[]

Lamba sorunsalı

Şimdi yanılmıyorsam 3 tip ampül var.

1 - bildiğimiz klasik sarı ampül, şu çok ısınan

2 - tasarruflu ampül, farklı wat'larda (15-18-24) ve genelde spiral veya "U" şeklinde olan ve genelde florasan olan

3 - Bir de full opak beyaz renk olan, sarı veya beyaz ışık veren ve masa lambalarında kullanılan LED lambalar.

LED olanları bugüne dek hiç kullanmadım. Bizim evde ya 1.'de bahsettiğim ya da 2.'de bahsettiğim ampüller kullanılır oda aydınlatması için.

Dün ilk defa beyaz renkli, ampül şeklinde sarı ışık veren bir masa lambası açayım dedim ki mahvoldum. Saatlerce başım ağrıdı. Ben de onun yerine eski tip sarı ampul taktım, şu an bir yaramazlık yok.

Soruma gelirsek;

Ben bu masa lambasında klasik sarı ampul kullanmak istemiyorum. Hem çok yakıyor hem de çabuk ısınıyor. Onun yerine 15W'lık, ufak ve sarı ışık veren bir tasarruflu alabilir miyim ? LED ışığı bünyem kaldırmıyor. Tasarruflu ampül iyi bir seçim olur mu ?

 
Sarı renkli ledler var.
Sunlight ya da gün ışığı diye geçer. Onları kullanın derim

  • kisa  (19.08.19 21:35:21) 
"beyaz renkli, ampül şeklinde sarı ışık veren bir masa lambası"

Tam olarak ne dediğinizi anlamadım ama beyaz ışık rahatsız ediyor diyorsanız sanırım LED ampuller sadece beyaz olmak zorunda sanıyorsunuz. 2700 K değerinde bir LED alın. Amaç sadece masayı aydınlatmaksa her türlü LED ampul fazla gelir, bulabildiğiniz en düşük güçtekini alın. Amaç masadaki lambayla odayı aydınlatmaksa 5-6 watt yeter. Kelvin değeri ile watt değeri ayrı. Kaç watt alırsanız alın 2700 Kelvin olsun.
  • grgn  (19.08.19 22:01:27) 
3 tip ampul çeşidi diye bir şey yok, yanlış bir bilgi. Led ışığı bünyem kaldırmıyor gibi bir şikayet de ilk kez duyuyorum.
Başım ağrıyor dediğin şey ampulun parlaklığı olabilir olsa olsa. Bunun için de ampulun "lümen" değerine bakmalısın. Masa lambasına göre yüksek lümen degeri olan bir ampul takmış olmalısın. Seni rahatsız etmeyen ampulun lümen(lm) degerine bak, aynisindan tasarruflu led ampul al. Rengi sarı olsun istiyorsan da kelvin degeri 3500 den az olmalı. 3500 K'i alabilirsin, sarı tonlarında gün ışığı rengi veriyor.

  • kedikumunaiseyenadam  (20.08.19 09:20:53 ~ 09:24:48) 
"Led ışığı bünyem kaldırmıyor gibi bir şikayet de ilk kez duyuyorum."

letmegooglethat.com
  • Avoiding The Puddle  (20.08.19 09:57:21) 
[]

Masa lambası ve baş ağrısı sorunu.

Böyle bir şey ilk defa başıma geliyor, bir lamba hassasiyetim eksikti o da tam oldu.

Sorunum şu ki, bugün ilk defa led (sarı) ampüllü bir masa lambası yaktım odamda, PC masama uzak bir köşede, odayı aydınlatsın diye. Fakat o da ne, 10 dakika geçti geçmedi beynim çatlayak gibi ağrıdı resmen, başım döndü bir anda ve şu satırları yazdığım esnada ancak düzelebildim.

Sorularım:

1 - Bu nedir, herkese oluyor mu ? Daha önce masa lambası olan yerlerde çalıştım hiç etkilenmemiştim.

2 - O "led" ampülden dolayı mı oldu tüm bunlar ? Peki alternatif olarak nasıl bir şey kullanabilirim ? Klasik lambalar daha çok yakıyor ve çabuk ısınıyor.

(not: ışığın kenarında kendi avizesi var, sadece ampülden ibaret değil yani)

 
ledi bilmiyorum da isik sarimsi olmali. akkorlu lambalar daha iyi calisirken. floresanlar zararli hem tehlikeli isima yapiyor hem saniyede atiyorum 100 defa yanip sonuyor bu gozleri yorar.
baktiginiz yuzeyin parlaklik durumu onemli.
biz hastanelerde yogunbakim yaparken ampulleri kafamiza gore takmiyoruz hesabi var.
odanin hacmi, odanin rengi yansitma yuzeyi. isigin rengi ona gore ampul aliyoruz.
bu arada dogrudan degil de dolayli yoldan aydinlatma daha saglikli.

mesela ofis icin 500 lux istenir. boya gibi yuzey isleri icin 750 ya da montaj detay icin 1000 koridorlara 100 atariz.

size tavsiyem akkorlu kullanin. masanizda yansitici olmasin. ha bu arada golge yapmayan aydinlatma daha iyidir.
  • turbo sadık  (18.08.19 22:07:12) 
[]

Duyuru'ya ne oluyor ?

Kaçtır birine cevap yazacağım, zart diye "log-off" oluyorum, yazdığım cevap da uçuyor. Sorun bir tek bende mi ?




 
Bende olmuyor.


  • dont eat me  (14.08.19 12:43:07) 
bende de.

başka biri hesabınıza giriş yapmaya çalışıyor olabilir. şifreyi değiştirin, bir ihtimal.
  • avianthem  (14.08.19 12:51:03) 
Ben de oluyor.


  • dolan dolmuş  (14.08.19 13:12:02) 
Sürekli farklı farklı hesaplara gir çık yapıyorsunuz ya aletin de kafası karışıyor haliyle.

Bende olmuyor.
  • new day new life  (14.08.19 13:44:02) 
Mesajları yollamadan kopyalıyorum ben.


  • bugunku antremanda goz dolduran futbolcu  (14.08.19 14:14:37) 
Bende oluyor. Uzun süre inaktif olunca aslında sistem siteden atıyor, ama bir butona falan tıklayıp etkileşime geçene kadar farketmiyoruz durumu. Yazıyı göndermeden önce ctrl+a ctrl+c yapmakta fayda var, el alışkanlığı oldu bende.


  • plutongezegendegilmi  (14.08.19 15:08:00) 
Gündüz çıldırmıştı ama şu an yazabiliyorum ben de. Bilemedim, duyuruyu gene bozdular herhalde.


  • Avoiding The Puddle  (14.08.19 23:22:02) 
[]

AKP ülkeyi neden dışarıya muhtaç etti ?

Bu geceki 2. ve son sorumu da sorayım madem.

AKP'nin bunu yapma gerekçesi tamamen ülkeyi bitirme politikasının bir sonucu mu yoksa başlangıçta bir şeyler planladılar ama işler istedikleri gibi gitmediği için mi bu hâle düştük ?

Üretimsizliğin bir gün kendi iktidarlarının da sonunu getireceğini hiç ön görmediler mi ?

Soru uzun yıllardır aklımda olan bir soru ve kendimce bunun cevabını elbette biliyorum, farklı şeyler duymak için de yazayım istedim.

 
Tropico oyununda da tütün üretip, satıp ihracat yapabilmemiz için bağzı ülkelerle iyi anlaşmamız gerekiyor, iyi anlaşmak içinse sigara üretmeyip ithal etmek gerekiyor.



Kısaca güçsüz, muz cumhuriyetleri, kabile devletleri böyle oluyor
  • masseter  (14.08.19 01:41:23) 
Ben ortada bir "Ülkeyi bitirme planı" olduğunu düşünmüyorum. Bugünden geriye batığımızda olayların seyrini görebiliyoruz ama o günden ileriye bakıp olacakları aynı kesinlikte tahmin etmek mümkün değil.

Ülkenin nesi var, nesi yok, ne yapabiliriz: Araba yapmak, kendi işlemcimizi geliştirmek ya da uzaya roket yollamak zorunda değiliz. Bunları ancak bir anlam ifade edecekse, iç ve dış pazarda başarılı olunup ülkeye katma değer sağlayacaksa yapmamız lazım. Bu anlamda bakınca da bunlar üzerinden para kazanmak Türkiye gibi bir ülke için zor. Kendimize sanayi alanında bir boşluk bulamıyoruz. Belki belli bir şey üretiriz ama herhangi bir iktidardan ülkeyi kalkındıracak bir ağır sanayi hamlesi beklemek mantıklı değil. Kaldı ki 80 milyonluk nüfusun demografik dağılımı, nitelikleri, eğitim seviyesi vb. de belli... Bu aşamada inşaat en kolay çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Emek yoğun; yani elinizin altındaki niteliksiz işgücünü emebilir, bir sürü farklı sektörü tetikliyor, sürekli artan ve şehirlerde toplanan nüfus dolayısıyla doğal bir talebi var, gerektiğinde devletin altyapı, yol, baraj vb. projelerle işin içine girmesi ve piyasaya müdahale etmesi kolay, yatırımın geri dönüşü hızlı, riski düşük, rantı yüksek...

Bu bir hata mıdır? Tabi ki hatadır, kolaya kaçmaktır, 10 yıllık görece ferah bir dönem için ülkenin geleceğini mahvetmektir. Denizin biteceğini, global genişlemenin sona ereceğini falan tahmin edenler olmuştur ama ülkenin ekonomik yapısını değiştirmek bugünden yarına olacak bir şey değil, Türkiye AKP'den önce de sanayileşmiş bir ülke değildi, inşaat yine ön plandaydı, AKP riske girip belki kısa vadeli memnuniyetsizliği göze alarak bu üretim yapısını değiştirmek ve belki biraz daha üretime, basit teknolojilere, yazılıma vb. kaynakları yönledirmek yerine kolay yolu seçti. Bakıldığında da kendileri açısından hiçbir siyasi partinin başarılı olamadığı kadar başarılı oldular.
  • salihdt  (14.08.19 10:01:12) 
akp ülkeyi dışa muhtaç etmedi. ülke zaten dışa muhtaçtı. şimdi şöyle bir algı var, akp den önce ülke müthişti. değildi. türkiye her zaman gelişmemiş/gelişmeye çalışan, dışa muhtaç bir ülkeydi ki, tabi atatürk ve ismet inönü dönemlerindeki bazı istisnaları göz ardı ederek söylüyorum. akp bu ülkenin ahlakını bozmuştur, bağnazlığı ve cehalati övmüş, bunu zaten gizli gizli yapan insanlara cesaret vermiştir, zaten çok da sağlam olmayan türk adaletini hepten yıkmıştır, onlar ayrı konular, dışa bağlı olma, ekonomik durumlar vs. apayrı konular.

önce erdoğan'dan konuşmak lazım. başka olsa ülkeyi bitirmek isteyebilirdi, ama tayyip in bu kafada bi adam olduğunu katiyetle düşünmüyorum. ha öyle memlekete düşkün olduğu için değil, kendisine düşkün olduğu için. baskıcı rejimlerin başındaki adamlar için durum hep aynıdır, ülke ne kadar güçlüyse o kadar güçlüsün. bugün bu putin için de aynı şekilde böyle, geçmişte mussolini için de böyleydi. ha erdoğan iktidara gelmeden önce birilerine birtakım sözler vermiş, pazarlıklar yapmış olabilir. bunu zaten çoğu lider kendi ülkesinin sistemi, yargısı müsaade ettiğince yapıyor. bizimki bu kadar müsaade ettiyse de bunun suçu akp'den çok öncelere kadar gider, en çok da 80e gider. neticede siyasetin doğası bu. şimdi şu salaklık da çok meşhur sol cenah'ta, ekrem'i ya da muharrem'i çok parlattılar. sağcılar nasıl erdoğan'ı ya da davutoğlu'nu (vaktinde) parlattılar, aynısı. sanki hiç kirli iş yapmıyorlarmış, hiç pazarlıklara imza atmıyorl armış gibi. ama sonra ilk çıkan hatalarında aa olur mu öyle şey oluyor. zaten bizim sağ, sol, akp, chp problememiz yok. bizim milletçe karakterimiz aynı, sorun burda. her neyse, anlatmaya çalıştığım şey bile isteye en azından erdoğan'ın ülkeyi yok etmeye çalışmadığı. geçmiş pazarlıkları bitmiştir, şimdi iş adamlarına yediriyordur, çünkü o da öyle bir sistem kurmuştur, hata etmiştir, belki pişmandır vs. ama yedirmek zorunda. tayyip in de babasının oğlu değil ki o iş adamları bu kadar rezilliği seve seve yapsın. neticede hepsi bok sistemler.

bunların başa geldiği zamanki hikayeleri de herkes duydu herhalde artık, işte kemal derviş in politikaları, dünyada dolaşımda olan döviz miktarı, sonra amerika nın türlü sebeplerle bunları tekrar kendinde toplamaya başlaması vs. erdoğan salak bi adam değil bence. şimdi nasıl hitler i salak, şeytan gibi göstermeye çalışıyorlar, ama aslında inanılmaz entellektüel ve nazik bir adam özel hayatında, aynı şey rte için de geçerli. ülkenin anasını ağlattığı için salak ve kaba gösterilmeye çalışılıyor. adam zehir gibi, kafası çalışıyor ve bence bu ülkede aydın diye geçinen adamlara bin basar bana kalırsa. millet için değil kendi iktidarı için kullanıyor orası ayrı konu. ama işe yarıyor mu, yarıyor. yoksa salak bi adamın 40 sene ülkenin her boşluğunda palazlanmış, yabancı destekli bir örgütü bitirebileceğini düşünmüyoruz herhalde dimi? o zaman diyeceğiz ki neden bütün para inşaata gömüldü? rte nin planı demek ki şuymuş diyorum yaptıklarına bakınca, köprüye geçene kadar ayıya dayı deme politikası gütmüş. 2007'de bu adamı övmeyen avrupa/abd gazetesi yoktu yahu. ama dayı derken de güçlenip halkı arkasına alıyordu, koltuğunu sağlamlaştırıyordu, onlar da ayrı pazarlıklar vs. işte. ama halkı öyle sırf dinle arkana alamazsın, bkz. erbakan. kısa vadede kendini ışıltılı gösterecek, adam çalıştı dedirtecek şekilde işsizliği azalttı, ekonomiyi daha önce var olan politikalarla düzeltti.. bakın 2007 t.c. tarihindeki alım gücü, para birimi değeri vs. olarak hepsine bakınca en en parlak tarih. ha bu adamlar çok şanslı oldukları için oldu bu olaylar bence, o çok ayrı.

geçmişe bakıp konuşmak kolay. şimdiki durum da çok karışık açıkçası. kendi iktidarları nın sonu geldi mi, bence gelmedi. son belediye seçiminde ülke genelinde yine %51 oy almadı bu adamlar. aldılar. iki büyükşehiri kaybetti diye adamalra dramatik bir son yazmak tamamen milletini gazını alıp mastürbasyon yaptırmak için, başka hiçbir şey değil. halk halen arkasında. sonları bu yüzden gelir mi? daha da bok olursa millet aç karnının derdine düşer, dine değil, gelir. ama sanmıyorum ki türkiye bir venezuela, bir arjantin olsun. türkiye üretmeyen bir ülke değil, gayet de üreten bir ülke. dışa da hatrı sayılır ihracatı var, tabi bu krizden batan ülkelere kıyasla konuşuyorum. ayrıca türkiye nin üzerine kurulduğu değerler, bir kısmı yıkılmış bile olsa türkiye nin onlar gibi olmasının önündeki en büyük engel.

son olarak.. erdoğan zeki bir adam, kabul. ama güç zehirlenmesi yaşadığına inanıyorum. tarihte ne zeki ne vizyoner adamlar güç zehirlenmesi yüzünden yıkılıp gitti. kendi koltuğunun derdine düştü, uğraşması gereken başka adamlar oldu, darbe oldu, fethullah ın adamlarını temizleme derdi oldu.. ondan önceki dönemde de belki hep bunlara kanalize oldu veya öngöremedi amerikan polikasının dövizi çekeceğini. neticede bu adam ekonomist değil. doğru insanları da oturtmadı çevresine. istedi ki hep benden olsun yanımdaki danışmanlar, hep bana itaat etsinler.. bu mantığı da bizi buralara sürükledi..
  • mehmed resad  (14.08.19 13:20:12) 
[]

Bu ülkede pahalı olmayan, makul fiyatında olan...

...hiçbir şey yok mu ? Her şey mi gereksiz pahalı ?

Türk pasaportu başlığına bakıyordum misal, "bi pasaporta o kadar para veriyorsam tüm galaksilerdeki tüm gezegenlere bilet alıp gidebilmeliyim başka bir izne, vizeye falan ihtiyaç duymadan" yazılmış.

Neden böyledir bu ülke ? Hadi ithal şeyleri anladık, ya kendi ürettiklerimiz ?

 
Urettigimiz hicbir sey yok. Koskoca ulke vergi ve turizm ile donuyor. Hayvancilik, tarim hepsi bitti. Alim gucu inanilmaz dustu, tl cok deger kaybetti. Ekonomik kriz falan degil bu, buhran. Herkes 3 maymunu oynuyor despot rejimden dolayi ama sonuclari ilerleyen yillarda daha aci sekilde suratimiza vuracak.


  • Deathrow  (14.08.19 01:02:01) 
Hocam işte ben de tam onu soruyorum. Geçenlerde de ÖSYM'nin sınav ücretlerinden kâr elde edildiği yazmıştı. Ben de bugün pasaport örneği üzerinden yürüdüm. Yani "sıfır" külfeti olan bir naneden.

Devletin her şeyi bu kadar pahalılaştırmasının mantıklı bir izahı var mıdır ?
  • Avoiding The Puddle  (14.08.19 01:05:44) 
alım gücümüz düşük, paramızın zerre değeri yok, üretim yok, her şey ithal. sonuç olarak her şey pahalı.


  • scudman1  (14.08.19 01:07:15) 
Yazdim ya. Devletin parasi inanilmaz deger kaybetti. Edirneden öteye geçince 6ya 7ye boluyolar parani. İzahi kabaca bu.


  • Deathrow  (14.08.19 01:07:54) 
devletin en buyuk vergiyi bordrolulardan ve dolayli sekillerle(OTV, KDV) olarak toplamasi. fabrika sahibi adam isciyle ayni vergiyi veriyor. kajsdkjaskdjakjsda.
taksici, bakkal, avukat, kuyumcu 1000 lira 2000 lira vergi veriyor. kajsdkjaksjdkasjda.

en temel urunlerden bile hayvani otv, kdv aliniyor. bir araba bir telefon aliyorsun bir tane de devlete aliyorsun, boyle bir sacmalik dunyanin hicbir ulkesinde yok.
  • baldur2  (14.08.19 06:17:59) 
Arz-talep .


  • hepbiarayisicinde  (14.08.19 12:19:23) 
dogrudan vergilerin ve sinav ucretlerinin vs. bu kadar pahalilasmasinin nedeni yukarida da denildigi gibi, urettigimiz bir sey yok, dolayisiyla devletin geliri yok, devletin gelir elde etmesi icin en kisa ve risksiz yontem de bu. herkes benzin aliyor, sinava girmek zorunda olan milyonlar var, pasaport alan milyonlar var, direk kasaya giren para. baska bir sansi kalmadi artik devletin. eskiden tarim hayvancilikla kendi kendine yeten bir ulkeydik, paramiz bu kadar degersiz degildi dolayisiyla halkin sirtina bu kadar yuklenilmesine gerek yoktu. ayrica nufus da daha azdi elbette. nufus artisi ve yasam sartlarinin da degismesiyle ihtiyac artti ancak devletin gelirleri ayni oranda artmadi, aradaki acigi kapatmaya calisiyorlar.


  • kassiopeia  (14.08.19 13:25:43) 
[]

Çeviri hatası (fransızca)

Bu şarkının nakaratını "keşke beni özleseydi" diye çevirmişler

"si seulement
je pouvais lui manquer "

Az evvel sözlükte takılırken denk geldim -> eksisozluk.com

Neden "je" öznesi varken böyle bir çeviri yapılmış ? Doğrusunun "me" olması gerekmez miydi ?

 
se manquer özel bir fiildir. Fransızcada ters kulllanılır. O yüzden yukarıdaki anlam doğrudur.

bunun tam tersi ise; İl pouvait me manquer: ben onu özleseydim.
  • Khalkedon  (13.08.19 22:00:17) 
The more you know...Şu fransızcada çok çeşitli özneler ve geçişli fiiller gördüm, "tu me manque" fiilini de ilk gördüğümde aynı tepkiyi verdim ama "je pouvais" kalıbının 3. tekil olarak anlamlandırıldığına şahit olunca bir kere daha yuh dedim (:


  • Avoiding The Puddle  (13.08.19 22:45:02) 
manquer fiili yanlis hatirlamiyosam eksik olmak anlamina geliyodu. ozlemekle de ayni anlamda kullaniliyor. onda eksik olsaydim, yani beni ozleseydi gibi


  • onkiloversemtamamım  (14.08.19 09:11:13) 
[]

Aşı ağrısını ne geçirir ?

Dün tetanoz aşısı olmuştum sağ kolumun üstünden ve geceden beri kolum iptal durumda, çok fena acıyor oynattığımda.

Cataflam alsam geçer mi?


 
sulidin varsa sürebilirsiniz. kolay kolay geçmiyor.


  • tabirimekruh  (11.08.19 22:24:06) 
Bu kadar ağrımasının ve geçmek bilmemesinin sebebi nedir peki?


  • Avoiding The Puddle  (11.08.19 22:50:15) 
yakin zamanda ben de tetanoz ve kuduz asisi oldum, ilk gun beni cok sarsmisti asilar, sersem gibi dolastim, tetanoz asisi da agri yapmisti, iki gun sonra azalarak gecti ama, zamana birak


  • exlibris  (11.08.19 23:29:38) 
Tetanoz aşısı olduğumda ilk gün kolum agrimisti ama felç olmadım yani. İlaç falan da almamıştım. Ertesi güne hafifledi, diğer gün ise hiçbirşeyim kalmadı. Canınız çok tatlı olabilir mi acaba :P Şaka bi yana ağrıya fazla odaklandiginizdandir bence bu kadar rahatsız etmesinin sebebi. Başka şeylerle oyalanin. Ertesi güne zaten bu ağrıyı hissetmezsiniz.


  • superfluid  (12.08.19 00:08:01) 
Benim üç gün ağrımıştı. İlk iki gün şiddetli, üçğncü günse bitiyorum der gibi.
Geçirmiyor hiçbir şey, kafadan atmaya çalışmak gerek.

  • somethinginthewayshemoves  (12.08.19 00:27:52) 
[]

Sözlükteki "iş duyuruları"

Bu ekşi sözlük iş arama başlığında "şuna şuna ihtiyaç vardır, ilgilenen mesaj atsın" diye yazan tipler neyin kafasını yaşıyorlar acaba ?

Hayır entry'lerine de üşenmeyip bakıyorum, troll tipler de değiller ama ilan bırakıp mesajlaşmayı herkese açmamak da neyin nesi? Yazabildiklerimiz de bize asla geri dönmüyor. E arkadaşım o zaman ne diye o başlığı işgal ediyorsun? Bazılarına da mesaj yollatıyoruz başka yazarlar aracılığı ile, mesajlaşmayı açmaları için. Onları da sallamıyorlar besbelli.


 
Mesajlaşmayı açmıyor değiliz. Sana açmıyoruz. Sevmiyoruz seni. Sadece sana kapalı mesajlaşma. Rahat bırak bizi. Bu arada iyi bayramlar.


  • microfiction  (11.08.19 20:19:54) 
O başlığın pek ise yaradığını düşünmüyorum, nedeni ise şu; eksisozluk.com bu başlıktan sonra katsumoto85'e iş vaadinde bulunanlar bile sözünü tutmamış


  • austra  (11.08.19 20:55:57) 
Biz değil siz kaybedersiniz microfiction (: Adam arayan sizlersiniz sonuçta. Sana da iyi bayramlar.

austra eskiden nadiren de olsa işe yarıyordu, yani en azından benim işime yaramıştı. Zaten burada şikayet ettiğim şey götlerinin başlarının ayrı oynamasından ziyade iletişime kapalı olmalı. Tam bi garabet.
  • Avoiding The Puddle  (11.08.19 21:05:13) 
Benim de ilanına yazdığım iki “işveren” mesajlarıma dönmediler bile.Şiddetle kınıyorum kendilerini şu bayram gününde.


  • arenas  (11.08.19 23:03:47) 
ilanlarin bir kismi troll, bir kismi kiz düserse diye yaziliyor, kimisi sirf hava olsun diye. is arama isi öyle internette olacak sey degil artik. siz görüyorsaniz o ilani 10 bin kisi daha görüyor.

insana karisacaksiniz, insanlar sizi görecek karsilarinda. yoksa cidden en dandik ilana bile 3 bin basvuru var.

kisacasi disarida arayin isi.

elbette ise bagli, sektöre bagli ama salliyorum yazilimcisiniz, is bulamadiniz, ama x isini istiyorsunuz, yaptiginiz portfolyoyu basin kagitlara, bildigin yazilimlarinizi kagida basin, kitap yapin bir nevi, gidin sirketin kapisina. inanin cok zor bu adami kapidan cevirmek.

tasarimci misiniz, 3d yaziciya bastirin 2 tasariminizi, cantaya koyup gidin sirkete. dikkat cekersiniz.

hic mi is yok, umutsuzsaniz girin bir markete, cevre yapin, ordan yürüyün, müsteriyle diyaloga girin güzelce. 3-5 muhabbet sonrasi yürür gider.

öyle email, kariyer sitelerinden basvuruyu herkes yapiyor, farkli olmak gerekiyor.
  • duygusuzromantik  (12.08.19 03:50:05) 
ben şu anki işimi sözlükten buldum ama o duyurularla değil, badilerim sayesinde. bağlantı dediğimiz şey iş bulma konusunda çok ama çok önemli, düşün ki benim bir cv'im bile yoktu ama araya güvendikleri biri girince bana şans verdiler ve oradan yürüdüm gittim. fakat iş duyuruları başlığına yazılan ilanlar bu anlamda bir şey ifade etmiyor, başka yerdeki ilanlardan farksız yani. sözlüğü bağlantı oluşturabileceğin ilişkiler kurma anlamında kullanırsan o zaman belki bir şeyler çıkar. gerçi benim bahsettiğim dönem 5 sene öncesi falandı, şimdi pek aklı başında insan da kalmadı oralarda ama yine de durum budur.


  • night train  (12.08.19 04:47:19) 
Duygusuz, konuyu çok başka yere çekmişsin ama, benim sorumun o cevapla bir alakası yok. Kaldı ki ben normalde her işini internet üzerinden halleden, bir yerlere CV vesaire tarzı şeyler bırakmayan ve isteyenle özel olarak iletişime geçip anlaşan biriyim (Türkiye'de değil tabii). Yani o bahsettiğin geleneksel metodları kullanmadım bile hiç. Ben işi değil, iş beni buldu velhasıl.

Fakat sözlükte bu bahsettiğim şeyi yapan çatlakların derdi ne ben onu çözemedim. Ayrıca ister ekşi olsun, ister başka bir mecra, internet iş bulmanın veya işe yarar birine ulaşabilmenin yegane yoludur normal şartlar altında (adamınız, dostunuz vs. yoksa elbette).

Bir de her işe herkes başvuramaz zaten, sıva ustası dediğin adam bile öyle her yerde bulunmuyor kaldı ki belli bir alanda uzmanlığı olan birisi kendisini zaten belli eder. Burada asıl problem ne istediğini bilmeyen troll işverenler ya da gerçekten birine ihtiyaç duyup, ilan bırakıp, ötesini sallamayan melunlar.
  • Avoiding The Puddle  (12.08.19 12:46:20) 
@avoiding the puddle.

aslinda baska yere cekmedim. direkt olarak cevabini verdim sorunun.

bunun yaninda yegane metodu degil is bulmanin bu olay. yurt disindayim bende, global bir sirkette calisiyorum, ilk yöntem internet ilani degil, internal ilan cikiyor ilk olarak, hatta referral calisan bulursan saglam bonus aliyorsun.

ilk olarak yani ufak cevreden bulalim diyor global sirketler. bu networkle oluyor.

büyük sirketler elbette disaridan aliyorlar ama bu %40-60 seklindedir sanirim oran olarak. orada zaten belirli kriterleri tutturmaniz beklenir, onu tutturacak adam ekside aramaz isi.

eksideki kafa, havan olsun, trollük olsun, birisi düser belki modu.
  • duygusuzromantik  (12.08.19 19:30:33) 
@avoiding

bu arada aynisi linkedinde var, millet tanidiklara hava olsun diye "kanka yolla cv yi bakariz" diyor, sonra linkedinde milletin cv sini paylasiyor, xxx arkadasa yardimci olalim diye.
  • duygusuzromantik  (12.08.19 19:36:45) 
Ben beyaz yakalı değilim. Ekşide de beyaz yakalı aramayacaklarını elbette biliyorum.


  • Avoiding The Puddle  (13.08.19 00:54:18) 
[]

Acilde kuduz aşısı yaparlar mı ?

Akşam üzeri kedi tarafından tırmalandım. Ufak bir sıyrık, kan bile gelmedi ama içim fena huzursuz oldu. Acile çok yakın oturuyorum, gitsem bir şey yaparlar mı?

Güncelleme: Acili aradım, "kuduz aşısı yapılıypr evet" denildi. Gidiyorum, bana şans dileyin.

(arefe gününde şu başıma gelenlere bakın)

 
Her hastane kuduz aşısı yapmaz, yapana gitmen lazım.


  • angelus  (10.08.19 21:16:33) 
İnternette araştırdım sanırım bizim hastanede oluyormuş. Ama hastaneler bayram sonuna kadar kapalı, acile gitsem olmaz mı?


  • Avoiding The Puddle  (10.08.19 21:20:26) 
Kuduz aşısı yapıyorlarsa acilde de yaparlar ama kedi tırmalamasıyla kuduz bulaşmaz ısırması lazım salya yoluyla geçiyor ama için rahat edecekse git tabii aşı yaparlar.


  • angelus  (10.08.19 21:24:36) 
bir şey yapmazlar, acil intaniyeye sevkederler. kuduz aşısını intaniye yapar.


  • tururo  (10.08.19 21:24:41) 
arkadaşımı sokak köpeği ısırmıştı acilde kuduz aşısı yapıldı.


  • damla sakızlı dondurma  (10.08.19 21:26:37) 
kuduz asisi her hastanede olmuyor, senin hastanende varmis madem git

asi karnesi verecekler, ilk gun tetaNoz ve kuduz asisi yapiyorlar, sonra 3-4 tane da kuduz asisi oluyorsun bir kac gun aralikla

gecmis olsun
  • exlibris  (10.08.19 22:11:10) 
Oldum arkadaşlar sağ olun. Acil ana baba günüydü arefe olmasına rağmen ama içeride 6dk. bile kalmadım. Hem kuduz hem tetanoz.

4 gün sonra tekrar gideceğim 2. doz için.
  • Avoiding The Puddle  (10.08.19 22:44:27) 
Ekonomik kedi besleyeyim derken daha pahalı ürünü harcamış oldun XD kısmet. Geçmiş olsun


  • glamdr1ng  (11.08.19 00:48:09) 
merhaba. kuduz sadece kanamayla bulaşır. kanamadıysa kuduz olmazsınız. ayrıca tırmıktan değil, tükürükten bulaşır. hayvanın tam o esnada patisini yalamış olup da patisinde sizi tırmalarken kanınıza girmeye yetişecek kadar kuduz mikrobu olması ihtimali gerçekçi olamayacak kadar düşüktür.


  • bir garip melek  (11.08.19 12:18:52) 
[]

Kediler için en ekonomik yiyecek ?

Şimdi dışarıdan gelirken bizim evin yakınlarındaki bir lisenin (bahçenin) önünden geçmiştim. Tatil dolayısıyla ortalık da tenha zaten, neyse, yoldan geçerken yetişkin bir tekire pisi pisi dememle bir anda etrafımı 5 yetişkin kedi sardı (ki birkaçını daha önceden biliyorum). Sanırım elimdeki poşete aldandılar. Bunlara sesi duyunca merakla karşı kaldırıma gelen 4 yavru kedi de eklenince sayıları bir anda 9 oldu.

Soru: bu kadar kediyi mümkün mertebe nasıl hesaplı şekilde doyururum? Hayır oradan geçmesem haberim bile olmazdı ama çığlık atar gibi miyavlıyorlardı sanırım açlar. Yemek veren de olmamış. Benim de bütçem aşırı kısıtlı, önerilere açığım.

Not: ben bu mesajı yazarken birileri onları beslemiş olabilir de tabii.

 
Ucuz mamalar oluyor kilo 6-7 tl gibi.
Veya
Evde tavuk vs haşlıyorsan kendine, suyuna ekmek doğrayıp azcık tavuk koyabilirsin
  • bradshaw  (10.08.19 19:11:43) 
Tavuk cigeriyle pirinc karistirip haslamak ve blenderda cekmek olabilir


  • red g  (10.08.19 19:48:56) 
Hocam iyilik yapalım dedik başımıza iş aldık iyi mi. Salam almıştım ufak, tam taksimat yaparken (aynı anda saldırıyorlar zaten)yavrulardan birinden cırmık yedim. (yabani bok)

2-3 mm uzunluğunda bir şey, asıl garip olansa tırnak yediğim sağ elimin üstü kızarık durumda (güneş yanığı gibi) şu an.

Dikkate değer bir şey mi ? Çizik gözle bile zor görülüyor çünkü.
  • Avoiding The Puddle  (10.08.19 20:35:12) 
Bir sey olmaz trde kedilerde bildirilmis kuduz filan yok. Bol sabunla yikayin. Orada onceden mikrop oldugu icin acik yara kabarabiliyor. İsterseniz bir de baticon surun.


  • red g  (11.08.19 00:38:25) 
Bizim apartmanda kedileri besleyen bir teyze var, biz her ay 50 lira veriyoruz kendisine mesela, başka komşular da veriyor. O teyze internetten toplu mama alıp sitedeki kedileri besliyor.


  • el conquerador  (11.08.19 02:44:11) 
ben mama hapıyordum evde bir ara, duruma göre 15/20 liraya mal oluyor tenceresi.

patates, kabak, havuc, tavuk göğsü veya ciğeri, az bişi prinç, hepsini haşlayıp blennder'dan geçiriyorsun. bir tencere ile sabah akşam 3 kediyi 5 gün doyuruyordum.
  • selam  (11.08.19 12:18:00) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.