de ulaşabiliyoruz, tercih etmemiz gerekiyor)

Not: Etrafımdaki biontech olan 3 kişi 2 gündür halsizlik, mide bulantısı, kol ağrısı çekiyor. Sürekli uykulular. Bu durumlar biraz korkuttu beni.

Daha önceden covid geçirmiş, kronik hastalığı olmayan, genç bir birey olarak ne yapmak lazım?
0
top_secret
(12.04.21)
Annem 55 yasinda biontech vuruldu, herhangi bir yan etki gozlemlemedik. Tabi ki herkesin bunyesi farkli.

Asi sirasinda 1 kisi sinovac sirasindaymis, 30-40 kisi biontech
0
brkylmz
(12.04.21)
Sinovac`in kendi sitesine girip, son yayinina goz gezdirdiniz mi?

Dun dunya basininda servis edilen haberleri takip edip, Cin´in asi politikasini degistireceginden ve sinovac yeterli korumayi saglamadigi icin, muhtemel bir farkli asi kullanma yoluna girilecegini okumadiniz mi?

Adamlar kendi asilarindan ve bu asinin koruyuculugundan memnun degiller. Baska yollar ariyorlar.

Evet, asilar 2-3 gün halsizlik, ates vs. yapiyor. Sinovac olup da halsizlikten yakinanlar da var.

Sinovac asla tercih edilmemeli Biontech varken.
0
buf-e kür
(12.04.21)
biontech oldum. hafif kol ağrısı dışında sıkıntı olmadı. bünyeden bünyeye değişiyor +1
0
sutlu nescafe
(12.04.21)
ben yapısal durumundan ötürü sinovac taraftarıyım. inaktif olması nedeniyle daha az zararlı olabileceğini düşünüyorum. hiç etki etmese bile, vücud bunu atar, işe yaramadı derim.
biontech'in başarısını tartışmak yersiz olsa da mRNA olması, yapısal anlamda herhangi bir yan etkinin çok uzun süreler sonunda çıkacağı kanaatindeyim. Genç bireylerin 30 sene sonra farklı tür hastalıklara daha yatkın olabileceği kanaatindeyim (ilk aptamil mama kullanan bebeklerin, zamanımızın genç şeker hastaları olması gibi).
0
pccopath
(12.04.21)
kişiden kişiye değişir. 35 yaşındayım biontech oldum 2 gün kolum ağrıdı 3 4 gün baş ağrısı yaptı. ancak yaşıt arkadaşlarım da ağrı yapan da var yapmayan da ancak bir arkadaşta kısmi felç oluştu.(yüksek tansiyon hastası).annem babam sinovac oldu pek bir sıkıntı yaşamadı. kalbim sinovac dedi ancak beynim biontech.
0
mikahakkinen
(12.04.21)
şu an çevremde herkes biontech düşmanı, "ne olduğu belli değil" diye. başta da herkes sinovac düşmanıydı, "dandik aşı" diye.

biontech ve moderna aşılarının olduğu ülkelerde vaka ve ölüm oranları düşüyor diye biliyorum. tek başına bu bile yeterli bir neden bence.

ikisine de karşı değilim ama sırasını bekleyen kronik hastalıklı biri olarak mümkünse biontech'i tercih edeceğim ben.
0
nathanieltroy
(12.04.21)
mümkünse biontech seçerim, tamamen israil örneğinden dolayı.
ama o yoksa sinovac olurum, aşısız kalmam.
0
roket adam
(12.04.21)
Annemle babam biontech olmak istiyordu, rastlamadı şanslarına sinovac oldular,
Bana sıra gelirse ki çıkmaz ayın son çarşambası, biontech tercih ederdim. Ama aşı olsun yeter ki der sinovac da olurdum. +1
Gönlüm farklılık olması adına sputnik V aşısı olmak aslında :)
0
Hallegadola
(12.04.21)
Bu arada eklemeyi unuttum annem ve babamda hiç yan etki yapmadı sinovac. Çok şükür
0
Hallegadola
(12.04.21)
Biontech yerine coronavac tercih edenlerdenim. İşyerinde tek kişilik odada oturuyorum. Çekirdek ailem dışında kimse ile yakın temasım yok. Markete giderken 4 katlı maske kullanıyorum. Özetle, virüs konusunda son derece dikkatliyim. Hiçbir sağlık sorunum yok. 15 yıldır spor yapıyorum. Coronavac’ı, “ağır hasta olmamı engellese yeter” diye düşünerek oldum. Hiç işe yaramıyorsa da en azından zararı olmaz. Sağlık sorunlarım olsaydı ya da kalabalık bir ortamda çalışıyor olsaydım, biontech olabilirdim. Bağışıklık sistemime güveniyorum. Coronavac biraz destek atsa yeter:)
0
marcelorios
(12.04.21)
Zaten aşı olmak istemiyorum bir de gidip uzun vadeli denenmemiş teknolojiyi koluma vurdurmak gibi bir niyetim olmadığı için sinovac. İsterse sitesi olmasın. Alakası nedir çözemedim. Sitesinden mi satış yapıyor?
0
zoghurt
(13.04.21)
(7)

Doğum günü stresi

dissendium
Son birkaç yıldır doğum günüm yaklaştıkça stres yaşıyorum. Yakın bir zamanda 28 yaşına gireceğim. Şimdiden bunun stresini yaşamaya başladım. Hem doğum günüm gelene kadar stres yaşıyorum hem de doğum günümde o günün bir an önce bitmesini istiyorum. Bunun nedenlerini biraz düşündüm. İnsanların doğum g
Son birkaç yıldır doğum günüm yaklaştıkça stres yaşıyorum. Yakın bir zamanda 28 yaşına gireceğim. Şimdiden bunun stresini yaşamaya başladım. Hem doğum günüm gelene kadar stres yaşıyorum hem de doğum günümde o günün bir an önce bitmesini istiyorum. Bunun nedenlerini biraz düşündüm. İnsanların doğum günümü kutlaması beni odak noktası hâline getirdiği için bundan kaçmaya çalışıyorum. Hele hediye, pasta gibi şeyler beni çocuk gibi utandırıyor bazen. Yaş ilerlediği için de bir stres oluyor. Başka ne gibi sebepleri olabilir bu durumun? Bunu nasıl aşabilirim?

Siz böyle bir durum yaşıyor musunuz? Doğum günleriniz genelde nasıl geçiyor?
0
dissendium
(12.04.21)
Kendine değer vermeyen, insanların seni sevmediğini(çünkü niye sevsinler) düşünen bir insansan bu hareketlerin samimiyetsizliği sende bir redde sebebiyet veriyor olabilir.

İlgiden uzak durmaya çalışanlar kendini değersiz hisseden, gösterilen ilginin yapmacıklığı sebebiyle sevilmediğinin yüzüne vurulmasından rahatsız olan insanlardır denebilir.
0
Jux
(12.04.21)
Sosyal okazyonlari sevmiyor olabilirsin, gayet doğal. Sonuçta çevrendeki insanlar o gün seni mutlu etmek için binbir şekle girecek, minnet duyacaksın hepsine, mahcup hissedeceksin. Yaptıkları iyiliği yeterince coşkulu karşılayamazsam, gogsumde yumusatamazsam diye korkuyorsun. Ve bu o kadar yaygın bir anksiyete çeşidi ki, kendini tuhaf hissetmene gerçekten gerek yok :)
0
epistemic_regress
(12.04.21)
Ofiste pasta kola muhabbet olduğu için uzun yıllardır doğum günümde yarım ya da 1 gün izin alırım, kafam rahat olur. Eskiden kendi arkadaşlarımla bir şeyler içip eğlenirken çok sallamazdım ama benim de artık telefonu bile açmayasım geliyor, çalmıyor da zaten pek :)

Odak olmaktan endişelenme, sosyal fobi gibi bir şey olabilir, çok yaygınlaştı son zamanlarda. Bence 2 günlük bir tatille herkesten uzak durarak keyifle tek başınıza (ya da partnerinizle) geçirebilirsini.z
0
whoosie
(12.04.21)
insan ilişkileri de ister özel ister profesyonel anlamda olsun canlı bir organizma bana göre. suyunun, toprağının, güneşinin ayarlanması, günlük/haftalık/mevsimsel bakımlarının yapılması gerekiyor. bu tarz etkinlikleri bu canlı organizmanın bakımı gibi düşünmek gerek zira içe dönük bir mizacınız olsa bile insan sosyal bir varlıktır, sosyal ihtiyaçlar vardır ve %100 izolasyon imkansızdır. ayrıca kaypaklığa vardırmadan diplomasi de şarttır.

bu açıdan bir değerlendirin, belki faydası olur.
0
Phoebe
(12.04.21)
Doğum günü kutlama terörü son bulsa da bir rahat nefes alsak.

Kendi doğum günümü zaten kutlamıyorum, normal geçiyor. Belki özel bir arkadaşla öylesine spontane muhabbetini edip kutlarmış gibi yapabilirim ama o modda olmadığım zamanlarda biri üstüne vazifeymiş gibi hatırlatırsa gayet de gıcık oluyorum.
Bence saçmalık zaten kocaman insanların doğum günü şeysi
0
epitaf
(12.04.21)
Kendi doğum günümün kutlamasını seviyorum ama nedeni hep geçmişime dayanıyor, kırmızı odaya gitsem bu benim için temel bir sıkıntı olurdu geçmişime dair. Temmuz ayında doğdum ben, tüm ilkokul ortaokul lise üniversite hayatımda okul zamanı arkadaşlarımın doğum günü kutlandı, danaya girer gibi ortak pahalı hediyeler alındı. Benim doğum günümde zar zor harçlıklarımdan hediye alınsın diye para verdiğim insanlar bana kutlama mesajı bile atmadı. Hele lisede zengin bir arkadaşım inatla payına düşen parayı vermemişti, ben de başarı bursu alıyordum ondan vermiştim mesela para, çok içimi acıtır. Nefret ediyorum hepsinden haram olsun.

Çok arkadaşım oldu, iyi kutladığım zamanlarda oldu 26 yıl içinde. Şimdi zaten hiçbiri kalmadı. Bir de benim doğdum gün ve kimliğimdeki doğum günü arasında 1 hafta var, Trabzonlu nüfüs memuru sağ olsun. (Ben de karadenizliyim, asla kötü niyet içermiyor dediğim) bir de kimlikteki doğum günüm beş yıldır resmî tatil oldu. :( dolayısıyla iş yerinde de herkesin doğum günü kurum sitesinde yazdığı için kutlanırken benimki yine güme gitmiş oldu. Sıkıntı olur diye de değiştiremiyorum doğum tarihini.

Öyle işte aşırı saçma ve komik travmalarım yüzünden doğum günü benim için önemli. Ama artık büyük kutlamalı bir doğum günü yerine sevgilimle güzel baş başa bir doğum günü kutlamasını yeğlerim. Zaten asla çok büyük bir kutlama istemedim. Yaptıklarımın karşılığını istemiştim sadece. :’(
0
Hallegadola
(12.04.21)
Doğum günlerim genelde kutlanmaz, en fazla hayatımdaki insan kutlar. Hatta öyle yıllar oldu ki annem bile kutlamadı. Hem kutlanmasını çok isterdim -bir insanın aklına gelmek bence mükemmel bir şey- hem de böyle şeylerle karşılaşmaktan korkarım. Bu tarz şeyler samimiyetsiz geliyor aynı zamanda. Sizi çok iyi anlıyor ve hak veriyorum.
0
ruhen hastayim ben
(12.04.21)
(10)

İş Hayatındaki Kurallarınız

ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
Mesai saatlerindeyken asla yapmam, en fazla şu ölçüde yaparım veya hiç umursamam evdeki gibi davranırım dediğiniz hangi konular var ? Örnek olarak kart okutmam gerekiyorsa 1 dk bile erken/geç okutmam, eğer okutmam gerekmişse izin alırım. Veya kimseye belli etmem, eğer uyarı gelirse ona göre davranır
Mesai saatlerindeyken asla yapmam, en fazla şu ölçüde yaparım veya hiç umursamam evdeki gibi davranırım dediğiniz hangi konular var ?

Örnek olarak kart okutmam gerekiyorsa 1 dk bile erken/geç okutmam, eğer okutmam gerekmişse izin alırım. Veya kimseye belli etmem, eğer uyarı gelirse ona göre davranırım.

Eğer özel bir telefon görüşmesi yapacaksam iş arkadaşlarımın olduğu odadan çıkarım, gün içinde en fazla 10 dk özel görüşme yaparım. Veya eğer sürekli iş yerinden birileriyle konuşmam gerekmeyecekse arkadaşımı arayıp gün boyu onunla konuşurum.

Eğer boşta kaldıysam alışveriş sitelerinde gezerim veya diğer iş arkadaşlarımın yanına gidip sohbet ederim. Veya boş kaldığımı kimseye belli etmem, kendi hobimi yapmaya çalışırım.

Bunlar gibi kendiniz için belirlediğiniz kurallar ve davranışlar neler ?
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(10.04.21)
Özel telefonla konuşacaksam dışarı çıkarım kimseyi rahatsız etmem.

Müzik açmam.

Yüksek sesle konuşmam.

Sakız çiğnemem.

Zırt pırt mola vermem.

Başkaları hakkında bir şey anlatılıyorsa duymamak için yerimi değiştiririm.

Kimseye özek hayatıyla ilgili bir şey sormam.
0
suicides underground
(10.04.21)
telefonda/yüz yüze yaptığım bütün konuşmaları mail üzerinden iletir, kayıt altına alırım. İş hayatının bana göre en önemli kurallarından biri bu.
0
kojonotsuki
(10.04.21)
Mesai saatlerine uymam. 15 dakika olsun yarım saat olsun erken çıkarım. Patron / yönetici tayfasını şımartmamak lazım.
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
yaklasik 2 yildir ofis ortaminda calismadim, fakat ondan once aksam isim bittiyse cikar giderim mesai bitis saatini beklemem. sabahin korunde gelmeye kasmam gec kalirsam kalirim yapacak bisey yok. aksam gec saate calistiysam kesin sabah gec giderim. isler bitiyorsa kimse bir sey diyemez. hava sicaksa sort giyerim acimam. kiyafetime karisan olursa bozusuruz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(10.04.21)
masa üzerlerine oturmam ve ayaklarımı masaya uzatmam

müzik, video vb. kulaklık kullanırım

özel telefon konuşmalarını ayrı yerde yaparım
0
evimin paspasi
(10.04.21)
herkesle ölçülü bir ilişki kurarım, kimseyle çok samimi olmam.
astımı ve üstümü iyi bilirim, sınırlarımız bellidir.
geç kalmam, erken gelmem. geç kalana da saygı duymam.
özellikle toplantılarda dikkatimin %100'ünü veririm.
0
roket adam
(10.04.21)
kimseyle ozelimi paylasmam, paylasan olursa dinlerim ve asla sonra kimseye bahsetmem.

cay, kahve, sigara tiryakiligim yoktur. sabah 10 bucukta 1 fincan turk kahvesi, aksam 3 bucukta 1 kupa yesil cay icerim.

mesai saati disinda kesinlikle isle ilgilenmem, telefona bakmam, maile girmem. buna ogle aralari da dahil.

kendim hakkinda kimseye laf soyletmemek icin kurallara dikkat ederim. kurallari esnettigim tek nokta kot pantolondur sanirim :) musteriyle yuz yuze gorusulmeyen ortamda resmi kiyafete onem verilmesini patron egosu olarak degerlendiriyor ve acikcasi cok da umursamiyorum.

yaptigim hicbir isi telefonda birakmam, telefondan is buyurandan mail isterim, yazmamakta israrciysa o isi yapmam, mail olmadigi surece benden cevap alamaz. bununla birlikte isteyecegim her sey icin de once mail atar sonra gerekiyorsa ararim (bazen maili anlamayacak kadar gerizekali tiplerle muhatapim maalesef, bir de hic mail okumayan tipler var, isimi saglama alirim)

eger gonderdigim maile cevap alamazsam 1-2 gun sonra (aciliyete gore birkac saat de olabilir tabii) hatirlatma gonderirim. yine cevap alamazsam yapmaktan hoslanmasam da ilgili kisinin yoneticisini de maile ekler tekrar hatirlatma yazarim.

bir sebepten isim uzun surer de cikamazsam ertesi gunun sabahindan telafi ederim. yine bir sebepten gec kaldiysam aksam o sureyi tamamlamadan cikmamaya ozen gosteririm.

yazi dilini onemserim, kuralli cumlelerle ve imla kurallarina dikkat ederek mail yazarim. merhaba/dear ile baslayip iyi calismalar/best regards ile bitiririm.

kurallarima takik bi kontrol manyagiyim, bu kurallari calisma hayatimda esnetmem, icimdeki narin kirilgan insani saklamazsam cok lacka oluyor is iliskileri, o yuzden taviz vermemeye calisirim. is hayatimda muhatap oldugum kisiler beni soguk ve asabi biri saniyorlar :) gercekten arkadaslarim olduguna sasiriyorlardir eminim. tabii is yerindekilerin buyuk cogunlugunu sevmiyor olmam da buna sebeptir eminim.
0
in vino veritas
(10.04.21)
İşten kaçmam. Bir işi yapmak istemeyen olursa sebebini öğrenip çözüm bulurum. Dert dinlerim, anlatırım. Herkesin fikrini alırım, konuşmasını isterim. Geliş saatime artık dikkat ediyorum, çıkış saatim önemsiz. İşler kimseyi üzmeyecek şekilde herkesin mutlu olacağı bir ortamda ilerlesin diye çabalıyorum. Kimseye güvenmemek gerek. Tatmin olmak önemli. Mesai dışı işle ilgilenirim.

Boşta kalırsam ya iş yaratırım ya da burası veya reddit'e bakınırım.
0
Amory Lorch
(11.04.21)
Dengeli olmaya çalışırım. Yani ekipte sürekli geyik yapalım, molaya çıkalım, gel çay kahve alalım insanı varsa işim var demesini de bilirim. İşkolik, bıraksan sabah 8'den öğle 12'ye kesintisiz bilgisayar başında oturacak biri ile çalışıyorsam onu da ben çaya kahveye davet ederim, 10-15 dk molaya çıkmayı teklif ederim.

Bunun dışında samimiyetin dozunu da iyi ayarladığımı düşünürüm. Sık çalıştığım ancak samimiyetimi kötüye kullanacağını hissettiğim insana iş harici bir cümle bile kurmam, sınırları çok net çizerim. Aynı şekilde işten ayrıldığım halde hala görüştüğüm de çok kişi vardır.

Boşta kaldım mı duyuru, sözlük, borsa bakarım.

Mesaiye riayet ederim ama özellikle pandemi nedeniyle evden çalışma yüzünden akşamıma hafta sonuma göz diken yöneticilerden hoşlanmam.
0
chicha_v2
(11.04.21)
Kimseye hiçbir şeyimi anlatmamaya çalışırım. Kimseyle çok samimi olmam. - tecrübe ettim maalesef.
Her şeyi çok iyi yapıyormuş gibi ortaya atlamamak.
0
Hallegadola
(11.04.21)
(6)

Kabus

black mamba
Küçüklüğümden beri sürekli gördüğüm bir kabus şekli var. Hikaye, karakterler değişse de şablon aynı. Beni kovalayan bir insan ya da bir canlı var. Ya da kovalamasa da arada yüksek bir gerilim oluyor ama pek bulaşmıyorum. Leoparın kuyruğunu tutma tutarsan da bırakma diye bir söz var ya onun gibi. Bir
Küçüklüğümden beri sürekli gördüğüm bir kabus şekli var. Hikaye, karakterler değişse de şablon aynı. Beni kovalayan bir insan ya da bir canlı var. Ya da kovalamasa da arada yüksek bir gerilim oluyor ama pek bulaşmıyorum. Leoparın kuyruğunu tutma tutarsan da bırakma diye bir söz var ya onun gibi. Bir şey yaparsam o şeyi öldürmeden kurtulamayacağımın farkındayım. Çünkü peşimi bırakmayacak. Bu yüzden hiç bulaşmıyorum. Sürekli kaçıyorum ve o da kovalıyor. Bazen öldürüyorum ama bu sefer de polislerden vs. Kaçıyorum yakalanmamak için. öldürmezsem de kovalamaya devam ediyor. Bu tarz bir kabus gören var mı? Ya da yıllardır belli bir şablonda rüya gören var mı?
0
black mamba
(09.04.21)
hatiri sayilir sayida erkek, askere tekrar gittigini gorur durur ruyada yillarca.
0
camussar
(09.04.21)
Benim vardı böyle 2-3 tane.

Birisi işte bi dersi verememişim o yüzden liseye geri dönüyorumuşum (üniversiteden -9 yıl sonunda- mezun olunca bitti).

Diğeri asker kaçağıyım yakalayıp askere götürüyorlar (askerliği yapınca bitti).

Rüyaların, özellikle de böyle tekrar edenlerin, yarım bıraktığınız bir şeyi size hatırlatmak için kendini gösterebiliyor olabileceğini düşünüyorum. Benim yukarıda bahsettiklerim kolaydı ama işte beyninizin size ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmak iyi olabilir.
0
plutongezegendegilmi
(09.04.21)
Sürekli sınav rüyası görürüm. Lise rüyası görürüm. İşin kötüsü benim için şu. Aramın kötü olduğu tüm insanları görüyorum rüyamda bazen. Misal, lisedeyim herkes süslü ben çirkinim, üniversite, dershane, site, iş yerinde aramın kötü olduğu herkesi lisemde görüyorum. Yapamadığım kavgaları ediyorum. Sürekli beni tongaya düşürmeye çalışıyorlar. Yine rüyamlarımda saat akşam üstü kasvetli Ankara grisi bir hava ya da gecenin karanlığında eve gitmeye çalışırken konuştuğum insanlar.

Bir de rüyalarım aşırı gerçekçidir. Diyaloglar, insanların mimikleri göz bebekleri aşırı gerçek. Sanki gerçek bir alemdeyim. Her gece kemerleri takıyorum uçuşa geçiyorum sanki. Hayatım da aşırı durağan. Çok arkadaşım vardı, pandeminin de etkisiyle hiç kalmadı. Sevgilimle vakit geçiriyorum ailemle takılıyorum. İç hesaplaşmlarım bitmiyor halen daha.

En son Inception'daki uyku/rüya bağımlıları gibi olcam. Defalarca katmanlı rüya gördüm bu arada da. Rüyamdayken rüya görüp uyandığım çok oldu.
0
Hallegadola
(09.04.21)
özellikle kaygı dönemlerinde tekrarlayan rüyalar çok olur
0
m7rv7
(09.04.21)
Çok uzun süre sınav kabusu gördüm, artık pek sınava girmiyorum ama üniversiteden mezun olmamış olduğumu görüyorum, daha doğrusu bugünkü kafamla bir bakıyorum ki mezun olmamışım, tekrar dönemem, dönmesem bitirmesem ne olur ki kafasında oluyorum. Bir de merdiven kabuslarım var, yukarı çıkarken ya da aşağı inerken basamaklar eksik oluyor, kırık oluyor, boşluk oluyor ya da bir yere varmıyor.

Bir de hala rüyamda ev olarak 15 yaşıma kadar yaşadığım evi görüyorum, bağırıp sesimin çıkmaması da, gerçek hayatta kızgın olduğum insanlarla bağıra çağıra kavga etmek de sıklıkla gördüğüm kabuslardandır.
0
(09.04.21)
neredeyse 10-12 senedir aynı şablonda gördüğüm iki-üç kabusum var. başını sonunu bilmeme rağmen her gördüğümde de korkarım ve ne anlatmak istediklerini hiç anlayamadım. rahatsız edici.
0
south park in kapusonlu uyesi
(09.04.21)
(19)

Bu Diyaloğu Nasıl Yorumlarsınız? (Mansplaining?)

pantepember
Sol taraf kadın, sağ taraf erkek.Diyalog şu linkte (buraya yükleyince çözünürlüğü düştüğü için Google Drive'a yükledim):https://drive.google.com/file/d/1tPadmNCw0J8XeGtbI23dw-QWF0rImvKCTaraf tutmuş olmamak, etkilememek için yorumlara yorum veya beğeni yapmayacağım.Yorumlar bittikten sonra yaparım am
Sol taraf kadın, sağ taraf erkek.

Diyalog şu linkte (buraya yükleyince çözünürlüğü düştüğü için Google Drive'a yükledim):
drive.google.com

Taraf tutmuş olmamak, etkilememek için yorumlara yorum veya beğeni yapmayacağım.

Yorumlar bittikten sonra yaparım ama =]

Not 1: Diyalog burada bitiyor. Öncesi de dating uygulamasında 100'er kelimeden fazla değil. Her şey bir gün içinde, 150'şer kelime ile gelişip bitti.
Not 2: İki taraf birbirinin fotoğraflarını dating uygulamasında önceden görmüştü.
Not 3: Dating uygulamasında iken Moda sahilinde buluşmaya karar verilmişti, zaman üzerinde anlaşılamamıştı. Whatsapp'taki direkt buluşma muhabbetine giriş bunun üzerinedir.
0
pantepember
(06.04.21)
kız alternatif üretmeyince oğlan bozulmuş, kızın "aa görüşmek istemiyo"dan sonraki çıkışı da gereksiz geldi bana
0
aynose
(06.04.21)
Mansplaining böyle bir şey değil ki yahu, bu sadece cıvık erkek şakası. Benim pek hoşlandığım bir erkek tipi değil ama arada hoşlantı varsa bence tolere edilebilirdi.
0
kedimedi
(06.04.21)
oğlan tipten kaybetmiş, net.
0
nop
(06.04.21)
Mansplaining bu değil. Mobbing gibi yerli yersiz kullanılan bir kavram haline geldi bu da.
0
kojonotsuki
(06.04.21)
Kızda zekâ geriliği olabilir.

1. "Mansplaining" denen saçmalık buradaki diyalogda bulunmuyor,
2. "Mansplaining" kelimesini kullananların alayı cinsiyetçi.

Erkek yatsın kalksın dua etsin böyle bir tipten kurtulduğuna.
0
ryhmer
(06.04.21)
playing star again +1

Kız kezban. Oğlancağız Allah'ın sevgili kuluymuş.
0
Başkalaşım
(06.04.21)
Ekşi sözlükten tanisilmis, bir şekilde numaralarını vermişler birbirlerine. Oğlanın sofistike ve komik görünme çabası kızı en baştan sogutmus. Whatsapp a geçtikten sonra günlerce, saatlerce durmadan mesajlasilmis gibi oğlan durup dururken buluşalım demiş, yine komik olmaya çalışırken irrite ederek. Kız karşı karşıya kaldığı cringe saganagi karşısında sağlam duramamis ve en son öğrendiği kelimeyi cümle içinde kullanmış. Oğlan bu kızı bir iki defa daha yoklar, kız da çaresiz bir anında cevap verirse tatsız bir iki sevişmeden sonra olay tamamen kapanır.
0
epistemic_regress
(06.04.21)
Kiz kendi kendini yukseltmis finalde de sacmalamis. Komik.
0
brkylmz
(06.04.21)
Diyalog bu kadariyla cok manasiz, daha once konustuklarinizda nem kapmis olmali.
0
bosver nicki
(06.04.21)
evet elemanın etkileyiciliği yeterli değil bence de. iki taraf için de hayırlı olan olmuş. saçma sapan bir diyalog, ama özellikle kız acayip itici.
0
roket adam
(06.04.21)
kadın tarafı muhtemelen fotoğrafı beğenmedi ve bulduğu ilk fırsatta erkekle muhabbeti kesmeye çalışmış. Olayı mansplaining e bağlamasının zeka geriliği olduğuna ben de katılıyorum. bu zeka geriliğine sahip kadınla olmaması erkek için daha iyi olmuş.
0
siyahliadam
(06.04.21)
Mansplaining'i belki yanlis anlamis olabilir, muhtemelen biraz hassas bir insan, ama ben ne demek istedigini anladim. Daha 100 kelime muhabbet ettigin insana "aa görüsmek istemiyor" diyerek negatifi vermissin, satir arasinda "iste kendini mesgul gösterip görüsmekten yan cizen kadin profili" imasi yapmissin. Mansplaining olarak tanimladigi sey bu, tam karsilik gelmese de.

Özellikle bu ilk muhabbetler pozitif bir havada gecmeli. Kiz persembe dogumgünüm demis, direkt pas vermis, cok daha pozitif bir seyler söyleyebilirdin. En basiti "O zaman sen bir gün teklif et" diyebilirdin. "Aa dogumgününse görüstügümüzde birer dilim pasta yiyelim" diyip kizi görüsmeye daha da heveslendirebilirdin. Bi tane mum götürür üfletirdin, hosuna giderdi. Negatife düserek hata etmissin.
0
polopan
(07.04.21)
dating uygulamasından en az 21983012309 kişi yazıyordur kıza. Kızlar genelde ulan bu daha iyi, şu daha iyi derken böyle bir anda kestirip atma prosu oldular. Muhtemel başka alternatiflere yönelmiş, neler neler vardır kim bilir. Takma kafana başka insanlarla konuş.
0
wacot
(07.04.21)
kızın abarttıgına ve mansplainingi duyup kelimeyi kullanmaktan kendini alamadığına katılıyorum ama ayrıca da;

polopan +1

şu "aa görüşmek istemiyor" tepkisi gerçekten çok itici, zorla kadını seninle görüşmek istediği konusunda ikna etmesi için baskı altına sokmuş oluyorsun. belki gerçekten başka bir şeyden soğudu ve görüşmek istemiyor ama kibarca bahane uyduruyor; bu durumda zorla söyletecek kadar boğuyor bu tepki. ya da belki tam tersi söyledikleri bahane değil, ve gerçekten görüşmek istiyor; bu durumda da yoktan yere böyle bir tepki verince "seni ikna etmek için mi uğraşacağım" deyip asıl kadın erkeği kezban olarak görüyor. ben olsam boğulurdum yani sırf o tepkide bile.
0
nonik
(07.04.21)
Bir sayfalık Whatsapp yazışmasından erkek tarafının manslaining yapıp yapmadığını anlamak mümkün değil ama kıza perşembe, cuma uymayınca erkek tarafının "görüşmek istemiyor" şeklinde bütün günahı kıza yüklemesi de önceki bir takım (bizim bilmediğimiz) dialoglarla birlikte kızın hassaslaşmasına sebebiyet vermiş olabilir.
"Mansplaining mi yaptım şimdi" sorusuna odaklanmaktan ziyade sonraki ilişkilerde nasıl yaklaşmak gerektiği üzerinde kafa yormak daha yerinde olur. Hele hele daha tanışma turlarındayken tarafların (her iki kişinin de) daha yumuşak ve sevecen olmaları gerektiğini düşünüyorum. Olmuyorsa da olmuyor, ileriye bakmak lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(07.04.21)
Mansplaning diyen kadınlar Türkiye’de ağırlıkla hippi Kezban kitleden oluyor. Tartışmalarda hitler ölçeği diye bir şey vardı eskiden, ilk kim karşı tarafı faşist bir nazi olmakla suçluyorsa o zayıf ve haksız olan taraftır diye. Bı da öyle bir şey.
0
KaraSakall
(07.04.21)
mansplaining böyle bir şey değil +1

Erkek tamam cıvık da kız da çok malmış, ayar olurdum ben olsam, hatta küfür eder al sana mansplaining der engellerdim.

Kadınım.
0
Hallegadola
(07.04.21)
"aa görüşmek istemiyoo" da cringe oldum. yani buna nasıl cevap verilir ki? "ayyy çok görüşmek istiyorum valla ondan değil :((" falan diye yalvarmasını mı bekledi acaba bilemedim. diğer mevzuda hanım abla manipülasyon ile mansplainingi karıştırmış olsa gerek eheh.
0
birsürüsorumvarr
(07.04.21)
Evet, şimdi ben kendi yorumumu yazayım:

- Burada bu soruyu sormamın birincil nedeni gerçekten "mansplaining" (veya herhangi kötü) bir şey yapıp yapmadığımı anlamaktı. Kendimi epey kötü hissettim ve hatta bu kelimenin anlamını Google'da aradım (yarım yamalak biliyormuşum).

İkincil neden de, büyük ihtimalle yanlış bir şey yapmadığımı ve bana haksızlık yapıldığını düşünerek, ezberci olarak gördüğüm bu zihniyeti başkalarının da görmesini istememdi.

- Muhabbet ettiğim kişiyle iletişimime göre o "cıvıklığı" yapıyorum. Nedenini tam bilmiyorum. Belki karşımdakini tartmak için: "acaba ne kadar istiyor?".

- Karşımdaki kişi en başından beri çok ilgiliydi. Fiziksel olarak çok etkilenmemiş olsam da, cana yakınlığı, uzun boylu ve kıvırcık saçlı oluşu ve profilinde "hookup" seçeneğini de seçmiş olması (buna takılmazsınız umarım) nedeniyle kendime yakın hissetmiştim. Bunların verdiği rahatlıkla bazılarının cıvıklık dediği şakayı / espriyi (her ne ise) yaptım. Beklentim "çok isterdim ama bu hafta zor görünüyor" veya "dur bir şekilde ayarlayalım" gibi bir cevaptı.

- Önemli bir ayrıntı(!) da bu kişinin "psikoterapist" olması (en azından öyle söylemesi).

- Yaşadığım bu olayı feminizme, "kadının beyanı esastır" gibi görüşlere bağlayabilirim ama burada bunu yaparsam günümün nasıl berbat olacağını da kestirebiliyorum. Canımın sıkılmasını istemiyorum ve yapılacak da çok iş var. O yüzden bu sözlerim okuyan kişinin yorumuna kalsın (zaten aşağı yukarı anlaşılmıştır).

Kimlik tanımında erkeklik olmayan, hayatında hiç "bir erkek olarak" dememiş, "biz erkekler/kadınlar" lafını saçma, hatta uzak durulması gereken sözler olarak gören, toplumsal cinsiyet rollerini reddeden bir "erkeğin" erkekliğini kullanarak baskı kurmak ve tepeden bakmakla suçlanması bence düşünülmesi gereken bir durum (suçlayan için de, suçlanan için de).

Yaşları da vereyim: İki kişi de yaklaşık 40 yaşında.
0
🌸pantepember
(08.04.21)
(13)

Ailenizin sizi "gerçekten" sevdiğine inanıyor musunuz?

asaf
sb.
sb.
0
asaf
(05.04.21)
evet
0
jelly bear
(05.04.21)
Evet
0
kisa
(05.04.21)
Evet ama sevmekle iyi anlaşabilmek arasında doğru bir orantı yok maalesef.
0
kedimedi
(05.04.21)
evet. hiç şüphem yok. çünkü tek çocuğum :)
0
dafuq
(05.04.21)
Hayır. Beni değil, çocuklarını seviyorlar. Daha doğrusu, beni çocukları olduğum için seviyorlar.
0
amateur
(05.04.21)
Hayır. Babam saçma bir şekilde dokuz yaşımdayken birden "Sen büyüyünce bana bakar mısın?" Diye sormuştu. Ben de ilk defa öyle soru duyunca anlam veremedim sonrasında zaten aile içineki huzursuzluğu ve şiddeti de bırakmadı. Suçlarını biliyor. Eline koz geçtiğini düşündü, yollarımızı ayırdık. Keza anne karakteri de öyle. İkisi de birbirine benzedi.
0
evimin paspasi
(05.04.21)
Babam bazen sevdi, annem hic sevmedi
0
cossecant
(05.04.21)
Evet.
0
invictae
(05.04.21)
anne ve baba'nın çoçuğunu sevme zorunluluğu olduğu için sevmesi durumu var.
0
duyurukullanıcısı
(05.04.21)
Annem hep gerçekten sevdi babam hiç gerçekten sevmedi.
0
1bir1bir1
(05.04.21)
Evet.
0
Hallegadola
(05.04.21)
Hayır. Baba hiç sevmedi , annem çok seviyor beni sanırdım yıllarca o konuda da patates olduk.
0
synax
(05.04.21)
hayir
0
ghostinthemech
(05.04.21)
(7)

takip ettiğiniz youtube kanalları

rose parks
neler?
neler?
0
rose parks
(05.04.21)
evrim ağacı, tarih obası, simon's cat
0
serbest gezen koala
(05.04.21)
the daily dropout,
noluya ya,
dw türkçe,
bbc news türkçe,
flu tv,
murat muratoğlu
0
IncredibleMau
(05.04.21)
Bebar Bilim
Ayaküstü Lezzetler
Kozmik anafor
0
ırene adler
(05.04.21)
meaty and cheese
koray birand
0
roket adam
(05.04.21)
asmr kanallarını takip ediyorum. Uyurken rahatlatıyor.Psikopat oldum evet.
0
Hallegadola
(05.04.21)
lofi girl, art of minimal techno, flu tv, nomadic ambience, peter kien'in dram atölyesi (arkadaş), the power of psychedelic trance, robin guthrie, fırat gökdemir, crown of christ, alternate aurora, klazers lavers, driving music, bbc learning english, 140 journos, flicker alley, mehmet kanur, eraldo bernocchi, boiler psyroom, the guild of ambience, 0 rh music, magdelayna.

bayağı da varmış yine.
0
filteria
(05.04.21)
artjurnal
Kaan'la Kanada
0
since1907
(05.04.21)
(13)

küçük çocukların çoğu tavrını itici bulmak

denizzz
var bende böyle bir şey. sizde de var mı? bunu her ortamda dile getirmek mümkün olmuyor, özellikle de ortamda çocuklu aileler mevcutsa. fakat küçük çocukların pek çok hareketi acayip derecede rahatsızlık yaratıyor bende. çocuk şımarıkça bir hareket yap buna büyük anlamlar yüklendiğinde ve etrafında
var bende böyle bir şey. sizde de var mı? bunu her ortamda dile getirmek mümkün olmuyor, özellikle de ortamda çocuklu aileler mevcutsa. fakat küçük çocukların pek çok hareketi acayip derecede rahatsızlık yaratıyor bende. çocuk şımarıkça bir hareket yap buna büyük anlamlar yüklendiğinde ve etrafında pervane olunduğunda ortamdakilere katılıp gülümsesem de içimden bin türlü düşünce geçiyor, "insanlar bu şımarıklıkları nasıl oluyor da sevimli buluyor" gibisinden. bir de üstüne üstlük suçluluk duygusu bastırıyor arada bir, niye ben 15-20 dakikadan sonra katlanamıyorum çocuklara, niye sıkılıyorum diye.
0
denizzz
(05.04.21)
Çok. Çok sevdiğim bir arkadaşıma "çocuğun çok şımarık" diye bağırasım geliyor, tabii ki gülümseyip geçiyorum. Zaten çocuklu ortamım pek yok, çocuk sahibi olmayı da düşünmüyorum. Suçluluk duymayın, gerizekalılığa dayanamıyorsanız sizin suçunuz değil.

Edit: Ya bir de eklemeden geçmeyeyim, sorun çocukta değil, çocuğun her saçmalığına dediğiniz gibi tepki veren ailede ve bu aileler birbirlerini çok etkiliyorlar. Yoksa çocuk kendi başına bir ayna anca.
0
whoosie
(05.04.21)
Fazlasıyla var, hem de hiç suçluluk duymuyorum. Bir dk bile katlanamıyorum, ortamdakilere katılıp gülümsemiyorum da. @whoosie +1.
0
pati
(05.04.21)
aynı fikirdeyim. bence çocukların çoğu yalnızca kendi ailesine sevimli geliyor. kendisi sevimli buluyor diye herkesin aynı gözle bakacağını zannediyorlar. halbuki objektif gözle söyleyebilirim ki büyük kısmı sevimli değil.
0
dafuq
(05.04.21)
bende sadece baş ağrısı yapıyor, bebekler de dahil. zekası gelişmemiş insanlar işte basitçe, maymundan halliceler gibi yakıştırmalar yapardım da linç edilebilirim. gerizekalı insanlara kim olursa olsun tahammül edemiyorum. nasıl çocuk yapıcam onu da bilmiyorum.
0
diffarentiationation
(05.04.21)
Benim kendi çocuğum var bazen ben bile kendi çocuğuma dayanamıyorum:) sizin böyle hissetmeniz çok normal.
0
sta
(05.04.21)
Ben 10-15 dkyı bırakın 1-2 dk bile katlanamıyorum çocuklara. Çok iyi anlıyorum bu yüzden sizi ama asla suçluluk duymuyorum bu konuda. Ben insanların kendi çocuklarını sevimli bulmalarına bile inanamıyorum açıkçası. Başkasının çocuğunu sevimli bulmak hele böyle dokunmak, öpmek falan inanılmaz tuhaf bir şey bu yüzden benim için.
0
ms brownstone
(05.04.21)
Çocukları sevmiyorum. Sadece konuşamadıkları ama yürüyebildikleri bir evre var, o evre bana sanki kedilermiş gibi geliyor, rahat rahat mıncırabiliyorsun. Onun haricinde sevmiyorum. hiçbir şey bilmiyorlar her konu hakkında fikirleri var konuşuyorlar, yaramazlık yapıyorlar evi dağıtıyorlar.
0
Hallegadola
(05.04.21)
Ben kendi yeğenime bile tahammül edemiyorum. Kendi çocuğum olunca heralde sabır yüklenecek:) çok haklısınız. Hele ki başkasının çocuğuna hiç tahammül edilmiyor.
0
suicides underground
(05.04.21)
Nesil farkımız var, dolayısıyla yetiştirilme farklarımız var. Benim 14 yaş küçük kardeşimle bile aramda yetiştirilme farkımız var zira ben evin ilk çocuğuyum o 3. ve son çocuğu. Hayatımda bir tek kardeşimi sevdim çocuk olarak, o da gözümün önünde büyüyen ve cidden muazzam tatlı bir çocuk olduğu için, ama bazen ona verilen tavizler bana verilmedi diye içimde bir çocuk tepiniyor. Dışarıdaki çocuklara karşı her zaman aynen dediğin halde oldum ve ne kadar şımarık olduklarını gördükçe rahatsızlığım arttı, gıcığım arttı, vs. Sonraları anladım ki benim yetiştirilişimle ilgili bu, onlar büyürken ne kadar şartsız seviliyorsa ben büyürken o kadar şartlı sevilmişim. Onların kendileri olmalarına çoğunlukla izin veriliyor ama bana izin verilmedi. Üzerimdeki baskı buymuş. Kim bilir belki ben de öyle yetişseydim çocuklara bayılacaktım bilmiyorum. Ama bu huzursuz oluşumdaki en önemli etkenin yetiştirilme farkı olduğunu keşfettiğimden beri daha sakinim daha sağlıklı bakabiliyorum olaylara. Tabi yine çoluk çocuk ortamlarına balıklama dalmıyorum o ayrı.
0
1bir1bir1
(05.04.21)
Anne babası simartmissa ben de katlanamiyorum. Zeki bir cocuksa da muhabbet etmeyi çok severim. Her zaman anne baba ile ilgili
0
howfaristhesky
(05.04.21)
genel olarak çocukları günah keçisi ilan edeceğinize anne babalarına pay biçmeniz lazım.
çocuk ne alırsa onu yansıtır. ha çocuk ne yaparlarsa yapsınlar uslanmıyorsa o zaman anne baba çocukla mümkün olduğu kadar sosyalleşmekten kaçınmalı.

5 yaşında kızım var, yeri geliyor ben bile dayanamıyorum ki etraftaki herkes kızımla aramdaki ilişkiye gıpta eder. ama başkalarının yanında, bize yalnızken yaptığı şımarıklığı yapamaz. ben nasıl eşime, anama, babama yaptığım şımarıklığı dışarıda yapmıyorsam o da yapmamalı.

ha şu da var, en nihayetinde çocuk bunlar. bir yere kadar idare edebiliyorsun. algıları, dikkatleri çok kısa süre içerisinde dağılır ve başka yere kayar. ama işte dedim ya anne baba frenlemeli sosyal ortamlarda.

veya benim gibi çocuklu ortamlara girmeyin. ben kuzen buluşmalarında bile maksimum 1 saat kalıyorum. çünkü kafam kaldırmıyor bir yerden sonra.

son olarak da hiç sevmiyorum bu şekilde beylik cümleleri ama çocuğunuz olunca en ufak hareketi bile sizi heyecanlandıracak ve güldürecektir. çünkü hareketlerinin bir çoğunu hayatında ilk kez yapıyor ve onu yetiştiren kişi olarak size enteresan geliyor.

çocuklardan nefret etmeyin, onları sevmiyorum filan demeyin. bu gerçekten çok üzücü. dediğim gibi ben de kendi çocuğum dışında hiçbir çocuğa dayanamam ama "çocuklardan nefret ediyorum, yok maymundan halliceler" filan gerçekten üzücü. kendinizi uzak tutmanız, herkesin güldüğü hareketlerine tepki vermemeniz tabi ki çok normal ama bu tarz ifadeler bana çok can sıkıcı ve üzücü geliyor.
0
teritori
(05.04.21)
çocukların suçu yok. aile onun içini dolduruyor. misafirlikte ve toplum içinde de aynayı yansıtıyor. otomatikman kimlerle arkadaş olduğunuzun sağlaması yani.
0
evimin paspasi
(05.04.21)
8-9 yaşlarında bir kuzenim var, annemle ikisi "kanka" olmuşlar. Bize geldiklerinde surekli olarak yasadigi abuk subuk bos olaylari anlatıyor çocuk. Annemde dinliyor yorum falan yapiyor, çocuğun özgüveni zarar gormesin diye. Gerçekten nefrete yakın hislerim olustu cocuga karşı. Suçluluk duyuyorum.
0
eksimeksi
(07.04.21)
(7)

yemek takımı, yatak takımı, oturma grubu önerisi

EasyTiger
Merhaba,Yemek odası takımı, yatak odası takımı ve koltuk takımı bakıyorum. Kelebek, Doğtaş'ta çok dişe dokunur şeyler göremedik. Enza Home biraz daha iyi gibi, fakat ürün seçeneği çok geniş değil.Yemek masasında en azından ahşap kaplama istiyoruz fakat bu firmalarda çok sınırlı sayıda var. Genelde P
Merhaba,

Yemek odası takımı, yatak odası takımı ve koltuk takımı bakıyorum. Kelebek, Doğtaş'ta çok dişe dokunur şeyler göremedik. Enza Home biraz daha iyi gibi, fakat ürün seçeneği çok geniş değil.

Yemek masasında en azından ahşap kaplama istiyoruz fakat bu firmalarda çok sınırlı sayıda var. Genelde PVC kaplama satılıyor.

Kelebek'te Martis koltuğunu beğendik fakat oturma yeri çok alçak. Boyum uzun olduğu için rahat edemeyebilirim gibi geliyor.

Başka hangi markaları önerirsiniz? Casa'ya bakayım dedim, 3'lü oturma koltuğu 12.5'tan başlıyor.

Edit : istanbul'dayım. Yanıt yazmama izin vermiyor duyuru :(
0
EasyTiger
(05.04.21)
Ankara'daysanız Siteler'e gidin abi cidden, yarı fiyatına takımlar var.
0
Hallegadola
(05.04.21)
turkiye'de mobilyacilik bence iyi durumda. marka yapmis seyler ile mobilyacilar sitelerindeki seyler arasinda ucurum fiyat farki olmasina ragmen ucurum kalite farki olmuyor. eger butceniz kisitliysa bu tarz mobilyacilarin toplandigi yerlere gidin. ama butce sikintisi yoksa premium marka bakmaya devam edin.
0
buenosdias
(05.04.21)
hepsi için mudo.
zara home'a da bakın.
para azsa ikea.
0
rewlack
(05.04.21)
enzadan koltuk ve salon takımı aldım, 1.5 yılda 3. değişti koltuklar, inanılmaz tüyleniyor. garantisi bittikten sonra 1 yıl daha kullanır değiştirirz gibi..

hangi marka olursa olsun beğendiğiniz modeli de mutlaka internette aratın, meğerse benim takımın kronik sorunuymuş, bakmamışım. modeller ile ilgili çok farklı bilgiler/şikayetler oluyor.
0
benaslinda
(05.04.21)
entepe'de güzel modeller vardı. ama mobilya sitelerini bende öneririm. hepsi aynı modelleri copy-paste yapıyor genelde.
0
xrated
(05.04.21)
Biz buradan almıştık. Modoko'da yerleri var:
classi.com.tr
0
SiyamkedisiZorro
(05.04.21)
zett ve loda'dan memnun kalmıstık biz
0
delidiyorum
(05.04.21)
(6)

Ankara'da en iyi katmer

Anjelik
Nerede yenir?
Nerede yenir?
0
Anjelik
(01.04.21)
En iyiyi bilmem çok iyiyi biliyorum. Balgat'ta o cadde üstündeki yerlerden biri, keşke adını hatırlasam. Tatlıcı biri, tatlı üzerine çalıştığını belirten bir adı var dükkanın. Hatta bir de erkek ismi de var sanırım.
0
1bir1bir1
(01.04.21)
durdu usta emek
0
hayaletimsi
(01.04.21)
durdu usta +1
0
kibritsuyu
(01.04.21)
Balgat'ta Vasfi usta ve Dayı künefe var. En iyi mi bilemedim.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(01.04.21)
Ya tabii en iyi dedigime bakmayin ben ne anlarim en iyiden iyi ariyorum
0
🌸Anjelik
(01.04.21)
Ya bizim sevdiğimiz yer aslında tatlıcı değil ama katmeri çok iyi. Balgat^taki Cezzar'da ilk önce hamburger yiyip sonra katmer yiyoruz kendimizden geçiyoruz. Bence yakınındaki Zeugma'dan daha güzel katmeri var.
0
Hallegadola
(02.04.21)
(11)

Hanımlar hangisi günlük kullanıma uygun ve güzel sizce?

yazar yazmaz yazan yazar
https://www.zara.com/tr/tr/jakarli-%C3%A7apraz-bluz-p08545075.html?v1=80831137&v2=1718168https://www.zara.com/tr/tr/i%CC%87%C5%9Flemeli%CC%87-g%C3%B6mlek-p03440042.html?v1=85901114&v2=1718181https://www.zara.com/tr/tr/kontrast-elbi%CC%87se-p09598056.html?v1=104467241&v2=1718163
0
yazar yazmaz yazan yazar
(31.03.21)
2
0
rose parks
(31.03.21)
hediye olacak değil mi :)))) ya ben beğenmedim hiç birini. yani kötü değiller ancak hediyelik woooaw değiller. ilki zaten kimono sabahlık. ikincisi nispeten en iyisi. üçüncüsü de biçimsiz.

şöyle göz ucu ile baktım ve şunu beğendim zaradan.
www.zara.coṁ-keten-tulum-p02704501.html?v1=97107377&v2=1718163

linki düzeltemedim ama ürün şu
static.zara.net
0
elorelia
(31.03.21)
2-3
0
esinikaybetmiscorap.
(31.03.21)
hiçbiri
0
aquarium
(31.03.21)
hepsi kötü.
0
rewlack
(31.03.21)
Hepsi kötü ve aşırı pahalı
0
Hallegadola
(31.03.21)
aralarından en (tek) güzeli 2 ama o paraya değmez.
0
nonik
(31.03.21)
robot süpürge alıyorum olmaz diyosunuz, kıyafet alıyorum çirkin diyosunuz ne alacam ben eşime ya? :))

2'yi alıyorum ben de en çok onu sevdim. beğenmezse değiştirir. nefret ediyorum artık şu hediye muhabbetinden.

teşekkürler yorumlar için.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(31.03.21)
İlla birini seçmek zorundaysak 2.
Ama ben asla giymem bunları, dolabıma da sokmam.
0
megalomaniac
(31.03.21)
3 çok cool
0
hakyememyemekyerim
(31.03.21)
Ben 3 diyorum, fiyatı dışında baya beğendim.
0
kedimedi
(31.03.21)
(22)

Bahşiş veriyor musunuz?

Gunter
Garson bahşiş istiyorBenzinlikte pompacı bahşiş istiyor Moto kurye başiş istiyorBunların hepsine bahşiş vermek ne kadar mümkün?
Garson bahşiş istiyor
Benzinlikte pompacı bahşiş istiyor
Moto kurye başiş istiyor

Bunların hepsine bahşiş vermek ne kadar mümkün?
0
Gunter
(30.03.21)
Eve sipariş getiren motokuryenin bir ağbiiii deyişi var ki direkt istese daha iyi. Bu adamlar adisyon başına para alıyorlarmış. Ayda 8-10 arası kazanıyorlar.
0
🌸Gunter
(31.03.21)
benzinlikte veriyorum genellikle. oturmalı bi mekana gittiysem garsona da bahşiş veriyorum. moto kuryeye falan pek vermem.
0
roket adam
(31.03.21)
uçuk rakamlara pek çıkmadan veriyorum gerektiğinde.
bu arada ayda 8-10 bin tl kazanan bir kurye yok.

edit: pardon adisyon demişsin, garsonları kast ediyorsan onları bilmiyorum.
0
filteria
(31.03.21)
Açıkçası ben garsonluk yapsam 3-5 lira para verseler dilenci gibi hissederim kendimi. Veriliyorsa da en az 20 olmalı ki bir anlamı olsun.
0
🌸Gunter
(31.03.21)
vermiyorum. utanıyorum sıkılıyorum bu durumdan ama para bol yok napalım.
0
xrated
(31.03.21)
Vermiyorum vermekte istemiyorum. Hele oto yıkamada adet olmuş bu ne be. Adam iç dış yıkamaya 40 tl alıyor bide bahşiş istiyor, Anadolu da normal bir şehir burası. Bahşiş vermeyince afra tafra. Cimrilik değil benimkisi memurada bahşiş verelim o zaman, özenli yapsın veya yaptı işini diye.
0
Topalordek
(31.03.21)
benzincide 0 araçla gidince istiyorlar. depo kapağı kapanmıyor çünkü.
camları falan sildilerse çok ender de olsa 3-5 veriyorum.
0
sutlu nescafe
(31.03.21)
vermiyorum. hep gittiğim berberdeki çırağa 3-5 veriyordum, bugün resmen başımda dikildi giyinirken. içimden kızdım ona da vermedim.
0
trajikomix
(31.03.21)
Vermiyorum, özellikle yılışık ve talepkarsa daha bir özenle vermiyorum.
0
kedimedi
(31.03.21)
Veriyorum ama bahşiş beklemeyene.
0
zoghurt
(31.03.21)
Hizmetine göre garsona standart %10, hizmeti çok beğenirsem belki bir üste yuvarlarım (13 ise 15 vs), beğenmezsem vermediğim de olur, altına yuvarladığım da (12 yerine 10 vs), öylesine bozukları attığım da. Arabam olmadığından benzinlikle işim olmuyor. Motokurye ise, genelde çok bozuk para üstlerini almamak ile sınırlı. Bir de benim hatam yüzünden yanlış yere giden bir Getir kuryesine bahşiş vermiştim adamcağızı uğraştırdığım için.
0
d max
(31.03.21)
garsona/kuryeye bahsis verecek durumum olmadigi donemlerde lokantaya gitmem/eve yemek soylemem.
0
hot potato
(31.03.21)
Ağır iş yapanlara verilir bu işin raconu budur

Ben öyle lüks mekanlara pek gitmiyorum ama mesela hd iskender’de 100 liralık hesap geldi. 10 lira bahşiş bırakırım. Hesabın yüzde 10’u

Ya da eve sipariş söylediysem yine aynı şekilde

Bence arabası olanlar da gerekli yerlerde 5 lira 10 lira vermeli. Mesela benzinlikte can hıraş camı silen pompacıya ya da yıkamacıdaki genç çırağa
0
tavish11
(31.03.21)
Şu an 5.kattayız ve asansör yok. Dolayısıyla her seferinde değil ama çoğunlukla sucuya veriyoruz. Sanalmarket alışverişimiz 250'nin üstünde tutuyor çoğu zaman ve getirme ücreti almıyor, o 5 lirayı da bahşiş olarak veriyoruz. Restoranda iyi hizmet aldığımız sürece bırakırız. Eve yemek söyleyince nşa vermiyoruz ama hava çok kötüyse veririz mesela. Kargocu ancak çok ağır bir şey getirirse veririz. Getir'den iki çikolata istediysek ona vermeyiz, zaten getirme ücreti alıyorlar

Yani kısaca yapılan işe göre değerlendirerek veriyoruz. Her hizmet aldığımızda otomatik bir %10 eklesek batarız, zaten hayat şartları malum son zamanlarda. Fakat çalışan bize hizmet vermek için normalden fazla çaba gösterdiyse bahşiş veririz. Diğer türlü standart işini yapıyorsa gerek yok. Ya da mesela araba hep aynı yerde aynı kişiye yıkatılıyorsa her seferinde değil ama arada bir verilebilir bence.
0
gmzo
(31.03.21)
Artik hicbirine vermiyorum a
0
Anjelik
(31.03.21)
yağmurlu havada sipariş vermek mecburiyetinde kaldıysam kuryelere bahşiş veriyorum.

benzincide arabanın camını silmesini istiyorsam veriyorum, ben istemeden silmeye yelteniyorsa ve gerek yoksa silmeyin lütfen gerek yok diye uyarıyorum.

her zaman gittiğim bir restoransa garsonlara bahşiş veriyorum. yeni gittiğim bi yerse ve hizmetinden memnun kalmadıysam bahşiş vermiyorum.
0
a7x
(31.03.21)
Garson, kurye, sucuya mutlaka bahşiş veririm, ancak hizmetten memnun kalmadıysam (sorun kurumdan değil bizzat kişiden kaynaklanıyorsa) vermem.
0
fotrsapka
(31.03.21)
Genellikle hep aynı yerlere giderim. Servis de iyiyse 5-10 tl bırakırım, o an ne varsa. Bazen bozuk param vardır onu bırakırım. Servis kötüyse söylenerek çıkarım ve asla bahşiş vermem.

Moto kuryeye vermedim hiç bahşiş ancak, yemek uygulamalarında böyle küsüratlı kalmışsa atıyorum 67 tl tutmuştur, 70 öderim.

Evimiz en üst katta ve asansör yok eve su isteyince babam bozuk para veriyor yine ya da üstü kalsın diyor.

Benzin istasyonunda da pompacıya da babam yine bozuk para veriyor varsa, erkek arkadaşım da yıkamadan sonra para üstünü bırakır.

Genelde veririm ben bahşiş, öğrenciyken vermezdim, veremezdim daha doğrusu. Şimdi para az buçuk varken vereyim kafasındayım.
0
Hallegadola
(31.03.21)
Veriyorum, hangi ulkede/sehirde olursam veririm. Bunu karsilayacak durumum yoksa, gidip disarida yiyip icmem ya da eve yemek soylemem. Sanirim 22-23 yasimdan beri boyle yapiyorum.

%10 cok iyi bir orandir, cok ustune cikip karsimdakini mahcup birakmam ya da cok altina inip isini kucumsemem.

Sizin dediginizi anladim. Biraz tacize giriyor pompacinin basiniza dikilmesi mesela... Boyle insani zora dusuren, sacma sapan hareketler yapana inadina vermezdim tabii.
0
buf-e kür
(31.03.21)
Meyhanelerde veriyorum. 20 lira falan ellerine sıkıştırıyorum. Böyle yaptıkça bir daha gittiğimizde daha iyi ilgileniyorlar.
0
eazy
(31.03.21)
Hep gittiğim mekanlarda düzenli olarak veriyorum ilk defa gittiğim yerlerde sadece memnun kalırsam veririm. Moto kuryelere sadece hava çok kötüyse veririm. Onun dışında nakliyecilere, ağır yük taşıyanlara, evime eşya taşıyanlara veririm.
0
iwasbornonamountainside
(31.03.21)
kimseye bahsis vermiyorum prensip olarak. sadece amerikadayken veriyordum cunku orda vermeyince dovuyorlar. turkiyede asla.
0
yemektehamsivar
(31.03.21)
(9)

35 yaş aşı

mertozkoy
35 yaş aşı olabiliyor mu şimdi? Bir de biontech aşısını seçmek mümkün mü?
35 yaş aşı olabiliyor mu şimdi? Bir de biontech aşısını seçmek mümkün mü?
0
mertozkoy
(30.03.21)
kronik rahatsızlığım var. randevu aldım. seçme imkanı yok. yaş36
0
sutlu nescafe
(30.03.21)
36 yaş ile nasıl randevu alınabiliyor?
Meslek nedir?
0
otopsicocugu
(31.03.21)
kronik rahatsızlığı olanlara aşı yapmaya başladılar. 39 yaşındaki arkadaşım da olacak. meslekle ilgisi yok.
0
sutlu nescafe
(31.03.21)
Anladım. Teşekkürler
0
otopsicocugu
(31.03.21)
Daha 59 olamıyor, ne 35'i? Seçmek mi:)))
0
adivar
(31.03.21)
Evet. Kronik hastalığım var bana da aşı çıktı. Eper aşı varsa pazAr günü olacapım. Teyzem 60 yaş üstü dün aşı randevusu vardı fakat aşı yok deyip gönderilmiş. O yüzden ben pek ümitli değilim.
0
nick konusunda kararsizim
(31.03.21)
Annemle babam aşı oldu dün. Babam piontek mi çin aşısı mı diye sormuş, babama "amca daha biontechleri yapmıyoruz" demişşer. Ne varsa onu yapıyorlar.
0
Hallegadola
(31.03.21)
mesleğe
kronik rahatsızlığa ve en önemlisi şehre göre çok değişiyor.
0
rewlack
(31.03.21)
bugün baktım ve seçenek sormaya başlamış. hatta aldığım yer sinovac yapıyormuş.
0
sutlu nescafe
(31.03.21)
(20)

çocuğa isim seçmece

Frederick Co
aşağıdaki isimlerden hangisi güzeloylama yapalım türkannilasyasultan çağla
aşağıdaki isimlerden hangisi güzel
oylama yapalım
türkan
nil
asya
sultan
çağla
0
Frederick Co
(30.03.21)
nil
0
lemmiwinks
(30.03.21)
Bence de Nil. Diğerleri biraz 50+ duruyor.
0
epistemic_regress
(30.03.21)
nil+1
0
cooperr
(30.03.21)
nil sultan
0
makarnavodka
(30.03.21)
asya
0
heathen
(30.03.21)
yurtdisinda kullanisli olsun ekolunden geldigim icin bu secenekler arasindan sadece asya olabilir diyorum.
0
hot potato
(30.03.21)
Nil olsun adaşım olsun
0
cometome
(30.03.21)
Sultan deyince benim aklıma Cennet Mahallesi sultan geliyor.
Bence de nil+1
0
hindistan cevizi
(30.03.21)
Nil'e bir +1 de benden
0
pati
(30.03.21)
Nil +1

Nilay, Nilsu gibi isimleri de düşünebilirsiniz. Lütfen Sultan falan koymayın, çok kötü bir bebek için.
0
kedimedi
(30.03.21)
nil
0
exlibris
(30.03.21)
türkan
0
dinç kuvvetler
(30.03.21)
asya
0
hakyememyemekyerim
(30.03.21)
Saydıklarınız içindende kesinlikle Nil +1
0
Hallegadola
(30.03.21)
Nil ya da asya
0
elorelia
(30.03.21)
Asya
0
fikox
(30.03.21)
Nil en güzeli kesinlikle. Asya da diğer seçeneklere göre fena değil ama Nil açık ara daha güzel.

Türkan ve özellikle Sultan çok kötü bence bir çocuk için.
0
ms brownstone
(30.03.21)
Türkan. Çocukların yarısı Nil ve Asya zaten şu anda.
0
prole
(30.03.21)
Asya
0
cilekli krep
(30.03.21)
asya.

herkes nil demiş ama bence bir isim en az iki heceli olmalı diye düşünüyorum.diğer türlü çok kısa oluyor.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(31.03.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.