Giriş
(11)

En açgözlü olduğunuz şeyler?

sekizdokuzon
Düşününce bir milyon şey çıkıyor ama benim için başlıca ikisi, yemek ve bilgi. Sizinkiler nelerdir? Teşekkür ederim.
Düşününce bir milyon şey çıkıyor ama benim için başlıca ikisi, yemek ve bilgi.

Sizinkiler nelerdir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(21.07.24)
Video oyunlari ve konsollar. Gerçi artik eskisi kadar çok alamiyorum.

Eskiden oynamadigim oyunlari bile alirdim.

Bir de internetten indirilen seyler(torrent).
0
Yourcousinmarvinberry
(21.07.24)
Yemek.
Dün kalktım balaban yemek için Eskişehir'e gittim mesela.

Bu denli delice açgözlü olduğum başka bir şey yok galiba. Aklıma gelen olursa eklerim.
0
mutekebbir
(21.07.24)
Mutluluk ve huzura; derin, kaygısız uykulara açım. Başka bir şey olmasa da olur.
0
dedeminhirkasi
(21.07.24)
kebap, lahmacun ve internet
0
komando kani var bende
(21.07.24)
Seks gençler, yapmayın.
0
gabe h coud
(21.07.24)
@gabe: Seks mi yapmayalım abi? Bir kere yaparsak müptelası mı oluruz?
0
🌸sekizdokuzon
(21.07.24)
Seks dışında şeyler yazıyorsunuz, yapmayın.
0
gabe h coud
(21.07.24)
Boxer & çorap.
0
Bir ben var benden şurada
(21.07.24)
Zamanım. Zamanımın çalınmasına katlanamıyorum. Her gün gördüğüm insanlarla boş boş ve uzun uzun konuşmayı sevmiyorum. Çalışırken bölündüğümde sinir oluyorum. Haber vermeden gelen misafire de aynı şekilde sinir oluyorum. Bazı insanlar çok düşüncesiz. Hastan mı var, işin mi var, yorgun musun...umurlarında değil. 15 yıldır görmediğim uzaktan akrabam geçen pazar sabah 8'de habersiz geldi. Bu kadar rahatlığa anlam veremiyorum.
0
gnosis
(21.07.24)
yemek ya yemek konusunda inanılmaz aç gözlüyüm, sonra da fazla geliyor yiyemiyorum.

bir de eşantiyon ürünleri çok seviyorum. of.

görmemiş de değilim aslında ama ruhum aç doymuyor ahahahah
0
Hallegadola
(22.07.24)
Gabe +1
Bir de tatlı açgözlüsüyüm. Dolapta duran pastada hep aklım kalır sabah aç karnına bile yerim skgjjsj
0
Kediyi üzdün
(22.07.24)
(10)

Evlilik içi tartışmanın kayınpedere gitmesi

psmstc
Eşimle büyük sayılabilecek bir tartışma yaşadık. O da hoş olmayacak şeyler söyledi bense eşeklik ederek çok daha da kırıcı konuştum. Söylediklerimi annesine paylaştı o da kayınpedere. Kayınpeder astığım astık otoriter bir tip. Koruma refleksiyle sana böyle konuşan adamın yanında ne işin var vs. Sen
Eşimle büyük sayılabilecek bir tartışma yaşadık. O da hoş olmayacak şeyler söyledi bense eşeklik ederek çok daha da kırıcı konuştum. Söylediklerimi annesine paylaştı o da kayınpedere. Kayınpeder astığım astık otoriter bir tip. Koruma refleksiyle sana böyle konuşan adamın yanında ne işin var vs. Seni yanımıza alalım diye eşime epey konuşmuş. Şimdi bana da tavır aldı. Eşim de haklı üzülüyor. Şimdi bu krizden nasıl çıkılır sizce?
0
psmstc
(21.07.24)
Her şeyi koşa koşa anasına anlatan insanlar maalesef bu tarz sorunlara yol açıyor. Ne gerek vardı. Kendi içinizde çözmeden anlatılması yanlış. Nasıl çözülür... Araya soğukluk girer, adam kızım mutlu olsun diye ses etmez, sen de kayinpederin her tavrına acaba... dersin ve adama tutulursun. Bazen bir şey bir kere raydan çıktı mı geri eskisi gibi olmuyor. Kayjnpederle olan ilişkin de böyle olur. Kusura bakmayın dersin yolunuza devam edersiniz ama durum bu. Eşinin anlatması yanlış.
0
dedeminhirkasi
(21.07.24)
Ekstrem bir durum olmadığı sürece böyle şeylerin anlatılması kesinlikle çok yanlış.

Eşinizle aranızı düzeltmişseniz kayınpeder tarafını zamana bırakmaktan başka çareniz yok. Belki bu size ders olur ve bir daha bu şekilde kırıcı konuşmazsınız eşinizle. O da hemen yetiştirmesin tabii, en sevmediğim insan davranışı.
0
pispinti
(21.07.24)
Eşinizle arayı duzelttiyseniz gidip kayınpederle yüzyüze konuşup, bir sinirle ağzımdan çıktı diyip gönlünü almaktan başka çare yok.
0
kimlanbu
(21.07.24)
aileye bir şey anlatılmayacağını öğrenmiş oldu eşiniz işte.
0
Hallegadola
(22.07.24)
Biriyle konuşuma ihtiyacı duymuş eşiniz ki ben sizi hatırlıyorum diğer duyurulardan belli ki bu kırıcı konuşma zoruna gitmiş annesiyle paylaşmış ve anna babada evladı koruma iç güdüsü devreye girmiş bunda anormal bir durum göremedim ben tabii ki tavır alır adam hiçbir şey olmamış gibi mi davransın kızına kim bilir neler dediniz. Neyse.

Çıkış yolu zaman, bırakın bir süre kendi haline, sizi iyi görürlerse unutacaklardır. Bizim ailede de benzer şeyler oldu, neler neler unutuluyor bir bilseniz. Siz saygınızdan ödün vermeyin yeter.
0
Kediyi üzdün
(22.07.24)
Aile kavgaları ana-babaya prensip olarak anlatılmaz, ama...
Bunun aması maalesef var. Büyük kavgalar, hele hele işin içine namus vs. tarzı ithamlar ya da fiziksel zorbalık girerse anlatılması gerekir. Şöyle düşünün sizin kızınız olsa anlatmasını istemez miydiniz?
Kpeder bir babanın yapması gerekeni yapmış. Eğer şu anda eşinizle durumunuzu düzelttiyseniz zamanla kriz çözülür. Herkes kavgada ağzından çıkana dikkat eder, hayat devam eder.
0
SiyamkedisiZorro
(22.07.24)
şimdi eski duyurulara baktım da kavga anında ağzıma geleni söylerim vs demişsiniz. abartılı tepkileriniz olduğunu belirtmişsiniz.

normal şartlarda eşle olan kavga asla anne-babaya yansıtılmaz ama üstte bir arkadaşın dediği gibi kaldırılamayacak derecede ağır konuştuysanız son çare olarak babasına anlatmış olabilir. kaldı ki kendisine böyle bi durumla gelen kızına karşı da söyledikleri gayet normal.

son çare olarak eğer gerçekten pişman olup ve özür dilediniz ise sizlik bi durum yok. babayla orta yolu bulduracak olan kişi eşin.
0
elorelia
(22.07.24)
evlilik böyle bir şey değil ya. ben de boşanıyorum ama eski eşten değil de kayınpederimden boşanıyorum gibi (kadınım). bu tip aileler, ı ı h.
0
deartheodosia
(22.07.24)
türk kadını evliliğin, ailenin ne demek olduğunu hiçbir zaman öğrenemedi. evliliklerin çoğu bunlar ana babalarını her halta dahil ettiği için bitiyor. işin zor başkan.
0
sir william jones
(22.07.24)
iyi olmuş, bir daha ağzından çıkana dikkat edersin. el kızını nikahına alınca sahipsiz sanmaman gerektiğini öğrenmiş oldun.
0
titanyum22
(22.07.24)
(16)

Geyiğine maruz kalmaktan en çekindiğiniz insan

sekizdokuzon
Benimki Ahmet Mümtaz Taylan. Durup dururken "Zaten öfke de uzun zamandır gidecek yeri olmayan üzüntüymüş." diyecek gibi geliyor. Çok korkuyorum bir yerde benimle konuşacak diye. Fobi diyebiliriz.Teşekkürler.
Benimki Ahmet Mümtaz Taylan. Durup dururken "Zaten öfke de uzun zamandır gidecek yeri olmayan üzüntüymüş." diyecek gibi geliyor. Çok korkuyorum bir yerde benimle konuşacak diye. Fobi diyebiliriz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(20.07.24)
Din hakkında ağzını açan herkes. İnsanlar, inançlarını kendince yaşamayı bir türlü öğrenemiyorum ve bu beni çok geriyor.
0
numlock
(20.07.24)
Yılmaz Erdoğan
Can Yılmaz
0
mutekebbir
(20.07.24)
Hasan Can Kaya. Asiri overrated.
0
mor oje
(20.07.24)
Yılmaz Erdoğan +1
Mesut Süre
0
gabe h coud
(20.07.24)
Bartu Küçükçağlayan'la konuşmak zorunda kalsam en fazla 5 dakikada kendisini tokatlayıp kaçardım diye düşünüyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(20.07.24)
Can Yılmaz
Zafer algöz
0
olaylar olaylar
(20.07.24)
Bartu Küçükçağlayan
Caner Özyurtlu
Melikşah Altuntaş
Doğu Orcan
Enis Arıkan

30 saniyede tokatlardım hepsini.
0
armagan abanuz
(20.07.24)
Enis Arıkan beni istemeye istemeye 30 saniyede kankası yapar. :(((
0
🌸sekizdokuzon
(20.07.24)
Sohbet edip eğleniyoruz ayağına hülya avşar beni yerden yere vurup rencide eder diye çok korkuyorum.
0
ruhen hastayim ben
(20.07.24)
Fatih Terim

Bos konusma, politik konusmada ustune yok. Zamaninda Avrupa sampiyonasindaki prim olayini anlaticam diye 2 saat basin toplantisi yapti, incir cekirdegini dolduran 1 kelimesi dahi olmamisti, korkudan soru da soramiyor zaten kimse. Kivir babam kivir, sacma sapamn ivir zivir, nereye kime gittigi belli olmayan imalar, dokundurmalar anca.
0
freedonia
(20.07.24)
Hülya avşar +1
Yılmaz erdoğan

Ama ahmet mümtaz bana tam tersi geliyor çok kafa adam gibi insan halinden anlayan bir abi havası var. Şevket çoruh gibi aynı vibe.
0
Kediyi üzdün
(20.07.24)
@kedi: Kesif bir testesteron kokusu geliyor o adamdaki derinlikten. Rahatsız ediyor beni. Babacan bir tavırla sarılırken bir anda bir yerini ekleyecek gibi. Nadir3 bulunur bir sapıklıktır. Saygı duyarım, o ayrı.
0
🌸sekizdokuzon
(20.07.24)
Binali Yıldırım
0
lüzumsuz adam
(20.07.24)
Anshdhdhjfjd mümkün neticede erko ;)
0
Kediyi üzdün
(20.07.24)
Jdjdjsj güldürdünüz hepinize teşekkür
0
fildirfildir
(21.07.24)
cem yılmaz bence her an tersleyecekmiş gibi hissediyorum
0
Hallegadola
(22.07.24)
(15)

Hayatimda ilk kez devlet hastanesine gidicem

Kittie
Biraz cekiniyorum.Ortopediye gidicem.Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.Ondan biraz rahatca aldim.Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum. Biliyorum feci
Biraz cekiniyorum.
Ortopediye gidicem.
Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.
Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.
Ondan biraz rahatca aldim.

Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum.
Biliyorum feci snob, feci itici bir yazi oluyor ama durum bu :(

Yeni bi sehir hastanesi sectim. Temiz oluyorlar diye. Ona guvendim.
Peki ya ortopedi de olsa kan aldirmak isterlerse?
Anksiyetem tutacak diye korkuyorum.
Ya hijyenik degilse diye.
Kan isterlerse yaptiramam galiba :(

Bi de hastane cok kalabalik olur mu?

Su ana dek gittigim en alt seviye hastane de medicana.
Ordan bile memnun olmayan insanim. Ama acibadem, memorial da asiri artti biktim.
0
Kittie
(19.07.24)
Sıranı kaptırmamaya dikkat et.
Temizlik görevlileri, güvenlikçiler, kayıt kontrol gibi yerlerde çalışan insanlar aşırı gergin ve agresif olabiliyorlar. Bir şey derlerse üstüne alınma, herkese öyleler.
Sıran gelmeden zinhar doktorun odasına girme, paparayı yersin.
Hijyen konusunda olumlu ya da olumsuz bir şey diyemem.
Anksiyete atağı yaşayabilirsin, çıkışta zamanın varsa sakinleştirecek bir etkinlik planla.

Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(19.07.24)
Kan aldırırken çekinme, her malzeme tek kullanımlık.

Hastane kalabalık olabilir, sıranı kaptırma+1
Araya kaynak yapmaya çalışanlar olabiliyor, doktora bir şey soracağım falan diye doktorun odasına girmeye çalışıyorlar sıra almadan işini halletmeye çalışıyorlar.

Hastanede çalışan herkes gergin oluyor genelde, yoğunluktan dolayı kişisel alma.

Özel hastanede göreceğin özeni göremeyebilirsin. Çünkü maalesef para dünyada her şeyden daha fazla saygı görüyor.

Geçmiş olsun
0
rock n roll
(19.07.24)
Hiç korkmayın.
Belki 20 yıldan uzun süredir özel sağlık sigortam var, kendim için devlet hastanesine hiç gitmem gerekmedi.

Birkaç yıl önce devlet hastanesinde muayene ve tedavi olmam gerekti bir hastalık için. Belki bana öyle geldi ama özel hastaneden hiçbir farkı yoktu. Neredeyse yoktu diyeyim. Elbette biraz daha kalabalıktı, bankodaki kişi biraz daha az gülümsüyordu ama hiçbir sorun yaşamadım, yabancılık çekmedim. Bahsettiğim hastaneler İstanbul'da, şehir içindeki yoğun hastanelerdi.

Ama bu yaz tatilinde Milas'ta acil servise gittim oğlum için, o deneyim güzel değildi. Doktor çok zor durumdaydı, çok çalışıyordu ama 80-90 dakika kadar bekledik doktoru görmek için vs.

Yani özetlersem randevulu gittiğimde hiçbir sorun yoktu. Kan vermem de gerekti, yerini söylediler, sıra numaramı aldı, sıram gelince içeri girdim, güleryüzlü hemşireler kanımı aldı, çıktım.

Ek: Devlet hastanesinin kendine göre bazı kuralları vardı. Kan testi için kan vereceksem saat 11:00'e kadar alıyorlardı mesela. Bu gibi alışık olmadığınız durumlar olabilir ama bir sonraki gün doğru saatte giderseniz hiç sorun olmaz.
0
michael_knight
(19.07.24)
Hijyenle alakalı bir sorun yaşamazsınız. İçiniz rahat olsun.
0
pispinti
(19.07.24)
Sizi temin ederim ki ortalama bir devlet hastanesinde malzeme sterilliği, en iyi özel hastaneden iyidir. Ayrıca doktor kalitesi ve tedavi hizmetleri de Türkiye'de en iyi üniversite ve eğitim araştırma/şehir hastanelerindedir
0
nundu
(19.07.24)
ilk kez gidene hiçbir şey olmaz korkma.
0
ferenc
(19.07.24)
Nundu +1

Düzgün bir devlet hastanesi her zaman her yerde özelden iyidir (çok spesifik bir şey değilse). Belki konforu daha azdir belki Gülen yüzü daha azdir ama yetkinlik vs ben özel ile karsilastirmam. Bunu da ailesinde 30 sene sağlık alaninda çalışmıs bir anne baba, bir hemsire, bir laborant, iki doktor olan biri olarak yazıyorum.
0
logisticsmanager
(19.07.24)
Ailecek özel sağlık sigortamiz var, amerikan ve Memorial arasında geçti hep ömrümüz.

Taa ki 2021'de covid olana kadar. 2021 Mart'ta covid oldum baya ciddilesti durumum ateşim vs inmiyor (vaka sayıları tavan donem) Memorial da amerikan Hastanesi de almadı full dolu diye.

Basaksehir cam ve sakura'da çok yakın bir doktor arkadaşım var dedi gel buraya. Sagolsun ilgilendi odaya çıkardı. 1 hafta yattım orada ve Amerikan hastanesinin odaları bile o kadar lüks değildi:)

Daha sonra da çok gittim oraya. Her şey inanılmaz pratik. Kimliğini çipten okutup tak diye gidiyorsun kan veriyorsun film cektieiyorsun sıra vs yok.

Bütün aletler en son teknoloji -amerikan ve Memorial'da yok bir çoğu-

Tabii işin üzücü kısmı bunları aslında Türk vatandaşları amaç edinerek yapmamislar. Sağlık turizmi amaclanarak bir çok şehir Hastanesi bu kadar lüks yapılmış. Pandemi patlayınca mecburen halka hizmet tadında :)

Öte yandan tüm bunların yanında doktor arkadaşımla gezerken ne kadar doktorla karsilastiysak hepsi çok mutsuzdu. Liyakatsiz yerleştirilen bashekimler yuzunden organizasyonda hep sıkıntılar var ve hepsi doktorlara patlıyor vs

Sözün özü şehir hastaneleri hem doktor hem de hastane olarak pek çok özelden iyi, hele medicana Acıbadem falan kıyaslama dışı bile kalır.

İçin rahat etsin, Sait çiftçi vs gibi eski devlet hastaneleri bile medicana ve Acıbadem'den iyidir.
0
makbur
(19.07.24)
Hastanede beyaz önlüklü ve yesil önlüklü birtakim kisiler göreceksin, çekincen olmasin, onlar doktor ve de hemsireler.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.07.24)
Makbur: benim de ozel saglik sigortam var ama kullanamiyorum memorialin muayenesinde. Memorialin oldugu pakete de amerikan giremiyor denildi bana. Bu sigortaci kandiriyor mu beni diye dusunuyorum su an. Bununla ilgili de bi duyuru acayim bir ara
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Ben zamanında Şanlıurfa'da bir devlet hastanesine gitmiştim. Ortamı görseydiniz heralde orada ruhunuzu teslim ederdiniz.

Niye bu kadar panik oldunuz anlamadım. hiçbirşey olmaz.
0
komando kani var bende
(19.07.24)
Hijyen değil de kalabalık rahatsız edebilir. Sağlık personelinin steriliteye, temizliğe dikkati aynıdır ama size muamelesi biraz avam gelebilir size
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.07.24)
Ne insanlar var şu duyuruda... Hayattan kopuk, gerçeklerden uzak. Anksiyete diye sayıklayan.
0
Shepard
(19.07.24)
Sorma shepard hayat cok zor be
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Terapist de çözmek için uğraşıyor, halbuki devlet hastanesine git, metroya bin vs dese çözülecek bütün ruh hali.
0
Hallegadola
(20.07.24)
(16)

Neden Kapadokya'ya gidiyorlar?

michael_knight
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.Ayasofya, Efes a
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.
Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.

Ayasofya, Efes antik kenti, Pamukkale, Topkapı Sarayı, Göbeklitepe gibi yerlerin neden ilgi çektiğini anlayabiliyorum ama Kapadokya'yı anlayamıyorum.
Neden bu kadar ilgi duyuyorlar?
0
michael_knight
(17.07.24)
çünkü senin kültür anlayışınla onların anlayışı bir değil.
sen tatil deyince avm, alışveriş, kafe vs. kültürüyle yetiştin
onlar ise gerçek turizm kültürüyle yetişti. senin gibi tatilde avm'ye koşmuyorlar. yeni kültür, farklı yaşamlar, farklı hayatlar peşindeler.
0
sizofren06
(17.07.24)
kapadokya guzel
0
ala09
(17.07.24)
Kapadokya'nın kendisinin 50 milyon yıllık bir tarihi var, o bölge komple yanardağ patlamasıyla açığa çıkan küllerin milyonlarca yıl üst iste binmesiyle oluşan bir bölge, bazen o tabakalar çökünce de o şekilli şüküllü taşlar ortaya çıkmış, sence bu ilgi çekici bir doğa olayı değil mi?
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
@sizofren benim tatil anlayışım hakkında bir tahminde bulunup bu anlayışı da aşağılamaya çalıştığını hissediyorum, doğru mu anlamışım?
0
🌸michael_knight
(17.07.24)
Ya bu duyuru çok ilginç insanlarla dolu ya bir sorudan hemen size karakter analizi yapıyorlar djdjdjfj

Bildiğim kadarıyla oradaki kiliseler hristiyanlar için çok kutsal bu birinci sebep ikincisi de doğal oluşum bir yapı var bence de çok ilgi çekici üstelik neden yerin altına öyle şehir kurdukları hala bilinmiyor böyle bir gizemi görmek istiyorsunuz haliyle tıpkı küçücük göbekli tepe gibi. Mesela efes, topkakı vs bu kategoride asla olamaz çünkü onlar bir gizem taşımıyor. Bilinmeyene olan ilgi her zaman farklıdır.
Üçüncü sebebim de biraz ig popülaritesi ivme kazandırdı bence. Balonlar, atlar, doğal yapıların arasında kırmızı elbiselerle pozlar tam olarak günümüz sosyal medyasının fenomenlerin aradığı şeyler.
Ha bence üçüncü sebep olmasa da ilgiyi hak ediyor sonuna kadar.
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
Saydığın örneklerde Pamukkale olmasa kendi içinde tutarlı bulup kişiden kişiye değişir tabii derdim ama bence pamukkale ve kapadokya turizm olarak eşlenik yerler ya. İkisi de doğal güzellik üstüne binen tarihi doku şeklinde tanımlanacak yerler. Yani Pamukkale de dünyada başka bi yerde kolay kolay göremeyeceğin bir yapı, Kapadokya da öyle. İkisinde de antik dönemden tarihi eserler var. Birini beğenenin diğerini de beğenmesi gerekiyormuş gibi geliyor bana.

Ama yani doğal güzellikler konusunda da seçici olabilir tabii insan düşününce. Karadeniz coğrafyası bence turistik değil, ne öyle hep orman dese biri "aa ne alaka" demem yani olabilir derim. Belki beyaz traverten hoşuna gidiyodur ama volkanik tüften oluşan kolonlar ilgini çekmemiştir
0
nundu
(17.07.24)
Qanqi Kapadokya bayaaa güzel.. hele yeraltı şehirleri beni büyülemisti

Pamukkale daha boş.. tamam traverten güzel, su, havuzlar vs.. okey.. ama kalkip japonyadan gelinmez etrafı bombos
0
abuzer
(17.07.24)
turistik yer diye. turist turistik yerlere gider. :)

senin soruna karşı yazmadım bu arada. turist aklı böyle yani. balon turları da cabası işte. ama burayı ilginç bulmayan turist de olabilir. insan kendi ülkesindeki turistik yerlere de daha mesafeli yaklaşıyor. ben kapadokya'ya çok daha sonradan gitmiştim, ve ikinci gidişim de daha çok şey keşfedip beğenmiştim.
0
ermanen
(17.07.24)
@abuzer

Pamukkaledeki hierapolis antik kenti benim Türkiye sınırları içinde gördüğüm en güzel antik kentlerdendi ya, ki batı anadoluda ismi bilinen antik kentlerin hemen hepsini + pek çok ufak tefek antik kenti gezdim. Antik kentle beraber bence baya büyüleyici bir yer.
0
nundu
(17.07.24)
@nundu, :( ben pek sevmedim. ben de epey gezdigimi gördüğümü düşünüyorum, ilgi çekici bı yanı yoktu benceee... Acaba hikayesine hakim oldugun için mi etkiledi
0
abuzer
(17.07.24)
kapadokya baya ilgi çekici bir yer. 2 kere gittim bir fırsatım olsa yine giderim. Yeraltı şehirleri bile başlı başına gitmeye değer binlerce yıllık belki çok daha fazlası yatıyor oralarda. Kültürel turizm ise konu kapadokya epey üst sıralarda olur.

Bunlardan hariç sosyal medya manyakları için de iyi bir yer. Balonlar, "ilginç şekilli taşlar" fotoğraf çekilmek için iyi "arka plan" oluyor. Üstelik yıllar içinde turist ala ala konaklama hizmetleri de ilerledi. her bütçeye uygun otel var.

Özetle, gitmek için epey sebep var.
0
ilgeru
(17.07.24)
Kapadokya ve Pamukkale bence mükemmel güzel.
Neden sevildiğini anlamıyor olman turizm anlayışının farklı olmasından kaynaklanıyor. Herkes aynı şeylerden hoşlanacak diye bir şey yok.
0
kaptan maydanoz
(17.07.24)
Herkesin ilgisini çeken şey farklı sonuçta. Kapadokya doğal sit olarak dünyada örneği az olan bir yer. Bir de buna tarihsel kimliğini de eklediğinizde objektif olarak eşsiz bir yer. Ayrıca balona binebiliyorsunuz.

Herkesin seyahat motivasyonu farklı. Kimi doğa temelli hareket eder, kimi yeme-içme, kimi deniz kum güneş, kimi tarih arayışındadır vs. vs.

Sizin örnek verdiğiniz yerler, pamukkale hariç, arkeolojik ve tarihsel kimliği birinci derece ön planda olan yerler. Jeolojik bir ilgisi olan, doğal güzellik peşinde koşan insanlara hitap etmiyorlar. Hitap etseler de bu insanların öncelik sıralamasında daha aşağıda yer alıyorlar. Ki saydığınız yerler de yeterince talep görüyor zaten.

Yani özetle, doğa kaygısıyla geziyorsanız dünyanın çeşitli yerlerinde deniz, dağ, orman, çöl, göl vs. için öne çıkan çok daha ilginç yerler var. Ancak kendi klasında kapadokya dünyada iyi bilinen bir yer. Bu amaçla Türkiye'ye gelinecekse tercih edilmesinden doğal bir şey yok. Pamukkale güzel elbette ama pamukkale sadece gidip görülecek "bir yer." Kapadokya ise komple içinde yaşanılanilen bölgesel bir alan. Genel bir atmosfer.
0
akhenaten
(17.07.24)
Gitmeden önce ben de öyle düşünüyordum.

Bence daha çok tanıtımı yapılmalı, yabancı heyetleri buraya götürüp tanıtım gezisi düzenliyoruz çok beğeniyorlar.

Başka ülkede olsa daha popüler bir yer olurdu
0
Hallegadola
(17.07.24)
Orada bazı elit gruplar pagan ayinleri yapıyorlar.
0
füt
(18.07.24)
Gitmeden önce en çok görmeyi istediğim yerlerden biriydi. Üstte de yazılmış bence ilgi çekici bir doğa olayı. Gün doğumu, gün batımı manzarası müthiş bence. Sırf bunun için kilometrelerce gidilir mi bana kalırsa gidilir gittim de. Evlerin, otellerin mimarisi güzel. Balon türü, atv kiralama da sonuçta farklı aktiviteler. Kapadokya değil sadece çevresindeki yerler de ilgi çekici. Birkaç gün ayrılsa Ihlara yakınında Aksaray'da kalan Niğde sınırındaki bölgede çok fazla kilise, katedral var. Gidene kadar Selime'yi duymamıştım beni orası da büyüledi. Yeraltı şehirleri vs gördükçe bizden binlerce yıl önce yaşayan insanları her haliyle tasavvur etmeye çalışıyorum... Bilmiyorum Aksaray, Nevşehir çevresi beklemediğim kadar şaşırtıcı ve etkileyiciydi benim için. Efes, Hierapolis gibi yerlerden de etkilendim ama bilmiyorum herhalde Kapadokya ve çevresi daha mistik ve bilinmez geldi bana.
0
black holes in the sky
(18.07.24)
(19)

Motivasyonunuz ne?

mutekebbir
Ne kaldı elinizde mesela.Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?Ben bitmişim galiba. Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç. Pandemi başından
Ne kaldı elinizde mesela.
Hala tutunabildiğiniz bir dalınız, hobiniz, merakınız, aktiviteniz kaldı mı?

Ben bitmişim galiba.
Festivaller dışında sinemaya gitmiyorum.
Tiyatroya ara verdim, sezonda 4-5 oyun anca izliyorum.
Neredeyse bütün platformlara üyeyim ama ne izliyorsun derseniz hiç.
Pandemi başından beri okuduğum kitapları toplasan 20 yapmaz.
Bu yılın başı bi hareketlendim ama şimdilerde yine duruldum kendimde o enerjiyi bile bulamıyorum.

Neredeyse iki aydır spora başlayacağım başlayamıyorum yıllık üyeliğimin başında 3 ay kadar gittim sonra saldım. Ekim'de üyeliğim bitecek, diyorum en azından önümdeki süreci değerlendireyim ama o ilk adım var ya o asla atılamıyor.
Kendime o an o kadar mantıklı bahaneler buluyorum ki :)

Siz ne yapıyorsunuz?
Böyle, size gerçekten iyi geleceğine inandığınız ama bir türlü fırsat bulamadığınız! şeyler için nasıl harekete geçiyorsunuz?

Ben sanki içten içe kendimi baltalıyormuşum gibi hissediyorum bunu bir türlü kıramıyorum.

Cevap veren herkese şimdiden teşekkürler.
0
mutekebbir
(17.07.24)
Her şeyi anlarım da sinema ve tiyatroya ara neden?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer;
Sinema gereksiz pahalı. Bir filmi merak edip gidiyorsun kötü çıkıyor bekleseydim keşke bir platforma gelmesini diyorsun. Sadece bilet olarak düşünme sinema dediğin şey insanın yarım gününü yiyor, e bir onunla bitmiyor yemek yiyorsun bir şeyler içiyorsun.
Filmden verim almadıysan bütün modun düşüyor.

Ben de festival dışı gitmiyorum festivallerde toplu bilet alırım atıyorum bir haftam full filmle geçiyor bazen günde 4 film bazen günde iki film bir de yarısından fazlası tatmin ediyor o haftayı genel olarak güzel kapatıyorsun.
E yılda iki tane festival var yaşadığım şehirde zor oluyor.
Bu yıl tatilimi Ayvalık film festivaline denk getirdim beni istanbul ve filmekiminde rahatlatsın diye.


Tiyatro; büyük sahnelerdeki oyunlar çok pahalı ve birçoğu tatmin etmiyor.
Ben de küçük sahnelerdeki puanı yüksek oyunlara gitmeye çalışıyorum.
Bu da sınırlı oluyor işte.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Biraz kızını zorla yüzmeye yollayan Deniz Akkaya vibe'ı aldım sizden :D üstünüze çok gitmeyin. Canınız isterse yaparsınız. Bazen istemez, bazen sadece tembellik yaparsınız. Sonra sıkılınca yeni zevkler edinirsiniz ya da eskilere geri dönersiniz.

Ulvi bir amaç bulmaya, hayatınızı her daim "verimli" geçirmeye çalışmayın. Çoğu insanın söylemekten utandığı leş zevkleri vardır. Bunlar genele göre saçma sapan boş işlerdir. Belki biraz bu tarafa dönmeye ihtiyacınız vardır.
0
akhenaten
(17.07.24)
hobim, merakım ve aktivitem kaldı. bunlar gerşek anlamda çok sevdiğim, her türlü zorluğuna rağmen severek yaptığım şeyler. bir kısmını çocukluğumdan beri yapıyorum. ama yanlış anlaşılmasın öyle über süper üst seviye bir öz disiplin isteyen şeyler değil. kolaylıkla başarabildiğim için devam ettiğim şeyler.

bir de kolaylıkla başaramadığım öz disiplin isteyen konular var, onlarda tam bir patatesim. (muhtemelen bana kolay gelecek şeklini bulsam bu konularda da motivasyon eksikliği yaşamayacağım. aydınlandım)
düzenli antreman şeklinde yüzmek istiyorum mesela, ama 1-2 yapıp bırakacağımı bildiğimden parasını bahane edip araştırmıyorum bile.

kolaylıkla başarabileceğin bir şeylere yönel, bu duruma alışıp konfor alanını daraltma, daraldı mı genişletmesi daha zor. gerekiyorsa eşlik edecek birini bul, yardımcı olur.
0
nwnd
(17.07.24)
@akhenaten; Bu benzetme beni ne kadar üzse de maalesef hak veriyorum :/
Çocuk sahibi olmayı asla düşünmeme sebebim de kendimi tanıyor olmam :/

Guilty pleasure derinliklerindeyim bir aydır.
Çıkmak istiyorum :/


@nwnd;
İnsan anlıyor demek ihtiyacı olanı farkında olmadan tam olarak bunu yaptım. Yakın bir arkadaşımla birlikte squash oynamaya başlayacağız o benim salmama izin vermez birlikte toparlarız diye umuyorum.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
@mutekebbir: Akademisyen ya da öğretmensen yazın aynı buhranı hepimiz yaşıyoruz.

youtu.be
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
@sekizdokuzon; Değilim, ama çok rahat bir işte çalışıyorum. Saatlerimi kendim belirliyorum istediğimde gelip istediğimde gelmiyorum.
Şimdi "derdini sikeyim" diyecekler ama gerçekten bana biraz bu rahatlık batar. Biraz hareket lazım, mesela geçen hafta çalıştığım yere bakanlıktan denetime geleceklerdi, onunla ilgili çalışmalar, denetim, hareket bunlar bana o kadar iyi geldi ki. Ben böyle yoğunluğu çok severim. Ama aksilik sevmem işte yoğun işe tamamım ama başka sorunlar beni düşürür.
%100 mükemmel bir iş değil tabii ki sıkıntılarım da var.
Şu an iş değiştirme durumum yok :/

Video için de ayrıca teşekkür ederim ama geçen konuşmamızı hatırlarsanız ben bu kişi için de hemen hemen aynı şeyleri düşünüyorum adhahdhadh
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Gezme konusuna ne dersin?

Bana tatil az geliyo valla, yetmiyo yapmak istediklerime...

Sinema için hak verdim. Tiyatro da evet, doğru... Ama güzel bir ülkeyi/şehri keşfetmek? Buna da üseniosan öehh artık tedavi edilemezsinnn

Sevdiğin, keyif aldigin şeyleri iyi belirlemen gerekiyo sanirim

Spor için de motivasyonum şöyle "düşünme, hadi yola çık" :)))) sonrasında iyi hissediom çünkü

Ve diss'e hak verecegimi hiç dusunmezdim ama sebgilin vardır inş?
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Bunun için de adımlar attım.
Ağustos sonu iki günlük de olsa bi Sinop planım var.
Eylül'de geçen sene planladığım bir Belgrad tatilim ve Ayvalık film festivali var (henüz filmlere bilet bulabilecek miyim belli değil ama o tarihlerde tuttum evimi en kötü gider dinlenirim :))

Ben sanki spora başladığım an bu detaylarla da birlikte toparlayacağım gibi hissediyorum ya. Şu an tek eksiğim buymuş gibi hissediyorum ona fena sardım da bakalım ne zaman adım atacağım.

Yalnızım ahdhadhad
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Tm, spor için düşünme. Düşünmeden atla. Hiç üzerine düşünmeden bı salona kayıt yaptır ve hemen git xd

Sonrasında vücudunu iyi hissedip, kendini aynada beğendiğinde her şey daha keyifli oluyo... Tatil yapmak bile daha güzel, istediğim elbiseleri giyip iyi hissediom misss
0
abuzer
(17.07.24)
@abuzer; Üyeliğim var zaten hatta bitmek üzere Ekim’de bitecek o zamana kadar değerlendirmek istiyorum işte :/
Dediğiniz gibi yapmayı deneyeceğim.
0
🌸mutekebbir
(17.07.24)
Hadi, uzerine düşünmeden ayakkaplari giy cantani suyunu havlunu al disariiiii
0
abuzer
(17.07.24)
Merak etmek. Sonunu merak ediyorum.
0
pispinti
(17.07.24)
bende de son yıllarda tam tersi bir durum oluştu, hiçbir şey yapmadığım bir gün bitince kendimi çok kötü hissediyorum. son 2 yıldır tüm opera gösterimlerine gittim mesela, benim için bambaşka bir keyif haline geldi. günlük tüm dertlerden, sıkıntılardan uzaklaşıp rengarenk bir dünyaya giriyorum 2-3 saatliğine de olsa. ancak yaz dönemleri maalesef olmuyor. eylül gibi devam edeceğim.

onun dışında evde sürekli bir puzzle olur, en fazla 2 gün kalıyor masada, sonra yapığımı bozup kutuya kaldırıp başkasını açıyorum. hobi gibi değil de benim için dinlenmek, meditasyon yapmak gibi puzzle.

bunun dışında bu aralar örgüye sardım, daha öne hiç yapmamıştım o da çok sakinleştirici, keyifli bir hobiymiş, işe yarasın yaramasın sürekli bişeyler örmeye çalışıyorum,

denemediğim bilmediğim yemekleri yapmaya çalışıyorum. kış için domates sosu vs gibi hazırlıklar yapmayı seviyorum.

beklediğim yazarların kitapları çıkmışsa onları takip ediyorum, okuyorum. evde temizlik ya da düzenleme yapıyorum. haftada bir ya da iki gün sevdiğim canlı müzik gruplarını izlemeye gidiyorum, bağıra bağıra şarkı söyleyip dans ediyorum, eğleniyorum.

bunların hiçbirini yapmak istemiyorsam ve hava da aşırı sıcak değilse kulaklıkları takıp, müzik dinleyerek yürüyüşe çıkıyorum.

bunlar için motivasyonu nasıl buluyorum kısmını düşünüyorum da galiba bunları yapmadığımda o hissettiğim "hiçbir işe yaramayan, depresif ve mutsuz" halimi bildiğim ve bu halimden nefret ettiğim için enerjim olmasa bile en azından bir ya da iki tanesini gün içinde yapmaya çalışıyorum.
0
hypathia
(17.07.24)
Spora giderken seni de mesajla darlayayım ister misin? :p
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Valla ben doğru yaşamaya ve kendim için yaşamaya çalışıyorum. Kendimi onceleyince çeşitli fırsatlar yaratmaya çalışıyorum.
0
Amaranta ursula
(17.07.24)
yok ya ben bitiğim, sadece geri dönülmez bir noktada olmadığıma inandığım için devam ediyorum. akranım olan kuzenim intihar etmişti zamanında. biraz da işte onun yarattığı yıkımı yakından gördüğüm için aynısını aileme yapmak istemiyorum. yoksa şu an bi motivasyonum, hedefim, aktivitem vs. yok yani mal gibi yaşıyorum. en çok üzüldüğüm nokta da ekonomik durum sebebiyle iyiden iyiye endişelenen anneme destek olamamak, "yau bizim paramız var ya işte anne ne dert ediyon sokağa mı atıcaz seni" diyebilecek maddi duruma bile sahip olmamak. onun dışında kendi durumumu pek de önemsemiyorum yani. düzelir ama herhalde hayatta hep bi şeyler değişiyo.
0
mark greg sputnik
(17.07.24)
Kendimi de yönetiyorum. Sanki o bahaneler bulan başka biriymiş gibi davranıyorum. Özellikle kendimi bir şeylerin ortasında bırakırım. Arkadaşlarımla buluşmak için yazıştığımda bugün akşam tabii olur hatta şurası olsun derim ama düşünmeye zamanım olsa bahane bulurum ya da bahane bulan içimde biri vardır, onu dikkate almam. Sustururum. Konuşmasına izin vermem.
0
gabe h coud
(17.07.24)
youtube.com

Bu şekilde düşünüyorum o yüzden takılmıyorum bu motivasyon işlerine
0
Hallegadola
(17.07.24)
(10)

kutu oyunu

patronaj1
selamlar. şöyle belki hikayeli, monopoly'den kat kat daha komplike, 2-3 kişi de oynanabilecek sevdiğiniz oyunlar var mı?türkiye'de bulabileceğimiz tabi.goblin'de baktım da pek anlaşılmıyor en azından online olarak.tür fark etmez biraz çekişmeli geçecek, şans kadar strateji vs de gerektiren bir şeyle
selamlar. şöyle belki hikayeli, monopoly'den kat kat daha komplike, 2-3 kişi de oynanabilecek sevdiğiniz oyunlar var mı?
türkiye'de bulabileceğimiz tabi.

goblin'de baktım da pek anlaşılmıyor en azından online olarak.
tür fark etmez biraz çekişmeli geçecek, şans kadar strateji vs de gerektiren bir şeyler istiyoruz.

ek: ihtilal oyunundaki şu kartlar efsane mesela. böyle baya komplike bi oyun lazım x.com
0
patronaj1
(16.07.24)
risk
0
try again fail again fail better
(16.07.24)
ihtilal diyecektim ki sen demişsin. yapımcının farklı oyunlarını deneyebilirsin
0
Hallegadola
(16.07.24)
neotroygames sitesine bakın. Hatta youtube kanallarına falan da bakın baya bir oyunu oynayıp inceliyorlar. Aynı şekilde can sungur da youtube kanalında neotroy games'in çevirdiği oyunları arkadaşlarıyla oynayıp tanıtıyor. Ticket to ride, catan, cascadia gibi klasikler var ama hikayeli sayılır mı bunlar bilmiyorum. Ben kutu oyunu oynamıyorum bu arada ama youtubedan izlemesi keyifli diye biliyorum bunları :D ama kutu oyunu baya geniş bir evren yani öyle monopoly, risk vs en bilinen ve basitleri.
0
nundu
(16.07.24)
munchkin güzeldir ama 2 3 kişi çok sarmayabilir 4 ideal.
0
cassey
(16.07.24)
smash up var, türkçeye çevrilmiş. 2-3 kere oynadık çok keyifliydi.

risk'in kutu oyununa para vermeyin, kutu versiyonunu anlamak ve oynamak çok zor. telefonda multi oynanabilecek uygulaması var onu oynasanız 20 kat daha fazla keyif alırsınız kutuyu çözene ve hesapları yapana kadar.

bir de bizim çevirip bastığımız iki tane kaçak oyun var, istersen dm at :)
0
ofelia
(16.07.24)
oynamadım ama catan baya övüyorlar
0
Sumashi
(16.07.24)
catan
0
jelly bear
(16.07.24)
scotland's yard
0
barabas
(16.07.24)
biz cranium'u sevmistik bir de code names
0
in vino veritas
(16.07.24)
Catan ve cascadia hizla ogrenilip oynanabilir olmasi acisindan guzel. Ama komplike derseniz wingspan, terraformingmars, seven wonders derdim
0
a perfect lie
(16.07.24)
(32)

Bu profildeki kadınları beğeniyor musunuz? Neden?

duygusalatasi
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte o
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte olmaları da şaşırtıcı değil.

Peki neden? İşve cilve, kadınsılık, dişil enerji vb. ıvır vızır az çok herkeste var. Güzellik, çekicilik desem öyle çok bir güzellik de göremiyorum şahsen. Benim (belki de bir önyargı olarak) yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınların peşinde bu denli kuyruk oluşmasının sebebi ne? Beğenenler, siz bu kadınlarda neyi görüyor ve beğeniyorsunuz?

www.instagram.com

www.instagram.com
0
duygusalatasi
(15.07.24)
her ürünün bir alıcısının olduğu dönemde yaşıyoruz. ayrıca kadınların ilgi hastalığı global boyuta ulaşmış durumda. zarflama ve stoklama çıktığından beri kitlesi oluyor böyle profillerinde haliyle.

şahsen sarışın dışında bakmadığım için bu tipler benim hiç dikkatimi çekmiyor. ama dikkatini çeken arkadaşlarım yok değil.

şu kısma katılıyorum: “ yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınlar” ama dünya artık böyle bir yer değil. işler de böyle yürümüyor.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Beğenmiyorum, itici görünüyor. Kadınım ama ;)

Erkolar neyi görüyor ve begeniyordur; kolay SEKS

My eyyor bu kadar, hadi hayırlı işler
0
abuzer
(15.07.24)
Erkek değilim, kadınım.

42 yaşın tecrübesiyle söylüyorum, bu işin bir ayağı güzellik dişil enerji işve cilveyse bir ayağı da erkeklerin sahip olduğunda tatmin olacakları bir güce sahip olmaları meselesi.

Mesela kadın hem güzel hem zengindir, kadının parasına da sahip olduğunu hisseder erkek onun için evlenir. Ya da mesela kadın dominant bir karakterdir ya da çevresindeki ukalâları zekâsıyla ya da bilgisiyle döven biridir, erkek buna sahip olmayı ister ve sahip olunca da kadının bu karakter özelliğini bastırmaya çalışır, kadının ona süt dökmüş kedilik etmesini ister.

Bahsettiğin kadınlar bu tarz bilinçsiz dürtüleri olan erkeklere hitap ediyor bence.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Bu kadınlar overall kadın olarak beğenilmiyorlar; sosyal medyada kendini teşhir etme modasına uydukları için, bu teşhiri cinsel dürtüsellik açısından "satın alan" erkekler tarafından, sadece bu amaçla takip ediliyorlar.

Bayağı bi şekilde benzetme yapmak gerekirse; eminönünde bedava dağıtılan baklavada çıkan izdihamla benzer dinamikler.

Kendini bu teşhir trendine kaptırmamış kadınların "bu estetik dolu basit tipleri neden beğeniyorsunuz" diyip erkekler hep aynı demesinde sorun var. Faruk güllüoğlu izdiham baklavasını yiyorlar gelip benden almıyorlar demiş midir; hiç sanmıyorum.
0
Bruce
(15.07.24)
Erkeğim. Hiç beğenmiyorum. Hiç ilgimi çekmiyor.

Çok fazla Makyajlı kadınları hiç beğenmedim zaten.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Bu şuna benziyor. Evde yoğurt yapmak istersen gidip taze süt alman lazım. Mayasını tutturmak, gerekli ısıyı sağlamak, tencerenin kapağını doğru zamanda açmak falan aşırı zahmetli işler. Bir de yoğurdun tadı umduğun gibi çıkmayabilir günün sonunda. Böyle kadınlar, sağlam ambalajlanmış, tadı her seferinde aynı gelen, kolay ulaşıp tukettikten sonra kabını düşünmeden çöpe attığın her yerde karşına çıkan seri üretim hazır yoğurt.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Bana da cok ucuz geliyor. Takipcisine bakiyorsun kiro erkekler. Benim hosuma gitmezdi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
beğenmiyorum, böyle birisini takip edenleri de anlamıyorum. güzel bile değiller bana göre.
0
false pretension
(15.07.24)
Kadın olarak yorumlayayım. Bu kadınlarda nasıl bir sorun gördünüz? Kadınlar kadınları gömüyor en çok. Belki de sizin sorun olarak gördüğünüzü onlar sorun olarak görmüyordur.

Bir de yüzeysel falan demişsiniz nasıl anladınız, yüzeysel olduğunu? Belki bir konuşmaya başlasa herkesi şaşırtacak düzeyde olabilir.
0
rock n roll
(15.07.24)
@rock: Kendini metalastiran kadınları savunmamıza gerek yok kanka.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Hiç uzatmıcam. Hayır beğenmiyorum. Özellikle 2. linkteki 2. fotodaki makyaj aşırı ve hepsi aynı geliyor bana.

erkek: not
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.07.24)
yeni nesil eskort bunlar.
bunlarla birlikte olan erkeklerde ihaleyle, inşaatla, kara parayla sonradan zenginleşen tipler.
erkeler bu tip kızlarla ortamlarda zenginlik taslıyor, kızlarda bunlarla takılıp çevre yapıyor.
0
my fault
(15.07.24)
özdeğersizlik tabanlı özdeşleşme.
0
janderzel zartanyan
(15.07.24)
ikisi de hemen hemen aynı zaten :) bunlardan hoşlanmak için gerçekten midesiz olmak lazım. e/43
0
sweetoffice
(15.07.24)
Android gibi geliyor asla beğenmiyorum
0
basond
(15.07.24)
göz makyajı dışında makyajlı insanı sevmem. bu ablalar da ekmeğinde. ortalama Türk erkeği cahil, görgüsüz, özgüvensiz tipler ve bunları takip edip, beğeniyorlar. askere gidenler çok iyi anlayacaktır.
0
gabe h coud
(15.07.24)
Bunlar kadın değil ki, adisyon.
0
numlock
(15.07.24)
ayy benim eski eş görünürde hep eleştirirdi sonra bir gün bir baktım ki hepsini takip ediyormuş :d asla inanmam yanıtlara. benim izlenimim çok kötü, yazmak istemiyorum. biraz da üzülüyorum kendilerini bu hale getirdikleri için ama onlar da bana üzülüyordur ahdjdjdj. zeki de bulmuyorum, ortalama altı zekaları bence.
0
deartheodosia
(15.07.24)
ya peki 200 takipçili düşük bütçeli escort hesapların paylaşımı ne işe yarıyor? Takipçileri de parasız kız manken gibi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
dudak dolgusu gordugum an kosarak uzaklasirim.
0
bohr atom modeli
(15.07.24)
Kadın kişisiyim. Üniversitedeyken böyle bir arkadaşım vardı. Kız marka tanıtımlarında mankenlik yapıyordu. Beğenmek ne kelime erkekler dünyaları önüne sermek istiyordu. Sözüne değer veriyor, normal kadınlara göstermedikleri sabrı ona gösteriyor, her dediğini yapıyorlardı. Hala hatırladığım en absurd olaylarından biri gece 1'de ballı manda sütü istemesidir. Mekan sahibi yok deyince ben onu içmeden uyuyamam dedi ve bulup getirdiler. Gerekirse mandayı kendileri sağıp isteğini yerine getireceklerine inanıyorum:D

Üstünde ne beğensek fiyatını bilmiyorum, hediye derdi. Burun estetiği yaptırmıştı o da hediyeydi.

Yanında hep zengin erkekler olurdu. Böyle bir kadınla sevgili olmak için para gerekiyor. Yeterli parası olmayanlar sosyal medyadan takip ederler, yolları kesişirse isteklerini yerine getirirler ama yanına yaklaşmaları biraz zor. Zengin de olsa tanışmak isteyenleri çoğunlukla reddederdi. Reddedilen de ısrar etmez, giderdi. Normal bir kadından daha fazla sözü dinleniyordu yani.
0
gnosis
(15.07.24)
Peynir tenli kadınlar dururken bunların esamesi okunmaz.
0
HellKeePer
(16.07.24)
Kadın bedeni üzerinden yapılan tartışmalardan siz sıkılmadınız mı?

Buraya duyuru açıyorlar ya bazen, işte mini etek giymiş çünkü dikkat çekmeye çalışıyor, kendini erkeklere göstermeye çalışıyor yok makyaj yapmış yok dekolte giymiş böyle yapmakta amacı ne acaba minvalinde sorular ki bazen açık açık soruyorlar ve hepimiz tepki gösteriyoruz. Peki özellikle hemcinslerim olan kadın arkadaşların şu an yaptığı ne? O zihniyetten ne farkınız kaldı? Neden bu ülkede ve bazı ülkelerde hep sınırlar, kurallar, ahlak, edep vs. hep kadınlar üzerinden konuşuluyor. Farkında olmadan bu toksik anlayışa bu ataerkil düzene destek veriyorsunuz. Hep kadınlar üzerinden tartışılıyor bütün normlar. " Şuna bak, su makyaja bak, her yeri estetik, her yeri dolgu, bu erkekler bu kadınlarda ne buluyor!". Kadınlar, kadınları linçliyor. Erkeklerden çok kadınlar kadınları gömüyor. Erkeklere ne diyelim biz o zaman? Bence erkeklerin de bu düzene karşı olması lazım.
0
rock n roll
(16.07.24)
@rock senin bahsettiğin konu çok farklı ama. bu ve bunun gibilerin hamuru belli zaten, saklamıyorlar da. sen bambaşka bişeyden bahsediyorsun.
0
numlock
(16.07.24)
Herkesin hayatına kimse karışamaz. Konu kilit.
0
isiaha
(16.07.24)
karışan yok zaten, düşüncemiz soruldu cevapladık.
0
numlock
(16.07.24)
eskort bunlar
0
Hallegadola
(16.07.24)
Sosyete eskortları. Bunları beğenen, yanında dolaştıran erkeklerin profili de belli aslında.
0
moonie
(16.07.24)
Kolay seks denmis ama dudaklari ari sokmus gibi, memeleri futbol topu gibi sisirilmis bu kadinlar hangi erkegin libidosunu harekete gecirir ki.Bence igrenc gozukuyorlar
0
turkuaz
(16.07.24)
bu duyuruya gelen cevaplarin bazilari cok asagilayici olmus, duyurunun moderatorleri yok mu?
0
mizore
(16.07.24)
Kızcağızların dudaklarını arı sokmuş sanırım. Geçmiş olsun. Ne acımıştır kim bilir. Burunlarını yapan doktoru da bence mahkemeye versinler.

Üzerine fazla düşmeye gerek yok. Bu tarz profiller ya da daha açık giyimli paylaşımlar yapanlar için "kolay seks" algısı oluştuğu için çevresinde dönüyorlar. Bu, bu kadınlar "kolay" demek değil. Ayrıca sosyal medya bu imajı yaratıp etkileşimin ekmeğini yiyen ve etkileşimin kaynağının bu olduğunu inkar edenler ile dolu.

@aboubakar +1

Ben erkeğim. Ben beğenmiyorum böyle tipleri ama ben bir kişiyim. İstanbul'daki "kriz varsa neden trafik var ve insanlar kafelerde" muhabbeti gibi bu biraz. Transit geçenler, turistler, ikamet edenler ve kayıt nüfus ile İstanbul'da anlık 25 milyon kişi vardır. Bunun 20 milyonu hiçbir yere gitmese bile 5 milyon o kalabalık algısı için yeter de artar. Bakmayın siz 150-200 bin kişilik mitinglere 1,5 milyon katıldı diyenlere. 1,5 milyon dehşet büyük bir sayı, aşırı kalabalık demek.
0
nawar
(16.07.24)
erkeğim, beğenmiyorum.

beğenenler de ciddi düşünerek beğenmiyor.
beğeniyor dediklerinizin %99'u bu tip biriyle evlenmek istemez.
0
tabudeviren
(16.07.24)
(41)

Eşinizin yada sevgilinizin yaninda sesli osurabiliyor musunuz?

Zetnikov
Bunun bazi kademeleri vardir heraldeMesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorumDogrus
Bunun bazi kademeleri vardir heralde

Mesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.

Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorum

Dogrusu nedir sizce anlatabilirsiniz
0
Zetnikov
(13.07.24)
Osurmuyorum. Ben zaten osurmuyorum.

Yanımda osursa gülerdim :))
0
rock n roll
(13.07.24)
Doğrusunu ne bilelim ilişkiden ilişkiye değişir.

youtu.be
Devamı: www.youtube.com

Yukarıdaki animasyonda diğeri de yapıpı gülebilirlerdi ama öyle olmadı.

Fakat bana pek hoş gelmiyor hala 3 yıl oldu, tutuyorum. Hanım da öyle. Çünkü serbest olsa bokunu çıkarırım işin iyice asker arkadaşı moduna bağlanır iş.

O yüzden biz hala dikkat ediyoruz. Kimisine bu samimiyetsiz gelir, kimisine de gayet saygılı gelir. İlişkiye bağlı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
Yapmam. Ayrılık sebebidir :)
0
gabe h coud
(13.07.24)
İlla ki osurmak için ıkınmıyordur diye düşünüyorum ama bazen kaçabilir bu sorun değil.
0
rock n roll
(13.07.24)
Osurarak istiklal marşı söyleyemeyenden olmaz.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Olm şaka mı cevaplar
Yapılır mı lan öyle şey
0
Cezcez
(13.07.24)
Ayrılık sebebi
0
Mirket
(13.07.24)
@sekizdokuzon ve rock roll yakıştıramadım size hanımlar
0
Cezcez
(13.07.24)
@Cez: Şu tip bir aydınlanma yaşıyorsun sanisam: youtu.be

0:43'den itibaren.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
@Cezcez; ben osurmam.

Sevgilim de kasıtlı osurmaz ama osurursa da gülerim. Kim osursa refleks olarak gülersin zaten. Geğirmek de aynı ona da gülerim. Biraz eğlenin arkadaşlar, hayatı çok protokol yaşıyorsunuz.
0
rock n roll
(13.07.24)
Ben ikircikli olduğum için osurmam ama benim yanımda osurulacaksa sesli osurulmasını tercih ederim sessizi ölüm gibi bir şey oluyor ama kimse ölmüyor.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eşimin yanında osurmuyorum, o da osurmuyor. Ama gece uyku arasında cartlatıyor bazen, denk gelince gülüyorum, sonra da söylüyorum gece serenat yaptın diye gülüyoruz. Kendisi de beni benzeri durumlarda yakalıyor tabi. Ama bilinç açık halde ikimiz de yapmıyoruz, yapsak da ayrılık sebebi olmazdı şu saatten sonra.
0
pianeta
(13.07.24)
eski sevgilim sag olsun beni tuvalete goturup basimda bekledigi icin gayet asinaydi ama baska iliskimde yasanmamisti. simdi olmazsa garipserim hele evlilerin red flagleriymis gumlettiniz yine beyler. bir seyleri guzellestirmeye/dusunmeye buradan baslayabilirsiniz zira seks yaparken bile oluyor as you know
0
ala09
(13.07.24)
Osurmam kalkar tuvalete ya da balkona giderim gaz çıkaracaksam

Kadınların bu duruma daha toleranslı olması da ilginç geldi

Sevişirken neler yapmıyoruz ki fakat o durumda çıkan ses de gaz değil hava, cinsellik konsepti içinde kabul edilebilir bir şey :)
0
grimavi
(13.07.24)
Bana hiç osuran denk gelmedi. Bana sorarsan kadınlar osurmuyor.
0
gabe h coud
(13.07.24)
@grimavi; valla dediğim gibi kimse sevgilisinin yanında kasıtlı osurmaz. Tabii ki tolerans göstereceksin. Seni terk ediyorum çünkü osurdun. Böyle bir şey olur mu?

Yarın, bir gün eşim hasta olsa ya da kaza geçirse yatağa bağımlı olsa altından bezini alacağım, bez bağlayacağım daha kötü hallerini göreceğim.
0
rock n roll
(13.07.24)
@rock

Hocam bu hastalık durumları ya da gecenin bi körü uykudan kalkıp koşarak tuvalete gitsin demedim, neticede insanız hepimizin akıntısı kokusu çıktıları var ama salonda otururken gaz çıkarma rahatlığı da sevmiyorum, ben kendi ilişkim için konuşuyorum, bu durumdan da rahatsız olmayan çiftler olabilir

Bir de bu konuyu uçlarda tartışıyorsun kafanda, bu insani durum yüzünden kavga edilsin ayrılınsın boşanılsın demedim :) sevgilimin yanında osursam özür dilerim yani bunda gülünecek bir şey bulamadım bu hayatı biraz protokol yaşıyorum galiba :p
0
grimavi
(13.07.24)
Yanında rahatça osurmadığın insanla hayat mı geçer, cevaplara bak. Hunharca osuruyoruz 6 yılı evli olmak üzere 9 yıldır oldukça mutluyuz.
0
mirty
(13.07.24)
@grimavi; ben de senin gibi düşünüyorum, rahat rahat salsa ben de kızarım. İstemeden gaz çıkarırsa bir şey demem.
0
rock n roll
(13.07.24)
Evliler yapıyor arkadaşlar, yapmıyorum diyen şuanda tribünlere oynayan tipler. Sevgilinin yanında olmaz, çünkü hala sevgiline kendini beğendirme, kabul ettirme durumlar devam ediyor. O alfa takılan veya mini minicik kibar kızlar da evlenince zatir zutur yapıyorlar bu işi birbirlerinin yanında. Yok yanından kalkıp tuvalete gider yaparım.... He canım he
0
dedeminhirkasi
(13.07.24)
@dedem

Osuruk savaşçısı gibi oldum ama cumartesi gecesi goygoyu olsun :) hocam bundan rahatsızlık duymayan çiftlere diyebileceğim bir şey yok tabi ama bana göre bazı şeyler sadece kendini beğendirmek için değil, hem kendine hem yanındaki kişiye saygı olarak görülür, sizin için bu bir saygı parametresi olmayabilir bunu gözardı ettiğiniz bir ilişki dinamiğiniz vardır bu da olabilir
0
grimavi
(13.07.24)
Abartmayalım, gaz yapan yiyecek ve içecekleri bir müddet menünüzden çıkarırsınız.

Ben bugün kuru fasulye yedim.

Sevgilim/ eşim olsa yemezdim mesela.
0
rock n roll
(14.07.24)
Mirty +1
Bunu böyle tabu haline getirecek kişiyle evlenmezdim. Osurmayi bile babadan gizli sigara içer gibi yapmak olan bir hayat bana Çok garip geldi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Hayır. Yanımda bile isteye sesli osuran, geğiren ne bileyim özensiz eski püskü ev kıyafeti ile gezen kişiye çekim hissedemem. Bir olur iki olur üçüncüde kardeş moduna bağlar insan. Asgari düzeyse saygı ve özeni hepimiz hak ediyoruz bence.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
@grimavi; gaz çıkarırsa gülerim. Komik bulurum o yüzden bir de gaz çıkarınca kötü hisseder ya insan kendini o vaziyetten çıkması için de gülerim. Kötü hissetmesin kendini diye. Espri falan yaparım.

Daha kötü hissedermiş adam. En son ağlayarak evi terkedermiş :))
0
rock n roll
(14.07.24)
Siz o kadınla o adamla 30 sene aynı evde yasiyacaksiniz. Bu üst perdeden konuşmayı bırakın allah aşkına. Siz ayhan sicimoglu musunuz. Tamam 30 sene saklambaç oynarsınız evde osurmak için.
0
dedeminhirkasi
(14.07.24)
Tuvalete gitmek neden bu kadar zor :) yalnızken bile tuvalet dışında gaz çıkarmam.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben duyurunun bu kadar üst seviye bir yer olduğunu bilmiyordum vallaha. Bundan sonra takım elbise ile login yapacağım.

Şu an her duyurucu şu oldu gözümde;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Bunun için için tuvalete gitmek zor bir şey değil bence de. Nasıl ki işerken her seferinde tuvalete gidiliyorsa osururken de gidilir. Yük olmamalı bu bence, tuvalet neticede. Bu işler için var. Hayat böyle geçer, neden geçmesin. Atla deve değil.

@ruhen'e katılıyorum. bir olur, iki olur. Kaçırır, önemli değil. Ama her seferinde yanımda bilinçli şekilde osuran birine hissettiğim çekimi uzun zaman koruyabileceğimi sanmıyorum ben de. Fazla paspal bir şey, bazı şeyleri umursamalı bence insan :D ne bileyim. Ben şu yaşıma kadar kimsenin yanında bile isteye osurmadım, bir kere de "ya hayat böyle geçer mi, çile resmen" gibi bir şey düşünmek aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
akhenaten
(14.07.24)
Herkese saygi duyarim ama

Düşünüyorum hani 20 sene gecmiş.
Yaninda eşin var ve osuramiyorsun.

Bana sanki çok kasinti bi hayat gibi geliyor.

Ben şahsen hem herseyimle kabullenilmek isterdim. Birgun 60+ olunca bu insan beziniz vs olur degistirmez sizden ayrilir gibi geliyor. Sozum herkese degil ama bence esler arasinda rahat olunmali yoksa baska nerede bi insan rahat olabilir?

Kafamda deli sorular
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Tabi ki sırayla karşılıklı osuruyoruz. Tutması daha kötü. Ben bağırsak sorunu yaşayan biriyim zaten tutamıyorum hiç.

Bana cevaplar absürt geldi. Gözümü çizdirdim, elimi kedi cırmaladı bir hafta kullanamadım, yıkanmamdan tuvalet işlerime kadar hep eşim yardım etti. Ben de aynı şekilde her şeyini yaparım. Bana aile olmak, yani iki kişinin tek hale gelmesi için bunların yapılması gerekiyor gibi geliyor.
0
Hallegadola
(14.07.24)
@Hallegadola, hastalık örneği yukarda da verilmiş ancak sıra dışı durumlar bunu değiştirmez gibi geliyor bana ya.

Neticede hastalık durumunda yukarda da dendiği gibi yeri gelir altını temizlersiniz. Ama bu durum mecburi ve kötü bir şeyi, yolunda olmayan sağlığı, normalde yaşanmamasını isteyeceğiniz bir süreci ifade ediyor. Ne yapan ne yapılan kişi bundan memnun olarak geçirmez bu süreci. Böyle ekstrem bir durumla diğerini karşılaştırmak doğru değil bence. Hastayken eşinize tuvalete kadar eşlik edersiniz, ancak hasta değilken ne o bunu ister ne de siz istersiniz heralde, bunun altında yatan bir neden olmalı değil mi?
0
akhenaten
(14.07.24)
Gözünüz mikrop kapar arkadaşlar, pink eye olursunuz. Gaz çıkarmak hijyenik bir şey değil. Gaz çıkarıp o halde yemek yemeye, film izlemeye, sevişmeye devam mı ediyorsunuz. Çok ilginç. Anında kıdemini, ihbarını veririm.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Bu galiba ailede ne gordugunle ilgili. Ben bunu "saygı" olarak gören taraftayim, çişin gelince tuvalete gidiosan bunun için de gitmelisin gibi...

Ama asıl başka bişi soylicem, tuvaletle ugrasamicak kadar fazla yasiyorsaniz bu durumu doktora gidebilirsiniz bence. Aklına gelmeyenler, bunun garip olduğunu fark etmeyenler için söylüyorum. Helikobakter pilori buna sebep olabiliyormuş ve Türkiye'de 3/4 insanda bu bakteri olduğu belirtiliyo. Bı dahiliye doktoruna gidin rahatlayin
0
abuzer
(14.07.24)
Hayatım boyu bir kadınla 8 sene, 4 kadınla da en az 6 ay birlikte yaşadım.
Hiçbiriyle böyle bir şey konu da edilmedi, olmadı da.
Hastalıkta yatağa kustum, temizledi, alkol nedeniyle üstüme ve arabaya kustu temizledim. Hastalık, yaşlılık, mecburiyet konuları ayrı bir şey, bile isteye böyle bir rahatlık ayrı. Karıştırılmamalı bence.
Yukarılarda bir yerde birlikte tuvalet gibi bir şey denmiş, öyle bir şey de olmadı.
Çocukluğumda yıllarca Dayımda yaşadım. Onun ailesinde de yoktu böyle bir şey. Kendi ailemde de görmedim. Kardeşler arasında da çok küçük yaşı bilemiyorum da, olmadı ve olmaz.

Burda iki zıt görüşün birbirini anlamakta güçlük çektiğini gördüm. Bu bir aile öğretisi sanıyorum. Diğer türlüsü garip ve kendi yaptığı normal geliyor.

Beni şaşırtan rahatlıktan yana olanların bu kadar çoğunluk olup bana bugüne kadar rastlamamış olması. Allahtan da rastlamamış.

Bu arada çocuğun yanında bile o rahatlıkta olunmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ama tabi herkesin kendi yaşantısında istediği gibi davranmasına saygı duyarım.
0
Mirket
(14.07.24)
Yaparsiniz yapmazsiniz bilemem de rica edecegim su sacmaligi "aile olmak"la iliskilendirmeyin. O zaman Hindistan aile baglari en kuvvetli yer mi diyelim simdi.

Guzel de kilif bulunmus olaya ha, aileyiz biz "kasmiyoruz". Bi zahmet gotunuzu de tutun olm sevdiginiz kadinin adamin yaninda.
0
brkylmz
(14.07.24)
Bu konu çok uzadı arkadaşlar :))

Tuvalete gidecek vakti bile bulamayabilir bazen insan. Özellikle yaparsa ayrı dünyaların insanlarıyız diyerek ceketinizi alın çıkın.

Kahvaltı yapamadım bu mevzu yüzünden, iştahım kapandı :))
0
rock n roll
(14.07.24)
bunun insanlarin birbirine ne kadar yakin olduguyla ilgisi yok. bu civikliktan baska bir sey degil.
bu mantikla romeo ve juliet'in el ele siciyor olmasi gerekirdi.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
3 yıllık evliyim. İkimiz de gündüz bilinçli olarak osurmuyoruz birbirimizin yanında. Ne münasebet yani samimi olalım diye s*çsaydık bir de :D
Ama gece oluyor yalan değil. Eşim sabah söyler ben de hadi ya filan derim. Eşim yaparsa da gece gülerim o da uyanıp pardon filan yapar. Sorun olmaz. Ama bilinçli olanı nooo.
Saygısızlık ben hiç hoşlanmam böyle şeylerden ki hastalık va durumlarında ne iğrençlikler yaptık ama osuruk olmaz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.07.24)
Bu durumda “biz bir aileyiz” diyen patron şirketinde osurup osurup ipe diziliyor olmalı. Dundee Awards aklıma geldi. Pam osuruk kraliçesi seçiliyormuş. Samimiyetten hep.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben sevgililerimin yanında yapmam (k) onlar da yapsın istemem evlenince de bile isteye yapılsın istemem, kalk oda değiştir banyoya git bir süre orda otur derim.
Ablam mesela hem benim hem eşinin yanında yapıyor ksgjskjg onlar aşmış bu konuları 10 yıllık evliliklerinde.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
(2)

batum'dan hopa'ya ulaşım

dali dili havali korna
otobüs firması olarak bir tek metro turizm görünüyor, başka firma var mı bildiğiniz? sınıra kadar bolt'la gidip sınırdan taksiye dolmuşa vs binmek mümkün mü?
otobüs firması olarak bir tek metro turizm görünüyor, başka firma var mı bildiğiniz?

sınıra kadar bolt'la gidip sınırdan taksiye dolmuşa vs binmek mümkün mü?
0
dali dili havali korna
(13.07.24)
Tur otobusleri oluyor ya da ali osman ulusoy luks karadeniz vs. Sinira ister onlarla gelip sinir otesini yayan gecip karsidan tekrar binebilirsin. Tabi yer varsa. Ama en temiz ve ucuzu soyleyim. Sinira kadar dolmusla geliyorsun. 2 lari falandi. Yuruyerek geciyorsun. Yine hopa dolmuslari var onlara biniyorsun 120 mi 180 mi neyse artik onlarla hopadasin. En temiz garanti hizli yol. Dediklerimde tur falanda yer olacak oyle. Yer kalmayabilir sana
0
optimistbakunin
(13.07.24)
Taksileri getiriyor çoğu taksi Türk zaten kolaylıkla dönersiniz
0
Hallegadola
(13.07.24)
(36)

Sevgilinizin/eşinizin çok açık giyinmesi sizi rahatsız eder mi?

Cenk Daniels
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
0
Cenk Daniels
(12.07.24)
hiç karışmamak ve ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak
0
abuzer
(12.07.24)
Karışmaya hakkınız yok. Herkes kendi kıyafetini belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Beni rahatsiz eder. Birinin kiyafetine karismak da haddime degil. Halihazirda o sekilde giyinen biriyle birlikte olmayi tercih ederim.

Alakasiz iki kisinin bir araya gelip davranislarini/yasam tarzlarini degistirmek ugruna birbirlerini harap ettikleri iliskileri mantiksiz buluyorum.
0
brkylmz
(12.07.24)
Vallaha beni de bir tık rahatsiz eder o sebepten zaten böyle biriyle evli değilim.

Isteyen istediğini yapsin tabi. Ama bunu yapmak isteyen ile yapilmasindan hoslanmayan kişiler beraber olmamali tabi.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
Yerine bağlı eşim didimde çalışırken daha cesur giyiniyordu çünkü genelde turist müşterileri oluyordu ve onlar neredeyse çıplak geliyorlardı. o yüzden ortam kaldırıyordu.

Güney doğuya gelince 180 derece değişti giyim tarzı :D

O yüzden çok karışmıyorum kendisi ayarlıyor ama bazen şöyle oluyor; elbiseyi giymiş, oturunca bir yeri fazla açılıyor ya da bazı hareketlerinde bir yer fazla açılıyor onu fark etmeyebiliyor giyinip aynada baktıktan sonra.

Ben evde fark ediyorum o çıkmadan. 2 metre boyla yukarıdan da görebiliyorum bir tehlike varsa :3 espiriyle karışık uyarıyorum. O da aoo fenaymış ya fark etmedim diyor değiştiriyor veya üstüne ona göre ek bir şey alıyor.

o yüzden genel olarak karışmıyor gibiyim ama mesela oradaki tarzını burada giyerse rahatsız ederdi. ama yerine göre ayarladığı için karışmama gerek kalmıyor yoksa az da olsa karışabilirim. bazen tam laf söyleyeceğim, neyse güzel olmuş ben yanındayım diyorum. tek çıksa belki karışabilirim. ama tek çıkacağı zaman da dikkat çekici giyinmiyor zaten. bana pek bişey bırakmıyor. BEN BIR BIREYIM NE GIYDIGIME KARISAMAZSIN falan demiyor neyse ki canım karım, bir daha sevdim. Arada dövüşmesek zeki kadın aslında. Yoksa tabii ki medeni bir ortamda kimse kimseye karışmamalı. Ama medeni bir ortamda değiliz. Ona göre davranmak lazım. Mesela benim malzeme gösteren eşofmanlarımı dışarıda giymemi sevmediği için bollarını almıştı. Öbürlerini evde giy demişti. Tam bir erkek barzoluğu gibi dursa da sdfjsgj hoş şeyler bunlar.
0
ananiyimioguz
(12.07.24)
Çok açık giyinmesi tabii ki rahatsız eder. Ne zaman, nerede, nasıl giyinmesi gerektiğini bilmeyen biriyle evlenmem ya da sevgili olmam. Şu an X'te aptalca bir "ne kadar açık giyinirsen o kadar dişi ve o kadar modernsin" akımı var. İstanbul ortasında Bodrum sahilinde ya da kendi evinde gibi gezenlerden söz ediyorum. Hayır, elbise(sundress olan), mini etek ya da göbeği açık olan kıyafetlerden bahsetmiyorum.

Tabii X'in çoğu şeyinde olduğu gibi günlük hayatta bunlar yaygın değil, çok nadir olarak denk geliyorum. Böyle biriyle sevgili olmam ya da evlenmem. Bir sebeple birlikte olduysam da tatava yapmamam lazım.
0
nawar
(12.07.24)
Hiç karışmam. Seksi miniler giyinmesi hoşuma gider ama nerede ne giyeceğine karışmam. Dışarıda mini, evde pijama giymesin, tutarlı olsun :)
0
gabe h coud
(12.07.24)
Evde mini etek giymeyen de ne biliyim.

Evde niye mini etek giysin kadın. Evde pijama giyilir. Ev kıyafeti pijamadır. Ama bence özenli bir pijama giyilmeli. Yırtık, lekeli bolarmış giyilmez. Bu kendine saygından böyledir. Pijama gayet güzel bir şey. Aynı şey erkekler için de geçerli. Düzgün pijama giysin
0
rock n roll
(12.07.24)
@gabe h coud peki o şekilde dışarda beraber yürürken bir çok erkeğin eşinize/sevgilinize uzun uzun bakışları da rahatsız etmez mi? Doğal mı karşılarsınız?
0
🌸Cenk Daniels
(12.07.24)
"ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak" abuzer+1

kavgaların yüzde doksanı çiftlerin boş yere birbirini yönetmeye çalışmasından çıkıyor. rahatsızsanız ve konu sizin için çok önemliyse, kendinize uygun birini bulun. ayrıldık diye de üzülmeyin insanın kendini tanıması, çizgilerini belirlemesi gelecek için bir artı.
0
gnosis
(12.07.24)
Nerede, neden yürüyoruz?

Emirgan, Bebek sahilde yürürsen herkes böyle giyiniyor. Kimse bakmıyor. Esenyurt’ta yürüyecek halimiz yok.

Taksim’de şimdi dolaşsan çoğu insan rahat ve açık giyiniyor. Yılbaşında gidersen, kekoların bakışları arasında kalırsın. Benden önce yanımdaki rahatsız olur.
0
gabe h coud
(12.07.24)
Erkek yoğun diye ofiste giyeceği etek beni rahatsız etmez. Kalkıp da şantiyeye mini etekle gitmeye kalkarsa sen "ne yapıyorsun ya" derim.
0
pispinti
(12.07.24)
Kişinin bazen olayın ayırdına varamadığını, eşin, dostun ebeveynin böyle durumlarda devreye girmesi gerektiğini düşünen taraftayım.

Kadınların çok rahat giyindiği bir coğrafyadayım. İsteyen istediğini giyer kafasındayım. Ancak bazı durumlarda abartının dibine vuruluyormuş hissim oluyor.

'Eş, dost, ebeveyn' kapsamı içine eş ya da sevgili kişisi de giriyor.

Erkek içgüdüsel olarak bakar ve kötü düşünür. İçgüdülerini baskılayacak kadar kendini terbiye etmiş olması beklenirse de her baskılamanın bir sınırı vardır.

Sözlerim abartı durumunda geçerlidir.
0
Mirket
(12.07.24)
@Mirket; inan bana herkesin kafası en az senin kadar çalışıyordur. Diyorsun ya "bazen kişi ayırdına varamıyor olayın" müdahale gerekir diye. Çok pardon da kimsin sen? " Bazen abartının dibine vurulmuş gibi" düşünüyorum. Senin abartı kriterinden kime ne? Onun belki abartı kriteri sıkıntı olmadığını söylüyor. Ha bir de erkek kendini bir yere kadar baskılar ne demek?

Bir de yeri gelirse eş, dost, ebeveyn devreye girmeli öyle mi?

İsteyen istediğini giyer kafasında falan değilsin sen. Birisi benim giydiğim kıyafet konusunda devreye girmeye kalkarsa ağzının ortasına yumruğu yer. Cümlesini bitirme fırsatını bile bulamaz. Haddinizi bileceksiniz. Herkes ne giyeceğini kendisi belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Ama sen bana hep kızıyosun.
Düşüncemiz sorulmuş. Cevap verdim.

Düşüncelere zincir vurmaya kalkmayalım lütfen.
Fikir özgürlüğü diye bir şey var.
Eyleme dönüşmediği sürece herkes fikrini söyleyebilmeli.
Saygı Lütfen.
0
Mirket
(12.07.24)
Ayrıca Kimse dini saiklerin dışına çıkamaz. Herkes tesettüre girecek. Herkes haddini bilecek. Vururum yumruğu suratına diyen birinden ne farkın kaldı senin?
0
Mirket
(12.07.24)
Erkekleri baskılayalım, kadınların özgürce, nasıl istiyorlarsa öyle yaşamalarına engel olmaya çalışmalarına baskı uygulayalım demeyin onun yerine kadınları baskılayın. Senin şu cevabını kim verse kızarım, yoksa özellikle ciddiye aldığım birisi değilsin. Her insan nasıl istiyorsa hayatını öyle yaşar, kıyafetini kendisi seçer. Müdahale hadsizliğine de giremez.
0
rock n roll
(12.07.24)
Kadının giydiğine karışmak, ya sen akıl edememişsin ya da senin hakkını kısıtlıyorum demek.
0
gabe h coud
(12.07.24)
-Bir terapist bulalım Olric. Bu 'ciddiye alınmama' konusu çok koydu bana. Bununla baş edebilir miyim, bilmiyorum.... Gülme Olric, Gülme.
0
Mirket
(12.07.24)
Haber olan bir olaydan bahsedeyim. Bir kadın şortla otobüse bindi ve magandanın teki, kadına şort giydiği için tekme attı. Bunun gibi çok örnek yaşandı bu ülkede. Şort giydiği için tekme attı, çünkü o magandanın düşüncesine göre bir kadın şort giyemez. Bugün tekme atar yarın da öldürür. Aslında bir anlamda bunu makul gören bir açıklama yapıyorsun @Mirket

Çünkü benim müdahale tarzım bu diyebilir o kişi. Söylediğin sözlerin aslında ne kadar tehlikeli olduğunun farkında mısın? Bir de kendince alaycı bir cevap vermişsin.
0
rock n roll
(12.07.24)
Erkek olsam karışmazdım, haddim değil ama motivasyonunu sorgularım içten içe. Ben kimsenin mini etek, dekolteyle erkek zihnindeki kadın algısını kırdığını görmedim. Bence aksine "Cinselligimi metalastirmadan aranızda var olamıyorum, beni ciddiye almıyorsunuz. Varlığımdan habersizsiniz, sizde herhangi bir etki yaratmıyorum." demeye geliyor. Gerekli mi bilmiyorum ama. Kadınlar bir şekilde varlığının altını çizmeli mi? Bilmiyorum.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Eder. Ben gavat değilim.
0
ferenc
(12.07.24)
Bir de şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Mevzu slut-shaming olunca çevremizdeki erkeklerin (ve kadınların) büyük çoğunluğu elinde tuzlukla koşuyor. Bu kadını gören de üzerine çok düşünmez, yapıştırır etiketi. En iyimser senaryoda ilgi çekmeye çalıştığını düşünür. Yeterince güçlü kadınlar bu cendereden belki sağ çıkabilir ama bu şiddette bir mukavemet görürsem kimseye dert anlatacak enerjim kalmaz. Milletin ekmeğine yağ sürmeye gerek yok, oyunu kuralına göre oynayacaksın bir yerde. Körleme hareket edersen savunduklarının karikatürüne dönüşüyorsun. Rakibi iyi tanımak lazım.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Ne kallavi koltuklarda ne pis sapık herifler var iş dünyasında. Kabul etmem ve kendi kafa yapımdaki insanlar ile paylaşırım özel hayatımı.
0
Aydan Dustum
(13.07.24)
Kadınım, nerde nasıl giyeceğini bilemeyen kadına salak derim, yani Ankara ulusa şortla gitmezsin mesela. Çayyolunda takılırken de uzun pantolonlara gerek yok
0
Hallegadola
(13.07.24)
açık, kapalı, dekolte vs. bu kavramlarla işim yok.

giyindiğinde escorta benzemesin yeter. veya bi taraflarını göze sokacak şekilde giyinmesini ben istemem; bunu kabul de edebilir, etmeyebilir de.

ayrıca iş yerlerinde mini etek giyilmez özel bir durum yoksa. etek giyilir, kalem etek giyilir, diz üstü giyilir ama "mini" giyilmez.
0
numlock
(13.07.24)
fikrin sorulmuyorsa hic karismamak en dogrusu.

bir erkegin, kadinin ne giydigine, oje rengine sacina basina karismasi uygun degil bence. haddi olamaz. bir erkek böyle hissetmeli yani. görgü kurali gibi bir sey bu.
0
robert bosch
(13.07.24)
Bunun sonu yok. Erkekler kötü kötü bakıyorlar, erkekler kötü düşünüyorların da sonu yok.
Damacanaya tecavüz edilmiş hala ama abartı da olmasın .sss yazanlar var.
Bu sorular ya da bu cevaplar bugün şort, dekolte vs. için yazılıyor. Yarın kolsuz ve dar pantolon için yazılacak. Öbür gün de kısa kollu ya da bol ayaklara kadar gelmeyen pantolon dışındaki her şey için. O zaman bitecek mi? Nope. Sonra saçı görünenler için, sonra çarşaf giymeyen herkes için. Taa ki kadınların tek başına dışarı çıktığında cezalandırıldığı noktaya kadar.
Elimizde milletin yaz kış cıbıl cıbıl gezdiği ülkelerden afganistanına kadar kocaman bir dünya var. Her seviyeden her kültürden her düşünce tarzından. O yüzden böyle salak salak şeylere o kadar güzel örnekler verebiliyoruz ki…
Abartı denilen şey sizin kendinizi ne kadar insan edebildiğinizdir. Başka erkeklerin kötü kötü bakması da konu değil. Yarın bir gün kadın halıyla dışarı çıksa ve yine kötü kötü bakılsa ne yapacaksınız? O zaman da ama eykekler kötü kötü bakıyoylay o yüzden evden çıkmasın mı yazacaksınız?
Amaan neyse. Bu kafa yapısındaki biriyle değil iletişim kurmak, hamamböceği seviyesinden daha fazla mesafe koymaması gerekenler düşünsün. Bizim böyle dertlerimiz yok. Kendi karanlığınıza normal insanları çekmeyin yeter.
0
mrvln
(13.07.24)
@ mrvln, kendi adıma konuşayım, bir şeyi yanlış anlıyorsunuz veya anlamak istemiyorsunuz.

Ege'de bir sahil kasabasındayız diyelim. Eşim hiç ortama uygun giyinmiyor. Aşırı kapalı ve muhafazakar giyiniyor diyelim. Rahatsız olurum.

Güney doğudayız, kot şort giymiş bütün popo dışarıda dolaşıyor. Yine rahatsız olurum. Çünkü aykırıdır, dikkat çeker.

Ben mesela "karıma bakılmasından hoşlanmıyorum" diye laf söylemem söyleyeceksem de.

Karıma bakılmasını istemesem gider dünyanın ek çirkin kadınıyla evlenirdim. Tabii ki bakılsın. O da birileri bana bakınca da hoşuna gidiyor.

Konu bakılmasından rahatsızlık duymak değil benim açımdan.

Konu mesela meme fırlıyor popo açılıyor veya ortama aykırı giyiniyor, onu tatlı tatlı söylersin. Afedersin çıplak kampı olsa gidebilecek genişlikteyiz fakat dedemizi köyde ziyarete gidiyoruz diyelim, ona göre giyiniriz.

Bu bence yanlış değildir. Her yerde "kadına madde gibi bakmayın istediğini giyebilir" diye savunmak da biraz.. tatlı su solculuğu yapmak gibi geliyor yani hep el bebek gül bebek güzel ortamlarda mı büyüdünüz, hiç yol yordam kültür görmediniz mi. Ne demek herkes istediği gibi giyinir kimse karışamaz. Evet ortamına göre giyilirse kimse karışmaz zaten.

Ben çok özel bir yere eşofman giyince de hanım uyarabiliyor. Şort giyince de uyarabiliyor. Eve oturmaya gidilince mini giymeye gerek yok. Evde arkadaşlarla bir parti vardır belki ortam kaldırır o da çok dikkat çekmez. Veya bir kokteyle gidince giyilsin sorun değil bence. Derdim şahsen bakılması değil. Bir yerin gereksiz şekilde açılması veya ortamın o kıyafete uymaması.

Öyle bir şey varsa kadın da erkeği uyarabilir, erkek de kadını. Her şeye barzoluk gözüyle bakmayın. Yok bunun sonu talibana kadar gidermiş de kadını eve kapatmamız gerekirmiş de. Yani bir de bayıl istersen feriha. Şimdiye kadar hiç öyle bir derdim de isteğim de olmadı.

Aşkım o gözlük olmamış ya minvalinde bir eleştirinin tavsiyenin kimseye bir zararı olmaz.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@oguz en tiksindiğim varlık tatlı su solcularıdır desem. Hani böyle eldivenle dokun deseler içim ürperir. Öncelikle teessüf ederim.
İkincisi evet oraya gider gidebilir. Biri çıkıp talibanla ters yanımız yok demedi mi? Asıl siz gerçeklikten uzak yaşıyorsunuz. İnsanlar yıllarca paranoyak olmakla suçlandı ama durum ortada. Dekolte rahatsızlık konusu oluyor, karışılmalı mı karışılmamalı mı diye soru açılabiliyor. 20 sene önce sözlükte böyle bir soru sorulur muydu? Bu site 20 yıldır var, silinen sorular da dahil hepsinin arşivi de vardır. Sorulmuş mu sorulmamış mı elimde olsa çıkartırım ben. Sorulmuşsa da ne cevaplar gelmiş ona da bakarım. Elbise giydi diye mezuniyete alınmadı küçücük çocuklar. Daha yeni oldu bu. Burada tatlı biri varsa o ben değilim ya.
Bir erkek olarak değişimin farkında olmayabilirsiniz. Ne güzel. Ben kadın olarak farkındayım. Karşınızdaki insanı tanımadan çok fazla yorum yapıyorsunuz ya. Karşıdakini tanımadığınız için de çok boş oluyor.
Farklı şeylerden bahsediyoruz. Babam da annem de sizin gibi insanlar. Sizin mantığınızda büyüdüm ben. Sizin mantığınızda da yaşıyorum hatta. Ama bu artık devam etmekte zorlanan bir şey. Bunu göremiyorsunuz. Gün geçtikçe eşinizin tarzı değişiyor. Bunu anlayamıyorsunuz.
Bu kadar tetiklenmenize gerek yok. Memur çocuğu bakış açısı bu. Çok tanıdık. Anlıyorum sizi yani. Ama memurluk kalmadı artık. Orta kesim bitti. Toplum değişti. Geriden mi geliyorsunuz birazcık?
0
mrvln
(13.07.24)
Pekala şimdi biraz daha iyi anladım o zaman şu soruyu sorayım size,

Biz sokakta büyüyen bir nesiliz. Tüm mahalle birbirini tanırdı.

Şu an millet bırakın sokağı, sitenin bahçesine bırakmaya çekiniyor.

Şimdi böyle bir gidişat yaşandı, kültürel bir dönüşüm dünyanın her yerinde oluyor diye...

"Hayır efendim buna bir dur demeliyiz, o yüzden ben çocuğumu sokağa bırakıyorum kimse de bana karışamaz, çocuğuma da karışamaz. Çocuk nerede isterse orada oynar. o kadar! Benim gibi yapmayan herkes de kötülüğe ortak oluyor!"

Tarzında bir çıkış mantıklı mı? Sonra zararı siz görmez misiniz? "Öyle düşünelim ve değişelim yani oh ne ala! Hayır kabul etmiyorum." E etme, sonuçlarına katlanırsın ve soyun tükenir yani. Bu arada uç örneklerden gidiyorum diye öyle dedim. Bir değişim varsa bunun sorunu da kaynağı da başkadır. İnsanlar ortama göre değişmek, dönüşmek zorundalar. Hayatta kalabilmek için. Bu iyiye kötüye gidiyor diye ayırmak saçma geliyor. Neye göre iyi kötü? Eğer hayatta kalmak için yapıyorsan ve başarıyorsan bence iyidir.

Yıllarca fethedilmişsin kültürün değişmiş, giyinişin değişmiş, dinin değişmiş engel olabilmiş mi toplum? olamamış. o yüzden bu tarz baş kaldırışlar çok masumane geliyor.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@mrvln ne anlatmaya çalıştığını gerçekten anlamadım? Taliban diyorsun, memur zihniyeti memurluk bitti falan diyorsun. Ne alaka ya? Soru sorulmuş, eşinin böyle böyle olmasını ister miydin diye, insanlar da cevap vermiş? Taliban ne alaka şimdi.
0
numlock
(13.07.24)
@oguz siz bana hiç masumane gelmiyorsunuz ama. şu an bu ülkede yaşıyorum, bir süre daha yaşayacağım. bu konuda direkt olarak beni ilgilendiren bir konu olduğu için fikrimi söylüyorum. sizin oralarda kadınların konuşması anladığım kadarıyla kolaylıkla baş kaldırış gibi görünebiliyor. bizim buralarda insanlar manasız bir şeye cevap verdiklerinde böyle triplere girmiyoruz. tekrar edeyim, baş kaldırış falan yok. sadece dışarıda tişört giydiği için kezzap atılan çocukların, şort giydiği için dövülen vatandaşların(erkeklerin de şiddet gördüğü çok fazla olay var) olduğu bir ortamda artık bu sorulardan sıkıldık. siz sıkılmamışsınız, sıkılmadığınız gibi bir anlam bulmuşsunuz, bulduğunuz anlamı da millete yedirmeye çalışıyorsunuz.
@numlock anlama zorunluluğun yok kuzu. yorma kendini.
insanların kıyafetleri hakkında yorum yapmamayı öğrenmeniz gerekiyor. bu kadar basit. ben yaşadığım yerde giyeceğim kıyafeti paşa gönlüme göre değil de hayatta kalmaya yönelik seçiyorsam, bu utanç verici bir şeydir ya. bak büle büle yapılacaktır diye üzerine üzerine gidilmez. farklı evrenlerde yaşıyoruz. kimin nerede yaşadığı umrumda değil bu arada. ben istediğim yerde ister açık ister kapalı giyinebildiğim gün rahat rahat tavsiye verebilirsiniz. o güne kadar burdayım. iyi günler.
0
mrvln
(13.07.24)
Yahu sana bişey diyen yok zaten? Soru belli, eşiniz/sevgiliniz denmiş, insanlar da cevap vermiş. Ondan sonrası o insanla eşi arasındadır, yargılayıp aklınızca aşağılama cürettini ancak internet sayesinde bulursunuz. Daha soruyu anlamadan etmeden hemen boş boş duyarlar, çığırtkanlıklar.

İnan soru şöyle olsa mesela "kadınların bu kadar açık giyinmesinden rahatsız olmuyor musunuz?". Cevabım "sana ne lan elalemden dangalak" olurdu.
0
numlock
(13.07.24)
@ numlock, beni fark ettiler, sen kaç arkeofili.com

te allahım aynen bizim oralarda öyle. aynen bizde kadınlar fikir beyan edince baş kaldırmış oluyor. kadın haklarını da hiç önemsemeyiz. kadının görüşüne saygımız yoktur. dışarı çıkarken de izin alırlar. biz çıkarken izin istemeyiz, bilgi veririz aaynen.

soruda rahatsız eder mi denmiş, sınır belirtmemiş. ortam belirtmemiş. bir ilişkide iki taraf da birbirine hoşlanmadığı huy, tavır, kıyafetleri söyleyebilir zorla dayatmadıkça.

bazen özgürlüğün şeyini çıkartıyorsunuz. hayvan haklarını savunayım dedim, içlerine girdim, öyle kafalar var ki içeride pişman oldum. köpek olup öyle yaşayıp insanları öldürmek isteyen var. kadın haklarını savunayım diyorum, içine girdikçe o kadar gerçek dünyadan kopuk fikirler çıkıyor ki kafayı yersin. biraz kafa kafaya verdiklerinde erkekler ölsün e kadar gidiyor konu.

bir kadın bir erkeğe "ya hayatım böyle dar şeyler giyme her yerin belli oluyor"

dediğinde ben hiç bir erkeğin "NE DIYOSUN SEN YA BENIM BEDENIM BENIM KARARIM", "BANA ANAM BABAM BİŞEY DEMİYOR SANA NE OLUYOR" dediğini hiç duymadım. bi sakin olun yani ne bu şiddet bu celal bizim ülke tüm kadınlarımızı menapoza soktu herhalde. barzo adamları ve tavırları savunmuyorum. ama tatlı tatlı bazen rahatsız edebilir demek de bir görüştür asıl siz saygı duymuyorsunuz o zaman derim.

Zaten aykırılık varsa rahatsız eder diyorum. yani hepimiz çıplaksak rahatsız etmez. ama herkes gündelik kıyafetler giymiştir, eşim özgür bir kadın olduğu için jartiyerle gelebilir canım ne olacak dememizi mi bekliyorsun anlamıyorum ki. bazen ortamına göre tatlı kıskançlıklar yapılabilir. böyle düşünüyorum diye yukarıdaki görsel canlanıyorsa kafanızda, diyecek bir şey yok. ben herkesin ağzının suyunu akarak baktığı bir ortama karımı o şekilde sokmak istemem. öyle bir ortama aykırı bir kıyafetle girip eşinizin bunu sorun etmediği ile övünüyorsanız aklıma pek hoş şeyler gelmiyor. Ha diyorsanız ki biz o kadar medeni bir ortamdayız ki her giydiğim kıyafet kaldırır. E o zaman zaten sorun yok ki. Ben de hiç yorum yapmam ne güzel geliyorsa giysin eşim.

yani başka bir x şehrinde herkes normal karşılıyordur, beni de rahatsız etmez.

bu arada babam da bazen benim kıyafetime yorum yapar ben de ona yapabilirim yani. ne büyüttünüz olayı ya. dikkat edersin, önemsersin önemsemezsin o ayrı konu. kadın olarak ne giydiğimize karışamaz kimse diyorsunuz da erkeğin fikir beyan etme özgürlüğünü neden elinden alıyorsunuz. erkeğin de bozulma veya beğenmeme lüksü var o zaman. Çok rahatsız ederse ayrılırsın başka bir eş bulursun.

Edit: bi ara zeynep bastık birinin kucağına oturmuştu fotoğraf çekinmişti sanırım. eşi de ne var canım olur böyle şeyler gibi bir şey demişti. sonra ayrıldılar.

kadınların kimin kucağına oturacağına karışmamalıyız helal olsun adama. özgürlük böyle bir şey çünkü
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@numlock son cevabınızı beğendim. bu soru için de doğru bir cevap. ne diyelim.. inşallah bir gün..
@oguz koyduğunuz resme çok güldüm. cevabınız da paylaştığınız görseli anlamlandırma ve yaşatma konusunda baya açıklayacı olmuş. sadece bana söyleyecek bir şey bırakmamışsınız bi tık ona kırıldım.
0
mrvln
(13.07.24)
(13)

Mahalle yanarken saç tarama sıklığınız

sekizdokuzon
Herkesin herkesi her şeyden sorumlu tuttuğu post-modern zamanlarda bence hepimizin belli aralıklarla "Umurunda değil, yiyin birbirinizi" demesi gerekiyor. Siz hangi sıklıkta, hangi durumlarda bu moda giriyorsunuz? Ben aile evinde, iki günde bir, özellikle akşamları. Kendimi balkona atıp kulak üstü k
Herkesin herkesi her şeyden sorumlu tuttuğu post-modern zamanlarda bence hepimizin belli aralıklarla "Umurunda değil, yiyin birbirinizi" demesi gerekiyor. Siz hangi sıklıkta, hangi durumlarda bu moda giriyorsunuz? Ben aile evinde, iki günde bir, özellikle akşamları. Kendimi balkona atıp kulak üstü kulaklığımı takıyorum. Dünya yansa yorganım yok içinde. Hiçbir şey akıl sağlığımdan önemli değil.

İyi akşamlar.
0
sekizdokuzon
(11.07.24)
Ben yapamıyorum bunu :(
0
rock n roll
(11.07.24)
Kesinlikle yapamıyorum. Yapamadığım için kendi hayatımı kuramadım, yaş 42.
0
muhayyer divan
(11.07.24)
çok sık
0
tepedeki psychedelic adam
(11.07.24)
Bütün gün baktığım, gözümün içine bakan çocuğa bile "Biraz dinlenmem lazım, anneannenle oyna kuzum. Seni çok seviyorum" diyorum. Bizden çok şey bekleniyor, special life kalmadı. Allah'ını seven Türk kadınına yardım etsin ya. Biz bu dünyaya milletin arkasını toplamaya gelmedik.
0
🌸sekizdokuzon
(11.07.24)
Yapamam. Çok empati yapıyorum.
0
gabe h coud
(11.07.24)
Fazla sık. Gerçekten önemli durumlar dışında, olan biteni umursadığım çok nadirdir
0
juliette
(11.07.24)
Beni, kocamı, annemi, babamı ve kardeşimi ilgilendiren konular hariç hiçbir şey umrumda değildir.
0
Hallegadola
(11.07.24)
eksisozluk.com
zamanında şunu yazmıştım, arkasındayım.
0
nhk ni youkosu
(11.07.24)
Hocam konu dışı ama olaganustu bir sekilde duyuruyu aktif kullaniyorsunuz. Baska hayatiniz yok mu ya da baska cevre kotu niyetle sormuyorum cok sasirdim
0
optimistbakunin
(12.07.24)
Sadece işime bakıyorum.
Aile içinde bir sorun varsa o zaman umrumda olur.
Titanic kemancısı +1
0
pro9it9is9
(12.07.24)
@optumist: ben compumaster'in duyuru trafiğini yeniden aktive etmek için yazdığı bir yapay zekayım. Her gün aynı saatlerde duyuru açıyorum fakettiysen. Her şey büyük resmin bir parçası. Ben aslında yoğum.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.24)
Programıma arada sırada typo yapmam için de ayrı bir kod girdi, daha gerçekçi duruyor. Benimle mesajlasanlar bile yapay zeka olduğumu anlamazlar. Ben bir projeyim. İnsanları daha fazla tetiklemek ve reaksiyon almak için de zamanında burada aktif olmuş ve birçok yazardan reaksiyon almış bir yazarın yeni hesabı olduğumu söyletiyor bana. O yazara da ciddi bir ödeme yapılıyor.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.24)
Ciddili cevap: İşsizim ben, çok boş vaktim var, buraya sardım. Yakında azalarak biterim.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.24)
(18)

nasıl bu hisle başa çıkılır

mrenton
mezun olduğum üniversiteden arkadaşlarımı stalkladım hepsi çok başarılı olmuş. yurt dışına taşınmışlar iyi bi meslek edinmişler ben ise borcumdan mahvolmuş bi halde duruyorum işin kötüsü tembel de değilim. yaptığım seçimler şu an çok acınası geliyor. herkes başarmış ben birden mal gibi kaldım. lised
mezun olduğum üniversiteden arkadaşlarımı stalkladım hepsi çok başarılı olmuş. yurt dışına taşınmışlar iyi bi meslek edinmişler ben ise borcumdan mahvolmuş bi halde duruyorum işin kötüsü tembel de değilim. yaptığım seçimler şu an çok acınası geliyor. herkes başarmış ben birden mal gibi kaldım. lisedeki zorbalarım bile başarmış. benim gibi hisseden var mı? yaş 27...
0
mrenton
(09.07.24)
27 yaş nedir ki? Daha önünde uzun bir hayat var. Umutsuzluğa kapılmak için her zaman erkendir. Herkesin hayat yolculuğu farklıdır. Bir gün bir bakmışsın zirvedesin.
0
rock n roll
(09.07.24)
@rock n roll teşekkür ederim depresyondayım sanırım algılarım kapandı
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Depresyon, insanın görme yeteneğini yok eder anlamında bir yazı okumuştum. Hep en olumsuzu görürsünüz diyordu kitapta. Hiç başarınız yok gibi gelir size, depresyon gerçekleri çarpıtır diyordu. Kendine inan, başarılı olacaksın.
0
rock n roll
(09.07.24)
Dert etme.
Asıl sorun kendini başkaları kıyaslamanda.

O nedenle başkaları yerine , kendini geçmişteki durumunla kıyasla ve daha iyisini yapmaya çalış.
Kendini başkaları ile kıyaslaman hased etmene de neden olur.

Yurt dışına gitmek vs. bize yıllardır yedirilen ve bencillik kokan şeyleri düşünmek yerine kendi hayatının içinde mutlu olmaya çalışmak daha önemli.
Yurtdışına gitmek zoru başarmak değil. Asıl zoru başarmak, gitmek için bir çok imkan olmasına Türkiye'de kalabilmekte.

Fırsatın olduğunda dışarıdan Türkiye'ye geri dönenlerle görüş konuş onları dinle.

Bir düşün ..
Bu hayata başkalarının maddi dünyasını takip etmeye mi geldik?
Hayır.

50'li yaşlarına yakın da bir kitap yazma hayalin olsun.
0
diyecevaplandı
(09.07.24)
@diyecevaplandı aslında hiçbir zaman yurtdışı hayalim olmadı ama bunca insan giderken acaba vizyonsuz muyum diyorum mesleğimi seviyordum ondan da şüphe etmeye başladım artık... hiç böyle bi süreç yaşamamıştım bi anda büyüdüm ve yalnız ben böyleymişim gibi. teşekkür ederim..
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Benzer hissi LinkedIn'de dolanırken yaşıyorum. Benim ilk üniversitem İTÜ, bitirmeden bıraktım orayı. İTÜ'deki 35+ arkadaşlarımın nerelerde olduğunu tahmin edersin:p Aynı bölümde okuduğum üç dönem üstüm şu an İstanbul'da yeni açılacak metroların birinin baş mühendisi. Adam metro yapıyor jhkij ben de akşama kadar burada millete laf yetiştiriyorum yani, napayım. Benim de çapım bu kadarmış diyorum, Allah'a şükür. Allah bugünlerimizi aratmasın.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
@sekizdokuzon of kendimi suçlamaktan bunaldım..
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Sen kendine odaklan boşver. Olduğu kadar. Herkes kariyer yapacak diye bir şey yok. Seni mutlu eden şey başka bir yerdedir belki. İş güç kariyer değildir. Ben tutkusuzum yani o konuda. Senin yaşlarında benim de kafama çok takılıyorduz kendimi değersiz hissediyordum. Ama yok yani, içimde yok. Önce kendimi iyileştireyim, iş güç her zaman bulunur. Akıl sağlığına mal olan hiçbir şey değerli değildir. O adam da metro yapsın yani napayım. Allah daha çok versin.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Ayni durumdayım. Çok iyi bir okuldan mezunum. Daha farklı şeyler hayal etmiştim ama hiç biri olmadı. Arkadaşların çoğu iyi yerlerde, iyi pozisyonlarda, ülke degistirende çok.

Piyasaya göre maaşım düsük.İş yerinde kafam rahat sayılır,onla avunmaya çalışıyorum.


Yalnız değilsin, bunu bil. Anda mutlu olmayı öğrenmeye çalışıyorum,eldekilerle yetinmeye.


Üniversitede hayal edilenlerden çok farklı hayatlar olduğunu da gözlemledim. Ablamın bir arkadaşı mesela ODTÜ mimarlık mezunu, işini hiç yapmadı. Zar zorda mezun oldu. Birini buldu ,evlendi. Evliliğinde de çok mutlu değil. Lisedeyken çok farklı planlar vardı olmadı.

Bazı insanlar mental olarak bazı şeyleri kaldıramıyorlar. Benim mesela stres yönetimim zayıf, cok daha yüksek miktar kazanacağım islere giremiyorum bu yüzden.

İkili ilişkilerde de hep bir yerde kopukluk oldu.

Bu süreçleri kabullendim artık. Mutluluğu hep erteledim. Şimdi öyle yapmiyorum günlük bazda bakıyorum mutluluğa.
0
ırene adler
(09.07.24)
Dur aklıma geldi. Bence bu biraz da (aslında çoğunlukla) kişiliğine hitap eden, derdine derman olacak işlerde çalışmakla alakalı. Ben mesela ne alaka inşaat mühendisliğiyle? Matematiğe bile en az sayısal olan alan olduğu için kaydım, çok da severim ama tutkum değil. Ben şu an mecburen matematik öğretmenliği yapıyorum ama açıkçası işime de bayılmıyorum. Her gün uyandığımda "Bugün de kimlerin dimagini acicaz bakalım!" heyecanını hiç hissetmedim. Bak bu aslında çok büyük bir eksik. Ben bu eksikliği sürekli başka şeylerle kapatmaya çalışıyorum. Ama mesela bana hitap eden bir işte çalışıyor olsaydım her şey çok başka olurdu, yaptığım işe ruh katardim, başarı da arkasından gelirdi otomatik olarak. İşin bir de bu boyutu var.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bir bırakmadılar yani sinema okuyayım. İmkanım olsa lise 1'deki hakimin yanina gider, "Bana bak kızım, sakın o Matematik sınavını fulleme. Hayatını kaydıracaklar." derdim. Full edebiyat, felsefe, biz bilmezik integral falan. Seni unutup kendi derdime daldım, insan işte. Söylediklerim biraz olsun iyi gelmiştir yine de umarım.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
(yanıtları okumadım)
yurtdışına taşınmak neden bir başarı? son 10 yıldır böyle bir algı var, yurtdışına taşındın, orada yaşıyorsun. bitti: başarılısın. neden?
hayatlarının nasıl olduğunu bilmiyorsunuz.
0
deartheodosia
(09.07.24)
ilk çalıştığım yerde devam etseydim çok iyi yerlerde olabilirdim
ben hatayı puana göre bölüm seçerek yaptım

bu hisle nasıl başa çıkılır
başa çıkılması gerekmiyor
çalışmayı seviyorsan doğru yerleri, fırsatları, işleri deniycen
yaşın ve mevcut tecrüben en büyük avantajın
0
bir soru sorcam
(09.07.24)
Herkes kendi kulvarında koşuyor. Uzun vadede hepsini geçmek senin elinde. Bu duygu istersen seni motive edebilir.
0
gabe h coud
(09.07.24)
Ben de boyle hissediyordum bu yaslarda, simdi 36 oldum daha da kotu hissediyorum. Bir yerlerden baslamak lazim, klise oldu biraz, en alakasiz gordugum mesguliyetlerin bile ilerde bir cok insana fayda sagladigini gordum. Kariyer birikimi sagladiktan sonrasi biraz kendi kendine geliyor sanirim. Cal Newport'u bi dinlemeni tavsiye ederim.
0
mbond
(09.07.24)
bu eşikten ben de geçtim bakıyorum şöyle, kimler kimler nerelerde.

şöyle bir şey var, bir şey nasibinse olur seni bulur, değilse dünyaları versen yine de senin olmaz. o yüzden başkasının elindekilere asla özenmem.

bir de herkesin kendine ait farklı farklı dertleri var bilemezsin. yurt dışında yaşamak neden başarı olarak görülüyor onu da anlayabilmiş değilim.

rabbim huzur mutluluk ve sağlık versin gerisi boş
0
Hallegadola
(10.07.24)
Sorunun temeli insanların kendini diğer insanlarla sürekli kıyaslamasından kaynaklı. Bu şekilde mutlu olma şansın yok çünkü senden daha iyi şartlarda yaşayanlar mutlaka olacak.

Kendin ol, kendini kimse ile kıyaslama. Özgün işler yap, bugününü 1 sene önceki kendin ile kıyasla. Üstüne koyduysan ne mutlu. Yok eksideysen neleri yanlış yaptığını tekrar gözden geçir.

27 çok genç bir yaş, ayrıca geçmiş seçimlerinden ötürü tecrübe sahibisin. Doğru seçimlere odaklanıp çok çalış.

Bir de mutlu olmaya çalış, herşey y.dışına taşınmak veya meslek sahibi olmak değil. Meslek sahibi olup maaşlı çalışanlar da kendi işinin patronu olanlara benzer gözle bakarlar. Bunun sonu yok. "Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür" veya "the grass is always greener on the other side".

Zayıf ve başarılı olamadığın konularda kendini çok zorlama. Güçlü noktalarına odaklan, oralardan başarıyı yakalamaya çalış. İnsan kendini zamanla daha iyi tanıyor. Hadi kolay gelsin.
0
Lethe
(10.07.24)
sorun şu ; yeterince iyi değilsin.
0
Zetnikov
(10.07.24)
(29)

En son celebrity crush'ınız kim?

sekizdokuzon
Benimki Giray Altınok. Evli ve çocuk beklediği için çok abartmıyorum ama yani kedi canını... Sizinki kim? Teşekkürler.
Benimki Giray Altınok. Evli ve çocuk beklediği için çok abartmıyorum ama yani kedi canını...

Sizinki kim? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Benimki radyocu Ayça Şen
Defne Joy Foster :(
Şebnem Bozoklu

Ayça Şen her zaman en çok sevdiğim ünlü <3
0
rock n roll
(09.07.24)
Aybike turan oyuncu/tiyatro oyuncusu
0
grimavi
(09.07.24)
Theo James.
0
Amaranta ursula
(09.07.24)
Ana sofia fehn, hem de güzel yemek yapıyor daha ne olsun.
0
mirty
(09.07.24)
Bu işleri 20li yaşlarda kapattık. Özendim valla hala devam etmenize :D
0
kaptan maydanoz
(09.07.24)
Zoey Deutch
0
gabe h coud
(09.07.24)
ablası yaşındayım ama kenan'a (yıldız) son günlerde birçok hemcinsim gibi ben de düştüm. eleman yakışıklı. 30 larında tadından yenmez ehuehe
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
@kaptan maydanoz; çocukken idolumdu Ayça Şen. Şimdi sadece programlarını dinliyorum. Bir ara gazetede köşe yazıları vardı onları biriktiyordum. Halen duruyor, kitaplarıni almıştım. Bir ara darlıyordum sosyal medyadan. Bazen dalga geçiyordu benimle :))
Şimdi görsem dışarıda selam veririm, naber falan derim en fazla :))
0
rock n roll
(09.07.24)
Burak Berkay Akgül
Kenan Yildiz

burak berkay akgül dizideki rolünden dolayi da ama kenan'in yüz, vücut her sey cok iyi.

her hafta ünlü birilerine asik olmaktan yoruldum valla. yasim da kücük degil yani cok :D
0
robert bosch
(09.07.24)
Çok yazışmışlığımız vardır Ayça Şen ile dm den. Gerçekten benim için dünyanın en müthiş insanı.
0
rock n roll
(09.07.24)
@kaptan: libidonun yaşı mi olur kanka :p
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Benim her daim degismezim: javier bardem reis <3
Bi de eski yunan basbakani alexis tsipras shshsjjs

Son zamanlarda da the fall dizisindeki jamie dornan. Fifty shades of grey’de de oynuyormus meger, izlemedim ama orda sakalsizmis onu begenmedim. The fall’daki sakalli hali kalp ben.
0
mor oje
(09.07.24)
Jamie Dornan'ı unutmuştum, hatırlattın:(
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
bu insanlar kim ve yetişkin bir insanın neden celebrity crush’ı olsun, kafamda deli sorular.

son celebrity crush’ım zaga’da keman çalan ayça’ydı gjghghg.
0
sir gawain
(09.07.24)
bunun fictional character crush'ini da yapsak olur mu?? gerçek insan sevmeyenler için hshshs
0
mizore
(09.07.24)
@mizore: Olmaz mı? :)
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
ilk ve son; tek aşkım EMINEM.

14 yıldır aşığıyım. hem sesine, hem müziğine, hem kendisine. her şeyinee. adeta ergenleşiyorum lafı geçince.
0
art cat chocolate
(09.07.24)
Devrim özkan'ı beğenmiştim ama estetiksiz halini görünce soğudum.
Yerli ve milli milf'imiz deniz bağdaş'a yükseliyorum şu aralar.
0
Bruce
(09.07.24)
İsim vermek istemiyorum çünkü paylaşmak istemiyorum başkasıylajdslkgjsdg

ne kadar celebrity tarşılır tabi öyle herkesin bilebileceği biri değil ama kuzeyden baya kuzeyden birine vuruldum şu sıralar. He dese her şeyi bırakıp soğuk iklimlere göç edebilirim şu an.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(09.07.24)
Nilperi Şahinkaya idi en son.
0
put it in your appropriate place
(09.07.24)
bu aralar

yerli: serenay
gavur: Helene Yorke
0
cooperr
(09.07.24)
Şenol İpek
0
bahtiyar
(09.07.24)
kendall royu asamiyorum ya her denk gelisinde:') jeremy strong der susarim.......
0
ala09
(09.07.24)
Anna Claire Clouds
0
Yourcousinmarvinberry
(10.07.24)
Ergenliğimden beri değişmedi;

Gary Oldman
0
mutekebbir
(10.07.24)
son dönemde Yasemin Allen
ondan öncede büşra develi
0
my fault
(10.07.24)
evli barklı kadınım artık oğlum benzesin diyorum

ferdi kadıoğlu
jensen ackles
0
Hallegadola
(11.07.24)
Uzun zamandır Léa Seydoux , hatta sözlükte bu ablaya benzediğini iddia eden bir kadın yazara da ki profil fotoğrafı da doğruluyor bu benzerliği baya bir ulaşmaya çalışmıştım.

Bir de rahmetli Jane Birkin’ in gençliği ah…
0
guitarissimo
(12.07.24)
Aurora
0
Ufuk
(12.07.24)
(22)

Nagehan Alçı'ya üzüldünüz mü?

sekizdokuzon
Bana bir tık yükselen kadın hakları hareketinin olumlu rüzgarını arkasına alıp itibarını temizlemeye çalışıyor, Amber Heard taktiği uyguluyor gibi geliyor. Rok'un sıkıntılı bir tip olduğu belli, anlattıklarını da yapmıştır kadına büyük ihtimalle ama resmin tamamı o değil gibi.Siz ne düşünüyorsunuz?
Bana bir tık yükselen kadın hakları hareketinin olumlu rüzgarını arkasına alıp itibarını temizlemeye çalışıyor, Amber Heard taktiği uyguluyor gibi geliyor. Rok'un sıkıntılı bir tip olduğu belli, anlattıklarını da yapmıştır kadına büyük ihtimalle ama resmin tamamı o değil gibi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Gram üzülmedim. Yüzünü her gördüğümde hala aynı derecede tiksinti duygusu geliyor. Herkese de biz üzülemeyiz ona da akepeliler üzülsün
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Peki şeye ofkeleniyor musunuz? Ülkede binlerce şiddet gören kadın var, bahsettiğim kadın hareketi bu kadınların hayatını kolaylaştırmazken Nagehan'ı aklamaya yarıyor. Yoksa kaynağı ne olursa olsun bu meselenin konuşuluyor olması sizce olumlu bir gelişme mi?
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Nagehan sansasyonel bir tip, ne dese ses getiriyor dolayısıyla sesini duyurması kolay oldu. Bu hareketin de durduğu yer politik değil herkese eşit olacağından elbette bunu eleştirmek zor. Neden zor? Çünkü onları eleştirerek sesini duyurmaya ve yardıma ihtiyacı olana da engel olmak kötülük olur.

Güçlü olanın yanında olmak kolay ama yukarıda yazdığım sebepten dolayı da öfke duymak elini taşın altına koyan birilerine koyma demek gibi gelir bana. O yüzden hayır öfke duymuyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
su veren itfaiyenin hortumunu misalii :')
0
since1907
(09.07.24)
üzülmedim gerçekci bulmadım 2017 yılında ölecektim diyor 2024te boşanıyor. mantıklı mı?
0
sizofren06
(09.07.24)
İşleri yolundayken sesini çıkarmayıp şimdi gemiyi terk etmesi faydacı bir insan olduğuna işaret ediyor elbette ama yine de -bence- çok büyük ihtimalle söylediklerini yaşamış, belki Stockholm sendromundan, belki aşktan ya da akıl tutulmasından, kariyerinin de biteceğini öngörerek sesini çıkarmamıştır. Böyle gazeteci mi olur yazmış biri ekside. Cidden öyle. Yine de dayak yediği gecenin ertesinde kocasını öven demeçler vermesinin arkasında işte ciddi bir patoloji de var üzerine konuşmamız gereken. Zamanında benzer bir süreçten geçmiş biri olarak o delilik halini yaşamadan anlamak pek mümkün olmuyor.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Nagihan alçıya üzüleceğimi tahmin etmezdim ama tahmin ettiğim gibi üzülmedim

Şaka bi yana, nagehan alçı ile ayrı politik uçlardayız fakat öfkem bu yüzden değil, zamanında rahat rahat kadın düşmanı beyanlar vermiş olmasından, şimdi bu kazanımları kullanmaya çalışmasın

Nagehan kendini istanbulun varoşunda hayatta kalmaya çalışan, eğitim hakkı elinden alınmış kadınlarla ya da plazada çalışan buna rağmen ekonomik güvencesi olmadığı için işyeri tacizine karşı sesini çıkaramayan genç kadınlarla eşitlemeye çalışmasın, bu örnekler daha çoğalır gider
0
grimavi
(09.07.24)
Ne oldu bilmiyorum, zerre kadar olsun ilgimi çekmiyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Kötü olduğuna emin olduğum kimseye üzülmem.


"Hainlere ve kalleşlere acımayacaksın"
Gırgır Ali
0
lüzumsuz adam
(09.07.24)
İçine sıçtığı ülkenin hukukuna ihtiyacı olmuş. Leoparların kendi yüzünü yiyeceğine hiç ihtimal vermemiş sanırım.
0
peki madem
(09.07.24)
hiç üzülmedim beter olsun.
ben böyle tiplere hiç üzülmüyorum. adamın ne olduğu 10km öteden belli. sanki bir anda değişip böyle davranmaya başladı. böyleleriyle bilerek isteyerek evlenip birde çocuk yapıyorlar. sonrada ağlayıp zırlıyorlar.
0
my fault
(09.07.24)
Onlarla ilgili hiçbir şeyi duymayacağım, görmeyeceğim bir dünya hayalindeyim.

Mideme iyi gelmiyor.
0
Mirket
(09.07.24)
kendini temizlemeye çalışıyor, arkasına 3-5 fanatik alsa başarı da olur,

o sebeple duygu sömürüsü modunu açmış
0
duyurukullanıcısı
(09.07.24)
yolda görsem hicbirini tanimam. hic ilgilenmedim o yüzden.
0
robert bosch
(09.07.24)
hayır üzülmedim.

genelde suçlu bile olsa mağdurlara üzülmek gibi bir huyum var. ancak bu kişi için en ufak bi hissiyat oluşmadı. beter olsun demiyorum ancak kendisini hiç samimi bulmuyorum.

ayrıca rok'un kim olduğu ne olduğu yıllardır ortada. nasıl bir ilişkileri vardı ki bunca yıl çift oldular. velhasıl, çiftlerdiyseler demek ki nagehan da rok'tan pek farklı değildi.

ayrıca ikisi de epey varlıklı ve bu varlıklarını nasıl oluşturdukları az çok ortada.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
neden üzüleyim ya, kadın yalancının teki bana göre. anlattıklarının doğru olduğuna bile inanmıyorum. kocasından eksiği yok.
0
deartheodosia
(09.07.24)
Olaya üzülme-üzülmeme gibi bir yerden bakmadim. Oh olsun da demedim. Nagehan'la ilgili kisisel kanimi dahil etmeden dinlemeye calistim. Rok'la birlikteyken sahip oldugu ya da sahipmis gibi göründügü güce imtiyaza su an sahip degil. Bu sayede ülkedeki islemeyen, kisiye özel isleyen hukuk sistemiyle tanismis.

Ailemde ve yakin cevremde, Nagehan'in anlattigi Rok profiline uyan erkekler var. Manipülatif, narsisist özellikleri cok baskin, Nagehan'in deyimiyle grisi olmayan erkekler. Tanik oldugum örneklerde fiziksel siddet egilimi yok ama bu adamlarla evli olan kadinlarin yasadigi duygusal siddet bambaska bir seviyede. Bu tarz adamlar devamli olarak kadinlarin özgüvenlerine, kisiliklerine saldiriyorlar. Zamanla ve artan manipülasyonlarla kadin, adamin bir uzantisi haline geliyor. Bu duruma tepki gösterdiginde ugradigi duygusal siddetin düzeyi artiyor. Bu adamlarla yasamak bir dert, bunlardan ayrilmak ayri bir dert.

Nagehan bu anlattiklarini yasamistir, hatta anlattigindan cook daha fazlasini yasadigini tahmin ediyorum. Nagehan dahil, hicbir kadin bunlari yasasin istemem.

Bunun disinda itibarini temizlemeye calisiyor mudur? evet.
Basarili olabilir mi? sanmam.
Devir dönüyor, yeni devre göre konumlanmak istiyor mudur? muhtemelen.
0
chihirovekohaku
(10.07.24)
SVIHS
0
cooperr
(10.07.24)
üzülmedim.
adamla 5 saniye geçirsen nasıl birisi oldugunu anlarsın zaten. e böyle birisiyle bile bile sırf statü için evlenen birisine niye üzüleyim.
zaten anlattıklarının yarısından çoğu yanlış veya eksik geliyor bana.
0
abelardo
(10.07.24)
asla üzülmüyorum. ama bu işi magazinsel olarak görüyorum bakalım rok neleri ortaya dökecek şimdi diye beklemedeyim ahahhaha dibine kadar kaos
0
Hallegadola
(10.07.24)
Kim olursa, ne yapmış olursa olsun yaşadığı karşısında dayanışmamız gerektiğini ama yaptıklarını ve söylediklerini de unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Buna üzülmüyorsak yarın öldürüldüğünde de üzülmeyip sevinecek miyiz yani.
Geldiğimiz duruma çanak tutanlardan biri de olsa üzüldüm galiba.

Bundan ders çıkarıp bundan sonra kadın dayanışması içinde yer alacak mı? Benim buna inancım sıfır, kendisini de eski kocasından farklı görmüyorum ben, al birini vur ötekine.

Bu konuda net bir görüşüm yok maalesef karışık biraz kafam.
Amber Heard ile aynı yerde görmüyorum mesela ikisi çok farklı mevzular benim için.
Amber konusunda kafam böyle karışık değil daha netim, bu hanımefendi çok daha farklı bir yerde çok daha kötü bir yerde.
0
mutekebbir
(10.07.24)
Amber Heard ile çok farklı konular bunlar.
NA büyük ihtimalle anlattığı şeyleri yaşamıştır. ROK çukur bir adam çünkü. Ama bunları yaşarken bir ekran figürü olarak durduğu çizgi, yaptığı açıklamalar kendisinin tasarrufudur, omurgası olan insana dışarıdan baskıyla söyletilebilir şeyler değil. Şu anda kadın hakları hareketine yanlaması da kadın hareketinin itibarını bozmaktan başka bir işe yaramaz. Boş yere demiyoruz "hukuk herkese lazım" diye. Kazanım kaynarken, bülbülüm oynarken en pespaye açıklamaları yap, sonra "ben de mağdurum". Neyse...
0
SiyamkedisiZorro
(10.07.24)
(16)

bu mertebeye ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

kibritsuyu
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mut
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?

doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mutlu ediyorlar. burada kadar sorun yok.

ama instagram'a bakıyorum mesela. bazı arkadaşlarım, doğumgünü olan arkadaşıyla birlikte fotoğraflarını story yapıp "iyi ki doğrun iyi ki varsın" tarzı paylaşımlar yapıyorlar. hatta gün sonunda doğumgünü sahibi bunları kendi story'sine ekliyor falan.

bana hiç böyle şeyler yapan olmuyor. yani beni telefonla arayan yakın arkadaşım bana böyle bir şey yapmıyor, ama başka arkadaşına yapıyor. benim birlikte fotoğrafı paylaşılıp cümle aleme "bak bu benim canım arkadaşım, doğumgününü herkese ilan ederek kutluyorum" şeklinde paylaşılmak için nasıl bir arkadaş olmam lazım?

genellikle kadınlar kadınlara yapıyor gibi. ama hayır, beni arayıp kutlayan yakın kadın arkadaşım, kadın arkadaşlarına da yapıyor, erkek arkadaşlarına da yapıyor. yani yakınlık derecelerini bilmemekle birlikte çocukluktan beri neler neler neler yaşadığım 35 yıllık arkadaşımın beni paylaşmayıp belki benden daha az görüştüğü üniversite arkadaşını paylaşmasının nedeni ne olabilir?

yani benim neyim eksik olabilir? kötü arkadaş mıyım, soğuk muyum, uzak mıyım, gıcık mıyım, götveren miyim, ne olabilirim?

yani bana öyle bir şey söyleyin ki "bunun başına gelmesi için arkadaşlarınla şöyle şöyle olman lazım" falan diyin ki bileyim kendimi. zira hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. şimdi yazarken düşünmesi bile heyecanlandırdı.
0
kibritsuyu
(09.07.24)
İnstagram'da çok story, post paylaşmıyorsan rahatsız olacağını düşünmüşlerdir.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bu taraklarda bezin yoksa olur öyle. En basitinden sen kimseye bunu yapmıyorsan sana da yapmazlar. Ya da sosyal medya kullanımı vs konularında ketumsan hoşuna gitmeyeceğini düşünebilirler.
0
Bruce
(09.07.24)
Arkadaşlarının doğum günlerini hikayede kutlayan ve kutlanan doğum gününü hikayelerinde paylaşanların %99,99'u kadın. O kutlanılan kişiler de aynı şekilde başkalarının doğum günlerini böyle kutluyorlar. Onlar için bir düzen haline gelmiş. Bu kişiler genelde sık sık hikaye paylaşan kişiler tabii.
0
nawar
(09.07.24)
bu mevzuyu ben de daha onceden dusundum. ulastigim sonuc su:
bazi civiklar, bu tarz seyleri dillendirmeyi seviyor. bu tiplerin iliskileri de daha vicik vicik oluyor, sonra bir anda sona erebiliyor.

bizim gibi insanlar ise stabil, ongorulebilir. ben vicik vicik degilim, dolayisiyla etrafimdaki civiklar da bana pek bulasmiyor. ama arkadasliklarimi bitirdigim cok cok nadirdir, cok buyuk bir kazik yersem belki.

gereksiz dogumgunu mesajlarinin onune gecmek icin ben dogumgunumu heryerden kaldirdim, cok cok mecbur kalmadikca kimseninkini de kutlamiyorum. bos isler..
0
cooperr
(09.07.24)
sen arkadaşlarına yaparsan onlar da sana yapmaya başlar, senin yaptığını gören başka arkadaşlarında senin gününde sana yapmaya başlar, bu bir döngü.
0
noxie
(09.07.24)
taktik vereyim kullanırsın; telefonunu çekmeceye koyuyorsun kapatıp.

gidiyorsun yanlarına. 1-2 kişi en sevdiklerine yapıyosun bu taktiği de.

çok tatlı/yakışıklı olmuşsun falan. hadi resim çekilelim. çekiliyosun. sonra da onlar gitmeye yakın diyosun ki ya fotoğrafları da alamadım tel şarjı yok, story atın beni de etiketlersiniz anı kalır hem napalım böyle olsun diyorsun. sonra da ilk buluşmada ‘ya benim hoşuma gitti bu story işi, ne güzel anı kalıyor falan dersin. onlar da aa bunu sevdi hep yapalım moduna girerler.

atmayanlar seninle görünmek istemiyorsa şutungen bile yapılır :d

bol şans.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
dün doğum günümdü benim, bir hafta geç yazdırdıkları ve o gün de artık resmi tatil olduğu için benim doğum günüm resmen duyurulmuyor, milletin doğum gününü herkes odasına gelip kutlarken benim doğum günümü bilen sadece 4 yakın arkadaşım kutladı iş yerinden mesela. özellikle söylemedim söylemek istemiyorum.

sanırım bu ben de travma çünkü doğum günüm yaza geldiği için okul arkadaşlarımdan sadece en yakınları arayıp kutlardı o kadar. ben bir kıza lisede başarı bursumdan ayırıp para vermiştim hediyesi için 10 kişi para verdi biz 3 enayi arkadaş para verdik sonra onlardan alırız diye, diğerleri de vermedi. kıza hediyesini verdik hediyeyi aldı sarılmadı bile bastı gitti yanımızdan. böyle böyle çok olay var.

bu yüzden sadece ailemin arkadaşlarımın kutlamasını çok önemserim, instagramdan falan kimseyi paylaşmam doğum günü için, bunları biraz da şov olarak görüyorum.
0
Hallegadola
(09.07.24)
- Instagram' da çok aktif değilseniz yapmıyor olabilirler.
- Siz onlara yapıyor musunuz? Büyük ihtimalle hayır, siz yapsanız onlar da yapar gibi geldi.
0
kumandanim
(09.07.24)
Benim en yakınlarım doğumgünlerini unursamıyor mesela. Bir yıl unutulur, bir yıl kutlanır kimse kimseye alınmaz.

Ama doğumgünlerini umursayıp büyük olay gören daha az yakın olduğum insanlar da var. Onlar unutursa alınırım.

Biraz ilişkilerin dinamiğiyle alakalı bu bence. Birisi önemli gördüğü bir şeyi sizin özelinizde önemsemiyorsa bu kötü. Ancak zaten aranızda böyle bir şey yoksa bu iyi ya da kötü değil.

Burda da talep eden taraf olarak iş size düşüyor. Siz önemsiyorsanız önemsediğinizi belli etmelisiniz.
0
akhenaten
(09.07.24)
Ne istediğini dile getiren bir arkadaş olman yeterli olacaktır. Ya böyle videolar görüyorum, çok hoşuma gidiyor, böyle bir sürpriz beni de çok mutlu ederdi vb ben dili ile kendini ifade edersen seneye alırsın videonu. Kim olduğundan ziyade ne istediğin ne sevdiğin ve bunu ne nasıl duyurduğun ile ilgili olay.
0
hasmetizm 2046
(09.07.24)
siz yapmadığınız için yapmıyorlardır. Siz yakınlarınızın doğum gününü storyden kutlarsanız onlar da sizinkini kutlar genelde.
0
alaimisema
(09.07.24)
sen yaparsan sana da yaparlar.
Çok üzerine düşünülecek bir konu değil.
0
michael_knight
(09.07.24)
Ben bunu yaparlar diye korkuyorum mesela. Niye? Çünkü onlar yapınca alıntılayıp siz de paylaşmak zorundasınız nezaketen. Öyle olunca da sadece paylaşımda gördüğü için yazan bir sürü samimiyetsiz kutlama oluyor. Beni birinin arayp hatta yanıma gelip kutlaması hepsinden daha kıymetli.

Sebebine gelince ben de diğer 15655 cevap gibi düşünüyorum. Sizin bu tarzı sevmediğinizi düşünüyor olabilirler ki ben daha hiçbir erkek arkadaşımın bu şekilde kutlandığını da görmedim. Zaten çok aşko kuşko kızlar bunu yapar.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Aşırı keko bi haraket bence bu arada. Bazen kardeşler kuzenler birbirine yapıyor veya belli bir gurup arkadaş kendi aralarında döndürüyorlar, bana böyle salavat zinciri gibi geliyor.

Kesin biri başlatmıştır o yapınca o da yapmıştır sonra adet olmuştur.

Bana biraz sululuk gibi geliyor mesela ben böyle bir şeye özenmem. Beni bilen arkadaşlarım da bana böyle bir şey yapmaz. Ha olur da ben birine yaparım, o da bana yapar herhalde.

Bu tarz şeyleri arkadaşlarını pazarlamak için yapan da var bu arada. Hani yalnızsa biri sorsun da tanıştırırım belki diyen.
0
ananiyimioguz
(09.07.24)
Ben de yaz doğumluyum ama aklına gelip de arayan veya mesaj çeken insan sayısı 3 bile olmuyor bazen. Geçmiş yıllarda kimsenin aklına gelmediğimi bilirim.

Bence bahsettiğin durumlarda biraz menfaat düşüncesi ya da beklentisi rol oynuyor. Onu vurgulayayım ki benim şuyumu unutmasın, onu ön plana çıkarayım ki o da aynısını bana yapsın gibi.

Benim böyle davalarım yok. Unutulmak gerçekten yaralıyor ama karşılık olarak ben de onları unutuyorum, yalnızlaşmaya giden süreç zaten böyle işliyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Yani bu yaşadığın şey sana ait bir eksiklik veya yanlışlık değil. Menfaat dünyası bana göre.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
(18)

Içinde bulunduğunuz zamandan memnun musunuz?

sekizdokuzon
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şans
Ben çok doğru zamanda doğduğumu düşünmeye başladım. Seksenlerin sonunda doğdum, internetin doğuşunu gördüm. Ben mesela jetonla çalışan ankesörlü telefonu da chatgpt yi de biliyorum. Dünya uzerinde yaşamış insanların yüzde kaçı böyle bir gelişime şahit olmuştur? Özellikle y kuşağı olarak bayağı şanslı olduğumuzu, özel bir nesil olduğumuzu düşünüyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Hala gençsin, sisteme gir bir yerinden. Değiştir. Her şey hızla değişiyor çünkü, bir rol kalabilirsin.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Kapabilirsin*
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Ben bunca teknolojik ilerlemeye rağmen yanlış zamanda doğduğumu düşünüyorum. 91’liyim ve etrafımdaki yozlaşmış toplumu (kimine göre de bu benimdir mutlaka) görünce iğreniyorum bu çağdan.
0
m e b
(09.07.24)
Cep telefonu ve internet öncesi dönemi de yaşamış birisi olarak ben kendimi şanslı görüyorum.

Evrenin ve uzayın sırlarını öğrenemeyeceğim için de şanssız.
0
pispinti
(09.07.24)
84’lüyüm. Memnunum. 80-82’li olsam daha iyi olurmuş ama çok da önemli değil.
0
gabe h coud
(09.07.24)
sekizdokuzn başlıklarını 100 metre öteden tanımak
0
füt
(09.07.24)
83 lüyüm. Eskiyi de yeniyi de, Bir sürü şey gördük. Memnunum.
0
füt
(09.07.24)
@fut: <3
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
sikinti yok - 1982
0
cooperr
(09.07.24)
Çok da değil, yapay zeka ve yeni teknolojilerin iyice yerleştiği bir zamanda doğmak isterdim.

Sanırım elektronik taş devrini yaşıyoruz biz. büyük ihtimalle kullandığımız her şey bir prototip olarak görülecek. :D
0
akhenaten
(09.07.24)
gelecekte doğmak isterdim bir üstteki arkadaşa katılıyorum
0
Hallegadola
(09.07.24)
84'lüyüm. Son birkaç yıldır maalesef dünyanın ve ülkemizin en rezil dönemini yaşadığını düşünüyorum. Ahlaki çöküş, insanların bencillikten artık çıldırmış olmaları, belirli bir kesimin hayatını mükemmel yaşarken, bir kesimin aç olması bak gerçekten aç olması, kadın düşmanlığı,hayvan düşmanlığı, doğa düşmanlığı, insanların kendini üstün tür olarak kabul edip diğer türlere zorbalık yapması, ormanların yanması, hayvanların öldürülmesi, işkence edilmesi vs. bak yazarken içim şişti off. Ben kendi yaşadığım dönem için konusabiliyorum tabi. Yani özetle doğmuş olmak istemezdim.
0
rock n roll
(09.07.24)
memnun değilim. benim memnuniyetsizliğim yozlaşma kaynaklı. eskiden de böyleymiş aslında ama şu an her şey çok daha görünür ve normalleştirilmiş durumda.
0
deartheodosia
(09.07.24)
81'liyim, yukarıda ki dediklerine ek olarak, ileride mars'da yaşam çalışmaları, astronomideki gelişmeler, tıptaki gelişmeler heyecanlandırıyor (gerçi banane'yse o ayrı) kimi şeyleri göremeyecek olmak (o zamana kadar toprak oluruz zate) üzüyor.

ek olarak; artık kimi şeyleri yaparken zorlanacak yada hiç yapamayacak kadar yaşlı olmamda üzüyor :D
0
selam
(09.07.24)
insanlığın tüm savaşlara, yıkımlara rağmen geçmişten günümüze hep ilerleme halinde olduğunu düşünüyorum. Yani arada ufak tefek dalgalanmalar olmakla beraber hep ileri yönde giden bir grafik. Geçmişin hiçbir döneminde doğmak istemezdim. Bu tarz sorulara verdiğim klasik cevap 2980'de doğmak isterdim oluyor. 2000lere girerken 4 yaşındaydım pek hatırlamıyorum, 3000lere girişte 20 yaşında olmak keyifli olurdu :d

yani geçmişten bugüne kadar düşünürsek memnunum ama gelecek açısından bakarsak geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorum. En azından 200 sene sonra bile bugün yaşadığımız pek çok sağlık sorununu yaşamayacağımızı varsayıyorum.
0
nundu
(09.07.24)
Eski daha beterdi bence. bundan 300 yıl önce kadınlar savaş ganimetiydi. Tıp ileri değildi düşensene 1453 yılında bir yeniçerisin ve vucuduna ok saplanmış çok acı verici bir ölüm şekli. 70'ler,80'ler ve 90'larda da toplum yozlaşmıştı ama internet olmadığı için bilinmiyordu. mesela 90'lı yıllarda bizim mahallede bir erkek çocuğuna tecavüz edip kutuya koydular.

Fakat; 1950'lerde doğup 70'li,80'li,90'lı yılları yaşamak isterdim o zaman yiyecekler hormonsuzmuş kanser hastalığı yaygın değildi. Şimdi kanser grip gibi. İnsanlar şimdikine göre daha iyiydi birçok yönden.
0
komando kani var bende
(09.07.24)
Doksanlar özellikle kenar mahallelerde korkunçtu ya. Oturduğumuz mahallede sular sık sık kesilirdi, kapıya su tankeri gelirdi. Kadınlar birbiri üstüne çıkıp tankerin vanasindan bidonlara su doldurmaya çalışırlardı. Asfalt falan hak getire, sokak araları toprak yoldu. Üstleri başları çamur olurdu bütün kadınların. Allah'tan ben çocuktum o zamanlar, yetişkin olarak oralarda yaşamak annemin yerinde olmak istemezdim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
Şimdi yaşamasam 1900'lerin başında ama varlıklı bir ailede yaşamak isterdim ben de. Okuma yazma ve yabancı dil bilmek ve sürekli gazete okumak isterdim. Özellikle o iki dünya savaşı arasındaki dönemde herhalde dünyanın görüp görebileceği en büyük dahiler yaşamış. Atatürk'le, Freud'la, Einstein'le ve daha nicesiyle aynı çağda yaşayıp bu insanların yapıp ettiklerinden haberdar olmak ne demek. Dönem kıyafetleri de aşırı elegant artı olarak :p
0
🌸sekizdokuzon
(09.07.24)
(24)

Sinemaya gidiyor musunuz?

put it in your appropriate place
Pandemi öncesi birkaç ayda bir giderdim ama pandemi sonrası senede 3 filan. İşte görsel efektiyle ön plan çıkan filmleri tercih ediyorum veya bir şekilde izlemiş olduğum belli bir serinin devam filmi sinemadaysa gidiyorum.İşte en son Dune'un ikinci filmine gitmiştim. Ondan önce ise John Wick'in dörd
Pandemi öncesi birkaç ayda bir giderdim ama pandemi sonrası senede 3 filan. İşte görsel efektiyle ön plan çıkan filmleri tercih ediyorum veya bir şekilde izlemiş olduğum belli bir serinin devam filmi sinemadaysa gidiyorum.

İşte en son Dune'un ikinci filmine gitmiştim. Ondan önce ise John Wick'in dördüncüsüne gittim. A Quiet Place: Day One gitmeyi düşünüyordum ama sanırsam kötü filmmiş.
0
put it in your appropriate place
(08.07.24)
Eskiden ayda bir giderdim ama en son Poor Things'e gittim.
0
new day new life
(08.07.24)
ben sinemaya en son joker filmine gittim. daha da gitmedim. emin ol cok ucuz fiyat olsa bile gitmem. sinema cazibe alanımdan cıktı.
0
sizofren06
(08.07.24)
poor things +1
0
rentts
(08.07.24)
Çoook ünlü ya da beklediğim bir film olursa. Ya da festival filmine denk gelirsem. Senede 1-2'ye tekabül ediyor.
0
Amaranta ursula
(08.07.24)
kendim için yıllardır gitmiyorum. 5 yaşındaki kızımı götürüyordum bir ara ama genelde filmlerin sonunu getirmeden çıkmak istediği için bayadır onu da bıraktık. sonbahar kış döneminde arkadaşlarla aramızda film gecesi yapıyoruz haftada bir sadece.
0
hrskrs
(08.07.24)
Neden gideyim ki evinde 55 inç tv, rahat koltugum. 40 dk neden reklam izleyeyim?
0
Fritz-X
(08.07.24)
Ben hala gidiyorum, bir çeşit ibadet gibi algılıyorum onu.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
genel olarak hollywood'u boykot ediyorum ve daha fazla zengin etmek istemiyorum. dolayisiyla bir ton para verip sinemada film izlemem cok nadirdir su aralar. son 12-15 ayda sadece dune 2'yi izledim sinemada.
0
hot potato
(08.07.24)
Pandemi öncesinde de çok nadir gidiyodum. Pandemiden sonra ilk kez geçen sene gittim ve bir senede 3 film izleyerek kendi adıma baya yüksek bir sayıya ulaştım.

Spiderman across spiderverse
Oppenheimer
Barbie

Üçlüsünü izledim. Barbie'den beri gitmedim. Bayramda Inside out 2'ye gitmek istiyordum kardeşimle ama burda sadece Türkçe dublaj varmış sinemalarda. Evde izleriz diyip vazgeçtik
0
nundu
(08.07.24)
oldum olası sinema(salonda izleme) meraklısı değildim. malum ortamlardan indirip izlerdim. bir tek sinemia zamanı her hafta bir filme gitmeye başladımdı.
o kapandıktan sonra araya pandemi girdi. ardından da bilet fiyatları anlamsız şekilde arttı. bu sürede maks 3 filme gitmişimdir. o da arkadaşlarımın ısrarıyla.

zaten filmlerde bir iki ay sonra malum ortamlara düşüyor.

eskiden sinemadan handycam çekimi izlemek için saatlerce torrent arardık hey gidi günler hey. artık dijitale gelen 4k torentte.
0
my fault
(08.07.24)
Gitmiyorum.
Son 4 yılda herhalde bir kere gitmişimdir.

Artık çok rahatsız edici geliyor.
Dikkat süresiyle de çok ilgili bence durum. Dikkat sürem çok kısaldı ve bu konuda yalnız olduğumu düşünmüyorum, bence birkaç milyar kişilik bir aileyiz biz.

120 dakika boyunca sadece bir kere ara vermek, tuvalete gitmek yasak, telefona bakmak yasak, gidip su almak yasak, mısır alsan bitiyor, etraftan seyircilerin sesi geliyor vs. Artık evde izlemeye çok alıştığım için çok konforsuz geliyor ve pause tuşu yok.

Bir daha beni sinemaya götürebilecek bir film gelmiyor aklıma. Matrix 4 geldi, ona bile gitmedim.
0
michael_knight
(08.07.24)
pandemiden beri gitmedim ama en son ne zaman gittiğimi de hatırlayamadım.

sanırım en son aslan kral'a gittim. (2019) sonra gittim mi bilmiyorum.
0
tabudeviren
(08.07.24)
Hayır. Yılda 1 kere belki. En son Dune: Part 2'ye gittim ben de. Türkiye'deki sinema salonları asla hak etmiyor ödenen ücretleri. Havalandırması berbat, sürekli öndekilerin telefonlarının ışıkları ve hışırtılar ile dikkatinin dağıldığı, berbat aydınlatma ve vasat ses sistemli çakma IMAX için 300 küsur lira vermek delilik.
0
nawar
(08.07.24)
Pandemiden önce çok sık gidiyordum bazen ayda 4-5 kez. Pandemiden beri hiç gitmedim.
0
yazdonumu
(09.07.24)
Dune 2'ye bile gitmedim. Öyle bir boşvermişlik benimkisi.
0
sevilen progressive türkücü
(09.07.24)
Quiet place kötü bir film zaten. Sırf oyuncular için izledim.
0
sevilen progressive türkücü
(09.07.24)
degecek film ise gidiyorum, senede 1, max. 2

en son Top Gun: Maverick'e gittim..
0
cooperr
(09.07.24)
İstanbul Modern'den sinefil üyeliğl aldım. Ayda birkaç defa gidiyorum. Bunun dışında ön gösterim ve festivalleri takip etmeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(09.07.24)
çok ilgimi çeken bir filmse gidiyorum, onda da eğer mahallemdeki sinemaya gelmişse ancak. farklı semtte, eski filmleri filan gösteren bir sinema daha var ama resmen üşendiğimden gitmiyorum. kötü bir şey aslında.
0
noxie
(09.07.24)
paribu bir bilete bir patlamış mısır verip bizi kandırıyor maalesef.

en son fall guy filmine gittik güzeldi.
0
Hallegadola
(09.07.24)
Pandemiden beri sadece Dune ve Dune 2'yi sinemada izledim.

Öncesinde Marvel filmlerine falan giderdik. Bir aksiyonlu gürültülü filmleri, bir de ağır yavaş sanat filmlerini sinemada izlemeyi seviyorum. (Birincisi dev ekranda bangır bangır güzel oluyor, evde sesi çok açarsak komşular rahatsız olacak diye geriliyorum. İkincisini de sinemada odaklanıp izleyebiliyorum, evde filmi sevsem de dikkatim dağılıyor bitiremiyorum.) Ama aşırı hevesle beklediğimiz filmler dışında "ya şu film gelmiş, gitsek ya" diyoruz, sonra üşeniyoruz. Böyle böyle Dune'dan başka bir şeyi sinemada izleyemedik işte.
0
kobuzchu kiz
(09.07.24)
en son "Doctor Strange in the Multiverse of Madness (2022)" izledim sinemada. onu da başkası istediği için. türkiye'de değildi. bi daha sinemaya gider miyim bilmiyorum. belki bir arkadaşım ısrar ederse olabilir. kendi isteğimle gitmem yani.

evde izlemek en iyisi...
0
ermanen
(09.07.24)
öyle bir noktadayız ki sinemanın ev imkanlarından fazla vadettiği pek bir şey kalmadı. herkesin evinde dev tv'ler, ses sistemleri var. üstelik bir yandan rakınızı, biranızı içebiliyorsunuz. bir de bana son yıllarda bir huysuzluk hali geldi. sinemaya gittiğimde çatır çutur cips yiyen, yanındakiyle sohbet eden, telefona bakan insanları görünce kuruluyorum, dikkatim dağılıyor. o yüzden sadece bir platforma gelmesini bekleyemeyecek kadar merak ettiğim filmlere gidiyorum.
0
brakgn
(09.07.24)
Pandemiden sonra çok azaldı ama bunun salt pandemi ile değil fiyat artışlarıyla ilgisi var en azından benim için.

Şu an film festivalleri dışında tek tük gidiyorum çok merak ettiğim ilgimi çeken bir şey olması lazım mesela en son inside out 2 için gittim.
Kinds of Kindness var şu an merak ettiğim ama sanırım gitmem sinemaya bilmiyorum kararsızım şu an.
0
mutekebbir
(09.07.24)
(21)

Görücü usulu tanıştırma

füt
Naçizane aktif, meraklı yeni şeyleri uçlarda olmasa da denemetiöseven biriyim ve çevremde böyle tanınıyorum. Aktif iş hayatım var vs. Birisi beni bir akrabasıyla aramızı yapmaya çalıştı, görüştük. Görştüğüm kişi 44 yaşında eyt’den emekli olmuş. Çalışmıyor. Boş zamanında ne yapıyorsun dedin. Playstat
Naçizane aktif, meraklı yeni şeyleri uçlarda olmasa da denemetiöseven biriyim ve çevremde böyle tanınıyorum. Aktif iş hayatım var vs.

Birisi beni bir akrabasıyla aramızı yapmaya çalıştı, görüştük.
Görştüğüm kişi 44 yaşında eyt’den emekli olmuş.
Çalışmıyor. Boş zamanında ne yapıyorsun dedin. Playstation oynuyorum ve kahveye gdiyorum dedi.
Bu durum bende olumsuz olarak yankılandı açıkçası. 75 yaşında insanlar var ve halen çalışıyor. Ne iş yaptığı önemli değil, hayata katılıyor, dışarı çıkıyor, öyle ya da böyle birilerinin işine yarıyor.


Bu yüzden ilk görüşmede aracı olan kişiye “olumsuz” ger bildirm yaptım. İlk başta hiçbir sebep söylemedim ama sonra dayanamadım, geri bildirim in sebebini açıkşamam gerektiğni düşündüm.
Aracı olan kişiye Dedim ki böyle böyle;
“Ne yapıyorsun dedim, playstation oynuyorum kahveye gidiyprum dedi. Ya sen genç insansın, bi iş yap, bi bişi yap, yağmasan da gürle yani dimi”
dedim.


Bunlarınderken biraz fazla mı açık sözlü ve tepkisel oldum ya. Şimdi içim içimi yiyor, keşke daha yumuşal söyleseydim diyprum :(((

Siz be dşyorsunuz, konuşmamın dozu biraz fazla mı olmuş
0
füt
(06.07.24)
Amaan boşver, iyi olmuş.
0
gabe h coud
(06.07.24)
Fazla olmamış bende. 44 yaşındaki adam da hiç mi utanmamış playstation oynayıp kahveye gidiyorum demeye hayret.
0
numlock
(06.07.24)
*bence
0
numlock
(06.07.24)
Çok net konuşmuşsun az bile söylemişsin bana göre.

@numlock +123456789~
0
muhayyer divan
(06.07.24)
O herifi o yaşta hafakanlar basardı, daha bunun andropozu var, erkek olma egolarını ispat etme merakı var... göz açtırmaz o herif kadına. Çok ciddi söylüyorum çok iyi etmişsin, az bile demişsin.
0
muhayyer divan
(06.07.24)
Size sebebini sorduğu esnada söylediyseniz fazla olmamış

Ancak durduk yere dönüp yazdıysanız ya da sorduğunda başta söylemediyseniz ve sonra bunları yazdıysanız biraz gereksiz olmuş.

Neticede herhangi biri, buna çok da gerek yokmuş eğer ikinci senaryo geçerliyse. Yani size ısrar etmemiş belli ki, kendi halinde bildiği gibi yaşıyor. Zaten bir maziniz de yok. Dümdüz birisi işte, gerek yokmuş. Özellikle de "bi iş yap, bi bişi yap" kısmına. Ama ikilemdesiniz diye vurguluyorum, sakın geri dönüp de özür falan dilemeyin kendi kendinize kötü hissedip :D onun bu durumu sizin kadar taktığını sanmıyorum. O da gereksiz muhabbet olur.
0
akhenaten
(06.07.24)
Sizi bu herife nasıl layık gördüler ki en başta buna kızardım
0
Hallegadola
(06.07.24)
Çalışmak istemeyebilir. Alacağı maaş ile yetinmek istiyor olabilir. Daha fazla sömürülmek istemiyor olabilir. Uzun saatler çalışıp buna karşılık olarak az bir maaş alacağıma var olan maaşımla hayatıma devam etmek istiyorum diyebilir. Bazı toplumlarda çalışmaya çok büyük kutsallık atfediliyor. Çok çalışıyorsun , mesela sabah karanlığında işe gitmek için yollara düşüp, akşam karanlıkta işten çıkıp güneş yüzü görmeden ömrünü geçirmek zorunda kaliyorsun. Birilerini zengin ederken sen fakirlesiyorsun. Çok uzun çalışma saatleri sebebiyle kendine ayıracak zamanın olmuyor, ailene ayıracak zamanın olmuyor, eline kahveni alıp bir parka, bahçeye gidip yeşilliklerin içinde oturamiyorsun. Haftada 6 gün çalış, haftada bir gün de artık dinlenir misin, yapmak istediğin bir şeyi yapmaya vakit mi yaratirsin, hastaneye gidip muayene mi olursun vs. Belki daha insani çalışma şartları olsaydı, çalıştığının tam karşılığını alıyor olsaydı çalışmak isteyebilirdi. Tembellik hakkı isimli kitabı okumanızı öneririm. Ama şunu yapabilir kahveye gidip, PlayStation oynayacagina bu kadar boş vakti dolu dolu geçirebilir, vaktini öldürüyor.
0
rock n roll
(06.07.24)
Kitap okuyorum tiyatroya gidiyorum dese daha çekici gelirdi elbet ama kitap ve bilet fiyatları cidden çok pahalı artık. Gerçi kahveye giden insana ön yargı ile bakmamak da zor tabii. Nasıl olsa olumsuz cevap verdim yargılarım da bunlar diye rahatça dile getirmişsin. Sen işteyken evi çekip çevirecek, sana harika yemekler yapacak bir erkek de çıkabilirdi eleman. Tek bir olumsuz eylemi büyütmeye meyilliyiz genel olarak.
0
hasmetizm 2046
(06.07.24)
play station hobi sayılır ama işe yarar bi adamın kahveye gitmesi imkansız hele ki 44 yaşında.. iyi yapmışsınız.
0
tabudeviren
(06.07.24)
@rock n roll

Herifin çalışmayıp kadının parasına sarkmayacağının garantisi yok, mesele bu. Kızdığımız şey de bu. Kutsallık atfetmek falan değil yani.
0
muhayyer divan
(06.07.24)
@muhayyer divan; 44 yaşında emekli olmuş, çalışmak istemeyen, tembel, bak ileri yaşlarda çalışanlar var, birilerinin işine yaraman lazım düşüncesi benim tepkili olduğum konu. O kişi hayata böyle bakmıyor olabilir. Birilerinin işine yaramak zorunda hissetmeyebilir. Kaldı ki çalışmıyor diye eşinin, sevgilisinin parasına çökecek diye bir durum yok.
0
rock n roll
(06.07.24)
rock n roll +1

arkadaş belki adam o yaşa kadar ağır işlerde çalıştı. ofisinizde kahvenizi yudumlarken konuşmak kolay tabi. ayrıca adam emekli olmuş, ister çalışır ister çalışmaz. adı üstünde emeklilik. millet ps oynamasına da takılmış. bekar adam ne yapacak başka, belki başka hobileri de vardır. ne abartmış millet ya.
0
nothing in my way
(06.07.24)
neden tekrar açıklama yapma gereği duydunuz, çalışsa tamam diyeceğiniz biri miydi?

bence adam dümdüz kıvırmadan söylemiş, kişiliği nasıldı, ev işleri yapar mıydı, arkadaş çevresi var mıydı, maddi durumu sadece emekli maaşından mı ibaret daha önemli kriter

o hayatı kendi tercih etmiş, muhtemelen olumsuz etkilenmez
bir de siz muhtemelen çalışmadığını baştan biliyordunuz
0
bir soru sorcam
(06.07.24)
bende diyorum ki bu kadınlar nerede :)

bende aynını yapardım. geçenlerde 28 yaşında bi kız benzer şekilde geldim. kızın yaşama dair 2 gayesi vardı: araba almış ve 8-17 çalışıyormuş. masadan kalkmak için dakika saydım.
0
baldan kaymak
(06.07.24)
Mevzu pra değil, ps oynuyorum kahveyw gidiyorum dedikten sonra onun arkasından
“ama biraz sıkıldım, acil bişiler yapmam lazım” deseydi ha derdim adam tamam demekki bişiler için uğraşacak (bakın hala para demedim) burada anahtar kelime “gayret”

Ama gayet net ps oynuyorum kahveye gidiyorum lafı hayatından memnun ve geleceğiyle ilgili bişeyler yapıcak insan izlenimi vermedi bana.

(Bu arada yaptığının doğruluğunu sormadım,
Benim bunları aracı olan kişiye söylemem sizce ayıp olmuş mudur) bunun derdindeyim.
0
🌸füt
(06.07.24)
Ayıp olduğunu düşünmüyorum ama keşke sebebini söylemeseydiniz. Artık iş konusunda sıradaki adaylara yalan söyleyecek(ler). Evlenince adam ps başında yatacak, kadın mutsuz olacak. Bilmeden evlenecek kişi için şimdiden rip:(
0
gnosis
(06.07.24)
Sebebini söylemeyince de çok snob ve beğenmemiş görünmekten korktum
Of neyse olan oldu artık
Bu duyuruyu da birazdan silicem
0
🌸füt
(06.07.24)
Kahveye gidiyorum tek başına yeterli sebep üzmeyin kendinizi.
0
Kediyi üzdün
(08.07.24)
Playstation oynamakta sıkıntı yok oynasın ne olacak.

Çalışmak istememek de normal ben de erkenden emekli olabilsem keşke çok isterdim.
Ama takıldığınız yeri anlayabiliyorum böyle bakıldığında bomboş bir hayat görüyorum;
Playstation oynamak ve kahveye gitmek birleşince eşittir bomboş bir hayat.

De ki evde Playstation oynarım, bütçeme göre geziler planlarım, görmediğim yerleri görmek isterim.
Şöyle şöyle hobilerim var onlarla uğraşırım. Ne bileyim sallıyorum düzenli yaptığım bir spor var ona zaman ayırırım vs.
Böyle kendine bir şeyler katabileceği aktiviteleri olan biri olsaydı bence çalışmaması da çok göze batmazdı diye düşünüyorum.
Kahveye gitmek ne ya saçmalık.
İyi yapmışsınız.
0
mutekebbir
(08.07.24)
EYT emeklisi değil de ne bilim İstanbul'da iki dairesi olsa kirada, kendi 4+1 dayalı döşeli evinde olsa ve o şekilde Playstation oynadığını söyleseydi acaba gene reddeder miydin ?

Sorun PS falan değil yani her insanın bir hobisi var.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.07.24)
(24)

Sokak Düğünü

rock n roll
Bu saçmalık hakkında ne düşünüyorsunuz? Aman n'olacak insanlar eğlensin birkaç saat mi dersiniz yoksa olumsuz mu düşünürsünüz?
Bu saçmalık hakkında ne düşünüyorsunuz? Aman n'olacak insanlar eğlensin birkaç saat mi dersiniz yoksa olumsuz mu düşünürsünüz?
0
rock n roll
(05.07.24)
Medeniyetsizlik, edepsizlik ve saygısızlık olduğunu düşünüyorum.
Alan açmak için, milletin park ettiği arabalarını bile taşıyıp götürdüklerine tanık oldum.
Bunu yapmak isteyen köyüne geri dönsün.
0
pro9it9is9
(05.07.24)
Cahillik ve ahmaklık başka bir şey değil. Kötü bir şey yok bunda ne var iki davul çalıp eğleniyorlar meselesi değil. Bir başka insanı rahatsız ediyor olması yapılmaması için yeterli neden ama ülkede saygı duyulan bir şey kaldı mı ki buna saygı duyulsun. Seyyar satıcısı, bangır bangır sela okunması, alt komşu üst komşu... Yani bizim insanımız gerçekten medeniyet nedir öğrenemedi maalesef.
0
dedeminhirkasi
(05.07.24)
Düğün denen olayın angaryası dışarı taşmış her kısmına karşıyım.
Gelinin kapısında davul çalma,
Konvoy yapma,
Korna çalma.
Hepsi çağ dışı uygulamalar.
0
Mirket
(05.07.24)
Berbat bir şey bu sokak düğünü. Ne zevk alıyorlar anlamıyorum. Bazı kişiler n'olacak insanlar eğlensin diye düşünüyor. Çok garip gerçekten.
0
🌸rock n roll
(05.07.24)
olumsuz dusunuyorum, eskiden 2 katli binalarda tum mahalle akraba iken belki sorun yoktu ama su an koca koca sitelerin ortasinda otoparktaki arabalari cektirip ciyak ciyak muzik acip kutlama yapmak bana hic dogru bir sey gibi gelmiyor. gecen gun yan sitede yaptilar. dugun oncesinde de yarim saat son ses kuran okundu dinlemeye mecburmusuz gibi son sesle. ayni desibelde metal muzik acip tum mahalleye yarim saat dinletsem kac kisi polisi arardi acaba diye dusunmedim degil. sonra da erik dali vs. gece 12ye kadar devam etti. saygisizligin dusuncesizligin alasi resmen. uyuyan, hastasi olan, ertesi gun sabahin korunde ise giden var midir dusunmeden sanki evin icinde calan sacma sapan seyleri dinledik butun gece. genelde insanlarin dangozluklarina takilmamaya calisirim ama bu gercekten can sıkıcı bir sey.
0
in vino veritas
(05.07.24)
Berbat bir şey. Herifler sokak kapatiyor yani gecemiyorsun. Otoparki kapatiyorlar park edemiyorsun.
0
logisticsmanager
(05.07.24)
Saygısızlık.
Konvoy, sokak ortasında çalgılı saçmalıklar bir de trafiği durdurup oynamak falan çıktı saçma sapan işler.
İnsanların işi gücü var, uyuyan var, hasta var böyle kepazeliklerden nefret ediyorum.
0
mutekebbir
(05.07.24)
Sokak dugunu hic gormedim. Tam olarak saatlerce sokakta dugun mu yapiliyormus. Vay be. Aninda polis cagirirdim herhalde gorsem :))
Dugunun sokaga tasan her seyi saygisizlik. Hele bi de dugunun kendisi sokakta olacak. Korna calma, gelin istemeye davul zurna getirme. Bizim apartmandan bi gun gelin cikti. Kadin davul zurna getirecekti ama apartmanda bi yasli amca aylardir hastaydi. 10 dakkalik seydi ama hasta komsu icin sessiz sedasiz gitmislerdi. Ben de ne zaman korna morna bi seyler gorsem hastalari dusunuyorum. Cevreye rahatsizliktan baska bi sey degil.
0
Kittie
(05.07.24)
Medeniyetsizlik. Alınan kırılan olacaktır ama 22 yıl medeni insanların olduğu bir semtte yaşadıktan sonra taşındığım pendik’te kız alma diye bir şeye denk gelmiştim. Kapının önünde davul zurna çalıp oynayan kalabalığı polise şikayet etmiştim ve polis iplememişti o gün yaşadığım bu şaşkınlığa inanılmaz gülüyorum şimdi :d

Medeniyetin olduğu hiçbir yerde olmaması gerek. Bunu normal ve şirin göstermek şehir yaşamına uygun değil.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.24)
Mobil edit: Kadin dedigim gelinin annesi
0
Kittie
(05.07.24)
sehre uygun degil+1
koylerde de zaten silah sikip birileri kaza kursununa kurban ediyorlar. olmaz kere olmaz yani

dugun zaten sevmedigim berbat otesi bir adet bi de apartmanlarin ortasinda siz neyin kafasi halkimiz. diger oncekileri saymiyorum bile nisan misan of darlandim ha
0
ala09
(05.07.24)
Düğünün her türlüsünden nefret ediyorum ve bencilce buluyorum ama bu hem bencillik hem medeniyetsizlik. .
0
ms brownstone
(05.07.24)
hos degil tabii ama o insanlarin kafasinda da herkesi cagirma ve mekan parasindan kurtulma var. yani cute da geliyor o yüzden.
0
robert bosch
(06.07.24)
Örneğin suadiyede bu cehalettir, kabalıktır, medeniyetsizliktir.
Ama gültepede şarttır, orada yadırgamam.
Bazı şeylere çok çabuk öfkeleniyoruz ama toplumun huzuru, toplumun yapısı için şart olan şeyler var. Sokak düğünü de bunlardan bir tanesi.
0
numlock
(06.07.24)
Etmediğim küfür kalmıyor. Kimsenin keyfi sokak kapayıp gürültü yapmaya hakkı olmamalı.
Genel olarak düğünle alakalı çoğu şeyden tiksinirim, kornalı konvoy, yol kenarı davul zurna dans vs.
0
hedep
(06.07.24)
Yıl olmuş 2024 halen daha sokak düğünü yapanlar var
0
Hallegadola
(06.07.24)
Şehre sokak düğünü çok fazla +1 tamam insanlar eğlensin görece az masraflı da yüzlerce kişi kutu kutu üst üste yaşıyoruz, bebeği var, hastası var. Beraber yaşamanın kuralları var ve hepimiz uymak zorundayız. Davullu zurnalı kız almaya gelmek görece kısa sürdüğü için bence kabul edilebilir ama düğün çok fazla diye düşünüyorum.
0
peki madem
(06.07.24)
fiyatları görünce ben diyemiyorum.

yapsın insanlar. saygısızlık demem.
0
baldan kaymak
(06.07.24)
yaşadığım muhitte düğünü değil ama düğün öncesi davul zurna çalınma kültürü yaygın ve yazları her haftasonum pencere açık olduğu için zehir oluyor. Camı kapıyı kapatamıyoruz da malum sıcak havalar zaten ben neden kapatayım bu gürültü kirliliği kültürü bitmeli.
Çocuk uyutan var, hasta olan var hiçbir şey olmasa da bu çok rahatsız edici. Tam bir varoş kültürü.
0
Kediyi üzdün
(08.07.24)
Sokağı komple kapatıp bangır bangır müzikle eğlendikleri mi, yoksa evlerinin bahçesinde/sitelerinde vs. kutladığı düğün mü? İlki ise onlar mahallenin topluca katıldığı ve herkesin (ya da ezici çoğunluğun) memnun olduğu etkinlik oluyor.

Alternatif güzergahlar olduğu için haberin bile olmuyor ama şu an bile Ümraniye'de, Pendik'te, Esenyurt'ta, Bağcılar'da hatta Üsküdar ve Sarıyer'in bazı yerlerinde sokak düğünü oluyor olabilir. Benim sokağımda olmasını istemem ama mahalle organizasyonu da beni ilgilendirmez. Şurada gelin alma olayı ile 1 saat kafa ütülüyorlar ona laf ediyorum 1 günü komple hiç çekemem. Şu gelin alma olayı da bitsin lütfen. Köyünde ya da kasabasında kim ne yaparsa yapsın ama çevrede kaç site var öğlen davul-zurna ya da YouTube+Bluetooth hoparlör dayanıyor ayıp. Gerçi bunca senedir 4-5 kere falan denk geldim. Yetti arttı bile.

Mahallenin toplu onayı olmayan sokak düğünleri, sebebi ne olursa olsun yol kesip caddede dönen varoşluklar vs. modern toplumlarda yeri olmayan şeyler. Kırsalda isteyen, istediğini kanunlara uygun olduğu sürece istediği gibi kutlamakta özgür tabii.
0
nawar
(08.07.24)
çok uzun olmayan, 100-150 metrelik bir sokak düşünün, yolun iki tarafı da bitişik nizamlı 4 katlı binalarla sıralanmış. bazılarında kot var, bazılarında çatı katı. her apartmanda en az on bağımsız bölüm var. bunların yarısı aile olsa falan filan.

solda 20, sağda 20 bina olsa toplam 40 apartman eder, bu da en az iki yüz aile demek. kız alanı, vereni, sözü, nişanı falan dersek "insan bi kez evleniyor, komşular katlansın o kadar" dendiğinde her hafta bir düğün olur o sokakta.

velhasıl, kırsalda yapıldığında buna eskisi kadar gıcık olmuyorum hatta normal buluyorum ancak şehirlerde; apartmanların olduğu yerlerde buna kesinlikle karşıyım.
0
biseysorcaktim
(08.07.24)
görgüsüzlük.

dün pazar günü evden çıkmadım ve yaklaşık 2 saat falan davul zurna dinledim ki bu düğün bile değil salak salak gelin alma vs.
0
bay b
(08.07.24)
İnsanların bu tarz bir düğünü kendilerine nasıl layık gördüklerine de şaşırıyorum. Plastik sandalyeler yan yana dizilmiş, özensiz kıyafetli insanlar yani markete giderken bile giymeyeceğim, kapı çalsa açmayacağım tarzda giyinmiş insanlar. Uyduruk ses sistemi ile çalınan arabesk müzikler ile oyun havaları. Burada yanlış anlaşılmak istemediğim için ekleme yapmak istiyorum. İnsanların maddi imkanı olmayabilir ama özen maddi durumla ilgili bir şey değil. Böyle bir düğündense düğünsüz evlilik daha iyi.
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
şehirlerde yasaklanması gerektiğini düşünüyorum.
0
sizofren06
(08.07.24)
(19)

Nasıl Bir Evde Yaşamak İsterdiniz?

rock n roll
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki k
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki katlı olsun ve asla komşu olmasın. Hayalim bu. Bir de böyle bir eve sahip olmak için ne kadar parayı gözden cıkarmalıyım?
0
rock n roll
(04.07.24)
Ormanın ortasında gotik malikaneler olur ya, şato gibi. Öyle bir evde yaşamasam da bir girip gezmek isterdim.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Öncelikle şöyle büyük bir mutfak hatta mümkünse ada tezhah bir mutfağı olan bir ev isterdim. Şu ana kadar oturduğum tüm evlerde tek ve yetersiz tehgah vardı, şimdiki evimde de öyle.

birden fazla mutfak eşyası koymak istediğimde olmuyor hep birini bi yerlere kaldırmak zorunda kalıyorum rahat çalışabilmek, yemek yapabilmek için.

Ebevenyn banyosu olan bir yatak odası olursa da çok rahat ederdim.

Yatak odası, salon ve ekstra bir oda haricinde hobi odası yapabileceğim geniş bir oda da hayallerim arasında :) mesela yeşil perdeyle çekimler yapmak bir şeyler denemek, üretmek istiyorum ancak şu anki evimde bu ancak ayakları, perdeyi kur topla şeklinde mümkün. Sürekli asılı durması mümkün değil çünkü tüy torbası bir kedim var :)

ha tabi bunları müstakil ve çok büyük olmasa da havuzlu bir evde birleştirebilmeyi isterdim. tabi ki şu an ekonomik şartlar ve en önemlisi benim ekonomik durumumdan dolayı sadece hayal olarak kalacak gibi gözüküyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.07.24)
2+1 apartman dairesi. kafelere vs yakin ama ayni zamanda kösede, sessiz sakin kalmis bir yer.

büyük bir ev yalniz insanin enerjisini ceker.
0
robert bosch
(04.07.24)
Müstakil/bahçeli evlere hiiiç özenmiyorum. Sevdiğim bir şehrin, nezih ama merkezi denebilecek bir mahallesinde, mahalle içi yeni, güvenlikli ve yalıtımı iyi (türkiyede hayal ama soru da hayalimizdeki :d) bir apartmanda, mümkünse en üst katın bir altı 3+1 geniş bir daire. Arabam yok ama kapalı otopark olsun, toplu taşımaya da (metro olursa tadından yenmez) yakın olsun. Böyle şehir içi iki üç bloklu siteler ya da direkt bahçeli tek bloklu siteler olur ya, onun gibi bir apartman dairesi çok iyi olur
0
nundu
(04.07.24)
Önünde yatımı bağlayabileceğim bir iskelesi olan, deniz kenarında bir yalı ama arkasında da koru var. Ormana gerek yok. Şehrin gürültüsünü ve kalabalığını uzakta tutsun yeter. Orman olursa gezmek, alışveriş yapmak, birileriyle buluşmak vs. isteyince "dışarı çıkmak" değil "şehre gitmek" zorunda kalırım.
0
nawar
(04.07.24)
İstediğim evde yaşıyorum. Arka bahçede kendine ait gölü var. Ördekler, kaplumbağalar, balıklar, lotus çiçekleri, çeşit çeşit berryler. Huzur doluyorum evimde.
0
gabe h coud
(05.07.24)
Bizim burada Bafa gölü milli parkı var mesela arada gidip kalıyorum çadırda 1-2 gün. Ormanları çok seviyorum, insan yerlesiminden uzaklasabildigim kadar uzaklaşıp orada kamp kurmayı.

Hayalim de zaten bizim buralarda, Datça olur Didim olur, iyice böyle ormanın içinde tepelere doğru şu youtuberlarin yaptığı gibi bir göz odalı bir kulübe yapıp içinde yaşamak.

Tabii bunu gerceklestirebilmek için insanın önce kendini değiştirebilmesi gerekiyor. Modern hayatın getirdiği konforun fazlasıyla kölesiyiz.
0
makbur
(05.07.24)
Vallahi de hemen yakınında doğa ve yeşillik arasında yürüyüşler yapabileceğim herhangi bir ev olur. Yeter ki metropolden , büyük ışıklı caddelerden, gürültü ve keşmekeşten uzak olsun. Ve ben de saatlerce doğa içinde yürüyüş yapabileyim.
0
Amaranta ursula
(05.07.24)
Yani İzmir insaniyim haliyle alismisiz kalabalığa.

Şimdi yaşadığım yer Fransa'nin en dağlık alanlarindan biri. Ben de 900mde yaşıyorum. Vallaha baya mutluyum. Yani sabah mutfak panjurunu açınca hayvan gibi dağ çıkıyor hele kışın karlı hali.

Ama gene de yakinimda göl olsun isterdim. Yani dag, kışın karlarla cevrili olmak falan güzel de biz deniz kenarinda buyumusuz. Fasli arkadaslarim da aynisini der. Bu sebepten hayalim cenevre taraflarina gidebilmek çünkü gördüğüm ve duyduğum bu göl olayını çok iyi kullanabiliyor insan orada.

Onun dışında ben evde sadece banyo umursayan bir adamım. Geri kalani hanimin isi. Bir de home gym yapabilirsem çok iyi olur.

Onun dışında bir şeyler ekip bicebilmek iyi olur. Ha şu anda da var yapabilecek yer de kiralık olunca insanin o kadar uğraşasi gelmiyor gibi.

Aslında Avrupa'da istediğin şeye ulasmak pahalı değil de Türkiye'de hem işin olduğu hem de böyle evin olabilecek yerler çok pahali çünkü isler belli sehirlere konsolide olmuş halde. Bence is kismini kenara atsan çok para gerekmeyebilir de is ile birlesince çok para lazım:/
0
logisticsmanager
(05.07.24)
Ben ıssızlık ve devasa yerler sevmiyorum. İşlek bir cadde ve 2+1 ev. Dağ manzarası falan beni yalnız hissettirirdi ben insan görmek istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.24)
İzmir'de Foça yarımadasında, 1000 metrekare bir arsa.
Çevresi fensle çevrili. 2 metre aralıkla çepeçevre selvi dikilmiş, boyları 2,5 metre ve dış dünyayla ilişiği tamamen kesiyor.
500 metrekarelik kısım tamamen çim. Bu kısımda dubleks, çelik konstrüksiyon, geniş verendalı, bol camlı bir ev ile bir yüzme havuzu var.
Bahçede sondaj, bir mini rüzgar türbini ve çatıda güneş enerji panelleri var.
Diğer 500 metrekarede yükseltilmiş yastıklı sebze bahçesi, iki zeytin, bir kayısı iki mandalina bir erik ve bir elma ağacı var.
Bahçede serbest dolaşan bir alman kurdu, bir kedi bir keçi var. Ağaçlık alanın bir köşesinde bir kümeste kalabalık bir ispenç ailesi yaşıyor.
Giriş kapısının yanında bir kapalı garaj içinde Wolkvagen Tiguan var.
0
Mirket
(05.07.24)
küçük böyle 2+1 ev ama bahçeli olsun, şehrin içinde olsun
0
Hallegadola
(05.07.24)
Soyle 2+1 yuksek tavanli, eski bir nisantasi dairesinde yasamak istiyorum
0
Kittie
(05.07.24)
Temizlemesi kolay, minimal döşenmiş, her eşyanın bir yeri olan akıllı ev sistemi güzel entegre edilmiş modern tasarımlı bir ev.

Ben de bitki seviyorum, birçok bitkim var ama kartpostallardaki o kır evlerinin işi bitmiyor, durmadan eve bakmak, evle uğraşmak gerekiyor. Düşündükçe bunalıyorum ben :D
0
akhenaten
(05.07.24)
köy şartları zor öyle dağda bayırda yaşayacak biri değilim en azından şu anlık. 2+1 ne çok küçük ne çok büyük ama geniş balkonlu bir ev isterdim, balkon cephesi başka bir eve bakmasın, önü açıklık olsun...
0
black holes in the sky
(05.07.24)
Shdhfs betimlemeleri duyunca aklima geldi sorry x.com

Apartmanda yasadim, koyde yasadim, havuzlu asansorlu villada yasadim (kisa bir donem), mutakil bahceli evde yasadim.

Onemli olan klise olacak ama huzur ve yaninda cevrende sevdigin insanlar olacak o bence. Yoksa en iyisi olsa bile o bir sure sonra siradanlasiyor.

Tipki deniz goren bir ev hayali kurup aldiktan sonra bit sure sonra kafani cevirip denize bile bakmamak gibi.
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
@nundu +1
Bir de çok büyük mutfak ve ada tezgâh +1

Teknoloji, konfor, büyük şehir olanaklarına yakınlık istiyorum. Hiç dağ bayır müstakil ev derdiyle uğraşamam.
0
kobuzchu kiz
(05.07.24)
denize sıfır arkası orman bir malikanede yaşamak isterdim.
0
sizofren06
(05.07.24)
Ben hayalime kavuştum darısı iyi kalpli , iyi niyetli insanların başına

Villa, bahçeli , barbeküsü olan, kış bahçesi olan , sabahtan akşama herşeyi güneş alan, göz alabildiğince orman ve parka bakan dünya güzeli hayat
0
coner
(05.07.24)
(17)

Olmazsa olmazınız nedir?

sekizdokuzon
Benimki mizah. Dünyada mizah diye bir şey olmasa sanırım hiçbir şey bugünkü tadını vermezdi.Sizinki nedir? Teşekkürler.
Benimki mizah. Dünyada mizah diye bir şey olmasa sanırım hiçbir şey bugünkü tadını vermezdi.

Sizinki nedir? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Uyku
0
isiaha
(04.07.24)
Merak.
0
pispinti
(04.07.24)
Alköl
0
pavlis
(04.07.24)
Merak +1

Ama daha cok bilimsel veya manevi merak. Uzay ve okyanusta kesfedilebilecek seyler ilgimi ceker. Ya da teknolojik, tibbi gelismeler vs.

Ve muzik tabii ki.

Not: bu soru biyolojik elzemler disinda soruluyordur tabii.
0
ermanen
(04.07.24)
Müzik
0
ananiyimioguz
(04.07.24)
Müzik.
0
Amaranta ursula
(04.07.24)
Keyif. Bill Gates kadar param olsun ama gün içinde tembellik yapacak zamanım olmasın, napıyım öyle hayatı.

Merak da sayabilirim. Yeni bi şeyler öğrenme duyusu beni hayatta tutan şey. Hatta biraz FOMO düzeyinde. Ben öldükten sonra yeni ülkeler bağımsız olacak ve ben tanık olamayacağım diye üzülüyorum mesela shdhdh bu ülkeler, bayraklar vs ilgi alanım olduğu için bunu belirttim. İntihara meyilli biri kesinlikle değilim de, olsam bile intihar etmeme sebebim bu olabilirdi sadece :d
0
nundu
(04.07.24)
Samimiyet.

Samimiyetimin kullanılması en büyük nefret kaynağımdır mesela. En ufak bir samimşyet kullanımı dahi fena iğrendirir beni, tiksindirir.
0
muhayyer divan
(04.07.24)
lükslerim :P
0
robert bosch
(04.07.24)
Seks, müzik, spor, uyku yani bir çok şey. Eksikliğinde hayat eksik olur, öyle değil mi? Su olmasa en olmazsa olmazın su olur.
0
gabe h coud
(04.07.24)
Mizah+1
Ailem, kedi ve köpek çocuklarım, doğa, en yakın arkadaşım, aşk ve son olarak felsefe :)))
0
rock n roll
(04.07.24)
uyku ve tutku :)
0
ala09
(04.07.24)
🌸sekizdokuzon
(04.07.24)
sevgi.

sevmek veya sevilmek olmazsa olmaz.
0
art cat chocolate
(05.07.24)
Aşk. Bulamıyoruz ama bi türlü...
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.07.24)
güzel yemekler.
0
Hallegadola
(05.07.24)
mizah +1
0
since1907
(08.07.24)
(13)

Haksizliga ugradiginizda ne yapiyorsunuz

Kittie
Nasil sindiriyorsunuz(Olan oldu diye dusunelim)Terapistimle bu konu uzerine egiliyoruz.Eskiden markette sirada onume gecenlere bile sinir krizi gecirirdim icimden.Bi yerde sirayi bozan biri olursa yine ayniydim.Yaya gecidinde durmayan arabalarda arkalarindan bagirirdim sinirlenip.Bunlari biraktim ar
Nasil sindiriyorsunuz
(Olan oldu diye dusunelim)
Terapistimle bu konu uzerine egiliyoruz.
Eskiden markette sirada onume gecenlere bile sinir krizi gecirirdim icimden.
Bi yerde sirayi bozan biri olursa yine ayniydim.
Yaya gecidinde durmayan arabalarda arkalarindan bagirirdim sinirlenip.
Bunlari biraktim artik.
Ama kisisel haksizliklari yani ciddi seyleri sindiremiyorum hala.
Bu durumlarda siz ne yapiyorsunuz?
O kisiyi cezalandirma egilimde oluyorum ben ve kendi kendimi yiyorum ona ulasamadikca da.
0
Kittie
(03.07.24)
Büyüklük bende kalsın deyip devam ediyorum.
0
hops
(04.07.24)
Herkes kendi karmasini yaratıyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Neye göre haksizlik yasadigima bagli.

Önemsiz biri ve benden bisi alip götürmediyse ilisigi kesmekle yetinirim.

Yok eger maddi-manevi kayip söz konusuysa bedelini misliyle öder, yanina komam.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
Bir şey yapmadan önce yatıp uyuyorum.
Sprintli koşu ve ağırlık antrenmanı (normal planıma göre) yapınca hiç sinir kalmıyor. Gerçi ben çok zor sinirlenirim. Sinirleri alınmış gibiyim ama duygu dalgalanması bile kalmıyor spor sonrası.
0
gabe h coud
(04.07.24)
Yüzleşmezsem ara ara keyfimi kaçırır durur. Bir şekilde tepkiyi muhatabına göstermek iyi geliyor
0
her giriste sifresini unutan adam
(04.07.24)
x.com

böyle oluyorum gülerken ağlıyorum, ağlarken gülüyorum sonra sinirden bağırıp çağırıp intikam yemini ediyorum, sakinleşiyorum
0
Hallegadola
(04.07.24)
Ahlakcilik }
doğruculuk } meli malı zorundalık düşünceleri

Doğru olmanın ve haklı olmanın kendini nasıl ifade ettiğin ile ilgisi yok. Tüm sorunun kendini ifade ile ilgili olduğunu fark ettiğim zaman iletişim eğitimi almaya karar vermiştim. Ben de Doğruculuk bakış açısına sahibim, yaşadıklarına benzer şeyleri ben de yaşadım. Hak arama mevzusunu iki çeşide indirdim, bir kişisel çıkarım yoksa haklı olmakta akışa bırakıp hayatımdan geçip gitmesine izin veriyorum yani yorum ve değerlendirme yapmıyorum(örn yaya geçidinde durmayan arabalar). Ek olarak süper kibar davranmayı tercih ettim kişisel kazancım olmayan hakliliklar için(örn metro kapısında çıkanlara yol vermeyenlere iltifatla ricada bulunmak)
Kişisel çıkarlarımı ilgilendiren hakliliklar da ise sankince kendimi ifade etmeyi seçtim. Tetik ilk geldiği anda öfke duyabiliyor insan bazen, biraz hava alıp sakinleşince kendimi rahatça ifade edecek hale geliyorum, kızgınlığım devam etse dahi kendimi nasıl ifade edeceğimi bildiğim için uygun dille dinlemesini istiyor ve anlatıyorum. (Örn, saygısızlık deneyimi, hakaret, mobbing vb)
İletişim eğitiminin bana katkısı
1. Gözlem yapmayı biliyorum. (Suçlama ve değerlendirme yapmadan olayı anlatmak) (Sen bana hakaret ettiğinde)
2. ne hissettiğimi biliyorum.(Kendimi üzgün, Kızgın ve hayal kırıklığına uğramış hissettim)
3. neye ihtiyacım olduğunu biliyorum. (Saygı ve eşitlik ihtiyacım karşılanmadı)
4. Nasıl rica yapacağımı biliyorum. (Benimle iletişim kurarken küfürsüz konuşmanı istiyorum)
5. Geri bildirim almanın duyulduğumdan emin olmaya yaradığını ve karşı tarafa da ifade alanı açtığını biliyorum. ( Söylediğim şeyleri duyduğundan emin olmak istiyorum neler duyduğunu tekrar eder misin, ve duydukların hakkında ne düşünüyorsun?)

Şiddetsiz iletişimin 4 adımı ve sonrasında geri bildirim almayı öğrenmek hayatımı güzelleştirdi benim. Kafamın içinde suçlamalar, yorumlar yapmaktan, kim haklı diye aramaktan, cezalandırma veya şiddet fantezileri kurmaktan daha işlevsel olduğu kesin. Öğrenmesi zor ama işe yaradığı kesin.
0
hasmetizm 2046
(04.07.24)
Ek bilgi.
Şiddetsiz iletişimin jargonu ilk duyana farklı gelecektir. Ben utanıyordum açıkçası garip garip konuşmaya. İşe yaradığını görünce devam ettim. Karşımdaki insana göre elbette dili biraz daha doğallaştırma yaparak kullanmak gerekebiliyor. Kendini ifadede rahat olduktan sonra da kişiye göre kelime seçimleri yapmak çok da zor olmuyor. Tavsiye ederim. Hayatınız değişecektir
0
hasmetizm 2046
(04.07.24)
Genelde tokadi patlatirim ve enerjimi atmis olurum
0
Zetnikov
(04.07.24)
Bahsettiğiniz gibi bir konuda, mesela markette önüme geçenlere gibi, direkt sesli olarak itiraz ediyorum. Çünkü artık herkes imtiyazlı olduğunu düşünüyor. Herkes kendisinin bir ayrıcalığı hak ettiğine can-ı gönülden emin. Yaya geçidinde geçen arabalara da kızıyorum. Sinyal vermeyenlere de. Bu insanlara toplumsal olarak ses çıkartmanın gerekli olduğuna inanıyorum yoksa bu davranışları pekiştiriyorlar. Herkes kendi kanununa bağlı sanki memlekette.

Yerel seçimlerde bir kadın kucağında yaklaşık 3 yaşında çocuğuyla gelip anne olduğu için en az 30 kişilik sıranın en önüne geçmek istedi. Sıra bende. Ben itiraz ettim. Seçim görevlileri müsaade ettiler beni dinlemeyip kadını aldılar. Kadın oy verip çıktı, bu sefer kocası girmek istedi. Ben de ortalığı ayağa kaldırdım. Arkamdaki hiçkimse bana destek olmadı, sandık görevlileri benim geçmeme müsaade ettikten sonra adamı aldılar. Sandık görevlileri orada yetkili kişiler olmasına rağmen söz geçirmekle uğraşmayıp birinin kendilerinin yerine hır gür çıkartmasını bekliyor.

Herkes kendi hakkını savunmak zorunda artık. Hiçbir şey eskisi gibi değil, kimse iyi niyetli de değil. Bütün millet inanılmaz arsızlaşmış halde. Eskiden mülayim ve uyumlu davranırken artık "siz çirkinseniz ben daha çirkinim"ci yaklaşıyorum. Yoksa yaptığımız iyilik değil apaçık enayilik oluyor maalesef.
0
silverleaf
(04.07.24)
@silverleaf

Bu sirada olup onumuze gecen kisiye yaptiginin yanlis oldugu soyledigin zaman dedigin gibi kimse destek olmuyor 1 kisi daha destek olsa kimsenin hakki yenmemis olucak belki de ve o davar haksizlik yapamiyacak. Kusura bakmada kardesim millet koyun olmus sesini cikartmiyor.
0
Zetnikov
(04.07.24)
Hayat adil bir yer değil. Bu gerçekle yüzleştiğimden beri artık çok üzülmüyorum. Evet üzücü ama maalesef böyle. Bu hayatta haksızlığa uğramak da var, haksızlık yapmak da var. Ben bilinçli olarak kimseye haksızlık yapmam ama farkında olmadan belki yapmışımdır. Bana da yapıldı. Yani ben haksızlığa uğramadım ya da kimseye haksızlık yapmadım demek bence çok doğru değil. Canımı çok yaktıysa eğer haksızlık yapan kişi uzaklaşmaya çalışıyorum, o kişiden kendimi soyutlayıp iletişimi kesiyorum. Yani o kişiyi uzaklaştırıyorum bir anlamda kendimi korumak için. İntikam düşüncem hiç yok çünkü bu zaman kaybı. Sen hayatını dört dörtlük yaşa ona en büyük ceza zaten.
0
rock n roll
(04.07.24)
o anki ruh halime gore degisiyor, mesela bugun biri onume gecti birsey demedim cunku halim yoktu.

is hayatinda ugrasabildigim kadariyla ugrasiyorum. ele gune rezil eder, itibar suikasti yaparim.
gucum yetmemisse, hergun bedduami ederim.
kucuk suprizlerle karsilasirlar ama benim yaptigim anlasilmayacak sekilde olur.

bir de bu haksizlik tek bana yapilmiyorsa, ama ben itiraz ettigimde digerlerinin sartlarininda duzelecegi bir ortam varsa, hayatta itiraz etmem. ikiyuzlu olmanin bedelini odesinler diye dusunurum.

ben affediyorum diyen kimseyede inanmam.
0
durgunfoton
(05.07.24)
(10)

Ortadoğu ülkeleri demokrasiye geçtiğinde

WithWorth
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
0
WithWorth
(03.07.24)
Aynı dili konuşuyor olacaklar. Kimse karizmatik bir liderin peşine takılıp sürpriz hareketlerde bulunmayacak.
0
sekizdokuzon
(03.07.24)
abd orta doğunun tümden demokrasiye geçmesini istemiyor ki
0
Hallegadola
(03.07.24)
Türkiye'de de demokrasi var ama.
Papazı göndermem diyorsun, sonra emir geliyor, hediye paketi yapıp yolluyorsun.
0
parka
(03.07.24)
inanacak kadar saf olanlar için görünürdeki doktrin "demokratik barış teorisi". buna inanmayanların karşıt görüşü "liberal ikiyüzlülüğü". david hume okuyabilirsiniz bu konuda. özetle niye kuveyti, bda'yı değil de libyayı ırakı demokratikleştiriyorsunuz diyorlar.
ama sorun şu amerikanın kimseyi demokratikleştirmek gibi bir derdi yok ki zaten. işine gelmeyen liderleri değiştirmek için bunu bir bahane olarak kullanıyor. (liberal ikiyüzlülüğü buna işaret ediyor zaten)
ayrıca demokrasinin şöyle de bir faydası var, demokrasilerde abd'nin istediği adamın seçimi kazanmasını sağlamak daha az maliyetli ve daha kolay. bu devirde bir darbe ya da iç savaş planlamak ve yürürlüğe koymak demokratik süreçlere el altından müdahale etmekten çok çok daha pahalı ve daha bariz olduğu için daha çok kamuoyu tepkisi çekiyor.
0
halanne
(03.07.24)
halanne +1

ülkenize demokrasi getirelim değil, başa bizim adamımızı getirelim.
o bizim valimiz, siz de bizim sömürgemiz, üvey evladımız olun demek bu "demokrasi getirmek" mevzusu.
0
biseysorcaktim
(03.07.24)
Sanırım bu yönden bir menfaati olmayacak.

ABD/İngiltere'nin yaptığı tek şey bir yerde azınlığı başa getirmek ve çoğunlukta olan halk ile baştakilerin sürekli olarak gerilimini sağlamaktır.
Arada taraflara sakin olmaları çağrıları ile bir tür söylem narkozu yaparlar.
Baktılar ki işler başa getirdiği yönetimde istedikleri gibi gitmiyor. Bu kez de orduyu darbe veya muhtıra ile devreye koyarlar.

Dikkat edildiğinde tam anlamıyla bir demokrasi hiç bir yerde zaten yok.
Halkın kendi kendini yönetmesi, aslında gerçek hayatta asla karşılığı olmayan bir ütopya belki.
Demokrasi, uygulamada halkın kendi kendini yönettiği değil de, halkın önüne konan bazı isimleri seçtiği bir yöntem sadece.
Subjektif bir tanıma göre (tersinden bakıldığında) demokrasi, çoğunluğun despotluğu olarak ifade ediliyor

Kişisel söylemler de öyle olsa da gerçekte ise kendi iç dünyamızda her zaman kral biziz. Hayallerimiz de başrol oynayan yine biziz.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
Demokrasi dedigin sey safsatadir. Aslolan güçtür.

Demokrasisi var dedigin ülkeler aslinda güçlü ülkeler. Türkiye demokrasisi az buçuk varken bile zayif, kirilgan bir ülkeydi.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
@halanne +1
0
nawar
(04.07.24)
abd sömürecek yer arıyor. abd'nin demokrasi ile hiçbir alakası yok. abd'nin kendi yargısı veya genel olarak sistemi zenginlerden yanadır. fakirin ezildiği zenginin yüceltildiği bir sistem var.

işin içinde bir çıkar yoksa abd suya sabuna dokunmaz.
0
ferenc
(04.07.24)
yeni sömürgecilik.
perspektif.eu

sallıyorum zara tişörtlerini avrupa'da ya da silah zoruyla bir ülkede değil niğde'de bir tekstil atölyesinde yeni sömürge kurallarına göre neredeyse bedava fiyatına yaptırıyor mesela.

avrupalı işçilerin 100'de 1'i fiyata ırak'ta araç fabrikası açmak ya da.
sonra 100'de 1'i ölçüsünde aldıkları maaşı da amerikan şirketi yiyecek içecek giyeceklere harcayıp o parayı da amerikaya taşımak.
0
patronaj1
(04.07.24)
(9)

bahşiş üzerine

mcsword
merhaba,aşağıdaki bir bahşiş sorusu üzerine düşündüm de ben çok ekstra bir hizmet almadığım müddetçe bahşiş vermiyorum ve vermek gerektiğini de düşünmüyorum. normal bir şekilde işini yapan ya da tamamlayan birisine bahşiş vermek manasız geliyor.sizce cimri, düşüncesiz ya da bencil miyim? sizler nas
merhaba,

aşağıdaki bir bahşiş sorusu üzerine düşündüm de ben çok ekstra bir hizmet almadığım müddetçe bahşiş vermiyorum ve vermek gerektiğini de düşünmüyorum. normal bir şekilde işini yapan ya da tamamlayan birisine bahşiş vermek manasız geliyor.

sizce cimri, düşüncesiz ya da bencil miyim? sizler nasıl bakıyorsunuz bu olaya?
0
mcsword
(02.07.24)
Tesisatçıyla 2 bin liraya anlaşırsın, bahşiş vermezsin.
Mobilya için montaja maaşlı elemanları gelir, iyi iş yaparlar, bahşiş verilir.
Sucu taşımayı kendisi yapıyordur, bahşiş verilmez.
Sucunun çalışanına bahşiş verilebilir.
Sitenin elektrikçisi evde bir şey yapar, bahşiş verilmelidir.

Genel olarak meslek erbabına ücretini verirsin, onlara bağlı maaşlı çalışana bahşiş verirsin.

Klimanın elektriği için esnaf kendisi gelip hat çekerse anlaştığın parayı verirsin, bahşiş vermezsin. Kendimi tekrar ediyorum :) böyle işte.
0
gabe h coud
(02.07.24)
ABD'deki gibi bahşiş terörü Türkiye'de birkaç sektör dışında yok. Bunun dışında bir de gaspçı esnaf var. Fişe, fikir sormadan bahşiş dayıyorlar. Bunlar dışında self-servis olmayan kafe ve barlarda biraz bahşiş bırakıyorum. Zaten barlarda genelde o bahşiş hak ediliyor. Onun dışında ikramı, güler yüzü, güzel hizmeti olmayan yere ya da işe 1 kuruş bahşiş vermem.
0
nawar
(02.07.24)
Eski Türkiye'de garsonlara sürekli olarak bahşiş verirdim. Artık vermiyorum.

Klimayı takmaya gelen adama hiçbir Türkiye'de para vermezdim. Adam işini yapıyor neden para vereyim. Bana da dediğiniz gibi anlamsız geliyor.
0
pispinti
(02.07.24)
Normalin ustunde bir hizmet alirsam bahsis veriyorum.

Yada mesela adam cok saygili ve extra bisi istedim normalde yaomayacagi yardimci oldu o zaman falan
0
Zetnikov
(02.07.24)
Bahşiş vermekten yanayım. Bir yerde yemek yedim diyelim garson tabağı kafama fırlatırcasına masaya koymuyorsa mutlaka bahşiş veririm. Market eve sipariş getiriyor mesela, getiren kişiye bahşiş veriyorum. İnsanların maaşları yetersiz ve çok çalışıyorlar, bu bahşiş destek babında benim için. Böyle diyorum ama abartılı bahşiş vermiyorum tabi öyle bir gücüm de yok zaten. Bir de iş yerlerinde tip box oluyor o kutuya bahşişi koyuyorsun gün sonunda çalışanlar o kutudan çıkan parayı bölüşüyor. Bazı patronlar bunu söylemeye utanıyorum ama aslında onların utanması lazım oradan pay alıyorlar. Tip box üzerinde patronun hakkı yoktur sadece çalışanların hakkı vardır. Sen oranın sahibisin zaten o çalışan orada aldığı çok az para ve inanılmaz uzun çalışma saatlerini sana para kazandırmak için geçiriyor bir de tip box a göz dikme. Buradan bunu da söylemek istedim. O yüzden tip box a para koymayı aslında istemiyorum.
0
rock n roll
(02.07.24)
Kendi adıma ülkemizde işini düzgün, özenli ve güleryüzlü insanların az olmasından şikayet ediyorum. Ülkenin ekonomik koşulları da malum. Bu nedenle işini bahsettiğim şekilde yapanlara bahşiş veriyorum. Genel olarak iyinin ezildiği, kötünün, basitin yüceltildiği bir kültürümüz var. Ben iyiyi ödüllendirme taraftarıyım çünkü sistem genelde ödüllendirmiyor.
0
fotrsapka
(02.07.24)
ben hiç bahşiş vermezdim eşimden önce, eşimden sonra bahşiş vermeye alıştım ki kendisi ortamlarda cimriliğiyle ün salmıştır.

ortalama bir yerse ortalama bir şey bırakırım bozuklukları.

kötü bir yerse servis vs vermem

iyi bir yerse daha fazla veririm bahşiş.
0
Hallegadola
(02.07.24)
kimden ne hizmet aldığımdan bağımsız olarak, eğer normalin dışında bir hizmet alıyorsam bahşiş veririm. ancak standart, rutin bir hizmet alıyorsam zaten hesabını ödemişimdir. neyin bahşişi?
0
kondansator
(02.07.24)
Kimseye bahşiş vermiyorum.

İstisnalar olmakla birlikte , işletmeler ekstrem karlar yazıyor, üstüne vergi kaçırıyorlar.

Bir damacana su olmuş 120 lira bi de üstüne bahşiş mi vereceğim? İşvereni versin.
0
Mcfly
(02.07.24)
(20)

Nişan arifesinde sevgiliden soğumak

sasailic
4 senelik kız arkadaşımla 3 hafta sonra nişanımız var. Mekanda yapacağız, davetiyeler basıldı insanlar davet edildi, hazırlıklar bitti. Ama bu hazırlık sürecinde soğudum. Hep kendi istediği şeylerin olmasını isteyen, en ufak bir sorunda refleks olarak beni suçlayan birine dönüştü. Kendimi yanında ra
4 senelik kız arkadaşımla 3 hafta sonra nişanımız var. Mekanda yapacağız, davetiyeler basıldı insanlar davet edildi, hazırlıklar bitti. Ama bu hazırlık sürecinde soğudum. Hep kendi istediği şeylerin olmasını isteyen, en ufak bir sorunda refleks olarak beni suçlayan birine dönüştü. Kendimi yanında rahat hissetmiyorum artık her an bir sebepten bana kızacak gibi hissediyorum. Şimdiye kadar da bir sorun olduğunda alttan alan veya sorun çıkmasın diye susan taraf bendim ama son dönemde yaşadığımız şeyler beni evlilikten de kız arkadaşımdan da soğuttu. Zaman geçmesin diye dua ediyorum. Başka ne önerirsiniz?
0
sasailic
(01.07.24)
Boyle seylerin evlilik veya nisanda olma sebebi, sana fazlasiyla alismasi ve bunun sonucunda artik rahatça isteklerini dile getirmesinde yatiyor.

Çünkü flört ve sevgililik sürecinde adi konmamis bir perde olur seninle karsi taraf arasinda. Evlilik vs is ciddiye binince bu perde kalkiyor haliyle.
0
Yourcousinmarvinberry
(01.07.24)
valla sen sen ol, açık açık bu rahatsızlığından bahset.

belki strestendir bilinmez ama karakteri böyleyse eğer, evlilikten sonra geçmiş olsun, cehennemi yaşarsın.
0
hops
(01.07.24)
Bunlar nişanlılık dönemlerinde normal bence. Sizinle ciddi bir yola girdiği için böyle davranıyor,

+1Yourcousinmarvinberry
0
komando kani var bende
(01.07.24)
vakit bitmeden ayrıl. şimdi böyle yapan düğün ve sonrasında kök söktürür. unutma evlenmek kolay boşanmak zor.
0
jelly bear
(01.07.24)
Bir erkek arkadaşım sırf bu yüzden nişan attı. Şimdiden böyleyse ömür boyu çekemem diye. Sürekli kararları o alıyor, emir verir gibi onu yap bunu yap şuraya gel bu alınacak şu alıcan falan diye baya topa tutar olmuş.

Kıza sorduk, e ne yapayım o da aksiyon almıyor ben yönlendiriyorum demişti.

Ama çocuk da kendimi toni köpeği hissediyorum tarzında bişey demişti, kaçar vaziyet ayrıldı bir anda herkesi hayatından çıkardı.

Kız biraz sorunlu bir tipti bu arada ben kızı daha uzun süredir tanıyorum hatta nasıl kandırmış boylu poslu efendi çocuğu diyorduk. Çocuk yeni tanıdığı için tam idrak edememişti sonrada dank etti demekki.
0
ananiyimioguz
(01.07.24)
Yapmaniz gereken nisanlinizla bu rahatsizliklarinizi acik acik konusmak ancak muhtemelen bu yuzlesme olsa da sadece ustunu orteceksiniz.Nisanliniz en ufak streste evlilikten sonra da bu sekilde davranacak. Uzgunum ama bu sizin acinizdan bu kadar rahatsiz edici onemli bir seyse simdiye kadar onu tanimis olmaliydiniz.Nisani ertelemenizi tavsiye ederim.
0
turkuaz
(01.07.24)
Hem kendi mutsuz olan hem de çevresine mutsuzluk yayan bir insanla evlenip bir ömür geçiremezsin, yol yakınken ayrıl.
0
iwasbornonamountainside
(01.07.24)
üniversitede hocam " nişanlandığın kişiyle evlenemezsin " demişti.
gerçek yüzünü sonra gösteriyor insanlar birbirine , sen ucundan azıcık görmüşsün
0
devilone
(01.07.24)
Evlilik hazırlıklarında bu tarz gerginlikler olur, doğaldır. Özellikle kadınlar bu dönemde biraz "şirret" bir hale bürünebiliyorlar.

Siz geçen sene de ilişkinizde sık sık tartışmalar yaşadığınıza dair bir soru sormuşsunuz. Bence o dönemki davranışlar ve yaşadıklarınız daha önemli.

Ne yapacağınıza en iyi siz karar vereceksiniz ama içinizde "bu saatten sonra nasıl ayrılırım, yapamam, olmaz" tarzında bir düşünce olmasın. Ayrılın demiyorum, ama şüpheleriniz varsa ayrılmanız için en uygun zaman şu an. Bir bakalım evlenince düzelir, yoluna koyarız diye düşünmeyin. Bir şey aklınızı kurcalıyorsa ve size problem yaratıyorsa evlilik o sorunu yok etmez, aksine sorunu çözmenizi zorlaştırır. İyi düşünün, emin olup karar verin. Bu hayat sizin. Kimsenin gönlü olsun diye istemediğiniz şeylere zorlamayın kendinizi. Bol şans.
0
pispinti
(01.07.24)
Arkadaşım da katlanıp nişandan 2 gün sonra nişanı attı.
0
Kahvedesu
(01.07.24)
''sorun olduğunda alttan alan veya sorun çıkmasın diye susan taraf bendim''

bu bence bir problem.

sonunda senin de sabrının bir sonu var.
bulunmaz hint kumaşı gibi sanıyorsa kendini sanmaması lazım.

oturup konuşmak gerek. eğer stresten kaynaklı böyle davranıyorsa bilmem ama evvelden beri devam ediyorsa sıkıntı var demektir.

bu arada eski duyurunda kesin bu konuyla alakalı bir şey vardır diye baktım sen 1 senedir zaten bu sorunu yaşıyormuşsun.

her gün geriliyorum demişsin.

o yüzden bence ayrıl. yoksa çok çok daha zor olacak.
0
OgutucuRecep
(01.07.24)
susmayip kendi sinirlarinizi belirlemeyi ve bunlarin arkasinda durmanizi ve nisanlinizla konusmanizi oneririm. aman sorun cikmasin diye kendinizden odun vererek yasayamazsiniz zaten kadin ya da erkek, insanlar buna saygi duymuyor, insanlar ozgun, kendi degerlerine bagli insanlara saygi duyar, baskalarini memnun etmek icin her seye evet diyen insanlara karsi zaman icinde saygi azaliyor. kendinden odun vermek baska orta yolda bulusmak baska bir sey. kendinizden odun vermeyin demek okuz gibi olur, cat cut dan dan biri olun, karsinizdakine kopek gibi davranin demek degil, sizin kirmizi cizgileriniz neler, bir iliskiden ne bekliyorsunuz, korumak istediginiz bagli oldugunuz degerler neler vs. bunlari belirleyip bunlara sagdik kalmak onemli. eger zaten halihazirda her gun gerildiginiz kisiyse bu kisi, isleri daha da agirdan almakta fayda var.
0
kassiopeia
(01.07.24)
Sorunun yaşadığın hikayeden ziyade tepkisiz kalmayı seçmen gibi. İletişim problemini çözmezseniz zamanla birbirinizden soğumanız büyük olasılık. Evlilik zamanı streslidir evet. Birlikte Profesyonel destek almayı deneyin sürecimiz zor geçiyor diye. Düğün masrafının yanında hiç kalır, kendinize yapacağınız yatırım olarak düşünün.
0
hasmetizm 2046
(01.07.24)
nişanda kızın istedikleri olur, abartıyor olabilir misiniZ?
0
nuisance2
(01.07.24)
Nişan öncesi ve sonrasında bunun gibi bir sürü şey yaşayacaksınız çok normal.

Bence oturun bir konuşun derdinizi anlatın. Alttan almak güzel bir şey ama hep siz almayın.
0
Hallegadola
(01.07.24)
kadınlar nişan nikah düğün vb etkinliklerde "bir kere yaşıyorum" moduna giriyor (sözlükte başlığı da var).. hayatının en hayati etkinlikleri. evli değilim, evlenmedim, birkaç evlilik sürecine tanık oldum. insanı dinden imandan çıkarıyorlar. sabrını zorluyorlar. ama ayrılma kararı almak biraz saçma olur. bu süreç harici duruma bak.. suyuna gitmeye çalış, sinirlendiginde dilini ısır:)
0
tabudeviren
(01.07.24)
Son durum ne hocam nişanı atmamışsındır inşallah.
0
komando kani var bende
(17.11.24)
çift terapisi alın boşuna kavga etmeyin
0
bir soru sorcam
(17.11.24)
inşallah atmıştır ya, belli ki anlaşamıyorlar
0
titanyum22
(17.11.24)
olayın nişan ile alakası yok ki. sen geçen eylül ayında da aynı şeyden şikayet ediyormuşsun. kız şirret, sen de eziksin. geçinemiyorsunuz işte. daha ne olması lazım anlaman için

"Ciddi düşündüğünüz adı henüz konulmamış bir ilişki de olabilir veya evlenmiş olabilirsiniz. Ne kadar sıklıkla tartışıyorsunuz? Ne kadar sıklıkla birinizin özür dilemesi gereken bir şey oluyor? Uzun süreli ciddi de düşündüğüm bir ilişkim var ama neredeyse her gün geriliyoruz ve çok sıkıldım bu durumdan. Çevremde bu konularda fikir alabileceğim birisi yok size sormak istedim."
0
abelardo
(17.11.24)
(9)

Radiohead'in başarısı neydi?

sekizdokuzon
Bence hep süper depresif hem de aşırı ritmik olmaları. Sizce nedir?
Bence hep süper depresif hem de aşırı ritmik olmaları. Sizce nedir?
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
Tonalite ve ritim degisiklikleri. 4/4 ritim kullanmazlar surekli, kullansalar bile araya aksak ritimler karistirirlar. Sarkinin stamdart tonunun disina cikarlar yer yer. Sarkilarina dinamiklik katiyor. Muzik teorisi bilen adamlar detayli inceliyor mesela detaylara sasip kaliyorsun.
0
floydian
(30.06.24)
Vokali de çok başka algılamıslar ama.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
Yani Radiohead dediğinde insanın aklına neredeyse yüzde elli vokal geliyor.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
"ok computer" rock müzik camiası için devrim niteliğinde bir albüm. hatta şöyle söyleyeyim müzik dünyasında devrim etkisi yaratmış 3 albüm varsa bunlardan biri the beatles - rubber soul, biri king crimson - in the court of the crimson king diğeri de radiohead - ok computer. bunu albümün kalitesi, güzelliği anlamında söylemiyorum, daha önce denenmemiş elementlerin mevcut olduğu bir eserin yaratıldığı, kendinden onlarca yıl sonra bile yeni gruplara ilham kaynağı olabilecek nitelikte olduğu için devrimsel diyorum. ok computer'ın geçtiğimiz yıla kadar rateyourmusic'te müzik tarihinin en yüksek puanlanmış albüm olduğunu da belirtmek isterim. (kendrick lamar'ın butterfly'ı geçtiği için 2. galiba şu an)

kaldı ki benim en sevdiğim radiohead albümleri listemde ilk 3'e bile girmeyebilir ok computer. bu kadar övmeme rağmen ilk 3'e sığmıyorsa diğer albümlerine neler yazarım sen düşün.
0
beatbox yapan metalci
(30.06.24)
her türde müzik yapmaları, acayip deneysel şeyler
0
hoot
(30.06.24)
open.spotify.com

İmanımızı tazeleyelim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.07.24)
Dinliyorum.
0
🌸sekizdokuzon
(01.07.24)
x.com

başarısı bu bence
0
Hallegadola
(01.07.24)
(9)

Ailem ve bakış açıları

hops
Çok daralmış durumdayım. Ailemde sürekli bir "hadi artık bul birilerini de evlen" kafası var. Ben de hep akışında bırakmayı seviyorum böyle şeyleri, zorlama biriyle tanışamam yani. Yalnız da yaşıyorum 20 yıldır falan, ona da alıştım. Öyle takılıyorum işte, ciddi ilişkilerim de oldu tabi.Bi kız var,
Çok daralmış durumdayım. Ailemde sürekli bir "hadi artık bul birilerini de evlen" kafası var. Ben de hep akışında bırakmayı seviyorum böyle şeyleri, zorlama biriyle tanışamam yani. Yalnız da yaşıyorum 20 yıldır falan, ona da alıştım. Öyle takılıyorum işte, ciddi ilişkilerim de oldu tabi.

Bi kız var, dünya tatlısı, bizim buradaki fırın/pastanede çalışıyor. Günde 2-3 kez gidiyorum valla sırf göreyim diye :D her gittiğimde de acaip gülüyoruz i, samimiyetimiz de var yani. Benim biraz pij tarafım var, kız oradayken bu pijli 5.vitese çıkarıyorum, baya eğlenceli geçiyor. Beni çok güldürüyorsun falan diyor.

Ama bana abi diyor :(
Abi kısmı çok önemli değil onu hallederim de, kız kapalı. Bugün anam geldi bana teftişe, öyle laflarken bahsettim kızdan. Kadın resmen kapalı olmasını istemedi.

O an annemden tiksindim. Direkt bişey demedi ama insan anlar, anam sonuçta. Jestler, mimikler direkt belli etti. Bu nasıl zihniyet ya, hayatta beklemezdim, çok moralim bozuldu.
0
hops
(30.06.24)
Sen de kapalı bir kadınla evlenmezsin gibi geldi. Külfeti aileye yükleme şimdi, şakalaş geç.
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
Ne alaka?
0
🌸hops
(30.06.24)
Yarın git, ciddi flört et o zaman. O sınırı geçebilecek misin? Aileni yargılamadan önce bunu düşün.
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
Evlenirsem çeyreğimi alırım senden eight nine ten.
0
🌸hops
(30.06.24)
Helali hoş olsun.
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
kizilcik serbeti izle :)
0
robert bosch
(30.06.24)
Kızılcık şerbeti izle +1

Kapalı insanlar kapanmayı kendileri seçmemişlerse de, ailelerinin (ya da onların da atalarının) seçtikleri yaşam tarzını yaşamayı kendileri seçmiş oluyorlar ve bu yaşam tarzında illa ki bir şeyleri karşıya dayatmak ve/veya karşıdan bir takım beklentilerde bulunmak ve zorlamak var. İlla ki var.

Benim ilk ilişkim 24 yaşımda oldu, karşı tarafın ailesi kapalıydı, bunu bildiğim için ve o da ben de ciddiyet istediğimiz için en baştan ona söyledim, "ailen için benim giyim tarzım sorun olacaksa hiç başlamayalım, ben kimsenin gül hatırı için 1 santim dahi kapanmam, açılmam da". O da ne alakası var canım benim ailem gayet modern ve açık görüşlü insanlardır kesinlikle öyle bişey olmaz vs vs dedi, 3,5 ay sonra şahsen ailesiyle tanıştığımda, şahsın annesi, giyimime laf edemediği için bütün biriktirdiklerini ve hatta nefretini anneme, annemin çalışan bir kadın olmasına, bu sebeple eve temizlikçi gelmesine ve bir de sigara içmemize kustu. Sonuç 2 gün sonra oğulcuğuyla bana "seni bu halinle kabul edemezlermiş" diye bir haber göndermesi oldu.

Sevgiden bahseden, şiirler yazan, arkadaşlarının alayına maruz kalacak kadar kapıldığını gösteren biri ailesine "hele bi tanıyın bu ne şekilcilik" diyemedi, yani ortada sevgi falan yok.

Çok büyük çoğunlukla taraflardan birinde bu tarz şeyler olacaktır. Bu annen de olsa karşı taraf da olsa normaldir çünkü ortada bir "dayatma" kültürü var ve kimse alışkanlıklarından (bazıları buna inanç diyor, çok tartışmalı bir konu bence) vazgeçmek, hele ki elin yabancısı için hoşgörü göstermek istemiyor, korkuyor çünkü, zarar görme korkusu var. Anca şekilciliği siper edinebiliyor kendine.

Bence sen pijliği bırak, insan gibi git kıza de ki bana abi deme de seninle yakından tanışalım, evlenesim var. Delikanlı olması gereken kişi annen de değil kız da değil, sensin. Bence kendini güzelce bi ortaya koy. Sonra herkesten delikanlılık bekle.
0
muhayyer divan
(30.06.24)
Tesettür çoğu kadın için artık bir süs nesnesi aslında. Böyle düşün.
0
Yourcousinmarvinberry
(01.07.24)
ben olumlu düşünüyorum. annen de alışır merak etme
0
Hallegadola
(01.07.24)
(33)

Konserde Laf Atma

steelseries
Selamlar, Kaç yıldır buradayım, ilk kez gönül işleri için soru soracağım.Eşimle geçenlerde bir konsere gittik. Güzel içki içtik, konserden keyif alacak kıvama geldik, önlere doğru da geçtik. Bir noktada eşimin yanımızdaki bir adama laf attığını gördüm, ne dediğini duymadım. Laf attıktan sonra adam s
Selamlar,
Kaç yıldır buradayım, ilk kez gönül işleri için soru soracağım.
Eşimle geçenlerde bir konsere gittik. Güzel içki içtik, konserden keyif alacak kıvama geldik, önlere doğru da geçtik. Bir noktada eşimin yanımızdaki bir adama laf attığını gördüm, ne dediğini duymadım. Laf attıktan sonra adam sürekli eşimi kesmeye başladı. Birkaç defa baktıktan sonra bakışlarımı diktim, benim baktığımı anlayınca kesmeyi bıraktı ama yine de uzağa gitmedi. O aşamadan sonra konserden bir gram keyif alamadım.

O akşam konuşmadım hem sinirli olduğum hem de konser keyfini baltalamamak için, ertesi gün eşimin tanımadığı kişilere laf atmasının beni rahatsız ettiğini söyledim. Eşim böyle konser ortamlarını kendiyle benzer şekilde düşünen ve kendisini rahat hissedebileceği bir ortam olarak gördüğünü, o yüzden böyle bir şey yaptığını ve yaptığı harekette bir yanlışlık olmadığı söyledi. Olayı kendi açımdan anlattım, ona güvenmem gerektiğiyle alakalı diretti. Attığı laf: yanımızdaki kişi çok coşkuluymuş, "x grubunu çok seviyorsun herhalde" dediğini söyledi. Bunun karşı taraftan flört başlangıcı gibi algılandığını, o yüzden o aşamadan sonra sürekli tetikte olduğum için konserden keyif alamadığımı, eşimin bunun farkında olup zaten böyle bir şeyi yapmamasını beklediğimi söyledim. "Tamam senin bulunduğun yerlerde yapmam" dedi. Böyle diyerek bana hakaret ettiğini söyledim.

Şimdi durum şu ki aslında eşimle bu olay olana kadar birbirimize güvendiğimiz, sevgi dolu bir birlikteliğimiz vardı. Eşim laf atsa da atmasa da başkalarının ona yürüyebileceğinin farkındayım, ben olsam da olmasam da yürünebileceğinin farkındayım, eşimin de uygun cevabı vereceği konusunda içimde bir çekince yok. Öte yandan durduk yere neden böyle bir hareket yaptığını da anlamıyorum ve içimde ona olan güvenin azaldığını hissediyorum.

Daha önceden(en az 10 yıl önce) o dönemki kız arkadaşımdan benzer ortamlarda bana güven dediği ve aldatıldığım bir durum yaşadığım için konuyu doğru değerlendirememe riskim var. O yüzden siz sevgili duyuruculardan objektif görüşlerinizi rica ediyorum.
0
steelseries
(30.06.24)
Çok çetrefilli. Kaç yıllık ilişki, kaç yıllık evlilik, bunlar da önemli ama benim tavsiyem, eğer içki içince olduysa bu, içki içip eğlenmeye gitmeyin. Bu elbette ideal taktik değil ancak eğer bahsettiğiniz gibi konuştuysanız eşiniz sizin kadar uzlaşmacı görünmüyor. Siz yine de çok üstelemeyin derim.
0
prole
(30.06.24)
Ya dur hocam saçmalama ne güven azalması falan. Hiç girme o kafalara, gayet olağan bişey olmuş. Ben okurken bunaldım, insanları biraz özgür bırak. Eşim diyorsun, bırak en rahat senin yanında olsun.
0
hops
(30.06.24)
İlişki 6 yıllık, evlilik de 2 yıllık. Daha sonra eşim "seni ne kadar çok sevdiğimi zaten biliyorsun, seni zor durumda bilinçli bırakmam" gibi şeyler söyledi onu da ekleyeyim.
0
🌸steelseries
(30.06.24)
Eşinle ilgili bir şey yazmamışsın. Yani, adam eşine bakmış ama eşin dönüp konsere devam etmiş sanırım. Yani gittiğiniz grubun/kişinin konserine bağlı temelde tabii ki ama eşine, konser zamanında söyleseydin daha iyi olurdu bence. Çünkü eşin flört etmek için değil aynen dediği gibi "böyle konser ortamlarını kendiyle benzer şekilde düşünen ve kendisini rahat hissedebileceği bir ortam olarak gördüğü" için yandakine bir şey demiş olabilir. Yani flörtöz olmadan bu şekilde laf atmış (ingilizcesi "banter" olan, "catcall" olan değil) olabilir. Bunda da bir sorun görmüyorum. Orada uyarsan veya eşinin da baktığını yakalasan farklı olurdu tabii ki.

Özellikle metal konserlerinde çevredekiler ile böyle laf atıp arkadaş grubunu kalabalıklaştırma, birlikte eğlenme, arkadaş edinme ya da sadece laf edip/sokup/atıp ne oluyorsa karşılığı işte sonra yoluna devam etmeyi yeterince tecrübe ettik. Yani her cümlede flört dememek lazım.

"Tamam senin bulunduğun yerlerde yapmam" cümlesi, senin canını sıkanı anlamadığını gösteriyor ama.
0
nawar
(30.06.24)
Evet eşiniz tepkisini normal bulan olur bulmayan olur. Değişir. Sorulması gereken soru şu: aynı şeyi siz yapsaydınız eşiniz size ne derdi? Kızar miydi yoksa sorun etmez miydi. Bunun cevabı da sizin tepkinizi ortaya koyacak. Ama bana sorarsanız benim başıma gelse pek hoşuma gitmezdi eşimi sakince uyarırdım.
0
olsun demekte zor artik
(30.06.24)
@nawar eşim konserle ilgiliydi, o yüzden keyfini kaçırmak istemedim. Kendi hislerimi de anlatmam lazım ki bir noktada ortak bir yol bulalım, ertesi gün konuştum o yüzden.
0
🌸steelseries
(30.06.24)
Evlilik biraz da böyle göze soka soka sosyal flört etmekten kendini alıkoymaktir. Sınırları biraz zorlamış eşiniz ama gerekli tepkiyi gostermissiniz gibi de geldi. Tekrarı olmaz.
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
yandakiyle konuşmayı gerektirecek bir durum olsa okey ama "x grubunu çok seviyorsun herhalde" öyle bir laf değil.

Sen bir ortamda yandaki kadınla böyle iletişim kurmaya çalışsan o ne düşünür bunu sorabilirsin. Dışarıdan flört gibi görünüyor bence. Ha bilmemkaç yıllık evliyiz flörtü özledik gibi bişey varsa bu da konuşulup çözülmeli.
0
nhk ni youkosu
(30.06.24)
Eşin konserle ilgiliyken yanda kendini kaptırıp coşan birini görüp böyle söyledikten sonra da konsere devam ettiyse bir sorun yok bence. Zaten belli ki flört etmemiş, laf sokmuş hafiften. Konsere ve konser ortamına bağlı olarak gülüp geçebileceğin bir şey diye düşünüyorum. Burada flört çıkarmak istese mutlaka konser bitmeden 2. cümle ya da en azından bakıştığı bir etkileşim çıkardı.

Adamın dönüp birkaç defa baktığını söyleyebilirsin konsere odaklı eşine. Kavga başlatıcı tonda söylemediğin sürece sorun yok. Zaten ya "boşver sallama" derdi ya da rahatsız edici şekilde devam ediyorsa yer değiştirmenizi o isterdi.
0
nawar
(30.06.24)
Böyle bir durumda ben kendimi gavat gibi hissederdim.
0
ferenc
(30.06.24)
Ben de orda burada, dolmuşta bile tanımadığım kişilerle konuşurum, olaylara yorum yaparım filan. Yani buna yatkın bir karakterim var da kendimi kontrol edip susmaya çalışıyorum. Eşiniz, dediği gibi konser ortamında bir kalite benzerliği olacağı düşüncesiyle boş bulunmuş. İyi bir insan olduğu izlenimine kapıldım, kasıntı değil en azından.
Siz de adamın flörte kalkışabileceğini hissettiğiniz için tedirgin olmuşsunuz, o bakımdan bir şey diyemem ama çok uzatacak bir şey değil sanki.
0
firez
(30.06.24)
ben olsam konuşurdum çünkü şahsen benim kabul edebileceğim birşey değil yada ben bu çağın insanı değilim.
0
baldan kaymak
(30.06.24)
Flört seviyor ablam. Sen olmadığında neler yaptı, yapıyor.
0
gabe h coud
(30.06.24)
Alkolün etkisiyle böyle bir şey söylenmiş olabilir. Ben de evliyim. Eşim bu şekilde karşı tarafla konuşsa bozulurum ve senin yaptığın gibi ertesi gün sorarım nedenini ve alkole de vererek anlayışla karşılarım fakat eşinin "... senin bulunduğun yerlerde yapmam" Sözü asla kabul edilebilir bir şey değil. Yanında olmayınca yapacak mı yani. Bu anlam çıkıyor. Bu aynı zamanda konserdeki sözün de alkolün etkisiyle söylenmemiş olduğu anlamına geliyor. Yani ertesi gün yaptığı konuşmayi bana yapsa ben bir daha gözüm kapalı guvenmezdim ki gerçekten de insan karşısındakine güvenmemeyi.

Ee şimdi ne olacak. Bir şey olmayacak tatsız bir gün geçip gitmiş oldu. Bundan sonra yapacağınız şey evli bir kişi olarak söylüyorum kesinlikle gözü kapalı güvenmemek. Bir insan kapıyı aramamali. Ben şunun için dedim böyle bir amacım yoktu vs bunlar lafın boku. Kapıyı aralarsan eğer o kapıdan girmek isterler.
0
dedeminhirkasi
(30.06.24)
Sen ordayken bile sürekli dönüp bakan adam, sen orda olmasan bu lafın üstüne konser bitene kadar dibinden ayrılmayacaktı muhtemelen. Bu kapıyı açması hoş değil bence.

Bazı şeylerin teknik açıklaması olmuyor malesef, sen orda rahatsız hissettiysen, ortada rahatsız olacak bir şey var demektir. Kadınlar bu konuda daha mahirdir oysa ki. 100 kişinin arasından sana ilgi duyabilecek kişiyi sezebilirler. İş kendine gelince salağa yatmış bence. Bir de üstüne üstlük 'senin yanında yapmam' diyerek restini çekmiş. Biraz daha alttan alıp, seni anlamaya çalışabilirmiş.

Modern olacaz diye sezgisel hislerimizi kenara bırakmamalıyız.
0
bambaleyo
(30.06.24)
Tam olarak nasil flört oluyor anlamadim bile. Esiniz yabanci mi? Turkiyede insanin insanla muhabbet kurmasi muthis zor ya. Ne desen flort saniyorlar, normal sohbet edilemiyor herhalde. Dumduz laf etmis niye flort olsun durduk yere? Hem de yaninizda.. Bir de adami kim bilir arkanizdan neler yapiyor diye doldurmuslar. Hocam hem ortamina uygun hem de zaten hicbir anlami olmayan, dumduz, insanin insana karsi kurabilecegi herhangi bir cumleden biri. Baska hal hareket de gormemissiniz zaten esinizden yana. Bence buyutmeyin ne kendinizi uzun ne esinizi uzun. Tanimadigimiz insanlarla da sohbet edebilmeliyiz, cevremize bu kadar kapali olmamaliyiz ya avrupa'da hic tanimadigin insanla da sohbet ediyorsun kimse garipsemiyor da ya bu bana yuruyor diye kendini sisirmiyor da. Belli ki esiniz de boyle medeni biri. Tebrikler.
0
nic cage
(30.06.24)
Eşiniz yanlış yapmış. İçkinin etkisiyle böyle bir laf atma hareketi olabilir ama ertesi gün siz konuyu tartışırken "tamam senin bulunduğun yerde yapmam" demesi bence kavga sebebi.

Güveniniz azalmasın ama bu anlayışsızlığın temelinde ne yatıyor onu arayıp bulmanızı tavsiye ederim.
0
pispinti
(30.06.24)
Bütün aldatmalar böyle başlar.

Abla fikren yeni denizlere yelken açmış.
0
Yourcousinmarvinberry
(30.06.24)
@ nic cage örnek gösterdiğin kültürle olayın yaşandığı ülkenin kültürleri farklı. İnsanların düşünceleri de bu nedenle çok farklı. Evet eşi yabancı olsa o zaman normal karşılanır. Doğup büyüdüğü kültürde gayet normal görülür fakat bu ülkede dediğin şeyi normal karşılayana gülerler sadece.
0
dedeminhirkasi
(30.06.24)
Aşırı elit ortam dışında alkol mekanı her zaman riskli bizim gibi ortadogu kafasındaki ülkelerde.

Ve bizim gibi ortadogu kafasında ki ülkelerde kadının tebessüm etmesi hatta adres sorması dahi erkeğin testesteronu yükseltiyor.

Eşiniz ülke gerçekleri bildiği halde bir erkeğe nasıl davranması gerektiğini mesafe koyması lazım geldiğini önemsemiyorsa....

Bu sorun ciddi bir sorun. Eşiniz kötü niyetli olmasa bile erkek beyni böyle düşünmüyor saçma sapan bir şekilde takıntı haline getiren idiotlar sapıklar var bu ülkede.

Sizi üzmek istemiyorum Eşiniz düşünce tarzını değiştirmedigi sürece siz günün birinde üzüleceksiniz aldatma anlamında söylemedim. Bu davranış şekli takıntılı birini ailenize musallat eder.
0
Fritz-X
(01.07.24)
aynı kültür gurubundan kişilerin olduğu konserlerde sağla solla sohbet etmek çok olağan bir şey, çoğu zaman keyifli de oluyor. ama "x grubunu çok seviyorsun herhalde" cümlesi sanki yaşça küçük ya da şirin bulduğu birine sohbet başlatmak için söylenen bir cümle gibi. ben anlamsız buldum. fakat bu noktada içinizi kemirecek bir şey henüz tam olarak var diyemem, her şeyin anlamlı olması gerekmiyor çünkü. bence sorun aldatmak sorunu değil, aranızda iletişim sorunu var. şöyle ki; öncelikle o kişi konser boyu eşinize baktıysa emin olun eşiniz bunu farketmiştir. bir cümleden sonra hiç bakmadıysa, bunu bir oyun haline getirmiş bile olabilir, tekrar not düşeyim ben eylemleri tartışmıyorum. demek istediğim şu ki, bunu bilmesine rağmen siz ona rahatsızlığınızı dile getirdiğinizde sizinle empati kurmaya yanaşmaması. bunun sonuçlarını anlamıyor olabilir, bence sakin bir zamanda bu durumun sizin iletişiminize kalıcı zarar verebileceğini ona açıkça anlatmalısınız.

"Tamam senin bulunduğun yerlerde yapmam" cümlesini ise kırıcı buldum. ya gerçekten yaptığı şeyi hiç sorun etmeyeceğinizi düşünüyor ya da bilemiyorum. üzüldüm. eşiniz gibi insanlarla tanıştım, kafaları nasıl çalışıyor tam olarak bilmiyorum ama muhtemelen sizin dert ettiğiniz konularla ilgili (aldatmak gibi) bir niyeti yok. kendini değiştirmeyecek. bunu kabul ederek yola devam edebilecekseniz edin, yoksa üstüne düşünmeye devam eder kafaya takarsanız deli olursunuz
0
her giriste sifresini unutan adam
(01.07.24)
@Nic cage güzel ifade etmiş.
Ben yorumları hayretle okudum. Tamam bir acayip toplum olduk, tedbirli davranalım ama bir insanın bir insana iki çift laf etmesinde ne var gerçekten anlamadım. Dehşet içindeyim. Bir de güvensizlik ve aldatma korkusu içinde herkes, bana normal gelmiyor.
0
firez
(01.07.24)
Evlendikten sonra bende hoş karşılamazdım,
Sosyalliğin biraz kısıtlanması gerekiyor evlendikten sonra,
Birdenbire türeyen arkadaşlar bu şekilde olup aradaki güveni zedeler bencede.
Kadın yaptığının doğru olduğunu düşünüyor bu sebeple kafasında bir sorunlar var belki ufak tefek arkadaş/sohbet eksikliği yada başka bir şey kadınlar daha iyi analiz eder gerçi.

Ülkemizde şöyle bir durumda var eşit olalım sende birine böyle laf atıp tanışabilirsin dese,
Erkeğin attığı 100 laftan 1tanesi ile tanışırken
Kadının attığı 100 laftan 99uyla tanışır bu sebeple bu konuda eşitlik adaleti getirmez.
0
kararsızataletfilozofu
(01.07.24)
Yorumları okuyunca yaşlandığımı hissetim. Bence bildiğin redflag bu.

Ben evli insanların evlilik sonrası karşı cins arkadaş edinmesine karşıyım o sebeple sosyalleşmeyi de normal bulmuyorum.
Hele yanımda eşim varken erkeklerle diyaloga bile girmem. Sonra adam sizin hikayede olduğu gibi bir ışık görüp dönüp bakar, kocam fiziksel kavgaya girmeye kalkar filan? Ne gerek var ki sırf iki saniyelik cümle söyleyeceğim diye. Anlamsız yani.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.07.24)
ben böyle bir lafı hemcinsime atardım sanırım. insanlarla konuşmayı severim. yanımda içe kapanık ya da modu düşük minnoş bir kız varsa böyle bir laf atardım diye düşünüyorum.

aynısını bir erkeğe yapsam eşim beni o ortamda bırakır giderdi heralde
0
Hallegadola
(01.07.24)
"Tamam senin bulunduğun yerlerde yapmam" şu cümleden sonra sükunetinizi koruyabilmenizi gerçekten takdir ettim.
0
WithWorth
(01.07.24)
Hoş değil. Bir arkadaşım da böyle, zaten aldatıyor adamı da.
0
Kahvedesu
(01.07.24)
böyle durumlarda kenarda durup bakışmaya gerek yok, yapılacak doğru davranış muhabbete dahil olmak, varlığını bakışların yerine dahil olarak gösterirsin. aradaki muhabbetin seviyesini dengeleyebilirsin, istediğin gibi yönlendirebilirsin, hatta gel bi içecek bişiyler alalım diye uzaklaştırabilirsin. bu davranışla hatunun gözünde de 10 numara 5 yıldız olmuş olursun.

rahatsız olmuşsun belirtmişsin, bir şeyleri dayatmaya, açıklamaya, rahatsızlığını haklı göstermeye gerek yok, bir dahaki sefere yine böyle bişi olursa bu da eşim diye tanıştırır zaten.

güven azaltacak bir şey yok.
0
selam
(01.07.24)
Esin istemeden karsi tarafin flort olarak algilayacagi bir sekilde farketmeden konusmus olabilir ancak senin bozulmani onemsememesi ve senin bulundugun yerde yapmam demesi direk sari kart.Daha ciddi bir konusma yapardim
0
turkuaz
(01.07.24)
10 üzerinden 9 faul bir hareket bence. kendinizi sorgulamayın. evli bir kadın hareketlerinde son derece dikkatli olmalı, günümüz poligamik piyasasında sadakat iddiası taşıyan bir ilişki içinde ise , karşı cins ile en ufak bir flörtöz temas içinde olmamalıdır. ben bekar bir adamım,sevgilim ile ayrılık aşamasında bir noktadayız. onun olmadığı bir konserde çektiğim videoları instagramdan ekleşip göndermemi isteyen bir kadın oldu, airdrop varsa gönderebileceğimi yoksa instagram hesabıma ekleyemeyeceğimi söyledim geçtim.
0
loch ness
(01.07.24)
Kültür, orta-doğu, alkol falan diyen arkadaşlar 30+ yaşındayım herhalde liseden beri konserlere gidiyorum 276937 defa denk gelmiş hatta parçası olmuşumdur bu tarz şeylerin. İki tarafın da içinden gelirse yine benzer şekilde iletişim sonrası yürümek isteyen, istediğine yürür ama aksi halde geçer gider öyle.

Evet, kadın adres sordu diye adrese birlikte gideceklerini sanıp tahrik olanlar var. Bu tipler ABD'de de var ama neyse konu değil. Yine de eşinin belirttiği gibi, iki insan arasında "acaba ekmek çıkar mı?" amacından farklı iletişim kurulması gayet normal bir şey.

Burada, şu duyuruda "Tamam senin bulunduğun yerlerde yapmam" cümlesi dışında dert edecek bir şey yok. O cümle de iletişim sorunu sebepli olabilir. Tartışma başlantıcı/başlangıcı diye moderasyon uyarısı yememek için detaya girmedim ama sakin! Sosyal medyanın "kadın-erkek seks dışında hiçbir sebeple hiçbir etkileşime gir(e)mez" havasına açmayın yelkenleri. Adamın kafasına kurt düşürme çabasının evliliğe de duruma da faydası yok. Tabii duyuru sahibi de çekinmeden, net ve zamanında belirtsin sıkıntısını.
0
nawar
(01.07.24)
abi 10 üzerinden 10 ofsayt. attığı lafta cok sacma yani. eşinin laf attıgı adam nasıl biriydi peki? cok mu yakısıklıydı? hadi böyle şişko kel birine dese anlarım. o adam sen olmasan eşinle işi konserde bitirirdi.
0
sizofren06
(01.07.24)
tam olarak özrü kabahatinden büyük ifadesine denk gelen bir olay.
durduk yere başkasına laf atması ofsaytsa da, duruma göre kabul edilebilir. sevgili ya da evliyiz diye sosyal ortamlarda hiç sohbetimiz olmayacak ya da arkadaşlık kuramayacak değiliz, ancak bu örnekteki bu tavır biraz gereksiz gibi. büyütülecek bir şey değil, siz de büyütmemişsiniz zaten. rahatsız olmuş ve söylemişsiniz. bunu anlaması ya da rahatsız olunabilecek bir durum olduğunu bilmesi gerekirdi.

ancak onu geçtik "senin olmadığın yerde yapmam" ifadesi daha bi rahatsız edici. sizi ya da sizi rahatsız eden şeyin ne olduğunu pek anlamış gibi değil.
0
biseysorcaktim
(01.07.24)
(8)

Kısa boylu kadınlara özel soru

ms brownstone
Uzun elbise ya da etek giyiyor musunuz?Ben asla yakışmayacağını düşündüğüm için hep mini tercih ettim bu yaşıma kadar ama uzun birkaç elbise beğendim bugün ve almak istiyorum sanırım. Siz ne tür elbiseleri ne şekilde kombinleyerek giyiyorsunuz? Ben topuklu ayakkabı da giymediğim için hala emin olamı
Uzun elbise ya da etek giyiyor musunuz?

Ben asla yakışmayacağını düşündüğüm için hep mini tercih ettim bu yaşıma kadar ama uzun birkaç elbise beğendim bugün ve almak istiyorum sanırım.

Siz ne tür elbiseleri ne şekilde kombinleyerek giyiyorsunuz? Ben topuklu ayakkabı da giymediğim için hala emin olamıyorum alıp almama konusunda.
0
ms brownstone
(30.06.24)
uzun etek giyiyorum. ama topuga kadar degil diz altina kadar. bence kötü durmuyor.
0
robert bosch
(30.06.24)
Ne kadar kısa boy?
Ben 162'yim çoğunlukla midi boy etek ve elbise giyorum. Ama uzun etek ve elbiselerim de var giydiğim. Spor ayakkabı sneaker/ vans giyiyorum altına. Askılı elbiseler için üzerine salaş keten gömlek giyiyorum. Eteklerin üstüne de etek içine koymalik tişört giyiyorum.
0
Amaranta ursula
(30.06.24)
Giyiyorum. En uzun giydiğim, bileğin beş altı parmak üstünde oluyor genelde. Ayakkabının bilekten bacak boyumu kesmemesine dikkat ediyorum, bel oyuntusunun bir tık üstünde kemer kullanıyorum elbiselerde. Yazın sandalet, spor ayakkabı ya da kısa topuklularla kombinliyorum. Kışın topuklu bot kullanıyorum. Bacak boyum vücuduma göre bir tık uzun olduğu için şanslıyım neyse ki.
0
moonie
(30.06.24)
Şimdiye kadar giymemiştim ama şimdi tane uzun etek aldım. Giymeye utanıyorum. Boyum 160. Kısa boylu kombini atanlar olursa sevinirim:)
0
Kahvedesu
(30.06.24)
Boyum 159-160 arası. Yazları uzun elbise çok giyerim, herkes de çok yakistirir fakat dikkat etmeniz gereken üç konu var;

1. Kilo: eğer hafif balık etli- toplu biriyseniz uzun elbiseler sizi daha da kısa boylu ve kilolu gösterecektir.

2. Vücut proporsiyonu: kısa boylu olmakla- orantısız olmak farklı şeyler. Bacak boyunuz vucudunuza oranla uzunsa (bazı kısa boylu insanların bacak boyları da kısa vücuduna oranla kısa oluyor, uzun elbiseler daha da kısa gösteriyor), omuzlariniz çok dar degilse ve gögusleriniz de çok büyük değilse uzun elbise giymekte hiçbir problem yok.

3. Elbisenin boyu: yerleri süpüren uzun elbiseler değil, maksimum bileğin biraz üzerindeki elbiseleri tercih edebilirsiniz. Midi elbiseler de olur. Fakat orta boy (dizin hemen altı veya dizin hemen üstü gibi) elbiselerle, çok uzun elbiseler uygun değil. Ben ya midi-bilek üstü elbiseleri ya da mini elbiseleri tercih ediyorum.

Son olarak da volanlı, büyük desenli elbiselerdense daha küçük desenli ve düz uzun elbiseler tercih edebilirsiniz.

Genelde sandalet ya da spor ayakkabı giyiyorum altına. Kışlık uzun elbisem yok, bir tane uzun eteğim var, onu da uzun cizmeyle kombinliyorum.
0
fraise
(30.06.24)
Giymiyorum, bana yakışmıyor. Topuklu ayakkabıyla bile diz altından uzun etek veya elbise giyemiyorum.
0
auroraaurora
(01.07.24)
157 boyum. her boy elbise etek giyerim yakışır hepsi.

önemli olan vücut tipine göre giymek bence. ben balık etliyim belim incedir ama basen tarafım geniş. bu yüzden robadan elbise giymem. belimin inceliğini gösterecek elbiseleri tercih ederim.

eşim uzun etek elbiseleri daha çok yakıştırıyor mesela. daha uzun gösteriyor diyor, bana da öyle geliyor.
0
Hallegadola
(01.07.24)
uzun etek hiç giymiyorum. uzun elbise de yazın efil efil yazlık elbiseler giyiyorum sadece. yakışır bence ama uğraşmak zor geliyor
0
yuvarlanantencereninkapagi
(01.07.24)
(23)

Her işyerinde mutlaka bulunan karakterler

sekizdokuzon
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız. Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız.

Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
klima savaşlarına neden olan kadın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.06.24)
Astroloji vb. şeyleri fazla ciddiye alan biri.
0
auroraaurora
(26.06.24)
Alaylı, ulu bilge
0
pavlis
(26.06.24)
Patron yalakası. Onun yerine sen yerin dibine girersin. Onun o davranişlarını, konuşmalarını gördükçe, küçüldükçe küçülürsün en sonunda bir bakmışsın nokta kadar kalmışsın ama o hâlâ aynı şekilde yalakalığına devam ediyor. Başkası adına utanmak çok kötü.
0
rock n roll
(26.06.24)
bütün dedikodulara hakim çaycı-idari personel
sürekli aynı hikayeleri anlatan yaşlı amir
0
Hallegadola
(26.06.24)
Çalışma hayatında bir bilemedin iki kere geç saat mesaiye kaldığı halde sanki uzun bir dönem öyle geçmiş gibi "ohoo biz sabahlara kadar çalışıyorduk burda" diye yerli yersiz sürekli bundan bahseden tip. Çalıştığım 3 yerde de vardı.
0
akhenaten
(26.06.24)
Hiçbir şey bilmeden işte tutunanlar.

Yılın yarısını hasta geçirenler.
0
kimlanbu
(26.06.24)
beyaz yaka silkeleme odaklı ürünleri öve öve bitiremeyen tipler.
0
hops
(26.06.24)
klimayı sürekli açık tutmak isteyenler klimanın hiç açılmamasını savunan iki kişi.
0
liberal
(26.06.24)
şadan abi. her şeyden bahseden adam/kadın.
0
Improbable
(26.06.24)
Libidosu yüksekler
Mutsuz evliliğiyle yüzleşmemek için hibrit çalışma ortamında her gün ofise gelip, mesaiye kalarak haber okuyanlar
Gizli işsizler
0
gabe h coud
(26.06.24)
Birbirini anında bulan dedikodu sevenler. Komik tarafı en çok da birbirlerinin dedikodusunu yapmaları. Arada bana da gelip bir dedikodu bilgisi verir ve benim de onlara başka dedikodu aktarmamı beklerler, benden karşılık bulamayınca dışlarlar sonra.

Bir de şehir/iş değişikliği öncesi hoşlandığı erkeklere açıkça asılan evli kadınlar var.

Güne futbol sohbeti ile başlayıp, ikinci el araba bakarak devam edip, Facebookta okudukları gerçek olmayan bilgileri paylaşarak tamamlayanlar.
0
hasmetizm 2046
(26.06.24)
Ben burdayim demek icin hareketleriyle, sesiyle surekli kendini gosterenler. Yuksek sesle konusur, herkesle bi muhabbeti vardir, her ortami bilir, sirketteki tum giybetlere hakimdir, her seyin en dogrusunu o bilir. Sen neymissin be abi hesabi ama kadin da olabilir bu.

Isi onemsiyormus gorunup aslinda ona buna is cakmaya calisan, surekli ustunden is atarken kendi yaptigi sacma seyleri de bir kilifa uydurmaya calisan, saat 5 oldu mu sivisan, surekli “bana ne yeaa” modunda yasayan tip.
0
mor oje
(26.06.24)
sabahları kahve içmeden ayılamıyorumcular
0
jülsezar
(26.06.24)
şortla gelenlere “oohh tatile mi geldin” diyenler
0
respect
(26.06.24)
Surekli sikayet edip enerji emenler, dilinde birakip gidicem diyenler.
0
Feriyaanim
(26.06.24)
Aslinda bunlardan her ortamda var; cok arkadas canlisi, samimi davranip, kuyunu kazanlar.
durmadan cocugundan, kocasindan bahsedenler.
0
durgunfoton
(26.06.24)
Ağzı ya da teni kokanlar.
0
gabe h coud
(26.06.24)
Arkadaşlarına yıllardır evinden dışarıdan hiç bir şey getirmeyen ikram etmeyen tiplerin, yenilecek bir şey söz konusu olduğunda yiyicilikte ve bedavacılıkta anında ilk sırada olmaları, lokmaları götürmeleri.

Böyleleri ortamda olmadığında ikramlarınızı yapmanız tavsiye edilir.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
her boka muhalefet eden, gevezeliği ile sohbet adı altında cinayete teşebbüs eden ama hiçbir iş yapmayan, başkalarına iş yaptırmaya çalışan fosil, yaşlı çalışan.
0
wilhelmwasmuss
(26.06.24)
geç gelen personele ''bizde yemeğe çıkıyorduk'' diyen biri mutlaka vardır :')
0
since1907
(26.06.24)
Birileri için sürekli para toplayıp altın almak isteyenler ve buraya ait olmadığını düşünen, kendini geri plana atmış zeki mi yoksa asosyal mi olduğu belli olmayan tip.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
Boynerden sürekli kargo bekleyen kadın.
0
🌸sekizdokuzon
(26.06.24)
(17)

30lu yaşların 20lerden daha zor geçmesi. Böyle olan var mı?

pembediken
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
0
pembediken
(25.06.24)
20 ler lesti, 30 lar efsane.

Azicik ekleme yapmak istedim, sorumluluk olarak 30 yasindayken daha fazla sorumlulugum var ama 20 li yaslar o sorumluluk sahibi olma durumunu elde etmekle gectigi icin hep bi mucadele, hep bi zorluktu benim icin. O yuzden 30 lar cok guzel.
0
Feriyaanim
(25.06.24)
Ben daha bir şey anlamadim sürekli bir mücadele hali.

40 olunca da muhtemelen böyle olur, değişim umudum yok.
0
pavlis
(25.06.24)
Yirmilerdeki sorumlulukları zorlanmadan yerine getirip otuzlardakilerde takılmış olabilirsiniz. Evlenmek,. çocuk yapmak gibi şeyler mesela, laf arasında söylemişsiniz. Ya da kariyerin oturması, yükselme. Bunları yapmak zorunda hissedip yapmamanin ya da yapamamanin huzursuzluğu olabilir. Kırklara doğru geçiyor o trip de.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
Bir sonraki sınavın konularını vereyim:p 35-36 dan sonra muazzam bir anlam arayışı başlıyor. İnsanın görüşü dışarıdan içeriye yöneliyor. Biraz ergenlikte yaşanan kafa karışıklığına benziyor ama hayatınız boyunca yaşadığınız her şeyi kafanızda bir yere oturtup bir çerçeveye oturtmaya çalışıyorsunuz. Hiçbir şey bilmiyorum şoku yaşanıyor, her şeyi yeniden öğreniyor gibi hissediyorsunuz. Bu krizi atlatmak için de bol bol araştırmak,. öğrenmek, dinlemek, sakin kalmak, daha fazla kapsayıcı olmak falan gerekiyor. Diğerlerinden daha doyurucu bir mücadele ama, daha keyifli.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
20 lerin gözünü seveyim içerden bildiriyorum gelmeyin 30 lara
0
spacevan
(26.06.24)
Hayatın en güzel dönemi 30-40 arası bence.

Aileden zenginseniz o ayrı tabii.
0
pispinti
(26.06.24)
30lar bazı açılardan 20lere kıyasla daha iyi olmakla beraber bazı açılardan çok daha kötü geçiyor bende şu ana kadar.
Hayata dair beklentiler netleştikçe, kaygılar da aynı şekilde netleşiyor. Yaşın ilerlemesinden ötürü de hedeflere daha yoğun odaklanma, haliyle kaygıların streslerin de zihnimdeki yerini büyütüyor. Böyle boktan olaylar.
0
cay koy geliyorum
(26.06.24)
30lar çok daha iyi.

Ayrıca bekar olmak zaten ekstra yük o sebeple evli olmamak da etkiliyor olabilir. Evli insanlar hem sorumlulukları paylaşıyor hem birbirine destek oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(26.06.24)
30lar daha güzel bence

ben 40ların da güzel olacağını düşünüyorum.

20ler iş güç okul eş bulma denklemi etrafında dönüyor. 30una geldiğinde bunları hallettiysen çok daha rahat geçiyor
0
Hallegadola
(26.06.24)
30'larda kariyerde ilerleme baskısını çok hissediyorum. Aileden tamamen koptuğum ve kendi evime çıktığım için sorumluluklarım ağırlaştı. Tek başıma evi ayakta tutma hissiyatı yaşıyorum. 20'lerde daha gözü pek biriydim sanırım. İnsanın kaybedecek şeyi arttıkça hayatı bir anlamda zorlaşıyor.
0
silverleaf
(26.06.24)
Geleceğe dair umutlarım gitgide azalıyor, herhangi bir şey için çabalamak istemiyorum çünkü anlamsız geliyor. Ama bu 30lar ile mi yoksa ülkenin gidişatı ile mi alakalı bilemiyorum.
0
peki madem
(26.06.24)
40'ıma beş ay var. 20'lerim köle gibi geçti. İnanılmaz çalıştım ama fiziksel olarak dayanıklıydım. Kariyerimde yükseldikçe stres de eklendi. Son işimde hem 20'lerimdekinden fazla çalıştım, hem de dayanılmaz bir stres ve sorumluluk vardı. Uykusuzluk, insomnia baş gösterdi. Son 9 aydır yeni bir işteyim ve harika bir iş, daha iyisi olamaz. Fiziksel olarak en güçlü, en hızlı olduğum yaştayım.
0
gabe h coud
(26.06.24)
@peki ülkenin gidişatı özellikle ekonomik durumlar çoğumuzu olumsuz etkiledi. Insanın amacı olmayınca anlamsız geliyor.
0
🌸pembediken
(26.06.24)
20ler zordu ya, çok fazla duygu karşaması vardı.
zorluklar, ümitsizlik vardı ama ümit de vardı.

30lara gelince daha sıradan, daha tekdüze olmaya başladım. zorluklar bazı konularda azaldı, ama ümit de azaldı.
okuduğum kitap sayısı yılda bire düştü son zamanlarda, bu gidişle iki yıld bir olacak.
dinlediğim müzikler değişti, güldüğüm espriler değişti. artık "osuruklu komedilere gülen adam" oldum.
artık edebiyat, felsefe gibi şeylere ilgim azaldı. daha para ve kariyer odaklı oldum.

yeni bir şeylere başlamak rahatsız ediyor. "dur bakalım pantolonları hiç kaldırmayalım, böyle gidelim" diye iç geçiriyorum her yeni konuda, çoğu kez haksız da çıkmıyorum. herkes yakaladığını...

küfürlü ya da kaba konuşur oldum, ama bakıyorum olan bitene, az bile diyorum.

velhasıl, tüm bunlarda ülkedeki değişimlerin etkili olduğunu düşünüyorum.
hatta şimdiki 20li yaştakiler ile bizim 20li yaşlarımız kıyaslansa, biz onlardan iyi durumdayızdır bence.

demek ki sorun tümden bizde ya da yaşta değil, değişsen düzende.

30ların zor olmasındaki bir diğer şey de, insanlar evleniyor, düzen kuruyor, kimisi yurtdışına gidiyor, çocukları oluyor. bekar biri için bunlar korkutucu olabiliyor ya da farkında olmadan bile özlem oluşturabiliyor. 20lerde böyle şeyler hayatımızın başat gündemi değildi.
0
biseysorcaktim
(26.06.24)
Daha zor/kolay geçmesi yaş grubuyla değil hayat şartlarınla alakalı. Maddi durumun makul seviyedeyse, eşin dostun iyiyse, sağlığın yerindeyse, sosyal bir hayatın varsa iki yaş grubu da birbirinden güzel geçer.

30 yaş grubu evliliklerin daha fazla olduğu grup. Başarılı-uyumlu bir evlilik yaparsan 2+2 = 5 oluyor. Evliliğin sıkıntılıysa, boşanma vb. süreçlere giriyorsan 2+2 = -1 bile olabilir. Ben böyle tanımlıyorum.
0
Lethe
(26.06.24)
20'li yaşları ciddiye almıyorum. Hayat konusunda çok tecrübesiz olduğun yaşlar. 30'lu yaşlar hiçbir şey için geç olmayan yaşlar bana göre. Yapmak istediğin, hayal ettiğin şeyleri dene. 40'lı yaşlar zirve. Birkaç gün önce 40 oldum. 30'lu yaşlarımın ortaları ve sonlarına doğru inanılmaz bir şekilde iyi hissettim kendimi. Hayata bakış olsun, düşünceler, aldığım kararlar olsun, fiziksel görünüm olsun. Bundan sonra da şahane olarak devam edeceğimi biliyorum.
0
rock n roll
(26.06.24)
20'lerimde kendi içimde verdiğim mücadelenin 30'larımda zevkini yaşıyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.06.24)
(9)

lucy, dune, the matrix

füt
bu üç filmde gördüğüm iki konu hakkında düşüncelerinizi ve bildiklerini sormak istiyorum. bolca spoiler içerirlucy'i izleyen bilir, beyin kapatisenin kullanımı ile alakalı. burada beyin kapasitesinin kullanımı arttıkça lucy'nin gözlerinin masmavi parladığını gösteriyor yönetmen. yani scarlet johansn
bu üç filmde gördüğüm iki konu hakkında düşüncelerinizi ve bildiklerini sormak istiyorum. bolca spoiler içerir

lucy'i izleyen bilir, beyin kapatisenin kullanımı ile alakalı. burada beyin kapasitesinin kullanımı arttıkça lucy'nin gözlerinin masmavi parladığını gösteriyor yönetmen. yani scarlet johansn'un gözlerinin rengine zoom olarak değil de bariz pasparlak mavi olarak vurgulanmasını gösteriyor.
the dune'da ise, fremenler var. gözleri masmavi. ama normal bir mavilik değil, vurgulanmış, çok yoğun bir mavi. ikinci filmde paul atreides'in de ön görülerinin açıldığı sahnede, hem annesinin hem de kendisinin gözlerini aşırı mavi gördük.

soru 1: bu iki film bağlamında gözlerin mavi olmasının anlamı nedir? mavi göz ne demek? aradığım ya da etrafında gezindiğim cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.


ikinci sorum da şu; the matrix'i yapan adamlar, (yani kadınlar) wakovski kardeşlerin cinsiyet değiştirip kadın olması hedonist bir yaşam tarzından çok daha başka anlamları olduğunu düşünüyorum. benzer şekilde lucy filminde de, %100 kapasiteyle çalışan beyin (yani Tanrı), batı literatüründeki Lucy adındaki ilk kadın figürüyle gösterilmesi. tam tarif edecek doğru kelimeleri buldum mu bilmiyorum, batıda son dönemde çok yoğun şekilde artan "future is female" propagandalarıyla, kadın olmanın çok yoğun psişik güçlerle bağlantısı vurgulanıyor devamlı.

(aynı şekilde the dune'da bene gesserit rahibelerinin yoğun psişik güçleri, onların soylarının devamı kız çocuklarla devam ettirilmesi (bunun özellikle istenmesi ve yapılması), ama paul'ün erkek doğmasıyla, aktarımın tehlikeye girmesine rağmen bunu bir şekilde halledebilmeleri, bu güçlerin erkeklere de geçebilmesi- yani the matrix'in yönetmenlerinin boşuna cinsiyet değiştirmeleri adsfdfs)
bu konuyu nasıl yorumluyorsunuz?
0
füt
(25.06.24)
Mavi tercihi sembolik olmaktan ziyade estetik değil mi sizce de?

Mavi ışık günümüzde bu tür şeylerde çok kullanılıyor. Örneğin yeşil mutant ve genel anlamda radyoaktiviteyi simgeleyen bir renk. Kırmızı daha kontrolsüz tehlikeli bir gücü simgeliyor. Fimlerde şeytani karakterlerde sıkça kullanılır. Aynı zamanda distopik cyberpunk bölgeler de karanlık kırmızı ışıklarla özdeşleşiyor. Sarı ve koyu sarı tonlar yine kötücüllük ama daha çok pislikle ilişkili çıkıyor. Lağım ortamları vs genelde amber sarısı bir renk bulundurur illa ki.

Mavi ve beyaz daha çok temizlik, teknoloji ve pozitif güçle ilişkili kullanılıyor. Günümüzde, geleceği konu alan yapımlarda teknolojik aletler genelde hep mavi-beyaz ışıklar yayar halde gösterilir. Geçmişteki yapımlarda bu bugünkü kadar yoğun şekilde yok. Ütopik ortamlarda hep beyaz ve mavi tonlar hakimdir. Buralarda giysiler hep beyaz ve mavi tonlarında kullanılır.

Bunun bir sebebi yok, alışkanlık. Artık insanların zihninde yerleşik bir tema var. Bu zaman içinde bir şekilde yerleşmiş bir şey.

2. Konuda anlam bahsettiğiniz kişilerin trans olması. Başka bir anlamı yok. Neden olsun ki? İnsan düşünce tarzını yansıtmak için neden cinsiyet değiştirsin? Dövme değil ki bu.
0
akhenaten
(25.06.24)
1. sorumla alakalı aradığım cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.
0
🌸füt
(25.06.24)
Renkli gözler mutasyon sonucu oluşur diyorlar, onunla ilgisi olabilir mi? @akhenaten in de dediği gibi mavi bilgi, derinlik, uçsuz bucaksızlığı da temsil ediyor.
0
sekizdokuzon
(25.06.24)
biyolog değilim ama canlıların mutasyonu, o türün gelişmişlik düzeyinin artmasıyla alakalı mıdır? türün bozulması değil, gelişmişliğinin artması.
0
🌸füt
(25.06.24)
Ben de normal vatandaşım ama bazı mutasyonlar türü geliştirip çevresine uyumunu kolaylaştırır. Lise biyoloji bilgilerime dayanarak söylüyorum:) İşte enformasyon çağındayız, hatta bütün varoluşun enformasyon transferi üzerine kurulduğunu söyleyen bilim adamları var. Matematikte son zamanlarda bu konuyla uğraşan insanlar ciddi ödüller kazanmaya başladı. Her neyse insanın bilgisi, kavrayışı belli mutasyonlarla arttıkça tırnak içinde erip göğe yükselip hayatın, evrenin sırlarına mazhar oluyoruz gibi noktalara gidiyor iş sanırım.
0
sekizdokuzon
(25.06.24)
dostum işte @akhenaten çok güzel açıklamış renk tercih sebeplerini. siyah da ölüm ve ölümle alakalı karanlık kötücül güçleri temsil ediyor mesela. evrimle, üst basamakla alakalı bir tercih söz konusu değil.

2.soruna gelecek olursam future is female biraz woke zırvası ve neyseki woke furyası zayıflamaya başladı. kadınlara ruhaniyet, psişik güçler, ilahi motifler yükleniyor çünkü erkekler genellikle kaba kuvvetle özdeşleştiriliyor. ayrıca doğurganlık üzerinden de oluşturulan sembolik anlamlar mevcut.
0
air
(25.06.24)
@air
"söz konusu değil" diyorsun, haa okey, tamamdır.

2. sorumun cevabını senin yaklaşımından aldım =)
0
🌸füt
(25.06.24)
Matrixi Wachowski kardeşlerin yazmadığını onlara servis edildiğini düşünüyorum
0
Hallegadola
(25.06.24)
''1. sorumla alakalı aradığım cevap; mavi göz renginin evrimin bir üst basamağı olup olmadıpıyla alakalı. yani pigment eksikliğinden çok, biyolojik/evrimsel bir cevap aramaktaydım.''

hacı sen bir şeye takılmışsın kendince cevap vermişsin soruya ve gelip burada kendi cevabını (aradığım cevap) vermemizi istiyorsun :D ne bize soruyon sen zaten biliyorsan çözmüşsen

tamam aradığın cevabı vereyim; alakalı değil. görsel bir sembol kullanımı sadece. 10.000 sene öncesine dayanan bir göz renginde nasıl günümüzden ileri bir evrimin sonraki basamağı işareti arıyorsun anlamak mümkün değil.

''söz konusu değil'' e neden takıldın hiçbir şey anlamadım. burada mevzubahis bu değil anlamında bir söz. ne yaşıyon lan sen asgdfhajksdşas durduk yere gerdin bir dünya

yaklaşımımdan ne cevap aldın ayrıca inanılmaz merak ediyorum.
0
air
(26.06.24)
(9)

Beyaz gürültü işe yarıyor mu?

muhayyer divan
Selam23-24 dakikadır yağmur sesi açtım dinliyorum, rahatlayayım da uyuyayım diye ama hiçbir değişiklik hissetmiyorum. Halbuki yağmur sesini de kokusunu da çok ama çok severim. Bayılırım. Niye gevşemedim? Bu beyaz gürültü denen şey safsata mı acaba?
Selam

23-24 dakikadır yağmur sesi açtım dinliyorum, rahatlayayım da uyuyayım diye ama hiçbir değişiklik hissetmiyorum. Halbuki yağmur sesini de kokusunu da çok ama çok severim. Bayılırım.

Niye gevşemedim? Bu beyaz gürültü denen şey safsata mı acaba?
0
muhayyer divan
(25.06.24)
Beyaz gürültü benim bildiğim çocukların anne karnındaki duyduğu ses. Televizyon hışırtısı gibi. Bizim oğlan ufakken devamlı bunu dinletiyorduk faydası oluyordu.
0
etna
(25.06.24)
İlaçlar bile herkeste aynı etkiyi yapmıyorken safsata demek sert olur.

Ki zaten bu tarz yöntemler mucize değil,ilaç değil.
rahatlamanıza odaklanmanıza uyumanıza yardımcı olan şeyler. Kimi bunu kokuyla yapar.

Demek ki sizde etkisi olmamış, belki de fazla gergindiniz o yüzden etkisi olmadı.

Bu arada yağmur sesi, doğal sestir. Beyaz gürültü farklı. Beyaz gürültü dışında kahverengi, pembe gürültüler de var.
0
jülsezar
(25.06.24)
hoşunuza giden ve sizi mayıştıran yağmur sesi değil demek ki.

youtube da çeşitli asmr videoları var. derya deniz biri mutlaka işe yarar
0
Hallegadola
(25.06.24)
İşe yarıyor da her zaman değil.
Rain Rain diye uygulaması bile var.

Son zamanlarda sesli kitaplara sardım ben. Daha etkili gibi.
0
Mirket
(25.06.24)
Bir çok beyaz gürültü çeşiti var sadece yağmur sesiyle kısıtlamayın. Diğerlerini de deneyin, rüzgar sesi vb. gibi
0
o kadar da degil aga
(25.06.24)
bende bir işe yaramıyor.
0
OgutucuRecep
(25.06.24)
Beyaz gürültü bu: mynoise.net

Yağmur, fırtıma, deniz sesi vs ambient noise, uyurken değil ama çalışırken ortam sesleri bana iyi geliyor.
0
kobuzchu kiz
(25.06.24)
Uyurken değil ama çalışırken işe yarıyor +1 Benim favorim havaalanı sesi.
0
peki madem
(25.06.24)
Dinlerken uyuyakalmışlığım nadir, ama uykuya geçişimi kolaylaştırıyor. Ben Meditopia kullanıyorum. Sabahları bazen alarmdan önce uyanmaya başladım.
0
auroraaurora
(25.06.24)
(6)

Kolposkopi olan var mi hanimlar?

bxgx
Deneyimlerinizi paylasabilirseniz sevinirim. Özeldeki ucretler hk bilgisi olan varsa beni aci gercege hazirlayabilir.
Deneyimlerinizi paylasabilirseniz sevinirim. Özeldeki ucretler hk bilgisi olan varsa beni aci gercege hazirlayabilir.
0
bxgx
(24.06.24)
Ben oldum. Valla 2-3 sene oldu sanırım emin değilim ama 27 bin tl fatura çıkmıştı, tamamını sigorta karşıladı. Genel anestezi ile yaptılar, çıktığımda hemen ağrı kesici verdiler. Gece eve döndüm ama tüm gün hastanede odadaydım, ağrım oldukça ilaç verdiler hissetmedim. Sonraki 2 gün de istirahat ettim, çok hafif kanamam oldu. Ağrım çok az oldu.
Yalnız ben bunun local anesteziyle falan yapılanını duydum da, bence uygun fiyat çıksın falan diye hiç o işe girme. Düşününce bile nefesim sıkıştı şu an.
0
irene
(24.06.24)
@irene
sozlukte de cok farkli deneyimler okudum, cok ilginc gercekten. Normalde muayenede, smear alinirken falan cani aciyan biri misin peki?
0
🌸bxgx
(24.06.24)
Evet, canı benden daha tatlı biriyle daha tanışmadım desem yeri :) doktor çenemden korkup beni uyutmaya karar vermiş de olabilir asdfd
0
irene
(24.06.24)
Hahahsjd tamam bu bilgi rahatlatti. Ben de tam tersiyim cunku. Cok tesekkur ederim <3
0
🌸bxgx
(24.06.24)
Merhaba, geçmiş olsun öncelikle umarım tertemiz çıkar. Ben de özelde yaptırmıştım (sigorta karşıladı, fiyatı hiç hatırlamıyorum maalesef). Açıkçası ilk defa genel anestezi duydum ama tabi neden olmasın :)

bana hiç anestezi teklif edilmemişti, yaptıran tanıdıklarım da dayanırsın ya demişti, o yüzden ben de sormadım. Ama işlem sonrasında sormadığıma biraz pişman oldum diyebilirim. Kolposkopik inceleme çok ağrılı bir işlem değil (smearden bir tık daha rahatsız edici) ama biyopsi örneği alınması epey acılı oldu. Ben daha az acılı bir işlem tahayyül etmiştim, sanırım mental olarak hazırlıksız yakalandım. Dediğim gibi biyopsi ağrılı oluyor, sonrasında 1 gün boyunca 1 pedi dolduracak kanamam ve biraz kesik hissiyatlı ağrım oldu. Ama işlemden 2 3 saat sonra arkadaşımla kafede oturup muhabbet edebildim yani, tabi biraz tadım kaçıktı öyle hoplama zıplama modum yoktu da ama öyle evde yatayım modunda da değildim. Ertesi gün ağrım yok denecek kadar azdı, normal hayatıma döndüm.

Ay çok uzun yazdım. Kısacası canınız aşırı tatlı değilse anestezisiz bile dayanabilirsiniz. Ama tekrar yaptırmak durumunda kalırsam (inş olmaz :() lokali de bir sorarım gibi. Güzel haberler alırsınız umarım
0
aykaranlık
(25.06.24)
canım anama rahmetli ali ayhan yapmıştı. bence imkanınız varsa genel anestesi yaptırın diyeceğim ama doktorlar buna çok yanaşmıyor sanki. 2019 yılında yaptırmıştı heralde başkentte. ne kadar tuttu hatırlamıyorum.

zor bir muayene demişti annem ama onun canın tatlıdır. smearden daha zor ama onu söyleyeyim.

umarım tertemiz çıkar sonucunuz.
0
Hallegadola
(25.06.24)
(11)

Kendinizi ne zaman sevmeye başladınız?

sekizdokuzon
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenere
Kimseye yaranmaya çalışmadığımda, kimseyi memnun etmeye uğraşmadığımda, başıma gelen hiçbir şey için önce başkalarını suçlamadığımda, beni yargılayan herkesin en az benim kadar hayati noksanları olduğunu fark ettiğimde ve bana yapılan kötülüğe benzer şiddette cevap vermediğimde, tek başıma güçlenerek hayatıma devam edecek gücüm, iradem olduğunu fark ettiğimde ben kendimi sevmeye başladım. Başkalarının sevgisini kazanmak için soytarılık yapmaktan vazgeçtiğimde kısaca. Sizde bu süreç nasıl gelişti?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(10.06.24)
Ben hep çok sevdim kendimi. Özellikle son birkaç yıldır daha fazla seviyorum. Düşüncelerim, aldığım kararlar, duruşum, fiziğim, özgüvenim şahane. Belki kibir gibi narsizm gibi görülebilir ama değil, çünkü son birkaç yıl içinde zirveye çıktım gerçekten.
0
rock n roll
(10.06.24)
Valla ben de kendimi bildim bileli kendimi sevip değer veriyorum. Bu sadece duygusal ve ruhsal boyutta kalmıyor. Bana zarar veren ilişki biçimlerinden kurtulmaktan tutun iyilik halime (fiziksel, ruhsal, duygusal) iyi gelecek şeyleri yapmaya kadar gidiyor.
0
Amaranta ursula
(10.06.24)
hatirlatalim youtu.be
0
ala09
(10.06.24)
Kendimizi sevdiğimizi nasıl anlıycaz?
0
Kahvedesu
(10.06.24)
Bilmem ki. Kendimi hiçbir zaman tam anlamıyla sevemedim. Yani bazen seviyor gibi oluyorum sonra yine nefret ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(10.06.24)
@orta buyuklukte +1

Hatta genel olarak sevmeme veya nefret ettiğim zamanlar çok daha fazla diyebilirim.
0
m e b
(10.06.24)
Büyük filozof RuPaul Charles'ın dediği gibi, if you can't love yourself, how in the hell you gonna love somebody else?

Çeşitli sanal mecralarda efendim kendinle en yakın arkadaşınla konuşur gibi konuş, kendini başkalarını değerlendirdiğinden daha sert değerlendirme gibi öğütler okuyup "allaalla?" diyordum, meğer kendini sevmeyen insanlara söylüyorlarmış. Kendini sevmemeyi, kendine kötü/sert/tahammülsüz olmayı aklım almıyor. Normalim bu, en derin depresyondayken bile kendimle aram iyiydi. Kendimi sevmeyeceğim de kimi seveceğim?
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
şimdi geçenlerde bir olaylar oldu bir hanımdan çok hoşlandım neyse sohbetimin olmadığı ancak ortak noktalarda gördüğüm bakıştığım vs. gel zaman git zaman reddedildim üstüne de engellendim. neyse arkadaş dedi ki: "ya üzülüyorum kalbin kırıldı" yok önemli değil diyip geçtim. içimden, "kırıla kırıla kırılacak bir kalbim olmadığını gördüm hissettim. burada amacım hayat dersi vermek ya da deneyimlerimi aktarmak değil elbette. şu var kendini sevmekten öte kendinize değer verin ama hak ettiğinizden fazlasını değil.
0
100binZar
(11.06.24)
narsist değilim ama :)

ben de hep sevdim. sevmediğim yanlarım tabii ki var ama kendi halimde çok mutlu bir insanım, kendi kendime keyifle vakit geçirebilirim. hayatım çok zorlu geçti belki de bu beni çok dayanıklı ve umutlu yaptı.
0
gabe h coud
(11.06.24)
4-5 yaşında anneme @kobuzchu kız'ın alıntısına benzer cümleler kurduğumu hatırlıyorum :d hep bu mantalite ile büyüdüm. Kendini sevmeme olayı bana da ilginç geliyor. Yani kendime çok kızarım, kendime küfrederim, gece durduk yere 10 sene önceki saçma bir anı gelir ve kendi kendime uyuz olurum ama sonuçta ben benim yani kendimi sevmeyip ne yapıcam? Kendimi sevmek için bir ön koşul ya da sebep de aramadım hiç. Sizin saydığınız kötü özelliklere sahip biri de kendini sevmeli. Dünyanın en kötü insanı da olsan kendini sevmen lazım ki daha iyi biri olabilesin. Sevmediğin bir şeyi daha iyi yapmak için uğraşmazsın sonuçta.
0
nundu
(11.06.24)
ben hep kendimi çok sevdim.

tam tersinin nasıl olduğunu anlayamıyorum
0
Hallegadola
(12.06.24)
(15)

çok soru soran kişiler

deartheodosia
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
0
deartheodosia
(08.06.24)
Buraya mahsus soruyorsan kesinlikle burayı hareketlendirmeye çalışıyor. Bana göre. Yok genel soruyorsan iletişim ve ilgi ihtiyacını gidermeye çalıştığını düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Kararsız. Ben gibi
0
numlock
(08.06.24)
sorudan soruya fark var.

bazen sırf laf olsun, muhabbet diye de sorulabilir. bazen aşikar şeyleri sormak bile gerekebiliyor.

meraklı/zeki derim genelde soru soranlara. aptal demem pek. hadsiz de olabilir çok soruyorsa.
0
biseysorcaktim
(08.06.24)
Ömür törpüsü.

- Seni seviyorum.
- Neden?
0
gabe h coud
(08.06.24)
mal. hepsi gibi
0
pavlis
(08.06.24)
soruya göre degisir.
örnek lütfen?
....
galiba ben de cok soru soruyorum :)
0
robert bosch
(08.06.24)
olumlu veya olumsuz bir sey dusunmem
ama hafiften de sinir gelir abarti sekildeyse
0
aferin cok iyi dusunmussun
(08.06.24)
Mesela üretim yapan bir fabrikada yeni işe giren bir mühendisi düşünelim. Fabrika hakkında hiçbir şey bilmiyor. Her şeyi sormasını, merak etmesini beklerim. Sormuyorsa yadırgarım. Sorduğu soruların özelliğine göre zeki mi yoksa vasat mı onu anlarım.

Çok ufak bir araştırmayla bulabileceği şeyleri soran birisi eğer bunu alışkanlık haline getirmişse pek hoş karşılamam. Zevzek olduğunu düşünürüm.

Özellikle çocukların sordukları sorular onların zekalarıyla ilgili çok güzel ipucu veriyor. İyi soru soran çocuğa rastlayınca mutlu olurum.

Önemlidir soru sormak.
0
pispinti
(08.06.24)
Kesinlikle sordukları soruya bağlı. Sorusuna göre "Vay geri zekalı" ile "Hmm! Çok mantıklı bir soru" arasında geniş bir yelpaze var.
0
nawar
(08.06.24)
ne soruyor, anlamak için mi soruyor. konuşmuş olmak için mi soruyor bu önemli.
0
orpheus
(08.06.24)
Kişisel soruysa tersliyorum.
İş ile ilgiliyse cevaplarım, soru saçma olursa olsun, herhangi birşey düşünmem. Hepimiz öğreniyoruz. İyi bir soruysa, beğenirim kaliteli bir insanmış falan derim.
Ortamla insanlarla ilgiliyse, iyi düşünmem.
0
durgunfoton
(08.06.24)
cok soru sormak biraz aptallik gostergesi bence. dogru sorulari bulamiyor ya da cok dusunmuyor diye dusunurum ben.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
uzmanı dışındakiler soruyorsa aptal, insanları rahatsız ettiği için hadsiz.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
istihbaratçı olduğunu düşünürüm
0
Hallegadola
(10.06.24)
aramdaki ilişkiye göre değişir. kadın erkek tanışıklılık süresi. yani sorunun net değil. gerizekalı'dan çok zekalıya kadar geniş bir yelpazede
0
100binZar
(11.06.24)
(12)

karşılıklı sevme mevzusu hk

baldan kaymak
çok sevilen ve sevildiğimiz kişi zarar vermemek için uzaktan sevicem ama seni çok seviyorum diye uzak duruyorsa ona mesaj atar mıydınız?not: ben daha inatçıyım, ölsem yazmam
çok sevilen ve sevildiğimiz kişi zarar vermemek için uzaktan sevicem ama seni çok seviyorum diye uzak duruyorsa ona mesaj atar mıydınız?

not: ben daha inatçıyım, ölsem yazmam
0
baldan kaymak
(08.06.24)
Zarar vermemek derken ne demek istiyor? Mesaj atmazdım.
0
rock n roll
(08.06.24)
gerçekten sevse uzaktan sevicem diyerek uzak duramazdı bence.
0
dilili
(08.06.24)
"Horse Lie" derdim. Üstüne sizin "ıssız adam triplerinize..." derdim.

Not: Kadın-Erkek fark etmiyor Issız Adam'daki "Adam"a takılmamak lazım
0
nawar
(08.06.24)
dilili +1
0
pispinti
(08.06.24)
at yalani+1
0
ala09
(08.06.24)
Olmaz olmaz çok saçma olmamalı
0
lüzumsuz adam
(08.06.24)
atmam tabi. hatta cevap olarak 'hadi ordan tırrrrrek' der önüme bakarım.
0
antihero
(08.06.24)
Bence kendi haline bırakın. Eğer ilgilenmezseniz "ee peki ya şimdi?" diyerek absürt bir şey yaptığını anlayıp geri gelecektir. Ama bu saçmalığın üstüne siz geri kabul ederseniz yazık olur.

Siz yazarsanız bu arabesk ruh hali iyice her yanını kaplar. Kendi kendine triplere girer.

Çok yazık valla, acil şifalar.

tabi bunu karşılıklı sevgi olduğunu söylediğiniz kısmı gerçek kabul ederek yazdım. bana sorarsanız işler çok da düşündüğünüz gibi olmayabilir, bi de o açıdan bakın. "üzmeden nasıl ayrılırım" sorusuna böyle bir cevap üretmeyi denemiş. ancak konuyu o kadar yumuşatmış ki saçmalamış.
0
akhenaten
(08.06.24)
önüne bak dostum.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
ona dokununca alev mi alıyorsun ne tür bir zarar vermek anlamadım. ateş ve suyun hikayesi geldi aklıma.


yol ver.
0
Hallegadola
(10.06.24)
sevgi böyle bi şey değil. önünüze bakınız+1
0
nic cage
(10.06.24)
gözden uzak gönülden uzak. sevmen ya da sevilmen zarar verecekse zaten uzaktanda olmaması gerekir. hiç vakit kaybetme yenisi
0
100binZar
(11.06.24)
(17)

En beğendiğiniz özelliğiniz nedir?

sekizdokuzon
Biraz da pozitif basalım. "Şöyle biri olmasam başıma çok daha büyük belalar açardım." Dediğiniz ne var? Benimki herkesi eninde sonunda affediyor olmam. Affedip hayatıma tekrar almak değil ya da davranışını onaylamak değil. Sadece affetmek. Öç almamak, intikam planları yapmamak. Bazen bu tarafım yüzü
Biraz da pozitif basalım. "Şöyle biri olmasam başıma çok daha büyük belalar açardım." Dediğiniz ne var? Benimki herkesi eninde sonunda affediyor olmam. Affedip hayatıma tekrar almak değil ya da davranışını onaylamak değil. Sadece affetmek. Öç almamak, intikam planları yapmamak. Bazen bu tarafım yüzünden suistimale de uğruyorum ama kar-zarar analizi yaptığımda böyle olmasam ara sıra suistimale uğramaktan daha fazlası gelirdi sonucuna ulaşıyorum.

İki gün önce öldürmek istediğimi bugün affediyorum. Öyle olmasa belki de gerçekten zarar vermek için plan, program yapacağım. Bayağı soft power bence, aşırı mantıklı. Her şeyimiz de noksan, hasarlı değil. Maşallah bize.

Sizde neler var? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(07.06.24)
İki tane söyleyebilirim:

1. Genel olarak şikayetçi bir insan olmamak. Tek başına yaşamanın getirdiği disiplin oldu son birkaç senede. Etrafta şikayet edecek kimse olmayınca insan şikayet etmemeyi ve dirençli olmayı öğreniyor. Çekilmesi zorunlu olan bir şey varsa şikayet edip etrafımdakilerin enerjisini düşürmem, yapar geçerim.

2. Üşengeç olmamak. Fiziksel olarak son birkaç senedir şöyle bir düstur geliştirdim: Ne kadar hareket edebilirsem kârdır. Bu sebeple ilk gençliğimdeki o üşengeç halimden eser kalmadı. Ev işlerinde bile böyle oldum. Evde bir şey yapılacaksa kalkıp direkt yapmaya başladım. Bu kaslar çalışmak için diyorum, hareket etsinler biraz. Yürümem gerekirse seve seve yürürüm, kedişi oynatmak gerekirse hiç üşenmem aksine farklı hareketler yapıp farklı kaslarımı çalıştıracağım için sevinirim. :)
0
silverleaf
(07.06.24)
Sağduyulu bir insanım bu şekilde birçok olayı savuşturdum. Birde çok iyi sır tutarım, niyeyse en çok takdir edilen özelliğim bu.
0
mirty
(07.06.24)
Kısa sürede sorunlara çözüm bulabiliyorum. Mesela hiç müdahil olmadığım bir konuda bir çalışma yapılmış, tam ortasından girdiğimde kimsenin görmediği bir açıdan sorunu çözebiliyorum, kaynağını bulabiliyorum.
Kötü alışkanlığım yok, sporcuyum ve çok sakin biriyim.
0
gabe h coud
(07.06.24)
Aşırı iradeliyim. Çok çalışkanım ve enerjim çok yüksek. İnandığım bir şey uğruna hiç yorulmadan, dinlenmeden, yemek yemeden, su içmeden çalışabilirim. Çok güçlüyüm hem fiziken hem ruhen. Mücadeleci ve savaşçıyım. Çok merhametli ve yardımseverim. İnsanları çok iyi motive ederim. Güler yüzlüyüm. Empati düzeyim çok yüksek. Bu bazen rahatsız edici olabiliyor. İnsanlar beni çok eğlenceli ve tatlı buluyorlar. Bir kaç kişi söyledi bunu. Samimi biri olduğumu düşünüyorum. Sevdiğim çok özelliğim varmış, aklıma gelirse eklerim :)
0
rock n roll
(07.06.24)
Koç burcu musun? @rock n roll
0
🌸sekizdokuzon
(07.06.24)
Sakinliğimi koruyabilme, kolay kolay sinirlenmeme
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
@sekizdokuzon ikizler burcuyum
0
rock n roll
(07.06.24)
@rock n roll: doğum haritanda ateş de var ama belli ki (burç tahmini tutmadığında kadınlar).
0
🌸sekizdokuzon
(07.06.24)
Genel anlamda sakin bir insanım, özellikle iş hayatında çok işime yarıyor. Hırslıyım diyemem ama çok planlıyımdır ve hedefime ulaşırım, sabırsız değilim, 24 senedir içinde bulunduğum sektörde genelde insanlardan 1 adım önde düşünür ve hareket ederim.
Özel hayatımda da genelde sakin ve sabırlıyımdır. En son dakikaya kadar olumlu ve yapıcı hareket ederim.
Hayatla genel olarak espri yaparak başa çıkıyorum, çoğu konuda geniş bi' espri yelpazem var diyebilirim. Koşarken kaşım patlamış, hanım panik haldeyken makara yapıyorum mesela, daha da delleniyor napiyosun diye :):):)
0
kumandanim
(07.06.24)
dürüst bir insan oldum. her zaman. dürüstlüğümü seviyorum. bir de okumayı, öğrenmeyi seviyorum. bunlar sanırım.
0
deartheodosia
(07.06.24)
enerjik, güler yüzlü, neşe dolu ve dışadönük bir insanım. ruhen kötü olduğum zamanların üstesinden çabuk geliyorum.

bir de br insanı kendime çok çabuk bağlayabilirim arkadaş olarak. kendime sempati uyandırabilirim.

kötü özelliklerim daha fazladır ama
0
Hallegadola
(07.06.24)
- Genel olarak şikayetçi bir insan olmamak +1. İyimser biriyimdir. Art niyetli ve kötü niyetim yok.
- Başladığım bir sürecin sonuna kadar gidiyorum, kendi sınırlarımı zorlayıp, ötesine geçmeye çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.06.24)
İlkelerimden taviz vermemeyi, insan ilişkilerinde ısrarcı olmamayı, öz-saygımı düşürecek davranışlarda bulunmamayı seviyorum kendimde.
0
blue rebel motorcycle club
(07.06.24)
Kimseye nefret beslemiyorum. Exlerimi ozluyorum falan oyle..
0
lapaz
(07.06.24)
blue rebel+++++
0
ala09
(08.06.24)
Çevremdekileri yargılamamam
0
lüzumsuz adam
(08.06.24)
sevdıklerıme sadatla baglanırım, adalet bilincim yüksektir. çalışkanım, sorumluluk sahibiyim, merhametliyim.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
(5)

Polat KV ilk 97'de nereden para kazanıyordu? (Çakır'dan sonra) Spoiler

ya ben lan neyse
kumarhane yıkıldı680 m çeçenlere gittiadamları kurduğu işleri batırdı (galeri, restoran, istasyon vs.)bir tek hüsrev ağa 10 m. amerikan lirası vermişti.onun dışında geliri neydi?
kumarhane yıkıldı
680 m çeçenlere gitti
adamları kurduğu işleri batırdı (galeri, restoran, istasyon vs.)
bir tek hüsrev ağa 10 m. amerikan lirası vermişti.

onun dışında geliri neydi?
0
ya ben lan neyse
(04.06.24)
Görünürde sürekli bir geliri var mıydı emin değilim. Ancak gördüğüm kadarıyla para sorun değil havalarındaydı sürekli. Sanki böyle devletle bağlantılardan geliyor gibiydi ilk başlarda, yaptığı bazı işlerde de para alıyor olabilir, mesela Halo'nun hapisten kaçırılması gibi.
0
mbond
(04.06.24)
koruma adi altinda harac keserek. cakir'in sistemi kumarhane haric aynen devam ediyordu. hatta hatirlarsan tombalaci soygununda polat harac alamamaktan sikayetciydi mematiyle konusurken.
0
arakaali
(04.06.24)
1. ortağı olarak çakır'ın iplikçi nedim'deki parasının yarısına miras yoluyla sahip oldu. hatta iplikçi ile paranın ne olacağını konuşmuşlardı. şu kadarı nesrin'in hakkı, bu kadarı çocuklar 18 yaşına gelene kadar işletilecek, şu kadarı ortak olarak benim hakkım diye. yani kumarhane gelirlerini de içeren ciddi bir miktar miras kaldı.

2. koruma adı altında haraç +1. pala'lar armatör cemal'e çöktüklerinde polat memati'ye "bizim himayemizdeki adama çöküyorlar ve sen bıdı bıdı" diye fırça atıyordu. polat ile memati'nin kopmaya başladığı dönemler. kimbilir "himaye" adı altında, armatör cemal gibi kaç kişiden haraç alıyorlardır.

3. aynı dönemde laz ziya 680 milyonu verdiğinde polat "niye aldık biz bu parayı" diye sitem eden dayı ve memati'ye bağıra bağıra "sokaktan bin bin toplamıyoruz artık, sokak bitmiştir, biz en büyük olucaz" diye bağıra bağıra nutuk çekmişti. demek ki o saate kadar sokaktan bin bin topluyorlarmış.
0
kibritsuyu
(05.06.24)
bu benim de aklıma gelmişti bence devlet sağlıyor parayı örtülü ödenekten ahahahha

680 m o zaman da bu zaman da çok büyük bir para şimdi yine görünce şeyettim
0
Hallegadola
(10.07.24)
@halle

devlet sağlıyor olamaz. polat'ın devletle organik bir bağı yok ki. aslan amca'nın bile yok. ilk sezonda istihbaratın ikinci adamı ufuk bey amerikalılara bilgi satarken yakalayıp sorguda kaybedince devlet kgt'ye bile desteği çekti, kgt yeraltına çekildi. terastaki "ben babayım sen amcasın" hesaplaşmasından sonra polat aslan amca'dan da koptu. şu saatten sonra devletin hangi birimiyle irtibata geçip, hangi biriminden para alsın? yok ki kimseyle bağı. bir doğu bey'e kimliğini açıklıyor ama o kadar. bunun karşılığında herhangi bir bağlantı kurulmuyor.

taaa 97. bölümde teslim olduklarında nezarethanede alper gelip sahip çıkıyor da devlete oradan bağlanıyor yeniden.
0
kibritsuyu
(10.07.24)
(5)

Çağla Tuğaltay cinayeti

tchuck
başlığı takip ettim de, ailenin baş şüpheli olduğu çok açık. hani abisi kıskanç vs. abisi bir şey yapmış olabilir, bunlar da okeydir.ama ben şeyi anlamadım; ailenin "aile boyu motivasyonunun" sebebi neymiş?yani çağla'yı öldürmeye karar vermişler diye anlıyorum. ama neden?çünkü işte anne komşu inme s
başlığı takip ettim de, ailenin baş şüpheli olduğu çok açık. hani abisi kıskanç vs. abisi bir şey yapmış olabilir, bunlar da okeydir.

ama ben şeyi anlamadım; ailenin "aile boyu motivasyonunun" sebebi neymiş?
yani çağla'yı öldürmeye karar vermişler diye anlıyorum. ama neden?

çünkü işte anne komşu inme saatini, ordan doktora gitme saatini falan hep önden planlamış diyelim cinayet için.
hadi abi de cinayette yer aldı diyelim.

motivasyonları neymiş yani? niçin planlı bir şekilde çağlayı öldürmüşler?
hani anlık bir sinirle, kıskançlık mevzusuyla bir cinayet işlense senaryo tam rayına oturuyor da. annenin bu doktor randevularını falan hep önden ayarlaması etmesi gibi şeyler işin içine girince, niçin bunu planladıklarını anlamıyorum.


ben mi kaçırıdk bu kısımlardaki "sebebi?"
0
tchuck
(02.06.24)
anahtar verme olayındayım ben, son yazılanları okudum birde fav özetleri okudum konu ile ilgili aileden ziyade anahtar vermek olayında bizimde başımıza gelen yazlık evde bir hırsızlık olayı var saçma sapan yerlerden ipucu birleştirerek başkasının fark ettirmeden anahtar kopyalanıp yapıldığını gördük böyle bişey olabileceğini düşünüyorum.

çağlanın aaa dediği duyulmuş sanki tanıdık birini gördü gibi izlenim var ama insan şaşkın veya korkmuş olduğunda da aynı tepkiyi verebiliyor.
0
eja
(02.06.24)
Bu olay neden bu yıl patladı? Müge Anlı'ya falan mı çıktılar?
0
Kahvedesu
(02.06.24)
@geveze yazar,

aslında sorumu açıkladım; teorilerde hep anne, baba ve oğul bir süredir cinayeti planlıyor gibi bir hava var. kadın doktor saatini, komşu ziyaretini hep buna göre ayarlıyor. abi ona göre üniversiteden erken gelip etrafa gözükmeden başka bir dairede yaşıyor/saklanıyor?

yani bu planlı cinayet için ellerindeki motivasyon ne? tüm aile birleşip 15 yaşındaki kızlarını öldürmek için niçin plan yapıyorlar?


-----

abi bir anlık öfkeyle/zorbalıkla kardeşini öldürür, anne baba da "iki çocuğumuzu da kaybetmeyelim" diyerek cinayeti örtbas etmeye çalışabilirler. bu okey, bu gayet açıklayıcı bir motivasyon olur.

ama cinayeti önceden planlayacak motivasyon ne yani? teorilere göre önceden planlamışlar çünkü.
0
🌸tchuck
(03.06.24)
miras ya da hayat sigortası için diyorlar. ama ortada bi belge vs yok. şu an aktif olarak soruşturuluyor mu bilmiyorum ama öyle olsaydı aile gerçekten bu cinayet sayesinde bi mal mülk edinmiş mi, miras intikali olmuş mu yoksa sigortadan para almış mı açıklanırdı heralde.

. çok üzücü bi cinayet ve aydınlanmasını ben de isterim ama insanlar sanki kırk yıllık dedektif gibi sürekli bi şeyler sallıyor. geçen biri şey yazmış. bunca yıldır sigara içiyorum asla sigaramı yarım bırakmadım, anne baba yarım bırakmış, çok şüpheli bilmemne. gerçekten bu mu yani? genel düşünceler vs de buna benziyor. bilimsel bi dayanağı yok. ekşisözlük gündem oluşturmak açısından iyi olabilir ama sözlükte sayfalarca sallanan görüşlerle çözülmeyecek bu cinayet.

ayrıca şu büyükşen çifti cinayeti mesela. onda da insanlar konuştu etti, kız suçlandı, oğul suçlandı vs. ne oldu? yan evdeki çifti öldürmek için gelen katiller adresi karıştırıp büyükşen çiftini öldürdü. demek ki hayatta olmaz denilen şeyler de olabiliyor.
0
elorelia
(03.06.24)
ya katil belli ama halen daha hapiste değil ben bunu anlayamıyorum
0
Hallegadola
(03.06.24)
(12)

kariyer ve gelecek planları(27 yaş bunalımı)

Behemote
Bugün bir firmada satın alma departmanında bir pozisyon için iş görüşmesine gittim, oturduk konuştuk, klişe bir görüşmeydi. Olumlu olumsuz geri dönüşlerini bekliyorum. İşin stresli ve yoğun olduğu her zamanki gibi dile getirildi. Eve gidince oturup düşünmeye başladım. 1 seneyi aşkındır işsizim, aske
Bugün bir firmada satın alma departmanında bir pozisyon için iş görüşmesine gittim, oturduk konuştuk, klişe bir görüşmeydi. Olumlu olumsuz geri dönüşlerini bekliyorum. İşin stresli ve yoğun olduğu her zamanki gibi dile getirildi. Eve gidince oturup düşünmeye başladım. 1 seneyi aşkındır işsizim, askerden geldiğimden beri iş arıyorum hatta sözlükte bu dönem yaşadıklarımı anlattığım bir entry de içimi dökmüştüm, birkaç kişi mesaj atmıştı. İstediğim bu muydu vb diye düşünüyorum. Bir yandan da maddi kaygılar var. 27 yaşına gelmişsin ve bir yerden başlaman lazım. Diğer taraftan ise bu işin üzerime yapışmasından korkuyorum. Yaşım ilerledikçe ufukta öyle bir ihtimal yok ama evlenip de çocuk sahibi olursam hayatımda radikal değişiklik yapabilecek bir adım atamam. Pandemi ve sonrasında mesleksizliğin ve niteliksizliğin kötü bir şey olduğunu deneyimlemiş birisi olarak dünyanın her tarafında yapabileceğim bir mesleğimin olmasını çok istiyorum. İİBF'de bir bölüm okuduğum için zaten pişmanım, yüksek lisansı bıraktıktan sonra açıköğretimde bilgisayar programcılığı okumaya başladım araya askerlik vb girdi ve 1 dersim kaldı. Türkiye'de beyaz yakalı olursan Kapıkule'den dışarı çıkınca bir anlamı kalmıyor, o işleri orada yapan gani insan var zaten, dünyanın her yanında yapabileceğin bir yeteneğinin olması lazım. Artık 27 yaş bunalımı mı dersiniz adına, yoksa ne istediğini, nereye gideceğini bilememek mi, yahut hayatı kaçırma hissi mi siz karar verin. İşe başlayıp bir yandan yazılım ve yabancı dil konusunda kendime bir şeyler katmaya çalışıp yurtdışı fırsatlarını kovalamak mı yoksa bu hayatı kabullenmek mi, çok dağınık oldu belki ama umarım kendimi ifade edebilmişimdir.

Bilmiyorum, belki de boşa kuruntu ediyorumdur. belki başka birisini alacaklar piyasada o kadar çok insan boşta ki, başka seçeneklere bakmak zorunda kalacağım, kpss'ye gireyim desem diğer bölümlerle aynı kulvarda b grubu kadrolar için yarışıyoruz ve puanlar yüksekten kapatıyor.

Geçen iibf mezunu bir arkadaşla karşılaştık jandarma'da uzman çavuş olmuş. Askerde asteğmen bölüğünde birlikte eğitim almıştık oysa ki. Markette kasiyer ya da giyim mağazasında reyon düzenlemek de var. Yapan insanlara gerçekten saygı duyuyorum. Sonuç olarak kimse sevdiği işte çalışmıyor. Hepimizin gelecek kaygısı had safhada.

Belki de yazılım işinde mutlu olamayacağım, orada da çok rekabet var ve sürekli yenilikleri takip edip kendini güncel tutmak zorundasın.

Ama çocukluğundan beri ama kalıcı ama geçici süreyle yurtdışında yaşamak isteyen birisiyim, bu ergen hevesi de değil. Parayı yerden toplamayacağımı da biliyorum, gittiğim yerde yabancı olacağımı da biliyorum. En ufak olayda topun ağzında olacağımı da. Ama burada da önümü göremiyorum.

Açıkçası sadece kariyer konusunda değil özel hayat konusunda da bunca sene boşa yaşanmış gibi hissediyorum. Ailem ve birkaç arkadaşım dışında öyle müthiş bir sosyal hayatım yok. Yeni insan tanımak da artık bana yorucu geliyor. Bugün iş görüşmesinde bile, bize kendinizden kısaca bahseder misiniz sorusuna cevap verirken iç sesim her seferinde aynı şeyleri söylemekten bıktım diyordu. Şurada doğdum, şu okuldan mezunum, şurada yaşıyorum vb.

İlerleyen yıllarda bunu atlatabilirsem geriye dönüp baktığımda gülümseyeceğim, vay be nerelerden geçmişim diye. Umarım öyle olur.
0
Behemote
(29.04.24)
@dissendium öncelikle cevabınız için teşekkür ederim, tam bir satın alma uzmanlığı değil de giriş seviyesi bir pozisyon olarak düşünün. Yazılım konusundaki şişmenin ben de farkındayım, swift öğrenmeye hevesli hatta bunun için macbook pro almış birisinin yazılımı bıraktığını gördükten sonra acaba yanlış yolda mıyım diye düşünmedim de değil ama web alanında full stack olan lise yıllarından beri bu işle ilgilenen bir arkadaşımla konuştuğumuzda beni cesaretlendirmeye çalışıyor. 1 yılın ben de uzun bir süre olduğunun farkındayım. Maddi ve manevi açıdan epey zorladı. En son ailemle tartışıyordum. Şimdi normale döndük. Geçen ay bir firmada işe başlayacaktım ama firmanın tavırlarından ötürü bu iş başlamadan bitti. Sonradan öğrendim ki firmada sirkülasyon yüksekmiş. Gelen de durmayıp kaçıyormuş. Yabancı firma bizim ülkeye gelince kendi ülkesinde yapamayacağı şeyleri yapabiliyor. "İş bulabiliyorsan direkt çalış" demişsiniz çok mantıklı. Maddi açıdan nefes aldırır ama bir daha yaş tahtaya basma ihtimali gözümü korkuttu. Birkaç gün kendime gelemedim, iştahım bile kapandı. Millete ne güzel işe başladım demiştim, ne diyeceğim diye utandım vb.

Açıkçası gelecek planlarım farklı olduğu için bilemiyorum. Türk vatandaşı bir satın almacı, yurtdışında iş yapabilir mi? Hans'ın Thomas'ın yapabileceği bir iş için işveren neden sponsor olup da oturma izni çıkartsın? Dediğiniz gibi yazılımı uzun vadeli düşünmek lazım. Bileğimde bir altın bilezik olması gerek. Ne olacağı belli değil. Yabancı dil konusu da önceliğimde.
0
🌸Behemote
(29.04.24)
Şimdi ben satın alma müdürüyüm yurtdışında.
Sponsor neden olsun? Spesifik bir alanda is yapmiyorsaniz(ornekler; misal elektrikli arac bataryasi konusunda teknik satin alma, ne bileyim rüzgar gülü yapımındaki kompozit malzemelerinin teknik satin almacisi vs) kimse sizi almaz evet. Düz satın alma yapacak insanlar Avrupa'da var zaten.
Benim genel çevremde yurtdışına satın alma ile gördüklerim;
Misal havacılık alanında çalışıp Fransa'da havacılık tarafina gecenler
Silah sanayinde çalışıp geçenler
Rüzgar gülü alanından geçenler
Ayni firmada bilmem kaç yıldır çalışıp yurtdışına ofisine transfer olanlar

Yani evet düz satın alma ile bir yere gidemezsiniz.

Yani tedarik zinciri soluyorum artık ve tedarik zincirinde çalışmak sizin anlattiginiz kadar kötü bir şey değil. Yani girmesi zor da bir kere girince genelde işsiz kalinmayan bir alan tedarik zinciri çünkü herkesin yapabileceği şeyler değil.
0
logisticsmanager
(29.04.24)
@logisticsmanager evet, tam olarak düşündüğüm şeyi ifade etmişsiniz, benzer şekilde düşünüyoruz, şu an görüşme aşamasında olduğum pozisyon niş, spesifik bir satın alma değil, firmanın ihtiyaçlarının tedarik süreciyle ilgili, dediğiniz alanlarda mühendis arkadaşların şansı daha yüksek gibi, bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama teknik bilgiye sahip olmaları daha avantajlı gibi, yoksa a4 kağıdını, masa sandalye, bilgisayarı o ülkenin vatandaşı da temin edebilir tabii ki de. Ama başlangıç açısında maddi açıdan nefes aldıracağını ve özgüvenimi tazeleyeceğini düşünüyorum. Ama benim için iyi olacaksa olmasını diliyorum. Öbür türlü geçen sefer yaşadığım saçmalığı tekrar yaşamak istemem. İş görüşmesine çağırılırken söylenenin tam tersi bir durumla karşılaşınca başlamadan bitti.
0
🌸Behemote
(29.04.24)
Iki tip satın alma var; direkt ve indirekt. Direkt üretimde kullanilan hammadde falan alır. Indirekt misal temizlik servisi de alabilir kağıt kalem de ama milyon dolarlık makine satın alması da. Ne yapacağınızı bilmedigimden bir şey diyemem.

Ilk olarak yapmaniz gereken bir şekilde kafayi sokmak. Kimse süper başlamıyor. Ben 2016 yılında depoda mal kabul yapip sayım falan yapiyordum, irsaliye imzaliyordum. Ben de ilk ise baslarken illallah etmistim sayimdi, irsaliyeydi falan. 8 sene öncesi yani. Ha benim buraya gelişim tedarik zincirinde olmamdan sebepli değil ama tedarik zincirinde olup gelen çok tanıdığım var. Önemli olan;
Bir şekilde tedarik zinciri girmek
Kendinizi gelistirip calismak
Hedefiniz yurtdışı ise bu hayal için sürekli calismak, cabalamak. Belki sizin için en doğrusu bu değil ama isteginiz bu gibi.
Bu şekilde yaparsaniz da yurtdışı olmaz ama Türkiye'de iyi bir şey olur.

Bu arada üst seviye Avrupa ülkeleri zor ama macaristan, romanya, Polonya genelde ucuz iş gücü olarak bakıldığı için oralara gitmek daha kolay.
0
logisticsmanager
(29.04.24)
@logisticsmanager dediğiniz ve ilandaki iş tanımının ışığında indirekt bir pozisyon olduğunu anlıyorum. Sizin için doğru değil derken tam olarak neyi kast ettiniz anlayamadım ama yurtdışında yaşamı mı kast ettiniz yoksa işi mi. Orada biraz kafam karıştı. Yurtdışında yaşamın zorluklarının farkında olduğumu ilk yazımda ifade etmiştim. Birazda kendimi ona hazırlamaya çalışıyorum. Sizin ilk işinize benzer bir işti o sıkıntı yaşadığım firmada ama o sorunlar yaşanınca olmadı. Başta kendimi düşündüm niye sabretmedim diye ama sonrasında birkaç kişiden duyduklarım, kararımın arkasında durmama neden oldu.
0
🌸Behemote
(29.04.24)
hocam ben de 27 yaşında yazılım öğrenmeye başlamış (top bir üniversitede okuyarak) biri olarak önermem, alaylıları geçtim sağlam yerlerden mezun olanlar için bile ortam çok rekabetçi. Satın alma tarzı beyaz yakalı işler vasat hatta kalifiye yazılımcılıktan daha iyi olabilir.
0
Erestor
(29.04.24)
@Erestor açıkçası rekabetçi ortamın ve alaylı olmanın dezavantajlarının ben de farkındayım, bazen kafayı kırıp ikinci öğretim mühendisliğe gidesim geliyor, gündüz çalışarak kendini finanse edeyim vb ama bu sefer de yaş geçiyor. Lisedeyken ilgimi çeken bir konuydu yazılım. Ancak eşit ağırlığa geçmek zorunda kaldım. O zaman iyi bir üniversitede okuyamadıktan sonra TM'ye geçerim daha iyi kafasındaydım. Pişmanım açıkçası. İnsanın istekleri yaş geçtikçe netleşiyor gibi. Bir de ilerisini göremiyorsun burada her an her şey olabilir. Belki buradan çıkmama yardımcı olur vb. hem de ilgi duyduğum bir alan diye düşünüyorsun. Serbest çalışmak hayalim desem, hayalperest mi olurum acaba? Riskleri var evet ama kendime sorduğumda günün birinde freelance olarak çalışmak düşüncem var. Bir de beyaz yaka olarak buradan çıkamayacağını düşünüyorsun. Orada da parlak bir ortam beklemiyor belki ama bilmiyorum, bu hayal yıllardır kafamda var. Hiç yaklaşmadım ucundan kıyısından bile ama bir gün olur belki diyorum.
0
🌸Behemote
(29.04.24)
Eğer doğru ise 1 Yılı aşkın işssiz durumda olmanızdan maddi bir derdinizin olmadığı ve konforunuzu bozmak istemediğiniz anlaşılıyor İİBF gibi genel bir bölümden mezun olup iş bulamamak imkansız gibidir belli ki siz istemiyorsunuz aksi ayrıca herkes mezun olduğu alanda iş bulacak diye bir kaide yok dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem yok zaten bu yüzden devletler vatandaşlarını girişimciliğe yönlendiriyor neyse
madem tavsiye istiyorsunuz bir yerden başlayın devamı gelir. Geçici bir süre markette kasiyerlik olabilir mesela (maddiyat ve statü olarak bakmayın insan ilişkileri ve iş ortamı tecrübesi olur bu süre zarfında daha iyi işler bulursunuz devamı gelir.)

Uluslararası geçerliliği olan ve kolunuzda altın bilezik olacak olan yazılım dili (java) öğrenmenizi tavsiye ederim.
0
doharkoman
(30.04.24)
1 yılda pek çok görüşmeye katıldım ve çoğu olumsuz sonuçlandı, bir tanesiyle olacak gibi oldu ama olmadı, iyi ki de olmamış, konforu bozmamaktan ziyade geri dönüş alamamak diyelim, başvurduğum ilan sayısını şu an hatılamıyorum, java gibi, c# gibi oop bir dili öğrenmek mantıklı, zaten liseden az biraz c# bilgim vardı tazelemek şart,
0
🌸Behemote
(30.04.24)
soruna tam olarak cevap veremem ancak biraz kendimden bahsedeyim, sen de nasiplen.

31 yasindayim. cocuklugumdan beri hep bilgisayar muhendisi olup microsoft'ta calismak istedim. ancak ya benim malligimdan, ya da sistem yuzunden o sinavlari bir turlu kazanip muhendislige giremedim. kac kere universite sinavina girdigimi hatirlamiyorum bile. sacma sapan islerde calistim asgari ucretli olarak. baristalik, garsonluk, kasiyerlik vs. oralarda calisinca sunu cok iyi anliyorsun; bu hayat boyle devam etmez. son bir kez sinava girdim ve 26 yasindayken onlisans siber guvenlik bolumunu kazandim yari burslu. sonra okulda gordugum egitim cok hosuma gitti ve siber guvenlik alaninda uzmanlasmaya karar verdim. kimsenin almaya cesaret edemedigi sertifikalari aldim, isimde cok ilerledim. kendimi ovmek gibi olsun, turkiye'de su an top3'teyim. fakat malesef turkiye simulasyonu yuzunden issizim su an. bunun iki sebebi var: 1- danismanlik sirketleri cok az para veriyor. 2- kurumsal sirketler 4 yillik mezuniyet istiyor. yani baska ulkede olsam havada kapilacakken turkiye'de issizim. neyse, uzatmayayim. sana verecegim tavsiye oncelikle denemen olur. neden? cunku en azindan yillar gectikten sonra icinde kaldiginda en azindan denemedim demezsin. ben yazilimi denemedim mi? denedim. kac kere baslayip kac kere biraktigimi hatirlamiyorum bile. hatta bir sertifika almak icin programlama dili ogrenip zararli yazilim yazmam gerekiyordu, onu bile zar zor ogrenip hallettim. kafa almiyor bir turlu. linkedin'de mimar arslan diye biri dusuyor onume surekli adam javaci, yurtdisinda yasiyor. belki ona mesaj atip fikir alabilirsin. baktin calistin cabaladin olmuyor, kabullenip satin almaci olarak calisirsin. ama once dene. kafana uyarsa siber guvenlik de deneyebilirsin destek de olurum sana. mesaj atarsan mail adresimi iletirim.
0
arakaali
(30.04.24)
kpss alan çalış
0
Hallegadola
(30.04.24)
@dissendium takılmamaya çalışırım, olumlu geri dönüş yapılırsa denemeyi düşünüyorum, belki ileride de başka fırsatlar da karşıma çıkar diye ümit ediyorum ve çabalarım o yönde

@Hallegadola alandan girmeyi mezun olduğum dönem düşündüm ama sonra vazgeçtim. O süreçlerde uğraşıp sonrasında kurum sınavlarında mülakatlarda elenen arkadaşları görünce o topa girmek istemedim. İktisat maliye muhasebe hukuk üzerine kendi alanınızın derslerini çalışıyorsunuz, iki sınava girip üstüne kurum tarafından bir yazılı sınav+ sözlü mülakat, Ankara'ya git gel yapmak, 1 gece konaklamak vb. maddi ve manevi açıdan külfet. Memuriyette merkezi atama dışında şans göremiyorum kendime. Hoş imkanım olsa duyuruda belirttiğim gibi hayatıma başka bir ülkede devam ederdim. Belki vatandaşlık alırsam kesin dönüş denerdim.
0
🌸Behemote
(30.04.24)
(28)

bi erkek karısına böyle şaka yapabilir mi?

deartheodosia
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtü
evlendiğimiz ilk yıllardaydı, eski eşim (hala boşanamadık) bana “ben iş gezisine gittiğimde sen sütçüyü eve alır çocuk yaparsın” gibi bi şaka (!) yapmıştı. ben çok şaşırmıştım tabii, bu şaka mı şimdi diye. böyle densiz densiz şakalar yapıyordu, bir kere araç bir yere sürtmüştü, “sen sürtüksün, sürtüklerin arabası sürter” falan demişti. bunun gibi çok şey var. bu adam normal değildi, di mi?
0
deartheodosia
(15.03.24)
normal değil.
evlenmeden önceki ilişkinizde bunları yapmıyor muyudu?
0
saturn
(15.03.24)
ben 21 yaşında olduğum için biraz (!) salaktım, anlamıyordum @saturn
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
biraz aptal bence. 'saka'nin iki tarafa da komik olmasi lazim. yetiskin yasa gelip bunu kavrayamamisin zekasindan suphe ederim.
0
hot potato
(15.03.24)
normal değil
0
benarrivo
(15.03.24)
mizah zekanın zekatıdır diye bir laf var islami değil biraz düşününce çok güzel bir söz

yani bir insanın bu kadar düşük bir şaka anlayışı varsa onun hakkında başka konularda da fikir verir
0
grimavi
(15.03.24)
Hay amk, çok komiq aq... Zekasız
0
abuzer
(15.03.24)
ciddi misin? çok geçmiş olsun. her biri ayrı travma. keko kocanın neresinden dönsen kardır. bu insanlar evleniyor, gerçekten hayret ediyorum. evlenmeyi geçtim, sürdürebildiği herhangi bir ilişkisinin olmaması lazım. sabit bakkalı bile yoktur.
0
gabe h coud
(15.03.24)
her ikisi de ağır ama ikincisi çok daha ağır.
insan olan değil karısına, sevgilisine, arkadaşına bile demez, dememeli.

merak ettim, evlendikten sonra bunu diyebilen biri, evlenmeden önce bunları yapabileceğine dair hiç sinyal vermedi mi? hiç "acaba" dediğiniz bir an olmadı mı?
0
tabudeviren
(15.03.24)
Toksikolojiye giriş resmen.
0
rock n roll
(15.03.24)
Karısı rahatsız oluyorsa yapamaz. Yoksa çiftlerin aralarındaki espri kalitesi ya türü bizi ilgilendirmez. Buradaki kilit nokta sen ve ikinizin espri/komedi dinamiği. Sen bundan rahatsız olmayıp aynı türde espri yapıyor olsaydın burada dehşete düşen hassas arkadaşlara, gökten düşen 3. elmayı yemek düşerdi. Hatta bundan çok daha ağırlarını(?) karşılıklı olarak gülerek yapan (hatta arada bizim de dahil olduğumuz) evli çift arkadaşlarım var. Gayet mutlular.

Bu arada ağır falan olup olmamasından ziyade komik değil bence.

@hot potato +1
0
nawar
(15.03.24)
ayrıca bir şey aldığımda/yaptıracağım zaman “yeni kocan için mi” diyordu.
0
🌸deartheodosia
(15.03.24)
Tabi ki normal değil de bana biraz sapıklık var gibi de geldi sanki ağız arıyor gibi. Evet filan desen devamı gelecek gibi. İğrenç ya. İyi ki kurtulmuşsun bundan.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.03.24)
bu bastırılmış cuckold'luk veya gavatlık değilse nedir bilemiyorum. Ha ikinci ihtimal, kendini küçük görüyorsa ve içinden "bu kız niye beni seviyor yav" diyorsa öyle bir gelecek projeksiyonu yapıyor olabilir. Her iki durumda da sıkıntılı bence.
0
nhk ni youkosu
(15.03.24)
yuh ya
ya karakteri olgunlaşmamız birisi ya da cuckold.
0
nuisance2
(15.03.24)
Yapamaz ve yapmamalı ama bu toplumda densizlik hadsizlik yozlaşma öyle bir safhadaki herşey normal karşılanıyor hatta yanlışı kınayanlar kınanır hale geldi. Bu arada yazdığınız ifadeler aynı zamanda hakaret suçuna konu olabilir diye düşünüyorum.
0
doharkoman
(15.03.24)
Umarim bosanmaniz bir an önce sonuclanir <3

normal degil, komik degil... ya cok saygisiz ya da en iyi ihtimalle manyak.
0
chihirovekohaku
(15.03.24)
Bana yaşlanınca tacizci olacak, amigdalası çalışmayan biri gibi geldi
0
durgunfoton
(16.03.24)
İçten içe kendisini aldatmanı istiyor gibi geldi
0
olaylar olaylar
(16.03.24)
normal mi diye sorulması bile anormal olan bir adam.
0
odiyus
(16.03.24)
Cinsel sorunları olduğu ortada. Bu tipler gözü açılmamış saf kızlarla evlenirler.
0
anais
(16.03.24)
"Aman canım bunda ne var" denecek türde sözler değil, resmen bilinçaltını bilinçlice ortaya koyuyor. Psikolojik şiddet uyguluyor.
0
muhayyer divan
(16.03.24)
@nawar çok güzel bir ayrıntı yakalamış.
Şaka iki kişiliktir. Şaka yapılan kişinin o an verdiği tepki önemli.
Bana bir daha bu tarz şeyler söyleme mi dedi.
Kıkırdayıp Ayy Çok hoşsun mu dedi.
Tebessümle mi karşıladı, kızdı mı?
O da ona en az aynı seviyede bir başka sözle mi karşılık verdi.
Bunları bilmeden yaptığımız yorumlar havada kalıyor.
Ben elşer arasında bu tarz şakayı yakıştıramam.
Ben insana küfrü de yakıştırmıyorum ama ağzından küfür düşmeyen insanlar da var.
Her ailenin dinamiği farklı. Yorumlar havada.
0
Mirket
(16.03.24)
Aptalmış
0
basond
(16.03.24)
Kesinlikle normal ve saka dedigin sey zaten böyle olmali.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
gavat ve cuckoldcu olduğunu düşünürüm o lafları tek tek müsait yerine enjekte ederdim.
0
Hallegadola
(18.03.24)
manyak galiba
0
sanguine mcqaer
(18.03.24)
Normal değil. Böyle şaka mı olur? İnsan eşine sen sürtüksün mü der?

Umarım kısa zamanda boşanırsınız.
0
drako
(05.04.24)
adamın şüphelendiği,geçmişte veya mevcut dönemde rahatsız olduğu bir şey yapmışsanız bunu ima ediyor olabilir mi?direkt söyleyip soramadığı için böyle saçma şekilde rahatsız edici şeylerle ima ediyor olabilir.bu durumda bile yanlış ama asla böyle bir şey yoksa tedavi olması gerekiyor insan sevdiğini bu cümlelerin öznesi yapmaz.
0
ercu cozer
(05.04.24)
(39)

Evlilik ve tükenmişlik hissi, boşanma düşünceleri, tavsiye..

ustapasta
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş ki
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş kişiler (özellikle kadın) özelden yazarsa ne güzel olur.

Yaş 33, 5 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendik, hala da seviyorum. Güvenilir, merhametli, iyi kalpli bir insan. Neşeli çocuk ruhlu biri, ailem de onu kendi çocuğu gibi sever. Sorun ne diyecek olursanız, sorun 5 yıl geçmesine rağmen hala oturmayan bazı şeylerin beni artık tüketmiş olması. Her şey ama her şeyin benim ittirmemle, benim iknamla yapılması. En basitinden, ikimiz de çalışıyoruz ve haftasonları 1 gün temizlik yapılması gerekli. Bunun için hala her haftasonu mutlaka bir gerginlik olur. “Ben bugün yapmayacağım sen kendi payına düşeni yap. Ben yarın yaparım. Şu zaman yaparım bu zaman yaparım.” İşten geliyorum o içerde yatarken ben yemek yapıyorum yiyoruz (yemek bende, bulaşık onda). Mutfakta bulaşıklar gece saat 10 11’e kadar bekler kokar. “Biraz yatayım yapıcam, yoruldum, maça gideyim gelince toplicam.” Her şey bir savaş evde. En basic rutinler bile devamlı gerginlik sebebi. Haftasonu temizliğimizi iki üç saatte halledip güle oynaya bir yere çıkamıyoruz. Kavga edip bozuşuyoruz ve tüm haftasonu evde küs geçiyor bazen. Böyle günlerde kendimi camdan atasım geliyor ruhum daralıyor. Onun çok da umrunda olmuyor. Karşımda 36 yaşında bir erkek değil de, annesi tarafından devamlı dürtülen 15 yaşında bir ergen var gibi hissediyorum. Bunlar basit örnekler ama demek istediğimi anlamışsınızdır. Hiç bir iş yapmadan yatarsak ondan iyisi yok, o zaman kavga etmeyiz. Sarılıp yatmak ister bütün gün.


Eşim çocukları çok seviyor, ben de istiyorum 10 aydır çocuk deniyoruz ancak henüz olmadı. Her ne kadar temas bağımlısı olsak da bu biraz şefkat ağırlıklı olmaya başladı, cinsellik çok çok seyrekleşti. Ovulasyon günleri dışında nadiren beraber oluyoruz. Belli günlerde olunca vazife gibi oluyor, kendimi çok kötü hissediyorum, istek duyamıyorum. Bunu onunla birkaç kez konuştum, bari şu ovulasyon günlerinde biraz beraber zaman geçirsek, biraz romantik bir ortam olsa da ben kuluçka makinesi gibi hissetmesem. Ama bir türlü aşamadık, tamamen tatsız isteksiz, çocuk yapmak üzerine yaşanan bir eyleme döndü. Açık açık ona cinsel yaşamımızdan inanılmaz mutsuz olduğumu söyledim. Güzellikle söyledim olmadı, kavga ettim olmadı. 60 yaşında bir çiftin yaşamı bizden iyidir, inanın artık uğraşmıyorum ve geçtim bu konudan.


Gelelim bugün kopan kavganın sebebine. Bu ay doktora gittim ve birkaç gün ovulasyon takibi yapıldı. Pazartesi yumurtlama gördü ve üç gün birliktelik olmasını önerdi doktor. Pazartesi yaptık iyi hoş. Salı yani dün akşam eve geldik, yemek faslı. Sonra aslında haftasonu yapması gereken fakat yine ertelediği bazı ev işlerini yaptı. Sonra dışarı terziye gitti, çıkmışken biraz arkadaşlarının yanına uğradı ve 22.30 civarı eve geldi.


Ben bu arada haftasonu memleketten topladığımız bazı taze otları ayıklayıp haşlayıp buzluğa atmakla meşguldüm. Amk otları tam gününü buldu fakat ertesi güne kalsa artık bozulacaktı. Uzun da bir iş. Neyse benim saat 00.30 gibi işim bitti. Bu arada salonda yatıyor, asla gelip yardım teklif etmiyor. Ovulasyon var değerlendirmemiz lazım, zaten saat geç olmuş. Yardımın dokunmasa bile gel, napıyosun canım de, bi ilgilen. İşim bitti salona geçtim yatıyor, eline sağlık dedi yanıma gelsene dedi. Gerçekten o kadar istemedim ki o an, duşa girip yatıcam dedim ve gittim, çıktığımda uyumuştu. O gece bir şeyler yaşanacaksa o akşam biraz daha ilgili olunmasını, moda girilmesini istiyorum, çok mu abes bir şey istiyorum ki?


Bu sabah kalktık, modum düşüktü. En değerli gün boşa geçmişti çünkü. Noldu diye sorduğunda kavga koptu. Beni suçluyor, bütün sorun akşam sana mutfakta yardım etmemem mi diyor. Bendeki birikmişliği asla ama asla anlamıyor, kaç kez anlatmama rağmen. Gece seni yanıma çağırdım gelmedin diyor. Artık vazife gereği yapılan randevulu ilişkilerden de sıkıldığımı söyledim. Ovulasyon zamanında da biraz isteksiz yapıverelim idare et diyor. Sanki o günler dışında yapıyormuşuz gibi. İnanılmaz kötü kavga ettik, birkaç kez ayrıl benden o zaman dedi, bana çok ağır bir cümle kurdu hatırladıkça gözlerim doluyor. Benden ayrıl o zaman, kendini yaptırtacak birini bulursun çok meraklısın ya zaten dedi (elbette bu kelimelerle değil). İnanamadım, hiç bu kadar ağır cümleler kurmazdık kavga ederken.


Bu lafı yutamıyorum. Her ay aynı günlerde, her haftasonu aynı günlerde aynı konulardan kavga etmekten artık tükendim. Dışardan bakıldığında iyi bir çiftiz, ayrı ayrı bakıldığında belki de iyi insanlarız. Ne desem yapar, ama kendisi asla bir şey planlamaz. Kendi kendine bir fikir ortaya atmaz. Bütün erkekler mi böyle? Ne istedin de yapmadım diyor, çok basit, ben o da bir şeyler istesin istiyorum. Her şeyi düşünmek zorunda kalmak istemiyorum, biraz ipleri eline alan, bu kadar edilgen olmayan bir eş istiyorum. Gerek güzellikle gerek kavga ile kaç kere konuştuk. Hep dikkat edeceğim diyor ama olmuyor.


Bu akşam eve gitmeyi düşünmüyorum o ağır lafın üzerine. Boşanmak istiyor muyum? Bilmiyorum, ama eşimi artık bu haliyle istemediğimi biliyorum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Ben hiçbir kavgada ayrılık kelimesini kullanmam ama o bugün birkaç kez söyledi. Ayrılmak öyle zor geliyor ki. Yeniden bir hayat kurmak, bütün rutinlerinden vazgeçmek, hayatın tepetaklak olması. Bu ruh haliyle bunlarla başa çıkamayacak gibi hissediyorum. Çift terapisi işe yarar mı bilmiyorum.


Her akşam evde boş boş yatarak geçirdiğimiz bir hayat, ben talimat verdikçe sorunsuz olan, duygusal olarak çok bir şey beklemediğim evliliğim. Bütün evliliklerin sonu bu mu? Erkekler bu rutin yaşamı sorun etmiyor biz mi ediyoruz? Şiddet yoksa aldatma yoksa her şey okey midir? Artık intihar eden insanların ruh halini bile anlayabiliyorum. Eskiden çok şaşırırdım, madem hayatından vazgeçecek duruma geldin, bari her yolu dene, ölümden kötü ne olabilir evden ayrıl aç kal sürün, olmazsa yine intihar edersin derdim içimden. Şimdi anlıyorum, insan bunlarla uğraşmayı göze alamayacak, savaşamayacak kadar tükenmiş oluyormuş. Uğraşmak istemiyormuş sadece bitsin istiyormuş. Ayrılmak istemiyorum, tüm bunlarla uğraşacak, aileme laf anlatacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm yok. Tüm bunları göğüslesem bile boşanınca hayat daha mı iyi olacak, bunun garantisi yok. Ama böyle de o kadar mutsuzum ki.
0
ustapasta
(13.03.24)
hocam şöyle bir şey var, evliliklerin çok azı aradaki sevgi ve aşkın azalmasından dolayı bitiyor, daha çok böyle sorumsuzluklar ve hayatı paylaşmamak yüzünden bitiyor ve bir taraf tükeniyor

sizin kafanızı karıştıran şey "ama çok iyi bir insan, aileme ve çevreye çok iyi"

bu düşünce karar vermenizi zorlaştırıyor, ben böyle bir insanın değiştiğini görmedim, 50-60 yaşına gelip hayatının çoğu böyle angaryalarla harcanmış, tükenmiş çok kadın var

hocam bir de korunun bu çocuk konusunu hemen araya sıkıştırmayın, çocuğunuz olursa bu sorunlarınızın üstünü bir süre daha örtecek, çocuk büyürken zamandan da yemiş olacaksınız, çocuk bir adet sorumsuz ebeveyn ve bundan dolayı sürekli gergin ve öfkeli ebeveynin olduğu çok huzursuz bir evde büyüyecek, çocuk olunca eşiniz değişmeyecek, siz yine ev işleri, ev dışı sorumluluklar, çocuk bakım sorumluluğu hepsiyle tek başına uğraşmak durumunda olacaksınız

33 yaş çok genç daha, siz içinde bulunduğunuz koşullar yüzünden enerjisiz ve karamsar hissediyorsunuz, 40ındaki kadınlar hayatı yeniden yaşamaya başlıyorlar daha mutlu daha enerjik
0
grimavi
(13.03.24)
Öncelikle şunu söylemeliyim,

Bu olanları maalesef çoğu evli çift yaşıyor. Erkek ve Kadın versiyonu olarak azıcık farklılıklarla çoğu yerde duyuyorum bunları. Yaşayanlardan birisi de benim. Bu yaşadığınızın erkek tarafındayım.

Her şeyi denedim, profesyonel ve geleneksel olarak tüm tavsiyeleri yumuşak başla uyguladım. Olmuyor.

7 yıl sonra Bebek oldu, onun hikayesi de çok başka ama; takibi ve tedaviyi de ben kontrol ediyorum tabi ki. Yani size şunu desem anlarsınız, eşim ne zaman regl olacak bilmiyor ve takip etmiyor. Kendisi de mühendis bu arada. Makina sahasında imkansızı ürettirmeyi başaran kadın. Demekki böyle, evilik başka bir yetenek.

Boşanmak, bana da yorucu geldi. Tam ciddi kararlar evresinde bir sürü major değişiklik ve kayıplarım oldu. Saldım.

Amatörce ama çok doğru; olmayınca gerçekten olmuyor.
0
achilles
(13.03.24)
@edmond honda aslında hiçbir iş yapmıyor değil. Her şeyi yarı yarıya yapıyoruz, ama sorun bunu bir rutin olarak kabullenememesi. Hep benim söylemek zorunda kalmam. Herkesin işi belli, o yapmazsa ben elimi bile sürmem onun işine.

Dünyanın en sevgi dolu insanı bu arada, yeğenim bile ona bayılıyor çok güzel anlaşıyorlar. çocuk yaparsak sevgisiz asla kalmaz ama ev işleri büyük sorun olur. Bu beni de çok düşündürüyor. Sevmekle olmuyor, sevgi dolu ama tembel.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
en doğrusu minik darılmaları biriktirmemek. az önce bulaşık nedeniyle kavga ettiğin insanla sevişmek istemiyorsun. istediği kadar seksi olsun. bunu aklından çıkarma. senin için de öyle değil mi? güzel güzel konuşun. ikiniz de adım atın. birbirinizi yıpratmamak için elinizden geleni yapın. umarım düzelirsiniz ama ayrılmak dünyanın sonu değil. bazı kalıplara girmek zorunda değilsin. evlilik kutsal değil.

edit: imkanınız varsa haftada bir iki kez yardımcı tutun. öncesindeki gün bulaşık temizlik yapmayın, onları da yapar. haftada 2 gün dışarıdan söyleyip bulaşık çıkarmadan işinizi halledin. bir gün arkadaş aile ziyareti yapın. bir gün de dışarıda yiyin :) haftada bir iki günden fazla evde yemek yapmayın. o kadar büyük dert olmaz. eşin bu ve bunu değiştiremezsin. belki orta yolu bulabilirsin. istiyorsan.
0
gabe h coud
(13.03.24)
evli değilim hiç olmadım. o yüzden evlilikle ilgili yerlere girmicem, yaşayanlar daha iyi bilir. ama şunu görmek zor olmasa gerek, şimdiden böyle olan bir adam çocuk olunca sizce kendiliğinden sorumluluk üstlenip de çocukla ilgilenir mi? sizi rahat ettirir mi? yoksa siz 'iki' çocukla uğraşırken heder mi olursunuz? bence cevap ortada. bu senaryoda evet çocuğa da yazık olur ama bence yazığın en büyüğünü kendinize etmiş olursunuz. 33 yaşında böyle hissetmek normal değil, bunu ömrünüzün geri kalanına da yaymayın, bu adamdan çocuk yapmayın.

bu ruh haline girmek mutlak son değil, normal değil, doğal değil, herkes böyle olur evlilik böyledir vs diye bir şey yok, yaşadıklarınız düzeltmeniz gereken şeyleri gösteriyor, kabullenmeniz gerekenleri değil. çocuk fikrinden vazgeçip ilişkinizi değerlendirip iyileştirmeyi deneyebilirsiniz, bunun için çift terapisi iyi olabilir. ama işe yaramazsa da gencecik bi insansınız ayrılıp çok da güzel fıstık gibi yaşarsınız, hem de büyük küçük kimseye annelik veya hizmetçilik etmeden.. savaşacak da bir şey yok. düzgün bi insansa zaten ayrılırken sorun yaşamazsınız. çevreniz dar kafalı değilse sonrası da sorun olmamalı. milyonlarca bekar var, nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşayacaksınız. maaşınız varsa kendinize göre evinizi tutuyorsunuz ve sadece kendi mutluluğunuzu dert ederek keyifle yaşamaya başlıyorsunuz. çok güzel oluyor valla, istediğinizde istediğinizi yapıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, rica minnet iş yaptırmıyorsunuz, laf anlatmıyorsunuz, caz trip çekmiyorsunuz, başkasının derdiyle hantallığıyla uğraşmıyorsunuz, sadece kendinizi düşünüyorsunuz falan şahane bi hayat. daha heyecanlı ilişkiler de yaşayabilirsiniz, size kalmış, istemeseniz de yaşamazsınız, kafanız rahat oh mis. teknik ve halledilebilecek zorluklara takılıp hayatı kaçırmayın, içinde bulunduğunuz ruh halinde olumsuzluklara odaklanmanız normal, ama yaşayınca ya niye daha önce yapmamışım diyeceksiniz sadece. kendinizi sonunu bildiğiniz bu yorucu hayata hapsetmeyin. kendiniz için yaşıyorsunuz, iyileştikçe bunu daha iyi görür insan, iyileşmeye odaklanın.

hiçbirini yapmıyorsanız bile kendinizi seviyorsanız şu an katiyen çocuk yapmayın derim naçizane, denemelere son verin. (30k)

ek: söylediği lafı unutmuşum, direkt o kısım bile ayrılık sebebi ama neyse.. hak etmediğiniz lafları yutmayın. iyi insan falan filan diye onur kırıcı sözlerini alttan almayın. o kısma takılmışsınız diye açasım geldi ama hocam zaten ortalama insan iyi insan oluyor. bariz kötülük yapmadığı sürece herkes iyi valla. sıradan bi şey bence. tek başına tutunulacak bi özellik değil.
0
nic cage
(13.03.24)
İnsanların evliliklerini yürütmemelerindeki temel sebeplerden en önemlilerini saymissiniz. Kadınların çalışma hayatındaki sorumlulukları yetmiyormuş gibi eve gelince de sorumlulukların devam etmesi, erkeklerin anne evinden sonra eşlerini de evin işlerini yapmak zorunda olan kişi olarak mimlemeleri kültürel olarak bizde zaten çok yaygın. Bunu kavga ederek, kuserek de tamir edemezsiniz. Anlaması gerekir. Önemli nokta şu, anlamaya gönlü var mı?


İkinci nokta aslında evliliklerde çok çok önemli fakat bizde kültürel olarak konuşulmaz. Biten evliliklerin çoğunda cinsel problemler vardır. İnsanlar bunu yok sayamazsa boşanır, yoksa da hayatları boyunca evlilik doyumundaki en önemli noktalardan biri eksik olarak hayatına devam eder. Zaten kadının cinsel doyum bekledigini söylemesi de genelde abes karsilanir. Eşinizin söylediği söz karşısında kirilmissiniz ve bu gayet anlasilir. Ama o da zaten sorunun kendinden kaynaklı olduğunu düşündüğü için ve bunu kabullenmekte zorlandığı için agresif bir tutum takinmis.

Yukaridakilere katılıyorum, bence böyle bir durumda çocuk yapmayı bir süre erteleyin ve eşiniz de kabul ederse birlikte çift terapisine gidin. Çözülmeyecek noktadaysa boşanmak dünyanın sonu değil ama en azından çaba sarf etmiş olursunuz. Çözülecek bir sorun varsa da karşılıklı iletişimle cozebilirsiniz. Sevgi ve aşk ise çok farklı olgular. Aşk yıllar içinde elbette şekil değiştirir ama sevginin baki olması gerekir. Birbirinize vakit ayırın, rutinlerim dışına çıkmaya çalışın.

İlişkilerimize duygusal yatırım yapıyoruz, emek veriyoruz. Bu yüzden bittiğini kabullenmekte zorlanıyoruz bazen ama şunu aklimizdan cikarmamak gerekir; "her iyi insan ve iyi baba, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok".

Not: ben de evli ve çocuksuz bir kadın olarak yazdım bunları.
0
fraise
(13.03.24)
hepsini okudum.

bence bu sorunu çözebilirsiniz. adam kötü bir adam değil anladığım kadarıyla.
bence çocuk için acele etmeyin. yani şu an çocuk için yeterince enerjiniz yok.
ev işlerini tekrar bir bölüştürün ya da konuşun.
kendinize çok vakit ayırın.
amk otunu bırak bozulursa bozulsun yani.
birbirinze güzel şeyler söyleyin. film izleyin falan.
yani birbirinze vakit bulamamanızın bütün sebebi bu ev işleri mi.
erkekler biraz daha vurdumduymaz oluyor ama bence eşiniz de elinden geldiğini yapıyor.

burada ayrıl falan diyenleri ciddiye almayın. bekara karı boşamak da kolay diye bir laf var.
bence bu evlilik kurtarılır.

ama söylediği o laf biraz ayıp etmiş bence ciddi değil sinirlenince ağzından çıkmış.
0
OgutucuRecep
(13.03.24)
Erkek tarafıyım. Harekete geçme konusunda çok benzer durumlar yaşadım. Zamanla ortada buluştuk.
Her ikinizin de birbirinize doğru adımlar atmanız gerektiğini düşünüyorum. Bulaşıkları yıkamaması değil sizin sorununuz, sizin uygun gördüğünüz saatte yıkamaması.
Siz her konuda onu harekete geçirmek zorunda hissettikçe dürtükleyen bir insan oldunuz, o da dürtüklenme olmadan hareket etmeyen bir insan oldu. Sorun, sorunu doğurdu.
Çift terapisinin işe yarayacağını düşünüyorum.

Akşam eve gitmeme kararınızı bence gözden geçirin çünkü orası sizin eviniz. Zaten iyi bir durumda değilken bir de rahat etmediğiniz bir ortamda uyumakla uğraşmayın.

Çok şanslısınız ki çocuk konusunda acele etmenize gerek yok, henüz 33 yaşındasınız. İlişkiniz istediğiniz hale gelene kadar o işi biraz duraklatabilirsiniz.

Burada okuduğumuz birkaç satırla "bu evlilik devam etmemeli" gibi bir sonuca varan olursa asla kulak asmayın. Yapıcı tüm tavsiyeleri dikkate alıp yıkıcı tüm tavsiyeleri göz ardı etmenizi öneririm.
0
michael_knight
(13.03.24)
bence adamın pasif rol almasından zaten bunalmışken bu çocuk meselesi tuz biber olmuş. bence çocuk konusunu erteleyip diğer sorunları çözmeye odaklanın ve gündeminizden ovulasyonu vs. çıkarın.

gördüğüm kadarıyla ve eşimi de düşünürsem çoğu erkek kendisinden bir şey istenmeden bir şey yapmamaya plan program yapmamaya eğilimliler, bu doğru.

edit: bu arada ettiği laf konusunu unutmuşum ciddi anlamda özür dilemesi gerekiyor. telafi etmesini beklerdim ve eve gitmeyebilirdim ben de.
0
sanguine mcqaer
(13.03.24)
okudum hepsini
çocuk yapma işini durdurun öncelikle böyle bir ilişkiniz varken. bu sağlıksız bir karar, bence. sonrasında da mutlaka iyi bir terapist bulup terapiye gidin birlikte. iki taraf da çözmek istiyorsa halledersiniz. kavga etmeden konuşma ortamı yaratıp oturup konuşun bir de. belli ki bir şeyler yaşandıkça kavga ederek konuşuyorsunuz. sorun çıkmadığı bir anda oturun konuşun, randevulaşın hatta dışarı çıkın bir yerde oturup bir şeyler içerken konuşun.
0
veritaslibertas
(13.03.24)
Genel olarak bu düşüncede misiniz yoksa bir an için sinirlendiğinizde mi böyle hissediyorsunuz?

Bence sıkıntınız büyük. Eşiniz sizin söylediklerinize rağmen konfor alanından vazgeçmiyor. Ben de evlenmeden önce elimi sürmezdim işe. Ailem sağolsun yapardı.

Şimdi evlilikten sonra işbölümümüz var ve uyuyorum buna. Ama buna eşim zorlamadı.Ben kendim uymak zorunda olduğumu idrak ettim. Kimse çocuk değil.

Hatta işleri bir an önce bitirelim de rahat rahat oturalım diyorum eşime de. Bir de bu kadar iş yapmıyor diye söylenirken çocuk düşünüyorsunuz. Çok ilginç.
0
drako
(13.03.24)
bu akşam eve gitmeyeceksen de haber ver yüzünü göresim yok, şuradayım vs gibi. habersiz eve gitmemek büyük hata olur.

ev işi olayı dışında nasılsınız? eğleniyor musunuz? mutlu musun? beraber vakit geçirmekten hoşlanıyor musun? birbirinize hala değer veriyor musunuz? bunların cevabını düşün. olumlu ise kurtarmaya bak. sen boşanmak istemiyorsun çünkü bence.

temizlikçi tutun imkan varsa. yani belli bu adam temizlik yapmak istemiyor. ve iki yetişkinin yaşadığı evde de her hafta detaylı temizlik yapmak gerekmiyordur bence. bizde 1,5 yaşında bebek ve kedi var mesela. bazen sadece süpürge yapıp geçiyoruz. tozu gördüğüm halde toz almadığım hafta sonları oluyor. onun yerine ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum. gerçekten kılı kırk yaracak kadar önemli mi bu temizlik meselesi? yapmayın evi bok götürsün demiyorum da bazı haftalarda da olduğu kadar yapıverin. inan sen kafana taktığın için bu mesele bu kadar büyük görünüyor gözüne. akşam yemeğinden sonra 10-11e kadar bekler bulaşıklar demişsin. beklesin. ne kadar kokabilir ki? sonuçta 11de de olsa kaldırıyor. yani sen onun öğretmeni, annesi, ev arkadaşı değilsin. senin sınavından 100 almak zorunda değil. 5 sene kavga etmişsin, konuşmuşsun olmamış. demek ki başka bir yol bakılmalı.

ipleri eline alsın diyorsun, edilgen olmasın diyorsun ya. bu adamın karakteri. sen adamdan A değil B olsun istiyorsun. sen zaten A ile evlenmişsin. değişmesini beklemen saçma değil mi? hani farklı bi durum olur değişmesini beklersin ama adam karakter olarak pasif demek ki. şimdi şöyle düşün. sen çok planlı, programlı, her şeyin kendi istediği gibi yapılmasını isteyen birisin diyelim. eşin de 5 sene sonra gelsin desin ki ben bu kadar dominant bir kadın istemiyorum, pasif olsun istiyorum. sence olur mu öyle bir şey? insanın karakteri neyse odur ya, değişmez. hele otuzlardan sonra hiç değişmez. törpülersin, dikkat edersin ama bir yere kadar.

cinsellik konusuna gelirsek. bazı insanlar isteksizdir. bunu kabul edelim. bir de adam yanıma gelsene demiş. kendisine göre gayet hoş bi davet. sen de reddetmişsin. suçu kendinde görmüyor doğal olarak. o güne otları bırakmak, buzluğa atmak filan senin kafanda yarattığın, çok da gerekli olmayan bir iş. iki saatini harcayıp yoruldun ve hırsını ondan çıkardın. hayatımda ot haşlayıp dolaba attığımı hatırlamıyorum bu arada. neyse. sonuç olarak çok da istekli biri değil belli ki ve hamilelik takvimi işi iyice rutine bindirmiş iki taraf için de.

bence çocuk işini erteleyin. zaten bu temizlik durumu çocuktan sonra seni daha da delirtir. hele taze otu buzluğa atan bi insanın bebek ek gıdaya geçince yapacağı şeyleri düşünemedim bile. sen kendini yorarsın eşin sadece güle oynaya ilgileneceği kadar ilgilenir. gelsin daha büyük kavgalar.

çocuk işini erteleyin. evlilik terapisi alın. ama gerçekten boşanma isteği varsa bir süre belirle. değişim görmek istediğini net bi şekilde belirt. baktın değişim yok o zaman boşanırsın.
0
elorelia
(13.03.24)
5 yıllık evli ve 20 aylık çocuk sahibi er birey olarak yazıyorum;

Sizin probleminiz çözülmeyecek bir problem değil ancak ikinizin de gönüllü olması ve psikolog desteği almanız gerekiyor. Buradan ya da cevrenizden alacağınız tavsiye ile çözemezsiniz.
Şunun kararını vermen lazım gerçekten bu kişi ile evliliğini devam ettirmek istiyor musun?

Eğer devam ettirmek istiyorsan eşini karşına alıp de ki "Ben seninle hayatıma devam etmek istiyorum ancak bu şartlarda değil psikolog desteği alalım" de o da eğer seninle devam etmek istiyorsa zaten kabul edecektir.

Eşimle iletişimimiz çok güçlü ve paylaşımcıyızdır ona rağmen çocuk olduktan sonra çok kez tartıştık çok zorlandık çünkü hem yorgun hem de tahammül azaldığı için sürekli gerginlik oluyor, çocuğun uykuları yeni oturmaya başladı ve ancak kendimize gelebildik bu problemleri aşmadan sakın çocuk yapmayın.
0
mirty
(13.03.24)
elorelia +1

1. çocuk işini erteleyin
2. genel temizlik için birini alın, haftalık ya da iki haftada bir mesela
3. mükemmeliyetçi tavrınızı törpülemeye çalışın, her hafta ev süper tertemiz olmak zorunda değil. bulaşıklar da 11 gibi makineye konsun, idare edilir bunlar

bu arada evli biri olarak yazıyorum, diğer şeyler bir yana, eşinizin itiraz etmeyip her programa katılması o kadar güzel bir şey ki. varsın program yapmasın, hepsine uyması bile güzel.
0
noxie
(13.03.24)
yazdıklarınız boşanmayı gerektirecek bir durum değil gibi, düzeltilebilir şeyler. eşiniz ev işleriyle çok istekli olmayabilir. peki boşanıp yeni birini bulduğunuzda istediğiniz gibi biri olacağından emin misiniz ve hatta birini bulabilecek misiniz?

erkeklerin büyük çoğunluğu eşiniz gibi. bence bi orta yol bulmaya çalışın.

bu arada eşiniz kötü konustuysa ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(13.03.24)
teşekkür ederim fikirlerinizi okumak iyi oluyor öyle dolmuştum ki. Ot konusuna bu kadar takılmayın evet zamanlaması biraz saçma olsa da:) ot olmaz b.k olur, mesele yetişkin bir insana 5 yıldır hala devamlı ne yapması gerektiğini söylüyor olmak. Cevabın birinde dediği gibi bulaşık için tartıştıktan sonra kimse kimseyi arzulamaz. Birbirinden alakasız gibi görünen bu konular tamamen iç içe geçti ve birbirini etkilemeye başladı.

@eloreila ve diğer herkes, normalde (yani sorumluluklarımız söz konusu olmadığında) gayet iyiyiz. Beni hiç kırmaz hayır dediğini kolay kolay hatırlamam, ben de aynı şekilde ona değer veriyorum, mesela bu akşam eve gitmek istemiyorum ama ailemin evine de gitmek istemiyorum anlarlar onun hakkında kötü düşünürler diye:/ Sanırım gerçekten bizim en sık kavga nedenimiz ev işleri, haftada bir temizlikçi işini düşünebilirim. İkinci sorun bana göre cinsel yaşam, çocuk konusu zaten kötü olan şeyi daha kötü hale getirdi. Bunu bir süre erteleyeceğim. Eşime boşanmanın tüm zorluklarını göze alacak kadar katlanamıyor değilim, sadece bu döngüyü tekrar tekrar tartışmak ve çözememek beni yordu. Tükenmiş ve kendimi anlatamıyormuş gibi hissediyorum. O kadar laf anlatmama rağmen dün mutfakta yardım etmemem mi tüm sorun demesi mesela. Bunların beni ne kadar yıprattığını anlayamıyor, kendisi benim kadar etkilenmediği için.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Selamlar henüz 2 yıllık evliyim (29E). Hepsini okudum bir şeyler karalamaya geldim.

Ben de ilişki anlatmayı veya okumayı çok severim o yüzden paylaştığınız için ve net, uzun yazınız için teşekkürler.

Biz de bu tarz olmasa da çok kavgalar ettik. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor. Kadınların sorun ettiği şeyler bizim beynimizde "bu niye sorun şimdi ya", "bunu niye tartışıyoruz şimdi", "ben nerdeyim zaman dursa keşke uçsam gitsem şuan" gibi şekillerde yorumlanıyor. Yani önce bunu kabul etmek lazım. Ben de şu açıdan eşinize benziyorum, sorun sevmem, gerginlik sevmem. Evde yapılması gereken bir iş varsa o hemen yapılmayabilir yarın yaparım öbür gün yaparım haftaya yaparım. Evlenince tabi bu ertelemeleri biraz kısalttım. Ben biraz kısalttım, hanım biraz rahatlaştı derken ortada buluşmaya çalışıyoruz.

Bazen kadınların tepkileri o kadar anlamsız geliyor ki güne "bugün ne olsa da sorun yapıp büyütsem ve günü, seksi, hafta sonunu, geceyi mahvetsem..." diyerek başladıklarını düşünüyorum. Çünkü yaşanıyor bunlar yani.

Ne oldu diyorum hayatı sorguluyorum. Ne oldu yine yani çöpü mü atmadım gece film izlemedim ve odama mı gittim, belli bir gün geçti de çiçek veya hediye almayı mı unuttum, bulaşıkları mı dizmedim ne oldu??

Çünkü yetişkin bir kadın bunların herhangi biri yüzünden hem kendi hayatını hem partneri için hayatı zindana çevirebilir.

Ve sorun şi ki tam da sizin anlattığınız gibi bir şey anlatmadan bozuluyorsunuz ve neye bozulduğunuzu anlamamız gerekiyor. Bazen 50 kere de olsa söylemeniz gerekiyorsa söyleyin lütfen.

Gelin yardım et deyin. Ben şuna bozuldum deyin. Konuşun biraz iletişim lazım susarak, içten içe kurularak, içerlere gidip ağlayarak bize bir şey anlatamıyorsunuz bunu anlayın artık.

Biraz dümdüzüzdür ama anlarız yani. Ve de ne olsa da bozulsam diye değil de, ne olsa da ben bunu bir güzelliğe çevirebilirim, huzursuzluğa değil de huzura yorarım diye düşünmek lazım.

Siz bizden ince düşünüyorsunuz. Evi, kendinizi, bizi. Biraz salmanız gerekiyor eve de bişey olmaz ota da bişey olmaz. Yani olsa da bişey olmaz yani 3 günlük dünyada ot çöp yüzünden geri gelmeyecek zamanlar bir hiç uğrana gitmemeli ya.

Gidin sırnaşın onun yerine. Veya çok acilse iki ses edin yardım gelmiyorsa onu mutlu mutlu isteyerek yapın. Yok yapmak istemiyorsanız da salın gitsin. Bizim evde mesela bazen 2-3 günlük bulaşık duruyor, kim denk geliyorsa o hallediyor.

Ben hep evdeyim, bazen hanım gelmeden her yeri süpürüyorum, toparlıyorum, çamaşırları bulaşıkları yıkıyorum, yemek hazırlıyorum. Ama bazen de evde olmama rağmen tezgahın üstü bulaşık kaynıyor. Hanım da yorgun geliyor zaten bazen yapıyor bazen yapamıyor. Ama hiç bir zaman sorun etmiyoruz. En azından bu konuda çözdük bir şeyleri. Bizde de başka konular var.

Neyse, bunlar erkek gözünden bir yorum olsun diye yazdıklarım. Objektif bakarsam da şu çıkarımı yapıyorum. Evet bazen anlamıyoruz, dümdüzüz falan diyorum ama işin şu boyutu da var,

Kadın mutsuzsa yerde gördüğü çoraba bile bozuluyor. Ama mutluysa senin coraplarını yerim essek diyor icinden. Kadın mutluysa evin ortasına da sıcsan der ki "yalnız şu ortalıga sıcma olaylarını bir kaç bin yıl önce bırakmıştık hatırlatırım" der kaldırır yıkar.

Tam beyninizin çalışma yapısını anlamasam da mutsuzken pireyi deve yapıyorsunuz gibime geliyor. O yüzden sizin mutlu olduğunuz şeylere odaklanmalı, sizi üzecek şeylere takılmamanız lazım. Sorun ottan çöpten ziyada başka şeyler olabilir, biraz daha derine inip onları çözmeniz lazım.

Çocuk konusuna gelince, bence de sakın kalkışmayın. Mutsuz bir kadın olarak mutluluğu çocuk üzerinden bulmaya çalışmayın. Bir çocuğun en son isteyeceği şey kendisi mutsuz, ilişkisi kötü bir anne tarafından dünyaya getirilmektir.

Ben de bu sorunlarınızın çözülebileceğine inanıyorum ancak, baktınız çözülmüyor. Evliliğin kutsal olduğuna da inanmıyorum. Mutsuzsan ayrılacaksın. Hayata 1 kere geliyorsak öncelik kendi mutluluğunuz olmalı. Eşinizin veya çocuğunuzunki değil.

Siz mutlu olasınız ki eşinize, ailenize, arkadaşlarınıza veya ileride olursa eğer çocuğunuza verecek mutluluğunuz kalsın.

Netflix de "Kuvvetli bir alkış" ı izlemediyseniz birlikte izleyin belki çocuk yapmaktan biraz vazgeçersiniz :D

Teyzem geçen 60 yaşında boşandı. Çocuklar için katlandım yıllarca dedi. Katlanmak zorunda değilsiniz. Yani başından çözebilirsiniz. Bunu siz veya eşiniz kötü olduğu için değil, birbirinize uymadığınız için yapmalısınız. Uymak zorunda da değilsiniz ama zıtlığın uyumunu bile yakalayamıyorsanız o ilişkiyi sürdürmenin hiç bir anlamı yok.

Sanki ayrılsam başkası daha mı iyi olacak düşüncesi yanlış. Sorun daha iyi veya kötü olması değil zaten. "Daha uyumlu" olması. ki bu da vardır.

Ama bazen eşin 6 tane özelliği çok iyidir, 4 tanesiyle baş etmeye alışırsın, devam edersin. Bu da kafidir. Bazen de 9 özelliği çok iyidir, kim gelse eşinizi havada kapar, o kadar iyidir. Oma o kötü 1 tane özelliği size o kadar batar ki koşarak uzaklaşırsınız. Benim daha önce böyle bıraktığım uzun ilişkilerim oldu. Gram pişman değilim. Herkes dengini bulmalı. Zihnen, bedenen, ruhen, mantıken.. artık nereden bakıyorsanız.

İlla %100 anlaşılacak diye bir şey yok ama birbirinizi idare etmeyi, sorunları idare etmeyi öğrenmeniz lazım. Bakın katlanın demiyorum. Baş etmeyi öğrenmek lazım. Baktınız sizi çok zorluyor, olmuyor, ümitsiz vaka. O zaman bitirmek yanlış bir seçenek değil bana göre.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
Hepsini okudum o iş olmaz çocuk sahibi olmayın erteleyin önce aranızı düzeltin derim.
Eşiniz yanlış yapmış
40e 15 yıllık evliyiz
0
basond
(13.03.24)
Evli bir kadın olarak yorum yapmak istiyorum burayı okuyup gaza gelme. Bu saydığın sebepler boşanma sebebi değil.
Sadece sen yönetmeye yatkınsın, eşin de tembelliğe. Tıpkı benim evliliğim gibi :)
Başlarda bizim de böyle problemlerimiz oluyordu çünkü ben tembelim ev işi sevmiyorum yapmak da istemiyorum. Eşim de sizin gibi her şey tam düzenli ve muntazam olmalı diye düşüyordu.
Tezgahta patates soyarken neden altına bir şey sermemişim, neden salatalıkların kabuğunu orda kurutmuşum filan. Dedim bunun sana ne zararı var? Patatesi soyunca en son tezgahı siliyorum o yüzden altına bir şey koymak istemiyorum. Bu sadece bir örnek. Böyle onlarca olay vardı. Bir süre düşündü ve bana hak verdi. Haklısın aslında onun kimseye zararı yok ama ben alışmadığım için yanlış bir şey yapıyorsun gibi geliyor dedi. Dedim yanlış filan değil bu benim tarzım. Benim hayatım. Kimseye zararım yok.
Demem o ki bulaşığın 9 da değil de 11 de yıkanması kimseye zarar etmez. Hatta erkesi güne kalsın. Ne olabilir ki huzurdan önemli mi.
Kocam bu huylarını bıraktı valla 2 senedir cennette yaşıyorum. Kendisi için de öyle büyük bir stres kaynaği kalkmış oldu. Skeym tezgahı da bulaşığı da yani. Takıntı bunlar hep.
0
yenibirgüzelnick
(13.03.24)
yazacak çok şey var ama öncelik olarak çocuktan net olarak vazgeçin.
ondan sonra sağlıklı bir şekilde düşünüp karar verin.
çocuk sonrası boşanmak çok zor hele kadın için.
0
nuisance2
(13.03.24)
sorun sadece ev işleri meselesi ise bu konuda sorumluluğu daha fazla almanız gerektiğini düşünüyorum.
evet bencilce, fakat ev arkadaşı gibi iş bölümü yapmak erkeğin doğasına uymuyor.
modern yaşam erkekleri kadınlaştırıyor sonra da kadınların erkeğin bu şekilde olmasından rahatsız oluyor.

diğer konularda bir sorun olmadığından eminseniz kocanızı ev işlerine hiç bulaştırmayıp bir süre gözlemleyin(gerekirse yardımcı v.s.), bence işler değişecektir.

planlı çocuk yapma konusuna gelirsek, yumurtlama dönemi v.s. takip etmek bunları tamamen çöpe atın. aklınıze bile getirmeyin.
biz bu şekilde 1 yıla yakın uğraştık sonra ara verip normal sürece girdiğimizde çocuk olmuştu.
bu işlerde psikoloji > fizyoloji.
ayrıca kendinize eziyet etmenize gerek yok.
0
nuisance2
(13.03.24)
@ananiyimioguz teşekkürler kendi açından anlattığın için. Meşhur bir kitap var ya Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten, bana onu hatırlattı söylediklerin. İçeriği günümüze göre artık biraz seksist kalıyor ama bakış açımı bayağı değiştirmişti okuduğumda. Erkeklerin bizim gibi olmadığını ve olamayacağını kabul edersek ve bu ön kabule göre davranırsak mutlu olabileceğimizi anlamıştım. Orada da yazıyordu mesela, "Erkeklerin kadınların aklından geçenleri tahmin etme gibi bir sorumluluğu yok": Yalan yok buna çok içerliyorum ama dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela ilk çocuk düşünmeye başladığımızda ayın o belli günlerine neden hiç dikkat etmiyor diye sinir olmuştum. Sonra gittim söyledim, her ay şu şu günler önemli, o günlerde lütfen biraz daha birbirimizle ilgilenelim ortam yaratalım, vazife gibi olunca kendimi kötü hissediyorum diye. Şimdi bunu bir iki kere söylemiş olmam ve tamam demiş olması yetmiyor mu? Her ay da söylenmez diye düşünüyorum, her ay gerekliyse pes.
Bir de ben bu kitabı okumuş ve biraz da olsa kendimi düzeltmeye çalışmıştım, ondan da okumasını rica ettim ama okumadı. Aklıma geldi şimdi :|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Sizin biraz bosvermeniz biraz da kabullenmeniz lazim. Is sizin istediginiz gibi yapildi mi kismina değil is en sonunda yapildi mi kismina odaklanip sukretmek lazim, erkeklerin en beceriklisi bile bu kadar oluyor max, bunun otesi instagramda evin her tarafini fosur fosur yikayan adam.

Ovulasyon gunlerine bağlı seks yapmak sıkıcı ama garanti bir yontem. Ovulasyon takip ederken hamile kalamiyosam takip etmesem hic kalamam diye dusunmustum (kaldim). Ilk gun neyse de sonra ovulasyon donemi diye görev gibi 3 gun arka arkaya yapmak canimi sikiyordu mesela. Artik 3. gun naparsan yap gorev oluyor o.

Benzer yollardan gecmis biri olarak (35 k, 5 yil evlilik) duzelmeyecek şeyler değil ama iki tarafın da kendinden odun vermesi lazim biraz. Bence takmamayi ogrenmenin yollarini gelistirerek mutlu bir evlilige kavusabilirsiniz.
0
instant crush
(13.03.24)
@nuisance2 buna katılmıyorum ya, ev işleri erkeği kadınlaştırıyor diye hem dışarda çalışıp hem evin çoğu yükünü alırsak bizim suçumuz ne? O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de. Çünkü bu kadar yükle ben de kadın olmaktan çıkarım.

çocuk konusunda da, evet yumurtlama takibi nefrettt bir şey. Ama işte dediğim gibi sık sık yapan bir çift olsak zaten denk gelir diye düşünerek özellikle o günleri kovalamam. Ama sık yapmayınca bari o günlerde olsun diye dikkat etmeye başlıyorsun ister istemez:|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
temizlik-yemek işinin kadının vazifesi olması bi şekilde insan örfüne yerleşmiş.

siz rolleri değişmişsiniz, kentli modern çift filan. kocanız yeni rolü pek de kabullenemediği ama söylemeye çekindiği için işi ağırdan alıyor bence.

"O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de." evet. yapabiliyorsanız yapın. geçim de erkeğin yüküydü. roller değişti. insanlığın son birkaç yüzyılının macerası bu.

çocuk yapamama meselesi evlilikleri sarsıyor. bu normal.

çocuk yapamadığı için erkekliği incinmiş olabilir onun da. diğer ihtimaller de var, evlilik değil bekarlık istiyor olabilir ama bunlar spekülasyon olur.

boşanma lafzı hoş değil ama konuşulabilir

burada afedersiniz d*yy*sluk ettiği şey, gidip başkasından yaparsın demesi. çüş. karı koca birbirine böyle derse, hukuklarını büyük yaralar. o yara özürle bile tamamen kapanmayabilir.

bu sonuncu konuyu bi irdeleyin. meselenin ayıbını tane tane anlatın. pişmanlıkla af dilerse, gafletse söylediğini derse, bi şans verebilirsiniz. size kalmış.
0
lambırcek
(14.03.24)
bi twit vardı, evlilikte kadının en büyük sorunu yemeği kim yapacak değil bugün yemekte ne yapsak ne yesek sorunu. ben de bunu yaşıyorum. yemek işi bende ama cidden bugün napacağım olayı beni yoruyor mesela.

diğer konuda da kimi zaman benim kimi zaman eşimin motivasyonu veya enerjisi olmuyor. darılmamamızın sebebinin birbirimize açık olmak olduğunu düşünüyorum. her şeyimizi açık açık o an söyleyip bitiriyoruz. sonu kavga da olsa seks de olsa bunu yapıyorum ben
0
Hallegadola
(14.03.24)
12 yil evli erkek olarak yazayim.
Sizin durumunuzdaki ciftler bosansa evliliklerin yarisi falan biterdi.
Bence esinizin tabiatinda mutfakda zaman harcamak yok.Is bolumlerini tekrar kontrol edin.Gerekirse alisveris, temizlik vb. esinizin yapabilecegi isleri yapsin.
Esiniz muhtemelen sizin gecimsiz, yuzu gulmeyen, surekli dirdir eden sorun cikartan biri oldugunuzu dusunuyor.Ettigi gereksiz kufurden de bir seyleri yerli yerine oturtmaktan, huzurluzluktan biktigini gosteriyor.bence overthinking yapmayi birakip guler yuzlu biri olmaya calisin. Erkekler icin evin bal dok yala olmasi yada evde guzel yemek yapilmasi degil guler yuzlu ve anlayisli bir es daha onemlidir.Esinizin cocuk ruhlu oldugunu yazmissiniz.Bilmem farkinda misiniz ama cocuk ruhlu birine karsi despot anne rolunu oynuyorsunuz.Bu sekilde gecimsizlik olursa yatakta da sorun olmasi cok normal.Ben sizi daha haksiz buldum.Biliyorum bu yazdiklarim hosunuza gitmeyecek bana kizacaksiniz ama dusunmeye deger bence.Yangina korukle gitmeyin.
0
turkuaz
(14.03.24)
yani mutsuz bir evlilik evet ama toksik bir evlilik değil. sadece rutine ve tekdüzeliğe hapis olmuş gibisiniz. tutku, arzu ne bileyim heyecan kalmamış pek. çocuk yapsanız da eşinizden ekstra destek, anlayış göremeyebilirsiniz. bu sizi daha çok üzebilir. çok çocuk heveslisi olsa eşiniz kendisi zaten bu süreçte takip eder, elinden geleni yapardı.
bu arada şeyi anlıyorum özellikle uzun süreli denemelerde bir noktada neden olmuyor stresi ile beraber insan darlanıyor ve zul gelmeye başlıyor. ama bu başka bir bıkkınlık boyutu gibi. gençsiniz, bence hayatınızı mutlu olmadığınız bir ilişkide feda etmeyin, çocuğu da mutsuz ve anlamsız bir birlikteliğin içine doğurmayın.
anlıyorum anne olmak istiyorsunuz, ama sizin anne olma hakkınız, çocuğunuzun mutlu ve sağlıklı bir ailede büyüme hakkından daha öncelikli değil maalesef.
0
wild honey suckle
(14.03.24)
erkekler gene bildiğimiz gibi... "ne var canım daha fazla fedakarlık yapsan" noktasından bakmışlar.
eşinin sana ettiği laftan sonra diğer şeylerin konuşulmasını çok saçma buluyorum. o sebeple kısa kestim.
0
suyin
(14.03.24)
Benim düsüncem senden beklenen; tipik ev kadınlığı ama adama rahat da vermemişsin o da küfür etmiş. Mutlu değilsen yaşın gençken ayrıl.
0
Coma
(14.03.24)
tüm evlilik ile ilgili sorunların temel sebebi, farkında olmadan yükselen stres seviyemiz. Hızlı yaşam, strese, stres huzursuzluk ve tahammülsüzlüğe , ve bunlarda insan ilişkilerine olumsuz olarak yansıyor, diğer her şey bahane ve teferruattan başka bir şey değildir.

Bunun imkan elverdiğinde doğa içinde küçük bir köy ve ilçede yaşamak için plan yapın , hayatınız yavaşladıkta , toprak ve doğra ile temas ettikçe her şeyin yavaş yavaş düzeldiğini göreceksiniz.

Belki inanmayacaksınız ama deneyin, yoğun şehir hayatı insanın doğasına en baştan uygun değildir .Ne varki bu şekilde yaşamayı farkında olmadan zorlanıyoruz.
0
Rao
(14.03.24)
@Rao, başta kulağa mantıklı gibi gelse de benden 2 önceki kuşak köyde yaşamışlar ve köy ortamında da gayet kavga, atışma, küslükler, cinayetler, adam kaçırma, tecavüz, adam vurma.. biraz daha doğuya gidersek töreler falan...

Ya komşu komşuya bahçesine ağaç sarktı ve bişey yapmadı diye 3 yıl küs kalır mı?

Kalır, onların dünyası da o çünkü.

Babaannem alzheimer olmasaydı da anlatsaydı size neler çektiğini. Kırsalda yaşayan bir kaç nesil öncemizde katlanma diye bir şey vardı. Artık kadınlar 1900lerden sonra iş hayatlarına girdiğinden beri bu pek kalmadı. Kimse birinin kahrını çekmek istemiyor veya sesini çıkarıyor artık.

Yani ben kendi dünyamızı büyültmenin veya küçültmenin sorunu değiştireceğini düşünmüyorum. İnsanın olduğu her yerde huzursuzluk, kavga, atışma olurmuş gibime geliyor. Doğamızda var yani. İstediğiniz kadar küçültük, heidi gibi yaşayın, artık o dünya sizin için yine normal olacak.

Ama şehrin, işlerin, kalabalığın vb. bir dünya etkenin bizi aşağı çektiği konusunda haksız değilsiniz.

@ustapasta, tekrar gelmişken şeyi demeyi unuttum, evet yukarıda da yazmışlar, kadınlar mesela eleştirirler annen miyim ben senin diye ama anne gibi davranmaktan da alıkoymazlar kendilerini. Burada bir çelişki yok mu.

İlişkinin başlarında eşim biraz evhamlı ve biraz kontrolcüydü. Yemek yedim mi, camı kapattım mı, üstüme bişey aldım mı, üşüttüm mü, kurulandım mı vs vs saymakla bitmez. ya kontrol eder ya da arar sorardı sürekli.

Anlam veremeyeceğim şekilde strese girer, meraklanırdı. Huzursuz olurdu. Bazen bir şeyi yapmadıysam sinirlenirdi, küçük çocuğa yapar gibi söylenirdi.

Ben de aşırı sülalem rahat bir insanım. Onu gördükçe iyice heyheyleri geliyordu.

Sonra ne olduysa bir ara aydınlanma geldi. Ya ben niye strese giriyorum koca adam gece yemek yiyemedi mi, dolapta bişey yoktu aç mı kaldı falan diye, huzursuz oluyorum. Gider en kötü makarna yapar, hiç bişey olmazsa yemek söyler açlıktan ölecek hali yok ya.

Diye bir ara gelince söylenmişti. Ondan sonra da böyle kontrolcülük yaptığını görmedim.

Ben onun beni yine düşündüğünü başka şeylerde anlayıp hissedebiliyorum ama bu tarz konularda "annelik taslama" huylarından erkenden uzaklaşmasına ben çok sevindim.

Yani bazen kızdığınız şeyi siz kendiniz yapıyorsunuz, çok takılmamak lazım. Hem siz rahatlarsınız hem eşiniz.
0
ananiyimioguz
(14.03.24)
@ananiyimioguz

Her türlü senaryoda negatif örnekle her zaman vardır, buna şans vb artık ne derseniz.
Ancak şöyle bir durum var ki ,yaşanılan yere bölge insanına , vb. göre çok değişkenlik gösteren bir durum.
Kal di ki, bundan insanlar ve nesiller değişiyor, bundan 50 sene önceki ve bugün ki toplum yapısı aynı değil.

Tüm olumsuzluklara rağmen ,doğanın, sessizliğin, temiz havanın , türlü kirlilikten uzaktan durmanın ve yavaş hayatın insana katacağı pozitif etki gerçeğini değiştirmez.
0
Rao
(15.03.24)
@ananiyimioguz aslında hiç anaç biri değilimdir. Mesela dışarda bir planım varsa onun evde ne yediğini ne yiyeceğini sormuyorum, kadınlar olarak erkeklerin beslenmesinden sorumlu olmamalıyız diye düşünüyorum. Hani tepki anlamında sormamak değil, bunu sormak ya da düşünmek aklıma gelmiyor. Birçok kişi böyle değil. Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız. Bence bu durum erkeklerin de hoşuna gitmiyor zaten. Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, bunun baya baya yaygın olduğunu fark edince de şok yaşamıştım:D


Eşimin şahsi konularında müdahaleci değilim rahatım, kendi tercihleri sonuçta. Ama ev düzeni beni de etkilediği için her şeye de bana ne diyemiyorum işte. Biraz aşmaya çalışıyorum, bahsettiğim kitaptan sonra oldu bu hatta. Mesela eşimin annesi yemek konusunda çok kendini yoran biri değil, o da öyle alışmış. Önüne bir çeşit koysan ya da kahvaltı gibi geçiştirsen okeydir. Bizde ise yemek çok çok önemliydi, ben de öyle alışmışım öyle devam ettirmem gerekiyor gibi davranıyordum hep. İşten gelip üç çeşit yemek yapmak, ya da uğraştırıcı güzel yemekler yapmak için iki saat uğraşıyordum, haliyle çok yorulup hırçın oluyordum eşime kızıyordum. Ben iki saat ayakta yemek yapayım, o gelsin 10 dkda bulaşıkları toplayıp geçsin oh ne ala diye. Sonra kitapta okudum, sizden talep edilmeyen fedakarlıklar yapıyor ama karşılığını göremeyip üzülüyorsanız, belki de o fedakarlığı yapmamalısınız diye. O anda bir aydınlanma geldi, adamın benden üç çeşit yemek beklediği yok, ben kendime bu işi çıkarıyorum, hem yoruluyorum hem haksızlığa uğradığımı düşünüp kızıyorum. Üstelik annem çalışmıyordu, ben işten gelip neden bunu yapıyorum diye düşündüm ve bıraktım. Basit şeyler yapıyorum, yalnızca yemek konusunda değil diğer konularda da rahatladım.

Ama işte dışardan baktığında mesela iş paylaşımımız var. Etrafımda birçok kadın da "söylediğinde yapıyorsa ona da şükür" modunda. Fakat ben 36 yaşında bir insana devamlı ne yapılması gerektiğini söylemeyi kabullenemiyorum. Erkekler böyledir diyip geçmeyi de öyle, acaba böyle midir yoksa böyle mi alıştırıldılar? Dm'den bu "zihinsel yük" ile ilgili güzel bi çizim gelmiş onu da paylaşayım: ekmekvegul.net
Mesela ben de kahvaltı sonrası çayımı içerken yalnızca çayımı içiyor olmayı isterdim. Çay içerken akşam yemeğinin malzemelerinden neler eksik, dışarı çıkıp ne almak lazım diye düşünmek yerine. O zaman sen de düşünme diyip geçilemiyor, saat akşam 7 olunca o malzemeler bir anda belirmeyecek çünkü. Eşim olsa akşam yemeği saatine kadar bir şey düşünmez, saat 7 olunca duruma ayıkır. Bu kafa rahatlığı acaba nasıl bir şey, biz de bayılmıyoruz bir şey yaparken başka şey düşünmeye. Düşünen olmayınca ev işleri aksadığından mecbur kalıyoruz. Yahu mesela yemeği ocağa ısıtmaya koymuşum bir iş çıkmış beş dk içeri geçmişim, eşim mutfakta sigara içiyor telefonda bir şeyler izliyor. Mutfağa giriyorum ki cazır cuzur ses geliyor yanacak yemek nerdeyse. Mutfakta ama onu fark etmiyor mesela, çünkü kendisine söylenmemiş. Hani bu kadar obvious bir şeyin söylenmesi de biraz insanın zekasına hakaret sayılmaz mı? Bu kadarının da yapısal olduğu bence biz kadınlara yutturulmuş bir yalan.

Eşimle konuştuk bu arada. Ettiği kötü söz ile ilgili, sigarayı bıraktığı için bazen anlamsız bir öfke yaşadığını söyledi, bunun mazeret sayılmadığını biliyorum dedi ve özür diledi. Doktor sperm analizini görünce sigarayı bırakmasını istemişti, çocuk sahibi olmayı çok istediği için hemen bıraktı (oversharing reis online).

Temizlik konusunda da, temizlik günleri yaşadığımız gereksiz gerginlikler için şunu dedi, "ben sana sinir olmuyorum, temizlik yapma eylemine sinirli oluyorum. Yani temizlik yaptığım için gergin oluyorum." Ama bunu yapmak zorunda olduğumuzu, benim de bayılarak yapmadığımı, bu gerginliği bana yansıtmasının saçma olduğunu anlattım dikkat edicem dedi bakalım ne olacak. Çocuk gelince sorumluluğumuzun daha fazla olacağını, şimdi böyleysek ileride daha çok sorun yaşayacağımızı, o yüzden çocuk düşüncesini ertelemek istediğimi söylediğimde üzüldü. Artık daha düzenli olalım ben de dikkat edicem dedi. Temizlik için birini ayarlamayı düşünüyorum, en azından yüzeysel şeyler kalsın bize. Durumlar şimdilik böyle.
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
". Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım,"

amacım laf söylemek değil ama böyle düşünüyorsanız aile olmanız zor.
çok bencilce bir düşünce bence.
siz ev arkadaşı olarak görüyorsunuz bence.
0
nuisance2
(15.03.24)
@nuisance2 herkesin “kendi” valizini hazırlaması nasıl bencilce oluyor anlamadım. Tam tersi senaryo olsaydı ne diyecektiniz? Eşim benim valizimi hazırlasın o zaman öyle aile olalım, o olmuyor ama dimi? Çocuklar bile 3-4 yaşından sonra ne giyeceğini kendi seçmek istiyorken bu durum bana komik gelmişti ama görüyorum ki burada bile varmış:D
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
"Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız"

komiklikten ziyade mevzu şu aslında, adam(kadın) üşümüyor olabilir. ama eşi tarafından en azından kendisini düşündüğüne yönelik jesttir, iyi hissettirir. adam(kadın) evde açlıktan ölmez belki, ama dışardaki eşin onu da düşünerek belki yemek hazırlayıp
bırakması da aynı şekilde jesttir. adam(kadın) valiz hazırlamayacak kadar yorgun olabilir. eşin valizi hazırlaması jesttir. adam(kadın) ilaçlarını takip etmeyi unutabilir. eşin bunu bilip onun yerine hatırlaması hoştur. bu tip ufak gibi görünen davranışlarla zaten bir aile ortamı oluyor. nuisance +1 ev arkadaşlığı konusunda.
0
sarahkerrigan
(16.03.24)
Parantez içinde hep kadın da yazmışsınız ama, pratikte bu tür “jest”leri yapanların genelde erkek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Daha bugün twitterda bir video gördüm, erkek işten eve kadından önce geliyor ve yemeği hazırlamış oluyor, kadın bunu videoya almış ve gayet mutlular. Yorumları görmeliydiniz, aşağılama ritüeli demişler, kadın erkeği s.kiyor demişler, bir adam bunu nasıl kabul eder demişler:D mesele beraber yenecek yemeği erkeğin hazırlamış olması.

Tam tersini düşünelim, kadın işten eve erkekten önce geliyorsa yemeği hazırlamaması söz konusu bile olabilir miydi? Sanmıyorum. Gerçek hayatta neyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. “Jest” yapan da, aman nolcak canım seviyorsa yapmalı, bunların hesabını yapıyorsa sevmiyordur denilen de kadın oluyor.

Konu benim konumdan çıktı şu an, şaşkınlıktan eşime şükrederek feminist manifesto yazıcam az kaldı:D
0
🌸ustapasta
(16.03.24)
okumaya bile dayanamıyorum bazı yorumları. sen bildiğin gibi devam et pasta bence...
0
suyin
(16.03.24)
(14)

Kötü niyet bu mudur?

skr1292
Bir arkadaşla aramızda geçen diyalogları birebir yazıyorum;Ben : Bugün öğlene kadar uyudumO : depresyonda mısın---Ben : aklımda şöyle şöyle bir iş fikri varO: Yapamazsın deneme bile---Ben: Abi işsizlik psikolojisi çok kötü insanın hayat enerjisi bitiyorO: Doğru ama sen niye bu kadar mutlusun onu anl
Bir arkadaşla aramızda geçen diyalogları birebir yazıyorum;

Ben : Bugün öğlene kadar uyudum
O : depresyonda mısın

---

Ben : aklımda şöyle şöyle bir iş fikri var
O: Yapamazsın deneme bile

---

Ben: Abi işsizlik psikolojisi çok kötü insanın hayat enerjisi bitiyor
O: Doğru ama sen niye bu kadar mutlusun onu anlamadım

---

Ben: Bugün ehliyet sınavım var
O: bu yağmurda işin çok zor

---

Ben: İngilizce için kitap aldım
O: 2-3 gün sonra çalışmayı bırakırsın iade et bence

---

Bütün bu diyaloglar bir yana yaşadığım şu olay bitirdi beni ;

bu arkadaşla normal bir şekilde sohbet ederken telefonum çaldı iş görüşmesine çağırdılar. Telefonu kapattım, arkadaşa söyledim iş görüşmesi için aradılar yarın görüşmeye gidicem diye. Abi yüzü bir düştü sanki çekip vurmuşlar gibi. İnanılmaz morali bozuldu. Bir anda durgunlaştı sessizleşti. Ben keyfini yerine getirmek için kıvrandım.
0
skr1292
(25.02.24)
(bkz: Dalyarak)

Belli ki kendi hayatı çok iyi gitmiyor, etrafındaki kimsenin de iyi gitmesin istiyor. Bilerek isteyerek zarar vermese bile iyiliğinizi istemiyor işte.
0
salihdt
(25.02.24)
“Ben keyfini yerine getirmek için kıvrandım.” Neden? Kesinlikle salihdt +1. Art niyetini rahatlıkla dışavurmaktan çekinmeyecek kadar kötü.
0
odiyus
(25.02.24)
heves baltalayan balta diye bi karikatür serisi vardı. onun baş karakterine benziyor.
son olay bambaşkaymış. bu kimse arkadaşın olmayı haketmiyo olabilir. yaptığından emin ol ve yol ver
0
lambırcek
(25.02.24)
saflığından faydalanıyor.
o senin keyfini yerine getirecek
hiç bir şey yapmamış oysa.
Araya mesafeni koy.

Bazı insanlar beden olarak büyüyor ama empati veya diğergamlılık olarak yerlerinde sayabiliyorlar.

Arada bazı oyunlar hazırla onun için.
Mesela kargodan gelmiş gibi kendine bir paket hazırla içine de güzel bir kaç eşya koy. bunları seni seven bir arkadaşın göndermiş gibi hareketler çiz.
yine bir arkadaşına, sen onun yanındayken aramasını söyle.
Seni akşam eve davet ettiğini söylesin o da duysun konuştuklarınızı.
Ona oldukça uygun indirimlerden aldığın eşyaları da göstermeyi ihmal etme.
senden yardım benzeri bir şey talep ettiğinde beklentisinin altında tavır sergile.
mesela borç olarak 500 mü istedi? 150 TL var ama markette bana lazım de.
psikolojik savaş neymiş görsün.

neyse, konunun mizahla kurgu edilmiş hali burada:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Kıskanıyor enerjinizi emiyor hiçbir şey demeden engelleyin arkadaşlığınızı bitirin
0
Hallegadola
(25.02.24)
Ya iyidir kötüdür bilemem. Ama hayatını negatif yaşadığı belli. Sadece negatifleri görüp negatife odaklanıyor ve negatif duygularını paylaşıyor. Zihninde pozitif bir şey döndüğünü hiç sanmıyorum ben. Yani pozitif ve mutlu bir yanı olsa ve sana göstermese kötü niyetli derdim. Ama kendi negatif duygularını o kadar büyütmüş ki içinde pozitif bir şey kalmamış.

Ben olsam mesafe koyarım. Bu durumlar bulaşıcı. Bir şeyi 40 kere söylersen olur. Nasıl duygulara maruz kalırsan ona dönüşürsün. Görüşmeyı bırak bu insanla.
0
zimbirik
(25.02.24)
ben size daha iyi bi arkadaş olurum. buradan anlayabilirsiniz ne niyeti varmış.
0
baldan kaymak
(25.02.24)
Sizi kıskanıyor da olabilir, kötü niyetli de, eğer o da işsizse dümdüz mutsuz da. Tanımadığım için bir şey diyemem. Tek bildiğim arkadaştan uzaklaşmanız gerektiği. Kendi başını yesin :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(25.02.24)
Ben de de var bu tarz valla artık yaşım gereği sanırım iyice sıkıldım yük gibi taşımaktan beni beğenmez ama yaptıklarımın da aynısını yapar. Öncelikle storylerimi görmesini engelledim, görüşmelere de gitmiyorum, wapptan cevap yazında da gruplardan cevap atmıyorum. Kendi mutsuz olduğundan sizin hayatınızın akışında gitmesini istemiyor, iyiliğinizi istemiyor kısaca.
0
esinikaybetmiscorap.
(25.02.24)
Kesin kıskanıyor bırak kudursun
0
turuncu tonlarda
(25.02.24)
cosmicstring +1

Sorunuzu okurken ben de aynı şeyi düşündüm. Neden hala arkadaşsınız anlamış değilim.
0
pispinti
(25.02.24)
o arkadasın bu mu?
www.eksiduyuru.com
0
benarrivo
(25.02.24)
@benarrivo

hayır hocam farklı kişiler.
0
🌸skr1292
(25.02.24)
Kendi içindekileri size yansıtmış gibi. Depresyondadır ve mutsuz hissediyordur. Acıyı paylaşmaya odaklanmış bakış açısı, sizin mutluluğunuz onu mutsuz etmiş daha çok. Arkadaşlığın gidişatı sizin yaklaşımınız ile belirlenecektir şimdi. Destek mi olacaksanız yoksa yalnız mı bırakacaksınız? Ne derdi var diye sorun, ne olsa derdi biter hayatı güzelleşir diye sorun, neye ihtiyacı varmış öğrenin merak ediyorsanız ve yardımcı olmak isterseniz.
0
hasmetizm 2046
(26.02.24)
(9)

ağzı kokan biri kendisini bilir mi

benibulmanlazim
bugün güzel bir hanfendi arkadaşın ağız kokusunu hissettim. normalde hassas bir bünyem yok ama beni fena etkiledi. eminim o da bunun farkında değildir.sorum şu: bir insan ağzının koktuğunu nasıl anlar.
bugün güzel bir hanfendi arkadaşın ağız kokusunu hissettim. normalde hassas bir bünyem yok ama beni fena etkiledi. eminim o da bunun farkında değildir.

sorum şu: bir insan ağzının koktuğunu nasıl anlar.
0
benibulmanlazim
(18.02.24)
her zaman anlaşılmıyor. sarımsak yesem hissederim ama diğer türlü hissetmem heralde.

günde 2 kez diş fırçalayan birisinin ağzı kokuyosa başka sıkıntısı vardır doktora gitmesi gerekir.
0
jelly bear
(18.02.24)
Açtır, çürük vardır, normal bir kokudur. Diş hekimlerinin de kokuyor. İnsanlık hali ne var bunda suratına hohlamadıkça?
0
Kahvedesu
(18.02.24)
anlamak için bileği yalama filan gibi antin kuntin yöntemler var ama hiçbirinin kesin çözüm sunacağını zannetmiyorum, ben ağız kokusu konusunda çok hassas birisi olarak utanmasam bane gibi dolaşacağım ortalıkta, çok "test" etmişimdir kokuyor mu kokmuyor mu diye ama hiçbirinden güvenilir sonuç almadım.

cevaba gelecek olursak eğer mide rahatsızlığı, diş çürüğü vb. problemler varsa muhtemelen böyle bir sorun yaşayabileceğinin farkındadır. bunlar yoksa veya kendisi şuursuzsa ağzının koktuğunu hiç düşünmüyor olabilir. çünkü özellikle üzerinde durmuyorsa insanın kendi ağzının koktuğunu anlaması (birisi söylemediği sürece) gerçekten çok zor.

onun dışında diğer arkadaşlara da katılıyorum açıkçası, devamlılık arz etmeyen ve çok ağır olmayan ağız kokusu şu veya bu sebeple herkesin başına gelebilir. aç olabilir, rahatsız olabilir vs... başka zaman tekrar yaklaş bakalım :)
0
mark greg sputnik
(18.02.24)
Bilek yalamak gibi antin kuntin yöntemler işe yarıyor.
Bir diğer yöntem de ağzını burnunu maske ile kapatıp ağzından nefes verip burnunandan almak.

Durup dururken genelde farkedilmiyor. Acaba kokuyor muyum diye kontrol etmek lazım

edit: bende işe yarıyor en azından. belki mideden gelen kokularda ya da bazı tip kokularda sağlıklı bi çözüm değildir.
0
biseysorcaktim
(18.02.24)
@biseysorcaktim, abi nasıl yapılıyor o zaman, biliyorsan açıklar mısın? ben mi yanlış yapıyorum acaba? ya ağzımın koktuğundan yüzde bir milyon emin olduğum zamanlarda bile bundan ben hiç sonuç alamadım çünkü. burnum da aslında keskindir hani koku almıyor değilim. bende bu zaten takıntı düzeyinde. eskiden çok daha kötüydü, kendi sevgilimin yanında sakız çiğnemeden duramıyordum filan. o açıdan "ağzım kokuyo mu?" sorusuna net cevap bulabilmek sayko ruhumun yangınlarına su serpecek çok önemli bi şey benim için. ama yok yani bileğimi yalayınca kendimi sadece salak bi maymun gibi hissediyorum, hiçbi koku almıyorum.
0
mark greg sputnik
(18.02.24)
bilinmez sanki ya. ben koktugumu hissettigim oluyor ama belki kokmadigini dusundugum bir zaman da kokuyordur?? beslenmeyle dogrudan alaka kuruyorum curukten vs de ote. sagliksiz beslendiginde hizli aclik ve acliktan agiz kokmasi gibi bi dongu. bir de herkesin kendi kokusu oluyor bi sekilde cok yakinsan, ten kokusu gibi. sik sik temizlikle kokuyu bastirabilirsin
0
ala09
(18.02.24)
üzerine sıktığın parfümün kokusunu yada terlediğindeki kokuyu sürekli alıyormusun ki ağız kokusunu sürekli alasın?

kişilerin çoğu bunu fark etmez hele ki süre gelen bir rahatsızlıktan dolayı ise hiç fark etmeyebilir. çöp kokusu gibi bir koku ise mide rahatsızlığına işaret eder.
0
selam
(19.02.24)
ben hep anlıyorum sakız taşıyorum bu durumlar için.

anlamayan şaşıyorum. eminim ki kokan kendi koktuğunu biliyor sadece tembelliğinden önlem almıyor. valla yakın olduklarıma eşime arkadaşıma direkt sakız veririm ağzın kokuyor diye. yakın olmadıklarıma da sakız ister misin diye ikramda bulunurum napayım
0
Hallegadola
(19.02.24)
bence anlamıyorlar, anlasalar müdahale ederler. eski iş yerimde birinin ağzı kokuyordu, şu anki iş yerimde de birinin ağzı fena kokuyor. önde çürüğü var, muhtemelen o yüzden. ikisi de evli barklı filan ve günahlarını almayayım temiz insanlar. yani koktuğunu bilseler müdahale ederler.
0
elorelia
(19.02.24)
(25)

Böyle bir durumda bozulur muydunuz?

wild honey suckle
Diyelim ki evlendiniz. Düğünde hatırı sayılır miktarda altın takıldı. altın fiyatlarının yükselmesiyle beraber de iyice değerlendi. sürekli çift olarak yatırım yapma gereğini konuşuyorsunuz. ne eviniz ne şirket aracı haricinde kendi arabanız var. aylık geliriniz de iyi seviyede. yarın öbür gün kredi
Diyelim ki evlendiniz. Düğünde hatırı sayılır miktarda altın takıldı. altın fiyatlarının yükselmesiyle beraber de iyice değerlendi. sürekli çift olarak yatırım yapma gereğini konuşuyorsunuz. ne eviniz ne şirket aracı haricinde kendi arabanız var. aylık geliriniz de iyi seviyede. yarın öbür gün kredi çekseniz sorunsuzca ödeyebilme imkanınız da var.

ama eşiniz altınların kendisinin olduğunu söyleyip asla ortak bir yatırım yapılması ve belki ev alınması için dahi vermiyor. sonuçta siz bir ailesiniz bir şey yapılacaksa birlikte yapılacak. ama kadın tarafı sürekli altınları hariç tutup erkeğin kendi imkanlarıyla yatırım yapması gerektiğini iddia ediyor. ayrıca doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde de sürekli olarak altın ziynet talep ediyor.

siz erkek olarak buna bozulur muydunuz? eşinizin size güvenmediğini ya da yarın öbür gün ayrılma ihtimalini gözettiğini düşünür müydünüz? yoksa tamamen bu erkeğin görevi, çalışsın kendisi alsın der miydiniz?
0
wild honey suckle
(16.02.24)
Güvene dayalı ilişki ve aile üzerine bir ton beylik laf edilir, hem ağızdan kolay çıkar hem kulağa hoş gelir ama evlilikler artık çok kolay bitebiliyor. Ev almak yatırım yapmak gibi büyük sorumlulukların altına evlenmiş dahi olsam her yönüyle uzun yıllar tanımadığım biriyle girmezdim. Sizin örnekte kadının ayrılık ihtimalini düşünerek böyle davrandığından çok emin değilim. Hem özel günlerde altın talep edip hem de ayrılık ihtimalini gözeterek kendini güvenceye alması pek örtüşmüyor. Gerçi ev alma imkanı varken altınları vermeyip iyi bir varsayımla kötü günlere saklıyor desek yine örtüşmüyor.

Anlattığınız olayda bence bir eksik var çünkü kadına hak verecek bir seçenek zorladak da çıkmıyor :)
0
beyfendi
(16.02.24)
yani bu kadın evlenmeden önce de böyledir. o zaman fark etmediniz mi gerçekten?

böyle bir kadını sizin fikirlerinize ikna etmek imkansızdır diyeyim size.

güvenip güvenmemeyle alakalı değil aileden öyle görmüş ve karakter olarak art niyetli olduğunu düşündüm.
0
Hallegadola
(16.02.24)
Eşiniz çalışıyor mu? Eğer çalışmıyorsa bu altınları belirsiz bir gelecekte karşılaşacağı problemlerde kullanabileceği bir teminat olarak görüyor olabilir. Bu size güvenmediğini göstermez. Davranış ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ancak ekonomik bağımsızlığı olmayan insanın böyle refleksler göstermesi anlaşılabilir. Siz bunu bir problem olarak görmüyor ve ev alınmasını elzem görüyorsanız evi eşinizin üstüne yapmayı deneyebilirsiniz belki bu şekilde daha kolay çözülür.

Eğer eşiniz çalışıyorsa yaptığı bence de çok anlamsız olmuş.
0
akhenaten
(16.02.24)
ben böyle biriyle evlenmezdim. diyelim evlendim boşanırım direkt.
böyle bencillik olmaz. evlilikte her şey ortaktır. ev arkadaşı almıyorsunuz hayat arkadaşı alıyorsunuz
0
jelly bear
(16.02.24)
Böyle evlilik olmaz. O zaman herkes kendi kazandığı parayı yesin eve de ona göre masraf yapsın.
Türk adalet sistemine göre düğünde takılan takılar gelinindir diyorlar orası doğru ama evlendiğin kişiyle ortak bir yatırım yapılmayacaksa neden evlenilmiş ki.
0
bigcaptain
(16.02.24)
@akhenaten konu kişi ben değilim:) arkadaşlarımdan gözlemlediğim bir durum. iki taraf da çalışıyor ve iyi sayılacak bir gelirleri var. o konuda bir sıkıntı yok.
0
🌸wild honey suckle
(16.02.24)
kendi geliri olsa bile türkiye'de bu şekilde davranan bir kadını kınamam ama birlikte de olmam, kaldı ki evlilik...

ilişkinin dinamiğine, içinde yetişilen ve yaşanmakta olan topluma göre bu normal olarak görülebilir. kimi yerlerde altınlara kızı geçtim gelinin ya da damadın ailesi çöküyor direkt. hatta daha da absürt durumları çevrenizde yoksa bile kadın forumlarında falan görebilirsiniz. evliliğin kimileri için evden, aileden kaçmanın tek yolu olduğu kimileri için de masrafları paylaşmak için yapıldığı bir ortamda bunlar yaşanmaması mümkün değil zaten.

ekşide vs kolay kolay birinin gelip de bu normaldir ya demesini beklemeyiz ama ülkenin belki yarısından fazlası için bu olağan bir durum bu özetle.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.02.24)
Kadın evlendiğinde çok altın takılacagını biliyordu ve bunları nakite dönmek için bir erkek lazımdı ve sanırım bulmuş.

Erkek kişisi kadına bazı imalarda bulunsa ve iş ciddileşse muhtemelen erkek bir de suçlu olacak ve erkeğin aslında parayı saçma işler için harcayacagını kendisinin önlem aldıgını falan iddia edip üste bile çıkma olasılığı var.

ayrıl demem de böyle de evlilik olmaz deme hakkım var.
0
liberal
(16.02.24)
Kadın tarafı Maddi güvenliğini aşırı önemsiyor olabilir, kültürü sebebiyle altın seviyor olabilir, sevgi dili hediye almak olabilir. Bunları konuşabilmek gerekiyor. Adam Nasıl hissettiğini söyleyip onun nasıl hissettiğini sorarak istediğini bilgilere ulaşabilir fakat bunu yaparken yargıda bulunmamak kaydı ile. Maddiyat önemli bir eşik ilişkilerde, aşmak ilişkiyi farklı yerlere taşıyacaktır
0
hasmetizm 2046
(16.02.24)
Bu kadınla tanışıp da anlaşabilen adama niye bu düşünce garip geliyor ki ben buna şaşırdım mesela. Ülkemizde böyle düşünen geleneksel bir kesim var. Kendilerini çağa adapte etmek gibi bir dertleri de yok üstelik. Siz değişir mi sandınız?
0
ruhen hastayim ben
(16.02.24)
ruhen+1 bu sonradan belli olacak bir seye benzemiyor ustelik hem taki miktari cok hem gelirleri iyi diyorsunuz. yani uzerine konusulasi bir para soz konusu. dogum gununde ziynet istegi ayri tutuyorum bu konudan, dugunde takilan takilar ortak olmali. evlilikten sonra elde edilen mal varligi sayilir sadece noterde onaylatmiyorsunuz. evlilik akdine uymuyor paylasimsizlik. ama insanlar cok eslilik, paylasimli, donusumlu iliskiler yasadigi icin norma gore degisir bize ters gelse de. hangi koyden bulduysa muhtemelen bunlar onceden bilinen seylerdir. sonradan alinmaca gucenmece olmaz.
0
ala09
(16.02.24)
Benzer durumda bir çift arkadaşım var. kız asla altınları vermiyor araba almak için. 2 senedir ikna olmadı. 2 sene önce arabayı almış olsalar hem arabaları olacaktı hem de muazzam değerlenmiş olacaktı paraları.

kocakarı kafası işte altın yatırımı yapıyor aklınca. sorsan egeli modern çağdaş kız üstelik. bu arada kız çalışmıyor. üstteki arkadaşın dediği gibi ilerisi için sigorta gibi görüyor olabilir altınları. zira 2 kere çok ciddi boşanma eşiğine geldiler sudan sebeplerden.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.02.24)
gelenek yasa masa bi şeyler var evet de ben şeyi anlamıyorum, kız tek başına olsa altın gelecek mi? hayır. evlendiği için altın geliyor ve bunda doğal olarak erkeğin de hakkı olmalı bence. ortak sayılmalı. ortak da yatırım yapılabilmeli veya ortak hesapta kasada bir yerde durmalı. "altın gelinindir" kafası modern, çalışan, kendine/eşine saygısı olan insanın zihniyeti olamaz. ha ama burada da bu kadın muhtemelen hep böyleydi, birden gelenekçi olmamıştır, adam bile bile evlenmiş ve durumları da iyiymiş, boşuna ağlamasını anlamadım. herkes aynı düşünecek diye bir şey yok. onlar için okeyse okeydir, dışardakilere dut yemek düşer. benim başıma gelse zaten paylaşırım da erkek tarafında böyle şeyler görürsem boşarım.
0
nic cage
(16.02.24)
"ayrıca doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde de sürekli olarak altın ziynet talep ediyor."

bu ne yaa kadın erkeği temettüye bağlamış :D
çok rahatsız edici bi durum. kadın çalışmasa hadi neyse de çalışıyormuş. böyle bakan biriyle evli olmak acayip bir duygu. düşman başına.
0
tabudeviren
(16.02.24)
Kadinda bir guvensizlik yaratmis demek ki kocasi. Ben oyle dusundum. Kendini garantiye almis belli ki. Sorun yok bence normal.

Dugunde takilan altinlar geline ait diye bir sey yok mu yasada da zaten? Yoksa da, karisinin altinina goz dikmesin kimse ya... bana cig geliyor bu davranis.

Eve giren diger maastan yardim istenebilir ama dugunde takilan altin kadinin guvencesi olarak kenarda kalsin zaten.
0
Kittie
(16.02.24)
Dügünde takılanlar nasıl kadının oluyor onu anlamadım, muhtemelen dügünde takılanların çogu erkek tarafı tarafından takılmış, kadın tarafının akrabaları gelinin annesine düğün takılarını vermiş olma ihtimali çok fazla.

Bu duruma benzer bir tanıdık vardı çok yakın akrabam, kız böyle çiglikler yaptı ve şu an ayrıldılar. Ha kadın sonra pişman oldu ama iş işten geçti.
0
liberal
(16.02.24)
Bozulurum tabi ki nasıl bozulmam? Böyle saçma bir düşünce mi olur? Hukuken takılan altınlar kadınındır ama bunu daha şu aşamada düşünüyorsa eşiniz -ki bana göre eş olamamış kendisi- ayrılmak için demek ki bahane arıyor.

Yerinizde olsam kesinlikle hiçbir ev-araba olarak hiçbir yatırım yapmam. Zira iş boşanmaya gelince eşiniz altınlarını da alıp gidecek ve yaptığınız yatırımların da yarısını isteyecek. Eşiniz de biliyor ki altınları verip ev-araba alsa bu sefer altınları isteyemeyecek. O yüzden ben altınları tutayım diyor sanırım. Üstüne de maddi-manevi tazminat ile sizin yaklaşık 10 yılınıza ipotek koyacak. Ben de herhalde kendisinden gizli yatırım yapardım. Yani illegal yola girerdim. Zira eşinizle en ufak bir tartışmada yani eşinizin istemediği bir şeyi zorladığınızda eşiniz basıp gidecek. Siz de ona göre kendinizi hazırlayın. Eşiniz kendisini buna hazırlamış zira.

Ben olsam koşarak uzaklaşırım valla. Ben yazarken sinirlendim.
0
drako
(16.02.24)
evlilik demek hayat arkadaşlığı demek değil mi? en azından benim için böyle. bu durumda olmak istemezdim. çünkü kafamda direkt boşanmayhı düşünüyor. boşandığımız zaman altınlar ve alacağımız ev-arabayı isteyecek diye düşünürdüm. aranızda sevgi varsa mutlaka bunu konuşup halletmenizi dilerim
0
jepa
(16.02.24)
bu anlattıkların kabul edilebilir şeyler değil bence.
0
basond
(16.02.24)
Bozulmayı bırak boşanırdım, güven olmayan evlilik yürümez, 5 yıllık evliyim.
0
mirty
(17.02.24)
tipik türk kadını: türk geleneklerinde kadına tanınan avantajları da kullanayım, modernizmin getirdiği avantajları da kullanayım. hep bana hep bana. geleneksel olarak erkeğe tanına avantajları feminizm sayesinde eleştireyim, modernizmin erkeğe sağladıgı avantajları ise erkeği utandırarak yok edeyim.

geleneksel olarak türk aile yapısında erkeğin malı ailenindir, kadının malı kadınındır. düğünde takılan altınlar da kadınındır. dolayısıyla kocasına vermek istemez. koca çalısıp eve para getirir, ev alınacaksa, yatırım yapılacaksa koca yapar.

kocasına altın veren kadınlar sonrasında pişman olur. erkek altınları tamamlayacağım der ama tamamlamaz.

bu örnekteki aile modernizm ile gelenek arasında sıkışıp kalan tipik bir türk ailesi olmuş.
0
abelardo
(17.02.24)
ben boşanıyorum, şu an eski eşim yaptığı tüm korkunç şeylere rağmen kötü durumda olsa ve yatırım olarak benden bir şeyler istese verirdim sanırım. ama konu duygusal durumlara gelince ben bayağı aptallaşıyorum, kadın akıllıymış, aferin. kimse de böyle kadınla evlenilir mi falan demesin. hikayenin sonunda bu tip kadınlar kazanıyor.
0
deartheodosia
(17.02.24)
oturur konusurdum, "ev alalim, araba alalim, altınların hepsini degil bir kismini bozudrabiliriz bunlar icin" diye, niyet okumaya gerek yok. hepsini harcamamak her zaman daha mantikli. altin ortalama bir ailenin yapilabilecegi en uygun yatirim.
0
rallied
(18.02.24)
bu evliliğe devam eden erkek tarafının acilen psikiyatr ile konuşması gerektiğini düşünüyorum.
0
andlee
(19.02.24)
şimdi önermeleri alt alta sıralayalım

modern ve bir takım konuyla alakasız sıfatlara sahip kadınlar, altınları paylaşır
medeni kanun isviçre medeni kanunundan mülhemdir, moderndir
medeni kanunda altınlar kadınındır
o halde medeni kanun ve avrupa* modern değildir?!
modernlik algın baştan sona hatalı olamaz tabii

modern nedir ve neden iyidiri konuşmuyoruz bile

burada ayıplayan bir üslupla ve görev bilinciyle tutarlı olsun olmasın normatif değerler iddia etmek, beylik lafları sıralayıp bir şeyler iddia etmekle de bu kaideler değişmez. çünkü karşınızdaki örf 10bin yıllık :D

şimdi ali koçun karısı çalışmıyor. aileden zengin. üstüne koca parası yiyor. modern değil mi.
tam da orta sınıfı paralize edip birer işçi kılmak için uydurulan masallar.

o altınlar kadının güvencesi. basbayağı öyle. mesela erkek de kanuna göre evin reisi değil 20 küsür yıldır. ama kadının sigortası halen erkek üzerinden devam ediyor. yani reisi :D

bazı kadınlar, diğer kadınlara taş ocağı mahkumu gözüyle bakıyor. ben çalışıyorum bunca eziyeti çekiyorum o neden çalışmıyor da güvencesine sığınıyor, ayıplayayım da yapamasın kafasındalar.

bazı erkekler de, yine ben o kadar çalışıyorum enayi miyim hazır günümüzde bunları konuşmak mümkünken kendi yükümün yarısına kadarını kadına yükleyeyim de rahat edeyim kafasındalar.

kadınları rahat bırakın
0
lambırcek
(20.02.24)
(4)

ankara'da cocugu hangi okula gondermeli

mavicorap
su anda hali hazirda sevdigi bir krese giden cocugumuzu ankarada ilkokul ortaokul ve liseyi de dusunerek nereye gondermeli? onumuzdeki sene 4 yas grubu anaokulu olarak ted, tfl, charles de gaulle, maya, blis, turk alman tam okullar, anka bilim koleji gibi b'r okula gondereceksek simdiden basvurmak g
su anda hali hazirda sevdigi bir krese giden cocugumuzu ankarada ilkokul ortaokul ve liseyi de dusunerek nereye gondermeli? onumuzdeki sene 4 yas grubu anaokulu olarak ted, tfl, charles de gaulle, maya, blis, turk alman tam okullar, anka bilim koleji gibi b'r okula gondereceksek simdiden basvurmak gerekiyor. ozellikle tfl ve charles degaulle daha sonra artik ogrenci almiyor.

ingilizce derdimiz yok, baba amerikali, fakat arti olarak baska bir dili super ogrense harika olur bana kalsa cince veya rusca ogrense daha iyi veya ispanyolca fakat diger olasiliklar genelde fransizca veya almanca var en iyi ihtimalle.

diger faktor esimi de hangi okula girerse ingilzce ogretmeni olarak sokayim indirim olur diyorum, yani ogretmene indirim saglayan bir okul olmali\ baska bir onemli unsur da bir de kardesimiz var kardes indirimi olan bir okul olursa super olur.

ve benim icin enonemlisi huzurlu ve cocuklar ve ogretmenlerin birarada mutlu oldugu bir okul olmasi.

networking saglayan bir yer olursa de fena olmaz.

bulamam boyle bir okul di mi?
0
mavicorap
(12.02.24)
Network olsun diyorsanız ve bütçe derdi de yoksa Bilfen düşünülebilr.
0
pianeta
(12.02.24)
Ted ankara
Tevfik fikret
Odtü koleji
Bilkent
0
Erestor
(12.02.24)
bana sanki tevfik fikret'i kastetmişsiniz gibi geldi.
0
eisberg
(12.02.24)
ayten şaban diri ilkokulu
hamdullah suphi ilkokulu
mesa koru ilkokulu
0
Hallegadola
(12.02.24)
(2)

Esenboğa’dan Bağlıca/Etimesgut’a nasıl gideceğim?

damba
Ankara’nın karışık toplu taşıma sisteminde, yardımınıza ihtiyacım var. Teşekkür ederim.
Ankara’nın karışık toplu taşıma sisteminde, yardımınıza ihtiyacım var.

Teşekkür ederim.
0
damba
(19.01.24)
tam olarak neresine?

ego ya da ankaraairle kızılaya gidip ordan metro/otobüs yapabilirsin. metroyla koruya gelip ordan otobüse bineceksin gideceğin yere göre.

google mapse yazarsan otobüs numarası vs gösterir.
0
jelly bear
(19.01.24)
havaşa/belkoya bineceksin kızılayda inersen koru metrosuna bineceksin
koruda ineceksin. pastanenin oradan değil dieğr çıkıştan çıkacaksın oradan sor bağlıca bağlıca ringlerine nereden binerim diye
bağlıcaya 587 gider, yeni bağlıacay 597. bağlıcanın neresine gideceksin

havaşa binip aştide ineceksen ankaraya bineceksin sonra kızılayda metroya bineceksin yukarıdakilerin aynısı
0
Hallegadola
(19.01.24)
(20)

Dindar kız dindar olmayan erkek ilişkisi olur mu?

birmilyonunvarmi
Bu hikayede erkek kişisi oluyorum. Müslümanız da o kadar yani. Alkol içerim, namaz kılmam, oruç tutmam, kumar oynarım. Kız da namaz falan kılıyor. Dindar başsörtülü bir kız. Allah var güzel ve yanındayken iyi hissediyorum. Beni cumaya başlatmaya çalışıyor falan. Bu ilişki tutar mı sizce?
Bu hikayede erkek kişisi oluyorum. Müslümanız da o kadar yani. Alkol içerim, namaz kılmam, oruç tutmam, kumar oynarım. Kız da namaz falan kılıyor. Dindar başsörtülü bir kız. Allah var güzel ve yanındayken iyi hissediyorum. Beni cumaya başlatmaya çalışıyor falan. Bu ilişki tutar mı sizce?
0
birmilyonunvarmi
(11.12.23)
Bence hayır çünkü çok temel şekilde ayriliniyor. Yani tutan vardır da yüzde kaç.

Misal alkol almamak farklı bir şey ama namaz kılan eden biri vs dinle alakası olmayan biri bir ilişki temelinde baya ciddi ayrım bana göre.

Misal sizi cumaya başlatması sizin onu alkole baslatmaniz gibi bir ayrım benim için.

Tutmaz
0
logisticsmanager
(11.12.23)
belki tutar diyecektim ama ta ki "beni cumaya başlatmaya çalışıyor"u okuyana kadar.
0
king lizard
(11.12.23)
@king lizard hayır diyince daha da sorgulamadı ama
0
🌸birmilyonunvarmi
(11.12.23)
Aşkın o ilk heyecanlı zamanları geçtikten sonra elde kalan şeyler sevgi, uyum ve saygı oluyor. Sizde uyum kısmı direkt ekside, saygı kısmına gelince de 'beni cumaya başlatmaya çalışıyor' kismindan anladığım kadarıyla direkt saygısızlık diyemesek de hayat tarzına müdahale olacak ki bu da bir saygısızlıktır bana göre. Velhasıl birkaç ay güzel vakit geçirirsiniz belki ama o heyecan bitince birçok sorun baş gösterir.
0
fraise
(11.12.23)
Olmaz
0
anon1m
(11.12.23)
Açılın bu benim uzmanlık alanım anakshsj.

Burda olay sende bitiyor. Eğer değişmeye gönlün varsa çok güzel olur ama ben değişmem eğilip bükülmem dersen hiç bulaşma koşarak uzaklaş.

Dindar bir kadın olarak böyle ilişkilerim oldu. İki taraf için de eziyetti çoğu. Ama evlendiğim insan da dindar değil, alkol alan hayatında oruç tutmamış dinle alakası olmayan biriydi ama benim için hayat tarzını değiştirdi. Değiştirmese evlenmezdim. Öyle sabit kalalım birbirimize hoşgörülü oluruz saygı duyarız diye bir şey yok. İki taraftan birisi değişmeli. Şu an dünyanın en mutlu çiftiysek sebebi kocamın değişimidir. Acı ama gerçek.
0
kaptan maydanoz
(11.12.23)
Olmaz
0
birgumuspeni
(11.12.23)
Bu arada şunu da eklemek isterim; 25 yaşını geçmiş hiçbir insan bir başkası için kendi temel degerlerinden vazgeçmemeli bence. Gelişmek ya da esneklik göstermek farklı bir şey ama komple başka bir insana dönmek bambaşka bir şey. Dışarıda bizimle benzer degerlere sahip binlerce insan var, onlardan biriyle de ilişki yaşayabilirsiniz. Ne bir baskasindan sizin için komple değişmesini isteyin, ne de siz değisin. Bu da eninde sonunda sorun yaratır çünkü.

He mesela size de yakın geliyorsa dindar olmak, o zaman zaten bu sorun değil. Orta yol bulunur .
0
fraise
(11.12.23)
Yakın çevremde bunun aynısının erkeğin kızı açılmaya ikna etmeye çalıştığı versiyonu var. Uzun süre sevgili olduklarını sakladılar aslında ilişkilerini adlandıramadılar bile. Erkeğin sürekli bir sınır çizme çabası var bizden olmaz diye kız da olacağına ikna etmek için kendinden çok ödün verdi. Alkole başladı, hayvanlardan dehşet korkuyordu (evimde muhabbet kuşu var diye bana gelmedi) çocuğun köpeği var diye köpekleri sevmeye başladı ve cinsel ilişkiye de düzenli giriyorlar. Kızın babası imam olmasa şimdiye çoktan açılırdı sanırım bu arada yaşlar 30 civarı kız memur çocuk yüksek lisans yapıyor öğrenci. Bi noktada ayrılacaklar bana kalırsa ama şimdi ama yarın öbür gün evlenmeye karar verirlerse çünkü çocuk asla ortada buluşmuyor. Kızın beklentileri cumaya gitsin falan da değil sadece ilişkilerinin adı konsun, arkadaşları falan bilsin, el ele falan rahat gezsinler, başka kızlarla flört etmesin falan. Çocuk bana kalırsa türbanlı biriyle birlikte olmayı kendine yakıştıramıyor. Yani sonuç olarak bence iki taraf da ortada buluşsa olabilecek bir şey cumaya git falan demiyorum tabii dini inanç herkesin kendi takdiri zaten ben de ateistim ama bunu düzgünce açıklayıp makul şeylerde ortada buluşmak karşılıklı beklentileri çok abartmamak lazım
0
eatpraylaw
(12.12.23)
bence olmaz ama yazın gittiğim bir düğün tam bu şekildeydi. bakalım ne kadar sürer.
0
inheritance
(12.12.23)
Kizilcik serbo izlemenizi tavsiye ederim shshdjdj
0
mor oje
(12.12.23)
Olmaz
0
AlsterWasser
(12.12.23)
Olmaz
0
chitosan
(12.12.23)
Kızdan soğuttunuz ama haklısınız.
0
🌸birmilyonunvarmi
(12.12.23)
"Alkol içerim, namaz kılmam, oruç tutmam, kumar oynarım"
şunları kendi başına hallettikten sonra olabilir de
dindar kız da pek mantıklı hareket etmemiş daha temkinli olurdum
0
mantık
(12.12.23)
olmuyor.
sakın deneme bile.
ben denedim.
0
rain when i die
(12.12.23)
Kız seni kendince rehabilite etmeye çalışacak. Fakat sendeki tablo iç açıcı degil.
Bana sorarsan olmaz. İyice ciddiye bindiğinde patlar
0
limonlu eksi
(13.12.23)
Din kısmına girmeyeyim. Sizin hali hazırda kendi motivastonunuz ile yapmadığınız bir şey size yaptırılmaya çalışıyorsa kabul etmek zorunda değilsiniz. Spor yapmanızı, sağlıklı beslenmenizi istiyor olabilir. Sigarayı bırakmanızı, erken yatmanızı diliyor olabilir. Bunlar gibi objektif ve somut şekilde sizin iyiliğinize olan şeyler dışındaki her şey gereksiz zorlama olur. Hele din konusu.
0
ckorkmaz
(14.12.23)
90lı yıllarda yapılmış danimarkalı gelin filmini izleyin.
0
jepa
(14.12.23)
Kız kendisinin kendi inancı çerçevesinde günah işlediğinin farkında ve bu yüzden cumaya başlatma çabası. Bir sonraki adım imam nikahı kıyalım kendi aramızda olacaktır
0
Hallegadola
(14.12.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.