Giriş
(19)

neden böyle? ne yapayım yani şimdi?

art cat chocolate
bende astım var. arkadaşlarım benle buluştuklarında parfüm sıkmazlar. ofistekiler bile sıkmıyorlar. ofiste kolonyalar bile kaldırıldı.bir arkimle tatile çıkmıştık, kız 1 hafta sıkmadı.sevgilime seksen kere sıkma diyorum. şimdi sıktı ve tıkandım. öksürmekten ciğerim söküldü. sesim falan gitti. inhale
bende astım var. arkadaşlarım benle buluştuklarında parfüm sıkmazlar. ofistekiler bile sıkmıyorlar. ofiste kolonyalar bile kaldırıldı.

bir arkimle tatile çıkmıştık, kız 1 hafta sıkmadı.

sevgilime seksen kere sıkma diyorum. şimdi sıktı ve tıkandım. öksürmekten ciğerim söküldü. sesim falan gitti. inhalerim var kullandım.

daha önce de gelip elime sıkmıştı o parfümü alırken. şakalaşıyor aklınca. yahu o alacak diye ben mağazanın dışında bekledim o geldi elime sıktı. o zaman da tıkanmıştım.

benleyken sıkma demiştim yine bi gün sıkmıştı dışarı çıktığımızda.

bu adam neden böyle yapıyor?

tavır alma şimdi bu yüzden burada diyor bi de... tatildeyiz de.

valla benim bile üstüme sindi. odada sıktı her şeye sindi. oda da kapalı çıktık dışarı. balkonda sıksaydı bari.

of valla delircemmm. ne diyim yani şimdi? trip atmıyım mı tatilde?
-3
art cat chocolate
(27.08.26)
Durumun ciddiyetini bir şekilde anlamamış. Her zaman böyle midir, yoksa sadece bu konuyu mu algılayamıyor? Bu gece tribinizi atın, söylenin, hakkınızdır. Sonra sıkılacak her şeyi çıkmayacak şekilde bavula koyup keyfinize devam edin.
+2
cosmicstring
(27.08.26)
özür dilemesi bile 40 dk sürdü...

bazen çok düşünceli olabiliyor bazen de böyle öküz.

arkadaşlarımın sıkmadığına da inanmıyormuş. yalan mı söyleyeceğim? bi garip valla ya huyu.
-4
🌸art cat chocolate
(27.08.26)
yolun basında isen kaçarak uzaklas,
aklı pek gelismemiş.
+7
designer
(27.08.26)
Sığır seviyorsunuz belli ki devam edin alışırsınız.
+16
anon1m
(27.08.26)
" Astım denilen bir hastalık" diye bir kitap var, çocuklara yönelik yazılmış bir farkındalık kitabı.

Çocuklara, onların anlayabileceği şekilde astım hastalığını anlatıyor. Örnek veriyorum; " astım nedir?" " astım hastası olanların yanında ne yapmamalıyız?" gibi.

Hikayeleştirerek astım hastalığını anlatıyor. 64 sayfa ve akademik bir dil kullanılmamış çocuklar kolay anlasın diye , hediye edebilirsin.
+3
rock n roll
(27.08.26)
erkekler geç olgunlaşıyor ya şunu yapacak 65 yaşında birini tanıyorum. işin ciddiyetini sakin kafayla oturup anlatman ve rica etmeni tavsiye ederim, işe yaramazsa paran iade kardeşim.
-1
neira
(27.08.26)
Bu kadar uyumlu çiftlerde olur öyle şeyler, oyuna devam.
+2
Teran
(28.08.26)
Ayrıl

Bak hamileyim astım krizine girdim altıncı ayımda. İlacımı değiştirdiler vs çok zorlu bir süreçti. İleriyi düşün evliliği vs düşün.

Eşim de daha kolay toz almak için sleepy alıyordu ya adama kokuyor bana bu diyorum. Bıraktık çok şükür.

Ben de parfüm sıkamıyorum sıktırmıyorum. Hamileyken daha da zorlandım dediğim gibi parfüm sıkan arkadaşlarıma rica ediyordum iş yerinde odama gelmeyin diye.

Yaşamayan bilmez çok zor durum.
+1
Hallegadola
(28.08.26)
sevgilin senin canını ofisteki arkadaşlarından daha az düşünüyorsa, yanlış kişiye sevgilim demişsindir.
+1
nejdet c
(28.08.26)
Ablacım sen Sencer Solakoğlu değilsin niye büyükbaşlarla uğraşıyorsun?
+1
kumandanim
(28.08.26)
Kibarca,ona siktir çek. Ayrıl.
Sağlıkla şaka olur mu?
0
denizciman
(28.08.26)
Kibarca değil kabaca siktir çek bence. Haketmiş.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.26)
aklini peynir ekmekle mi yedin? ayril bu insanciktan.
+3
Purple life
(28.08.26)
Biz de kibar olursak sevgili buluruz diyoruz uaushsajahbs
+5
baldur2
(28.08.26)
Üzgünüm ama sevgilinizin IQ'su düşük.
+4
himmet dayi
(28.08.26)
Astım krizinden ölmeyi bekle
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(28.08.26)
konuya farklı açıdan bakıcam. böyle düşüncesiz hareketleri olan adamin sabir esigi de dusuktur. sizin attiginiz tribi zaten astimlisin beni kisitliyosun diye ayriliga sebebiyet verebilir. sonra hem terkedildim hem problemli biriyim hissiyati olusanilir.
0
buenosdias
(28.08.26)
Yalnızca bu parfüm konusunda mı böyle? Yoksa başka hassasiyetleriniz de (alerji, yiyecek içecek vs) var da acaba gerçekliklerine mi inanmıyor? Bazen böyle birden çok hassasiyetleri olan insanlara uyduruyorlarmış gibi yaklaşılabiliyor. Ama tabii yakınlık derecesi bu varsayım için biraz yüksek..
0
ansya
(28.08.26)
Ya sadist, ya egoist, ya da algilama problemi var.

Isin ciddiyetini anlamasi icin acil servise mi gitmenizi bekliyor?
0
parcxerox
(1 saat)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(1)

Nikah sonrası after için mekan önerisi

asklambac
Merhaba,Ankara'da çayyolu taraflarında veya bestekar taraflarında nikah sonrası after yapabileceğimiz bir mekan var mıdır? alkolü kendin getir gibi seçenekler de olabilir. teşekkürler
Merhaba,
Ankara'da çayyolu taraflarında veya bestekar taraflarında nikah sonrası after yapabileceğimiz bir mekan var mıdır? alkolü kendin getir gibi seçenekler de olabilir.

teşekkürler
0
asklambac
(24.08.26)
Alacaatlı taraflarında güzel kokteyl mekanları var
0
Hallegadola
(24.08.26)
(24)

Sevgilinizin veya eşinizin dışarıda karşı cinse bakması sizi rahatsız eder mi/ediyor mu?

isimsizbiri
Erkek arkadaşım, dışarıda gördüğü her türlü meme, frikik bacak kalça vs. yani güzel olan her kadına bakıyor. hatta fırsatı varsa izliyor... tanıştığımızdan bu yana böyle bir davranışı var. ben çok rahatsız oluyorum kendimi çirkin kötü hissediyorum... onun savunması ise şu şekilde " ben çocukluğumdan
Erkek arkadaşım, dışarıda gördüğü her türlü meme, frikik bacak kalça vs. yani güzel olan her kadına bakıyor. hatta fırsatı varsa izliyor... tanıştığımızdan bu yana böyle bir davranışı var. ben çok rahatsız oluyorum kendimi çirkin kötü hissediyorum... onun savunması ise şu şekilde

" ben çocukluğumdan bu yana seviyorum bakmayı, seni aldatmıyorum kimseyle kesişmiyorum sadece estetik şeyleri seviyorum, beni bu şekilde kabul et değiştirmeye çalışma, kimse %100 istediğimiz gibi olmayabilir ben de böyleyim... çoğu erkek gizler ben gizlemiyorum vs"

yani bu konuya nasıl yaklaşmalıyım? sizler "evet bakmasında sorun yok ne olacak sanki" diye düşünenlerden misiniz? ben bu konuda duyarsızlaşmaya çalışmalı mıyım? yani rahatsızım ama kendi içimde tolere etmeli miyim? daha önce hiçbir ilişkimde de böyle bir problem yaşamadım kafam çok karışık... "ayrıl knk" demeyin lütfen...beyin fırtınası rica ediyorum...
-3
isimsizbiri
(23.08.26)
ben rahatsiz olmam hic. sebebi kendimin de bakiyor olmasi dkjgfg
sen hic bakmiyor musun? seni rahatsiz eden nedir? bence bu konular üzerine düsünüp kendini tani. rahatsizligin köküne indiginde de rahatsizligin da ortadan kaybolabilir ya da azalabilir.
-3
Purple life
(23.08.26)
Şahsi fikrim şu; yakışıklı bir erkeğe ya da güzel bir kadına bakabilirsin. Hadi tamam bir anlığına frikik vs de dikkatini çeker ve sonra utanıp önüne dönersin. Kadınlar bile kadınlara bakar (bizz). Ama bu gibi şeylere erkekler tarafından ve kadınlar tarafından partneriniz varken uzuun uzuun bakılmasını doğru bulmuyorum.
+9
bloodymoon
(23.08.26)
Simdi bakmak ayri, izlemek ayri. Bakar gecer onu anlarim da oturup meme, frikik falan izleyip bir de bunu ben boyleyim diye gecistiriyorsa, seni de pek sallamiyordur bence.
Bence kendini daha fazla kucultmeden yoluna bak...
+9
KafayıYedimAbi
(23.08.26)
Tam tersiyim of. Oha şu kadının gtüne bak derim benim herif bakar kör mesela.

Bakmak var bakmak var ama. Abazan gibi baksa ağzına ederim. Ama biz aynı anda oha şu kızı gördün mü bakışı atıyoruz birbirimize


Yanındaki benim bir de. Yani bu kadar özgüvensiz biri değilim beni sevdiğini biliyorum eşimin
-4
Hallegadola
(24.08.26)
Erkeğim, eşimi rencide etmeden kaçamak bir bakış atarım bakmaya değer bir şey varsa, hatta arada eşim dürter, bazen çok absürt, bazen ortama göre çok açık giyinmiş birisi olabilir.
0
kimlanbu
(24.08.26)
@hallegodala
Kadının götüne bakmanın abazanca olmayanı nasıl oluyor? Erkek hangi hisle bakacak o göte?
+2
benaslindayohum
(24.08.26)
@benaslindayohum

Şu şekil bakıyoruz
i.pinimg.com
-5
Hallegadola
(24.08.26)
Asla böyle bir şeyi normal karşılamam. Ben eşimin benim haricimde dünyada başka hiç kadın yokmuş gibi yaşamasını istiyorum ve çok şükür ki eşimin de bir kez bile böyle çirkinliğine denk gelmedim ufak bir bakışı bile olmaz.

Tabi herkesin fikri farklı midesi kaldıran böyle adamlarla birlikte olur midesi kaldırmayan ona göre birini bulur.
0
Gradient_tabanlı_mor
(24.08.26)
Genelde erkeklerin bakmasının kadınları nasıl hissettirdiği düşünülüyor çünkü erkekler öküz gibi bakıyor, gözler fıldır fıldır. Sevgilisine sarılırken hatta kız görmediği için daha rahat etrafı kesiyor. Tam tersini düşünen ne yaşattığını anlar. Bu nedenle iki taraf için de göz takılması bile hoş karşılanmamalı. Gözün dışarıdaysa dışarıdasın.
0
gabe h coud
(24.08.26)
@hallegodala
Memeye de baktırıyor musun? Bak şunun memesi ne güzel gibi?
-1
benaslindayohum
(24.08.26)
Sen, bir başkasını bu şekilde izlesen ve baksan bunu asla kabul etmezdi.

Ben böyle bir davranışı ve bu davranışı yapan kişiyi tolere etmezdim. Ayrıca gözünü dikip baktığı, izlediği kadınlara karşı da saygısızlık.
+1
rock n roll
(24.08.26)
Flortoz bir şekilde bakılmıyorsa sorun yok.
+1
abelardo
(24.08.26)
Özrü kabahatinden beter resmen. Yoldan geçene gözü kaysa hadi neyse denir de, uzun uzun izlemesi ve bunu "ben izlerim beni değiştirmeye çalışma" diye savunması çok büyük falso. Yoluna bak +1
0
himmet dayi
(24.08.26)
Erkek gözüyle ben rahatsız oldum durumunuzdan.
Ayrılma yolunda telkin istemediğinizi de okuyunca halinize acıdım.
'Beni böyle kabul ediyorsan et. Etmiyorsan da kapı orada.' minvalinde bir seçime maruz bırakılıp doğrudan kapıya yönelmeyecek biri misiniz gerçekten? Aynaya bakınca o kadar değersiz o denli zavallı birini mi görüyorsunuz?
+2
Mirket
(24.08.26)
Merhaba.

Erkek hâlimle, kız arkadaşım vs. baksa kesinlikle rahatsız olurum. Ha, anlık bakışlar olabilir, bu bence normal ama anlık bakışın ötesine geçip bakması çok rahatsız edici ve hatta belki de onur kırıcı. Umarım durumunu düzeltir, ne diyeyim?
+1
simderun
(24.08.26)
Rahatsız etmesi normal çok az insan rahatsız olmaz. Arada sıradabaktığını görüyorum sonra ben de inadına yakışıklı erkeklere bakıyorum. Bende her zaman kısasa kısas çalışıyor. sorry not sorry.
0
Kediyi üzdün
(24.08.26)
öncelikle yaklaşımı ve açıklamaları çok b*ktan afedersiniz. rahatsızlığınızı bile bile bakması da olaya ciddi bir öküzlük sosu katıyor.
yetişkin bir insan olarak, dikkatimi çeken şeye bakarken, karşıdakinin ya da üçüncü bir kişinin dikkatini çekmeyecek şekilde göz ucuyla bakarım. sizin dikkatinizi çekiyorsa, baktığı kişi -ve dahası çevredekiler- de görüyordur, ki bu ayrıca büyük bir saygısızlık ve umarsızlık bence.
kısacası, işin, sevgilisinin yanında karşı cinsi kesiyor olmaktan başka boyutları da var ve bunlar daha bile rahatsız edici bana kalırsa. ilkeli bir insansanız, buna alışmak; duyarsızlaşmak zorunda falan değilsiniz.

edit: verdiğiniz tiklere bakarak fikrimi değiştirdim ve iyi bir çift olduğunuza karar verdim. bu sebeple alışmaya bakın diyorum.
+2
lil siztah
(24.08.26)
size saygısızlığını geçtim fırsatını bulunca izliyor demişsiniz bu tacize bile girebilecek çok sıkıntılı bir davranış..bakın dğnyada yakışıklılığın ve güzelliğin sınırı yoktur hele ki sosyal medyanın görselliğin falan bu kadar zirve yaptığı bir çağda.. partnerler kadın olsun erkek olsun fiziksel beğeni olduğu için seçilmeli ve bence uzun uzun başkalrına bakmak doğru değil. tabi ki bazen insanın dikkatini çekebilir her 2 cins de anlık bakabilir ama evrende sınırsız sonsuz güzel kadın var fikri kim olursa olsun kadın partneri rahatsız eder ve yetersiz hisettirir. aynısını kadın erkeğe yapsa erkek de rahatsız olur.. ve evet aynı şekilde fiziksel olarak çekici erkekler de var ona bakılırsa.
0
iwillsee
(24.08.26)
kimse burda "ne olacak sanki" demez. diyenler hemen lincleniyor :)

bakmak ayri izlemek ayridir.
0
65 derece
(24.08.26)
Bakan bakar, sen yanında değilken de bakar nasıl engelleyebilir ve bilebilirsin ki... ben de bakıyorum arada, eşim de bakar, geyiği döner aramızda.
Ama tabi bakmak var bakmak var...
Tolere edin bence çok saçmalama yok ise
0
gadlemler
(24.08.26)
Bakmak birlikteliğe giden yolun başında gelir. Yemekteki gibi ara sıcak tadında ılık açıklamaların hiç bir anlamı yok.
Onun bakması / izlemesi sizin de bunu sormanız hiç uygun bir durum değil .
Her şey alenen ortada.
Çünkü insanın düşüncesi / yapısı belirli bir kere .
Bakmak bir çok şeyin başlangıcıdır .
Ve onları saymaya gerek yok sanırım.

Onun açıklamasının sonraki versiyonu
ise geçmişte yeni evli bir çift arasında geçiyor ki şöyle .
Adam oldukça zengin.
Eşine ilk günlerde dediği şu :
İşlerim olur eve istediğim zaman gelebilirim bana hesap sorma... vs. gibi şeyler.
Böyleleri de sanırım dışarıda Ultra HD tadında uzun uzun bakmaya devam eden bir tiplerden.
0
diyecevaplandı
(24.08.26)
problem
0
eurhka
(25.08.26)
Bana eşim gösteriyor şu kadını gördün mü diye. Ama odak nokta kadına sahip olmak vb değil. Dikkat çeken bir tarzı vb olduğu durumlarda yani
0
kondansator
(25.08.26)
Hayır etmiyor çünkü bende bakıyorum
0
hacirotti
(28.08.26)
(6)

Cevdet Yılmaz'a nasıl hitap ediyorlar?

dilemma of subscribtionability
"Sayın bakanım" mı?Şimdi protokolde her yardımcıya "yardımcı" ifadesi kullanılmadan hitap edilir. Müdür yardımcısına "Müdürüm", başkan yardımcısına "Başkanım", bakan yardımcısına "Bakanım" denir. Ama Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz'a "sayın cumhurbaşkanım" diye hitap edilmesi ihtimalini gözüm
"Sayın bakanım" mı?
Şimdi protokolde her yardımcıya "yardımcı" ifadesi kullanılmadan hitap edilir. Müdür yardımcısına "Müdürüm", başkan yardımcısına "Başkanım", bakan yardımcısına "Bakanım" denir. Ama Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz'a "sayın cumhurbaşkanım" diye hitap edilmesi ihtimalini gözümde canlandıramıyorum. Mevcut cumhurbaşkanı makamında dururken kimsenin başka bir insana "cumhurbaşkanım" diye hitap etmeye cesaret edebileceğini sanmıyorum. Durumu detaylı bilen var mı?
+1
dilemma of subscribtionability
(23.08.26)
Bilgim yok ama ona da başkanım diyorlardır bence
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
Sayın cumhurbaşkanı yardımcım, Bakanım, başkanım, abi.
-1
bumbum
(23.08.26)
Vice-reis
+1
anon1m
(23.08.26)
vali yardımcılarına sayın valim denmesine denk geldim. cevdet yılmaz'a da cumhurbaşkanım ya da başkanım diyordur etrafındakiler.
0
renegade
(23.08.26)
Sayın cumhurbaşkanı yardımcımız/beyefendi/sayın yardımcım deniliyor.

Sayın cumhurbaşkanımız denilir mi sence bi düşün?
0
Hallegadola
(24.08.26)
net olarak: başkanım
siyasilere tıkandığınız her yerde başkanım diyebilirsiniz yanında kendisinden daha üstte sıfatı başkan olan birileri olsa bile.
0
ground
(24.08.26)
(9)

Anneniz/babaniz sizi ya da kardesinizi

Purple life
Daha cok seviyor mu? Böyle bir hissiniz var mi? Anneniz ya da babaniz bunu hic onayladi mi? Cocugunuz varsa birini daha cok sevebileceginizi düsünüyor musunuz?
Daha cok seviyor mu?

Böyle bir hissiniz var mi? Anneniz ya da babaniz bunu hic onayladi mi?

Cocugunuz varsa birini daha cok sevebileceginizi düsünüyor musunuz?
0
Purple life
(23.08.26)
Babam en çok beni sever muhabbetçi olduğum için bunu kardeşime de birkaç kere belli etmişti, kardeşim üzülmesin diye ortamda tersleyip uzaklaştım. Çocukken hoşuma giderdi.
Şuan hiç hoşuma gitmiyor. Ona asıl evlatlık eden kardeşim çünkü...babamı sevmiyorum, bunun da etkisi var
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
Küçükken belki çocuklar arasında ayrım yapmak pek mümkün değil herhalde de yetişkin çocuklar arasında ayrım yapılması çok sık yaşanır; kimi ailelerde anne erkek çocuğa çok bağlıdır, çok sever, kimi ailelerde baba kız çocuğu daha çok sever, kimisinde ailenin en küçük çocuğu çok sevilir vb.
+1
salihdt
(23.08.26)
Annem en çok ortanca ablamı sever, üstü kapalı veya kapaliya yakın çokça belli etti. Çocuklarımın muhtemelen farklı yönlerini ayrı ayrı çok severdim ama ayrım yapmam asla
0
mirty
(23.08.26)
Mümkün. Ama bu diğerini az sevmek yahut sevmemek değil. Anlatması biraz zor.
+1
dilemma of subscribtionability
(23.08.26)
Hiç hissetmedim. İkimizi de aynı seviyorlar bence.

Bana aksini hissedenler tuhaf geliyor. Kayınvalidem kayınpederimde de böyle bir şeye rastlamadım eşim ve görümcemle alakalı.
0
Hallegadola
(24.08.26)
Annemin eşit sevdiğini hissediyorum, sadece ailenin yanlış şeyler yapmayan çocuğu olarak ben ufak bir şey yaptığımda daha çok tepki gösteriyor. Kardeşim ailenin dolandırıcısı olduğu için onu öyle kabul ediyor.
Babayla ilgilenmiyorum görüşmüyorum zaten, hayatımızda olsa oğluşunu daha çok severdi.
0
ekimoloji
(24.08.26)
Bizim ailede de evlatlar arası farklılık var baba tarafından. Umursamıyorum
0
gadlemler
(24.08.26)
Sevgi diyemeyiz de hassasiyet olarak annem kardeşime daha düşkündür. Ama bu beni rahatsız etmez
0
kondansator
(25.08.26)
Beni daha çok sevdikleri için etmiyor.
Ama bu durumu adaletsiz bulduğum için
Kardeşlerime daha ilgi gelsin diye 20.yildir kendimi geri çektim. Şu an epey arka olandayim ve mutluyum. Keşke hayatımızın ilk 20 yılında da böyle olsa idi. Kardeşlerim de ilk cocuklarini daha çok şımartıyor. Özellikle yapmayın dedim. Bu iyi birşey değil, 2. Ve 3. Çocuğuna büyük haksızlık dedim. Ama başarılı olamadım. Arkada kalmalarının sıkıntısı varsa en çok kendileri yaşamıştır ama kendi cocuklarina bunu yapmaktan geri kalmıyorlar.. bu da ayrı ironi
+1
hacirotti
(28.08.26)
(6)

Yeni televizyonlarda hala teletext var mı?

kibritsuyu
Son televizyon cihazı alışverişimi 2013 yılında yaptım ve teletext var. İddia ediyorum, maç sonucu bakmak için de hala daha pratiği yok ve kullanıyorum ben bunu. Merak ediyorum, yeni televizyonlarda teletext hala var mı?
Son televizyon cihazı alışverişimi 2013 yılında yaptım ve teletext var. İddia ediyorum, maç sonucu bakmak için de hala daha pratiği yok ve kullanıyorum ben bunu.

Merak ediyorum, yeni televizyonlarda teletext hala var mı?
0
kibritsuyu
(22.08.26)
telefondan ya da bilgisayardan 10 saniyede bakabilecekken nasıl daha pratiği yok?
bildirimi açarsan da anında görüyosun
+1
jelly bear
(22.08.26)
TRT de kaldı sadece diye biliyorum ülkede
0
Hallegadola
(22.08.26)
Siz benim ne sorduğumu anladığınıza emin misiniz?

Daha hızlı bakma yöntemleri olması umurumda değil. Onu sormadım. Kimin teletext yayını verdiğini de sormuyorum.

Cihaz var ya hani, karton kutuyla eve geliyor servis açıp kuruyor, fişe takıyorsun, anten manten hdmi kablo bağlıyorsun, samsung lg falan diye markaları var, genellikle siyah, isteyen duvara asıyor. Cihaz hani, elektronik bir alet.

Hah onun yeni üretilenlerinin içinde teletext özelliği var mı hala?

Tamam sizin güzel gönlünüz için daha pratik bulduğum şeyi iddia etmekten vazgeçtim. Dünyanın en dandik, en hantal, skor bakmaya en zor teknolojisi teletext'tir.

Ama hala merak ediyorum, yeni üretilen televizyonlarda var mı?
+2
🌸kibritsuyu
(22.08.26)
Evet hemen hepsinde var. Misal asagidaki sayfaya girip teletext diye aratin sayfa icinde:

en.hifis.be
+1
sertac akin
(22.08.26)
mutfakta 3-4 yaşında bir vestel smart tv var. baktım teletext varmış. trt açıldı eskiden show, now ve ntv text de vardı şimdi baktım yok.
+1
exlibris
(22.08.26)
var var
nasıl açıldığını hatırlamıyorum ama geçenlerde nostalji olsun diye girdik :P
+1
neira
(22.08.26)
(10)

dügün taki sorusu

Purple life
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz. 2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hedi
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz.

2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.

ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hediye gelmedi. yani ne yaparsam yapayim ölü yatirim olacak. asagidakilerden hangisini takmaliyim?

-50€
-1 gr altin
- ceyrek altin
-2
Purple life
(22.08.26)
50€ tak geç fazla bile
+1
Hallegadola
(22.08.26)
Yarım gram takılabilir gibi geldi
0
aslanim giralicam
(22.08.26)
50 USD tak daha avantajlı ve de yeterli
0
exlibris
(22.08.26)
50 euro
0
black holes in the sky
(22.08.26)
"Yakın değiliz"
50 euro en fazla.
0
yadigar
(22.08.26)
50 Euro.

Ben katılmazdım bile bu arada. Katılsam da zarfa koyuluyorsa orda 400 TL koyar geçerdim. Yemekli düğünse 1000 TL koyardım. Yemeğin maliyetini çıkarsın diye. Sana takı gelmemiş, çok yakın da değilsin. Bu senaryo için cevabım...
+2
Cesario
(22.08.26)
Yarım gram ya da 50 $
Maddi durumuna bağlı
0
cccbehzatccc
(22.08.26)
Tebrik et, gec.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
Ben geri gelmeyecek kişiye sırf eli boş gitmiş olmamak için 500 ya da 1000 tl veriyorum. Çünkü nasılsa iade alamayacağım neden çeyrek gram falan takayım.
0
Sadece soruyorum
(23.08.26)
Benim lise arkadaşlarımın tamamı düğünümde (2025) 1000 lira taktılar ki, hepsinin de işi geliri yerinde, görüşürüz de. 1000 de fazla aslında.
0
mahsus mahal
(23.08.26)
(3)

Anestezisiz kolonoskopi yaptıran var mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Anestezisiz kolonoskopi yaptırdınız mı? Nasıl geçti? Zor bir durum mu? Anestezi sart mi? Endoskopi deneyimi oldu ama daha kolonoskopi deneyimlenmedi. Böyle bir süreç olabilir. Öncesinde kendimizi hazırlamak için sormak istedim. Devlet hastaneleri anestezi yapıyor mu bu işlem için?Tesekkurle
Merhaba,

Anestezisiz kolonoskopi yaptırdınız mı? Nasıl geçti? Zor bir durum mu? Anestezi sart mi? Endoskopi deneyimi oldu ama daha kolonoskopi deneyimlenmedi. Böyle bir süreç olabilir. Öncesinde kendimizi hazırlamak için sormak istedim. Devlet hastaneleri anestezi yapıyor mu bu işlem için?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(20.08.26)
Anestezisiz yaptırma tek diyeceğim o. Devlette artık yapıyorlar anestezili
+1
Hallegadola
(20.08.26)
ben yaptırmadım yakınım yaptırdı ben de refakatçi oldum, direkt olarak yanında değildim ama 1 metre uzakta kapının yanındaydım, koloniskopi yapılırken acil olarak ameliyata alınması da gerekti.

benim gördüğüm öyle uyutma falan olmadı, sakinleştirici tarzında bişey yaptılar, bilinci komple açıktı, ameliyat sürecine kadar bir sıkıntısı olmadı, ameliyat sürecinde biraz ağrısı oldu, biraz daha sakinleştirdiler, herşey bitti ve yaklaşık 1 saat sonra yürüyerek hastaneden çıktık. yer cerrahpaşa tıp fak.

anesteziden anladığım bilincin komple kapanması, bir nevi uyku hali. narkoz gibi
0
omer460
(21.08.26)
anestezi ile yapılıyor ancak size soruyorlar. sormazlarsa talep edin.
0
janderzel zartanyan
(21.08.26)
(1)

tahlil ile ilgili

Ley
Arkadaslar tahlil yaptirdim, enabizda, pdfte normal, hastanenin laboratuarindan aliniz yaziyor. randevum haftaya sonuclari laboratuardan alip mi gidecegim? doktorda gorunur mu?wbc, hematoloji ile ilgilitesekkurler
Arkadaslar tahlil yaptirdim, enabizda, pdfte normal, hastanenin laboratuarindan aliniz yaziyor. randevum haftaya sonuclari laboratuardan alip mi gidecegim? doktorda gorunur mu?
wbc, hematoloji ile ilgili

tesekkurler
0
Ley
(18.08.26)
Doktorda görünür
+3
Hallegadola
(18.08.26)
(5)

Çocukta sabah kalkınca burun akıntısı?

va
Arkadaşlar 5 yaşındaki oğlum hep burun akıntısı ile uyanıyor, bir süre sonra geçiyor. Hastaneye gitmeden önce buradan bir sormak istedim, benzer durumla karşılaşan anne-baba oldu mu, çözüm buldunuz mu?
Arkadaşlar 5 yaşındaki oğlum hep burun akıntısı ile uyanıyor, bir süre sonra geçiyor. Hastaneye gitmeden önce buradan bir sormak istedim, benzer durumla karşılaşan anne-baba oldu mu, çözüm buldunuz mu?
0
va
(18.08.26)
5 yıldır devam eden bi durumsa doktora gitmek gerekir. ama örneğin kreşe başladıktan sonra ara ara oldu ise bizim kızda da oluyor. hasta değil ama burnu akıyor, hasta değil ama öksürüyor gibi gibi geçici durumlar yaşıyoruz. ama çok sık oluyorsa alerji olabilir.
0
elorelia
(18.08.26)
yatakta toz akarı olabilir bunlar alerji yapabilir. bunlara özel spreyler var bi deneyin isterseniz.
+2
matilda
(18.08.26)
alerjisi olması muhtemel. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları bölümüne gözükün.
zamanında aynı yaşlardaki çocuğundaki alerjiden çok çekmiş bir ebeveyn olarak yazıyorum.
+2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(18.08.26)
Cevapların hepsi +1

Anti akar nevresim takımı
0
Mirket
(18.08.26)
Toz akarı ve toz alerjisi ile başlayan yolculuğumda şu an astım evresindeyim bence de dikkate alıp doktora götürün
+1
Hallegadola
(18.08.26)
(8)

Hikaye anlatıcıları

kendimefotograflarim
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.Size bu insanlar nasıl geliyor? Sö
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.

Size bu insanlar nasıl geliyor? Sözü dinlenir mi, lafına güvenilir mi? Yoksa içininizden kes traşı diye mi düşünürsünüz?
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
youtu.be

Var böyle tanıdıklarım içimden şöyleyim
+1
Hallegadola
(17.08.26)
merhaba o benim. evlat olsa sevilmezlerdir. esir almadan iyi günler. :(
+1
klassno
(17.08.26)
size katılıyorum.. genel olarak çok konuşan insanlar problemli geliyor bana bonus olarak.. her türlü ilişkide olduğu gibi iletişimde de alma verme dengesi olmalı.. bi tarafın sürekli konuştuğu bi tarafın çoğu zaman kibarlıktan devamlı dinlediği konuşmalarda bu alma verme dengesi bozuluyor..hikaye anlatıcıları da genellikle bu çok konuşan gruba giriyor sanki.. çok nadir story time çerçevesinde hikaye analtıp söylediği şey ilginç çıkan birileri olabiliyor ama çok nadir ve her zaman da herkes hikaye dinlemek istemiyor o an şartlar uygub olacak vs.
+1
iwillsee
(17.08.26)
benim. yıllarca bir toplulukta en az ben konuşurdum. ortamda mutlaka ordan burdan duyduklarını karıştırıp sallayarak anlatan tipler olurdu. aşırı sıkıldım ve ben de ufak ufak anlatmaya başladım. anlattıklarımın tamamı ilgi çekici konular, yaşanmış gerçek hatta önemli bir kısmı resmi evraklı şeyler. ağır herbokologum. 7. bölümü okumaya hazırlanıyorum. mesleğim hayatın tam içinden. yaş da epey var. ama hep konuşmam. ortamda çenesi düşük birileri varsa devreye girerim. zafer algöz gibi tipleri severim. tamamı toplama hikayeler ama çok güzel anlatıyor adam. böyle biri denk gelirse susarım.
0
ground
(17.08.26)
hikayen varsa anlatirsin, yoksa anlatmazsin, bu kadar basit.
0
baldur2
(17.08.26)
Ben. Rahatsızlık hissettiğim noktada keserim çok duyarlıyım, nadirdir zaten. Siz de rahatsızlığınızı beden dilinizle belirtin bu kadar buraya yazacak kadar tasa yapacağınızA
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
yalancı ve sözüne güvenilmez olduklarını düşünüyorum.
0
abelardo
(17.08.26)
yerine ve zamanına göre. sohbet için ordaysam süper, değilsem çok sıkılırım
0
mezzosprite
(18.08.26)
(7)

Toplu taşımada yandaki kişinin sürekli kıpırdaması

Unde bach canim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
+1
Unde bach canim
(17.08.26)
Evet böyle tipler var ben de ayar olurum
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
Bahsettiğin kadar rahatsız edici değil, herkes de her şeye her an tahammül edebilecek halde olmayabilir.
0
yaren
(17.08.26)
Dün öyle birine rastladım. Sabrımın sonuna beş kala az ilerde bir yer boşaldı, yer değiştirdim.
0
Mirket
(17.08.26)
Bunu bana yapan hemcinsim ise bende olduğum yere yayılarak kendisini rahatsız etmeyi tercih ederim
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
Benim tahammülüm yok hemen yer değiştiriyorum yer yoksa bile ayağa kalkıyorum
0
Hallegadola
(17.08.26)
toplu taşımada maalesef böyle çok rahatsız eden var. bazen çocuklarına sahip çıkmıyor yetişkinler falan... hiç kendimi sıkıntıya sokmuyorum. direkt kalkıp en uzak köşeye geçiyorum.
0
santimantal
(18.08.26)
ben biraz diş sıkıp, devamında uyarıyorum. genelde çeşit çeşit çemkirmeyle karşılaşıyorum ama toparlandıkları için sorun kalmıyor.
0
lil siztah
(18.08.26)
(12)

Kamu vs özel sektör

camlicagazoz
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire a
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire atandim. Esimin ailesi de burada olunca surekli biryerlerdeyiz. Sıkıldık acıkçası.

Ama bana gitme diyenler var. Napacaksin diyenler var. Yani fabrikada sıkintılar var sektörel bazli. Ben is garantisi istiyorum..

Napayim sizce
0
camlicagazoz
(15.08.26)
Ben olsam bir gün durmam, giderim. Şirketlerin patır patır battığı, fabrikaların ardı ardına kapandığı bir süreçteyiz. Devlet memurluğu gibisi var mı?
Ama sülale ile içiçe yaşamaya alışmış insanlar için uzak yaşamak hem çok zor hem de çok fazla dezavantajı vardır.
Kararı kendiniz verin bence.
+2
Mirket
(15.08.26)
Arkadaslar ozeldeyim ben. Maasim 55k. Ailemle de durmayi cok sevmiyorum sürekli bir yerlerde olmak hosuma gitmiyor.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
iki şehir arası mesafe ne kadar? Çok uzaksa ikiniz de pişman olacaksanız bunu düşünün. Maaşın 55’miş kamuda 40 fazlasını alacaksın, maaşta eksiye düşme olmayacak kiraya çıksan dahi. Ucuz bi şehirse 20-25’e ev tutsan karda bile olursun. Öğretmen eş atanır gelir o problem de değil.

Özelde işi bi kaybettin mi durum zorlaşır. Süreç zorlar taşınma alışma ama rahat ettirir bir yerden sonra
0
avatar is back
(15.08.26)
bir soruyu dahi yazamadığınızın farkında mısınız?
soruya cevap memurluğu seçin.
+4
sivri_sinek
(15.08.26)
Yaklaşık 3 buçuk saat mesafe var atandığım yerle, şu an yaşadığım yet arasında. Kiralar 25 bin civarı. Yani 0, 3+1 evler.

Soruyu düzgün yazamadın demişsiniz de arabadaydım o yüzden tam yazamadım.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
Reyiz ne dediğin anlaşılmıyor.

Kamuya geç tabi ki
0
Hallegadola
(15.08.26)
Ben söylediklerimi biraz daha açayım.
Bunca yıl sülaleyle birlikte yaşadıktan sonra ayrıldığınızda, çok büyük bir ihtimalle, kendinizi sudan çıkmış balık gibi hissedeceksiniz, siz bir yandan eşiniz diğer yandan biz sülale ile yaşamı çok seviyormuşuz, onlarsız yapamazmışız da farkında değilmişiz diyeceksiniz. Anladığım kadarıyla yeni bebek geldi ya da geliyor. Hele ki bu dönemde bunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Sıfır arkadaş, sıfır çevre, sıfır akraba ile yeni düzen kurup alışmak her babayiğidin harcı değil. İnsanı amerikalardan, isveçlerden geri döndürüyor.
Çok küçük bir ihtimalle özgürlüğün tadına varıp 'Dünya varmış' diyeceksiniz.

Bu konuyu iyi tartın, biçin.
-1
Mirket
(15.08.26)
Çocuk doğduğunda anne kayınvalideye yakın olmak lazım en az 4 sene. Çoook ihtiyacın olacak. Yakında piyasalar karışacak, çocuk da varsa kesin devlet memurluğu derim garantiye al kendini. Her zaman özele geçebilirsin ama devlette 1 kere şansın olacak.
0
titiz
(15.08.26)
turkiye memur ulkesidir, memurlar krallar gibi yasar. aman diyeyim ozel sektorle ugrasma. haftada 3-5 saat calisarak ozel sektorden daha fazla para kazanirsin. lojmani, tesisi cabasi. isten cikarilma derdin yok. bu bir soru bile degil. ekonomi battikca ozel sektor daralir ama memurlara bir sey olmaz.
+1
antikadimag
(15.08.26)
Memuriyet bence de daha garanti ve maaş daha yüksek olur diye tahmin ediyorum
0
pembediken
(15.08.26)
antikadimag +1

Hatta ben derim ki kamuya giriş imkanı olan daha vasıfsız bir iş bile düşünülebilir. Özel sektörde deli gibi çalışarak kazandığını kamuda güvenlikçilik gibi bir iş yaparak oturarak alabilirsin.
0
runaway
(15.08.26)
Hayat her zaman su an olduğu gibi devam etmeyecek.
Kamuya geçin.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(16.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

kuzenimin kezbanliginin sebebi ne

Purple life
kuzenimi anlamaya calisiyorum. kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile
kuzenimi anlamaya calisiyorum.

kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile tarafindan empoze edilmez ama cok karisilmaz da. maddi acidan cok rahat büyümüs de birisi.

hoslandigi tipler: ataerkil, dindar, yetisme tarzi maddi olanaksizliklarla gecmis (yargilamiyorum, benim de öyle gecti), kuzenimin kiyafetlerine karisan ve asiri anneci tipler. bizim ailemizde arabaya hic önem verilmez mesela. hatta yüksek kalite araba potansiyel masraf gözüyle bakilir. bu cocuklar sonradan görmelik mi yoksa genc erkek olduklari icin midir nedir hep gelirlerine göre asiri pahali araba aliyorlar. buna mi tav oluyor nedir anlamadim.

kuzenim saf saf bu cocuklardan cok etkileniyor. alkol icmiyor. instagramda islami seyleri takibe aliyor ve likeliyor falan. kaynanasiyla oturuyor sosyallesiyor falan ben sok icindeyim.

bu kiz bunlarda ne buluyor? gercekten anlamak istiyorum.
-1
Purple life
(13.08.26)
Meseleye tek açıdan yaklaşıyor olabilir misiniz acaba,tam bilemedim.
Adamların tam olarak nesine kapılıyor bilemiyorum,belki sadece " kontrol altına alınmış olmak" onu cezbeden.
İslami gönderi vs ye gelince,soyut ve aslını ispatı zor meseleler,göstermelik olabilir.öyle de muhtemelen.
0
denizciman
(13.08.26)
@deniz, kontrol altina alinmayi neden seviyor? dizilerden, tiktoktan falan mi görüyordur?

göstermelik yaptigini sanmiyorum. bence beyni yikaniyor. duygularinda samimi bence ama bir derinligi yok. simdi yine ayrilsa hop eski hayatina döner.
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Rabbim onu islamla şereflendirdi belki de biliyorsun
-1
Hallegadola
(13.08.26)
@halle, oha hic bu acidan düsünmemistim.
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Kuzenini net kıskanıyorsun. Çekemiyorsun. Sadece sosyal medya paylaşımlarına göre çomar tipler diyorsun tanımadığın adamlar hakkında. Önyargıların var. Burada da bizden kuzenin şöyle böyle dememizi bekliyorsun.
-8
Cezcez
(13.08.26)
@cez, cevabin ne yani
0
🌸Purple life
(13.08.26)
Kalp kelimesi köken olarak "kalebe" den gelir. Döner durur. İnsanın iradesine göre döner durur bir hal içinde değişir. Son noktada doğru yerde durması ümidiyle diyelim .
Sevgi işlerinde kişiler kendileri gibi olmayan birine ilgi duyabilir. Örneğin dağınık kadın, hali tarzı düzenli bir erkeğe bağlanabilir.

Zamanında İzmir'den, yurt dışı görmüş , iş gereği sürekli hareket halinde olan bir bayan tanıdım. Osmanlı devletine kültürüne de ilgisi vardı.
-2
diyecevaplandı
(14.08.26)
Tamamen varsayımsal konuşacağım: Bence kuzeniniz orta-alt zekâ seviyesine yakın, dümdüz bir yurdum insanı. Muhtemelen çok da kaliteli olmayan bir eğitim almış, kendini geliştirmek için de pek zahmete girmemiş. Hayatı magazinel yaşıyor; ünlüleri, sosyal medya akımlarını takip ediyor. Yurt dışı gezilerini dakika dakika instada yayınladığına da eminim. Gittiği yerlerin neresi olduğuyla pek ilgilenmeyip bol bol fotoğraf çektirmiştir muhtemelen.

Pek kitap okumadığını, okusa da sosyal medyada popüler olan tırışka şeyleri okuduğunu tahmin ediyorum. İlişkilerinde mantıksal düşünmüyor; zaten genel olarak da duygularını mantığının önüne koyuyor gibi geliyor. Partner seçiminde önceliğinin fiziksel görünüm olduğunu düşünüyorum. Dışarıdan çift olarak nasıl göründükleri muhtemelen onun için her şeyden önemli. Bu yüzden karşı tarafın beyninin içinde ne olduğuyla da pek ilgilenmiyordur.

Bunları eleştirmek ya da küçümsemek için söylemiyorum. Belki de hiç böyle biri değildir ve ben tamamen sallıyor olabilirim. Ama dünyaya bir daha gelecek olsam böyle gelmek isterdim. Kuzeniniz için endişeleniyorsanız hiç endişelenmeyin; muhtemelen hayattan sizin aldığınızdan çok daha fazla keyif alıyordur...
+2
fatihdr
(14.08.26)
Kuzeninin bu tiplere olan hoşlantısı devam edegelen bişeyse eğer, ki yazım şeklinden o anlaşılıyor, kaynanasının olmaması lazım. Ya da ona kaynama dememen lazım.

Kuzenin bence aile profiline uygun hareket ediyor.
0
beyfendi
(14.08.26)
başka bir forumda da erkek tarafının kuzeni de 'kuzenim bu kızlarda ne buluyor?' diye sorguluyodur belki.

size ve bize saçma gelebilir ama demek ki hoşlandığı şey bu.
0
elorelia
(14.08.26)
hep bunlardan hoşlanıyor derken kaç kişiden hoşlandı böyle? 2-3 kişiyse belki denk gelmiştir.
0
co2s2
(14.08.26)
25 yasinda kac tane iliskisi olmus olabilir? Benim bildigim iki uzun iliskisi var iste.
Sonuncusuyla da evleniyor.
0
🌸Purple life
(14.08.26)
@purple bu şekilde bir psiko bozukluk olacaktı,ama üşendiğimden bulup yazamıyorum şu an. Anormal bir durum zaten.
0
denizciman
(14.08.26)
(14)

Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

renegade
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
📊 Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

-1
renegade
(12.08.26)
Kanepeye uzandığımda hemen, yatağıma yattığımda en az yarım saat geçmesi gerekiyor.
0
rock n roll
(12.08.26)
çok az uyuyorum maalesef; uykuya geçmem de en az 1 saat sürüyor
0
sweetoffice
(12.08.26)
normal şartlarda kafamı koyar koymaz. ama lanet olası insanlar yüzünden kafama bişeyler takıldığında saatlerce uyuyamadığım da oluyor. aya vurursak ayda 3-5 böyle oluyor. onun haricinde normal şartlarda uyuyorum.
-1
naksidil
(12.08.26)
uykuya zor dalıyorum, gece yarısı uyanıyorum, sabahın köründe alarmsız kalkıyorum, gün içi uyukluyorum. evet bildiniz. moruk. (53)
kütük gibi 8-9 saat uyumak isterdim.
0
lazpalle
(12.08.26)
Elektronik eşyaları yatak odasından uzaklaştırdığımdan beri uykum düzeldi, ne olursa olsun telefonu almıyorum.
0
mirty
(12.08.26)
hem uykum varsa hem de kafam rahatsa en ideal senaryoda bile 20 dakikası var. diğer durumda 1-2 saat arası. tavuk döner gibi paso dönüyorum çocukluktan beri değişmedi maalesef yaş, iş, sağlık durumu vs. hiç fark etmiyor.
0
der meister
(12.08.26)
Sanırım 3-5dk, zaman zaman 15dkya kadar uzadığı oluyordur. 10 yılı vardır hiç uyku problemi yaşamadım, nasıl oluyor diye soran olsa heralde hergün aynı saatte yatmam nedeniyle derdim.
0
akhenaten
(12.08.26)
İçmediğim zamanlarda bile 5-10 dakikayı geçmiyor. Senede uyuyamadığım gece sayısı 1 elin parmaklarını geçmez. Çok çabuk uykuya dalıyorum.
0
kumandanim
(12.08.26)
telefonu bıraktığımda 1-2 dk içinde uyuyorum.
ama stres/alışkanlık/başka sebepler yüzünden telefonsuz iki dk yatakta yatmadan duramıyorum.
0
biseysorcaktim
(12.08.26)
Anında uyuyan arkadaşlar cenneti yaşıyorsunuz öyle diyim

En az bir saat
+1
Hallegadola
(12.08.26)
Keyfim yerindeyse; 7 saniye filan
Keyfim normal; 3-5 dakika
Keyfim kötüyse; 10 dakikayı bulur.

Piskolojim anksiyete filan varsa Yine bana haram geceler; Ne hasta bekler sabahı
+1
put it in your appropriate place
(12.08.26)
Valla eskiden kafami koydugum gibi yatabilme yetenegine sahiptim ama son 2-3 yildir yataga gidince uyuyamama olayindan muzdaribim, genelde de 1-2 saati buluyor kendimden gecmem.
0
j r r tolkien hayrani
(12.08.26)
hemen uyurum. koltukta bile uyuyakalıyorum. ancak hiç dinlenmiş olarak uyanmıyorum.
0
art cat chocolate
(12.08.26)
insanin bebegi varken daha kafasi yastiga degmeden uyuyakaliyor.
0
sir gawain
(13.08.26)
(16)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Bence özür dile. Bu konuşma biçiminle ve söylediklerinle haklı olma şansın 0.
-8
arbre
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
spherical, hahaha abla sen kimin fake'iydin ya, bir yerden hatırlıyorum seni ama çıkaramadım, sence yaptıkların normal mi biraz düşün, tik atmamak ne canım engelle bence :D
-6
arbre
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+7
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+4
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(5)

panini 2026 dünya kupası çıkartma albümü

kibritsuyu
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs. vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?

ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs.

vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
0
kibritsuyu
(08.08.26)
Burada bir tek ben ve @nundu var takas yapan. İstanbul’da çok fazla etkinlik vardı geçen ay, whatsapp gruplarından duyuruluyor. Kesin Ankara için de olmuştur/oluyordur. card houselara bakmak lazım. Biz bitirdik böyle 2 takasa giderek.
0
eileengray
(08.08.26)
son zamanlarda sadece albümleri alıyorum ama daha önceki albümlerden eksikleri olan varsa bendeki fazlalıklara bakabilirim.
0
bartholomew87
(08.08.26)
Biz bitirdik albümü. Takas yoluyla da çok güzel insanlarla tanıştık.

Telegram grubunda bir sürü kişi var ama ilk önce şu siteden elindekileri ve eksik stickerları girmelisin buradan takip kolay oluyor ve eşleşiyorsun.

stickertracker.io

Ankara telegram grubu

t.me
0
Hallegadola
(08.08.26)
Bu arada elimde kolalar var fazladan. Nundu, bart ve kibritsuyu, size gönderebilirim.
0
eileengray
(08.08.26)
Şimdi gördüm başlığı

Ben de geçen hafta itibariyle bitirdim albümü, sadece coca cola stickerları kaldı ama onlara da çok heves etmiyorum şu an. Belki ileride eksik sticker siparişi ile Avrupa'dan birine sipariş verdirebilirim :D

@kibritsuyu

telegram grupları var, whatsapp grubu da varmış sanırım ama onu görmedim. Bi de SwapMap diye bir uygulama var. @Hallegadola'nın dediği siteyle beraber o uygulamaya da eksik ve fazlalarınızı girmenizi tavsiye ederim. Çevrenizdeki kişilerin listesine ulaşmanızı sağlıyor işinize yarar.
+1
nundu
(10.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(10)

James Bond serisi

fildirfildir
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
+2
fildirfildir
(07.08.26)
Zor soru
hayır konular birbirini takip etmiyor.
Bir çok james bond oldu, bazıları sevildi bazıları sevilmedi.
Yayın sırasına göre izlenebilir (her james bond un kendi havası var, hepsini ayrı ayrı görmek güzel olur bence)
Daniel cregli olanları ben ayrıca sevdim onu söyleyeyim ama diğer bondlari bilmek lazım, sadece Daniel creg izlense pek bond havası geçmez.

Çok cok bir tavsiye olmadı ama olduğu kadar işte
Ben ❤️ bond.
+4
kisa
(07.08.26)
valla ben çocukluğumdan beri Pierce Brosnan'lı olanları izleyerek başladım sonra Craig ile devam ettik (sonra bıktım son birkaç filmi izlemedim). Bence Brosnan'lı olanlardan başlayabilirsin kötü adamları ve konuları da süperdir. Çok eski de gelmez, tam sweet spot gibi bence.
0
nhk ni youkosu
(08.08.26)
ben pierce brosnan + daniel craig olanlari izledim sadece. bildigim kadariyla sadece craig'li bond filmlerinde hikaye devamliligi var. bir ara kitaplarini alacaktim da baktigim sitede yoktu.. sonra da gumruk kapandi. :(
0
arakaali
(08.08.26)
Pierce Brosnan öncesi Bond filmleri biraz daha farklı tonda, özellikle Daniel Craig filmleriyle karşılaştırınca daha karikatürize kalıyorlar. Ben de olsam vakit bolluğuna göre ya Pierce Brosnan ile ya da direkt Daniel Craig ile başlardım.
0
salihdt
(08.08.26)
Netflix 'te Daniel Craig 'li olanlar yayınlandı. Bu filmler bir nevi james bond'un yeniden başlıyor hâli gibi. Yapım sırasına göre bunları izle, beğenirsen -ki çok beğenirsin- Dr. No'dan yani ilk James Bond filminden başlarsın yine.
0
etna
(08.08.26)
Prime Amazon'da varken, İlk filmlerini izlemiştim. Sonradan Daniel Craig'li olanları izledim.

Bir platform yayınlasa diğerlerini de izleyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
Prime ara ara hepsi geliyor eşim nedeniyle hepsini izledim ben. Roger Moore Lu olanlar bence komedi soslu, Sean connery li olanlar daha güzel
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hemen hemen her sene çekim sırasına göre izlerim, çok zevkli.
+1
kumandanim
(08.08.26)
Genel olarak bağlantı yok. Bond'u oynayan aktörlere göre ayırarak izleyebilirsiniz. Mesela ben şahsen pierce brosnan dönemini çok sevmem benim dönem olsa da, daniel craig dönemi reboot gibi ve bence en başarılı olanları da onlar.
0
denizgonen
(08.08.26)
şu sırayla izleyebilirsiniz

en.wikipedia.org
0
azeroth
(09.08.26)
(7)

Kpss deneme sonuçları dertleşme

havadakarada
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı. Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemes
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı.

Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.

Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemesi çözmek yerine ön lisans ve ortaöğretim geçmiş denemelerini mi çözsem acaba.
0
havadakarada
(07.08.26)
Deneme sonuçları

ibb.co
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bu tür sınavlarda zaman yönetimi idmanı da yapmak gerek. içeriği fark etmeksizin, haftada 3 tam sınav çok yoğun bir çalışma sağlar. zaman yönetimine de pek iyi gelir.

kpss çok garip bir sınav, sorularını çözdüm ama girmedim hiç. bu yüzden hangisini çözmek lazıma bir cevabım yok.
0
klassno
(07.08.26)
Her gün 1 deneme çözüp cevaplarını inceliyorum. Öğleden sonra da soru bankası vs.
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bir bucuk ay hicbir sey degil. daha yeni baslamissiniz.

edit: bir sene onceden baslamak gerekiyor.
0
Sour
(07.08.26)
@sour 1 aydan az kaldı
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
Az yetişmez

Benim hedef 120de en az 110du ki daha da iyi yapıyordum sınavda 100ü anca geçmiştim. Derece yaptım yine ama alanda derece gelmişti
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hayırlısı be
0
🌸havadakarada
(08.08.26)
(4)

Ankara-Çankaya-Mustafa Kemal Mh nasıl bilirsiniz?

titiz
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
0
titiz
(06.08.26)
Aşırı trafik var, sokaklar çok sıkışık, eski evler ve pahalı kiralık ve satılık ücretleri
0
Hallegadola
(06.08.26)
daha çok iş yeri olarak kullanılıyor oralar. çukurambar tarafı genç, hareket isteyen biri için bence daha iyi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.08.26)
ne tarafı olduğuna göre değişir sorunuzun cevabı (ve neden o taraf ? mesela işe mi yakın olmak ?)
0
sweetoffice
(07.08.26)
minik bir mahalle al, 3 avm koy. 4-5 parti binası, bir savunma sanayi şirketi ekle. üstüne bir sürü ofis koy, bunların hepsini iki caddeye sıkıştır.

tebrikler, Mustafa Kemal Mahallesi yaptınız :)

böyle biliyorum ben.
0
babilfish
(08.08.26)
(5)

Yapı kredi world mastercard yurtdışına nasıl ayarlanıyor?

Lh12
Avrupa ya gidince kredi kartına komisyon kesmesinler. Teşekkürler şimdiden.
Avrupa ya gidince kredi kartına komisyon kesmesinler. Teşekkürler şimdiden.
-1
Lh12
(06.08.26)
Döviz ekstre isteyin gitmeden önce.
+1
inheritance
(06.08.26)
kredi kartı ayarlarına gir. döviz hesap özeti talimatını aktif et.
+1
jelly bear
(06.08.26)
Yurt dışı kullanımına açmaktan bahsediyorsan mobil bankacılıktan hallediliyor o ama komisyon muhabbeti tamamen senin bankana bağlı. Bazı bankalar bu gibi durumlarda daha düşük komisyon alıyor ama bazılarında cidden yüksek tutarlar var gitmeden önce bankayla görüşüp bilgi almakta fayda var. Eğer komisyon oranı yapı kredide çok yüksekse hiç zaman kaybetme anında kredi kartı veren banklar var (git:teklifimgelsin.com)daha düşük komisyonlu bir kart bulursun her türlü
0
emirdoruk
(06.08.26)
sürekli kullandım kullanıyorum hiç komisyon kesilmedi
0
Hallegadola
(06.08.26)
Döviz ekstrelerini açtıktan sonra yerel para birimi USD, EUR ya da GBP olmayan ülkelerde kartınızı kullandığınızda pos cihazı size ödeme için para birimini sorabilir. Bu durumda sakın gidip USD ya da EUR seçmeyin. Her zaman o ülkenin yerel para birimini seçin. Bankanız zaten o yerel para birimini dövize ya da TL'ye çevirip ekstreye yansıtır. Ama pos cihazından USD ya da EUR seçerseniz pos cihazının ait olduğu bankanın saçma sapan bir kurundan çevrilir ve ek olarak çok büyük bir sürşarj ödersiniz. Bundan kaçının.
0
himmet dayi
(06.08.26)
(17)

ailenizden ırsi olarak size geçen rahatsızlıklar neler?

turk kelekom
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda. - hemorroid - zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler - miyop- Hashimoto tiroidi - saç dökülmesi İlk aklıma gelenler. Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor. sizde durumlar nasıl?
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda.

- hemorroid
- zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler
- miyop
- Hashimoto tiroidi
- saç dökülmesi

İlk aklıma gelenler.

Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor.

sizde durumlar nasıl?
0
turk kelekom
(04.08.26)
annem, babam, dayım, dayımın kızı ve halam kanserden öldü. teyzem ve halamın çocuğu da şu an kanser. ben sadece sıramı bekliyorum.
0
omer460
(04.08.26)
parkinson’s ihtimalini biraz arttiran 1 varyant tespit edildi gba genimde.
0
eileengray
(04.08.26)
@eileengray :

Testi nerede yaptırdınız acaba?

@omer460

hepsi farklı tipte kanserler miydi? başınız sağolsun, çok zor durummuş.
+1
🌸turk kelekom
(04.08.26)
babam dayım küçük hücreli akciğer kanseri. annem, halamın oğlu, dayımın kızı adeno akciğer kanseri., halam ve teyzem bağırsak kanseri.
0
omer460
(04.08.26)
Miyop/astigmat
Mitral kapak prolapsusu

Alzheimer da var ailede, umarım geçmez artık ne diyeyim :/
0
kullanicadi
(04.08.26)
Sedef hastalığı

Dedemde varmış. Babamda baya var, oradan bana sekti. Abimde yok misal. Kuzenimde varmış, gitmiş sanırım.
0
put it in your appropriate place
(04.08.26)
Ailecek dişlerimiz kötü
Saçların erken beyazlaşması
0
Hallegadola
(04.08.26)
hepsi cidden genlerle mi geçti bilmem ama anne babamda olup bende de olanlar:

miyop
mitral kapak prolapsusu
gastrit
reflü
kolesterol (bu kesin genetikmiş, ben vejetaryenim)
romatizma
diş bozuklukları
çift çene geriliği
deviasyon
hemoroid

bu arada babam genç yaşta, ben çocukken, kalp krizinden vefat etti. onun babası da öyle babam çocukken vefat etmiş. ben de bu kalp hastalığıyla onları geçip 45'i görür müyüm bilmem :)
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Yazdiklarinizin ilk ikisi anne tarafindan bende de var,
Ayrica baba tarafindan sekere yatkinlik,
Anne tarafindan tansiyona yatkinlik oldugunu gozlemliyorum kendimde.

O sebeple, dislerime ekstra ozen gosteriyorum. Kilo, beslenme takibi, hareketli yaşam da seker ve tansiyona karsi temel onlemlerim.
0
narod
(04.08.26)
Baba tarafı kanser.
Halam, halamın oğlu, amcamın kızı beyin tümörü (biri beyin kanamasi ) vefat etti.
Amcamın eşi yengem aynı zamanda akrabalık var (kızı kanserden vefat eden) onun biraz karışık beyninde tümör vardı lenf kanseri de vardı vefat etti.
Babam kemik iliği kanserinden vefat etti.
Yine amcamda başka kanser var (durumu iyi çok şükür diğer türlere göre korkutucu sayılmaz)

Anne tarafimda ise dayi teyze kuzenler vs hiçbir ciddi hastslik ve vefat olmadı. Anneannem sağ 95 yaşında.

Ama ben fiziksel olarak baba tarafiyim.
0
egerbiryolcu
(04.08.26)
baba tarafi - obeziteye meyil, bel fitigi
anne tarafi - norolojik sikintilar, romatizma
0
cooperr
(04.08.26)
Akraba evliliğinin bir ürünüyüm. Geniz eti ameliyatıyla başlayan sorunlar çene problemi ve bozuk diş yapısıyla hayata başladım. 40 yaşına kadar 2 öçl kopartıp 3 kez diz ameliyatı olduktan sonra bir de kasık fıtığı yırtığı ameliyatıyla akraba evliliğinin tüm etkilerini yaşadım. Bu arada 1.5 miyop 0.50 astigmat mevcut. Dedem ve halam alzhemir. Kbb problemi genetik.
0
mikahakkinen
(05.08.26)
Delilik(tam olmasa da meyi varl)
0
denizciman
(05.08.26)
okuyunca halime şükrettim. babamdan huysuz bacak ve böbrek taşı, annemden lipödem, insomnia ve saç beyazlaması devraldım.
babam midem kanserinden vefat etti, geçen hafta mide rahatsızlıkların tavan yapınca korkuyla endoskopi yaptırdım ama çok şükür temiz çıktı.
-1
halanne
(05.08.26)
migren.. babalar gibi migren ve tüm hayatımın içine edip bana kalıcı hasarlar bırakan 6 yaşımdan beri çektiğim migren..ve saç beyazlaması..babamdan ise borçlar ile birlikte sinir.
0
iwillsee
(05.08.26)
metabolik hastalıklar ve kanser genellikle ırsi olarak geçmekle birlikte ergenlik döneminden önceki hayat şartları bu tablonun esas belirleyicisi durumunda kesinlikle.

çocukluk dönemindeki (3-8 yaşlar arası) beslenme kalitesi, ortam şartları, fiziksel egzersizler, aile içi sevgi saygı durumu bile ilerleyen yaşları çok büyük ölçüde etkiliyor. eğer bu dönem kötü geçirildiyse bahsedilen hastalıklara yatkınlık çok daha fazla oluyor. ilerleyen yaşlarda her ne kadar hayat kalitesi yüksek te olsa çocukluk döneminin yerini doldurmuyor maalesef.
+3
joooper
(05.08.26)
Kafada saç yok ama vücutta kıl çok. Genetik mi bilmiyorum skolyoz, kifoz hepsi var. Marfan sendromundan şüpheleniyorum, genetiğe gittim önce kardiyolojiye git dedi.
0
inheritance
(06.08.26)
(4)

Regl geciktirici

cccbehzatccc
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım. En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım.
En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
ben bikaç defa kullandım. bıraktıktan sonra bir iki gün içinde hemen regl olduğumu hatırlıyorum. ama bu bi ilaç sonuçta. herkeste etkileri/yan etkileri farklıdır.
risk alıp almamak size kalmış gibi duruyor.
bu arada tampon da bir seçenek eğer farklı bir plan yoksa.
0
elorelia
(04.08.26)
ay sen kadın mıydın bilmiyordum

bence hiç hormonlarını bozma, tampondan şaşma
0
Hallegadola
(04.08.26)
Saçmalamayın. 2-3 gün bekle sen de.
-11
gobekliraki
(04.08.26)
benim 1 hafta içinde olmuştu ama karaciğer enzimlerimi yükseltmiş her yerim kaşındı kabardı falan çok kötüydü. bence hiç kullanmayın ya eziyet olabilir. tampon ya da cuplar falan var şimdi onlara bi bakın
+1
matilda
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(11)

ankara gordion avmye arabayla ulaşım

semaforo de medianoche
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden g
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden girmek gerekir vs. bilen var mı?
0
semaforo de medianoche
(03.08.26)
direkt maps ile git. kapısını geçince hemen sağdan kapalı otoparka giriliyor. gayet yeterli bi otoparkı var.
0
jelly bear
(03.08.26)
maps.app.goo.gl

Kapali otopark girisi burada
0
floydian
(03.08.26)
Gizli ve tenha otoparkı var Gordion’un. Şimdi Eskişehir yolundan Gordion’un önüne döndün. Bir tane otopark girişi var millet önünde sıra bekliyor. Ona asla girme o dönemeçli otopark çıkarken de inerken de insan şekilden şekile giriyor. Her neyse o girişi geçtikten 50-100 metre sonra gizli otopark girişi var. Aşağıya doğru iniyorsun b2 otoparkı olması lazım. Sadece Çayyolu gurmelerinin bildiği otopark bu
-1
Hallegadola
(03.08.26)
@ Hallegadola'nın dediği yerden girersen genelde yer bulunuyor sorun yaşamazsın.
0
yenibirgüzelnick
(04.08.26)
Senin dedigin yer benim attigim konumdan farkli mi anlayamadim merak ettim
0
floydian
(04.08.26)
ben konumdaki yerden c otoparkına girdim. biraz dar ve küçük bir otoparktı 2 katlı olmasına karşın. hallegadola'nın dediği yer b otoparkı oluyor sanırım google maps street viewdan baktım. bir de a otoparkı var c ve b'nin arasında. bir dahakine b'yi denerim c'yi beğenmedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.08.26)
maps.app.goo.gl

Tam olarak şurası.

Küçük ama her seferinde yer vardır.

Buraya park edince yaya olarak avm girişiniz şu şekil oluyor : Koçtaş’ın yanındaki yürüyen merdivenden çıkıp ardından bankamatiklerin önünden geçip avmye giriyorsunuz. Koçtaş’ın önüne çıkıyorsunuz
-1
Hallegadola
(04.08.26)
Buraya arabayla gelmek kafayı yemekle eşdeğer,
avm nin içinde metro durağı var metroyla gelmek varken neyin çilesini
çeker bu insanlar anlamam 8 katlı otoparkın her yeri full gelmeyin
0
smokee
(05.08.26)
@smokee: benim evimden arabayla 15-20 dk toplu taşımayla ise 1 saat sürüyor? bir de dönüşü de var bunun zamanım o kadar bol değil maalesef.
+1
🌸semaforo de medianoche
(05.08.26)
Katılıyorum ben genelde metroyla giderim bana ama hamileyim o yüzden arabayı kullanıyoruz ya da büyük bir şey taşımak gerekirken o otopark iyi oluyor
0
Hallegadola
(05.08.26)
Eksi veren reyizin amacını anlamadım yani Gordion’un gizli sahibi mi acaba o otoparkın kullanılmasını istemiyor mu?
0
Hallegadola
(05.08.26)
(48)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(7)

Akademikler, bu kardeşiniz nasıl bir yol izlesin?

stringer
Selamlar,Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her
Selamlar,

Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her şey bitti sandığımdan, ağzımdan 4 tane yayın hazırladığımı ve bunları doçentlik için beklettiğimi söyledim. Yeni bir hamleyle, bir çelme daha taktılar bana yapmak istediğim başka bir şeyi engelleyerek.

Normalde bunları yayımlayacaktım ancak ortalık doktorasını tamamlamış araştırma görevlisi dolu ve benim durumumu göz önünde bulundurunca en azından bir süre kadro vermeyecekleri aşikâr. Şayet doçent olursam kadroyu vermek zorunda kalacaklar. Ben yayınlarımı beklettiğimi söyleyince, hocamın tavırları değişti. Önce, ne demek doçent olacağım, sen yeni geldin. Çabuk gönder onları, böyle şeyleri düşünme, daha çok erken dedi anlamsızca. Ben de hocam ama diğer arkadaşlarım da bekletiyor diyerek kıvırdım. Sinirlendi. Ertesi hafta,tavır değiştirdi. TR Dizin'de yayın yapmanın zorluğundan bahsetti, minimum bir yıl bekleniyormuş. Sen beklet, sonra yaparsın dedi bana imalı şekilde. Ben buradan şunu anladım. Yayınlarını tamamlamış olsam bile, onları yayımlatmamın birkaç yılımı alacağını düşündüğü için düşüncesini değiştirdi.

Burası değişik bir yer, geldiğimden beri açığımı arıyorlar. Beni ziyaret eden bir öğrenciyi, hocamın yakın çevresinde bulunan biri evine davet etmiş ve kıza açık açık "Sana bir yanlışı oldu mu canım, utanma söyle" diye baskı yapmış. Kız gelip bana anlattı tabii durumu. Çıldırdım ama bir şey yapmadım. Bunu neden anlattım? Çünkü durum ciddi, fırsat bulsalar şutlayacaklar ama benim gidesim yok açıkçası. Hata yapmıyorum.

Şayet bu yayınları yapmazsam, performans yetersizliği vs. diye sözleşme yenilerken sorun çıkarabilirler mi? 33a'lıyım, fakültede bu nedenle sözleşmesi yenilenmeyen kimse yok. Gerçi dekan bey'le de aramız çok iyi ama aramıza girerler diye çekiniyorum. Paronayak oldum azıcık. Neyse, tüm bunlar ışığında bana ne tavsiye edersiniz? Çalışmalarımın hepsi, ABD'deki çalışmalarla paralel ve güncel. Dijital beşeri bilimlere girdim ve benim alanımda benim dışımda çalışan kimse yok. Belli bir ortalamanın üzerinde yazdığıma eminim. Yayın yaparsam, araştırma görevliliği sürecim biraz daha uzayacak. Bu mobbing yiyeceğim sürenin artacağı anlamına geliyor. Doçent olmadan rahat ettirmeyecekler bana. Yayımlamazsam da tembel diyecekler, gerçi kendilerinin bir şey yaptığı yok da. Ha, bir de atıf alamayacağım doğru düzgün. Şu anda yayımlanmış 4 makalem var sadece.
0
stringer
(02.08.26)
Sen artık acil bir şekilde yukarılardan birini bul ve arattır
0
Hallegadola
(02.08.26)
Tam bilmiyorum ama planlarinizi niye bu kadar acik ediyorsunuz? Yani sunu hedefliyorum, sunu yapacagim, bunu yapacagim falan diye.
+3
Sour
(02.08.26)
@Sour, cesaretten maalesef. @Hallegadola, hocam kimse bu insanlar için rahatsız edilmeyi hak etmiyor. O kadar şey yaptılar, hâlâ takmıyor ve işimi yapıyorum. İyi değiller.

@cosmic hocam, o ünvanı alırsam, bir şekilde gerisini hâllederim ama dr. arş. gör. olarak kalırsam, daha çok tepeme binelerler.
0
🌸stringer
(02.08.26)
Yayınları doktoranı bitirmeden yollama hiç bir yere. Bildiğin gibi doçentlik işin sayılmaz yoksa. Hocana da yolladım ama reddedildi de, sandığım kadar iyi değilmişler vs de. Boş da durma bir iki bildiri yap gözlerini boya. Kimseye de şöyle yayınım var bekletiyorum vs deme bu nasıl acemilik? Hiçbir şey olmasa kıskanç insanların göz kalır, bunun az işi var demek ki sürekli makale yazıyor diye üstüne idari iş yıkarlar.

Ar gör dr. öğretim üyeliğinden daha garanti bir kadro bu arada, çok korkma ama öğr. üyeliği şartlarına da hazır tut kendini. Çıkan yayınlarını bile gerekirse sakla ki kadro iste diye baskı yapmasınlar doçent olana kadar. Doktora biter bitmez de hemen beklettiğin tüm yayınları fişekle. Olabildiğinde hızlı üak doçenlik almaya bak.

Doktorası bitmemiş biri işin 4 makale Türkiye şartlarında baya iyi bu arada.
+1
pembe mezarlık
(02.08.26)
Asla öğrencilerle yalnız baş başa kalma bu arada. Kapın hep açık dursun biri geldiğinde. Tek başlarına geldiklerinde öğrencileri odana kabul etme. Gerekirse kantinde ya da herkesin gözü önünde açık ortamlarda yap bu görüşmeleri. Mümkünse yapma. Seninkiler sıkıntı ama sen de bu oyunu oynamayı bilmiyorsun ve dikkatleri iyice üzerine çekiyorsun. Böyle bir ortamda ne yayın planından bahsedilir ne başka şeyden
Onların istediği sessiz ezik rolünü oynayıp saman altından yayınlarını çalışmalarını yapacaksın. Kimseye hiçbir planından bahsetmeyeceksin. Yoksa önüne taş da koyarlar, engellerler de. Bu insanların dergilerde de doçentlik jürilerinde de tanıdığı vs vardır bak, o yüzden hiçbir şeyini hiç kimseye söyleme sana o kadarını söylüyorum. Etliye sütlüye karışma kendi araştırmalarına, doçentlik kriterlerine odaklan.
+2
pembe mezarlık
(02.08.26)
hocam öncelikle Allah'tan sabır diliyorum size. muhtemelen yıl olarak sizden gerideyim ancak kendi hocamla yeterince iğrenç şeyler yaşadığım için anlayabiliyorum sizi. bu zamana kadar yaşadıklarımdan öğrendiğim diğer yazarların da sizi uyardığı gibi planlarınızı afişe etmemeniz. akademi gerçekten çok pis ve doğası gereği hırslı insanları barındıran bir yer. denetleme mekanizması da olmadığı için hocalar allah gibi takılabiliyorlar.

pembe mezarlık hocamın da dediği gibi bu insanların orda burda kilit yerlerde kankaları oluyor. kolaylıkla planlarınızı engelleyebilirler. susmak ve biraz da salak rolü yapmak iş görebilir diye düşünüyorum.

son olarak akademi vazgeçilmez bir yer değil, tek çaremiz de değil. dışarda da çalışabiliriz becerilerimizle. hatırlatmak istedim. çünkü buna inandırıp çıkmazda hissetirmeye çalışıyorlar.
+1
sparky
(03.08.26)
Eski duyurulara da bakıcam şimdi ama şunu söylemek istedim burda, bence yayın bekletmek hiç iyi bi fikir değil. Hem eskiyor hem de alacağın atıfları alamıyorsun dediğiniz gibi. Literatür değişiyor, tekrar güncellemek gerekiyor. Belki yayınınızın değerini azaltacak benzer başka yayınlar yapılmış oluyor ya da bulguları farklı şekilde yorumlamayı gerektirecek yayınlar çıkmış oluyor. Biliyorum çünkü erteleme hastalığım yüzünden çalışmalarımı eskittiğim oldu birkaç kez. Ar görken 4 yayın bekleten doçentlik için zamanı geldikçe yine yayın yapar, bence bu konuda bi endişeniz olmasın
+1
mezzosprite
(09.08.26)
(13)

Hangisini seçersiniz?

bobinhoo
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.Size iki seçenek sunuldu:1) X miktar para2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğ
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.

Size iki seçenek sunuldu:

1) X miktar para

2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğiniz mankenlerle dolu bir tekne de olabilir, tekneden sıkılıp kampa geçersiniz belki. Oradan özel jetle istediğiniz private ada. Getirdiğiniz hatunlar, emrinize amade, uşaklar falan gırla gidiyor. İstediğiniz kankalarınız vb. de gelebilir. Yemek, içki falan saymıyorum bile ne isterseniz var, bir parmağınızı şıklatmanıza bakıyor. Dünyanın en zengin adamının bile yaşayamayacağı bir hayat yani bir aylığına.

Soru şu: X miktar para ne kadar olursa, 2. seçenekteki tatili bırakıp parayı seçersiniz??

Evli, çocuklu ya da sevgilisi olan vb. arkadaşlar teklif bekar oldukları zaman gelmiş gibi düşünebilirler. Şey gibi cevaplar da olmasın lütfen yok o tatil sayesinde zaten meşhur olurum çok para kazanırım gibi sorunun etrafından dolaşan çakal çözümler. Tatil 1 ay yaşanacak ve bitecek, o 1 ayın dışında size pratik bir faydası olmayacak yani.

Kısacası sorunun ölçmeye çalıştığı şey, o 1 aylık dünyanın en güçlü insanın bile ulaşamayacağı tatile biçtiğiniz değer.

İlk ben cevaplayayım. 125k $ altına düşünmem tatili seçerim. 125k-250k $ kararsız kalırım. 250k $ üstüne parayı alırım.
📊 Teklif edilen para en az ne kadar olmalı ki parayı tatile tercih edin?

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-7
bobinhoo
(31.07.26)
Her türlü para,zaten parayı alınca tatil yasak diye bir şart da yok.ayrıca alkol zina gibi alışkanlıklarım da yok,o yüzden manken,"hertürlü" eğlence vs ilgim dışı .evlenince hanımla yaparız tatili,en güzeli.
+4
denizciman
(31.07.26)
Hakkaten bu sorulardaki vizyonsuzluk nedir ya parayı seçip tatili yapmak varken neden tatili seçeyim aq. Bir de ofiste bunu mu tartıştınız ciddi ciddi :)
+4
Rondak
(31.07.26)
100 Milyon versinler vazgeçerim. Bazı parayla satın alamayacağım şeyler yapacağım çünkü. 1 ay boyunca her öğünümüz dünyanın dört bir yanındaki 3 Michelin yıldızlı şefler tarafından hazırlanacak. Sevdiğim müzik parçalarını sevdiğim gruplar tarafından canlı performansla dinleyeceğim ama öyle gidip bir yere dinlemek gibi değil. nerede olursak olalım, binada içerisinde, araçta, uçakta, yatta, hep bir sahne olacak ve sıradaki parçayı çalacak olan müzisyenler hazır bulunacak orada. Mesela en az bir gece? ISS'de partileyeceğiz. Olmazsa olmaz. Marijuana Çukuruna ineceğiz. Everestin tepesine çıkacağız. parayla bile kolay kolay satın alamayacağımız daha neler neler sığdırırız 1 aya. 100 milyondan az para yakmayız.

Not: tatil sonrasında normalde neye sahipsem onlara sahip olmaya devam edeceğimi varsayıyorum. halihazırda tatilden önce sahip olduğum her şeyin aynı kalıyor olması şartımdır.
0
Jazz
(31.07.26)
tatil dediğin ne kadar mükemmel olursa olsun eninde sonunda 1 ay sonra bitecek ve eski boktan hayatıma geri döneceğim. niye 1 aylık sefa için beni belki ömrümün sonuna kadar rahat ettirebilecek, kafama taktığım bütün dertlerimden kurtarabilecek bir parayı sadece bir aylık sefa için reddedeyim ki?
0
kibritsuyu
(01.08.26)
Valla hocam bu sorudaki en basit mantık hatası şu; İlk seçenek sonsuz iken ikinci seçenek sonlu ve oldukça makul.
Böyle olunca da kimse gidip de sonsuz seçenekten feragat etmez.

X miktar ya sonlu olmalı ya da ikinci seçenek 1 ay sonrası sonsuz acı gibi beklenmedik bir sonla bitmeli. Aksi durumda her zaman ilk seçenek alır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
parayı seçerim. diğer seçenek saçma ve çocukça.
+1
abelardo
(01.08.26)
Arkadaşlar ben mi kendimi anlatamıyorum yoksa siz mi okuduğunuzu anlamıyorsunuz? Gelen cevapları görünce kendimi ifade edebilme yeteneğimden şüphe ettim gerçekten.
-4
🌸bobinhoo
(01.08.26)
@bobinhoo biz okuduğumuzu anlıyoruz da senin anlamadığın şey, önerdiğin tatilin herkesin hayalindeki şey olduğunu sanman. Bunlar ancak 20'li yaşlarının başında, kendini tanımayan, kendi isteklerinin ne olduğunun farkında olmayan ergen bir erkeğin hayalleri olabilir.

Dünyanın en pahalı şarabını içmek, eğer senin bir şarap kültürün yoksa, kişiselleşmiş bir şarap zevkin oluşmamışsa ne ifade edecek? sana bu dünyanın en pahalı şarabı diye efes güneşi verseler anlayacak mısın? Ya da mesela coldplay'i getirip sonradan görme arap şeyhleri gibi sana özel konser verdirsek kiminle hangi duyguyu paylaşmış olacaksın ki? Emrine amade model konusuna hiç girmiyorum bile. Yani köle pazarından seçilmiş eskortların ilgisi senin iştahını kabartabilir ama bana tiksinti verir mesela.

Dilan Polatgiller familyasında gördüğümüz bu şatafat ve gösteriş merakıyla benzer bir yerden besleniyor bu teklif. Peki soruyu değiştirip şöyle soralım o zaman; 1 aylık bu tatilden hayatının sonuna kadar hiç kimseye tek bir kelime bile bahsedemeyeceksin, tek bir fotoğraf, videon olmayacak, hiçkimseye şuraya buraya gitmiştim, görmüştüm minvalinde üstü kapalı dahi olsa bahsedemeyeceksin deseler acaba tatili kabul edenlerin kaçta kaçı seçimini korur?

Bir de ayda kaç para biriktirebildiğinizi, o kabul etmediğiniz meblağları biriktirebilmek için kaç sene çalışmanız gerektiğini hesaplayıverin. Böylece 1 ay boyunca birilerine efendilik taslayabilmek için başkalarına kaç sene kölelik edeceğinizi de görmüş olursunuz.
+6
thracia
(01.08.26)
Keş para valla iyi olurdu miktar önemli değil.
+2
Hallegadola
(01.08.26)
abelardo
(01.08.26)
tatil sizin hayalinizdeki tatil. emrinize amade mankenler, yapabileceklerinizin sınırı olmadığını anlatmak için belki de sonsuz parayla bile sahip olamayacağınız bir örnek.
-2
🌸bobinhoo
(01.08.26)
anladık da niçin ısrar ediyorsun. istemiyoruz kardeşim tatil falan. bize para ver. hani para nerde
+2
abelardo
(01.08.26)
abi ben iki ay maaş alamazsam 50 yaşındaki annemle beraber sokağa düşerim. mevcut durum bu. önüme dünyayı da sersen "bir aylık tatil" için paradan vazgeçebilecek durumda değilim. fantezimizde mevcut ekonomik gerçekliği hariç tutmamışsın. o yüzden sıkıcı bir cevap vereceğim. ben ayda sadece 30-40 bin lira gibi bir paraya bu tatile "hayır" derim.

bir ay dünyanın en vahşi deneyimini yaşadıktan sonra o dopamin-serotonin patlamasıyla mevcut hayata dönme gerçeğine filan hiç girmiyorum bile... millet erasmus dönüşü depresyona giriyor. ben bir ay yatlarda mankenlerle seviştikten sonra akşam tarhana çorbasına döneceğim. niye böyle bir topa gireyim?

o yüzden paranın nereden başladığı önemli. ben maalesef 30 binden başlasa bile onu seçmek zorundayım. o "havadan" gelen 30 bin lira benim için kıymetli. sen en düşük çıtayı 10k usd altı olarak koymuşsun mesela. 9999 dolar diyelim. abi bu para 500 bin türk lirası yapıyor. bu para bugün benim ailemin belki bir senesi demek.

ben en düşük baremden "parayı ver tatili boşver" demek durumundayım. en mantıklı ve geçer yol budur.

"ulan tat kaçırma şurada fantezi yapıyoruz pezevenk" dersen senin hatrın için bir sonraki aralık olan 10-20k'yı seçerim ben. ötesi olmaz. ben gariban adamım. annem var, kardeşim var. bi malım mülküm, dayanağım yok. bi ay mankenlerle sevişicem diye onları açlığa mahkum edemem.

duyuru'da gerçi herkes 190 boyunda, en az 200k maaş alıyor, sikleri 17cm filan... o agalar belki kapıyı 200k dolardan açar da benim durum belli. bizdeki fantezi bu kadar.
+2
der meister
(01.08.26)
(6)

sizce yakın gelecekte emeklilikte yeni bir yaş düzenlemesi olur mu

iwillsee
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
0
iwillsee
(31.07.26)
Seçim zamanı geldiğinde anketler kafa kafaya olursa ve muhalefet böyle bir vaadde bulunursa seçim öncesi olabilir belki, EYT'nin çıktığı gibi.

99-08 arası girişlilere kademeli emeklilik tarzı bir şey olur olacaksa da.
+2
bobinhoo
(31.07.26)
olmaz. emeklilik yasi yukari cikabilir alta inmez.

demografi izin vermez. sadece tr'de degil bircok ülkede bu sorun var. emeklilik icin devleti beklemeyecek sekilde bir plan olusturmak gerekiyor.
0
Purple life
(31.07.26)
Imkansiz...Oecd-AB-DB baski yapiyor zaten en genc emekli Tr de diye
+1
Altana
(31.07.26)
seçim için yapılacak diye söylenti çıkarılır yapılmaz.
0
duyuruuser
(31.07.26)
@purple; asagi inmez demissin de tr'de emeklilik yasi hic 45-50'nin ustune cikmadi ki. kagit ustunde 65 ama ortalik 50 yasinda emekli kayniyor.

bu zaten ab reformlari kapsaminda gelen bir prosedur degil mi. sadece kagit ustunde. realitede 65 yasinda emekli olan gormedim.
0
antikadimag
(01.08.26)
65 yaşında çalışan kadın erkeklere sorun bi, çoğu 72ye uzamasını istiyor. Çalışmak ve paranın gelmesi çok tatlı geliyor insana
-1
Hallegadola
(01.08.26)
(5)

Budapeşte’de nerede kalmalı?

ezkaza
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
0
ezkaza
(30.07.26)
Budapeşte ogretmenevi
-5
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Budapest Marriott veya Intercontinental
0
bloodymoon
(30.07.26)
www.booking.com

Ramada by Wyndham Budapest

Burada kalmıştım ben görev icabı giderken ama kendim de gitsem burada kalırım. Temizdi, kahvaltısı da fena değildi ve o zaman gittiğimizde müdürü Türk’tü. Genelde Türkler kalıyor zaten. Şehrin merkezinde kalıyor yaya gittik her yere

Bir de büyükelçilik de buraya yönlendiriyor resmi ziyaretle gelen personeli. Organizasyon zamanında bu otel kullanıyor genelde makam dışı personel için. Yoğun bir dönemde yer bulamayabilir bulsanız da rahat edemeyebilirsiniz onu da ekliyim
+1
Hallegadola
(30.07.26)
ben bükreş diye okuyup "noooluyoz" dedim bir an.
olsun, bükreş için cevap vereceğim.
şehir büyük.
hangi sektörde ne yapacağınıza karar vermeniz lazım.
fakat sektör 1'de aurel vlaicu metro istasyonuna yürüyüş mesafesinde (strada avitiei vesaire) çok güzel airbnb'ler var.
bükreşte metroya yakın olmak büyük avantaj.
-4
rain when i die
(30.07.26)
www.marmara.hu
merkezde
0
renegade
(01.08.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(21)

eşimin telefonundaki eski kız arkadaşlarının nudeları

hakyememyemekyerim
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyo
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyorum varlığını bile unutmuşum vs dedi ona inanmadığımı söyledim siz olsanız ne yapardınız
-5
hakyememyemekyerim
(28.07.26)
Kız olsam şöyle düşünürdüm

Bu adam bu fotolarla ne yapıyor, muhtemelen masturbasyon.

Neden yapıyor
Eski manitalarının fotolarına bakıp asılmak, benimle gercek ilişkiden daha fazla keyif veriyor demek ki.

Yoksa mastorbasyon bagimlisi mı,
Öyle olsa süper modellerin fotoları ya da zevkine göre belki buruşuk ihtiyar hatunlar, fetişine göre ayak, koltuklaltı fotosu falan olmalıydı ama düpedüz eski manitalar.

Böyle sorular olurdu kafamda
+1
covered
(28.07.26)
bu fotolarin gizli klasörde saklanmasi baya red üstüne red flag. güvenim sarsilirdi.

genel olarak mutlu muyum vs onlara bakarak bir degerlendirme yapardim.
0
Purple life
(28.07.26)
Son yazışmaları ne zaman kiminle yaptığını bilmek lazım .
Görselleri silmesi çözüm değil . Buluta, görmediğiniz bir flash belleğe yükleme denen bir şey var sonuçta .

Malum günümüz insanlarının aşırı aydınlanmış kafalarında şu zihniyet hakim :
- evli olsam bile neden kendimi bir tek kimseye bağlı/mahkum edeyim ?
Film ve reklamlar ile bu gibi hususlar topluma yedirildiğini de görüyoruz .

Özel hayata ilişkin kimi yasakları kırmak birilerine eğlenceli cazip gelebiliyor.
Özel hayat kavramını eşimizden bile daha gizli hale getirmek ilerideki yaşanacak bazı krizlerin başlangıcı .
Boşanma avukatlarında kitap yazacak hatta filmi çekilecek ölçüde benzer çok hikaye olay vardır.

bir süre sonra artık deliller de sağlam ise: - ya onlar ya ben... diye karşısına çıkmak gerek.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Aldatmayan erkek yoktur aga artık şunu açık açık konuşalım. Aldatmayan erkeğim diye gezmesin.
Bu arada ne düşüneceğiz adam arşivci der geçeriz. Bayansa geçmiş olsun hayır gelmez.
-25
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatından çıkmış gitmiş kadınların fotoğraflarını saklayan biri ne eş ne baba ne herhangi bir şey olmamalı. Hatta direkt kendisi olmamalı.
+8
asue
(28.07.26)
bunu yaparken ne niyetlediği önemli. önemsiz bir oyun gibi gömüş de olabilir. yarın öbür gün lazım olur diye saklamış da olabilir ya da trophy olarak saklamıştır. geçmişi anıp bir tatmin elde ediyordur.
-2
orpheus
(29.07.26)
Burada anormal olan silmemesi mi ya?
Bir adamın sevgilisinin nude fotoğrafına sahip olması bile başlı başına anormal değil mi? Yani bu devirde nude almak göndermek talep etmek bence çok yanlış ve anormal.
+2
Cezcez
(29.07.26)
Burada garip olan çok şey var. Evli adamın telinde herhangi bir kadının normal bir fotosunun olması sorun olmalıyken, nudesi falan neden var? Nasıl bir olay lan bu.
+5
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu ergenlikte takılı kalmış nerd adam ile hayat geçmez
+3
grimavi
(29.07.26)
Böyle bir şey yakalasam ilk aklıma gelen şey bunun suç olduğu ve o kızlara yapılan saygısızlık olurdu. Sonra bu sapıkla ne yapıyorum ben derdim. Twitter’da sayısız porno var aç onu izle yani
+6
Hallegadola
(29.07.26)
Başlık kurgu.
+1
HellKeePer
(29.07.26)
"şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı"
Bu çok iğrenç, eski sevgililerinin özel fotoğraflarını saklaması zaten çok iğrenç ama hayatında arkadaş olarak tuttuğu birininkileri saklaması çok çok daha iğrenç.
Korkunç bir sapıklık ya ne diyeceğimi bilemedim.

Bunlar öyle kolay kolay yok edilecek şeyler değil ama erişebildiğiniz her yerden silindiğine emin olun, kadınlara yazık ne kadar üzücü kötü bir şey.

Bu aldatmadır ve ilişkiyi bitirmek için gayet yeterli bir sebeptir ama böyle şeyleri uzaktan söylemek kolay yaşarken zordur, oturup düşünüp bir yola varmanız gerek.
Çok geçmiş olsun.
+3
mutekebbir
(29.07.26)
ne işiniz vardı eşinizin gizli klasöründe :) deyip konuyu alevlendireyim.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
Anısı vardır deyip geçmek lazım
-2
yakalayamadığın.ışıklar
(29.07.26)
Çok kurcalıyorsunuz bazı şeyleri. Herkesin ufak tefek karanlık alanları olabilir.
Aldatmadıktan sonra çok bir sorun olmaması lazım.
Fotoğraf tutmayabilir ama p*rno izleyebilir,
Bunları yapmaz ama stalk yapabilir,
Hiç bir şey yapmaz ama dışarıda, iş yerinde rahat durmayabilir,
Tüm bunları yapmaz ama masturbasyon yaparken başkalarını düşünebilir.

Bunun bir sınırı yok her şeyi bilemezsiniz.
Ama nude tutmak hoş mu, değil tabi. Ben ayrıldıktan sonra fotoğraf / video varsa siliyordum etik açıdan doğru gelmiyordu. Ama benim bulutta da liseden beri fotoğraflarım olduğu için geçmişteki 3-5 kız arkadaşımla da fotoğraflarım duruyordu. Kasıtlı yaptığım bir şey değildi, yine de sorun olmuştu. Bazen gereksiz yoruyor kadınlar. Bir güvensizliğin varsa ayrılabilirsin mesela.

Hatta bazen -şahsi gözlemim- sorun olmasa bile çıldırıyor kadınlar ulan kesin bir şey var bu kadar düzgün adam mı olur diye didik didik arıyorlar sorun istiyorlar sanki :')
-6
ananiyimioguz
(29.07.26)
Gizli klasör değil de; “1 daha bakılmamak üzere mazide kalan fotoğraflar“ klasöründe olsaydı sıkıntı olmazdı.
0
ground
(29.07.26)
Tüm soruların kocanla ilgili ve hoşuna gitmeyen cevapları tiklemiyorsun, sen nolacak ya her erkek yapar sorun etme cevabını istiyorsun. Tencere kapaksınız ayrılma da başka kadının başı ağrımasın.
+5
ekimoloji
(29.07.26)
Varlığını bile unutmuşum olayı yalan. Sizle birlikteyken de öyle bir klasörün olduğu aklına geldi. Silmeye kıyamadı sadece, ama sizi aldatmak gibi düşünmeyin bunu. Nasıl ki futbolu bırakıp basketbola başladınız diye futbolda kazandığınız kupaları çöpe atmazsınız onun gibi :) Sileyim mi diye düşünmüştür muhtelemen ama "Amaaan noalcak canım şurada gizli klasörün içinde duruyor kime ne zararı var" demiştir.

Bu olay aldatma ile falan kesinlikle aynı kefeye koyulamaz, porno izlemenin bir tık kötüsü gibi.
-3
bobinhoo
(29.07.26)
Kocanın nicki ne abla hakyemembokyerim mi
0
kullaniciadimvar
(29.07.26)
kullaniciadimvar ahahahaha çok güldüm allah da seni güldürsün xd bence bi nick alsaydı bu uygun olurdu
0
🌸hakyememyemekyerim
(29.07.26)
neden tik koymadığını anlayamadım, yani kişinin rızası olmadan birinin çıplak fotoğraflarını saklamanın suç olmadığını mı düşünüyorsun

affedeceksen hiç sormayacaktın bu soruyu
+1
Hallegadola
(29.07.26)
(4)

Müdür benim yükselmemi istemiyor?

skr1292
Aramızdaki hiyerarşi ; müdür > benim yöneticim > ben. şeklinde. müdürle aramız çok iyi gırgır şamata yapıyoruz sürekli. iş konusunda da beni beğeniyor, birileri bir şey söylediği zaman benim için "çok zeki biri, kendisi çok başarılı , sizin işinizi halleder" diyor. bunu defalarca kendim duydum ve ar
Aramızdaki hiyerarşi ;

müdür > benim yöneticim > ben. şeklinde. müdürle aramız çok iyi gırgır şamata yapıyoruz sürekli. iş konusunda da beni beğeniyor, birileri bir şey söylediği zaman benim için "çok zeki biri, kendisi çok başarılı , sizin işinizi halleder" diyor. bunu defalarca kendim duydum ve arkamdan da söylemiş. hatta iş yerinde benim hatamdan kaynaklı kişisel bir olay oldu, baya baya topun ağzındaydım ama kendisi araya girip beni savunmuş. (1.5 sene kadar önce)

her neyse. ben, kendi yöneticimin çalışma şeklinden çok rahatsızım. müdür de rahatsız ama benim kadar değil. işten çıkarmak ve göndermek istemiyor. ben de istemiyorum ama kendisini toparlamasını istiyorum. benim yönetici işten çıkarsa yeni gelicek kişiyle vs çok anlaşamayabilirim.. benim müdür ise duruma " ben elimdekiyle üzüm yemeye çalışıyorum" diyor. (ama bizim müdürde, toplantılarda vs yöneticimi aşağılıyor sürekli, yöneticim bana kendisi anlatıyor milletin yanında bana böyle böyle davranıyor diye) g.m. yardımcısı ve diğer müdürler de benim yöneticiden rahatsız. ben de diğer müdürlerle yakınım. ( bizim müdür ise diğer müdürler kadar güçlü değil.) bu müdürlerden biri ile gmy arası çok iyi. bi ara ikisi benim yöneticiye kafayı takmışlardı. bizim müdürde benim onlarla beraber hareket ettiğimi düşünmüş ki bir gün "bilgisayarımda sorun var bakar mısın" dedi. baktığımda önünde bir sürü cv açık tek tek onlara bakıyor. sorun falan bahaneydi anladığım kadarıyla bana o cvleri göstermek istedi. yani emin değilim ama "bak birini arıyorum işte" demeye getirdi.

onun dışında müdür benim bazı toplantılara yöneticiden habersiz katılmamı istemiyor. bazı konularda kişileri bana değil benim yöneticiye yönlendiriyor ve benim katıldığım toplantıları yöneticime haber vermemi istiyor. bir keresinde de benim yönetici ve müdür bir toplantıya girecekti. benim yönetici bana "sende katıl" dedi ama müdür "gerek yok ya onluk bir şey yok" dedi. daha sonra ben müdüre sorduğumda "ben senin yöneticini korudum sen orda olsaydın onu çiğ çiğ yiyeceklerdi haberi yok" dedi çok anlamadım. benim amacım benim yöneticinin yerine geçmek değil ama artık toplantılara katılmak , müdürlerle birebir diyalog kurmak istiyorum.

sizce burdaki durum nedir? benim düşüncelerimden biri: müdür, topu sürekli atıcak sürekli suçlayabileceği birini arıyor, yöneticim ise bu durum için eşsiz biri.

ama beni neden yükseltmek istemiyor onu anlamadım.
-1
skr1292
(27.07.26)
Valla bence sen mudurunun gozunde oldukca ise yarar ve yukselme umuduyla didinen ideal bir calisansin. Seni yonetici yaparsa hem uretkenligin azalabilir hem de yerine gelecek kisi senin kadar iyi olmayabilir. Bunun disinda bir de seni simdi surekli oven kisi yarin oburgun sen yonetici oldugunda direkt seni hedef gosteremez. 'Onu buraya sen getirdin, madem kotuydu niye getirdin' derler.

O yuzden senin de belirttigin gibi simdilik yoneticiyi 'gerektiginde suclayabilecegi' ara eleman seklinde kullanmasi onun icin en iyisi. Hem senin hem de yoneticinin gonlunu yapiyor gibi gozukup, sorumlulugu da en aza indiriyor.
+1
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
Müdürün senden bu kadar memnunsa yükseltmezler.

İyi çalışan iyi yönetici demek değildir. Özellikle kurumsal yerlerde “x giderse yerine kim gelecek” derler ve işini en iyi yapanı yerinde bırakırlar.

Doğru yanlış bir şey demiyorum ama genelde budur.
+1
biseysorcaktim
(28.07.26)
reyiz hiç anlamamışsın mevzuları yukarıda da denildiği gibi iyi ve çok çalışanı, köle gibi hizmet edeni yükseltmezler.
0
Hallegadola
(28.07.26)
bana daha cok mudur sizi idare ediyormus gibi geldi acikcasi,

"onun dışında müdür benim bazı toplantılara yöneticiden habersiz katılmamı istemiyor. bazı konularda kişileri bana değil benim yöneticiye yönlendiriyor ve benim katıldığım toplantıları yöneticime haber vermemi istiyor. "
bu hiyerarsiye baktigimizda gayet normal bir durum, siz yoneticinize rapor veriyorsunuz, mudur de bunun devam etmesini istiyor. onun disinda yoneticinizden de oyle ya da boyle memnun ve onun da yerinde kalmasini istiyor, siz de iyi bir calisansiniz belli ki sizi de idare etmeye devam edip biriminin calismasini sagliyor. gayet normal bir mudur davranisi acikcasi.

"benim amacım benim yöneticinin yerine geçmek değil ama artık toplantılara katılmak , müdürlerle birebir diyalog kurmak istiyorum." E mudurle birebir diyalogunuz var zaten? toplantilara da katiliyorsunuz? duyurunuzda da yukselmek istediginizi yazmissiniz. eger mudurunuzun yerine gecmezseniz hiyerarside gecebileceginiz baska bir yer var mi?
+1
kassiopeia
(28.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(8)

dışarda yeme içmeye en son ne ödediniz?

alester
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
0
alester
(23.07.26)
İşte öğle yemeği dışında çok nadir dışarıda yediğim. O da haftada iki kere genelde. En son tavuk burger, çıtır tavuk, patates, ve kutu gazoz için 500 lira verdim.
0
inheritance
(23.07.26)
haftada 1 - 2 defa. ortalama 800-1500 arası tutuyor iki kişi kebap, çorba, pide vs. nadiren mekana göre 2000-2500 çıkabiliyor.
0
orpheus
(23.07.26)
oğlum ve 2 yeğenimle sinema öncesi fast food yedik. 1500 lira civarı bir şey ödedim.
0
co2s2
(23.07.26)
2 kişi yemek yedik 1350 TL ödedim
0
kendimefotograflarim
(23.07.26)
İzmir yakını bir tatil merkezi ilçedeki GYM salonundan günübirlik çalışma ücreti sordum. 750 tele dedi. Yeme içme değil gerçi de.
0
Mirket
(23.07.26)
Geçen cumartesi mantı yedim. Tabağı 580tl
Tabakta ıspanaklı, patatesli, kıymalı çeşitleri vardı. Ispanaklı mantıya o kadar para ödemek bana fazla geldi ama artık piyasası nedir onu dahi bilmediğim için az mı ödedim çok mu ödedim bilmiyorum.
0
umutt
(23.07.26)
1500e patlıyor ortalama
0
Hallegadola
(23.07.26)
geçen hafta esattaki yıldız aspavaya girdim. 2 kişi SSK yendi, içecekler adisyona dahildi. haricinde gelen patates, mevsim salata, kaşarlı mantar, çiğköfte, çay ve dondurmalı irmik helvası ile beraber 1800 lira hesapla kalktık.
0
kurmalifare
(24.07.26)
(4)

kpss

hknty
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı ye
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı yerler sadece oraların puanlarını ister. genelde nasıl yapıyor insanlar? çevremde çok giren yok. uluslararası okumadım mesela ama bazı dersleri biliyorum.
0
hknty
(23.07.26)
Farklı puan türlerinin hesaplanabilmesi için hepsine girmeniz lazım
0
elorelia
(23.07.26)
dersler şu şekildeymiş. diğer oturumlardaki dersleri pek bilmiyorum. yani girsem de örneğin çeko derslerini yapamam ortak dersler dışında. haliyle düşük puan gelir. buna rağmen girmek mantıklı mı? insanlar genel olarak giriyor mu hepsine yoksa hedef puana mı giriyorlar sadece?

1. Oturum - (Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri)

2. Oturum - (Hukuk, İktisat, Maliye)

3. Oturum - (İşletme, Muhasebe, İstatistik)
-1
🌸hknty
(23.07.26)
gkgy için başvururken sınav merkezi olarak izmir için 2 bölge vardı. biri yakın biri uzak. alan bilgisinde sadece uzak olan 2. bölge çıkıyor. alan bilgisi daha mı az yerde yapılıyor yoksa bende mi bir sorun var? 2. bölge baya uzak bir yer çünkü.

2. tercih için de başka şehir mi seçmem gerekiyor? yakın şehir bile yok.
0
🌸hknty
(23.07.26)
Ben derece yaptım sınavda sana yardımcı olabilirim başka sorularında. İlk olarak hepsine girebilirsin ama temel puan p48dir. Hiç temelin yoksa dershaneye gitmeni tavsiye eserim. Girmen gerekeni oturumlar hukuk iktisat maliye muhasebe. İktisatçı olduğun için avantajlısın ama hukuk için iyi çalışma gerek. Gky de kasman gerek

Amaaa her şeyden önceee referansın var mı? Uzman yardımcılığı için en önemli şart bu maalesef
0
Hallegadola
(23.07.26)
(6)

Dilbilgisi: tadı vs tadısı

summerof69
Merhaba,"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?Teşekkürler
Merhaba,
"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?

Teşekkürler
-6
summerof69
(23.07.26)
"Kapi" sesli harfle bitiyor, baska bir sesli harf eklenecegi zaman kapi+i olmayacagi icin kapi+s+i oluyor.

"Tat" sesli harfle bitmiyor, direkt "i' eklenebiliyor araya baska harf gerektirmeden.
+1
sertac akin
(23.07.26)
tadısı demen için kelimenin kökünün tadı olması lazım. kök tat iken nasıl tadısı dicen?
+4
jelly bear
(23.07.26)
belirtili/belirtisiz isim tamlaması
0
croswell
(23.07.26)
:)

yemeğin tadı kısmında ünsüz yumuşaması var. tat - ı -> tadı oluyor, t yumuşayıp d oluyor çünkü t harfi sert ünsüz. ilkokulda öğretilen "p,ç,t,k" harfleri var ya ha onların yanına ünlü harf gelince yanındaki ünsüz yumuşuyor

arabanın kapı-s-ı 'ndaki s harfi ise kaynaştırma ünsüzüdür. "y,ş,s,n" harfleri vardı hatırlarsan. ünlüyle biten bir kelimenin yanına ünlü harfle başlayan bir ek gelince araya kaynaştırma ünsüzü girer.

ilkokul 4 konuları bunlar reyiz

ha bunlar isim tamlaması ekleri. tamlanan eki ı,i,u,ü
+2
Hallegadola
(23.07.26)
şakaysahiçkomikdeğilciddiyseçokkomik +1
+2
ground
(23.07.26)
Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz doğru bir soru aslında. belirtisiz isim tamlamaları belirtili isim tamlamaları gibi ilgi ve iyelik eklerinden değil sadece iyelik eklerinden oluşur. ilgi ekinin olmaması bu tamlama yapısını tek bir isim olarak tasavvur etmemize sebep olabilir. kelime grubu da bir süre sonra bir tamlama gibi değil bir birleşik isim gibi davranmaya başlayabilir ve buna uygun ekler alabilir.
örneğin ayakkabı kelimesi bu şekilde belirtisiz isim tamlamasıyla oluşmuş bir birleşik isimdir.
ayak kap-ı(iyelik eki) ancak zaman içerisinde bu yapı tek bir kelime gibi davranmaya başlar. tamlamanın sonundaki iyelik eki işlevini yitirir. bu yüzden yeni iyelik eki alabilir.
"onun ayakkabısı güzelmiş." dediğimizde bir belirtisiz isim tamlamasının bir birleşik isme dönüştüğünü, iyelik ekinin işlevsiz hale geldiğini ve tekrar bir iyelik eki aldığını görürüz. ama aynı yapı ile kurulmuş buzdolabı (buz dolap-ı) kelimesi de belirtisiz isim tamlamasıyken birleşik bir isme dönüşmesine rağmen sonundaki iyelik eki canlıdır. bu yüzden "onun buzdolabısı" diyemiyoruz şu an. yani bu soru dilin evrimiyle ve bazı eklerin zamanla işlevini kaybetmesi ile ilgili bir soru aslında.

arabanın kapısı örneğini açıklamışlar zaten. kapı kelimesindeki -ı sesi iyelik değil, kelime sesli harfle bittiği için araya -s yardımcı sesini almış, kapısı olmuş.
0
ziya özdevrimsel
(23.07.26)
(12)

Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?

ContextualizedChaos
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun? Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz,
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?
Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?
Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?

Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz, sahip olmak istemezdim” tarzı gereksiz cevaplar yazmaya zahmet etmeyin. Bu soru köpek sahiplenmek isteyenlerin deneyim ve tercihlerini konuşmak içindir.
-4
ContextualizedChaos
(21.07.26)
Sosis köpek.
0
kizil karga
(21.07.26)
Bana en uygun ingiliz bulldog. Egedeyiz 45 derece, sürekli dışarı çıkıp gezmek isteyen köpek beni yorar. Ağır sakin olmalı ben zaten aceleciyim o sakin olmalı ki dengeleyelim.
+1
mikahakkinen
(21.07.26)
İzmir'de yaşıyorum. Soğuk bir yerde yaşasaydım Husky derdim. Havlamak değil ama ulumak huyları vardır. Onun için de çevreyi rahatsız etmeyecek kadar müstakil bir ev gerek.

O olmazsa Alman çoban köpeği derim. Duruşundaki asalet yeterli. Zeka sıramasında da zirveye yakın. Daha önce bilikte yaşamışlığımız var. Bir gözünün hep sende olması. Bazan söylemeden anlaması muhteşem. Her zaman ama mevsiminde özellikle çok fazla tüy dökmesi problem. Hareketliliği bazen yorsa da insan severek katlanıyor. Apartman dairesi hayvanı değil. Bahçe şart. Yaklaşık 16 sene yaşıyorlar. O süre yaşayacağımı ve zorunlu durumlarda bırakacak kişilerim olduğunu bilsem ve bahçeli müstakil bir evim olsa bir gün durmam sahiplenirim.

Hayvanları seviyorum. Geçenlerde Urla'da bir kahvaltı yerinde köpeğini çatal ile besleyen bir canlı vardı. Parklarda köpeğinin kakasını almayan canlılar da var. O canlı çeşidini sevmiyorum.
0
Mirket
(22.07.26)
büyük cinsleri seviyorum güreşebilmem lazım hayvanla :) imkan yok tabii ama olsa idi büyük cinsler, kangal birinci sırada sonrasında alman kurdu, büyük sayılmaz ama becerikli ve zekası nedeni ile border collie
0
selam
(22.07.26)
biz yıllarca kısa bacaklı köpek sevdik. sokağa terk edilmiş, kısa bacak sosis-sokak köpeği kırması bi köpeğin ilanını görünce dayanamadık sahiplendik. daha önce hiç köpeğimiz olmamıştı ama bi şekilde o bize biz ona uyum sağladık. şu an onsuz bi hayat düşünemiyorum.

müşkül durumdaki bi köpeği sahiplenip de mutsuz olmuş birisi hiç duymadım.
+1
a7x
(22.07.26)
keşke bir goldenım olsaydı hayat kalitem en az 3 kat artardı diye düşünüyorum
0
Hallegadola
(22.07.26)
öncelikle bir köpek ırkı sizin bir mağazaradan aldığınız bedeninize uyan bir kıyafet gömlek değil.

büyük veya küçük ırk köpeğin sizinle uyumlu olup olmayacağına karar verebileceğiniz tek nokta vücudunuz ve yaşınız. Yaşlı bireyler için büyük ırklar uygun değil çünkü yeri gelir bu köpeği kucağınızda taşımanız gerekir. Veya daha zayıf biri insan için de büyük ırk uygun olmayabilir, ani çekiştirmede direnç uygulamayabilir sizi sakatlayabilir. Şişman biri için küçük ırk da problem olabilir. Akrep nalan'ın köpeğini uyurken ezme efsanesi gibi.

tüm bunların dışında gönül rahatlığı ile her "ırkı" besleyebilirsiniz. Eviniz 20m2 mi? kangal besle. Çünkü kangal rizeli müteahhit değil 500m2 ev aramaz. Sadece sizi arar. Yanınızdan uzaklaşmaz. Siz 100m2 evi ne kadar kullanıyorsanız o da o kadar kullanır.

antalya'da mısın? Husky sahiplenebilirsin. Sanılanın aksine husky sıcaktan bayılmaz. Tüy yapıları nedeniyle bizden çok daha hızlı iklime uyum sağlarlar. Ör: çok sıcak diye köpeği tıraş etmek çok büyük bir yanlış. Derisinde bir problem yoksa yapılmamalı. Dilerseniz basit termometrelerle veya termal kameralarla deneyebilirsiniz.

köpekle bağınız önemli. Bir kangaldan dünyanın en sakin köpeğini de yaratırsınız, bir terrierden canavar da çıkarabilirsiniz.

Bir köpeğin zihinsel, fiziksel aktivitelerini yerine getirebilecek bir hayatın var ise hep köpek sizin için uyumlu olur. (gün içerisinde gezdirmek, koklamasına, sosyalleşmesine izin vermek)

yolunuz bir tanesiyle kesişsin en güzel, en uyumlu ırk o olur, merak etmeyin.
-6
croswell
(22.07.26)
Antalya'da değil ama İskenderun'da Husky besleyeni görmüştüm. Penguen de besleyebilirsin. Kutup olması şart değil. Ağzı dili yok. Tercih hakkı yok. Olanla ve verdiğinle yetinmek zorunda.

Hayvanat bahçesinde ya da sirkte kafese Aslan tıkan insanoğlu Apartman dairesine Kangal da tıkar yani. Sonuçta tasmayı tutan kuralı koyuyor. Düzen böyle.
0
Mirket
(22.07.26)
köpek tüy yapıları çift katmanlıdır. Üst katman ve alt katman çaprazdır. Köpeği sıcak ve soğuk iklimlere karşı korur, ılıman kalmasını sağlar.
Pengueni sıcak iklimde yaşatamazsın. Deveyi de soğuk iklimde. Buna evrim diyoruz. Milyonlarca yıllık süreç. Senin düzenin değil doğanın düzeni belirliyor. Evrim buna karşı olsaydı evet husky'i de yaşatamazdın. Ağzı dili olmasına gerek yok. Cildinde döküntülerden sık sık oluşan egzamalardan anlarsın. İklim ile ırkı bağdıştıramadığın yerde sahibinden izin iste ve köpeğin cildini kontrol et.

her şeyden öte zaten öncelik sahiplenmek olmalı. Başta da söylediğim gibi "ırk" seçme lüksünüz yok.
-4
croswell
(22.07.26)
Bu soruyu kendime sormadan direkt zor durumdaki bir köpeği sahiplenmiştim. Benim yaşam tarzıma en uyan köpek buymuş meğer. Maltese terrier kırması küçük ırk. Kendim de ufak tefek olduğum için büyük köpekleri zaptetmekte zorlanırmışım bu deneyimden sonra anladım. Irkın genel özelliği olarak değil ama benim köpeğim bireysel olarak herhangi bir sosyalleşmeden hoşlanmıyor. Bu da yaşam tarzıma uygundu. Buradan da çıkarmanız gereken asıl konu,, köpeğin ırkından öte bir karakteri olabileceği. Reaktif bir köpek bir her insan için çok zor bir şey mesela. Agresif-reaktif hangi ırk olursa olsun çok sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor.
+1
alaimisema
(23.07.26)
Saint Bernard
0
darkwizard
(02.08.26)
Cavalier King Charles Spaniel
0
melpomeneman
(23.08.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(16)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(6)

Airfryer yada başka pişirici alma

beyaztenlikiz
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(13.07.26)
Philips all in one cooker var bende. Tavsiye ederim.

Airfryer da var. Ninja'nın cam olanına bir bak istersen.
0
gabe h coud
(13.07.26)
Ninja cam +1
İndirimde şu an
0
mor oje
(13.07.26)
Eski airfryerım yerine ninja camlı olandan alacaktım. Bir tık pahalıya üstü airfryer altı buharlı pişirici all in one vardı yine ninja'nın, ondan aldım bir iki ay önce. Oldukça memnunum. Tek cihazla hem pilavı hem sebzeyi hem et/tavuk/balığı yapabiliyorum. Aynı anda hem eski airfryerımın hem de rice cookerımın işlevini aldı :D
0
nundu
(13.07.26)
Kumtelin elektrikli düdüklü tenceresi var, yavaş pişirici aynı zamanda. Çok memnunum ama farklı cihazlar tabi
0
kisa
(13.07.26)
bu ninja gerçekten iyi mi ninja crispi düşünüyordum ben de
0
Hallegadola
(13.07.26)
ninja cooker'ı bilmiyorum ondan iyidir/değildir bilmem ama xiaomi'den çok memnunum ve yaşadığım iki ayrı ikametimde de var bu ürün. her gün neredeyse kullanıyorum. bekar kişi ya da çift kişilik aile için uygun. daha büyük aileler için yetersiz kalıyor. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+2
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(6)

Kasım'da Kapadokya

alice in potatoland
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir d
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir diğer seçenek seyahat sigortası ile konuşarak seneye Mayıs ayına çekmek olur.
Ne dersiniz?
0
alice in potatoland
(10.07.26)
mayıs güzel kasım oralar soğuk olur.
0
dedim ben sana
(10.07.26)
Ben olsam mayısta giderdim. Doğumdan sonra ilk aylar biraz daha adaptasyonla, yeni düzene geçişle geçiyor (ilk bebekse özellikle)
Mevsimsel olarak da mayıs daha keyifli olur
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
2-3 aylık bebekle ne yeni doğum yapan anne ne de baba Kapadokya'dan bir şey anlar. Erteleyebiliyorsanız mümkün olduğunca erteleyin bence.
0
kobuzchu kiz
(11.07.26)
Ay benim 28 bitti dayanamıyorum büyük gitse de 38de gelebilir diye düşünüyorum 41i geçmen beni çok korkuttu
0
Hallegadola
(11.07.26)
kasımdan ziyade mayıs daha iyi ama bebek için değil, lojistik için. kasımda günler iyice kısalmış olacak, sürekli açık havada, manzaranın tadını çıkarmanız gereken kapadokyada saat 5 oldu mu karanlık çökecek ve hiç bir şey göremeyeceksiniz. mayıs ise tam tersi, günlerin uzadığı dönem, saat 7-8'e kadar açık havanın, gün batımının tadını çıkarabilirsiniz. mayısta gündüzleri bir tık sıcak olsa da ege-akdeniz kadar sıcak olmaz, şapka ve bol su ile idare edilir. ama geceler oldukça serin olur.
bebek de biraz ele gelmeye başlamış olur, anne de lohusalığı atlatır vs vs vs
+1
halanne
(11.07.26)
Kapadokya'dan bildiriyorum. Kasım'da gelmeyin. Burası o aylarda çok soğuk olur, yağış olur, hiçbir şey anlamazsınız. 2 aylık bebekle gezilecek yerler değil, size de eziyet olur bebeğe de. Yukarıda denildiği gibi bebek biraz kendini toparlayınca Mayıs'ta gelmeniz isabet olur. gerçi bu sene Mayıs tamamen yağmurlu geçti ama seneye nasıl olur bilmiyorum. Burada en güzel aktiviteler vadi yürüyüşleri, at turları vs. Aslında bebek 1 yaşında da olsa bebekle gezilecek yerler değil pek.
0
faberkastelli
(11.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.