Giriş
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+2
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+6
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+10
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+2
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+3
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-3
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+2
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-1
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
+1
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(8)

Italya turu

horizon
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacakÖnerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım
Merhaba 19 26 nisan arasi Roma başlangıç floransa venedik ve milano şeklinde bir tur olacak
Önerileriniz ve deneyimlerinize talibim ( tur olduğu için daha cok yeme içme olursa sevinirim ) yada serbest zamanları değerlendirmek için

Dönüş Milano dan olacak duty free online dan içki rezervasyonu yaptım ama Türkiyeye girince sorun yasarmıyız 6 litre? Ucak inişi 16:00 olacak yoğun bir zamanda

Roma da outletin tamamını gezmek zor ama özellikle hangi marka mağazalarda iyi indirim vardır?
-1
horizon
(13.04.26)
Yurt dışından gelişte 18 yaşından büyük "kişi başı" 1 litre yüksek alkollü (rakı viski gibi) 2 litre düşük alkollü (şarap bira gibi) 3 kartonda sigara hakkınız var. Bunları aşmayın el koyarlar. Online içki rezervasyonuna gerek var mı bilmiyorum. Geziyorsan alıyorsun işte.
Yaz sonu biz de Roma turuna gitmeyi planlıyoruz hangi turla gittiğinizi ve nasıl geçtiğini yazarsanız benim için de çok iyi olur.
0
etna
(13.04.26)
Tabi ki tur sonrası detaylı bir şekilde iletirim
0
🌸horizon
(13.04.26)
Roma daki outlet ucuz değil, vakit harcamaya değmez. Gitti geldi bi dünya zaman. Romayı gezin amaçsızca. Nehir turu bile harika.
+2
halk
(13.04.26)
turla gitmesen daha iyiydi. yani şeyi anlamıyorum ben pek, romaya gidip outlet gezmek..

biz 5 gün sadece romadaydık yine yetmedi.

tavsiyem yiyebileceğin kadar yemek ye her şey çok lezzetli.

biz 4 şişe şarap getirebilmiştik.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Roma Pastificcio' da makarna,
Bir and Fud hala açıksa bira pizza
Cafe della Pace' de oturup bi şeyler içerken geleni geçeni seyretmek.

Venedik' te de güzel bi sokak makarnacısı vardı adını unuttum ama google söyler.
0
kumandanim
(13.04.26)
marketler freeshoptan uygun olur her açıdan. essalunga crai carrefour lidl vb gibi marketleri bulursanız daha uyguna alışveriş yapabilirsiniz. çikolata kahve vb. daha çeşitli bulursunuz hem. easter sonrası indirim vardır ürünlerde eheh.

roma ve firenze'de girmek istediğiniz müzelere önceden rezervasyon yaptırmalısınız ya da beklemeden geçiş sağlayan tur şeyleri alın getyourguide'dan.

tren ya da araç kullanacaksanız firenzeden pisaya geçebilirsiniz yarım günlüğüne. ama floransayı tam anlamıyla gezdiğinize emin olun.

bistecca alla fiorentina güzel firenze'de, ben orda yemedim kendim yapıyorum gerçi de inekten yapılıyor - manzo.

her yerde napoli pizzacılarını bulmaya çalışın. milanoda bir akşam yemeğinde aperativo yapın navigli'de yemek tadarsınız değişik değişik. roma'da her şey turistik, pompi tiramisu el yapımı makarna vb. ama roma trasvetere bölgesi güzeldi.

venedikte de kalmayın eğer zorunda değilseniz, gidin veronada kalın. bir şehir daha görmüş olursunuz.
0
kveldulv
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
Şu iki soruda Roma için yeme içme önerileri var
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
floransa- trattoria dall'oste burada et yiyin, rezervasyon gerekiyor
0
dfn4
(13.04.26)
(7)

Orban kaybetti. Neler olur?

mikahakkinen
2023'de Kılıçoğlan mağduriyetinden sonra benim pek bir umudum yok. Deli Mustafayı deli ibrahimi tahta çıkarmış bir toplumun ferdi olarak komşuda pişer bize hiç düşmez kafasındayım.Orban yenilgisini nasıl okumalıyız?
2023'de Kılıçoğlan mağduriyetinden sonra benim pek bir umudum yok. Deli Mustafayı deli ibrahimi tahta çıkarmış bir toplumun ferdi olarak komşuda pişer bize hiç düşmez kafasındayım.

Orban yenilgisini nasıl okumalıyız?
0
mikahakkinen
(13.04.26)
işim gereği Macarlarla belki 7-8 yıldır çalışıyorum. Hatta ekibimde 3-4 tane vardı.
Covid döneminden beri ekonomileri çok çok kötü. Yani asıl kendisinin gitme sebebi bu. Konuşurlarken hep açık açık "gitsin yeter" diyemiyorlardı ama anlıyordum yani
Gelen abi de gene merkez sağ ama en azından toplantılardan sonra rusya'ya koşup "bakın bakın ne anlaticam" demeyen, pro-ab bir abi. Bu sebepten ab için iyi oldu. Rusya için de bir adet piyon kaybı oldu.
Yenilgiyi aynı anda hem ekonomi kötü giderken, hem putin ve Trump köpekliği yapıp bir de kendi yandaşlarını zengin eden hükümetin düşmesi olarak yorumlayabiliriz. Jd vance etkisi, adamın kaybetmediği savaş yok. Bu akşam aynı anda trump, putin, Netanyahu, meloni, le pen hepsi üzüldü.

Türkiye'de olur mu? Sanmam. Zaten içeri atarlar hemen bir bahane bulup.
+2
logisticsmanager
(13.04.26)
Barrack Vance’dan büyükmüş onu anlamamız gerekiyor.

www.bbc.com
+1
Hallegadola
(13.04.26)
orban sadece kaybetmedi bu sonuçlarla silinmiş oldu. Fidesz kendi kurduğu sistemin artık kurbanı halinde, sadece iktidarın kararlarını bekleyecekler.
Magyar hızlı bir şekilde kadrolardaki kilit isimlerin görevden alınacağı, yolsuzluk için kurul oluşturup geçmişe dönük tüm ihalelerin, teşviklerin, transferlerin inceleneceğini söyledi.

2 sene önce orban magyar'ı hapse atmak istemişti ancak AB parlamento üyesi olduğundan dolayı dokunulmazlığı sayesinde elleyememişlerdi.
Bende orban'ın bırakacağını düşünmüyordum ama paşa paşa kutladı, ayrıldı. İdeolojiler bunlarda bizdeki gibi sert yaşanmıyor sanki.
+2
croswell
(13.04.26)
bu bahsettiğimiz ülkede 35 sene önce demokrasi yoktu. nato ve ab üyesi değildi. denize çıkışı yok. triyanon ve ikinci dünya savaşıyla beli bükülmüş, 1956da budapeşteye kızıl ordu girmiş, avrupa için çok da kıymetli bir hale gelmemiş bir ülke macaristan.


peki türkiye nedir? neden adamın biri çıkıp osmanlıdaki millet sistemi iyiydi yaaa diyor? bop neydi bop emekti
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Macaristan ve Avusturya eskiden tek devletti. ayrildiktan sonra Avusturya batiya yakin Macaristan rusyaya yakin gibi oldu diye dusunulebilir. Tabiki donemsel degisiklikler oluyor. Ama vaziyet genelde boyle. Dolayisiyla secim sonucu AB icin kazanim. Ama inanilmaz bir zafer de denilemez. Cunku macaristan AB icin inanilmaz onemli bir ulke degil.

Asil etki Avrupada zaman zaman olusan ideoloji degisimlerinin bir ulkeden baslayip digerlerine de yayilmasi olabilir. Domino etkisi yani. Ama Macaristan o kadar etkili bir ulke degil. Su an sag populizmin aktif oldugu Fransa, Italya veya Hollanda da boyle bir degisiklik olsa degisim asil o zaman hissedilirdi. O yuzden bolgede inanilmaz bir etkisi olacagini dusunmuyorum.
+1
nuevo
(13.04.26)
macaristan ne zaman rusyaya yakın oldu?? olmak zorunda mı kaldı?
+1
Hallegadola
(13.04.26)
Türkiye ile kıyaslamak makul değil. AB ülkesi olmasaydı Orban'ın seçime rağmen iktidarı bu kadar kolay bırakmazdı. Bkz. Belarus seçimleri
+1
biravekahve
(13.04.26)
(14)

Sevgiliye estetik olmasını söyler misiniz? evetse nasıl?

japon balığı
Merhaba,Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkin
Merhaba,
Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkinizin başlarında ileride estetik yaptırırsın gibi şeyler çıtlatmışsınız laf arasında ama kendisi pek düşünmüyor, yanaşmıyor. Siz hem gözünüze güzel gelmesini hem de onun daha iyi görünmesini istiyorsunuz, ama öte yandan da onun bedeni, onun kararı elbette. Bu konuyu onu kırmadan nasıl söylersiniz? Sevgilinize daha önce böyle bir şey dediniz mi? Nasıl demek gerek? Sevgiliniz size böyle bir şey dese rahatsız olur musunuz? İlişki içinde partnerden böyle bir şey istemeye hakkımız var mı?
-19
japon balığı
(12.04.26)
Sanirim sevmiyorsun
+4
üğpoıuy
(12.04.26)
O kişi her gün aynaya bakınca zaten bunu görüyor ve halinden memnun demek ki diye düşünüp böyle bir şey istemem
+5
grimavi
(12.04.26)
Tabi ki hayır. İki gün sevişip ayrılacağın kişiye böyle bir şey söylenmez
0
Cezcez
(12.04.26)
tabi ki böyle bir talepte bulunma hakkınız yok.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
sevgilim bana estetik ol derse "beğenmiyorsan... git" der ayrılırım. ilişkinin başındaki çıtlatma yüzünden ilişkiye başlamazdım bile hatta.
+3
art cat chocolate
(12.04.26)
Böyle bir şey söylemek hadsizlik olur. Kimsenin bana güzellik borcu yok, bana güzel görünmesini istemeye hakkım da yok. Beğenmeyen gider beğeneceği birini bulur.
+1
rock n roll
(12.04.26)
Sevgilimin yüzünde herhangi bir normal dışı durum varken o bununla barışık yaşayacak sağlıklı beden algısına sahipse bende kendi bakış açısımı geliştirmeye çalışırım. Baktım ki benim algım gelişemiyor, bunu aşamıyorum, gözüm sürekli oraya gidiyor o zaman başka bir bahane ile ayrılırım ki bu da elimde olmaz. Ama bu benim için kendimle ilgili çok şey söyler ve bu olaydan sonra enerjimi beden algımı sağlıklı hale getirmek için harcarım. Bir başkasının barışık olduğu bedeni ile yorum yapma hakkımın olmadığını tabii ki biliyorum ama bu bana kendimle ilgili bir şey gösterir, bu düşüncede birinin bir trafik kazası geçirdiğini düşünsene, hayatı biter. Diğer taraftan da bana erkek arkadaşım böyle bir yorumu olması aramızdaki ilişkiyi bozan temel sebeplerden biri olur, özgüvenimin düşmesine ve başka kadınlarla ilgili yorumlarına normalin üzerinde tepki vermeme sebep olur bu sebeple de anormalliğim olsa hemen düzeltirdim, bahsi geçen kişi olmak daha üst bir level bence insanlıkta.
+6
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
Insallah en yakin zamanda senden kurtulur bu kisi. Nasil bu kadar patavatsiz olabiliyorsunuz, nasil bu tur bir hakki kendinizde bulabiliyorsunuz aklim almiyor.
+5
Kittie
(12.04.26)
Böyle bir se söylemezdim. Disi kirilir disini yaptiralim dersin fe kaza yok bir sey yok zaten her seyin sana güzel gelmesi lazim, kötü olsa bile.
-1
Purple life
(12.04.26)
ruhlar aleminde yaşamıyoruz. benim güzellik kriterim sabah uyandığımda yanımda huysuz çirkin bi kadın görmemek.

yavaştan fuckbuddye dön, o arada da başkasını ara.
-10
plastic_angel
(12.04.26)
www.imdb.com
şu bölüm aynı sizin derdi anlatıyor. önce siz bi izleyin, kafanıza yatarsa beraber izlersiniz. üzerine konusu da açılır böylece.
0
neira
(12.04.26)
bana hikaye tutarsız geldi, pic or didnt happen
sigorta estetik operasyonu neden karşılaşın
nasıl bir yamukluk

sevgili olurken karar verecektin sonradan meydana çıkan bi şey değil
0
mantık
(12.04.26)
Ben doğuştan gelen kusurlar hakkında böyle bir şey söyleyemem ya. Mesela burnu kemerli ve kötü gözüküyorsa en fazla kendisi konusunu açıp ameliyat mevzusunu açarsa “olabilirsin sana yakışır” derim. “Olman lazım” falan diyemem mesela. Ama kilo alınıp verilen bir şey ya ve sonradan oluyor ya, o yüzden o konuda söylerim. Bana kendi belirlemeyemediği/ kontrol edemediği şeyi eleştirmek/kıracak yorum yapmak insani gelmiyor.
0
Unde bach canim
(12.04.26)
Beğenmediğiniz insanlarla neden ve nasıl sevgili oluyorsunuz ?
+1
Hallegadola
(12.04.26)
(8)

Çok sevdiğiniz ama size uygun olmayan birinden ayrıldınız mı hiç ?

madridista19021902
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi. Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..

Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi.

Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?

Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de ayrıldım. Tüm mantığım onu unutmam ve önüme bakmam gerektiğini söylüyor. Şu ana kadar da bunu yaptım. Bazen kalbime yenik düşecek duruma geliyorum.

Sizce mantığımı dinlemeye devam mı etmeliyim ?

Siz bu durumda nasıl davranmayı tercih etmiştiniz ?
+1
madridista19021902
(12.04.26)
Sevgin aşkın sana büyülü ve biricik geliyor normal fakat yürümeyeceğini gördükten sonra ayrılık yaşayan insanlar sık rastlanan bir durum hayatta
+1
grimavi
(12.04.26)
Bıçak gibi kesip atarken kırdığınız kalplerin ağırlığını bir ömür taşıyın istiyor o kişi, haberiniz olsun. Görünen mantık değil hevesin bitmesi olarak geliyor. Eğer bilerek başladıysanız. Sonradan ortaya çıktıysa da kimseyi yok sayarak gidemezsiniz, değersiz hissettiremezsiniz kendi bencil sebepleriniz için.
-1
mslny
(12.04.26)
Bu parametreler sonradan mi ortaya cikti. O zaman mantigimi dinlerim. Bana uygun gelmiyorsa biter.
Ama sende herhalde bastan belliydi. Cunku obur turlu butun biten iliskilerde o yasaniyor zaten. Bi seyler gorulup bitiriliyor.

Bastan kabul ettiysen ve sonradan yok yapamayacagim dediysen de tabii senin kararin yine ama artik unutacaksin. Donme bir daha. Karsi taraf da insan sonucta.
0
Kittie
(12.04.26)
ozan, sen misin?
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Evet bir çok kez. Bizim ülkede date kültürünün olmaması büyük handikap. İlla duygusal yatırım yapacaksınız her önüne gelene. Sonra kalbiniz biraz orada biraz burada bıraktığınız kırıntıların toplamından oluşuyor. Anı yaşamak için önce tanıştıktan ve uyuştuktan sonra duygusal birliktelik.
+3
gabe h coud
(12.04.26)
Bana uygun olmayan birini çok sevemem.
Mantığım o kadar kolay durmuyor, en baştan olmayacağını bildiğinde sevmeye engel oluyor.
+1
Bruce
(12.04.26)
tanıdıkça uygun olmadığını görmek çok normal aslında. şak diye ilişkinin adını koyduğumuz içi, tanıdıkça olumlu/olumsuz tarafları görüyoruz. uygun olmadığını bile bile devam etmek mutsuz bir geleceği peşinden getiriyor.
0
kondansator
(12.04.26)
Kilo ver
-1
Hallegadola
(12.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(14)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
evet kesinlikle çok avantajı var, ekonomik kriz yine göstermiştir.
garanti gelir, işten çıkartılma riski yok, daha fazla zamanın var ek iş yapabilirsin.

evinizin altındaki bakkal bir daha az kazanır, daha fazla vergi vermesine rağmen daha fazla risk altındadır. vergi,kontroller,gereklilikler,ödemeler vb
0
sivri sinek
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-2
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(4)

2026 turizm sezonu

yurtsuz john
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahs
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.

Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahsediliyor.
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Bu yıl araplarda ciddi azalma var, avrupa ve uzak doğu arttı. Ruslar geçen yıla kiyasla biraz düşük. Bu bilgi tamamen İstanbul'a gelen turist profili gözlemime dayanıyor. Saçma sapan konsolosluk saldırısı gibi olaylar olmazsa bu sezon iyi geçer diye düşünüyorum.
0
beetlejuice
(11.04.26)
Turkiye'nin imaji Avrupa'da ucuz tatil destinasyonu seklindedir. Savas, belirsizlik, petrol fiyatlari vs gibi sorunlar var ama Avrupali tatile gitmeyim demez asla. Ama kemerleri sikalim biraz, bir level duselim diyerek Ispanya, Italya'ya giden kesim de Turkiye'ye akacaktir diye dusunuyorum. Rus pastasini zaten Ukrayna savasindan beri biz yiyoruz.
-1
freedonia
(11.04.26)
türkiye rezervasyonlari da düsüyor su an.
avrupa'da da su anda enflasyon korkusu var. iran x abd savasi devam ettigi sürece turizm geliri düser bence.

belki fiyatlar düsecegi icin doluluk olabilir ama o zaman da para harcamayan cer cöp tayfa geliyor.
ülkeye her yil döviz getiren ve yüksek para harcayan turist profili gurbetcilere kaldiniz yine dfklgjdf
-1
Purple life
(11.04.26)
Tam tersi bizde de düşüyor bu sene diye biliyorum
0
Hallegadola
(11.04.26)
(6)

Kahve gazıyla nasıl başediyorsunuz

covered
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müd
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müdahale etmiyorum, zaten o sütler de bir yaraya merhem olmuyor. ne verirlerse onu içiyorum. Bu gaz sorunu ile boğuşanlar ne yapıyor merak ediyorum.
-1
covered
(10.04.26)
1. Laktozsuz süt isteyin normal hiçbir zihniyetten şu cümle çıkmaz “osuruyorsan içme dalyarak”, merak etmeyin.
2. Sade kahveye geçiş, en temizi bu bence.
+2
mutekebbir
(10.04.26)
Bende de inanılmaz gaz yapıyordu. Filtre kahve içiyordum, Americano ya geçince gaz sıkıntım geçti,. pişirme tekniğiyle alakalı sanırım. Detayını bilemiyorum.
+1
sekizdokuzon
(10.04.26)
Bir süredir sabahları 4 shot espresso içiyorum. Kahveyle işim 10 sn içinde bitmiş oluyor. Zınk diye uyanıyorum. Tertemiz.
0
gabe h coud
(10.04.26)
Ben de rahatsız olurdum, asıl sütten olduğunu anladım.
Sade kahve baya daha rahat bir şey.
+1
burfak
(10.04.26)
kahve gaz mı yapıyormuş? sütle alakalı olmasın o. bende kahve hiç gaz yapmaz. süt tüketmem. süt giren kahveyide içmem.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Laktozsuz sütle içince olmuyor o
0
Hallegadola
(11.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
0
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+12
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+8
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
0
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+1
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+2
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
-1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+3
subcomponent
(10.04.26)
Bildiğim böyle sevgisiz, torun ayıran birkaç anneanne, babaanne var. Hiçbirinin torununda da travma oluşmadı. Önemli olan ailede anne ve babasının sevgisi.

Onu öyle kabul edin. Geldiğinde herhangi bir misafirden beklentiniz neyse onu bekleyin. Eşinizin de içini rahatlatın. Sizden çok daha fazla gerildiğine eminim. Erkek milleti daha içinde yaşıyor :)

Minnoşa sağlıklı, huzurlu bir ömür dilerim :)
+2
cosmicstring
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+1
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
0
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+2
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
0
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(9)

iran abd/israil savaşından neleri öğrendiniz?

messina123
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.-abd, göz boyamadan ibaret. -çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. benc
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.
-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.
-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.
-abd, göz boyamadan ibaret.
-çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. bence dünyanın süper gücü çin.
-türkiye'nin ortadoğuyla din dışında bir alakası yok. avrupa ile din dışında tüm çıkarlarımız uyuşuyor. bence ab de bunun farkına vardı. yakın gelecekte avrupa birliği'ne bizi davet edeceklerini düşünüyorum.
-bunun sonucu olarak kktc de dünyada tanınan bir devlet olacak.
-rte ekonomik sebeplerle seçimi kaybedecek ancak muhalefet olarak düşündüğümüz kadar kötü bir başkan değilmiş. evet çoğu muhalif belediye başkanı içeride olmasına rağmen bunu diyorum. bence seçimlere az bir süre kala hepsi çıkacak.
-yunanistan bizden köpek gibi korkuyor. avrupa'nın gözünde biz yunanlılardan daha değerliyiz. ab üyesi olmamamıza rağmen.
-savaşın kazananı yok. abd'nin itibarı yerle bir oldu. israil'e tüm dünya düşman. mollalar da ya kendi halkı üzerinde yumuşayacak ya da tarih olup gidecekler.
-6
messina123
(09.04.26)
bogazlari kontrol etmek onemli. dolayisiyla recep tayyip erdogan, kanal istanbul projesi gibi mevcut sozlesmeleri riske atabilecek sacma projelerden vazgecmeli. yani bu konu uluslararasi bir mesele haline gelebilir.
+6
Sour
(09.04.26)
dünyada artık diplomasi diye bir şeyin olmadığını öğrenmedik de kanıtlanmış oldu. Demokrasi diye sürekli çığırtkanlık yapan ABD'de artık parlamento vasfını kaybetmiş tek adamcılığa dönmüş. Türk siyaseti dünyaya çok şey öğretti. ABD'de de savaşmıyoruz, terör operasyonu diyerek kılıfıyla operasyona zemin hazırladı.
+1
croswell
(09.04.26)
bugün bu güce sahipsek bunlar sayesinde:

tr.wikipedia.org
tr.wikipedia.org
+2
Hallegadola
(09.04.26)
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.

Hayır bu ikisi birbirinden ayrı olaylar
+6
grimavi
(09.04.26)
İran kadar güçlü değiliz. Türkiye'nin ABD'yi ve İsrail'i vurduğunu hayal edemiyorum. İran dokunulmaz görülenlere çok güzel dokundu. Laiklik tartışmalarında hep bir gecede İran olacağız esprisi dönüyordu. Şu an keşke bir gecede İran olsak diyorum. Hipersonik füzesi var adamların.
-7
arbre
(09.04.26)
İsrail bir terörist devlet.
Amerika sanıldığı kadar güçlü değilmiş. Artık işi zor.
Petro dolar sistemi çökecek.
Çin, yeni dünya lideri.
Artık ortadoğunun ağası, dayısı, haraçcısı İran.
Türkiye ortadoğu bataklığından sıyrılmalı.
Avrupa, demokrasinin ve adaletin kalesi
Yeni dünyada çok güçlü bir ekonomin varsa varsın. Yoksa zavallısın.
Artık savaşlar ekonomi ve füzeyle ve başkasının füzesiyle ya da teknolojisiyle gerdeğe girilmez.
Liyakat, adalet ve eğitim şart.
+1
Mirket
(09.04.26)
Siyonizmin kendi rahatı için her zamanki gibi ABDyi , ABD askerini hatta Trumpı bile harcayabileceği yine ortaya çıktı .
Biri bir haber getirince arkasını araştırın diye bir husus vardır. Trumpın açıkça bu savaşın başında (başta başkan yardımcısı jd vance olmak üzere ) kendi adamlarını dinlemeyip tamamen mossadın raporları ve gazıyla savaşa girmesi çok vahim bir durum .
Birbirinden farklı bir çok kanal ve yorumcu bunu dile getirdi .

Dubai'de gibi rahat sorunsuz , ABD üsleri emniyetinde(!) olan cazibe yerlerinde emlak fiyatlarının büyük oranda düşmüş olduğunu öğrendik .

Bizim çok yorulmadan çeşitli devlet veya uluslararası kurumların yakın zamanda Türkiye'ye gelerek çeşitli proje ve anlaşma teklif etme potansiyeli de arttı.

Kendi silahlarımızı yapmanın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı .
Ve varsa s-700 , s-800 leri de almamız gerekiyor Rusya'dan.

ABD'nin , er Ryan'ı kurtarmaktan çok asıl kendisini bile zor kurtarabileceğini görmüş olduk. Kara harekatında Persler tarafından o karasal dağlık bölgelerde 300 ile başlayıp sonunda 3,5 spartalıya çevrilebileceği bir çok farklı kaynakta defalarca anlatıldı .

Çeşitli sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin de bu gibi son savaşlarda ABDye veya siyonizme sürekli veri kaynağı sağlamayla savaşa taraf olduklarını iyi anlamak lazım.
Çin'in böyle anlarda sessizliğinin , gerçekte sinsilik olduğunu yine anlamış olduk .

Türkiye'nin Afrika ve Ortadoğu'daki diplomasi savunma , iş kolu ve diğer yapılanmada gibi alanlarda etkinliğinin artmasının elzem olduğunu görmüş olduk .

Körfez ülkelerinin petrolün verdiği rahatlığıyla Gazze'deki katliama yıllardır sessiz kalmalarının cezasını , kısmen de olsa persler eliyle çekebileceklerini görmüş olduk.
Kendi topraklarında bulunan ABD üslerinin onları koruması vaadi tamamen hayal hatta felaket olduğu ortaya çıktı .

Böyle savaşlarda Türkiye'nin önemi daha çok öne çıktı .

Ayrıca şimdilik İran'ın da siyaseten bize yakın olmalarının arkasında kalan , pek görünmeyen şey ise ABD ile anlaşma yapacakları yer konusunda bizi değil pakistanı seçmeleri gerçekte önemli bir ayrıntıdır.
Bile bile Türkiye'nin bundan diplomatik kazanım elde etmesini tercih etmediler.

Hatırlayın Ukrayna Rusya savaşında bile tarafların anlaşmaları İstanbul'da olacaktı ama o zaman da araya engel olarak İngiltere girdi .
-1
diyecevaplandı
(09.04.26)
benim kendime çıkardığım sonuçlar şunlar:

- "uluslar arası hukuk" laftan ibaret.

- gönül isterdi ki iranlılar kendi elleriyle ve kanlarıyla molla rejimi devirsin; ancak "iyi" başlayan süreç sonradan devam ettirilemedi ve göstericilerin büyük çoğuluğu molla rejimi tarafından kıyıma uğratıldı.

-İspanya'nın ilkelerinden taviz vermemesi takdiri hak ediyor. Viva El Rey! Viva Espana!

- bunun böyle olmasında abd'nin ve israil'in göstericileri bahane edip tamamen kendi bencil çıkarları için İran'a saldırmalarının da payı var. psikolojik üstünlük sanki İran'a geçti gibi.

- "hitler bunlara az bile yaptı". sanırım burada israil'i değil, yahudileri kast ediyorsunuz; zira hitler hayattayken israil henüz kurulmamıştı. buna rağmen bu ifadeye katılmam mümkün değil. israil'in politikalarının tüm yahudilere mal edilip, hitler'in haklı bulunması son derece hakkaniyetsiz bir tutum. israil karşıtı ciddi bir yahudi kitle de var; bunu da hesaba katmak gerek.

- "kullanışlı aptallar" her iki taraf için de çok verimli bir kaynak. seküler bir yaşam tarzına sahip bir kimsenin, bir protestoda "tarihin doğru tarafında olun" yazılı ayetullah resmini taşımasını başka türlü açıklayamıyorum.
0
pangea
(10.04.26)
Şunları iyice anladım

-Ticaretini, silahlarını, teknolojini AB, ABD, ukrayna ,israil vb 'ye bağlama. Komşularla aranı iyi tut

-Ülkemiz her ne kadar pohpohlansa da bir anda batı kulübünün saldırısına uğrayabilir.

-Ambargo ve saldırı geldiğinde canı pahasına bize sadece iran ve dostları yardım eder. O da dini sebeplerle

-İzzet ve şeref ancak Allah katındandır, masonik sembollerde yahudi lobilerinde aranmamalıdır. Dünyadaki güçlüye boyun eğmek, ortak olmaya çalışmak yarar getirmez.
0
hebanon
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+13
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-7
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+3
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+2
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

Sıfır arabanın ilk bakımı

condom kurşunu
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
-1
condom kurşunu
(08.04.26)
Sen randevu alıp gideceksin. Günü kaçırma. Bazı markalar geç getirmişsiniz diye arızaları garanti kapsamına almayabiliyor. Genelde psa grubu yapıyor bunu.
+1
jackyr
(08.04.26)
:) kendiniz gideceksiniz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.04.26)
Arabanın kendisi randevu alıyor
+1
Hallegadola
(09.04.26)
ilk önce siz götürün, daha sonraki periyodik bakımlarda mesaj atan ya da arayan servisler var. benim reno servisim arayıp özel fiyat veriyordu başka yere gitmeyim diye.

araca yapılan işlemleri takip etmek için sürekli aynı servisle çalışmak daha verimli oluyor o yüzden ilk gideceğiniz servisi iyi araştırın.
0
duyuruuser
(09.04.26)
yeni arabalarda aslında bu randevu sistemi otomatikleştirilebilir, her tarafı yazılım zaten. bir tane de randevu servisi yazsınlar. ekranlardan il-ilçe, gün seçelim en yakın müsait servise açsın randevuyu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.04.26)
siz iletişime geçip randevunuzu alın götürün. beni de satın aldığım bayi aramıştı gerçi, bakımınız yaklaşıyor gelin falan diye. ben başka bir yetkili servise götürüp bakımını yaptırdım.
0
exlibris
(09.04.26)
(6)

ABD'de Macaristan'da Neden Orban'ı Destekliyor?

pangea
kıymetli duyuru sakinleri,yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs. imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa
kıymetli duyuru sakinleri,

yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs.

imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa şubesi gibi çalışıyor. bir nevi truva atı yani rusya'nın.

bu açıdan bakınca abd'nin orban'a desteklemesi tuhaf görünüyor; öte yandan maga politikacılarla ile orban ideolojik olarak uyuşuyor da, diğer farklılıklar görmezden mi geliniyor ideoloji aşkına?

kafam bir miktar karıştı ve sizlere de danışayım dedim.
+2
pangea
(08.04.26)
haklisiniz, fakat otokratik ve diktator liderler kendileri gibi olanlari severler cunku kontrol etmesi kolaydir. herhalde ideolojiler bir sekilde uyusuyorsa her konuda bir sekilde anlasiriz gibi dusunuyorlar. cunku karsi tarafta "sol egilimli" demokratlar var. bunlarin da isi gucu yesil enerji, ekoloji falan diyerek petrol piyasasini bozmak, sermayeyi zora sokmak, lgbt, cinsiyet esitligi falan diyerek sosyal duzeni degistirmek.
+3
Sour
(08.04.26)
ideolojinin yanı sıra aksiyonlar da var, özellikle ukrayna'ya karşı tutumla ilgili olarak avrupa'da en çekimser duran lider orban. 90 milyar avroluk mu neydi bir paketi de reddetmişti. göçmen mevzusuna, lgbt olayına vs bakışı da avrupa'da en sert lider olduğundan yan yana durmaları çok doğal. özetle ideolojik yakınlık, ab içinde çatlak ses olması ve rusya ile farklı ilişkileri onu daha da kullanışlı yapıyor.
+1
awlmi
(08.04.26)
zelensky sarlataninin yalini kesip zirlatan kim varsa dogru yapiyordur.
arkadaki isim trump olur, supertramp olur farketmez. komsuda umarim orban kazanir.
yeter artik verdigimiz para bunlara.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
Mesele otokratiklik diktatörlük değil , onların ulus devleti savunuyor olmalarında yatıyor .
Türkiyemiz de buna dahildir.

Kürecilere göre " ulus devletler" kendi planları için önlerindeki engellerden biridir .
İnsanlarda ulus veya millet bilinci " aidiyet " demek olduğundan küreselciler göçmenliği de teşvik ederler .
Göç başladığında insanlar için önemli olan artık ev bark değil , hayatta kalmaktır. Göç ettikleri yerlerde bir kaç nesil sonra atalarının geldiği yer kendileri için de çok önemli olmayacaktır.
Aslen tabi olduğu yeri unutan , önemsemeyen veya bilmeyen insanlar küreselciler için çok kullanışlı ve istenen şekle konulabilecek bir malzemedir.
Üzerlerinde her çeşit deney bile yapılabilir.
Sosyal medyası olan çeşitli teknolojik şirketlerin bile ( göçmenler temel alınarak) dijital vatandaşlık çalışmaları da var .

Sözün kısası ABD'de Biden zamanında göç teşvik ediliyordu. Trump geldi engel oldu.
Zamanında sorosun da planlarını bitiren Rusya ile bu bakımdan benzer yönleri var şimdiki ABD hükümetinin.

Üstte otokratik monarşi diktatör diyen kişi Rusya'nın sınırında bir devlet başkanı olsa durumu daha iyi anlayacak.
Gerçekte rusya gibi bir gücü kimse karşısına kolay kolay almak istemez.

Tarihten, uluslararası ilişkilerden haberi olmayan zelenisky gibi biri ise küreselciler için kullanışlıydı ve natoya girme gibi bahanelerle Rusya'yı karşısına aldı. Oysa Rusya uyarmıştı.
Sonuç :
ukrayna darmadağın...
erkek nüfusunda büyük azalma, askerlikten kaçışlar vs..
Zelenisky'e en yakın kişilerin ise yolsuzluk yapmaları ayrı bir konu .
-2
diyecevaplandı
(08.04.26)
neden reisi destekliyor. abd artık otoriter liderleri destekliyor sebebi de açık. otoriter lider memleketine ne derse kabul ettiriyor. abd için ülkede ajanlık faaliyeti yürütmeden işleri çözmek daha masrafsız.
+1
mikahakkinen
(08.04.26)
orbanın rakibi de orbanın partisinden çıkma zaten. iç politika ve dış politikada radikal bir değişiklik beklenmiyor. sadece ab içinde orban kadar aykırı bir tutumu olmayacak o kadar
0
Hallegadola
(08.04.26)
(31)

Hangi ülkeye seyahat etmek istemezdiniz?

bloodymoon
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
İş yerindesiniz, müdürünüz geldi, "Acilen dünyayı dolaşman lazım. Her ülkeye gitmen gerek ama gitmeme imkanın olan 1 ülke var, sen seç." dedi. Cevabınız ne olurdu?

(Terörü ve savaşı bir kenara bırakalım, hayat zaten zor)
0
bloodymoon
(06.04.26)
yakutistan.

ruhi çenet soğuttu beni.
-2
enteg
(06.04.26)
Pakistan. Tek kadın olarak gitmek güvenli değil, temiz değil, mutfağı ilginç değil.
+1
kobuzchu kiz
(06.04.26)
Mısır
O kadar çok sosyal medyada paylaşıldı ki piramitler için bile bir heyecanım kalmadı üstelik hayalimdeki gibi de olmadığını fark ettim ve fotoğraf paylaşımlarını gördükçe kendim gitmiş gibi oldum.
+1
egerbiryolcu
(06.04.26)
hindistan
kuzey kore
0
jelly bear
(06.04.26)
Afganistan'a asla gitmem
+3
kullanicadi
(06.04.26)
Hindistan
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Doğu Avrupa, Balkanlar, Venezuela, Kolombiya, Orta Amerika, Orta Afrika. Hiç ilgim yok buralara.

Afganistan, Pakistan, Yemen vs buralara takla atarak giderim.
0
efreet sultan
(06.04.26)
Afganistan, Hindistan ve Pakistan diyenlere de aşırı hak veriyorum,

Ama cevabım Bangladesh.
+3
a perfect lie
(06.04.26)
Banglades
0
Purple life
(06.04.26)
Fransanın her yeri ve dubai.
Buraya yolu düşenlerle de görüşmüyorum hayatımda.
Bu iki yerin bendeki sevimsizlik seviyesi, tuvaleti evin dışında olan hamamböcekli yer yataklı yayla evi ayarında.
-2
asue
(06.04.26)
Hindistan başta olmak üzere aynı bokun soyu olan Bangladeş, Pakistan vb. ülkeler.
+2
wilhelmwasmuss
(06.04.26)
meksika
0
baldur2
(06.04.26)
Hindistan, Pakistan, Afganistan şeytan üçlüsü. Sadece birini seçmek çok zor.
+2
ekimoloji
(07.04.26)
haiti. bangladeş yanında manhattan gibi kalıyor.
+1
monicapp
(07.04.26)
Ermenistan'a Allah dusurmesin, hic gitmedim gerci. Bir keresinde Londra-Valencia ucuyorum, yaz ayi, herkes tatilci muhtemelen, koridor tarafimdayim. Yan siramdaki 40+ yaslarinda iki kadin muhabbete basladi, ben de kulak misafiri oldum. Ingiliz kadin soruyor ilk tatiliniz mi Valencia'ya falan klasik muhabbetler iste. Diger kadin Ermeniymis, diasporadakilerden sanirim, yazliklari falan varmis Valencia'da. Bu basladi sonra biz millet olarak cok sanssiziz, Turkler'in cografyasinda yasadik, Turkiye bize soykirim yapti, cok acilar cektik bilmemne, magduruz da magduruz, Turklere, Turkiye'ye saydiriyor. Ingiliz de hak veriyor, anlayisli olmaya calisiyor falan da O da sıkıldi yani muhabbetten. Bu nasil komplekstir, nasil bir kuyruk acisi uluorta, sagda solda yeni tanistigin birine niye anlatirsin? Valencia ucaginda yapma bari be bacim, hayat sana guzel halin vaktin yerinde gozukuyor, kizinla tatile gidiyorsun, modunu niye dusuruyorsun? Diasporadakiler boyleyse Ermenistandakiler bizi yatirir keser herhalde:)
-1
freedonia
(07.04.26)
Afganistan, Pakistan, Hindistan triosu.

Aynı şeyi yazmışız, şimdi gördüm.
+2
gabe h coud
(07.04.26)
Düşündüm düşündüm gitmek istemediğIm bir ülke bulamadım :) her ülke sanki ayrı bir hikaye bir de Meksika falan yazanlar Meksika bu dünyadaki cennet arkadaşlar. Keza Ermenistan da aynı Türkiye gibi gayet güzel ve insanları da bizim gibi misafirperver Türk olduğunuzu söyleseniz de - iki kere gittim.
0
euteamo
(07.04.26)
net bangladeş. dünyanın lağım çukuru her anlamda.
+1
ground
(07.04.26)
Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Hindistan.
+2
kumandanim
(07.04.26)
aslinda butun dunyayi gormek isterim. daha cok tehlikeli yerlerden sakinirim simdilik. haiti, somali, sudan gibi. ulkenin her yeri illa kotu diye bisey yok bu arada. iyi yerleri de var, kotu yerleri de. medyada da ulkelerin durumu abartilabiliyor.
0
ermanen
(07.04.26)
Bütün ortdadoğu ve afrika ülkelerini kafadan elerim.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Hayatımda bu kadar sacma sey duymadın şimdi gidip
kuzey kore,iran vs desen afganistan çıksa ölecen tam tersi olsa gitsen yine ölcen
kime ayak yapıyosun sen
-9
smokee
(07.04.26)
Şunu aklıma getirdi;
youtu.be
0
logisticsmanager
(07.04.26)
Birkaç ay önce biri burada "Hindistan'da hiç mi düzgün yer yok?" tarzında bir soru sormuştu. Bollywood yıldızlarının yaşadığı yerler hariç hiç eli yüzü düzgün bir cadde, nezih bir semt yok mu bu ülkede, hiç bulamadım google street view'da demişti. Başta dalga geçiyor ya da saçmalıyor sandım. Sonra epey bir zaman ayırıp kendim denedim. Düzgün yer bulamayınca ortalama gelirlerin yüksek olduğu bölgeleri bulup oraları denedim. Yok arkadaş. Gerçekten en iyi denebilecek sokağı bile rezalet durumda. Her yer döküntü, yollar vs. berbat.

Neyse. Hint kültürü vs. ilgi çekici geliyor olabilir (bana hiç gelmiyor da). Ama bu ülkeye gitmek için şahsen benim hiç merakım yok. Pakistan ve Afganistan daha da kötüdür eminim.

edit: Bir youtube akımı var "exploring Turkey (ya da başka ülke) until it's ugly" diye videoya başlayıp Türkiye'den rasgele noktalara google street view adamını atıp güzel mi diye bakıyorlar ve baya 10-15 noktadan sonra ancak güzel olmayan bir yer bulabiliyorlar. Bunun "exploring India until it's beautiful" versiyonunu yapsak video 2 saat devam eder heralde güzel bir yer bulana kadar. Lanet bir yer yav. Sinirlendim hee.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
tüm ortadoğu elendi. asya merakım da yok hiç.
0
mor oje
(07.04.26)
Hindistan
0
baldan kaymak
(07.04.26)
sadece politik veya ekonomik sebeplerle var olmuş, çoğunlukla kendi vatandaşının bile bir halta saymadığı ruhsuz dandik ülkeler. bae, lihtenştayn, israil vb... onun dışında eğer güvenle bulunup sağ salim çıkabileceksem uganda'daki kabileden tut da haitisine kadar her yeri görmek isterdim açıkçası. daha doğrusu "istemem" diye mukavemet göstermezdim. hindistan örneğin bu tür sorularda klasikleşmiş cevaptır, ben de bayılmıyorum, para verip görmek istemem ama "asla istemiyorum" diyeceğim bir yer değil. bir milyardan fazla insan var, bir milyar hayat var, bi ucu başka diğer ucu tamamen ayrı... yaşamak istemem, sempati duymam ama mesela benim gözümde lihtenştayn'dan ya da kuveyt'ten daha kıymetlidir. BOKLU dersin, boklu da olsa pis de olsa bir yaşantının, kültürün, hikâyelerin olduğu bir coğrafyadır. sadece "seyirci" veya "turist" gözüyle çok da şikayetçi olacağım bi şey değil bu.
0
der meister
(07.04.26)
Yazılanlar haricinde kişisel olarak; Tayland.

Herkes ölüyor, bitiyor ama benim ilgimi çekmiyor.
0
put it in your appropriate place
(07.04.26)
En net cevabı afganistan ya. Ölüm riskinin en çok olduğu yer.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
Tek ülke ise Net hindistan
0
basond
(08.04.26)
Ekvatoral kuşaktaki bütün ülkeler. Hangisine gitsem güya en soğuk ayda sabaha karşı en soğuk olması gereken zamanlarda bile terden nemden yapış yapış oluyorum.
0
iwasbornonamountainside
(08.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(3)

Memur dil tazminatını YÖKDIL'e girerek de alabilir mi?

lostinway91
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
-1
lostinway91
(05.04.26)
Alamaz. Zaten son yıllarda yds’nin zorlaştırılmasını, memura fazla tazminat vermek istememelerine bağlıyorlar.

www.memurlar.net

www.remzihoca.com:~:text=Dil%20tazminat%C4%B1%20almak%20isteyen%20kamu,dil%20tazminat%C4%B1%20i%C3%A7in%20ge%C3%A7erli%20de%C4%9Fildir.
0
lil siztah
(05.04.26)
alamaz. yds yazıyor mevzuatta.
aslında YÖK'ün eşdeğer kabul ettiği sınavlar şeklinde basit bir düzenlenme değişikliği yapılabilir.
0
renegade
(05.04.26)
Alamaz yds şart.
0
Hallegadola
(05.04.26)
(4)

Buluşma konusu

arbre
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım ve reddetme düşüncesi mutsuz ediyor. Bu sefer kendimi kapatıyorum, aramız bozuluyor. Kalp hırsızlarından yardım bekliyorum.
-16
arbre
(05.04.26)
Yine reddedileceksin
+10
Hallegadola
(05.04.26)
Bu kadın seni daha önce reddeden kişi mi?
+3
ekimoloji
(05.04.26)
geçmişinizi bilmiyorum ama bi kez reddettiyse neden tekrar adım atmaya çalışıyorsunuz? aynı işyerindeyseniz aranızın zaten iyi olması gerekir profesyonel olarak, bu size umut vermesin
+1
mezzosprite
(05.04.26)
"bana gelsene, birseyler iceriz" de.
-1
banach
(06.04.26)
(26)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
gitmez ama daha aci olan su: gitse de ulkede pek birsey degismez. maalesef bu ulkenin ederi bu.
0
banach
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(12)

Fenerli Trollerin Karşılıkları?

eisberg
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
-1
eisberg
(28.03.26)
galatasaray'da kimse parayla trollük yapmiyor
0
koela
(28.03.26)
Galatasaraylılar karın tokluğuna trollük yapıyor:)
-6
kizil karga
(28.03.26)
Bu güruhun beşiktaş versiyonu bülent uslu.
Galatasarayda bu seviyede biri olduğunu sanmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.03.26)
Parayla trollük olması için bir propaganda peşinde olmak ya da camiada keskin çizgilerle ayrılmış cenahların olması lazım. Gs'de, biraz da başarı sebepli, bu dinamikler yok.
Karakullukçu geliyor benim aklıma, bilinçli olarak bu "boşluğu" doldurmaya çalışıyor ama verdiğin örnektekiler kadar düşemiyor.
-1
Bruce
(28.03.26)
var b*şar *zbey, h*l*k yür*k*l*
+2
biravekahve
(28.03.26)
GS'de bu denli yok.

Ercan ahmetler, Rıdvan, fenerli youtuberlar, en az 1 tane daha vardı patlayan sürekli hani kulaklıkla tahtaya puan yazan.

Beşiktaş net bulent - içlerinde en kötüsü bu bence.

Gs de bence: b*şar, haluq y*r*kli, ali naci small, emre k*plan, burh*n can, erinç b*lican, ferh*t Kızıltaş, hüseyin k*yıcı, ilhan t*ys*z, nevzat d*ndar, kadir ç*tinçalı, kağan d*rs*n, kaya t*m*l, serdar k*ll*ci, süleyman ro*s*p, uğur k*r*kullukçu, yakup ç*n*r; aklıma gelenler.

Bülent Timurlenk gibi isimler arttıkça düzelir, keşke her camiada olsa bir sürü, bir araya gelseler, dinlesek. Tadından yenmez.
0
baldan kaymak
(28.03.26)
Rıdvan Aksu, Ahmet Ercanlar, deniz akkaya, lube ayarında gsli trol yok ama erinç bilican ile bişardan nefret ediyorum yani dinlemek istemiyorum seslerini duyunca kulağım kanıyor. Gökhan dinçi de anlamıyorum bjklı mısın gsli misin bışarın yancısı gibi takılıyor onu da hiç sevmiyorum
0
Hallegadola
(28.03.26)
Rıdvanla Ahmet ercanlar ve bilicandan da engeli yedim bu arada
0
Hallegadola
(28.03.26)
GS'nin trole ihtiyaci yok ki. GS taraftarinin yuzde 80'i trol. Son donemde GS dominasyonuyla ne kadar coluk, cocuk, bebe varsa GS'li olmus sanirim. Bizim zamanimizda pokemon, cizgi film bilmemne vardi en azindan. Bunlarin hicbir hobisi, aktivitesi, zevki de yok sanirim. 7/24 sosyal medyada takiliyorlar Icardivekili, komutanOsimhen nikleriyle belese trolluk yapiyorlar. Sosyal medyanin icine ettiler resmen. Garibim Juventus taraftari kendince bir tweet atiyor GS maci hakkinda altta 1000 yorum, kufur girla:) Inanilmaz toksik ve kalitesiz bir kitle.
+1
freedonia
(28.03.26)
Galatasaray'ın trollü yok ancak birkaç tane akılsız spor muhabiri var. onlar da dışlanıyor zaten...galatasaray camiasında mantıksız yorum yapan bir şekilde dıslanıyor
0
monicapp
(29.03.26)
Gs'de bu kadar kafayı yemiş yok. Yoksa yukarıda ismi verilen bazı tipler baya kötüler ama asla bir Rıdvan aksu, ahmet Ercanlar, lube ayar seviyesinde değiller.
+2
logisticsmanager
(29.03.26)
Galatasaraylilarin her biri trol +1.

En akil olanini bile cevirip sorsan Fenerbahce kollaniyor, Fener'i sampiyon yapacaklar, o hakem zaten Fenerli falan diye milyon tane teori uretir sana. Hayir bir de doymuyorlar, o kadar kupa aldilar, basarili oldular, hala hepsinde anlasilmaz bir kin, nefret, tatminsizlik var. Yetistirdikleri cocuga bak: x.com
+1
speedy
(29.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(10)

Yaşlanmak

don’t panic
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda ve göz kenarlarındaki çizgiler belirginleşmiş. Bir başka çocukluk arkadaşımın saçları ağarmış. Az önce bir video izledim 2006 dünya kupasında italyan oyuncuların yaşlarını gösteriyordu. Totti, Buffon falan 20’li yaşların sonunda; şu an hepsi 50’sinde. Çocukluğumda benim için bir idol mertebesinde olan Hagi’nin o dönemki yaşından daha büyüğüm ve kendimden küçük birine o dönem yüklediğim anlam şu an bana çok enteresan geliyor.

Hayat benim için bilhassa 2010’lu yılların ilk yarısından sonra felaket hızlı aktı. Çoğu kişi için böyle galiba. 2012 yılının 14 sene önce olması gerçeğini kabullenemiyorum :) sanki 26 yaşımdan 40 yaşıma 1 senede gelmiş gibi hissediyorum. Ve bunu orantıladığımda birkaç sene geçecek ve bir anda 50-55 yaşımda olacağım diyorum ve sanırım bu bana endişe veriyor. Bilemiyorum, değişik duygular içerisindeyim. 40 yaş bunalımı falan mı bu acaba :D

Öyle işte…
+5
don’t panic
(28.03.26)
41 yasinda benzer hissediyorum. en cok da annemle babamin yaslanmasi uzuyor. yaslanma olgusu uzucu.
+2
lemmiwinks
(28.03.26)
Yaşlanmak böyle bir şey herhalde. Onlu, yirmili yaşlarındaki insanın sonsuz olasılıklarla dolu hayatı yavaş yavaş katılaşıp belli sabit bir döngüye girince sonrasında zaman hem hızlı geçiyor, hem de o döngü içinde orada bir tatil, burada felekten çalınan bir gece dışında pek de bir şey yaşanmadığı için 20 yılı 20 dakikada pek de bir şey atlamadan anlatabiliyorsun.
+1
salihdt
(28.03.26)
30 gibi hizlaniyor, 35-40 arasini pek hatirlamiyorum bebek falan derken bir ara 40 oldum.
20li yaslarda 40a merdiven dayamis abilere olm amma yaslisiniz falan derdim.
gecen biri bana "abi onunde yasasan yasasan 10 sene daha var, ne dusunuyorsun?" diye sordu, tokadi yiyordu..
daha yolun yarisi ya, artik 60 yasinda olene genc diyorlar. :D
80i gorursek iyi..
0
cooperr
(28.03.26)
don't panic
+5
gobekliraki
(28.03.26)
Babam 66 yaşında kendisine amca denilince bozuluyor. Abi denilmesi lazımmış. 30u geçince anladım onu
0
Hallegadola
(28.03.26)
Bence güzel birşey yaşlanmak. Bir kere idrakin artıyor, zihnin büyüyor ve saçma sapan şeylere sktr çekme cesaretin çoğalıyor. Aslında aynı oranda bir merhamet duygusu yığılıyor üstüne, şu cahile biraz bişi anlatayım da öğrensin diyorsun. İlber ortaylının sürekli gençler cahil görmesi bu yüzdendi :)

Bir büyüğüm “5 dk öncesine gitmek istemem. Ben bu saçı sakalı ağartana kadar neler çektim biliyor musun” derdi.

Yaş aldıkça bu düşüncesine katılıyorum. Tek üzücü kısmı sevdiklerin göçmesine tanık olmak. Onlar orda mutlu biz burda hala dünya derdi çekiyoruz. (İnançlıspor)
+2
love and trust
(28.03.26)
Ben de benzer dusunce ve sorgulayislarsayken aslinda bunun kendimi cok onemli gormemle alakali oldugunu fark ettim, kendi dunyamiz buyuk ama gunun sonunda dunyanin butunune baktigimizda mikro duzeydeyiz. Boyle dusununce yaslanmak da daha onemsizlesiyor benim gozumde,2012 vs sonrasininda herkes icin hizli ilerlemesini de yasanan gelismelere yoruyorum ben biraz, sosyal medya, her seyin hizli tuketimi bu donemler girdi hayatimiza.
+1
tuborg yesili
(28.03.26)
Metabolizmamın yavaşladığını hissetmek, saçlarımda beyazlar görmek falan bunlar beni de üzen şeyler ama yaş aldıkça "ben kendimi eskiden ne kadar gereksiz şeyler için hırpalamışım" diyorum o kadar da kafaya takmıyorum yaşlanmayı.
0
kullanicadi
(28.03.26)
Yaslanmak degil ama yas almak kalp ben.

Eski ben iyiydi güzeldi ama manyakti. Kalbini kirmis bir eski sevgili bad boy adeta fkfkfk
Aklima gelirse gülümsüyorum ama hiç özlemiyorum. Her yasin ayri güzelligi var. En güzel yasindayim.
-2
Purple life
(28.03.26)
insan vaktin bu kadar çabuk geçmesini ve hayalindeki çoğu şeyi yapamayacak olmasını zor kabulleniyor.
+1
orpheus
(28.03.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(6)

Kötülere bir şeyin zor olması

liberalhippi
Eskiden kötülere en azından bir şey olurdu artık hiç olmamaya başladı farkettiyseniz. Acilen kötülere bir şey olup bu büyünün bozulması gerekmiyor mu sizce.
Eskiden kötülere en azından bir şey olurdu artık hiç olmamaya başladı farkettiyseniz. Acilen kötülere bir şey olup bu büyünün bozulması gerekmiyor mu sizce.
+3
liberalhippi
(27.03.26)
Onlara yola gelmeleri için mühlet veriliyor .
Aniden ölüm onları bulursa ahiretleri çok fena
-8
diyecevaplandı
(27.03.26)
Sour
(27.03.26)
Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı.
Her şey halkta bitiyor.
+3
yurtsuz john
(27.03.26)
Sanırım ben de sana katılıyorum. İyi insanların genellikle kullanıldığını ve istismar edildiğini tecrübe ettim. Kötü insanlara ise pek bir şey olmuyor gibi.
0
lostinway91
(27.03.26)
İntikamı bu yüzden kutsal buluyorum
-1
Hallegadola
(27.03.26)
kötülere bi şey olmadıkça iyi insanlar da kötü olmak gerektiğine inanıyor :(
0
deartheodosia
(27.03.26)
(11)

Small talk

arbre
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
-13
arbre
(26.03.26)
Hiç beceremiyorum. Sıfır
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
Ciddi sorduğunuzu varsayarak ciddi cevap vereceğim. Öyle bir soruya "ne alaka" diye yanıt dönene "yabani" derler. Size değer verip selam verene birkaç cümleyi neden esirgiyorsunuz? Bir gülümseme, bir-iki cümle gündelik sohbet kişideki sosyal nezaketin işaretidir.
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, bu kısım yanlış anlaşılmış. Ben eksik yazmışım. İçimden ne alaka diyorum. Yabani biriyim sanırım.
-7
🌸arbre
(26.03.26)
@arbre, İçinizden dediyseniz o benim yanlış anlamam olsun, kusura bakmayın. Özü aynı ama, sizi sempatik görenin n'aber'ini, nasıl gidiyor'unu bence cevapsız bırakmayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
Hayatım small talk yaparak geçiyor
-2
Hallegadola
(26.03.26)
evet, zorunda kalıyorum. yaşadığım yerde kamusal hayat resmen bunun üstüne kurulu hatta. sokakta herkesle yapınca bir süre sonra bayıyor. çoğu zaman yapmacık olsa da bazen ilginç etkileşimlere yol açıyor. iki gün önce sırada beklerken small talk sayesinde sokakta çaprazımdaki adamın houston rockets’ın sahibi olduğunu öğrendim. işime yaradı mı, hayır ama kulaktan kulağa fısıldaşırken bulunduğum topluluğa dair bir aidiyet hissettim.
0
eileengray
(26.03.26)
Bu sporda olimpiyat şampiyonlugum var. O derece iyiyimdir.
0
duster
(27.03.26)
evet , yapmak durumunda kalıyorum cogu zaman
0
acelaacedebela
(27.03.26)
small talk daha derin konulara girmeden once yaptiginiz, on sevisme gibi bir sey. niye bu kadar gomuluyor anlamis degilim. yolda karsilastiginiz insanla pat diye politika konusmak cok absurd degil mi mesela, ne konusacaksiniz yani baska?
+1
kakaolu kremali biskuvi
(27.03.26)
bence small talk çok güzel bir şey. insanın halinin hatrının sorulması insanı mutlu ediyor. insanların anlık olarak birbirini mutlu etmesi kesinlikle iyi bir şey. insanlar arasındaki gerginliği azaltıyor.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
small talk'tan nefret ederim. /aksi sirin mod off
"gozukmuyorsun" diye sorana uzatmadan cevap veririm ama "bunlarla doyuyor musun?" haddinin bildirilmesi gereken bir laubaliliktir. /fularli mod off
0
warrior princess
(27.03.26)
(1)

Maç Sonları Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

koela
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
📊 Maç Sonları Youtube'dan Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 40 oy kullanıldı.

0
koela
(26.03.26)
Hepsi olmadığı için tüm şıkları tek tek işaretledim
-2
Hallegadola
(26.03.26)
(8)

Memleketçilik? Çevrenizde en çok hangi şehirliler birbirini tutuyor?

mikahakkinen
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
📊 Hangi il?

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
mikahakkinen
(24.03.26)
Siklarda Elazığ olması lazım ben bu kadar birbirini tutan millet görmedim, Türk Telekom u Elazığlilar doldurmuş durumda
0
mirty
(24.03.26)
@mirty aklımdaydı yazmayı unutmuşum katılıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(24.03.26)
Hayatımdaki en mikro-milliyetçi insan Eskişehirli.
-2
tiredofwaiting
(24.03.26)
Elazig +1.
paralanmislar, zengin fakir demeden birbirlerini tutuyorlar destekliyorlar. Yahudiler gibi cimri de degiller ve filistini de isgal etmiyorlar.
0
Purple life
(24.03.26)
mardin neden yok? bu konu doğudan batıya geldikçe gittikçe azalıyor. özellkle akdenize kıyısı olan illerde bu durum neredeyse hiç yok. karadeniz doğu ve güneydoğu başı çeker.
+2
ground
(24.03.26)
trabzonlular, aleviler ve kürtler birbirini çok tutuyor
+2
Hallegadola
(24.03.26)
il olarak değil de, en çok karadenizliler ve kürtler birbirini tutuyor.
+2
emfuzi
(24.03.26)
Karadenizliler standart olarak birbirlerini tutmazlar bunlar tutmamış halleridir. kendi aralarında çok çekişirler ve başarılı olmalarının sebepleri kendi aktif iç dinamikleridir.
ha dışarıdan bir yabancı gelir de gak guk yaparsa işin şekli değişir.toprak milliyetçiliği devreye giriyor.
+1
jamswety
(24.03.26)
(18)

israil'i mi iran'ı mı destekliyorsunuz?

runaway
kimin tarafındasınız?
kimin tarafındasınız?
📊 israil mi iran mı?

Bu anket sona erdi. 61 oy kullanıldı.

0
runaway
(22.03.26)
abd ve israil güncel olarak dünyanın en ciddi problemidir, bir numaralı terör örgütüdür. o yüzden bu savaş özelinde tabii ki sonuna kadar iran'ın yanındayım.
+4
der meister
(22.03.26)
tabii ki iran. umarim israil'i destekleyen insanlarin gotunde de bir gun bomba patlar.
+5
banach
(22.03.26)
İsrail’i destekleyen insanın aklından zoru vardır. Mollaları biz de sevdiğimizden desteklemiyoruz. İran düşerse sıradaki biziz kendinize gelin.
+3
messina123
(22.03.26)
iran halkını destekliyorum. israil ya da abd'nin amacı, molla'ları yollamak değil...bir molla gitsin öbür molla gelsin, iran halkı perişan olsun umurlarında değil. pragmatik lider istiyorlar.

iran halkının biraz nefes alması için israil'in bu savaş kazanması önemli. israil kağıttan kaplan, arkasında abd olmasa 1 gün barınamaz o coğrafyada.
-5
monicapp
(22.03.26)
turkiyenin cikarlari iranin desteklenmesini gerektirdigi icin irani destekliyorum.
molla da olsa, aczimendi de olsa, adnan oktar bile olsa bizim cikarimiz ne ise ona bakmak lazim.
0
cooperr
(22.03.26)
İran. İnsanlığın kanseri aşağılık kitleleri desteklemiyorum şükür ki. Bunları destekleyenleri görmek de çok acınası gerçekten.
+2
sadakatsiz
(22.03.26)
İran tabiki. Şu anda dünyanın en onurlu ülkesi İran'dır. Bu haydut iki devlete meydan okuyabilen başka bir ülke yok. Kurtuluş savaşı veriyorlar resmen.
+4
efreet sultan
(22.03.26)
İran'ın attığı (Çin ve Rusya güdümlü ) füzeleri destekliyorum .
Diğer insanları kendilerinden aşağı
gören siyonist hedeflerini tam
isabet vurmalıdır.
Gazzelilerin bedduası ne de olsa...

Daha savaş başlarken İran'da bir okulda 165 civarında kız çocuğunu arızalı ezoterik inanışları için kasten kurban edenler asla insan hakları , özgürlük , çağdaşlık , medeniyetten bahsedemezler.
Bu savaşta kanun , hukuk, BM sözleşmeleri , insanilik , merhamet vs. asla yok.

www.gemipersoneli.com

İran'ın içi karışacak diye beklenirken ABDnin içi karışırsa hiç şaşırmam.
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
Moderatör lere bir geliştirme önerisi: oy vermeden sonucu görebilmek

Savaşta kimseyi desteklenen, Türkiye yalnızca.

İran a haksızlık yapılıyor gibi geliyor ve onlar için daha zor
0
baldan kaymak
(22.03.26)
al birini vur otekine. yukarida yazildigi gibi iran halkini destekliyorum.
-6
baldur2
(22.03.26)
Şia mı siyonistler mi ikisi de birbirinden beter. Yıksınlar birbirlerini beter olsunlar. Çizgimiz budur.
-11
Hallegadola
(22.03.26)
İranın yönetim zümresi daha da ölsün ama ülke olarak israili amerikayı hezimete uğratsınlar istiyorum.
0
aguen
(22.03.26)
İran tarafındayım. Maddi manevi yardım da yaptık, yapacağız. Çünkü Filistin'deki işgalci organizasyon düşmanımız.

Bu arada İran'ın füzeleri çin füzesi değil. Komşularıyla şahsiyetli, karşılıklı teknoloji alışverişi yapıyor.

Örneğin projeyi eline alıp Füze motorunu ABD'den isteseydi aylarca randevu bekleyip Ukrayna'nın yolunu tutsaydı başarılı olamazdı.
+4
hebanon
(22.03.26)
Saldirilan yeri destekliyorum, yanar döner değilim.
Ukrayna ve iran halkının yanındayız.
Yalnız iran genel devlet yönetimi hiç umrumda değil. Ama bu değil ki halkın bu hale düşmesini şakşaklayayim.
+2
logisticsmanager
(22.03.26)
mollaları iran a geri getiren amerika ve onları bahane eden amerika ve israil olduğuna göre aklı başında geri zekalı olmayan herkesin tarfı belli dir. iran
0
deepex
(22.03.26)
niye birini desteklemek zorunda olalım ki?
-1
gurur
(22.03.26)
ikisini de desteklemiyorum. iran yıllarca ülkemizdeki siyasal islamı terörist dincileri, siyasal islamı destekledi. israil zaten yıllardır yaramaz çocuk gibi istediği gibi herkese saldırıyor.
irandaki okumuş eğitimli insanların yönetimi ele geçirmesi ümidimiz.
-3
mikahakkinen
(23.03.26)
abd ile israil savaşsa abd'yi desteklerim. hatta israil şeytanla savaşsa şeytanı desteklerim.
+2
faberkastelli
(23.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(8)

Buna tepkiniz ne olurdu?

yenibirgüzelnick
Biriyle evlendiniz ve evlendikten 4 sene sonraya kadar sizden bir aile sırrı saklanmış. Eşiniz ailesiyle kavga edip tamamen ipleri koparıyor ve görüşmüyorsunuz o gün size bu sırrı anlatıyor. Görüşmeyelim zaten bunlar böyle insanlardı diye. Konu anlatılacak gibi değil aile içi cinayet var ortada. Dış
Biriyle evlendiniz ve evlendikten 4 sene sonraya kadar sizden bir aile sırrı saklanmış.
Eşiniz ailesiyle kavga edip tamamen ipleri koparıyor ve görüşmüyorsunuz o gün size bu sırrı anlatıyor. Görüşmeyelim zaten bunlar böyle insanlardı diye.

Konu anlatılacak gibi değil aile içi cinayet var ortada. Dışarıdan bakınca asla tahmin edilmez mümkün değil.

Eşinize tepkiniz ne olur?
0
yenibirgüzelnick
(21.03.26)
Ona destek olurdum.

Bana niye söylemedin diye düsünmezdim.
+4
Purple life
(21.03.26)
Ben eşimi bilirim, diğerleri beni ilgilendirmez. Bağlama da bağlı olmakla birlikte hesap sormam, çekinmiş olabilir diye düşünürüm.
+8
anatomik
(21.03.26)
Alttan almaya deneyip destek olmaya çalışırdım.

@anatomik +1 Bağlam ve içerik detayları çok önemli tabii
+3
put it in your appropriate place
(21.03.26)
Eşimin ailesiyle görüşmüyor, sebebini 4 sene sonra mı öğreniyorum?
4 sene boyunca neredeydim, yalan mı söylemişti bana?
Nasıl ortaya çıktı?

Cevaba göre tepkim değişir.
+1
Bruce
(21.03.26)
Birisiyle evlenmek yolunda bence dürüstlük kadar şeffaflık da önemli. İkisinin arasındaki fark şudur: dürüstlük, sorulan soruya doğru cevap vermek/yanlış cevap vermemektir. Şeffaflık ise soru sorulmasını beklemeden karşı tarafla paylaşma sorumluluğunda hissedilen şeyi ona söylemektir.

Ama... burada mevzu bahis evlenilen kişinin değil ailesinin sırrı. Bir insan dürüst ve şeffaf biri olup, partnerine her ama her şeyi (hele ki bu kadar hassas bir şeyi) anlatmamayı da seçebilir. Çünkü kendisiyle, partneriyle ya da ikisinin ilişkisiyle ilgili bir sır değil bu. Anımsamaktan hoşlanmadığı, bir dahlinin bulunmadığı ve paylaşmaya gerek görmediği bir mevzu. Üstelik ailesiyle görüşmeyi kestikten sonra, partnerinin bu hamlesini neden yaptığını anlaması için bu sırrı da paylaşıyor. Bile isteye sakınan ve bundan bir çıkarı olan birisi hiçbir koşulda paylaşmazdı bunu. Gerek görmediği ve hoşlanmadığı için paylaşmamış şimdiye dek. İpleri koparınca da sebebi net anlaşılsın diye paylaşmayı seçmiş. Gayet doğal. Hiç paylaşmasaymış bile olurmuş.

Şu durumlardan birisi olsaydı paylaşmaması elbette ki boşanma sebebi olabilirdi:

Olaya müdahil olsaydı,
Suçu işleyen kişiye yataklık yapsaydı,
Bundan maddi/manevi çıkar sağlamış olsaydı,
Partnerinin de kendi hayatında benzer bir travması olsaydı ve ilişkinin ta en başında bunun yaşandığı bir ailede/ortamda büyüyen insanlarla iletişim kurmak istemediğini söyleseydi ya da böyle bir durumda işlerin farklı yürüyeceğini belirtseydi ve bu kişi buna sessiz kalsaydı vs...

Ama bu durumların hiçbiri yok anladığım kadarıyla. Doğal olan bir durum bence.
+2
starbuck
(21.03.26)
Öncesinde bilsen evlenme derdim ama artık evlisin eşinin arkasında dur
-1
Hallegadola
(22.03.26)
Evlenme mi derdiniz? Esin ne sucu var anlamis degilim, kendisi bile ailesiyle gorusmeyi kesmis, daha ne yapsin? Tabii cinayeti isleyen kendisi degilse...
+1
Sour
(22.03.26)
ya tabi ki eşten sırf bu yüzden ayrılma olmaz da tepkisiz de kalınamayabilir bunu yaşayan bilir. bi kere bizde de şöyle bişi olmuştu. evet bizle alakalı değil ama. eşimin ailesinde kardeşleriyle ilgili skandal olaylar olmuş. herkes biliyor ve eşim sadece bana anlatmamış. ben sonra ailesiyle yüzyüze geldiğimde herkes ben biliyorum sanıyordu ama sonra bilmediğimi anlayınca şaşırdılar. eşime sorunca işte seni dedikodulara karıştırmamak için anlatmadım vs dedi ve zaten seni ilgilendiren bişi değil dedi. ama ben çok bozuldum ve de bu olayı unutmadım. bana anlatsa gidip dedikodualra skandallara karışacak halim yoktu da bu kadar benden saklanmasına da anlam veremedim ve holuma gitmedi. ben olsam anlatırdım yani eşle sohbet etmek kapsamında.
0
iwillsee
(23.03.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(8)

ankara'da ev alinacak en iyi yerler (para sorunu olmasa)

antikadimag
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur,
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur, ormandir. toplu tasimanin kisitli olmasini herkesin gelemeyeceginden hareketle olumlu dusunuyorum. evet, biraz tuhaf bir dusunce ama ulkenin durumu malum bu pozitif yaziyor. gunluk ihtiyaclar icin de kendi kendine yetebilmesi gerek. yani arabayla 5-10 dakikada alisveris, eczane falan olmali tamamen hicligin ortasinda bir site olmamali.

benim aklima gelen yerler;
bilkent, beytepe, oran, ve sehir icinde olsa da cankaya (atakule taraflari), belki mogan parki'na yakin olan golbasi taraflari.

para sinirsiz diyorum o yuzden incek, baglica falan yazmadim. kacirdigim bir yerler var mi? incek derken ted koleji'ne yakin olan tarafi beytepe diye dusundum. incek koyu atilim universitesi tarafinda kaliyor ama ted kampusune de incek denmis nedense.
0
antikadimag
(20.03.26)
Evlenmeden önce ailemleyken yıllarca çayyolunun göbeğinde oturdum. Evlendim bağlıcaya geçtik üç yıldır buradayım. Sınırsız param olsa koruda köşk gibi evler var orada oturmak isterdim muhtemelen. Hem şehrin içi hem yemyeşil. Amerikan filmlerinden fırlamış gibi bir muhit.
0
Hallegadola
(20.03.26)
Koru, Çayyolu +1
Metroya yakın yerleri bence daha güzel ama Konutkent tarafları daha uzak metroya. Aradığınız sakinlik belki oradadır. Ben yine de Koru tarafını tercih ederdim. Marketler çeşitli, avm var, şehir hastanesine uzak sayılmaz hem toplu taşıma hem arabayla. İnsanları iyi. Gürültü patırtı pek olmaz.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Ankarada artık heryerde arabayla 5-10 dk mesafede alışveriş merkezi - eczane var.

Cevabım Yeşil Barış Sitesi - İncek. Para sıkıntısı olmayan insanlar genelde elitist takılıp kendisi gibilerle yaşamak isterler. Bu yüzden lüks muhitler oluşur. Ankara zenginlerinin büyük bölümü burada yaşıyor.

Eğer param buna yetmezse de Angora Evlerinden yana tercihimi kullanırım.
0
nuevo
(20.03.26)
Siz insandan uzak olsun demişsiniz ama ben yine de kızılay civarını tercih ederdim.
Tiyatrolar, sinemalar (özellikle büyülü fener), kitapçılar, pasajlar vs hep oralarda.
Meclis parkı, güvenpark, kuğulu, sakarya barlar sokağı, zafer çarşısı falan hep yürüme mesafesinde.
Benim için Ankara'da yaşamak buralara yakın olmak demek.

İlla merkeze uzak olsun diyorsanız Eryaman Göksu Avm civarı derim. Göksu park ve gölet falan da yakın.
Eskiden beş yıl kadar 3. Etap'ta oturmuştuk. Oraları halen çok severim.
-3
anaphylacticshock
(20.03.26)
bana incek hep çok kurak gelmiştir, otların içinde korkunç yüksek rezidanslar ve kurak topraklara dağılmış siteler. mesela yeşil barış sitesi denmiş; çevresi kıro sukent ve kıro kafelerle dolu bir yerde. orta-üst yerde oturan zenginin profili de önemli bence. incek'in göl manzaralı tepelerinde de lüks villalar var ama dediğim gibi biraz sonradan görme profilin yaptırdığı siteler.

ben galiba ankara'ya hala old school gözlüklerle baktığımdan hali hazırda yeşillendirilmiş muhitlerden seçerdim. mesa koru'da migros'un arkasındaki tepe mesela. bölge mesa inşaat'ın sahibinin villasıyla başlar ve çamlar içinde villalar tepeyi döner. dik bir yokuş olduğu için yaya ulaşımı yok derecede azdır, otobüs oraya kadar çıkmaz (ben bu evlerde büyüdüm, arabasız eve gidiş liseli halim için ölümdü). ümitköy'ün içlerinde de yeşillikler içinde korunmuş çok güzel evler var. ibb.co
beysukent de öyle. bilkent'in etrafı da profil açısından oldukça iyi. buralar hem merkezi hem de bireysel hissettirir. angora da fena değil ama biraz sıkışık düzen. komşun melih gökçek de çıkabilir, bir cerrah da. erdemkent ve çevresi (gama villaları) de eskiden iyiydi ama şimdi nasıl bilmiyorum. çayyolu ise daha orta gelirli bir bölge gibi geliyor.

daire alacaksam da çankaya'da isterdim; incek'teki rezidanslar bana kıro geliyor. karum'dan yukarı çıkarken abd elçiliği konutunun hemen altında iran caddesi’nde seğmenler parkı'na bakan 9-10 apartman var orayı çok sevmişimdir hep. uk elçiliğinden atakule'ye giden botanik park manzaralı cadde de öyle. gop-çankaya köşkü arasındaki tepe en sevdiğim yerlerden ve değerini hiç kaybetmeyecek. nenehatun'un üst kısmında da çok tatlı apartmanlar var.

ps: kolejin yeni kampüsüne hep incek derdik biz.
+2
eileengray
(20.03.26)
şu an ofis gop’da. param olsa gop’tan alırım ama caddenin üst tarafında olan bölgeden.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.03.26)
incek i es gecmek bence hata. incek bulvarindan cevreyolunu gectikten sonra tulumtas var. tam sizin bahsettiginiz ozellikler mevcut. bu donemde kapinizi arabanizi kilitlemediginizi dusunun cunku hem guvenlik var hem de toplu tasimayla normal vatandasin gelemeyecegi yerler, zaten en buyuk sorun temizlikci getirtmek.
peyzaj isi de bence siteye bagli, gayet guzel peyzajli siteler var.
nascor garden a bakin derim.
her yerden uzak ve etrafta bina yok. yavas yavas sehir yanasiyor ama simdilik olabilecek en iyisi bu.
turkkonut da guzeldir bu arada. amac her seyden uzak olmaksa yine emeklilerin yasadigi bir sahil kasabasi hissiyeti verir. ama sehre daha yakin. daha cok toplu ulasim daha cok insan.
cayyolu koru vs bunlar cok sehir icinde kaldi. guvenlik yeterli olmuyor. angora evleri falan bence hic guvenli degil. evinizin onune kadar herkes gelebiliyor.
yesil baris in evleri cok guzel ama etrafi cok bina doldu. yani herkes size tepeden bakiyor.
korunun ihlamur sokak vs cok guzel ama yine insanlar evinizin onune kadar gelebiliyor.
0
mavicorap
(21.03.26)
bilkent - park sitesi
incek - ışıklar sitesi
incek - toki, atabilge, akadia, bulvar loft vs
incek - tek sitesi
beysukent - angora evleri
Ümitköy - galeria'nın arkasındaki villalar (mutluköy değil)
tulumtaş - muhtelif.
0
babilfish
(22.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
0
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
+1
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(3)

Hayatınızı yaşıyor musunuz

arbre
Şöyle anlatayım. Mesela ben Yıldız Tilbe konserine gitmek istiyorum ama gidemiyorum çünkü kız arkadaşım yok şu an. Bu mantığa göre hayatımı yaşayamıyorum. :D Siz hakkını veriyor musunuz, her gününüz dolu mu, konser, gezi kaçırmıyor musunuz?
Şöyle anlatayım. Mesela ben Yıldız Tilbe konserine gitmek istiyorum ama gidemiyorum çünkü kız arkadaşım yok şu an. Bu mantığa göre hayatımı yaşayamıyorum. :D Siz hakkını veriyor musunuz, her gününüz dolu mu, konser, gezi kaçırmıyor musunuz?
-9
arbre
(13.03.26)
Her gün dolu geçmiyor tabii ama imkanlarım doğrutulsunda güzel yaşıyorum. Bazı eksiklikler, defolar var tabii ama hayat işte bu ya dediğim çok oldu. Özellikle birkaç senedir.

Konser ilgimi çekmediği için gitmiyorum.

- Gezileri kaçmıyorum. 2023'den bugüne kadar 17 şehir gördüm Avrupa'da.
- Yaptıklarımı, kendim istediğim için yaptım. Oturup, İstiyor muyum, yapabilir miyim, nasıl olur diye araştırdım. İlgimi çekmeyenlerden vazgeçtim. İlgimi çekip yapamam deyip vazgeçtiklerim de oldu.


- Fine Dining
- Casino
- Strip Bar
- İki ülke arasında tren yolculuğu
- Yamaç Paraşütü
- Bungee Jumping
- Airbnb evinde kalmak
- Hostelde kalmak

Bu yukarıdakilerden sadece bir tanesini Türkiye'de yaptım. Diğerlerini Avrupa'da yaptım. Birbirlerinden farklı deneyimleri yaşadım çok şükür.

Kültür sanat sepet işleri, standup gösterileri ve bira viski tadımları güzel oluyor.
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
yaşamıyorum çünkü çok fazla internetteyim
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Ben de kanye west konserine gitmek istiyorum ama eşim hamile halimle benim İstanbul’a gidemeyeceğimi ve çok fazla giderimizin olacağını söyledi gelecek aylar için. Yani ilişki içinde olsan da konsere evente gidemiyorsun
0
Hallegadola
(14.03.26)
(7)

Sadettin Saran'ın Okul Gezmek İstemesi?

eisberg
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan" diyecek? Çok amatörce, düşünülmemiş bir hareket değil mi?
0
eisberg
(12.03.26)
Galatasaray lıyım

Şayet söylediğiniz gibi pozitiflik varsa: Fenerbahçe başkanının geldiği duruma bak, Gs de böyle birşey olsa sonraki gün ışığını göstermez cemiyet.

Yine o söylediğiniz gibiyse: Bırakın danışmanları kendi kabul etmemeli veya bu teklifi veren danışmanı gözden geçirsin bir zahmet.

Amatörce yönetilen kulüplerin, amatör başkanlarından herhangi bir gün herhangi bir olayı böyle zaten.
0
baldan kaymak
(12.03.26)
icardi ve osimhen etkisiyle galatasaray çok daha fazla taraftar toplamaya başladı. ilkokul sınıflarının %70'i falan galatasaray'lı. ailesi koyu fb veya bjk taraftarı olan bir sürü galatasaray'lı çocuk tanıyorum.

bu durum uzun vadede fb için büyük sorun olacak gibi görünmüş olsa gerek ki, çocuklar fb'li olmuyor diye bir söylem türedi, aziz yıldırım başı çekti.

saran da, popüler bir isim. karizmatik de. bu karizmasını ve popülerliğini kullanarak fb'yi çocuklar arasında tekrar popüler yapmaya çalışıyor.

ilk başlarda buna ses etmediler, birkaç okul gezdi böyle. sonrasında kamuoyunda şikayetler gelmeye başlayıca, sanıyorum aileler de meb'e yazmış olabilirler, izin verilmemeye başlandı. zaten mantıklı olan da bu. adam fb'ye zarar vermemek için sezon sonuna seçim ve aday olmama kararı aldı. bunun gerekçesi de kendi açıkladığı kadarıyla fb'ye zarar vermemek. yani kendini kamuoyu gözünde fb'ye layık görmüyor, ama çocuklarımıza örnek olabileceğini düşünüyor. bu son derece saçma bir davranış.

daha çok, talisca, asensio, kerem falan gitse okullara daha çok faydası olur. ayrıca benim çocuğumun okuluna gelse saran, sırasıyla okul yönetimine, ilçe ve il müdürlüklerine kadar giderim şikayet etmek için. çarşaf çarşaf uyuşturucu ve fuhuş haberleri kamuoyunu meşgül etmiş birinin okul ziyaret etmesi kadar ahmakça bir şey olamaz.
0
emfuzi
(12.03.26)
okul gezmek ne ya. sacmaladilar.

her dügmeye basiyorlar.
0
Purple life
(12.03.26)
Deli saçması işler bunlar. Kulüp başkanı neden okul geziyor arkadaş kimse de bunu sorgulamıyor.
Ne yapacak misyoner gibi okul okul gezip, çocuklara forma dağıtıp, fenerbahçe hoşgörü takımıdır falan mı diyecek
-1
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Bu gs taraftari niye boyle oldu ya? Sosyal sorumluluk projesi kardesim. Hademesi, sabunu olmayan okullara gidip yardim yapiyorlarmis, cocuklari Kadikoy'de maca davet edip agirliyorlarmis arada engelli, hastalara da yardim ediyorlarmis. Asalim bence. Ulan iceri alinmamis ne sanatci ne oyuncu kaldi zaten, ne malum 4-5 sene sonra simdinin savcisinin, bakaninin kandirildik, ahmagiz demeyecegi? Adalete guven mi kaldi? 200 yil hapis isteniyor dedikleri kisi aliyorlar 10 gun sonra tahliye oldu, beraat etti diye okuyoruz.

Ulan fethullah'in dizinin dibinde oturan adamlar var. Kandirildim, aptalim, salagim da demiyor adam. Cik acikla, ozur dile canli yayinda agla, ikna olalim. Ne malum yarin bir gun devlet erkanina suikast yapacak belki, ajanlik yapiyor hala belki. Bunlarin beraber saf tuttuklari adamlar bomba yagdirmadi mi?
-1
freedonia
(13.03.26)
okullarda fenerli çocuk kalmadığından rezil olmasın adamcağız diye izin vermemişlerdir.
-2
Hallegadola
(13.03.26)
sadettin saran her deplasmana gittiğinde bir okul ziyareti yapıyor. ilk kez yapılmadı, çok alakasız bir sebepten dolayı iptal edildi, denildiği gibi veli şikayeti falan değil. gidilen okullarda yanlış hatırlamıyorsam kütüphaneye kitap götürülüyor ve bir dernek de çocuklara fenerbahçe ürünleri dağıtıyor.

benim anlamadığım galatasaray taraftarının tutumu. türkiye'nin gördüğü en ahlaksız futbolcu üzerinden prim yapmaya çalışan galatasaray taraftarı, sadettin saran'ın kütüphanelere kitap götürdüğü, çocuklara hediye dağıttığı ziyaretlerden şikayet ediyor. bahis baronunun çocuklarını maç önü seremonisine çıkarttılar, hala çıkmışlar "çocuklarımız çocuklarımız" diyorlar. çok ilginç.
-1
co2s2
(13.03.26)
(23)

Kız arkadaşınız başkalarının giyimleri hakkında yorum...

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım
Merhaba.
Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.

Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım vs. Giyim kuşam konusu önemlidir benim için, ilgiliyimdir.

Ancak şöyle durumlar var. Canlı örnek vereyim. Geçtiğimiz ay alışveriş yaptım epey, bi kazak da aldım. Baya güzel bir kazak, üzerime de tam oldu vs. Bunu giydiğim gün kız arkadaşım "dün aldıklarından biri mi bu" dedi ben de evet dedim ve diyalog bitti. Ertesi hafta o kazağı, markasının mağazasında gezerken görüp ay bayıldım şeklinde yorum yaptı. Ulan dedim buydu geçen giydiğim, aa öyle mi dedi. Gülüştük.

Ancak Benzer diyalogları 4-5 aylık süreçte belki 50 defa yaşamışızdır.

Bana etrafta gösterip adamın şusu çok güzelmiş dediği şeylerin belki çok daha iyileri bende de var. Ekonomik durumum, tipim fiziğim de iyi giyinmeye müsait. Bunları şu yüzden söylüyorum, belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani.

Yarım saat önce kahve içerken yine aynı şeyi yaşadık. "ay adamın paltosu çok güzelmiş" dedi. Döndüm baktım, muhtemelen kaşe siyah standart bir palto.

Bitiriyorum, bana bugüne kadar daha bir kere bu da sana çok yakışmış demedi :D

Hal böyleyken, artık gıcık olmakta haklı mıyım, yoksa He de geç mi diyorsunuz.

Sizde durumlar nasıl?
+4
sorularimicinfeykhesap
(12.03.26)
Sürekli insanları gözetlemek bana anormal geliyor. Anın tadını çıkarıp karşısındakiyle ilgilenmek yerine insanları gözetleyenleri kendini gerçekleştirememiş ve tehlikeli insanlar olarak görüyorum. Bunu bir tarafa bırakırsak haklısınız sinir bozucu bir durum. Ben de beni beğenmediğini düşünürdüm.
+8
sadakatsiz
(12.03.26)
Sende olup olmamasindan cinsiyette bagimsiz insanlar hakkinda konusup durmak basit insan isi.

Kiskancligin gereksiz. Overthinking saatin gelmis galiba.
-10
Purple life
(12.03.26)
sadece baska erkeklerin kiyafeti hakkinda yorum yapiyor ama kadinlar hakkinda hic yapmiyor mu? eger oyleyse o erkekleri begendigi icin bence. kadinlar hakkinda da yorum yapiyorsa bile, ayni seyler sende varken sana yorum yapmamasi yine seni begenmiyor mu acaba diye dusundurur. ben olsam rahatsiz olurdum.
+5
lemmiwinks
(12.03.26)
Çok sinir bozucu. Bir de sürekli başka insanları gözlemlemesi tuhaf geldi normal mi bu yani?
Açık açık neden sormuyorsun? Niye bana hiç giyimime iltifat etmedin de başkalarına ettin diye.
+2
kaptan maydanoz
(12.03.26)
Beni rahatsız ederdi.
+3
kumandanim
(12.03.26)
tek konusu kıyafet mi yoksa, mesela kitaplardan konuşabiliyor musunuz veya izlediğiniz bir dizinin senaryosu karakterlerinin oluşumu gibi sohbetleriniz oluyor mu, olmuyorsa bilinçli yapıyordur, ve kendinin farkında olmayan standard biridir.
bir çok şey beğeniyor anladığım kadari ile standard bir zevki var, arada desene sende her gördüğün şeyi beğeniyorsun niş bir zevkin yok diye asdasd
0
eja
(12.03.26)
hocam kelimin tam anlamıyola gözü dışarda gibi duruyor maalesef.

bu arada burada ilişkilerle ilgili açılan duyurulara cevaben ayrıl önerisi çok gelir (hatta bu durumla ilgili de duyuru açılmıştı). yorumları buna göre değerlendirin derim :)
+1
shadowfollower
(12.03.26)
çekilir mi bu dert yav, ayrıl gitsin. beğendiklerinden birine yazsın bundan sonra.
+4
antihero
(12.03.26)
seni beğenmiyor
+1
Hallegadola
(12.03.26)
Yolda kendisini dürtükleyerek; baksana kadının 'g'ötü ne kadar güzel, pergelle çizilmiş gibi de.

kılıçla yaşayan kılıçla ölür, yapacak bir şey yok.
+12
galahad reloaded
(12.03.26)
haklısın
0
bay b
(12.03.26)
Flört aşamasında yaşansa çok itici bulurdum bu durumu. Açık açık rahatsız olduğunuzu söyleyin veya imada bulunun bence. Veya siz de başka kadınların kıyafetlerine yorum yapın hesap sorarsa kendi yaptigi davranışi hatırlatın.
0
egerbiryolcu
(12.03.26)
Aldatılacaksın

galahad +1 haha
-7
arbre
(12.03.26)
"belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani." bence bu cümleyi bir daha gözden geçirin; cevap burada gibi duruyor. ya da tamamen aynı ürünü giyiyor olsanız dahi, belli ki size yakıştırmıyor.
ben sizin alınmanız bir yana konulursa, kızın modaya aşırı bir ilgisi olabilir gibi de yorumladım; size dokunuyor olabilir ama belki de gerçekten gayrıihtiyari, muhabbet olsun diye konuşuyor olabilir. bence kendinizden emin ve memnun iseniz ve bunun dışında iyi geçiniyorsanız "hee" diyip geçin.

ancaak olayın bu sıklıkla tekrarlanması ve sizin -anlaşıldığı kadarıyla- bu olaydan fazlasıyla rahatsız olmanız sebebiyle, en mantıklısı, "ayşecim, sen senin vitrinde ya da başkalarının üzerinde görüp bana beğeniyle gösterdiğin tarz, aslında benim tarzımla çoğu zaman aynı; ama bana hiç iltifat ettiğini görmedim :) giyimimle ilgili yapıcı önerin varsa, hem daha iyi giyinmek adına, hem de senin daha çok hoşuna gitmek^^ için memnuniyetle dinlerim" tadında ufak bir konuşma yapabilirsiniz diye düşünüyorum.
-3
lil siztah
(12.03.26)
Benim de hoşuma gitmezdi. Konuşmayı denediniz mi? Gerçekten konuşunca bu tarz pek çok problem çözülüyor.

Ha konuşunca çözülmeyen bir ilişkim olsa, sürekli "aa şu kadının eteği ne güzelmiş" derdim sonra zaten ya fark eder düzelir ya kavga sonrası düzelir ya da düzelmez.
0
aguen
(12.03.26)
Biraz kiz kiza muhabbete donmus sizinki sanki, hep boyle miydi. Konusmalarin iceriginden bagimsiz konsept sikintili.
0
mbond
(12.03.26)
galahad +1

yol ver.
+1
summerjam0306
(12.03.26)
eğlenilir, evlenilmez.

sevgilinize uzun vadeli bakmayın bence.
+1
mahmuttt
(12.03.26)
Sizdeki duruşunu beğenmiyordur açık açık söylemek yerine başkaları üzerinden örnek veriyor olabilir.
Kıyafeti güzel gösteren şey fiziktir, markasından kalitesinden çok daha önemli bir etken fizik.
Beğenmiyor ve dikkat etmeniz için imalarda bulunuyor olma ihtimali yüksek.
Üstünüzde gördüğü bir şeyi başkasında ya da mağazada beğenip sizde fark etmemesi bu yüzden.
Gıcık olmakta haklısınız ben olsam ben de gıcık olurdum.
+2
mutekebbir
(12.03.26)
tarzini begenmedigi acik, al karsina konus. ne ayaksin diye sor bakalim ne diyecek.
verdigi cevaba gore yorum yapariz..
0
cooperr
(12.03.26)
aldatılacaksın denmiş ama aldatmadığı ne malum. yol ver gitsin hocam.
0
thawne
(12.03.26)
Insan sevdigine iki cift guzel laf etmeyecekse kime edecek? Sevdicegimden guzel sozleri sakinip elalemin adamina neden iltifat edip duruyorum? Insani mutlu etmenin en kolay yollarindan biri icten iltifatlar. Kaldi ki sizinki kiskanclik degil, bence daha cok gorulmemek ve onemsiz hissetmemekle ilgili.
Uc bes ok ama dediginiz kadar fazla ise enteresan. Hadi sevgilimin uzerinde begenmedim diyelim, bu sekilde laf sokmak cok kalp kirici.
Kadin kisisiyim, oyle kiskancliklarim, kendine guvensizliklerim yoktur ama bana hic iltifat etmeyip surekli ucuncu kisilere iltifat etse ne oluyoruz derim bi.
0
kassiopeia
(12.03.26)
begenmedigin cevaplari tiklememen cok garip. komleks level 99.
su olayi bir de kizdan dinlesek keske.
0
Purple life
(12.03.26)
(5)

Ankara'da ucuz ve oturulabilir ev

angina pektoris
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?

En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
0
angina pektoris
(12.03.26)
zirvekent'te alıp kiraya veriyorlar. genelde pazarcı ya da romanlar tutuyor. çıkartamıyorsun sonra evden. bu kadar yerde de ucuz noktalarda ne yazık ki yaşanmıyor. gelip duyuruda başlık açacak sosyal statüdeki adam hiç yaşayamaz. kot bakın 2. kot bakın ama çankaya'dan bir yerler bakın.
0
summerjam0306
(12.03.26)
imkanları zorla 1+1 düzgün bir yere çık bence.
0
Hallegadola
(12.03.26)
Mecburiyetten son günlerde yolum birkaç kez o tarafa düştü. Koşarak çıktım sonra.
Ki ben doğma büyüme Gülveren'liyimdir. Ona rağmen tahammül edemedim.
Bütçeyi az daha zorlayıp başka yerlere bakılabilir bence de.
0
anatomik
(12.03.26)
hocam eski yerleşim yerlerinde (örneğin ben esat'ta oturuyorum) nispeten düşük fiyatlı kiralar var. 20-25 bin arasına 3+1 bulabiliyorsunuz. evler eski olduğu için ufak tefek sorunlar olabiliyor, yeni ev kadar komforlu olmuyor maalesef ama "akşamdan akşama kalacağım, konfor aramıyorum çok" derseniz merkezi yerlerden bulabilirsiniz. bence önceliğiniz işinize yakın olması olmalı. zira yolda harcayacağınız sürenin maddi etkisi (örneğin yola harcadığınız sürede kazandığınız para) ve masraf bazen kira farkından fazla oluyor.
+1
shadowfollower
(12.03.26)
cevizlidere mahallesine bakın. çankaya'da ve kiralar nispeten uygun. mamak gibi yerlerde yaşanmaz.
+1
thawne
(12.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(9)

20 seneye kullanmayı bırakacağımız eşyalar

sekizdokuzon
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum. Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum.

Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(10.03.26)
Sabun hayatımızdan çıkabilir gibi geldi. Yerine tek kullanımlık hijyenik mendiller gelir. Su israfı olmuyor diye gazlanir. Yeni pazar olur.
0
kisa
(10.03.26)
Kağıt para, tahsilat makbuzu, dekont

Okullardaki akılsız tahtalar
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
20 sende önceden geldiğimiz noktayı göz önünde bulundurunca cep telefonu diyorum. En azından form olarak bugünkü gibi olmayacak gibi geliyor.
-1
mutantking
(10.03.26)
defter kitap kalem işi tarih olur bence
+1
Hallegadola
(10.03.26)
Sütyen nasıl gereksiz yav? (Erkeğim)
-2
benaslindayohum
(10.03.26)
kurşun kalem
kondom
plastik torba
air frier
çamaşır kurutma makinesi (çamaşır makinesiyle entegreli sorunsuz bir kurutma sistemi gelir şimdikiler hala sorunlu)
tablet bilgisayar
manuel diş fırçası
0
elektr10
(10.03.26)
ben yukarida yazilan hicbir seyin kalkacagini düsünmüyorum.
ama akbil, istanbul kart gibi seylerin kalkacagini ve kimlik kartlarinin multifonksiyonlar tasiyacagini düsünüyorum. böylece sekizdokuzon 10B otobüsüne bindiginde devlet bunu bilecek.
belki kredi kartlari bile kimlik kartina gecer.


en büyük degisikligi de tipta yasayacagiz bence.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Araba
-1
ananiyimioguz
(10.03.26)
İmza. Kamuda hukukta nerdeyse imza diye bir şey kamadı zaten. Şimdi her vatandaşa da zorunlu hale getiyorlar.
+1
ground
(11.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(7)

babanın ölmesi vs annenin ölmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangisi daha çok acıtır?
hangisi daha çok acıtır?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
İkisi de ayri. Allah basimizdan eksik etmesin
0
die fetten jahre sind vorbei
(08.03.26)
Annenin ölmesi.
Anne genellikle daha sonra ölüyor ve aile evi onunla birlikte kapaniyor.
+4
Purple life
(08.03.26)
Hangisini daha çok seviyorsan onunki acıtır.
0
Bruce
(08.03.26)
Düşünemedim. Kıyas edemedim acıyı.

Ama yalan değil Allah her ikisine de uzun ömür versin fakat sıralı ölüm versin. Babam önden gitsin derim çünkü tek başına yapamaz perişan olur. Aynı şeyi kayınpederim için de söylüyorum. Tersi zor oluyor
0
Hallegadola
(08.03.26)
annemi yaklaşık 1 sene önce kaybettim. babam çok şükür hayatta, ömrü uzun olsun. hayatım boyunca babamın ölmesinden korktum, annem sapasağlamdı ve ona hiçbir şey olmaz gibi geliyordu. ama o ölünce bambaşka birine dönüştüm. acısını tarif edemiyorum. çocuk halim de onunla beraber ölmüş gibi hissediyorum, o yüzden her şey çok karanlık geliyor.
0
ayalensoledad
(09.03.26)
babanın ölmesinin sonuçları ülkemizde çok trajik olabilir. maddi olarak çöküş yaşanabilir. icralarla karşı karşıya kalınablir. bu durum aile fertlerinin eğitimine bile etki edebilir. bir şekilde ailr dış tehdit ve tehlikelere daha açık hale gelebilir.
anne öldüğünde ise acısı daha çok olur. unutmak çok uzun sürer. boşluk hissi hiç kapanmaz.
0
ground
(09.03.26)
kişiden kişiye değişir tabi ama babam için 3 gün ağladım, annem için 3 senedir ağlıyorum
0
mezzosprite
(09.03.26)
(9)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-5
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
0
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(10)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Seni o kadar iyi anlıyorum ki:') bir yerde dur demeyip kendini iyice ihmal edersen hepten dağılıp kendini hemen toplayamayabilirsin. O günün gelmemesi için yapılacak işleri önem sırasına göre listele, hangilerinde ihale sana kalıyor ortaya çıksın. lla senin yapmana gerek olmayan, başkalarından yardım alabileceğin işleri ele. Her gün kendin için ufak bişi yapmaya çalış, bu bazen bir bölüm dizi, bir film, bazen 50 sayfa kitap, dışarıda içeceğin bir kahve olabilir.

Böyle devam edersen görev olarak üzerine yapışacak bazı işler ve kendine zaman ayırmak istediğinde bencillik ile itham edileceksin..
+4
kullanicadi
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(3)

Devlet Hastanesi'nde prof doktora muayene ücreti oluyor mu?

egerbiryolcu
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
0
egerbiryolcu
(05.03.26)
üniversite hastanelerinde oluyor ben her zaman böyle muayene oluyorum gazi üniversitesi hastanesinde.
telefonla veya internetten öğretim üyesi randevusu alınabiliyor.
muayene olduktan sonra vezneye gidip karttan ödüyorum.
şehir hastanelerinde yok diye biliyorum.
0
Hallegadola
(05.03.26)
o durum üniversite hastanelerinde var. öğretim üyesi muayenesi diye geçiyor. ekstra ücret ödeyip hocanın odasında muayene olunuyor. çapa ve cerrahpaşada var.
eğitim araştırma veya şehir hastanelerinde denk gelmedim.
0
my fault
(05.03.26)
Üniversite hastanesinde var, iki sene önce mesai saati dışında akşam saatinde profesöre muayene olmuştum fiyatı da makuldü. 600 tl civarı bir şey ödemiştik.
0
ekimoloji
(05.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.