Giriş
(4)

Ankara-Çankaya-Mustafa Kemal Mh nasıl bilirsiniz?

titiz
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
0
titiz
(06.08.26)
Aşırı trafik var, sokaklar çok sıkışık, eski evler ve pahalı kiralık ve satılık ücretleri
0
Hallegadola
(06.08.26)
daha çok iş yeri olarak kullanılıyor oralar. çukurambar tarafı genç, hareket isteyen biri için bence daha iyi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.08.26)
ne tarafı olduğuna göre değişir sorunuzun cevabı (ve neden o taraf ? mesela işe mi yakın olmak ?)
0
sweetoffice
(07.08.26)
minik bir mahalle al, 3 avm koy. 4-5 parti binası, bir savunma sanayi şirketi ekle. üstüne bir sürü ofis koy, bunların hepsini iki caddeye sıkıştır.

tebrikler, Mustafa Kemal Mahallesi yaptınız :)

böyle biliyorum ben.
0
babilfish
(08.08.26)
(16)

ailenizden ırsi olarak size geçen rahatsızlıklar neler?

turk kelekom
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda. - hemorroid - zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler - miyop- Hashimoto tiroidi - saç dökülmesi İlk aklıma gelenler. Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor. sizde durumlar nasıl?
Acaba ben mi çok şanssızım bu konuda.

- hemorroid
- zayıf diş minesi / hızlı çürüyen dişler
- miyop
- Hashimoto tiroidi
- saç dökülmesi

İlk aklıma gelenler.

Alzheimer/demansın da geçmesi epey korkutuyor.

sizde durumlar nasıl?
0
turk kelekom
(04.08.26)
annem, babam, dayım, dayımın kızı ve halam kanserden öldü. teyzem ve halamın çocuğu da şu an kanser. ben sadece sıramı bekliyorum.
0
omer460
(04.08.26)
parkinson’s ihtimalini biraz arttiran 1 varyant tespit edildi gba genimde.
0
eileengray
(04.08.26)
@eileengray :

Testi nerede yaptırdınız acaba?

@omer460

hepsi farklı tipte kanserler miydi? başınız sağolsun, çok zor durummuş.
+1
🌸turk kelekom
(04.08.26)
babam dayım küçük hücreli akciğer kanseri. annem, halamın oğlu, dayımın kızı adeno akciğer kanseri., halam ve teyzem bağırsak kanseri.
0
omer460
(04.08.26)
Sedef hastalığı

Dedemde varmış. Babamda baya var, oradan bana sekti. Abimde yok misal. Kuzenimde varmış, gitmiş sanırım.
0
put it in your appropriate place
(04.08.26)
Ailecek dişlerimiz kötü
Saçların erken beyazlaşması
0
Hallegadola
(04.08.26)
hepsi cidden genlerle mi geçti bilmem ama anne babamda olup bende de olanlar:

miyop
mitral kapak prolapsusu
gastrit
reflü
kolesterol (bu kesin genetikmiş, ben vejetaryenim)
romatizma
diş bozuklukları
çift çene geriliği
deviasyon
hemoroid

bu arada babam genç yaşta, ben çocukken, kalp krizinden vefat etti. onun babası da öyle babam çocukken vefat etmiş. ben de bu kalp hastalığıyla onları geçip 45'i görür müyüm bilmem :)
0
art cat chocolate
(04.08.26)
Yazdiklarinizin ilk ikisi anne tarafindan bende de var,
Ayrica baba tarafindan sekere yatkinlik,
Anne tarafindan tansiyona yatkinlik oldugunu gozlemliyorum kendimde.

O sebeple, dislerime ekstra ozen gosteriyorum. Kilo, beslenme takibi, hareketli yaşam da seker ve tansiyona karsi temel onlemlerim.
0
narod
(04.08.26)
Baba tarafı kanser.
Halam, halamın oğlu, amcamın kızı beyin tümörü (biri beyin kanamasi ) vefat etti.
Amcamın eşi yengem aynı zamanda akrabalık var (kızı kanserden vefat eden) onun biraz karışık beyninde tümör vardı lenf kanseri de vardı vefat etti.
Babam kemik iliği kanserinden vefat etti.
Yine amcamda başka kanser var (durumu iyi çok şükür diğer türlere göre korkutucu sayılmaz)

Anne tarafimda ise dayi teyze kuzenler vs hiçbir ciddi hastslik ve vefat olmadı. Anneannem sağ 95 yaşında.

Ama ben fiziksel olarak baba tarafiyim.
0
egerbiryolcu
(04.08.26)
baba tarafi - obeziteye meyil, bel fitigi
anne tarafi - norolojik sikintilar, romatizma
0
cooperr
(04.08.26)
Akraba evliliğinin bir ürünüyüm. Geniz eti ameliyatıyla başlayan sorunlar çene problemi ve bozuk diş yapısıyla hayata başladım. 40 yaşına kadar 2 öçl kopartıp 3 kez diz ameliyatı olduktan sonra bir de kasık fıtığı yırtığı ameliyatıyla akraba evliliğinin tüm etkilerini yaşadım. Bu arada 1.5 miyop 0.50 astigmat mevcut. Dedem ve halam alzhemir. Kbb problemi genetik.
0
mikahakkinen
(05.08.26)
Delilik(tam olmasa da meyi varl)
0
denizciman
(05.08.26)
okuyunca halime şükrettim. babamdan huysuz bacak ve böbrek taşı, annemden lipödem, insomnia ve saç beyazlaması devraldım.
babam midem kanserinden vefat etti, geçen hafta mide rahatsızlıkların tavan yapınca korkuyla endoskopi yaptırdım ama çok şükür temiz çıktı.
-1
halanne
(05.08.26)
migren.. babalar gibi migren ve tüm hayatımın içine edip bana kalıcı hasarlar bırakan 6 yaşımdan beri çektiğim migren..ve saç beyazlaması..babamdan ise borçlar ile birlikte sinir.
0
iwillsee
(05.08.26)
metabolik hastalıklar ve kanser genellikle ırsi olarak geçmekle birlikte ergenlik döneminden önceki hayat şartları bu tablonun esas belirleyicisi durumunda kesinlikle.

çocukluk dönemindeki (3-8 yaşlar arası) beslenme kalitesi, ortam şartları, fiziksel egzersizler, aile içi sevgi saygı durumu bile ilerleyen yaşları çok büyük ölçüde etkiliyor. eğer bu dönem kötü geçirildiyse bahsedilen hastalıklara yatkınlık çok daha fazla oluyor. ilerleyen yaşlarda her ne kadar hayat kalitesi yüksek te olsa çocukluk döneminin yerini doldurmuyor maalesef.
+3
joooper
(05.08.26)
Kafada saç yok ama vücutta kıl çok. Genetik mi bilmiyorum skolyoz, kifoz hepsi var. Marfan sendromundan şüpheleniyorum, genetiğe gittim önce kardiyolojiye git dedi.
0
inheritance
(06.08.26)
(4)

Regl geciktirici

cccbehzatccc
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım. En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
Selam kızlar, reglim yakın 2-3 gün gecikmesine ihtiyacım var. Geciktirici kullanmayı bırakınca hemen regl olur muyum? Hemen regl olmalıyım çünkü 1 hafta sonra başka tatile gideceğim, asıl orda olmamam lazım.
En son 6 yıl önce kullandım, nasıl oluyordu unuttum. Teşekkürler.
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
ben bikaç defa kullandım. bıraktıktan sonra bir iki gün içinde hemen regl olduğumu hatırlıyorum. ama bu bi ilaç sonuçta. herkeste etkileri/yan etkileri farklıdır.
risk alıp almamak size kalmış gibi duruyor.
bu arada tampon da bir seçenek eğer farklı bir plan yoksa.
-1
elorelia
(04.08.26)
ay sen kadın mıydın bilmiyordum

bence hiç hormonlarını bozma, tampondan şaşma
0
Hallegadola
(04.08.26)
Saçmalamayın. 2-3 gün bekle sen de.
-11
gobekliraki
(04.08.26)
benim 1 hafta içinde olmuştu ama karaciğer enzimlerimi yükseltmiş her yerim kaşındı kabardı falan çok kötüydü. bence hiç kullanmayın ya eziyet olabilir. tampon ya da cuplar falan var şimdi onlara bi bakın
+1
matilda
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(11)

ankara gordion avmye arabayla ulaşım

semaforo de medianoche
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden g
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden girmek gerekir vs. bilen var mı?
0
semaforo de medianoche
(03.08.26)
direkt maps ile git. kapısını geçince hemen sağdan kapalı otoparka giriliyor. gayet yeterli bi otoparkı var.
0
jelly bear
(03.08.26)
maps.app.goo.gl

Kapali otopark girisi burada
0
floydian
(03.08.26)
Gizli ve tenha otoparkı var Gordion’un. Şimdi Eskişehir yolundan Gordion’un önüne döndün. Bir tane otopark girişi var millet önünde sıra bekliyor. Ona asla girme o dönemeçli otopark çıkarken de inerken de insan şekilden şekile giriyor. Her neyse o girişi geçtikten 50-100 metre sonra gizli otopark girişi var. Aşağıya doğru iniyorsun b2 otoparkı olması lazım. Sadece Çayyolu gurmelerinin bildiği otopark bu
-1
Hallegadola
(03.08.26)
@ Hallegadola'nın dediği yerden girersen genelde yer bulunuyor sorun yaşamazsın.
0
yenibirgüzelnick
(04.08.26)
Senin dedigin yer benim attigim konumdan farkli mi anlayamadim merak ettim
0
floydian
(04.08.26)
ben konumdaki yerden c otoparkına girdim. biraz dar ve küçük bir otoparktı 2 katlı olmasına karşın. hallegadola'nın dediği yer b otoparkı oluyor sanırım google maps street viewdan baktım. bir de a otoparkı var c ve b'nin arasında. bir dahakine b'yi denerim c'yi beğenmedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.08.26)
maps.app.goo.gl

Tam olarak şurası.

Küçük ama her seferinde yer vardır.

Buraya park edince yaya olarak avm girişiniz şu şekil oluyor : Koçtaş’ın yanındaki yürüyen merdivenden çıkıp ardından bankamatiklerin önünden geçip avmye giriyorsunuz. Koçtaş’ın önüne çıkıyorsunuz
-1
Hallegadola
(04.08.26)
Buraya arabayla gelmek kafayı yemekle eşdeğer,
avm nin içinde metro durağı var metroyla gelmek varken neyin çilesini
çeker bu insanlar anlamam 8 katlı otoparkın her yeri full gelmeyin
0
smokee
(05.08.26)
@smokee: benim evimden arabayla 15-20 dk toplu taşımayla ise 1 saat sürüyor? bir de dönüşü de var bunun zamanım o kadar bol değil maalesef.
+1
🌸semaforo de medianoche
(05.08.26)
Katılıyorum ben genelde metroyla giderim bana ama hamileyim o yüzden arabayı kullanıyoruz ya da büyük bir şey taşımak gerekirken o otopark iyi oluyor
0
Hallegadola
(05.08.26)
Eksi veren reyizin amacını anlamadım yani Gordion’un gizli sahibi mi acaba o otoparkın kullanılmasını istemiyor mu?
0
Hallegadola
(05.08.26)
(46)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-2
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(6)

Akademikler, bu kardeşiniz nasıl bir yol izlesin?

stringer
Selamlar,Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her
Selamlar,

Bazılarınız hatırlar, bir süredir mobbing yiyorum ve yükselmeye yönelik hamlelerim sonuçsuz kalıyor. Özgüvenimi olabildiğince paramparça edip beni olmak istemediğim birine dönüştürmek istiyorlar. 1.5 yıllık süreçte, görünürde hiç sorun yaşamadık ama aramızda hep o gerginlik yaşandı. Ben her şey bitti sandığımdan, ağzımdan 4 tane yayın hazırladığımı ve bunları doçentlik için beklettiğimi söyledim. Yeni bir hamleyle, bir çelme daha taktılar bana yapmak istediğim başka bir şeyi engelleyerek.

Normalde bunları yayımlayacaktım ancak ortalık doktorasını tamamlamış araştırma görevlisi dolu ve benim durumumu göz önünde bulundurunca en azından bir süre kadro vermeyecekleri aşikâr. Şayet doçent olursam kadroyu vermek zorunda kalacaklar. Ben yayınlarımı beklettiğimi söyleyince, hocamın tavırları değişti. Önce, ne demek doçent olacağım, sen yeni geldin. Çabuk gönder onları, böyle şeyleri düşünme, daha çok erken dedi anlamsızca. Ben de hocam ama diğer arkadaşlarım da bekletiyor diyerek kıvırdım. Sinirlendi. Ertesi hafta,tavır değiştirdi. TR Dizin'de yayın yapmanın zorluğundan bahsetti, minimum bir yıl bekleniyormuş. Sen beklet, sonra yaparsın dedi bana imalı şekilde. Ben buradan şunu anladım. Yayınlarını tamamlamış olsam bile, onları yayımlatmamın birkaç yılımı alacağını düşündüğü için düşüncesini değiştirdi.

Burası değişik bir yer, geldiğimden beri açığımı arıyorlar. Beni ziyaret eden bir öğrenciyi, hocamın yakın çevresinde bulunan biri evine davet etmiş ve kıza açık açık "Sana bir yanlışı oldu mu canım, utanma söyle" diye baskı yapmış. Kız gelip bana anlattı tabii durumu. Çıldırdım ama bir şey yapmadım. Bunu neden anlattım? Çünkü durum ciddi, fırsat bulsalar şutlayacaklar ama benim gidesim yok açıkçası. Hata yapmıyorum.

Şayet bu yayınları yapmazsam, performans yetersizliği vs. diye sözleşme yenilerken sorun çıkarabilirler mi? 33a'lıyım, fakültede bu nedenle sözleşmesi yenilenmeyen kimse yok. Gerçi dekan bey'le de aramız çok iyi ama aramıza girerler diye çekiniyorum. Paronayak oldum azıcık. Neyse, tüm bunlar ışığında bana ne tavsiye edersiniz? Çalışmalarımın hepsi, ABD'deki çalışmalarla paralel ve güncel. Dijital beşeri bilimlere girdim ve benim alanımda benim dışımda çalışan kimse yok. Belli bir ortalamanın üzerinde yazdığıma eminim. Yayın yaparsam, araştırma görevliliği sürecim biraz daha uzayacak. Bu mobbing yiyeceğim sürenin artacağı anlamına geliyor. Doçent olmadan rahat ettirmeyecekler bana. Yayımlamazsam da tembel diyecekler, gerçi kendilerinin bir şey yaptığı yok da. Ha, bir de atıf alamayacağım doğru düzgün. Şu anda yayımlanmış 4 makalem var sadece.
0
stringer
(02.08.26)
Sen artık acil bir şekilde yukarılardan birini bul ve arattır
0
Hallegadola
(02.08.26)
Tam bilmiyorum ama planlarinizi niye bu kadar acik ediyorsunuz? Yani sunu hedefliyorum, sunu yapacagim, bunu yapacagim falan diye.
+3
Sour
(02.08.26)
Yayınları doktoranı bitirmeden yollama hiç bir yere. Bildiğin gibi doçentlik işin sayılmaz yoksa. Hocana da yolladım ama reddedildi de, sandığım kadar iyi değilmişler vs de. Boş da durma bir iki bildiri yap gözlerini boya. Kimseye de şöyle yayınım var bekletiyorum vs deme bu nasıl acemilik? Hiçbir şey olmasa kıskanç insanların göz kalır, bunun az işi var demek ki sürekli makale yazıyor diye üstüne idari iş yıkarlar.

Ar gör dr. öğretim üyeliğinden daha garanti bir kadro bu arada, çok korkma ama öğr. üyeliği şartlarına da hazır tut kendini. Çıkan yayınlarını bile gerekirse sakla ki kadro iste diye baskı yapmasınlar doçent olana kadar. Doktora biter bitmez de hemen beklettiğin tüm yayınları fişekle. Olabildiğinde hızlı üak doçenlik almaya bak.

Doktorası bitmemiş biri işin 4 makale Türkiye şartlarında baya iyi bu arada.
+1
pembe mezarlık
(02.08.26)
Asla öğrencilerle yalnız baş başa kalma bu arada. Kapın hep açık dursun biri geldiğinde. Tek başlarına geldiklerinde öğrencileri odana kabul etme. Gerekirse kantinde ya da herkesin gözü önünde açık ortamlarda yap bu görüşmeleri. Mümkünse yapma. Seninkiler sıkıntı ama sen de bu oyunu oynamayı bilmiyorsun ve dikkatleri iyice üzerine çekiyorsun. Böyle bir ortamda ne yayın planından bahsedilir ne başka şeyden
Onların istediği sessiz ezik rolünü oynayıp saman altından yayınlarını çalışmalarını yapacaksın. Kimseye hiçbir planından bahsetmeyeceksin. Yoksa önüne taş da koyarlar, engellerler de. Bu insanların dergilerde de doçentlik jürilerinde de tanıdığı vs vardır bak, o yüzden hiçbir şeyini hiç kimseye söyleme sana o kadarını söylüyorum. Etliye sütlüye karışma kendi araştırmalarına, doçentlik kriterlerine odaklan.
+2
pembe mezarlık
(02.08.26)
hocam öncelikle Allah'tan sabır diliyorum size. muhtemelen yıl olarak sizden gerideyim ancak kendi hocamla yeterince iğrenç şeyler yaşadığım için anlayabiliyorum sizi. bu zamana kadar yaşadıklarımdan öğrendiğim diğer yazarların da sizi uyardığı gibi planlarınızı afişe etmemeniz. akademi gerçekten çok pis ve doğası gereği hırslı insanları barındıran bir yer. denetleme mekanizması da olmadığı için hocalar allah gibi takılabiliyorlar.

pembe mezarlık hocamın da dediği gibi bu insanların orda burda kilit yerlerde kankaları oluyor. kolaylıkla planlarınızı engelleyebilirler. susmak ve biraz da salak rolü yapmak iş görebilir diye düşünüyorum.

son olarak akademi vazgeçilmez bir yer değil, tek çaremiz de değil. dışarda da çalışabiliriz becerilerimizle. hatırlatmak istedim. çünkü buna inandırıp çıkmazda hissetirmeye çalışıyorlar.
+1
sparky
(03.08.26)
Eski duyurulara da bakıcam şimdi ama şunu söylemek istedim burda, bence yayın bekletmek hiç iyi bi fikir değil. Hem eskiyor hem de alacağın atıfları alamıyorsun dediğiniz gibi. Literatür değişiyor, tekrar güncellemek gerekiyor. Belki yayınınızın değerini azaltacak benzer başka yayınlar yapılmış oluyor ya da bulguları farklı şekilde yorumlamayı gerektirecek yayınlar çıkmış oluyor. Biliyorum çünkü erteleme hastalığım yüzünden çalışmalarımı eskittiğim oldu birkaç kez. Ar görken 4 yayın bekleten doçentlik için zamanı geldikçe yine yayın yapar, bence bu konuda bi endişeniz olmasın
+1
mezzosprite
(09.08.26)
(13)

Hangisini seçersiniz?

bobinhoo
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.Size iki seçenek sunuldu:1) X miktar para2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğ
Bugün iş yerinde yapılan bir muhabbeti buraya taşımak istedim, düşüncenizi merak ettim. Soru erkeklere yönelik aslında ama kadınlar da cinsiyet belirtip cevaplayabilir isterse.

Size iki seçenek sunuldu:

1) X miktar para

2) 1 ay boyunca hayalinizdeki tatil. Ama öyle böyle değil ne isterseniz var. Seçtiğiniz mankenlerle dolu bir tekne de olabilir, tekneden sıkılıp kampa geçersiniz belki. Oradan özel jetle istediğiniz private ada. Getirdiğiniz hatunlar, emrinize amade, uşaklar falan gırla gidiyor. İstediğiniz kankalarınız vb. de gelebilir. Yemek, içki falan saymıyorum bile ne isterseniz var, bir parmağınızı şıklatmanıza bakıyor. Dünyanın en zengin adamının bile yaşayamayacağı bir hayat yani bir aylığına.

Soru şu: X miktar para ne kadar olursa, 2. seçenekteki tatili bırakıp parayı seçersiniz??

Evli, çocuklu ya da sevgilisi olan vb. arkadaşlar teklif bekar oldukları zaman gelmiş gibi düşünebilirler. Şey gibi cevaplar da olmasın lütfen yok o tatil sayesinde zaten meşhur olurum çok para kazanırım gibi sorunun etrafından dolaşan çakal çözümler. Tatil 1 ay yaşanacak ve bitecek, o 1 ayın dışında size pratik bir faydası olmayacak yani.

Kısacası sorunun ölçmeye çalıştığı şey, o 1 aylık dünyanın en güçlü insanın bile ulaşamayacağı tatile biçtiğiniz değer.

İlk ben cevaplayayım. 125k $ altına düşünmem tatili seçerim. 125k-250k $ kararsız kalırım. 250k $ üstüne parayı alırım.
📊 Teklif edilen para en az ne kadar olmalı ki parayı tatile tercih edin?

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-7
bobinhoo
(31.07.26)
Her türlü para,zaten parayı alınca tatil yasak diye bir şart da yok.ayrıca alkol zina gibi alışkanlıklarım da yok,o yüzden manken,"hertürlü" eğlence vs ilgim dışı .evlenince hanımla yaparız tatili,en güzeli.
+4
denizciman
(31.07.26)
Hakkaten bu sorulardaki vizyonsuzluk nedir ya parayı seçip tatili yapmak varken neden tatili seçeyim aq. Bir de ofiste bunu mu tartıştınız ciddi ciddi :)
+4
Rondak
(31.07.26)
100 Milyon versinler vazgeçerim. Bazı parayla satın alamayacağım şeyler yapacağım çünkü. 1 ay boyunca her öğünümüz dünyanın dört bir yanındaki 3 Michelin yıldızlı şefler tarafından hazırlanacak. Sevdiğim müzik parçalarını sevdiğim gruplar tarafından canlı performansla dinleyeceğim ama öyle gidip bir yere dinlemek gibi değil. nerede olursak olalım, binada içerisinde, araçta, uçakta, yatta, hep bir sahne olacak ve sıradaki parçayı çalacak olan müzisyenler hazır bulunacak orada. Mesela en az bir gece? ISS'de partileyeceğiz. Olmazsa olmaz. Marijuana Çukuruna ineceğiz. Everestin tepesine çıkacağız. parayla bile kolay kolay satın alamayacağımız daha neler neler sığdırırız 1 aya. 100 milyondan az para yakmayız.

Not: tatil sonrasında normalde neye sahipsem onlara sahip olmaya devam edeceğimi varsayıyorum. halihazırda tatilden önce sahip olduğum her şeyin aynı kalıyor olması şartımdır.
0
Jazz
(31.07.26)
tatil dediğin ne kadar mükemmel olursa olsun eninde sonunda 1 ay sonra bitecek ve eski boktan hayatıma geri döneceğim. niye 1 aylık sefa için beni belki ömrümün sonuna kadar rahat ettirebilecek, kafama taktığım bütün dertlerimden kurtarabilecek bir parayı sadece bir aylık sefa için reddedeyim ki?
0
kibritsuyu
(01.08.26)
Valla hocam bu sorudaki en basit mantık hatası şu; İlk seçenek sonsuz iken ikinci seçenek sonlu ve oldukça makul.
Böyle olunca da kimse gidip de sonsuz seçenekten feragat etmez.

X miktar ya sonlu olmalı ya da ikinci seçenek 1 ay sonrası sonsuz acı gibi beklenmedik bir sonla bitmeli. Aksi durumda her zaman ilk seçenek alır.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
parayı seçerim. diğer seçenek saçma ve çocukça.
+1
abelardo
(01.08.26)
Arkadaşlar ben mi kendimi anlatamıyorum yoksa siz mi okuduğunuzu anlamıyorsunuz? Gelen cevapları görünce kendimi ifade edebilme yeteneğimden şüphe ettim gerçekten.
-4
🌸bobinhoo
(01.08.26)
@bobinhoo biz okuduğumuzu anlıyoruz da senin anlamadığın şey, önerdiğin tatilin herkesin hayalindeki şey olduğunu sanman. Bunlar ancak 20'li yaşlarının başında, kendini tanımayan, kendi isteklerinin ne olduğunun farkında olmayan ergen bir erkeğin hayalleri olabilir.

Dünyanın en pahalı şarabını içmek, eğer senin bir şarap kültürün yoksa, kişiselleşmiş bir şarap zevkin oluşmamışsa ne ifade edecek? sana bu dünyanın en pahalı şarabı diye efes güneşi verseler anlayacak mısın? Ya da mesela coldplay'i getirip sonradan görme arap şeyhleri gibi sana özel konser verdirsek kiminle hangi duyguyu paylaşmış olacaksın ki? Emrine amade model konusuna hiç girmiyorum bile. Yani köle pazarından seçilmiş eskortların ilgisi senin iştahını kabartabilir ama bana tiksinti verir mesela.

Dilan Polatgiller familyasında gördüğümüz bu şatafat ve gösteriş merakıyla benzer bir yerden besleniyor bu teklif. Peki soruyu değiştirip şöyle soralım o zaman; 1 aylık bu tatilden hayatının sonuna kadar hiç kimseye tek bir kelime bile bahsedemeyeceksin, tek bir fotoğraf, videon olmayacak, hiçkimseye şuraya buraya gitmiştim, görmüştüm minvalinde üstü kapalı dahi olsa bahsedemeyeceksin deseler acaba tatili kabul edenlerin kaçta kaçı seçimini korur?

Bir de ayda kaç para biriktirebildiğinizi, o kabul etmediğiniz meblağları biriktirebilmek için kaç sene çalışmanız gerektiğini hesaplayıverin. Böylece 1 ay boyunca birilerine efendilik taslayabilmek için başkalarına kaç sene kölelik edeceğinizi de görmüş olursunuz.
+6
thracia
(01.08.26)
Keş para valla iyi olurdu miktar önemli değil.
+2
Hallegadola
(01.08.26)
abelardo
(01.08.26)
tatil sizin hayalinizdeki tatil. emrinize amade mankenler, yapabileceklerinizin sınırı olmadığını anlatmak için belki de sonsuz parayla bile sahip olamayacağınız bir örnek.
-2
🌸bobinhoo
(01.08.26)
anladık da niçin ısrar ediyorsun. istemiyoruz kardeşim tatil falan. bize para ver. hani para nerde
+2
abelardo
(01.08.26)
abi ben iki ay maaş alamazsam 50 yaşındaki annemle beraber sokağa düşerim. mevcut durum bu. önüme dünyayı da sersen "bir aylık tatil" için paradan vazgeçebilecek durumda değilim. fantezimizde mevcut ekonomik gerçekliği hariç tutmamışsın. o yüzden sıkıcı bir cevap vereceğim. ben ayda sadece 30-40 bin lira gibi bir paraya bu tatile "hayır" derim.

bir ay dünyanın en vahşi deneyimini yaşadıktan sonra o dopamin-serotonin patlamasıyla mevcut hayata dönme gerçeğine filan hiç girmiyorum bile... millet erasmus dönüşü depresyona giriyor. ben bir ay yatlarda mankenlerle seviştikten sonra akşam tarhana çorbasına döneceğim. niye böyle bir topa gireyim?

o yüzden paranın nereden başladığı önemli. ben maalesef 30 binden başlasa bile onu seçmek zorundayım. o "havadan" gelen 30 bin lira benim için kıymetli. sen en düşük çıtayı 10k usd altı olarak koymuşsun mesela. 9999 dolar diyelim. abi bu para 500 bin türk lirası yapıyor. bu para bugün benim ailemin belki bir senesi demek.

ben en düşük baremden "parayı ver tatili boşver" demek durumundayım. en mantıklı ve geçer yol budur.

"ulan tat kaçırma şurada fantezi yapıyoruz pezevenk" dersen senin hatrın için bir sonraki aralık olan 10-20k'yı seçerim ben. ötesi olmaz. ben gariban adamım. annem var, kardeşim var. bi malım mülküm, dayanağım yok. bi ay mankenlerle sevişicem diye onları açlığa mahkum edemem.

duyuru'da gerçi herkes 190 boyunda, en az 200k maaş alıyor, sikleri 17cm filan... o agalar belki kapıyı 200k dolardan açar da benim durum belli. bizdeki fantezi bu kadar.
+2
der meister
(01.08.26)
(6)

sizce yakın gelecekte emeklilikte yeni bir yaş düzenlemesi olur mu

iwillsee
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
0
iwillsee
(31.07.26)
Seçim zamanı geldiğinde anketler kafa kafaya olursa ve muhalefet böyle bir vaadde bulunursa seçim öncesi olabilir belki, EYT'nin çıktığı gibi.

99-08 arası girişlilere kademeli emeklilik tarzı bir şey olur olacaksa da.
+2
bobinhoo
(31.07.26)
olmaz. emeklilik yasi yukari cikabilir alta inmez.

demografi izin vermez. sadece tr'de degil bircok ülkede bu sorun var. emeklilik icin devleti beklemeyecek sekilde bir plan olusturmak gerekiyor.
0
Purple life
(31.07.26)
Imkansiz...Oecd-AB-DB baski yapiyor zaten en genc emekli Tr de diye
+1
Altana
(31.07.26)
seçim için yapılacak diye söylenti çıkarılır yapılmaz.
0
duyuruuser
(31.07.26)
@purple; asagi inmez demissin de tr'de emeklilik yasi hic 45-50'nin ustune cikmadi ki. kagit ustunde 65 ama ortalik 50 yasinda emekli kayniyor.

bu zaten ab reformlari kapsaminda gelen bir prosedur degil mi. sadece kagit ustunde. realitede 65 yasinda emekli olan gormedim.
0
antikadimag
(01.08.26)
65 yaşında çalışan kadın erkeklere sorun bi, çoğu 72ye uzamasını istiyor. Çalışmak ve paranın gelmesi çok tatlı geliyor insana
-1
Hallegadola
(01.08.26)
(5)

Budapeşte’de nerede kalmalı?

ezkaza
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
Merkezi konumda, kahvaltısı iyi bir yer arıyorum. Var mıdır tavsiyeler?
0
ezkaza
(30.07.26)
Budapeşte ogretmenevi
-5
artıküyeolmakistiyorum
(30.07.26)
Budapest Marriott veya Intercontinental
0
bloodymoon
(30.07.26)
www.booking.com

Ramada by Wyndham Budapest

Burada kalmıştım ben görev icabı giderken ama kendim de gitsem burada kalırım. Temizdi, kahvaltısı da fena değildi ve o zaman gittiğimizde müdürü Türk’tü. Genelde Türkler kalıyor zaten. Şehrin merkezinde kalıyor yaya gittik her yere

Bir de büyükelçilik de buraya yönlendiriyor resmi ziyaretle gelen personeli. Organizasyon zamanında bu otel kullanıyor genelde makam dışı personel için. Yoğun bir dönemde yer bulamayabilir bulsanız da rahat edemeyebilirsiniz onu da ekliyim
+1
Hallegadola
(30.07.26)
ben bükreş diye okuyup "noooluyoz" dedim bir an.
olsun, bükreş için cevap vereceğim.
şehir büyük.
hangi sektörde ne yapacağınıza karar vermeniz lazım.
fakat sektör 1'de aurel vlaicu metro istasyonuna yürüyüş mesafesinde (strada avitiei vesaire) çok güzel airbnb'ler var.
bükreşte metroya yakın olmak büyük avantaj.
-4
rain when i die
(30.07.26)
www.marmara.hu
merkezde
0
renegade
(01.08.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(21)

eşimin telefonundaki eski kız arkadaşlarının nudeları

hakyememyemekyerim
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyo
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyorum varlığını bile unutmuşum vs dedi ona inanmadığımı söyledim siz olsanız ne yapardınız
-5
hakyememyemekyerim
(28.07.26)
Kız olsam şöyle düşünürdüm

Bu adam bu fotolarla ne yapıyor, muhtemelen masturbasyon.

Neden yapıyor
Eski manitalarının fotolarına bakıp asılmak, benimle gercek ilişkiden daha fazla keyif veriyor demek ki.

Yoksa mastorbasyon bagimlisi mı,
Öyle olsa süper modellerin fotoları ya da zevkine göre belki buruşuk ihtiyar hatunlar, fetişine göre ayak, koltuklaltı fotosu falan olmalıydı ama düpedüz eski manitalar.

Böyle sorular olurdu kafamda
+1
covered
(28.07.26)
bu fotolarin gizli klasörde saklanmasi baya red üstüne red flag. güvenim sarsilirdi.

genel olarak mutlu muyum vs onlara bakarak bir degerlendirme yapardim.
0
Purple life
(28.07.26)
Son yazışmaları ne zaman kiminle yaptığını bilmek lazım .
Görselleri silmesi çözüm değil . Buluta, görmediğiniz bir flash belleğe yükleme denen bir şey var sonuçta .

Malum günümüz insanlarının aşırı aydınlanmış kafalarında şu zihniyet hakim :
- evli olsam bile neden kendimi bir tek kimseye bağlı/mahkum edeyim ?
Film ve reklamlar ile bu gibi hususlar topluma yedirildiğini de görüyoruz .

Özel hayata ilişkin kimi yasakları kırmak birilerine eğlenceli cazip gelebiliyor.
Özel hayat kavramını eşimizden bile daha gizli hale getirmek ilerideki yaşanacak bazı krizlerin başlangıcı .
Boşanma avukatlarında kitap yazacak hatta filmi çekilecek ölçüde benzer çok hikaye olay vardır.

bir süre sonra artık deliller de sağlam ise: - ya onlar ya ben... diye karşısına çıkmak gerek.
-2
diyecevaplandı
(28.07.26)
Aldatmayan erkek yoktur aga artık şunu açık açık konuşalım. Aldatmayan erkeğim diye gezmesin.
Bu arada ne düşüneceğiz adam arşivci der geçeriz. Bayansa geçmiş olsun hayır gelmez.
-25
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatından çıkmış gitmiş kadınların fotoğraflarını saklayan biri ne eş ne baba ne herhangi bir şey olmamalı. Hatta direkt kendisi olmamalı.
+8
asue
(28.07.26)
bunu yaparken ne niyetlediği önemli. önemsiz bir oyun gibi gömüş de olabilir. yarın öbür gün lazım olur diye saklamış da olabilir ya da trophy olarak saklamıştır. geçmişi anıp bir tatmin elde ediyordur.
-2
orpheus
(29.07.26)
Burada anormal olan silmemesi mi ya?
Bir adamın sevgilisinin nude fotoğrafına sahip olması bile başlı başına anormal değil mi? Yani bu devirde nude almak göndermek talep etmek bence çok yanlış ve anormal.
+2
Cezcez
(29.07.26)
Burada garip olan çok şey var. Evli adamın telinde herhangi bir kadının normal bir fotosunun olması sorun olmalıyken, nudesi falan neden var? Nasıl bir olay lan bu.
+5
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu ergenlikte takılı kalmış nerd adam ile hayat geçmez
+2
grimavi
(29.07.26)
Böyle bir şey yakalasam ilk aklıma gelen şey bunun suç olduğu ve o kızlara yapılan saygısızlık olurdu. Sonra bu sapıkla ne yapıyorum ben derdim. Twitter’da sayısız porno var aç onu izle yani
+6
Hallegadola
(29.07.26)
Başlık kurgu.
+2
HellKeePer
(29.07.26)
"şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı"
Bu çok iğrenç, eski sevgililerinin özel fotoğraflarını saklaması zaten çok iğrenç ama hayatında arkadaş olarak tuttuğu birininkileri saklaması çok çok daha iğrenç.
Korkunç bir sapıklık ya ne diyeceğimi bilemedim.

Bunlar öyle kolay kolay yok edilecek şeyler değil ama erişebildiğiniz her yerden silindiğine emin olun, kadınlara yazık ne kadar üzücü kötü bir şey.

Bu aldatmadır ve ilişkiyi bitirmek için gayet yeterli bir sebeptir ama böyle şeyleri uzaktan söylemek kolay yaşarken zordur, oturup düşünüp bir yola varmanız gerek.
Çok geçmiş olsun.
+3
mutekebbir
(29.07.26)
ne işiniz vardı eşinizin gizli klasöründe :) deyip konuyu alevlendireyim.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
Anısı vardır deyip geçmek lazım
-2
yakalayamadığın.ışıklar
(29.07.26)
Çok kurcalıyorsunuz bazı şeyleri. Herkesin ufak tefek karanlık alanları olabilir.
Aldatmadıktan sonra çok bir sorun olmaması lazım.
Fotoğraf tutmayabilir ama p*rno izleyebilir,
Bunları yapmaz ama stalk yapabilir,
Hiç bir şey yapmaz ama dışarıda, iş yerinde rahat durmayabilir,
Tüm bunları yapmaz ama masturbasyon yaparken başkalarını düşünebilir.

Bunun bir sınırı yok her şeyi bilemezsiniz.
Ama nude tutmak hoş mu, değil tabi. Ben ayrıldıktan sonra fotoğraf / video varsa siliyordum etik açıdan doğru gelmiyordu. Ama benim bulutta da liseden beri fotoğraflarım olduğu için geçmişteki 3-5 kız arkadaşımla da fotoğraflarım duruyordu. Kasıtlı yaptığım bir şey değildi, yine de sorun olmuştu. Bazen gereksiz yoruyor kadınlar. Bir güvensizliğin varsa ayrılabilirsin mesela.

Hatta bazen -şahsi gözlemim- sorun olmasa bile çıldırıyor kadınlar ulan kesin bir şey var bu kadar düzgün adam mı olur diye didik didik arıyorlar sorun istiyorlar sanki :')
-6
ananiyimioguz
(29.07.26)
Gizli klasör değil de; “1 daha bakılmamak üzere mazide kalan fotoğraflar“ klasöründe olsaydı sıkıntı olmazdı.
0
ground
(29.07.26)
Tüm soruların kocanla ilgili ve hoşuna gitmeyen cevapları tiklemiyorsun, sen nolacak ya her erkek yapar sorun etme cevabını istiyorsun. Tencere kapaksınız ayrılma da başka kadının başı ağrımasın.
+5
ekimoloji
(29.07.26)
Varlığını bile unutmuşum olayı yalan. Sizle birlikteyken de öyle bir klasörün olduğu aklına geldi. Silmeye kıyamadı sadece, ama sizi aldatmak gibi düşünmeyin bunu. Nasıl ki futbolu bırakıp basketbola başladınız diye futbolda kazandığınız kupaları çöpe atmazsınız onun gibi :) Sileyim mi diye düşünmüştür muhtelemen ama "Amaaan noalcak canım şurada gizli klasörün içinde duruyor kime ne zararı var" demiştir.

Bu olay aldatma ile falan kesinlikle aynı kefeye koyulamaz, porno izlemenin bir tık kötüsü gibi.
-3
bobinhoo
(29.07.26)
Kocanın nicki ne abla hakyemembokyerim mi
0
kullaniciadimvar
(29.07.26)
kullaniciadimvar ahahahaha çok güldüm allah da seni güldürsün xd bence bi nick alsaydı bu uygun olurdu
0
🌸hakyememyemekyerim
(29.07.26)
neden tik koymadığını anlayamadım, yani kişinin rızası olmadan birinin çıplak fotoğraflarını saklamanın suç olmadığını mı düşünüyorsun

affedeceksen hiç sormayacaktın bu soruyu
+1
Hallegadola
(29.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(8)

dışarda yeme içmeye en son ne ödediniz?

alester
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
dışarda yeme içme sıklığınız nedir ve en son neler yiyip ne kadar ödediniz?
0
alester
(23.07.26)
İşte öğle yemeği dışında çok nadir dışarıda yediğim. O da haftada iki kere genelde. En son tavuk burger, çıtır tavuk, patates, ve kutu gazoz için 500 lira verdim.
0
inheritance
(23.07.26)
haftada 1 - 2 defa. ortalama 800-1500 arası tutuyor iki kişi kebap, çorba, pide vs. nadiren mekana göre 2000-2500 çıkabiliyor.
0
orpheus
(23.07.26)
oğlum ve 2 yeğenimle sinema öncesi fast food yedik. 1500 lira civarı bir şey ödedim.
0
co2s2
(23.07.26)
2 kişi yemek yedik 1350 TL ödedim
0
kendimefotograflarim
(23.07.26)
İzmir yakını bir tatil merkezi ilçedeki GYM salonundan günübirlik çalışma ücreti sordum. 750 tele dedi. Yeme içme değil gerçi de.
0
Mirket
(23.07.26)
Geçen cumartesi mantı yedim. Tabağı 580tl
Tabakta ıspanaklı, patatesli, kıymalı çeşitleri vardı. Ispanaklı mantıya o kadar para ödemek bana fazla geldi ama artık piyasası nedir onu dahi bilmediğim için az mı ödedim çok mu ödedim bilmiyorum.
0
umutt
(23.07.26)
1500e patlıyor ortalama
0
Hallegadola
(23.07.26)
geçen hafta esattaki yıldız aspavaya girdim. 2 kişi SSK yendi, içecekler adisyona dahildi. haricinde gelen patates, mevsim salata, kaşarlı mantar, çiğköfte, çay ve dondurmalı irmik helvası ile beraber 1800 lira hesapla kalktık.
0
kurmalifare
(24.07.26)
(4)

kpss

hknty
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı ye
kpss lisansa başvurucam da biraz uzağım aslında. gkgy dışında alan bilgisinde iibf için 3 tane oturum var. genel olarak insanlar sadece kendi alanlarına mı giriyorlar diğer oturumlara da giriyorlar mı? iktisat okuyorum. iktisat 2. oturum ama 1 ve 3. oturuma da girmemin faydası olur mu? belki bazı yerler sadece oraların puanlarını ister. genelde nasıl yapıyor insanlar? çevremde çok giren yok. uluslararası okumadım mesela ama bazı dersleri biliyorum.
0
hknty
(23.07.26)
Farklı puan türlerinin hesaplanabilmesi için hepsine girmeniz lazım
0
elorelia
(23.07.26)
dersler şu şekildeymiş. diğer oturumlardaki dersleri pek bilmiyorum. yani girsem de örneğin çeko derslerini yapamam ortak dersler dışında. haliyle düşük puan gelir. buna rağmen girmek mantıklı mı? insanlar genel olarak giriyor mu hepsine yoksa hedef puana mı giriyorlar sadece?

1. Oturum - (Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri)

2. Oturum - (Hukuk, İktisat, Maliye)

3. Oturum - (İşletme, Muhasebe, İstatistik)
-1
🌸hknty
(23.07.26)
gkgy için başvururken sınav merkezi olarak izmir için 2 bölge vardı. biri yakın biri uzak. alan bilgisinde sadece uzak olan 2. bölge çıkıyor. alan bilgisi daha mı az yerde yapılıyor yoksa bende mi bir sorun var? 2. bölge baya uzak bir yer çünkü.

2. tercih için de başka şehir mi seçmem gerekiyor? yakın şehir bile yok.
0
🌸hknty
(23.07.26)
Ben derece yaptım sınavda sana yardımcı olabilirim başka sorularında. İlk olarak hepsine girebilirsin ama temel puan p48dir. Hiç temelin yoksa dershaneye gitmeni tavsiye eserim. Girmen gerekeni oturumlar hukuk iktisat maliye muhasebe. İktisatçı olduğun için avantajlısın ama hukuk için iyi çalışma gerek. Gky de kasman gerek

Amaaa her şeyden önceee referansın var mı? Uzman yardımcılığı için en önemli şart bu maalesef
0
Hallegadola
(23.07.26)
(6)

Dilbilgisi: tadı vs tadısı

summerof69
Merhaba,"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?Teşekkürler
Merhaba,
"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?

Teşekkürler
-6
summerof69
(23.07.26)
"Kapi" sesli harfle bitiyor, baska bir sesli harf eklenecegi zaman kapi+i olmayacagi icin kapi+s+i oluyor.

"Tat" sesli harfle bitmiyor, direkt "i' eklenebiliyor araya baska harf gerektirmeden.
+1
sertac akin
(23.07.26)
tadısı demen için kelimenin kökünün tadı olması lazım. kök tat iken nasıl tadısı dicen?
+4
jelly bear
(23.07.26)
belirtili/belirtisiz isim tamlaması
0
croswell
(23.07.26)
:)

yemeğin tadı kısmında ünsüz yumuşaması var. tat - ı -> tadı oluyor, t yumuşayıp d oluyor çünkü t harfi sert ünsüz. ilkokulda öğretilen "p,ç,t,k" harfleri var ya ha onların yanına ünlü harf gelince yanındaki ünsüz yumuşuyor

arabanın kapı-s-ı 'ndaki s harfi ise kaynaştırma ünsüzüdür. "y,ş,s,n" harfleri vardı hatırlarsan. ünlüyle biten bir kelimenin yanına ünlü harfle başlayan bir ek gelince araya kaynaştırma ünsüzü girer.

ilkokul 4 konuları bunlar reyiz

ha bunlar isim tamlaması ekleri. tamlanan eki ı,i,u,ü
+2
Hallegadola
(23.07.26)
şakaysahiçkomikdeğilciddiyseçokkomik +1
+2
ground
(23.07.26)
Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz doğru bir soru aslında. belirtisiz isim tamlamaları belirtili isim tamlamaları gibi ilgi ve iyelik eklerinden değil sadece iyelik eklerinden oluşur. ilgi ekinin olmaması bu tamlama yapısını tek bir isim olarak tasavvur etmemize sebep olabilir. kelime grubu da bir süre sonra bir tamlama gibi değil bir birleşik isim gibi davranmaya başlayabilir ve buna uygun ekler alabilir.
örneğin ayakkabı kelimesi bu şekilde belirtisiz isim tamlamasıyla oluşmuş bir birleşik isimdir.
ayak kap-ı(iyelik eki) ancak zaman içerisinde bu yapı tek bir kelime gibi davranmaya başlar. tamlamanın sonundaki iyelik eki işlevini yitirir. bu yüzden yeni iyelik eki alabilir.
"onun ayakkabısı güzelmiş." dediğimizde bir belirtisiz isim tamlamasının bir birleşik isme dönüştüğünü, iyelik ekinin işlevsiz hale geldiğini ve tekrar bir iyelik eki aldığını görürüz. ama aynı yapı ile kurulmuş buzdolabı (buz dolap-ı) kelimesi de belirtisiz isim tamlamasıyken birleşik bir isme dönüşmesine rağmen sonundaki iyelik eki canlıdır. bu yüzden "onun buzdolabısı" diyemiyoruz şu an. yani bu soru dilin evrimiyle ve bazı eklerin zamanla işlevini kaybetmesi ile ilgili bir soru aslında.

arabanın kapısı örneğini açıklamışlar zaten. kapı kelimesindeki -ı sesi iyelik değil, kelime sesli harfle bittiği için araya -s yardımcı sesini almış, kapısı olmuş.
0
ziya özdevrimsel
(23.07.26)
(12)

Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?

ContextualizedChaos
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun? Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz,
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun?
Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?
Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?

Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz, sahip olmak istemezdim” tarzı gereksiz cevaplar yazmaya zahmet etmeyin. Bu soru köpek sahiplenmek isteyenlerin deneyim ve tercihlerini konuşmak içindir.
-4
ContextualizedChaos
(21.07.26)
Sosis köpek.
0
kizil karga
(21.07.26)
Bana en uygun ingiliz bulldog. Egedeyiz 45 derece, sürekli dışarı çıkıp gezmek isteyen köpek beni yorar. Ağır sakin olmalı ben zaten aceleciyim o sakin olmalı ki dengeleyelim.
+1
mikahakkinen
(21.07.26)
İzmir'de yaşıyorum. Soğuk bir yerde yaşasaydım Husky derdim. Havlamak değil ama ulumak huyları vardır. Onun için de çevreyi rahatsız etmeyecek kadar müstakil bir ev gerek.

O olmazsa Alman çoban köpeği derim. Duruşundaki asalet yeterli. Zeka sıramasında da zirveye yakın. Daha önce bilikte yaşamışlığımız var. Bir gözünün hep sende olması. Bazan söylemeden anlaması muhteşem. Her zaman ama mevsiminde özellikle çok fazla tüy dökmesi problem. Hareketliliği bazen yorsa da insan severek katlanıyor. Apartman dairesi hayvanı değil. Bahçe şart. Yaklaşık 16 sene yaşıyorlar. O süre yaşayacağımı ve zorunlu durumlarda bırakacak kişilerim olduğunu bilsem ve bahçeli müstakil bir evim olsa bir gün durmam sahiplenirim.

Hayvanları seviyorum. Geçenlerde Urla'da bir kahvaltı yerinde köpeğini çatal ile besleyen bir canlı vardı. Parklarda köpeğinin kakasını almayan canlılar da var. O canlı çeşidini sevmiyorum.
0
Mirket
(22.07.26)
büyük cinsleri seviyorum güreşebilmem lazım hayvanla :) imkan yok tabii ama olsa idi büyük cinsler, kangal birinci sırada sonrasında alman kurdu, büyük sayılmaz ama becerikli ve zekası nedeni ile border collie
0
selam
(22.07.26)
biz yıllarca kısa bacaklı köpek sevdik. sokağa terk edilmiş, kısa bacak sosis-sokak köpeği kırması bi köpeğin ilanını görünce dayanamadık sahiplendik. daha önce hiç köpeğimiz olmamıştı ama bi şekilde o bize biz ona uyum sağladık. şu an onsuz bi hayat düşünemiyorum.

müşkül durumdaki bi köpeği sahiplenip de mutsuz olmuş birisi hiç duymadım.
+1
a7x
(22.07.26)
keşke bir goldenım olsaydı hayat kalitem en az 3 kat artardı diye düşünüyorum
0
Hallegadola
(22.07.26)
öncelikle bir köpek ırkı sizin bir mağazaradan aldığınız bedeninize uyan bir kıyafet gömlek değil.

büyük veya küçük ırk köpeğin sizinle uyumlu olup olmayacağına karar verebileceğiniz tek nokta vücudunuz ve yaşınız. Yaşlı bireyler için büyük ırklar uygun değil çünkü yeri gelir bu köpeği kucağınızda taşımanız gerekir. Veya daha zayıf biri insan için de büyük ırk uygun olmayabilir, ani çekiştirmede direnç uygulamayabilir sizi sakatlayabilir. Şişman biri için küçük ırk da problem olabilir. Akrep nalan'ın köpeğini uyurken ezme efsanesi gibi.

tüm bunların dışında gönül rahatlığı ile her "ırkı" besleyebilirsiniz. Eviniz 20m2 mi? kangal besle. Çünkü kangal rizeli müteahhit değil 500m2 ev aramaz. Sadece sizi arar. Yanınızdan uzaklaşmaz. Siz 100m2 evi ne kadar kullanıyorsanız o da o kadar kullanır.

antalya'da mısın? Husky sahiplenebilirsin. Sanılanın aksine husky sıcaktan bayılmaz. Tüy yapıları nedeniyle bizden çok daha hızlı iklime uyum sağlarlar. Ör: çok sıcak diye köpeği tıraş etmek çok büyük bir yanlış. Derisinde bir problem yoksa yapılmamalı. Dilerseniz basit termometrelerle veya termal kameralarla deneyebilirsiniz.

köpekle bağınız önemli. Bir kangaldan dünyanın en sakin köpeğini de yaratırsınız, bir terrierden canavar da çıkarabilirsiniz.

Bir köpeğin zihinsel, fiziksel aktivitelerini yerine getirebilecek bir hayatın var ise hep köpek sizin için uyumlu olur. (gün içerisinde gezdirmek, koklamasına, sosyalleşmesine izin vermek)

yolunuz bir tanesiyle kesişsin en güzel, en uyumlu ırk o olur, merak etmeyin.
-6
croswell
(22.07.26)
Antalya'da değil ama İskenderun'da Husky besleyeni görmüştüm. Penguen de besleyebilirsin. Kutup olması şart değil. Ağzı dili yok. Tercih hakkı yok. Olanla ve verdiğinle yetinmek zorunda.

Hayvanat bahçesinde ya da sirkte kafese Aslan tıkan insanoğlu Apartman dairesine Kangal da tıkar yani. Sonuçta tasmayı tutan kuralı koyuyor. Düzen böyle.
0
Mirket
(22.07.26)
köpek tüy yapıları çift katmanlıdır. Üst katman ve alt katman çaprazdır. Köpeği sıcak ve soğuk iklimlere karşı korur, ılıman kalmasını sağlar.
Pengueni sıcak iklimde yaşatamazsın. Deveyi de soğuk iklimde. Buna evrim diyoruz. Milyonlarca yıllık süreç. Senin düzenin değil doğanın düzeni belirliyor. Evrim buna karşı olsaydı evet husky'i de yaşatamazdın. Ağzı dili olmasına gerek yok. Cildinde döküntülerden sık sık oluşan egzamalardan anlarsın. İklim ile ırkı bağdıştıramadığın yerde sahibinden izin iste ve köpeğin cildini kontrol et.

her şeyden öte zaten öncelik sahiplenmek olmalı. Başta da söylediğim gibi "ırk" seçme lüksünüz yok.
-4
croswell
(22.07.26)
Bu soruyu kendime sormadan direkt zor durumdaki bir köpeği sahiplenmiştim. Benim yaşam tarzıma en uyan köpek buymuş meğer. Maltese terrier kırması küçük ırk. Kendim de ufak tefek olduğum için büyük köpekleri zaptetmekte zorlanırmışım bu deneyimden sonra anladım. Irkın genel özelliği olarak değil ama benim köpeğim bireysel olarak herhangi bir sosyalleşmeden hoşlanmıyor. Bu da yaşam tarzıma uygundu. Buradan da çıkarmanız gereken asıl konu,, köpeğin ırkından öte bir karakteri olabileceği. Reaktif bir köpek bir her insan için çok zor bir şey mesela. Agresif-reaktif hangi ırk olursa olsun çok sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor.
+1
alaimisema
(23.07.26)
Saint Bernard
0
darkwizard
(02.08.26)
Cavalier King Charles Spaniel
0
melpomeneman
(23.08.26)
(16)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(6)

Airfryer yada başka pişirici alma

beyaztenlikiz
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(13.07.26)
Philips all in one cooker var bende. Tavsiye ederim.

Airfryer da var. Ninja'nın cam olanına bir bak istersen.
0
gabe h coud
(13.07.26)
Ninja cam +1
İndirimde şu an
0
mor oje
(13.07.26)
Eski airfryerım yerine ninja camlı olandan alacaktım. Bir tık pahalıya üstü airfryer altı buharlı pişirici all in one vardı yine ninja'nın, ondan aldım bir iki ay önce. Oldukça memnunum. Tek cihazla hem pilavı hem sebzeyi hem et/tavuk/balığı yapabiliyorum. Aynı anda hem eski airfryerımın hem de rice cookerımın işlevini aldı :D
0
nundu
(13.07.26)
Kumtelin elektrikli düdüklü tenceresi var, yavaş pişirici aynı zamanda. Çok memnunum ama farklı cihazlar tabi
0
kisa
(13.07.26)
bu ninja gerçekten iyi mi ninja crispi düşünüyordum ben de
0
Hallegadola
(13.07.26)
ninja cooker'ı bilmiyorum ondan iyidir/değildir bilmem ama xiaomi'den çok memnunum ve yaşadığım iki ayrı ikametimde de var bu ürün. her gün neredeyse kullanıyorum. bekar kişi ya da çift kişilik aile için uygun. daha büyük aileler için yetersiz kalıyor. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(23)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+2
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(6)

Kasım'da Kapadokya

alice in potatoland
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir d
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir diğer seçenek seyahat sigortası ile konuşarak seneye Mayıs ayına çekmek olur.
Ne dersiniz?
0
alice in potatoland
(10.07.26)
mayıs güzel kasım oralar soğuk olur.
0
dedim ben sana
(10.07.26)
Ben olsam mayısta giderdim. Doğumdan sonra ilk aylar biraz daha adaptasyonla, yeni düzene geçişle geçiyor (ilk bebekse özellikle)
Mevsimsel olarak da mayıs daha keyifli olur
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
2-3 aylık bebekle ne yeni doğum yapan anne ne de baba Kapadokya'dan bir şey anlar. Erteleyebiliyorsanız mümkün olduğunca erteleyin bence.
0
kobuzchu kiz
(11.07.26)
Ay benim 28 bitti dayanamıyorum büyük gitse de 38de gelebilir diye düşünüyorum 41i geçmen beni çok korkuttu
0
Hallegadola
(11.07.26)
kasımdan ziyade mayıs daha iyi ama bebek için değil, lojistik için. kasımda günler iyice kısalmış olacak, sürekli açık havada, manzaranın tadını çıkarmanız gereken kapadokyada saat 5 oldu mu karanlık çökecek ve hiç bir şey göremeyeceksiniz. mayıs ise tam tersi, günlerin uzadığı dönem, saat 7-8'e kadar açık havanın, gün batımının tadını çıkarabilirsiniz. mayısta gündüzleri bir tık sıcak olsa da ege-akdeniz kadar sıcak olmaz, şapka ve bol su ile idare edilir. ama geceler oldukça serin olur.
bebek de biraz ele gelmeye başlamış olur, anne de lohusalığı atlatır vs vs vs
+1
halanne
(11.07.26)
Kapadokya'dan bildiriyorum. Kasım'da gelmeyin. Burası o aylarda çok soğuk olur, yağış olur, hiçbir şey anlamazsınız. 2 aylık bebekle gezilecek yerler değil, size de eziyet olur bebeğe de. Yukarıda denildiği gibi bebek biraz kendini toparlayınca Mayıs'ta gelmeniz isabet olur. gerçi bu sene Mayıs tamamen yağmurlu geçti ama seneye nasıl olur bilmiyorum. Burada en güzel aktiviteler vadi yürüyüşleri, at turları vs. Aslında bebek 1 yaşında da olsa bebekle gezilecek yerler değil pek.
0
faberkastelli
(11.07.26)
(33)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(5)

Gratis iyi ürünler

egerbiryolcu
Kullanıp memnun kaldığınız içeriği fena olmayan hangi ürünleri tavsiye edersiniz?Kategori özellikle yüz cilt vücut saç bakımMakyaj ürünü de olabilirOje bile olabilir indirimde gerçekten ojeler bı tık normal fiyat oluyor
Kullanıp memnun kaldığınız içeriği fena olmayan hangi ürünleri tavsiye edersiniz?
Kategori özellikle yüz cilt vücut saç bakım
Makyaj ürünü de olabilir
Oje bile olabilir indirimde gerçekten ojeler bı tık normal fiyat oluyor
0
egerbiryolcu
(07.07.26)
The balm’ın lipstick tarzı rujları ve farları bayağı iyi
0
mor oje
(07.07.26)
beaulis'in 3 in 1 fondötenini aldım gerçekten çok beğendim.
mara'nın babyhair styling stick mascara diye bi ürününü aldım her gün kullanıyorum saç toplarken çok işime yarıyor.
herbal essence'in hindistan cevizli şampuanı, saç kremi ve maskesini aldım çok güzel. kuru saçlarıma iyi geldi bayağı.

içeriklerini bilmiyorum tabii ama memnun kaldıklarım bunlar.
+1
matilda
(07.07.26)
K-Beauty'den yürüyün derim. Skin1004 fena değil. Watsons olmaz mı? Orada satılan Round Lab markasının birçok ürününü severek kullanıyorum.
+1
auroraaurora
(07.07.26)
Beaulisin siyah eyelinerı. Cidden diğer kozmetik ürünlerde markalara yönelirim ama eyelinerda hiç gerek yok akmıyor da eyeliner.
0
Hallegadola
(07.07.26)
Skin1004 güneş kremi, nemlendirici
Hada Labo Tokyo yüz yıkama jeli
Physicians Formula The Healthy fondöten
0
ekimoloji
(07.07.26)
(15)

Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

renegade
sb
sb
📊 Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

Bu anket sona erdi. 72 oy kullanıldı.

0
renegade
(07.07.26)
Doğru insanla evlenirdim. Ben evlendiğimde ikimiz de çok toyduk, çocuktuk neredeyse o yüzden ona bişey diyemem.
-6
gobekliraki
(07.07.26)
bekarım.
şimdiki aklım olsa 2018'deki sevgilimle hemen evlenirdim.
0
rain when i die
(07.07.26)
34 e ,bekar.
Mümkün olsa askere gitmeden evlenirdim.bıktım arayış içinde olmaktan,saçma insanlardan.
+3
denizciman
(07.07.26)
Esimle yas, sehir is her seyden bagimsiz hemen evlenirdim.
Esimi hic tanimamis olsaydim da birini bulur yine evlenirdim.

Bence evliligi seven biriyle evli olmak cok güzel.
-4
Purple life
(07.07.26)
başka biriyle evlenirdim
0
barisa
(07.07.26)
Eşime geç rastladım. 20lerin başında birbirimizi bulup daha çok gezmek takılmak isterdim
+1
Hallegadola
(07.07.26)
Bekarım, şimdiki aklım olsa 25’te evlenirdim.
0
ezkaza
(07.07.26)
Evlilik güzel şey de toplumumuzda bu çok abartıldığı için farklı yerlere gidiyor
0
liynet62
(07.07.26)
Çok geç tanıştım. 13 senedir beraberiz. Keşke lisede tanissaydim diyorum
0
topkapiaksaray
(07.07.26)
doğru insan diye bir şey kesinlikle yok. her insan yanlış yapma ve kafayı yeme potansiyeline sahip. bugünkü aklım olsa en en en doğru kişiyle bile ilişkime devleti karıştırmazdım.
0
loch ness
(07.07.26)
Evlenmeme ve devleti karistirmama kismini uzatabildigim kadar uzatıp 35 de evlendim.
Üstelik evli olduğumuz durumda onun şirketinde faydalanabileceğimiz çok büyük bir avantaj vardı ve ben senelerce direndim. Bunun için evlenecek değilim herhalde diye.
Ne oldu yıllar boşa gitti ;)

Beraber yaşadığımız evde her şey sevgilimin uzerineydi o yurtdisindayken ben anahtarımi unutup çilingir çağırdım site güvenliği cilingiri içeri almadı. Yasal olarak kiracı o diye. 😅 O gün yaşadığım sinir harbinden sonra sokarım deyip bı adım daha yaklaştım.

Yani ülkede partnerlik de yasal olarak kabul görüp bazı seylerin önünü açsa evlenmezdik bence ama bu durum yok.

Arada keşke daha erken evlenseydim dediğim oluyor ama bu konudan konuya değişiyor bazen de iyi ya zamanında evlendik işte diyorum.

Her şeye eşit uzaklıkta yım sanırım.
0
a perfect lie
(07.07.26)
30 sonrasında evlilik kararı almak çok zor. Ama ben yine de evlenmezdim. Evliliğin her koşulda deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum ama Türkiye'de evlilik ve boşanma süreci erkek için çok zor. Beklentiler çok yüksek.

Ek olarak tanıştığım kadınların çoğu evliliği kendi ailesinden kaçmak ve eşinden maddi destek olarak alabilmek olarak görüyordu. Maddi açıdan kendine yetebilecek ve sorumluluk alabilecek bir kadınla tanışsam evlenirdim, evlenirim.
0
stefano
(07.07.26)
Evliliğimin 5. , birlikteliğimin 8. yılı. Ara ara eşime de söylerim keşke 20lerimde çıksaydı karşıma evlenirdim
0
gadlemler
(07.07.26)
her şey zamanında güzel .. 10 yıl sonra olacaklar için o günden hazırlık yapmaya gerek yok. kimi seviyo5rsanız kiminle evlenmek istiyorsanız evlenin.
0
co2s2
(08.07.26)
Evlenirdim ama ikinci bir evlilik yapmazdım sanırım.
0
kendimefotograflarim
(16.07.26)
(3)

Mevlana celaleddin rumi

baldur2
Batililarin bu mevlana hayranligi nereden geliyor? Tipik dogu kulturlerine olan ilgi meraktan mi? Spiritualistlerin isi mi? Bir de neden sadece rumi diye biliniyor? Telaffuz kolayligindan mi?
Batililarin bu mevlana hayranligi nereden geliyor? Tipik dogu kulturlerine olan ilgi meraktan mi? Spiritualistlerin isi mi? Bir de neden sadece rumi diye biliniyor? Telaffuz kolayligindan mi?
+1
baldur2
(07.07.26)
benaslindayohum
(07.07.26)
Sinirlari asan dinler üstü bir anlayis cünkü tasavvuf
-1
Purple life
(07.07.26)
New age
0
Hallegadola
(07.07.26)
(30)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+1
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(10)

Kardese verilen borc nasil istenir ?

sirius
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?Enflas
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.
2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.

Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?

Enflasyon farki ise ayri bir problem tabi.
0
sirius
(06.07.26)
kardeşimi tatile çıkacağız biraz sıkıştım plan yapamıyorum. borcunu kapatabilecek durumun var mı?
+6
kisa
(06.07.26)
sende ihtiyacın olduğunu söyle, ödemen olduğunu söyle iste. sen istemedikçe o üstüne yatacaktır.
faiz olayı tefeciliğe girer. bunu dert ediyorsan o zaman en başta altın, dolar olarak verecektin. ki bence bu bile bir nevi tefeciliktir. borç ne verdiysen o alınır.
-1
my fault
(06.07.26)
enflasyon oranı tefeciliğe girmez. bu bir faiz getirisi değildir, paranın değer kaybının korunmasıdır.
başta konuşulmadıysa kardeşten faiz alınmaz bence ancak baştan 1 ay diye konuşulup 1 yıl sonra ödüyorsa yasal enflasyon oranında artış makul kabul edilir bence ama yine de buralar bence detay. önce konuşup borcu iste.
0
kisa
(06.07.26)
tatile çıkıcam param yok borcunu öde.
-1
jamswety
(06.07.26)
2 senenin farkı evet var ama karşınızdaki kişi ne olursa olsun kardeşinizdir.
ilk entry'ye +1 veriyorum. bir sebep ile hatırlatılabilir. söylemediğiniz durumda olur olmadık zamanlarda aklınıza gelecek ve rahatsız olacaksınız.

kardeşinizle konuşabilmeniz gerekiyor.
unutmuş olabilir, ödediğini bile düşünüyor olabilir.
+1
eurhka
(06.07.26)
Borcunu iste. Zaten hakkın .
Üstüne özür dilemesi de lazım.
İnsanımız borç alma ile harçlık alma konusunu karıştırıyor.
Ben olabildiğince paranın azına
çoğuna bakmadan pekte "utanmadan" hatırlatıyorum. Borç alanın kasten bilerek unutmaya meyilli olduğu , başka yerden para beklediği , kaçtık mı ? demeye hazır olduğu bir zamandayız .

En son bir yerde otururken yanımda pekte samimi olmadığım biri bana da ısmarlayıp çay söyledi .
Yaşı benden biraz büyük ama düşünce hususunda anladım ki kıt. Parasını ödemeden de gitti.
Ben ayıp olmasın diyerek işyerine çayların parasını ödedim .
O kişiye yeri geldiğinde, ısmarlayan kişinin hesabı ödemesi gerektiğini hatırlatacağım.
Böyle beleşçi beyinlerin hayta dair ince hususları ölmeden önce öğrenmesi lazım.

Kısacası senin 80bin TL hayli hayli utanmadan geri istenecek bir para . Taksit vs. falan da kabul etme durumu zorla . Malum 2 yıl geçmiş aradan.
0
diyecevaplandı
(06.07.26)
Kardeş diyorsun, borç harç olmaz benim nezdimde.
-8
gobekliraki
(06.07.26)
birisi tatile çıkıp borcunu ödemezse gerçekten aşırı rahatsız edici.

birisi borç istiyor diyebilirsiniz.

yatırım yapacağım diyebilirsiniz.

2 sene önce borç olarak mı aldı, belki de yardım olarak düşünüyordur?

2 sene önceki 80 bin bugün sadece enflasyon yürütülse 130 bin yapar.

altın alsaydınız 250 bin yapar.

ne diyeyim geçmiş olsun.
+1
gurur
(06.07.26)
Anne baba kardeşe borç olmayacağı için benim nezdimde onlar da benden büyük para istemezler. Beş on bin lazım olursa atarım geri de istemem ama burada meblağ fazla.

Arkadaşlar da demişler tatile gideceğim param yok de bu kadar
0
Hallegadola
(07.07.26)
"tadilat için benden borç alıyorsun, sonra gidip yurtdışında tatil planı yapıyorsun"

bunun ayıbı olmaz. dan diye söyleyin.
0
co2s2
(08.07.26)
(13)

cocugunun fotograflarini sosyal medyada acik olarak paylasmak

birkibirkibirkibirkiuc
merhabalar,su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs. hatta yan bilgi olarak söyle bir se
merhabalar,

su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs.

hatta yan bilgi olarak söyle bir sey vereyim. gecenlerde bana o gün bulundugu yerde cekildigi fotograflari begenmedigini ve bana özel attigi bir selfie'yi instagram'da paylasip paylasamayacagini sordu. ben bazi seylerin aramizda özel kalmasini tercih edecegimi, ama gercekten "paylasmasi gerekiyorsa" paylasabilecegini söyledim ve paylasti. garipsedigim bir durumdu.

acikcasi genel olarak acik bir profile sahip olmanin, orada bu tarz selfie'ler paylasmanin biraz ilgi budalaligi oldugunu düsünsem de, en bastan beri böyle bir hesabi oldugu icin bu konuda fikir belirtme hakkimin olmadigini düsünüyorum. benim kendi hesabim kapali ve sadece tanidiklarimin görebilecegi sekilde paylasim yapiyorum.

her neyse, gecen günkü bir konusmada ileride cocugu(muz) olursa onun videolarini ve fotograflarini acik hesapta paylasacagini bunun normal bir sey oldugunu söyledi. ben de siddetli bir sekilde buna karsi oldugumu, cocuguma ait icerigin herkesin önüne atilmasindan rahatsizlik duyacagimi söyledim. kendisi hakkinda ne isterse paylasabilecegini, ama cocuk üzerinden prim yapmasinin bana ters oldugunu dile getirdim. "anlasamadigimiz bir konu" diye bitirdik konusmayi. muhtemelen "ben böyle bir sey olursa her türlü ikna ederim nasilsa" deyip uzatmadi konuyu.

bu konu hakkinda ne düsünüyorsunuz?
+1
birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
grimavi
(03.07.26)
Tartisacak konu mu kalmadi?
Sizin cocugunuz bile yok. Tamamen hayal ürünü bir seyden bahsediyorsunuz.

Beni ikna edecegini düsündü falan demen? Aman siz cocuk falan yapmayin
-7
Purple life
(03.07.26)
@grimavi: cok güzel bir icerik, cuk oturmus. cok tesekkürler.

@Purple life: sizin aksinize bu konulari konusma ve tartismanin diger tarafin hayata karsi nasil baktigiyla ilgili güzel ipuclari verdigi kanaatindeyim. belki de bircok ailedeki sorunun kaynagi sizin gibi bu hassas konulara "kervan yolda düzülür" seklindeki yaklasanlardir, ne dersiniz?
+9
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
Doğmamış çocuğa don biçmişsiniz ancak sizin de dediğiniz gibi ilgi budalası biri. Böyle biriyle tek derdiniz çocuk fotoğrafı paylaşması mı olur? Belli bir yaştaki insanların sosyal medyada beğeni kovalaması gülünç geliyor.
+2
ekimoloji
(03.07.26)
5k takipçi ve açık profil. iş baştan ofsayt zaten. böyle bir insanla evlilik hatta çocuk planı yapmak çılgınlık.
-5
televole0
(03.07.26)
kesinlikle baştan konuşmanın gerekli olduğu konular, zaten evlilikleri cehenneme çeviren şey biraz bu "kervan yolda düzülür" mantığı. ilişkinin başında duyulan heyecan bazı şeyleri göz ardı etmemize sebep olabiliyor, "yaa hallederiz", "yaa önemli değil", "bunun için ilişki mi bitirilir" gibi şeyler söylüyoruz ama sular durulunca bunlar gerçekten sorun haline geliyor. ve o heyecan geçmiş olsa da ya da aşk bitmiş olsa da bu kez ilişkiye verilmiş olan emek devreye giriyor, bitirmek giderek daha da zorlaşıyor (bkz. rusbult'ın yatırım modeli)
+5
mezzosprite
(03.07.26)
hocam hayata bakış açılarınız farklı. sakın evlenmek gibi bir hata yapmayın. karşınızdaki ya çok ciddi düşünmüyor, ya da sizin dediğiniz gibi nasıl olsa ikna ederim kafasında. siz bu şekilde açık paylaşım sevmeyen bir insansanız, ilişkiniz ciddileştiğinde karşı tarafın şahsi hesabı bile sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. bu yüzden de "geleceği olmayan ilişki" gözüyle bakıp, gelecek için endişe etmeden bugün mutlu olmaya çalışın.
+3
shadowfollower
(03.07.26)
Çocuk olursa ayrılması daha zor olur. Dünya görüşünün uymadığı biriyle evlenip çocuk yapmak evliliği ızdıraba çevirir.
+4
mikahakkinen
(03.07.26)
eğer bu paylaşımlardan iyi bir gelir elde edip bu yine çocuk için kullanılacaksa ben okeyim, ama sırf beğeni toplamak için yapılacaksa koşarak kaçarım.
iyi gelirden kastım gerçekten iyi bi gelir.
-8
duyuruuser
(03.07.26)
Her türlü ikna eder de. Siz de haklı öfkenizle hayata devam edersiniz gibi geldi bana
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.26)
Çocuğunun yüzünü apaçık gösteren profilleri asla anlamıyorum bu çocuklar büyüyünce neler yaşıyor bu düpedüz istismardır

Gizli hesabımdan bile yüzünü gösterecek şekilde paylaşmayı düşünmüyorum şu an
0
Hallegadola
(03.07.26)
boyle birkac okul arkadasim var, alayi problemli tiplerdi o yuzden sosyal medyadaki halleri sasirtmiyor.

bence ciddi red flag, buz daginin gorunen kismi.
+1
cooperr
(04.07.26)
Profilim kapalı, çocuğumu paylaşıyorum. Açık profilden paylaşılmasını anormal bulmuyorum. Ama sürekli çocuk üzerinden paylaşım yapılmasını garip buluyorum. Yani nasıl anlatsam… kadın kendi hayatını paylaşıyordur çocuk da bunun bir parçası olduğu için paylaşımlarda yer alıyordur. Bu tamam. Ama profilin sadece çocuğa yönelik olması saçma geliyor. Aklıma Fatih selimmmm diye carlayan youtuber geldi evlerden ırak. Yemeğe gidiyor çocuğu çekiyor, tatile gidiyor çocuğu çekiyor, yetmiyor sürekli konuşuyor vs yani eşime bu kadınla evli olduğunu düşünsene demiştim hatta bir keresinde. Çünkü sürekli çocuğu videoya çekip kendisi aralıksız konuşuyor. Korkunç bir durum yani.

Ama sonuç olarak herkesin sınırları farklı. Bana normal gelen size anormal gelmiş. E aynı noktaya değilseniz ileride de sorun yaşarsınız.

Çocuk konusu harici de sosyal medya ile aşırı haşır neşir olan biriyle birlikte olmak istemezdim sanırım. Sonuçta sizi de paylaşmak isteyecek bence bir noktada.
-2
elorelia
(06.07.26)
(8)

duyurunun calisan anneleri

Purple life
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?
aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
-1
Purple life
(02.07.26)
anne değilim, babayım ama eşimin düşüncesini belirtebilirim. Öncelikle bu tamamen imkanlarla ilgili bir durum.

eşim hem ücretli, hem ücretsiz tüm izinlerini kullandı. Ardından da bir süre kısmi çalışma şeklinde başladı. (bunun saatlerini vs. iş veren, İK ile görüşüyorsun)
Artık maddiyat bel bükmeye başlayınca da tam zamana geçti.

Dediğim gibi her şey imkanlarla ilgili. İmkan olsa tabii ki hiç çalışmak istemez 2-3 yaşına kadar çocuğu kendi büyütmek isterdi.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
4 ay ücretli 6 ay ücretsiz tüm izinlerimi kullandım. O günler geri gelmiyor mecburiyet yoksa izinlerin son damlasına kadar kullanılmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(02.07.26)
benim arkadaşım da cilekli pasta gibi yaptı. imkan olduğu kadar dinlenilmesi faydalı olur bence. tabii çalışılan şirketin anlayışı da bu kararı etkiler.
0
art cat chocolate
(02.07.26)
Anne değilim babayım. Eşim memur yasal hakkı olan 2 senelik ücretsiz izni kullandı. Daha olsa daha da kullanırdı, rapor alıp süreyi uzatanlar oldu ancak devleti kandırmak bize yakışmaz dedi çocuk 2.5 yaşındayken işe başladı. Eşimin düşüncesi şuydu, eğer doğurduysam bana ihtiyacı olduğu süreçte yanında olmak isterimdi. Memuriyete zor girdiği içinde dönmesi gerektiği süreçte görevine döndü.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
5.5 aylıkken işe başladım. En fazla bir ay daha uzatabilirdim ama uzatmadım. İlk günler bi zor oldu ama sonra alıştım. Evde kafayı yemek üzereydim. İşe başlayınca yeniden nefes almaya başladım. Ücretsiz izin gibi imkanım yoktu ama olsa da kullanmazdım. Ama benim şöyle bir imkanım vardı. Eşimin ailesi bakacaktı. Ev iş arası mesafe de çok yok yakındı. Nispeten de işten erken çıkıyordum. Doğal olarak hiç aklımda kalmadı, çok rahat bi geçiş süreci oldu.
-1
elorelia
(03.07.26)
2 yaşında başladım, ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandım ben de ama yarım çalışmayı kullanmadım çünkü zaten saatlerim esnek ve genelde evden çalıştım döndüğüm sene. ben daha erken başlamak isterdim aslında bu esneklikten dolayı ama babasının yanında kalabilmemiz için kullandım izinleri (farklı şehirlerde yaşıyoruz)
0
mezzosprite
(03.07.26)
16 hafta ücretli izinden sonra başladım. Çok iyi gelmişti bana. Ama ben evden çalışıyordum ve çocuk 9-10 aylık olana kadar yani yürüyene kadar ben zaten aynı oda içinde bir yandan oyuncak oynatıp bir yandan kod yazarak çalışıyordum. Ev işlerini de bakıcı yapıyordu.
1 yaş sonrası haftada 2 gün ofise gitmeye başladım o da iyi geldi. Başlarda üzüldüm filan ama alıştık.

Evden çalışma imkanım olmasa ara verirdim.
-1
yenibirgüzelnick
(03.07.26)
Yasal hak 22 haftadan sonra işe başlayacağım şu an hamileyim. Evdeyken orman cadısına dönüşmem muhtemel. Benim dışarıya çıkıp işime dönüp süslenip güzel güzel giyinip insan içine çıkmam gerek yoksa delilirim
0
Hallegadola
(03.07.26)
(11)

30 yasinda olup kendini bulamamak

Purple life
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bil
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.

garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bile müdürün sunu yap denmesinden hoslanmiyor. budistlerin uyku saati bile is taniminin icinde...

yani söyledigi sözler yaptigi isler bana göre uyusmuyor. sürekli yeni seyler mutfak malzemeleri alip farkli yemekler yapiyor. sacma sapan posterlere para harciyor ama disarida kahve icmenin bile gereksiz oldugunu düsünüyor.

2-3 tane terapistten terapi aliyor. ona göre hicbiri onu anlamiyormus...


arkadasim neden böyle sizce? cocuklugunda ya da gencliginde nasil yetismis insanlar böyle olur?
yani yukarida yazdiklarimi tekrar okudum ve ben 15 yasindayken bile bu kadar sacmalamiyorum. istedikleri ve yaptigi seyler asiri ergence geliyor.
-3
Purple life
(26.06.26)
Kendisi dert etmiyorsa ve ortada ciddi bir sorun yoksa problem değil. Onun dünyası da öyle işte.
+8
tadartatmaztadantatar
(26.06.26)
30'dan önce kendini bulan mı var ğlkede ve bu eğitim sisteminde :)
0
gadlemler
(26.06.26)
post sahibine alenen bir şey yazmak isterdim ama zihinsel becerilerinin aksi yönde aktığını düşünüyorum.

arkadaşınızın zihinsel aktivitesi sizden çok daha fazla görünüyor, sizi arkadaş edinmiş olması bile ilginç. muhtemelen kendisi bir polymath adayı. adhd olma ihtimali de oldukça yüksek. bir şeyleri kavramaya başladığı zaman sıkılıyor ve yeni deneyimler elde etmek istiyor.

bunun çözümü sizi ilgilendirmiyor olsa da, bana kalırsa en çok ihtiyaç duyduğu şey sınırsız zamana sahip olmak veya gerçekten yapmaktan keyif alacağı, sonsuz öğrenme gerektiren bir iş yapmak ama bunu mecburiyetler nedeniyle yapmamak. sınırsız zamana sahip olmanın anlamı şu: kendini gerçekleştirmek için çalışmak zorunda olmamak. çok büyük rakamlardan bahsetmiyoruz, sadece ekonomik baskı altında hissetmemek.
+3
birdirbir
(26.06.26)
"sürü"nün yaptığı şeyleri birebir tekrarlamayan, orijinal bir kişilik olduğu için arkadaşınızı tebrik ederim. İnsanların kimseye zarar vermeden, hayatlarını kendi istedikleri gibi yaşamaları, sorun olarak algılanmamalı.
+6
mikro patlama
(26.06.26)
@bir beni neyin ilgilendirdigine sen mi karar veriyorsun :)

Ben bir insanin gelisiminde ne gibi faktörler buna yol acar diye düsünüyorum.
Arkadasim mesela en ufak kardes ve torun. Böyle bir sey insanlari daha simarik yapabilir mesela? Ya Üstün zekali olmak? Ya da ya da…

Bunu dedikodu yapmak olarak algilamak ya da sahici bir merak diye düsünmek seninle alakali.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
ben arkadaşı tebrik ettim. gereksiz para harcamıyorsa ve kendini harap etmiyorsa sorun yok bence. otoriteye itaat etmeyen köle ruhlu olmayan özgür bir ruh ne güzel.
0
Hallegadola
(26.06.26)
@halle, Arkadasim bana göre gereksiz ve sacma seylere para harciyor. Iyi kazanmasina ragmen de her ay sonunda sifiri görmeyi basariyor :)
Herkes övgüyle bahsetmis ama antidepresan aldigi halde sürekli negatif konusan ve şikayet eden biri.

Chatgpt nin fikri cocuklugunda cok elestiri ve yüksek beklentiyle yetistirilmis olmasi olabilir diyor. Bu benim arkadasima cok uyuyor.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
Anime/manga vs takılıyor mu bu arkadaş acaba? Birine benzettim de sanki
0
denizciman
(26.06.26)
her seyi denemeye zorlanan, her tecrubeyi edinmesi gerektigini dusunen, her seye expose oldugu icin ne istedigini tam olarak bilmeyen gunumuz insan modeli. it is what it is. sorun yok. bircok insan boyle.
0
baldur2
(26.06.26)
Terapisti bilmem de ben bu durum için dikkat dağınıklığı ile ilgili ciddi dozda ilaç başladım. Hepsi uçtu gitti. Yapıştırıyorum valla.

Sorunum dikkatimi çekecek başka şeyler çıktıkça, elimin altındakini bırakmakmış. Dolayısıyla rastgele savruldum. Dikkat dağılmayınca her şey bir çizgide ilerliyor.
0
xephyr
(26.06.26)
Arkadaşın hiç dayak yememiş, o yüzden böyle. şöyle güzel bi küteleseniz, 1-2 hafta pipetle beslense aradığını ruhani arınmayı bulur. japonya'ya gitmesine de gerek kalmaz. Ayrıca Japonya'ya turistik olarak gidip budist tapınaklarında en fazla sil süpür yapabilir ki o durumda dahi kabul edilmesi zor. Üstelik çok iyi japonca bilmek gündelik disiplin, yerel cemaatlerden referans vs. lazım.

Öyle selamınaleyki diyerek giremez. Din görevlisi vs. olmas zatenı imkansız. Kaldı ki oradaki budizmin de Tibet budizmi ile alakası yok. Japonlarda şintoizm ile karışık, dinden çok kültüre dönüşmüş, içinde animizm barındıran karma bir din algısı var. İmkanı varken sufizme yönelsin. Orada da kafasında kurduğu türden bir ezoterizm var. Gerçi benim önerim yine budaklı meşe odunu. Pekmezi akıp ağzına tadı gelmeden anlamaz bazı şeyleri.
+1
shinigami ryuk
(09.07.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(11)

Japon ve Güney Kore kızları neden bu kadar çok güzel oluyor

genki
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
-7
genki
(22.06.26)
Asyalı çekik gözlü kadınlar oldum olası çirkin gelir bana.
Dışa kapalı, farklı etnik unsurlarla birleşip çoğalmamış bir ırk teknik olarak güzel olamaz zaten.
-3
yurtsuz john
(22.06.26)
estetik sandığınızdan daha yaygın, aslında yapay güzellikleri var. herhangi bir türk kadınında gördüğünüz estetik müdahale onlar için çok basit kalıyor, çocuklara doğum günü hediyesi olarak estetik ameliyat hediye ediliyor, güzellik takıntıları var ve onların estetik algılarına uygun değilseniz zorbalanıyorsunuz ( bu dediklerim kore için geçerli) sizin aksinize o kadar da güzel olduklarını düşünmüyorum. latinler, kafkas ve orta doğulu kadınlar bence daha güzel.
+4
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
@yurtsuz john +1
0
mikahakkinen
(22.06.26)
@kestane gürgen palamut +1

estetiksiz asyalı kızları görmemişsin bence. o güzel dediğin liseli kızlar da estetikli.
0
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iş sebebiyle bir kaç ay kadar seul ve tokyo'da bulundum. nasıl ki bizde güzel ya da estetikle güzelleşmiş insanlar medyada yer alıyor; orada da öyle. sokaktaki insanların çoğunluğu güzel diye bişey yok bana kalırsa.
konu kişisel bakımsa, söz gelimi kore, gerek kozmetik ürünler, gerekse işlemler bakımından aşmış bir ülke; bunu tartışmaya bile değmez. bunun sebebi de, görünüme olan takıntıları işte. mesela sizde bu imajın oluşması, tam da bu çabanın sonucu.

bana kalırsa en önemli unsur, çoğunun -başta giyim olmak üzere- görünümüne çok dikkat etmesi. sokakta herkes güzel olmasa da, çoğu insan çok prezentabl diyebilirim. bizde müze personeli ziyaretçilerle aynı tuvaleti kullanır; adamların soyunma-duş mahalleri; ortak lavabolarında her türlü kişisel hijyen ürünü, saç şekillendirme aleti vs var. genetik olarak ter de kokmuyorlar. bu insanlar bakımlı olması da ne olsun..
+3
lil siztah
(22.06.26)
japonya'da uc ay kaldim. boyle bir sey olmadigini soyleyebilirim. teni beyaz yapmak icin igneler bile var. bu da aslinda beyazin guzel oldugu dusuncesine dayanan irkci bir durum. kore'de estetigin cok yaygin oldugunu bilmeyen yok zaten. tuysuz olmak ise tamamen evrimsel, genetik bir durum. bu butun asyalilar icin gecerli. mesela orta asya turkleri de tuysuzdur. tuysuz, kilsiz olmanin daha iyi oldugu dusuncesi de kulturel, irkci bir dusunce aslinda. siyah ten ve tuy belirli cografyalarda belirli cevresel nedenlerle var. bunlar iyi veya kotu degil.
+4
Sour
(22.06.26)
Pedo eğilimin mi var?
-7
kullaniciadimvar
(22.06.26)
Tüysüz konusuna hiç katılmıyorum.
+1
Cezcez
(22.06.26)
Doğal güzellikten ziyade bakımla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum, örneğin hindistan'da da erkeklerin saçları hep gür ve simsiyah mesela, bunu araştırdığımda hindistan'da saça çok önem verildiğini ve bu nedenle de özellikle erkeklerin saçlarını bir çok bitkisel yağ ve benzeri doğal besleyicilerle bakımını yaptıklarını öğrenmiştim, aynı şekilde kore'de de bakım hayatın bir rutini haline gelmiş olabilir.

Bu arada konuyla pek alakalı mı bilmem ama, genetik bir rahatsızlık nedeniyle korelilerin asla ter kokmadıkları yönünde bir bilgiye ulaşmıştım, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem.
0
solo
(22.06.26)
-Genel olarak minyonlar. Kisa boy ve zayiflik genc gösterir.

-Beyaz ten cok önemli oldugu icin günesten kaciyorlar. Günes yaslandirir.
Ama d vit eksikliginden yaslaninca cok erken cöküyorlar ve daha da hizli bir sekilde kücülüyorlar.

- beslenmleri cok saglikli. En azindan Vietnam icin konusabilirim. Hamburgerci bile yok ülkede. Hep taze yesillik yiyorlar. Processed ürün az. Yeme kültürlerinin parcasi degil. Ekmek mutfaklarina cok sonradan girmis ve bana kalirsa yerlesmemis de.

- asyalilar kilsiz. Genetik yani yapicak bir sey yok. Erkeklerin de sakali falan cok auz cikiyor. Cok güzel bence de. saclari ince telli ve gür. Hos.
-3
Purple life
(22.06.26)
tüysüz mü? emin misin? aşağılar yağmur ormanı.
+2
Hallegadola
(22.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
1. Neden insanlar size gel otur desin? Boşsa oturursunuz, neden davetiye bekliyorsunuz?

2. Yandaki banka oturmanız pasif agresif bir davranış, eşiniz kızmakta haklı.

3. Neden hapse girdiğinizi bilmiyoruz. Belki de o nedenden ötürü eşiniz gerçekten bir kopuş yaşamıştır.

4. Eşinizin çocuğu hırpalaması çok yanlış. Öfke kontrolü için tedavi görmeli.

5. 5 senede bu noktaya gelmeniz normal değil. İlişki terapisi almalısınız.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-4
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+7
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(14)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
anneyle evlat arasına giren yılandır. diyeceklerim bu kadar. şimdi konuşan yeni yetme kadınları anne olunca görürüm, tabi babaları belli olursa.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(5)

Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini önceden almalı mıyız

Şişman Ronaldo
Arkadaşlar merhabaHanımla beraber önümüzdeki hafta İtalya’ya gideceğiz Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini getyourguide üzerinden mi alalım.Sanırım oraya gidip girmek isteyince baya bir sıra oluyormuşBir de gitmeden evvel şehirler arası tren bileti de alınmalı mı? Oraya gidince bi
Arkadaşlar merhaba
Hanımla beraber önümüzdeki hafta İtalya’ya gideceğiz

Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini getyourguide üzerinden mi alalım.

Sanırım oraya gidip girmek isteyince baya bir sıra oluyormuş

Bir de gitmeden evvel şehirler arası tren bileti de alınmalı mı? Oraya gidince bilet bulamama ihtimali var mı

Ek olarak öneri ve uyarısı olan arkadaşların da yorumlarını beklerim. Çok teşekkürler
0
Şişman Ronaldo
(11.06.26)
Pantheon'da çok sıra olmuyor gerek yok bence. Vatikan için biletiniz de olsa sırada bekliyorsunuz çok daha az tabi ama yine yarım saat beklemeyi gözden çıkarın. Önden alın bence.
0
Mcfly
(11.06.26)
Vatikan için önden alın bence. +1
+1
put it in your appropriate place
(11.06.26)
vatikan muzeleri ve sistine chapel'i icin baya bir onden almak sart. biz bir hafta onceden filan bulamamistik bilet.

getyourguide uzerinden almaya gerek yok, resmi sitesinden alsaniz yeter.
+2
king lizard
(11.06.26)
vatikan, panteon, kolezyum, forumu önden aldık. iyiki öyle yapmışız

zaten hiçbiri saatinden önce almıyor.

resmi sitelerinden alın hepsini.

vatikanda da kolezyum-forumda da zaten biletli de olsanız sıraya giriyorsunuz. bilet saatinize göre sıralanıyorsunuz. pasaport ve bilet kontrolü yapıyorlar.

capitol müzesi, caracalla hamamı, diocatian hamamı ve diğer müzeler için müze girişinde aldık onlarda çok sıra olmuyor.

melekler şatosunda da çok sıra olmuyor. bence gitmişken melekler şatosuna da gidin en üst terasında aperol için yer bulursanız.
0
Hallegadola
(12.06.26)
Geçtiğimiz şubatta Pantheon için bilet almamıştık, bayağı beklememiz gerekti. Alabildiğiniz bütün biletleri önceden alın. Ek olarak, Kolezyum'u rehberli gezmenizi taviye ederim, çok güzeldi.
0
matlii
(13.06.26)
(21)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(6)

5 yaş üzeri çocuğa online veya offline oyun önerisi?

mikahakkinen
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)roblox, minecraft ..vb.
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)
roblox, minecraft ..vb.
0
mikahakkinen
(11.06.26)
linc is coming ama 5 yasindaki cocuk bilgisayar oyunu oynamamali bence
+8
pasaklıpepee
(11.06.26)
şekilli sudoku, puzzle, lego önerebilirim.
yükselen zeka setleri var.
onun dışında yazdıklarınız bilgisayar oyunları olmaz bence kesinlikle. bağımlısı oluyolar zaten sonra. ha zeka geliştirici başka bir bilgisayar oyunu vardır bilemem onu.
ekran karşıtı değilim bu arada.
+1
elorelia
(11.06.26)
"lego city undercover" lego'nun çokça esprili açık dünya oyunu. tek ekran çift kontrol şeklinde birlikte oynanabiliyor.
0
engelbert humperdinck
(11.06.26)
Çocuğa 3 yaşına kadar ekran vermedim. Arada ben bir bakıcam diyor. Açtığım çizgi filmi bile yarım saate sıkılıp kapatıyor. Ben de ekrana karşıyım ama teknoloji çağına doğan çocuklar. Beni linçleyecek adam 1 dk bile ekran göstermemeli ki gelip bana laf etmeli. Ebeveyn olupta beni anlamayacak insanda bu platformda yoktur. Ayrıca ben psikoloğum, ama mükemmel bir ebeveyn değilim. Burda bu konuda beni linçleyecek adam varsa alnını karışlarım.
0
🌸mikahakkinen
(11.06.26)
Mentalup
+1
kullanicadi
(11.06.26)
kardeşim 4 yaşındayken klavyeye bakmadan pes 4 oynuyordu. bence abartıyoruz bazı şeyleri. zekasından da bir şey kaybetmedi ilkokula başlamadan okumayı sökmüştü.

kendisini yormayacak güzel macera ya da fc vs oynayabilirsiniz birlikte bence
0
Hallegadola
(12.06.26)
(7)

Evi sahibinden mi satmak yoksa emlakçıyla mı?

dizicolleague
Evimi sahibinden sitesine koydum fakat 15 gündür emlakçıdan başka soran yok. Evi emlakçıya vermek mantıklı mı?
Evimi sahibinden sitesine koydum fakat 15 gündür emlakçıdan başka soran yok. Evi emlakçıya vermek mantıklı mı?
0
dizicolleague
(08.06.26)
Sen tabii ki.
0
duster
(08.06.26)
hiç uğraşma ver emlakçıya gitsin. adayları sen tartacaksın sonuçta.
-4
gobekliraki
(08.06.26)
işini iyi yapan, düzgün ve karakterli, yurtiçi ve yurtdışı kanalları da olan, kurumsal çalışan bir emlakçıyla çalışmanızı tavsiye ederim.
tek yetkili emlakçı olarak vereceğiniz yetki ile güven sağlarsınız. yani lütfen 5-10 tane emlakçıya dairenizi satış için vermeyin. sizin için zaman ve huzur kaybı olur, değmez.
doğru fiyatlandırma ve süreç hakkında birlikte hareket ederek güzel sonuçlar alabilirsiniz.

bir emlakçı olarak yazıyorum, umarım faydası olur.
0
MtKrt
(08.06.26)
Ne olursa olsun evler bu ara satılmıyor. İyi ev ucuz fiyat güzel mahalle... yine satılmıyor. Piyasa bitik.
0
halk
(08.06.26)
bu ara ev fiyatları durağan satılmıyor. seçim öncesini bekle
0
Hallegadola
(08.06.26)
kiraya vermiyorsunuz ki adaylari tartmaniz gereksin. yani parayi veren evi alir. eger zaman ayirabilecekseniz siz satin, sahibinden ve emlakci masrafi yok diye de ekleyin.
+1
Sour
(08.06.26)
uğraşmamak için emlakçıya verdim. 2 ayda satamadığım evi 1 haftada sattı.
0
summerjam0306
(08.06.26)
(12)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(9)

Düğün için hangi bilezik?

CemMetin
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
0
CemMetin
(07.06.26)
Ajda güzel olur.
-2
Purple life
(07.06.26)
Bütçenize göre işçiliksiz, satarken değer kaybetmeyecek düz bileziklerden alın. Hatıra kalsın isterseniz yanına ince bir bileklik ya da kolye de ekleyebilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(07.06.26)
işçiliği az bilezik alın +1
ancak düğünde takarken gösterişli olması açısından, presleyerek en kazandırıp, üzerine basit modeller yaptıkları, fakat yine de satarken değerini koruyan modeller var. onları tercih edebilirsiniz.
0
lil siztah
(07.06.26)
Tam altın yetmez mi, konu dışı oluyor biraz ama.altın altındır neticede.illa "takı" şeklinde olacaksa anne babanın takması daha iyi sanki,hatta mümkünse takacak kişiye seçtirip.
0
denizciman
(08.06.26)
tam altın olmaz kardeşe, bilezik alman gerek. işçiliği en az olan 22 ayar bilezik alacaksın.

ajda olabilir ama ince oluyor sen kuyumcuya git bilezik alcam düğün için de gösterirler
0
Hallegadola
(08.06.26)
Kardeşe düğünde bilezik alacak olmak gizli saklı bir şey değil. O yüzden ben olsam sorardım. Eğer senden gelecek takıyı satmak yerine hediye gibi düşünüp takacaksa da bilezik ederinde bir altın bileklik de isteyebilir mesela.
0
himmet dayi
(08.06.26)
sade birşey olsun istiyorsan, 22 ayar adana burması, başak veya oluklu model ajda olur, ajda bizelikler de 10 gr altı çok kolay bükülüyor, 15gr üzeri iyi genel olarak.
0
sealth
(08.06.26)
Aileniz de bilezik takacaktır, aynısından alabilirsiniz. Bütçe müsaitse 15-20 gr bilezik uygun olur kardeşe
0
dfn4
(08.06.26)
ajda çok moda şu sıra.

10 gr civarı 22 ayar ajda.

durumunuz iyiyse zorlamayacaksa 20 gr ajda.
0
gurur
(08.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(28)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
0
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(3)

hpv asisi ve hepatit b asisi

baldur2
bunlari nasil nereden olabilirim? surec nasil isliyor?
bunlari nasil nereden olabilirim? surec nasil isliyor?
0
baldur2
(04.06.26)
hpvyi eczaneden alıp sağlık ocağında vs olabilirsin. hepatit b için de yine sağlık ocağına başvur. o ücretsiz olur muhtemelen. ama hepatit b küçükken olmuş olman lazım ömürlük bi aşı.
0
jelly bear
(04.06.26)
hepatit aşısı için önce antikor testi yaparlar
0
Hallegadola
(05.06.26)
Bağlı oldığunuz sağlık ocağında yaptırabilirsini
0
gadlemler
(05.06.26)
(10)

Antalya belek bölgesi için otel önerisi.

drako
Bu bölgede gidip de memnun kaldığınız oteller nedir? Bütçem 90-100k arası. Ultra her şey dahil de olabilir her şey dahil de. 2 yetişkin 5 gece düşünüyoruz.
Bu bölgede gidip de memnun kaldığınız oteller nedir? Bütçem 90-100k arası. Ultra her şey dahil de olabilir her şey dahil de. 2 yetişkin 5 gece düşünüyoruz.
0
drako
(03.06.26)
Ben yabancı arkadaş grubumla bu ayın 22'si için Arnavutluk'ta bir hafta ultra her şey dahil otele adam başı 750eur'a ayarladım. gidiş dönüş uçak bileti, otele transfer vs de dahil.

Bana yabancıdan 2 kat fazla fiyat çeken adamlara para kazandırmam.
+1
kimlanbu
(03.06.26)
@kimlanbu ;

Ben de normalde yurtdışı tercih ediyorum ama taksit kanalının kapalı olması bu sene türkiyede otel tercihine yöneltti.
+1
🌸drako
(03.06.26)
İlla belek mi? Kemer'de juju premiere palace ultra herşey dahil. Kendine ait plajı olan çok güzel bir otel. Fiystı bilmiyorum ama. Ona bakma lazım
0
rodeocu
(03.06.26)
@rodeocu;

Kemere 1-2 sefer daha gittim. O yüzden düşünmüyorum ama otele gene de bakayım bir. F/P ise düşüneyim.
0
🌸drako
(03.06.26)
ben de 2 yaz önce marmaris'te prime beach hotel'e gitmiştim de sevmiştim. orayı da inceleyebilirsiniz.
0
high hopes of the sozluk
(03.06.26)
side dersen, ali bey resort. güzeloba taraflarında da nirvana cosmopolitan. iyisi de şahane
0
izmitcan
(03.06.26)
belekte kirman belazura gittik iki sene önce çok güzeldi. +16 yaş pool bar'ı var hep orada takılmıştık. yemekler de kaliteliydi

side ise sueno side ve ali bey resort

hamile olmasaydım bu sene nirvana cosmopolitana gitmeyi düşünüyorduk biz de
0
Hallegadola
(04.06.26)
@Hallegadola;

Tavsiyeler için teşekkür ederim. Sueno min 6 gece istiyor o da çok geliyor bize.

Belconti oteli duymuş muydunuz peki? Dediğiniz otele de bakacağım.
0
🌸drako
(04.06.26)
Ela çok çok güzeldi
0
enteg
(04.06.26)
Tavsiyeler için teşekkürler ama giden kişilerden yorum daha aklıma yatıyor. Tur şirketlerine güvenmiyorum o konuda.

Google yorumlarda da hep sahte yorumlar basılmış. Bir zincir oteli gördüm aynı hesaptan aynı yorumu 8 oteline de yapmış ya. Her şeyin boku çıktı. Dünya kadar para isteniyor ama ne hizmet alacağımız belirli değil.
0
🌸drako
(08.06.26)
(8)

Genç görünmek neden bazen dezavantaj olabiliyor?

purplee
Herkese merhaba, 34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.Kendimi özellikle yaşlı göstermek
Herkese merhaba,
34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.

Kendimi özellikle yaşlı göstermek istemiyorum tabii ama insanların beni 25-26 yaşında sanmasından da yoruldum. Bu durumun önüne geçmenin bir yolu var mı? Giyim, saç, makyaj, tavır vs. gerçekten etkili oluyor mu, yoksa yapacak bir şey yok mu?

Benzer durumda olanlar nasıl çözdü?

Teşekkürler
0
purplee
(01.06.26)
daha smart casual tarzı giyim benimseyebilirsiniz. görüntü çocuksu ise bu yapılabilir.
0
addison
(01.06.26)
Kurumsal şık ve modern feminen bir giyim tarzım mevcut aslında.
0
🌸purplee
(01.06.26)
Cevap değil ama uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşım var. 40 linyaslarda ama 33 gibi gösteriyor. Giyimiyke vs ilgili değil, kısa boylu minyon tipli birisi. Hep küçük gösterdi.
Muhtemelen yapacak bir şey yoktur
0
kisa
(01.06.26)
sorun kısmen sizde değil. kısmen de ne maksatlı olduğu belli olmayan
yaşa, görüntüye takılan insanların etrafımızda bulunmasından olabilir.

kabaca 25-30 yaş arasının hayatı belki de algılama biçimleri farklı ve daha yüzeysel.
instagram okulu mezunları...
kimileri için kadın hayatın devamı ve sosyal denge için önemli bir varlık , kimileri için ise sadece bir obje. beğeni iltifatların da büyük çoğu pragmatik anlam içerir .

giyim veya kozmetik yönlü değişimler geçicidir.
mekan ve zihin değişimi daha elzem.
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
yapacak bir şey yok. hamileyim geçen kan verdim hemşire dedi ki sen 32 yaşında mısın 22 gösteriyorsun bu kadar genç neden hamilesin diye soracaktım dedi. evlenmeden önce de mekanlara girerken kimlik soruyorlardı o zamandan bu zamana büyümüşüm ama çok da büyümemişim demek ki.

ben de kısa biriyim ama minyon değilim mesela. yine de durum değişmiyor. biz de genetik alıştım artık ben. eskiden çok bozulurdum ama
0
Hallegadola
(01.06.26)
Erkek olarak sakal bırakmakla çözdüm. Güneşlenince de yaşlanıyorsunuz.

Kadınların kıyafet, saç, makyaj gibi opsiyonları var. Saç özellikle. Sizin saçınız nasıl?
0
gabe h coud
(01.06.26)
Simsiyah saçlarımı geçen sene ilk kez boyadım. Açık saç bir tık iyi geldi ama gerisi yok malesef
0
🌸purplee
(01.06.26)
bununla mutlu olup nazar gelmemesine çalışacaksın
+1
mantık
(01.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
İkisi de öksüz ve yetimse olabilir. İki taraftan birinin en ufak bir ailesel bağı varsa o işin bozulma ihtimali yüksek gibi
0
kendimefotograflarim
(06.09.26)
(8)

Sevgilinin karşı cinse ikinci bakışından rahatsız olmak

The colors of my sea perfect color me
Merhaba, Sevgilinizin karşı cinse 2. hatta 3. Bakışını yakalayınca rahatsız oluyorsanız bunu ona söyler misiniz? Evetse nasıl söylersiniz?Teşekkürler.
Merhaba,
Sevgilinizin karşı cinse 2. hatta 3. Bakışını yakalayınca rahatsız oluyorsanız bunu ona söyler misiniz? Evetse nasıl söylersiniz?

Teşekkürler.
-1
The colors of my sea perfect color me
(24.05.26)
Karşı cinse değil aynı cinse de 2-3 ya da 10. kez bakıyorsa neden dikkatiini çektiğini sorarım.

Kafamda bir kurgu yaratıp sonra buna iman edip karşı tarafı suçlamakla başlamam iletişimime (lisede olmadığınızı varsayıyorum).
+1
rakicandir
(24.05.26)
Erkek mi kadın mı?
Yani sevgilim varsa meme popo dekoltesine bakarım ben. Tüm erkekler de bakar.
+4
benaslindayohum
(25.05.26)
Sen hayırdır? diyerek şakayla karışık takılıp, tepkisine bakardım
0
gadlemler
(25.05.26)
Tanıdık mı? Diye sorar zarf atarım kem küm ediyorsa sıkıntı.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Güzel bir hatun geçiyorsa eşim yan gözle bana bakar kesiyor muyum diye, onu rencide edecek şekilde bakmam ama şöyle çaktırmadan anlık bakarken yakalarsa kafama bir şaplak gelir :) Bazen kendisi dürter beni bak diye, ya çok marjinal ya da extrem dekolte vardır
0
kimlanbu
(25.05.26)
Çok çirkin bir davranış ya. Eşimden asla böyle bir bakış görmedim. Görsem yukarıdaki yorumlar gibi bunu komik/olağan bulmam çok ciddi bir sorun olurdu.
Boynuzlu muyuz afedersiniz.
-1
yenibirgüzelnick
(25.05.26)
ben rahatsiz olmam bundan. bence pek takilmamak lazim. esiniz ya da sevgiliniz sizi secmis sonucta. onun sevgisinden eminseniz merakli bir bakistan neden rahatsiz olasiniz.
-1
Purple life
(25.05.26)
O esnada eşine oha şu kadına bak at gibi diyen ben.

Benim de eşim görmez hep ben gösteririm adam bakar kör.
0
Hallegadola
(26.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.