Giriş
(6)

Şu garibe hobi önerir misiniz

eyeinthesky
dışarı çıkmasına vesile olacak hobitango kursuna 1 dersliğine gitti, fazla romantik geldi daha gitmedi, bir gün hasbelkader sevgilisi/karısı olursa o zaman gidersalsa bachata kursuna 2 ay gitti, çok cıvık geldi, tekrar açıldığında 1 ay daha gidip bırakacakfitness yapıyor, pek hobi değil zaten oelekt
dışarı çıkmasına vesile olacak hobi

tango kursuna 1 dersliğine gitti, fazla romantik geldi daha gitmedi, bir gün hasbelkader sevgilisi/karısı olursa o zaman gider
salsa bachata kursuna 2 ay gitti, çok cıvık geldi, tekrar açıldığında 1 ay daha gidip bırakacak
fitness yapıyor, pek hobi değil zaten o
elektro gitar kendi çapında tıngırdatıyor
saksafonu çok düşündü ama sevgili ülkemizin dolar kurundan dolayı çok pahalı geldi başlamadan bitti

aklıma gelen şey tenis kursu, mantıklı mıdır?
0
eyeinthesky
(09.07.20)
ya ne olursa olsun bir tane bul da duyuruyu bir sal artık, sabah akşam 10 tane duyurunu görüyoruz biz de yazık yahu.

tenis kursu mantıklıdır, hem sosyallik de içermiyor çok, uzaktan uzağa mis gibi spor.
0
Bruce
(10.07.20)
tenis mantıklı, bol bol hareket edersin. partner gerektirdiği için canın da sıkılmaz.
0
walter white kilikli
(10.07.20)
bilmiyorum bence fitness gayet de hobi. zaten cok cesitli sekillerde yapabilirsin, oradan yururdum ben neticede saglik faydasi var ve kendini daha iyi hissetmene yardimci olur istemsiz olarak.

Diger secenekler ilgi duymayinca devam edilmeyen seyler, ama direk faydasi olan bir seye ilgi duymasan bile odaklanabilirsin. Ne kadar marjinal bir hobi kasarsan devam ihtimalin o kadar azalir. Mesela saksafon orneginden gidersek, normalde gunde 8 saat caz dinlemiyorsan ve ciddi muzisyen bir cevren yoksa asiri kel alaka bir "hobi".
0
hot potato
(10.07.20)
bisiklet. diğer bisikletçilerle turlara katılabilirsiniz. tek başına da sürdürülebilir. şehrinizde bir buluşma var mı, bu hobiyi sürdürenler neler yapıyor bakmak için;
www.bisikletforum.com
0
unalub
(10.07.20)
Bisiklet sürmek, arkadaşlar ile civarları gezmek için harika.

Ben halk eğitimin açtığı kursları öneririm. Özellikle tiyatro. Farklı insanlar tanıyıp kabuğunuzdan sıyrılabileceğiniz toplu bir aktivite. Tabii koronadan sonra..
0
Novice
(10.07.20)
Tiktok çek :D
0
kckmlqm
(11.07.20)
(9)

Midsommar filmini izleyenler?

inancsiz deve
Henüz izlemedim izlemeyi düşünüyorum ancak rahatsız edici, iğrenç sahneler var falan denmiş hep yorumlarda. Bunlardan kastettikleri nedir? Eğer kesmeli biçmeli, iğneli kanlı vs. şeyler ise izlemeyeceğim ha yok başka şeylerse sorun yok. Spoilersız rica edeceğim :)
Henüz izlemedim izlemeyi düşünüyorum ancak rahatsız edici, iğrenç sahneler var falan denmiş hep yorumlarda. Bunlardan kastettikleri nedir? Eğer kesmeli biçmeli, iğneli kanlı vs. şeyler ise izlemeyeceğim ha yok başka şeylerse sorun yok.
Spoilersız rica edeceğim :)
0
inancsiz deve
(09.07.20)
Kesmeli biçmeli, iğneli kanlı şeyler var ama bunlar gösterilmiyor. Daha doğrusu yapılış anı gösterilmiyor, siz sadece yapılmış hallerini görüyorsunuz. Öyle abartıldığı kadar değil bence. Filmde şok edici tek bir sahne var onu da yazıp spoiler vermek istemiyorum.

Bence izleyin. Yok illa izlemem diyorsanız konusu benzer olan The Wicker Man'i öneririm. Onda kan ve vahşet yok. İlk çekilen The Wicker Man bu arada.
0
halitkin
(09.07.20)
kafası patlayan, bacakları kopan insanlar var. birkaç tane daha var ama öyle normal korku filmlerindeki gibi bol kanlı, çığlıklı efektli değil. sakin sakin, tatlı tatlı oluyor bunlar(evet, tatlı tatlı). yani mesela bir insan kendini yüksekten atıyor, kafası patlıyor. öyle katilin gelip milleti biçtiği bir ortam yok.
bence izlersin.
0
Bruce
(09.07.20)
özellikle vücuda bir şeyin giriş anına dayanamıyor bünye hassas. testere izlerken sinemada bayılmış insanım ben.
0
🌸inancsiz deve
(09.07.20)
valla o yüksekten atladıktan sonra kafasının ezildiği sahne gayet gösteriliyor birkaç defa hatta. bence gereksiz bir sahneydi. uzaktan atladıkları şekliyle gösterip bırakılsaydı daha şık olurdu. böyle porno gibi olmuş. onun dışında öyle normal insanı rahatsız edecek sahne yoktu bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.07.20)
filmin sonunda bende kalan şeyler bunlar değil. var bir iki rahatsız edici sahne. ama gayet rahat izlenir. çok sevdiğim ve tavsiye ettiğim bir film.
0
not dark yet
(09.07.20)
spoiler değil bence ama söylemem lazım; o adamın kafası patladıktan sonra ölmüyor, üstüne bir de baltayla eziyorlar. kafası kabak gibi açılıyor. bence etkilenirsiniz.
0
gucune giden kaplumbaga
(09.07.20)
bence izleyebilirsiniz.
testere falan gibi değil.
1-2 sahne var sorun yaratabilecek, o da yukarıda bahsedilen yüksekten atlama sahnesi.
sinir bozucu bir film ama sinir bozma nedeni farklı.
0
blatta hiberna
(09.07.20)
yüksekten atlayıp ölmeyen adamın kafasının biri tarafından sopayla parçalandığı bir sahne var ama siz bilirsiniz. bence onun yerine wicker man'i (1973) izleyin. onu daha çok sevmiştim ben. benziyorlar.
0
bohr atom modeli
(09.07.20)
wicker man benim de favorilerimden. midsommar'ı da o seviyede bir beklintiyle izlediğim için sanırım beğenmemiştim.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.07.20)
(13)

2 adet meze sorusu

ms brownstone
1) Rakının yanında en iyi giden mezeler neler sizce? 2) Carrefour’da satılan mezeler nasıldır? Vaktim kısıtlı olduğu için ve öğle sıcağında gideceğimden daha gurme yerlerden alma şansım yok gibi. Carrefour’daki mezeler iyiyse direkt ordan almayı planlıyorum. Kötü derseniz de bir ihtimal olarak Kadık
1) Rakının yanında en iyi giden mezeler neler sizce?

2) Carrefour’da satılan mezeler nasıldır? Vaktim kısıtlı olduğu için ve öğle sıcağında gideceğimden daha gurme yerlerden alma şansım yok gibi. Carrefour’daki mezeler iyiyse direkt ordan almayı planlıyorum. Kötü derseniz de bir ihtimal olarak Kadıköy’de bildiğiniz iyi mezeci varsa yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(08.07.20)
1 ben kavun peynir haydari deniz börülcesi severim yanında.

2 hiç almadım.
0
la traviata
(08.07.20)
1- haydari, beyaz peynir bir numaram, humus da iyi gidiyor.
0
fezagezgini_4
(08.07.20)
1- Haydari, peynir, ciğer, tereyağlı karides. Benim sevdiklerim bunlar.

2- market mezeleri nereden alırsan al güzel olmuyor. Çok denedim market mezelerini, sahiden yenilecek gibi değiller. Git bir meyhaneye istediklerini söyle al, ben öyle yapıyorum.
0
eazy
(08.07.20)
Haydari atom köpoğlu
0
kablelvuku
(08.07.20)
carrefour'un acılı ezmesi efsane benim gözümde.
0
sutlu nescafe
(08.07.20)
1. damak tadına göre değişir. rakının yanında çay içen şeylerde! var. bence peynir ve kavun.
2. kadıköy için çarşı içinde, balıkçıların olduğu sokakta şahane mezeler satan dükkanlar var. meyhanelerde var. carrefour'dan iyidir eminim. migrosun bir üst sokağı yani.
0
scudman1
(08.07.20)
1. son favorim semizotu salatası: semizotu yaprakları, evde olan diğer yeşillikler (fesleğen, nane, kekik, reyhan, maydanoz vs), domates, salatalık, zeytin, ezine veya tulum peyniri, ceviz, zeytinyağı, nar ekşisi.

onun dışında haydari, cacık, havuçlu veya kabaklı meze (rendelenmiş havuç ve/veya kabak zeytinyağında kavrulur, sarımsaklı yoğurt ve cevizle karıştırılır), buyurdi (www.youtube.com ve yanında fırında zeytin (www.youtube.com kışın daha ağır mezeler yaparım mesela buğday salatası, hibeş, humus.

2. hiç denemedim. bizim burada güzel yapan bir abladan mercimek köftesi ve yaprak sarması alıyorum rakının yanına. istanbul'da değilim.

ilave: üstüne de tatlı olarak fırında tahin helvası <3 <3
0
pati
(08.07.20)
Beyaz peynir
Kavun
Zeytinyağlı patlıcan
Yoğurtlu semiz otu
Beyaz leblebi
Sevgilinin dizi

Caresizlikte marketten olur.
0
duptıs
(08.07.20)
humus, haydari, hibes ve acili ezme
0
Kreuzberg
(08.07.20)
Yoğurtlu mezelerin çoğu yakışıyor bence. Bir de tabii beyaz peynir. Babam illa ki humus ve kavun ister.

Carrefour'dan biz bir kere mecburen almıştık dediğiniz gibi; gece sonunda meyve, çerez tabakları bitmiş mezeler kalmıştı. Market mezeleri güzel olmuyor gerçekten. Ben daha sonraları için evin yakınındaki bir yeri keşfettim, ordan alıyorum. Eğer e yapamayacaksam.

Evde yapma ya da başka bir yerden alma imkanınız hiç yoksa Carrefour'dan meze almak yerine beyaz peynir, kavun, çerez, bir de 5 dakikada haydari (gerçekten 5 dakika) ile güzel bir sofra kurabilirsiniz.

Edit: haydari tarifini de bırakayım buraya www.google.com
0
fraise
(08.07.20)
köz patlıcan, çerkes tavuğu, harşıl favorilerim. turşu ve peynir de güzel yancılar. tarama ve lakerdanın lezzetlisini bulunca onlar da çok keyif katıyor rakıya.
0
Bruce
(08.07.20)
1) haydari, köz patlıcan, fava, hardallı levrek, tereyağlı karides, kalamar. humus da çok severim ama şu ana kadar türkiye'de çok iyi humus yapan bir yer görmedim.

2) ben marketten meze almaya kesinlikle karşıyım. mezeyi ya kendiniz yapacaksınız ya da mezeciden meze alacaksınız. bunun için de kurtuluş'taki mezeciler çok iyidir tuana ve tuşba özellikle.
0
elektr10
(09.07.20)
hocam rakının yanına bence olmazsa olmaz bir yogurt mezesi haydari olur atom olur, 1 adet et türü (tavuk, kırmızı et, balık) ve peynir benim için olmazsa olmazdır.


2) carrefour mezeleri güzel. paketli alma paketli mezeler güzel olmuyor. açık al.
0
sizofren06
(09.07.20)
(2)

Tabir neydi?

re noreno
sık bilinen hatalı bir bilginin/terimin kullanılmasının sorunlu olmadığını savunan bir tabir vardı. neydi o?
sık bilinen hatalı bir bilginin/terimin kullanılmasının sorunlu olmadığını savunan bir tabir vardı. neydi o?
0
re noreno
(08.07.20)
@bruce çok sağol. aklıma gelmedi bir türlü kafayı yiyecektim kaç saattir :)
0
🌸re noreno
(08.07.20)
(9)

tek başına seyahatin olumlu/olumsuz yanları

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
sıralayın desem neler dersiniz sevgi kelebekleri?
sıralayın desem neler dersiniz sevgi kelebekleri?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(08.07.20)
olumlu: kafana estiği gibi hareket edip, istediğin zaman istediğin şeyi yapabilirsin. başkalarının derdi keyfinizi kaçırmaz.

olumsuz: paylaşmak istediğin anlar olduğunda paylaşacak kimsenin olmaması yanında biraz zor bir durum.
0
not sure if serious
(08.07.20)
Olumsuz yanı bence yok.
Olumlu yanları dilediğin kadar müzik dinlemek, kuyruk beklerken göz kulak olmak zorunda olmamak, mesela uçaktan en son inmeyi seviyosan istediğin kadar bekleyebilmek, konuşasın yoksa nemrut bir yol arkadaşı olma gerginliğine düşmeden sus pus tüm yolu manzara izleyerek geçirebilmek... daha binlerce sayarım ama anladın sen bence.
0
megalomaniac
(08.07.20)
olumlu yönler için megalomaniac +1
olumsuz yönler için; tüm ameleliğin sana kalması. elinde kamera, telefon, yemek vs. bir şeyler varken bağcığını bağlamak istiyorsun, şunu azıcık tutar mısın diyecek insan olmayınca benim sinirim bozuluyor "nereme sokayım şimdi bunu" diye. yere koyamıyorsun, başkasından rica edemiyorsun, uyuz oluyorum. benim için kayda değer tek olumsuz yönü bu.
0
Bruce
(08.07.20)
Olumlu yanı rahatlık vs gerçekten cok iyi ama olumsuz yanı bazen gerçekten arkadaşa ihtiyacın oluyor hem acil durumlar için hemde mutluluğu paylaşacak yanında birilerini istiyor insan. Mesela tekne gezisi yapsan tek binmek gruplar içinde bayar, teleferikte bile baydı beni.
0
Topalordek
(08.07.20)
Otel odasi yalnizligi basligi 115 sayfa olmus bu yeterince kanit zaten. Atiyorum Barcelona, Londra bu tarz hareketli sehirlerde tek basina olman koymaz, bir suru turist vardir, cok kulturludur, aktivitesi, muzesi boldur, zaman su gibi akip gecer. Ama ne bileyim baska yerde yerine gore depresyona da girersin, kafede restoranda plajda yan tarafta gruplar, esler ciftler egleniyordur, kahkahalar, muhabbetler. Sen yalniz basina o ortamda bogulacak gibi olursun falan filan
0
neverletyougodown
(08.07.20)
olumlu: kendini izliyorsun. kendinle basbasasin. kendini tanima firsati buluyorsun. yeni insanlarla tanisiyorsun. arkadas havuzunu tazeliyorsun.

olumsuz: yanimda biri olsun, benimle yemek yesin istiyorum. yalniz yiyecek tuketmekten tat almiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(08.07.20)
Birazcık extrovert ve özgüvenli iseniz hiçbir olumsu yanı yok. Covid patlamadan önce 2019 sonunda Turistik bir yurtdışı seyahatine Tek başıma (Başta bolca tereddütle) gittim ve inanılmaz eğlendim. Bir ton yabancı arkadaşım oldu.

İlgilenmeniz gereken kimse yok, sorumlusu olduğunuz kimse yok. Canınız ne isterse yapabilirsiniz. İstediğiniz yere gidebilirsiniz. Ayrıca tek başınıza olunca başka insanlar sizinle tanışmak için çekinmiyor eğer yeni insanlara açıksanız.
0
helena
(08.07.20)
olumlu yönü: "dur şu yapı güzelmiş kafayı sokayım bakayım neymiş" dediğinde yanındakini de kendinle çekmek zorunda kalmamak olabilir

olumsuz yönü: "dur şu yapı güzelmiş kafayı sokayım bakayım neymiş" dediğinde yanında o sevdiğin hoşuna giden yapının seni ne kadar etkilediğini anlatamamak. ekvator'dan gelmiş turist kafilesi dışında mutluluğunu senle paylaşacal kimsenin olmaması olabilir.
0
ala09
(08.07.20)
Olumsuz: soygun gibi kötü durumlarda alternatifsiz kalmak.

@helena haketmişsin ama :)
0
Unde bach canim
(08.07.20)
(9)

Kaybolmuşken izlenecek bir film

damba
Böyle tam kaybolmuş hissederiz, nereye gidelim, ne yapalım bilemeyiz. O sıralarda izlenecek bize umut verecek filmler var mı? Önerebilir misiniz? -herkesin kaybolmuşluğu kendine tabii bi yerde-
Böyle tam kaybolmuş hissederiz, nereye gidelim, ne yapalım bilemeyiz.

O sıralarda izlenecek bize umut verecek filmler var mı? Önerebilir misiniz?

-herkesin kaybolmuşluğu kendine tabii bi yerde-
0
damba
(07.07.20)
walter mitty secret life
0
uzunincemalbrodayim
(07.07.20)
303 diye bir film var. karavanla avrupa gezmeli baya güzel diyaloglar ve manzaralar var. tavsiye ederim.
0
walter white kilikli
(08.07.20)
303'ü bana da önerdiler pazar günü, benzer tarzda filmlerden konuşuyorduk. ben izliycem.
bir de captain fantastic'i önericem. süper kahraman filmi değil tabii, bilmeyen görünce öyle sanıyor. insanın içinde buruk bir umut yaratan, gerçek ve samimi bir film; çok severim.
0
Bruce
(08.07.20)
morella
(08.07.20)
interstate 60
0
deranzo1
(08.07.20)
Kaybolmuşluk konusunda Into The Wild, umut konusunda ise Umudunu Kaybetme.
0
siyah giyen adam
(08.07.20)
inti the wild +1
0
respect
(08.07.20)
moneyball
0
iwasbornonamountainside
(08.07.20)
''About Time'' Benim için şimdilik bir numaralı filmimdir elbette ki Rachel McAdams olması ekstra artıdır.
0
zekicalik
(08.07.20)
(5)

Kaliteli-guvenilir sucuk?

fakyoras
Selam,Marketlerde bulunabilen sucuklardan hangisi kaliteli/guvenilirdir? Siz hangisini aliyorsunuz?Guvenebildigim bir kasap yok yakinlarda ama hemen her market var.
Selam,

Marketlerde bulunabilen sucuklardan hangisi kaliteli/guvenilirdir? Siz hangisini aliyorsunuz?

Guvenebildigim bir kasap yok yakinlarda ama hemen her market var.
0
fakyoras
(07.07.20)
normalde kayseri'den getirtiyorum(artık evlere servis var 1-2 günde) onun dışında, marketlerde:
coşkun
cumhuriyet
0
makarnavodka
(07.07.20)
İlla market mi olsun?
Nebyan doğal'ın sucuğu iyidir, online siparişle çalışıyorlar. Dolu dolu et sucuğu yediğini hissediyorsun.
nebyandogal.com
0
Bruce
(07.07.20)
cumhuriyet
0
xiii
(07.07.20)
Yanturalı
0
jz
(07.07.20)
Coşkun
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(07.07.20)
(3)

"extra sp" ne demek?

gidici
otel rezervasyonu yaptım. otelden gelen rezervasyon konfirmasyonunda notlar bölümüne "extra sp" yazılmış. anlamını bilen var mı?
otel rezervasyonu yaptım. otelden gelen rezervasyon konfirmasyonunda notlar bölümüne "extra sp" yazılmış. anlamını bilen var mı?
0
gidici
(07.07.20)
extra space olabilir mi?
0
nahtoderfahrung
(07.07.20)
Spa olabilir mi?
0
archmage mahmut
(08.07.20)
oda tipidir muhtemelen; extra superior, extra standart plus gibi. otellerin odalarının kendi içinde kodları vardır. odanın büyüklüğü, manzarası, içindeki olanaklara göre değişebiliyor bu kodlar.
0
Bruce
(08.07.20)
(19)

Kime satayım aklım karıştı

zaire elcisi
Bir evim vardı. Kiracıya satmak üzere anlaştım.Kredi başvurusu yaptı. Exper geldi. Bu hafta içi kredi çıkar dedi.Şimdi beni birisi buldu 15 bin fazlasına almak istiyor.Anladığım kişinin masraflarıni da ödeyecekmişKiracı bunları bilmiyor.15 bin az para değil.Siz olsanız ne yapardınızNot. Kiracı ile a
Bir evim vardı. Kiracıya satmak üzere anlaştım.
Kredi başvurusu yaptı.
Exper geldi. Bu hafta içi kredi çıkar dedi.

Şimdi beni birisi buldu 15 bin fazlasına almak istiyor.
Anladığım kişinin masraflarıni da ödeyecekmiş

Kiracı bunları bilmiyor.
15 bin az para değil.
Siz olsanız ne yapardınız

Not. Kiracı ile aynı binada çalışıyoruz.
0
zaire elcisi
(06.07.20)
Ben olsam kiracıya satarım.
0
clones
(06.07.20)
Kiracıyla anlaşmışsınız. Daha yüksek verene satmak dürüstlüğe sığmaz. 15bin az para değil fakat para için sözünüzü çiğnemeyin.
0
antihero
(06.07.20)
yani 15 bin para elbette az para değil ama ahlaki değerlerinizi bu kadar yitirdiyseniz para kazanmanın çok daha kolay ve başka yolları da var. üstelik bir kaç gecede.
0
ala09
(06.07.20)
önceden kiracıyla anlaşmışsınız. 15bin lira fazla verene evi satarsanız o paradan hayır gelmez. kiracıya satın tabii ki.
0
elektr10
(06.07.20)
kiracıyla anlaştıysanız ona satın.

yani hem ona satın hem de ona satmanız lazım zaten.
maddi manevi zarar vermiş olursunuz.
15 bin için değmez.
dava açma hakkı da doğar ayrıca.
0
blatta hiberna
(06.07.20)
15 fazlaya satsan bile kiracı, evi alanın burnundan fitil fitil getirir. mahkemelik olurlar.
0
scudman1
(06.07.20)
15 bin için değmez hocam.
0
materyalist imam
(07.07.20)
15 temiz para ama değmezcilerdenim ben de. kiracıya sattığınızda adam çok mutlu olur emin olun. yıllardır oturduğu evi satın almak artık kira ödememek çok mutlu eder adamı.
0
avatar is back
(07.07.20)
kiracıya bunu söylersin, benim niyetim sizi bu saatten sonra geri çevirmek değil ama böyle de bir gerçek var, 15 bin az para değil dersin. her halükarda kiracıya satarsın, etik olarak doğru olan da budur zaten ama demek ki 15 bin daha fazlası verilebiliyormuş, kiracı da vermeye çalışsın.
0
Bruce
(07.07.20)
@delidir yakalayin
Hangi yasaymış o?
0
han20
(07.07.20)
aslında pazarlık yapılmış konu kiracı lehine kapanmıştır ama kiracıya durumu söyleyin.
5.000 kiracıya vermeyi teklif edin, kabul ederse diğerine satarsınız.
0
oz suser
(07.07.20)
Etik metik diyenlerin hepsi gerçek hayatta 15 bin fazla verene verip geçer.
Ayrıca ; kredi çıkmaz, adam vazgeçer şu olur bu olur. Ben ev satarken de kaç kişi geldi kredi çekeceğim eksper meksper oyaladı durdu almadı, en sonunda peşin para ile alacak birine sattım. İnsanımız ahlaksız, cins. Oyalar oyalar haber vermez, cevap vermez.binbir türlü pislik. Bundan sonra bir şey satarsam parayı ilk getirene verip geçerim.
0
x571
(07.07.20)
öncelikli olarak kiracı tabi ki. bu haftaiçi kredi çıkmazsa yeni adam. ben olsam böyle yapardım.

etik olarak tabi ki ilk söz verilen kişiye satılması lazım. bu da paraya verdiğin değere göre değişir.
0
beyaz power ranger
(07.07.20)
Ben kiracıya satardım.

Bizde aynı durumdayız evi satma niyetimiz yok ama kiracımız satın alalım modunda.
0
ketcapli dondurma
(07.07.20)
@x571 ile aynı kafadayız sakın ha 15 TL'nin oyununa gelme hayrı ortadan kaldırma ama şöyle bir yöntem acıklayabilirim, ilk alıcıyı yokla belki vazgeçmek istiyor verdiği söz ağır olduğu için vazgeçemiyor bu konuda ona rahatlık verirsen belki vazgeçer, "bende sizden bunu bekliyorumda hay çok yaşayın" diyebilir. Müşteriyi almaktan vazgeçirebilirsin ona aklında başka bir ev veya başka bir düşünce varsa uygulamasını öner.
0
protrek
(07.07.20)
Turk hukukunda sozlu akid gecerlidir, kiraciyla olan anlasmani bozmus olursun, dava ederse 15kdan fazlasi cebinden cikar
0
pofudukayi
(07.07.20)
sen kapora aldın mı? eğer satış kesinleşmişse iki tarafta kesin tamam demişse bu dakikadan sonra dönmek olmaz. satılan mal 2 kere satılmaz. yeni alıcı nasıl çıkıyor onu anlamadım.
0
sizofren06
(07.07.20)
kiracıya Kredi çıkmazsa tüm kafa karışıklığın son bulur :)
0
etna
(07.07.20)
aradaki fiyat farkından bağımsız evi kiracıya satmak her zaman daha kolaydır ve başını ağrıtmaz.

bir de 15bin ne kadarlık bir rakamda 15bin? mesela 150bin liralık dairede %10 iken. 750bin liralık dairede sadece sadece %2 yapar.
0
nuisance
(07.07.20)
(4)

güneşte kalmak beni hasta ediyor

durme
şimdi evde durma babında normalde alacağım güneş enerjisini de alamadığımdan günlük diyelim 10 dakika güneşlenme seansları düzenleyeyim dedim. ancak ben güneşte durunca enerjim düşüyor, migren tetiklenebiliyor.güneş ışınlarının seratonin salınımında etkisi var halbuki. sizce bende neden böyle oluyor
şimdi evde durma babında normalde alacağım güneş enerjisini de alamadığımdan günlük diyelim 10 dakika güneşlenme seansları düzenleyeyim dedim.
ancak ben güneşte durunca enerjim düşüyor, migren tetiklenebiliyor.

güneş ışınlarının seratonin salınımında etkisi var halbuki. sizce bende neden böyle oluyor? çok açık tenliyim tamam ama ben d vitaminini nereden nasıl alacağım? haplarla nereye kadar...
0
durme
(06.07.20)
Semsiye vb gibi bir seyin altina girip sadece bilek iclerini gunese tutabilirsin. Esas emilim oralardan oluyor.
0
msb
(06.07.20)
D vitamini özellikle Mayıs Haziran aylarında alınabiliyor ülkemizde. Saatlerce durmaya da gerek yok. 15 20 dk yeterli fazla güneş aksine cilt kanserini tetikler. Ben mesela özellikle kaçıyorum güneşten, güneş beni aşırı rahatsız ediyor.
0
kestane gürgen palamut
(06.07.20)
D vitamininin özellikle Mayıs ve Haziran ayında alınabiliyor olduğunu da ilk defa duydum. Ben şimdi Ağustos’ta öğlen 12de güneşlenecem ve d vitaminimi alamicam he? Bi yaşıma daha girdim.

Soruya gelirsem 10 dakika bile sürekliliği olduğunda yeter ama o bile migren atağımı tetikliyor diyosun. Çok aydınlık bi yerse güneşlendiğin yer ağaçlık falan yoksa ışık betonlardan yerden seke seke geliyorsa tetikleyebilir. Başına adamakıllı gölgelik yapacak bi şapka, koyu bi güneş gözlüğü ve ağaçlık, ışığın gözünü almayacağı yerlerde güneşlenmeni tavsiye ediyorum.
0
olutaklidi
(07.07.20)
vücudun stres altına girdiği için öyle oluyor muhtemelen. ben bayılırım yaza güneşe ama plajda güneşlenmek için yattığımda 5 dakika sonra çok rahatsız hissediyorum, kaçıp gitmek istiyor vücudum resmen. bende bunun sebebi terlemek mesela, terlemekten nefret ettiğim için güneşin beni terletiyor olmasına vücudum stresle tepki veriyor. seninki de fizyolojikten ziyade psikolojik bir durum olabilir. keza migrenin de stresle ilişkisi mutlaktır.

çözme niyetindeysen güneşte kalmak seni neden rahatsız ediyor olabilir, bunu düşün. yani rahatsız ediyor ama ne şekilde? belki seninki de terle ilgilidir ya da beyaz tenli olduğun için zamanında çok güneş yanığı olup acı çektiysen yeniden yaşama stresi de olabilir sebebi.
ben güneşlenirkenki stresimi müzikli dikkatimi dağıtarak yeniyorum mesela, telkin ediyorum kendimi. terliyorum ama "dursun ter nolcak terlediysen, birazdan denize girince coss edicek oh mis" falan diyorum, öyle dayanıyorum. benzer durumda kendini rahatlatacak şeyler bulabilirsin.
0
Bruce
(07.07.20)
(4)

güncel toplu taşıma sorusu

pasp
cumartesi ve pazar sabah erken saatlerde -umarım uyanabilirsem- M1A ile Yenikapı'ya gidip oradan M2 Hacıosman metro ile İTÜ'ye geçeceğim. tez çalışmam var da, aslında izinliyim ama okula öğrencileri almaya başlamışlar, haliyle laboratuvara birkaç hafta erken girsem çok iyi bir head start olur benim
cumartesi ve pazar sabah erken saatlerde -umarım uyanabilirsem- M1A ile Yenikapı'ya gidip oradan M2 Hacıosman metro ile İTÜ'ye geçeceğim. tez çalışmam var da, aslında izinliyim ama okula öğrencileri almaya başlamışlar, haliyle laboratuvara birkaç hafta erken girsem çok iyi bir head start olur benim için. akşamları da böyle iş çıkışı saati gibi olur ya da işim erken biterse biraz daha erken olabilir 16:30 gibi falan, geri döneceğim aynı yolla. şimdi şu anki durumda maskemi eldivenimi dezenfektanımı falan alsam, gözümde zaten gözlük var, üstüne de siperlik falan geçirsem, güvenli olur mu yol yav? evde yaşlı yok ama arada annemlere uğruyorum, onlar da +65. ya da bu kadar abartma maske yeter mi diyorsunuz? ya da daha da abartıp hiç binme, bilim dünyası için böyle risk almaya değer mi? (bilim dünyası da beni bekliyor aw nobel verecekler...) mi dersiniz?

okuyacak durumu olmayanlar için TL;DR: toplu taşıma güvenli mi şu dönemde?
0
pasp
(03.07.20)
güvenli olmadığını düşünüyorum. herkes allaha emanet modunda takılıyor.
0
foolrules
(03.07.20)
m2 için konuşacak olursam; 4-5 durak arasında git gel yaptım 2 kez, hem kalabalık değildi hem de insanlar sosyal mesafeye önem veriyordu. bu 2 kezden 1 tanesi mesai çıkışı olmasına rağmen ayakta insan sayısı azdı, olanlar da köşelerdeydi.
0
Bruce
(03.07.20)
Ehliyetin varsa moov veya tiktak tarzı dakikalık araç kiralama yapabilirsin. Araca binince her yere dezenfektan sıkıp camlar açık gidersen sıkıntı olmaz bence. Metrodan güvenli olur en azından.
0
yola hafriyat doken kamyoncu
(03.07.20)
Son 2 hafta içinde en az yoğun saatlerini kollayıp metrobüse bindim ve o korkuyu yaşadım. Varacağım yere varıp ellerimi iyice yıkayıp maskemi çıkardım, sonra yine ellerimi yıkayıp işimi gördüm. Demirleri tutup elinizi ağzınıza burnunuza götürmedikçe ve insanlar üzerinize doğrudan tükürük saçmadıkça bir şey olmaz. Kilit nokta zamanlama ve maske ile ağza/burna teması kesmek. İş çıkışına kalmayın kesinlikle.
0
wish i could find a way to disappear
(03.07.20)
(6)

İş hukuku ve çalışma şartları hakkında

erty_ksk
Pandemi dolayısıyla evlerden çalışmaya başladık bilindiği üzere yaklaşık 4-5 aydır evden hizmet verdiğimiz kurumsal firmaların çalışanlarına elektrik internet vb masrafları karşılaması bir yana mevcutta vermiş olduğu yemek ödeneğini de kesmesi durumu da cabası.Gelen sıcak havalar sebebi ile şimdi is
Pandemi dolayısıyla evlerden çalışmaya başladık bilindiği üzere yaklaşık 4-5 aydır evden hizmet verdiğimiz kurumsal firmaların çalışanlarına elektrik internet vb masrafları karşılaması bir yana mevcutta vermiş olduğu yemek ödeneğini de kesmesi durumu da cabası.
Gelen sıcak havalar sebebi ile şimdi ise sabahtan akşama kadar evde klima çalıştırıyoruz ve ofise gittiğimiz dönemde 75-100 tl arası gelen elektrik faturası bu ay 250-300 bandına ulaştı.
Bu masraflarla ilgili şirket hiçbir şekilde aksiyon almıyor ve yemek ödeneğinin geri gelmeyeceği konusunda da insan kaynakları net bi şekilde konuşmuş duyduğumuz kadarıyla.
Bu süreçte şirketten neleri talep edebiliriz? Talep edince işimizden olursak işi tazminat olarak mahkemeye taşıyabilir miyiz?
Yemek ödeneği, ek internet paketi, ek elektrik su harcaması vs derken bu işin nize maliyeti bu aylarda 1000tl yi aşıyor. Bariz maaşımızdan zarar ediyoruz, şirketin sunması gereken hizmetleri resmen bize yıkması ilginç değil mi?
Bi yol gösterin, sizin şirketiniz ne yaptı bu süreçte? Talep edebiliyor muyuz, yasal hakkımız mı vs gibi bi sürü soru?
0
erty_ksk
(03.07.20)
Benzer durum çalıştığım sirkette mevcut.ustelik evden çalışırken izin kullandirilmakta.surekli evden çalışmaya geçileceği konusulmakta şu aralar.cevaplari bende takip edeyim :)
0
wishful thinking
(03.07.20)
Ben de merak ediyorum cevabı.
Tazminat açısından bakarsak internet ve yemek bedeli hariç firmanın klima ödeneği ile ilgili mahkemece bir tazminata mahkum edileceğini düşünmüyorum.
Yemek bedeli iş sözleşmesinin içinde yazdığı için kabul edilebilir.
0
SiyamkedisiZorro
(03.07.20)
sendikaya tabi bir iş yerinde çalışmıyorsanız yasal olarak talep edemezsiniz ne yazık ki. en azından bunu hukuki bir davaya dönüştürmeden yapamazsınız; bu da kısa vadede sonuçlanmaz.

yan haklar işverenlerin inisiyatifiyle veriliyor; gerekli durumlarda geri alınabilir ya da değişiklik yapılabilir mahiyetteler. ayrıca pandeminin getirdiği değişikliklere uyma zorunlulukları kanun çıkmadığı sürece yok. kısacası, istemezlerse vermezler.

ancak biraz oturmuş bir yapı varsa, çalışanların baskısıyla bu tip gelişmeler yaşanabilir. siz ve biriminiz bunun öncüsü olabilirsiniz, diğer departmanlarla, hatta şirket içinde söz sahibi olan kıdemlilerle konuyu görüşüp yöneticiye, patrona bunun elle tutulur şekilde sunulmasını sağlayabilirsiniz. bir dilekçe olarak talebinizi belirtip altına çalışanların imzasını toplayıp sunarsanız ciddiye alınacaktır.

aslında tahmin edilenden çok işveren uygun dille talep edildiğinde bu tarz detaylara olumlu yanıt verebiliyor. mesela ben eski gaddar patronumdan biliyorum, "istemeyin yapmaz" denilen bikaç şeye yardımcı olmuştu. o yüzden siz bunun çalışmasını yapın, gerekirse hesap yapın, isteyin. şirketin ödemediği elektrik su faturaları hesaplansın mesela, ya da pandemiden ötürü azalan masraflar, bunlar bir şekilde verilsin çalışanlara. ha patron da "benim gelirim azaldı onları bile kompanse etmiyor bu azalmalar" diyebilir, haksız diyemeyiz. yine de isteyin siz. ama güçlü isteyin, öyle yarım ağızla değil.
0
Bruce
(03.07.20)
Yasal hakkın değil, işveren kendi insiyatifiyle isterse verir istemezse vermez, yasal olarak bir hak talep edemezsiniz. İşvereni bağlayan seninle imzaladığı iş sözleşmesinde yazan maaş tutarı. Yemek servis vs gibi yan haklar dediklerimiz için bir teamül oluşmuş ve bütün şirketler veriyor, ama vermek zorunda değiller. Diyelim ki yarın ofise döndünüz ama işveren öğle yemeğini ve servisleri kaldırdı, gene bir şey iddia edemezsiniz. Ortada yazılı anlaşma yoksa yasal olarak bir şey alamazsınız. Mesela klima demişsin ya bizim firmaya bunu söylersen çalıştırma o zaman klima bize ne derler, bir de arkandan dalga geçerler :/
0
zikardo
(03.07.20)
Çalıştığım banka evden çalışırken de yemek ücretini yatirmisti. Ama ev arkadaşımin çalıştığı banka bişe vermedi. Ama interneti eğer yeni baglattiysa faturayı ödeyeceğini söyledi. Yani uygulamalar değişik oluyor. Kim kime dum duma.
0
yola hafriyat doken kamyoncu
(03.07.20)
Yorum, bilgi ve görüşler için teşekkürler. Pekala bir çalışana iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun çalışma koşullarının sağlanması işverenin görevi değil midir? Yani insanı işe aldım git istediğin gibi çalış denebilir mi? Biraz içi boş gibi bu konuda. Belli standardın ama işyerinde ama başka yerde sağlanması gerekmez mi? Yani int üzerinden çalışıyorsam evimde internet yoksa beni homeofise e zorlayabilir mi? Bana saçma geliyor ama tabi bana nasıl geldiğinin değil yasal karşılığı olup olmaması önemli. Bilgisi olan var mı?
0
🌸erty_ksk
(04.07.20)
(5)

İş başvurusunda motivasyon mektubu uzunluğu?

Bartebly
Başvuru şartları kısmında yarım sayfayı geçmesin deniyor ama benimkisi neredeyse 1 sayfa uzunluğunda. Bir türlü kisaltamadim. Bu uzunlukta yollasam uzun diye okumamazlik ederler mi?
Başvuru şartları kısmında yarım sayfayı geçmesin deniyor ama benimkisi neredeyse 1 sayfa uzunluğunda. Bir türlü kisaltamadim. Bu uzunlukta yollasam uzun diye okumamazlik ederler mi?
0
Bartebly
(02.07.20)
bir türlü kısalt. okumaya üşenilmesini geçtim, mülakata saklaman lazım bazılarını. o işi isteme sebebin 3 taneyse 2 yap, cümleleri kısalt. illa saçma kurumsal uzun şeyler olmasına gerek yok.

insana kendi yazdığı şeyi kısaltmak zor gelir, bu işlerden anlayan bir tanıdığına arkadaşına okut, o kısaltsın.
0
Bruce
(02.07.20)
@Bruce bu işlerden anlayan bir tanıdığım yok maalesef.

Sanki yazdığım her şey orda olması gerekli şeyler gibi geliyor nedense:/ zaten 1 paragraf eğitim kendini tanıtma ile doluyor bile. acaba kenar boşluklarını mi daraltsam?
0
🌸Bartebly
(02.07.20)
eğitim - kendini tanıtma gibi şeyler zaten cv'nizde olacak. motivasyon mektubu cv'ye ektir, cv'de olan şeyleri tekrarlamamanız gerekir. ilgili kısımlardan örneklerle motivasyonunuzu yazmalısınız özetle.
sallıyorum; 'uzun vadede planım şu olduğu için bu işin bana çok uygun olduğunu düşünüyorum / şu eğitimi aldığım için işin şu kısmında faydalı olacağımı düşünüyorum' gibi spesifik, başvurulan işe / şirkete özel açıklamalar yani.
ben mi yanlış biliyorum?
0
asisamus
(02.07.20)
Sade ve bir kaç satırı geçmesin derim. Cv'lere ben bakıyorum ve bir iş ilanında gün içerisinde 30-40 tane cv'ye baktığım oluyor. Takdir edersin ki çok çok çok özel bir pozisyon olmadıkça kimsenin bir sayfa uzunluğundaki motivasyon mektubunu okuyacağı yok.
0
denizgonen
(03.07.20)
Egitim vs olmaz motivasyon mektubunda, CVde var zaten onlar. Ama CVde olmayan bir extracurricular aktiviteniz vardir, onu da ise baglayabilirsiniz vs o zaman belirtirsiniz. Mesela “universitede prof x’in okulda verecegi konferansi ben organize ettim, cunku konu hakkinda bilgi almak istiyodum ama dekanlik ugrasmak istemedi, sen halledersen olur dedi. Ben de karsilamasi, agirlanmasi, salon, finansal vs hallettim” dersiniz, ilanda “inisiyatif alan aday” vs seyler yaziyorsa. Yani o is ilani icin “relevant” olan seyleri dahil etmeniz lazim. Bu arada tabi cok tecrubeliyseniz bu tarz ornekler gereksiz olabilir, eski is yerimde boylr boyle olmustu diye anlatilmaz.

Asisamus +1
0
kuehles blondes
(03.07.20)
(12)

Maaş pazarlığı hk

kondansator
Geçen hafta bir iş görüşmesine gittim. Maaş beklentim olarak 5bin TL söyleyince İk da kendileri için yüksek olduğunu ne kadar düşebileceğimi söyledi en fazla 4,5 olur benim için dedim. İkinci görüşmeye, şirket sahibi ile görüşmeye çağırdılar. Şirket sahibi de benimle çalışmak istediklerini ne zaman
Geçen hafta bir iş görüşmesine gittim. Maaş beklentim olarak 5bin TL söyleyince İk da kendileri için yüksek olduğunu ne kadar düşebileceğimi söyledi en fazla 4,5 olur benim için dedim. İkinci görüşmeye, şirket sahibi ile görüşmeye çağırdılar. Şirket sahibi de benimle çalışmak istediklerini ne zaman başlayabileceğimi sordu. Hali hazırda çalıştığım şirket ile görüşüp öyle cevap vereceğim dedim. Gün içerisinde İk müdürü arayıp maaş beklentimi tekrar sordu, ben de zaten 4,5 alt limit diye konuştuğumuzu söyledim. Akşamına yine aradı, 4bin +agi yapalım bu kadar çakabildik, içerideki dengeyi bozmamamız lazım falan dedi. Şimdiki şirketimde Bunun altına Çalışıyorum ama anlaşıp devamında maaş pazarlığı hoşuma gitmedi. Nasıl ilerlemeliyim sizce
0
kondansator
(01.07.20)
benzer durumu yaşadım. 2-3 sefer pazarlıktan sonra anlaştık. sonra gördüm ki içeride en yüksek maaş alanlardanmışım. bu kadar ısrar ettilerse seninle çalışmak istiyorlardır.
0
srdr
(01.07.20)
işinden memnunsan 4.5 minimum diyerek konuyu kapatabilirsin. ya da 4250+agi yapalım diyebilirsin.

bunlar muhtemelen agi'yi de maaşın içine yedirirler bir süre sonra.
0
ozdek
(01.07.20)
sen 5k onlar 4k demiş, de ki "4.5k + agi'de anlaşalım" ve ekle "maaşımı kimseye söylemyeceğime and içerim"
0
avatar is back
(01.07.20)
+agi nedir ya. Agi, zaten şirketin devlete ödenmesi gereken bir para(vergi) iken, devletin bunu almayıp işverene de 'kardeşim ben bu parayı almıyorum, sen bunu işçine öde' dediği bir para. Sanki bunu sana bir lütufmuş gibi sunmaları garip. Her şeye tamam deme bence dişe diş pazarlığını yap.
0
Arthur Dayne
(01.07.20)
icerdeki denge konusunu anlamadim? Herkes herkesin maasini biliyor mu yani? Yeni gelen su kadara anlasmis beyler hadi ben de zam istiyorum mu oluyormus yani
0
neverletyougodown
(01.07.20)
Özel değilse pozisyon ne? Ona göre yorum yapabiliriz.

Bu arada konudan bağımsız buna karar verecek sizsiniz tabi. Şu an çalıştığınız için 4.5 zorlayabilirsiniz.
0
ihanet kac kisilik
(01.07.20)
"içerdeki denge beni ilgilendirmez, benim ederim bu" derdim.

ben ik'cıyım, onları anlıyorum bütçeleri o kadar ama o zman bütçelerinin üzerinde olan aday ile görüşmeyeceklerdi. bir de öğrenmişler adayın beklentisi ona rağmen halen altında teklif yapmak.. ya neyse ben bişey demicem.

zam dönemi ne zamanmış onu öğrendiniz mi? nisan mı ocak mı? ocakta zam alacak mısınız, alırsanız kıstaslı mı alacaksınız ( atıyoeum yıllık 15 derler siz 6 ay çalıştığınız için %7.5 alırsınız, ya da zam döneminde bir tam yıl çalışmış gibi zam almak için de pazarlık yapabilirsiniz, eğer işi beğendiyseniz.
0
benaslinda
(01.07.20)
ben olsam bu kadar ölücülükten sonra "vazgeçtim 5 istiyorum" derdim. maaş pazarlığının bir adabı vardır, zırt pırt beklenti sorup "belki inersiniz, hı, 4 olma mı gurban, hı, valla param yok, hı" diyerek yapılmaz. burada bahsetmediğinize göre maaş harici sizi oraya çekecek bir şey de sunmamışlar, siz de zaten pazarlık adabı gereği beklentinizi düşürmüşsünüz. adım atması gereken onlar eğer çok istiyorlar.

ha bakma, bu kadar direttiklerine göre seni çok istiyorlar demektir. maaş beklentisinde %25 indirim istenmez çünkü, insanlar zaten bu oran için iş değiştiriyor. öyle patron şirketiyse de dengeyi falan istemezse gözetmez. bu işi almamak senin için okayse 5'e geri çek, kaybedecek bir şeyin yok. şimdiki maaşınızda kalmanız çok büyük sorun olacak ise 4,5'e inilebilir.
0
Bruce
(01.07.20)
Kategori Yöneticisi pozisyonu için görüştük. Arkasında aile şirketi var,çocuklarının kendi girişimi. Zaten beklentimi bilerek 2, görüşmeye çağırıp tekrar ardından maaş beklentisi sundukları için net olarak fiyat kırmaya çalışıyorlar. Şimdi aldığım maaş daha düşük ama direk kabul edip de teslim olmak da istemiyorum
0
🌸kondansator
(01.07.20)
patron sirket, sevemedim gitti. ilk isyerim oyleydi.
0
camussar
(01.07.20)
4.5 son diyin. Maaşım yükselmeyecekse ben niye iş değiştirip aynı maaşa çalışayımı da ekleyin
0
Unde bach canim
(01.07.20)
Bastır. "İstediğiniz para çok" diyecek adam baştan maaş aralığı belirtsin, işine gelmeyen başvurmaz. Baştan para belirtmeyen ne saplayabilirsem kâr diye düşünüyordur.

Ayrıca kötü pazarlık yapmışsınız. Bir dahakine ilk rakamı siz söylemeyin, ilk rakam pazarlığın başlangıcıdır. Siz söylerseniz üst limit, onlar söylerse alt limit olur. Hadi ilkini söylediniz, ikinciyi söylemeyin bari, bırakın ona göre teklif yapsınlar.
0
plutongezegendegilmi
(02.07.20)
(5)

3 soruluk bir anket - Mayonez sevmenin yaşla ilgisi

aguen
Evet gülebilirsiniz. Çünkü ben de güldüm bir süre. Ama bunu ve tam tersini ciddi ciddi savunanlar var.Cevaplarınız için teşekkürler:https://forms.gle/JZCUwEUHcT5zyFPR7
Evet gülebilirsiniz. Çünkü ben de güldüm bir süre. Ama bunu ve tam tersini ciddi ciddi savunanlar var.

Cevaplarınız için teşekkürler:

forms.gle
0
aguen
(01.07.20)
ahaha tam benlik. küçükken tek başına mayonezi hiç sevmezdim. ketçapsız mayonez yiyemezdim. 22-23'ten sonra mayoneze tapar oldum, ketçap aklıma bile gelmiyor.
0
dunga
(01.07.20)
vay hele, doğru tespit! eskiden ketçapçıydım şimdi mayonezciyim. ama yaş aralıkları çok fazla olmuş, bence 18'den sonra 5'er 5'er değişse daha belirleyici olurdu.
0
Bruce
(01.07.20)
Cevaplar görülüyor artık, ama yakın bir zamanda daha iyi sorularla tekrarlayacağım hahahaha, böyle hiç bilimsel olmadı ve benim teorim desteklemesi sonuçlar :((

Nasıl seviyorsunuz şu mayonezi hahaha
0
🌸aguen
(01.07.20)
Mayonez severim ama yemiyorum çünkü kalorisi çok yüksek. Evet 30 yaşına kadar fütursuzca yerdim ama artık metabolizmam yavaşladı ve bıraktım.
0
old possum
(01.07.20)
Bu anketi sonlandırmadan önce bir kaç argümanımı sunmak istiyorum:


* İnsanların 52.5%'u mayonez sevdiğini belirtiyor. AKP de bu oranlarla seçim kazandı birçok kez.

* Üstelik, 90larda ketçap daha popülerdi, neden? AKP yoktu çünkü. Dikkat ederseniz ülkede her şey kötüye gittiği gibi, damak zevklerimiz de (not really, damak zevkleriniz) kötüye gitmiş durumda.

* Ek olarak tüm bu mayonez tartışmasına girdiğim kişinin cümlelerinden şunu çekip aldım:
"Ben mayonezle barlarda patates dışında ucuz yiyecek olmadığı için barıştım"

Evet. Zengin olsak hepimiz çeşitli soslar yiyeceğiz, ama mayoneze kalmışız arkadaşlar. Uyanın.



(Not: Anlaşılmadıysa ciddi değilim, ironi var.)
(Not2: Mayonez konusunda yok ama. Nasıl seviyorsunuz smh)
0
🌸aguen
(01.07.20)
(9)

Mekanlara gitmeye başladınız mı? Ne kadar normalleştiniz?

ms brownstone
Ben 3.5 aydır en fazla markete gidiyorum o da haftada 1 kez falan. Aslında sağlık sektörünün içinde olunca zaten hep riskli alanda ve kalabalıktaydım zaten corona da oldum 2 ay önce ajsjs. Ama hiçbir şekilde gidip de avmdir kafedir gezmedim oturmadım. Bu süreçte sadece 3-4 kez sevdiğimiz birkaç meka
Ben 3.5 aydır en fazla markete gidiyorum o da haftada 1 kez falan. Aslında sağlık sektörünün içinde olunca zaten hep riskli alanda ve kalabalıktaydım zaten corona da oldum 2 ay önce ajsjs. Ama hiçbir şekilde gidip de avmdir kafedir gezmedim oturmadım. Bu süreçte sadece 3-4 kez sevdiğimiz birkaç mekana sipariş verip onları da kapıdan alıp evde ya da dışarda açık alanda yedik. Ama bakıyorum herkes dışarda yemek yiyor gayet. Alışverişler yapılıyor mağazadan mağazaya. Eve kapananlar olarak çok azınlıkta kaldık gibi hissediyorum.

Bugün de aylar sonra bir yere gidip pizza yiyesim geldi. Zaten gidersek beraber yaşadığım kardeşimle gideceğimiz için yakınımızda kimse olmayacak yine ama yine de şu durumda birçok insanın yaptığını yapıp sorumsuzca dışarı çıkmak kötü hissettiriyor.

Sizler ne durumdasınız? Avm, kafe, pub falan böyle yerlere gitmeye başladınız mı? Sizce sırf zevkine evden çıkılır mı şu zamanda?
0
ms brownstone
(01.07.20)
normalleşmedim. Hükümetin elinin değdiği hiçbir veriye güvenmemekle birlikte, -nacizane görüşüme göre- üzerinde oynanmış verilerde dahi günlük koronavirüs vaka sayıları 2 ay öncesiyle aynı. www.worldometers.info

risk grubunda olan ve görüşmek durumunda olduğum insanlar var. tablo böyle devam ettiği sürece de normalleşmeyeceğim.
0
cern de cayci olmak vardi
(01.07.20)
mekanlara anca sonbaharda falan gideriz herhalde, zaten konser falan da yok.

onun dışında bisikletle dolaşıyoruz ve diğer insanlardan uzak bir şekilde göztepede soluklanıyoruz.
0
redeath
(01.07.20)
sevdiğim mekanların açık alanları olanlarına gitmeye başladım ufak ufak, zaten hepsi gerekli önlemleri almışlardı. ben artık sorumsuzluk kısmını geçtim. artık herkes sokakta ve bilinçli davranmanın getirdiği hiçbir şey yok. önceden dışarıya zorunluluk olmadıkça çıkılmıyordu, çıkmayarak zorunluluktan çıkanları tehlikeye atmamış olacaktık. şimdi ise herkes dışarıda ve benim çıkıp çıkmamam sadece kendi sağlığımı ilgilendiren bir durum haline dönüştü. mevcut durumda virüse yakalansam bile atlatacağımı düşündüğüm için bundan da korkmuyorum.

ha, yine de her fırsatta çıkıyor değilim. ama bu kadar insanın keyfine göre hareket ettiği durumda artık benim de hayattan keyif almaya başlamam lazımdı, üzgünüm. zaten çok zorlandım bu süreçte ve bu gidişle yazın tamamı riskli geçicek. sonrasında okullar açıldı, sonbahar derken virüs daha etkili olmaya başlayacak. bu kadar insanın umursamadığı durumda 8-9 ayımı eve kapanarak geçiremem. yaptığım da eskisi gibi çıkıp gezmek değil zaten.

sektörden biri olarak daha iyi yorumlarsınız belki, toplum bağışıklığını güçlendirme yöntemi olarak insanların bu virüsü kapacaklarsa da sonbahar, grip sezonu gelmeden kapıp bağışıklık kazanmalarının mantıklı olacağını söyleyenler de var. çünkü ne yakında aşı görünüyor ne de kendi kendine yok olacak; elbet bir gün kapacağız bu mereti. hastane kapasiteleri dolmasın diye bekledik çıkmadık, şimdi de vaka sayısı sıfır olsun diye beklersek daha çok bekleriz gibi geliyor bana.

mesela sinemaya da gitmeyi özledim ama açılsa da gitmem. keza berbere gitmiyorum, evde çözdüm o işi, gitmeye de niyetim yok. bazı riskler alınabilir durumda, bazıları değil; herkesin kendi bilincinde, ihtiyacına göre bunları düşünmesi gerekiyor bence.
0
Bruce
(01.07.20)
gidecek birilerini bulsam kafelerden, avm'den çıkmam valla hiç umrumda değil. çok sıkıldım.
0
diffarentiationation
(01.07.20)
hafta sonu sınava girdim :) sınav günü mekanlar kapalı olduğu için bir saat bekleyip bir mekanda yemek yedim, mekanın tek müşterisi bizdik ve daha önce kimse gelmemişti en azından o gün için o yüzden içim rahat. mekanın açık yerindeydik. avm değil fakat birkaç mağazaya girmek zorunda kaldım. toplu taşımaya hala binemiyorum fakat bunların hepsine özel araçla gidebiliyorsam gidiyorum. yeşillik yerlerde takılıyorum bu arada. bruce +1
0
black holes in the sky
(01.07.20)
Ben normal takılıyordum ama arkadaşlar eve falan geliyordu. Yani biz arkadaşlarla hep takılmaya devam ettik, kasmadık öyle çok fazla. Ama mekana gitmem, hastalıktan değil eski tadı yoktur be gidip napcam.

kadıköy'de normal zamanalrda epey kalabalık olan bir meyhanede çalışanı aradım. hep gittiğimiz bir yerdi, boş ya kimse gelmiyor falan dedi. Ben eğlencesine, başka insanları görmeye, hoplamaya zıplamaya gidiyorum. Başka insan yoksa evin içinde de zıplıyor, sonra sabah alt komşudan özür diliyorum yani :D
0
eazy
(01.07.20)
Kapalı alanlara mümkün olduğunca gitmemeye çalışıyorum. Bir ihtiyacım varsa online alışverişle hallediyorum. Arkadaşlarımla açık havada parkta oturuyoruz, kendi çayımızı getiriyoruz. Korkuyorum halen. Çoğu insan salış moduna geçti, hızlı bir normalleşme yaşıyoruz bence. O yüzden güven vermiyor bana ortalık:(
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(01.07.20)
mahalledeki kafede açık havada bir iki kez oturduk. markete zaten gidiyorduk. onun dışında evdeyiz hala. spor salonu açıldı ama erteledik.
0
chavezding
(01.07.20)
bazı işlerimi halletmek için gerektiğinde çıkıyorum, halledip dönüyorum.
sosyalleşmiyorum yani, gereklilikten çıkıyorum.
marketlere girmiyorum.
mağazalara da girmiyorum, ihtiyaç olduğunda sadece ufak tefek dükkanlardan alışveriş yapıyorum.
kuaföre falan da gitmiyorum.
çevremdekiler de öyle, sadece mecburiyetten çıkıyorlar.

herhangi bir mekana gitmedim, gitmeyi istesem de henüz gitmemem gerektiğini düşünüyorum.

zaten yaklaşık 15 yıldır home office çalışan biri olduğum için bu süreçte hiç zorlanmadım.
bu yazı böyle geçireceğim gibi görünüyor.
kendime odaklandım, içime döndüm.
o şekilde değerlendiriyorum bu süreci.
0
blatta hiberna
(01.07.20)
(3)

mubi

absel
üye olanlar artılarını ve eksilerini yazabilir mi?bir de her filmin türkçe altyazısı bulunuyor mu?
üye olanlar artılarını ve eksilerini yazabilir mi?
bir de her filmin türkçe altyazısı bulunuyor mu?
0
absel
(30.06.20)
en son bunu yazmıştım.

eksisozluk.com

@e
burda yazdığım takılma meselesi benimle alakalıymış. firefox profilini temizleyince düzeldi. şu an öyle bi sorun yaşamıyorum.

ama az film var evet. bunu yazdıktan sonra kütüphane diye bişey açtılar insanlar bi gaza geldi ama o kadar gaza gelinecek bi durum yok aslında çünkü film az ve kütüphane sayfası çok işlevsiz. şu an hangi filmleri izleyebileceğimi düşenli bir şekilde göremiyorum doğru düzgün. o sayfada kategorilere ayırmışlar, sağa çeke çeke ne var görmeye çalışıyorum vs.

diğer yandan 2011'den beri kullanıyorum. asıl kullanış amacım izlediğim filmleri oylamak, liste oluşturmak vs.di. tasarımı imdb'den daha az yorucu ve puanları daha gerçekçi denebilir bence. sadece son 1 senedir üye olup film izlemeye başladım.
0
tepedeki psychedelic adam
(30.06.20)
alt yazısız film olacağını sanmıyorum, türkiye bölgesine açık filmleri izleyebiliyorsun zaten anladığım kadarıyla. ben 15 tane falan izledim , denk gelmedim.

benim için en büyük eksisi internet hızım yüksek olsa da anlık dalgalanmalarda kaliteyi anında düşürmesi. yüksek hızdan kastım 25mbit bu arada, ona rağmen düşüyor. yukarıdaki cevaplardaki takılma da aynı sebepten kaynaklanıyor olabilir, bilemedim.

film sayısı az evet ama bence mubi istediğin filmi arayıp bulma değil, sunduğu filmleri izleyip keşif yapma sitesi. çünkü içeriğine aldığı filmler zaten belirli kesim tarafından sevilen, niş filmler. hani gaspar noe filmi eklenmiş güzeel diyorum ben ama onun üslubunu seven kadar sevmeyen de var. herkese hitap edecek kadar mainstream filmleri ekleseler o zaman da amacının dışına çıkar gibi geliyor bana. zaten belirli filmleri belirli süre yayınlamaları da "bu ay bunları keşfetmenizi istedik" gibi bir amaca da hizmet ediyor olsa gerek.

yine de kült yönetmenlerin tüm filmografisini izlemek isterdim. mesela tarkovsky'den stalker var ama solyaris yok. mubi'ye düşenler solyaris izlediyse stalker da izlemiştir zaten, bunun gibi sinemanın temel taşları olsa da tekrar izleyebilsek.
0
Bruce
(01.07.20)
Bazı filmlerin altyazılari çok saçma çevriliyor.
İzlediğim filmlerin bir kısmı görüntüleme geçmişinde görünmüyor.
Uygulaması çok kullanışsız. Koleksiyon filmlerini goremiyorsunuz ya da en basitinden arama dahi yapılmıyor.
Uygulamadaki listeleri(izleme listesi, oylananlar listesi, takip ettiklerimin listeleri) x' e göre(tarih, alfabe, yeniden eskiye vs) sıralama yok. Misal bir filmi ararken tüm listeyi taramak gerek.
Çoğu filmin kadrosu yok. Baş roller tek var. Filmin müziklerine dair bilgiler olmaliyi.
Kaldığın yerden devam et olayıni kafasına göre bazen soruyor bazen sormuyor.
Bir de biri geçenlerde mubi'de izlediğim gösterimde olan bir filmi neden kestiklerini merak edip yazmisti. Varsa öyle bir şey hoş değil cidden.
İstek listesi olusturulsa keşke. O ay en çok istenen filmler yüklense ne güzel olur.
Tüm bunlara rağmen sunduğu kaliteli içeriklerden dolayı seviyorum. Bu sanırım en büyük artı.
0
Amaranta ursula
(01.07.20)
(1)

rixos, hilton gibi otellerde butler maaşları ne kadar

ikcı
sb
sb
0
ikcı
(30.06.20)
maaşla ilerlemiyor o iş, bahşiş genelde geçer maaşı.
illa maaşı soruyorsan 3-4 arasındadır ama bahşişle beraber, müşteri profiline göre(hangi hilton mesela) maaşın 2-3 katına kadar çıkabilir. hele ki avrupa ya da amerikalı bir turistse dövizle verir bahşişi, kurlar da böyleyken uçup gidebilir toplam kazanç.
arapların yoğun geldiği bir otelse tl ile alır ve ortalama araplar bahşiş vermede çok cömert olmadığı için diğer senaryodaki kadar yüksek olmaz.
0
Bruce
(30.06.20)
(9)

Böyle Bir Durumda İş Teklifini Kabul Eder Miydiniz?

depresif genc
Bir şirketle mülakatlarda son aşamaya kadar geldik, teknik yeterlilik anlamında karşı tarafı ikna ettiğimi düşünüyorum, ancak maaş talebimin şirket için biraz yüksek olduğu izlenimini edindim. Görüşme sonrasında 2,5 hafta geri dönmediler, bir follow-up maili attım ve olumsuz algılamamam gerektiğini,
Bir şirketle mülakatlarda son aşamaya kadar geldik, teknik yeterlilik anlamında karşı tarafı ikna ettiğimi düşünüyorum, ancak maaş talebimin şirket için biraz yüksek olduğu izlenimini edindim. Görüşme sonrasında 2,5 hafta geri dönmediler, bir follow-up maili attım ve olumsuz algılamamam gerektiğini, sürecin bu ay sonuçlanacağını söylediler. Bugün baktım süresi dolan ilanı başka bir platformda tekrar canlandırmışlar, yani anladığım kadarıyla yedekte bekletiliyorum, adaylarla görüşmeye devam ediyorlar.

Şimdi bu firma daha uygun bir aday bulamazsa bana geri dönüş yapacak, siz böyle bir durumda bu işi kabul eder miydiniz? Maaş şimdiden problem oluyor belli ki.
0
depresif genc
(30.06.20)
konu hiç sandığınız gibi olmayabilir. böyle varsayımlar üzerinden karar almamanızı öneririm.
0
benaslinda
(30.06.20)
ben alacagim maasa bakarim gerisi beni hic ilgilendirmez. ayrica tabii ki ayni isi daha ucuza yaptirabilecekleri birini arayacaklar is dunyasinin temellerinden biri bu zaten.
0
in vino veritas
(30.06.20)
Kısmetten öte köy yok. Başka sebepler de olabilir. İstediğim maaşı verdikleri sürece sorun yok bence.
0
hushhush
(30.06.20)
Şu anki işim için 1.5 ay sonra bana geri döndüler. Belli olmaz elbette, sonuçta bu bir ticaret de olumsuz dönecek bir ahlaka sahip bir şirketse bence acil bir pozisyon değilse 2.5 hafta çok bir şey değil.
0
denizgonen
(30.06.20)
benaslinda +1

bu kadar kesin yargılara varmanız yanlış. bazı şirketler işe birini alsa dahi o ilanları canlandırıyor. sizin işe girip deneme süresi bitmeden ayrılmayacağınız ya da çıkarılmayacağınız belli olmadığı için ilan uzun süre açık kalabilir.
0
himmet dayi
(30.06.20)
Ben kabul etmezdim. Bu tarz bir iş anlayışını doğru bulmuyorum.

Biz şirkette şöyle yapıyoruz: ilanı açıyoruz, gelen cv'lerden eleyip sınav gönderiyoruz. Sınav sonunda en beğendiğimizle mülakat yapıyoruz. Mülakat iyi geçerse direkt mülakat sonunda teklif yapıp, 2-3 gün içinde cevap vermesini bekliyoruz. Eğer olumsuz cevap verirse bir sonraki adayı çağırıp onunla mülakat yapıyoruz.

Bir adayı 1 ay 2 ay bekletemezsin, insanların bir hayatı var. Ayıp bir şey. İlanı açtığın sürede yeterli başvuruyu alamıyorsan sende sıkıntı vardır, reklam ver, para harca, başvuru almak zor bir şey değil. Başvuranlar arasından, mülakata gelene kadar en iyisinin hangi aday olduğunu anlayamıyorsan yaptığın işi bilmiyorsun demektir.

Tüm bunları yapabiliyorsun, ama yine de işi uzatıyorsan bir çakallık peşindesindir. Öyle bir iş ahlakı olan bir şirketle çalışmamak gerekir. Bugün bunu yapan yarın seni başka türlü kazıklamaya çalışır. Bunlara güven olmaz.
0
plutongezegendegilmi
(30.06.20)
Senin nasil is arama hakkin var ise adamlarin da eleman aramaya devam etme hakki var. Benim pazarlik/mulakat surecim hic 1 aydan az surmedi. Ilk isim icin 3 ay muhabbet ettim adamlarla, 3 farkli mulakata girdim vs.

Sen de bir yandan bakmaya, mulakatlara devam et. B/C planinin hazir olmasi lazim, esegi hicbir zaman tek kaziga baglamayacaksin.

Maas konusuna gelirse, sen kendine guveniyorsan, sirkete guzel para kazandirma potansiyelin de var ise korkmamak lazim ya, ben aklimdaki rakami soyluyorum, yerse. "Ama efendim piyasa ortalamasi soyle boyle", e git o zaman "ortalama" bir eleman bul kardesim..
0
cooperr
(30.06.20)
Yaptıkları doğru değil. Maaşı yüksek söyledin, yada bizim skalamız şu demeleri lazım. Aslında doğrusu iş ilanında yıllık maaşını söylemeleri lazım ama bunu yapan sıfır türkiyede. Sende ona göre yolunu çizersin. Ne öyle yeniden ilan açıp yedekte bekletmek.
Teklif gelirse ve başka iş bulamamışsam mecbur bu şirkette başlardım. Bu bekleme
0
morcivert
(30.06.20)
yedekte değerlendirildiğimi bildiğim bir işte çalışıyorum şu anda. şirkete beni sunan headhunter söylemişti "başkasıyla anlaşmak üzereler, sizi ilk alternatif olarak değerlendiriyorlar ama bence öbürünü alırlarsa hata olur, bu iş size dönebilir" diye. nitekim öyle oldu, 2 ay sonra bana döndüler. ilk tercihlerini işe almışlar, 2 hafta sonra bırakıp gitmiş.

benim yedekte olma sebebim maaş değildi ama başka yerde daha yüksek alabilecekken buraya girmiştim; sonradan kendimi gösterip yükseltirim diye. 1,5 sene sonunda ancak oldu o yükseltme, o da baya zorla. bu bir risktir, o işi maaş harici sebeplerle çok istemene sebep olacak şeyler varsa(kariyer gelişimi, iş öğrenme vs.) bu riski deneyebilirsin. ama maaş senin için hayatiyse ve başka açılardan sana katkısı olmayacak bir işse kabul etme. tabii başka teklif alır mısın, bunu kabul etmezsen mevcut işinde nasıl mutlu devam edersin; bunlar da önemli tabii.
0
Bruce
(30.06.20)
(1)

Pazar sürprizinde çalan müziklerin datasını tutan olmuş mudur ki?

The Student
Popun pop olduğu yıllar(yabancı icin konuşuyorum)Pazar sürprizinde çok güzel şarkılar çalardı tabi 2015 sonrasına pop gözüyle bakmıyorum ben. Taylor lar ariana lar bunlar popun katilidir. Benim beğendiğim müzikler böyle az bilinen müzikler idi magazin servisinde çalan. Hani "return of the tres" gibi
Popun pop olduğu yıllar(yabancı icin konuşuyorum)Pazar sürprizinde çok güzel şarkılar çalardı tabi 2015 sonrasına pop gözüyle bakmıyorum ben. Taylor lar ariana lar bunlar popun katilidir. Benim beğendiğim müzikler böyle az bilinen müzikler idi magazin servisinde çalan. Hani "return of the tres" gibi söyleyenine tek hit lik başarı getiren kıyının köşenin şarkısı. Bunları arşivle miş olan var midir ki?
0
The Student
(30.06.20)
pazar sürprizinin özene bezene alternatif şarkılar seçeceğini sanmıyorum. o dönemlerin popüler şarkıları diye youtube'da aratırsanız aşina olduklarınızı bulursunuz diye düşünüyorum.
0
Bruce
(30.06.20)
(8)

Okmeydanı’ndan Sakarya/Adapazarı’na en kolay nasıl gidilir?

damba
Arkadaşım Okmeydanı metrobüsten 16.30’da cuma günü yola çıkacak. Sapanca’ya cuma trafiğini ve bir sürü toplu taşıma değiştirme ihtimalini değerlendirdiğimizde en kolay ve zahmetsiz nasıl ulaşabilir?Metrobüs>Metro>Pendik Hızlı Tren mantıklı mı?Ya da Okmeydanı’na yakın bir yerlerden direkt Adapazarı o
Arkadaşım Okmeydanı metrobüsten 16.30’da cuma günü yola çıkacak. Sapanca’ya cuma trafiğini ve bir sürü toplu taşıma değiştirme ihtimalini değerlendirdiğimizde en kolay ve zahmetsiz nasıl ulaşabilir?

Metrobüs>Metro>Pendik Hızlı Tren mantıklı mı?

Ya da Okmeydanı’na yakın bir yerlerden direkt Adapazarı otobüsü var mı?

Not: Adapazarı Merkez’e de gelebilir Sapanca’ya gelemiyorsa.
0
damba
(29.06.20)
sakarya vib'ten online bilet alsın, sonra otobüs saatine yakın arayıp uzunçayır'dan bineceğini söylesin. metrobüsle uzunçayıra geçip e-5 anadolu yönünde, köprünün altında beklesin. otobüs kalkış saatinden 5 dakika sonra orada oluyor genelde. bindikten sonra nerede ineceğini soracaklar, sapanca diycek.

tren seferleri az, esnekliğini kaybediyor; zaman önemliyse otobüse baksın. yarım saatte bir harem'den kalkıyor, yoğun saatlerde saat başını 5 geçe ek sefer koyabiliyorlar. 16:30'da metrobüse binmiş olsa 17:00'de kalkan otobüse seferine yetişebilir sanırım, metrobüsün oradan uzunçayıra gidişi yarım saati geçer mi tam bilemedim. o saatte aşırı trafik olmaz, maks 2 saate varmış olur sapanca'ya.
0
Bruce
(29.06.20)
@bruce teşekkürler cevabınız için. O saatte Anadolu yakası’nda çok fazla trafik olmaz mı? İş çıkış saati sonuçta, Kartal civarı trafik kitlenmiyor mu?
0
🌸damba
(30.06.20)
rica ederim. otobana çıkıyor göztepe'den(ya da trafik durumuna göre daha ileriden), kartal'dan gitmiyor. elbet bir trafik oluyor ama aşırı kitlenme olacağını sanmıyorum bu pandemi döneminde, bu aksamayı dahil edip 2 saat diye belirttim.
0
Bruce
(30.06.20)
sakarya vib sapanca'da nasıl indirecek ben anlamadım. otoyol'dan gelen araçlar bunlar, sapanca'ya girmiyor ki. terminalden tekrar sapanca halk otobüsüne binmek zorunda.
0
bisorumvargaliba
(30.06.20)
@bisorumvargaliba, berceste'de indiriyor, sapanca işte orası?
0
Bruce
(30.06.20)
@bruce normal zamanda berceste sapanca sayılabilir fakat şu an berceste sadece atatürk il ormanı. orada ne zaman inecek? araç gelecek mi? gelen araç bu kişiyi alacak mı? kaç saat bekleyecek? 100 evlerde polis pusu kuruyor, dolu olan hiç bir otobüs almaz inecek kişiyi. terminalden binmesi en mantıklısı.
0
bisorumvargaliba
(30.06.20)
Blablacar a bakın. Istanbul sakarya arasi çok sefer bulunuyor.
0
biseysorcaktim
(30.06.20)
olabilecek opsiyonları yarım yamalak yazayım
-sapancaya izmitten de otobüsler olması lazım.
-metro aktarmasıyla hat 100 mü 200 mü öyle bir hat vardı kartal izmit arası, çok dur kalk yapıyor tabi, izmitten sapancaya geçebilirsiniz.
-pendikten tren var arifiyeye gidiyor sapancaya yakın bir yer ordan da otobüs kesin vardır. hatta sapancada da tren duruyor olabilir.
-okmeydanı metrobüsle söğütlüçeşmeye gidip kadıköyden vib sev gibi otobüslerin büroları var servisle haremden adapazarına geçersiniz.
-marmarayla gebzeye gidip ordan adapazarına ordan sapancaya geçebilirsiniz belki direk sapancaya da geçiliyordur.
istanbul içi aktarmalar ayrı dünya ama hepsi mümkün:)
0
sorryru
(30.06.20)
(6)

Hereditary izlenir mi?

kedikumunaiseyenadam
Korku filmi izlemeye niyeti olmayan biri için korku öğeleri izlenebilecek düzeyde midir? Imdb ve metascore'da filmin puanı yüksek olunca merak ettim. Sevdiğim korku düzeyi olarak Marrowbone'u örnek verebilirim.
Korku filmi izlemeye niyeti olmayan biri için korku öğeleri izlenebilecek düzeyde midir? Imdb ve metascore'da filmin puanı yüksek olunca merak ettim. Sevdiğim korku düzeyi olarak Marrowbone'u örnek verebilirim.
0
kedikumunaiseyenadam
(29.06.20)
Hereditary daha çok korku öğeleri içeriyor. Daha vahşi diyebiliriz. İzle bence
0
elorelia
(29.06.20)
Marrowbone'u bilmiyorum. Hereditary'i yakin zamanda izledim ve begendim. Korku ogeleri yerindeydi, atmosfer karanlik ve guzeldi. Sonradan uzerine dusununce ve film hakkinda yazilar okuyunca guzel de bir senaryosu ve kurgusu oldugunu dusunmustum. Ben izlenir diyorum.
0
voyager 1
(29.06.20)
guzel bir film. bence begenilir.
0
baldur2
(29.06.20)
marrowbone gibi twist'li bir şey bekleme, dümdüz hikaye. marrowbone gibi psikolojik gerilim unsuru da az. ilk yarısını sevmiştim ama ikinci yarısı fazla fantastikti ve bana fazla gelmişti. yine de fena film değil.
0
sir gawain
(29.06.20)
ben korkusever biri olarak beğenmemiştim. vasat yani, hatta sona doğru vasatın altına düşüyor. bu yönetmenin diğer filmi midsommar'ı da ilgimi çeken bir konusu olmasına rağmen beğenmemiştim. yönetmenin tarzı bana gitmiyor herhalde. marrowbone'u izlemedim.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.06.20)
hereditary sıradan bir korku filmi değil, tür olarak da yönetmenin kendi bakış açısına sahip, pek fazla benzeri olmayan bir film. puanının yüksek olmasının sebebi de bu biraz, klişe korku film ögelerinden sıyrılmış, psikolojik drama olacakken işin içine biraz okültizm biraz da gore girmiş, sonuç olarak bakınca da korku gerilim dram haline gelmiş bir film.

herhangi bir kitaba dayanmayan senaryosunu ari aster aslında ilmek ilmek işlemiş bu filmin. kesilen sahnelerle beraber 3 saate yaklaşan, ondan da öte her karakterin filmde asla kullanılmayacak background hikayelerinin yazıldığı bir senaryo. titizlikle hazırlanmış ve çekilmiş bir film bu. örnek verecek olursam; filmde kardeşler arasında bir iletişim kopukluğu var, bunu oyuncular hissetsin diye çekimlerden önce oyuncular bir gün baş başa vakit geçirmişler, oyunculardan biri hiç konuşmamış, öbürü de onu konuşturmaya çalışmış.

marrowbone gibi kendini twiste hazırlayan bir film değil ama neyin neden olduğunu, çok dikkatli izlemezsen son 10 dakikaya kadar anlamıyorsun; anladığında da sanki twist varmış gibi duruyor ama yok. bir şeyler oluyor ama neden? bazı sahnelerde o kadar ince detaylar var ki, film bittikten sonra geriye bakıp inceleyince "haaa demek oymuuuş" diyorsun.

spoiler olmasın diye söylemiycem ama neyin neden olduğunu, bir nevi "büyük resmi" hazırlayışı çok iyi. ama öyle sadece sonundan ibaret bir film de değil, o yüzden aslında neyin neden olduğunun çok önemi yok bence. özünde gerçekçi bir aile dramı ama ne ağlaklık var, ne de zorlama bir "keder". her şey çok kendi halinde gelişip trajediye dönüyor, bakınca bu trajedinin sebebi filmin sonunda açıklanan olaymış gibi görünüyor ama aslında öyle olmak zorunda da değil. yani filmden korku ögelerini çıkarıp sonuna doğaüstü olmayan bir nokta koysan yine başarılı bir dram olur.

korku filmi izleme niyetin yoksa da izle bence o yüzden. öyle jump scare'le dolu, gerilimi sürekli havada bir film de değil zaten. bittiğinde beğenmeyebilirsin ama doğru düzgün korku filmleri pek yok piyasada, şanslıysak yılda 1 tane denk geliyor; bu da onlardan biri ve izlemiş olmak önemli diye düşünüyorum. böyle giderse, bu filmin yönetmeni kendine has üslubuyla türe farklı bir pencere açmış yönetmenlerden sayılacak ileride.

yok ben daha marrowbone'a benzeyen bir şey izlemek istiyorum diyorsan the wind(2018), it comes at night, babadook gibi gizemi yüksek jump scare'i düşük gerilim filmlerine bakabilirsin.
0
Bruce
(29.06.20)
(2)

android izinler

me23
mesela bazı uygulamalar kameraya, dosyalara erişim vs. istiyor. uygulamayı yükledikten sonra istediği gibi kameraya, dosyalara erişebiliyor mu yoksa yine de kullanmadan önce soruyor mu? "may request to access demiş" direkt access dememiş oradan kafam karıştı.
mesela bazı uygulamalar kameraya, dosyalara erişim vs. istiyor. uygulamayı yükledikten sonra istediği gibi kameraya, dosyalara erişebiliyor mu yoksa yine de kullanmadan önce soruyor mu? "may request to access demiş" direkt access dememiş oradan kafam karıştı.
0
me23
(29.06.20)
ayarlardan izinleri kapatabilirsiniz. izinsiz çalışmıyorsa bir kerelik izin ver ya da uygulama çalışırken izin ver gibi seçenekler var kullandığınız android sürümü ve uygulamaya göre.
0
Bruce
(29.06.20)
butun izinleri ilk kez kullanacagi zaman istemek zorunda. sen izin vermeden kullanamaz. izin verirken "surekli izin ver","sadece uygulama acikken izin ver", "bir kereligine izin ver gibi secenekler cikiyor." her durumda ayarlardan verdigin izinleeri kaldirman mumkun.
0
crucio
(29.06.20)
(5)

Decathlon katlanabilir bisiklet sorusu

amaranta
Bisikletten fazla bir beklentisi olmayan, sadece haftasonları yarım saat bir saat kullanacak birisi için fiyat fayda bakımından bu bisiklet tatmin edici olur mu, dahon'a tern'e gerek var mıdır? Alternatif marka model tavsiyelerine de açığım. 160cm/50 kghttps://www.decathlon.com.tr/tilt-100-katlanir-
Bisikletten fazla bir beklentisi olmayan, sadece haftasonları yarım saat bir saat kullanacak birisi için fiyat fayda bakımından bu bisiklet tatmin edici olur mu, dahon'a tern'e gerek var mıdır? Alternatif marka model tavsiyelerine de açığım. 160cm/50 kg

www.decathlon.com.tr

Teşekkür ederim.
0
amaranta
(27.06.20)
Dediğin şekildeyse bence alma,aldığında sadece aldım diye bir kaç kez binip sonra katlamayla açmayla uğraşamayıp bir köşeye bırakacaksın.katlanabilen bisikletleri verimli kullanan çok az insana rastladım ,çoğunluğu bagajda gezip gezip sonra bir kenarda kalıyor,koşu bantları gibi
0
duptıs
(27.06.20)
@duptıs, katlanmayan bisikletler için de alanım yok maalesef. Her seferinde eve kadar çıkartmam falan imkansız.
0
🌸amaranta
(27.06.20)
sizin kullanımınız için yeterli fakat bu model tek vitesli, bunun 6 vitesli olanını alın

www.decathlon.com.tr
0
freebird5406_2
(27.06.20)
yokuşlu yollar olacaksa güzergahta kesinlikle tek vites alma bence de. yok sadece düz yolda kullanıcam diyorsan olabilir ama almışken vitesli olsun derim.
0
Bruce
(27.06.20)
btwin tilt 120 kullanıyorum. zaten 120 olan 6 vites. ben öneririm, arabayı sattıktan sonra aktif olarak da kullanmaya başladım, şerefsiz çok keyifli.
0
yukselen gunes evi
(27.06.20)
(2)

Bu süreç gönül ilişkilerinizi nasıl etkiledi?

GoodMorningTeacher
Flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz insanlarla ilişkiniz nasıl etkilendi bu süreçte? Sizce bundan sonra bu devam eden süreçte ilişkiler nasıl etkilenecek? İş yerleri evden çalışmaya ediyor, üniversitelerin ne zaman açılacağı belirsiz. Yeni insanlarla tanışacak yerler kalmadı neredeyse. Üstelik virüs
Flört ettiğiniz, sevgili olduğunuz insanlarla ilişkiniz nasıl etkilendi bu süreçte? Sizce bundan sonra bu devam eden süreçte ilişkiler nasıl etkilenecek? İş yerleri evden çalışmaya ediyor, üniversitelerin ne zaman açılacağı belirsiz. Yeni insanlarla tanışacak yerler kalmadı neredeyse. Üstelik virüs nedeniyle insanlar endişeli.
0
GoodMorningTeacher
(24.06.20)
zaten sosyal olmayanları olumlu bile etkiledi. önceden sokakta dolaşanlar da artık matchmaking uygulamaları kullanır oldular, daha çok sosyal medyada takılmaya başladılar, sanal ilişkilere hiç yaklaşmayanlar için bir fırsat bile olduğunu düşünüyorum.
0
Bruce
(24.06.20)
Online tanışmanin toplum nezdinde normalleşme hızı artmış gibi görünüyor hakikaten. Hatta bir nebze daha güvenli bile algılanacak olabilir sağlık endişesi işin içerisine girdiği için. Bir de online flörtun gerçek hayattaki buluşmalara evrilmesi aşamasında insanlar daha seçici olacaklardır, öylesine bir tanışmak için buluşmak falan pek akıl karı değil artık. Görüşülecek kişilerin kaç kişiyle ne kadar temas içinde olduğu ve sosyal mesafe kurallarını ne kadar takip ettiği de yeni bir kriter olarak eklenmiş olabilir flört/buluşma tercihlerine.
0
Olive
(25.06.20)
(10)

ozel okullarin osym %100 burslu ucretlerini kim oduyor?

damba
osym puanimiza gore %100 burslu oldugumuzda ucret okul tarafindan mi yoksa yök tarafindan mi odeniyor?4 yillik fakulte kazandim %100 burslu, 2 senede mezun oldum. geri kalan 2 seneyi yök odemez degil mi? okula gicik oluyorum da, oyle olsa uzulurum.
osym puanimiza gore %100 burslu oldugumuzda ucret okul tarafindan mi yoksa yök tarafindan mi odeniyor?

4 yillik fakulte kazandim %100 burslu, 2 senede mezun oldum. geri kalan 2 seneyi yök odemez degil mi? okula gicik oluyorum da, oyle olsa uzulurum.
0
damba
(24.06.20)
yök ödüyor, bu gece iç bence.
0
duyurukullanıcısı
(24.06.20)
bence tekrar burslu kazanıp okulu gelecek para için heyecanlandırıp okulu bitirme, hevesleri kursaklarında kalsın.
0
Bruce
(24.06.20)
@bruce okulu bitirmesem de yök benim parami odemeye devam etmeyecek mi? :( okula bi daha adim atacagimi dusunmuyorum ama yök'e ben mezun oldum, lutfen ödemeye devam etmeyin diye mesaj atasim var :)
0
🌸damba
(24.06.20)
atılırsan ödemezler bence, devletimizi o kadar keriz sanmıyorum...
0
Bruce
(24.06.20)
@bruce, atilmadim hocam mezun oluyorum bu sene.

he siz onumuzdeki sene icin kazanayim, burslu kontentajini doldurayim, ama atilayim diyorsunuz? olabilir. boylece o sene 10 kisiden para alacaksa okul, 9 kisiden alacak.

bu hafta sonu sinava giriyorum. istedigim yer gelmezse dediginizi yaparim. tesekkurler intikam onerisi icin.
0
🌸damba
(24.06.20)
4 senelik okulu 2 senede nasıl bitirdin yahu? öyle bir imkan mı var?

ücreti okul karşılar. yök'ün devletin olayla alakası yok. özel okulsa diğer öğrencilerden gelen parayla, vakıf üni. ise vakıflardan gelen parayla karşılanır.
0
jelly bear
(24.06.20)
@jelly bear daha once 4 yillik bir fakulte bitirdim, o fakulteden ortak derslerimi bu ozel okulda saydirdim. 1 seneden fazla ders saydirdim. sonra ustten ders aldim vs derken bitti. her okul diger fakultenin derslerini diger fakulteden mezun olduysan saymiyor, ama ticarethaneler(universiteler) sayiyor sanirim, bazilari :)
0
🌸damba
(24.06.20)
bende burslu okudum, benim bildigim yök odemiyordur, sadece kanun geregi universite para almiyordur bence, burslu kontenjan zorunlu cunku
0
alttaraf
(25.06.20)
Yök apartman ünisindeki bebenin parasını niye ödesin keriz mi
0
glamdr1ng
(25.06.20)
Tabiki YÖK ödemiyor. Üniversite kendisi karşılıyor. Verdiği nakdi burslar için de, öğrenim bursları için de devletten bir para almıyor. Ve hatta YÖK bursların belli bir oranda tutulmasını sağlamak için işi sıkı tutuyor ve üniversitelerin bütün verilerini takip ediyor. Vakıf Üniversiteleri ile ilgili bütün bu bilgilere YÖK'ün yıllık raporundan erişebilirsiniz.

www.yok.gov.tr

Ayrıca yukarıdaki yorumlarda gördüğüm için şunu da ekleyeyim. Son 3 yıldır, ÖSYM, özel şartlar altındaki 60. madde ile, daha önceden herhangi bir yükseköğretim programını kazandıysanız, (Okuldan okula uygulama değişse de madde dahilinde, hala öğrenci olmanız, okulu bırakmanız veya mezun olmanız durumu değiştirmiyor.) burslu olarak bir vakıf üniversitesini kazansanız bile burs hakkından yararlanamamanızın önünü açmış durumda ve hatta ne kadar topu üniversitelere de atsa aslında burslu olarak kabul edilmemenizi talep ediyor. Çok bilinen bir durum değil, ama bazı büyükler de dahil bazı üniversiteler bunu uyguluyor.

forum.donanimhaber.com

Ayrıca Madde 60 aynen şu şekilde: Yükseköğretim kurumu Mütevelli Heyeti tarafından verilen indirim ve imkanlar (öğrenim ücreti muafiyeti, burs, para, yurt, yemek vb.), öğretim ücretini ödeme koşulları, taksitli veya peşin ödeme imkanları, diğer ücretler, sonraki yıllarda ücretlerde yapılacak artışlar, burslu programlara ilişkin ayrıca verilecek burs süreleri ile eğitim öğretime ilişkin diğer hususlar, ilgili yükseköğretim kurumunun internet sayfasından öğrencilere duyurulacaktır. Ücretler, ödeme yöntemleri, öğrenim ücretindeki olası artışlar her yıl, kayıtlı öğrenciler için de TEFE-TÜFE oranları dikkate alınarak Mütevelli Heyetinin uygun göreceği oranda yeniden belirlenebilir. Bazı vakıf yükseköğretim kurumları, kendi öğrencisi veya başka üniversitenin öğrencisi olup ayrılanların veya ilişiği kesilen/ilişiğini kesenler ile bir yükseköğretim programından mezun olanların, YKS sonuçlarına göre burslu veya indirimli programlara yerleşmeleri halinde yükseköğretim kurumunun kendi mevzuatı doğrultusunda sadece ücretli veya diğer indirimli statülerde kayıt yapabilmesine izin verebilir; Üniversite, bu durumda olanların sadece ücretli veya diğer indirimli programlara kayıtlarını yapma hakkını saklı tutar. Bu durumda olanların tercihlerini yapmadan önce ilgili üniversiteden ayrıntılı bilgi almaları gerekmektedir. Adayların tercihlerini yapmadan önce üniversitelerin internet sayfasındaki bilgileri dikkatlice inceleyerek tercihlerini yapmaları gerekmektedir.
0
cursor
(23.09.20)
(9)

Depresyonun lüks olduğunu düşünüyor musunuz?

peki madem
Merhaba, garip bir soru oldu ama bu beni çok içten içe kemiren bir şey. Aşağı yukarı 10 yıldır birkaç yılda bir major depresyon dönemlerim oluyor. Yani doktora gittiğimde (gidersem) o da bunu söylüyor bana (aslında sürekli minor depresyonum varmış da arada dibe vuruyor işte). Ama içten içe hiç derd
Merhaba, garip bir soru oldu ama bu beni çok içten içe kemiren bir şey. Aşağı yukarı 10 yıldır birkaç yılda bir major depresyon dönemlerim oluyor. Yani doktora gittiğimde (gidersem) o da bunu söylüyor bana (aslında sürekli minor depresyonum varmış da arada dibe vuruyor işte). Ama içten içe hiç derdim olmadığı için (ki hani gerçekten yok, ailem sağlıklı, çok sevmesem de iyi bir işim var, herhangi bir travmam hiç olmadı, aslında çok şanslı olduğumun farkındayım) kendime dert yaratıyormuşum, şımarıklık yapıyormuşum gibi geliyor. İnanmıyorum yani. Gerçekten derdin olsaydı bu fasa fiso işlerle uğraşmazdın diyor içimdeki ses hep. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sadece benim burada anlattıklarım bazında değil, genel olarak.
0
peki madem
(24.06.20)
"Ama içten içe hiç derdim olmadığı için (ki hani gerçekten yok, ailem sağlıklı, çok sevmesem de iyi bir işim var, herhangi bir travmam hiç olmadı, aslında çok şanslı olduğumun farkındayım"

belanı mı arıyorsun? durum buysa evet şımarıklıklık. mental bir rahatsızlığın olabilir belki.
0
scudman1
(24.06.20)
Kesinlikle öyle, bazen boş beleş dertlere üzülüyor insan. Bunun mutlu olmak istememekle ilgisi var sanırım. Hayatım 0 sıkıntılı olsaydı üzülecek bir dert yaratırdım diye düşünüyorum ve bu bazen dertlerimi sevmeme neden oluyor
0
olaylar olaylar
(24.06.20)
Bence simariklik degil. Derdin buyugu, kucugu olmaz ki. Mesela bi cocuk icin oyuncaginin kirilmasi dert. Onun derdi de o. Yetiskin insanin da kendisine gore boyle mini, onemsiz dertleri olmasi normal. Baska bi sey cikinca onun onemsizligini anliyorsun zaten ama o an o dert iste. Tabii bunda yasam enerjimizin dusuk olmasi da faktor. Dogustan oldugunu dusunuyorum. Benim de kotu bi hayatim yok ama hep bi derdim var.
Zaman zaman dusunuyorum beni mutlu eden seyler cok anlik. Kolay kolay memnun olmuyorum. Genlerimizle ilgili de olabilir. Bazilari depresyona yatkin oluyor. O kucuk dertlere takilmamak icin optimist bi karakterle dogmus olman lazimdi.
0
Kittie
(24.06.20)
Bence lüks. Nasıl lüks geçim sıkıntısı olan adam, ciddi bir sağlık problemi olan insan ben depresyondayım diye düşünmüyor öyle bir kafay girmiyor adam gerçekten oluyır farkında olmuyor ya da it gibi çalışıyor sorununu çözmek için. Depresyona girmeye ya da girdiğini fark etmeye vakti yok ki adamın.

Bizim durumumuzda lüks evet. Ben de kızıyorum kendime. Bazen ufak canım sıkılıyor. Tam depresyon değil de. İşte ozmn bazen kendimden utanıyorum.
0
mobydick
(24.06.20)
gerçek manada depresyon beyin ve vücut kimyasındaki bir bozukluktan kaynaklanabileceği gibi vücuttaki başka hastalıklardan da(psikolojik bozukluklar dahil) kaynaklanabilen tıbbi bir rahatsızlık. düzenli ve uzun süreli devam eden depresyonun şımarıklık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor, bu noktada kendine yazık ediyorsun.
www.health.harvard.edu

hepsini geçtim, diyelim ki senin düşünce biçiminle, olayları büyütmenle ilgisi var diyelim. depresyon tam olarak böyle bir şey zaten. kendi kendine, düşüme şeklini değiştirerek bunu çözebiliyor olsaydın adı depresyon olmazdı. ya da tam tersi, depresyon olmasaydı bu, "amaan şımarma be, kendine gel" diyerek çözebilirdin. bunun farkındasın ve elinden geleni yapıyorsun, buna rağmen çözemiyorsan bu bile elle tutulur bir rahatsızlık belirtisi olduğunu göstermez mi sence de?

depresyona dert sebep olmuyor yani, o yüzden derdim yoksa depresyona girmem şımarıklık diye düşünme. kafanda beyninde bir şeyler ters gidiyor ve bunu düşünce gücüyle değiştiremezsin. bazı insanlar depresyonla yaşamaya alışacak kişisel özelliklere sahipler ve bunun bir dert olmasını dert etmiyorlar(misal ben). dişi ağrıyıp doktora gitmemek gibi bir şey bu. biraz beklersen o ağrı geçiyor, kendince ağrı kesici alıyorsun. ama bu durum çürüğün tedavisini sağlamıyor. şanslıysan ölene kadar o diş ara ara ağrır ama asla öldürmez. şanssızsan apse yapar, şişer ve daha "gözle görülür" hale geldiği için doktora gidersin. kimi en ufak diş ağrısında doktora gider, kimi önemsemez. bunu önemsemek seni şımarık değil sağlığına dikkat eden biri yapar.

gerçek dert nedir ayrıca? dert nedir hatta? tek arabası olan insan için helikopterinin olmaması bir derttir çünkü trafikte vakit kaybı yaşıyordur. arabası olmayan insan ise metro ile trafik derdini aşıyordur ama milletle dip dibe olmaktan dert yanar.
bu "dert kıyaslaması yapma" durumu bile bir düşünce şekli bozukluğu olabilir, daha derin bakmak lazım tabii.

hepsini geçelim, doktor söylemiş sana bu rahatsızlıktan muzdarip olduğunu. bunu hala sorguluyor olman ya depresyona da sebep olan psikolojik bir bozukluk ya da depresyonda olmanın getirdiği bir düşünce şekli bozukluğu. kendini hor görme, sahip olduklarını hak etmediğini düşünme, içinde bulunduğun "dertsiz" hali kendine çok görme, şanslıyım desen de aslında şu anki halinden daha iyisini hak ettiğini düşünme ve bunu başaramadığın için kendini suçlama, kendini genel anlamda mutlu hissedemediğin için bunu dert etme gibi noktalarda sorgula kendini biraz, belki farklı açılardan yaklaşabilirsin konuya.
0
Bruce
(24.06.20)
Herkesin dert ettiği şeyler farklıdır. Sizin için 10/10 değerinde olan bir dert başkası için 10/3 değerinde olabilir. Ama bu sizin derdinizin önemsiz olduğunu göstermez. Bu tamamen yapısal bir özellik bana kalırsa. Herkesin nasıl acı eşiği farklıysa, bir şeyleri dert etme eşiği de farklıdır. O yüzden şımarıklık olduğunu düşünmüyorum.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(24.06.20)
Doktor teşhisi varsa tabii öyledir ama çoğu insanın depresyona girdim lafı tripten başka bir şey değil. Geçen sene annem ailedeki vefat nedeniyle depresyona girdi. Yataklardan çıkamadı bir yıla yakın ilaç tedavisi gördü. Günlük ihtiyacı için bile kalkmıyordu . Depresyon dediğimiz şeyin bu kadar hafife alınmasına kızıyorum ben.
0
kestane gürgen palamut
(24.06.20)
insanın rahatı yerinde diye keyfi kaçamaz diye bir şey yok.
evet bazen boşluktan normalde takmayacağın şeyleri fazla takabiliyorsun.
kurabiliyorsun, gereğinden fazla kurcalayabiliyorsun.
fakat herkesin kendini kötü hissetmeye de hakkı var elbet.

ama bazen, bazı durumlarda kendini kurtarman gereken bir noktadaysan depresyona girmek lüks olabiliyor.

o an depresyona girebilecek zamana ya da şartlara sahip olmuyorsun ve devam etmen gerekiyor.
o açıdan lüks olduğu zamanlar var.
insanın hayatında depresyona bile giremediği süreçler oluyor maalesef.
0
blatta hiberna
(25.06.20)
Sorun olmamaması sorun olmuştur belki de?
0
chemnil
(25.06.20)
(20)

duyuruda kaç tane hesabınız var?

Bruce
aktif olarak 1'den fazla hesapla burayı kullanan çok var, herkesin malumudur zaten. oranı merak ettim, o yüzden bir anket hazırladım siz stalker'lar troll'ler mağdur olmayın diye. hadi yine iyisiniz köftehorlar...http://www.strawpoll.me/20421791masum olanları anlıyorum, bir yerden sonra anonimlik gi
aktif olarak 1'den fazla hesapla burayı kullanan çok var, herkesin malumudur zaten. oranı merak ettim, o yüzden bir anket hazırladım siz stalker'lar troll'ler mağdur olmayın diye. hadi yine iyisiniz köftehorlar...
www.strawpoll.me

masum olanları anlıyorum, bir yerden sonra anonimlik gidiyor, bazı şeyleri soramıyorsun diye düşünüyor olmalılar, doğal olarak başka hesap alınıyor. kimilerinin de troll'lük için kullandığı hesaplar var. özellikle gönül işi sorularının bazıları aynı tornadan çıkmış gibi geliyor bana, siz ne düşünüyorsunuz?
0
Bruce
(24.06.20)
Sözlükte sorun yaşadığımda girebilmek için bi hesabım var ama soru cevap yok içinde sanırım hiç. Başka da stalk, troll vs hesabım yok
0
nundu
(24.06.20)
1 hesabım var. O da bu. Aynı nick, sözlük de vardı. Sözlük onu kapattı.

Neymiş reklam hesabı imiş. Hiç de öyle değildi saftirikler. Beğendiğim beğenmediğim markalar hakkında 3-5 yorumum vardı. Üstelik çoğu organik markalar hakkında. Faydalı olur diye düşünmüştüm ama gerçek bulunmamış. Yazık oldu. Neyse peşine düşmedim. Ki hesabın iyi anıları da yoktu. Hüzünlü bir aşk hikayesine malzeme idi : D ahaha.

Becerebilsem bu hesabımı kapatıp reset atacam kendime ama yapamıyorum. Geçen gün sinirlendirdim beni engellediler silecez demişlerdi, öyle sandım, oh iyi oldu dedim, zorunlu reset atarım, sonra bir baktım bir iki hafta sonra açılmış kendiliğinden. Bir de bu nicki bilip beni tanıyan kişiler var. Stalklayamasınlar beni. ahaha : D
0
mobydick
(24.06.20)
Benim mal gibi bi hesabım var. Daha da malligi direkt eksi hesabımı kullanmak :D Şeffaflık iyidir bence.

Ama bu replika soruların kimlerden çıktığı çok belli ya, hele uzun süredir takip edince insan hemen etiketi yapistiriveriyo.

Amaan kim nası rahat hissediyosa öyle takılsin.
0
superfluid
(24.06.20)
Ekşiden ulaşamazsam diye aynı isimle hesabım var. Bir de ikinci sözlük hesabımla var. 3 diyebiliriz sanırım.
0
sutlu nescafe
(24.06.20)
benim bir tane. sözlük için anlarım ama duyuru için neden birden fazla hesaba gerek duyuluyor anlamadım.
0
scudman1
(24.06.20)
kaç yıl önce bir tane yedek hesap almıştım belki anonim takılmak isterim ya da bir şey sormam gerekirse diye.
hiç kullanmadan birine ödünç verdim, saçma sapan işler oldu, kapandı hesap.

sonra yine bir tane yedek hesap aldım bir ara.
galiba 1-2 duyuru açtım onunla alakasız şeyler için.
sonra da unuttum gitti, hiç bakmıyorum bile.
0
blatta hiberna
(24.06.20)
Bir tane var, o da bu. Sözlük hesabım duyuru hesabima bağlı değil ama onu da kasten yapmadım aslında; yazarligim sonradan onaylandı, birleştirmeye üşendim. Öyle kaldı. Sözlük hesabımla duyuruya da girmiyorum zaten.

Onun dışında uçurulsa bile farkli hesapla tekrar tekrar gelenler, 20 tane farklı hesap alanlar var tabii.
0
fraise
(24.06.20)
1
0
baldur2
(24.06.20)
tek. genel olarak sosyal medya ile ilgili dusuncem (bkz: cok de sey yapmamak lazim)
birden fazla hesabi olanlari icin ise (bkz: insan hayret ediyor) diorum. eyyorlamam bu kadar.
0
cooperr
(24.06.20)
1 tane var, yeter.

zaten inlik cinlik peşinde olmayan insana fazlası da gerekmez.

son zamanlar bakıyorum üye alımı genelde açık, yine bakıyorum bir sürü trol türemiş.

formül basit: üye alımı = troll+kalitesiz duyuru ve cevaplar
0
hem şişko hem deli
(24.06.20)
Modlar biliyor zaten hangi hesabın hangi Nike ait olduğunu. Fazladan aldığım hesaplar vardı. Şifresini unuttum. Bir taneisni de modlar ucurmus sanırım
0
seyyar satıcı
(24.06.20)
@seyyar satıcı
Modlar farklı mail adresi ile alınmış hesapların aynı kişinin kullandığını biliyor mu? Çünkü aynı kişi olduğunu tahmin ettiğim birkaç kişi var bazen ispiyonlamak istiyorum bilmiyorlarsa diye.
0
you and me in paradise
(24.06.20)
Bir tek bu var.
0
pati
(24.06.20)
Bir tane hesabim var. On yıldan fazladır da kullaniyorum.
0
a perfect lie
(24.06.20)
Bir
0
chemnil
(24.06.20)
bu var. bir de sözlük hesabım var.
aslında bu hesabım, anonim kalmak üzere aldığım ve gönül işleri için kullandığım olandı. sonra sözlük hesabımı kullanmak istemez oldum nick'im biliniyor diye. arada bir login olup mesajları kontrol ediyorum. 2-3 ayda bir.

bir üçüncü hesabım daha var ama email'ini vs hatırlamıyrum ama lazım olsa hatırlarım. onla yalnızca bir kez bir soru sorup cevabımı alınca sildim. bir daha da login olmadım. lazım olursa kullanırım.
trollük için hiç kullanmadım.

edit: şuan 18 kişi buraya yazmış ve çoğunluğu tek hesabı olduğunu söylüyor. oy dağılımları ise 45'e 55 şeklinde. %45 1'den fazla hesabı olan kişiler. cevaplarda da 5-6 tane benim birden fazla var denmesini beklerdim :D
0
biseysorcaktim
(24.06.20)
@you and me paradise,

hukuksal sebeplerle IP adresleri ve kullandığın cihazla ilgili bazı kişisel veriler veritabı üzerinde saklanır. trollük için yeni hesap alan kişi özel bir önlem almadıysa ip ve cihaz bilgileri üzerinden hangi nick'lerin birbirinin kopyası olduğu anlaşılabilir.

ama birden fazla hesap sahibi kurallara aykırı değildi sanırım.
0
biseysorcaktim
(24.06.20)
benim bu hesabım var bir de ekşisözlükteki hesabım var, o 2 t ile bu tek :)
0
matilda
(24.06.20)
ekşi hesabım var ama onu burada kullanmayı tercih etmiyorum.
0
kestane gürgen palamut
(24.06.20)
@biseysorcaktim, sadece bu duyuruya cevap verenlerden bile 2 kişinin başka hesapla burada olduklarını biliyorum ben, buraya böyle yazdıklarına çok güvenme o yüzden :) anketi o yüzden açtım, birden fazla hesabını aktif kullanan yazmaz buraya çünkü chakallique...
0
🌸Bruce
(24.06.20)
(4)

İnternetten telefon kılıfı alınabilecek site

aramızda kalsın
Bildiğiniz güvenilir bir yer var mı? En bilindik kılıfland ve deercase hakkında olumsuz yorumlar gördüm. Telefonum iphone değil.
Bildiğiniz güvenilir bir yer var mı?

En bilindik kılıfland ve deercase hakkında olumsuz yorumlar gördüm. Telefonum iphone değil.
0
aramızda kalsın
(23.06.20)
Amazondan aldım ben güvenilir :)
0
paramolacak
(23.06.20)
hepsiburada, n11, gittigidiyor, trendyol
0
jelly bear
(24.06.20)
mobilcadde bu işin hizmet kalitesi anlamında tepe noktasıdır. bir ara çook fazla sipariş veriyordum buradan, arada hatalı ürün çıkıyordu. (çünkü neticede onlar da çinden getirip satıyorlar) sorunu bildirdiğimde ürünü geri yollamamı bile istemeden bana doğrusunu yenisini yolladılar 2-3 defa. iletişim çok hızlı, tak diye ilgileniyorlardı.

yine de kılıfları kendileri üretmedikleri için belli marka ürünleri alman lazım. no name 10 liralık kılıf alırsan hayrını göremezsin, telefonu da ucuz gösterir.
0
Bruce
(24.06.20)
spigen telefonunuza uygun kılıf üretiyorsa ondan alın. hangi sitede ucuzsa.
0
argent dawn
(24.06.20)
(14)

sarhoş olmalık tatlı bir şeyler

batlegolas
çok alkol alan biri değilim. hiç değilim hatta. rose içmişliğim var ama başta tadı çok acı geliyor. şöyle rahatça içebileceğim yumuşaklıkta bir tane varsa, kolayca sarhoş olurum zaten. ama ağlatan türden de olsun. içip içip ağlayayım. alkollü kokteyl içmişliğim de var ama bana mı hep acıları denk ge
çok alkol alan biri değilim. hiç değilim hatta. rose içmişliğim var ama başta tadı çok acı geliyor. şöyle rahatça içebileceğim yumuşaklıkta bir tane varsa, kolayca sarhoş olurum zaten. ama ağlatan türden de olsun. içip içip ağlayayım. alkollü kokteyl içmişliğim de var ama bana mı hep acıları denk geldi bilmiyorum. rakı hiç olmaz, iki yudumdan fazla içemedim. ikinciyi de beğenmediğimden emin olmak için içmiştim zaten.

var mıdır öneriniz?

teşekkürler.
0
batlegolas
(23.06.20)
Baileys.
0
himmet dayi
(23.06.20)
önce bi şunu diyelim, ağlatan alkol yok tabii ki. sarhoş olduğunda efkarlıysan mojito da içsen ağlarsın.

öneri olarak cardinal melon, üstüne tanımam. baileys ve türevi olan likörlerden daha yüksek alkol oranına sahip. lezzetli olduğu için hızlı da içiliyor, dayanıksızmışsın zaten, hemen kafa olursun.
azıcık soğut, soğuk soğuk daha güzel gidiyor. yanına da ne olur ne olmaz naneli bir çikolata, mümkünse after eight alırsan lezzetli gözyazşları dökersin.
0
Bruce
(23.06.20)
votka domates suyu tuz biber yardır. virgin mary severiz. inönü de severdi. tatlı değil ama.
0
bohr atom modeli
(23.06.20)
meyve şarabı ama alkolü az olduğundan fazla içmen gerekebilir.

malibu + ananas suyu
0
fezagezgini
(23.06.20)
Hiç uğraştırmaz
Kaliteli bir vodka (mümkünse ithal)
0
otopsicocugu
(23.06.20)
hangi marka rose içtin? tat olarak aralarında çok fark oluyor, mesela leona blush alıp fazla tatlı diye içemedim ben. onun dışında beyaz şarapların tadı genelde hafif oluyor. direkt sarhoş olmak amacıyla alkol tüketeceksen kaliteli votkaları da tercih edebilirsin. grey goose mesela çok nötr bir tada sahip, redbull ile karıştırıp meyve suyu gibi içebilirsin. ama pahalı.
0
malaika
(23.06.20)
yav aklıma geldi, geçen kız arkadaşım yabanmersinli şarap ya da yabanmersini şarabı almıştı o bayağı tatlıydı ve tadı da süperdi onu deneyebilirsin. resmen meyve suyu içer gibi sarhoş olduk.

bir de moscatoyu seviyorum. o da şekerli bir tada sahip. hep öyle mi bilmiyorum ama içtiklerim öyleydi.
0
bohr atom modeli
(23.06.20)
Lambrusco, hem de bol buzlu. Bir şişeyi rahat rahat, keyifle içersiniz.
0
astrid
(24.06.20)
Malibu+juice
0
shredd
(24.06.20)
Passoa. yok böyle bir şey.
limoncello da iyidir.
baileys seversen amarula dene, bence daha iyi.
0
MtKrt
(24.06.20)
Lynchburg lemonade
0
guguklusaat
(24.06.20)
Baileys ile olabilir
0
mobydick
(24.06.20)
Bu soruya anket yapsan Baileys dünya çapında %90 çıkabilir ve evet içimi kendisine aşık eder ama fiyatını görünce abi altı üstü yumuşak içimli alkollü bişey sorduk, durduk yere kredi mi çekelim bi içki için dedirteceğinden, en yakın alternatif olarak en yakındaki tekel bayiinde rahatlıkla bulunabilecek herhangi bir kremalı Hare likörü önerilebilir ki bunlar da eser miktarda alkol ihtiva etmektedir.
0
onemoremile
(24.06.20)
martini
0
kablelvuku
(24.06.20)
(12)

protein sütleri içilir mi?

ahm1
yahu bakıyorum, bir şişede 10-15 gr şeker var. şu sıralar spor da yapmıyorum, sadece yürüyüş yapıyorum ama protein her türlü iyidir diyerek (ve yeterli proteini alamıyorum yiyeceklerden, sonuçta herkesin günlük 30-40 gr alması lazım) protein sütü aldım ama kötü mü ettim?
yahu bakıyorum, bir şişede 10-15 gr şeker var. şu sıralar spor da yapmıyorum, sadece yürüyüş yapıyorum ama protein her türlü iyidir diyerek (ve yeterli proteini alamıyorum yiyeceklerden, sonuçta herkesin günlük 30-40 gr alması lazım) protein sütü aldım ama kötü mü ettim?
0
ahm1
(23.06.20)
Günün kalan kısmında şeker tüketmediğim için içindeki karbonhidrat tolere edilebilir benim açımdan. İçim’in tadı berbat, Pınar hem lezzet hem içerik açısından en beğendiğim. Epey tok tutuyor. Yiyecek yemek veya vakit bulamayınca en iyi alternatif benim için. Yalnız ben sivilce yaptığını gözlemledim tüketince, sorudan bağımsız.
0
gayda
(23.06.20)
Bence asla içilmez. Ve yine hece tamamen keriz silkeleme ürünü.
İçinde ne proteini var belli değil. Çok basit kimyasal işlemlerle istersen bir sütün işinden 50 gr protein de üretirsin.

Vejertyn değilseniz et tüketin. Ve olmazsa olmaz yumurta.

Vücudun ihtiyacı olan protein, o sütlerseki protein değil.
0
mahone
(23.06.20)
Süt faydalı bir şey değil (içeriğindeki laktoz bedeniyle) ve protein oranı düşük bir ürün. Protein zenginleştirmesi için içine kattıkları protein kaynağı bitkisel bile olabilir.

Ha casein olsa eyvallah da
0
Unde bach canim
(23.06.20)
Git Optimum Nutrition Isolate whey protein tozu al bunlara verdiğin paraya, bunlardan aldığın şekere, kaloriye yazık.
0
catch the arrow
(23.06.20)
@gayda: içim'in tadi gercekten berbat ya, bitiremedim siseyi.
0
🌸ahm1
(23.06.20)
Saçma,zaten 500 ml normal süt içsen hemen hemen aynı besin değerlerini alıyorsun
0
shredd
(24.06.20)
bunların kullanımının mantıklı olduğu senaryolar var, mesela normal öğününü alamayacağın sıkışık takvimli günler. vaktin olmaz, bundan içer telafi edersin. onun haricinde düzenli kullanımda getirisi kadar götürüsü de söz konusu olabilir.
0
Bruce
(24.06.20)
Asla içmem.

Dipnot: vegan.
0
mobydick
(24.06.20)
Güvendiğim bi diyetisyen önermişti bana, yeterince protein almadığımda proteinli sütlerden alabilirmişim.
Bence kötü etmemişsiniz. Ben tadını da seviyorum. Ay lav proteinli süt
0
serbest gezen koala
(24.06.20)
@koala: diyetisyenin onermesine sasirdim. 10-15 gr seker var bir sisede.
0
🌸ahm1
(24.06.20)
protein sutu gaz yapar mi? sek'inkini iciyorum, laktozsuz da yaziyor ama sanki bunu icince gaz sikintisi basladi bende.
0
🌸ahm1
(24.06.20)
geç gelen yanıt: @ahm1 ben kilo almaya çalışıyordum o nedenle önerdi muhtemelen diyetisyen, fazlam yok eksiğim vardı yani :D

ve evet gaz yapabilir. proteinli proteinsiz fark eder mi bilmem ama sütün bağzı kişilerde gaz yapıcı etkisi olduğunu biliyorum
0
serbest gezen koala
(22.09.20)
(6)

iphone 11 vs iphone pro max

nefertarii
ne dusunuyorsunuz?hangisi alinir? yani soyle ikisini de alacak gucum var ama 11 pro max'in parasi gozume cok geliyor. arada da 2 kat fiyat farki var nerdeyse... yapacagim sey sadece mail, arama, sosyal medya vs (gerci telefonla baska ne yapilir o ayri). Iphone olsun istiyorum bu arada; huawei, samsu
ne dusunuyorsunuz?

hangisi alinir? yani soyle ikisini de alacak gucum var ama 11 pro max'in parasi gozume cok geliyor. arada da 2 kat fiyat farki var nerdeyse...

yapacagim sey sadece mail, arama, sosyal medya vs (gerci telefonla baska ne yapilir o ayri). Iphone olsun istiyorum bu arada; huawei, samsung vs'yi onermeyin :)

tesekkurler.
0
nefertarii
(19.06.20)
önemli olan aradaki fiyat farkının önemsiz gelip bir telefona 11.500 lira verince canı acıtmaması bence. yoksa çoğu insan bir şekilde alabilir diye düşünüyorum. aylık kazandığı parayı bilmeyen bir arkadaşım tak diye aldı geçti mesela pro max 256, alana kadar fiyatını dahi bilmiyordu :) durumlar benzerse tabii ki pro max, ekran, kamera, kasa kalitesi olarak daha üstte. hele ekran baya üstte. ama öyle değil diyorsanız 11 alın geçin üzmez.
0
garavel
(19.06.20)
iphone 11 ve promax arasında kaldıysan ve kullanım amacın bahsettiğin gibiyse, yerinde olsam ikisine de eler, se alırıdm.
0
foolrules
(19.06.20)
11 derim. denemiştim, boyut olarak ancak bu kadar tutturulur, çok kullanışlı, tam ayarında. ne küçük kalıyor ne de büyük. çok hoşuma gitmişti. kamerası da zaten mükemmel. yok süper fotolar çekme peşindeyim vs dersen pro max derim. onda da 256gb aşağısı olmasın ama yine de gereksiz.
0
MtKrt
(19.06.20)
Aradaki fiyat farki senin icin çerez parasi degilse 11 diyorum.
0
pofudukayi
(19.06.20)
aradaki fark boyutun biraz daha kucuk olmasi ve 3. kamera. o 3. kamera major bi guzellik katmiyor aslinda. elin kucukse max al, buyukse ve 11 alirsan da pisman olmazsin
0
hjarteblod
(19.06.20)
iphone 11 apple'ın 4s'ten sonra çıkardığı en alınabilir ve komple telefon. bir apple hater'ı olarak, android telefonların da fiyatının uçtuğunu görünce, 11'in gayet alınabilir bir telefon olduğunu düşünüyorum.
0
Bruce
(19.06.20)
(15)

hayatı boyunca tek bir ilişkisi olan insanlar

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
aslında bu konu başka bir duyuruyu görünce dank etti.lise/universite döneminde basladığı ilk ilişkisine evlilik ile devam eden, hayatı boyunca tek bir insanla birlikte olmuş insanlar oluyor. bu kişilere karşı bir ön yargınız olmuyor mu sizin bu durumu ögrenincr? herhangi bir yargı geliştiriyor musun
aslında bu konu başka bir duyuruyu görünce dank etti.

lise/universite döneminde basladığı ilk ilişkisine evlilik ile devam eden, hayatı boyunca tek bir insanla birlikte olmuş insanlar oluyor. bu kişilere karşı bir ön yargınız olmuyor mu sizin bu durumu ögrenincr? herhangi bir yargı geliştiriyor musunuz olumlu veya olumsuz?
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(19.06.20)
Çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Çok, çok şanslılar. Böyle ömürlük güzel ilişkilerin sırrı bana kalırsa sevgili olmaları ile beraber dost olmaları. Birbirlerinden sıkılmadan, bıkmadan uzun yıllar geçiriyorlar, elbette arada dargınlıklar oluyordur ama birbirlerinden vazgeçemeyecek kadar birbirlerine bağlılar. Çok güzel. Tabi bu düşüncelerim çocuk yüzünden boşanamayan, birbirlerini aldatan çiftler için geçerli değil.

Bu şekilde birkaç tanıdığım çift var. Hiç öyle olumsuz düşüncelerim olmadı.
0
GoodMorningTeacher
(19.06.20)
hayatı boyunca bir ilişkisi olan insanlar hayatı boyunca tek kitabı yüzlerce kez okumuş insanlara benziyorlar.

8 milyar insan arasından bir tanesini seçip ömür boyu onunla olmak hiç doğmamış olmaktan daha beter bir şey. böyle ilişkileri övmek de bana aşırı garip geliyor.
0
bohr atom modeli
(19.06.20)
Ben gıpta ediyorum.şanslı olduklarını düşünüyorum.
Bir ilişkim olsun isterdim.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
Hayati kaçırmış gibi geliyor. Once yanlislari yasamak, tecrübe etmek, farkli seyler deneyip ne istediginden emin olmak lazim bence.

Hayati iskalamak, bir seyleri kacirmis olma hissi kotu. 5.5 yil suren bi iliskim bitti. Guzel de bi iliskiydi ama uzun oldugu icin asiri pismanim. Hep keske en guzel zamanlari tek bir insanla gecirmeseydim diyorum. Kendimden yola çıkarak da ben 5.5 yila tahammul edemezken butun omrunu tek kisiyle gecirenlere kayip gozuyle bakiyorum.

Romantik bi tip degilim.
0
hindistan cevizi
(19.06.20)
hayatı boyunca tek kadınla beraber olan erkeklerin %85'i ilişkinin bir noktasında o kadını aldatmıştır. aksini iddia edenle yoldan 100 tane tek ilişkili erkek çevirip gizli anket yapmaya hazırım.

liseden arkadaşlarım, yetiştiğim akraba çevrem böyle "mazbut" erkeklerle dolu. en ihtimal vermediğim bile yıllar sonra itiraf etti aldattığını bi rakı sofrasında. o yüzden palavra o "the one" muhabbetleri.

bir kere vizyonsuzluktur bu, korkaklıktır. comfort zone denen nane var ya, hah işte bunlarınki comfort dot. ama erkek bünyesi durur mu yapıştırıyor cevabı. en iyi ihtimalle fahişeyle sevişiyor. bekaret yüzünden hiç sevişmediği 4 senelik kız arkadaşıyla evlenmesine 1 sene kala "daha fazla bekleyemiyorum" diyip "karıya giden" biliyorum ben. eylül'de evlenicekler, kıza üzülüyorum.

bu senaryoda mutlu olmuş bir çift varsa ikisi de psikolojik olarak benzer travmalara sahip, birbirini bulmuş tiplerdir. afiyet olsundur, bize bişey demek düşmez tabii. ama o kişinin hayata bakışına dair önemli bir fikir verir benim için.
0
Bruce
(19.06.20)
bohr reyize cevap vermeye geldim,

bence 8 milyar insan arasından ha birini seçmişsin ha 10 farklı kişiyi denemişsin. ikisi de aynı şey.

tek milli piyango bileti almak yerine 10 milli piyango bileti alıp şansı arttırmaya çalışmak gibi bir şey.

o yüzden GoodMorningTeacher'a katılıyorum, şanslı sayılırlar fakat bunu 30'unda tanışıp evlenmiş herhangi bir çift için de söyleyebilirim.

fakat problem şu ki evlilik ve çocuk sahibi olma sonrası sevgi, arzu yerini başka bir şeye bırakıyor ve başka bir hale dönüşüyor.
0
aziz dostum jack
(19.06.20)
küçük yaştan itibaren birbirlerini tanıdıkları için birbirlerini şekillendirmiş ve törpülemiş oluyorlar.

hayat boyu tek kişiyle olmak şu açıdan güzel: birçok yalnızlık, ayrılık, yas süreci yaşamamış olmak. 18-20 yaşımdayken hayatımda olan biri hep olmaya devam etseydi yaşadığım stres mutsuzluk ve yalnızlığın yarısını yaşamazdım.
0
tabudeviren
(19.06.20)
erkek ilişkisinde aldatıyorsa karısı da aldatıyor. erkekler sanıyor ki biz aldatıyoruz, gizliyoruz, çok akıllıyız, karımız da evde bize sadık bekliyor. sen çok uyanıksın ama karın da uyanık.

ben yargı geliştirmiyorum. "her çiçekten bal alıcam, skor yapıcam, başka kadınları ve erkekleri denicem" bu anlayışta olanları çok sığ buluyorum. ilişkin devam etmez, ayrılırsın, başkalarıyla denersin farklı, tanıyabildiğim kadar insan tanımalıyım, sevişebildiğim kadar kişiyle sevişmeliyim hedefi farklı.

bir yaştan sonra yorgunluk ve bıkkınlık da oluyor.
0
anais
(19.06.20)
eger ikisi de gercekten mutlularsa ben de cok cok sansli olduklarini dusunuyorum. genc yasta buyuk ikramiyeyi kazanmak gibi bir his olsa gerek. ayrica tabudeviren'e katiliyorum, 18-20 yasindaki iliskim mutlu sekilde devam etmis olabilseydi o uzuntuleri, ayriliklari, mutsuzluklari, yalnizliklari yasamamis olurdum. ama su da var bunu soylerken dusunmeden edemiyorum, o iliskim devam etmis olsaydi hem ben su an oldugum mutlu kisi olamazdim hem de o iliskilerin hep bir bitme sebebi vardi ve o bitmemis olsa butun bu yillari baska tur mutsuzluklar ve yalnizliklarla gecirmis olacaktim. o yuzden o insanlar gercekten mutluysa cok sanslilar ama iliskileri iyi devam etmiyorsa israrci olmayip ayrilmak en iyisidir diye dusunuyorum.
0
in vino veritas
(19.06.20)
Biraz kıskanıyorum :)

Arkadaşlarım var lisede çıkıyorlardı yıllaaar geçti hala birlikteler, her fotolarını görüdüğümde awwwwwww oluyorum. Sonrasında biraz kendime üzülüyorum böyle bir aşkı neden hiç bulamıyorum diye (bu sefer bulduğuma inanıyorum ama)

@Bruce'un cevabı da sinir etti biraz. Yok aldatıyormuş da yok psikolojik sorunları olurmuş da. Korkaklarmış da.

Ben kıskanıyorum en azından bunu söyleyebilecek kadar dürüstüm kendime karşı. Sizlere de öneririm. Tek kişiyle ilişki oldu diye geri kafalı yobaz ve/veya aptal tip olmak zorunda değiller.
0
aguen
(19.06.20)
@Bruce’un yorumu o kadar sığ ki. Sen görmedin diye ya da öyle bir şey yaşamadın diye dünyada öyle insanların/ilişkilerin olduğu gerçeği kaybolmuyor. Her şeyi bir kalıba sokmaya, genele bakıp yaptığımız yorumları herkes için uygulanabilir kılmanın anlamı yok.

Erkek aldatır kesin/kadın-erkek yakın arkadaş olamaz/ insanların doğasında tek eşlilik yok vb. hepsi aynı bakış açısının türevleri.

Her ilişki kendi içinde bir ahenge sahiptir ve başka ilişkilerle karşılaştırmak ve bu karşılaştırmaların üstünden tavsiye vermeye çalışmak doğru değil çünkü o ilişkinin ahengini ve akışını en iyi bilen o ilişkide olanlar. Onlar karar verir bu ilişkinin yürüyüp yürüyemeyeceğine.

Uzun bir ilişkiye sahip olmak zor bir şey. Hayatın önemli noktalarında aynı kararları alabilmek göründüğünden daha zor (iş, şehir, evlilik vb.) ve bunu yapan insanların zaten ilişkileri sınanmış ve bazı testleri geçmişlerdir demektir.

Bunun sırrının da sevgi ve sevginin uzantısı olarak karşı tarafa duyduğun hoşgörü olduğunu düşünüyorum. Karşı tarafa hoşgörü ve anlayışla yaklaşmaya çalışıyorsun, zaten bu olmadan bu ilişkilerin yürümesi mümkün değil. Bir de bu kişiler birbirlerinin bffsi oluyor, sevdikleri ve zevk aldıkları aktiviteler oldukça örtüşüyor.

Ama uzun ilişki biraz da insanın kendi tercihi. Tercih edene de etmeyene de saygı duyarım. O yüzden olumsuz/olumlu bir yargım yok.
0
kojonotsuki
(19.06.20)
Valla vizyonsuzlukla ya da korkaklıkla ne alakası var anlamış değilim. İnsanlar mutluysa niye sırf skor için ya da doyumsuzluktan dolayı sürekli ayrılıp başka birileriyle birlikte olsun ki? Bu durum mutsuz bir ilişkin varsa sırf hayatına giren ilk kişi diye o ilişkiyi sürdürmek kadar saçma. Yine uzun bir ilişkisi varsa kesin aldatıyor ön kabulu de çok saçma.

Olumlu ya da olumsuz bir yargım olmaz. O, o şekil takılır bu, bu şekil takılır.
0
Amaranta ursula
(19.06.20)
Ben hayatı kaçırdıklarını düşünüp onlar için üzülüyorum.
İki tarafın birbirine sadık olduğuna da inanmıyorum. Erkekler kesinlikle aldatıyor. En azından benim çevremde gördüğüm örnekler bu yönde.
0
chitosan
(19.06.20)
Hayatı boyunca tek bir ilişkisi olmayanlar da aldatıyor eğer mesele buysa.
Soruya cevabım ise, ben bu durumu baya sıkıcı buluyorum. Ben sıkılırdım çünkü. O yeni flört aşamasındaki heyecanı en azından birkaç kere yaşamak lazım.
0
cevizli incir
(19.06.20)
Acıyorum açıkçası biraz. Once biraz deneyim sahibi olup sonra settle olmak daha güzel. Karşıdakinin değerini öyle daha iyi anlıyorsun gibi geliyor.
Ayrıca, hayatın bir döneminde kisa süreli iliskiler yapmak eğlenceli bir şey. Sonra zaten yapamican, küçükken yap da içinde kalmasın.
0
sonsuz
(20.06.20)
(12)

hafta sonu sizin için ne zaman başlar?

chihirovekohaku
a- Cuma akşamı.b- Cumartesi.
a- Cuma akşamı.

b- Cumartesi.
0
chihirovekohaku
(19.06.20)
Cuma akşamı
0
yarey
(19.06.20)
Ben hafta sonu dediğimde c.tesi-pazar günlerini kastediyorum. İlk kez bugün duydum hafta sonu denince cuma akşamının kastedildiğini. Size de sormak istedim.
0
🌸chihirovekohaku
(19.06.20)
cuma aksami ama cuma gunu daha sabahtan mutlu hissetmeye baslarim ben.
0
der meister
(19.06.20)
Maalesef c.tesi başlıyor. Cuma labdan geç çıkınca eve geldiğimde çoktan yamuk yumuk olmuş oluyorum.
0
superfluid
(19.06.20)
hafta sonunu cuma başlatan insan cuma akşamını değerlendiren insandır denebilir genelde. bıçkın zamanlarımda ben en çok cuma çıkmalarını severdim çünkü sonrasında ayılmak için 1 günden fazlasına ihtiyacım oluyordu. sonra iş hayatına girip cuma eve geldiğimde yorgun hissetmeye başladığımdan beri cumayı "ohh yarın erken kalkmak yok" tatili olarak görüyorum.
0
Bruce
(19.06.20)
Cuma gunu son toplanti bittikten sonra baslar, pazar aksam 8 gibi biter. Pazar aksam 8-12 arasi "lanet olsun yarin yine is var" stresi icin ayrilir.
0
taurina
(19.06.20)
En sevdiğim zaman dilimi cuma akşamları olabilir; bu yüzden benim için de hafta sonları cuma akşamından başlar. Önünde koskoca boş iki gün vardır.
0
fraise
(19.06.20)
cuma akşamı kesinlikle valla cumartesiden başlıyo benim anksiyetem :D:D
0
theseachange
(19.06.20)
Hafta sonu Cuma 17 ile Pazar 17 arasıdır benim için.
0
crostata
(19.06.20)
Cuma öglen/ögleden sonra.
Saat 2den sonra calismiyorum cumalari.
0
kuehles blondes
(19.06.20)
Peki "Hafta sonu markete gideceğim." ya da "Hafta sonu konsere gideceğim." dediğinizde cuma akşamını kastettiğiniz oluyor mu?
0
🌸chihirovekohaku
(19.06.20)
cuma sabahları daha keyifli gidiyorum işyerine, öğleden sonra da tatil modum başlar.
0
isyankar tosbaga
(19.06.20)
(6)

Unalan muhiti nasildir?

nefertarii
Iki kadin burada guvenle yasar mi? Buralarda ev tutulur mu?Tepe mahallesi sanirim bahsettigim mahalle tam olarak.
Iki kadin burada guvenle yasar mi? Buralarda ev tutulur mu?
Tepe mahallesi sanirim bahsettigim mahalle tam olarak.
0
nefertarii
(18.06.20)
kötüdür. özellikle anadolu yakasında kıyıdan uzaklaştıkça her yer sıkıntılıdır.
0
inancsiz deve
(18.06.20)
Ben olsam tutmam, biraz daha yukarılara bakılmalı, K. Çamlıca, Libadiye tarafları.
0
alfred
(18.06.20)
kesinlikle hayır.. merkezi bir yer olarak konumlansa da çevresi iyi değil bence. özellikle iki kadın için tavsiye etmem.
0
walser
(18.06.20)
kelimenin tam anlamıyla çok vasıfsız bir semt. ben orada yaşamak istemezdim.
0
orpheus
(18.06.20)
Örnek mahallesi tavsiye olunur muhit çok yaşanilir kiliyor.
0
follow rivers
(18.06.20)
örnek'in emaar'a doğru olan tarafları için follow rivers +1
eski kız arkadaşım o tarafta yaşıyordu yalnız, memnundu. ben de geç saatlerde gittim geldim, tekinsiz bir ortam görmedim.
0
Bruce
(18.06.20)
(3)

microsoft all-in-one klavye android smart phoneda calısıyor mu?

s0phiesw0rld
bir de logitech k400 mü microsoft mu önerirsiniz?
bir de logitech k400 mü microsoft mu önerirsiniz?
0
s0phiesw0rld
(17.06.20)
ben alırken logitech öneriyorlardı. aldım 2 senedir kullanıyorum, baya da hırpalamışımdır kucakta düşe kalka, sorunsuz çalışıyor.
bu arada plus'ı var güncellenmiş hali, onu almaya dikkat et logi'ye karar verirsen.
0
Bruce
(17.06.20)
sağolun, peki tablete otg kablosu ile bağlamak mümkün mü bluetooth'un yanısıra?

microsoft'u olan biri de yorum yaparsa sevineceğim :)


edit: şimdi anladığım kadarıyla bu 2 klavye de bluetooth değilmiş ve eşleşecek cihaza usb takmak zorunluymuş, doğru muyum millet?
0
🌸s0phiesw0rld
(17.06.20)
doğrusunuz millet. bluetooth ile bağlanan başka portable modeli var logitech'in, k375. o işinizi görecektir, aynı anda birden fazla cihazla bağlantı kuruyor.
0
Bruce
(18.06.20)
(19)

avrupa'nın en overrated şehri

asilyis
https://eksisozluk.com/avrupanin-en-overrated-sehri--6568328?a=popular&p=8çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.siz ne düşünüyorsunuz
eksisozluk.com

çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.

gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.

siz ne düşünüyorsunuz avrupa'nın en overrated şehri ve paris hakkında?
0
asilyis
(17.06.20)
paris avrupa'nın en kozmopolit şehri, iyi yerleri de kötü yerleri de var. bu açıdan istanbul'a benzetiyorum. hayatını istanbul'da geçirmiş biri için paris nasıl kötü geliyor anlamadım. cihangir'de boğaz manzarası izliyorsun mis gibi, 500 metre ötede tarlabaşına git aynı sidik kokusu. daha bile tehlikeli hatta, sidik olsa keşke diyorsun.

ben paris'i seviyorum çünkü büyük. istanbul'a alışmış bünyeye diğer her şehir küçük ve "turistik" geliyor. ama paris benim için yaşanabilecek bir şehir. küçük şehirleri geziyorsun bitiyor, her yerini gezdiğin bildiğin şehirde yaşamanın getirdiği bir klostrofobik his var. paris'te bunu hissetmedim, aksine yürü yürü bitmediği için "özgür" hissettirdi bana.

bu kadar büyük olan şehirlerin her noktasının "muhteşem" olmasını bekleyerek giden cahil tipler overrated buluyor genelde. 100 bin kişilik orta çağdan kalma şehirle kıyaslarsan tabii ki güzel gelmez. bastille'de de kaldım 2 gece, hani cidden kötüsünü de gördüm. ilk gece sokakta grup kavgası çıktı zenciler arasında, 2. gece otelin önündeki arabada saatlerce seks yaptı 2 genç. sidik kokusunu aldığın yerler tabii ki var, seine civarında almışlığım çok. ama roma'da da aldım o kokuyu, amsterdam'da da. bu tip detaylar bence şehre ruh katıyor, daha "gerçek" geliyor bana. halivud sahnesi isteyen müze şehirlere gitsin, burası gerçek kardeşim gerrrrçeekkk diyesim geliyor o tiplere.

benim için en overrated barcelona ama o da diğerlerine göre nispeten öyle. barri gotic(ufak bir alan şehrin geneline göre) ve belirli turistik alanları geç, kalan yerlerdeki o fazla muntazam ve ruhsuz mimari ruhumu kemirdi resmen. elle çizilmiş yollar, her yer birbirine benziyor; labirent gibi. ama denizi olması çok büyük bir artı benim için, o yüzden barcelona'da da yaşarım.
0
Bruce
(17.06.20)
Paris overrated değil. ayıp. Taş olur insan. Sadece popüler..popüler olunca gömme tepkisi yaşanmış belli ki. önemli ve güzel bir şehir paris.

En overrated şehir München.
0
AlsterWasser
(17.06.20)
Alster wasser'e katılıyorum. Paris sadece ünlü olduğu için gömülüyor. Bakmayı biliyorsanız Paris'te çok katmanlı bir tarih görebilirsiniz. Tek başına louvre'un içi ve dışı bile paris'i diğer birçok şehrin önüne koymaya yeter. Aynı şekilde Notre damme dini tarihi ve edebi açıdan çok önemli bir yapı. Ben de aynı şekilde münih'in çok abartılan bir şehir olduğunu düşünüyorum. Berlin'i tam gezemedim ama berlin de biraz abartılıyormuş gibi geldi bana.
0
stronzo
(17.06.20)
Yaşamak için güzel şehir degil acikcasi paris(ile de france hatta) Fransa'nin 1m< az kisili sehrinde yaşayan biri olarak paris'e gittigimde kalabaliktan ölüyorum.
Yalniz paris gezmek için kotu bir yer degil, nerede gezdiğine bagli. Gidip Saint denis'de kalirsan tabi sehrin guzel yanini goremezsin. Izmir'e gelen birini de arapderesinde konaklatsam o da ayni seyi der. Ailemi götürdüm ve begendiler. Ben de gezmek icin begeniyorum ama yasayamam.

Bu kisilere gore turistik olan her yer abartili.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
Venedik olabilir; sırf gondol muhabbeti tüm şehri overrated kılmaya muktedir.

Avrupa'da gittiğim her yer bir hareketlenme yarattı ruhumda ama şöyle İskandinav böyle Viking denilen Stockholm'de hiçbir şey bulamamıştım. O açıdan Stockholm'ü de bir miktar abartılmış buluyorum.
0
vedatchilipeppers
(17.06.20)
Milano. konu kiit
0
neverletyougodown
(17.06.20)
Benim için de Milano gereksiz abartılmış bir şehir.

Paris yukarda soylebildigi gibi kalabalik ve büyük olduğu için gereksiz yere yeriliyor bence de; yoksa tek başına müzeleri bile yeter güzel bulmak için.
0
fraise
(17.06.20)
Paris diyeni çok ciddiye almamak lazım. Pisliğini ve kokusunu Parislilere sorsanız, kimse yalanlamaz zaten. Öyledir Paris. Kimse dünyanın en temiz şehri diye sevmez zaten Paris'i.

Yukarıda Münih denmiş. Bence Münih harika bir şehir, gidip görmeyi özlediğim, bir bahane bulup yılda bir iki kez yolumu düşürdüğüm bir yer hatta.


Aklıma gelen 'overrated' bir şehir yok. Ama tek bir manzara, tek bir fotoğraf ile ünlü şehirleri sevemiyorum, ikinci kez gitme isteğim olmuyor, fazla abartılmış buluyorum. Avusturya'nın ve İsviçre'nin bazı köy ve kasabaları dahil buna. Turist o instagram açılı fotoğrafı çekiyor ve bitiyor onun için o şehir.

Genellemelerden bahsedecek olursak, birçok insandan duyduğum Brüksel. Sıkıcı, kasvetli bulanı çoktur. Ben oldukça zevk alarak gezmiştim, gece hayatı hakkında çok bir bilgim yok, belki cidden kötüdür gece hayatı.
0
buf-e kür
(17.06.20)
2 defa gittim Paris’e ve keyifli değildi gezilerim. Yani sahiden çok büyük, renkli ve gezilip görülecek bir sürü yer var ama beklentiler çok yüksek olunca overrated oluyor. Benim de beklentilerim karşılanmadı fakat fırsat bulduğumda tekrar gitmek isterim.
0
but that was just a dream
(17.06.20)
overrated sehir belirleyecek kadar cok yer gezmedim avrupa'da ama paris'i cok begenmistim. guzeldi bence.

populer oldugu icin gomuluyor olabilir +1
0
exlibris
(17.06.20)
Paris'e bok atan kisiler ne bileyim cuneyt ozdemir gibi balon kisiler benim gozlemim. 30 sene bulunsam her sene ayri hayat yasayarak paris'teki kulturel zenginligi bitiremem. bu cesitlilik acisindan muhtemelen dunyanin en iyisi...

hicbir sehre balon diyemiyorum, ne bileyim bratislava benim icin sikici bir yer ama kimsenin orayi sisirdigini gormedim tabi, dolayisiyla konu disi...

Milano uzaktan bakinca kesin overrateddir gibi geliyor ama gitmedim, bi ara overrated tescili icin giderim...
0
hewit
(17.06.20)
Milano filan demişsiniz ama kimse övmüyor ki. Bulunduğu ülkenin diğer şehirlerine göre(Örnek; Roma, Floransa) sönük kaldığı için bildim bileli hep alt klasman bir şehir gibi ifade edilir. Milano demek doğru değil. Öven fazla insan yok çünkü.
0
bitchesaintshit
(17.06.20)
bitchesaintshit +1 bu arada, milano'ya ucuz bilet bulmasam gitmezdim ben de; popüler bir şehir olduğunu ve övüldüğünü düşünmüyorum. rotayı oradan başlatmışken gezeyim madem dedim, gayet beğendim. hatta daha popi olan viyana'ya tercih ederim bile. bak viyana da bence kendi klasmanında overrated sayılır. ama asıl overrated -gitmememe rağmen- venedik olabilir cidden. hatta öyle overrated algısı var ki bende, yol üstüyken bile gitmedim.
0
Bruce
(17.06.20)
başıma bir iş gelmeyecekse paris'i sevmiyorum:) üstte yazılan gibi milano, münih vs denebilir ama bu şehirler genelde çok övülen şehirler değil. paris'in imajı çok iddialı, yok romantik, yok estetik, sürekli övülen bir şehir. tek gittim, sevgilimle gittim, arkadaşımla gittim, hayran olunacak bir şey görmedim. beğenmedin de niye ısrarla gittin diyenlere, ilki meraktan, diğerleri bir nevi mecburi. turistik noktaları, yerellerin takıldığı sokaklarını gezdim. montmartre ve orsay müzesi sevdiğim yerler, tekrar gidersem de yine uğrarım. paris kesinlikle gezilmeli ama ben de abartıldığını düşünenlerdenim.
0
asteriks
(17.06.20)
@bitchesaintshit Milano nasil populer degil ya, Italya'ya gidenlerin 70i Milanoya kesin gitmistir. Sadece Turkiyedeki algisina da bakmayin tum Avrupa oraya akiyor moda, alisveris baskenti diye iyi pazarliyorlar. Kalibinin adami olmayan biri varsa kesinlikle Milano bence
0
neverletyougodown
(18.06.20)
@neverletyougodown

Popüler değil demedim ben. Yanlış okumuşsunuz sanırım. Sadece bugüne kadar kimseden ''Bence Milano, Roma ve Floransa'dan daha iyi'' dediğini duymadım. Yani seveni tabii ki çok ama öyle aman aman da övüldüğünü çok duymadım.
0
bitchesaintshit
(18.06.20)
3 senedir milano'da yaşıyorum ve avrupa'da 30'dan fazla şehir gezdim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki avrupa toprakları üzerinde kendisini ziyaret eden turistlere en çok ”bu muymuş mk?” dedirten şehir açık ara milano'dur.

yaşamaktan da bayağı memnunum bu arada. ama bir turiste sunduğu imkanlarla karşılaştırınca fazla büyük marka değeri
0
tejeve
(18.06.20)
Bitchesaintshit, özellikle moda, alışveriş vs için Milano oldukça övülen bir şehir. Denildiği gibi sadece Türkiye için düşünmeyin, Avrupa genelinde populerdir. Ben de ilk gittiğimde çok güzel mağazaların olduğu, moda dünyasının kalbi olan bir yer göreceğim diye gitmiştim bu övgüler sebebiyle.
0
fraise
(18.06.20)
turistik gezi kriteriyle tartisiliyorsa gittigim en vasat sehir oslo'ydu
0
hot potato
(18.06.20)
(5)

Corona sürecinde şirket içi terfi durumları

jacksonoglu
Herkese selam,Çok abuk ve bencil bir soru olabilir, ancak içimi yiyor sormak istedim.Türkiye'deki büyük fmcg firmalarından birinde çalışıyorum. Corona süreci başlamadan evvel terfi alacağım şeklinde müdürüm ile görüşmüştük. Nisan ayı ortasında geçişi yapacaktım. Malum Mart ortasında corona vurdu ve
Herkese selam,

Çok abuk ve bencil bir soru olabilir, ancak içimi yiyor sormak istedim.
Türkiye'deki büyük fmcg firmalarından birinde çalışıyorum. Corona süreci başlamadan evvel terfi alacağım şeklinde müdürüm ile görüşmüştük. Nisan ayı ortasında geçişi yapacaktım. Malum Mart ortasında corona vurdu ve o zamandan beri evden çalışıyoruz.
Yaptığımız her görüşmede terfinin corona yüzünden sıkıntıya girdiğini, herkes için durumun aynı olduğunu söyledi. Bugün ise, "Ocak öncesi artık pek mümkün durmuyor" dedi, tatlı dille konuyu kesti.
Olmayacakmış gibi hissetmeye başladım.
Benzer bir süreç geçiren, duyan var mı? FMCG olduğundan gelirlerin düşmek bir yana artması gerekiyor. Neden terfiler duruyor pek anlamadım.
0
jacksonoglu
(17.06.20)
önünü göremiyor kimse, ne kişiler ne şirketler. biraz korumacı bir refleks yani, seninle ilgili olduğunu sanmıyorum. benim de benzer bir durumum vardı, terfi değil ama yetki genişlemesi gibi bişey. o da durdu ve bir süre de vermediler ne zaman bakarız diye.
olay sadece gelir artması azalması değil, planların değişmesi.

bu süreçte bir "halt" yemediysen olmayacağını sanmıyorum. belki genel bir organizasyonel değişiklik olur da o pozisyon kapatılır ya da etki alanı değişir, bilemeyiz. ama sen bir şeyleri kötü yapmadıysan şu an için bunu dert etmene gerek yok diye düşünüyorum.
0
Bruce
(17.06.20)
Bildigim kadariyla global firmalarin pek cogunda durum ayni. Google ve Facebook'ta da terfiler durdu. Bunun gelirlerle ilgisi yok, belirsizlikle ilgisi var.

www.theinformation.com
www.businessinsider.com
0
crown
(17.06.20)
Yillik 20 milyar euro cirolu yabanci firma, lokasyon avrupa.

Global olarak zamlar 2020ye ertelendi, müdürler kendi bonuslarindan %20 kesik yedi ve hepsi 2ser hafta ucretsiz izin aldi.
Butun ise alimlar durdu.
Ben müdür oldum ama zamlar ertelendigi icin zammi 2020de alacağım.

Kısacası evet normal.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
normal, cogu sirket benzer seyler yapti.

yurtdisinda gorustugum bir sirket 2020de zamlari iptal etti, yoneticilerin bonuslarinin %20 kesti.
0
fakyoras
(17.06.20)
Cevaplar için teşekkürler, genel bir yönelim olduğu duymak iyi oldu.
Zaten yurtdışı planım vardı, iyice allak bullak oldum, moral düştü.

@xportant: Satıştan bilgim olduğu için "gelirlerin artması gerekiyor" dedim aslında. Satıştaki, planlamadaki arkadaşlar "yetişemiyoruz" diyor. Ama yine de "gelir" konusunda şirket sıkıntı yaşayacakmışız gibi bir pozisyon alıyor.
0
🌸jacksonoglu
(17.06.20)
(10)

bir arkadaşımla ilgili

canimnicknameyazmakistemiyor
6 yıldır aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım var, 30'larında bir kadın. kendisini ilk gördüğümde elindeki dosyaları masaya fırlatıp 'her işi bize yaptırıyorlar, bıktım' diye öfkeli öfkeli söyleniyordu. öyle ki beni fark etmemişti bile. o gün 'kusura bakma, bugün sinirliyim'le başlayan süreçte 6
6 yıldır aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım var, 30'larında bir kadın. kendisini ilk gördüğümde elindeki dosyaları masaya fırlatıp 'her işi bize yaptırıyorlar, bıktım' diye öfkeli öfkeli söyleniyordu. öyle ki beni fark etmemişti bile. o gün 'kusura bakma, bugün sinirliyim'le başlayan süreçte 6 yılda sürekli istanbul'u ne kadar sevmediği, doğada ne kadar mutlu olduğunu dinliyoruz. yazları izinlerinin üzerine ücretsiz izin alıyor uzun süre gelmiyor. geldiğinde sürekli denizi anlatıp, istanbul'da yaşamanın ne kadar zor olduğundan bahsediyor. bir şey hakkında güzel şeyler söylersem 'siz dayanıp seviyorsunuz işte, ben hiç mutlu olamıyorum kapalı mekanlarda'diyor. 'nasıl çalışıyorsun, nasıl dayanıyorsun' cümleleri sanki iyi bir özelliğimi övüyormuş gibi görünüyor ama aslında kendisini özel hissettiğini fark ediyorum.'sen duygusuz da yaşayabiliyorsun ne güzel', 'istemediğin halde oturup işlerini bitiriyorsun, ne güzel' cümleleri.. kaldı ki ben çalışmayı çok severim ve önceki işlerimle kıyasladığımda inanılmaz basit ve rahat bir işimiz var. geçenlerde ayağını sakatlamış birini gördüm yemekhanede, gittim 'siz oturun ben yemeklerinizi masanıza getireyim' dedim. dediğim gibi yaptım. masaya döndüğümde 'aaa senin hislerin varmış demek'diyor. bu arada ben yıllardır koruma altındaki bir grup çocuğa gönüllüyüm vs..hissiz dediği insanı tanıyın diye diyorum.

dün aylar sonra ilk kez işe geldi, 1 günlüğüne. yüzünden düşen bin parça.hemen yazlığa dönmek istiyormuş. 'çalışma istersen' filan diyorum. o da asla bir seçenek değil. sürekli amirine kızgın, arkadaşlarına kızgın.. sinirlendiği zaman da bana çok laf sokuyor bu arada.

soru değil aslında yazarken fark ettim, bilmiyorum böyle insanlar var mı karşınızda.. çalıştığım, hayata adapte olduğum, çalışmayı sevdiğim için duygusuzlukla, bir odaya kapatılıp ses çıkarmamakla itham ediliyorum mesela. ilginç geliyor. 'buraya gelip yazacağına arkadaşına söyle' demeyin diye açıklayayım, çok kez belli de ettim söyledim de. verdiği rahatsızlığı asla görmüyor.
0
canimnicknameyazmakistemiyor
(17.06.20)
surekli bir seylerden sikayet edip sikayet ettiklerini degistirmek icin hicbir sey yapmayan insanlarla arama mesafe koyuyorum bir suredir, daha iyi gidiyor her sey. sana da oneririm.
0
fakyoras
(17.06.20)
halk arasında buna special snowflake syndrome diyoruz. koşarak kaçarım.
0
rusalka
(17.06.20)
Tipik bir herkes benim gibi olsun vakası. Kendi memnuniyetsizliğini sizi iğneleyerek bastırmaya çalışıyor gibi geldi. Sizi huzursuz hissettiriyor bu kişi, o yüzden mesafe koymak +1
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(17.06.20)
tipik bir enerji sömürücü. uzak dur, mesafe koy. sa, as.. çiçek olur çiçek.
0
foolrules
(17.06.20)
yukarıdaki tavsiyelere ek olarak siz de biraz işi dalgaya alın. böyle anlarda kendisine takılıp ciddiyetten uzaklaşmak iyi olur.
0
MtKrt
(17.06.20)
MtKrt +1
ben dalga geçmeyi çok seviyorum bu tiplerle. yeri geldiğinde onu ondan çok öv ki dalga mı geçiyorsun yoksa ona göre muhteşem olan özelliklerini fark mı ettin anlamasın. böyle yapınca yüzlerinde bir ifade oluşuyor, önce hoşuna gidiyor sonra "acaba mı lann" diye "hık hık" ediyorlar. işte onu gördüğün an keyfin yerine gelicek, daha sürdürülebilir bir yaşam alanına kavuşacaksın.
0
Bruce
(17.06.20)
Eğer şikayet edip bunu değiştirmek için uğraşmıyorsa,yani kafamı açıyorsa mesafe koyarım
0
shredd
(17.06.20)
her ofiste en az bir tane vardır bu toksik insanlardan. eski çalıştığım şirkette kandilde dağıtılan simitlerin sayısı azaldı diye olay çıkarıp insan kaynaklarını darlayan iş arkadaşım dahi oldu.

bu tür insanlara gökten melek indirseniz, kanadındaki tüyün parlaklığından dahi şikayet ederler. değiştirmek ya da anlamak için uğraşmayın derim ben. yavaş yavaş mesafenizi koyup sizin de hayat enerjinizi emmesini engelleyin.
0
mcsword
(17.06.20)
O sana nasıl davranıyorsa sen de ona öyle davran.
Yavaş yavaş kemir onu.
0
chitosan
(17.06.20)
bu toxiclerden her yerde var. hayatlarını değiştirmeye ne güçleri, ne enerjileri, ne de yetenekleri vardır ama her zaman söylenirler. vır vır vır konuşmayı bilirler sadece. bu tiplere kendini daha iyi bir yerde görmek istiyorsan bunun için oturduğun yerde çene çalmak yerine hedefine ulaşmak için çaba sarfetmelisin deyip geçmeniz lazım. çok ciddiye almamak lazım.
0
golgi aygıtı
(17.06.20)
(7)

sevgilinizin/flörtünüzün hangi ince davranışı sizi çok etkilemişti?

tejeve
buyrun ankete, anılara, hüzünlere, özlemlere ve güzel sonlandıysa/devam ediyorsa mutluluklaraben başlıyorumikinci kez buluştuğum, o an henüz müstakbel olan kız arkadaşım onu pahalı bir restorana davet ettiğim için ve hesabı ödeyeceğimi tahmin ettiği için (ilk yemeğe çıkışımızdı) elinde hediye bir po
buyrun ankete, anılara, hüzünlere, özlemlere ve güzel sonlandıysa/devam ediyorsa mutluluklara

ben başlıyorum

ikinci kez buluştuğum, o an henüz müstakbel olan kız arkadaşım onu pahalı bir restorana davet ettiğim için ve hesabı ödeyeceğimi tahmin ettiği için (ilk yemeğe çıkışımızdı) elinde hediye bir powerbank'le gelip ”sen çok geziyorsun, mağazada görünce aklıma geldin, aldım” deyip bana vermişti.


23M

sizleri etkileyenler, aklınızda kalanlar nelerdir?
0
tejeve
(16.06.20)
Eskilerden tanesininkini hatırlıyorum, o da gittiğimiz mekandaki garsona çok kibar davranmasıydı. Küçüktüm o zaman, zaten kibar bir insandım ben ama etrafımda öyle başka insan yoktu sanırım. Çok tuhafıma ve hoşuma gitmişti, "ne iyi bi insan be" demiştim.
0
Bruce
(16.06.20)
Flört değil 3 kız arkadaş bi de ben oturuyorduk cafede. Dilenci 2 çocuk geldi. Kız adın ne vs diyalog kurdu, canınız çektiyse/karnınız açsa pasta alayım size dedi. Gitti içerden bişeyler aldı. Paket yaptırıp verdi çocuklara. İçim ısındı birden kıza. Dedim böyle merhametli, iyi kalpli biriyle evlenmek lazım çünkü etrafımda gördüğüm kadınların çoğu birbirine durduk yere uyuz olan, arkalarından konuşan, kıskançlık/kıyaslama vs huyları olan çirkef kişiler. Bu kız da cidden iyi kalpli biri, başka davranışlarında da öyle. Neyse efem başka kriterlerime uymuyordu hamle yapmadım zaten kıza, kaldı öyle. Pek görüşmesek de her zaman çok değer verdiğim bir insan.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(16.06.20)
Çok düşündüm, ciddi ciddi flört manita falan aklıma gelenlerin hepsini ulan bir tane ince davranış çıkmadı :D

Ya hiç ince davranış yapmadılar ya da yaptılar ama akılda kalacak kadar etkileyici bir şey değildi. Duyarsız kappelere bak, canım sıkıldı.
0
eazy
(16.06.20)
bütün günü beraber geçirdikten sonra gece 12 civarında evime bırakmıştı beni.
icq'dan konuşmaya devam ettik.
o zamanlar icq vardı yani, neyse.

gece iki civarında, "canım karpuz istedi" dedim, sohbete devam ettik, iyi geceler diledik falan filan.
on dakika sonra telefonuma mesaj geldi "aşağı insene" diye.
aşağı indim, apartmanın kapısında elinde karpuzla duruyor.
evindeki karpuzu getirmiş gecenin üçünde.

ergenliğimden bir hatıra.
0
blatta hiberna
(16.06.20)
Maalesef benimkiler hep öküzmüş. Çok düşündüm ama bulamadım. Aaa yok! Bi dakka var sanırım. Rus bi sevgilim olmuştu, ben mısır gevreklerini yemeyip içindeki kuru meyveleri yiyip gerisini bırakıyorum diye bana bi koli kuru meyvesi en bol olan mısır gevreklerinden getirmişti.
0
superfluid
(16.06.20)
Birgün mutfakta tava düştü kızgın yağ bacaklarıma geldi hemen duşa koştum. Gelmiş hafif hafif su tutuyor korka korka bacaklarıma. Hiç unutmam sevgi dostluk böyle bir şey diye düşünmüştüm.
0
turkce konusan uzayli
(16.06.20)
Ben sokak kedilerini severken kereste gibi dikilmeyip benimle birlikte sevmesi, hatta markete gidip mama araması, bulamadığı için tonbalığı alması ve birlikte yedirmemiz.
Laf arasında ejderha meyvesinin tadını bilmediğimi söylediğim için ertesi gün meyve gönderen bi siteden sipariş verip ofisime göndermesi.
0
megalomaniac
(16.06.20)
(26)

Niye hep ben kaybediyorum?

gatopoco
2 yıl önce on kişilik bir grupta davul dersleri alıyordum. Gruptaki kızlardan birini beğendim. Hoca hayko ve deniz yılmaz ile çalışmış geçmişte. Bu yüzden kızlar arasında popülerdi. Sempatik neşeli bir adam. Her zaman kızlar onun dibinde. Ama benimki onunla hiç ilgilenmiyordu. Cıvık tipleri sevmezdi
2 yıl önce on kişilik bir grupta davul dersleri alıyordum. Gruptaki kızlardan birini beğendim. Hoca hayko ve deniz yılmaz ile çalışmış geçmişte. Bu yüzden kızlar arasında popülerdi. Sempatik neşeli bir adam. Her zaman kızlar onun dibinde. Ama benimki onunla hiç ilgilenmiyordu. Cıvık tipleri sevmezdi. Duruşu olgun ve sakindi.

Bunu bir ara kahve için davet ettim. Kabul etti. İçtik ama beklediğim ilgiyi göstermedi. Muhtemelen heyecanlıydı. Tekrar davet ettiğimde reddetti. İçime kurt düştü ve araştırmaya başladım. Yakınlık dozunu da arttırdım rahat hissetsin yanımda diye. Kız soğuk yapmaya başladı. Bu hareketlerden utanıyordu büyük ihtimalle. Alışık değildi sanırım. Ders için toplandığımızda uzak duruyordu benden. İyice üzüldüm içten içe.

Zaman geçtikçe muhabbeti ilerlettik sınıftakilerle ben de ordan bir arkadaşa anlattım bu durumu. Dedi ki o kız hocayla takılıyor. Beynimden vuruldum. Yedekte tutmuş gibi beni bunca zaman. Yavaş yavaş hoca da ters yapmaya başladı bana. Anladım ki kız dolduruyor onu da. Bir derste başka bir konudan hocayla restleşince basıp gittim kurstan.

Bu 2 yıl önceydi. O zamandan beri kızı ve hocayı çeşitli mecralarda stalkladım takip ettim. Bir saplantı değil. Üzüldüğüm için. Birbirleriyle ilgili hiç paylaşım yapmıyorlardı. Ayrıldılar sanıyordum. Züğürt tesellisi:)

Asıl konuya geliyorum. Geçen ay bu herif canlı yayın yapıyordu hesabından. Tıkladım. Kız yanında. Meğer ayrılmamış bunlar. Ve nişanlanmışlar aynı evde yaşıyorlarmış. Sinsi gibi saklamışlar birlikte olduklarını 2 yıl boyunca.

Çok üzgünüm. Hayal kırıklığı. Yediremiyorum bunu. Hala umut mu vardı içimde kıza karşı bilmiyorum da. Keşke çıkıp benimle görüştüğünü söyleseydim kızın adama o zaman. Sindiremiyorum bir türlü olanları. Nasıl atlatılır böyle üzüntüler? Geçer mi? Nerde hata yapıyorum da sürekli yarıyolda bırakılıyorum? Ve sürekli olarak bu duruma düşüyorum. Hep yalnız kalıyorum. Kendimi bulamıyorum. İçim yanıyor duyuru. Tavsiye bekliyorum. İçimi döktüm. Okuduysanız teşekkür ederim.
0
gatopoco
(16.06.20)
"Sinsi gibi saklamışlar birlikte olduklarını 2 yıl boyunca"

sıkıntı büyük hocam, algılar ters dönmüş olayları yorumlama şeklin çok çarpık. kendine yazık etmeden daha fazla, profesyonel destek al derim. sağlıklı düşünemiyorsun çünkü, kalbine yazık ediyorsun bu sürede. öyle dert anlatıp bizim söyleyeceklerimizle rahatlanıcak bir durum değil bu. sıkma canını ama al o desteği.
0
Bruce
(16.06.20)
kız seninle normal bir şekilde kahve içmeye çıkmış, zaten flört bile etmemiş ayrıca etse ne yazar, uzak durmuş senin de ilgini anlayınca. hala yok kesin heyecanlıydı o yüzden soğuk davrandı, yok şuydu, yok buydu. anlattıklarından platonik aşkının sana karşı sorumlulukları varmış gibi düşündüğünü anlıyorum. ilişkileri için sana noter onaylı rapor mu vereceklerdi? sal insanları ya. okurken sinir oldum sana.
0
snape i başından beri tanırım
(16.06.20)
Cevaplar için teşekkür ederim ama biraz bana yapılan haksızlık açısından bakmaya çalışsanız olmaz mı
0
🌸gatopoco
(16.06.20)
şu anlattığınız şeylerde "bana göre" yanlış şeyler var.

fakat bu hikayede kaybeden yok, neden kaybettiğinizi söylemek o yüzden mühim değil.

kazanan da yok.

çok sıradan bir hikaye, 2 yıl önce kapanıp gidecek minik bir olay.

neden 2 sene sonra hala bunları dert ediniyorsunuz bence buna yoğunlaşmanız lazım biraz. altında önemli sebepler olabilir. eğer tek başınıza buna bir çözüm alamazsanız profesyonel bir destek almayı da düşünün derim ben.
0
levpontryagin
(16.06.20)
onu diyorum işte, ortada sana yapılmış bir haksızlık yok ki? kız sana en başından beri soğuk davranmış. kalkıp da sana "hocayla beraberim" açıklamasını yapmak zorunda değil. sonraki süreci sen kendi kafanda kurup yönetmişsin; kızın veya adamın kabahati yok çünkü yaptıkları şeyler seninle ilgili değil. sen olan biteni kendine göre yorumluyorsun.
0
Bruce
(16.06.20)
bruce +1
0
fezagezgini
(16.06.20)
Sana yapılan bir haksızlık yok. Bir kere görüşmüşsünüz, kız zaten samimi olmamış, sonra buluşma teklini de reddetmiş zaten. Seni yedekte falan tutmamış, denemiş beğenmemiş bırakmış ki dünyanın en doğal şeyi. Flört dönemi bu yüzden var zaten, sevgili olmadan önce tanımak denemek için. Üzülmek, hele ilişki olasılığından çok umutluyken çok normal ama bir noktada da kabullenmek gerekiyor. Bence sıkıntılı olan senin iki sene boyunca stalk yapmış olman. Özür dilerim ama doğruya doğru.
0
love my way
(16.06.20)
Bruce +1000
ve diğer yorumları da ciddiye almalısın.

okurken "eyvah eyvah" dedim. çok yanlış düşünüyorsun, yorumlamanda ciddi sorun var.

"İçtik ama beklediğim ilgiyi göstermedi. Muhtemelen heyecanlıydı"
"Kız soğuk yapmaya başladı. Bu hareketlerden utanıyordu büyük ihtimalle. Alışık değildi sanırım. Ders için toplandığımızda uzak duruyordu benden. "
buradan çıkarman gereken şey; kız senden hoşlanma(mış)dı, aşk meşk niyetinde değil(miş)di. sadece kahve içtiniz. umut görüp devam edince de o davranışlarıyla "ya istemiyorum, anlasana" demiş. başka bir anlam çıkarmamalı.

"Yedekte tutmuş gibi beni bunca zaman" hayır, sadece kahve içtiği ve bir anlam ifadee etmeyen birini yedekte tutamaz.

"Yavaş yavaş hoca da ters yapmaya başladı bana. Anladım ki kız dolduruyor onu da" kız bir şey dememiştir, hoca kıza yazıldığını anlamış. yanlış yaptığını anlaman için o şekilde davranmış

"Sinsi gibi saklamışlar birlikte olduklarını 2 yıl boyunca." herkese söylemiş , ilan mı etmişlerdi sanki? sen kendi kendine gelin güvey olmuşsun.

"Çok üzgünüm. Hayal kırıklığı. Yediremiyorum bunu." halk otobüsünde inmek isteyip de uzak bir köşede olduğun için dur butonuna kız senin için basmış da, sen de "bu kız benim, bende gözü var, beni seviyor belli" diyen tipler gibisin şuan. gerçekten korkutucu. profesyonel destek almayı düşünebilirsin. hem kendin hem çevren için
0
MtKrt
(16.06.20)
Yedekte tutmamış ki. Hatta soğuk davranmış. İkinci teklifi reddetmiş.
Algılamanız hep böyle yanlışsa, hep sorun olacak, hep kaybedeceksiniz.
0
pro9it9is9
(16.06.20)
hocayla heyecanini yatistirmaya calisiyor ya da muhtemelen seni kiskandirmak icin onunla. nasil sinsi insanlar var, okurken inanamadim. sen gel adamla kahve ic, uzerine baskalariyla nisanlan.

ne desen haklisin dostum... benim de birlikte sprite ictigim bir kadin vardi ama o bu kadar ileri gitmemisti neyse ki.
0
ateistanbul
(16.06.20)
Kız muhtemelen hocayla biz görüşürken görüşmeye başladı ve bana buna dair hiçbir sinyal vermedi. Ne kadar doğru bu? Belki o dönem adama gidip her şeyi anlatsaydım bırakırdı kızı.

Sonra da beni hocaya karşı doldurdu büyük ihtimalle çünkü adam durduk yere ters davranmaya başladı. Haksızlık değil mi bu?

Ben kızı rahatsız etmedim ki sadece herkese açık olan paylaşımlara baktım. Hep kadın tarafını tutuyor insanlar ama adalet eşit olmalı.
0
🌸gatopoco
(16.06.20)
Kızı takıntı haline getirmişsiniz, size yüz vermeyip başkasına yüz vermesini ise kabul edememişsiniz.

Bu kız size hiç ama hiç ilgi göstermemiş. Kız size soğuk, mesafeli davrandığı halde 'ısrarla' peşinde dolanmışsınız. Kızın sizden hoşlanmadığını belli etmesi için illa küfür etmesi mi lazımdı, grup dersinde herkesin ortasında sürekli onu rahatsız ettiğinizi yüzünüze vurup sizi rezil mi etseydi?

Ortada haksızlık yok. Kız size karşı adım atmamış. Kendi kendinize kafanızda kurup durmuşsunuz. Siz de yazmışsınız beklediğim ilgiyi göstermedi, benden uzak durdu diye. Birde utanmadan gidip kafanızda kurduklarınızı aynı ortamdan birine anlatmışsınız. Rezillik. Kız ve nişanlısı gerçekten iyi insanlarmış. Hele kız. Başkası olsa size o dersleri zehir ederdi.
0
GoodMorningTeacher
(16.06.20)
Ben kızı rahatsız etmek için hiçbir şey yapmadım sadece iyi niyetli davrandım ve alttan aldım. Cevaplar için teşekkürler ama burda bana tacizci damgası vuracaksınız nerdeyse
0
🌸gatopoco
(16.06.20)
Zaten üzgündüm bir de yanlış anlaşıldığım için üzülüyorum şimdi
0
🌸gatopoco
(16.06.20)
@gatopoco
biz sadece olanları doğru yorumladık. yanlış düşünüyorsun. bu biraz da deneyimsizlikten oluyor bence. biraz daha sosyalleşmeye çalış ama öyle hemen kesin yargılarda bulunma. biraz sakin.
0
MtKrt
(16.06.20)
Ne desek boş.
Bizi de yanlış anlıyorsunuz. Sizin için yapacak bir şey yok.
Eğer trol bir duyuru değilse tabi.
0
pro9it9is9
(16.06.20)
Siz bizi tanımadığınız için böyle yorum yapıyorsunuz. Ona çok yardım ettim derslerde. Hediye baget aldım parmak bantları aldım . Sürekli ihtiyacın olduğunda yanındayım mesajı verdim ama buna rağmen başkasıyla görüştü. Benim niyetim her zaman iyiydi. Bana açıkça artık yaklaşma benimle görüşme deseydi zaten görüşmezdim ama demedi. Flört etmiş sayılmıyor muyuz bunlara rağmen? Bu mantığı anlayamıyorum kusura bakmayın
0
🌸gatopoco
(16.06.20)
— kız seninle kahve içmiş ve içerken de soğuk davranmış. kahve içmek çıkma teklifini kabul etmek değil ki?
— kız, hoca ile çıkmış ve bunu belirtme ihtiyacını duymamış. sinsilik yok bence burada.
— kız ile hocayı iki yıl stalklamak bence sağlıklı bir psikoloji değil.
— koz seninle sevgili olmamış, çıkmamış ve senden hoşlandığını belirten bir işaret vermemiş ama sen üstüne gitmişsin aşırı. bence unut. kaybeden yok ortada. sen kızdan hoşlandığın için dışarı davet ettin ama olmadı, iki yıl takip etmeye değmezdi.
— bir başkasıyla karşılıklı olan bir ilişkiyi iki yılda kurabilirdin aslında.
0
cemallamec
(16.06.20)
Vay be. Epey şaşırdım. Nasıl bir yorumlama potansiyeli varmış sende. Ama hep yanlış olmuş :)

Boşver, sana kız mı yok? Böyle yorumlarsan tüm kızlar senindir zaten..

Mesela bir kasiyer, düşünsene para üstü veriyor sana

Ya da bir müşteri hizmetleri çalışanı, aradığında Kibar kibar konuşuyor. Hem de konuşuyor, kapatmıyor telefonu.

Belki de minibüste ön sırada oturan bir kadın, şoföre paranı elden ele iletiyor. Eyvah eyvah
0
conta
(16.06.20)
Demişsin ya adam kızlar arasında çok popülerdi diye. O adam oradaki alfa erkek oluyor sürüdeki tüm kızların çiftleşmek istediği. Sen de beta erkeksin. Alfa erkek kıza ilgi gösterdiyse o arada kız 2niz arasından tercih yaparsa bakıyor bir tarafta tüm kızların ilgi duyduğu bir erkek, diğer tarafta ise sıradan bir erkek. Diğeri daha çekici geliyor kıza o tarafa yöneliyor. Yapacak birşey yok.

Sonraki stalk olayı feciymiş, bırak o olayı da kafandan çıksın bari düşündükçe kurtulamazsın saplantı yaparsın.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(16.06.20)
Şaka bir yana, yanlış yorumlamışsın, hep faydacı sonuçlar çıkarıyorsun kendine. Empati yapmayı deneyebilirsin.
0
conta
(16.06.20)
Bir kere cevap verdim daha da yazmayayım diyordum ama tutamadım kendimi. :( Seninle flört etmiş olabilir, flört bir bağlılık değildir. Sonra kafasına uymadığını düşünüp vazgeçmiş olabilir, her türlü hakkı var. Sana da umut vermemiş soğuk davranmış hep. Belki hiç flört bile etmedi sadece arkadaşlık kurmak istedi ama sen çok yürüyünce rahatsız oldu ilişkiyi kesmek istedi. Resmi olarak flört bile edip etmediğinizi bile bilmiyorsun ki şu an, kendi bakış açını anlatıyorsun sadece ama dillendirilmiş bir şey zaten hiç olmamış. Kızın bakış açısından bakmaya çalış bir de, belki sana hiç o gözle bakmadı? Hediye aldığın bageti bilmem neyi de sevgili olma karşılığında mı aldın ki "Hediye bile almıştım, bu flört değil miydi?" diyorsun? Arkadaşlar da birbirine hediye alır. Samimi bir şekilde üzüldüm bu kadar takılmış olmana, sal gitsin bence gerçekten. Üzmek için söylemiyorum ama kız da hoca da muhtemelen hatırlamıyor bile seni. Sen kendi kendine dert ediniyorsun.
0
love my way
(16.06.20)
bagetle parmak bandı alınca seninle sevgili olmakla mı yükümleniyor kız? lol.

troll ol lütfen. değilsen evet, sende şiddet uygulayacak potansiyel görüyorum. sana üzülmüyorum, tehlikeli bir erkek kafası bu. eminem tişörtü giydi diye anasına laf dendiğini düşünen adama benziyosun.
0
snape i başından beri tanırım
(16.06.20)
@gatopoco ben duyurunu normal normal okuyup yorumlara baktım, seni 2 yıldır koltukta oturmaktan götü küflenmiş derbeder olarak görmüşler; ben öyle olmadığını ve iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. olay senin açından özgüven kırıcı olmuş sadece, hoca ve kıza takılmış gibisin; ama takıldığın mevzu daha çok ilişkisel sıkıntılar. beklentini düşük tutup karşı cinsle bol bol vakit geçirmeni öneririm.
0
veddin vel vele biddinke
(17.06.20)
ondan daha güzel ve sana değer veren birisi karşına çıkana kasar bu saplantıların seni malesef rahatsız edecek. Kurtuluş yok ama bunu dindirmek için başka enstüman kursuna, sportif ya da sanatsal başka bir faaliyete katıl, filmi başa sar ve yeni fırsatlar için kalbine izim ver.

Anlattıklarına bakılırsa suçlu kimse yok. flört bile sayılmayan bir durum için zamanında değer verdiğin insanlara haksızlık etme bence. Benim en büyük motivasyon taktiğim geçmişte hayatıma bir şekilde dokunan iyi kötü herkes için iyi dileklerde bulunmaktır. Çünkü benim pür sevgimi kazanmışsa, değeri ve saygıyı haketmiştir. Yolu ve yolun açık olsun.
0
bugisme
(17.06.20)
Bunu bir ara kahve için davet ettim. Kabul etti. İçtik ama beklediğim ilgiyi göstermedi. Muhtemelen heyecanlıydı. Tekrar davet ettiğimde reddetti. İçime kurt düştü ve araştırmaya başladım. Yakınlık dozunu da arttırdım rahat hissetsin yanımda diye.

Sıkıntı burada başlıyor. Sadece 1 kahve içerek (kaldı ki orada da fazla yakınlaşmamışsınız) kendini nasıl bu kadar kaptırabildin.

Ne güzel bir sahne var "eternal sunshine of the spotless mind" da. Tam senin durumun.

youtu.be
0
ihanet kac kisilik
(17.06.20)
(7)

12 Ocak 1990 üretimi Tekel Binboğa vodka

denizgonen
Bunu içersem zehirlenir miyim acaba? Açılmamış ve dolaptan 10 tane falan çıktı.
Bunu içersem zehirlenir miyim acaba? Açılmamış ve dolaptan 10 tane falan çıktı.
0
denizgonen
(16.06.20)
dostum o vodkalar 30 yasinda saygida kusur etme


o serileri hatirliyorum, tekel uretimi ve kapaklari dandik aluminyumdan ve muhtemelen bu sure icine icindeki alkolu ucmus bile olabilir, bir tanesini acip yarim yudum tadabilirsin, en azindan yutmazsan bir sey olmaz,

ama icmemeni oneririm, koleksiyonluk olarak kalsin.
0
exlibris
(16.06.20)
Votkadan bir şey olmaz herhalde ya
0
conta
(16.06.20)
şu an içmezse ölücek hastalığına yakalanmadıysan içme, koy vitrine sergile, ne güzel bir obje işte nostaljili falan. bakarsın ileride koleksiyonculara satarsın.
çünkü içsen ya bozuk olucak, boşa ziyan. ya da gerçekten sağlam olsa bile gidip başka absolut alıp içersin aynı şey; sana katacağı bir şey yok yani bunu içmenin. içmemeninse var.
0
Bruce
(16.06.20)
google amcaya sordum birsey olmaz diyor. Ama ben olsam, elimde tek sise var ise acmazdim saklardim.
0
cooperr
(16.06.20)
10 tane var. Saklayayım madem, güzel bir süs olabilir dediğiniz gibi.
0
🌸denizgonen
(16.06.20)
Direkt koy sahibinden'e. Bunun koleksiyonunu yapanlar var satar bissuru absolute alirsin :)
0
msb
(16.06.20)
madem alıcısı oluyormuş, ben olsam bir tanesini şişesi için saklayıp diğerlerini satardım.

sakladığımı da merakımdan içip içine su doldurup vitrine koyardım. mezara mı götürecem topu topu 30 yıllık votkayı? sanki bana römerwein.
0
chezidek
(16.06.20)
(15)

kendinizi "açlıkla terbiye etmek" size bir haz veriyor mu?

Bruce
if yapıyorum 2,5 senedir ama ara ara bozuluyor bu, özellikle cheat günlerden sonraki gün düzene sokma aşamasında " açlıkla boğuşuyor " oluyorum bazen.bazen fark ediyorum ki cidden açım, hani açlıktan mide bulanır ya, o seviye. yeme saatime de çok var. sonra bir kahve yapıp acı acı içiyorum, midem bi
if yapıyorum 2,5 senedir ama ara ara bozuluyor bu, özellikle cheat günlerden sonraki gün düzene sokma aşamasında " açlıkla boğuşuyor " oluyorum bazen.

bazen fark ediyorum ki cidden açım, hani açlıktan mide bulanır ya, o seviye. yeme saatime de çok var. sonra bir kahve yapıp acı acı içiyorum, midem bi tuhaf oluyor. resmen bağırıyor " yav ben sana kahve mi dedim, KARBONHİDRAT VER BANA KALORİ VER " diye; sızlıyor. böyle dedikçe basıyorum acı kahveyi, " nihahaha " diye gülüyorum gözlerinin içine baka baka...
bu da bana tuhaf bir haz veriyor. bilinç üstünde bunu " afferim oğlum bak ne güzel disiplini bozmuyorsun " hissi var ama acaba alttan alta mazoşistlik de barındırıyor gibi. öyle mi?

benim yeme bozukluğum vardı, hala da var aslında; yemek yemeyi bir ödül ve keyif işi olarak görüyorum. moralim bozuksa güzel bi junk food gömüyorum, kendimi iyi hissediyorum. ya da çok stresli bir gün sonrası sağlıklı da olsa, şımartacak şeyler yemeyi istiyorum. bununla ilgisi var sanki bu "kendime ceza veriyor olma" durumumun; deli doktorları bi yorum yapar artık...

size de oluyor bu böyle şeyler? nasıldır yemek yeme ile ilişkiniz?
0
Bruce
(15.06.20)
işe giderken olmuyor da evde olduğum zamanlar if yapıyorum. o zamanlarda da öyle cezaymış mazoşizmmiş hiç senin gibi hissetmiyorum. yani sabah 9 akşam 5 arası yiyorum, akşam 9'da acıkırsam "şu saatten sonra yemek yenmez" diyorum kendime en fazla, ki if yapmadığım zamanda da o saatte yemek yemem.

yemek yemeyi (ama her yemeği değil) çok severim, kesinlikle keyif için yerim. moralim bozuksa neşelenmemin kesin yolu çok sevdiğim bir şey (mesela katmer) yemektir. birini teselli edeceksem aklıma ilk gelen sevdiği bir şeyi yedirmek olur. yemekle ilişkim bu. sağlığım için dikkat ediyorum ama öyle kendime acı çektirip keyif almam :)
0
pati
(15.06.20)
18-19 yasimda birkac kasik yogurt yiyerek gun geciriyordum, yeme bozuklugum vardi. O zaman cok ac sekilde yataga girince kafam rahat uyuyordum, dogru bir sey yaptigimi saniyordum. Kesinlikle mazosistce, katiliyorum.

Yemek yemeyle iliskim hala biraz takintili, tam olarak saglikli bir iliski degil. Emotional yemek hala hayatimda var, ama durum eskisinden cok daha iyi.

If takintili yeme bozuklugu icin cozum olabiliyor aslinda, su saatte kahvalti su saatte son yemek, tamamdir diyerek bitirebiliyorsunuz günü.

O ac karnina sert kahveler cok kotu geri donuyor. Kramptan iki buklum olunca pek haz alamiyorum ben. O nedenle daha hafif bir IF yapiyorum 15 saatlik.
0
buf-e kür
(15.06.20)
Deli doktorları? Midenin gözlerinin içine baka baka gülmek? Ver bana kaloriyi diyor, basıyorum acı kahveyi...

Allah kabul etsin çok korkunç ve tuhaf Bi duyuru, üslup filan daha korkunç. Çok şükür bana olmuyor böyle şeyler. Derdin neyse onu bulup çözersin inş, anlatımın bile sanki korkutmak için kurgulanmış. Kulağımda acayip rahatsız edici Bi ses tonuyla canlandırarak okudum.
0
snape i başından beri tanırım
(15.06.20)
If yapmak, cheat günleri, bunlar nedir? Bilgi aldığınız ve kültürlendiğiniz ortamları değiştirin bence, tuhaf etkileri olmuş :(
0
snape i başından beri tanırım
(15.06.20)
İf bir diyet değil, beslenme biçimi. Gıda sektörü üç öğün yalanını ortaya attı filan der genelde if savunuculari. E 2.5 senedir if yapan insan halen açlık hissediyorsa, düzene alişamamişsa boşuna savunuluyor bence.
0
elorelia
(15.06.20)
@elorelia, if yapan insan 20 saat yemek yemezse açlık hissetsin bi zahmet ya? bahsettiğim durumun if'in faydasıyla ilgisi yok ki.
ben 12-20 saatlerinde yiyorum. ama mesela pazar 4'te bişey yiyorum dışarıda, sonra yemiyorum ertesi gün 12'ye kadar. 12-8'e alıştırdığım için düzenim bozulmasın diye yapıyorum bunu. konunun if'le alakası yok yani.
0
🌸Bruce
(15.06.20)
yemeği ödül ve keyif işi olarak görme konusu bende de var.
bu aslında kötü bir şey çünkü öyle olduğu için o cheat dayler falan araya giriyor ve bu if yaşam tarzına dönüşemiyor.
çünkü if yaşam tarzı olduğunda istediğinizi yiyemeyince sanki hayattan da zevk alamıyorsunuz, disiplinli yaşıyorsunuz, o yüzden arada es verip zevk alıyorsunuz gibi bir durum oluşuyor.
yani sizin asıl yaşam tarzınız ve keyif alma şekliniz if değil, junk ya da her neyse onu yemek üzerine kurulu.
aslında tersi olduğunda, yani gerçek yaşam tarzınız ve zevk aldığınız, sizi tatmin eden süreç "if" olduğunda, cheat'e ihtiyaç duymuyorsunuz çünkü zaten junk food'dan da zevk almıyorsunuz.

en azından bendeki mekanizması böyle işliyor.

açlıkla terbiye etmek haz vermiyor, hafiflik hissi iyi hissettiriyor diyebilirim.
ama demek istediğinizi anlıyorum.

açlıkla terbiye etmek de bedene "kötü davranmak" ve bir nevi değersizlik, cezalandırma aslında.

edit:
if'i kavram olarak kullandım.
yani if yerine koyulabilecek herhangi bir düzen, disiplin, akım vb. olabilir.
0
blatta hiberna
(15.06.20)
6 aydır falan kahvaltıyı atlayarak gayriresmi if yapıyorum.

cuma günü 17:30'da akşam yemeğini bitirdim, bişey yemedim sonra.

cumartesi 12'de bisiklete gittim. 50 km çok sayılmaz. cuma akşamından beri yediğim ilk şey cumartesi 15:30'da dondurma oldu.

tabii bisiklette yanımdaki arkadaş "deli herhalde bu" diye düşündü bu süre boyunca da, bende hiç bir sıkıntı olmadı. hatta akşam yemeğini çok yiyeyim o kadar bisiklet sürdük acıkmışımdır diye, zorlamam gerekti kendimi.

bu sürede vücut açıkçası şeker meker istemedi. alışkın herhalde artık.
0
ron dennis
(15.06.20)
Sizin kadar uzun süre olmasa da aylarca if yaptım. Ben çok yoğun açlık bastırınca ne kadar sağlıklı bir iş yapmakta olduğumu düşünerek motive oluyordum, uzun süre çok sıkı bir şekilde sürdürdüm bu düzeni. Gelen açlık hissinin aç olduğum anlamına gelmediği yönündeki fikrim sebebiyle yememeyi sürdürmem cezalandırma davranışına girmiyordu bence. Buna karşılık, ifi bozmamayi zihni terbiye etme kategorisinde görebiliriz.
0
Olive
(15.06.20)
Ben uzun süreli açlıkları, daha doğrusu uzun süreli açlıkların vücutta yarattığı değişimleri seviyorum, uzun yıllardır da yeme düzenimi bu şekilde oluşturdum 20 saat 24 saat 36 saatlik açlık periyotları bana çok doğal geliyor, çok çok ağır antrenman yapmamışsam app. uyarısı gelene kadar o kadar saat yemek yemediğimi fark etmiyorum bile. Senin tersine açlığın kendisi bana ödül gibi geliyor sanırım.
0
angelus
(15.06.20)
veriyor
0
anais
(15.06.20)
evet kafasına kafasına vuruyorum sık sık. iki üç gün yemiyorum. "yemek mi? ölümlüler için o" tribine falan giriyorum ikinci günden sonra.

iyidir iyidir.
0
alperz
(15.06.20)
Uzun sureli klasik if yani 16-8 rutinin haline geldiği için bünyenin değişikliğe ihtiyacı olabilir, ben olsam cheat yapmadan önce 24 saatlik İF yaparım bir de açlığın 23. Saatinde temiz bir kardiyo direnç antrenmanı sonrası daha da süper gider. bu şekilde klasik yöntemden çıkıp ara ara farklı zaman dilimleri ile daha keyifli ve renkli bir diyet zamanlaması oluşturabilirsin, ben şahsen haftada duruma göre rutinden çıkıp 1-2 kez 24 ve ayda bir ya da yılda 1-2 36 saat civarı if taraftarıyım. Acı kahve candır, bulletproof gibi kahveyi yumuşatma ve kalorilendirme olaylarına girme derim. İnan bana, devamlı 16-8 ve belli öğün sayısı pek sıkıcı, asker gibi takılmanin alemi yok, sen iyisin yine bir de yıllarca kalori hesaplayan manyaklar var, daha ne tipler var...
0
candanag
(15.06.20)
Mideni eline alman yakındır.
0
adivar
(15.06.20)
açlık iyidir
0
ShadowOfMoon
(15.06.20)
(5)

şu anakart ssd destekliyor mu?

tabudeviren
model sayfası şurada:https://www.asus.com/tr/Motherboards/TUF-H310-PLUS-GAMING/specifications/depolama kısmında: Intel® H310 çipset :1 x M.2 Soket 3, , M Key ile Tip 2242/2260/2280 depolama aygıtı desteği (hem SATA hem de x2 PCIE modu)*1 4 x SATA 6Gb/s port(lar), Gri,yazıyor. fotoğrafı şurada: https
model sayfası şurada:
www.asus.com


depolama kısmında: Intel® H310 çipset :
1 x M.2 Soket 3, , M Key ile Tip 2242/2260/2280 depolama aygıtı desteği (hem SATA hem de x2 PCIE modu)*1 4 x SATA 6Gb/s port(lar), Gri,

yazıyor. fotoğrafı şurada: dlcdnimgs.asus.com

buna göre şunu takabiliyor olmam lazım değil mi?
www.hepsiburada.com

ama buna uygun bir yer yok?
0
tabudeviren
(15.06.20)
Anakart üzerinde tuf yazısı var metal üstünde hani, onun sağında 3 vidalama yeri var. O vidalama yerlerinin sonunda sağda da pin gibi yer var. Oraya m2 ssd takılıyor.

Ayrıca normal 2.5'luk sata girişli ssd'de takabilirsin.

Cevap anakart yeni nesil. Destekliyor.
0
denizgonen
(15.06.20)
m2 nvme ssd ise buraya takıyorsun.
i.ibb.co
0
Bruce
(15.06.20)
çok teşekkürler canlarım <3

bu vesileyle bir başka soru sorayım,
2.5'luk sata veya linkini verdiğim gibi ssd'nin bir farkı olur mu?
sanki anakarta direkt takılan daha iyi gibime geliyor ama, sorayım size :)
0
🌸tabudeviren
(15.06.20)
arada 3 kata varan bir hız farkı oluyor sata ile m2 nvme arasında ama fiyat farkı da var. render ya da benzeri ham işlem ve okuma-yazma gücü gerektiren işler yapmıyoran sata hızı yeter de artar.
ama fiyat farkı azalabiliyor kampanyalara göre, ben geçen ay toshiba 512 gb m2 nvme ssd'yi 500 liraya aldım, sata olanlar o kadar normalde. çok acil ihtiyacın yoksa kampanya kovalayıp m2 nvme almak daha mantıklı ilerisi için.

256 gb nvme alacağına aynı paraya 512 sata al.
0
Bruce
(15.06.20)
tam hız alamazsın.1500 mb hız alırsın. x4 olmalı tam hız için
0
elebego
(16.06.20)
(3)

neden kaç yaşındasın değilde kaçlısın diye soruluyor?

sizofren06
sb.
sb.
0
sizofren06
(15.06.20)
Kafada canlandırması, kıyaslaması daha kolay oluyor.
0
fezagezgini
(15.06.20)
Daha kısa bir soru, fonetik olarak da ağızdan çıkışı daha kolay. Bir de belli zamanlara aidiyet hissiyatı yaratmak için olabilir. Mesela 1984'lüyüm dediğin zaman 90'larda çocukluğunu yaşamış olduğun, milenyumun başında üniversite yıllarını geçirdiğin falan gelir akla ama 36 yaşındayım dediğinde bunlar pek düşünülmeyebilir. Bu düşünceyi tetiklemek için soruluyor olabilir. Çok fena sıkıyorum şu anda ama mantıklı geldi :D
0
vedatchilipeppers
(15.06.20)
bana yaşımı sorsalar da doğum yılımı söylüyorum. "yaş hesaplamayı bilmiyom ben, o yüzden ehiehi" diyorum sonra da. çünkü üpo'nun dediği gibi herkes ayrı bi hesap yapıyor.
0
Bruce
(15.06.20)
(6)

VoLTE nedir?

msb
Telefonun kosesinde boyle bi logo cikti durduk yere, nedir bu? Hattim Turk Telekom.
Telefonun kosesinde boyle bi logo cikti durduk yere, nedir bu? Hattim Turk Telekom.
0
msb
(15.06.20)
(bkz: volte)
0
Bruce
(15.06.20)
voice over lte falandı sanırsam.

telefonla konuşurken kaliteyi arttırmak adına wifiden de destek alıyor vs.
0
yukselen gunes evi
(15.06.20)
şebeke zayıfken wifiyi kullanıyor ama çok dandik bişey. konuşma kalitesini baya düşürüyor. bence kapat.

edit: 1 yıl önce falan denemiştim ben gerçi. belki daha iyidir şu anda.
0
xrated
(15.06.20)
VoLTE Wifi'den bağımsız bir teknoloji, normalde konuşma esnasında ses aktarımı klasik şebeke üzerinden sağlanırken VoLTE devreye girdiğinde LTE üzerinden ses aktarımı yapmaya başlıyor. Wifi desteği VoWifi servisiyle oluyor benim bildiğim.
0
angelus
(15.06.20)
evet wifi ile alakası yok. o wifi calling diye ayrı bir özellik, şebeke sinyali yokken bile wifi varsa internet üstünden şebekeye erişim sağlayıp ses verisini internet üstünden operatöre, oradan da diğer tarafa ulaştırıyor.

Volte sesi 1-2-3g üstünden değil de 4g üstünden iletiyor. 4g'nin bant genişliği çok daha yüksek olduğu için ses kalitesi (bitrate) çok daha yüksek oluyor, iki taraf da destekliyorsa görüşme pırıl pırıl oluyor.
0
orient blue
(15.06.20)
Volte açıkken karşılıklı görüşmede ses kalitesi çok daha iyi. Mobil bağlantı ile şebekeyi destekliyor. Dolayısıyla 4.5G kalitesinde konuşmuş oluyorsunuz normal şebeke kalitesi yerine.
0
desdenova34
(15.06.20)
(6)

ana göre yaşa vs adımları dikkatli atmaca

margarita
Selam ahali,Geldim 30 yaşına ama iki adet 4+yıl üstü ilişkiden sonra hala neyi yanlış yaptım neyi doğru yaptım bilemiyorum. Bu nedendendir ki fikrinizi almak istedim.Soru şu;Şimdi düzgün bir ilişki başlayınca, nasıl davranmamız gerekiyordu bizim ya? Böyle baya sevgi kelebeğine falan döndüm ben, bi y
Selam ahali,

Geldim 30 yaşına ama iki adet 4+yıl üstü ilişkiden sonra hala neyi yanlış yaptım neyi doğru yaptım bilemiyorum. Bu nedendendir ki fikrinizi almak istedim.

Soru şu;
Şimdi düzgün bir ilişki başlayınca, nasıl davranmamız gerekiyordu bizim ya? Böyle baya sevgi kelebeğine falan döndüm ben, bi yanım olduğun gibi görün diyor, değeri "margarita bak sonra adamlar seni cepte görüyor, azcık ağır ol, cool ol" diyor. Hangisi olayım? Cool olmaya çalıştım ama max. 15 dk sürüyor, sonra yine duyguları uçta yaşamaya devam ediyorum.

Dert de dert değil tam ama merak ettim genelde sizler nasıl yapıyorsunuz diye.
0
margarita
(15.06.20)
Kendin gibi olamadıktan sonra ne anlamı var ki o ilişkiyi sürdürüyor olmanın. Madem "beli bi yaşa" geldiğini düşünüyor ve olgun ilişki yaşamak istiyorsun, duygularını uçta yaşadığın için seni "cepte" görmeyen insanlarla birlikte olmalısın.

Gençken beğendiğimiz bizi beğensin diye uğraşıyoruz ama bi zaman sonra bu hem yorucu hem de nafile geliyor.

Duygularını uçta yaşamak senin için bu ilişki haricinde genel bir problem değilse zorlama kendini. Genel bir problemse de kaynağını bulup düzeltmeye çalışırsın. Biriyle tanıştım onu kaybetmemek için ne yapayım düşüncesi o ilişkinin geleceğini baltalayan bir yaklaşım bence. Şimdi cool görünürsün, 1 sene sonra normal margarita olduğunda ilişki sarpa sarar, geçen vaktine yazık olur.
0
Bruce
(15.06.20)
ben olduğum gibi olduğum halimden farklı davranmaya ihtiyaç duymuyorum, oluyor.

yani sevgi kelebeği ve Cool olmak dediğin o kadar birbirinden ayriysa zaten bir aşamada tokezleyecektir.
0
encokbenisevinnolur
(15.06.20)
Başkası olma kendin ol böyle çok daha güzelsin.
0
chemnil
(15.06.20)
24 yasindayim. her seferinde duygularimi ucta yasiyorum. her zaman icimden geldigi gibi davraniyorum. hic taktik ve coolluk yapmadim.

hep kaybettim. :D

taktik ve coolluk yapan arkadaslarim da kaybetti. :D

sans isi sanirim.
0
batlegolas
(15.06.20)
Erkeğim, kimseyi cepte olduğu için terketmedim.

cool olmaya çalışanlar ortamda çok sırıtıyor, oturmuyor o intiba.

kendin olmak duyguları aşırı uçlarda yaşamak değil, normal bir insan olarak yaşamak. duyguları uçta yaşamak bir duygu durum bozukluğudur, büyük ihtimal cepte olduğunuz için değil dengesiz olduğunuz için terkedildiniz.
0
KaraSakall
(15.06.20)
olduğun gibi ol tabii ki. ama daha en başından senin için her şeyi yaparım triplerine girmek karşıdakini soğutabilir. Daha doğrusu bu işte bir iş mi var mı diye düşünebilir.
0
sonsuz
(15.06.20)
(2)

ekşiduyuru'da kullanıcıların profiline ulaşmak

chezidek
selamlar.soruyu soranın ekşiduyuru profilini nickine tıklayarak görüntüleyebiliyoruz ama mesela cevap verenlerin sorduğu soruları, verdiği cevapları göremiyoruz. eskiden bu özellik vardı da sonradan kalktı mı acaba?
selamlar.

soruyu soranın ekşiduyuru profilini nickine tıklayarak görüntüleyebiliyoruz ama mesela cevap verenlerin sorduğu soruları, verdiği cevapları göremiyoruz. eskiden bu özellik vardı da sonradan kalktı mı acaba?
0
chezidek
(14.06.20)
öyle bir özellik var mıydı hatırlayamadım ama cevap verenlerin sordukları soruları yukardaki ara tuşundan yazara göre aratıp bulablirsin. verdikleri cevaplar için bir şey diyemeyeceğim.
0
aziz dostum jack
(14.06.20)
verdikleri cevap için de kullanıcı ara değil kelime ara yapabilirsin. sağ kulağı sol elle kafanın üstünden tutmak gibi ama başka yolu yok.
0
Bruce
(14.06.20)
(20)

kanepe nasıl?

Bruce
yeni eve çıkacağım, sıfırdan döşenicek oturma odası. kafamda net bişey yok, bulduğum güzel mobilyalara göre şekillendiririm diyorum.şunu beğendim, ne diyorsunuz?https://www.atolyebaska.com/neoretro-uclu-mavi-retro-kanepe
yeni eve çıkacağım, sıfırdan döşenicek oturma odası. kafamda net bişey yok, bulduğum güzel mobilyalara göre şekillendiririm diyorum.

şunu beğendim, ne diyorsunuz?
www.atolyebaska.com
0
Bruce
(14.06.20)
halamın koltukları aklıma geldi sene 1900bilmemkaç
0
hem şişko hem deli
(14.06.20)
Rengi mavi diyor ama yeşil gibi geldi bana. Bu renk olacaksa güzel beğendim.
0
Amaranta ursula
(14.06.20)
Fena değil ama bu fiyatlara çok daha güzel şeyler bulabilirsin. Gerçi zevk meselesi.
0
antihero
(14.06.20)
Retro mobilyalari, ozellikle koltuklari severim. Bu da gayet iyi, rahatsa direkt alin.
0
msb
(14.06.20)
Ben koltuğu denemeden alamazdim, hele bu paraya.
0
elorelia
(14.06.20)
boyle mobilyalari cok begeniyorum eger salonun kalani da yine boyle retro dosenecekse gayet şık olur bence. geeci fiyati pahali geldi bana. bir de rahatlik testi yapmak lazim canlisinda, genelde bu mobilyalar şık oldugu kadar rahat olmuyor.
0
in vino veritas
(14.06.20)
Bununla uyumlu eşya bulmak ya da buna bir şeyler uydurmak zor olur. Çok zorlama bir ürün gibi. Model olarak hoş değil. Kumaşı hiç kaliteli durmuyor. :(
0
GoodMorningTeacher
(14.06.20)
@GoodMorningTeacher, yanına da şundan 2 tane koysam diyorum, uymaz mı? aynı renk babanne evi gibi olmasın istiyorum.
www.atolyebaska.com

şöyle de sade yün bir kilim mesela.
www.atolyebaska.com
0
🌸Bruce
(14.06.20)
rengini, tipini falan çok beğendim. tam bir almodovar mobilyası resmen. evin kalanını da minimal döşeyeceksen çok yakışır. fiyat konusunda çekincelerim var ama tabii.
0
chezidek
(14.06.20)
şimdi tasarım olarak fikrimi belirteyim, bana hiç hitap etmiyor, kötü bana göre ama bunun hiçbir önemi yok sen beğendiysen. ayrıca gayet güzel de görünebilir doğru dekorasyonla vs. asıl sorun ürünle ilgili hiçbir bilgi yok? ömür boyu garanti falan aşırı boş laflar o koltuğu günde 5-6 saat direkt güneş ışığına koy kumaşın rengi solsun ondan sonra git ara bakalım hakkını ne diyecekler. 10 yıl sünger garantisi de aşırı saçma bir ifade. süngerin cinsi daha önemli ama o bilgi yok sayfalarında. şu koltuğun işçiliği ise o kadar basit ki hiç girmeyeyim o konuya ama ona rağmen en soldaki oturum minderinin kumaşı diğerleriyle eşit seviyede gerdirilmemiş fark etmişsindir. bence bir mail atıp sor "hele hele kardeş bu koltuğa niye 5800 veriyoruz ""bağuauz"" etkisi dışında?" diye.

soracağın şeyler süngerin cinsi. nereden hangi standartta sünger alıyorsunuz? ve kumaş martindale puanı. bu ikisi o fiyatı edip etmediğini belirler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.06.20)
@palve, hiç anlamıyorum bunlardan, teşekkür ederim. standardı ne olsun mesela süngerin? martindale kim? evi beraber döşeyelim mi seninle alksjda

fiyatlara dair de hiçbir bilgim yok, 3'lü kanepe için çok sanırım bu fiyat dediklerinizden öyle anladım. biraz tarz bişey olsun istiyorum çünkü.
0
🌸Bruce
(14.06.20)
Yeşil-turuncu takımlar pek tercih edilmiyor. Daha koyu bir yeşil kumaşla deneyebilirsiniz. Ama dediğim gibi kumaş kalitesiz duruyor.

www.google.com

Oturma oturmasını ağırlıkla nasıl kullanacaksınız? Çalışma odası tarzı mı, televizyon izleyip oturmalık mı, yoksa kafa dinlemelik keyiflik alan mı? Birde oturma odaları genelde salona göre küçük olur, oturma odasında daha açık renk mobilya kullanabilirsiniz ferah olsun diye.

www.kelebek.com
www.tepehome.com.tr
0
GoodMorningTeacher
(14.06.20)
bu fiyat etmez değil edebilir ama en büyük 2 maliyet kalemi kumaş ve süngerdir. sünger ham maddesi ithal zaten o yüzden döviz yükselince o da yükselir çok doğal ve daha çok yükse kalite sünger fiyatlarını etkiler, kumaş da çok iyi bir kumaştır o zaman o fiyat eder ama öyle değilse kazıklanmış olursun. sen bi sor bakalım martindale test değerini, yanmazlık standartları, leke tutmazlık testi, yırtılma testi falan istediğin gibi sor ama sor yani :D fakirlik ruhuma işlemiş sırf tipine bakarak bir şey alamıyorum.

süngerin standardı şu olsun diyemem farklı sünger cinsleri var maliyetleri yakın olsa da farklı oturum rahatlığı sunar. benim favorim hyper soft süngerler mesela çok kullanılır piyasada ama onun da kendi içinde kalite farkı var. geçen bi döşemeciyle tanıştım adam 40 dansite hyper soft olduğunu bile bilmiyor o kadar kullanmamış. 35 basıp geçiyorlar çoğu modele. 35 hyper soft 5 senede perti çeker gidip garanti peşinde koş da bulasın sonra.

bence sen beni boşver mis gibi koltuk al geç :D normod diye bi marka var bi bak modellerine iyi ürünler üretiyor kalite olarak üst kalite diyemem ama en azından söylediği veriler doğru onu biliyorum ve fiyatları daha uygun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.06.20)
@GoodMorningTeacher, tv karşısında oturup pineklemelik bir alan olucak, salon olsun misafir ağırlayayım, çalışma odası olsun beynimi ferahlatsın gibi dertlerim yok aslında. evdeyken günümün çoğunu kendi odamda geçireceğim için rahatlık kısmına çok takılmamakla birlikte elbette rahatsız ya da sırf dekor olsun istemiyorum. dediğim gibi kumaş kalitesinden de bakarak çok anlamıyorum, hatta gidip dokunsam da elime verdiği histen başka bişey anlamam gibi geliyor.
öneriler için teşekkür ederim.

@palve, şu dediklerinden sonra boş veremem kusura bakma, saldın zehri kanıma. dansite dansite diye dolaşıcam modoko'da deli dürtmüş gibi. sağ ol akljsdas
0
🌸Bruce
(14.06.20)
o fiyata tek bi koltuk cok fazla sanki bilemedim
0
alttaraf
(14.06.20)
palve normod dedi baktım bunu beğendim, ne dersiniz ahali?
www.normod.com
0
🌸Bruce
(14.06.20)
artık ikea kanepeleri falan bile dört bin küsurlara satıldığı için çok pahalı değil ama bu fiyata bence de çok daha güzeli ya da benzer kanepenin daha ucuzu bulunabilir.
bazen de insan "bunu istiyorum" diyor, o yüzden bir şey diyemiyorum.

bu tarz için fena değil ama koltuğu deneyip almak önemli.
mesela tv karşısında yayılmak için kol kısımları biraz alçak ya da dar kalabilir.
bu koltuklarda yayılmak pek konforlu olmaz genelde.

bir de, bence tek kişilik koltuklar aynı modelin başka rengi olmamalı.
hem başka renk hem başka model olmalı.
ürünün sayfasında "kombin ürünleri" diye bir bölüm var.
ahşap kollu falan bir şeyler var mesela orada, onlar daha iyi olur.
takım gibi olmasın yani.
ama "bence" tabii.

güle güle oturun.

edit:
ikinci örnek de biraz bekleme odası koltuğu gibi.
ya da hani ev sıcaklığı katılmak istenmiş, modern şirketlerdeki birinin odasına koyulabilir gibi.
bunlar "rahat" kanepeler değil bence.
hep böyle dik dik oturur insan bunlarda.
0
blatta hiberna
(14.06.20)
@blatta hiberna, yani böyle diyince sanki hiç koltukta oturmamışım gibi olucak ama rahat koltuk nasıl oluyor? yani bakınca neyi görüp "hmm bu rahattır" diycez?
rahat koltuk diyince benim aklıma oturma kısmı 2 metre pofuduk şeyler geliyor ikea'dakiler gibi ama onlar da çok "şık" değil sanki? hem rahat hem şık nasıl oluyor da oluyor?
0
🌸Bruce
(15.06.20)
rengi iyide modeli beğenmedim. rahat mı denemek lazım. alt veya üst tarafı yastıklı olan modelleri sevmiyorum ben. eve gelince yayılmak istiyorum bunlar o zaman pek rahat olmuyor. bide kol kısmı kısa geldi bana. yastık koyup uzanayım desen pek elverişli olmaz gibi.
0
Topalordek
(15.06.20)
yani işte o tarz meselesi biraz, haklısınız.
siz özellikle tv karşısında pineklemelik dediğiniz için belirtmek istedim.

kolları alçak ve dar mesela, yani yan uzanıp kolunuzu kenara koyamayabilirsiniz.
ya da işte üzerinde şöyle bir uyuklamak için kolları rahat olmayabilir.
o yüzden denemek lazım.
bir de bu tip koltuklar sert süngerliyse dediğim gibi böyle sıkışık ve dik oluyorlar.
o da ev için uygun konforu sağlamıyor bence.
yine retro, biraz daha geniş, biraz daha heybetli olanları bulunabilir sanki.

bir de dediğim gibi, oturarak almak önemli aslında.
bunların sert ve rahatsız görünmesi yüzünden değil, çok pufidik görünen bir kanepe beğenirsiniz, onun da içine gömülürsünüz yine rahat olmaz.
yani her durumda denemeden almak risk.
0
blatta hiberna
(15.06.20)
(7)

Siz olsanız hangisini/ne alırdınız (araba sorusu)

kablelvuku
Alternatif 1https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-mazda-degisensiz-boyasiz-mazda-3-823322716/detayGönül bundan yanaAlternatif 2https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-skoda-12-yillik-sahibinden-essiz-fuar-ozel-yapim-fabia-elegance-831146091/detayBu da sırf fiyatı uygun diye. Şehir
Alternatif 1

www.sahibinden.com

Gönül bundan yana

Alternatif 2

www.sahibinden.com

Bu da sırf fiyatı uygun diye. Şehir içi kullanılacak. Fakat mazda 3 e daha yakınım.

Elde sıfır birikmiş olduğu ve hepsine kredi çekileceği için de maddi durum fabia der.

Her türlü alternatife açığım. Maksimum limit mazda 3 fiyatı.
0
kablelvuku
(14.06.20)
Sıfır birikmiş varsa ne kadar az kredi o kadar iyi hacım, sonraki arabanı heves ettiğin bişey alırsın. Kredi ee kaka pis bişey, yazık emeğine.
0
Bruce
(14.06.20)
arabadan anlamam, ama nedense kulağımda skoda'nın yedek parçası kolay bulunur abi sözü kalmış :)

ama bence kredi zorlamayacaksa mazda 3 alırdım daha cool, fabia çok sıradan.
0
aziz dostum jack
(14.06.20)
Mazda 3'ün daha iyi bir araba olduğuna şüphe yok. Belirlenmesi gereken, fiyat farkına değip değmeyeceği. Sıfır birikmiş olduğu için ben net olarak fabia diyorum, fiyat farkına değmez. Fabia iyi bir araç, donanımı da iyiymiş. İlandakini özellikle beğendim, satan kişi uzun süredir kullanıyor ve hiç lpg takılmamış. Bu yaştaki arabalar elbet sorun çıkaracak, kenarda harcama yapacak bir miktar kalması iyi. Mazda 3'e kredi çekseniz zorlanacaksınız, sürpriz bir masraf çıktığında daha büyük sorun olacak. (Şehre bağlı olarak, mazda için usta ve parça sıkıntısı da yaşayabilirsiniz.) Ben olsam bu fabia'ya bakardım temizse alıp geçerdim. Çok km yapılacaksa iyi bir ustaya lpg taktırılmalı ama biraz fazla yakar. (+3000 tl düşünün lpg masrafı)
0
signore
(14.06.20)
60 bin kredi cek;

-56 yada 55 liraya skodayi al

-Kalan 4 5 liraya butun kayislari sivilari filtreleri incigi cincigi degistir.

-Sasmazda quattro garage var, lpg ye bakim yapip afr ayari yapiyolar onu kesin yaptir.

-Para kalirsa kislik lastik yada disina bi seyler yaptirirsin.

Gule gule kullan
0
bir3iki7
(14.06.20)
zaten söylenmiş ama,

şimdilik tek alternatif skoda fabia ise onu al, bir taraftan da borçlarını öderken azar azar birikim yaparsın, borçlar bittiğinde biraz daha birikimle hayalindeki arabayı alırsın. bu arada bu araçtan arkadaşımda vardı, bu segmentteki araçlar için kaliteli kış lastikleri almak gerekir.

ama ben olsam toyota yaris - ya da auris alırdım : )

kazasız arızasız sürüşler diliyorum.
0
puslukitalaratlasi
(15.06.20)
vw al o paralara bunları satman zor
0
rentts
(15.06.20)
yurtdisinda 4 sene kadar mazda 3 kullandim. Sanirim turkiye'de piyasasi yok ama kullanmasi inanilmaz zevkli, genis, rahat bir arabadir. Sikinti cikartmaz kolay kolay ben 100.000km kadar kullandim bas agritmadi.

Mazdalarin problemi pas, ama o da cok soguk, devamli yollari tuzlanan memleketlerde ortaya cikiyor. Orada sikinti olacagini sanmam.

Uzun sure bineceksen, al sat derdin olmayacaksa mazda guzel arac.
0
cooperr
(15.06.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.