Psikoloji mezuniyeti ve tek yıllarda girilen kpss sınavı
aksach
Arkadaşlar. Bu kpss ilgili bir soru. Biliyorsunuz psikoloji 4 yıllık bir lisans programı. Bu kpss illetinin de tek yıllarda ayrı çift yıllarda ayrı anlamlar taşıdığına dair söylemler var. Sorum şu; Psikoloji mezunu birinin 2023 Kpss’ye girmesi ile 2022 Kpss’ye girmesi arasında bir fark var mı? Diyel
Arkadaşlar. Bu kpss ilgili bir soru. Biliyorsunuz psikoloji 4 yıllık bir lisans programı. Bu kpss illetinin de tek yıllarda ayrı çift yıllarda ayrı anlamlar taşıdığına dair söylemler var. Sorum şu; Psikoloji mezunu birinin 2023 Kpss’ye girmesi ile 2022 Kpss’ye girmesi arasında bir fark var mı? Diyelim ki var, 2022’de 80 alıp 2023’de 95 alsa nasıl bir süreç bekler? Yani mümkünse en basit şekliyle anlatabilir misiniz. Tek yıl - çift yıl olayı nedir?
0
aksach (09.07.22)
A grubu yani kariyer memur alımları her sene yapılır. Mesela gelir uzman yardımcısı olmak istiyorsanız 2023'teki puanla olabilirsiniz. B grubu yani düz memur diye bilinen grup için ise sadece çift yıllardaki puanla alım yapılır. Bilgisayar işletmeni olmak isteyen için bu geçerlidir mesela. A grubu da B grubu da lisans mezunu olarak örnek verdim.
0
havadakarada
(09.07.22)
Sen her sene giremiyorsun iibf ve hukuk mezunları kariyer memurluğu için KPSS a sınavına girerler, sen çift sene gireceksin
sınava bir ay kaldı kabaca.kimi dersleri halletim. kimilerine hiç bakamadım kimileri %60-70 bitti.bu durumda en mantıklı taktik ne olur sizce?benim aklımda kalan sürede hiç bakamadıklarımdan tamam bunlar dediklerime doğru bir sıralamayla çıkmış sorular üzerinden çalışmak var.sanki bu saaten sonra ko
sınava bir ay kaldı kabaca. kimi dersleri halletim. kimilerine hiç bakamadım kimileri %60-70 bitti. bu durumda en mantıklı taktik ne olur sizce? benim aklımda kalan sürede hiç bakamadıklarımdan tamam bunlar dediklerime doğru bir sıralamayla çıkmış sorular üzerinden çalışmak var. sanki bu saaten sonra konu okumak, video izlemek falan vakit kaybı olur gibi. arada da deneme çözerim. bu taktik biraz olsun iş yapar mı ya da başka bir öneriniz varsa seve seve dinlerim.
0
wop (09.07.22)
Hocam, taktik maktik yok. Sanki hiç zamanın yokmuş gibi, tek şansın buymuş gibi çalış. Kazanamasan bile bu süre sana performans, sabır, tecrübe katar. Bu sene olmasa sonra olur. Normal çalışmayla yetişmez ama günde iş gibi 8 9 saat ayırırsan bayağı ilerlersin. Sabah deneme çöz, sonra analiz yap. Kpss zaten beklediğin gibi olmayacabilecek bir sınav. Sınava yüzde yüz hazır olan bile ters köşe olabiliyor.
0
dissendium
(09.07.22)
Kendi çalışma stilinizi siz bilirsiniz. Herkesin yöntemi farklı ama ben en çok verimi deneme çözmekten alıyorum. Zaten az çok bütün konulara aşinalığınız oluşmuştur. Denemelerde yanlış çıkanların analizini yapmak, hatta varsa video çözümlerini izlemek baya yardımcı oluyor, o konuya dair unuttuklarınızıda hatırlıyorsunuz. Onun dışında yapabileceğinizi düşündüğünüz konulara tekrardan çalışılabilir ama tamamen yabancı olduğunuz bir alana çalışmaktansa az bildiğiniz konulara yoğunlaşabilirsiniz. Örnek veriyorum analitil geometriye sıfırdan çalışmaktansa az bildiğim çember-daire ya da katı cisimlere bir göz atmak gibi. Başarılar dilerim.
0
hayalhayal
(09.07.22)
ben bu durumda olsam çözebildiğim kadar deneme sınavı/çıkmış soru çözüp sınav simulasyonu yapardım birnevi. daha sonra yanlışlarımı analiz edip yapamadıgım konuları halletmeye çalışırdım.
0
dr doofenshmirtz
(09.07.22)
Deneme yapacaksın. Bir de vergi ve ceza hukukundaki süreleri ezberle, anayasadaki süreçleri ezberle
0
Hallegadola
(10.07.22)
bundan sonra full deneme çöz hocam. en çok hata yaptığın konularada göz at.
Bluz pantolon ama bluz tamamen süslü beyaz. Nikah şahidi aynı zamanda. Ne düşünürsünüz? Uyarır mısınız nikah öncesinde veya takılmaz mısınız?
Bluz pantolon ama bluz tamamen süslü beyaz. Nikah şahidi aynı zamanda. Ne düşünürsünüz? Uyarır mısınız nikah öncesinde veya takılmaz mısınız?
0
Gradient_tabanlı_mor (30.06.22)
Gülerek "Yok mu kızım başka şeyin?" falan derdim herhalde. Bir yandan da beyaz "elbise" değil sonuçta.
0
dreamnesiac
(01.07.22)
Elbise olsa başka bir arkadaşımın ayağı kayıp yanlışlıkla üstüne kırmızı şarap dökebilir. Bluz için oturup konuşmak daha doğru.
0
archmage mahmut
(01.07.22)
Bu gelinden başkası beyaz giymesin ritüeli abartılmıyor mu, neticede düğünde gelinin kim olduğu belli oluyor
0
freebird5406_2
(01.07.22)
freebird +1 hic bakmamistim ben evlenirken kim ne renk giymis diye. hatta su an bi dusundum hatirlamaya caliatim ama mumkunati yok kim ne giymisti diye hatirlamamin. gelinlik filan giymemis sonucta şık bir bluz giymis. umurumda bile olmaz benim.
0
in vino veritas
(01.07.22)
ciddi ciddi uyarmam da, "başka bir şey bulamadın mı?" falan diye gülerek, esprili şekilde dile getiririm muhtemelen. beyaz giymek hayati öneme sahip bir şey değil, yani aşırı önem verip bir olaya dönüştürmem ama biraz da görgüsüzlük yani açıkçası.
0
blatta hiberna
(01.07.22)
Çok zorunda değilse başka bir şey giymesini öneririm. +1 dreamnesiac örneğindeki gibi esprili şekilde derdim.
Arkadaşı olduğunuz için sık sık dans pistinde, etrafta olacaksınız. Sadece masada otursaydınız çok fazla problem olmazdı. Bence yol yakınken başka bir şey giymeyi düşünebilirsiniz.
0
sevilen progressive türkücü
(01.07.22)
Benim arkadaşım nikah sonrası eğlencesine beyaz ceketle gelmişti, sonra "aaaaa ben naptım hiç düşünmedim" diye özür dilemeye başladı, "deli misin ne var ceketinde, saçmalama" diye tepki verdim ve çok samimiydim. Beyaz bluz giymekte hiç takılacak bir şey yok bence. Ha ama siz gelin değil de arkadaşıysanız, gelinin sağı solu belli olmaz diye yine başka bir şey giyin ya da renkli fulardı, kolyeydi bi şeyle renk katın.
0
kobuzchu kiz
(01.07.22)
Hadi beyaz elbiseyi anladik da beyaz bluza da mi olay cikiyor artik.
Damat kravatla takilirken cillop gibi smokin giyen tonla adam geliyor ben daha sikinti ciktigini gormedim. Gelini de karistirmazlar bence.
0
divit
(01.07.22)
@sevilen türkücü, gelin olan benim :)
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.07.22)
Benim açımdan sorun olmasa bile düğüne katılan çoğu insana gereksiz yere dedikodu malzemesi vermiş olacak. "Arkadaşının düğününde beyaz bluz giymiş birde nikah şahidi" diye baya göze batacak. Açıkçası bu detaya dikkat etmesini beklediğim için hoşlanmazdım bu durumdan. Nikah şahidi olmasa sorun değil, düğüne gelen sıradan bir davetlinin üstüne kimse bakmaz ama nikah şahidi olacak yakın birinden insan incelik bekliyor.
0
GoodMorningTeacher
(01.07.22)
Siz giyeceksiniz de bize danışıyorsunuz zannettim :) bence diyebilirsiniz sıkıntı olmamalı.
Tam olarak benzer bir durum olmasa da, saçları gelinle benzer olmasın diye saç modelini değiştirmesini yakın arkadaşına söyleyenler oluyor. Ama yine esprili ve cana yakın bir şekilde söylenmeli.
0
sevilen progressive türkücü
(01.07.22)
o değil de nikah şahidi olacak kadar yakın ve bir elbise giyemiyor mu? bu daha önemli bence:)
bir şey demem ama içten içe kırılırım gibi. çünkü ben önem vermişim, gel şahidim ol demişim. o da hem bluz hem de beyaz giyiyor. ilginç valla.
0
rose parks
(01.07.22)
Hayat böyle öğretilmiş, ezberletilmiş, çıkış noktası suni/kurgu bir mana taşıyan şeylere kafa yormak, takmak vb için çok kısa. Dikkatimi dahi çekmez, çekmedi. Dolayısıyla söyleyecek bir şey de olmaz ortada.
0
Phoebe
(01.07.22)
Uyar elbette. Benim arkadaş üzerinde çiçek olan elbise bile giydirmemişti bana gelinlikte de çiçek varmış diye Hatta saçı makyajı bile abartmamak lazım gelini gölgelememek için
0
photo85
(01.07.22)
ilk önce esprili bir dille uyarır, devamında üzerine bir şey dökerdim.
0
Hallegadola
(01.07.22)
Esprili bir şekilde uyarmaya çalıştım siz söyledikten sonra ama anlamadı sanırım :) yarın olacak düğünüm. Benim için hiç sorun değil ama ailelerin akrabaların laf edeceğini düşünüyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.07.22)
Beyaz bluz sorun değil, Allahaşkına, beyaz elbise değil sonuçta. Abartmayın, abartılmasına (konu-komşu-akraba) net bir biçimde karşı çıkın.
0
SiyamkedisiZorro
(01.07.22)
ablam benim nikahımda beyaz kısa bi elbise giymişti, çok da ısrar etmiştim giymesi için. böyle şeylere takılmıyorum gelinin kim olduğu belli sonuçta.
0
amelie poulain
(01.07.22)
Yıl olmuş 22 hala nelere takılıyorsunuz. Bırakın milletin ne diyeceğini. Belli ki şahit kadar yaptığınıza göre en yakın arkadaşınız, biri ona laf edecek olacak ağzının payını veririm.
0
astronom bey
(01.07.22)
tebrikler oncelikle, boyle seylere takilmayin birakin giysin, cok gereksiz bir ayrinti bu. hatta ozguvensizlik gibi biraz "beni golgeleyecek" dusuncesi. baska derdiniz mi yok :) ayrica kim ne konusursa da konussun. benim nikah sahidi yaptigim yakin arkadasima biri laf etmeye kalkisirsa ters cevap alir benden.
0
in vino veritas
(01.07.22)
Altına ne giymiş? O da beyaz değilse no problem. Ya da üzerine farklı renkli ince şal, fular vesaire ile renk katabilir.
nerede yaşamak isterdiniz neden? ya da hangi eyalette yaşamak istemezdiniz neden?
nerede yaşamak isterdiniz neden? ya da hangi eyalette yaşamak istemezdiniz neden?
0
bonjourrr (21.06.22)
Kaliforniya sanırım. San diego tarafları olabilir. Havası güzel, new york gibi keşmekeş yok pek vs.
Yaşamak istemeyeceğim eyaleti de yok galiba. En kötü yeri bile yaşadığım yerden iyi olduğu için...
0
rose parks
(21.06.22)
Çomarın harman olduğu orta eyaletlerde bir kasabada yaşamak isterdim ama orada doğmuş olarak, böyle garip bir fantezim var.
0
pofudukayi
(21.06.22)
Henüz 2 hafta oldu SAN francisco’ya 15 dk uzaklıkta bir yerde kalıyorum. Harika, tabi bu nerede yaşama fikri beklentinize göre değiştir. Mesela arkadaşım Miami’de yaşamaya karar verdi. Oranın tatil beldesi olması ve sürekli canlı oluşu onun için bir kriter. Bende ilk etapta küçük bir yerde yaşamayı tercih ediyorum.
0
Markk
(21.06.22)
Boston, manhattan :)))
0
ala09
(21.06.22)
kuzeyde yaşamak isterdim. kültürel olarak avrupa'ya en yakın tarafı orası diye biliyorum. minnesota, wisconsin filan. oduncu gömleği giyip dağda bayırda gezerdim.
0
der meister
(21.06.22)
brooklyn ya da boston derim. the town filminde boston şehrini görüp çok beğenmiştim. hem avrupai hem de amerikan görünüyor.
0
nothing in my way
(21.06.22)
Favorim Şikago. Ama kışın aşırı soğuk oluyor. O yüzden cevabım Los Angeles.
0
himmet dayi
(21.06.22)
En büyük hayalim miaminin sıcak sularında kendimi kaybetmek.
0
Hallegadola
(21.06.22)
Güney hep yakın geliyor bana. Bu yüzden Texas isterdim. Diğer ikisi de New York ve California. Florida istemem. Sabah uyanınca bahçemde timsah görmek için hazır değilim. Gerçi New York da kıyamet filmlerinde ilk etkileniyor. En iyisi Texas.
0
dissendium
(21.06.22)
Manhattan, 2 sene eglenmelik. Malibu/Santa Monica, surekli. Boston, surekli. New Orleans, Mardi Gras donemi eglenmelik. Miami, sikildikca tatillik. San Diego/Seattle, yukarıdakiler olmazsa. Surekli. Austin/Denver, cok iyi maas (400k+) fln olacaksa belki 3-5 yillik.
0
taurina
(22.06.22)
Sanırım hayatımı Boston'da geçirebilirdim iş bulsaydım. Gerçi kışını görmedim, muhtemelen kemiklerim donardı. Yine de hayal kursam Boston derdim. Hangi eyalette yaşamak istemezdim. Hepsini görmedim nihayetinde bilmiyorum o kadarını ama Georgia'da yaşadım, almayayım.
0
SiyamkedisiZorro
(22.06.22)
Seattle veya Chicago. İkisi de tam kriterlerimi karşılıyor. Kışın karlı yazın serin. 1-2 saatlik mesafedeki kayak merkezleri, plajları, ormanları, ulusal parkları, doğal güzellikleri cezbedici. Her türlü sosyal ve sportif aktiviteyi bulabileceğim, envai çeşit eğlence ve yemek kültürü olan canlı şehirler.
0
iwasbornonamountainside
(22.06.22)
Portland, Oregon. Doğa, doğa, doğa...
0
silverleaf
(23.06.22)
texas, colorado, kaliforniyanin cok guneyi haricinde butun bati yakasi. tuzum biraz daha kuru olursa new england, vermont, rhode island tarafi.
0
bay b
(23.06.22)
Dinci oraninin yuksek oldugu yerleri tercih etmem. Buradakilerden kurtulup, oradakilarin sacmaligi ile ugrasmanin alemi yok.
Para varsa California, yoksa kuzeydoguda sehre cok uzak olmayan ama cok da pahali olmayan bir yer.
Washington (Eyalet) de oldukca guzel gozukuyor.
0
cleric
(23.06.22)
Seattle ya da San Francisco
0
muslugubozukhayrat
(24.06.22)
atlantik kiyisi le$ bence, pasifik kiyisi o yuzden. California ve civari.
0
cooperr
(25.06.22)
Hawaii tabii ki. Amerika'ya bağlı ama özerk diğer adalar da olabilir. Guam, Amerikan Samoası, Porto Riko, Virjin Adaları...
Sağ yüzük parmağında alyans olan kız nişanlıdır diyebilir miyiz?
KUCO
Tektaş değil, bildiğimiz dümdüz alyans. Yani bir kız normal şartlarda süs olarak bu şekilde takmaz herhalde değil mi?edit: 29 yaşında bu arada
Tektaş değil, bildiğimiz dümdüz alyans. Yani bir kız normal şartlarda süs olarak bu şekilde takmaz herhalde değil mi?
edit: 29 yaşında bu arada
0
KUCO (30.05.22)
cidden sormak lazım, asla bilemezsin. %100 ihtimale götüren 3 ihtimal: nişanlıdır ya da ciddi ilişkisi vardır ya da musallat olunmasın diye takmıştır.
0
lcha
(30.05.22)
buyuk ihtimal nisanli. ama bilemezsin +1 bi arkadasim ortamini hic begenmedigi bir ise mecburiyetten girmisti ve tek kizdi. bijutericiden alyans benzeri bi sey almisti kendine soranlara nisanliyim diyordu
0
Kittie
(30.05.22)
Ben onlardan lisede unide 3-5 kiza takmisimdir, sag eldeki genelde ciddiye alinmaz.
0
divit
(30.05.22)
nişanlı, üzgünüm.
0
Hallegadola
(30.05.22)
benim arada bir kullandığım, bir elimin yüzük ve başparmağına, diğer elimin orta parmağına taktığım üç tane çok ince alyans benzeri yüzüğüm var. ama hepsi birbirinin aynısı.
ellerinde o tarz başka yüzükler varsa süs olarak takmış olabilir. bunun dışında büyük ihtimalle nişanlıdır ama musallat olunmasın diye takan da oluyor, emin olamazsın +1
0
blatta hiberna
(30.05.22)
evli bile olabilir ben nisanlanmistim sag sol olayini bilmiyordum surekli degistirirdim :)
0
ala09
(30.05.22)
nişanlı, evet.
0
gabe h coud
(30.05.22)
icha +1
0
cooperr
(30.05.22)
evli erkeğim ve yüzüğü hep sağ elime takarım. sola takınca rahatsız ediyor.
tanidiginiz var mi?ikidir ayni ruyayi goruyorum. bu sabah da kalktim oh be ruyaymis dedim.ilk ruyamda hamileydim ama aldirma sansim vardi. bu ruyayi belki 6 ay 1 sene once gordum pek hatirlamiyorum zamani ama ruyayi hatirliyorum.dunku ruyada ise sure gecmis. aglaya aglaya doktor ariyordum hamilelikt
tanidiginiz var mi?
ikidir ayni ruyayi goruyorum. bu sabah da kalktim oh be ruyaymis dedim. ilk ruyamda hamileydim ama aldirma sansim vardi. bu ruyayi belki 6 ay 1 sene once gordum pek hatirlamiyorum zamani ama ruyayi hatirliyorum.
dunku ruyada ise sure gecmis. aglaya aglaya doktor ariyordum hamilelikten "kurtulmak" icin. bu sefer cevremdekiler ikna etmeye calisiyorlardi bir de. herhalde mutlu bir iliskim vardi. ona ragmen umutsuzca doktor ariyordum. uyaninca garip bir rahatlama geldi ustume. sonra dusundum ben cocuk sahibi olmaya karsi degilim ki. ruyamda anne olmak beni niye korkutuyor bu kadar. (ek soru: ruya tabirinden anlayan var midir aramizda?) anne olmak icin de hic olup bitmiyorum bu arada. olursa olur diyordum. simdi dusunuyorum. cok fena bir pismanlik olabilir benim icin belki de. atamazsin satamazsin sonucta.
yabanci kaynaklarda pisman anneler var. ne derecedeler bilmiyorum. ama turkiyede var mi acaba. toplum olarak dislariz ya boyle birini o yuzden tanidiginiz var mi. bu pismanlik geciyor mu sonra. nasil bir hayat yasiyorlar bu anneler.
0
Kittie (14.05.22)
Var ama toplum baskısından dillendirilemiyor.
0
ruhen hastayim ben
(14.05.22)
ruhen hastayim +1
Çok var ama söyleyemiyorlar. Belki kendileri bile kabullenmek istemiyor. Dediğin gibi atsan atılmiyor sonuçta.
0
msb
(14.05.22)
benim yakinim anne olmak istemiyor su anlik ama bi suredir evli oldugu icin baski hissediyor esi de cocuk istiyor. evliligine zarar gelir korkusuyla(esini seviyor) cocuk isine giriscek sanirim.
bunu kendine itiraf etmek bile zor geliyor muhtemelen, acikca boyle demiyor. burda yazdiklarim onunla konusmalarindan cikardigim yorumdur.
0
ala09
(14.05.22)
Anne olmaktan baba olmaktan pişman olanlar bunu kendilerine bile itiraf edemiyorlar ki.
Soruyorsun her açıdan önceki hayatının daha iyi olduğunu söylüyor zaten. Ama işte çocuk başka denip kapatılıyor. Mutsuz görünen, mutsuz olan bir çok insan var.
0
zimbirik
(15.05.22)
3 sene önce amerikalı arkadaşım doğum yaptıktan iki sene sonra eşini boşadı, çocuğunu da bırakıp amerika'ya döndü. şu an gayet mutlu bi şekilde devam ediyor hayatına. aradaki sohbetlerde annelikten, annelerden beklenenlerden, anne baba arasındaki orantısız sorumluluktan ölesiye nefret ettiğini söylüyordu.
0
jen
(15.05.22)
Reddit'te r/regretfulparents var. Oradaki paylaşımlar ilginizi çekebilir.
Türkiye gibi bir toplumda, bireyci toplumların aksine, bunu söyleyebilmek daha zor. Çocuk istemeyen kadın bile yadırganıyor.
0
kobuzchu kiz
(15.05.22)
"atamazsin satamazsin sonucta"
29 yaşındayım. Kendimi bildim bileli çöpe atılan bebek, camiye bırakılan bebek haberi görüyorum. Atan atıyor yani. Satan da var. Kız çocuklarını para için satan aileler var. Kimse çıkıp pişmanım demez. Pişmanım diyebilmek bir yerde medeniyettir. Pişmanım diyemedikleri için bunu şiddetle ortaya çıkarabiliyorlar. Pişmanlık öfke olarak ortaya çıkıyor. Çocuğuna psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayan çok insan var. Bunun en yaygın biçimi de sorumsuzluk.
Annenin sorumsuz olmasıyla ilgili bir film: Gone Baby Gone
0
dissendium
(15.05.22)
Kadınlar kulübünde aratın bir sürü başlık açan var annelikten pişman olan kadın.
0
Hallegadola
(15.05.22)
Toplumsal baskı ve psikolojik şiddet nedeniyle kapalı gruplarda var Facebook vb. ortamlarda.
0
Phoebe
(15.05.22)
Elbette var ama bunlarin tamamina yakini zaten psikolojik ya da maddi anlamda sorunlu insanlar. Bi de bu acidan bakin derim. Ne cocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama her seye ragmen cocukla daha iyi.
0
halk
(15.05.22)
Lohusa döneminde degisen, kocasindan ya da cocuktan soğuyan ve bosanan cok kadin duydum. bir arkadaşımın eşi emzirmekten bile nefret etmeye baslamisti hatta. adam da yolu verdi allahtan, erken kurtuldu.
0
duster
(15.05.22)
zimbirik +1
kendilerine itiraf edemiyor çevremdekiler.
ha, çocuk varken pişman olduğunu hissetse ne olur? o da ayrı bir şey.
asıl sorun çocuktan önce farkındalık geliştirememek çünkü çocuk yapmadan önce çocukla mutsuz olacağını yanındaki kişi, dost/arkadaş olarak ben bile görebiliyorken, kendisi göremiyor ve durumu tahlil edemiyor mesela. o denli bir körlük var çoğunda.
zaten bu farkındalıksızlıkla yaşayanların çoğu çocuğu da doğal yönelimlerle, "yapmak lazım, olsun artık" kafasıyla, içgüdüsel olarak yapıyorlar. yani ürüyorlar.
üremekle çocuk yapmak aynı şey değil bana göre. üreyenler, çocuk olduktan sonra da hayatı aynı güdüsellikle yaşamaya devam ettiklerinden, kendilerini sorgulamadan, yaprak gibi savrula savrula yaşamaya devam ediyorlar. birbirini getiriyor yani bunlar.
0
blatta hiberna
(15.05.22)
anne değilim ama ablamların çocukları var. çocuk büyütmek cidden zor bir iş. ancak o sevgi zorluğa da katlanmanızı sağlıyor. çevremden gözlemlediğim çok.
çöpe atma durumları da ya gizli birliktelik, ya aile korkusu vs. gibi ekstrem durumlarda oluyor. yani ben evlendim, çocuk yaptım ama pişman oldum dur çöpe bırakayım diyen yok.
sizin bahsettiğiniz pişmanlığı yaşayan gerçekten çok az, çünkü dediğim gibi annelik duygusu tüm zorluklara katlanmanızı sağlıyor. teyzelik bile bu kadar sevgi oluşturuyorsa annelik nasıl bir sevgi barındırıyordur diyorum kendime.
bu arada evlenmeyi de çocuk yapmayı da düşünmüyorum. çünkü hayatın normal sorumluluklarını yerine getirebilen birisi değilim. dolayısıyla o sorumluluğu asla kaldıramam. bir de hayatımın çocuk büyütmekle geçmesini istemem :)
0
rose parks
(15.05.22)
Kendi annemden örnek verebilirim.
Kendisi bunu pek kabul etmese de bana olan desteği genellikle maddiyat yönünde oldu.
Çocukken hep bakıcı baktı, okula özellikle tam gün gidilen özel okula gönderdi, yaz tatillerinde, sömestrda daima kendi anne babasına gönderildim. Hafta sonları da genellikle benimle uğraşmamak için illa ki bir işi olurdu da evden kaçardı.
Üniversite için şehir dışı teşvik edildi, üniversiteyi kazandığım gün beni evden gönderdi, her ay asgari ücret+ev kirasını gönderdi.
Şu an 33 yaşındayım. Çalışıyorum, hala kendisi ev kredimi öder, asgari ücret gönderir kendi paramı kazansam da.
15 yıldır beni 3 defa ziyaret etti onda da işi de düşmüştü bu taraflara.
Özetle bana maddi anlamda destekte bulunup vicdanını rahatlatıyor. Ayda 1 de arar 2 dk konuşuruz yolumuza devam ederiz.
0
anneterligi
(15.05.22)
benim annem. pişmanım demiyor direkt olarak ama sık sık anneliğin onu tükettiğini, çok yıprattığını söyler. çok kardeşli bir evde büyümüş bu nedenle zaten en başında pek çocuk istemiyormuş. uzaktan sevmek güzel der.
ben de 1.5 yılı aşkın süredir anneyim. bu iki yılda kendime ayırabildiğim vakit çok sınırlı, saymaya kalkışsam sayılır. pişman değilim, ikinciyi de istiyorum fakat pişman olanları da asla yargılamıyorum, çok anlaşılır bir durum. eskiden çocuk yetiştirmiyor da çocuk büyütüyorlarmış. ilgilenerek, severek, anlayışla bir çocuk yetiştirmek çok zahmetli.
0
deartheodosia
(15.05.22)
ayrıca yanılmıyorsam iletişim yayınları’ndan annelikten pişman olmak isimli bir kitap çıktı, yeni. satın aldım fakat okumaya fırsatım olmadı henüz. tam konuyla alakalı, yazmak istedim.
0
deartheodosia
(15.05.22)
Yakindan tanidigim bir arkadasimin annesi postpartum depresyon yuzunden arkadasimi camdan atmaya calismis. Sonrasinda da genelde ablasi bakmis kendisine.
0
cleric
(16.05.22)
çocuk olduğunda ilk 3 ay zaten tam eziyet, bu dönem bence sayılmamalı, bunun dışında anne olup mutlu olmayan insanların çoğu normalde de mutsuzdur bence.
Sevgili okur, şimdi sana bir durumdan bahsedeceğim.Ben herkes tarafından sevilen, saygılı, efendi, kötü alışkanlığı bulunmayan, çalışkan, sosyal, girişken biriyim.Bunu söyleyen başkaları. Öve öve bitiremiyorlar beni. İdeal bir evlat, eş vs. yim.Fakat bir sorun var.Ben insanlardan yeterince ilgi göre
Sevgili okur, şimdi sana bir durumdan bahsedeceğim.
Ben herkes tarafından sevilen, saygılı, efendi, kötü alışkanlığı bulunmayan, çalışkan, sosyal, girişken biriyim.
Bunu söyleyen başkaları. Öve öve bitiremiyorlar beni. İdeal bir evlat, eş vs. yim.
Fakat bir sorun var.
Ben insanlardan yeterince ilgi göremiyorum. Yani ben böyle mükemmel ise yada iyi biri isem, insanlar beni sevmeli ve benimle iletişimde kalmalılar bence.
Bahsettiğim şey, bir insan sadece benimle ilgilensin gibi değil, umarım anlatmayı başarırım.
Ben istiyorum ki bu beni öven onlarca farklı çevre ve ortamdan insanlar beni arasın, bana bişey sorsunlar, bir yere çağırsınlar istiyorum.
Ama kimse benimle iletişimde olmuyor.
Ben şimdi mesaj atayım, çok şükür cevap yazarlar. Ama durup dururken kimse bana ulaşmaz, halimi hatırımı sormaz, muhabbet etmez.
Telefonum yeri gelir hiç çalmaz, mesaj atan olmaz, arayan zaten çok zor. İnstgramda bakıyorum arkadaşlar toplanıyorlar bişeyler yapıyorlar filan, görünce çok kıskanıyorum. İstiyorum ki "hadi top secret gel kahve içelim" desin biri ama yok.
Ben çağırdım bir geldiler iki geldiler sonra bahaneler buldular.
Farklı insanlarla farklı çevrelerle denedim. İş, okul, mahalle vs. Farklı kültürel çevreler, farklı maddi çevreler yahu her varyasyonu denedim.
Sohbetin sarmıyor deseniz yahu hiç kimse ile mi sarmıyor. Yok mu şu hayatta bir ortak noktamız olan erkek/kadın?
Sizce neden böyle oluyor? Tipim mi itici, konuşmam mı?
----------------------------
Özet geç diyenlerin okumasına gerek olmayan Örnekler;
Bir sanat etkinliğinden bir arkadaşım ilk defa benden yardım istedi. Buluşup konuşmak ve çalışmak istedi. Öyle hoşuma gitti ki. Onun için işten izin aldım. Koşa koşa dediği vakitten 30 dk önce anlaştığımız yere gittim. Gece yarısına kadar onu çalıştırdım. Ertesi gün benim çalıştırmam sayesinde başarılı oldu. Bana uzaktan bir teşekkür etti. Ve konu kapandı.
Bir başka arkadaşım; onunla konuşmayı sohbet etmeyi çok seviyorum. Fakat benimle iletişimde kalma süresi max 1 dk. Sonra ya yanımdan ayrılıyor başka bişeye odaklanıyor yada başka biriyle konuşmaya başlıyor. Bu bana çok kötü hissettiriyor.
Bir başka arkadaşımla bowling hakkında konuşurken birlikte oynayalım mı diye teklif ettim. Çok memnun oldu, süper olur filan dedi. Sonra bugün yarın diye sürekli erteledi 3 aydır filan duruyor o konu, oynayamadık.
Küçükken kuzenlerimle anlaşıp ertesi gün için planlar yapardık gezip dolaşmak için. Genellikle ben uyanmadan toplanıp giderler beni hep bırakırlardı. ------------------------------------------
0
top_secret (11.05.22)
Bahsettiğin konuların sevgi ile ilgisi yok. İnsanlar sevmedikleri insanlara bile anlattığın şekilde davranabiliyorlar.
Popüler bir sosyal figür değilsin anlaşılan, ilgi çekici değilsin. Parlak fikirleri olan, ikna edici, özgüvenli ve kendinden emin, kısaca karizmatik biri olmadığın için böyle oluyor olabilir.
Elbette tahmin ettiğin kadar "sevilesi" yanların olmayabilir, farkında olmayan bir iticilik vs. Ama öyle olmasa bile saygılı efendi, sosyal olmak yeterli olmaz bahsettiğim karizma için.
Asıl önemli olan, bundan dolayı mutsuz olman. fazla iddialı olacak şekilde diyebilirim ki, bunu takmış ve içselleştirmiş olman bile neden "karizmatik" bir figür olmadığının kanıtı. Bu düşüncenin altındaki düşünüş şekli sosyal ilişkilerine yansıyorsa needy, fazla verici, - tırnak içinde söylüyorum yanlış anlama- ezik bir insan olarak algılanmana sebep olabilir.
Seni tanımadan yorum yapmak hatalı olacaktır ama anlattığın kadarından naçizane bunları çıkarttım.
0
Bruce
(11.05.22)
Duyuruda daha önce sorduğunuz sorularınıza şöyle bir göz attım ve hepsini birlikte değerlendirecek olursam; bence asıl siz kendinizi olduğunuz gibi kabul etmiyorsunuz. Sürekli diğerlerini ön plana çıkarıp kendinizden feragat ediyormuşsunuz gibi bir algı oluştu bende. (tamamen çıkarım yanlış yorumlamış olabilirim)
Bence öncelikle kendinizle barışın, bırakın kimse sizi çağırmasın, telefonunuz çalmasın siz önce kendi kendinizeyken güzel ve kaliteli zaman geçirin. Aynadaki aksinizi siz kabullenmediğiniz sürece kimse kabullenmeyecektir.
Ve bence en en önemlisi kendinize verdiğiniz sözleri tutun bu kendinize olan inancınızı artıracaktır. Sizin hayatınızdaki en önemlli varlık sizsiniz ve bunun idrakinde olarak kendinize değer verin.
0
hayalhayal
(11.05.22)
insanlar garip yaratiklar. bircok sebebi olabilir:
- tip - karakter - iticilik - hassasiyet - empati - konusma sekli/tonu/suresi - sevdigin seyler - aliskanliklar - ayak uydurma - gulumseme / gulumsememe / meme? - kiskanclik - tembellik - populerlik - algida secicilik - algida dondurma vs.
ortak yanin oldugu insanlara ve gruplara yonelebilirsin. sevdigin aktiviteleri ve bulusmalari oluyor. bunlari arastirip bulabilirsin.
tam cevap ariyorsan da bunu yapan insanlara acik bir sekilde sorabilirsin ve durustce cevap vermelerini vurgulayarak sorabilirsin. olmuyorsa da bosver. kendini gelistirmeye ve mutlu edecek seylere odaklan.
ben de yanlis cevrelerde ve arkadasliklarda vakit kaybettim zamaninda. ama iyi ve seni kabul edecek insanlar da var.
0
ermanen
(11.05.22)
Hayalhayat +1
Ben de çoğu zaman çevremde;akıllı, her zaman mantıklı ve doğru tercihler yapan, özgüvenli, işinde başarılı vs diye övülen biriyim ama kimse beni bi yere çağırmaz. Çağırdıklarında da kabul etmem genelde. (nişanlım hariç tabi) Ben kendimle mutluyum ya mesela ben bazen kafelere gider tek başıma oturup kahve, sıcak çikolata filan içerim. Bazen kitap okurum bazen video izlerim vs.
Bende kendine odaklanmak çok güzel bi şey. Kendinle vakit geçirmek çok hoş, bu aralar üşenmesem kütüphaneye takılmak istiyorum mesela.
Beni niye pek kimse çağırmaz örneğin kendime objektif bi gözle bakmaya çalışayım, sen de yap bu yazıyı okuduktan sonra; mesela ben tip olarak çok güzel bi kız değilim, makyaj yapmayı hiç sevmem, giyime kuşama para harcamayı hiç mi hiç sevmem, yani tipime baktığında hiç instagörl bi şey değilim. O yüzden kendi yaş grubumun ilgi alanına girmiyorum. Beni çağırmamaları normal, makyajdan filan konu açılınca ben "ne dio la bunlar" moduna giriyorum. Sonra mesela ben çok eleştirici bi tipim. Biri başına gelen bi şeyi anlattığı zaman direkt "e sen öyle yaparsan o da sana öyle der kusura bakmicaksın" tarzında bam bam bam konuşurum.
Mesela işyerinde iş konusunda çok agresifimdir, bi iş yanlış gittiğinde kızarım, iş arkadaşlarımla iş dışında görüşmem, her ne kadr işimi iyi yaptığımı da düşünseler sonuçta etraflarında yanlış yaptıklarında kızan sinirlenen biri var yani, kötü hissediyolardır muhtemelen ben kızdığım zaman.
Bu gibi şeyler. Bence kendine objektif ve eleştirel bi gözle bakarsan bu sorunn cevabını bulursun.
Tavsiyem kendine vakit ayır milleti boşver. Yok illa sosyalleşicem diyosan da @ermanen +1 diyorum.
0
turuncu tonlarda
(11.05.22)
mükemmel bir insan profili çiziyorsun da insanlar mükemmel insanlarla arkadaşlık etmek istemiyorlar ki. mesela kötü alışkanlığın yok, ama etrafındakiler sigara içiyordur, alkol içiyordur. bunu bir şekilde yüzlerine vuruyorsan bu itici oluyor. insanların hataları, yanlışları varken, senin tertemiz karnen sıkıcı veya itici geliyor olabilir mi? insanlar böyle aşırı iyi niyetli, çok iyi insanlardan ziyade kendine ait yanlış fikirleri bile savunabilecek, tutkulu insanları daha ilgi çekici buluyorlar bence.
0
roket adam
(11.05.22)
insanlara itici, kasıntı ve sıkıcı geliyor olabilirsiniz. düşününce böyle sizin gibi her şeyi nizamlı düzgün insanlarla konuşunca içim bayılıyor ve görüşesim gelmiyor.
Evet soru başlıkta. Birine kaç saat ulaşamayınca (o kişinin telefonu kapalıysa) panik olursunuz? Veya kaç saat olunca panik olunmalı sizce?Konum: İstanbul (trafik vs hesaba katılması için belirtiyorum)
Evet soru başlıkta. Birine kaç saat ulaşamayınca (o kişinin telefonu kapalıysa) panik olursunuz? Veya kaç saat olunca panik olunmalı sizce?
Konum: İstanbul (trafik vs hesaba katılması için belirtiyorum)
0
turuncu tonlarda (07.05.22)
20 dakika sonra panik olurum ben
0
kediperili
(07.05.22)
bir kafeye falan gitmek istememe ihtimaline karşılık gece 2-3 derim. telefonunu şarj edebileceği bir yere başını sokmuş olmasını beklerim o saate kadar.. tabi onun için endişeleneceğimin bilincinde ise geçerli bu.
herkesin şarjı bitiyor. power bank'i yoksa, yanında şarjı da yoksa, bir kafeye gidip dilenicek. yada arkadaşı yoksa yolda hiç tanımadığı birinden isticek. o da sıkıntı. zaten eve gidiyorum der sallar geçer.
0
WithWorth
(07.05.22)
Benim için 48 saat çünkü çok çalışırken bazan gün aşırı yanıt vere iyorum ama güvenlik seviyesi ve kişisine göre değişir.
Hiç aranılmıyorsa 24 saat.
0
baldan kaymak
(07.05.22)
15 dk :(((
0
Hallegadola
(07.05.22)
Ailem ve sevgilim 1 saat
Kalan herkes 1-2 gün
0
jazzabel
(07.05.22)
Yalnız yaşadığım için zaten yakınlarımla da saat başı görüşmüyorum. Aradığım/yazdığım kişiden 1 gün içinde dönüş olmazsa ona erişebilecek bir başkasını ararım. Ona da birkaç saat ulaşamazsam belki biraz panik olurum.
0
jen
(07.05.22)
Kişinin telefon kullanımına bağlı. Annemde birkaç saat endişelenmem zira farketmiyor bazen tüm gün telefonun şarjının bittiğini. Babamda da öyle.
Eşimde 2-3 saat maksimum; onda da gün içinde dışarda gezisi vs olduğunu biliyorsam. Yoksa daha kısa sürede endişelenirim.
0
fraise
(07.05.22)
duruma ve kişiye göre değişir. her gün görüştüğüm insansa şarjı bitmiş ve imkanı olmamıştır diyerek ertesi sabaha kadar beklerim. ertesi gün hala ses yoksa, kız arkadaşımsa, evine giderim. iş arkadaşımsa, samimi olduğu diğer insanlara yine ertesi gün sorarım. ailemden biriyse, bir kaç saat sonra diğer kardeşlerime durumu sorarım.
0
gabe h coud
(08.05.22)
Sonraki gun oglene kadar ulamazsam panik olurum.
Boyle durumlarda genelde alternatif yollarla ulasmaya calisiyorum, baska arkadas tanidik vs gibi
0
fakyoras
(08.05.22)
1-2 gun. anne ve babama daha kisa surebilir cunku onlar boyle seyleri mutlaka digerlerinin dedigi gibi baska numaradan haber cerir telefon bozuksa veya bi sure telefona bakmayacaksa
0
ala09
(08.05.22)
Kişiye göre değişiyor. Bazılarına 5. Dakikada bile panik olabilirim :D
0
invictae
(08.05.22)
Eşim, annem/babam, kardeşim için birkaç saat yeterli nereye gittiğini, ne yapacağını bilmiyorsam.
Mesela kardeşim doktor, çok acayip nöbet programı olabiliyor. Evde de yalnız yaşıyor. Geçenlerde nöbetten gelip birkaç saat uyuyup sınava gidecekti öğleden sonra. Kendi de on alarm kuruyor normalde. Babam da arıyor kalksın diye vs. O gün 10. aramadan sonra babam beni aradı ulaşamıyorum senin haberin var mı diye. Ben de aradım onlarca kez yok açmadı. Komşusunu aradık ona da ulaşamadık. Bir esnaf var ona haber verdik o geldi kapıyı yumrukladı yine açan yok. Annem ağlıyor babam polisi arıyor falan derken bizimki uyandı polisler gelince.
Yorgunluktan bir türlü uyanamamış ama aklımız çıktı öldü kaldı diye.
Normalde böyle durumlarda panik olan biri değilimdir, ya telefon evde kalmıştır, aman bi şey olmaz o bizi arar derim ama ben bile panikledim yarım saat içinde.
0
chicha_v2
(08.05.22)
6 saat
0
megalomaniac
(08.05.22)
Eşim bir toplantıdan diğerine arayamaz 3-4 saat hatta önceden yoğun programını biliyorsam 6 saat panik olmam. Annem-babam 2-3 saat. Yaşlandılar artık nereye gittiklerini bilsem bile kontrol ettiğimde seslerini duymak istiyorum. Babamın kulağı pek duymaz, arada kulaklığını da çıkartıyor, o yüzden ısrarlı arıyorum ama çok panik olmadan. Liseye giden bir kızım var o dışarı çıktığında konum açması üzerine anlaşıyoruz aksi takdirde öyle "bir saat geçsin hele" filan diyemem hiç.
Bugün 2 kız, 2 erkek öğlen yemeği yedik. İş yerine yürüme mesafesinde. Erkeklerden bir tanesi benim sevgili adayım. Hepimiz arkadaşız. Çıkarken diğer kız ve erkek önden yürüyorlardı. Benim aday ellerini yıkamaya girdi. Ben de onu bekledim. Çıkarken bana baktı ama yürümeye devam etti. Onlara yetişmek
Bugün 2 kız, 2 erkek öğlen yemeği yedik. İş yerine yürüme mesafesinde. Erkeklerden bir tanesi benim sevgili adayım. Hepimiz arkadaşız. Çıkarken diğer kız ve erkek önden yürüyorlardı. Benim aday ellerini yıkamaya girdi. Ben de onu bekledim. Çıkarken bana baktı ama yürümeye devam etti. Onlara yetişmek için resmen koştu. Ben de öylece kalakaldım arkada. Arkadan yavaş yürüyorum. Acaba beni görmedi mi diye düşünürken bi de kafasını çevirip baktı ve hıZlı yürümeye devam etti.
Sonra ben de başlarım yaa diye gittim tuvalete girdim. Böyle zavallı duruma düşeceğime onlar gitsin bari ben de tuvalette vakit geçireyim dedim. Sonra telefonum çaldı sevgili adayı arıyor. Nerdesin falan dedi. Dedim tuvaletteyim, e seni bekliyoruz dedi. Ben de aaa yazık canım günahımı aldım deyip hıZlıca çıktım ama kapının önünde falan değiller, beni falan beklemiyorlar. İş yerine kdar yürüdüm. Diğer erkek binaya girmiş, diğer kızla benim aday kızın arabasının başında konuşuyor. Kız da evine gidecekmiş. Ben de aşırı gıcık oldum haliyle. Beni aramasının sebebi de sırf o kıZla onu konuşurken göreceğim diyeydi bence. E ben seni aradım ya falan diyecekti aklınca uyanık.
Ben bozuldum haliyle o da anladı. Biraz konuşalım dedi ben de bakarız dedim sonra gitmedim gerek yok dedim, itici geldi olay. İşte çok darlanmış da kuzeninin ölüm yıl dönümüymüş, işle ilgili kafasında bir aürü şey varmış, babası hastaymış falan filan. Alakasız şeyler saydı. Şimdi de arıyor hiç bişey olmamış gibi ama konuşasım gelmiyor.
Sizce ben mi abartıyorum? Paranoyaklık mı? Kendimi kötü hissettim. Sizce yanlış mı düşünüyorum. Ne yapayım?
0
Mirabel (06.05.22)
Siz abartıyorsunuz. Sacma sapan bi sebepten hoşlandığınız kişiden olmak istemiyorsanız normale dönün, abartmayın.
0
jen
(06.05.22)
Ayrıl. Kız arkadaş adayını restoranda öylece bırakıp gitmek normal değil.
0
mungojerry
(06.05.22)
Siz abartmıyorsunuz. Doğru olanı yapmışsınız hatta ben erkek halimle bile az yaptığınızı düşünüyorum. Kısacası kapıyı göster, numaralarını sil/engelle. Varsa ortak arkadaşınız konuş bir daha seni aramasın, mesaj atmasın. Yaptığı çok büyük terbiyesizlik.
0
skzr
(06.05.22)
Abartma falan yok. Ayrıl, uzaklaş. Kimsenin senin üzerinden egosunu beslemesine müsade etme. Yol yakınken üzülmemek için exit.
0
baldan kaymak
(06.05.22)
öfff gerçekten. hödüklük yapıp yapıp sonra da "senin bilmediğin sorunlarım var" moduna geçiyorlar.
abartmıyorsunuz.
insanların sorunları olabilir, dalgın da olabilirler. ama nazik biri genel olarak her zaman naziktir. nezaket skalasında atıyorum 100 üzerinden 90 iken 20'ye düşmez kafası dolu diye, 80'e falan düşer.
ayrıca demekki sorunları olunca kabalaşan biri. kabalaşmadığı anları görmek için hayatının sorunsuz olmasını mı bekleyeceğiz? öyle bir an var mı?
abartmıyorsunuz, uğraşmaya değmez.
0
la lykia
(06.05.22)
abartmıyorsun haklısın, engelle geç
0
Hallegadola
(06.05.22)
ilkokul çocuğu mu bu tuvaletten çıkınca koşup diğerlerine yetişmeye çalışmış?
hayır gelmez bence, salla gitsin.
0
rose parks
(06.05.22)
Abartmiyorsunuz, erkeğim ve sevgili adayi varken başka millete yetişmek için uğraşmam. Bence de ya karşılıklı değil ya da kişi hoduk biraz.
0
logisticsmanager
(06.05.22)
"eşeklik ettim, bir daha olmaz" diyerek kolayca sıyrılmak varken dedem mutsuz babam depresyonda yalanları aşırı komik. tam bir kalitesizlik örneği.
öteki kızla ilgili detay vermemişsin ama orada başka şeyler var sanki. gözü ötekinde miydi yoksa?!?
açıklama fırsatı vermen yanlış olmuş.
0
IncredibleMau
(06.05.22)
Ben erkek halimle yerime koyunca naziklik diye hoşlandığım kızı beklesem ve şu durumu yapsa verdiğim değerin karşılığını görmüyor olarak düşünürüm. Bende silinir, üzerini çizerim.
0
Dartagnan
(06.05.22)
Aksi yonde bir sey yazacaktim ama yorumlar o kadar mantikli geldi ki son cevaplara dogru fikrim tamamen degisti.
Yukaridaki arkadaslar +1
0
brkylmz
(06.05.22)
senin elemandan sevgili adayi degil aday adayi bile olmaz..ilk turda elenmesi lazim buraya kadar iyi gelmis.
0
cooperr
(06.05.22)
bahaneler bahaneler
bana yüz veren biri olsa tüm mutsuzluklarımı an olarak unuturum
olay bu kadar basit
ama bir yandan böyleleri müstehak
0
rain when i die
(06.05.22)
Açıklama yapmasından belli senin farkında olarak yaptığı. Sen yedektesin gibi geldi bana. Aklı sende değil.
0
zimbirik
(06.05.22)
Tek kelime ile "toksik".
Kendi icinde sorunlari var, baskalari ile saglikli iliski kuramiyor.
0
buf-e kür
(06.05.22)
Şu kısım çok iyiymiş.
Acaba beni görmedi mi diye düşünürken bi de kafasını çevirip baktı ve hıZlı yürümeye devam etti.
Flört aşamasındaki bu tip yok babam hasta, yok kafam karışık bahaneleri sizinle ciddi düşünmediğini gösterir. Yedek durumu yüzde 90. Eğer çok beğeniyorum, siz bilmiyorsunuz aslında harika biri diyebiliyorsanız biraz daha zorlayın, resti çekin. Eğer ciddi ciddi pişman olup özür dilerse ve vazgeçmezse bi düşünürsünüz=)
0
mslny
(06.05.22)
salla bence bu çocuğu. muhtemelen diğer kıza yanlıyor ya da seninle olan iletişimine çok da bir değer vermiyor.
ayrıl coco diyorum.
0
Mossy
(06.05.22)
Hislerine güven.
0
imnotsureabout
(06.05.22)
sevgili adayı olmaz ondan. uzaklaş bence.
0
gabe h coud
(06.05.22)
ayrıl.
0
mg3929
(06.05.22)
Bence abartmıyorsunuz, nezaketen beklemesi gerekirdi. Nezaketi önemseyen insanlar önemseyenlerle önemsemeyenler önemsemeyenlerle birlikte olsun bence. Aksi şeylere ben katlanamıyorum.
Bir iki böyle olayla daha karşılaşıp boş bulunarak yapmadığına emin olursanız yol yakınken bırakın bence bu işi. Gerçi böyle bir olayda böyle saçma bahaneler öne süren birinin sizi daha komplike bir olayda krizlere sürükleme ihtimali de yüksek.
Nedense böyle şeyler insanların büyük gördüğü sorunlardan çok daha fazla irrite ediyor beni.
0
akhenaten
(07.05.22)
abartmıyorsun, bu adam seninle ilgilenmiyor, anlattığı bahanelerin hepsi yalan. bundan sonra hiç ilgilenme.
10 küsür yıllık bi arkadaşım var kendisi doktor. Üniversite hayatı yoğun, yalnız ve pek durumu olmadığı için zor geçti. Bu süreçte telefonla haftada birkaç kere saatlerce görüşürdük derdini tasasını anlatır rahatlardı. Arada aynı şehirde rastlaşınca oturur sohbet ederdik vs.Mesleğe atılınca rahat ed
10 küsür yıllık bi arkadaşım var kendisi doktor. Üniversite hayatı yoğun, yalnız ve pek durumu olmadığı için zor geçti. Bu süreçte telefonla haftada birkaç kere saatlerce görüşürdük derdini tasasını anlatır rahatlardı. Arada aynı şehirde rastlaşınca oturur sohbet ederdik vs.
Mesleğe atılınca rahat eder zannettim pek öyle olmadı. Meslektaşları kötü davrandı, mobbing uyguladı. Ben yine destek olmaya çalıştım, intiharı bile düşündüğünü söyledi aldım karşıma konuştum.
Gel zaman git zaman ben evlendim iki farklı şehirde düğün yaptım ikisine de gelmedi. Aynı şehirde olmamıza rağmen tebriğe de gelmedi. Hatta o sıra kız arkadaşı oldu sanırım ve iletişimi de kopardı. Açıkçası ben de kendimi bunca zaman kullanılmış hissettim. O zamandan beri de bir kez bayramda, bir kez de uzman olduğunu görünce tebrik ettim o zaman yazıştık.
Bugün mesaj atmış yaza evleniyormuş düğününe çağırıyor. Düğüne gider miydiniz? Gitseniz sembolik bir şey mi takardınız?
0
chicha_v2 (20.04.22)
Ayy bi de uzun uzun yazmışsınız kıyamam. Gitmezdim. Boyle adam kullanan tiplerden de uzak durulmasi gerektiğine inanıyorum.
0
funl
(20.04.22)
Gitmezdim. Zaman geçtikçe öncelik verdiğimiz insanlar da değişiyor çevremiz de. O size gelip bir de altın vs taksa iade-i ziyaret yapmanız gerekirdi.
Duruma göre bakarız de. Vakit gelince işim çıktı vs de tebrikler de geç. Ben böyle yapıyorum.
0
Cesario
(20.04.22)
Gitmezdim. Düğünden sonra iletişimimiz güzel olursa, sömürme değil de karşılıklı güzel bir arkadaşlık olarak devam ederse evine ziyarete giderdim.
0
megalomaniac
(20.04.22)
Gitmezdim. Ama siz gidersiniz gibi gözüküyor, bazı insanlar fazla iyimser. Giderseniz eğer sakın bir şey takmayın. Takana takarlar, adet budur.
0
el conquerador
(20.04.22)
hayir. gitsen de bir sey takma tabii ki. zaten bu adamin sana herhangi bir faydasi olmayacak hayatin boyunca. kaybedecek bir sey yok.
0
hot potato
(20.04.22)
ben giderdim gibi geldi
0
owaki
(20.04.22)
Net gitmezdim. Ayrıca şöyle düşünün ben de yoğun olduğum dönemlerde ya da yurtdışında olduğumda maalesef bazı arkadaşlarımın düğününe çağrılmama rağmen gidememiştim. Daha sonra gelmeyeceğini bildiğim halde ayıp olmasın diye çağırdığım insan çok oldu.
0
Mcfly
(20.04.22)
Bu kadar olanlardan sonra ayıp olmasın diye çağırıyor olmalı. Gitmezdim.
0
Erva
(20.04.22)
Sanırım bir sevginiz var fakat kırgınsınız, sevmediğiniz biri olsa kısas normal olurdu haketmiş ancak verdiğiniz karar cümlelerinizde açıkça belli, gidip sembolik birşey takacaksınız, ben de olsam böyle yapardım herhalde hayatının dönüm noktalarına şahit olmuşum bazen insan her şeyi karşılık bulmak için yapmaz ben de böyleyim
0
alicek
(20.04.22)
gitmem.
0
since1907
(20.04.22)
giderdim. altına ne ara geldik bilmiyorum ama altın da takardım.
0
gabe h coud
(20.04.22)
gitmem. bu kadar düşünelecek hiçbir tarafı kalmamış.
0
baldan kaymak
(20.04.22)
Ay hiç işim olmaz... Tebrik eder hızlıca uzaklaşırım.
0
lcha
(20.04.22)
gitmem gitmeyin, altın taksın diye çağırmıştır, üzgünüm.
0
Hallegadola
(20.04.22)
gider miydiniz diye sormak bile saçma bence. gidilmez.
0
elorelia
(20.04.22)
Cok net gitmem.
0
zimbirik
(20.04.22)
Arasa açmam, bırak düğünü.
0
kumandanim
(20.04.22)
Ben olsam gitmezdim ama giderseniz de bişey takmayın ne gerek var
0
bigcaptain
(20.04.22)
sokağından gecmem
0
all girls dream
(20.04.22)
Hayatta gitmem.
0
mg3929
(20.04.22)
burada bir sürü farklı dinamik olabilir.
durumu olmadığı için üniversite hayatı zor geçmiş. düğününüze gelmemiş olması normal çünkü bazı insanlar bir şey takamayacak, istediği gibi giyinip kuşanamayacak, düğüne gelmese hakkını vererek bir ev hediyesi alamayacak diye durumdan kaçmayı tercih edebilirler. ne sebeple gelmediğini söylemek istememiş de olabilir.
benim çok ters bir dönemime denk geldiğinde ben de çok yakın bir arkadaşımın düğününe gidememiştim ve durumdan rahatsızlık duymuştum mesela.
bir de, "derdini tasasını anlatır rahatlardı" ve "aldım karşıma konuştum" demişsiniz. bu ifadeler bence biraz dikkat çekici. siz ilişkideki düzgün tarafsınız ve bu dostluğa sizin değil onun ihtiyacı varmış gibi bir bakış hissettim.
dolayısıyla, burada önemli olan geldi gelmedi meselesi değil. görüşemeseniz de sevip değer verdiğini düşünüyorsanız gidin. ama art niyet, kullanma, adam yerine koymama gibi şeyler hissediyorsanız, ki bence daha çok kendi derdine düşmüş, pek kötü niyetli gelmedi bana, o zaman gitmeyin. insan ilişkilerinde her zaman misilleme yapmak ya da karşı tarafa bir şekilde karşılık ve tepki vermek doğru olmayabiliyor.
düğüne giderseniz de ne gerekiyorsa onu takın. ben olsam öyle yapardım.
0
blatta hiberna
(20.04.22)
bence mutlular dilerim yazıp düğünden sonra haber bekliyorum çift olarak takılırız diye mesaj atın
0
mantık
(20.04.22)
Gitmem, bişey de takmazdım. Allah çarşısına pazar versin.
0
elitoangelito
(21.04.22)
gitmem.
0
drako
(21.04.22)
gitmezdim. ama sen gidermişsin gibi geldi. :)
0
naksidil
(21.04.22)
ben düğünüme gelmeyen kimsenin düğününe gitmem. neden gideyim ki?
Açıköğretim mezunu iyi üniversitelerde yl yapabilir mi?
Unde bach canim
Aöf bölümünden mezun olan biri ortalaması iyi ise alesten iyi bir not alarak iyi üniversitelerden birine (boğaziçi, ytü gibi) kabul alma şansı var mı? Yoksa aöfü gören kurul hocaları direkt olumsuz gözle bakıp elerler mi?
Aöf bölümünden mezun olan biri ortalaması iyi ise alesten iyi bir not alarak iyi üniversitelerden birine (boğaziçi, ytü gibi) kabul alma şansı var mı? Yoksa aöfü gören kurul hocaları direkt olumsuz gözle bakıp elerler mi?
0
Unde bach canim (13.04.22)
Yapabilir. AÖF çoğu özel üniversiteyle aynı ayarda.
0
nvidia
(13.04.22)
Benim okulum yüksek lisans için bilim sınavı yapıyordu. Bilim sınavı varsa biraz zor o iş. Ales iyi olsa da alan hakkında bilgi iyi durumda değilse kabul etmeyebilirler.
0
dissendium
(13.04.22)
Eğer kendini yeterince geliştirdiysen o alanla ilgili ve yazılı veya sözlü bilim sınavında iyi bir puan alabileceksen neden olmasın? AÖF'ün statü yönünden bir eksisi yok, yine üniversite mezunusun. Sadece bölümün hocaları AÖF mezunu istemem diyip el altından düşük puan verip çaktırırlarsa sıkıntı olur. Ama dediğim gibi kendini geliştirdiysen ve her sorulanı cevaplayabiliyorsan sorun olmaz.
Bir de AÖF mezunu olduğun için eğer varsa sözlü sınavda biraz yüklenebilirler.
0
mantheman
(13.04.22)
Elerler
0
Hallegadola
(14.04.22)
kişinin alan bilgisi iyi seviyedeyse ve bunu bilim/kabul sınavında veya mülakatta jüriye gösterebilirse gayet mümkün. yeterli gereksinimlere sahip(dil, alan bilgisi, ales) ve ne istediğini bilen adaya genelde şans verilir. ama elbette aöf olmasının ciddi dezavantajı var. bu da kişi alan bilgisini kendisi ekstra çaba göstermedikçe iyi seviyeye getiremez. çünkü aöf çoğu okula göre daha yüzeysel kalıyor. aöften daha yüzeysel eğitimlerin verildiği örgün yerler de var bu memlekette.
kimse kafadan şuradan mezunsun olmaz diye elemez. zaten o seviyeye geldiyseniz altı dolu olmalı. öylesine bir deneyeyim kafasındaysanız şansınız çok çok düşük. aklı başında bir akademisyen bu kadar sığ bakamaz. burası türkiye. en iyi okul diye bahsettikleriniz bile top 500'de yer almıyor. edirne'nin ötesinde kimsenin bildiği yok nerdeyse.
0
debian
(14.04.22)
aöf mezunları diğer aranan şartlara da sahipse havayolu şirketlerinin pilot yetiştirme programına dahi katılıyorlardı. yüksek lisansa hayli hayli kabul alırlar. yeterki istekli ve konusunda bilgili olsun, yabancı dili olsun.
0
pardus
(14.04.22)
boğaziçi'ne %99 kabul alamazsınız. %1 bile ihtimal vermiyorum aslında ama bölümden bölüme değişebilir diye %1 ihtimal veriyorum. tek diplomanızın bu olduğunu varsayıyorum. YTÜ'ye kabul alabilirsiniz. Bu yıl örneğin YTÜ mülakat vs. yapmadı. Adaylar başvuru yaptılar ve otomatik olarak sıralandılar. ODTÜ de pandemi sebebiyle 2020'de mülakat yapmamıştı herhalde. ALES ve ortalamanız yüksekse mülakat olmayan yerlerde şansınız yüksek.
0
ted
(14.04.22)
AÖF bitirip yurtdışında yüksek lisans yapan arkadaşım var. Hani buradaki snob akademisyenler beğenmezse aklınızda olsun:) Hatta iyi ki Türkiye'dekiler kabul etmedi diye seviniyor.
Yarın bir günümüzü ayırıp birkaç müze gezelim istiyoruz hiç gezmedik önceliği hangilerine verelim? Araç yok yayayız.
Yarın bir günümüzü ayırıp birkaç müze gezelim istiyoruz hiç gezmedik önceliği hangilerine verelim? Araç yok yayayız.
0
rebecca (13.04.22)
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Erimtan Müzesi Augustus Tapınağı Roma Hamamı
0
lesmiserables
(13.04.22)
@rebacca benzer bir düşünceyle cevapları takip edeceğim.
soruna ek olarak müzekart alınmalı mı ve yemek için hamamönü düşünülebilir mi diye sorayım.
resim heykel, etnografya, rahmi koç, cumhuriyet, kurtuluş savaşı müzeleride yakın alanda diye biliyorum. iyi bilen birisi bir rota çizerse çok faydalı olur.
0
ikiicidisibirkisi
(13.04.22)
bu rotayı tamamen yürüyerek gezebilirsiniz. önce yukarı gittiğiniz için az yorucu bir rota olur hem. öncelikle anadolu medeniyetler müzesi, sonra ankara kalesi, kaleden çıkışta rahmi koç müzesi. sonra etnografya müzesi ve resim heykel müzesi. yan yana zaten bunlar. sonra atatürk bulvarı üzerinden kurtuluş müzesi ve eski meclis.
bu rotada ayrıca garanti bankası, merkez bankası, ziraat bankası gibi eski binaları da görebilirsiniz. atatürk bulvarında giderken sağınızda ptt pul müzesi de var ama oraya gitmedim, bilemiyorum içini.
iş bankasının olduğu yeri de müze yaptılar sanırım, orası da kurtuluş müzesinin çaprazında kalıyor.
0
trajikomix
(13.04.22)
@ikiici
resim ve heykel müzesi ile etnografya'ya da gidilebilir. evet. bu iki müze yanyana zaten. oradan da yaklaşık 20 dakika yürüyerek anadolu medeniyetleri müzesine gidilebilir.
yukarıdaki cevapta yazdığım yerler hepsi birbirine yakın ama tüm bunlar bir günde gezilebilecek yerler değil. resim ve heykel ile etnografya müzeleri ayrı gezilse daha iyi olur. çıkışta tarihe ilginiz varsa türk tarih kurumunun mağazası var. çok ucuz fiyatlara kitap alabilirsiniz.
0
lesmiserables
(13.04.22)
taksiyle kale'ye çıkıp oradan başlayın.
1. rahmi koç müzesi. müzekart geçmiyor. 2. çıkınca yokuştan aşağı salın. aşağıya doğru anadolu medeniyetleri müzesi'ni sorun. müzekart'la girebilirsiniz. 3. çıkınca ulus'a doğru inip ulus'ta birinci ve ikinci meclis'i gezebilirsiniz. meclislerde bildiğim kadarıyla müzekart geçmiyor. 4. meclislerden sonra yürüyerek biraz uzak mı kalır bilemedim ama resim heykel ve etnografya müzelerine geçebilirsiniz. bildiğim kadarıyla buralarda müzekar'la gezebilirsiniz.
bunların hepsi yürüyerek ulaşabileceğiniz mesafelerdedir. rahmi koç-anadolu medeniyetleri ve meclisler doğrudan bayır aşağı bir güzergah olduğu için yorulmazsınız da.
0
kibritsuyu
(13.04.22)
Mutlaka gitmeniz gerekenleri diyeyim: Roma hamamı açık hava müzesi ve Anadolu medeniyetler müzesi. Kurtuluş ve cumhuriyet müzeleri de yakın oraları da mutlaka gezin. Diğer yerler çok önemli değil.
0
Hallegadola
(14.04.22)
anadolu medeniyetleri müzesi'ni kısa sürede gezemezsiniz müze merakınız varsa, onu baştan söyleyeyim.
yazılanlara ek olarak; tandoğan'da mke'nin bahçesinde pek kimselerin bilmediği sanayi ve teknoloji müzesi var. kurum müzesi olarak iyi bir örnektir. giriş ücretsiz.
ankara sosyal bilimler üniversitesi hazine müzesi'de az bilinen ama kıymetli bir müze.
İstihareyi deneyimleyen ve nasıl yapıldığını bilen birileri var mı? Deneyim ve sonuçlarınızı merak ediyorum...
İstihareyi deneyimleyen ve nasıl yapıldığını bilen birileri var mı? Deneyim ve sonuçlarınızı merak ediyorum...
0
Sorucucimcime (12.04.22)
Denemedim ama bir kaç çeşidi olduğunu biliyorum, yatmadan önce kılınan bir namaz, duasını yapıp konuşmadan kıbleye doğru yatıyorsun.
İşte rüyanda olumlu şeyler görünce istihare yaptığın konuyu iyiye yoruyorsun, olumsuz şeyler olursa da kötüye, negatife yoruyorsun.
Çıkacak diye bir şey yok, günlerce yapıp da ne olumlu ne olumsuz rüya görmeme ihtimali de var tabi ki.
Edit: Kafirun ve ihlas sureleri okunuyormuş, şimdi merak edip baktım.
0
John Bloor
(12.04.22)
yeşil renk görürsen olumlu bunu biliyorum. çimen de oynayan çocuk. rüzgarda sallanan ağaç dalları gibi
0
jamswety
(12.04.22)
Universite sınavına gireceğim sene annem bir komsumuza rica etmiş o da rüyasında kocaman camları olan bir binada beni görmüştü sonra gerçekten de öyle büyük boydan boya cami olan bir okula gittim belki tesadüf belki tahmin belki gerçekten malum oldu bilemiyorum.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(12.04.22)
Zamanında bunu denediğim çok oldu hiçbir şey olmadı sonuç olarak.
Zaten önemli olan istişare, istihare değil.
Bir de bunu din ile bağdaştıramıyorum, gaybı yalnızca allah bilmiyor muydu?
0
Hallegadola
(12.04.22)
istihare bu devirde herkesin yapabileceği bir şey değil. insanlar bunu artık fal bakmak misali oldugu sanrısına kapılıyor. öncelikle istihareye gelene kadar bu 'ritüelin' doğrusu; 1- istişare 2- istiharedir ve bunları yapmaya Allah'ı şahit tutup niyet edip yapıncada kanun gibi hükmü vardır. Yani istişare ve istihare sonucunu kaale almayıp tersini yaparsan da sonucuna katlanırsın.
İstişare, herkesle yapılmaz. Kalbi durumundan emin oldugunuz ağzı dualı ve deneyimli yani yaşça büyük biri diyelim, öyle biriyle istişare yapabilirsiniz. siz ve o niyeti doğru tutunca Cenabı Allah o kişinin kalbine cevabı doğurur. burada önemli olan o kişinin size vereceği nasihati tutup tutmayacağız? (bu beni korkutan bişidir ve ona çok sık cesaret etmem. ya kalbimin istediğinin tersini söyler de yapamazsam? ne halt ederim. bari kalbime doğanı yapıyım da kendim ettim, kendim buldum derim...)çünkü kader örüntüsüyle alakalı olarak ağızdan çıkan bir şey kader olarak işlemeye başlayacaktır ki bu istişare ise daha farklı. ağızdan çıkan o sonucu kabul etmezseniz bunun bir imtihanı olacaktır. istihare ise; siz istişare edip hala daha emin olamadınız ve bi durum oldu. o zaman yapılır. rüyada bir şey görmekle alakalı değildir. uyanınca kalbine gelen hisle alakalıdır. iyi bir şey görürsün ama kalbinde huzursuzluk varsa bu olumsuzdur diyebiliriz. yani aslında kalbin sana bildiriyor. (aslında şöyle de düşünebilirsin, istihareye niye gerek duyaruz, bir olumsuzluk, bi bit yeniği vardır. adı konmamıştır ama içine gelen bi his vardır. bu durumdaki rahatsızlıktan kurtulmak ve belki bu rahatsızlığın adını koymak içindir. ya da bariz olumsuz bişi vardır, olumlu çıkarsa toıpu buraya atmak içindir. ama olumsuz çıkarsa da yine yapılamaz sonra imithan olursun işte) Rüya ile amel edilecek devirde değiliz. öylesi safi kalbi olanı bulsanız zaten istihareye gerek kalmadan, istişare etmek için peşinde koşturursunuz. demem o ki, istihare peşinde koşmayın. ağzı dualı, sizin için kırılacağınızı bilse bile tarafsızca doığruları söyleyip Allah'ın yoluna uygun şekilde sizi yönlendirecek bir kişi bulun. He yoksa, yine tarafsız aile büyüklerinizden ya da aklı-kalbi bir tutabilen olgun birinden yardım alın.
Siz Allah adına niyet edip, Allah'ı şahit tutarak bir iş yapıp, ortada duran bariz cevaba rağmen tersini yaparsanız imtihan olursunuz, bilin be hey bre..:))
mesela istihare yapılması gereken bazı şeylerde, öncesinde o şeyi istediğinizi göstermenizi isterler. yani bir süreç geçirtirler. bakın bunun amacını düşününce nedir? aslında o çaba sırasındaki süreçte zaten işin eğrisini, doğrusunu idrak eder hale gelirsiniz. en en en son ihitmal o kalır. istihare ile alakalı biri bana sorsa, kalbine sor!derdim. sessiz sedasız bi kendinle başbaşa kalıp düşününce varsa o bit yeniği kendini gösterir. bunun dışında yapılan istihareleri fal bakmaya benzetiyorum
Şimdi tektaş alma durumum var malum nedenden dolayı. Fakat hiç anlamadığım bir konu. Bu işlerde de bilmeyeni fena çarpıyorlarmış denilene göre. Şöyle söyleyeyim misket taşını koysalar oraya anlamam, o durumdayım. Bu işlerden anlayan çarşıda tanıdık falan da yok. O yüzden markalı yerlerden alsam diyo
Şimdi tektaş alma durumum var malum nedenden dolayı. Fakat hiç anlamadığım bir konu. Bu işlerde de bilmeyeni fena çarpıyorlarmış denilene göre. Şöyle söyleyeyim misket taşını koysalar oraya anlamam, o durumdayım. Bu işlerden anlayan çarşıda tanıdık falan da yok. O yüzden markalı yerlerden alsam diyorum ama oralardan da kazıklanma ihtimali var mıdır ? Mesela Zen pırlanta, koçak, altınbaş vs. gibi. Belki biraz daha pahalı olur ama kafam daha rahat olur. Yoksa yanılıyor muyum ?
0
kuzey15 (12.04.22)
Abi sertifikalı pırlantanın sahte çıkma ihtimali pek yok ama sahtesiyle gerçeğini ayırmak çok mümkün değil, yani öyle dışarıdan gözle yapılan kontrolle belli olmuyor makineye falan sokmak gerekiyor, baya sıkıntı yani.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.04.22)
@Kaleci Saçlı Forvet
Bazı yerlerde okudum, piyasa sahte sertifika doluymuş. O yüzden neye güveneceğimi tam bilemiyorum. Markalı yerler güvenilir mi onu merak ediyorum.
0
🌸kuzey15
(12.04.22)
öncelikle her durumda çok feci kazıklanacaksınız, kabulse:
sertifikalı, sahte sertifikalı, sertifikasız vb, toplamda bir marka hariç hepsi piyasaya çok niteliksiz ve beyan edilenin çok altında kusur içeren taşlar veriyor, berraklık, renk, kesim ve karat ağırlığı en önemli 4 ayak. alınacak sertifika onaylanabilir olmalı ags ile gia yı öneririm arada tanıdık akraba falan koyarsanız o da insaflı davranırsa bir güzellik yapıp, ederinin 2-3 katına verebilir size. güle güle takın.
0
babafingo
(12.04.22)
Güvendiğiniz, bildiğiniz bir kuyumcu yoksa mecburi istikamet marka. Bunu 20 seneden fazla bu sektörde çalışarak söylüyorum ki açıkçası markaları tavsiye etmem normalde zira evet marka olduğu için yüksek marjlar yazıyorlar ama zaten 1 marka olmalarının amacı bu 2 zaten hedef müşteri profillerinin içinde kuyumcu tanıdığı olmayanlar var zaten.
0
kumandanim
(12.04.22)
Begendigin bir tane tasa markanin sitesinden bak, sonra git dukkana incele. Foto falan cekebilirsin sikinti yok.
Sonra mahalle kuyumcusuna git aynisini yari fiyatina alirsin, sertifikayi da salla cope gitsin. Geri goturunce yari fiyatina bile geri almayacaklar. Inanmazsan letgo'da tektas ilanlarina bakabilirsin. Bunun sahtesi gercegi yok hepsi degersiz.
0
divit
(12.04.22)
@kumandanim Artık kazıklanmayı bile göze aldım, marka yerlerden alsam onlarda da sahte çıkar mı onu düşünüyorum.
0
🌸kuzey15
(12.04.22)
bir avm içindeki Atasay'dan almıştım ben. Artık ona da güvenemeyeceksek nereye güveneceğiz yahu. Taşın rengini vs. gözünle algılayabiliyorsun harflere göre kalitesi değişiyor (tabii yine pek bi değeri yokmuş gerçekte).
0
nhk ni youkosu
(12.04.22)
Markalardan al geç ortalama bir şey. Zaten bu temsili bir şey, yani o kadar önem vermeye gerek yok, tektaş var mı var.
Kadınım.
0
Hallegadola
(12.04.22)
şayet temiz bir taş alma gibi niyetin yoksa, berraklık, o, bu, hiç birine takılmadan alabileceğin en büyük taşı al geç. Sertifika olayı ise uluslararası sertifika olması ama onda da yamuk çok. diğer tip sertifikayı zaten hepsi verir. uluslararası bazı sertfikalar ise 250dolar verince çıkar. bi kısımda öyleydi. hatta mahkemelikler sanırım. neyse, kısaca şahane büyük bir şey almayacaksan detaylara girmeden nişanlının parmağında kendini gösterir tipte bi ürün olsun kafi. bilen içinde zor ki, bazı değerler kuyumcuların anlayacağı şeyler değil. mesela bazıları büyük alıyor, nasılsa param olunca ben bunu şu karat daha büyütürüm diye. onu da napıyolar? o yüzüğü götürüyorlar ve aldıgın yer onu direkt parasından sayıp üst karat arasındaki farkı alıyor. bozdurursan %30 fark bulsan iyi. pırlantada işler böyle yürüyor. büyük karat almayacaksan bence direkt temsili şık bi tektaş al kafi. gülaylar'ı tavsiye ederim. Kapalıçarşı esnafı yalan dolan bu arada. he, oradan alınan fiyatla, mahalledeki kuyumcudan alınan arasında bayagı fark var. ben bi pırlantacıdan almıştım ama kuyumcudan o paraya daha büyük taş alabilirdim.
0
halboyle
(12.04.22)
Marka yerleden aldıkların sahte çıkmaz büyük ihtimalle, marka böyle bi' şey yapmaya çok da cesaret edemez, ismi var sonuçta.
Ortalama bir insanın 10dkda anladığı şeyi 1 saatte anlıyorum. Hiçbir zaman ceo hatta üst düzey yönetici olamayacağım. Yani çok başarılı olmak için gece gündüz çalışmam lazım ama emeklerimin boşa gitmesi ihtimali çok yüksek, mesela üni sınavına ilk 100e girenler kadar çalışmışımdır.
Ortalama bir insanın 10dkda anladığı şeyi 1 saatte anlıyorum. Hiçbir zaman ceo hatta üst düzey yönetici olamayacağım. Yani çok başarılı olmak için gece gündüz çalışmam lazım ama emeklerimin boşa gitmesi ihtimali çok yüksek, mesela üni sınavına ilk 100e girenler kadar çalışmışımdır.
0
maraz alinin sag kolu (12.04.22)
gerçekten ceo ve üst düzey yöneticilerle çalışsan, çoğunun çok da zeki olmadığını göreceksin. zeka tek başına kesinlikle yetmiyor. adam çok zekidir ama disiplinsizdir, çalışmak istemiyordur, düzensizdir, geçimsizdir, vs zekasının hiç bir önemi kalmaz. yani bence düşüncen yanlış, yavaş kavrıyor olabilirsin ama bu başarısız olacağın manasına gelmez.
0
roket adam
(12.04.22)
insan iyi olduğu alanı keşfedip, kralı olduğu ortamda takılmalı.
0
xiii
(12.04.22)
roket adam +1
görmediğiniz bir yanı da var: beni rahatsız ediyor mesela. hızlı, bitirici ve çok verimli oluyorsunuz ama genellikle insanların yavaş olması sizin çabuk sıkılmanıza sebebiyet veriyor. çoğu zaman çok daha hızlı bir dünyada yaşasaydım diyorum kendime.
bu noktada da xii +1 diyebiliyorum. gündelik yaşam benim için çok yavaş. telefonların hızı dahil.
o yüzden ne çok ileride ne çok geride tam orta şeker olmak lazım. biraz hızlanmaya çalışın fazlası kazanılan bir yetenek değil zaten doğuştan geliyor sanırım bu yönleri sorgulamak size birşey kazandırmaz. çıkın şu orta çağınızın karanlığından! ;) iyi günner.
0
baldan kaymak
(12.04.22)
roket adam +1
insanların en büyük hatalarından biri konumları ve o konumlardaki kişileri gözlerinde büyütmeleri. unvana sahip olmak ayrı bir şey, zeki olmak ayrı bir şey.
üzülmeyin, hedef koyun ve ona yönelik çaba harcayın.
0
blatta hiberna
(12.04.22)
torpille gelmediyse ve toksik bir sirket degilse ceo ve ust yoneticilerin zeki olmamasi imkansiz. bence olaya su acidan bak. ayakkabi bagcigini baglayabiliyor musun? o zaman zeki olma potansiyelin var. ayakkabi baglamak diye gecme, bu tarz sıradan bir eylemi yapmak için aslında çok fazla sey donuyor arka planda. bagli olmadigini gormek, egilmek, nasil baglandigini hatirlayip baglamak, kontrol etmek, tekrar ayaga kalkmak vs..bu arada zeka yetersizligi hissetmek ve unutkanlik gizli depresyondan olabilir.
0
buenosdias
(12.04.22)
Abi niye herkes her şey olabilmek zorundaymış gibi düşünüyorsun ki?
Ben de hayvan gibi spor yapıyorum ama henry cavill olma ihtimalim yok mesela.
Satranç oynayan herkesin Kasparov ya da grandmaster olma ihtimali de yok.
Bu işler böyle yani. Ama emeğin boşa gitmez, en iyisi olmasan da çalışmadığın senaryoya kıyasla daha iyi bi noktada olursun. Grind'a devam.
0
plutongezegendegilmi
(12.04.22)
dikkat eksikliği, motivasyon eksikliği gibi nedenler de olabilir anlama konusunda. sana bir şey ifade etmeyen bir alansa kendini veremeyebilirsin.
ayrıca zekanın sadece tek bir alanda kabul edilmesi saçma. yani ne bileyim neden bir ceo zeki iken nusret zeki olmuyor mesela? ya da messi?
0
black mamba
(12.04.22)
şimdi sen ortalamayım diyip senden bir tık daha becerikli olduğunu düşündüğün kişinin (ceo vs.) kafanda puanını yükseltiyorsun. oysa onlar da aynı senin benim gibiler, sadece şimdi işten ayrılıp şu işi kursam güzel olur ama ya batarsam diye düşünmüyorlar, batarsam elbet çıkarım düzlüğe diyip dalıyorlar. cesaretleri yüksek.
şöyle düşün pegasuz'un kurulduğu yıllarda kanunlar aynı idi, yine havayolu kuracak para babası insanlar vardı. bir kişi kurdu, onun cesareti vardı, biraz hayal gücü ve elinde finans gücü vardı, kendisi ne pilot, ne hava yolu işletmiş biri. bundan para kazanılıyor sonuçta bende kazanırım dedi kuran kişi ve kurdu da.
sonraki başarısı tek başına ona ait değil bir ekibe ait.
0
selam
(12.04.22)
konuya biraz gerçeklik getirmek lazım. ilk 100'e girenler kadar üniversite sınavına çalışmışım diyorsun. ayrıca, normal insanın 10 dkda anladığı şeyi 1 saatte anladığın abartı değilse ciddiye alınması gereken bir durum. belki de erken evre alzheimer var. belki de kan değerlerinde bir dengesizlik var.
üst düzey yöneticilerin çoğu ortalamadan zekidir arkadaşlar. sadece üst düzey yönetici değil, başarılı insanlar zekidir. sizin aklınıza zeki olmayan bir kaç tane geliyorsa bunlar da zaten uç örnekler olduğu için aklınıza geliyor. kolay anlamıyorsan başarısız olmayabilirsin değil, kolay anlıyorsan başarılı olursun. kural koymak için %90'a bakmak lazım, %10'a değil.
burada arkadaşın ciddi bir sorunu olduğunu görüyorum. neroloji, kan testleri vs. bir danış. kendini rahatlatırsın en azından. belki de bir bahaneyi ortadan kaldırırsın ve başarıya giden yolun başlangıcı olur.
0
gabe h coud
(12.04.22)
Gabe h coud +1
Zeka başarı için yeterli değil. Ama kişileri bir adım öne geçiren çok önemli bir avantaj. Hafife almamak lazım.
Ama zeka tek ölçüt değil. İstikrar ve yılmazlık da büyük pay sahibi başarı olmakta.
Mesela 10 üzerinden 9 zeki bir insan sıkılgansa, motive olmakta, istikrarlı olmakta zorlanıyorsa o zaman büyük ihtimalle istikrarlı ve yılmaz olan bir 7-8 tarafından yönetilecek. 5 6 yönetici olmasa bile istikrarlı ve yılmaz olursa istikrarsız 7-8 den daha başarılı olabilir. 9-10 ların çoğunda da sosyal zeka eksikliği var mesela. Onun dezavantajını yaşıyorlar. Bir de günümüz toplumu kendine yönetici olarak istemeden de olsa narsistleri seçiyor. Bu nedenle yönetici vs olmaya takılma çok.
Kendi severek yaptığın alanı bul ve devam et. İstikrarını kaybetmeyeceğin alanı bulursan başarılı da olursun.
0
zimbirik
(12.04.22)
Çok Zeki değilim ama aptal da değilim. Hayatımın 40 yılını böyle geçirdim. Şikayetim yok ama zehir gibi olmayı ister miydim? Evet isterdim.
0
naksidil
(12.04.22)
zeki olmak önemli değil, lanet gibi bir şey hatta.
önemli olan sosyal zekası yüksek biri olmak. o ceolar falan hep böyle.
kardeşimin üstün zekalı arkadaşı var. gerçekten üstün zekalı yani belgeli, türkiye dereceli, sabancı'da okuyor. ama sosyal fobisi var, insanlarla konuşamıyor, tek başına dışarı çıkamıyor.
genelleme yapmak iyi değil ama bu devir de laf pezevengi olmak gerek.
0
Hallegadola
(12.04.22)
Valla beni de çok üzüyor. Hangi alandaki zeka şimdi o da önemli. Benim imrendiğim kısım pratik, yaratıcı zeka. Bir insanda sıfır yaratıcılık olabilir mi oluyor işte bende. Eğitim sisteminiz de sağ olsun buna alkış tutar nitelikte.
0
tamam sakinim
(12.04.22)
Zekiyim ama surekli aptal insanlarin beni kandirmaya calismalari sinirimi bozuyor laf sokup cevap versen dışlanıyorsun sürekli kafanin bir seylerle mesgul olmasi hayat kaliteni düşürüyor ayrica cogu sey aptalca geldiginden kendine yakıştıramıyorsun ve toplumda geri kalıyorsun .mesela bir instagram hesabi acip kendini rezil ede ede para kazananlardan.sonucta kazaniyor mu kazaniyor sen de otur hesap kitapla ugras
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(12.04.22)
Ben ortalamanın üzerinde zekası olan biriyim ancak uç düzeyde değilim. Yani bazıları gibi çok kısa sürede şaşırtıcı öğrenme becerileri sergilemiyorum ama zeki olduğumu biliyorum. Birşeyleri anlamak, öğrenmek, ilişki kurmak bana kolay geliyor. Zekamı yaratıcı konularda gösterebiliyorum.
Dahi düzeyindeki zekiler gibi olmak beni üzmüyor çünkü ben onların yaşamlarını deneyimlemedim. Bu tür insanlar çok istisnai kişiler zaten. Bence önemli olan mevcut potansiyeli kullanabilmek ve bir noktaya kanalize edebilmek ki ben son zamanlarda bunun sıkıntısını yaşıyorum. Beni motive eden şeyler üretmek, birşeyler geliştirmek ve sonuç almak ancak şu aralar becerilerimi nerede kullanacağımı bulamıyorum. Ayrıca zeki birisiyim ama son zamanlarda keşfettiğim üzere olması gereken kadar akıllı birisi değilim. Sosyal olarak ve insan ilişkilerinde ilerlemenin kesinlikle önemli olduğunu farkettim çünkü bu günümüzün (aslında tüm insanlığın belki de) çok önemli bir parçası. Örneğin bir top oyunu olsa, Messi karşısındaki 3 oyuncuya karşı top kapmaca oynasa muhtemelen ayağından topu alamazlar. Ancak top 3 kişinin olduğu ekibe geçerse onlar akıllıca paslaşarak Messi'i rahatlıkla yenebilirler. Bu yüzden vardığım noktada şunu söyledim kendi kendime "Madem bu kadar zekiyim, öyleyse neden akıllı olmuyorum?"
Uzun sözün kısası zeka bir yetenektir ancak kesinlikle karakter ve akıl ile desteklenmeli. Günün sonunda çalışan, sabır ve istikrar gösteren bir sonuç alabiliyor. Belki çok zeki olan bunu daha kısa sürede elde etme potansiyeline sahip ancak yapmadıktan sonra hiçbir anlamı olmuyor.
Merhaba arkadaşlar, şöyle bir maruzatım olacaktı sizlere.2 yıldır tanışık, 1.5 yılı aşkın süredir de sevgilim olan hatun kişisiyle işleri hızlandırmaya karar verdik. O ailemle tanıştı, ben onun ailesinden biriyle tanışıcam bu haftasonu. Sonrası da babası vs. var sırada. Ama benim merak ettiğim husus
Merhaba arkadaşlar, şöyle bir maruzatım olacaktı sizlere.
2 yıldır tanışık, 1.5 yılı aşkın süredir de sevgilim olan hatun kişisiyle işleri hızlandırmaya karar verdik. O ailemle tanıştı, ben onun ailesinden biriyle tanışıcam bu haftasonu. Sonrası da babası vs. var sırada. Ama benim merak ettiğim husus şu, bu evlilik teklifi denen meret hangi aşamada edilir? Ben babasıyla vs. tanıştıktan sonra mı, yoksa 2 aile tanıştıktan sonra mı? Yani nedir bunun tam usülü, sırası. Çevremde yeni sayılabilecek 2 evli çift var ama onlarınki fikir vermek bir yana tam kafamı karıştırdı. Biri daha ailesi kendini tanımadan, tam olarak birlikte olduklarından haberleri dahi olmadan evlilik teklif etti, peşine tanıştı falan. Diğeriyse istemeye çok az kala teklif ettim dedi. İlki çok çok erken, ikincisiyse çok geç geldi. Benim aklımda olan ben ailesiyle, babasıyla tanışırım, o zaten tanışık ama evde ağırlamadık o şekilde gelir bir de. Sonrasında 2 aile ya tanışmadan ya da tanışmanın hemen sonrasında ederim dedim ama hangisi daha uygun bilemedim. Varsa fikir olabilecek olan sevinirim.
Bonus soru; Bu evlilik tekliflerinin kameraya alınması şart mıdır ya? Çevremde evlenen kızların hepsinin videosunu izledim nerdeyse, çoğu takık. Bizimkisi öyle şova, gösterişe çok düşkün değil de yani herkesin varken onun böyle bir anı videosu olmaması kötü mü olur. Yoklayabileceğim bir şey de değil, hafif sürprize de kalsın istiyorum. Video kaydı, aklımdaki teklife pek uygun değil ondan soruyorum. Baş başa özel bir şey olarak planlıyorum.
0
furry burns (11.04.22)
iki ailenin tanışması zaten iki tarafın da niyetinin evlilik olduğunu gösterir. teklife gerek kalmaz :) bence aileler tanışmadan teklif etmeniz daha doğru olur.
0
mustafakesekci
(11.04.22)
aileyle tanismadan veya tanistiktan sonra evlilik teklifi yapmak arasinda bir fark yok. ikisi de yapilabilir. kiz isteme icin randevu alip da taa ondan sonra teklif etmek sacma olmus tabi arkadasinizin yaptigi.
kameraya cekilmeli mi? bence anlattiklariniz isiginda kesinlikle cekilmeli. sart degil tabii ki ama tum cevreniz arkadas grubunuz oyleyse sizin cekim olmamasi falan cok goze batar. "Bizimkisi öyle şova, gösterişe çok düşkün değil" falan demeyin. bunlari ceken eden senaryo isini halleden instagram videosu hazirlayan yerler var, profesyonel yardim alin.
0
hot potato
(11.04.22)
Hayatınızdaki örneklerden de gördüğünüz gibi her ilişkinin gidişatı farklı.
Siz ne zaman etmek isterseniz o zaman edin. "İşleri hızlandırma kararı aldık, aileler tanışıyoruz" demek karşılıklı olarak evlenmeyi kabul etmek demek zaten. Benim mantığıma göre evlilik teklifi sinyalleri alıp bu aşamadan önce yapılmalıydı, ondan sonra evliliğe yönelik muhabbetler başlardı.
Ama işte herkes farklı, ana fikir bu.
0
akhenaten
(11.04.22)
İlk önce teklif sonra tanışma daha güzel oluyor. Önemli olan bir anda sürpriz olması.
Şova gerek yok baş başa yaptık biz kimse bizi çekmedi izlemedi. Teklif etti evet dedim öpüştük, güzeldi.
0
Hallegadola
(11.04.22)
Usül diye birşey yok, kızın kesin olarak kabul edeceğine eminsen ve sen de kızla evlenmek istediğine eminsen, istediğin şekilde bir yüzük de bulduysan patlat gitsin. Hatta evlilik teklifinden sonra aileyle tanışma daha idealdir aslında, sonuçta aileler girince artık karar verilmiş gibi olduğu için teklif olayının pek sürprizi kalmıyor. Ama önemli değil o kadar, önemli olan anısıdır sonuçta.
Bu arada öyle halka açık yerlerde, balonlu, kurdeleli bilmemneli sürpriz evlilik tekliflerinden yapma, bazı kadınlar bunlardan aşırı rahatsız oluyorlar, o videoya çekmeler falan da ayrıca rahatsız edici olabiliyor. Sen de zaten öyle birşey istemiyormuşsun ama sonradan aklın kayarsa diye söylüyorum. Güzel bir restoran bul, rezervasyon yaptır akılda kalıcı güzel bir tarihe, gidin iki kadeh birşey için bir yemek yiyin, sonra çıkar yüzüğü ver, en ideali budur bu işin. Kız sürpriz seviyorsa ve kalabalık içinde olsun istiyorsa zaten orada restorandaki diğer müşteriler mevzuya uyandıkları zaman alkış malkış yapacakları için hoşuna gider, o duyguları da tatmin eder, hem de başbaşa olursunuz.
Videoya çekme değil de her kadın böyle anların bir belgesi olsun ister. Ama zaten verdiğin yüzük yeterli olacağı için sıkıntı olmaz, elinin fotoğrafını çekip story atar, yeter de artar bile :)
0
mantheman
(11.04.22)
Nişandan hemen önceki hafta evlilik teklif ettim. Kız isteme filan olmuştu. Sadece ikimiz vardık. Tek bir fotoğraf karesi dahi yok tekliften. Bana manasız geliyor. Benim o an hissettiklerim daha önemliydi.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.04.22)
Kızın ailesi nasıl insanlar? Eğer parmağında tektaş ile geldiğinde babası kim bu dallama ben onay vermeden sana yüzük alır demeyecek insansa teklifi yap ama dediğim gibi olabilecek ortam varsa aileler tanışıp isteme günü belirlenip istemeden evvel yapılabilir teklif.
Kayıt da geline bağlı. Anı kalsın senelerce bakalım mı ister yoksa gözlerini kapatıp o anı tekrar tekrar düşünmeyi mi.
0
cilekli pasta
(11.04.22)
Evleneceğinizi düşünüp ailelerle tanışma faslına geçtiyseniz evlilik teklifinde geç kalmışsınız.
Evleniriz kafadına girmeden ailelerle tanışıyorsanız o zaman ailelerle tanıştıktan sonra da edilebilir.
Ama artık aramızdakiler ciddi diyip sizin ailenizle tanıştıysa, siz de planlı bi şekilde onun ailesiyle tanışıyosanız zaten evleneceğiniz ortada, çoktan evlenmeye karar vermişsiniz. Bence geç kalınmış.
0
zimbirik
(11.04.22)
hahah valla ben de aynı sıkıntıdaydım ve evlenme teklifi yapamadan olaylar gelişti. eşim hala makarasını yapar bu konunun. konu ciddiye bindiyse bir an önce aradan çıkar. çok özel bişi olmak zorunda değil.
Hiç alan, giyen, tecrübe eden oldu mu?Bir iki modeli var gözüme çok güzel görünüyor ama ucuz mal alacak kadar da zengin değilim. Nike diyorum gerisi yalan bana göre. Yine de güzel işte :(Tecrübe sahiplerini sahneye rica ediyorum.
Hiç alan, giyen, tecrübe eden oldu mu? Bir iki modeli var gözüme çok güzel görünüyor ama ucuz mal alacak kadar da zengin değilim. Nike diyorum gerisi yalan bana göre. Yine de güzel işte :(
Tecrübe sahiplerini sahneye rica ediyorum.
0
Karmaşıklık (05.04.22)
bence pull and bear yerine, hotiç, deriden, derimod ve mamma mia'ya bakın ben buralardan alıyorum spor ayakkabılarımı çok da memnunum.
0
Hallegadola
(05.04.22)
Benim iş arkadaşım pb'den alıyor ayakkabı, memnun gayet hatta boşuna o paraları veriyormuşum büyük markalara diyor.
Tabii o düz kullanıcı, sporla ilgisi yok, konfor peşinde bi tip de değil. Ayakların sorunlu değilse bence dene bir tane alıp, güzel modelleri var anladığım kadarıyla beğeniyorum ben bizimkinin bazı modellerini.
0
Bruce
(05.04.22)
Rahatlık çokomelli arkadaşlar gün boyu yollardayım genellikle. Rahatlık için bir şeyler söylenebilir mi?
0
🌸Karmaşıklık
(05.04.22)
Siz diyince baktım modelleri güzel duruyor, ama ucuz mal falan diyince ben daha ucuz bir şey beklemedim değil :)
0
bigcaptain
(05.04.22)
aldım bir haftada derisi söküldü. çöp oldu.
0
baylarbayi
(05.04.22)
görünüşü güzelse 1 sene giymek için alabilirsin. materyalleri genelde kalitesiz oluyor ama görüntüleri genelde güzel. bu şekilde yurtdışından 2-3 euroya almıştım 1 tane 1 sene sonra pert oldu ki ben bir ayakkabıyı 10 sene dağılmadan giyebilme kabiliyetine sahibim.
haziranda evleneceğiz, bağlıcanın sonlarında çevre yoluna yakın bir yerde ev buldum. 5 bin tl 4+1 ve evin içi güzel. ama şehir dışı gibi. bilkentte çalışıyorum oraya da uzak. oturulur mu sizce?daha ucuz olanların veya daha yakın olanların içleri çok kötü, bakımsız. yeni eşyaları da kötü eve koymak i
haziranda evleneceğiz, bağlıcanın sonlarında çevre yoluna yakın bir yerde ev buldum. 5 bin tl 4+1 ve evin içi güzel. ama şehir dışı gibi. bilkentte çalışıyorum oraya da uzak. oturulur mu sizce?
daha ucuz olanların veya daha yakın olanların içleri çok kötü, bakımsız. yeni eşyaları da kötü eve koymak içine sinmiyor insanın. çok kararsız kaldım.
0
Gradient_tabanlı_mor (05.04.22)
Bağlıca güzel bir yer, gelişiyor ve değerleniyor. Kiradan ziyade ev alacak durumda olsam ev alırdım o bölgeden. Bu arada Bağlıca Bilkent'e uzak değil. Bilkent'e daha yakın Çayyolu, İncek, Beytepe tarafları var ki oralar daha pahalı yerler. Bence pahalılığına değer yerler de değiller.
0
Abdurrahman
(05.04.22)
ben de evleniyorum, bağlıcada oturacağım. bağlıca iyidir.
Merhaba,Orta kapatıcılıkta çok yoğun olmayan bölgesel kızarıklarımı kapatabilecek ve en önemlisi haftada 1-2 kere kullandığımda sivilce problemi yaşatmayacak bir cc krem arıyorum. Dönem dönem kistik sivilce problemi yaşıyorum ve cildim hassas, beyaz tenliyim.Bugüne kadar missha ve note u denedim anc
Merhaba, Orta kapatıcılıkta çok yoğun olmayan bölgesel kızarıklarımı kapatabilecek ve en önemlisi haftada 1-2 kere kullandığımda sivilce problemi yaşatmayacak bir cc krem arıyorum. Dönem dönem kistik sivilce problemi yaşıyorum ve cildim hassas, beyaz tenliyim. Bugüne kadar missha ve note u denedim ancak missha renk tonu olarak çok beyaz kalıyor sanki note un da yapısını beğenmedim.Kriterlerime uygun renkli güneş kremi tavsiyeniz de varsa alırım,teşekkürlerr
0
jjimyl (02.04.22)
Nuxe Bio Organic White Tea Multi Perfecting Tinted Cream Medium 50 ml
Ben bunu kullanıyorum, muhteşem bir şey, çıkarmayı unutsam bile başıma olumsuz bir şey gelmedi 6 aydır. Cildim hemen sivilce siyah nokta vs çıkarmaya meyillidir normalde. Bir önceki kullandığım ürün de Kiehl’s marka CC kremdi onun avantajı da Spf’si ve aynı zamanda cildi de düzeltiyor bir yandan, sivilce sorunu onunla da yaşamadım, ama onu mutlaka çıkarıyordum. Nuxe’u Bio serisinin temiz içeriği için tercih ediyorum, bir de tonundan ve dokusundan daha memnunum, yok gibi ama kusursuz bir dokusu var.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.04.22)
Watsons da satılan pure beauty. Yıllardır bunu kullanıyorum. Çok memnunum
ben erkek 29 eşim kadın 24. yeni evlendik evinden ayrıldı geldi. ben gün içi çalışıyorum kendisi evde oturuyor. yüzü hep asık hep mutsuz. kendisinden hiçbir beklentim yok aksine ne isterse yapmasını kendisini geliştirmesini gezmesini vs. destekliyorum ama yok arkadaş yanıma geliyor surat 10 karış g
ben erkek 29 eşim kadın 24. yeni evlendik evinden ayrıldı geldi. ben gün içi çalışıyorum kendisi evde oturuyor. yüzü hep asık hep mutsuz. kendisinden hiçbir beklentim yok aksine ne isterse yapmasını kendisini geliştirmesini gezmesini vs. destekliyorum ama yok arkadaş yanıma geliyor surat 10 karış geri odasına gidiyor. nolucak böyle?
0
aloneinthedark (24.03.22)
Sebebi neymiş? Niye mutsuzsun diye sormussundur diye tahmin ediyorum cevabı neydi?
0
kaptan maydanoz
(24.03.22)
yaptığım çıkarımlar:
1- iş hayatına atılmamış ve şu an işsiz kadın. 2- 25 yaş altı kadın. (işle de bağlantılı olarak 25 üstünde çok olgunlaşıyor insanlar bence kadın erkek fark etmez)
iş bulmaya çalışsın. Sürekli evde internette takılırsa kafasındaki hayatla bulduğu hayat çok başkalaşır, mutsuz olur. Tüm gün yapacak şey de bulamaz. Z kuşağı öğrenmeye de aç değil. Biz olsak evde tutorial izler bişeyler yaparız ama onlar oturup Netflix izliyordur tahminen.
Kısa vadede yapabilirseniz haftasonu bi tatil yapın. Orada konuşun güzelce.
0
nhk ni youkosu
(24.03.22)
Bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük bir şey yapmadan evde oturmak. Çalışma hayatı, sosyalleşme, tek başına hobilere, zevklere ayırma vesaire bunlar lazım. Mutlaka konuşun ve sorunun kökenini anlamaya çalışın.
0
fotrsapka
(24.03.22)
(gorucu usuluyle evlenmediyseniz) evlenmeden once de asik miydi yoksa bu yeni bir durum mu?
0
hot potato
(24.03.22)
size söyleyemediği sorunlar olabilir. mesela daha çok ilgi bekliyordur belki. duygusal olarak yoksunluk içerisindedir. bunu sizin suçunuz anlamında yazmıyorum, sakın yanlış anlamayın. yani eğer her şeyi her zaman açık açık söyleyebilen yapıda biri değilse bir şeyleri sorun etmiş (aranızdaki ilişki hakkında) ve söylemiyor, o tavırlarla anlatmak istiyor olabilir. bunun dışında sürekli evde oturmak insanın kafasında kurma ve kendi kendini üzme ihtimalini fazlalaştırıyor. yukarıdakiler +1
0
melodramaticfool
(24.03.22)
niçin kendisiyle hoş bir sohbet başlatıp bu durumun sizi üzdüğünü kendisini daha mutlu görmeyi istediğinizi ve eğer bir sorun varsa beraberce çözmeye istekli olduğunuzu söylemiyorsunuz?
0
Mossy
(24.03.22)
acil i$ bul calissin +1 evden cikmasi lazim, yoksa daha da cok cukura gomulur cikartamazsin. bir de spor yapsin, spor salonuna falan yazdir.
0
cooperr
(24.03.22)
merhaba, öncelikle evli değilim. ancak bu konularda iyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum.
öncelikle belirttiğiniz durum birdenbire oluveren bir soğukluk/mutsuzluk mu yoksa epeydir süregelen bir şey mi. nihayetinde yeni evlendiğinizi belirtmişsiniz. evlilik iki taraf içinde yeni bir hayatın başlangıcı. beklentiler ve yeni düzen zaman zaman insanları bu şekilde bir depresif hale sokabilir. bu durumda sizin öncelikli olarak eşinizle şuankinden daha fazla konuşmanız ve birlikte vakit geçirmenizi öneririm. bütün gün evde olmak kadın erkek farketmeksizin insanı olumsuz anlamda etkiler. belki bu nedenle oluşan bir durumdur. belki tüm gün evde durmaktan rahatsızdır. belki de siz çok dağınık ve pissinizdir. kendinize de özeleştiri yapmanız gerekebilir :) açık, rahat ve birbirinizi yargılamadan konuşmak eminim iyi gelecektir.
0
pardus
(24.03.22)
Abi yeni evlisin. Git sarıl öp koklaş neyin var bebeğim de, kendisine sor.
Sonra sorunu çözün.
Görücü usulü mü evlendiniz?
0
Hallegadola
(24.03.22)
Geri odasi derken? Siz evli degil misiniz? Hangi odaya gidiyor?
0
balpolen
(24.03.22)
bütün gün evde oturan insan tabii mutsuz olur. hele de 24 yaşındaysa. yarı zamanlı bile olsa bir işte çalışsa bu kadar mutsuz olmaz bence.
0
candide
(24.03.22)
henüz çok genç, evinden ve ailesinden ayrıldı, seviyor bile olsa ilk defa bir erkekle aynı evi paylaşıyor ve belki yabancılık çekiyor, hayat düzeni tamamen değişti, bütün gün evde tek başına ve yalnız.
şu anda kafasında "evlilik böyle bir şey demek ki" fikri oluşuyor ve bunun süratle önüne geçmeniz lazım. bu inancı kafasına kazırsa sonra mutlu olması çok zor olur.
evlilik sihirli değnek gibi kendiliğinden insanı mutlu eden bir şey değil ki, çaba harcanması lazım. o odasına (?) gittiğinde siz peşinden gitmiyor musunuz? sorduğunuzda bir şey söylemiyor mu? çalışmadığınız günlerde bir şey yapmıyor musunuz? bir gün izin alıp gününüzü onunla geçirme, birlikte bir sosyal aktivite bulma gibi şeyler denediniz mi?
desteklemek başka, bir şey yapmak başka. özellikle bu kadar gençken biraz itici bir güce ihtiyacı olabilir. "kocam destekliyor, bütün gün gezeyim" demez, sizin "hadi çıkalım" demenizle bir şeyleri yapabilir. hatta kadın erkek ilişkilerindeki deneyimine bağlı olarak bazı şeyleri öğrenmesi gerekiyor da olabilir. bu durumda biraz yönlendirmeniz de gerekebilir. yani bazı şeylerin kendiliğinden olmasını beklemeyin.
sanki mutlu etmeye çalışmaktan ziyade, kendi kendine mutlu olsun istiyorsunuz ve olmadığı için de biraz güceniyorsunuz gibi geldi bana. motive etmeniz lazım, böyle olduğu için onu suçlarsanız iletişim kuramazsınız.
0
blatta hiberna
(24.03.22)
bence mızmız
0
dafuq
(24.03.22)
bence iş bulmaktan önce derdi ne diye bir sormanız lazım. iş bulmak sadece dertlerini unutturacağı bir meşgale yaratır ama derdi ne? onu çözmen lazım.
0
roket adam
(24.03.22)
Sende bir sikinti yok hocam. İs yok guc yok her bir gunu bir onceki gun ile birebir ayni geçiyor. Bütün gun evde bos bos otur, kocan aksam gelsin yemek yiyin yatin ertesi gun ayni. Dolayisiyla mutsuz. Evlilikten bekledigini alamadi. Bu mu lan şimdi evlilik diyor kendi kendine.
Spefisik bir derdi de yok sende bir sorun da yok. Cok büyük ihtimalle bu dediğim dogru.
0
stavro
(24.03.22)
Problem onunla bunu konuşmamanız olabilir. Bize soracağınıza ona neden sormuyorsunuz. Ama amacınız onu anlamak olmalı.
Evde oturmak zor bir durum. Bir uzmanlığı varsa çalışsın ya da yüksek lisans yapsın bence. Eğer yoksa lisans okuyabilir ya da kursa vs başlayabilir.
Ama şimdi o kendini sıkılmışlık bunalmışlık içinde kendi çıkamayacağı bir çukurda görüyordur. O çukurdan çıkması için yardım etmelisiniz. Eşlerin en birincil görevi diğerine gereken desteği vermek, motivasyonu sağlamak zaten.
0
zimbirik
(25.03.22)
Size normal olan ama onu mutsuz eden bir nokta var demek. Sürekli evde olması daha da kurar bu durumu bunalır daha da asılır suratı. Yeni evlisiniz aile evinden yeni çıkmış genç bir kız. Sevginizi daha çok dile getirin, ciddi ciddi sarılın öpün anlat bu seni üzeni beraber çözelim diyin.
0
cilekli pasta
(25.03.22)
Ya normal değil bu. Evlilik devamlı bir insanı mutlu etmeye çalışma çabası olmamalı. eşiniz kendisi mutlu olmayı bilecek zaten siz Mutlu etmeye çalıştıkça bir inada biniyor ve asla memnun olmamaya gayret ediyorlar sanki. Yönlendirin, işe girsin çalışsın ya da yüksek lisans yapsın ya da başka bir meşgale bulsun. Eğer çalışmayacaksın/okumayacaksın/sosyal hayatın olmayacak gibi kısıtlamalar koymuyorsanız asık suratının sorumlusu siz değilsiniz, herkes kendi mutluluğundan sorumlu ve başka birinin duygularını düzeltmek gibi ağır bir görevi yüklenmeyin (kısıtlıyorsanız evet sorumlusunuz). Asık surattan çok çektim ve çekiyorum, insanı hayattan soğutan, tüm mutluluğunu emen, lanet ettiren bir durum ve bazı insanların hayatı yaşama biçimleri bu.
"Gibi" dizisinin bu kadar tutmasının sebepleri sizce nedir?
Berck
Çevremden mütemadiyen "Abi Gibi süper ya" diye yorumlara denk geliyorum, böyle olunca da belki zamanla benimseyip severim diye açıp bakıyorum ama şu ana kadar bir bölümüne maksimum 15 dakika bakabildim. Fazlasıyla sıkıcı geliyor şahsen bana, mimiksiz boş boş bakıyorum sadece. Rastgele hangi bölümünü
Çevremden mütemadiyen "Abi Gibi süper ya" diye yorumlara denk geliyorum, böyle olunca da belki zamanla benimseyip severim diye açıp bakıyorum ama şu ana kadar bir bölümüne maksimum 15 dakika bakabildim. Fazlasıyla sıkıcı geliyor şahsen bana, mimiksiz boş boş bakıyorum sadece. Rastgele hangi bölümünü açıp baksam aynı hisler.
Sevenlerine sorum şu; bu kadar tutmasının temelinde ne yatıyor sizce? Neden Gibi bu derece patladı? Ben neyi ıskalıyorum acaba, gerçekten merak ediyorum.
0
Berck (23.03.22)
İlk bölümü berbat bi bölüm, şu kokoriç olan, ben de onu izleyip beğenmemiştim, 2-3 ay sonra ilk bölümü atlayıp diğerlerini izledim acayip beğendim, bence beğenmeyenler de ilk bölüm travması nedeniyle beğenmiyor yoksa baya komik dizi işte. Ha böyle diyorum ama herkes sevecek diye de bi zorunluluk yok beğenmemişsen beğenmemişsindir, ben de Breking Bad dizisinden nefret ediyorum mesela.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.03.22)
bölümler kalite olarak gerçekten çok farklı. yani bazı bölümler gerçekten iyi diğerleri çok kötü. ortası yok. "süper yaaa" olmasının sebebi de yokluk, muadili yok.
0
1195
(23.03.22)
ilk bolume ben de 15 dk dayandım tahammul edemedim. ben feyyaz yiğit i de taa lost çok bozdu muhabbetinden beri itici ve overrated bulurum hatta nesi komik cidden bilmiyorum. zevk meselesi işte. bizim millet bazı şeyleri çok abartılı seviyor. dedikleri gibi yokluktan sanırım.
0
camene87
(23.03.22)
Zevk meselesi ya mizah sonucta. Ben de begenmedim ama bunun bir kriteri yok ki
0
floydian
(23.03.22)
love or hate it tarzı işte. mizah tarzınız ile ilgili. mizahı tarif etmek zor. xx komedyeni niye seviliyo demek gibi.
0
sttc
(23.03.22)
erasmusla gelen yamyam Badana İkinci yol Karanlık güç
gibi bölümlere bak. Bunları sevip karakterlere alışırsan kötü gelen bölümler bile iyi gelebilir. Biraz karakterlere ortama ısınma meselesi.
Herkes sevemeyebilir bence ama ilk 3 bölüm falan kötüydü ya, benim favorilerim dörtten sonra başlıyor mesela. Artık bazı cümleleri durumları kendi hayatımda görüp esprisini yapıyorum, o yüzden herkes çok sevdi. Ama tarzı beğenmezsen beğenmezsin olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.03.22)
ben beğendim diziyi. 3. sezon gelse de izlesem. benzer, aynı kulvarda Türk yapım yok. Ama süper yaa da diyemem.
0
ceketimi alip cikcam
(23.03.22)
ben baya hastasıyım dizinin. Hemen her bölümünü severek izledim, aşşşırı keyifli bir dizi. Mizah anlayışını, oyunculukların doğal seyrini falan seviyorum baya.
Ayrıca ilk bölümün sevilmemesine çok şaşırdım, dizinin en iyi birkaç bölümünden biri ya şu ana kadar sevmeyen kimseye denk gelmemiştim Gibi'yi sevenler arasında. Erdem atletik çocuk diye ben niye kokoreççi açıyorum repliğine twitterda denk gelince bile gülüyorum asdfasd
0
nundu
(23.03.22)
Her izleyene göre değişiyor güzel bölümleri. Ben ilk bölümü çok beğenmiştim mesela.
0
uvcray
(23.03.22)
Sadece romalı en son bölümünü izledim. Çok beğendim. En baştan izlicem bir ara.
0
Hallegadola
(23.03.22)
Z kuşağı, internet ve batıya daha hızlı ulaşabilmemiz, son zamanlarda espiri anlayışımızı biraz değiştirdi. Ben Y kuşağı sonlarındayım, yeni nesli çoğu zaman çekilmez bulsam da mizah şekillerini severim. Yani son zamanlarda farklı bir kültür oturdu.
Kendi aramızda, twitterda falan dönen bu kültür ölümlü dünya filmi ve karakterleri ile aşırı özdeşleşti ve oradaki feyyaz yiğit, doğu demirkol gibi oyuncuları çok benimsedik. Bunlarla birlikte tabi yine yeni nesil komedyenleri de takip ediyorduk; Sergen Deveci, Hasan Can Kaya gibi..
Güldür güldür, çok güzel harektler bunlar tarzı mizahlar artık bizi sarmayınca.. zaten içimizde bir miktar boşluk vardı. Öndecen aşina olduğumuz karakterler de bence başarılı bir şekilde dizi yapınca.. bayıldık. O mizah tarzına ne deniyor bilmiyorum ama işte feyyaz ve doğu, ciddi bir tavır takınarak güldüren komedyenler. Daha çok olaylara bakış açılarına, yorumlarına gülüyoruz. Ya da işte mesela dizide birden bire atmasyon özlü sözler türeten bir adamın varlığı, bazen sözleri, bazen de onu dinlemeyip yarıda kesmeleri komik geliyor.
Çok maruz kalınca sıkılıyorum bazen ama yine de daha güzel bir alternatif yok şuan.
0
ananiyimioguz
(23.03.22)
son iki bölüm (folklor ve roma) baya kötüydü. o yüzden üçüncü sezondan pek ümidim yok. ama şimdiye dek güzel dört beş bölümü var. hem kurgu, hem hikaye, hem mizah açısından iyi. bölümler episodik olsa da kendi evrenini yaratan bir dizi. hikayeler kronolojik değil ama kendi açısından bir devamlılığı da var. bu özellikler diziyi skeç havasından çıkarıyor. alıştığın dünyada alıştığın karakterleri izliyorsun.
en sevdiğim bölümler: 1. sezon: erasmus, ikinci yol, badana 2. sezon: kuki, sokak röportajı, çaça ve cosplay
özellikle kuki bana göre en komik bölümü. bu bölüme gülmezsen diğer bölümleri boşuna izleme.
0
sir gawain
(24.03.22)
feyyaz yiğit'in, gibi'nin farklı bir sarkastik mizah anlayışı var. o anlayışta olmayanlar hiç sevmiyor. en iyisi odur veya değildir demiyorum. zevk meselesi. ben bayıla bayıla izliyorum (bazı bölümler hariç). ama "neyine gülüyosunuz" diyen de çok gördüm.
0
chanandler bong
(24.03.22)
abartmaya gerek yok, tamamen zevk meselesi. hatta bazen bölümü izlerken o kadar gülmeyip, sonradan hatırlayınca kendi kendime çok güldüğüm yerler de olabiliyor. illa katıla katıla gülmeye gerek de yok keyif almak için.
feyyaz yiğit hayranı değilim ama erasmus, çaça ve cosplay ve kuki son zamanlarda en çok güldüğüm şeyler oldu.
mac gibi herhangi bir kozmetik mağazasında gelin makyajı ve diğer şeyler
Hallegadola
arkadaşlar merhaba,evlenmeme 6 ay var ama hafiften şu araştırmalara başlıyayım diyorum. özellikle makyaj ve saç işi beni geriyor. instagramda bakıyorum mua'ların yaptığı makyajlara falan. bilemiyorum çok kötü ve ağır makyajlar bence hiçbir geline yakışmıyor gibi. şu en ünlü mua'ların yaptığı makyajl
arkadaşlar merhaba,
evlenmeme 6 ay var ama hafiften şu araştırmalara başlıyayım diyorum. özellikle makyaj ve saç işi beni geriyor. instagramda bakıyorum mua'ların yaptığı makyajlara falan. bilemiyorum çok kötü ve ağır makyajlar bence hiçbir geline yakışmıyor gibi. şu en ünlü mua'ların yaptığı makyajları bile beğenmiyorum.
dediğim gibi instagramda gördüğüm makyajlar ve saçların hem bu kadar ağır ve kötü hem de pahalı olmasını anlamıyorum. kısa bir kokteyl nikah düşünüyoruz zaten, muhtemelen öğle vakitlerinde olacak. böyle kaliteli makyaj yapan yerler var mı ya da herhangi bir bildiğiniz mua.
aklıma mac, sephora hatta watsons bile geldi buralarda da gelin makyajı yapıyorlar, bunlara mı sorsam.
saç için de böyle abartılı değil de maşa ya da su dalgası istiyorum. ama açık saçları bile aşırı yoğun bukleli yapıyorlar. bir de gelin olduğumu söylemeyi düşünmüyorum. evde takmayı düşünüyorum duvağı tokayı falan.
ancak baktım birkaç arkadaşım evlendi yakın zamanda böyle artık gelin evinden çıkarken gelinlik yerine beyaz elbise giyiyorlar, kuaförde giyiniyorlar gelinliği. bence aşırı saçma. iki kere mi elbise parası vereceğiz. bir de aşırı komik klipler yapıyorlar yani böyle şovlara girmek istemiyorum o yüzden doğrudan eski usül gelinlikle çıkçam evimden.(bu cümle bile içimi baydı ama neyse, gelenek için nelere katlanıyorum) ama bunu yapmak daha mı iyi oluyor bilemiyorum.
bir de asla açık hava fotoğraf çekimi istemiyorum. yine anne babalarımız gibi şu kore usulü olanlarından stüdyo çekim istiyorum. tanıdığınız fotoğrafçı da varsa öğrenmek isterim.
sözün özü önerilerinize açığım arkadaşlar.
ankaradayım bu arada.
0
Hallegadola (21.03.22)
Ben düğün günü önce kuaföre gittim normal rahat kıyafetle, sonra eve gittim gelinliği falan yanıma aldım. Sonra arkadaşlarla düğün yerinde biraz erken buluştuk bi şeyler yedik içtik. Düğün yerinde giydim gelindiği. Sonra düğün başladı. Ama bizde düğün mekanı baya ferahtı. Gelin damat odası falan takılmaya müsaitti. Eğer tantana istemiyorsan baya kolay oluyo. Tüm günü rahat bi elbise ve spor ayakkabıyla tamamlıyorsun.
Bende saçımı normal maşalı ve açık bırakmıştım. Ama düğün hem uzun bi organizasyon hem de senin çok hareket edeceğin bi organizasyon, gelin olduğunu söylersen ona göre yaparlar. Günün sonunda kafana yapışmış tülek tülek olmuş bi saça sahip olmaman daha hoşuna gidebilir. Eğer gelin olduğunu söylemezsen büyük ihtimalle gün sonunda seni memnun etmeyecek bir saça sahip olursun. Eğer sen gelin olduğunu ama saçının doğal görüntüsünü tüm akşam korumasını istediğini söylersen ona göre yaparlar merak etme. Öyle bi standart maşa ve sprey düğünü çıkarmaz çünkü. Bi de çiçek falan taktıracaksan onu taktıktan sonra spreyle sabitliyorlar falan. Saçına modeline göre yoğunluğunu ayarlıyorlar, arkadan görüntüsüne göre.
Bir de çok hafif makyaj istediğini söylersen yaparlar. En güzeli sen provaya git düğünden bi kaç gün önce makyaj için.
0
zimbirik
(21.03.22)
@zımbırık, zaten iki saatlik bir kokteyl nikah istiyorum öğle saatlerinde. yani saç makyajımın akşama kalması çok mühim değil. belki gece eğlenmeye çıkarız ama onun için de ayrı bir makyaja gerek yok bence.
saç için hani basit bir model istesem de saçmasapan yapmalarından korkuyorum gelinim diyince. makyaj da aynı şekilde. bakalım daha araştıracağım da gerildim nedense.
0
🌸Hallegadola
(21.03.22)
Sorulariniza dogrudan yanit degil, ancak ben her zamanki kuaforumden sac ve makyaj icin randevu istemistim ve gelin oldugumu soylememistim. Bir davete gidiyorum deyip gecistirdim, cok da iyi oldu. Siz de oyle yapabilirsiniz. Hem maddi hem de begeni acisindan cok daha avantajli.
0
fotrsapka
(21.03.22)
Mac'te Sephora'daki mua'lar instagramda gorduklerinden cok farkli/daha kaliteli olmayacak bence. Herkes bulent ersoy makyaji yapma pesinde ki ozellikle sephora falan urun satmak istedigi icin yigiyor tabaka tabaka. Belki yaptigi islere bakip gorece olarak makul gordugun biriyle nikah oncesinde mulakat yapip tam olarak ne istedigini izah edebilirsin.
Bir de soyledigin kadar basit bir makyaj olacaksa kendin de yapabilirsin aslinda.
0
hot potato
(21.03.22)
@hot potato, daha sade ama güzel bir makyaj istiyorum açıkçası. Fotoğrafta çok güzel gözüken makyajlar yapamıyorum. Yaptığım günlük makyaj 10 dk bile sürmüyor, Cc krem, eyeliner, krem-kahve far, rimel bu kadar. Ama dediğinizi yapacağım orada çalışanların işlerine bakayım.
@fotrsapka, dediğiniz çok mantıklı geldi, bu şekilde de yapabilirim.
Bir erkek kolayca gözden çıkarabileceği bir kadının peşinden neden koşar?
vestasy
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesa
Elimden geldiğince kısa anlatmaya çalışacağım. Sorunun doğrudan benimle bir ilgisi yok ama fikrinizi almak istiyorum.
Ayşe ve Ali'nin uzun süren bir ilişkisi var diyelim, yaklaşık 10 yıllık. Ayşe, Ali'nin çevresinde olan (iş yeri, aile dostu vs.) bazı kadınlardan rahatsız oluyor ve Ali'den araya mesafe koymasını istiyor. Bunu isteme sebebi de o kadınların Ali'den hoşlandığını hissetmesi. Ali ise bunu reddediyor ve o kadınlarla sık sık görüşmeye devam ediyor. Bu tabii ki büyük kavgalara sebep oluyor ama bir şekilde bastırılıyor ve Ayşe yola devam ediyor.
Son yıllarda özellikle bir kadın daha yakın olmaya başlıyor Ali'ye. Kendisi evli ve İngiltere'de yaşıyor, kocasıyla sorunları olduğundan bahsediyor Ali'ye sürekli. Aynı zamanda Ali'nin ailesinin aile dostu, onun kız kardeşleriyle ve annesiyle çok yakın. Ali de onun kendisine anlattıklarına Ayşe anlatıyor, aralarında gizli saklı yok hiç. Ayşe elbette rahatsız oluyor ama bazı sebeplerden çok büyük tepki gösteremiyor.
Bir gün Ali, Ayşe'ye, Ayşe iş için şehir dışındayken, bu kadının Türkiye'ye geldiğini ve o gece saatlerce eğlendiklerini, sonra da birlikte uyuduklarını ama asla öpüşmediklerini veya sevişmediklerini söylüyor. Ayşe, Ali'nin kendisine asla yalan söylemeyeceğini biliyor çünkü birbirlerine karşı her zaman çok açık sözlü olmuşlar ve onun dediklerine inanıyor; ama bu durumu da artık kabullenemiyor ve ayrılıyorlar.
Ayrılıktan sonra Ali bir yıl boyunca perişan bir halde Ayşe'yi geri kazanmaya çalışıyor, zaman zaman çok içip Ayşe'nin evine gelerek ağlıyor, bir daha onun kalbini kıracak hiçbir şey yapmayacağını söylüyor. Bir yılın sonunda yeniden deneme karar veriyor Ayşe ve tekrar ilişkiye başlıyorlar.
Daha üçüncü gün Ayşe, Ali'nin telefonuna geçen sefer ayrılmalarına sebep olan kadından gelen ''Kokunu özledim.'' tarzından bir mesaj geldiğini görüyor. Ali'nin gizlemeye çalıştığı bir şey değil bu arada bu, zaten telefonunu bazen Ayşe de kullanıyor.
Ali, kadının Ayşe'yle tekrar başladığınından haberinin olmadığını ve bu yüzden mesaj atmaya devam ettiğini söylüyor. Ayşe de şimdi haber ver o zaman diyor, Ali bir ara söylerim diyor. Tam bu sırada ikinci bir mesaj geliyor ''Haftaya yanına geliyorum.'' diye. Ayşe ya ona hemen söylersin ya da ben şimdi giderim diyor, Ali de git o zaman diyor. Ayşe gidiyor ve tekrar ayrılıyorlar.
Ek bilgiler:
Bu ayrılıktan sonra Ali ciddi anlamda dağılıyor, ailesi de bu dönemde onun yüzünden çok yıpranıyor.
Bir yıl önceki ayrılıklarında da şimdi de Instagram'da birlikte olduklarını fotoğrafları silmiyor Ali. O kadınla da takipleşiyorlar, kadının bilmemesi imkansız yani.
1- Ali fotoğrafları bile silmeyecek kadar ayrılmalarını kabullenemiyorsa, bir yıl boyunca barışmak için Ayşe'nin peşinde koşuyorsa onu neden hemen gözden çıkarıyor? Neredeyse on yıldır hayatında olan bir kadına ilişki içinde bile olmadığı, uzaktaki evli bir kadını tercih ediyor?
2- O kadını tercih ediyorsa Ayşe'yle ayrıldıktan sonra neden dağıtıyor kendisini? Ali'nin amacı ne, Ali ne yapmak istemekte?
Bu arada 25 yaşındaki bir çocuktan bahsetmiyoruz, 48 yaşında kendisi.
0
vestasy (20.03.22)
Biri metres diğeri eş bu zeminde bakmak lazım
0
olaylar olaylar
(20.03.22)
ali'nin bi amacı falan yok. ali ilgiye tav olan egosunun yelpazelenmesinden hoşlanan bir tip. böyle durumlarda hep şunu düşünürüm, çatlak yoksa su sızamaz içeri. kaldı ki kokunu özledim, yanına geliyorum mesajları varsa sizin dediğiniz gibi ortada ilişki içinde bile olmadığı bir durum olamaz bu. durum zaten almış başını yürümüş. alinin kapılara gelip ağlaması, kendini dağıtması vesaire sadece konfor alanını kaybetme korkusu. o kadın bugün yaktım tüm gemileri gel boşanıyorum dese ali anında size sırtını döner.
bir süre sonra işler iyice sarpa sardıkça durum uyuduk demiştim, mesajları da yakalamıştın, ayrılmadın, ayrılsaydın kızım'a kadar dönmezse bende phoebe değilim :).
0
Phoebe
(20.03.22)
Her iki kadına da bağımlı, zayıf kişilikli bir Ali'den bahsediyoruz. Dördüncü paragraftan sonrasını yaşayan Ayşe'ye Allah akıl fikir versin diyoruz. Başka paragraflar da (düşünme, kafa yorma boyutunda dahi olsa) yaşanacaksa Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş diyoruz.
0
Mirket
(20.03.22)
@Phoebe +1 Ali istiyor ki Ayşe yanında olsun, kıskansın, diğer kadın da onu istesin. Çünkü Ali mükemmel bir insan, kadınlar onu paylaşamıyor, bak nasıl kıskanıyorlar, biraz ilgi göstermesi için neler yapıyorlar.
Fakat en başta sevgilisinin başkalarıyla ilişkisini kısıtlamaya çalışan kadın, adamı değiştirmeye uğraşmak yerine ilişkiyi bitirmeliydi. Sonrası çığ gibi dökülmüş.
0
kobuzchu kiz
(20.03.22)
Ali ilgiye aç ve karaktersiz, Ayşe'de fazla iyi niyetli.
Yukarıdakilerin hepsi +1
0
komando kani var bende
(20.03.22)
Ali metreslik yapıyor. Ayşe cinsel yolla bulaşan hastalık kapmamak ve yukarıda bahsedilen diğer tüm sebepler için Ali’ye tekmeyi basmalı.
0
Hallegadola
(20.03.22)
Ben Ali'yi çok iyi niyetli görmedim. Bu yargıya özellikle Ayşe'nin istemediği bu kişilerin kendisine anlattığı evlilik içi sorunlarını Ayşe'ye iletmesinden vardım. Bu hiç normal bir davranış değil, açıkça kışkırtmaya ve kıskandırmaya çalışıyor.
İlk olarak arkadaş olan iki evli insanın kendi evlilik sorunlarını birbirlerine anlatması bence tuhaf. Bunun üstüne alinin, ayşenin rahatsız olduğunu bile bile bu sorunları ona iletmesi daha büyük bir problem çünkü Ayşe zaten söz konusu kadının Ali'ye romantik ilgi duymasından rahatsız. Evliliğindeki problem bu şüphesini artırıyor. Ali'nin yaptığı şey çok anlamsız ve manipülatif. Hiç sevmedim kendisini, çevresindekilere sabır diliyorum.
Ali'nin bu durumu "birlikte uyuma" mevzusuyla perçinleniyor. Yapsın da anlatmasın demiyorum, ancak anlatamayacağı şeyi en başta hiç yapmamalı. Belli ki ilişkileri bunu kaldırmıyor. Eğer Ali gidip birileriyle "sevişmeden sadece uyuyabilmek" istiyorsa Ayşe'den ayrılıp bunu sorun etmeyecek birini bulmalı.
Bu olayı bu kadar dram haline getiren şey tamamen Ali. Ayşe klasik bir tek eşli ilişki sürmek istemiş. Büyük ihtimalle de 10 yıllık ilişkisi boyunca çeşitli şekillerde manipüle edilmiş. Arkasına bakmadan kaçmalı bu adamdan.
0
akhenaten
(20.03.22)
Ali bence narsist herifin teki.
Ayşe arkasına bakmadan kaçmalı, kaçarsa birkaç ay sonra çok mutlu olacak :)
0
buffy de vampir sayılır
(20.03.22)
Adam 50 yasina gelmis, bu yastan sonra ne toplum ne ahlak normlarina uymak zorunda degil. Haliyle de uymuyor.
Unlu bir teknik direktorun de 2 karisi var bundan rahatsiz olmuyor. O yasa gelsem ben de sallamam.
0
divit
(20.03.22)
Ali guvenilmez ve toksik bir insan. Ben olsam fotograflari kaldirmasi konusunda baski yapardim. Bu 'neden' diye mantikla aciklanabilecek bir durum degil, Ali karaktersiz biri.
Ayse de tekrar bu adamla sevgili olmayi biraktim iletisimini bile surdururse basina gelenleri hakediyor olur. Bu birebir 'ben salagim, dur ben yere yatayim sen benim ustume bas gec ayaklarin kirlenmesin' demektir artik. Ilk defa da sucu yok, guvenmeyi tercih etmis. Su noktadan sonra hala Ali'nin pesinden gitmek sacmaliktir. No contact yapilmali. Dunyada erkek mi yok yahu.
0
sopiro
(21.03.22)
Hep pastam dursun, hem karnım doysun.
0
2027
(21.03.22)
Ali karaktersiz ve yaptığı herhangi bir şeyde anlam aramak anca arayanı yorar diye yorumladım. Uzay boşluğuna salar gibi salmak lazım.
0
Mossy
(21.03.22)
ali'ye bir noktaya kadar da normal dedim, şuu yapmasaymış iyiymiş dedim. başkaları ile olan muhabbetlerini evde anlatmamalıymış dedim. ama beraber uyuduk'a kadar. işte o noktada oha dedim.
Ali alışmış olduğu hayattan çıkmaya korkuyor, ayşe ile yaşayabileceği bir macera düşünemiyor ancak diğer kadının da heyacanını, ilgisini seviyor ve bunun için bir plan yapmasına, harcama yapmasına, zaman ayırmasına da gerek yok. Kadının varlığı be attığı mesajlar ali'yi heyecanlandırmaya yetiyor.
Diğer kadın ise ali'yi heyecanlandırdığı için hala beğenildiğini hissetmek istiyor zira o da eşi ile artık bir macera yaşamıyor, onunda eşi ali gibi. ikisi de birbirini heyecanlandırıyor.
1 - burada çok soru var, son soruya cevap verebilirim, ali kadın'ı değil, kadın'ın oluşturduğu heyecanı tercih ediyor.
2) konfor alanının, alışkanlıklarının değişmesine karşı korku, kendine güvensizlik (diğer başka kadınlara yönelmiyor, kimse beni beğenmez diyor) nedeni ile saçma sapan davranışlar sergiliyor, tam bir amacı yok.
merhabalar, 8-9aydır komşumla çözemediğim bir problemim var. komşum sürekli gürültü yaptığımdan rahatsız; ilk taşındığım gün biraz gürültü olmuştu zilime basıp bir hastalığım var gürültü olunca uyuyamıyorum/hemen uyanıyorum falan diye anlatmıştı, o gün gürültü olduğunu kabul edip özür olarak kek kur
merhabalar, 8-9aydır komşumla çözemediğim bir problemim var. komşum sürekli gürültü yaptığımdan rahatsız; ilk taşındığım gün biraz gürültü olmuştu zilime basıp bir hastalığım var gürültü olunca uyuyamıyorum/hemen uyanıyorum falan diye anlatmıştı, o gün gürültü olduğunu kabul edip özür olarak kek kurabiye falan yapıp ikram etmiştim. bu ikram olayındam 3 4 ay sonra tekrar şikayet etmeye başladı olaylar da burada kopuyor.
şikayet etmeye başladı başlamasına da ben ne zaman gürültü oluyor bilmiyorum bile çünkü ben tek yaşıyorum ve zilime basıp benden rica ettiğinden beri gürültü konusunda hassas davranmışımdır gürültü gitmemesi için, ama ilk günkü gibi ne zilime basıyor ne duvara vuruyor ev sahibini arıyor ev sahibi de beni geçen gürültü yapmışsın diye arıyor ben ne zaman gürültü oluyor bilmiyorum bile çünkü dediğim gibi tek yaşıyorum, televizyonu bile geldiğimden beri bir kere açmadım., ekstra bir dikkat halindeyim zaten gürültü konusunda.
ama bu evin duvarları ince gerçekten, yan taraftaki ne yapmış üst kattaki ne konuşuyor ben de duyabiliyorum ama gürültü ve ses farklı kavramlar. ses illa ki çıkacak üsttekinin yandakinin sesini illa ki arada bi duyacağım diye düşünüyorum.
gürültü konusunda şikayet ettiğinde ev sahibime sanki kapı deliğinden beni izliyormuş gibi evine gelen giden belli değil falan demiş bu yüzden şikayetçi oluşunda tek tahmin ettiğim bazen bir arkadadaşım akşam geldiğinde 2-3 e kadar normal bir ses tonuyla aşırıya kaçmadan sohbet etmemiz. sizce bu yaptığım yanlış mı ? gece olunca evin içinde konuşulmaz mı ?
edit: şikayetçi olan kendisi olduğu için ben gidip zilini çalmak istemiyorum. gerçekten dikkat etmeme rağmen şikayet eden evine gelen giden belli değil vs gibi şeyler söyleyen bir insanın art niyetli olduğunu düşünüyorum. ben gidip zilini çalarsam, onu şikayet ettiğim için kapıma dayandı, kavga etmeye geldi falan diyerek olayları başka yere çekebilir.
0
wonnka (18.03.22)
selamlar. şimdi ses konusunda detay pek vermemişsiniz o yüzden bilemeyiz kim haklı kim haksız. yazdığınız tek şey olan sohbetten örnek vereceğim. Bazı insanlar -arkadaşınız olabilir sohbet ettiğiniz- seslerinin ne kadar yüksek çıktığından bihaber oluyorlar. Özellikle yüksek sesle konuşulduğunda karşıdakinin daha iyi anlayacağı zannediyorsa (yetiştirilme tarzıyla ilişikili). Belki arkadaşınız yüksek sesle konuşuyordur. Veya telefonla konuşurken istemeden yüksek sesle konuşuyor olabilirsiniz. Bunlar harici zaten tek yaşayan biri çok gürültü çıkarmaz. Benim yan dairemde yaşayan kişi video-call'larında bağıra çağıra konuşuyordu mesela. Muhabbetlerini duyuyordum çok net. Rica edince azalttı mesela sesini. Sizin de belki böyle bir mevzudur.
edit: Ya da gidin tam olarak nasıl sesler diye sorun, problemin kaynağına doğrudan inmek en iyisidir bize sormaktansa :)
0
helena
(18.03.22)
Duvarlar inceyse yapacak çok bir şey de yok ama gece sesler çok daha fazla duyuluyor malum. Gündüz dışarda konuşuyormuş gibi (illa bağırmaya gerek yok) gece evde konuşulmaz bence. Akşam konuşursun o ayrı ama herkesin uyuduğu bir saatte ekstra dikkat etmek gerekir diye düşünüyorun.
0
motosiklet burclu adam
(18.03.22)
hocam benim de üst kat komşumdan aşırı ses geliyor, yakında evden ayrılacağım için uyarmıyorum ama o da saat 2-3e kadar arkadaşlarıyla sohbet halinde oluyor ve uyuyamıyorum. Çok bağırmasalar bile arada sesteki yükselmeler çok rahatsız ediyor. üzülerek söylüyorum; sanırım kötü bir komşusunuz.
0
yonge and bloor
(18.03.22)
Bence ses ya da gürültü için şikayet etmek ayrı; evine giden gelen belli değil şeklinde şikayet etmek ayrı. Burada iş farklı boyuta evriliyor. Evinize gelenden ona ne?
Yerinizde olsam ilk seferde yaptığınız gibi kibar bir şekilde yanına gidip; bize anlattığıniz gibi ona da anlatıp sorunun tam olarak ne olduğunu öğrenmeye çalışın. Örneğin gerçekten gece yüksek sesle sohbet ettiğiniz icin rahatsız oluyorsa bunun ile ilgili önlem alırsınız.
Apartman hayatında dikkatli olmak yanında biraz da anlayışlı olmak gerekiyor karşılıklı olarak. Ben şikayet edecek olsam bizim üst komşuyu 100 kere şikayet stmistim herhalde ama bilmiyorum ki çoğu ses elinde olmadan çıkan sesler. Evi başımıza yıkmak gibi bir niyeti yok.
0
fraise
(18.03.22)
duvarlar inceyse gurultunun sizden gelmiyor olma ihimali de var. bazen 2 kat asagimdaki komsunun cocugu sanki benim salonda oynuyormus gibi gurultu duyuyorum. bence kapisini calip konusun, ev sahibini aramasi da cok yersiz, bir derdi varsa sizinle konussun. normal bir komsusunuz bence, kotu olan da o.
0
65 derece
(18.03.22)
komşuluğunuzu bilemem de ses konusunda fikir belirticem. bazen üst komşularımın geceleri arkadaşlarıyla sohbetinden biliyorum, o ses aslında bir size normal geliyor. sohbetin hararetinden midir nedir sesinizin kahkahalarınızın yüksekliğini tam kestiremiyor olabilirsiniz. türk insanı zaten bağırarak konuşuyor, bir de keyifle konuşuyorlarsa tüm apartman duyuyor. bi yandan da müzik açıyorlar mesela, onlara sorsan normal derler. ama geceleyin normal ses müzik normal değil zaten. kısmak lazım müziğin sesini. yalıtım da kötüyse ortak yaşam alanı olduğu için mecburen daha fazla dikkat etmek gerek.
0
kimwexler
(18.03.22)
Karşınızdaki kişinin iyi niyetli olduğuna emin olsak "gürültü olunca bana whatsapp'tan yazarsanız hemen dikkatli olmaya başlarım" derdiniz mesela. Ama karşınızdaki durumu büyütüp hem ev sahibinizle iletişime geçmiş hem de misafirlerinizden bahsetmiş. O yüzden artık mümkün olduğunca umurunuzda olmasın. Yapabileceği hiçbir şey yok.
0
michael_knight
(18.03.22)
yerlerde halı var mı halı ? yoksa normal konuşma bile alt kata gecenin bir vakti delice bir ses olarak inebilir.
eğer gerçekten ses yapmadığınıza inanıyorsanız bu sefer harbi bir gürültü yapın ve mesaj atın gürültü budur diye.. youtu.be şu iyidir
0
jamswety
(18.03.22)
ya mesela ben şeye ayar oluyorum. eşek yüküyle para veriyorum, ve orası benim evim. gece davul çalmıyorsam, mobilya çekmiyorsam, son ses parti vermiyorsam konuşabilmeliyim ya. insanlar benim evimde saat kaçta kimle sohbet ettiğime karışmamalı. evet tabii ki bağırmak, anırmak gibi aşırı şeylerden bahsetmiyorum. ama yani evim ya. evim. ne yapayım yani. evimde arkadaşım var ve konuşuyoruz. maalesef komşudan ziyade müteahhit suçlu burada. kağıttan duvar yapıyorlar. benim yatak odamın yan cephesi, diğer evin salonu. adam geceleri normal sesle tv izliyor. her gece duyuyorum. ne diyeyim adama kendi evinde tv izleme mi diyeyim.
bence insanlar biraz katlanabilmeli. apartmanda yaşayıp müstakil hayatı istememeliler. yeri geliyor biz de gece gündüz duymak istemediğimiz sesleri duyuyoruz ne yapalım yani.
0
wild honey suckle
(18.03.22)
kötü değil iyi yetiştirilmiş insan evladısın, sen o kadının ilk seferde ağzının payını verip bide kavga çıkartsaydın pısardı ve sonrasında yükselemezdi, türkiyede iyi niyet göstermiceksin anında ezerler.
benimde evin duvarları ince yukarda çocuklar at koşturuyor bazen uykumdan da uyandırıyor gidip bir kere kapılarını çalmadım.
rutin bir gürültü yoksa katlanılabilir, ayarını kaçırmış komşunuz. orası sizinde eviniz istediğiniz yapma hakkınız var, üstelik bu kadar da dikkat ettiğinizi söylüyorsunuz, karşı taraf takıntılı olabilir, dert etmeyin
0
eja
(18.03.22)
Ben olsam test ederim, kendi evimde tv acarim sonra onun evine gidip duymaya calisirim. Kademe kademe wifi kumanda ile artirabilirsin. Bu sekilde limitlere bakarsin ona gore ortayi bulursun.
Yeni evler cok sikintili, yan komsunun telefonunun titresimini duyuyorum. Horlayinca yanimdaymis gibi ses geliyor. Hem de bu ev projeli falan kaliteli yapilmis 3-4 milyonluk ev.
Gece 3te sohbet edersen ev yalitimli bile olsa duyulur cunku ortam cok sessiz. Orada komsu hakli ama aksam 8de tv ve sohbetten sikayet ediyorsa yurusun gitsin.
0
divit
(18.03.22)
Valla kimse kusura bakmasın, duvarlar ince vs. anlamam ama arkadaşınla evde konuşma sesinden rahatsız olacak kişi de az daha para bulup müstakil eve çıksın. Oturduğum apartmanda epey yaşlı insanlar var, buna ek 2 dairenin hiperaktif çocukları var. Bir dairede 2 senedir süren tadilat var. Herkes birbirine olabildiğince saygılı. -ha tadilat yapan edepsiz o ayrı- ama yine de kusura bakmasınlar. Orası sizin mülkünüz. Eğer evin içinde parti yapmıyorsanız yüksek sesle konuştuğunuz diye rahatsız olacak olan kişi de nerde durması gerektiğini bilmeli. Ben buna müsade etmiyorum, hayatıma bu şekilde müdahil olunmasına da etmem.
Bununla birlikte yetinmeyip ev sahibinizi arayıp giren çıkan belirsiz dediyse belli ki yobazın teki. O nedenle en temizi hiç muhatap almayın naparsa yapsın. Gelip kapıyı çalarsa da açmayın. Çok üstünüze gelecek olursa da polisi arar, komşunuzun apartmana huzursuzluk verdiğini söylersiniz.
0
lcha
(18.03.22)
bazı evlerden izolasyon gerçekten yok, ve bazı misafirler gerçekten inanılmaz gürültülü konuşuyor. bizim kayınço mesela adamın normal konuşması evin duvarlarını titretiyor. bence gece 12'den sonra misafir muhabbetini bırakın ya da ona dikat edin derim. hakikaten o muhabbet sesi rahatsız ediyor olabilir dostum.
0
roket adam
(18.03.22)
Bize de alt komşumuz geçenlerde annemi aradı. Biz beşinci kattayız. Alt komşumuz dedi ki üçüncü kat bizimle kavga etti, ses yüzünden ama ses sizden geliyor. Sandalye çekme sesi geliyor. O gün de yökdil vardı kardeşimle sınava gidiyorduk pazar sabahı ses olmuş diye olay olmuş. Evden çalışıyorlarmış üçüncü kat ses olmuş.
Bilmiyorum hak veriyorum onlara da. Ama ben yıllardır aynı yerde oturuyorum, sınavım oldu bir sürü, o sınavlara çalışırken bebek mi ağlamadı inşaat mı olmadı hiç şikayet etmedim. İnsanlık hali dedim geçtim. Yukarıdaki arkadaşa katılıyorum. Eve apartmanda oturma bilincine sahip olmak gerek ama evimde de rahat edemeyeceksem napayım.
Annem de ne desin kıyamam çocuklar ses yapıyor söz geçiremiyorum dedi. Söz geçiremediği ben 29 kardeşim 23 yaşında. Bu da bizim ayıbımız olsun. :(
Merhabalar, Memuriyet nedenli olarak güvenlik soruşturması ne kadar sürüyor acaba? Bazıları 3-4 ay demiş ama sanırım artık daha kısa sürmekte. Yakın bir zamanda güvenlik soruşturması geçiren varsa ne kadar sürdüğünü iletebilir mi acaba? Teşekkürler.
Merhabalar,
Memuriyet nedenli olarak güvenlik soruşturması ne kadar sürüyor acaba?
Bazıları 3-4 ay demiş ama sanırım artık daha kısa sürmekte. Yakın bir zamanda güvenlik soruşturması geçiren varsa ne kadar sürdüğünü iletebilir mi acaba?
Teşekkürler.
0
kindarfil (15.03.22)
2017 de bizim 3 ay sürmüstü
0
eagle is free
(15.03.22)
2017 döneminde sanırım darbeden dolayı öyleydi de, peki @aloha sizin soruşturma ne zamandı yakın tarihli miydi?
0
🌸kindarfil
(15.03.22)
4 ay sürmüştü 2019’da.
0
ruhen hastayim ben
(15.03.22)
Sanırım bu bulunduğunuz yerdeki emniyetin çalışma hızıyla, hatta dosyanızın hangi memurun masasına düştüğü ile çok alakalı. Benim de 2017'de 3 ay sürmüştü mesela ama araştırdığımda o zaman da daha kısa sürenler de, uzun sürenler de vardı. Bizim komşulara gelip sormuşlardı mesela, hâlâ yapıyorlar mı bunu bilmiyorum ama sürecin sonunda oluyor bu dolayısıyla yakında haber alacağınıza dair iyi bir ipucu oluyor :)
0
gmzo
(15.03.22)
Çok teşekkür ederim.
Sizce güncel işimden ne zaman çıkışımı yapmalıyım?
0
🌸kindarfil
(15.03.22)
kazandığınız kurum ve oturduğunuz yer ile alakalı.
0
Hallegadola
(15.03.22)
güvenlik sonucu gelmeden çıkışınızı yapmmayın. bende bir şey yok yeaaa diyip kendinize güvenmeyin.
0
kenarortay
(15.03.22)
Teşekkür ederim. Bir de anladığım kadarı ile öğretmenlik, polislik adalet bakanlığı vs haricindeki yerlere sadece arşiv araştırması yapılıyormuş. Doğru mudur acaba o zaman sürecim daha da kolaylaşır sanırım...
0
🌸kindarfil
(15.03.22)
evet doğru her yerde güvenlik soruşturması yapılmıyor
Evde kaç kişi yaşadığınızı da belirtirseniz sevinirim. Evin büyüklüğü yetiyor mu size?
Evde kaç kişi yaşadığınızı da belirtirseniz sevinirim. Evin büyüklüğü yetiyor mu size?
0
Fusha (15.03.22)
1 kişi, 2 kedi, 100m2 sanırım, yetiyor, bir odam boş hatta depo gibi kullanıyorum.
0
veritaslibertas
(15.03.22)
2 kişi, 2 kedi 200m2. vaktimizin hatırı sayılır çoğunlukta bir kısmını evde geçiriyoruz, alan o açıdan önemli bence. yetiyor.
0
evde liyakat kalmamis
(15.03.22)
2 kişi, 50m2, yetmiyor haliyle. kavga etsen de muhattap olmak kötü bir şey :d
0
birmilyonunvarmi
(15.03.22)
1 kişi, 60-65m2 yetiyor.
0
mg3929
(15.03.22)
2 kisi 70m2
0
hot potato
(15.03.22)
2 kişi 55m2
0
reactionic
(15.03.22)
230m2 tek kişi, bir kaç tane de sinek belki.
0
babafingo
(15.03.22)
4 kişi 100m2 diyorum. 3+1
0
Hallegadola
(15.03.22)
Evimizin kaç m2 olduğunu bilmediğimi fark ettim, kira sözleşmesinde yazıyor mudur acaba?
2 kişi ve 2 kedi, sanırım 120-130 m2 civarı 3+1, yetiyor. Pandemiden önce çok daha küçük 2+1'de yaşıyorduk, ikimiz de evden çalışmaya başlayınca sığamadık. Şimdi üç odanın ikisini ayrı ayrı ofis yaptık, mis gibi sığıyoruz.
0
kobuzchu kiz
(15.03.22)
1 kişi 90m2 2+1.
Fazlası ile yetiyor. Bir odamda sadece şifonyer ve kanepe var, öyle duruyor.
Fakat bir önceki evim de aynı büyüklükte olsa da odalar dikdörtgen şeklinde saçma sapandı ve oraya rahat sığamıyorum.
Bu evde odalar tam kare ve 2 kişilik yatak duvara dayanmadan 2 tarafında da komodin olacak şekilde rahatlıkla konabiliyor.
0
denizgonen
(15.03.22)
135 m2/3+1 2 kişi, 2 kedi. Yetiyor. 4 yıl önce daha çok yetiyordu. Eşyalar kendi kendine çoğaldı.
0
baal
(15.03.22)
4 kişi 140 m2
yetiyor.
0
since1907
(15.03.22)
75 m2 2+1 iki kişi, ofis de evde olduğu için bize yetmiyor şu anda maalesef.
0
roket adam
(15.03.22)
90 m2 1 kişi. Yetiyor ama daha fazla olsa daha rahat ederdim.
terasın bir kısmı kapalı, depo gibi kullandığımız için yetiyor. ama düz 100 m2 ev olsa yetmezdi, döküntülü insanlarız çünkü. minimalleşemiyoruz bir türlü.
0
kakamelsokoban
(15.03.22)
1 kişi, 3+1 110 m2 civarı, sıfır başka canlı, homeoffice olduğu halde yine de fazla 1 kişi için, temizlik yaparken dezavantaj haline geliyor:)
0
hypathia
(15.03.22)
2 kişi ve 1 kedi 155 m2. Rahat rahat yetiyor, bazen bir oda hiç olmasa da olur diye düşünüyorum (orayı giyinme+ misafir odası gibi bir şey yaptık) ama rahatlığını düşününce vazgeçiyorum. 2 banyo olması ise en en rahat ettiğim ve vazgecemeyecegim şey.
0
fraise
(15.03.22)
4 kişi 3+1, 130m2 gibi. Yetiyor Ama full evden çalıştığımız bir dönem vardı, o zaman en az bir odamızın daha olması gerektiğini düşünmüştüm. Hala daha düşünüyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(15.03.22)
110 M2, şu anda kayınvalide bizde bebeğe bakıyor, toplam 4 kişi. yetiyor.
0
isyankar tosbaga
(15.03.22)
3, 140
yetiyor.
0
hayirsiz
(15.03.22)
90 m2 1 kişi. yetiyor.
0
gabe h coud
(15.03.22)
80m2 iki kişi.
Buraya yazanların bir kısmının brüt bir kısmının net m2 yazdığına eminim ama kanıtlayamam :D
nef 03'te 1+1 evi olan arkadaşım evinin 40m2 olduğunu söylüyordu ama net 28 civarı mesela. Bizim eski evi emlakçı 85 ölçüp 110-120m2 olarak pazarlıyordu. Anadolu şehirlerinde net 120-130m2 evleri gördüğümde hangar gibi geliyor mesela.
0
nhk ni youkosu
(15.03.22)
Ben ayrı bir soru olarak da soracağım ama, soruyu açma sebebim şuydu; şu an 200 metrekare bahçeli bir villada yaşıyorum. Bahçede 200 metrekareye yakın. O kadar alıştım ki bu rahatlığa napicam bilmiyorum. Çünkü uygun fiyata böyle bir ev bulmam imkansız. Bedava resmen diyeceğim buna rağmen sizin tahminleriniz yaklaşamayacak ödediğim kiraya. Neyse şimdi eşyalı ev bakıyorum. Eşyalı evlerin çoğu hep 50-60 Metrekare civarında, bir tane 150 metrekare bir ev buldum, on numara da terası var ama kadın kiracı istiyor. Ben villadan sonra vasat bir eve alışamam gibi geliyor o yüzden bu evi çok istiyorum ama napicam bilmiyorum, ev sahibini ikna etmeye çalışacağım ama bakalım
0
🌸Fusha
(15.03.22)
5 kişi 80 m2 :) daraldım abicim yetmiyor
0
photo85
(15.03.22)
Dizayna ve plana bağlı olarak her yer yeter ya ne olacak.
2 kişi 65m2 yetiyor bize. 50 de olsa yeterdi.
Yoksa ben de isterim bir oda sırf çalışma odası, bir oda elbise odası, bir oda hobi odası olsun; mutfak ayrı, banyo geniş olsun ama yazlık yerde biraz fazla uçuk bu tarz evler.
Aile evindeyken, 100m2 üstü olmasına rağmen 3 kişiye dar geliyordu. Çünkü eşya çok ve iri.
0
ananiyimioguz
(15.03.22)
2 kişi, 100 m2 biraz ufak geliyor ama çok da sorun teşkil etmiyor.
Allahını seven üstüme isim atsın. Valla yıldım. Bulduğumuz ama anlaşamadığımız isimler : Bulut, Pamir, Cenk, Levent, Uygar, Egemen, Göker, Korhan, İlker, ArasBunlara yakın ne dersiniz? (Siyasi, Dini, İdeoloji içeren isimleri hiç düşünmüyoruz)
Allahını seven üstüme isim atsın. Valla yıldım. Bulduğumuz ama anlaşamadığımız isimler : Bulut, Pamir, Cenk, Levent, Uygar, Egemen, Göker, Korhan, İlker, Aras Bunlara yakın ne dersiniz? (Siyasi, Dini, İdeoloji içeren isimleri hiç düşünmüyoruz)
Düşünüp kararsız kaldığınız isimlere bakarak, eğer illa bunlardan biri olacak demiyorsanız tolga diyorum.
0
kibritsuyu
(15.03.22)
erkek bebe isimlerinden en çok Eray ismini severim .yazılanlar arasında yoktu fikir olsun istedim.
izmir'de ilkokulda bir arkadaşımın adı Albatros çok ilginç geliyordu bize ve aşırı havalı zeki bir çocuktu. Cihangir de böyle .
yakın zamanda arkadaşlarımın çocukları oldu mesela Alaz ve Asım isimli bebeklerimiz var etrafta .Çok yaygın olmayan isimler bence güzel oluyor.
0
devilone
(15.03.22)
Yekta, Sina, Hakan, Selçuk, Zafer
Oğlum olmadı, olsaydı bunlardan biri olurdu.
0
SiyamkedisiZorro
(15.03.22)
saydıklarınızın arasından cenk çok güzel. hatta cenker ismi ondan da güzel bence.
0
sivilceli ergen
(15.03.22)
Aras ve uygar güzel
0
cilekli krep
(15.03.22)
tolga, tuna
0
naksidil
(15.03.22)
Kemal
0
reavelyn
(15.03.22)
oğlumun adı ege tuna. bunun dışında emir, doruk, çınar, kuzey, atlas isimleri de bence çook güzel.
0
isyankar tosbaga
(15.03.22)
bunlara yakın cem var. popüler isimlerden kaan, kerem, alp var benzer. yağız geldi aklıma bir de.
0
deartheodosia
(15.03.22)
Ay bir şey daha diyeceğim. Erkek ismi bulmak çok zor bir süreç. Biz en sonunda 2 isim koyduk -ki asla koymam diyordum. Allah aşkına 2 isim koymayın.
0
cilekli krep
(15.03.22)
Can, Uzay, Yiğit sevdiğim isimlerden
0
Corpsebridee
(15.03.22)
geçen hafta bebeği olan arkadaşım uzay koydu. barbaros, yağmur, bulut, toprak.
0
mikahakkinen
(15.03.22)
Yağız
0
duster
(15.03.22)
Soy isme de uyumuna göre Cenk, Uygar, İlker seçilebilir, güzel bence gayet.
0
ananiyimioguz
(15.03.22)
gök'lü isim koymayın dalga geçiliyor +1.
ne kadar ilker tanıdığım varsa hepsi değişik insanlardı sevmem.
ne kadar egemen tanıdıysam hepsi şahsına münhasır iyi çoçuklardı. egemen ismini severim.
pamir çok güzel ama çocuklara isimlerini sorduğumda pamir diyor yarısı.
seçtiklerinizden bence: cenk, uygar, egemen.
önerilerim: timur, onur, uğur, erdem, mete, kerem, ata, attila.
farklı öneriler: tibet, timuçin, teoman, nejat.
0
Hallegadola
(15.03.22)
Kerem <3
0
kenarortay
(15.03.22)
Cevaplar için herkese teşekkürler. Cenk,Erdem ve Levent e kadar düşürdük gibi. Hala önerilere açığız. Az da olsa vakit var.
0
🌸o kadar da degil aga
(16.03.22)
Cenk müthiş isim, oyum Cenk'e.
0
evde liyakat kalmamis
(16.03.22)
Pazartesi sabah oğlumuz doğdu ve ismi Mert oldu. Gerçekten de yüzünü görünce annesiyle birbirimize bakıp tam bir Mert dedik ikimiz de :) Çok teşekkürler herkese selamlar.
0
🌸o kadar da degil aga
(23.03.22)
tebrik ederim, allah analı babalı büyütsün. ismi de çok güzel.
İsmim 5 harf, soyadım 3 harf. Ben ismimin ilk harfi ve soyadımın hepsini birleşip bir şekilde el yazısıyla yazıp ortasından bir çizgi çekiyorum ama çok kolay aslında taklit edilmesi. Siz nasıl atıyorsunuz imzanızı ben nasıl zorlaştırabilirim acep?
İsmim 5 harf, soyadım 3 harf. Ben ismimin ilk harfi ve soyadımın hepsini birleşip bir şekilde el yazısıyla yazıp ortasından bir çizgi çekiyorum ama çok kolay aslında taklit edilmesi. Siz nasıl atıyorsunuz imzanızı ben nasıl zorlaştırabilirim acep?
0
regina phalange (12.03.22)
Sembol yaratabilirsiniz size özgü.
0
lüzumsuz adam
(12.03.22)
İsmimin ilk harfi belirgin olacak şekilde tamamı. Taklidi aşırı kolay olmasına rağmen birkaç ay evvel önemli bir evrağa imza atmam gerekti ve pasaportumdaki imzaya benzetebilmek için sayfalarca imza çalıştım buna rağmen tutturamadım. Eser sahibi hariç herkes taklit edebilir.
0
IncredibleMau
(12.03.22)
ismimi yazıyorum şekilli şukullu. taklidi imkansız
0
kimwexler
(12.03.22)
ismin ilk harfi büyük, diğer harfler küçük, soyadın ilk harfi büyük. harfler saga dogru 20 derece kadar eğik.
0
tabudeviren
(12.03.22)
2022 yılında imzanın eskisi kadar önemi kalmadı, sadece imza taklidi ile zora düşmek pek mümkün değil, o yüzden taklidi zor bir imza aramaya gerek olmadığını düşünüyorum.
Benimki ilk ismimin ilk harfi(büyük), ikinci ismimin tamamı(küçük) ve soyismimin ilk harfi(büyük) şeklinde.
0
Bruce
(12.03.22)
tamamı küçük harflerle adım, soyadımın baş harfi ve nokta. adım soyadım aynı harfle başlıyor, şekil duruyor. imza atmayı özledim.
0
aydonno
(12.03.22)
Bir muzik grubu ismini ilk harfiyle başlayip gerisini karalayarak atıyorum
0
stavro
(12.03.22)
İsmimi atıyorum sadece. Yıldızlı falan.
0
Hallegadola
(13.03.22)
ismin ilk harfi . soyismin tamamı ama çok okunaklı olmuyor soyismim.
bu arada imzanızdan memnun değilseniz ya bir karigrafa imza tasarlatın ya da bu karigrafların youtube veya instagram sayfası oluyor, bir çok örnek gösteriyorlar, o örnek isimlere benzer bir isminiz varsa oradan esinlenebilirsiniz.
Merhaba. Geçen hafta evime gece vakti uyurken hırsız girmişti. Ben bazı sesler duyup uyanınca kalkıp salona bir bakmıştım ve o an salonda hırsızı görünce direkt üzerine doğru koşmaya başladım, adam da çok seri bir şekilde kapısı açık olan balkondan atlayıp kaçtı. Zaten hemen dibindeydi.Telefonlar ve
Merhaba. Geçen hafta evime gece vakti uyurken hırsız girmişti. Ben bazı sesler duyup uyanınca kalkıp salona bir bakmıştım ve o an salonda hırsızı görünce direkt üzerine doğru koşmaya başladım, adam da çok seri bir şekilde kapısı açık olan balkondan atlayıp kaçtı. Zaten hemen dibindeydi.
Telefonlar ve laptoplar gitti ama daha alınabilecek pek çok şey vardı. Tahminimce ben onun işini yarıda kesmiş oldum. Ama olayı eşe dosta anlattığımda hırsıza hamle yaparak ciddi risk aldığımı, adamın üzerinde silah, bıçak gibi bir şeyi varsa ve o an o panik yapmasa canımı tehlikeye atmış olabileceğimi söylediler. E iyi de öbür türlü de evi soyup soğana çevirmesini mi bekleyeceğiz ya. Bilemedim.
Ben anlık karar verip o an böyle yaptım kısacası. Siz evinizde hırsız olduğunu fark etseniz (ama telefonunuz da yanınızda değil, salonda) işini bitirene kadar bekler miydiniz, yoksa bir hamle yapar mıydınız? Daha önce başınıza bu durum gelmişse de ne yapmıştınız?
0
magni (11.03.22)
Önce deli gibi çığlık atıp sonra korkudan bayılırdım.
Üstüne koşmak nedir? Bilmiyorum fiziksel olarak kendine güvenen koşar belki ama adam zaten hazirliklidir, siz uykudan yeni uyanmış sersem bir halde, bilemedim yani aşırı gereksiz bir risk.
0
kaptan maydanoz
(11.03.22)
Sağlıklı düşünürsem hiçbir şey yapmam abi bu bir risk. Sen üzerine koşunca kaçabilir de böğrüne rambo bıçağını da sokabilir, mantıklı düşünürsem bunu göze alamam ama o an adrenalinle ne yapardım bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.03.22)
Ruhsatlı tabancamı alıp karşısına öyle geçerdim. Kaçarsa sorun yok, kaçmazsa vay haline.
0
les yeux blanches
(11.03.22)
@kaptan maydanoz @Kaleci Saçlı Forvet O an koşup herifi yakalamak, saldırmak geçti aklımdan sadece. Yani beynimin bana saniyelik verdiği komut bu oldu. Ama sonradan sizlerin de ve çevremin de dediği şekilde ciddi de bir risk almışım. Beklemediği anda ben karşısında belirip aksiyona geçtiğim için onun panik yaptığını düşünüyorum, o an paniklemese ve yanında bir şey varsa (ki vardır bence) kullanabilirdi. Mantıklı düşününce böyle düşünüyorum şu an.
0
🌸magni
(11.03.22)
Ben çığlık atarım. Saldırmak bana da mantıklı gelmedi. Ya siz yaralansanız ya adam ölse çok büyük sıkıntı.
0
cilekli krep
(11.03.22)
Aynen o esnada kaç ya da savaş moduna giriyorsun ister istemez hormonal bir durum bu, tabii aynı moda hırsız da giriyor yani kaçabilir de savaşabilir de, sonuç ne olur bilemiyorsun evin güvenlik tedbirlerini artırmak daha sağlıklı olur herhalde bilemedim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.03.22)
Ben de sizin yaptığınızı yapardım. Ben hatta sokağa çıkıp arkasından koşardım. Telefon, bilgisayar ucuz şeyler değil. Hayatta beklemem. Evimde hırsız görsem aşırı sinirlenirim. Bir şey çalmamış olsa da senin özel alanına girmiş biri var.
0
dissendium
(11.03.22)
Valla büyük cesaret. Bir kez başıma geldi onda da yattığım yerden balkon demirinin üstünde kafası gördüm. Göz göze geldik hemen atlayıp kaçtı zaten. Son derece erkek halimle hiç öyle üstüne atlayayım da adalete kendi ellerimle teslim edeyim, yok efendim iki tane vurayımmış ya da çekip kenara konuşayım da belki imana gelir tövbe eder vatanına milletine hayırlı bir evlat olur gibi şeyler geçmedi. Kavuşacağını bilsem belki tükürürdüm yattığım yerden. Ki düşününce mantıklı geldi. Adam pislik çıktı deyip belki hepten vazgeçerdi.
Savaş çıkarsa seni ön cepheye sürsünler. Savaşın akıbetini tarafların en iyi askerleri dövüşerek belirleyecekse eğer o sen olmalısın. Suç ve suçluyla mücadelede güvenin tesisi birimize düşecekse eğer bir gün, o da sen olmalısın.
0
IncredibleMau
(11.03.22)
kalp krizi geçirmezsem kovalarım.
0
kimwexler
(11.03.22)
şu an yaşadığım evde mümkün değil ama diyelim ki dışa açık bir apartman dairesinde, 1. kattayım;
hırsız ile arama engel koyarım. sandalye, ayaklı ışık, sehpa aklıma direkt gelenler. alıp bana karşı kullanabileceği bir şeyi ona fırlatmam; i.e. bıçağı alıp adama sallamam. doğruca dış kapıya yönelirim. giderken telefonumu alabiliyorsam alırım, odanın kapısını kapatırım ama kapının kulbundan tutup zorlamam, evde bir başka hırsız varsa arkamdan gelebilir. max 5 snde evin dış kapısına çıkarım. dış kapıyı kapatırım. merdivenlerden zıplaya zıplaya inerken "hırsız vaar" diye bağırırım. apartmandan çıkar çıkmaz güvenli bir yere ışınlanırım ve 155 polisi ararın. böyle durumlarda hızıma çok güveniyorum.
eski ben olsaydım, kaçmaz, hırsızı kovalar, mümkünse yakalamaya çalışırdım. yakalarsam da hastanelik ederdim.
0
gabe h coud
(11.03.22)
bazi seyler baglama bakar. alanim ve kuvvetim varsa hamle edebilirim, ben koseye sikisacaksam edemem. bicak varligi ve arkadasin madde tesiri altinda olma ihtimalleri korkutucudur, kucumsenemez.
adam bulundu mu? bulunmuyor mu hala bunlar?
gecmis olsun...
0
e haliyle
(11.03.22)
biber gazım var onu sıkarım. etkisiz hale gelince hemen ok cihazımla bayıltırım odaya kitlerim ve polisi ararım.
tabi korkudan bayılmazsam
0
Hallegadola
(11.03.22)
Yazın gece 10 gibi bahçe katı evde salonda oturuyordum, hırsız yatak odasından girmiş ortadaki boşluk alana çıkarken göz göze geldik ben de bağırıp önümdeki cam bardağı girdiği kapıya doğru fırlattım ses olsun diye aynı şekilde girdiği pencereden kaçtı
Yatar uyurum. Acayip usengec adamim kimse uykumu bolemez.
Gecen girdi sandim, iceri seslendim ne alacaksa alsin da gitsin diye. Kalkip bakmadim bile.
Zaten sirket laptoplari var, onlar disinda duzgun elektronik cihazim yok. Keske alsa da gitse dedim :D
Bizden biriymis hirsiz degilmis
0
divit
(11.03.22)
Üstüne atlamam. Ama bağırırdım. Polisi arıyorum diye falan.
Açıkcası hırsızlık suçunun gerçekleşmesi için çok fazla şey gerekiyor. Sizin evde yakalansa, ürünleri götürürken yakalansa, ürünleri çalıp evine koysa ve öyle yakalansa bile hırsızlık suçu tam olarak gerçekleşmiş sayılmıyor. O yüzden polisler hırsızlık konularında kıllarını kıpırdatmıyorlar. Hırsızlık yapmak da hırsızlar için tehlikeli falan olmaktan çıkıyor bu nedenle, hüküm giymesi çok zor çünkü. Bu nedenlerde dolayı gece gece evinize girecek kadar planlı bi iş yapan hırsızın sizi kendi evinizde yaralayacağını sanmıyorum. Bu durumda çok risksiz ve ceza bile almayacağı konuyu çok büyük bir suç haline getirmiş oluyor. ( aynı şeyi sokaktaki hırsızlar için söyleyemem. Onların madde etkisinde falan olma olasılığı daha fazla. ) bu nedenle bende varlığımı belli edip gitmesini söylerim.
0
zimbirik
(11.03.22)
Bunu geçen düşündüm. Eve bir silah almayı da düşünüyorum bu sıralar ama hırsız için değil.
Silah kullanmak bana bir şey kazandırmaz durduk yere katil de olabilirim, canımdan da olabilirim. O yüzden önce sesimi çıkarır evde ve ayakta olduğumu belli eder ve blöf yapardım. Polisim arkadaşları aradım da diyebilirim, tüfekle bir dakika içinde odadan çıkacağımı da söyleyebilirim bilmiyorum ama uykudan uyanınca güzel yalan söylüyorum. Maksat bir an önce korksun ve geldiği delikten defolsun gitsin. Kendimi ve eşimi korumak için ise b planım var artık o son çare ama.
0
chicha_v2
(11.03.22)
Ustune atlasan da atlamasan da karsisina ciktiginda kacacak zaten.
0
stavro
(11.03.22)
Mutfaktan bıçağı kapıp önce "aldıklarını bırak, sonra yürü git ;) buradan" uyarısı yapardım sanırım. Sonrasında olaylar ne şekilde gelişirse artık. Kendi evimde yabancı bi adamı görmek anlık olarak kendimi dizginleyemeyeceğim bir noktaya getirebilir beni. Ama bu doğru bir hareket mi, değil bence.
0
msb
(11.03.22)
Kapının önünde kamera var zaten. Şüphelenirsem önce kameraya bakarım biri gelmiş mi ne zaman gelmiş diye.
Odamda biber gazım var. Mesafeyi ayarlayabilirsem biber gazı sıkarım.
0
jazzabel
(11.03.22)
@e haliyle Teşekkürler. Henüz bir şey yok, 1 haftalık mevzu. Polis gerekli prosedürleri uygulayıp dosyayı savcılığa sevk etti. Bekleyeceğiz artık bir şey çıkar mı diye.
0
🌸magni
(11.03.22)
Hırsızın kaçış güzergahını kapatmamalı, aniden önüne çıkmamalısınız. Hiç bir şey hayatınızı riske atmaya değmez.
Tamam bunlar adi hırsız, eve canımıza kast etmeye gelmediler, ama siz üzerine hamle yaparsanız o da can havli ile bıçağı takabilir.
İçerden "noluyo lan" diye bağırıp mesafeyi koruyarak onun evde olduğunu anladığınızı hissettirin.
genelde yanlarında bıçak oluyor, bazenee silah. bizim işyerine giren haplımıydı neydi kafası milyondu ona atlasan bıçaklanmıştın mesela. büyük risk canını ortaya koymuşsun.
uzaktan polis diye bağırsanda kaçardı çok yaklaşmaya gerek yok adam orda misafir gibi durmıcak ya
0
kurcalamabozarsin
(12.03.22)
gecmis olsun. okurken inme iniyordu gorsem ne yaparim bilmiyorum.
yalniz yasiyorum. oncelikle gece uyurken bazi sesler duysam kalkip bakmam. iceride biri olduguna inansam o panikle polisi aramak aklima gelir mi bilmiyorum. muhtemelen 3 km otede yasayan arkadasima yazarim.
aslinda iyi hatirlattiniz, evde biber gazi vb bulundurmak iyi olur.
0
supergirl
(13.03.22)
Daha önce cevaplarda mevzusu geçmişti diye yeni bilgi olarak yazıyorum; hırsızlar yakalandı. Adamlar o kadar rahat ki kısa süre sonra yeniden bizim civarlarda başka evlere hırsızlığa gelmişler ama bu kez enselenmişler.
Rusya'ya yapılan yaptırımların karşılık bulacağı tarih
put it in your appropriate place
Aslında sorum dünya genelinde ama en son Rusya'ya gerçekleştiği için Rusya özelinde soruyorum.Rusya, her gün bir yaptırım yiyor. Hem devletler arasında hem özel şirketler bazında. Bu tür yaptırımların karşılık bulması için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor?Rusya'nın yatırım yaptınız ama ayaktayım vey
Aslında sorum dünya genelinde ama en son Rusya'ya gerçekleştiği için Rusya özelinde soruyorum.
Rusya, her gün bir yaptırım yiyor. Hem devletler arasında hem özel şirketler bazında. Bu tür yaptırımların karşılık bulması için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor?
Rusya'nın yatırım yaptınız ama ayaktayım veya tamam ya ekonomi değil bitmek, kalmadı bile haydi gelin arkadaş olalım demesi ne kadar sürer?
0
put it in your appropriate place (11.03.22)
Ekonomilerinin darbe aldığını zaten söylediler. Ama bunun dışında öyle bir tarih olmayacağını düşünüyorum. İran'a yıllardır ambargo uygulanıyor ama başlarındaki yönetim bugüne kadar çıkıp pişmanız demedi. Nükleer enerji çalışmalarına devam ediyorlar. Türkiye'de de ekonomi kötü durumda ama çıkıp ekonomi kötü diyorlar mı? Demiyorlar. Rusya da kendi halkına karşı yıkılmadık diyecek, sorun yok diyecek, hatta abartıp ekonomimiz büyüdü bile diyebilirler. Bu değişim yavaş yavaş ortaya çıkar. Küba'da nasıl 1950'den kalma otomobiller trafikte geziyorsa 20 yıl sonra Rusya dünyadan kopuk bir yer olabilir.
0
dissendium
(11.03.22)
yaptırımın etkisi her sektör için farklılık gösterir. bazılarının etkisini henüz ertesi gün hissetmeye başlarsın, bazısı stoklar tükendikten sonra üç ay veya bir yıl sonra ısırmaya başlar. kısa vadede rusya'da hayat çok değişmeyebilir aslında. oradaki arkadaşım bana her gün market fiyatlarını filan gösteriyor. 200 ruble olan şey 250 ruble olmuş. çoğunlukla (sivil halk için konuşuyorum) artış bundan ibaret. bizim son 2-3 yılda yaşadığımız keskin düşüşü belki bir yıl içinde yaşarlar ama işte nasıl desem alım güçleri düşmüş olur, daha kısıtlı yaşarlar ama ülke cehenneme dönmez kısa vadede.
rusya'nın global ekonomik düzende "yaptırım uyguladınız ama ayaktayım" deme ihtimali yok. tamamen çökmese bile iran gibi bir yer olur. modern dünyadan koparılır. bu kadar ciddi sonuçların görülmesi de bence en az 2-3 aydan başlar, yaptırımın ertesi günü hemen karanlık çağ'a dönmezler. uzun vadede de dönmezler ama senin benim yaşadığımız gibi de yaşayamazlar tabii ki.
0
der meister
(11.03.22)
putini düşürmeyi başardıklarında
0
Hallegadola
(11.03.22)
ne karsilik bulur soylemek kolay degil ama "gelin arkadas olalim" diyecekleri dusunulemez. agir yaptirimlardan bahsediyoruz. abd rusya ile buyuk oynuyor. ab ile, iran'la iliskilerine... cin'le ne cevirdiklerini bilmiyorum. petrol icin evvel gun filan suud uzerinden arzi artirmaya basladilar. baska ulkeler uzerindeki ambargolariyla da oynayabilir yeri gelince. ab derhal kopamaz rusya'dan ama hic kopamaz da degil. ukrayna direndikce ayrica kayiplari olacak. ha, dururlar mi, nasil dururlar, o oyle basit degil. onlarca ulkeyi ilgilendiren, bir suru para yolunu baglayan durumlar. oyle ki, millet dusmanlariyla dostluk tazeliyor su an.
Bugun McDonald's tr'den cekilecek olsa son kez gidip yemek icin
stavro
Kapisina dayanir misiniz? Kuyruga girer misiniz?Rusya'da bu olunca cok asiri tuhaf geldi de insanlara sorayim dedim. McDonald's insanların sirf karın doyurayim diye gittigi yer gibi geliyor bana, oyle lezzetli bir şeyi falan yok, bu kadar seveni var miymis diye dusundum.Milletin McDonald's'a bu kada
Kapisina dayanir misiniz? Kuyruga girer misiniz?
Rusya'da bu olunca cok asiri tuhaf geldi de insanlara sorayim dedim. McDonald's insanların sirf karın doyurayim diye gittigi yer gibi geliyor bana, oyle lezzetli bir şeyi falan yok, bu kadar seveni var miymis diye dusundum.
Milletin McDonald's'a bu kadar duskun olmasini tahayyul edemedim. McDonald's Rusyaya ilk girdiginde de böyle olmuştu. Lezzetli mi geliyor bu millete bu kadar yoksa o kulture duskun olduklarından mi? Lezzetli geldiginden degildir diye düşünüyorum. Ne bileyim burgerci mi kalmadi ulkede?
Siz McDonald's seviyor musunuz, kapıda kuyruga girer misiniz son kez yemek için?
0
stavro (11.03.22)
Ruslar bunun için Sovyetler Birliği'ni yıktı abi nesi garip geliyor, adamlar seviyor.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.03.22)
Gider bi Double Köfteburger bir de Big Mac yerim ama çok sıra varsa işim olmaz. Bence lezzetli. Homemade burgerler ile alakası yok tabii ama spesifik bir tadı var. Ben beğeniyorum.
0
himmet dayi
(11.03.22)
Bunun icin sovyetler birligini yikmalari tuhaf geliyor zaten abi iste. Bu kadar lezzetli mi geliyor bigmac falan?
0
🌸stavro
(11.03.22)
15-20 yaş aralığında olsam kesin girerdim. asla tüketmiyorum bu arada*
bir eklemek istediğim önemli bir şey var, evet junk food içeriği kötü, çöp gıda falan ama ülkeden ülkeye içerik ve kullanılan ürünler değişiyor. bizdeki kötünün de kötüsü olduğu için buradan kıyaslama yapıp rusları anlamamız zor olabilir.
0
rewlack
(11.03.22)
Eskiden guzeldi ozellikle mcdonaldsa ailece gidiyorduk. Taksimde ilk acildiginda da kuyruk olmustu. Sirayla anadoluya acildiginda da kuyruk yapiyordu.
Simdi kalitesi asiri dustu, lezzetsiz baya. ulkeden cekilse haberim olmaz.
Belki ruslarda hala iyi kalitede urun satiyordur.
0
divit
(11.03.22)
Ben yıllardır yemiyorum, ne mc ne burgerking, çünkü aşırı lezzetsiz. köfteler köfte gibi değil. eskiden nasıl yemişim anlayamamıştım son yediğimde, ya da sonradan mı bozdu bilmiyorum. yüksek fiyat ve kalitesiz ürün sunuyorlar. butik bugercilerden yiyorum. cevap: kuyruğa girmem.
0
veritaslibertas
(11.03.22)
@rewlax 10-15 farkli ulkede McDonald's denemiskmdir. Hepsi vasat. Bu sahsi düşüncem tabii ama.
0
🌸stavro
(11.03.22)
Yok abi lezzetinden değil, sen yıllarca bi halkı bir şeylerden mahrum edersen halk haliyle ona daha çok bağlanır, bu da onun gibi bir şey kaybetme korkusu işte. Elde etmek için her şeyi yaparlar ülkeyi de dağıtırlar. Sen bunu fark etmişsen bu zayıflığı kullanmak istersin, bunları ülkeden çekip halkı mevcut yönetime karşı ayaklandırmak istersin. Yani sevip sevmemekle pek ilgisi yok daha çok sosyolojik bir konu.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.03.22)
Kılımı bile kıpırdatmam. Önünden geçiyor olsam, sıra olmasa bile girmem.
0
Fusha
(11.03.22)
Giderim ama çok kalabalık varsa gitmem. Burger King duruyorsa gitmem. İkisinin farkı yok benim için.
0
sevilen progressive türkücü
(11.03.22)
bunun icin sovyetler birligini yikmadilar. komunizm insan dogasina aykiri sacma sapan bir sistem oldugu icin cok bile dayandi.
soruna cevap: gitmem, evde yaptigim hamburger 50 kat daha lezzetli oluyor.
0
baldur2
(11.03.22)
hayatta gitmem abi
0
sizofren06
(11.03.22)
çok fazla sıra varsa girmem ama az sıra varsa sıraya girerim ve ağlayarak bigmac yerim muhtemelen. birkaç tane de fazla alırım.
28 yaşımdayım. :(
0
Hallegadola
(11.03.22)
mcdonalds yemem ama belki gidecek bi restorana giderim ben de. ruslar büyük ihtimalle çok uzun süre modern dünyanın nimetlerinden uzak kalacaklarını bildikleri için yükleniyor olabilirler.
0
roket adam
(11.03.22)
Gitmem ama gideni de anlarım. Tadını sever, yurtdışına çıkma imkanı da yoktur son kez yiyeceğini bildiği için yer, bir gariplik göremiyorum.
0
uvcray
(11.03.22)
Çocukken happy meal'larını ve verdiği oyuncakları severdim. Birçok insanın iyi kötü üniversite ve çocukluk zamanlarından anısı var bu tip mekanlarda. Sonuçta marka kimliğini çok öne çıkaran bir şirket mc donald's bir şekilde gıda dünyasının "ünlüsü." sırf ünlü birini yolcu etme anlamında dahi birçok kişi gidip bir son yemek yiyebilir.
Neyini anlayamadınız ki? Sizin için bir anlamı olmayan şeyin birçok insan için olabilir. Yani insanların bir şeylere anlam yüklemesi çok olağan bir davranış. Ben şahsen buna şaşırmanıza şaşırdım. Lezzetle falan da bir alakası olması gerekmiyor bunun.
0
akhenaten
(11.03.22)
Ben bayadır yemedim, ama bu aralar rejim gibi bişey yapıyorum fast food yemem yasak. Şimdi bunu okuyunca canım çekti. Kimseye çaktırmadan gidip yesem mi diye düşünüyorum. Son günleri olsa yine gider yerdim. Doublecheesespor.
0
condom kurşunu
(11.03.22)
Gitmem, zaten normalde de yemiyorum çok dandik bence ürünleri. Rusyayı bilmiyorum ama Ukrayna’da mcdonalds çok popülerdi, baya insanlar süslenerek lüks restorana gider gibi gidip uzun uzun oturuyorlardı. Algılar farklı yani. Starbucks da benzer muameleyi Türkiye’de görüyor mesela öyle düşün
0
zikardo
(11.03.22)
En son 5-6 yıl önce mi yedim ne zaman yedim hatırlamıyorum.
O zaman da kötüydü şimdi bu maliyetlerle iyice kötü olduğuna eminim.
Bir tek patatesleri güzeldi çok sıra yoksa son bi patateslerini yerim belki. Onun harici hamburger için falan sıraya girmem. Beşiktaş'taki herhangi bir hamburgerci daha iyidir MCD ve BK'den.
Bir hamburgerci oldugu icin de lezzetle iliskilendirdim haliyle. Tema parkı falan degil nihayetinde, burger restorani oldugu icin lezzetle iliskilendirdim. Baska insanlara lezzetli mi geliyor diye merak ettim bana lezzetsiz gelen sey.
Hani McDonald's dusuk kalite bir şey, ogrenci isi yemek satiyor, bir ozelligi yok hani, o yuzden şaşırdım. Yani Newyorkta meşhur bir steakhouse kapanacagini açıklasa, insanlar son kez yemek icin akin etse tuhaf gelmez. İyyy McDonald's tan yemek mi yenir falan demiyorum, yersin gayet de bu duskunluk tuhaf geldi ikamesi olan, ekstra bir ozelligi veya yuksek kalitesi bir ayricalogi olmayan ucuz fastfood restoranina bu duskunluk, anlatabildim mi bilmiyorum. Yoksa kendim de defalsrca yemisomdir McDonald'stan Neden sasirmama sasirdiniz anlamadim:)
Hani bir kebabci vardir efsane kebabi vardir, insanlar kalkar şehrin dort tarafindan gider mesela. Burasi kapanacak olsa insanlsrdaki tepkiyi anlarsin. McDonald's olayinin neden tuahf geldini, aradaki farkı anlatmaya çalıştım.
0
🌸stavro
(11.03.22)
Valla ben fast food severim (30 E). Normalde de basic tatları severim. Yeni şeyler tadıyım diye düşünmem ama denk gelirse ya da arkadaşlar giderse denerim. Damak tadım öyle elimden bişey gelmiyor. Pizzaya ketçap falan sıkarım (belki dandik pizza yiyor da olabilirim) Akşamları neredeyse her gün dışardan yemek söylerim. Büfelerin tavuk burgerleri hoşuma gider. Ön bilgiden sonra;
Mc kapancak olsa sıra çok yoksa son kez bir big mc yerim. O tadı bir daha bulamayacağım çünkü (sosu falan yapılır tabi de). Bana lezzetli geliyor ve yerken ciddi ciddi keyif alıyorum.
0
ceketimi alip cikcam
(11.03.22)
Demek istediğim, insanların mc donald's ülkeden çekiliyor diye oraya gitmesindeki en büyük etkeni lezzetle ilişkili görmenizin sizi yanıltıyor olabileceği. Mc Donald's bir fast food markası; buna lüks bir restoran muamelesi yapamayız. En başta kendisinin böyle bir iddiası yok zaten.
Ama mc donalds birçok kimsenin geçmişinde yeri olan, dünyaca bilinen ve üzerinden big mac endeksi gibi fiyat endeksleri çıkarılan son derece ünlü bir marka. French fries olayının geniş çapta yaygınlaşmasını sağlamış ve hamburger kültürünü dünyada yayıp insanların diyetlerine katarak çeşitli gurme burgercilerin gelişmesinin önünü açmış tarihi değeri olan da bir marka. Aynı zamanda fast food denilen başlı başına bir konseptin kilometre taşlarından. Müzelik bir marka yani.
Mc donald's'ın bir ülkeden çekilmesi onun bilinirliğiyle de birleşince büyük bir olay oluyor ve insanlar da bunun bir yerinde bulunmak isteyebilirler. Berlin duvarı da sadece bir duvardı örneğin, ancak bizim evde dahi bir parçası duruyor.
Söylemeye çalıştığım şey, bu bir gıda markası diye bu olayın yarattığı etkinin sebebini sadece ürettiği ürünlerin lezzetinde ararsanız bu sizi bir sonuca götürmez. Zannetmiyorum ki kimse mc donald's'ın çok harika burgerler yaptığını iddia etsin. Böyle bir şey yok. Olmasına da gerek yok.
Kötü bir markadan aldığınız düşük kaliteli bir gündelik kıyafet de sizin için çok daha büyük bir anlam ifade ediyor olabilir. Her zaman "ne kadar kaliteli ki sanki bir değeri olsun" deyip kestirip atamayız ki. Yumiyum görünce heyecandan zıplayan insanlar var ve bunun sebebi yumiyumun harika bir şeker olması değil kesinlikle.
0
akhenaten
(11.03.22)
Keşke toplumun sağlığıyla oynayan her firma gitse. Hamburger zaman zaman güzel bir yiyecek olabilir ama daha başarılı yapan butik firmalar var artık. Cevabımdan da anlaşılacağı gibi kılımı kıpırdatmam.
0
guitarissimo
(11.03.22)
Çok kötü. O berbat şeyleri yiyip bir de üstüne asla para vermem. Ülkeden cekilseler umrumda olmaz.
Kendi hamburgerimi, mayonezimi, hardalımı kendim yapıyorumspor.
0
old possum
(11.03.22)
Yani şehirden gidiyor diye son kez yerdim aşırı lezzetli olmasına gerek yok. Ki zaten bazı ürünlerini seviyorum ben.
0
zimbirik
(11.03.22)
son kez yemek için kapısına dayanırım ama kuyruk varsa girmem. o kadar değil. elli çeşit alternatif var.
0
tabudeviren
(11.03.22)
Bizim icin McDonalds onemli degil. Yüz tane alternatif burgerci var. Bunlarin yaninda yerli ve milli Amerikan alternatifi de var. McDonalds bu gün Almanya´da, Hollanda´da ya da Türkiye´de is yapamaz batar ise bu kimsenin ozel hayatini yerle bir etmez. Bu o ülkenin rejim degisikligine gideceginin, tekrar ice kapanacaginin, tarihinde korkulacak yerlere gideceginin gostergesi degildir. Marka basarisizliga ugramististir, batacak duruma gelmistir, o pazardan cekilmistir. Hikaye burada biter.
Bizim batili kimligimizi koruyacak mihenk taslari cok. Biz McDonalds´a kalmadik. Amerikan kültürü biz yas alirken cok buyuk bir rol oynadi. Bizim hep alternatifimiz olur.
Rusya icin isler cok farkli. Hayatla, yasayan seylerle, dünya ile iliski demek bu markalar.
0
buf-e kür
(11.03.22)
Burada canımı çektirdiniz gittim mcdonaldsa. İki bigmac ekstra sosa 98 TL verdim. Sanırım kapansa özlemeyeceğim artık. Her şey çok pahalı. :(
0
Hallegadola
(11.03.22)
McDonalds tavukburgerini severim. senede 2-3 defa gider yerim.
kapaniyoruz dese uzulurum ama kuyruga filan girmem. artik baska ulkeye gidince yenecek bir sey olarak kalir o benim icin.
0
supergirl
(13.03.22)
Şimdi aklıma geldi, kochlöffel vardı mesela türkiye'de. Kaç yıl durdu bilmiyorum ama kapandı. Tutunamadı heralde. kimse de sıra olmadı, belki de geç gelip erken gittiği için. İnsanlar benimseyememiş olabilir.
0
ceketimi alip cikcam
(13.03.22)
McDonalds global ve çok ünlü bi marka, illa çok lezzetli olmasına gerek yok.
Zamanında Işid lideri miydi birini McDonalds ısmarlayarak konuşturmuşlardı diye hatırlıyorum. Ortadoğuda Rusya'da vs. bunlardan uzak kalan tipler için büyük şey bu. Düşünsene Türkiye'de bu markaların hiçbir yok ama tvde filmlerde sürekli görüyorsun, markette le cola ve pınar hamburger var. McDonalds açılmış deseler koşarak gider denersin. Zaten reklamlarda dikkat edersen diş macununa bile "Amerikanın bir numaralı X'i artık Türkiye'de" diyorlar. Bizde bile yiyor bu. Sanki batıda yıllardır müthiş şeylerle yaşıyorlar bize ilk defa geldi kafası. Rusya da bunu yaşıyor ve kaybetmek istemiyor.
Özetle, bu lezzetten çok marka algısı bence. Türkiye'de Starbucks biraz bu konumda mesela.
merhaba,kaslarim cok acik renk.tenim de acik renk. ve cok az kasim var bir de. makyaj sevmiyorum ama kas boyamazsam kassiz gibiyim.nyx lift and snatch aldim. guzel ama uygulayamiyorum bir turlu duzgunce.daha kolay uygulanabilir ve dogal gorunum yaratan ne var?ya da bu nyx uygulamaya alisilir mi?duda
merhaba,
kaslarim cok acik renk. tenim de acik renk. ve cok az kasim var bir de. makyaj sevmiyorum ama kas boyamazsam kassiz gibiyim. nyx lift and snatch aldim. guzel ama uygulayamiyorum bir turlu duzgunce. daha kolay uygulanabilir ve dogal gorunum yaratan ne var? ya da bu nyx uygulamaya alisilir mi?
dudaklari dolgun gosteren bir urun var mi kullandiginiz?
urun sorularim bu kadardi.
son olarak, cilt makyaji yapanlar.. fondoten, bb cc krem her ne kullaniyorsaniz en pahali urun de olsa o urunun cildiniz tarafindan emiliyor olmasi fikri sizi rahatsiz ediyor mu? beni cok ediyor. influencer tayfayi gordukce hayret ediyorum. hepsi kimyasal sonucta. bu durum sadece bende mi var merak ettim.
0
Kittie (11.03.22)
Son soruya yanıt: inanılmaz rahatsız ediyor bu yüzden zorunda kalmadıkça kullanmıyorum. Renkli güneş kremi kullaniyorum yerine.
0
jjimyl
(11.03.22)
Dediğiniz ürüne baktım, sanki eyeliner kalemi gibi duruyor. Yani, uygulaması kolay değildir diye düşünüyorum. Bence kalem tarzı ürünlere yönelin. Kaş farları kolay uygulanıyordur belki.
Cilt makyaji yapanlara sormuşsun son soruda ama ben her gün fondöten kullanmayı doğru bulmuyorum. Sadece özel günlerde kullanırım. Influencer tayfanın işi bu, mecbur kullanacaklar. Zaten bir sürü bakım da yaptırıyorlardır.
0
sevilen progressive türkücü
(11.03.22)
Kas maskarasi, missha benefit olabilir ama dogru renk onemli. Fondotenin hissine kullandikca aliştim, onceleri agir hissediyordum. Dudaklar icin victorias secret plumping bi sey vardi renksiz hafif hafif igne batiyo gibi olup iki katina cikariyodu.
0
gunes123
(11.03.22)
sadece concealer kullaniyorum. kapatilip esitlenmesi gerek asiri bir kizariklik, leke falan yoksa tum yuz fondoten gereksiz normal insan icin.
"rahatsiz ediyor mu?' hayir. aksam iyice yikayip temizliyorum yuzumu, ki bir de buna gelene kadar neler var.
0
hot potato
(11.03.22)
ben analiz dersimiz için kendi kullandığım makyaj malzemelerine (allıktır, bb kremdir vs vs) xrd ve ftir çekmiştim aljkdşladşa tabi krem tipi olanları etüvde kurutmak gerekiyor. kuru olanların içlerinde genelde kristalin yapılı ham maddeler var (TiO2 yani titanyum dioksit ve Fe2O3 gibi yani demir oksit (demir III oksit aslında da neyse), sıvı olanlar da tabi başka çözücüler, bağlayıcılar vs de var. katılardaki kristalin yapıdaki ham maddeler genelde seramik yapılı (kovalent bağlı bileşikler) vücudumuz da bu tip kimyasalları dekompoze edecek -parçalayacak yani- sıcaklığı uygulayabilecek durumda değil zaten XD yalnız şu var: biomaterials dersinde hocamız şunu demişti: özellikle güneş koruyucularının içinde nano boyutta titanyum dioksit olabiliyor ve hücre duvarından geçebiliyor. bu da cilt kanserinden korunayım derken vücuda daha zararlı olabiliyor. ha, ben bu konuyu hiç araştırmadım açıkçası, yani tane boyut tespiti yapmadım güneş kremlerinde. aslında aklıma gelmişken onu da yapayım. bu arada playin star again'in dediği gibi, her şey kimyasal, her şeyin fazlası ya da azı da zarar. bunu düşünerek günlük hayatta makyaj kullanımı gerçekleştirilebilir. ek olarak kullandığınız her üründe olmasa da, çoğu üründe yukarıda anlattığım seramik partiküller bulunabiliyor. ama konunun uzmanı değilim tabi ki, kendi kullandığım malzemeleri analiz ettim sadece. (not: ben doğru düzgün hiç makyaj yapmıyorum, laboratuvarda çok terliyorum çünkü, bir de zaten toz çalışıyorum, maske kullanıyorum, gerek görmüyorum o yüzden özel günler dışında.)
0
pasp
(11.03.22)
fondoten değil de pure beauty'nin cc kremini sürüyorum sadece burnuma. yves rocher'den aydınlatıcı özellikli göz altı kapatıcı almıştım onu sürüyorum. az sürdüğüm için rahatsız etmiyor ama eve girer girmez ilk yaptığım iş makyajımı silmek.
kaş için bir şey kullanmıyorum ama dudak için "Maybelline Sensational Ultimatte Ruj" ve "superstay matte ruj" kullanıyorum çok memnunum. dolgun gösteriyor, aşırı kalıcı ve maskeye bulaşmıyor tavsiye ederim.
0
Hallegadola
(11.03.22)
i. kas fari, mac - omega size koyu mu olur, bilmem; dilerseniz bakin. ben maskara tipli olanlara hep yazik ediyorum. ii. uzun surmuyor etkileri bende, bazisi dudagimin icini soyuyor; alerjik bunyeyim. yine farla hafif dudak cevresi konturu is gorebiliyor. iii. dermokozmetik aliyorum, mecburum; delirmeye musait cilt icin olan segment'te takildigim icin zaten agir icerikler olmuyorlar.
issiz influencer tayfa ne yaptigini bilen bir tayfa degil, onlari dusunmeyin bence.
spotify linki verilenler mesela...paylaşan kim olursa olsun ben hiç bakmıyorum..
spotify linki verilenler mesela... paylaşan kim olursa olsun ben hiç bakmıyorum..
0
tabudeviren (11.03.22)
ben bakıyorum, hatta güzelse playlistime ekliyorum. yeni şarkılar keşfetmeyi sevenler için birebir. öykülerdeki şarkılara bile bakıyorum iyiyse.
0
roket adam
(11.03.22)
bakmıyorum. hikayelere bakarım, müzikli paylaşılmışsa müziğini de dinlerim ama link filan verilince hiç gidip bakmıyorum yani bana manasız geliyor biraz açıkçası.
0
der meister
(11.03.22)
Instagram'ı komple sessiz kullanıyorum, videoları sessiz izliyorum, çok merak ettiğim varsa bir ara kulaklıkla izlemek üzere kaydediyorum. Sonra izlemeyi unutuyorum. Şarkılar dikkatimi bile çekmiyor.
0
kobuzchu kiz
(11.03.22)
Paylaşan kişiye göre değişiyor. Müzik zevkini beğendiğim birisi ise açıp dinlerim, merak ederim.
0
kucukne
(11.03.22)
eşim bile paylaşsa bakmıyorum
0
elorelia
(11.03.22)
Spotify linklerinden bazılarına bakıyorum; özellikle paylaşan kişinin müzik zevklerine guveniyorsam. Bu şekilde çok şarkı kesfetmisligim vardır.
0
fraise
(11.03.22)
bakmıyorum. çoğu demode ya da kötü şarkılar oluyor.
0
Hallegadola
(11.03.22)
Paylaşan biri olarak, ben bile bakmıyorum genelde. Baktığım çok nadir.
Perakende markalarinin Rusya'dan cekilmesinin Rusya'ya ne zarari olur ki?
stavro
Apple, cocacola, McDonald's, volkswagen, volvo, airbnb vs bunun gibi tüketiciye yonelik firmalarin Rusya'dan cekilmesinin Rusya'ya ne zarari olacak onu merak ettim. Ornegin iPhone'un Rusya'da satisi durdurmasi insanların daha cok Xiaomi Huawei falan almasini sağlar ve Apple'ın dsha az mal satmasini
Apple, cocacola, McDonald's, volkswagen, volvo, airbnb vs bunun gibi tüketiciye yonelik firmalarin Rusya'dan cekilmesinin Rusya'ya ne zarari olacak onu merak ettim. Ornegin iPhone'un Rusya'da satisi durdurmasi insanların daha cok Xiaomi Huawei falan almasini sağlar ve Apple'ın dsha az mal satmasini saglar buradan bakinca. Aynı şekilde McDonalds'in Rusya'dan cekilmesinin Rusya'dan cok McDonalds'in kendisine zarari olmaz mi?
Diger yaptirimlari anlarim da bu firmalsrin Rusya'dan cekilmesi Rus halkini huzursuz edecek olmakla beraber Rusya'dan cok bu formaların kendine zarar vermez mi yahu yanlış mi düşünüyorum? Koca bir ulkeden cekiliyorsun, satislarin ciddi oranda dusecek.
Bunda bir mantik goremiyirum, tek açıklaması bu büyük Amerikan firmalarının hukumet tarafından buna zorlanmis olmasi geliyor bana. Bunlsr nihayetinde ticari kuruluşlar, yegane amaclari karlilik. Neden böyle salaklik yapsinlar ki?
0
stavro (09.03.22)
Hiçbir zararı olmasa bile istihdam bakımından büyük zararı olur.
0
Fusha
(09.03.22)
Bunun asil firmanin kendisine zarari olmaz mi? Bu firmalar bunu neden yapiyor onu anlamaya çalışıyorum. Buna zorlanıyor mu bu firmalar?
0
🌸stavro
(09.03.22)
İşsiz kalacak kişiler ne olacak. McDonald's için 60 bin kişiden bahsediliyordu. McDonald's kapanırsa McDonald's et, patates tedarikçileri zarara girer. Yıllık et ve patates zararını tahmin etmek bile zor. Rusya bunları satamamış olacak. Bir de şirketlerin savaş karşıtı duruş sergilemesi o şirketlerin piyasa değerini artırabilir. Her şey satış değil.
0
dissendium
(09.03.22)
Rusya'yı dünyadan soyutlamaya yarar bu yaptırımlar. Bu firmaların çoğu dolaylı yoldan "konfor" sağlar. Yanı başındaki ülkelerde bunlar varken rusyada olmaması halkı (özellikle gençleri) rahatsız eder.
0
infernalcadre
(09.03.22)
Anladım.
Ama sunu hala anlamadım, bu formaların çekinmesi Rusya'ya dolaylı yoldan zarar veriyor olması kendilerinin zarar edecek olmalsrini degistiriyor mu? Bilmemkac milyon musteriyi bir anda yok ediyorsun.
Hükümetlerin yaptirimlari da ayni sekilde kendilerini etkliyor ama sonucta bir bedel odemek zorundalar hukumet yaptırımlarini anlayabilirim.
Ama ticari kuruluslarin neden bedel odemeye razi olmak isteyeceklerini anlamiyurum.
0
🌸stavro
(09.03.22)
Şirketlere illa ki zararı olacak, 150 milyonluk bi pazarı kaybediyorlar.
Ama devlet muhtemelen garanti vermiştir. İşte sen çekil, biz de sana ucuza kredi veririz, işini subvanse ederiz, tax-loop sağlarız falan filan gibi. Bi covid destek paketi patlatırlar en kötü, milyonlar akar.
Yani McDonalds'ı falan spesifik olarak bilmiyorum ama yazılım şirketlerinin hepsinin yönetim kurulunda eski bi cia/fbi/nsa görevlisi oluyor mesela. Toplanan verileri devlete veriyorlar, karşılığında da yukarıda yazdığım yöntemlerle paralarına bakıyorlar. Baya standart bi pratik.
0
plutongezegendegilmi
(09.03.22)
mcdonalds işi tam tımarhanelik mevzu oldu, millet sıraya girdi falan, ebay'de menü satıyorlar.
çalışanlara maaş ödemeye devam edeceklermiş bu arada.
0
passion rules the game
(09.03.22)
Yerel tedarikcileri batirir. Bizde mesela tab gida, anadolu grubu tepede sahibi. Altta pinar et, banvit tavuk, assan ketcap falan diye gidiyor. Volkswagen ciksa dogus oto patlar.
Mecburen geri donecekler o kadar pazar payini kaybetmemek icin rusya'ya toprak bile verirler. Adamlar bizde dolar artmasina ragmen ucuza spotify,netflix falan satiyor, yeter ki pazarda kalsinlar uste para bile verrler
0
divit
(09.03.22)
çıkmasalar da diğer türlü dünyada boykota uğrayabilirler
0
paintov
(10.03.22)
devlet garanti vermiyor. o büyük şirketlerden birindeyim. tüm rusya operasyonlarını bitirdik. rusya'da maaşlar ödenmeye devam edecek ama hiç bir ticari faaliyet olmayacak. zarar edeceğiz ama bu işler kısa vadeli düşünerek yapılmaz. global ticarette atıyorum, rusya satışların %20'si ise rusya gidince satışlar %20 düşmüyor. diğer piyasalardan telafi edilir. grup içi satışlar kaydırılır. üretim, tedarik zinciri değiştirilir. kaldı ki rusya global şirketlerin ticaretinin %5'i bile değildir. olur böyle durumlar. ölüm kalım meselesi değil. satışlar bu sene globalde %20 düşse seneye büyümek için bir fırsat olur. bir büyüme hikayesi çıkarırlar oradan. bu şirketlerin cepleri çok derin. buradan alacakları pozitif destek diğer piyasalarda önlerini açar. mesela petrol şirketlerinin değerine bak. bir sene 200 milyar dolar, 5 sene sonra 450 milyar dolar, 2 sene sonrası 300 milyar dolar. petrol fiyatına ve dolayısıyla rezervlerine göre değişir. petrol fiyatı 2008'de 60 dolar, 2011'de 130 dolar, 2016'da 40 dolar, 2020'de 20 dolarları gördü şimdi 100 dolar üstünde. nereden nereye. bp milyarlarca dolar meksika körfezindeki döküntü nedeniyle ceza ödedi, 5 sene biraz zorlandı sonra yine yükselişe geçti. şimdi sanki hiç o zamanlar yaşanmamış gibi. petrol fiyatı 20 dolar olduğunda nasıl batmadılarsa şimdi de batmazlar. evet, yegane amaçları karlılık ama uzun vadede karlılık.
0
gabe h coud
(10.03.22)
ülkedeki hayat kalitesini ciddi anlamda aşağı çekiyor bu çıkışlar. amaç tüm ülkede yaşanan hayata tek seferde darbe vurmak.
aynı zamanda ekonomiyi daraltmak, teknolojiyi geriletmek, yaşam tarzını geriye götürmek.
sadece mcdonalds filan değil, yakın zamanda teknoloji devlerinin de çıkışı bekleniyor Rusya'dan. sap, microsoft, oracle, meta, google ve benzeri teknoloji şirketleri ülkeden çıkınca ülke verimi bir anda düşüyor. dijital olarak iş yapmak iyice zorlaşıyor, üretimde verim küt diye aşağı çekiliyor.
tedarikçi konusu söylenmiş zaten.
ayrıca hava sahası kapalı, mal sevk etmek neredeyse imkansız, enflasyon tavanda, para kazanmak iyice zor, kazansan da ettiğin karı çıkarmak mümkün değil. ne halt etmeye operasyonlara devam etsin ki firmalar Rusya'da?
0
babilfish
(10.03.22)
klişe olacak ama: adamlar bigmac yemek levis kot giymek için sovyetleri yıktılar.
halkın zararı büyük olur ama şirketler başka pazarlardan açığı kapatır. türkiye-suudi arabistan-katar-bae-israil pazarlarının her biri zaten katlıyordur rusyayı, bunlara aktarırlar sermeyeyi bence.
0
Hallegadola
(10.03.22)
McDonandls bakkal değil ki?
sen şöyle bakıyorsun olaya, X firma Y ürünü Z liraya mal ediyor, Z+P fiyata da satıyor ve P kadar kar ediyor. eğer satış rakamı düşerse zarar eder.
Bu dediğin küçük ölçekli yerel bir marka olsa idi dediğin doğru olabilirdi hatta firmayı kapatabilirdi ama büyük ölçekte öyle olmuyor.
mcDonalds rusyadan çıktı ve P*S kadar zarar etti (S = satış, P = kar) ancak onun bu davranışı nedeni ile diğer ülkelerde daha uygun faizli kredi alabilecek, diğer ülkelerdeki satışı artabilecek. daha önce hiç şubesi olmayan ülkelerde daha kolay şube açabilecek.
Yegane amacı karlılık ama ölçek büyüdükçe karlılık için farklı kaynaklara erişimin artıyor. tek kar yaptıkları yöntem satış değil. aksina finans dünyasından daha büyük kar elde edebiliyorlar. hisse değerlerindeki artış gibi.
0
selam
(10.03.22)
Bu firmalar bunları yıllar öncesinden planlayıp ona göre aksiyon planı almıştır. Coca Cola - Cola Turka zamanında yaşananları hatırlayın. İsim değiştirir yine iş yaparlar orda. Kapitalizim savaş falan dinlemez
Normalde bu soruyu sormak aklımın ucundan geçmez ama şu entryi okuyunca merak ettim;https://eksisozluk.com/entry/134574965bir örgüte üye olmanın şartları değişmişse o örgüte bağlı kalmanın da artık bir anlamı kalmamıştır. insanlar bu ayrımı yapamıyor. ne yaşadıklarının farkında değiller.bir nato ülk
Normalde bu soruyu sormak aklımın ucundan geçmez ama şu entryi okuyunca merak ettim;
bir örgüte üye olmanın şartları değişmişse o örgüte bağlı kalmanın da artık bir anlamı kalmamıştır. insanlar bu ayrımı yapamıyor. ne yaşadıklarının farkında değiller.
bir nato ülkesine yapılmış saldırı hepsine yapılmış sayılır"ı sağlar dediğiniz nato, türkiye'nin meclisi bombalanırken o saldırıyı kendisine yapılmış saymadı. bombalayanlar bir nato ülkesine sığındı. bombalama emrini veren kişi başka bir nato ülkesinde ikamet ediyor. 2017 tatbikatında nato'nun düşman kuvvetlerinin liderleri listesinde mustafa kemal atatürk de vardı. sehven eklendiğini söylediler. 2006'daki bir nato tatbikatında türkiye'nin parçalanmış haritasını kullandılar. türk subaylar itiraz etti. genelkurmay başkanımız abd'nin genelkurmay başkanını aradı ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. nato'nun en güçlü ülkeleri türkiye'nin düşmanı bir terör örgütüne binlerce tır silah gönderiyor.
bugün nato'nun türkiye'yi koruma iradesi var gibi mi görünüyor oradan? biz nato'ya rağmen kendini savunan bir orduya sahibiz. siz türkiye'yi nato'nun koruduğunu mu zannediyorsunuz? sizin deyiminizle sorayım. kara cahil, aptal, vatan haini misiniz
anlaşmada nato'dan çıkarma hükmü düzenlenmediği için türkiye'nin nato'dan çıkarıldığı ilan edilemiyor. "müttefik olarak görmediğimiz belli değil mi? daha nasıl ilan edelim?" diye de düşünüyor olabilirler.
0
Fusha (08.03.22)
Çok fena uydurmuş. Türkiye'nin iç işleri Nato'yu niye ilgilendirsin? ABD'de Kongre baskını yaşandı. O zaman buna da Nato müdahale etseydi.
Türk ordusu Nato orduları içinde ilk 5'te. Nato'yu biri koruyacaksa ABD, İngiltere, Fransa sonrasında bu Türkiye olur.
Nato isterse Türkiye'ye yardım etmesin, Türkiye zarar görürse Avrupa'nın büyük bir kısmı zarar görür. Türkiye'nin zarar görmesi Ukrayna'nın zarar görmesine benzemez.
0
dissendium
(08.03.22)
Yalnız entry'de bahsettiği ülkenin İçişleri ile ilgili bir durum. Türkiye Nato'ya üye olduğundan beri 60 ve 80 darbeleri de yaşandı; NATO onlara da müdahale etmedi, zaten niye müdahale etsin? Başka bir ülkeden asker gelip bombalama yapmadı ki 15 temmuz'da, TSK askerleriydi bunu yapan. Dolayısıyla anafikrin çıktığı nokta hatalı. Öncelikle NATO nedir, ne değildir bunu okusaymis keşke.
0
fraise
(08.03.22)
entri baştan aşağı saçmalık. zaten arkadaşlar açıklamışlar. darbe ile natonun ne alakası var. darbeyi yapan da darbeye uğrayan da natocuydu zaten. aksi yaşanmadı ki. nato niye karışsın böyle bir iç mücadeleye.
ama natoda türkiyenin durumu gerçekten muallak. 2019 yılında londrada yapılan nato zirvesine bir bakın. zirve sonunda kraliçenin ev sahipliği yaptığı kokteyl videosunu seyredin. türk heyeti oraya yakışıyor mu, sizce onlar türk heyetini kendilerinden birisi olarak görüyorlar mı, bakın ve siz karar verin. ayrıca rusya ile bu kadar yakın olan, bu kadar israil karşıtı olan ve suriyede natonun onaylamadığı işler çeviren bir ülke ile nato ne kadar müttefik olabilir düşünelim
0
dafuq
(08.03.22)
bilakis, tamamen bir ülkenin iç işleriyle ilgili olan darbe girişimi gibi durumlarda dışarıdan ülkelerin gelip "ne oluyor burda?!" demeleri garip olurdu.
ayrıca bu ülkelerden darbecileri barindirmamalarini isteme hakkı öncelikle içeride doğru bir sorgulama ve yargılama yapmayı gerektirir. hani nerde darbenin siyasi ayağı?
ilk sorgulanması gereken yer sorgulanmamışken başka ülkelere "darbecileri besliyorsunuz" demek de yine abesle iştigal efenim.
adama "ya Türkiye besliyorsa darbecileri?" diye sorarlar.
0
boyle buyurdum
(08.03.22)
Entry sahibi arkadaşın kafası karışık... Çok talî şeylerden bahsetmiş. NATO iyidir falan demiyorum ama 5. Maddeyi harekete geçirecek bir durum olmadı.
0
Ufuk
(08.03.22)
Ben anlamadım şimdi darbe girişiminde NATO ABD’yi mi bae’yi mi bombalayacaktı?
Bir de darbeler NATO tedrisatından geçmiş askerler tarafından yapıldı hep. Niye karşı olsunlar?
En önemlisi de içişlerine müdahale mi etsin napsın, 5. Madde böyle işlemiyor.
Türkiye-gkry-Kıbrıs yunanistan geriliminde de adamlar kendi aranızda çözün savaş çıkarmayın dedi, sonra biz ambargo uyguladılar. 5. Maddeyi bizim için öyle kolay kolay geçirmezler. 9/11 bile tartışmalı şu an neden o zaman geçirdik biz bu 5. Maddeyi diye düşünüyorlar.
0
Hallegadola
(09.03.22)
nato'da olmamızı bir gereklilik olarak görmekle birlikte nato'ya zerre güvenmiyorum. türkiye'yi meat shield olarak gördükleri için avrasya'ya kaptırmaktansa kendi saflarında tutmak istiyorlar. rusya bize saldıracak olsa bir şekilde kılıfına uydurup "ilk türkiye saldırdı" diyerek kıllarını kıpırdatmazlar diye düşünüyorum. böylelikle hem birlikteki diğer ülkeler nezdinde ağırlıkları azalmaz hem de türkiye için hiçbir şey yapmadan işin içinden sıyrılırlar. zaten savaşa girmiş, dağılmış bir türkiye nato'ya pek fayda sağlamayacağı için batı bloku kaybının büyük olduğunu da düşünmeyecektir.
entry'den bağımsız olarak başlıkta sorduğun soru hakkında şahsi görüşüm budur. kısacası biz bir yerimiz açıkta kalmasın diye nato'ya yanlamak durumundayız ama onlara güvenmek de bence manasız.
Testere Necmi neden barondan ve kılıçtan çekiniyordu?
skzr
Sb. Anlamadığım husus şu, tüm âlem testerenin gözü körlüğünden çekiniyor hatta korkuyorken, testere Necmi barondan ve kılıçtan bu derece korkuyor, saygı duyuyordu? İstese kılıcı da, baronu da keserdi.
Sb. Anlamadığım husus şu, tüm âlem testerenin gözü körlüğünden çekiniyor hatta korkuyorken, testere Necmi barondan ve kılıçtan bu derece korkuyor, saygı duyuyordu? İstese kılıcı da, baronu da keserdi.
0
skzr (08.03.22)
Abi biri Baron diğeri de onun sağ kolu işte hepsinin tanrısı, bulundukları makamdan korkuyor.
@kaleci saçlı forvet hocam @gatherer iyi de adam psikopat, hatta bir bölümde baron laz ziya'ya ben sizi kardeş yapmasaydım testere sizi bir gün muhakkkak öldürürdü demişti. Bu potansiyele sahip bir karakterin birilerine boyun eğmesi, itaat etmesi, bile bile ölüme gitmesi senaryo eksikliği gibi geliyor.
0
🌸skzr
(08.03.22)
Abi sen diyorsun işte "kardeş" yapmasaydı öldürürdü ama kardeş yapıldığı için dokunamadı, kardeş yapıldığı için dokunamadığı insan varken iki kişiyi kardeş bağıyla bağlayan bir güce nasıl kafa tutsun adam psikopat ama aptal değil.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(08.03.22)
Testereyle baronu doğramak yaşlı savunmasız annesini doğramaya benzemezdi çünkü
0
mg3929
(08.03.22)
Onbasi niye pasayi dovmuyor gucu yeter aslinda gibi bir soru olmus. Necmi orta rutbede bir adam, oyle psikopatlik yapabilecek olsa zaten oraya almazlar. Yaparsa da icinden gecerler.
0
divit
(08.03.22)
Testere doğrudan barona bağlı bile değildi. Kılıça bağlıydı. Bu yüzden testere Hüsrev ağa ve laz ziyadan da daha alt kademedeydi. zaten oturuş düzenini hatırlarsan laz Ziya ve Hüsrev ağa baronun sağ ve sol tarafında, testerenin de kılıcın yanında oturduğunu bilirsin.
Halit, Çakır türlü it kopuk pis işlere bakan testereya bağlıydı. Bir ara laz Ziya’ya diyordu zaten testere damadın benim altımda sana ne oluyor diye. Çakırın cezasını da testereye kestiriyorlar zaten. Konseyde mutlak hiyerarşi hakim.
Büyük ihtimalle testerenin burnunu pislikten kurtaran da zamanında kılıç ve barondur. O yüzden onlara koşulsuz bağlılık gösteriyor bence.
0
Hallegadola
(09.03.22)
Testere Laz Ziya'dan bile çekiniyordu, tamam adam psikopat ama koruması gereken bir düzen var, servet var, işler var. Onu bunu keserek nereye varacak?
Yeri gelmişken ikisine de rahmet okuyalım, Allah rahmet eylesin.
Dizi olduğunu bilmeme rağmen ben bile barondan çekiniyorum. Testere ise kılıca bağlıydı. Yani onun hiyerarşisindeydi. Hatta bir bölümde baron kılıca "bana adamını mı savunuyorsun" diyordu.
Çakır da Polat a testere için " bir tek adama boyun eğer kılıca " demişti.
0
sassot
(11.03.22)
aslında yukarıdaki arkadaşlar testere'yi biraz güçsüz biri gibi anlatmışlar ama dediğin gibi gözü kara, hırslı, güçlü ve belli oranda da vizyoner biri testere. baron'a ve kılıç'a boyun eğme nedeni saygısından değil, uluslararası bağlantılarının onlar kadar güçlü ve derin olmamasından kaynaklı. çünkü biliyor ki onları ortadan kaldırsa bu sefer global güçler biletini keser.
MerhabalarBu aralar yerli filmleri izliyorum. Size göre sinemamızda farklı değişik olan filmler hangileri? Örnek vermek gerekirse çok sevdiğim "Sevmek Zamanı" filmi geliyor ilk aklıma. Misal vesikalı yarim filmini de çok severim,çok güzel filmdir ama Sevmek Zamanı filmi güzel olmasının yanında deği
Merhabalar Bu aralar yerli filmleri izliyorum. Size göre sinemamızda farklı değişik olan filmler hangileri? Örnek vermek gerekirse çok sevdiğim "Sevmek Zamanı" filmi geliyor ilk aklıma. Misal vesikalı yarim filmini de çok severim,çok güzel filmdir ama Sevmek Zamanı filmi güzel olmasının yanında değişik de bir film. Yine mesela "Ulak" filmi geldi aklıma. Kostümleri ve anlatımıyla vs o da farklı bir yapım. "Sıfır Dediğimde" diye bir film var mesela.Daha önce izlemiştim ama yeniden izledim. O da anlatımıyla ve konusuyla değişik bir filmdi. Evet beğenmediğim şeyler(oyunculuk ve senaryo konusunda)vardı bu filmde ama ilgi çekici geldiği için sevdim yine de. Sizin bildiğiniz böyle değişik, farklı yerli filmler neler? Teşekkürler
0
yazdonumu (08.03.22)
Hanım, izlediniz mi? Yıldız Kenter oynuyor
0
Fusha
(08.03.22)
Anayurt Oteli Otobüs Asansör Karışık Pizza Berlin in Berlin Derman Gizli Yüz Mustafa Hakkında Her Şey Kırık Bir Aşk Hikayesi Ses
İlk etapta gün yüzüne çıkanlar. Yazarım yine aklıma geldikçe.
0
lüzumsuz adam
(08.03.22)
Fasulye
0
duster
(08.03.22)
A ay
0
limonlu eksi
(08.03.22)
kesinlike turk sinemasi uzmani degilim ama reha erdem - bes vakit ilginc gelmisti kliselige dusmeden
0
hot potato
(08.03.22)
Kosmos Korkuyorum anne Ah belinda Arkadaşım şeytan
0
deer hunter
(08.03.22)
nefesim kesilene kadar
0
Kittie
(08.03.22)
Sarmaşık Kelebekler Bay e
0
Bruce
(08.03.22)
İşe yarar bir şey
0
chicha_v2
(08.03.22)
Film değil de yönetmen tavsiyesi verebilirim değişik film arayışları için, Atıf Yılmaz kafası farklı çalışan bir yönetmen, örneğin Ah Belinda tavsiye edilmiş ben de öneririm.
Onur Ünlü'nün filmleri gerçekten değişiktir, ilk başlarda değişik olması cazip gelirdi bana ama artık içi boş ve anlamsız geliyor, belki daha önce seyretmediyseniz tarzı size hitap edebilir. Mesela Acı Aşk, Onur Ünlü'nün senaryosuna katkıda bulunduğu bir film, bana hala enteresan ve zevkli geliyor, yönettiği filmleri pek sevmiyorum artık ama çok hayranı var.
Taylan Biraderler'den Vavien'i önerebilirim.
Kosmos çok sevdiğim bir film, daha önce önerilmiş ben de öneririm.
0
Gı
(08.03.22)
@Fusha izlememiştim aldım listeye @lüzumsuz adam anayurt otelinin kitabını okuyacağım için izlemedim filmini özellikle,mustafa hakkında her şey ve asansör filmlerini izledim. Diğerlerinin bazısını duydum ama izlemedim. Onları da aldım listeye @duster çok eskiden izlemiştim onu unutmuşum tekrar izleyeyim @deer hunter,@hot potato ve @limonlu eksi kosmos ve korkuyorum anne filmlerini izledim ve yönetmenini sevdim. O yüzden izlemeyi düşünüyordum listemde diğer filmleri de.Arkadaşım şeytan filmini çok severim. Ah belinda çok duydum ama izlemek nasip olmadı. En yakın zamanda izleyeyim @Kittie,@Bruce ve @chicha_v2 bunları da duydum ama izlememiştim. Aldım listeye @Gı Ümit Ünal,Reha Erdem ve Onur Ünlü filmlerinin bazılarını izledim. Açıkçası Onur Ünlü'nün Polis, Güneşin oğlu,sen aydınlatırsın geceyi ve itirazım var filmlerini izledim. Onur Ünlü filmlerini herkes kadar sevemedim. Belki bana hitap etmiyordur. Ama Reha Erdem ve Ümit Ünal severim. Vavien filmini sinemada izlemiştim güzeldi. Kosmos filminin de hem kendi hem afişi çok güzel yalnız.
Selam. Her gun dus aliyorum, inanilmaz kurudum cok kasiniyorum. Neyle yikanayim neyle nemleneyim?Dus jeli, dogal zeytinyagi sabunu vs rutinim. Tesekkur
Selam.
Her gun dus aliyorum, inanilmaz kurudum cok kasiniyorum. Neyle yikanayim neyle nemleneyim? Dus jeli, dogal zeytinyagi sabunu vs rutinim.
Tesekkur
0
bir ileti paylastim (07.03.22)
Sık duş almak da kuruluğa neden olur. Her gün duş almayın.
0
dissendium
(07.03.22)
Super secenekmis aslinda. Bi dusuneyim:)
0
🌸bir ileti paylastim
(07.03.22)
Her gün duş almayın..alsanız bile sadece su kullanın Bi bepanten losyon baya iyi
0
photo85
(07.03.22)
Her gun dus almanin buna sebep oldugunu biliyorum, cok naziksiniz.
Aksi durum mumkun olsa zaten oyle yaparim ama insanlar koltuk altimda yatarken calisiyorum, cogunuz gibi daha seyrek dus alma luksum yok. Ille sizi ikna etmem gerekiyorsa:/
Bepanthen kullaniyorum, neutrogena hydro boost kullaniyorum, excipial lipo da kullaniyorum ama uzun omurlu olmuyor
0
🌸bir ileti paylastim
(07.03.22)
Benim kullandığım nivea repair and care vücut losyonu vardı. O fena değildi.Deneyebilirsiniz belki.
0
susannah delgado
(07.03.22)
Dus filtresi dusunebilirsiniz.
0
nefertarii
(07.03.22)
her gün duşa girmemek değil de bacakları her gün sabunlamamak biraz azaltabilir belki. üst gövde sabunlanır, bacaklar da sadece su ile idare eder. nivea'nın filan nemlendirici duş kremleri vardı. belki onlar biraz işe yarar.
0
d e j i n
(07.03.22)
Atopik cilt tipi diye bi araştır benzer bir şeyse ona göre bi yol çizebilirsin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.03.22)
Excipial lipo diyecektim, zaten demişsiniz. Düzelme görene kadar günde 2-3 kere kullanın, düzeldikçe günde 1'e indirirsiniz.
Qynı sorun bende de var. Sık duş alıyorum ve vucudum komple kuruluktan kaşınır. Yukarıdaki ürünleri kullanmaya başladıgımdan beri kuruluk azaldı. Şampuanı duş jeli gibi kullanıyorum. Mis gibi bebek kokuyor:) losyonu da cildim biraz nemliyken sürüyorum ama ihtiyaç duyulam her an sürülebilir. İsterseniz bunları deneyebilrsiniz.
0
nick konusunda kararsizim
(08.03.22)
duştan sonra krem sürün bende de aynı problem var bir nebze sorunumu çözüyor
Bir de 10-15 sene önce cenk erdemle epeyce hasbihalimiz vardı.
0
teritori
(06.03.22)
Futbolculardan, diego ribas, adriano, gustavo, josef, alex vs… Sanatçılardan kimse yok. Siyasette 2-3 bakan var…
0
Boris
(06.03.22)
Rte
0
Hallegadola
(06.03.22)
babam.elektrikçiler odası başkan yardımcısıydı.
0
mikahakkinen
(06.03.22)
rte benim de.
0
deartheodosia
(06.03.22)
mevcut şişli belediye başkanı. 3.derece akraba.
0
since1907
(06.03.22)
babam tv dunyasinda bilinen biriydi, bir suru oyuncu vs. Sahsen benim arkadasim, kendi cevrem olarak tanidigim en unlu kisi yabanci bir yazar.
0
sopiro
(07.03.22)
elçin sangu.
0
chihirovekohaku
(07.03.22)
Riza Kocaoğlu diye bir oyuncu vardi, yurtdisinda tessdufen tanismistim. Orada bir sıkıntı yaşamışlardı, yardimci olduk.
0
stavro
(07.03.22)
ünlü bir teknik direktör. evine misafirliğe gidip, çaya kek katık ediyoruz.
0
gabe h coud
(07.03.22)
Sarı Bıyık.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(07.03.22)
oyunda tanistigim bir cocuk azerbeycan da unlu olmustu sonra baglar koptu :)
0
foster
(07.03.22)
tanıdığınızdan kastın beraber (en az birkaç gün) vakit gecirdiniz, beraber iş yaptınız ise
fuat oktay (afad başkanı iken van depreminde birlikte calistik) bülent emrah parlak (asker arkadaşım) unhcr bölge direktörü (üc gün boyunca tercümanligini yaptım) kerem bürsin (birkaç toplantıda bir araya geldik, birlikte calistik) mert firat (birkaç toplantıda bir araya geldik, birlikte balistik sinan tuzcu (asker arkadaşım) bir bilimsel calışma alanının en önde gelen uzmanları (söyle düsünün psikanaliz alanında calisiyorsunuz, freud, lacan, jung, kristeva, zizek, melanie klein vs. hepsi ile oturup yemiş icmisliginiz, birlikte calismisliginiz, birlikte tatil yapmisliginiz var)
1- Başınız ne sıklıkla ağrıyor?2- Düzenli olarak kullandığınız ağrı kesiciler var mı? Hangileri?3- Baş ağrısı için tedavi gördünüz mü hiç? Nasıl bir tedaviydi?4- İlaç dışında baş ağrınıza iyi gelen ne var?5- yakın çevrenizde düzenli baş ağrısı çeken tanıdığınız kaç kişi var?Kendimi bildim bileli haf
1- Başınız ne sıklıkla ağrıyor? 2- Düzenli olarak kullandığınız ağrı kesiciler var mı? Hangileri? 3- Baş ağrısı için tedavi gördünüz mü hiç? Nasıl bir tedaviydi? 4- İlaç dışında baş ağrınıza iyi gelen ne var? 5- yakın çevrenizde düzenli baş ağrısı çeken tanıdığınız kaç kişi var?
Kendimi bildim bileli haftanın mutlaka 1 günü başım ağrır. Yataklara düşürecek kadar şiddetli bir ağrı değil ama hiçbir şeyden keyif aldırmayacak kadar da etkili. Kendi ailem dışında çevremdeki insanların baş ağrısı olayına çok uzak olduğunu fark ettim. Hayatında hiç baş ağrısı çekmediğini iddaa eden insanlar bile tanıdım. Sigara kullanan biri olarak sigarayı yanında taşımak nasıl normal bişeyse, uzun yolda, seyahatte vs. ağrı kesici taşımak da o kadar normal geliyor bana.
Merak ettim kim ne durumda diye.
0
IncredibleMau (25.02.22)
1- ayda 1 4- uyku ve hafif aktivite 5-çevremde düzenli ağrı çekenlerin hepsinde migren var
0
sttc
(25.02.22)
1- iki günde bir mutlaka 2- minoset plus (dışarı çıkmadan yanıma alırım, eğer almamışsam eczane ararım.) 3- görmedim ama görmem lazım, üşengeçliğimden gitmiyorum hastaneye 4- hiçbir şey iyi gelmiyor, ilacım yoksa ölmek istiyorum 5- var, abimle aynı durumdan muzdaribiz. o mr çektirdi, bişi çıkmadı.
0
gottacatchemall
(25.02.22)
1- 2-3 ayda bir kafamı kaldıramayacak kadar, 1-2 haftada bir daha hafif 2- majezik sr 3- ağrıdan ağladığım bir gün apar topar gittiğim doktor Majezik yazmıştı, daha detaylı teşhis lazım ama gitmiyorum 4- soğuk kompres. Şu buzluğa konan mavi jelli zımbırtılar var ya, onlardan kullanıyorum, o yoksa buz kaseti ya da poşete doldurulmuş buz da olur.
0
kobuzchu kiz
(25.02.22)
1- değişken. bazen ayda 1 kere bazen ayda 7 kere. hiç belli olmuyor. 2- parol, geralgine. 3- hayır. 4- uyumak bazen iyi geliyor. bide bol bol su içmek. 5- var.
alkol sigaram yok. ailede genetik olarak kalp ve tansiyon var.
0
false pretension
(25.02.22)
müko anket hemen katılayım.
1- haftada 2 kere 2- Majezik. eğer almazsam geçme ihtimali yok. 3- hayır 4- hayır. Hatta majezik dışında hiçbir ağrı kesici iyi gelmiyor. 5- eşim de aynı şekilde.
0
t joe
(25.02.22)
1- haftada bir kere kesin ağrır, ek olarak ayda bir-iki kere migrenim tutar 2- başım susuzluktan, kahvesizlikten ya da açlıktan ağrıyorsa ilaç kullanmadan sorunu çözüyorum, diğer durumlarda advil ya da cataflam ilk tercihlerim. migren tuttuysa kendimi kapıyorum, dinleniyorum. yanımda ilaç taşımıyorum. 3- yok görmedim 4- bol su içmek, hafif bir şeyler yemek, karanlıkta oturmak, uyumak ve bence portakal 5- var birkaç kişi, o kadar nadir bir durum değil bence
0
evde liyakat kalmamis
(25.02.22)
senede 4-5 kez. cataflam olur genelde evde, ama varsa önceliğim alka seltzer olur. çok ağrırsa apranax alırım. görmedim. muz kesinlikle iyi geliyor. pek yok. migrenli arkadaşlarım var. onlar da cataflam kullanıyor.
0
barankovan
(25.02.22)
1-hiç ağrımıyor.
çevremde bi annem bi de bi iş arkadaşım var baş ağrısı yaşayan. anneminki zaman zaman oluyor ve kadın hiç belli etmiyor. uyuyunca geçiyor heralde. iş arkadaşımınsa her allahın günü bir yeri ağrıyor. baş ağrısı hiç bitmiyor. nasıl yaşıyor anlamadım. ilaç milacı da vardır da sürekli sızlandığı için artık ilgimi çekmiyor, ne yapıyor da bu sorunu aşıyor bilmiyorum.
0
kimwexler
(25.02.22)
1-haftada bir baş döndürücü, mide bulandırıcı ağrım oluyor. 2-arveles, apranax, majezik içmeden asla kendi kendine geçmiyor. korkuyorum ama sürekli ağrı kesici içmek zorunda kalıyorum 3-hayır 4-hiçbir şey. ağrı kesicisiz asla geçmiyor ağrı. 5-annem de gençken benim gibiydi artık ağrımıyor.
0
Hallegadola
(25.02.22)
1- haftada 1-2 2- majezik duo. kas gevseticili. ama her agrida degil. bazi agrilar hafif ve ilacsiz atlatabiliyorum. kafamda bir sislenme, bir agirlik hissediyorsam ilacsiz gecmeyecegini ya da katlanamayacagim bir agri olacagini anlayip aliyorum .9 yasimdan beri basim agrir, her agriya ilac almiyorum bu nedenle 3- hayir gormedim. 1-2 kere mr cekildi (13 gun suren bayiltacak derecede bir agriydi) bir sey cikmadi 4- sanirim yok. ama dikkatimi agriya vermedigim zamanlarda daha iyi hissediyorum 5- yok
cuzdanimda daima majezik duo vardir.
0
65 derece
(25.02.22)
1. Eskiden haftada 1, şuan 4 haftada 1 2. Majezik. 3. Yazın bol bol dalış vs yaparım. Burnuma su çekerim. Bir sene sinüslerimde öyle güzel bir açılma yaşadım ki 1 sene boyunca sinüzit ağrısı yaşamadım. Her yaz bol bol basınçlı deniz suyu ile haşır neşir oluyorum. 4. Sinüzit ise karanlık sessizlik ve hareketsizlik, susuzluktan da baş ağrısı yaşadığım oluyor. Su içince geçiyor. 5. Annemde migren vardı. Mr çekildi bi sürü şey yapıldı vs. Yataklara düşüyordu eskiden. Sonra çok detaylı bi vitamin mineral kan tahlili yapıldı, eksik çıkan tüm takviyeleri kullandı. Artık başı ağrımıyor. Annem d vitamini kaynaklı olduğunu düşünüyor.
0
zimbirik
(25.02.22)
1. Haftada 1 hafif ağrı,ayda 1 kas spazmına bağlı şiddetli ağrı, yılda bir migren ve görme kaybı 2. Brufen , brufen yetmezse arveles. Migren için ilaç kullanmıyorum. 3. Migren için doktora gittim ama ilacın yan etkisi daha ağır geldiği için kullanmıyorum. 4. Kas spazmı olduğunda sıcak uygulama ve egzersiz. Migren olduğunda karanlıkta uyumak. 5. Eşim, annem, kayınvalidem... bir tek babam baş ağrısı nasıl olur bilmeyen bir insan.
0
curukturpkokusu
(25.02.22)
1- İki ayda bir 3-4 gün süren bayıltmalı bir ağrı, hormonal olduğunu düşünüyorum, işe bağlı göz yorgunluğu ve stres etkisini arttırıyor. 2- Arveles, melissa çayı 3-hayır 4 karanlık sessizlik uyumak melissa çayı, kimine limon iyi geliyormuş, kimine bal ama bende etkisi olmadı. 5-Kadın arkadaşlarımın çoğunda var. Aileme sordum, aile geçmişimde yok.
Memur dil katkısı almak için YDS'ye gireyim dedim. İngilizcem fena sayılmaz hani günlük hayatımda baya içli dışlıyım kelime bilgim de iyidir. O yüzden çok çalışmayı düşünmüyorum da sınav tipi nasıl, hangi konulardan kaç soru çıkıyor, belli başlı trickler (soru çözümü ile ilgili değil de mesela demin
Memur dil katkısı almak için YDS'ye gireyim dedim. İngilizcem fena sayılmaz hani günlük hayatımda baya içli dışlıyım kelime bilgim de iyidir. O yüzden çok çalışmayı düşünmüyorum da sınav tipi nasıl, hangi konulardan kaç soru çıkıyor, belli başlı trickler (soru çözümü ile ilgili değil de mesela demin gördüm sıfat sorusu isim sorusu farklıymış şıklarda ya hep sıfat ya hep isim oluyomuş) gibi şeyleri bilmiyorum hiç. Bunları anlatan yazı, video vs var mıdır? Ya da bildiğiniz kadarıyla anlatabilirseniz ona da sevinirim :)
Mesela en sevmediğim konu phrasal verb dedim demin arkadaşa, ondan 4 soru mu ne çıkıyor dedi. Böyle spesifik soru sayıları var mı konu konu gerçekten yoksa beni mi yedi dhxhxh
0
nundu (23.02.22)
dili biliyorsanız çalışmadan girip erken bitirip yüksek notla çıkarsınız.
zorlananlar genelde dile pek hakim olmadan girenler.
zamanında girmiştim grammar kısmı var paragrafta anlam kısmı var çeviri kısmı var vs. vs.
bana kalırsa özel çalışma gerektircek pek kişi yok grammar bilgisi tamam ise.
tek diyeceğim grammar kurallarını sınavdan önce bir gözden geçirmek faydalı olabilir eğer detay şeyleri biraz unuttuysanız. çünkü ilk kısımda direkt o bilgiyi sorucak.
bir de bir iki deneme çözerek sınavı önceden görmek yeterli.
0
AlsterWasser
(23.02.22)
@AlsterWasser +1. Kelimesi kelimesine hem de. Hatta deneme testi çözmek de çok gerekmeyebilir. Bende gerekmemişti.
0
kurmaca
(23.02.22)
Öyle bir sınav ki dili gerçekten bilen ve bilmeyen arasındaki farkı hemen çıkartır. O yüzden yıllarca kursa gitmiş ve çok iyi İngilizcesi olduğunu iddia eden biriyle konuştuğunuzda sınavın hiçbirşey ölçmediğini, haksızlık olduğunu, saçma olduğunu vs. duyarsınız. Çünkü içinde gramer bilgisini ölçen soru sayısı azınlıktadır ve dili kullanmaktansa gramer bilgisine çalışıp durmuş insanlar çoğunlukla 60'ları geçemez hatta 40'da 50'de falan takılırlar. Ama kursa gitmeden konuşarak ve okuyarak öğrenmiş insanların hiç çalışmadan 70-80'lerde gezdiğini görürsünüz. Benim İngilizceyi sadece oyunlardan, filmlerden ve çizgiromanlardan öğrenmiş arkadaşım 80 küşür almıştı geçen yıllarda. Ben de aynı şekilde öğrendim, üstüne kariyer alanım gereği çok fazla okuma ve konuşma yaptığım için hep o yönde gelişti. Hiç kursa gitmedim ama puanım 90 bandındadır.
Bir kere en önemli bölümü uzun paragraflardan oluşur. 4-5 paragraf verip her bir paragraftan 4'er 5'er soru sorar. Yani okuyan birisinin kolaylıkla yapacağı sorulardır, ama okumayan insanlar kalırlar o sorularda. Sonra Türkçeden İngilizceye,İngilizceden Türkçe'ye çeviri soruları vardır. Anlamı en yakın karşılayan çeviri hangisidir diye sorar. Onun dışında boşluk doldurma vb. gramere odaklı sorular daha azdır.
0
Kayzer1919
(23.02.22)
Ösym sitesinde milyon tane sınav var. Bir tanesine baksan anlarsın zaten.
Selamlar, 250 sayfalık siyah-beyaz bir kitabı A4 boyutunda spiralli olarak çıktı almak istiyorum. (1 Adet) Bunu yapıp eve de teslim eden, uygun fiyatlı bir yer öneriniz var mıdır?Direkt pdf olarak yükleyebileceğim ve eve teslim eden / kargo ile gönderen bir yer şu an benim için çok kullanışlı olur.
Selamlar, 250 sayfalık siyah-beyaz bir kitabı A4 boyutunda spiralli olarak çıktı almak istiyorum. (1 Adet) Bunu yapıp eve de teslim eden, uygun fiyatlı bir yer öneriniz var mıdır? Direkt pdf olarak yükleyebileceğim ve eve teslim eden / kargo ile gönderen bir yer şu an benim için çok kullanışlı olur.
0
guguklusaat (23.02.22)
Dün instagramda sponsorlu story olarak karşıma çıkmıştı tam böyle bi yer, şimdi baktım dün denk geldiğimi bulamadım ama instagram arama kısmına "baskı, fotokopi ya da yazdır" gibi kelimelerle ararsanız bu tarz işletmeleri bulabilirsiniz. Kafanıza yatan bi tanesine yazarsınız
0
nundu
(23.02.22)
baskiadam.com 'u epey kullandım, @nundu 'nun dediği buradanbastir.com var galiba.
0
Northern Mariner
(23.02.22)
Ben olsam, Bir ozalitciye telefonla ulasip, maille dokumani atip, banabikurye uygulamasi ile de aldirip getirtirdim.
Ot gibi yasamayalim derken hayatimizi mi zorlastiriyoruz?
karanlik yanim
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantr
Kendi adima konusucam ama belki bana benzeyenler cikacaktir.
Hayati ot gibi yasamayayim derken kendimi mutsuzluga itiyorum. Anlamli bir is hayatim olsun diye bilim/teknolojiye yakin bir alanda kariyer sectim. Fakat bu kariyeri tatmin edici seviyelerde sürdürebilmek sürekli yüksek motivasyon, konsantrasyon ve öz disiplin gerektiriyor. Dolayisiyla enerjimin büyük kismini buraya veriyorum. Fakat ot gibi yasamamaya kararli oldugum icin bunun yaninda bir de sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum.
Yani böyle listeleyince cok gibi görünebilir ama aslinda cogumuzun istedigi standart seyler. Fakat kendim icin sectigim kariyerle celisiyor gibi geliyor, cünkü isimde mutsuz ve yetersiz hissediyorum kendimi. Yetisemiyorum yapmam gereken islere, ya da hep son dakika. Is arkadaslarim benim gözümde ot gibi yasiyorlar (laf etmek icin söylemiyorum, tespit yapiyoum) ama belki de dogrusunu yapiyorlar. Bu bahsedecegim kisiler islerinde basarililar ve bundan son derece tatmin oluyorlar ve islerinde mutlular. Bunun disinda baska bir seye ihtiyaclari yokmus gibi. Soruyorum mesela dün aksam ne yaptin, hic bir sey, bi bölüm dizi izledim sonra sizmisim. Spor? Yok, ayda 1-2 kosuya ciksam yetiyor. Yemek? Disardan söyledim. Haftasonu ne yaptin? Sosyallik? Iste kiz/erkek arkadasimla takiliyoruz, hep ayni. Ee baska ne yaptin? Iste bugünkü toplantiya hazirlandim, su raporlari okudum, yazdim vs. Toplantida zipkin gibiler, raporlar, sunumlar zehir gibi, basarililar, tatmin oluyolar. Basit bir formülde yasiyorlar yani aslinda. Anlamli bir kariyer secmisler, bundan tatmin oluyorlar ve kolay kolay baska bir seyin bunun önüne gecmesine izin vermiyorlar. Ha sonra gidip en kralindan tatili de yapiyorlar, ama iste gündelik yasamlarini cok basit tutuyorlar. Ben cok karmasik yasiyorum ve hem is yasaminda hem de is disinda kendime cok fazla yük yüklemisim gibi bir halim var. Oturup ise odaklansam hayati kaciriyorum ot gibi oldum diye üzülüyorum. Diger türlü olunca isime öncelik vermem gerekiyor diye gözüm arkada kaliyor, yaptigim is disi aktivitelerden de tatmin olamiyorum. Böyle garip bir kisir döngü. Var mi benzer seyler yasayanlariniz? Caresi ne? Caresi belli aslinda iste ama biraz dert yanayim dedim :)
0
karanlik yanim (20.01.22)
Yazdıklarınızın hepsini okudum ve ekleyecek bir şey bulamadım. Çok haklısınız.
0
aeroknight
(20.01.22)
Türkiye'de idealizm daima kaybettirir. Süper işler yapacağım diye özel sektöre girenlerin hepsi bitik, erken yaşta kronik hastalıklara yakalanıyorlar ve ölüyorlar. Dediklerinizin maddi karşılığı falan yok. Kimse de size aferin demez. Birilerini zengin ediyorsunuz işte.
zaman>para. eğer yaptığınız işten zamanı satın alacak kadar para kazanmıyorsanız idealizm gereksiz. sizin yemeğinizi ve işlerinizi birinin yapması gerekir. Bunu satın alabilmeniz gerekir.
0
garylineker
(20.01.22)
ay gerçekten zorlamamak lazım. sizi okurken yoruldum.
arkadaşlarınızın hayatı daha makbul benim için. dizi yerine kitap, sporu da biraz daha sık yapıp düzenli ev yemeği yemek, düzenli yaşam, arada ufak tefek seyahatler ve tiyatro-sinema, bitti gitti. öyle her an çeşit çeşit arkadaşa, aktiviteye zaman ayırırsam kendimle ilgilenemem, evi de ... götürür :) pilim de biter.
sağlığınıza dikkat ediyorsunuzdur umarım.
0
adse
(20.01.22)
aslında bu neye benziyor biliyor musunuz? hem ergen-genç, hem de yetişkin/olgun yaşamı sürmeye çalışmaya benziyor. gençken(üni bitene kadar olan dönem) sosyal olabiliyoruz. çünkü para kazanma kaygısı olmuyor. gez, toz, ye iç, sinemaya tiyatroya git, sevgilinle arkadaşlarınla takıl. vakit bol, sorumluluk yok. ancak iş hayatına başlayınca o dönem yavaş yavaş kapanıyor artık yetişkin oluyorsunuz ve birtakım sorumluluklar da yükleniyor. 8-10 saat gibi çalışma sürelerinden bahsediyoruz. bunun üzerine işe hazırlanma süresini ve yolu da ekleyince bir günün yarısı harcanmış oluyor. 8 saat de normal uyku süresi. ee geriye ne kaldı? yemek pişir, ye, çamaşır yıka, as, bulaşık yıka, yerine koy, banyo yap, ütü yap... sana kalan resmen 1-2 saat. bu sürede de insanın bir şey yapası gelmez zaten.
problem çalışma saatleri aslında. bana hiç insani gelmiyor. en iyi ihtimalle 8 saat çalışıyoruz. günde 14-15 saat bile çalışan da bir sürü insan var. zengin aileden gelmiyorsak hepimiz hergün sabahın köründe eşek gibi uyanıp işe gitmek zorundayız.
bir de bahsettiğiniz arkadaşlarınız bu tarz şeyleri düşünecek tipler değil, biz nedense kafamıza takıyoruz. rahat bir yaşam için böyle şeyleri düşünmeyip sürüye uymak gerekiyor. zaten işle birlikte evlilik ve çocuk kombosu da eklenince insan insanlıktan çıkıp robota dönüşüyor. tek çare; çalışmak zorunda olmayacağınız kadar paranızın olması :)
0
rose parks
(20.01.22)
ben de böyle hissediyorum. çevremdekiler mükemmeliyetçisin, çok kasıyorsun falan diyorlar hep. bir de ''perfect is the enemy of good'' durumu var. o bahsettiğin insanlar iyi/ortalama sonuç ile tatmin olabiliyorlar. biz de her şey mükemmel olsun diye uğraşırken yetişemiyoruz çoğu zaman dediğin gibi.
0
william morris
(20.01.22)
hayati ot gibi yasamamak demek ANLAMLI tecrubeler yasamak demek benim icin. senin tanimin daha cok "hayatini dolu yasadigini dusundugum kisilerin yaptigi seyleri kopyalamak" gibi tinladi bana, kendin icin de anlamli bulmuyorsun yaptiklarini ve tatmin olmuyorsun. bunu da suni olarak devam ettirmek zulum geliyor haliyle.
kendince gercekten anlamli buldugun bir sey yaparsan (isinin yaninda bile olabilir yani is degistir demiyorum) mutlu olursun bence. baya da sadelesmis olur hayatin.
0
robokot
(20.01.22)
"Hayati ot gibi yasamayayim derken"
Birilerinin sana baski yapmasina izin verme, zirada sozkonusu durum o sekilde. Buradaki "ot" standardini kim koymus? Kendi hayatindan kendin sorumlusun. Kitap okumak istiyorsan oku. Ayda 1 degil, 5 kitap okusan bile kimse "ooo ot gibi yasamayan, anlamli yasayan klas insan geciyor" diye parmakla gostermeyecek zaten. Dolayisiyla sonu basi belli olmayan bir hamster kosusu bu. Takilma yani.
0
hot potato
(20.01.22)
seni anlıyorum ve tamamen aynı düşünüyorum
bence iş hayatı ve kariyer peşinde koşmak ömrü heba eden aptalca bir şey. o unvanlar, karizmatik linkedin profilleri falan kölelik tasması gibi.
ömür geçip gidiyor senin de yazdıgın gibi hiç bir şey yapılmıyor.
0
dafuq
(20.01.22)
Çok haklısınız. Zaman zaman durup yarın ölmeyeceğim ne malum neden ot gibi yaşayıp keyfime bakmıyorum diye ben de düşünüyorum. Ama o ot gibi yaşama olayına girince de mutlu olmam bence. Mutluluk otluk ya da ot olmamakla alakalı değil. Esas nokta bu. Ama katılıyorum size. Ve motive olmakta cok zorlanıyorum +1
Bu şey başlığı işte. Memur olup sıradan bir hayatla ölüp gitmek.
Biraz da kendini kabulle alakalı sanırım. Öz kabul.
0
westblack
(20.01.22)
Dediginiz sey bu zamanin sorunu, hem de alan farki olmadan.
Ornegin akademide interdisipliner calismalisiniz. Bir tarihci bir ton alandan bilgiye sahip olmali. Hem alaninda cok ilerleyeceksin, hem de bircok alanin bilgisine hakim olacaksin. Böyle bir sey olabilir mi? Bunun korkusu altinda ezilip kalan cok.
Modern insan da oyle. Spor yapmali, kendini buldugu ve ileriye goturdugu bir hobisi olmali, iyi beslenmeli; iyi bir sosyal cevresi olmali; isinde ilerlemeli vs. vs...
Bu isin bir dogrusu yok. Kimin nereden tatmin olduguna bakip, karsilastirma yapma cok saglikli degil. Siz onlardan ustun degilsiniz. Onlar da sizden ustun degil.
Ne yapmak istiyorsunuz? Cok dolu bir gun sizi tatmin ediyor mu? Etmiyorsa, sadece bu "yarista" one gecmek icin mi acaba bu kadar cok sey yapma telasindasiniz?
Isim bittiginde, bana zevk vermeyen yerde yokum. Her yerde olamam. Siz de olamazsiniz. Eskiden ates icinde yatarken sosyallesmeye calisiyordum, etkinlik kacsin istemiyordum. Bunun telasini sanirim 20lerin ortasinda biraktim. Caresi telas halinden cikmaniz. Zorlamayin. Size recete ile verilmis seyleri yapmak yerine, size haz veren seylerin pesinden kosun. Yemek yapmak hobiniz ise o alanda derinlesin. Ama buna vakit harcarken, ayni zamanda 3 spor dalinda ilerleyemeyebilirsiniz. Bircok alanda ortalama olmayi da kabul edin.
0
buf-e kür
(20.01.22)
"sosyal hayatim cok iyi olsun istiyorum, görüstügüm cesit cesit arkadaslarim olsun istiyorum. Dünyada ne olup bitiyor, gündemi hep takip edeyim. Kültür, sanat, müzik, sinema, spor hepsi hakkinda bir fikrim olsun. Sportif olayim, düzenli bir sekilde bir takim sporuna dahil olayim. Sürekli yeni seyler ögreneyim, podcastler dinleyeyim, faydali youtube kanallari takip edeyim. Her ay en az bir kitap bitireyim. Uykum düzenli olsun, her gece 7-8 saat deliksiz uyuyayim. Disardan hizli ve sagliksiz beslenmeyeyim, evde hep saglikli seyler hazirlayayim istiyorum."
bunları yapmak kısa vadede de keyifli değil mi? sağlık, beslenme bir de sosyalleşme dışındaki şeyleri keyif vermediği için bırakırsanız ot gibi yaşıyor olmazsınız.
0
curious mind
(20.01.22)
mukemmel olmaya calisiyosunuz ve korktugunuz profil olmamak icin biraz zorluyosunuz. ben de cok boyle davrandim biraz isle tatmin olmamaktan da kaynaklaniyor bence. ben isten sonra yorgunluktan ölurken bi seyler de yapmaya calisinca cok daha yoruluykrum zorlama olunca. ama ayda yilda bir yapinca dinlenmis, stres atmis hissediyorum. kisisel bakim disinda arada gundemden uzak kalmak, sosyal olmamak o kadar iyi geldi ki. kendime daha alakasiz bi gundem yapip tek basina takilmak daha guzel hissettirdi. mutfakla arasi olan biri degilim durduk yere butun izin gunumu mutfakta tatli yaparak gecirince guzel oluyor. ne saat kaygim ne yapilacaklae listesi var tek 1 is. veya bi besteyi calmaya calisiyorum butun gun tek amacim bu belki aksam yuruyus market vs. naptin denince evdeyim diyorum hicbi sey yapmiyomus gibi ama saate bakmadan gunu bitirmek, listesiz o kadar guzel ki. vizyonsuzluk hissine kapilmadikca, sıkıştırılmış hizli hayata mola vermek iyi
zaman obsesifligi diyebilir miyiz cok sey yapma istegi? umarim ornekle saptirmamisimdir konuyu.
0
ala09
(20.01.22)
Hayatınız güzel böyle bakılınca. Ben bahsettiklerinizin çoğunu yap(a)mayan, ve işyüküne de anca yetişebilen versiyonuyum :) O gün dinlenmiş uyanıp, kendime bir-iki kahve yapıp, sevdiğim temel şeyleri yerine getirince mutlu sayıyorum kendimi. Netflix falan zaten muhteşem şeyler :)
Bence güzel ve biraz "lüks" bir "kısırdöngü", seçenekleri optimize etmek tamamen size bağlı, tadını çıkarın :)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
yaşamak sancılı bir süreç; dünya bok gibi bir yer, insan olmak bok gibi bir deneyim. Onca koşuşturma, hedef, tatmin sağlama araçları; hepsi bu bok gibiliği kapatmak için çırpınışlarımız. Bunun farkına vardıkça daha çok çırpınmaya başlıyorsun. O kocaman boşluğu, anlamsızlığı doldurmak için çabalıyorsun ve hiçbir zaman yeterli olmuyor.
Bununla baş edemezsin. Bazı insanlar gözlerini buna kapatıp, belirli şeylere konsantrasyon sağlayıp önlerine bakabiliyor. Bazıları ise durup nefes aldıkları anda o boktanlıkla yüz gelip dehşete kapılıyor, sonrasında ise bundan kaçmak için bir şeylere tutunmaya çalışıyor.
Bunun kurtuluşu yok, ne yaparsan yap huzura eremeyecek, kendi küçük dünyanda kalmakta başarılı olamayacaksın. Bunun tek yolu kendini kandırmayı başarmak, bir şeyleri fark etmemeye, etsen de görmezden gelmeye çalışmak. Şu anda hayatının bu noktasında değilsin, olabilir misin onu da bilemem.
Çaresi var ama reçetesi yok, şunu yap böyle bak şöyle düşün ile olacak iş değil. Belki de ilk adım bunları kabullenmek midir diye düşünüyorum; belki, bir umut..
0
Bruce
(21.01.22)
bu insanların ot gibi yaşadığına nereden kanaat getirdiniz? insanlar andan zevk alıyor olabilir. bir bölüm dizi izler sızar ama huzuru vardur, mutludur, stres yoktur.
sizin ot gibi yaşamayayım diye verdiğiniz çaba sizi diğerlerinden üstün kılmıyor aksine yoruyor.
0
Hallegadola
(21.01.22)
tamamen benim ideal bulduğum yaşam biçimini anlatmışsınız ve işin kötüsü bunların hepsini düşünüp hiçbir şey yapamamak, sonunda yetersiz hissedip hiçbirini isteyemez hale gelmek ile sonuçlandı benim serüvenim. bu sabah bunları düşünürken aklıma Turgut Uyar'ın Terziler Geldiler şiiri geldi: her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...
Madem bunların hepsini yapmak beni hepsinde başarısız kılıyor sadece hayati olanlara odaklanayım dedim sonunda. Yapmam gereken iş ve vücudumun ihtiyacı olan kadar hareket.
Diğer konularda da ben beceremedim ama izlediğim onlarca zaman yönetimi vb. videolarından ve okuduğum kitaplardan çıkardığım sonuç: alışkanlıklar işleri kolaylaştırır. bunun üzerine cumartesi akşamlarını film akşamı olarak belirledim. Haftada bir film izlemek yılda 52 film izlemek demek oluyor. Bu kadar kültür bana yeter. Haftada 2 günü boş zamanlarımı sadece kitap okumaya vererek bu konuda da bir kademe atlayabilirim. tik... Aralara da sosyal aktivite atarsam fena olmaz. Şimdilik bu plan emekleme aşamasında ama şu ruh halimi atlatabilirsem düzene koyabileceğime inanıyorum. Tek bir gün içerisinde her şeye yetişmeye çalışmak beni hepsinde başarısız yapıyor, tek cephede savaşmak gerek.
Şu an düzeninden memnun olduğum tek bir şey var: sağlıklı beslenme. Bu konuda gerçek bir guruyumdur, içlerinde en kolayı bu bence. Buharda haşlanmış sebze ve fırında pişirilmiş tavuk/balık ile besleniyorum sadece. Bir de salata. Bunların hepsi de çok kısa zaman alıyor. Eti al fırın poşetine koy ya da direkt kağıda koyup fırınla, kendi kendine pişsin. Haşlanmış sebze de öyle, yıka ve buharın üstüne bırak, kapağını kapatınca karıştırmaya bile gerek olmuyor. Tik... Bunların yanına bazen salata bazen bulgur pilavı yapıyorum bunlar da yarım saatlik basit yemekler.
0
Mossy
(21.01.22)
Hocam işini hobin haline getirirsen hobine vakit kalmaz. Yani en azından TR koşullarında bu böyle. Ama bence şöyle olması makul. işe yeni giren biri her halukarda adaptasyon sorunu yaşıyor. 3 sene filan dişini sıkarsa, sonra iyi seviyeye geldiğinde hem işinde iyi olur hem de sosyalleşebilir. şimdi burada risk şu: 3 sene dişini sıkan o durumu normalleştiriyor ve ot gibi hayatı sadece iş olan birine dönüşebiliyor. Bu noktada dikkat etmek gerek.
0
lcha
(21.01.22)
bence çok doğru yoldasın, koç burcu falansın heralde. bana sorsan şu an hayalim bu anlattığın hayatı yaşamak fakat tek farkla, yaşarken yaptığım her aktivitede bu beni mutlu etti mi etmedi mi diye sorgulayıp kendime o anda yok ya bunu yapmayayım deme hakkı vererek.
nitekim senin yaşadığının tam tersi bir deneyim yaşadım ve artık hayatta sevmediğim şeyleri yapmayı bırakıyorum dedim, işi bıraktım, arkadaslarımın coguyla gorusmeyı bıraktıgım, sevmedıgım mekanlara gıtmeyı bıraktım. gunun sonunda gittikçe asosyallasan bır hayatım oldu bır senede şu anlattıklarının yarısına enerjim yok gibi hissediyorum ama bir yandan eskisinden mutluyum.
kısacası ne benimki ne seninki dengede olan. ben sevdigim seyleri bulup tek tek eklemeye calısmalıyım, sen de sevmediklerini tek tek çıkarmayı orta yerde buluşuruz
bu filmde atlı araba sahnesinde geçen;knock knock. - who's there? - ottoman - ottoman who? - ottoman empire diyaloğundan sonra lemi nükteyi anlamadı diyor. bu esprinin olayını bilen var mı?
bu filmde atlı araba sahnesinde geçen; knock knock. - who's there? - ottoman - ottoman who? - ottoman empire diyaloğundan sonra lemi nükteyi anlamadı diyor. bu esprinin olayını bilen var mı?
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.