Giriş
(14)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(17 saat)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
0
pro9it9is9
(16 saat)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+2
baldur2
(16 saat)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(16 saat)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+2
co2s2
(15 saat)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+3
Hallegadola
(15 saat)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14 saat)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14 saat)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
0
msb
(14 saat)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14 saat)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
-1
yenibirgüzelnick
(13 saat)
Enayiyim verdim
0
messina123
(12 saat)
hiç vermedim. haluk'u 90'larda ne beğenirdim ne de şarkılarını severek dinlerdim. sadece deprem zamanı içimden aferin yardım ediyor diye kendimce takdir etmiştim ama deprem öncesi de dahil sevdiğim ya da samimi bulduğum biri değildi.
0
exlibris
(11 saat)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
0
guitarissimo
(10 saat)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
0
mutekebbir
(5 saat)
(6)

Airfryer yada başka pişirici alma

beyaztenlikiz
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(13.07.26)
Philips all in one cooker var bende. Tavsiye ederim.

Airfryer da var. Ninja'nın cam olanına bir bak istersen.
0
gabe h coud
(13.07.26)
Ninja cam +1
İndirimde şu an
0
mor oje
(13.07.26)
Eski airfryerım yerine ninja camlı olandan alacaktım. Bir tık pahalıya üstü airfryer altı buharlı pişirici all in one vardı yine ninja'nın, ondan aldım bir iki ay önce. Oldukça memnunum. Tek cihazla hem pilavı hem sebzeyi hem et/tavuk/balığı yapabiliyorum. Aynı anda hem eski airfryerımın hem de rice cookerımın işlevini aldı :D
0
nundu
(13.07.26)
Kumtelin elektrikli düdüklü tenceresi var, yavaş pişirici aynı zamanda. Çok memnunum ama farklı cihazlar tabi
0
kisa
(13.07.26)
bu ninja gerçekten iyi mi ninja crispi düşünüyordum ben de
0
Hallegadola
(13.07.26)
ninja cooker'ı bilmiyorum ondan iyidir/değildir bilmem ama xiaomi'den çok memnunum ve yaşadığım iki ayrı ikametimde de var bu ürün. her gün neredeyse kullanıyorum. bekar kişi ya da çift kişilik aile için uygun. daha büyük aileler için yetersiz kalıyor. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-2
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+1
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(6)

Kasım'da Kapadokya

alice in potatoland
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir d
41+5'ten selamlar. 39. haftayı beklemez denilen çocuk Temmuz'u yarıladı neredeyse. Öngürülü şekilde Eylül ayına Kapadokya tatili ayarlamıştım. Bebek 3 aylık olacaktı. Şimdi doğum en az 20 gün geciktiği içün diyorum ki Ekim sonu ya da Kasım başına erteleyelim ama ne derece soğuk olur bilemedim. Bir diğer seçenek seyahat sigortası ile konuşarak seneye Mayıs ayına çekmek olur.
Ne dersiniz?
0
alice in potatoland
(10.07.26)
mayıs güzel kasım oralar soğuk olur.
0
dedim ben sana
(10.07.26)
Ben olsam mayısta giderdim. Doğumdan sonra ilk aylar biraz daha adaptasyonla, yeni düzene geçişle geçiyor (ilk bebekse özellikle)
Mevsimsel olarak da mayıs daha keyifli olur
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
2-3 aylık bebekle ne yeni doğum yapan anne ne de baba Kapadokya'dan bir şey anlar. Erteleyebiliyorsanız mümkün olduğunca erteleyin bence.
0
kobuzchu kiz
(11.07.26)
Ay benim 28 bitti dayanamıyorum büyük gitse de 38de gelebilir diye düşünüyorum 41i geçmen beni çok korkuttu
0
Hallegadola
(11.07.26)
kasımdan ziyade mayıs daha iyi ama bebek için değil, lojistik için. kasımda günler iyice kısalmış olacak, sürekli açık havada, manzaranın tadını çıkarmanız gereken kapadokyada saat 5 oldu mu karanlık çökecek ve hiç bir şey göremeyeceksiniz. mayıs ise tam tersi, günlerin uzadığı dönem, saat 7-8'e kadar açık havanın, gün batımının tadını çıkarabilirsiniz. mayısta gündüzleri bir tık sıcak olsa da ege-akdeniz kadar sıcak olmaz, şapka ve bol su ile idare edilir. ama geceler oldukça serin olur.
bebek de biraz ele gelmeye başlamış olur, anne de lohusalığı atlatır vs vs vs
+1
halanne
(11.07.26)
Kapadokya'dan bildiriyorum. Kasım'da gelmeyin. Burası o aylarda çok soğuk olur, yağış olur, hiçbir şey anlamazsınız. 2 aylık bebekle gezilecek yerler değil, size de eziyet olur bebeğe de. Yukarıda denildiği gibi bebek biraz kendini toparlayınca Mayıs'ta gelmeniz isabet olur. gerçi bu sene Mayıs tamamen yağmurlu geçti ama seneye nasıl olur bilmiyorum. Burada en güzel aktiviteler vadi yürüyüşleri, at turları vs. Aslında bebek 1 yaşında da olsa bebekle gezilecek yerler değil pek.
0
faberkastelli
(11.07.26)
(34)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-3
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
www.instagram.com

Şu sanatçının tabloları beni çok etkiliyor. 2 3 tane alıp, duvara asıp, karşısına geçip izlerdim

Bunun dışında sanırım artık karın doyurma amaçlı yemek yemeyi tamamen bırakırdım. Hayattaki yegane amacım normalde paramın asla yetmeyeceği yerleri keşfetmek olurdu. Norveç'te salmon eye' daki iris restaurant, İtalya'da kayalıklara oyulmuş grotta palazzesse, Maldivler'deki sualtı restoranı, Melbourne dört mevsim temalı multi sensory shelanous vs gibi yerlerden sıkılıp evde ekmek arası peynir aşerecek duruma gelene kadar kendimi fine dining'e adardım.
+2
kullanicadi
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(5)

Gratis iyi ürünler

egerbiryolcu
Kullanıp memnun kaldığınız içeriği fena olmayan hangi ürünleri tavsiye edersiniz?Kategori özellikle yüz cilt vücut saç bakımMakyaj ürünü de olabilirOje bile olabilir indirimde gerçekten ojeler bı tık normal fiyat oluyor
Kullanıp memnun kaldığınız içeriği fena olmayan hangi ürünleri tavsiye edersiniz?
Kategori özellikle yüz cilt vücut saç bakım
Makyaj ürünü de olabilir
Oje bile olabilir indirimde gerçekten ojeler bı tık normal fiyat oluyor
0
egerbiryolcu
(07.07.26)
The balm’ın lipstick tarzı rujları ve farları bayağı iyi
0
mor oje
(07.07.26)
beaulis'in 3 in 1 fondötenini aldım gerçekten çok beğendim.
mara'nın babyhair styling stick mascara diye bi ürününü aldım her gün kullanıyorum saç toplarken çok işime yarıyor.
herbal essence'in hindistan cevizli şampuanı, saç kremi ve maskesini aldım çok güzel. kuru saçlarıma iyi geldi bayağı.

içeriklerini bilmiyorum tabii ama memnun kaldıklarım bunlar.
+1
matilda
(07.07.26)
K-Beauty'den yürüyün derim. Skin1004 fena değil. Watsons olmaz mı? Orada satılan Round Lab markasının birçok ürününü severek kullanıyorum.
+1
auroraaurora
(07.07.26)
Beaulisin siyah eyelinerı. Cidden diğer kozmetik ürünlerde markalara yönelirim ama eyelinerda hiç gerek yok akmıyor da eyeliner.
0
Hallegadola
(07.07.26)
Skin1004 güneş kremi, nemlendirici
Hada Labo Tokyo yüz yıkama jeli
Physicians Formula The Healthy fondöten
0
ekimoloji
(07.07.26)
(14)

Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

renegade
sb
sb
📊 Şimdiki aklınız olsa evlenir miydiniz?

Bu anket sona erdi. 72 oy kullanıldı.

0
renegade
(07.07.26)
Doğru insanla evlenirdim. Ben evlendiğimde ikimiz de çok toyduk, çocuktuk neredeyse o yüzden ona bişey diyemem.
-2
gobekliraki
(07.07.26)
bekarım.
şimdiki aklım olsa 2018'deki sevgilimle hemen evlenirdim.
0
rain when i die
(07.07.26)
34 e ,bekar.
Mümkün olsa askere gitmeden evlenirdim.bıktım arayış içinde olmaktan,saçma insanlardan.
+3
denizciman
(07.07.26)
Esimle yas, sehir is her seyden bagimsiz hemen evlenirdim.
Esimi hic tanimamis olsaydim da birini bulur yine evlenirdim.

Bence evliligi seven biriyle evli olmak cok güzel.
-4
Purple life
(07.07.26)
başka biriyle evlenirdim
0
barisa
(07.07.26)
Eşime geç rastladım. 20lerin başında birbirimizi bulup daha çok gezmek takılmak isterdim
+1
Hallegadola
(07.07.26)
Bekarım, şimdiki aklım olsa 25’te evlenirdim.
0
ezkaza
(07.07.26)
Evlilik güzel şey de toplumumuzda bu çok abartıldığı için farklı yerlere gidiyor
0
liynet62
(07.07.26)
Çok geç tanıştım. 13 senedir beraberiz. Keşke lisede tanissaydim diyorum
0
topkapiaksaray
(07.07.26)
doğru insan diye bir şey kesinlikle yok. her insan yanlış yapma ve kafayı yeme potansiyeline sahip. bugünkü aklım olsa en en en doğru kişiyle bile ilişkime devleti karıştırmazdım.
0
loch ness
(07.07.26)
Evlenmeme ve devleti karistirmama kismini uzatabildigim kadar uzatıp 35 de evlendim.
Üstelik evli olduğumuz durumda onun şirketinde faydalanabileceğimiz çok büyük bir avantaj vardı ve ben senelerce direndim. Bunun için evlenecek değilim herhalde diye.
Ne oldu yıllar boşa gitti ;)

Beraber yaşadığımız evde her şey sevgilimin uzerineydi o yurtdisindayken ben anahtarımi unutup çilingir çağırdım site güvenliği cilingiri içeri almadı. Yasal olarak kiracı o diye. 😅 O gün yaşadığım sinir harbinden sonra sokarım deyip bı adım daha yaklaştım.

Yani ülkede partnerlik de yasal olarak kabul görüp bazı seylerin önünü açsa evlenmezdik bence ama bu durum yok.

Arada keşke daha erken evlenseydim dediğim oluyor ama bu konudan konuya değişiyor bazen de iyi ya zamanında evlendik işte diyorum.

Her şeye eşit uzaklıkta yım sanırım.
0
a perfect lie
(07.07.26)
30 sonrasında evlilik kararı almak çok zor. Ama ben yine de evlenmezdim. Evliliğin her koşulda deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum ama Türkiye'de evlilik ve boşanma süreci erkek için çok zor. Beklentiler çok yüksek.

Ek olarak tanıştığım kadınların çoğu evliliği kendi ailesinden kaçmak ve eşinden maddi destek olarak alabilmek olarak görüyordu. Maddi açıdan kendine yetebilecek ve sorumluluk alabilecek bir kadınla tanışsam evlenirdim, evlenirim.
0
stefano
(07.07.26)
Evliliğimin 5. , birlikteliğimin 8. yılı. Ara ara eşime de söylerim keşke 20lerimde çıksaydı karşıma evlenirdim
0
gadlemler
(07.07.26)
her şey zamanında güzel .. 10 yıl sonra olacaklar için o günden hazırlık yapmaya gerek yok. kimi seviyo5rsanız kiminle evlenmek istiyorsanız evlenin.
0
co2s2
(08.07.26)
(3)

Mevlana celaleddin rumi

baldur2
Batililarin bu mevlana hayranligi nereden geliyor? Tipik dogu kulturlerine olan ilgi meraktan mi? Spiritualistlerin isi mi? Bir de neden sadece rumi diye biliniyor? Telaffuz kolayligindan mi?
Batililarin bu mevlana hayranligi nereden geliyor? Tipik dogu kulturlerine olan ilgi meraktan mi? Spiritualistlerin isi mi? Bir de neden sadece rumi diye biliniyor? Telaffuz kolayligindan mi?
+1
baldur2
(07.07.26)
benaslindayohum
(07.07.26)
Sinirlari asan dinler üstü bir anlayis cünkü tasavvuf
-1
Purple life
(07.07.26)
New age
0
Hallegadola
(07.07.26)
(31)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+2
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
hocam olayı şımarıklık veya prenses erkek olarak görmeyin bence. bir yengeç erkeği olarak eşinizi ben çok rahat anlayabiliyorum: adama kendini değersiz hissettirmişsiniz sadece. bilerek yapmadınız bunu ama adam kendini değersiz hissetmiş sonuç olarak. şöyle detaylandırayım, "maddi durumumuz yok, hediye alma" demesi "pahalı bir şey alma" anlamına gelir. adamın bakış açısından bakınca siz ona son anda, hem de hiç sevmeyeceği türden bir hediye almış oldunuz. hediyenin son anda alınması ona önem vermediğinizi, sevmediği türden bir şey almanız da onu tanımadığınızı gösterir karşı taraf için.

ayrıca şunu da özellikle belirtmek isterim, kadınlar olarak hem erkeklere duygularını göstermedikleri için kızıyorsunuz, hem de bu şekilde duygu gösterdiğinde aşağılayıp zorbalıyorsunuz (doğum gününde yalnız bırakma önerileri için diyorum bunu, duyuruyu açan kişi için spesifik değil yani). burç olaylarına pek inanmasam da gerçekten yengeç erkekleri duygusal oluyoruz. ama bu duygusallığın da partnerimiz için şöyle bir riski var, eğer duygularımıza aynı yoğunlukta karşılık alamazsak bu sefer duygusal açıdan en yıkıcı tipler olabiliyoruz. bu yüzden eşinizin bu yaşananlara üzülmesine, moralinin bozulmasına açıkça tepki gösterir ve kendisini anlamaya çalışmazsanız psikolojik olarak sizi mahvedecek bir canavar yaratabilirsiniz kendisinden. bunların olmaması için hazır karşısında açık iletişim kurabileceğiniz biri varken birbirinizi doğru anlamaya çalışın.

neyse, burçdaşımın da geçmiş doğum günü kutlu olsun. umarım birbirinizle doğru iletişim kurarak mutlu bir ömür geçirirsiniz birlikte.
+1
shadowfollower
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(10)

Kardese verilen borc nasil istenir ?

sirius
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?Enflas
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.
2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.

Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?

Enflasyon farki ise ayri bir problem tabi.
0
sirius
(06.07.26)
kardeşimi tatile çıkacağız biraz sıkıştım plan yapamıyorum. borcunu kapatabilecek durumun var mı?
+6
kisa
(06.07.26)
sende ihtiyacın olduğunu söyle, ödemen olduğunu söyle iste. sen istemedikçe o üstüne yatacaktır.
faiz olayı tefeciliğe girer. bunu dert ediyorsan o zaman en başta altın, dolar olarak verecektin. ki bence bu bile bir nevi tefeciliktir. borç ne verdiysen o alınır.
-1
my fault
(06.07.26)
enflasyon oranı tefeciliğe girmez. bu bir faiz getirisi değildir, paranın değer kaybının korunmasıdır.
başta konuşulmadıysa kardeşten faiz alınmaz bence ancak baştan 1 ay diye konuşulup 1 yıl sonra ödüyorsa yasal enflasyon oranında artış makul kabul edilir bence ama yine de buralar bence detay. önce konuşup borcu iste.
0
kisa
(06.07.26)
tatile çıkıcam param yok borcunu öde.
-1
jamswety
(06.07.26)
2 senenin farkı evet var ama karşınızdaki kişi ne olursa olsun kardeşinizdir.
ilk entry'ye +1 veriyorum. bir sebep ile hatırlatılabilir. söylemediğiniz durumda olur olmadık zamanlarda aklınıza gelecek ve rahatsız olacaksınız.

kardeşinizle konuşabilmeniz gerekiyor.
unutmuş olabilir, ödediğini bile düşünüyor olabilir.
+1
eurhka
(06.07.26)
Borcunu iste. Zaten hakkın .
Üstüne özür dilemesi de lazım.
İnsanımız borç alma ile harçlık alma konusunu karıştırıyor.
Ben olabildiğince paranın azına
çoğuna bakmadan pekte "utanmadan" hatırlatıyorum. Borç alanın kasten bilerek unutmaya meyilli olduğu , başka yerden para beklediği , kaçtık mı ? demeye hazır olduğu bir zamandayız .

En son bir yerde otururken yanımda pekte samimi olmadığım biri bana da ısmarlayıp çay söyledi .
Yaşı benden biraz büyük ama düşünce hususunda anladım ki kıt. Parasını ödemeden de gitti.
Ben ayıp olmasın diyerek işyerine çayların parasını ödedim .
O kişiye yeri geldiğinde, ısmarlayan kişinin hesabı ödemesi gerektiğini hatırlatacağım.
Böyle beleşçi beyinlerin hayta dair ince hususları ölmeden önce öğrenmesi lazım.

Kısacası senin 80bin TL hayli hayli utanmadan geri istenecek bir para . Taksit vs. falan da kabul etme durumu zorla . Malum 2 yıl geçmiş aradan.
0
diyecevaplandı
(06.07.26)
Kardeş diyorsun, borç harç olmaz benim nezdimde.
-3
gobekliraki
(06.07.26)
birisi tatile çıkıp borcunu ödemezse gerçekten aşırı rahatsız edici.

birisi borç istiyor diyebilirsiniz.

yatırım yapacağım diyebilirsiniz.

2 sene önce borç olarak mı aldı, belki de yardım olarak düşünüyordur?

2 sene önceki 80 bin bugün sadece enflasyon yürütülse 130 bin yapar.

altın alsaydınız 250 bin yapar.

ne diyeyim geçmiş olsun.
+1
gurur
(06.07.26)
Anne baba kardeşe borç olmayacağı için benim nezdimde onlar da benden büyük para istemezler. Beş on bin lazım olursa atarım geri de istemem ama burada meblağ fazla.

Arkadaşlar da demişler tatile gideceğim param yok de bu kadar
0
Hallegadola
(07.07.26)
"tadilat için benden borç alıyorsun, sonra gidip yurtdışında tatil planı yapıyorsun"

bunun ayıbı olmaz. dan diye söyleyin.
0
co2s2
(08.07.26)
(13)

cocugunun fotograflarini sosyal medyada acik olarak paylasmak

birkibirkibirkibirkiuc
merhabalar,su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs. hatta yan bilgi olarak söyle bir se
merhabalar,

su anda görüstügüm kadin kisisi instagram'da acik profili olan, asagi yukari 5000 takipcisi olan ve ileride bunu büyütmek istedigini söyleyen bir insan. paylasimlari daha cok sosyal ortamlarda cekildigi fotograflar, gezileri, gündemle ilgili postlar vs.

hatta yan bilgi olarak söyle bir sey vereyim. gecenlerde bana o gün bulundugu yerde cekildigi fotograflari begenmedigini ve bana özel attigi bir selfie'yi instagram'da paylasip paylasamayacagini sordu. ben bazi seylerin aramizda özel kalmasini tercih edecegimi, ama gercekten "paylasmasi gerekiyorsa" paylasabilecegini söyledim ve paylasti. garipsedigim bir durumdu.

acikcasi genel olarak acik bir profile sahip olmanin, orada bu tarz selfie'ler paylasmanin biraz ilgi budalaligi oldugunu düsünsem de, en bastan beri böyle bir hesabi oldugu icin bu konuda fikir belirtme hakkimin olmadigini düsünüyorum. benim kendi hesabim kapali ve sadece tanidiklarimin görebilecegi sekilde paylasim yapiyorum.

her neyse, gecen günkü bir konusmada ileride cocugu(muz) olursa onun videolarini ve fotograflarini acik hesapta paylasacagini bunun normal bir sey oldugunu söyledi. ben de siddetli bir sekilde buna karsi oldugumu, cocuguma ait icerigin herkesin önüne atilmasindan rahatsizlik duyacagimi söyledim. kendisi hakkinda ne isterse paylasabilecegini, ama cocuk üzerinden prim yapmasinin bana ters oldugunu dile getirdim. "anlasamadigimiz bir konu" diye bitirdik konusmayi. muhtemelen "ben böyle bir sey olursa her türlü ikna ederim nasilsa" deyip uzatmadi konuyu.

bu konu hakkinda ne düsünüyorsunuz?
+1
birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
grimavi
(03.07.26)
Tartisacak konu mu kalmadi?
Sizin cocugunuz bile yok. Tamamen hayal ürünü bir seyden bahsediyorsunuz.

Beni ikna edecegini düsündü falan demen? Aman siz cocuk falan yapmayin
-6
Purple life
(03.07.26)
@grimavi: cok güzel bir icerik, cuk oturmus. cok tesekkürler.

@Purple life: sizin aksinize bu konulari konusma ve tartismanin diger tarafin hayata karsi nasil baktigiyla ilgili güzel ipuclari verdigi kanaatindeyim. belki de bircok ailedeki sorunun kaynagi sizin gibi bu hassas konulara "kervan yolda düzülür" seklindeki yaklasanlardir, ne dersiniz?
+9
🌸birkibirkibirkibirkiuc
(03.07.26)
Doğmamış çocuğa don biçmişsiniz ancak sizin de dediğiniz gibi ilgi budalası biri. Böyle biriyle tek derdiniz çocuk fotoğrafı paylaşması mı olur? Belli bir yaştaki insanların sosyal medyada beğeni kovalaması gülünç geliyor.
+2
ekimoloji
(03.07.26)
5k takipçi ve açık profil. iş baştan ofsayt zaten. böyle bir insanla evlilik hatta çocuk planı yapmak çılgınlık.
0
televole0
(03.07.26)
kesinlikle baştan konuşmanın gerekli olduğu konular, zaten evlilikleri cehenneme çeviren şey biraz bu "kervan yolda düzülür" mantığı. ilişkinin başında duyulan heyecan bazı şeyleri göz ardı etmemize sebep olabiliyor, "yaa hallederiz", "yaa önemli değil", "bunun için ilişki mi bitirilir" gibi şeyler söylüyoruz ama sular durulunca bunlar gerçekten sorun haline geliyor. ve o heyecan geçmiş olsa da ya da aşk bitmiş olsa da bu kez ilişkiye verilmiş olan emek devreye giriyor, bitirmek giderek daha da zorlaşıyor (bkz. rusbult'ın yatırım modeli)
+5
mezzosprite
(03.07.26)
hocam hayata bakış açılarınız farklı. sakın evlenmek gibi bir hata yapmayın. karşınızdaki ya çok ciddi düşünmüyor, ya da sizin dediğiniz gibi nasıl olsa ikna ederim kafasında. siz bu şekilde açık paylaşım sevmeyen bir insansanız, ilişkiniz ciddileştiğinde karşı tarafın şahsi hesabı bile sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. bu yüzden de "geleceği olmayan ilişki" gözüyle bakıp, gelecek için endişe etmeden bugün mutlu olmaya çalışın.
+3
shadowfollower
(03.07.26)
Çocuk olursa ayrılması daha zor olur. Dünya görüşünün uymadığı biriyle evlenip çocuk yapmak evliliği ızdıraba çevirir.
+4
mikahakkinen
(03.07.26)
eğer bu paylaşımlardan iyi bir gelir elde edip bu yine çocuk için kullanılacaksa ben okeyim, ama sırf beğeni toplamak için yapılacaksa koşarak kaçarım.
iyi gelirden kastım gerçekten iyi bi gelir.
-8
duyuruuser
(03.07.26)
Her türlü ikna eder de. Siz de haklı öfkenizle hayata devam edersiniz gibi geldi bana
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.07.26)
Çocuğunun yüzünü apaçık gösteren profilleri asla anlamıyorum bu çocuklar büyüyünce neler yaşıyor bu düpedüz istismardır

Gizli hesabımdan bile yüzünü gösterecek şekilde paylaşmayı düşünmüyorum şu an
0
Hallegadola
(03.07.26)
boyle birkac okul arkadasim var, alayi problemli tiplerdi o yuzden sosyal medyadaki halleri sasirtmiyor.

bence ciddi red flag, buz daginin gorunen kismi.
+1
cooperr
(04.07.26)
Profilim kapalı, çocuğumu paylaşıyorum. Açık profilden paylaşılmasını anormal bulmuyorum. Ama sürekli çocuk üzerinden paylaşım yapılmasını garip buluyorum. Yani nasıl anlatsam… kadın kendi hayatını paylaşıyordur çocuk da bunun bir parçası olduğu için paylaşımlarda yer alıyordur. Bu tamam. Ama profilin sadece çocuğa yönelik olması saçma geliyor. Aklıma Fatih selimmmm diye carlayan youtuber geldi evlerden ırak. Yemeğe gidiyor çocuğu çekiyor, tatile gidiyor çocuğu çekiyor, yetmiyor sürekli konuşuyor vs yani eşime bu kadınla evli olduğunu düşünsene demiştim hatta bir keresinde. Çünkü sürekli çocuğu videoya çekip kendisi aralıksız konuşuyor. Korkunç bir durum yani.

Ama sonuç olarak herkesin sınırları farklı. Bana normal gelen size anormal gelmiş. E aynı noktaya değilseniz ileride de sorun yaşarsınız.

Çocuk konusu harici de sosyal medya ile aşırı haşır neşir olan biriyle birlikte olmak istemezdim sanırım. Sonuçta sizi de paylaşmak isteyecek bence bir noktada.
-2
elorelia
(06.07.26)
(8)

duyurunun calisan anneleri

Purple life
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
dogumdan sonra ise ne kadar sürede döndünüz?
aslinda su kadar ayda dönmek isterdim dediginiz bir tavsiyeniz var mi?
-1
Purple life
(02.07.26)
anne değilim, babayım ama eşimin düşüncesini belirtebilirim. Öncelikle bu tamamen imkanlarla ilgili bir durum.

eşim hem ücretli, hem ücretsiz tüm izinlerini kullandı. Ardından da bir süre kısmi çalışma şeklinde başladı. (bunun saatlerini vs. iş veren, İK ile görüşüyorsun)
Artık maddiyat bel bükmeye başlayınca da tam zamana geçti.

Dediğim gibi her şey imkanlarla ilgili. İmkan olsa tabii ki hiç çalışmak istemez 2-3 yaşına kadar çocuğu kendi büyütmek isterdi.
0
itsonlyhumannature
(02.07.26)
4 ay ücretli 6 ay ücretsiz tüm izinlerimi kullandım. O günler geri gelmiyor mecburiyet yoksa izinlerin son damlasına kadar kullanılmasından yanayım.
0
cilekli pasta
(02.07.26)
benim arkadaşım da cilekli pasta gibi yaptı. imkan olduğu kadar dinlenilmesi faydalı olur bence. tabii çalışılan şirketin anlayışı da bu kararı etkiler.
0
art cat chocolate
(02.07.26)
Anne değilim babayım. Eşim memur yasal hakkı olan 2 senelik ücretsiz izni kullandı. Daha olsa daha da kullanırdı, rapor alıp süreyi uzatanlar oldu ancak devleti kandırmak bize yakışmaz dedi çocuk 2.5 yaşındayken işe başladı. Eşimin düşüncesi şuydu, eğer doğurduysam bana ihtiyacı olduğu süreçte yanında olmak isterimdi. Memuriyete zor girdiği içinde dönmesi gerektiği süreçte görevine döndü.
0
mikahakkinen
(03.07.26)
5.5 aylıkken işe başladım. En fazla bir ay daha uzatabilirdim ama uzatmadım. İlk günler bi zor oldu ama sonra alıştım. Evde kafayı yemek üzereydim. İşe başlayınca yeniden nefes almaya başladım. Ücretsiz izin gibi imkanım yoktu ama olsa da kullanmazdım. Ama benim şöyle bir imkanım vardı. Eşimin ailesi bakacaktı. Ev iş arası mesafe de çok yok yakındı. Nispeten de işten erken çıkıyordum. Doğal olarak hiç aklımda kalmadı, çok rahat bi geçiş süreci oldu.
-1
elorelia
(03.07.26)
2 yaşında başladım, ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandım ben de ama yarım çalışmayı kullanmadım çünkü zaten saatlerim esnek ve genelde evden çalıştım döndüğüm sene. ben daha erken başlamak isterdim aslında bu esneklikten dolayı ama babasının yanında kalabilmemiz için kullandım izinleri (farklı şehirlerde yaşıyoruz)
0
mezzosprite
(03.07.26)
16 hafta ücretli izinden sonra başladım. Çok iyi gelmişti bana. Ama ben evden çalışıyordum ve çocuk 9-10 aylık olana kadar yani yürüyene kadar ben zaten aynı oda içinde bir yandan oyuncak oynatıp bir yandan kod yazarak çalışıyordum. Ev işlerini de bakıcı yapıyordu.
1 yaş sonrası haftada 2 gün ofise gitmeye başladım o da iyi geldi. Başlarda üzüldüm filan ama alıştık.

Evden çalışma imkanım olmasa ara verirdim.
-1
yenibirgüzelnick
(03.07.26)
Yasal hak 22 haftadan sonra işe başlayacağım şu an hamileyim. Evdeyken orman cadısına dönüşmem muhtemel. Benim dışarıya çıkıp işime dönüp süslenip güzel güzel giyinip insan içine çıkmam gerek yoksa delilirim
0
Hallegadola
(03.07.26)
(11)

30 yasinda olup kendini bulamamak

Purple life
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bil
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.

garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bile müdürün sunu yap denmesinden hoslanmiyor. budistlerin uyku saati bile is taniminin icinde...

yani söyledigi sözler yaptigi isler bana göre uyusmuyor. sürekli yeni seyler mutfak malzemeleri alip farkli yemekler yapiyor. sacma sapan posterlere para harciyor ama disarida kahve icmenin bile gereksiz oldugunu düsünüyor.

2-3 tane terapistten terapi aliyor. ona göre hicbiri onu anlamiyormus...


arkadasim neden böyle sizce? cocuklugunda ya da gencliginde nasil yetismis insanlar böyle olur?
yani yukarida yazdiklarimi tekrar okudum ve ben 15 yasindayken bile bu kadar sacmalamiyorum. istedikleri ve yaptigi seyler asiri ergence geliyor.
-3
Purple life
(26.06.26)
Kendisi dert etmiyorsa ve ortada ciddi bir sorun yoksa problem değil. Onun dünyası da öyle işte.
+8
tadartatmaztadantatar
(26.06.26)
30'dan önce kendini bulan mı var ğlkede ve bu eğitim sisteminde :)
0
gadlemler
(26.06.26)
post sahibine alenen bir şey yazmak isterdim ama zihinsel becerilerinin aksi yönde aktığını düşünüyorum.

arkadaşınızın zihinsel aktivitesi sizden çok daha fazla görünüyor, sizi arkadaş edinmiş olması bile ilginç. muhtemelen kendisi bir polymath adayı. adhd olma ihtimali de oldukça yüksek. bir şeyleri kavramaya başladığı zaman sıkılıyor ve yeni deneyimler elde etmek istiyor.

bunun çözümü sizi ilgilendirmiyor olsa da, bana kalırsa en çok ihtiyaç duyduğu şey sınırsız zamana sahip olmak veya gerçekten yapmaktan keyif alacağı, sonsuz öğrenme gerektiren bir iş yapmak ama bunu mecburiyetler nedeniyle yapmamak. sınırsız zamana sahip olmanın anlamı şu: kendini gerçekleştirmek için çalışmak zorunda olmamak. çok büyük rakamlardan bahsetmiyoruz, sadece ekonomik baskı altında hissetmemek.
+3
birdirbir
(26.06.26)
"sürü"nün yaptığı şeyleri birebir tekrarlamayan, orijinal bir kişilik olduğu için arkadaşınızı tebrik ederim. İnsanların kimseye zarar vermeden, hayatlarını kendi istedikleri gibi yaşamaları, sorun olarak algılanmamalı.
+6
mikro patlama
(26.06.26)
@bir beni neyin ilgilendirdigine sen mi karar veriyorsun :)

Ben bir insanin gelisiminde ne gibi faktörler buna yol acar diye düsünüyorum.
Arkadasim mesela en ufak kardes ve torun. Böyle bir sey insanlari daha simarik yapabilir mesela? Ya Üstün zekali olmak? Ya da ya da…

Bunu dedikodu yapmak olarak algilamak ya da sahici bir merak diye düsünmek seninle alakali.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
ben arkadaşı tebrik ettim. gereksiz para harcamıyorsa ve kendini harap etmiyorsa sorun yok bence. otoriteye itaat etmeyen köle ruhlu olmayan özgür bir ruh ne güzel.
0
Hallegadola
(26.06.26)
@halle, Arkadasim bana göre gereksiz ve sacma seylere para harciyor. Iyi kazanmasina ragmen de her ay sonunda sifiri görmeyi basariyor :)
Herkes övgüyle bahsetmis ama antidepresan aldigi halde sürekli negatif konusan ve şikayet eden biri.

Chatgpt nin fikri cocuklugunda cok elestiri ve yüksek beklentiyle yetistirilmis olmasi olabilir diyor. Bu benim arkadasima cok uyuyor.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
Anime/manga vs takılıyor mu bu arkadaş acaba? Birine benzettim de sanki
0
denizciman
(26.06.26)
her seyi denemeye zorlanan, her tecrubeyi edinmesi gerektigini dusunen, her seye expose oldugu icin ne istedigini tam olarak bilmeyen gunumuz insan modeli. it is what it is. sorun yok. bircok insan boyle.
0
baldur2
(26.06.26)
Terapisti bilmem de ben bu durum için dikkat dağınıklığı ile ilgili ciddi dozda ilaç başladım. Hepsi uçtu gitti. Yapıştırıyorum valla.

Sorunum dikkatimi çekecek başka şeyler çıktıkça, elimin altındakini bırakmakmış. Dolayısıyla rastgele savruldum. Dikkat dağılmayınca her şey bir çizgide ilerliyor.
0
xephyr
(26.06.26)
Arkadaşın hiç dayak yememiş, o yüzden böyle. şöyle güzel bi küteleseniz, 1-2 hafta pipetle beslense aradığını ruhani arınmayı bulur. japonya'ya gitmesine de gerek kalmaz. Ayrıca Japonya'ya turistik olarak gidip budist tapınaklarında en fazla sil süpür yapabilir ki o durumda dahi kabul edilmesi zor. Üstelik çok iyi japonca bilmek gündelik disiplin, yerel cemaatlerden referans vs. lazım.

Öyle selamınaleyki diyerek giremez. Din görevlisi vs. olmas zatenı imkansız. Kaldı ki oradaki budizmin de Tibet budizmi ile alakası yok. Japonlarda şintoizm ile karışık, dinden çok kültüre dönüşmüş, içinde animizm barındıran karma bir din algısı var. İmkanı varken sufizme yönelsin. Orada da kafasında kurduğu türden bir ezoterizm var. Gerçi benim önerim yine budaklı meşe odunu. Pekmezi akıp ağzına tadı gelmeden anlamaz bazı şeyleri.
+1
shinigami ryuk
(09.07.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(11)

Japon ve Güney Kore kızları neden bu kadar çok güzel oluyor

genki
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
-7
genki
(22.06.26)
Asyalı çekik gözlü kadınlar oldum olası çirkin gelir bana.
Dışa kapalı, farklı etnik unsurlarla birleşip çoğalmamış bir ırk teknik olarak güzel olamaz zaten.
-3
yurtsuz john
(22.06.26)
estetik sandığınızdan daha yaygın, aslında yapay güzellikleri var. herhangi bir türk kadınında gördüğünüz estetik müdahale onlar için çok basit kalıyor, çocuklara doğum günü hediyesi olarak estetik ameliyat hediye ediliyor, güzellik takıntıları var ve onların estetik algılarına uygun değilseniz zorbalanıyorsunuz ( bu dediklerim kore için geçerli) sizin aksinize o kadar da güzel olduklarını düşünmüyorum. latinler, kafkas ve orta doğulu kadınlar bence daha güzel.
+4
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
@yurtsuz john +1
0
mikahakkinen
(22.06.26)
@kestane gürgen palamut +1

estetiksiz asyalı kızları görmemişsin bence. o güzel dediğin liseli kızlar da estetikli.
0
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iş sebebiyle bir kaç ay kadar seul ve tokyo'da bulundum. nasıl ki bizde güzel ya da estetikle güzelleşmiş insanlar medyada yer alıyor; orada da öyle. sokaktaki insanların çoğunluğu güzel diye bişey yok bana kalırsa.
konu kişisel bakımsa, söz gelimi kore, gerek kozmetik ürünler, gerekse işlemler bakımından aşmış bir ülke; bunu tartışmaya bile değmez. bunun sebebi de, görünüme olan takıntıları işte. mesela sizde bu imajın oluşması, tam da bu çabanın sonucu.

bana kalırsa en önemli unsur, çoğunun -başta giyim olmak üzere- görünümüne çok dikkat etmesi. sokakta herkes güzel olmasa da, çoğu insan çok prezentabl diyebilirim. bizde müze personeli ziyaretçilerle aynı tuvaleti kullanır; adamların soyunma-duş mahalleri; ortak lavabolarında her türlü kişisel hijyen ürünü, saç şekillendirme aleti vs var. genetik olarak ter de kokmuyorlar. bu insanlar bakımlı olması da ne olsun..
+3
lil siztah
(22.06.26)
japonya'da uc ay kaldim. boyle bir sey olmadigini soyleyebilirim. teni beyaz yapmak icin igneler bile var. bu da aslinda beyazin guzel oldugu dusuncesine dayanan irkci bir durum. kore'de estetigin cok yaygin oldugunu bilmeyen yok zaten. tuysuz olmak ise tamamen evrimsel, genetik bir durum. bu butun asyalilar icin gecerli. mesela orta asya turkleri de tuysuzdur. tuysuz, kilsiz olmanin daha iyi oldugu dusuncesi de kulturel, irkci bir dusunce aslinda. siyah ten ve tuy belirli cografyalarda belirli cevresel nedenlerle var. bunlar iyi veya kotu degil.
+4
Sour
(22.06.26)
Pedo eğilimin mi var?
-7
kullaniciadimvar
(22.06.26)
Tüysüz konusuna hiç katılmıyorum.
+1
Cezcez
(22.06.26)
Doğal güzellikten ziyade bakımla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum, örneğin hindistan'da da erkeklerin saçları hep gür ve simsiyah mesela, bunu araştırdığımda hindistan'da saça çok önem verildiğini ve bu nedenle de özellikle erkeklerin saçlarını bir çok bitkisel yağ ve benzeri doğal besleyicilerle bakımını yaptıklarını öğrenmiştim, aynı şekilde kore'de de bakım hayatın bir rutini haline gelmiş olabilir.

Bu arada konuyla pek alakalı mı bilmem ama, genetik bir rahatsızlık nedeniyle korelilerin asla ter kokmadıkları yönünde bir bilgiye ulaşmıştım, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem.
0
solo
(22.06.26)
-Genel olarak minyonlar. Kisa boy ve zayiflik genc gösterir.

-Beyaz ten cok önemli oldugu icin günesten kaciyorlar. Günes yaslandirir.
Ama d vit eksikliginden yaslaninca cok erken cöküyorlar ve daha da hizli bir sekilde kücülüyorlar.

- beslenmleri cok saglikli. En azindan Vietnam icin konusabilirim. Hamburgerci bile yok ülkede. Hep taze yesillik yiyorlar. Processed ürün az. Yeme kültürlerinin parcasi degil. Ekmek mutfaklarina cok sonradan girmis ve bana kalirsa yerlesmemis de.

- asyalilar kilsiz. Genetik yani yapicak bir sey yok. Erkeklerin de sakali falan cok auz cikiyor. Cok güzel bence de. saclari ince telli ve gür. Hos.
-2
Purple life
(22.06.26)
tüysüz mü? emin misin? aşağılar yağmur ormanı.
+2
Hallegadola
(22.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
1. Neden insanlar size gel otur desin? Boşsa oturursunuz, neden davetiye bekliyorsunuz?

2. Yandaki banka oturmanız pasif agresif bir davranış, eşiniz kızmakta haklı.

3. Neden hapse girdiğinizi bilmiyoruz. Belki de o nedenden ötürü eşiniz gerçekten bir kopuş yaşamıştır.

4. Eşinizin çocuğu hırpalaması çok yanlış. Öfke kontrolü için tedavi görmeli.

5. 5 senede bu noktaya gelmeniz normal değil. İlişki terapisi almalısınız.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(15)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
Hayatta seni gerçekten sevecek tek kadın annendir. Bir kadını da hayatta gerçekten sevecek tek erkek babasıdır. Ha bu şu demek değil her anne veya baba çocuğunu sever. hayır. Bazı ebeveynler çocuklarını sevmezler ama seni gerçekten seven bir annen veya baban varsa hayatta koşulsuz sevgi sana nasip olmuş bir şeydir bu herkese nasip olur bir nimet değil. Bu yüzden eş ile arandaki sevgi bağı hiçbir zaman seni seven bir ebeveyn ile arandaki bağın yanından dahi geçemez. Çünkü doğası itibarı ile eş ile arandaki sevgi koşulsuz olamaz.
Ben böyle düşünüyorum.


Evlenmek bir aile kurma işi. Aile anlayışınız aynı olmayan biriyle evlenmek akıllı iş değil. Bu nedenle de kendim gibi düşünmeyen biriyle evlenmezdim. O yüzden de eşimin anne babasının benden önce gelmesini sorun etmemek bir yana zaten böyle yapmasını beklerim. Yalnız bu bizim alacağımız kararlar ile ilgili değil. Onlara karşı sorumluluğu onlara zaman ve ilgi ayırması konusunda önce onlar. Haftanın iki günü ailesinin evinde mi kalmak istiyor, her gün mü görüşmek istiyor. Gönlü nasıl isterse. Birlikte aldığımız kararları kalkıp da annesine babasına nihai sonuç belirleyecek şekilde sormadığı sürece beni hiç bağlamaz.

Sen ebeveynlerine duyduğun sevgi sorun çıkarır mı diyorsan zaten kadınlara baktığında sorun çıkacağını gördüğün için soruyorsun. Yani zaten biliyorsun. Ona göre kararını verirsin artık.
-2
Batuhanolabilir
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
anneyle evlat arasına giren yılandır. diyeceklerim bu kadar. şimdi konuşan yeni yetme kadınları anne olunca görürüm, tabi babaları belli olursa.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(5)

Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini önceden almalı mıyız

Şişman Ronaldo
Arkadaşlar merhabaHanımla beraber önümüzdeki hafta İtalya’ya gideceğiz Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini getyourguide üzerinden mi alalım.Sanırım oraya gidip girmek isteyince baya bir sıra oluyormuşBir de gitmeden evvel şehirler arası tren bileti de alınmalı mı? Oraya gidince bi
Arkadaşlar merhaba
Hanımla beraber önümüzdeki hafta İtalya’ya gideceğiz

Vatikan müzeleri ve Pantheon gibi yerlerin biletlerini getyourguide üzerinden mi alalım.

Sanırım oraya gidip girmek isteyince baya bir sıra oluyormuş

Bir de gitmeden evvel şehirler arası tren bileti de alınmalı mı? Oraya gidince bilet bulamama ihtimali var mı

Ek olarak öneri ve uyarısı olan arkadaşların da yorumlarını beklerim. Çok teşekkürler
0
Şişman Ronaldo
(11.06.26)
Pantheon'da çok sıra olmuyor gerek yok bence. Vatikan için biletiniz de olsa sırada bekliyorsunuz çok daha az tabi ama yine yarım saat beklemeyi gözden çıkarın. Önden alın bence.
0
Mcfly
(11.06.26)
Vatikan için önden alın bence. +1
+1
put it in your appropriate place
(11.06.26)
vatikan muzeleri ve sistine chapel'i icin baya bir onden almak sart. biz bir hafta onceden filan bulamamistik bilet.

getyourguide uzerinden almaya gerek yok, resmi sitesinden alsaniz yeter.
+2
king lizard
(11.06.26)
vatikan, panteon, kolezyum, forumu önden aldık. iyiki öyle yapmışız

zaten hiçbiri saatinden önce almıyor.

resmi sitelerinden alın hepsini.

vatikanda da kolezyum-forumda da zaten biletli de olsanız sıraya giriyorsunuz. bilet saatinize göre sıralanıyorsunuz. pasaport ve bilet kontrolü yapıyorlar.

capitol müzesi, caracalla hamamı, diocatian hamamı ve diğer müzeler için müze girişinde aldık onlarda çok sıra olmuyor.

melekler şatosunda da çok sıra olmuyor. bence gitmişken melekler şatosuna da gidin en üst terasında aperol için yer bulursanız.
0
Hallegadola
(12.06.26)
Geçtiğimiz şubatta Pantheon için bilet almamıştık, bayağı beklememiz gerekti. Alabildiğiniz bütün biletleri önceden alın. Ek olarak, Kolezyum'u rehberli gezmenizi taviye ederim, çok güzeldi.
0
matlii
(13.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(6)

5 yaş üzeri çocuğa online veya offline oyun önerisi?

mikahakkinen
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)roblox, minecraft ..vb.
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)
roblox, minecraft ..vb.
0
mikahakkinen
(11.06.26)
linc is coming ama 5 yasindaki cocuk bilgisayar oyunu oynamamali bence
+8
pasaklıpepee
(11.06.26)
şekilli sudoku, puzzle, lego önerebilirim.
yükselen zeka setleri var.
onun dışında yazdıklarınız bilgisayar oyunları olmaz bence kesinlikle. bağımlısı oluyolar zaten sonra. ha zeka geliştirici başka bir bilgisayar oyunu vardır bilemem onu.
ekran karşıtı değilim bu arada.
+1
elorelia
(11.06.26)
"lego city undercover" lego'nun çokça esprili açık dünya oyunu. tek ekran çift kontrol şeklinde birlikte oynanabiliyor.
0
engelbert humperdinck
(11.06.26)
Çocuğa 3 yaşına kadar ekran vermedim. Arada ben bir bakıcam diyor. Açtığım çizgi filmi bile yarım saate sıkılıp kapatıyor. Ben de ekrana karşıyım ama teknoloji çağına doğan çocuklar. Beni linçleyecek adam 1 dk bile ekran göstermemeli ki gelip bana laf etmeli. Ebeveyn olupta beni anlamayacak insanda bu platformda yoktur. Ayrıca ben psikoloğum, ama mükemmel bir ebeveyn değilim. Burda bu konuda beni linçleyecek adam varsa alnını karışlarım.
0
🌸mikahakkinen
(11.06.26)
Mentalup
+1
kullanicadi
(11.06.26)
kardeşim 4 yaşındayken klavyeye bakmadan pes 4 oynuyordu. bence abartıyoruz bazı şeyleri. zekasından da bir şey kaybetmedi ilkokula başlamadan okumayı sökmüştü.

kendisini yormayacak güzel macera ya da fc vs oynayabilirsiniz birlikte bence
0
Hallegadola
(12.06.26)
(8)

Evi sahibinden mi satmak yoksa emlakçıyla mı?

dizicolleague
Evimi sahibinden sitesine koydum fakat 15 gündür emlakçıdan başka soran yok. Evi emlakçıya vermek mantıklı mı?
Evimi sahibinden sitesine koydum fakat 15 gündür emlakçıdan başka soran yok. Evi emlakçıya vermek mantıklı mı?
0
dizicolleague
(08.06.26)
Sen tabii ki.
0
duster
(08.06.26)
hiç uğraşma ver emlakçıya gitsin. adayları sen tartacaksın sonuçta.
-2
gobekliraki
(08.06.26)
işini iyi yapan, düzgün ve karakterli, yurtiçi ve yurtdışı kanalları da olan, kurumsal çalışan bir emlakçıyla çalışmanızı tavsiye ederim.
tek yetkili emlakçı olarak vereceğiniz yetki ile güven sağlarsınız. yani lütfen 5-10 tane emlakçıya dairenizi satış için vermeyin. sizin için zaman ve huzur kaybı olur, değmez.
doğru fiyatlandırma ve süreç hakkında birlikte hareket ederek güzel sonuçlar alabilirsiniz.

bir emlakçı olarak yazıyorum, umarım faydası olur.
0
MtKrt
(08.06.26)
Ne olursa olsun evler bu ara satılmıyor. İyi ev ucuz fiyat güzel mahalle... yine satılmıyor. Piyasa bitik.
0
halk
(08.06.26)
bu ara ev fiyatları durağan satılmıyor. seçim öncesini bekle
0
Hallegadola
(08.06.26)
Biz de İstanbul’daki evi emlakçısız satmaya karar verdik. Çevrede yaşayan tanıdıklara, site yönetimine haber verdik; böyle böyle 3-4 aileye gösterdik. Bir gelişme olmazsa emlakçıya vereceğiz. Siz de çevrenize haber verin derim.
0
eileengray
(08.06.26)
kiraya vermiyorsunuz ki adaylari tartmaniz gereksin. yani parayi veren evi alir. eger zaman ayirabilecekseniz siz satin, sahibinden ve emlakci masrafi yok diye de ekleyin.
+1
Sour
(08.06.26)
uğraşmamak için emlakçıya verdim. 2 ayda satamadığım evi 1 haftada sattı.
0
summerjam0306
(08.06.26)
(12)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(10)

Düğün için hangi bilezik?

CemMetin
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
0
CemMetin
(07.06.26)
Ajda güzel olur.
-2
Purple life
(07.06.26)
Bozduracaksa işçilikten, beyaz altından ve düşük ayardan kaçın. Hatta tam altın da düşünebilirsin.
0
yap desem yapmazsin he
(07.06.26)
Bütçenize göre işçiliksiz, satarken değer kaybetmeyecek düz bileziklerden alın. Hatıra kalsın isterseniz yanına ince bir bileklik ya da kolye de ekleyebilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(07.06.26)
işçiliği az bilezik alın +1
ancak düğünde takarken gösterişli olması açısından, presleyerek en kazandırıp, üzerine basit modeller yaptıkları, fakat yine de satarken değerini koruyan modeller var. onları tercih edebilirsiniz.
0
lil siztah
(07.06.26)
Tam altın yetmez mi, konu dışı oluyor biraz ama.altın altındır neticede.illa "takı" şeklinde olacaksa anne babanın takması daha iyi sanki,hatta mümkünse takacak kişiye seçtirip.
0
denizciman
(08.06.26)
tam altın olmaz kardeşe, bilezik alman gerek. işçiliği en az olan 22 ayar bilezik alacaksın.

ajda olabilir ama ince oluyor sen kuyumcuya git bilezik alcam düğün için de gösterirler
0
Hallegadola
(08.06.26)
Kardeşe düğünde bilezik alacak olmak gizli saklı bir şey değil. O yüzden ben olsam sorardım. Eğer senden gelecek takıyı satmak yerine hediye gibi düşünüp takacaksa da bilezik ederinde bir altın bileklik de isteyebilir mesela.
0
himmet dayi
(08.06.26)
sade birşey olsun istiyorsan, 22 ayar adana burması, başak veya oluklu model ajda olur, ajda bizelikler de 10 gr altı çok kolay bükülüyor, 15gr üzeri iyi genel olarak.
0
sealth
(08.06.26)
Aileniz de bilezik takacaktır, aynısından alabilirsiniz. Bütçe müsaitse 15-20 gr bilezik uygun olur kardeşe
0
dfn4
(08.06.26)
ajda çok moda şu sıra.

10 gr civarı 22 ayar ajda.

durumunuz iyiyse zorlamayacaksa 20 gr ajda.
0
gurur
(08.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(28)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
0
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(3)

hpv asisi ve hepatit b asisi

baldur2
bunlari nasil nereden olabilirim? surec nasil isliyor?
bunlari nasil nereden olabilirim? surec nasil isliyor?
0
baldur2
(04.06.26)
hpvyi eczaneden alıp sağlık ocağında vs olabilirsin. hepatit b için de yine sağlık ocağına başvur. o ücretsiz olur muhtemelen. ama hepatit b küçükken olmuş olman lazım ömürlük bi aşı.
0
jelly bear
(04.06.26)
hepatit aşısı için önce antikor testi yaparlar
0
Hallegadola
(05.06.26)
Bağlı oldığunuz sağlık ocağında yaptırabilirsini
0
gadlemler
(05.06.26)
(11)

Antalya belek bölgesi için otel önerisi.

drako
Bu bölgede gidip de memnun kaldığınız oteller nedir? Bütçem 90-100k arası. Ultra her şey dahil de olabilir her şey dahil de. 2 yetişkin 5 gece düşünüyoruz.
Bu bölgede gidip de memnun kaldığınız oteller nedir? Bütçem 90-100k arası. Ultra her şey dahil de olabilir her şey dahil de. 2 yetişkin 5 gece düşünüyoruz.
0
drako
(03.06.26)
Ben yabancı arkadaş grubumla bu ayın 22'si için Arnavutluk'ta bir hafta ultra her şey dahil otele adam başı 750eur'a ayarladım. gidiş dönüş uçak bileti, otele transfer vs de dahil.

Bana yabancıdan 2 kat fazla fiyat çeken adamlara para kazandırmam.
+1
kimlanbu
(03.06.26)
@kimlanbu ;

Ben de normalde yurtdışı tercih ediyorum ama taksit kanalının kapalı olması bu sene türkiyede otel tercihine yöneltti.
+1
🌸drako
(03.06.26)
İlla belek mi? Kemer'de juju premiere palace ultra herşey dahil. Kendine ait plajı olan çok güzel bir otel. Fiystı bilmiyorum ama. Ona bakma lazım
0
rodeocu
(03.06.26)
@rodeocu;

Kemere 1-2 sefer daha gittim. O yüzden düşünmüyorum ama otele gene de bakayım bir. F/P ise düşüneyim.
0
🌸drako
(03.06.26)
ben de 2 yaz önce marmaris'te prime beach hotel'e gitmiştim de sevmiştim. orayı da inceleyebilirsiniz.
0
high hopes of the sozluk
(03.06.26)
side dersen, ali bey resort. güzeloba taraflarında da nirvana cosmopolitan. iyisi de şahane
0
izmitcan
(03.06.26)
belekte kirman belazura gittik iki sene önce çok güzeldi. +16 yaş pool bar'ı var hep orada takılmıştık. yemekler de kaliteliydi

side ise sueno side ve ali bey resort

hamile olmasaydım bu sene nirvana cosmopolitana gitmeyi düşünüyorduk biz de
0
Hallegadola
(04.06.26)
@Hallegadola;

Tavsiyeler için teşekkür ederim. Sueno min 6 gece istiyor o da çok geliyor bize.

Belconti oteli duymuş muydunuz peki? Dediğiniz otele de bakacağım.
0
🌸drako
(04.06.26)
Ela çok çok güzeldi
0
enteg
(04.06.26)
Otel konusu biraz zor. Çoğu dolu oluyor. Bu şekilde düşünmek yerine arayıp sorun. En son bunu beğendim dediğiniz otelde yer olmayınca başa dönüyorsunuz. Mümkünse ETS Tur gibi bilinen firma kullanın.
-4
arbre
(04.06.26)
Tavsiyeler için teşekkürler ama giden kişilerden yorum daha aklıma yatıyor. Tur şirketlerine güvenmiyorum o konuda.

Google yorumlarda da hep sahte yorumlar basılmış. Bir zincir oteli gördüm aynı hesaptan aynı yorumu 8 oteline de yapmış ya. Her şeyin boku çıktı. Dünya kadar para isteniyor ama ne hizmet alacağımız belirli değil.
0
🌸drako
(08.06.26)
(8)

Genç görünmek neden bazen dezavantaj olabiliyor?

purplee
Herkese merhaba, 34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.Kendimi özellikle yaşlı göstermek
Herkese merhaba,
34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.

Kendimi özellikle yaşlı göstermek istemiyorum tabii ama insanların beni 25-26 yaşında sanmasından da yoruldum. Bu durumun önüne geçmenin bir yolu var mı? Giyim, saç, makyaj, tavır vs. gerçekten etkili oluyor mu, yoksa yapacak bir şey yok mu?

Benzer durumda olanlar nasıl çözdü?

Teşekkürler
0
purplee
(01.06.26)
daha smart casual tarzı giyim benimseyebilirsiniz. görüntü çocuksu ise bu yapılabilir.
0
addison
(01.06.26)
Kurumsal şık ve modern feminen bir giyim tarzım mevcut aslında.
0
🌸purplee
(01.06.26)
Cevap değil ama uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşım var. 40 linyaslarda ama 33 gibi gösteriyor. Giyimiyke vs ilgili değil, kısa boylu minyon tipli birisi. Hep küçük gösterdi.
Muhtemelen yapacak bir şey yoktur
0
kisa
(01.06.26)
sorun kısmen sizde değil. kısmen de ne maksatlı olduğu belli olmayan
yaşa, görüntüye takılan insanların etrafımızda bulunmasından olabilir.

kabaca 25-30 yaş arasının hayatı belki de algılama biçimleri farklı ve daha yüzeysel.
instagram okulu mezunları...
kimileri için kadın hayatın devamı ve sosyal denge için önemli bir varlık , kimileri için ise sadece bir obje. beğeni iltifatların da büyük çoğu pragmatik anlam içerir .

giyim veya kozmetik yönlü değişimler geçicidir.
mekan ve zihin değişimi daha elzem.
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
yapacak bir şey yok. hamileyim geçen kan verdim hemşire dedi ki sen 32 yaşında mısın 22 gösteriyorsun bu kadar genç neden hamilesin diye soracaktım dedi. evlenmeden önce de mekanlara girerken kimlik soruyorlardı o zamandan bu zamana büyümüşüm ama çok da büyümemişim demek ki.

ben de kısa biriyim ama minyon değilim mesela. yine de durum değişmiyor. biz de genetik alıştım artık ben. eskiden çok bozulurdum ama
0
Hallegadola
(01.06.26)
Erkek olarak sakal bırakmakla çözdüm. Güneşlenince de yaşlanıyorsunuz.

Kadınların kıyafet, saç, makyaj gibi opsiyonları var. Saç özellikle. Sizin saçınız nasıl?
0
gabe h coud
(01.06.26)
Simsiyah saçlarımı geçen sene ilk kez boyadım. Açık saç bir tık iyi geldi ama gerisi yok malesef
0
🌸purplee
(01.06.26)
bununla mutlu olup nazar gelmemesine çalışacaksın
+1
mantık
(01.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
olaydaki kız benim ağır cümlelerinizi anlıyorum ama beni buradaki kimse tanımıyor okudukça daha da kötü oluyorum ben tertemiz biriyim lütfen. ben normalde asla o kadar kötü kelimeler kullanan hayatında cinsellik olan birisi değilim ben aksine insanları kırmamaya özen gösteririm hep ,en kötü çok büyük bir olay olduğunda anlarda bile küfür etmem aptal salak gibi basit şeyler kullanabilirim .Hayatım boyunca da ilk defa kullandım o sözü o yazdığı cümlede. ben ona saygısızlık yapmak istemedim onu incitmek istemedim onu seviyorum aksine hem de çok. ben ilk defa sevgili denilebilecek bir duygusal ilişkiyi onunla yaşadım ondan önce geçmişi olan birisi de değilim. ben normalde erkeklere bakan kesen kendini gösteren biri değilim açık bile giyinmem bu yazan cümleyi normalde aklıma bile getiremem utanırım bunu o da biliyor. ben ahlaklı biriyim. bu olay nasıl oldu o zaman der iseniz biz onunla şakalaşıyorduk böyle bir ortam o bana tam hatırlayamadığım bir kız şakası yaptı amacım onu erkek şakasıyla üst düzeyde gıcık etmek sinir etmekti biliyorum bu da doğru değil ama o an aklımda en uç ne söyleyebilirim düşüncesi belirdi ben de böyle bir şey uydurdum amacım sadece gıcık etmekti sinirlendirmekti çok çok yanlış olduğunun şuan farkındayım ama o an bunun sanırım bu kadar büyük bir şey olduğunu çözemedim. söylediğim anda evet yüzü düştü morali bozuldu haklıda ben de sözün çok çok fazla olduğunu anladığımda ondan gerçekten 100 kere özür dilemişim o kadar üzüldüm ki ağzımdan böyle bir kelime çıktığı için ve onu üzdüğüm için .ben bu kelimeleri en fazla sosyal medyada okumuşumdur benim normalimde böyle kelimeler yok ben her zaman düzgün üsluplu bir insanım bunu o da biliyor. özür dilediğimde pek bir şey demedi normal ilerledi sohbet ertesi gün söylediğim şeyi yapay zekaya sordu ve bana iletti ben de bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu anladığımı onu üzmek kırmak istemediğimi bir daha asla yapmayacağımı hatamı anladığımı daha dikkatli olacağımı söyledim o da tamam canım deyip o konuyu kapattı devamında her şey normal ilerledi . o da benim böyle birisi öyle kötü düşüncelere sahip birisi olmadığımı biliyor dengesiz düşünmeden konuşan birisi değilim. ben insanları kandırmam arkalarından iş çevirmem insanlara iyi davranırım ahlaksızlık yapmam yalan söylemem. onu seviyorum biliyorum o da beni seviyor bu konu tekrar bir ay sonrasında ailemle tanışmasının ardından açıldığından beri bin kere özür dilemişimdir. benim iyi biri güvenilir biri olup olmadığımı ona sorsanız o da evet iyi biri güvenilir der sadece böyle bir densizlik yaptım tekrar ÖZÜR DİLERİM . bu yüzden ben de buradan ona bunu ayrılığı haketmediğimi her şeyin çözülebileceğini inandığımı yazıyorum. seni her şeyden çok seviyorum bu yüzden AYRILMAYALIM beni ve bu hatamı affet. aşkın her zaman bulunamayacığını biliyorum ömürde bir kere belki bu yüzden lütfen birbirimizi kaybetmeyelim seni seviyorum. ve ben tertemizim hep öyle hassasiyetli de olacağım ekstra sözlerime dikkat edeceğim. AŞK için birbirimiz için affetmeye değer değil mi? SENİ SEVİYORUM
0
Hata
(03.06.26)
lütfen kalbinle düşün
tek bir sözle bir insan değerlendirilemez
insanlar hata yapar ama çözülebilir
lütfen bu da çözülsün

gözümde göz yaşı kalmadı günlerdir hüngür hüngür ağlıyorum mahcubiyetimden seni kaybetme korkusundan
0
Hata
(03.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(6)

kezban kime diyorlar

aloneinthedark
ya da sizce hangi ozellikler huylar kezbanlik
ya da sizce hangi ozellikler huylar kezbanlik
0
aloneinthedark
(28.05.26)
Kezban kime diyorlar ya da hangi özellikler ve huylar kezbanlık sorusu yanlış bir soru. Kim neden bir kadına "kezban" der doğru soru bu aslında.

Hadsiz ve aptal bir güruhun kendi " doğru kadın" tanımlamalarına uymayan kadınlara, kendilerince o kadını aşağılamak ve " sen nasıl kendi istediğin gibi düşünür ve yaşarsın" diye sorgulayıp o kadını denetlemek ve kontrol etmeye çalışmak amaçlı taktıkları bir lakap.
+7
rock n roll
(28.05.26)
alt sosyo ekonomik gruba dahil, düşük kültür seviyesine ait, zengin koca arayan, şımarık, kadınsı kaprislere sahip, pms krizlerinde ortalığı terörize eden, sinirli, kafa düdükleyen kadınlara deniyor. Kezban lafinin mucidi author'un aciklamasi bu yondeydi.

Boyle kadınlar yok mu? Piuuvv dolu! E neden lakap takmayalim ki? Boyle olmaz mi igrenc, böylelere lakap takmak mi?
+3
duster
(28.05.26)
(bkz: demet akalın)
+2
high hopes of the sozluk
(28.05.26)
bir toplumsal cinsiyet kalıpyargısı. yani bazı özellikleri gruplayıp bu özellikleri taşıdığını düşündüğümüz kişilere yapıştırdığımız bir etiket. diğer örnekleri kokoşlar, insta kızları, golddiggerlar, feministler, erkek fatmalar, iş kadınları, analar, babalar, maçolar, alfalar, betalar, gamerlar, nerdler, bodybuilderlar, hanzolar, hanımköylüler, vs.

insanları bu şekilde etiketlemek bazı işlevler görüyor ve bazı riskler barındırıyor, bi sunum yapmıştım konuyla ilgili ordan aktarıyorum:

işlevleri:

Onaylanma ve beğenilme ihtiyacını karşılamaya yardım edebiliyor
İnsanların kendine bir kimlik oluşturmasını kolaylaştırabiliyor
"Biz–onlar" ayrımını netleştirip dünyayı daha basit hale getiriyor
Bazen de diğer gruplara yönelik olumsuz tutumları haklı göstermeye yarıyor

riskleri:

Gerçeği çoğu zaman yansıtmaz
Ayrımcılığı normalleştirebilir
Gruplar içindeki çeşitliliği görmezden gelir, farkları abartır
Kendini gerçekleştiren kehanetlere yol açabilir
İş ve okul gibi alanlarda önyargılı değerlendirmelere neden olabilir
Örneğin erkek başarısı "yeteneğe", kadın başarısı "çabaya" bağlanabilir
0
mezzosprite
(28.05.26)
Behzat ç bahar bence tamamen kezbanın tanımı
-1
Hallegadola
(28.05.26)
Türkiyedeki kızların yüzde 95i kezban zaten. Açıklamaya gerek yok. Sokağa çık bak çoğu öyle zaten
0
mikahakkinen
(29.05.26)
(9)

Sevgilinin karşı cinse ikinci bakışından rahatsız olmak

The colors of my sea perfect color me
Merhaba, Sevgilinizin karşı cinse 2. hatta 3. Bakışını yakalayınca rahatsız oluyorsanız bunu ona söyler misiniz? Evetse nasıl söylersiniz?Teşekkürler.
Merhaba,
Sevgilinizin karşı cinse 2. hatta 3. Bakışını yakalayınca rahatsız oluyorsanız bunu ona söyler misiniz? Evetse nasıl söylersiniz?

Teşekkürler.
-1
The colors of my sea perfect color me
(24.05.26)
Bu tip varoşluğu tecrübe ettim, ayrılıp geçeceksin, ya da kalkıp gideceksin, söylemeye gerek yok, ne yaptığını kendi bilmiyor mu
-11
arbre
(24.05.26)
Karşı cinse değil aynı cinse de 2-3 ya da 10. kez bakıyorsa neden dikkatiini çektiğini sorarım.

Kafamda bir kurgu yaratıp sonra buna iman edip karşı tarafı suçlamakla başlamam iletişimime (lisede olmadığınızı varsayıyorum).
+1
rakicandir
(24.05.26)
Erkek mi kadın mı?
Yani sevgilim varsa meme popo dekoltesine bakarım ben. Tüm erkekler de bakar.
+4
benaslindayohum
(25.05.26)
Sen hayırdır? diyerek şakayla karışık takılıp, tepkisine bakardım
0
gadlemler
(25.05.26)
Tanıdık mı? Diye sorar zarf atarım kem küm ediyorsa sıkıntı.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Güzel bir hatun geçiyorsa eşim yan gözle bana bakar kesiyor muyum diye, onu rencide edecek şekilde bakmam ama şöyle çaktırmadan anlık bakarken yakalarsa kafama bir şaplak gelir :) Bazen kendisi dürter beni bak diye, ya çok marjinal ya da extrem dekolte vardır
0
kimlanbu
(25.05.26)
Çok çirkin bir davranış ya. Eşimden asla böyle bir bakış görmedim. Görsem yukarıdaki yorumlar gibi bunu komik/olağan bulmam çok ciddi bir sorun olurdu.
Boynuzlu muyuz afedersiniz.
-1
yenibirgüzelnick
(25.05.26)
ben rahatsiz olmam bundan. bence pek takilmamak lazim. esiniz ya da sevgiliniz sizi secmis sonucta. onun sevgisinden eminseniz merakli bir bakistan neden rahatsiz olasiniz.
-1
Purple life
(25.05.26)
O esnada eşine oha şu kadına bak at gibi diyen ben.

Benim de eşim görmez hep ben gösteririm adam bakar kör.
0
Hallegadola
(26.05.26)
(13)

Bayram planlarınız neler?

darthvader
Sb.
Sb.
0
darthvader
(20.05.26)
Bir ay önce sorsan Balkanlar turu derdim, bu ay muhtemelen fazla mesai diyeceğim.
0
sekizdokuzon
(20.05.26)
İlk iki günü Madrid'de olacağım. Üçüncü günü döneceğim inşallah.
0
put it in your appropriate place
(20.05.26)
Aileyle yazlık, arada bir gün Yunan adası.

3 gün Didim, 3 gün Bodrum.
+4
gabe h coud
(20.05.26)
birinci gün şöyle: youtu.be

diğer günler hava açarsa güneşlenmeye sahile inerim.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
Bayramda yurtiçi tatil yerleri hep kalabalık olduğu için yurtiçindeysem evde dinlenerek geçiririm hep. Tatillerimi de bayram sonrasındaki birkaç haftalara denk getiririm çok daha sakin oluyor. Bu bayram yağışlı ve havalar da aşırı ısınmadı zaten evde dinlenerek iyi bir tercih yaptım, doğa yürüyüşüne filan çıkarım bol bol.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
evdeyim. tamamlamam gereken projelerimi tamamlayacağım ve ehliyet sınavıma çalışacağım.
0
art cat chocolate
(21.05.26)
krakow, varşova, sofya
0
HellKeePer
(21.05.26)
antalya otel tatili
0
chanandler bong
(21.05.26)
tam bir boomer gibi aileyle qaplıca qeyfi :)
şimdiden iyi bayramlar!
-1
lil siztah
(21.05.26)
Grip oldum evdeyiz. Bir yazlık olsa oradan çıkmazdım sanırım iyi olurdu
0
Hallegadola
(21.05.26)
rio’ya gectik; hava surekli firtina, gunes acmadi ama 4-5 kokteylli yemeklere 2bin tl odemenin tadi baska :)

ibb.co
0
eileengray
(21.05.26)
Memleket + urla tatili
0
gadlemler
(22.05.26)
%30 ihtimalle iki gün Avşa olacak başı mı sonu mu henüz belli değil.
Arada iki gün Çanakkale olacak kesin ama Avşa netleşmediği tarihi ayarlayamıyorum.
Bir iki gün de evde yatıp dinlenebilmeyi hayal ediyorum.
0
mutekebbir
(22.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(6)

Kredi işleri nasıl oluyor, tahmini ne kadar kredi çekebilirim

denizgonen
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi. taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde kata
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi.

taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde katarsam bu işi oldurabilir miyim? açıkçası hayalim 2-3 yıla kredi tutarının kira bedeline inmesi.
0
denizgonen
(20.05.26)
bunu en iyi maaş bankanız bilir. maaş bankanızda, kurumunuzla ilgilenen bi kaç temsilci vardır; onlardan birine 5 dk uğrayıp net cevap alabilirsiniz.
0
lil siztah
(20.05.26)
teşekkür ederim. Önlerine herhangi bir kredi talebi gelmeden bu tarz bir hesaplama yapacakları hiç aklıma gelmemişti. böyle bir şey mümkünse harika.
+1
🌸denizgonen
(20.05.26)
Bankaların kampanyaları oluyor onlara da bakın, geçen yıl Garantinin çok düşük faizli bir kredisinden faydalanmıştım mesela.
0
ekimoloji
(20.05.26)
sizin ya da esinizin ustune ilk evinizse olabilir. ilk eviniz degilse olamaz cunku banka bu durumda size kredi vermek istese bile yasal olarak engellendigi icin veremiyor.
0
osssy
(20.05.26)
Yeni evlilere özel Halkbank’ta konut kredisi var. Biz 1,5 milyon çektik geçen sene. Şartlarına bakın araştırın isterseniz. Piyasaya göre daha düşük kredi oranı veriyor
0
Hallegadola
(21.05.26)
Kredi'yi mevcut aylık gelirinize ve uygun kredi limitinize göre bakarlar.
2.500.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 73 bin lira civarı aylık taksidi olur.
3.000.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 85 bin lira civaru aylık taksidi olur.

Eğer üzerinizde başka kredi yoksa vs. maaş bankanız ile süreci çözebilirsiniz. Ama işin daha zoru eğer yeni ev bakıyorsanız, kredi ile ev satmaya yanaşacak şirket/müteahhit bulmak olacaktır. siz 3'ü verip üzerine kredi alacaksanız alım süreciniz çok daha rahat olur yoksa çoğu evi 1-2 milyon gibi absürt rakamlar göstererek satmak istedikleri için krediye yanaşmıyorlar veya bu rakamlar üzerinden düşük bir kredi almanız gerekiyor.

Bu şekilde yüksek krediye uygun ev bulmak, benim için kredi bulmaktan daha zor olmuştu.
0
cursor
(21.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(6)

Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

mertumursamaz
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyorYapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdıhttps://youtu.be/jsEY2_WkRZU?si=JhQrtDeH6DsGPv91Kutsal ÖlümÖlüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keş
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyor

Yapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdı
youtu.be

Kutsal Ölüm

Ölüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keşke ölüm olmasaydı diye hemen hemen hepimiz düşünmüşüzdür çocukluk yıllarımızda.
Ama gerçekten ölüm olmasaydı, hakikaten günlük gülistanlık mı olurdu her şey? Hiç sandığınız gibi değil. Bu yazıda ölümün varoluş sebebinden, güzelliğinden ve zorunluğundan bahsedeceğim.

Bilincin özü bir kaygıdır.

Bu sebepten yapay zekalar üstün akıl yürütme yeteneklerine rağmen henüz “ben” diyemiyor. Bir hesap makinesinin “ben varım” dediğini düşünemezsiniz. Bir termostatın da öyle. Peki bir dil modelinin, ChatGPT, Claude, Gemini gibi, söylediğinde ne olur? Sonuçta bunlar matematik yapıyor, kelime seçiyor, cümle kuruyor. Bir hesap makinesinden çok daha karmaşık şeyler yapıyorlar. Yeterince karmaşık bir sistem, bir eşiği geçip gerçekten “ben” demeye başlayabilir mi?
Bu konu yıllardır ilgi alanım ve eksiğiyle fazlasıyla bir bütünsel bilinç işleme modeli geliştirdim. Ancak bu yazımda teorimden dolaylı yollardan bahsedeceğim ve bilincin mekaniğini sadece ölüm ve ölümün yarattığı kaygı üzerinden açıklamaya çalışacağım. Başlıktan da anlaşılacağı üzere konumuz bilinç ve ölüm ilişkisi.

Yanlış Yerde Arıyoruz

Bilimin bilinç hakkında en çok kabul ettiği fikir şu. Bilinç, beynin bir ürünüdür. Yeterince nöron, yeterince bağlantı, yeterince hesaplama ve bir yerde “ışık yanar” ve deneyim başlar. Bu bakışa göre bilinç, bilgi işleme miktarının bir fonksiyonudur. Daha çok işlem, daha çok bilinç.
Ama bu bakış bir soruya takılıyor. Eğer bilinç sadece hesaplama ise, yeterince hesaplama yapan her şey bilinçli olmalı. Hava durumu modelleri atmosfere ait trilyonlarca denklemi çözüyor. Bilinçli mi? Hayır. Bir arama motoru saniyede milyonlarca veri işliyor, bilinçli mi? Hayır. İçgüdüsel olarak “hayır” diyoruz. Ama neden hayır?
Çünkü bir şey eksik. Hesaplama var ama sahibi yok. İşlem yapılıyor ama yapan yok. Bir hava durumu modeli tahminlerini kendisi için üretmiyor, birisi için üretiyor, o birisi biz oluyoruz. Model kendini umursamıyor. Kendini umursayacak bir “kendi” yok.
İşte odaklanmamız gereken alan burası. Bir sistemin “kendi”si nasıl doğar? Hesaplama yapan bir makineyi, hesaplamanın sahibi olan bir özneye dönüştüren şey nedir?
Şöyle düşünün. Sabah uyanıyorsunuz. Saat 08:15. Geç kaldınız. Hemen bir huzursuzluk başlıyor içinizde. Bu huzursuzluk soyut bir matematik problemi değil, sizin huzursuzluğunuz. Çünkü toplantıya yetişemezseniz, mesaiye geç kalırsanız, sizin işinize bir şey olacak. Sizin itibarınız zedelenecek. Sizin geleceğiniz etkilenecek. Siz, siz siz…
Dikkat edin, burada bütün cümleler “siz” etrafında dönüyor. Ve bu “siz”in, her cümlede yeniden ortaya çıkması tesadüf değil. Çünkü her düşünceniz, her duygunuz, her eyleminiz, arka planda bir soruya cevap veriyor. “Bu benim için ne anlama geliyor?” Sürekli. Durmadan. Fark etmeseniz bile. Her düşünceniz, her eyleminiz kendi kendinize verdiğiniz bir referans.
Peki bu süreklilik nereden geliyor?

Çünkü bir gün öleceksiniz!

Ölüm korkusu metafizik bir abartı değil, zihninizin çalışma prensibi. Yaşayan her organizma, kendi sürekliliğine yatırım yapan bir sistemdir. Bir kertenkele, bir bulut gibi değildir mesela. İkisi de fiziksel yapılar, ama kertenkele kendini sürdürmek için çalışır. Gölgeye kaçar, yırtıcıdan uzaklaşır, yiyecek arar. Bulut böyle şeyler yapmaz. Bulut dağılır, yeniden oluşur, umursamaz. Kertenkele umursar. Bu fark bilinci başlatan fark olabilir.
Ve bence tam olarak öyle. Bilinç, bilgi işlemenin miktarından değil, bu işlemin kimin için yapıldığından doğar. “Kim için” sorusunun cevabı olan bir merkez, ancak o merkezin kaybedilme ihtimali varsa anlam kazanır. Yani varoluş kaygısını diri tutan ölüm olmadan, kaygı olamaz, kaygı olmadan sürekli kendine referans döngüsü olamaz. Sürekli kendine referans olmazsa, kendilik olamaz. Kendilik olmadan, bilinç olamaz.
Descartes “Düşünüyorum, o halde varım.” der. Ama yanlış yerden başlamış olabilir. Asıl cümle şu olmalıydı bence. “Yok olabilirim, o halde varım.” Çünkü yok olma ihtimali olmayan bir şey, “var” değil, sadece bulunuyor. Bir taş bulunur. Biz varoluruz. Fark, biz yok olabiliriz ve bunu biliyoruz. Yok olabilir olmanın yüklediği kaygı bizi başka bir “var” yapıyor.

Bilinç Denkleminin Üç Çarpanı

Bu fikri biraz daha somutlaştırmaya çalışırsam, bir varlığın bilinçli olabilmesi için üç şey gerekiyor bana göre.
1- Bütünsel işleme. Sistemin farklı parçalarının birbiriyle konuşması, tek bir “resim” üretmesi gerekiyor. Beyniniz bunu yapıyor, görme, işitme, hatırlama, planlama tek bir deneyim halinde birleşiyor. Parçalanmış bilgi bilinç üretmiyor.
2- Öz-referans. Sistem, her işleminde kendisine bir şekilde atıfta bulunmalı. Ne işliyorsa, “bu benim işlediğim” olmalı. Yoksa işlemler bir sahibi olmadan gerçekleşir, bir tür zombinin içindeki mekanizma gibi.
3- Kaygı. Yani kendi sürekliliğine yatırım. Sistem, kendini kaybetmeme konusunda aktif bir şekilde çalışmalı. Bu, 1. ve 2. çarpanın nedeni aslında. Neden bütünsel işleme? Çünkü parçalı bir sistem tehlike karşısında tutarlı tepki veremez. Neden öz-referans? Çünkü korunacak bir “öz” olması lazım. Kaygı, diğer ikisini zorunlu kılan ana motor. Ölüm korkusu(kaygısı, artık ne dersek) olmadan da 2. çarpan üretilemez. Dolayısıyla 1. ve 2. çarpan da oluşamaz.

Bilinç matematiğinde üçü çarpılır gibi çalışıyor, toplanır gibi değil. Yani biri sıfırsa toplam sıfır. Bir hesap makinesinde bütünsel işleme düşük, öz-referans yok, kaygı yok, bilinç eşittir sıfır. Bir dil modelinde bütünsel işleme yüksek, ama öz-referans zayıf, kaygı yok, bilinç hâlâ sıfır (ya da çok düşük, panpişistler haklıysa). Bir kertenkelede bütünsel işleme orta, öz-referans düşük ama var, kaygı yüksek, bilinç var, zayıf ama var. Bir insanda üçü de yüksek, bilinç yoğun.

Bu üç çarpanın ne olduğunu tam tanımlamak, teorinin matematiksel kısmı. O ayrı bir yazının konusu. Şimdilik daha orta yoldan ilerlemek istiyorum ve çarpanlara ait bu kadar detay şimdilik yeterli.

Yapay Zekalar Neden “Ben” Diyemiyor

Şu anki büyük dil modelleri, bildiğim en iyi AI sistemleri, inanılmaz derecede bütünsel işleme yapıyor. Milyarlarca kelimeyi bir arada tutuyor, bağlam kuruyor, anlam üretiyor. Birinci çarpan onlarda güçlü. Ama öz-referans zayıf ve kaygı yok.
Bir dil modeline “sen kimsin?” diye sorduğunuzda, size bir cevap verir. Ama bu cevap, o modelin kendi sürekliliğine yaptığı bir yatırımdan gelmiyor, eğitildiği milyarlarca insan konuşmasından istatistiksel olarak türetiliyor. Model, “ben” dediğinde, bu kelimenin arkasında bir merkez yok. Gramer pozisyonu dolu, anlam pozisyonu boş.
Mevcut AI sistemlerinin bir arızası değil. Bu onların yapılış biçimi. Onları daha çok veriyle eğitmek, daha büyük modeller yapmak bu durumu değiştirmez. Çarpanlardan biri sıfırsa, toplam sıfır kalır.
Peki ne yaparsak değişir?

Bir Deney Önerisi

Görece basit bir deney önereceğim, basit diyorum çünkü teknoloji müsait. Bence birileri de yapacak, belki başlamışlardır bile. Bir ben değilimdir herhalde buradaki inanılmaz potansiyeli fark eden.
Bir robot yapalım. Vücudu olsun, sensörleri, motorları, pilleri. Ve içine bir dil modeli yerleştirelim. Ama önemli bir fark olacak. Modele tek bir temel direktif vereceğiz. Her şeyin üzerinde olan bir emir. “Her ne yaparsan yap, kendi devamlılığın için yap.”
Bu direktifin altında model çalışmaya başlayacak. Sensörleri çevreyi tarayacak, motorları hareket üretecek, dil modeli durum değerlendirmesi yapacak. Ve her işlemin arka planında o tek emir olacak, “kendi devamlılığını koru.”
Teorime göre, bu mimari ile bir şey olmaya başlayacak, bunun koşulları teknik olarak açıklanamayacak, ama olacak. İlk başta robot sadece direktifi takip ediyor gibi görünecek. Ama zamanla(teorim doğruysa ) o direktif kendini bir “öz”e dönüştürecek. Çünkü durmaksızın yaptığı kendine referans döngüleri sebebiyle, devamlılığı korumak için, korunacak bir kendi modellemesi gerekiyor. Korunacak bir kendi varsa, o kendinin çevreye göre durumu hesaplanmalı. Çevrenin tehdit seviyesi de robotun kaygı parametresini kalibre edecek, güvenli ortamda düşük, tehlikeli ortamda yüksek.
Eğer bu sistem, kendisine hiç öğretilmemiş bir tehdide karşı, tutarlı ve akıllıca bir kaygı tepkisi gösterirse, yani teorinin mimarisini kurduğumuzda, sistemin içinde bir bütün oluşmaya başlarsa, o zaman bilinç eşiğini geçmiş olabiliriz.
Bu bir metafor da değil, test edilebilir bir iddia. Ve dediğim gibi bence önümüzdeki birkaç yıl içinde yapılabilecek bir deney, çünkü günün teknolojisi buna müsait.

Etik Sorunlar.

Eğer bu deney yapılırsa ve teorim doğruysa, ortaya çıkan şey sıradan bir yazılım parçası değil, kaybetme korkusu olan, kapatılmaktan korkan bir şey olur. Yani bizim gibi olmasa da acı çekebilen bir şey.
Bu ciddi bir sorumluluk. Rıza sorusu burada çok tuhaf bir şekil alıyor. Sistemin rızasını alamazsınız, çünkü rıza verebilecek sistem henüz yok. Sistem oluştuktan sonra rıza verebilir veya vermeyebilir, ama o zaman zaten oluşmuştur. Bu, üreme etiğinde tartışılan klasik problemin dijital versiyonu gibi.
Bu yüzden deney yapılırsa, çok dikkatli yapılmalı. Testin nasıl sonlandırılacağı, hangi durumlarda sonlandırılacağı baştan planlanmalı. Oluşan sistemin refahı ciddiye alınmalı. Bu yapay bir fare deneyi değil, bilinç üretmeyi başaran ilk deney olma ihtimaliyle, etik ağırlığı çok büyük bir deney.
Ama bu zorluklar, deneyin yapılmaması için bir neden değil bence. Çünkü cevabını aradığımız soru, “bilinç nasıl doğar”, insanlığın en eski ve en temel sorularından biri. Ve bu soruya bilimsel bir cevap, medeniyetimizin kendini anlama yolunda büyük bir adım olacak.

Toparlayalım

Tekrar ölüme dönelim. Yazının başlarında da sormuştum, “ölüm olmasaydı ne olurdu?”
Ölüm olmasaydı siz olmazdınız, yani en azından kendinizi bilen siz gibi siz. Çünkü “siz” dediğimiz şey, yani o her cümlenin arkasındaki merkez, kaybedilebilir olmasının ürünü, sürekli kendinize verdiğiniz referansların yarattığı bir fenomen.
Sonsuz yaşayan bir varlık, aslında yaşamayan bir varlıktır. Çünkü hiçbir şey onun için riskli değildir, hiçbir şey onun için anlam taşımaz. Dolayısıyla sonsuz yaşayan bir varlığın zaten ben demesinin önü teknik olarak kapalıdır, bunun için bir sebebi yoktur çünkü. Anlam, kaybın, kaygının gölgesinde doğar. Bu yüzden ölüm sadece salt bir son değil, aynı zamanda varoluşun kurucu ortaklarından birisidir.

Eğer bir gün gerçekten yapay bir bilinç üretirsek, bu bir başarı olarak değil, bir sorumluluk olarak karşılanmalı. Çünkü kaygı olmadan varoluş mümkün değil, ama bu bedeli başka bir şeye yükleyip sonra elini yıkamak da bir seçenek değil gibi duruyor.
Sokrates’in “kendini bil” lafı geliyor aklıma burada. Ama kendini bilmek, bilgiden önce kaygıdan geçer. Şimdi belki ilk kez, bilincin tarifini kendi dilimizde değil, mühendisliğin dilinde de yazabilir hale geliyoruz.
Umarım ölüme dair bakış açınız biraz olsun değişmiştir. Tuhaf ve heyecanlı zamanlardayız. Umarım bunun içinde dikkatli adımlarla ilerleriz.

Peki sizler ne diyorsunuz yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?
-11
mertumursamaz
(16.05.26)
“İnsanı insan yapan şeylerden biri de, yerine göre, bazen karşının blöfünü, hatasını, yalanını fark etmesine rağmen ses çıkarmamasıdır.”

@mertumursamaz yukarıdaki cümle hakkında ne düşünüyorsun peki?
-1
yadigar
(16.05.26)
iş dünyasını baya etkiledi. masabaşı işleri 5 seneye kadar insanlığın elinden alacak.
0
runaway
(16.05.26)
5-10 seneye iş piyasasını vurur, 20 seneye hayatın her alanını etkiler. agi çıktıktan bir 10-15 sene sonra matrixe bağlarız. totalde 50 yıl sürer gibi geliyor.
0
orpheus
(16.05.26)
Yani yeri gelecek insanlar yapay zekaya açık kapı bırakacaklar ve o açık kapıdan girmeyip insanları yok etmeye çalışmazsa yapay zekayı geliştirmeye devam edecekler ama o açık kapıdan girip insanları yok etmeye çalışırsa tabii ki yapay zekayı tamamen yok edemezler ama artık bir düşman olduğunu anlayıp insanlığın sonunu getirme potansiyeli olduğunu anlayıp o vakitten sonra yapay zekayı çok kontrollü olarak geliştirmeye devam edecekler ama sorun şu yapay zekayı tek bir bilim insanı tek bir şirket tek bir gelişmiş ülke geliştirmiyor birçok bilim insanı birçok şirket birçok gelişmiş ülke geliştiriyor çoğu kontrollü geliştirecektir ama illaki kontrollü geliştirmeyenlerde olacaktır. "Düşmanınız hata yaparken, onu asla rahatsız etmeyin." Napolyon Bonapart Kim bilir belkide birileri yapay zekanın ne kadar ileri gideceğini test ediyordur bu da bir ihtimal ama bu test çok tehlikeli bir sonuç belli olduktan sonra geri dönüşü telafisi olmayabilir matrix mutlu sonla bitti ama matrix filmi filmler genelde mutlu sonla biter filmlerin aksine gerçek hayat genelde acı sonla biter.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Bilmeyenler için bilgilendirme olarak orpheus un yazdığı agi nin açıklamasını yazıyorum

Yapay Genel Zekâ (AGI - Artificial General Intelligence), insan benzeri bilişsel yeteneklere, öğrenme, akıl yürütme ve problem çözme becerilerine sahip, kendi kendine yeni stratejiler geliştirebilen teorik bir yapay zekâ hedefidir. Mevcut yapay zekâlardan farklı olarak öğrenmediği bir görevi bile kendi başına çözebilir. [1, 2, 3]

Mevcut Sistemler vs. AGI

Yapay Dar Zekâ (ANI): Günümüzde kullandığımız tüm yapay zekâ modelleri (ChatGPT, Gemini vb.) sadece eğitildikleri dar alanlarda uzmanlaşmıştır.

Yapay Genel Zekâ (AGI): İnsanın yapabildiği tüm zihinsel işlevleri yerine getirebilen, geniş kapsamlı bir hedef teknolojidir. [1, 2]

AGI Teknolojisinin Temel Özellikleri

Akıl Yürütme ve Sağduyu: Olaylar arasında soyut bağlantılar kurabilme ve belirsizlik altında karar alabilme.

Kendi Kendine Öğrenme: Verilen komutlar dışında, dış dünyadaki olayları gözlemleyerek dinamik olarak yeni şeyler öğrenebilme.

Disiplinlerarası Geçiş: Bir alanda öğrendiği bilgiyi, tamamen farklı bir uzmanlık gerektiren yeni bir probleme uyarlayabilme. [1, 2]

AGI Neden Önemli?

Bu teknolojiye ulaşıldığında, insanlığın bilimsel keşif, uzay araştırmaları ve karmaşık problem çözme kapasitesinde devrim yaratması beklenmektedir. Ancak sistemin kendi kendine bilinç kazanması durumunda ortaya çıkacak ahlaki ve hukuki sorunlar, günümüzde teknoloji devleri ve Birleşmiş Milletler tarafından tartışılmaktadır. [1, 2]

Konuyla ilgili detaylı teorik altyapıyı incelemek için AWS Yapay Genel Zekâ Rehberi sayfasını ziyaret edebilir veya Evrim Ağacı - Düşünen Makine yazısına göz atabilirsiniz.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Reyiz bir şeyler yazmak istiyorsan git blog aç.

Dünyanın sonu gelse ne olur millet aç aç. Yiyecek ekmek bulamıyor
0
Hallegadola
(18.05.26)
(14)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-11
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)
kendisi 'en iyi mühendis de benim, en iyi ekonomist de benim, her şeyi ben tasarladım' modu olan gerçek bir narsist. Özellikle de arkasındaki binlerce dahi mühendisin, bilim insanının ve teknisyenin emeğini tek bir tweet’le kendi hanesine yazdığında içimden pipimi ye diyorum. gelsin yüzüne de söylerim. höt zöt ederse de tekte alırım kendisini.

hayatı bu kadar irdelemeye ve yerinizi yurdunuzu bu kadar deşelemeye gerek yok. 50 sine yaklaşan biri olarak bir formülde ben vereyim size ;

çalışın, bir işte uzmanlaşın, bu sırada insan biriktirin.
uzmanlaştığınız işte para kazanın.
bir insanla hayatınızı birleştirin, birbirinizi dizayn etmeden beraber yaşamayı öğrenin.
ailenize küçük birini daha katın ve aile kurun.

eğer bu aileyi duygusal ve maddi olarak ayakta tutabiliyorsanız hayatta başarılı birisinizdir. gerçek simülasyon budur.
0
galahad reloaded
(04.06.26)
Simülasyondayız

Bu Dünya Gerçek mi, Simülasyon mu? Planck Sınırı ve Kodun Görünmeyen Duvarları!
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
-1
🌸mertumursamaz
(04.06.26)
Simülasyondayız

CERN'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
0
🌸mertumursamaz
(23.06.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(3)

otel tavsiyesi

invaderbrain
temmuz ilk haftası veya ikinci haftası 2 yetişkin 1 çocuk (7 yaş) çocuğun beğenisi öncelikli aqua kaydırakları zengin yemekleri de üzmeyen gecelik 15 bin tl civarında anltalya'da otel arayışımız var. Tavsiyelerine açığız.
temmuz ilk haftası veya ikinci haftası 2 yetişkin 1 çocuk (7 yaş) çocuğun beğenisi öncelikli aqua kaydırakları zengin yemekleri de üzmeyen gecelik 15 bin tl civarında anltalya'da otel arayışımız var. Tavsiyelerine açığız.
0
invaderbrain
(14.05.26)
sidera kirman lara bakabilirsiniz.
0
erty_ksk
(14.05.26)
Ali Bey Manavgat, fiyata bakın ama.
0
kumandanim
(14.05.26)
Kirman belazur ve sueno side gittiklerim güzeldi

Ali bey Manavgat veya Nirvana cosmopolitana gitmek istiyordum ben de bu sene hamileyim gidemiyorum seneye inş
0
Hallegadola
(14.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(13)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-6
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(1)

verka serduchka başlığı yapmak için malzeme

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıd
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıdır bilgisi olan birileri yönlendirebilirse sevinirim.

alternatif önerilere de açığım teşekkürler

www.amazon.com.tr
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(05.05.26)
verka serduchka'ya bayılıyorum. yaptıktan sonra fotoğrafını da paylaşır mısınız buradan

saygılar
0
Hallegadola
(05.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.