Giriş
(11)

Evlilere soru

Purple life
Hangi günleri kutluyorsunuz?
Hangi günleri kutluyorsunuz?
0
Purple life
(14.10.26)
doğum gününü kutluyoruz. evlilik yıl dönümünde yalnızca 1.'de hediye aldık. 5.'ye kadar hediyesiz sadece yemeğe gidiyoruz ya da evde kutluyoruz.
0
awlmi
(14.10.26)
Her önemli günü neredeyse. Sadece doğum günlerinde hediye alıyoruz onun haricinde hep yemeğe çıkıyoruz.
0
Hallegadola
(14.10.26)
sadece doğum günü. diğer günler için, biz zaten haftada 2-3 dışarıda vakit geçirdiğimiz için yemeğe gitmek falan sıradan şeyler.
-1
gercekdunya
(14.10.26)
doğum günlerinde hediye alıyoruz. diğer günleri ikimiz de unutuyoruz 5 senedir denk getiremedik.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.10.26)
doğum günü vs. hiç umrumda olmaz ama çocuklar hatırlarsa pasta alırlar.
hanmın ve çocukların doğum günlerinde yine ufak bir pasta kesilir. hediyeleşme pek olmaz.
evlilik yıl dönümleri şöyle oluyor. aa geçen hafta bizim 24. sene oldu değil mi, diye karşılıklı vay bee ünlemleri eşliğinde geçiyor.

yalnız 20. senede hanımı çırağan'da kahvaltıya götürmüştüm. 30'u görürsek yine kallavi bir şey yapmaya çalışırım.
+1
lazpalle
(14.10.26)
dogum gunleri, evlilik yildonumu, yilbasi kutluyoruz, ufak rutinlerin hayata heyecan kattigi kanisindayim ben.

dogum gunleri icin spesifik bir pastaneden 3 minik pasta alip hafta boyunca yiyoruz, her seferinde mum ufleyerek. aktivite ya da hediye eslik ediyor (rafting, taki vs gibi)

evlilik yildonumu icin guzel/ozel bir yerde yemek yiyoruz, hediyelesmiyoruz. seneye 10. yil icin ozel bir tatile gitmeyi dusunuyoruz.

yilbasinda ufak hediyelesme (corap, tisort, telefon kilifi gibi gundelik basit ihtiyac)
0
taurina
(14.10.26)
Doğum günü ve evlilik yıldönümü
0
ekimoloji
(14.10.26)
10. seneyi devirdik, artik sadece cocugun dogumgunu kutlaniyor.
evlilik yildonumu olarak bundan sonra 5'in katlari falan kutlanabilir, belki de 10nun katlari. bakicaz.
kendi dogumgunlerimiz ise pek kutlanasi degil artik ya, tersine "ulan bir sene daha yaslandik pfff" havasinda geciyor.
+2
cooperr
(15.10.26)
Doğum günleri, evlilik yıl dönümü, yılbaşı. Ben ajandama evlilik teklifinin tarihini bile kaydetmişim:)
0
kumandanim
(15.10.26)
cok ozel kutlamalar yapmiyoruz.
dogum gunlerinde genellikle bir yerlere tatile gidiyoruz. Gidemiyorsak mutlaka bir pasta yapip kutluyoruz, ya da denemek istedigimiz bir yerde yemege cikiyoruz. hediye olayi ise gercekten cok istenilen bir sey varsa ya da bu tam senlik dedigimiz seyleri aliyoruz.
evlilik yildonumunde ise ozel bir seyler yapmiyoruz genelde. belki kisa bir kacamak tatil, gunubirlik yeni bir yerler gorme falan.
tatile cikmayi seviyoruz biz :D
0
65 derece
(15.10.26)
Doğum günü
evlilik yıl dönümü
yılbaşı
sevgililer günü (soft)
adet günü (oh çocuk olmadı diye)
+1
ananiyimioguz
(15.10.26)
(24)

Halk neden tepkisiz

walterwolf
Şu son olaylardan sonra halk niye tepkisiz sizce?Mesela son günlerde ispanya'da Fransa'da en ufak şeylerden bile öğrenciler protesto ettiler.Bizim kültürümüzde mi yok yoksa artık herkes korkuyor "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mı diyorlar. Özellikle öğrencilerin hiç umurunda değil gibi.
Şu son olaylardan sonra halk niye tepkisiz sizce?
Mesela son günlerde ispanya'da Fransa'da en ufak şeylerden bile öğrenciler protesto ettiler.
Bizim kültürümüzde mi yok yoksa artık herkes korkuyor "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mı diyorlar.
Özellikle öğrencilerin hiç umurunda değil gibi.
0
walterwolf
(14.10.26)
O iş öyle olmuyor. Kuyucaklı Yusuf 2.5 lira tahsildar memur maaşı için köy köy dolaşırken muazzez'e bir kaymakam bir komutan salça oluyordu. Ne yapsaydı yusuf? Başka iş mi vardı?

İnsanlar fransa'daki gibi ferah içinde değil.

Gözaltına alınırız işimizden oluruz, sahip çıkanımız olmaz der halk

Amma

Bu işin sonu Yusuf yine
0
topkapiaksaray
(14.10.26)
zaten pek tepki kültürü olan bir millet değiliz. bizde iyi şeyler de kötü şeyler de genelde tepeden inme oluyor.

ama bunun üstüne bir de sindirildik son yıllarda, artık ümüğümüzü de sıksalar, başka bir şey de yapsalar hem ses çıkaracak cesaretimiz kalmadı, hem de umudumuz bitti.

kaçabilen kaçıyor, kendini soyutlayabilen soyutluyor, başka da bir şey yapamıyoruz. üzücü.
+4
lemmiwinks
(14.10.26)
Sen neden tepkisizsin?
+6
Purple life
(14.10.26)
bu toplumsal gelenekle alakalı. fransızlar zaten fransız devriminden beri her şeye ayaklanıyor, onlara sebep gerekmiyor. zaten toplum bilinçleri böyle. İspanyollar zaten bir kaç kez iç savaş yaşamış ülke. toplumsal bilinç ve birlikte yaşama kültürü mevcut. türk toplumu ise biat kültürünü kabullenmiş bir toplum. osmanlıdan beridir, ayaklanan gruplara devlet zaten sert çıkıyor, ancak bu gruplara toplumun diğer kesimlerinden hiç destek gelmiyor. 1980'de belki darbe olmasa toplum olarak daha ileride olurduk. 1980'den sonra sönümlene sönümlene buralara geldik. zaten son öğrenci hareketi 1980'di.

adaletin olmadığı bir toplumda kimse ayakalanıpta geleceğini karatmak istemiyor. en son 19 mart olayalarında bir sürü üniversite öğrencisi aylarca cezaevlerinde perişan oldu. aileleler çocuklarını salmıyor artık.

halk tepkisiz değil şu an suskunluk döneminde.
+1
mikahakkinen
(14.10.26)
turkiyede her insana esit kaynaklari ver, esit statuyu ver; aralarindan birini secip ona kole olmaya karar verirler.

bireylik gibi bi ozellikleri olmayan, guce tapan lider fetisisti bi toplum.
+2
aguen
(14.10.26)
bu mesaja bile objektif bir yanıt vermekten korkuyorum desem.
+4
galahad reloaded
(14.10.26)
azerbaycan'daki olaylara türkiye'deki muhaliflerden gelen destekler ve meşrulaştırma çabaları gösterdi ki 20 yılda bir arpa yolu boy alamamışız. tam akp'den o kadar soğuduk diyoruz, hooop imam hatipler kapatılacak, başörtüsü yasaklanacak diye sayıklamaya başlıyorlar. muhalifler böyle yapmaya devam ettikleri müddetçe akp iktidardan inmez. 20 yıldır hiç oy kullanmayan, kullananları yerden yere vuran ben bile gittim akp'ye oy verdim. kötü ekonomi yönetimi, çalışmayan adalet, fon vurgunları, hepsi muhalefet iktidara gelemesin diye verdiğimiz bir bir fidyeden ibaret.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.26)
Halk örgütsüz, lidersiz, ihanete uğramış, ana akım siyasetten tiksinmiş, fakirlesmiş ve güçsüz bir durumda. Devlet aygıtını elinde tutan güruh her şeyi yapabileceğini gösterdi bunların hiçbirinin tarihteki sonu iyi olmamıştır. Ülkeye yazık.
+2
anon1m
(14.10.26)
soylenenlere katilmakla birlikte sunu da belirtmek istedim: turkiye'de cozum uretme kapasitesi yok. mesela milliyetcilik dedigimiz sey (fransa ornegini verdiginiz icin diyorum) bir cozumdur. komunizm de oyle kapitalizm de oyle. bunlarin hepsi sonuc. yani kralin guclu olmasi, halk ayaklanmasina ve cumhuriyet sisteminin gelmesine neden olmus. fakirlik, halk ayaklanmasina ve esit (adil diyemem) mal, servet paylasimina yani komunizme neden olmus. turkiye'de bunlarin hicbiri halk icin hicbir zaman bir sorun olmamis. yani ataturk demokrasiyi, secme ve secilme hakkini, laik egitim sistemini, cumhuriyeti vs. getirmis ama halk hicbir zaman bunlari talep etmemis, hatta onu gectim haberleri bile olmamis. bunlar hep kucuk bir azinligin sorunu olmus. boyle olunca da bu ithal edilmis fikirler, sistemler calismiyor, yamalar yapiliyor, adapte edilemiyor, saygi duyulmuyor. yani demokrasi icin kan dokmedigimiz icin biri cikip demokrasi bir aractir, trene bineriz, zamani gelince ineriz diyebiliyor. fransa dediginiz millet o demokrasi icin, cumhuriyet sistemi icin saray basip kafa kesmis millet. dolayisiyla macron cikip ben anayasaya uymuyorum derse baskanligin basilip kafasinin kesilecegini bilir. o nedenle birakin boyle bir seyi soylemeyi hayal bile edemez.
+1
Sour
(14.10.26)
Herkes ya memur ya da memur olmak istiyor
+1
Hallegadola
(14.10.26)
farkli dinamiklerin sonucu bence.

%20 = turk milleti devletcidir.
%60 = 20 yildir empoze edilen polis devleti, hukuk bizde, cogunluk bizde, becereksiz muhafelet algisi
%20 = protesto atesini fitilleyecek bir organizasyon, kisi olmamasi.
0
buenosdias
(14.10.26)
birincisi adalet yok ikincisi ahlak yok.

bir kesim azcık ses çıkarsa hop içeri alınıyor sonra aylarca bekle ki iddianame hazırlansın. boş yere içeride yatıyor.

diğer kesimde de zaten ahlak yok. bu yapılanlar rahatsız etmiyor çünkü kendilerinde güç olsa aynısını yapacaklar. sadece henüz o fırsat onlara gelmedi.
+4
gercekdunya
(14.10.26)
Fransız ihtilalini yapan kültür ile biat kültürü kıyaslamasına canlı örnek.
+3
Mirket
(14.10.26)
Ahmet karamustafa hocanın tanrının kural tanımaz kulları ismiyle Türkçeye çevrilen bi kitabı var. O kitap tepkisizliğin bu topraklardaki tarihi açısından da okunabilir. İsyan eden toplulukların devlet eliyle ehlileştirilmesi, ehlileşmeyenlerin silinmesi vs. Belki bin yıla yayılmış kontrollü bi tepkisizleştirme deneyi var gibi
0
bumbum
(14.10.26)
Bizim tipik beyaz yaka CHP kemik seçmenden bahsediyorsan bıçak kemiğe dayanmadı da ondan. Tüm bu olanlara, ulkedeki pahalilik ve enflasyona rağmen babadan dededen kalanlara beyaz yaka maaşlarını eklediğinde hala senede en az iki tatile gidebiliyor, çocuklarını ozel okula gönderebiliyor, 2-3 senede bir arabalarını yenileyebiliyorlar. Dünyanın en konformist insan grubundan nasıl bir tepki göstermelerini bekliyorsun ki ayrıca? En fazla instada "sen de ekle" filan yaparlar.

Bi de kim için kendini ateşe atacaksın mevzusu var. Halk Tv, eski CHP, yeni CHP, Yeni Partinin büyük çoğunluğu Dem Parti, Dersim lobisi ve vatana ihanet sureci ile sorunu olmayan oluşumlar. Özgür Özel sürekli Seloya selam gönderip kürtler de kürtler demekten bıkmadı. Tabi bu dediklerim sadece vatansever insanlar için geçerli. Muhalefetin de kendi içerisinde bi sürü sorunu var yani.

Ama yine de Halk Tv' ye yapılan baskın maalesef çok çok daha kötü dönemlere girdiğimizi gösteren olaylardan biri. Aklı başında hic kimsenin onay vereceği olaylar değil.
+2
trixi
(14.10.26)
Çünkü bk gibi muhalefet var afedersin. Hala Ekrem aşağı Ekrem yukarı muhalafette
-2
benaslindayohum
(14.10.26)
çababın bir sonuç vereceğine dair inanç-ümit olmazsa o çabayı gösterme motivasyonu da olmaz.
+3
orpheus
(14.10.26)
Yalnız fon olayında kafasını kuma gömmüş troller de yavaş yavaş sahalara dönmeye başlamışlar.swh

Bunlara gerekli tavır vs alınmadıkça da -burası da dahil- bu işler yoluna girmez.
+1
makbur
(14.10.26)
Ben çok uğraştım. Hiç bir şey değişmedi. Sıramı savdım. Protestoyla bir şeyin değiceğini düşünmüyorum artık. Seçimle bile değişmez. Bittik. Benim durumum iyi. Çocuk da istemiyorum. Benden sonrakiler benden başkası düşünsün. Yine oyumu veririm. Bağış yaparım. Ama ekstra tek adım atmam.
0
gabe h coud
(14.10.26)
Daha önce de benzer bir duyuruya verdiğim cevabı vereyim: Herhangi bir tepkinin kişisel bedeli çok büyük, getirisi neredeyse yok.

İktidar elinin altındaki kolluk ve yargı imkanlarını kullanmaktan çekinmiyor. Bugün sıradan bir insan merkezi bir meydanda bir slogan atıp herhangi bir konuda yasal protesto hakkını kullanmaya çalışsa daha sloganın ilk hecesi bitmeden gözaltına alınmış olur, tutuklu yargılanır, iddianamesi çıkana kadar 2-3 ay yatar...
Bu arada işini kaybeder, sağlığından olur, ailesinden ayrı kalır... Peki bu protestonun kendisine ya da genel muhalefete faydası ne olur? Koskoca bir sıfır... Tüm medya zaten iktidarın elinde, yani haber olamaz. Ünlü biri olmadığı için de sosyal medyaya falan da düşmez. Yani halkın genelinin ruhu duymaz.
Hatta şu anda kim bilir hangi alakasız sebeplerle içerde duruşma gününü, iddianame yazılmasını bekleyen onlarca, yüzlerce öğrenci, madenci, emekli vb. vardır...
+2
salihdt
(15.10.26)
Sakıncalı Arkadaşlarım isimli bir belgesel var. Mubi’de izlenebiliyor. Rusta’da muhalif basın mensuplarının hikayesine odaklanıyor. Orada bir karakter sadece ben mi totaliter iklimde yaşıyorum diye sorguluyor. Günlük hayat sorunsuz akıyor. İnsanlar AVM’lerde alışverişini yapıyor, tatiline gidiyor, sinemaya gidiyor. Muhalif medya mensupları, siyasetçiler, sanatçılar ve öğrenciler üzerindeki baskı ise Stalin dönemini aratmıyor. Biz de aynı bu durumdayız şu anda. Yavaş yavaş haşlanıyoruz tencerenin içinde, ölmek üzere olduğumuzu fark ettiğimizde çok geç olacak.
0
auroraaurora
(15.10.26)
bir tarafta öğrenciler gençler içeri atılırken anne babalar devreye girip seslerini kesiyor sütümü helal etmem seni okul okumaya gönderdik diye diğer taraftan da direk etrafınızda var mı bilmiyorum 70 yaş üstü insanlar ciddi ciddi facebook'ta yazdıkları için içeri alınıyor... çocuklar da baba/anne beni işimden edeceksin diye tavır koyuyor... büyükler de seslerini kesiyor mecbur... ekonomi de hukuk da tek bir kanalda artık... öyle büyük bir çıkmaz... en garantisi özgür özele, muhalefete sallamak... temiz... akarı kokarı yok...
+1
chetinn
(15.10.26)
Halk tepkisini sandık gelince gösterebilir. Göstermiyorsa yapacak bir şey yok.
Yüzde 10 oyu olsa AKP'nin bunları yapabilir mi? hayır.
-2
allezz
(15.10.26)
biat kulturu ve devletcilik insanimizin iliklerine islemis; afedersin s.kseler yine isyan etmez bizimkiler. bir de bana dokunmayan yilan bin yasasin zihniyeti var. toplumsal yasam kulturu zaten hic gelismemis. orgutlenme kabiliyeti cok zayif, kolektif bilinc yok. maalesef bi cacik olmaz bu milletten.
0
banach
(16.10.26)
(13)

Aynı evde kardeş gibi olmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
2 yıllık evliyiz. Eşim aşırı anlayışlı, sevecen, iyi niyetli, bana her konuda yardım eden, destek olan biri. Bütün hayatı ev, iş. Derim bazen gidip arkadaşlarınla gezip tozsana diye. Birlikte çok güleriz, çok eğleniriz. Ama aramızda duygusallık çok az. Bana en son ne zaman seni seviyorum dediğini ha
2 yıllık evliyiz. Eşim aşırı anlayışlı, sevecen, iyi niyetli, bana her konuda yardım eden, destek olan biri. Bütün hayatı ev, iş. Derim bazen gidip arkadaşlarınla gezip tozsana diye. Birlikte çok güleriz, çok eğleniriz. Ama aramızda duygusallık çok az. Bana en son ne zaman seni seviyorum dediğini hatırlamıyorum bile. Bunları ona söylediğim zaman kabul etmiyor. Hep ben yapıyorum ama yoruldum.

Traş olur, arko sürülünce ne kadar yakışıklı oldun demesini beklersin ama hiç söylemez. Sorunca der yakışıklı olmuşsun diye. Bazen beni eşi değil de arkadaşı gibi görüyor sanki diye düşünmüyor değilim. Duygusal olarak çok boşluktayım. 3 yıldır başbaşa tek bir anımız yok. Başkalarının yanında zaten benden en uzağa oturur. Çaba da sarfetmez. Kendimi bir koca olarak hissetmiyorum desem yeridir.

Dışarıdan bile herkes fark etmiş bunu. Kurumdaki stajyerler bile sanki 40 yıldır evli gibisiniz diyor. İnanın iş yerinde daha çok seviliyorum. Sanki ben kadınım, o erkek. Dışarıda bana yaklaşmamasına zaten alışığım ki çünkü çekingen biri. Ama bir insan evinde eşinin yanağından hiç mi öpmez? Her gün olmasa bile arada bir sarılmak istemez mi? Dışarı çıkacağımız zaman yalancıktan söylüyorum çok güzel olmuşsun diye, hiç karşılık alamıyorum.

Ailesi uzakta yaşıyor. Çok gidip gelemiyor. Gittiğinde de 15-20 gün kalır. Hep nasılsın, iyi misin yazar, bir ker olsun özledim seni dememiştir. Ben mi hata ediyorum, yanlış düşünüyorum bilmiyorum. Siz olsaydınız bu durumda ne yapardınız? Aynı evini içinde kardeş gibiyiz. Televizyondan arta kalan zamanı telefondan instagram kaydırarak geçiriyoruz. Ne yapacağımı cidden bilmiyorum. Sizce evlilikte bu kadar soğukluk normal midir?
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.26)
başka erkek arayışı içinde
-9
HellKeePer
(14.10.26)
Hocam istediğiniz şey gayet normal, sizde bir sıkıntı yok. Ama bu evliliğinizde sorun olduğu anlamına da gelmiyor. Çünkü belki de eşinizin sevgi dili de budur. Size yetmeyen şey ona yetiyordur. Karşılıklı bir gün bu konuda ciddi bir şekilde konuşsanız kimbilir belki de hiç aklınıza gelmeyecek bir sebep sunabilir size. Sizin de bakış açınız değişebilir. Dediğim gibi ben sizin evliliğinizde bir sorun göremedim anlattıklarınızdan. Sadece sevgiyi ifade etme biçimleriniz farklı.
+1
fikrim sabit degil
(14.10.26)
Kusura bakma ama ya da bak,gerçek hayatta burada çizdiğin personan gibiysen pekte sevilecek bir tarafın yok.

Birde arko nedir allasen,arko sürdümü bugün 60 plus olan adam der.bunu diyince karakterden çıktın aslında.
+4
duptıs
(14.10.26)
Bence burada asıl mesele sevginin olup olmamasından çok, nasıl gösterildiği. Anlattıklarından eşinin sana karşı ilgisiz biri olduğu sonucu çıkmıyor; destek oluyor, yanında duruyor ama duygusal ve fiziksel yakınlığı senin beklediğin şekilde göstermiyor.
Bunu “sen bana hiç sevgi göstermiyorsun” diye değil, “sarılmak, güzel bir söz duymak, baş başa vakit geçirmek bana iyi geliyor ve bunları özlüyorum” diye anlatmak daha yapıcı olabilir. Çünkü bazen karşı taraf gerçekten neyin eksik olduğunu fark etmiyor. Uzun süredir konuşup yine de hiçbir değişiklik olmuyorsa, o zaman çift olarak bu konuyu daha ciddi ele almak gerekebilir.
0
PerdeArkası
(14.10.26)
22 yaşında bir kız, daha kendini yeni bulmaya çalışıyorken bir de evlilik sorumluluğuyla tanışmış. Evlilik öyle pembe panjurlu ev romantizminin ilelebet süreceği bir yer değil, belki o da kendi gibi evlilik ve ilişki tanımları henüz oturmadığı için bocalıyordur
Sizin bi çift terapisine gitmeniz iyi olur sanki
0
mor oje
(14.10.26)
yeni coco sen misin? Sürekli eş ile ilgili hikayeler.
+1
kuzey li
(14.10.26)
seni kafesteki kuş olarak görüyor. sen zaten oradasın, varsın. herhangi bir çaba göstermesine gerek yok, herhangi bir şey yapmasına gerek yok.

sosyal ortamlarda da başka insanlarla iletişim kurmak istiyor çünkü seninle iletişim kurmakla ilgilenmesine gerek yok.

kafesteki kuş olmadığını göster. başkalarıyla flörtüz hareketlere gir. aldat demiyorum tabi ama mesela sosyal ortamlarda başka kadınlarla kahkahalara boğul. istesem ben bunları elde ederim mesajı ver. pısırık olma, edilgen olma. etrafında bir sürü kadın olsun.

sonra bu kadar seçenek içinden ben seni seçiyorum mesajı ver. ufak süprizler yap. özellikle yatakta süprizli ol.

Kadın seni 15 gün tek başına bırakıp "acaba aldatır mı" diye kıskanmıyorsa pısırığın teki gibi davranıyor olma ihtimalin yüksek. Arko krem sürmeler, yakışıklı olmuş muyum diye sormalar falan nedir arkadaşım? ne bunlar, bunlar ne!?

azıcık gizemli ol, azıcık flörtöz ol, azıcık kıskandır. tıraş olup krem sürüyorsan "hangi o*ospu için sürüyor kim bilir" dedirt. işyerine stajyer geliyorsa azıcık kıskandırmak için kullan. gidip çoluk çocuğu taciz etme tabi de, karına "Mervelerle öğle yemeğine çıktık" falan de. yalan olabilir, merve diye biri olmayabilir. merve sana emanet edilmiş stajyer olabilir, sadece yemekhanenin yerini göstermiş olabilirsin. bunları bilmesine gerek yok. azıcık kudursun. azıcık içi içini kemirsin.

şu an "amaaaaaan naciye abla, benim sünepeye kim bakacak" cümlesinde bahsedilen sensin. kusura bakma yani. sünepe olmadığını göster!

kadını çok boşlamışsın. seni elinde tutmak için azıcık çaba göstermesi gerektiğini hissettir.

bu böyle olmaz.
+1
babilfish
(14.10.26)
Benimki de tam tersi dünyanın en yakışıklı erkeğisin, gördüğün tüm erkeklerden daha yakışıklısın, zekisin prezantablsın derim övgüden hiç hoşlanmadığı için he der geçer
0
Hallegadola
(14.10.26)
Ciddili cevap yazacaktım,ama troll müsün değil misin şüpheliyim,yazmıyorum,vazgeçtim. Kötü bir durum ama
+5
denizciman
(14.10.26)
Evlenirken aklınız nerdeydi
+1
denizkenarısandalye
(14.10.26)
Oğlum sen eşinin maaş kartına çöküp işe gitsin diye harçlık veriyorum diyen troll değil misin? Seni seviyorum demesini mi bekliyorsun bir de?
+7
himmet dayi
(15.10.26)
hahahi hocam , cevap yazacaktım ama önceki duyuruların aklıma gelince bir gülme geliyor, yazamıyorum :)


eşinin maaş kartı, baldız, tursil vb...
0
omer460
(16.10.26)
sigara paketlerindeki iktidarsızlık fotoğrafı gibisin. öyle tarif etmişsin hayatını
0
stefano
(16.10.26)
(4)

Nişanda takılan altınları bankaya götürüp altın hesabına gram altın olarak yatırınca banka komisyon vs. alıyor mu?

santimantal
Fiziki altını evde saklamak büyük risk. Kasa kiralasak masrafı var.Grama çevirtip hesaba yatirsak nasil olur?
Fiziki altını evde saklamak büyük risk. Kasa kiralasak masrafı var.

Grama çevirtip hesaba yatirsak nasil olur?
0
santimantal
(11.10.26)
Komisyon bankadan bankaya değişebilir ama 1 gram altın 0.995gr olarak hesaba geçecek. Çünkü kalanları altın değil.

Ama büyük kayıp olmuyor. 40gr geçirirseniz minimum 39gr gelir mesela.

Altının ayarına göre çokça değişkenlik gösterecektir.
0
substituent
(11.10.26)
bankada kasa kiralayabilirsiniz.
0
gercekdunya
(12.10.26)
Altınlar lazım olunca iki kere bozdurmuş olup zarar edeceksin bence de kasa kirala
0
Hallegadola
(12.10.26)
Kasa kirala. Fiziki altın en değerlisi. Kasalar çok pahalı, kampanya yapan bankalar var tekliflere bak.
0
mikahakkinen
(12.10.26)
(10)

kpss'nin bu kadar basit olması hakkında ne düşünüyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
öss'nin 3-4 katı kolay, ilkokul seviyesi soru soruyorlar. rasyonel sayılar, paranteze alma, köklü sayılar vs ile dört işlem yapılıyor. aşağıdakilerden hangisi aşağıdadır minvali tarih, coğrafya ve hukuk soruları var. hiçbir şey bilmeyen insan bile sırf türkçe bildiği için birkaçını çözer. hal böyley
öss'nin 3-4 katı kolay, ilkokul seviyesi soru soruyorlar. rasyonel sayılar, paranteze alma, köklü sayılar vs ile dört işlem yapılıyor. aşağıdakilerden hangisi aşağıdadır minvali tarih, coğrafya ve hukuk soruları var. hiçbir şey bilmeyen insan bile sırf türkçe bildiği için birkaçını çözer. hal böyleyken çalışıp kazansaydınız diye kafa ütüleyenler neyin kafasını yaşıyorlar, çalışıp 70 alanlar hiç mi bir şeye çalışmamış. ayrıca babaanneler ne ayak?
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.10.26)
sorular zor muydu diyorsun yani
-5
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.10.26)
ya bsg
+3
herzan
(07.10.26)
ilkokul seviyesi değil. lise ama össden kolay evet. süre yetmiyor ama mesele süre.
+4
jelly bear
(07.10.26)
Aynen knk.
+1
ekimoloji
(07.10.26)
Seneler önce bir kere girip tr 9.su olmuştum. Lise üniversite sınavı neyse orda çocuklara yüklenmek anlamsız ama koca koca insanların kpss mağduriyetini hiçbir zaman haklı bulamayacağım.

Eksi vermeden önce işlem önceliğine dikkat ediniz lol
-4
ruhen hastayim ben
(07.10.26)
KPSS zor değil zaten atanması zor. Yeni mezun olduğum sene 97 alıp atanamamıştım da özel sektörden devam ettim.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(07.10.26)
Kesinlikle katılıyorum LGS daha zordur.

Çalışmadan girdiğim sınavda 80 küsür almıştım, çalışarak girdiğimde kendi alanımda ve birkaç puan türünde birinci oldum alan sınavından. Ki ben eşit ağırlıkçıyım öyle matematiğim süper değildir. Mühendis adam koklayarak çözer KPSS matematiğini bence

Atanmak daha zor olan aşama ama evet.
0
Hallegadola
(07.10.26)
OSS/LGS tip doktoru olacaklarla tasra universitesinde 2 senelik geleneksel el sanatlari okuyacaklari ayristiriyor.
KPSS ise kagit takibi yapacak memur seciyor.

Ikisinin zorlugunun benzer olmasini beklemek abes.
+1
cooperr
(07.10.26)
KPSS bir sıralama sınavıdır diye klişeleşmiş bir bilgi var.

KPSS'nin zor olmasının hiçbir anlamı yok ki. Dediğiniz gibi Türkçe bilen biri Türkçe anlayıp çözebilsin yeter zaten. Türkçe ve Matematik testleri kendi adlarıyla değil "Genel Yetenek" adıyla yapılıyor zaten. Tarih, Coğrafya ve Vatandaşlık testleri de yine kendi isimleriyle değil "Genel Kültür" testi adıyla yapılıyor.

Neticede devlet kadrosuna girecek bir devlet su işleri görevlisinin neden akademik düzeyde Türkçe ve matematik bilmesi gereksin? Sınava giren birçok kişinin aktif olarak bu testlerle alakasız alanlarda yıllardır tam zamanlı çalışan kişiler olduğunu da unutmayın.

Bu testler alanlarıyla ilgili olan gruplar için alan sınavları var zaten.
+4
akhenaten
(07.10.26)
ben oylesine girip turkiye derecesi yapmistim bu sinavda. alanimda birinciydim hatta makine muhendisleri arasinda. 99,9x puanim vardi. oylesine girdim derken sinav oncesi 2-3 tane gecmis yillarin sinavlarini cozmustum ve aklimda hic kamu yoktu. universite son senedeydim.

genel yetenek kismi evet basit. ama genel kultur kismini oyle kimse yapamaz kolay kolay. benim bile yapamadiklarim vardi derece almama ragmen. yani genel kultur kismi cok zor. ben orayi kendi genel kulturum sayesinde yapmistim. cok sevmistim kpss'yi bu genel kultur kismindan dolayi.
-1
antikadimag
(07.10.26)
(1)

Online yds kursu tavsiyesi

ezkaza
22 kasımda yapılacak olan yds’ye çalışmak için online kurs arayışındayım. Var mıdır deneyip faydasını gördüğünüz kurslar?
22 kasımda yapılacak olan yds’ye çalışmak için online kurs arayışındayım. Var mıdır deneyip faydasını gördüğünüz kurslar?
0
ezkaza
(04.10.26)
Ben Modadil den almıştım online kurs 2020 de . Memnun kalmıştım 65ten 80e çıktım
-1
Hallegadola
(05.10.26)
(15)

baldızın bitmek bilmeyen talepleri ve karımın sınır çizememesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
baldız kişisi 26 yaşında, çalışmıyor, her gün bizde. kendi evleri aynı ilçede ama bizim evden çıkmıyor. ne zaman eve bir şeyler alsam enişte sana güzel şeyler almış, bana neden kimse almıyor diye ajitasyon yapıyormuş. eşim de kıramayıp ortak kartımızdan aynı şeyleri alıyor. ortak birikim yapmamız ge
baldız kişisi 26 yaşında, çalışmıyor, her gün bizde. kendi evleri aynı ilçede ama bizim evden çıkmıyor.
ne zaman eve bir şeyler alsam enişte sana güzel şeyler almış, bana neden kimse almıyor diye ajitasyon yapıyormuş. eşim de kıramayıp ortak kartımızdan aynı şeyleri alıyor. ortak birikim yapmamız gereken dönemde sürekli masraf çıkarıyor.
biz yokken bir şey olur diye yedek anahtarı annesinde tutuyorduk, ben yokken tabletimi, özel eşyalarım kullanıyormuş. geçen gün şarj kablomu kaybetmesi üzerine biraz tartıştık. kardeşim o benim, ne var yani diyor, özel eşyama saygısı yok.
yıllık izinde baş başa kalabilmek için otelde yer ayırttım. parasını da aylar öncesinden yatırmıştım. baldız bunu duymuş, ben depresyondayım beni tek başıma nasıl bırakırsınız diye ağlama krizine girmiş. eşim de bana sormadan, haberim bile yokken ablam da bizimle geliyor, parasını biz hallederiz dedi. kafayı yemek üzereyim. dün akşam bu yüzden kavga ettik. sen benim ailemi istemiyorsun diyip kendisini odaya kapattı.
sizce ben mi çok abartıyorum? yoksa karım evliliğin sorumluluğunu alamayıp sınırlarımızı ailesine ezdiriyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
Gelin hanımı alana baldız promosyon olmuş, geçmiş olsun.
+4
ekimoloji
(03.10.26)
eşinin, yeni bir ailesi olduğunun farkına varması gerekiyor.
+6
lazpalle
(03.10.26)
Bana çok tuhaf geliyor bu tür insanlar ya.

Yeni ve asıl aile ikinizsiniz artık. Eşinin mutlaka mesafe koyması gerekiyor.

Baldız evlenip evine eşini sokmayınca ankar ancak
+4
Hallegadola
(03.10.26)
baldiza hayirli bir eş bulma görevi sana düşmüş.
+3
designer
(03.10.26)
yazdığınız her şeye " yok artık" diye tepki verdim... koskoca 26 yaşındaki kızın da bu şekilde talep ve şımarıklıkları hayret verici. bence kendisine bir iş okul vs. uğraş bulunursa, siz ve eşiniz rahat eder...

ayrıca eşiniz ile ortak noktada buluşmaya çalışın bence... siz rahatsız olmakta çokkk haklısınız fakat eşiniz de arayı bulmakta zorlanıyor belli ki... öğretilmesi gerek...
+1
isimsizbiri
(03.10.26)
bir kişiyle evlendiğinde ayrıca annesi babası ve kardeşi hediye olarak gelir. hayırlı olsun, şu an bence baldıza yatırım yap ilerde çocuk olursa bakıcı olarak kullanırsın.
+1
mikahakkinen
(03.10.26)
Yanlış anlamayın hiç istemem yıkıcı olmak, ama düzelmeyecek. Çocuk yoksa kaçın. Çok çok net.
+2
enteg
(03.10.26)
hocam bundan bir önceki eşimin maaş kartı kimde kalmalı başlığından sonra bunu da okuyunca. tamamen senaryo şeyler yazdığınıza kanaat getirdim.
+16
omer460
(03.10.26)
Eşinize baldız bizle bu kadar kalıyorsa, buna bakıyorsak baldızı kuma getireyim deyin sonrasında bakalım o baldız duruyor mu daha oralarda
+2
denizgonen
(04.10.26)
Çaktırmadan duyuru nickini görmesini sağla. Kendi gider, bi daha da gelmez bence.

ya da eşinin görmesini sağla, ikinizden birine yol verir kesin.
+1
kibritsuyu
(04.10.26)
Aga bu nasıl evlilik. Kanım dondu yemin ederim
0
HellKeePer
(04.10.26)
serin hikaye bilader. napalım baldıza atla falan mı diyelim bunu mu bekliyosun :d
0
f02561
(04.10.26)
Çocuk yoksa yapmak için acele etmeyin. Bende de 2 görümce vardı hayatımızın her noktasında maydanoz. Abilerini boşatıp göğe erdiler. Kendi kocalarıyla izole çok mutlular şuan. Abileri g*t gibi izliyor onların mutluluklarını.
+1
cilekli pasta
(04.10.26)
26 yaşında bir insanın sizin çift olarak gittiğiniz aynı tatile gelmek istemesi esasen bir sorun.

Siz belki tüm gün odadan çıkmayacaksınız. Adı üstünde bu sizin tatiliniz. Hani çocuk olur baldız gelir siz tatil yaparken o çocukla ilgilenir sonra siz bakarsınız o biraz tatil yapar size yardımcı olur falan bu gayet normal bir davranış ama açıkçası sizinli bu durum gibi değil. Eşiniz belki ablasına gelme dediğinde onunla küseceğini düşünüyor olabilir. Ama sağlıklı düşünen bir abla zaten benim ne işim var siz başbaşa gidin eğlenin der. Bu konuda açıkça karşılıklı konuşmanız lazım kapıları kapatarak triplenmek ergence bir tavır.
+1
ezkaza
(04.10.26)
adam troll ya. eşinin ablası 26 yaşındaysa eşi 22 yaşında falan olmalı. kayseri’den mi yazıyorsun napıyorsun.
+3
deartheodosia
(05.10.26)
(19)

Marketten hangi yumurtayı kullanıyorsunuz?

1837837
0 numara tercihimdir.
0 numara tercihimdir.
0
1837837
(03.10.26)
En ucuz large hangisiyse o. Her şeyin organik ve en iyisini henüz tüketemediğimden gerçek bir ekşici olamadım ne yazık ki.
+9
yap desem yapmazsin he
(03.10.26)
Bili bili xl
0
katafalk2
(03.10.26)
Migrosta çok sık kampanya oluyor, oldukça flotty alıyorum, o olmazsa mlife bio.
Geçen carrefour’un organik yumurtasından aldım (bayağıdır almıyordum), beyazlar su gibi çıkınca nefret ettim onu almıyorum artık
0
mor oje
(03.10.26)
Yumurta dediğimiz olayın özü, tavuğun yediğidir. Bu tavuklar, köy yerinde gübre eşeleyip solucan yemiyorlar. Yedikleri şey, endüstriyel gıda. İçinde illa ki bize pek yaramayacak bir şeyler vardır diye düşünüyorum. Sadece yumurtada değil, aldığım her tür gıdada hep aynı markayı alıp hep aynı o bize pek yaramayacağını düşündüğüm şey, bünyede birikim yapmasın diye, her seferinde farklı marka alırım.

Pazarda da hep aynı satıcıdan almam. Çünkü aynı satıcı, aynı halde aynı kabzımal, aynı üreticide hep aynı pestisit.

Değiştirmek lazım.
0
Mirket
(03.10.26)
düz market yumurtası. m veya l boy hangisi indirimdeyse.
0
dis kapinin mandali
(03.10.26)
tavuk ve yumurtayı bimden alıyorum, billy billy yumurta. çünkü özellikle tavukta en çok sirkülasyon olan yerden almak gerekiyor. ben de organik sağlıklı vb diye beklentiler içinde değilim.
0
omer460
(03.10.26)
flotty. bulundugumuz semttekiler de hep flotty aliyor sanirim cunku aninda tukeniyor.
0
eileengray
(03.10.26)
bili bili 30'lu
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
Migros filoti
-1
Hallegadola
(03.10.26)
raya
0
black holes in the sky
(03.10.26)
Tazedirekt organik
+2
gabe h coud
(03.10.26)
yumurta kriterim,
- su kaynamaya baslayinca
120 saniyede çatlamayacak ,
- koku olmayacak,
-renk absürt olmayacak,

bunu genelde,
Bimin yumurtasi sağliyor,
bili bili +
0
designer
(03.10.26)
Ra ya alıyorum, memnunum. Koku yok, lezzeti iyi.
0
deepness
(03.10.26)
türkiyede organik işi tamamen laf. organikte aynı kümeste 3 numarada. apartman gibi düşün biri iyi besleniyor biri hazır.
+1
mikahakkinen
(03.10.26)
Hayat yumurta seçmek için çok kısa.
+2
kizil karga
(03.10.26)
happy life ya da yaylapınar alıyorum, ikisi de organik diye geçiyor.
0
suyin
(03.10.26)
ben kendi yumurtamı yetiştiriyorum, 4 tane tavuğum var 3 tane yumurta alıyorum günde, biri yaşlandı artık adı feride, bilik bilik diye bağırırsak koşa koşa geliyor yanımıza, bazen sevdiriyor kendini, 3-4 yaşına geldi artık neyse uzatmayayım, marketten en dandik yumurtayla arasındaki farkı kestiremem kümesteki yumurtanın, ben de hayatın böyle ayrıntılar için kısa olduğunu düşünenlerdenim, büyük medeniyetler kurmuş çok mühim meseleler tartışıyoruz ama daha yenecek yumurtanın güvenirliği sağlanmamış durumda hayatta.
+2
idris amil zula
(03.10.26)
yumurta toptancısı arkadaşım var lüks otellere ve restoranlara yumurta veriyor.
bu sıfır 1-2 -3 numaralandırmaya gülüp geçiyor.
en iyi yumurta kesene en uygun yumurta deyip duruyor.
0
jamswety
(04.10.26)
Ben riski dağıtıyorum. 0-1 ve 3 numara hepsinden alıyorum dönüşümlü. Dünyanın her yerinde bu organik işi sıkıntı. Hiçbiri tam güven vermiyor zaten yumurta ne kadar organik olabilir ki organik tavuk mu kaldı dünyada? Organik yumurta bu kadar çok üretilemez zaten bu da başka bir çelişki. Tüm Marketlerde raflar organik kaynıyo. Daha çok yumurtlamaları için tüm tavuklara endüstriyel ilaçlar veriliyor. Zaten tavuk yok artık o canlının adı piliç.
-1
ezkaza
(04.10.26)
(3)

Kpss ile atanma

metal69
En geç kaç yaşına kadar atanılabiliyor, çevrenizde şahit olduğunuz örnekler var mı?
En geç kaç yaşına kadar atanılabiliyor, çevrenizde şahit olduğunuz örnekler var mı?
0
metal69
(03.10.26)
Öğretmenlik için yaş sınırı yok. 50+ yaşta atanan öğretmenler var bunların bazıları başka memurluklardan geçme. Merkezi atamada belli ünvanlar hariç yaş sınırı yok. 25 seneyi doldurmadan emekli olursa zaten kuş kadar olacak olan emekli maaşları ve ikramiyeleri daha da azalıyor.
0
katafalk2
(03.10.26)
B grubu merkezi atamada yaş sınırı yok, 50 yaşında güvenlik 45 yaşında vhki geldi bizim kuruma
0
Hallegadola
(03.10.26)
Zorla sınava sokturacaksınız insanı...
0
yadigar
(03.10.26)
(6)

Yatak baza ama hangi marka

1837837
1 tane tek kişilik insan yatağına ve bazasına ihtiyacım var. Herkes her markadan şikayetçi ne yapsak? Bir de bu yatak baza işinde alayım yarın gelsin yok mu?
1 tane tek kişilik insan yatağına ve bazasına ihtiyacım var. Herkes her markadan şikayetçi ne yapsak? Bir de bu yatak baza işinde alayım yarın gelsin yok mu?
0
1837837
(30.09.26)
en hızlısı yataştır. ama kalite dersen yatsan. depolarında olana göre sana çözüm bulurlar.
0
mikahakkinen
(30.09.26)
bende iki yatak var. biri sealy marka 2x2. diğeri tempur 2x1. bazaları da yatsan'dan aldım.

daha önceki yataklarım yataş'tı. onlardan da çok memnundum.

yatsan'ın bazaları çok iyi. bazayı oradan yatağı yataş'tan da alabilirsin. ikisini de aynı yerden almak zorunda değilsin.

yaylı yatak tercih ediyorsan yataş, tempur gibi modeller istiyorsan yatsan'daki markalar bence.
-2
gabe h coud
(30.09.26)
ben idaşçıyım ya sandıklı , 12+ cm ayaklı modellere bakın, mümkünse baza başlığıda alın yerden yüksek olsunki altına robot süpürge girsin, aldığınız yere göre değişiyor teslimat fabrika satış mağazası varsa yakında onlar inanılmaz hızlı yolluyor
yatakta miracoil kullanıyoruz yine idaştan
0
eja
(30.09.26)
ben yataş aldım. yaklaşık 2 ay gibi bir sürede teslim edildi. altı yüksek, robot süpürge rahat girer. tek kişilik ama geniş olanlardan aldım 120 cm civarı. baza kısmı güzel, yapı kalitesi güzel. 3 aydır kullanıyorum bir sıkıntısını görmedim.

fiyat olarak da en uygunu oydu aldığım zaman, kampanya vb.
0
omer460
(30.09.26)
Doğtaş’tan aldık biz bir haftada geldi şansımıza gidin depolarında hangi ürünler var ve en hızlı hangisi gelir diye sorun
-1
Hallegadola
(30.09.26)
idaş mira coil ya da yatsan serta majesty çöpsüz üzüm genelde. baza için pony yatak'a bakmanızı öneririm.
0
suyin
(01.10.26)
(9)

spk'da bu işin içinden çıkabilecek bir uzman var mı?

duyurukullanıcısı
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
-4
duyurukullanıcısı
(21.09.26)
öncelikle çekip çevirmek istiyorlar mı, yoksa devletteki pasta küçüldüğü için halkın cebine mi göz dikildi bunu anlamak gerekiyor. yiyici tayfa elbetteki bir kaynak bulmak zorundaydı. bunu artık devletten alamıyorlarsa en güzel kaynak halktan alınmalıydı.

şimdi diyorlar ki paramızı ppf ye yatırdık, devlet kurumuna da mı güvenmeyeceğiz. devletin hangi kurumuna güveniyorsun ki buna güveneceksin. en basitinden çocuğunu, imkanın varsa devlet okulu yerine özel okula gönderiyorsun. yine imkanın varsa devlet hastanesi yerine özel hastaneye gidiyorsun. başına bir iş geldi mi adaletin sağlanmayacağını derdini anlatıncaya kadar içeride aylarca yatacağını biliyorsun.

35 yıllık diplomayı iptal edenler, kaybettiği belediyeleri bir şekilde geri alanlar, espri yaptı diye komedyeni içeri atanlar mı sana güven veriyordu. yoksa bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı diyordun.
+7
gercekdunya
(21.09.26)
Yalnız soru çok ilginç.
Bu işin içinden niye çıksınlar?
Bu işin içinde olduklarını mı düşünüyorsun? :))
0
Mirket
(21.09.26)
bu duruma goz yuman zaten spk degil mi? bu fonlar dunden bugune var olmadi, zaten saibeli fonlardi. ayrica fonlarin yonetiminde eskiden hukumette gorev almis isimler de vardi.
0
Sour
(21.09.26)
Spk da uzman mı kaldı çaycısı hademesi uzmandan daha fazla maaş alıyor, nitelikli uzman özele geçti hep
0
Hallegadola
(21.09.26)
Kadrolar niteliksiz kaldigi icin mi mudahale edilmedigini dusundunuz?
+2
osssy
(21.09.26)
Mehmet Simsek dahil herkes biliyordu Niteliksizlikle bi alakasi yok durumun
+1
Altana
(21.09.26)
emniyetin içinde sinan ateş cinayetini çözebilecek uzman var mı? bence cevapları ortak.
+5
anon1m
(21.09.26)
SPK'da bu işin içinden çıkacak uzmanlar var.

Bu iş o uzmanlara bırakılır mı? Sanmam.
0
babilfish
(22.09.26)
SPK'da bu işi çözebilecek çok kişi vardır ama->

1- yetkili bir abi "bilader bizim Recai abilerin firmaya bu kadar sert davranmayalım" derse, bu iş çözülmeyebilir.
2- "suçlu" olması beklenen firmalardan birinin patronu, SPK'da uzmanlardan birine "bu işi çözerken çok da üstümüze gelmezsen, seni hilmi abinin şirketinde 1milyon lira maaşla işe başlatırım" derse, bu iş çözülmeyebilir.

(isimler uydurmadır)

kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum ama bu dediklerim Türkiye'de yaşanmış şeyler gibime geliyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(10)

Bebek bekleyen var mı?

sucvecezve
Kuzenim Ekim'in 7;sinde doğum yapacak. Artık son hazırlıklar oluyor. Son dönemde anne olan var mı burada da, ya da bebek bekleyenleriniz? Neler aldınız? Neler gereksiz sizce? Ürünler çok hızlı değişiyor, 5-6 sene önceye göre bile çok farklı bir ürün yelpazesi var. Güncel olarak takip edeniniz varsa
Kuzenim Ekim'in 7;sinde doğum yapacak. Artık son hazırlıklar oluyor. Son dönemde anne olan var mı burada da, ya da bebek bekleyenleriniz? Neler aldınız? Neler gereksiz sizce? Ürünler çok hızlı değişiyor, 5-6 sene önceye göre bile çok farklı bir ürün yelpazesi var. Güncel olarak takip edeniniz varsa alırız bir tavsiye.
Bebek bekleyenlere hayırlı olsun, planlanan doğum ne zaman inşallah?
+1
sucvecezve
(21.09.26)
merhaba hayırlısıyla sağlıkla gelsin bebiş. ömrü uzun ve güzel olsun.
bence sling denilen kangurumsu kumaş çok yararlı ben ilk 2 ay falan onunla yaşadım diyebilirim. önemli olan doğru bağlamayı öğrenmek.
bir de şöyle bir durum var ne anlatılırsa anlatılsın anne baba hevesle her şeyi alıyor. biraz yaşayarak öğrenilen bir durum.
alınmasına gerek yok diyeceğim yegane şey bebek buharlı pişirici ve rondo. aynısını tencerede de yapabiliyorsun aşırı gereksiz zaten anca 6 ay sonra kullanıyorsun.
+1
wild honey suckle
(21.09.26)
bence anneye düğmeli bir pijama takımı alınabilir.
bütçe bilmiyorum ama imkan varsa bebeğe de gram takılabilir.
hediye işi biraz riskli çünkü. sling demiş mesela üstteki arkadaş, ben asla kullanamadım.
çalışıyordum, göğüs pompası çok işime yaradı ama biberon yüzü görmeyen bebekler de var. gibi gibi...
kendilerinde olmadığını biliyorsanız piyanolu oyun matı önerebilirim. benim bebeğim çok oynamıştı.
www.toyzzshop.com
0
elorelia
(21.09.26)
sling'i kullanabilene helal olsun gerçekten.

korbell çöp kovası mutlaka olmalı.
-5
televole0
(21.09.26)
sağlıkla gelsin. bebeğimiz 1 ay'ı yeni doldurdu. bizim bebeğin yeni favorisi sallanan ana kucağı. hanım sling kullanmıyor ama onun yerine kanguru kullanıyoruz. juno yatak ve budizz beyaz gürültü vs ses cihazı en çok kullandığımız itemlar.
0
awlmi
(21.09.26)
birincisi kuzen olduğunuz ve yakın olduğunuzu düşünerek altın takacağınızı varsayıyorum. sonrasında anneyi mutlu etmek istiyorsak ona düğmeli pijama olabilir yukarıdaki arkadaşın dediği gibi. kendi almış olsa bile çocuk kustuğu zaman hemen temizini giyebilir böylece. bebeğe de güzel bir zıbın ya da pijama alınabilir.

aileyi genelde rahatlatmak isteniyorsa da bolca bebek bezi alınabilir. başlangıçta elinin altında stok olması insana güven veriyor.
0
gercekdunya
(21.09.26)
hiçbir bebeğe daha doğmadan "bolca bebek bezi" almayın. bebek bezi deneme yanılma yoluyla alınan bir şey. her bebeğin cildi farklı tepki verebiliyor.

bebek bezine neden "stoklanması gereken şey" olarak muamele yapılıyor asla anlayamayacağım. her zaman her yerde sürekli indirimde olan bir şey zaten.

uymuyor güzel kardeşim kaliteli bez her bebeğe uyuyor diye bir şey yok. en kaliteli bez prima bizim bebeği deli gibi pişik yapmıştı. hiç sorun çıkarmayan tek bez molfix oldu ondan devam ettik mesela. bu kadar kesin konuşmayın.
0
televole0
(21.09.26)
birincisi kaliteli bir bebek bezi her bebeğe uyuyor, ikincisi indirimli olması yada olmaması fark etmiyor. fiyatından dolayı alın demiyorum.

kendim için söyleyeyim elimin altında her zaman stok olması yeni anne baba olduğumuz zaman güven veriyordu. yoksa zaten her marketten gidip alabilirsin bunda sorun yok. belkide ben çok tedbirli biriyim bilmiyorum.
-2
gercekdunya
(21.09.26)
korbell çöp kovası
çıtçıtlı zıbın (beden olarak en az 6 ay seçin, yıkandığında çok çekiyor)
elektrikli sallanır ana kucağı bize aşırı faydalı oldu.

farklı bir şeyler ararsanız yeni doğan hediyeleri diye aratın.
0
duyuruuser
(21.09.26)
Tavsiyelere çok sevindim. Bunları da göz önünde bulundurucaz. Ama bir yanlış anlaşılma var, ben bu tavsiyeleri anne adayına okutuyorum. Yani tavsiye verirken hediye gibi düşünmeyin, bir tür checklist olarak düşünün lütfen. Şu kadar ağız bezi, şöyle termometre, böyle sütyen gibi tavsiyeler arıyoruz. Hediye ve altın kısmını ben hallettim.
0
🌸sucvecezve
(21.09.26)
Ay ben yarın doğuruyorum

Bez stoklamayın demişler doğru. İki paket aldım sadece sleepy bionatural en iyisi dediler onu aldım

Philips avent biberonlardan anti colic olanı aldım gaz yapmıyormış

Hiç yenidoğan kıyafeti almadım en az 0-3, 1-3 ya da 2-4 bedenlerden aldım en küçük. Çok fazla stok yapmayın zaten büyüyorlar hemen

Park yatak aldım valla o eski beşikler hem pahalı hem de kalitesiz gibi gıy gıy hiç beğenmedik

Henüz kanguru, ana kucağı vs almadım ayı çıksın biraz büyüsün öyle alcam onları zaten internetten söylüyorsun anında geliyor bu devirde şükür

Korbell çöp kovası benim de aklıma geldi. Ama günlük çöp atıyoruz zaten bir de giriş katta oturuyoruz hemen çöpe atarım dedi eşim. İlk başta bakalım böyle başlayalım duruma göre alacağım gibi
0
Hallegadola
(21.09.26)
(4)

Annem dikey süperge Dyson ve diğerleri

put it in your appropriate place
Sadece küçük bir alanı temizlik için kullanılacak.Mesela babamda sedef var fazlasıyla. Salonda oturduğu koltuk ve çevresi sedef oluyor. Burayı temizlik için.Oturma odasında küçük bir alan toz oluyor, burayı süpürmek, temizlik için kullanacak.Marka ve model nedir tavsiyeleriniz?
Sadece küçük bir alanı temizlik için kullanılacak.

Mesela babamda sedef var fazlasıyla. Salonda oturduğu koltuk ve çevresi sedef oluyor. Burayı temizlik için.

Oturma odasında küçük bir alan toz oluyor, burayı süpürmek, temizlik için kullanacak.

Marka ve model nedir tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(17.09.26)
tineco a10 dash. hafif ama bir dyson değil.
0
mikahakkinen
(17.09.26)
şarjlı olması önemli değilse fantom.
www.trendyol.com
0
gercekdunya
(18.09.26)
Dyson alamıyorsan Bosch bence ben de serie 6sı var memnunum. Bir dahakine sulu versiyonu aquamarine alcam
0
Hallegadola
(18.09.26)
shark
0
jamswety
(18.09.26)
(22)

sünnet

Purple life
ne düsünüyorsunuz? sünnet yapilmali mi?din disi fikirleriniz neler?
ne düsünüyorsunuz? sünnet yapilmali mi?

din disi fikirleriniz neler?
-1
Purple life
(16.09.26)
Oğlum bir buçuk yaşında iken tekrarlı idrar yolu enfeksiyonu sebebiyle çocuk doktorumuzun önerisi üzerine yaptırdık. Bir daha tekrarlamadı.
+1
Aydan Dustum
(16.09.26)
(git: 1619547)
0
awlmi
(16.09.26)
yapilmali.
+1
baldur2
(16.09.26)
Tıbbi zorunluluk yoksa yapılmamalı.
Çocuğun vücut bütünlüğüne bir saldırı esas olarak. Kadın sünneti gibi.
+1
pro9it9is9
(16.09.26)
Kiz çocuk sunneti desek herkes woaa der ama erkek cocukta normallesiyor niyeyse. Savunmasiz bi cocugun ureme organini eksiltmenin geregi yok. Tibbi olarak gerekli oldugu soylenmediyse (devlet hast. ya da cok guvendigin bir dr tarafindan) vicud butunlugunu bozmayalim.
-1
üğpoıuy
(16.09.26)
- şu kitabı okumanızı öneririm: Nil GÜN - sünnet: sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler
- sünnetin sağlık açısından faydalı olduğuna dair bilgiler var ama islamcıları bilirsiniz, şeyh uçmaz mürit uçurur...
- ben ailemin ihmalinden dolayı ergenlikten sonra sünnet edildim. (bazı ihmallerin faydası da olabiliyor.) o yüzden iki durumun farkını biliyorum. deri, organın alt kısmında daralarak deliğe yakın bir noktada birleşir/bağlanır. İşte o alt kısımdaki deri inanılmaz duyarlı bir deri idi oraya dokunarak duyulan zevk farklı bir zevkti. sünnetle birlikte o deri yok edildi. :( zaten sünnetin amacı cinsel zevki azaltarak insanın cinselliğini kontrol altına almaktır. Nil Gün'ün kitabında sünnetle birlikte erkeğin cinsel hazzının yüzde 80 düşürüldüğü yazıyordu.
- Tavsiyem bedeli ne olursa olsun sünnet yaptırmayın kimseye. bırakın insanlar kendi iradesiyle karar versin. çocuğa sünnet yaptırmak insan haklarına bile aykırı.
-2
santimantal
(16.09.26)
Arkadaşımın ilkokula giden oğlu arkadaşlarının art arda sünnet olmasıyla bundan etkilenip kendi de sünnet olmak istedi ve çocuğun isteğiyle yaptırdılar. Bu konu toplumda hala norm fakat benim çocuğum olsa sünnet ettirmem. Düzgün çalışan bir organı durup dururken sakatlamaya giriyor bence
-2
grimavi
(16.09.26)
sünnet eskiden sağlık açısından daha önemliymiş. temizlik ve hijyen pek bilinmezken falan. erkeklerin bile yarıdan çoğu sünnetin nasıl yapıldığını ne yapıldığını bilmez. ömrü boyunca gördüğü tek penis kendisininkidir. ya da küçükken falan köyde derede çıplak yüzmüşse arkadaşlarınıkini falan görmüştür. ki o da sünnetli olduğu için aradaki farkı yine anlamaz. pornolar da zaten erekte penis gördüğümüz için sünnetli sünnetsiz penis ayrımını yine çoğu sünnetli erkek bilmez. penisin erekte olup şişip uzaması ile her iki tür penis de aynı şekildedir bu arada. şimdi sünnetsiz penisin dış derisi nedense biraz fazlalık gibi durur. hatta penisin kafa kısmını da komple kapatıp daha da aşağı doğru uzayıp gidebiliyor. bu uzayan kısımın içinde nemden sidik artığından, sperm artığından falan bakteri oluşturup yara ya da bazı rahatsızlıklar yaratabiliyor. hele hele çocuklukta bu daha çok görülür. zamanında bu fazlalık deriyi kısaltarak bunun önüne geçmişler. zamanla da bazı topluluk veya dinkerin kuralı haline gelmiş. mesela sadece yara da değildir. bir yara ya da kanama olması ve bunların kuruması durumunda uzayan fazlalık deri penis başını da kapladığından isemeri geçici de olsa imkansız hale getirebilir. bu şekilde acile kaldırılıp derinin ameliyatla alınması da gerekir. ancak tüm bu anlattıklarım milyonda bir olan şeyler. buradan yola çıkarak bu durumu kural hatta dini bir kural haline getirmek bana göre yanlış.
+1
ground
(16.09.26)
hicbir turlu mutilasyonu onaylamiyorum. cocuklarin rizasi yok sonucta. sacmasapan adetler bitmeli artik. 21. yy'dayiz.

simdi ne kadar yararli oldugunu soyleyecek olanlar damlar. o zaman kisi resit olunca gidip yaptirabilir, sunnet yasaklansin demiyoruz sonucta.
+2
antikadimag
(16.09.26)
Önceki soruya da yorum yapmışım. Zevk azalıyor diyorlar sünnet yaptırmak istemiyoruz normalde ama toplumdan dışlanmasın ve oluşabilecek sağlık sorunları nedeniyle 4-5 aylıkken yaptırcam oğlumu.

Sünnet islam adeti değildir esasen de neyse
-1
Hallegadola
(16.09.26)
benim vucudumda bana sorulmadan niye degisiklik yapildi? bizimkiler tibbi olarak yapilmasi gerekiyordu acilen yaptirdik falan diyorlar ama yalan bence.

daha cocugumuz yok ama bu konuda cok netim simdiden esimle de konustum. erkek cocugumuz olursa kendi kararini verecek yasa gelene kadar hayir.

sonra isterse yapabilir.
-2
aguen
(16.09.26)
Din dışı düşünmek imkansız.
Tıp uzmanlarının vardığı kanaat faydasının olduğu yönünde.
Sünnet, çocuğun vücut bütünlüğü bozulsun, sakat kalsın diye yapılmıyor.

www.drenginyilmaz.com.tr
-5
diyecevaplandı
(16.09.26)
Tıp uzmanları derken, çocuk cerrahları faydalı olduğunu söyler her zaman. Çünkü toplumun hassas bir noktasını avanta için kullanıyorlar. Çocuğun eline bir de "erkeklik sertifikası" tutuşturuyorlar.
Öte yandan, tıp uzmanı psikiyatristler ise karşı çıkıyor.
+4
pro9it9is9
(16.09.26)
Bunun bir Yahudi adeti oldugunu da soyleyebilmeliyiz diye dusunuyorum.
0
osssy
(16.09.26)
Dinden bağımsız yorumlayabilirim de, kültürden bağımsız yorumlayamam mevzuyu. Günümüzde toplum ultra hedonist ve inanılmaz bencil bir hal almaya başladı. İnsan daha bir zevklerinin esiri, bağımlılığa çok daha yatkın bir noktaya geldi…

Erkek sünneti hiçbir şekilde bir insanı “eksik”, “arızalı” vs. yapmıyor. Bazısı “sünnetli penis sünnetsiz kadar zevk alamıyor” diyor. Ben 9 aylıkken bölge tıkanıp enfeksiyon olunca erkenden sünnet etmek zorunda kalmışlar. Yoksa muhtemelen 6-10 yaş arası bir dönemde yaparlardı. Yani kendimi bildim bileli sünnetliyim. Okul öncesi yaşlarda arkadaşlarla mahallede duvar arkasına işerken falan bendeki fark dikkatimi çekmişti. Utandım sormadım da kimseye o zamanlar. Sonra kafamda parçaları birleştirip doğru çıkarımı yaptım. O yaşlarda biz pipinin komple belli bir kısmını ucundan kısaltıyorlar sanıyorduk. Ve her erkeğin başına geldiği için durumu kanıksamıştık da. Yani “benimkini kesmesinler” değil de, “biraz büyüyeyim öyle” veya “iyi uyuştursunlar”, “keşke aklım ermeden yapsalardı” gibi şeyler söylüyorlardı. Kimse “sünnetsiz” olmak istemiyordu.

Ben zevk meselesine döneyim. Yani sünnetli uzvumla cinsellikten gayet maksimum ölçüde haz aldım ve almaya devam edebiliyorum. Tabii mesela ilk ergenlik döneminde bölgedeki uyarılmalar çok daha yoğun hissediliyor, malum. Ama ben sanmıyorum günümüzde kimse tıbben “bana 12 yaşımdaki 31’lerimi geri verin” diye uğraşsın. Uğraşsa işte, hayatta çok da doğru bir yerde durmuyordur. Cinsellik ve üreme yaşamın temel ihtiyaçlarından. Ancak “hep, herkes tüm ömrünce en üst seviyede cinsel haz yaşamalı” diyip bunu yaşamın temel gailesi haline getirmemek lazım. Aynı şekilde mesela “anti-aging” gibi şeylerin takıntı haline getirilmesini yahut estetik manyaklığını da mantıksız buluyorum. İnsan eğer bir anomali söz konusu değilse, kendi fiziksel özellikleriyle de barışık olup, bunu takıntı haline getirmeden yaşama odaklanabilmeli. Ben 40’lı yaşlarımdayım şu an. Neden 20’li yaşlarda görünmek isteyeyim ki… Gibi düşüncelerim var.

Şahsımca hayatta çok daha önemli şeyler var. “Sünnet ve vücut bütünlüğü” mevzusu ise detayın detayı lüzumsuz bir ayrıntı bana göre. Eğer ben Türk toplumundan geliyorsam ve gayrimüslim azınlık bir kültüre ait değilsem, sünnet olurum, oldururum arkadaş. Bu benim kültürel kodlarımdan. Mesela italyan, yahut türkiye ermenisi olsaydım, bu kez de sünnetsiz olmamı takmazdım kafaya.

Sünnet karşıtlığının temellerinin de çıkış noktasının ideolojik olduğunu, kendi çıktığı toplumun değerlerine düşmanlaşmanın bir tezahürü olduğunu düşünüyorum.
-2
yadigar
(17.09.26)
oncelikle sunnete karsiyim, kardesimi bekledigim icin benim ki de biraz gecikmisti, sagolsunlar. iliklerimize kadar hissettik, acisini hala hatirlarim.

AMA

yadigar +1
oglan ilerde muslumanla evlenecekse, kiz da sunnet olmadan olmaz derse, 30'dan sonra da sunnet olunmaz baba..
turkiye'de erkek cocugu sahibi olacaksan bence en temizi dogar dogmaz isi bitirmek. hastaneden cikmadan, aninda goruntu. bitti gitti.
-1
cooperr
(17.09.26)
Dini hassasiyetlerimiz yok farklı bir ülkede yaşasam yaptırmazdım. Maalesef çoğunluğa uyma, çocuğun dışlanma çekincesi ve hijyen gibi sebeplerle yaptırmış bulunduk. Bir tık pişman gibiyim.
0
ekimoloji
(17.09.26)
@ekimoloji, nedek pismansiniz?
-1
🌸Purple life
(17.09.26)
@santimantal +1000

tecrübeli olanlar aradaki haz ve zevk farkı anlatsın. sünnet büyük bir haz kaybına neden oluyor.

faydalı diyenlerin savunduğu arguman temizlik, enfeksiyon noktasında genellikle ve bu konuda haksız değiller.

onun için artıları ve eksilerini organın işemek dışındaki işlevinin idrak edildiği yaştan sonra sünnet olanlara sorun öyle karar verin.
-1
joooper
(17.09.26)
Bir komplikasyon olmadı ama sonrasında çok ağladı benimki, zaten çok kararlı değilken böyle olunca ben de çok mu lazımdı diye kendime kızdım.
+1
ekimoloji
(17.09.26)
cocugumuzun olacagini ögrendigimde sirf bu sünnet meselesi yüzünden erkek cocugum olmasin istedim. neyse ki kizimiz oldu.

saglik acisindan kanitlanmis kaydadeger bir faydasi yok. penis ucunda iltihap riskini bir derece azalttigi gercek. ama bu da hijyenle önlenebilen ya da ilacla gecebilen basit bir enfeksiyon. sirf binde bir ihtimalle enfeksiyon olurum diye sünnet olmak, kolum enfeksiyon kapmasin diye kolumu kestirmek kadar sacma bir aksiyon.

beni geren asil sey, isin sosyal boyutuydu. sünnetli versiyonda da sünnetsiz versiyonda da cocugun zorbalanacagi ya da garipsenecegi senaryolar olusabiliyor. isin etik kisminda da akli ermeyen bir cocugun bedensel bütünlügüne müdahale var, ki en rahatsiz edici nokta burasi. aman neyse, oglum yok kafam rahat.
-1
sir gawain
(17.09.26)
Erkek çocuğum olursa yapılmamasını isteyeceğim. Eşim bu konuda ne düşünür şu an bilmiyorum ama yapılmaması için elimden geleni yaparım.
Oğlum isterse yetişkin biri olarak gider yaptırır yaptırırsa. Dışlanma vs. de umrumda değil açıkçası. Evleceği kızın ailesi çocuğumun penisini nereden görecek. Kulaklarına giderse ve aile buna tepki gösterecek türden insanlarsa da hiç sorun değil. Sizin kızınız kaç tane penis görmüş, sünnetli sünnetsiz ayrımını nasıl yapabilmiş diye yıkarım ortalığı. Sonrasını kızın ailesi düşünsün.
-2
asue
(18.09.26)
(16)

cok begendiginiz bir kolye var diyelim

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
paran varsa, verdigin para uzmeyecekse al, elden cikarmak istersen satilabilecek bir sey mi? .kisiye gore degisir, ben cok manasiz buluyorum takilari misal.
+1
camussar
(14.09.26)
@camu, 18K altin oldugu icin elden rahat cikarilir. bu kadar olmasinin sebebi de designer parasi aslinda. verecek param var mi? var. bir seyler almak icin kenara ayirmistim o parayi zaten ama bir mala ederinden cok fazla vermek düsündürdü.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
3 ay beklemek için çok uzun bir süre; 2 ay 29 gündür takıyor olurdum şahsen.
ben de çok sevdiğim bir sanatçının müzesinde bir kolye gördüm. gümüş olmakla birlikte olası altın versiyonunun ederinden fazlaydı. bir gece düşündüm; ertesi gün gidip aldım (yurtdışındaydım; fazla vaktim olmaması da kararımın hızında etken oldu açıkçası). iyi ki de öyle yapmışım. çok sık takmıyorum kıyamadığımdan ama takınca hissettiklerim paha biçilemez.
diğer yandan yaklaşık benzer fiyata çok bayılarak almadığım altın bir kolyem var; aldığımdan beri iki kez takmış değilim.
bazen böyle beğeni ile maddi değer ya da bizim ona yönelik algımız kesişmiyor ama manevi değer de bir o kadar önemli bence. güle güle kullanın :P
+2
lil siztah
(14.09.26)
@siztah, kolyeyi girit'te gezerken görmüstüm ve sonra internette ne kadar aradiysam da bulamamistim. kuyumcunun adini falan da almamistim ama sonra almadigima pisman olmustum :) bugün tesadüfen girit'teki o kuyumcunun hesabi cikti karsima instagram'da. o kolyeyi bugün itibariyle yeniden buldum yani. ama evet, 3 aydir düsünüyordum.
galiba alicam :)
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
yani bu da almanız için işaret değilse nedir, bilemiyorum :)
yalnız alacaksanız 28'inden önce alın; yoksa kasım'a bırakın. susan miller öyle diyor :P
+1
lil siztah
(14.09.26)
soruya cevap değil ama çok merak ettim. nasıl bir kolye?
0
omer460
(14.09.26)
Al gitsin

Ben de kolyeyi merak ettim
0
Hallegadola
(14.09.26)
Saçma soru ortaya. 1000 eyro kolyeye vermek için aylık gelirinin bilinmesi gerek. Sana bağlı...
+3
gadlemler
(15.09.26)
hayatimda hic kolye almadim kendime. ama cok istedigim saati 4 bin dolara aldim. sadece surekli takacagim bir seye o kadar para veririm gibi. yani koleksiyonumda dursun diye bi aksesuara o kadar para vermem.
0
antikadimag
(15.09.26)
Türkiye' de satılsa 400-500e alabileceğiniz 18 ayar altın kolyeyi merak ettim.
+1
kumandanim
(15.09.26)
çok beğendiysem ve 3 aydır kolyedeyse aklım, verecek param da varsa kesinlikle alırım. ilerde paraya ihtiyacım olursa da satarım ya da hevesimi alır sıkılırsam.
0
matilda
(15.09.26)
Ben de çok beğendiysem alırdım. Bir de tr'de yaptırmayı deneyebilirsiniz, bikaç yerden fiyat alın modeli gösterip. Ona göre kararınız iyice şekillenir. Fiyat çok uçuksa yaptırırsınız, değilse alır geçersiniz.
+1
tiredofwaiting
(15.09.26)
@kumandanim, 400-500'ü ben kafamdan bictim, belki 600-700'dür ama sonucta demek istedigim türkiye'de ederinin o olmadigi ve o fiyatin esasen tasarima gittigi. Butik ürün kolyesi sonucta. 500€ da az bir para degil günlük kullanima kolye almak icin. www.cilekkuyumculuk.com gayet var o civarda kolye.

kolyeyi aldim bu arada. önümüzdeki hafta avusturya'ya postalayacaklar.
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.09.26)
doğru karar :D güle güle kullan
+1
kisa
(15.09.26)
gule gule kullanin! cok iyi yapmissiniz. eger paylasmak isterseniz, ben cok isterim bir fotosunu gormeyi! :)
+1
kassiopeia
(15.09.26)
iyi ki almışsın. destekliyorum :) güle güle kullan.
+1
eileengray
(15.09.26)
(8)

Küçük Beden (XS) Kıyafet

Efiloğlu
Boyum kısa, omuzlarım düşük. Birçok kıyafet bana büyük geliyor. S'ler büyük oluyor çoğu üründe, XS'ler kısmen oluyor ama çok fazla bulunmuyor. Baharlık mont almak mesela imkansız gibi. Bu şekilde küçük kalıpları olan marka/mağaza olarak önerileriniz var mı? Bizler için de üretim yapılıyordur bir yer
Boyum kısa, omuzlarım düşük. Birçok kıyafet bana büyük geliyor. S'ler büyük oluyor çoğu üründe, XS'ler kısmen oluyor ama çok fazla bulunmuyor.
Baharlık mont almak mesela imkansız gibi.
Bu şekilde küçük kalıpları olan marka/mağaza olarak önerileriniz var mı? Bizler için de üretim yapılıyordur bir yerde diye düşünmek istiyorum..
0
Efiloğlu
(14.09.26)
Çocuk kıyafetleri denediniz mi? mesela north face'ın çocuk kıyafetlerinde 13-14 yaş için olanları da var. muhtemelen çok daha rahat olur. Farklı markaların da benzer koleksiyonları vardır, bir deneyin derim.
0
thracia
(14.09.26)
Vücut ölçüleriniz nedir boy kilo ya da ?
Ben de minyonum tavsiye verebilirim genel olarak.
En son montlarımı zara, ipekyol ve mangodan almışım. Buralar oluyor bana
Genel olarak Türk markaları çok geniş kesim çalışıyor. yurt dışı markalarına yönelin
0
kestane gürgen palamut
(14.09.26)
lcw
0
jelly bear
(14.09.26)
S beden alıp kaliteli bir terzide kısaltacaksınız.
0
HellKeePer
(14.09.26)
Tommy Hilfiger’ın bazı ürünlerinde XXS beden oluyor. Network ve Massimo’nun XS kalıplarını da deneyebilirsiniz.
0
auroraaurora
(14.09.26)
Decathlon'da da bulursunuz
0
kobuzchu kiz
(14.09.26)
Zara çocuk reyonu güzel oluyor.
+1
ekimoloji
(15.09.26)
Chima nın tüm kalıpları aşırı dar
0
Hallegadola
(15.09.26)
(9)

Akademi hakkındaki sorudan geliyorum

tuborg yesili
sadece merakımdan soruyorum, çevrenizde kendi emeği ile kadro alabilmiş akademisyen var mı yoksa çoğu/ hepsi torpilli mi?Hani torpil ne denli dönüyor, mesela dr öğretim üyesi kadrosunu alabilen kişi ( torpilsiz) çok mu başarılı veya şanslı sayılıyor?Benim çevremdeki kısıtlı örnek hep torpilden yürüd
sadece merakımdan soruyorum, çevrenizde kendi emeği ile kadro alabilmiş akademisyen var mı yoksa çoğu/ hepsi torpilli mi?
Hani torpil ne denli dönüyor, mesela dr öğretim üyesi kadrosunu alabilen kişi ( torpilsiz) çok mu başarılı veya şanslı sayılıyor?

Benim çevremdeki kısıtlı örnek hep torpilden yürüdü, hatta en yakından bildiğim kişi baya baya torpiliyle kadroya kendini aldırtıp bunu dışarı başarı olarak lanse etti.

Ps: akademiyle ilgim alakam yok, sadece merak özellikle bu akademiklink vs olaylarından sonra.
0
tuborg yesili
(13.09.26)
yurtdisinda bile torpil donen sikko bir ortam yahu.

bir ara ciddi ciddi doktora falan yapmayi dusundum, sonra baktim universite dedigin yetiskinler icin bir anaokulu gibi birsey, dedikodu var, cekemezmezlik var, kiskanclik, giybet, sirtindan bicaklama, celme takma ne ararsan var.

ben bu ortamda birini doverim kesin dedim bulasmadim. iyiki de bulasmadim diyorum simdi geri donup bakinca.
+1
cooperr
(13.09.26)
Benim de var tanıdığım baya. Oluyor bazen ama yüzde 10-20 diyelim.
0
jangbogo
(13.09.26)
benim acimdan 3 sey varsa basarilidir; 1- dertliyse; hocasindan, okuldan vs mobbing gibi. 2-alani ile ilgili konusabiliyor mu? 3- tek isim veya ilk isim yayinlari var mi? bazi bolumler cok yayin yapar bu yuzden aldatici olabilir ama. yoksa herkes cok basarili yersen.
0
Ley
(14.09.26)
Sadece devlet kadroları mı kastediliyor? Vakıf üniversite oluyorsa bir arkadaşım var, torpili yok. Çalışma saatlerine göre fena para almıyor.
+1
mbond
(14.09.26)
Kardeşim yüksek lisansını yapmış ve hem elektrik hem de elektronik mühendisliği diplomalarına ayrı ayrı sahip olmuş bir şekilde 2019 ile 2021 yılları arasında tam olarak 26 kere özel üniversitelerde kadro sınavlarına başvurdu. Bunların yaklaşık 17 kadarında zaten yazılı sınavı 1 kişi 100 puan ile tamamlayıp, kalanlar 60-70 puanları geçememiş oldu. Cevapları önden verilmiş sorularla karşılaştı herkes, elendiler. 8 kadarında yazılı sınavı geçti, bu sefer de sözlü mülakatta kaldı. Diğer adaylar 90-100 falan almışken kardeşim 20-30 ile döndü mülakatlardan. (Bu arada her seferinde lan kustun mu önlerinde, bu ne düşük puan dedim. O da abi kusursuz geçti, ama işte yandaşını almak için eliyorlar, klasik dedi).

1 tane sınavı kazanabildi sadece. O da iki yıllık bir bölümün öğretmenliği içinmiş. Ders sayısı da az, maaşı da diplerde bir ders olduğu için, terfi yolu da pek açık olmadığı için kimse başvurmamış. Sadece 2 kişi olarak girdiler sınava, bir de kız varmış.

Kız yazılı sınavdan 20 civarı almış, kardeşim 80 almış. Sözlü sınavda kardeşim 60 almış, kız da 80 almış. Haliyle kardeşim kazandı ve iki sene akademisyen olarak çalıştı. Kız tam bir embesilmiş, yine de kadın hocalar "erkek değil de, kadın olsun diye buna bol puan vermişler mülakatta. bunu da o adaya söylemişler"

Velhasıl, ancak bir yandaş başvurmamışsa ve dağın başındaki saçma bir bölümse kazanma olasılığınız var.

Bugün yan gelip yatarak profesör olunuyor ve aylık 150.000 lira maaş ve yeşil pasaport hakları oluyor. Anadolu üniversitelerinde lojman ve döner sermaye gibi ek haklar da oluyor. Böyle bir işi heralde yalaka olmayan birine vereceklerini sanmıyorsunuz değil mi?

Hakkıyla girenler sadece %10 civarı, onlar da anlık olarak atanacak boşta yandaş olmadığı durumlarda işe alınanlar veya "liyakatle de adam alınıyor bu ülkede" diyebilsinler diye göstermelik işe alınan bir avuç alt pozisyonlarda iş kitlenecek ezik kadrolara konulanlar gibi.
+2
sinematematikci
(14.09.26)
Torpilden ziyade referans olmadan yurt dışında bile lisans üstü eğitim yapmak zor.

Boğaziçi üni yl başvurularında genelde 2 tane referans istiyor.

Von karman enstitüsüne (akışkanlar dalında dünyanın en önde gelen kurumlarından biri) referans olmadan başvuramıyorsunuz bile.
+2
substituent
(14.09.26)
Hocaların kendi adamları vardır ve kadrolara bunlar yerleşir.
Hakkıyla girdiğini düşündüğünüz, çok başarılı kişiler bile bir hocanın işine yaradığı için alınır. Kadroya almadan önce bu kişilerin iyice bir posasını çıkarırlar. Ağzı sıkı mı, ayak işlerini de yapıyor mu mesela, bunlar önemlidir.
+1
pro9it9is9
(14.09.26)
Özel üniversiteler için bile torpil gerekiyor düşünün bir akrabamın torpil yetmedi özele uğraştı da bayağı olmadı
+1
Hallegadola
(14.09.26)
torpilden kastınız nedir? iki tür "torpil" var.

rektörü, dekanı, bölüm başkanını arayıp/arattırıp "bizim fikriye teyzelerin kızı var, onu sizin bölüme alsanıza" şeklinde torpil de olabilir. bu net bir şekilde torpildir. etik değildir. hak yemektir.

bir de, hocanın seçtiği ve bu arkadaşla devam etmek istiyorum dediği, yıllardır beraber çalıştıkları kişiler vardır. bu kişilere özel açılan kadrolar var, dışarıdan kimse başvuramıyor bile. bu torpil değil.
0
co2s2
(15.09.26)
(9)

Yalnızım...Bu durum içimi şişiriyor, napmalı?

gadlemler
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyal
En iyi dostum eşim...Hayatımda iyi giden tek şey zaten evliliğim. 2 dostum var biri yurtdışında çok sık görüşemiyoruz. Diğeri de arkadaş ile dost arası bir şey randevulaşmadan telefonla konuşmak da pek mümkün değil.

Okullarımdan sonra tüm arkadaşlıklarım bitti, zamanla azalıp gittiler oysa çok sosyaldim. Üzülüyorum acsba hiç sevilmedim mi de böyle oldu. Yeni arkadaşlar da edindim çat diye ilişkisini kesen de oldu noldu ben anlamadım. Yaş 40'a yakın. Öneriniz var mı?
-2
gadlemler
(13.09.26)
yalnız değilsin. 3 dostum var. biri istanbulda biri ankarada ,onlarla bile görüşemiyorum. yakınımda olan da 2 çocuk babası, adamın 2 dksı yok. sevilmemek değil artık insanların birbirine ihtiyacı azaldı, kendilerine arkadaşlarına ayırdıkları vakit azaldı. bu dönem böyle herhalde.
+2
mikahakkinen
(13.09.26)
Evliyim ben de eşimle birbirimizin en yakın arkadaşıyız valla başka birine pek ihtiyaç duymuyorum ben.

Çok arkadaşım vardı yediğim içtiğim ayrı gitmediği. Ama zaman her şeyi bitirdiği gibi arkadaşlıkları da bitiriyor. Bence olağan bir durum.

Valla kafam da çok kaldırmıyor açıkçası iş yerindeki dramalar sosyalleşme kotamı rahatlıkla dolduruyor
+1
Hallegadola
(13.09.26)
İyi gene evlisin,ben onu da bulamadım,kaldım tek tabanca.
Zaten artık sosyallik net azaldı genel olarak.reels kaydırır gibi insan kaydırıyorlar resmen,olay bu
+4
denizciman
(13.09.26)
ben arkadasliklardan beklentimi düsürdüm.

dost falan diye degil de sosyallesmek olarak bakiyorum. belli bir yastan sonra o genclikteki samimiyeti bulmak zor. buna gerek de yok zaten. core cevrem (esim ve insallah saglikla dogacak oglum) benimle olduktan sonra geri kalaninin cok da önemi yok.
0
Purple life
(13.09.26)
Herkes benzer durumda. Yas, sorumluluk, donem hepsi etkiliyor. Fakat esim en iyi arkadasim, ailem en iyi arkadasim gibi soylemler de dogru degil. Insan hayatinda aile vardir, arkadas vardir, dost vardir, es vardir vs. ve bunlarin hepsinin rolu, iletisimi farklidir. Bazen duyuyorum babam benim en iyi arkadasim falan diyorlar. Bu psikolojik acidan dogru ve saglikli degil. Baban senin baban, hem bir gerekli otorite figuru, hem de arkadaslarinla paylastigin seyler, iletisimin farkli.
+1
Sour
(13.09.26)
@sour+1
Hayattaki herkesin rolü ayrı olmalı.
Belli bir yaştan sonra eski dostlukları korumak yeni dostluklar kurmak zaman ve emek istiyor. Ya hep kötülere denk gelmişsinizdir ya da yeterince emek vermemişsinizdir. Ya da hiçbiri It is what it is.
+1
Amaranta ursula
(13.09.26)
maalesef, eski dostluklar kalmadı ve kalmayacak. Eskiden dostlarımızla fiziki dünyada ortak mücadeleler verirdik. Birlikte sokaklarda gezerdik, bir amaç için uğraşırdık. Şimdiki dünyada bu tarz iletişimin, ortak hareket etmenin bir imkanı çok çok az. Haliyle yeni dostluklar edinmek çok zor.

Ek olarak 25 yaşından sonra artık yeni arkadaş edinmeler de epey azalıyor. Çevremde 50 yaş üzeri kişilerin arkadaşları ve dostları şu gruptan oluşuyor genelde.

- en fazla 1 tane ortaokul arkadaşı
- lise arkadaşları
- üniversite, yüksek lisans, kurs arkadaşları
- asker arkadaşları
- dernekten arkadaşları
- komşu ve mahalle arkadaşları
- eski iş yeri arkadaşları

Bunlar dışında arkadaş bulmak genelde yok gibi bir şey.
İkincisi de, artık aynı çatı altında olmadığın her kişiyle zaman içinde yolların ayrılıyor. İkinizi de büyüten zaman, sizlere aynı hayatı göstermediği için iki karakter farklı şekilde şekilleniyor. Bu da dostlukların erimesine neden oluyor. Bu da hayatın başka normal bir kısmı.

Geçmişte hatalar yapmış olabilirsin veya bilerek arkadaş kitleni değiştirmek istemiş olabilirsin. Bu davranışa doğru veya yanlış diyemeyiz, tercihini böyle yapmışsın belki de.

Yeni arkadaş edinmek istiyorsan bu yaştan sonra seçeneklerin şunlar olabilir;

- Spor faaliyetleri: fitness salonu, yelken kursu, kürek eğitimi, tenis gibi orta yaşlarda da yapılabilecek sporlara gidip çevre edinebilirsin.
- Sanat faaliyetleri: Resim, heykel, müzik, tiyatro, karikatür, fotoğraf gibi ilgilendiğin bir sanat dalında eğitimler alırken çevre edinebilirsin.
- Hobi faaliyetleri: Yoga, astronomi gözlemi, motor sporları, botanik, balıkçılık, trekking gibi faaliyetlere katılabilirsin.
- Gezi faaliyetleri: Şehir içi geziler, kültür gezileri, yurtdışı gezileri, her mevsim bir ili geziyoruz... gibi projelerle kişiler edilebilirsin.
- Dernek faaliyetleri: Fiziki olarak katkı sağlayabileceğin derneklerde kişiler ile tanışabilirsin. Arama kurtarma, yangın söndürme, sağlık, politika, eğitim, kültür... gibi ilgini çeken konuda bir derneğe katılmak da oradaki üyelerle epey bir yakınlık elde etmeni sağlar.

Bu arada 40'lı yaşların başına geldiğinde, hayatı büyük ölçüde anlamış olacaksın ve artık dosta veya arkadaşa pek ihtiyaç duymayacaksın. Sadece boş zamanlarda seni oyalayacak bir avuç kişi olsun yeter diyeceksin. Ailen o boşluğu dolduracak. Ve bir de kimsenin senin dertlerine derman olamadığını göreceğin için, artık dost veya arkadaşlara da daha az ihtiyacın olduğunu hissedeceksin.
0
sinematematikci
(14.09.26)
Eskiden beri iç dünyamda daha fazla yaşadığım için az arkadaşlıktan rahatsız olmadım. Bir de hayat hep Amerikan dizilerindeki arkadaşlıklar gibi olsun istiyor insan ama maalesef olamıyor. Zamanla herkesten kopuluyor, ayda bir iki ayda bir telefonla görüşülüyor, o da yetiyor zaten.

Bir de artık kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor, bunu çok yaşadıktan sonra kalabalık olsa ne olur yalnız kalsam ne olur diye düşündüğümden zihinsel olarak daha da yalnızlaştım.
+1
fikrim sabit degil
(15.09.26)
sosyal ilişkiler pandemiden sonra zayıfladı.
insanlarda eski masumiyet, sevgi, dostluk kalmadı.
içine girmek zorunda kaldığımız ortamlarda "acaba kimden ne zarar gelecek" diye endişe yaşıyoruz.
ben bekâr bir erkeğim. dost dediğim 20 yıllık kız arkadaşlarımın çoğu arkadaşlığı evliliğe dönüştürmeye kalkıştı ve kibarca reddedince beni pert edip gitti.
dost dediğim erkek arkadaşlarımdan biri ev alırken bana fikirsel olarak yardımcı oldu diye, bana sürekli borçlu hissettirdi ve iki kez benden borç alıp üzerine yattı.
ben artık arkadaşlığın, dostluğun çok zor elde edilebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
daha yüzeysel ilişkilerle biraz vakit geçirmeye çalışıyorum.
kendimi daha çok işle, hobiyle, deneyimle oyalamaya çalışıyorum.
+1
santimantal
(15.09.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(5)

ebeveynler, nasıl güveniyorsunuz? vol 2

mezzosprite
çocuğu kreşe bırakmakla ilgili endişelerimi paylaşmış ve birçok kişi tarafından haksız bulunmuştum endişemin boyutları ve endişemi gidermek için yapmak istediklerimle ilgili. farklı kreş deneyimlerimiz oldu, beklentilerim çok törpülendi bu süreçte, hatta önceki posta verdiğiniz yanıtlardan sonra "he
çocuğu kreşe bırakmakla ilgili endişelerimi paylaşmış ve birçok kişi tarafından haksız bulunmuştum endişemin boyutları ve endişemi gidermek için yapmak istediklerimle ilgili. farklı kreş deneyimlerimiz oldu, beklentilerim çok törpülendi bu süreçte, hatta önceki posta verdiğiniz yanıtlardan sonra "herkes güveniyor, demek ki güvenilebilir" diye rahatladım da biraz. ama tamamen aşamıyorum. evde oyun oynarken çocuk (yaş:3) bazen kendi isteğiyle öğretmeninin rolüne giriyor, beni de kendisi yapıyor. "annemi istiyorum diye ağla" diyor. dediğini yapıyorum, sertçe "hayır" diyor, duvarı gösteriyor "saate bak" diyor. ağlamaya devam ediyorum itiyor beni. bazen elime vuruyor. sohbet sırasında öğretmeninin başka bi arkadaşına vurduğunu söylüyor ismini veriyor çocuğun. yönlendirici sorular sormuyorum ben açık uçlu soruyorum özellikle, vurdu falan diye kendi kendine söylüyor. çocukların bazen gerçek olmayan şeyler söylediğini de biliyorum ama sorum şu, hangi noktada ne kadar inanacağız çocuğun söylediklerine ve oyunlaştırdıklarına? bilirsin anlarsın diyorsunuz ama gerçekten anlamıyorum, sadece olumsuz bi şeyi gülerek anlattığı zaman gerçek olmadığını düşünüyorum onun dışında nasıl anlarım?
0
mezzosprite
(11.09.26)
Önceki duyurunuza da bir göz attım. Cevap vermemiş olmama şaşırdım açıkcası, okuduğumu hatırlıyorum. Neyse;

- Ben haksız falan bulmuyorum, tamamen savunmasız bir yaştaki çocuk için endişelenmek falan gayet normal.
- Çocuk kafasından o kadar senaryo üretemez, birşeyler görmüştür, kendisine ya da başka çocuklara falan, belki çok çok sert yapılmıyordur ama bu senaryolar oluyor demek ki. Benim çocuk gitti bir ara hiç öyle şeyler görmedik.
- Bende galiba hafif kaygı bozukluğu var, kreşe giderken sizin gibi aklıma gelince rahatsız oluyordum ama bazen tabii günün akışına dalıp gidiyor unutuyorsun. Hiç kimse %100 güvende değil, kaza bela herşey olabiliyor. Ben içimin rahat etmediği yere vermem açıkcası kim ne derse desin.
+1
mbond
(12.09.26)
Kesinlikle normal değil bence acil değiştir kreşi
+1
Hallegadola
(12.09.26)
başka velilere ulaşma şansınız var mı? benzer şeyler konuşuluyor mu? evet uydururlar ama 3 yaş için düşününce bu anlattıkları gördüğü şeyler gibi geldi.
0
pide
(12.09.26)
2-3 yas yalan söylenmeye baslanan yaslar ama 4 yasa kadar bu bahsettiginiz sekilde birini zan altinda birakmak icin yalan söyleyemiyorlar.
bana cok sus gözüktü bu durum. cocugu ciddiye almali bence bu durumda kesinlikle.
kolye seklinde recorder oluyor. mesela su: amzn.eu 8GB olani 100 saat kayit yapiyor. size 8-10 saat bile yeter muhtemelen.

ben olsam söyle yaparim. konusulanlari es zamanli bana ileten ve ayni zamanda kaydeden bir cihaz alirim. gerekirse iki cihaz alirim, biri kaydeder, biri telefon gibi konusmalari bana iletir saniyesinde. sonra isten izin alirim. özel kolyesini kimseye göstermemesini cocuguma siki siki tembihlerim ve boynuna takip krese yollarim. sonra kresten cok uzaklasmam. sakin bir yere oturur konusmalari dinlerim. en iyisi hatta krese yakin bir ara sokaga ceker, kahvemi sandvicimi alir arabada oturur dinlerim. tehlike sezdigim an (ögretmenin kolyeyi fark etmesi ve cikarttirmaya calismasi, cocuguma vurmasi vs gibi) krese döner cocugu alirim. sonra acikcasi izinsiz kayittan yasayacagim sorunlari umursamadan o kresi darmadagin ederim.
-3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.09.26)
Merdiven altı bir yer değilse bi kreşte şiddet olayı olması uzak ihtimal bence. Referansları nasıldı mesela? Öğretmen kaç yıldır orada? Başka veli, eski veli tanıyor musunuz? İkinci çocuğunu da oraya gönderen var mı? Yani öğretmen beş senedir orda ise ve şiddet gösteriyorsa bunun ortaya çıkmaması imkansız. Ama kreş yeni açılmıştır, öğretmen yenidir, olamaz mı derseniz olabilir tabi kiz

Benim kızım 4 yaşında. Yalan söylüyor. Ama bu yalanları anlayabiliyorum ben. Normal şartlarda eğer gitmek istemiyorsa kreşi kötüleyecek şekilde yalan söylemesi anlaşılabilir. Ama saate bak cümlesi düşündürdü beni. Kafasından uyduramaz bunu. Bir de üç yaşındaymış yani o kadar planlı yalan söyleyemez gibi geldi. Dört yaşta seviye atlıyorlar o konuda. Ben olsam diğer velilerle bi iletişim kurarım, sonra da idareye giderim.

Okul kapısında kim karşılıyor? Öğretmeni mi? Koşarak sarılıyor mu mesela? Yani çocuk gerçekten öğretmeninden aşırı olumsuz davranış görüyor olsa kapıdan içeri girmez gibi geliyor bana.
-1
elorelia
(13.09.26)
(5)

Üniversiteye afla dönmek ya da dönmemek

su olsam ates olsam
Elimizde 15 yıl önce yüksek lisansı tez aşamasında bırakmış (tüm dersleri geçmiş) bir 40 yaş kişisi var.Baktı tez aşamasında danışmanı o tezi oldurmayacak, bırakıp işe girmiş. O zamandan beri de çok da güzel bir özel sektör tecrübesi var. 1. Şimdi af ile yüksek lisansa geri dönüp tezi bitirip, üzeri
Elimizde 15 yıl önce yüksek lisansı tez aşamasında bırakmış (tüm dersleri geçmiş) bir 40 yaş kişisi var.
Baktı tez aşamasında danışmanı o tezi oldurmayacak, bırakıp işe girmiş. O zamandan beri de çok da güzel bir özel sektör tecrübesi var.

1. Şimdi af ile yüksek lisansa geri dönüp tezi bitirip, üzerine ALES ve yds yi de geçip öğretim görevlisi olabilir mi?

2. Yüksek lisans öğrencisiyken ya da 1 sene sonra mezun olunca öğretim görevlisi olma şansı ne kadar sizce (işi bilen akademisyenlere sorum)
Hem zaten küçük bir ihtimal hem de torpil falan mı dersiniz?

Sadece sektör tecrübesini öğrencilere aktarmak istiyor. Haftada birkaç ders verip. (Özel sektörü bırakacak öyle olursa) Öyle üzerine doktora yapayım, yok doçent olayım vs düşünmüyor. (Sanırım 35+ olunca zaten mümkün olmuyor)

3. Bi pozisyon açılır mı diye tekrar afla dönmeye, aleslere yds lere çalışmaya falan değer mi?
Yoksa üniversiteler zaten atıyorum %95 doktora öğrencisi mi alıyor gençten?

4. Bu topa girilir hocam devam et diyenlere diğer sorum:
Diyelim öyle bir imkan oldu ve öğretim görevlisi olarak başlanıldı. Haftada minimum ve maksimum kaç saat ders verilebilir? Maaşlar da 75-95 bin TL aralığı diye geçiyor, doğru mudur? Eline maksimum ne kadar geçebilir?

5. Bunu da bilene aşkolsun sorusu:
Lisans bölümü iktisat, yüksek lisans pazarlama.
Sektör tecrübesi ve görev yapmak istenen alan da yine pazarlama. Bu iktisat hep başa bela oldu. Yine sıkıntı olur mu? Pazarlama ana bilim dalında kadro açılsa lisansı iktisat olanı alamayız, işletme olmalı diye bir şart konuyor mudur?
Zaten öyleyse hiç konuşmayalım, ihtimal komple çöküyor:(
📊 Bu kadar uğraşa değer mi?

Bu anket sona erdi. 23 oy kullanıldı.

0
su olsam ates olsam
(11.09.26)
1) araştırma görevlisi kadrolarında bildiğim kadarıyla yaş sınırı var (35), öğretim görevlisi kadrosunda bu durum yok, öğretim görevlisi ilanları da diploma ve tecrübe aranıyor. teoride bunun için önünüzde bir engel yok.

2) akademisyen değilim. devlette çok ciddi başarı, şans ve ya torpilin aynı anda denk gelmesi gerekiyor, özellikle sosyal bilimler ise. özelde ise network, sınav başarısı gerekiyor, az bilinen ünilerde tanıdıklar vasıtası ile bir şeyler olabilir.

aslında olmak istediğiniz şeyi misafir öğretim üyesi diye anlıyorum bu uygulama devlette ne derece var bilmiyorum özeller uyguluyor. yüksek lisansınızı yaptıktan sonra anlaştığınız herhangi bir özel okulda bunu yapmanıza engel bir durum yok.

3. sizin durumda ales, yds bi işe yaramaz, tam zamanlı kadroya atanmak istiyorsanız şart ama onu muhtemel görmüyorum.

4. misafir değil, tam zamanlı öğr. görevlisi olursanız ve bulunulan bölümde kadro yoksa size bütün introduction derslerini verdirebilirler (maalesef ülkemizin özel okul seviyesi buralarda) böyle olursa çok sayıda ders saatiniz olacağı için maaşınız dediğiniz seviyelerde olur.

misafir olursanız haftada max 4-8 saat ders verirsiniz o da dediğiniz paralara hayatta varmaz.

5. ilanlara biraz göz gezdirdim, pazarlamada yapmak istiyorsanız genelde işletme fakültesi ya da iibf yeterli gibi gözüküyor burdan şuan aktif ilanlara bakılabilir.
www.ilan.gov.tr


sonuç olarak oyumu "bu saatten sonra bi şey çıkmaz" olarak işaretliyorum.
0
a darkness coming
(11.09.26)
Referans var mı ilk oradan başla.
+2
Hallegadola
(12.09.26)
Maaş 95 ama devlet üni olma ihtimali çok düşük, muhtemelen vakıfa girer. Maaşlar aynı.
0
enteg
(12.09.26)
@cosmic +1
Özel üniversitede haftada 2 saat ders vermek bu arzunuzu tatmin edecekse olur, diğer türlü akademinin şu anki haline göre planınız çok romantik kalıyor.
+3
lil siztah
(12.09.26)
İkinci şıkkı işaretleyenler gerçeklikten çok uzak arkadaşlar onların kafasını yaşamak isterdim. Akademi mayınlı tarla gibi hasarsız çıkmak imkansız. Bilmeyenler için çok romantik bir hayal demişler ona katılıyorum
+1
Hallegadola
(12.09.26)
(13)

bu arkadaşı analiz eder misiniz?

Leonardo~Da~Vinci
5 arkadaşız. erkek. 30'ların başında, bekarız. her haftasonu cumartesi bir yerde oturur sohbet ederiz. işten uzaklaşıp sosyalleşme dertleşme amacı güdüyoruz. grupta bir arkadaşımız var, çok alıngan. bu geçen gün bir arkadaşımıza alınmış. aynı ortamda sohbet ettik. alınacak bir cümle duymadık ama bey
5 arkadaşız. erkek. 30'ların başında, bekarız. her haftasonu cumartesi bir yerde oturur sohbet ederiz. işten uzaklaşıp sosyalleşme dertleşme amacı güdüyoruz. grupta bir arkadaşımız var, çok alıngan. bu geçen gün bir arkadaşımıza alınmış. aynı ortamda sohbet ettik. alınacak bir cümle duymadık ama beyfendi alınmış. alındığı arkadaşımızı arayıp küfürler etmiş. sonra beni aradı. iyi bir şey yapmış gibi küfürler ettiğini onunla arkadaşlığını bitirdiğini engellediğini vs. anlatıyor. bende hakkınızda hayırlısı dedim.
2 sene evvel, bu aynı alıngan arkadaş, yine benzer bir yanlış anlamadan mütevellit, anneme küfür etmişti. ben orda sustum. ağzımı açmadım. ağzımı açsam muhtemelen kavga edecektik. ordan ayrıldı gitti. sonra arkadaşlar araya girdi. hatasını anladı. geldi benden özür diledi. özrünü kabul edip arkadaşlığıma devam ettim. affettim mi? asla.
şimdi ben bu arkadaşı analiz ediyorum, anlamak istiyorum. sizden de farklı yaklaşım ve düşüncelere açığım.
bu kişi, her söylediğine evet dememizi bekliyor. haksız olduğu konuları suratına çarpıyoruz, gerçekleri yüzüne söylüyoruz. küsüyor. küsmekle kalmıyor, bizi kendisine sanki düşmanmışız gibi ilan ediyor. bu ilandan sonra da her ağzımızdan çıkan cümleyi yanlış manaya kendi üzerine çekiyor. halbuki öyle bir şey aklımızdan bile geçmemiştir.
istiyor ki, sürekli onu övelim, sürekli onun sırtını okşayalım. her dediğine evet, her zaman sen haklısın diyelim. böyle de ortam olmaz ki... o kişiyle arkadaşlık etmek her birimizi çok yordu.

bu nasıl bir insan?
-2
Leonardo~Da~Vinci
(11.09.26)
Bence siz asıl kendinizi sorgulayın. Neden anneme küfreden biriyle hala iletişim halindeyim diye.
+15
Chips
(11.09.26)
çiğ insan diyoruz böylelerine. primitif gudulerini kontrol edemiyor. tamamen asagilik kompleksi ve ilkel egonun urunu bu tarz davranislar. böyle insanlarla beraber olmak ateş üstünde yürümek gibi. uzak durmak lazım.
+3
buenosdias
(11.09.26)
Anana küfredene siktiri çekmemişsin o da yüz bulur tabi. Dövmen gereken adamı halen daha arkadaş ortamına sokuyorsun
+1
Hallegadola
(11.09.26)
anneye kufur genelde mecaz olurdu ama sizde gercek anlamda kullanilmis anladigim kadariyla.
+1
baldur2
(11.09.26)
Yengeç ya da balık Burcu olması muhtemel.
Şaka bi yana bazı insanlar daha alıngan oluyor özellikle de bu zamana kadar hep ailesi, çevresi tarafından pohpohlandıysa falan. Gerçek hayatta eleştirilerle, yargılamalarla falan karşılaştığında da kaldıramıyor, çok büyük tepkiler veriyor.

Bunu sakin sakin anlatırsanız bi noktadan sonra anlar diye düşünüyorum. Muhtemelen sadece sizin gibi arkadaşları haricinde de okul, iş hayatı vs aynı şeyleri hep yaşıyor/yaşayacak. Bi noktada çözmesi lazım ya kendiyle çalışıp ya da terapi alıp vs
0
su olsam ates olsam
(11.09.26)
Bu vesile ile gruptan çıkarın.. kalan 4 kişi ile yola devam edin
+1
hacirotti
(11.09.26)
siktiret hayatından gönder gitsin, hem anana küfür edecek, hem de her şeye alınacak. hayat böyle kar tanesi olmayı kaldırmıyor. dandik insanları hayatınızdan çıkarın yoksa onlar yüzünden onlardan daha leş bir hale gelirsiniz farkına varamadan.
0
snku
(11.09.26)
Acilen yol verilmesi gereken bir insan.
0
kumandanim
(12.09.26)
karşı tarafın sıkıntılı olduğunu hikayenizden anlıyoruz ancak böyle biriyle zaman geçiren insanlar da çok sıkıntısız olamaz bence. özellikle annenize küfür eden biriyle arkadaş olmaya devam etmeniz bence garip
+2
monicapp
(12.09.26)
main character syndrome bu. aynı "arkadaştan" bende de vardı. senelerce çektim. neyse dedim arkadaş dedim ama yok. salaklık etmişim. siz yapmayın kesin ilişkiyi
0
chanandler bong
(12.09.26)
haklı olarak küfürden sonra neden arkadaşlık etmeye devam ettiğim yanlış karşılanmış. fevri ve duygusal davranıp kararlar almayı tercih etmem. ama o an arkadaşlığı bitirmek, kavga etmek, karşı küfür etmek bana duygusal bir karar gibi geldi. yapmadım. çünkü o kızgındı ve öfke ile söylemişti. sonradan çok pişman oldu, bir ay yanıma gelmeye utandı ve gelemedi. bende kaba ifadeyi ciddiye almadım.
ama söylediğiniz gibi, astral seyahate çıkan çiğ biri. ne zaman patlayacağını, neyi sorun edeceğini bilemiyoruz, bu bizi ekipçe çok yordu
0
🌸Leonardo~Da~Vinci
(12.09.26)
Analiz için beyin hücrelerimi yormaya değmeyecek bir insan.hayattan sessizce çıkarılmalı,önemsemeden,cevap ve karşılık vermeden,basitçe.
+1
denizciman
(12.09.26)
ilginçmiş.

birisi bana bu şekilde küfretse daha da muhatap almam kendisini.
0
gurur
(13.09.26)
(8)

Sıfır ev masrafları hk.

ananiyimioguz
Selamlar duyuru, yakın zamanda sıfır bir eve taşınan oldu mu? Taşınma sonrası kalem kalem ne gibi masraflarınız çıktı yazabilir misiniz?Mesela ev 5 milyon diyelim. Tapuda 2.750 gözüküyormuş. Kredi falan kullanmıycaz direkt bu şekilde alıcaz o yüzden tapu masrafı 120bin falan çıkar dendi bize. Emlakç
Selamlar duyuru, yakın zamanda sıfır bir eve taşınan oldu mu? Taşınma sonrası kalem kalem ne gibi masraflarınız çıktı yazabilir misiniz?

Mesela ev 5 milyon diyelim. Tapuda 2.750 gözüküyormuş. Kredi falan kullanmıycaz direkt bu şekilde alıcaz o yüzden tapu masrafı 120bin falan çıkar dendi bize. Emlakçı ücreti de yine o civarlarda çıkarmış.

Evin aydınlatmaları takılmamış. Yani hat çekili ama avize + koridor spot veya led vs. lazım.
Kombiyi vericez dediler ama montaj masrafı çıkacak. O ne kadar bilmiyorum.
Ayrıca doğal gaza başvurunca saati kendileri takıyorlar mı çünkü kapıda saat de yok.

Balkon büyük 25-30 m^2 var ama cam balkon yapılmamış. O da çift cam düşünülürse 150-200bin falan mıdır?

Ona göre bir hesap yapıp pazarlığa oturacağız. Eldeki bütçeki sonraki masraflara yetmezse girişemeyiz çünkü.
0
ananiyimioguz
(11.09.26)
- Doğalgaz için kombi takılacak, projesi yapılacak, gaz idaresine başvuru sonrası sayacı verecekler, sayacı da takacak firma, sonra evinizde kabule gelecekler. abonelik falan bunlardan ayrı bir olay. burada diyelim borularınızda sıkıntı kaçak var, projeye uygun yapılmamış vb., sıfır evde bunları neden siz üzerinize alacaksınız?
- Aydınlatma eğer led spot vb. şeyler varsa bunları takılı teslim etmesi gerekli, ama avize falan bunların sortilerini çeker bırakır normal.
- Korniş alırsınız size ait, stor kullanacaksanız bile kaliteli bir korniş taktırın, siz takmayın, storu da buna monte edebiliyorsunuz.
- Onun dışında banyo armatürü, eviye, musluk, klozet varsa ankastreler bunları teslim etmesi gerekli. çünkü adam kafasına göre saçma sapan bir dolap yaptırır geçer sen buna uyacak ankastre bulamazsın.
- Son olarak da tapuyu gerçek fiyattan göstereceksiniz mutlaka. Daireyi sıfır aldığınız için size satan kimse, 3-5 sene için temerrüde düşerse alacaklıları satış iptal davası açarlar ve tapuda düşük gösterdiğinizi bir şekilde düşünülürse muvazaalı satış var diye satışı iptal ederler. Alan kendi vergisini, satan da kendi vergisini ödeyecek, ayrıca ben sadece emlakçıya kendi komisyonumu öderim diye pazarlık yapacaksınız.
0
malheiros
(11.09.26)
mutfak tezgahı, dolaplar, kapılar, kapıların pervazları, kombi, petekler, kapıların kilitleri ve kolları, banyo tezgahları.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.09.26)
Evi alırken evde olan, diyafon, kombi, ankastre set, klima vs hepsinin tek tek fatura bilgileri ile garanti belgesini istemeyi unutma. Mobilya, dolap falan varsa onların da. Lavabo bataryaları, rezervuar ve PVC doğramaların da.

Ayrıca klima varsa uzaktan kumandasını istemeyi unutma.

Asla her şeyi düşündüm deme. Cebinde hatırı sayılır miktarda yedek akçe olsun.

Alım satım vergisinin ev sahibine düşen kısmını adet böyle sana kilitlemeye kalkacaklardır. Kabul etme.
0
Mirket
(11.09.26)
Bendeki bilgiler şöyle;

- Site 3 yıl önce yapılmış. Ev sahibi yatırımlık almış. Bu dairede hiç oturulmamış. Bir kaç daire dışında tüm daireler dolu.
- Müteahhit binayı yapıp ilk 1 sene destek olup bırakıp gitmiş bir şeyiyle de uğraşmaz daha dediler zaten 3 yıl oldu dediler.
- Mutfak dolabında ufak bir çizik vardı, ev sahibine bunu nasıl değiştircez hangi firma yapmış, kodu falan yok mu dedim, valla bilmiyorum dedi.
- Kombiyi veriyorlar ama montaj bize aitmiş. Proejeyi kime çizdiricez orasını anlayamadım kombi servisini mi aramam lazım? Borular falan çekili bu arada.
- Banyo, armatürler, lavabo falan yapılı canım. Sadece ışıklandırmaya dair bir şey yok.
- Öyle bir şeylerin garantisi olduğunu da sanmıyorum dediğim gibi varsa bile 3 yıl geçmiş.
+1
🌸ananiyimioguz
(11.09.26)
Armatürlerin garantisi 5 yıl. Her markada aynı mıdır bilmiyorum.
Müteahhidin sorumluluğu da 5 yıl. Öyle bırakıp gidemez, kanun var memlekette.
Ben yeni evi ikinci el olarak almıştım. Mutfak ve banyo armatürü (ECA) garanti kapsamında değişti. Banyo üstten aktı, müteahhidi çağırdım, gelip yaptı. Herkes gelmez demişti de çağırmayı bileceksin.
Davlumbaz motoru iki kez, diyafon bir kez garanti kapsamında onarıldı.
Aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(11.09.26)
sen taşınma dahil bir 400-500bin daha kenara ayır. yeni ev olduğu için yeni heveslerle bu kadar masrafın olacaktır.
0
gercekdunya
(12.09.26)
Şöyle diyim sıfır 2+1 70 m2 eve cam balkonu dolap yaptırması boyası, tesisatı vs vs 500 bin ayrıca gitti
0
Hallegadola
(12.09.26)
Kombiye dikkat,kaliteli olsun.adam verdi,takalım dersin,ama iyisini mi aldılar acaba ucuzunu mu?
Geçen sene ev bakarken 0 dairede kombi göremeyince,emlakçı bana zaten dandik takıyorlar gibi bişey demişti.doğruysa araştırmak lazım durumu.
0
denizciman
(12.09.26)
(13)

37 yaş neler için geç, neler için erken?

put it in your appropriate place
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.

Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.

Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla 2-3 saat boyunca kafe, pub ve benzer yerlerde oturup bir şeyler içmek (içkisiz veya ağız içiyorsa içki) halen geçerli.

20li yaşlar konserlerde geçmiş ise 37 yaşında konserde deli dana gibi eğlenmek normal ama hiç gidilmediyse konserde deli dana gibi eğlenmek 37 yaşında birine pek yakışmıyor.

Üniversitede Burger King ile sinema alışkanlığım vardı. Şimdi ise Burger King'in yerini daha eli yüzü düzgün restoranlar aldı.


Ortalama 30bin adım attığım 4 günlük gezilerim oluyordu. Vücut sinyal yapıyor hafiften beni bir sal diye. 5.gün ülkeme döner, ertesi gün işbaşı yapardım ama şimdi ise ertesi gün evde oturayım ya, oluyor. He çok şükür, gene 30bin atacak güç ama var, yani var işte.
-4
put it in your appropriate place
(10.09.26)
37 yasinda deli dana eglenmek niye yakismasin yahu bu kurallari kim koyuyor? Evet 20li yas enerjisi olmayabilir dogru 33den bildiriyorum ben de ama yasa bu kadar takilmak sacma geliyor bana. Gec kalmislik bence surekli bize pompalanan bir iluzyon.
+2
tuborg yesili
(10.09.26)
Valla boyle o yasa su yakisiyor, bu yasa su yakismiyor kafasi bana cok sacma geliyor ne yalan soyleyim, kime gore neye gore? Yas bir sayi hocam, altina siz ne koymak isterseniz onu koyarsiniz. 37 yasinda hayatinizin bittige inaniyorsaniz bitmistir.

Oncelikli sorunuz ben bunu yapmak/yapmamak icin genc miyim degil miyim olmamali. Soru ben bunu yapmak istiyor muyum, istemiyor muyum ve fiziksel, maddi, manevi olarak yapabilir miyim olmali. Bence yasam tam olarak bu yaslardan sonra basliyor, hala fiziksel olarak guclu olunan, ne istedigin bilindigi, kimin ne dusundugunun zerre umrumda olmadigi ve maddi ve manevi imkanimin oldugu yaslar. Iyi ki 20lerim bitti gitti, sacma salak seyler icin omrumu yiyordum.
+1
kassiopeia
(10.09.26)
yani vucudun performansi degisiyor bi kere. 32-33 gibi artik genc olmadigimi anladim ben. vucudu korumak icin efor sarketmek gerekiyor cunku yikima gidiyor yavas yavas. sigara, alkol hep zararli.

yani 30 yasindan sonra profesyonel sporcu olamazsin cardio gerektiren hicbir sporda.

masabasi isler icin hicbir zaman gec degil. insan olene kadar bir seyler uretebilir, yapabilir. gordugum kadariyla 90'a kadar gidiyor. 90'dan sonra cok hizli cokus var ama.
0
antikadimag
(11.09.26)
Hiçbir şey için geç değil. Senin kendine ve yaşıtlarına ayrıca 37 yaş üzerine yasakladığın ve yakıştıramadığın hiçbir şey için geç değil.

Şu hayata bir kere geliyoruz ve yapmak istediklerimiz için bu yaştan sonra olmaz deyip kendi kendimizi sabote ediyoruz. Yap işte ne kaybedersin, git konserde eğlen.

Daha ölmeden üzerine toprağı atmışsın, sadece kendinin değil, mezar taşını da dikmişsin.
+2
rock n roll
(11.09.26)
Ya halit ergençin Travis konserindeki halini görmediniz heralde

www.instagram.com

Ne istiyorsan onu yap panpa
0
Hallegadola
(11.09.26)
Etrafını görünmez bariyerlerle çevreleyip ölümü bekleyerek hayatını ziyan etmek istiyorsan doğru yoldasın. Yok istemiyorsan bir an önce -bu yaştan sonra- diye başlayan aptalca klişe fikirleri hemen bir kenara bırakmalısın. Ormanda 120 km'yi 13 saatte koşan 60 yaş üstü insanlar var ve bu öyle dünyada 3 kişinin yapabildiği bir şey de değil. Türkiyedeki herhangi bir ultra trail yarışının yaş kategorilerine bir bak, bu insanları göreceksin. Sen 30 bin adım attım vücut beni sal dedi diyorsun. Beni sal diyen ne vücudun ne de yaşın, bunu sana diyen toplumda yerleşmiş aptal klişe fikirler. Toplumun geneli gibi 40 yaşından sonra oturup ölümü de bekleyebilirsin ya da yepyeni şeylere başlayarak sınırlarını genişletebilir ve hayatını dolu dolu yaşamayı da seçebilirsin. Evet seçebilirsin çünkü bu bir tercih meselesi yaş değil.
+2
thracia
(11.09.26)
hocam sen kafanda yaşlanmışsın.
finansal özgürlüğünü kazandıysan asıl hayat 40dan sonra başlıyor.
+2
duyuruuser
(11.09.26)
37 yaş, herhangi bir şeye geç demek için erken bir yaş.

Son paragrafta yazdıkların, yaşlı olduğun için değil ham olduğun için oluyor. Spora başla.
0
Mirket
(11.09.26)
Bunların hiçbiri yaşla ilgili değil aslında. Daha çok yaşam tarzı ve karakterle alakalı.

37 yaşında birinin illa ki artık karakterine işlemiş bir çalışma ortamı vardır. Örneğin başka herhangi bir değişkenin dikkate alınmadığı 37 yaşındaki muhasebeci, 37 yaşındaki bir öğretmen ve 37 yaşındaki bir sanat tarihçisi arasında karakter farklılıkları oluşmuş olabileceğini varsaymak çok absürt olmasa gerek. Birine uyan diğerinde eğreti duruyor olabilir. Ayrıca gerçekte mesleğe ek olarak aile, çevre, yaşanmışlıklar, politik bakış açısı vb. birçok etken de işin içine karışıyor.

Demem o ki, siz ne seviyorsanız onu yapın. Bu tür şeyler yaşla değil, ilgiyle alakalı. Yaşıma göre davranayım derken de eğreti durabilirsiniz.
+2
akhenaten
(11.09.26)
17 yaşınızdaki enerjiniz olmadığına göre, bazı şeyler tabii ki farklı olacak. ama bu yaşlandığınız anlamına gelmiyor. 17 yaşındayken 2-3 saat boyunca deli danalar gibi koşup maç yapabiliyordum. 27 yaşımda 1 saatlik halı saha sonrasında dilim dışarıda geziyordum. o halde 27 yaşında da yaşlanmıştım ben.

37 çok güzel bir yaş. eskiden yaptığınız her şeyi yapmaya devam edebiliyorsunuz sonuç olarak. sadece bazı şeyleri daha ölçülü yapmanız gerekebilir. sabah 5'e kadar da barlarda dolanmayıverin.
0
co2s2
(11.09.26)
evlen gardaş. bol bol çocuk yap. Rahman'ın izniyle insan üretip yetiştir. 37 yaş için çok ideal davranış olarak bunu ben sayarım.
gezmek, konsere gitmek, eğlenmek, dışarda para harcamak bana göre çok gereksiz ve bir o kadar da boş. bunlar hem enerji hem de para israfı.
kötü günler için birikim yapmalı.
-1
Leonardo~Da~Vinci
(11.09.26)
aslında yaşa göre değil, tamamen kişiye göre değişen bir durum bu.

50li yaşlarda bir arkadaşımız var, boşandı, bir süre ailesi ile yaşamış. şimdi ayrı eve çıktı, mesleği dışında bir işe girmiş, farklı bir plan çizmiş. tabi bu maddi yeterlilikle de alakalı. adam yaşından da genç gösteriyor fiziken, yeni çıkan tüm spor aktivitelerine dahil olur. günü birlik alakasız ve yorucu planlar yapabilir. yeni ortamlara girmeye çekinmez. tek başına gezer vb vb. dolayısı ile sınırlarımızı kendimiz belirliyoruz.

30 lu yaşların ortasını geçmiş birisi olarak da bana göre yeni çevre edinmek için geç, ama bana göre. benim asosyalliğim, yeni insanların arasına girememem gibi sorunlarım sayesinde asla yeni bir çevre oluşturamıyorum.
+1
kondansator
(12.09.26)
Tek başına yapılacak çoğu şey için geç sayılmaz,başla piyano çalmaya mesela,ne zordur halbuki.2 el ile beyin koordinasyonu falan. Ama basit şarkılar işe de olsa ,ya da kafana göre spontane,gene olur. Ama topluluk işleri sıkıntı olabilir.yaşı veya kondisyonu denk kişiler bulunmazsa o da
+1
denizciman
(12.09.26)
(10)

Böyle Bir Müdürle Çalışır Mıydınız?

depresif çocuk
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.

Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim de işten çok anlamadığı için bana teslim ederdi. Liderlik pozisyonu boşalınca haliyle ilk akla gelen isim ben oldum. Ben de yapabileceğimi düşünüyorum açıkçası.

Tabi hemen gidip müdürüme bu pozisyona talip olduğumu söyledim. O da bana ilk düşündüğü kişinin ben olmadığımı, şirket içi ilan açıp diğer adayları görmek istediğini söyledi. Bu süre zarfında da kendisi vekaleten bakacak. Neden beni düşünmediğini sorduğumda ise kendince gerekçeleri oldu. Hisleri size net aktaramayacağım için, özetle şunu söyleyebilirim ki ben yapabileceğime ve hakettiğime gönülden inanıyorum ama o biraz benim yapımı sevmiyor.

Tabi aradan 2 hafta geçti. Bu süreç zarfında gözüne kestirdiği 1-2 tane, tamamen farklı ekiplerde çalışan alakasız adamı odasına çağırıp motivasyon yoklaması yaptı. Liderlik teklif etti. Gelin görün ki bu 2 aday da farklı birimlerde, kendi yetkinliklerine daha yatkın pozisyonlar açılınca lider oldular bu süreçte. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve şu an elinde bu pozisyon için benden başka uygun bir aday bence yok. Mecburen ilana çıkacak ve gelen adayları inceleyecek. Ama ikinci hatta üçüncü öncelik olarak gördüğü kişiler başvuracaktır. O gelen kişinin işi öğrenmesi, ekiple uyumu, ekibe kendini kabul ettirmesi vs. biraz zor işler.

Şimdi, şunu yapmasını bekliyorum. İlanı açacak ve benim de başvurmamı isteyecek. Veya tekrar bana gelip liderlik teklif edecek (gurur yapmaz ise şayet).

Siz olsanız böyle bir durumda, gelen teklifi kabul eder miydiniz?
+1
depresif çocuk
(04.09.26)
Ben müdüre tavır almadan gelen teklifi kabul ederim, en nihayetinde senin dediğine gelmiş olacak.
+3
kumandanim
(04.09.26)
zaten istediğiniz bir pozisyona öyle veya böyle teklif geldiğinde terfi olmak önemlidir tabii ki edilir, iş hayatında gurur yapmanın manası yok. ayrıca yöneticiniz iyidir kötüdür, ya da siz iyisinizdir değilsinizdir bunu bilemeyiz ama böyle durumlarda çalışanın da bir kendini sorgulaması lazım. varsa giderilebilecek eksikleriniz veya toparlanacak durumlar bunlar üzerine çalışın ve yöneticinizin geri bildirimine karşılık yapıcı bir aksiyon aldığınızı hem sözlü hem davranışsal olarak gösterin. insan bazen kendine toz konduramayabiliyor, hepimiz yaşadık böyle durumlar.
+4
awlmi
(04.09.26)
ben sirkette kalmayi dusunuyorsam kesin kabul ederdim, cunku gurura gerek yok isi zaten yapiyormussunuz. yeni gelen lider de size soracak muhtemelen.

mesele daha cok mudurun sizin yapinizi sevmemesi, o da onun sorunu. neticede isler aksamiyorsa sevmesine gerek yok universite kafeteryasinda degiliz.

ayrica ileride yoneticinizin ya da sizin baska ise yahut sirket ici baska pozisyona gecis yapmayacaginizin garantisi yok, sorun kendi kendini de cozebilir :)
+3
adrianapole
(04.09.26)
kabul ederim +1

bir de "kendince gerekceleri oldu" kismiyla ilgili nacizane tavsiyem, bu gerekceleri mumkun oldugunca duygularinizdan arindirip degerlendirmeye calisin. hakli oldugunu dusundugunuz noktalar varsa bunlari fark etmek cok isinize yarayabilir.
0
sanxis
(04.09.26)
ben müdür olsam şöyle düşünürüm;
sen iş bitiren değerli bir elemansın sen lider olunca senin yerine kim bakacak.
+1
duyuruuser
(04.09.26)
müdürünüzün size şahsi bir husumeti yoksa, sunduğu kendince gerekçeler doğru gerekçelerdir ve sizi liderliğe terfi ettirmemek için haklı gerekçeleri vardır. müdürünüzün bu olumsuz görüşlerini, siz tabii ki kendinize konduramayacaksınız, "ne alakası var" diyeceksiniz ama benim görüşüm müdür boş yere böyle bir şey söylemiyordur. terfi etseniz de, etmeseniz de müdürünüzün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edin. bunları illa düzeltmeniz gerekmiyor. bazıları düzelecek şeyler olmayabilir. yapınızı sevmiyormuş ya, insanın yapısı değişmiyor.

bu arada teknik anlamda ne kadar bilgili tecrübeli olursanız olun, liderlik bambaşka bir şey. teknik bilginiz bir ekibi kontrol edip, onları yönetebileceğiniz, bildiklerinizi onlara aktarabileceğiniz anlamına gelmiyor.

kendi alanında türkiye'nin açık ara en tepesinde olan bir kişiyle çalıştım yıllarca, hala da çalışıyorum. normalde bu kişinin kendi şirketini kurması, deliler gibi para kazanması gerekiyor ancak şirket işletmekten kesinlikle anlamıyor, bir kaç kere şirket kurmuş, kurdu. hepsini batırdı. teknik bilgi ile liderlik, yönetim vs bunlar farklı şeyler.
+1
co2s2
(04.09.26)
Bence başka birisini lider yapacak
+1
Hallegadola
(04.09.26)
Senin konuşmandan ve potansiyel diğer adaylarla da görüşmesinden sonra daha da ilan açıyorsa seni muhtemelen yapmayacaktır panpa. Üzgünüm. Bu saatten sonra ilanı açıyorsa da formaliteden açtığını sana söyleyip görevin senin olduğunu söylemesi lazım. Sana böyle bir şeyi söylemediğini varsayarsak seni o göreve düşünmüyor demektir.
+2
ezkaza
(04.09.26)
Orada o Müdür için çalışmıyorsun ki.
İlerde 'Engellemek için çok uğraştı ama hakkımı söke söke aldım' diyebileceğin şekilde gelişsin olaylar.
Gayretin o yönde olsun.
Aksi durum için bir atasözümüz var. Tavşan dağa küsmüş falan diye.
0
Mirket
(04.09.26)
müdür bu yorumu kafasına göre yapmamış olabilir, ekibinizde gerçekten sizin altınızda çalışmayacak müdürün de vazgeçmek istemediği birkaç kişi de olabilir. çok yönlü düşünmek lazım. hepimizin gönlünde aslan yatıyor ama hepimiz kapitalizmin harcanabilir insanlarıyız.

sorunun cevabı, tabi kabul edin.
0
enteg
(05.09.26)
(10)

böyle olsa nasıl beslenirdiniz?

art cat chocolate
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiy
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?

ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.

edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiyorum da. kaldım bir kiloda öyle. onu kastettim. yiyip yiyip çubuk gibi olduğum 15-25 yaşlarım arasıydı :D artık 30'um o özelliğimi kaybettim :D
0
art cat chocolate
(03.09.26)
sabahtan aksama kadar araliksiz bir seyler yerdim.
+1
baldur2
(03.09.26)
Linç edilmek istiyorum demek gibi bir şey bu :)
+3
kisa
(03.09.26)
Her şeyi yemem, veganım.

İhtiyacım kadar yiyip bırakıyorum, asla abartmıyorum. Vücudumun ihtiyacı karşılandıysa bitmiştir. Keyif için asla yemem.

Kilo meselesi değil sebep, tamamen abartıdan uzak kalma isteği, kendimi eğitmek.

Yemek, sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için yapılan bir eylem olmalı bana göre.
+1
rock n roll
(03.09.26)
Şuankinden fazla yemezdim herhalde, mevcut hayatımda da yemek yemeyi seviyorum ve keyif alıyorum.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Her şeyi yerim ya. Yemek yerim üstüne tatlı iyi gider der tatlı yerim, ardından tatlı içimi baydı der tuzlu bişiler yerim, ardından bi renk gelsin der bişiler içerim filan.
Yemek yemenin, hele ki güzel yemeğin keyfi bambaşka, tadını sonuna kadar çıkarırım. Zararı da yok madem, niye yemeyeyim ki? :)
0
mor oje
(03.09.26)
Canımın her istediğini her miktarda yiyorum zaten. Obezim :)
0
yadigar
(03.09.26)
hiç kilo almamak ve normal kiloda kalmak farklı şeyler. hiçbir şey yemesek de aynı kiloda kalıyor muyuz beslenme ihtiyacımız ortadan kalkıyor mu mesela? vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin mineral protein aminoasit vs. olaylarının ortadan kalkması gerekir hiçbir şeyin zararlı olmaması ne yersen ye farketmemesi için... öyleyse neredeyse hiç bişey yemem

yok ihtiyacı hala karşılamalıyız ama sadece fazla yemenin zararı yok olayıysa aynen devam ederim daha fazla/farklı yiyeceğimi sanmam. yiyeceklerin bedava olduğu durumda sonuç değişebilir ama durduk yere ihtiyaç fazlası beslenip niye masraf edeyim?
0
konetsu
(04.09.26)
zaten istediğim her şeyi yiyen bir insanım, hamileyim diye bazı şeyleri yiyemiyorum içemiyorum sadece. yoksa benim için bir şey fark etmezdi
0
Hallegadola
(04.09.26)
Yerdim. Özellikle yemediğim zararlı şeylere dalardım.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Yemek yeme alışkanlıklarımda bir değişiklik olmaz.
0
peki madem
(05.09.26)
(22)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+2
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(16)

Düğün için içki markası tercihi

duguit
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diy
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diyorum mesela, cinde çok fark yoksa Gordon's, çok fark edecekse Gilbeys de alabilirim. Önerilere açığım.

Bir de Ankara'da toplu alım için Metro market ve City Gross'a bakacağım, başka önerisi olan var mı?
0
duguit
(03.09.26)
marka değil de büyük tekellerden birkaçına gidip toplu alım için fiyat sorun
0
kisa
(03.09.26)
Carrefour varsa yakınınızda bir bakın şu an içki stoklarını bitirmek için çok güzel indirim yapmışlar. Toptan aldığımız firmalardan bile uyguna aldık geçen hafta.
0
mutekebbir
(03.09.26)
carrefour da 1 eylül ile içki satışı bitmiş olması lazım
0
kisa
(03.09.26)
Bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
@mirket carrefour da mı?

olmaması lazım, hatta 2 haftada 1.5Milyarlık stok eritmeye çalıştırlar. önceden toplu alıma izin vermiyorlardı, tekelciler bile gelip kasayla boşalttılar mağazaları.
A101 aldıktan sonra bünyelerinde içki satışı yapmamaya karar verdiler.
0
kisa
(03.09.26)
Düğünde bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
kardeşimin düğününde şarap çeşitleri ve rakı vardı. otellerle çalışan firmalarla görüşmüşlerdi. hem daha uygun fiyatlı oluyor hem de daha az alkollü oluyor daha iyi
0
Hallegadola
(03.09.26)
Şarap için Ege'deki üreticilere ulaşıp 25 ya da 50 şişe şarap için fiyat sorabilirsiniz. Fiyatları metro marketteki ucuz şarapları aşar ama iyi şarabı biraz daha uyguna alabilirsiniz belki.

Benim ilk aklıma gelenler beyaz şarap için MMG'nin Bornova Misketi, kırmızı için Garova'nın Zinfandel'i oluyor ama güncel fiyatlarından haberim yok tabii.
0
kobuzchu kiz
(03.09.26)
City Gross tercih etmeniz daha doğru olacaktır Metro markette indirimli değil fiyatlar.

Şaraplar için bütçenize uygun seçim yapmanız yeterli olacaktır. Yok illa nokta atışı öneri derseniz ben Ancyra Merlot derim kırmızıda. Beyazda da Kavaklıdere primeur.

Rakıda aynı noktada değiliz saki rakı mor şişe ve sarı zeybek çok güzel 3 meşe özellikle fiyat bilmiyorum ama :) Cin ise Gordon veya tanquarey (böyle yazılmıyor olabilir)

dip not: beyazda misket şarabı bulursanız yazın çok iyi olur
0
kablelvuku
(03.09.26)
mekanın garsonlarına sor bence, içkilerin 3te 1ini onlar götürecek zaten xD
+3
bobinhoo
(03.09.26)
10 bin kisi mi davetli dugune?
+1
baldur2
(03.09.26)
Viski hariç hepsinde en düşük bar içkisi. Viski de jameson ya da blacklabel
0
klassno
(03.09.26)
Yeni seri candır.
Bir tavsiye vereyim, sık sık yurtdışına çıkıyorsan, veya çevrende bir çok kişi bir çok kişi sık sık gidiyorsa, herkese her gelişte free shoptan birer litre içki aldır. Türkiye ile yüzde 30-40 daha az ödersin m
0
etna
(03.09.26)
sarap olarak Tigris yeterli, f/p urunudur. Bence fazla acilmaya gerek yok.
Raki ve agir ickide sahte olmamasina dikkat et millet zehirlenmesin. :D
0
cooperr
(03.09.26)
şarap için lucien arkas'ın hem kırmızısını hem de beyazını öneririm. toplu alımlarda indirim de yapıyorlar diye biliyorum.
0
eileengray
(04.09.26)
gimat'ın oralarda tekel gross var (evet o da var). bir bakın derim.
0
babilfish
(04.09.26)
(10)

Bağlıca vs. Çayyolu

floydian
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde o
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.

Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde oturulabiliyor ama ben yurunebilir sessiz ama medeniyete de cok uzak olmayan bir mahalle ariyorum. Baglica bunu saglar mi?
0
floydian
(01.09.26)
Çayyolu vs bağlıca kapışmasında Bağlıca kazanır. Evler çok daha geniş ve güzel hem de daha uygun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.09.26)
Evlerin oyle oldugunun ben de farkindayim ama peki ya mahalle ve cevre?
0
🌸floydian
(01.09.26)
açılın ben bağlıca'da oturuyorum.

artıları
evlerin çoğunluğu yeni, geniş ve otoparklı. park sıkıntısı çekmiyorsun. mesai saatleri dışında merkezi yerlere nazaran trafik az. jandarma bölgesi olduğu için daha güvende hissediyorsun, sürekli devriye halindeler. zaten hurdacısı satıcısı vs uğramaz, bahçelideki serseri tipler gibi müzik açıp dolaşanı olmaz. kafa dinlemek için de iyi. toplu taşımayla ulaşım için önce otobüsle koru'ya gitmek gerekse de, birkaç yıla bağlıca'ya metro da gelecek. çevre yoluna yapılan bağlantıyla birlikte keşmekeşe girmeden bir yerlere gitme imkanı var. gelişime açık bölge, yatırım için ideal (öyle ki Bağlıca'yla hiçbir alakası olmayan etimesgut halk ekmek civarı, yani alsancak/süvari hatta elvankent'e uzanan evleri bile emlakçılar bağlıca 2 adıyla satmaya çalışıyor).

eksileri
yapılaşma çok sıkıntılı. yan yana müstakil villalar varken bi bakmışsın yanında devasa bir apartman, onun iki yanı boş, ordan sonra yine villa vs. bir düzen yok yani. ehliyet kursları bu bölgede sürüş eğitimi yaptığından iki arabadan birisi sürücü kursu arabası. yukarıda belirttiğim gibi metroya direkt ulaşım şu an için yok. merkezi yerlere uzaksınız, şehrin kısmen dışındasınız (fakat kopuk değilsiniz, hatta benim için iyi bir şey bu, kızılaya vs çok gidiyorsanız diye belirttim). genelde sitelerden oluştuğu için fazla bir komşuluk olmuyor. bir anda türeyen kahve zincirleri, bulvar civarını istila etmiş durumda. o nedenle mermeroğlu caddesi civarına bakmanızı öneririm düşünürseniz. önce yeni açılan mit, ardından şimdi yapılan ayyıldız ve yakınındaki askeriye nedeniyle bağlıca da dolmaya başladı. sincan ve etimesgut merkezde oturmak zorunda kalıp çocuğu iyi eğitim alsın isteyenler bu bölgeye getiriyor, sonrasında kendileri gelebilirse kendileri de taşınıyor. devlet bahçeli yerleşkesine bile havuz veya fitness için çevre mahallelerden günlük gelip gidenler var.

edit: bu arada biraz daha eski, küçük ama merkezi bir yer düşünürseniz bilkent civarına bakabilirsiniz. yakın zamanda bir arkadaşım "bilkent 2 park sitesi" diye bir yere taşındı, bilkent center'ın karşısı oluyor. kendi içinde resmen ormanı, yürüyüş parkurları, tenis kortları vs vardı ve benim çok hoşuma gitti. kiralar da evler eski olduğu için 45-50 civarı, çok yüksek değil.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
bağlıca medeniyet anlamında çayyolu'ndan geri kalmaz. @yap desen yapmazsın he'nin tespitleri çok doğru. alkollü mekan pek yok onu ben eklemek isterim. akşam bir bira içeyim desen mesa koru ya da arcadium en yakın yerler :)
0
eisberg
(01.09.26)
cayyolu da yozlasti ama yine de bir tik daha iyi sanki. insanina gore secin derim. incek sukentte gokdelende ayakkabisini kapi onune koyan insanlar var. bu acidan bakinca cayyolu ya da bilkent, beysukent, koru benim gozumde kazaniyor.
0
eileengray
(01.09.26)
Hazir iyi bilenleri bulmusken o zaman, madem baglica da dusunuyorum neden turkkonut(dodurga) dusunmeyeyim ki? Orasi da baglica ile paralel fiyatlar konusunda. Sanki baglicadan daha mi iyidir ne dersiniz?
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'daki evler genelde geniş balkonlu ve ferah oluyor. aynı fiyata çayyolu'ndan 20-30 yıllık apartmandan ev alacağıma, aynı rakama 5 dk mesafede bağlıca'dan daha yeni veya sıfır daire alırım daha mantıklı.

ben de bağlıca'da oturuyorum, arabası olan için pek sorun olmuyor
0
asklambac
(01.09.26)
Ev almiyorum kiraya cikiyorum o yuzden evin yasi dert degil ici duzgun oldugu surece. Araba var zaten ama yurume mesafemde market falan olsun istiyorum yine de.
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'da çağdaş, migros, yunus gibi marketler var. kahve zincirleri var. ama akşam takılayım diye düşünebileceğin tarzda alkollü mekan bulunmuyor. bilgin olsun
0
asklambac
(01.09.26)
yılların çayyolulusu ve güncelde bağlıcada oturan biri oalrak cevaplayayım

bütün okul hayatım her şeyim çayyolunda geçti çok severim. ama eşimin ailesi bağlıcada ev alınca bize oraya geçtik.

bağlıca sosyoekonomik olarak çayyoluna yetişmeye çalışan bir yer. genellikle yeni çiftler ve bebekli aileler çok, çünkü çayyolundaki evler eski ve küçük, yaptırmaya değmeyecek kadar kötü durumdalar. bağlıcadaki evler büyük ve yeni ayrıca çayyoluna yakın olduğu için çokça tercih ediliyor

bağlıcanın sıkıntısı çayyolundaki gibi evimden çıkıp gideyim park bahçe insana ulaşayım durumu yok. tabi eski çayyoluda böyleydi yani ben çocukken yıl 2004-2005, çayyolu bağlıcadan daha kötü bir yerdi. ulaşım aşırı zor ve izbeydi. bağlıca çayyoluna kıyasla daha hızlı bir ivme ile gelişiyor.

bağlıcada bir de çoğunluk mit personeli. değilim diyen de öyledir diyeyim çoğu mesleğini saklıyor. apartman yöneticilerinin mesleğine bakın çoğu emekli askerim, başbakanlık personeliniydim, bakanlık çalışanıydım vs der.

bağlıca için tavsiyem 4+1, 3+1 evlerin olduğu sitelerde oturmanız oalcaktır

türkkonut ise yerleşim yeri olarak eski ama gelişememiş bir yer. bağlıcaya kıyasla sosyoekonomik olarak daha düşük seviyede. tek artısı alacaatlıya daha yakın ama çayyoluya ve ümitköye uzak.

ama kiraya çıkacaksan bence çayyolundaki eski evlere bak. satın alacaksan bağlıca
0
Hallegadola
(01.09.26)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(1)

Nikah sonrası after için mekan önerisi

asklambac
Merhaba,Ankara'da çayyolu taraflarında veya bestekar taraflarında nikah sonrası after yapabileceğimiz bir mekan var mıdır? alkolü kendin getir gibi seçenekler de olabilir. teşekkürler
Merhaba,
Ankara'da çayyolu taraflarında veya bestekar taraflarında nikah sonrası after yapabileceğimiz bir mekan var mıdır? alkolü kendin getir gibi seçenekler de olabilir.

teşekkürler
0
asklambac
(24.08.26)
Alacaatlı taraflarında güzel kokteyl mekanları var
0
Hallegadola
(24.08.26)
(5)

Cevdet Yılmaz'a nasıl hitap ediyorlar?

dilemma of subscribtionability
"Sayın bakanım" mı?Şimdi protokolde her yardımcıya "yardımcı" ifadesi kullanılmadan hitap edilir. Müdür yardımcısına "Müdürüm", başkan yardımcısına "Başkanım", bakan yardımcısına "Bakanım" denir. Ama Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz'a "sayın cumhurbaşkanım" diye hitap edilmesi ihtimalini gözüm
"Sayın bakanım" mı?
Şimdi protokolde her yardımcıya "yardımcı" ifadesi kullanılmadan hitap edilir. Müdür yardımcısına "Müdürüm", başkan yardımcısına "Başkanım", bakan yardımcısına "Bakanım" denir. Ama Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz'a "sayın cumhurbaşkanım" diye hitap edilmesi ihtimalini gözümde canlandıramıyorum. Mevcut cumhurbaşkanı makamında dururken kimsenin başka bir insana "cumhurbaşkanım" diye hitap etmeye cesaret edebileceğini sanmıyorum. Durumu detaylı bilen var mı?
+1
dilemma of subscribtionability
(23.08.26)
Bilgim yok ama ona da başkanım diyorlardır bence
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
Sayın cumhurbaşkanı yardımcım, Bakanım, başkanım, abi.
-1
bumbum
(23.08.26)
Vice-reis
+1
anon1m
(23.08.26)
Sayın cumhurbaşkanı yardımcımız/beyefendi/sayın yardımcım deniliyor.

Sayın cumhurbaşkanımız denilir mi sence bi düşün?
0
Hallegadola
(24.08.26)
net olarak: başkanım
siyasilere tıkandığınız her yerde başkanım diyebilirsiniz yanında kendisinden daha üstte sıfatı başkan olan birileri olsa bile.
0
ground
(24.08.26)
(8)

Anneniz/babaniz sizi ya da kardesinizi

Purple life
Daha cok seviyor mu? Böyle bir hissiniz var mi? Anneniz ya da babaniz bunu hic onayladi mi? Cocugunuz varsa birini daha cok sevebileceginizi düsünüyor musunuz?
Daha cok seviyor mu?

Böyle bir hissiniz var mi? Anneniz ya da babaniz bunu hic onayladi mi?

Cocugunuz varsa birini daha cok sevebileceginizi düsünüyor musunuz?
-2
Purple life
(23.08.26)
Babam en çok beni sever muhabbetçi olduğum için bunu kardeşime de birkaç kere belli etmişti, kardeşim üzülmesin diye ortamda tersleyip uzaklaştım. Çocukken hoşuma giderdi.
Şuan hiç hoşuma gitmiyor. Ona asıl evlatlık eden kardeşim çünkü...babamı sevmiyorum, bunun da etkisi var
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
Küçükken belki çocuklar arasında ayrım yapmak pek mümkün değil herhalde de yetişkin çocuklar arasında ayrım yapılması çok sık yaşanır; kimi ailelerde anne erkek çocuğa çok bağlıdır, çok sever, kimi ailelerde baba kız çocuğu daha çok sever, kimisinde ailenin en küçük çocuğu çok sevilir vb.
+1
salihdt
(23.08.26)
Annem en çok ortanca ablamı sever, üstü kapalı veya kapaliya yakın çokça belli etti. Çocuklarımın muhtemelen farklı yönlerini ayrı ayrı çok severdim ama ayrım yapmam asla
0
mirty
(23.08.26)
Mümkün. Ama bu diğerini az sevmek yahut sevmemek değil. Anlatması biraz zor.
+2
dilemma of subscribtionability
(23.08.26)
Hiç hissetmedim. İkimizi de aynı seviyorlar bence.

Bana aksini hissedenler tuhaf geliyor. Kayınvalidem kayınpederimde de böyle bir şeye rastlamadım eşim ve görümcemle alakalı.
0
Hallegadola
(24.08.26)
Annemin eşit sevdiğini hissediyorum, sadece ailenin yanlış şeyler yapmayan çocuğu olarak ben ufak bir şey yaptığımda daha çok tepki gösteriyor. Kardeşim ailenin dolandırıcısı olduğu için onu öyle kabul ediyor.
Babayla ilgilenmiyorum görüşmüyorum zaten, hayatımızda olsa oğluşunu daha çok severdi.
0
ekimoloji
(24.08.26)
Bizim ailede de evlatlar arası farklılık var baba tarafından. Umursamıyorum
0
gadlemler
(24.08.26)
Sevgi diyemeyiz de hassasiyet olarak annem kardeşime daha düşkündür. Ama bu beni rahatsız etmez
0
kondansator
(25.08.26)
(6)

Yeni televizyonlarda hala teletext var mı?

kibritsuyu
Son televizyon cihazı alışverişimi 2013 yılında yaptım ve teletext var. İddia ediyorum, maç sonucu bakmak için de hala daha pratiği yok ve kullanıyorum ben bunu. Merak ediyorum, yeni televizyonlarda teletext hala var mı?
Son televizyon cihazı alışverişimi 2013 yılında yaptım ve teletext var. İddia ediyorum, maç sonucu bakmak için de hala daha pratiği yok ve kullanıyorum ben bunu.

Merak ediyorum, yeni televizyonlarda teletext hala var mı?
0
kibritsuyu
(22.08.26)
telefondan ya da bilgisayardan 10 saniyede bakabilecekken nasıl daha pratiği yok?
bildirimi açarsan da anında görüyosun
+1
jelly bear
(22.08.26)
TRT de kaldı sadece diye biliyorum ülkede
0
Hallegadola
(22.08.26)
Siz benim ne sorduğumu anladığınıza emin misiniz?

Daha hızlı bakma yöntemleri olması umurumda değil. Onu sormadım. Kimin teletext yayını verdiğini de sormuyorum.

Cihaz var ya hani, karton kutuyla eve geliyor servis açıp kuruyor, fişe takıyorsun, anten manten hdmi kablo bağlıyorsun, samsung lg falan diye markaları var, genellikle siyah, isteyen duvara asıyor. Cihaz hani, elektronik bir alet.

Hah onun yeni üretilenlerinin içinde teletext özelliği var mı hala?

Tamam sizin güzel gönlünüz için daha pratik bulduğum şeyi iddia etmekten vazgeçtim. Dünyanın en dandik, en hantal, skor bakmaya en zor teknolojisi teletext'tir.

Ama hala merak ediyorum, yeni üretilen televizyonlarda var mı?
+2
🌸kibritsuyu
(22.08.26)
Evet hemen hepsinde var. Misal asagidaki sayfaya girip teletext diye aratin sayfa icinde:

en.hifis.be
+1
sertac akin
(22.08.26)
mutfakta 3-4 yaşında bir vestel smart tv var. baktım teletext varmış. trt açıldı eskiden show, now ve ntv text de vardı şimdi baktım yok.
+1
exlibris
(22.08.26)
var var
nasıl açıldığını hatırlamıyorum ama geçenlerde nostalji olsun diye girdik :P
+1
neira
(22.08.26)
(9)

dügün taki sorusu

Purple life
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz. 2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hedi
liseden arkadasin dügünü var. instagram sayesinde birbirimizin hayatlarindan haberdariz ama yakin degiliz.

2 yakin arkadasim katiliyor diye ben de gidecegim. bu su an dügün yapan arkadas diger ikisinin dügününe gelmisti. bisiler de takmistir muhtemelen.

ben dügün yapmadim ve evlendim diye de bir hediye gelmedi. yani ne yaparsam yapayim ölü yatirim olacak. asagidakilerden hangisini takmaliyim?

-50€
-1 gr altin
- ceyrek altin
-3
Purple life
(22.08.26)
50€ tak geç fazla bile
+1
Hallegadola
(22.08.26)
Yarım gram takılabilir gibi geldi
0
aslanim giralicam
(22.08.26)
50 USD tak daha avantajlı ve de yeterli
0
exlibris
(22.08.26)
50 euro
0
black holes in the sky
(22.08.26)
"Yakın değiliz"
50 euro en fazla.
0
yadigar
(22.08.26)
50 Euro.

Ben katılmazdım bile bu arada. Katılsam da zarfa koyuluyorsa orda 400 TL koyar geçerdim. Yemekli düğünse 1000 TL koyardım. Yemeğin maliyetini çıkarsın diye. Sana takı gelmemiş, çok yakın da değilsin. Bu senaryo için cevabım...
+2
Cesario
(22.08.26)
Yarım gram ya da 50 $
Maddi durumuna bağlı
0
cccbehzatccc
(22.08.26)
Ben geri gelmeyecek kişiye sırf eli boş gitmiş olmamak için 500 ya da 1000 tl veriyorum. Çünkü nasılsa iade alamayacağım neden çeyrek gram falan takayım.
0
Sadece soruyorum
(23.08.26)
Benim lise arkadaşlarımın tamamı düğünümde (2025) 1000 lira taktılar ki, hepsinin de işi geliri yerinde, görüşürüz de. 1000 de fazla aslında.
0
mahsus mahal
(23.08.26)
(1)

tahlil ile ilgili

Ley
Arkadaslar tahlil yaptirdim, enabizda, pdfte normal, hastanenin laboratuarindan aliniz yaziyor. randevum haftaya sonuclari laboratuardan alip mi gidecegim? doktorda gorunur mu?wbc, hematoloji ile ilgilitesekkurler
Arkadaslar tahlil yaptirdim, enabizda, pdfte normal, hastanenin laboratuarindan aliniz yaziyor. randevum haftaya sonuclari laboratuardan alip mi gidecegim? doktorda gorunur mu?
wbc, hematoloji ile ilgili

tesekkurler
0
Ley
(18.08.26)
Doktorda görünür
+3
Hallegadola
(18.08.26)
(5)

Çocukta sabah kalkınca burun akıntısı?

va
Arkadaşlar 5 yaşındaki oğlum hep burun akıntısı ile uyanıyor, bir süre sonra geçiyor. Hastaneye gitmeden önce buradan bir sormak istedim, benzer durumla karşılaşan anne-baba oldu mu, çözüm buldunuz mu?
Arkadaşlar 5 yaşındaki oğlum hep burun akıntısı ile uyanıyor, bir süre sonra geçiyor. Hastaneye gitmeden önce buradan bir sormak istedim, benzer durumla karşılaşan anne-baba oldu mu, çözüm buldunuz mu?
0
va
(18.08.26)
5 yıldır devam eden bi durumsa doktora gitmek gerekir. ama örneğin kreşe başladıktan sonra ara ara oldu ise bizim kızda da oluyor. hasta değil ama burnu akıyor, hasta değil ama öksürüyor gibi gibi geçici durumlar yaşıyoruz. ama çok sık oluyorsa alerji olabilir.
0
elorelia
(18.08.26)
yatakta toz akarı olabilir bunlar alerji yapabilir. bunlara özel spreyler var bi deneyin isterseniz.
+2
matilda
(18.08.26)
alerjisi olması muhtemel. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları bölümüne gözükün.
zamanında aynı yaşlardaki çocuğundaki alerjiden çok çekmiş bir ebeveyn olarak yazıyorum.
+2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(18.08.26)
Cevapların hepsi +1

Anti akar nevresim takımı
0
Mirket
(18.08.26)
Toz akarı ve toz alerjisi ile başlayan yolculuğumda şu an astım evresindeyim bence de dikkate alıp doktora götürün
+1
Hallegadola
(18.08.26)
(8)

Hikaye anlatıcıları

kendimefotograflarim
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.Size bu insanlar nasıl geliyor? Sö
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.

Size bu insanlar nasıl geliyor? Sözü dinlenir mi, lafına güvenilir mi? Yoksa içininizden kes traşı diye mi düşünürsünüz?
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
youtu.be

Var böyle tanıdıklarım içimden şöyleyim
+1
Hallegadola
(17.08.26)
merhaba o benim. evlat olsa sevilmezlerdir. esir almadan iyi günler. :(
+1
klassno
(17.08.26)
size katılıyorum.. genel olarak çok konuşan insanlar problemli geliyor bana bonus olarak.. her türlü ilişkide olduğu gibi iletişimde de alma verme dengesi olmalı.. bi tarafın sürekli konuştuğu bi tarafın çoğu zaman kibarlıktan devamlı dinlediği konuşmalarda bu alma verme dengesi bozuluyor..hikaye anlatıcıları da genellikle bu çok konuşan gruba giriyor sanki.. çok nadir story time çerçevesinde hikaye analtıp söylediği şey ilginç çıkan birileri olabiliyor ama çok nadir ve her zaman da herkes hikaye dinlemek istemiyor o an şartlar uygub olacak vs.
+1
iwillsee
(17.08.26)
benim. yıllarca bir toplulukta en az ben konuşurdum. ortamda mutlaka ordan burdan duyduklarını karıştırıp sallayarak anlatan tipler olurdu. aşırı sıkıldım ve ben de ufak ufak anlatmaya başladım. anlattıklarımın tamamı ilgi çekici konular, yaşanmış gerçek hatta önemli bir kısmı resmi evraklı şeyler. ağır herbokologum. 7. bölümü okumaya hazırlanıyorum. mesleğim hayatın tam içinden. yaş da epey var. ama hep konuşmam. ortamda çenesi düşük birileri varsa devreye girerim. zafer algöz gibi tipleri severim. tamamı toplama hikayeler ama çok güzel anlatıyor adam. böyle biri denk gelirse susarım.
0
ground
(17.08.26)
hikayen varsa anlatirsin, yoksa anlatmazsin, bu kadar basit.
0
baldur2
(17.08.26)
Ben. Rahatsızlık hissettiğim noktada keserim çok duyarlıyım, nadirdir zaten. Siz de rahatsızlığınızı beden dilinizle belirtin bu kadar buraya yazacak kadar tasa yapacağınızA
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
yalancı ve sözüne güvenilmez olduklarını düşünüyorum.
0
abelardo
(17.08.26)
yerine ve zamanına göre. sohbet için ordaysam süper, değilsem çok sıkılırım
0
mezzosprite
(18.08.26)
(7)

Toplu taşımada yandaki kişinin sürekli kıpırdaması

Unde bach canim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
+1
Unde bach canim
(17.08.26)
Evet böyle tipler var ben de ayar olurum
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
Bahsettiğin kadar rahatsız edici değil, herkes de her şeye her an tahammül edebilecek halde olmayabilir.
0
yaren
(17.08.26)
Dün öyle birine rastladım. Sabrımın sonuna beş kala az ilerde bir yer boşaldı, yer değiştirdim.
0
Mirket
(17.08.26)
Bunu bana yapan hemcinsim ise bende olduğum yere yayılarak kendisini rahatsız etmeyi tercih ederim
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
Benim tahammülüm yok hemen yer değiştiriyorum yer yoksa bile ayağa kalkıyorum
0
Hallegadola
(17.08.26)
toplu taşımada maalesef böyle çok rahatsız eden var. bazen çocuklarına sahip çıkmıyor yetişkinler falan... hiç kendimi sıkıntıya sokmuyorum. direkt kalkıp en uzak köşeye geçiyorum.
0
santimantal
(18.08.26)
ben biraz diş sıkıp, devamında uyarıyorum. genelde çeşit çeşit çemkirmeyle karşılaşıyorum ama toparlandıkları için sorun kalmıyor.
0
lil siztah
(18.08.26)
(11)

Kamu vs özel sektör

camlicagazoz
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire a
Merhabalae, ben 7 yildir dogup büyüdügüm yerde bir fabrikada bakım müh. olarak çalışıyorum. Şimdi bir bakanliga mühendis olarak atandım. Burada kira vermiyorum. Babamgilin evinde oturuyoruz. Eşim ögretmen ama cocuk oldugu icin ucretsiz izine ayrilacak. Maasim ise 55 bin falan. Ben baska bir sehire atandim. Esimin ailesi de burada olunca surekli biryerlerdeyiz. Sıkıldık acıkçası.

Ama bana gitme diyenler var. Napacaksin diyenler var. Yani fabrikada sıkintılar var sektörel bazli. Ben is garantisi istiyorum..

Napayim sizce
0
camlicagazoz
(15.08.26)
Ben olsam bir gün durmam, giderim. Şirketlerin patır patır battığı, fabrikaların ardı ardına kapandığı bir süreçteyiz. Devlet memurluğu gibisi var mı?
Ama sülale ile içiçe yaşamaya alışmış insanlar için uzak yaşamak hem çok zor hem de çok fazla dezavantajı vardır.
Kararı kendiniz verin bence.
+2
Mirket
(15.08.26)
Arkadaslar ozeldeyim ben. Maasim 55k. Ailemle de durmayi cok sevmiyorum sürekli bir yerlerde olmak hosuma gitmiyor.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
iki şehir arası mesafe ne kadar? Çok uzaksa ikiniz de pişman olacaksanız bunu düşünün. Maaşın 55’miş kamuda 40 fazlasını alacaksın, maaşta eksiye düşme olmayacak kiraya çıksan dahi. Ucuz bi şehirse 20-25’e ev tutsan karda bile olursun. Öğretmen eş atanır gelir o problem de değil.

Özelde işi bi kaybettin mi durum zorlaşır. Süreç zorlar taşınma alışma ama rahat ettirir bir yerden sonra
0
avatar is back
(15.08.26)
Yaklaşık 3 buçuk saat mesafe var atandığım yerle, şu an yaşadığım yet arasında. Kiralar 25 bin civarı. Yani 0, 3+1 evler.

Soruyu düzgün yazamadın demişsiniz de arabadaydım o yüzden tam yazamadım.
0
🌸camlicagazoz
(15.08.26)
Reyiz ne dediğin anlaşılmıyor.

Kamuya geç tabi ki
0
Hallegadola
(15.08.26)
Ben söylediklerimi biraz daha açayım.
Bunca yıl sülaleyle birlikte yaşadıktan sonra ayrıldığınızda, çok büyük bir ihtimalle, kendinizi sudan çıkmış balık gibi hissedeceksiniz, siz bir yandan eşiniz diğer yandan biz sülale ile yaşamı çok seviyormuşuz, onlarsız yapamazmışız da farkında değilmişiz diyeceksiniz. Anladığım kadarıyla yeni bebek geldi ya da geliyor. Hele ki bu dönemde bunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Sıfır arkadaş, sıfır çevre, sıfır akraba ile yeni düzen kurup alışmak her babayiğidin harcı değil. İnsanı amerikalardan, isveçlerden geri döndürüyor.
Çok küçük bir ihtimalle özgürlüğün tadına varıp 'Dünya varmış' diyeceksiniz.

Bu konuyu iyi tartın, biçin.
-1
Mirket
(15.08.26)
Çocuk doğduğunda anne kayınvalideye yakın olmak lazım en az 4 sene. Çoook ihtiyacın olacak. Yakında piyasalar karışacak, çocuk da varsa kesin devlet memurluğu derim garantiye al kendini. Her zaman özele geçebilirsin ama devlette 1 kere şansın olacak.
0
titiz
(15.08.26)
turkiye memur ulkesidir, memurlar krallar gibi yasar. aman diyeyim ozel sektorle ugrasma. haftada 3-5 saat calisarak ozel sektorden daha fazla para kazanirsin. lojmani, tesisi cabasi. isten cikarilma derdin yok. bu bir soru bile degil. ekonomi battikca ozel sektor daralir ama memurlara bir sey olmaz.
+1
antikadimag
(15.08.26)
Memuriyet bence de daha garanti ve maaş daha yüksek olur diye tahmin ediyorum
0
pembediken
(15.08.26)
antikadimag +1

Hatta ben derim ki kamuya giriş imkanı olan daha vasıfsız bir iş bile düşünülebilir. Özel sektörde deli gibi çalışarak kazandığını kamuda güvenlikçilik gibi bir iş yaparak oturarak alabilirsin.
0
runaway
(15.08.26)
Hayat her zaman su an olduğu gibi devam etmeyecek.
Kamuya geçin.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(16.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

kuzenimin kezbanliginin sebebi ne

Purple life
kuzenimi anlamaya calisiyorum. kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile
kuzenimi anlamaya calisiyorum.

kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile tarafindan empoze edilmez ama cok karisilmaz da. maddi acidan cok rahat büyümüs de birisi.

hoslandigi tipler: ataerkil, dindar, yetisme tarzi maddi olanaksizliklarla gecmis (yargilamiyorum, benim de öyle gecti), kuzenimin kiyafetlerine karisan ve asiri anneci tipler. bizim ailemizde arabaya hic önem verilmez mesela. hatta yüksek kalite araba potansiyel masraf gözüyle bakilir. bu cocuklar sonradan görmelik mi yoksa genc erkek olduklari icin midir nedir hep gelirlerine göre asiri pahali araba aliyorlar. buna mi tav oluyor nedir anlamadim.

kuzenim saf saf bu cocuklardan cok etkileniyor. alkol icmiyor. instagramda islami seyleri takibe aliyor ve likeliyor falan. kaynanasiyla oturuyor sosyallesiyor falan ben sok icindeyim.

bu kiz bunlarda ne buluyor? gercekten anlamak istiyorum.
-2
Purple life
(13.08.26)
Meseleye tek açıdan yaklaşıyor olabilir misiniz acaba,tam bilemedim.
Adamların tam olarak nesine kapılıyor bilemiyorum,belki sadece " kontrol altına alınmış olmak" onu cezbeden.
İslami gönderi vs ye gelince,soyut ve aslını ispatı zor meseleler,göstermelik olabilir.öyle de muhtemelen.
0
denizciman
(13.08.26)
@deniz, kontrol altina alinmayi neden seviyor? dizilerden, tiktoktan falan mi görüyordur?

göstermelik yaptigini sanmiyorum. bence beyni yikaniyor. duygularinda samimi bence ama bir derinligi yok. simdi yine ayrilsa hop eski hayatina döner.
-2
🌸Purple life
(13.08.26)
Rabbim onu islamla şereflendirdi belki de biliyorsun
-1
Hallegadola
(13.08.26)
@halle, oha hic bu acidan düsünmemistim.
-2
🌸Purple life
(13.08.26)
Kuzenini net kıskanıyorsun. Çekemiyorsun. Sadece sosyal medya paylaşımlarına göre çomar tipler diyorsun tanımadığın adamlar hakkında. Önyargıların var. Burada da bizden kuzenin şöyle böyle dememizi bekliyorsun.
-8
Cezcez
(13.08.26)
@cez, cevabin ne yani
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Kalp kelimesi köken olarak "kalebe" den gelir. Döner durur. İnsanın iradesine göre döner durur bir hal içinde değişir. Son noktada doğru yerde durması ümidiyle diyelim .
Sevgi işlerinde kişiler kendileri gibi olmayan birine ilgi duyabilir. Örneğin dağınık kadın, hali tarzı düzenli bir erkeğe bağlanabilir.

Zamanında İzmir'den, yurt dışı görmüş , iş gereği sürekli hareket halinde olan bir bayan tanıdım. Osmanlı devletine kültürüne de ilgisi vardı.
-2
diyecevaplandı
(14.08.26)
Tamamen varsayımsal konuşacağım: Bence kuzeniniz orta-alt zekâ seviyesine yakın, dümdüz bir yurdum insanı. Muhtemelen çok da kaliteli olmayan bir eğitim almış, kendini geliştirmek için de pek zahmete girmemiş. Hayatı magazinel yaşıyor; ünlüleri, sosyal medya akımlarını takip ediyor. Yurt dışı gezilerini dakika dakika instada yayınladığına da eminim. Gittiği yerlerin neresi olduğuyla pek ilgilenmeyip bol bol fotoğraf çektirmiştir muhtemelen.

Pek kitap okumadığını, okusa da sosyal medyada popüler olan tırışka şeyleri okuduğunu tahmin ediyorum. İlişkilerinde mantıksal düşünmüyor; zaten genel olarak da duygularını mantığının önüne koyuyor gibi geliyor. Partner seçiminde önceliğinin fiziksel görünüm olduğunu düşünüyorum. Dışarıdan çift olarak nasıl göründükleri muhtemelen onun için her şeyden önemli. Bu yüzden karşı tarafın beyninin içinde ne olduğuyla da pek ilgilenmiyordur.

Bunları eleştirmek ya da küçümsemek için söylemiyorum. Belki de hiç böyle biri değildir ve ben tamamen sallıyor olabilirim. Ama dünyaya bir daha gelecek olsam böyle gelmek isterdim. Kuzeniniz için endişeleniyorsanız hiç endişelenmeyin; muhtemelen hayattan sizin aldığınızdan çok daha fazla keyif alıyordur...
+3
fatihdr
(14.08.26)
Kuzeninin bu tiplere olan hoşlantısı devam edegelen bişeyse eğer, ki yazım şeklinden o anlaşılıyor, kaynanasının olmaması lazım. Ya da ona kaynama dememen lazım.

Kuzenin bence aile profiline uygun hareket ediyor.
0
beyfendi
(14.08.26)
başka bir forumda da erkek tarafının kuzeni de 'kuzenim bu kızlarda ne buluyor?' diye sorguluyodur belki.

size ve bize saçma gelebilir ama demek ki hoşlandığı şey bu.
-1
elorelia
(14.08.26)
hep bunlardan hoşlanıyor derken kaç kişiden hoşlandı böyle? 2-3 kişiyse belki denk gelmiştir.
0
co2s2
(14.08.26)
25 yasinda kac tane iliskisi olmus olabilir? Benim bildigim iki uzun iliskisi var iste.
Sonuncusuyla da evleniyor.
-1
🌸Purple life
(14.08.26)
@purple bu şekilde bir psiko bozukluk olacaktı,ama üşendiğimden bulup yazamıyorum şu an. Anormal bir durum zaten.
0
denizciman
(14.08.26)
(14)

Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

renegade
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
📊 Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

-1
renegade
(12.08.26)
Kanepeye uzandığımda hemen, yatağıma yattığımda en az yarım saat geçmesi gerekiyor.
0
rock n roll
(12.08.26)
çok az uyuyorum maalesef; uykuya geçmem de en az 1 saat sürüyor
0
sweetoffice
(12.08.26)
normal şartlarda kafamı koyar koymaz. ama lanet olası insanlar yüzünden kafama bişeyler takıldığında saatlerce uyuyamadığım da oluyor. aya vurursak ayda 3-5 böyle oluyor. onun haricinde normal şartlarda uyuyorum.
-1
naksidil
(12.08.26)
uykuya zor dalıyorum, gece yarısı uyanıyorum, sabahın köründe alarmsız kalkıyorum, gün içi uyukluyorum. evet bildiniz. moruk. (53)
kütük gibi 8-9 saat uyumak isterdim.
0
lazpalle
(12.08.26)
Elektronik eşyaları yatak odasından uzaklaştırdığımdan beri uykum düzeldi, ne olursa olsun telefonu almıyorum.
0
mirty
(12.08.26)
hem uykum varsa hem de kafam rahatsa en ideal senaryoda bile 20 dakikası var. diğer durumda 1-2 saat arası. tavuk döner gibi paso dönüyorum çocukluktan beri değişmedi maalesef yaş, iş, sağlık durumu vs. hiç fark etmiyor.
0
der meister
(12.08.26)
Sanırım 3-5dk, zaman zaman 15dkya kadar uzadığı oluyordur. 10 yılı vardır hiç uyku problemi yaşamadım, nasıl oluyor diye soran olsa heralde hergün aynı saatte yatmam nedeniyle derdim.
0
akhenaten
(12.08.26)
İçmediğim zamanlarda bile 5-10 dakikayı geçmiyor. Senede uyuyamadığım gece sayısı 1 elin parmaklarını geçmez. Çok çabuk uykuya dalıyorum.
0
kumandanim
(12.08.26)
telefonu bıraktığımda 1-2 dk içinde uyuyorum.
ama stres/alışkanlık/başka sebepler yüzünden telefonsuz iki dk yatakta yatmadan duramıyorum.
0
biseysorcaktim
(12.08.26)
Anında uyuyan arkadaşlar cenneti yaşıyorsunuz öyle diyim

En az bir saat
+1
Hallegadola
(12.08.26)
Keyfim yerindeyse; 7 saniye filan
Keyfim normal; 3-5 dakika
Keyfim kötüyse; 10 dakikayı bulur.

Piskolojim anksiyete filan varsa Yine bana haram geceler; Ne hasta bekler sabahı
+1
put it in your appropriate place
(12.08.26)
Valla eskiden kafami koydugum gibi yatabilme yetenegine sahiptim ama son 2-3 yildir yataga gidince uyuyamama olayindan muzdaribim, genelde de 1-2 saati buluyor kendimden gecmem.
0
j r r tolkien hayrani
(12.08.26)
hemen uyurum. koltukta bile uyuyakalıyorum. ancak hiç dinlenmiş olarak uyanmıyorum.
0
art cat chocolate
(12.08.26)
insanin bebegi varken daha kafasi yastiga degmeden uyuyakaliyor.
0
sir gawain
(13.08.26)
(14)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(32)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(5)

panini 2026 dünya kupası çıkartma albümü

kibritsuyu
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs. vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?

ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs.

vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
0
kibritsuyu
(08.08.26)
Burada bir tek ben ve @nundu var takas yapan. İstanbul’da çok fazla etkinlik vardı geçen ay, whatsapp gruplarından duyuruluyor. Kesin Ankara için de olmuştur/oluyordur. card houselara bakmak lazım. Biz bitirdik böyle 2 takasa giderek.
0
eileengray
(08.08.26)
son zamanlarda sadece albümleri alıyorum ama daha önceki albümlerden eksikleri olan varsa bendeki fazlalıklara bakabilirim.
0
bartholomew87
(08.08.26)
Biz bitirdik albümü. Takas yoluyla da çok güzel insanlarla tanıştık.

Telegram grubunda bir sürü kişi var ama ilk önce şu siteden elindekileri ve eksik stickerları girmelisin buradan takip kolay oluyor ve eşleşiyorsun.

stickertracker.io

Ankara telegram grubu

t.me
0
Hallegadola
(08.08.26)
Bu arada elimde kolalar var fazladan. Nundu, bart ve kibritsuyu, size gönderebilirim.
0
eileengray
(08.08.26)
Şimdi gördüm başlığı

Ben de geçen hafta itibariyle bitirdim albümü, sadece coca cola stickerları kaldı ama onlara da çok heves etmiyorum şu an. Belki ileride eksik sticker siparişi ile Avrupa'dan birine sipariş verdirebilirim :D

@kibritsuyu

telegram grupları var, whatsapp grubu da varmış sanırım ama onu görmedim. Bi de SwapMap diye bir uygulama var. @Hallegadola'nın dediği siteyle beraber o uygulamaya da eksik ve fazlalarınızı girmenizi tavsiye ederim. Çevrenizdeki kişilerin listesine ulaşmanızı sağlıyor işinize yarar.
+1
nundu
(10.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(10)

James Bond serisi

fildirfildir
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
Bugüne kadar hiç izlemedim (vurmayın ölürüm). Ne yapmalı nereden başlamalı, istediğimiz yerden başlayabilir miyiz, konular birbirini takip ediyor mu, her filmde farklı bir olayımız mı var? Teşekkürler, iyi akşamlar.
+2
fildirfildir
(07.08.26)
Zor soru
hayır konular birbirini takip etmiyor.
Bir çok james bond oldu, bazıları sevildi bazıları sevilmedi.
Yayın sırasına göre izlenebilir (her james bond un kendi havası var, hepsini ayrı ayrı görmek güzel olur bence)
Daniel cregli olanları ben ayrıca sevdim onu söyleyeyim ama diğer bondlari bilmek lazım, sadece Daniel creg izlense pek bond havası geçmez.

Çok cok bir tavsiye olmadı ama olduğu kadar işte
Ben ❤️ bond.
+4
kisa
(07.08.26)
valla ben çocukluğumdan beri Pierce Brosnan'lı olanları izleyerek başladım sonra Craig ile devam ettik (sonra bıktım son birkaç filmi izlemedim). Bence Brosnan'lı olanlardan başlayabilirsin kötü adamları ve konuları da süperdir. Çok eski de gelmez, tam sweet spot gibi bence.
0
nhk ni youkosu
(08.08.26)
ben pierce brosnan + daniel craig olanlari izledim sadece. bildigim kadariyla sadece craig'li bond filmlerinde hikaye devamliligi var. bir ara kitaplarini alacaktim da baktigim sitede yoktu.. sonra da gumruk kapandi. :(
0
arakaali
(08.08.26)
Pierce Brosnan öncesi Bond filmleri biraz daha farklı tonda, özellikle Daniel Craig filmleriyle karşılaştırınca daha karikatürize kalıyorlar. Ben de olsam vakit bolluğuna göre ya Pierce Brosnan ile ya da direkt Daniel Craig ile başlardım.
0
salihdt
(08.08.26)
Netflix 'te Daniel Craig 'li olanlar yayınlandı. Bu filmler bir nevi james bond'un yeniden başlıyor hâli gibi. Yapım sırasına göre bunları izle, beğenirsen -ki çok beğenirsin- Dr. No'dan yani ilk James Bond filminden başlarsın yine.
0
etna
(08.08.26)
Prime Amazon'da varken, İlk filmlerini izlemiştim. Sonradan Daniel Craig'li olanları izledim.

Bir platform yayınlasa diğerlerini de izleyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
Prime ara ara hepsi geliyor eşim nedeniyle hepsini izledim ben. Roger Moore Lu olanlar bence komedi soslu, Sean connery li olanlar daha güzel
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hemen hemen her sene çekim sırasına göre izlerim, çok zevkli.
+1
kumandanim
(08.08.26)
Genel olarak bağlantı yok. Bond'u oynayan aktörlere göre ayırarak izleyebilirsiniz. Mesela ben şahsen pierce brosnan dönemini çok sevmem benim dönem olsa da, daniel craig dönemi reboot gibi ve bence en başarılı olanları da onlar.
0
denizgonen
(08.08.26)
şu sırayla izleyebilirsiniz

en.wikipedia.org
0
azeroth
(09.08.26)
(7)

Kpss deneme sonuçları dertleşme

havadakarada
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı. Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemes
Bir buçuk ay önce kpss'ye hazırlanmaya karar verdim. Öylesine bir deneme çözdüm, 2021 kpss'si. Süre yetmedi ama devam ettim. 67 net çıktı.

Bugün deneme çözdüm pegem, 49 net çıktı. Bu ikisi arasında da 82'yi bile gördüm. Süre yettiği de oldu ama genelde yetmedi.

Bu nasıl iş gardaşlar? Yayınevi denemesi çözmek yerine ön lisans ve ortaöğretim geçmiş denemelerini mi çözsem acaba.
0
havadakarada
(07.08.26)
Deneme sonuçları

ibb.co
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bu tür sınavlarda zaman yönetimi idmanı da yapmak gerek. içeriği fark etmeksizin, haftada 3 tam sınav çok yoğun bir çalışma sağlar. zaman yönetimine de pek iyi gelir.

kpss çok garip bir sınav, sorularını çözdüm ama girmedim hiç. bu yüzden hangisini çözmek lazıma bir cevabım yok.
0
klassno
(07.08.26)
Her gün 1 deneme çözüp cevaplarını inceliyorum. Öğleden sonra da soru bankası vs.
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
bir bucuk ay hicbir sey degil. daha yeni baslamissiniz.

edit: bir sene onceden baslamak gerekiyor.
0
Sour
(07.08.26)
@sour 1 aydan az kaldı
0
🌸havadakarada
(07.08.26)
Az yetişmez

Benim hedef 120de en az 110du ki daha da iyi yapıyordum sınavda 100ü anca geçmiştim. Derece yaptım yine ama alanda derece gelmişti
0
Hallegadola
(08.08.26)
Hayırlısı be
0
🌸havadakarada
(08.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.