Giriş
(7)

Kacinci sevgiliniz esiniz oldu?

lapaz
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?https://en.wikipedia.org/wiki/Secretary_problem
Sekreter problemi vardi matematikte, ona uydunuz mu?

en.wikipedia.org
+1
lapaz
(25.10.25)
6
0
mirty
(25.10.25)
Flörtleri saymıyorum gerçek sevgili olarak 4. Eşim oldu
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.10.25)
İlk ve tek.
0
yadigar
(25.10.25)
İlk ve tek +1
+1
Hallegadola
(25.10.25)
2.
0
hrskrs
(25.10.25)
merhaba ben sözelciyim. bu teoriyi anlayabilmem zaman aldı cevaplar daha çok kafamı karıştırdı. herkesin cevabı doğruysa böyle bir kitleyi en son askerde gördüm.
+3
libertine
(25.10.25)
saymamin imkani yok ; zaten yaş olarak erken evlenmedim de
0
sweetoffice
(25.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(4)

Avrupa Birliği’ni ne kurtarır?

michael_knight
Pek çok alanda hızlı bir düşüşte olan AB’yi eski günlerine döndürebilecek bir ihtimal var mı?İkiz kuleler saldırısı gibi büyük bir olay veya bir savaş?
Pek çok alanda hızlı bir düşüşte olan AB’yi eski günlerine döndürebilecek bir ihtimal var mı?
İkiz kuleler saldırısı gibi büyük bir olay veya bir savaş?
0
michael_knight
(25.10.25)
Pembe götlüğü bırakmak, bu da nasıl olur komşu ülkeler tur bindirip kendilerine tehtid olduğunda, ha bu olur mu, olmayabilir.
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
abdye yanlayıp realistic politikalara dönmeleri lazım. öncelikle enerji konusunda bizle anlaşmaları gerekir. güvenlik konusunda da turuncu reisi ikna etmeliler.
+1
mikahakkinen
(25.10.25)
Coğrafya ve tarihi tekrar iyi okumalarıyla ancak bu gerçekleşebilir. Dünya savaşları öyle hadi diyerek başlamadı. Savaş bu dünyanın bir gerçeği. Şuan ishal olmuş kişinin fotosunu tutmasıyla dünya jeopolitik durumu aynı. Daha ne kadar o totoyu tutabilirler burası muallak. Fakat illa ki o diyarenin sonuçlarını bu dünya yaşayacak. Ekonomilerini saçma şeylere kaynak ayırarak bitiriyorlar. Bugünün Avrupa insanı şımarıklığı tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar üst seviyede. Bunu çok acı bir şekilde tecrübe edecekler. Hatta belki de o tecrübe sonucunda Avrupa diye bir yer bile kalmayacak…
+2
ulukayin
(25.10.25)
O kadar mülteciyle zor.
0
Hallegadola
(25.10.25)
(2)

Hasan arda kaşıkçı kim?

hunharca ben
Bu arkadaşı her ünlü nerden tanıyor olabilir. Düğün yaptığında cl gibi ortam vardı. Şimdi de katarsis yapmış? Youtube da maç sonu yapıyor sanırım?
Bu arkadaşı her ünlü nerden tanıyor olabilir. Düğün yaptığında cl gibi ortam vardı. Şimdi de katarsis yapmış? Youtube da maç sonu yapıyor sanırım?
0
hunharca ben
(24.10.25)
yayıncı. influencer, genellikler maç yorumları yapıyor.
0
koela
(25.10.25)
Gizli trans
0
Hallegadola
(25.10.25)
(13)

Chemtrail olayı

messina123
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
Uçaklar sprey sıkıyormuş yağmur yağmıyormuş. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında
-12
messina123
(24.10.25)
duz dunyacilarin dandik palavralarindan biri
+3
cooperr
(24.10.25)
Buna inanan kitleyle "aşıya çip taküyürler" diyen kitle aynı.
Mesela 2 yıl kadar önce chemtrail olayına inanan bir tanıdık dayı "3 ay içinde vampir virüsünü salacaklar gençler dikkatli olun, virüs bulaşan kafayı yiyecek çevresindekilere saldırmaya başlayacak, mesela bir polise bulaştı diyelim çekip tarayacak milleti" falan diyordu. Aradan 2 sene geçti şimdi de "farklı pazarlıklar yaptılar, rafa kaldırdılar ama yapacaklar" diyor.
+3
anatomik
(24.10.25)
Kayınvalidem bu.
Maalesef hanım çok üzülüyor annesinin kafayı yemesine. Gerçekten çok iyi kadın ama tv falan açıksa ya da ağzından buna yorulacak şeyler çıkarsa chemtrail'den covid kısır yapıyora, oradan her şeyi bigpharma yönetiyora, abd'de seçimler çalındıya, Avrupa'da seçimler çalınıyora falan filan peheey kafa açıyor.
Bu tarz şeyleri diyenlerin olayi misal bunu yazıp altına bu olmazsa beni cümle alem öpsün diyemiyorlar, tutmayinca bahaneleri hep var. Bizim kayınvalidenin de tutmadığı ici sürekli bahanesi var.

Kısacası kafayı yemiş ve komplonun ne kadar zor olduğunu anlamamis kitlenin ürünü. Chemtrail ile zehirliyorlar. Peki kendi tanıdıkları? Yok onlara hap verip sağlıklı tutuyorlar. Peki bu uçağı yapan üretici, uçağı uçuran pilot, uçak firması, uçak firması teknisyeni ve bunlarin aileleri hep bu işin içinde mi? O noktada kafa yanıyor.
+3
logisticsmanager
(24.10.25)
Komplo teorilerinin en dandik olanlarından biri. Neyse ki yakın çevremde bu zırvalara inanan kimse yok.

Laf anlatmaya çalışmakla kendinizi yormayın, hem boşa zaman harcarsınız hem de dalaşma riskiniz var.
+2
10551037
(24.10.25)
Önerme o kadar saçma ki (üstüne alınma) soruyu anlamadım ilk okuduğumda 😅
+1
truf
(24.10.25)
düz dünyacılarla kanki bunlar. gerçekten çevremde ne kadar zar zor okul bitiren adam varsa bunlara inanıyor. amk 3 harfli marketlerden her türlü hazır şeyi alıp corona aşıları bizi kısır etti diyen adamların çoğu chemtrailci. her türlü kanserojen gıdayı ye sonra bizi havadan gazlıyolar.
+1
mikahakkinen
(24.10.25)
uçağın arkasından çıkan beyaz dumanı gören fizik bilmez, bilim bilmez, aklında sürekli bir komplo ya uğradığı teorisiyle gezen adamların yakıştırması işte.

biri uydurdu uçaklar bizi spreyliyor diye, biri de chemtrail diye isim taktı. sen istediğin kadar bilimsel açıklamasını yap inandıramazsın kimseyi. "haaa demek öyleymiş" demezler.
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Komplo teorisi doğru orada atılan kimyasal bizzat arkadaşım.

Sadece yağmuru değil beyin gelişiminide engelliyor insanların bunu komplo teorisi olduğuna inandırıyorjfncmmdöf

Palavradan ibaret sadece insanlar nasıl kolayca inanır kanıtı için uydurulmuş bir goygoy bile olabilir
+2
basond
(25.10.25)
böyle bir şey yapmak yerine şehrin su şebekesine 2 gram civa damlatmaları daha az maliyetli olmaz mı?
+1
duster
(25.10.25)
Komplo teorilerini çok severim okurum bazılarına da inanırım da bu chemtrail kadar sikko bir şey yok.
0
Hallegadola
(25.10.25)
merhaba. birds aren't real a kadar giden bir delilik hali bu. keşke ülkemize de gelse. biz büyük oyun yeğen ile cin, evliya, hızır mızır oralara sıkıştık kaldık.
0
libertine
(25.10.25)
@libertine

Öyle deme, son 23 senede Türkiye çok gelişti ve komplo teorisinin her türlüsü ülkemize geldi.

Aşı karşıtlığı pandemiden önce de vardı, sadece bu kadar bilinen ve yaygın bir şey değildi. Ben aşı karşıtlığı denen zırvayı ilk kez 2015 sonu gibi Zeynep Casalini'den duymuştum. O tarihte pek önemsememiştim elbette.

Anti psikiyatri diye bir şey var, bunların kendilerince platformları bir araya geldikleri mecralar YouTube kanalları falan var.

Meşhur ufolog Haktan Akdoğan'ımız var yıllardır.

Düz dünyacı var mıdır bilmiyorum, birini gösteremem ama olmaması imkansız.

Bilimden uzaklaşılan alanı komplo teorileri ve üfürükçülük akıl almaz bir hızla doldurur. Komplo teoriler ve üfürükçülük ayrılmaz bir ikili ve birbirlerini çok iyi tamamlayan bir saçmalıklar bütünüdür. Bu nedenle ben üfürükçülüğü, komplo teorilerinden ayırmıyorum kavramsal olarak. Bu nedenle şehirli beyaz yakanın itibar ettiği bir dünya postmodern cinci hocaların cinci hocacılık (spiritüel tatavalar, enerjiler, kuantumlar, aile dizimleri, her gün yeni adlarla karşımıza çıkan sikko terapileri, bilinç altı temizlikleri vs) faaliyetlerinin tamamı chemtrails gibi komplo teorilerinin mütemmim cüzüdür.
+2
10551037
(25.10.25)
düzdünya, aşı karşıtlığı, topuk kanı karşıtlığı, chemtrails'ler, q-anon, aya inilmedi, 5g'ler zararlı, reptilianlar, kanserin tedavisi var ama saklanıyor....

böyle bir sürü komplo teorisi var.
hepsi için demiyorum ama komplo teorilerinin bazılarında haklılık payı var.
var olan bir gerçeği örtmeye çalışmak yerine içine onlarca saçmalık eklenir, artık onda bir'lik o doğruyu bile görmezden gelirsin. bknz: "bir gerçeği yok etmek istiyorsan iyi saldırma, kötü savun" meselesi.

bazı komplo teorileri eğlence amaçlı ortaya koyulurken (q-anon mesela) bazıları da gerçekleri aptallıkla örtmek için üretilir.

neyin zırvalık olduğunu, neyin az da olsa haklılık payı var olduğunu kaçırdık artık.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(12)

yeşil pasaport vs yüksek maaş.

erdemylcn
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil p
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil pasaport alma hakkından olacağım. fakat sözleşmeli bilişim personelliğinde ise iş tatmin anlamında kendimi yetiştirdiğim alanda çalışmış olacağım. yeşil pasaport almama da min 2.5-3 yıl var. yeşil pasaportu alıp öyle geçeyim dediğimde de yaşım 39-40 olacak gibi. siz olsanız hangisini seçerdiniz ?

not. evli, 1 çocuklu, evi var, arabası var. (borcu yok)
0
erdemylcn
(24.10.25)
Tabii ki yuksek maas, vize alinir, su anki durum sizi yaniltmasin. 3-5 kere ayni yerden alirsiniz artik 2 yil veya 5 yil bile verebilirler o noktadan sonra. Sozlesmeli yerde islerin azalmasi, isten cikarilma gibi durumlarin olmadigini varsayiyorum, tabii hayat bu, memurluktan bile atilabiliyor insan. Neyse tek ekstra notum su, yil sonuna yaklasiyoruz, %42 farkla gidersiniz, bir doviz artisi, bir enflasyon, bir zam derken bir bakmissiniz eski maasla yeni maas arasinda aslinda cok da fark kalmamis.
0
mbond
(24.10.25)
3 yıl çabuk geçer. ben olsam yeşil pasaportu beklerim. ha deyince vize alınamıyor.

özel sektörün hali berbat. yaşınız büyük diye bile kovabiliyorlar. değmez. %42 zam bu enflasyonda birkaç ay sevindirir. hem yıllık iznin de baya azalacakmış. özelde onu baya kırpıyorlar. mesela şimdi 29 ekim tatil ya, 27 28 29 diye birleştirdiler ve zorla yıllık iznimizden düşecekler bunu. 14 gün iznimden hiç kendim kullanmadım 11.5 gün kaldı.

7 yıldır özeldeyim farklı sektörlerde aynı işi yaptım. çok iyi bir yazılım şirketinde bile aniden lay-off oluyor artık. hem bizim şirkette oldu, hem kuzenimin şirketinde, hem rakip firmalarda.

boş zamanlarınızda freelance alın daha iyi.

sözleşme bitince ortada kalma ihtimaliniz de var.

edit: yazıp yollayınca fark ettim yanlış anlaşılabileceğini ama düzeltmeye üşenmiştim.

önceki tatillerde kesilenler yüzünden 11,5 a düştü. şimdi bir de bu eksilecek 1,5 gün daha gidecek. kalacak 10 gün. izin hakkımın neredeyse 3'te birini şirket yemiş olacak.
+1
art cat chocolate
(24.10.25)
Yesil pasaportu gozunuzde cok buyutmeyin. 2-3 kere vize alinca artik uzun vermeye basliyorlar. 5 yillik schengen var bende mesela.
-1
nuevo
(24.10.25)
Gelecek güvencesi olarak da memurluk ile sözleşmeli personel arasındaki farkı göz ardı etmemek gerek
0
Mirket
(24.10.25)
yeşil pasaport gözde büyütülecek bir şey de, neyleyelim para yoksa yeşili :). kamu mühendisleri bence kamuda maaşı en olması gerekenin altında olanlar listesinde 1. sırada. kesinlikle daha fazla olmalı ama artık zor gibi... bence geç hocam, az para kazan.
0
eisberg
(24.10.25)
para olmayınca fosforlu yeşil pasaport olsa ne işe yarar?
0
scudman1
(24.10.25)
Kaç memur yurtdışına paraya acımadan çıkabiliyor buna bakmak lazım. Benim tercihim yüksek maaştan yana olurdu. Para = her şey, huzur dahil.
0
runaway
(24.10.25)
Yeşili almadan kıpırdamazdım. 3 yıl hemen geçer.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.10.25)
Özelde layoff olayı çok arttı cidden. Göz önünde bulundurmak lazım.
+1
hububrad
(24.10.25)
%42 artış 60'dan 90'a çıkış anlamına geliyorsa yeşili almak daha iyi. dikkat etmeniz gereken nokta yeşili aldıktan sonra geçtiğinizde yeşili geri alıyorlar mı alıyorlar mı?

100'den 150'ye çıkar, pasaportla işim olmaz derseniz paraya bakmak daha iyi.
0
klassno
(24.10.25)
Sekiz yılda ekstra bir ilerleme veriyorlar, seçim zamanında da bir ilerleme gelebilir sandığınızdan daha az zamanınız kalmış olabilir dereceniz kaç
0
Hallegadola
(25.10.25)
@hallegadola
4/1
0
🌸erdemylcn
(26.10.25)
(10)

Hayatınızı iyi yaşadığınızı düşünüyor musunuz

arbre
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(24.10.25)
38. nispeten iyi. evim, arabam var. bu zamana kadar tabiri caizse ot gibi yaşadım, bundan sonra hayatın tadının çıkarayım dedim ama sağlık sorunları (doğuştan) yaşla beraber etkisini göstermeye başladı.
+1
inheritance
(24.10.25)
Yaşım 35 hayatım okumakla, mücadeleyle deyim yerindeyse bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçti. Hala da çabam bitmiş değil. Kötü bi hayat yaşamadım ama maddi ve manevi tatmin de olmadım tam olarak.

Evli ve çocuklu değilim.
Maddi birikimim yok
İşim yok.
Mal varlığım yok.
Ama hayallerim çok fazla. O yüzden daha yeni basliyorum hayattan bir şeyler almaya.
+1
egerbiryolcu
(24.10.25)
32. egerbiryolcu'ya +1 mücadele etmekle geçti şu ana kadar hayatım. hayat yeni başlıyor.
0
nolmus yani
(24.10.25)
46
Mücadeleyi, hayatla uğraşmayı seviyorum, aşırı belaltı vurmadığı sürece ki vurduğu zamanlar vaki tabi :)

Tamahkar bi' insanım, son 10-15 sene iyi yaşadım çok şükür, alacağım şeyler var hala, bazı konularda yeni balşıyorum bile diyebilirim.
0
kumandanim
(24.10.25)
34 yaşındayım.
2023'ten beri çalıştığım şirketten nefret ediyorum.
Onun dışında hayatımdan memnunum.
Rabbim yaşadığım şehirde bana şu an yeni bir iş versin diye dua ediyorum.
Eylül 2026'ya kadar yaşadığım şehirde kalırım.
Sonra çok başka planlarım var.
0
rain when i die
(24.10.25)
tamamen boşa gitmiş gibi hissediyorum. özellikle 25-35 yaş aramı tamamen çöpe attığımı biliyorum, görüyorum. uzun bir süredir de bunun pişmanlığından kurtulmaya çalışıyorum.
0
tchuck
(24.10.25)
bu hayatın bana halen daha borcu var ve çoğunu ödemedi..
0
Hallegadola
(24.10.25)
Edit: Yaşı unuttum: 36 erkek kişisi.

Son 6 senedir evet güzel yaşıyorum. Tabii 6 senenin öncesininde bir altyapısı var. He diye bir günde olmadı. Geldiğim bu noktada bazı eksiklikler kaldı. Henüz tamamlanmayan sorunlar kaldı. Onları da üstesinden gelsem daha da güzel olacak inşallah.

Edit: 1 Ocak 2019 gününden bugüne kadar istediğim deneyimleri yaşadım çok şükür.
0
put it in your appropriate place
(24.10.25)
referans noktasina gore degisir. hayata basladigim noktadaki insanlara gore cok iyi durumdayim. oradan bakinca cok iyi yasiyorum gibi duruyor. gecmise bakinca inanilmaz verimli bir hayat oldugunu goruyorum. sifirdan derecelerle cok prestijli yerlerde okudum, calistim, amerika'da burslu okudum, simdi de tum dunyanin adini bildigi, urunlerini kullandigi bir sirkette calisiyorum. iyi kazaniyorum, hobilerim var, arkadas cevrem var. istemedigim kadar hem de, cogu zaman davetlerini reddetmek zorunda kaliyorum.

ancak buradaki insanlara kiyasla durumum pek iyi degil. hala gocmenlik konusunu halledemedim. bu sebeple kariyerimde cok daha yukarilarda olabilecekken ortalama yerlerdeyim. stresli bir hayat.

kisisel olarak ise ilgi duydugum isi yapip tatmin oldugum bir hayatim yok. idare ettigim bir hayatim var. kolelikten kurtulmaya calismak icin guc toplamaya calistigim bir hayat. biraz beyhude cabalar. 40 yasinda hala calisiyor olursam fail etmis sayacagim kendimi.

mumkun oldugunca cok sey tecrube edip, ogrenmeye bakiyorum. hayattan gecerken en azindan ne varmis, ne yokmus ogrenmek istiyorum. bir de yaratabilecegim seviyeye gelirsem degmeyin keyfime.
0
antikadimag
(25.10.25)
Ben de antikadimag gibi gocmenlik konusunu hallemedim, hatta kariyer vs de yapamadim ama hobi var, arkadas cevresi var, neredeyse emekli oldum 36 yasinda. Bundan sonrasi gezip eglenip sonra evlenmek olmali. Bakalim.
+1
baldur2
(25.10.25)
(12)

kız arkadaşım resimler gördü ve..

baldan kaymak
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.

Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
0
baldan kaymak
(24.10.25)
Olgunlaşmamış biriyle ilişki sürdürmek istemiyorum. Kendine iyi bak. Diyorsun.
+9
arbre
(24.10.25)
Konu bir iki gün soğusun sonra açıklamanı yaparsın, kendini aşırı açıklamaya çalışma sadece olanı anlat. Bundan sonrası ona kalmış istediği kararı verebilir

Geçmişindeki fotoğrafları silmeliydin vs argümanı da duygusal manipülasyon. Bazı insanlar fotoğrafları siler bazıları silmez. Bunu kabullenmeyecek insanlar da özgürce başka yollara gidebilir.
+1
grimavi
(24.10.25)
olgunlaşamamış +1
eskiden ben de böyleydim. olay çıkartırdım her şeye. sen açıklamanı yap inanmıyosa bye bye de.
+2
matilda
(24.10.25)
Mal mı bu afedersin onları görmeseydi yaşanmamış mı olacaktı.

Yaşanmış ve görmüş işte ne var bunda benim liseden beri fotoğraflarım duruyor (2012)

Merak edip bakarken ne görmeyi bekliyordu acaba?

Kızlarda şey tribi oluyor. Eskiyse neden silmiyorsun.s.s.s işim gücüm yok binlerce fotoğraf arasından eski foto arıycam.

Saniyorlar ki yalnız kalınca gizli gizli eski sevgililerimize bakıp ağlıyoruz herhalde... değişik bir kafa.

Ben şahsen olsa ve görsem çok isterim, merak ederim yani. Eşim her şeyi silmiş, bu daha rahatsız edici.
+7
ananiyimioguz
(24.10.25)
Derin derin nefes al geçecek. Kendini daha iyi hissedince her şey bu kadar karanlık olmaz ve daha iyi konuşur ona göre kararlar verirsin.
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(24.10.25)
Kız arkadaşına olgunlaşmamış diyenlere katılmıyorum bazı takıntılı adamlar var ki ben de denk geldim eski sevgililerinin hepsinin fotoğrafları bi köşe saklı duruyor. Belki hala ona karşı bir şeyler hissettiğin için sakladığını düşünmüş olabilir. Bir kaç gün müsaade et ardından @grimavi dediği gibi açıklamanı yaparsın. Şayet açıklamadan sonra görüşmek istemiyorsa yapacak bir şey yok
+2
mermaidd
(24.10.25)
Kıza da hak veriyorum benim de birebir takıntılı olarak takip edildiğim oldu, çok ürkütücü.
Seni de öyle sanmış olabilir.
Sakin kafa ile konuşun güvenemiyorsa yapılacak başka şey yok.
0
cilekli pasta
(24.10.25)
Gecmis olmus bitmistir geri gidip mudahele sansinin olmadigi bir yerdir. Ayrica iyi ya da kotu insanin anilarini saklamasi kadar dogal bir sey olamaz. Fotograflarin duruyor olmasini, hala o kisilere karsi duygusal hisler besleyebilecegin anlamini cikaran insanlarla birlikte olma. Kimse kendini guvende hissedecek olgunlugu gosteremiyor diye gecmisine dair olanlari silme. iyi de olsa kotu de olsa gecmis senin gecmisindir. Gecmisin gecmiste kaldigini bilip bunu sindirebilecek olgunlukta olmayan biriyle vakit kaybetme.
+2
tezek
(24.10.25)
ayrıl abi, ne işin var. böyle bir psikolojinin kime ne faydası olacak.
0
gabe h coud
(24.10.25)
Ben şahsen birlikte olduğum kişinin eski sevgilisiyle fotoğraflarının arşivde dağınık bir şekilde kaldığını görsem daha rahat hissederdim. Bu durum özellikle hepsini silmiş olmaktan daha umursamazca duruyor.

Sadece bu kişiyle olan fotoğrafları ayrı bir klasörde titizce gruplanmış olarak bulsam biraz rahatsız olurdum ama yine de ayrılma noktasına gelmezdim.

Ayrılma noktası benim için fi tarihinden kalma fotoğrafların derli toplu şekilde güncel, kolay ulaşılabilir bir yerde ve hatta belki diğer eski sevgilerle olan fotoğraflarla da birlikte bir arada bulunması olurdu. Bu @mermaidd'in dediği yere denk düşüyor.

Böyle bir durum yoksa olgun bir davranış değil +1. Bence de kendi açınızdan olayı anlatıp sonrasında çok ısrarcı olmayın.
+2
akhenaten
(24.10.25)
bir iki gün bekle. sonra karşına alıp bu resimleri gördükten sonra ayrılmak istemesinin asıl sebebini öğren. resimleri sakladığını mı düşündü, yoksa ondan önce biriyle çıkmış olmana mı öfkelendi?
sakladığını düşündüyse açıklamanı yap, yedek olayını anlat. hala inanmıyorsa postala.
ondan önce biriyle çıkmış olmana öfkelendiyse, postala.

bu ne ya çocuk gibi
0
nolmus yani
(24.10.25)
ohooo daha şimdiden böyle şeylere ayrılmak istiyorsa işin iş geçmiş olsun
0
Hallegadola
(24.10.25)
(10)

Neden insan iş ve sosyal arkadaşlarıyla yüz göz olmuyor da eşiyle, sevgilisiyle kavga gürültü ediyor? Yüz göz oluyor.

mahmuttt
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz. Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor. Bu neden böyle oluyor? Ayn
Anlatmak istediğim işte sosyal arkadaş ortamında empatik dinleyebiliyoruz ama partnerle ilişkide aynı şekilde duygusallaşmadan kişiselleştirmeden savunmacı olmadan olaya yaklaşamıyoruz.

Bir şekilde olayı kişiselleştiriyoruz sonra olay tartışma karşılıklı savunmaya dönüyor.

Bu neden böyle oluyor?

Aynı ev içinde olmaktan mı, yoksa konuya duygusal taraf olmaktan mı?

Ve bunu hangi bilinçle değiştirebiliriz
0
mahmuttt
(24.10.25)
Beklentilerden ötürü.
+1
osssy
(24.10.25)
diğer insanları aslında iplemiyoruz. dinliyormuş gibi yapıyoruz. yorum yapmamaya çalışıyoruz. yargılamıyoruz. ama yakınlarımıza yapmamız lazım.
0
ground
(24.10.25)
yakın olduğumuz insanlara müdahale etme yönetme kızma bağırma hakkını elimizde görüyoruz. çünkü gidemezler uzaklaşamazlar vs diye.

ama uzak insanlara kötü davranırsak müdahale edersek direkt hayatımızdan kolayca çıkıp gidebilirler bu yüzden daha temkinli yaklaşıyoruz
+3
jelly bear
(24.10.25)
muhtemel bir sebebi de yakınlarımızla organik/kan bağı var. biliyoruz ki ne kadar vurdulu, kırdılı davransak da o bağ hemen kopmayacak, nazımız geçecek, kaprislerimize veya en üst seviyedeki sinirli çıkışlarımıza tolerans gösterecek. ama elin kızı/adamı "sen kim oluyorsun da..." ile başlayan had bildirme veya seni silme aşamasına kolayca geçecek. ne sen, ne de o "gerektiğinde sinirlenme" hakkına tahammül edebilecek...
+3
m e b
(24.10.25)
kavga edecek 1500 kulvarınız eşinizle sevgilinizle:

şu fatura neden ödenmedi? çocuğu okuldan neden sen almıyorsun? akşam neden patlıcan yiyoruz? o kıza neden baktın? bu kim? annene gitmeyelim. maça gidemezsin. çok para harcıyorsun.

iş arkadaşınızla kavga edecek ancak 1 (bir) kulvar var, o kulvar da belli kurallar ile düzenlenmiş olduğu için ve ikinizin de işten atılma korkusu olduğu için çok fazla kavgaya sebebiyet vermiyor.

(iyi ki boşanmışım. yukarıda bir iki sorum yazdım ya, kanım çekildi resmen)
0
co2s2
(24.10.25)
Çok bilmediğin, tanımadığın biri sana bir şey söylediğinde arkasındaki niyeti kestiremediğin için tedbirli yaklaşıyorsun. Savunmaya geçip geçmemek konusunda bir fikrin olamıyor. Çünkü karşıdan gelen yorumun/sorunun ardında başka bir niyet var mı bunu anlayamıyorsun. Çok samimi olduğun, her şeyini bildiğin bir arkadaşın, eşin veya sevgilin bir şey söylediğinde söyleme biçiminden, ses tonundan, ufacık mimiğinden bile ne demek istediğini anlıyorsun (ya da anladığını sanıyorsun) o yüzden ne karşılık vereceğin daha net.

Biri sana bir laf edince gerçekten sana mı laf etti bilemediğin için bilinçaltında "belki de bana laf etmemiştir, kendimizi rezil etmeyelim durduk yere insan içinde" düşüncesi oluşuyor ve tartışmaktan, kavga etmekten geri duruyorsun.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
o kadar da umursamıyoruz içten içe ya. ben en yakın arkadaşımın derdini dert edinirim ama iş arkadaşımın derdini dert edinmem mesela. anlık olarak konuşur geçersin. paylaşımın daha az çünkü hem duygusal hem genel olarak. ama aile, sevgili, yakın arkadaşla ortak paydan ve çatışma için cephen çok :)
0
chanandler bong
(24.10.25)
başkalarını olduğu gibi kabul edebiliyorum, çünkü beğenmesem bile bana ne ailesi düşünsün, eşi, çocukları düşünsün diyebilirim.

ama yanımdakiler, ailem eşim beni bağlar ve ben onlarla bir şeyleri düzeltmeleri konusunda kavga edebilirim. çünkü onların yaptığı bir yanlış bana dokunuyor veya kendisine dokunuyor, onları önemsemek zorundayım.

hiç bişey olmasa benim hayatımı etkiliyorsa kavga ederim tabii ki. hiç kavga etmediğim arkadaşımla da uzun süre aynı evde yaşasam onla da kavga edebilirim.

diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(24.10.25)
İnsan değer verdiğinden alınır, değer verdiğine kızar kırılır gücenir vs. Ama şu var, en çok evdekilere, en yakınlarına, aile bildiklerine karşı nazik ve hassas olmak gerekiyor, en çok onların kalplerini kırmamaya özen göstermek gerekiyor çünkü zor zamanda kimse yanında olmuyor ailen oluyor. Zor zamanda sana destek olmayı onlar için bir "mecburiyet" hatta "mahkumiyet" haline getirmemek gerekiyor. Bu hem kendine hem onlara saygı ve sevginin bir gereği.

Dışarıdakine daha iyiyiz çünkü ondan zarar gördüğümüzde ona zarar veremeyeceğimizi düşünüyoruz, eller iyisi olmakla kendimizi koruyoruz aslında. Ama içimizde biriken öfkeyi tepkiyi isyanı evdekilere boşaltınca evler ağusu (ağu=zehir) oluyoruz. Bu modeli çok uzun yüzyıllardır babanın anneye olan öfke kusma seanslarından öğrendik, bunun üzerinden yürüdü. Kadınlar doldu taştı, evlilik içi tecavüzdür çünkü bu, sadece şiddet değil tecavüzdür.

Beyin plastisite özelliği olan bir varlık. Değişime uyum sağlar, tam da bu sebeple evrim gerçekleşmiştir. İnsan her şeyi zihninde çözer ve başarır. İstersek bu kalıbı rahatlıkla değiştirebiliriz yani. Adım adım bile olsa kaplumbağa yavaşlığında bile olsa değişim mümkündür.
0
muhayyer divan
(24.10.25)
eşimi umursuyorum çünkü diğerleri figüran.
0
Hallegadola
(24.10.25)
(13)

Aşırı Değer Verme

cemallamec
Sevgili Güzin Ablalarım,Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bu
Sevgili Güzin Ablalarım,

Hayatımdaki yakın insanlara aşırı değer veriyorum ve bir müddet sonra fark ediyorum ki “ben onlar için hiçbir şeyim”. Hayatlarında en ufak şeyde kolayca silinecek biriymişim. El üstünde tuttuğum her insandan bunu gördüm. İnsanlara pek fazla değer vermemek lazım denecek ama bunu törpüleyemiyorum. Onlar benim için kıymetli ve onları seviyor iken ben onlar için anlamsızmışım ki bunu sonra fark ediyorum. Fark edince de uzaklaşıyorum ve karşı tarafın da hiç umurunda olmuyor. Ben ise her daim o kişileri özlüyorum ya da anıyorum ya da neden böyle davrandılar diye üzülüyorum ya da bana verdikleri değeri anlayıp kahroluyorum.

Herkesin en zor gününde de en güzel gününde de yanında olurken bir kere zor günümde yanımda olmadılar. Muhabbet etmediğim mesafe koyduğum insanın yaşadığı kötü bir olayda hemen ona ulaşırım ya da mutlu bir şey yaşamışsa tebrik ederim.

Kendimi durdurmaya çalışsam da benim onlara verdiğim değeri azaltamıyorum. Herkese değer verirken ben herkes için bir kullan-at aparatı gibiyim.

Arayıp sormasam aramayacaklar. Sizce ben mal mıyım allah aşkına dürüst olun? Beni siklemeyen insanları neden hala anıyorum, kendi zihnimden çıkaramıyorum?
0
cemallamec
(22.10.25)
Kendinden fazla feragat ettiğin her ilişkide ilk gözden çıkarılan sen olursun. Fazla fedakarlık fazla vefasızlık getirir demişler. Her şeyi dozunda ayarlaman gerekir. Başına gelenlerden ders çıkartmadıkça maalesef ki üzülen taraf olmaya devam edeceksin. Arkadaşlarının seni kullandığını düşünüyorsan iletişimi kes yeni çevre edin en basit yöntem bu.
+1
mermaidd
(22.10.25)
Iletişimi tamamen keserdim ben. Ilişkiler karşılıklı. Kendine dönmek kendine dışardan bakmak ve kendini geliştirmek en iyisi bu durumda
0
pembediken
(22.10.25)
Ben ne zaman bunu yazdım diye düşündüm okurken. Kendimi gördüm. Bende şöyle oldu alttan alan, fedakarlık yapan, jestlerde bulunan ilgi gösteren biriydim ortamlarda. Ama zamanla değer verilmediğini, insanların ortada hiçbir sebep yokken veya en ufak bir konuda çok kaba şekilde silebildiklerini, zor zamanimda yanımda olmamaktan cekinmediklerini üstüne bir de bunun sitemini edince suçlandığımi görünce artık patlama noktasına geldim nihayetinde biz de insanız. Maalesef belki de bu tecrübeler bize doğru hayat tecrübesi edindiriyor.

Şimdi ise yine hayatımdaki insanlara çok değer veriyorum. Kullanıldığımi hissettiğimde mesafe koyabiliyor veya arkadasligimi kesiyorum. Eskiden olsaydı belki yıllarca alttan alır görmezden gelir yok ya ben yanlış anladım diye diye toksik ilişkileri barindirirdim köşede.

Bence biraz mesafe koymak, her mutlu veya dertli zamanlarimizi paylaşmamak, gizemli olmak, sürekli plan yapan taraf olmamak, sürekli sürpriz yapan taraf olmamak, belirli bir arkadaş veya arkadaş çevresine takılı kalmamak gerekebiliyo sanırım. En iyi insan dediğimiz kişiler bile değişen koşullarda size karşı da degisebiliyorlar. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşamamak adına belki de böyle olunmalı.
+1
egerbiryolcu
(22.10.25)
demek ki yanlış insanlara değer veriyorsunuz. bu bir yana.

"arayıp sormasam aramayacaklar." dediğiniz kişileri seviyor, onlarla konuşmak istiyor ya da birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorsanız niye onlardan girişim gelmesini bekliyorsunuz ki? siz arayın, siz mesaj atın bu kadar basit. sonuçta kendi mutluluğunuz için yaptığınız bir hareket. niye "hep ben arıyorum" diye hayıflanıyorsunuz ki?
0
tnz
(23.10.25)
@tnz, iyi misin arkadaşım sen? Yazılanları bu kadar yanlış yorumlamak nedir böyle
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
Gecen bir sey dinlemistim o kadar mantikli ve hosuma gitti ki. Mesela bi elma alacaksin gidiyorsun elmaciya diyosun ki bana bi elma ver, parayi veriyorsun ama sana elmayi vermiyor. Sen bekliyorsun ama vermiyor sonra ertesi gun diyorsun ki daha cok para vereyim belki dunku para az geldi yine gidip daha cok para veriyorsun ama yine elma yok. O elmaciya normalde olsa tekrar gider misin? Hatta ilk gittiginden sonra gitmezsin muhtemelen cunku para verdin elma alamadin, parani geri de vermedi. Sevgi de boyle iste alma verme dengesi olmadan surekli vermemek lazim. Ben de boyleydim birine cok deger veriyordum yani kendi ustume psikiyatri ilaci bile yazdirdim onun parasi yok diye, alip ona vermistim icsin iyi hissetsin kendini diye. Parami da, yemegimi de paylastim. Hep maddi, manevi sıkıntıları vardı 5 dk güldürmek icin 2 metro degistiriyordum is arasinda yaninda olmak icin. Sonra bi gun benim bi derdim oldu bana amaan benim de derdim basimdan askin dedi o gun vazgectim hala gorustugum bi insan ama artik caba sarfetmiyorum denk gelirse gorusup sohbet ediyorum. Etrafimda bana faydasi olmayan kimseyi birakmadim bu fayda maddi bir fayda degil kesinlikle annem babamdan baska kimseden cok sıkışsam da maddi destek istemem. Bir insani ben seviyorsam ve deger verip iyi ve kötü gününde yaninda oluyorsam ama o hic olmuyorsa aninda cikartiyorum hayatimdan. Ben kimsenin fanı değilim. Deger verir karsiligini alirsam iliskim devam eder yoksa kimseyi cekemem ve kimse icin güzel canimi üzemem. Ben bir taneyim, bi daha bu dunyaya gelmicem olabilecek en yuksek seviyede kendi mutlulugumu dusunmeliyim. Beni seven ve onemseyen insanlarla etrafimi doldurmaliyim.
0
matilda
(23.10.25)
Benim gibi kazık yersen öğrenirsin
-2
Kahvedesu
(23.10.25)
sevgi eksikliği hissediyorsun, seni sevsinler istiyorsun. ama bu kendi kendine olacak şey değil. bu eksikliği insanları daha çok sevmeye çalışarak kapatma. akışına bırak.
+1
koela
(23.10.25)
sevgi, ilgi, onay ve anlaşılabilme ihtiyacımız var hepimizin. bazen bunlara ulaşabilmek için insanları farkında olarak veya olmadan duygusal olarak borçlandırmaya çalışıyoruz aşırı vericilikle. yaparken de böyle yaptığımızın, verciliğimizin sınırları aştığının farkında oluyoruz ama durmuyoruz çünkü muhtemelen bir şekilde bu iletişim şekline maruz kalmışız ve bizde içselleştirmiş olabiliyoruz.

alma-verme dengesini gözetemediğimiz yerlerde en kolay yol olan ve kontrol alanımızda olmayan karşı tarafı suçlamak yerine kontrol alanımızda olan kendimizde aksayan noktayı bulmak ilerleyen dönemlerde aynı deneyimleri yaşamamanın en temel anahtarı bence. özdeğer, kusurluluk/değersizlik şeması, people pleaser vb. konuları araştırmak gelecekte bu örüntüden çıkabilmeniz için faydalı olabilir.
+2
Phoebe
(23.10.25)
ben de arkadaşlık konusunda böyleyim. bütün duygularımı arkadaşıma yoğunlaştırıyorum, ona karşı çok açığım ve arka planda başka bir ajandam olmaz, şeffafım. ama yine en son bir arkadaşımda daha hayal kırıklığına uğradım. kendimi biraz daha geri çekeceğim ona karşı.

esasında evli olduğum için eşim en yakın arkadaşım, sosyalleşme ihtiyacımı hep onunla gideriyorum ama kız kıza arkadaşlığı da özlüyorum yalan değil
0
Hallegadola
(23.10.25)
Self-serving bias
+1
mikahakkinen
(23.10.25)
insanlara sandiginiz kadar karsiliksiz asiri deger verdiginizi sanmiyorum, muhtemelen cok icten ve temelden gelen sevgisizlik ve degersizlik ihtiyacinizi tamamen disariya delege etmis ve disardan karsilamaya calisiyorsunuz ve bu inanciniz o kadar derin ve yerlesmis ki bilincdisi bu inancinizi onaylayan (yani sizi degersiz ve sevilmeye layik hissettirmeyen) iliskiler kuruyor bu insanlari hayatinizda tutuyorsunuz. o zaman iste dipsiz kuyu gibi oluyoruz. bir turlu yetmiyor. insanlar bunu kendileri bile fark etmeden hissediyorlar ve uzaklasiyorlar, ya da kendi kendini gerceklestiren kehanet dedigimiz, surekli degersiz oldugumuzu onaylayan insanlarla bir araya gelip iliski kurmaya calisiyoruz ve tum yasamimiz temel inancimizi dogrulamakla geciyor. ingilizce biliyorsaniz confirmation bias, shadow work vs. olarak bakabilirsiniz.
+1
kassiopeia
(23.10.25)
Arkadaşlar, beni ne tanırsınız ne bir şey. Maşallah psikolojik teşhisleri koymuşsunuz. Kesinmiş gibi konuşmuş, üstüne çocukluğuma bile inmişsiniz.

Ben insanlarla çok çabuk kaynaşan biriyim. 1.200 km öteye hiçbilmediğim bir yere tek başıma taşındım ve burada insanlarla kolayca arkadaş oldum, dost oldum. İnsanlar aile ailem geldiğinde bile ailemi yemeğe davet ederler. Ama siz maşallah nerelere çekmişsiniz. Kendimden şüphe etmeye başladım. Olay çok farklı yöne evrilmiş. İnsanlara değer veren kişi psikolojik sorunluymuş ya da travamaları varmış gibi algılıyorum artık :) İnsanlara değer vermek, bence o insanı cepte görmek oluyor ve sonra o insan değersizleşiyor. Arkadaşımın babası vefat ettiğinde iki uçak değiştirip taziyeye gittim ama bunun çocukluğumdan kalan travmalardan ya da bilmem ne eksikliğinden ötürü olduğunu söylüyorsunuz şimdi. Ablam vefat ettiğinde ise aramayı bırakın mesaj bile yazmadı. Şimdi bende bir şeyler eksik olduğu için ona değer vermişmişim de bilmem ne…
+1
🌸cemallamec
(23.10.25)
(13)

yeni evlenecek çifte mobilya alışverişi tavsiyeleriniz

mazrufsezici
Selam dostlar. 1-2 haftadır nişanlımla ev eşyalarımızı seçmek üzere mobilyacı geziyoruz. Büyük bilindik markaların ve birkaç bağımsız markanın showroomlarını gezdik, az çok beğendiğimiz ürün cinsi ile renk/malzeme kombolarını oturttuk. Birkaç sorumuz var, kesin karar ve sipariş sürecine geçmeden önc
Selam dostlar. 1-2 haftadır nişanlımla ev eşyalarımızı seçmek üzere mobilyacı geziyoruz. Büyük bilindik markaların ve birkaç bağımsız markanın showroomlarını gezdik, az çok beğendiğimiz ürün cinsi ile renk/malzeme kombolarını oturttuk. Birkaç sorumuz var, kesin karar ve sipariş sürecine geçmeden önce bu konularda deneyimi olan duyurucu büyüklerimizin tavsiyelerini alalım dedik. Yanıtlarınız için peşinen çok çok teşekkür ederiz 😊
1. Dolap tarzı ürünlerde suntalam (yonga levha vs) yerine MDF'den mamul mobilya alalım diyoruz. Büyük mağazalarda sunta daha yaygın sanırım, gerekirse bağımsız atölyeden sipariş vermeye meyilliyiz zira işimiz gereği sık taşınma ve sök/tak durumu da muhtemel. Anlatıldığı kadarıyla suntalam hem o açıdan hem de dayanıklılık bakımından kesinlikle uzak durmamız gereken bir malzeme. Bu konuda ne önerirsiniz?
2. Koltuk kumaşı olarak, yazın terletmeyen ama temizliği de rahat olacak bir malzeme önerebilir misiniz? Tezgahtarların ağzına bakarsak sattıkları her üründe "hiçbir sorun yaşamayız" 😄
3. Büyük mağazalardan 3'ünde farklı şubelerden yatak odası, oturma grubu ve yemek odası takımları için toplu fiyat aldık. Hepsi ilginç bir şekilde ortalama 250 bin - 350 bin lira bandında bir toplam fiyat veriyor ve sürekli bir "kampanya bitti bitecek, elinizi çabuk tutun" lafı dillerinde. Bu bir pazarlama taktiği midir, benzer indirimlerin önümüzdeki günlerde de tekrarlanmasını bekleyebilir miyiz?
4. Beğendiğimiz tasarımları veya tarzları (alengirli tasarımları değil adeta en en basit düz tasarımları beğeniyoruz) bağımsız bir atölyede yaptırsak diyoruz. Bu konuda deneyimi olan var mı? Fiyat veya muhtemel kalite avantajı konusunda neler beklemeliyiz? Ankara Siteler'de bu tür bir hizmet alabileceğimiz bir yer önerebilir misiniz?
0
mazrufsezici
(22.10.25)
hocam vereceğim cevaplar muhtemelen sorunuza yönelik olmayacak yalnız. ben de kendi evimi tadile ediyorum. herşeyi atıp yeniden alıyorum öyle geniş bir araştırma sürecindeyim.


birincisi ev sizin değilse ve taşınmak durumunda kalırsanız eşyaların anası ağlayacak. özellikle gardrop komidin vb gibi parça parça kurulan şeyler. ikinciye kurulduğunda sağa sola leyla gibi hareket edecektir. yani ev kendinizin değilse gidip en süperini almayın.


ikinciolarak mdf veya sunta lam muhabbetine geleyim. sunta hafiftir,mdf kadar dayanıklı değildir. mdf dayanıklıdır ama suntaya göre hem çok pahalı hem de ciddi manada ağırdır.

mesela ben kendime cnc de mufak dolabı kestireceğim. 20 binlira. hani niye cnc de kestiriyorsun dersen. adamlar gitmiş ahzır dolap setleri yapmış. çeşitli ölçüler yapmış. direkt kesip paketleyip gönderiyolar. montajını kendin yapıyorsun. fiyat olarak marangoza yaptırmaktan çok daha ucuza geliyor.


geçen senenin fiyatları ile bir örnek vereceğim. bu cnc de kesme dolap alan bir arkadaşım oldu orada gördüm.


ikisi de aynı ölçülerde olan iki tane mutfak düşün. tezgahlar hariç bir arkadaş 13bine cnc de kestirdi yaptırdı suntadan. öteki arkadaş marangoza kaplamalı mdf ile yaptırdı 85 binlira verdi. hani mdfnin üzerine pleksiglas gibi bişey kaplamışlar. tornavidayla kazımaya çalışıyorsun çizillmiyor. şimdi sen kalkıp mutfak dolabını tornavidayla kazımayacaksan böyle zırh gibi bişeye neden fazla para vereceksin. ha parlaklık görüntü falan çok güzel orası ayrı.


öte yandan ikisi de suya karşı dayanıksızdır. ha ben banyo dolabı ihtiyacı dolayısıyla araştırma yaptım. mesela adamlar mutfağa sunta kullanıyor ama banyo dolaplarını mdf den yapıyor. demek ki mdf suntaya göre banyoda oluşabilecek neme daha dayanıklı.


ha para derdiniz yoksa mdf dolap grubu için falan çok güzel malzemedir ama suntaya göre de ciddi pahalı. ayrıca aklınıza gelen herşeyin bir kalitesi var. hani mdf olması illa süper kaliteli olacağı anlamına gelmiyor onun da bir sürü kalitelisi adisi vardır.


ben kendi evime mutfak dolabı sunta, banyo dolabı mdf, gardrop komidin vb sunta, tv ünitesi sunta, kitaplık sunta, ıvır zıvır dolabı sunta şeklinde alacağım.


oturduğum ev yirmi senelik. eski söktüğüm herşey mutfak dolabı , gömme gardrop falan sunta çıktı baktım ki hani bekar olup temiz kullanamamak dışında sağlamlık açısında hiç bir sorun yaşamamışım.


benim için önemli olan yenilediğim şeyleri temiz kullanabilmek ki buna pek inanmıyorum. sizin için önemli olan taşınmamak eğer kiracıysanız da gidip en pahalısını almamak olur.


olur da marangoza falan yaptırırsanız bişeyler, kesinlikle iş bitmeden para vermeyin. çok uğraşırsınız. ben kimsenin parasını iki saniye bile geciktirmek istemeyen adamım. çoğu yerde tanıdık usta da olsa nakit vermişimdir hep. hep de madur oldum. dünyanın en dürüst insanı bile olsa işi yapmadan bir kuruş vermem.

benim ev kombinasyonu da şöyle. duvarlar kirli beyaz, kapı kasaları gri, kapılar duvarlardan bir tık kirli beyaz, yerler gri olacak, fayans döşenecek yerler gri, mutfak duvarları tezgah arkası ve teazgah koyu renk.(kir göstermesin.) mobilya ıvır zıvır tv ünitesi hepsi düz beyaz. sade ve ışığı en etkili alabileceğim şekilde düşündüm.
0
Fodera
(22.10.25)
benim vereceğim tek öneri mobilya beklerken perişan olmamanız için ikea'yı tercih etmeniz olacaktır. ikea'nın belli kaliteli serilerinden ilerleyebilirsiniz. bir de asla sürgülü yatak odası dolabı almayın.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(22.10.25)
bilmeden sunta aldım dolaplarımı, cidden çok dandikmiş.

vivense'den bir koltuk aldım. çok iyi, çok sağlam. ama çok ağır. köşe koltuk ve kocaman. çok taşınacaksanız almayın.

ayrıca yere yakın, ayakları kısa koltuk almayın. altını temizlemek işkence oluyor. ben çektim siz çekmeyin. robot süpürgeler girmiyor. vileda bile sokamıyorum.

benim koltuğum kadife kumaş. yazın mahvediyor. sakın almayın. benim kedilerim olduğu için, kadifeyi yırtamadıkları için aldım.

şu markalara bayılıyorum, eşya yenileyebilecek olsam düşünmeden alırım:

normod (koltuklar harika) (kullanan arkadaşlarım memnun)

woodenworkz (karyolaları çok güzel)

hamm (fiyatlar uçuk ama çok tatlılar)

...

sürgülü dolap almayın +10000
hemen bozuluyor ve kapanmıyor
0
art cat chocolate
(22.10.25)
ev kendinizse dolabı vs marangoza yaptırın hiç uğraşmayın
0
Hallegadola
(22.10.25)
Ev nişanlıma ait, uygun şartlarda uzun yıllar oturabiliriz aslında ama eş durumu vs sebeplerle düşük ihtimal de olsa atamaya tabi olduğumuz için insan çok da emin olamıyor. Ve açıkçası eşya seçiminde de bir yandan "çok taşınmayız" gibi bir varsayımda bulunup sök-tak yapmaya dayanıklı olmayan ama ucuz ve kolay bulunan bir malzeme tercihi de yapabiliriz, aynı sebeple evladiyelik bir şey olsun ve uzun yıllar dayansın diyerek tam tersi bir yola da gidebiliriz. O yüzden öneri almak istedik açıkçası, ödeyeceğimiz meblağlar az değil. Bize mağazalarda anlatılanlarla gerçek hayat tecrübelerini tartmak istedik.
0
🌸mazrufsezici
(22.10.25)
Koltuk kumaşı: tay tüyü
Çok kolay temizleniyor ve kediler ne kadar tırmalamaya çalışsa da zarar veremiyor. Terletme konusunda kadife, deri vs.ye göre daha iyi ama ben yine de yazın koltuk örtüsüyle kullanıyorum çünkü örtüyü sık sık yıkamak daha pratik ve temiz geliyor.
0
kobuzchu kiz
(22.10.25)
yatak odasini yillar once woodenworkz'e yaptirmistik. uzerine 3 kere tasindik hic bir sey olmadi. woodenworkz.com
koltugumuzu da Loda'dan almistik. hala minderlerinin bile degismesine gerek yok, o da 5 yillik.
dolaplar icin bir sey diyemeyecegim ama bence ikea olur. cok tasiniyorsaniz, sadece kasayi degistirmeniz yeterli. zaten pahali kismi kapaklari ve ic bolmeleri. onlar ayni kaldigi surece kasa degisebilir.
dagilmasi, bozan/kuran kisiye de bagli.
ilk tasindigimizdaki kisiler super bir is cikarmislardi ama son tasinmadakiler dagittilar ortaligi resmen.
0
65 derece
(22.10.25)
ben olsan asla takim almam bir kere. cok sakil duruyor. bu elde var bir. yavasyavas begendiginiz parcalari bir araya getirerek odalari dosemek daha mantikli. zaten yeni evlisiniz beraber kurdugunuz hayatin hikayenizin islerini nakis nakis ve islemek daha iyi.
ben sizin yerinizde olsam masif ikea alirim ama az alirim set almam. param oldukca sevdigim bir seyi gordukce bir yere gidip gezip bir ani eve getirmek istedikce evi doserdim yavas yavas.
kotuklar icin de kumasin ne oldsugu cok onemli degil cogunlukla hep artik leke tutmaz oluyor zaten ama en onemlisi cikanip yikanabilir fermuarli olsun alti yuksek olsun rahat temizlensin. ve yine de koltuk ortusu kullanin. dogal renkler her zaman iyidir siyah da beyaz da kir ve toz gosteriyor. ahsapin cesit cessit tonu var herahngi bir ahsap tonu alin guzel masif. sonra istersen siz boyarsiniz. bir parcasinda sorun olursa ikea dan gider alirsiniz seneler sonra. tasinma icin de kendiniz sokup takarsaniz sorun olmuyor. ama noolur takim almayin ya cok cirkin.
0
mavicorap
(22.10.25)
evet takim almayin +1
0
65 derece
(22.10.25)
Mutlaka inegöl'e gidin ve fiyat alın. Gayet iyi fiyatlar veriyor ve gayet kaliteliürünler satılıyor. Koskoca awm yapmışlar bir kaç tane.
0
liberal
(22.10.25)
1+1 de oturuyorum ben şu an, sonra ev aldık 2+1e geçeceğiz ancak yatak odam şimdi daha küçük olduğu için yatak odası takımımı daha 2 senelik olmasına karşın olduğu gibi mevcut evde bırakacağım.

yeni bir dolap mı alsam mevcut dolabı kestirsem mi diye düşünürken dedik ki ev bizim gidelim boydan boya duvar yaptıralım. iyi ki de yaptırmışız.

ancak daha sonra şifonyer de yaptırmak istdim, yapan marangoz dolabı ucuza yaptığını düşünerek kanımca bizi hep erteledi.

o zaman yeter ag dedim ve ikea'dan istediğim ebatlarda dolabımın modeline benzer bir şifonyer sipariş ettim. valla bence ikeanın mobilyası çoğu tanıdık mobilya şirketlerinden daha iyi geldi bana kalite olarak öneririm.

o yüzden bence marangozlarla da bir görüşün dedim uygun fiyat ve kalite seçebilirmek adına. ikea'ya da bakın bence evet bazı modeller pahalı ama zamansız parçalar. tavsiye ederim
0
Hallegadola
(23.10.25)
arkadaşlar araya kaynak yapıyorum kusura bakmayın ama benim de mesela gardrop veya yatak odası takımı, kitaplık, mutfak için kiler rafı, koltuk vb böyle bir sürü ihtiyacım var. yani aslında o kadar yok çünkü internette ve burada acayip geçiriyolar hani uygun olcaksa bulabileceksem inegöle gideyim, bütün eksiği gediği alayım. montaj ve kurulum konusunda sıkıntım yok elimden geliyor.

ben şimdi tekirdağdan kalkıp inegöle gitsem oradan alacaklarımı alsam nasıl gelecek buraya? nakliye nasıl oluyor?

giderim mağaza mağaza dolaşırım beğendiklerimi ayrı ayrı mağazalardan alırım da nakliye olayı korkutuyor işte.
0
Fodera
(24.10.25)
fodera ben gittim inegöl'den aldım, zaten hazır değilse belli süre veriyorlar falan ve kendileri getiriyorlar. inegöl'den istanbul'a 5.000 TL fark istediler sadece nakliyeye. Nakliye öyle abartılacak rakam vermediler ve eşyaları gelip kurdular, (bende masa vardı kurulacak).

İnegöl'e kesin giderim ve yönlendirme yaparım. Ama sabahtan gdiip akşama kadar dolaşıyorsunuz çok fazla seçenek ve çok fazla magaza var.
+1
liberal
(24.10.25)
(6)

uçakla yolculuk

mermaidd
Kabine değil alt bagaja vereceğim valiz içerisine kutu içecek koyabilir miyim? Gideceğim yerde bizim ülkede olmayan bir içecek var da.
Kabine değil alt bagaja vereceğim valiz içerisine kutu içecek koyabilir miyim? Gideceğim yerde bizim ülkede olmayan bir içecek var da.
0
mermaidd
(20.10.25)
Koyarsın duty freeden aldığın içecekleride yanında kabine alabilirsin
0
basond
(20.10.25)
koyarsin ama sarmani oneririm, patlama ya da kacirma olasiligi var.
sivi olan herseyi ben sarip koyuyorum.
0
cooperr
(20.10.25)
@cooperr yanıma şu patpat dedikleri şeyden almayı düşünüyorum alkol şişelerini de sarmak için
0
🌸mermaidd
(20.10.25)
Koyarsın o kısımda sıkıntı yok ama gideceğin ülkeye sokulması sıkıntı yaratan bir içecek ise gittiğin ülke girişinde valizi açtırırlarsa sıkıntı yaşarsın. Gideceğin ülkeye o içeceği sokabiliyor musun ona bir bak hocam.
0
ebeş
(20.10.25)
@ebeş Ben aksine gittiğim yerden türkiyeye bir şey getiricem, götürmeyeceğim
0
🌸mermaidd
(20.10.25)
her seferinde yaparım bir şey olmuyor sadece bir arkadaş daha demiş kırılmasın diye kıyafetlere sar
0
Hallegadola
(21.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(8)

Kasımda yurtdışına vizesiz nereye gidilir?

pembediken
Havası kasım ayında çok yağışlı olmayan, görmeye değer Kıbrıs harici önerileriniz nedir? Tek başıma olacak
Havası kasım ayında çok yağışlı olmayan, görmeye değer Kıbrıs harici önerileriniz nedir? Tek başıma olacak
0
pembediken
(19.10.25)
Misir
+1
kassiopeia
(19.10.25)
Cape Town bence 11 saat uçuş sıkıntı yaratmazsa
0
vedatchilipeppers
(19.10.25)
Kritere uymuyor direkt ama gideceğim için yazıyorum; Saraybosna.

15 Kasımda gideceğim bir aksilik olmazsa. Bakalım göreceğiz havayı
0
put it in your appropriate place
(19.10.25)
Petra için Ürdün. Birçok şey için Japonya. Schengen'e dahil olmadan evvel görmek için Belgrad.
0
kadirgali huseyin olmayan adam
(20.10.25)
belgradın şengene dahil olması şu an için imkansıza yakın.
ben de belgrada gitmeyi düşündüm ama çok araştırdım hiçbir şey yok bomboş bir yer.
paran varsa japonyaya git. mısır turu vs. de olabilir.
0
Hallegadola
(20.10.25)
japonya. ben seneye gidecektim ama sağlık sorunu nedeniyle gidemeyeceğim muhtemelen.
0
inheritance
(20.10.25)
Karadag derdim ama orasi artik biraz sey diyorlar, talebin artmasiyla fiyatlar artmis, esnaf suratsiz falan diyorlar. Neyse Arnavutluk kiyilari da olabilir. Yagis olmayacaginin garantisi yok tabii ama gayet gunesli 20 derece de olabiliyor bazen.
0
mbond
(20.10.25)
@put it in
Saraybosnayi düşünüyorum ben de şimdi videoları izliyorum gidiş dönüş bilet 4bin civarında. Değer mi gezmeye henüz emin değilim. Belgrad uygun olursa giderim.
0
🌸pembediken
(20.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(10)

yaşıma göre anlamsız bir yerde miyim

sarızeybek
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede ilişkim olmadı. ne bileyim o özel sektörde 9-5 işte maaş karşılığı çalışıyor, ben freelance. o düz iş + aile hayatında, ben birden fazla iş + yetmezmiş gibi siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları. ben anne babamın yaşlarıyla ilgili problemlerin çözümüne çalışıyorum, o yeni ailesinde. kendimi o dahil başka yaşıtlarımla da çok boş, zor, geri dönüşsüz zorlanmalarla dolu bir yerde görmeye başladım. aldığım haberin etkisi ve üstüne fazla düşünmenin sonucu boş karşılaştırmalar mı, yoksa gerçekten düzensiz ve yaşıma göre yanlış bir yerde mi kaldım?
0
sarızeybek
(18.10.25)
Eski sevgilinin evlendiğini neden biliyorsun? Bu bilmen gereken bir şey değil. İstemeden öğrendiysen üstünde durmaman gerekiyor. Yaşla hayat paralel gitmiyor. Bazıları geç başlar, bazıları erken başlar. Bulunduğun yeri klasik şeylere göre değil, hayallerine, hedeflerine göre belirlemelisin. Türkiye'de emeklilik sistemi bitti. Ölene kadar çalışacaksın. Bir 30 yıl daha çalışabilirsin.
-1
arbre
(18.10.25)
Benim asla anlayamadığım bir durum içerisindesin açıkçası. Dışarıdan herkesin hayatı muhteşem gözüküyor da içeriden öyle değil. En basitinden kocamı gören herkes hayatını eğitimini boyunu posunu tipini işini her şeyini kıskanır. Ama aslında işinde mutsuz mesela. Ve çözüm bulamıyoruz. Belki de o da içsel kimsenin anlayamadığı şeyler yaşıyor. Takılma geç herkesin hayatında bir şeyler oluyor
0
Hallegadola
(19.10.25)
kimin hayatını nasıl yaşaması gerektiğine dair bir kural yok. dileyen 9-5 çalışır dileyen göl kenarında balıkçılık yapar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
Bende dün tesadüfen(stalk) öğrendim soyadı değişmiş:/ iyi yanından bakıyorum zaten dipteyim sağlık konusu haricinde :)

Her insanın çizdiği yollar farklı ben 8-5 hayatını seviyorum çünkü belirsizliği daha az.
Öyle olmayan biriyle zor olur.
Ama tek kriter bu değil ki hayatı yaşama biçimi, tatilleri, arkadaşlarıyla sınırları, alkolü sigarası herşeyi uyumlu olması gerekiyor insanın.

Bende aynı yaşta olup düzenli işteyim ama bende yanlış yaşadım diye üzülüyorum gezip tozmadım daha çok insanla ilişkim olmadı filan.

Bundan sonraki süreci daha iyi yürütebilirsin. Geçmişe müdahale edemiyoruz.
0
kararsızataletfilozofu
(19.10.25)
Bazen çok seçici oluyoruz. Ondan da yalnız kalıyoruz. Kriterlerini azaltman lazım.
0
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
benim bütün eski kız arkadaşlarım evlendi alışırsın
0
nahtoderfahrung
(19.10.25)
herkesin hayatı farklı, karşılaştırırsanız mutsuz olursunuz.

hayattan keyif almaya bakın.
0
gurur
(19.10.25)
Niye bu kadar önemsiyorsun veya kıyaslıyorsun ki kendini onunla? Yarışmıyoruz ki kimseyle sonuçta. Yarışıyor muyuz yoksa?

(bkz: meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz)
0
vedatchilipeppers
(19.10.25)
ayrıca sen erkeksin, niye kendini kadınla kıyaslıyorsun. onlar evlenirken senin gibi milyarder mi olması gerekiyor. 2 makyaj, 1 yırtmaçla enayinin birini bulabiliyorlar.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
Nuri Bilge Ceylan'a ait sevdiğim bir sözü var: "Hayatımızdan memnun değilsek nerede olursak olalım, başka yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir"

Konunun özet cevabı bu.

Mutluluk çoğumuza karşı kaldırımda gibi geliyor. Ama karşı kaldırımda yürüyenler de kendi içinde dertler, kronik problemler taşıyor genelde. Hatta bazıarı senin yürüdüğün kaldırımı hayal ediyor olabilirler.

Mutluluk biraz hikaye bir beklenti bu arada.

Eğer aşırı iyi şartlarda ağzında altın kaşıkla doğmadıysan Hayat=mücadele etmek demek. Ağzında altın kaşıkla doğanlar bile bir anlam problemi, depresyon vb sorunlarla mücadele edebiliyorlar.

Dolayısıyla Hayatta kalma ve stabil kalma mücadelesi veriyoruz hepimiz. Elbette tatlı güzel hatıralar, aile olmak sosyalleşmek çocuk sahibi olmak ya da tam tersi bekar olmak bunlar yerine göre güzel şeyler.

Ama özünde yetişkinler olarak mücadele ediyoruz. Ekonomiyle, geçimle, hergün çözülmesi gereken yeni veya eski bir takım problemlerle güne uyanıyor bunların çözümü için ölene kadar uğraşıyoruz.

"This is life" kısacası.
0
mahmuttt
(20.10.25)
(5)

iran mı? ürdün mü?

Phoebe
bu mevsimde sizce hangisi? neden? gittiyseniz tavsiyeleriniz, uyarılarınız, şurayı gezmeden dönme dediğiniz yerler? kültürel gezi çok severim, meraklıyım.tek kadın, daha önce yalnız seyahat ettim yurtiçi&yurtdışı, pratiğim çok var ama hep avrupa ülkesi.special thanx.
bu mevsimde sizce hangisi? neden? gittiyseniz tavsiyeleriniz, uyarılarınız, şurayı gezmeden dönme dediğiniz yerler? kültürel gezi çok severim, meraklıyım.

tek kadın, daha önce yalnız seyahat ettim yurtiçi&yurtdışı, pratiğim çok var ama hep avrupa ülkesi.

special thanx.
0
Phoebe
(18.10.25)
Isfahan Şiraz yazd. Persepolis
Ne Ürdünü? Petra belki
+3
topkapiaksaray
(18.10.25)
iran tabii ki. savasa girme ihtimali olan da urdun degil iran
0
ala09
(19.10.25)
Bence İran’a gitme Ürdün daha güvenli
0
Hallegadola
(19.10.25)
Ben de kitap önermeye geldim, yolda olmak. Bende İran merakı yaratmıştı. Topkapiaksaray in yazdığı şehirlerden de bahsediyor.
0
a perfect lie
(19.10.25)
iran derim ben,
0
oscar
(19.10.25)
(3)

İnce külotlu çoraplarınızı nereden alıyorsunuz?

mutekebbir
Neredeyse 5-6 yıldır buradan çorap almayı bırakmıştım bir kez giymede kaçıp çöp oluyorlar diye ama şu an aldığım yerden getirtme imkanım yok. Hem görece daha sağlam hem de aşırı pahalı olmayan hangi markaları önerirsiniz?Bir de çorapların üst kısmının kalın gelen yerleri var ya onların da tayt gibi
Neredeyse 5-6 yıldır buradan çorap almayı bırakmıştım bir kez giymede kaçıp çöp oluyorlar diye ama şu an aldığım yerden getirtme imkanım yok.
Hem görece daha sağlam hem de aşırı pahalı olmayan hangi markaları önerirsiniz?

Bir de çorapların üst kısmının kalın gelen yerleri var ya onların da tayt gibi olmaması gerekiyor, bu sağlamlıkla aynı seviyede önemli, kısa bir şey giydiğimde görünen o koyu renk izden nefret ediyorum, anlatabildim umarım.

Teşekkürler şimdiden.
0
mutekebbir
(17.10.25)
Suwen. Ama şu youtu.be'ta çıkan ıslatıp dondurup kuruduktan sonra giyme olayını denedim geçen sene aldıklarımı hâlâ giyiyorum.
ty.gl
ty.gl
0
Amaranta ursula
(17.10.25)
ben artık vazgeçtim.
ucuza alıp çok sayıda alıyorum kaçtıkça çöpe atıyorum.
a101deki ince çoraplar 5-6 giyim götürüyor beni. yapısı da güzel. tavsiye ederim.
0
Hallegadola
(17.10.25)
calzedonia hemen kacmiyor.
0
65 derece
(17.10.25)
(15)

Duyuru kadınlarına bir "erkek" sorusu

bitli su perisi
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünd
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünden önce göz altı dolgusu yaptırıp ve sonra göz altı torbalarını aldırıp bir de göz kapağı ameliyatı olan, beş on kilo aldı diye kompleks hissedip açıkça hiç gereği yokken jinekomasti ameliyatı olan ama hala özgüvensiz olduğundan aradan aylar geçmesine rağmen ameliyat sonrası kullanılan göğüs korsesini sıkça giyen, hiç ihtiyacı yokken aşırı bir sıklıkta G5 masajına gitme gibi zayıflama çabalarına giren... Bunlar ilk aklıma gelenler.

Üstelik ne zaman çevreden biri konusunu açsa ya da sorsa kesinlikle reddediyor ve hatta öfkeleniyor. Mesela saçındaki renk değişimini fark edenlere beachte çok fazla zaman geçirdiği için saç renginin açılması gibi bahaneler sunuyor ya da göz altı torbalarının yok olduğunu söyleyenlere göz altındaki egzama için krem kullandığını ve onun göz altı torbalarını yok ettiğini söylüyor. Böyle bir erkekten soğur muydunuz? Görünüş olarak asla yapaylık ve aşırı bir estetik durumu yok bu arada yani gayet doğal duruyor. Ancak gerçekten çevresinde ona ilgi gösteren ve çekici olduğunu dolu dolu hissettiren çok fazla kadın olduğu halde dış görünüşüyle bu kadar ilgilenmesi, bunu dert etmesi beni üzüyor ve bazen de ondan uzaklaştığımı hissediyorum. Anlayışsız mıyım?
0
bitli su perisi
(16.10.25)
You cant fix him :(
+3
grimavi
(16.10.25)
Böyle bir insan gayet soğutur. Erkek olmasina gerek yok
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Görünüş olarak bir problemi olmasa da psikolojik olarak bir hayli problemli duruyor anlattıklarına bakılırsa. Kendisinde beğenmediği şeyleri elbette yaptırabilir yada metroseksüel olabilir ama mesele bakımlı olmak değil yaptırdığı şeylere saçma sapan kılıflar uydurması. Bana bu tarz davranışlar aşırı şizofrence geliyor. Kişiyi sen tanıyorsun ama bu tarz bir adamla muhabbet kurmak bile istemezdim.
+3
mermaidd
(16.10.25)
Travmasi vardir tipine dair gecmisten kalan
0
baldur2
(16.10.25)
İnsanın kendisine dikkat etmesi bakımlı olması güzel bir şey ama bu biraz abartı olmuş artık, bu kadarı zarar. Belli ki bu arkadaşın psikolojik bir rahatsızlığı var kendisini bir türlü beğenmiyor sevemiyor. Kendisinde bu kadar kusur bulabilen birisi bana bakınca bende de sürekli kusur arar diye düşünür yanında rahat edemezdim. Sürekli bu bakım ve estetik muhabbeti de sıkardı beni açıkçası
+2
kullanicadi
(16.10.25)
www.memorial.com.tr
Tanı koymak değil tabii de, bence anlattığınız kişinin yaşadığı şey bir psikolojik bozukluk. Kendine bakmak bu değil.
0
kobuzchu kiz
(16.10.25)
O bedenen erkek olabilir ama ruhen bir kadın. Ben de olsam ben de soğurum. Anlayışsız falan da değilsin.
-4
muhayyer divan
(17.10.25)
psikolojik problemi var, aynisini yapan kadinlar icin de gecerli bu. atta yatan psikolojik nededin ne oldugunu bulabilirseniz, o sorunla yasayabilip yasayamamayi dusunmelisiniz. problem gorunusunun dogal/yapay olmasi degil.

yoksa herkes kendine baksin tabi, ama sacinin beyazi hakkinda yalan soylemesi fln sorunlu seyler.
0
taurina
(17.10.25)
bahsi gecen kisi kesin erkek mi?
-5
cooperr
(17.10.25)
efemine bir tip gibi geldi bana. erkek adam takmaz bunları.

geçmişten gelen travması olabilir +1
-5
Hallegadola
(17.10.25)
Arkana bakmadan kaç.
0
parka
(17.10.25)
psikolojik bozukluk sahibi, düzelmesi için yardım almalı ve önce yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmeli
0
( . )( . )
(17.10.25)
soğumak için ısınmak lazım önce, o aşamaya bile gelmem. özbakım bu değil, cinsiyetten bağımsız söylüyorum bunu. dış görünüşle bu derece kafayı bozmuş hemcinslerimle de arkadaş olamıyorum ben.

ha bu kafayı takma halinde bir anormallik olduğunun kendisi de farkındadır ama başedemiyordur, destek istiyordur, çözüm bulmaya/sıyrılmaya çalışıyordur, konuşuruz, dertleşiriz vb., o ayrı.
+1
Phoebe
(17.10.25)
Beden dismorfik bozukluğundan muzdarip olabilir. Psikiyatrik (psikolojik değil) destek alması gerekebilir.
0
10551037
(17.10.25)
beden dismorfik bozukluğu ilk aklıma gelen benim de. Dış görünüşe takık olmayı kadınlığa atfedenler cehaletin kaçıncı seviyesini yaşıyorlar hayret doğrusu.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
(15)

Dosta ev hediyesi sorunsalı?

makarnavodka
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?teşekkürler :)
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?

teşekkürler :)
0
makarnavodka
(16.10.25)
paşabahçe'den bir şeyler olabilir. mağazaya giderseniz bir fikir oluşuyor kafada.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.10.25)
paşabahçe +1

vazo, şekerlik gibi çerçeve gibi ya da şık cam - metal bir ev aksesuarı uzun yıllar kullanılıyor ve her seferinde bunu şu getirmişti, şunun hediyesi gibi lafı ediliyor. o yüzden güzel bir dekoratif obje iyi bir hediye olur.

www.pasabahcemagazalari.com
0
exlibris
(16.10.25)
altının her zaman adı var, paşabahçede en ufak şey bile altın fiyatı zaten ama çay bardağı falan uygun 12li alınabilir.
0
eja
(16.10.25)
Senin yanında ay çok güzelmiş deyip bir daha asla kullanamayacakları ve evde boşuna yer kaplayacak şeyler almayın abi insanlara. Yakın dostum diyorsan direkt sor, sana ev hediyesi alacağım ne lazım diye. Hiçbir şey lazım değilse ve illa ki hediye almam lazım diyorsan, bütçene ve dsotluk seviyene göre gram/çeyrek vb altın olabilir.
+1
bobinhoo
(16.10.25)
sorarak ihtiyacı olanı öğren +1
yakınsa zaten söyleyecektir. değilse de pike, nevresim takımı, bornoz havlu seti gibi şeyler çok iş görüyor evde kaliteli bir markadan bakabilirsin. misafir ağırlamayı seven biriyse masa örtüsü+peçete takımı olabilir. bu tarz şeyler bana genelde hediye geldi hiç gidip de aa kalitelisinden zevkime göre alayım demediğim için çok işimi gördü.
0
rayde
(16.10.25)
altın veya hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
madame coco'ya git, genelde orda hep etiketin yarısı vs kampanya var ordan bir şeyler al.

bütçen daha düşükse tv battaniyesi
dekoratif bir heykel veya mum vs
bütçen daha yüksek ise nevresim takımı al.

ikea'dan tepsi de alabilirsin geçen gittim 1000 tl üstü güzel tepsiler vardı.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
dostlar, kendisine sordum tabi ki, ancak şimdilik hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını belirtti. ben yine de bir şey alacağım.
0
🌸makarnavodka
(16.10.25)
Kullanılan bir şeyin altenatif ikincisi de olsa yük olmaz, farklı kullanımları hoş olabilecek bir şeyler alınabilir.

Nevresim takımı
Battaniye
Pasta/tatlı tabağı
Şık bir fincan kupa takımı vs

Ben bir arkadaşıma yıllar önce mutlu ev temalı bir keyif tepsisi almıştım. Hiç kullanilmaz diye düşünmüştüm ama deseni çok hoşuma gitmişti. Kullandikca fotosunu atardı. Kaç defa da çok beğendiğini soylemisti. Bu tarz keyif odaklı bir ürün de alınabilir.
0
egerbiryolcu
(16.10.25)
tam otomatik espresso makinesi veya moccamaster olabilir.
0
arakaali
(16.10.25)
Samimiyet +1 diyorum

"Sevgili dostum, ben bu ev için illa ki bir hediye alacam, saçma sapan bir şey olmasın, neye ihtiyacın varsa onu alayım" de, vallahi gerek yok vs derse bence hediyeye ayırdığın bütçeyi gram veya çeyrek veya işte durumun neyse ona göre altın gümüş alıp hediye etmek güzel olur. Nihayet bir güvence gibi olur hoş olur.
0
muhayyer divan
(16.10.25)
Duyuru'da Paşabahçe lobisi var :) Paşabahçe'de güzel şeyler var. Değişim kartı da koyarsanız, illa kendilerine göre bir şey bulurlar...

Devir ne kadar değişti bilmem ancak nevresim takımı biraz garantidir. Genelde iş görür.

Ben evlenen yeğenlerime "zigon sehpa almayın, siz beğenin, linkini gönderin, ben alacağım" diyordum mesela. Eve gidince önüne koyuyorlar, hoş oluyor kullanıldığını görmek.

Yine akrabalarıma ev hediyesi hep sorarak aldım. Bazen ütü oldu bu, bazen süpürge, bir tanesi abartıp tv istedi, imkanım dahilinde aldım bir tane...

Altın götürmek de ayıp değil. "Ne makbule geçer bilemedim, siz en uygununu yaparsınız" demenin kibar yolu.

Evcil hayvanları varsa bir sürü yeni elektronik pet zımbırtısı çıktı mesela, onlardan biri olabilir.

Son birkaç yılın silah zoruyla aldırılan ürünleri olan dikey süpürge, air fryer, robot süpürge ve yumurta makinası gibi bir şey de alabilirsiniz. Bence bir kısmı aşırı lüzumsuz ama, seveni çok...

Şık bir tablo yahut hat/ebru levhası da her zaman gideri olanlardan. İlla ki asacak yer buluyorlar...
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
viski karaf ve bardak seti gibi bir şey şık oluyor alkol kullanıyorsa.
ama her şey var diyorsanız eğer direkt altın bence.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
nevresim takımı demiş biri ona katılıyorum.
0
Hallegadola
(17.10.25)
normalde almayı düşünmeyeceği (parası bütçesi olsa bile) ama evde olsa illa ki kullanacağı bir şey alın. tamamen atıyorum:

örneğin kahve seviyorsa süt köpürtücü ya da güzel bir mokapot ya da chemex vs tarzı bir şey
şarap içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti
viski içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti

ya da atıyorum taşınabilir projektörlerden. (kolay kolay kimse almaz ama evde olunca çok acayip işe yarıyor)

ya da atıyorum hava temizleyici

zaten ihtiyacı olan şeyleri kendisi alır, bütçesi de var anladığı kadarıyla. evdeki 5 nevresim takımının yanına bir tane de siz alsanız ne esprisi var?
0
co2s2
(17.10.25)
(12)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(6)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(7)

Bu mesajı yorumlayabilir misiniz

egerbiryolcu
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Be
Kısa bir özet geçeyim. Ben bu yıl bir sınava girdim ve iyi bir puan aldım. Atanma ihtimalim çok yüksek ama tabi küçük de olsa olmama ihtimali de var. Hoşlandığım çocuk da başka bir sınava hazırlandı tüm yıl. baya emek verdi. Bu süreçte o benim sürecime destek oldu çok samimi mutluluklar gösterdi. Ben de ona destek oldum asılmaya devam et bırakma dayan vs gibi ve gönülden motive etmeye çalistim.

Sonuçlar yani puanlar aciklandi ve beklediği gibi gelmemiş sesi morali kötüydü. Ben de çok üzüldüm ama belli etmek istemedim. Kendisi de tekrar hazırlanacağını altyapısının oluştuğunu söyledi. Bunu duyunca da şu bakımdan içim rahatladı. Morali bozuk da olsa kendini bırakmadi tekrar hedef koydu vs

Neyse cevap olarak küçük bir mesaj yazdım. İnşallah o kadro açılır, bu yıl daha nokta atışı hazırlanırsın dediğin gibi altyapın temelin sağlam oluştu gibi şeyler. Ve çok da diyecek bir şey bulamadım bunaltmayayim diye.

Bana cevap olarak şunu yazdı. "Teşekkür ederim sen atan" ( emojisiz dümdüz)


Kendimle ilgili hiçbir yorumda bulunmamıştım. Morali bozuk diye elinden geldiğince dikkatli cümleler kurmaya özen gösterdim. Benim atanma sürecin de iki aylık kolaylıkla olmadı biliyor. On yıl önce mezun oldum. Kendi bolumumden olmayınca ikinci ünv okudum. Bu süreçte babam kanser oldu onu kaybettim vs yani şimaracagim bir durum asla yok.

Sadece hiçbir gönderme yapmadan öylesine kurduğu bir cümle mi yoksa ben mi fazla alınganlık gösterdim hiç emin olamıyorum. Konu benle ilgili değilken o cümleyi söylemesi çok dokundu nedense. Bana mesafe koymuş gibi hissettim. Bu yüzden bir şey yazmadım yazmam gerekir mi bundan sonra ben de bir süre sessiz mi kalmaliyim...
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
çocuğun aldığı puanla atanamayacağı kesin mi? "kötü geçmiş olsa da belli olmaz, umudunu kesme, atanırsın inşallah" falan demeni beklemiştir belki. benim başarabileceğimi hiç düşünmemiş demek ki falan diye triplenmiş olabilir. diğer bir senaryo da sen atanıp gideceksin, o sensiz kalacak diye üzülüp tribe girmiş olması. iki türlü de odun bir mesaj olmuş. "teşekkür ederim, ikimiz de atanırız inşallah" de geç.
+3
hrskrs
(14.10.25)
@hrskrs bu açıdan hiç düşünmemiştim. Bir kadro için girebileceğini ama daha çok vakti olduğunu söyledi. Ben de o yüzden insallah o kadro açılır dedim o konuyla ilgili de.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
senin atanmanı kıskanmış ve kendisine yedirememiş hepsi bu.
0
koela
(14.10.25)
Belki mesajı tamamlayamadan yanlışlıkla göndermiştir, sonra da düzeltmeye üşenmiştir üzüntünün verdiği yorgunluk ve bıkkınlıkla. Bence sana yansıttığından çok daha fazla üzülüyor. Bana sanki mesaj tamamlanmamış gibi geldi ama öyle değilse de ben bu mesajda fena halde bitkinlik gördüm. Bir iki yokla istersen.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
kaymakamlık hakimlik sayıştay dışişleri vs torpiliniz dayınız falan yoksa hazırlanmayın.
kaç defa dedim bunu bu müessesede.
0
Hallegadola
(15.10.25)
bazen çok da üstüne gitmemek gerekir karşı tarafın. iyi niyetle söylediğiniz bir şeyin ters algılanma ihtimali yüksek oluyor.
0
co2s2
(15.10.25)
@co2s2
Kesinlikle katılıyorum ama sadece onun açiklanasi üstüne hicbi şey yazmamak da olmaz diye düşündüm ama belki de anlıyorum sonra konuşalım gibi bir şey desem daha yeterli olurdu belki de...
+1
🌸egerbiryolcu
(15.10.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(15)

Eski sevgilinin hediyesini atamamak

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın z
Çok uzun süreli bir ilişkinin bitimine yakın bir tişört göndermişti bana. Paketini açmadan bir köşeye atmıştım. Ayrıldık. Birkaç yıl geçti. Ciddi bir ilişkim var şu an. Açıp giymedim ama atamıyorum da. Veremiyorum da. Orada evin en ücra köşesinde, paketinde, poşetinde duruyor. Evimi taşırken yakın zamanda, getirmemek için çok uğraştım ama bir şekilde girdi kolilere.

Medenice bir ayrılık oldu. Sonrası beni çok yıprattı ama alıştım. Sosyal medyada minimal de olsa iletişimimiz var. Beğeni, minik yorum gibi. İkimiz de alıştık zamanla. Şu anki sevgilimle aram da gayet iyi. Belki de evliliğe doğru gidiyor.

Ama atamıyorum da, giyemiyorum da... Neden?
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
Bir tişörte bu kadar anlam yüklediyseniz onu alan kişiye karşı da içinizde hala bir şeyler var demektir bana göre. Normal halükarda bir kaç yıl geçmiş üzerinden, üstelik bir ihtimal evliliğe doğru giden ilişkiniz varmış. Eskilerin adı üstünde eski kalması ve sizinle olmaması gerekirdi.
0
mermaidd
(13.10.25)
Ölmüş gibi oldu ya, hatirasina saygi :)
+2
abuzer
(13.10.25)
Bana yeni sevgilim eski sevgilimin şeylerini attırmıştı. Helal olsun kıza. Ağzıma sça sça yola getirdi. At gitsin.
0
arbre
(13.10.25)
Yardım dolabına atınız :) birinin mutluluğu olur
+1
baldan kaymak
(13.10.25)
Eğer içinizde bir yerde hâlâ yeniden birleşme umudu olmadığına eminseniz, aklıma tek sebep geliyor:

Yaşanmışlığınız çok. Şu an durduğunuz yerde çok farklı kişiler oldunuz belki ama eski güzel günler sizde derin izler bırakmış. @abuzer’in dediği gibi, ilişkinizin ölümünü kabullenmişsiniz ancak yasını tutuyorsunuz. Atmayın. Kafaya da takmayın. Zamanı gelince ya giyeceksiniz, ya atacaksınız…
+2
yadigar
(13.10.25)
Hediyesi paketi bile açılmadan kenara atılan sevgilinin emeğine üzülen sadece ben miyim:'(

Bir ihtiyaç sahibine verirdim +1
0
kullanicadi
(13.10.25)
Eski sevgiline karşı hislerin olmasaydı ve hala bir ihtimali düşünmeseydin atardın. Şu hali ile şu anki sevgiline üzüldüm açıkçası. Eğer tişörtü üzerine anlam yüklemeden kullanıyor olsaydın (yıprandığı halde atmamak gibi durum dışında) bence atmana gerek yoktu. Bence üstüne başka bir anlam yükle ve ihtiyacı olan birine ver. Sonra da ya o sayfayı kapat ya da şimdiki sevgilinle vedalaşıp tekrar dene. Bu kopamama sağlıklı değil.
+5
nawar
(13.10.25)
Nereye kadar saklamayı düşünüyorsun? Diyelim ki şu anda hayatında olan kişiyle evlendin, çocuğun oldu ve 10 sene geçti, hâlâ tutacak mısın?

Bir şekilde vedalaşman lazım. İhtiyaç sahibi birini bulamıyorsan bir poşete koy ve çöpün yakınlarındaki yüksek bir yere as. İllaki gelen geçen birisi alır.

Ben de ilk kız arkadaşımdan ayrıldığımda dünyam başıma yıkılmıştı. Bende fotoğrafları vardı (basılı ).. Arada sırada çıkarır bakar ağlardım. Sonra bir gün fotoğrafları aldım evden çıktım, boş bir araziye gidip hepsini yaktım. Çok iyi geldi. Vedalaşmayı ve kafamda bitirmeyi bu şekilde sağlayabildim.
+2
tabudeviren
(13.10.25)
Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ama o iş bitti. Ben bitirdim zamanında. Karşı da kabullendi. Ben de kabullendim. Çok özel ve güzel şeyler yaşadık ama dediğiniz gibi hayat bizi bambaşka kişiler yaptı. Bugün tekrar birlikte olsak kavgasız geçinemeyiz. Evlensek ertesi yıla kalmadan boşanırız. Şu an da çoooook farklı hayatlar yaşıyoruz. İnanınki inatla incinmişlikle yazmıyorum. Ortaokulda masum duygularla başlayan ve lise, üniversite, askerlik vesaire bir çok badireyi atlatmış bir ilişkiydi. Çoğu yönden birbirimizin ilkiydik. Fakat çok farklı insanlara evrildik. Gündelik hayatta çok şey var kullandığım onun hediiyesi. Problem olmuyor. Ama orada açılmamış duran o son tişört bende tarifi zor bir huzursuzluk, üzüntü yaratıyor. Belkide ben pes etmişken onun çabalamasının hatırası olmasından doğan vicdan azabı.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(13.10.25)
unutamamışsınız, hala bi umut var içinizde.

olur da dönerse bak senin hediyen diyeceksiniz içinizde.

veya ben ne bileyim. milyon varyasyon olabilir :)
+1
gurur
(13.10.25)
"atamıyorum" çok acizce bir bahane. Koliye girmiş bir şekilde falan, kendini kandırıyorsun biraz.
0
Bruce
(13.10.25)
çöpe at. atamıyorsan kendini sorgula şimdiki sevgiline de haksızlık etme.

minik yorum, beğeni falan da atma, sana mı kaldı bunları yapmak?

aynı şeyi şimdiki sevgilinin yaptığını düşün. empati yapın biraz
0
Hallegadola
(14.10.25)
cevabı basit. unutamamışsın ve hala seviyorsun. hissizleştiğin an atarsın.
0
koela
(14.10.25)
Umarım aynılarını yaşarsınız. Bir de evliliğe gidiyor denmiş. Nefret ediyorum sizin gibilerden. Ne istediğini bilmeyen, bırak hayatındaki kişiye kendine bile dürüst olamayan kim varsa layığını bulur umarım.
-1
iggy pop
(14.10.25)
@iggy pop ne bu şiddet bu celal!

@herkes
Ya unutamayacağım tabi. Ömrümün yarısından çoğu -ama uzakta ama yakında- beraber geçti. Hatıralarımın yarısının içinde o da var. Hayatımın yarısını silememki ama bitti işte. Ne yapayım? Öldü ilişki. Ölüye yıllarca kalp masajı yapılmazki. Napayım? Kalan ömrümde niye yalnız kalayım? Şu anki kız arkadaşımla iki yılı aşkındır çok güzel şeyler yaşıyoruz. Sorun geri dönmek istemem değil. Bazışeylerin dönüşü olmaz hayatta. Şu anki kız arkadaşıma fiziksel, duygusal, direk, dolaylı bir ihanetim de olmadı. Eksi sevgilimleyse ayrılalı beri hiçbir defa bi kere bile içimden "keşke yeniden birlikte olsak" diye geçirmedim. Ayrılık acısı çok yaşadım. Yalnızlık acısı yaşadım. Ama dönüp birleşmek istemedim tekrar. İstemiyorum da. Sadece keşke o tişört bana hiç gelmeseydi. Anlatması zor.

Gereksiz ek bilgiler: Ailelerimiz ilişkimize karşı değildi. Kimse bizi zorla ayırmadı. Önce o hata yaptı. Ben affetmedim. Ben ayrıldım. Zamanla oda kabullendi. Benden sonra iki ilişkisi oldu en az instagramdan gördüğüm kadarıyla.
0
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(9)

Çok fazla şalgam tüketmek zararlı mı?

lynyrd skynyrd
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
Haftada ortalama 1-1,5t litre acılı şalgam tüketmek sağlığımıza zarar verir mi? Bir de piyasada sevdiğiniz markaları belirtebilir misiniz? Doğanay'ınkini aldım ancak çok beğenmedim?
0
lynyrd skynyrd
(12.10.25)
evde kendiniz yapabilirsiniz:
www.youtube.com
+1
santimantal
(12.10.25)
file market'te satılan usta şalgam epey başarılı bence.

tuzlu bir şalgam içiyorsan tansiyonunu yükseltebilir.
+1
kibritsuyu
(13.10.25)
filedeki güzel cam şişede hem de.
bi de yeni kavaklıdereninki güzel. şokta satılıyo
+1
jelly bear
(13.10.25)
doktor degilim ama salgam, ozellikle de acili hem de bu kadar tuketimde mideyi eline alman olasi. simdi salgam deyince agzim sulandi ama 15 sene once mideyi elime aldim ve sanirim o zamandan bu zamana toplam salgam tuketimim 500ml'i gecmemistir. :(( dikkat et hocam.
+1
arakaali
(13.10.25)
Adana'da tanıdık varsa açık alıp yollasın. Hazır şalgamlardan ise en iyileri Doktorum ve Turnib.
+1
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
doğanay'ın gurmesi çıkmış içinde turşu suyu var, bence daha iyi olmuş. onu deneyebilirsiniz. benim şalgamda yaptığım şey şalgama bir nevi şeker katmak. kühne turşu var, kühne turşunun alman usulü salatalık turşusunun suyunu salgama katıyorum, yarı yarıya değil biraz daha azını ve gayet güzel oluyor. tuşu sulu şekerli şalgam
+1
hoot
(13.10.25)
doğanay şalgam değildir. içecekseniz serafresh, adanus için. biz evde kendimiz yapıyoruz. yapılışı da aşırı basittir ama bu havalarda mayalanması uzun sürebilir.
basit bir tarifini de vermiştim şurada;
www.tiktok.com
+1
ground
(13.10.25)
serfressh şu an a101'lerde küçük şişelerde satılıyor bulabilirseniz alın. tavsiye ettiğim herkes 1 kasa aldı. çok iyidir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
arka tampona zararı olur olsa olsa. şalgam faydalıdır onun haricinde
+1
Hallegadola
(13.10.25)
(16)

Evinize gelen misafir nasıl bir hediye getirirse çok mutlu olursunuz?

sekizdokuzon
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?Teşekkürler.
Bana 40-50 cm boyunda bir salon bitkisi getirenin kendi yatağımda yatmasına izin verir, kendim salonda yatarım. Var değil mi böyle ev ziyaretine çiçek, bitki götüren güzel insanlar?

Siz nasıl bir hediye alsanız gerçekten mutlu olursunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.10.25)
paşabahçe beğenmezsem gider istediğimide alırım, bizim ailede genelde paşabahçe , daha azı madame coco nevresim seti battaniyesi falan
+1
eja
(11.10.25)
Maddî anlamda çok sıkıntılı bir zamanımdayken getirilen gram çeyrek yarım tam altın türünde bir hediye haricinde hiçbir hediye beni "çok mutlu" etmez sanırım. "Çok mutlu olmak" benim için epey büyük bir şey ya da algılarım/beynim abartıyor da olabilir, bilemedim şimdi. Hayal kuramadım resmen.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Benim için en güzel hediye misafirin hiç gelmemesidir.
+4
rock n roll
(11.10.25)
Ben bunları yapmasalarda yatağımı veririm
+2
Kahvedesu
(11.10.25)
Çiçek gelse bile bakmayı beceremiyorum bi fesleğenim vardı kuruttum.
Parfüm getirirse mutlu olurum.
Yiyecek olarak fıstıklı baklava gelirse mutlu olurum. Ama kalitesiz yerlerden alınmış çamur gibi baklava olmayacak.
Kaliteli lokum ve çikolata da olabilir.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
çiçek iyi fikir.

birileri bir eşya getirince genelde mutlu olmuyorum.
neden zahmet ettin, ne gerek vardı, bir sürü masraf yapmışsındır şeklinde bir anne çıkıyor içimden. layık görmüyorum belki de. basit bir şeyse de yine beğenmiyorum. boşuna çöp olacak evde diye.

çift olarak yaşadığımız eve bir arkadaşım ikili ve sevimli bardak getirmişti. biri 400 diğeri 500cl miydi neydi. arada bir bira içerken onları kullanıyorduk güzel andım o arkadaşı. sevimli bir hediyeydi ve insanı borç altında hissetirmiyor da. çok yer işgal etmeyecek bir saksı çiçeğine de mutlu olurdum. büyük çiçek herkese gitmez, evinde yer yoksa zülum olur.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Birinci sınıf inanılmaz kaliteli bir baklava ve ya bu kalitede bir tatlı.
Hiç görmediğim göremeyeceğim nadide bir hediyelik olabilir
Güzel çiçekleri açmış saksılı bir çiçek
0
pislick0
(11.10.25)
güleryüz ve huzur getirsin başka şey istemem.

gerçekten getirse ne getirmese ne yani.
+3
gurur
(11.10.25)
Kaliteli malzemeden (cam, ahşap, mermer, kemik, bronz, prinç, titanyum veya bunların karışımı), seri üretim olmayan, mümkünse ilerde antika değeri olabilecek bir koleksiyon parçası olan küçük obje, vazo, kutu, ufak mobilya, alkol bardağı/kadehi, sofra malzemesi vs. alsam çok sevinirdim. Çok spesifik oldu sanırım.
0
akhenaten
(11.10.25)
Bana yakın arkadaşım bir kere doğum günü hediyesi olarak saksıda biber hediye etmişti canlı bir bitkinin hediye olarak gelmesi gerçekten şahane bir şey çok mutlu olmuştum.
Ev bitkisi hediye gelse çok mutlu olurdum ben de.
Farklı tasarımlarda kupa bardakları çok sevdiğimi bilen arkadaşlarım bana kupa bardak da hediye ediyorlar bu da çok hoşuma gider.
Evde kokteyl denemeleri yapmayı sevdiğim için şık içki bardakları hediye gelse çok hoşuma giderdi.
Bir kere televizyon battaniyesi hediye gelmişti o da hoştu.
0
mutekebbir
(12.10.25)
Biraz kimin geldiği de önemli. Sadece kendisi bile en büyük hediye olabilir. Aranızdaki yakınlığa ve ilişkiye de bağlı.

Çoğu zaman misafir gelmemesi daha iyi +1
Dışarda bir yere davet etmesi daha makbul. Veya tatil hediye etsin ne bilim :)

Benim ihtiyacım olan şeyleri bilip getirmeleri de makbule geçebilir. Materyal şeylere pek ihtiyacım olmuyor. Çiçek bitki vs. de evde sevmem. (doğada severim, doğaya götürsün mesela?) Belki bazı ev gereçlerinin daha iyisi olabilir. Yediğim spesifik şeylerle alakali birşey de olabilir.
+1
ermanen
(12.10.25)
Hediye getirmemesi, getirecekse de ya işime çok yarayacak bir materyal tercihimdir. Bunun dışında eşya/bitki/vazo tarzı şeyleri mümkün olan en kısa sürede sağa sola bağışlamayı tercih ediyorum. Gereksiz eşyalardan kurtulmak için evin 2/3'ünü attım.
0
rakicandir
(12.10.25)
Evde bitki konseptini hiç sevmediğim için böyle bir hediye gelse üzülürdüm napıcam bunu şimdi diye.

Onun dışında kahve fincanına okeyim ya her zaman kullanılıyor, çok işlevsel bir hediye, evde fazlası hiçbir zaman sorun çıkarmaz. Saçma sapan esprili bi şey olmadıktan sonra fincan iyidir
0
nundu
(12.10.25)
Misafirliğe gelecek olanlara bana güzel yazan eşantiyon kalem, defter, ajanda; ilginç tasarımlı kupa bardak getirin diyorum. Söyleyince biraz yüzsüzlük gibi oluyor (:D) ama istediğim şeyler ya ücretsiz ya da ucuz. Misafirliğe gidiyorsam genelde küçük bir mutfak eşyası veya iyi bir pastaneden duruma göre bir şeyler alıyorum. Evde pet besleniyorsa ona da ödül maması götürüyorum.
0
gnosis
(12.10.25)
Oğluma oyuncak getirilince mutlu oluyorum, bana bir şişe güzel bir içki gelirse seviniyorum :)
0
kimlanbu
(12.10.25)
sarı kız.
0
Hallegadola
(13.10.25)
(16)

Burcunuz ne?

sekizdokuzon
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova. Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.

Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova.

Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.10.25)
Yengeç Burcum ama burçlara takılmam.
0
pembediken
(08.10.25)
Boğa
0
arbre
(08.10.25)
aslandan sonraki.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Terazi. 12ekim sabah 5-6 civarı.
0
potsdamer
(08.10.25)
Yay.
Yükselenim Oğlak.
0
m e b
(08.10.25)
Balık. yükselenime boğa diyen de var ikizler diyen de.
0
Amaranta ursula
(08.10.25)
Burcum koç, yükselenim boğa. Ay burcu nedir, bilmiyorum.

Zaten yükselenimin boğa olduğunu da çok yeni öğrendim.

Burçlara inanmam klişesini de ekleyeyim ama gerçekten inanmam.
0
fraise
(08.10.25)
Yıllardır yükselenimi yanlış bilecek kadar ilgiliyim bu işlerle şimdi tekrar baktım ay burcunu bilmiyordum;

Burç: Aslan
Yükselen: Yengeç
Ay burcu: Koç
0
mutekebbir
(08.10.25)
senin balık olduğunu anlamıştım

güneş: yengeç
yükselen akrep
ay: yengeç

gören akrep zanneder, tanıyan yengeç olduğumu anlar.
0
Hallegadola
(08.10.25)
Balık burcuyum yükselenim yengeç

Berbat kombinasyon
0
kullanicadi
(08.10.25)
yengeç :)
0
sweetoffice
(08.10.25)
burcum başak. chatgpt’ye göre yükselenim terazi, ay burcum da yengeçmiş.
0
deartheodosia
(08.10.25)
Oğlak, yükselenimi bilmiyorum maalesef.
0
ekimoloji
(08.10.25)
yay
yukselen: aslan
0
111111
(08.10.25)
akrep :)
0
vampir akrep
(08.10.25)
burç oğlak
yükselen , bir arkadaş herkese söyleme demişti sebebini bilmiyorum
0
pislick0
(08.10.25)
(12)

Bu kız red flag mi?

baldan kaymak
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış.
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış. Gayet tabi takipten vs çıktım.

1 hafta kadar oluyor susalı. Dün akşam ortak arkadaşlar vasıtası ile 'instagramında yazışmalarlı reelsleri var, onlar kafamı karıştırdı, tek limanı ben değildim' vari şeyler söylemiş. Oysa ben edit yapıp atmayı sevdiğimi ona söylemiştim, onunla tanıştıktan sonra ya da birkaç ay öncesine kadar da birşey atmamıştım hatta insta telefonumda yüklü bile değildi. Ha bir de story atmış bi kadınla yanak yanağa gibi bir muhabbet dönmüş - 60+ yaşında çok sevdiğim bir anne figürü insan. - Duysa bunu kahrolur kadın, ben çok üzüldüm bu düşünceye.

Bu kız red flag değil mi ya da ben mi birşeyi göremiyorum. Kızla tekrar konuşmamı, yazmamı istediler. Gerçekten anlamıyorum: Ya bu çağın insanı değilim ya da ben mi göremiyorum. Bir fikrinize talibim. Konuşmalısın diyen old school'lardan bir de mentalite açıklaması rica edersem anlayacağım, örtüştüremiyorum.
0
baldan kaymak
(06.10.25)
ilk haftadan kıskançlık krizi denmez. ilişkinin geleceğine dair garantici yaklaşmış denebilir. ben olsam yazarım tekrar. gayet güzeldi diyorsunuz ilk döneme. yazın bir kendini açıklasın. ikna olursanız devam etmek için çaba sarfedersiniz.

edit: bir de bu saatte buraya yazacak kadar önemsemişsiniz :)) yazın yazın :)
0
summerjam0306
(06.10.25)
yedirememiş bence bu kadar kolay gitmeni. asla yazma.o kadar konuşası varsa kendisi yazsın.
0
Hallegadola
(06.10.25)
Instagram kısmını hiç anlamadım ama ben yazmazdım. Ben olsam herkesle arkadaş olmuyorum deyip giderken laf sokardım.

Bir de hareketlerini yorumlama. Herkes istediği gibi anlar. Çocukça şeyler.
0
arbre
(06.10.25)
hallegadola +1
sen yazma. iyice yapışkan bi şey olacaksın ve burun kıvıracak yazarsan.
0
deartheodosia
(06.10.25)
Ben olayı çok anlayamadım kim reels paylaşmış, kim edit yapmış, anne figürü olan kadın ne alaka karıştı bende hepsi.

Önemsediğim birisiyse, o bir haftalık iletişimin duygusu bana işlediyse bir kez daha yazıp her şeyi net olarak konuşmak isterdim yanlış anlaşılma kalmasın diye uğraşırdım. Pek önemsemediğim bir insan için bunu yapmazdım direkt no contact
0
kullanicadi
(06.10.25)
red flag ne :D
0
koela
(06.10.25)
kadın sende sadakatsiz ve cıvık bir profil ihtimali sezmiş. muhtemelen bu yönde bir travması var. anne figürüyle yanak yanağa pozlar senin için "olmazsa olmaz" değil ise, uzatmadan bu tür paylaşımları kesebilirsin. kaldırabilirsin. kızda bir problem yok. insanlar çok cıvık ve güvenilmez bu devirde.

ben 60+ bir abinin kız arkadaşımla sarmaş dolaş abuk sabuk bir samimiyette olmasına asla katlanmam mesela. dibine kadar kavga ederim. anne figürü ise bayramda elini öpersin, nasılsınız efendim? diye hatrını sorarsın. teyzecim bir ihtiyacın var mı? diye sorarsın, yanak yanağa fotoğraf çekinip story atmazsın :)
0
loch ness
(06.10.25)
başka kızlarla olan yazışmalarını videolaştırıp reels olarak mı atıyorsun?

eğer cevabın evetse: bu edit yapmayı sevmek değil. bakın ben de bir sürü kızla konuşuyorum diye gösterme ezikliği. sırf bir sürü kıza yürüdüğün için değil, böyle ezik reelslar paylaştığın için de gitmiş olabilir.

eğer cevabın hayırsa: ne editi o zaman onlar, ne yazışması? biraz daha bilgi ver. neyi kıskanmış, neden güveni kırılmış görelim.

her türlü sonuç: bu işten olmaz gibi geldi ya. kızın da senin de çok ilginiz yok bence. zorlamayın. başka kızlarla yazışmalarını paylaşan biri olarak sen kendin red flagsin zaten. o kızın red flag olup olmadığını değerlendirmek için başka bir olaya tepkisini görmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
yazışmalı reels ne demek, keşke onu da açıklasaydın. yani başkalarıyla yaptığın yazışmaları reels olarak mı atıyorsun? eğer durum buysa kız değil sen red flag’sin.
0
sir gawain
(06.10.25)
yine ucuz kurtulmuşsun, bazı kız arkadaşlarım salak ediyor karşısındaki çocuğu aynen böyle yaparak, köpek gibi eğitmek deniliyor buna kızlar arasında.
geri dönersen yine bu gibi salakça bir duruma maruz kalıcaksın, sonra böyle durumlara maruz kalmamak için ot gibi hayat yaşamaya başlayacaksın kavga çıkmasın diye.
0
eja
(06.10.25)
takılmak istiyorsan takıl da gönül bağlama.
seni yedeğe attığı kişi bunu salmış bu da hem ona hem sana bir şeylere sallıyo belli işte.
0
OgutucuRecep
(06.10.25)
2-3 yıllık ilişkidir, kendinizi anlatmanız gerekir, anlarım. ama 1 haftalık ilişki için neden birilerine laf anlatasınız ki? ne gerek var?
0
co2s2
(06.10.25)
(5)

nevresim takimi secimi hakkinda

screwedup2
Merhabalar,Biraz paraya kiyip guzel bir nevresim takimi almak istiyorum. Chakra ile ilgili guzel seyler duyuyorum. Onun haricinde yatak markalarinin koleksiyonlarina biraz baktim. Kaliteli nevresim takimi nereden alinir? Alerji dostu de olursa arti olur
Merhabalar,

Biraz paraya kiyip guzel bir nevresim takimi almak istiyorum. Chakra ile ilgili guzel seyler duyuyorum. Onun haricinde yatak markalarinin koleksiyonlarina biraz baktim. Kaliteli nevresim takimi nereden alinir? Alerji dostu de olursa arti olur
0
screwedup2
(04.10.25)
chakra iyi indrimdeyken alinir. onun haricinde madame coco, ikea, h&m
0
ala09
(04.10.25)
Madame coco çok kötü. Yatak kaliteli ben de oradan alcam
0
Hallegadola
(04.10.25)
chakra forever
0
mysql34
(05.10.25)
Yatsan
0
mrvln
(05.10.25)
Kıymak mı yakmak mı tartışılır seviyesi için vakko, daha makul için penelope.
0
Bruce
(05.10.25)
(8)

Hangi şampuanı kullanıyorsunuz

arbre
Uzun süredir Pantene Güç Ve Parlaklık kullanıyorum. Değiştirmek istiyorum.Öncelikle bir cilt rahatsızlığım var. Hafif sedef. Ve cildim çok kuru. Hangi şampuanı önerirsiniz? Nemlendirici olması gerekiyor sanırım. Bir de benim için saç kreminin bir faydası olur mu? Sağ olun.
Uzun süredir Pantene Güç Ve Parlaklık kullanıyorum. Değiştirmek istiyorum.

Öncelikle bir cilt rahatsızlığım var. Hafif sedef. Ve cildim çok kuru. Hangi şampuanı önerirsiniz? Nemlendirici olması gerekiyor sanırım. Bir de benim için saç kreminin bir faydası olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(04.10.25)
grimavi
(04.10.25)
seboreik dermatit sebebiyle vichy dercos ama genelde kullanmıyorum. su tutup geçiyorum
0
glamdr1ng
(04.10.25)
markette satılan hiçbir şampuanı kullanmanı önermem öncelikle.
0
jelly bear
(04.10.25)
yves rocher'nin yıpranmış saçlar için/nemlendirici etkili filan yazan ürünlerinden kullanıyorum şu sıra

ama
ben çok şampuan değiştiririm her markanın onarıcı (bazıları yatıştırıcı) /nemlendirici/kuru saça yönelik (sülfatsız) ürününde illa bişey yağı var zaten yok jojoba yok kukui var bişey.

belime kadar saçım var, hacimli, kalın telli (her ne kadar 20 yaşındaki gibi olmasa da hala ortalamaya göre sık)
gel gelelim eskiden asla kırılmayan asla karışmayan saç artık giderek kalitesini kaybediyor, (yaşlanmak böyle bişeyse demek). saçım da cildim de kuru.

eskiden "kuru saç"a özel, nemlendirmeye vs. yönelik hiç bişey kullanmazdım sıradan market ürünü hatta düz sabunlar geçerdim fakirken filan :D saçın zamanla ya da yere suya göre huyu karakteri değişiyor. benim çok elektrikleniyor da kıvırcık olmamasına rağmen krem daha çok bu konuda işe yarıyor.

hem bu tür ürünler hem krem (krem kullanmayınca daha fazla çitişiyor, krem yumuşatıyor, yatıştırıyor) hem arada sırada destek bişeyler kullanıyorum. krem kullanmasam benim saçım 15 gün filan yağlanmaz sanırım, krem biraz ağırlaştırıyor saçı bu da var.

bana iyi gelen bir şampuan da shea butter'lı ürünler belki ilk bunlardan birini denemelisiniz. ya da kendi başına shea butter deneyebilirsiniz.

şampuan ve saç kreminden hariç hindistan cevizi yağını da kendi başına kullanıyorum uygulayıp 1-2 saat bekletip duruluyorum o çok güzel yumuşatıyor hem de deriye temas etmiyor sizin hastalığınıza bir zararı olmaz.
0
subcomponent
(04.10.25)
Alpecin
0
mikahakkinen
(04.10.25)
Alpecin +1
0
Bruce
(04.10.25)
Kerastase - Bain de Force Quotidien
Kerastase - Bain Densité Homme
0
gabe h coud
(04.10.25)
İpek
0
Hallegadola
(04.10.25)
(11)

2. Dünya savaşından sonra büyük devletler ne oldu da bu işin birbirini vurmakla çözülmeyeceğini anladılar?

mikahakkinen
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
0
mikahakkinen
(03.10.25)
kapitalizm egemen ekonomik düzen oldu. Bu yüzden daha çok.
0
adivar
(03.10.25)
2.dünya savaşında belki 100 milyon kişi öldü.
avrupa'da büyük şehirlerde taş üstünde taş kalmadı.
ekonomiler allak bullak oldu.
yahudi soykırımı çok bir büyük savaş suçu.
ingiltere'nin fransa'nın sömürge düzeni çöktü.
bir dolu sebep var ama asıl sebep japonya'ya atılan atom bombalarının gücü herkesi korkuttu. benzer bir savaşta karşılıklı atom bombası atmaya başlarlarsa bildiğimiz anlamda insanlığın sonu gelebilir.
0
co2s2
(03.10.25)
Nazi hareketi olmasa bugünkü İsrail devletini kurmak için gerekli politika oluşur muydu ya da gecikir miydi diye tarihçiler tartışıyor. Dolasıyla kan dökme olayı elbette bitmedi; “herkesin kanı dökülmesin ama bazılarının kanı dökülebilir” aşamasına geldi. İsrail’in kurulmasında da yine İngiliz hükümetinin destekleri var nereyi kazısan İngilizler çıkıyor. Sömürecek işçilerin hepsi savaşta ölmesi kapitalist düzene kar getirmiyor; canlı kalsınlar ama itaat etsinler boyutuna geçti.
0
titanic kemancısı
(03.10.25)
Atom bombası ve nükleer caydırıcılık.

Büyük devletler büyük kayıplar vererek kendi ekonomilerinin zarar göreceği şekilde savaşmalarına gerek kalmadan da istediklerini elde edebildiklerini gördüler. Uluslararası şirketler üzerinden istedikleri gibi sömürebiliyor ya da pazara girebiliyorlar. Vekalet savaşları sayesinde doğrudan savaşmak yerine başka ülkeleri ya da örgütleri finanse ederek yıpratma yoluna gidebiliyorlar. Sonra da bunları birleştirip kapitülasyonlar imzalatıyorlar.
0
nawar
(03.10.25)
1. Dünya savaşında Almanlar büyük yenilgiye uğradığında kazanan taraf çok ağır faturalar kesti.

O zamanların bir ekonomisti, bunun doğru olmadığını, yıllık gelirlerinin %30’unu almanın makul olduğunu söylemişti. Hatta bu süreçte almayanın ekonomik kalkınması için yardım edilmesi gerektiğini söylemişti.

Peki ne oldu? Almanya borçları ödeyemedi. Milliyetçiliğin gazı ile naziye dönüştüler.

Kazanan taraf bir daha savaşa sürüklendi, borçlarını alamadan.
0
substituent
(03.10.25)
2.dünya savaşında, savaşın maliyetinin, savaş ile ulaşılmak istenen kazanımları aştığını yani maliyetini kurtarmadığını yaşayarak gördüler.

bir yeri işgal etmek, oradaki insanları beslemeyi, öyle veya böyle oralara hem insan kaynağı ayırmayı, hem altyapı yatırımı yapmayı vs. gerektiriyor.

bugün olduğu gibi politik yollarla sömürgeleştirmek çok daha az maliyetli ve yönetilebilir bir durum. ha buna rağmen, diğer büyük devletlerle paylaşım krizi veya çıkar çatışmaları politik güç ile dengeye ulaşamıyorsa, fiilen savaş yaşanmaya devam ediyor.

sadece bir örnek: bakınız ukrayna-rusya savaşı.
0
wilhelmwasmuss
(03.10.25)
sınırsız kaynak ve ucuz iş gücü ihtiyacının sebep olduğu global yıkımların kapitalizm sayesinde sonlandığını iddia etmek de enteresanmış. tam aksine dünya savaşlarının temelinde kapitalizmin egemen ekonomik düzen olması yatar. kapitalizmi savunanlar "30 sene önce cep telefonu yoktu bugün var" diyen akp'lilerden farksız. dünyadan koskoca nesilleri, yüzlerce seneyi çaldı bu sistem ama hala sanki bugün dünya barış içinde yaşıyormuş gibi kapitalizm güzellemesi yapıyorlar haha. bugün de zaten savaş meselesi kapanmış değil, üçüncü dünya savaşının önündeki tek engel nükleer caydırıcılık ve teknolojinin gelişmesiyle beraber coğrafi kontrol faktörünün eskisi kadar önemli olmaması. yani artık türkiye'yi işgal etmek için yarım milyonluk orduyla gelmene gerek yok. başına "demokratik" şekilde istediğin adamı koyuyorsun, bütün kaynakları o sana peşkeş çekiyor zaten. yok baktın işler istediğin gibi değil hop bu sefer darbe yapıyorsun.

bi şey değiştiği yok yani sadece artık aynı sömürü seviyesi için o kadar çaba sarf etmek gerekmiyor, illa savaşılacaksa yine demokrasi şöleniyle göreve gelmiş şahıslar aracılığıyla onların ülkesini savaşa sürüyorsun.
0
der meister
(03.10.25)
büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşünmediler aslında. abd ve sovyetler birliği birbirleriyle savaşmaya hazırlardı. ama atom bombası herkesi korkuttu. kimse cesaret edemedi büyük savaş çıkarmaya, hep kenarından dolaştılar. soğuk savaş yaptılar.
0
abelardo
(03.10.25)
merhaba. aslında büyük ülkeler birbirini vurmakla bu işin çözülmeyeceğini kavramakla beraber sikko devletleri bir şekilde sömürürüz kendi işimize yaradığınca destekleriz, yakar yıkar ele geçiririz sonra satranç tahtası gibi karşının hamlesine göre karar alırız dediler. doğrudan kimse birbirini yok etmeyi göze alamadı.

abd vietnam'da tökezledi, rusya yı küba destekledi, birbirlerinin hamlelerine karşı türkiye bile bir piyon olarak rusyayı vurabilecek nükleer füzelerin durduğu en ileri abd karakoluydu. sen çek ben de çekeyim diye küba/rusya vs turkiye/abd olarak kullanışlı aptal bir dönemimiz o yıllarda da oldu.

herkes çıkmasa girdi, afganistan demir leblebi gibiydi. oyunum sistemini değiştirdiler. aslında sorunuzun cevabı "proxy war" olarak günümüzde de devam ediyor. sonuçlanmış değil.

çok kısa cevap olarak: ben doğrudan hedef olacağıma karşı tarafı caydırıcı kullanışlı maşa bir ülkeyi kullanırım doğrudan hedef ben olmam. tek bir sorun vardı, iki kutuplu dünyada bunu tek aklına getiren abd olmadı.
0
libertine
(03.10.25)
insanlık yüzlerce yıl savaşmış, şimdi mi akıllanıp bırakmış:D işin şekli değişti sadece, özü aynı.

üçüncü dünya savaşı için de önce bağımsız bir almanya lazım. tarifteki ilk malzeme eksik.
0
kesmekes laleler
(03.10.25)
Şimdi uluslararası ilişkiler bölümüne çöp diyorlar işte biz de bir şeyler biliyoruz.

Cevap Mutual assured destruction ve Second strike capacity

Tabi bunlar soğuk savaş kavramları. Artık ülkeler ve kurumlar birbiriyle o kadar çok iş birliği halinde bağlandılar ki en kötü barış, savaştan daha hayırlı geldi. Bu da işte kapitalizmin zaferi neoliberal kurumsalcılık.

Ha bana kalırsa bence hiçbir zaman savaş bitmedi ve bitmeyecek hak ve batılın savaşı devam ediyor. Siyonizm vs diğerleri.
0
Hallegadola
(05.10.25)
(2)

en iyi colosseum bileti

ted
çok farklı seçenekler var. sizce bunlardan hangisi en iyi?
çok farklı seçenekler var. sizce bunlardan hangisi en iyi?
0
ted
(01.10.25)
Resmi sitesinden alın derim.
0
peki madem
(01.10.25)
ticketing.colosseo.it orijinal sayfa bu. buradan aldık biz sorun olmadı. öncelikle bunu diyim

underground tur istiyorduk çok az açıyorlar. bulamadık, attic de aynı şekil.

full experience alacaksın 24 euroluk olan. arena+kolezyum+super sites içeriyor. foruma da aynı biletle gireceksin.

bütün forumu, super siteleri, kolezyumu falan dolaşmak bir günümüzü aldı. yetmiyor yetmedi.
0
Hallegadola
(01.10.25)
(7)

Hüseyin Günay

gnosis
Malum görüntüleri izleyenlere soruyorum, hangi durumlarda böyle küfürlü konuşuyorsunuz? Arkadaş ortamında da olsam salon hanımefendiliğimi bozmuyorum. Halka açık olmayan bir yerde yalnızken sinirle anlık böyle konuştuğum oluyor. En son elektrik faturasını görünce evde açtım ağzımı yumdum gözümü. Kam
Malum görüntüleri izleyenlere soruyorum, hangi durumlarda böyle küfürlü konuşuyorsunuz? Arkadaş ortamında da olsam salon hanımefendiliğimi bozmuyorum. Halka açık olmayan bir yerde yalnızken sinirle anlık böyle konuştuğum oluyor. En son elektrik faturasını görünce evde açtım ağzımı yumdum gözümü.
Kamu spotu: WH bahçesinde yapmamak lazım böyle şeyler.
0
gnosis
(01.10.25)
Sen de çok naifsin gnosis ya ama aferin doğrusunu sen yapıyorsun
Küfürlü konuşmuyorum. Üniversitede konuşıyordum çok ama bıraktım bu öküzlğğü
0
benaslindayohum
(01.10.25)
Kendi başıma kaldığımda küfreder, sabrım çok zorlanırsa uzun uzun kendimi açıklamak yerine başkasına da küfrederim.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
kadınım ben de, bütün konuşmalarım küfür, belaltı, dark humor ifadeler içerir.

küfretmeyi bulan medeniyeti kuran insandır öyle demeyelim.
0
Hallegadola
(01.10.25)
Genelde küfürlü konuşurum.
0
peki madem
(01.10.25)
ben şahsen konuşmuyorum.
0
gurur
(01.10.25)
Arkadaş ortamında hararetli bişiler anlatırken pekiştirme amaçlı bol bol söverim. Bazen de rahatlattığı için, bilerek söverim. Değişik küfürler kullanmayı da severim.
Küfür insanın kendini en samimi ifade ediş biçimlerinden, ama samimi insanlar yanındayken.
0
Bruce
(01.10.25)
Erkek ortamında full böyle konuşurum. Ortamda bayan varsa küfretmem.
0
mikahakkinen
(01.10.25)
(10)

Nasıl sevgili olunuyor?

skr1292
bu zamana kadar maalesef hiç sevgilim olmadı. hoşlandığım kızlar ve benden hoşlananlar oldu ama hep flört aşamasında kaldı. sevgili olamadık.hiç kimseyi bir yere davet etmedim çünkü ne yapacağımı veya ne zaman söyleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl sevgili oldunuz sevgilinizle, nasıl gelişiyor olaylar
bu zamana kadar maalesef hiç sevgilim olmadı. hoşlandığım kızlar ve benden hoşlananlar oldu ama hep flört aşamasında kaldı. sevgili olamadık.

hiç kimseyi bir yere davet etmedim çünkü ne yapacağımı veya ne zaman söyleyeceğimi bilmiyorum. siz nasıl sevgili oldunuz sevgilinizle, nasıl gelişiyor olaylar ne yapmam gerekiyor.
0
skr1292
(30.09.25)
Çok mu teknik düşünüyorsunuz?

Bu olayın özü hissiyata dayanıyor. Biri oluyor, onunla vakit geçirmekten hoşlanıyorsunuz, sırf canınız öyle istedi diye buluşmak istiyorsunuz ve o da tamam derse buluşuyorsunuz. Bu döngünün bir anında, her şey iyiyken bir anda hadi şu işin bir adını koyalım deyip bitiriyorsunuz. Belli bir yol izlemenize gerek yok.

Bu bazen oluyor, bazen olmuyor. Olmayacaksa A yolundan değil de B yolundan gittiniz diye bir şey değişmeyecek. Gönlü olan her şeyi sevdiğinize yorar gönlü olmayan havadan nem kapar. Olmuyorsa uzatmayın, oluyorsa da çok kafa yormayın.
0
akhenaten
(30.09.25)
Birkaç bölüm Johnny bravo izle, oradakilerin yüzde 90'ini hic yapmayacaksin, kalan yüzde 10unu da Türkiye şartlarına uyarlamak lazim. Bu başlangıç için bir şeyler sağlar ama uzun vadede ise yaramaz, o zaman kendi yöntemlerini uretirsin.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Davet edeceksin. Mesajla konuları bitirmeden.

Buluşunca konu konuyu açıyorsa iyi yoldasınız, yoksa next.
+1
gabe h coud
(30.09.25)
Görüştüğün insanlara ilaveten buluşma teklifleri ediyorsun kabul edip iyi zaman geçirirken şakayla karışık iltifatlar hoşuna gidiyorsa ve o da aana yakın davranıyorsa bir sonraki hamle friendzonelanmamak için flörtöz konuşmalar yapmak. Ya o da ayak uyduracak yada ben seni arkadaş olarak görüyorum diyecek bunun sonucunda.
( bir duyurucu tavsiyeyi vermişti banada )
0
kararsızataletfilozofu
(01.10.25)
Youtube ta eğitici videolar var.
0
luluki
(01.10.25)
bu youtube videolariyla, eksi duyuru sorulariyla ogrenilecek bir sey degil.

seviyorsan git konus. konustukca da duygular gelisebilir.
0
baldur2
(01.10.25)
Hahaha video izle diyen acemilere bakma sakın. Messi'yi izleyince messi olunmuyor, piyano da ayni şekilde. Haahahha şimdi taslar yerine oturuyor, video ha? Hahahh

Abi bam bam bam konusacak bir sey her zaman bulunur. Soru soracaksin, cevap alacaksın. Soru soracak, cevap vereceksin. Muhabbet akıp gidecek. Karşılıklı ilgi yoksa tikanacak. Vallahi bu kadar. Hiiic kasma.
0
Shepard
(01.10.25)
ilk olarak senden hoşlanan kızlardan başla. ısın biraz, sonra sıra senin hoşlandıklarına gelir. kadın seçer unutma
0
Hallegadola
(01.10.25)
Kafanda büyütme. Bu işin tek bir tekniği, izlenmesi gereken tek bir yolu yok. Doğal olmak her şeyden önemli. Sevgili olabileceğini düşündüğün biriyle doğal konulardan konuşmaya başlarsın. Eğer muhabbet akıyorsa ve birbirinizin sohbetinden hoşlanıyorsanız dışarda buluşmaya çağırırsın. Bunun en klişe yöntemi kahve içmeye çağırmaktır. Güzel giderse zaten kendi kendine sevgililiğe evrilir.

Konu konuyu açıyorsa iyi yoldasın +1

"Ben senden hoşlanıyorum", "Tanışalım mı?" gibi fevri söylemlerden kaçın. Bunlar genelde ters teper. Sana ilgisi olan biri bile olsa henüz birbirinizi tanıma evresindeyken direkt "sevgilim ol" moduna girersen kaçar senden.
0
himmet dayi
(01.10.25)
biz önce internetten tanıştık, uzun uzun boş muhabbetler ettik, sonra ara ara okulda görüşüp bir şeyler içtik, bol bol bilgi alışverişinde bulunduk, uzun süre arkaaştık yani. ama bir çekim hissediyorduk ikimizde. arkadaşlık güzel gittiği için bir süre bozmadık sonra bir gün dışarda yemek yemeye çıkmıştık artık bu işin bir adını koyalım dedik fjghfdjgh öyle oldu. ilişkinin nabzına göre davranmak lazım. mesela arkadaşça bile görünse sevgili olmadan temas etmemek gerekiyor, aşırı iltifattan ve yapmadık yürüme davranışlarından kaçınmak. daha birbirini tanıyalı 1-2 ay olmuşken hemen seninle evlenicem vs dersen koşarak uzaklaşır ghjfghj bence flört aşamasında olabildiğince anı toplamak çok öenmli ve güzel. örneğin beraber bir tiyatro oyununa gitmek, bir sergiye gitmek vs. bir şekilde beraber bir yaşam öyküsü oluşturmak gerekiyor sanırım. sonrasında da zaten yollar birleşiyor.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
(17)

Mevlana cinsiyetci bir kadin dusmani olabilir mi

encokbenisevinnolur
Az evvel mesnevi'deki kabak hikayesinden haberim oldu. Ne olursan ol gel dediği için kendisini hiç böyle bilmezdim ve beklemezdim.Ne diyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz bu bağlamda hikayeyi?
Az evvel mesnevi'deki kabak hikayesinden haberim oldu. Ne olursan ol gel dediği için kendisini hiç böyle bilmezdim ve beklemezdim.

Ne diyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz bu bağlamda hikayeyi?
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
şimdi baktım eksiden. tamamını okuduğumda cinsiyetçi veya kadın düşmanı bir hikaye gibi gelmedi. ihtiyaçlarınızı kontrol edin. 'yanlış yollara' sapmadan görün diyor kısaca. mevlana çok renkli bir adam. hangi bakış açısıyla baksan(müslüman,hümanist vs.) tam zıttını bulabilirsin.
0
potsdamer
(30.09.25)
Olamaz.
Böyle hususlarda tek bir hikaye üstünden değil genel olarak bakmak gerekiyor.

Sıfilerin/mutasavvıfların kitapları, sözleri bizim anladığımız türden roman veya hikayelerdeki anlamlandırmalarımız gibi değildir.
Anladığımızdan çok daha farklı manaları olabiliyor.
Kaldı ki onların manevi halleri bizim gibi de değildir.
Bu sebeple konuyu ehline sormak ve anlamak daha doğru olur.

Mesela yine meşhur mutasavvıf Muhyiddini ibni Arabi'nin de kitapları bu kapsama girer.
Anlatılmak istenenle bizim kendi bilginize göre verdiğimiz mana farklı olur ve inancımıza zarar verir diye alimlerce bu kitapları normal birinin bunları okuması istenmez.

Ayrıca,
Ne olursan ol gel.. demekten kastı bazı çevreler İslam'ın dışında modern ve reformist manada bambaşka bir anlayış olarak yorumlama cihetine de gidebiliyor.
Ne olursan ol gel.. derken, müslüman olmadığın halinle kal biz yine de seni kabul ederiz anlamı çıkarılmamalıdır.
Yoksa böyle bir şeyin dinlerarası diyalogcuların işine de gelmesi olası.
0
diyecevaplandı
(30.09.25)
halil inalcık moğol işbirlikçisi diyor. muvahhitler "moğollar islam'ı ifsad etsin diye gönderdi" diyor. cinsiyetçilik ne ki?
0
ya ben lan neyse
(30.09.25)
Ben gender fluid sjw diye biliyorum ama \*~*/
0
anon1m
(30.09.25)
@potsdamer +1

"Temel ihtiyaçlarına odaklanmanın bokunu çıkarırsan düşeceğin durum, dışarıdan algılanacağın hal budur" anlamına gelen bir anlatımdır o hikaye, zira o hikayeyi anlatıp "böyle yapın, herkes böyle yapsın" gibi bir çağrıda bulunmuyor, aksine böyle bir hale düşmen an meselesi uzak dur diyor.

Bu hikayenin neresinden cinsiyetçilik ve kadın düşmanlığı çıkardığını anlayamadım ayrıca.
0
muhayyer divan
(30.09.25)
mevlana, aristo, nietsche, tesla, einstein, konfüçyus, martin luther, napolyon, hazreti muhammed diye gider bu. 1800'lerden önce kadınlara insan muamelesi yapılmıyordu. çocuk evlilikleri, beslemeler, köleler, kan davaları, yağma vardı. ayrıca hikayede kadınları hedef alan bir unsur yok. kısaca aza tamah etmeyenin çoğu bulamayacağı anlatılıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.25)
13. yüzyılda kıssa paylaşan Mevlana incel, 21. yüzyılda kadınlar daha çok hasta olur diyen encok woke. Aynen kardeşim katılıyorum sana
0
sekizdokuzon
(30.09.25)
Mevlânâ bir Moğol valisidir gayriresmi. Döneminde bir tarikat şeyi falan olmasa da bir şekilde saygınlık kazanmış naif duygusal romantik ve eserler üreten bir kişiliktir. İngiltere’de doğursaydı Shakespeare solar geçerdi. Gayri bir tarihte Mevlânâ ile ilgili dehşet hikayeler de var. Mantık kuralları kullanınca çok da yalan gelmiyor.
0
ground
(30.09.25)
O hikaye esasen dönemin meşhur bir olayına gönderme yapar.

Mevlana Mesnevi’de zaman zaman argo, mizahi ve hatta halk fıkralarını andıran anlatılar kullanır. Bunlar, çocuklukta duyulan papağan, tavşan, tilki gibi hikâyelerin daha abartılı ve tasavvufi dersli versiyonlarıdır. Fark şu ki, Mevlâna her hikâyenin önüne veya arkasına mutlaka ahlâki/ruhani mesajı ekler. Bugün bu kıssalara sadece yüzeyden bakıp ‘argo var, müstehcenlik var bla bla’ demek, en hafif tabirle Mevlana’nın didaktik amacını gözden kaçırmaktır.
0
ezkaza
(30.09.25)
Yahu su olayin gercekten hic anlasilmadigini dusunuyorum, bundan bilmem kac asir once yasamis adami bugunun deger yargilariyla neden tartismaya aciyoruz ki? Kadinlara secme ve secilme hakki ne kadar once verildi ki, mevlana da kadin haklari konusunda hassas olmasi gerektigi kanisina ne duzlemde varmaliydi mesela? Boyle bir hayat perspektifi mi vardi o donem? Bundan 100 yil once koleligin oldugu bir dunyada yasadigimizi unutup, her seyi bugunun deger yargilari ile olcemeyiz arkadaslar, cok temel insani degerler disindaki ahlaki degerler donemine; hatta kultur veya bolgesine bakilarak degerlendirilmeli.

Yani bundan 1000 yil sonra hayvan yemek canice kabul edilecek bence, simdi herifin teki ciksa o donem, albert einstein hayvan yiyen bir cani miydi dese, ne diyeceksiniz?

Soyleyeyim, konumuzla ne ilgisi var einstein'in hayvan yemesinin sevgili arkadasim, diyebilirsiniz mesela.
0
bosver nicki
(30.09.25)
@potsdamer: eşeğe kadını öldürtüyor işte, hem de alt sınıftan birini.

@diyecevaplandı: bu mistisize eden açıklamaları işine gelmeyen herkes yapıyor, insan kurbanı ritüellerinin, yamyamligin de kendi kültürleri içinde böyle açıklamaları var, sen anlamazsın o hikmeti diyorlar.

@ya ben lan neyse: Nasrettin Hoca ile de aralarında bir mesele varmış bu bağlamda, Halil inalcik'in buna değinen bir kitabı var mı?

@karim içeride...: tüm bu kişileri nasıl aynı potada erittin hayret ettim.

@sekizdokuzon: olurlar hasta kadınlar, bakanı ilgileneni var ki olabiliyor ne güzel işte. ayrıca o konunun bu başlığa taşınması bana ilginç ve komik geldi, güzel bir katkı olmuş ^^

@ground: o gayri bir tarih dediğiniz alanla ilgili bir kaynak biliyor musunuz? Ben Mevlana'da Marquis de Sade tarzı bir ton seziyorum ama ispatlayamam. Varsa yazılısı alırım.

@ezkaza: o olayın ne ya da neler olduğunu nerelerden öğrenebiliriz, bilginiz var mı?

@gurur, bosver nicki: Yunus Emre, Nesimi de o dönemlerde yaşamış, sadece dönem öyleymiş açıklaması o yüzden pek açıklayıcı gelmiyor bana.
0
🌸encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Sana daha fazla yüklenmek istemiyorum, yeteri kadar madara olmuşsun. Gerçekten dişe dokunur anewliz yapmak istiyorsan az konuşup çok ve doğru düşün kardeş, bu sürece bizi dahil etme mümkünse. Laf cevirmeyle, manipülasyonla bir yere kadar.
0
sekizdokuzon
(30.09.25)
Ha bir de mesajla başka duyurularda hakkımda alkolik, madde bağımlısı gibi yakıştırmalar yapıyorsun, görmüyorum sanma. Bir hoş görürüm iki hoş görürüm üçüncü de skerim belanı.
0
sekizdokuzon
(30.09.25)
@sekizdokuzon: Bunlar Mevlâna cinsiyetci mi demek oluyor yoksa "ne olursan ol git" tarzi postmodern bir Mevlana yorumu mu şimdi ne oluyor anlayamadım ben gerçekten ^^
0
🌸encokbenisevinnolur
(30.09.25)
@encokbenisevinnolur
İşin ehli olmadığından (ben de ehil biri değilim ama az da olsa bilgim var) dışarıdan birisi olarak konuya da yabancı olduğundan böyle düşünüyorsun.
tasavvuf apayrı bir alandır.
bahsettiğin mistisizm ile tasavvuf arasındaki farkları biliyor musun? :
i.hizliresim.com

Tasavvufla ilgi hususları, diğer inanışlara olan İnsanı kurban etmek yamyamlıkla kıyaslama gafletine ne demeli bilmiyorum. Aklına kan dökmekten daha başka anlamlı şeyler gelmeliydi.
Dikkat et ki keramet ve mucize dendiğinde de aklına sihir/büyü gelmemeli.

Tasavvuf meşrep işidir. Herkes yapamaz. İkinci hususa dikkat et:
www.islamveihsan.com

Başlıkta sır dense de 3. kısımdaki bilgiler (fıkıh gibi şer'i konular) müslüman olan herkesi ilgilendirir ve öğrenilmesi gerekir.

Mevlana hazretleri gibi birinin
kadın düşmanlığı olabilir mi?
Nereden nereye geldik
0
diyecevaplandı
(01.10.25)
gender fluid +1, ayrıca turkophobic, hiç sevmem.
0
Hallegadola
(01.10.25)
@diyecevaplandi: yeterince açık bir şekilde açıklama biçimindeki benzerliğe vurgu yapmıştım bir önceki cevapta.
0
🌸encokbenisevinnolur
(01.10.25)
(14)

Allah’ını seven üstüme sanat filmi atsın

ekimoloji
Hava kasvetli şöyle kahvemi alıp izleyeceğim çoğunluğun sıkıcı bulduğu bir Türk filmi izlemek istiyorum. Zeki demirkubuzun çoğu filmini izledim bu arada örnek olursa.
Hava kasvetli şöyle kahvemi alıp izleyeceğim çoğunluğun sıkıcı bulduğu bir Türk filmi izlemek istiyorum. Zeki demirkubuzun çoğu filmini izledim bu arada örnek olursa.
0
ekimoloji
(30.09.25)
Sıkıcılık ve sanat istiyorsanız Rus sinemasına geçiş yapın bence.
0
Mirket
(30.09.25)
Mubi varsa ordaki türk seçkileri güzel olur. Eski bir film isterseniz de; youtube -> Hanım. Kadro iyi, ben çok sevmiştim, içim buruldu izleyince.
0
mor oje
(30.09.25)
Uzak (2002)
0
yurtsuz john
(30.09.25)
Mubideki filmleri de tükettim maalesef. Özellikle yerli yapım izlemek istiyorum Rus sineması şu an beni bile sıkar :)
0
🌸ekimoloji
(30.09.25)
Sıkıcı değil, ama herkese hitap etmez kontenjanından Müjde Ar’lı Atıf Yılmaz filmleri diyorum.
0
auroraaurora
(30.09.25)
Mujde Ar - Dul Bir Kadın. Atıf Yılmaz yönetiyor. Necati Cumali hikayesinden uyarlama. İzlediğim en iyi Türk yapımı sanat filmlerinden biri.

O Kadın diye bir film vardı, film muthis sikici diyemem ama alkolik bir kadın karakter var, görüp görülebilecek en sıkıcı karakterlerden olabilir, yan roldeydi ama hikayede yeri de vardı.

İsveç yapımı Lilja-4 Ever da üstüne iyi gider yurtdisina çıkayım derseniz bunlardan sonra.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Dönersen ıslık çal
0
grimavi
(30.09.25)
Pelin Esmer
Yeşim Ustaoğlu
Tayfun Pirselimoğlu

bu yönetmenlerin filmografisinden seç beğen işte. Sıkıcı olmayabilirler ama düz durum hikayeleri olurlar.
0
nhk ni youkosu
(30.09.25)
işe yarar bir şey- tam da bu mevsime yaraşır bir film

ahlat ağacı, sarmaşık, muhsin bey, yeraltı- bu filmlere de bakabilirsiniz
0
bahçedekisandal
(30.09.25)
tabutta rövaşata. güzel iç karartır.
0
sir gawain
(30.09.25)
11'e 10 kala
0
nothing in my way
(30.09.25)
Nuh tepesi çok iyi ama hakkı verilmemiş bi yerli film
0
luluki
(01.10.25)
çoğunluk
0
Hallegadola
(01.10.25)
işe yarar bir şey +1
sonbahar
uzak ihtimal
bizim büyük çaresizliğimiz
0
high hopes of the sozluk
(01.10.25)
(7)

Hanımlara bir soru

encokbenisevinnolur
Kendi ten renginizden farklı kişileri mi partner olarak tercih etmeye meyillisiniz, yoksa aynı/yakın olanları mi? Öncelik hangisi olurdu?Mesela sarışınsaniz sarışın mi tercih ederdiniz esmer mi kumral mi?Soruyu diğer kombinasyonlara da uyarlanabilir.Not: diğer özelliklerin kabul edilebilir olduğunu,
Kendi ten renginizden farklı kişileri mi partner olarak tercih etmeye meyillisiniz, yoksa aynı/yakın olanları mi? Öncelik hangisi olurdu?

Mesela sarışınsaniz sarışın mi tercih ederdiniz esmer mi kumral mi?
Soruyu diğer kombinasyonlara da uyarlanabilir.

Not: diğer özelliklerin kabul edilebilir olduğunu, sorun yaratacak bir durum olmadığını varsayıyoruz.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Hayır, hatta tam tersi.
0
cilekli pasta
(29.09.25)
Tamamen kişiyi ne kadar beğendiğimle alakalı. Şahsen özellikle bi ten rengi benimsemiyorum.
0
mermaidd
(29.09.25)
Ben buğday tenliyim, koyu esmerlerden hoşlanmıyorum. Bugüne kadar hoşlandığım olmadı. Beyaz tenli siyah saçlı güzel bakışlı güzel yüzlü erkek severim şahsen. Benim gibi buğday tenli sevdim mi hatırlamıyorum. Sarışın uzaktan sevmişliğim var, hiç denkleşip de flört etmedik. Bu şekilde.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
hayaller henry cavill, hayatlar...

hiç tipe bakmadığım için ten rengine de bakmıyorum.

ama 3-5 foto gösterip beğenmece oynayacaksak sarışın maviş beyaz tenliyi seçerim.

gel gör ki tüm exlerim esmer :d
0
art cat chocolate
(30.09.25)
buğday tenliyim ben de bu arada. mobildenim sorry
0
art cat chocolate
(30.09.25)
kara kaş kara göz beyaz tenim ben. genelde sarışın/kumral beğenirdim eşim de öyle. sarışın yeşil gözlü.

genel olarak kadında da erkekte de esmer ten sevmem.
0
Hallegadola
(30.09.25)
Buğday tenliyim hep sarışın sevmem derdim ama bakıyorum son zamanlarda sarışın tipleri beğenmişim (tabi bu ünlü bireyler için geçerli) Türkiye’de sarışın olup hoşuma giden pek ünsüz erkeğe rastlamadım o yüzden cevabım kumral olacak.
0
ekimoloji
(30.09.25)
(13)

Sonbahara hazır mısınız?

sekizdokuzon
Bugün fark ettim, ben hazır değilmişim. Güneşi özlüyorum. Sizde durumlar nasıl?Teşekkürler
Bugün fark ettim, ben hazır değilmişim. Güneşi özlüyorum.

Sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler
0
sekizdokuzon
(29.09.25)
Birazdan mont bakacağım, bulursam son bahara da kısa da hazırım
0
kisa
(29.09.25)
Dün ben şort, tişört, sandaletle Bostanlı sahilde güneşlendim.
Bugün salona eşofmanla gittim. Dönerken de şemsiye yoksunluğu yaşadım :/
0
Mirket
(29.09.25)
Hazırım. Yerde kuru (özellikle çınar) yapraklarını günlerdir görmek ayrı bir his veriyor.
0
diyecevaplandı
(29.09.25)
Ben bir sweatshirt, kapalı ve yağmurlu hava insanıyım. Aşşırı hazırım o yüzden. Yapış yapış yaz bittiğine göre let the game begin!
0
mor oje
(29.09.25)
Güneşi özlüyorum +1
Ama yağmuru da özlüyorum.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Fazlasıyla hazırım, hep hazırım. Yapış yapış, leş gibi sıcaklar ayarlarımı bozuyor.
0
lüzumsuz adam
(29.09.25)
hayır

cumartesini pazara bağlayan gece 6'da eve döndüm.

telefonda gördüğüm sıcaklık 5 dereceydi.

dumur oldum.

tshirt üstüne polar üstüne siyah ince deri ceket vardı.

2 hafta önce sıcaktan pişiyordum oysa.
0
rain when i die
(29.09.25)
Hiç hazır değilim ama bugün yağmur yağmasına o kadar çok sevindim ki sonbahar geldi diye üzülemedim. Keşke hep ilkbahar/yaz olsa ama arada sırada havayı soğutmadan yağmur da yağsa.
0
kobuzchu kiz
(29.09.25)
Gelecegi belli olduğu ve her sene geldiği için, evet.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Bu sene yaz çok hızlı geçti ve çok kısa bir süre sıcak oldu. Güneşe doyamadım.
Şimdi ise sabah işe giderken ve akşam işten dönerken üşüyorum. Şimdi balkonun kapısı açık buz gibi hava giriyor içeri. Yaz hızlı ve kısa geçti, soğuk havalar erken geldi.
Güneşi ve onun getirdiği sıcaklığı özleyeceğim. Önümüzde Sekiz ay kadar bir süre var.
Belki Aralık Ocak gibi Güney yarım kürede bir yere giderim.
0
tabudeviren
(29.09.25)
Kış hariç her mevsime her zaman hazırım.
Bir “yazcı” olarak bu yaz çok darlandım iyi geldi bana bu hava.
0
mutekebbir
(29.09.25)
Bana hala yaz ama hazırım da.
0
gabe h coud
(29.09.25)
en sevdiğim mevsim.

aylardan kasımdı üşüyorduk her köşe başında öpüşüyorduk
0
Hallegadola
(30.09.25)
(8)

Günde kaç saatinizi ayırıyorsunuz?

hain kostokk
Yeni bir şeyler öğrenmeye, kendinizi farklı alanlarda geliştirmeye, kitap okumaya... vb. gibi kişisel gelişim faaliyetlerine ayırıyorsunuz ve bu anlamda neler yapıyorsunuz?
Yeni bir şeyler öğrenmeye, kendinizi farklı alanlarda geliştirmeye, kitap okumaya... vb. gibi kişisel gelişim faaliyetlerine ayırıyorsunuz ve bu anlamda neler yapıyorsunuz?
0
hain kostokk
(29.09.25)
Haftada 2 saat bağlama kursu, kursu pekiştirmek için günde 45 dk bağlama çalışmaları. Bunun dışında komple ekran süresi
0
dre mithatoğlu
(29.09.25)
0

çok geliştim zaten daha fazlasına gerek yok
0
Hallegadola
(29.09.25)
Hafta içi günde 1 saat yoga veya yürüyüşe, hafta sonu en az bir gün 4-5 saat kadar doğada veya sahilde yürüyüşe vakit ayırıyorum. Psikolojik ve fiziksel olarak çok faydasını görüyorum.

Haftada 300-400 sayfa okuyorum. Hem zihnimi dinlendiriyor hem de başka bir dünyanın içine sızıyormuşum gibi hissediyorum. Bir nevi kaçış aslında benim için.
0
auroraaurora
(29.09.25)
Günde en az 3-4 saatimi ayırıyorum ama bu kesintisiz değil fırsat buldukça aralıklarla sürekli okuyorum totalde bu süreye denk geliyor. Okumak istediğim çok kitap var haftada 2 tane mutlaka okuyup bitirdiğim oluyor, telefona ekran kısıtlaması getirdim 1 saatten fazla telefonda vakit harcamamaya dikkat ediyorum. Telefonla uğraşmayınca çok vakit kalıyor. Akşamları dizi, film seçer izlerim ya da kitap olurum. Eve gelince bitkilerime vakit ayırırım yarım saat kadar. Bir de yabancı dil kursum var haftada bir. Günde 20-30 dk egzersiz yapmaya çalışıyorum ama düzenli değil her zaman.
0
titanic kemancısı
(29.09.25)
çalışırken bir şeyler öğreniyorum zaten.

ek olarak her gün yarım saat yeni bir dil öğrenmeye ayırıyorum: almanca.

ev işleri, freelance işler vs. derken başka bir şeye vakit ayıramadım bir süredir. bulduğum boşlukta dizi izleyerek dinleniyorum.
0
art cat chocolate
(29.09.25)
şu aralar yeni bir dil öğrenmeye çalışıyorum. duolingo, internetten çalışma derken dünde yaklaşık 1 saat ayırıyorum.
0
inheritance
(29.09.25)
günde düzenli 4-8 saat arası. yazılımla ilgili şeyler. keyfi değil mecburi ;(
0
Algorix
(29.09.25)
Bazen az, bazen çok ama günde 1 saat ortalaması vardır.
0
gabe h coud
(29.09.25)
(12)

Karşı cinsten yakın arkadaşı olanlar

bitli su perisi
Kadınlar, yakın bir erkek arkadaşınızın tişörtlerini, hoodielerini vb. giyiyor musunuz? Erkekler, yakın bir kadın arkadaşınız hiç tişörtlerinizi vb. alıp giymek istedi mi? Bu hiç yaşanmadıysa karşınızdaki böyle bir taleple gelse garipser misiniz?Kadın erkek arkadaşlığı üzerine görüşleri, yorumları m
Kadınlar, yakın bir erkek arkadaşınızın tişörtlerini, hoodielerini vb. giyiyor musunuz?
Erkekler, yakın bir kadın arkadaşınız hiç tişörtlerinizi vb. alıp giymek istedi mi?
Bu hiç yaşanmadıysa karşınızdaki böyle bir taleple gelse garipser misiniz?

Kadın erkek arkadaşlığı üzerine görüşleri, yorumları merak etmiyorum. Sadece böyle bir arkadaşlık içerisinde olanlar tarafından sorduğum sorulara yanıt verilirse çok sevinirim.

Edit:
Sorunun hikayesi şöyle:
Kadın bir arkadaş grubuyla adamın evine gidiyor ve adam salonda diğer arkadaşlarla otururken kadın adamın dolabından tişörtünü alıp "bunu giyebilir miyim, çok beğendim" diye getiriyor. Dümdüz, desensiz Calvin Klein tişörtü. Üstelik yeni de değil. Adam da "sana çok büyük olur, veremem" diyor. Kadın ısrar ediyor ve "elbise olarak giyerim, ben zaten hep oversize giyiyorum" diyor ama alamıyor tişörtü, hatta adam en sonunda kadının elinden alıp odasına gidip yerine koyuyor. 10 yıllık arkadaşlar ama şahsen bana garip geldi. Diğer arkadaşların yüz ifadelerinden onlara da garip geldiğini düşünüyorum. Anladığım kadarıyla aralarında hep olan bir durum da değil. O adam kişisiyle flört halinde bulunduğum için ":/" yüz ifadesiyle izledim olanları.
0
bitli su perisi
(28.09.25)
Karşı cins çok yakın arkadaşım var, hiçbiri özellikle bişeyimi giymek istemedi. Eve gelenler kaldıysa benimkileri giymiştir, ben onlarda kaldıysam giymişimdir. Ötesinde aa bu güzelmiş ver giyeyim diyen olmadı çünkü niye olsun, kıyafet mi bitti?

Cinsten bağımsız olarak, niye arkadaşımızın bişeyini giymek isteyelim ki zaten.
0
Bruce
(28.09.25)
Mantık olarak erkeğin kadının bir şeyini giymesi imkansız. Teknik olarak da her şey dar ve küçük gelir.
Garipserim tabi.
Talep erkekten geliyorsa işin içinde yüzde yüz fantezi vardır.
0
benaslindayohum
(29.09.25)
sifir. hoodieden ornek verdigin icin eger guzelse erk kardes, kuzenden aldigim olur ama erkek arkadastan ne bileyim cok pick me geldi kulaga
0
ala09
(29.09.25)
@%100 anormal
0
basond
(29.09.25)
İlişkilerin de hepten boku çıktı. Bok kelimesi için özür diliyorum ama başka hiçbir kelime durumu anlatamıyor.

Milyon yıldır mis gibi ilerleyen ilişkiler son çeyrek asırda hepten yoldan çıktı.

Değişik isimlerle ya sapıklığa kılıf uyduruluyo ya da ahlaksızlık normaö gösterilmeye çalışılıyor.

Çok basit yahu. Aşkla başlayacaksınız ilişkiye. Hepsi bu.
0
luluki
(29.09.25)
Valla ben kariminkileri giyiyorum hiç de bir zararını görmedim bu zamana kadar
0
dedeminhirkasi
(29.09.25)
üsürsem, üstüme bir sey vermesini isterim tabii ama özellikle kiyafet ver demem. battaniye ya da sal gibi bir sey de verebilir.
esimin kiyafetlerini elbette giyerim ama yakin erkek arkadasimdan üsüme, üstüme bir sey dökme vs gibi ekstra bir durum olmadikca kiyafet istemem. üsüdügümde de ne cikarir verirse onu giyerim, dedigim gibi, battaniye verse, o da ok. karsi cins arkadasin illa da kiyafetini giymek istemek pek normal degil gibi sanki.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.09.25)
çok çok yakın, kardeşim gibi bir kadın arkadaşım var. aramızda asla böyle bir kıyafet meselesi geçmedi. geçse de garipsemem, ama tanıdığımız insanların içinde benim bir kıyafetimi giymeye yeltenirse inceden rahatsız olurum.

çünkü daha önce bir kız arkadaşım, benim kıyafetlerimi "bu adam bana ait" mesajı vermek maksadıyla giydiğini söylemişti.
0
loch ness
(29.09.25)
lisede bazı kızlar kendilerinden hoşlandıkları erkeklere yapardı bunları o zaman da garipserdim şimdi de garipsiyorum
0
Hallegadola
(29.09.25)
@konusma ben konusuyorum +1

Yakın bir erkek arkadaşımdan giysi ödünç almak için birsürü makul gerekçe geliyor aklıma. Kesin yapmışımdır, hatırlamıyorum gerçi.
Üstüme bir şeyler dökmüşümdür, yolda üstüme kuş sıçmıştır, bir yere takılıp giysim yırtılmıştır gibi ihtiyaç halleri olur, belki fazla şık bir ortam dönüşü rahat etmek için, "öf çok sıcak bana bi şort versene bunaldım" gibi sebepler olur. Ama bir sebep olur yani, durduk yere tuhaf.
0
kobuzchu kiz
(29.09.25)
@konusma ben konusuyorum +1

üşüyorsa yakın arkadaşım hırka, polar tarzı bir şeyler veririm de tişört istese ne alaka derim. bir de anormal bir durum sebebiyle de istememiş. "ben hep oversize giyiyorum ve bu benim olsun" çok çok garip gerçekten. bence siz ortamda olduğunuz için kıskandırmaya çalışmış. ben böyle okumladım.
0
himmet dayi
(29.09.25)
ben hemcinsim arkadaşlarımdan bile istemem. bazıları bir kere versene ben de şu gün giyeyim diyorlar ya, hayatta öyle bir şey yapmam. arkadaşlarım da aynı kafadadır. birbirimizin bir şeyini beğendiysek, gidip aynısından alırız onu giyeriz.

kişisel eşyaları paylaşmak pek hoşuma gitmiyor.

birbirimizin evine kalmaya gittiğimizde bile her türlü eşyamızı yanımızda götürürüz. olur da unuttuysak tabii ki bir pijama vermeyi çok görmeyiz. samimiyet azlığından değil bunlar, kimsenin kıyafeti içinde rahat edemem.
0
art cat chocolate
(29.09.25)
(27)

Gs avrupada neden bu kadar kötü?

avatar is back
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle? Türkiye’de hakemler vs
Süper ligde 2-3 senedir yenildikleri bir maç var heralde o da ismail kartallı samiyendeki maçtı. Pek izlemiyorum futbol, derbiden derbiye bir de avrupa maçları. Ama gs avrupada o kadar çok maçta o kadar çok gol yiyor ki artık bunun mantıklı bir açıklaması olmalı. Neden böyle?

Türkiye’de hakemler vs demeyin lütfen.
0
avatar is back
(18.09.25)
Ama hakemler :( Yoksa tokatlanıp tokatlanıp göndermezler avrupadan, okan buruk teknik bilmez taktik bilmez oyun bilgisi sıfır, türkiyede hakem camiası ve okan hocanın malum geçmişi ortak bir bağlantı, bu sayede her sene şampiyon oluyorlar ama avrupaya çıkınca böyle oluyor.
0
kizil karga
(18.09.25)
pbs.twimg.com

Gs türkiyede neden bu kadar iyi diye soralım o zaman, neredeyse maç başı 3 puan ortalamayla oynayacak
0
grimavi
(18.09.25)
türkiye liginin kalitesi çok ama çok kötü. bir kaç takım dışında zor gecebilir denebilir maç bile olmuyor. avrupada da şampiyonlar liginde düzgün, kaliteli top oynayan takımlar olduğu için lastik patlıyor.

fener vs diğer takımlarda şl de oynasa, gene aynı şey olur. uefa ve konferans liginde defolar bu kadar ortaya çıkmadığı için gs nin avrupa başarısızlığı daha göz önüne çıkıyor.

işte, olabilecek en en en pahalı kadro bile frankfurt gibi şl için üst seviye olmayan bir takımdan şu an 5 yedi. maalesef şampiyonlar ligi türk takımları için yarışılabilir bir alan değil.
0
wilhelmwasmuss
(18.09.25)
Çünkü bizim insanımız hiç bir işte iyi değil. Disiplin yok. Geleni de bozuyoruz. Bugün bildiğin dünkü bizim halısaha maçında oynayanları gördüm. Düzensiz, ayakta top tutamıyorlar, allaha emanet paslar vs.
0
Shepard
(18.09.25)
gs normalde kötü zaten, ama tr'deki takımlar daha kötü. sonuçta lokalde gs iyi illüzyonu, avrupa'da da bunun içyüzü...
0
kesmekes laleler
(19.09.25)
Onlarin koruyup kollayan hakemleri olmadigi icin :(((
0
sonsuz
(19.09.25)
Okan buruk yerel bir teknik direktör, tr futbolunun anahtar noktalarını buldu ve fb gibi psikozlu bir rakibi olduğu için sorun yaşamıyor.

Avrupada Sorun yaşadığı maçlarda ise eli ayağına dolanıyor, düşmeyi bilmiyor çünkü takım.
Ligler arası seviye farkı çok ama hasbelkader 3-1 geri düştüğün maçı ölüm kalım maçı gibi kumara çevirip ya herru ya merru dersen ölürsün.
0
Bruce
(19.09.25)
Haftalardır yorumcular diyor ki frankfurt tarzı takımlara topu bırakmak gerekir. topu alıp yüzde 62yle oynarsan adamlara istediğin ortamı yaratırsın. Sen türkiyedeki oynadığın gibi oynarsan frankfurt gibi takımlar gelir seni beşler. Gs defans hattının yaptığı hataları azerbeycan takımları bile yapmıyor. Problem tamamen okan hocada. Kesinlikle oyun planından taviz vermiyor. Okan avrupada nasıl oynanacağını bilmiyor bu çok net. Aynı hataya montellada düştü, çıkarım ispanyaya ben oyunumu kabul ettiririm dedi. Al sonuç. Ayrıca 2 maçta 11 gol yiyen uğurcanın hatası yoktu ama fark yaratan kurtarışıda yoktu. Açıkcası avrupada langır lungur oynamakla maç kazanılmaz.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Türkiye ligi ve rakipleri Çok dandik. Oyuncu ile maç kolay kazanabiliyor çünkü dandik işte. Dandik olmasa zaten takımlar sürekli ön elemelerde elenmez. Sonuçta bilmem kaç yıldır sl'ne ayak basmamis bir ikinci büyük var.

Avrupa'da neden; çünkü Okan hoca yetmiyor. Kutsal kitapta yazıyor gibi yenik duruma düşünce orta saha bosaltiyor. Zamanında mancini ceyhun Gülselam'i avrupa maçında orta sahaya aldığında gelen eleştirilere "sahaya hücumcu atmak hücum futbolu oynamak değildir" demişti. Okan hoca bilmem kaç yıldır bunu öğrenemedi.
Malesef türk liginin dandikligi ile gelen başarı sebebiyle kendisine camia ve genel taraftardan tepki yok ama gs'yi klasik türk takımı haline getirdi.

Türk futbolundaki kafayi yemişler biraz azalirsa rekabet artacaktir ama şu anki dandik rakipler ile gelişme ihtiyacı Görmüyorlar gibi.
0
logisticsmanager
(19.09.25)
Sadece hakemler demeyelim Gsye yatan Türk takımlarını es geçemeyiz.
0
olaylar olaylar
(19.09.25)
Mental oldugunu dusunuyorum. Gol yedi mi, geriye dustu mu hemen komple dagiliyoruz. Gecen yil da aynisi olmustu. Maalesef hocanin da bu mentali yonetemedigini dusunuyorum, duygusal milletiz, hoca araciligiyla takima da yansiyor.
0
lallala
(19.09.25)
Esas sorulması gereken soru Türkiye'de nasıl bu kadar iyiler? Yandaş oldukları için saray tarafından korunuyorlar. ToRreira mertens rüzgar esse düşüyorlardi, saniyesinde düdük hazır, barış alper diye bir oyuncuları var tam bir komedi, adam tekme tokat dirsek girişiyor herkese, ağzını açıp bir şey diyen bile yok, normalde gerginlik olur, kavga olur, tüm lig bu adamı biliyor, kimse bulaşmıyor, kemal sunal filmindeki mazlum gibi dayak yiyip oturuyor koca adamlar
0
freedonia
(19.09.25)
Lallala+1
0
gobekliraki
(19.09.25)
Uğurcan cakira siyasi nedenlerle 30 milyon verirsen sadece turkiyede is yaparsın.özet bu
0
essoist
(19.09.25)
okan rezalet bir td. adam ligi çözmüş diyorlar neyi çözmüş pardon. önde basıp gol atalım diye taktik mi olur? gol yesek de bir o kadar gol de atıyoruz yeniyoruz olayı tr'de olur sadece. frankfurt alkmaar genç oğlanlar gibi sistem takımları elekten geçirir böyle.

montella da aynısını yaptı demişler doğru. her maça ayrı bir taktik çıkacaksın haddini yerini bileceksin

ama asıl sorun ülkede her yere sirayet eden yolsuzluk, ahlaki çöküntü ve torpilin futbolun tam ortasında olması. altyapıda adam yok, haksızlık hak getire. yetenekli çocuklara yazık oluyor. ozan tufan barı malper bunlar topçu mu
0
Hallegadola
(19.09.25)
bütün takımlar avrupa ortalamasının çok çok altında. gs ye özel bir durum yok ortada. lise 1 i ıslahiyede okudum. yan sınıfta bir çocuk ıslahiyesporda oynuyordu. lise sınıfları futbol turnuvasında hep o çocuğun sınıfı şampiyon oluyordu. ama ıslahiye amatör kümede bile sonuncu oluyordu.
0
ground
(19.09.25)
Tr'de kollaniyorlar cunku. Sumudica gibi sovmen, dusuk karakterli bir t.direktor vardi, mesela takimi GS stadinda takimi gol atti, yuzunde 5 karis surat, "sevinmeyin iceri gecin" diye yedek kulubesindeki oyunculara bagiriyordu. Ayni adam Fener'in maclarinda tac icin itiraz ederken eroinman gibi sinir krizi geciriyor mesela:) bunun gibi binlerce olay var. Az cok birazcik takip eden biliyor zaten neler dondugunu uzun uzun yazmaya gerek yok GalataSARAY'i:)
0
speedy
(19.09.25)
sadece hakemler ya da teknik direktörlükten anlamayan bücür falan değil mesele. mesele çok basit. ülkede adalet yok.

çok alakasız gelecek ama galatasaray yasa dışı bahis sitesi reklamı aldı. ceza almadı. kara borsa yaptılar, belki hala yapıyorlar. ceza almadılar.

eğer galatasaray bu hikayelerden ceza almış olsaydı, avrupa'da bu kadar kötü olmayacaktı çünkü avrupa'da olmayacaktı.
0
co2s2
(19.09.25)
ligin seviyesi yüzünden. hakem siyaset bahis reklamı diyen beyni olmayan fenerlidir o yüzden o yorumlara takılma.
0
koela
(19.09.25)
Ligin seviyesi çok düşük ama bu sadece gese şampiyon oluyor demek ahahahah geseyi dün gece 5'ledikleri maç türkiye liginde olsaydı frankfurtun attığı ilk 2 golden önce faul verilir barışın attığı gol de verilirdi gese en kötü 3-1 alırdı maçı ama avrupada fetöcü hakemler olmadığı için fetöcü takımları 5'leyip gönderiyorlar :)
0
kizil karga
(19.09.25)
yorumları okudum varsa yoksa tr ligi kötü, gs tr de kayrılıyor, doğru düzgün teknik analiz yok.

okanın taktik bilgisi maalesef kısıtlı.
aslında şu anki kadro 3lü için çok daha uygun fakat yıllardır 4 lü oynayan ve sezona bu şekilde hazırlanan takım ve çalıştırıcılar sisteme alışık değiller, sistemi geriden değiştirince ileride de etkileri oluyor.

günümüz futbolunda artık topa sahip olmak, ileride oynamak bunların bi anlamı yok. bir çok teknik adam rakip takımı üzerine çekip orta sahada boşluk yaratarak pozisyon bulmaya oynuyor, bizim Okan'da tam da onları istediğini yapıyor ileride bi sağ kanada bi sol kanada top yuvarlatıyor. burada kaptırdığın her top potansiyel gol oluyor.

Maç sonunda top yüzdesi tabelada yüksek çıkması senin daha iyi oynadığın anlamına gelmiyor. Kendisini hiç sevmesemde mourinho'nun bir sözü var "isterse topu eve götürsünler maçı biz kazandık"
0
duyuruuser
(19.09.25)
sebebi: OKAN BURUK
0
baldan kaymak
(19.09.25)
okan buruk'un avrupa hocası olmaması etkisi ile birlikte ligin çöp takımlardan oluşması da etkili.

en baştaki çöp takım fb mesela. kendi elleriyle beceremediklerini el şeyine sarılıp gariban anadolu takımlarından beklerler. düşün şut çekemedikleri benfica kendi sahasında 2-0'dan azeri takımına maç verdi.

ligde de en baba ikinci takım çöp fb olduğu için ve rekabet de olmadığı için test yok. gs yine bu çöp takımları ezmeye devam eder ama avrupa için başka hoca lazım
0
deranzo1
(19.09.25)
lig kalitesizmis:) Yatin kalkin ligin kalitesiz olduguna sukredin siz. Lig zor olsa atiyorum pazar gunu saglam bir rakiple oynamis olacaksin, ustune Frankfurt deplasmanina git bakalim, 10 falan yiyin de akillanin:)
0
tantamount_to_equivalent
(19.09.25)
ha bu arada op ligin leşliğini şuradan anla, herhangi bir adama 99 puan toplattırılıyor bunu bildikleri için bu adamı kovuyorlar. sonra bu adam iran'a falan gidiyor oradan da kovuluyor. süper lig'den iş dahi bulamıyor.

güncelde ise bir tanesi avrupanın üçüncü sınıf kupasında lozan diye bir takıma daha eleme aşamasında eleniyor. ki bunlar iki oyuncuya 45 milyon bonservis bağlamışlar.

diğerini söylemeye gerek yok. her sezon kendi sahasında bok attıkları rakibe karşı ikişer üçer şeklinde kaydıraktan kayıyor. her maç sonunda 5 6 yemedik diye dualar eşliğinde bitiyor. sonra da mesela rizespor'un falan taş koymasını bekliyorlar :) ulan senin yapamadığını o garip nasıl yapsın :)
0
deranzo1
(19.09.25)
Macin özetini ve golleri izledim. Hayal ettigimden de kötü.
Rakiplere laf sokmaya calisacaginiza biz bu performansla nasil her sene birinci oluyoruz diyin bence. Yata yata sampiyonluk alinca böyle rezil oluyorsunuz disarida.
0
sonsuz
(19.09.25)
Orası şampiyonlar ligi, şampiyon yapılanlar ligi değil.
0
onheil
(21.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
(9)

Haberlerde anlatılanları anlıyor musunuz?

sekizdokuzon
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.Teşekkürler.
Butlan, asliye ceza mahkemesi, konkordato falan. Anlıyor musunuz ne dediklerini? Ben pek anlamıyorum, mal vatandaş olmamak için haber dinliyorum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(16.09.25)
Asliye ceza mahkemesi, yani öz asıl mahkeme. Konkordato ise kampanya yapan sirket demek abi nesi zor anlamadim ahahahah
0
Shepard
(16.09.25)
Kampanya yapan şirket ne demek
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Bruce
(16.09.25)
"İstikşafî görüşmeler" dahil, hepsini anlıyorum. Birkaç dil, birkaç yüz kitap iyidir.
0
yadigar
(16.09.25)
Evet. Kelime dağarcığım geniştir. Örneğin: Konkordato önce iflasın alternatifi olarak ortaya çıktı. Sonra alacaklıyı tahsilat imkanına, borçluya erteleme şansına kavuşturdu. Ama yüksek enflasyon döneminde, son birkaç yıldır, şirketlerin nakit pozisyonunu düzeltmek için suistimal ettiği bir araca dönüştü. Tam Türk işi.
0
gabe h coud
(16.09.25)
kpss alancı olarak biliyorum/anlıyorum maalesef
0
Hallegadola
(16.09.25)
Böyle böyle dünyanın en çok dil bilen halkı olacaz. Bilmediğim ve anadilime ait olmayan kelimelerle yönetilmek zorunda olmak kötü bir şey.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
KPSS çalışırken Vatandaşlık'ı en sona bırakıp çalışmamıştım. Herhalde ona çalışsam tamamdı, okuduğum birkaç yüz kitapta bunlar yoktu çünkü.
0
🌸sekizdokuzon
(16.09.25)
Haber izlemiyorum artık ama denk gelirse tak olarak kelime anlamını bilmiyorsam bile bağlamdan anlayabiliyorsun.
0
mutekebbir
(16.09.25)
(11)

Telefonda hangi oyunları oynuyorsunuz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(15.09.25)
Maynkıraft
Antiyoy
Bir ara exiled kigdoms diye bi oyun oynadım Levıl atlanmıyor 21'den sonra bıraktım.
Vördıl
0
Batuhanolabilir
(15.09.25)
Satranç
0
olaylar olaylar
(15.09.25)
twodots - yalnız acayip sarma potansiyeli yüksek, uyarmış olayım
kelimelik
0
tepedeki psychedelic adam
(15.09.25)
Minesweeper
0
yadigar
(15.09.25)
ToonBlast canım benim. Level 11032
0
sinematikcrop
(16.09.25)
batak hd
king
extra life, hard time, wrecked = mdickie oyunları
0
Hallegadola
(16.09.25)
mayın tarası
sudoku
kelimelik
0
ground
(16.09.25)
8 ball pool
block blast
bol bol tokat yediğim satranç
0
lazpalle
(16.09.25)
Telefon:
Polytopia, Soccer Stars

Ipad:
Chess.com, Pinball
0
trixi
(16.09.25)
Caves (roguelike)
Oynadığım en eğlenceli ve komik oyun olabilir.

Infinitode 2 de güzel. Tower defense.
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
Wordle oynuyordum onu da bu ara aksatıyorum
0
kullanicadi
(16.09.25)
(5)

Karınca ne söylemiş olabilir?

respect
Sizce karınca diğer karıncalara ne söylemiş olabilir :)https://streamable.com/bh50ja
Sizce karınca diğer karıncalara ne söylemiş olabilir :)

streamable.com
0
respect
(15.09.25)
"benimle gelmeyen g*ttür"
0
nolmus yani
(15.09.25)
"-koşun kayıntı var"
0
ground
(15.09.25)
inanilmaz ilginc bir videoydu. yumurtaya can veren rabbim neler yaratmis.
tesekkür ederiz :)
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Hasbünallahu ve ni'me'l-vekîl ni'me'l-Mevlâ ve ni'me'n-nasîr

Bir karınca başka ne diyebilir ki

Arkada Halil İbrahim sofrası çalması manidar olmuş.
0
Hallegadola
(15.09.25)
karıncalar birbirleriyle feromon (koku) izleriyle anlaşıyorlar. yollarını da bu izlerle çiziyorlar aslında.

yemek, değerli besin bulan karınca bu yolu o anlama gelen feromonlarla çiziyor ve bütün karıncalar da haberdar oluyorlar.

bu şekilde bu kadar hızlı organize olup herhangi bir yerde yemek varsa anında dadanıyorlar. (çünkü koloninin bir sürü keşifçi karıncaları da sağda sola hep dolanıyorlar)
0
makbur
(15.09.25)
(11)

Sahibinden'de satın alamayacağınız taşınmazlara bakıyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmay
Ben bu evi bulana kadar sahibinden.com tarzı sitelerde vakit geçirmeye alıştım. Google da o zamandan beri karşıma sürekli kiralık/satılık daire çıkarmaya başladı. Bir başladım, dün en son deniz manzaralı köşk bakıyordum. Beş seneye şöyle bir yere geçsem, kendime bir Katya bulsam diye hayaller kurmaya başladım.

Siz böyle şeyler yapıyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapmam. Bir villa bakıyorum ama uçuk kaçık bir şey değil. Bir de yazlık bakıyorum, o da kelepir sayılır fiyatlarda.
0
gabe h coud
(14.09.25)
elbette. istanbul yali daire piyasasi benden sorulur
0
sonsuz
(14.09.25)
Sadece arada arsa bakıyorum arkadaşlarla emeklilik evi için.
0
kisa
(14.09.25)
arada bakar hayal kurardım ama artık bu işi ilerlettim. zillow'dan yani amerika'dan bakıyorum. önce o şehirde bu mesleğimle maaşım kaç olur diye araştırma yapıyorum, sonra gelirim giderim ne olur onu hesaplattırıyorum. chatpgt yapıyor hepsini. sonra da nasıl evlerde yaşayabiliyorum onlara bakıyorum. en kötüsü bile buradaki evimin en az 2 katı olduğu için hayal kurmak çok mutlu ediyor.
0
art cat chocolate
(14.09.25)
Gerçeklerin nesi heyecanlı lo
0
🌸sekizdokuzon
(14.09.25)
Yapsam iyi olur aslında. Hayal panosu gibi bir şey. Kendime ev bakıyormuşum gibi olur ne güzel olur. Araba da bakarım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Ay evet çok hoşuma gidiyo. Bi takım aşırı pahalı daireler işte boğaz manzaralı filan ya da köşklerin emlak danışmanı oluyo ya öyle ilana fiyat filan yazmıyolar. Aşırı merak ediyorum. Ama paramın asla yetmeyeceği ses tonumdan bile belli olacağı için arayıp sormuyorum. Meraktan çatlıyorum.
Bi debazen işlerim çok yolunda giderse ve doğru şekilde birikim yaparsam 10 yıl sonra alma ihtimalim olma ihtimali beeelki olabilitesi olanlara bakıyorum. Ama o o kadar eğlenceli değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.09.25)
Yok asla, moralim bozulur. Sokaktaki arabaları görünce dahi üzülüyorum. Toplumun yüzde olarak çok altında kalıyorum.
0
baldan kaymak
(15.09.25)
ben de zillow'dan miami'de, immobiliare'den roma'da ev bakıyorum emeklilik için.

hayaller hayatlar.
0
Hallegadola
(15.09.25)
Bir dönem böyle bir hobim vardı sürekli girer bakardım ama öyle daire falan değil malikaneler, köşkler, yalılar bunları gezerdim hoşuma giderdi sonra bıraktım, artık Enes yılmezer izliyorum :)
0
mutekebbir
(15.09.25)
son 5 yılda harıl harıl satılık/kiralık ev aramadığım ilk sene bu sene oldu o yüzden bıktım sahibindende ev aramaktan ve bayadır girmiyorum hatta uygulamayı da sildim telefondan. Zaten araba merağım da yok ve hatta kişisel arabam da yok yani o alanda da yokum. Eskiden arada keyfine bakardım böyle rezidansların bilmem kaçıncı katındaki loft dairelere (villa insanı değilim hiç) ama ondan da sıkıldım. Zaten mahallemi çok seviyorum, bu civarda bir tık daha yeni ve güvenlikli vs bir apartman dairesi bulsam bi daha ev mev bakmam yaşamak için. Yatırımlık falan anca
0
nundu
(15.09.25)
(21)

bu laf sokma mı değil mi?

deartheodosia
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”. bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle a
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”.

bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle aramızda “laf sokmama” anlaşması vardı :d ama devamlı bi şeyler söyleyip sonra reddediyor. sizce de bu bariz laf sokma değil mi? :p

teşekkürler.
0
deartheodosia
(14.09.25)
ne demek istedigini dusunuyorsunuz peki? yani ne konuda laf sokmus? gercekten anlamadigim icin soruyorum.
0
songforsomeone
(14.09.25)
sanki hayaller yurtdışı gerçekler diyarbakır gibi @song
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bence güzel espri ya. Aranızdaki gerginliği azaltmak istemiş olabilir mi?
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
8910, ben de güldüm inkar etmeyeceğim ama devamlı anlaşmayı bozup şaka yaptım ya da bu laf sokma sayılmaz dediği için ek görüş almak istedim.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Normalde laf sokma demem ama dokundurma iması yarattığı için anlaşmayı bozar diyorum.
0
Bruce
(14.09.25)
Geçmişle olan anlaşmanızı hesaba katarsak laf sokma gibi ama daha çok espri var denebilir.
Sıra sende artık. Ona sinsi şakalar hazırla
0
diyecevaplandı
(14.09.25)
Ahaha guldum ya, iyiymis ve bence de dokundurma. Laf sokma sayilmaz :)
0
sey mi dostum
(14.09.25)
dalga geçmiş bal gibi :)
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
Yurtdışına gitmek yurtiçi gezi yapmaktan daha hesaplı. Neyin laf sokması olabilir ki ?

Bu hayatı bu kadar kafaya takmayın ya , yarın hiç olmayabilir.
0
Mcfly
(14.09.25)
mcfly, ben laf dokunduramıyorum ama o yapıyor, neden ciddiye almayayım ki şimdi bunu :) anlaşma varsa çift taraflı uyulmalı yoksa ben de bi şeyler söylemek istiyorum ama kendime engel oluyorum her defasında.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bana komik geldi ya, bi de ben boyle seyleri hic boyle kotu almam yani laf sokma benim icin negatif bisi, bu sadece komik geldi acikcasi. Ama su acidan bakabilirsiniz, filozofik olursak, genellikle alinganlik/lafsokuldugunu dusunme genellikle bizim aslinda rahatsiz hissettigimiz konularla ilgili oluyor, mesela kendimizle barisik olmadigimiz seylerle ilgili. Oyle bir durum var mi sizde? Ona bakabilirsiniz? Bana komik geldi, guler gecerdim laf sokma demezdim acikcasi, onun icin sordum ne anladiniz diye
0
songforsomeone
(14.09.25)
komik değil bence hatta yazmak için kendini baya zorlamış gibi geldi bu sebeple anlaşmayı bozmuş diyebilirim
0
basond
(14.09.25)
Laf sokarak da espri yapılabilir. Epey de yaygın. O yüzden "komik bence" demek sorunun cevabını vermiyor. Bu arada net laf sokmuş ama komik.
0
nawar
(14.09.25)
Onunki laf sokma da seninki değil. Yani çocuğun tişörtünün nesinden tahrik olmuş nasıl bir alaka kurmuş anlamadım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
paris tokyo london diyarbakır'a gitmiş demiş güzel demiş laf sokma yok bence
0
Shepard
(15.09.25)
sana şöyle söyliyim, fotoğrafı gören herkes aynı şeyi demiştir kendi kendine, bir arkadaş cesurca yazmıştır. yani sadece bu yazan arkadaşın fikri değildir bu komik bir raslantı olmuş üzgünüm
0
Hallegadola
(15.09.25)
günaydın :) @hallegadola, çocuk londra’ya falan da gitti birçok kez, konu gidememe değil. ayrıca diyarbakır çok çok güzel bi şehirmiş, çok beğendim
0
🌸deartheodosia
(15.09.25)
kahkaha attım. demekki espri amacıyla yapmış.
0
ground
(15.09.25)
Hahah aynen oyle diye cevap atardim ben. Bilemiyorum ya ben cok saf da olabilirim. Bana espri gibi geldi.
0
Kittie
(15.09.25)
Laf sokma değil de takılma, dokundurma +1 buna alınmazdım güler geçerdim. Anlaşmayı bozucu bir etkisi yok gibi geldi, yeri gelince sen de benzer bi espri yaparsın ödeşirsiniz

"laf sokmama" anlaşması ilgimi çekti, bir arkadaşla bizim de yapmamız lazım bunu. Teklif edicem, masaya oturalım imzalayalım karşılıklı dicem(:
0
kullanicadi
(15.09.25)
sen yazsan guzel espri olurdu, o yazinca kucumseme, asagilik kompleksi gibi algiladim.
0
Ley
(15.09.25)
(16)

Aynı dizileri izleyerek salakça bi şey mi yapıyorum: yaprak dökümü

cccbehzatccc
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır. Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibiOlan var mı?
Yıllardır behzat ç, çukur, aşkı memnu izleyip duruyorum. Yıllardır.
Zor günler geçiriyorum. İnternette yaprak dökümü geyikleri dönüyordu hadi bunu izleyeyim dedim.
100 bölüm olacak neredeyse. Çok mu salakça bişey yapıyorum, benim gibi
Olan var mı?
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
aski memnu, yaprak dökümü, gossip girl

o kadar comforting ki...

gossip girl 3. sezondan itibaren cok iyi degil ama yaprak dökümü ve aski memnu bastan sona cok iyi ikisi de.
0
sonsuz
(14.09.25)
Safe zone'un demek ki. İyi geliyorsa sorgulama izle.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
İyi geliyorsa sorgulama izle. +1
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
Öyle sıkılıyorum ki Behlül Bihter gibi tutkulu bir aşktan vazgeçtim (yasak aşk mevzubahis değil, sadece tutku kısmına odaklanalım lütfen), adnan'ın aşkı gibi tekdüze bir aşka bile razı haldeyim bu aralar :/
0
strawberry first
(14.09.25)
Yeni diziye başlayamıyorsan anksiyete olabilir. Yeni dizi derken son 5 yılda çekilen anlamında değil, önceden izlemediğin anlamında dedim. Yoksa 10 yılda çıkan 10 yapımdan 9'u çöp.
0
nawar
(14.09.25)
izledigin filmleri tekrar izlesen mantikli bak, ama bilmemkac bolumluk tugla gibi diziyi izlemek agir issizlik bence, hayir cok gereksiz, onemsiz sahneler de oluyor malum bizdeki dizi sureleri uzun.
0
freedonia
(14.09.25)
İyi gelen neyse onu izle, sorun yok. Annem bu aralar "aramızda kalsın" izliyor, ondan önce "ikinci bahar" izledi. Kardeşim döndür çevir bin kere kurtlar vadisi izledikten sonra bir dizi izledi (kuzey güney miydi neydi) şimdi ikinci bahar izliyor, babam ise aklına geldikçe çocuklar duymasın, seksenler, papatyam, arada başka bişeyler daha izliyor. Bense çok uzun zaman dikiş ve örgü videoları izledim, hiç bilmez halimle anneme manto bile diktim. İyi gelen neyse o.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
Dizi çok zaman öldürür ya… Aynı şeyi ben bir sesli kitapla yapıyorum yıllardır. İki kitaplık seri, toplam 72 saat. Takriben 9 sezon komedi yahut 5-10 sezon dramaya denk geliyor süre. Defalarca (ben diyeyim on, siz deyin on beş) bitirdim peş peşe. Sadece ses olduğu için,
-İş yapmaya mani olmuyor.
-Uykudan önce mavi ışığa maruz bırakmıyor.
-Direksiyonda ve yürürken de dinlenebiliyor.

Ben de kötü hissettiğim dönemlerde Friends izliyorum hep. Oyuncularının üçte birinden, yapımcılarının hepsinden, işlediği konuların alt metinlerinin de çoğundan nefret etsem de, beni acayip uyuşturuyor/dindiriyor. Galiba 6-7 defa baştan sona devirdim…
0
yadigar
(15.09.25)
kocam youtubedan sürekli ama sürekli behzat ç canlı yayın açıyor.

onu anlıyorum, çünkü ben de sürekli aşkı memnu, avrupa yakası, kısmetse olur izliyorum.

beynim ciddi bir şekilde yeni bir şeye başlayacak motivasyonu bulamıyor.
0
Hallegadola
(15.09.25)
eşimde de var bu, yaprak dökümü ve aşkı memnu izleyip duruyor. ben hiç izlemediğimden eşlik edeyim diyerek birer tur izledim baştan sona. o hala izliyor. ne tür bir bağımlılıktır çözemedim de ama hastalık bu bence. soruyorum hiçbir şey yok diyor bir de :)
0
Improbable
(15.09.25)
O kadar cok izleyecek yapim var ki, ayni seyi izleyecegime yeni seyler izlerim ve ufkumu genisletirim. Ayni seyi izlemek bana vakit kaybi gibi geliyor. Hele Turk yapimi sıkıcı dram dizileri cok daha zaman kaybi. Herkesin zevki kendine tabii.

Tv'de belki kult yapimlar rastgele denk gelirse izlenebilir
0
ermanen
(15.09.25)
brooklyn nine-nine ve scrubs'ı üçer kez bitirdim sanırım ama türk dizilerini tekrar tekrar izlemek korkunç geliyor bana ya çok uzun ve sıkıcılar. Aşk-ı memnu'da hadi bir nebze kalite var gibi gerçekten de yaprak dökümünün videoları insta'da önüme düşüyor, aşırı cringe bir ortam, ali rıza bey'in mallıkları falan düşününce içime fenalık geliyor nasıl izliyosunuz onu
0
nundu
(15.09.25)
psikolojik bir rahatsızlık olduğu söyleniyor. güvenli alandan çıkamama, kalma. Ezbere bildiğin, sahneler, diyaloglar hepsi güvenli alanın.
0
adivar
(15.09.25)
her ne kadar konforlu alaniniz olsa da, ve hepimiz zaman zaman buna ihtiyac duysak da sorunuza cevap muhtemelen evet. ayni seyi yaparak farkli sonuclar elde etmeyi beklemek size zarar veriyor gibi duruyor.
0
kassiopeia
(15.09.25)
Aski memnu veya yaprak dokumu acik degilken yemek yedigim an nadirdir.
0
Kittie
(15.09.25)
Hayatımda hiç aynı diziyi 2 kere izlemedim çünkü dizi çok vakit alıyor. Elbette salakça diyemeyiz ama eğer can sıkıntısından izleme ihtiyacı geliyorsa başka şeyler izleyin, yeni ilgi alanları yaratın kendinize.

Yeni şeyler izleyip gördükçe farklı farklı ilgi alanları çıkıyor vaktinize yazık bence.
0
titanic kemancısı
(15.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.