Soru başlıktaBen çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
Soru başlıkta
Ben çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.
Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?
Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
0
Sakinolmamlazim (04.05.21)
korumuyoruz.
0
fff02561
(04.05.21)
koruyamadım ve paikolojik problemlerimin olduğunu düşünüyorum artık. yakın zamanda psikiyatriste gidip ilaç kullanmayı planlıyorum.
0
rose parks
(04.05.21)
2020'yi çok iyi atlattım ama 2021'de benim de pilim bitti gerçekten. Yürüyüş yapmaya devam ediyorum açıkçası başka türlü gece uyuyamamaya falan başladım.
0
roket adam
(04.05.21)
Koruyamadım. Psikiyatriste başlayacağım.
0
sta
(04.05.21)
Green carda başvurmuştum. Son 3 aydır canımı sıkan her şeyi 8 Mayıs sonrasına erteliyodum. O vakit de geldi çattı. Bu olmadı diyelim, beklemem gereken ve sonu heyecanlı biten biten başka bir şey icat edip onunla oyalanıcam. Çok da gidip bir başka yere yerleşeyim heveslisi değilim aslında ama bir şeyleri beklemek beni güzel oyalıyor.
0
IncredibleMau
(04.05.21)
Koruyamıyorum, psikolojik destek alıyorum.
0
Mossy
(04.05.21)
Ben de yürüyüş yapmayı çok severdim iyi gelirdi şimdi yerine yoga yapmaya başladım yerini doldurdu gibi sanki.
Ana sorunun cevabı nasıl koruyorum ben de bilmiyorum ama koruyorum.
0
turkce konusan uzayli
(04.05.21)
Merak güdüsü fazla sanırım bende, devamlı araştıracak konu vs. arıyorum ,buluyorum. Bir yerde doydum gibi olunca, dizi-film izliyorum.
0
evimin paspasi
(04.05.21)
Korumuyorum, kimsenin de koruduğunu görmedim. Pilatese başlamak istiyordum rahatlamak için ama annemle babam corona var diye izin vermiyor. Sevgilim iş yüzünden çıldırıyor onun hasta olmaması için sürekli dua ediyorum.
0
Hallegadola
(04.05.21)
Psikiyatriste başladım yeniden (hep gitmesem de 7 yıllık bir geçmişim var). Kendisi de aslında normal zamanda olmasaydı ilk aşamada terapi ile devam edip ilaca gerek olup olmadığını görebilirdik ama şimdi iyi hissettirecek şeyleri yapamayacak durumda olduğun için ilaç vereyim de bir toparlan dedi. İlaçlara başladım bir değişiklik yok ama göreceğiz.
0
peki madem
(04.05.21)
saldım gidiyor. hayatımda hiç bu kadar mutsuz hissetmemiştim genel olarak.
0
rain when i die
(04.05.21)
Koruyup koruyamamak arasında ince bir çizgideyim. Anlık geleceği düşünüp bir şeyler yapmam gerektiğini hatırlayınca toparlanabilirsem toparlanıyorum.
0
jjimyl
(04.05.21)
Analog not defterine yapmam gerekenleri ve yaptıklarımı yazarak.
Motivasyonum tabii ki her zaman çok yüksek değil, ama yapılması gerekenler aradan çıkıyor bu şekilde. Yapılacaklar birikince ben şahsen ruh sağlığımı koruyamıyorum. Erteleme hastalığı olan biri olarak, bundan çok çektim.
Öz bakımınızı yapmaya üşenir hale geldiyseniz, uzun süre kötü hissediyorsanız, prof. yardım almaktan çekinmeyin ve bunu ertelemeyin.
0
buf-e kür
(04.05.21)
Twitter açtım sabah akşam beyninden geçen her düşünceyi yazıyorum sağolsun arkadaşlarım da okuyor.
0
lata
(04.05.21)
düzenli spor ve meditasyonla
0
superb
(04.05.21)
fırın, nöbetçi eczane falan, çıkıp yürüyün hocam yine .. :(
0
WithWorth
(04.05.21)
yaklaşık 5 senedir koruyamıyorum. Korumaya çalışıyorum fakat iki adım ileri üç geri hep. artık ilerisini düşünmemeye gayret ediyorum, yeni hayal kırıklıkları edinmemek için.
0
lüzumsuz adam
(04.05.21)
Lan duyuruda herkes delirmiş resmen.
Valla benim sülalem raad. Pandemi yokken de evde zaman geçirmeyi seven biriydim. O yüzden pek de zorlanmıyorum. Canım sıkılıyor tabii ama Friends açıp ona odaklanıyorum, olmadı Playstation oynuyorum, kedileri kovalıyorum, yakalarsam tarıyorum vs. vs. Kafayı sıyırmadım.
0
himmet dayi
(04.05.21)
Bisiklet.
Geçtiğimiz yıl Mart ayından beri evden çalışıyorum. Sabah 8 de tükkanı açıp akşam 6'ya kadar çok yoğun çalışıyorum. Bilgisayar başından kalkmadan ve bu kadar konsantre çalıştıktan sonra herhangi bir kitaba, filme odaklanmak anlayıp algılamak ekstra zor oluyor.
Normalde bisikleti dışarda sürerdim ama malum yasaklar. Kendime bir trainer aldım. Bisikleti üzerine taktığın ve evde sürebildiğin bir edevat. Hatta bu alet akıllı bişey olduğu için zwift isimli program vasıtasıyla televizyon ekranından sürdüğün yolu görebildiğin gibi bu programı kullanan başkalarıyla da yarışabiliyorsun. Yokuşları falan da simüle ediyor. İşte benim pandemi ilacım bu. Akşamları bazen 60-90 kilometre hafta sonları 100-150-200 allah ne verdiyse. Bazen 10-12 saat non stop pedallıyorum. Kan ter içinde, nefes nefese ekranda beni geçen gerçek kişilerin avatarlarını yakalamaya çalışıyorum.
Şarkı vardı böyle, uykusuz her gece, yorgun ölesiye...
Geri kalan omrunun her bir yili icin 1 milyon tl verse kabul eder miydin ve kac yil icin kabul ederdin? Acayim..Hayal bu ya, farz edelim ki tanri seninle pazarliga oturdu ve dedi ki "bundan sonraki omrunun her bir 365 gunu icin 1 milyon teklif ediyorum, tek bir kez isteme hakkin var, kac gunun kaldi
Geri kalan omrunun her bir yili icin 1 milyon tl verse kabul eder miydin ve kac yil icin kabul ederdin? Acayim.. Hayal bu ya, farz edelim ki tanri seninle pazarliga oturdu ve dedi ki "bundan sonraki omrunun her bir 365 gunu icin 1 milyon teklif ediyorum, tek bir kez isteme hakkin var, kac gunun kaldigini biliyorum, ve istegin bakiyenden fazlaysa yani diyelim 4 yil icin 4 milyon istedin, yeterli bakiyen yok deyip pazarligi bitirecegim.." cevabiniz ne olurdu? kendi adima 5 yil/milyon olarak teklifimi iletiyorum.. (gunlerin omrunun son gununden itibaren dusecek elbette ve sen son gununun ne zaman oldugunu bilmeyeceksin, yani 5 yilin varsa son 4 unude istemis olabilirsin) let the game begin:)
0
alttaraf (04.05.21)
omrumu kisaltsin da para vermese de olur valla
0
nibba
(04.05.21)
TL ile iş yapan bir tanrıyla pazarlığa oturacağımı sanmıyorum ya.
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
ben de 5 sene civarı derdim. genelde yaşlanıp ölüyoruz, zaten yaşlılıkta bir şey yapmıyoruz hayat anlamsız. bütün gün evde oturup bir ton hastalıkla boğuşup öleceğimiz günü bekliyoruz. gençlikteki gibi gideyim gezeyim, arkadaşlarla oturayım olayı da yok. o yüzden yaşlılıktan 5 sene gitse gayet iyi olur. hem hastalıklarla boğuşmam hem kimseye muhtaç olmam. hem de 5 milyona iyi bir hayat yaşadım derim. daha genç yaşlarda öleceğimi hesaba katarsam da (atıyorum 37de ölecekmişim ama 32de öldüm), zaten genç yaşta geberecekmişim, en azında zengin bir hayatım oldu derim. özetle 5 iyidir, ne az ne çok.
0
rose parks
(04.05.21)
Ben yaşamayı niye bu kadar seviyorum bilmiyorum ya çok da matah bi hayatım yok halbuki .s ömrümden veresim gelmedi hiç belki 1 sene veririm 1 milyon beni yeterince ihya eder bence. dolara yatırır yavaş yavaş ezerim yatırım matırım yapmam. gezer tozarım.
0
olutaklidi
(04.05.21)
5 yıl teklif edip ret yersem eğer kısa zamanda öleceğimi öğrenmiş olurum. 5 milyon da para değil zaten. Bu riske girmem. Ters bir şey olmazsa eğer önümüzdeki 2 yıl yaşayacağımı öngörüyorum. Yine kaza vs. olmaz da ecelimle öleceksem eğer muhtelemelen hastalıkla geçecek ömrümün son 2 senesini feda edebilirim.
0
IncredibleMau
(04.05.21)
5 yıl iyiymiş bence de. 600 bin dolar ediyormuş. O parayla gider kendime yeni bir hayat kurmaya çalışırım.
0
peki madem
(04.05.21)
Ben soruyu çok anlamadım ama cevapları okuyunca anladım gibi. Valla böyle olaylara şüpheyle yaklaşırım, kripto borsası gibi çiftlikbank gibi ne olacağı belli değil. Ömrümden çok vermezdim. Ömrümden kıyamazdım daha doğrusu. Pazarlık yapardım, yarısını kısalt 500 bin ver derdim. O da denemek için nasıl bir iş diye.
0
Hallegadola
(04.05.21)
6 ay yeter. borçları kapatayım da düze çıkınca gerisi kolay. ona da bakiye yetersiz derse bi hassiktir çekerim artık :)
şimdi bugün bill melinda gates boşanması üzerine tekrardan aklıma geldi. geçen yıl da eski ev sahibimizle eşi boşanmıştı, mali açıdan her türlü imkanları olan 60+ bir çift ama bi şekilde boşandılar işte. gençken boşanmayı daha iyi anlayabiliyorum ama genel olarak yaşlıyken boşanmak aşırı zor değil m
şimdi bugün bill melinda gates boşanması üzerine tekrardan aklıma geldi. geçen yıl da eski ev sahibimizle eşi boşanmıştı, mali açıdan her türlü imkanları olan 60+ bir çift ama bi şekilde boşandılar işte. gençken boşanmayı daha iyi anlayabiliyorum ama genel olarak yaşlıyken boşanmak aşırı zor değil mi ya sizce de? belli bi yaştan sonra baştan hayat kurmak, 2. bi hayat yaşamak zaten çok zor. o kadar yıllık hayat arkadaşına veda edip yalnız ölmek ne bileyim çok zor gibi geliyor.
0
roket adam (04.05.21)
Bazen o birliktelik yalnız yaşamaktan/ölmekten daha zor olabiliyor. Her gün kavga, gürültü çekmektense o zorluğu göze alıyor çiftler yaşlı olsalar da. Yaşlılıkta zaten her iki taraf da daha az tolere ediyor birbirini. Bu yüzden kavga sıklığı ve şiddeti artıyor her geçen yıl. Bir yerden sonra çiftler birbirine katlanamaz hale geliyor.
0
himmet dayi
(04.05.21)
melinda ve bill için bu kadar zor olmasa da geçen bir araştırma okumuştum, amerikada 40 yaş üstü boşanmış erkekler intihara 3 kat meyilli oluyorlarmış, sebebi yalnızlık hissi ve izolasyonmuş
0
freebird5406_2
(04.05.21)
Yaslandikca insanlarin huylari degisiyor. Daha az toleransli oluyorlar. Belli bir yasa gelmis insan eger birikimi vs de varsa baskalarina katlanmamayi tercih ediyor olabilir.
0
nax
(04.05.21)
Çevremde o yaşlarda boşanan çok aile dostumuz var. Genelde çiftlerden birisi sürekli gezmek, diğeri de sürekli evde oturmak istiyor. Anlaşmazlıkların ana kaynağı bu. 60 artık o kadar da yaşlı değil günümüzde. Yeniden de evlenebilirler veya özgürce birisine bağımlı olmadan gezip tozabilirler.
0
iwasbornonamountainside
(04.05.21)
huysuz, problem oluşturan ve çözüm yanlısı olmayan bir insanla uğraşarak hayat enerjilerini tüketmektense yalnız kalıp kafa rahatlığı içinde olmak daha tercih edilebilir geliyordur. ilişkiler tıkandıklarında çok yorucu oluyor ve yalnızlık daha iyi bir seçenek olarak görünebiliyor.
0
deartheodosia
(04.05.21)
çoğu zaten gençken de sorunları olan çiftler.belli yere kadar sabrediyorlar ama sonrasında dayanılamıyor bazı şeyler.bunun da etkisi var.
0
drako
(04.05.21)
Torunuyla çok eski arkadaşı olduğum böyle yaşlı bir çift vardı, aynı sitede otururduk. Biz büyüdük tabi, sonra aniden bu yaşlı çiftin boşandığını duyduk. Meğersem amca teyzeye yıllardır psikolojik baskı uygularmış, şiddet de varmış. Bi gün çocuklarından da güç bulmuş boşanmışlar, arkadaşımın anneannesi arkadaşımın ailesiyle yaşamaya başladı, dedeyi de sallamadılar. Zaten dede öldü sonrasında.
0
Hallegadola
(04.05.21)
Neden zor olsun. Aksine insanlar o yaşa kadar “sabredip”, şiddet görüp, güçsüz hissettirilip bastırılıyorlar. O yaşta boşanınca belki tam tersine çok daha mutlu,rahatlamış şekilde hayatlarına devam ediyorlardır.
0
rewlack
(04.05.21)
mor bembombom + 1 milyon. hatta ortalama bence 50-55 yaş ve üstü kadınlar için %75, imkanları olsa anında ayrılırlar. görüyorum etrafımda adamlar 70 yaşında hala kendisiyle yaşıt kadından en az 3 çeşit yemek bekliyor, donunun çorabının yerini soruyor, sabah çekip kahveye gidiyor, gitmesede tv karşısında yemeğini suyunu kahvesini ayağına bekliyor. üstelik bu kadınların önemli bir kısmı torun veya başka bir aile büyüğüne de bakıyor.
Merhabalar,Bugün bir akrabamız ameliyat olacağı için Kızılay'a kan vermemizi istedi hastane 2 ünite, ben ve kayınbiraderimle birlikte Kızılay'ın kan verme merkezine gittik formu doldurduk geçtik kan vermeye, bundan yıllar yıllar önce yine bir avm'de kan verme deneyimim bayıldığım için yarıda kesilmi
Merhabalar,
Bugün bir akrabamız ameliyat olacağı için Kızılay'a kan vermemizi istedi hastane 2 ünite, ben ve kayınbiraderimle birlikte Kızılay'ın kan verme merkezine gittik formu doldurduk geçtik kan vermeye, bundan yıllar yıllar önce yine bir avm'de kan verme deneyimim bayıldığım için yarıda kesilmişti ama bu kez acil bir durum olduğu ve artık buna alışmalısın dediğim için tekrar yaşamak durumunda kaldım aynı bayılma olayını, bu kez tek fark sonuna kadar dayanmışım almışlar bir ünite kanı, sonuna gelmiş yani yarıda kesilmedi ama önce bir baş dönmesi sonra, ateş ve ardından aşırı rahatsız edici bir bulantı ile bayılmama ramak kaldığını fark ettim ve görevliyi çağırdım hemen başım aşağı gelecek şekilde koltuğu yatırıp kolonyayı boca ettiler de kendime geldim.
Nedenini sorduğumda normal bir durum merak etme herkesin başına gelebilir vs dedi çocuk ama 2. kez aynı şeyi yaşayınca buradan da sormak istedim bunun tam olarak nedeni ne ola ki?
0
solo (03.05.21)
Bazı insanların damar içi basınç reseptörleri daha hassas. Damar içindeki basınç değişince vücut buna tepki veriyor. Bayılma nedenlerinden biri bu.
0
yemrem
(03.05.21)
tansiyon yani kan basıncı düşüyor. çok normal değil, sürekli oluyorsa kan vermeyi tekrar gözden geçirin
0
efruz
(03.05.21)
Ben kan verirken ya da tansiyon ölçerken gülme krizine giriyorum, nedensiz oluyor bazen bu tür şeyler.
0
Hallegadola
(03.05.21)
Ben de Kızılay'a son kan verdiğimde bayılmıştım, hemşirenin beceriksizliği yüzündendi ama damarı bulamayıp iğneyi çevirdi durdu. O gün bugündür cesaret edemiyorum ama tahlil için vs. onlarca kez kan verdim sıkıntı olmadı.
Bence o kadar da yaygın değil, seni yatıştırmak için söylemiş gibi geldi.
0
chicha_v2
(03.05.21)
Ben de hemen hemen her kan vermeden sonra bayılıyorum. Doktora sormuştum, bayılırken kafanı bi yere vurmadığın sürece sorun yok demişti.
0
plutongezegendegilmi
(03.05.21)
Eger kan verdikten sonra hemen ayaklanmissaniz ya da meyve suyu vs icmediyseniz olabilir, sonucta o kadar kan veriliyor. Bana normal geldi. Biraz stres yaptiysanjz o da bu durumu tetiklemistir
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
0
dedim ben sana (02.05.21)
kuşaklık bir şey yok pek bence. günün sonunda konu gene zevkler ve renklere bağlanıyor.
0
fff02561
(02.05.21)
Havalı çünkü
0
mg3929
(02.05.21)
Yetenek hiçbir şey, imaj her şey.
0
prole
(02.05.21)
ses ve dışardan bakınca sanırım büyük birisi gibi duruyor. bana mersinli bir kız çocuğunu hatırlatıyor.
0
evimin paspasi
(02.05.21)
Bence Arnavut olmasının çok büyük payı var. Hem farklı bir tip Batı için hem de biraz Doğulu kalıyor. Ben beğenmiyorum normalde çok ama iri yapılı bir kadın olduğu için ve anoreksiya modasına bir tekme de kendisi attığı için seviyorum. Bir de Hadidlerin en küçüğü Enver Hadidle nişanlandı, çok medyatikler ve farklılar bence.
0
Hallegadola
(02.05.21)
Teenage kizlara popstar lazim iste star isigi falan yok aslinda. New Rules disinda dogru duzgun sarkisi da yok. New rules basta dikkatimi bile cekmemisti, sagda solda duya duya zihne girip kendini sevdiren bir sarki o da. Magazinsel sansasyonel yonu fazla. Sampiyona sirasinda Ispanya milli takim kampina gelmis gizlice otele birileriyle birlikte olmus falan tum Avrupa bunu konusuyordu
0
neverletyougodown
(02.05.21)
Her sey ses degil cunku. Ha bu arada sesi de baya guzel bence ama asil olay sarkilari. Sarkilari guzel.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.05.21)
Katılıyorum sana, bence de pek bir olayı yok. Bizim kuşağın mesela britney spears gibi ünlüleriyle karşılaştırırsan dua lipa hiç bir şey.
0
roket adam
(02.05.21)
Be the one gibi bir şahesere sahip çünkü. Şarkıları çok iyi.
A101’de Adidas, Tommy Hilfiger, Bvlgari vs satılıyor?
ms brownstone
Google’da arattığım bir ürün A101’de de çıkınca sitelerine girmiş bulundum ve online’a özel ürünler gibi bir şey görünce tıkladım. Skechers ve Adidas ayakkabılar, Crocs terlikler, Bvlgari parfümler falan çıktı. Tommy Hilfiger mont, Armani iç çamaşırı falan bile gördüm yani, hiç aklıma gelmeyecek bir
Google’da arattığım bir ürün A101’de de çıkınca sitelerine girmiş bulundum ve online’a özel ürünler gibi bir şey görünce tıkladım. Skechers ve Adidas ayakkabılar, Crocs terlikler, Bvlgari parfümler falan çıktı. Tommy Hilfiger mont, Armani iç çamaşırı falan bile gördüm yani, hiç aklıma gelmeyecek bir sürü şey satıyorlar.
Merak ettiğim şey bunların gerçek olup olmadığı. Fiyatları da piyasanın çok altında değil gibi. Yani kim gidip mağazasından almak varken 50-60 lira az vermek için A101’den alır anlamadım. Zaten hedef kitlelerinin büyük kısmı Tommy Hilfiger mont almıyordur herhalde. Alanın da A101’den alması tuhaf geldi.
Sizce gerçek mi bunlar? Bu tür ürünleri A101 ya da benzeri bir yerden alır mıydınız?
Evet, evde oturmaktan bugün de buna kafa yordum.
0
ms brownstone (02.05.21)
adidas sketchers kitlesi nereden alır da a101 i elinin tersiyle iter? channel çanta satmıyo nihayetinde. gayet de alınabilir model beğendiysem yeterlidir sahte olduklarını düşünmüyorum
0
ala09
(02.05.21)
Online, e-ticaret satış gibi bu şeyleri sanırım hedefledikleri için gayet olası, giderek daha güvenilir bir alışveriş mecrası bile olabilirler. İnternet üzeri satışları çıktı çıkalı daha gzlleşti. Çiçek sepeti bile çiçekçiden kuyumcuya döndü. Adamlarda yok yok. Çok bir şey alnışlığım yok ama Niyeyse buradan alışveriş yapmak bana daha güven hissi veriyor.
0
halboyle
(02.05.21)
ben aldım crocs - gayet gerçek burberry parfum aldım - kodu gerçek ancak üretimi eskiydi, burberry body çok eski bir parfüm olduğu için boyner'den alınca da bu şekilde çıkmıştı.
0
nzessia
(02.05.21)
Bim de Stanley termos satıyor ara ara. Reklam olsun diye ya da eldeki stokları eritmek için yapıyorlar arada. Sahte ürün satamazlar.
0
vizivozo
(02.05.21)
A101 ve Bim şu an Türkiyede tüm markaları satacak büyüklükte ve potansiyelde. Şaşılacak bir durum yok. Hedef kitlesi ve müşteri grubu da eskisinden çok farklı.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(02.05.21)
Gerçek hepsi
0
Hallegadola
(02.05.21)
50 60 lira eğer ayni ürünse neden daha fazla vereyim ki
0
all girls dream
(02.05.21)
Bir ara bim ya da a101e iphone şarj aleti gelmişti. Sene 2018-2019 falandı. Burada yine “sahte satamaz” jargonları kullanılmıştı ama şarj aletini gidip iphone magazasına bu gerçek mi diye soran bir donanımhaber üyesi sahte olduğunu ilan etmişti. Tabi o sıra alan almış giden gitmişti.
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
Merhaba mevcut pandemi şartlarından dolayı nöbet usulü çalışıyorum ve cok fazla boş günüm oluyor. Yalnız yaşadığımdan dolayı bazen evde vakit geçirmekte zorlanıyorum. Sizin hobileriniz neler? Nasıl zaman geçiriyorsunuz? Bana ne önerirsiniz?
0
alisamadim (02.05.21)
3d print
0
basond
(02.05.21)
Şuursuzca oyun oynuyorum konsolda.
Bu zamana kadar ilgilendiğim şeyler hep dışarıda olduğu için onlardan da uzaklaştım, psikolojim daha fazla bozulmasın diye kendimi eğlendiriyorum.
0
chicha_v2
(02.05.21)
Oyun, gitar, milletle tartışma.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
Hobi sayılır mı bilmem ama konsolda ya da PC'de oyun +1
0
himmet dayi
(02.05.21)
Bisiklete binmek, kısa turlara çıkmak. Zaten binerdim ama şu 1 senede özellikle bisiklet sporu ile ilgili çok şey öğrendim.
0
burka
(02.05.21)
enstrüman spor ve kitap
0
superb
(02.05.21)
Pasta yapıyorum ben. Bir de bir senedir dışarıdan aldığımız birsürü yemeği evde yapmayı denedik, Thai curry, tantuni, pizza, deep dish pizza, hamburger (ekmeği de evde sıfırdan) gibi şeyler hem zaman alıyor hem keyifli.
Maket boyamaya giriştik.
Ben bir kanvas aldım akrilikle bir şeyler boyarım diye ama hâlâ yapmadım.
0
kobuzchu kiz
(02.05.21)
Klavye çalıyorum podcast kaydediyorun
0
paramolacak
(02.05.21)
Kanaviçe veya punch nakışı yapmayı çok seviyorum ama tezime bir türlü başlayamadığım için kanaviçe de yapamıyorum.
0
Hallegadola
(02.05.21)
'Hareket' ise konu, zaten başlamış olduğunuz, belki uzun süre önce yapıp, zevk alıp, ara verdiğiniz bir uğraşa tekrar başlamanızı öneririm.
Yoga kursuma online devam ediyorum, düzenli yapmaya çalışıyorum. Sıfırdan başlamazdım herhalde.
Dil öğrenmek hobi midir? Seviyorum sanırım. Fransızca öğrenmeye başladım, zevk ve sefa için. Kursum var, online devam ediyor.
Şarap bir süredir oyun alanım. Tadımlar maalesef online.
Geleceğe dönüş filmindeki gibi, şimdiki bilgilerinizle. Ekonomik olarak nasıl girişimlerde bulunurdunuz? Bilgisayar üretirdim, telefon üretirdim gibi sermaye isteyen cevaplar kapsam dışı :) 5 paramız yok sermaye. Nasıl para kazanırdınız?
Geleceğe dönüş filmindeki gibi, şimdiki bilgilerinizle. Ekonomik olarak nasıl girişimlerde bulunurdunuz?
Bilgisayar üretirdim, telefon üretirdim gibi sermaye isteyen cevaplar kapsam dışı :)
5 paramız yok sermaye. Nasıl para kazanırdınız?
0
Vse budet horosho (02.05.21)
Cemaat işlerine girerdim, nasıl olsa 2000 lerde bilgisayardan da , telefondan da daha değerli olcak diye :)
0
paramolacak
(02.05.21)
Hazır kolayken ABD'ye göç ederdim. Iki yıl community college'de okur, sonraki iki yıl üniversiteye geçerdim biraz borç alıp. Ardından para biriktirip San Francisco'da ev alırdım. Nasıl olsa ev fiyatları 10 katı artacak. Sonra da Microsoft'tan Apple'dan Google'dan HP'dan param oldukça hisse satın alırdım.
0
howfaristhesky
(02.05.21)
Değerli arsaları toplardım. Ama gerçekten o yıllarda uyanmış olsam ekonomik girişimlerden daha başka şeyler benim için öncelik olurdu.
0
Andrew
(02.05.21)
poker oynayarak dünyayı gezerdim galiba.
0
eksimeksi
(02.05.21)
Değerli arsaları toplardım +1
0
Hallegadola
(02.05.21)
bugünden her bilgiyi taşıyabiliyorsak iki hafta arka arkaya loto sonuçlarını alırdım yanımda. ahaha. sonuçta o günlerde de arsaların değerleneceğini kimse bilemezdi.
bu parayı da altın olarak kenarda tutup ölene kadar yerdim herhalde. ne uğraşıcam arsa toplayıp yatırım yapmakla.
0
bohr atom modeli
(02.05.21)
Valla ben gider geleceğe dönüşteki gibi müzik camiasina dalar, ordan yürürdüm. Millet daha neyi besteleyeceğini bilmiyorken ben gider bişekilde dahil olur tarihin akışını değiştirirdim.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
Adam beş kuruş sermayemiz yok diyor, siz arsa topluyorsunuz. Beş kuruşumuz yokmuş. O arsalar ucuzsa bile bedava değil ki. Bari gecekondu dikip seçim zamanı tapu almaya falan çalışın.
0
kibritsuyu
(02.05.21)
Çatır çatır bir kaç dil konuşuyorum. O devirde sırf bu sayede bile havada kapardı şirketler beni. Mevzuat değişir ama iş tecrübesi değişmez, okudun mu kavrayacak tecrüben olsun yeter. Bence çok kısa sürede adapte olurdum. Biraz para biriktir, kendime minimum sermayeyle bir şirket kurar, bir uçak biletiyle gidip yurt dışından distribütörlük kovalardım. Bunun yanı sıra, salt parayı değil, güç kazanmayı da dikkate alarak hareket ederdim.
0
latchet
(02.05.21)
@kibrit suyu, evet demek istediğim oydu :)
0
🌸Vse budet horosho
(02.05.21)
@bohr atom modeli, loto bilgileri ezberimizde yoksa o da mümkün değildi :) yanımızda götüremiyoruz çünkü ansızın 1970'de uyanıyoruz.
ben kiz tarafiyim, eskiden Mudo concept'te cok sik erkek aksesuar ya da kisisel,dekoratif esya tarzi hediyeler olurdu. hic kalmamis. biraz klas bir sey almak istiyorum, evladiyelik. yakinda baba olacak bu arada, onunla da ilgili olabilir... hangi markaya, siteye baksam?
ben kiz tarafiyim, eskiden Mudo concept'te cok sik erkek aksesuar ya da kisisel,dekoratif esya tarzi hediyeler olurdu. hic kalmamis. biraz klas bir sey almak istiyorum, evladiyelik. yakinda baba olacak bu arada, onunla da ilgili olabilir... hangi markaya, siteye baksam?
0
honfleur (01.05.21)
Aklıma ilk kaliteli bir çakı, saat, kol düğmesi ve dolma kalem geldi. Bunlar klasik hediyeler. Bir de şöyle kutu hediyeler oluyor, bir mutluluk ve muhiku gibi sitelere bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(02.05.21)
yıldönümünüze ne kadar zaman kaldı bilmiyorum ama bir arkadaşım kişiye özel seramik üretiyor. isterseniz hesabınızı inceleyebilirsiniz: www.instagram.com
0
chillbabe
(02.05.21)
kahve seviyorsa kahve makinesi al.
0
nuisance
(02.05.21)
Güzel bir dolma kalem olabilir.
0
oligomer
(02.05.21)
Eşim doğum gününde bana bunu aldı. Cok mutlu oldum salona monte ettik gün içerisinde atış yapıyorum hep:) archtwain.com
Soru biraz provakatif gelebilir ama, yandaş kanallarda bir yalakayi gorunce aklima şeytanin düşürdüğü bir soru..adami taniyorum, aslinda zihnen nasil muhalif oldugunu biliyorum, soylediklerinin tam tersini dusundugunu/bildigini biliyorum, ekran karsinsinda "yaliycam yaranicam" diye nasil parende att
Soru biraz provakatif gelebilir ama, yandaş kanallarda bir yalakayi gorunce aklima şeytanin düşürdüğü bir soru.. adami taniyorum, aslinda zihnen nasil muhalif oldugunu biliyorum, soylediklerinin tam tersini dusundugunu/bildigini biliyorum, ekran karsinsinda "yaliycam yaranicam" diye nasil parende attigini goruyorum.. liste uzar gider lakin bu "emeginin" karsiligi olarak nasil balli lokmalar aldigini da biliyorum, hersey ortada.. derken lanet seytan kulagima fisildiyor " sana malum gazatede malum tv de yorumculuk verseler yapar miydin, yapmaz miydin, kac paraya yapardin kac paraya yapmazdin, herseyin herkesin bir fiyati varda senin yok mu?" durust olayim/olalim cevabi zor soru.. simdi bu soruyu ben size soruyorum gecenin iblisi olarak. ama tek bir istegim var, samimiyet.. hemen " ben asla yapmam" demeyin.. aylik gelirin de ki 5000 de ki 10000 de ki hic.. sana da geldi dediki aylik 250.000... oar icin leblebi degil, basaksehirde bir mutahitin bagislayacagi daire 2.5 milyon mesela.. tekrar soruya donersek ez cumle: 1-yapar miydin? 2-kaca yapardin? unutma! tek kriter samimiyet, şu an teklifin yapildigini ve kimsenin cevabini bilmedigini farzet..
0
alttaraf (01.05.21)
muhalefeti para aldigim icin yapmiyorum. inandigim degerler bu yonde oldugu icin yapiyorum.
bununla beraber zaten yandaslik yapmadan gayet guzel para kazanabiliyorum. onurumu ve seferimi parayla satmam. bunu da kim olsa yapardi diye mesrulastirmaya gerek yok. cunku kim olsa yapmiyor, kimileri de inandigi degerler ugruna olume gidiyor.
bu cevap belki samimiyetsiz gelebilir. ancak para disindaki tatmin kaynaklarinizi cogalttiginiz zaman boyle sorular cok toy geliyor.
0
antikadimag
(01.05.21)
yapmazdım diyemiyorum ama yaptıktan sonra kendimi nasıl tahammül edebilirdim onu bilmiyorum. yani ılımlı konuşabilirim mesela ama canhıraş savunamazdım sanırım.
0
kljgslsdkjsd
(01.05.21)
Kimse parayla ruhumu ve karakterimi alamaz. Şimdiye kadar gelen illegal teklifleri değerlendirseydim şu an bu genç yaşımda milyoner olurdum.
Yapmazdım, her işin oluru para değil.
Edit: Avukatım, ayda 250 bin liranın gerçek dışı olduğunu düşünen alttaki gazeteci arkadaşa ilgili miktarın sandığı kadar astronomik olmadığını söylemek istiyorum.
İkinci Edit: Söz meclisten dışarı ancak yapılan şeyi rasyonalize etmek için "başkaları da yapardı" demek demagojidir. İnsanların mantıklı düşünme kabiliyetini tıkamak ve kitleleri duygularıyla hareket etmeye sevk etmek için yapılan sıradan bir yöntem bu; bilinçli yapılıyorsa kötü, bilinçsiz yapılırsa daha kötü.
0
vedatchilipeppers
(01.05.21)
yani turkiyeden 3/5 tane ornek verilebilir.. isim sormayin cunku kimi desem hemen karsi cenahtan bir köpürme olacak.. lakin para/makam karsisinda dik durmak gercektwn zor ve bu sinavi gecen basin tarihimizde cok az kalem bulunur, kimse de sinanmadigi gunahin masumu degildir..
0
🌸alttaraf
(01.05.21)
astronomik bir rakam olursa yapardım. sonra o parayı biriktirip yurtdışında ev ve oturum alırdım. sonra arkama bakmadan terkederdim burayı evet.
ayrıca rte sağolsun ülkede satın alınamayacak neredeyse kimsenin olmadığını gösterdi bize. bu arada sayın ceviz kabuğunun durumuna çok şaşırdım.
0
vizivozo
(01.05.21)
Gerçek hayatta asla satmam diyeceğine emin olduğum muhalif insanların küçücük işyerindeki patronlarına, kurumsal şirketindeki ceolarına nasıl davrandıklarını gördüğüm için söyleyebilirim ki bence gerçekten satmayacak çok az insan vardır. Azıcık zam, terfi için herşeye göz yuman insanlar konu 250.000'e gelince nasıl değişmez ki?
0
mysticriver
(01.05.21)
1- yapardım 2- aylık 60-70bin liralara çokta güzel yapardım
Bir kere bile yalan dolana gerek kalmadan hükümeti günde 6-7 defa övebileceğim konular bulurdum, biliyorum zaten.
0
avatar is back
(01.05.21)
bu konu bana eski bir hikayeyi hatırlattı.
‘’Bir adam barda flörtleşmek için bir kadına doğru yönelir. Onunla flört eder. Havadan sudan konuşur. Ama kadın onunla eve gitmeyeceği konusunda kararlıdır. Adam der ki, ya sana benimle yatman için bir milyon dolar versem? Kadının hayatında hiç bir milyon doları olmamıştır. Durup teklifi ciddi ciddi düşünür. Adam fikrini değiştirir, ya teklifimi bir dolarla değiştirirsem? Kadın şaşırır. Sen benim nasıl bir kadın olduğumu düşünüyorsun, der. Adam der ki, onu zaten anladık. Şimdi sadece pazarlık yapıyoruz. ‘’
soruya cevap: üzgünüm ama para için kalemimi satmam. genç zamanlarımda kolay para bir adım uzağımdaydı ve zorluklara rağmen okuyup istediğim işi yapmak için bugünlere geldim. idealist olduğunu savunan hiç kimse de satmamalı kanaatimce.
0
papa ikinci jambon
(01.05.21)
soz konusu dahi olamaz, degerlerimle bagdasmayan yollara gitmem icin teklifler aldim, ama ben hayati oyle yasamiyorum. Satardim diyenlerin milyonlarca lirayla yasayamayacagi hayati bedava yasarim ben...
0
hewit
(01.05.21)
Bence şimdiki yıllarını kimse kabul etmez. Yapanlar çok önceden beri yapanlar veya üzerinde fetö şüphesi bulunduğu için kurtulmak amacıyla çırpınanlar.. Akpnin ilk yıllarında yapmak bence daha mantıklıydı. Şimdi muhalafet geliyor koşar adımlarla, niye akpnin gerileme döneminde insanlar yaransın ki.
0
Hallegadola
(02.05.21)
Tabi soruyu tam cevaplamayı unuttum çok iyi paralar verilirse rok gibi takılabilirdim kadın halimle. Ama şu yıllarda işin içine girmezdim dediğim gibi.
0
Hallegadola
(02.05.21)
avatarisback +1 hallegadola +1
zamanında olsa yapardım şimdi akp dönemi geçiyor.
ama yine de politika beni her zaman korkutur, işler ters düz olabilir. bir anda milyonlarınız uçabilir. kendinizi hapiste de bulabilirsiniz. bu yüzden geride duruyoruz. beyaz yakalıyız ve suya sabuna dokunmadan yaşıyoruz.
0
blacksky
(02.05.21)
Valla hocam samimiyet de samimiyet vurgusu ile direkt "uzatmayin işte yapacağınizi biliyorum, parayı söyleyin" tarzı bir şey söylemeye çalışmışsın bence ancak olay direkt para değil.
Misal ben, kalemi satmayı geçtim şu medya denen saçma sapan ortamda muhalif olarak bile yer almak istemem. O saçma sapan ortamda gidip sermaye sahipleri ile ortak çalışıp, popüler kültüre göre hareket ettikten sonra muhalif sıfatın olsa ne yazar? Dolayısıyla benim için medya çöplüğündeki adamın muhalif ya da yandaş olması pek farketmiyor. Ordaki muhalif adam da birilerinin bişekil maşası, diğeri de. O ortamdaki muhalif adam da kalemini satmış oluyor zaten en temelde düşündüğün zaman.
Ben en başından öyle bir ortama girmeyecegim için de kimse gelip benim kalemimi satın almak istemezdi. Isteseydi de kabul etmezdim.
neyle ilgilidir? çok sayın doktorumuz aşıyla ilgili değil demiş de, neyle ilgilidir fikri olan var mı?https://twitter.com/mehmetceyhan23/status/1388105202113433606
neyle ilgilidir? çok sayın doktorumuz aşıyla ilgili değil demiş de, neyle ilgilidir fikri olan var mı?
global medyayı ister istemez takip eden biri olarak doktor sallamış israil aşı piyasaya çıktığında çılgınlar gibi aşı yaptı halkına hatta ilk aşılamayı yapanlar arasında olmak için aşı başına fazla para ödediler. sonra da ilaç firmasıyla papaz oldular.
Bazı yerlerde ve kafa karıştıran açıklamarda kasıt arıyorum bu da geçen sene abd'nin elinde maske olmadığı için dsö'nün maske takın dememesinden sonra başladı. Komple teorisi diyen de olabilir, gereksiz nüfus olduğu düşünülüyor. Kafası karışan çok insan var. Yine böyle cesaretlendirip "Çıkın, yiyin, için, sıçın" Diye bulaşı arttırıyorlar. Bizim ülkede herkes şaşırıyor da vaka sayılarının artmasına... Adamda/kadına maske hakgetire ve sigara desen fosur fosur içiyor. Haberlerde görülenden çok farklı davranıyor insanlar. dsö'nün sitesine baktım da sayılar çok da az değil yani.
Yayındaki açıklamaya ek olarak da "Çıksınlar da ölüp, kurtulsak" Açıklaması bu.
0
evimin paspasi
(01.05.21)
Ingiltere 48M asi, ABD 100m, Israil desen nufusun buyuk cogunluguna asiyi bitirmis. Sacmalamis iste, asi ile ilgisi nasi yok hocaefendi bulup ona mi okutuyorlarmis.
0
neverletyougodown
(01.05.21)
Bu adam kontrolden cikti, basip engelleyin. Akraba grubundaki komplocular bile bundan daha mantikli seyler soyluyor.
Zamaninda bu adam butun ulkenin tavuklarini toplatip itlaf ettirdi. Salginin en basinda da maske takmayin virusu yayarsiniz diyordu. Sonra asi imkansiz dedi. Asi cikti asla vurulamaz eksi 80'i kimse saglayamaz dedi.
Odu kopuyor rektorluk alamadan salgin biterse diye
0
divit
(01.05.21)
ABD'de yaşadığım yerin nüfusu 500 bin, 200 bin kişi aşı oldu. Vakalar inanılmaz düştü. Herkes aşı olmadan bile sayılar azalıyor.
günaydın herkese, uzun zaman sonra ilk defa bir sınava gireceğim. dışarıdan kalem silgi vb getirmek hala yasak mı? arabanın anahtarını alabiliyor muyum yanıma?
günaydın herkese, uzun zaman sonra ilk defa bir sınava gireceğim. dışarıdan kalem silgi vb getirmek hala yasak mı? arabanın anahtarını alabiliyor muyum yanıma?
0
kondansator (01.05.21)
Yasaktur. Araba anahtarını eğer emanetçi varsa bırakabilirsiniz. Kalem silgi veriyorlar. Su almayı unutmayın ama markasını çıkarın. Bu kadar. Başarılar.
0
Hallegadola
(01.05.21)
giriş belgesinin çıktısı ve kimliğinizi mutlaka yanınıza almanız gerekiyor. nelere izin verdiklerini giriş belgesinde epey detaylı yazmışlar.
merhabaiyi akşamlar.Tr şartlarında bekar ve ailesiyle yaşayan biri için (kira elektrik su fatura derdi yok, ortak bütçeden ödeniyor) bu ücret eminim ki çok iyidir. ancak pandemiden dolayı hayatlar alt üst oldu ve izinsiz çalışmak durumunda kalınabiliyor tabii ki ya da esnaf kepenk kapatıyor vs.yani
merhaba iyi akşamlar. Tr şartlarında bekar ve ailesiyle yaşayan biri için (kira elektrik su fatura derdi yok, ortak bütçeden ödeniyor) bu ücret eminim ki çok iyidir. ancak pandemiden dolayı hayatlar alt üst oldu ve izinsiz çalışmak durumunda kalınabiliyor tabii ki ya da esnaf kepenk kapatıyor vs. yani demek istediğim dişi sıkmalı mı, yoksa remizden delirmeli mi?
0
83746428 (30.04.21)
hocam sizi üzerler böyle çok söylemeyin maaşı madem...saygılar.
0
AlsterWasser
(30.04.21)
Arabanın mazotuna yetmez. Fakir maaşı.
0
elorelia
(30.04.21)
soruyu anlamadım ben de. esnaf mısın 20k kazanamıcak mısın bi süre aylık sorun nedir ?
sanırım anladım. 20k kazanıyorsun deli gibi harcayayım mı yoksa biriktireyim mi diyosun.
remizden delir.
0
garavel
(30.04.21)
remizden delirmek +1
Soruyu ben de anlamadım.
0
msb
(30.04.21)
20 bin lira maaş alıp ailesiyle yaşayan biri Remzi'yi delirtmiyorsa diş değil kafasına sıkmalı.
0
son feci skilacci
(30.04.21)
Temizden delirin gitsin.
Bu arada 20 bin lira aylık ücret çok iyi olmasa bile iyi sayılır. Standartların ortalama üstü olur. Ailenle yaşıyorsan standartlarını yüksek tutabilirsin. Diş sıkacak bir durum yok 3000$ para eder aşağı yukarı, takıl kafana göre.
0
vedatchilipeppers
(30.04.21)
Hocam 20 bin yetmiyor da ek iş mi yapmak istiyorsunuz tam anlaşılmadı. Yani tamamen beklentinize kalmış bir şey yoksa kafası rahat olsun diye terfi almak istemeyen de var.
@gabe sizin bir duyurunuza daha denk gelmiştim, ne iş yapıyorsunuz hakkaten merak ediyorum
çok değişik bir iş yapmıyorsanız bekar ve ailesiyle yaşayan biri için 20 bin tl türkiye şartlarında gayet iyi bir rakam. ancak 20 bin tl kazanan biri neden kendi hayatını kurmaz da aileyle yaşar orası çok ilginç bi konu. bence delirmenin sebebi biraz bu olabilir, parasal bir sıkıntı olduğunu sanmıyorum. bu arada ailenle yaşıyorsan muhtemelen genç bir arkadaşsın, gençsen de otur çalış derim.
0
roket adam
(30.04.21)
güzel bir flex başlığı olmuş. her zamanki bakın maaşım şucular da toplandığına göre bir sorunun daha sonuna geldik, iyi akşamlar.
0
aguen
(01.05.21)
Tuhaf soru.. Yine de yaklaşık 3000 TL alan ve kira ödeyen ve hala akıllı kalabilenlerle konuşmalısın. Buluşma yeri de dostlar çay ocağı olsun.
0
Erva
(01.05.21)
Ya ne paralar bunlar aylık 20 bin var ortada soruyorsunuz, çok iyi maaş devam.
0
Hallegadola
(01.05.21)
İşsizim, bekar ve ailemle yaşıyorum.
0
spartamed
(01.05.21)
Deyim zannedip ben de arattım remiz delirmeyi google'da.
20 bin.. akmasa da damlar.
Hesap hareketlerini görmeden inanmam. Görsem belki yine inanmam.
Herkese merhaba. Bu soruyu yakın arkadaşım(erkek birey) için soruyorum. Kuzeninin liseden arkadaşını eklemiş. Eklediği kızı tanımıyor, hiç tanışmamışlar. Kuzeni kızı göstermiş. Bu da beğenip eklemiş. Tabii kız daha onaylamamış arkadaşlık isteğini.Tanışmak için ne yapmalı? İnstagramdan mesaj mı atm
Herkese merhaba. Bu soruyu yakın arkadaşım(erkek birey) için soruyorum. Kuzeninin liseden arkadaşını eklemiş. Eklediği kızı tanımıyor, hiç tanışmamışlar. Kuzeni kızı göstermiş. Bu da beğenip eklemiş. Tabii kız daha onaylamamış arkadaşlık isteğini. Tanışmak için ne yapmalı? İnstagramdan mesaj mı atmalı? Bana göre imkansız karşı tarafın eklemesi. Sizin fikriniz nedir? İnstagramda beğendiğiniz profile istek gönderir misiniz?
0
tiptansoguyantipci (30.04.21)
Ben hayatımda hiç yapmadım ama beni bazen ekleyen insanlar oluyor. Normal selam verenler, fotolarla ilgili yorum yapanlar ve (sanırım) benim bir şeyler yazmamı bekleyenler olmak üzere üç grup insan var. Şahsi favorim dümdüz selam verenler.
Sizin durumda madem arada kuzen var, direkt oradan konuya girsin hanım kızımız kabul ederse. Cevap alamazsa da zaten olmamış demektir.
Not: Mesaj atmayın erkeğim.
0
son feci skilacci
(30.04.21)
Böyle çok oluyor ya tanımadığı kişiyi takip etme durumu. Ben bir bakıyorum iyi bir tipse geri takip ediyorum. Geri takip ederse bir hikayeden vs sohbet açılabilir.
0
turkce konusan uzayli
(30.04.21)
Eklediği kızın takipçi sayısı 1000’in üzerindeyse ordan buluşma ayarlaması zor. Sosyal medyada kızlara ilgi alaka had safhada tahmin ediyorsunuzdur. Yoo öyle değil diyorsanız da siz söyleyin yine de çok ümit etmesin. Gelelim taktiğe. Kız takip isteğini onaylamadan mesaj atmak gibi erkeği ‘muhtaç’ pozisyona sokacak bi harekete asla girişmeyin. Takip kabul edilirse hikayelerine bakar, kendisi bir iki hikaye atar, kız bakmış mı kontrol edilir. Eğer karşılık varsa bir hikaye üzerinden sohbet açabilir. Ekstra not: sen benim kuzenimin liseden arkadaşıymışsın’a girmesin.
0
hepbiarayisicinde
(01.05.21)
Mesaj atma ve eklemesin. Arkadaşa iletsin biri var sana göre, sen de bak, beğenirseniz konuşun desin. Yoksa hiç bulaşmasın.
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyors
Çevrenizde arkadaşlarınızın, akrabalarınızın, sevdiğiniz sevmediginiz insanların geneli mutlu, işi gücü yolunda, iliski evlilik hayatları bi düzende fakat siz yerinizde sayıyorsanız; şansınız, kaderiniz size hep kazık atıyorsa bir şeyler için çaba gosteriyor emek veriyor ama yine hiçbir şey olmuyorsa özetle dönülmez akşamın ufkundaysanız ve artık vakit çok geçse bir şey dokunmuyor mu size de. Başkalarına karsı art niyetten değil de kendinize duyduğunuz üzüntüden dolayı çevredeki insanların mutluluğuna tahammülsüzleştiginizi hissettiğiniz oluyor mu?
Mesela somutlandirayim. Geçen gün bir akrabamiz oğlunun geleceği hakkinda (lise tercihleri)planlama yaparken ortamda beni olumsuz örnek olarak gosterdi. Ben yıllardir kpss'ye giren atanamayan ücretli ögretmenlik yapan bir öğretmenim. Tabii ki o cocuğa ben de önermem fakat çok zoruma gitti söyleyiş şekli. Ortamdaki kuzenlerime siz kendinizi kurtardıniz dedi fakat beni yillardir surunen ve bir baltaya sap olmamış biri gibi lanse etmesi o kadar zoruma gitti ki. Ağlayacaktım. Ben üniversiteden mezun olalı 10 yıl oluyor neredeyse. Fakat hep aksilikler oldu mesleğimle ilgili. Zaman zaman ben de yetersiz oldum gereken çabayı gosteremedim belki ama genel olarak hep ugrastim,hep bir seylere tutunmaya çalistim. Mezun oldugumdan beri ücretli ögretmenlik yapiyorum. Oyle ya da boyle kimseye muhtaç olmak istemedim.
Fakat insanlar bu işsizlik ortaminda buna bile burun kiviriyorlar. Ücretli ögretmenliğe devam ettiğimi söyleyince acıyolar resmen. Bu durum artik o kadar zoruma gidiyor ki... insanların ne dediğini takma diyecekler olacaktır belki ama olmuyor oyle. Herkese karsi ezik gosteriliyorsun yetersiz basarisiz gosteriliyorsun. Nasil takmayacaksin ki.
Hem başkalarini takmasan bile sen kendine sorup duruyosun. Ne olacak böyle , ne zaman duzelecek, başka bir seye mi yonelmem gerekiyor iş güç konusunda. Sıfırdan neye başlanir ki vs vs vs
Bi de evlilik konuları var. Bu konuda da emin olun insanlar nispet yapmaya bayıliyorlar. Mesela tek sap siz mi kaldınız. İnceden göndermeler başlıyor hemen. Yok senin çeyizine de yardim ederiz yok pikap'in ismini de ayakkabinin altina yaz... bi gün bile kimseye ben artik evlenmek istiyorum demisligim yoktur. Ama nispet yapılacak ya illa. Bir şekilde üzerimden geçilmesi gerekiyor. Tek malzeme benim sonuçta.
Evet. Art niyetli değilim dedim ama belki de öyleyim. İnsanların mutlulugunu, mutluluklarını gozüme sokmalarini çekemiyorum artık. Evet herkes mutlu olsun tabii ki. Allah kimseye kotu gunler yasatmasin ama insan düşünmeden edemiyor. Ben de mutlu olayım. Çok mu zor?
Gerçekten çevrenizdeki tek nutsuz kişi kendiniz olduğunu düşündüğunüzde siz ne hissediyor ne yapıyorsunuz?
Not: soru sorma bahane iç dökme şahane.
0
pikap (30.04.21)
İnsanların çoğu kendini bilmez. Herkes başkalarının hayatını yargılayabileceğini düşünüyor. Sebebi eğitimsizlik. Böyle insanlarla iletişimi en az seviyede tutmak, aynı ortamda bulunmamak, mümkünse hiç konuşmamak iyi bir yol.
Karakter olarak zayıf kişilerin başarılı, zengin olduğunu görünce ben de zaman zaman rahatsız olurum onların hareketlerinden. Karakteri iyi olan insanların başarılı, zengin olmalarından hiç rahatsız olmam. Rahatsız olmama neden olan şey genelde o kişinin karakteri olur. Örnek olarak biri başarılıdır ama bundan bahsetmez bile. Alçak gönüllüdür, insanlara üstten bakmaya çalışmaz. O kişiden hiç rahatsız olmam. Hatta umarım daha başarılı olur derim.
0
dissendium
(30.04.21)
İş konusunda sevgilimle aşırı zor durumlardan geçiyoruz ve acı çekiyoruz. Gülen insanlardan nefret ediyorum bazen o derece.
0
Hallegadola
(30.04.21)
Karikaturde ss, hayat cok mu guzel lan diyen abimizin hissettiklerini uzun uzun yazmissin bi nevi. Ama guzel haber su ki normal bir durum. Anormal olman icin sen mutluyken de baskalarinin mutluluguna isyan etmen lazim. Bu hastalikli. Seninki saglikli. Yani; gecer. Gun dogmadan neler dogar. Hayatta degismeyen tek sey degisim, umarim her sey adina guzel degisir.
0
onemoremile
(30.04.21)
Bulunduğun konumla barışmanı öneririm. Yani bekar olabilirsin, veya işsiz olabilirsin, ee ne var yani? Akraba ilişkileri zaten türk kültüründe oldukça toksik, onlarla bile görüşmene gerek yok. Gerçekten sana değer veren arkadaşlarınla vakit geçirmen daha mantıklı, yerim akrabasını. Bunları kafana takman gereksiz yani, çıkar kendini o ortamdan. Senin ortamın orası değil. Hayat bu, herkesin hızı farklı, ilerlemesi farklı, isteği, planı farklı olabilir. Bir kalıba uymak zorunda değilsin. Dediğim gibi bu insanlarla takılma. Senin gibi yaşayan milyonlarca insan var bu ülkede. Kimi için çok iyidir kimi için çok kötüdür. Üzme kendini. Uzaklaş.
0
roket adam
(30.04.21)
Hepsini okuyamadım salt başlığa istinaden yazıyorum; umrumda bile değil.
0
vedatchilipeppers
(30.04.21)
@roket adam
Beni isyan ettiren şey de bu oluyor zaten. Yani evet çok mutlu olmasam da planlarim istediğim sekilde gitmese de ben an'lik halimden memnunum. Kariyerim yok belki ama Çok şukur bi işim var. Hayatımda bi eş yok ama zaten yalnizligi seven biriyim.
Fakat insanlarin bana acınası davranmaları kendilerini tepede gormeleri beni sinir ediyor. haklisiniz en guzeli boyle ortamlara yaklasmamak ama iste bazen mecbur o ortamda bulunmus oluyorsunuz.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Önceden her şeyi daha fazla üstüme alınırdım. Fakat hayatımı düzene soktuktan sonra ve iç huzurumu sağlayınca gerçekten insanların söyledikleri umrumda olmadı.
Bence insanlardan çok siz kendinizden memnun değilsiniz.
0
perfectlysplendid
(30.04.21)
@perfectlysplendid
Evet tabii ki insan kendisini sorguluyor daha mutlu olmak istiyor. Memnuniyetsizligimi inkar etmiyorum zaten. Bakin siz kendiniz de diyorsunuz "hayatimi duzene soktuktan sonra umrumda olmadi" diye. İnsanın hayatında duzensizlikler olunca kafaya takiyor bir sekilde.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Başkaları dedi de yap diye demiyorum ama ne yap ne et gece gündüz çalış ve atanmaya çalış. Eskiden gece gündüz çalışınca atanabiliyordu insanlar ama şimdi o bile zor evet ama kendin için yaptığın en iyi şey olacağını söyleyebilirim. Bu arada insanların konuşmaları, karşılaştırmaları hiç bitmez. Sadece kendin için bi şeyler yapmaya çalış.
0
oyokbuyoknevar
(30.04.21)
Valla diğer insanların mutluluğu benim için mutsuzluk sebebi yaratmaz. Iş konularında falan da pek hırslı değilim o yüzden o konular da pek umurunda olmaz.
Bir de genel olarak bir arabesk moduna girip "ne yapsam olmuyor, şans, kader, herkesin hayatı süper bir ben sürünüyorum" olayları bana biraz saçma geliyor. Hani "hayat süper, çalışırsan yaparsin" tarzı boş hayaller satma falan değil amacım. Sadece sorunun çözüm yolunun o arabesk mod olmadığını söylemek istiyorum. Ortada bir sıkıntı varsa ve sen o sıkıntıyı gerçekten çözmek istiyorsan o zaman o sıkıntıyı analiz etmeye çalışıp, ona yönelik çözüm üretmeye çalışırsın değil mi.
Misal senin durumu ele alalım, öğretmenlik tercih ettin ve kadro olmadı sen de çözüm olarak gidip ücretli öğretmenlik yapmaya başladın. Böyle bakınca evet, bir çözüm bulmussun ancak o bulduğun çözümün etkili çözüm olmadığıni farketmişsin peki sonra ne yaptın? Atıyorum gidip sıfırdan üni okumayı düşünüp başka mesleğe geçiş yapmaya çalıştın mi? Tamam, oldukça zor ve uzun süreli bir çözüm ancak başka bir çözüm işte senin sıkıntına. Niye denemedin bu yolu? Ya da ben mesleğinden memnunum diyorsan oturup deli gibi KPSS falan kastın mi?
Demek istediğim bir şeyin çözümünün farkli şekillerde yolu olabilir. O yollar da her zaman kolay olmaz. Işte bu sefer de olay neyi istediğine geliyor. Gerçekten o sıkıntıyı çözmek mi istiyorsun yoksa oturup "hayat böyle, kader, sans" deyip arabesk moda girmek mi istiyorsun.
Tabii bir de bunun dışında, senin kendini bir şekilde ezik görme olayın var gibi. Anlıyorum, işsizlik psikolojisi falan yüzünden bu şekil bir durum oluşmuş olabilir ancak başkalarının seni aşağılamasına da elinden geldiğince karşı çıkman gerek. Misal o akrabanın yaptığı olay gibi densizlikler karşısında onun dediğini kabullenmek yerine "Sen kimsin ki beni kalkıp başkalarıyla kıyaslayıp bir de aşağılamaya çalışıyorsun" diye çatman bence daha iyi bir tepki olurdu. Issızsin diye bu şekil olayları normalleştirmeye çalışma.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani
Bana dokunan şey zaten elimden gelen her seyi yapip bir yere varamamak. Kuru kuru oturdugum yerden arabesk takilan biri olsaydim zaten bu kadar sorgulamazdım da.
Mesela ikinci bi ünv okudum ben okuyunca onun da önü kapandı. Ücretli ögretmenlik cozum olarak gorup devam ettirdigim bi is degil. Sadece hem okul ortami kendi meslegim diye hem de ekonomik ozgurlugum olsun diye devam ettirdigim bi durum.
Kpss ye verdigim emek o kadar coktu ki bu yil. Evet ben de kendime soyledim sizlanmakla olmaz cozum lazim diye. Tum parami enerjimi gecemi gunduzumu kpss ye ders calismaya harcadim. Cok da guzel bir puan aldim fakat bu sefer atama sayisini diger yillardan dusuk tuttular. Farkli alanlardaki alimlara da basvuruyorum onlar da olmadi.
Hani hep çabalayip hiç olmayinca kim olsa isyankar takilir emin olun ve artik cozum aramaktan da yorulur.
0
🌸pikap
(30.04.21)
Hocam tamam da 1- Ben senin bu şekilde uğraştığını nereden bileyim? Yazdığın duyuruda sadece 10 sene önce öğretmenlik mezunu olan ve ücretli öğretmenlik yapmış biri olduğun bilgisi var. Okumuş olduğun ikinci üniversite, sınavlara ne kadar hazırlandığın ile ilgili hiçbir detay yok. Hal böyleyken sanki ben bunların hepsini biliyormuşum da ona göre cevap yazmışım gibi bir cevap almam sence de garip değil mi. Duyurunu dışardan birisiymiş gibi okursan ne demek istediğimi anlarsın.
2- Mesela bu yazacaklarım da üstteki mesajından aldığım ek bilgilere göre olacak.
Tamam, uğraşmışsin gerçekten ve olmamış ancak benim mesela bu olaylar sonucunda gördüğüm şey sende geleceği iyi analiz edememe olayı gibi duruyor. Amaç seni yerme falan değil, sadece probleme ve çözümüne yönelik bir düşünme. Yani gidip iki kere önü kapanan bir üni bölümü okuduysan -ki ne olduğunu bilmiyorum ve umarım yine sanki zaten onu biliyormuşum gibi değerlendirmezsin- ben senin yerinde olsam kendimi geleceği pek öngöremeyen biri olarak yorumlarım. Yani oturup yine isyan edeceğime derim ki "demek ki olay bu, gidip başka şeylere odaklanmaliyim".
Tabii ki geleceği öngörme olayı çok zor ancak madem gidip o kadar emek harcayıp ikinci bir üni okuyacak olsaydım ben oldukça garantili takılırdim mesela. Atıyorum giderdim klasik yazılım ya da mühendislik ile ilgili bişeyler okurdum. Bunlarin önünün kapanması zaten mümkün değil vs.
Neyse, umarım bişekilde cozersin deyip uzuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.21)
Senle alakası yok. Sözde türk insanı düşüncelidir, iyi niyetlidir. Alakası yok. Herkesin derdi daha fazla para kazanmak. Düşünceli de değildir. Yüzeysel, bencil, kötü bir toplum. Belki senin yanında bile söylememeleri gerekirken bir de söyledikleri şeye bak. Ben de benzer durumlar yaşadım. Hiç de alttan almıyorum bu saygısızlıkları. Üslubunca cevabını veriyorum. Ve izole bir hayat yaşıyorum. Toplum bu. Çürümüş maalesef.
0
black mamba
(30.04.21)
Ayrıca düzgğb bir toplum olsa bazı sorular sorulmaz. İşsiz olduğunu bildiğim arkadaşlarıma "senin iş ne oldu" bile demiyorum çok yakın değilsek. O insan için işsizlik zaten zorken bu soruyu duymak da yıpratıcı oluyor. Ama toplumda çok sorulan sorulardan biri.
Eğitimsiz ve kötü bir toplum. Bir futbolcunun eşi vardı. Sürekli neden çocuk yapmıyorsunuz, çocuğunuz yok mu gibi sorular soruyorlarmış instada. Kadın da son olarak açıklama yapmıştı. Artık sormayı bırakın çocuğumuz olmuyor diye. İnsanlar zaten üzülüyorken bir de böyle densizliklerle uğraşıyorlar. Senin durumun da aynı. Yolunu bulursun bir şekilde ama toplum baskısı kötü. İşleri yoluna koysan, iş Buldan, evlensen bu sefer çocuk sorusuyla muhatap olacaksın.
0
black mamba
(30.04.21)
@j r r tolkien hayrani
İğneleyici bir üslubunuz var. Yine de uzun uzun yazmissiniz sağ olun.
0
🌸pikap
(30.04.21)
akrabalarınız siz başarılı olsanız da boklamak için bir yol bulur. tıp kazanmıştı kuzenim, diger teyzem "tıp okuyanlar çok mutsuz oluyormuş." diye laf atmaya çalışıyordu. o yüzden en iyisi akrabalardan uzak durmak.
0
bana bir nick verin
(30.04.21)
amaaan be pikap, salla gitsin. yaşadığın şeylerin başka hallerini yaşıyorum ben de, ama artık saldım. biri bi laf derse laf sokuyorum artık direkt. insanlardan da uzaklaştım bu yüzden. görüştüğüm bi kaç kişi kaldı sadece. kabullendim herhalde bazı şeyleri.
Cildinde bu sorunu yaşayıp düzelmiş olan var mı?Aslında cildimdeki sorun bu kadar ileri değil. Ama zamanla bu şekilde olacağının farkındayım. Cildim pürüzlü. Sebebinin cildin aşırı susuz kalmasından olduğunu öğrendim. Bu nedenle cilt aşırı yağ üretiyor. Gözenekler oluşuyor. Bunu önlemek için nem ver
Cildinde bu sorunu yaşayıp düzelmiş olan var mı?
Aslında cildimdeki sorun bu kadar ileri değil. Ama zamanla bu şekilde olacağının farkındayım. Cildim pürüzlü. Sebebinin cildin aşırı susuz kalmasından olduğunu öğrendim. Bu nedenle cilt aşırı yağ üretiyor. Gözenekler oluşuyor. Bunu önlemek için nem veren ürünleri üst üste uygulamak ve beslenmeye dikkat etmek gerektiğini anladım. Beslenmeme 2 aydır dikkat ediyorum. Gluten şeker süt ürünleri yok kefir harici. Karbonhidratı az besleniyorum. Ama cildim daha kötüye gidiyor. Bunalıma girdim. Çünkü ailemde böyle cildi olan yok.
0
canavar geliyor kacalim (30.04.21)
rose hastalığı veya egzama olabilir dermatolojiye gidip doktorunuza danışın belkide alerjik bir reaksiyondur
0
baknedicem
(30.04.21)
Benim de cildim böyle keseliyorum kendimi iyi geliyor bir de lazer epilasyon.
0
Hallegadola
(30.04.21)
Fiziksel müdahale dışındaki şeylerle geçeceğini sanmıyorum.
Aynı problem bende de var, bu ana kadar kendi yaptıklarım işe yaramadı. Siz cildinizi temiz ve nemli tutun. Haftada bir peeling yapın. Az da olsa farkediyor.
0
perfectlysplendid
(30.04.21)
Peeling yapmak cildimi tahriş ediyor. Susuzluk kaynaklı olduğundan bu tür şeyler cildimi daha çok yağlandırıyor aynı zamanda. Keseyi hiç yapamıyorum.
merhaba,kpss işinden hiç anlamıyorum. her sene oluyor mu? sanki bir sene öğretmenler bir sene diğer kurumlar için yapılıyordu. doğru mu?mesela, 2021 yazında bir "mimar"; kamu kuruluşuna girebilmek için bu seneki sınava girebiliyor mu? yoksa seneyeki kpss'yi mi bekleyecek?kaynak: https://www.trthaber
merhaba,
kpss işinden hiç anlamıyorum. her sene oluyor mu? sanki bir sene öğretmenler bir sene diğer kurumlar için yapılıyordu. doğru mu?
mesela, 2021 yazında bir "mimar"; kamu kuruluşuna girebilmek için bu seneki sınava girebiliyor mu? yoksa seneyeki kpss'yi mi bekleyecek?
bakanlık kadrolarına girmek için bu sene uzmanlık sınavlarına da girmek koşuluyla girebilir.
yok b grubundan atanmak istiyorum uzmanlıkla falan uğraşamam ben diyenler (ki çoğunluk böyle sanırım) seneyi bekleyecek.
0
kljgslsdkjsd
(29.04.21)
Of, bu konuyu kimse doğru dürüst bilmiyor. Üstteki arkadaş eksik biliyor.
Avukat, mühendis, mimar isen ya da düz memurluk düşünüyorsan çift yıllarda gireceksin sınava. Çift yıllarda girilen KPSS’nin ataması yılda ikişer defadan toplamda 4 defa olur iki yıl içinde. Mesela KPSS 2020ye girdim. Temmuz 2020, Kasım 2020, Temmuz 2021 ve Kasım 2021 atamalarında tercih yapabileceğim bir yer gelene kadar. Bu gruba KPSS B grubu denir. Sadece genel kültür ve genel yetenek çözülür. Bunlarda mülakat yoktur. Doğrudan aynı üniversite tercihi yapmış gibi atanırsınız.
Uzman yardımcılığı kadrosu farklıdır. Bu gruba KPSS a grubu denilir, amaç devlete yönetici bürokrat yetiştirmektir. Bu grup genel kültür ve genel yetenek ile birlikte mezun olduğu alana göre hukuk, iktisat, maliye, muhasebe, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, çeko ve işletme çözer. Hepsini çözmek demek değil bu. Mesela ben uluslararası ilişkiler mezunuyum. KPSS puan cetveline baktım. Bölümüme göre puan türlerim p34, p35, p36,p37 ve p38. Bu puan türlerinde ne var, uluslararası ilişkiler, hukuk,iktisat ve maliye. Ben sadece bunları çözdüm, diğerlerine bakmadım. Puan alındıktan sonra kurumlar da yavaş yavaş uzman yardımcılığı ilanı açar. Bu ilanlar genelde yazılı ve sözlü olmak üzere iki sınav daha içerir. İşte burada sıkıntı başlıyor çünkü en başta dediğim gibi amaç geleceğin bürokratını yetiştirmektir zaten diğer adı da kariyer memurluğudur. Ancak bu sebepten dolayı çok referans döner. Burada da referans arama süreci başlar.
Öğretmenlik ise ayrı onu da bilen bir arkadaş cevaplasın.
merhabalar, 21 yaşındayım, covid sürecim dün bitti ve negatif çıktım. çok kolay geçirmemiş olsam da büyük sıkıntım da olmamıştı, ta ki sigara içermediğimi fark edinceye kadar. tat ve koku duyularım sigara hariç tamamen normale dönse de sigarayı yaktığım an yanmış lastik kokusu almaya başlıyorum. içt
merhabalar, 21 yaşındayım, covid sürecim dün bitti ve negatif çıktım. çok kolay geçirmemiş olsam da büyük sıkıntım da olmamıştı, ta ki sigara içermediğimi fark edinceye kadar. tat ve koku duyularım sigara hariç tamamen normale dönse de sigarayı yaktığım an yanmış lastik kokusu almaya başlıyorum. içtiğim zaman da çürük soğan, asfalt karışımı iğrenç ve keskin bir tat oluyor. hayattan soğudum. mentollü sigara da yasaklandı... ne yapacağım? düzelecek gibi de durmuyor. şimdiden teşekkürler.
0
winstonslenderblue (29.04.21)
ne güzel işte bunu değerlendirip sigarayı bırakabilirsin.
0
jelly bear
(29.04.21)
@jelly bean teşekkür ederim cevabınız için, kızmayın bana ana sigarayla aram hep iyi idi... yolumuz ayrılsın istemezdim fakat düzelmezse çare yok galiba:(
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
Sigarayı bırakmak için eline mükemmel bir fırsat geçtiği için sigarayı bırakacaksın :)
Süreç uzun sürdü dediğiniz için uzun süredir sigara içmediğinizi varsayıyorum, uzun süre sigara içmeyip sonra tekrar içildiğinde "yanmış lastik" gibi olmasa da çok kötü kokar zaten bu normal gayet :) hep çok kötü kokuyo zaten de biz sürekli içtiğimiz için anlamıyoruz
0
savidan
(29.04.21)
@savidan son derece olumlu cevabınız için çok teşekkürler, belki de bu yüzden bırakmış olacağım evet :( bu arada uzun süre bırakmadım aslında, hep deneyip söndürdüm yarıya gelmeden fakat asla da düzelmiyor işte...
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
tabi sigarayı bırakmak için güzel bir sebep ama dayanamıyorum diyorsan vape'e başla. bakalım onlardaki tat durumu nasıl olacak?
0
false pretension
(29.04.21)
@false pretension teşekkür ederim, vape aklıma gelmemişti. son durak o olsun bari:/
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
Yasiniz cok cok genc. Ben cok sevindim sahsen icemediginize, kusuruma bakmayin :)))
0
invictae
(29.04.21)
vape'e sakın bulaşma. bir arkadaş vardı. coronaya yakalanınca ani olarak boğazda tıkanıklık gerçekleşti. gırtlağına müdahale etmek zorunda kaldılar. arkadaş sağlam bir vape tüketicisiydi.
0
silah taciri
(29.04.21)
Allah sana torpil geçmiş sen belanı arıyorsun. Açıkça böyle bu. Sen bilirsin, istersen açık tütün filan al.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
İçme içme boş ver, benim seninle yaşıt kardeşim var, önümde içiyor bazen içim parçalanıyor.
0
Hallegadola
(29.04.21)
@invictae, iyi niyetiniz için teşekkür ederim:) @silah taciri doğrusu vape’i hiç denemedim, hep duydum fakat hep pahalı geldi. arkadaşınıza da geçmiş olsun, çok üzücü bir şey. belki covid ile müdahale edilecek fırsat oluşmasaydı ileriki yaşlarda yine böyle bir şey olacaktı kimbilir. yorumunuz için çok teşekkür ederim @1bir1bir1 gülümsettiniz teşekkür ederim. ben bunun iyi bir şey olduğunu düşünmeden geldiğim için torpil değil de ceza gibi görüyordum fakat sağlıklı olan sizin bakış açınız. açık tütün olayında da taa covid bile yokken sarıp içtiğim tütünden acillik olmuştum alerjik astım dolayısı ile. ;( gerçekten bela aramışım o zamanlar
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
@Hallegadola düşünceli bir büyük kardeş olmuşsunuz demek ki, öbür türlüsünde insanlar hemen alışıyorlar yakınının içmesine, kendi içmese bile kanıksama durumu söz konusu oluyor galiba. teşekkür ederim:)
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
@ winstonslenderblue normalde bir ara sigara içen arkadaş gruplarımla çok takılıyordum. İçmeyince bana doğru geliyordu kokusu, diyordum bir tane verin de gelmesin o dumanı. Zaten ben hiç beceremedim içmeyi içime çekemedim. Sevgilim de içmiyor, rahatsız oluyor, ben de otlanmayı bıraktım. En son 10 Yıl önce aldım paket.
0
Hallegadola
(29.04.21)
belki de Allah'ın bir lütfu. bir de böyle düşün bence :)
0
debian
(29.04.21)
@Hallegadola sanırım o içine çekme ve otlanma evresi ile bırakıyor çoğu kişi, ben de içmeseydim sizin gibi rahatsız olurdum galiba, içen insan farklı düşünüyor tabii:) @debian şimdilik öyle düşünemiyorum tabii yoksunluk olduğu için ama çare kalmazsa mecbur sizin dediğiniz gibi olacak demek ki:) teşekkür ederim
0
🌸winstonslenderblue
(29.04.21)
kardeşim valla bence de büyük bir şans ve fırsat senin için.
0
roket adam
(29.04.21)
Bana da aynısı oldu, direkt yanık plastik kokusuydu hatta. 5-6 gün içinde normale döndüm, merak etme sen de dönersin.
0
Jux
(29.04.21)
@roket adam çok teşekkür ederim yorumunuz için. belki de bir lütuftur uzun vadede tabii, kısa vadede ise sigara keyfim gitti :( @Jux yorumunuz bana büyük bir ümit verdi, çok teşekkür ederim. sıkıntı daha geçmedi fakat beklemedeyim
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz?Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz?Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz? Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz? Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz?
0
tuborg yesili (29.04.21)
Evet kendim.
0
Bartebly
(29.04.21)
evet, kimseyi sallamıyorum.
0
candide
(29.04.21)
%80-90 kendim, kalan kısım da eşim ve ailem tabii. Toplum hiç umrumda değil.
0
roket adam
(29.04.21)
Evet önceliğim kendim.
0
legolasin son oku
(29.04.21)
Valla genelde hayır diyebiliyorum ancak istemediğim her şeye de hayır diyemiyorum. Hayatın bir şekil zorunluluklari var. Misal ben en temelde başkalarını zengin etmek için çalışmak istemiyorum ancak buna da mecburum bir yerde.
En istemediğim şeylerden birini yapmak zorunda olup, bunun için de o kadar zaman-emek harcadigim için de önceliğim kendimim cümlesini kuramıyorum. Gerçi diğer yandan düşününce de o mecburi çalışma olayı bir yerde benim iyi bir hayat yaşamam için yaptığım bişey, o yüzden önceliğim kendimim diyebilirim belki. Bilemedim şimdi, kafam karisti.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Evet kendim.
istemediğiniz her şeye hayır diyebiliyor musunuz? - Biraz zor oluyor. Mantık biçimde hayır demeye çalışıyorum. Sonu gelmiyor çünkü. Arada atarlandığım oluyor. Valla pişman değilim ama her şeye hayır diyemiyorum.
- Ya da kendinizi önceliklendirebiliyor musunuz? Evet.
- Ne kadar yapmak istemediğiniz herhangi bişeyi yapıyor veya içine düşüyorsunuz? Evet. Yapacak bir şey yok maalasef.
Tabii değer verdiğim insanlar var. Abim ve kuzenlerim gibi. Ayrıca onların çocukları. Onları biraz öne koyduğum oluyor.
0
put it in your appropriate place
(29.04.21)
Kendim, kendimin mutluluğu için sevgilim ve ailem.
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük a
okullarda ögretilir, toplumumuzun bir degeri olarak addedilir ama ben hic hoslanmiyorum bu tarihi kisilikten.
- parayi veren dudugu calar: cocuklar altı üstü bir düdük istemiş. en başta "getiremem, param yok" vs. dese yine anlayışla karşılayacağım. ama yaptigi hareket ne? cocuklar kendilerine düdük alindigini sanip sevincle basina üsüsür, nasreddin hoca da cebinde parasi olan bir tanecik cocuga, arkadaslarinin gozu onunde dudugunu verir. diger cocuklara da laf sokmayi ihmal etmez. belki cocuklarin uzerinde ileride karsilarina cikabilecek travmalara sebep olur (örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir).
- göle maya calmak: "ya tutarsa?" diyerek verdigi cevap anlamsiz, kendini cok akilli konustum zanneden ama ne dedigi anlasilmayan, hicbir seye de deva olmayan sacmasapan bir söz öbegi. tam bir ekşici lafı. neyi neden dediginin kendisi bile farkinda degil. ben fikradaki diger eleman olsam "laf etti bal kabağı" diyerek sonlandirirdim konusmayi.
-ipe un sermek: komsun malina zarar verdiyse çık açıkça konuş. ha bugün ha yarın diyerek insanlarin değerlli vakitlerini çalma. kimsenin senle oyun oynayacak vakti yok. önceden ödünç verdigime pişman oldum demelisin. arkadan iş cevirme, insanları geçiştirme, sinsilik... ne ararsan var bu hikayede. ileride topluma karışacak saglikli bireyler bu hikayeden mi feyz alacak yani? komik...
-kazan doğurdu: bunu konusmaya dahi gerek yok. inanilmaz bir çakallık hikayesi. fıkranin sonunda anliyoruz ki hoca uzun vadeli bir hinlik uyguluyor. ufak, ise yaramaz tencereyi komsuya kakalamış. kendisi de büyükçe bir kazana "çökmüş" amiyane tabirle. bir ilkokul cocugunun bu hikayeyi ögrenmesi hoş mu?
siz ne düsünüyorsunuz kendisi ve fıkraları hakkında?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene (29.04.21)
bunlardan daha kotu fikralar da var da, sahan gokbakar falan gibi dusun iste. bu kadar populer olmus, "genele" hitap eden bir konsept ne kadar zeka dolu olabilir...
0
hot potato
(29.04.21)
Ye kürküm ye sözünü bayağı mantıklı buluyorum.
0
dissendium
(29.04.21)
nasreddin hoca bir anadolu çomarıdır. fıkrasına gülenle de muhatabımı keserim.
0
brakgn
(29.04.21)
hepsi de atasozu olmus, gunumuzde bile catir catir kullaniliyor dikkat edersen. parayi veren dudugu calar: oyunun kurali neyse onu oynayacaksin, bos istekle, faydasiz eylemle sonuc alamazsin gole maya calmak: elalemin isine burnunu sokmayacaksin, adam kendi halinde kimseye zarar vermeden gole maya caliyor bir sey deniyor, belki kendi capinda deney yapiyor ordan alakasiz bir tip gelmis naapiyon hoca, oyle olur mu boyle olur mu diye ahkam kesiyor, haddi olmayan olaya mudahale ediyor, hesap soruyor, mahalle baskisi yaratiyor, hoca da ya tutarsa diyor olasilik var mi var, sana laf dusmez yuzde0.01 de olsa, bir umut degil midir zaten yasamak ipe un sermek: kimse zorla bir is yaptiramaz kimseye kibarca reddediyor karsindakini, mazeret istiyorsan al mazeret ipe un serdim diye rest cekiyor, naapsin adam kavga mi etsin her tartismada, kalp kirip kufur mu eetsin kazan dogurdu: burda da ikiyuzluluge, olaya tek bir pencereden bakan, nalinci keseri gibi hep kendine yontan adama lafi oturtuyor Yani woke, politik dogruculuk, duyar kasma ile gidersen bir seyler bulursun illa baskasi da baska seyler bulabilir, nerden bakmak istedigine bagli O degil elalemin agzi torba degil ki buzesin diye bir fikra vardi efsane, hoca, cocuk ve esegi gidiyor birileri goruyor esege kimse binmemis, bunlar yuruyor salak gibi yuruyor diye elestiriyor, bu sefer cocugu esege bindiriyor, onu gorenler arkadan yasli basli adam yuruyor cocuk esege binmis diye elestiriyor, hepsi esege biniyor esegi oldurecek bu vicdansizlar diye elestiriyor falan:) Elalem ne der diye yasamayiz bu hayati, 10 yasindaki cocuk bu tespiti yapabilse bu fikra sayesinde bundan buyuk ders yoktur bu hayatta alacagi
0
neverletyougodown
(29.04.21)
"örnegin saniyesinde sevincleri kursaginda kalan bu kisilerde, ilerleyen yaslarda erken bosalma sorunu meydana gelebilir."
Yazdığın yukarıdaki cümle ve yazınin geneli yüzünden bir trolluk girişimi bence ancak ben yine de cidden sormuş gibi cevap vereyim çünkü canım sıkılıyor.
Neyse, cevaba gelirsek ben mesela şu an kafamdan bir hikaye uydurup, etkisini arttırmak için de içine nasreddin hocayı yerlestirip, Nasreddin hoca fıkrası diye yayabilirim bişekilde. Başkası da yapabilir aynısını hatta yaptılar da. Şu an bildiğimiz neredeyse her fikra başkalarının hayal gücünün ürünü zaten. O fıkralardaki kişiler de fıkrayı oluşturan kişiye göre hareket eder.
Misal Nasreddin hocanın hazır cevaplılığı/laf cambazlığı en temel özellik gibi, geri kalan tüm özellikleri fıkrayı uyduran kişiye bağlı oluyor. Bir fıkrada çakal tüccar yaparsın, diğer fıkrada hayalperest imam yaparsın falan filan.
Fıkraların içeriği konusunda da @never in dediği gibi düşünüyorum. Içeriklerin hayatın aslinda toz pembe olduğu, herkesin iyilik meleği olduğu şekilde oluşması gerekmiyor. Gerçek hayat bundan farklı olduğu sürece o sekilde yapsan bile eline ne geçecek?
En bariz örneğimiz RTÜK olsun. Millet sigara bile içemiyor TV de ee böyle yaparak ne kazandı toplum? Yeni büyüyen tüm nesil yeşilayci mi oldu. Olmadı çünkü bu tür sansürler gerçek hayatı çarpıttigi için işe yaramadı. Çocuk çevresindekilerin sigara içtiğini görünce bu sefer gidip kolaylıkla tvdeki şeyin saçma olduğunu öğrenip görmezden geldi. Burada da aynı hesap, sen gidip Nasrettin hocayı her çocuğa eşit davranan ve herkese düdük dağıtan iyi kalpli biri olarak anlatsan ne olacak? Ben söyleyeyim, bunu dinleyen çocuk(bak çocuk diyorum) bu hikayeyi "çocuk masalı" şeklinde değerlendirip küçümseyip dikkate almayacak çünkü içinde yaşadığı dunyaya kıyasla içinde pek gerçeklik yok.
Eyyorlamam bu kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bence biraz Nasreddin Hoca incelemesi oku. Kendin şimdi şu anda anlamsız buluyor olabilirsin ama bu halk neden bu kadar değer vermiş diye düşünüp sorgulayabilen bir kafa beklerdim senden.
Türbesinin etrafı bomboş iken sadece ayak ucunda kilitli duran demirden bir kapı bulunan bu insanın muhakkak bir sırrı, bir inceliği vardır diye düşünmeliydin. Sevmemekte özgürsün de, anlamsız, saçma vs tarzındaki yaklaşımların sana kalabilir gayet, soran olursa söylersin.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Ya benim lisedeki gerizekalı Türk dili hocam yüzünden sevmiyorum yoksa bir garezim yok kendisiyle. Kadın neden Mevlana tanınıyor Nasrettin Hoca daha ünlü olmalı diye her ders kafa ütülerdi.
0
Hallegadola
(29.04.21)
tolkien +1 bu elbette trol soru. trol değilse cevabı: "kardeş senin ya lise bitmemiş, ya da lise eğitimi boşa gitmiş"
ben size en sevdiğim hoca fıkrasını anlatayım: "bir gün hoca birkaç adam ile balık avlamaya gider. Denize ağ atub, hoca dahi kendini içine atmış. "Hoca neyledin" didikte: "ben kendimi baluk sandum" dimiş. (Letaif-i Nasreddin Hoca, 19 yy. derlemesi)
0
ebabil curnatasi
(29.04.21)
Başıma bir şey gelmeyecekse ben de sevmiyorum. Anlamsız geliyor. Keloğlan hikayelerinden de nefret ederdim çocukken.
0
ruhen hastayim ben
(29.04.21)
Fıkraları geçersek Mevlana'nın Ahi Evren olduğuna dair güçlü emareler var ve Ahi Evren'in Moğollarla işbirliği yapan Mevlana'ya karşı direndiğine halkı örgütlediği biliniyor. Bu konuyla ilgili Mikail Bayram hocanın kitap ve köşe yazıları var.
0
eatpraylaw
(29.04.21)
Nasreddin Hoca'nın olduğu düşünülen "ye kürküm ye" ve "kazan doğurdu" fıkraları aslında ona ait değil. Edebiyatçılardan okumak lazım. (bkz: saim sakaoğlu ) (bkz: ali berat alptekin)
0
oyokbuyoknevar
(29.04.21)
artık çok uzaklarında olsam da bir akşehirli olarak cevaplayayım :) esasen hoca akşehir'de görevlendirilmiş bir kadı. devletin görevlisi yani. fıkraların çoğu da sonradan kendine atfedilmiş ya olmayan ya da sonradan onun üzerine kalmış olaylardan ibaret. adamın bir suçu yok yani :) zaten çoğu fıkrası yaşadığı dönemin şartlarına bile uymuyor :) kendine ait neredeyse hiç bir yazılı kaynak yok. hepsi halkın anlata anlata bu zamanlara getirdiği hikayeler. eskişehir'de doğup, konya-akşehir'de kadı görev yaptığı ve öldüğü tahmin ediliyor.
fıkralara gelince politik doğrulucuğun bu kadar popüler olmadığı yıllarda ortaya çıktığından anlayabiliyorum. fıkraların yaşam dersleri vermesi gerektiğini de düşünmüyorum. yanlış olan düşünceleri de ortaya koyabilir yani. tüketeceğimiz her içeriğin %100 doğru bir düşünceyi desteklemesi de gerekmiyor. her olayı dönemin şartlarında değerlendirmek gerekiyor. ayrıca nasreddin hoca fıkralarında hoca hiç bir zaman rol model olarak anlatılmıyor. hiç bir çocuğa "hoca mükemmel bir kişilik, onun gibi olun" mesajı verilmiyor. hocanın muzip veya pratik zekaya sahip bir insan olduğu, dezavantajlı olduğu durumlardan karşı atakla avantajlı duruma geçtiği anlatılıyor. hiç bir fıkrasında siz de "kazan doğurdu diyin kazanın çocuklar" diye bir son mesaj yoktur yani. bir fıkrası var örneğin: hoca yağmur allahın rahmetidir, o yağınca koşa koşa eve gitmeyin vs. diye bir öğüt veriyor. bir gün yağmurda hocanın koştuğunu gören adam soruyor hoca sen bize böyle böyle dedin kendin koşuyorsun diye. hoca da ben rahmet yere düşmesin diye yere düşmeden toplamaya çalışıyorum gibi bir cevap veriyor. böyle bir fıkraya dahi konu olmuş bir adamın doğruluk timsali olarak anlatılması pek olası değil anlayabileceğiniz üzere :)
bir de işin ekonomik boyutu var tabi. nasreddin hoca önemli sayılabilecek bir turistik figür. yaşadığı şehir olan akşehir ile doğduğu yer olan eskişehir'in nasreddin hoca köyü arasında geçmişte bir dava oldu örneğin. yakın tarihte sonuçlandı daha. geçmişte akşehir'in nispeten gelişmiş bir ilçe olmasını sağlayan turistik bir getiri getiriyordu nasreddin hoca türbesi ve yazın yaptığı nasreddin hoca festivalleri ama artık resmi olarak kullanamıyorlar çünkü davayı kaybettiler. benzer bir sürü de figür var zaten türk tarihinde. hacivat karagöz'de aynı şekilde saf bir kişiliğin ondan daha zeki bir karakter tarafından sürekli manipüle etmesini anlatır örneğin. hacivat'ı da karagöz'ü de severim ben hiç gocunmam :) kimsenin hayatını hacivat gibi yaşamaya özendirdiğini de düşünmüyorum. bir kişinin çakallık yapması, muzip olması, bencil olması onu sevmememiz gerektiği anlamına gelmez.
Cevap vermememe rağmen düzenli olarak mesaj atan kişi
isabella was a ginger
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünc
Bu insanla 3-4 sene önce yalnızca bir kez görüştüm. Bazı hoşlanmadığım hareketleri olduğu için (o zamanlar yurtta kalıyordum, daha ilk görüşmede, ortada hiçbir şey yokken birlikte yaşamayı teklif etmişti. Daha sonraki günlerde de kıskançlık yapmıştı) bir daha görüşmemiştim. Konuşma tartışmaya dönünce whatsapp'tan engellemiştim. 3 küsur yıldır da engelli olarak duruyordu.
6 ay kadar önce telegram yükledim. Telegram kullanıcılarına bildirim gidiyormuş kişilerindeki biri telegram yükleyince. O da beni görünce mesaj attı. O kadar zaman geçti, artık ayıp olur diye ordan da engellemedim. Nasılsın ne yapıyorsun şeklinde çok kısa bir konuşmamız oldu.
Sorun şu ki o günden beridir haftada birkaç kere bana alakasız sanat haberleri, resimler (sanat), bunlar hakkındaki görüşlerini filan gönderiyor, neler okumuş, neler düşünmüş bunları anlatıyor. Bir kere bile cevap vermedim, ama düzenli bir şekilde bunları göndermeye devam ediyor. Şimdi bu adamın bana ilgisi mi var acaba diye sormuyorum, var herhalde ki ısrarcı davranıyor. Merak ettiğim şey, bir insan aylardır hiç cevap alamamış olmasına rağmen niye hala mesaj atmaya devam eder? Yani, nasıl bir psikoloji ve düşünceyle yapıyor bunu? Bir de ben güncel sanat haberleri takip etmek istesem gider dergi alırım, neden bana ücretsiz olarak böyle bir hizmet veriyorsun?
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar. ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın
Selam, öncelikle duyuru bana ait değil, hesabı olmayan bir arkadaşım adına yazıyorum, o da takip edecek cevapları.
ikisi de 32 yaşında bir kadın ve bir erkek. 4 yıllık uzak mesafe ilişkisi. evlenme kararı alındı, aileler tanıştı, iyi anlaştılar.
ama şehir meselesi sebebiyle anlaşmazlık çıkıyor. kadın birkaç sene daha istanbul'da devam etmek istiyor, erkek de istanbul'a gelebilir ama çok sevmediğini belirtiyor. gelirse en az 4 yıl kalması gerekiyor iş sebebiyle. yine de kadın ısrar ederse gelecek ama surat yapmaya başladı.
erkek başka şehirleri öneriyor (onlarda da en az 4 yıl kalması gerekiyor), kadın gitmek istemiyor. erkek bozuluyor buna.
kadının mantığına uymadığı için ve araya yabancılaşma girdiği için ayrılmak aklına geliyor, erkeğin de böyle düşündüğünü zannediyor ama erkek gerekirse uzaktan da devam edelim diyor. ayrılma muhabbeti açılınca biraz uzaklaşma yaşanıyor.
kadın, erkeğin fotoğrafını görünce bile dayanamıyor, içi gidiyor ama mantıken anlaşamadıkları ve farklı baktıkları için ne yapacağını da bilemiyor. yaşının giderek ilerlediğini düşündüğü için de sıkıntı duyuyor.
ne yapsınlar bu durumda?
not: sizden linçlememenizi rica ediyorum :), kadın tarafı zaten kötü durumda şu an :/
0
kupala (29.04.21)
Linçlemiyorum, ben olsam evlenirdim.
0
Hallegadola
(29.04.21)
ortak bir yol bulmaktan başka çare yok. kadın tarafı da seçeneklerle gelsin. illa tek seçenek diye dayatmasın. erkek de aynı şekilde. sonra eleye eleye çözüm bulsunlar. artılarını eksilerini yazsınlar ama asla benim dediğim olacak kafasında değil. ayrılmak kolay, ama değer vereceğin birini bulmak zor. yaş kaç olursa olsun.
0
rayde
(29.04.21)
yaş önemli tabi ama 5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşayıp evlendim. hala çok mutluyum çok şükür. şuan ev ile iş yerim farklı illerde, hafta içi çalışıp hafta sonu eve dönüyorum. arada (evlendiğimiz ilk yıllarda) evdeydik, bunların bir artı ya da eksi olduğunu düşündüren bir durum olmadı. seviyorlarsa bekleyebilirler, yaştan olmaz derlerse, evlenip 4 yıl uzaktan da bu iş yürür bence.
Çok sağlıksız beslenmedeki motivasyon tam olarak ne?
ofelia
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar. Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yedi
Kendimi kıstas alamıyorum çünkü ben de normalden fazla pimpirikli bir insanım. Yaşlanmak istemiyorum, 20 sene sonra da şu anki bedenimde olmak istiyorum, fiziksel olarak hep güzel olmak istiyorum vs. ona göre yaşıyorum elimden geldiği kadar.
Ama çevremdeki insanlar bana iltifat ediyorlar mesela yediklerime dikkat edebiliyorum diye, ee sen de yap diyorum hemen türlü türlü bahane. Ee o zaman niye öykündün ki şimdi, laf olsun diye mi?
Neyse asıl sıkıntı aile. Annem de babam da obez sınırında. Bunlar iftardan sonra hiç durmadan yemek yemeye devam ediyorlar. Masadan kalkılıyor tatlıya geçiliyor. Oradan meyve, oradan kuruyemiş, yatmadan hemen önce ayran... (onu da bir yerden öğrenmişler, ee ayran da bi kalori almaktır nihayetinde)
Size akıllı tartı alayım tartılırsınız dedim, o ürün baya gaza getiriyormuş. Annem niyetlendi babam diyor ki, "ben tartılmam ki onda" Peki mübarek niye ya niye? Gelmişsin kaç yaşına, türlü çeşit hastalığın var. Kaç kere doktora gittik hepsi "az ye" diyor. Bu inat neden? Hangi düşünce yapısını değiştiremiyorlar? Bu iradesizlik mi başka bir şey mi? Yemek bağımlılığı mı mesela?
0
ofelia (29.04.21)
Fizyolojik sebepler harici obezlik psikolojik bozukluklar sebebiyle ortaya çıkan bir durum. Yeme bozukluğu olarak nitelendiriliyor; kişinin yemekle kurduğu bağa, hayatındaki güvensizliklere, kaçış noktalarına bağlı düşünceler sebebiyle yaşanıyor genelde.
Çıktı olarak iradesiz diyoruz ama herkes her konuda irade gösteremiyor. Bunun altında da o insanın irade gösterirse kaçıracağı, kaybedeceği şeylerin korkusu oluyor genelde. Özellikle morbid obezlik seviyesine varan durumlar "aman canım yemeyiversin" düşüncesinden biraz daha ciddi bir psikolojik destek gerektiriyor.
0
Jux
(29.04.21)
Şeker ve msg bağımlılığı. Ayrıca diyabet yoksa bile kesin insülin direnci vardır, insana göz açtırmaz o. Üstelik bağırsak floralarındaki zararlı bakteriler şeker şeker diye bastırırlar, çünkü zararlı bakteriyi var eden ve çoğaltan şey şekerdir.
Bir yandan psikolojik bağımlılık var. Vücut susadığında susuzluk oluşturur ama karşılanmazsa tatlı isteği gibi hissedilir o susuzluk. Aynı bunun gibi, o zihin vaktiyle en temel duygusal ihtiyaçlarına cevap alamamış, doyurulmamış hatta beslenmemiş ise o tatmini zihin en kolay yerden çıkarıyor. Ya yemeden ya uykudan ya seksten ya gereksiz konuşmalardan... çok büyük çoğunlukla da yemeden çıkarılıyor o acı, çünkü nerdeyse hepimiz daha ilk bebeklikten itibaren "ye ki güçlü ol" "yemezsen büyüyemezsin" "bak çok güzel çok beğeneceksin mutlaka ye" tarzında baskılarla yedirildik. Mesela babaannem rahmetli beni muhallebiyle doyura doyura 4 ayda anne sütünden kesilmişim. Şimdi bende ne uyku düzeni var ne huzurlu ve kaliteli uyku var ne de iştah kontrolü var.
Bu bir bilinç meselesinden önce yetiştirilme meselesi yani. Evet insan irade sahibidir ama bazı konularda hakikaten çok çaresiz kalabiliyor, isabetli terapiler alamayacak durumdakileri düşünürsek onların tek dayanağı lezzet olabiliyor.
0
1bir1bir1
(29.04.21)
Valla benim için üşengeçlik. Hiç oturup yemek yapmak ile uğraşmak istemiyorum. Onun yerine dışardan söylemek daha kolayıma geliyor. Ee dışardan söyleyeceğim zaman da pizza hamburger, pide gibi şeyler dururken gidip de salata falan söyleyesim gelmiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(29.04.21)
Bazı insanlar farklı bir keyif alır yemek yemekten, yemek kötü ise mutsuz olur, güzel ise dopamin deposu gibi dolaşır ortalıkta.
Yoğurt ve su ile yapılan karışımın kalori hesabını yapmak biraz abartı olmuş bana göre.
0
devorgilla the gunslinger
(29.04.21)
Bence de tam tersi 20 yıl sonra da aynı olmaya çalışmak, aşırı dikkat etmek, bazı şeyleri bu kadar ciddiye almak gereksiz geliyor. Ne gerek var. Aşırı sağlıksız beslenmek de asiri sağlıklı beslenmek de aynı derecede saçma bence. İkisinde de psikolojik olarak benzer bir altyapı olduğunu düşünüyorum.
Herkesin görüşü farklı işte.
0
westblack
(29.04.21)
Annem ve babam aşırı fit ve zayıflar, yaşlarını göstermiyorlar ve aşırı sağlıklı besleniyorlar. Benim ve kardeşimin de vücudu iyidir ama fast food bağımlısıyız çok severiz. Annemle babam bize aşırı kızıyor ev yemeği yemediğimiz için bazen ama biz bağımlıyız napalım. Kardeşim bir de sigara içiyor, biz de aşırı korkarız yaşlanmaktan ama annem gibi genç kalabilecek miyim diye düşünüyorum bazen. Genlerime güveniyorum biraz da yalan değil, ailemde hiç obez yoktur.
Hangisinin kaşesi daha yüksektir? (Burak Özçivit vs. Özcan Deniz)
brkylmz
Sb. :)
Sb. :)
0
brkylmz (28.04.21)
burak. ama özcanın da mafyöz bi abisi vardı, resmen zorla çalıştırıyor onu. belki yapımcılardan da fazla para koparmaya çalışıyordur ama artık yaş nedeniyle cast aralığı kısıtlı. hedef yaş grubu prime timeda değil vs
merhaba duyuru ahalisi.başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
merhaba duyuru ahalisi. başlıkta olduğu gibi şeker hastası bir kadın, erkek ile evlenmenin olumsuz yönleri ve zorlukları nelerdir?
0
odiyus (28.04.21)
50 yasindan sonra neredeyse herkes seker hastasi oluyor zaten. Evlenmeye engel olarak ne dusundunuz ki anlamadim?
0
invictae
(28.04.21)
Kendine dikkat etmeyip sizi kanser edebilecek bir vurdumduymazlık varsa fena. Onun dışında biraz disiplinle hayata güzelce devam edersiniz.
0
kisa
(28.04.21)
Zamanla çekme oluyor. Alacansan Macar malından sasmayacaksin zaten. Ne demişler araba alacaksan almandan kız alacaksan macardan.
0
allah yazdiysa bozsun
(28.04.21)
Dikkat etmesi gerek o kadar.
0
Hallegadola
(28.04.21)
Alıntı: Erkekte en sık görülen cinsel bozukluk, istek azlığı ve erektil fonksiyon bozukluğudur. Tüm erektil disfonksiyonlu kişilerin yüzde 40'ı şeker hastasıdır. Tüm şeker hastası erkeklerin yüzde 30-40'ında impotans (iktidarsızlık) mevcuttur.
vurdumduymazsa fena+1 bunun koması da var iki günde bir acillik olması da var.
dikkatliyse sıkıntı yok
0
ala09
(28.04.21)
İnvictae Bu başlığa gelen yorumları arkadaşıma okutacağım. Kendisi şeker hastası. Evlilikten kaçınıyor hastalığından dolayı. Kimsenin hayatını etkilemek istemiyorum düşüncesi hakim. Kendisini iknaya uğraşıyoruz. Cinsiyeti kadın. Özellikle doğumlarının sıkıntılığı olduğunu söyleyip duruyor. Gelen cevaplar için teşekkürler.
0
🌸odiyus
(28.04.21)
şeker hastası bir kadın tanıdığım var, kendisi elinden gelen özeni gösteriyor. çocuk sahibi de oldu. ne ailesi ne eşi hastalığı ile ilgili yakınmıyor. ben ama anlamadım, bu elimizde olan bir şey değil ki. yarın öbür gün hepimiz bir hastalığa yakalanabiliriz, kanser olabiliriz, sakat kalabiliriz.
0
ofelia
(28.04.21)
Şeker hastalıklarının tipleri var bildiğim kadarıyla. Bir kuzenim şeker hastalığı olan biriyle evlendi sonra çocukları oldu. Çocuk bir gün şeker komasına girdi ve şu an o da babası gibi şeker hastası. Çocuklara nasıl geçiyor konusunda hiçbir fikrim yok fakat sanırım en büyük olumsuz yönü bu.
benzerliklerini ve farklılıklarını az çok biliyorum ancak yine de hangisine çalışacağımı bilemedim. toefl'ın puan aralıkları daha geniş olduğu için daha avantajlı olabilirim diye düşünüyorum. sizin fikirleriniz neler?
benzerliklerini ve farklılıklarını az çok biliyorum ancak yine de hangisine çalışacağımı bilemedim. toefl'ın puan aralıkları daha geniş olduğu için daha avantajlı olabilirim diye düşünüyorum. sizin fikirleriniz neler?
0
rose parks (27.04.21)
konuşma kismindan korkuyorsan ielts i seç.
yazma kısmindan korkuyorsan toefl i seç
0
egokalp
(27.04.21)
bu arada toelf amerikada, ielts daha cok avrupa ve kanada da gecerli
0
egokalp
(27.04.21)
Toefl toefl toefl! Toefl her yerde geçiyor, ielts'in geçmediği yerler var (özellikle türkiye).
0
Avery
(27.04.21)
Ielts academic vs toefl'da:
Reading: toefl test, biraz daha kolay Listening: toefl test ama once konusmayi dinleyip sonra cevap veriyorsun. Ielts test degil ama dinlerken sorular da karsinda. Kelime yazmani filan bekliyorlar. Speaking: toefl bilgisayara karsi 6 soru, baya zorlayici (ne diyecegini dusunmek zorlayici) ielts daha rahat speakingde daha kolay sorular soruyorlar.
Writing; ikisi de benzer.
0
fakyoras
(27.04.21)
Sınavlarına gitmedim ama dershanesine gittim. Bana ielts alıştırmaları daha zor geliyordu.
0
Hallegadola
(27.04.21)
IELTS'in reading'leri anlamsizca zor, bu nedenle iki kez TOEFL'a girdim.
0
howfaristhesky
(27.04.21)
Fakyoras+1
Sadece bir farkla. ielts de Writing e çok kıt puan veriyorlar.
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs. Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı
Daha da genişletebiliriz, metroda tanışmak, otobüs durağında tanışmak vs Özellikle erkeklerin kızla tanışmasından bahsediyorum. Bu şekilde başlayan birçok ilişki var. Kısa süreli ilişki veya uzun. Bi müddet kesişme sonrası yeşil ışık alınırsa tanışma vs.
Kadınların birçoğundan şunu duydum. Yakışıklı partnerlarını ilk görmede beğenmişler ama başlangıçta tipsiz bulduğu sevgililerini zamanla sevmişler. İş arkadaşı, okul arkadaşı falan gibi.. tabi sevdikten sonra gözüne güzel gelmiş olabilir ama sevgili olma aşamasını konuşuyoruz.
Dolayısıyla bu uçakta yan koltuğunda oturan güzel kızla tanışma ya da şehirlerarası otobüste mola yerinde hoşuna giden kızla tanışma, otobüste durağında tanışma falan gibi anlatılan hikayeler aslında görünüm olarak çekici insanların hikayesi değil mi?
Tipin gayet kötü ama karakterin, başarıların ya da statün(konum, para) iyi olsa bile böyle kısacık zaman diliminde karşı tarafa bunları sunamazsın. Hatta böyle metroda kesişmeler sadece tip ile ilgili değil mi?
(hatta gerçekten böyleyse bunun yetenek ve başarı olarak sunulması garip değil mi)
0
santiago (27.04.21)
Yetenek ve başarı kısmı gidip konuşma kısmı. Çok yakışıklı olsan bile bahsettiğin şekilde seni kesen bir kadının gelip seninle konuşması çok nadir. İlgisini çekmek yetmiyor, bir şekile sohbet başlatman lazım. Ki bu konuda kadınlar örnek anlatsın, konuşana kadar her şeyi mükemmel görünüp konuştuktan sonra batıran insan da az değil. Yetenek ve başarı kısmı burayla ilgili.
0
Jux
(27.04.21)
Bu tarz tanismalar dis gorunus (tip, giyim kusam) arti ozguvenin meyvesidir. Max 14 yasinda bunu cozmen lazimdi zaten bro.
0
neverletyougodown
(27.04.21)
Konu yakisiklilik / guzellik degil ozguven, enerji ve karizma meselesi.
Kimi insanlar var kapidan girdigi anda tum dikkatleri ceker, kimi insan var bir saat takildigi mekanda"aaa sen burda miydin" diye karsilanir.
Yani cok yakisikli ya da guzel olup inanilmaz silik insanlar da var.
Tam tersi tipsiz olup herkesin tanismak icin siraya girdigi insanlar da var.
Yani bu biraz ozguvensiz insanlarin avuntusu gibi geliyor bana.
Tabii ozguven ve karizma ile yilisiklik ve simariklik arasinda da bir cizgi var
0
anten
(27.04.21)
Dediğiniz doğru kimse beğenmediği insana yanaşmıyor.
0
Hallegadola
(27.04.21)
Olayı aslında şu:
- Yakışıklı isen yürü. Cold open direkt. - Yakışıklı değilsin ama şeytan tüyü var, özgüven var, ilginç kişilik var, zeka var, alfa dedikleri faktör var. 1-2 cümle kadar yürü, olmazsa unut. Yürümezlik etme. - Yakışıklı değilsin, saydıklarım da yok ama paran var: Ya Hakan Sabancı olmalısın ya da paranın olduğunu aleni şekilde kadının gözüne sokmadan tesadüfen belli etmelisin. Buradan da yürüyenler var. - Yakışıklı değilsin, saydıklarım yok, paran da yok. Kadınlar seni düşününce ıslanmayacak, dediğin tarzda bir ilişki kuracaksın ve başkalarını düşünerek ıslanan kadının 2nci seçeneği olarak mutlu olacaksın.
Sonuncuyu yani zamanla tanıyarak kazanılan sevgiyi güzel bulanlar var. Ben onlardan değilim. En güzeli, 1 ya da 2 ile başlayıp kasıklardan beyne doğru derinleşen sevgi.
0
twelfth
(28.04.21)
@beretta beretta milletin kacirdigi o zaten. Brad Pitt degilim niye teklif edeyim kafasindaki bireyler kaybediyor bu oyunu tip olarak daha dusuk leveldaki cesaretli, atilgan bireylere. Tamam sen Brad Pitt degilsin e karsidaki de Angelina Jolie degil zaten:) Bunu kaciriyorlar. Bu isin yuzde 55,60i ozguven zaten, kalani dis gorunus
0
speedy
(28.04.21)
yakışıklı olmadığı için üzülen erkek kardeşlerime;
turkiyede yakısıklı erkek yok bir etrafınıza göz atarsanız. bunlar biraz genetik işi o yuzden genelliyorum boy ortalamasından vs. yani o yuzden zekanızla övünüyo gibi görünüyoruz ama aslında muhteşem zekanızdan da değil de elde tutulur belki bi bakışta anlaşılmayacak soyut şeyleri övüyoruz. yok çok merhametliliğinden vay efendim aşırı zeki oluşundan, zeki ama çalışmıyor oluşunuzdan, ya ihtimalli ya da klasik özelliklerden tutulur basit şeyler buluyoruz. bu yüzden çok seçiciymişiz gibi düşünmeyin. tutunacak bi şey kanıtlayın yeter. statü ve parayı ilk seferde ispatlamaya gerek yok zaten ama onlar biraz belli eder insanda kendini azzcıh da olsa
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boş
Güzel giden, sorunsuz, kısacası normal seyrindeki ilişkinizde hamile kalıyorsunuz. Bunu öğrendikten sonra erkek babalık testi yaptırmak istiyor. Kadın buna çok bozuluyor ve teste izin vermiyor. Sizce kadın tepkisinde haklı mı? Erkeğin test yaptırmak istemesi normal mi? O kadının yerinde olsaydım boşanırdım der misiniz?
0
other half (27.04.21)
Boşanıp testi yaptırır testi de suratına çarpardim
0
carpenic
(27.04.21)
Bir şeylerin ters gittiği kesin. Bi taraf haklı tabi. Eğer kadın olarak haklıysam boşanırdım. Erkek tarafı isem de aklıma kurt düştüğü için boşanırdım
0
olaylar olaylar
(27.04.21)
carpenic +1
0
serbest gezen koala
(27.04.21)
erkek haklı. babalık testi erkeğin istemesine gerek kalmadan yapılması gereken bir test. güven, özellikle bu zamanda abartılan, içi boş bir kelime. ilişkide sadece kadın çocuğun kendinden olduğunu bilme lüksüne sahip. onlarca yıl sürecek maddi manevi sorumluluğu erkeğin üzerine yüklemeden bunu bilme hakkı erkeğe de tanınmalı.
0
nehara
(27.04.21)
erkek tarafını anlamak gerek. kimse sınanmadığı günahın masumu değildir diye bir söz var. insanlar 30 yıl boyunca babası olmadığı çocuğa bakıyor. çocuğa bakmak mesele değil 30 yıllık bir enayi yerine koyulmuşluğu öğrendiğin anı düşün. intihara bile sürükleyebilir.
bana güvenmiyor musun sevgilim diye sormak çok manasız. kimse kimsenin içinde ne olduğunu asla bilemez ve kimse kimseye kendi akıl sağlığı için %100 güvenmemelidir.
bence sorumlu bir eş çocuk doğar doğmaz kendi teklif eder. ben kadın olsam hiç düşünmem ve gocunmam.
0
bohr atom modeli
(27.04.21)
son yazanlara katılmıyorum. bir erkeğin çocuğun kendisinin olduğunu bilme hakkı olduğu kadar bir kadının da çocuk yapacak kadar güvendiği erkekten karşılıklı güven beklemeye hakkı var.
yakın zamanda reddit'te benzer bir gönderi görmüştüm, linkleri aşağı bırakıyorum. ne yazık ki evliliğin sonlandığı bir gönderi.
boşanırdım. zaten test isteyebilecek bir erkekle değil evlenmek, flört bile etmezdim.
0
candide
(27.04.21)
Dışardan göz olarak: Evli değillerse erkek haklı.
Olaydaki kadın ben olsam: Benimle birlikte olan adam zaten nasıl birisi olduğumu bildiği için benden şüphe duymaz. İster evli olayım ister sevgili, bana sevgilim bu soruyu soramaz. Velev ki istedi, o testi yapar sonra münasip yerine sokardım bana güven duymadığı için.
Ancakkkkkk olması gereken: Bence doğumdan sonra zorunlu babalık testi mutlaka gelmeli. Kaç baba kendisinin olmayan çocuğa bakıyor kandırılarak. Müge Anlı, Esra Erol'da sürekli görüyoruz. Yani bence bu test kadın veya erkek tarafına bırakılmamalı. Her türlü ilişkide zorunlu test gelmeli bir an önce. Öbür türlü çiftlerin arasında yukarıda bahsettiğim gibi güven sorununu ortaya çıkarıyor
0
Hallegadola
(27.04.21)
Valla erkeğin babalık testi istemesi de tuhaf,
Kadının hiç sormadan bak babalık testi yaptırdım, babası sensin, bunu bilmek senin en doğal hakkın falan demesi de tuhaf benim için.
E herhalde yani şüphen mi vardı neden gittin yaptırdın?
Erkek isterse, kadın bozulmakta haklı.
Ama erkek, benim ailemde veya çevremde böyle böyle durumlar yaşandı, benim hayattaki en büyük korkum da bu, sana çok güveniyorum ama lütfen bir test yaptıralım diye anlatsa belki bir nebze yumuşatır ama iki ucu boklu değnek kadın her türlü bozulabilir.
Bir de benim anlamadığım bunu kadına niye söyler ki erkek? Şüphesi varsa çocuk doğunca bir saç telinden falan test yaptırsın, olmuyor mu öyle? Biraz sıksın dişini yani. Ne diye ortalığı geriyor.
0
ananiyimioguz
(27.04.21)
evli ya da değil, fark etmez. bir terslik bir şüphe var bu işte mutlaka. normal değil yani. resmen kadından şüpheleniyor adam. normal bir şey kesinlikle yok. ama boşanmak için de çok geç olabilir bence.
belki erkek de aldatıyordur, aynısının yaşamaktan korkuyordur. kişi kendinden bilir işi. ama kesinlikle sağlıklı bir durum değil.
0
roket adam
(27.04.21)
@nehara +1
Kadının bildiği şeyi erkeğin niye bilmeye hakkı olmasın? Adam kadına güvenmiyorsa başka sorunlar vardır, o ayrı bir konu, ama teste izin vermemesi hatalı bir davranış.
0
plutongezegendegilmi
(27.04.21)
Ortada makul bir şüphe varsa erkek tarafı haklı, değilse büyük sıkıntı.
Konuşup, kafasındakileri öğrenmek lazım. Bazı insanlar geçmişte yaşadıkları olaylardan dolayı, bu tarz kanaatlere sahip olabiliyorlar. Çevresinde sıkıntılı durum çok olmuş olabilir.
.
0
kartallar yuksek ucar
(27.04.21)
Meslek hayatım içerisinde ilk boşanma davamı aldığımda müvekkilim erkek kişi ilişkilerinin senelerdir iyi gittiğini eşinin kendine karşı çok iyi olduğundan fakat bir gün eşinin tabletinden dizi izlerken bir google fotoğraflar bildirimi ile eşinin başka bir adamla olan fotoğrafına denk geldiğini belirtmiş ve çocukları için babalık testi yaptırmak istemişti şartları sağlayıp aracı olduk neticede 2 çocuğun da kendisinden olmadığı ortaya çıktı çocuklar 12 ve 4 yaşlarındaydı adam neredeyse kendini kesecekti.
Sonraki süreçlerde de şüpheli durumlarda ben müvekkillerime bu testi tavsiye ettim 4 defa babası farklı çocuk vakası ile karşılaştıktan sonra şimdi diyebilirim ki kendi çocuğum olduğunda eşim hastaneden taburcu olmadan o testi çoktan yaptırmış olurum.
0
apocalipy
(27.04.21)
Güven kontrole engel değil. Ben erkeğim ama benden de isteseler yok demem. Güzelce sebeplerini öğrenirim; konuşalım çözelim. Kadın tarafından bunu istemek de ne var ki? Ben otelde çalışıyorum ve neler görüyorum neler. Bu bir zorunluluk olmalı. Millet habersiz başkasının çocuğuna bakıyor. Bir kadından bunu isteyince boşanmak istemesine şaşıyorum. Korkacak bir şeyi olmayan al sana test ver bana bunun sebebini der. Konuşulur. Her şey konuşulmalı. Banka ekstrelerini göreyim, telefondaki mesajlara bakayım vs. Demek ki bir sebebi var. Ver baksın. "Aaaa güveni yok", "al bak ama bitiririm bu evliliği" demek saçmalık.
0
Amory Lorch
(27.04.21)
10 hafta dolmadan küretaj yaptırıp, materyalden DNA testi yaptırır ve sonucu suratına çarpardım.
0
pro9it9is9
(27.04.21)
apocalipy +1
erkek olsaydım ben kesin isterdim. karakter olarak çok şüpheci biri olmanın yanı sıra benim çevremde bile duyma mesafesindeyse bu olaylar, sanıldığından çok daha yaygın bir durum demek ki diye düşünüyorum. aynı şekilde evli erkeklerin de başka kadınlardan çocukları çıkıyor.
bence de hastaneden çıkmadan zorunlu test yapılmalı +1.
0
deartheodosia
(27.04.21)
Altında sadece çirkin imalar taşıyan bu talepte nedense hep erkek tarafıyla empati yapılıyor, kadının kırılacak onuru belli ki kimsenin umrunda değil. Hastalık derecesine varan bu denli şüpheci biriyle zaten evlenip ondan çocuk yapmazdım, evlendikten sonra karakter evrimi geçirip bu hale gelmişse ve benden böyle bir talebi olduysa o zaman da @pro9it9is9 +1. İnsan ilişkilerinde güven en önem verdiğim husus ve beni tanımasına rağmen bana güvenmeyen birinin sadece merhabalaşmak için dahi olsa hayatımda hiçbir sıfatla yeri yok.
0
kedimedi
(27.04.21)
Tek eşli bir evlilikte çocuğun başkasından olma ihtimali olamaz ki. Bunun tükrçesi bakayım beni aldatıyor musun kiminmiş çocuk demek. Çok küçültücü bir davranış. O çocuğu aldırıp ardından dna testi yaptırmak ve adamın suratına çarpmak gerek ama ben bir anne olarak evladıma kıyamazdım.
0
cilekli pasta
(27.04.21)
bu testi soracak kadar şüphelendiğim bir durum varsa zaten evliliğin geçerliliği kalmamış demektir.
Kadına çirkin bir itham bu, beni aldatmış olabilirsin diye suçlamak direkt.
ki genelde erkek tarafından bakarım.
ha direkt şüpheleniyorsundur aldatıldığını ispat et, boşan
0
KaraSakall
(27.04.21)
Hamilelikte test yaptırmanın riskli bişey olduğunu duymuştum. Böyle bir şey de olabilir
0
cilekli krep
(27.04.21)
carpenic daha tartışma başlamadan bitirmiş bence.
tek eşli, sorunsuz ve güzel giden bir ilişkide erkek kişisinin böyle fikirleri varsa bi zahmet korunsun çocuk yapmasın.
0
aguen
(27.04.21)
bosanma filan demnmis ama evli olduklari bilgisine nereden ulastik onu anlamadim.
ilk is kurtaj. sonra zaten cok uzun surmez ayrilik gelir.
0
supergirl
(27.04.21)
nehara +1 bohr atom +1
kadınlar bundan zaten otomatikman emin olduğu için bu konuda erkeklerin çok fazla anlaşılabileceklerini sanmıyorum. ilişki mutlu gitsin veya gitmesin bence her erkeğin hakkı. hemen hemen her ilişkide güven konusunda onca tartışma yaşanabilirken babalık testinin bence tartışmasız yapılması lazım.
0
lesmiserables
(27.04.21)
boşanırdım, kürtaj yaptırırdım diyenlerin dünyadan haberi var mı acaba? hadi onu geçtim hiç mi ekşi sözlük'teki müge anlı başlıklarına bakmıyorsunuz? :)
kadın açısından evet güven kırıcı bir olay. bunu kabul ediyorum. ancak erkek tarafından bakınca da niyeyse çok haksız görmüyorum. erkeğin belli ki bir güven problemi var birlikte olduğu kişiye karşı. zaten burada avukat olanlar yazmış, benim de çevremdeki avukat arkadaşlarımdan böyle birkaç olay duymuşluğum var. üstelik 10+ yıl evlilikte ilk çocuk kendisinden iken 2. çocuğun başkasından olma gibi vahim durumlar bile var.
o yüzden erkeğin test istemesi kendince haklı, kendini bilen kadının buna bozulması da yine kendince haklı. teste izin vermemek bence hatalı bir hareket. izin vermemekte diretmek şüphe katsayısını arttırmaktan başka bir işe yarayacağını zannetmiyorum. izin vermeyip çocuğu tek büyütmek / kürtaj yaptırmak gibi sonuçlara kadar gider o iş. o yüzden ne olacaksa test sonucundan sonra olmalı. iş boşanma kısmına veya kürtaja geliyorsa orada oturup karşılıklı duygu paylaşımı yapılmalı. yani erkek neden böyle bir şey istedi, hangi durumlar yüzünden güven problemi oluştu bunlar üzerine konuşulmalı. kadın kendisine söylenenlere ikna olmadıysa boşanmakta da kürtajda da haklı.
0
amandil
(28.04.21)
Şüphelenen erkek olsam, çocuk doğduktan sonra saçından örnek alır gizlice yapardım. Kadının da onuru kırılmazdı.
Belki de çocuk doğunca tıpatıp babaya benzeyecek, teste de gerek kalmayacak.
0
John Bloor
(28.04.21)
O ilişki sorunsuz değildir O test yaptırılır, adamın yüzüne çarpılır bir daha da görüşülmez. Sonra karar verir kadın; doğuracaksa sağlam bir nafaka (eşi değilse bile çocuk içşin nafaka şart), ya da kürtaj. Zaman kötü diye "sorunsuz" ilişki böyle piç edilmez. Sorunludur o...
0
SiyamkedisiZorro
(28.04.21)
evli olsaydim, kürtaj bosanma dna testi seklinde olurdu. sevgili olsam, ayrilirdim yine.
ama erkeklere de hak veriyorum, neler var.
ama yapardim vs demek kolay.
0
Ley
(28.04.21)
erkek bunu durum dururken istemez.istiyorsa şüphelendiği mutlaka bir şey vardır.
evli olsam durup dururken niye babalık testi isteyeyim?ama yine de hoş değil tabi ki.
0
drako
(28.04.21)
başka adamların çocuklarına babalık yapan adamlar da eşlerinden şüphelenmiyorlar. onur kırıcı doğrudur ama ben nasıl istersin demezdim. sonunda boşanabilirdim tabi. duruma bağlı.
Istifa olarak değerlendiriliyor mu? Bildiğim kadarıyla toplam 3 istifa hakkı oluyor memurun. Başka memuriyet kazanıp geçiş yapmak da bu kapsamda mı değerlendiriliyor?
Istifa olarak değerlendiriliyor mu? Bildiğim kadarıyla toplam 3 istifa hakkı oluyor memurun. Başka memuriyet kazanıp geçiş yapmak da bu kapsamda mı değerlendiriliyor?
0
havadakarada (27.04.21)
hayır. o kurumlararası geçiş oluyor. ama kazanmakla geçilmiyor. zaten memur olduğunuz kpss ye giremiyorsunuz. diğer kurumda çalışma şartlarına sahip olunca o kuruma geçmek için talepte bulunuyorsunuz.
0
efruz
(27.04.21)
İstifa etmeyeceksin zaten muaffakatname alacaksın diğer kuruma geçmek için kurumundan. Vermezlerse dava açacaksın ki verirler. Sakın istifa etme ortada kalırsın, istifa eden memur 6 ay içinde işe başlayamaz,
0
Hallegadola
(27.04.21)
Memur olsanızda KPSS'ye girebilirsiniz. Ben girdim . Ancak atanırsanız kurumunuzdan muvafakatname almanız gerekir. Kurumlar genellikle aynı unvan a atandı iseniz vermiyor. Dava açıp haklı bulunmanız durumunda alabiliyorsunuz. Ancak örneğin bilgisayar işletmeni kadrosundasınız yeniden kpss ye girdiniz ve mühendis kadrosuna atandınız. Bu durumda genelde muvafakat verirler... Vermesse dahi dava edip her türlü gidersiniz.. İstifa etmeyin kesinlikle.
0
ataman
(27.04.21)
Sözleşmeli çalışıyorsanız istifa edip ertesi gün yeni kurumda başlayabilirsiniz. Kadrolu iseniz muvafakat almak gerekli. Atanacağiniz unvan mevcut unvaninizdan üst ise muvakafati kurumlar kolay veriyor. Vermezse mahkeme yoluyla alabiliyorsunuz. Eğer aranılan unvan denk veya altsa işler zor.
0
fikox
(27.04.21)
@efruz bir yanlışınız var galiba. @ataman'ın da yazdığı üzere yeniden KPSS'ye girip iyi bir puanla başka bir memurluk kazanılıp geçiş yapılabiliyor diye biliyorum.
hesaba göre; oturduğu hariç 40 dairesi olan biri bir daireyı zekat mı veriyor?
hesaba göre; oturduğu hariç 40 dairesi olan biri bir daireyı zekat mı veriyor?
0
nonik (27.04.21)
Hayır, gayrimenkulden zekat verilmiyor. Gelir getiriyorsa getirdiği gelir hesaba katılıyor.
0
hebanon
(27.04.21)
Abi muslumanin turnusolu budur.belli asgariler olmakla beraber malinin 40 ta birisir.burada uygulanabilecek tek istisna senin ihtiyacin olanin dusulmesi olabilir.senin orneginde 40 evden birisi onun intiyacidir,geriye kalan 39 zekata girer.
Bizim sevgili kardeslerimiz bu konuda ne kadar alim varsa onun en iyi soyledigini one surup bu isten yirtmaya calisir,varsa hocasi,imami kim varsa gidip yan cizebilecegi careler arar,kivirmaya calisir.zorlayarak fetva almaya calisip,gunahi hocanin boynuna uygulamasina tabi tutulmak ister.bu kulaklar hocam benim bir evim var,bir milyonda param,ramazan girmeden gittim kurak bir arazi aldim,buradan hic bir gelirim olmadi,elimdeki tek arazide budur bana zekat duser mi sorusunu duymustur,o sorarken utanmamis,ben dinlerken utanmisimdir.
Kurana bakinca 30 kere direk zekat diyor,2 de sadaka olarak geciyor.32 kere bu brotherlara diyor ki ver,elini korkak alistirma,sen ne kadar verirsen bonuslarini arttiracagiz,verdigini kat be kat sana bereketlendirecegiz buna ragmen sevimli bir cocuk edasiyla Allah i kandirmaya calisan 1,6 milyar muslumandan bahsediyoruz.
Benim kurandan anladigim senin olanin 40 ta birini vereceksin,diyanete sorunca zekat simulatoru var oraya yazsana diyor.muhtemelen benim omrum o samimiyette bir musluman gormeye yetmeyecek.
0
duptıs
(27.04.21)
kitapta herhangi bir orandan bahsedilmiyor. mezhepler tarafindan ortaya atilmis bu oranlar. 80 gr altinin varsa 1/40, ciftci isen hasatinin 1/10' unu vereceksin diyorlar. hatta tarlana suyu kova ile tasiyorsan orani 1/20 mi ne yapiyorlar. gayrimenkul gelirleri de yine 1/10 ya da 1/20 uzerinden hesapliyorlar ama dedigim gibi kitapta orandan bahsedilmiyor. Oranlarin dayanagi hadisler, mezhep liderleri de bunlari kiyaslayarak her seye bir oran bulmuslar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.04.21)
peygamberimiz zamaninda devlet boyle gelirinin yuzde 60 ini vergi olarak aliyor muydu ? 2000 lira kira gelirime karsilik yillik 2500 lira kira vergisi ? zekatta vergi de veriyorum ama bu sorularin da cevabi var mi ?
0
tunaktunaktun
(27.04.21)
Zekatta oran filan yoktur, siz verebileceğiniz maximum miktarı, sizinle maddi olarak aynı seviyede olmayan diğer insanlara da dağıtarak, onların yaşam kalitesini artırmaya ve sosyal eşitsizliğin ortadan kalkmasına katkı sağlamak için vereceksiniz. 40 evi olan biri, verebilirse hepsini de verir.
0
etna
(27.04.21)
Dindar biri sayılırım ama bu oranların günümüz Türkiye’sinde geçerli olamayacağını düşünüyorum. Çiftçi olmayan hasadını mı versin, esnaf olmayan gelirini mi? Türkiye’de zekat verebilecek şu anda tek grup 5li çete bence.
fatura, kira, gıda yardımı gibi bugüne dek hiç yardım ettiniz mi?
fatura, kira, gıda yardımı gibi bugüne dek hiç yardım ettiniz mi?
0
buenosdias (26.04.21)
Ben geçen aene hastanelere yemek gönderen bir grupla birkaç defa yemek göndermiştim doktorlara.
0
condom kurşunu
(26.04.21)
ibb askıda fatura sitesi üzerinden aile destek paketi kısmını kullanarak yaptım. yardım söylenmez ama burada anonimiz diye şeyettim
0
juninho77
(26.04.21)
etmedim. sadece ramazan ayında fitre denen 100 tl ödeme yaptım bir yardım kuruluşu vasıtası ile. birde kurban bayramında afrikada kurban kestiriyorum (kesiyorlardır inşallah) onun dışında kendime müslümanım sadece.
0
aslindasorunumpsikolojik
(26.04.21)
beni tanimadiginiz icin rahatca yazabilirim : bir ailenin 15 gunluk yemek, fatura, market ihtiyaclari ile yaslilarinin saglik masraflarini karsiladim. 5 aileye kurban eti dagittim, para sık sık veriyorum, hastane personeline cikolata ve kurabiye gonderdim. ramazan kolisi yardimi ... vs yapiyorum.
0
tunaktunaktun
(26.04.21)
Anonimligin verdigi rahatlikla yazabilirim. İssiz olmama ve aldigim son maaslardan kalanlari masraf cikarmadan idare etmeye calismama ragmen evet ettim. Ufak tefek seylerdi, daha cok olsaydi daha cogunu yapardim.
0
invictae
(26.04.21)
aynen yardım söylenmez ama yardım etmek için fikir arıyor olabilme ihtimallerine göre ve anonimlik ile söylüyorum, mahalle bakkalına gücüm yettiğince haftalık veresiye borcu ödüyorum
0
cometome
(26.04.21)
abb askıda fatura bakıyorum ara sıra.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
Biriyle hiç tanışmadığım iki aileye ciddi miktarda yardım ediyorum her ay, maaşım yatar yatmaz yolluyorum. Bir iki de başka fatura üstlendim. Ara ara ufak tefek şeyler de yapıyorum sağa sola. Keşke daha olsa daha yapsam. Gün bugün çünkü. Allah herkesin yardımcısı olsun.
0
latchet
(26.04.21)
tek yaşayan, .çocuklarının ilgilenmediği kanser hastası yaşlı bir teyze ile ilgileniyorum. diyeceğim şu ki; muazzam büyüklükte bir sosyal yardım tüketici kitlesi var, bilin istedim. özellikle belediyelerde; adam kaydını yaptırıyor yıllarca yardım alıyor herhangi bir süre sınırlaması yok. bu işlerin kovalayıcısı olmuş çok insan var. evini, yaşamını gözünüzle görmediğiniz kimseye yardım yapmayın, naçizane tavsiyemdir.
0
seyduna6687
(26.04.21)
Akrabalara destek oluyorum
0
euteamo
(26.04.21)
Pandemi başında Koltuk takımı,banyo tadilatı , yatak bazası için ayırdığımız bir bütçemiz vardı. Hanımla birlikte ona 1000 şuraya 1500 derken hepsini sıfırladık (pandemi kredisi çekmiştik ihtiyaç akçesi olarak dursun diye , onu da) Bu sene başında yine oluşturmuştuk alışveriş bütçesi onu da sanırım dibine kadar dağıttık. Hiç gözümde değil , bir sofraya bir tutam tuz olabiliyorsak ne mutlu bize. Taşı sıksam suyunu çıkarırım ,ben yine çalışıp kazanırım , hiç şansı olmayana bir damla destek olsak yeter hanımla bana.
Hiçbir yardımı kuruluş üzerinden değil, bizzat insanların eline,evine şeklinde yaptık. İşsiz kalan komşuma da pay düştü, hiç tanımadığım insan evladınada. Birde mansur başkanın dağıttığı yardıma destek olduk (İzmir'deyim ama i love you başkanım)
0
synax
(26.04.21)
eşi ölen bi akrabaya yardım + askıda faturada.
0
nuisance
(26.04.21)
Pandeminin basinda kocasi olen ve 4 cocugu olan bir yakinima her ay 500 tl gonderiyorum. Kocasinin sigortasından cocuklarina da yatanlarla beraber toplamda 1400 tl emeklilik maasi baglanmis. 4 cocuk ta ogrenci. Ay sonunu zor getiriyoruz ama esimle konustuk ve sanki sabit bir taksitmis gibi hic aksatmadan yardim etmeye karar verdik. Keske elimizden daha fazlasi gelseydi.
0
Kirmizibavul
(26.04.21)
Kiracılarımın kiralarını indirdim Mart 2020 tarihinden bu yana her ay farklı bir aileye 150 liralık market çeki desteği sağladım. Severek dinlediğim sanatçılara da elimden geldiğince destek sağladım.
0
paramolacak
(27.04.21)
Normalde yardımlar söylenmez tabii ama anonim olduğumuz ve biraz da belki başkalarını da teşvik edebiliriz diye söyleyeyim.
Her ay kendi faturalarima bakarken askida faturaya da göz gezdiriyorum mutlaka (İbb'ninki).
Onun dışında çevrede duyduğumuz kişilere birkaç ayda bir yardım yapıyoruz.
Hem kendim hem de erkek arkadaşım iş yerlerinde verilen ramazan kolisi ya da hediye kartlarını kullanmayız yıllardır; geldiği gibi başkasına gider. Oruç da tutmuyoruz biz, bunun iki yuzlulugunu yapmayalım bari diye düşünüyoruz.
Birkaç da dernek (özellikle köy okullarında okuyan çocuklar için) bağışı yapmisligim var şu süreçte. Eğitimde fırsat eşitliği için elimden geleni yapıyorum.
Yardım etmek için illa büyük butceler ayırmaya da gerek yok aslında, damlaya damlaya göl olur derler ki sahiden öyle. Hepimiz ufak yardımlarda bulunsak çok kişiye umut oluruz aslında.
0
fraise
(27.04.21)
Annem ve babam çok yaptı, normal orta halli aile, memur emeklisi ve ev hanımı eş. Arada beni de yardım ettiklerine katıyorlar, ben de ekliyorum.
kemikleri saatlerce kaynatip yapilan ilik kemik sulari var piyasada. butik dukkanlarin organik urunlerinden bahsediyorum. bunlardan guvenip kullandiklariniz var mi? kullaniyorsaniz ne olcude koyuyorsunuz yemeklere?
kemikleri saatlerce kaynatip yapilan ilik kemik sulari var piyasada. butik dukkanlarin organik urunlerinden bahsediyorum. bunlardan guvenip kullandiklariniz var mi? kullaniyorsaniz ne olcude koyuyorsunuz yemeklere?
0
in vino veritas (24.04.21)
Şu videoda sağlığa zararlı diyor. Kemik uzun süre kaynayınca birşeyler açığa çıkıyormuş. Organik tavuk alın. Kemiğini daha kısa süre kaynatarak kemik suyu elde edin diyor.
Annem kendisi yapıyor sürekli. Kaynattığı suları kağıt bardaklara koyuyor ve donduruyor. Daha sonra yemeğe ekleyeceği vakit, dondurduğu kağıt bardaklardan bir tanesini çözdürüp kullanıyor. Genellikle çoğu yemekte kullanır annem ama üsteki torum beni düşündürdü yarın ayık kafayla izlicem.
Baya yakın oldugunuz ve her şeyinizi paylaştığınız kız arkadaşınız size kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan birini uygun görse bozulur musunuz? Ben adamla kesi
Baya yakın oldugunuz ve her şeyinizi paylaştığınız kız arkadaşınız size kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan birini uygun görse bozulur musunuz? Ben adamla kesinlikle samimi degilim ama gordugumde konusuyordum.
Farkli watsapp gruplarinda falan da adinizin gectigini, bu adama beni yamamak icin goy goy yapıldığını, sizin öyle bir talebiniz olmamasina ragmen arkadaş dediginiz kızın surekli ona peşkeş cekmeye çalıştığını anlasanız ne yapardiniz?
Kesinlikle çirkin degilim, maddi/manevi/fiziksel bir erkege muhtaç degilim, amerikada yuksek lisans yaptım ve alkolizm gibi sorunlarım yok. Arasira tabii ki keske sevgilimiz olsa geyigi yapiyorduk kiz kiza o ayri.
Bir de kendisine kendinden kucuk, fit ve iyi egitimli erkekleri layik görüyor.
Ek: adam iyi bir insan da degil. Dedigim gibi kari kız muhabbeti yapıyor sürekli, dost dedikleri sırtından vurmus geyikleri, otoriteye iyi görünme, gucsuzu ezmeye calısma gibi davranışları var. Sinsi falan.
0
Mirabel (24.04.21)
Müthiş kıskanıyor seni ama öyle böyle değil.
İsteyen senin hakkında istediği kadar konuşabilir, senin hayatının hükümdarı sensin. O kadar. Kimse seni etkilememeli, senin isteğinin dışında herhangi bir harekete seni sürükleyememeliler. Öyle bir dik duruşun olsun ki altında ezilsinler. Öyle dik dur. Bu tip insanların karşısında bütün bilincinle bütün haysiyetinle bütün varlığınla dimdik duracaksın.
O kızı da bence hayatından silip at, yavaş yavaş yapmak daha mantıklı olabilir, ben olsam çat diye yaparım o ayrı. O çevreyi de mümkünse değiştir veya kendi tavırlarını değiştir o çevreye karşı.
Senin hayatının hükümdarı yalnızca sensin. Sen ne istersen aslolan odur. Dimdik duracaksın.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
Öncelikli sorun kızın had bilmez olması. Bunu yapmayı bırakması için güzelce haddini bildirmen lazım. Al karşına konuş, bu tavrın sıktı artık, bir daha o adamla ilgili benim üzerimden yorum yapmanı istemiyorum gibilerinden konuşman gerekiyor.
Sırf eğlencesine de yapıyor olabilir(akran zorbalığı), sana gıcık olduğu için seni ona layık görüyor gibi yapıp seni incitmek istediği için de. Her halükarda hadsizlik. "Benimle bir derdin varsa anlat çözelim, başkalarının önünde bu konuyu açman adice" diye ekleyebilirsin de.
0
Jux
(24.04.21)
arkadaşınız sorunlu gerçekten. adamın kimliğinin dışında, zaten ne münasebet? anında hayatınızdan çıkartın.
bunu anladığınız anda olay çıkartıp bir daha görüşmemelisiniz zaten.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
Benim arkadaşlarım da peşkeş çekiyor ama beni biliyorlar. Bana göre birilerini bulmaya çalışıyorlar. Uygun olmayan birini bulduklarında önce bana anlatıyorlar karşıyı sonra buluşturalım mı diye soruyorlar.
Arkadaşın düşüncesiz. Hiç sormadan adama veya gruba yazıyorsa veya ima ediyorsa arkadaşınla konuşmalısın derim. Samimi arkadaşın hem. Lan ben böyle adama bakar mıyım? Bilmiyor musun? E öğrendin o halde vs diye yardır.
0
Amory Lorch
(24.04.21)
bence de sizi kıskanıyor.
0
rose parks
(24.04.21)
:D boyle arkadasin varken dusmana ihtiyacin yok. Ben kendi adima arkadasligimi bititrmekle kalmaz, buna guzel bi tuzak kurardim.
0
durgunfoton
(24.04.21)
ben arkadasligimi bitirirdim eger boyle bir durum varsa. ama bazen insan kendini de oldugundan cok daha iyi goruyor (bu adamdan bagimsiz konusuyorum). arkadasima kendime uygun gormedigimi, asil su su ozelliklerinden oturu bu adamin ona cok yakistigini soylerdim. cok sinirlendiysem de kendine uygun gorduklerinin ona hic uygun olmadigini belirtirdim.
0
deartheodosia
(24.04.21)
neden bu adamı bana uygun gördün diye sorsan mesela? arkadaşın kötü niyetli değil de mal olabilir belki. ama genel olarak bence de tatsız bir durum.
0
roket adam
(24.04.21)
Adam belki çok iyi biridir diyecektim değilmiş, arkadaşınız en iyi ihtimalle gıcık. Kesinlikle arkadaşınıza sorun, bilmediğiniz sürece siniriniz artacak, gerek yok. Hatta belki sorunca duyuruyu güncellersiniz:):) merak ettim.
0
ofelia
(24.04.21)
"kariyer olarak sizden daha düşük konumda, sizden 10 yaş büyük, kel, göbekli, (icip icip kızlar beni kullansın istiyorum esprileri yapıyor), alkolik, lise mezunu, ilçede yasayan biri"
Burada seni gereksiz yere olumsuzlaştıran bazı maddeler var. Bu bahsettiğin arkadaşının kötü niyetli veya haset olduğu ortada ama, bundan sonra cidden iyi niyetli ve gönlü geniş biri sana mesela "ilçede yaşayan" birini uygun görse, ya da "lise mezunu" veya "10 yaş büyük" birini uygun görse yinr aynı şekilde mi düşüneceksin, o var. İnsanlara verdiğin değer konusunda bu arkadaşının vasıtasıyla sınandığınu düşünüyorum.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
adamı ara ve kız arkadaşının kendisinden çok hoşlandığını ama utandığı için senin iletişime geçtiğini ve wsp tan kendisine mesaj atmasını beklediğini söyle.
0
makarnavodka
(24.04.21)
bence de kıskanıyor +1.
sizin adınıza karar vermesi, muhabbetini yapması hoş değil. ben olsam önce uyarır, devam ederse arkadaşlığımı keserdim.
ayrıca size kendinizden kucuk, fit ve iyi egitimli erkekleri layik görse bile son karar sizin.
0
oekuklu
(24.04.21)
ben peşkeş çekiyor olarak okumazdım olayı kafasında böyle manasız bi eşleştirme yapmış hepsi bu ciddiye almamak lazım
0
superb
(24.04.21)
Senin onunla olmayacağın zaten belli anlattıklarına göre. Bence sinirlenmeye falan hiç gerek yok, durum ortada, kendilerine eğlence arıyorlar. “Bence sen x’ten hoşlanıyorsun ve benim ağzımı arıyorsun anladım bennn;)” şeklinde uzun süre devam ettirerek ibreyi ona çevirebilirsin. “Siz zaten tam uyumlusunuz bence, kafa yapılarınız, görselliğiniz birebir yani puzzle gibi tamamlıyorsunuz” diyerek püskürtebilirsin. Hiçbir şey yapmayıp o grupla ilgiyi alakayı tamamen kesebilirsin. Öyle arkadaş olmaz olsun, seni watsap gruplarına eğlence malzemesi yapıyorsa o arkadaş değildir başka bişeydir.
0
megalomaniac
(24.04.21)
Buradan okuyunca bile bir kaşık suda boğmak geliyor insanın içinden. O derece itici ve haddini bilmezce bir davranış. Bana kalırsa arkadaşlığınızı hemen bitirin, böyle kendini bilmez hadsiz ve mahalle kültürünü benimsemiş insanlar sizin gibi kültürlü ve çok iyi eğitim almış, standartları yüksek birisinin arkadaşı olmamalı. Davul bile dengi dengine sonuçta. Ben buram buram kıskançlık kokusu aldım. Madem o kalitesiz herifi size yamayacak kadar denk görüyor kendine ayarlasın o halde. Varoş!
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(24.04.21)
kendini o kadar övmüşsün de böyle saçma bir arkadaş çevresi olan birinde bence bir şeyler eksik olmalı. suçu kendinde ara bence. ahah.
0
bohr atom modeli
(24.04.21)
Bana da yakın arkadaşım anasıyla birlikte bu baskıyı yaptı hatta anneme de dediler. Ben beğenmediğimi söylediğim halde devam ettiler yakıştırmalara. En son dedim ki “anasına sen git kendi kızına al o kadar iyiyse”. Arkadaşım da “beni beğenmediler seni beğendiler” dedi. Normalde de kendisini aşırı güzel görürdü beni beğenmezdi diğer ortak arkadaşımla birlikte. Kime mezuniyet fotoğrafımızı göstersem bu kız senden 10 yaş büyük gösteriyor, sen daha güzelsin dediler. Bunu da hangimiz güzeliz diye sormadım bu arada.
Sonra sevgilim oldu, bu arkadaşlar bana düşman kesildi. Bana yakıştırmadılar hatta bazen. Bu arkadaşım kendisine 190 boylarında Tarık akan Kıvanç Tatlıtuğ ayarında insanları yakıştırırdı ama muhatap olduğu yazıştığı tipler huqqacı babet çorap sivri topuk ayakkabı giyen kendinden minyon keko tipli erkeklerdi. Hayata bakış açım arkadaşlarıma nazaran daha muhafazakar olduğu için beni akp gençlik kollarından biriyle olmam gerektiğini söylerler dalga geçerlerdi.
Sonra yavaş yavaş yeni tanıdığım insanlar bana bu arkadaş dediğim insanların nasıl toksik bir hal aldığını söylemeye başladılar. Herkes bana bu insanların beni manipüle ettiklerini söylüyorlardı. Sevgilimle tanıştırdığımda ise sevgilimin yüzüne “bizi fancy mekana götürüp neden yemek ısmarlamadın” diye laf ettiler. 10 yıldır yediğim içtiğim ayrı gitmeyen insanlara bastım tekmeyi. Şimdi egolarını okşayacak birilerini bulsunlar.
0
Hallegadola
(25.04.21)
önce suc sende, birisi bir ima vs. yaptigi anda agzinin payini vereceksin.
benim tavsiyem, yok mu yakisikli kuzenin bir arkadasin, instagramdan, vatsaptan sevgili gibi hikaye at, catlasin. sonrada engelle, erkek arkadasim rahatsiz oldu cinim seninle görüsemiyorum falan yaz iste.. hatta bence biraz oyna, iste biri var falan diye meslegi falan da bu kizin kendine yakistirdigi gibi salla
bu varoslara laf falan sokarsan hoslarina gider, benim dusuncem sen cevap vermedikce gicik olup dozu arttirmis. amac seni tetiklemek. ilk cümlemle ters oldu ama anlasilmistir.
0
spherical
(25.04.21)
bu peşkeş çekilmek olmuyor bence, yakıştırma diyelim.
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalo
Ben, 20 yıllık kardeşim diyebileceğim çok yakın dostum ve kız arkadaşım bugün bir yerde buluşup birlikte birşeyler yedik. İkisini geçen ay tanıştırdım. İkisi de sıcakkanlı olduklarından hemen samimi oldular. Bugün kız arkadaşım dostuma eğlencesine kahve falı yorumluyordu. Aralarında şöyle bir diyalog geçti
-Yakında sana kısmet görünüyor. Bak burda sarı saçlı güzel bir kadın var sanki -Sanmıyorum ya ehehehe -Niye? -Ne bileyim artık zor geliyor işte bir kadınla tanışıp iyi anlaşacağımı düşünmek falan -Olumsuz düşünme ya bak hoş yakışıklı adamsın. Olur illaki birşeyler -Eheheh sağol
Ben buna bozuldum. Onlara belli etmedim tabi. İkisine de ayrı ayrı güveniyorum ama yine de çok rahatsız oldum. Geçen hafta da birşey olmuştu. 10 yıl önce arkadaş grubuyla çektirdiğimiz fotolara bakıyorduk benim kızla. Hangimiz daha yakışıklıyız diye sordum. Bana bu dostumu gösterdi. E ben o zaman dedim. Çekici olmakla tip olarak yakışıklı olmak farklı şeyler, seni çok beğeniyorum gayet çekicisin ama tip olarak bu arkadaşın daha yakışıklı dedi. Ben baya rahatsız oldum. Ona söylemedim yine ama huzursuzlandım. Bilmiyorum abartıyor muyum haksız mıyım durduk yere sorun mu çıkartıyorum. Ne dersiniz? Sizce benim kızla ciddi bir konuşma yapmam gerekir mi?
0
other half (23.04.21)
Kız seni iyi tanısa bunların rahatsız ettiğini bilirdi.
0
JackDanielSparroww
(23.04.21)
Sevdiğim bir söz vardır, cevabını duymaktan mutsuz olacağın soruları sorma diye. Madem cevap rahatsız edecekti niye öyle bir soru sordun? Ergen kız çocuklarının duymak isteyeceği gibi "sen tabii aşkooam" demesini mi bekliyordun?
Rahatsız olduysan olmuşsundur, bunun haklısın haksızı olmaz. Ama sağlıklı bir düşünce yapısı değil bu.
0
Jux
(24.04.21)
belki de sadece dürüsttür :)
0
candide
(24.04.21)
"Hangimiz daha yakisikliyiz diye sordum."
Durup dururken neden böyle birsey sordunuz ki? Cok absürt. Kiz arkadasinizdan bagimsiz bir kompleksiniz mi var? Muhtemelen buna takildiginizi kiza hissettirmissiniz, o da bu zayifliginizi test edecek davranislarda bulunuyor. Bunu kesinlikle planli ve istemli sekilde yapiyor olmayabilir, belki bilincaltina islemistir. Kadinlar erkeklerde gördükleri zayifliklari biraz tirmalayacak davranislarda bulunup erkegin tutumunu gözlemeyi severler.
0
catgroove
(24.04.21)
Jux +1
bu biraz ilişkinizin konumuna, sürecine, aranızdaki bağa bağlı. sizin etrafınızda sizden yakışıklı erkekler, onun etrafında da ondan güzel kadınlar var ve olacak. bunu kabullenmek ve olgunlukla karşılamak en sağlıklısı. gönlünüz olsun diye, "bence sen daha yakışıklısın" demesi bence çok daha kötü ve çocukça olurdu.
birini yakışıklı bulmakla ondan hoşlanmak veya onunla bir şey yaşamak istemek farklı şeyler. kız arkadaşınız arkadaşınızı yakışıklı buluyor. kendi arkadaşlarına da "ay çok yakışıklı çocuk allah için" diyor olabilir. madem olay bu noktaya geldi, bunu kabullenin. kıza sormuşsunuz, söylemiş.
aranızdaki bağa güveniyorsanız zaten endişe duymanıza gerek yok. anlattığınız kadarıyla da güven sarsıcı bir şey olmamış zaten.
ama sıra dışı bir yakışıklılığa sahip değilseniz, cem yılmaz'ın dediği gibi sohbeti "jude law mu, ben mi?" noktasına taşımanız anlamsız. sahipseniz de anlamsız olurdu ama farklı nedenlerle.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
bir konuşma yapmanız yersiz olur. onlara güvendiğinizi zaten belirtmişsiniz, kendinize de güvenin, o sizin kızarkadaşınız, gözünde saygınlığınızı kaybetmenize değecek bi durum yok.
0
engelbert humperdinck
(24.04.21)
Jux+1 harfiyen katılıyorum
ayrıca rahatsızlığın haksızlığı haklılığı olmaz. yani gayet normal bir konuşma geçmiş. kız senden ayrılacaksa ne çocukluk arkadaşına ne başka birine gerek var, beğenmiyorsa veya huyundan suyundan rahatsız olursa ayrılır. bir de neden sürekli bir kendinizi kıyaslama peşindesiniz asıl bu rahatsız edici. eski arkadaşlara bakıp hangimiz daha bişeyiz diye sormak nedir? o foto olmasa bile sizden yakışıklı milyonlarca insan var. eee? so what?
0
rewlack
(24.04.21)
"hangimiz daha yakışıklıyız" soruyu gerçekten biraz absürt olmuş. kız yine dürüst olmuş, bence birçok insan dürüst olmayıp sevgilisinin daha yakışıklı olduğunu söylerdi. kızın çekinecek bir şeyi yok, kendine güveniyor demek ki ki doğruyu söylemiş.
0
isabella was a ginger
(24.04.21)
Bir gün olur da ayrılırsan dostunla kız arkadaşın sevgili olabilir. Onları tanıştırıp samimi olacakları bir ortama sen sokmuşsun. Senin yanında kız arkadaşının dostun da olsa bir erkeğe hoşsun, yakışıklısın demesinin seni rahatsız etmesi gayet normal. Güveniyorum demen de aslında aklına güvensizlik gelmesinden kaynaklanıyor. O öyle bir şey yapmaz diyorsun ama yapar. Kimseye yüzde yüz güvenemezsin. Dost gibi şeyler de 180 derece dönmeye çok müsaittir. Dost dediğin biri yarın büyük bir düşmanın olabilir. Normalde bir erkek sevgilisine sen çekicisin ama şu kız senden daha güzel deseydi o erkek tribin kralını görürdü.
0
dissendium
(24.04.21)
dissendium +1
0
anais
(24.04.21)
Dissendium +1
Kadınım, arada cilveleşmek için erkek arkadaşıma böyle sorular sorarım şakasına, “sen bebeğim” demezse gözlerini oyarım. Ha bana göre de sevgilimden başka yakışıklı erkek yok, çok beğeniyorum kendisini. Ama şöyle diyeyim, beğendiğim için sevgilim kendisi, sevgilim olduğu için de yakışıklı buluyorum. Yani karşılıklı.
Sevgilinizle aranızdaki dinamiği bilemeyiz, sevgilinizi de tanımayız. Bazı insanlar daha tutkulu iken atıyorum bazıları daha net ve ters olabiliyor. Yani sevgilinizin sizi sevme biçimi farklı olabilir. Ancak, sevginiz sizi seviyorsa zaten sizi “yakışıklı” buluyordur. Ben bazı arkadaşlara katılmıyorum, sorduğunuz zaman sizin kırılacağını düşünebilirdi. Belki de bilerek söylemiştir dediğim gibi dışardan iyi gözlemlemek gerek böyle durumlarda. Bana da sevgiliniz ve arkadaşınız aranızda elektrik/çekim olmuş gibi geldi ama bu sadece sizin anlattıklarınız şeylerden kaynaklanıyor belki böyle bir şey yoktur. Bakın bakalım.
0
Hallegadola
(24.04.21)
Fal dialogu kisinin mesrebine gore degisir kiz icin son derece dogal ve art niyetsiz olan soylem sana ters geliyor olabilir. Foto diyaloguna gelince de kadinlar erkekler bu tarz seylere kirilmaz zannediyorlar. Sen desek arkadasin daha guzel burnundan getirir, ama rahatca kendileri soyleyebiliyor boyle seyleri.
0
pofudukayi
(24.04.21)
sondan başlayayım. ciddi bir konuşma yapman gerekmez. konuşarak çözülecek bir şey olduguna inanmıyorum.
kahve falı olayı neyse de diğer soruna verdiğin cevap ile birleştirince gerçekten rahatsız olunacak bir durum.
senin bu soruyu sorman saçma olmuş ama belki de bir şeylerden şüphelenip sordun. verdiği cevap çok yanlış olmuş. bir daha asla ikisini bir araya getirme bence.
20 yıllık arkadaşınla aranızdaki samimiyete güvenerek böyle rahat davranıyor olabilir kız arkadaşın. ama aynısını sen yapsaydın ne olurdu bir düşün istersen.
0
dafuq
(24.04.21)
gönül işine mani olunmaz. bence gerek yok karışmanıza. sorduğunuz soru da bence saçma. o mu ben mi nasıl dostluk bu?
Örnek olarak; aşağıdaki videoda bulunan renk körü insanların ilk kez renkleri gördüğünde verdikleri tepkiler beni her seferinde duygulandırıyor. İnsanın doğal olarak duygularının diğer insanlara bilinçli olarak eğip büküp yönlendiremeyip doğrudan yansıttığı her anda bunu hissediyorum. Bir başka örne
Örnek olarak; aşağıdaki videoda bulunan renk körü insanların ilk kez renkleri gördüğünde verdikleri tepkiler beni her seferinde duygulandırıyor. İnsanın doğal olarak duygularının diğer insanlara bilinçli olarak eğip büküp yönlendiremeyip doğrudan yansıttığı her anda bunu hissediyorum.
Bir başka örnek de özellikle en zengin ile en fakir insanın arasında uçurum ötesi uçurumların olduğu ülkelerde evsiz ya da zor durumda ya da büyük sorunları olan insanların sorunlarını çözüldüğünde verdikleri tepkiler.
Tabi ki o duygusal anların ardından bu insanları tanımadığım için doğal olarak aslında oldukları ya da sonrasında dönüşebilecekleri insan suretini düşününce bu duygusallık yok olup gidiyor ama bir süre de olsa beni yakalıyor işte.
Peki sizi duygulandıran neler var?
Bu arada bu konu hakkında konuşmak isteyen arkadaşların bir mesaj uzağındayım.
Herkese iyi akşamlar dilerim.
0
Jazz (23.04.21)
Uzun bir aradan sonra sahibine, tanıdığı birine kavuşan hayvanlar ve verdikleri tepkiler temalı videolara duygulanıyorum.
Bütün filmlerdeki anne-evlat kavuşması, sarılması, bazı filmlerdeki baba-evlat kavuşması sarılması beni çok ağlatır, çok avlar beni. Aynı şekilde yavru hayvanla annesi arasındaki sevgi. Ama hatun kişilerin en birinci özellkleri duygu değişkenliği olduğundan, ne zaman neye ağlayacağım da belli olmuyor.
given to fly şarkısını sahnede işaret diline çeviren kimberly ismindeki kadın, çok başarılı ve güzel bir an. 2015 yılında maalesef hayatını kaybettiğinde pearl jam grubu onun için bir taziye yayınladı, ne bileyim böyle bir an yaşattığı için, bunun kayıt altına alınıp izlediğimde moralimi düzelttiği için kendisini hiç tanımasam da çok teşekkür ediyorum
0
freebird5406_2
(23.04.21)
çok şey var ama özellikle hayvanlarla ilgili olanlar beni çok etkiliyor. hatta şuraya her izlediğimde ağladığım videoyu bırakayım: youtu.be
0
pide
(23.04.21)
geçenlerde yasağın 9da başladığı dönemlerde millet pastane, market, manavlara akın edip koşa koşa eve yetişmeye çalışırken 70 yaşlarında mendil satan bir yaşlı teyze gördüm ona çok duygulandım, kendisi torun seveceğine buz gibi havada para kazanmaya çalışıyordu.. normalde diziler, türk dramaları etkilemezdi beni, buna dayanamadım
0
megacracker
(23.04.21)
Beni her dizi,çizgi film, reklam duygulandırabilir. Çok duygusalım. Aklıma gelen Eti cin ve Pınar beyaz reklamı oldu mesela. Ama şey Okan Bayülgen, Mehmet Ali Erbil, Engin günaydın ve Özkan Uğur’un seslendirdiği vücudun organları olduğu Pınar beyaz reklamı.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Garanti bbva cumhuriyet bayramı reklamı
nicholas winton'un katıldığı programda yanında oturduğu kişilerin aslında soykırımdan kurtardığı çocuklar olduğunu öğrendiği an
tom hanks'in greyhound filminin finalinde koruduğu gemilerin minnet göstermek adına bütün tayfasının güvertede alkış ve tezahürat ettiği an
yine tom hanks'in casuslar köprüsü filmi finalinde kurtarma operasyonunun baş kahramanın aslında babaları olduğunu çocukların tv'de babalarını görünce anlaması..
Hepsinin ortak noktası aslında büyük gurur sebebi bir başarının başkaları üzerindeki etkisi. Duygulanmak da denmez herhalde buna, hislenmek gibi daha çok. Bu verdiğim örnekler yine anlaşılır. Uygun bağlamda bir rakamın büyüklüğü, zamanın çokluğu, bir şeyin büyük veya küçük oluşu bile çok çarpıcı olabiliyor benim için.
0
IncredibleMau
(24.04.21)
McLaren Unboxed videoları :) Özellikle son birkaç tanesini mutluluktan gözlerim dolarak izledim.
Daha önce bu markayı kullanmadım. Ayakkabıları nasıldır. Çok başarılı günlük ayakkabı modelleri var. Deneyimlerinizi yazar mısınız? Teşekkürler.
Daha önce bu markayı kullanmadım. Ayakkabıları nasıldır. Çok başarılı günlük ayakkabı modelleri var. Deneyimlerinizi yazar mısınız? Teşekkürler.
0
mekaniker (22.04.21)
Çok eskiden kullanmıştım, Lotto kalitesinde diyebilirim fena sayılmaz
0
paramolacak
(22.04.21)
ahu tuba zamanlarında iyiydi şimdi bilmiyorum. bu dediğim 20 yıl öncesi.
0
turbo sadık
(22.04.21)
Ya bir mağazadan almıştık biz, annemle birlikte sağa sola parka bahçeye giderken giyeriz diye, 10 yıl oldu halen daha sağlam biz memnunuz.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Eşofman altı var güzel sağlam çıktı
0
Topalordek
(23.04.21)
2000'lerin başında çok sağlam markaydı. Lotto ile ikisi kapışırdı. Şu an eşofmanları falan fena olmuyor ama ayakkabılarını denemedim. Ucuzsa alıp deneyin, Kinetix kalitesindedir muhtemelen.
Merhaba 26 yaşında erkeğim. İş yerinde benden daha kıdemli kadınlar bana böyle hitap ediyor. Hatta bugün yaşıtım, benzer pozisyondaki bir kadın da benzer şekilde seslendi, üstelik ben 'siz' hitabını bir kaç kere vurguladığım halde devam etti.Ben karşı cinsten herkese 'siz' hitabı dışında bir hitap k
Merhaba 26 yaşında erkeğim. İş yerinde benden daha kıdemli kadınlar bana böyle hitap ediyor. Hatta bugün yaşıtım, benzer pozisyondaki bir kadın da benzer şekilde seslendi, üstelik ben 'siz' hitabını bir kaç kere vurguladığım halde devam etti. Ben karşı cinsten herkese 'siz' hitabı dışında bir hitap kullanmıyorum. Ne dış görünüş ne hal hareket kesinlikle feminen bir duruşum yok. Bu iş yerinden önce çalıştığım hiç bir yerde başıma böyle bir şey gelmedi. Yanlış anlaşılmasın olayı sadece anlamlandırmaya çalışıyorum.
Not: Duyuru kendini imha edebilir.
0
alisamadim (22.04.21)
Demek ki orasının havası öyle. Atmosfer basıncı düşük.
0
1bir1bir1
(22.04.21)
Seni kullanmak istiyorlar bu kadar basit. Onların gözünde ayak işleri yapacak, zararsız ve acemi elemansın.
0
Dr
(22.04.21)
dişil enerji çok fazla anladığım kadarıyla. siz onların kıvamına gelene kadar aynı hal ve hareketlere devam ederler sonra siz de o kıvama gelirseniz bu sefer de basit vs diye de cırcır konuşurlar. değişik bir psikolojik olay var.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
"Konuşanlar" ve "hasan can kaya" effect olabilir :)
0
ananiyimioguz
(22.04.21)
"buyur bacım" ile bu gidişe belki bir son verilebilir.
0
Erva
(22.04.21)
Hiç sevmem bu hitapları ben de açık açık söyle, devam ederlerse tamam apla, teyze, bacım, yenge, baldız vs de yardır.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Paspas + 1
Hitaplardan hoslanmiyorsan inat et ve onlarin kalibina girmeden dik durarak saygili iletisimi surdur.
0
cleric
(23.04.21)
Çok itici. Bazı kadınlar böyle oluyor. Yaşları da sizden büyükse bir de bir tür dominant olma aracı olarak o hitapları kullanıyor olabilirler. Bir kadın olarak hiç anlamadığım bir şey bu, nasıl bir psikolojileri varsa. Bana da "canım" filan diyen bir hemcinsim olursa aşırı sinir oluyorum. Saygısız ve boş insanlar oluyor genelde bu tür kadınlar. Bence hoşlanmadığınızı net bir şekilde belirtin, nasıl olacak bilmiyorum ama.
0
isabella was a ginger
(23.04.21)
hahahaha. ya ben de öyle hitap ederim insanlara, bu dile çevremdekileri de alıştırırım ve bi süre sonra başta yadırgayanlar dahil herkes böyle konuşmaya başlar, ortam beybinden minnoydan geçilmez. belki durum budur ya. hahahah.
0
snape i başından beri tanırım
(23.04.21)
Sakal bırak.
0
the coon
(23.04.21)
Dişil enerjiyle alakalı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Ben de kadınların fazla olduğu bir yerdeyim kimse kimseye laçkalıkta bulunmuyor. Sınırlar aşılmış bence sizin iş yerinizde.
Bir kadın olarak karşımdaki insana bu şekilde konuşabiliyorsam büyük ihtimalle herhangi bir tepki görmemişimdir. Görülmese bile yapılmaması gerekir gerçi.
Bence sorun sizde değil karşınızdaki insanlarda. Sert ve aşırı net şekilde ilk tepkinizi vermeyin. Tavsiyem bebişim, canikom tarzı laf edildiğinde o yöne bakmayın veya o işi bir süreliğine yapmayın. “Niye yapmadın?” derlerse “şunu yap x demediğiniz için üstüme alınmadım valla” diye ufaktan rahatsız olduğunuzu belirtin. Azıcık aklı olan insan anlar. He anlamazlarsa yine sert olmayacak ama anlaşılacak ve net şekilde “x dersen sevinirim” “işyerinde bu tarz hitaplar hoş olmuyor “ diyin ortamdan gidin.
Siz kalp kırmayayım yanlış anlaşılmasın dedikçe tepenize çıkarlar. Erkekler böyle durumda net olurlarsa kadınlar ne olursa olsun geri çekilir. Ama istikrarlı olmanız önemli. A diyince laf edip b diyince etmezseniz ortamda sizi bozarlar.
Rahat ve kendinizden emin olursanız hallolur.
0
bugun hava gunluk gureslik
(23.04.21)
valla bizim kızlar bana bebeğim deyince kendimi çok seksi hissediyorum niye kötü bir şey olsun anlamadım :D
Yeni tanıştığı insana psikolojik problemlerinden bahseden insan
epistemic_regress
Sınır bilmezlik midir bu yoksa cool görünme çabası mıdır? Böyle insandan herhangi bir anlamda hayır gelir mi?
Sınır bilmezlik midir bu yoksa cool görünme çabası mıdır? Böyle insandan herhangi bir anlamda hayır gelir mi?
0
epistemic_regress (22.04.21)
çok dış katmanda şeylerse normal.
ama derinlerdeki şeyleri de tutup her önüne gelene anlatıyorsa o beni biraz soğutur.
0
ananiyimioguz
(22.04.21)
"Seninle iyi bir çift olabiliriz ama benim sakat yanlarım var ve aradığın mükemmeliyetçiliği sana veremeyeceğim büyük ihtimalle" alt metinli bir şeydir bu kanımca.
Diğer taraftan da göz dağı verme.
0
Avoiding The Puddle
(22.04.21)
yakın bulmuştur sizi, dertlidir, anlatmak istiyodur anlatamıyodur, o sırada karşısına siz çıkmışsınızdır, size dökmüştür içini.
Niye cool görünme çabası olsun, neden hayır gelmesin.
Ruh sağlığı zor bi konu, gün oluyo kimseyle tek kelime etmiyorsunuz, gün oluyo içinizi dökmek, birikenleri atmak istiyorsunuz.
0
hayaletimsi
(22.04.21)
Bir de ilginçtir en ilişki meraklısı kadınlar hep böyle piskolojisi bozuk erkeklerin peşinde gezer.
0
Avoiding The Puddle
(22.04.21)
Bana açıp gömleğinin altındakileri göstermek gibi geliyor. Durduk yere ama, sokak ortasında, açıyor gösteriyor. Konteksten bağımsız. Psikolojik problemlere tolerans gistermedigimden değil, bu meselelerin özel, kişisel olduğunu düşündüğümden herkese olduğu gibi açıklamak bana biraz ucuz geliyor. Sizin de fikrinizi merak ettim.
0
🌸epistemic_regress
(22.04.21)
Kişiye göre değişir bu. Başka emareleri yoklardım. Eğer öz farkındalığı yüksek biriyse dert etmezdim. Bi de o anki konuya bağlı.
0
olaylar olaylar
(22.04.21)
Kişiye göre değişir. Bazen insanlar kendisini tanımayan ve bir daha rastlamayacağı insanlara kendini anlatmaya meyilli oluyorlar.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Ben de bahsettiğin kişi olabiliyorum çoğu zaman ve benim eşim de senin gibi. Bu bakımdan çok farklı insanlarız.
0
mezarkabul
(23.04.21)
@Hallegadola +1
Bazen yeni tanıdığın insanlara anlatmak, yıllardır tanıdığın insanlara anlatmaktan daha kolay oluyor.
0
peki madem
(23.04.21)
haşmetizm'e katılıyorum. ben de seni gömmeye gelicektim ama gömmemeye ve empati kurmana yardımcı olmaya karar verdim. sonra üşendim o yüzden kısa yazıcam. insanların böyle tikel sana göre normalden sapan davranışlarını acımasızca eleştirmek yerine nasıl bi dünyada, ortamda yaşadığımızı düşünebilirsin. "sağlıklı" kalabilen normal insanlar aslında psikopatlığa daha yakın geliyo bana. insanın türlü türlü hali ve dışavurumu var, bir şey illa bir şeyden kaynaklanmaz. geçen sene italya'da covid yasaklarının yeni kalktığı zamanlarda bi meydanda tek başıma oturuyodum. bi kadın gelip italyanca bilmediğimi de söylememe rağmen kendi dilinde uzun uzun %90'ını asla anlamadığım dertlerini anlattı bana. karantinayı yalnız geçirmiş. zaten yalnız biriymiş anladığım kadarıyla. hayatımda ilk defa görmüştüm kadını, it gibi serseri gibi tek başıma bira içiyodum. geldi anlattı. hatta saate de baktım 1 saat filan konuştu. bu kadın sınır bilmez ya da cool görünmeye çalışan biri değildi. şanssızdı. şimdi düşünüp sana tekrar sinirlendim. hain misin.
0
snape i başından beri tanırım
(23.04.21)
birinin bana psikolojik problemlerinden bahsetmesi basurundan bahsetmesiyle aynı etkiyi yaratıyor. cool olduğunu düşünen arkadaşlar mı varmış?
0
brakgn
(23.04.21)
arkadaşlar bu tür bir şey ikiye ayrılır: 1) adam gerçekten dertli ve şanssızdır, bir sürü şey olmuş olabilir, mesela adamın ailevi çevresel ve psikolojik stres koşullarından dolayı eğitimi sarkmıştır, tipik türk kızı olarak mesela adını sormadan işini soruyorsunuzdur, o da okulunun devam ettiğini söyler ama sorumsuz bir öküz olmadığını, aptal biri olmadığını göstermek için açıklama yapmaya başlar ve konu konuyu açar, dolmuştur çünkü. siz bunlara basitçe "hmm hadi eyvallah" (abi kachayim, ne tuhaf adammış) der kaçar gidersiniz. bu kişi 10 tane psikiyatra gitmiştir ve verilen teşhis sadece majör depresyondur. 2) bu da gerçekten hastadır, üsttekinin aksine sorumluluğu da yoktur, "yeaa bazen elime taPanca alıp (evet p ile) önüme geleni vurmak istiyorum" gibi salak şeyler söyler, sizler de "kendine zarar vermeni istemiyorum burç" dersiniz sarılırsınız, bunlar da palazlanır da palazlanır, üstteki adam türkiyenin en iyi yerine gitse of boş muamelesi yaparken alttakine "olsuuun :))" yaparsınız. işte daha acısı da alttakinin dallamalığı da üsttekinin üstüne yıkılır, acı olan da budur.
0
ckisc
(23.04.21)
cool olma meselesine cevap vermemişim, valla kendimi cool hissetmediğim gibi çoğu zaman pişman oluyorum anlattığıma, çünkü sizin gibi düşünen biri olabilir karşımdaki diye düşünüyorum ve acaba rezil mi oldum vs diye düşünüyorum anlattıktan sonra ama napayım çoğu zaman engel olamıyorum kendime.
Yakın arkadaşlar birbirlerinin sevgililerini kıskanır mı?
hüper
sb.kapmış valla güzelim kızı/çocuğu.. gibi.aksine mutlu olması gerekmez mi?diğer bir soruveya mutlu bir ilişkisi var diyelim,o an ilişkisi olmayan arkadaşına kendi sevgilisinden daha yakısıklı/guzel, birikimli/donanımlı birisini tanıdıgında ayarlamak yerine, yok ya bu ona olmaz diyebilir mi? gercekt
sb.
kapmış valla güzelim kızı/çocuğu.. gibi.
aksine mutlu olması gerekmez mi?
diğer bir soru
veya mutlu bir ilişkisi var diyelim,
o an ilişkisi olmayan arkadaşına kendi sevgilisinden daha yakısıklı/guzel, birikimli/donanımlı birisini tanıdıgında ayarlamak yerine, yok ya bu ona olmaz diyebilir mi? gercekte cok uyusacagı kacınılmaz olsa bile.
bunlar oluyorsa yolları ayırma vakti gelmiş midir? yoksa arkadaşlar arasında böyle şeyler kaçınılmaz mıdır
0
hüper (22.04.21)
Kıskançlık çok doğal bir duygudur. Bunu kimi insan dile getirir kimi içinde yaşar. Bence abartı olmadığı, hasete dönmediği sürece normal bir şey.
0
roket adam
(22.04.21)
Yok be o kadar da değil. Zaten böyle olsa emin ol bu şekilde ifade etmez kimse. Eğer ifade ediliyorsa iltifat olarak algılamak lazım bence
0
olaylar olaylar
(22.04.21)
Kişiye göre değişir. Başka hareketler de gözlemlenir kıskançlık dozuna göre tamam veya devam denilir.
Kıskançlık çok saf ve duru bir duygu, çok ilkel. Herkeste olabilir, her şeyden kaynaklanabilir. Umut Sarıkaya’nın bir sözü vardı tam hatırlamıyorum düzgün şeklini ama şöyleydi: “ Kıskananın Allah belasını versin, gebersin tamam da Kıskandıranın hiç mi suçu yok?”.
0
Hallegadola
(23.04.21)
Kiskanmaz.
0
monkey
(23.04.21)
arkadaşlar kadınsa kıskanır, erkekse kıskanmaz.
0
brakgn
(23.04.21)
Karşı cins olan yakın arkadaşın kıskanmasının altında gizli bir aşk hissiyatı yatıyor olabilir. Bazen kişi kendisi de bunu biliyordur bazen ise bilmediği halde duygusal olarak yön veriyordur davranışlarına.
0
biravekahve
(23.04.21)
brakgn sana pek katılmıyorum, erkek-erkek somut örneklerim var.
biravekahve hmm karşı cinsin olduğu yakın arkadaşlıklar hiç aklıma gelmemişti, orada böyle bir şey tabii ki içten içe ayrı bir sevgi olabilir canım o ayrı bir konu. Ben erkek-erkek, kadın-kadın için sormuştum.
şöyle ki; online dating programından tanıştığım biriyle ocak ayında takılmaya başladık. yanyanayken epey eğlendik. o, o zaman Bursa'da yaşıyordu. ailesi istanbuldaydı. istanbula geldiğinde direk benim evime geliyordu. ben de onun yanına birkaç kez Bursa'ya gittim. aklı başında, zeki bir insan. yakla
şöyle ki; online dating programından tanıştığım biriyle ocak ayında takılmaya başladık. yanyanayken epey eğlendik. o, o zaman Bursa'da yaşıyordu. ailesi istanbuldaydı. istanbula geldiğinde direk benim evime geliyordu. ben de onun yanına birkaç kez Bursa'ya gittim. aklı başında, zeki bir insan. yaklaşık üç ay takıldık. bu süreçte ben ona başkalarıyla görüşüp görüşmediğini sorduğumda hayır demişti. bu konuşmadan sonra 'sevgilim' hitabını kullandı. bunu o ilan etti. ben değil. ama dating appler telefonunda duruyordu. benim de duruyordu ama ben kullanmıyordum. neyse üç ay sonunda hareketlerinden şüphe etmeye başladım. ve kısa kesicem bir date uygulamasında eşleştiği kız ile buluşma planı yaptığını gördüm. bağırış çağırış falan derken evimden gitti. ama o zaman bu ilişkiyi bitirmek istemedim. o da çok pişman olduğunu söyledi. bu konuşmaları yaptıktan sonra o kızla buluştu ve akşamında benim evime geldi. bir şekilde konuştuk ve açık bir şekilde ilişkide olmasını istediğim sınırlardan bahsettim. tamam dedi. şu an birlikteyiz. yan yanayken mutluyuz ama ben kaygılı bağlanmış bir birey olduğum için olur olmaz her şeyden şüphe ediyorum ve bu benim hayat kalitemi düşürüyor. ilişkinin bitmesini istemiyorum ama içimdeki kaygının bitmesini istiyorum. şu an çok yoğun duyguların olduğu, iletişimin kopmak istenilmediği falan gibi tutkulu bir olayımız yok belki ikimiz de kendi içimizde onarmaya çalışıyoruz. merak ettiğim şey şu; bu tarz bi deneyim yaşayan olduysa eğer; bu kaygıları atlatmanız ne kadar sürdü. atlatabildiniz mi? tekrar güvenebildiniz mi? zaman mı kaybediyorum çabalayarak. bu düşüncelerden kurtulup kendi tatlı hayatıma sağlıklı bir şekilde alınmış bir kararla ya onunla ya onsuz devam etmek istiyorum çünkü. not: karşı taraf erkek kişisi.
0
etfalmorgu (22.04.21)
bence bunu birlikte konuşun. size güveni sağlaması için sizi kabullendiğini hissettirmeli. ama zaten çok erken ise tanımak için de zamana ihtiyaç var
0
sttc
(22.04.21)
ay bırak da o tesis etsin güveni ya. kaygılı bağlanmam varmış, benim kaygılarımmış şuymuş buymuş diyosun. bence sevgilin tam bi narsist manipülatör. hem başkalarıyla buluş, hem şey, hem de kadına kendini sorgulat. hem sen hata yap hem düzeltmeye karşı taraf çabalasın. manipülasyon skilli için kendisini tebrik ederim. ayrıl coco.
bilmişlik gibi olmayacaksa, bu adam seni tekrar böyle aldatmasa bile ilişkiyi sürdürmene değecek biri değil bu anlattığım dert yüzünden. sırf şu yazdıklarına götüren ruh hali ayrılma sebebi. hatayı biraz karşı tarafta ara. bence senin de sorunun var ama bu kaygılı bağlanma, güvenememe vs. değil. böyle insanlara yönelmen ve başka şeyler yerine bağlanma skillinş sorgulaman, bunu nasıl aşabilirim diye kendine yüklenmen, seni böyle bi şeye sürükleyen şey sende yapısal bi dert olabilir.
0
snape i başından beri tanırım
(22.04.21)
Uzun ilişki insanıyım.
Bana dating uygulamarından düzgün birini bulma ihtimali 10binde 1 gibi geldiği için,
Kullandığım zamanlar her ne kadar kendimi çok sadık, dürüst olarak görsem de, karşıdaki insan her ne kadar öyle olsa da, dating appten tanıştığım için kesinlikle o insan benim beynimde aynı ortamda tanışmışız da sevgili olmuşuz gibi kök salarak yer edinemez.
o çocuk da böyle düşünüyorsa şuan için burada güvenli bir liman var, ne uğraşıcam başkalarıyla bari burada bir miktar duraklayayım demiş ama senin gibi düşünmüyor olabilir.
zaten bir erkek güven vermek istiyorsa, gerçekten kendinden eminse ciğerini söker verir yine de sağlar sana o güveni. hiç kuşku falan yaşattırmaz. karşıdaki insan kuşku manyağı olsa bile. ülkedeki hemen her kadının bir kırılmışlığı var, neler çekiyoruz kapatana kadar. alıştık artık. yukarıdaki yoruma o yüzden katılıyorum. bana da eğer bunları sağlamıyorsa, güzel şeyler varsa devam et ama hazırlıklı ol demek düşer. yok eğer öyle idare edemiyorsa, kendin gibi birini bulmalısın.
0
hüper
(22.04.21)
Next yap boş ver, bir yanlışını daha tekmeyi, üzülme çok.
0
Hallegadola
(23.04.21)
frank crane'nin ''çok güvenirsen aldatılırsınız, ama hiç güvenmezseniz hayatınız azabla geçer.'' sözü aklıma geldi, durumunuzu özetliyor gibi.
bu ilişki devam ettiği sürece kuşkunuz asla yok olmayacak. aldatma dürtüsü zamanla yok olup biten bir şey değil. eline ilk fırsat geçtiğinde yine aynısını yapacak. bu kez belki haberiniz olacak belki de ruhunuz duymayacak. güçlü bir ilişki ayakta tutan şey sevgi değil güvendir. aşk-sevgi zamanla tükenir veya açı değiştirir ancak güven bir cam gibidir, bir kere çatlarsa geri eski haline getirebilmek mümkün değildir.
0
ada meltemi
(23.04.21)
Sokakta buldugun sokakta kalir, senden sikilmaya basladigi ilk firsatta gene yeni çiçekler koklamaya gidecektir emin ol.
0
Avoiding The Puddle
(23.04.21)
dating app'ten sevgili olmaz.
0
brakgn
(23.04.21)
sevgilin tam bi narsist manipülatör +1000
bu durumdaki açık ilişki mitinin kadınlardan çok bu tarz manipülatör erkeklere yaradığını düşünüyorum. Erkek istediği an ilişki ilan edecek, sonra biraz sıkılınca yeni bir macera arayışına girecek, sonra da gelip açık ilişki güzellemesi yapacak; yok ya? İlişki dinamiklerini yine en iyi sen bilirsin, ama buradan boşa kürek çekiyorsun gibi görünüyor. Tek tavsiyem şu, ilişkiye devam etsen de etmesen de hep kendi sınırlarını hatırla ve o sınırlardan taviz verme, sonrasını o düşünsün.
0
lolita
(28.04.21)
iyi de kaygılanman zaten gayet normal çünkü çok büyük bir ihtimalle yine buluşacak birileriyle. şimdi ayrılmayacaksın biliyorum ama bu ilişki sonlandığında pişman olacaksın ayrılmadığına, ben sana söyleyim.
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler. 32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler.
32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi baska bir bransta basarili bir hekim. 3 senedir tanisiyoruz ama son 2 senedir yedigimiz ictigimiz ayri gitmiyordu. Her seyimizi, her gunumuzu paylasiyoruz. Evlerimizin anahtarlari bile birbirimizde.
Taniyi aldigim gun bile onda kaldim. Bana "her sey cok guzel olacak. Yeni bir sen olacaksin. Her adiminda yanindayim" gibi seyler soyledi. Duruma ailemi bulastirmak istemedim. babannem yatalak-babam bakiyor, annem kalp tansiyon seker memeca gibi bir suru hastaliga sahip benimle kosturmasi dogru degil, ablam hamile vb.. Onlara anlattim ama etrafa yaymamalarini, kuru gurultu istemedigimi, arkadasimin bu surecte yanimda olacagini belirttim. Onlar da taniyorlar arkadasimi.
Kendime bi prof. buldum bir tedavi plani cikardi bana. Doktor bulma konusunda arkadasim yardimci olmadi. Annemle bikac doktor gezdik. Arkadasim da bu islerde tedavi fikstir icine sineni sec dedi.
Ben tedavi planini arkadasima yolladim bana herseyin guzel olacagini, tedavimin iyi gececegini soyledi. Bu arada internetten okudum bazi kotu seyler yaziyor yan etki olarak. (kemik erimesi, erken menopoz, kalp, akciger vb..) Arkadasima bunlari ilettim. Oyle bir sey yok olumlu dusun her sey beyinde biter gibi seyler soyledi.
Bu arada onerilen protokol baya kemoterapi benzeri bir sey. Ilaclarin da cesitleri varmis. Ben tum bu surecte her seyi arkadasima ilettim, her evragi yolladim bir sekilde. Tek soyledigi sey tahlillerin iyi, hastalik yoktur hasta vardir, olumlu dusun kuzum, her sey cok guzel olacak, bana guven, ben ankara ekoluyum falan. Ben ilaclara basladim 2.5 ay devam ettim. Doktor arkadasim da ara sira bende, ailemde kaldi, bana destek oldu sagolsun.
Bu surecte baska bir arkadasimin doktor annesini gormustum yolda durumu anlattim. bana "sana x tedaviyi onerirlerse kabul etme ben karsiyim, sen daha cok baslangictasin, minimal mudahele ve hayat tarzi degisikligine bi git" dedi. Bunu arkadasima ilettim "bakma sen insanlarin dedigine o uzmanmiymis, emekli bi doktor, sen kendi doktoruna guven. Oyle bisey yok. Sonra geri donulmez seyler olsa daha mi iyi, aileni dusun seni sevenleri dusun" dedi.
Bir gun annemlerdeyken ic hastaliklari uzmani bir akrabamiz geldi. Durumu anlattim. Kadin "sen neden bu tedaviyi kabul ettin ki senin durumun oyle bisey degil. Doktor sadece onermek zorunda protokol geregi" dedi. Sonra hangi ilaci kullandigimi sordu soyledim. Bu islemler menopoz yapiyor yaslilara verilir sana yumurta koruyucu neden yapmadilar falan dedi. Sinirlendi. Kocasi falan da sinirlendi. "sen bi git. doktor doktora konusun. Biraksin bu tedaviyi kiz" dedi.
Bu arada doktorum standart protokolu bana sundu ama kabul etmeme gibi bir opsiyonum da varmis sonucta. Gerci ben her surecte bi dusuneyim diyip zaman istedim ve arkadasima sordum. Arkadasim da "didikleme artik bisey. Milyonda bir yan etkiyi okuyosun hastaligi cagiriyosun. Dusundugun gibi seyler olmayacak. Her sey cok guzel olacak" gibi seyler soyledi hep. Ben zannediyorum ki o kadar derece yapmis kiz hacettepe mezunu bosa konusmaz, yasasin kadin destegi.
Akrabanin devreye girmesiyle agir tedaviyi biraktim ama ilaclarin %70ini almis bulundum ve gunlerce gozyasi doktum. Cildim bozuldu, kaslarimin yarisi gitti, saclarim inceldi, 2 aydir adet olmuyorum, yumurta rezervim baya bitti gibi, yuzum sisti, rengim soldu, curumus bir insana dondum vb. Hala da oyleyim.
Arkadasima mesaj attim baya yazdim ben bu hataya nasi dustum, vucut dengem gitti falan diye. Bana sen mantikli dusunemiyosun antidepresana baslaman lazim kuşum yazdi. Tedavi edilemeyen bi hastaligin olsaydi yine bunlari soyleyecek miydin, derdin tip mi menopoz mu falan diyor. Evet dedim. Sana yardimci olmaya calistim burda diyor. Soyleseydin gercekleri o secimi bana biraksaydin keske diyorum. Bana narsistik kisilik bozuklugun var tedavi ol dedi. Surekli sisterhoodluktan, kadin dostlugundan falan bahseden kiz birden baska bir karakter aldi.
Annemle yazismis bu arada mesajlarini okudum. Annem ona ben tedaviyi biraktiktan sonra yazmis boyle yan etkiler var midir diye. Benim cok kotu oldugumdan bahsetmis. Kendisi "yeni normaline alisacak. Zaten su an mantikli dusunemiyor bi psikiyatriste gitmesi lazim" diye cevap vermis. Bana "hic bisey olmayacak bana guven hastalik cagirma" diyen, evime gelip bana bakan kiz anneme yan etkilerin olacagindan bahsedip, yeni normaline alismasi lazim falan yaziyor.her sey bitince.
Kizin niyetini bilmiyorum ama kendimi kandirilmis ve aptal yerine konmus gibi hissediyorum. Hic arastirmamis, sorusturmamis bile. Sonra beni aradi "ben de biraz ihmal ettim, arastirmaliydim. Kendi sorunlarim vardi. Ozur dilerim" falan dedi hersey bittikten sonra. Tum bunlara ragmen yine ona gittim bana "doktorlar olaya cok mekanik bakiyor. Kisinin yasina, konumuna bakmiyor. Sana bu kadar agir seyler yapilmayabilirdi ama her sey cok guzel olacak kuşum olumlu dusun" dedi yine. Ben sinirden titredim tabii esyalarimi aldim ciktim.
Bana simdi mesajlar atiyor nasilsin falan diye cevap vermiyorum. Kendime cok kiziyorum nasil bu kizi dinledim diye. O kadar guvendim ki yeri geldi aileme akrabalarima kizdim onerileri nedeniyle. Surekli sosyal medyadan insanlara iyilik yapmayacaksin temali sozler atiyor simdi. Sana yuk yapan insanlari birak falan. Bir de durumum hakkinda bilgi almak icin arkadaslarini aratiyor. Neymis beni merak ediyolarmis vb.. Bakmiyorum, cevap vermiyorum artik.
Siz olsaniz bu kiz hakkinda olumlu dusunur muydunuz? Yoksa ben su an hastalik psikolojisinde mantikli dusunemiyor ve suclayacak birini mi ariyorum? Tamam kiz bana iyilik yapmaya calismis olabilir ama ben ona soruyorum boyle boyle bisey oluyor mu diye, imzalattiklari kagitlari yolluyorum. Hayir onlar prosedur bisey olmuyor yeter artik daha fazla kurcalama diyor. Okumuyor, ilgilenmiyor bile. Cunku benim ona yolladigim seyleri sonra tekrar istedi "aa oylemiymis ben bi bakayim" diye. Her sey bittikten sonra. Doktoruma soruyorum oladabilir olmayadabilir bunlar risk tabii ki diyor. Politik cevaplar veriyordu hep. Ama ben reddetme opsiyonum oldugunu bile dusunemedim hic bu arkadasima guvendigim icin. Bir insanin hayatiyla oynamak bu kadar kolay mi?
Sagolun simdiden.
0
Bikit (22.04.21)
Arkadaşın Allah mı? Belki de o konuya çok hakim değildir ve seni yönlendirmek istememiştir. Seni yönlendirse ve aksi bir durum olsa işin içinden nasıl çıkacak?
Üstelik senin hastalıktan kırılıp ölmeni istememiştir nihayetinde. Neden özellikle kötülüğünü istesin ki?
Bence olaya doktor gibi değil arkadaş gibi yaklaşmış. Sen de sanki konuda uzman gibi sürekli onu sıkıştırmışsın.
Sonuç olarak bence olayı yanlış yorumluyorsun.
Geçmiş olsun.
0
elorelia
(22.04.21)
Ben sizi haklı görmekle birlikte kim haklı kim haksız konusunun ikinci planda olduğunu düşünüyorum. Ortada yanlış yapılan şeyler var ama kötü niyet yok anladığım kadarıyla. Bence kendisiyle iletişimi en aza düşürebilir veya isterseniz tamamen de kesebilirsiniz. Sadece kin ve nefret duymamanız onun için yeterli, eskisi gibi iyi olmak zorunda değilsiniz. Bu gibi insan ilişkilerini gözünüzde çok büyütmeden şu an önemli olanın sağlığınız olduğunu hatırlayın. Doğru tedaviyle inşallah hastalık ihtimalini ortadan kaldırın ve eski sağlığınıza kavuşun. Bu şekilde daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Çok geçmiş olsun.
0
havadakarada
(22.04.21)
@elo olayı biraz abartmışsın sanki ne alaka? sen bilgisayar alırken anlayan arkadaşına sormaz mısın?
bende sizi haklı buluyorum sonuçta size yapılan tedavi ya da prosedür o kadar metin okunsa dahi anlaşılmayacak şeyler. arkadaşınızın kötü niyet göstermemiş olmaması da iyi bir durum değil bence, aksine kötü bir durum. bu işlerden hiç anlamayan birisinin verdiği telkini neden verirsin ki nerden baksan saçmalık.
avukat arkadaşımıza bütün mal varlığımızı devredeceğimiz sözleşme gönderip hiç okumadan kanka bir şey yok diyip dımdızlak kalmaktan ne farkı var bu durumun.
tamam en yakın arkadaşımız olabilir ama biz ona arkadaş olduğumuz için sormuyoruz ki uzman olduğu için soruyoruz.
yani arkadaşlık konusunda ne desem bilemedim ama ben olsam görüşmezdim herhalde.
bu saç boyamak kadar basit bir şey değil hayati diyorsunuz. okurken sinirlendim yani.
bu duyuruyu hastayım napayım diye açsaydınız, muhtemelen burdaki herkes arkadaşınızın dediklerini diyecekti demek ki bizimde arkadaşınızdan bir farkımız yok, bir de böyle düşünmek lazım.
0
respect
(22.04.21)
Doktor kıza şu konuda hak verdim: Bence de iyi durumda değilsin. Neredeyse en yakın arkadaşım beni bilerek yanlış tedaviye sevk edip öldürmeye çalıştı diyecek kadar evhamlanmışsın. Bu da belki hastalık nedeniyle belki de başka bir nedendendir ama gerçekten de destek alsan iyi olur.
Bunun dışında eğer olaylar anlattığın gibiyse (bence değil, bir sürü yeri kırptığın çok açık), pozitif bilime tepki olarak doğmuş çiçeği burnunda doktorumuz hayırlı olsun ve Allah iki cihanda karşılaştırmasın.
0
son feci skilacci
(22.04.21)
Arkadaşın az da olsa haklı bence de. Abartı derecede evham yapmışsın sanki arkadaşın kasten seni kötü bi duruma sokmuş gibi. Diğer doktorun bir tedavi tavsiye etmiş, arkadaşın da onaylamış, burada suçlu bulunacak bir şey yok. Ki tıpta tek bir doğru da olmayabilir, belki de yan etkileri yüksek bu tedavi senin hastalığını daha hızlı bitirmeni sağlayacaktı, bunu bilemeyiz.
Çok geçmiş olsun bu arada.
0
roket adam
(22.04.21)
biraz kendinle ilgilen. sıcağı sıcağına verme kararlarını , biraz zaman geçsin. sen bir şeyleri atlat (umarım güzel olur her şey senin için) ondan sonra daha objektif tartarsın kendince.
genelde kötü hastalik gecirenler ve atlatanlar, hastalık sonrası çok radikal kararlar verebiliyorlar. ben mesela lance armstrong'un hayatını okudum, hastayken eşi onun en iyi yardımcısı oluyor ama adam nasıl bir yenilenmenin içine girdiyse, o hayat arkadaşı ile devam etmiyor yoluna. başka kadınla beraber oluyor. belki tavsiye veya nasihat verecek bir statüde olmayabilirim ama önce kendinize sarılın, ondan sonra diğer işlerle ilgilenirsiniz.
sağlıklı günler dilerim.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
Sagolun arkadaslar. Benim burada gücüme giden 2 durum var. 1.arkadasimin surecle ilgileniyor gibi gorunup hic ilgilenmemesi 2.bana her seyi aciklikla anlatmamasi. Tedavi kararini o veremez ama bir arkadas olarak acik davranmasini beklerdim.
Oyle bir sey olmayacak bana guven falan deyip beni tedavi icin asiri cesaretlendirdi. Bana dese ki "bu tedavinin boyle yan etkileri olabilir. Ama tedavi olmazsan da soyle olabilir. Sen olc tart kararini ver ben karismam" o zaman ben de kendi kararimi alabilirdim. Ama benim adima karar verip ona yonlendirmeye calismasini hazmedemiyorum.
Ben okuyorum her turlu kaynaktan. Ornegin kas dokuyormus bu ilac diyorum. Basta yok oyle bisey diyor. Sonra kaslarim dokulunce sen cagirdin diyor. Boyle bi mantik mi var?
Bir de bu surecte cidden tipim degisti ve enerjim dustu. Disari bile cikamiyorum. fiziksel olarak guzel biriydim. Yuzum silindi gibi, gunlerce de agladim. Moon face gibiyim. Allahtan pandemi donemi is yeri acik degil. Fiziksel gorunumun ve gencligin onemli oldugu bir is yapiyorum cunku.
Bir tane arkadasi var hastaneden hasta bakici erkek. 45 yasinda falan. Onu orgutlemis surekli iltifat edip duruyorlar. Surekli o adami cagiriyor her yere. Adam biralari icip icip bana "cok guzelsin. Bi dahaki geldigimde seni kirmizi elbiseyle gormek istiyorum" falan diyor. Hayatta 2 kere gordugum kisi eline firsat gecince abuk subuk seyler soyluyor. Cildirdim uzerine falan da yurudum hatta. Beni kirmizi elbiseyle gormek istiyormus. Bu doktor kiz da hic bisey soylemiyor adamin hadsizliklerine. Sonra diyorlar ki senin moralin duzelsin diye yapiyoruz. Bi tek akilli onlar cunku.
Hazmedemiyorum ve kendimi igrenc insanlara bulasmis gibi hissediyorum. Ama eviminpaspasinin dedigi gibi ele alacagim artik olayi. Tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.04.21)
Öncelikle Allah şifa versin. Ben sizin eskisinden daha iyi olacağınıza inanıyorum, öyle doğdu içime.
İkincisi, ben bu hayatta ana babadan başka kimseye güvenmemeyi öğrendim. Arkadaş fasa fiso. Bir de üç yıl en iyi arkadaş olmak için kısa bir süredir, hastabakıcı olayına ben de çok kızdım, ben kendimi benzettim size karakter olarak, ben de böyle densizlilklere çok ayar olurum, size çok hak verdim o olayda.
Son olarak, bence tek hatanız arkadaşınıza güvenmek değil, sağlam doktor araştırması yapmadan tedaviye başlamak olabilir, tabi ki bu durumu yaşayan bilir. Bence yeniden bir doktor araştırması yapın, psikolojik destek de alın. Ben sizin eskisinden daha güzel ve sağlıklı olacağınıza inandım, dediğim gibi içime öyle doğdu okuyunca, tekrar Allah şifa versin tez zamanda.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Çok geçmiş olsun. Kronik ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığı olan biri olarak tedaviye başlamadan önce işin uzmanı 6 doktora göründüm. 6sı da aynı tedaviy önerince demek ki olması gereken buymuş dedim. Sizin de arkadaşınıza değil işin uzmanlarına danışmanız gerekirdi tabi ki ama insan o durumda pek düşünemeyebiliyor sizi anlıyorum. Arkadaşınız bence hatalı değil. Sizi sizden başka kimse düşünmez. Yer geliyor anne babalar bile çocuğunu düşünmüyor değil ki arkadaş düşünsün..
Çok kafaya takmayın. Hastalık olunca insanın daha hassaslaştığını biliyorum. Takmamak da elde değil ama naçizane tavsiyem sizin yerinizde olsam daha olumlu şeylere odaklanır kendimi motive etmeye çalışırım. Hastalık yokmuş gibi davranın demiyorum da bu da gelir bu da geçer ben bunu aşarım kafasına girmek lazım yoksa çekilmiyor.
Yakın zamanda sağlığınıza ve eski neşenize kavuşmanızı dilerim:)
0
suicides underground
(22.04.21)
ben de @respect gibi düşünüyorum. tamam kötü niyetle bir şey yapmamıştır o belli, ama sizin için çabalamamış, biraz baştan savmış. bahsettiğiniz kadar yakın bir arkadaş için bu da yeterince kötü. tamamen ilişkiyi bitirir miydim emin değilim ama böyle bir durumdan sonra arkadaşımdan uzaklaşacağım kesin. siz de bir süre uzaklaşıp sinirlerinizi yatıştırın bence. umarım tez zamanda atlatırsınız bu süreci.
arkadaşlarım sen anlarsın diye bana basit bir konuda bile soru sorduklarında, asla fikrim olmasa bile epey araştırıp bak böyle böyleymiş diye linkleri gönderiyorum. hele de böyle hayati bir konuda, kendi alanı olmasa bile çevresinde bilenlere danışıp size çeşitli bilgiler sunabilirdi. çok yoğunsa ve darlandığını hissettiyse, her şey çok güzel olacak diye geçiştireceğine, bu konuda yeterli fikrim yok, doktoruna danış diyebilirdi. teyzeler gibi sus hastalığı çağırma demiş.
geçmiş olsun.
0
akil kupuru
(22.04.21)
Bu bazı meslek gruplarındaki kişilerde daha sık görülen bir durum maalesef. Size denk gelmiş. Psikolojik karşılığını bilmiyorum ama bazı kişilerde oluyor. Arkadaşlardan birisi sağlık yada maddi konuda zayıf düştüğünde denge bozuluyor ve öbür taraf kendisini daha güçlü hissediyor ve zayıf olandan uzaklaşmak onu başından savmak istiyor. Bu nedenle kararlarınızı kendiniz vermeye çalışın. Bundan sonra da geçmişi geçmişte bırakıp mevcut durumunuzu daha iyi nasıl yapabileceğimize odaklanın. Geçmiş olsun.
Merhaba,Annem, 2 senedir babamdan ve diğer kardeşlerimden ayrı bir şehirde, benim yanımda kızıma bakıyordu. Pazartesi günü evine kavuşturuyoruz kendisini.Hakkı hiçbir şekilde ödenmez biliyorum ama bir hediye almak istiyorum. Çok fazla param yok, olsa onu evinden kopartmaz bakıcı tutardım kızıma. Akl
Merhaba,
Annem, 2 senedir babamdan ve diğer kardeşlerimden ayrı bir şehirde, benim yanımda kızıma bakıyordu. Pazartesi günü evine kavuşturuyoruz kendisini.
Hakkı hiçbir şekilde ödenmez biliyorum ama bir hediye almak istiyorum. Çok fazla param yok, olsa onu evinden kopartmaz bakıcı tutardım kızıma.
Aklımda şunlar var: - Zen pırlantada anneler günü indirimi var, minik taşlı bir yüzük olabilir. - Babamla alyanslarını çok uzun zaman önce bozdurmuşlardı, bir çift alyans almak çok romantik geliyor ama garip mi olur acaba? - mutfak eşyası falan istedikleri var ama onlar başka özel günün hediyesi olabilir, şimdi düşünmüyorum.
2000-2500 bütçeli, mümkünse taksitli alabileceğim önerilerinizi paylaşabilirseniz sevinirim. En geç salı günü almak istiyorum bir de.
0
Kıllanıcı adı: (22.04.21)
aslında en iyisi annenizin hayatını kolaylaştıracak bir şeyler olabilir bence. mesela şu yeni robot süpürgeler işine yarar mıydı? sizin bütçenizde modeller var. onun dışında bence alyans çok tatlı bir hediye olur ama takarlar mı?
0
cometome
(22.04.21)
eğer anneniz ile babanınızın ilişkileri halen eski sevgisini/romantizmini koruyorsa alyans almak güzel bir fikir.
0
teritori
(22.04.21)
Alyans +1. Karı kocanın da tekrar buluşmasının şerefine güzel olur.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Bozdurmuslardi dedigin icin bir cift alyans +1
0
invictae
(22.04.21)
alyans + onlar için baş başa bir yemek rezervasyonu ^^
Hep baskalarindan sikayet ediyorum, simdi de kendimi yazayim.Arkadaslar ben su tarz hareketi cok yapiyorum, birisi bana iyi bir hareket yaptiginda rahatsiz oldugum kucuk birsey varsa, hemen tersliyorum.Gercek hayatimdan ornek,Dogum gunumde arkadasim bir kagit hazirlamis bana, fotograflar falan eklem
Hep baskalarindan sikayet ediyorum, simdi de kendimi yazayim. Arkadaslar ben su tarz hareketi cok yapiyorum, birisi bana iyi bir hareket yaptiginda rahatsiz oldugum kucuk birsey varsa, hemen tersliyorum.
Gercek hayatimdan ornek, Dogum gunumde arkadasim bir kagit hazirlamis bana, fotograflar falan eklemis. Ama mesela fotograflardan birinde snoopy, cizgi film karakteri var. Ben hemen sunu yapiyorum " sagol, ben snoopy sevmem. " begenmedigimi de farkettiriyorum. Cunku snoopy'i seven baska bir arkadas (benim en sevmedigim birisi ama onlar bilmiyor) hem o yuzden gicik oldum hem de ben redkit severim, snoopy nedir bi is yapiyosun tam yap bari? Elime alip bakmak bile icimden gelmiyor. Ama uzuluyorum da.
bunu bir tek bu gibi durumlarda yapiyorum ve kendimi tutamiyorum. Fakat bir arkadasim boyle dusunmus olsa, ya iste emek vermis seni dusunmus falan derim.
Ne simdi bu. Kendimden rahatsiz oldum valla, ama bir acidan hakliyim da sadece insanlari kirmamayi nasil basarabilirim?
0
durgunfoton (21.04.21)
Haklı olmadığının farkına vararak.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(21.04.21)
Cevval bir arkadaşın tarafından bu tarz yakışıksız harektinden sonra terslenerek, haksız olduğunu, yaptığının yakışmadını iliklerine kadar hissederek..
0
IncredibleMau
(21.04.21)
hiçbir açıdan haklı değilsin. zaten temel sorun da bu, bakış açın temelden yanlış olduğu için, "tersleme niyetimde haklıyım ama sosyal ilişkilerde başarılı olmak için bunu yansıtmamalıyım" diye düşünüyorsun ve sıkıntı burada.
şunun farkında olamayacak kadar benmerkezci olabilir misin? normal bir insan o snoopy'yi gördükten sonra "aa bu benim sevmediğim kişinin sevdiği bişey" diye düşünmez çünkü hediyeyi verenin bunu bilmediğinin farkındadır. sen bu gibi durumlarda insanların sana bilerek saldırdığını düşünüyor olabilir misin? bunu bilinçaltında yapıyor olma durumundan bahsediyorum tabii ki. ya da insanların sana hediye verirken daha hassas davranmaları gerektiğini mi düşünüyorsun? bunların hepsi benmerkezci ve empatiden uzak yaklaşımlar. özgüven sorunu, kendini dış dünyaya karşı savunmak zorunda hissetme, başkalarının senin kötülüğünü istediğini düşünme, başkalarının seni hiç önemsediğini hissetme gibi düşüncelerle bağlantı kurabiliyor musun, bunları biraz düşünebilirsin.
0
Jux
(21.04.21)
Bana da oluyor bu ama hemen pişman olurum ben. Şu anda stresli bir dönemden geçtiğim için öfkeliyim. Öfkeliyken bu hareketleri çok yapıyorum.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Jux, hassas davranmalari disinda aynen hepsini dusunuyorum. Ama ben de empati var. Fakat merhametsizimdir. Bir de kiskancimdir. Ben pisman olmuyorum, kendimi hakli goruyorum. Sadece karsimda ki insan bilmiyo ama ters davrandigim icin uzuluyorum.
0
🌸durgunfoton
(22.04.21)
bahsettiğin şey merhametsizlik değil, dürtüsel olmayı seçtiğin için insanları üzüyor ve kırıyorsun. bunu fark etmeden yapıyorsun, bunun çözümü de temeldeki bu düşüncelerinden kurtulmakla mümkün. yani kendini haklı gördüğün sürece insanları üzmeye devam edeceksin.
0
Jux
(22.04.21)
bu konuda haksızlığın daniskası, derslerde öğretilmesi gereken rol modelisin. Dahası hala haklı olduğunu düşünüyorsan boşver sana ne desek boş yazdığımıza bile değmez.
bölümü bırakıyorum ve fikirlerinizi dinlemek istiyorum
kimilolo
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçme
3 yıldır marmara işletme okuyorum. sıfatım öğrenci ama boş gezenin bile kalfası olamayacak biriyim. günlerim kitap okumakla geçiyor. ev arkadaşlarım netflix e yeni bölümün düşmesini beklerken ben su gibi kitap okuyorum. şahane vakit geçiriyorum onların yerinde olmak istemezdim ama hayat böyle geçmez ki...
zaten bu kitaplar yüzünden bölüme ilgim kalmadı. kitap okumak varken niye ders çalışayım diyorum. kaldı ki işletmeyi bitirsem ne olacak?
işin en kötü tarafı üniversite sınavına tekrar girsem okuyacak bölüm bulamıyorum. miras kalacak olsa türk edebiyatı ya da sanat tarihi keyif bölümlerinden birini okurdum.
kitaplar mı beni batırdı yoksa onlar sayesinde mi hayata tutunuyorum bilmiyorum.
3 ay sonra mezun olduğumu düşünüp hayal kuruyorum: facia! mezun olmayıp okumaya devam etsem daha büyük rezillik.
bölümü okumaya değer bulmuyorum. bölüm hocaları bile ben bu dersi niye anlatıyorum ki hiçbir işinize yaramaycak edasıyla derse geliyor. erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela. bu haldeyken elimden bi iş te gelmiyor.
bölümü bitirmek için 2 sene sıkı çalışmam gerek. işte o heves yok. kendimi kandırıp masaya oturamıyorum. bu konuda lütfen tavsiyede bulunmayın. bu konu çok konuşuldu ve çözülemedi.
işin en tuhaf tarafı halimden gayette memnunum. öyle salak bi ruh haliyle geziyorum.
neyse duyuru halkı bi yol gösterin bakalım. dinleyeyim sizleri...
0
kimilolo (21.04.21)
maddi olarak nasıl geçiniyorsunuz? aileniz çok mu zengin? kurulu bir işleri mi var başına geçebileceğiniz?
0
elorelia
(21.04.21)
ben okuduğum okulu sevmiyordum ve senin gibi bölüme ilgisizdim. aile eş,dost baskısıyla o kadar sene okumuşsun bırakılır mı felan diye diye 10 senemi yediler. sonuç olarak da mezun da olamadım. özetle o bölüme karşı içinde istek yoksa okuyamayacak gibiysen bırak olmayınca olmuyor çünkü. ha ama hiç birşeye isteğim yok diyorsan o kötü işte çünkü diploma olmadan hiç bir iş yapamıyorsun hiç bir kapı açılmıyor sana. kendine yol çizmen gerekiyor ki ben zamanında herşeyi akışına bıraktığıma aşırı pişmanım. öğrencilik zamanı insan anlamıyor ama bu iş silsile halinde bütün hayatını etkiliyor. benim gibi yolunu çizmekte çok fazla zaman kaybedersen hayatını düzene oturtamıyorsun. 35 yaşında düşük gelirli, hala meslek değiştirmeyi düşünen bir insan olmak hiç hoş birşey değil mesela.
0
genc irisi
(21.04.21)
daha iyi bir bölüm okumayacaksan ya da iyi bir iş/kariyer planın yoksa bitir derim. iş ilanlarında 4 yıllık diploma işe yarar.
0
jelly bear
(21.04.21)
Bir meslek öğrenmeye bakın. Güzel 2 yıllık bölümler var. Onlara bir bakın belki beğeneceğin çıkar.
0
indifferent
(21.04.21)
Tamamen yanlış kafadasin. Bu moddan acil çıkman lazım . Kendine yazık edersin. Okusam nolcak deme sen diploma al başka bı kapı açılır sonra ah edersin ama geriye donemezsin. Dersler basit çalışınca geçilmeyecek bişey yok.en kötü ilgi alanın olan bu konuda yüksek lisans yaparsın ama lisans önemli, Daha sonra başkalarının eline bakmamak için bu basit isi once bitirmen lazım
0
cakmayazar
(21.04.21)
hepimiz o yollardan geçtik, ama emin ol işletme yerine mühendislik ya da hukuk vs okusan da durum çok farklı olmayacak emin ol. ülkede eğitimin hali malum, zaten ülkede üniden mezun olanların %99 u sadece diploma alıyor, işle ilgili herşeyi işte öğreniyor. Diploma sadece bir araç, kişinin kendisinde bitiyor iş.
Mesela işletme mezunu olup kendisini yetiştirip kalıp fabrikası açan makina üretip satan birini tanıyorum. Keza makina mühendisi ve hukuk mezunu olup insan kaynakları ve satış bölümünde çalışan insanlar var. Ne iş yapacağın, hayatta ne yapacağın tamamen senin isteklerine kişiliğine bağlı olarak şekillenecek.
Her ne kadar o diploma sadece bir kağıt parçası olsa da gerekli bir kağıt parçası. 3 sene geçmiş bitmiş azcık daha dişini sık o diplomayı mutlaka al. Türk edebiyatı ya da sanat tarihi de okusan o hocalar gene slayttan ders notu okuyup geçecek, mevcuttan çok farklı olmayacak emin ol. Ama ne olursa olsun elinde mutlaka bir diploma olsun, yoksa ileride çok pişman olursun. Bu bir süreç, bir an önce geçsin gitsin gözüyle bakacaksın.
Alternatif olarak üniyi bıraktın ve lise mezunu olarak kaldın diyelim, o zaman ne yapacaksın ne planın var? En iyi ihtimalle a101-bim de çalışırsın ben sana söyleyeyim. Neyle karşılaşacağını bil ona göre ver kararını, karambole acele karar verme .
Ben de senin gibiydim, erciyes işletme mezunuyum, okulla alakam yoktu, 4 sene boyunca toplasan 30 saat derse girmemişimdir, bir şekilde okul bitti diplomayı aldım. Şimdi halim vaktim yerinde özel sektörde 15 bin civarı bir maaşla çalışıyorum. Benimle aynı bölümden okul birincisi olan kız kpss ile düz memur kadrosuna yerleşti, 5 bin civarı maaşla takılıyor. Diyeceğim o ki üniversite ve diploma iş hayatına ilk girişte önemli ama sonrası tamamen senin elinde.
0
zikardo
(21.04.21)
Öncelikle tam şu an elinde hangi kitap var çok merak ettim:) Söylediklerini ve benzer hisleri zaman zaman paylaşmakla birlikte acil olarak bu kafadan uzaklaş. Kariyeri, işi gücü, alıştığımız toplum normlarını bir kenara bırakıyorum hiç onlar değil derdim. Herkes alıştığımız sa girmek durumunda değil.
Ama ben senin gerçek dünyadan kaçış peşinde olduğunu hissettim. Bence önce bununla ilgilen, niye böyle bir kaçıştasın.
İkincisi, bazen dönemsel hislerimiz hayatımızı etkileyecek kararlar vermemize sebep verebilir. Türkiye'de lise mezunuysan artık hiçbir vasfın yok. Hatta üniversiteler bile sayılmıyor neredeyse. Ama kalburüstü bir okuldasın ve 3 sene okumuşsun. 1 sene daha sık dişini. Çünkü ilerde kafan değişirse o diploma sana yardım eder. ama o diploma olmazsa ve şu anki fikirlerin değişirse pişmanlık hissedersin.
Bence okulu bitir bir şekilde. Sonra istersen otur evinde doya doya okuyabileceğin bir hayat kur, istersen git çalış herkesin yaptığı gibi. Ama o seçme özgürlüğünü eline al. O özgürlüğü de sana diploma verecek.
Ha bu arada, gençsin ve istersen tekrar girip edebiyat ya da sanat tarihi okuyabilirsin. Miras kalmasına gerek yok, doğru çevreyi edinebilirsen bu şekilde para kazanmanı sağlayacak galeriler, organizasyonlar, müzeler vb. dolu İstanbul'da. Hatta şu an bile oralara başvurabilirsin. İşletme diplomanla. Ama dediğim gibi, yine diploma isteyecekler.
Yani ne yap et okulu bitirmeye zorla kendini:)
0
anten
(21.04.21)
Sadece üniversite mezunu görünmeniz bile ilerideki hayatınız için bir artı. 3 yıl az değil, bırakırsanız onca emeğiniz çöpe gitmiş olacak. Daha önce ilk yılımda bölümümü bırakmıştım ben, çok emek vermediğim için koymamıştı. Sonra edebiyat seven bir insan olarak ingiliz edebiyatı okumaya başladım. Keyifli bir bölüm gibi gözükmesine rağmen doğru düzgün çalışmadım. Okumam gereken kitaplar yerine gittim başka kitaplar okudum bazen. Çünkü mesele bölümün içeriği değil aslında. Bir şey görev haline geldiği anda sıkıcılaşmaya başlıyor. Ders için Virginia Woolf okuman gerekiyor bile olsa, o an sırf görev olduğu için canın istemiyor. Üçüncü yılımda ben de fazla zorlanmıştım ve bıraksam mı acaba diye düşünmüştüm. Ama sonra bütün emeğimin ve acılarımın çöpe gideceğini ve ne olursa olsun üniversite mezunu olmam gerektiğini hatırladım. Dişimi sıktım, şurda iki ayım kaldı sadece. Zaman geçiyor, dişinizi sıkın ve bitirin bence.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
yazdığınız gibi edebiyat ya da sanat tarihi okusaydınız bırakın derdim ama işletme mezunlarının başvurabileceği pek çok yer, pozisyon, alan vs. var yani kapsamı geniş. pek çok bölüm gibi dar bir alana sıkışmış değil. o yüzden bitirin. en kötü kpss çalışıp çok olmayan puanlarla memur olursunuz. o da en kötü ihtimal yani. ayrıca istemezseniz de başka şeylere yönelirsiniz ama üstte yazıldığı gibi elinizde lisans diploması olsun. bir de ne yaparsanız yapın yabancı dilinizi çok seviyeye getirin, hiçbir zaman aç kalmazsınız.
0
rose parks
(21.04.21)
Çok zorlandığınız, bitmek bilmeyen bir finalinizi ya da çok uğraştığınız bir ödevinizi düşünün. Okula gitmek için bindiğiniz vasıtaları, okulda geçirdiğiniz vakitleri düşününün. Çöpe atmaya değer mi sizce? Az evvel kendi bölümümden örnek verdim çünkü bırakıp keyifli bir bölüm bile seçseniz yine aynı şekilde zorlanacaksınız. Türk edebiyatı ve sanat tarihi bölümlerinde aşırı sıkıcı dersler var. Zevkli olanlarda bile zorlanacaksınız. Ve sıfırdan başlamış olacaksınız. Bir 4 sene daha. Üniversite mezunu olmazsanız çekeceğiniz sıkıntıları saymıyorum bile. Bence kesinlikle bu konuyu tekrar düşünün. Gerçekten pişman olursunuz.
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Birkaç yıl önce bazı öğrencilerim aynı soru ile yanıma geldiklerinde, kesinlikle okulu bitirmelerini tavsiye ederdim. Şimdi söyleyeceğim şu: okulu bırakın, yurtdışında bir iş bulun.
Eğitimsiz bir şekilde nasıl bulurum demeyin bence. Lisanstan bir arkadaşım vardı, yıllarını verdi, okudu etti, yurtdışına gitti mezun olduktan sonra. isveç'te bir restorantta çalışıyor, şu anda arkadaş grubumuzdaki en mutlu kişi diyebilirim :)
Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama bana kalırsa üniversite okumayanların yurtdışına gitmesi daha kolay. Üniversite okursan alanındaki en iyilerden olmalısın ki yurtdışına gidebilesin, ama vasıfsız eleman için öyle bir kriter yok.
0
Peerless
(21.04.21)
Ben kaydını dondur demeye geldim. Karar vermeden hiçbir şey yapma. Ne okulu bırak ne okulu bitir. Kendine bir hayat planı oluştur. Önceliğin yurt dışı olsun. Çünkü üniversite mezunu etiketini aldığın an geri dönüş olmayacak. İşletme mezunları ordusuna katılacaksın ve kendini bir yarışın içinde bulacaksın.
0
dissendium
(21.04.21)
cipralex in gelmiş senin
0
jamswety
(21.04.21)
Okulunu bitir normal ortalamayla, kitabını hep okursun. Lise mezunun vasfı yok bu ülkede.
Sonra yeniden Türk edebiyatı mıdır takı tasarımı mıdır ayrı bir bölüm okursun. Ama Marmara işletme fena değil, bitince iyi kötü iş yapar o diploma, sonra çok üzülürsün.
Ayrıca herkes netflixten dizi izliyor ben kitap okuyorum, beni anlamıyorlar, onlar Netflix bağımlısı mal sürüsü ben kültür ataşesi kitap kurduyum demeniz bana hayata bakış açınızın değişim olduğu izlenimini verdi. O insanlar senden daha dolu bilgili akıllı insanlar olabilirler; onların netflix izlemesi, senin kitap okuman bir kıstas olamaz. Bu aşırı kitap okumanın da insanı izole ettiği şeklinde bir duyuru ya da ekşi sözlük başlığı vardı ona bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kitap okumanin iyi bir isletmeci olmakla cok ilgisi var. Bol bol kitap okumaya devam edin.Sadece roman edebi kitaplari degil ekonomi ile ilgili kitaplari da okuyun. Kitap okumak gercek hayatin alternatifi degil.Kendimizi tamamlayan bir aktivite
0
turkuaz
(21.04.21)
iyi de bu kafayla türk edebiyatı ya da sanat tarihi okuyor olsan onu da bitiremezsin ki. dis dunyadan biraz kopuk gibisin, terapi yardimci olabilir diye dusunuyorum.
"erkek olsam su elektrik ustası olur yolumu bulurdum mesela" mesela bunun ne kadar ugrastirici ve fedakarlik gerektiren bir sey oldugunun farkinda degilsin. bu tip seyler eksik kalmis. terapi + dis dunyaya karisip tecrube edinmen lazim.
0
hot potato
(21.04.21)
Para nasıl kazanıyorsun, nereden kazanmayı düşünüyorsun
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.
Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger (21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.
Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır. Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte... sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:
Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)
2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .
3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.
bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz. bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.
bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.
ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
Sabah kardeşimle asangöre bindik, maskeler takılı. İnerken asansör durdu bir kadın bindi maskesi takılı, binerken en ufak bir çekince göstermedi, bize de sormadı. (Ben genelde soruyorum içeride biri varsa. Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum, neyse.) Sonra asansör bir daha durdu bir kız b
Sabah kardeşimle asangöre bindik, maskeler takılı. İnerken asansör durdu bir kadın bindi maskesi takılı, binerken en ufak bir çekince göstermedi, bize de sormadı. (Ben genelde soruyorum içeride biri varsa. Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum, neyse.) Sonra asansör bir daha durdu bir kız binmeye niyetlendi maskesi var, kadın "dolu" dedi.
LOL, öyle sert söyledi ki sanki tuvaletteyken biri kapıyı zorluyor gibi. Sonra kardeşimle bana döndü "hayret bir şey ya, görmüyor mu işte asansör dolu" falan bir şeyler söyledi. 2 saniye durdum, dayanamadım, "ee siz binerken de bu asansör doluydu" dedim.
Bir bozuldu, bir anda buz kesti, eheheheh. Asansörden inerken de arkasına bakmadan uzaklaştı. (Binerken "günaydın" demişti nşa'da inerken de "iyi günler" derdi, demedi :))
Şimdi ben hödük müyüm? Yoksa kadın biraz gıcık mıymış? Sizce hangisi?
0
ofelia (21.04.21)
sizin için hödük demeyelim, medeni cesareti yüksek diyelim. ama kadın tertemiz gıcıkmış.
0
co2s2
(21.04.21)
İyi demişsin, helal olsun.
0
epistemic_regress
(21.04.21)
"Zaten binanın en büyük asansörünü kullanıyorum.."
Asansör üç kişi ve onların birkaç parça eşyasıyla uygun mesafeli bir şekilde doluyor ama dördüncü kişi bu mesafeyi bozuyorsa kadın haklı olabilir. Arkadan mıy mıy konuştuğu için yine de gıcık. Hönk diye kadını bozduğun için sen de pek şey sayılmazsın.
0
IncredibleMau
(21.04.21)
Kadının size ne sorması gerekiyordu ben onu anlamadım?
Hastanedeki asansörlere covid sebebiyle 4 kişi binebiliyor. asansör 3 kişilikse ve kadın 3. Kişiyse problem nedir?
Asansörde 1 kişi var diye boşalana kadar beklemesi gerekiyorsa bence çok saçmaymış.
Aynı şekilde minibüs ve metrobüsüde bekleyin o zaman. Hatta bakkal Marketide beklersiniz. iyiymiş
0
respect
(21.04.21)
Ya geçen markete gittim bir teyze market arabasıyla geçti yanımızdan, sonra bir kere daha denk geldik başka bir koridorda, sonra bir daha geçerken kadın bir anda bağırdı "ya yeter durmadan geçiyorsunuz burdan çekilin ben geçicem" dksjdnaldkma
şok olduk. yani iki kişinin rahatlıkla geçebileceği genişlikte bir koridor, kendisi de en az bizim kadar dolanıyor ki denk geliyoruz. zaten orası market keyfine dolanmıyorum almam gereken şeyi arıyorum, kadın bize kızdı.
garip insanlar.
0
wild honey suckle
(21.04.21)
Ben de sizin gibi sorarım ve rahatsız olurum. Bir de denyoymuş kadın. Çok iyi demişsiniz, içimin yağları eridi, ben de aynısını yapardım ahahahah.
0
Hallegadola
(21.04.21)
ben de sizin gibiyim, insanlar işte... işlerine geldiği gibi her zaman.
0
evimin paspasi
(21.04.21)
Valla helal olsun ağzına sağlık. Hödük olan kadın, hem de böyle katmerli hali
0
Mossy
(21.04.21)
@respect ben kadın bize sorsun demedim, kendisi başkası binmeye kalkınca geri çevirdi ya, madem o kadar pimpirikli kendisi de binerken sormalıydı diye düşündüm. yoksa bana fark etmez. ben sadece kendim binerken içeride birini görünce bi ufak müsade alıyorum. bu dönemde insanlar asansörde tek olmayı tercih edebilirler. ama iki kişinin olduğu asansöre binip, 4. kişiye gelme demesi garip.
0
🌸ofelia
(21.04.21)
@IncredibleMau :):) asansör 8 kişilik ama tabi hiçbir asansör üzerinde yazan kişi sayısı kadar kapasiteye sahip olmuyor. farklı bir bakış açısı, aslında mantıklı, bir kişi bir kişidir sonuçta. kadın kendisiyle bütün kapasitenin tamam olduğunu düşünmüş olabilir. burada kilit nokta arkadan konuşması diyebiliriz.
0
🌸ofelia
(21.04.21)
Zamanında İngiltere'de, "Polonyalılar geldi ülke çok bozuldu her yerde bunlar var" diyen kebapçı bi Türkle tanışmıştım. Kendi orada n'apıyor orayı bozmuş mu hiç düşünmüyordu. Bunu hatırladım :D
Yani üç kişi mesafeli durur gibi geldiyse binmiş ve dördüncüyü istememiş olabilir aslında. Ama sen de haklısın millet bencil. Mesela otobüslerde de binerken "arkada yer var gidin biraz" diyen sonra "aaaa yeter kimseyi almayın arkası sıkışık" diyenler aynı tipler :D
0
nhk ni youkosu
(21.04.21)
sanirim ben de ayni senin yaptigini yapardim ve takildigin noktaya takilirdim. ve evet insanlar biraz sey -_-
0
in vino veritas
(21.04.21)
ofelia 90a takmışsın öyle diyeyim, tebrik ediyorum, senin yerinde olsam ayynısını yapardım.
Merhaba kapıyı açtığımda migrosun kuryesi maskesiz bir şekilde direk karşımdaydı dışarı bırakabilirsiniz teşekkürler dedim sadece o da bi cümle falan kurdu virüsün bu şekilde bulaşma riski var mıdır?
Merhaba kapıyı açtığımda migrosun kuryesi maskesiz bir şekilde direk karşımdaydı dışarı bırakabilirsiniz teşekkürler dedim sadece o da bi cümle falan kurdu virüsün bu şekilde bulaşma riski var mıdır?
0
lampetia (21.04.21)
vardır ama korkamayın hemen olmamışsınızdır virüs yükü ve hasta etme oranı arasında da bir ilişki var çok kısa süre ve bir kişiyle karşılaşmışsınız. sizin maskeniz yok muydu? neden?
ayrıca migrosu arayıp şikayet edin.
0
rewlack
(21.04.21)
yüzünüze hönkürmediyse yok. merak etmeyin.
0
jangbogo
(21.04.21)
@rewlack normalde kuryeler takıyor ben de direk poşeti almıyorum zaten kenarda bi yer var oraya bıraktırıyorum ama bu kurye maskesiz bi şejilde tak diye kapının dibinde belirdi :( arayıp şikayet etmeye de üzülüyorum ama edicem çok sinirin bozuldu
0
🌸lampetia
(21.04.21)
Kesin bulaşmıştır geçmiş olsun. Kurye %100 pozitif bir şekilde çalışıyordur o yüzden bulaşmamış olma ihtimali yok.
0
zoghurt
(21.04.21)
@zoghurt ciddi misiniz yoksa kinaye mi:d gerçekten çok taktım bunu bişeye odaklanamıyorum o yüzden ciddi değilseniz bile ciddiye alabilirim
0
🌸lampetia
(21.04.21)
bununla ilgili bi haber okuduğumu hatırlıyorum ve dakika hesabı vermişlerdi. yani x dakika karşılıklı yakın mesafeden muhabbet ederseniz bulaşma ihtimali var gibi. 6 saniyeden bişey olmaz. paranoyak olduk iyice.
0
elorelia
(21.04.21)
çok da paranoya yapmayın.
ben meseleye şöyle bakıyorum. ben almam gereken önlemi alırım, insanları da elimden geldiğince uyarırım. gerisine bir şey demek mümkün değil. marketin kargonun adamı karşıma maskesiz çıkınca da panik yapmam. şöyle düşünün. adam sizin kapıya kadar maskesiz geldi, kapının önünde de hönkür hönkür öksürdü, sonra kapı açılmadan 2 sn önce maskesini taktı. şu senaryo, sizin başınıza gelenden daha kötü bence. ama göz görmeyince gönül katlanıyor.
0
co2s2
(21.04.21)
bir şey olmaz. Bu maske takmamayı genelde ben (eve sipariş eden) yapıyorum. Olmadım şu ana kadar korona şükür.
yaptığım yanlış o anda maskeyi bulamıyorum. ytd.
0
Hallegadola
(21.04.21)
Eger ciddi bir saglik sorununuz yoksa ve cok yasli degilseniz, asiri abartili bir bakis aciniz var.
0
tezek
(21.04.21)
Emekciyi isinden etmeyin. Az once muayenede doktor her yerime elledi. Gozume bakti ama nedense cok yakin davrandi. Elinde eldiven de yoktu.
0
gelmeistemem
(21.04.21)
Yok 6 snde falan bir şey bulaşmaz korkmayın, yüzünüzü sabunlayıp rahatlayın, kimseyi işinden etmeyin +1 :)
0
Nickbulamadım
(21.04.21)
Aynı yatağı paylaşan çiftlerin bile birinde çıkıp diğerinde çıkmadığı durumlar var altı saniyede bir şey olmaz. Ben her zil çaldığında maskemi takıyorum kapıyı açmadan önce alışkanlık haline getirdim size de öneririm.
0
nickimin hakkini veremedim
(21.04.21)
şu zamana kadar gayet dikkatliydim. deniz yolunu kullanırken açık hava, çift maske, sürekli elimi dezenfekte etme, iş yerinde musluğu ve elektrik düğmelerine doğrudan temas etmeme vb. durumlar. peki ne oldu? ben ve eşime aynı anda teşhis koyuldu. kendisinin 1,5 yıldır evden çalışmasına rağmen... şüphelendiğimiz tek bir durum var: beraber büyük bir mağazaya gitmiştik. sadece bir görevli vardı, başka müşteri yoktu ve bize yaklaşmadan ürün tanıtıyordu. hastalığın kuluçka süresi mevzusundan dolayı bunun olabileceğini düşünüyoruz.
bu detayları niye verdim? bu virüs çok sinsi. en umulmadık yer ve zamanda bulaşabiliyor. yapılması gereken riski minimize etmek. kendinize mutlaka dikkat edin. bu gidişle herkes yakalanacak bu hastalığa. mevzu ne kadar geç yakalanırsanız o kadar iyi. ilacım pazar günü bitti. şu anda öksürüyorum ve biraz baş dönmesi mevcut. lütfen dikkat edin kendinize.
Ankara'da yaşıyorum, şehirden değil ülkenin halinden gidişatından dertliyim. Yoksa şehrimi severim. Yaşamak için deniz kıyısı isterdim. Bana ait müstakil bir ev ve bir miktar bahçe. Şehir insanı yoran bir şey.
0
1bir1bir1
(20.04.21)
4 farklı şehirde yaşadım. şehrin değil, yaşanılan yerinin/bölgesinin daha önemli olduğunu gördüm. son şehirde ev yeri -iş yeri dengesi ona göre kuruldu, memnunum. bir süre Tunceli'de yaşamayı deneyimlemek isterdim.
0
latchet
(20.04.21)
Kocaeli'de yaşıyorum. Aslında memnunum ama daha iyisi olabilir diyorum. Bu şehir işleri biraz karışık. Askerliğimi Samsun'da yaptım. Orayı çok beğenmiştim. Herkes İstanbul'a, İzmir'e yerleşmenin derdinde ama ben Samsun'da da yaşayabilirim diye düşünüyorum. Ama bir yandan da oradayken Kocaeli'yi özlemiştim. İstanbul'u da severim her şeye rağmen.
0
dissendium
(20.04.21)
Hiç değilim , izmir , Karadeniz'de bir kaç şehirden biri.
0
synax
(20.04.21)
memnun degilim. istanbul, alibeykoy'de yasiyorum. kadikoy'den ev bakiyorum, orada memnun olurum diye umuyorum. biraz da ege'ye baktim ama oralarda gonlume gore ev bulmam kadikoy'den de zor gorunuyor.
0
lemmiwinks
(20.04.21)
İzmir, artık memnun değilim. Göç nedeniyle artan trafikten, sokakta taciz eden ya da evlerin bahçelerine girip hırsızlık yapan Suriyelilerden illallah dedik.
0
pro9it9is9
(20.04.21)
İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak bir ay önce Çanakkale’ye taşındık. Çok memnunum. İstanbul’da bedava ev verseler oturmam.
0
suicides underground
(20.04.21)
İstanbul’da yaşıyorum. Şehrin ve ülkenin belki yüzlerce problemi var ama yine de her şeye rağmen birçok konuda memnunum İstanbul’da yaşamaktan.
Evim çok merkezi bir yerde ve biraz yürüyerek sahile inebiliyorum hemen. Birkaç aydır çalışmıyorum ve mesai saatlerinde dışarı çıktığım için İstanbul’u en güzel saatlerinde yakalayabiliyorum. Çalışırken de işim evime yakındı ve sahil yoluda yürüyerek evime dönebiliyordum hava güzelse.
Pandemide pek anlamı kalmasa da ülkenin hemen hemen bütün kültür sanat etkinlikleri İstanbul’da. Akla gelebilecek her şey için çok fazla seçenek ve seçim şansımız var. Her şeye kolayca ulaşabilmek büyük bir avantaj bence.
İstanbul dışında Ege kıyılarını seviyorum sadece ama kışın oralarda yaşamak demek İstanbul’daki çok fazla şeyden mahrum kalmak demek olduğu için yine her türlü şimdiki hayatımı seçerdim sanırım.
0
ms brownstone
(20.04.21)
Hepi topu 1,5 km2 lik bi alandayım 2 yıldır. Bir kere İzmir e gittim dışında full İstanbul. Hiç memnun değilim. Full uzaktan olsam da yokolup gitsem buradan.
0
baldan kaymak
(20.04.21)
Doğma büyüme İstanbul/Kadıköy. Hala Kadıköy'de oturuyorum. Güzel bence, son 10 yılda tırtlaşmaya başladı ama başka nerede yaşayabilirim bilmiyorum. Hiç gitmedim görmedim ama Artvin'de ormanda bir kulübe yapma hayalim vardı; sit alanıymış hepsi bir halt yaptıramıyormuşuz.
0
vedatchilipeppers
(20.04.21)
Ankara’da oturuyorum, memnunum. Artvin Arhaviliyim, ama orada yaşanmaz, yaşamak isteyenlere şaşırdım, doğa güzel de için de insanlar da var,
Ben Antalya veya şöyle Datça, Gökova, Köyceğiz gibi bir yerde yaşamak isterdim. İş çıkışı denizde bulmak isterdim kendimi, hep yazlık kıyafetler giymek isterdim efil efil. Atam’ın elbet bir bildiği var başkenti Ankara yapmış ama deniz kenarı olaydı iyiydi ya. Devlet daireleri de orada olurdu negzel.
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
0
evanesco (17.04.21)
Bunun ilk defa nasıl başladığını hatırlamak önemli. O anda ne oluyordu, ne olmuştu bunu hatırlarken gözlemlemek lazım. Mesela ben annemin ve anneannemin dudaklarını çok ısırdıklarını görmüştüm küçükken, ama bunu yapmaya hangi olayla başladım bilmiyorum, sadece annemle anneannemin bunu yaptıklarını fark ettiğimi hatırlıyorum. Zaten de çocuk kısmısı rol model aldığı kişileri aynen taklit ede ede öğrendiği ve büyüdüğü için, benim o hareketi yapmaya başlamamda annemle anneannemi fark etmem çok etkili oldu ve yetti yani başka bir şeye gerek bike yok. Bunun böyle olduğunu fark ettiğimden beridir dudaklarımı çok daha az ısırdığımı fark ettim ama bu sefer stres altındayken çok beter yiyorum o var. Resmen yaralıyorum kendimi. Bunu da sanırım eft denen yöntemle düzeltmek gerekiyor.
0
1bir1bir1
(17.04.21)
bu bir dürtü kontrol bozukluğu, ileri seviyedeyse uzman yardımı almanız daha sağlıklı olabilir. çocukluğumdan beri yapıyorum ben de bunu. dönem dönem azalıyor dürtüm, stresli bir dönemdeysem biraz artıyor. son yıllarda kendi kendime bulduğum basit bir çözümle oldukça azalttım sanıyorum. çözümüm, dudağımı asla boş bırakmamak. böyle yazınca garip oldu ama durum şöyle, sürekli bir şeyler sürüyorum dudağıma. dışarı çıkacaksam rujsuz çıkmıyorum, hiç olmadı basit bir dudak balsamı sürüyorum. evdeysem yemek anı dışında sürekli vazelin sürüyorum dudağıma, hem kopartmamı engelliyor hem de besliyor. bu şekilde çok azalttım koparmayı, tavsiye ederim.
0
kedimedi
(17.04.21)
Bu öyle bir lanet ki o an dudağınızı yolduğunuzun farkında olsanız bile kendinizi durduramıyorsunuz. tamamen bırakamadım streslendiğimde yine yoluyorum ama biraz azalttım. dişlerimi fırçalarken dudaklarımı da fırçalıyorum. dudak yüzeyi böylece pürüzsüz oluyor ve yolacak bir şey bulamıyorsunuz.
0
cometome
(17.04.21)
biz de arkadasimla yoluyoruz. corona ciktiktan beri cok artti bu davranisimiz. oncesinde nadiren yapiyordum.
dudak kremi surdugum zamanlar yolamiyorum ben de evet. eczaneden alin bir tane.
su an bile dudagim yolunmus halde. bir de icini de isirdim. oh mis. :(
0
batlegolas
(17.04.21)
Kendimi bildim bileli yapıyorum, okurken de yaptım. :) şimdi kedimedi gibi yapmaya çalışıyorum ama olmuyor. Mat ruju sildikten sonra böyle kuruyup kalkıyor deriler aşırı hoşuma gidiyor yapmak. Dışarıda yapamıyorum korona var diye. Ama evde hep yapıyorum. Tedavisi nedir bilmiyorum.
0
Hallegadola
(17.04.21)
cevaplari okumadim belki ayni seyleri yazabilirim. stresli, sinirli zamanlarda oluyor bende de. hatta su an oyle bi anda degilim ama bunu okuyunca bi refleks olarak gitti dislerim dudagima sonra durdum :)
disarida eskiden maske yokken hic yapmazdim cunku ruj surerdim. ruj bende etkili oluyordu. evdeyken ruj sursem de fayda etmiyor, aman bozulursa bozulsun modunda oluyorum cunku.
ayni sekilde naneli falan dudak koruyucu da cozum olmuyor, tad yolma hissinin onune geciyor bende. ama sende belki etkili olur. tadini sevmeyecegin balmlar alabilirsin.
kimi zaman bugun yapmicam diyip yapmayabiliyorum ama surekli cozumu ben de bilmiyorum.
0
Kittie
(17.04.21)
yaş 30 küsür, çocukluğumdan beri yaparım bunu. Bazı insanlar stres veya sıkıntıya böyle tepki veriyor galiba. Daha stresli zamanlarda kanatana kadar koparıyorum dudak derisini başkası o kadar ileri gitmiyordur belki. Çözmeye çalışsam da çözemezdim.
0
amusan
(17.04.21)
Sakız çiğniyorum. Ağzını bir şeylerle meşgul ettiğinde dudaklarını isirmiyorsun ilgincitr.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.