[]

Yasaklar kalktı, geç saatte dışarı çıkar mısınız ?

Bugün itibarıyla yasaklar kalktığı için açık mekanlara gidecek misiniz ?




 
hayır.


  • trajikomix  (01.07.21 22:53:56) 
kalabalık ve herkesin bağırarak konuştuğu kahkaha attığı (virüs saçılması) yerlere gitmeye hala korkuyorum. sakin ve bahçeli-balkonlu yerlere gidiyorum. dün gittim, çoğu yer dün gece açmıştı


  • avatar is back  (01.07.21 22:54:40) 
mekanlara gitmem de arabayla turlamaya çıkarım diye düşünüyorum.


  • sutlu nescafe  (01.07.21 22:56:15) 
barlar kulüpler falan da 7/24 açık mı şimdi?


  • inancsiz deve  (01.07.21 22:57:17) 
deve halihazırda 24 saat açık olan her yer evet açık ve pazar yasakları da artık yok hiçbir yer için.


  • Avoiding The Puddle  (01.07.21 23:02:17) 
Evet. Yani böyle kapalı bar tipi yerlere hala gitmem (dorock gibi eskiden de sevmezdim havasız ortamları) ama açık havadaki her türlü mekana giderim (before sunset tarzı)


  • roket adam  (01.07.21 23:05:11 ~ 23:05:40) 
2.dozu olmadan güvenmem ben ya


  • inancsiz deve  (01.07.21 23:20:27) 
2 doz aldim ve hayir. Zaten virus oncesi de cok mekan mereaklisi degildim. Su anda da para biriktirmeye calisiyorum.


  • hot potato  (01.07.21 23:25:08) 
iki doz sinovac üstüne bugün 3. doz olarak biontech oldum. Mekanlara giderim fark etmez de gidecek zaman, nakit ve beraber gidecek arkadaş bulmak lazım :d


  • nundu  (01.07.21 23:27:31) 
Bugün evden çıkmadım ama bundan sonra çok basık publar falan dışında çıkarım diye düşünüyorum. 2 kez covid geçirdim ve 5 gün sonra 2. doz aşımı oluyorum. Hep çok dikkat ettim ama artık benden bu kadar sjsjs


  • ms brownstone  (01.07.21 23:29:27) 
moda sahilde oturduk dun gece.


  • eksi sozlukte eksiyen adam  (02.07.21 08:50:21) 
Ben de çıktım, iyiydi, özlemişiz.


  • Kahir ekseriyet  (02.07.21 12:04:30) 
[]

Gerçekten de Kuzey Amerika'yi ilk olarak vikingler mi kesfetti ?

Assassin's Creed Valhalla oynarken aklima gelen sey.

Tarihsel bulgular isiginda vikingler bunu yüzlerce yil önce gerçeklestirdi diyebiliyor muyuz ?


 
  • duyurukullanıcısı  (01.07.21 20:02:55) 
evet kanada'nın new foundland eyaletinin st.johns bölgesine geldiklerini okumuştum bir kitapta daha coğrafi keşifler olmadan.


  • bohr atom modeli  (01.07.21 20:58:47 ~ 20:59:04) 
spoiler olacak ama vikings dizisinin sonunda da floki(izlandayı keşfeden adam) amerikayı keşfetmiş olarak gösterildi. 8-9. yy falan

hatta rönesans döneminde italyan denizcilerin de gidip geldiği biliniyor.

chris columb kapsamlı olarak keşfe çıktığı için resmi olarak kaşifi sayılıyor.

kim bilir daha neler olmuştur tarihi belgelerin yazmadığı
  • inancsiz deve  (01.07.21 23:15:55) 
[]

Bir avukat sahip olduğu hukuki bilgi ile davanın seyrini değiştirebiliyorsa

Şu hâlde, hukuki bilgisi hakimden çok daha ileride diyemez miyiz ?

Hukukçu arkadaşların yorumunu merak ediyorum.


 
Savcidan veya karsi avukattan dersin de hakim niye anlamadim?

Hukukcu degilim
  • proletarier aller lander vereinigt euch  (01.07.21 00:05:41) 
davanın türüne göre değişir.

ceza davasıysa evet diyebiliriz çünkü resen araştırma ilkesi var. hakim değil avukat davanın seyrini değiştiriyorsa hakimden ziyade avukat araştırmış ve bir şeyleri değiştiriş diyebiliriz. (tabi burada mahkemelerin iş yoğunluğu nedeniyle dosyayla ilgilenememesi ihtimalini saymıyoruz) ama bu durumun bilgiyle ilgili olduğunu sanmıyorum.

hukuk davasıysa bunu diyemeyiz çünkü taleple bağlılık ilkesi var. hakim olaylara müdahale edemiyor. hatta bir tarafın lehine işlem tesis ettiğinde ihsası rey yasağıyla karşılaşabiliyor.
  • trajikomix  (01.07.21 00:05:55 ~ 00:06:43) 
prol sonuçta tokmağı vurup, "yaz kızım" diyen kişi hakim.

Gerçi Türkiye özelinde düşününce evet, hakimler sadece boş sandalye doldurmak için var o doğru.
  • Avoiding The Puddle  (01.07.21 00:13:01) 
@trajikomix hakim usul kurallarını talep olmasa da uygulamak zorunda. Bazen bilgisizlik nedeniyle uygulamıyorlar.

Hakim ayda 500 çeşit davaya bakıyor. Herşeye hakim değil. İstese de hakim olamaz :)
  • Mistyimage  (01.07.21 00:21:54) 
avukatın her zaman hakimden daha çok dosyaya hakim olmasına gerektiğine inanırım.

hukuki bilgisi olarak değil de dosya içeriğine avukat hakime göre daha çok hakim oluyor diyebiliriz.zira hakimlerin iş yükü çok fazla.ufak ayrıntıları gözden kaçırabiliyorlar.
  • drako  (01.07.21 10:21:55 ~ 10:23:20) 
[]

Duyuru'daki öğretmenlere bir soru.

Tüm öğrencilerinizin isimlerini ve hatta soy isimlerini nasıl aklınızda tutabiliyorsunuz ? Bunun özel bir sırrı falan mı var ?




 
Kendiliginden oluyor. Bi kisminin ana babasinin ismini bile ezberlemis oluyorsunuz hatta :D


  • invictae  (30.06.21 18:47:25) 
Zamanla anne babasının adını bile ezberliyorsunuz. Birkaç ayda oturuyor.


  • ruhen hastayim ben  (30.06.21 20:21:34) 
sınıf listesi oluşturulurken göz atıyorum isimlere. bunu aslında isim öğrenmekten ziyade yaş ortalaması ve eğitim seviyesini analiz etmek için yapıyorum. o esnada isimlere de aşina olmaya başlıyorum tabii.

dersler başladığında her gün yoklama alıyoruz zaten. yoklama sayesinde isim soy isim oturuyor.
  • dimpled  (30.06.21 22:36:11) 
[]

Euro 2020 saha reklamları

Neden hepsi rengarenk ? Booking, Toyota, TikTok reklamları falan ?




 
Pride month olduğu için


  • amugochi  (28.06.21 22:19:39) 
[]

İlk Çağ'ın, Orta Çağ'dan daha ileride olması

Tarihsel kronoloji olarak değil elbette, toplumsal, felsefi ve bilimsel olarak. Bunda da Antik Yunan'ın ve Roma İmparatorluğu'nun etkisi çok büyük şüphesiz.

Bu durum bir tek bana mı tuhaf geliyor ?

Sonrasında gelen Orta Çağ'da savaş, kan ve feodalite dışında hiçbir şey yok...

 
daha genel düşünülüyor ilerleme bence. evet ilk çağda ufak yunan şehir devletleri ve romanın merkezi ve belli başlı bazı şehirleri daha ileride gibi görünsede dünyanın kalan diğer kısımlarında ve imparatorluğun da bizzat genelinde gene kölelik vb. yaygın aynı şekilde karanlık zamanlardı. orta çağda en azından rönesans ve reformla daha genele yayıldığını düşünüyorum.


  • fff02561  (20.06.21 18:04:21) 
Batı'ya göre düşündüğünüz için öyle, doğu toplumları orta çağ'da oldukça ileri seviyedeydiler. Ayrıca orta çağı bir geçiş dönemi olarak görmek gerekiyor, doğum sancısı gibi. Rönesansın reformun başlaması için orta çağ'da yaşananların yaşanması elzemdi.


  • rose parks  (20.06.21 18:07:55) 
ff25 Hocam yalnız Rönesans, Orta Çağ'ın bitimine denk geliyor (yaygın kanıya göre), ki bana sorarsan Fransız Devrimi'ne kadar Orta Çağ bir şekilde devam etti, keşifler devrinde bile.


  • Avoiding The Puddle  (20.06.21 18:10:03 ~ 18:10:41) 
Bunlar milli egitim bakanligi hayat bilgisi kitaplarinda yazildigi gibi keskin ayrimlar degil ki. ilk cag orta cag falan, o tarih anlatimini yazan kisilerin basitlestirmek icin kullandigi araclar. baska tarih yaklasimlari da baska donemler uydurabilir, bunlar da herhangi bir cografyaya veya topluma gore degisebilir.

Meslea surada bunun ornekleri var, ki bunlarin disinda onlarcasi vardir: en.wikipedia.org
  • hot potato  (20.06.21 18:12:25) 
rose argümanında haklısın fakat ben başlıktaki önermeyi sadece batı medeniyetiyle sınırlamadım. Yakın dönemlerdeki Mezopotamya ve Antik Mısır da astronomi ve diğer bazı bilimlerde çok ilerlemişlerdi, ki Antik Mısır'ın dünya kültürüne etkisi Helen dönemi ile zirveye çıkmıştır.


  • Avoiding The Puddle  (20.06.21 18:19:31 ~ 18:22:26) 
“Although evidence is sparse, it can even be argued (as Marx and Engels, incidentally, did argue, for example in The German Ideology), that the result was a destruction of productive forces, a regression from the development of Roman antiquity. At any rate, long after the ‘crisis’, indeed after the better part of a millennium, the level of material life remained very low; and economic growth, when it did occur, for a long time was based not so much on the improvement of productivity as on the ‘extra-economic’ logic of a war economy, the logic of coercive appropriation and pillage.” (Wood E. M., 2003, p. 131)

Yani bu ilerlemeci teknolojik determinist sayısalcılara çok inanmamak lazım. İlgili kitap Ellen Meiksins Wood'un "Kapitalizm demokrasiye karşı" kitabı. İçindeki bir iki makale bu konuyla ilgili.
  • prole  (20.06.21 18:20:06 ~ 18:23:09) 
Aslında tuhaf değil. Bunu çeşitlendirmek mümkün. Resim sanatı olarak da Orta Çağ bugünden daha ileride sayılır. Bugün Mona Lisa düzeyinde resim çıkıyor mu? Bunu mimarlık için de düşünebilirsin, müzik için de düşünebilirsin. Bunun sebebi bazı konuların zaman zaman yükselişe geçip bazen etkisini yitirmesi.


  • dissendium  (20.06.21 18:39:45) 
Orta Çağ'ın "geri" olduğuna dair temelsiz bir inanç var, ama aslında böyle bir şey yok.

Bu inancın temel sebebi, rönesans yazarlarının Roma'yı (ve Antik Yunan'ı) idealize etmesi. İşte senato vardı demokrasiydi şuydu buydu, o yüzden iyi, Orta Çağ'da da kilise hakimdi, o yüzden "karanlık" dönemlerdi, biz de "aydınlanmayı" getiriyoruz gibilerinden bir propoganda var. Bu muhabbetin çıkış noktası bu yani.

Misal insanların orta çağ'da dünyanın düz olduğuna inandığı çok yaygın bir aydınlanmacı yalanı. Böyle bir şey yok, ama propoganda.

Ayrıca "orta çağ" terimi de buradan geliyor, yani "Roma'nın çöküşünden bizim gelişimize kadar olan dönem" gibi.

"İleriliği" nasıl ölçeceğimiz zor bi soru, o yüzden onu geçiyorum. Ama "savaş, kan ve feodalite" dışında bir şey yok demişsin, ona ilişkin bi kaç örnek vereceğim:

En basitinden, 11. yüzyılda Avrupa'da bugün adına "üniversite" dediğimiz şey icat ediliyor. Bu kurum günümüze ulaşmamış olsa da, insanlığın en büyük icatlarından birisi. Ve orta çağ'ın bir ürünü :)

Thomas Aquinas ve Dante Alighieri gibi filozoflar var.

Mimari açıdan mesela Köln katedrali var, içinde köle dövüştürmek için inşa edilen kolezyumdan çok daha etkileyici bir yapı bence. Zaten orta çağ'da da kölelik yok, serflik var, daha iyi bir sistem yine Roma dönemine göre.

Yani günümüzde ortalama ömür daha uzundur falan tabi, teknoloji sürekli gelişiyor da, Orta Çağ'ın "çok korkunç bir dönem" olduğunu düşünmek için nasıl bir sebebimiz var bilmiyorum ben.
  • plutongezegendegilmi  (20.06.21 19:41:07 ~ 21:44:09) 
İnsanlık tarihi doğrusal olarak sürekli gelişen bir tarihe sahip değil. Hegel'e ve Marx'a göre inişleri çıkışları çöküşleri olabiliyor.

Ancak Orta Çağ hem düşünce hem de bilim, teknolojik olarak İlk Çağın ilerisindedir. Birçok düşünür Orta Çağı över. Yani kan gölünden ibaret değil.
  • kullanilamayan ruhumuzlar  (20.06.21 20:51:52) 
Bu batı eksenli tarih düşüncesi için böyle.

Dönem dönem dünyanın denge ve bilgi merkezleri değişimiş.
İlk çağ'da aslında sadece antik yunan'da değil, doğu akdeniz bölgesinde ciddi bir hareketlilik var. Mısır, Fenike, Sümerlerin yaşadığı bölgeler bu dönemde oldukça hareketli. Keza doğuda Çin öyle.

Ne zaman ki orta çağ geliyor, Avrupa, doğu roma biraz geriliyor. Burada Roma'nın çöküşü ve ortaya çıkan siyasi ve kültürel boşluğun da etkisi var.

Ama bu çöküş Avrupa için böyle. Doğuda özellike islamiyet'in ilk dönemlerinde dinin birleştirici ve bir ülkü birliği sağlayıcı gücü sayesinde büyük bir kültürel zenginlik oluşuyor. İslam deyince bugünün. bakış açısıyla düşünmeyin. Sadece islam coğrafyasında da değil, hindistan, doğu asya uçuyor gidiyor. Bu arada ilk dönem islam kültürü çok daha açık ve bilimsel gelişmeye daha meraklı. Eğer biraz incelerseniz, bu dönem yaşanan fikir zenginliğine hayret edebilirsiniz. Bugün bile söylediğinizde linç edilebileceğiniz yorumları yapan alimler, sorgulayan felsefe geliştiren insanlar var.

Düşünün platon'a "eflatun" denmiş ve benimsenmiş bu coğrafyada.

O antik yunan'ın, mısırın bütün eserleri arapça, farsça, türkçe, hintçe gibi doğu dillerine çeviriliyor. Avrupa karanlıktayken aydınlanma hareketi doğuda devam ediyor. Hindistan'da, İran'da, orta doğu'da özellikle matematik, mimari, mühendislik, felsefe ve sağlık alanında çok ciddi gelişmeler yaşanıyor.

Özellikle matematik ve geometri... Yani bu ikisi mısır ve antik yunan'da temellendi. Sonra bir anda 1000 yıllık boşluktan rönesans'a zıplanmadı. Antik yunan ve mısırlıların matematikle ilgili temelleri, doğu dünyasına ulaştı.

Doğuda özellike Hindistan ve İran dolaylarında modern matematiğin doğmasını sağlayacak gelişmeler yaşandı. Bugün kullandığımız birçok kavram bu tarafta bulundu. Algoritma aslında oldukça doğulu bir kelimedir mesela. (el-goritm)

Orta çağ avrupası kiliseyle boğuşurken doğu gerçekten ilk çağın mirasının üzerine çok tuğla koydu.

Sonra güç dengeleri yine değişti. Batı ticaretle, göçlerle, savaşlarla, doğudaki bilgi akışından yavaş yavaş etkilendi. İlk çağda gelişen düşünceleri, daha da gelişmiş olarak yeniden elde etti. Şimdi de batı bu mirasın üstüne inşa etmeye devam ediyor.

Bakalım dengeler değişecek mi?
  • anten  (21.06.21 13:50:14 ~ 13:53:58) 
[]

Diablo II Resurrected'dan beklentileriniz/hakkında görüşünüz ?

a) Oyun zaten remake, yeni değil daha evvel de oynadım ama tekrar 2000'lere geri dönmek bence hoş olacak.

b) Daha önce hiç oynamamıştım ama yenilenmiş grafikleri ve içeriğiyle oynamayı heyecanla bekliyorum.

c) Maalesef action-rpg sevmem ama balki bir göz atarım.

d) İsmini duydum ama konsol oyunları ilgi alanıma girmiyor.

e) Diabl...ney ? (oyunlardan hiç anlamıyorum).

 
Valla ben bi iki sene once tekrar gaza gelip baya bi saat gommustum. O beni doyuma ulastirdi o olmasa resurrected alirdim ama smu an zor


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (19.06.21 21:23:10) 
Diablo 2'yi milyon kez bitirmişimdir. Remaster'dan hiç umudum yok. Grafikleri beğenmedim, o gotik/karanlık atmosfer gitmiş, pırıl pırıl bi ortam gelmiş. Yeni oyunların grafiklerinden şikayetçiyim zaten, ışık işini beceremiyorlar bence.

Diablo 3 ve Warcraft Reforged rezaletlerinden sonra blizzard'a küstüm. Daha da oynamam.
  • plutongezegendegilmi  (19.06.21 21:51:06) 
Pavyon gibi ışıl ışıl yapmazlarsa alır oynarım. Belli dönemlerde çocukluğumun oyunlarını dönüp birkaç gün tekrardan oynuyorum eskisi gibi ona gömecek haftalarım olmasa da açar birkaç gün oynarım.


  • nickimin hakkini veremedim  (19.06.21 23:39:12) 
[]

Yemeksepeti nasıl 20 yaşında olabiliyor ki ?

2001 yılında internet yaygın değildi, internet siparişini geçtim. 20 yıl önce kurulmuş olması bir bana mı tuhaf geldi ?




 
Evet. Bana tuhaf gelmedi.

Ekşi sözlük de 1999 yılında kuruldu. O zamanlar internet gayet vardı. Şimdiki kadar her eve girmiş olmasa bile o dönemde internet cafeler falan da vardı.
  • himmet dayi  (16.06.21 18:33:53) 
Şirketimi 7 yıl önce kurdum, 2 yıldır faalim. O hesap :-)


  • Deathrow  (16.06.21 18:33:56) 
yalnız yemeksepeti X yıl önce kurulup Y yıl faal şeklinde değil 2001'den beri faal bir site.
buyrunuz Wayback Machine'den 2001 halinin görüntüsü:
tinyurl.com
  • nahtoderfahrung  (16.06.21 18:35:44 ~ 19:12:30) 
Hocam 2000'lerin başı size sanki yakınmış gibi gelse de aslında cidden uzun bir zaman öncesi. Teknolojik olarak en azından.

O zamanlar biz tüm siparişleri telefonla veriyorduk. Ne internet bugünün interneti ne de yemeksepeti bugünün yemeksepetiydi.

10-12 yıl öncesi ok ama 20 bana abartı geldi.
  • Avoiding The Puddle  (16.06.21 18:55:02) 
Side project olarak başladığı zamanı kastediyorlardır. Hatta muhtemelen şimdikinden çok farklı bir sipariş iletme süreçleri vardır (telefonla aramak gibi vs.)

Çünkü değil 2001, 2009-2010 yılında çok benzer bir uygulamayı, esnaf internet kullanmadığı için yapmaktan vazgeçmiştik. İnternet diyince "hee duyduk öyle bişey" demişlerdi.
  • plutongezegendegilmi  (16.06.21 19:01:41) 
Zaten kimse 2001'de Yemeksepeti 128 milyar dolarlık bir şirketti demedi. 2004'te ilk kez bir günde 1000 sipariş almışlar. Bu o döneme göre önemli bir başarı. Uzun süre boyunca da türünün tek örneğiydi Türkiye'de. Daha yeni yeni rakip şirketler çıkıyor (getir yemek örneğin). O dönem herkesin internete erişimi yoktu belki ama özellikle şirket çalışanlarının ofise yemek söyleyebileceği bir platform olduğu için gayet mantıklı bir girişim.


  • himmet dayi  (16.06.21 19:03:07) 
Aradığım cevap sizinki pluton hocam, yoksa bu işleri bilen zaten 2000'lerin başındaki internet olgusunun bu tarz hizmetler için ne kadar ilkel kaldığını bilir:)


  • Avoiding The Puddle  (16.06.21 19:05:35) 
2001'de bugünkü gibi değildi elbette ama kullanıyorduk biz, sadece İstanbul'da aktifti o zamanlar sanırım, 2002 yılında en iyi web sitesi ödülü almıştı Altın Örümcek'te.


  •   (16.06.21 19:12:55) 
O zaman şimdiki kadar büyük değilmiş aöa kullanılıyormuş. İlk girdilerin tarihlerine bakın:



eksisozluk.com
  • playing star again  (16.06.21 19:16:57) 
99-2000 civarı kangurum.com vardı migros'un online alışveriş sitesi. gayet de mümkündü ve televizyonda reklamları çıkardı hep.

bence şaşırtıcı değil.
  • bohr atom modeli  (16.06.21 19:18:06) 
Gayet faaldi, beyaz yakalar, eksiciler kullaniyordu.

Internet ilk moda oldugu zaman teknoloji meraklilari internette cogunlugu olusturuyordu, bunlarin telefonu kredi karti her seyi vardi.

Hatta o zamanlar tonla eticaret sitesi de vardi tv'de reklamlari donerdi. Renksiz ekran Wap'tan girer takilirdik
eksisozluk.com

O zamanin internet alemi su ankinden cok daha hareketliydi,
Simdi 3 tane tekel icinde sekip duruyoruz.

Google'dan once turk arama sitesi bile vardi.
eksisozluk.com
  • divit  (16.06.21 19:58:12) 
2002 yilinda yemek siparis verdigimi hatirliyorum (isyerinden)
ama kredi karti ile mi oduyorduk onu hatirlamiyorum. sanirim kapida nakit ya da pos ile oduyor olabiliriz. cok net hatirlamiyorum. zaten ilk sloganlari "kredi kartiniz bizi hic ilgilendirmiyor" gibi bir seydi. muhtemelen siparisi restorana iletip komisyon aliyorlardi. odemeyi restoran kuryesi aliyordu. sonradan online odemeyi falan entegre etmislerdi dogal olarak.

ama simdiki gibi dusunmeyin tabi simdi uygulamasi var mobil stesi var falan. o zaman sadece web arayuzu vardi ve bu kadar yaygin ve populer degildi. ama vardi
  • exlibris  (16.06.21 19:58:13 ~ 20:01:41) 
zaten yemeksepetinin temeli 99 senesi falan olmalı. e-ticaret bu kadar yaygın değildi ama 99-2000 zamanında alışveriş yapılıyordu. ilk zamanları bilgisayar, internet olmayan restoranlara panasonic fax kurup siparişleri fax çekiyordu.


  • phonex  (16.06.21 20:08:38) 
Divit +1

İnterneti ve siteleri şimdiki gibi düşünmeyin tabii. Ama başlarda sadece çok ilgililer vardı ve mesela benim çevremdeki herkes geocities üzerinden websitesi yapmaya çalışıyordu, icq kullanıp mesajlaşıyorlardı, ilgili olan tam ilgiliydi yani. İnternete gerçek isim ve adres vermek tabuydu o zamanlar, Yemeksepeti onu kırmakta zorluk çekmiş olabilir ama zaten İstanbulda az kişiyle başladık bağımlı belli kişiler var diyordu kurucusu.

Ha şu var, işletmelerde internet yoktur evet. Tahminen diğer arkadaşların dediği gibi, online gelen siparişi telefon veya faksla iletiyorlardır.
  • nhk ni youkosu  (16.06.21 23:07:25 ~ 23:10:16) 
[]

Birden fazla kıza ilgi duyabilme/sevdalanma sorunsalı

Bir ben mi böyleyim bilmiyorum ama uzunca bir süredir "polyamory" tadında her gördüğüm veya tanıştığım kıza, genel anlamda tutulabiliyorum kolaylıkla. "Yoklukta olduğun için olabilir mi" diyecekler için de yazayım, iki flörtüm ile takılırken bile "üçüncü birisi neden olmasın" kafasındaydım.

Kadınlara duyulan zaafın da ötesinde birden fazla kızla sevgili olmak gibi dizginleyemediğim duygularım cereyan ediyor, öyle romantik, şıpsevdi biri falan da değilim halbuki sadece birden fazla kadını eş ölçüde sevebilme yetisi diyelim. Var mıdır sizde de böyle şeyler ?


 
Çok kadın hiç kadındır oğlum yalnızlıktır sonu hshs.

Ya şöyle ki bir kere aşık oldum dünya üzerindeki bütün erkekler kadın gibi oldu sanki. Hiçbiri ne çekici geliyordu ne bir şey. Insan aynı anda birkaç kişiden hoşlanabilir belki ama sonra biri aklını alır gözü kimseyi görmez.
  • turkce konusan uzayli  (28.04.21 23:26:53) 
sevdalanma falan sizin hikayeniz değil gibi tek eşlilik savunucusu olarak benim sevda anlayışımla bir alakası yok. bu bir yeti de değil. eğer böyle bir eğilim varsa bence asıl mevzu partnerlerinizle paylaşmak ve onaylıyorsa ilişkilerin yaşanması. poligami -illa evlilik anlamında söylemiyorum- bence nispeten bastırıldığı için bu kadar ilginçmiş gibi görünüyor. göründüğünden daha yaygın bir durum olduğunu düşünüyorum. ama sağlıklı bulmuyorum. tatminsizliğin ardında başka nedenler de arayabilirsiniz ya da aldatma olayına bulaşmadan ilişkilerinizi kurabilirsiniz.

ayrıca flörtler olarak bahsetmişsiniz ama sevgiliniz/eşiniz oldu mu hiç? belki de hiçbirini tam yapamadığınız için bu yeni biri isteği geliyor. kaldı ki iyi ilişki içindeki birinin kaygılanıp zaman ayıracağı şeyin başkalarına yürümek olduğunu hiç sanmıyorum ya. yalnız insanlar bile üşeniyorken
  • ala09  (29.04.21 02:24:13) 
Bu flört işini kim uydurduysa Allah belasını versin. İki sevişip bir şey olmamış gibi takılma olayında en çok kadınlar üzülüyor. Bu flört işinin bitmesi lazım, direkt sevgili olur musun olmaz mısın sorulması gerek. Kadınlar dik durursa bu konuda taviz vermezse bu flört ediyorum erkeğinden kurtuluruz, bakalım üç dört flörtü olan erkeğin bir tane sevgilisi olabilecek mi?


  • Hallegadola  (29.04.21 09:08:40 ~ 14:02:23) 
İnsanların bu saçma davranışlarina kılıf araması da günümüz dünyasınin handikaplarindan.biri gelse ben hırsızlık yapmaktan zevk alıyorum dese herkes aa olabilir demez bu insanı dışlar bence bu zihniyetteki insanlardan farkınız yok yanlisiniza kılıf aramayın kendinizi olgunlastirin.


  • bugunolmadiamayarinkesinolacak  (29.04.21 11:05:40) 
Yazdıklarından, birden fazla kızla sevişmek gibi bir özel isteğin olmadığını istediğinin sevgili olmak olduğunu anlıyorum. Bu genel erkek fantazisinden sapan bir durum. İlginçmiş. Altını çizmek istedim sadece.


  • twelfth  (29.04.21 11:35:34) 
[]

Hiç 'mantarlı şatobiryan' yediniz mi ?

Ben hiç yemedim ve tadını çok merak etmekteyim, nasıl bir şey ? Tarif eder misiniz ?




 
şatobiryan dediğin şey kalın kesilmiş bonfile. yani dilim şeklinde değil de, küp gibi kesiyon, şatobiryan oluyo. böyle için pembe kalacak şekilde pişirip üstüne de kremalı mantar sosunu dökünce o dediğin oluyo işte.

ben de yemedim ama yesem de fark yaratacak ooo bu neymiş yaa dedirtecek bir şey olduğunu sanmıyorum.
  • kibritsuyu  (12.11.20 15:52:44) 
Küp şeklinde falan değil. Şatobiryan bütün bonfilenin daha da yumuşak olan orta kısmından çıkan parçanın pişirilmesinden elde edilir. Ama özünde bonfiledir yani. Mantar sosunun lezzetli olması da mantarın türüne bağlıdır. Y.dışında bazı mantar türleri var ki çakıl taşının üzerine dök onu da yedirir, o kadar lezzetlidir.


  • dougsampson  (12.11.20 16:39:11) 
O aşırı lezzetli mantarların hepsi Turkiyede de yetisiyor, ancak bilen yok.


  • JohnOakley  (12.11.20 16:45:48) 
Mantarlı Fileminyon daha güzel olur
Bilgisayar mühendisliği okurken, okulun turizm bölününden yemek dersi almıştım seçmeli :)
Orada öğretmişlerdi.

mantar sosu yapmak çok basit
mantarları kes, kapaklı tavaya sığmayacak kadar çok koy
kapağını kapat bekle, suyunu salınca
un, süt, karabiber

eti de yaparken
1 kere çevirmek bu işin püf noktaıs
eti attın, üstü de pişmiş et rengine gelene kadar bekle.
sonra çevir 1 2 dk bekle
  • summatinyourteeth  (12.11.20 16:46:12) 
yahu küp dediğim bildiğiniz anlamda küp değil, yani etin sağını solunu doğrayıp altı yüzeyi de birbirine eşit karelerden oluşan geometrik şekil olan küp yapmıyorsunuz. bunu artık anlarsınız sanmıştım ama küp değil denmişse ne demek istediğimi illa açık açık yazdıracaksınız.

yani dilim dilim değil anlamında. böyle o şeklin adı ne olur bilemedim. silindir mi diyeyim, prizma mı diyeyim, ne diyeyim. bütün bonfileden 10-12 cm. genişliğinde bir parça çıkarırsın, o olur. hani nusret böle bonfilenin ortasından kocaman kesip havaya atarak pıçağı saplıyo ya o işte. ben küp diyim siz anlayın artık, dilim dilim değil demek istiyorum yani. dilim yapınca madalyon mu ne oluyor.

aha şu işte: i.ytimg.com küp değil, üçgen prizma. ya da artık ne derseniz adına.

fileminyon da aynı bonfilenin ortasından değil de incelen kuyruk tarafından kesileni. temelde aynı şey. şimdi küp diyince ona da değil dersiniz, onun da şekli koni gibi, piramit gibi bişey oluyor.
  • kibritsuyu  (12.11.20 17:07:16 ~ 17:11:23) 
Bir gün gerçekten iyi para kazanan biri olursam ilk yapacağım şeylerden biri beş yıldızlı otele gidip, her akşam açık menüde bunu yemek olacak...


  • Avoiding The Puddle  (12.11.20 17:12:49) 
chateaubriand su sekilde lop bir et parcasi ve iki kisilik hazirlanir, tadini nasil tarif ederiz bilmem ama kucuk detaylar asagidaki gibi

i.ytimg.com

servis edilirken dilimlenir ve bonfile seklinde tabagina konur,

yaninda garnitur olarak, sote mantar, brokoli, havuc, pataes gibi buharda pismis sebzeler de verilir, sos olarak da bernaise sos ile servis edilir.

afiyet olsun
  • exlibris  (12.11.20 19:49:14) 
[]

Dolar/Euro yükselir mi ?

Düsme egilimine girmis sanirim, tekrar yukselir mi ? 10 liraydi Euro geçen hafta...




 
faizi sağlam arttırırlarsa bi süre artmaz diye tahmin ediyor millet.


  • glamdr1ng  (11.11.20 17:37:30) 
neden yükselmesin, mucizevi bir şekilde ekonomimiz yükselişe geçip, faiz ve enflasyon değerleri olumlu yöne doğru, halkın refah seviyesi de iyiye doğru durdurulamaz bir şekilde ilerlemediği sürece artar.
www.eksiduyuru.com

  • gkhncnzdgn  (11.11.20 17:38:28) 
Eğer faiz artırimlari, devletin bütün arabalari iade edip çoğu kişiye araba vermeyip verdiğine de ucuzlardan vermesi, bir çok memur vs kadrolarinda azaltma, diyanet vs gibi gereksiz yerlerin bütçesini azaltma, her ağzını açani içeri atmama, bakanlıklara yetkili kişileri getirme, cani sikilani yurtdışına büyük elçi olarak atamama gibi şeyleri yapacagini düşünüyorsaniz yukselmez.


  • logisticsmanager  (11.11.20 17:48:51) 
Yukselmesi taraftariyim acikcasi. Gecen haftadan beri gelirim 400 lira dusmus.


  • Avoiding The Puddle  (11.11.20 23:00:25) 
Düşecek fakat kimse tarih veremez. Abd dolarının yükselmesinin sebebi iç politika ile fazla alakalı bir durum değil dünya genelinde ABD doları gelişmekte olan para birimlerine karşı değerleniyor.


  • acebi  (12.11.20 01:48:20) 
[]

THY iddia edildiği kadar büyük mü ?

Hani Qatar Airways, American Airways vs. bunlara kafa tutabilecek raddede mi ? Yoksa pek çok şeyde olduğu gibi kolpa bir durum mu bu ? Kartal İHL olayından bağımsız soruyorum.




 
Uculan ulke sayisi olarak dunyada birinci, rota sayisi olarak 6. sirada, ucak sayisi olarak ise 12. sirada.

Bunlar disinda hicbir kategoride (marka degeri, ciro, yolcu sayisi, uculan mesafe vb) ilk 10'da degil.

en.wikipedia.org
  • sertac akin  (07.11.20 15:59:58) 
Kolpalık bir durum yok. 2014'te dünyanın 'en iyi' beşinci, 2015'te de dördüncü hava yolu şirketiydi. Sonrasında bir düşüş var.

Büyüklük tabii sayısal verilerle belirleniyor. sertac akin zaten açıklamış. Bunun duşında hizmet kalitesi olarak bir dönem hep en tepeye oynuyorlardı. Şimdi biraz geride kaldı.
  • himmet dayi  (07.11.20 16:14:41 ~ 16:14:49) 
Transit Yolcu ve aktarmalı uçuş olarak THY önemli bir yerde konumlaşmış durumda. Resmen dünyayı besliyor.


  • put it in your appropriate place  (07.11.20 16:17:21) 
en büyüklerde en iyilerde demekten ziyade "önemli bir konumu var" demek daha doğru olur.


  • rewlack  (07.11.20 19:43:01) 
[]

Dis polikinlikleri(devlet) neden hala kapali ?

Ne zaman acilacak ?




 
devlette açık. daha geçen gittim. Sadece kanal dolgu vs. yapmıyorlar. Çekim yapılıyor.


  • psmstc  (05.11.20 20:04:55) 
Iyi de randevu alamiyorum bi turlu ? Randevu olayi kalkti mi ?


  • Avoiding The Puddle  (05.11.20 20:09:40) 
sadece acil açık demişti biri. @psmstc çekim yapılıyor dediğine göre sadece acil açık, acilden gir, onlar yönlendirir.


  • esref  (05.11.20 21:57:35) 
Devlette çalışan diş hekimi arkadaşım aylardır filtasyonda, en az 6 ay daha böyle olacağını söyledi. O yüzden hastanede çok düşük bir yüzde hasta alıyor, büyük ihtimalle aynı şehirde hastaneden hastaneye bile değişiyordur. Bence de ileri tarihe de randevu alamıyorsanız acilden girmeyi deneyin


  • ats  (06.11.20 11:59:36) 
[]

Mesut Yılmaz'ın vefatı ile ilgili ne düşünüyorsunuz ?

Yeni nesil ANAP nedir bilmese de kendisi bir dönem siyasetinin etkin figürlerindendi ve en azından günümüz siyasetçileriyle kıyaslanamayacak devlet ahlakına sahipti. Artık 90'lar siyasetinden geriye bir Baykal bir de Tansu kaldı hâlâ hayatta olan.

Siz ne düşündünüz ?


 
Tansu Çiller ve Deniz Baykal'la birlikte bugünkü siyasal İslam yönetiminin güçlenmesine neden olan üçlüden biriydi, onun dışında, yaşı yetenler bilir, doksanlı yılların karanlık ve faili meçhul günleri aklıma geldikçe bugünlere şükredecekmiş gibi oluyorum bu arkadaşların sayesinde.


  • angelus  (30.10.20 11:09:45) 
Mesut Yılmaz annemle aynı yaşta. O yüzden biraz korkuttu beni.


  • naksidil  (30.10.20 11:09:52) 
kendisini pek sevmezdim, dick cheney gibi bir adamdır ama ölen birinin arkasından kötü konuşmam. umarım ruhu her neredeyse, huzur bulur.


  • stewie  (30.10.20 11:14:42) 
Bulgaristan'da kumar oynarken yumruklanıp burnunun kırılması olayı geliyor aklıma, bir de sürekli "eeeee" diye konuşması.

Allah rahmet eylesin.
  • John Bloor  (30.10.20 11:33:39) 
Benim icin karanlik bir donemin siyasi figurlerinden. Simdi internet var da kimin ne bok oldugu ayan beyan ortada.

Niyeyse pek ulkesini dusunen bir adammis gibi gelmezdi bana.
  • brkylmz  (30.10.20 11:50:10) 
@angelus’un söylediklerine benzer şeyler söyleyecektim. Ülkeye hep zarar veren insanlardan biri


  • Unde bach canim  (30.10.20 11:51:25) 
Mavi akım projesi.
Oğlunun intiharı.

  • hier kommt die sonne  (30.10.20 11:53:57) 
malum kesim arkasından 'namaza gidenleri sevmezdi' diye kusmuk saçmaya başladı bile. varın gerisini siz düşünün.

sevenlerinin başı sağolsun.
  • heidi'nin dedesi  (30.10.20 12:18:07) 
rizeli olması nedeniyle tanışıklığı olan bir arkadaşın babasının onun yardımıyla bir yerlere geldiğini biliyorum. çocuğu mesut amca geldi mesut amca gitti muhabbeti yapıyordu. çok görgüsüz tiplerdi parayla hava atacak cinsten.

geçenlerde başka bir arkadaşım çocuğun motorla dağıtıma çıktığını gördüğünü söyledi. işler mesut beyli zamanlardaki gibi iyi değil demek ki.
  • bohr atom modeli  (30.10.20 12:34:50 ~ 12:36:21) 
Kimse kusura bakmasin Binali bile bunun yaninda hatip gibi kalirdi. Bir cumleyi 5 dakikada kurardi. Siyaset gibi bir alanda nasil yukseldi, nasil oy aldi gercekten sasilacak sey. Gozluk, akilli, yetkili bir abiye benzeyen bir tipi var ordan yurudu herhalde. Kaygisizlar'da esprisi cok yapilirdi Mesut Yilmaz gibi konusma da anlat su olanlari dogru duzgun falan diye:)


  • speedy  (30.10.20 12:39:51 ~ 12:44:37) 
@angelus +1 kendisi bence türk sağının elitist kesimindendi bence. zeki bir insan olduğunu düşünüyorum. eğer derin devlet varsa tansu çillerle mesut yılmaz bu grup tarafından kullanıldı.


  • mikahakkinen  (30.10.20 15:23:25) 
Ölünün arkasından konuşulur, hatta cenazede sorarlar "nasıl bilirdiniz?" diye. Bu hakaret etme manasında değil tabii ama yanlış yaptıysa da söylemek lazım.

Ben kötü bilirdim...


.
  • kartallar yuksek ucar  (30.10.20 15:42:15) 
akp'nin yıllardır ekmeğini yediği mağduriyetin sebeplerinden biriydi. 28 şubat sürecindeki kararlar, imam hatiplerin ortaokul kısmının kapatılması, katsayı uygulaması aydın doğan karşısındaki durumu vs.. karadenizli siyasetçileri sevmediğim ve başbakan olmasına rağmen galatasaraylı olmasını göze sokarcasına hissettirmesinden dolayı pek iyi hatırladığımı söyleyemem.


  • jepa  (30.10.20 15:52:02) 
(bkz: kör ölür badem gözlü olur)

memlekete gündem lazım, tvlere içerik çıktı, başka bir esprisi yok. negatif yönlerini yazan, 90'larda çocukluk yaşamış herkes az çok bilir.
  • kobretti  (30.10.20 16:48:36) 
Karanlık dönemin karanlık prensi.
Anasol, d-anasol, anasol-m vs gibi ismini sayamayacağım garip garip toplama koalisyonlarda bulunmuş ancak halkın oy verip birinci yaptığı partiye kapısını kapatmış ve ülkenin kaosa sürüklenmesine sebebiyet verenlerden biri.

28 şubatın destekçisi, imam hatiplerin kapatılmasının sağlayıcısı ve kendisini protesto edip hakkını aramak isteyen halka “yarasa” demiş, o dönemki ekonominin çökmedinde payı olanlardan biri, say say bir çok falsosu olan biri.

İki de anektod geldi aklıma, biri kendimle ilgili, canlı olarak yakınen gördüğüm ilk ünlü olması. O zamanlar daha çiçeği burnunda genç bir bakandı, Özal başbakandı. Kabinede popülerdi, belki de bu yüzden çocuk halimle arabada tanıdığım tek siyasetçi olmuştu :)

İkincisi ise hem güldüğüm hem trajik bulduğum bir şey. Refahyol döneminde memur maaşları konusu gündemdeyken, muhalefet olarak hükümete yüklenip “en az yüzde 40 zam yapılmalı, bundan azını zam kabul etmeyiz, hükümet memura sahip çıkmıyor, zam isteriz de isteriz” minvali bastırırken; Erbakan, meşhur basın toplantısında yüzde 50 zam açıkladığında, bu sefer de hükümet devletin parasını çarçur ediyor, israf ediyor, fazla harcıyor vs diye çemkirmişti.

Bu arada yüzde elli zam da zammış hani, 4bin alıyorsun hopp altı bin oluyor. Bugun bile memurlar Mesut Yılmaz’ın itiraz edip eleştirdiği o zammın meyvesini yiyor.
  • epitaf  (30.10.20 17:02:16) 
sarozda bizim arsanın yanındaki arsayı yandaşlarına imara 1 saatliğine açıp işlemlerini halledip tekrar imara kapatması geldi aklıma...


  • eja  (30.10.20 17:27:04) 
[]

Bulgaristan'ı neden bu kadar gömüyorlar anlamadım ?

Sözlükte neden Bulgaristan'ı kötüleme içerikli şeyler yazılıyor ? Adamlar şu haliyle bizden çok daha iyi durumda. Bildiğim kadarıyla paraları bizimki kadar değersiz değil ve bizde olduğu gibi yasaklar ülkesi de değiller.




 
komunist rejimden gelme ülke. görece geri kalmış bir ülkeydi. zaten şu anda bizden daha iyi duruma geldiklerinden, en azından para değeri açısından, onların üzerinden aslında kendimizi vuruyoruz.


  • lazpalle  (29.10.20 10:25:22 ~ 10:26:08) 
Cem Yılmaz’ın “Ali Baba ve Yedi Cüceler” filmi hep eleştirilir ama Bulgaristan’ı ve soğuk savaş sonrası AB ve demokrasileşme süreci arasında kalan Doğu Avrupa ülkelerini çok iyi anlatır, bana kalırsa siyasi mizah filmidir. Filmi izlerseniz anlarsınız Bulgaristan’ın neden kötü olduğunu.


  • Hallegadola  (29.10.20 11:04:34) 
gittim, gördüm, yedim. gömülecek kadar kötü değil ama türkiyeden iyi olduğunu da söylemeyiz. ha iyi olduğu yönler de var elbette. ama moda, teknoloji, inşaat vs anlamında bir 10-20 yıl belki bizden geriler.
ülkede genç yok, hepsi almanyaya hollandaya kaçmış. kalanlar 50 yaş üstü. dolayısıyla o eski kafayı yaşamaya devam diyorlar. bürokrasi çok ağır ve hantal. çoğu yerde kural, müdürün ya da o an karşına çıkacak memurun kafasına göre işliyor.
üretim yok, sadece tarım o da, buğday, mısır, gül, lavanta. bizde de yok tabi de, katma değer yaratan hiç bir sanayi üretimleri yok.
yollar çok bozuk, hakkaten gittiğinizde, bizim yollara kurban oluyorsunuz. yol olmadığı gibi, inşaat da yok. hala komünizm döneminde yapılmış olan o eski rus filmlerindeki binalarda oturuluyor. inşaat ustası yok ve hatta tamirci de yok.
ha ama şu var, trafikte kurallara uyuluyor, kavşakta kimin geçiş üstünlüğü var, yayalara ne zaman yol verilir herkes biliyor ve uyuyor. sokaklarda bir tane dahi çöp yok, tüküren aksıran hayvan gibi bağıran yok, egzozu patlak araba ya da tekerlekli disko gibi dolaşan apaçi yok. istersen çıplak gez, dönen bakan, laf atan, sarkıntılık yapan yok. beyin s.ken çocuk bağırtısı yok.
ayrıca yasaklar ülkesi ne yazık ki. biz ordayken sofyada gösteriler vardı tam da bu konuda. hık diyeni alıyorlar içeri. zaten onların reis bizim reise hayranmış demokrasi konusunda. halk şikayetçi ama yapacak bir şey yok diyorlar. gençlerin kaçmasının bir sebebi de zaten bu kafa ve işsizlik.
ayrıca paraları bizimki kadar değersiz derseniz onlara ayıp etmiş olursunu. 4 sene önce gittiğimizde 1 leva 2 tl idi. şimdi 1 leva 4.5 tl.
zaten leva, euroya sabitlenmiş durumda. 2 euro eşittir 1 leva. dolayısıyla bizim tl euro karşısında değer kaybettikçe, leva karşısında da değer kaybediyor.
  • halanne  (29.10.20 11:55:41) 
Büyük ihtimal kıskançlık. Adamlar AB üyesi.
-Sen ben turistik vize alacaz diye uğraşıyoruz. Bulgar gençleri çalışacak ülke seçiyorlar.
-Sen ben araba alacaz diye kasıyoruz. Adamlar telefon alir gibi 2. El alman arabası alıyor.
- Eğitim sistemi bizdeki kadar bozuk değil.
- Türkiye kadar kadına şiddet sorun değil.
- Evet Türkiye de fabrika var . Usta var . Yollar güzel. Genc nüfus var. Ama şuan AB kimliği verseler Türkiye'de kaç kişi kalır ?
  • ycaycayca  (29.10.20 13:52:22) 
son on yılda bizim ekonomi dibe doğru çöküşe geçmeseydi bulgaristan'ı kimse eleştirmeye bile zahmet etmezdi. sırf ab üyesi diye neyi bizden çok iyi?

ayrıca ülkeleri "gençleri istediği zaman almanya'da fransa'da çalışabilir" diye iyi kötü şeklinde sınıflandırmak çok üzücü. koskoca türkiye cumhuriyeti'nin vatandaşları ab'ye girmeyi bu ülkelere kapağı atma fırsatı olarak görmesi benim için hayalkırıklığı. istanbul'da ankara'da yönetim nasıl el değiştirdi ve her şey yavaş yavaş avrupa standartlarna getiriliyorsa ülkenin yönetimi de el değiştirdiğinde kısa sürede benzer bir süreçten geçip hak ettiği yere ulaşacaktır diye umuyorum.
  • bohr atom modeli  (29.10.20 14:19:32 ~ 14:20:56) 
Bulgaristan bizden çok daha iyi durumda falan değil, iyi durumda bile değil.Kim uyduruyor bunları. Bulgaristan, Romanya falan gibi AB üyesi bazı ülkeler var, hala bizden her yönden çok geride. Gittim gördüm.


  • ozgurluk savascisi  (30.10.20 04:03:09) 
"ab'ye girmeyi bu ülkelere kapağı atma fırsatı olarak görmesi benim için hayalkırıklığı"

Normalde kimseye cevap vermek istemem . Ama Rüyalar gerçek olmuyor.
Öğretmen, Mühendis , Teknisyen vs Türkiye'de ne kadar kazanabiliyor ? 1000 euro alabiliyor mu ? Yeni mezunu sormuyorum deneyimliler. C-level olup .maaşı 2000 euro olmayan kaç kişi var.

Türkiye'de ortalama üstü maaş dediğiniz şey . AB'nin işsizlik maaşıdan az kardeşim.
  • ycaycayca  (04.11.20 09:06:02) 
[]

Sayet evrim gerçekten varsa...

Su halde biz ölünce sadece çürüyüp azot dongusune mi karisacagiz ?

Dinlerin bahsettigi kabir hayati yalan olmus olacak ?


 
Evrimi kabul eden ilahiyatcilar çok. Youtube a caner taslaman evrim diye yazıp aratabilirsin. Evrim Allah 'ın en büyük mucizesidir.


  • luluki  (16.10.20 06:24:27) 
döngüye karışacaksın çünkü evet, evrim diye bir şey var.

doğduğumdan beri içinde bulunduğum islam kültürüne istinaden de söyleyeyim: evrimi kabul eden yaratılışçılar sırf zırvalıyordur. bilhassa islamda evrim diye bir şey yoktur.

ya evrimi araştırır görürsün ya da ben inançlıyım der bakmaz, görmezden gelirsin. araştıran için internet derya deniz, pek muallakta kalacak bir durum yok. caner taslaman falan da yani ne diyeyim bilemedim, komik olmuş. bence üniversitelerde bilimden önce bilim felsefesi falan öğretmek gerek. zira çok türedi "bilime tasavvuf açısından bakalım, din açısından bakalım, şu açısından bu açısından bakalımcılar"
  • lesmiserables  (16.10.20 06:52:49) 
Bilim bazen durumu öyle açıklar.
Yeni bir şey keşfedilirse onu bırakırlar yenisini dillendirirler bu kez. Zamanla yeniliğe, değişime ihtiyaç duyan şey acizdir zayıftır.

Oysa gerçekte yavaş yavaş dini gerçekleri kabul ettiklerini göstermektedir bu durum. Bir çok kez tasviye olan yerini yenisine bırakan kanunlar vardır. Einstein in zaman, izafiyet vs gibi kavramlar hususunda bilgilerinin tasavvufla benzerlik gösterdiğini bir ara okumuştum .
Hal böyle olunca batıda meşhur bir çok bilimadamının gerçekte bu bilgileri müslümanlardan aldığını da zaten biliyoruz.
Ve yine bilimdallarında Kur'an-ı Kerim kaynak olarak kabul edilir. (Ama pek bilinmez söylenmez )

Ölümden sonraki hayata gelince, insanın dünyada kendi menfaati adına yapıp ettiği her şey yanına kâr kalmayacaktır. Çok kısa zaman sonra neredeyse tanımaz hale gelen mezardan çıkarılan cesetleri bilim azot döngüsünün o bölgedeki hızlılığına bağlayamaz. Yine yüz yıllardır hiç bozulmayan ölüleri de bilim, o bölgede azot döngüsünün hiç olmadığına başlayamaz. Başımıza gelenler yaptıklarımızla ilgilidir sonuçta. Mesele sadece mezarda da bitmiyor. Devamı da var

İnsan, başlı başına maddi bir et yığını kütle değil ve manevi yönü tabiki de var.

Problem anladığım kadarıyla şu hayatta ölerek ve sonra yeniden dirilen bir kimseyle bilim irtibata hala geçemediğinden yapılan onca deney gözlem sonucunda ortaya çıkan şey azot döngüsü olmuştur.

Bilim biraz da popüler konularla ilgilenir arada . Zamanla yer yer okuruz : güneşin enerjisi ne zaman bitecek? diye .
İnananlar buna bakmaz. Çünkü güneş batıdan doğması bu enerjinin olup olmamasından çok çok daha önemlidir.
  • Erva  (16.10.20 07:19:49) 
Kimse bilmiyor ki. Dinler bu boslugu doldurmak icin yaratilmis şeyler. Binlerce yıldır binlerce farklı din buna farklı cevap verdi. Simdi bazılarına göre bunun bazisi yanlis bazısı doğru.
Bilime göre net bir şey yok çünkü bunu kanitlayacak bir insan yok(harbiden ölüp dirilen yok. Near death experiences var) Tek bildigimiz vücudumuzun ölüm sonrasi doğada yok olacak, toprak altındaki milyarlara katılacağız.
Bilimin güzelliği bu, kanıtı olmayan soruya kitapta yazıyo diyip gecmiyor.

Bu arada bir cok bilim adami aslinda imam hatip mezunudur. dünyadaki her sorunun cevabı kuranda vardir. Albert Einstein degil, alper dayıştandir, müslüman bir türktur ama büyük güçler bunu bizden saklar.
Kaynak? Kuran'da yazıyor hepsi iste...
  • logisticsmanager  (16.10.20 08:53:58) 
Azot döngüsüne karışmakla, evrim arasında hiçbir bağ yok.

Genlerin taşınması ve evrim ile ilgili daha fazla bilgiye ihtiyacınız var diye düşünüyorum.
  • burfak  (16.10.20 09:29:04) 
(şimdilik) en eski yerleşim 12.000 yıl.
dinlerin ortaya çıkışı en az 5000 yıl.
(gerçek) bilimin ortaya çıkışı 150 yıl.

5000 yıllık hurafelerden kurtulmak için daha yeni yeni soru sormaya başlamışız.:-)

“Evrenin Tanrı’ya İhtiyacı Yok” Hawking
www.bbc.com
  • ankara06  (16.10.20 09:29:53) 
tanrının canlıları evrim ile yaratması da mümkün. yani biri varsa diğeri yoktur diyemeyiz.


  • Pertev nail  (16.10.20 11:30:13) 
Çok özür diliyorum ama böyle konularda aklıma hep şu görsel geliyor: www.instagram.com

En öncelikle ayrımına varılması gereken şey şu: Bilim inanmak-inanmamak şeklinde yaklaşmıyor. Amacı deneye yanıla, kanıtlara araştırıp toplayarak, hipotezi oluşturup deneyerek sonucuna göre yeni hipotezler oluşturmayla gider. "Biz yazdık, oldu" diye bir şey yok yani. Bunu niye söyledim? Çünkü başlığınız zaten kafadan yanlış. Şu an bilim dünyasında evrimin varlığı/yokluğu tartışılmıyor. Evrimin mekanizmaları, işleyişi üzerine çalışmalar yapılıyor. Arada ciddi bir fark var. Yani sizin "inanıp inanmamanız" emin olun evrim çalışan bilim insanlarının çok da umrunda değil. Kimsenin derdi sizin kalıplarınızı yıkmak değil.
Eğer amacınız bilgilenmekse internet bu konuda gerçekten derya deniz. Aşağıda evrimle ilgili başka duyuruda Çağrı Mert Bakırcı önerilmiş, ben de genel olarak Evrim Ağacı'nı önerebilirim.
Buyrun sorunuza istinaden bilimsel kökenli yazılar:
evrimagaci.org

Dini gerçeklerin bilim tarafından kabul edilmesi(!?), Caner Taslaman falanın bilimle uzaktan yakından ilişkisi yok. Bilimsel düşünce, bilimsel anlayış böyle işlemiyor. Lisede fen derslerini kaldırıp yerine din koyunca tabii ki ülkemizde bu anlayış da gelişmiyor.
Kusura bakmayın, öfkelendim ama benim yumuşak karnım da bu. Yani bir kişinin işleyişini, nasılını, sonucunu hiç bilmediği bir konuyu, kendi kafasından çürüttüğünü zannetmesini, bilmediği konuyu çalışan binlerce insana saygısızlık olarak algılıyorum. Lütfen soruyu yazan kişi olarak üstünüze alınmayın. Belli ki yol arıyorsunuz, tek diyebileceğim "ıkra".
  • mor bembombom  (16.10.20 12:42:12 ~ 12:48:08) 
[]

Yurt dışından gelen konsol oyunlarına da ÖTV var mı ?

Topic..




 
beraberinizde getirirseniz yok galiba. kutusuz getirirsiniz. amazon'dan falan kargo ile alırsanız zaten tüm vergileri ekler.


  • orient blue  (15.10.20 13:28:31) 
Konsollarda var, oyunlarda yok. Onun da adı ÖTV değil aslında, ek gümrük vergisi. Güya geçici, ocakta kalkacak yanlışım yoksa, eylül ya da ekimde kalkacaktı ertelendi.


  • John Bloor  (15.10.20 13:28:43) 
Internete bağlanan tüm cihazların IMEI kayıt yapılması gerekiyor, bunu da unutmayın. Yani ucuza gelse bile buradaki masrafları eklenince pek farkı kalmıyor.


  • ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates  (15.10.20 13:40:19) 
Yok hocam aldigim seyler, uzun zaman once rahat rahat alabildigim kutulu konsol oyunlari.

Xbox,ps4,switch vs..
  • Avoiding The Puddle  (15.10.20 19:02:25) 
John bloor

Ne yazik ki konsol oyunkarinda da varmis %20 ötv. Bugun gumrukte aci bir tecrubeyle ogrenmis oldum bunu, çok moralsizim çok :(
  • Avoiding The Puddle  (06.11.20 12:10:49) 
%20 gümrük vergisine ek %20 mi?


  • John Bloor  (06.11.20 12:25:02) 
20 gumruk + 20 otv.


  • Avoiding The Puddle  (06.11.20 14:50:05) 
[]

Oğuz Atay kitapları neden bu kadar pahalı ki ?

Bir arkadaşa kitap alacaktık, Amazon.com'da en ucuzu 20 liradan başlayıp, 60'a kadar fırlamış, bu neyin kafası ? Sonra millet neden okumuyor, okumaz tabii.




 
1. iletişim yayınları'ndan çıkıyor. şöyle bir örnek vereyim. martin eden eseri telifsiz yayınlanıyor. etiket fiyatları: iletişim 35 tl, can 24,50 tl, iş bankası 25 tl.
iletişim muadillerine göre çok pahalı bir yayınevi. özellikle okumayı istediğim çevirmeni orada değilse ya da kitap sadece oradan yayınlanmıyorsa asla tercih etmiyorum.

edit: e hadi iş bankası banka destekli olduğu için onu düşünmeyelim ama klasiklerde can yayınlarıyla da aralarında bariz bir fark var.

2. eser hala telifli. yanılmıyorsam bir otuz yıl daha bu telif hakkı korunacak. o zamana kadar iletişim yayınları tutarsa elinde fiyatta indirim olacağını düşünmüyorum. 4 sene önce etiket fiyatı 38 tl'ydi diye hatırlıyorum, hatta ekşi'de başlığı bile vardı. şu an baktım 56 tl :)
  • black holes in the sky  (13.10.20 17:39:15 ~ 17:43:01) 
oğuz atay’a özgü bir pahalılık değil. yukarıda arkadaş da bahsetmiş, iletişim çok başarılı ama fiyatları yüksek bir yayınevi. böyle popüler yazarların telif payı da yüksektir, hayatta olması da şart değil vasileri var.

aynı yayınevinde tarık buğra’nın küçük ağa kitabı var, 477 sayfa ve liste fiyatı 49,5 TL. oğuz atay’ın tehlikeli oyunlar’ı 479 sayfa, o da aynı şekilde 49,5 TL. oğuz atay’a özgü değil yani, iletişim’in fiyatları hep böyle.
  • phoarbix  (13.10.20 19:20:37) 
Okumamaya bulduğun gerekçe bu mu gerçekten? Çok naifsin. iPhone da çok pahalı ama peynir ekmek gibi gidiyor :)

Ben son dönemde kagit fiyatlarindaki artışa bagliyorum. Tamamen popom ama kaynagim
  • abuzer  (13.10.20 20:18:44) 
1- ikinci el satış sitelerinde ucuza bulabilirsiniz
2- İletişim her zaman pahalıdır.
3- milletin okumamasının sebebi pahalılık değil okumaya gereksinim duymaması. klişe olucak ama 1 paket sigara ve 1 adet kitabın fiyatı nerdeyse aynı. insanlar sigarayı tercih ediyor.
  • dmrkprn  (14.10.20 09:12:19) 
[]

PTT yurt disi gonderi takibi sorunu

Neden barkodu her girdigimde "hatali barkod" uyarisi aliyorum ?




 
çin'den geliyorsa, ilk barkod değişiyor. bunu da track17 sitesinden bakabilirsiniz.


  • iddaaci  (13.10.20 17:10:00) 
Aslında Hollanda'dan geliyor hocam, NL kodlu barkod.


  • Avoiding The Puddle  (13.10.20 17:30:26) 
Baktım, taşıma hlinde görünüyor, teşekkürler hocam.


  • Avoiding The Puddle  (13.10.20 17:32:50) 
Hallolmuş ama not düşeyim, PTT'nin kendi sitesindeki takipte çok sık şekilde hatalı barkod diyor, edevlet'te ptt kargo takip sekmesinden bakınca gösteriyor güzelce. Neden bilemiyorum ama bir süredir böyle.


  • whoosie  (14.10.20 09:20:02) 
Zaten ben de bu sorundan ötürü bu başlığı açmıştım whosie hocam.


  • Avoiding The Puddle  (15.10.20 11:58:51) 
[]

Whatsapp'ta sizi engelleyeni arayabilme

Bu nasil oluyor ? Çevir sesi geliyor ama engellisin ?

Bir de daha ilk arama esnasinda "unavailable" yazisi cikip, kapanmakta.
Bunu da bilemedim.

 
sen arayabildiğini zannediyorsun.

çevir sesi o değil. eski telefonlarda vardı o. cep telefonunda çevir sesi olmaz. çevir sesi, adı üzerinde senden numara çevirmeni bekleyen sese deniyor. cep telefonlarında önce numarayı yazıp sonra arama tuşuna bastığından duyamazsın.
  • alperz  (07.10.20 09:04:17) 
Çevir sesinden kasıt aralıklı çalan çalma sesi olsa gerek.

O ses de dijital. Whatsapp araması online olduğu için sanal bir arama sesi iletiyorlar sana alışkanlıklar gereği. Ama karşı taraftın telefonuna iletilmiyordur bu çalma durumu.

O çalma sesi analog hatlarda karşı tarafın telefonunun çalma sesiyle paralel çalıyordu mesela.
  • himmet dayi  (07.10.20 09:19:26) 
Sana niye cevap atamiyorum acaba buradan


  • mobydick  (13.10.20 07:35:22) 
[]

Türkiye'deki biralardan neden herkes sikayetci ?

Sozlukte Toborg Gold basligina bakiyorum, herkes bir markaya sallamis, kimini ovmus falan, neden boyle ?




 
Çok az marka ve çok seçenek olmasından kaynaklı olabilir. Ya söylenmek için söyleniyorlar ya da gerçekten genelin damak tadına aykırı Türkiye'de üretilenler?

Bir de tabii 'sözlükte yazılması' bir kriter değil. Hangi ürün kolay ulaşılabilir hale geliyorsa, ona yazılan kötü yorum da artıyor. Beşiktaş'taki Oettinger'i (Almanya'nın evsiz birası, kötünün de kötüsü) satan bakkal, zamanında az ekşisozluklu gurman ağırlamamıştır.

Çogunun bir halttan anladığı da yok, bunu belirtmeye gerek var miydi? (Mesela, Chianti Classico adlı başlık altına biri 'yüzde 13 alkol oranı var.' yazmış. Sadece elindeki bir şişeyle yüzlerce üreticinin yaptığı kupaja bir tarafından standart alkol oranı uydurmuş. Ekşisozluk tadım kaynağı değil işte. Ciddiye almamak lazım.)

Bence Türkiye'deki biralar, özellikle diğer alkollü içeceklerin standartına ve kalitesine bakarsak, gayet iyiler. Bira içmeyi, çeşit çeşit denemeyi seviyorum. Çok kötü bira içmedim Türkiye'de. Barda gelen standart Efes, Tuborg vs. gayet içilebilir biralar. Gidip standart pilsenerlerimizi Bayern'in ya da Çek Cumhuriyeti'nin üreticileriyle karşılaştırmadığım sürece sorun yok.
  • buf-e kür  (25.09.20 02:27:46 ~ 02:32:19) 
bu aralar tuborg amber favorim.


  • since1907  (25.09.20 06:57:18) 
hocam çok ciddi bir pr çalışması da var.
özellikle efes tarafından son 2 aydır acayip bir pr çalışması olduğunu düşünüyorum.
instagramından tut sözlüğüne kadar her yerde efes övülüp tuborg gömülüyor.
instagramda bütün ünlülerin elinde efes şişeleri filan.
  • teritori  (25.09.20 08:58:26) 
@teritori
Efesin pr dan ziyade yeni +1 biralarının kalitesi de bundan etken olabilir. Bu yaz komple efes içtim hiç rahatsız etmedi. Normalde efes malttan bir tane içsem şişer kalırdım.

Asıl sorunun cevabı ise ülkece batıya karşı duyulan aşağılık kompleksi olabilir.
  • bigcaptain  (25.09.20 09:54:17) 
Öğrenciyken tuborgun yaptığı bir bira tadım anketi için anketorluk yapmıştım. Hedef kitle 20-40 erkeklerdi. Ne marka olduğunu bilmedikleri iki bira tattirip hangisini beğendiğini soruyorduk, ve nesini beğendiğini. Bir bira favori bira olarak belirttiği marka ya da elimizdekilerden random bir tanesi (tabi hepsi yoktu ama Carlsberg Tuborg Efes daha belli başlı markalar vardı) oluyordu, diğeri de tuborgun piyasaya sürmeyi düşündüğü bira.

Beğendiginin nesini beğenip begenmedigini (acılık, tat, yoğunluk renk) soruyorduk.

Çoğunun beğendim dediği favorisi olduğunu söylediği bira değildi. Tamamen marka fanatizmi bence bahsettigin şey, bundan yola çıkarak söyleyebileceğim.
  • encokbenisevinnolur  (25.09.20 23:44:06) 
[]

D. Trump ve Covid-19

Salgın dünyaya yayıldı beri bu adamın her sözü sürekli tepki topluyor, lakin salgın başladığından bu yana söylemleri son derece haklı ve nokta atışıydı.

mesela;

"Buna bence Çin virüsü demeliyiz" dedi ki dibine kadar haklı.

"DSÖ ile ABD'nin ilişkilerini askıya alma kararı aldım" dedi ki DSÖ'nün bu salgının başlangıcında ne haltlar yediğini ve sorumsuz davrandığını herkes biliyor.

"Herkese 2'şer bin dolar para verilecek" dedi, eleştirildi.

Bence şu Covid olayında en uygun şekilde ses getiren kendisi oldu fakat neden hâlâ kendisine bu kadar karşıt var anlamak güç.

Not: Republitard değilim.

 
çünkü dibine kadar kapitalist, çünkü ırkçı, çünkü gerici. erdoğancıysanız diyecek bir şeyim yok ama trump'a sempati duymak için akli dengesi bozuk falan olmak lazım.

bugün amerikan gettolarında herkes sıra sıra ölüyor. Türkiye'deki gibi değil, bazı sokaklardan onar onar cenaze çıkıyor.

beyaz ırkçıların da kafasını çin düşmanlığıyla meşgul edip, kitlesini konsolide ediyor.
  • patronaj1  (14.09.20 14:30:33) 
Konuşmakla olmuyor. ABD şu an hala vaka ve ölüm sayılarında açık ara birinci.


  • himmet dayi  (14.09.20 15:29:58 ~ 15:30:07) 
Saka mi bu? Adam kriz yonetimi degil algi yonetimi yapiyor cunku. Obama olsaydi batmis olmustuk, domuz gribinde Obamayi gorduk, diger ulkelerden daha iyiyiz, test sayisinda diger ulkeleri gectik falan surekli bir sidik yarisi. Oysa bize yuzlerce yil ne ogretildi ne asilandi hollywooddan, basindan, medyadan amerika dunyanin abisiydi, lideriydi, uzayli basar, meteor carpar Amerika dunya liderligini alir kurtarirdi bizi. Simdi o palavralari kendi milliyetcileri bile yemiyor:) Amerika'yi hepten icine kapali sadece kendini dusunen bir ulke olarak kral ciplak dedirtti butun dunyaya. Remdesivir ilacinda adam tum uretimi toptan kendi ulkesine satin aldi mesela. Hidroksiklorur koronaya iyi geliyor falan temmellenmemis cikislari var, siringayla lavabo acici enjekte edin falan sarkaszm yaptim dese de sarkazm yapilacak zaman degil. Liderlik yapilacak zamandi. Yani kisaca ABD feci cuvalladi bu salgin doneminde karizma falan kalmadi. Illa Trump oveceksek Pentagon''daki oraya dalalim buraya dalalim diyen sahinleri dizginlemesini ovelim, asker cekip, eskisi gibi ota b.ka mudahale olaylarini birakmasini ovelim.


  • neverletyougodown  (14.09.20 15:43:36) 
"Buna bence Çin virüsü demeliyiz" dedi ki dibine kadar haklı."
Yarın bir gün Türkiye kökenli bir virüs ortaya çıkarsa (ki gayet mümkün) ve "buna Türk virüsü demeliyiz" dese o zaman da dibine kadar hak verecek misin?

  • mikro patlama  (14.09.20 18:11:07) 
Mikro patlama;

Niye olmasin.
  • Avoiding The Puddle  (14.09.20 18:46:46) 
@mikro patlama
çin virüsü denmesinin sebebi çin'den çıkması değil. Çin hükümeti bile kabul etti bunu.

www.bbc.com

eksisozluk.com
bu entry'de doğru söylemişsiniz aslında.
  • owaki  (14.09.20 18:55:21 ~ 19:09:54) 
Valla haklı. Ben de sabah akşam Çin'e sövüyorum. Akşam 10'da sigara almaya gidiyorum, bizim aşağıdaki ışıl ışıl olan kafe kapatıp gider oldu. Sokaklar boş, Kadıköy falan dolu ama ben gidemiyorum artık. Hayat bok gibi oldu anasını satim. İlk çin'de görülen ve hayvan pazarı yüzünden çıkıp dünyayı ortaçağa çeviren virüs için ne diyecektik. Her virüs, her bok bu pisliklerden çıkmış. Pis millet işte, nerede boş beleş iş var, nerede sahte ürün var, nerede bir virüs bela pislik var bunlardan yayılıyor.

Dsö konusunda da haklı. ''Çin çok güzel idare etti kırmızı alarma gerek yok ya'' diyenler bunlardı. adamlar çin'de savaş çıkmışcasına adam ölürken ''Paniğe gerek yok yeaaa'' diyorlardı. Şimdi çıkmışlar söyle böyle diyorlar. Sizi bu saatten sonra anca pakistan falan ciddiye alır.

Amerika başkanı olsam aynı tepkiyi verirdim. Hatta bunlara su bile vermezdim. allahtan amerika şu an dünyanın lider ülkesi, kendi çaplarında demokrasi şeffaflık falan var. Çin ve rusya falan olsa tüm dünya pislik içinde yüzerdik. Adamlar virüsü saklıcaz maymun olmuştu. Hey gidii.

Sadece ben ve Trump değil. Herkes Çin'e küfür ediyor haberiniz olsun. artık yıllar geçse bile unutulmayacaklar ve herkes bunlara bela olarak bakacak.
  • eazy  (14.09.20 19:13:31 ~ 19:14:42) 
  • Avoiding The Puddle  (22.09.20 22:52:51) 
[]

Dungeons & Dragons seven var mı ?

Bu oyun ve bu oyuna dair her şeyle ilgilenen birileri var mı sözlükte merak ettim.




 
Ben birkaç kez ekiple, birkaç kez de fuarlarda oynadım. Türkiye’de pek tutulmadı, o yüzden hadi toplanıp oynayalım olayı olmuyor, onun yerine önceden ekip toplamak veya özel etkinliklerde denk gelmek gerekiyor.


  • ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates  (08.09.20 09:00:10) 
Aslında sadece oyundan bahsetmemiştim, kastetiğim biraz da o dünya, kitaplar, artbook'lar, fügürler, fanfiction'lar vs...


  • Avoiding The Puddle  (08.09.20 09:22:32) 
yaklaşık 15-20 senedir hayat gailesi sebebiyle uzak kaldığım bir şey bu.. eskiden de çok bilinmezdi ama sanki yıllar geçtikçe daha da unutuldu gibi geliyor bana.. bizim zamanımızda kadıköy ve beşiktaşta frp kafeler vardı, belli süreler de hayatta kalmıştı oralar.. doksanların sonu, ikibinlerin başları gibi.. o zamanlar oyun oynayacak insanlarla tanışmak, grup kurmak, seanslar düzenlemek falan çok daha kolaydı tabii ama şu an bildiğim kadarıyla buna ayrılmış özel bir mekan yok istanbul'da..

belki -eğer onlar da kaldıysa- itü, yıldız gibi üniversitelerin frp kulüpleri takip edilebilir..
  • sahlanankoc  (08.09.20 11:48:32) 
Ben 20 yila yakindir oynatiyorum. Son 3-4 senede biraz kesintiye ugradi. FB'da Dungeons & dragons 5th edition - turkiye diye bir grup var oraya bakaabilirsin.


  • cleric  (08.09.20 11:58:42) 
Zaten nick'inden belli cleric (:


  • Avoiding The Puddle  (08.09.20 12:05:27) 
Oo ne dmler varmış burada sevindim.

Zamanında çok oynardık. Hala ara ara oynatıyorum. Arkadaşların dediği gibi eskiden çok daha kolaydı. Kafeler vs vardı. Cebimizden para verirdik insanlar gelsin tanışsın frp le diye. Wizards of İstanbul muhteşem bir etkinlikti mesela.

Merak varsa bu arada fate e de bir bakmanı tavsiye ederim. Can çevirtti sağ olsun. Bila bedel istediğin senaryoyu oynatabileceğin bir sistemdir. Yeni başlayan için çok daha verimli olduğunu düşünüyorum.

Öğrenmelik bir şeyler istiyosan frpnet vardı bir ara şimdi durum nedir bilmiyorum ama kayra inanılmaz bir adam. Ondan sonracığıma critical role vardı falan.
  • Giovanni Pipitto  (08.09.20 12:07:03) 
Oyunun kendisinden ziyade ben iki yıldır bu işi yapıyorum. Tek başına bu oyun geçim kaynağım oldu yani. Community'ler sürekli fan veya OC siparişinde bulunuyor.

i.redd.it

Tabii bu işin ticari boyutu, bir de özel boyutu var ki ben de onu merak ettiğimden bu duyuruyu açtım. Burada kimler kimler FRP kitapları alıp okur diye...DnDlover görmek güzel.
  • Avoiding The Puddle  (08.09.20 17:16:34) 
Aktif dönemlerimde 3 farklı grupla oynuyordum. Şu aralar farklı sistemlerin arayışına girdim.


  • bir peynir kutusu kibrit  (08.09.20 17:26:15) 
[]

Tavuk sakatati pahali midir ?

Karsi sitede 13 tane kedi var orta boy, yetiskin olmayan. Ben geldigimde akinci gibi saldiriyorlar ustme yemek diye.

Ara sira tavuk alsam diyorum ama pahali midir ?


 
A101 ve bim de tavuk ciger bobrek 3 tl. Ben bizimkileri onla besliyorum.


  • luluki  (08.09.20 06:49:00) 
ucuz + pişir de ver

yalnız kokusu çok rahatsız edici. uyarim didim. ya da bana öyle geliyor. ://
  • cum dederit dilectis suis somnum  (08.09.20 06:50:48) 
Pişirme pişiremem açıkçası ve bunlar evcil değil neticede çiğ de olsa yerler zaten.


  • Avoiding The Puddle  (08.09.20 07:13:06) 
Ben çiğ veriyorum.


  • luluki  (08.09.20 07:29:05) 
çorbalık tavuk olur tavuk satan yerlerde, kilosu 2-3tl idi en son.


  • prodeq  (08.09.20 08:19:43) 
Ben iyi niyetimden dolayı beslemiyorum.

Hepsi çok aç zaten doymak bilmiyorlar, sadece çöp atmaya gittiğimde üzerime atlamalarından dolayı arada bir sevinsinler istedim...
  • Avoiding The Puddle  (08.09.20 08:32:13) 
Çiğ et vermeyin zararlı, hayvanlar doğada ölür ölmez etin üzerinde bakteri vs oluşmadan yiyor ama bizim verdiğimiz ey beklemiş oluyor.

5 paket mama 50 tl civarı ondan alın maddi durumunuz varsa. Daha uygun a da vardır eminim.


www.hepsiburada.com
  • playing star again  (08.09.20 10:08:17) 
Kasaptan kırıntı diye tabir edilen etlerden alırsanız, etleri ayıklarken kestikleri parçaları toplayıp size verirler. Bahçede kediler var onlara vermek istiyorum derseniz anlarlar. Muhtemelen para istemezler.
Onları bir tencereye koyup su ekleyip haşlayın, sonra güzelce yerler.

  • megalomaniac  (08.09.20 11:50:43) 
Başkan bu tip duyurulara hep yazıyorum. Şok bim a101 gibi düşük profil marketlere gidip, tarihi geçmiş ürün sorun. Hatta hafif tombul baş örtülü kızcağızı kafalayip sizin için ayırmasını bile sağlayabilirsiniz. Zaten imha edilecek verirler. İt beslerken; tavuk ciğeri, dana ciğeri, dana kuş başı, dana kıyma, snitzel aklına ne gelirse almıştım bu marketlerden. Paketinde kokusunda bir gariplik yoksa siz bile yiyebilirsiniz. Dandik bir tavanı varsa biraz haşlayıp veriverin tontislere.


  • allah yazdiysa bozsun  (08.09.20 11:52:46) 
Yapıştır tavuk ciğerini.
Hiç şüphen olmasın, en ucuz ve aağlıklı yöntem.
Çok az yağda 10 dakika pişirmen yeterli.
10+ kediye 10 liralık ciğer yeterki olur
Arada tavuk baget de haşlayabilirsin ama biraz pahalı olur.
  • otopsicocugu  (08.09.20 17:25:44) 
[]

Yine kedi tarafından pençelendim

Geçen sene de kedilere yemek verirken pençe yemiş ve 4 doz kuduz aşısı yaptırtmıştım. Aslında Covid belası olmasa bir dakika durmaz giderdim, bize çok yakın devlet hastanesinde aşısı var çünkü.

1 - Gitmeli miyim ? orta parmağımı kaptı pençesiyle bir anlık dalgınlıktan, kudurmuş(!) gibi saldırıyorlar yiyeceğe.

2 - Bana pençe atan kedi şu -> i.hizliresim.com

site kedisi, site sakinleri besliyor bunları, 7-8 tane varlar.

3 - Acillerin durumu nasıl, maske ile gitmem yeterli mi ? Her yere girip çıkar olduk, hastane daha steril bir ortam sunmuyor mu zaten ?

not: bir daha kedi beslemek ? tövbe...sabah sabah başıma iş aldım.

 
ben de pence yedim. asimi olup geldim.


  • tunaktunaktun  (31.08.20 07:07:33) 
ben hiç aşı olmadım böyle durumlarda, kedi de gayet normal görünüyor fotoda


  • qerest  (31.08.20 07:12:04) 
yapmayın allah aşkına. belli ki sağlıklı, iştahı yerinde, beslenen bir kedi.


  • not dark yet  (31.08.20 07:30:12 ~ 07:31:29) 
abartıyorsun.


  • himmet dayi  (31.08.20 08:25:31) 
Gecen veteriner bana istanbulda son kuduz vakası doksanlarda görüldü demişti. Yani bahsi geçen kediden size kuduz buluşma ihtimali hiç yok değilse bile çok düşük.


  • biseysorcaktim  (31.08.20 08:35:51) 
aşı kartınız duruyorsa, orada da yazar, kuduz aşısının koruma süresi 2 yıldır -gerçi en son yaptırdığımda kartta 3 yıl yazıyordu sanırım, siz yine de bakın- o yüzden aşı olmanız gerektiğini sanmıyorum. Ancak normalde 4 değil 5 doz aşı yapıyor olmaları lazım eğer bir değişiklik olmadıysa. bence öncelikle bahsettiğiniz hastanenin aşı olduğunuz departmanını -enfeksiyon hastalıkları olması lazım, eğer istanbul'daysanız haseki enfeksiyon hastalıkları birimini arayabilirsiniz- doktora sorabilirsiniz, size bilgi verir zaten. ek olarak elinizde çok derin bir kanama olmadıysa bulaşma riski zor, artı son birkaç senedir özellikle şehir merkezlerinde kuduz vakaları görülmüyor. bir de kedi pençesinden ziyade ısırıktan bulaşması daha yüksek ihtimal. kedinin pençesini yalamalı, bu sırada tükürüğünde belli bir virüs yükü olmalı, söz konusu virüs de size pençe atana kadar deaktive olmamalı vs vs yani bir sürü faktör var. tabi ki tıpta 2 + 2, 4 etmeyebilir, keza doktor da değilim. o yüzden önce doktoru arayıp, yarayı tarif edip, ona göre giderseniz daha iyi olur. bence şu anda korona virüs daha bulaşıcı kuduzdan ama bence tabi. şunu da belirteyim, hastaneler hiçbir zaman umduğunuz kadar steril olmaz, evet yerleri zefiranlı su dedikleri karışımla silip duruyorlar ama hem hasta yoğunluğu hem de personel azlığı nedeniyle öncesinde konuyla ilgili doktordan bilgi alıp ona göre gitmekte fayda var. ama aşınız koruyucu safhada olduğu için muhtemelen gelmeyin diyecektir.


  • pasp  (31.08.20 08:40:23 ~ 08:41:39) 
Milyarda 1 bulaşma ihtimali olduğunu düşünseniz dahi kuduz tedavisi olmayan, %100 öldürücü bir hastalık. Hekim olarak ne kendim ne de yakınlarım için bu riski alırım.


  • art pepper  (31.08.20 10:18:51) 
Kedi çok minnoşmuş hahaha.

İçinizi rahatlatacaksa aşı yaptırın, ben olsam yaptırmazdım.
  • Hallegadola  (31.08.20 11:28:35) 
ya bırak ne aşısı.


  • orpheus  (31.08.20 18:04:50) 
kuduz ısırık yoluyla salyanın kanla teması üzerine salyadan bulaşır, pençeden değil. hastane elbette daha steril bir ortam sunmuyor burası türkiye olduğu için


  • bir garip melek  (31.08.20 20:04:24) 
kudurmadığın sürece hiç uğraşma.


  • 2007  (31.08.20 21:09:04) 
[]

Sizce Trump seçimleri kazanabilecek mi ?

Hayırsa neden ?




 
Kazanirsa dalavere ile kazanacak. Oyle olmasa su anda postayla oylamayi sabote etmek icin bu kadar caba harcamazdi.


  • fortisvita  (21.08.20 06:22:11) 
Bana elini kolunu sallayarak kazanacak gibi geliyor. Sabah Biden'ın DNC konuşmasını izledim, dişe dokunur hiçbir şey söylemeyen yaşlı bir bunak olduğunu düşünüyorum. Kılıçdaroğlundan bile kötü. Tüm konuşması "make america great again" temalıydı, ekmek için ekmeleddin'den bile kötü yav sdfgsdfg.


  • plutongezegendegilmi  (21.08.20 14:33:58 ~ 14:34:17) 
alir bence de


  • baldur2  (21.08.20 14:43:08) 
İktidar olan başkanların çoğu çift dönem başkanlık kazanıyorlar. Baba Bush istisna. Herkes Biden alır diyor ama bence Trump reyiz alır yine. Biden gelirse Suriye iç savaşının çıkması gibi başka ülkelerde ortadoğuda iç savaş çıkabilir, demokratlar rahat durmazlar yerlerinde; cumhuriyetçiler gibi açık açık yapmak yerine gizli gizli alttan oya oya ortalığı karıştırırlar. Obama ve Clinton ile Reagen ve Oğul Bush dönemlerini düşünün dediğimi anlayacaksınız. Biden'ın yakacağı kıvılcım bizde ormanları yakabilir. Trump alsın, 1-0 olsun bizim olsun.


  • Hallegadola  (21.08.20 14:50:25) 
Oncelikle %10 Biden muhabbetleri toplam oy. Hillary de toplam oyda fark atmisti ama eyalet sistemi su an dusuk populasyonlu kirsal bolgeleri kayiriyor. Dunyanin bir cok yeerinde dusuk populasyonlu kirsal bolgeleri sehirlere karsi ezdirmeyen benzer sistemler var Turkiye de dahil olmak uzere.

Amerikan demografisi Cumhuriyetciler bir politik pozisyon degisikligine gitmezlerse surekli Demokrat tarafa dogru donuyor. 2030lar civari Texas'in Demokratlara gececegi tahmin ediliyor. Trump zaten 2016'da "Ben secilmezsem bir daha cumhuriyetci baskan goremeyeceksiniz" demisti ki kesinlikle hakli.

Amerikan secmeni de bircok ulkedeki gibi fanatik taraftarlar haric ekonomi yonetimine bakiyor. Trump bu salgin olayi olmasa bala gote iyi goturuyordu. Salgindan sonraki dususte saglam puan kaybetti.

Biden en iyi ihtimalle meh bir aday ama su andaki durumda Trump karsisina averaj joe bir adam koysan da epeyce sansi var.
  • cleric  (21.08.20 15:24:52) 
@cleric bir bakıma haklı evet. Türkiye'de sağ cenah nasıl kan kaybediyorsa, büyük Türkiye yani Abd'de de demokratlar artıyor. Özellikle sjw'ler bu işi götürüyor.

Normal şartlar altında savaş,salgın, doğal afet vb. durumlar her zaman iktidara yarar. Ama 21.yy dünyası çok farklı neler göreceğiz daha kim bilir?

Yeni bir dünya insanı profili yaratılmaya çalışılıyor, dediğim gibi sjw öncüleri başta olmak üzere. Trump bu tip akımlara karşı bir profil sergiliyor. Ama nedense Trump'ın alacağını hissediyorum, bilmiyorum. :)
  • Hallegadola  (21.08.20 15:32:21) 
[]

Yemeksepeti fiyatlarının uçması

En son pandemi öncesi bir şey söylemiştim. Bugün ilk kez yemek söyliyim dedim ki fiyatlar patlamış. Adam bir künefeye 22 lira diyor, ahaha künefe lan bu, maliyeti en fazla 5 lira olan bir şey.

Zaten satış yapamıyorlardı düzgün, bu kadar fiyat şişirmenin mantığı nedir ? O da mı dövize endeksli ?


 
Mesele sadece döviz değil ülke her yönden fakirleşiyor, para biriminin değeri her geçen gün düşüyor. Fiyatlar neden aynı kalsın ki?


  • fobfilm  (14.08.20 17:03:23) 
valla fiyatlar kaç aydır yükseliyor zaten. künefe yazdım 12 tlden başlıyor. kalitesi değişir illaki.

dövize endeksli olmayan bir şey kaldı mı ?
  • fezagezgini_4  (14.08.20 17:04:09) 
en basitinden dandik tavuklu pilav 14 lira, yemeksepeti baya pahalı. ucuza bir restorant bulmuştum oda listeden kayboldu çok üzgünüm bu aralar.


  • nahtoderfahrung  (14.08.20 17:11:35) 
Geçen bir kafede sucuklu tost menüsüne 23 TL verdim. Çok aç olmasam hayatta yemezdim. Vergi indirimi yapsalar da bu fiyatlara yansıtmadığı için bir şey değişmiyor. Böyle gittiği müddetçe dışarıda zorunlu haller dışarıda yemek yemeyi bırakırım.


  • black holes in the sky  (14.08.20 17:16:43) 
abi sizin semtler pahalı olmasın ?

prnt.sc
  • fezagezgini_4  (14.08.20 17:16:54) 
Fiyatlar hem pahalı hemde min. gönderim tutarı yüksek. Adamlara destek olsun diye alayım diyorum onlar dayıyor fiyatları.


  • Topalordek  (14.08.20 17:20:04) 
oturduğum semtte waffle 25 (ki daha pahalıya da var), lahmacun 8,5 lira falan.
bana göre en para etmeyen iki şey.

gerçi lahmacunda yine kıyma mıyma var ama eskiden evde usta falan varken ucuza gelsin diye lahmacun istenirdi, şimdi tek başına lahmacun yesen 30 lira veriyorsun.
yanlış hatırlamıyorsam 2019'da 5-6 lira civarıydı bir lahmacun fiyatı.

ayrıca min. gönderim tutarları da yükseldi +1
burnumun dibindeki restoranlar minimum 30-40 liraya servis yapıyor.

edit:
yazmayı unutmuşum.
zamların gerekçesi enflasyon tabii ki.
gıda fiyatları ortada.
restoran dediğiniz yerin ocağı, elektriği, kirası, çalışanı, sigortası, vergisi vb. bir sürü masrafı var.
elbette bu da fiyatlara yansıyor doğal olarak.
  • blatta hiberna  (14.08.20 17:42:44 ~ 18:40:26) 
bence dövizden ziyade karantinayla ilgili, hemen hepsi açılmadı lokantaların. az sipariş verilebilecek yer vardı, onlar da uçurdular, sonra herkesler uçuk açtı. ama yemeksepetinin yüzde 30 diye biliyorum kar oranını belki o da artmıştır


  • gadlemler  (14.08.20 18:00:11) 
Satış yapamadıklarını nereden çıkardın? Pandemi sürecinde en karlı çıkan yerler paket servis veren restoranlar oldu.


  • roket adam  (14.08.20 18:13:19) 
Roket adam, işte ben de ona değindim. O zaman "satış yapamıyoruz" diyorlardı e şimdi işler de açıldı nispeten, bu zamların gerekçesi ne olabilir.


  • Avoiding The Puddle  (14.08.20 18:27:28) 
yoo 20 liralık pizza 30tl oldu,

30tllik pizza 45 tl oldu.

buna enflasyon deniyor kısaca hani bilmiyorsanız. maaşlarında 3000tlden 4000tlye çıkması gerekiyordu, çıkartacak ekonomi kalmadığı için de insanlar fakirleşiyor kısaca.

kısacası, (bkz: pilav normal bence siz gerizekalısınız)
  • masseter  (14.08.20 18:36:06) 
lahmacun 12-13 tl oldu her yerde. valla şaka gibi gerçekten aşırı pahalı her yer. yemeksepeti %12.5 veya 15 alıyordu. yüzde 30 kesinlikle değil.


  • garavel  (14.08.20 18:40:27) 
Düz mantık bakılıp 5 lira denemez, yemeksepetinin ilginç bir katkısı da oldu ekonomiye, esnafın kayıt dışı para kazanmasını engelliyor, yani o paranın için %8 kdv var, %15 komisyon var, kuryeye verilen paket başı ücreti var, bunların hepsi toplanıp 22 lira olmuş.
Bir şeyin maliyetinin maksimum x lira denerek eleştirilmesi saçma, böyle denen kimsenin %200 kar ettiğine şahit olmadım, kayıt dışı dahil.

  • atom karincanin torunu  (14.08.20 19:11:18) 
Yemeksepetini sık kullanıyorum, asiri veya anormal bir artik gozlemlemedim. Tek ornek ustunden gitmek anlamli gelmedi.


  • pofudukayi  (14.08.20 19:15:55) 
(bkz: enflasyon)

ayrıca künefenin içeriğini bilmeden yorum yapamayız. kavacık'ta arattım şimdi 10 liraya da var 34,5 liraya da.

alternatif uygulamalardan da karşılaştırma yapabiliriniz. getiryemek var mesela. sürekli %50 indirim yapıyor.
  • spirit crusher  (15.08.20 14:01:45) 
[]

Hayvan sevmek(okşamak)/beslemek ama hayvansever olmamak

Şimdi insanlarda böyle bir yanlış algı var. Ya hayvanseversin ya da değilsin. Oysa ki hayvanları özel olarak sevmeden de hayvanlarla güzel münasebet kurulabilir ? Veya bir hayvanı severken öbüründen nefret edilebilir ?

Tıpkı "insansever" olmadığımız hâlde kapımıza gelen herkese "buyrun, hoş geldiniz" dememiz gibi.

Siz ne düşünüyorsunuz ?

 
Ne demek istediğinizi tam olarak anlayamadım açıkçası. Hayvansever olmak için illa ki her hayvani sevmeniz ne bileyim yılanı kucaklamaniz, evde fare beslemeniz gerekmiyor ki; sadece o hayvanların bile yaşam haklarina saygili olmanız anlamına geliyor bana kalırsa.

Hayvanlardan korkan insanlar ile sevmeyen insanlar sık sık karıştırilir mesela; hayvandan korkan biri de sevmiyor anlamına gelmez sadece korkuyordur.
  • fraise  (10.08.20 02:02:54) 
"Oysa ki hayvanları özel olarak sevmeden de hayvanlarla güzel münasebet kurulabilir ?"

Yorumum gayet açık aslında, nesini anlamadın ben de onu anlamadım.
  • Avoiding The Puddle  (10.08.20 02:13:36) 
Ben de tam anlamamış olabilirim ama galiba ''hayvanları tutup fiziksel olarak sev(-e)miyorum'' dediniz.

E yani eğer istemiyorsanız hiç gerek yok zaten. Arada sırada alın mama(almıyorsanız) kedi(örnek) gördükçe dökün, onlar yer. Çok büyük oranda kediler sizin gelip onların sevmenizi beklemez zaten. Koy mamayı geç denilebilir kısaca. Ben de fiziksel bir temasta bulunmuyorum mesela ama elimden geldiğince besliyorum sürekli olarak.
  • bitchesaintshit  (10.08.20 02:29:51 ~ 02:30:31) 
Saintshit öyle bir şey yazmadım.

Yani kedisever olmazsın ama caddede gördüğün uysal bir kediyi okşarsın veya ne bilim yiyecek verirsin. Bunun gibi.
  • Avoiding The Puddle  (10.08.20 02:35:35) 
Anlattığınız tarzda kişiler gayet normal bana göre. Kimse hayvan aşığı olmak zorunda değil. Yeterki şiddet olmasın. Kedi, köpek vs fobisi hoş bir şey değil.


  • bitchesaintshit  (10.08.20 02:39:01 ~ 10:35:11) 
Katılıyorum. orada bir dil oyunu/tuzağı var. Hayvansever değilim diyince, sanki olumsuzu olan "hayvansevmezim" demiş gibi oluyor. Ama öyle değil işte, hayvanseverlik denilirken belli bir algı, tavır ve anlayış kalıbı. Hayvansever değilim diyince de o kalıba dahil değilim, demiş oluyoruz.


  • encokbenisevinnolur  (10.08.20 07:34:37) 
çok normal, çok mantıklı. ben mesela hayvan severim, korkudan ölsem de böcek bile öldürmem kadar. mesela aynı durum çocuk için var bende. çocuk sever biri değilim, yani sevmiyorum, ama çocuk görünce "napıyon len tırrek, çikilat istiyon mu" diyorum. kafasına tekme atmıyorum yani.

kimse kimseye zarar vermediği sürece, kimin ne sevip ne sevmediği çok önemli değil sonuçta.
  • fiddler s green  (10.08.20 09:43:11 ~ 09:58:40) 
Ben de zaten hayvanseverim diyenleri sevmiyorum. Kedisi ördek ciğeri yer, köpeği cins olacak diye hastalıktan kırılır, kafese kuş hapseder, deri ceket giyer.


  • howfaristhesky  (10.08.20 09:57:41) 
[]

Dolar ve Euro'nun sözlükte abartılması

Neden bu kadar entry patlaması yaşandı sabahtan beri anlam veremedim.

Sanki Dolar dün 5 liraydı da bugün birden 7 lira oluverdi. Yahu zaten aylardır 7 lira sınırında gezinmiyor muydu, ne oldu da şimdi böyle onlarca başlık, binlerce entry giriliverdi ?


 
bir günde %3 civarı fakirledik bence bu ana sebep


  • basond  (06.08.20 22:21:56) 
arkadas siz nerede yasiyorsunuz yav.
3 gun once kdv dahil 15 liraya aldigim cimento bugun 17.5kdv dahil+ nakliye.
aluminyum dogramalar pvc'ler radyatorler. fm200'ler her sey uctu gitti. dun ile bugun arasinda kici kirik 15 milyonluk santiyede en az 180.000 zarar var su an.
  • turbo sadık  (06.08.20 22:22:11) 
sözlük abartmadı. aylardır yatay seyrediyordu. şimdi tekrar yükselişe geçti. bu artışın sebebi hamle yapacak kadar paranın bile kalmamış olması, önü kestirilemeyecek, nereye gideceği belli olmayan bir artış. mb, bddk ve bankalar bile olağanüstü toplantıya çağrıldı.

okuduğunuz kaynakları yeniden bir değerlendirin bence. tek kaynağınız ekşi olmasın.
  • lesmiserables  (06.08.20 22:25:07 ~ 22:26:01) 
pesinen sunu da.ekleyeyim ben dolar 6.85 iken artacagini tahmin edip ceki kesip verdim. mali.bagladim ama.fabrika ben bu fiyattan veremem diyor. kimisi batti gel al parani diyir kimisi bu fiyattan verme sansim yok cekini al kimisi de batarim sana verirsem. vermesem dava acsan da batarim. yarin dolar.cikarsa yerine ayni fiyattan mal koyamam diyor.
batan adamdan 5 liraya baglasan ne olur mal varsa gider alirsin. yoksa neyini alacam canini mi

  • turbo sadık  (06.08.20 22:27:35 ~ 22:28:45) 
ya boş muhabbet işte . millet 20 liralık internetiyle eğleniyor. dolar euro altın diye ağlaşanlar da doları altını olmayan tipler. olsa ehi ehi diye elini ovuşturur köşede.


  • x571  (07.08.20 10:28:43) 
Boş muhabbet +1.


  • roket adam  (07.08.20 10:36:51) 
aziz dostum jack, lesmiserable +1

sözlükte az bile konuşuldu. dün tarihi bir gündü. altın, dolar, euro hepsi rekora koşuyor ve yapılabilecek şeyler daha önce yapıldı, artık fazla hamle kalmadı. ihtiyat akçesi bile harcanmıştı.
  • biseysorcaktim  (07.08.20 12:15:25) 
şaka mı abicim bu? avustralya doları ile euro arasındaki parite 2000'deki ile aynıyken iki günde 50 kuruş artmış euro tl karşısında. siz bilgisayar başından fark etmiyor olabilirsiniz ama piyasada bu dalgalanmanın etkileri çok büyük.
yahu 6 ayda bir türkiye'ye geliyorum her şeyin fiyatı önceki seferin iki katı oluyor. allah aşkına neyi abartıyor insanlar?

paranın değer kaybedişi günlük hayatın bir parçası haline gelmiş neye şaşırıyorsunuz diyorsunuz.
  • bohr atom modeli  (07.08.20 12:22:19) 
[]

"Nakit avans" ve faiz sorusu

ATM'den 750 lira nakit avans çeksem ve en geç bir haftada yerine koysam ne kadar faiz öderim ?

Banka: Yapı Kredi bu arada.

Edit: "Banka" değil, ATM olacaktı oradaki ifade.

 
Belki 10 lira.


  • armagan abanuz  (01.08.20 19:20:15 ~ 20:43:19) 
Çok az bir faizi oluyor internet sitesinde hesaplaması vardı


  • freebird5406_2  (01.08.20 19:28:01) 
faiz= 750*((1,25/30)/100)*10

faiz= 10 lira bile etmedi benim hesabımda.

işlemin sonundaki 10 gün sayısını belli ediyor.
  • blue eyes white dragon  (01.08.20 19:28:52) 
  • freebird5406_2  (01.08.20 19:30:32) 
@Freebşrd, linkini koyduğun şey nakit avans değil.

@avoding, faiz hariç bir de çekim ücreti olur bilgin olsun. 7,5 TL civarı.
  • saturn  (01.08.20 19:47:48) 
@saturn nakit avans ın yapıkredideki ismi esnek hesap


  • freebird5406_2  (01.08.20 20:23:35) 
White Dragon;

Hocam senin hesapladığın "günlük" faiz olmasın ? Az önce ATM'den kartla bir denedim ne olacak diye, günlük "1,bilmemkaç" faiz tutar olduğunu okudum.

Bu durumda 10 günlük toplam faizi 80 lirayı bile geçmiş oluyor.
  • Avoiding The Puddle  (01.08.20 20:34:14) 
  • blue eyes white dragon  (02.08.20 01:32:36) 
şöyle düşün.

750 lira çekseydin, 30 gün sonra 1.25 faiz oranından dolayı ödeyeceğin miktar.

=750*(1,25/100) olurdu. o da 9,375 eder.

ancak sen diyorsun ki ben 10 günlük çekeceğim.

9,375/30 eder günlüğün. onun da ederi 0,3125 lira.

ayrıca diyorsun ki bu 10 gün sürecek.

0,3125*10=3,125

ancak bankaların garip garip artı para alma olayları var. yok kkdf yok bsmv. o da etse etse totalde 10 lira ancak eder.


internetten bir kredi hesaplama yaptım.

750 TL 3 Ay vadeli ihtiyaç kredisini %1,25 faiz oranı ile alırsanız.
Aylık Taksit: 257,54 TLFaiz Oranı: %1,25Toplam Tutar: 772,61 TL

3 ay sonra ödeyeceğin miktar 772,61 lira yani 27 lira faiz ödersin.
  • blue eyes white dragon  (02.08.20 01:41:04) 
[]

Doktor olup da yazısı güzel olan var mıdır ?

Veya olabilir mi gerçekten de ?




 
Evet efendim, olabilir. Gerçekte de mevcuttur.


  • derleme  (28.07.20 20:56:30) 
Niye ben hiç denk gelmedim bugüne dek, hayret.


  • Avoiding The Puddle  (28.07.20 21:13:28) 
Doktorlarin yazisina bakma imkanini eger sadece receteden yakaliyorsaniz yaniltir. Receteler bilincli olarak daha az okunakli yaziliyor hasta okuyamasin diye.


  • crown  (28.07.20 22:05:11) 
Ablam, makine baskısı gibi yazısı var.


  • bir nick var benden iceri  (29.07.20 02:41:40) 
hastalar okuyamasin diye yazilari cirkin geyigini bitti saniyordum ben.


  • baldur2  (29.07.20 02:57:36) 
paco güzel yazı da bir sanattır, hatta başlı başına bir sanattır ve cidden emek ister ve de bir miktar yetenek.

İnsanlar her şeyi PC ortamında yaptığından güzel yazı nedir, neye deniri unuttu haliyle. Harf ve cümle aralıklarından tut da harflerin kuyrukları, kıvrımları ve genişliklerine göre eklediğin boşluklar, uyum vs hepsi apayrı bir olaydır.

Dolayısıyla bunlara vakıf isen yazın güzeldir. Şu lisede, ünüversitede filan gördüğün klasik "kız" yazısı vardır, çok muntazam ve temiz yazılmış. Heh o da güzel yazı değildir mesela.
  • Avoiding The Puddle  (29.07.20 16:57:10) 
bir doktor arkadaşım var lisede yazısı en kötü diye dalga geçtiğimiz biriydi. ben yazısı kötü olduğu için doktorluğa seçildi sanıyordum bunca yıl.


  • bohr atom modeli  (30.07.20 12:48:17) 
[]

Liverpool - Chelsea maçındaki "crowd noise"

Az önce tv'de denk geldim, gol atılınca arkadan seyirci sesi geliyor ama tribünde bir kişi bile yok. Efekt falan mı kullanmışlar yani FIFA hesabı ?




 
Sadece orada değil Süper Ligde de seyirci efekti koyulabiliyor Digiturk kumandasıyla.


  • himmet dayi  (23.07.20 13:00:16) 
evet, aylardır uygulanıyor bu sistem dünya genelinde.


  • alevli deniz sortu  (23.07.20 13:00:52 ~ 13:01:01) 
efekt çoğu takım kullanıyor.


  • mikahakkinen  (23.07.20 14:05:44) 
@mikahakkinen takimla alakasi yok, statlar gene sessiz, yayinci kuruluslar televizyondan izleyen adam zap yapmasin, mac atmosferine girsin, heyecanli olsun diye koyuyorlar efekti


  • speedy  (23.07.20 14:08:39) 
[]

Kadınların ayrıldıktan sonra bir daha asla geri dönmek istememesi

Hani hep bilindik durum, sizi çok seven ve sizi çok ayrı yere koyan kadının bile sizinle bozuştuktan sonra (sebebi her ne ise) bir daha asla geri dönmeyişinin mutlak sebebi ne olabilir ?

Burada kadın kişisinin yoğun bir haksızlığa uğraması filan gerekmiyor, incir çekirdeği gibi bir sebepten de ayrılıp sonsuza kadar sizden nefret eden veya sizinle olmaktan haz etmeyen kadınlar mevcut.

(Sözlükte de bununla ilgili bir başlık vardı hatta, kadınların bitirince tam bitirmesi şeklinde).

 
mutlak sebebi bu mudur bilemem ama içinde bir şeyler bitince tekrar canlanması imkansız gibi geliyor. illa aramızda kavga gürültü olmasına, ondan nefret etmeme gerek yok. içimde ona karşı bir şeyler bittiyse geri dönmek istemem. aşk bitmiş oluyor çünkü, artık onu eskiden olduğu gibi çok ayrı bir yere koymadığımı fark ediyorum. artık güçlü hisler beslemediğim biriyle bir daha denemenin bir anlamı yok. aynı şeyler tekrar edecek belli ki.


  • istanbul kanatlarimin altinda  (21.07.20 16:05:46) 
Tolkien doğru söylemiş.

Mesajımda özellikle belirttim: "burada kadın kişisinin yoğun bir haksızlığa uğraması filan gerekmiyor, incir çekirdeği gibi bir sebepten de ayrılıp sonsuza kadar..." diye.

Çok basit bir örnek, siz çok bir şey yapmadığınız hâlde paçanıza yapışan kadın, çok acayip bir gerekçeyle (belki öyle bir gerekçe dahi yok) sziden soğuyup bir de üstüne tüm iletişim kanallarını kapatabiliyor. Kendi kendine güvey olmanın extreme hâli velhasıl.

Ve bu örnek öyle iki üç adet filan değil, benim de tanıdığım pek çok kadın böyleydi istisnasız.
  • Avoiding The Puddle  (21.07.20 16:08:42) 
başkasını bulup size bahane bulmuş da olabilir.


  • nahtoderfahrung  (21.07.20 16:09:20) 
tam tersini gözlemliyorum ben de. erkekler dönmüyor asıl.


  • semitika  (21.07.20 18:34:50) 
[]

Lanetli çaylaklık

Son sjw-sözlük darbesiyle iyice çığrından çıkan olay. Çok entry girilmiş bir başlıkta aykırı bir entry giriyiorum, sonra bir bakıyorum çaylak yapılmışım. Son bir ayda ikinci kez başıma geldi, şok oldum resmen.

Sizde de benzer bir durum var mı ? Moderasyon farklı sesleri kısmak için canla başla çalışıyor resmen.


 
Sözlükte dönemsel olarak bu tür durumlar yaşanıyor, yanlış hatırlamıyorsam 2010 ya da 11’de nefret söylemi denetim mekanizması gibi bir şey yapılmıştı o zaman da o denetime takılan yazarlar çaylak yapılıyordu ya da uçuruluyordu, burada bence yanlış olan bir standart oluşturulmayıp gelen tepkilere göre sistem yaratmak, yoksa “bakın bizim kurallarımız şunlar bunlar, entry giriyorsanız bunlara göre girin” denildiğinde böyle anlık kararlar almaya gerek kalmaz düşüncesindeyim, entry giren de bunu bilerek girer sonucu neyse onu baştan kabul etmiş olur.


  • angelus  (19.07.20 16:23:56) 
Silinen entry’lerini paylaşmadan yorum yapmak zor.
Sana göre aykırı olduğu için silinmiş olabilir ancak gerçek öyle değildir belki..

  • otopsicocugu  (19.07.20 16:52:06) 
Hocam entry'm silinmedi, entry'mi silemezler zaten, onda bir anormal durum yok.

Ama o entry yüzünden 25 mesaj gelmiş, bir de üstüne çaylak yapılmışım. Gerekçe ise özel mesaj yoluyla hakaret. Böyle bir tesadüf olabilir mi ?

Yani yalandan by-pass edip sizi bir şekilde lanetliyorlar. O kadar insan mesaj attı, birine bile tenezzül edip cevap vermedim, üstelik günlerdir sözlüğe bakınmıyordum bile, hangi mesaj, hangi hakaret...
  • Avoiding The Puddle  (19.07.20 17:24:46) 
[]

"Ainsi que" nün kullanımı konusunda...

...Kapsamlı bilgi verebilecek olan var mı ?

Nerelerde kullanılır ve tam olarak neyi ifade eder ?


 
1) Ainsi que = comme = gibi

J'ai agi ainsi que vous m'aviez dit de le faire.
=
J'ai agi comme vous m'aviez dit de le faire.
=
Bana söylediğiniz gibi, bana söylediğiniz şekilde davrandım

Tout s'est passé avec lui ainsi que je l'avais imaginé. Étonnant, non ?
=
Tout s'est passé avec lui comme je l'avais imaginé. Étonnant, non ?
=
Onunla her şey beklediğim gibi/beklediğim şekilde geçti. Şaşırtıcı değil mi?

2) ainsi que = tıpkı....gibi

Elle m'a menti ainsi qu'à d'autres.

Bana yalan söyledi, tıpkı başkalarına da söylediği gibi (yalnizca Fransızcada verbe iki kere söylenmiyor)

Yani "bana yalan söyledi, ve başkalarına da"

3) ainsi que = ve, ve aynı şekilde...

L'italien ainsi que l'espagnol sont issus du latin.

Italyanca ve Ispanyolca latinceden türemişlerdir/
Italyanca, ispanyolcanin da olduğu gibi, latinceden geliyor.

Mon professeur ainsi que ma mère parlent un français soigné.

Hocam da tipki annem gibi düzgün bir fransizcaya sahip
  • yarey  (18.07.20 13:55:39 ~ 13:58:53) 
Peki paragrafın veya cümlenin en başında kullanıldığında ne anlam ifade ediyor ?


  • Avoiding The Puddle  (18.07.20 14:56:05) 
Örnek verir misiniz?

Edit: şöyle bir örnek buldum

Ainsi que je l'ai dit, une phrase peut tout à fait commencer par "ainsi que".
=
(Tam da) dediğim gibi, bir cümle gayet de "ainsi que" ile başlayabilir.
  • yarey  (18.07.20 17:07:22 ~ 17:14:51) 
[]

Pide/lahmacun yiyememek

Herkes şu zamanda bu tarz türk fast-food'larından uzuk durulmasını gerektiğini söylüyor, sebebi ise malum.

İyi de virüsün bu gıdalara bulaşması için o hamuru vs. açan kişinin hastalıklı olması ve hastalığı eliyle bu mamullere bulaştırması gerekli.

Onu da geçtim, virüs gıdaya bulaşsa bile bu saydığım ürünler 300-400 derecelik odun ateşinde pişiyor, virüsün hayatta kalması söz konusu olabilir mi ?

Belki de kastetdilen kurye ve ulaştırma kısmı, bilemedim. 1 aydan fazla süredir lahmacun vs. söyleyemiyorum.

 
Pişmeden öncesi değil; piştikten sonrası sıkıntı diye düşünüyor herkes; açıkçası ben de güvenemiyorum. Normalde de dışardan yemek yerken 2 kere düşünen biriydim zaten.

Biliyorum aynı tat olmayacaktır ama lahmacunu evde yapmayı deneyebilirsiniz. Bu hafta çeşit çeşit tarifler gördüm.

Edit: kobuzchu kiz'in yazdığını okuyunca hatırladım. Televizyonda birkaç doktor daha bunu önerdi, lahmacun için de efektif olabilir sanırım.
  • fraise  (06.04.20 02:55:30 ~ 03:02:18) 
@kobuchu düşüncenizi merak ettiğimden soruyorum yanlış anlamayın. Ha kuryenin elinden almışsınız. Ha tabureden. Sonuçta kuryede eliyle getirip koyuyor tabureye ne değişecek ? En azından ben görerek alıyorum ki kuryeninin tuttuğu yerden değil başka yerden tutarak alıyorum ve kuryenin tuttuğu yere kolonya sıkıyorum. Kurye de kolunu uzatıyor ben de uzatıyorum. Aramızda 2 kol mesafesi uzaklık oluyor. Yemeksepeti çıkardı bu temazsız teslimi bana çok saçma geliyor.


  • fezagezgini  (06.04.20 03:08:11) 
ben gayet canım istedikçe dışarıdan pizza da, lahmacun da, başka şeyler de söylüyorum.
dikkat ettiğim tek şey güvendiğim ve bildiğim yerler olması.
yani yeni ve bilmediğim, tanımadığım herhangi bir restorandan sipariş vermiyorum.
bir de, ödemeyi online yapıyorum, para veya kart alışverişinde bulunmuyorum.

bu temassız teslimat olayını da işlevsiz buluyorum açıkçası.
kapıya tabure koyma fikri güzel, ama mesela benim kapıya koyabileceğim o tarz bir şeyim yok evde.
dolayısıyla paspasa da bırakılsın istemiyorum, ki sıcak yiyecek bırakılamaz zaten.
mecburen kapıyı açıp alıyorum.
mesela geçenlerde getir'den bir şey istedim ve çocuk torbayı kapıya takmamış, paspasa bırakmış.
hem daha büyük hijyen sorunu, hem de zaten yerden bulaşma ihtimali de yüksek.
temassız teslimat istediğime pişman oldum, yani işin bir de bu yönü var.

tek bir virüs tanesiyle bir şey bulaşmıyor zaten.
yani yüzlercesi, binlercesi aynı anda sisteme girmeli.
şu ortamda kimsenin de pişmiş yemeklerin üzerine nefes verdiğini, üzerine hapşırdığını düşünmüyorum, ki normalde de hijyene dikkat eden ortalama bir müessese bunu zaten yapmaz.

bana göre tek risk paket/ambalaj ve kurye süreci.
onun için de yemeği gelir gelmez poşetinden çıkarıp poşeti/kutuyu atıyorum ve elimi yıkıyorum.
kapıya asılabilecek bir torba olmadıkça mecburen kuryeden alıyorum siparişi.
ama zaten gelen herkes maskeli ve eldivenli.
üç dört adım geriden, olabildiğince uzaktan uzatıyorlar.
bizim mahalledeki kebapçı bile böyle, yani illa kurumsal zincirlerden söz etmiyorum.

bir de, bir pizzacının kutusunda pişen gıdaya temas edilmediğini gösteren "piştikten sonra ilk siz dokunun/bakın/görün/açın" tarzı bir etiket vardı mesela.
yani sanırım bazı restoranlar bu soruna karşı kendi çözümlerini üretmeye çalışıyorlar.
  • blatta hiberna  (06.04.20 05:08:38 ~ 05:11:53) 
Hazır 50 çeşit bu tarz ürün var dondurulmuş. Riske girme


  • goodman  (06.04.20 09:18:17) 
herkes filan uzak durulmasını söylemiyor. ben alıyorum mesela hatta getirenler corona sonrası siparişlerin arttığını söyledi eskiden 15-20dkde gelirken şimdi 40-50dkden aşağı gelmiyor lahmacunlar dürümler vs.


  • konetsu  (06.04.20 10:10:41) 
son bir degil iki aydir evdeyim ben, 4-5 gunde bir markete cikmak ve mecburiyetten dis hastanesine gitmek disinda evden ayrilmadim. neredeyse her gun disardan siparis verdim. hala zimba gibiyim. risk tabii ki var ama bence her allahin gunu marketlere gidip de belki binlerce insanin dokundugu seyleri eve sokmaktan daha riskli oldugunu dusunmuyorum ben acikcasi.

bu arada "kapmadigini nerden biliyon belki semptomsuz atlattin" diyebilirsiniz ama sisko ve sagliksizim, cigerlerim de saglam sayilmaz, virusu kaparsam en iyi ihtimalle iki hafta yataktan cikamayacagimdan neredeyse eminim.

insan urkmuyor degil elbette ama bana mutfakta yemek yapmaktan daha tehlikeli gelmiyor siparis vermek ne yalan soyleyeyim.
  • der meister  (06.04.20 10:22:23) 
100 tanesi 4 tl'den şeffaf eldivenler satılıyor.
gelen poşeti o eldivenle tutup, pideye dokunmadan fırına atıp 80 derecede 1 saat bekletin. eldiveni be poşeti/ambalajı balkonda ayrı bir çöp poşetine atın.
gelen kişide poşeti kapıya assın, yüzyüze temas kurmayın. çünkü nefes almakla bile virüs dağılıyor.
  • aslindasorunumpsikolojik  (06.04.20 11:06:18) 
[]

Corona - diyabet ilişkisi ?

Tam olarak nedir ? Neden diyabet hastaları yoğun risk altında ?

Kanımızdaki fazla glukoz miligramı ile akciğerlere yerleşen bir virüsün ne gibi organik bağı olabilir ? Sigara içenler bile "risk" grubu olarak anılmıyor, enteresan.

Konunun uzmanı biri aydınlatırsa sevinirim.

 
Solunum fonksiyonu bozukluğu yaptığı için diye biliyorum. Sigara içenler yüksek risk grubunda bu arada. Bazı kaynaklar mortality oranını 10 kata kadar etkilediğini söylüyor.


  • synthetic a priori  (23.03.20 16:52:45) 
Kaynak bulamam ama hastalık nedeni ile kulak kabartıyorum sürekli. İtalya'dan yapılan açıklamada şeker için kullanılan ilaçlar , tedaviyi olumsuz etkiliyor demişlerdi. Sanırım bağışıklığı güçlü bireylere nazaran biz daha geç cevap veriyoruz tedaviye. Açıklamadan anladığım oydu. Uzman birisinin açıklamasını elbette bekleriz.


  • synax  (23.03.20 18:00:27) 
Tip 2 diyabet hastasıyım ve hiçbir şekilde ilaç kullanmıyorum, insülin alma gereğim de yok. Evet şu aralar kan şekerim yine cozutmuş vaziyette ama "yüksek riskli grup" da oluyor olmamın bir mantıklı açıklamasını bulamadım gitti ben de.


  • Avoiding The Puddle  (23.03.20 18:28:45) 
@flexner wintersteiner ; Elleriniz dert görmesin anlaşılır bir şekilde anlatmışsınız.
Mealen ayvayı yeriz bulaşırsa :(

  • synax  (23.03.20 23:10:59) 
benzer bir duyuruyu günler önce ben de paylaşmıştım. tip 1 şeker hastasıyım ve bu virüs beni de epey endişelendiriyor. duyuruma bir arkadaş cevap vermişti.


www.eksiduyuru.com
  • mustaafaa  (24.03.20 21:28:54) 
[]

Şimdi Türkiye hangisiyle savaşır resmi olarak ?

A) Rusya

B) Suriye (rejim)

C) hiçbiri

 
Elbette C


  • megalomaniac  (28.02.20 01:29:53) 
Suriye = Rusya olduğu için birbirinden ayırmak saçma.
Türkiye'nin ikisiyle de savaşması için hiçbir sebep yok, Erdoğan iktidarını sürdürmek için bir şeyler yapıyor ama ne yaptığını kendi de bilmiyor bence. Bir sürü askerimiz ölür, öldükleriyle kalır.

  • fobfilm  (28.02.20 01:30:27) 
Seçmen kütlesi "yeter lan bıktım senin milliyetçilik ve militarizm goygoyundan benim derdim adalet ve ekonomi" demediği sürece A veya B farketmez. Zaten birbirlerinden bağımsız hareket etmiyorlar. Bir de Tayyip kime savaş ilan ederse etsin Arap düşmanı tayfa Suriye'yi hedef alır, muhafazakar tayfa dış güç Rusya üzerinden yürür.

Gördüğüm kadarıyla yine dualar, birlik çağrıları, "muhalifim ama şimdi eleştirinin sırası değil" goygoyu gırla gidiyor.

Bu toprağın insanı düzelmez.
  • bruce mclaren  (28.02.20 07:31:30) 
Türkiye'nin Rusya ile resmi olarak savaşa gireceğine inanacak kadar naif olamazsınız. Türkiye'nin bırakın Rusya'yı dünyadaki hiçbir ülke ile resmi savaşa girecek ekonomik durumu yok. Suriye ile de girmez.

cevap: C
  • himmet dayi  (28.02.20 09:07:54) 
[]

Rüyaların en kritik noktada bitmesi ve uyanmamız

Neden hep böyle, neden hep bi cliffhanger durumu ?

Hayır bazen kendimi kasıyorum tekrar uykuya dalıp, rüyaya kaldığı yerden devam etmek için ama ne çare.


 
En kritik noktadan kastettiğin tansiyonun çok yüksek olduğu olaylarsa tahminim şu: Stres veya öfori çok yüksek seviyelere çıktığında, beyin bir savunma mekanizmasıyla vücudu güvene alma refleksiyle hareket ediyor ve bilinçaltı akışını durduruyor.

Tabi en kritik noktanın ne olduğu da belli değil aslında. Sonuçta rüyalar bilinçaltında var olan malzemenin rastgele biraraya gelmesidir.
  • fobfilm  (26.02.20 00:34:59) 
[]

"Aniden deprem olacak" hissi

Size de oluyor mu bu çoğu zaman ? Özellikle geceleri geç saatlerde PC başında oturarak çalışanlar, siz de sandalyenizde sakin sakin otururken bir anda ve şiddetli bir biçimde sallanacağınızı hatta gürültü ve sarsıntıdan ne yapacağınızı dahi bilemeyeceğinizi düşündüğünüz oluyor mu ?

Edit: herkes sorumu yanlış anlamış :)


 
oluyor.
sırf bunun için bir sarkaç yaptım monitörün yanına.
deprem oluyor gibi hissedersem hemen ona bakıyorum, kıpırdamadığını görünce rahatlıyorum.
  • işimdeyim gücümdeyim  (20.02.20 22:19:19) 
işimdeyim benim dediğim "aa deprem mi oluyor" paniği değil, bir düş ama kötü içerikli olan, hani aklına filmden bir sahne gelir de irkilirsin ya, o şekil.


  • Avoiding The Puddle  (20.02.20 22:26:57) 
Oluyor, hatta buna karşı bir refleks oluştu. Yanlışlıkla sandalyeyi falan salladığımda kısa bir süre deprem oluyor sanıyorum.


  • mrmlq  (20.02.20 22:36:31) 
oluyor


  • pati  (20.02.20 22:37:37) 
Evet, maalesef.


  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (20.02.20 22:38:20) 
birisi hatirlatmadigi surece aklima bile gelmiyor.


  • aydonno  (20.02.20 22:42:12) 
yani öyle panik havası değil de, genelde depremi hissetmediğim için sallanıyor muyum acaba diye durup kulak kabarttığım oluyor; özellikle son depremlerden sonra. deprem olursa hissetmezsem diye kendi kendime geliştirdiğim müthiş bir radar sisteminin sonucu ¯\_(ツ)_/¯


  • Bruce  (20.02.20 22:49:42) 
olmuyor.


  • sutlu nescafe  (20.02.20 22:54:27) 
[]

Osman Kavala'nın tutuklanması

Tamamen gündem değiştirme taktiği mi ?

Hayır adamın Gezi'den beraat etmesi ayrı komik, 15 Temmuz'dan tutuklanması ise apayrı bi komik.


 
hangi gündemi değiştiriyorlar peki?
o gündemi değiştiremezlerse ne olur?
osman kavala türkiye gündemi için çok mühim biri olsaydı böyle mi olurdu?
  • Moks  (20.02.20 01:34:38 ~ 01:34:56) 
Osman Kavala ile Gezi olaylarını yeniden gündeme getirip, FETÖ'nün siyasi ayağı tartışmalarını dosya altı edecekler, bunu görebilmek çok mu zor.


  • Avoiding The Puddle  (20.02.20 01:48:20) 
lan gece gece yüzümü güldürdün allah da seni güldürsün ne diyelim. fetönün siyasi ayağıymış dsklfjdslkfj.
idlib, ülke savaşa giriyor, ekonomi elde patladı falan desen neyse de fetö muhabbeti zerre umrunda değil ne akpnin ne erdoğanın. kılıçdaroğlu takılıyor işte. şunu açıklayacağız bunu açıklayacağız deyip neyi açıkladığını, bunların ne kadar gündem olduğunu gördünüz yav.
kim takar osman kavalayı yoyo yapıp salıp salıp alsalar gene bir gündemi değiştirmez.
  • Efoody  (20.02.20 02:27:31 ~ 02:45:20) 
bence ne yaptıklarını kendileri de idrak edemiyorlar. olay kontrollerinden de çıktı.


  • mikahakkinen  (20.02.20 08:59:06) 
Gezi olayları sağ cenahın antipati beslemekten vazgeçmeyeceği ciddi bi olay. Akp'nin kamuoyu oluşturmaya yönelik yoğun bir çabası var son zamanlarda. 15 temmuz sonrası "muhtemel darbe girişimi" söylemi bile medyanın ağza almaktan korkacağı bişeyken yandaş gazeteciler aracılığıyla çok rahat konuşulur oldu. Bu gündemi de aynı yere bağlıyorum ben.

Gezi beraatleriyle Kavala'yı salıp tekrar tutuklamak, geziyi tekrar hatırlatıp sağ seçmene eski nefretleri hatırlatmak, darbe söylemleriyle 15 temmuz'u hatırlatmak..

Ak parti çırpınıyor gibi geldi bana.
  • IncredibleMau  (20.02.20 12:11:49) 
İdlib'te Rusya ile ayrışma oldu. Sonra Jeffrey falan geldi, ABD, Avrupa ile yakınlaşıldı, hazır gezi davası da gelmişken şirin gözükmek için de tüm gezicileri bırakma kararı aldılar. Ama kendi tabanlarında hesaplayamadıkları şok bir tepki gördüler, AKitoğluitler nooluyoruz la, tüm geziciler çıktı, nasıl oldu bu iş diye şok oldular. Bunun üzerine AKP tarafı geri adım attı, onlar da şaşırmış gibi, nasıl olur bu karar alındı gibisinden bir tepki verdiler, Kavala'yı başka suçtan tekrar aldılar. Kendi gerizekalı seçmenine yönelik bir adım, Kavala yakın zamanda bırakılacak gene, bu kararı biz de tasvip etmiyoruz ama tiyatrosu.


  • speedy  (20.02.20 14:09:50) 
[]

Amerika'nın "Ay'a yolculuğu" konusundaki teorim

Bir grup insan bunun bir yalan olduğuna inanıyor ya madem:

O hâlde neden daha sonraki Ay misyonlarında o ilk ayak basışta dikilen bayraktan bir numune alınmamış ?

Laboratuvar ortamında bayrağın kaç yıllık olduğu hesaplanabilirdi ? Ve oraya gerçekten o zaman dikilip dikilmediği.

 
aya gidildiğine inanmayan kişi o yapılan hesaba da inanmaz. ay komplocularının gözümde düz dünyacılardan farkı yok.


  • arkadakiadam  (23.01.20 13:30:49) 
İstanbula inilmiş öbür inişte vana inilmiş. Gidip alsınlar mı yürüyerek?


  • bahoho  (23.01.20 13:50:32) 
daha sonra aya insanlı hiç gidilmedi.


  • hayir bu koyden olsam nolcak  (23.01.20 14:22:21) 
O bayrak eski bir bayraktan alınmış numune de olabilirdi


  • alicek  (23.01.20 14:23:25) 
NASA niye bir grup meczubu ciddiye alsın?


  • nundu  (23.01.20 14:50:02) 
bayrak orda kalmadı mı?

güçlü bir teleskopla iniş yapılan alanı göstermekten başka bir çare gelmedi aklıma.
  • zgrydn  (23.01.20 15:18:59) 
Komplo teoricileri ile ilgili bir fact, cevaplarının da giderek büyüyen komplolar olmasıdır.

Madem gitmediler, sovyetler neden hayır gitmedi bunlar yapmadı hiç. Konuşmaları için her sebep vardı.
  • aguen  (23.01.20 16:28:46) 
valla normalde ben de aya gidilmesine inanmayanlara düz dünyacılar veya aşı karşıtları gibi muamele ediyordum da hindistan'dan sonra en son israil'in gönderdiği araç da inemeyip çakılınca abd'nin insanlı ay misyonuna inancım sıfırlandı.

margaret hamilton bacımız 145bin satır kodu yekten oturmuş tasarlamış yazmış yönetmiş (ssg'nin yalancısıyım) ve aracın aya laks diye tek seferde inmesini sağlayabilmiş ama hindistan ve israil'in sahip olduğu onca parlak seçmece tecrübeli yazılımcı bu işi bugünün şartlarında başaramıyor öyle mi?
  • kambek  (23.01.20 16:34:34) 
@kambek

aya araç indirmek sadece kod yazmakla olmuyor. abd defalarca kez denemiş hatta ölümlü denemeleri olmuştur, aynı şekilde soyuz görevlerinde de kozmonotlar kaybedilmiştir.

145 bin satır kodun yanı sıra büyük bir şans da gerekiyor. bu kadar uzun yolculukta her şeyi önceden planlamak günümüzde bile mümkün değil.

ayrıca konu dışı olarak hintlilerde yazılımcı popülasyonu yüksek olabilir ama kalifiye yazılımcı oranı türkiyede daha çoktur belki.

Zaten nasa 2024'de tekrar ay'a insanlı gidiş için yeni hazırlıklar yapıyor.
  • ayin yazari  (23.01.20 17:29:14 ~ 17:29:48) 
aya gidilmediğinin ve olayın fake olduğunun en büyük destekleyici o zamanlar ki bilgisayar teknolojisinin commodore'dan hallice olması. yani o dönemde nasıl bir yazılım, devre, elektronik dizayn tüm yörünge hesaplarını yapıp apollo 11'i aya indirip sonra geri getirebilirdi?

burada usa çakallığı devreye giriyor, ussr'ın başarısız olmasının sebebi bu yazılımı yapmak için çok zaman harcamaları ve yazılımı yapamamalarıydı. usa yazılımı yapamayacağını biliyordu bu sebeple sürekli yazılım çalışıyor imajı yarattı. bu imajı yıllar boyunca sürdürdü. ussr ise buna inanıp sadece yazılıma çalıştılar ve başarılı olamadılar.

usa ise yazılımın işe yaramadığını bildiği için neil armstrong'u gizlice manuel iniş kalkışlar için eğitti. evet bir nevi intihar görevi gibi duruyor ama apollo 11 yazılımla değil manuel, mekanik kumanda ile gitti geldi. bu sebeple apollo 11 ekibi pilotlardan seçildi.
  • dedim dedim de kime dedim  (23.01.20 18:37:27) 
@kambek

öncelikle aya inerken ölmüş demedim, çlümlü denemeler olmuştur. Aya gidiş görevi olan apollo'da da test sırasında ölen astronotlar vardır.

en.wikipedia.org

Rosetta karşılaştırması biraz talihsiz olmuş. Rosettanın kendisi 2,8*2,1*2,0 metre boyutlarında basit araştırmalar yapmak üzere tanımlanan bir uzay robotu. Aya giden ve geri dönmesi planlanan araç bundan çok daha kompleks. Zaten aya gitmekle ilgili bir sorun yok o yıllarda abd için. Asıl planlanması gereken ve insanlı gidişi zorlaştıran şey geri dönüş planı. Rosetta görevini yaptıktan sonra geri dönmesi beklenmiyor ve boyutları itibariyle çok az bir güç uygulanarak uzayda yön verilebiliyor. Tek problem gecikme onu da artık günümüz teknolojisi hesaplayabiliyor. dolayısıyla rosetta gibi görevlerin yapılması günümüzde daha kolay, ancak aya insanlı gidiş ile aralarında hiç bir alaka yok.

Ay'a inen apollo aracının ay modülü 7.04*4.22*9.4 metre boyutlarında. Ayrıca apollo ile birlikte giden hizmet modülünün (oksijen,yakıt vb şeyler taşıyan modül) boyu 11 çapı ise 4 metre.

Dolayısıyla daha bu noktada bile aracın boyutları, yönlendirmek için gereken enerji, geri dönüş için gereken itiş gücü tüm bunların gidişte beraber götürülmesi. Orada dönüş planının kusursuz işlemesi gibi durumlar zorlaştırıcı etkenler.

Bahsettiğim şans bu yüzden gerekli. Ancak bu görev tek seferlik olsaydı ve direk aya gidildi denseydi bunun bir şans olmadığını ve kompla olduğunu anlayabilirdim.

Ayrıca bilgisayar konusuyla ilgili; aya gitmek için yeterli deneme şansınız ve bu denemelerden elde ettiğiniz tecrübeler varsa büyük hesaplamalar yapan bir hesap makinesi (o dönemin bilgisayarı) ve tecrübeleriniz gidiş için yeterlidir. Tabi bugün simulasyon ile bazı şeyleri önceden fark etmek mümkün ancak o günkü teknoloji ile de insanoğlu tavizler vererek aya gidebilir.

Yazılımı tek bir kişinin yapması o dönem için bir zorunluluk. Bu tarz monolit yazılımlarda birden fazla kişinin işe girmesi hata oranını inanılmaz seviyede yükseltir, dolayısıyla bu işi bir kişi yapmak zorundadır. Günümüzde bu monolit yapı kırılmış ve aynı projede birden fazla kişi geliştirme yapabilir hale gelmiştir (ki bu da hata oranını yükseltir ancak yazılım test mühendisliği de bu ihtiyacı karşılar). Ancak o dönemde bir kişinin bu kodu yazması da şaşılacak bir şey değil.
  • ayin yazari  (24.01.20 10:18:27) 
Aya insanlı inişi ilk denemesinde başaran apollo 11 öncesi ölümlü kazalar dünyada gerçekleşiyor ve o görevlerin hiç biri aya insan indirmeyi denemek üzere hazırlanmamış. Tabi ki nihayetinde o programın bütünü aya insan indirmeyi hedefliyor ama işte hiçbir zaman atıyorum apollo 8.5 aracına da maymun koyup yüzeye indirmeyi deneyelim dememişler, yörüngeye oturmaca yüzeye yaklaşmaca bilmemne ama hiç yüzeye inmek yok ve bunu insanlı ilk denemede başarıyorlar.

Rosetta örneğini günümüzde aya gitme programının hesap kitabının gayet kusursuz yapılabileceğini anlatmak için vermiştim, aya gidecek aracın daha kompleks olup olmaması onunla alakalı değil.

İçinde insan olan bir araç tabi ki daha kompleks olacaktır ve kendine göre farklı zorlukları vardır, haklısın.
Zaten bu yüzden ben de diyorum ki bugün bile insansızını gönderirken sıkıntı yaşayanlar varken öyle kompleks bir aracın o yıllarda bu insanlı görevi tek seferde başarma hikayesi bana artık inandırıcı gelmiyor

Siz de inanmayın demiyorum arkadaşlar, bana inandırıcı gelmiyor ya. Daha önce inanıyordum, bir süredir inanmıyorum ve paylaşmak istedim bu kadar basit.

Yarın çinliler veya x millet çıkar der ki "abi biz geldik ayda çalışıyorken bir de amerikalıların bıraktığı bayrağa, bozulmayan ayak izine baktık ve aha burada duruyor valla gelmiş adamlar" o zaman yine inanırım sorun değil, kanıt varsa ben yok inanmıyorum demem.

Amerika 2024teki insanlı iniş sonrası çıkıp biz o tarihte bu işi yapamadık ama siyasi sebeplerle bu yolu seçtik dese siz ne yaparsınız onu merak ediyorum ama.
  • kambek  (24.01.20 12:58:05) 
@kambek

napacağız hocam biz de büyük bir yalanın içindeymişiz deriz. Sen nasıl kendince okuduğun / öğrendiğinle bu işi aklına yatıramıyor ve inanmıyorsan benim için de paylaşılanlar yaşanılanlar yeterli geliyor gidildiğini düşünüyorum.

Yoksa gidilip gidilmediğini ikimizin de bilmediği belli, fikir yürütüyoruz :) Paylaşmak istemende hiç sıkıntı yok ben keyif aldım konuşurken. Umarım yakın gelecekte birden fazla insanlı gidiş olur konu hepimiz için aydınlanır.

iyi günler.
  • ayin yazari  (24.01.20 14:04:24) 
Benim bildiğim kadarıyla o bayrak elektronik, yani dik dursun, dalgalansın diye. ama tam hatırlamıyorum. belki bu yüzden alınmamışta olabilir.


  • durgunfoton  (24.01.20 14:08:47) 
[]

Yakın bir arkadaşla "fwb" olmak...

Toplum genel olarak neden buna bu kadar karşı ? Çevremdeki birkaç arkadaş da "neden sevgili olmuyorsunuz ?" diye sorular yöneltmeye başlayınca onlara bu olguyu asla izah edemeyeceğimi düşündüm.

Neden bu kadar tek tip ilişki (sevgili, evlilik vs.) düşkünü insanlarız genel olarak ?


 
fwb dışarıya aktarmanız gereken bir bilgi değil zaten. bunu yaşamayan bilemez. o yüzden anlam vermelerini beklemeyin.


  • orpheus  (21.01.20 05:03:17 ~ 05:03:33) 
çünkü bahsettiğiniz şey insan tabiatına aykırı. o yüzden çürütüyor insanları.


  • luluki  (21.01.20 08:32:14) 
kiminle sevişeceğimiz için toplum onayı alıyor olsak her seviştiğimizle nikahlanmamız gerekirdi.


  • lcha  (21.01.20 09:38:46) 
çünkü toplum genel olarak mallardan oluşuyor.


  • dafuq  (21.01.20 09:47:16) 
Ben anlamıyorum. Ama bu benim mal olduğum anlamına gelmiyor efendim. Tamam evlilik ayrı bir kavram sorumluluk vs. Ama sevmediğin, sevgili olmadığın kişiyle sevişmek bir tarafı hep kırar gibi geliyor bana. Evladım ya da yakın arkadaşım değilse karışmam, fikir beyan etmem, ne hali varsa görsün. Ama benim bakış açım budur.


  • SiyamkedisiZorro  (21.01.20 09:55:06) 
Arkadaşların da sen de kadınsın belli! Genel kanının aksine Türkiye'de cinsellik tabusunu yaşatan kadınlardır. Bunun iki sebebi var bence: Küçüklüğünüzden beri seks erkeğe verilen bir ödül olarak öğretiliyor size, karşılığında bir şey almazsanız kullanılmış hissediyorsunuz. Bir de seks erkekler için kolay ulaşılabilir olunca, kendi değerlerinin ilişki piyasasında düşeceğini düşünen kadınlar var.

Erkekler sizin kadar takıntılı değil. Yoksa Rus kızı, Rus kızı diye sayıklamazlardı. Evlenen eden var bir sürü, üstelik Türkiye'nin en muhafazakar yerlerinden. Doğu, Karadeniz vs.
  • rldofiui  (22.01.20 10:40:07) 
[]

Bu nasıl olabiliyor ? (bir Erasmus sorusu)

Okuduğum üniversiteden tanıdığım bir kız vardı, tırışka bir bölümden (İDE) mezun oldu 2018 yılında.

Mezun olduktan hemen sonra da Erasmus programına katılıp Almanya'ya gitti.

Şimdi bu kişi dil geliştirme bahanesi ile orada kursa gitmişti (kendi anlattığına göre) fakat bunu Erasmus sayesinde yapabildi diye biliyorum çünkü okuldan (yani devletten) hibe alarak gitmişti.

Sorum ise, bu nasıl olabiliyor ? Her x dili ve edebiyatı bölümünden mezun olan kişi okul desteğiyle kapağı yurt dışına atabiliyor mu bu kadar kolay ? Çünkü kendisi hâlâ orada. Avrupa'ya göçebilmek madem bu kadar zahmetsiz ise neden bu ülkenin vasıflı nice gencine turist vizesi bile verilmez ?

(Not: sözü geçen kişi ultra vasıfsız ve kezban biriydi bu arada. Aklınızda bir profil oluşsun diye belirtmek istedim. Yani herhangi bir uzmanlığı veya vasfı yoktu ingilizce bilmek dışında)

 
Mezuniyet sonrasında da Erasmus+ staj hareketliliğine katılmak mümkün. Muhtemelen bir kurumdan staj yapacağına ilişkin kabul belgesi almıştır.

Almanya'da aynı şekilde mezuniyet sonrası staj yapmış birisi olarak Türk kuruluşlardan ya da küçük ölçekli iş yerlerinden kabul belgesi alıp 1 gün dahi staj yapmayan örnekler görmüştüm. Bu tarz bir şey olabilir.
  • but that was just a dream  (19.01.20 16:36:12) 
[]

Muharrem İnce mevzusu

Bu adam neden farklı gerekçelerle de olsa ısıtılıp ısıtılıp önümüze koyuluyor ? Yani evet bildiğim birkaç gerekçesi var ama tek misyonu Kılıçdaroğlu'nu yerinden etmesi mi ?

Not: kendisi cumhurbaşkanlığına aday olup, mitinglerine başladığı günden beri bana antipatik gelen ve ciddi başarısız olan (belki de danışıklı dövüştü bilemem) siyasi bir isimdir.

Not 2: Bu adamı sevmiyor oluşum, Kılıçdar hayranı olduğum vs. mânasına gelmez. Benimle aynı fikirde olan binlercesi mevcut.

Not 3: Aşağıda "ciddi başarısız olan demek ciddi bir analiz kitlgina isaret ediyor bence" denilmiş, açıklama getireyim madem, kıtlık neredeymiş bi bakalım;

- C.başkanlığı mitingleri boyunca adam her mitinginde resmen RTE'nin ekmeğine yağ sürdü, Akşener'in bile yaptığını yapmaktan geri kaldı. Halbuki kendi siyasi çizgisinde, kendi icraatlarına odaklanmalıydı. Neticede yandaş medya onun her dediğini değil, cımbızla seçilmiş cümlelerini ekrana yansıtacaktı. Öyle de oldu.

- RTE ve AKP'nin tuzağına çekildi. Bir siyaset adamı olma çabasından ziyade söz düellosu/laf dalaşına girdi bolca.

- Ülkenin o anki mevcut ve belki çoğu kişinin bile dillendirmediği nice sorunu varken abuk subuk söylemlere, içi boş hırlaşmalara ve polemiklere bulaşıp durdu ("onun apoletlerini sökeceğim", "alfabede -ha- diye bir ses yok", "senin türbanın varsa bana ne, "adam kazandı" ve daha pek çok şey..)

Halbuki nokta atışı yapabileceği yığınla mesele vardı.

- Daha miting programına başlamadan Beştepe'nin yolunu tutması, şirinlik yapmaya çalışıp meseleyi sulandırması (ve o sıralarda kendi ağzıyla kendini ele vermesi)

Ayrıca aldığı oy oranının çokluğu onu tek başına bir siyasi partiden daha başarılı kılmaz sonuçta kriterler farklı ve muhaliflerin neredeyse tek adayı idi. Siyasi partilerin oy kaybetmesi veya yeterli oyu kazanamaması ise daha kolay bir durum.

 
Bana da antipatik gelmiyor. Mesela esas antipatik ve itici İmamoğlu benim için. Ben kendisini Cumhurbaşkanı görmek isterim.
Kimse bu adamı ısıtmadı. Kongre vardı ve KK ekibi sarayın adamı gibi göstermek istedi kendisini

  • trgydl  (24.11.19 23:27:02) 
trgydl

İyi de bu adam zaten azalarak bitiyordu, CHP neden böyle bir tezgah tasarlasın ki durduk yerde...
  • Avoiding The Puddle  (24.11.19 23:46:33) 
"ciddi başarısız olan" demek ciddi bir analiz kitlgina isaret ediyor bence. aldigi oya ciddi basarisizlik denemez zira cok partili donemde her zaman icin sag partilerin toplam oy oranlarinda ezici bir ustunlugu olmustur. sanki daha onceki sol liderler daha cok oy mu almis? garip hakikaten.


  • hot potato  (24.11.19 23:50:11) 
akparti cephesi abidik gubidik siyasetçileri her gün parlatıp dururken biz chpliler kendi siyasetçilerimizi her gün itin g*tüne sokuyoruz. bizim kadar memnuniyetsiz ve ne istediğini bilmeyen bir güruh yok. belki de bu yüzden hiç iktidar yüzü görmeyeceğiz. muharrem ince 2018 yılında prensti, kahramandı şimdi itin götünde. (kendi hataları da var) ekrem imamoğlu 7 ay önce kurtarıcıydı, umut ışığıydı. şimdi bazılarını görüyorsun imamoğlu çok bık bık. e mına koyayım her çıkanı böyle harcarsak meydan yine kime kalacak sanıyorsunuz?


  • neorealism  (25.11.19 00:28:27) 
her şey olabilir türkiye siyasetinde ama emin olduğum tek bir nokta var benim. muharrem ince chp genel başkanı olursa partideki kürtçüleri(bakın kürt değil) ve geçmişinde chp kapansın diye miting yapmış bugün önemli koltuklarda oturanları, chpli gözüken aslında chpli olmayanları ve atatürk istismarcılarının ensesinde olacak ve bunları atatürk'ün partisinden ihraç edecektir. çünkü bunun gerçekleşme olasılığının getirdiği bir korku sonucu hala bu adamla uğraşıyorlar. bu benim seçmen olarak chpye oy verirken şimdiden daha rahat olmam için gerekli kaçınılmaz bir olgu.
bu sebep ve chp'nin kurumsal kimliğine duyduğum saygı üzerine bu hususta ben chp'nin evladı muharrem ince'nin muvaffak olmasını tercih ederim.
sayın baykal'a kumpas kurulduğunda kumpas kasetini bana yüzünde maskeli kişiler getirdi izletti diyen kılıçdaroğlu'nu o günden beri zerre sevmiyorum.
muharrem ince sanılanın aksine sadece sol tabandan oy alabilecek bir siyasetçi değil toplumun her kesiminden akplisinden de mhplisinden de gayet oy almış bir siyasetçi. bunu 41 yılın sonunda 30 barajını aştığında görmüştük. ama inanmamaya daha doğrusu göz ardı ettirilmeye çalışıyorlar bazı kesimler sistematik bir şekilde. chp kimsenin oyun bahçesi ve babasının malı değil.
  • debian  (25.11.19 01:52:16) 
Saçma sapan bir yazı okuduk sayende. Bence bir kısım muhalif kitlenin de sorunu bu. Seçim sürecinde kazandık goygoyu, seçim kaybedilince muharrem çok reröre.

Bence de şekil a1 deki çok bilmiş siyaset uzmanlarından kurtulabilsek yol alabiliriz.
  • baal  (25.11.19 08:52:47) 
CHP'de bir AB'ci/küreselci/HDP'ye yakın kanat var, bunları Kılıçdaroğlu savunuyor. Bir de millici bir kanat var. Bunlar da İnce üzerinden parti yönetimini ele geçirmek istiyorlar.

Kılıçdaroğlu, RTE'ye göre iyi gibi gözükse de, partide pkk tezlerini bile zaman zaman savunan bir kanat var. Bunları koruyor ve kolluyor. Sezgin Tanrıkulu, Canan KAftancıoğlu vs. gibi...


.
  • kartallar yuksek ucar  (25.11.19 10:48:34) 
[]

"Ekonomi biterse akp de biter" deniliyordu...

Ekonomi bitti ama akp eskisi gibi hâlâ ayakta. Ee, ne oldu peki şimdi, bu bile onları iktidardan edemiyor ?




 
akp bitti zaten de rte ayakta. şahıs olarak çok seviliyor. cb olduktan sonra da ne olsa "olum adam cb oldu partiyi boşladı, neler olduğunu bilmiyor vs diyorlar"


  • avatar is back  (06.11.19 18:28:06) 
akp nin uzun ömürlü olmasının sebeplerden biri, muhalefetin tutarsızlıkları ve devletin bütünlüğü için bir araya gelip uzlaşı sağlamak yerine başka odaklarla yakınlık kurmalarıdır.
mobile.twitter.com

Oysa halk sadece ekonomiyi değil birlik ve bütünlüğü de düşünür.
  • Erva  (06.11.19 18:33:54) 
Medya haber yapamıyor şu anda. Kötü bir haber yapsa hemen silivri. Rahmetli Ecevit'i medya bitirdi.


  • komando kani var bende  (06.11.19 18:49:26) 
Akp bitti. Ama etkilerini bi 10 yıl daha yaşayacağız. 2007'den beri belkide tarihin en yoğun kadrolasmasi gerçekleştirildi devlette.
Nasıl ki geçmişte 60 yıl hükümetler sağ/muhafazakar jenerasyon olsa da devlet kadroları rte'nin meşhur "cehape zihniyeti" tarafından işgal edildiği için sağ hükümetler asla otorite kuramiyordu, bugün de tam tersi durum var kadrolarda.
He ideolojik olarak gudik ve yavşak tipler olduklarinsan temizlenmesi ötekiler gibi zor olmayacak.

Amerika ile aramizin bozulmasinin miladı ile fetoyla hukumetin arasının açılmasının miladı neredeyse aynı.

Politik okumaya sahip insanlar akp'nin ekonomi mengenesinden kurtulabilmek için fetoya tekrardan ufak ufak yol verdiğini görebiliyor. Barınç gibi temsilci/köprü hüviyetindeki tipler boşuna cb y.i.ş e dahil edilmedi, son zamanlardaki gelişmeler v.s, önümüzdeki dönem ekonomik bir ferahlama olası, kaybetmekten olan her insanın son şansını kullanmak için ölümcül bir hata bu tabi ama işin matematiği bu.

Akp denilen mekanizma kapısında kurdela kesilerek açılmadı, nasıl buyumesi bir süreçse yıkılması da bir süreç.
Bugünden yarına olacak bir şey değil.
  • aksi kanitlanmadikca cocuktur  (06.11.19 20:05:25) 
Kaç yaşındasın bilmiyorum ama ekonomi aslanlar gibi ayakta. Bu yüzden henüz AKP bitmedi. 2000-2001 yılında ekonomi bitmişti. Yaklaşan krizde daha beterini yaşayacağımız için şuan bence ekonomi aslan gibi. Bu yüzden henüz AKP bitmedi.
Not: Varlıkların (ev, araba...vb) yenilebilir bişi olmadığını o gün anlayacağız. Nakit candır.

  • rastinon  (06.11.19 21:44:30) 
akp yerel seçimlerde çok sağlam darbe aldı aslında bence. 94 doğumluyum ben, el kadar bebe olduğum dönemi saymazsak akp türkiyesinde büyüdüm. inan şu an ankara, istanbul ve daha pek çok büyük şehrin chp'de olması inanılmaz tuhaf geliyor bana. benim gördüğüm, yaşadığım türkiye'de bunun olması imkânsızmış gibi... adamlar öyle bir ivme yakaladı ki chp'nin kalesi olarak görülen yerlerde bile (ki ben öyle bir yerde büyüdüm) %20'nin altına düşmüyorlar, düşünsene. velhasıl mevcut durum benim için akp'nin bitmese bile en azından biteceğini gösterebilen bir durum oldu.

öte yandan ekonomi de tümüyle bitmedi. zorlanmalar başladı ama iktidarı devirecek kadar ciddi değil. hele ki bizim ülkenin isyan eşiğinin çok çok yüksek olduğunu da düşünürsek bence şu aşamada akp'nin bitmemesi normal. ona daha var sanki.

şimdi ağzımı bozmak istemiyorum, zaten cevabımı silecekler ama "muhalefet başka odaklarla yakınlık kurmuş" diyen arkadaş hükümetin yakınlık kurduğu odaklara da baksın bir. bu kadar aymazlık olmaz. insanda utanma olur biraz. sürekli kandırılan, fetöcüleri devletin her kademesine dolduran, bu ülkenin askerinin belini kırmaya çalışan da muhalefetti di mi? halk birlik ve beraberliği düşündüğü için mi türk ordusu perişan edilirken sesini çıkarmadı? türk halkı birlik beraberlik falan düşünmez. çoğu cebinin derdinde, vizyonsuz, boş milliyetçi tiplerdir. kimse masal anlatmasın.
  • der meister  (06.11.19 21:51:07) 
haber yapılamamasıyla ne ilgisi var? ekonomi diyorsunuz haber yapılmadan bittiği anlaşılamıyor mu? illa ekonomimiz bitmiştir bandı mı geçmesi lazım?
iktidar tek bir olguya bağlı değil. ekonomi mühim ama ekonomiden çok daha tırt şeyler iktidar değiştirtebilir tam tersi de geçerli.

  • denek hayatım  (06.11.19 21:55:59) 
@denek hayatım, ilgisi var, devletin hiç bir organından kriz var lafı daha henüz duyulmadı, sizin kendi çevrenizde kriz var yaw demeniz ile devletin kriz var demesi arasında dünya kadar fark var. tıpkı sallamadığınız birinin salak demesi ile anne/babanızın salak demesi gibi, etkileri farklı olur bu tür durumların.

medya'da kriz var diyecekse bunu sarı çizmeli mehmet ağaya söyletmez, adı uzman (uzmanlığı tartışmalı olabilir o konu fark etmez) birine söyletir.
  • selam  (06.11.19 22:23:23 ~ 22:24:35) 
kriz varsa vardır yoksa yoktur. van gölü canavarı değil bu birilerinin gerçek olduğunu ortaya çıkarması gerekmez. krizin varlığı/bilinmesi/hiseedilmesi/yaşanılması medyada görünürlüğüne bağlıysa o şey kriz değildir. kriz var ama medya yazmıyor ondan şey olmuyor fazlasıyla komik. şey olması için kriz yeterli. adam aaa açız lan biz televizyonda gördüm demez. komşusunun aç olduğu bilmesi için gazete gerekmez.


  • denek hayatım  (06.11.19 22:30:48 ~ 22:32:44) 
denek hayatım haklısın ama selam da haklı.

Şöyle ki, 2001 krizinde hatta ve hatta 2008 krizinde kanallar bu durumu sürekli tartışır ve gündemde tutardı, ki bu krizlerden biri genel bir dünya krizi olduğu hâlde.

Ama şu an herkes üç maymunu oynarken oyunu her seçimde iktidar partisine veren ve aldığı ekmeğin, suyun fiyatını asla düşünmeyecek olan yüzbinler de bu durumdan hâlâ bihaber.

Aslında bizim durumumuz kriz bile değil, bir çöküş. Krizin başı ve sonu vardır ve az çok nasıl bir çıkış olabileceği bellidir. Bizimkisi ise sonu belli olmayan bir yuvarlanma durumu.
  • Avoiding The Puddle  (06.11.19 22:51:07 ~ 22:52:34) 
@denek hayatım, ifade etmeye çalışayım ama tam beceremeyebilirim, senin benim yiyecek bulamayışımız zengini bağlamaz, zengin dediğim de 5/10 apartmanı otopark'ı olan, ticaret yapan adam değil, milyar dolar ile borsada yada şurada burada emtia ticareti yapan adamlardan bahsediyorum (ki çoğuna hayalimiz yetmez, öyle değişik şeyler alıp satar bu adamlar), bu insanlar senin benim lafıma bakmaz, devletin veya medyadaki uzmanların lafına bakar, bu adamlar panik yapıp (türk olsada fark etmez) ahanda kriz var paramız pul olacak diyerek paralarını çıkartmaya başladığında problem ayyuka çıkar, devlet maaş ödeyecek para bulamaz hale gelir, kaldı ki hastasine ilaç alsın, veya benzeri şeyler. ve devletin çöküşü bir günde başlayıverir (hükümet değil, devlet çöker) sen ben o şu bu, hepimiz toplanıp kendimizi yaksak böyle bir etki edemeyiz. bu yüzden biri ile devlet veya medyanın gücü aynı değil.

örnek vereyim: steve jobs'un milyar dolarlarını yöneten yatırım firması/firmaları zamanında 5 milyarını türkiye cumhuriyetinin devlet bonolarına yatırdığını düşün, buna adını bildiğimiz yada bilmediğimiz (meksika mayfasının üyeleri bile olabilir) insanları da ekle. bu insanlar senin benim yiyecek ekmek bulamayışımız ile ilgilenmez.

kahvedeki adam kadın mı kızmı bilemem dediğinde sen evinde bunu duymazsın, duysan bile o kadar sinirlenmezsin, bunu bir devlet erkanı meydanda söylediğinde ise skandal olur. baktından o da insan diğeri de, baktığında ikisinin de ağzı burnu var, ikisi de aynı lafı söylüyor (noktasına virgülüne kadar) ama etkileri aynı olmuyor işte.


birde tüm bunlara rağmen, rte ekrana çıkıp kriz var arkadaşlar batıyoruz dese bile yok ya ona bunu söyletiyorlar diyecek 5 milyon insan bulabilirsin. misalen binali yıldırım'ın hoca efendi için söylediklerini insanlara izletiyorsun, montaj diyor, yalan diyor inanmıyor adam. gözüyle gördüğüne, kulağı ile duyduğuna inanmıyor ki.
  • selam  (06.11.19 23:22:20 ~ 23:31:12) 
birilerinin yazar kasa atmasını ya da çıkıp 70 sente muhtaçız demesini bekliyorsunuz sanırım anladığım o.
ülkede darbe gibi bi şey oldu ama olmadı piyasa zerre umursamadı.
ne kriz o eski krizler, ne toplum o eski toplum ne de iktidar dinamikleri aynı.
yatırımcı mal mı bilmiyor mu ülkenin ne olduğu da ntv açıp f5 çekerek mi öğreniyor yapmayın etmeyin.
  • denek hayatım  (07.11.19 15:20:18) 
[]

ATM'den elektrik faturası ödeme

Ziraat maaş hesabımdan (normal bankamatik hesabı) elektrik faturamı ödeyebilir miyim içerideki parayı kullanarak ?

Bu arada fatura üzerime kayıtlı değil elbette, ev sahibinin adı soyadı var.


 
Ödeyebilirsin.


  • kitik  (05.11.19 17:16:16) 
Valla barkodla veya abone numarası ile öde seçeneği vardı. Barkod diye bir şey faturada zaten yok. Abone numarası da ısrarla başına sıfır getirilmiş 12 haneli bir numara olmalı diyor, öyle bir numara yok. Olmadı velhasıl, yatıramadım...


  • Avoiding The Puddle  (05.11.19 18:25:45) 
[]

Eski zaman şaraplarıyla modern alkollü içecekler arasındaki temel fark.

Gece gece aklıma geldi yine, sorum alkol guruları ve hatta kimyacılara;

Şarap neredeyse insanlıkla yaşıt bir içki ve sarhoş eden bir içki.

Peki eski zamanlarda üretilen (çok eskiye gitmeye gerek yok, birkaç yüzyıl öncesi diyelim) şarap ile günümüzdeki herhangi bir alkollü içecek arasındaki temel fark ne olabilir ? İkisinde de alkol var evet, fakat eski zaman şaraplarındaki alkol oranı daha mı yüksekti ? Eğer öyleydiyse insanlar onu nasıl tüketebiliyorlardı ?

 
maya kültürü farklı olabilir. alkol oranı da üzümün şekerine bağlı. ama yüksek olsa da içilir, 100% alkol de içilir ama az miktar içmen lazım.


  • sttc  (03.11.19 01:54:17) 
İsveç’te böyle bir şarap içmiştim baya şekerli ballısı bile vardı iddaları bilmem kaç yüzyıldır ayni diyorlardı hakketen kafa yapmıştı kolay sarhos da olmam


  • monkey  (03.11.19 05:01:50) 
geçmiş zaman şaraplari ile günümüz şaraplarının en büyük farkı standardizasyon.

eski şaraplarda üzüm üzerindeki mayalar ile fermantasyon yapılıyordu. bizdeki gibi hazır mantar kültürü yoktu. ancak adamlarda uzmanlık vardı.
alkol oranına gelecek olursak üzümdeki şeker miktarı ile orantılı bir olay lakin dışarıdan şeker bile eklesen oluşabilecek alkol miktarı sınırlı. şimdi bile internetten mantarlara bakarsan çalışma sıcaklıkları ve kaldırabilecekleri şeker/alkol oranları verilmekte.
özetle şimdiki teknoloji ile amaç odaklı her iş yapılabiliyor, ürün odaklı çözüm yeteneğimiz var.
  • qxgviper  (03.11.19 12:37:23) 
alkol oranında çok farklılık olmaz. her sene babam şarap kurmakta. en kral üzümden yapsan yüzde 25 geçmez. üzüm çeşidi farkı olabilir belki. eski zamanlarda yemelik üzümlerden şarap yapıyor olabilirler ve ilaçsız üzümlerden yapıyorlardır. şaraplık siyah üzüm ekşimtırak ve kabuğu kalın olur. şarap fabrikasına 10 seneye yakındır üzüm veriyoruz. belli periyotlarda ilaçlanıyor, eski zamanlarda bu mümkün değildir.
bir de bir ağacın meyvesi ne kadar çoksa, meyveden aldığın tat düşer. ne kadar az meyve o kadar kaliteli ürün. eski zamanların farkı daha doğallık ve saflık.

  • mikahakkinen  (03.11.19 13:24:44 ~ 13:25:11) 
Şarap ve yüksek alkollü schnappsler arasında her zaman fark vardı: Teknik.

Hatta üzümden yapılsalar bile, mesela grappa. Eski tekniklerde genelde meyve 'yakıldığı' için ortaya çıkan ürün, yüksek alkollü ve şaraba göre de az miktarda sıvıdır.

Şarapla ilgili birçok şeyi Roma kaynaklarından öğreniyoruz. Özellikle manastırlarda bunla ilgili bir ton yazılı kaynak var. Manastırlar yüzyıllardır şarap ve bira yapıyor ve bu konuda her yılın hasatı hakkında da defter tutuyorlar. Alkol oranı ile oynamak aslında her dönem trende bağlı. Şimdi daha az fıçı görmüş, daha az alkollü şaraplar moda iken, 80lerde fıçı kokan, ağır, yüksek alkollüler yeğ görülürdü. 'Eski zaman şarabı' diye bir şey yok. Romalılar'ın Moselle'de yaptığı şaraplar ve teknikler var, Romalılar'ın bu günkü Fransa'da yaptığı şaraplar ve farklı teknikleri var. Bunlar hakkında çok şey biliyoruz. Bu gün bilinen çoğu teknik, şampanya tekniği ya da barik şarabın da tarihi çok çok eski değil. 17. yüzyıldan sonra takip edilebilir halde.

'Eski zaman şarabı' denilince ben temiz tarımdan gelme, antioksidansız, doğal toplama yöntemiyle toplanmış, rengi değiştirilmemiş şarabı anlıyorum. Buna yakın şaraplar bu günün doğal şarapçılığında (natural wine, raw wine) az çok uygulanıyor. Doğal şarapçılıktan kastım, merdiven altı süryani şarapları değil. Avrupa'da çeşit çeşit label var bunun için. Genel özellikleri: Koruyucu madde yok ya da yok denecek kadar az. Elle toplama yapılıyor (her bio şarapta değil, hepsinin farklı standartları var.)

Eskiye dönme bu günün trendi şarapta. Hatta eski Roma bağlarının olduğu yerlerde şarapçılık yeniden canlandırılıyor. Örneğin Belçika'da.

Son soruya cevap, şarap su ile tüketilen bir şey. 19 ve 20. yüzyıl Türk eserlerinde bile var bu. "Bir genc kiz her dakika fotografyasini yaptirmaz, ba-husus fotografyalarini saga sola dagitmaz.(...) Hicbir zaman susuz sarap icmez ve daima sarabina cok miktarda su koyar." Ahmet Cevdet Pasa.

Yukarıdaki bazı yanlışlıkları düzeltmek gerekirse:

-İsveç noel mix içeceği glögg o. Ballı olan şey de, germen ülkelerinde de içilen met. Sıcak noel şarabı karışımlarının içinde bir shot schnapps vardır genelde. Yüksek şeker nedeniyle de iyi çarpar. Teknikle bir alakası yok. Tarifi basit ucuz şarap artı şeker. Baharatlandırılır da.

- Her şarap üzümünün kabuğu sert olmaz, mesela Pinot blanc. Bazı soğuk iklim bölgelerinde üzüm manüpile edilip başka kalın kabuklu üzümlerle çaprazlandırılırmıştır, mesela grüner Veltliner.
  • buf-e kür  (03.11.19 15:02:40) 
@buf-e kür haklı hepsi kalın olmaz. zaten pinot noir türkiyede güzel olmaz ben genelde shiraz öküz gözü çal karası gibi üzümler için bu tabiri kullandım. bizde şaraplık narince var tatlı ve ince kabukludur.


  • mikahakkinen  (04.11.19 11:45:49) 
[]

'Mustafa' filmindeki tarihsel hata (ya da senaryo hatası)

Geçen akşam öyle açtım izliyordum, o izleyişimde dikkatimi çekti ki muhtemelen pek çok kişinin daha çekmiştir.

Zübeyde Hanım'ın vefatı sahnesinde Mustafa Kemal'in; "dağdan bir taş getirin ve Atatürk'ün anası Zübeyde burada yatıyor diye üzerine yazın" dediği söyleniyor.

E iyi de, soyadı kanunu 1934'te çıkmadı mı ? Daha "Atatürk" diye bir soyismi yok henüz ve zaten aynı filmin ilerleyen sahnesinde de bu konudan bahsedilmekte.

Bilemedim...

 
Sahneyi hatırlamıyorum ama Zübeyde Hanım 1925 gibi vefat etmişti sanırım, dediğiniz gibi Atatürk soyadı 1934.


  • John Bloor  (29.10.19 10:35:28) 
o yazıyı içeren taş 1940'da dikilmiş. belli ki filmde dramatik dursun diye eklenmiş.

www.yeniasir.com.tr
  • sinek kral  (29.10.19 12:32:11) 
[]

PC kasasını modeme "kablosuz" bağlamak.

Kullandığım PC ve ona ethernet portuyla bağlı olan modemim kendi odamda ama ben yan odamdaki başka bir "masaüstü" PC'me de bu interneti bağlamak istiyorum.

Bunun için önce bir ucu modeme diğer ucu kasaya bağlanan kablolardan almak istedim fakat hem oda uzakta hem de arada kablo olmasını istemiyorum.

Bunun daha pratik bir yolu var mıdır ? Nette "USB Wi-fi adaptörü" diye bir şey gördüm ama çalışma prensibini tam anlayamadım.

Özetle, diğer PC'yi kablosuz olarak modemime nasıl bağlayabilirim ? En kestirme yol ve gerekli aparat nedir ?

 
O nette satılan şeyden al işte takınca laptop gibi olacak masaüstü bilgisayarın


  • valarmurgulis  (21.10.19 23:40:55) 
Usb girişiyle wifi adaptörünü bilgisayara takıyorsun. Yazılımını kurarak, masaüstünü valarmurgulis'in de dediği gibi laptopa çeviriyorsun.


  • Başkalaşım  (21.10.19 23:51:51) 
Bi de bu var:

m.trendyol.com
  • Kirmizibavul  (22.10.19 07:58:14) 
Adaptöŕ şart, tp linkinki iyi 80 lira falandı tak-kullan çalışıyor hız fazla düşmüyor


  • kirmizi baslikli mario  (22.10.19 08:21:17) 
10 sene once kullaniyordum guzel calisiyordu, simdi daha da iyi calisiyordur kesin.


  • c1b2k3  (22.10.19 08:49:01) 
12  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.