Giriş
(7)

beyaz eşya tavsiyesi

bir soru sorcam
çamaşır, buzdolabı, fırın, bulaşık makinasıhangi modellerden tavsiye edersinizbütçe arçelik-siemens arasında
çamaşır, buzdolabı, fırın, bulaşık makinası

hangi modellerden tavsiye edersiniz
bütçe arçelik-siemens arasında
0
bir soru sorcam
(07.09.20)
paran varsa siemens al hiç düşünme
- çamaşır makinesinde 9 kilo olandan aldım, taksidi yeni bitti, canavar gibi makine. sessiz, a++ sınıfı az yakar çok gider :)
- bulaşık makinesinde en basitini tercih ettim, iki programlı yine siemens
- buzdolabında yer önemli, ölç ona göre bak. yine siemens derim ben
0
hosein
(07.09.20)
Arçelik iyidir.
0
since1907
(07.09.20)
siemens'ten bir tık daha ucuz bosch'u önerebilirim, benzer ürünler.
0
king lizard
(07.09.20)
şimdi herkes evinde neyi kullanıyorsa onu yazacak gerçi ama olsun ben de yazayım.

buzdolabım siemens, 10 yılık bir makine. şimdiye dek üç kez beyni değişti. son değiştirdiğimde 900 lira verdim. garanti dışı kaldığında yedek parçası pahalı. evet kaliteli marka ama alacaksanız buna göre alın.

bulaşık makinesi olarak bosch, beko, vestel, siemens hepsini kullandım. valla dürüst olayım hepsi aynıydı. hangisinde kampanya varsa onu al.

çamaşır makinesinde benim evde beko var, annemde bosch var. bosch daha sessiz ve sıkmada daha az zangırdıyor. yıkama performansları aynı gibi.

fırın set üstü mü ankastre mi olacak? bende set üstü korkmaz var, memnunum.
0
sir gawain
(07.09.20)
hepsini arçelik aldık, siemens ve bosch'tan %20 falan daha ucuza geldi. Genel olarak memnunuz.ç
0
roket adam
(07.09.20)
Para varsa siemens, azsa profilo ya da arçelik.
0
neysene
(07.09.20)
Bu arada mobildeyim ekleyemedim. Çamaşır makinesini kesinlikle arçelik(kronik anakart sorunu), buzdolabını da kesinlikle beko(kronik kapı lastiği deformasyonu) ALMAYIN..
0
neysene
(07.09.20)
(17)

Babamla kavga ettim. Fikirlerinize ihtiyacım var.

altin gol atan stoper
İyi geceler herkese24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası g
İyi geceler herkese

24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası geniş, o yüzden hep kuşkularım var) kuşkularımda yine yanılmadım. bir baktım ki, bir sürü eskorta mesaj atmış. O olaydan sonra telefonu verirken "şu mesajları atıyorsun, bari sil" diye söyledim sessizce. O günden sonra selamı sabahı kestim. En son bayram sabahı geldi yanıma "insan babasının bayramını kutlar vs." diye konuştu ve tartıştık. Şu an biraz gergin olduğum için olayı yüzeysel anlatıyorum. Ama çocukluğumda da birçok vakit annemi aldatma girişminde bulundu kendisi.

Her neyse. Tahmin edebileceğiniz üzere teknolojiden anlamayan birisi. Bugün ikinci el telefon almış ve telefonun ayarlarını yapmam için odama göndermiş telefonu kardeşimle beraber. Neyse telefonu ayarladım vs derken bir baktım twitter hesabı var. Twitter'dan hepinizin tahmin edebileceği profilleri takip ediyor, iğrenç videoları favorilerine eklemiş, bir o kadar da iğrenç mesajlaşmaları var. Bir de utanmadan kendi fotoğraflarını koymuş. Tabi ben bunları görünce kan beynime sıçradı. Balkona çağırdım ve orada baya yüksek sesle tartıştık. İlk defa bağırdım ve ilk defa fiziksel temasta bulundum kendisine. Ona göre bunlar çok normal şeylermiş, sadece bakıyormuş, bi sakıncası yokmuş. Ama millete attığı mesajlar vs. Görseniz bir hayli niyetli yani. Annem sesleri duydu ve yanımıza geldi. Odadan göndermeye çalıştım fakat gitmedi. Şimdi babama göre bu yaptıkları o kadar normal ki, hiç çekinmeden anneme gösterdi ve kendini acındırmaya başladı. Annem de birden babamdan yana saf tutmaya başladı. Tabi ben iyice şok oldum. Açıkçası Benim bu denli çıldırmamın sebebi de anneme üzülmemdi. Ama o da baya normal karşıladı. İlkokul mezunu, ekonomik özgürlüğü olmayan, kocasının eline bakan bir kadın. Her ne kadar kızsam da elden bir şey gelmiyor işte. Yarım saat falan konuştuk. Ben olayın ciddiyetini ve yanlışlığını anlatmaya çalıştım fakat anlatamadım hiçbirine. Daha sonra da pes ettim.


Şimdi ben uzun zamandır iş yerime yakın 1+0 ev bakıyordum fakat maaşıma güvenmediğim için cesaret edemiyordum. 3000 liraya yakın maaşım var, iş yerinin civarındaki evler de 1500₺'den başlıyor. Faturalar vs. Dahil. Sizce bu durumda geçinebilir miyim? Ya da bu şekilde geçinebilen var mı? Diğer yandan da seneye bugünler askerlik tecilim bitiyor. Sizce tecilin bitmesini beklemeden askere mi gideyim? Beni frenleyen en kilit nokta küçük kız kardeşim. 13 yaşında ve liseye yeni başladı. Birçok şeyiyle ben ilgileniyorum ve şu ana kadar evden ayrılmamamın en büyük sebebi de onun varlığı. Kafam bir hayli karışık. Olayı yakınlarıma anlatmaya utandığımdan kimseden fikir de alamıyorum. En son burası geldi aklıma. Dediğim gibi; hala elim ayağım titriyor, kendimi iyi ifade edemediysem kusura bakmayın. Değerli fikirlerinize ihtiyacım var. Şimdiden teşekkürler...


düzenleme: öncelikle yorum yapan herkese çok teşekkürler. birkaç kişi hadlerini aşmış maalesef. onlara cevap verecektim fakat neyse ki silmişler mesajlarının bir bölümünü.

yukarıda da dediğim gibi; babamla değil kavga etmek, sesimi dahi yükseltmedim, en ufak saygısızlık yapmadım bu zamana kadar. dünkü verdiğim tepkiden ötürü ben de pişmanım, fakat küçüklüğümden beri içime attıklarımın bir patlaması oldu diyebilirim. keşke yaşanmasaydı, keşke bayramdan önceki yaşanan olayda konuşsaydım ama olan oldu artık. sanırım benim bakış açım ve değer yargılarım birçok insanınkiyle uyuşmuyor. bu kadar insan babamı haklı bulduğuna göre benim bakış açım yanlış demek ki. ama hala bu tarz olayları yediremiyorum. evli bir insanın bunu yapması kesinlikle hoş değil. daha fazla lafı uzatmak istemiyorum. tekrardan yorum yapıp fikir veren herkese teşekkürler...
0
altin gol atan stoper
(07.09.20)
Bence bu durumu görmezden gelmeye çalışın, yani bilmemek size huzur verir. Siz ayrı eve çıksanız da durum değişmeyecek sadece olanı yoksayacaksınız. Bu arada eskort muhabbeti de bence çok normal, ihtiyaç nihayetinde
0
olaylar olaylar
(07.09.20)
Babanızın düzeleceğini sanmıyorum, kötü bir iş yapıyor diye değil ama sonuçta annenizin bir şey deme şansı yok, tüm enerjisini de kendisi internete vermiş.

Önerim anneniz ile konuşup boşanmayı düşünüp düşünmeyeceği. Görüştüğü akrabaları, yakınları var mı? Siz de evinizde kalırsınız, siz ve kardeşiniz evden çıktıktan sonra hayatını sürdürebileceği yolları da bu sırada sağlamış olursunuz.

Ebeveynlerimiz bağımsız birer insan, babanız dahil hiç kimseye fiziksel şiddet uygulamanızın bir bahanesi olamaz, bunu mutlaka düşünün, şiddet bir iletişim, cezalandırma yöntemi değil. İnsan olarak pek bağınız yoksa, annenizin daha mutlu olacağını düşünüyorsanız ona göre annenizle konuşun, nasıl destek olabileceğini anlatın benim önerim.
0
kaset
(07.09.20)
Eskort tutmasını anneniz onaylıyorsa size laf düşeceğini sanmıyorum ama kendini Twitter'da ifşa edilmeye müsait bir duruma düşürmesi tehlikeli işte. Kendi fotoğraflarını kaldırtabiliyorsanız yapın -yani platformu kullanma amacı insanlarla buluşmak değilse. Video izlemeye devam etmesi olağan şey.
0
ryhmer
(07.09.20)
ebeveynin diğer ebeveyni aldatması konusunda insanlar bunu kabul etmek istemiyorlar ama maalesef bu o iki insanı ilgilendirir, sizi değil.
tabii ki yüzgöz olması, göreceğinizi bile bile gözünüze sokması nahoş.
onunla ilgili iki çift laf eder, bunlarla muhatap olmak istemediğinizi söylersiniz olur biter.

annenizle babanızın evliliklerini bilemezsiniz.
cinsel hayatlarını bilemezsiniz.
belki cinsel hayatları yok, annenizin de işine geliyor bu durum.

burada başka bir sürü duyuru açılmıştı böyle.
annesinin boşanma avukatına kadar düşünenler falan vardı.
bu öyle bir şey değil.
böyle bir fantezileri bile olabilir.
ya da annenizin belki işine bile geliyor, "aman benimle uğraşmasın, başkasıyla ne yapıyorsa yapsın" diyor olabilir.

ya da bir şekilde boşanmak istemediği için görmezden geliyordu belki.
sonuçta bu bir kadın-erkek ilişkisi.
sizin anneniz ve babanız olmaları bu insanları mükemmel kılmıyor maalesef.
o yüzden anneniz yerine onun hakkını aramaya çalışamazsınız.
ancak sizden yardım isterse bir şey yapma girişiminde bulunabilirsiniz, ki şu anda bir destek sağlayacak maddi gücünüz de yok.

sonunda anneniz de sizinle hemfikir olmadığında işte böyle hayal kırıklığı yaşanıyor.
maalesef bu konunun ikisinin arasında olduğunu kabullenmek zorundasınız.
gerçi artık çok geç ama bunu kendi davanız haline getirmeyin bence.
babanızla makul bir şekilde konuşun.
telefonunu karıştırmayın, ne kadar anlayacağı tartışılır ama ondan da size karşı belli bir saygı çerçevesinde davranmasını, bazı şeyleri gözünüze sokmamasını rica edin, konuyu kapatın.
yapacak bir şey yok, siz babanızdan boşanamazsınız neticede.
bu onların evliliği.

annenizin de üstüne gitmeyin, kadının vardır bir bildiği.
belki yıllardır bilmezden geliyordu küçük düşmemek için.
çocuğuyla bu konuda yüzgöz olmak istemiyordu belki.
adalet duygunuzu anlıyorum ama işte maalesef işler böyle yürümüyor.
görmezden gelmek ya da bildiğinizi unutmak, babanıza gücenmemek çok zor ama bir şekilde durumu olduğu haliyle kabullenmeniz lazım.
yarın öbür gün anneniz gelip size başka bir şey söylerse, o zaman o yönde hareket edersiniz.
0
blatta hiberna
(07.09.20)
Evden giderseniz babanızı boş bırakmış olursunuz, annenizin, kardeşinizin ve sizin hakkınız olan paralar uçar gider. Bu kadınlara harcadığı paraları bir bahane ile babanızdan almaya çalışın.

Türkiye'deki çoğu ilişki de kadın tarafı eşinin kendisinin aldatmasına, aldatmaya kalkışmasına karışmıyor, normal karşılıyor. Bunun eğitimle, ekonomik özgürlükle alakası yok. Ülkedeki evlilik ankayışı koca için; Evine geliyor mu? Çocuklarının başında babaları var mı? Faturaları ödüyor mu? sınırlarında. Babanızın bu kadınlarla ilgili mevzusunu anneniz kesin biliyordur ama her insanın ilişkisinden, evliliğinden beklentisi farklı. Anneniz bu beklentilerini karşılıyor. Büyük ihtimal umurunda değildir artık. Siz de bu adamı kontrolünüzde tutup, görmezden gelin.

Sizin onların özel ilişkisinde bu şekilde taraf olmanız, babanıza bu şekilde davranma hakkınız yok. Cidden böyle davranarak annenizin evde ne kadar küçük düştüğünün farkında değil misiniz? Oğluyla kim oturup, bak senin kocan internette kadınlara bakıyor yanlış bu sözlerini dinlemek ister? Kimse istemez, hiçbir anne istemez.
0
GoodMorningTeacher
(07.09.20)
Baban tam olarak kaç yaşında bil isyorum ama, 50 olsa, bu yaş ve üzeri çoğu kişi internetin ne/nasıl bir şey olduğunu anlayamamış kişiler.

Babana o twitterın vs vs oyun gibi geldiğini düşünüyorum. Rahatça annene gösterebilmesi bile ve de annenin babanı desteklemesi, ikisinin de olayın aslında ne olduğunu tam olarak israk edememesi gibi. Benim annem 60 yaşında facrbok ta yaptıklarını görünce öldüresim geliyor. Belki yüz defa anlattım ama yok, algılayıp şekli çok farklı.
***
Baban yukarıda dediklerim gibi değil de, herşeyi farkındaysan gerçekten eskortlara para verip birlikte oluyorsa ve annen de buna razı geliyorsa, ne yazıkki çocuğa bir laf demek düşmez.

Ama elbette seni rahatsız eden bu duruma katlanmak zorunda değilsin. Ben ve birçok tanıdığım istanbulda senin kazandığın paralarla tek başına yaşıyor. Bn ailemle bşr sorunum olmamasına rağmen yıllardır onlardan ayrı yaşıyorum.
***
Olayın diğer ve aslında herkesin görmezden geldiği bir başka boyutu da, babanın cinsel arzularının canlı olması ve bunu gidermeye ihtiyacı olması. Bu çok insani, ve o yaştaki bir erkek için de, türkiyede olması neticede çok sıkıntılı bir durum. Ben acımılımdır böyle erkeklere hep ne yazıkki. Benim akrabalarımda da var. Babanın tek eğlencesi, tek arkadaşı, internet olmuş. Ya da eskortlar. Umarım anöatabilmişimdir. Sakin olun, anne laf demiyorsa çocuğa tepki göstermek düşmez. En fazla rahatsızlığınızı dile getirisnçz.
0
mahone
(07.09.20)
40 yaşındayım, bu yaşıma kadar göre göre ve yaşaya yaşaya öğrendiğim 5 tane önemli şey varsa biri de annem ve babam bile olsa iki insanın arasına girmemek gerektiğidir. Bence kendine aşırı görev üstlenmişsin. En fazla yaptığı davranışın düşük seviyeli bir davranış olduğunu ve gerçek kimliğinin ve fotoğrafının deşifre olmasının senin adına gurur kırıcı olabileceğini söyleyebilecek konumdasın.

Edit: Yazdıklarımın sonraki kısmını sildim.
0
pass
(07.09.20)
pass +1

söylenmesi gereken her şeyi söylemiş.
0
chetinn
(07.09.20)
verilen cevaplar çok tuhaf. benim babam böyle bir şey yapsa asla kabullenmem. onun yaptığı işler benim sosyal yaşantımı çevremi etkileyecek. ne demek eşiyle kendi arasında yahu. aile sadece anne babadan oluşmuyor. asla izin vermem engelleyebildiğim kadar engellerdim ben olsam. kriz çıkartırdım her türlü.
0
xrated
(07.09.20)
bu durum bana çok itici geldi. hep de sosyal medyada, facebookta özellikle mesela tanıyor olabileceğin kişilerde çıkan değişik tipli kadınların profillerine baktığımda(genelde escort, transbirey falan oluyor) gerçek ad ve soyadlarıyla fotoğraflarıyla acayip yorumlar yazan tipleri görüyorum.

hani bu tür insanlara merakım yok ama bu yorumlar çok dikkatimi çekmeye başlayınca denk geldiğimde bakar oldum. tabi bakınca da daha çok tanıyor olabileceğin insanlarda çıkmaya başladı a.b.v...

hep düşünmüşümdür, ya bu insanların ailesi eşi dostu tanıyanı yok mu, bilmem kaç bin takipçili hesaba kendi fotoğrafıyla yavrum çok güzelsin görüşelim falan diye şeyler yazıyolar.

ben çok yadırgadım, annenizin maddi özgürlüğü falan yoksa, amaan erkektir ne de olsa bişey yapmaz sade yazar eder deyip kendini avutması olağan. mevcut konfor alanının dışına çıkma ve köklü değişimlerden korkması da olağan.

tamamen örnek veriyorum, aynı şeyi kadın tarafı yapsaydı cinayete varan sonuçlar doğrurdu, bu olayın ne kadar uç noktada olduğu bu ufacık örnekten belli.
0
hem şişko hem deli
(07.09.20)
Annen belli ki kendi durumundan ötürü olaya raziymis gibi yaklasiyor. Başka türlüsü de beklenemezdi. Sen de karıştırıp iyice ortaya dökme bariz biraz saygı kalsın arada. Bilmediğin şey seni üzmez. Evden ayrılmak şu aşamada pek mantıklı gelmedi.
0
elorelia
(07.09.20)
boyle bir olaya kesinlikle senin gibi bakardim ve maalesef kesinlikle senin gibi hataya dusmus olurdum. Bir insanin senin "baban" olmasi onu mukemmel kilmiyor hatta yine maalesef normal sayilabilecek bazi isteklerden onu munezzeh kilmiyor. belki farkli bir sekilde, gercekte sizi uzen ne ise ona dokunabilirdiniz. ornegin eskorta gitmesi maddi zorluk yaratiyorsa bununla ilgili konusabilirdiniz ya da kardesinizi koruma ic gudusuyle sinirlendiyseniz onun da mesajlari gorebileceginden bahsedebilirdiniz.
Anneniz nasil bir insandie bilemeyiz ancak onu cok sikintiya sokacak gururunu koracak bir davranista bulunmuşsunuz.
Evden ayrilsaniz da her gun kardeşinizi dusuneceksiniz.
Bence kendi yolunuza bakin. Ayri bir evde gecinmeyi dert edeceginize bu evde para biriktirin, kendiniz ve kardesiniz icin bir seyler yapin.
kucumsemek icin degil ama turlu dertler var hayatta bu basiniza gelenin dunyanin en buyuk derdi olmadigi konusunda hepimiz sizi temin edebiliriz.
umarim her sey iyi olur.
0
sparkle kiddle
(07.09.20)
baban sana güvenip telefonunu vermiş.sen onun özeline girmişsin.

o mesajları şimdiye kadar görmemiştin.hiç görmemiş gibi devam edebilirdin.

özel hayatına haddinden fazla müdaha etmişsin adamın.bence o evde halen olman babanın iyiliğini gösterir.

bahsettiğin rakamlara istinaden geçinmen çok zor.
0
since1907
(07.09.20)
Haklısınız ama kavga le gürültüyle çok bir yere varamazsınız. Tatlı tatlı nasihat edin.

Babanız sadece takip edip, mesaj mı atıyor. Gerçekten aldatma eyleminde de bulunuyor mu? Eğer aldatıyorsa, ya siz evde kalın, ya da annenizi ve kardeşinizi de yanınıza alıp, öyle ayrılın.



.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.20)
biraz fazla reaksiyon veriyorsun gibi geldi bana. annen bile bu durumdan rahatsız değil, sen neden bu kadar tepki verdin.
0
dafuq
(07.09.20)
Pass'a katılıyorum ben de.
0
roket adam
(07.09.20)
Öncelikle tartışma, kavga etmek yerine sakince iletişim kurup onu bazı şeylere ikna edin.

Bi kere gerçek adıyla ve fotosuyla hesap açıp böyle kişileri takip etmesinin, mesaj atmasının deşifre olmak açısından ne kadar riskli olduğunu anlatın. Konuyu "biri görür ve yayarsa rezil olursun" diye anlatın.

Sonra da cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında bilgi verin ve kendisini düşünmüyorsa da annenizi düşünmesini söyleyin, yine konuyu "birileri duyar"a getirin.

O parayla kira tutup tek başına geçinmek zor, ev arkadaşıyla olabilir. Ama kız kardeşinizi ve annenizi bırakmayın bir süre daha.
0
John Bloor
(07.09.20)
(11)

düğün fotoğrafçılığı yapmak

black mamba
bu işe girsem mi? fotoğraftan anlarım. 2007'ten beri fotoğrafla ilgileniyorum. sinemaya meraklı olduğum için bir kısa film çekme isteği vardı. elle tutulur bir film çekmedim ama teknik anlamda 13 yılda çok şey öğrendim. amatör bir kısa filmde görüntü yönetmenliği bile yapabilirim kendi çapımda. ama
bu işe girsem mi? fotoğraftan anlarım. 2007'ten beri fotoğrafla ilgileniyorum. sinemaya meraklı olduğum için bir kısa film çekme isteği vardı. elle tutulur bir film çekmedim ama teknik anlamda 13 yılda çok şey öğrendim. amatör bir kısa filmde görüntü yönetmenliği bile yapabilirim kendi çapımda. ama düğün fotoğrafı çekmeyi hiç düşünmedim. ancak çok iyi para varmış. albümlerin maaliyeti 300-500 lira civarı. çekimlerin fiyatı ise 850'ye kadar düşüyor ama genelde 1000-1500 lira civarı sanırım. günde 3-4 çift çeken insanlar var. açıkcası en düşük fiyattan bile yapılsa haftada 5 çift çekilse ve çift başına 200 lira kar olsa ayda 4000 lira yapıyor. bence güzel para. uzun süredir takip ettiğim düğün fotoğrafçıları var. çoğu iyi fotoğraf çekememesine rağmen boş günleri yok neredeyse.

bu arada benim yapmak istediğim sadece dış çekim denen şey. düğüne vs. gidip çekmeyi düşünmüyorum.

ancak şöyle durumlar var.

-uzun vadede fiyatlar çok düşer diye tahmin ediyorum. çünkü 10 yıl önce 5d mark ii 5 bin lira falandı. asgari ücretse 600 lira. ama bugün asgari ücret 2300 lira ve 2500 liraya mark ii alabilirsiniz. yani 10 yıl öncesine göre daha kolay ulaşılır olduğu için daha fazla insan bu işe girecek ve fiyatlar daha da düşecek. sizce ne olur durum? sonuçta insanlar 3 kuruş için zor şartlarda çalışıyor. bu işe girmemeleri için bir sebep yok.

-şirket vs. kurup bir yer kiralamak gerekir mi? dükkan açmak istemiyorum daha çok freelance çalışmak istiyorum ama insanlarla bir görüşme yapmak için yer gerekir sanırım. bir dükkan olmadan nerede görüşücez? güven vermez gibi. yanılıyor muyum?

-ehliyetim yok. bu yüzden çekim yapılacak yerlere gitmek ne kadar sıkıntı olur sizce? aklımdaki bazı projeler için çıkayım şuraya gidip fotoğraf çekeyim diyorum ancak araba sorunundan dolayı gitmiyorum pek.
0
black mamba
(06.09.20)
Geçmişte bu işin içinde yer almış biri olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki beceri anlamında kendinizden şüphe etmeyiniz yaparsınız kimler kimler yapıyor bu işi bi bilseniz.. işin teknik ve maddi boyutunu halledin önce
0
olaylar olaylar
(06.09.20)
@playing star mark 2 ile çekilmeyecek fotoğraf mı var? artık iphone ile film çekiliyor. hatta mark 1'le bile fotoğraflar çekilir. iyi fotoğraf çekmek için mark 4'e ihtiyaç yok. 2010'da belki en pahalı makine olan mark 2'yi almak zorunlu iken bugün en pahalı makine olan mark 4 zorunluluk değil. demek istediğim şu. 2010'da en düşük profesyonel bir makine asgari ücretin 10 katı iken bugün 1 asgari ücrete alnabilir bu yüzden piyasaya giren de artacak ve fiyatlar düşecek bence.

diğer ekipmanlar vs. var. son 10 yılım film çekme gayretiyle geçti. teknik anlamda bilgim var ve ekipman var. bugüne kadar bu işten para kazanmayı düşünmemiş olmak tamamen benim mallığım.
0
🌸black mamba
(06.09.20)
o hesabı yapma nedenim dediğim gibi piyasanın düşeceğini düşünmem. gereksiz değil o yüzden. sorularımdan biri de o. eskiye göre mark 2 ulaşılır olduğu için daha fazla insan bu işi yapacak ve para kazandırmayacak gibi geliyor. ama anlamadığım bir şekilde deli gibi iş yapılıyor. bunu sordum.
0
🌸black mamba
(06.09.20)
Fotoğrafçılığa amatör meraklı biri olarak söyleyebilirim ki shutter sayısı da önemli. Mark II bulman zor. Bulsan bile shutter sayısı coşmuş olur. Onun yerine orta segmentteki bir makine alabilirsşn. 77D, 80D civarı bir şey.
0
silah taciri
(06.09.20)
@silah taciri amatör olarka ilgilenen biri olarak düğün fotoğrafı çekmeyi düşünmedin mi hiç? iyi para var :d çoğu zaten amatör seviyede çekiyor.
0
🌸black mamba
(06.09.20)
Tercih meselesi :) Düzenli ve boktan bir işim olduğu için profesyonel fotoğrafçılığa geçemiyorum. Bir de insanlarla uğraşıp, özellikle de böyle önemli ve tek bir günü fotoğraflamak sabır da ister.

Benim olay makro fotoğrafçılık. Detayları seviyorum, doğayı seviyorum. Uslu bir çocuk olursam belki 100 mm IS makro lensim olabilir :)

Sana tavsiyem düğün fotoğrafçılığından önce ürün çekimi filan yap. İlk adım için daha kolay olur senin açından.
0
silah taciri
(06.09.20)
İl'inizi bilmiyorum fakat bence ben fotoğrafçı olsam "mobilya fotoğrafçısı" işi yapmak isterdim. İyi para var
0
muratback
(06.09.20)
düğün fotoğrafı çektirmiş biri olarak şunu söyleyeyim, beceri ya da makinaya takılmanıza bence de gerek yok, baya boşa para kazanıyorlar bu abiler çünkü. birkaç çifti bedavaya çekip portfolyo oluşturuyorsun, sonra güzel bi instagram sayfası yapıyorsun, sonra reklam veriyorsun, oradan akmaya başlıyor zaten. biz de instagram'dan bulduk. şablonlar, efektler bile biririnin aynısı. işin %99'u sosyallik, iletişim kurma ve instagram'a reklam verebilme desem yeridir.
0
roket adam
(06.09.20)
@roket aynı şekilde düşünüyorum. bir de bu tarz şeylere hevesim olduğu için de müşteri olarak para vermek istemezdim. bu yüzden insanların da vermeyeceğini düşünüyorum. ancak para ödüyor insanlar. o kadar talep var ki günde 2-3 fotoğraf çekiyorlar ve herhangi bir ayda boş günleri yok. çekemeyeceğimi düşündüğüm fotoğraflar var. ancak düğün fotoğrafları öyle zor bir şey değil. o yüzden geç farkettim ben ve para kazanılmazmış gibi geliyor.
0
🌸black mamba
(06.09.20)
Hocam inanılmaz paralar harcanıyor bu evlilik muhabbetine. Hiç verilmez deme, sen de nasiplenirsin. Mal mal adamların yaptığı düğünlerin içinde 2 bin liralık dış çekim ne ki.
0
roket adam
(06.09.20)
Oncelikle yaptigin isi onemsemen gerek, sana kolay ve yapilabilir gelebilir ama insanlarin cogu icin zor isler bunlar (isik, diyafram, poz vs). O yuzden basta sen "yeaa bu ise para verilir mi?" Dersen evet diger insanlar da senin yaptigin isi kucumserler.

Ayni mantikla "pilotluk ne ki yaa, iki tusa basiyon gerisi otomatik pilot" dememiz gerekirken demiyoruz, cunku profesyonellik baska bise :)

Isinde iyi olup olmadigin burdaki kistas. Yukaridaki arkadasin dedigi gibi portfolyo olusturman lazim, bir musteri olarak bana sabaha kadar kendini anlat ben yine secimimi cektigin fotolara bakarak yaparim. Varsa cevrende es dost once bi isin icine gir, cekimlerini yap ve sonra da reklam yap.

Bu arada araba isini cozsen iyi olur, o kadar alet edevatla beykoz korusuna nasil gidicen? Ya da beylikduzundeki bi sahile...
0
brkylmz
(06.09.20)
(1)

F/p webcam onerisi

karpuzpeynirekmeksu
Online egitime basladim ve desktop pc kullaniyorum. Logitechler ucmus gitmis fiyat acisindan. Deneyip memnun kaldiginiz veya cevrenizden duydugunuz webcam modeli var midir?
Online egitime basladim ve desktop pc kullaniyorum. Logitechler ucmus gitmis fiyat acisindan. Deneyip memnun kaldiginiz veya cevrenizden duydugunuz webcam modeli var midir?
0
karpuzpeynirekmeksu
(05.09.20)
ben cep telefonunu webcam olarak kullanıyorum, eski bi iPhone 6 vardı gayet iyi çalışıyor bu amaç için, kalitesi de epey iyi. öneririm.
0
roket adam
(06.09.20)
(11)

sizce ev kirası, maaşın yüzde kaçı kadar olmalı?

Transa
sb
sb
0
Transa
(05.09.20)
yüzde 10-40 arası olabilir. keyfinize göre. yarısını geçerse göçersiniz :-(
0
ankarakecisi
(05.09.20)
20-25'ten ötesi yorar.
0
roket adam
(05.09.20)
Almanya'da 30% civarını geçince ev sahipleri uzak duruyor sizden. Bence de ideali 35% civarını çok geçmemesi. Maaşın yarısını ev kirasına verirsem, nasıl tatil yapacağım, hangi hobime para kalacak, nasıl hafta sonu bir yere giderim?

Öğrenciliğimde de bursumun yarısını vermiyordum kiraya, hep bu hesapla geçindim.
0
buf-e kür
(05.09.20)
Cesitli formuller var, senelik burut maasin/40 gibi.
0
cooperr
(05.09.20)
Bana gore en fazla yuzde 25. Yuzde 30 son. Yuzde 40 falan hayatini kisitlayabilir.
0
baldur2
(05.09.20)
%30-35 civaridir. hep hesabimi buna gore yaparim. alacagim maas kiranin uc katindan daha azsa olmem ama gecim sikintisi cekerim.
0
yoggi
(05.09.20)
bütün gelirin 25-35% arası diyelim. gerçekçi rakamlarsa genelde 40% oluyor tek çalışanlı aileler için.
0
dirildimde geldim
(05.09.20)
Fatura + ev giderleri (yemek dahil) + kira %25'i geçmeyecek şekilde ben rahat yaşayabiliyorum, sonrası sorun oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(05.09.20)
25i geçmemeli.
0
nuisance
(05.09.20)
%33 işyerine ve iş sonrasi aktivitlere max. yakınlık için!
0
artikyeterbe
(06.09.20)
%25 maks. ama o kadar da zengin degilsiniz.

refah icin ise %20 maks. bunun alti sizi standart olarak yukari ceker.

%6 altindaysa ve odediginiz para kendini cikariyorsa kazanmaya baslarsiniz.
0
baldan kaymak
(06.09.20)
(9)

Kendi işini kuran mühendis arkadaşlar...

va
Merhabalar,Herkesin aklında kendine bir iş kurup, yaşarken bunu deneyimlemek vardır diye düşünüyorum. Benim de 10 yıllık bir makine mühendisi olarak kafamda geziyor böyle tilkiler. Ancak memnun olduğum bir iş ve özel hayatım, iyi bir düzenim var. Haliyle bunun ağırlığı ile salaş haldeyim.Bir yanım b
Merhabalar,

Herkesin aklında kendine bir iş kurup, yaşarken bunu deneyimlemek vardır diye düşünüyorum. Benim de 10 yıllık bir makine mühendisi olarak kafamda geziyor böyle tilkiler. Ancak memnun olduğum bir iş ve özel hayatım, iyi bir düzenim var. Haliyle bunun ağırlığı ile salaş haldeyim.

Bir yanım böyle iken bir yanım da dediğim gibi hayal dünyasında geziyor, bunu gerçekten istiyorum. Var mıdır içinizde bunu gerçekleştiren birileri?
Tabi sektörler vs. çok detay var ancak genel anlamda soruyorum. Distribütörlük olur, tasarım, dayanım hesap danışmanlığı olur, torna dükkanı açmak bile olur.

Ya da diğer mesleklerden de olur, adım atabilen başarılı olanlardan serüvenlerini, deneyimlerini dinlemek isterim.
0
va
(05.09.20)
Bir akrabam fabrikada mekanik bakımcı olarak çalışıyordu. En sonunda bıktı ve kendi işini kurdu. Otomatik şanzıman tamiri yapan bir yer açtı sanayide. Başarılı oldu.
0
dissendium
(05.09.20)
22 yaşında kendi firmasını kuran 8 yıldır mühendislik danışmanlık yürüten bir makine mühendisi olarak söyleyeyim ;

10 yıllık süreçte filin sadece hortumunu gördün hocam. kendince bir 10 yıl da verip 2030'da para kazanmaya başlarım diye düşünebiliyorsan başla. hele ki bu ortam da.

başarı hikayelerine çok inanma. sana dertli dertli başarısızlıklarını anlatan insanları dinle. başarı hikayelerinde destek çıkan amca, dayı oluyor hep.

bir excel yap. 5 yıllık olsun. tahsilat kısmına %20'lik bir para alma şansı koy. yani %20 şans ile firma sana ödeme yapıyor. sonra zaten excel sana gerçeği göstericek.

hangi firmalardan para alamadım söylesem iş yerine gider toprağı öpersin öyle diyeyim.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
İyi bir mühendis olmakla, iyi bir tahsildar olmak, iyi bir finansçı olmak, iyi bir tüccar olmak, iyi bir satışçı olmak, iyi bir yönetici olmak bunlar bambaşka şeyler. Hele ki çevreniz, amcanız dayınız yoksa kesinlikle yapılacak iş değil.
0
roket adam
(05.09.20)
Ben de sektorde 10 seneyi devirdim. Kendi basina takilmaya calisanlarin yarisindan fazlasi ilk 5 sene icinde batiyor, yurtdisinda durum boyle. Cok riskli bir sektor, iyi muhendislerin coguna bakinca ben bir is adami goremiyorum, cok iyi bir memur goruyorum. Para kazanmak, musteri kovalamak fakli bir olay.

Ben gittim ufak bir sirket actim, havayi kokluyorum su anda..Bir yandan tam zamanli calisirken haftasonlari ya da is cikisi kendime kovaliyorum. Bir iki kucuk is yaptim ama istifa etme noktasina gelebilmem icin daha cok yolum var.

Denemelik ufak bir sirket ac, birkac kucuk is yap, belkide sevmeyeceksin. Duzenini bozmani hele boyle bir piyasada tavsiye etmem. Ama obur taraftan risk almadan da bir bok olmuyor, salla basi al maasi bir yere kadar tatmin ediyor eger memur kafali degilsen..
0
cooperr
(05.09.20)
benim aynı dönem arkadaşlarda firmalarda biraz yükselince böyle bir ben oldum havasına giriyorlar.

bana gelip ya şöyle şöyle bir şey yapsak nasıl olur diyorlar.

elemanlara kdv nedir? gelir vergisi nedir? stopaj nedir? bunlara göre nasıl fiyat belirlenir gibi temel bakkal seviyesinde fiyatlandırmayı öğretmek yaklaşık 2 ayımı alıyor.

çünkü adam firmada altında 10kişi ve 50milyonTL ile sadece bir iş yapıyor.

kendi firman olunca 15 kişilik çalışıp 10kTL toplayamıyorsun.

adama tasarım yap FEM, CFD kas, render at, çizim yap. kendi cebinden prototip yapıp getir herşeyi mükemmel seviyede yap. paranı vermiyor adam.

git diyor dava et. dava sürecek zaten 5 yıl. sen cebinden harcamışsın belki 5000TL avukat saat başı istiyor 300TL. muhasebeci ayda 500TL istiyor. bağkur 800-900TL vs vs.

ya ben diyorum ki iyiki 22 yaşında başlamışım yoksa 30'dan sonra çekilecek dert değil.

Türkiye şartlarında sana yapman gerekeni söyleyeyim.
güvendiğin biraz piyasa tecrübesi olan muhasebe, finans bilen arkadaşına el atından firmalar hakkında tiyo vereceksin.

şu mal şu kadar şu teklif şu kadar vs vs. eleman gidip aynı kalitede daha ucuz teklifi bulacak sende oradan primini alacaksın.

senin için en kebap iş bu.

firma mutlu daha ucuz.
eleman mutlu iş yaptı.
sen mutlusun para geldi.

herkes mutlu.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
sakin ha iyi bir muhendisin iyi bir isletmeci olacagini ya da firmayi iyi yonetecegi gibi duz mantik kurmayin.
ikisi cok ayri dunyalar.
google'a turkiye'nin en fazla santiye bitirmis muhendisi yazinca karsiniza turbo sadik cikiyor. ama isi cevirmek sirket sahibi olmak bambaska bir sey hele hele ortak varsa.
cok prensipli olmalisiniz duygusallik sifir gerektigince kimsenin gozunun yasina bakmamali ekonomiyi onceden sezebilmeli kuvvetli baglantilar olmali.
celik gibi de sabir lazim.
ben 4 milyon batirdim sirketimin ise 16 milyon alacagi var.
sindirgi devlet hastanesi ve kirklareli spor salonu hala oyle yarim.yamalak durur. isteyen ibretialem icin gidip baksin.
ha sanilmasin ki ben hata yaptim.yanlis yaptim hesap kitap bilemedim de battik alakasi yok.
dedigim gibi acima duygunuz olmayacak onurunuz gururunuz da olmayacak. is hayatinda oyle erdemler artistlikler vs gecerli degil. adami aliyorlar asagiya.
0
turbo sadık
(05.09.20)
turbo çok hardcore girmiş.

o kadar da değil ''acima duygunuz olmayacak onurunuz gururunuz da olmayacak'' gibi bir durum yok.

ama girdiğin sektörün dinamikleri var. onlara uyum sağlaman lazım. bazı sektörler mesela çelik işleyen kalıpçılar, plastikçiler vs pazarlık ederken ana bacı söver pazarlıktan sonra da hiç birşey olmamış gibi içmeye giderler.

sen orada hmm ben ana bacı laf yemeyi göze alabilirim diyip ya sektöre gireceksin yada bu sektöre hiç girmeyeceksin. tabi ne kadar küfür yersen o kadar para kazanıyorsun. orantı bu.

bir oxford beyefendisi gibi TR'de kendi firman ile para kazanmak istiyorsan kendi networkünü oluşturup çalışman lazım tabi networkde öpücük ile olmuyor en az 10 yıl. onu da korumak ayrı bir uğraş.

diyelim 6 firmalık bir çember oluşturdunuz.

a firması çizim
b firması imalat
c firması elektronik
d firması pazarlama
e firması destek/aftersales
f firması yurtdışı işlerine bakıyor

ve kimse kimsenin işine karışmıyor. b firması çizimde yapayım accık daha kazanayım veya f firması kendi imalatımı yapayım demiyor.

bu tür iş çemberleri TR'de kazanıyor ama kurmak ve korumak çok zor.

çünkü yasa yok. adalet 8 yılda yerini buluyor ve mutlaka bir aç gözlü çıkıyor.
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
Makine mühendisliğinin hangi kolundasınız bilmiyorum, ama inşaat-mekanik tesisat işlerinde, çok tecrübeli değil, prezentabl değil, fakat işini gerçekten çok çok iyi bilen, piyasayı sıkı takip eden bir mühendisle birkaç projede çalıştım. Adam tek başına firmalara danışmanlık yapıyor, yani projeleri inceleyip eksikleri, fazlaları veya değişse iyi olabilecek kısımları raporluyor, alternatif ürün-çözüm buluyor ve piyasadan fiyat topluyor, pazarlık yapıyor vb. Adama HEPA filtreyi sorunca, HEPA'nın tarihinden anlatmaya başlıyor. Başka mühendislere sorduğumda "abi işte tozları toplayan ameliyathane filtresi" gibi cevaplar alıyordum.

Bu adamla ben 5-6 sene önce çalıştım ve o zamanlar öyle çok büyük paralar kazanmıyordu. Şimdi iletişimim yok ama hem çok firma ile irtibatı olduğu için, hem de işini çok iyi bildiği için, kesinlikle ekonomik olarak sıkıntıda olduğunu düşünmüyorum. Belki bir 10 sene sonra "zengin" bile olabilir.

Eğer böyle biri iseniz hiç durmayın...
0
malheiros
(06.09.20)
o isler hic de oyle degil. size papaz krizinden ornek vereyim.

kirklarelindeki santiyede daha temel atiliyor. temele 200 kusur ton demir indirdik ve bagladik. bilen bilir temel demiri genelde boy atilir pek kesme bicme isi olmaz.

bu kriz bi patladi, demir fiyatlari uctu. aslinda ucmasi bir sey degil fiyat surekli yukseldigi ve oynadigi icin nakit paranla demir alamiyorsun alamiyordun demir borsasi islem yapmiyor.

biz ihaleye girerken demir 2700 idi o kriz zamani 4700'e kadar karaborsada demir alabiliyordun.

diger arkadasa dedim ki, bak dolar ucuyor kriz oldu. biz bu demirin parasini alsak dahi sonraki imalatlarda cok zorlanacagiz bu isi devam ettirmeyelim. arkadasim da olur mu biz soz vermisiz biz sifirdan geldik deli gibi calisiyoruz agzindan cikani kulagin duyuyor mu isi yarida biraktirdi dedirtmem is ahlaki bunu gerektirir zararina da olsa bu isi bitirecegiz vs sayiyor. sanki isi bitirince madalya takacaklar ake.

dedim ki bak kardesim 200 ton demiri baglamisiz demiri 3000den aldik. bu demiri 20 yevmiye versek gerisi geri sokeriz. 130 liradan 2600'e demiri tekrar temelden sokeriz. ve 200 ton demiri nakite ceviririz. 3000e aldigin demiri 4700 e satariz. ve bu hamle ile 340.000 lira hicbir sey yapmadan karimiz olur. isi devam ettirme riski vs de olmaz.

arkadas eski seylere devam. sagda solda ne derler. biz boyle mi is almaya devam edecegiz. sonra bize isi yarida birakti kacti derler. er kisi lafi etmisiz. bu santiye bitecek. bu arada daire ile konusuyoruz. daire tam gaz devam edin biz size paranizi odeyecegiz diyorlar.

velhasil biz temeli doktuk. bekledigimiz parayi da alamadik. sirket diger santiyenin de aksakliklari ile batti.

sadece biz batsak koyasin dibine.
yemekciye 50.000 borc. kiralar odenmedi. akaryakitciya odenmedi. nalbura odenemedi. iscilere odenemedi. kulevincin kirasi odenemedi. iskele kiralikti odenemedi. arabalar kiralikti odenemedi. jenerator kiralikti o da odenemedi. ve daha akliniza gelen bircok kalem. bizimle beraber onlara da girdi.

bilmem anlatabildim mi sirket yonetmek isveren olmak bambaska meziyetler ister.
0
turbo sadık
(07.09.20)
(4)

evin kentsel dönüşüme gireceğini nasıl anlarız?

mg3929
31 yaş üzeri yazan ilanlarda binanın kentsel dönüşüme girip girmeyeceğini nasıl anlayabilirim? Önümüzdeki 2-3 yılda kentsel dönüşüme girecek bi ev almak bulmak için ne yapmam lazım?
31 yaş üzeri yazan ilanlarda binanın kentsel dönüşüme girip girmeyeceğini nasıl anlayabilirim? Önümüzdeki 2-3 yılda kentsel dönüşüme girecek bi ev almak bulmak için ne yapmam lazım?
0
mg3929
(05.09.20)
Kentsel dönüşüm kararı verilmiş, imzaları atılmış ve konut sakinleri binadan yıkım kararıyla tahliye edildiyse 2-3 sene içinde bi itiraz olmazsa %90 ihtimalle yıkılıp yenisi yapılmış oluyor. Ancak bunun bile bir garantisi yok, itirazlarla vs bu süre uzayabiliyor. Onun dışındaki hiç bir şeyin %100 garantisi var diyemeyiz, eyüpte yıkılmak üzere olan bir evimizden adamları tahliye ettikten 2-3 yıl sonra bile hala kazma vurmamışlardı, yeri geliyor müteahht ben battım yapamicam diyor, vs v.s
0
roket adam
(05.09.20)
mahallenin cevval emlakçısına danışın.
belediyenin emlak işlerine sorun.
daha önce yan mahallelerde dönüşüm başlamış mı bi bakın.
0
ankarakecisi
(05.09.20)
öyle bir daire bulamazsınız. çünkü kentsel dönüşüm 8-9 yıllık bir süreç. satılan evler genellikle kentsel dönüşüme girmesi uzun sürecek daireler. önümüzdeki 2-3 yılda kentsel dönüşüme girecek evlerin sahipleri de zaten evlerini satmazlar.
0
tururo
(05.09.20)
Kentsel nödüşüme girip girmeyeceği önemli değil, önemli olan yeni imar ile ne kadar kazanım alacağı. Mesela;

hali hazırda binada 100 m2 10 daire vardır, zamanında imar mimar hak getire yalap şap yapılmıştır.

Şimdi yıkılıp yapılsa o arsaya verilecek imar izni hem 10 daire sahibine birer daire verebilecek, hem de imalat maliyetini çıkaracak için satılacak bi 8-10 daire daha fazladan çıkarmak gerekecek kadar olmalı.

Yani binayı yıkıp yeniden yapsak tekrar 10 daire yapabiliyorsak kentsel dönüşümden yararlanıp bir müteahhite yaptırmak pek mümkün değil.

Ancak arsa sahipleri cebinden maliyeti öderse olabilir, ya da duruma göre maliyetin yarısını veya hesaba göre başka bir oranı ödeyerek.

Her bina için, her arsa için, her sokak için ayrı ayrı hesaplanır bu işler, tek bir cevabı olamaz herkese verilecek.
0
John Bloor
(07.09.20)
(3)

python dependency problemleri

roket adam
Abiler, ben ıvır zıvır py işleri yapıyorum bu ara, hoşuma da gidiyor. Ancak çözemediğim şöyle bi sıkıntım var.Kendi Mac'imde, pycharm üzerinde geliştiriyorum. Dışarıdan bir modül almam gerekirse pycharm konsolundan "pip install requests" diyerek mesela o modülü yükleyebiliyorum. Amma velakin aynı sc
Abiler, ben ıvır zıvır py işleri yapıyorum bu ara, hoşuma da gidiyor. Ancak çözemediğim şöyle bi sıkıntım var.

Kendi Mac'imde, pycharm üzerinde geliştiriyorum. Dışarıdan bir modül almam gerekirse pycharm konsolundan "pip install requests" diyerek mesela o modülü yükleyebiliyorum. Amma velakin aynı scripti dayının biri indirip denemek istediğinde, kendi sanal ortamını oluşturup teker teker bu modülleri yüklemesi lazım. Üstüne üstlük, işin içerisine farklı py versiyonları ve farklı dependency versiyonları da eklenince olay çok karışıyor. Mesela ben requests'in 1.3.5 versiyonuna göre kodu yazmışım, 1.3.6'da bir şeyler değişmiş son sürümü çekince kod çalışmıyor. Aynı durum py için de geçerli, halen neden python 2 ve 3 ayrı ayrı sürüm olarak mevcut kullanılıyor ve aralarında bu kadar major farklılıklar var anlayamıyorum.

Siz bu işi nasıl çözüyorsunuz? Öyle bir şey istiyorum ki dayı kodu github'ımdan indirip çalıştırdığında, tüm dependency'ler ya indirilen kodumun içinde olsun, ya da o zamanki versiyonlar ile otomatikman kurulsun. Bu işin içinden çıkamadım, bazı yöntemler var görünüyor ama bir de sizlere sorayım dedim. Tenks e lot.
0
roket adam
(05.09.20)
Benim gördüğüm açıklama kısımında dependency listesi veya direkt konsola girilecek halde komut bırakıyorlar. Mesela "pip install -U catkin_pkg cryptography empy ifcfg lark-parser lxml netifaces numpy opencv-python pyparsing pyyaml setuptools"
0
reactionic
(05.09.20)
Cevap şuymuş arkadaşlar, pipenv oluşturup tüm işi bitirdikten sonra

pip freeze > req.txt yapıyorsunuz, o txt dosyasının içine tüm dependency'leri versiyonları ile beraber yazıyormuş.
0
🌸roket adam
(06.09.20)
requirements.txt icin suna bakabilirsiniz - note.nkmk.me

bir de virtualenv var konu ile ilgili faydali olabilir

packaging.python.org
0
kolonyaa
(06.09.20)
(4)

Çevremde corona vakaları arttı

mg3929
Eskiden hiç birebir tanıdığım corona vakası yoktu, şimdi acayip artmış durumda. Bugün de bi arkadaşımın babası vefat etmiş. Sizce durum söylenenden kötü mü?
Eskiden hiç birebir tanıdığım corona vakası yoktu, şimdi acayip artmış durumda. Bugün de bi arkadaşımın babası vefat etmiş. Sizce durum söylenenden kötü mü?
0
mg3929
(05.09.20)
Mart-nisan ayında çevremde çok fazla vaka duyuyordum. Haziran ve temmuzda duymadım. Şimdi yine tanıdığım bir on kişi vardır pozitif olan. Kötüyse de değilse de yapacak bir şey yok. AVM, kafe, kütüphane kapatma, sokağa çıkma yasağı gibi büyük çaplı tedbirlerin tekrar geleceğini düşünmüyorum. Kamuda esnek çalışma izni çıktı ve üniversitelerin büyük bir çoğunluğu açılmayacak sanırım, bunlar dışında önlem beklemiyorum. Kendi önlemimizi almaya devam her zamanki gibi.
0
black holes in the sky
(05.09.20)
Benim de birinci derece çevremde korona vakaları çıkmaya başladı. Ciddi ciddi görüştüğüm insanlar yani. Dolayısıyla evet biz eski karantina moduna geri döndük.
0
roket adam
(05.09.20)
arttı.
0
sutlu nescafe
(05.09.20)
Günlük sayının sonuna bi 0 ekleyin bence
0
photo85
(05.09.20)
(11)

türkiye'nin 5 sene sonrasını nasıl görüyorsunuz?

avatar is back
işler düzelecek mi, daha da kötü olacak mı? bu şekilde devam mı edecek? analizden daha çok 5 sene sonrası deyince kafanızda ne canlandığını merak ediyorum.
işler düzelecek mi, daha da kötü olacak mı? bu şekilde devam mı edecek? analizden daha çok 5 sene sonrası deyince kafanızda ne canlandığını merak ediyorum.
0
avatar is back
(05.09.20)
Çukur.
0
nick konusunda kararsizim
(05.09.20)
hükümet değişse bile geçiş garanti verilen köprüler, hasta garanti verilen hastaneler, yolcu garantisi verilen havalimanları/alanları var. parlak değil. bu arada bir de istanbul depremi olursa vay halimize.
0
sutlu nescafe
(05.09.20)
Bu şekilde devam eder, ciddi bi farklılık olmaz diye düşünüyorum. Memleket meseleleri ile ilgileniyorsanız şu kitabı öneririm, baya bi ufkumu açtı (bkz: türkiye'de geri kalmışlığın tarihi)
0
roket adam
(05.09.20)
lağım çukuru. bugünden farklı değil yani.
0
i am 6 do you wanna be 9
(05.09.20)
aynı
0
paramolacak
(05.09.20)
türkiye çok krizler gördü gene toparlanır. ama ne kadar sürer o bilinmez. ticaretle uğraşan bir şekilde yolunu bulur da. küçük esnafa, maaşlı çalışana, asgari ücretliye yazık olacak.
0
orpheus
(05.09.20)
zengin daha zengin olacak, teknolojiye ayak uyduran yukari cikacak, bocekler daha da bocek olacak.
0
müptezel dostoyevski
(05.09.20)
imf'den 200 milyar dolar borç aldığımızı görüyorum.
0
false pretension
(05.09.20)
Siyasi anlamda tarih tekerrür edecektir. Tek başına iktidar sonrası 15 yıllık koalisyonlar döngüsüne dönülmesi muhtemel.

Yakın zamanda yaşanan ekonomik çöküş ve özgürlüklerin, liyakatin azalmasıyla ortaya çıkan beyin göçünün, ağır bir faturası olacaktır. Bunlar iyi günler desem yeridir yani. Ben 90ları hatırlıyorum. Otomobil almak lüks ve zor bir şeydi. Şu an ekonomik anlamda o döneme döndük. Sadece tv'de enflasyon canavarını göremiyoruz.
0
the coon
(05.09.20)
Türkiye çok krizler gördü, toparlanır denmiş.

Hayır toparlanmaz. Çünkü toplumda resmen "ne krizi" kafası var.

2002'yi hatırlıyorum, haber bültenleri "savaş(ırak savaşı) krizi unutturmasın" etiketi altında ana haberde özel bülten yayınlardı.

Şimdi birisi çıkıp tv'ye kriz var kriz desin hele... Halk zaten umursamaz bir hâle gelmiş, ne kopartırsam kafasında.
0
Avoiding The Puddle
(05.09.20)
aynı+1
0
basond
(05.09.20)
(7)

Döviz bazında maaş?

blackidom
Türkiye'de döviz bazında maaş verdiğini bildiğiniz firmalar hangileri? (Döviz yatırılması zorunlu değil, kriter ay başındaki döviz kuruna göre maaş yatması)
Türkiye'de döviz bazında maaş verdiğini bildiğiniz firmalar hangileri?
(Döviz yatırılması zorunlu değil, kriter ay başındaki döviz kuruna göre maaş yatması)
0
blackidom
(05.09.20)
IT üzerine çalışan yabancı üreticilerin tr ofislerinin çoğu usd/eur maaş veriyor. Örnek: cisco, fortinet, vs vs.
0
roket adam
(05.09.20)
Bildiğim bir hukuk şirketi dolar üzerinden veriyor.
0
himmet dayi
(05.09.20)
McKinsey. Zomato da dövizle veriyordu bi ara.
0
noluyo yaa
(05.09.20)
(bkz: ebrd)
0
archmage mahmut
(05.09.20)
(biz: sunexpress)
0
endosperm
(05.09.20)
Serbest bölgelerde faaliyet gösteren şirketlerin çoğu dolar üzerinden maaş veriyordu benim zamanımda, şimdi nasıl bilemem.
0
solo
(05.09.20)
Konsoloskluklar. Ama hepsi mi bilmiyorum
0
condom kurşunu
(05.09.20)
(18)

Volkswagen Polo

üç gün gündüz
https://www.dogusoto.com.tr/volkswagen-polo-10-tsi-95-ps-comfortline-dsg-4478chttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-volkswagen-kocabas-motors-dan-0-km-2020-vw-polo-1.0-tsi-comfortline-dsg-830565407/detayBunların ikisi aynı araba değil mi, arabanın orijinal satıcısı daha ucuza satarken ben
www.dogusoto.com.tr

www.sahibinden.com


Bunların ikisi aynı araba değil mi, arabanın orijinal satıcısı daha ucuza satarken ben neden galericiden almak isteyeyim, neyi kaçırıyorum?
0
üç gün gündüz
(04.09.20)
sanırım VERGİ yi kaçırıyorsun :-)
0
ankarakecisi
(04.09.20)
Doğuş'un kendisinde araç olmuyor stokta, 2-3 ay gelmesini bekliyorsun, o sırada euro artarsa artmış kurdan fatura kesiyorlar bir de kur farkı yiyorsun

vs.

3 kuruş fazla verip anında araca sahip oluyorsun.
0
roket adam
(04.09.20)
Vergiyle ilgili değil. roket adam +1

2-3 değil hatta daha fazla bekliyorsun. Bekleme esnasında fiyat farkı da sana giriyor. Galeride araç hazır. Hemen alıp plaka vs. işlemlerinden sonra kullanmaya başlayabiliyorsun.

Sıfır araçlardaki bu tedarik problemi nedeniyle ikinci el satışlarda patlama yaşandı.
0
himmet dayi
(04.09.20)
fiyat farkı olayı traş arkadaşlar. kaç kişi gidip araç sordu ya da aldı bilmem ama yakın zamanda bir araç alan tanıdık ödemeyi yapıp bekledik geldi aldık dedi.
tam ödeme yapmış olabilirler bilmiyorum ama özünde olay 3-4 belkide daha fazla olan tedarik süreci.
sonuçta o kadar parayı verince insan alıp gitmek istiyor...
0
qxgviper
(04.09.20)
Bayide bulabilirsen 183’e aliyorsun. Tek tek bayi arayip arac olmadigini ogrenince de gidip galeriden 210’a aliyorsun. (Beklemek istemiyorsan)

Maalesef...
0
invictae
(04.09.20)
Şimdi ben bayiden alayım 2-3 ay beklerim dediğimde o anki fiyatı mı ödeyip bekliyorum yoksa 2-3 ay sonraki kura göre ek ödeme de yapmak durumunda kalıyor muyum acaba? Yani 184 bin ödeyip bekleyeceksem bana çok mantıksız gelmiyor esasında 30 bin lira fazladan ödemektense.
0
🌸üç gün gündüz
(04.09.20)
O süreçte kur değişirse kur farkını da ödüyorsun.
0
roket adam
(04.09.20)
hep böyle zaten. 2-3 ay bekleme ve haliyle kur artışından fark ödeme durumu oluyor ama 183 200 bile olsa galerideki 210'da durmuyor yerinde o da 230 oluyor
0
avatar is back
(05.09.20)
Gruplarda goruyorum; beklerken olusan kur farkini odeten de var, kur farkini yansitmayan da. Insiyatif ile Bayiden bayiye mi degisiyor nedir anlaymadim.
0
invictae
(05.09.20)
mantıklı gelmediği için soruya ek yapıyorum...

bügün gidip anahtar teslim parasını öderim ve 2 ay beklemeyi kabul ederim.
2 ay sonra dolar/euro 2x olsa ben o farkı ödemem ki. paramı bayiide ödedim ve faturamı kestirdim, sıraya girdim.

ha diyorsanız peşinat verip araç siparişi verdin. o koşulla fark olursa (ki olur) ödersin diye belirtirseniz karar vermek daha kolay olacaktır.

soru kısmı hangisi doğru/mantıklı?
0
qxgviper
(05.09.20)
Olmayan ürünün faturasını nasıl kestireceksiniz? Alet daha gümrükten geçmemiş ki. Gümrükten geçmeden fatura kestirip öyle bir işlem yapılamıyor, ondan kaynaklanıyor bu sıkıntı zaten. Zaten araç bedelinin tamamını almıyorlar, kapora verip sıraya giriyorsunuz.
0
roket adam
(05.09.20)
Linki açmadım. Dsg- comforline’ı attınız kesin. Herhangi bir bayide araba yok gelinece fiyat 240-250 bine güncellenecek.( yeni gelen ÖTV etkiileyecek mi bakmadım)
0
mutlu yillar sana
(05.09.20)
Bayiler vw özellikle 6 ay sonrasına araç veriyor. Aracı da aldığın günkü fiyattan veriyor. Başvuru yaptığın fiyata değil. Hatta geçen günkü son ÖTV zammı günü araç teslim alanlardan ekstra ÖTV parası istemiş bayiler.

6 ay beklemek yerine az daha koyup bayiden alabilirsin. Ama bayilerin sıralarında hep galeriler var :) zaten o yüzden de 6 ay sıra. Tek sebebi araç olmaması ya da hükümetin politikası değil.
0
westblack
(05.09.20)
Yani benim anladığım yetkili satıcı seninle benimle muhatap olmak yerine doğrudan galeriye satıyor araçların büyük bir kısmını kafası rahat ediyor; galerici de "nasıl olsa bu üç beş ay beklemez bize gelir" deyip üstüne 20-30 bin ekleyip bize satıyor o da rahat ediyor, tek rahat etmeyen son alıcı.
0
🌸üç gün gündüz
(05.09.20)
Arkadaşlar bugün liste fiyatını ödeyip sıraya girme diye bir şey yok. Bunu hiç bir bayi yapmaz.
Kasımda gelecek aracı almak istiyorsanız 10 bin tl kadar kapora ödüyorsunuz size ayırıyorlar ama kasımda geldiği fiyattan sözleşme yapılıyor. Yoksa araç daha yola çıkmadan tam fiyatı ödemek nasıl bir hayal almadıgınız ürün için hangi banka kredi çıkarır size? araç tescillenmeden kredi vs çıkmıyor. Dolayısıyla araç geldiği günkü fiyatı budur kardeşim hala alıcısı mısın diyorlar evet dersen ödediğin kaporayı fiyattan düşüp kalanı için ödemesini yapıyorsun.

Araçların fiyatları genelde ayın ilk haftalarında revize ediliyor. dolarda önemli bir oynama olmuşsa revizeden nasibini alırsın. dolar aynı kalırsa o ay araç zamlanmadan aynı fiyattan gidebilir. Dolar düşerse fiyatlarda yine değişiklik olmayabilir vsvs.

Kaldı ki şu an kimse ileri tarihlerdeki araçları bile bahsettiğim şekilde opsiyonlamıyor. Genelde deniz yoluyla geldiği için araçlar gemiye yüklenip yola çıktığında bayilere gelen liste üzerinden bu opsiyonlama ve satış işlemi yapılıyor araçta maks 15 gün içinde gelmiş oluyor.
0
ayin yazari
(05.09.20)
Yani benim anladığım yetkili satıcı seninle benimle muhatap olmak yerine doğrudan galeriye satıyor araçların büyük bir kısmını kafası rahat ediyor; galerici de "nasıl olsa bu üç beş ay beklemez bize gelir" deyip üstüne 20-30 bin ekleyip bize satıyor o da rahat ediyor, tek rahat etmeyen son alıcı.

******************

hayır tam olarak bu değil.

kim almak istiyorsa o alıyor. sen alıyorsun 150'ye galeriye 160'a satıyorsun belki de sıfır arabayı galeride gidip 200 satıyor. istersen sonunda ne olacağını bilmeden bekleyebilirsin. belki bu sefer 200 değil 230'a alacaksın.

belki de direkt galerici alıyor. bayi her şekilde parasını alıyor kime sattığına bakmaz.

olmayan arabanın faturasını kestiremezsin. adam fatura kestiyse parayı almalı parayı aldı da neyi çıkarttı? hiçbir şey. vergi dairesi burnundan getirir.

mesela volkswagen golf üretimini durdurmuş. geçen vw bayisindeki adam söyledi. 2021 yılında gelecekmiş golfler. golf 8 olarak türkiye gireceklermiş.
düşün işte amacın sıfır golf almak ancak 4 ay sonra belki gelecek bir ürünü bekleyeceksin ya da gidip galericiden alacaksın 100-200 km kullanılmış.
0
blue eyes white dragon
(05.09.20)
Peki bu durum bize özgü mü yoksa Avrupa'da da böyle mi yürüyor işler? Yani bi Fransız için de süreç böyle mi ilerliyor?
0
🌸üç gün gündüz
(05.09.20)
fransız ya da alman için süreç böyle ilerlemiyor, orada zaten euro kullanıldıgı için araca üretici zam yapmadığı zaman aniden zam gelme gibi bir olay yok. Devlette araç ötv'lerini buradaki gibi 6 ayda bir düzenlemediği için fiyatlar genelde sabit ilerliyor. Ayrıca üretim yeri direk kendi ülkesi oldugu için araçlar öncelik olarak iç pazarda satılıyor. Biz sıra bekliyor konumda oluyoruz yani.

Almanyada yılda 4 milyon araç satıldıgını okumuştum. Türkiyede bu rakam 600 bin seviyelerindeydi geçen yıl. Ancak almanların vw-seat-skoda-audi-mercedes gibi kendi markaları var dolayısıyla iç pazara rahatlıkla araba sunabiliyorlar. ha keza fransanın da PSA grubu var Peugeot, Citroen Opel. Renaultta var bunların yanında.

İtalyada alfa romeo, fiat var vsvs.

Bulgaristan,macaristan vs gibi ülkelerde zaten nüfus yogunlugu cok yüksek olmadıgı için türkiyedeki gibi aşırı talepte yok. Dolayısıyla o sınıftaki ülkelerin tedariği çok sorunlu olmuyordur.
0
ayin yazari
(05.09.20)
(7)

araba satin alma sorunsali hk.

baldan kaymak
gecenlerde kiz arkadasimla konustuk ve ikimizde araba almak istiyoruz.ben sifir almayi makul buluyorum. bos paket bile olsa. airbag can guvenligi ve bilmek adina vs. fiat egea dusunuyorum.o da ikinci el dolu paket bir arac almak diyor. renault megane diyor.acikcasi ana amac gezmek ve otobus kullanma
gecenlerde kiz arkadasimla konustuk ve ikimizde araba almak istiyoruz.

ben sifir almayi makul buluyorum. bos paket bile olsa. airbag can guvenligi ve bilmek adina vs. fiat egea dusunuyorum.
o da ikinci el dolu paket bir arac almak diyor. renault megane diyor.

acikcasi ana amac gezmek ve otobus kullanmamak ama 45 e bir arac almak da istemiyorum. gorunuse onem veriyoruz ama o al boyat diyor.

siz olsaniz ne yapardiniz? onerileriniz icin tesekkurler.
0
baldan kaymak
(04.09.20)
görünüşe önem veriyorsanız egea çok sıradan, klasik filo arabası. şirketler sahadaki en alt kademe elemanlara veriyor. ikinci el düşük model araba alırsan da onun dertleri bitmez. ikinci elde çok sorun yaşamamak için 4-5 yaşını geçmemiş arabalara bakın derim.
0
walter white kilikli
(04.09.20)
Sıfır al ama egea değil, daha alt model, clio, polo sınıfı bir araç almanı öneririm. Sıfır almakla ilgili güvenlik kaygıların gayet mantıklı bence de, sadece egea gerçekten tatsız bi araç.
0
roket adam
(04.09.20)
"Al boyat" diyen bu piyasayı hiç bilmiyordur.
4-5 yaş iyidir. Sıfır araç her zaman daha iyidir imkan varsa.
0
neymis
(04.09.20)
al boyat mantığı 0 olan bişi. elden çıkartırken açıkla açıklayabilirsen.

bir araç alıp uzun vade kullanacaksanız ve gücünüz yetiyorsa tabi sıfır ilk tercih olmalı.

ama biraz daha donanımlı temiz ve kaliteli kategorisinde max 5 yaş bir araçta son derece mantıklı.
0
qxgviper
(04.09.20)
sıfır araba alınmaz, daha galeriden çıktığın an %20-30 değer kaybedecek.

5 yaşın altında herhangi bir alman ya da japona bakabilirsin. fiyatına göre özelliği çok olsun dersen reno-pejo-citroen gibi fransız grubu iyidir.

5 yaş 100bin km aşmamış araç iyi bir ekspertizle alınır binilir.

araba öyle ev boyar gibi boyanmaz. bütün plastik parçalar sökülecek, maskelenecek, zımpara, astar, boya fırında kurutma, gene pasta cila falan. çok zahmetli iş. temiz işçilik çıkma şansı çok düşük. pert değilse tavana kadar pas yoksa komple boya yapılacak iş değil. kapı, çamurluk gibi sökülen parçalar boyanabilir.
0
orpheus
(05.09.20)
film cektir boyatmak yerine bence
0
gonzo opera
(05.09.20)
marttan beri sıfır araçlar üzerine en az 30 koydu. şimdi sıfır araç bulunmuyor. 1-2 ay sonraya gün veriyor. fiyat garantisi olmadan. yani 1-2 ay sonra fiyatların daha da artacağı düşünülüyor. bu piyasada araba fiyatlarının düşmesi de pek mümkün görünmüyor. onun için galeriden çıkardıgında araban değer kaybeder sözünün bu dönem için pek geçerli olamdıgını düşünüyorum. hatta uygun bi yatırım olarak bile değerlendirilebilir sıfır araç almak.
0
asilsiz suclama
(05.09.20)
(5)

Site cocuklari-gurultu problemo hk.

palpasyon
Herkese merhaba,Çoğunluğu aşırı cahil ve saygısız insanların yasadigi bir sitede ne yazik ki zemin katta oturuyorum. Benim ve 90 yasindaki alzheimerli dedemin odasinin penceresi altinda su deposu olan mermer bir zemine sahip ve burada iki buyuk metal yukselti mevcut. Sitede irili ufakli yaklasik 30
Herkese merhaba,
Çoğunluğu aşırı cahil ve saygısız insanların yasadigi bir sitede ne yazik ki zemin katta oturuyorum. Benim ve 90 yasindaki alzheimerli dedemin odasinin penceresi altinda su deposu olan mermer bir zemine sahip ve burada iki buyuk metal yukselti mevcut. Sitede irili ufakli yaklasik 30 cocuk var ve sabahtan aksama kadar az once tanimladigim yerde ziplayip bagiriyorlar, duvarlarimizi kale yapip futbol oynuyorlar. O alti bos olan mermer zemin ve metallerin cikardigi ses bir yana cocuklarin ve topun cikardigi ses bir yana. Sabah 11de baslayip gece 12ye kadar durmuyorlar. Onceleri insan gibi sakin sakin uyarirken artik 3 yilin sonunda tahammulumuz kalmadi. Gecenin 10unda siz uyurken 10 cocugun bagira bagira kosarak pencerenizin onunden kostugunu dusunun. Kac kere kalp carpintisiyla uyandim ben bilirim. Bazilarinin ailelerini uyarsak da durum degismedi. Covid salgini ve ekonomik kosullar sebeboyle simdilik ne yazik ki tasinamiyoruz. Bu konu ile ilgili ne onerirsiniz? Yasal haklarimiz nedir? Gercekten cok sinirlerimiz bozuluyor.
0
palpasyon
(04.09.20)
Yasal olarak bir şey çıkacağını sanmıyorum. Site yönetimi ile görüşüp bir çözüm bulmalarını isteyin. O bölgeyi kullanıma kapatırlar belki ama pek sanmıyorum.
0
himmet dayi
(04.09.20)
sert dille uyarı asın herkesin görebileceği bir yere. sayı yüksek.
0
not dark yet
(04.09.20)
Ailem de benzer bir sitede yaşıyor, lanet ettiler 2 senede. Çocuklu aile sayısı fazlaysa ve sadece 12'ye kadar ses yapıyorlarsa yapabileceğin hiç bir şey yok.
0
roket adam
(04.09.20)
Çocukken topumuzu keselerdi ama yeni top alıp yine oynardık. Çocuklar oyun oynar, oynamalıdır, oynayacaktır. Oynayacak alan verilmesine çalışmak daha akılcı bir çözüm olur. Sorununuzun esas kaynağı o.
0
the coon
(04.09.20)
toplarını kesmek
yönetim gibi bir şey varsa onlarla konuşup bebelere başka bir lokasyonda kale saha gibi bir alan yaptırmak
pencerenizin ön kısmını yine yönetimle konuşup 3-5 metre radius ile çitle kapattırmak.
bebelerin liderini bulup başka bir oyun yeri göstermek.

aklıma gelenler bunlar.
0
morcivert
(04.09.20)
(5)

Martı vs scooter

pronefroz
Bunları kullanmak için bisiklet bilmeye gerek var mı? Denge gerektiriyor mu?Yolun hangi tarafından sürmek lazım?
Bunları kullanmak için bisiklet bilmeye gerek var mı? Denge gerektiriyor mu?
Yolun hangi tarafından sürmek lazım?
0
pronefroz
(04.09.20)
Bisikletle alakası yok. Dengeye gerek var ama bisiklet gibi değil. Ayağın yere yakın olduğu için denge kaybında hemen yere basıverirsin. İlk kullanımlarda ekstra dikkatli olmak lazım tabii ki. Yolun en sağından sürmekte fayda var.
0
himmet dayi
(04.09.20)
Bisiklet bilmeye gerek yok ama denge ve dikkat gerektiriyor, biraz sakat bi alet. Alışana kadar yavaş gidersin sıkıntı olmaz.
0
roket adam
(04.09.20)
bisiklet surmeyi bilmeyen bir arkadasim surememisti. herkes icin ayni olur mu bilemeyecegim.
0
ehti
(04.09.20)
Bisikletle aynı mantıkta çalışıyor aslında jiroskop etkisi. Hızlandıkça daha stabil hale gelirsiniz.

Denge merkezi yerde olduğu için çok salakça durumlara mahal verebiliyor, kontrol kaybetmek tecrübesizseniz kolay.

Alışana kadar büyük şehirdeyseniz hemen kaldırıma yola atlamayın biraz sakin yerlerde gezinin derim.

Bisiklet ve elektrikli, elektriksiz scooter tecrübem var.
0
hedep
(04.09.20)
bisiklet, kaykay , paten scooter hepsinin mantığı farklıdır. Benzerlikler vardır ama birini bilmeden diğerini kullanabilirsiniz.
Soruyla alakası yok ama hepsini kullanan biri olarak en güzeli Patendir.
0
ycaycayca
(04.09.20)
(5)

türk.net hakkında

bruges
merhaba arkadaşlar,apartmanımıza fiber internet gelmiş. superbox ile olan sözleşmem biteceği için insan internetine geçeceğim önümüzdeki ay.turk.net'in özgür internet kampanyası çok uygun geldi bana. 85 lera, 100 mbit, taahhüt yok. ttnet'i de sevmiyorum diğer yandan da.fakat sözlükte turk.net ile il
merhaba arkadaşlar,

apartmanımıza fiber internet gelmiş. superbox ile olan sözleşmem biteceği için insan internetine geçeceğim önümüzdeki ay.

turk.net'in özgür internet kampanyası çok uygun geldi bana. 85 lera, 100 mbit, taahhüt yok. ttnet'i de sevmiyorum diğer yandan da.

fakat sözlükte turk.net ile ilgili son yorumlar korkunç. kopmalar, gel-gitler, hız sorunları falan... ben ttnet alsam aynı altyapı olacağı için yine aynı sorunlar yaşanmayacak mı? turk.net ile ne alakası var bunun anlamadım (cahilliğimden muhtemelen).

hiç maceraya girmeden 24 mbit tt mi alayım, napayım, ne fark olacak?

not: ticari itibarı zedeleme kaygısı olmasın diye duyuru dışarıya kapalı.
0
bruges
(04.09.20)
Uzak dur kendini biraz düşünüyorsan.
0
pass
(04.09.20)
Birincisi eğer bir değişiklik olmadıysa turknet gerçek fiber altyapıdan hizmet vermiyor. Hizmet verdiği altyapı adsl ve vdsl. Bu vdsl'yi fiber olarak pazarlıyorlar türkiyede.

Eğer daireye kadar fiber tarzı bir hizmet alacaksan millenicom o altyapıdan benzeri fiyatlarla hizmet veriyor.

Turknet ttnetin altyapısını kullansa da tam bilmediğim teknik sebeplerden dolayı özellikle yazın sürekli kopmalar yaşadı.

Eğer evden çalışma tarzı bir durum yoksa ben olsam turkneti seçer 1 ay dener beğenmezsem başka bir iss denerdim.
0
denizgonen
(04.09.20)
Son 3 senedir türknet kullanıyorum, bir kere kesilme yaşadım sadece, 95 mbit civarı sınırsız sabit ipli telefon dahil hizmeti 105 liraya mı ne kullanıyorum. Taahhütsüz zaten bi sıkıntı çıkarsa iptal ettiririm diye aldım ama duruyor hala. Yer - istanbul ataşehir.
0
roket adam
(04.09.20)
Fiber varsa türk net çalışmaz muhtemelen. Altyapı sorgulayin. Ben çok memnunum ama internetiniz 3 haftada falan anca bağlanır haberiniz olsun.
0
westblack
(04.09.20)
turknet'in fiber destekleyen hali gibi birkac sirket vardi diye hatirliyorum. yani yine taahhutsuz, akn'siz falan. millenicom olabilir. taahhutsuz fiber falan diye google'layin isterseniz.

ben turknet'te 1 yila yakindir 1-2 tek tuk sorun yasadim. insanlar memnuniyetlerini degil memnuniyetsizliklerini bildirmeye yatkindirlar normal yanin o entry'leri gormek, biraz binanizin altyapisina ve ttnet'in turknet'e zorluk cikarmasina bagli durumlar, belli olmuyor. kablonet'te 2 ayri dairede birinde berbat digerinde harika baglanti aliyordum. turkiye.
0
hjarteblod
(04.09.20)
(29)

Ev sahibi kötü niyetli mi?

efemsradyo
• Haziranda ev tutuldu (1)• Temmuz 1'de temmuz kirası ödendi (2)• Eylül 3'te üniversite uzaktan öğretim kararı aldı.• Eylül 4'te ev sahibi ile konuşuldu, dediği şu; "durumunuzu anladım, evi kiralık'a koyuyorum siz de ilan verin, ay sonuna kadar kiracı çıkarsa sözleşmenizi feshederiz" Soru şu; bu
• Haziranda ev tutuldu (1)
• Temmuz 1'de temmuz kirası ödendi (2)
• Eylül 3'te üniversite uzaktan öğretim kararı aldı.
• Eylül 4'te ev sahibi ile konuşuldu, dediği şu; "durumunuzu anladım, evi kiralık'a koyuyorum siz de ilan verin, ay sonuna kadar kiracı çıkarsa sözleşmenizi feshederiz"
Soru şu; bu ev sahibi ay sonuna kadar eve yeni kiracı çıkmazsa bizden kira almaya devam edecek belli ki. Lakin bu şartlarda kira ödememiz anlamsız. Konu yargıya taşınmadan veya taşınırsa;

Ne yapmalı, nasıl yapmalı ve ne zaman yapmalı?

(1) 10 haziranda üniversitenin olduğu şehre günü birlik gidip evi gördük ve ev sahibi ile dostane şekilde anlaştık, kira kontratını 12 ay olmak üzere hazırladık, noter işini ev sahibinin kendisi tamamlayacağı sözüyle evi temmuz ayından başlamak üzere tutup kapora ve temmuz kirasını ödeyerek evden ayrıldık.
(2) okul yaz ayı boyunca "aksi olmadıkça normal eğitim yapacağız" açıklamaları yaptığı için temmuz ağustos ve eylülde kiraları günü gününe ödedik.
0
efemsradyo
(04.09.20)
Ev sahibi gayet iyi niyetli gözüküyor. Olanlar, uzaktan eğitim falan sizin suçunuz olmadığı gibi ev sahibinizin de suçu değil. Sözleşme süresi bitmeden evden çıkan siz olduğunuz için yeni kiracı bulamazsa sizden kira almaya hakkı var. Yapacağınız bir şey olmayabilir. Sağa sola ilan verip yerinize kiracı bulabilirseniz en temizi olur.
0
kobuzchu kiz
(04.09.20)
Kirayı ödemeye devam edeceksiniz.

Ev sahibi iyi niyetli davranmış. Yerinize kiracı bulursanız ya da kendi bulursa sözleşmeyi feshederim demiş. Olağanüstü sebep ev ile ilgili değil, okul ile ilgili. Ev sahibini bağlayan bir durum yok. Aynı olağanüstü sebep ev sahibi için de geçerli. O nasıl kiracı bulacak?
0
himmet dayi
(04.09.20)
Biz mi enayiyiz anlamıyorum, ben ev sahibinin yerinde olsam şanssızlık der başka kiracı arardım, nitekim yakın zamanda kiracımız işte çıkarıldı, son kirayı de ödeyemedi hatta, evden ayrıldı, kirayı da sonradan durumu olunca ödedi.(karşılıklı iyi niyet) Yasal hakkı bilemem ama ben olsam böyle bir durumda, hele de bir öğrenciden kira almazdım. (Öğretim üyesi olmadığınızı varsayıyorum ama öyle olsa da bi şey değişmezdi benim açımdan)
0
(04.09.20)
kobuzchu kiz +1

Şuan kötü niyetli demek haksızlık olur. normal bir şey istediği. genelde bu tarz durumlarda 1-2 ay kafadan gözden çıkarılır. ekimi de istemesi doğaldır. 3-4 ay sonra istemeye devam ederse kötü niyetli belki olabilir ama hakkı sonuçta.

şuan feshedelim diyecek ev sahibi sayısı %1 zaten. ekstra iyi niyetli olurdu o durumda.
0
fezagezgini_4
(04.09.20)
ev sahibi iyi niyetli +1 daha geldi ve bu konuda mutabakat saglandi sanirim...
0
hewit
(04.09.20)
Anladığım kadarıyla ev sahibinin vicdanına kaldık...

Peki ben, yasalar çerçevesinde kendi durumumu savunabilecek durumda değil miyim? Tbk 331 enine boyuna okunduğunda konu yargıya intikal ederse işin boyutu değişir mi, ülkede içinde bulunduğumuz dönemde benzer hususta emsal bir karar çıkmış mıdır duyan eden var mı? Arkadsşı olur eşi dostu olur?

N'aptınız a dostlar?

Okula giderim diye düşünüyordum, okul dibinde ev tuttuk bu yüzden. Olmadı, bir de bununla mı uğraşayacağım şimdi?
0
🌸efemsradyo
(04.09.20)
ben sadece tek bir şeyi merak ediyorum. imzaladığınız kira sözleşmesini okudunuz mu hiç?
0
mcsword
(04.09.20)
Hocam kontratında ne yazıyorsa o. Karşılıklı bir mal üzerine anlaşma yapılıyor imza atılıyor, bu iki taraflı garanti ve güven sağlaması için.

Tam tersi yönden bakalım, ev sahibi "yeğenim okula gidecekti ama uzaktan eğitim nedeniyle gitmeyecek siz evden çıkın o da burada yaşasın" deseydi, o zaman siz de iyi madem çıkalım mı diyecektiniz?


O nedenle ev sahibi isterse kontrat bitim süresine kadar sizden kira almaya devam edebilir. Ama bu kadar uğraşacağını sanmıyorum kiracı bulunur 1-2 aya.
0
lcha
(04.09.20)
Icha +1

Ki uzaktan eğitime geçileceğini sağır sultan dahi tahmin ediyordu, ikinci dalga muhabbetleri ta o tarihten belliydi.

Adam bir de 20 gün evi bedelsiz vermiş, kötü niyet değil gayet iyi niyetli davranmış. Bence işgüzarlık yapmaya kalkan sizsiniz
0
KaraSakall
(04.09.20)
siz bir iş hayatına başlayın da "noluyoruz" olun.

ev sahibi fazla iyi niyetli. artık böylesini görünce ben olsam çatır çatır "sözleşme yaptık- çıkarsan çık. icraya hazır ol." derim.
0
zoque
(04.09.20)
"Lakin bu şartlarda kira ödememiz anlamsız."
hayır, değil.
olaya kendi açınızdan bakmayın, kendi kendinize yorumlamayın.
resmi sözleşmeye imza atmışsınız.
sözleşme demek, "ben sana bir yıl kira vereceğim, sen de buna güvenerek harcama yapabilirsin/kredi çekebilirsin" demek.
harcama ve kredi olmasa, adam paraları tomarla evinin odalarından birinde biriktirse bile sonuçta sözleşme ona bu paranın geleceğini garanti ediyor.

zaten hukuk da bunu anlamsız bulmamış olacak ki, mal sahibine böyle bir yasal hak tanımış.

tam aksine, ev sahibi iyi niyetli çıkmış.
bir de ilan falan açmış sitede.
kiracı bulursa hakkından vazgeçeceğini, sorun olmayacağını söylemiş.
yapacak bir şey yok, kiracı bulunamazsa kirayı ödeyeceksiniz.
ödemezseniz sizi dava edecek, 1-2 yıl sonra kira borcunuzu toplu olarak avukat masrafıyla birlikte alacak.

yapmanız gereken şey, aşırı hızlı bir şekilde o eve kiracı bulmak.
0
blatta hiberna
(04.09.20)
hocam norveçmi burası ?
nasıl kafalardasınız anlamıyorum.
ay sonunda evi boşaltıyorum diyeceksin bitti.
eğer kanunen sözleşme sonuna kadar kira alma hakkı varsa (ki yok) buyursun gitsin mahkemeye avukata tahsil etsin.
bu yaşıma kadar tek bir evsahibinin erken tahliye nedeniyle mahkemeye gittiğini duymadım. en az 7-8 kere evi erken boşayıp sadece o ayın kirasını ödeyen duymuşumdur (ben dahil)
0
aslindasorunumpsikolojik
(04.09.20)
Olaya kendi açımdan bakmam, olayda taraf olmamdan kaynaklı olabilir mi sevgili arkadaşlar?

Klişe bir laf da olsa bu ülkede hak var hukuk var. Sözleşme yapıyoruz da günümüz günümüze uyuyor mu bu topraklarda? Kaldı ki pandemi ülke değil dünyanın konusu. Bu yüzden -iyi ki varlar- yasalar bana hak tanıyorsa hakkımı isterim,arzularım.

Empati yapıyoruz daha ne olsun,eylül kirasını vermemek de bir seçenek idi, sonuçta birkaç ihtardan sonra süreç başlıyor. Ama biz vermişiz kiramızı. Kaldı ki üniversite ve avm dibinde -gerçek dip- bir daire için evin sahibi sanmıyorum kiracı sıkıntısı yaşamaz...

Bakalım kısfmet.
0
🌸efemsradyo
(04.09.20)
Ev sahibi belki senden gelecek kiraya göre kredi cekti belki sağa sola sacacak. Bilemezsin ve seni ilgilendirmez de. Sonuçta o sözleşme bunun için yapılıyor. Tabi şu durumda sen de haklısın ( gerçi okulların açılmayacagi da belliydi ama ) senin yerinde kim olsa evi boşaltmak ister. Ev sahibi sözleşme bitene kadar senden kira alamaz. Evin kiralanabilecegi makul süre boyunca alabilir. Makul süre de iki üç ay olarak yorumlanıyor sanırım ama ev sahibinin mahkeme ila uğraşacağıni sanmam. Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde anlasmaniz lazım.
0
elorelia
(04.09.20)
Ev sahibine hak veren arkadaşlara katılmakla birlikte, "mahkemeyle uğraşma" diye bir şey olmadığını da belirteyim, bi dilekçe veriyorsun sadece gerisini avukatlar hallediyor, tüm kalan masrafları da karşı taraftan alıyorlar.
0
roket adam
(04.09.20)
kaç kere yazılacak bilmiyorum ama ev sahibi kötü niyetli değil.
ancak siz biraz işgüzarlık yapıyorsunuz; bunun yerine anlaşmaya ve birini bulmaya uğraşın.

evet, emsal durum var yakın çevremde. hatta benzer sebeplerden.
ev sahibi haklı olarak yılın devamındaki kiraları da talep etti. kiracı olan arkadaşlarımdı, fazladan 2 aylık ücreti vermeyi önerdiler. mahkemelik oldular. ev sahibi leyhine karar çıktı, kalmadıkları toplam 7 ayın kirasını da aldı ev sahibi.

neresi anlaşılmıyor bilmiyorum ama elinizdeki sözleşme 1 yıllık. evde akar, kokar, kalınamaz duruma sebep olan bir olay yoksa sözleşmeyi haklı şekilde feshedemezsiniz ki ev sahibiniz zaten kolaylık sağlamış. ne yapsın önceden ödediklerinizi de geri mi versin?

bir de okulların açılmayacak olmasının konuyla ne ilgisi var? kayıt tarihi gelince ev tutsaydınız o zaman?
0
rewlack
(04.09.20)
Bu topraklarda günümüz günümüze uymuyor, bu konuda haklısınız ama buna sebep olan ev sahibiniz değil bu durumda üniversite. O yüzden hakkınızı arayacaksınız, mantık çerçevesinde, üniversitenizde aramalısınız.
0
gmzo
(04.09.20)
ortada yasal şeyler varken olaya kendi açınızdan bakarsanız, kiraları ödersiniz.
kirayı alma hakkı yok diye bir şey de yok, sözleşme süresi boyunca kalan ayların kirasını şak diye alır.
çevremde örneğini görmüşlüğüm var.

bu iş sizin açınıza göre değil, hukuka, kurala, kaideye göre şekilleniyor.
neyi anlamak istemediğinizi gerçekten anlamıyorum.
eylül kirasını vermemek de seçenekti falan diyorsunuz hâlâ.
vermeseydiniz, icrayla birlikte öderdiniz eylül kiranızı.
bu bir "seçenek" değil, yasal olarak ödemekle yükümlüsünüz.
mal sahibiniz peşinize düşmezse kanatsız melek seviyesine çıkacakken bir de kötü niyet sorgulayıp, lütuf olarak kira yatırıyormuş gibi davranmanız enteresan.
0
blatta hiberna
(04.09.20)
@gmzo üniversiteler önce yüz yüze deyip daha sonra mı online geçti ? ne alakası var.

Pandemi sürecinde haziran ayında bu durumu öngöremeyip risk almış arkadaşlar.
0
fezagezgini_4
(04.09.20)
@fezagezgini_4 evet, haziran ayında yök bundan sonra max. %40'ı derslerin online yapılabilir dedi, %60'ı yüz yüze olacak sonucu çıktı. üniversiteler buna göre pozisyon aldı, görüşler istendi, kurullar toplandı, kararlar verildi. sonra yök "her üniversite kendisi karar versin" dedi bayram öncesi, karar sürecinin işleyip tekrar kararların verilmesi eylül ayını buldu. hala açıklama yapmayan kurumlar var.eylül bunun için çok geç bir tarih, o kadar da öngörülemez bir süreçte işlemiyor pandemi süreci.
0
gmzo
(04.09.20)
Ev sahibi davranmasi gerektiği gibi davranmis. Yurtdışında da durum böyle işliyor. Kira sözleşmesi bitmeden çıkmak isterseniz yerine birisini bulmaniz lazım. Ama tek madur sen değilsin yani çoğu ogrenci boş eve aylarca kira ödedi.
0
superfluid
(04.09.20)
@gmzo evet yök belirttiğiniz kararı verdi ama kimse tamam yüz yüze olacak diye düşünmedi akademisyenler ne de öğrenciler, ve üniversiteler hala komple online yapma ihtimalini bırakmadılar.

haziran ayında üniversiteler normal çalışmaya anca döndü ve mayıs-haziranda tedbirler esnetildi. tedbirler yeni kalkmışken gidişatı gözlemeden ev tutmak pek mantıklı değil. temmuzun ortasından sonra hadi ağustos diyelim vakaların artması ile beraber hala yüz yüze yapılacağını düşünen var mı ?. o kadar öğrenci şehir değiştirecek, 6 kişilik yurtlarda kalacak.

Bazı bölümler lab için temmuz ayında video çekmeye başladılar.

siz hibrit yapma kararı açıklayan üniversitelerin gerçekten yapacağına inanıyor musunuz
vaka 1700e dayanmışken? ne ilk ne orta ne yüksek öğretim hiç biri yüz yüze yapamayacak. taş çatlasa 1 ay yüz yüze yaparlar.

yani haziranda ev tutmak bence alınacak bir risk değil.
0
fezagezgini_4
(04.09.20)
Kim iyi niyetli kim kötü niyetli muhabbetini geçersek konu yargıya taşındığı andan itibaren sizin lehinize çıkma şansı yok zaten.

Hukuk niyete göre işlemiyor.

O sebeple siz yerinize kiracı aramaya bakın bence.
0
ihanet kac kisilik
(04.09.20)
ev sahibiniz oldukça yapıcı ve mantıklı yaklaşmış, kesinlikle kötü niyetli değil.

ancak yazdıklarınızı okudum ve şunu söylemek istiyorum; ben ev sahibiniz olsam ve bu yazdıklarınızı görsem asla kiracı falan aramam direkt mahkeme ile tüm kalan kiraları alır, üzerine bir de avukat masrafı ödetirdim size.
0
i am 6 do you wanna be 9
(04.09.20)
Ev sahibi kararınca itimat göstermiş bunu diyoruz zaten. Sen seni destekleyen yorumlar beklemişsin anlaşılan.

Bu arada, sağlık bakanlığı üniversitelere mümkünse komple uzaktan yapın diyor.

www.memurlar.net

Edit: alttaki @j r r tolkien hayrani cebaına +1000
0
fezagezgini_4
(04.09.20)
Ev sahibi de kendince haklı. Evi belki yatırım için aldı ya da kredi falan ödüyor. O yüzden bir de onun açısından bakmak lazım.
0
kickboxer
(04.09.20)
ev sahibi kötü niyetli değil, bana sorarsanız iyi niyetli de değil, normal pragmatik olması gerektiği gibi bir ev sahibi işte. lakin duygular şelale olmuş mahkeme yargı ülkenin akibeti vb. bence ortada bu kadar büyütülecek bir durum yok hocam, bunlar her ne kadar olağanüstü sebeplerle de gerçekleşse olağan durumlar. eğer imzaladığınız matbu kira sözleşmesiyse, yani şöyle bir şey ise

www.emlakgundemi.com.tr

bk. madde 8 bir ay önceden haber verilmesi şartıyla fesih imkanı koymuş, burada benim atladığım bir şey varsa biri anlatsın lütfen ama siz tebliği yapmışsınız, gerekirse whatsapp'tan da ayrılmak istiyorum senden yazın yazılı da elinizde olsun, bu bir aylık süre ekim ayına taşıyorsa da ekimden taştığı gün kadar (3-4 günlük) kirayı öder yada depozitodan düşer eyvallahlaşırsınız.

çok mu basitleştiriyorum kaçırdığım bir şey mi var tam da anlayamadım ama bir adam işten çıkarıldı mecburen evi boşaltıp memlekete dönecek diyelim, bir de tefeci mafya gibi ev sahibi mi geziyor peşinde nerede benim 10 aylık kiram yada yeni kiracım diye yani. olağan insani olaylar bunlar. madde 8.
0
engelbert humperdinck
(05.09.20)
10 haziran'da 12 aylık kontratı imzaladığınız anda 12 ay x kira bedeli kadar tutarı, sözleşmede aksi belirtilmemiş her şartta ödemek zorundasınız. okulun açıklamaları, pandemi gibi faktörler sözleşmeye madde halinde eklenmediği için ev sahibi 10/10 haklı.
0
in a world of magnets and miracles
(05.09.20)
bu iş ne oldu acaba? duyuruyu açan arkadaş bizi bilgilendirse keşke. sözleşme imzalayıp sonra lütuf gibi eylül'ü ödedim daha ne istiyor? demesi epey ilgimi çekti.
0
parcaliham
(01.09.24)
(3)

Apple Watch Series 3 2020 yılında alınır mı?

hadi ya la
1700 liraya satılıyor. Uzun zamandır aklımda var ama almamıştım, bildirimler koluma gelsin, müzik kontrolü yapayım, titreşimle uyandırsın, telefona ulaşamadığım zamanlar kolumdan kısa konuşmalar yapabileyim, hareketsiz kaldığım zamanlar ben, uyarsın, sporumu takip etsin.Ne yapsam? Yoksa çok mu gerek
1700 liraya satılıyor. Uzun zamandır aklımda var ama almamıştım, bildirimler koluma gelsin, müzik kontrolü yapayım, titreşimle uyandırsın, telefona ulaşamadığım zamanlar kolumdan kısa konuşmalar yapabileyim, hareketsiz kaldığım zamanlar ben, uyarsın, sporumu takip etsin.

Ne yapsam? Yoksa çok mu gereksiz?
0
hadi ya la
(04.09.20)
Sporunu takip etmesi
Hareketsiz kaldığın zamanlar dürtmesi
Titreşimle uyandırması

Bu üçü dışındaki kriterlere hiç gerek yok. Bu üçü senin için önemliyse de azıcık beklemeni öneririm çünkü seri 6 çıkacak, eskileri ucuzlayacak. (bkz: apple watch/@roket adam)
0
roket adam
(04.09.20)
series 3 baya indirim gördü zaten, 6 ile ucuzlar mı emin değilim.

dediklerin için yeterli, ben de kullanıyorum 2 senedir. 6 çok pahalı gelmezse geçerim diye düşünüyorum. adımları doğru saysa mi band 5 de iyi.
0
passion rules the game
(04.09.20)
series 6 cıkınca series 3 komple kalkacak. genelde böyle yapıyor apple. series 5'de series 3 fiyatına düşecek bi aksilik olmazsa. ben de bekliyorum yeisinin çıkmasını öyle series 5 alacağım.
0
ayin yazari
(04.09.20)
(6)

Araç yetkili servisi maksimum tamir süresi

o kadar da degil aga
Aracımı 15.000 km bakımı için servise bıraktım. Aldıktan 15-20 km sonra şanzıman arızası vermeye başladı. Ben de kenara çekip yetkili servisi aradım. Aracın çekici ile servise alınması gerektiği söylendi. Aracı olduğu gibi bırakıp başka bir araç ile evime döndüm. Aracı servise çektiler.Sıkıntı bunda
Aracımı 15.000 km bakımı için servise bıraktım. Aldıktan 15-20 km sonra şanzıman arızası vermeye başladı. Ben de kenara çekip yetkili servisi aradım. Aracın çekici ile servise alınması gerektiği söylendi. Aracı olduğu gibi bırakıp başka bir araç ile evime döndüm. Aracı servise çektiler.

Sıkıntı bundan sonra başlıyor. Aracı ben yaklaşık 20 gün önce teslim ettim ancak bugün aradılar ve şanzımanda mekatronik kısmının değişim yapılacağını ilettiler.
Aracın en az 15 gün daha kalacağını ilettiler.Ben de aracı 20 gündür kullanamıyorum, araç tahsis edin dedim. Temsilci tabi ki lafı yuvarladı.

Ben fırsatçı gibi kavga ede ede bir çıkar elde etmek istemiyorum. Ancak ciddi şekilde de mağdur ediyorlar. Bu konuda haklarım nelerdir? Maksimum 30 iş günü tamir süresi olduğu yazıyor heryerde. Aracın kitapçıkları ve garanti kartı araçta kaldı. Eğer 30 iş gününü geçirirlerse harekete geçmeyi düşünüyorum.

Araç 2019 Audi.
0
o kadar da degil aga
(04.09.20)
Premium olduğunu iddia eden bir marka bunu yapmalı, mutlaka diretin ikame araç için ve tehditvari konuşun sizi heryere yazacağım, şikayetvar, ekşisözliük vs açık açık söyleyin.
0
garavel
(04.09.20)
Doğru anladıysam araçta hiçbir sorun yoktu. Kendileri bir zarar verdiler. Garantisi de bitmemiş henüz. Bence olağandışı bir şey bu. 1 yıllık araç bakımında altı üstü yağ ve filtreler değişir. Geri kalanlar kontrol sadece. Garip bir durum. Bu sorun kronik bir şeye evrilebilir. Size araç vermeleri gerek elbette o ayrı bir konu. Yeni araç bulunamaması ve aşırı talep artışından dolayı o araçları bile satmışlardır.
0
the coon
(04.09.20)
Fırsatçılık değil ki bu,amacın çıkar elde etmekte değil.

Ortada cam gibi gerçekler var.sen parasını ödeyip kendine güzel bir araba alıyorsun ama araban ortada yok,serviste bekliyor.bu grubun dsg denen mekanizması teknik olarak arızalı.bunu bile bile,her sene gerekli düzeltmeler yapıldı diyerek satmaya devam ediyorlar.sende aynı sebeple yolda kalıyorsun.servis daha telefonu duyduğunda bunun hangi arıza olduğunu biliyor.sadece bunu söylemek için 20 gün bekliyor.

Şimdi olacağı söyleyeyim sana.parça bekleniyor diyerek seni bekletmeye başlayacaklar.arıza belli,dsg beyni denen meret elim büyüklüğünde bir kutu,onu yerine takıp,biligisayara bağlayacaklar ve olay bitecek.ama bunun yapılması kaç gün sürecek yaşayıp göreceksin.

Sen sıfır araba alayım,huzurla 3-5 sene binerim diye araba alıyorsun ve sana bunu yapıyorlar.bu durumda yapacağın her şey senin hakkındır.
0
duptıs
(04.09.20)
ilk gün isteyecektiniz ikame aracı. geç kaldınız diyemem ama ben olsam dakika 1 gol 1 isterim.

millet ne çirkeflikler yapıyor. düz vites en ucuz arabadan veriyor, kavga ede ede otomatik vites premium araba alıyor çıkıyor ikame araç olarak. bunların ücretleri de sonuç olarak sizin bizim primlerimize de yansıyor.

böyle durumlarda 2 gün idare ederim vs dememek lazım. derhal isteyin. temsilci ile sınırlı kalmayın. genel merkezi arayın. bir keresinde garanti süresi geçmiş olmasına rağmen garantiye girmesini düşündüğümüz bir araç için tr genel merkezi aradık, en son almanya genel merkeze yazı falan yolladık. istediğimizi de aldık.

siz yepisyeni aracınızı yetkili servise bırakacaksınız ama adamlar bir ikame araç veremeyecek. yok öyle şey.
0
co2s2
(04.09.20)
Ben de birebir ayni aracı kullanıyorum ve yetkili serviste bakım yaptııryorum, zaten sana sunulan garantide sana kiralık araç vermeleri gerekiyor: www.audi.com.tr

Hangi servis bilmiyırum ama mesela Erel'de yedek araç verildiğini hatırlıyorum net bir şekilde.
0
roket adam
(04.09.20)
Sağlık problemi nedeniyle iki gündür ilgilenemedim ancak pazartesi servise gidip bizzat ilgileneceğim. Başka bir aracım daha var yine aynı yerde bakıma giriyor. Onu da bildikleri için umursamadılar. Ancak pazartesi günü bu servis ile uğraşıyor olacağım.
0
🌸o kadar da degil aga
(05.09.20)
(3)

Doların ve ekonominin durumu

hoot
Sizce Mehmet Şimşek berrat albayrak'ın yerine geçse ekonominin durumu ne yönde etkilenir?
Sizce Mehmet Şimşek berrat albayrak'ın yerine geçse ekonominin durumu ne yönde etkilenir?
0
hoot
(03.09.20)
Gökten allahın oğlu gelse değişen olmaz. Belki de sorun başka yerdedir.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.09.20)
John Maynard Keynes gelse bir şey değişmezdi.
0
angelus
(03.09.20)
(bkz: türkiye'de geri kalmışlığın tarihi) kitabını okumanı öneririm.
0
roket adam
(03.09.20)
(8)

Nikah - dugun duzenlemesi

dunal
Merhaba Arkadaslar,Merak ettigim konu su. Nikahlar uzerine guncel duzenleme sizi rahatsiz ediyor mu, neden? Genel gorusu merak ettigim icin soruyorum. Tesekkurler.Aa'ya gore duzenleme su sekilde:" Genelgeyle, 14 ilde izin verilmeyen sokak/köy düğünü, sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinlikle
Merhaba Arkadaslar,
Merak ettigim konu su. Nikahlar uzerine guncel duzenleme sizi rahatsiz ediyor mu, neden? Genel gorusu merak ettigim icin soruyorum. Tesekkurler.

Aa'ya gore duzenleme su sekilde:

" Genelgeyle, 14 ilde izin verilmeyen sokak/köy düğünü, sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinlikler cumadan itibaren ülke genelinde uygulanacak.

Nikahlarda oyun oynanması ve dans edilmesine, toplu yemek dahil olmak üzere her türlü yiyecek-içecek servisi/ikramı yapılmasına izin verilmeyecek.

Düğünler nikah merasimi şeklinde yapılabilecek, düğün ve nikahlar en fazla 1 saatte tamamlanacak.

Gelinle damadın birinci ve ikinci derece yakını olmayan 65 yaş ve üzerindekilerle 15 yaş altı çocuklar düğünlere ve nikah törenlerine katılamayacak.

Nikah merasimi şeklinde yapılacak törenlerde en az bir kamu görevlisinin görevlendirilmesi sağlanarak denetim faaliyetlerine ağırlık verilecek."

twitter.com
0
dunal
(03.09.20)
Ben tamamen yasaklanmasını tercih ederdim.illa evlenmek isteyen gidip evlendirme dairesinde vlensin ama düğünlere izin verilmesi bu dönem için saçmalık,bile bile lades.

Bu süreçte biri kuzenim birisi yakınım düğün yaptı.her ikisinede direk gelemem dedim.
0
duptıs
(03.09.20)
Güncel düzenleme rahatsız etmiyor, bütün yaz gevşetip şimdi tekrar kapatmaya çalışmaları rahatsız ediyor. Tamamen yasaklansa daha iyiydi +1
0
kobuzchu kiz
(03.09.20)
Rahatsız edici. Bir saatte hangi nikah tamamlanır ki? Nikahtan önce bu insanlar aynı ortamda bulunmuyorlar mı ya da nikahtan sonra herkes evlerine mi gidiyor? Nikahtan önce ve sonra eminim insanlar bir arada saatlerini harcıyorlar. Etkileşim fazlasıyla oluyor. 15 yaş altı katılamaz uyarısı da komik olmuş. Düğünlere 15 yaş altındaki çocuk katılamıyor ama sünnet düğünü yapılan çocuk 15 yaşından küçük. Vaka sayısı 1600 olmuşken bu tip şeylere izin vermek umursamazlıktan başka bir şey değil.
0
dissendium
(03.09.20)
Tamamen yasaklanmalıydı +1

Şu ortamda okullar açılmasın diyenlere kızılıyor, hele hele öğretmense bunu diyen yatmak istiyor diye suçlanıyor da, okulları açmak isteseler düğün salonu sahiplerinden, otel sahiplerinden önce eğitimi düşünüp bütün yaz yasaklamış olurlardı bu tip etkinlikleri. Virüs de bu kadar yayılmamış olurdu ve okullar kontrollü bir şekilde açılabilirdi. Şu dönemde kapitali düşünen yöneticiler kadar bu düğünleri yapan insanlar da bencil, başka bir şey değil. Ben düğün yapacak olsam gözüme uyku girmezdi ya birine bir şey olursa diye ve iptal edip, sadece nikah yapardım. Gerçekten nasıl bir kafaya sahip insanlar anlamıyorum.
0
gmzo
(03.09.20)
beni şu dönemde düğün yapanlar rahatsız ediyor. bu yaz nişanlanmayan, evlenmeyen kalmadı maaşallah :D

keşke düğün olayını komple yasaklasalar da sırf nikah yapıp dağılsalar.
0
invictae
(03.09.20)
dostlar alışverişte görsün. bu kültürde büyüyen herkes bilir ki o nikah 1 saat içinde asla tamamlanmaz. hele o akraba meselesi düşman başına, kan çıkar aileler arasında o gelsin bu gelmesin denilirse. ama işte bir uygulma yayınlandı mı, hı evet yayınlandı.
0
Phoebe
(03.09.20)
Kesinlikle tamamen yasaklanmalıydı, muhtemelen bir iki haftaya kesin bir yasak gelecek zaten.
0
roket adam
(03.09.20)
Öncelikle, bu süreçte düğün yapan insanların bencil olduklarını düşünüyorum.

Bu düzenleme doğrusu pek bir şey ifade etmiyor. Yaz başından itibaren düğünleri yasaklamasalar bile düğüne katılacak kişi sayısına, düğün süresine bir kısıtlama getirebilirlerdi. Düğündeki konuk sayısı 40-50 kişiyi geçmemeli, bir saatte tamamlanmalı gibi. Muhtemelen yine ekonomik sebeplerle böyle bir adım atmadılar. Düğün sezonunun bitişine doğru yalnızca süre kısıtlaması getiriyorlar. Yetersiz ve samimiyetsiz bir düzenleme. Rahatsız eden yönü bu.
0
chihirovekohaku
(03.09.20)
(4)

istanbulda nişan yapmalık ev

karsiyakaliyiz
istanbulda minik çapta kız isteme ve nişan merasimini kompakt bir şekilde yapıp aradan çıkarmak istiyoruz. başta kız arkadaşımın ailesinin evinde yapacaktık ama malum virüs durumlarından dolayı kapalı ortamda yapmak istemedik. dışarıda herhangi bir kır bahçesinde de hem kişi sayımız zaten az yasakla
istanbulda minik çapta kız isteme ve nişan merasimini kompakt bir şekilde yapıp aradan çıkarmak istiyoruz. başta kız arkadaşımın ailesinin evinde yapacaktık ama malum virüs durumlarından dolayı kapalı ortamda yapmak istemedik.

dışarıda herhangi bir kır bahçesinde de hem kişi sayımız zaten az yasaklardan dolayı boşuna para bayılmak istemiyoruz.

dolayısıyla istanbul içerisinde bu kız isteme ve nişan işini aradan çıkarabileceğimiz büyük bahçeli bir villa arayışına giriştik fakat ne şekilde arayacağımı bilemediğimden airbnb ve sahibindende istediğim şekilde ev bulamadım. acaba var mı bildiğiniz bir ev bizim kız isteme nişan muhabbeti için?
0
karsiyakaliyiz
(01.09.20)
anca şile'de falan var

www.sahibinden.com
0
ala09
(01.09.20)
Airbnb'de falan epey bir ev var müstakil kiralık villa olarak ama biz korona partisi yapacağız onun için kiralıyoruz dersen fiyatları birden 3-4 katına çıkıyor etkinlik kirası olduğu için. O yüzden iki kişi kalacağız diyerek kiralamanı öneririm.
0
roket adam
(01.09.20)
Airbnb aklıma gelmemişti, ben de heves ettim bakayım dedim, Ankara’daki evler çok kötü. Nişan diye tuttuğumuz evden fuhuş baskını ile çıkartılmaktan korktum. Biz yine ertelemeye devam. :(
0
Hallegadola
(01.09.20)
@roket adam iki kişiyiz diyerek kiralasak bu sefer kalabalık geldiğimde ev sahibiyle sıkıntı yaşayabiliriz ki hiç istediğimiz bir şey değil. Ama dediğin gibi bir anda fiyatları yükseltiyorlar maalesef.
0
🌸karsiyakaliyiz
(01.09.20)
(1)

outsourcing

taha1907
selamlar, firmalara ( sektör farketmeksizin) outsourcing hizmeti veren bir şirkette çalışmanın avantaj/dezavantajları nelerdir sizce ?sektör: yazılım, teknolojipozisyon: satış
selamlar, firmalara ( sektör farketmeksizin) outsourcing hizmeti veren bir şirkette çalışmanın avantaj/dezavantajları nelerdir sizce ?

sektör: yazılım, teknoloji

pozisyon: satış
0
taha1907
(01.09.20)
Avantajı: dışarıdan hizmet alan o firmalar genelde kurumsal yerler oluyor, olur da kendini sevdirirsen seni asıl kadroya alabilirler.
Dezavantajı: Dış hizmet verdiğin yerlerde çalışan adamlarla aynı haklara sahip olmuyorsun, genellikle süreli sözleşmeli çalışıyorlar, işten çıkarması daha kolay.
0
roket adam
(01.09.20)
(6)

30-40 senelik ev satin alma

balpolen
Yatirimlik degil arkadaslar, tamamen oturmak icin. 10 senelik kredi cekilerek falan alinacak. Genellikle uskudar civarindaki evlere bakiyorum, onlar da cok eski. Yenileri de cok pahali, mecbur butce eski evlere yetiyor. Boyle ev almanin ne zararlari olabilir? Alinmamali mi?
Yatirimlik degil arkadaslar, tamamen oturmak icin. 10 senelik kredi cekilerek falan alinacak. Genellikle uskudar civarindaki evlere bakiyorum, onlar da cok eski. Yenileri de cok pahali, mecbur butce eski evlere yetiyor.
Boyle ev almanin ne zararlari olabilir? Alinmamali mi?
0
balpolen
(01.09.20)
göçük altında kalıp ölmek haricinde pek dişe dokunur bir zararı olmaz.
0
Jux
(01.09.20)
10 sene kredi ödeyerek bu şekilde eski ev almak bence mantıklı değil. 10 sene çok fazla. Ev zaten eski, ev içersinde sorun çıkıp durur, mecbur yenilemek lazım, masrafı çok, depreme dayanıklı mı değil mi belli olmaz, kentsel dönüşümle yıkmaya kalksalar yine riskli evsiz kalabilirsiniz.

10 sene gerçekten çok fazla, hele 30-40 yıllık evin eziyeti hiç çekilmez. Kirada temiz, yeni evde oturmak daha mantıklı olabilir.
0
GoodMorningTeacher
(01.09.20)
Bizim evler 30-40 senelik gayet iyi.

Muhit iyi, fiyatı da yerindeyse düşünülebilir.
0
Hallegadola
(01.09.20)
deprem riski çok yüksek, üsküdar gibi kıyı bölgelerda daha da yüksek.
0
orpheus
(01.09.20)
2011'de de deprem kesindi, o zaman ev alanlar simdi zengin oldu. Al gitsin.
0
baldur2
(01.09.20)
Eski ev almak gerçekten büyük dert. Deprem riskini geçtim, bir sürü tadilat riski var eski evlerin dandikliğinden ötürü. Yok aşağı su indi, yok çerçeve kırıldı, yok kapısı bozuldu, bir de üsküdar'ın eski mahallelerindeki hırsızlık problemi de eklenirse kesinlikle uğraşılmaz. Biraz daha uzaklaş ve yeni ev bul derim hocam, gerçekten gerek yok.
0
roket adam
(01.09.20)
(5)

Lego tanıma sistemi

iron
https://www.kickstarter.com/projects/piqabrick/piqabrickŞu projenin bir benzerini bunda olduğu gibi web tabanlı değil de masaüstü uygulaması şeklinde yapsam ve 500-1000 tl aralığında bir fiyat ile crowdfunding'e sunsam Türkiyede kaç kişi alır sizce?Bir adım ötesinde de şu aşağıdaki videoda olduğu gi
www.kickstarter.com

Şu projenin bir benzerini bunda olduğu gibi web tabanlı değil de masaüstü uygulaması şeklinde yapsam ve 500-1000 tl aralığında bir fiyat ile crowdfunding'e sunsam Türkiyede kaç kişi alır sizce?

Bir adım ötesinde de şu aşağıdaki videoda olduğu gibi bu işi tamamen otomatize etme var, yapılan proje daha sonra otomasyona açık bir proje olacak,

www.youtube.com
0
iron
(01.09.20)
hangi platformda sunacaksın ? türkiyede crowdfunding işleri pek tutmuyor.

bu işlerin içinden biri olarak ben bile iki defa izledim anlamak için. fayda önerisi çok zayıf geldi bana. ne bileyim lego parçamın kodunu bulmak için kameraya koyacağım tarayacak falan çok saçma.
0
orpheus
(01.09.20)
Hocam ben bu projenin tam olarak hangi sorunu çözdüğünü anlayamadım.
0
roket adam
(01.09.20)
Hatri sayilir buyuklukte lego sehrim var ama almazdim. Atiyorum 100 parcayi ayni anda koyup sonuc alsam bi nebze ama tek tek koy, scan et, inventory'e ekle... sonuc? Pek bi faydasi yok.

Zaten bu islemleri yapana kadar bricklinkten bulurum parcayi.
0
brkylmz
(01.09.20)
Sonuçta bu bir hobi ve o parçaları ayıklamak için geçen zaman ve verilen emek de bunun bir parçası. Bireysel alıcılara karşı çok şansı yok gibi.
0
archmage mahmut
(01.09.20)
Use case'ler şöyle,

- Hazır setleri bozup elinizdeki parçalardan tamamen kafanıza göre yeni bir tasarım yapacaksınız mesela, hızlıca bu parçaları ayırmak istiyorsunuz.

- İkinci el bol miktarda elinize lego geçti bunları ayırmak

- Elinizdeki legoları parça parça satmak için ayırmak

ps: Türkiyede crowdfunding iyi durumda değil farkındayım, o anlamda şansımı denerim, olmazsa bir yandan bu projeyi yapım aşamaları youtube kanalıma içerik olacak şekilde yapmayı düşünüyorum.
0
🌸iron
(01.09.20)
(2)

Otel

opitseri
Sevgili tatil guruları. Antalyaya yalnız giden bir erkek hangi oteli tercih etmeli . Aramızda tecrübeli arkadaşların olduğuna inanıyorum..:)
Sevgili tatil guruları. Antalyaya yalnız giden bir erkek hangi oteli tercih etmeli . Aramızda tecrübeli arkadaşların olduğuna inanıyorum..:)
0
opitseri
(31.08.20)
simdi lara taraflarinda akra barut cok guzeldi ama cift icin daha cok :)) tek gidecegin icin sana tavsiyem beldibi civarindan sasma. su an nasildir bilmiyorum ama booking gecmisime baktim, armas labada iyiydi vakti zamaninda ;))))
0
ateistanbul
(31.08.20)
Antalyaya yalnız giden bir erkek olsam rotamı değiştirip Kıbrıs'a giderim sayın hocam :)
0
roket adam
(31.08.20)
(13)

Yakin zamanda evlenenler, ev duzenler

rayde
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
Mobilyalarinizi nereden aldiniz memnun musunuz? Kisa surede getirip teslim ettiler mi? Enza'ya bakalim diyorduk da cok sikayetler yazilmis hakkinda, gerci hakkinda sikayet yazilmayan mobilyaci bile bulamadim ama max 45 gunde bu isi halledelim diyorduk, nerelere bakinalim?
0
rayde
(31.08.20)
Ben ev düzen kategorisinden yazıyorum.

Beyaz eşyaları beko/arçelikten aldım. Bir hafta içinde gelip kurmuşlardı. Ocak için doğalgaz açtırmak gerekiyor, o birkaç gün daha uzun sürebilir.

Salonu ikeadan aldım, aldığım gibi de eve getirip kurdum. Lambalarımı ikeanın internet sitesinden almıştım. İki hafta içinde gelmişti.

Yatak, baza ve başlığı yataştan aldım. Yine bir hafta içinde geldi. Sadece başlığın gelmesi üç haftayı buldu.
0
ruhen hastayim ben
(31.08.20)
yakın zamanda evlenmedim ama severek kullandığım için yazmak istedim.
10 sene önce evlendim, modoko bedesten mobilyadan aldık biz yemek odasını. country tarzında masif mobilyalar. daha en ufak bir esneme, gıcırdama olmadı.
koltuk takımı da tepe mobilyadan. 10. sene sonunda koltuklardan sadece birinin köşesinde ufak bir erime başladı. onun dışında bunlar da sıfır problem.
0
teritori
(31.08.20)
Nisan'da Enza'dan aldım, karantinalara rağmen tam söz verdikleri tarihte getirdiler. Beyaz eşya arçelik, aynı şekilde.
0
roket adam
(31.08.20)
Biz geçen sene enzadan aldık. Anlaştığımiz günde gelip kurdular. Geç saatte bitti sadece. Mobilyalardan memnunum ama yatak gicirdamaya başladı, koltuklar da hafif tuylendi.
0
elorelia
(31.08.20)
Kelebek’ten şubat ortasında aldım. 45 gün taahhütleri vardı. 35. günde pandemi patladı pandemiyi bahane edip temmuz sonuna kadar göndermediler. küsmen çalıştıkları halde muhatap bulamadım. nereden alırsan al kelebekten alma.
0
endosperm
(31.08.20)
2,5 ay önce evlendim. Classi mobilya tavsiye ederim çok memnun kaldık. Bir de masa tv ünitesi ve barı biz bir üreticiye çoook ucuza yaptırdık. Bence ahşap mobilya atolyesi tarzı yerleri bir gidip görün. Çok daha uygun alabilirsiniz
0
wild honey suckle
(31.08.20)
2 sene önce Lazzoni ve Classi'den mobilyalarımızı aldık. Özellikle Lazzoni'nin mobilyası evladiyelik diyebilirim. Fiyat olarak diğer standart firmalara göre biraz pahalı olabilir. Söz verdikleri gibi 1 ay içerisinde teslim ettiler. Gerçi ocak-şubat gibi sipariş verdiğimiz için yoğun dönemlerinde değillerdi.
0
onune3012
(31.08.20)
biz 10 senelik tanıdığımızdan aldık. mağazası var kendi atölyesinde üretim yapıyor. 18 temmuzda anlaştık dün teslim ettiler salon+yemek odasını. beyaz eşyayı da arçelikten aldım. 1 hafta içinde hepsi kuruldu.

büyük markalar fabrikalarda ürettikleri için işiniz düzgün takip edilmez. arkadaşlarımın hepsi eksik,yanlış, kırık çizik olmadan mobilya alımını yapamadılar. kelebek,doğtaş ve konfor idi markalar. mağdur olmayan bir ben varım aralarında. sövüyorlar bana:)
0
hemsta
(31.08.20)
Pandemide evden bunalınca bütün evin mobilyalarını değiştirdim.bayağı bir yeri inceleyip,gidip baktıktan sonra bütün hepsini kelebekten aldım.o ara kdv indirimi,teşvik vesaire vardı,beklediğimin çok altına maloldu fiyatlarıda.10 gün sonra getirmelerini söyledim,tam gün ve saatinde eksiksiz geldiler.

Seninde dediğin gibi hakkında şikayet olmayan yok,burada bile yukarıdaki bir arkadaş aynı firmadan şikayet edip sakın derken aynı firmaya ben gayet iyi diyorum.sıradan hepsine bakın,fiyatları çok iyi karşılaştırın.
0
duptıs
(31.08.20)
Geçen sene enza dan aldık tüm ev mobilyalarını tam soylenilen zamanda getirdiler. Kanepelerden biri gicirdamaya başladı, müşteri hizmetlerini aradik bir hafta içersinde duzeltip geri getirdiler su an gayet memnunuz
0
mirty
(31.08.20)
ben beyaz eşyalarımı arçelikten aldım. bulaşık makimesinin bir parçası bozukmuş iyi yıkamıyordu, değişti şu an hepsi iyi gibi. koltuklar ve masa takımını vivenseden aldım. koltuğun biri kırık gelmiş diğeri de bir süre sonra kırıldı. kısa sürede tamir edildi yerinde, renk ve modellerini seviyorum ama sağlamlıklarına bişi diyemem.
masa sandalye takımı gayet iyi. bazaların birini yataş diğerini istikbalden aldım ikisi de gayet iyi şimdilik...
0
omonia
(31.08.20)
Salondaki esyalarin çoğunu Rosso homedan aldık sorun yasamadik.
0
passive aggressive
(31.08.20)
2 kez ev duzduk, ikisini de ikeadan yaptik, ikisinde de soylenen gun/saatte teslim edildi. Uber kaliteli diyemem urunlere ama severek kullandik/kullaniyoruz. Fiyat performans isi.
0
taurina
(01.09.20)
(9)

İzmir'de araba kullanmak vs İstanbul'da araba kullanmak

catpat
Çok fark var mı? İzmir'de çok rahat kullanıyorum artık. Başka şehirlere de gidip geldim. Ama İstanbul korkutuyor biraz. Sanırım hep bahsedilen; trafik magandaları...kadınları sıkıştırmaları...herkesin düzensiz kullanması...aşırı trafik vb yüzünden.
Çok fark var mı? İzmir'de çok rahat kullanıyorum artık. Başka şehirlere de gidip geldim. Ama İstanbul korkutuyor biraz. Sanırım hep bahsedilen; trafik magandaları...kadınları sıkıştırmaları...herkesin düzensiz kullanması...aşırı trafik vb yüzünden.
0
catpat
(31.08.20)
Dur-kalk trafikte sıkıntı yaşamazsan pek farkı yok. Yoğun trafik nedeniyle dur kalk daha fazla. Maganda izmir'de de var.
0
himmet dayi
(31.08.20)
Yani çok fark var. Aslında istanbulda kazaya o kaosa rağmen bence az yaşanıyor. İnsanlar o kaosta manevra ve sezgi kabiliyetlerini geliştirmişler.

Ben de izmirliyim. İlk geldiğim zamanlar yan yoldan e-5 e zor çıkardım, şimdi normal bir istanbullu gibi trafiğin akışını sezip 60 ile gideceğim şeride dahil olma yeteneği geliştirdim.

Fakat ayısı, magandası, düzensizliği normali. Emniyet şeridinden de gider, makas da atar, emniyet şeridinden gelip milleti sağlayıp ileride yol ayrımında milletin üstüne sürer.

Fakat alışıyorsun yani. Aynadan adamın gelişinden, arabanın modelinden, saçma sapan modifiyesinden notunu rahatlıkla verebiliyorsun.

Demek istediğim izmir gibi beklenmedik bir şey yaşanmıyor. Ayılar kendi habitatında takılıyor, önlemini alıyorsun.
0
denizgonen
(31.08.20)
İstanbul'da edebiyle araba sürenlerin oranı daha yüksek olmasına rağmen nüfus fazlalığiından dolayı ayarsız kuralsız araba kullananların sayısı İzmir'e göre daha fazla.

Ama İzmir'deki kadar mal ve gerizekalı şoförleri de başka memlekette ben görmedim. Bildiğin şuursuz bir şekilde araba sürüyor çoğunluk orada.
0
alperz
(31.08.20)
İstanbul bir çok şehirden daha rahat ve güvenli araba kullanma konusunda. Korna vs olur ama biraz kulağı kapatırsanız hiç sıkıntı yasamazsiniz
0
kisa
(31.08.20)
Magandaların ayı gibi kullandığı bazı güzergahlar var ve genelde sol şeridi direkt işgal ediyorlar. Sağdan ya da ortadan gidersen çoğuna denk gelmiyorsun.
0
roket adam
(31.08.20)
istanbuldaki sürücüler mevcut yoğunluktan kaynaklı farklı pratiklikler ve sezgiler geliştirmişler. bir müddet sonra sizde bunlara yavaş yavaş alışıyorsunuz ve sorun yaşamıyorsunuz. bence 3-5 kullanımdan sonra orda da kendinize güveniniz gelir. izmir'de yaşamama rağmen burdansa istanbul'da araba kullanmak bana daha rahat geliyor. tek sıkıntım yol ve otopark bilmemek, özellikle otopark çok zorluyor beni gittiğim zamanlarda. navigasyon bilgi veriyor filan ama yine de doğrudan nokta atışı bilmek gibi değil.
0
Phoebe
(31.08.20)
Istanbul arabayı/motosikleti en güvenli, düzenli ve konforlu kullanacağınız şehirdir desem yeri. Sıfır şaka.
0
pass
(31.08.20)
ikisinde de bol bol kullandım, istanbul'u tercih ederim. magandası bol tabi ama istanbul'da insanlar daha dikkatli, dalgınlıkla şeridini kaybedip önünüze kayan insan sayısı kesinlikle daha az.

tek olumsuz tarafı ana yollarda az yoğunluk olduğu zaman herkes göd göde 100-120 arası gidiyor, takip mesafesi geriyor biraz.
0
bruges
(31.08.20)
Her iki şehirde de bol bol araba kullanma fırsatını bulan biri olarak ben de oyumu İstanbul'dan yana kullanıyorum.

Maganda sayısı İzmir'de daha az olmasına rağmen, insanlar çok şuursuz araba kullanıyor. Çeşme otobanında sol şeridi 80 ile kapatan mı dersiniz, telefonla oynarken şerit dışına taşıp üzerinize çıkan mı dersiniz, iki arabanın yan yana rahat geçeceği ara sokakta aradan geçemeyip sizden geri geri gitmenizi isteyen mi dersiniz, sürüsüne bereket.
0
vhdl
(31.08.20)
(4)

İş görüşmesinde kçö sorusu sorulur mu

condom kurşunu
Bir şirket aradı benş gecende alman şirketi burda da fabrikaları var skype yapalım dediler ok dedim. Görüşmede kısa çalışma ödeneğinden faydalandınız mı diye sorsa. Olur mu? Benim şu an çalıştığım şirkette bu durum yoktu biz çatır öatır aldık maaşlarımızı bütün şirket olarak. Bunlara sorsam siz maaş
Bir şirket aradı benş gecende alman şirketi burda da fabrikaları var skype yapalım dediler ok dedim. Görüşmede kısa çalışma ödeneğinden faydalandınız mı diye sorsa. Olur mu? Benim şu an çalıştığım şirkette bu durum yoktu biz çatır öatır aldık maaşlarımızı bütün şirket olarak. Bunlara sorsam siz maaşları kesintili mi alıyorsunuz diye olur mu?
0
condom kurşunu
(29.08.20)
olur tabiiki.
ücretsiz izin ya da kısa çalışma yapan personeliniz oldu mu? ne kadar sürdü vs sorabilirsin, sormalısın.

hatta nisan sonrasında home-offic /online çalışma falan yaptınız mı bunları da sorman gerek. bu onların çalışana ne kadar değer verdiğini ve başka konularda da olası tutumlarını gösterir. pandeminin en korkulan zamanlarında (aslında şu an olmalı da neyse) bile köle gibi herkesi zorunlu ofise çağırdılarsa kötü mesela.
0
jimjim
(29.08.20)
bence hoş bir izlenim yaratmaz.kçö sorulmaz yani.ama pandemi dönemi çalışma şartlarını genel olarak sorabilirsiniz.sadece maddiyat değil işin manevi boyutuna da verdiğiniz önemi gösterir.
0
since1907
(29.08.20)
Mutlaka sor, korona döneminde çalışanlarınızda herhangi bir kesinti yaptınız mı diye de sorabilirsin. Cevap evetse, zaten bir cinslik oluşur, belki seni almazlar ama senin de hayatın kurtulur.
0
roket adam
(29.08.20)
Elbette sorabilirsin. Yalnız yeni alacakları birini kçö yaptırmak için almaz kimse. Zaten bir departmanda kçö varsa oraya yeni işe alım yapmak yasak.
0
kumulatifvergimatrahi
(29.08.20)
(6)

Aselsan'da İşe Girmek

depresif genc
Selamlar.İki sorum olacak arkadaşlar:1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?2) Siteler
Selamlar.

İki sorum olacak arkadaşlar:

1) Bu Aselsan o kadar büyük şirket ama internet sitelerindeki açık pozisyon sayısı 4 ya da 5. Çalıştığım alan ile ilgili 5 senedir hiçbir pozisyon açılmadı. Buraya bu açılan pozisyonlar dışında farklı kanallardan girenler oluyor da benim mi haberim yok?

2) Sitelerinde bir çeşit puanlama sistemi var. Sıralamanız, yabancı diliniz, tecrübeniz, proje ve yayın sayınız gibi kriterler neticesinde size 5 üzerinden bir genel puan veriyor. Sadece bu puana bakıp mı alım yapıyorlar? 4.03 sizce yeterli bir puan mı?

Sorun şu arkadaşlar, kendimi burada çalışacak kadar geliştirdiğime inanıyorum ama işte o ilk görüşmeyi yapacak kapılar kapalı. Odtü, İTÜ diplomam da yok, dolayısıyla arada kaynıyorum.
0
depresif genc
(29.08.20)
ben aselsan degil ama baska bir tskgv sirketinde uzun sure staj bekledim. vakit gelip evraklari hazirladim, her sey hazirdi staja baslamak icin o sehre gidip kalacak yer ayarladim. sonra bi telefon geldi stajin ertelendigine dair. biraz israrla aramiz iyi olan sekretere sordum, araya birisi girdi ne yazik ki dedi. birinin tanidigini almislar benim onume.

bu on bilgiyle cevap vereyim;

1- torpilsiz referanssiz birinin kolay kolay girdigini sanmiyorum acikcasi ben ilk 3 uniden derece ile mezun degilse.

2- tanidik varsa 0 olan puani mulakata 100 vererek falan bi sekilde 5 yapip alirlar. kilifina da uyduruyorlar artik, yazilidan 100 alan kisilere mulakattan 05 verip eliyorlar, 50 alan kisiye mulakattan 100 verip aliyorlar. yani dedigim gibi eger ihtiyac olur da, oraya sokacak tanidik birini bulamazlarsa falan anca sira gelir. zaten guclu birinin tanidigi icin sifirdan kadro bile aciyorlar universitelerde falan. aselsan kerhanedeki bakire degil sonucta.
0
icim urperiyor
(29.08.20)
1. İnternet sitelerini kaynak almak gerçekçi değil. Kariyer.net'te çok uzun süre açık olan iş ilanları oluyor. Biraz reklam, biraz havuz görevi görüyor bu tip ilanlar.

Bir de savunma sanayisine ilk kez giriliyorsa Aselsan gibi büyük ölçekli bir firma yerine daha küçük ölçekli firmalar hedeflenebilir.
0
dissendium
(29.08.20)
1- Açık pozisyon diye bi kavram yok, çünkü şirket çok büyük. Başvuruyorsunuz, CV'niz orada duruyor, sıra gelince arıyorlar. Bahsettiğiniz pozisyon ne bilmiyorum, düz yazılımcı için iş böyle yürüyor.

Kariyer, Linkedin, kendi sitesi vs. buralar çok uzun sürebilir. İçeriden bir yönetici bulup direkt onunla konuşmak en kolayı. Yönetici tanımıyorsanız orada çalışan bir arkadaşınız varsa o da bir yöntem. Benim tanıdığım çoğu insan böyle girdi. Bu bahsettiğimi "torpil" değil, sadece ik yerine direkt pozisyonu açan kişiyle görüşmek daha hızlı ilerliyor.

2- Puan falan gözünüzde o kadar büyütmeyin, ortalama Aselsan mühendisi çok iyi değil. İyi olanlar TR'den gitti.

@Dissendium +1, Aselsan'a iş yapan küçük bir şirkete girip, oradan Aselsan'daki yöneticiyle tanışıp, biraz sivrilerek Aselsan'a geçiş de yapabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(29.08.20)
1- Evet, doludizgin oluyor. El altından çok CV bırakan var. ODTÜ işletme mezunu arkadaşımı ilgilendiği pozisyona da almadılar adam gerek. Ki onun kadar CVsi dolu insan yoktur. Keyfi başvurmuştu İstanbul’dan Ankara’ya gelmek için. TÜBİTAKa giriş süreci de olmadı. CVnin çok kaliteli olması da işe yaramıyor.

2- Adam gerek yine. Benim ne kadar ASELSAN çalışanı mühendis tanıdığım varsa hepsi ODTÜ Bilkent mezunu bir tane Hacettepe mezunu var. Üniversitelere çok bakılıyor. Giren herkesin de adam ayarladığını düşünüyorum. Ve bu tanıdıklarımın hepsi yeni mezunlarda. Mezun olur olmaz başlamışlardı. Aday mühendislik diye bir şey var okurken oluyorsun ASELSAN TAİ havelsan da, mezun olunca da tutulursan tam zamanlı çalışan oluyorsun.
0
Hallegadola
(29.08.20)
Şuan ASELSAN laz müteahhit kafasıyla yönetiliyor. Karadenizden ref. Bulursanız girersiniz.
0
renegade
(29.08.20)
1) Pozisyon açılmadan, içeriden referansla işe giren çok büyük bir güruh mevcut.
2) Okula, nota, vesaireye inanılmaz derecede bakıyorlar.
Kaynak: orada çalışan arkadaşların.
0
roket adam
(29.08.20)
(3)

Devasa Ses Sistemli Bahçesinde Partiler Veren Ajansı Nasıl Durdurmak Gerek?

pantepember
Meskenlerin olduğu bir bölgede (Beyoğlu Fındıklı) yer alan bir ajans, büyükçe, havuzlu, ses sistemli bahçesinde kafasına estikçe partiler veriyor.50 m uzaktaki evimde, o çirkin bas sesinden dolayı sürekli gerilim içindeyim. Çin işkencesi gibi.Bu sorun yıllardır var. Polise, zabıtaya, CİMER'e şikayet
Meskenlerin olduğu bir bölgede (Beyoğlu Fındıklı) yer alan bir ajans, büyükçe, havuzlu, ses sistemli bahçesinde kafasına estikçe partiler veriyor.

50 m uzaktaki evimde, o çirkin bas sesinden dolayı sürekli gerilim içindeyim. Çin işkencesi gibi.

Bu sorun yıllardır var. Polise, zabıtaya, CİMER'e şikayetlerim belli ki sonuç vermiyor, bildiklerini okumaya devam ediyorlar. (Bir-iki kez polisin, zabıtanın durdurmuşluğu var, ama açık ki ceza kesilmiyor, veya kesilen ceza yetersiz.)

Çözüm olarak ne önerirsiniz?

Aklıma zabıtaya veya kaymakamlığa direkt/yüz yüze başvurmaktan başka çare gelmiyor.
0
pantepember
(28.08.20)
Semt çok sıkıntılı hocam. Bazı semtlerde bunu yapsan anında kan alırlar, ama beyoğlu'nda böyle bir şey olacağını sanmam.
0
roket adam
(28.08.20)
küçük semtte de parayi yedirmişlerse bir b.k olmuyor. ben dogrudan partiye daldim. sac sakal dagilmis, uzerimde esofman ama piskopat gibi. sonra hoparlorleri arka tarafa alip cevirdiler biraz daha iyi. hak yok hukuk yok batsin bu dusuncesizlii yemin ederim ya.
0
tunaktunaktun
(29.08.20)
Biraz önce Beyoğlu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'nden bir çevre mühendisi aradı. 20:00-08:00 arası ses ölçümü yapan ekiplerin çalıştığını, gürültü yaşandığında belediyenin zabıta müdürlüğüne ulaşıp "evimde ses ölçümü yapılması için ekip gönderilmesini" talep etmemi önerdi. (08:00-20:00 arası ise, klasik zabıta müdahalesi, "lütfen sesi kısınız" vs. deyip ayrılmak, ceza uygulamamak.)

Daha önce ses kirliliği (ya da benzer bir şey) ile ilgili bir maddeden 4 bin-14 bin (üst sınırı yanlış hatırlıyor olabilirim) TL'lik ceza yazılıyorken, son 2 aydır çevre kanununa muhalefet etmek suçundan 44 bin TL ceza yazıldığını, bu nedenle caydırıcılığın arttığını söyledi.

Bu personelin telefon numarasını, gerektiğinde danışmak için, kendisinden izin alarak, kaydettim.

Umutluyum.

Bu arada, dün önce polisi, sonra da zabıtayı aramıştım. Muhtemelen polis kısa zamanda geldi ve ses azaldı (ama hala rahatsız ediciydi). Zabıta ise, genellikle olduğu gibi, başvurumu sonraya atmış. (Beni arayan personele olayla ilgili bilgi bu sabah, yani olayın bir gün sonrasında ulaşmış, o da mesaisi başlar başlamaz beni aramış. Şikayetimin saati ise 18:39, yani ölçüm ekibinin çalışma saatlerinin dışında.)

Sonuç: Önerilen, ses ölçümü yaptırmak ve yüklü bir ceza ile (44 bin TL) korkutmak.
0
🌸pantepember
(29.08.20)
(17)

0 aracı nasıl alıyorlar?

ya ben lan neyse
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak laz
dünyada en pahalı otomobiller bu ülkede.

yılda 700 bin araç satılıyor. kim bu insanlar? meslekleri ne? nasıl kazanıyorlar o paraları? yaş 33. 8 yıldır asgari ücretin 2,5 katına çalışıyorum, sigara, gezme-tozma-aile, son 3 yılda kira yok. 70 bin anca tasarrufum var. illa ayda 20 bin falan mı almak lazım?

edit: satış sayıları 2017'ye ait. ben geçen yıl sanıyordum. geçen yıl 400 küsür bin.
0
ya ben lan neyse
(28.08.20)
benim aklıma buralardan örnek olarak şu geldi (bkz: erkam yildirim)
bir sürü örnek vardır. tabi hakkıyla kazanan varmıdır. bilmiyorum gözümle görmeden pek inanmam.
0
morcivert
(28.08.20)
o paralar maaşla kazanılmıyor. Aylık kazanç dersen hala yanlış yere bakıyor olursun.

Bir ihaleye bir işe giriyorlar, toptan milyonlar kazanıyorlar. Aktörleri düşün, bir reklamdan yüz binler hatta milyonlar alıp işine bakıyorlar.

Kimisinin sermayesi var (bildiğim bi örnek), oyun şirketi kurup iş yapıp deli para kazanıyor. Tabii fikrini iyi yönetmesi, uygulaması bir yetenek, ama sende de o yetenek olsa da başlangıç için paran yok mesela. "yeaa işte 100 bin lira ile başladık yolumuza baktık" diyip o parayı riske edebiliyor o. Sonra yatırım alıyor vs.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
O 700bin rakamı nereden geliypr bilmiyorum da şirket araçları, kiralık araç sunan şirketler de varsa sayı artıyor tabii.

Öte yandan şöyle düşün, tüm nüfusu hane geliri olarak yüzdelik dilimlere ayıralım. İlk yüzde 10, yüzde 10-20 arası vs. Hah burada sen mesela kendini nereye yerleştirirsin. Bir dükkanı olan esnafı, 3-5 dairesi olan adamı, fabrikası olan adamı, koç holding ailesini vs herkesi yerleştirelim şöyle bir kafada. O zaman 700bin yeni araç 80 milyonda çok olmuyor aslında. Aile olarak 5-10 arabası olanlar falan var.
0
senolll
(28.08.20)
Çalışarak(yani sadece çalışarak) hiç bir sosyal ve ekonomik düzende “zengin” olamazsın.
Senin ve aileden gelen sınıfsal mirasın yeri; “çalışan” olmak. Bir firmada sigortalı mümkünse geliri iyi konforlu bir iş sayesinde karnın doyar, ufak tefek giderlerini hobilerini karşılarsın, mutlu gibi sanarsın kendini, biraz oyalanırsın yani. Sonra yaşlanır ve ölürsün, yerine yenileri gelir.
İş kurmak, yatırım yapmak, kazanç elde etmek, birikim yapmak;

Aile avantajı
Önceden bir varlık (zengilinlik demiyorum varlıklılık diyorum)
Kaçak kazanç (müslümanların haram dediği şey)
nispeten adil bir ülkede yaşamak
Risk almak
Şans
Kendi işin için çok çalışmak, uğraşmak
Alanında iyi bir donanım/strateji .....

yukarıdakilerin bir veya birkaçı lazım. Yoksa yani işe uğraşır belki o arabayı alırsın bu sefer de sepet gibi hayatın olur, gezip görmeden yani bi şekilde yine yeterli olmaz falan.
0
rewlack
(28.08.20)
En pahalı otomobilleri alanlar elbette maaşlı çalışanlar değil, ticaret yapanlar ya da konusunda işini iyi yapanlar, kendilerini iyi paralara satanlar.

Yılda satılan 700 bin aracın fiyat ortalaması senin alamayacağın tutarda değildir.

Kusua bakma ama 8 senede 70 bin birikim yapman biraz da senin kusurun, ne demişler "işten artmaz, dişten artar"

Maaşın kötü değil, idareli kullansan her türlü krediye girilir ve ödenir.
0
John Bloor
(28.08.20)
Alayi insaat, rant zengini. Buyuk sehirlerde bos arsa kalmamis, kumes gibi evlerde alt alta ustte oturulunuyor, iste bu binalarin sahipleri var sasilacak bir durum yok kac milyonluk ulkede
0
neverletyougodown
(28.08.20)
yılda satılan 700 bin aracın belki de neredeyse 650 bini standart orta halli arabadır. bunlar da en kötü bir kaç yıllık krediyle alınır. illa inanılmaz zengin olmaya gerek yok.

diğer pahalı arabalar için zaten gerekli açıklamayı diğer arkadaşlar yapmış.

bu arada asgari ücretin 2.5 katını alıp kirada vermeden 8 yılda anca 70 bin biriktirmekte biraz beceriksizlik.
0
biergarten
(28.08.20)
Satılan arabaların çok çok yüksek kısmı en düşük segmentlerde (clio, symbol, dacia falan yani) Lüks araba sayısı çok değil yani.
İnsanlar çok ciddi borçlara giriyorlar. 70 bin tasarrufun varsa ve bir yerde değerlendirmiyorsan o para durduğu yerde duruyor, ama 3 ay önce 70 bine dandik bi araba bile alsaydın şu an o para 100 bin olacaktı.
Yani işin özeti borca girmen lazım hocam.
0
roket adam
(28.08.20)
Turkiye nin nufusu 80 milyon. hic mi zengin insan olmasin? Sen ve ya cevren orta halli diye herkesin mi ayni sekilde olmasini bekliyorsuun ? instagramda bir foto paylasip/story atip 50 bin alan insan da var mesela..
0
bahele
(28.08.20)
Mesela fiyatı 1.5m usd ev var. Adam tekstil ihracatçısı. Adamın a8 long u ve 12000 m2 üzerine fabrikası var. Bakmayın, orta ve üst ölçek işletmeler iyi kazanıyor. Ya da adam iki inşaat yapıyor altına range rover çekiyor tüm kazancıyla. Sırf piyasada zengin müt. gözüksün de daha iyi yerlerden iş gelsin diye.
0
Unde bach canim
(28.08.20)
Bir senede 60 bin biriktirdim 100 bin kredi çektim aldım. Çok sorun olmadı. 4 sene önce evimi de öyle aldım. Zengin değilim
0
top_secret
(28.08.20)
200 bine sıfır araçlar var. türk insanı da gerekirse aç kalır ama araba alır. o yüzden krediyle falan alıyorlar. bunun için çok büyük paralar kazanmaya gerek yok. ama insanların çoğuna göre 4 yıl araba kredisin ödenir. bunda bir sıkıntı görmüyorlar.
0
black mamba
(28.08.20)
calisarak o paralar kazanilir, kafasi calisan düzgün bir devlet lisesi + devlet universitesi mezunu aylik ortalama 15.000 tl ile işe başlayabilir ve 8,9 senelik çalışma sonrasında aylık kazancınız 40.000 tl nin üzerine çıkıyor. mckinsey ,bain ,microsoft ,bcg ,birçok güvenlik danışşmanlık firması gibi firmalar rahatlıkla bu rakamlara çıkıyor. dolayısı ile 700bin kişiden biri olmak o kadar da zor değil.
0
akiskan
(28.08.20)
düzgün devlet okulu mezunu aylık ORTALAMA 15 bin lirayla işe başlayabilir mi? ahahahaha bu duyuru ne güzel yer, her gün yeni şeyler öğreniyorum.
0
der meister
(28.08.20)
@der meister benim gonderdiğim firmaların çalışanlarının cvlerine linkedin den erişebilirsin, maaşlar konusunda da glassdoor, indeed gibi siteleri kontrol edebilirsin
0
akiskan
(28.08.20)
@akiskan 90'lar çocuğu belli. Evet eskiden devlet okulları iyiydi fakat artık o kalmadı. Şu an devlet lisesinden mezun olanların çoğu ne yazık ki çok kötü, devlet üniversitelerinin de çoğu çok kötü. Düzgün demişsin tabii, ama onun yerine Koç, Bilkent vb. mezunu demek daha mantıklı şu an.

O şirketler o maaşı veriyor olsa bile yılda kaç kişi alıyorlar? Ortalama tam tersini söylüyor. Çoğu şirket eskiden ilk girene 1000 dolar verirken şimdi 600 dolarlara kadar düşürdü. Arkadaşlarla konuştuğumuzda yıllar önce 2500 liralarla işe başlayıp (o zamanın 1000 doları falan) şimdi hala 1000 dolar veya altı maaş aldıklarını görüyoruz.
0
nhk ni youkosu
(28.08.20)
@akiskan
15binle işe başlamak mı hahahahah iyi güldük sağol valla.
soruya gelecek olursak.bankalar eskisi kadar katı olsa kredilerde memlekette araba alımları yarıya düşer direk. suan yoldan 10 kişiyi çevir 9'u bankaya borçludur.
0
adventchant
(29.08.20)
(6)

Yüzücü gözlüğü önerisi

sacrilegious
Lens kullandığım için asla su geçirmeyecek bir gözlük arıyorum. Yüzüm minik. Çocuk gözlüğü bile olabilir sanırım. Uzun kullanımda acıtmaması önemli. Önerisi olan?Teşekkürler
Lens kullandığım için asla su geçirmeyecek bir gözlük arıyorum. Yüzüm minik. Çocuk gözlüğü bile olabilir sanırım. Uzun kullanımda acıtmaması önemli. Önerisi olan?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(28.08.20)
Deneyip-yanilma yontemi...

Onun disinda su gecirmemesi icin bant ayari daha onemli.
0
kuehles blondes
(28.08.20)
Speedo'nun burun kismi icin icinden s, m, l olarak uc ayri burun aparati cikan bir modelini alirsan is gorur. 2 yildir deniz havuz kullanip, sonrasinda yikamamama ragmen birak su gecirmeyi bugu bile yapmiyor henuz. Tavsiye degildir tabii.
0
onemoremile
(28.08.20)
numaralı yüzücü gözlüğü kullansanız? ben speedo'nun -4.00 derece olan bir modelini kullanıyordum, oldukça memnundum.
0
semyasa
(28.08.20)
Speedo'nun büyük gözlükleri var, böyle normal yüzücü gözlüğü gibi değil de daha geniş bir alanı kapsıyor. Ondan kullanıyorum, çok memnunum. Dur bulayım.

Tam bu değil ama bunun gibi www.spx.com.tr
0
roket adam
(28.08.20)
Hocam tam soruya cevap değil ama; ben de lens kullanıyorum ve bunca zamandır gözlük alırken çok da kasmadım. Eğer özel bir sağlık sorununuz yoksa, gözlüğün içine aldığı birkaç damla sudan dolayı kayma vs. olmuyor.
0
lcha
(28.08.20)
yıllardır lens kullanır, yıllardır da havuz deniz demeden yüzerim.

decathlon'dan aldığın en ucuz nabaiji gözlükleri kullanıyorum. ne su geçiriyor, ne lense su değiyor, ne de yüzümü acıtıyor.

tek sıkıntısı dandik. çabuk çiziliyor ve birkaç kullanımdan sonra buğu yapmaya başlıyor.
0
kibritsuyu
(28.08.20)
(12)

Kuşadasını bilenler

gakgul
Günaydın,Karantina başlamadan bi tatil yapmak istiyorum ama yabancı turistin çok gelmediği (sanırım test yapılmadan sınırdan alınıyorlarmış) bi yer olsun düşüncesiyle Kuşadası'na karar verdim. Ama hangi otele baksam otelin yorumları iyi olmasına rağmen hep deniz dalgalıydı, yosunluydu vs gibi yoruml
Günaydın,
Karantina başlamadan bi tatil yapmak istiyorum ama yabancı turistin çok gelmediği (sanırım test yapılmadan sınırdan alınıyorlarmış) bi yer olsun düşüncesiyle Kuşadası'na karar verdim. Ama hangi otele baksam otelin yorumları iyi olmasına rağmen hep deniz dalgalıydı, yosunluydu vs gibi yorumlar görüyorum. Daha önce hiç gitmediğim için emin olamadım denizi nasıldır Kuşadası'nın?
0
gakgul
(28.08.20)
muğla’nın ilçeleri gibi koylar şeklinde değil kuşadası, açık denize baktığından dalga olması, bunun sonucu yosunlu olması kaçınılmaz. 20 yıldır her yaz gelirim, hatta şu an da adadayım ama kuşadası merkezde dalgasız yosunsuz bir plaj varsa da bilmiyorum. kadınlar denizi yakınlarında birkaç beach vardı girişi ücretli, biraz koy gibi olduğundan dalga azdı ama oralar da çok kalabalık oluyor diye gitmeyi bıraktık. güzelçamlı tarafına doğru giderseniz sevgi plajı olsun, milli parkın koyları olsun buralarda deniz güzel ama yerleşim emekli cenneti.

yabancı hemen hiç yok, pandemiden önce de oldukça azalmıştı zaten şimdi hiç kalmamış.
0
phoarbix
(28.08.20)
kuşadasının denizi hep dalgalı ve pistir. marmaris bodrum datça öneririm. ayrıca çok gereksiz kalabalıktır.
0
mikahakkinen
(28.08.20)
Çeşme'de yabancı turist olmaz. Kuşadası yerine Çeşme'ye gidebilirsin istersen.
0
nhtzmc
(28.08.20)
Kuşadası güzeldir. ilayda yada istanköy otelde kalabilirsin. halk plajı hoşuna gitmezse jade beach club'a gidebilirsin. Kuşadasına yakın mesafede yaşıyorum aklına takılan bir şey olursa sorabilirsin.
0
kanlakarisikyagmur
(28.08.20)
güzelçamlı milli park denizi çok güzeldir ama merkeze uzak tabi ki.
0
schwannoma
(28.08.20)
Dilek milli yarımadasi milli parkı çok güzel koylar var orda giriliyor ya da sevgi plajı ya da davutlar.
0
hicbirseyebosunaiclenmeyenkadin
(28.08.20)
ben de dilek yarımadası demeye geldim:) denizi müthiş, denize girdiğinizde otelin beton yığınları yerine orman manzarası ve samos yarımadasını görmek harikaydı.
0
walser
(28.08.20)
dilek yarımadasındaki milli parkı övdüler tıpkı yukarıdakiler gibi, gittik, ne su alabileceğin bir işletme var ne de kiralayabileceğin bir şemsiye. boş halk plajına oturur gibi oturuyorsun, oraya gideceksen her şeyi yanında götürmen lazım. ayrıca çok kalabalık ve genelde "halkın içinden" insanlar çok fazla, sosyal mesafe hak getire.

merkeze yakın değil ama davutlar-sevgi plajı tarafında denize girdik biz, su öyle pis değildi ve 4-5'e kadar dalga da yoğun olmuyordu. akşamüstü gibi rüzgar çıkıyor ve dalga o zaman büyüyor. zemin kum olduğu için öyle berrak bir denizi yok ama her yer yosun gibi bir durum da yok. merkezin denizi bana hiç girilebilir gelmedi, otel merkezde olmasına rağmen deniz için o taraflara gittik. sakin ve çok kalabalık değildi, insan profili de nezih. sadece hafta sonu yerli turist gelmişti. yabancı turist neredeyse hiç yoktu.
0
Bruce
(28.08.20)
Geçen yıl gittim, maalesef kötüydü diye düşünüyorum. Övülen milli park da çok kalabalıktı, tesis zaten yok, gerçekten dert yani. Çeşme'ye git bence de.
0
roket adam
(28.08.20)
dilek yarım adası/milli parkta dalgalı arkadaşlar. aydında yaşıyorum. yani kuşadası açık deniz olduğundan hep dalgalı olur. milli parkta işletme yok ve haftasonu çok kalabalık. zaten davutlar güzel çamlı tarafından iyi oteller yok.
0
mikahakkinen
(28.08.20)
pek bir esprisi yok. başka bir yere giderken görüp geçilecek cinsten. bir diğeri için bkz çeşme.
0
silver apple
(28.08.20)
Kuşadası harika bir yer değil ama butik otel isterseniz Villa Konak harika bir yer. Hemen yakınındaki Zümrüt pide salonunda dünyanın en iyi pidesini yedim.
0
le jeune turc
(29.08.20)
(1)

Çok basit Python sorusu

roket adam
Bu aralar tekrardan py'a sardım. Şimdi sorum şu:güzel bi script yazdım. scripti "python3 roket.py eksisozluk.com" diye çalıştırınca o sayfayı açıyor, veri çekiyor, sonra içeriğini sqlite database'e yazıyor. sqlite db'den yazdığım içerikleri okuyacak scriptim de hazır. istediğim gibi veri çekebiliyor
Bu aralar tekrardan py'a sardım. Şimdi sorum şu:

güzel bi script yazdım. scripti "python3 roket.py eksisozluk.com" diye çalıştırınca o sayfayı açıyor, veri çekiyor, sonra içeriğini sqlite database'e yazıyor.

sqlite db'den yazdığım içerikleri okuyacak scriptim de hazır. istediğim gibi veri çekebiliyorum.

Şimdi istiyorum ki bu operasyonda bir de frontend arayüzüm olsun. Çektiğim veriyi görselleştireyim, ne bileyim tablo yapayım paragraf olarak göstereyim vs vs.

Hiç frontend tecrübem yok. Ne önerirsiniz? En kolay nasıl yapılmalı? Mesela hiç db tecrübem de yoktu ama sqlite ile kolayca bi günde istediğim seviyeye ulaştım, böyle basit bi framework olarak ne önerirsiniz?
0
roket adam
(27.08.20)
Evet cevap flask imiş. Kullanması da kolaymış. Teşekkürler.
0
🌸roket adam
(13.09.20)
(4)

hangisi daha mantıklı? ev satın alma hakkında

everythingok
şimdi eldeki para 180 bin gibi. istanbul’da ev alıp kalan tutarı kredi çekmek mi yoksa çerkezköy tarafında çok güzel evler var bu fiyata, doğrudan oradan almak mı? istanbul’da kira geliri falan iyi ama bir yandan da hiç borç altına girmek istemiyorum. normalde öderdim ama malum pandemi var neredeyse
şimdi eldeki para 180 bin gibi. istanbul’da ev alıp kalan tutarı kredi çekmek mi yoksa çerkezköy tarafında çok güzel evler var bu fiyata, doğrudan oradan almak mı? istanbul’da kira geliri falan iyi ama bir yandan da hiç borç altına girmek istemiyorum. normalde öderdim ama malum pandemi var neredeyse yarı maaş alıyorum ve daha da kötüsü yarının be olacağı belli değil. çerkezköy’de kira geliri 700 tl gibi ve o bölgede birçok akrabamın evi var. mantıklı değil mi alıp kiraya vermek ve yine sıfır bırç ile para biriktirmeye devam ermek? beş kuruş bile kredi faizi ödemek istemiyorum
0
everythingok
(26.08.20)
şimdilik durumun iyi değilmiş. Çerkezköy de ev al kiraya ver. hem akrabalar da oradaymış :-)
0
ankarakecisi
(26.08.20)
Çerkezköy'de yaşıyorum. 180'lik evler varoş semtlerde. Oraya gelecek kiracılar da pek nezih olmayabilir. Ola ki Sıkıntılı kiracı denk gelirse, kar edeceğim derken canın sıkılabilir. Teoride elbette çok mantıklı ama böyle riskleri de var.
0
wilhelmwasmuss
(26.08.20)
Zamanında senin gibi düşünüp ev aldım. Hiç değerlenmedi, artı satmak için bile zorlandım. Tavsiye etmiyorum, biraz zorla İstanbul’dan iyi bir ev al derim.
0
va
(26.08.20)
Eğer kendin kalmayacaksan ev almak genelde çok başarılı bi yatırım olmuyor. Kiracıyla uğraşması, vergisi zartı zurtu bi ton iş. Farklı yatırımlar öneririm.
0
roket adam
(26.08.20)
(9)

Günde 80km toplu taşıma kullanıyorum yolculuk şartları çok kötü

ya ben lan neyse
küfür vardı, silindi, tekrar yazdım. özür dilerim.çalıştığım yer 40km uzakta. abi neresinden başlayayım bilmiyorum. 5-6 sabit minibüs var bu hatta çalışan. sanırım en yenisi min 15 yıllık pislikten renkleri değişmiş. özel halk hepsi. 12-16 kişilik.her gün mutlaka 1 yolcu ya burnunu dışarı çıkarıyor,
küfür vardı, silindi, tekrar yazdım. özür dilerim.

çalıştığım yer 40km uzakta. abi neresinden başlayayım bilmiyorum. 5-6 sabit minibüs var bu hatta çalışan. sanırım en yenisi min 15 yıllık pislikten renkleri değişmiş. özel halk hepsi. 12-16 kişilik.

her gün mutlaka 1 yolcu ya burnunu dışarı çıkarıyor, ya maskesini oturduktan sonra takıyor ya da oturduktan sonra maskesini tamamen çıkarıyor.

kimi bildiğin körük gibi öksürüyor gelmiş milletin içine girmiş. kimi yarım saatlik yolda 1 dakika susmuyor, bağıra bağıra konuşup gereksiz virüs saçıyor. birini uyarsan en hafifinden ters ters bakıyor.

araçların çoğunda şoför sırası dışında pencere yok. olanda da 1-2 tane var.

araçlar alabildiği kadar yolcu almakta beis görmüyor. az yolcu varsa o gün başka yolcu olmadığı içindir.

çalıştığım yerde herkes özel araçla geliyor. bir ben minibüsle gidiyorum. bende araba yok. kimseye de "beni arabana alır mısın?" demek istemiyorum. zaten istese teklif ederlerdi herhalde. geçen sene 1 araba belki gelirdi, bu sene belli ki virüs sebebiyle herkes arabalı...

resmen hastalık kapacağım ve denetimden sorumluların umrunda değiliz. korona paketi diye müteahhitlere ev sattırdılar, o müteahhitin çocuğu porche'den inip vw'ye binmesin diye binlerce insan kurban ettiler. hani çocukluğumuzdan beri "insan hayatı her şeyden önemlidir."i öğrettiler ya. yalan. aztecler gibi insan kurban ediliyor müteahhitlere.

korsan taksi vs nereden bulabilirim? facebook gruplarında olur mu? anlaşsam biriyle ne kadar isterse kabul edeyim? geçen taksiyle gideyim dedim 25 lira bile indirmedi. her gün de taksiye binemem. en azından o gün minibüs kalabalıksa ararım gelir.

edit: ehliyetim yok.
0
ya ben lan neyse
(26.08.20)
birkaç kişi toplanınca servis hizmeti veren dış firmalar var. adını bilmiyorum ama arasan bulursun. şirkettekiler için de karlı olur bence. sonuçta şirkette dip dibesiniz. bir de arabaya binmek bişeyi değiştirmez.
0
kenarortay
(26.08.20)
günde 80 km korsan taksi de olsa epey tutar. rahat 100-150 lira ister bence. işinden memnunsan işine yakın bir semte taşınmak bir çözüm olabilir.
ben bu durumda olsam aracıyla gelen birine beni de taşıması karşılığında yakıt masrafını paylaşmayı teklif ederdim. bu yolu deneyebilirsiniz.
edit: mesaj attım
0
dadasalon
(26.08.20)
@dadasolan: git gel 150 liraysa veririm hocam. en azından 2 hafta.
0
🌸ya ben lan neyse
(26.08.20)
alternatif çareler;

-işe yakın ev bulmak
-eve yakın iş bulmak
-korsan taksi
-bağımsız servis şirketleri (güzergahlara göre toplama servisler yapıyorlar, senin güzergahında yeterli insan varsa farklı farklı şirketler de olsa servis açıyorlar, hali hazırda servis varsa onu kullanabilirsin)
-araba almak
-işyerinde size uygun güzergahta oturan birisine, yakıt masrafına ortak olmak şartıyla sizi de yol üzerinde bir güzergahtan alıp bırakmasını teklif etmek.
0
reanarchy
(26.08.20)
satın almak bir seçenek olmuyor ise kiralamayı düşündünüz mü? tabii ekonomik olarak zor olabilir ama fikir olması açısından

korsan taksiler genelde müşteri networkleri ile çalışıyorlar tanıdık ve tanıdığın tanıdığı usulü. korsan taksi kullanan birilerini bulup sorabilirsiniz.
0
selam
(26.08.20)
çok basit. orta yollu bir motosiklet al bak dalgana.

edit: ehliyetim yok demişsin bir cevapta o zaman elektrikli scooter ya da bisiklet alabilirsin ehliyetsiz kullanılabiliyor diye biliyorum.
0
Improbable
(26.08.20)
Benzer şekilde ben de 1.5 aydır o şekilde gidip geliyorum. Kalabalık olmayan saatleri seçiyorum olabildiğince. İş yerin katiysa daha erken çık daha geç dön eğer taşınma vs gibi durumlar mümkün değilse. Ya da kurumun WP grubu varsa oraya yaz o guzergahta birileri varsa ortak ol benzine
0
superfluid
(26.08.20)
Hocam günde 80 km toplu taşıma kullanarak işe gidip gelinecek bir hayat özellikle türkiye gibi bir yerde gerçekten mümkün değil. Hem hastalık kapmadan, hem de daha da alt üst olmadan bence bu düzeni değiştir derim. Ya ehliyet + araba bak, ya yakına taşın, ya da işini değiştir. Çekilecek çile değil.
0
roket adam
(26.08.20)
Ben de elektrikli bisiklet ya da motorsiklet önereceğim.

Biraz masraflı bir çözüm oluyor ama çok daha rahat olursunuz, hayat kaliteniz artar.
0
hayirsiz
(26.08.20)
(7)

Anlaşamayan kardeşler tarlaları nasıl bölüşecek?

ikikerekac
Dört kardeş ve irili ufaklı toplam 60 dönüm tarla var. Kendi aralarında anlaşamadılar diyelim veya Nasıl anlaşmalılar? Mahkeme tek çözüm mü?
Dört kardeş ve irili ufaklı toplam 60 dönüm tarla var. Kendi aralarında anlaşamadılar diyelim veya Nasıl anlaşmalılar? Mahkeme tek çözüm mü?
0
ikikerekac
(24.08.20)
parasi olan satin alma yoluna gidebilir anlasarak. bolmede anlasamiyorlarsa bedelde anlasmak da zor olur tabi
0
fakyoras
(24.08.20)
anlaşılamıyorsa mahkeme tek çözüm.
0
1917
(24.08.20)
mahkeme süreci ne kadar sürüyor?
0
slogan bulamadik
(24.08.20)
ortakligin giderilmesi davasi acilir aralarinda anlasamazlar ise. mahkeme yolu ile satilir yani. bulundugu adliyeye gore degisir tai ama en az 3 4 yil surer
0
oscar
(24.08.20)
Mahkeme alıp üç kuruşa satıp, dörde bölecek.
0
roket adam
(24.08.20)
Fiziki olarak tarlalar bölüşülemiyor, yani ifraz edilip ayrı parçalar haline gelemiyor.

Aynı tarlada ortak olmak istemeyen hissesini satar ya da diğer ortağın hissesini alır, anlaşamazlarsa mahkeme tek çözüm.
0
John Bloor
(24.08.20)
izale-i şuu davası açılacak. mahkeme bilirkişi atayıp fiyat tayin edecek. tarlalar açık artırma usulü satışa çıkacak. açık artırmada bilirkişinin tayin ettiği rakamı veren çıkmazsa aynı anda rakam yarı fiyata düşecek. yarı fiyat üzerinden açık artırma yapılacak. yarı fiyatı veren çıkarsa tarla o rakam üzerinden satılıp para dörde bölünecek. açık artırmaya giren ortaklardan birisi 3/4 fiyat ödeyerek satın alabilir.
0
dadasalon
(24.08.20)
(7)

Araba temizliği

arcali
Mevcut pandemi sebebiyle araba temizliginizi nasıl yapıyorsunuz?
Mevcut pandemi sebebiyle araba temizliginizi nasıl yapıyorsunuz?
0
arcali
(24.08.20)
Yapmıyorum. Pandemiden önce de yapmıyordum. Istanbul’da toz yağıyor. Arabayı yıkattıktan 3 gün sonra yine aynı. Binersem de kirli biniyorum. Kafam rahat.
0
pass
(24.08.20)
normalde sürekli yıkattığım (şampuan ve cilasını benim vererek temizlettiğim) yer vardı fakat tam il merkezinde yeri, o yüzden artık dışını benzinlikte yıkatıyorum. içini kendim temizliyorum. rossmann'daki toz toplayıcı kullanıyorum öncelikle. harika toz topluyor. sonra süpürge ve mikrofiberle iç detay temizlik. meguiars ve sonax ürünleri kullanıyorum.
0
bisorumvargaliba
(24.08.20)
ima ettiginizin ic temizlik oldugunu dusunuyorum. arabada dezenfektan var, temas yuzeylerini onunla siliyorum ara sira.
0
sparkle kiddle
(24.08.20)
Normalde haftalık olarak yıkamaya veriyordum, yıkamadaki elemanlar covid'lyise arabanın içinde mikrop kalır diye vermiyorum epeydir, kendim temizliyorum.
0
roket adam
(24.08.20)
Dis yikamada sorun oldugunu dusunmedigim icin yikatiyorum. Pandeminin ilk baslarinda dusunemeyip icini de temizletmistim. Alirken dank etmisti ya virusluyse diye icim icimi yemisti bi posta da ben silmistim her yeri :D bi daha tovbe.

O yuzden disini temizletip icini mutlaka kendim temizliyorum. Baya evden uzatma sarkitip supurge indirmeli falan :d
0
invictae
(24.08.20)
Dis yikamayi istasyonda yaptiriyorum, ic temizligi ben yapiyorum.
0
msb
(24.08.20)
ilçe de yaşıyorum yapıyorum.
0
mikahakkinen
(24.08.20)
(9)

Bu ev bu fiyat eder mi?

mg3929
sbhttps://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-gozde-den-suadiye-de-bagdat-caddesine-yakin-2-plus1-kombili-425000tl-843931526/detay
0
mg3929
(23.08.20)
Eder diyorum. İhtiyacın olmayan yatirimlik paranız varsa
0
allah yazdiysa bozsun
(23.08.20)
Yatırımlık değil içinde oturulacak yalnız yaşayan erkek olarak
0
🌸mg3929
(23.08.20)
Son fotografta duvarda kabarma gordum. Onemli bir nokta. Evde kuf, nem vs olabilir aklinizda bulunsun.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.08.20)
Müteahhit ile förüşmeler devam ediyor demişler, 1-2 yıl içinde yıkılacak belliki. Param olsa alırdım
0
delikedidilimiyedi
(23.08.20)
+1 eder. fakat fotoğraflardan gördüğüm, tadilat gerektiriyor gibi.
0
ankarakecisi
(23.08.20)
Maalesef sirf suadiyede diye o paranin ustunu bile veren ciar. Elle tutulur tek yani suadiyede olmasi zaten. Asla almam.

Kentsel donusum olayi kesin olacak olsa o dairenib sahibi napar ne eder elinde tutar orayi, niye satip da ilerideki kardan olsun.
0
Kittie
(23.08.20)
Evi buraya koyduktan yarım saat sonra yayından kaldırdılar. Aldınız mı ne yaptınız :d
0
🌸mg3929
(23.08.20)
tayyip 10 bin tane afgan-suriyeli vs yerlestirir o semte de, o zaman o evin degeri 5te 1ine duser.
0
ubi dubium ibi libertas
(23.08.20)
İStanbul'un en yaşanılası mahallerinden biri, altın değerinde bi yatırım. Asla değer kaybetmez, bence alınabilir.
0
roket adam
(23.08.20)
(15)

Yurtdışında trafik kavgaları

black mamba
Yurtdışında yaşayan arkadaşlar yaşadığınız yerde de trafikte Türkiye deki gibi kavgalar oluyor mu? Günlük hayatın içinde şiddet bu kadar yaygın mı? Youtubeta bazı ülkelerdeki türkleri takip ediyorum. Kanada ve Almanya oldukça sakinmiş gibi geldi. Yoksa her yerde bu kadar şiddet var mı?
Yurtdışında yaşayan arkadaşlar yaşadığınız yerde de trafikte Türkiye deki gibi kavgalar oluyor mu? Günlük hayatın içinde şiddet bu kadar yaygın mı? Youtubeta bazı ülkelerdeki türkleri takip ediyorum. Kanada ve Almanya oldukça sakinmiş gibi geldi. Yoksa her yerde bu kadar şiddet var mı?
0
black mamba
(22.08.20)
Hahah çok daha fazlası var. Reddit'te roadrage, anormaldayinrussia, publicfreakout gibi bir sürü kanal var, oralarda her gün paylaşılıyor. Road rage diye aratırsan süper örnekler görebilirsin.
0
roket adam
(22.08.20)
Avrupa sakin
0
sunriseee
(22.08.20)
Bulunduğum memlekette daha hiç kavgaya denk gelmedim kimse inip kavga yapma derdine girmiyor
0
Boris
(22.08.20)
Road rage diye arat youtubeda
0
hot potato
(22.08.20)
Bati Avrupa sakin gayet, yaklasik 10 yildir hic kavga ya da tartismaya denk gelmedim, ustelik aktif arac kullaniyorum.
0
crown
(22.08.20)
Avustralya'da kirmizi isikta onceki arac hareket etmeze bile kornaya basmak dahi yasak. Bekleyeceksin. Kornaya basinca ceza yazan sistem o adami dövmene müsade eder mi?
0
icim urperiyor
(22.08.20)
kanada icin genelde sakin, korna bile cok nadir duyarsin. ama ayni zamanda muhite gore degisebilir, sakat muhitlerde bir iki defa arabadan inme noktasina geldim. aynisi amerika icin de gecerli diye dusunuyorum, nerelerde gezindigine bagli.
0
cooperr
(22.08.20)
ben bir sene fransa'da yaşadım bir korna bile duymadım. araç kullananlar da hep dikkatli ve kurallara riayet ediyorlardı.

internetten izlediğim kavga videoları rusya ve abd kaynaklı oluyor genelde.
0
biseysorcaktim
(22.08.20)
Rusya’da otomobil sigortaları kamerayı zorunlu tuttuğu için birçok arabada kamera var. Rus sayfaları takip ederseniz trafik kavgalarını, kazaları, sarhoşları falan çok görürsünüz.
0
pass
(22.08.20)
Ingiltere sikinti hem de cok sikinti, sebebi de malum. Sadece trafik olarak algilama genel olarak sokak ortami hakkinda fikir edinmek istiyorrsan : www.instagram.com
0
neck_and_neck
(22.08.20)
@neck malum olan sebep nedir?

Türkiye resmen bataklıkmış o zaman ya.
0
🌸black mamba
(22.08.20)
3 yildir fransa'dayim 3 kere kornaya bastim, basmadim.
Hatta kornaya basma yetim kaybolmus. Bugun saga donulmeyecek yolda motorcu en soldan saga onume kirdi ulan ne oluyo oldum, sonra anaa kornaya basayim dedim.

Oyle garip bir ortamki sola donmeye calisan birine yol verdim, cami indirip tesekkur etti :) kısacası buralarda yol kavgasi, korna, kurallara uymama cok az.
0
logisticsmanager
(22.08.20)
6 senedir avustralya'dayim, toplasan 10 kere korna sesi duymusumdur.
0
baldur2
(22.08.20)
amerikadayim, bulundugum bolgede iki araba yol kavgasi yapinca olay yarisa evriliyor, yani arabadan inme degil de kufurlesme, el hareketi vs gibi sonra da hizlanip yolu almaya calismaca; dusununce cok masum geldi
0
tiredpanda
(23.08.20)
refah içinde yaşayan toplumlarda gerilim daha az olur haliyle. Türkiye'de insanların çok gergin olduğunu duyup, görüyorum.

4 yıldır Almanya'dayım. 3-4 kere kaza, 10 kere falan da korna sesi duymuşumdur. trafik dışında günlük hayatta da hiç kavgaya da denk gelmedim. zaten birine saldırmanın yüklü miktarda para cezası var diye biliyorum.
0
a man alone
(23.08.20)
(8)

öfkelenmenin boyutu

sir gawain
diyelim ki yüksek tavanlı bir evden daha alçak tavanlı bir eve taşındınız ve perdelerinizi kısaltması için perdeciye verdiniz. verirken de üstüne basa basa perdeleri kesmemesini, içeri kıvırmasını söylediniz ki perdeleri tekrar yüksek tavanlı bir eve taşınırsanız kullanabilesiniz.perdeleri bir aldın
diyelim ki yüksek tavanlı bir evden daha alçak tavanlı bir eve taşındınız ve perdelerinizi kısaltması için perdeciye verdiniz. verirken de üstüne basa basa perdeleri kesmemesini, içeri kıvırmasını söylediniz ki perdeleri tekrar yüksek tavanlı bir eve taşınırsanız kullanabilesiniz.

perdeleri bir aldınız, adam perdeleri kesmiş. göstereceğiniz reaksiyonun boyutu ne olurdu?

-sinir krizi geçiririm. kavga çıkarmaya giderim.
-oturur ağlarım.
-canım sıkılır ama çok takmamaya çalışırım.
-alt tarafı perde, sağlık olsun der geçerim.

gibi..

buradan alacağım cevaplarla bir benchmarking yapacağım.
0
sir gawain
(22.08.20)
adam esnafsa perdeler pahalı ise tanıdık avukat varsa avukata arattır dava açacağını söyle yada sana değeri kadar yeni perde versin.
0
duyurukullanıcısı
(22.08.20)
kesinlikle aşırı bir öfke yaşarım içime doğru ve mutlaka en kısa sürede yüzyüze görüşmeye giderim ve yüzleştiririm onu perdelerle. bunun benim dünyamda ne kadar önemli bi ayrıntı olduğunu idrak etmesini sağlayacak bi konuşma yaparım. perde kumaşının bedelini talep ederim. adam gevşek gevşek davranırsa da avukatla geleceğimi söyleyerek korkuturum.

özetle çok ciddi bir sıkıntı bu benim için. hem de perde kumaşı pahalıysa. ucuzsa biraz küfürle geçiştiririm aslında sanırım.
0
foreignsilhouette
(22.08.20)
"Naptın abi, böyle mi konuştuk?" derim ama çok uzatmam.
0
epistemic_regress
(22.08.20)
Canım o kadar tatlı ki bir perde için veya bir esnaf yüzünden sıkamam onu.kendime neden beni çözemeyen biriyle iş yaptığım için bir kaç dakikalığına kızabilirim ama perde işte,zaten senelerce aynı perdeyi görmek istemem.
0
duptıs
(22.08.20)
Duptıs'a katılıyorum, iki metrelik kumaş parçası için sinir yapmam. Adamı arar konuyu anlatırım, düzeltmeye yanaşmazsa avukata falan arattırırım, baktım olmuyor salarım.
0
roket adam
(22.08.20)
Canım sıkılır, perdeciye de bunu belli ederim ama sonrasında avukatmış, kavgaymış falan uğraşmam. Kavga etmem için daha ciddi bi sebep lazım.
0
antihero
(22.08.20)
Perde kumasi asiri pahali bir sey, ben kizar bagiririm, kafana gore is yapiyosun diye.

Sonra cevap olarak dicek ki “abi/abla oyle cirkin olacakti ama o kadar ice kivrilmaz diye kestim ben”
Ben de derim “ee napcaz bana yeni perde mi alcaksin simdi??”

En azindan tadilat parasini vermem ya da cozmesini isterim bi sekil.
0
kuehles blondes
(22.08.20)
(16)

Bu riski alır mıydınız?

deveyidiken
Yıllardır yurt dışına yerleşmenin hayallerini kuruyorum. Gerçekten her yolu deniyorum ama hep önüme engeller çıktı. Çalışma izninden tutun, parasal sıkıntılara kadar birçok faktör buna hep engel oldu.Şimdi ise önümde bir seçenek var. Dil okulu ile İrlanda'ya gitmek. Bilindiği üzere (ya da bilmiyor d
Yıllardır yurt dışına yerleşmenin hayallerini kuruyorum. Gerçekten her yolu deniyorum ama hep önüme engeller çıktı. Çalışma izninden tutun, parasal sıkıntılara kadar birçok faktör buna hep engel oldu.

Şimdi ise önümde bir seçenek var. Dil okulu ile İrlanda'ya gitmek. Bilindiği üzere (ya da bilmiyor da olabilirsiniz) 6 ay dil okulu kaydı yaptırırsanız irlanda hükümeti size 8 aylık vize veriyor toplamda. Bu süreçte part time çalışma iznine de sahip oluyorsunuz. Tatil zamanlarına denk gelirse full time çalışma durumunuz da olabiliyor. Ayrıca bu süreci 8-8-8 şeklinde 24 aya kadar da uzatabiliyorsunuz.

Bu, işin İrlanda tarafı. Burada ise yaklaşık bir buçuk sene işsizlik çektikten sonra geçen Mayıs ayında popüler bir sosyal medya uygulamasında işe girdim. Maaşım klasik yeni mezun maaşı. İşim iyi ama beni tatmin etmiyor açıkçası.

Aylardır yemeden içmeden para biriktiriyorum bu hayalimi gerçekleştirmek için. Liranın değersizliği süreci zorlaştırsa da, damlaya damlaya göl olmaya başladı.

Ayrıca oraya gittiğimde her ne kadar ilgili izinlere sahip olacak olsam da, garanti bir iş durumum yok. Yani bir tanıdığım vs olmayacak bana yol gösterebilecek. İş bulmam, tamamen benim çabalarıma bağlı olacak. Yani oraya gittiğimde ilk 1-2 ay biraz sıkmam gerekecek kendimi, iş bulana dek.

Siz olsanız ne yapardınız bu durumda? Şu düşündüğüm şey delilik mi, yoksa denenebilir bir risk midir?

Görüşlerinizi merak ediyorum. Bu planımın şu an için değil, pandemi sonrası için olduğunu da ayrıca belirteyim.
0
deveyidiken
(22.08.20)
bir saniye bile düşünme, git.

baktın olacak gibi değil geri dönersin. zaten burada asgari maaşa yakın bir şey alıyorsundur, ne yaparsan yap o parayı kazanırsın. yirmili yaşlarımla ilgili en büyük pişmanlığım bu ülkede bir geleceğin olduğu hayaline kapılmak oldu.
0
sir gawain
(22.08.20)
bir saniye bile düşünme, git. +1
0
put it in your appropriate place
(22.08.20)
bir saniye bile düşünme, git. +84

en az 83 kisi bulurum islak imza atacak
0
hewit
(22.08.20)
işler pek düşündüğünüz gibi gitmeyebilir. heves kırmak istemem ama dil okulu fazla mantıklı bir seçenek değil. yasal olarak çalışma hakkınız var ama size iş verenler genelde araplar oluyor. yarı fiyatına çalıştırıyorlar. ev fiyatları ayrıca çok uçuk. paylaşımlı odalarda 4 kişi uyurum diyorsanız bir nebze olabilir. irlanda'da fb, google gibi dev firmalar var. başka it işleri de çok. türkçe bilen insan da arıyorlar ama oturum izni olmayanlarla uğraşmak istemiyorlar. hali hazırda oturumu olanları tercih ediyorlar. mümkünse işi bulup öyle gitmek çok daha iyi bir fikir olacaktır.
0
anarsika
(22.08.20)
Saatlik ücret minimum 10.10 euro zaten. PPSN olmadığı zaman o dediğinizi yapıyor bazı yerler. Genelde birçok yer PPSN istediği için yasal olarak düşük ücrete de çalıştırmayacaktır.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
Diyelim ki 2-3 yıl bu dediklerin oldu. Sonraki yılları da anlatsaydın ona göre bir cevap verebilirdik.
0
melonsucker
(22.08.20)
Buradaki 2-3 yıl sonramı bilmediğim gibi, onu da bilmiyorum :) Ama Ankara Anlaşması (İngiltere'dekinden farklı) bir seçenek olabilir gibi duruyor. Tabii bunun için de kritik nokta part time işi bulabilmek.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
keşke öyle olsa, ppsn'ye o kadar anlam yüklemeyin. pratikte işler öyle yürümüyor.
0
anarsika
(22.08.20)
Yani dedikleriniz doğru olabilir, ama gidip de pişman olanı da görmedim. Bu da ayrıca bir detay. Bir yandan da diyorum ki burada oturup iş arayınca kimse benim ayağıma işi getirmiyor. Adım atmadan hayatın bana ne getireceğini de bilemiyorum.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
Benim de yaklaşımım o yönde zaten. Şu an gayet ağırdan alıyorum, çünkü bir işim var. Para da biriktirmeye devam edeceğim elimden geldiğince. Baktım gidişat iyi, her şey düzeldi, ondan sonra adım atma taraftarıyım. Tabii bu biraz zaman alabilir ama sürekli takipte olacağım.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
Sayın hocam, yıllarda "yurt dışına yerleşme" hayali kurmak yerine, yurt dışında aranan bir iş için uğraşmalıydınız. Dil kursuyla yurtdışına gidip en dip işleri yapmaya çalışıp hayat kurmak, açıkçası aklıma yatmıyor, devamı belli değil çünkü.
0
roket adam
(22.08.20)
Güzel söylüyorsunuz, ama o dediğiniz işler benim ilgi alanıma girmiyordu. Yani yazılım, mühendislik vs. (bu işleri çoğaltabiliriz) okuyabilirdim ama merak + kabiliyet olmayınca, olmadı. Yapacak bir şey yok. Yoksa mesela yazılımcı olmak iyi olurdu, güzel yerlere gelebiliyor insanlar.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
Dil okuluyla yurt disina gidip part time is yapacaksaniz size onerim daha Turkiye'deyken barmenlik ve/veya baristalik sertifikalari alin. Nispeten daha iyi maasa, daha duzgun yerlerde ise girersiniz. Tabi bunun icin Ingilizce de biliyor olmaniz lazim, dil okulunu sirf yurt disina cikabilmek icin okuyacaginizi varsaydim.

Yoksa muhtemelen restoranda masadan kirli tabaklari mutfaga goturen, ya da getirilen kirli tabaklari yikayan bulasikci olarak baslamaniz yuksek olasilik.

Bir de zamanlamaniz da onemli, pandemi gecmeden gelirseniz is bulmaniz mucize olur, hemen tum mekanlar kapali ya da kisitlanmis saatlerde calisiyorlar. Mevcut calisanlari bile su an zor calisiyor.
0
crown
(22.08.20)
Baristalık için öyle bir düşüncem oldu ama Youtube'da bazı Türkler (orada yaşayan) Türkiye'den alınan belgenin geçerli olmadığını, İrlanda'da bunu yapmanın daha doğru olduğunu dile getirmişler.

Dediğiniz gibi, bu durumda yapabileceğim işler kitchen portlerlık ya da garsonluk vs. olabilir.

Haklısınız. Şu an hiç doğru bir zaman değil. Kaldı ki kurslar bile şu an online'dan işliyor.

Ayrıca şu an B2 civarı bir ingilizce bilgisine sahibim.
0
🌸deveyidiken
(22.08.20)
İrlanda dil okulu ile ilgili blog'lara ve Youtube videolarına bakmanızı tavsiye ederim. Okulların değil, birebir deneyimleyen kişilerin yazı/videoları olmalı. Bir tanesinde iş bulmanın o kadar da kolay olmadığı yazıyordu. Ayrıca uçaktan vizeye, sağlık sigortasına dikkate almadığınız harcamalar olabilir. Paranızı ve hedefinizi buna göre ayarlayın derim. didemkose.com

24 aya uzattığınızda bile yarı zamanlı çalışma olacaksa yine paraya ihtiyacınız olacak.

Önerim şu anki işinizde en az 3 sene çalışın ve diğer tüm ülkeleri araştırın, örneğin üniversite eğitiminin ücretsiz ve İngilizce olduğu ülkeler olabilir. Bu işinizde çalışın dememin nedeni de bir şekilde geri dönerseniz CV'nizde kısa çalışma süresi işverenler tarafından pek iyi görülmüyor. Ayrıca burada dilinizi ilerletirseniz, oradayken internet üzerinden işinizle ilgili şeyleri yapma olanağınız olabilir.

Bu bahsettiğim sürede de dilinizi B2 seviyesine getirirseniz oradayken iş başvuruları da yapabilirsiniz.
0
kaset
(22.08.20)
İrlanda’daki ankara anlaşması böyle işliyormuş. youtu.be
0
🌸deveyidiken
(23.08.20)
(17)

Atom bombesi lambası

m4a1
Ben şöyle birşey yaptım eğlencesine. Youtubede çıkmıştı karşıma e yapılır bu dedim denedim, bu çıktı. Etrafımdaki insanların bazılarıysa “Ne ki bu” “ne şimdi bu” falan dedi, hiç anlamayanlar var. etrafımdaki insanlar mı denyo, cidden bişeye benzememiş mi kafam karıştı bir yandan... Ne diyosunuz?
Ben şöyle birşey yaptım eğlencesine. Youtubede çıkmıştı karşıma e yapılır bu dedim denedim, bu çıktı.
Etrafımdaki insanların bazılarıysa “Ne ki bu” “ne şimdi bu” falan dedi, hiç anlamayanlar var.

etrafımdaki insanlar mı denyo, cidden bişeye benzememiş mi kafam karıştı bir yandan...

Ne diyosunuz?
0
m4a1
(22.08.20)
bence gayet güzel olmuş. yalnız atom bombasından çok ramazan pidesine benzemiş ama olsun :d
0
birmilyonunvarmi
(22.08.20)
cogiyi
0
buenosdias
(22.08.20)
Malzeme tanıma değerlendirme açısından iyi olmuş fakat bana göre de estetik değil, çok olumlu tepki vermezdim
0
freebird5406_2
(22.08.20)
ne ki bu?
0
etna
(22.08.20)
Ramazan pidesi +1

Benim hoşuma gitti.
0
alfred
(22.08.20)
Etrafında da üç beş ölü insan şekli olsaydı önemi ve manası daha anlaşılırdı .
0
Erva
(22.08.20)
Pide güzel akdksk
Bide uzaktan koyayımda kurtulur pidelikten belki.

Bozup yeniden yapıcam zaten ama bu kadar pide olmasını beklememiştim.

eksiup.com
0
🌸m4a1
(22.08.20)
boyun kısmını biraz uzun tutup kafa kısmını biraz daha yayvan bombeli yapabilirdin
0
duyurukullanıcısı
(22.08.20)
Niye pide dediniz ya. İlk gördüm çok güzel, şimdi sadece pide görüyorum
0
kisa
(22.08.20)
Güzel olmuş ama ben de atom bombası patlamasindan ziyade volkanik patlamaya benzettim, sonuçta patlama kısmı bariz bence :D
0
superfluid
(22.08.20)
hangi malzemelerle nasıl yaptınız merak ettim. uzaktan fotosu gayet iyi duruyor, yakından bakılınca sıkıntılı biraz :D bir de uzun ince kısım biraz kalın olmuş inceltirseniz daha çok benzer diye düşünmekteyim.
0
rose parks
(22.08.20)
Karnabahara benzemiş.
0
Avoiding The Puddle
(22.08.20)
Hahah ben de kebapçılardaki balon lavaşa benzettim, karnım acıktı sanırım.
0
roket adam
(22.08.20)
Pide diyenler açlar büyük ihtimalle. Gayet iyi gözüküyor.
0
adivar
(22.08.20)
bu haliyle güzel ve orjinal görünüyor.
onun ışığı kapaliyken ve gündüz gözüyle nasıl görünüyor?
0
biseysorcaktim
(22.08.20)
Işık kapalıyken rezalet ötesi :)
0
🌸m4a1
(22.08.20)
güzel olmuş beğendim, ben de yapmak istiyorum.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(22.08.20)
(3)

Ozel Saglik Sigortasi?

nurigagarin
Selamlar,Oncelikle her seyi okudum, hem burada hem sozlukte, herkes ya oo super harika demis ya da yerin dibine sokmus. Simdi soyle soyleyeyim, Istanbul'da yasiyorum, yabanci bir firma icin calisiyorum, sgk falan yok, kendim icin ve esim icin (yabanci) bir ozel saglik sigortasi yaptirayim diyorum.An
Selamlar,

Oncelikle her seyi okudum, hem burada hem sozlukte, herkes ya oo super harika demis ya da yerin dibine sokmus. Simdi soyle soyleyeyim, Istanbul'da yasiyorum, yabanci bir firma icin calisiyorum, sgk falan yok, kendim icin ve esim icin (yabanci) bir ozel saglik sigortasi yaptirayim diyorum.

Anadolu sigorta ve Allianz dikkatimi cekti. Allianz in kendi cagri merkezinden aldigim teklif sigortam.net ten aldigim teklifin 3 kati, bu nasil oluyor ben anlamadim.

Bir de' tek kisi icin aylik 250 lira dan fazla vermeyeyim diyorum, yani senelik 3,000.00 TL odeyeyim diyorum, cok mu optimistim, butcemi arttirmam mi lazim?

Bir de Allianz iyi midir, yoksa Anadolu sigorta mi daha iyidir?

PS: Bir de bu paket isimleri nedir allasen, lan!?
0
nurigagarin
(21.08.20)
Iyi doktorlar allianzli hasta kabul etmez, cunku allianzin hastasi coktur ugrasmak istemezler, normal grip icin fln giderim ilcemin hastanesine derseniz allianz iyidir
0
eja
(21.08.20)
İlk cevabı dikkate alma lütfen. Doktor hastasını seçemez, saçmalamış arkadaş.

Söylediklerin büyük şirketler ve doğal olarak da muayene ücretlerinde indirim oranları daha fazla oluyor. Yalnız o paraya bireysel poliçe bulman zor.

Acıbadem sigortadan da bir teklif alabilirsin. Fiyatı daha uygundur.
0
kumulatifvergimatrahi
(21.08.20)
Özel sigortam var, benzer bir pozisyonda sayılırız. Hocam özeller paket paket çok değişiyor (bende anadolu elit plus var, memnunum) ama yerinde olsam dışarıdan sgk'yı da öderdim. Zira kanser vs gibi büyük bi olay olduğunda bu abiler birden kapsam dışı bırakabiliyorlar bir şeyleri, ilkini atlatırsın mesela remisyonda kapsam dışı kalır, çok büyük paralar dönüyor kapsam dışı bırakma muhabbetinde.
0
roket adam
(21.08.20)
(3)

Çamaşır makinemiz kötü mü?

jacque
https://www.arcelik.com.tr/kurutmali-camasir-makinesi/8050-yki-kurutmali-camasir-makinesiLinkteki makineyi aldık ama seneye evleneceğimiz için değiştirme şansımız var. Bize gayet iyi görünmüştü ama sonradan enerji performansının sadece A olduğunu fark ettim.Çamaşır makinesini ayrı kurutma makinesini
www.arcelik.com.tr

Linkteki makineyi aldık ama seneye evleneceğimiz için değiştirme şansımız var. Bize gayet iyi görünmüştü ama sonradan enerji performansının sadece A olduğunu fark ettim.

Çamaşır makinesini ayrı kurutma makinesini ayrı almak istemedik çünkü oturacağımız ev henüz belli değil ve merkezdeki bütçemize uygun evler genellikle küçük oluyor.

Herkes A+++ falan önerirken sadece A makine almak çok mu yanlış olmuş?
0
jacque
(21.08.20)
A+++ ürün A'ya göre yaklaşık %60 tasarruf sağlar. Çok sık kullanacaksanız çok fark yaratabilir.

Ayrıca arçelik değil de Bosch ürünleri daha sağlam, bizim evdekiler 20 sene falan dayandı.. çeyiz paketi adınsa hediyeli ve indirimli ürünleri de var başka marka alabilirseniz. Tabii yıkama kurutma aynı makinede ürünleri ne kadardır bilemiyorum.
0
mor.inek
(21.08.20)
Bence uzun süre kullanmayi dusunuyorsaniz, evet. Çünkü bu teknoloji hızlı ilerliyor ve yakinda a+ bile eski kalacak.

Bu arada 20 sene onceki makine ile şimdikiler cok farklı. Su saatten sonra hicbir firmanin umrunda degil 20 sene dayanip dayanmamasi, parca garantisi bile 10 yil. Internete yazarsaniz bosch, siemens gibi firmalarla bile sıkıntı yasayan yuzlerce insan bulabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(21.08.20)
Bizde aynısı var sanırım. Gayet iyi makina, oldukça memnunuz. Zaten A+++ kurutmalı çamaşır makinası sanırım yok, kurutma çok elektrik yaktığı için enerji sınıfını da düşürüyor.
0
roket adam
(21.08.20)
(4)

sabiha gökçenden başakşehire

goodenuff
merhaba,yaklaşık 2 hafta sonra istanbula gideceğim. sabiha gökçen havalimanından, başakşehir taraflarına nasıl gidebilirim? ulaşım hakkında bilgim yok, başka şehirden geleceğim. ayrıca istanbulkart falan çıkarmam gerekiyor mu? para geçerli oluyor mu? en ucuz nasıl giderim, yardımcı olursanız sevinir
merhaba,

yaklaşık 2 hafta sonra istanbula gideceğim. sabiha gökçen havalimanından, başakşehir taraflarına nasıl gidebilirim? ulaşım hakkında bilgim yok, başka şehirden geleceğim. ayrıca istanbulkart falan çıkarmam gerekiyor mu? para geçerli oluyor mu? en ucuz nasıl giderim, yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler.
0
goodenuff
(21.08.20)
500t ye bulaşırsanız evet 3 saat ki zaten 500t ye önce bir ulaşmanız gerek. ben olsam e3 veya havabus ile avrupa yakasına hızlıca geçer ki trafik zamanı değilseniz 1 saat bile sürmez bu geçiş, transit gidiyorlar çünkü. sonra da kavacık veya taksim e vardıysam oradan başakşehir e gidiş rotası çizerdim. ben avrupa yakasını bilmediğim için o kısma yardımcı olamadım.

edit: havabus nakit çalışıyor, ama diğer otobüs ve metro vs. için istanbul kart edinseniz iyi olur, muhtemelen havaalanında satışı vardır.
0
surprise
(21.08.20)
Eğer bileti değiştirme imkanın varsa yeni havalimanına in derim. Belirttiğiniz iki mesafe arasında toplu taşımayla minimum 3-4 yol saat var.
0
roket adam
(21.08.20)
Havabüs ile istanbul havalimanına geçmek mantıklı olabilir, oradan başakşehire yine havabüs vardır sanırım, pahalı olur yüksek ihtimal ama rahat olur.

Taksime giden havaş'a binerseniz taksimden başakşehire otobüs olabilir.
0
atom karincanin torunu
(21.08.20)
havabüsle taksim, oradan başakşehir'de gideceğiniz yere göre 89c, 79t gibi iett otobüsleri var. mobiett uygulamasından bakabilirsiniz.
istanbulkartı havalimanındaki biletmatiklerden alabilirsiniz.
havabüslerde hem nakit hem istanbulkart geçerli, kartla bir kaç lira daha ucuz sanırım. iett'de sadece istanbulkart geçerli.
0
siyah gece
(21.08.20)
(4)

Video konferans için neler almalı?

starborn
Merhabalar,Ofiste toplantı salonuna fiyat&performans oranı iyi bir video konferans sistemi kurmak istiyorum; ancak logitech'in filan sistemleri gereksiz pahalı geliyor. O yüzden aklımda şöyle bir şey var:- Video konferans, toplantı odasına taşınacak bir laptop aracılığı ile gerçekleştirilecek.- Bilg
Merhabalar,

Ofiste toplantı salonuna fiyat&performans oranı iyi bir video konferans sistemi kurmak istiyorum; ancak logitech'in filan sistemleri gereksiz pahalı geliyor. O yüzden aklımda şöyle bir şey var:

- Video konferans, toplantı odasına taşınacak bir laptop aracılığı ile gerçekleştirilecek.
- Bilgisayarı HDMI ile duvardaki bir televizyona bağlayarak görüntüyü oraya yansıtacağız.
- Laptop kamerası yerine, tripod ile ayakta duran, daha kaliteli bir kamera alacağız.
- Masanın iki tarafında oturan insanların sesleri daha iyi gitsin diye iki farklı mikrofon bağlayacağız.

Şimdi sorularım:

1) Memnun kaldığınız iyi bir kamera var mı?
2) Bilgisayara iki mikrofon bağlanabilir mi? Eğer evetse, nasıl?
3) Bilgisayara bunca şeyin bağlanması, her videokonferans öncesinde çok sıkıntı yaratır mı? Yani kabloların takılması vs. özelinde değil ama sorun çıkma ihtimali artar mı?

Şimdiden teşekkürler.
0
starborn
(21.08.20)
Laptop kamerası yerine, tripod ile ayakta duran, daha kaliteli bir kamera alacağız.

bu kısım için alacağınız kameranın laptop'a bağlanıp webcam vs olabilme özelliğine iyi bakın.
0
jugador
(21.08.20)
Sayın hocam bana kalırsa uğraşmayın derim, teorik olarak dediklerin mümkün olmakla birlikte o bilgisayarın dertleriyle uğraşmak bile bi sıkıntı kaynağı. Bir sürü insan gelip USB'den sunum falan takacak, bilgisayar saçma sapan bi hale gelecek, sonra bi gün önemli bi konferans varken windows update gelecek, müdürler parasını verseydin keşke de bizi rezil etmeseydin diye sana çemkirecek. Jabra'nın, Poly'nin çok güzel konferans setleri var, direkt set olarak alın geçin derim.
0
roket adam
(21.08.20)
Hdmi temiz çıkış veren bir kamera almanız lazım, çoğu kamera direkt hdmi üzerinden kayıt desteklemediği için ekran üzerinde bir takım veriler (shutter, iso, batarya) bırakır, ekrandaki herşey kapatılabilenlere clean hdmi out denir.

Bir hdmi capture kartına ihtiyacınız var bu kamerayı bilgisayara bağlayabilmek için. (Canon bazı modellerini direkt olarak usb üzerinden görüntü aktarma firmware'i vermişti bu yakınlarda, bu tip bir kamera da kullanabilirsiniz)

Bilgisayara birden fazla ses girişi sağlayan ses kartları var, harıcı yarı profesyonel ürünler. 4 girişli (ve dolayısı ile preamplı) bir ses kartı aldığınızda 4 mikrofon bağlayabiliyorsunuz ayrı ayrı. Konferans yazılımlarına da bu harici ses kartını ses kaynağı olarak gösterebiliyorsunuz. (kimi modellerin birden fazla kulaklık çıkışı da vardır işinize gelebilir)

Tüm bunları uygulamaktansa konferans için üretilmiş üzerinde birden fazla omni mikrofon olan (ve gürültü engelleyici teknolojileri olan) bir kaç kamerası olan cihazlara yönelmeniz çok daha makul olabilir amaca yönelik olarak.
0
hedep
(21.08.20)
Jabra urunleri +1

Bi de aynali filan ayakli kameralar var.

Parasini verip konferans sistemi alin. Bir de herkes kendi laptopunu baglasa olmuyor mu, niye laptop aliyorsunuz? O gereksiz
0
kuehles blondes
(21.08.20)
(12)

telefondan müzik dinlemeye para vermeyenler

Tochinoshin
nasıl dinliyorsunuz? root'suz arka planda youtube açan tarayıcılar 2-3 şarkı sonra duruyor. baya araştırdım ama reklamsız bir yolu yok gibi. soundcloud kalıyor ondan liste oluşturacağım çözüm bulamazsam.
nasıl dinliyorsunuz? root'suz arka planda youtube açan tarayıcılar 2-3 şarkı sonra duruyor. baya araştırdım ama reklamsız bir yolu yok gibi. soundcloud kalıyor ondan liste oluşturacağım çözüm bulamazsam.
0
Tochinoshin
(21.08.20)
YouTube vanced
0
baldur2
(21.08.20)
Öğrenciyseniz apple music 6 ay bedava. sonrasında ayda 7 lira.
0
bahoho
(21.08.20)
Spotify a para veriyorum da aile aboneliği paylaşımlı olduğu için 6 ayda 24 lira mı ne
0
senolll
(21.08.20)
Merhaba,

Bilmiyorum belki kızacaksınız ancak müzik servisleri bu kadar ucuzken artık bundan da kaçmak bana çok ölücülük geliyor.

Diğer yazarlar belirtmiş zaten, ayda 5-7 lira gibi rakamlara bir servise abone olabiliyorsunuz. Evet, YouTube kadar geniş değil bir çoğu ancak mesela Spotify'da bulunmayıp YouTube'da olan gerçekten çok niş şarkılar... Eğer derdiniz bu şarkılarsa, root'dan bahsettiğinize göre Android telefon kullandığınızı varsayıyorum, bu niş şarkıları bir şekilde telefonunuza atın gitsin...
0
susamli cubuk
(21.08.20)
bunun sonu yok. google falan gerizekalı değil. ufak ufak tüm bu arkaplanda açan tarayıcıları falan işlevsiz hale getirmek için gerekli önlemleri alıyorlar ve bu önlemler işe yarıyor. giderek daha da saçma sapan işler yapmak zorunda kalıyorsunuz.

netflix ve spotify'ın müzik ya da video dağıtım başarısı çok önemli ama asıl başarıları, söz konusu medya dosyalarını download edemiyor olmanız.
0
co2s2
(21.08.20)
2020 yilinda 50 yillik sarkilari dinlemek icin niye para veriyoruz baba?
0
baldur2
(21.08.20)
co2s2 haklı. Google sürekli bunlarla uğraşıyor maalesef kalıcı çözüm sunan bi ürün yok.
0
roket adam
(21.08.20)
Şarkı evreni diye bir app var play storeda. YouTube tan bir video seçip ses dosyası olarak indirilebiliyor. Yani benim gibi 40 yılda bir yeni bir şarkı indirdigin bir liste üzerinden müzik dinliyorsan pratik. Ama ikide bir indir vs. uğraşır mısın bilmem, gerçi ugrastiracak bir şey de yok arama kısmına şarkıcı şarkı ismi girip indiriyorsun işte.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.20)
@baldur2 telif sahibi bu şarkı bedava demediği sürece para vermek zorundasın, bedava dese bile sana ulaştırılmasının da maliyeti var bunu ödemek zorundasın, baya basit bir şey bu.

Youtube Vanced nasıl çalışıyor emin değilim ama ses kalitesinden ödün verildiğine ve video'yu arka planda oynatma yöntemi uygulandığından tüketilen enerji ve kotaya değecek bir şey değil bence, bunun yerine torrentten diskografileri bulup istediğiniz albümleri indirip mp3 olarak dinleyin derim.

Bugün aile üyeliği ile senelik 55 lira maliyeti bu şekilde kurtarabilirsiniz.
0
atom karincanin torunu
(21.08.20)
beğen, indir telefona olsun bitsin. bana da müzik servisine para vermek tuhaf geliyor. tabi sevdiğim müzik türü çok dar. müzik hayatınızda önemli bir yer işgal ediyor, falanca program bana güzel şeyler önersin diyorsanız o zaman o paraları vermekten başka yol yok.
0
orijinal nick bulamadim
(21.08.20)
bilgisayardan telefona atıyordum ama pandemiden önce telefonu değiştirdim. evde de çoğunlukla bilgisayardan müzik dinlediğim için sadece 40-50 tane şarkı attım. gece yatarken telefondan dinliyorum onun için spotify'da liste oluşturdum, geçme hakkı sınırlı ve reklam var tabi.
0
black holes in the sky
(21.08.20)
telefonda belirli bir müziği dinlemeye niyetlendiysem eski kafa olarak atıyorum mp3 playlistimi. 20 senelik arşiv olunca malum. ama pek güncelleyemiyorum. ama telefonda müzik dinlemek isteyince elim hep radyolara gidiyor.
0
morcivert
(21.08.20)
(4)

Cruise Control’de frenin şişmesi

pass
Daha önce böyle bir şey geldi mi başınıza? 170-180’lerde sabitlediğim zaman 10 dk sonra fren taş gibi oluyor. Birkaç pompalamada ya da sert basınca düzeliyor. O sırada fren işlevsiz tabii. Sebebi nedir sizce? Seat Toledo 5-6 yaşında.
Daha önce böyle bir şey geldi mi başınıza? 170-180’lerde sabitlediğim zaman 10 dk sonra fren taş gibi oluyor. Birkaç pompalamada ya da sert basınca düzeliyor. O sırada fren işlevsiz tabii.

Sebebi nedir sizce? Seat Toledo 5-6 yaşında.
0
pass
(21.08.20)
Bu ara bunu bir kaç kez duydum.hepsi vw grubu araçlar.muhtemelen donanımsal bir problem ama klasik olduğu üzere vw bunada kullanıcı hatası der.acil iyi bir servise gidin.muhtemelen hatalı bir sensor var.

Üstüme vazife olmadan şunu söylemek isterim,bu araçla 170-180 le üstüne birde cc ye almak çok tehlikeli bir davranış,canınıza kastetmişsiniz gibi.
0
duptıs
(21.08.20)
3 küsür yıldır vw grubu araçlara biniyorum. cruise control'ü çok sık kullanırım böyle bir şey başıma gelmedi.
0
co2s2
(21.08.20)
Hocam kesinlikle bir terslik var. Alt sınıf bi araçla 170 basma konusu ayrı bi tehlike ama şu anda anlattığın şeyi acilen bi servise götür göster derim.
0
roket adam
(21.08.20)
o hizda o arabayla cruise ile gidecek kadar cesursan hic elleme bence servise falan gitme.
0
alperz
(21.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.