[]

bir arkadaşımla ilgili

6 yıldır aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım var, 30'larında bir kadın. kendisini ilk gördüğümde elindeki dosyaları masaya fırlatıp 'her işi bize yaptırıyorlar, bıktım' diye öfkeli öfkeli söyleniyordu. öyle ki beni fark etmemişti bile. o gün 'kusura bakma, bugün sinirliyim'le başlayan süreçte 6 yılda sürekli istanbul'u ne kadar sevmediği, doğada ne kadar mutlu olduğunu dinliyoruz. yazları izinlerinin üzerine ücretsiz izin alıyor uzun süre gelmiyor. geldiğinde sürekli denizi anlatıp, istanbul'da yaşamanın ne kadar zor olduğundan bahsediyor. bir şey hakkında güzel şeyler söylersem 'siz dayanıp seviyorsunuz işte, ben hiç mutlu olamıyorum kapalı mekanlarda'diyor. 'nasıl çalışıyorsun, nasıl dayanıyorsun' cümleleri sanki iyi bir özelliğimi övüyormuş gibi görünüyor ama aslında kendisini özel hissettiğini fark ediyorum.'sen duygusuz da yaşayabiliyorsun ne güzel', 'istemediğin halde oturup işlerini bitiriyorsun, ne güzel' cümleleri.. kaldı ki ben çalışmayı çok severim ve önceki işlerimle kıyasladığımda inanılmaz basit ve rahat bir işimiz var. geçenlerde ayağını sakatlamış birini gördüm yemekhanede, gittim 'siz oturun ben yemeklerinizi masanıza getireyim' dedim. dediğim gibi yaptım. masaya döndüğümde 'aaa senin hislerin varmış demek'diyor. bu arada ben yıllardır koruma altındaki bir grup çocuğa gönüllüyüm vs..hissiz dediği insanı tanıyın diye diyorum.

dün aylar sonra ilk kez işe geldi, 1 günlüğüne. yüzünden düşen bin parça.hemen yazlığa dönmek istiyormuş. 'çalışma istersen' filan diyorum. o da asla bir seçenek değil. sürekli amirine kızgın, arkadaşlarına kızgın.. sinirlendiği zaman da bana çok laf sokuyor bu arada.

soru değil aslında yazarken fark ettim, bilmiyorum böyle insanlar var mı karşınızda.. çalıştığım, hayata adapte olduğum, çalışmayı sevdiğim için duygusuzlukla, bir odaya kapatılıp ses çıkarmamakla itham ediliyorum mesela. ilginç geliyor. 'buraya gelip yazacağına arkadaşına söyle' demeyin diye açıklayayım, çok kez belli de ettim söyledim de. verdiği rahatsızlığı asla görmüyor.

 
surekli bir seylerden sikayet edip sikayet ettiklerini degistirmek icin hicbir sey yapmayan insanlarla arama mesafe koyuyorum bir suredir, daha iyi gidiyor her sey. sana da oneririm.


  • fakyoras  (17.06.20 14:47:24) 
halk arasında buna special snowflake syndrome diyoruz. koşarak kaçarım.


  • rusalka  (17.06.20 14:49:50) 
Tipik bir herkes benim gibi olsun vakası. Kendi memnuniyetsizliğini sizi iğneleyerek bastırmaya çalışıyor gibi geldi. Sizi huzursuz hissettiriyor bu kişi, o yüzden mesafe koymak +1


  • kostüm çok güzel prenses misiniz  (17.06.20 14:53:43) 
tipik bir enerji sömürücü. uzak dur, mesafe koy. sa, as.. çiçek olur çiçek.


  • foolrules  (17.06.20 14:55:32) 
yukarıdaki tavsiyelere ek olarak siz de biraz işi dalgaya alın. böyle anlarda kendisine takılıp ciddiyetten uzaklaşmak iyi olur.


  • MtKrt  (17.06.20 14:56:11) 
MtKrt +1
ben dalga geçmeyi çok seviyorum bu tiplerle. yeri geldiğinde onu ondan çok öv ki dalga mı geçiyorsun yoksa ona göre muhteşem olan özelliklerini fark mı ettin anlamasın. böyle yapınca yüzlerinde bir ifade oluşuyor, önce hoşuna gidiyor sonra "acaba mı lann" diye "hık hık" ediyorlar. işte onu gördüğün an keyfin yerine gelicek, daha sürdürülebilir bir yaşam alanına kavuşacaksın.

  • Bruce  (17.06.20 16:00:02) 
Eğer şikayet edip bunu değiştirmek için uğraşmıyorsa,yani kafamı açıyorsa mesafe koyarım


  • shredd  (17.06.20 16:22:17) 
her ofiste en az bir tane vardır bu toksik insanlardan. eski çalıştığım şirkette kandilde dağıtılan simitlerin sayısı azaldı diye olay çıkarıp insan kaynaklarını darlayan iş arkadaşım dahi oldu.

bu tür insanlara gökten melek indirseniz, kanadındaki tüyün parlaklığından dahi şikayet ederler. değiştirmek ya da anlamak için uğraşmayın derim ben. yavaş yavaş mesafenizi koyup sizin de hayat enerjinizi emmesini engelleyin.
  • mcsword  (17.06.20 16:29:36 ~ 16:30:08) 
O sana nasıl davranıyorsa sen de ona öyle davran.
Yavaş yavaş kemir onu.

  • chitosan  (17.06.20 16:58:32) 
bu toxiclerden her yerde var. hayatlarını değiştirmeye ne güçleri, ne enerjileri, ne de yetenekleri vardır ama her zaman söylenirler. vır vır vır konuşmayı bilirler sadece. bu tiplere kendini daha iyi bir yerde görmek istiyorsan bunun için oturduğun yerde çene çalmak yerine hedefine ulaşmak için çaba sarfetmelisin deyip geçmeniz lazım. çok ciddiye almamak lazım.


  • golgi aygıtı  (17.06.20 18:06:51) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.