Giriş
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(3)

Memur dil tazminatını YÖKDIL'e girerek de alabilir mi?

lostinway91
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
Bu unvan ve kuruma göre değişir mi onu da bilmiyorum.
-1
lostinway91
(05.04.26)
Alamaz. Zaten son yıllarda yds’nin zorlaştırılmasını, memura fazla tazminat vermek istememelerine bağlıyorlar.

www.memurlar.net

www.remzihoca.com:~:text=Dil%20tazminat%C4%B1%20almak%20isteyen%20kamu,dil%20tazminat%C4%B1%20i%C3%A7in%20ge%C3%A7erli%20de%C4%9Fildir.
0
lil siztah
(05.04.26)
alamaz. yds yazıyor mevzuatta.
aslında YÖK'ün eşdeğer kabul ettiği sınavlar şeklinde basit bir düzenlenme değişikliği yapılabilir.
0
renegade
(05.04.26)
Alamaz yds şart.
0
Hallegadola
(05.04.26)
(3)

Buluşma konusu

arbre
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım ve reddetme düşüncesi mutsuz ediyor. Bu sefer kendimi kapatıyorum, aramız bozuluyor. Kalp hırsızlarından yardım bekliyorum.
-16
arbre
(05.04.26)
Yine reddedileceksin
+10
Hallegadola
(05.04.26)
Bu kadın seni daha önce reddeden kişi mi?
+3
ekimoloji
(05.04.26)
geçmişinizi bilmiyorum ama bi kez reddettiyse neden tekrar adım atmaya çalışıyorsunuz? aynı işyerindeyseniz aranızın zaten iyi olması gerekir profesyonel olarak, bu size umut vermesin
+1
mezzosprite
(05.04.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(12)

Fenerli Trollerin Karşılıkları?

eisberg
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
Mesela Rıdvan aksu'nun gs ya da bjk'li karşılığı kişi var mı? Varsa kim? Ya da ahmet ercanlar, lube ayar, athena gökhan'ın?
-1
eisberg
(28.03.26)
galatasaray'da kimse parayla trollük yapmiyor
0
koela
(28.03.26)
Galatasaraylılar karın tokluğuna trollük yapıyor:)
-6
kizil karga
(28.03.26)
Bu güruhun beşiktaş versiyonu bülent uslu.
Galatasarayda bu seviyede biri olduğunu sanmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.03.26)
Parayla trollük olması için bir propaganda peşinde olmak ya da camiada keskin çizgilerle ayrılmış cenahların olması lazım. Gs'de, biraz da başarı sebepli, bu dinamikler yok.
Karakullukçu geliyor benim aklıma, bilinçli olarak bu "boşluğu" doldurmaya çalışıyor ama verdiğin örnektekiler kadar düşemiyor.
-1
Bruce
(28.03.26)
var b*şar *zbey, h*l*k yür*k*l*
+2
biravekahve
(28.03.26)
GS'de bu denli yok.

Ercan ahmetler, Rıdvan, fenerli youtuberlar, en az 1 tane daha vardı patlayan sürekli hani kulaklıkla tahtaya puan yazan.

Beşiktaş net bulent - içlerinde en kötüsü bu bence.

Gs de bence: b*şar, haluq y*r*kli, ali naci small, emre k*plan, burh*n can, erinç b*lican, ferh*t Kızıltaş, hüseyin k*yıcı, ilhan t*ys*z, nevzat d*ndar, kadir ç*tinçalı, kağan d*rs*n, kaya t*m*l, serdar k*ll*ci, süleyman ro*s*p, uğur k*r*kullukçu, yakup ç*n*r; aklıma gelenler.

Bülent Timurlenk gibi isimler arttıkça düzelir, keşke her camiada olsa bir sürü, bir araya gelseler, dinlesek. Tadından yenmez.
0
baldan kaymak
(28.03.26)
Rıdvan Aksu, Ahmet Ercanlar, deniz akkaya, lube ayarında gsli trol yok ama erinç bilican ile bişardan nefret ediyorum yani dinlemek istemiyorum seslerini duyunca kulağım kanıyor. Gökhan dinçi de anlamıyorum bjklı mısın gsli misin bışarın yancısı gibi takılıyor onu da hiç sevmiyorum
0
Hallegadola
(28.03.26)
Rıdvanla Ahmet ercanlar ve bilicandan da engeli yedim bu arada
0
Hallegadola
(28.03.26)
GS'nin trole ihtiyaci yok ki. GS taraftarinin yuzde 80'i trol. Son donemde GS dominasyonuyla ne kadar coluk, cocuk, bebe varsa GS'li olmus sanirim. Bizim zamanimizda pokemon, cizgi film bilmemne vardi en azindan. Bunlarin hicbir hobisi, aktivitesi, zevki de yok sanirim. 7/24 sosyal medyada takiliyorlar Icardivekili, komutanOsimhen nikleriyle belese trolluk yapiyorlar. Sosyal medyanin icine ettiler resmen. Garibim Juventus taraftari kendince bir tweet atiyor GS maci hakkinda altta 1000 yorum, kufur girla:) Inanilmaz toksik ve kalitesiz bir kitle.
+1
freedonia
(28.03.26)
Galatasaray'ın trollü yok ancak birkaç tane akılsız spor muhabiri var. onlar da dışlanıyor zaten...galatasaray camiasında mantıksız yorum yapan bir şekilde dıslanıyor
0
monicapp
(29.03.26)
Gs'de bu kadar kafayı yemiş yok. Yoksa yukarıda ismi verilen bazı tipler baya kötüler ama asla bir Rıdvan aksu, ahmet Ercanlar, lube ayar seviyesinde değiller.
+2
logisticsmanager
(29.03.26)
Galatasaraylilarin her biri trol +1.

En akil olanini bile cevirip sorsan Fenerbahce kollaniyor, Fener'i sampiyon yapacaklar, o hakem zaten Fenerli falan diye milyon tane teori uretir sana. Hayir bir de doymuyorlar, o kadar kupa aldilar, basarili oldular, hala hepsinde anlasilmaz bir kin, nefret, tatminsizlik var. Yetistirdikleri cocuga bak: x.com
+1
speedy
(29.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(10)

Yaşlanmak

don’t panic
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda
Sağlıklı bir şekilde yaşlandığım için kendimi şanslı görüyorum; ama gün sonunda düşününce yaşlanmak olgusu beni üzüyor ya galiba. Sadece kendi yaş almamdan bahsetmiyorum. Doğumuna, çocukluğuna şahit olduğum birisi evleniyor; tuhaf hissediyorum. Ergenliğini bildiğim birisine bakıyorum, 40’lı yaşlarda ve göz kenarlarındaki çizgiler belirginleşmiş. Bir başka çocukluk arkadaşımın saçları ağarmış. Az önce bir video izledim 2006 dünya kupasında italyan oyuncuların yaşlarını gösteriyordu. Totti, Buffon falan 20’li yaşların sonunda; şu an hepsi 50’sinde. Çocukluğumda benim için bir idol mertebesinde olan Hagi’nin o dönemki yaşından daha büyüğüm ve kendimden küçük birine o dönem yüklediğim anlam şu an bana çok enteresan geliyor.

Hayat benim için bilhassa 2010’lu yılların ilk yarısından sonra felaket hızlı aktı. Çoğu kişi için böyle galiba. 2012 yılının 14 sene önce olması gerçeğini kabullenemiyorum :) sanki 26 yaşımdan 40 yaşıma 1 senede gelmiş gibi hissediyorum. Ve bunu orantıladığımda birkaç sene geçecek ve bir anda 50-55 yaşımda olacağım diyorum ve sanırım bu bana endişe veriyor. Bilemiyorum, değişik duygular içerisindeyim. 40 yaş bunalımı falan mı bu acaba :D

Öyle işte…
+5
don’t panic
(28.03.26)
41 yasinda benzer hissediyorum. en cok da annemle babamin yaslanmasi uzuyor. yaslanma olgusu uzucu.
+2
lemmiwinks
(28.03.26)
Yaşlanmak böyle bir şey herhalde. Onlu, yirmili yaşlarındaki insanın sonsuz olasılıklarla dolu hayatı yavaş yavaş katılaşıp belli sabit bir döngüye girince sonrasında zaman hem hızlı geçiyor, hem de o döngü içinde orada bir tatil, burada felekten çalınan bir gece dışında pek de bir şey yaşanmadığı için 20 yılı 20 dakikada pek de bir şey atlamadan anlatabiliyorsun.
+1
salihdt
(28.03.26)
30 gibi hizlaniyor, 35-40 arasini pek hatirlamiyorum bebek falan derken bir ara 40 oldum.
20li yaslarda 40a merdiven dayamis abilere olm amma yaslisiniz falan derdim.
gecen biri bana "abi onunde yasasan yasasan 10 sene daha var, ne dusunuyorsun?" diye sordu, tokadi yiyordu..
daha yolun yarisi ya, artik 60 yasinda olene genc diyorlar. :D
80i gorursek iyi..
0
cooperr
(28.03.26)
don't panic
+4
gobekliraki
(28.03.26)
Babam 66 yaşında kendisine amca denilince bozuluyor. Abi denilmesi lazımmış. 30u geçince anladım onu
0
Hallegadola
(28.03.26)
Bence güzel birşey yaşlanmak. Bir kere idrakin artıyor, zihnin büyüyor ve saçma sapan şeylere sktr çekme cesaretin çoğalıyor. Aslında aynı oranda bir merhamet duygusu yığılıyor üstüne, şu cahile biraz bişi anlatayım da öğrensin diyorsun. İlber ortaylının sürekli gençler cahil görmesi bu yüzdendi :)

Bir büyüğüm “5 dk öncesine gitmek istemem. Ben bu saçı sakalı ağartana kadar neler çektim biliyor musun” derdi.

Yaş aldıkça bu düşüncesine katılıyorum. Tek üzücü kısmı sevdiklerin göçmesine tanık olmak. Onlar orda mutlu biz burda hala dünya derdi çekiyoruz. (İnançlıspor)
+2
love and trust
(28.03.26)
Ben de benzer dusunce ve sorgulayislarsayken aslinda bunun kendimi cok onemli gormemle alakali oldugunu fark ettim, kendi dunyamiz buyuk ama gunun sonunda dunyanin butunune baktigimizda mikro duzeydeyiz. Boyle dusununce yaslanmak da daha onemsizlesiyor benim gozumde,2012 vs sonrasininda herkes icin hizli ilerlemesini de yasanan gelismelere yoruyorum ben biraz, sosyal medya, her seyin hizli tuketimi bu donemler girdi hayatimiza.
+1
tuborg yesili
(28.03.26)
Metabolizmamın yavaşladığını hissetmek, saçlarımda beyazlar görmek falan bunlar beni de üzen şeyler ama yaş aldıkça "ben kendimi eskiden ne kadar gereksiz şeyler için hırpalamışım" diyorum o kadar da kafaya takmıyorum yaşlanmayı.
0
kullanicadi
(28.03.26)
Yaslanmak degil ama yas almak kalp ben.

Eski ben iyiydi güzeldi ama manyakti. Kalbini kirmis bir eski sevgili bad boy adeta fkfkfk
Aklima gelirse gülümsüyorum ama hiç özlemiyorum. Her yasin ayri güzelligi var. En güzel yasindayim.
-2
Purple life
(28.03.26)
insan vaktin bu kadar çabuk geçmesini ve hayalindeki çoğu şeyi yapamayacak olmasını zor kabulleniyor.
+1
orpheus
(28.03.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(11)

Small talk

arbre
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
-13
arbre
(26.03.26)
Hiç beceremiyorum. Sıfır
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
Ciddi sorduğunuzu varsayarak ciddi cevap vereceğim. Öyle bir soruya "ne alaka" diye yanıt dönene "yabani" derler. Size değer verip selam verene birkaç cümleyi neden esirgiyorsunuz? Bir gülümseme, bir-iki cümle gündelik sohbet kişideki sosyal nezaketin işaretidir.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, bu kısım yanlış anlaşılmış. Ben eksik yazmışım. İçimden ne alaka diyorum. Yabani biriyim sanırım.
-7
🌸arbre
(26.03.26)
@arbre, İçinizden dediyseniz o benim yanlış anlamam olsun, kusura bakmayın. Özü aynı ama, sizi sempatik görenin n'aber'ini, nasıl gidiyor'unu bence cevapsız bırakmayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
Hayatım small talk yaparak geçiyor
-2
Hallegadola
(26.03.26)
evet, zorunda kalıyorum. yaşadığım yerde kamusal hayat resmen bunun üstüne kurulu hatta. sokakta herkesle yapınca bir süre sonra bayıyor. çoğu zaman yapmacık olsa da bazen ilginç etkileşimlere yol açıyor. iki gün önce sırada beklerken small talk sayesinde sokakta çaprazımdaki adamın houston rockets’ın sahibi olduğunu öğrendim. işime yaradı mı, hayır ama kulaktan kulağa fısıldaşırken bulunduğum topluluğa dair bir aidiyet hissettim.
0
eileengray
(26.03.26)
Bu sporda olimpiyat şampiyonlugum var. O derece iyiyimdir.
0
duster
(27.03.26)
evet , yapmak durumunda kalıyorum cogu zaman
0
acelaacedebela
(27.03.26)
small talk daha derin konulara girmeden once yaptiginiz, on sevisme gibi bir sey. niye bu kadar gomuluyor anlamis degilim. yolda karsilastiginiz insanla pat diye politika konusmak cok absurd degil mi mesela, ne konusacaksiniz yani baska?
+1
kakaolu kremali biskuvi
(27.03.26)
bence small talk çok güzel bir şey. insanın halinin hatrının sorulması insanı mutlu ediyor. insanların anlık olarak birbirini mutlu etmesi kesinlikle iyi bir şey. insanlar arasındaki gerginliği azaltıyor.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
small talk'tan nefret ederim. /aksi sirin mod off
"gozukmuyorsun" diye sorana uzatmadan cevap veririm ama "bunlarla doyuyor musun?" haddinin bildirilmesi gereken bir laubaliliktir. /fularli mod off
0
warrior princess
(27.03.26)
(1)

Maç Sonları Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

koela
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
Malum artık tv'den kimse spor programı izlemiyor. Aksam da milli maç var maçlar biter bitmez Youtube'dan kimleri ya da hangi kanalları takip ediyorsunuz?
📊 Maç Sonları Youtube'dan Hangi Yayınları İzliyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 40 oy kullanıldı.

0
koela
(26.03.26)
Hepsi olmadığı için tüm şıkları tek tek işaretledim
-2
Hallegadola
(26.03.26)
(8)

Memleketçilik? Çevrenizde en çok hangi şehirliler birbirini tutuyor?

mikahakkinen
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
varsa başka şehirler yazabilirsiniz.
📊 Hangi il?

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
mikahakkinen
(24.03.26)
Siklarda Elazığ olması lazım ben bu kadar birbirini tutan millet görmedim, Türk Telekom u Elazığlilar doldurmuş durumda
0
mirty
(24.03.26)
@mirty aklımdaydı yazmayı unutmuşum katılıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(24.03.26)
Hayatımdaki en mikro-milliyetçi insan Eskişehirli.
-2
tiredofwaiting
(24.03.26)
Elazig +1.
paralanmislar, zengin fakir demeden birbirlerini tutuyorlar destekliyorlar. Yahudiler gibi cimri de degiller ve filistini de isgal etmiyorlar.
0
Purple life
(24.03.26)
mardin neden yok? bu konu doğudan batıya geldikçe gittikçe azalıyor. özellkle akdenize kıyısı olan illerde bu durum neredeyse hiç yok. karadeniz doğu ve güneydoğu başı çeker.
+2
ground
(24.03.26)
trabzonlular, aleviler ve kürtler birbirini çok tutuyor
+2
Hallegadola
(24.03.26)
il olarak değil de, en çok karadenizliler ve kürtler birbirini tutuyor.
+2
emfuzi
(24.03.26)
Karadenizliler standart olarak birbirlerini tutmazlar bunlar tutmamış halleridir. kendi aralarında çok çekişirler ve başarılı olmalarının sebepleri kendi aktif iç dinamikleridir.
ha dışarıdan bir yabancı gelir de gak guk yaparsa işin şekli değişir.toprak milliyetçiliği devreye giriyor.
+1
jamswety
(24.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(8)

ankara'da ev alinacak en iyi yerler (para sorunu olmasa)

antikadimag
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur,
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur, ormandir. toplu tasimanin kisitli olmasini herkesin gelemeyeceginden hareketle olumlu dusunuyorum. evet, biraz tuhaf bir dusunce ama ulkenin durumu malum bu pozitif yaziyor. gunluk ihtiyaclar icin de kendi kendine yetebilmesi gerek. yani arabayla 5-10 dakikada alisveris, eczane falan olmali tamamen hicligin ortasinda bir site olmamali.

benim aklima gelen yerler;
bilkent, beytepe, oran, ve sehir icinde olsa da cankaya (atakule taraflari), belki mogan parki'na yakin olan golbasi taraflari.

para sinirsiz diyorum o yuzden incek, baglica falan yazmadim. kacirdigim bir yerler var mi? incek derken ted koleji'ne yakin olan tarafi beytepe diye dusundum. incek koyu atilim universitesi tarafinda kaliyor ama ted kampusune de incek denmis nedense.
0
antikadimag
(20.03.26)
Evlenmeden önce ailemleyken yıllarca çayyolunun göbeğinde oturdum. Evlendim bağlıcaya geçtik üç yıldır buradayım. Sınırsız param olsa koruda köşk gibi evler var orada oturmak isterdim muhtemelen. Hem şehrin içi hem yemyeşil. Amerikan filmlerinden fırlamış gibi bir muhit.
0
Hallegadola
(20.03.26)
Koru, Çayyolu +1
Metroya yakın yerleri bence daha güzel ama Konutkent tarafları daha uzak metroya. Aradığınız sakinlik belki oradadır. Ben yine de Koru tarafını tercih ederdim. Marketler çeşitli, avm var, şehir hastanesine uzak sayılmaz hem toplu taşıma hem arabayla. İnsanları iyi. Gürültü patırtı pek olmaz.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Ankarada artık heryerde arabayla 5-10 dk mesafede alışveriş merkezi - eczane var.

Cevabım Yeşil Barış Sitesi - İncek. Para sıkıntısı olmayan insanlar genelde elitist takılıp kendisi gibilerle yaşamak isterler. Bu yüzden lüks muhitler oluşur. Ankara zenginlerinin büyük bölümü burada yaşıyor.

Eğer param buna yetmezse de Angora Evlerinden yana tercihimi kullanırım.
0
nuevo
(20.03.26)
Siz insandan uzak olsun demişsiniz ama ben yine de kızılay civarını tercih ederdim.
Tiyatrolar, sinemalar (özellikle büyülü fener), kitapçılar, pasajlar vs hep oralarda.
Meclis parkı, güvenpark, kuğulu, sakarya barlar sokağı, zafer çarşısı falan hep yürüme mesafesinde.
Benim için Ankara'da yaşamak buralara yakın olmak demek.

İlla merkeze uzak olsun diyorsanız Eryaman Göksu Avm civarı derim. Göksu park ve gölet falan da yakın.
Eskiden beş yıl kadar 3. Etap'ta oturmuştuk. Oraları halen çok severim.
-3
anaphylacticshock
(20.03.26)
bana incek hep çok kurak gelmiştir, otların içinde korkunç yüksek rezidanslar ve kurak topraklara dağılmış siteler. mesela yeşil barış sitesi denmiş; çevresi kıro sukent ve kıro kafelerle dolu bir yerde. orta-üst yerde oturan zenginin profili de önemli bence. incek'in göl manzaralı tepelerinde de lüks villalar var ama dediğim gibi biraz sonradan görme profilin yaptırdığı siteler.

ben galiba ankara'ya hala old school gözlüklerle baktığımdan hali hazırda yeşillendirilmiş muhitlerden seçerdim. mesa koru'da migros'un arkasındaki tepe mesela. bölge mesa inşaat'ın sahibinin villasıyla başlar ve çamlar içinde villalar tepeyi döner. dik bir yokuş olduğu için yaya ulaşımı yok derecede azdır, otobüs oraya kadar çıkmaz (ben bu evlerde büyüdüm, arabasız eve gidiş liseli halim için ölümdü). ümitköy'ün içlerinde de yeşillikler içinde korunmuş çok güzel evler var. ibb.co
beysukent de öyle. bilkent'in etrafı da profil açısından oldukça iyi. buralar hem merkezi hem de bireysel hissettirir. angora da fena değil ama biraz sıkışık düzen. komşun melih gökçek de çıkabilir, bir cerrah da. erdemkent ve çevresi (gama villaları) de eskiden iyiydi ama şimdi nasıl bilmiyorum. çayyolu ise daha orta gelirli bir bölge gibi geliyor.

daire alacaksam da çankaya'da isterdim; incek'teki rezidanslar bana kıro geliyor. karum'dan yukarı çıkarken abd elçiliği konutunun hemen altında iran caddesi’nde seğmenler parkı'na bakan 9-10 apartman var orayı çok sevmişimdir hep. uk elçiliğinden atakule'ye giden botanik park manzaralı cadde de öyle. gop-çankaya köşkü arasındaki tepe en sevdiğim yerlerden ve değerini hiç kaybetmeyecek. nenehatun'un üst kısmında da çok tatlı apartmanlar var.

ps: kolejin yeni kampüsüne hep incek derdik biz.
+2
eileengray
(20.03.26)
şu an ofis gop’da. param olsa gop’tan alırım ama caddenin üst tarafında olan bölgeden.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.03.26)
incek i es gecmek bence hata. incek bulvarindan cevreyolunu gectikten sonra tulumtas var. tam sizin bahsettiginiz ozellikler mevcut. bu donemde kapinizi arabanizi kilitlemediginizi dusunun cunku hem guvenlik var hem de toplu tasimayla normal vatandasin gelemeyecegi yerler, zaten en buyuk sorun temizlikci getirtmek.
peyzaj isi de bence siteye bagli, gayet guzel peyzajli siteler var.
nascor garden a bakin derim.
her yerden uzak ve etrafta bina yok. yavas yavas sehir yanasiyor ama simdilik olabilecek en iyisi bu.
turkkonut da guzeldir bu arada. amac her seyden uzak olmaksa yine emeklilerin yasadigi bir sahil kasabasi hissiyeti verir. ama sehre daha yakin. daha cok toplu ulasim daha cok insan.
cayyolu koru vs bunlar cok sehir icinde kaldi. guvenlik yeterli olmuyor. angora evleri falan bence hic guvenli degil. evinizin onune kadar herkes gelebiliyor.
yesil baris in evleri cok guzel ama etrafi cok bina doldu. yani herkes size tepeden bakiyor.
korunun ihlamur sokak vs cok guzel ama yine insanlar evinizin onune kadar gelebiliyor.
0
mavicorap
(21.03.26)
bilkent - park sitesi
incek - ışıklar sitesi
incek - toki, atabilge, akadia, bulvar loft vs
incek - tek sitesi
beysukent - angora evleri
Ümitköy - galeria'nın arkasındaki villalar (mutluköy değil)
tulumtaş - muhtelif.
0
babilfish
(22.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(3)

Hayatınızı yaşıyor musunuz

arbre
Şöyle anlatayım. Mesela ben Yıldız Tilbe konserine gitmek istiyorum ama gidemiyorum çünkü kız arkadaşım yok şu an. Bu mantığa göre hayatımı yaşayamıyorum. :D Siz hakkını veriyor musunuz, her gününüz dolu mu, konser, gezi kaçırmıyor musunuz?
Şöyle anlatayım. Mesela ben Yıldız Tilbe konserine gitmek istiyorum ama gidemiyorum çünkü kız arkadaşım yok şu an. Bu mantığa göre hayatımı yaşayamıyorum. :D Siz hakkını veriyor musunuz, her gününüz dolu mu, konser, gezi kaçırmıyor musunuz?
-9
arbre
(13.03.26)
Her gün dolu geçmiyor tabii ama imkanlarım doğrutulsunda güzel yaşıyorum. Bazı eksiklikler, defolar var tabii ama hayat işte bu ya dediğim çok oldu. Özellikle birkaç senedir.

Konser ilgimi çekmediği için gitmiyorum.

- Gezileri kaçmıyorum. 2023'den bugüne kadar 17 şehir gördüm Avrupa'da.
- Yaptıklarımı, kendim istediğim için yaptım. Oturup, İstiyor muyum, yapabilir miyim, nasıl olur diye araştırdım. İlgimi çekmeyenlerden vazgeçtim. İlgimi çekip yapamam deyip vazgeçtiklerim de oldu.


- Fine Dining
- Casino
- Strip Bar
- İki ülke arasında tren yolculuğu
- Yamaç Paraşütü
- Bungee Jumping
- Airbnb evinde kalmak
- Hostelde kalmak

Bu yukarıdakilerden sadece bir tanesini Türkiye'de yaptım. Diğerlerini Avrupa'da yaptım. Birbirlerinden farklı deneyimleri yaşadım çok şükür.

Kültür sanat sepet işleri, standup gösterileri ve bira viski tadımları güzel oluyor.
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
yaşamıyorum çünkü çok fazla internetteyim
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Ben de kanye west konserine gitmek istiyorum ama eşim hamile halimle benim İstanbul’a gidemeyeceğimi ve çok fazla giderimizin olacağını söyledi gelecek aylar için. Yani ilişki içinde olsan da konsere evente gidemiyorsun
0
Hallegadola
(14.03.26)
(7)

Sadettin Saran'ın Okul Gezmek İstemesi?

eisberg
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan
Geçen bir okulu ziyaret etmek istemiş bakanlık izin vermemiş. Adamın uyuşturucu testi pozitif çıktı, mesajları falan da cabası oldu ama sorum bu değil. Hadi kendi akıl edemedi de yanında yöresinde biri yok mu "başkanım izin almamız zor hem ne gerek var bir daha böyle bir şeyle gündeme gelmeye falan" diyecek? Çok amatörce, düşünülmemiş bir hareket değil mi?
0
eisberg
(12.03.26)
Galatasaray lıyım

Şayet söylediğiniz gibi pozitiflik varsa: Fenerbahçe başkanının geldiği duruma bak, Gs de böyle birşey olsa sonraki gün ışığını göstermez cemiyet.

Yine o söylediğiniz gibiyse: Bırakın danışmanları kendi kabul etmemeli veya bu teklifi veren danışmanı gözden geçirsin bir zahmet.

Amatörce yönetilen kulüplerin, amatör başkanlarından herhangi bir gün herhangi bir olayı böyle zaten.
0
baldan kaymak
(12.03.26)
icardi ve osimhen etkisiyle galatasaray çok daha fazla taraftar toplamaya başladı. ilkokul sınıflarının %70'i falan galatasaray'lı. ailesi koyu fb veya bjk taraftarı olan bir sürü galatasaray'lı çocuk tanıyorum.

bu durum uzun vadede fb için büyük sorun olacak gibi görünmüş olsa gerek ki, çocuklar fb'li olmuyor diye bir söylem türedi, aziz yıldırım başı çekti.

saran da, popüler bir isim. karizmatik de. bu karizmasını ve popülerliğini kullanarak fb'yi çocuklar arasında tekrar popüler yapmaya çalışıyor.

ilk başlarda buna ses etmediler, birkaç okul gezdi böyle. sonrasında kamuoyunda şikayetler gelmeye başlayıca, sanıyorum aileler de meb'e yazmış olabilirler, izin verilmemeye başlandı. zaten mantıklı olan da bu. adam fb'ye zarar vermemek için sezon sonuna seçim ve aday olmama kararı aldı. bunun gerekçesi de kendi açıkladığı kadarıyla fb'ye zarar vermemek. yani kendini kamuoyu gözünde fb'ye layık görmüyor, ama çocuklarımıza örnek olabileceğini düşünüyor. bu son derece saçma bir davranış.

daha çok, talisca, asensio, kerem falan gitse okullara daha çok faydası olur. ayrıca benim çocuğumun okuluna gelse saran, sırasıyla okul yönetimine, ilçe ve il müdürlüklerine kadar giderim şikayet etmek için. çarşaf çarşaf uyuşturucu ve fuhuş haberleri kamuoyunu meşgül etmiş birinin okul ziyaret etmesi kadar ahmakça bir şey olamaz.
0
emfuzi
(12.03.26)
okul gezmek ne ya. sacmaladilar.

her dügmeye basiyorlar.
-1
Purple life
(12.03.26)
Deli saçması işler bunlar. Kulüp başkanı neden okul geziyor arkadaş kimse de bunu sorgulamıyor.
Ne yapacak misyoner gibi okul okul gezip, çocuklara forma dağıtıp, fenerbahçe hoşgörü takımıdır falan mı diyecek
-1
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Bu gs taraftari niye boyle oldu ya? Sosyal sorumluluk projesi kardesim. Hademesi, sabunu olmayan okullara gidip yardim yapiyorlarmis, cocuklari Kadikoy'de maca davet edip agirliyorlarmis arada engelli, hastalara da yardim ediyorlarmis. Asalim bence. Ulan iceri alinmamis ne sanatci ne oyuncu kaldi zaten, ne malum 4-5 sene sonra simdinin savcisinin, bakaninin kandirildik, ahmagiz demeyecegi? Adalete guven mi kaldi? 200 yil hapis isteniyor dedikleri kisi aliyorlar 10 gun sonra tahliye oldu, beraat etti diye okuyoruz.

Ulan fethullah'in dizinin dibinde oturan adamlar var. Kandirildim, aptalim, salagim da demiyor adam. Cik acikla, ozur dile canli yayinda agla, ikna olalim. Ne malum yarin bir gun devlet erkanina suikast yapacak belki, ajanlik yapiyor hala belki. Bunlarin beraber saf tuttuklari adamlar bomba yagdirmadi mi?
-1
freedonia
(13.03.26)
okullarda fenerli çocuk kalmadığından rezil olmasın adamcağız diye izin vermemişlerdir.
-2
Hallegadola
(13.03.26)
sadettin saran her deplasmana gittiğinde bir okul ziyareti yapıyor. ilk kez yapılmadı, çok alakasız bir sebepten dolayı iptal edildi, denildiği gibi veli şikayeti falan değil. gidilen okullarda yanlış hatırlamıyorsam kütüphaneye kitap götürülüyor ve bir dernek de çocuklara fenerbahçe ürünleri dağıtıyor.

benim anlamadığım galatasaray taraftarının tutumu. türkiye'nin gördüğü en ahlaksız futbolcu üzerinden prim yapmaya çalışan galatasaray taraftarı, sadettin saran'ın kütüphanelere kitap götürdüğü, çocuklara hediye dağıttığı ziyaretlerden şikayet ediyor. bahis baronunun çocuklarını maç önü seremonisine çıkarttılar, hala çıkmışlar "çocuklarımız çocuklarımız" diyorlar. çok ilginç.
-1
co2s2
(13.03.26)
(5)

Ankara'da ucuz ve oturulabilir ev

angina pektoris
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?

En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
0
angina pektoris
(12.03.26)
zirvekent'te alıp kiraya veriyorlar. genelde pazarcı ya da romanlar tutuyor. çıkartamıyorsun sonra evden. bu kadar yerde de ucuz noktalarda ne yazık ki yaşanmıyor. gelip duyuruda başlık açacak sosyal statüdeki adam hiç yaşayamaz. kot bakın 2. kot bakın ama çankaya'dan bir yerler bakın.
0
summerjam0306
(12.03.26)
imkanları zorla 1+1 düzgün bir yere çık bence.
0
Hallegadola
(12.03.26)
Mecburiyetten son günlerde yolum birkaç kez o tarafa düştü. Koşarak çıktım sonra.
Ki ben doğma büyüme Gülveren'liyimdir. Ona rağmen tahammül edemedim.
Bütçeyi az daha zorlayıp başka yerlere bakılabilir bence de.
0
anatomik
(12.03.26)
hocam eski yerleşim yerlerinde (örneğin ben esat'ta oturuyorum) nispeten düşük fiyatlı kiralar var. 20-25 bin arasına 3+1 bulabiliyorsunuz. evler eski olduğu için ufak tefek sorunlar olabiliyor, yeni ev kadar komforlu olmuyor maalesef ama "akşamdan akşama kalacağım, konfor aramıyorum çok" derseniz merkezi yerlerden bulabilirsiniz. bence önceliğiniz işinize yakın olması olmalı. zira yolda harcayacağınız sürenin maddi etkisi (örneğin yola harcadığınız sürede kazandığınız para) ve masraf bazen kira farkından fazla oluyor.
+1
shadowfollower
(12.03.26)
cevizlidere mahallesine bakın. çankaya'da ve kiralar nispeten uygun. mamak gibi yerlerde yaşanmaz.
+1
thawne
(12.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(9)

20 seneye kullanmayı bırakacağımız eşyalar

sekizdokuzon
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum. Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.
Sütyen listenin en başında bence. Başından beri neden kullandığımızı ve neden o kadar para ödediğimizi hiç anlamadığım bir nesneydi zaten. On seneye fantezi için kullanılmaya başlanır sonra da silinir gider diye umut ediyorum.

Sizin bu konudaki fikirlerinizi de mecburen merak ediyorum konsept icabı.

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(10.03.26)
Sabun hayatımızdan çıkabilir gibi geldi. Yerine tek kullanımlık hijyenik mendiller gelir. Su israfı olmuyor diye gazlanir. Yeni pazar olur.
0
kisa
(10.03.26)
Kağıt para, tahsilat makbuzu, dekont

Okullardaki akılsız tahtalar
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
20 sende önceden geldiğimiz noktayı göz önünde bulundurunca cep telefonu diyorum. En azından form olarak bugünkü gibi olmayacak gibi geliyor.
-1
mutantking
(10.03.26)
defter kitap kalem işi tarih olur bence
+1
Hallegadola
(10.03.26)
Sütyen nasıl gereksiz yav? (Erkeğim)
-2
benaslindayohum
(10.03.26)
kurşun kalem
kondom
plastik torba
air frier
çamaşır kurutma makinesi (çamaşır makinesiyle entegreli sorunsuz bir kurutma sistemi gelir şimdikiler hala sorunlu)
tablet bilgisayar
manuel diş fırçası
0
elektr10
(10.03.26)
ben yukarida yazilan hicbir seyin kalkacagini düsünmüyorum.
ama akbil, istanbul kart gibi seylerin kalkacagini ve kimlik kartlarinin multifonksiyonlar tasiyacagini düsünüyorum. böylece sekizdokuzon 10B otobüsüne bindiginde devlet bunu bilecek.
belki kredi kartlari bile kimlik kartina gecer.


en büyük degisikligi de tipta yasayacagiz bence.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Araba
-1
ananiyimioguz
(10.03.26)
İmza. Kamuda hukukta nerdeyse imza diye bir şey kamadı zaten. Şimdi her vatandaşa da zorunlu hale getiyorlar.
+1
ground
(11.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(7)

babanın ölmesi vs annenin ölmesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangisi daha çok acıtır?
hangisi daha çok acıtır?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
İkisi de ayri. Allah basimizdan eksik etmesin
0
die fetten jahre sind vorbei
(08.03.26)
Annenin ölmesi.
Anne genellikle daha sonra ölüyor ve aile evi onunla birlikte kapaniyor.
+4
Purple life
(08.03.26)
Hangisini daha çok seviyorsan onunki acıtır.
0
Bruce
(08.03.26)
Düşünemedim. Kıyas edemedim acıyı.

Ama yalan değil Allah her ikisine de uzun ömür versin fakat sıralı ölüm versin. Babam önden gitsin derim çünkü tek başına yapamaz perişan olur. Aynı şeyi kayınpederim için de söylüyorum. Tersi zor oluyor
0
Hallegadola
(08.03.26)
annemi yaklaşık 1 sene önce kaybettim. babam çok şükür hayatta, ömrü uzun olsun. hayatım boyunca babamın ölmesinden korktum, annem sapasağlamdı ve ona hiçbir şey olmaz gibi geliyordu. ama o ölünce bambaşka birine dönüştüm. acısını tarif edemiyorum. çocuk halim de onunla beraber ölmüş gibi hissediyorum, o yüzden her şey çok karanlık geliyor.
0
ayalensoledad
(09.03.26)
babanın ölmesinin sonuçları ülkemizde çok trajik olabilir. maddi olarak çöküş yaşanabilir. icralarla karşı karşıya kalınablir. bu durum aile fertlerinin eğitimine bile etki edebilir. bir şekilde ailr dış tehdit ve tehlikelere daha açık hale gelebilir.
anne öldüğünde ise acısı daha çok olur. unutmak çok uzun sürer. boşluk hissi hiç kapanmaz.
0
ground
(09.03.26)
kişiden kişiye değişir tabi ama babam için 3 gün ağladım, annem için 3 senedir ağlıyorum
0
mezzosprite
(09.03.26)
(9)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-5
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(10)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Seni o kadar iyi anlıyorum ki:') bir yerde dur demeyip kendini iyice ihmal edersen hepten dağılıp kendini hemen toplayamayabilirsin. O günün gelmemesi için yapılacak işleri önem sırasına göre listele, hangilerinde ihale sana kalıyor ortaya çıksın. lla senin yapmana gerek olmayan, başkalarından yardım alabileceğin işleri ele. Her gün kendin için ufak bişi yapmaya çalış, bu bazen bir bölüm dizi, bir film, bazen 50 sayfa kitap, dışarıda içeceğin bir kahve olabilir.

Böyle devam edersen görev olarak üzerine yapışacak bazı işler ve kendine zaman ayırmak istediğinde bencillik ile itham edileceksin..
+4
kullanicadi
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(3)

Devlet Hastanesi'nde prof doktora muayene ücreti oluyor mu?

egerbiryolcu
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
Böyle bir şey duydum doğruluğu nedir? Devlet Hastanesi'nde prof doktorlara veya belki de doçent doktorlara da muayene ücreti verip böyle bir hizmet de alinabiliyormus. Bunun geçerliliği nedir varsa ne şekilde süreç işliyor?
0
egerbiryolcu
(05.03.26)
üniversite hastanelerinde oluyor ben her zaman böyle muayene oluyorum gazi üniversitesi hastanesinde.
telefonla veya internetten öğretim üyesi randevusu alınabiliyor.
muayene olduktan sonra vezneye gidip karttan ödüyorum.
şehir hastanelerinde yok diye biliyorum.
0
Hallegadola
(05.03.26)
o durum üniversite hastanelerinde var. öğretim üyesi muayenesi diye geçiyor. ekstra ücret ödeyip hocanın odasında muayene olunuyor. çapa ve cerrahpaşada var.
eğitim araştırma veya şehir hastanelerinde denk gelmedim.
0
my fault
(05.03.26)
Üniversite hastanesinde var, iki sene önce mesai saati dışında akşam saatinde profesöre muayene olmuştum fiyatı da makuldü. 600 tl civarı bir şey ödemiştik.
0
ekimoloji
(05.03.26)
(3)

Kurtlar Vadisi sorusu

tantamount_to_equivalent
https://x.com/raskolibov/status/2029274635439616243 Kesitin devaminda Omer babanin tutumu ne oluyor, sessiz mi kaliyor yoksa nasihat falan mi veriyor?
x.com Kesitin devaminda Omer babanin tutumu ne oluyor, sessiz mi kaliyor yoksa nasihat falan mi veriyor?
+1
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
seni yaratanla o kasari yaratan ayni degil mi tarzi bir seyler soyleyip susuyor. hikmet de mallik yaptigini anlayip gidiyor. link bulursam atarim.

buldum :))
youtu.be
+1
arakaali
(05.03.26)
her zamanki gibi din soslu nasihat veriyordu.
0
dokunmakalbime
(05.03.26)
hikmetin ayılığına o da şaşırıp sakin ol insanın içini bilemezsin belki değişir diye nasihat veriyor.
+1
Hallegadola
(05.03.26)
(7)

Humanizme giriş 101

üğpoıuy
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
+5
üğpoıuy
(04.03.26)
Binyamin Netanyahu. 21. yüzyıl Hitler'i.
+6
gabe h coud
(04.03.26)
Kimsenin ölmesine üzülmem, anam babam dahil.
Ama kimsenin de acı çekerek ölmesine içim el vermez.
+1
gobekliraki
(04.03.26)
Güzel soru.
Trafikte kaynak yapanları rendeye sürtme hissi gelse de kimsenin acı çekerek/işkenceyle ölmesine sevinebilecegimi sanmıyorum
0
kisa
(04.03.26)
insanlığın %75'i falan diyebilirim.

- çok basit trafik kurallarına uymayanlar mesela ( sinyal vermeyenler, kaynak yapanlar)
- yere balgam atanlar
- herhangi bir kuyrukta kaynak yapmaya çalışanlar
- sigara içmenin yasak olduğu yerlerde sigara içenler
- metroda inenleri beklemeden binenler

yani ilk aklıma gelenler bunlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
Death note'um olsa sayfalar yetmez o derece (:
+1
anon1m
(04.03.26)
5-10 bilinen kişi dışındakilerin acı çekerek ölmesini görmek beni rahatsız eder ya. doğrudan acısız ölüp yok olsunlar gitsinler okayim. ölmesine sevineceğim çok fazla sayıda insan var ama kıvranmalarına gerek yok.
+1
aguen
(04.03.26)
İnsan kalmaz hayatımda
-1
Hallegadola
(04.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(7)

Kendini bir yere ait hissedememe

ananiyimioguz
Baştan söyleyeyim herhangi bir bunalım veya varoluşsal kriz içinde olduğumu düşünmüyorum, hayatıma gayet dolu dolu devam ediyorum ama bu düşünce arada bir yokluyor, yine yoğun geldiği bir anda sormak istedim.Memur bir ailede büyüdüğümden olsa gerek, 30 yaşındayım, şuan 14. evimdeyim, 5 şehirde yaşad
Baştan söyleyeyim herhangi bir bunalım veya varoluşsal kriz içinde olduğumu düşünmüyorum, hayatıma gayet dolu dolu devam ediyorum ama bu düşünce arada bir yokluyor, yine yoğun geldiği bir anda sormak istedim.

Memur bir ailede büyüdüğümden olsa gerek, 30 yaşındayım, şuan 14. evimdeyim, 5 şehirde yaşadım, okulum da 8 kere değişti üniversite bitene kadar.

Şimdi hal böyle olunca bir yere bağlanma refleksi otomatikmen kayboluyor. Yerini uyum sağlamaya bırakıyor. Hatta aileye, insana, hayvana bağlanmada da sıkıntı var da neyse... (Yine de duygusuz ve robot gibi olduğumu düşünmüyorum ama gitmiş işte içimden bir şeyler)

Yurt dışına da gittim, londrada 2 ay, hollandada 1 ay kaldım, oradaki yaşamları da tam yabancılar gibi olmasa da biraz deneyimleyebildim. Genel olarak güzel, ama ölüp bitmedim.

Arkadaşlarımın çoğu ölüp bitiyor olacak ki veya artık burada hiç yapamıyor olacak ki yurt dışına gitti. Zaten biraz tanısanız buralarda yapamayacak, daha doğrusu yapmak istemeyecek tiplerdi. Yani zaten kimse dayatmadan dil öğrenmeler, yabancı kültür, yabancı diziler falan hak getire...

Ben o kadar oyunlar, yabancı diziler, filmler izlesem de hiç çekici gelmedi ne dilleri ne de yaşantıları. Ha refah düzeyleri, kimisinin yaşadığı evler falan hoş gelmiyor değil ama kendimi orada yaşarken hayal edemiyorum nedense.

Ama gel gelelim anadoluda da çok hayal edemiyorum. Ne burası olsun istiyorum ne orası.

Bu da bazen genel olarak dünyaya yabancılaşma gibi yansıyor bana. Arkadaşlarımın egeye, avrupaya, amerikaya kayması, benim güney doğuya gitmiş olmam da etkiliyor olabilir belki bilmiyorum. Ama buranın insanıyla da yapamıyorum. Aslında yapmasına yapıyorum da yok yani istediğim, aradığım bu değil.

İstanbulu sevsem de orada da yapamıyorum 15 yıl yaşadım ama şehir yoruyor. Ege biraz daha iyi, ama fazla modern insana tahammül edemiyorum. Az modernine de tahammül edemiyorum. Çok bilenine de edemiyorum, az bilenine de edemiyorum.

Sanırım ben ortalama bir insan oldum ama kendimi bir yere konumlandıramıyorum. Herhangi bir yere romantizm hissetmiyorum. Memleket, yurt dışı, istanbul, izmir... Bir düşünce, inanış veya kavramın fanatiği de değilim.

Bazen şeytan diyor ki yine de git bir ülkeye 1 sene dil okulu falan, o sırada uzaktan çalışmaya devam et, sonra oradan ya mesleğinden ya da hobilerinden bir iş bul çalış... Ama hiç çekmiyor ya. Kültürü, havası, insanı... Ne bileyim yorar yani.

Buralar yine daha çok bizim mahalle hani... Tüm görevleri bitirdiğin haritada geziyor gibisin. Ama şuan bile çoğu zaman tahammül sınırlarımı zorluyor, yakın gelecekte daha yobaz insanlarla dolacak gibi duruyor. Yani planlar o yönde... Dolmasa bile ürüyorlar namıssızlar.

Ne yapsam bilemedim ortaya bir sorayım dedim.
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
bu biraz kisisel bir durum. benim için durum şöyle: ne yaparsan yap donup geleceğin yer yine kendi memleketin.

bunu biraz yemek gibi göruyorum. dünya mutfağında harika yemekler var hepsini yiyorsun ama günün sonunda ev yemeğini ozluyorsun. benim gibiysen odagini türkiye'de senin için en uygun sehire çevir.
0
buenosdias
(02.03.26)
Nereye gidersen git, ne yaparsan yap kendini bir yere ait hissedemeyeceksin. Normalde evlenip aile kurduktan sonra yerleşme hissi gelir derler ama sende o da olmadıysa bundan sonra muhtemelen olmaz.

Önce bunu kabul etmen lazım. Sonra bundan cidden muzdarip misin yoksa sadece canını sıkan bir durum mu onu anlaman lazım. Muzdaripsen hayatında bir "sabit" bulman için terapi şart. Değilsen de ara ara bu hissi yaşayıp hayata devam.
Nomadland filmini de izle derim.
0
Bruce
(02.03.26)
Ben evime ait hissediyorum, dışarıya karşı sizinle aynı hissiyata sahibim. Bu açıdan iyi para kazanabileceğim ve dışardan birilerinin zırt pırt bana nasıl yaşamam gerektiğini söylemeyeceği her yerde yaşayabilirim. İnsanlara çok kafa yormuyorum, münzevi hayatı da sevmiyorum. Sokakta yürürken her telden çeşit çeşit insan bir kalabalık oluştursun yeter.

Yapacak da pek bir şey yok heralde böyle şeyler için.
+2
akhenaten
(02.03.26)
antepteydin en son
0
Hallegadola
(02.03.26)
iyi bence boyle.
0
baldur2
(02.03.26)
Bu durum üzerine fazla düşünüyor olabilirsiniz? Bir yere ait olmak zorunda değilsiniz.
0
pembediken
(02.03.26)
Biz hâlâ birer avcı-toplayıcıyız dostum. Varmak istediğim bir yer yok, hayâl ettiğim bir yer yok. Tek isteğim "değişiklik"
0
birdirbir
(03.03.26)
(12)

Şu an ülkenin başında kılıçdaroğlu olsaydı ne olurdu?

messina123
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
Ciddi soruyorum. Ben de kılıçdaroğlu’na oy verdim. Dünyanın hali ortada. Şu an iyi ki tayyip var bence. İlk seçimde yerini ekrem başkan’a bırakması dileğiyle tabii ki
-20
messina123
(01.03.26)
Saydigin üç isimdende umudum yok. Bize bambaşka ve gerçekçi bir şey lazım. Genç, kararlı, ikna edici olmalı. Ekonomist kökenli olursa iyi olur çünkü işimiz var
-3
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
togg ve silah fabrikaları kapatılır, nükleer santraller ve denizaltılar askıya alınır, doğum kontrolü teşvik edilir, köpek mamalarına sübvansiyon uygulanır, konser ve heykel yapımına, veteriner kliniklerine öncelik verilirdi. camiler kapatılır, pkk'lılara kadro açılır, ilk öğretim, orta öğretim, lise ve yüksek öğretimde başörtüsü ve sakal yasağı uygulanırdı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
kk dönemide şimdide chpnin üst yönetimi amerikancı dolu. natocu namık tan, tr705..
şuan ki politikalardan farklı olmazdı. onlarda biden yönetimi olsa daha iyi çalışırlardı. trump geldiğinde bunlara da bir mektup yazar hizaya getirirdi. hatta şuan doğrudan incirlik kullanımına bile izin vermişlerdi.
yani öyle trump karşısında dik duracak bir yönetim beklenmezdi.
belkide erdoğanın tek başarılı olduğu konu abd ile rusya arasında bir köprü olabilmesi. gerek ukrayna konusunda gerekse suriye konusunda. yani dibine kadar amerikanın yanındayız ama sizide anlıyoruz oyununu iyi oynuyorlar.
+1
my fault
(01.03.26)
türkiye'nin "demokratik siyaset tarihi" abd ve israil'le oluşturulmuş aşk üçgeninden ibarettir. bu ülkeyi gerçek anlamda bağımsız kılabilecek birisi çıkarsa da merak etmeyin en başta vatandaş kendisi huylanıp alaşağı eder. amerikan demokrasisi ülkeleri topla tüfekle işgal etmekten çok daha ucuz bir yöntemdir, bu coğrafyada onların istemediği lider uzun süre barınamaz. barınacak olursa farklı şekillerde barış ve demokrasi getiriliyor zaten görüldüğü üzere.
+1
der meister
(01.03.26)
hadi oradan troll. su an nefret etsem de kk'dan, asla ve asla tayyip kadar olamaz. ulke her turlu iyiye gitmis olurdu.
0
aguen
(01.03.26)
Enflasyonu düşürmek için kamu tasarrufu başlar, maliye politikaları devreye sokulurdu.
Kamuya personel alımında mülakaat kaldırılırdı.
Çakarlı araba sayısında dramatik bir düşüş yaşanırdı.

diye düşünüyorum.

Not: Kendisini de, şu an Silivri'de olanı da sevmem.
0
Mirket
(02.03.26)
bu devirde artık hiçbir ülke kalkınamaz.
başa gelen birinin yüzlerce milyon doları olması lazım.
kimse o noktaya temiz ve tavizsiz gelemez.
o yüzden cebinizi doldurup (çalın demiyorum) 60-70 yıllık hayatınızın tadını çıkarın.
kemo, ekmelo, muhar, ekro .. hepsi bu ülkenin başına bela adamlar.
+1
plastic_angel
(02.03.26)
0
freedonia
(02.03.26)
Yukarıdaki karısıyı uyuyan vatandaşın troll mü yoksa orijinal süper zeka ürünü mü olduğunu çözecek kadar duyuruda takılmadım, ona göre engelleyeceğim.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
cevabını aşağıdaki videoda görebilirsin.

x.com


Ülkemizdeki bir takım muhalif cenah bunu ya göremedi ya da görmemek için çaba sarfederek kafasını kuma gömdü. ama gerçekler yok sayılsa da var olmaya devam eder. Ve kafasını kuma gören ancak kendini kandırabilir.

Hafazanallah.
+1
ezkaza
(02.03.26)
kamuda mülakat kaldırılır diyen kişinin kafasını yaşamak istiyorum.

çankaya veya izmir belediyesine bakabilirsiniz nasıl bir yönetim olacağını oradan kestirebilirsiniz.
+3
Hallegadola
(02.03.26)
+1
Hallegadola
(02.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(8)

Kalecinin aut atışını pas vermesi

kibritsuyu
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorl
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.

Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorlar.

Benim kafamın almadığı bir avantajı mı var?
0
kibritsuyu
(26.02.26)
Defansa çekilmiş rakibin düzenini bozmak,
Rakip sahaya gönderilen ve kime gideceği belli olmayan uzun topu kapıp kontratağa geçmelerine mani olmak,

Yıllar öncesinden aklımda bu ikisi kalmış.
0
Mirket
(26.02.26)
Oyun kurulum şemasını(2+1, 3+1 vb)buna göre düzenleyen takımlar için abecedir bu. Pres yapılıyor diye kolay kolay vazgeçmez çoğu hoca. Ki Herkes doğru yapamıyor presi, her pasla başlayan da uzun vurmuyor zaten. Amaç biraz da o presi başlatıp rakibi üzerine çekmek oluyor bazen.

Gs'nin presi iyi mesela, alametifarikası hatta. Bunu bilmesine rağmen bu sene birçok yabancı rakip pasla kurmaya çalıştı oyunu. Çünkü takımın güçlü yanı o, pratiği o. Plana sadık kal meselesi. Zira preste hata boşluk yaratabiliyor, pres hattını kıran bir pasla orta sahayı hızlı geçebiliyorsun. Birbirinin antitezi iki unsurun kiminki kazanırsa savaşı gibi düşün.

Ya da kalecinin uzun topu kötüdür, pas verdiği oyuncunun iyidir o vursun istenir.
+1
Bruce
(26.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.
0
freedonia
(27.02.26)
eskiden derken 2008de pep le barcelonada başladı. kaleci topu diktiğinde topun takımda kalma yüzdesiyle kaleden oyuna topu soktuğundaki yüzde çok farklı.
kafanızın almadığı avantaj çok açık. geriden topu oyuna sokarsan top sende kalır. dikersen bunu hesaplayamazsın.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
hayır arkadaşlar bahsettiğim şey topu dikip karşı sahaya göndermek yerine yakındaki oyuncuya pas atarak kullanmak değil, bundan bahsetmiyorum. eskiden kaleciler ellerindeki topu da oyuna degajla sokardı, artık elle müsait oyuncuya atarak kullanıyorlar, uzun süredir degaj görmedim. bahsettiğim bu değil.

defans oyuncusu kalecinin hemen 2 metre yanında duruyor. kaleci topu yanındaki oyuncuya pas atıp oyuna sokuyor. top oyuna girince rakip oyuncu üstüne koşup basıyor. pası alan oyuncu baskıyı yiyince ya kaleciye geri veriyor, ya yanındaki yöresindekine vermeye çalışıyor ama üstüne koşturan rakipler yüzünden veremiyor, ya kaptırıyor, ya kaptırmamak için höbelee diye kontrolsüz tepip taca maca atıyor. bunların hepsi daha ceza sahasının içinde ya da hemen önünde oluyor. kendi kalenin önünde anlamsız gereksiz paslaşmalar.

abanıp karşı sahaya dik demiyorum da, pas vereceksen de beklere, stopere falan pas ver, oradan kursun oyunu. niye iki metre yanındakine pas vererek oyunu başlatıp rakibi kendi kalenin önünde üstüne koşutturuyosun?
0
🌸kibritsuyu
(27.02.26)
geriden oyun başlatarak galatasarayın önde pres yapması sonucu gol yemek için
0
Hallegadola
(27.02.26)
Rakibi ustune cekmis oluyorsun iste. Orta sahan, forvetin rahatliyor alan buluyor, markajdan cikiyor, iki kilit pasla kontratagin kralini yapabiliyorsun. Tuzak bir nevi, kale onunde riskli paslar yapiyorsun, rakibe umut veriyorsun, rakip daha da istahlaniyor topu kapabilirim, kaparsam gol atarim, forvet diyor ben basiyorum, arkamdan siz de basin yaklasin hep beraber basalim durumu oluyor. Cikabildigin her pozisyon tehlike yaratirsin, bir de pres yapmak kolay degil, erken yorulursun, onde basan yoruluyor. o presi kirabildiysen bir de tazi gibi 60-70 metre geri kosuyorlar yardima kendi yara sahalarina o adamlar. Ha kalecin, defansin ayagi kotuyse, kazmaysa girmeyeceksin bu islere.
+1
freedonia
(27.02.26)
Birkaç farklı sebebi var. Önde olan takımlar hem zaman geçirmek için hem de tempoyu kontrol etmek için yapıyorlar. Top ne kadar fazla kendilerinde kalsa kar çünkü. Senin takımın hata yapmasa bile karşı takımın erken ceza sahasına girip oyunun tekrardan başlaması veya yanlış pozisyon alıp hem topu kazanaması hem de yorulması yine lehine oluyor. Geride olan takımlar genelde daha çabuk kullanırlar ama yine de planlı ve organize atak için pasla oyunun başlatılıp kurulması önemli. Ama dediğinde haklısın, bazen çok fazla risk alıp gol yiyebiliyor bunun dozunu iyi ayarlamak lazım :)
+1
iwasbornonamountainside
(27.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(15)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(4)

Prestij müzik - İbo savaşı

michael_knight
Prestij Müzik Ailesi ile İbrahim Tatlıses arasındaki savaşı hangi taraf kazandı?Siz hangisini tutardınız?
Prestij Müzik Ailesi ile İbrahim Tatlıses arasındaki savaşı hangi taraf kazandı?
Siz hangisini tutardınız?
-2
michael_knight
(25.02.26)
prestij bir dönem ezdi geçti. hatta sektör lideri falan da oldu. sonra bölünmeler ayrılmalar, topaloğlu nedeni ile düşüşe geçtiler. ibonun olduğu her versusta karşıyı seçerim.
+5
ground
(25.02.26)
tabi ki de hilmi topaloğlunu tutuyorum bu versusta. allah gani gani rahmet eylesin.
0
Hallegadola
(25.02.26)
Ground +1
Tatlıses ne taraftaysa tam karşısında olmak boynumuzun borcudur.

Bu konuyla ilgili yapılan bir film var mesela, film çok iyi olmasa da döneme dair birçok konuda aydınlatıyor, Mahsun Kırmızıgül’le ilgili hiç bilmediğim detaylar öğrenmiştim, ona bakabilirsiniz;
(bkz: prestij meselesi)
+2
mutekebbir
(25.02.26)
ondan önce neredesin firuze var. zaten bu filmi izleyip de hilmi topaloğlucu olmamak mümkün mü?
+1
Hallegadola
(25.02.26)
(15)

Sevgiliniz/partneriniz ne yapması kırmızı çizginiz?

darthvader
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
0
darthvader
(24.02.26)
Benimle küfürlü hakaretli konuşmayacak. Bile bile yaptığı zaman ayrılmışlığım var.
+2
yaren
(24.02.26)
böyle sorular sınavda falan gelince kesin bir şaşırtmaca var diyip ilk akla geleni işaretlemezdim ben :D haliyle aldatma değil de insanların içinde küçük düşürmesi diyorum.
+2
suicmeyenadam
(24.02.26)
Saygısızlık
-1
arbre
(24.02.26)
Yalan
+2
Mirket
(24.02.26)
Sevgisiz davranışlar. All or nothing benim için.
+1
gabe h coud
(24.02.26)
Kot etek giyerse her şey biter.
-6
Bruce
(24.02.26)
aptallığa tahammül edemiyorum. bahsettiğim hata yapmak değil. mesela uyardığım bir konu var. bunu böyle yapma bak çok riskli-tehlikeli. açıklıyorum anlatıyorum ama ısrarla o harekete devam ediyorsa aynı ortamda olamayız.
+4
orpheus
(25.02.26)
yalan evet ama sadece yalan degil. bir sey sorunca gizlemesi, veya bir sey anlatirken tam anlatmamasi, bazi kisimlarin uzerini hizli gecmesi gibi bir sey saklamasi. durust olmamasi kabaca. yani yalan soylemeyip dogruyu da saklayabilir ve bu benim icin red flag.

her sey halledilir, etik problemler halledilmez. ve maalesef karakter degismez kolay kolay. once a cheater always a cheaterdir her zaman.
+4
antikadimag
(25.02.26)
Yukarıda yazılanlara katılmakla beraber net kontrolsüz öfke problemi.
+3
rakicandir
(25.02.26)
valla eşcinsel ise veya sapkın bir cinsel arzusu varsa ayrılırım
-8
Hallegadola
(25.02.26)
yalan başladıysa benim için biter.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Tartışırken üslubunu korumaması, saygısızlık
+2
onyx
(25.02.26)
Tutarsızlık. Benim için her şeyin en temeli.
0
bradshaw
(25.02.26)
partnerimi ilk görüşte terminator t-800 gibi anında scan edip bana uygun olup olmadığına karar veririm.

youtu.be

ondan sonra yanlış yapmaz zaten. yaptıysa hatayı kendimde ararım.
-3
yurtsuz john
(25.02.26)
herşeyiyle harika biriydi bence son kız arkadaşım

aptala tahammül edemiyorum mesela
Ama o yapsa kabulüm swh
Halen kabulüm
0
baldan kaymak
(25.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(4)

nato clearance nasil alinir?

nibba
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's. All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the
soyle bir cevap geldi yurtdisi isverenden:

Thank you for your confirmation, unfortunately we are looking for candidate with CL's.

All NATO contract roles require the candidate to have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application​. Additionally, the candidate must also have the nationality of one of the NATO member nations.

Without both the required clearance and NATO nationality, a candidate cannot be considered for this position.

Should you obtain the required clearance in the future, please let us know!

google'da arastirma yapiyorum fakat her zamanki gibi danismanlik sirketleri seo amacli dandik yazilarla doldurmus.

anladigim kadariyla clearance'i isverenin istemesi lazim ki prosedur baslasin.

anlamadigim bir sey mi var? yardimci olabilir misiniz?
0
nibba
(24.02.26)
ben savunma sanayiinde calisirken calistigim yer benim icin almisti. isveren araciligiyla olmasi gerekiyor sanirim.
+1
antikadimag
(24.02.26)
benimkini de işveren istemişti. çalıştığınız kurumla iletişime geçin
+1
Hallegadola
(24.02.26)
orada bir yer yanlış yorumlanıyor. firma demiş ki?

"must have a currently active NATO SECRET Clearance at the time of application"

yani 'clearance sahibi olan aday' aranıyor. Yoksa başvurma diyor.

bu belgeyi alabilmek için Nato' ya proje yapan bir savunma sanayi firmasında çalışmanız gerekiyor. Sizi işveren bildiriyor, daha sonra Adli kurumlardan güvenlik soruşturmanız yapılıyor, daha sonra uygunsanız kabul ediliyorsunuz.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Bireysel başvuru yapabiliyor musunuz emin değilim.

İş ilanı diye tahmin ediyorum zaten açıkca yazılmış hali hazırda NATO SECRET clearence lı personel arıyorlar. Bunun sebebi clearence ın çıkması uzun sürüyor. Türkiye görece hızlı ama türkiye için 6-9 aylık bir süreç ( 1.derece de asker varsa daha çabuk oluyor) ama italyada 18 ay+ sürüyor misal vs. 5 yıl için verildiğinden hali hazırda sahip personel bulunuyor.

Yani şu andan alıp o işe muhtemelen başvuramazsınız.
+3
wallcan
(24.02.26)
(7)

Roma tavsiyelerinizi rica ederim

croswell
5 gün kalacağım notebookllm üzerinden bir rehber yarattım kendime ama var mı favorileriniz mekan yeme içme konusunda?
5 gün kalacağım notebookllm üzerinden bir rehber yarattım kendime ama var mı favorileriniz mekan yeme içme konusunda?
0
croswell
(19.02.26)
Bi avm var. Gitmeye değmez. Ucuz da değil. Oraya vakit ayırmaya değmez.
Lubi gölü ydü galiba. Bizde kralı var. Yarım günü orda harcamayın.
Şehre karışıp gidin. Kaybolun.
0
luluki
(19.02.26)
kobuzchu kiz
(19.02.26)
sora margerita
0
kassiopeia
(19.02.26)
İspanyol merdivenlerine çok yakın, Pompi diye bir tiramisucu var. Orman meyveli miydi neydi, ondan yiyin ya güzel o.
+1
cay koy geliyorum
(19.02.26)
maps.app.goo.gl
deniz ürünü agirlikli menü. biraz merkezden uzak, fiyatlar tuzlu, rezervasyon sart.
0
kimi raikkonen
(19.02.26)
pompi'de sade, two sizes'da antep fıstıklı tiramisu yiyin.
venchi'de dondurma yemeyi unutmayın. venchi hariç diğer dondurmacılar da güzel adamlar gerçek meyveden dondurma yapıyorlar.
vatikan müzesine giriş saatimizi beklerken trecaffe diye bir yer bulduk, orada yediğim lazanyanın tadı halen daha damağımda.
0
Hallegadola
(20.02.26)
-Pastificio' da makarna ( İspanyol merdivenlerine çok yakın )
Trastevere Bir and Fud hala açıksa - güzel fıçı bira çeşidi vardı.
0
kumandanim
(20.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(5)

Saç uzaması

yurtsuz john
Şu an bağlayacak uzunluğa geldi ama yaz başında daha uzun saça ihtiyacım var iş gereği. Uzamayı hızlandıracak bir formülünüz var mı?
Şu an bağlayacak uzunluğa geldi ama yaz başında daha uzun saça ihtiyacım var iş gereği.

Uzamayı hızlandıracak bir formülünüz var mı?
0
yurtsuz john
(12.02.26)
yağmur doğal saç uzatır.

zencefil vs saç uzatır.

biberiye yağı, argan yağı saç uzatır.

biotin, çinko gibi takviyeler çok hızlı saç uzatır.
0
koela
(12.02.26)
(bkz: dax supergro) ablam bir ara bunu kullanıyordu.
0
Amaranta ursula
(12.02.26)
her gün yıka.
0
antihero
(13.02.26)
restorex var uygun fiyatlı bak o saç uzatıyor.

bir de rossmann'da isana'nın kafeinli şampuanı ve serumu var. bak o uzatıyor ama aynı anda kurutuyor da. o yüzden ikinci bir şampuan kullanacaksın. ve sürekli kullanıma uygun bir şampuan değil. yılda bir iki kutu anca.
0
Hallegadola
(13.02.26)
susam yağı kullan hem gürleşir hem uzar .
0
devilone
(13.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.