Giriş
(14)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
Abicim sene 2026. Nufus patlamis, her yer kiyamet gibi insan kayniyor. Herkes universite mezunu, nerdeyse herkes avukat. Her yil daha cok avukat mezun oluyor. Is imkani ayni oranda artmiyor. Bu ne demek? issizlik demek, dusuk gelir demek, meslegin degersizlesmesi demek. Yapay zeka'nin avukatliga ne etkisi olur onu hesaba katmiyorum bile.

Bence artik diploma degil, beceri para kazandiriyor. Bugun zaten Yapay zeka elimizin altinda ne bildiginin hicbir onemi yok. Tamamen ne yapabildigin onemli.

Bence kendini hukukla sinirlama. Sana bir sey ogreten, sana para kazandiran her is iyidir.
Yeni seylere, ogrenmeye acik ol, esnek ol...
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(2)

verka serduchka başlığı yapmak için malzeme

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıd
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıdır bilgisi olan birileri yönlendirebilirse sevinirim.

alternatif önerilere de açığım teşekkürler

www.amazon.com.tr
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(05.05.26)
disko topu aynası yazdım, bunlar çıktı mesela:
zafereva.com
www.gizempastry.com
www.trendyol.com

alternatif olarak, böyle parlak yapışkanlı folyolar var ozalitçilerde, kesme makinasında böyle çizgi attırabilirsiniz sanıyorum. ince gelirse arkasına yapışkanlı fotoblok levha ekleyebilirsiniz.
0
lil siztah
(05.05.26)
verka serduchka'ya bayılıyorum. yaptıktan sonra fotoğrafını da paylaşır mısınız buradan

saygılar
0
Hallegadola
(05.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-4
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
0
Phoebe
(08.05.26)
(34)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-9
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+2
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+9
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-4
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-2
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@yenile gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
0
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(6)

İstanbul'daki sarnıçlar

put it in your appropriate place
Hangisi gitmeye değer?Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
Hangisi gitmeye değer?

Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
0
put it in your appropriate place
(03.05.26)
yerebatan'a son ibb onarımından önce gittiyse, kesinlikle tekrar gidilebilir.
binbirdirek yapı olarak etkileyici ancak çok bakımsız; keskin rutubet kokusu sebebiyle 10 dakikadan fazla durulmuyor.
soğukçeşme sokağı'nın üzerinde restoran olarak işletilen bir tane var; sadece kapısından bakmışlığım var; yemeklerini bilmiyorum.
sultanahmet'in arkasında, bir kilim mağazasının bodrumu olarak ziyarete açık bir sarnıç var; küçük bişey.
şerefiye iyi.
iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(03.05.26)
lil siztah +1 yerebatan'a 2017'de ve 2025'te olmak üzere iki kere gittim. ilk gittiğimde tepkim "bu muydu?" olmuştu. son gittiğimde nerede neyin olduğunu gördük çok şükür :D orayı turlarken binbirdirek karşımıza çıkmıştı, oraya da girmiştik. civarı gezecekseniz gidilebilir ama sırf binbirdirek için de oraya gitmeye gerek yok bence.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
zeyrek çinili hamamı’nda sergi gezip sonra onun sarnıcına inebilirsiniz. ufak bir sarnıç ama su üzerinden hamam-sarnıç ilişkisini düşünmek ve maket üzerinden göstermeleri ilginç gelmişti bana.
0
eileengray
(03.05.26)
Bir sarnictan ne beklediğinize göre değişen bir cevap bu. En eskisi mi, en büyüğü mü, en popüleri mi vs.

Yerebatan'ın sırası hayattan bezdirir ayrica içerisi çok havasız ama detay ve hikaye sevenler için en görülmeye değerlerden biri orası.

Theodosius (Şerefiye) artik lazer showu yapmıyor, küçük ve en eskilerden biri. Görülmeye değer.

Bahsedilen küf kokusu Binbirdirek'te yok ama Nakkaş mağazasının altındaki sarnıçta var. Küçük bir sarnıç, ücretsiz gezilebiliyor ama çalışanların afra tafrasından rahatsız olabilirsiniz. En güzel yanı hippodrom hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Binbirdirek yerebatandan daha küçük olmasina ragmen dolasabildiginiz alan daha geniş. Sade bir sarnıç. 3-5 insan ya görürsünüz ya görmezsiniz. Etkinlik, davet vs olunca ziyarete kapalı olur. Bilet sadece kredi kartıyla alınıyor.

Sogukcesmedeki restoran Sarnıç İstanbul, bir sarnıç geziyormus hissi yaratmaz ama yemekleri guzeldir (iceride grup yoksa servis iyidir).

Zeyrek sarnıcı yeni açılan ucuz ve yine görece küçük bir sarnıç, üst galerisine çıkabiliyorsunuz.

Bunların yanında Gülhane sarnıcı var ücretsiz, bayağı minnak bir sarnıç ama açık bulmak tamamen şans işi.
0
beetlejuice
(03.05.26)
özel bi ilgi alanı yoksa, şerefiye'ye 300 vermeye gerek yok bence. nakilbent sarnıcı, halıcının içinden giriliyor. güzel bi deneyim.
0
mutlu yillar sana
(03.05.26)
bence gidin. görmüş olmak bile çok güzel.

yerebatanızaten biliyorsunuz. açıkçası ben şerefiyedeki görsel şovu beğenmiştim. binbirdirek küf değil de böyle tütsü kokuyor selenanın çekildiği yer.

bir de molla zeyrek caminin altındaki sarnıç açılmış diyorlar bir dahakine oraya gideceğim.

Farklı bir yer olsun para veririm diyorsan ayasofya deneyim müzesini öneririm. ha ayasofyayı seviyorsanız kariye camii'ne gitmenizi tavsiye ederim kariye ücretsiz.
-1
Hallegadola
(04.05.26)
(8)

Bu kızın giyim vb tarzı nasıl?

darkwizard
Takip ediyorum bu kızı oldukça hoş bir abhaz kızı. Sizce nasıl? Profili herkese açık. https://www.instagram.com/sss.gergiya/reels/
Takip ediyorum bu kızı oldukça hoş bir abhaz kızı. Sizce nasıl? Profili herkese açık.

www.instagram.com
📊 Nasıl

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

-1
darkwizard
(01.05.26)
Kasıntı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Normal.
0
gobekliraki
(01.05.26)
Bazen demode, bazen düz. Kendime örnek alabileceğim bir zevki yok
0
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Sıradan. Şahsen beğendim, ben burdayım diye bağırmıyor,ama demode ya da sıkıcı da değil.
0
denizciman
(02.05.26)
yakın arkadaşım olmadığı sürece takip etmezdim
0
redlinetheturk
(02.05.26)
Dümdüz bir giyim tarzı var övülecek ya da yerilecek bir tarafı yok. Az fotoğrafı var diye hepsine baktım çizgili bir ceket giymiş ona bayıldım onun dışında neredeyse hiçbirini beğenmedim ama benim tarzım olmadığı için, fiziği düzgün olduğu için giydikleri üstünde iyi duruyor ama “giyim tarzı” denilebilecek bir tarzı yok bence.
0
mutekebbir
(02.05.26)
dümdüz, sıkıcı
0
yurtsuz john
(02.05.26)
Demode, sıkıcı, haminne
-1
Hallegadola
(02.05.26)
(4)

Şeriat geleceği mi

lapaz
Geleceği ise ne zaman? Ulkeden cikis yapariz ona gore
Geleceği ise ne zaman? Ulkeden cikis yapariz ona gore
-7
lapaz
(01.05.26)
Kargoda bugün resmi tatil yarın yarım gün pazartesi teslim edilir
+11
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Geleceği varsa Göreceği var demektir...
+1
hengame35
(02.05.26)
Hangi şeriat a..k.? Sonu sürprizli

Yahudi mi vahhabi mi hristiyan mi? Kimin şeriatı? Taliban'ın mi? Mollanin mi?

Beraber büyümüş iki kardeşin dini inancı bile farklı, şeriat dediğin başta kim varsa onu keyfine göre yönetilmektir.

Yarın birisi çıksın desin laikliği kaldırdık, din ile yöneteceğiz. Yemen içmem gider kafasına sıkarım. Benim gibi milyon Türk genci var

Haddinizi bilin
-1
topkapiaksaray
(02.05.26)
2010da mıyız?
-2
Hallegadola
(02.05.26)
(11)

Duşta popoyu yıkıyor musunuz?

Caletti
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
📊 Sabun şampuan kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

0
Caletti
(30.04.26)
Kadın için doğru olan o, orası sadece yeni canlı yaratma potansiyeli olan bir yer değil; aynı zamanda zengin ve renkli kendi florası olan bir cennet. Kullananlar türlü mantar vb. sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
-3
redlinetheturk
(30.04.26)
vajinanın içi kimyasalla yıkanmaz. florasını bozarsınız. dışı ve popo yıkanabilir.
+5
ground
(30.04.26)
Yıkanır,evet.
Kadınlar için abartmadan tabi,iç dış kese atacak da değil ya,neyse.
Öte yandan,ilgili yerlerin muhatabı sensin sonuçta. Rahatsız eden bir durum varsa uyar ki öyle davransın,ya da aksi durumda sen ona göre davran.
+2
denizciman
(30.04.26)
Popoyu suyla yıkamak yeterli deniliyor ama bence değil. Kadınların büyük çoğunluğu da vajina ile vulvayı karıştırıyor ne yazık ki. Vulvayı dıştan sabunla temizlemekte sakınca yok deniliyor; kimse içinizi sabunla çalkalayın demiyor zaten. Kız arkadaşınız jinekoloğa gittiğinde danışıp doğrusunu öğrenebilir.

Geçenlerde gratis’te bir anne ve 16-17 yaşlarındaki kızı alışveriş yapıyordu. Kız tüy dökücü krem bakıyordu; talimatları okurken “anal bölgede kullanılmaz diyor?” diyip annesine baktı. Bence bikini bölgesi için bakıyordu ve annesinden onay istedi. Annesi de “boşver” diyip bıraktırdı. Sanırım kız anlamadı; annesi de açıklamak istemedi. Bilmeyen bilmiyor yani.
+2
lil siztah
(30.04.26)
millet boklu geziyor. daha vulva nedir vajina nedir bilmiyor.

popo da malum bölgede dıştan yıkanır sabun duş jeli vs.

içeriye parmak atıp ovalamak değil burada kastım.
+3
Hallegadola
(30.04.26)
Afedersiniz kokar yani. Tabi ki yıkanmalı. (Vajina hariç)
0
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
Yav tabi ki yıkanır. Delikler hariç. Ama ben afedersin de orayı bile organik sabunla
+1
benaslindayohum
(30.04.26)
@lil siztah
Tüy dökücü olayını anlamadım ya? Kullanılmaması doğru değil mi? Anne doğru olanı yapmış
0
benaslindayohum
(30.04.26)
@benaslindayohum; onu, genital, boşaltım vd organların adını bilmemek/karıştırmaya örnek olarak yazmıştım. kız, bayaa anal bölgenin ne demek olduğunu anlamadı bana kalırsa.
kadınların büyük kısmı vajina(iç kısım) tabirini vulva'yı(dış kısım) da kapsayan, organın tümü anlamında anlıyor/kullanıyor. vajinaya sabun değdirilmez diyince, ok, o bölgeyi hiç yıkamayalım gibi anlaşılabiliyor bu sebeple. süslüsözlük var, ağırlıkla kadınların takıldığı; orada sık sık bunun kavgası çıkar da, oradan biliyorum.
+3
lil siztah
(30.04.26)
@lil ehshs süslü sözlük favori kavga başlıkları, külodunuzu kaç günde bir değiştiriyorsunuz sorusuyla ölümüne kapışır.
+1
ekimoloji
(30.04.26)
genital bolge temizleyicisi kullaniyorum, daha nazik ve cilt ph'ina uygun urunler. disarda kalacaksam ya da kisa bir seyahate gidiyorsam dus jeli ile temizlerim ama kullandigim dus jeli de dusuk ph ve sulfatsiz.
0
inspired by a true story
(30.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-1
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(15)

Camasirlarinizi, giysilerinizi diger yikanacak seyleri vs... nasil yikiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de temizlenmemis gibi oluyor. Deterjani da ariel kullaniyorum. Bunun baska bir cozumu yok mu? Siz hangi yontemleri yapiyorsunuz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Beyazları da renklileri de ortalama bir makinede 40 derecede normal programda yıkıyoruz. Deterjan da yerli menşeli bir marka normal bir deterjan. Gayet temiz oluyor.
+1
yadigar
(28.04.26)
Kıyafetleri 30 derecede yıkıyorum.
+2
peki madem
(28.04.26)
Günlük kıyafetleri falan 30 derecede kısa programda yıkıyorum. Muhakkak toz deterjan kullanıyorum. Yetiyor.

Çok kirliyse ya da lekeliyse gene 30 derecede ama uzun programda yıkıyorum.
+1
anaphylacticshock
(28.04.26)
beyaz giysiler hepsi beraber, ariel ile. 40 derecede genelde. yer yer 50 yaptığım da oluyor. giyside 60'a çıkmıyorum.

renkliler 30 derecede, makinenin koyu renkliler programında, perwoll ile.

hassas kot pantolon ve bir tane çok sevdiğim kazağı teker teker yıkıyorum. koyu renkliler modunda, mini load modunu açıyorum, 40dk da yıkıyor. ayrıca kot pantolonları çok yıkmamaya çalışıyorum, 2 haftada bir dönüşümlü giderek idare etmeye çalışıyorum. çünkü mahvoluyorlar.

ayrıca kot pantolonlara çok deterjan eklemeyin. iyi durulamayınca matlaşıyor. bu durumda ise suda bekletin. rengi dönüyor. chatgpt sirke de ekleyebilirsin deterjanı çözmek için demişti. ama evde üzüm sirkesi olmadığından daha deneyemedim.

nevresimler ise 60 derece çoğu zaman

havlular: 90 derece + ön yıkama
+1
substituent
(28.04.26)
Spor kıyafetlerini 40 derecede, antibakteriyel deterjan ile ve ekstra su ile 1400 devirde sıkarak yıkıyorum sonra kurutma makinesinde kurutuyorum. Renklileri ve siyahları narin ayarında soğuk suyla ya da 20 derecede yıkıyorum ve askıya asıyorum. Beyazları 30 derecede, nevresimleri ve havluları da 40 derecede, ekstra su ile, antibakteriyel deterjan ekleyerek yıkıyor ve kurutma makinesi ile kurutuyorum.
+1
gabe h coud
(28.04.26)
Ben yıllardır 30 dereceden şaşmıyorum, her kıyafetin dayanıklılığı farklı oluyor. 30 hepsine uyuyor, başlarda temizlenir mi ki falan demiştim ama hiç sorun yaşamadım. Lekeyse leke çıkıyor, kirse gidiyor, temiz kokuysa temiz kokuyor. Bilemeyeceğim.

Bu kafaya ulaşmamda kıyafetlerin durmadan eskimesinden yılmamın payı büyük. Artık bariz şekilde daha az eskiyorlar.
+7
akhenaten
(28.04.26)
Siyahlar için mutlaka ayrı deterjan alıyorum.
Çarşaflarla kıyafetleri aynı anda yıkamam.
Havlular da öyle ayrı 60 da yıkarım.
Dışarıda giydiğim özel kıyafetleri de hassas programda çok yüksek olmayan devirde yıkıyorum.
Aslında en güzeli çorabı iç çamaşırı aynı anda yıkamamak ama çok israf olacak diye günlük kullanılan giysileri renklerine göre ayırıp mix de 40 da 1000 devirde yıkıyorum.
-1
duhan
(28.04.26)
İç çamaşırı (ister beyaz olsun ister renkli ) en yüksek derecede yıkıyorum . 60 veya varsa 90 derece . Renkli beyaz olanları ayri yıkıyorum .
Nevresimleri , yatak örtüleri ve birlikte atarım ama 40 derece.
Havluları ayrı wtarim 60 derece versa 90 derece.
Günlük kıyafetleri siyahlar, beyazlar, renkliler, kırmızı tonlular, krem tonlarinda olanlar diye ayririp 30 derecede yıkarım.
Haşhaş olanları 20 derece de yıkarım genelde tek atarım.
Az çamaşır atınca kısa program seçerim. Geri kalan herşeyi 1 saatlik programa atıyorum. Daha fazlasını elektrik israfı olarak görüyorum. Bilmem ki doğru mu yapıyorum ama havluları bir dez de ilaçsız yıkamak isterim ama zamanım olmuyor. En azından durulama yaptırırım.
Spor ayakkabilari attiktak sonra önce temizlik bezlerini ve paspas gibi elamlari yıkarım.
İç çamaşırı yikadiktan sonra mutfak bezlerini atmam.
Temizlikle ilegili sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Bu arada zaten kimyasal temizleme yapıyoruz. Dolayısı ile hijyen sağlam yüksek ısı değil, çamaşır deterjanı .
0
hacirotti
(28.04.26)
Beyaz ve renklileri 30, havlular 60, iç çamaşırları 60da yıkarım. Ayak havlularını ayrı, lifleri ayrı yıkarım kısa programda 60da. Haftada en az 5-6 defa makine çalıştırıyorum :(
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Bir de eşimle her şeyi günlük giyeriz sürekli çamaşır oluyor bizde o yüzden pantolonlar dahil her şeyi günlük değiştiririz
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Renkliler icin ayri deterjan var ve spor icin, renklileri ve beyazlari ayiriyorum ama havlulari filan ayrica ayirmiyorum, onlar beyazlarla. Ortalama 30/40 derecede yikiyorum, hicbir kiyafetimi 60 derecede yikamam. Ofiste calisiyorum, dolayisiyla 60 derecelik bir kirlenme olmasi mumkun degil. Surekli disarda ya da kokan filan bir yerde calissaydim belki.
+1
kassiopeia
(28.04.26)
kıyafetleri renk ayırmadan 30 derecede. havlu ve çarşaf nevresim 40 derece eko programda. renk koruyucu mendil (kıyafetler için) ve renkli deterjanı kullanıyorum ama yumuşatıcı kullanmıyorum. sadece havlularda yumuşatıcı yerine beyaz sirke koyuyorum.

normal kıyafetleri önce kurutucuda ütü kuruluğunda kurutup ütülenecekleri astıktan sonra kalanları normal pamuklu programında kurutuyorum. havlu ve nevresimleri pamuklu ekstra kuru programında.
0
inheritance
(29.04.26)
siyahlar
beyazlar
kırmızılar
diğer renkler

şeklinde ayırıp 30 derecede yıkıyorum.

havlular
çamaşırlar
çarşaflar

bunları da bu şekilde ayırıp 60 derecede yıkıyorum.

1 saatlik programda 800 devir ile yıkıyorum hepsini. 1 saati geçiyor tabii. pamuklu vs. şeklinde ayırmıyorum.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
dere kenarına gidip çitiliyorum.

şaka şaka renkliler ayrı beyazlar ayrı yıkıyorum. hepsini 80 derecede yıkıyorum. makinenin bölmesini ağzına kadar sabunla dolduruyorum.
0
yurtsuz john
(29.04.26)
60a 90a hiç gerek yok. renklere dikkat ediyorum. onun dışında dikkat edecek bir şey de yok. çok da takmayın kafaya
0
jülsezar
(29.04.26)
(14)

Koleksiyon yapiyormusunuz? Ne tur seylerin koleksiyonunu yapiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de ne
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de neler var ? Ne tur seyler koleksiyonunuzda?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Evet. Yurtdışında gittiğim yabancı maçlardan ev sahibinin anahtarlığı. 54-55 tane oldu. Güzel gözüküyorlar bakınca, bir de o güne dair bir anı olduğu için anlamlı.
+2
tsubasa
(28.04.26)
Fiş :)
-5
arbre
(28.04.26)
@kullaniciadinizkullaniciadimdir, bozulmuyor mu çikolatalar?

belli bir markanın dolmakalemlerini biriktiriyorum. zaman ilerledikçe çok fazla yeni model çıktığı için ve yurtdışı alışveriş kısıtı da gelince limited edition'lara yöneldim artık.

bir de gittiğim konserlerin biletini biriktiriyorum. hatta yıllar yıllar önce buradan biri dr tez çalışması için röportaj yapmıştı benimle:)
0
lil siztah
(28.04.26)
Mütevazı bir kaset arşivim var. Bir de tiyatro sinema biletlerimi biriktiriyorum ama ne bilet gibi bilet kaldı (hepsi fiş) ne de gitmeye heves.
0
anon1m
(28.04.26)
gittiğim müzelerin broşürlerini topluyorum. bir daha dönüp bakmadığım için artık yapmam herhalde. diğer klasik cevabım da buzdolabı magneti.
0
eileengray
(28.04.26)
3 tane farklı dergi koleksiyonum var.
0
kumandanim
(28.04.26)
Retro bilgisayarlar.
Commodore, Amiga, Amstrad, Macintosh vs
0
nop
(28.04.26)
Kurşun kalem koleksiyonum var. 700 filan olmuştur. Çoğu Türkiye'den ama dünyadan da baya topladım.
Eşimin de çok geniş bir bira etiketi koleksiyonu var. Gittiği her yerden her çeşit biralarin almış. Ben de sonradan dahil oldum. İçtiğimiz denedigimiz biralardan topluyoruz. Baya global bu da.
0
a perfect lie
(28.04.26)
20 senedir eski i$lemci ve antika kurek madalyalari topluyorum.
koleksiyon isi ciddi para yiyen bir hobi..
0
cooperr
(28.04.26)
Minik bir fotoğraf makinesi koleksiyonum var, Kodak Brownie kadar eski makineler, polaroidler, mekanik slr ve point&shoot makineler, 3 megapixellik eski dijital makineler. Mekanik makinelerin çoğu hâlâ çalışır durumda.

Türkçe bilimkurgu kitapları koleksiyonum var, özellikle 70'ler-2000'ler arası Metis, Baskan, İthaki, epey sağlam bir arşiv oldu. Ek olarak gittiğim/eşimin gittiği/nazım geçen arkadaşlarımın gittiği ülkelerden o ülkenin diline çevrilmiş Asimov romanları alıyorum.

Kitap ayracı koleksiyonum var, kontrolden çıkmış durumda, ne kadar ayracım var bilmiyorum.

Eşimin bardak altlığı koleksiyonu vardı, aynı koleksiyondan yapan bir arkadaşa devretti. Bira bardağı biriktiriyor, özellikle gittiği craft biracıların bardaklarından topluyor.

Yaşlanınca çöp ev diye haber olacağız...
+1
kobuzchu kiz
(28.04.26)
Magnet, kurşun kalem ve anahtarlık toplarım ben de gittiğim yerlerden sayılıyorsa bunlar.
0
Hallegadola
(28.04.26)
Renk renk Eski versatil kalemler ve kırtasiye gereçleri (Atlas Rondi ve Due-Matic, Rotring Tikky I ve II, Bolero İnfiniti, Tombow kalemler ve uçlar, Arı Maya silgiler, Yeşil Pelikan Silgi, Yumurtlayan Kalem vb.)

Memleketim ile alakalı kitaplar.

Simli Yılbaşı/Kış temalı kartpostallar. (Eski-Yeni)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.04.26)
3 motor 1 arabam var en genci 25 yaşında, en yaşlısı 70. Kendim topladığım için sanayi ve masrafıyla uğraşmıyorum. Hanım benden boşanmadığı sürece motorları arttırmaya niyetliyim.
0
mirty
(29.04.26)
Gemiler ile ilgili sanat eserleri, tablolar, fotoğraflar, maketler, kitaplar ve kartpostallar topluyorum. Ayrıca uygun fiyata bulabilirsem pusula, sexant vs navigasyon ekipmanları almaya çalışıyorum.
0
kaptan memo
(29.04.26)
(6)

Hizmet pasaportu hk

Coma
Arkadaşlar, benim görev ayın 20sinde, gideceğim yer, ters bir yerde.Görevlendirmeyi ayın 19ndan başlatmışlar. İtalya yerine Almanya’dan giriş yapmak hem daha kolay hem daha ucuz (uçak biletini ben ödeyeceğim), hem 1 gün daha erken (18nde) hem de Almanya’dan giriş yapabilir miyim? Daha önce hiç gri p
Arkadaşlar, benim görev ayın 20sinde, gideceğim yer, ters bir yerde.
Görevlendirmeyi ayın 19ndan başlatmışlar. İtalya yerine Almanya’dan giriş yapmak hem daha kolay hem daha ucuz (uçak biletini ben ödeyeceğim), hem 1 gün daha erken (18nde) hem de Almanya’dan giriş yapabilir miyim? Daha önce hiç gri pasaport kullanmadım. Teşekkürler.
0
Coma
(24.04.26)
normalde olmaması için bir gerekçe yok. sorarlarsa görev yerinize doğru yolda olduğunuzu belgelerle (tren bileti, görev yeri konaklaması vd) gösterirsiniz. ancak işin içine almanya girince ve bizim pasaportun 'prestiji' herkesin malumu olunca, ben olsam riske girmezdim.
gri pasaport normalde görev kağıdıyla birlikte/tutarlı olarak kullanılması gereken bir belge. ancak görev sırasında, görev dışı ülkeleri gezmek için de kullanıp, sorun yaşamayanlar mevcut. biraz risk alma kapasitenize bağlı yani.
iyi görevler.
+1
lil siztah
(24.04.26)
Ben birkaç defa kullandım, normalde bulunduğunuz süre içerisinde belge isterler ama ben makamla birlikte gittiğim için böyle bir belge istenmedi pasaport kontrolünde. O yüzden tam emin olamıyorum. Kurumunuzdan birkaç kişiye danışın bence personelciler bilir
0
Hallegadola
(24.04.26)
hiçbir problem yaşamazsınız. rahat olun.
0
summerjam0306
(24.04.26)
gri pasaportta adamlar erör veriyor. almanya'da bana bu nedir, nereden geliyosun nereye gidiyosun hemşerim diye sormuşlardı.

ama genel olarak pek problem olacağını sanmıyorum.
0
gurur
(25.04.26)
Benden o görev kağıdını isteyen yabancı polis hiç olmadı. Eskiden Türkiye çıkışında isterlerdi artık onlar da sormuyor. Önceki mart ayında gri pasaportla Hamburg a gittim ve kimse görev kağıdı falan sormadı. Nerede kalacaksın ne zaman döneceksin o kadar
0
euteamo
(25.04.26)
lil siztah +1000

hiç sorun olmayabilir de ama almanya olduğu için sorun olma ihtimali yüksek, risk almaya gerek yok. çok kez seyahat ettim gri pasaportla, farklı ülkeden girmeyi denemedim ama öncesinde sonrasında biraz gezicem demişliğim var bi sorun yaşamadım. davetiyenin sorulduğu da oldu sorulmadığı da. tarih açısından sorun yaşamazsınız ama giriş ülkesi risk biraz. ben almanyaya en son ekim ayında gittim ve sormadığı hiçbir belge kalmadı uçak tren konaklama toplantı daveti (yeşille gittim gerçi bu kez ama yine iş için gitmiştim)
+1
mezzosprite
(25.04.26)
(14)

bir arkadaşım ekolü

Rondak
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?atış serbest..
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)

bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?

atış serbest...
0
Rondak
(24.04.26)
Parayla bunu yaptırabileceği üniversite öğrencisi akrabası mutlaka vardır bence sizi de tatilde istiyor.
-4
enteg
(24.04.26)
Sende hanım ve çocukla gideceksen okey. Onun haricinde makam şoförü istiyor.
-2
etna
(24.04.26)
Bu ara ülkede neden gavatlık deyyusluk arttı acaba ya?
-16
Hallegadola
(24.04.26)
Bana neden o kadar saçma gelmedi acaba.
+7
benim bir gizli bildiğim var
(24.04.26)
size tatil ısmarlıyorsa düşünülebilir bi teklif. yok ısmarlamıyorsa saçma.
+1
elorelia
(24.04.26)
benim de bi arkadaşım uçak korkusu olduğu için tek başına uçamıyor ve bazen arkadaşlarından kendisiyle bi yerlere gitmesini rica ediyor, uçak biletlerini almayı teklif ediyor vs o yüzden bana da saçma gelmedi.
ama eşinin araba kullanmıyor oluşu saçma geldi, hangi devirde yaşıyoruz
0
mezzosprite
(24.04.26)
bu arada ben kötü niyetli bir şey kast etmedim, eşiyle tatile gidenlerde arkadaş ihtiyacı hep var eş çocukla uğraşırken mutlaka yalnız kalınıyor.
-1
enteg
(24.04.26)
bu bana teklif edilse; benim boş-beleş, vaktiyle ne yapacağını bilmeyen, kim çekerse oraya gidebilecek, tatil için hiçbir kriteri olmayan vs vs bi tip olduğumun ima edildiğini düşünür ve acayip uyuz olurum. arkadaşım ise, boşluktan 24 saat tavana bakarak yatıyor da olsa, aile tatiline şöförlük yapmasını teklif etmem. başka ulaşım aracı mı kalmadı?
nerden baksanız saçmalık..
-1
lil siztah
(24.04.26)
Samimiyet dereceniz önemli burda bence. Size saçma geldiğine göre o kadar yakın hissetmiyorsunuz. Ha bu arada ben de düşündüğümde bunu teklif edeceğim bir arkadaşım yok mesela, hanımla beraber tatil yapmak varken sırf araba kullansın diye arkadaşımı niye dahil edeyim?
0
kumandanim
(24.04.26)
Eksik veri ile değerlendirmek mümkün değil.
Samimiyet seviyesine, şoförlük teklif edilen kişinin mevcut durumunuza göre değişir.

Örneğin kişi evli mi bekar mı?
bir işle meşgul mü? Evetse, izin alması gereken bir işi mi?
aile bireyleriyle ne derece samimiyet seviyesi var? vs.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.04.26)
www.youtube.com

ben de çocuklu aileyim, valla çocuklu aileyle sadece çocuklu aileler anlaşır. bana gel deseler gitmem. burada önemli olan arkadaşının eşi. tripcan mı değil mi?
0
mikahakkinen
(24.04.26)
Karısı kafasının etini yemiş. Başka çare bulamıyor. Sizin kibarlık yapıp ben götürüp uçakla dönerim sonra da gelir alırım demenizi bekliyor bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.26)
nikini vermek istemeyen üye +1

senin gelmeni değil sadece soforluk yapmanı istiyordur.
0
kuzey li
(24.04.26)
tüm masrafını üstlense bile çekilmez. hem yancı olacaksın hem de sürekli onların keyfine göre oraya sür - buraya sür yapman lazım. bi de kafan attı bırakıp basıp gidemezsin.
0
orpheus
(24.04.26)
(9)

Özel hastanenin istediği tahlilleri devlette yaptırmak

sessizce aglayan sanat
SelamSoru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor
Selam

Soru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor anlayamamak istemiyorum.
0
sessizce aglayan sanat
(23.04.26)
Hangi bölüme muayene olduysanız o bölümün aynısına mhrs üzerinden randevu alıp gidip şu tahliller istendi diyorsunuz. Fakat bazen kıllık yapabiliyorlar bakmak istemeyebiliyorlar.
Çok basit ve bilindik tahliller ise sağlık ocakları da yapıyor ve bir şey demiyorlar. Ama öyle tahliller olsa sağlık ocağına gidin derlerdi mal değillerse.
+2
nolmus yani
(23.04.26)
Yukarıda yazıldığı gibi devlet hastanesinde aynı branşta doktora görüneceksiniz. Devletteki doktor kendi muayenesine göre uygun görürse o tahlillere onay verir. Sırf hasta istedi diye tahlil yazamaz, çünkü masrafı devlet ödüyor ve gereksiz ise hesabını doktora sorabilir. "Önceki doktorum şu tahlilleri önerdi, siz de uygun görürseniz" falan şeklinde rica edebilirsiniz ancak. Sonuçları alınca önce devletteki doktora sonuç göstermek için gidersiniz sonra da özeldekine.
+6
mikro patlama
(23.04.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Özeldeki doktor istedi şunları yaparmısınız derseniz muhtemelen yapmazlar.bence hikayeyi biraz değiştirip fakirlik katarsanız sorunsuz olur bu iş, gene de %90 ihtimalle.ben olsam şöyle yapardım.
Devlette aynı bölüme randevu alıp şikayetimi ve özele gittiğimi söylerim yine.,bir sebeple muayene parası vermeden gidebildiğimi(bir yalan uydururdum uygun şekilde).ama tahliller için yüklü para istendiği ve durumum olmadığı için geldiğimi söylerdim.tahliller zaten e nabız ya da hastanenin laboratuvar sitesine de düşeceği için ister sonuçları özeldeki doktora götürürdüm, ister tedaviye gene devlette devam ederdim.hoş,hayati bişey varsa acil ameliyatlı,zaten bırakmazlar,en azından imza almadan,orası da ayrı.umarım işinize yarar.
0
denizciman
(23.04.26)
Hocaların kendisi devlete yönlendiriyor hocaya söyle o sevk eder
+1
Hallegadola
(23.04.26)
"özeldeki doktor şu tahlilleri istedi ama orada yaptırmak çok pahalı burada yaptırabilir miyiz" isteğine, gittiğiniz devlet doktoru çok aksi nemrut birisi değilse olmaz demeyecektir. özelde tahlillerin ne kadar pahalı olduğunun da farkında, kendisinin özeldeki doktor kadar ilgilenemeyeceğinin de farkında. yani "niye özele gittin bana gelmedin" gururu yapabilecek konumda değil, devlet hastanesinde muayene süresi, ayırabileceği zaman falan biliyor kendisi de.
+2
kibritsuyu
(23.04.26)
kendimden örnek vereyim. ayağımda stres kırığı oluşmuştu; devlette iki fizik tedavi, bir ortopedi uzmanı "bişey yok, dinlen, geçer" diyerek gönderdiler. ayak gittikçe şişmeye devam edince, tavsiye üzerine özelde bir ortopedi uzmanına gittim. adam parmağıyla bir noktaya basıp "bak burası kırık; mr çektir gel, neresi olduğunu ekranda göstereyim" dedi. diğer doktorlar beni 2-3 günlük raporlarla oyaladığından, yaklaşık 1 ay kadar kırık ayağın üzerinde yürümüş bulunduğumdan, iyileşmem 3 ay falan sürdü. bu süreçte kontrollere özelde devam etsem de, istirahat heyet raporu için devlete gitmek durumunda kaldım. 15 günde bir özelde mr çektirip, doktordan görüş alıyordum; raporum uzatılacaksa, ayda bir devlete gidiyordum. devletteki doktora dedim ki "böyle böyle, teşhisi özelde aldım, orada takipliyim. ancak raporumu burada yazdırmak zorundayım. mr'ım burada (her seferinde cd'de götürüyordum), özeldeki doktor istirahate devam etmem gerektiğini söylüyor; uygun görürseniz, rapor yazar mısınız?". Devlet doktoru da her seferinde mr'ı inceleyip, "aynı fikirdeyim" diyip raporumu yazıyordu.

özetle, devletteki doktora saygılı bir şekilde durumu açıklarsanız, özeldekinin önerdiği tetkikleri isteme ihtimali var. ancak doktor iyi gününde olacak, siz onu ezmeyecek şekilde durumu açıklayıp yardım isteyeceksiniz gibi kritik detayları var. uygun diyalog için chat gpt'den fikir alabilirsiniz. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(23.04.26)
Devletten randevu alıp gittiğinde, doktora sempatik şekilde yaklaş, ben şunu diyorum: ben özelde başka bir meslektaşınıza gidiyorum ama tahlillerimi orada yaptıracak durumum yok. Bu tahlilleri verdi sizin önereceğiniz başka bir şey olur mu? Rica etsem yazwr mısınız? 20 yıldır ters yapan olmadı. Devlet hastanesinde nezaket ve kısa yoldan net şekilde kendini ifade etmek her zaman işe yarıyor
+2
gadlemler
(24.04.26)
Ben devlette yaptırdığım tahlillerle “bir de özel hastane doktoruna gözükeyim” dedim. Muayene oldum ve aynı bölgeyle alakalı mr sonucum olduğunu söyledim birkaç gün önceye ait. Olmaz burada çekilmen lazım, bu sonuca ve makineye güvenemem dedi. Bir daha çektirmek zorunda kaldım
+1
Unde bach canim
(24.04.26)
@unde, çünkü devletteki mr görüntüsü karlı siyah-beyaz televizyon gibiyse, özeldeki full hd tv gibi oluyor. burada doktor haklı.
+1
lil siztah
(24.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(14)

gercek ask i anlattigini düsündügünüz dizi/roman/filmler

Purple life
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
-4
Purple life
(21.04.26)
Pretty Woman bence samimi bir film. Bir insanın hayatına sızması yavaş yavaş.
0
ırene adler
(21.04.26)
Blue Valentine
+1
mutekebbir
(21.04.26)
Anna Karenina. Kuraldışı, yıkan yok eden bir şey.
-1
sekizdokuzon
(21.04.26)
Ağır Roman
-4
arbre
(21.04.26)
Ruby Sparks
0
put it in your appropriate place
(21.04.26)
Titanik

Jack en büyük fedakarlığı yaptı. Rose da Jack'e verdiği sözü tuttu.

Murathan Mungan'ın Yalnız Bir Opera şiiri de aşkı yaşamış birinin kaleminden dökülmüş bir eser bence.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Gerçek aşkın tek bir tanımı yok. Herkesin beklentisi farklı.

Bana göre before sunrise
0
kullanicadi
(22.04.26)
Snow and The Tiger
0
rakicandir
(22.04.26)
star wars.

bence baba-oğul kavuşamaması hikayesinin yanı sıra gerçek bir aşk filmidir.
0
Hallegadola
(22.04.26)
Kolera Günlerinde Aşk
0
auroraaurora
(22.04.26)
Requiem for a dream
0
baldur2
(22.04.26)
better call saul dizisinde kim ve saul arasındaki ilişki bence gerçek aşktı
bir de six feet under dizisinde polis memuru Keith Charles ve David Fisher arasındaki aşk çok gerçekti .
bak şimdi aklıma geldi diziyi baştan izleyeceğim . çok güzeldi .
0
devilone
(22.04.26)
big fish
+1
duster
(22.04.26)
(bkz: the fountain)
+1
love and trust
(23.04.26)
(15)

Tanrı neden bazı insanları çirkin, bazılarını güzel yarattı? ...

genki
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil. Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.
Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil.
Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
0
genki
(19.04.26)
Doğru yolu bulmana az kalmış, az daha kafanı çalıştırırsan anlayacaksın
+9
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
Allah insanları yarattığı zaman güzel-çirkin normları henüz oturmamıştı o işi insanlara bıraktı dönem dönem bugünkü çirkin insanlar güzel kabul edildi dönem dönem de tam tersi oldu, tanrının bi kabahati yok bu konuda o her tipten insan yaratmış, onun güzel olup olmadığına karar veren sensin, kendi seçimlerinden dolayı tanrıyı suçlayamazsın. Misal bıyıklı ve dombili İran prensesi uğruna onlarca kişi ölmüş zamanında, öyle düşün.
-2
kizil karga
(19.04.26)
Güzelliğiyle sınamak için...
İstese herkesi milyarder de yaratabilirdi. Zengin parasını dağıtabiliyor mu? İşte zenginin sınavı da bu.
Bizim fırsat olarak gördüğümüz aslında büyük bi sınav.
Güzel kadın acaba güzelliğini suistimal edip zenhin erkek avcısı mı olacak.
Ya da yakışıklı herif nice kadınların aklını başından mı alacak?
Güzellik ve zenginlik fırsattır. Kötü kullanırsan beladır.
-5
halk
(19.04.26)
"Ki biz şüphesiz insanı en güzel bir biçimde yarattık." tin suresi 4cü ayet
herkesi güzel yarattığını iddia ediyor.
+2
my fault
(19.04.26)
İncel teorilerini reddeden karşı bir tez çıkmadı henüz
0
Hallegadola
(19.04.26)
or...
-1
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
bir de şöyle düşün. yakışıklı insanlar zinaya daha kolay ulaşıyor. onlar daha kolay günah işliyor. belki yakışıklı adam cehennemde ateşler içinde yanarken "allah'ım keşke beni de çirkin yaratsaydın" diyecek.

çirkin ve fakir bir insan olarak sınavın çok kolay. ibadetlerini yap geç. zaten çok günah işleme imkanın yok.
-2
nickini degistiren yazar
(19.04.26)
Jsjsjs nickini degistiren yazar +1000
Misal tiger woods abi gelse dese "sen sanslisin gene, ya benim gibi yakışıklı, başarılı ve zengin bir sporcu olsan ve seni gören her kadın yatmak istese ne yapacaktin? Yat kalk dua et, cennette yerin hazir. Benimkisi belirsiz, allaha şükür etmek lazım" misal yani. Ya da brad pitt misal "sen benim bu kadar kadinla yatmaktan mutlu olduğumu mu saniyorsun, keşke senin gibi fakir ve çirkin olsam" falan dese.

Neyse, eğer bir tanrının sizi yarattığına inanıyorsanız başkalarına biraz daha "iyi" davranmış oluyor.
Inanmiyorsaniz da tabiki şans, genetik vs.
+4
logisticsmanager
(19.04.26)
gen aktarımı ve beslenmeyle alakalı dış görünüş
ataları sorgulamak daha mantıklı üremeyebilirlerdi
gerisi bizim tanımlayamadığım irade kaza kader imtihan çerçevesinde; çirkinlik güzellik zenginlik fakirlik pek çok şey sonradan da olabilir doğuştan da

estetik ameliyat bir yere kadar kurtarır sağlığını etkilemeyecekse yaptırsın
burnu kırılıp yamuk kalan da estetik oluyor sağlıklı nefes alan çok az eğri olan da
0
mantık
(19.04.26)
yakışıklı iyi eğitimli ve karizmatik üstelik çok da zengin erkek birey bir arkadaşım var aynen sbu senin söylediklerini söylüyor gerçekten çok enteresan. öncelikle bu düşüncelerden kurtulmanız gerekiyor. erkekseniz ne kadar çirkin olursanız olun body building ile tip skorunuzu hatrı sayılır derecede artırmakla kalmaz mentali de düzeltirsiniz. diş tedavisi vs gibi şeyler de yaptırın. yapay zeka ve internet yardımıyla vücut tipi ve cilt tonunuzu tahlil edip buna uygun dar/bol tarz ya da renkleri tespit edin giyimde herkese her renk gitmiyor. son olarak kadınlara düşmanlık beslemeyin. kadınalra yaklaşırken sırf onların tipine bakmayın. kadınlarla bir şeyler konuşmaya ve paylaşmaya çalışın. mutlu ilişkisi olan erkekler kadının tipine takılıp kalmaktan ziyade kadınalrla hayatı paylaşıp deneyim yaşayanlardır.
+3
iwillsee
(19.04.26)
Tanrı varsa ve o yarattıysa, teker teker güzel çirkin diye ayırdığını sanmıyorum güzel kardeşim ya.

Bir evrim mekanizması yaratmış, farklı kombinasyonlarda çoğalıyor canlılar işte diyebiliriz en fazla.

Güzellik, çirkinlik, iri yapılılık, zayıflık vs... gibi özellikler o canlıların bulunduğu ortama, zekasına göre değişir neyin baskın olacağı, neyin seçileceği.

Yani güzel çirkin diyorsun da neye göre kime göre hangi zamana göre hangi ortama göre hangi kültüre göre...
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
Güzellik, bakanın gözünde oluyor. Seneleeeer evvel, lise öğrencisiyken bir fuarda stant görevlisiydim. Bir çift geldi standımıza. Gidince arkalarından ben “bu zeki adamın bu aptal kızla işi ne?” derken, yanımdaki görevli kız “bu güzel kızın bu çirkin adamla işi ne?” diyordu…

Yılmaz Güney’e boşuna “çirkin kral” demediler. Hülya Avşar gençken İbo hayranıymış. Ben İbrahim Tatlıses’in Hülya Avşar’ı tavlamasını hep İbo’nun başarısı sanardım. Meğer Hülya uçuyormuş “İbo’yu götürdüm” diye…

Yani mevzu “çirkin” yahut yakışıklı olmakta değil. Özgüven meselesi… Biraz tarz, biraz bakım, biraz gayret ile siz de arzulanan kişi olabilirsiniz…

Ayrıca, karşı cinste arzulanan şeyler de yıldan yıla, dönemden döneme, asırdan asıra değişiklik gösteriyor. Gerek fiziksel, gerek fiziki olmayan özellikler…

Olayın tanrısal boyutuyla alakalı olarak ben de her insanın en güzel surette yaratıldığını, insanın kendisini zamanla çirkinleştirdiğini (fiziksel anlamda değil) düşünenlerdenim. Allah her insana, geliştirip faydalanabileceği farklı istidatlar yüklemiş. İnsanın kendindeki cevheri bulup, işleyip parlatması lazım…
0
yadigar
(20.04.26)
ananiyimioguz
(20.04.26)
Aslında Türkiye' de boy, yakışıklılıktan daha önemli. Boyun kısa değilse çok dert etme bence.

Tanrı neden bazi insanları kısa bazılarını uzun yarattı diye sormak daha mantıklı bu durumda.
0
trixi
(20.04.26)
Hayır sen bi homo erectus homo sapiens veya kızıl derili tipi gördün mü onlar ürediyse sen de ürersin rahat ol.

Ayrıca Allahın güzellik çirkinlik adaletini sorgulamadan önce gencecik çocuklar neden acı çekerek ölüyor, neden otistik, spastik, sakat, yapışık, eksik organlı, eksik/fazla uzuvlu doğuyor sanki önce sırada onlar olmalı.
+2
ananiyimioguz
(20.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(4)

Dünya Kupası neden protesto edilmiyor?

makbur
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binl
arkadaşlar benim aklım almıyor. adamlar hiçbir sebep yokken bildiğin keyfi olarak bir ülkeyi dümdüz etti. sadece kız çocuklarının olduğu bir okulu -bu sapıkların ayini bile olabilir- yerle bir etti. 1000'e yakın hastane okul, insanların en temel ihtiyaçları yolları köprüleri paramparça ettiler. binlerce sivil katledildi.

ya hadi ülkelerin cakaları yetmiyor, bir tane mi karakterli sporcu yok "kardeşim ben gitmiyorum bu dünya kupasına" diyebilecek? eskiden sanki böyle adamlar vardı.. yani çıkardı en azından..

insan olarak bu dünya kupasına heyecanım 0. ve buların hiçbir yerde konuşulmaması, sanki bu savaşın hiç gerçekleşmiyormuş gibi insanların yavşakça heyecanlanmalarından da utanıyorum.

spor savaşı engelleyemeyecekse, savaşı engellemeye ön ayak olamayacaksa niye var ki? bu turnuvanın abd'de oynanması ve herkesin de ağızlarının suyu aka aka izlemesi resmen "biz bu savaşı onaylıyoruz kardeşim" mesajıdır.. çok yazık.
+3
makbur
(17.04.26)
hele hele şu cevabın iğrençliğine, yozluğuna bak. artılamışlar bir de.

sen niye boykot edilmiyor diyorsun ama maalesef bu yukarıdaki cevaptaki gibi düşünen rezil zihniyet hala çok güçlü.

hiç orta doğu neden bu halde diye sormayın, "aaağbi 50 sene yaşıycam zaten ya büyük balık küçük balığı yer" deyin. yarın büyük balık gelip sizi yerse de ağlamayacaksınız ama tamam mı? ulan insan şunları yazarken hiç mi utanmaz, siz ne cahil ne köle ruhlu adamlarsınız be, mağarada mı yetiştiniz hiç mi sevgi görmediniz? dünyanın içinden geçtiler, çocuklara tecavüz edip kestikleri yedikleri ortaya çıktı hiçbir şey denmedi, yüzlerce ülkede sürekli darbeler ve savaşlar ama hala bu pislikten filistinliyi lübnanlıyı iranlıyı sorumlu tutan bir zihniyet. bu aptallığın kaçıncı seviyesi, hasta mısınız oğlum siz?

soruya cevaben: küresel çapta bi şey olmasa da boykot edenler var elbette. olacaktır. ama "sıradan insan" için böyle etkinlikler önemlidir, dört senede yapılan ve çok takip edilen bir organizasyon, en başta milyarlar bundan vazgeçecek kadar ilkeli duruş sergileyebilecek olsa zaten bu savaşlar da yaşanmazdı.

ulan akşam akşam öyle sinirim zıpladı ki ben hakikaten böyle bi şey görmedim, yazmak istediğim şeyi de toparlayamıyorum. 2026 yılındayız hala "aaağbi orta doğu bok çukuru yeaaa birbirlerini yesinler" diyor herif utanmadan. şempanzeler bunlardan akıllıdır.
+6
der meister
(17.04.26)
maalesef bircok insan icin might is right. rusya ukrayna'ya saldirdi diye turnuvalardan cikarildi israil cirit atiyor her yerde.
+2
antikadimag
(17.04.26)
Hallegadola
(17.04.26)
Kupanin protesto edilmemesi, maclari izleyen insanlarin olani biteni onayladigi anlamina gelmiyor.

Dusun simdi sen NBA'da bir basketbolcusun... ABD'desin Milli mars calarken, protesto edecek bir sey yapiyorsun... Yarim saatte sosyal medyada linc edilirsin. Ertesi gun nike, adidas ne varsa butun sponsorluk anlasmalarin iptal edilir, sozlesmen iptal edilir... Kariyerin biter.

Sen hayattaki butun haksizliklarda butun kotu olaylarda sokaga cikip protesto mu ediyorsun?

Dunyada bir yerler bombalanirken, bir yerlerde insanlar olurken eminim Tr'de festivallerin, kutlamalarin oldugu zamanlar vardir... Bu Turkiye'ye ya da Iran'da olan bitene, ne ukrayna'da olan bitene ozgu bir durum degil...Dunya boyle bir yer. Bir yerde savas varken birkac saatlik ucus mesafesinde insanlar partiliyor... Hep bu sekildeydi.

Senin yaptigin olan bitenle hic ilgisi olmayan, olayin sorumlusu olmayan birine kizmak. savasi futbolcular baslatmadi, dunya politikasini futbolcular belirlemiyor.

Bu yazdiginin hollandaya kizip portakal bicaklayanlarin, israile kizip kola dokenlerin yaptiklarindan hicbir farki yok.

Takimlardan, futbolculardan beklediginiz kalibredeki protestoyu kendiniz yapmazsiniz ama :)
0
thetruenorthstrongandfree2
(18.04.26)
(9)

Her Şey Çok Güzel Olacak ve Limonata gibi filmler?

lazor
Merhaba,Bir önceki şarap film gecemde dayanamayıp ikisini de elden geçirdim. Ondan önce de Güle Güle izlemiştim.Bu gece için aklıma bir şey gelmiyor. Benzer tatlar verebilecek yeni/eski, tercihen yerli film önerileriniz çok makbule geçer.Teşekkürler
Merhaba,

Bir önceki şarap film gecemde dayanamayıp ikisini de elden geçirdim. Ondan önce de Güle Güle izlemiştim.

Bu gece için aklıma bir şey gelmiyor. Benzer tatlar verebilecek yeni/eski, tercihen yerli film önerileriniz çok makbule geçer.

Teşekkürler
0
lazor
(17.04.26)
temmuzda - im juli
+2
gurur
(17.04.26)
the straight story
+1
inveniam viam
(17.04.26)
Hokkabaz
0
yurtsuz john
(17.04.26)
Sen aydınlatırsın geceyi
+1
egerbiryolcu
(17.04.26)
Anlat İstanbul
0
mutekebbir
(17.04.26)
Hokkabaz www.imdb.com

aynı tarz değil ama diğer iki güzel film:
Pazar: Bir Ticaret Masalı www.imdb.com
11'e 10 kala www.imdb.com
0
late viper
(17.04.26)
Güneşin oğlu
0
Hallegadola
(17.04.26)
DellaMorte DellAmore yani Cemetery Man
0
tadartatmaztadantatar
(18.04.26)
hokkabaz
muhsin bey
www.youtube.com
www.youtube.com daha kaliteli ama maalesef bazı sahneleri kısaltılmış
0
exlibris
(18.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+3
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(8)

Italya turu

horizon
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacakÖnerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacak
Önerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için

Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım ama Türkiyeye girince sorun yasarmıyız 6 litre? Ucak inişi 16:00 olacak yoğun bir zamanda

Roma da outletin tamamını gezmek zor ama özellikle hangi marka mağazalarda iyi indirim vardır?
-1
horizon
(13.04.26)
Yurt dışından gelişte 18 yaşından büyük "kişi başı" 1 litre yüksek alkollü (rakı viski gibi) 2 litre düşük alkollü (şarap bira gibi) 3 kartonda sigara hakkınız var. Bunları aşmayın el koyarlar. Online içki rezervasyonuna gerek var mı bilmiyorum. Geziyorsan alıyorsun işte.
Yaz sonu biz de Roma turuna gitmeyi planlıyoruz hangi turla gittiğinizi ve nasıl geçtiğini yazarsanız benim için de çok iyi olur.
0
etna
(13.04.26)
Tabi ki tur sonrası detaylı bir şekilde iletirim
0
🌸horizon
(13.04.26)
Roma daki outlet ucuz değil, vakit harcamaya değmez. Gitti geldi bi dünya zaman. Romayı gezin amaçsızca. Nehir turu bile harika.
+2
halk
(13.04.26)
turla gitmesen daha iyiydi. yani şeyi anlamıyorum ben pek, romaya gidip outlet gezmek..

biz 5 gün sadece romadaydık yine yetmedi.

tavsiyem yiyebileceğin kadar yemek ye her şey çok lezzetli.

biz 4 şişe şarap getirebilmiştik.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Roma Pastificcio' da makarna,
Bir and Fud hala açıksa bira pizza
Cafe della Pace' de oturup bi şeyler içerken geleni geçeni seyretmek.

Venedik' te de güzel bi sokak makarnacısı vardı adını unuttum ama google söyler.
0
kumandanim
(13.04.26)
marketler freeshoptan uygun olur her açıdan. essalunga crai carrefour lidl vb gibi marketleri bulursanız daha uyguna alışveriş yapabilirsiniz. çikolata kahve vb. daha çeşitli bulursunuz hem. easter sonrası indirim vardır ürünlerde eheh.

roma ve firenze'de girmek istediğiniz müzelere önceden rezervasyon yaptırmalısınız ya da beklemeden geçiş sağlayan tur şeyleri alın getyourguide'dan.

tren ya da araç kullanacaksanız firenzeden pisaya geçebilirsiniz yarım günlüğüne. ama floransayı tam anlamıyla gezdiğinize emin olun.

bistecca alla fiorentina güzel firenze'de, ben orda yemedim kendim yapıyorum gerçi de inekten yapılıyor - manzo.

her yerde napoli pizzacılarını bulmaya çalışın. milanoda bir akşam yemeğinde aperativo yapın navigli'de yemek tadarsınız değişik değişik. roma'da her şey turistik, pompi tiramisu el yapımı makarna vb. ama roma trasvetere bölgesi güzeldi.

venedikte de kalmayın eğer zorunda değilseniz, gidin veronada kalın. bir şehir daha görmüş olursunuz.
0
kveldulv
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
Şu iki soruda Roma için yeme içme önerileri var
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
floransa- trattoria dall'oste burada et yiyin, rezervasyon gerekiyor
0
dfn4
(13.04.26)
(7)

Orban kaybetti. Neler olur?

mikahakkinen
2023'de Kılıçoğlan mağduriyetinden sonra benim pek bir umudum yok. Deli Mustafayı deli ibrahimi tahta çıkarmış bir toplumun ferdi olarak komşuda pişer bize hiç düşmez kafasındayım.Orban yenilgisini nasıl okumalıyız?
2023'de Kılıçoğlan mağduriyetinden sonra benim pek bir umudum yok. Deli Mustafayı deli ibrahimi tahta çıkarmış bir toplumun ferdi olarak komşuda pişer bize hiç düşmez kafasındayım.

Orban yenilgisini nasıl okumalıyız?
0
mikahakkinen
(13.04.26)
işim gereği Macarlarla belki 7-8 yıldır çalışıyorum. Hatta ekibimde 3-4 tane vardı.
Covid döneminden beri ekonomileri çok çok kötü. Yani asıl kendisinin gitme sebebi bu. Konuşurlarken hep açık açık "gitsin yeter" diyemiyorlardı ama anlıyordum yani
Gelen abi de gene merkez sağ ama en azından toplantılardan sonra rusya'ya koşup "bakın bakın ne anlaticam" demeyen, pro-ab bir abi. Bu sebepten ab için iyi oldu. Rusya için de bir adet piyon kaybı oldu.
Yenilgiyi aynı anda hem ekonomi kötü giderken, hem putin ve Trump köpekliği yapıp bir de kendi yandaşlarını zengin eden hükümetin düşmesi olarak yorumlayabiliriz. Jd vance etkisi, adamın kaybetmediği savaş yok. Bu akşam aynı anda trump, putin, Netanyahu, meloni, le pen hepsi üzüldü.

Türkiye'de olur mu? Sanmam. Zaten içeri atarlar hemen bir bahane bulup.
+2
logisticsmanager
(13.04.26)
Barrack Vance’dan büyükmüş onu anlamamız gerekiyor.

www.bbc.com
+1
Hallegadola
(13.04.26)
orban sadece kaybetmedi bu sonuçlarla silinmiş oldu. Fidesz kendi kurduğu sistemin artık kurbanı halinde, sadece iktidarın kararlarını bekleyecekler.
Magyar hızlı bir şekilde kadrolardaki kilit isimlerin görevden alınacağı, yolsuzluk için kurul oluşturup geçmişe dönük tüm ihalelerin, teşviklerin, transferlerin inceleneceğini söyledi.

2 sene önce orban magyar'ı hapse atmak istemişti ancak AB parlamento üyesi olduğundan dolayı dokunulmazlığı sayesinde elleyememişlerdi.
Bende orban'ın bırakacağını düşünmüyordum ama paşa paşa kutladı, ayrıldı. İdeolojiler bunlarda bizdeki gibi sert yaşanmıyor sanki.
+2
croswell
(13.04.26)
bu bahsettiğimiz ülkede 35 sene önce demokrasi yoktu. nato ve ab üyesi değildi. denize çıkışı yok. triyanon ve ikinci dünya savaşıyla beli bükülmüş, 1956da budapeşteye kızıl ordu girmiş, avrupa için çok da kıymetli bir hale gelmemiş bir ülke macaristan.


peki türkiye nedir? neden adamın biri çıkıp osmanlıdaki millet sistemi iyiydi yaaa diyor? bop neydi bop emekti
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Macaristan ve Avusturya eskiden tek devletti. ayrildiktan sonra Avusturya batiya yakin Macaristan rusyaya yakin gibi oldu diye dusunulebilir. Tabiki donemsel degisiklikler oluyor. Ama vaziyet genelde boyle. Dolayisiyla secim sonucu AB icin kazanim. Ama inanilmaz bir zafer de denilemez. Cunku macaristan AB icin inanilmaz onemli bir ulke degil.

Asil etki Avrupada zaman zaman olusan ideoloji degisimlerinin bir ulkeden baslayip digerlerine de yayilmasi olabilir. Domino etkisi yani. Ama Macaristan o kadar etkili bir ulke degil. Su an sag populizmin aktif oldugu Fransa, Italya veya Hollanda da boyle bir degisiklik olsa degisim asil o zaman hissedilirdi. O yuzden bolgede inanilmaz bir etkisi olacagini dusunmuyorum.
+1
nuevo
(13.04.26)
macaristan ne zaman rusyaya yakın oldu?? olmak zorunda mı kaldı?
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Türkiye ile kıyaslamak makul değil. AB ülkesi olmasaydı Orban'ın seçime rağmen iktidarı bu kadar kolay bırakmazdı. Bkz. Belarus seçimleri
+1
biravekahve
(13.04.26)
(14)

Sevgiliye estetik olmasını söyler misiniz? evetse nasıl?

japon balığı
Merhaba,Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkin
Merhaba,
Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkinizin başlarında ileride estetik yaptırırsın gibi şeyler çıtlatmışsınız laf arasında ama kendisi pek düşünmüyor, yanaşmıyor. Siz hem gözünüze güzel gelmesini hem de onun daha iyi görünmesini istiyorsunuz, ama öte yandan da onun bedeni, onun kararı elbette. Bu konuyu onu kırmadan nasıl söylersiniz? Sevgilinize daha önce böyle bir şey dediniz mi? Nasıl demek gerek? Sevgiliniz size böyle bir şey dese rahatsız olur musunuz? İlişki içinde partnerden böyle bir şey istemeye hakkımız var mı?
-20
japon balığı
(12.04.26)
Sanirim sevmiyorsun
+4
üğpoıuy
(12.04.26)
O kişi her gün aynaya bakınca zaten bunu görüyor ve halinden memnun demek ki diye düşünüp böyle bir şey istemem
+5
grimavi
(12.04.26)
Tabi ki hayır. İki gün sevişip ayrılacağın kişiye böyle bir şey söylenmez
0
Cezcez
(12.04.26)
tabi ki böyle bir talepte bulunma hakkınız yok.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
sevgilim bana estetik ol derse "beğenmiyorsan... git" der ayrılırım. ilişkinin başındaki çıtlatma yüzünden ilişkiye başlamazdım bile hatta.
+3
art cat chocolate
(12.04.26)
Böyle bir şey söylemek hadsizlik olur. Kimsenin bana güzellik borcu yok, bana güzel görünmesini istemeye hakkım da yok. Beğenmeyen gider beğeneceği birini bulur.
+1
rock n roll
(12.04.26)
Sevgilimin yüzünde herhangi bir normal dışı durum varken o bununla barışık yaşayacak sağlıklı beden algısına sahipse bende kendi bakış açısımı geliştirmeye çalışırım. Baktım ki benim algım gelişemiyor, bunu aşamıyorum, gözüm sürekli oraya gidiyor o zaman başka bir bahane ile ayrılırım ki bu da elimde olmaz. Ama bu benim için kendimle ilgili çok şey söyler ve bu olaydan sonra enerjimi beden algımı sağlıklı hale getirmek için harcarım. Bir başkasının barışık olduğu bedeni ile yorum yapma hakkımın olmadığını tabii ki biliyorum ama bu bana kendimle ilgili bir şey gösterir, bu düşüncede birinin bir trafik kazası geçirdiğini düşünsene, hayatı biter. Diğer taraftan da bana erkek arkadaşım böyle bir yorumu olması aramızdaki ilişkiyi bozan temel sebeplerden biri olur, özgüvenimin düşmesine ve başka kadınlarla ilgili yorumlarına normalin üzerinde tepki vermeme sebep olur bu sebeple de anormalliğim olsa hemen düzeltirdim, bahsi geçen kişi olmak daha üst bir level bence insanlıkta.
+6
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
Insallah en yakin zamanda senden kurtulur bu kisi. Nasil bu kadar patavatsiz olabiliyorsunuz, nasil bu tur bir hakki kendinizde bulabiliyorsunuz aklim almiyor.
+5
Kittie
(12.04.26)
Böyle bir se söylemezdim. Disi kirilir disini yaptiralim dersin fe kaza yok bir sey yok zaten her seyin sana güzel gelmesi lazim, kötü olsa bile.
-1
Purple life
(12.04.26)
ruhlar aleminde yaşamıyoruz. benim güzellik kriterim sabah uyandığımda yanımda huysuz çirkin bi kadın görmemek.

yavaştan fuckbuddye dön, o arada da başkasını ara.
-10
plastic_angel
(12.04.26)
www.imdb.com
şu bölüm aynı sizin derdi anlatıyor. önce siz bi izleyin, kafanıza yatarsa beraber izlersiniz. üzerine konusu da açılır böylece.
0
neira
(12.04.26)
bana hikaye tutarsız geldi, pic or didnt happen
sigorta estetik operasyonu neden karşılaşın
nasıl bir yamukluk

sevgili olurken karar verecektin sonradan meydana çıkan bi şey değil
0
mantık
(12.04.26)
Ben doğuştan gelen kusurlar hakkında böyle bir şey söyleyemem ya. Mesela burnu kemerli ve kötü gözüküyorsa en fazla kendisi konusunu açıp ameliyat mevzusunu açarsa “olabilirsin sana yakışır” derim. “Olman lazım” falan diyemem mesela. Ama kilo alınıp verilen bir şey ya ve sonradan oluyor ya, o yüzden o konuda söylerim. Bana kendi belirlemeyemediği/ kontrol edemediği şeyi eleştirmek/kıracak yorum yapmak insani gelmiyor.
0
Unde bach canim
(12.04.26)
Beğenmediğiniz insanlarla neden ve nasıl sevgili oluyorsunuz ?
+1
Hallegadola
(12.04.26)
(8)

Çok sevdiğiniz ama size uygun olmayan birinden ayrıldınız mı hiç ?

madridista19021902
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi. Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..

Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi.

Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?

Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de ayrıldım. Tüm mantığım onu unutmam ve önüme bakmam gerektiğini söylüyor. Şu ana kadar da bunu yaptım. Bazen kalbime yenik düşecek duruma geliyorum.

Sizce mantığımı dinlemeye devam mı etmeliyim ?

Siz bu durumda nasıl davranmayı tercih etmiştiniz ?
+1
madridista19021902
(12.04.26)
Sevgin aşkın sana büyülü ve biricik geliyor normal fakat yürümeyeceğini gördükten sonra ayrılık yaşayan insanlar sık rastlanan bir durum hayatta
+1
grimavi
(12.04.26)
Bıçak gibi kesip atarken kırdığınız kalplerin ağırlığını bir ömür taşıyın istiyor o kişi, haberiniz olsun. Görünen mantık değil hevesin bitmesi olarak geliyor. Eğer bilerek başladıysanız. Sonradan ortaya çıktıysa da kimseyi yok sayarak gidemezsiniz, değersiz hissettiremezsiniz kendi bencil sebepleriniz için.
-1
mslny
(12.04.26)
Bu parametreler sonradan mi ortaya cikti. O zaman mantigimi dinlerim. Bana uygun gelmiyorsa biter.
Ama sende herhalde bastan belliydi. Cunku obur turlu butun biten iliskilerde o yasaniyor zaten. Bi seyler gorulup bitiriliyor.

Bastan kabul ettiysen ve sonradan yok yapamayacagim dediysen de tabii senin kararin yine ama artik unutacaksin. Donme bir daha. Karsi taraf da insan sonucta.
0
Kittie
(12.04.26)
ozan, sen misin?
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Evet bir çok kez. Bizim ülkede date kültürünün olmaması büyük handikap. İlla duygusal yatırım yapacaksınız her önüne gelene. Sonra kalbiniz biraz orada biraz burada bıraktığınız kırıntıların toplamından oluşuyor. Anı yaşamak için önce tanıştıktan ve uyuştuktan sonra duygusal birliktelik.
+3
gabe h coud
(12.04.26)
Bana uygun olmayan birini çok sevemem.
Mantığım o kadar kolay durmuyor, en baştan olmayacağını bildiğinde sevmeye engel oluyor.
+1
Bruce
(12.04.26)
tanıdıkça uygun olmadığını görmek çok normal aslında. şak diye ilişkinin adını koyduğumuz içi, tanıdıkça olumlu/olumsuz tarafları görüyoruz. uygun olmadığını bile bile devam etmek mutsuz bir geleceği peşinden getiriyor.
0
kondansator
(12.04.26)
Kilo ver
-1
Hallegadola
(12.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(13)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(4)

2026 turizm sezonu

yurtsuz john
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahs
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.

Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahsediliyor.
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Bu yıl araplarda ciddi azalma var, avrupa ve uzak doğu arttı. Ruslar geçen yıla kiyasla biraz düşük. Bu bilgi tamamen İstanbul'a gelen turist profili gözlemime dayanıyor. Saçma sapan konsolosluk saldırısı gibi olaylar olmazsa bu sezon iyi geçer diye düşünüyorum.
0
beetlejuice
(11.04.26)
Turkiye'nin imaji Avrupa'da ucuz tatil destinasyonu seklindedir. Savas, belirsizlik, petrol fiyatlari vs gibi sorunlar var ama Avrupali tatile gitmeyim demez asla. Ama kemerleri sikalim biraz, bir level duselim diyerek Ispanya, Italya'ya giden kesim de Turkiye'ye akacaktir diye dusunuyorum. Rus pastasini zaten Ukrayna savasindan beri biz yiyoruz.
-1
freedonia
(11.04.26)
türkiye rezervasyonlari da düsüyor su an.
avrupa'da da su anda enflasyon korkusu var. iran x abd savasi devam ettigi sürece turizm geliri düser bence.

belki fiyatlar düsecegi icin doluluk olabilir ama o zaman da para harcamayan cer cöp tayfa geliyor.
ülkeye her yil döviz getiren ve yüksek para harcayan turist profili gurbetcilere kaldiniz yine dfklgjdf
-1
Purple life
(11.04.26)
Tam tersi bizde de düşüyor bu sene diye biliyorum
0
Hallegadola
(11.04.26)
(6)

Kahve gazıyla nasıl başediyorsunuz

covered
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müd
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müdahale etmiyorum, zaten o sütler de bir yaraya merhem olmuyor. ne verirlerse onu içiyorum. Bu gaz sorunu ile boğuşanlar ne yapıyor merak ediyorum.
-1
covered
(10.04.26)
1. Laktozsuz süt isteyin normal hiçbir zihniyetten şu cümle çıkmaz “osuruyorsan içme dalyarak”, merak etmeyin.
2. Sade kahveye geçiş, en temizi bu bence.
+2
mutekebbir
(10.04.26)
Bende de inanılmaz gaz yapıyordu. Filtre kahve içiyordum, Americano ya geçince gaz sıkıntım geçti,. pişirme tekniğiyle alakalı sanırım. Detayını bilemiyorum.
+1
sekizdokuzon
(10.04.26)
Bir süredir sabahları 4 shot espresso içiyorum. Kahveyle işim 10 sn içinde bitmiş oluyor. Zınk diye uyanıyorum. Tertemiz.
0
gabe h coud
(10.04.26)
Ben de rahatsız olurdum, asıl sütten olduğunu anladım.
Sade kahve baya daha rahat bir şey.
+1
burfak
(10.04.26)
kahve gaz mı yapıyormuş? sütle alakalı olmasın o. bende kahve hiç gaz yapmaz. süt tüketmem. süt giren kahveyide içmem.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Laktozsuz sütle içince olmuyor o
0
Hallegadola
(11.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(9)

iran abd/israil savaşından neleri öğrendiniz?

messina123
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.-abd, göz boyamadan ibaret. -çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. benc
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.
-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.
-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.
-abd, göz boyamadan ibaret.
-çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. bence dünyanın süper gücü çin.
-türkiye'nin ortadoğuyla din dışında bir alakası yok. avrupa ile din dışında tüm çıkarlarımız uyuşuyor. bence ab de bunun farkına vardı. yakın gelecekte avrupa birliği'ne bizi davet edeceklerini düşünüyorum.
-bunun sonucu olarak kktc de dünyada tanınan bir devlet olacak.
-rte ekonomik sebeplerle seçimi kaybedecek ancak muhalefet olarak düşündüğümüz kadar kötü bir başkan değilmiş. evet çoğu muhalif belediye başkanı içeride olmasına rağmen bunu diyorum. bence seçimlere az bir süre kala hepsi çıkacak.
-yunanistan bizden köpek gibi korkuyor. avrupa'nın gözünde biz yunanlılardan daha değerliyiz. ab üyesi olmamamıza rağmen.
-savaşın kazananı yok. abd'nin itibarı yerle bir oldu. israil'e tüm dünya düşman. mollalar da ya kendi halkı üzerinde yumuşayacak ya da tarih olup gidecekler.
-6
messina123
(09.04.26)
bogazlari kontrol etmek onemli. dolayisiyla recep tayyip erdogan, kanal istanbul projesi gibi mevcut sozlesmeleri riske atabilecek sacma projelerden vazgecmeli. yani bu konu uluslararasi bir mesele haline gelebilir.
+6
Sour
(09.04.26)
dünyada artık diplomasi diye bir şeyin olmadığını öğrenmedik de kanıtlanmış oldu. Demokrasi diye sürekli çığırtkanlık yapan ABD'de artık parlamento vasfını kaybetmiş tek adamcılığa dönmüş. Türk siyaseti dünyaya çok şey öğretti. ABD'de de savaşmıyoruz, terör operasyonu diyerek kılıfıyla operasyona zemin hazırladı.
+1
croswell
(09.04.26)
bugün bu güce sahipsek bunlar sayesinde:

tr.wikipedia.org
tr.wikipedia.org
+2
Hallegadola
(09.04.26)
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.

Hayır bu ikisi birbirinden ayrı olaylar
+6
grimavi
(09.04.26)
İran kadar güçlü değiliz. Türkiye'nin ABD'yi ve İsrail'i vurduğunu hayal edemiyorum. İran dokunulmaz görülenlere çok güzel dokundu. Laiklik tartışmalarında hep bir gecede İran olacağız esprisi dönüyordu. Şu an keşke bir gecede İran olsak diyorum. Hipersonik füzesi var adamların.
-7
arbre
(09.04.26)
İsrail bir terörist devlet.
Amerika sanıldığı kadar güçlü değilmiş. Artık işi zor.
Petro dolar sistemi çökecek.
Çin, yeni dünya lideri.
Artık ortadoğunun ağası, dayısı, haraçcısı İran.
Türkiye ortadoğu bataklığından sıyrılmalı.
Avrupa, demokrasinin ve adaletin kalesi
Yeni dünyada çok güçlü bir ekonomin varsa varsın. Yoksa zavallısın.
Artık savaşlar ekonomi ve füzeyle ve başkasının füzesiyle ya da teknolojisiyle gerdeğe girilmez.
Liyakat, adalet ve eğitim şart.
+1
Mirket
(09.04.26)
Siyonizmin kendi rahatı için her zamanki gibi ABDyi , ABD askerini hatta Trumpı bile harcayabileceği yine ortaya çıktı .
Biri bir haber getirince arkasını araştırın diye bir husus vardır. Trumpın açıkça bu savaşın başında (başta başkan yardımcısı jd vance olmak üzere ) kendi adamlarını dinlemeyip tamamen mossadın raporları ve gazıyla savaşa girmesi çok vahim bir durum .
Birbirinden farklı bir çok kanal ve yorumcu bunu dile getirdi .

Dubai'de gibi rahat sorunsuz , ABD üsleri emniyetinde(!) olan cazibe yerlerinde emlak fiyatlarının büyük oranda düşmüş olduğunu öğrendik .

Bizim çok yorulmadan çeşitli devlet veya uluslararası kurumların yakın zamanda Türkiye'ye gelerek çeşitli proje ve anlaşma teklif etme potansiyeli de arttı.

Kendi silahlarımızı yapmanın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı .
Ve varsa s-700 , s-800 leri de almamız gerekiyor Rusya'dan.

ABD'nin , er Ryan'ı kurtarmaktan çok asıl kendisini bile zor kurtarabileceğini görmüş olduk. Kara harekatında Persler tarafından o karasal dağlık bölgelerde 300 ile başlayıp sonunda 3,5 spartalıya çevrilebileceği bir çok farklı kaynakta defalarca anlatıldı .

Çeşitli sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin de bu gibi son savaşlarda ABDye veya siyonizme sürekli veri kaynağı sağlamayla savaşa taraf olduklarını iyi anlamak lazım.
Çin'in böyle anlarda sessizliğinin , gerçekte sinsilik olduğunu yine anlamış olduk .

Türkiye'nin Afrika ve Ortadoğu'daki diplomasi savunma , iş kolu ve diğer yapılanmada gibi alanlarda etkinliğinin artmasının elzem olduğunu görmüş olduk .

Körfez ülkelerinin petrolün verdiği rahatlığıyla Gazze'deki katliama yıllardır sessiz kalmalarının cezasını , kısmen de olsa persler eliyle çekebileceklerini görmüş olduk.
Kendi topraklarında bulunan ABD üslerinin onları koruması vaadi tamamen hayal hatta felaket olduğu ortaya çıktı .

Böyle savaşlarda Türkiye'nin önemi daha çok öne çıktı .

Ayrıca şimdilik İran'ın da siyaseten bize yakın olmalarının arkasında kalan , pek görünmeyen şey ise ABD ile anlaşma yapacakları yer konusunda bizi değil pakistanı seçmeleri gerçekte önemli bir ayrıntıdır.
Bile bile Türkiye'nin bundan diplomatik kazanım elde etmesini tercih etmediler.

Hatırlayın Ukrayna Rusya savaşında bile tarafların anlaşmaları İstanbul'da olacaktı ama o zaman da araya engel olarak İngiltere girdi .
-1
diyecevaplandı
(09.04.26)
benim kendime çıkardığım sonuçlar şunlar:

- "uluslar arası hukuk" laftan ibaret.

- gönül isterdi ki iranlılar kendi elleriyle ve kanlarıyla molla rejimi devirsin; ancak "iyi" başlayan süreç sonradan devam ettirilemedi ve göstericilerin büyük çoğuluğu molla rejimi tarafından kıyıma uğratıldı.

-İspanya'nın ilkelerinden taviz vermemesi takdiri hak ediyor. Viva El Rey! Viva Espana!

- bunun böyle olmasında abd'nin ve israil'in göstericileri bahane edip tamamen kendi bencil çıkarları için İran'a saldırmalarının da payı var. psikolojik üstünlük sanki İran'a geçti gibi.

- "hitler bunlara az bile yaptı". sanırım burada israil'i değil, yahudileri kast ediyorsunuz; zira hitler hayattayken israil henüz kurulmamıştı. buna rağmen bu ifadeye katılmam mümkün değil. israil'in politikalarının tüm yahudilere mal edilip, hitler'in haklı bulunması son derece hakkaniyetsiz bir tutum. israil karşıtı ciddi bir yahudi kitle de var; bunu da hesaba katmak gerek.

- "kullanışlı aptallar" her iki taraf için de çok verimli bir kaynak. seküler bir yaşam tarzına sahip bir kimsenin, bir protestoda "tarihin doğru tarafında olun" yazılı ayetullah resmini taşımasını başka türlü açıklayamıyorum.
0
pangea
(10.04.26)
Şunları iyice anladım

-Ticaretini, silahlarını, teknolojini AB, ABD, ukrayna ,israil vb 'ye bağlama. Komşularla aranı iyi tut

-Ülkemiz her ne kadar pohpohlansa da bir anda batı kulübünün saldırısına uğrayabilir.

-Ambargo ve saldırı geldiğinde canı pahasına bize sadece iran ve dostları yardım eder. O da dini sebeplerle

-İzzet ve şeref ancak Allah katındandır, masonik sembollerde yahudi lobilerinde aranmamalıdır. Dünyadaki güçlüye boyun eğmek, ortak olmaya çalışmak yarar getirmez.
0
hebanon
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

Sıfır arabanın ilk bakımı

condom kurşunu
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
-1
condom kurşunu
(08.04.26)
Sen randevu alıp gideceksin. Günü kaçırma. Bazı markalar geç getirmişsiniz diye arızaları garanti kapsamına almayabiliyor. Genelde psa grubu yapıyor bunu.
+1
jackyr
(08.04.26)
:) kendiniz gideceksiniz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.04.26)
Arabanın kendisi randevu alıyor
+1
Hallegadola
(09.04.26)
ilk önce siz götürün, daha sonraki periyodik bakımlarda mesaj atan ya da arayan servisler var. benim reno servisim arayıp özel fiyat veriyordu başka yere gitmeyim diye.

araca yapılan işlemleri takip etmek için sürekli aynı servisle çalışmak daha verimli oluyor o yüzden ilk gideceğiniz servisi iyi araştırın.
0
duyuruuser
(09.04.26)
yeni arabalarda aslında bu randevu sistemi otomatikleştirilebilir, her tarafı yazılım zaten. bir tane de randevu servisi yazsınlar. ekranlardan il-ilçe, gün seçelim en yakın müsait servise açsın randevuyu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.04.26)
siz iletişime geçip randevunuzu alın götürün. beni de satın aldığım bayi aramıştı gerçi, bakımınız yaklaşıyor gelin falan diye. ben başka bir yetkili servise götürüp bakımını yaptırdım.
0
exlibris
(09.04.26)
(6)

ABD'de Macaristan'da Neden Orban'ı Destekliyor?

pangea
kıymetli duyuru sakinleri,yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs. imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa
kıymetli duyuru sakinleri,

yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs.

imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa şubesi gibi çalışıyor. bir nevi truva atı yani rusya'nın.

bu açıdan bakınca abd'nin orban'a desteklemesi tuhaf görünüyor; öte yandan maga politikacılarla ile orban ideolojik olarak uyuşuyor da, diğer farklılıklar görmezden mi geliniyor ideoloji aşkına?

kafam bir miktar karıştı ve sizlere de danışayım dedim.
+2
pangea
(08.04.26)
haklisiniz, fakat otokratik ve diktator liderler kendileri gibi olanlari severler cunku kontrol etmesi kolaydir. herhalde ideolojiler bir sekilde uyusuyorsa her konuda bir sekilde anlasiriz gibi dusunuyorlar. cunku karsi tarafta "sol egilimli" demokratlar var. bunlarin da isi gucu yesil enerji, ekoloji falan diyerek petrol piyasasini bozmak, sermayeyi zora sokmak, lgbt, cinsiyet esitligi falan diyerek sosyal duzeni degistirmek.
+3
Sour
(08.04.26)
ideolojinin yanı sıra aksiyonlar da var, özellikle ukrayna'ya karşı tutumla ilgili olarak avrupa'da en çekimser duran lider orban. 90 milyar avroluk mu neydi bir paketi de reddetmişti. göçmen mevzusuna, lgbt olayına vs bakışı da avrupa'da en sert lider olduğundan yan yana durmaları çok doğal. özetle ideolojik yakınlık, ab içinde çatlak ses olması ve rusya ile farklı ilişkileri onu daha da kullanışlı yapıyor.
+1
awlmi
(08.04.26)
zelensky sarlataninin yalini kesip zirlatan kim varsa dogru yapiyordur.
arkadaki isim trump olur, supertramp olur farketmez. komsuda umarim orban kazanir.
yeter artik verdigimiz para bunlara.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
Mesele otokratiklik diktatörlük değil , onların ulus devleti savunuyor olmalarında yatıyor .
Türkiyemiz de buna dahildir.

Kürecilere göre " ulus devletler" kendi planları için önlerindeki engellerden biridir .
İnsanlarda ulus veya millet bilinci " aidiyet " demek olduğundan küreselciler göçmenliği de teşvik ederler .
Göç başladığında insanlar için önemli olan artık ev bark değil , hayatta kalmaktır. Göç ettikleri yerlerde bir kaç nesil sonra atalarının geldiği yer kendileri için de çok önemli olmayacaktır.
Aslen tabi olduğu yeri unutan , önemsemeyen veya bilmeyen insanlar küreselciler için çok kullanışlı ve istenen şekle konulabilecek bir malzemedir.
Üzerlerinde her çeşit deney bile yapılabilir.
Sosyal medyası olan çeşitli teknolojik şirketlerin bile ( göçmenler temel alınarak) dijital vatandaşlık çalışmaları da var .

Sözün kısası ABD'de Biden zamanında göç teşvik ediliyordu. Trump geldi engel oldu.
Zamanında sorosun da planlarını bitiren Rusya ile bu bakımdan benzer yönleri var şimdiki ABD hükümetinin.

Üstte otokratik monarşi diktatör diyen kişi Rusya'nın sınırında bir devlet başkanı olsa durumu daha iyi anlayacak.
Gerçekte rusya gibi bir gücü kimse karşısına kolay kolay almak istemez.

Tarihten, uluslararası ilişkilerden haberi olmayan zelenisky gibi biri ise küreselciler için kullanışlıydı ve natoya girme gibi bahanelerle Rusya'yı karşısına aldı. Oysa Rusya uyarmıştı.
Sonuç :
ukrayna darmadağın...
erkek nüfusunda büyük azalma, askerlikten kaçışlar vs..
Zelenisky'e en yakın kişilerin ise yolsuzluk yapmaları ayrı bir konu .
-2
diyecevaplandı
(08.04.26)
neden reisi destekliyor. abd artık otoriter liderleri destekliyor sebebi de açık. otoriter lider memleketine ne derse kabul ettiriyor. abd için ülkede ajanlık faaliyeti yürütmeden işleri çözmek daha masrafsız.
+1
mikahakkinen
(08.04.26)
orbanın rakibi de orbanın partisinden çıkma zaten. iç politika ve dış politikada radikal bir değişiklik beklenmiyor. sadece ab içinde orban kadar aykırı bir tutumu olmayacak o kadar
0
Hallegadola
(08.04.26)
(31)

Hangi ülkeye seyahat etmek istemezdiniz?

bloodymoon
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?

(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
0
bloodymoon
(06.04.26)
yakutistan.

ruhi çenet soğuttu beni.
-2
enteg
(06.04.26)
Pakistan. Tek kadın olarak gitmek güvenli değil, temiz değil, mutfağı ilginç değil.
+1
kobuzchu kiz
(06.04.26)
Mısır
O kadar çok sosyal medyada paylaşıldı ki piramitler için bile bir heyecanım kalmadı üstelik hayalimdeki gibi de olmadığını fark ettim ve fotoğraf paylaşımlarını gördükçe kendim gitmiş gibi oldum.
+1
egerbiryolcu
(06.04.26)
hindistan
kuzey kore
0
jelly bear
(06.04.26)
Afganistan'a asla gitmem
+3
kullanicadi
(06.04.26)
Hindistan
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Doğu Avrupa, Balkanlar, Venezuela, Kolombiya, Orta Amerika, Orta Afrika. Hiç ilgim yok buralara.

Afganistan, Pakistan, Yemen vs buralara takla atarak giderim.
0
efreet sultan
(06.04.26)
Afganistan, Hindistan ve Pakistan diyenlere de aşırı hak veriyorum,

Ama cevabım Bangladesh.
+3
a perfect lie
(06.04.26)
Banglades
-1
Purple life
(06.04.26)
Fransanın her yeri ve dubai.
Buraya yolu düşenlerle de görüşmüyorum hayatımda.
Bu iki yerin bendeki sevimsizlik seviyesi, tuvaleti evin dışında olan hamamböcekli yer yataklı yayla evi ayarında.
-2
asue
(06.04.26)
Hindistan başta olmak üzere aynı bokun soyu olan Bangladeş, Pakistan vb. ülkeler.
+2
wilhelmwasmuss
(06.04.26)
meksika
0
baldur2
(06.04.26)
Hindistan, Pakistan, Afganistan şeytan üçlüsü. Sadece birini seçmek çok zor.
+2
ekimoloji
(07.04.26)
haiti. bangladeş yanında manhattan gibi kalıyor.
+1
monicapp
(07.04.26)
Ermenistan'a Allah dusurmesin, hic gitmedim gerci. Bir keresinde Londra-Valencia ucuyorum, yaz ayi, herkes tatilci muhtemelen, koridor tarafimdayim. Yan siramdaki 40+ yaslarinda iki kadin muhabbete basladi, ben de kulak misafiri oldum. Ingiliz kadin soruyor ilk tatiliniz mi Valencia'ya falan klasik muhabbetler iste. Diger kadin Ermeniymis, diasporadakilerden sanirim, yazliklari falan varmis Valencia'da. Bu basladi sonra biz millet olarak cok sanssiziz, Turkler'in cografyasinda yasadik, Turkiye bize soykirim yapti, cok acilar cektik bilmemne, magduruz da magduruz, Turklere, Turkiye'ye saydiriyor. Ingiliz de hak veriyor, anlayisli olmaya calisiyor falan da O da sıkıldi yani muhabbetten. Bu nasil komplekstir, nasil bir kuyruk acisi uluorta, sagda solda yeni tanistigin birine niye anlatirsin? Valencia ucaginda yapma bari be bacim, hayat sana guzel halin vaktin yerinde gozukuyor, kizinla tatile gidiyorsun, modunu niye dusuruyorsun? Diasporadakiler boyleyse Ermenistandakiler bizi yatirir keser herhalde:)
-1
freedonia
(07.04.26)
Afganistan, Pakistan, Hindistan triosu.

Aynı şeyi yazmışız, şimdi gördüm.
+2
gabe h coud
(07.04.26)
Düşündüm düşündüm gitmek istemediğIm bir ülke bulamadım :) her ülke sanki ayrı bir hikaye bir de Meksika falan yazanlar Meksika bu dünyadaki cennet arkadaşlar. Keza Ermenistan da aynı Türkiye gibi gayet güzel ve insanları da bizim gibi misafirperver Türk olduğunuzu söyleseniz de - iki kere gittim.
0
euteamo
(07.04.26)
net bangladeş. dünyanın lağım çukuru her anlamda.
+1
ground
(07.04.26)
Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Hindistan.
+2
kumandanim
(07.04.26)
aslinda butun dunyayi gormek isterim. daha cok tehlikeli yerlerden sakinirim simdilik. haiti, somali, sudan gibi. ulkenin her yeri illa kotu diye bisey yok bu arada. iyi yerleri de var, kotu yerleri de. medyada da ulkelerin durumu abartilabiliyor.
0
ermanen
(07.04.26)
Bütün ortdadoğu ve afrika ülkelerini kafadan elerim.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Hayatımda bu kadar sacma sey duymadın şimdi gidip
kuzey kore,iran vs desen afganistan çıksa ölecen tam tersi olsa gitsen yine ölcen
kime ayak yapıyosun sen
-9
smokee
(07.04.26)
Şunu aklıma getirdi;
youtu.be
0
logisticsmanager
(07.04.26)
Birkaç ay önce biri burada "Hindistan'da hiç mi düzgün yer yok?" tarzında bir soru sormuştu. Bollywood yıldızlarının yaşadığı yerler hariç hiç eli yüzü düzgün bir cadde, nezih bir semt yok mu bu ülkede, hiç bulamadım google street view'da demişti. Başta dalga geçiyor ya da saçmalıyor sandım. Sonra epey bir zaman ayırıp kendim denedim. Düzgün yer bulamayınca ortalama gelirlerin yüksek olduğu bölgeleri bulup oraları denedim. Yok arkadaş. Gerçekten en iyi denebilecek sokağı bile rezalet durumda. Her yer döküntü, yollar vs. berbat.

Neyse. Hint kültürü vs. ilgi çekici geliyor olabilir (bana hiç gelmiyor da). Ama bu ülkeye gitmek için şahsen benim hiç merakım yok. Pakistan ve Afganistan daha da kötüdür eminim.

edit: Bir youtube akımı var "exploring Turkey (ya da başka ülke) until it's ugly" diye videoya başlayıp Türkiye'den rasgele noktalara google street view adamını atıp güzel mi diye bakıyorlar ve baya 10-15 noktadan sonra ancak güzel olmayan bir yer bulabiliyorlar. Bunun "exploring India until it's beautiful" versiyonunu yapsak video 2 saat devam eder heralde güzel bir yer bulana kadar. Lanet bir yer yav. Sinirlendim hee.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
tüm ortadoğu elendi. asya merakım da yok hiç.
0
mor oje
(07.04.26)
Hindistan
0
baldan kaymak
(07.04.26)
sadece politik veya ekonomik sebeplerle var olmuş, çoğunlukla kendi vatandaşının bile bir halta saymadığı ruhsuz dandik ülkeler. bae, lihtenştayn, israil vb... onun dışında eğer güvenle bulunup sağ salim çıkabileceksem uganda'daki kabileden tut da haitisine kadar her yeri görmek isterdim açıkçası. daha doğrusu "istemem" diye mukavemet göstermezdim. hindistan örneğin bu tür sorularda klasikleşmiş cevaptır, ben de bayılmıyorum, para verip görmek istemem ama "asla istemiyorum" diyeceğim bir yer değil. bir milyardan fazla insan var, bir milyar hayat var, bi ucu başka diğer ucu tamamen ayrı... yaşamak istemem, sempati duymam ama mesela benim gözümde lihtenştayn'dan ya da kuveyt'ten daha kıymetlidir. BOKLU dersin, boklu da olsa pis de olsa bir yaşantının, kültürün, hikâyelerin olduğu bir coğrafyadır. sadece "seyirci" veya "turist" gözüyle çok da şikayetçi olacağım bi şey değil bu.
0
der meister
(07.04.26)
Yazılanlar haricinde kişisel olarak; Tayland.

Herkes ölüyor, bitiyor ama benim ilgimi çekmiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
En net cevabı afganistan ya. Ölüm riskinin en çok olduğu yer.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
Tek ülke ise Net hindistan
0
basond
(08.04.26)
Ekvatoral kuşaktaki bütün ülkeler. Hangisine gitsem güya en soğuk ayda sabaha karşı en soğuk olması gereken zamanlarda bile terden nemden yapış yapış oluyorum.
0
iwasbornonamountainside
(08.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(3)

Memur dil tazminatını YÖKDIL'e girerek de alabilir mi?

lostinway91
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
-1
lostinway91
(05.04.26)
Alamaz. Zaten son yıllarda yds’nin zorlaştırılmasını, memura fazla tazminat vermek istememelerine bağlıyorlar.

www.memurlar.net

www.remzihoca.com:~:text=Dil%20tazminat%C4%B1%20almak%20isteyen%20kamu,dil%20tazminat%C4%B1%20i%C3%A7in%20ge%C3%A7erli%20de%C4%9Fildir.
0
lil siztah
(05.04.26)
alamaz. yds yazıyor mevzuatta.
aslında YÖK'ün eşdeğer kabul ettiği sınavlar şeklinde basit bir düzenlenme değişikliği yapılabilir.
0
renegade
(05.04.26)
Alamaz yds şart.
0
Hallegadola
(05.04.26)
(3)

Buluşma konusu

arbre
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım ve reddetme düşüncesi mutsuz ediyor. Bu sefer kendimi kapatıyorum, aramız bozuluyor. Kalp hırsızlarından yardım bekliyorum.
-16
arbre
(05.04.26)
Yine reddedileceksin
+10
Hallegadola
(05.04.26)
Bu kadın seni daha önce reddeden kişi mi?
+3
ekimoloji
(05.04.26)
geçmişinizi bilmiyorum ama bi kez reddettiyse neden tekrar adım atmaya çalışıyorsunuz? aynı işyerindeyseniz aranızın zaten iyi olması gerekir profesyonel olarak, bu size umut vermesin
+1
mezzosprite
(05.04.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(12)

Fenerli Trollerin Karşılıkları?

eisberg
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
-1
eisberg
(28.03.26)
galatasaray'da kimse parayla trollük yapmiyor
0
koela
(28.03.26)
Galatasaraylılar karın tokluğuna trollük yapıyor:)
-6
kizil karga
(28.03.26)
Bu güruhun beşiktaş versiyonu bülent uslu.
Galatasarayda bu seviyede biri olduğunu sanmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.03.26)
Parayla trollük olması için bir propaganda peşinde olmak ya da camiada keskin çizgilerle ayrılmış cenahların olması lazım. Gs'de, biraz da başarı sebepli, bu dinamikler yok.
Karakullukçu geliyor benim aklıma, bilinçli olarak bu "boşluğu" doldurmaya çalışıyor ama verdiğin örnektekiler kadar düşemiyor.
-1
Bruce
(28.03.26)
var b*şar *zbey, h*l*k yür*k*l*
+2
biravekahve
(28.03.26)
GS'de bu denli yok.

Ercan ahmetler, Rıdvan, fenerli youtuberlar, en az 1 tane daha vardı patlayan sürekli hani kulaklıkla tahtaya puan yazan.

Beşiktaş net bulent - içlerinde en kötüsü bu bence.

Gs de bence: b*şar, haluq y*r*kli, ali naci small, emre k*plan, burh*n can, erinç b*lican, ferh*t Kızıltaş, hüseyin k*yıcı, ilhan t*ys*z, nevzat d*ndar, kadir ç*tinçalı, kağan d*rs*n, kaya t*m*l, serdar k*ll*ci, süleyman ro*s*p, uğur k*r*kullukçu, yakup ç*n*r; aklıma gelenler.

Bülent Timurlenk gibi isimler arttıkça düzelir, keşke her camiada olsa bir sürü, bir araya gelseler, dinlesek. Tadından yenmez.
0
baldan kaymak
(28.03.26)
Rıdvan Aksu, Ahmet Ercanlar, deniz akkaya, lube ayarında gsli trol yok ama erinç bilican ile bişardan nefret ediyorum yani dinlemek istemiyorum seslerini duyunca kulağım kanıyor. Gökhan dinçi de anlamıyorum bjklı mısın gsli misin bışarın yancısı gibi takılıyor onu da hiç sevmiyorum
0
Hallegadola
(28.03.26)
Rıdvanla Ahmet ercanlar ve bilicandan da engeli yedim bu arada
0
Hallegadola
(28.03.26)
GS'nin trole ihtiyaci yok ki. GS taraftarinin yuzde 80'i trol. Son donemde GS dominasyonuyla ne kadar coluk, cocuk, bebe varsa GS'li olmus sanirim. Bizim zamanimizda pokemon, cizgi film bilmemne vardi en azindan. Bunlarin hicbir hobisi, aktivitesi, zevki de yok sanirim. 7/24 sosyal medyada takiliyorlar Icardivekili, komutanOsimhen nikleriyle belese trolluk yapiyorlar. Sosyal medyanin icine ettiler resmen. Garibim Juventus taraftari kendince bir tweet atiyor GS maci hakkinda altta 1000 yorum, kufur girla:) Inanilmaz toksik ve kalitesiz bir kitle.
+1
freedonia
(28.03.26)
Galatasaray'ın trollü yok ancak birkaç tane akılsız spor muhabiri var. onlar da dışlanıyor zaten...galatasaray camiasında mantıksız yorum yapan bir şekilde dıslanıyor
0
monicapp
(29.03.26)
Gs'de bu kadar kafayı yemiş yok. Yoksa yukarıda ismi verilen bazı tipler baya kötüler ama asla bir Rıdvan aksu, ahmet Ercanlar, lube ayar seviyesinde değiller.
+2
logisticsmanager
(29.03.26)
Galatasaraylilarin her biri trol +1.

En akil olanini bile cevirip sorsan Fenerbahce kollaniyor, Fener'i sampiyon yapacaklar, o hakem zaten Fenerli falan diye milyon tane teori uretir sana. Hayir bir de doymuyorlar, o kadar kupa aldilar, basarili oldular, hala hepsinde anlasilmaz bir kin, nefret, tatminsizlik var. Yetistirdikleri cocuga bak: x.com
+1
speedy
(29.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(10)

Yaşlanmak

don’t panic
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda ve göz kenarlarındaki çizgiler belirginleşmiş. Bir başka çocukluk arkadaşımın saçları ağarmış. Az önce bir video izledim 2006 dünya kupasında italyan oyuncuların yaşlarını gösteriyordu. Totti, Buffon falan 20’li yaşların sonunda; şu an hepsi 50’sinde. Çocukluğumda benim için bir idol mertebesinde olan Hagi’nin o dönemki yaşından daha büyüğüm ve kendimden küçük birine o dönem yüklediğim anlam şu an bana çok enteresan geliyor.

Hayat benim için bilhassa 2010’lu yılların ilk yarısından sonra felaket hızlı aktı. Çoğu kişi için böyle galiba. 2012 yılının 14 sene önce olması gerçeğini kabullenemiyorum :) sanki 26 yaşımdan 40 yaşıma 1 senede gelmiş gibi hissediyorum. Ve bunu orantıladığımda birkaç sene geçecek ve bir anda 50-55 yaşımda olacağım diyorum ve sanırım bu bana endişe veriyor. Bilemiyorum, değişik duygular içerisindeyim. 40 yaş bunalımı falan mı bu acaba :D

Öyle işte…
+5
don’t panic
(28.03.26)
41 yasinda benzer hissediyorum. en cok da annemle babamin yaslanmasi uzuyor. yaslanma olgusu uzucu.
+2
lemmiwinks
(28.03.26)
Yaşlanmak böyle bir şey herhalde. Onlu, yirmili yaşlarındaki insanın sonsuz olasılıklarla dolu hayatı yavaş yavaş katılaşıp belli sabit bir döngüye girince sonrasında zaman hem hızlı geçiyor, hem de o döngü içinde orada bir tatil, burada felekten çalınan bir gece dışında pek de bir şey yaşanmadığı için 20 yılı 20 dakikada pek de bir şey atlamadan anlatabiliyorsun.
+1
salihdt
(28.03.26)
30 gibi hizlaniyor, 35-40 arasini pek hatirlamiyorum bebek falan derken bir ara 40 oldum.
20li yaslarda 40a merdiven dayamis abilere olm amma yaslisiniz falan derdim.
gecen biri bana "abi onunde yasasan yasasan 10 sene daha var, ne dusunuyorsun?" diye sordu, tokadi yiyordu..
daha yolun yarisi ya, artik 60 yasinda olene genc diyorlar. :D
80i gorursek iyi..
0
cooperr
(28.03.26)
don't panic
+5
gobekliraki
(28.03.26)
Babam 66 yaşında kendisine amca denilince bozuluyor. Abi denilmesi lazımmış. 30u geçince anladım onu
0
Hallegadola
(28.03.26)
Bence güzel birşey yaşlanmak. Bir kere idrakin artıyor, zihnin büyüyor ve saçma sapan şeylere sktr çekme cesaretin çoğalıyor. Aslında aynı oranda bir merhamet duygusu yığılıyor üstüne, şu cahile biraz bişi anlatayım da öğrensin diyorsun. İlber ortaylının sürekli gençler cahil görmesi bu yüzdendi :)

Bir büyüğüm “5 dk öncesine gitmek istemem. Ben bu saçı sakalı ağartana kadar neler çektim biliyor musun” derdi.

Yaş aldıkça bu düşüncesine katılıyorum. Tek üzücü kısmı sevdiklerin göçmesine tanık olmak. Onlar orda mutlu biz burda hala dünya derdi çekiyoruz. (İnançlıspor)
+2
love and trust
(28.03.26)
Ben de benzer dusunce ve sorgulayislarsayken aslinda bunun kendimi cok onemli gormemle alakali oldugunu fark ettim, kendi dunyamiz buyuk ama gunun sonunda dunyanin butunune baktigimizda mikro duzeydeyiz. Boyle dusununce yaslanmak da daha onemsizlesiyor benim gozumde,2012 vs sonrasininda herkes icin hizli ilerlemesini de yasanan gelismelere yoruyorum ben biraz, sosyal medya, her seyin hizli tuketimi bu donemler girdi hayatimiza.
+1
tuborg yesili
(28.03.26)
Metabolizmamın yavaşladığını hissetmek, saçlarımda beyazlar görmek falan bunlar beni de üzen şeyler ama yaş aldıkça "ben kendimi eskiden ne kadar gereksiz şeyler için hırpalamışım" diyorum o kadar da kafaya takmıyorum yaşlanmayı.
0
kullanicadi
(28.03.26)
Yaslanmak degil ama yas almak kalp ben.

Eski ben iyiydi güzeldi ama manyakti. Kalbini kirmis bir eski sevgili bad boy adeta fkfkfk
Aklima gelirse gülümsüyorum ama hiç özlemiyorum. Her yasin ayri güzelligi var. En güzel yasindayim.
-2
Purple life
(28.03.26)
insan vaktin bu kadar çabuk geçmesini ve hayalindeki çoğu şeyi yapamayacak olmasını zor kabulleniyor.
+1
orpheus
(28.03.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(11)

Small talk

arbre
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
-13
arbre
(26.03.26)
Hiç beceremiyorum. Sıfır
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
Ciddi sorduğunuzu varsayarak ciddi cevap vereceğim. Öyle bir soruya "ne alaka" diye yanıt dönene "yabani" derler. Size değer verip selam verene birkaç cümleyi neden esirgiyorsunuz? Bir gülümseme, bir-iki cümle gündelik sohbet kişideki sosyal nezaketin işaretidir.
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, bu kısım yanlış anlaşılmış. Ben eksik yazmışım. İçimden ne alaka diyorum. Yabani biriyim sanırım.
-7
🌸arbre
(26.03.26)
@arbre, İçinizden dediyseniz o benim yanlış anlamam olsun, kusura bakmayın. Özü aynı ama, sizi sempatik görenin n'aber'ini, nasıl gidiyor'unu bence cevapsız bırakmayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
Hayatım small talk yaparak geçiyor
-2
Hallegadola
(26.03.26)
evet, zorunda kalıyorum. yaşadığım yerde kamusal hayat resmen bunun üstüne kurulu hatta. sokakta herkesle yapınca bir süre sonra bayıyor. çoğu zaman yapmacık olsa da bazen ilginç etkileşimlere yol açıyor. iki gün önce sırada beklerken small talk sayesinde sokakta çaprazımdaki adamın houston rockets’ın sahibi olduğunu öğrendim. işime yaradı mı, hayır ama kulaktan kulağa fısıldaşırken bulunduğum topluluğa dair bir aidiyet hissettim.
0
eileengray
(26.03.26)
Bu sporda olimpiyat şampiyonlugum var. O derece iyiyimdir.
0
duster
(27.03.26)
evet , yapmak durumunda kalıyorum cogu zaman
0
acelaacedebela
(27.03.26)
small talk daha derin konulara girmeden once yaptiginiz, on sevisme gibi bir sey. niye bu kadar gomuluyor anlamis degilim. yolda karsilastiginiz insanla pat diye politika konusmak cok absurd degil mi mesela, ne konusacaksiniz yani baska?
+1
kakaolu kremali biskuvi
(27.03.26)
bence small talk çok güzel bir şey. insanın halinin hatrının sorulması insanı mutlu ediyor. insanların anlık olarak birbirini mutlu etmesi kesinlikle iyi bir şey. insanlar arasındaki gerginliği azaltıyor.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
small talk'tan nefret ederim. /aksi sirin mod off
"gozukmuyorsun" diye sorana uzatmadan cevap veririm ama "bunlarla doyuyor musun?" haddinin bildirilmesi gereken bir laubaliliktir. /fularli mod off
0
warrior princess
(27.03.26)
(1)

Maç Sonları Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

koela
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
📊 Maç Sonları Youtube'dan Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 40 oy kullanıldı.

0
koela
(26.03.26)
Hepsi olmadığı için tüm şıkları tek tek işaretledim
-2
Hallegadola
(26.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.