Şu dünyada en çok saygı duyduğum insan gruplarından biri, düzenli olarak spor yapma disiplini kazanmış insanlar olabilir.Yoğun çalışma şartlarıyla birlikte bunlara eklenen kültürel ve sosyal faaliyetler sonucunda spor yapmaya neredeyse hiç vaktim kalmıyor. Sabahları spor yapmak için nasıl erken kalk
Şu dünyada en çok saygı duyduğum insan gruplarından biri, düzenli olarak spor yapma disiplini kazanmış insanlar olabilir.
Yoğun çalışma şartlarıyla birlikte bunlara eklenen kültürel ve sosyal faaliyetler sonucunda spor yapmaya neredeyse hiç vaktim kalmıyor. Sabahları spor yapmak için nasıl erken kalkabiliyorsunuz, hafta sonunuzun bir kısmını nasıl spora ayırabiliyorsunuz? Gerçekten motivasyonunuz ne, çok merak ediyorum.
0
fragile lady (07.03.18)
tamamen keyif almak. keyif alarak yaptığın her şey için bir şekilde imkan ve zaman yaratabilirsin.
sabah 6 da kalkıp işe giden ve akşam 20:30'da evde olan biriyim. hafta içi 3 hafta sonu 1 ya da 2 defa spora gidiyorum.
hafta içi spordan eve gelmem en erken 23:00. gel duş al,ufak tefek bişeyler ye derken saat 12'yi geçiyor. sabah tekrar kalk işe git...
spora gitmediğim günler pişmanlık duyuyorum. gittiğim zaman kendimi sağlıklı ve enerjik hissediyorum. bu da bana keyif veriyor. üzerine de çalışmanın karşılığı olarak vücuttaki değişimi de görebiliyorsan bu keyif katlanıyor.
keyif almak, sağlıklı ve enerjik olmak ilk sayabileceğim sebeplerden.
0
eeb
(07.03.18)
her bir eylemin elbette alternatif maliyeti olacaktır düsturundan hareketle ezcümle asosyalliği artırıyoruz. Akşam iş/okul çıkışı spor yapanlar örneğinde olduğu gibi ya sporunu yapacaktır ya da etkinliğe vs. katılacaktır. İkisi bir arada olmaz maalesef. Aynı durum hafta sonu etkinlikleri için de geçerli. Hele bu spor motivasyonuna diyet motivasyonu da eklenirse bu hareket alanı daha da daralır ya da kişisel çözüm arayışlarını ortaya çıkarır.
NOT: İkisi bir arada olmaz derken aynı gün olmaz demek istedim elbette, yoksa daha rasyonel bir davranışla atıyorum haftanın 4-6 günü sporu tercih edip 1-3 gün de dışarıda takılma daha uygun bir yaşam tarzı olabilir. İkinci bir nokta da özellikle ağırlık çalışanlar için sabah erken kalkma gibi bir motivasyon genelde yoktur, günün ilerleyen saatleri ağırlık kaldırma için dhaa uygundur/tercih edilir.
0
candanag
(07.03.18)
valla ben son 1 yıldır haftada 2 gün sabah 2 saat önce kalkıyorum spor için.
şöyle oldu: aslında asla spor yapamıyordum, diyet de yapamayınca aşırı irileştim. sonra sevdiğim bir spor buldum. keyif aldığım için spor gibi gelmedi yaptım. bu sırada fiziğim baya topladı, artık bırakırsam bi anda yuvarlanıcam diye korkumdan düzenli gidiyorum.
0
lcha
(07.03.18)
Birincisi, alışkanlık. Küçüklükten beri spor hayatımın hep içindeydi, yaşam tarzı haline geldi. Spor yapmadığım donemlerde kendimi kötü hissettim hep. İkincisi, sporun sonuçlarını bizzat deneyimliyor olmak. Fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak. Vücudunu tanıyorsun, neler yapabileceğini görüyorsun, limitlerini biliyorsun, güçlendiğini hissediyorsun. Üçüncüsü, psikolojik. Spor yapmak mutlu ediyor. Yorucu bir iş gününün sonunda spor yaparak rahatlıyorsun. Tatmin oluyorsun. Kendine güvenin artıyor. Dördüncüsü ve benim aslında en büyük motivasyonlarımdan biri: yaşlanınca sağlıklı bir yaşlı olmak, iki güne bir hastanelerde sürünmemek.
Gibi şeyler...
0
peggy
(07.03.18)
Haftada 3 gün boksa gidiyorum birkaç yıldır. Pek zevk almıyorum, ilk başlarda iradeli olursan bir süre sonra alışkanlık oluyor ve başladığın zamanki kadar zor gelmiyor
0
yavru tosun
(07.03.18)
Düzenli egzersiz yapılması vücudun seratonin salgısını arttırmaktadır. Bir süre şartları zorlayıp düzenli spor yapan insan, seratonin ihtiyacı nedeniyle spora bağımlı hale gelmekte, spor yapamadığı zamanlarda kendini huzursuz hissetmektedir.
Yani önemli olan o 'şartları zorlama süresi'nin aşılması.
@camussar'ın söylediğine bir ek yapayım. Body modivasyon sahibi biri olmalıdır. Aksi taktirde birbirinizi itmez, çekersiniz.
0
oguz altun
(07.03.18)
ben keyif alıyorum,motivasyonumda spor yaptıkça şekle giren vücudum
herkese merhaba,ben yine çok garip hissediyorum ve daha fazla dibe çökmeden bir duyuru açmaya karar verdim.zaman ayıran herkese çok çok teşekkürler.olay şöyle:şirket herkese yüksek bir prim verdi. kutlama yapmak niyetli bir şey sayılır.bunun karşılığında düşük zam yaptı. ve 6 ay sözleşme imzaladı.sö
herkese merhaba,
ben yine çok garip hissediyorum ve daha fazla dibe çökmeden bir duyuru açmaya karar verdim. zaman ayıran herkese çok çok teşekkürler.
olay şöyle:
şirket herkese yüksek bir prim verdi. kutlama yapmak niyetli bir şey sayılır. bunun karşılığında düşük zam yaptı. ve 6 ay sözleşme imzaladı. sözleşmesi bu ay bitenler peş peşe istifa etmeye başladılar. sevdiğim bütün herkes gitti, gidiyor.
çocukken dayımla birlikte çalışıyorduk. o işten çıktı. ben kaldım. o zamandan beri sevdiğim biri işten çıkınca sanki o kişi ölmüş gibi hissediyorum. hatta işten çıkanlara, rahmetli x bey diyorum. şirket içi de böyle bir jargon oluştu.
- herkes gidince benimde rahat olan işlerim sıkışacak gibi geliyor (bencillik) - işe gelesim azaldı. yeni yeni insanlar türüyor. tekrardan samimi olmak vs. uzun iş gibi geliyor - iş arayasım iş değiştiresim pek yok ama sürü psikolojisi etkili oluyor sanırım. - samimi olduğum grup gitti. kalanlarla aram pek iyi değil ama onlar beni pek seviyor nedense. sürekli hamburger yemeye çağırıyorlar ama diyabetim var. bunu bir bahane olarak kabul etmiyor dingiller. - gidenler de benim patron yalakası vs olduğumu düşünüyorlar sanırım. böyle bir kaç ima duydum. - bir kişi de, sen zaten kal kolay kolay iş bulamazsın filan dedi.
çalışma motivasyonum kalmadı. ne yapacağımı hiç bilmiyorum :(
dipnot: işimi pek sevmiyoruma ama maaşım iyi ve çok rahatım. üstelik tüm sağlık giderlerimde karşılanıyor
iş yerindekilerle kanka olmak zorunda değilsin; işini yap ve sosyal hayatını ayrı tut.
ayrıca 'de'nin yazımı kurallarına zaman ayırman lazım.
0
fragile lady
(07.03.18)
iş rahatlığı,maaşın iyi olması ve sağlık giderleri bulunmaz nimet. bunların dışında ciddi bir mobbing varsa iş yerinin kötülüğünden bahsedilebilir. siz de böyle bir şey yok. kişisel tercihlerinize saygı duymayan insanlarla yemeğe çıkmayın onlar da bir çağırır iki çağırır üçüncü de çağırmazlar. benim de iş yerinde yanlarında rahatsız olduğum bir grup sürekli yemepe çağırıyordu gitmesem ayıp olur diye düşünerek gidiyor ama her seferinde çeşitli sebeplerden pişman oluyordum sonra birden sigarayı bırakır gibi ben gelmeyeceğim dedim ve sonraki davetlere de kesin gelmeyeceğim deyince bir daha da çağırmadılar şu an kafam çok rahat. içinize sinmeyen insanlarla görüşmemek en iyi çözüm. dağılan arkadaş grubunuz ise iş yerinden bağımsız hayatın gerçeği. hiç bir dostluk arkadaşlık insanın ömrünün sonuna kadar kalmıyor bir yerde kopuyor.
0
iwillsee
(07.03.18)
işini yap kenara çekil. kimseyi sevmek ve kimseyle grup olmak zorunda değilsin.
0
elorelia
(07.03.18)
ya iş arkadaşı iş arkadaşıdır. göbek bağımız yok giden gitsin. 8 yıldır çalışıyorum o kadar çok kişi gitti geldi ki, gidenin yeri doluyor hem geyikte hem iş güçte.
işe gelesinin azalması vs. çocukluk. para kazanıyorsun huu huu sosyalleşmeye gitmiyorsun.
diğerleri seni çağırıyorsa ama diyabetin varsa alternatif mutfak öner.ya da bekle senden vazgeçsinler (zaten çok zaman almaz)
bi de millet de ne gömmüş arkadaş uuu...
0
lcha
(07.03.18)
su an yazdığın şeyler o kadar boş ki dertsiz başına dert istiyorsun sen. bence senin derdin hiçbir derdinin olmaması. rahat batmış. iş yerini arkadaş kulübü olarak görüyorsun herhalde. çok seviyorsan cıkanları gider dışarıda konusursun.
0
tragedystreets
(07.03.18)
@tosunpasa ve genel
aslında her şey o kadar rahat değil. küçük çaplı taht oyunları dönüyor. beni kendi saflarına çekmeye çalışıyor o grup. eğer kabul etmezsem, düşman belleyecekler. daha önce benzer olaylar yaşandı.
bir sürü kişi durduk yere istifa etmedi. bu salak hamburgerci grup resmen paralel yapılanma. şirket içi veri trafiğini kontrol edip patrona yakın olmaya çalışıyorlar.
günde 10 kere ekranımı kontrol ediyorlar. böyle bir yetkileri filan da yok normalde.
@fragile lady de da konusuyla ilgili özel bir durumum var. yoksa Türkçenin doğru kullanılması gerektiğine bende yürekten inanıyorum.
@lcha teşekkür ederim ılımlı yaklaşımın için.
0
🌸foster
(07.03.18)
İnsanlar işsizlikten yakınıp iş bulmaya çalışıyor. Bu uğurda kaza geçirenler, ölenler, sevmediği işi mecburen yapanlar, mecbur olduğu için her şeyi sineye çekip çalışan insanlar varken sizin yaptığınız biraz nankörlük. Rahat batmış.
Selam,Seyahat sigortası için nereyi önerirsiniz ve fiyatı nedir acaba?
Selam,
Seyahat sigortası için nereyi önerirsiniz ve fiyatı nedir acaba?
0
pasiflaura (07.03.18)
Enuygun sitesinden yaptırmıştım orayı bulmuştum en ucuz olarak
0
England
(07.03.18)
kaç günlük olacak, hangi ülkeler için geçerli olacak falan bir sürü değişken var. maaş hesabımın olduğu banka şubesinden yaptırmıştım ben.
0
nrmnm
(07.03.18)
ben japonyaya giderken sampo japon diye bi yerden 10 günlüğüne 60 tl ye mi ne yaptırmıştım. internetten yapıldığını bilmiyordum. sigortacı bana dokümanlar verdi orada hastaneye gitmen gerekirse bunları gösterirsin diye. bi de o dönem araştırma yaparken buradan biri sgk nın da bazı ülkelerde sigorta desteği verdiğini söylemişti. araştırınca genelde balkanlarda yer alan ülkelerde olduğunu görmüştüm durum değişmediyse.
0
iwillsee
(07.03.18)
internet şubesinden yaptır, banka şubelerinde çooook daha pahalı oluyor
0
lcha
(07.03.18)
iş bankası anadolu sigortadan yaptırıyordum ben. diğer büyük firmalara göre daha uygundu diye hatırlıyorum.
0
burya
(07.03.18)
işbank mobil hesabımdan girip seyahat sigortası seçeneğini seçiyorum ülkeyi seçiyorum günleri seçiyorum çıktısını alıyorum. hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(07.03.18)
Ben de işbankasından yaptırmıştım. Kayak yapıp yapmayacağınızı soracaklar :)
Bana saçma geliyor da şirkette onlarca kişinin imzası hep bu şekilde. Yani mesaj atarken telefon numaramızı mesajın sonuna eklemiyorsak e-posta adresini de e-postanın sonundaki imzaya eklememiz pek mantıklı değil.Geri dönüş için adam direkt tıklasın oradan yeni e-posta ekranı açılsın onun için derse
Bana saçma geliyor da şirkette onlarca kişinin imzası hep bu şekilde.
Yani mesaj atarken telefon numaramızı mesajın sonuna eklemiyorsak e-posta adresini de e-postanın sonundaki imzaya eklememiz pek mantıklı değil.
Geri dönüş için adam direkt tıklasın oradan yeni e-posta ekranı açılsın onun için derseniz kimden/kime kısmında da yazıyor e-posta adresim oradan yürüsün.
0
chicha (07.03.18)
imzanız aynı zamanda kartvizitiniz, yani birine gönderebilirsiniz kartvizit olarak. karşı taraf da otomatik olarak sizi kaydeder.
0
hosein
(07.03.18)
ben yazmıyorum ya. ad soyad telefon hatta genel adres var ama mailim yok
zaten mailimin altına "doğayı koru bu maili bastırma" yazıyorum. basıp unutuyosa kendi derdi olsun :)
0
lcha
(07.03.18)
O mailin gönderen olmadan başkalarına iletildiğini düşün...
0
nano mercy
(07.03.18)
Şirketin standart imza formatında olmadığı için yazmıyorum.
Outlook'da çıktı aldığımda en tepede kimden kime gönderildiği vb. bilgiler zaten yazıyor.
arkadaşlarım boşandı, erkek olan tarafa çok üzülüyorum?
for day to break
ufak tefek bir erkek. kadın olan balık etli güzel bir hatun. birinde kadın olan mahallede biriyle tartışınca, bücür kocana bak sen demişti diğer taraf buna. maddi sıkıntıları da vardı. gel zaman git zaman kadın tarafının isteğiyle boşandılar bunlar. şimdi ikisi de ben de ekli, kadın yeniden evlen
ufak tefek bir erkek. kadın olan balık etli güzel bir hatun. birinde kadın olan mahallede biriyle tartışınca, bücür kocana bak sen demişti diğer taraf buna. maddi sıkıntıları da vardı. gel zaman git zaman kadın tarafının isteğiyle boşandılar bunlar. şimdi ikisi de ben de ekli, kadın yeniden evleniyor, mutluluk pozları paylaşıyor bol bol yeni eşle.
erkek olan sosyal medyada pek görünmüyor ama adamın son durum güncellemesi bir beddua. birde çocukları var.
ikisi de arkadaşım. erkek neden mutlu değil o da mutlu olsa keşke diyodum. hayatı bazen acımasız bir film tadında izliyorum. erkek tarafını iyi kalpli yorumluyorum kendimce, kadına kötü diyemem asla ama erkek bu sıkıntıları neden yaşıyor, mutsuz olduğu, tüm bu başına gelenlerin hiç gelmemiş olmasını istediği belli, şanssızlık mı ondaki ne?
0
for day to break (05.03.18)
valla hocam red pill yapmayan erkegin hali ibretle izliyoruz
0
kingcyrax
(05.03.18)
her koyun kendi bacağından asılır.
0
lcha
(05.03.18)
hocam o arkadasa da uzulmek sorunu cozmeyecek o arkadasın kendi isine gucune ekmegine bakması gerekli ki bu ruh halinden ciksin degismeyi o isteyecek. sen bir gorusursen fazla caktırmadan bu yone dogru it. turkiye de karıdan ayrılsam da isime gucume bakabilsem diyen milyonlarca erkek var
0
kingcyrax
(05.03.18)
@kingcyrax, bu konuda sessiz olmam iyi olur kadını da hiç beğenmiyorum zaten görür üzülür filan diye. bu toplumdaki basmakalıp yargılar yıktı onları. koca minyon, belli bir işi de yok, kadın sarışın etine dolgun falan filan. mücadeleyi kabul etmedi. zamanında niye evlendin ya madem. bilmiyorum ben tanıştığımda evli ve çocuklulardı.
0
🌸for day to break
(05.03.18)
tipik bir kadın davranışı.
iyi kalpli bir erkek bul: check
o iyi kalpli erkeği baştan çıkar, evlilik diye parasını sömür: check
düdükleyecek bir şeyi kalmayınca başkasını arayıp bul, boşan: check
aradan çok geçmeden bir üst sınıfa terfi et ve onunla nikahı bas: check
kadına kızıyor muyum evet kızıyorum, ama suç ne yazık ki erkeklerde. bu olanlara baştan onun izin vermemesi gerekir idi. hemen de kadını savunmalar başlamış zaten maddi kaygılar varsa boşanma olurdu zaten diye. nedense bu boşanmayı da hep kadınlar yapıyor arkadaşlar neden acaba?
0
denizgonen
(05.03.18)
Kadını silebilirsin. Kavga ettiği komşusunun lafıyla çocuklarını bırakıp kocasını terk ediyorsa hiçbir zaman tatmin olmayacak bir leştir kendisi. Şuna bile red pill diyorlar. Hayvan gibi yaşamaya nasıl böyle modern adlar buluyorlar anlamak güç.
0
dissendium
(05.03.18)
red pill ne la? bi ben bilmiyormusum gibi bi hava olusmus burda.
0
brkylmz
(05.03.18)
Bunlar benim yakıştirdığim seyler de olabilir. Belki tamamen farkli bir sebebi vardir. Düşündüm de... ama adam mutsuz kadin mutlu buna eminim.
0
🌸for day to break
(05.03.18)
Red Pill nedir bilmiyorum ama her iki tarafı da tanımıyoruz. Siz ne kadar tanıyorsunuz bilemem. Bilemeyiz, belki adam tembeldir, enerjisini emiyordur. Kadın artık nefes alamaz hale gelmiş ayrılmıştır. Olamaz mı yani... Boşanmışlar, neyse ne. Kadın yolunu başka bir yere çevirmiş. Anlatımınızda çocuk sorunu da yok diye görüyorum. Eğer bir aldatma yoksa niye beddua? Mutsuzsa niye ömrünü harcasın adam? Adam harcar mıydı?Adamın silkinip kendi hayatını kurtarması / kurması lazım. Kalbinin iyisini kötüsünü bilmem, ama bazen çevreye iyi kalpli olup ruh emici sünepelikte insanlar olabiliyor. Ezcümle; hepsi için hayırlısı.
0
SiyamkedisiZorro
(05.03.18)
kadın: balık etli, güzel erkek: ufak tefek
red pillciler de hiç demiyo ki erkek kendi skalasından biriyle evlenseymiş o zaman?
0
pinkpeony
(05.03.18)
Red pill nedir acaba biri açıklar mi red pill aşkına. google'da yok.
0
🌸for day to break
(05.03.18)
ekşide the red pill olarak var, mgtow var.
0
pinkpeony
(05.03.18)
@acemi, nafaka yok kadın evlendi. Düğün bile yaptirdı.
0
🌸for day to break
(05.03.18)
Mağdur hep kadın mı olacak? Oh olsun demiyorum da bir uzulesim de gelmedi hani. İnsallah haksizliga ugratmadan mutlu olmustur kadin, yine de.
0
oxyden
(05.03.18)
bu arada yanlıs anlasılmasın tum sorunu red pill cilige baglayip adamı övmüyorum. iliskisini bitirecek kadar kadını bezdirmis olabilir sorumsuzluklarla. adam da kendini degistirsin diyorum. gercek red pill cilikte kendin dahil kimseye acımamak gerekli. yanlıs yaptiysan kendini de elestirip düzelteceksin.
ama kadın icin her seyi yapıp yaranamayan erkekler de var mı var o yüzden red pill i dogru anlamak gerek.
0
kingcyrax
(05.03.18)
@kingcyrax, o işler öyle olmuyor işte. red pillciler şunu iyi bilsinler ki o adam da biliyordur o pillcilerin bildiğini de işte beynindeki bariyerlerden kurtulamıyordur. o bilmez mi eşşekler gibin çalışıp çok paralar kazanmayı. ayrıca bunun erkeği dişisi mi var, pillcilerin mantığına göre kadın erkek hepimiz topun ağzındayız azcık kapasitemiz düştüğü an şutlanabiliriz.
0
🌸for day to break
(05.03.18)
valla shit happens. bu vesileyle kadın nefretini körüklemek, red pill yahut "seven sikilir" gibi acınası bahanelerin ardına sığınmak uzun vadede erkeklerin daha da aptal ve rezil varlıklar olmasına yol açıyor. bu nasıl yapılır o konuda tavsiye veremem ama arkadaşının "lan genç adamım, çocuklarım var benim. terk ettiyse terk etti nabalım, tamam çok üzülüyorum ama hayat devam ediyor yani, en azından toparlanma gayreti göstereyim, LET'S GO BOIZ" deyip fiziksel olarak değilse de mental olarak bi silkelenmesi lazım.
kadın artık eşi değil. ne yaşadıysalar yaşadılar. artık bitmiş. önüne bakması lazım. yoksa "potansiyel eş"lere bakacak olursak hepimizin intihar etmesi lazım çünkü her gün sevebileceğimiz, aşık olabileceğimiz ayarda binlerce erkek/kadın başkasıyla evleniyor. eski eşin bunlardan ne farkı var? eş değil, arkadaş değil. bitti gitti.
çok zor bir süreç olabileceğinin farkındayım. hiçbir şey olmamış gibi yaşasın demiyorum. sadece ilerlemek adına adım atmaya başlasın. bence siz de bu süreçte adama ezik, yardıma muhtaç, ürkek ceylan yavrusuymuş gibi falan yaklaşmayın. daha da kötü hissedip "alttan alınmaya" hiç ihtiyacı yok çünkü bence.
evlilik programındaki dayının da dediği gibi SKTİR ET BANA KARI MI YOK :(
0
der meister
(05.03.18)
ben bile çok üzüldüm. sen bi de arkadaşıymışsın normal üzülmen.
benim inancıma göre adam zor bi şekilde imtihan ediliyor, başkasına göre kader vuruyor, karma tokatlıyor ya da adam yaptıklarının cezasını çekiyor vs. ama öyle işte. kaybetmiş adam. daha ufak tefek oluşu detayıyla bile kaybetmiş.
0
fyodor fyodorovic
(05.03.18)
hocam boyle bir olay da var ama buna izin vermemek erkegin elinde red pill i dusurmeyin boyle adam calismiyor diyor arkadas bu da yanlıs degismiyor kendini gelistirmiyor he belki ihtiyacı yoktur ama bilemiyorum
0
kingcyrax
(05.03.18)
üzülme. herkes seçimlerinin bedelini öder. böyle kadınlarla evlenmeyi veya sevgili olmayı tercih eden erkeklerin genel problemi kendi hatalarını kabul etmemeleri. o kadın zaten baştan sinyallerini vermiştir, adam görmemiştir. ya da görmek istememiştir. "iştheee gadınlar böyleee" ye bağlamak anlamsız.
0
harekatamiri
(07.03.18)
başlığı açan kişi, kadının ne adamı sömürdüğüne dair, ne iyi bir herif olup bu kadının da onu kerizlediğine dair vs. hiçbir bilgi vermemiş. altına ise doluşmuş herkes red pill'ci olsa olmazdı, tipik kadın, şunu yap/bunu yap sonra da yolla diye lanet yığdırmışsınız.
kadından nefret etmek için yer arıyorsunuz. kadının bu durumda suçu ne? adama nazaran daha dikkat çekici ve güzel olması mı? ne yapsın kendine sakal bıyık mı çizsin? boşanmak istemesi mi? ne yapsın beraber olmadığı adamla acıyıp bir şeyler yapmayı sürdürmeye mi çalışsın? sevmiş, birini bulmuş, evlenmek istemiş. ne yapsın kutlamasın mı amk?
aynı şeyi erkek kişi de yapabilirdi. bu durumda bunları sayacak mıydınız? tipik erkek, kadını kullanıp atmış, faydalanıp tüketince bir yamana atmış diyecek miydiniz?
burada arkadaş belli ki, adamın fiziksel olarak şansının pek olmamasından ve son durumdaki halinden üzülerek açmış konuyu. bu kadından nefret edecek, tüm kadınları ahlaksızlıkla, art niyetlilikle suçlayacak nasıl yer buluyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum.
red pill denilen olay, -belgeseli kastetmiyorum belgesel çok ayrı bir mesele- amerika odaklı bakir 4chan, redditçilerin çıkardığı bir nefret, şiddet üzerine kurulu paronayalar, sosyal medya intikamı zinciridir. sonrasında ikili ilişkilerdeki başarıszlığı ve yetersizliğiyle yüzleşemeyen eksik akıllıların da kendine pay çıkardığı bir zamazingodur. haklılık payı olan şeyleri kendi işlerine yarayan manipülatif tümevarımlarla harmanlayıp bu gariplere avuntu diye, ya da kötülüklerine bahane diye yediriyorlar. hele ki kendini geliştirmekten aciz, işine gelince kültürel dogmaları, işine gelince modern yargıları kullanan çoğu kötü yetişmiş türk erkelerinin şark kurnazlığı yapıp sürekli yamandıkları bir ideoloji. birazcık kendilerine çeki düzen verseler böyle çocuk tesellilerine kalmayacaklar aslında ama. bunu farkına varabilecek bir alt eğitim, sağlıklı sevgi-şefkat-güven-sorumluluk-empati gibi kavramlar verilmemiş en başta aileden. hastalıklı bir her şeye yetkileri ve her şeyin doğuştan onlara verilmiş bir hak olduğu dürtüsü ile değerlendiriyorlar başlarına gelen her şeyi, herkesi.
işin kendini ele veren tarafı, bu insanlar kadınların kendilerinin bile haberdar olmadığı türden şeytani yönlerini listelerken erkeklere ''siz bunları yapın orospulara'' minvalinde analiz ettiklerinden daha bile şeytani davranışlar öğütlüyorlar. kadınları şeytana denk bir şekilde tanımlayanlar da, kendini bu şeytandan korurken daha da şeytanca davranmayı öğüteleyenler de bu adamlar. ulan ben kadınların erkekleri bu şekilde suistimal etmeye programlı korkunç yaratıklar olarak görsem, hayatıma sokmam. bu adamlar o kadar haysiyet noksanı ki, hala bu şeytan, düşman belledikleri varlıklara muhtaçlar ve onlarla beraber olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
red pillci tayfanın istisnasız hepsi iltihaplı ruh ve kişilik yapılarını kendilerine itiraf edip bunu iyileştirmeye gayret edemeyen ve bozuk kişiliklerini mastürbe eden kin ve şiddet dolu insan ürünü tespitlere tapan, zekasız budalalardır. inanmaya devam etsinler, kendi kendilerini zehirlemeye devam etsinler ne diyeyim.
MerhabaSon birkaç gündür vücudumda bazı ufak semptomlar belirmeye başladı ve artık gözardı edememeye başladım. Rica etsem görüşlerinizi iletir misiniz.1. Sağ omuz koltukaltı bölgemde ufak bir uyuşma başladı. Özellikle koltukaltımda sanki görünmez bir kütle, bir yoğunluk varmış hissi yaşıyorum. Günde
Merhaba
Son birkaç gündür vücudumda bazı ufak semptomlar belirmeye başladı ve artık gözardı edememeye başladım. Rica etsem görüşlerinizi iletir misiniz.
1. Sağ omuz koltukaltı bölgemde ufak bir uyuşma başladı. Özellikle koltukaltımda sanki görünmez bir kütle, bir yoğunluk varmış hissi yaşıyorum. Gündelik çalışmamda herhangi bir engel, sıkıntı vermiyor ancak böyle birden bire olmasına şaşırdım.
2. Son 2-3 gündür ise sağ kısma yakın ve hakim olmakla birlikte göğsümün ortasında ufak bir ağrı, farkedilir birşey başladı. O da aynı şekilde rahatsızlık vermiyor ancak kendini hissettiriyor.
Bunları özellikle yazdım çünkü yaşım genç, 20'lerin sonlarındayım. Öyle canı tatlı biri hiç olmadım, sağlıklı birisiyim ve ciddi sağlık problemleri ile karşılaşmadım. Tüm bunlara rağmen beni düşündürdükleri için size danışmak istedim.
Şimdiden teşekkürler
0
burka (28.02.18)
@acetaminophen Normal otururken, ayakta oluyor. Örneğin şu anda ekran karşısında çalışma koltuğunda oturuyorum, belirttiğim semptomları hissediyorum.
Arkadaşlar selam. Aylık faize yatırdığım 350.000tl param var. Aylık 3.500 civarı faiz alıyorum. Şimdi 350.000tl'lik bir ev beğendik. Direkt bu parayı alıp bu eve gömmeli mi yoksa kredi mi kullanmalı? Hangisi finansal anlamda daha mantık?
Arkadaşlar selam.
Aylık faize yatırdığım 350.000tl param var. Aylık 3.500 civarı faiz alıyorum.
Şimdi 350.000tl'lik bir ev beğendik. Direkt bu parayı alıp bu eve gömmeli mi yoksa kredi mi kullanmalı? Hangisi finansal anlamda daha mantık?
0
aradaki uzaklik (26.02.18)
Faiz durumuna göre değerlendirmek lazım.
Nakit para faizi < kredi faizi. Bu durumda kredi çekersen zarardasın.
Şirketler ellerindeki nakitten para kazanıyor. Düz faize yatırıyor olsa bile bile zarar etmezlerdi yani. Ayrıca kredi çekerek risk notlarını yükseltmek böylece gerekli dönemlerde daha çok kredi çekebilmek için kredi ile iş döndürürler.
0
lcha
(26.02.18)
hocam şirket elindeki malı satacak kredi faizini malın maliyetine ekliyor ona göre kar payı koyuyor sen o evde oturacaksan yani direk kira masrafını düşürecekse al. kiraya vereceksen alma.
0
kingcyrax
(26.02.18)
ev alacaksan kredi mantıksız, hele kira kredi taksitine yakın değilse.
şirket yatırım yapıyor elindekiyle, harcama değil. senin ne yapacağın da önemli alternatif olarak. sırf faiz ise zarara girersin kredide.
0
passion rules the game
(26.02.18)
350 bin lik evin kira getirisi tahmini ne olur ? eğer 3500 tl altındaysa beğenmiş olsan bile alma derim.
0
lupelius
(26.02.18)
Vadeli mevduat faizi aylık net %1 getiriyor. Konut kredisi faizleri ise en az aylık %1,15. Vergisi filan eklenince yıllık maliyetler %15 üzerinde. Dolayısıyla kredi çekerek vadeli mevduatta paranı tutarsan zarar edersin.
Ancak ileride enflasyon daha da artar, mevduat faizleri aylık %1,2 üzerine çıkar diyorsan kredi çekebilirsin.
Karşılaştırırken bakılacak tek şey kredinin yıllık maliyet oranı ile mevduatın yıllık net getiri oranı. Bir de kredi için eksper ücreti, konut sigortası, kredi bitiminde ipotek fekki gibi ekstra ücretler de var.
@lupelius: 350bin tl'lik evin kirası hiçbir koşulda 3500 olamaz, en fazla 2000 tl olabilir, hatta muhtemelen 1300-1500 arasındadır. Senin mantığınla ev almak ahmaklık olur, ama işler öyle değil. Hiçbir zaman, hiçbir koşulda satın aldığın evin kirası, eve ödediğin paranın getireceği aylık mevduat faizinden fazla olmaz. En iyi ihtimalle faizin yarısı kadar kira alırsın. Ancak evin değerinin de arttığını unutmamak lazım, hatta evlerin değeri mevduat faizlerinin yıllık getirisinden (şu an için en iyi faizler yıllık net %12) daha fazla artıyor. Böylece hem evin enflasyon değerinde artıyor, üstüne de kira ile ek kazanç sağlıyorsun.
0
neyehbe
(26.02.18)
Şöyle özetleyeyim, bankalar insanların elindeki fazla parayı faiz karşılığı toplarlar.
Topladıkları paraları başka insanlara faiz karşılığı verirler, verdikleri faiz aldıkları faizden az olduğu için aradan para kazanırlar.
Şöyle düşün, sana ayda 3500 faiz veriyorsa, kredi çektiğinde senden 3400 alacaksa aradaki 100 tl zararı nereden karşılayacaklar.
İnce bir hesap yapılıp bakılabilir, belki kafa kafaya belki de çok az karla avantajı olabilir.
Şu da var ki evi bir müteahhitten/firmadan satın alacaksanız, peşin ödediğinizde fiyatta ciddi pazarlık şansınız olur. Çünkü tapuda satışı az gösterirseniz daha az kdv ve daha az gelir vergisi öder satıcı firma.
Bu yasal olmasa da maalesef ülkemizde çok sıradan bir durumdur.
0
John Bloor
(26.02.18)
reel faiz için enflasyondan arındırman gerekir.
0
silver apple
(26.02.18)
şirketler nakit parayı bağlamak yerine faize razı olup kredi kullanıyor. nakit parayı da işletme sermayesi olarak kullanıyor. senin paran varsa peşin al. 350.000 lira için 1 milyona yakın geri ödeme yaparsın muhtemelen.
evet, ahmaklık bu ülkede bedava ama herkesin ahmaklığı kendine...
çünkü usd kur'u 2.8 ken ev 280 bindi şimdi 380 bin olduğunda evden kar ettik diye düşünen büyük bir güruh var bu ülkede.. Evin değerini TL değil usd hesaplarsanız aslında o kadar da kazanılmadığını siz de farkedeceksiniz..
@brkylmz, bakıyorum ve ev almak hala mantıklı gelmiyor :)
0
lupelius
(26.02.18)
sen şirket değilsin, nakiti bırakıp kredi çekmek mantıksız.
ha şu olur, atıyorum 50binine araba alayım dersin, 50bin konut kredisi çekersin. onun şöyle bir avantajı var konut kredisi ihtiyaç kredisine göre ucuz. bu sayede ucuza ihtiyaç kredisi kullanmış olursun.
Dört gecelik yunan adaları turu nasil olur sizce rodos mikonos santorini
sonhakan
Giden var mi
Giden var mi
0
sonhakan (22.02.18)
gençseniz ve çiftseniz çok sıkıcı full yaşlı ve çocuklu aile santorini 1 günde hızlı gezilirse güzel mikanos gece hayatı diyorlar rodos büyük. ama kalmalı gidilse daha güzel jet jet gezerim derseniz olur. yunandan çok Türk turist dolu.
0
mikahakkinen
(22.02.18)
ETS turla gitmiştim. Ben turun konforunu beğendim.
Kısıtlı zaman & ekonomi nedenleriyle gidilebilir. Genelde ya balayı çiftleri ya da yaşlılar var. Ben erkek arkadaşımla gitmiştim vakti zamanında, çok eğlenmiştik. Hiç tura katılmadık adaları kendimiz gezdik.
Rodos büyük sadece minik bir kısmını gezebiliyorsun, Mykonos'ta 1güne yakın kalmıştık o nedenle gece hayatını da görme şansımız oldu. Santorini'yi çok sevdim ama çok kısıtlıydı zaman. Sahilde 2 saat geçirip, biraz gezip yemek yiyip dönmüştük. Bu turlarda kritik olan adalarda geçirdiği zaman. Genelde daha çok adaya gidelim diye her adada max 3-5 saat geçirenler var, onlara gitmemek lazım.
0
lcha
(22.02.18)
ben bire bir bu tura gitmiştim eşimle. Geminin yemekleri kötü, havuzu küçük girmezsin.
Rodosta sadece tarihi kısmı gezebiliyorsun.Santorini'de de merkezi gezecek kadar vakit var zaten adanın tüm olayı merkezde.Mikonosta mağlesef gece kalmıyordu şu an nasıl bilmem.Mikonosta gece yaşamamak eksiklik hissettirdi bana.
Rodosa ikinci gidişimdi bu.İlk gidişim olsa bu kadar kısa kalmak istemezdim
Yasaklanmadan önce kullanıyordum çok da memnundum ama şimdi yakalanırsak cezası var diye tırsıyorum. Siz ne durumdasınız?
Yasaklanmadan önce kullanıyordum çok da memnundum ama şimdi yakalanırsak cezası var diye tırsıyorum.
Siz ne durumdasınız?
0
old possum (21.02.18)
Kullanıyorum, cezasını Uber karşılıyor zaten bildiğim kadarıyla.
0
crown
(21.02.18)
kullanıyorum
0
interview with the vampire
(21.02.18)
Kullanmak nasip olmadı daha
0
lonelyman
(21.02.18)
ben de kullanıyorum. arkadaşımın başına geldi ceza olayı. uber hem cezayı karşıladı hem de promosyon verdi.
0
straight from the heart
(21.02.18)
Şu haberi okuduktan sonra, istanbul'a geldigimde kesin uber kullanirim: www.birgun.net
0
istististist
(21.02.18)
yeni kullanmaya başladım.
0
sir gawain
(21.02.18)
kullanıyorum çok memnunum cezayı uber karşılıyor.
0
buiret
(21.02.18)
uber ile gelen cezalar eve mi geliyor?
0
buiret
(21.02.18)
YOLO kullanin, ulke kazansin :)
0
bedbed
(21.02.18)
Bir kaç kez kullandım. Cezası olduğunu bilmiyordum.
Gördüğüm insanca ve kibar muameleden sonra kesinlikle tekrar kullanırım.
0
burfak
(21.02.18)
nasil tespit ediyorlar, ne cezasi :D
0
baldur2
(21.02.18)
Yolo da kullanabilirsiniz. ;)
0
chitosan
(21.02.18)
ceza uber'den ya, kullanıyorum
0
lcha
(21.02.18)
hiç kullanmadım, ihtiyacım olmadı. ihtiyacım olsa da kullanmam, uber bizde türk taksicileri gibi bir canavarın karşısındaki şövalye gibi görünüyor ancak gerek şirketinde yaşanan taciz skandalları gerekse şirket politikası olarak çirkef bir tutum sergilediğinden, bunlardan farklı onlarca itici hareketleri olduğundan bana antipatik gelen bir firma. www.businessinsider.com
taksi de kullanmıyorum bu arada, birinden birini tercih etmiş durumda değilim; yoksa türk taksicisine daha da gıcığım.
0
Bruce
(21.02.18)
sürücüsü tarafından taciz edildiğimden beri kullanmıyorum.
Aynı anda birkaç kişiyle flörtleşmek aldatma sayılır mı?
iwasbornonamountainside
Birkaç kişiyle görüşüyorsunuz ancak hiçbiriyle adı konmuş bir şey yok. Aralarından birisini seçiyorsunuz ve sevgili olmaya karar veriyorsunuz. Bu olayda seçilen ve sevgili olunan kişi siz olsaydınız kendinizi aldatılmış hisseder miydiniz?Cevaplara yaş ve cinsiyet bilgilerinizi de eklerseniz seviniri
Birkaç kişiyle görüşüyorsunuz ancak hiçbiriyle adı konmuş bir şey yok. Aralarından birisini seçiyorsunuz ve sevgili olmaya karar veriyorsunuz. Bu olayda seçilen ve sevgili olunan kişi siz olsaydınız kendinizi aldatılmış hisseder miydiniz?
Cevaplara yaş ve cinsiyet bilgilerinizi de eklerseniz sevinirim.
0
iwasbornonamountainside (19.02.18)
Görüşmek /flörtleşmek ayrımı iyi çizilmeli. Birileriyle sadece tanışmak için ilk birkaç seferi görüşüyorsam pek sıkıntı değil ama flörtleşme giriyorsa işin içine, yani kurdur, iltifattır, duygudur o zaman yalnız bir kişi olmalı. Yani benimle görüşen bir kişi ile güzel bir samimiyetimiz olduysa, flörtleşiyorsak başkaları olması rahatsız eder tabii. 26e
0
senolll
(19.02.18)
flörtleşmelerden birinde duygular devreye girmeye basladiktan sonra digerleri devam ediyorsa rahatsiz olurum. yanlis bulmaktan bahsetmiyorum, bunun siradan bir sey olduguna da ikna olabilir insan ama rahatsiz olmayi engellemez.
0
her giriste sifresini unutan adam
(19.02.18)
Şimdi çirkefleşeceğim. Ben okuduğumda otomatikman "Diğerleri ne hisseder" gibi anladım ama meğerse onların adı bile geçmiyor, seçilen insan için soruluyormuş. İnsanların duyguları var. Birine kur yapıp, umut verip sonra "adı konmuş bişey yok zaten" diye bırakmak çok acımasızca, insanlar sizin de onlar gibi duygu taşıdığınızı varsayıyorlar ve sizinle ilgili hayaller kurabiliyorlar. Çok ah alırsınız.
0
:)
(19.02.18)
Valla devir böyle, aldatma filan sayılmaz. 30K
0
lcha
(19.02.18)
Hayır, hissetmezdim. Adı konana kadar sorun yok.
27, Erkek.
0
yirmisantim
(19.02.18)
Sistem böyle yürüyor zaten tek tek denesen ömür yetmez.
0
gozu acik sevisen yahudi
(19.02.18)
Ortada ilişki yokken birden fazla kişiyle flörtleşmede herhangi bir sorun yok bana göre. Çok normal.
0
i m cool with that
(19.02.18)
Adi konana kadar aldatma saymam, hatta hak da veririm. 34k
0
aychovsky
(19.02.18)
1- Aldatma sayılmaz. 2- Ben bu tarzda hareket eden bir adamım. 3- Ama bu kafa yapısına sahip bir kadın bana itici gelirdi.
36E
0
twelfth
(20.02.18)
gözleri açık dolaşmak tehlikeli abartıldığında zamanla kendinize ait bir gözünüz kalmayabilir dikkat
yaklaşlık 2 yıldır var. hiç soruşturmadım. tam olarak neyden kaynaklanıyor bu lekeler? bir de ameliyatsız falan geçme durumu olabiliyor mu? aynı sorunu yaşayanlar nasıl bir yol izlediniz?görsel ekte.
yaklaşlık 2 yıldır var. hiç soruşturmadım. tam olarak neyden kaynaklanıyor bu lekeler? bir de ameliyatsız falan geçme durumu olabiliyor mu? aynı sorunu yaşayanlar nasıl bir yol izlediniz?
görsel ekte.
0
nemo problemo (13.02.18)
Cilt doktoruna görün mutlaka.
Güneş lekesi olabilir, o zaman lazerle geçiriyorlar.
0
lcha
(13.02.18)
Güneş koruyucu kullanmamaktan kaynaklanıyor. Fondöten, kapatıcı kullanabilirsin:)
0
soyut park
(13.02.18)
kesin çözüm lazım. lazer falan oluyor bir şekilde halledebilirim ama fondotenle falan uğraşamam sürekli :) teşekkürler.
0
🌸nemo problemo
(13.02.18)
Güneş lekesiyse çoğalmaması için sürekli (yaz kış, yağmurda bulutta) güneş kremi kullanın. Dermokozmetik ürünlerle geçebiliyor ama çok uzun süre (~2 yıl) sürekli ve düzenli kullanmak lazım.
Fotoğrafta doğru düzgün gözükmediği için lekenin hafif olduğunu varsayıyorum, benim daha belirgin ve kocaman güneş lekeme lazer uygulamak istemedi gittiğim plastik cerrah. Lazer de leke yapabiliyor çünkü, düzelteceğim diye daha beter edebilir. Bir cilt doktoruna gidip önereceği ürünleri kullanabilirsiniz.
4 kullanıcılı hesabıma yurtdışında yaşayan bir arkadaşımı ekleyebilir miyim?farklı ülkeden giriş olunca hesabın engellenmesi gibi bir durum var mı? gerçi vpn açıkken bağlandığım oldu patlasa o zaman patlardı ama bilemedim şimdi.
4 kullanıcılı hesabıma yurtdışında yaşayan bir arkadaşımı ekleyebilir miyim?
farklı ülkeden giriş olunca hesabın engellenmesi gibi bir durum var mı?
gerçi vpn açıkken bağlandığım oldu patlasa o zaman patlardı ama bilemedim şimdi.
0
tolga asp (12.02.18)
avustralyadaki abimle ortak kullanıyoruz, bi sıkıntısını görmedik (:
0
MandMs
(12.02.18)
Amerika ile ortak kullandım sıkıntı yok :)
0
lcha
(12.02.18)
Sadece 'Netflix Türkiye' içeriklerini görebilirler.
Arkadaşım için alabileceğim ama klişelerin dışında olacak bi hediye ne olabilir ? Çanta, elbise, parfüm gibi şeylerin dışında birseyler olsun istiyorum ama aklıma birsey gelmiyor maalesef . Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Arkadaşım için alabileceğim ama klişelerin dışında olacak bi hediye ne olabilir ? Çanta, elbise, parfüm gibi şeylerin dışında birseyler olsun istiyorum ama aklıma birsey gelmiyor maalesef .
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
0
anarkokombi (09.02.18)
telefondan fotoğraf baskısı alabileceği makinelerden alın?
Eski pasaportların da fotokopilerini vize sayfalarıyla birlikte istiyorlar. Bundan önceki pasaportumda herhangi bir vize yok. Bu pasaportun fotokopisini eklememe gerek var mı? Olumsuz etki yapmasın diye soruyorum.Ekleme: Bundan yüzyıllar öncesine ait bir pasaportumu kaybettiğim için dilekçe yazdırmı
Eski pasaportların da fotokopilerini vize sayfalarıyla birlikte istiyorlar. Bundan önceki pasaportumda herhangi bir vize yok. Bu pasaportun fotokopisini eklememe gerek var mı? Olumsuz etki yapmasın diye soruyorum.
Ekleme: Bundan yüzyıllar öncesine ait bir pasaportumu kaybettiğim için dilekçe yazdırmışlardı ve bir kağıt vermişlerdi(Eski pasaportumu çıkartmaya gittiğim zaman olmuştu bu). O kağıt öylece duruyor kenarda. Onun bu olayla bir ilgisi yok sanırım, değil mi?
0
skooma (08.02.18)
ilk ve son sayfalarının fotokopisini al yine de
0
lcha
(08.02.18)
vize yoksa istemiyorlar. sadece önceden giriş kalışa göre daha uzun verebiliyorlar vize varsa bile vermeseniz sıkıntı olmaz.
Selam. Ben geçen ay netflix üyelik aldım ilk ay bedava ya. O bi ay boyu hiç açmadım. Ay sonu da iptal ettim. İki telefon vermiştim sanırsam izlenecek diye. Şimdi yeni biri adına yine bedava üyelik alamam dimi aynı telefonu gösterip. Beğenirsem vercem parasını ama o bi ayı kullanmadım hiç :/Tsk.
Selam. Ben geçen ay netflix üyelik aldım ilk ay bedava ya. O bi ay boyu hiç açmadım. Ay sonu da iptal ettim. İki telefon vermiştim sanırsam izlenecek diye.
Şimdi yeni biri adına yine bedava üyelik alamam dimi aynı telefonu gösterip. Beğenirsem vercem parasını ama o bi ayı kullanmadım hiç :/
Tsk.
0
brad pitt (07.02.18)
Hocam zamanında kullansaydın derler.. Malesef, kullanan bi arkadaşın aile olarak belirtirse o zaman izleyebilirsin anca.
0
lcha
(07.02.18)
ben tv üstünden 3 ay bedava izlemiştim. nereye kadar giderse dedim. 4. ayda da yeni üyelik açtım, 2-3 gün izledim, "ücretsiz üyelik hakkınız yoktur" gibisinden mesaj verdi sonra. o günden beri ücretli üyelikteyim. yalnız cidden o ilk 3 aydaki kullanım ile ücretli üyelik zamanlarındaki kullanımım farklı. bence sebebi de 2017 sonu itibariyle gerçekten güzel içerikler gelmeye başladı. öncesinde biraz daha yavandı.
Merhaba, scotty sürücüsünün çenemi tamamen açıkta bırakan gevşek kaskı yüzünden boyun ve baş bölgem yarım saat boyunca aşırı soğuk ve rüzgara maruz kaldı.sınav dönemindeyim hasta olmamak için ne gibi bi önlem alabilirim bitki çayı dışında.
Merhaba, scotty sürücüsünün çenemi tamamen açıkta bırakan gevşek kaskı yüzünden boyun ve baş bölgem yarım saat boyunca aşırı soğuk ve rüzgara maruz kaldı.sınav dönemindeyim hasta olmamak için ne gibi bi önlem alabilirim bitki çayı dışında.
0
lampetia (06.02.18)
sıcak duş... vitamin..
akşama kırgınlık hissedersen xx cold ilaçlarından birini alabilirsin.
0
lcha
(06.02.18)
geçtiğimiz günlerde aynısını yaşadım. eve gelip hemen kivi ve portakal yedim bol bol. ertesi akşam yatmaya yakın bildiğin hasta olacak gibiydim. tylolhot içtim yatmadan, sabah hafif kırgınlığım vardı ama öğlene doğru o da geçti.
ya kankiler. dostlar. arkadaşlar. şimdi benim bir derdim var. erkek arkadaşımın "planlarına" (plan çünkü daha ortada kesin kayıt vs. yok) göre kendisi kanada'da post graduate (1 ya da 2 senelik) programlarından birine gidecek. çalışma izniyle iş bulup arkasından göçmenlik kovalamayı düşünüyor. 5 sen
ya kankiler. dostlar. arkadaşlar. şimdi benim bir derdim var. erkek arkadaşımın "planlarına" (plan çünkü daha ortada kesin kayıt vs. yok) göre kendisi kanada'da post graduate (1 ya da 2 senelik) programlarından birine gidecek. çalışma izniyle iş bulup arkasından göçmenlik kovalamayı düşünüyor. 5 senedir birlikteyiz, ben eylülde mezun olup kasım ayında işe girdim o haziranda mezun oldu ama çalışmıyor.başta conjugal partner kısmından çalışma izni alacaktım ben de ama okuduğumuz kadarıyla daha komplike durumlar olması gerekiyormuş onun için. bu arkadaş da başlarda (yani başlarda dediğim atıyorum 1. 2. senemizde ben evlilikle ilgili konuşurken [ki bu konuşmalar kesinlikle ne zaman evleniyoruz gibi değildi aksine, ne düşünüyorsun genel olarak vs. tadındaydı]) evlilik karşıtı olduğunu, çok manasız bulduğunu vs. söyledi ve ben bu durumu bu şekilde kabullendim. "oke 5 sene de geçse 10 sene de istemiyor ve istemeyecek" diyerek. hani mantığım hep "yani benle bile mi istemiyor ki </3" şeklindeydi ve kırılıyordum ama bir süre sonra bıraktım.
her neyse, şimdi bu conjugal zımbırtısı için 1 sene birlikte yaşadığını ispat etmen gerekiyormuş. biz yaşadık ama yurt dışındaydık ve elimizde kontrat ya da fatura vs yok. bu nedenle "ben gitmeden bi nikah kıyalım ben gideyim de sen de gelebilesin" dedi. tamam benim iyiliğim için söylüyor bunları, hatta "yani evlilik istemiyordun dediğin bundan 3-4 sene önce, fikrim değişti artık" dedi ve "zaten birbirimizi de seviyoruz evlenmemek için sebep de göremiyorum sadece bu süreci hızlandıracak" dedi. ama bana hala çok soğukmuş gibi geliyor. düğün meraklısı değilim ama yine de küçük bir yemekti eğlenceydi, gelinlikti isterim.
şimdi biz nikah kıyacağız ve o da eylülde gidecek?? bu resmen "benimle başka bir ülkeden vatandaşlık almaya var mısın?" gibi bir şey olmuyor mu? yoksa çok mu kadın kafasıyla düşünüyorum? duygularımın mantığımın önüne geçtiğini falan söyledi 15 bin kere. haksız mıyım sizce?
0
dedi ayca (06.02.18)
haksızsın...
Evlilik istemeyen biriyle birlikte olmayı kabul etmişsin, çünkü seviyorsun. O zaman formaliteden evlilik yapacak olmak seni neden bu kadar üzüyor?
Acaba sen aslında bir şekilde zamanla ikna olur diye mi birlikte oldun? Yoksa gerçekten evlilik senin için önemsizdi, mühim olan birlikte olmanızdı ise, neden şu anda "ya bi imza atalım yeter ki birlikte olalım" diye düşünmek yerine "gelinlik, yemek, kutlama" kısmında takılı kalıyorsun?
Zamanında benzer bir yoldan geçip evlenmemiş biri olarak söyleyeyim ki, ayrılmayı göze alıyorsan evlenme. O gitsin sen kal, yollarınız ayrılsın. Ama bu kadar sevgi geçmiş vs. varken bence denemeye değer.
Ha bir de önce kendine dürüst ol. Ne istediğini bilmenin bir zararı yok. Ama isteklerini arkaya atıp kendini kandırıyorsan bir şekilde ortaya çıkıyor işte. 5 yıl sonra bile olsa...
0
lcha
(06.02.18)
haksızsın. seni sevmeseydi evlilik istemeyen insan gitmeden nikah kıymayı da düşünmezdi.
0
pinkpeony
(06.02.18)
@Icha işte formaliteden değil diyor zaten kendisi de. bunu böyle düşünen benmişim, gitmeyecek olsa, "biz burada max. 1 sene daha böyle takılır sonra evlenir kendi evimize geçerdik" diyor. formaliteden olmayacak işte ama böyle ne bileyim saçma bir şey olacak
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
Ee nikah kıyalım ama başka hiçbir şey yapmayalım mı diyor sevgiliniz? Nikahta giymek için güzel bir beyaz elbise/gelinlik alın, sonrasında aileyle, yakın arkadaşlarla 10 kişi, 20 kişi artık neyse bir yemek yiyin güzel bir yerde. O gün evliliğinizi kutlamış olun.
Anlattıklarınızdan bu kısmı anlayamadım çünkü ben, kutlamaya yemeğe tamamen mi karşı yoksa siz mi öyle olduğunu varsayıyorsunuz? Bence tamamen haksız değilsiniz, evlenirken sevdiğiniz insanlar yanınızda olsun kutlayalım istemek normal. Ortada buluşursunuz bence, büyük bir sorun olmamalı bu. :)
0
kobuzchu kiz
(06.02.18)
Nikahtan sonra ufak bir eğlence organize edebilirsiniz yine de, bu dileğinizi bence söyleyin sevgilinize. Bence sizin sıkıntınız, aşırı romantik düşünceler ile bu kararın alınmamış olması, filmlerde bize empoze edildiği gibi süreci yaşamıyor olmanız. "Bana hala soğukmuş gibi geliyor." demeniz bunu gösteriyor. Bence soğuk değil, sadece evliliğe gereğinden fazla anlam yüklemiyor ki bunun tam tersinden çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Hayatını sizinle birlikte geçirmek istiyor, ömemli olan da bu.
0
gmzo
(06.02.18)
@kobuzchu kız , @gmzo kutlamayı ve gelinliği düşünememin sebebi 3 aydır çalışıyorum, 3-4 binden fazla birikmiş param yok. kendisinin hiç yok çünkü çalışmıyor, annemlerin kuruş durumu yok, e onun ana babasının günahı ne?
evet derdim aşırı romantik şeylerle olmaması. ve dediğim gibi kalabalık dıdısının dıdısı da gelsin, bohçalar olsun vuuu falan gibi bir insan olmasam da gelinlik giymek, güzel bir yerde max 100 kişiyle yemek yemek isterdim. e bu bile nereden baksak 10 12 bin liralık bir şey. çok fazla şu an bu aşamada. ya hep ya hiç"çiyim sanırım..
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
10-12 bin liralık kutlama yapamayacağınız için ayrılmayı düşünebiliyor musunuz peki? Cevap evet ise, o iş olmaz zaten. Ben de geçtiğimiz yaz evlendim. Sadece nikah yapabilecek olsaydık, yine evlenirdim. Gelinlik ve kutlama hayatımdaki insandan daha değerli değil çünkü. Evlenmek sevdiğiniz insanla birlikte olmak için bir araç, nasıl kutlandığının veya kutlanıp kutlanmadığının önemi olmamalı..
0
gmzo
(06.02.18)
haksız değilsin ama içinde bulunduğun durumu da sindirmen gerek diye düşünüyorum. adam da son güzel tespit yapmış.
şimdi olay şu. sen evlilik istiyorsun bu çok doğal. o istememiş. sen de bir şekilde hazmetmişsin olayı..
neyse sonra kanada işi yüzünden evlilik zorunlu hale geldi. çocuk da evlenelim dedi.
amaa... senin kafanda istediğin şey bu değildi. anlamı olan birşey istiyorsun. bu şekilde kanada tabanlı evlilik olunca yaptığınız şey şirket anlaşması gibi birşey oluyor. sizin kafanıza takılan o.
benim görüşüme göre sen de haklısın. duygusal anlamı olan bir evlilik yapmayı herkes ister. şartlar namüsait ama. kanada gibi bir fırsat ayağına gelmiş hayatın ve senin çocuklarının hayatı kurtulacak. 2030 yılında türkiyenin su fakiri ülke konumuna geleceği öngörülüyor. sen şimdi bu duyguların yüzünden kanada evliliği gibi mantıklı bir işte sorun çıkarırsan çok daha kötü bir geleceğe kendini hazırlıcan.
güzel ablam, canım ablam, bir tanem ablam. sakin ol. biraz terapi babında birşeyler yap. bak daha bugün artık torba yasa çıkaracaklarmış netflix spotify hepsine badem bıyıklı , çocukları çok ''seven'', imam hatip mezunları bakacak. şansın gelmiş iken sırf duyguların mantığın önüne geçiyor diye arıza çıkarma. benim fikrim bu.
arkadaşlar arası veya aile içinde ufak bir yemek verilebilir ama bilmiyorum adam istemezse de çok darlamayın.
0
charlotte blanc
(06.02.18)
@charlotte blanc aahsah bizim, çocuklarımızın ve onların da çocuklarının hayatı kurtulacak gibi bir cümle kurmuştu kendisi. kanada yüzünden zorunlu hale gelmedi aslında, eğer ille de benim dediğim dersem, gidip 2 sene okuyacak, işini de bulacak, min 2,5 3 sene sonra tr gelecek evleneceğiz, birlikte gideceğiz. yani aslında evlilik tamamen kanada yüzünden .s gibi şeyler de demiyor ama ben üzülüyorum.
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
@ali159 ya "ben de isterim uzak olmayan akraba ve arkadaşlarla" gibi bir şey dedi bu mevzu açıldığından beri. ve davul zurna, oynayan kahverengi çoraplı teyzeler, kırmızı kuşak olmayınca, ankara'nın bağları çalmayınca düğün olmaz :DD
gidip gelirim o zaman yaparız kutlamayı dedi ama 3 sene sonra gelecek deee bi de o şeyle eğlence yapçaz. çok gerçek dışı geliyor.
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
evlilik sizi resmi olarak birbirinize bağlayan bi sözleşme bana göre. yani atıyorum adam hastaneye düştüğünde ya da bi şekilde karakola düştüğünde 'sevgililik' vasfı ile hiç bi bok yapamazsınız. hamile kaldığınızda çocuğunuz gayrı meşru muamelesi görür. ve daha bir sürü şey, burada da olduğu gibi. yani evlilik deyince erkeklerin kendilerini nimetten sayıp, ben evlilik düşünmüyorum bence çok saçmeeeaaaa tribine girmelerine anlam veremiyorum. e saçma ise şimdi de evlenmesin.
burada da sen 100 kişilik yemek organize edelim, gelinlik damatlık giyelim diyosun; e kusura bakma ama bu düğün oluyor. adamın yanaşmaması normal bu fakirlikle.
ha şu mantıkta haklısın. adam yine seninle evlenmek vs istemiyor. sadece vatandaşlık için. sen de bu durumu sindirmelisin.
0
elorelia
(06.02.18)
@elorelia iyi de ben avrupa/amerika/kanada vatandaşı değilim ki? herhangi bir çıkarı yok bu durumdan?
0
🌸dedi ayca
(06.02.18)
Merhaba. Benim bir arkadasim conjugal partner ile kiz arkadasinin yanina gitti kiz arkadasi sponsor olup. Dediler ki “bizim ailemiz musluman, cevremizdekiler laf eder ve biz evlenmeden ayni evde yasayamazdik turkiye’de” ve onlar “tamam o halde” deyip onayladilar. Iyi bir sey degil bu elbette ama aklinizda bulunsun zira belli gerekcelerle birlikte yasayamamanizi aciklamaniza izin veriyorlar. Bunun disinda common law partner durumu var, orada kesin olarak birlikte yasama sarti olabilir. Buna dikkat ederseniz evlenmeden de size sponsor olabilir partneriniz. Gerci sorunuza cevap olmadi ama olsun. Aklinizda bulunsun. Kolayliklar diliyorum.
0
lamira
(06.02.18)
20 yasinda adama evlilik diye sorarsan yea ben karsiyim o islere diyecek tabi baska ne desin.
Senin davranislarin geleneksel,her ne kadar oyleymis gibi davranmasanda genetik yapi bunu emresiyor.cocukta senden farkli degil sadece mantigi agir basiyor.su kanada isi olmasaydi,anasinin babasinin evinde 6 ay daha kalacak olsaydi,o evlilik gereksiz bir sey aslinda diyen arkadas mutlu bir yuvamiz olsun adamina donusecekti,okullar bitti,gercek hayata hosgeldiniz olacakti.
0
duptıs
(06.02.18)
Bizim ikna etmemizle ikna oluyorsan bence ayrılsanız daha iyi. En azından adam alternatiflerine özgürce bakar. Karşı taraf elinden geleni de yapmışa benziyor Baştan evlenmeyeceğiz diye girdiğiniz bu ilişkide şu durumda adamın yaptığı bu şey hiçbir duygusu yoksa bile jesttir. Seni çöpe atıp gitmemiş. Senle gelecek planlamış, bir şeyleri oldurmaya çalışıyor, sen de daha eğlence gelinlik derdindesin.
Önceliklerini iyi belirle. Bu kişiyle evlenmek mi istiyorsun? Evlenmek umurunda değil mi? Kanada'ya gitmek istiyor musun? Yoksa hiçbir şeyden emin değil misin?
0
idexo
(06.02.18)
Ben de sana sorayım o zaman: haksız mısın?
0
baldan kaymak
(06.02.18)
lcha +1
haksizsin.
"resmen "benimle başka bir ülkeden vatandaşlık almaya var mısın?" gibi bir şey olmuyor mu?" bu kötü bir sey mi ki? sen olmadan da kanada'ya gidebiliyor öyle degil mi? ama demek ki seni de yaninda istiyor ve bunu kolaylastirmanin yollarini ariyor. ne güzel.
ayrica dügün meraklisi olmayip gelinlik ve 100 kisilik yemekli kutlama istemek nasil oluyor, tam cözemedim. bence önce sen kendin ne istedigine bir karar ver.
0
pilav
(06.02.18)
olasılığı sorun etmek şahane bi kafa ya, ablacım bi sakin ol sevgilin gitmek için kesin kayıt yaptırsın ondan sonra ben düğün istemem ama gelinlik giycektim diye bozulursun. aboo, ışık hızında trip ya. aşırı haksızsın.
Bugün hava -23 dereceydi 40 dakika civarı şapkasız yürüdüm (evde unuttum). Geldiğimde kulaklarım çok kızarmıştı arkadaşım tedirgin oldu beni de tedirgin etti şimdi eve geleli 1 saat oldu ama kulağımın bir kısmı hala kırmızı gibi duruyor his kaybı yok sadece dokununca biraz ısınmış gibi. Doktora gitm
Bugün hava -23 dereceydi 40 dakika civarı şapkasız yürüdüm (evde unuttum). Geldiğimde kulaklarım çok kızarmıştı arkadaşım tedirgin oldu beni de tedirgin etti şimdi eve geleli 1 saat oldu ama kulağımın bir kısmı hala kırmızı gibi duruyor his kaybı yok sadece dokununca biraz ısınmış gibi. Doktora gitmeli miyim yoksa bekleyeyim mi biraz daha?
0
zuilla (01.02.18)
Hocam normal.. bunca zaman olmadıysa o garip
0
lcha
(01.02.18)
Haha ilk defa mı soğukta kalıyorsunuz? Gayet normal.
0
peggy
(01.02.18)
soğuk yanığı diye bir şey var hocam, normal yaNi olabilir. nemlendirici krem sürün.
0
veritaslibertas
(01.02.18)
daha dur o kulaklar turuncu olacak.
çünkü kulaklarımız çok soğuğa dayanamıyor ve bir süre sonra kulakların üstü ve dış kısmı yara oluyor.
ne hikmetse doktorların bu yaralara verdiği merhemler de turuncu olunca, turuncu turuncu takılıyorsun öyle
Netflix'te Ezel'in 72 bölümü varmış ama 45'er dakikaymış. Bunlar kırpılmış bölümler mi yoksa 72 bölüm ilk sezon mu sadece? Yani her bölüm ikiye bölünüp mü koyulmuş?
Netflix'te Ezel'in 72 bölümü varmış ama 45'er dakikaymış. Bunlar kırpılmış bölümler mi yoksa 72 bölüm ilk sezon mu sadece? Yani her bölüm ikiye bölünüp mü koyulmuş?
0
weeping guitar (31.01.18)
2ye falan bölmüşler bölümleri
0
lcha
(31.01.18)
Evet bölünmüş ve doğal olarak belli bir yerden sonrası yok. Çok sinirim bozulmuştu bu durumu fark edince çünkü bir şeyi netflix ten izlemeye alışınca başka yerden devam edemiyorum. Kaldım yarıda.
Merhaba saati hangi kolunuza takıyorsunuz? Ben sağa takanları görünce rahatsız oluyorum niyeyse. Sizi rahatsız ediyor mu?
Merhaba saati hangi kolunuza takıyorsunuz? Ben sağa takanları görünce rahatsız oluyorum niyeyse. Sizi rahatsız ediyor mu?
0
arockm (29.01.18)
Sol, olmuyorum.
0
i was made for you
(29.01.18)
Solak olabilirler mi acaba?
Solak olmasam da ben de sağ koluma takıyorum, değiştirmeyi denedim, olmuyor.
0
bipolar
(29.01.18)
sol, solağım. rahatsız olmuyorum açıkçası alışkanlık meselesi sağa da takabilir, saygı duyarım :p
0
fyodor fyodorovic
(29.01.18)
Takmiyorum ama taktigim zamanlar sola takardim. Yeme icme yazma topa vurma vs. el ayak full solagim. Saga takildigini gorunce ben de rahatsiz oluyorum. Takintiliyim:)
0
stavro
(29.01.18)
Genel olarak sağa takıyorum. ama fazla klasik bir yere gideceksem(büyüklerimle kokteyl davet v.s) sola takıyorum. Efendilikten ödün vermiyorum.
0
mete kudur
(29.01.18)
ben sağ koluma takıyorum beni görüp rahatsız olabilirsin.
herkesin kendine göre bir nedeni var. eskiden sağcılar sağ koluna takarmış mesela. benim de sol tersime geliyor ve saati sola taktığımda kaç kere kolum yara oldu. o yüzden yıllardır sağ koluma takmayı tercih ediyorum.
saat sol kola takılır diye bir kaide yok.
0
tragedystreets
(29.01.18)
sol erkek. solak değilim.
0
Photographer
(29.01.18)
Sağlağım, takmayı bırakmadan önce sağa takıyordum.
0
cleric
(29.01.18)
solağım sola takıyorum ama çalışırken rahatsız ediyor, çıkarıyorum. keşke sağa takmaya alışabilseydim.
0
cabiday
(29.01.18)
Sağ. Çünkü fatih terim ve polat alemdar da sağa takıyodu.
0
brad pitt
(29.01.18)
sol takarım rahatsız etmez hatta farketmem
0
powerpufgirl
(29.01.18)
sola takiyorum. baskalarinda degil ama kendim saga takinca kuyruguna teneke baglanmis kedi gibi oluyorum.
0
pilav
(29.01.18)
ben solağım, sol koluma takıyorum. ama şu da var yazıyı sağ elimle yazarım. gitarı sağlaklar gibi tutarım. ama taşı sol kolumla atar, basketbolu sol elle oynarım. biraz garip.
yemeği de sağ elle yerim.
0
himmet dayi
(29.01.18)
solak değilim ama sola takarım.
sağa takılmasını da hiç çekici bulmuyorum.
0
blue eyes white dragon
(29.01.18)
solağım. sağa takıyorum. başkalarının neresine taktığına hiç dikkat etmedim. şu hariç:
solağım. saati sağa takıyorum. işin garibi şu: sol tarafıma ne taksam rahatsızlık veriyor. bileklik, bilezik tarzı şeyleri solda kullanmaya kalksam çok rahatsız ediyor. nedenini bilmiyorum. ağırlık yapıyor sanki.
edit: he tabii buna kol çantası da dahil. solda taşıyamıyorum.
yıllardır yaz kış grip falan olmadığım için daha önce hiç düşünmemiştim aşı yaptırmayı. ama bu yıl eylül sıcağında ve son bir ay içinde iki kere yakalanınca seneye yaptırsam mı diye düşünüyorum.yan etkisi vs. var mıdır, bir zararı olur mu? siz yaptırdıysanız koruyuculuğu nasıl? sanırım tamamen enge
yıllardır yaz kış grip falan olmadığım için daha önce hiç düşünmemiştim aşı yaptırmayı. ama bu yıl eylül sıcağında ve son bir ay içinde iki kere yakalanınca seneye yaptırsam mı diye düşünüyorum.
yan etkisi vs. var mıdır, bir zararı olur mu? siz yaptırdıysanız koruyuculuğu nasıl? sanırım tamamen engellemiyor, daha hafif geçirmenizi sağlıyor yakalanırsanız. bir de herhangi bir hastaneye gidip yaptırabilir miyim yoksa aile hekiminde falan mı olması gerekiyor?
teşekkürler şimdiden ^^
ek: enfeksiyondan etkilenen ve normalden daha kötü seyreden bir rahatsızlığım var. yani grip üzerine onun yarattığı etkilerle daha ağır seyrediyor.
0
centrolenidae (25.01.18)
Grip aşısını önermiyorum, hem öyle çok kötü bir hastalık değil hem de aşının çok işe yarayacağını düşünmüyorum
0
meyve parcacikli kadin
(25.01.18)
@cureforlove, grip olmak tabii ki kötü bir şey değil. ama önemli dönemlere denk geldiğinde sorun olabiliyor (sınav haftaları, seyahat vs.) normalde ağrı kesici bile kullanmam fakat yatıp dinlenme imkanı olmayınca ağrı kesici, burun spreyi falan kullanmaktansa aşının bir zararı yok ise yaptırmayı düşündüm.
0
🌸centrolenidae
(25.01.18)
doktor ve eczacı tavsiyesidir. grip aşısı yalan bir şey. yaptırma.
her sene bir sürü insan grip oluyor ve bu yüzden grip mikropları her sene daha da dirençli olmak için mutasyona uğruyor. sen aşı olunca vücuduna grip mikrobu alıyorsun ya hani, o senenin yeni grip mikropları senin aşıyla vücuduna aldıklarından çok daha çetin ceviz olmuş oluyorlar. dolayısıyla aşı bir işe yaramamış oluyor, hatta tam tersi boşu boşuna vücudu yormuş oluyorsun.
grip sözkonusu olduğunda doğrusu düzgün beslenmek. ben yıllardır hiç ilaç almam, antibiyotik kullanmam, aşı olmam ama hasta da olmam mesela.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.01.18)
grip diye nezle oluyor olabilir misin?
0
alperz
(25.01.18)
@alperz, grip olduğuna eminim. yüksek ateş oluyor ve ağır geçiyor.
0
🌸centrolenidae
(25.01.18)
Bizim fakultedeki enfeksiyon hocalari bize her ders mutlaka olun dediler, hatta zorunlu tuttular bile denebilir. Hepsi bu alanda uzman profesörler olduğu ve okuduğum okul da Türkiye'de onemli bi tıp fakültesi olduğu için bence olunması gerekiyor
0
nundu
(25.01.18)
@nundu
kimseye bilmeden etmeden laf etmek istemem, eminim değerli profesörlerdir. ama eğer bazı doktorlar ve profesörler grip aşısı olun diye diretmezse kimse grip aşısı olmaz ve grip aşısı üreticileri para kazanamaz.
Aşı karşıtlığı benim gözümde düz dünyaya inanmak gibi hatta daha zararlı bir batıl. Dünya sağlik örgütü başta olmak üzere tüm sağlık otoritelerin önerdiği aşıları komplo teorileriyle küçük düşürmek toplum sağlığı açısından da zararlı.
0
nundu
(25.01.18)
ben yaptırdıktan 2 hafta sonra penisim düştü.
neyse az buçuk ingilizcen varsa şunu oku, boşver kaynım bunu dedi, hocam şunu dedi zırvalıklarını. www.cdc.gov
0
doxanikee
(25.01.18)
Bazı seneler oluyorum, bazı seneler üşeniyorum. Bilim aşığıyım, modern tıbba güveniyorum. Aşı olduğum seneler 1, olmadığım seneler 3 kere grip oluyorum hiç sekmedi şu ana kadar.
Grip aşısı eğer yaşlı veya bebekle yaşamıyorsan, bağışıklık sistemin kuvvetliyse o kadar zorunlu değil. Güçlü bir insanı devirebilecek seviyedeki grip virüsü zaten aşı maşı dinlemez, ona özel ayrı aşı yaparlar en iyi şartta.
Öteki taraftan şunu farkettim ki grip olunca doktoruma gidiyorum, raporumu alıp işten azcık kafa izni alıp evde yatmış oluyorum. Düşününce avantajlı sayılırım.
0
cleric
(25.01.18)
Bu arada aşıların kar marjı çok düşük, eğer ilaç firmalarına saldıracaksanız kanser ilaçları ve insülin üzerinden saldırın ki manalı olsun.
0
cleric
(25.01.18)
aşı karşıtlığını ben de "batıl" buluyorum ama söz konusu grip aşısı %100 koruma sağlayan bir aşı değil, o senenin virüsünün alacağı şekil tahmin edilerek üretiliyor ve tutmayabiliyor(tartışmadaki arkadaşların benden daha iyi bildiği üzere). bu seneki "sürümün" çok başarılı olmadığı konuşuluyor mesela.
bu şartlar altında grip aşısının "pazarlanıyor" olması tartışmalarının çıkması bence mantıksız değil. bakış açısıyla alakalı aslında, kimi "%10 koruma ihtimali varsa bile yaptırın, bir önlemdir" diyor, kapitalist açıdan değerlendirmiyor bile, umrunda değil çünkü o kısmı, olmak zorunda da değil zaten. kimi de "ben göz göre göre bu insanların ekmeğine yağ süremem" diyor, hele ki %100 koruma sağlamıyorken. doğru ya da yanlış hangisi, en azından grip aşısı özelinde karar vermek hatalı olur diye düşünüyorum; herkes kendi bakış açısıyla değerlendirsin.
ben yaptırmıyorum, gerek görmüyorum.
0
Bruce
(25.01.18)
Bağışıklık sistemin güçlü değilse yaptır demeye geldim.
Ben senelerdir grip olmuyorum, dolayısıyla yaptırmaya gerek duymadım ama sıklıkla gribe yakalanıyor olsam yaptırırdım.
0
peggy
(25.01.18)
aile sağlığı merkezindeki doktorum grip aşısı ve kafaya göre antibiyotik kullanılmaması konusunda inatçı birisiydi. Gerçekten grip olsak yataktan çıkamayacağımızı, hatta ve hatta ölebileceğimizi belirtmişti. grip virüsü için aşı geliştirilmekte ama geliştirilen aşı bir önceki senenin grip virüsü baz alınarak geliştirilmiştir. Virüs dediğimiz canlı kendi genetik yapısını değiştirebilme özelliğine sahip bir yaşam formudur. yani yaptırdığınız aşının bu seneki grip salgını için hiçbir faydasını görmeme ihtimali yüksek. Örneğin bir sene domuz gribi, başka bir yıl kuş gribi vb...
Antibiyotik konusuna gelirsek eğer, antibiyotik bakterilere karşı geliştirilmiş bir ilaçtır. Bakteriler virüslerin yaptığı gibi genetik yapılarını değiştiremezler. Bu yüzden antibiyotikler "gerektiği" kadar kullanılırsa işe yarar. Ama her sıkıntıda kafanıza göre antibiyotik kullanmanız da bakterilerin antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmasına neden olacaktır.
sonuç olarak, kafanıza göre antibiyotik kullanmayın ve -şahsi fikrim- grip aşısı saçmalıktır.
0
silah taciri
(25.01.18)
"Antibiyotik konusuna gelirsek eğer, antibiyotik bakterilere karşı geliştirilmiş bir ilaçtır. Bakteriler virüslerin yaptığı gibi genetik yapılarını değiştiremezler."
Yanlış
Evrim virüs ve bakteri gibi hayat döngüsü kısa canlılarda çok daha hızlıdır. (bkz: lenski deneyi) Bakteri antibiyotiğe bağışıklık kazandı dediğinde aslında antibiyotikle ölmemiş olabilecek %1 mutant bir bakteriden bahsediyorsun. O mutant bakteri hayatta kalınca sonraki nesiller hep aynı mutasyona sahip oluyor. O yüzden kafamıza göre antibiyotik kullanmamamız gerekiyor zira şu an 100küsür farklı antibiyotiğin %80-90nına dayanıklı bakteriler var ortalıkta.
0
cleric
(25.01.18)
Her sene yaptırıyorum. Yani 10 grip saldırısının 4 ünden kurtarıyor. Tamamen aşının içeriğine bağlı Yan etkisini görmedim
0
infernalcadre
(25.01.18)
Hocam yine herkes bi yerinden saydırmaya başladı.
19 yıldır grip aşısı vuruluyorum. Eğer bi yan etkisi çıkacaksa ilk bende çıkacak kesin diyorum hatta..
Olay şu: Deli miyim? hayır.. Herkesin gribi yaşama durumu farklı. Grip olup 3 gün yatıp sonra toplayan adam aşı vurulmasa da olur. Ama bende durum fena, grip bronşite hatta ordan yol bulursa astıma çeviriyor. Çocukluğum sayısını hatırlayamadığım iğneler, aylarca alınan raporlarla geçti. Durum böyle olunca, doktor tavsiyesiyle başladım. Sonrasında da gerçekten böyle sürünme durumum olmadı. Hiç olmuyor değilim. Çok daha az oluyorum ve çabuk atlatıyorum.
Şimdi herkes kendi bildiğini okusun.
0
lcha
(25.01.18)
grip asisi herkese önerilen bir asi degil. yapilmasi önerilen belli risk altindaki kisiler var. saglik personeli, yaslilar, koah hastalari vs vs bir liste var. bu sekilde risk altindaki kisilerdenseniz yaptirmaniz mutlaka önerilir. digerleri icin yaptirmasaniz da olur ama yaptirirsaniz da bir zarari olmaz. size kalmis. asilar pazarlaniyor, cocuklari kisir ediyor, icinde civa varmis, domuz kani varmis sacmaliklari ise toplum sagligi ile oynamayi görev edinmis zirtopozlarin uydurdugu hurafeler. he diyin gecin. sizle bizle ayni oksijeni alip dünyanin düz oldugunu savunan insanlar da var sonucta. grip asisinin icinde bir önceki sene en sik görülmüs 3 grip virüsü bulunur. bu sene de ayni Virus turlerinin hastalik yapacagi Garantie olmadigi icin de yüzde yüz bir koruma söz konusu degildir. ama en azindan korunma sansinizi artirmis olursunuz, grip olacaksaniz da daha hafif atlatirsiniz. canan karatayci tereyagcilar da geldigine göre tükani kapatin. zeytinyagina tereyagi banip yerseniz kansere iyi geliyormus. canan karatay diyor.
0
fayfim
(25.01.18)
Aşıların güvenilirliğinden şüphem yok, olanları da ciddiye almam. Ancak olmuyorum, en son ateşim çıktığında 12 yaşındaydım. Burun akıntısı ve öksürük oluyor en fazla.
0
i was made for you
(25.01.18)
Bir kac sene araliksiz yaptiriyordum ama pek bir yararini görmedim. Bu sene bende yaptirmadim simdiye kadar mis gibi :)
0
VIPCH
(25.01.18)
Aşıya karşı olup canan karatay gibi medya şarlataninı savunmak cidden iyi trollmüş saygılar.
Canan Karatayın enfeksiyon branşı üzerindeki bilgi duzeyi ne ki ömrünü bu anabilim dalina ayiran hocalara laf ediyor?
Not: grip aşisini risk gruplari mutlaka, halk ise isteğe bağlı olmalidir. Bizim hocalarin bize zorunlu tutma nedeni hastanedeki hastalarin sagliklarini korumamiz gerekmesi, o konuyu netleştirmemişim ilk cevapta, burda belirteyim. Ama bence olmanin hiçbir zarari yokken %1 faydasi bile varsa olunmasi gerekir.
0
nundu
(25.01.18)
Aşı karşıtı değilim ama grip aşısı hiç yaptırmam bunun yerine bağışıklık sistemimi besin yoluyla desteklerim. Aşı olup beslenme çöp olduğunda onun da pek faydası olmayabilir.
0
neferkitty
(25.01.18)
Eğri oturup doğru konuşalım ilaç firmaları dr.ları prof.ları avuçlarının içine almak için neler yapıyorlar bilseniz hiç o konuya girmeyeceğim neyse. Canan hoca bu ülkede göte göt diyen ilk prof tur. Grip aşısı uzun vadede etkisini sizde olmasa bile soyunuzda gösterecektir az sabırlı olun. Yaptırmıyorum ilk çıktığında düşünmüştüm hakkında okudukça o ve türevlerinden ürktüm.
0
esmeralda
(25.01.18)
iki sene üst üste aşı yaptırdım.ne zaman grip aşısı yaptırsam bi haftaya kalmadan grip oluyordum.bağışıklık direncim düşük sanırım bu yüzden.
grip aşısını yaptırdığında bir kere grip oluyorsun sonra kışı rahat atlatıyorsun
0
regardless of what they say
(25.01.18)
ben yaptırmıyorum. ama senin durumunda yani immun sistemin bir sekilde bastırıldığı kişiler yaptırmalı. yeni aşı olmadı.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.01.18)
doğal değil diye, senelerce grip aşısı yaptırmadım. "grip olmak kötü bi şi diil kii" derken kızarmış bir burnum ve omzunda battaniye vardı. kışın dışarı çıkmaya korkardım. tam reklam tadında yazmış gibi oldum ama, bir gün gidip aşı oldum. tek püf noktası şu, aşı olmadan önceki 7-10 gün hiç bir kırgınlık yaşamamış olmanız, çok sağlam hissetmeniz gerek. mesela "dün hapşırdım bikaç kere ama geçti" derseniz bile yaptırmıyorlar.
gerçekten de kendimi birkaç haftadır iyi hissediyordum, hiç hapşırmamış ya da boğazımda hafif şişlik falan hissetmemiştim, gittim aşıyı yaptırdım. ve bütün kış ahenkle dans ettim. kış boyu koruyor.
her hastalığa iyi gelemez diyorlar ama çoğuna etkili işte o aşı. eğer ağır geçmiyorsa olmayın isterseniz, ama bir gribim bir ay etkiliyordu beni. hasılı, kola içen, paketlenmiş gıda maddelerinden kaçamayan insanlarız. aşı iyidir, candır, kötülenmemelidir.
0
lovemyself
(25.01.18)
oo duyuru seviyeli bi tartışmaya dönmüş. en sevdiğim. madem öyle ben de ilaç firmalarıyla alakalı olarak dediklerimi biraz açmak isterim. konudan çok sapacağım ama baştan uyarayım.
aşağıdakileri bu duyuruyla alakalı mesajlaştığım birine yazdım, size de kopyalıyorum.
her şeyi kenara koyup şunu düşünün. bir ilaç firması sahibisiniz. görünürde işiniz sağlık sektörü olsa da asıl işiniz para kazanmak, kar elde etmek. sonuçta ekmek paranızı çıkardığınız yer o şirket. istemez misiniz daha çok kazanmayı, sonra daha da çok kazanmayı, sonra daha daha çok? bunun için insanlara pek zarar vermeden ama pek de bir fayda sağlamadan bir şeyler yapma fırsatınız varsa ve üstelik tüm diğer ilaç firmaları da bu işi böyle yapıyorsa siz de yapmaz mısınız? ya da insanları “tedavi edici” değil de “şikayetlerini önleyici” ilaçlar geliştirerek onları bu ilaçları sürekli kullanmaya mecbur bırakmaz mısınız?
dürüst bir insansanız yapmazsınız. ama dünyayı yöneten para babalarının hangisi dürüst ki?
konu sağlık olunca insanlar normal olarak çok cahil oluyorlar ve bu işin 6+ yıl okulunu okumuş doktorların her dediğinin doğru olduğunu düşünüyorlar. oysa, genellemiyorum ama doktorların bir kısmı direkt olarak ilaç firmalarına çalışıyor. bunları böyle havadan konuşmuyorum, benim ailem baştan aşağı sağlıkçı. en yakınım olarak babam devlet hastanesinde göz doktoru. onlardan dinlediğim, ya da bizzat şahit olduğum o kadar şaşırtıcı şeyler var ki. hatta burada da doktorlar var, onlar da başlarına geldiyse anlatsın isterim.
bu ilaç şirketleri evimize tehdit mektubu yolladı ya. uygun bir dille yazılmış, “çocuklarının sağlığından endişe etmeye başlayabilirsin” temalı tehdit mektubu. hem de "benim ilacımdan şu kadar sat, karşılığında sana ve ailene tatil, ya da tıp alanındaki sempozyumlara gidiş (bu sempozyumlar doktorların kendilerini geliştirmeleri ve tıp alanındaki yeniliklerden geri kalmamaları için yapılır ama pahalılardır) ve oralarda konaklama olanakları" dediler sonra babam bunların mümessillerini tekme tokat dışarı attı diye üstelik. ben daha ne diyim.
yanlış anlaşılmasın, ben ilaca, tıp bilimine, aşıya falan karşı değilim. gerektiği noktada her türlü ilaç alınır. hele ki soruyu soran arkadaşın ek’te belirttiği gibi bir ekstrem durum varsa muhtemelen yaptırmak da gerekiyordur. hepimizin bildiği gibi tıp bu kadar ilerlemese 50 yaşına gelmeden ölürdük ve bu normal karşılanırdı. kişisel olarak da işini doğru yapan doktora duyduğum saygıyı başka hiçbir meslek sahibine duymuyorum. “vay efendim doktor hastaya sen demiş de niye siz dememiş” gibi şeylere takılmaktansa, doktorun bana uyguladığı tedavi yöntemi benim için önemlidir. ama bu sektör malesef manipülasyona o kadar açık bir sektör ki. ilaç firmaları da bunu bildikleri için “sağlık önemli" diye diye, medyayı ve bazı doktorları da yanlarına alarak işin suyunu çıkardılar. herkese habire ilaç dayıyorlar. oysa her ilacın, her aşının yan etkisi mutlaka ama mutlaka vardır. sizin yan etksini görmemiş olmanız, vücudunuzda yan etki yapmadığı anlamına gelmez. nereden bileceksiniz karaciğer yağlanmanızın kullandığınız bilmemne ilacı yüzünden olup olmadığını? ve basit rahatsızlıkların ilaçsız ve doğal çözümleri de vardır. elbette gereken durumda gereken ilaç kullanılır ama hangi durum gerçekten ilaç kullanmayı gerektiriyor? bu aşamada tek güveneceğimiz kişi doktorumuz. ama ya doktorumuz ilaç firmasına çalışıyorsa? nereden emin olabiliriz ki? bu yüzden ben diyorum ki, doktor bile olsa herkesin her dediğine inanmamakta, en azından şüpheyle yaklaşmakta fayda var.
en sevdiğim konu olan antibiyotik örneğini vereceğim. hastalanmamanız için gerekn doğal çözümlerden birisi olur olmaz her yerde antibiyotik kullanmamak. çünkü antibiyotik elbette hastalığınızı geçirir ama bir yandan bağışıklığı düşürür (bunu şuradan anlayabilirsiniz; özellikle kışın ya da direnciniz düşükken antibiyotik kullandığınızda dudağınızda direk uçuk çıkar) ve bağırsak florasını bozarak oradaki hem iyi hem kötü bütün bakterileri yok eder. oysa o iyi bakterilere çok ihtiyacımız var. bu nedenle antibiyotik yazan bir doktorun size "mutlaka bu aralar doğal probiyotikli şeyler tüket ki bağırsaklarındaki iyi bakterilerin bitmesin, bağışıklığın düşmemesi için de sebze ve meyvelerden bol bol vitamin almaya çalış" demesi gerekir. bir tane doktordan bunu duydunuz mu? sanmıyorum. augmentin verip gönderirler. çünkü onların gözünde sadece satılan bir adet daha antibiyotik kutususunuz belki.
üzücü ama durum bu. tabiki doktora gidin, ama şüpheniz varsa ikinci bir doktora daha gidin. benim hiçbir şeyim yokken sırf o gün rapor almak için gittiğim aile doktoru bana antibiyotik ağrı kesici ve c vitamini yazıp gönderdi mesela. ne bu şimdi? ben bu adama mı güvenicem? devlet bi de aile hekimi diye koymuş başıma.
ideal bir dünyada sağlığın ve eğitimin herkese ücretsiz ve adil bir şekilde ulaştırılması gerektiğini savunuyorum. bu dediğim olsun, doktorların her dediğini harfiyen uygulamazsam bana da adımla seslenmesinler :)
bu arda canan karatay’ı öyle çok takip etmiyorum, sanırım üslubu yüzünden biraz manyakça kaçan söylemleri var. o yüzden tüm dediklerine deli zırvası olarak bakılıyor. ama çok doğru şeyler söylüyor aslında. o kadar kestirip atmayın. örneğin kollestrol ilacı konusu vardı bi ara, yan etkileri çok fazlaymış o yüzden bunu kullanmak yerine yürüyüş yapın, beslenme düzeninizi değiştirin diyordu canan karatay. ben de olmayan tıp bilgimle böyle şeyleri savunuyorum işte. her şeyi ilaçtan beklememek lazım, azıcık popomuzu kaldıracağız, emek vereceğiz. habire patates yiyip tv izlersek tabiki hasta oluruz.
tl; dr: sağlıkla ilgili yazılan her şeye (benim dediklerim de dahil) körü körüne inanmayın. “doktordan daha mı iyi bileceğim” demeyin. hep bir şüpheyle yakşaşın. interneti kullanın, size verilen ilaç aşı vs neyse açın neymiş bir okuyun.
sağlıklı günneer :)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.01.18)
Data iki hafta once bizim kurumdan biri gribin zaturreye cevirmesi sonucu oldu ve hastanede yatmisti iki hafta oncesinde grip icin, bakiliyordu. Bunyeye cok bagli bu durum.
Bir de soguk alginligi ile gribi karistirmamak gerek. Yetiskin insanlar ortalama 5 yilda bir gribe yakalaniyorlarmis. "Her sene oluyorum" diyorsaniz, buyuk olasilikla gribe benzer belirtileri olan soguk alginligi olabilir. Dolayisiyla grip dedigimiz "Iki gun yatinca geciyor" cinsinden hastaliklar degil. Grip olundugunda yataktan kalkmanin bile cok cok zor oldugunu soyluyorlar. journals.plos.org
Her sene yaptirmiyorum ama genelde yaptiriyorum. Bu sene yaptirdim. Ben asi yaptirdiktan bir ay sonra bir grip salgini cevrede basladi. Hatta, isyerime kadar geldi iste. Grip asilari o senenin populer viruslerine ya da virus tahminlerine gore yapiliyor. Bunlardan koruyor, bunlara yakin viruslerin yol actigi gribin daha hafif gecmesini sagliyor ama virus cok saparsa da asinin yapabilecegi bir sey yok. Simdilik "Asi korudu sanirim" diye dusunuyorum ama tabii ki surekli bir el yikama, surekli bir buruna kulak pamugu ile tuz basma gibi onlemleri uyguluyoruz.
Spor salonuna giden gitmiş gidecek olan var mı? Azıcık gaz alıp gitme niyetindeyim.
Spor salonuna giden gitmiş gidecek olan var mı? Azıcık gaz alıp gitme niyetindeyim.
0
cayisallama (24.01.18)
Gazla olmaz o iş, bunu sürdürebilecek disiplinin varsa, sakatlık dışında her türlü durumda salona gideceksin git, diğer türlü paranı karşılıksız olarak başkasına vermiş oluyorsun.
0
angelus
(24.01.18)
Sen bu gazla ancak 2 hafta gidersin en fazla. Sonra yatış.
0
teknikekip
(24.01.18)
ilk etapta bence spor salonun yazılma ya da sadece 1 aylık üyelik yapan bir yere yazıl. Zaten ilk etapta çok ağırlık kaldırmaya vs ihtiyacın olmayacak dışarıda koşu ile başlayabilirsin havanın kötü olması seni üzmesin karda bile koştum termal içlik ve polar giyersen bir sıkıntı olmaz.
üstelik koşu bandında koşmak ve dışarıda koşmak arasında çok büyük fark var, dışarıda koşmak her zaman daha iyidir. Baktın düzenli devam edebiliyorsun üyelik satın alırsın ama sakın yıllık falan alma çünkü insan hep aynı yerde spor yapmaktan bile sıkılabiliyor en azından ben evimin yakınındaki tüm spor salonlarını dolaştım sıkıldığım için :D
0
powerpufgirl
(24.01.18)
1 aylık yazıl sonra artır diyenlere katılıyorum.
Ancak kendi gazını kendin verirsin. Başkasından umut etme.
0
lcha
(24.01.18)
4 senedir aynı salona gidiyorum, valla bir süre sonra evim gibi geliyor bana. Geçenlerde üyeliğimi 3 aylığına dondurdum (başka bir salona gitmek için) ve mutsuz oldum resmen, 1 ay sonra dayanamadım tekrar açtırdım. Spora başladığın zamanlarda işkence gibi gelse de, alıştıktan sonra gitmeden duramıyorsun. En zor kısmı başlayıp birkaç ay boyunca adapte olmak. Ondan sonra kimse tutamıyor zaten. Kendindeki gelişimi gördükçe de daha fazla gaza geliyorsun.
0
peggy
(24.01.18)
- Arkadaşınla/sevgilinle spor yap - Ödül-ceza mekanizması kur yoksa bir süre sonra zor gelir ve gevşersin - sağlıklı beslenme ile kombinlersen daha iyi sonuç alırsın - spor keyif veya ekstra değil zorunluluktur, bunu aklından çıkarma.
0
arandur
(24.01.18)
hayatımda ilk defa böyle bir derdim oldu. Haftada bir halı saha ile yetiniyordum. Ancak sigarayı bıraktım kiloyu durduramıyorum. Bu kilo denen şeyin çoğunluğu karın bölgesine yerleşiyor. Bi bakınayım. Ankarada önereceğiniz bir yer var mı?
ingbankın e-turuncu hesabını kullanan varsa memnuniyetini ve memnuniyetsizliğini yazabilir mi? artıları eksileri neler?10 bin liram var. 6 ay sonra kullanacağım. aralarda 10bine eklemeler yapacağım. ingnin %14lük faizli e turuncu hesabı, parayı altına dövize yatırmaktan mantıklı geldi.ekonomiden anl
ingbankın e-turuncu hesabını kullanan varsa memnuniyetini ve memnuniyetsizliğini yazabilir mi? artıları eksileri neler?
10 bin liram var. 6 ay sonra kullanacağım. aralarda 10bine eklemeler yapacağım. ingnin %14lük faizli e turuncu hesabı, parayı altına dövize yatırmaktan mantıklı geldi.
ekonomiden anlayan varsa yardım edebilir mi?
0
aslan burcu kadini (24.01.18)
Kullanıyorum, hatta önümüzdeki ay 1 yıl dolacak. Hiçbir sıkıntısı yok, hesap işletim ücreti yok, havale ve eft ücretsiz. Faiz günlük işliyor. Ben geçen sene paramın bir kısmını dolara yatırdım, ortalaması 3,55'ten aldım. Ama paranın tamamını e-turuncuya yatırsaydım çok daha fazla kazanacaktım. Dolar son 1 senede zarar ettirdi, enflasyon altında kaldı, tl faizleri doları geçti.
0
neyehbe
(24.01.18)
enpara mı e-turuncu mu peki?
0
🌸aslan burcu kadini
(24.01.18)
enparada yüksek faiz alabilmek için ayın enparalısı olman lazım. e turuncuda ise koşulsuz 1 yıl hoşgeldin faizi var.
e turuncu > enpara.
0
lcha
(24.01.18)
%14'le başlatıyorlar ama piyasanın durumuna göre değişiyormuş faiz. yani 2 ay sonra %12'den-11den de işletebilirler. ingbank böyle söyledi. sanırım enparada 6 ay %12.5'tan işlenecek. bu yüzden kararsız kaldım.
0
🌸aslan burcu kadini
(24.01.18)
Valla bugün piyasanın üzerinde veriyor adamların başından beri iddiası bu. Ben kullanıyorum hep avantajlı kaldım.
0
lcha
(24.01.18)
Vadeli doviz hesabı için de hesap açılış ücreti yok mu? Bir de enpara gibi internetten mi başvuruluyor? Ben de arkadaş gibi enpara ve ing e turuncu hesap arasında kalmıştım.
0
geçerkenugradım
(24.01.18)
Öncelikle enpara'da yüksek faiz almak için ayın enparalısı olma zorunluluğu yok. Bu sadece birikim hesabı için geçerli, onun da faizi %9 yerine %10 oluyor. 100bin altı için vadelide her halükarda %12.50 faiz alırsın.
Şu ana kadar e-turuncu her zaman piyasadaki en yüksek faizi verdi (odeabank, aktifbank gibi birkaç istisnai bankalar hariç), üstelik vade günlük olduğu için aylık hesabıyla %14.15'e denk geliyor.
Son olarak enpara faizleri yüksek değil, eskidendi o. Şu anda piyasadaki birçok banka daha yüksek faiz veriyor. Örneğin denizbank aylık %13.45 faiz veriyor. 3 aylık istersen %13.75, 6 aylık için ise %13.95 veriyor. Enpara'ya yatıracağına git denizbank'a yatır daha iyi.
Ben dolarlarımı denizbank'a yatırdım %3.00'den. E-turuncu %4 veriyor dolar için ama şube olmadığı için yatıramıyorsun, döviz kabul eden atm de yok gibi birşey.
Cepteteb'in de faizi daha yüksek enparadan. Aylık %13.25, 3 aylık yatırırsan %13.50.
Vadeli mevduat için enparayı kesinlikle önermiyorum. Sadece ücretsiz havale ve eft için kullanıyorum.
0
neyehbe
(24.01.18)
şekerbank %14.5 veriyormuş. şimdi işten çıkıp ona gidecektim. bir şubelerini aradım. 10 bin yatırınca 2 bini vadesiz de tutup 8 bine faiz işletiyorlarmış. ne anladım o zaman. ing daha iyi hiç değilse 1 sene. şeker 3 aydı.
Merhaba,Bir çok rakı balık mekanları önerilmiş ama eskiden kalma girdiler. Şimdi ne haldeler bilmiyorum.Avrupa yakasında (taksim kalabalığına girmeden yeşilköy uzaklığına gitmeden İstanbul'un ikinci bölge sınırları içinde)mekan arıyorum. Yanımda hanım bir arkadaşım olacak..fazla abartıya kaçmadan da
Merhaba, Bir çok rakı balık mekanları önerilmiş ama eskiden kalma girdiler. Şimdi ne haldeler bilmiyorum. Avrupa yakasında (taksim kalabalığına girmeden yeşilköy uzaklığına gitmeden İstanbul'un ikinci bölge sınırları içinde) mekan arıyorum. Yanımda hanım bir arkadaşım olacak.. fazla abartıya kaçmadan damak tadı iyi, orta hallice bir mekan arıyorum.. en son gittiğiniz memnun kaldığınız yerleri soruyorum. Teşekkürler.
0
yakupyaman (23.01.18)
müzik filan sizin için önemsizse kireçburnu'nda set balık var. müzik yoktur burda ve yediğin kadar ödersin. yemekleri, mezeleri vb. hepsi çok lezzetlidir. tavsiye ederim.
0
silah taciri
(23.01.18)
Ben de Set Balık diyecektim ama kalabalıktır set balık. Haricinde fiyat ve lezzet olarak en yüksek verim alabileceğiniz yerlerden biri bence.
Not: Nakit çalışır, kredi kartı geçmez.
0
dostlarorkestrasi
(23.01.18)
Rakı & Balık için Meymeze var Beşiktaş'ta.
Bir de balık şart değilse; Topağacı Bi Garip Meyhane var.
0
lcha
(23.01.18)
Set Balık güzel evet.. hiç mi müzik yok burada diyesim var.. Müzik belirtmemişim, gürültüsüz hafif taş plak çalsa ne iyi olur. Teşekkürler.
0
🌸yakupyaman
(23.01.18)
@yakupyaman öyle diğer mekanlardaki gibi yüksek sesli müzik yok. insanlar birbiriyle konuşsun diye müzik ya yok yada çok çok kısık sesle veriliyor sanırım(bu son kısımdan emin değilim)
bence önceliğiniz yemek ve mezeyse burayı tercih edin. ama mutlaka rezervasyon yaptırın. şahsen ben fix menü saçmalığını sevmediğim için bu tarz yerleri tercih ediyorum
0
silah taciri
(23.01.18)
Eleos, Set balık iyi güzel ama arabayla gitsen içki içilmez, taksiyle gitsen servet ödersin,
0
michael_knight
(23.01.18)
Giritli reataurant son zamanlarda gittğim fiyat performans olarak en beğendiğim yerlerden birisi. Ulaşımı biraz ters ahırkapı taraflarında sultanahmetin aşağısı
kredi kartı sahibi olmadan sanal kart sahibi olmak ?
maden suyu
arkadaşlar hiç kredi kartım yok. sadece banka kartım var. ama bazı kullanmak istediğim servisler (mesela getir gibi) illa kredi kartı istiyor. ayrıca bazı yerlere kalıcı şekilde (sony psn, amazon) banka kart bilgilerimi paylaşmak istemiyorum.bu sebeple bir sanal kart'a ihtiyacım var. türkiyedeki çoğ
arkadaşlar hiç kredi kartım yok. sadece banka kartım var. ama bazı kullanmak istediğim servisler (mesela getir gibi) illa kredi kartı istiyor. ayrıca bazı yerlere kalıcı şekilde (sony psn, amazon) banka kart bilgilerimi paylaşmak istemiyorum.
bu sebeple bir sanal kart'a ihtiyacım var. türkiyedeki çoğu banka illa kredi kartı alırsan sanal'ını veririz diyor.
banka kartımdan kontür yükler gibi para yükleyip kullanabileceğim sanal kart hizmeti veren bir hizmet varmıdır ?
0
maden suyu (23.01.18)
Kredi kartı isteyen yerlerin bazıları banka kartını kabul edeceklerdir. Yurt dışında farklı para birimleri üzerinden işlem yapılacağı için işlem daha sıkıntılı olabilir.
0
cakabo
(23.01.18)
Ben yıllarca kredi kartsız olarak sanal kart kullandım. Şu anda gerçek kartı zorunlu tutuyorlar mı ya da bankaya göre değişiyor mu bilmiyorum ama eskiden tek başına sanal kart mümkündü.
0
mikro patlama
(23.01.18)
benim de hiç kredi kartım yok ama garanti'den maaş hesabım var internet bankacılığından sanal kart tanımladım.
0
anarsik kurbaga
(23.01.18)
Hocam ParaMara var İninal var.
Ön ödemeli sanal kart sağlıyorlar.
0
lcha
(23.01.18)
Garanti bankası banka kartına bağlı sanal kart veriyor. Online işlemlerden başvurulara geçiyorsun, orada da sanal kart var. İstediğin kartı, hatta hesabı seçip sanal kart oluşturuyorsun.
0
denizgonen
(23.01.18)
garanti bankası'ndaki vadesiz hesabıma bağlı bir sanal kartım ve kredi kartıma bağlı bir sanal mastercard'ım var ayrı ayrı.
hesaba bağlı olan karta hesaptan para yüklenip kullanılıyor. yani kredi kartım olmasa da sadece hesap ile sanal kart kullanabiliyorum. kimse hesaba bağlı sanal kart için bana "bir de kredi kartın olması lazım" demedi.
banka kartın varsa banka hesabın da vardır. banka hesabın varsa banka hesabını kullanabildiğin bir internet şubesi de vardır. bankanın böyle bir hizmeti varsa o internet şubesinde de sanal kart oluşturma vardır. dediğim gibi, garanti bankası'nda var.
0
kibritsuyu
(23.01.18)
garanti müşterisi değilim, çok eskiden maaş için kullanmıştım. banka kartının sanalını oluşturan tek banka onlar sanırım. çok iyi özellik.
paramara initial kart tam istediğim şey aslında. cevap yazan herkese teşekkürler.
modadan anlayan hanımlara soru - düşük omuzlu bluz
peggy
Şu linkteki gibi bir bluz arıyorum:https://www.forevernew.com.tr/taylor-dusuk-omuz-crop-bluz-23184602Ama bedeni kalmamış. Başka nerelerde bulabilirim buna benzer modelleri?Veya bunu alıp terziye bir beden küçülttürsem becerebilir mi, yoksa kötü mü olur?
Ama bedeni kalmamış. Başka nerelerde bulabilirim buna benzer modelleri?
Veya bunu alıp terziye bir beden küçülttürsem becerebilir mi, yoksa kötü mü olur?
0
peggy (23.01.18)
Valla terziye değdirme bana kalırsa.. omuzları yapması zor olabilir.
Trendyolda vs.bakmak lazım. Zara'da da gördüm sanki düşük omuzlu modellerden
0
lcha
(23.01.18)
Bardot top filan diye geciyordu sanki bunlar.
Oyle ararsan daha cok ornek/urun bulabilirsin sanki.
0
kuehles blondes
(23.01.18)
Bulamazsan terzi bi beden küçültebilir. O modeli küçültmek zor değil. Beden özellikle göğüs kısmı kısmı bol gelirse yakayı tümden çıkarsın. Bedeni küçültüp yakayı takar değilse sadece arka yakayı söküp fazlalığı fermuara yedirerek de yapabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.01.18)
merhabalar,tchibo'dan bir kısım çekirdek kahve aldım, bir kısmını french press'ime göre çektirdim, bir kısmını "hangi kahve aracını alacağımı bilmiyorum, alınca çektiririm" diyerek çekirdek halinde aldım.Sonra gittim, filtre kahve makinesi aldım. Sonra gittim, "merhaba, ben bu çekirdekleri kağıt fi
merhabalar, tchibo'dan bir kısım çekirdek kahve aldım, bir kısmını french press'ime göre çektirdim, bir kısmını "hangi kahve aracını alacağımı bilmiyorum, alınca çektiririm" diyerek çekirdek halinde aldım.
Sonra gittim, filtre kahve makinesi aldım. Sonra gittim, "merhaba, ben bu çekirdekleri kağıt filtreye göre çekilmesini rica ediyorum" dedim, tchibo görevlisi "çekemiyoruz yannız. böyle bir servisimiz yok" dedi.
biliyorum kahve çekimi hizmeti vermediğini, öyle bir fiyatlandırma olmadığını. ama bu durum saçma değil mi şimdi? ne yapacağım ben bu çekirdekleri?
ayrıca ben çekirdek sahibi olduğum için mi saçma geliyor, sizce nasıl?
0
neynep (16.01.18)
hocam git starbucks'tan falan rica et çekerler. tchibo'da çeker aslında, çekirdek alınca dükkanda çektiriyoruz biz sonuç olarak.
0
giovanne
(16.01.18)
oradan aldığına dair elinde bir fiş fatura varsa çekmek zorunda. eğer yoksa bile kibarca söylediysen çeker -di... demekki gidip bunu çekin lan falan dedin :)))
0
Tears of Devil
(16.01.18)
tchibo terbiyesizlik yapmış. Sonuçta satın aldığınız anda yada sonrasında ne farkeder sanki?
Şikayet etmelisiniz bu durumu bana kalırsa.
Çekirdekleri bütün tchibolarda çektirirsiniz aslında. Olayı anlatırsanız yardımcı olurlar, ya siz anlatamadınız, yada anlamak istemedi o kişi.
0
zentiva
(16.01.18)
yani tabii bir yerde onlar da haklı. art niyetli insanlar bunu çok güzel kullanabilir. sizin yapabileceğiniz tek şey rica minnet biraz daha zorlamanız veya kahve öğütücüsü olan birine rica etmeniz. ya da kendiniz almanız.
0
kablelvuku
(16.01.18)
oradan satin aldiginizi soylediniz mi? bence bu bilgiyle cekmeme olasiliklari oldukca düşük. ha yine mi cekmiyor başka şubeye gidilebilir. ikinci secenek satin aldiginiz yerde sesinizi bi ton yukselterek durumu teshir etmek. tavirlari degisecektir:)
0
her giriste sifresini unutan adam
(16.01.18)
tchibo'nun uygulamasi bu sekilde. ben de denk gelmistim bir seferinde. hatta daha soormadan onlar soylemisti sonradan getirirseniz cekmiyoruz diye.
herkesin kafasina gore gelip cekirden cektirmesine engel olmak icin olabilir bu sistem. bir de siz burden aldim deseniz de emin olamazlar. thico paketinin icine starbucks koyup gidebilirsiniz. o zaman da onun tadi kendi cekirdeklerine karismis olur ve almanlar biraz daha hassas saniyorum bu tip konularda.
tavsiyem sinbo'dan 40tl'ye ogutucu almaniz.
0
jimicik
(16.01.18)
Çekmiyorlar..
Git Starbuckstan bi paket çekirdek kahve al. Çektir, sonra içine bu çekirdekleri koy. Ay bi kısmı çekilmemişti çeker misiniz de, onu da çeksinler.
0
lcha
(16.01.18)
2 şubede denedim, bir de arkadaşıma sordurdum (acaba ben mi yapamıyorum diye) (olumsuz cevaptan habersizdi o da, nötr gitti sordu yani) Fİş/ fatura olaylarına hiç girmeden, tchibo paketindeki (açık çekirdekleri koydukları bej paket var ya) kahveyi çektirecektim, aldığım gün değil, 2 hafta oldu alalı işte.
* Bi tanesi dedi ki, "ben bunun tchibo kahvesi olduğunu nereden bileyim, belki içine başka koydunuz?"
açık çekirdek kahve alıp, onu değiştirip, gidip çektireceğim olasılığına karşı bir prosedür yazılmış olabilir mi acaba?
* o kişinin anlamak istememesi değil benim uğraştığım şey, markanın böyle şeyleri adamın insiyatifine bırakmaması -_-
* öğütücü almak istemiyorum, boşuna bir alışveriş olur.
* "art niyetli insanlar kullanabilir" / "herkesin kafasina gore gelip cekirden cektirmesine engel olmak icin" - evet, ama yani :) bilmiyorum, ben zahmet edip ikinci kere gitmişim mağazaya, ve beni bu şekilde geri çeviriyor.
Bu resmen müşteri kaybetme stratejisi.
alman markası olduğu için keskin prosedürlere pay veriyorum ama ülke uyumunu da gözeteceklerini sanıyordum, sevdiğim bir markaydı ayrıca :(
0
🌸neynep
(16.01.18)
Tabi ki saçmalık. Öğütülmüş kahve çok çabuk bayatlar, dolayısıyla alır almaz koca paketin tamamını öğütmek doğru değil. Günde bir fincan içsen bir paket kahveyi bitirmen 1 ay sürer. Öğütme süreci birkaç saniyeden ibaret, çuval çuval kahve öğütmüyoruz.
Starbucks'tan kahve alıp daha sonra Tchibo paketine koyup bir de öğütmeye kaç kişi götürecek? Starbucks daha yaygın, bence bunun tersinin olması daha muhtemel. Starbucks'ta böyle bir durum olmuyorsa Tchibo'da hiç olmamalı.
Aksiyon: Web sitesi üzerinden şikayet etmeni öneririm, en azından uygulamalarının saçmalığını anlamış olurlar.
Çözüm: Starbucks bu konuda çok sorunsuzdur tavsiye ederim. Düzenli kahve tüketiyorsan öğütücü almanı öneririm, çok işe yarıyor.
0
Lethe
(16.01.18)
50 liraya sözen el değirmeni al, rahat et. yaklaşık bir aydır kullanıyorum ve kahvenin tadı güzelleşti resmen. çekildikten sonra gerçekten kısa sürede bayatlıyormuş kahve. önceden bunu söyleyenleri pek sallamıyordum ama doğruymuş.
kendinize ve başkalarına zarar vermeden kendi halinizde; eşyaları kırıp dökme, fırlatıp atma veya sağa sola vurmak gibi huylarınız var mı? varsa normal mi?
kendinize ve başkalarına zarar vermeden kendi halinizde; eşyaları kırıp dökme, fırlatıp atma veya sağa sola vurmak gibi huylarınız var mı? varsa normal mi?
0
MandMs (10.01.18)
ben çok sinirlenince iki şey yapıyorum. çocukluktan kalma alışkanlık. biri dizimi yumrukluyorum. çünkü çocukken dizimde bir sorun vardı. dizimi yumrukladıkça canım yanardı.
bir de kolumu ısırıyorum.
en son bir önceki iş yerinde klavyeyi duvara vura vura kırmıştım, eski kız arkadaşımla kavga ederken arabaya yumruk atmıştım.
iyi geliyor gibi o an ne bileyim. sinirlenmeyeli baya oldu.
0
kablelvuku
(10.01.18)
Ben sinirlendiğimde kırıp dokmem ama sinirimi de tam olarak atamam. Içimde patlamış gibi hissederim.
0
femme vitale
(10.01.18)
Kesinlikle yok. Normal olduğunu da düşünmüyorum. Çok sinirlendiğimde çok yüksek sesle müzik dinlerim ben. Beni sakinleştiriyor.
0
windowsguvenlikduvari
(10.01.18)
çok sinirlenirsem evet. normal mi bilemem. başkasına veya kendimize fiziksel zarar vermediğimiz sürece eh.
0
elorelia
(10.01.18)
hocam bunlar hep şiddete meyletmek.. Ben çevremde bu şekilde davrananlardan uzak duruyorum. bugün eşya kıran yarın beni dövmeye kalkar.
0
lcha
(10.01.18)
Normal olup olmadığını bilemem ama eşyalarıma zarar veririm. Ama sinirlendiğim şeyler genelde kırdığım şeyler oluyor. Örneğin fare tutukluk yapıyorsa kırıyorum. Tıraş makinem sakalımı kesmeyip canımı yaktıysa parçalarım. Kulaklık Kulağımdan düşüp duruyor ya da dolanıp duruyorsa kopartırım. Bilgisayar saçmalıyorsa yumruk atarım. Saçlarım bir türlü düzen almıyor, sakalım tıraş olurken canımı yakıyorsa kendime vururum. Ama en başta tahammül gösteririm, durum hala devam ediyorsa sinirlenirim. Böyle işte.
0
m e b
(10.01.18)
Yok.
0
i m cool with that
(10.01.18)
kırasım geliyor ama kırmıyorum.
0
lonelyman
(10.01.18)
Sinirden gozlerim doluyor benim. Bagiriyorum bazen. Bisi vurup kirmiyorum ama iyi gelmiyor o. Eger arabadaysam bos yol bulup gaza basiyorum. Ani gaz/fren yapiyorum. O kadar, yarim saate geciyor zateb.
0
mor oje
(10.01.18)
ergenlik çağında birey için normal sayılabilir, ama yetişkin birey için normal değil bence.
0
evde liyakat kalmamis
(10.01.18)
amma manyaklar varmış duyuruda yahu tırstım
0
benaslindayohum
(10.01.18)
Yok bir gun hissedersem de psikologa gorunurum
0
Traveller
(10.01.18)
Yok.
Zaten sinirlenen biri değilim de sinirlenirsem kendime haksızlık ettiğimi düşündürecek en ekstrem hareketim gözlerimin dolması/ağlamak oluyor.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(10.01.18)
Uzun zamandir olmadi ama kendimi kaybedip yapmisligim var. Yatak yumrukluyordum, anlik sakinlesme sagliyordu.
0
voyager 1
(10.01.18)
Yok, yapmıyorum. Ergenlikte bi kez yapmıştım. Babamın haksız bi ithamı olmuştu, o sözü hem ona hem kendime yakıştıramadım, bişey de diyemedim. Öfkelendim. Evin taraçasına çıkıp anneannemin saksı altı yaptğı metal bi tepsiyi dizimden yardım alıp ikiye katladım. Sonra yaptığımı çok anlamsız bulup gülmeye başladım. Tepsiye bakıp bakıp güldüm. O oldu bidaha sinirlenip bi eşyaya zarar vermedim.
Çok ve kolay sinirlenen biri değilim yine de olmuyor değil. Olduğunda müzik açıp satranç oynmak gibi sinirli halimi geçirecek kafa dağıtacak şeylere yöneliyorum. Normal duygu durumuna geçince de sinirlendiğim şeyle ilgili ne yapmam gerektiğine bakıyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.18)
Duyuruda ne manyaklar varmis hakikaten. :O
Ben cok sinirlenirsem elimde olmadan gözlerim dolar, aglarim.
Bir de galiba stresli zamanlarimda dislerimi cok sıkıyorum. Disciye gece kalibi yaptirdik bu yüzden, aksamlari yatarken onu takiyorum. Onu kullanmaya basladiktan sonra farkettim, cenemdeki sürekli agrinin ve basagrisinin sebebi de dislerimi sıkmam galiba.
0
chitosan
(10.01.18)
Ben çok sinirlendiğimde genelde kitleniyorum tepki veremiyorum.
0
powerpufgirl
(10.01.18)
Kimseye zarar vermedim ama tartışma anında çok sinirlendiysem rahatsız edici derecede bağırmışlığım olmuştur. Telefonumu kırmışlığım da oldu. Sakinleşince ne gerek var , niye bu noktaya gelecek tartışmalara giriyorum diye kızarım kendime.
0
dyg*dyg
(10.01.18)
2-3 kez oldu.
Birinde lise hazirliktayken babamla kavga etmistik cok fena. Ben de o sinirle biseylere zarar vermek istedim ama etrafimda zarar verebilecegim bir obje yoktu. Sadece kendim vardim. Rotring uclu kalemle kendime faca attim resmen. Izi haal duruyor.
Bir kez de cok cok hoslandigim cocuk bana inat olsun diye gozumun icine baka baka baskasiyla flortlesti beraber gittigimiz partide. Sinirle partiyi terkettim sonra sokakta camli reklam panosuna 2 yumruk attim o sinirle. Cama bisey olmadi da parmaklarimin ustu kanadi ve acidi biraz.
0
kuehles blondes
(10.01.18)
Sinirlendiğimde dışarıdan anlaşılmıyor bile. Eğer çok mantıksız, saçma veya tartışılamayacak bir durumsa, şu klasik gözleri yumup, dudakları kısarak "ya sabır" der gibi olan harekete benzer şekilde nefes alıp veririm biraz. Kalkıp gidebileceğim bir durumsa "ben bir sakinleşip gelirim" diyerek gider bir iki dakika uzaklaşırım. Çok yakın bir arkadaşım var, bazen öyle şeyler yapıyor ki oklava ile dövmek istiyorum, bir ona biraz sert çıkıyorum sanırım.
Onun dışında, dediğiniz gibi huylarım yok. Olan kişiyle de mesafemi korurum.
0
sopiro
(10.01.18)
işim gereği sürekli sinirleneceğim ortam oluşuyor, ama o sakin durup birden patlayan insanlar gibi değilim, zaten çabuk sinirlenirim, çabuk sönerim, çok sinirlenirsem imkanlar dahilindeyse(evdeysem vs.) kırıp dökecek bir şey ararım. telefon kırmışlığım da vardır. ama kırıp dökerken bile kontrolü kaybetmiş hissetmem. çok rahatlatıyor beni. biraz da pasif agresiflik var. kum torbası alma hayalim var eve de komşuları naparız bilmiyorum :/
0
olutaklidi
(10.01.18)
Normal değil, bu öfke kontrolü yok demektir ve bir gün duvara vurmak yetmeyebilir, ki yetmez.
0
mslny
(10.01.18)
hayir, yok. normal bulmuyorum...
0
e haliyle
(10.01.18)
Ben başkalarına zarar vermek istiyorum kendime ve etrafıma zarar vermem. Ama yapamıyorum bir şey tabii.
0
jazzabel
(10.01.18)
beni aşırı sinirlendiren ve bu yüzden zarar verdiğim tek şey teknolojik aletler. gerçi onu da hayatım boyunca bi kez yaptım. laptop'ın hard diskini kırmıştım kalsjdaskdf yıllar oluyor.
onun dışında çok sinirlenirsem tüm vücudum titremeye başlar ve ağlarım. sonra gülerim. yorganın altına girer geçmesini beklerim. kimseye bulaşmam.
Mahalleye yaptığımız kedi evini dükkan sahibinin biri gelip yıkmış biz bu adamı nereye şikayet edebiliriz ? Nasıl insanlar var ya ..
Mahalleye yaptığımız kedi evini dükkan sahibinin biri gelip yıkmış biz bu adamı nereye şikayet edebiliriz ? Nasıl insanlar var ya ..
0
KendineAteist (05.01.18)
kendi alanı içerisinde mi yapmıştınız ki?
0
lcha
(05.01.18)
şikayet edebilirsiniz ama hiçbir sonuç alamazsınız, boşuna uğraşmayın.bu pisliklerin yaptıkları her zaman yanlarına kar kalıyor. devlet hayvanları can olarak görmediği için.. hoş insana bile değer vermiyor ki hayvana ne hayrı olsun.
0
anksiyetik pia
(05.01.18)
hayır apartmanımızın yan tarafı boşluk araçlara kapalı oraya koyduk diğer apartmanda da bunun dükkanı var yani arada
0
🌸KendineAteist
(05.01.18)
Bu insanlarin kafalarinin calisma yontemini anlamak gercekten zor. Agaclari sevmiyorlar, canlilari sevmiyorlar, kadinlari sevmiyorlar, kendileri gibi olmayan (biyikli gobekli aksanli yari muhafazakar heteronormatif ilkokul mezunu...) herkesten degil her seyden nefret ediyorlar!
0
Traveller
(05.01.18)
anksiyetik pia +1
ben yerinizde olsam devamlı zabıtaya şikayet ederim dükkanın önüne mal/duba vs koyuyorlar diye. daha sonra maliyeye şikayet ederim fiş vermiyor diye. bunun gibi şikayetler ile devamlı olarak uğraşırım kendisiyle.
Her gün çörekotu yağı, b vitamin complex, magnesium-calcium-zinc, omega3, rhodiola ve coenzim q10 alıyorum.Çok mudur?Zararı olur mu?Hepsi solgar, natures bountry, zadevital gibi markalar.
Her gün çörekotu yağı, b vitamin complex, magnesium-calcium-zinc, omega3, rhodiola ve coenzim q10 alıyorum. Çok mudur? Zararı olur mu?
Hepsi solgar, natures bountry, zadevital gibi markalar.
0
kerem555 (04.01.18)
Karbonatli suda iciyor musun,alkalide onemli bak.abi her duydugun seye dadanmis gibisin.benim duzenli almam gereken kalp ilaclarim var doktor onlari bile 6 ayda bir degistiriyor.vucudunun bu kadar fazla corek otuna ihtiyaci oldugunu sanmiyorum,senden geriye kalan asirlar boyunca insanlar pogacanin uzerindekilerle yetinmisti.
0
duptıs
(04.01.18)
Fazlası zaten kullanılmayıp vücuttan atılıyor. Kan değerlerin için test yaptırısan fazla mı görmüş olursun gereksiz yere alıyorsan vücudu yorarsın gerek yok
0
powerpufgirl
(04.01.18)
spesifik bir eksiklik yoksa böyle bocalama takviyenin anlamı yok, hatta zararı var.
0
doxanikee
(05.01.18)
fazlası growth faktör gibi davranıp tümöral oluşumları destekliyor şeklinde tartışmalar var. net bir şey yok ortada ama ihtiyacın yoksa fazlası lüzumsuz diye düşünüyorum.
0
shotgunwoman
(05.01.18)
ailede alzheimer çok, b vitamini ve omega'yı tavsiye ediyorlar. konsantrasyon ve düzen eksikliği için rhodiola ve magnesium calcium zinc iyimiş, kanıtlanmış. çörekotu yağı genel bağışıklık. q10 ise bunların emilimini hızlanırma amaçlı.
evet biraz sapıttık galiba. :/
0
🌸kerem555
(05.01.18)
O bunun icin bu sunun icin iyiymis peki hepsi birden sizin icin iyi mi? Bunu kan degerlerinizi de alip doktora gostererek anlatin. Burada verilen tavsiyelerde kimse sorumluluk almaz. Doktor bir sey der ise, onun sorumlulugunu da alir.
0
ykyt
(05.01.18)
Bence önce dahiliye ardından da psikolog iyi gelecektir.
Adı üstüne "takviye" suyunu çıkarmamak lazım. Aç gezmiyorsun ki sonuçta.
0
lcha
(05.01.18)
bunlar bir kere "doğal" takviye değil söylediğin markalar tarım bakanlığı onaylı gıda takviyesi, sağlık bakanlığı değil. genelde yem kalitesinde oluyor bu markaların ürünleri
0
la noix
(05.01.18)
en azından coenzim q10 ve rhodiola gereksiz görünüyor. her birini bir uzmana danışarak kullanınız.
0
haykorsamdunyaya
(05.01.18)
evinde yap kefirini, iç kombu çayını. devam et.
düzenli ev yemeği yani, klasik türk mutfağı ile beslenirsen zaten bunları kullanmana gerek kalmaz.
baklagilden zengin, zeytinyağlı, haftada 1-2 balık da götürdüğün kırmızı etli bir menü ile beslenirsen multi vitamin desteği vb almana gerek kalmayacaktır.
0
kobretti
(05.01.18)
vücudun bu kadarıyla baş edebiliyorsa pes. saydıklarından iki tanesini farklı zaman dilimlerinde kullandım. lakin yan etkileriyle baş edemedim. örneğin çörek otu yağı çok ciddi biçimde kabız yapıyordu. üstelik çok minimal tüketmeme rağmen. mcz ise özellikle akşam saatlerinde çok ciddi gaz yapıyordu. sürekli sık sık gaz çıkarma ihtiyacı insanı kendisinden nefret ettiriyor.
Ceyrek bilete son 3 numarasına göre ikramiye çıkarsa 200 mü yoksa 50 mi ödenir? Ben 50 diyorum arkadaşım sitede son 3 rakamına göre 200 kazandınız, 200 alıyorum diyor. Dogrusu nedir?
Ceyrek bilete son 3 numarasına göre ikramiye çıkarsa 200 mü yoksa 50 mi ödenir? Ben 50 diyorum arkadaşım sitede son 3 rakamına göre 200 kazandınız, 200 alıyorum diyor. Dogrusu nedir?
0
nickfury (02.01.18)
50
0
kobuzchu kiz
(02.01.18)
ödül o rakam dizimini içeren bütün biletlere çıkan ödüldür. çeyrek bilet demek o biletten 3 tane daha var demek, dolayısıyla toplamda 4 bilet 200 liralık ödülü paylaşacak demek oluyor. 200/4=50
0
Bruce
(02.01.18)
50 lira ödenir. siteden bilet numarasını sorguladığı zaman ödülün altında yazıyor zaten "Biletiniz tam ise ikramiyenin tamamını, yarım ise yarısını, çeyrek ise dörtte birini alabilirsiniz" diye.
Özellikler neredeyse aynı hatta ucuz olanın buhar gücü daha fazla. Peki bu fiyat farkının sebebi nedir?https://www.tefalshop.com.tr/index.php/eticaret/pl-urun-gruplari/1830006357-turbo-pro-fv5645-kirec-avcisi.htmlhttps://www.tefalshop.com.tr/index.php/eticaret/pl-urun-gruplari/1830006356-turbo-pro-
Özellikler neredeyse aynı hatta ucuz olanın buhar gücü daha fazla. Peki bu fiyat farkının sebebi nedir?
Stoklarla ilgili olabilir, birinde ekstra indirim var zira.
0
whoosie
(28.12.17)
Valla cidden garipmiş. Ciddi ciddi fark göremedim. Belki model eski diyedir diyordum ama modeli de daha yüksek gibi... Ben olsam direkt ucuzunu alırdım :)
İnsanın kendinde olan bir şeyi karşıdan da beklemesi hakkı mıdır?
mr sherlock
Mesela düzenli spor yapan bir erkeğin, kadının da spor yapmasını beklemesi. Ya da düzenli kitap okuma alışkanlığı olan bir kadının, erkeğin de düzenli kitap okuma alışkanlığına sahip olmasını istemesi. Gelir seviyesi belirli bir düzeyde olan kişinin karşı taraftan da o gelir seviyesine yakın bir gel
Mesela düzenli spor yapan bir erkeğin, kadının da spor yapmasını beklemesi. Ya da düzenli kitap okuma alışkanlığı olan bir kadının, erkeğin de düzenli kitap okuma alışkanlığına sahip olmasını istemesi. Gelir seviyesi belirli bir düzeyde olan kişinin karşı taraftan da o gelir seviyesine yakın bir gelir elde etmesini beklemesi.
Şimdi böyle söyleyince sanki ilişki başladıktan sonraymış gibi algılanıp, bir insanı değiştirmek zor şeklinde yorumlar gelebilir. Bunu ilişki başlamadan önce de düşünebilirsiniz. Örneğin, bir kadının spor yapmayan erkekleri direk en baştan elemesi gibi.
Sizce bu şekilde düşünmek o kişinin hakkı mıdır?
0
mr sherlock (26.12.17)
bu durumda hak olarak görmek bence çok da mantıklı değil ama mesela kitap okuyan bir insanın kitap okuyan bir insanla birlikte olmak istemesi normaldir, hakkıdır. fakat kitap okumadığı halde seviyorsa sonradan hadi sen de kitap oku diyorsa bence hakkı değildir.
0
ocanal
(26.12.17)
insanın kendinde olan bir şeyi karşıda da "araması" hak olabilir. ama karşıda bunu bulamadıysa ve o şekilde birlikte olduysa sonradan o kişiden öyle olmasını bekleme hakkı yoktur.
0
aquarium
(26.12.17)
hakmıdır bilmiyorum ama hiç kimse kendinden daha düşük seviyede gördüğü biriyle ilişkiye başlamak istemiyor. spor örneğinde olduğu gibi kendi spor yapıyor ama karşı taraf kiloluysa o kişi nekadar iyi olursa olsun o iş olmuyor. karşısındakini fizik,kültür,iş,para gibi konularda denk görmesi gerekiyor. yada denkliği sağlaması için taraflardan birinin ekstra özelliği olması lazım(para,ün vb) hakmıdır kısmı tartışmalı ama düzen böyle istisnalar harici hiç kimse gidipte kendinden çok alakasız birine tutulmuyor.
0
genc irisi
(26.12.17)
Ya kişilerin kiminle ilişki yaşamak istediğine karar verdiği kriterler "hakkı" değilse, kimin "hakkı"? sokaktan geçen Mehmet Abinin mi?
Ben de ortak zevklere sahip olduğum kişilerle birlikte olmak isterim. Kahve seven, sporla ilgilenen, müzikle ilgilenen, iyi bir işi kariyeri olan vs vs.. Karşımdaki kişi ile ilişkide olmak için bu beklentilerimin olması normal değil de ne?!
Mavi gözlü olmasını bile isteyebilir kişi, hakkıdır. Sonuçta yatağına o girecek ben değil. Mavi gözlü olmazsa sevişemem diyorsa zorla yapacak değiliz ya?!
Kendinde olanı ya da olmayanı..Kişinin bir ilişki için karşıdan beklentisi tamamen kendi hakkıdır.
0
lcha
(26.12.17)
Bence empati eksikligidir. Karsidaki kisi siz degil, kendisi. Unurltmamak lazim.
0
dilemma of subscribtionability
(26.12.17)
Haksızdır. Karşıdaki kişi bizimle tamamen aynı olmak zorunda değil.
0
nickini degistiren yazar
(26.12.17)
lcha +1
0
rahip janick
(26.12.17)
Icha +1
0
seyirdefteri
(26.12.17)
Hak mi bilemem ama ben sohbet ederken keyif alamadigim, opusurken haz almadigim, kendine ait kisisel zevkleri ve bir dunyasi olmayan ancak bir sevgilisi olunca hayati anlamlanan kadinlari kafadan eliyorum.sohbet ve cinsel cekim yoksa iliski yok benim icin.durustluk tip meslekle iliski akmiyor bunlarla akiyor. Beraber sacmalayip eglememeyen tatillerde birbirini yoran zoraki sevisen, birbiriyle konusmaktan sikilan bir cift olacagima masturbasyon yapan tek basina istedigi filmi izleyen biri olmayi tercih ederim
0
a summer day
(26.12.17)
Iliski baslamadan once elbette hakki.
0
rusyalı kozmonot
(26.12.17)
Bence şöyle ilerliyor bu sistem: bir olmazsa olmazlarımız, ingilizcede “deal breaker” denen kriterler var, bir de olursa süper olurlarımız var. Herhangi bir kişi olmazsa olmazlarımıza hitap ediyorsa, olursa süper olurları görmezden gelebiliyoruz. Misal, siz eğer “depresif olmasın, pozitif biri olsun” kriterinize uyan birini o zamana kadar “abi kadın dediğin sarışın mavi gözlü olacak” kriterinize uymasa da sevebiliyorsunuz.
Benzer bir durumu ben kendim için anlatabilirsem, eski erkek arkadaşım çok akıllı bir adamdı, çok güzel sohbet eder, çok gülerdik. Oturup kuantum fiziği de politika da konusulabiliyordu. Ama kitap okumazdı mesela. Beni tanıyan herhangi birine sorun “sence sopiro’nun en önemli kriteri nedir sevgilide?” diye, ilk diyecekleri şey “kitap okuması” olur mesela. Ama demek ki benim olmazsa olmazım aktif olarak kitap okunması değil de, bilgi birikimiymiş, güzel sohbetmiş.
Eğer tesadüfen olmazsa olmazlarımızı biz de partnerimize sağlıyorsak o zaman öyle bir “hak” durumundan bahsedilebilir herhalde. Sağlayamıyorsak da sorun değil, herkesin ilişkiye getirdiği ayrı neticede.
Bazen burada da gördüğüm, dışarıda insanlardan da duyduğum beklenti olmasını yüzeysel bulmak olayını anlayamıyorum ben. Yani tamam herkesi kucaklayalım, insanı sevelim, doğayı koruyalım da, sevgilim diye elini tutup aileme sokacağım, yatağıma alacağım adamı/kadını da insani bir gönül bağıyla kucaklamak zorunda değilim diye düşünüyorum. “O da insan” diye bana aradığımı (ne bileyim, güven olsun, sadakat olsun, hoş sohbet, fiziksel çekim, zekice espriler vs olsun) veremeyecek birini niye isteyeyim.
0
sopiro
(26.12.17)
Tercih hakkı var elbette.
Tıpkı erkeklerin diretme, dayatmaları gibi kadın da tercih edebilir.
Not: Erkek.
0
baldan kaymak
(26.12.17)
bence tercih olarak böyle bir kriter olursa ilişki daha iyi yürür gibi geliyor bana.mesela ben düğün sevmem ,böyle milletle halaylı alkışlı misketli oynmayı sevmiyorum.buluşma olarak kafede oturup kahve içip kalkmak hiç hoşuma gitmiyor.gülen eğlenen espri yaoan insanlar hoşuma gidiyor kasıntılık değil.spor yapmak hoşuma gidiyor.akşamları geceleri çıkıp gezmeyi filan seviyorum.akşam sekizde evine gidecek bana uymaz mesela .insalar kendi hobilerine göre insanlarla ilişki yaşarsa daha sağlıklı olur.özellikle erkekler.kız olsun da nasıl olursa olsun kafası belli bir süre sonra çok sıkabilir.
0
birdposing
(26.12.17)
değil. kimseyi kendi istediğin gibi davranması ve yaşanaması için zorlayamazsın ve bunu bekleyerek baskı da oluşturamazsın. spor yapıyorsan ve bu senin için çok önemliyse senin gibi spor yapan biriyle sevgili ol. ama sevgili olup da "ben spor yapıyorum o halde sen de spor yapacaksın" ya da "ben spor yaptığım için senin de spor yapmanı bekliyorum" diyemezsin.
spor yapmayan kişilerle sevgili olmamak en doğal hakkın tabi.
fark şu: ilişkideyken birini zorlayamazsın ama ilişkiye başlamadan önce dilediğince seçme özgürlüğün var.
bikaç gündür elimde kızarlık var egzema şüpesiyle yarın öğleden sonra doktora gitmeyi planlıyorum.moralim bozuldu bikaçgündür uyuyamadım.geçer değil mi :(
bikaç gündür elimde kızarlık var egzema şüpesiyle yarın öğleden sonra doktora gitmeyi planlıyorum.moralim bozuldu bikaçgündür uyuyamadım.geçer değil mi :(
0
follow rivers (26.12.17)
strese bağlıysa geçmez. en azından benim egzamam öyle ve azalsa da tamamen geçmiyor ya da en ufak bir streste gerginlikte tekrar ortaya çıkıyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.12.17)
Geçmiyor. Sadece baskılayabiliyorsun.
0
perfectum
(26.12.17)
İnan gece vakti buraya acaba bi çöZümü bulundu mu diye geldim ? İnşallj senin ki geçer ? Benimki geçmedi malesef.
0
dunyatuhaf
(26.12.17)
nedenini bilmiyorum arkadaşlar stres olabilir ilaçlardan olabilir off ya hep beni buluyor:/
0
🌸follow rivers
(26.12.17)
Sadece elinde ise dert etme , egzamanın çok çeşiti varmış gibi geliyor bana . El için çok sıkıntı çekmeden geçirebileceğine inanıyorum . Sadece elimde olsaydı , dr nin vereceği ilaçtan önce , bitkisel tedavileri uygulardım . Etrafımdaki çoğu kişi de var , kimi nemlendirici kullanıyor , kimi kırmızı dut sürüyor , Dr ye gidin ama hemen ilaçlara sarılmayın .
0
dunyatuhaf
(26.12.17)
ohh rahatladım..ama emin olmam lazım bakalım dr ne dicek
0
🌸follow rivers
(26.12.17)
Seboreik dermatit ise geçmiyor diyetlerini bilemiyecegim
0
all girls dream
(26.12.17)
egzamanın bu kadar üzülecek bir yanı yok hocam. krem kullanırsın geçer sonra yine çıkar. Allah daha büyük dert vermesin.
taraflardan birinin, ilişkinin heyecanının bittiğini düşünmesi, sevişmekten keyif almamaya başlamasından sonra sizce bu ilişki tekrar eski rayına oturur mu.yoksa gereksiz yere uzatılıyor mudur? hiç yeniden heyecanın geri geldiğini gördünüz mü?
taraflardan birinin, ilişkinin heyecanının bittiğini düşünmesi, sevişmekten keyif almamaya başlamasından sonra sizce bu ilişki tekrar eski rayına oturur mu.
yoksa gereksiz yere uzatılıyor mudur? hiç yeniden heyecanın geri geldiğini gördünüz mü?
0
tchuck (26.12.17)
mevzu bahis taraf sizseniz, belki karşı tarafsa oluru yok derim
0
superb
(26.12.17)
Ben hic gormedim.arabayi micira kaptirinca asfalta degil sarampole gider.iliskileri sevgi saygi guven degil seks sohbet birlikte eglenmek ve para yurutur.
0
a summer day
(26.12.17)
etmez.
0
lcha
(26.12.17)
Heyecan mı? İlişkiler heyecan için mi yaşanıyor yani? Gidin korku tüneline girin o zaman.
İlişkiler sevgi için yaşanır. Yani insanların ilişkileri öyle olur. Sevgiyi doğuran ve besleyen, kişilere göre değişen pek çok unsur vardır. İlişkide sevgi devam ettirilemiyorsa ve aksine yıpratılıp olan sevgiye de zarar veriliyorsa o zaman o seksten de zevk alınmaz, o ilişki de bitirilir. Ömürden kaybetmemek için. Bunun heyecanla alışmakla alakası yoktur.
Heyecanın bittiğini düşünüp ayrılmak isteyen kişinin bu düşüncesi ya yanlışsa?? Çok bencilce ve son derece sevgisizce olduğu da ortada.
0
yaren
(26.12.17)
sorun başkaysa, kendisiyle ilgiliyse, ya da başka şeylerle; ve bunları görmezden gelip suçu ilişkide arıyosa o taraftaki kişi; oturabilir tamam da; bu defa da bunun farkına varan taraf ben olmuş olsam "bu diğer sorunlarla yüzleşmek ya da kabullenmek yerine, bu kadın/adam niye suçu ilişkimizde arıyor, biz kum torbası mıyız şam babası mıyız laan" şeklinde değişik kafalara girerim; bu defa da benden tarafa ilişkinin heyecanı kalmamaya başlar.
instagram storylerinde x kişisi, y kişisi ve 222 others liked neye göre?
Cursed Chico
o x ve y kim? en çok like atan mı en çok storymi izleyen mi. en çok profilime giren mi? en çok like yorum gibi geliyor bana
o x ve y kim? en çok like atan mı en çok storymi izleyen mi. en çok profilime giren mi? en çok like yorum gibi geliyor bana
0
Cursed Chico (25.12.17)
güzel soru. resmi bir kaynaktan bakmadım ama benim de tahminim böyle olurdu:
"Instagram is showing you the names of users which are most likely to encourage you to also interact with the content those names have been"attached to, either postively, or negatively."
Yani diyor ki, konu seninle alakalı. Orada kimi görmek senin ilgini daha çok çekecekse onu gösteriyor sana.
Soru tam aynı değil ama senin soruna da cevap veriyor: www.quora.com
0
acan99670
(25.12.17)
Seni en çok stalklayan, senin en çok stalkladığın, yeni takibe başlayan ve en çok interactiona geçtiğin arasından bir sıralama yapıyor.
Mesela yeni takip etmiyorsam hiç mesajlaşmadı ve profiline de bakmadıysam ama 1. sıradaysa diyorum ki "çakaaal beni stalklamış <3"
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı. Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var. Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz.
Eşimle boşanma kararı aldık, dilekçeyi verdik, işlem başladı. Çoğunuz biliyorsunuz bilmeyenler için yazayım, ikisi 35 li yaşlarda biri 20 yaşında 3 kızımız var. Bu yılbaşında son kez ailece birlikte olacağız, kardeşler yeğenler falan kalabalığız. İşte fotoğraf falan çekiliriz, anılar birirktiririz. Sonra yavaş yavaş kendi yollarımızı çizeriz.
Süreçte ve sonrasında çocuklara sıkıntı çıkaracak bişeyler olsun istemiyorum. Durumu biliyorlar ve olumlu bakıyorlar. Büyükler zaten yollarını çizdiler, bizlik pek bişeyleri kalmadı onları pek düşünmüyorum da küçük için sıkıntı olabilir mi bilmiyorum.
Çocuklar babalarının da benim de ihtiyaçları halinde onların yanında olacağımızı bilirler. Bunun dışında aklıma gelmeyen, öngöremediğim şeyler var mıdır diye size danışmaya geldim. Tavsiyeleriniz, önerileriniz makbule geçer.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret (25.12.17)
Bir uzmana danışabilirsiniz psikolojik destek için. Bu hali ile ne dense boş gibi. Yani çok üzülüyor ama belli etmiyor da olabilir, umurunda olmayadabilir hatta sevinebilirde. Bilemeyiz. Ya da karşınıza alıp konuşmayı deneyin açıkça.
0
veritaslibertas
(25.12.17)
Küçük de yeterince büyümüş olayı kabullenmek için bence. Geçmiş olsun.
0
cleric
(25.12.17)
Siz buradaki hepimizden daha tecrübeli daha bilgilisiniz, eminim her şeyi düşünmüşsünüzdür. Umarım tüm aileniz daha mutlu olur bundan sonra <3 20 yaş küçük değil, o da artık yetişkin biri ve eminim o da sizi (tabii eşinizi de) ve gerekçelerinizi anlıyordur.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
Hergün huzursuz bir ailede olmaktansa; ayrı ayrı ama mutlu anne&baba ile olmak her zaman daha iyidir. O nedenle her iki tarafta da büyük bir problem de olmadığına göre, çocukların yaşı da algılayabilmek için oldukça müsait zaten. Hiç sorun olmayacaktır diye düşünüyorum.
Herkes için en hayırlısı olsun.
0
lcha
(25.12.17)
tam anlamıyla eşşek kadar olmuş onlar, bence rahatlıkla atlatırlar bu durumu.
0
hosein
(25.12.17)
Benim annemler de ben (ailenin en küçüğü) 25-26 yaşlarındayken boşandı. Açıkçası hiç sorun etmedik, zira mutsuzlardı. Annem, o mutsuz, hasta, hep sinirli kadın, kurslara katıldı, dışarıdan okulu bitirdi, hazır hissedince sevgili yaptı, seyahatlere gitti. İlişkimiz çok iyileşti, gerçek karakterini görmeye başladık adeta.
Sizin için de böyle olur umarım. Tabii onlar sizin yakınınız, derdinizi vs çekecekler ama klasik iki tarafın da birbirini kötülemediği, “aşkımız biter arkadaşlığımız bitmez” tarzı bir yaklaşım kızlarınızın da kafalarında ilişki kavramını oturtmasında etkili oluyor. Tabii, kendinizi ezdirmediğinizden eminseniz. Benim babam rahmetli sonradan evlenmesine rağmen, arada annemi ziyarete gelir, “anne sultan, hatun” vs diye seslenir karşılıklı çay kahve içer dertleşirlerdi.
Huzurlu olursunuz umarım. İyi şanslar!
0
sopiro
(25.12.17)
onların bir çok boşanmış aile çocuğu arkadaşları vardır.problem olacağını sanmıyorum çok duygusal düşünmeyin derim . 2 çocuklu boşanmış biri olarak üzerinizden büyük bir yük kalkacağını düşünüyorum .
0
devilone
(25.12.17)
tahmini 55 yaş civarı olacağınızdan boşanınca ne olacak süper bir hayatınız mı olacak,ne gerek var salla gitsin diyesim var.
0
jamswety
(25.12.17)
20 yaşında olan nerede kalıyor, yaşıyor? okuyorsa okuldan sonra (ya da şimdisi için de tatillerde, okul olmadığı dönemlerde) hemen iş güç bulamazsa da hem şimdi hem sonrası için sizle doğrudan alakası olmamakla birlikte arada kalmış hissedebilir, nerde kalıcam nasıl olucak; ya da ne bileyim mezuniyet sonrası iş arama süreci daha gerici olabilir. ya da ilişkisi olan birini sırf kendime has bir düzenim olsa daha iyi olur diye düşünerekten gereksiz aceleye getirebilir. o da sizden ziyade kendisine bağlı, hani içine kapanık değilse ya da gurur meselesi haline getirmezse oturulup konuşulmucak şey değil zaten, arada yoklarsınız ağzını bu tip şeylerle ilgili. bir de tabi boşandıktan sonra nasıl bir düzeniniz olacağı ile de ilgili bir mikdar bunların olması.
0
dafaisss
(25.12.17)
Aile kurumuna olan inançları azalacak. Orası kesin. Son yemeğinizde mutluluk tablosu çizmek yerine televizyonu ve telefonları kapatıp, bir masaya oturarak boşanmanızın nedenlerini eşinizle birlikte ayrı ayrı açıklayın. Çocuklarınızın her birine söz hakkı verin. Akıllarındaki soruları sorsunlar. Siz de dürüstlükle cevap verin. Bu işi en kolay böyle atlatırlar. Yaşlarının büyük olması duygusal olarak güçlü oldukları anlamına gelmez.
0
dissendium
(25.12.17)
Ay allah aşkınıza, “boşanınca ne olacak” diyen insanları dinlemeyin. Ben kendim de boşandım, anlatabilirim ne olacak.
Hayatını ve bireyselliğini önemsemeyen, kendine saygı duymayan insan lafı gibi geliyor “boşanınca ne olacak”. Evlenince ne oluyor ona bakarsanız? Şu duyuruda saçma saçma cevaplar gördüm, böylesine ilk kez denk geldim herhalde.
Boşanınca bir insanın duygusal yükünü artık taşımayacaksınız. Pasif agresiflikten kurtulma ihtimaliniz artacak. Kendinizi öfkeniz ve mutsuzluğunuz için suçlu hissetmekten vazgeçeceksiniz. Canınızın istediğini istediğiniz şekilde yaparak özsaygı, self-care ve bir nevi terapi ihtiyacınızı gidereceksiniz. Kendinize “ben de mutlu olmayı hakediyorum, benim fikirlerimin ve seçimlerimin bir manası var” diyeceksiniz. Hazır hissettiğinizde yine aşk dolu, şefkat veya tutku dolu, ne arıyorsanız o dolu bir ilişki yaşama şansı bulacaksınız. Yaşınız kaçsa kaç, benden büyüksünüzdür ama benim sizden daha uzun yaşayacağımın bir garantisi var mı?
Tavsiye verirken azıcık mantık yürütün lütfen.
0
sopiro
(25.12.17)
ben 20 yaşında bir ergenken annem babam boşansaydı bu kesinlikle umurumda olmazdı ne yalan söyleyeyim. şimdi boşansalar (27 yaşındayım) aman annemin yanında olayım, ay babam naptı acaba falan diye daha çok umursarım, arar sorarım. 20 yaşındaki kızınız muhtemelen arkadaşlarına “bizimkiler de boşanıyo yaa” falan diyecektir.
ha içten içe de üzülür belki ama artık o da kendi içindeki güçle atlatması gereken bir durum. şimdiye kadar güçlü ve hayattaki zorluklara karşı direnebilen kadınlar yetiştirdiyseniz hepsi bunu çok kolay atlatacaktır. eminim ki sizin kızlarınız da öyledir :)
madem kızlar kazık kadar olmuş, artık onları salın, kendinize bakın. asıl bu boşanma sonucu hayatı değişecek olan sizsiniz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.12.17)
Cevaplar için çok çok teşekkür ederim. İçim daha bi rahatladı şimdi.
Boşanmayın diyen arkadaşlar, bu karar yeni bi karar değil. Epeeey eski bi tarihi var. Ufak büyüsün diye bekledim. Ufağın üniversite yarılandı gibi uzamazsa tabii.
Ben mental, ruhsal her yönden şimdi iyiyim. 36 yıllık evliliği bitirmek elbette çok kolay değil. Geçmişle ilgili olumlu, olumsuz şeyleri değerlendirdim, bazı şeyleri sindirip, hesaplaşmalarımı yapıp ondan sonra uygulamaya geçtim. Kolay olmadı tabii. Neyse ki nihayet oldu, bi ara başaramayacak gibiydim. Keşkelerle hesaplaşmak çok zormuş. Affetmek çok daha zormuş. Ne çok şey biriktirmişim içimde. Ne gerek vardı dedğim zamanlar çok oldu kendime kızdım, çocuklar için daha mı kötü oldu daha mı iyi oldu çok sorguladım... Böyle işte. Kısaca bu kararın geri dönüşü yok. Kalırsam kendimden vazgeçmiş olurum, çocuklarıma yanlış örnek olurum.
disendium, son yemeğimizde mutluluk tablosu çizmek değil olay. Boşandıktan sonra da belki benzer koşullarda toplanırız. Kavgalı küs ayrılmıyoruz. Böylesi daha iyi olacağı için ayrılıyoruz. Konuşmaları elbette yapacağız, bir bölüm konuştuk da zaten. İlk konuşma beni biraz zorladı, sonrası daha kolay olur sanıyorum.
üğpoıuy, canımsın, üzülme sen, ben şimdi gerçekten yaşamaya başlayacağımı hissediyorum. sopiro'nun annesi gibi kendime geleceğimi biliyorum. bu iyi bi karar benim için. işte o içten içten meselesi düşündürüyor beni esas. umarım çocuklara da iyi karar olduğunu yansıtabiliriz.
tekrar teşekkürler herkese.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
sopiro, 57 yaşındayım ben. yazdığın herşey o kadar anlamlı ki benim için.. kendim olmak evet ama şu var ki ben yapı olarak bir anneyim. kendim olmak annelikle bir gibi bişi benim için. kararı uygulamak o nedenle bu kadar uzun zamanımı aldı çünkü annelik, sorumluluk ağır bastı. belki de hata yapmışımdır bilmiyorum. neyse ne, ben hesapları kapattım artık. şimdi bundan sonrası var. çok çok teşekkürler :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.12.17)
boşanınca ne olacak nasıl saçma bi yaklaşım...
26 yaşındayım. aralarında sevgi veya paylaşım namına pek bişey kalmamış olsa da ailem boşansa üzülürdüm. ama siz sanıyorum benim annemden ve babamdan farklı bi profildesiniz. yani hayatınıza devam edecek donanımda birisiniz. hani eşten nafaka bekleyip kendini eve kapatacak birine benzemiyosunuz. bu açıdan bakınca sizin için doğru bi karar olduğunu onlar da görüyodur. hiç üzülmüyolardır diyemem. muhtemelen üzülüyolardır bence ama bu üzülme derde düşmek anlamında değil de hafif bi burukluk şeklindedir.
ayrıca sizi buralarda verdiğiniz cevaplarla görüyodum. mantıklı ve işe yarar. üzüldüm ne yalan söyleyeyim. boşanmak dünyanın sonu ya da bi başarısızlık göstergesi değildir. sadece mutlaka sizin için zor olmuştur, ona üzüldüm.
yeni hayatınızda başarılar ve mutluluklar.
0
elorelia
(25.12.17)
çocuklar; sizlerin, kendi yanlarında olacaklarını biliyorlarsa hiç bir sıkıntı yok. Çünkü herkes büyümüş. Herkes işini ele alabilir. Aklıma gelen ilk başta; bazı zamanlarda ikiye bölünmek olacak. Bir de ilerleyen tarihlerde çocuklarınızın evlilik durumlarında bir araya gelmek durumunda kalacaksınız. Kavgalı ayrılmadınız belki ama bazı çok konuşan akrabalar canınızı sıkabilir. Boşanan aileler için benim gördüğüm kadarıyla aileler çocuğu şımartabiliyor. Çocuk büyük ama hiç bir şey olmaz fakat bir arkadaşım özel üniversitede okumuş. Anne baba ayrı. Hatta baba evlenmiş ama arada boşandığı eşinin evine de uğruyor. Çocuk anne baba arasında parayı buluyor. Kimde rahat ederse çapayı oraya atıyor. Eğlence, sefahat de cabası. Aklıma gelenler bunlar. Eğer çocuklardan birinin eğitim durumu varsa ayrıntılı olarak konuşun derim.
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca
merhabalar, sorum şu, yeni tanıştığım numarasını aldığım bir beyefendi ile mesajlaşırken sürekli imla hatası yapıyor, soru eklerini bitişik yazıyor ve sesli harfleri kullanmıyorsa bi soğuma geliyor. aslında onun dışında sorun yok diyelim, anlaşıyoruz gibi eğleniyoruz birlikte ama imla hatası yapınca böyle ufak tefek değil de göze sokarcasına bundan olmaz diyebiliyorum. abartılı mı tepki, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? misal en son mesajlaştığım kişi istisnasız ‘herkez, gelimmi, evdemisin, istemessen ‘ gibi şeyler yazıyordu. tamam edebiyat öğretmeni gibi yazsın demiyorum da yani :/
0
pushing up the daisies (24.12.17)
Bende de var aynı durum. Yazım yanlışı görmemle o insandan soğumam bir oluyor.
0
ms brownstone
(24.12.17)
Mi yi birleşik yazmasına soğumam da istemessen iticiymiş
0
hayati cozemeyen adam
(24.12.17)
Çok itici ya. Ben de direkt soğuyorum böyle durumlarda. Bence abartılı değil. Bir de bu tarz tipler genelde pek kültürlü ve iyi eğitimli çıkmıyor gözlemlerime göre.
0
kulagina kupe olsun
(24.12.17)
Bendede oluyor.
0
doxanikee
(24.12.17)
sen de imşa hatası yapmışsın Bence de önemli hak verdim Ayrıl
0
benaslindayohum
(24.12.17)
arada beyin kısa devre yapıyor fazla facebook takılmaktan.
zamanla geçebilir, geçmezse türkçe öğretmeninize danışınız.
0
binder dandet
(24.12.17)
-de veya -ki olaylarında sorun yapmıyorum fakat sabrım "herkez" yazana dek.
"ya noldu foton gitti" oluyor ondan sonra.
0
fatih terim akti
(24.12.17)
'gibisinden' saçmalığını kullanmayan herkesle sonsuza kadar iletişim kurabilirim.
0
eksimeksi
(24.12.17)
Bendede var o. yazim yalnisi yapan birisinden direk soguyorum
0
qazwsx
(24.12.17)
yadaha yasım yalnısı yapıyosa o is nasıl olacakki?
0
binder dandet
(24.12.17)
aynen öyle. vatsapta arkadaslarla konusurken türkçenin ırzına geçsem de yeni tanıştığım flortlestiğim birinde direkt soğuma sebebi benim için gayet de haklı bir sebep bence. bir insan görmedim ki böyle yazım hataları yaptığı halde hayata bakış açımız aynı olsun, yok uzun vadede hepsinin başka bir sürü falsosunu görüyorum o yüzden bu olay benim için önemli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.12.17)
Bunları kabul edebilmem için cook öncesinden kör kütük aşık olmam lazım. Flört aşamasında farkedersem uzaklaşırım.
0
elorelia
(24.12.17)
abartı değil, olması gereken bu bence. tamam anlık mesajlaşma sebebiyle selamı slm, kendine iyi bak cümlesini kib diye kısaltıyoruz ve buna alışıyoruz da, imla kurallarını bilmemek farklı bir mevzu.
bunca yıl kendi diline en basit düzeyde dahi hakim olmayı başaramamış bir şahıstan başka konularda da beklentim olmaz. var ise de anında imha eder önüme bakarım.
0
treamorg
(24.12.17)
lisans mezunu kişi sürekli basit imla hataları yapıyorsa türkçeden habersiz kalitesiz bir bireydir. hadi entelektüel kişiliğe sahip değildir olsun da çok da abartma olmasın. 16 yıllık eğitim ve öğretim boyunca en azından ders kitaplarıyla uğraşırken doğru yazımları hiç mi görmedin diye sormak lazım. kimseden mesaj yazarken en ince detaya kadar dikkat etmesi zaten beklenmez de "istemessen, herkez, bian, bide" vs. nedir?
0
sporty
(24.12.17)
yalnız olmadığımı görmek sevindirdi. hem de karşı cinsten. açıkçası ben de bu tarz insanlardan çok çabuk soğuyorum. nedeni de sanırım bu imla hatalarının birçok şeyi anlatıyor olması. mesela bana göre böyle yazı yazan birisi kitap okumuyordur hiçbir şekilde. bırak kitabı internette 300 kelimeden fazla gördüğü yazıya uzun diyordur. böyle bir insanla açıkçası uzun süreli bir ilişki kurabileceğimi düşünmüyorum ben. (arkadaş olmak da dahil)
0
mr sherlock
(24.12.17)
yazım yanlışı varsa okumuyor, yazmıyordur; bunlar yoksa kısaca karşınızdaki üniversite bitirmesinden bağımsız cahil biridir, küçük bir püf nokta büyük resmin habercisidir. Siz de cahilseniz sorun yok ama değilseniz sıkıntı olası.
0
gezegen olan pluton
(24.12.17)
"Herkez" yazıyorsa bana öyle bir soğuma geliyor ki :) Diğer durumlar belki tolere edilebilir.
0
simderun
(24.12.17)
Bunlar kalitesizlik belirtisi olduğu için soğumanız normal. Haksız değilsiniz.
0
taktikmaktikyokbambambam
(24.12.17)
Katılıyorum. Daha önce “hoşlanmadığınız kelimeler neler” gibi bir soru sorulmuştu; onları kullanan kişileri de itici buluyorum ben. Bir de, hadi öğrenemediniz, eğitim alamadınız da internet kullanan bir insanın bu tarz hatalar yapma bahanesi olamazmış gibi geliyor bana günümüzde. Ortalık “herkes böyle yazılır”, “de eki ayrı yazılır” gibi şeylerle dolu. Ama sıralama yapmam gerekirse, benim en sinir olduğum şeylerden biri noktalama işaretlerinden önce bir boşluk bırakılması sanırım. Geçenlerde biri uzunca bir cevap yazmıştı ama hep “kedi ,köpek ,tavşan” gibi kullanmış, okuyamadım açıkçası.
0
sopiro
(24.12.17)
çok takılma bence.ha başında bu tür şeylere takıldığını söylersen mutlaka dikkat edecektir.
0
red hot chili
(24.12.17)
asiri kiyici oldugum meseleler bunlar. imkanlara ragmen daha dikkatli konusmaya ve yazmaya gayret etmeme tavri, sefil bir tavir.
0
e haliyle
(24.12.17)
Ben işe başvuracağım firmanın ilanında bile böyle hatalara dikkat ederdim. Kendim imla tanrısı olmamakla birlikte asgari de olsa dikkat ediyorum. Elin sürçmesi başka, alışkanlık başka. Uyarın. Size nasıl göründüğünü bilirse; sizi de önemsiyorsa daha dikkatli olacaktır. Mükemmelliyetçi de olmayın.
Bazen insanlar şirin veya samimi olmak için de yapıyorlar. O da karşıdaki kişinin yüz yüzeykenki tavırlarını biliyorsanız ona göre değerlendirilmeli. Yılışık birinin internette çok düzgün konuşmasını beklemezsiniz.
Özetle imla, tutarlı, ciddi, detayları atlamayan bir karakterin önemli bir göstergesidir. Hatasız da kul olmaz.
0
idexo
(24.12.17)
ben de takılıyorum, ve yaptığı hatalar bana göre belirleyici duruyor.
Farklı dünyalar durumu olabilir. Takılmadığın durum da olabilir di bu arada, o zaman ortada sevgi olurdu.
0
nucleon
(24.12.17)
Çok itici geliyor bana da. Dikkat etmek lazım. Hele bir de karşında özendiğin, değer verdiğin bir insan varsa daha fazla dikkat etmek lazım.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(24.12.17)
biraz kibir.
0
Apocalypse
(24.12.17)
Bence çok normal bu; çünkü bu tür yanlışları yapmakta ısrar edenler bildiğin cahil insanlar. Yazıyla, okumayla işi olmayan kimseler.
Sadece futbol ve kendi yaptığı işler hakkında konuştuğum arkadaşım bunu yapınca hiç garipsemiyorum mesela; çünkü zaten onunla paylaşacaklarım o kadarla sınırlı. Daha ötesi zaten olamaz.
Öte yandan muhabbetim sınırlı 3 5 alanla kısılı kalmamış arkadaşlarım bunu hiç yapmıyor; çünkü bu benim gözümde başka anlamlara da gelen bir işaret. Yani de, da, ki yazma değil mesele. Karşımdakinin vizyonunu, birikmişini falan tartıyor gibi hissediyorum. Zaten kurduğun fıkra kadar bir cümle, gündelik 300 farklı kelimeden fazlasını kullanmıyorsun, bari onu düzgün yaz değil mi? Meh.
Ezcümle; yok anacım yok. Sevgililik, arkadaşlık konularında kralı gelse "Akşam sana gelimmi ;)" yazsa "cnm tşk teyzem sünnet olacakmış gitmem lzm, bb" der gönderirim gibi geliyor.
0
g man
(24.12.17)
aslında abartılı bir tepki ama aynısını ben de yapıyorum.
0
keçeli-kalem
(24.12.17)
bu yüzden Türkçe öğretmeniyle evlendim.
0
legalize marijuana
(24.12.17)
kesinlikle abartılı değil aynı durumu ben de yaşıyorum. bu karşınızdaki kişiyle aynı hassasiyetlere sahip olmadığınızın en iyi göstergelerinden biri bence.
0
rhoda
(24.12.17)
Böyle takıntılar da var iste. :) . eğer hoşuna gitmiyorsa bunu ona soylemelisin bence bize değil. Güzel takıntılar bunlar :)
0
opitseri
(24.12.17)
Bunu ilkokul mezunu ya da eğitimi bir şekilde yarım kalmış biri yapsa, asla yadırgamam ve yargılamam ama üniversite mezunu biri bunu yapınca 'Bu kişi eğitimsiz; kendini geliştirmeye, öğrenmeye önem vermiyor' izlenimi oluşturuyor. Bu da benim için hayattaki önemli yanlardan biri. Hani, bir iki kelimeyi, kalıbı yanlış yazıyordur, öyle öğrenmiştir ve denk gelmemiştir; olur öyle şeyler. TDK bile günü geliyor, hoppidi hoppidi kural değiştiriyor. Bu tarz hatalar çoksa olay sadece yazım yanlışı, dilbilgisi hatası değil, bakış açısı uyumsuzluğu, farklı dünyaların insanı olma gibi görürüm.
0
aychovsky
(24.12.17)
Soğurum.
0
Amaranta ursula
(24.12.17)
Valla kisiye gore degisiyor boyle seyler. Kiz beni imla hatasindan dolayi uyarsa nikahi bassam mi lan diye dusunmeye baslarim sahsen.
0
stavro
(24.12.17)
kime ne anlatabilirsin ki?
0
regardless of what they say
(24.12.17)
verilen cevaplarda da hata var, ironik :)
ben eğer yerine "eyer" yazilmasinda bitmistim...
0
orion
(24.12.17)
tabii ki uzak dur, o ne oyle
0
fragile lady
(24.12.17)
Çok itici oluyor ya öyle insanlar
0
en_birinci
(24.12.17)
bu kadar çok insanın bu konuya eğilmesine sevindim, ben bu soruyu soracak olsam aklımdan kesin "şimdi gramer polisi misin ezik başka bişeye takıl" diyenler gelir diye geçirirdim; şaşırdım cevaplara.
bence abartılı değil buna takılmak ancak bir insanın umrunda olmamasını anlayabilirim. eskiden çok daha katıydım, imla bilmeyen insanı kendi sosyal hayatımda ciddiye bile alamıyordum ama zaman geçtikçe sayıca çok olduklarını gördüm ve "sorun bende galiba" diye düşündüm. bu kadar insan bilemiyorsa temel bir sorun olmalı.
ancak bunu değiştirecek olanlar da bizleriz, daha fazla kişi ilişkide seçim kriteri olarak belirlesin ki insanlar ciddiye almaya başlasın!
0
Bruce
(24.12.17)
her zaman mı böyle? bazen ben mesela yolda yürürken tek elimle yazıyorsam mesajı en yakın harflere basarak yazıp geçiyorum. off şimdi kim gidip öte taraftaki a ya basacak ya da boşluk tuşuna falan diyorum. aceleden oluyor öyle hatalar. mail, mektup yazdır ona bak bakalım dil bilgisi sağlam mı o zaman belli olur :)
0
kedi kovalayan astronot
(24.12.17)
"aslında onun dışında bir sorun yok diyelim"
Bundan daha büyük nasıl bir sorun olabilir?
En az 15 yıl eğitimini aldığı ana dilini düzgün yazamayan birinin bir şeyleri doğru yapmasını nasıl beklersin? Ya da bu adamla neyi konuşup tartışabilirsin?
Hayır efendim, edebiyat öğretmeni gibi yazacak. Yazmıyorsa, kendini geliştirmekten aciz, vasıfsızın tekidir. Üzgünüm.
Neden 4 yıldır yalnız olduğumu açıklamış oldum sanırım.
0
yirmisantim
(25.12.17)
Ben de acayip takılıyorum, kesinlikle haklısın. Edebiyat öğretmeni olmakla alakası yok, karşındakine olan saygınla alakası var. Sorarsın aceleden öyle yazdım derler bi de. Ben oturup insan gibi mesaj yazıyorum aq sen de otur uğraş.
0
roket adam
(25.12.17)
Valla bende de direkt gözümden düşüyor.
0
lcha
(25.12.17)
gerçekden böle yapıorsa bilemiorum altan yaaaani.
mesela, bazı yazımları sanki karşında anlatıyormuş gibi yazmak ister ona bi şey diyemem, sonracıııma, geliiiciiiiim, tamm tarzı kişinin zaten günlük yaşamda ifade ettiği gibi yazması sıkıntı değil o kadar tdk yalamış yutmuş, mükemmel derece türkçe konuştuğum söylenemez ama bu kadar basit şeyleri ne bileyim bazen takıyorum yazmak içimden gelmiyor bazen de aman salla bu yaşa kadar öğrenememiş ben kazıkla çaksam nafile oluyor yukarıdaki ilk cümle örneğini yakın arkadaşım çok sık yapar kal geliyor amaaa :(
neyse ben ne istediğimin farkında değilim sanırım.
0
antik depresan
(25.12.17)
Klavye kazaları, özellikle telefonlarda, kesinlikle sorun değil. Benim de bol bol yaptığım şeyler.
Bir şey/birşey gibi masum olaylar da çok dert değil.
De/da, ki, yanlız, yalnış gibi kullanım hataları bende kırmızı bayrak kaldırır. Karşımdaki insanın beklentilerime uyuşmayacağına dair önemli bir göstergedir.
0
cleric
(25.12.17)
Haklısın, kim olsa soğurdu. Peki bu beyefendiyle konuşurken, anlaşırken, eğlenirken,vs hiç dikkatini çekmedi mi, sadece yazarken mi imla hataları yapıyor?
0
iwasbornonamountainside
(25.12.17)
bunu yapan bana direk varoş geliyor yav açık konuşmak gerekirse. olay mahallinden uzaklaşıyorum.
0
bruceandwayne
(25.12.17)
bende de var bu. deli gibi aşık olsam da imla hatası görünce bir tiksinme geliyor.
==> Hanımlar bakar mısınızzz?? Bu zamana kadar kullandığınız en kalıcı ruj hangisiydi? Paraya kıyıp iyi markalardan mı almak lazım kalıcılık için?? Avondan extra lasting diye bir şey kullanıyorum ama kalıcılık açısından pekte memnunum sayılmaz..==>> Önerebilceğiniz markalar var mı???Fiyatı çok farke
==> Hanımlar bakar mısınızzz?? Bu zamana kadar kullandığınız en kalıcı ruj hangisiydi? Paraya kıyıp iyi markalardan mı almak lazım kalıcılık için?? Avondan extra lasting diye bir şey kullanıyorum ama kalıcılık açısından pekte memnunum sayılmaz..
==>> Önerebilceğiniz markalar var mı???Fiyatı çok farketmez kalıcılık iyiyse..
0
ırene adler (22.12.17)
Şu anda The Balm'ın likit mat rujunu kullanıyorum ve son derece kalıcı buluyorum.
0
wish i could find a way to disappear
(22.12.17)
pastel daylong kissproof likit rujları önerebilirim mat olarak. yine mat olan, danla biliç likit rujları da baya kalıcı golden rose bordo kaplı olan seri de baya kalıcı. the balm ınkiler bende o kadar kalıcı olmadı.
0
interview with the vampire
(22.12.17)
Note'un kalıcı rujunun üzerine tanımadım tanımam..
Kurutmuyor ve 1 gün kalıyor. Delilik resmen
0
lcha
(22.12.17)
The balm likit mat kullanıyorum bende, memnunum.
0
denef
(22.12.17)
makyaj yaptığım dönemde şundan almıştım www.morhipo.com çıkmıyor. gerçekten dert yani çıkarmak. bilmiyorum tercih eder misin :D ama iyi yani, hiç bulaşmıyor ve dudakları da kurutmuyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.12.17)
Wet n wild 'ın mega last rujları
Duşa girip çıkıyorum hala duruyor, duşta yüzümü yıkamama rağmen. Bir de yapısı çok güzel, normal rujlara göre bir tık daha katı gibi, dudakları çok güzel nemlendiriyor.
0
peggy
(22.12.17)
bir erkek olarak önerebileceğim şey de lütfen bulaşıcı olmasın arkadaş o. yani ucuzu mu bulasır onu bilmem de, mesela kolayı pipetten içerken filan çok iğrenç görüntü oluşturuyor. dün tam karsımda oturan hanımefendiden bu sebepten soğudumu soyleyebilirim. evet evt. içimde kalmasın..:D
0
hede hodo
(22.12.17)
!!!Dünyanın en kalıcı rujunu söylüyorum dikkat!!!! ama sonra 4 gün elimden çıkmadı falan diye yakınmayın. makeup academy luxe inked lip stain, eve shoplarda 15 tl
Selaam1 ay önce işe başladım ve ilk bir iki gün BUNLAR BENİM ÇALIŞMA ARKADAŞIM OLACAK ANA BABAMDAN ÇOK ONLARI GÖRECEM BE HEHEYT gazıyla millete sen vs.diyordum,(bağlı olduğum tasarımcı uyuz biri değil, tanışır tanışmaz öptü falan beni, soğuk değil yani) sonra benimle aynı pozisyonda olan birinin tas
Selaam
1 ay önce işe başladım ve ilk bir iki gün BUNLAR BENİM ÇALIŞMA ARKADAŞIM OLACAK ANA BABAMDAN ÇOK ONLARI GÖRECEM BE HEHEYT gazıyla millete sen vs.diyordum,(bağlı olduğum tasarımcı uyuz biri değil, tanışır tanışmaz öptü falan beni, soğuk değil yani) sonra benimle aynı pozisyonda olan birinin tasarımcıma siz dediğini gördüm (meğer birlikte çalışmıyorlarmış birebirde) ve ben de siz demeye başladım...
Ben 23 yaşındayım, tasarımcı da 30 falan. 35 yoktur. siz demek istemiyorum, ya da x hanım falan. Ben ilk günlerde "ben x yapcam/alcam sen de ister misin?" vs. dediğimde hitabetime takılmış gibi değildi. Ama kendisinden de hiç "bana hanım deme cnms" gelmedi. Gerçi bana da stajyerler Ayça Hanım diyor ben de kendi kendime "yav ne alaka ne hanımı" diyorum ama onlara demeyin demedim. Belki o da öyledir?
Ne dersiniz artık geri dönüşü yok mu?
0
dedi ayca (21.12.17)
ben olsam siz ile başlardım. tabi çalışma ortamına göre değişir de bence her zaman siz, hanım/bey iyidir. bence birden siz'e geçersen sorun olduğunu düşünebilir. aranız iyiyse kendisine sorabilirsin.
0
elorelia
(21.12.17)
ilk günlerden sen dememek lazım, bana göre. hanımlı ya da sizli konuşup ilerleyen süreçte sene geçiş yapardım yavaş yavaş. diğer çalışanları vs de gözlemleyip, ona göre de karar verebilirsiniz.
0
denhia
(21.12.17)
Hocam çok geç olmadan sor. Ben herkes siz diyor diye siz dedim ama nasıl hitap etmemi istersiniz de.
Ben de iş ortamında sizli bizli kullanıma uyuz oluyorum resmen ağırlaştırıyor işleri
0
lcha
(21.12.17)
Bence sormak en mantıklısı, "x hanımcığım ben ilk başlarda sen dili ile konuştum sizinle ama hiç de sormadım siz hangisini tercih edersiniz diye, hanım ile devam mı edeyim ne dersiniz?" gibi :)) uzun oldu bu biraz ama kısaltabilirsin.
edit: ichayla aynı olmuş. o halde icha +1 :)
0
Aman Sen de
(21.12.17)
eger sorarsaniz "farketmez" yanıtı almanız olası ancak, eger "bağlı olduğunuz" biriyse, bu durumda "siz" demeniz daha uygun olur.
işyerinde, hele ki ilk günlerde, "sen" diye hitap edilmesi hiç iyi bir davranış şekli değildir.
0
for the record
(21.12.17)
açık açık sor. bunda çekinecek bir şey yok.
0
teritori
(21.12.17)
En iyi çözüm sormak. Siz dediğim üstlerim bana zorla sen dedirtiyor. O yüzden öyle genelgeçer kurallar yok. Kişilere bağlı.
0
monogram
(21.12.17)
ne kadar basit sorunlar ne güzel. siz demen gerekir.
2 yıl çalıştığım iş yerindeki müdüre herkes ahmet abi derken ben ısrarla ahmet bey dedim. bigünden bigüne de adam bana siz demene gerek yok demedi. sonra orayı bıraktım başka bir yerde ben yönetici oldum. bazıları bana kablelvuku bey, hocam,şefim, kablelvuku diyo. kablelciğim diyene gidip "aramızdaki mesafeyi koru" demiyorum. ben de siz diye hitap edilmesini tercih ediyorum.
kişiden kişiye değişir bu.
0
kablelvuku
(21.12.17)
ben de siz ve bey kullanarak başladım. belli bir zaman sonra bana abi diyebilirsin dedi :D tabi nasıl alışırsan öyle gidermiş şimdi abi diyemiyorum ama ofiste bey,siz kullanıyorum dışarıda bazen abi diyorum.
ama eski çalıştığım ofis çok kalabalık bir yerdi senli benli, ablalı, abili konuşurdum stajyerim diye. baktım bir süre sonra seni çocuk görüyorlar, her şeyi söyleyebileceklerini zannediyorlar. ben de dedim ki bundan sonraki yerde hanım, bey, siz, biz olacak dedim.
özetle, başlangıç olarak sizli bizli hanımlı beyli olmak iyidir. adam yerine koyarlar.
ryanair kullanmayı düşünüyorum ama bir sorayım dedim.ucuz etin yahnisi yavan olur dedirtiyor mu?bagaj konusunda sıkıntı yaşar mıyım? 12 günlük bir gezi için yeterli bir çanta taşıyacağım.şehrin ta öteki ucunda indirdiği havalimanından şehir merkezine inerken "allah belanı versin ryanair" dediğiniz o
ryanair kullanmayı düşünüyorum ama bir sorayım dedim.
ucuz etin yahnisi yavan olur dedirtiyor mu?
bagaj konusunda sıkıntı yaşar mıyım? 12 günlük bir gezi için yeterli bir çanta taşıyacağım.
şehrin ta öteki ucunda indirdiği havalimanından şehir merkezine inerken "allah belanı versin ryanair" dediğiniz oldu mu?
0
estranged (19.12.17)
ryaniarle barcelonaya gitmiştim. Barcelona yakınlarında Girona diye bir şehire iniyor uçak. uçuşta hiçbir sıkıntı yaşamadım. iniş de kalkış da gayet iyiydi. hatta bir hafta sonra da easyjetle uçtum o da güzeldi. bu uçuşlar sayesinde uçuş fobimi yendim.
girona barcelonaya 1,5 saat miydi öyle bir şey. havaş gibi bir otobüs vardı. zaten kapıda bekliyor. hiç sıkıntısız binip şehre indik. yani herhangi bir sıkıntı yaşamadık. hatta birkaç arkadaş Gironayı da gezin dedi, şehir fena değilmiş ama biz vaktimizin tamamını barcelona için harcamayı tercih ettik ve pişman olmadık :)
0
omonia
(19.12.17)
Davalık olduğum ve kazandığım paramın ödenmesini beklediğim firmadır kendisi. Riga-Brüksel uçuşumun iptalini (rötar değil , iptal ve sonraki ilk uçuş 1 hafta sonra idi) 1saat önce kısa mesajla ileten ve sonrasında çakallık yapmaya çalışmış bir firmadır. Ama yemezler. Böyle bir durumda eğer " biz size biletin fiyatını geri verelim olay kapansın" derlerse "yok öyle yağma sizinle daha görüşeceğiz" diyip ordan uzaklaşın.
Hayatımda THYden sonra en çok kullandığım hava yolu firması. Gerçi çok saçmaymışım. Bir yerde THY bir yerde Rynair gibi lowcost bir firma neyse..
soru: "şehrin ta öteki ucunda indirdiği havalimanından şehir merkezine inerken "allah belanı versin ryanair" dediğiniz oldu mu?
Cevap: Hatırladığım kadarı ile Paris ve Brüksel de bunu dedim. Yani bilet ucuz oluyor ama uzak havalimanından şehir merkezine verdiğin shuttle parası da bir uçak bileti kadar oluyor.
Yine de ucuz bilet denk getirdiğinde kullanabileceğin bir firma. Sıkıntı yok fazla. İptal muhabbetini de 1 sefer yaşadım ben. O yüzden daha ucuzu yoksa fazla kasmaya gerek yok.
not: sırt çantasını pek kontrol etmiyorlar böyle kocaman bir şey değilse. Ben sınır kilodan daha fazlası ile çok dolaştım. bilgi olsun.
0
AlsterWasser
(19.12.17)
2 defa kullandım hiç bir sorun yaşamadım bunun benzeri vueling easyjet leri de kullandım hiç problemim olmadı bugüne kadar sadece iyi araştır nereye gidiyor oradan ulaşım nasıl bavul limiti nedir vb gibi.
0
basond
(19.12.17)
iki kabin bagajı kabul ediyor diye biliyorum o nedenle bizim gittiğimiz uçuşta insanlar baayaaaa eşyalarını yanlarına aldılar. Pegasus'tan iyidir bence.
0
lcha
(19.12.17)
bagaj konusunda esnekler bence biraz. gözle görülür şekilde sınırı aşıyorsa kontrol ediyorlar kiloyu, bagajın ölçülerini falan. benim sırtımda sırt çantası elimde de spor çantası vardı genelde ebatlara uygun. onun dışında kontrolden geçerken mont, hırka falan elime alıyordum, üstüme giyiyordum herhangi bir sorun çıkmasın diye.
uçak biletini hesaplarken merkeze ulaşımı da hesaplayıp kontrol ediyorum ben. hatırlamıyorum aktarma için ne kadar verdiğimi genelde ama romada shuttle için 5 euro vermiştim. uçak biletinin yarısı ediyor o da :)
bir kere de 2 saate yakın belki daha uzun süre rötar olmuştu yoğunluktan sanırım. bagajları teslim almışlardı kiloya bakmadan ve ek bagaj hakkı almış olanlara iade formu falan vermişlerdi. asyalılar bayram etmişti hep. rötar dışında problem yaşamadım pek.
0
ontheroad
(19.12.17)
Herhalde en az 10 defa kullanmisimdir. Ben oyle konforu aman aman kafaya takmadigim icin gayet isimi gordu her seferinde. Bavulun da goze batmayacak kadar buyuk degilse sıkıntı cikarmiyorlar. Dikkat etmen gereken sey onceden check-in yapip cikti alman. Yoksa havaalaninda yaptigin check-in icin 10 euro aliyorlar (belki artmistir).
Maliyetleri dusurmek icin ikincil havaalanlari kullaniyorlar, bu da ulasimi sehrin asil havaalanina gore biraz daha zorlastiriyor diyebilirim. Ama neticede avrupada kullanacagini varsayarak konusuyorum, her turlu sehre ulasirsin rahatca. Sadece brukselde kullandiklari havaalanlarindan birinde 15 euro dolmus parasi odemistim ki bruksel'e budapeste'den 8 euroya gelmistim ucakla. Bir de paris'te beauvais havaalanina inersen sehir merkezine shuttle 16 euroydu 2015 eylulunde. Ama astari yuzunden pahaliya gelecek fiyatlar vermiyorlar genelde.
Her ihtimale karsi wizzair ve easyjet'i de alternatiflerin arasinda tutabilirsin. Fakat wizzair cantadan sıkıntı cikarmaya meyilli bir havayolu sirketi.
0
finsidigi
(19.12.17)
dikkat etmen gereken konular var onları kabul edebiliyosan gayet makul. hiç rötar yaptığına ya da kötü bi pilota denk gelmedim ben - kabin bagajı haricinde ek bagaj ücretli, kabin bagajı ölçülerine uygun bi sırt çantasına her ihtiyacını sığdırabiliyosan sıkıntı olmuyo - indikleri havaalanları genelde şehre uzak oluyor, şehrine göre merkeze gitmek için bayağı bi ücret vermek durumunda kalabiliyosun (paris için 10 euro mu neydi mesela) - yol boyunca reklam tanıtım yapıyolar parfüm falan satıp kafa sikiyolar
0
yuto
(19.12.17)
6 kere polonya - ispanya kullandım, hiç sorun yaşamadım.
Bağyan misafirim gelecek. Çok Güzel kırmızı ev şarabı var, lazanya yapıcam (güzel yaparım), Yanına çerez mi gider,peynir mi yemek sonrası? Yakışıklı tavsiyelere açığım.
Bağyan misafirim gelecek. Çok Güzel kırmızı ev şarabı var, lazanya yapıcam (güzel yaparım), Yanına çerez mi gider,peynir mi yemek sonrası? Yakışıklı tavsiyelere açığım.
0
hasmetizm 2046 (18.12.17)
çerez de olsun peynir de, başka bir şeye gerek yok bence.
0
vedatchilipeppers
(18.12.17)
ikisi de olsun ama çerezler çiğ olsun bence.
yemek sonrası derken? lazanyadan sonra şişer ya insan :) ben öncesi gibi düşündüm, açılış babında.
0
frankie
(18.12.17)
Ne şanslı bağyanlar var...
peynir de çerez de olsun ya nolacak ki?
0
lcha
(18.12.17)
yanına salata gider ferahlatıcı. Sonrası için peynir tavsiye etmem pek, lazanya peynirli olacak. Kraker, kuru meyve ağırlıklı bir şeyler olabilir.
0
whoosie
(18.12.17)
Salata +1. Veya yoğurtlu pancar türü bir meze de olabilir (renginden dolayı hoş gözükür). Sonrasında da, ferahlatıcı bir tatlı iyi gider. Mesela şunun gibi: www.pinterest.com
0
agluna
(18.12.17)
Yemek sonrasi her ikisi de guzel olur ama lazanyada kullanacaginiz peynire gore peynir tabagi hazirlasaniz daha guzel olur. Agir olmasin, hafif ve aromali bir tabak guzel olur cig kuruyemisle. Bir de onerim var lazanyanin yanina. Su salata mukemmel oluyor lazanya ile: www.ardaninmutfagi.com
Simdiden afiyet olsun, keyifli vakit gecirirsiniz umarim ^^
0
lamira
(18.12.17)
O zaman ceviz ve kimyonlu peynir alıp koyayım, öncesinde/sonrasında kemiririz. Lazanya yanına da fresh bi salata yapayım. trüf alırım kahve yanına da. Öneri ve iyi dilekleriniz için teşekkürler
Küçüklüğümden itbaren beni ezdiler. Evet karnımı doyurdular, okula gönderdiler ama psikolojik olarak ezdiler, ego tatmin aracı yaptılar. 7-8 yaşlarımdayken yarım saat geciktim diye babam beni arkadaşlarımın önünde dövdü. O gün hissettiğim ezikliği, utancı unutamam. Eve gelen akrabalar "bu kız pısırı
Küçüklüğümden itbaren beni ezdiler. Evet karnımı doyurdular, okula gönderdiler ama psikolojik olarak ezdiler, ego tatmin aracı yaptılar. 7-8 yaşlarımdayken yarım saat geciktim diye babam beni arkadaşlarımın önünde dövdü. O gün hissettiğim ezikliği, utancı unutamam. Eve gelen akrabalar "bu kız pısırık galiba hiç konuşmuyor" dediğinde "onun yaşı 13 ama zeka yaşı 3" diye beni aşağılar, bense ölmek isterdim. Ortaokuldayken bir erkekle konuştum diye sokak önünde dövdü beni. Sonuç olarak ben pısırık, ezik, sessiz biri olup çıktım işte. Lisedeyken akran zorbalığına uğradım, onur kırıcı lakap takıldı. Her gece ağlardım için için. Dayanamayıp babama söylediğimde babam beni koruyacağı yerde, o lakapla bana hitap etmeye başladı, sonra annem, sonra abim.. Şu anda Özdeğer, özgüven namına hiçbir şey yok bende, sıfır hatta eksi. Bu çocukluk ve gençlik yıllarımın bendeki acı bir tortusu,acı bir hediyesi olarak yapıştı kaldı.
Annem babama nazaran daha iyiydi anne sonuçta, ama evkadınıydı, ilkokul mezubuydu, psikolojik baskıyı o da yaptı. Şu an 30'una gelmiş bir yetişkinim. Allah'tan tek şansım derslerim iyi oldu hep, okudum, kendimi kurtardım güya ama hayat tatsız. Hayat tuzsuz. Tek bir tane arkadaşım yok. Ezik ve özgüvensiz yetiştirildiğim için yok. Her haftasonu sabahtan akşama kadar nette vakit geçiriyorum. Sevgili zaten yok. Ezik olduğum için bana en ufak ilgi kırıntısı gösterene koşuyorum, sonuçta oyuncak ve ego tatmin oyuncağı olmaktan 1 adım dahi öteye geçemiyorum. Sevgilimin olması da hayal yani, 1 tane bile olmadı bugüne kadar. Nefret ediyorum, beni hayata bağlayan hiçbirşey yok.Ot gibi işe gidip geliyorum. Allahım diyorum neden, bana değer veren, beni pamuklara saran bir ailem olsa herşey daha farklı olurdu,neden bu aile ya neden neden neden ?? suçum neydi ??
Ailemle yaşıyorum,annem odamın düzenine karışıyor devamlı, bazı kıyafetlerimi kafasına göre çöpe atmış halbuki seviyordum ben onları giyecektim. Tartıştık. Bana lisede takılan onur kırıcı lakabı söylemeye başladı. Ne zaman tartışsak zaten annem bana lisedeki onur kırıcı lakabı söylüyor,amacı sırf canımı yakmak,maalesef bu konuyu kafaya taktığımı anlamış durumda. Çıldırdım, çık odamdan diye haykırdım, Çıkmadığı gibi bana "or.pu" dedi. Bana sen or..pusun, fa..şesin deedi. Gözüm döndü sensin or.pu dedim, dememliydim ama o lakap bana ezik sindirilmiş psırık geçmişimi hatırlatıyor. Zaten çocukluğumun gençliğimin içine sıçtılar, şimdi de 30'lu yaşların içine sıçıyorlar itinayla. Zaten annem abimi erkek olduğu için daha çok seviyor. Onu çağırdı ve abimden dayak yedim.Nefret ediyorum.nefret ediyorum. Szilerle paylaşmak istedim..
0
sucuklu yumurta (16.12.17)
o evden ayrılıp ailenle bütün bağını kopararak başlayabilirsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.12.17)
30 yaşında, işi olan bir kadınsın. Ailenle yaşaman için herhangi bir sebep yok. En kısa zamanda ayrı bir eve taşın ve kendi düzenini kurmaya çalış. Onlarla iletişimini de minimuma indir.
Bu süreçte kesinlikle psikolojik destek almalısın aksi takdirde yaşadıkların ömür boyu senin önünü keser.
0
fragile lady
(16.12.17)
çok isterim ama yapamıyorum. bakın ezik yetiştirilmek, ezilmek, aşağılanarak büyümek öyle birşey ki, hayata karşı çok korkak oluyorsunuz. başkaları için bebek oyuncağı olan şeyleri yapamıyorsunuz ya da adım dahi atamıyorsunuz. Açıklayıcı olabildim mi bilmiyorum. Zatebn bana ev bulma vs.konularında manevi bakımdan destek olabilecek 1 tane bile arkadaşım yok.Yoksa istemem mi bu aileden kurtulmayı.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
@fragile kaldı zaten, bu yaştan sonra zaten ben iflah olmam ki.
ayrı ev konusunda dediğim gibi ben bir hayat korkağı oldum çıktım, ezik pasif biri oldum çıktım.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
Öncelikle muhakkak bir psikolojik destek alın, emin olun size çok iyi gelecektir. Sonrasında en kısa sürede o evden ayrilin. Sırf kan bağınız var diye ömrünüzü sevmediğiniz insanlarkaberaner geçirmek zorunda değilsiniz. Tamamen hayatınızdan çıkarın demiyorum zira aile, belki zamanla onlar da hatalarını anlarlar ama evden ayrılın, mesafe koyun.
Geçmis geçmişte kalmış, lakap konusunu vs de çok kafanıza takmayın. Artık belirli bir yasa gelmiş, kendinizi geliştirmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadınsıniz.
Ama psikolojik destek almayı lütfen ihmal etmeyin.
0
fraise
(16.12.17)
Kendini iyi ifade ediyorsin ama çok da ezik değilsin bence. En azından hissettiklerini yazıya dökecek kadar güçlüsün. Ben de şu an annemle sorunlar yaşıyorum ama bunu anlatamıyorum. Asıl ezik benim. Az önce sinir krizi geçirdim.
0
for day to break
(16.12.17)
Yani evet o evde iş yürümeyecek gibi, ekonomik bağımsızlık varsa ayrı yer mantıklı. prof. destek de gerekli olabilir denildiği gibi ama şu an alma imkanın yoksa bakış açını minnacık da olsa değiştitmeye çalışman iyi olabilir. ama ev sıkıntı.
0
passion rules the game
(16.12.17)
Ayri ev ve psikolog +1
0
chavezding
(16.12.17)
ayri eve cikma, baska sehre tasin.
0
icim urperiyor
(16.12.17)
@fraise o lakaba üzülmemek mümkün değil, onur kırıcı bir lakap, lise yıllarımı lanet ederek hatırlıyorum.Onurum gururum kırıldı, kişiliğimin geliştiği yıllarda buna maruz kaldım. Aşamıyorum bu aşağılanmışlığı.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
küçüklükten itibaren "sen edenemzsin, yapamazsın, beceremezsin" diye büyüttüler beni. korkuyorum işte, hayatla başa çıkamamaktan.
bir de hayat enerjisi düşük, son derece bezgin bir insanım. işyerine zor gidiyor yapmam gereken işlere binbir güçlükle konsantre oluyorum. kaldı ki ayrı ev, bir sürü sorumluluk binecek sırtıma. bu bezgin bekir, herşeyi erteleyen sonsuza kadar devamlı erteleyen biri olarak altından kalkamam gibi gelyor.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
30 yaşına gelmişim, paramı kazanıyorum ama bu bile bana saygı duymalarına yetmiyor. Hani para önemli ya güya. Onlara göre ben hala küçükken ezdikleri çocuğum. Benim odamı alıp kafana göre eşyalarımı atamazsın diyorum anneme, annem bunu anlamıyor. Tabi atarım diyor. Çıldırıcam. Çıldırıcam.
Bu da yetmiyor, canımı yakmak, tartışmada bana üstün gelmek için lisede bana takılan lakabı söylüyor. Bu nasıl anne ? Yanu elalemin anaları çocuklarının üzerine titriyor. O yeter k mutlu olsun diyor. İnsanlar çocukları özgüvenli olsun istiyor. Benimki de sıkışınca bana lakap takıyor. Sonra da orosğu diyor.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
Burada sizin yaşıtınız çok güzel insanlar var. Eminim yardımcı olmak isteyeceklerdir size.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(16.12.17)
Hemen ayrıl tek başına yaşamaya başla korkulacak hiçbir şey yok emin ol. Şartlar durumlar iyiye gitmeden önce mutlaka kotu gider. Anne veya baba kim olursa olsun. Resti çek kendi yolunu ciz . öğrenci bir arkadaşla eve çıkabilirsiniz.
0
opitseri
(16.12.17)
30 yasinda bir kadin olarak dayak yeme ve onur kirici ithamlari yasamaya devam etme cesaretini gostermek ayri eve cikma cesaretinden daha ciddi... once bunun farkina var. Sonra tekrar konusalim..
Sadece aile de değil, istisnasız girdiğim her ortamda bunu yaşadım, yaşıyorum, istsnasız ezerler beni her ortamda.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
yaşayamadığın ergenliği şu anda yaşıyor gibisin. avantajın kendi durumun hakkında aslında çok da negatif olmayan ancak objektif bir durum analizi yapmışsın. farkına varmak aslında çözüm olduğunu anlamanın ilk adımı.
maddi durumun yeterli ise aileden ayrıl. belki bie ev arkadaşı ile ortak eve çıkarak çok daha düşük maliyetlerle bunu yapabilirsin. ikincisi bir psikologdan yardım alabilirsin. var mıdır bilmiyorum ama online olarka benzeri sorunlar yaşayan community ve destek gruplarına ulaşmayı deneyebilirsin.
ailenin bu tavırlarını kendi ezikliklerini yansıtma ile senin üzerinde gidermeye çalışması olarak tahmin ediyorum.
çözülmeyecek şeyler değiller. geç de kalmış sayılmazsın.
0
orpheus
(16.12.17)
Yargilamak gibi dusunmeyin, bilmedigim şeyler de olabilir ama "anlattiginiz kadariyla" para kazanıyor olmaniza ragmen bunca yıl yardim almamaniza sasirdim acikcasi. Bunlari tek basiniza aşamayacaginiz için uzmanlar var.
Ailenizden saygi gormemissiniz evet ama once kendinize saygi duymaniz ve kendiniz için bir seyler yapmaniz gerekiyor. Yardim alip da sonuc alamadiysaniz bilemem tabi. Bircok insan bu tip aileler icinde yetişiyor. Sırf duyuruda bile bunun orneklerini gorduk defalarca. Neden ben tarzinda kendine acıma savunmasi yapmak yerine harekete geçmek lazim. Bunu 30 yasinda isinde gucunde bir kadın oldugunuz icin soyluyorum. Buraya boyle açıkça ifade edebiliyorsunuz, aynisini bir uzmana da yapabilirsiniz. Evi ayirmak ve uzman yardimi almaktan baska tavsiye verilebilecegini sanmiyorum. Mutlaka düzelebilir, öyle düşünün.
0
aquarium
(16.12.17)
O zaman yeni cevap: Hocam tum sorunlarini fark etmissin ama destek almiyor aksiyon almiyorsun. Simdi bizim sana nasil bir katkimiz olsun bilemedim ki?! Doverek evden mi cikaralim? Zorla es mi bulalim? Yani bunun ucu yok, farkindaligin var ama uzgunum bi insan cozumu goruyor ama aksiyon alamiyorsa baskasi ona hicbir sey yapamaz. Sadece yaz buraya icini dok agla, aksiyon almadikca yarin yine aynisi olacak. O nedenle ozdeger farkindalik vs deme. Git efendi gibi profesyonel destegini al.
0
lcha
(16.12.17)
daha hafif düzeyde ancak yine de psikolojik baskı-şiddet gördüm, görüyorum ailemden. öğrenciyim henüz, ayrı eve çıkamıyorum, en ufak bir karşı çıkışımda ekonomik desteği kesmekle tehdit ediyorlar. çok kavga ettim ama en azından yurda çıkmayı başardım. yani tam anlamıyla kopamadım annem evde kalan eşyalarımı karıştırmış yerini değiştirmiş falan yine, haftasonları gittiğimde aynı sorunları yaşıyorum başlarda iyi olsak da.
yaşça daha küçüğüm, öneri vermek de bana düşmez ama kazancınızla en azından terapi almaya bakın, birden eve çıkmak korkutucu geliyorsa. ama ben yurda çıktığımda dahi (ki şu an beş kişiyle aynı odayı paylaşıyorum, iyi bir yurtta değilim) çok daha fazla huzurluyum. yani süper koşullara geçmediğim halde ailemin baskı ortamından uzaklaştığım için iyiyim. en azından bireysel sorunlarıma boğuluyorum artık.
değil 30 yaşımda, 20 yaşımda "çayı getirmeyi unuttuğum" için tekme yemek bile unutamayacağım şekilde beynime kazınmış durumda. ne olur yapmayın bunu kendinize. manevi destek konusunda elimden bir şey gelirse yapmak isterim. lütfen kendinizi kurtarın.
0
haykorsamdunyaya
(16.12.17)
özdeğerim yok yazmışsın ama sevgili sucuklu yumurta, bunların farkında olman ve hepsinin yanlış olduğunu, hiçbirini hak etmediğini bilmen aksine özdeğer bilincinin olduğunu gösteriyor.
adım atamaman korkmandan, ama korkmadan çık o evden ve uzak dur. saygı duymuyorlarsa duymasınlar, sen onların seni yapmak istedikleri kişi değilsin. paranı kazanıyormuşsun, ayaklarının üzerinde durursun.
0
pinkpeony
(16.12.17)
zor bir ailede büyümek kitabı da yardımcı olur.
ev bulma vs. konularında manevi bakımdan biz sana destek oluruz. sen başla gerisi akar gider. kendi evin olunca, psikolojin düzelince bezgin bekirlik kalmaz merak etme. hatta tam tersi olur, şevklenirsin.
yazılması gereken her şey üstte yazılmış tekrar etmedim. hepsine +1
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.12.17)
Herkesin travmaları var, neden diye sorgulamak sana vakit kaybettirir sadece.
Ailenden ayrı eve çıkıp çok görüşmemek tek çare. Ve tabii denildiğini üzere bu süreçte ve sonrasında psikolojik destek almak.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(16.12.17)
aile ile tartışma diyince hepimiz "evden ayrıl" kısmına odaklandık, istiyorsan yap tabi bunu. Hele de 3. ev arkadaşı olarak bir eve girersen, işine de yakın bir yerde neredeyse yol paran kiranın yarısını öder.
Ama asıl odaklanman gerekeni sen daha iyi biliyorsun, özsaygı, özdeğer, kendine kıymet vermek. İster profesyonel yardımla yap, ister Tinder'la yap bir şekilde o konuya eğil.
Her konuda kendini değersiz hissetsen de "sucuklu yumurta'yı en iyi tanıyan ve anlayan" ünvanı sende :) Bu arada çalışıyorsan bir değerinin olduğunu her ay başında somut olarak görüyorsun,
Kendine gel,
0
michael_knight
(16.12.17)
Cevap yazan herkese teşekkür ederim. Paylaşmak iyi geldi. İnsan kendi durumunu kanıksıyor, ve hep kendini suçluyor. Duruma objektif bakabilmek zor oluyor. Sarsılmam gerekyordu.
Ayrı ev konusunu araştırmaya karar verdim. Hayat korkağıyım, evet, bilgsizim. Ayrı ev ararken nelere dkkat edilmeli konulu bir duyuru açmayı düşünüyorum hatta birkaç gün içerisinde. Değişmek istiyorum, bu bezgin, yılgın moddan kurtulmak istiyorum. Kendime değer vermek istiyorum. Beni ezenlere had bildirmek istiyorum. Ama hiçbirşey yapmadan da değişim gelmiyor. Bana dua edin, umarım başarırım.
0
🌸sucuklu yumurta
(16.12.17)
Allah yardımcın olsun. Her anlamda daha iyiye gitmen dileğiyle,
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(16.12.17)
Ben de herkes gibi o evden ayrıl diyorum. Ama tek başına eve çıkmak sıfırdan bir düzen kurmak bu aşamada senin için biraz zor olacak gibi. Ev arkadaşı aranıyor ilanlarına bakmanı öneririm. Böylece hem hazır düzeni olan bir eve çıkmış olursun hem de ev arkadaşın ile iyi anlaşırsan yakın bir arkadaşın olur. Böylece yeni bir sosyal çevre edinirsin. Ayrıca tek başına çıksan pahalı olabilecek merkezi bir yerde oturabilirsin.
0
road_tanker
(16.12.17)
Arkadaşlar kız hayattan korkuyorum diyor siz ayrı ev diyorsunuz. Ev şimdilik dursun, BİR AN ÖNCE YARDIM ALIN! Maddi gücünüz var, lütfen bunun kıymetini bilin ve kendinizi destekle beraber yenileyin! Tüm korkularınız ancak terapiyle gücünüzün farkına varmanızla zamanla eriyecek, değişiminizle aileniz bile size saygı duyacak. Yaralarınızı tek başınıza ya da bir arkadaşla atlatamazsınız, malesef ailevi travmalar paylaşmakla düzelemez, anlık hafifletir. Eğer adım atarsanız yakında çok güzel haberler okuyacağız sizden, inanıyorum=) allah yardımcınız olsun.
0
mslny
(16.12.17)
Ben ayrı bir eve çıktım rahat ettim. Her şey zor oldu, makarnayı bile yapmayı arkasındaki tarifine bakarak yapmaya başladım. İlk günler duvarlar üzerine üzerine gelir. Ama zaman varsa alışırsın. Ayrıca psikolojik destek alman da şart. Ben ancak askere gitmeden önce başlayabildim. O da birinin içine çok kapanıksın sen demesiyle. GerçeklerI psikiyatr hekimden öğrendim. Askerde de devam ettim tedaviye. İşin zor ama şans olmasa da zaman bizden yana. Onlar gidecek, biz kalacağız döngüye göre.
0
ceyhan prensi adana
(17.12.17)
her sefer benzer şeyleri yazıp burada anlatıyorsun..
hala anlamadın mı buradan sana bir olumlu dönüş olmayacağını. atılan msjlara da geri dönüş yapmıyorsun. valla kimse yemez.
0
attila
(15.02.18)
yaşayacağınız ne olabilir acaba bahsedilenlerden daha kötü? Zaten yaşanılanların olumsuzluğu fark edilmiş, istenmediği anlaşılmış. Şimdi o zaman, bunlardan kurtulmak için, hala bir şeylerin hesaplarına girmek, öyle mi olur şöyle mi olur, denebiliyorsa, anlatılanlar o kadar da acıtmıyodur. öyledir, gider o.
böyle hikayesi olan birine, "şöyleyim böyleyim dedikçe, bataklığın içindesin" derdim. Bişey değiştirmek isteyen adım atar. Ama adım atmak ve bişey değiştirmek zorunda değil kimse. Zorunlu olmadıkça da bişey yapmıyor insan. Su yolunu bulur, derdim.
0
neynep
(15.02.18)
Aynı şeyleri yaşamışız ama başkasından duyunca hadi oradan şımarık diyesim geldi
iş yerinde yaptığımız çekiliş sonucunda bana çıkan arkadaşı hiç tanımıyorum. Kendisi kadın, yirmili yaşlarında. Hakkında bildiğim tek şey seyahat etmeyi ve doğa yürüyüşü tarzı etkinleri çok sevmesi.Hediye limit aralığımız 20-50 lira. Yukarıda verdiğim bilgileri kullanarak ya da kullanmayarak nasıl b
iş yerinde yaptığımız çekiliş sonucunda bana çıkan arkadaşı hiç tanımıyorum. Kendisi kadın, yirmili yaşlarında. Hakkında bildiğim tek şey seyahat etmeyi ve doğa yürüyüşü tarzı etkinleri çok sevmesi.
Hediye limit aralığımız 20-50 lira. Yukarıda verdiğim bilgileri kullanarak ya da kullanmayarak nasıl bir hediye alabilirim sizce? Aklıma hiçbir şey gelmiyor günlerdir. Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
lunedor (15.12.17)
güzel bir ajanda alabilirsin belki
0
111111
(15.12.17)
doğa yürüyüşü dediğin için belki outdoor baton olabilir.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(15.12.17)
Zet'ten falan keçe pasaport kılıfı alabilirsiniz. Güzel bir tumbler de olur ama pahalı kaçar sanırım.
0
whoosie
(15.12.17)
Decathlon'a gidip "aa bu olabilir aslında" dediğiniz bir şeyi alabilirsiniz
0
taktikmaktikyokbambambam
(15.12.17)
Yves rocher da ya da bu tarz kozmetikçilerde yılbaşı hediye sepetleri oluyor, güzel kokulu kremler, duş jelleri vs. tüm kadınlar sever böyle şeyleri
remzi'de seyahat gunlugu var, sahane. onu alabilirsin.
0
fragile lady
(15.12.17)
Doğa yürüyüşünü seviyorsa baton, buff gibi malzemeleri hali hazırda vardır bence.
Tanımadığım birine daha genel bir hediye alırdım ben, kupa, güzel/kaliteli bir mum, bere, atkı, bir mağazadan hediye çeki vs.
0
peggy
(15.12.17)
decathlon'dan çok güzel bir eldiven aldım kendime. soğuk havalarda eldiven giyiyor olmama rağmen dokunmatik telefon kullanabileceğim güzel ötesi bir mor renkte. :) eğer doğa yürüyüşlerini vs seven biriyse böyle bir şey hoşuna gidebilir belki.
0
vedderbaug
(15.12.17)
Buff +1
Termos kupa.
0
hair freak
(15.12.17)
Body Shop'tan kremli dus jelli hediye seti.
0
chitosan
(15.12.17)
decathlon-tchibo-kutupayisi gorulecek magazalar degistirme karti olacak nasil olsa. en kotu degistirir. termal corap, boyunluk, hoparlor, kulaklik, bel cantasi olabilir. kozmetik istemezdim.
0
jimicik
(15.12.17)
decathlonda 30 liraya çok güzel forclaz eldiven var. Eldiven bi nevi sarf malzemesi olduğu için mutlaka işine yarayacaktır. Buff da sarf malzemesi sayılır, ona da +1.
Bir de sineksekiz ajandası alabilirsiniz. küçücük, ama eminim sevecektir. Tercihen kendi sitesinden isteyin, çok güzel paketliyorlar.
0
bipolar
(15.12.17)
çok güzel öneriler verilmiş ama lütfen bağış yapma. karşındaki hediye almayı bekliyor "senin adına balinalara bağış yaptım, al bu da belgesi" çok gereksiz bir şey. herkes bağışını kendi yapsın.
Merhaba, 70-80 kişilik bir gruba hediye vereceğiz. Kişi başı 150 TL olacak. Hediye çeki veya nakit para seçenekleri şirket yönetmeliği gereği olamaz. Aşağıdaki fikirleri bulduk ama begenilmedi;- powerbank- cüzdan- mı band- french press + kahve bardağı - dolmakalem- güzel kutuda kaliteli çikolata - l
Merhaba, 70-80 kişilik bir gruba hediye vereceğiz. Kişi başı 150 TL olacak. Hediye çeki veya nakit para seçenekleri şirket yönetmeliği gereği olamaz. Aşağıdaki fikirleri bulduk ama begenilmedi;
- powerbank - cüzdan - mı band - french press + kahve bardağı - dolmakalem - güzel kutuda kaliteli çikolata - laptop kılıfı - ajanda - Stanley termos
Ayrıca 'd&rdan 150 lira ederinde kalem alalım, değişim kartı koyalım, isteyen gidip değiştirip istediği şeyi alsin' fikri de begenilmedi.
Biz yapmıştık herkes delirmişti :) Toplu alımda fiyat indirimi oluyor.
0
lcha
(12.12.17)
kimsenin burun kıvırmayacağı sadece çikolata ve powerbank gördüm listede.
0
cay koy geliyorum
(12.12.17)
beni de sadece hediyeler için işe alırssanız powerbank :(
0
fakirpislik06
(12.12.17)
bence yıllık izinden kesilmeden 1 gün izin verin,
0
oscar
(12.12.17)
Sırt çantası.
0
delicevat
(12.12.17)
Kitap seti. Çağdaş dünya klasikleri mesela. çeki de verilebilir isteyen istediğini seçsin diye. Veya hediyenin bir kısmı kitap olabilir. Dolmakalem ve bir kitap gibi.
0
gijilti
(12.12.17)
Powerbank verin logolu mogolu, afilli
Kalem, çikolata vs. isteyen alır zaten. powerbank de alır da işte firma iyiyse falan ve tasarım iyiyse sık sık yanında taşır
Merhaba sevgili duyuru halkı, bir kız arkadaşımın başına gelen ilginç bir olayla ilgili size danışmak istiyoruz. Kendisi de burada gelecek cevapları okuyup biraz rahatlayabilmeyi diliyor.şimdi bir kadın bir erkek var. 30lu yaşlara yakınlar ve birlikte çalışıyorlar. ofiste max çalışan 4-5 kişi. herke
Merhaba sevgili duyuru halkı, bir kız arkadaşımın başına gelen ilginç bir olayla ilgili size danışmak istiyoruz. Kendisi de burada gelecek cevapları okuyup biraz rahatlayabilmeyi diliyor.
şimdi bir kadın bir erkek var. 30lu yaşlara yakınlar ve birlikte çalışıyorlar. ofiste max çalışan 4-5 kişi. herkes son derece samimi ve araları iyi. kızımız erkeğe ilgi duyuyor ve açık açık yazılmasa da adım adım yaklaşıyor ona. biraz kanka ayağı gibi diyebiliriz. önceden hep birlikte gezerken zamanla bu ikisi yakınlaşıyorlar ama görünen kadarıyla erkek tarafı sadece arkadaşça.
1 yıl kadar bir süre böyle gidiyor. ikisinin de hayatında başka minik flörtler oluyor ama sevgililik boyutuna ulaşmıyor. derken derken sohbetleri,araları cidden çok iyi oluyor ve ikisi birlikte takılıp(fiziksel yakınlaşma yok) içiyorlar filan sadece. etraftakiler şüphelenmeye başlıyor.
en son gizli gizli küçük bir haftasonu seyahatine gidiyorlar. kızın arkadaşları var orada. kendi çevrelerine sürekli yalan söylüyorlar gizlemek için. orada aradaki elektrik su yüzüne çıkıyor. temaslar filan oluyor kola bacağa dokunup elini koyup kalmalar gibi. sadece bu kadar!
dönüş yolunda erkek bombayı patlatıyor. bir anda kıza sen bana ilgi mi duyuyorsun diyor. "aramızda birşeyler olduğunu hissedebiliyorum herkes bana soruyor. ama biz olmayız. olmayınca da bu güzel olan aramız da bozulur. ben senin annene babana ne derim, iş yerinde napıcaz, ailelerimiz denk değil(maddi anlamda)" diyor. "anlaşamayız KENDİMİ KONTROL ETMEKTE ZORLANIYORUM ben de artık" filan yapıyor. erkek küçük şehirde büyümüş dindar anlamda değil ama biraz muhafazakar. ben de tanıyorum erkeği, efendi erkek kelimesinin vücut bulmuş halidir. iş yeri kendi yerleri bu arada, patron filan yok
kız şoklarda. hayır adam sadece sevişelim dese bile kız ok derdi, problem etmezdi. ama çocuk çok kasıyor ve bişeyler hisseder gibi olsa da hayır olmayız diyor. bu ne demek oluyor? iyi anlaştığı yakın olduğu biri, bişeyler de hissediyor gibi ama uzak durma kararında?
0
frankie (12.12.17)
Çocuk gerçekten arkadaşça yaklaşmış. Belki flörtünden ya da ilgi görmekten hoşlanmıştır ama fazlası değil belli ki.
0
lcha
(12.12.17)
çocuk kızı kendine denk görmemiş demek oluyor, kötü niyetli bi çocuk olmamaya çalıştığı için de baştan nazikçe uyarmış.
0
evde liyakat kalmamis
(12.12.17)
Ne dediği çok açık. İyi anlaşıyoruz, güzel arkadaş olduk vs. ama bende sana karşı öyle çok bir hissiyat yok. Ancak sen bana bu kadar ilgi gösterir, birlikte bu kadar vakit geçirirsek ben hormonlarımı kontrol edemeyip seninle seks eylerim. Baştan uyarımı yapayım da sonradan “Biz şimdi neyiz? ^^” falan diye başımın etini yeme.
Çocuk muhafazakar olduğu için böyle davranmış. Kızın aralarındakine daha fazla anlam yükleyebileceğini düşünmüş, bundan korkmuş. Muhafazakar kesim kadınların sevgili olmadan sadece sevişmek isteyebileceklerini pek idrak edemiyor genelde. Bunun dışında kız sadece sevişmek istiyordan çok sevgili olmak istiyor gibi göründüğü için çocuk böyle bir çıkış yapma ihtiyacı hissetmiş de olabilir.
0
i m cool with that
(12.12.17)
çocuk olmayacağını söylemiş,düşünmeyip yoluna devam edecek.
0
red hot chili
(12.12.17)
@i m cool with that özetlemiş, hakikaten efendi adammış yalnız. Erkekler hoşlandığı zaman engel tanımıyor, kız kabullense iyi olur yoksa umut sanıp kendini üzer.
0
mslny
(12.12.17)
mealen : olayları akışına bırakırsak biz sevişiriz sonra sevgili olmayız, bu da bana yakışmaz demiş çocuk.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(12.12.17)
Güzel bi açıklama yapmış ama kızla olamayacağı durumu sadece kendine göre bence. İnsanlar yapar yani böyle, olurunu düşünür bi çıkar yol bulamaz ama aslında olur ihtimali olmaz. Sadece olunur. Erkek bunu becerememiş, ana bırakamamış ve biraz depresif fakat kesinlikle kötü niyetli değil. Arkadaşlar da söylemiş zaten.
Öyle cevaplar veren birine atılacak adım sınırlı olur. Hadi deneyelim olur demek hayalperestlik olur çünkü adam kafasında ikinizi yan yana koyamıyor. (Muhafazakarlığın da etkisi var bence.) Yani keşke adam daha az düşünseydi.. Maddi eşitliğin falan önemi yok aşılırdı. (Mesela bunu demekte küstahlık olur. Adam kendi bilecek işte aşılacağını..) Fakat bu cevapları aldığın birine ne yapabilirsin hiç bilemiyorum. Ben sanırım uğraşmazdım uzak dururdum.
0
freetakilir
(13.12.17)
sahsen hikayeyi er kisiden de dinlemek isterdim.
cevaplar yerinde. adam dogru demis. hanim hirs edinmesin luzumsuz yere...
0
e haliyle
(13.12.17)
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir +1
Tam olarak bunu demek istemiş. bundan daha fazla net olamazdı zaten adam.
0
cezzar dede
(13.12.17)
çocuk hem muhafazakar hem içki mi içiyor? ailesine ne derim mi diyor? bence biraz kafası karışık, çelişkiler yaşıyor. ayrıca cesur da değil. ne olacak yani kızla sevgili olsa? kendini kontrol etmekte zorlanıyormuş bir de. bence kız arkasına bakmadan kaçsın.
bir erkek ne demek istediğini ne kadar açık ifade edebilirse fazlasıyla etmiş. Kendimi kontrol etmekte zorlanıyorum konusunu da sırf cinsel anlamda düşünmemek lazım aslında. Yani hem seninle sevişmek hem de sana çekilmek, sana karşı bir şeyler hissetmek dahi istemiyorum şeklinde bir sürü şeyi kapsıyor da olabilir. Yani kız, adamın olayı değil. her anlamda uzak dur, seni hiçbir anlamda istemiyorum ve sırf hormonlarım yüzünden isteme ihtimalim bile beni rahatsız ediyor diyor işte.
Gençler, beyler, bayanlar.Çevreme bakıyorum, hep çift kutup. * Kimisinin bebeleri, çocukları kolejlerde, özel şoförlerle okula gidiyor, en pahalı kıyafetleri giyip istediği her şey alınıyor* Kimisinin bebeği, çocuğu fakirlikten ayakkabı giyemiyor, hastalıklar peşini bırakmıyor, okullarda kalitesiz e
Gençler, beyler, bayanlar.
Çevreme bakıyorum, hep çift kutup.
* Kimisinin bebeleri, çocukları kolejlerde, özel şoförlerle okula gidiyor, en pahalı kıyafetleri giyip istediği her şey alınıyor * Kimisinin bebeği, çocuğu fakirlikten ayakkabı giyemiyor, hastalıklar peşini bırakmıyor, okullarda kalitesiz eğitim alıyor
* Kimisi çalışmak zorunda değil, 60 dairesi var, kira ile geçiniyor, geziyor tozuyor yiyor içiyor * Kimisi akşam eve ne götürsem derdinde, asgari ücretin de aşağısında bir maaşa inşaat işçiliği yapıyor
* Kimisinin hiç bir sağlık sorunu yok, gayet güzel yaşıyor * Kimisi doğuştan astım, doğuştan engelli, doğuştan sağlık sıkıntılı, hastane hastane dolaşıyor.
Bu örnekler çoğaltılabilir. Sorum da şu:
* Sadece bu çift kutupluluk, bu adaletsizlik, bu eşitsizlik allah'a inanmamak için çok ama çok büyük bir neden değil mi?
Sonuçta doğarken kimse karar veremiyor bu yazdıklarıma, hür iraden dışında hayatına yüklenen olumluluklar veya olumsuzluklar. Bu büyük bir çelişki değil mi?
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
aradaki uzaklik (12.12.17)
dini inanışa göre bu ve benzer konuları illa ki bir mantığa büründürebiliyorsun. misal düşündüğün olursa yaratıcı gerekeni yaptı diyoruz, olmazsa vardır bir hikmeti veya imtihan diyoruz.
0
lazpalle
(12.12.17)
Birazdan gelip Allah'ın yeryüzünde herkeae adil yaklaşma ve adalet sözleri vermediğini, yapmaya çalıştığı şeyin sadece sana sunulan şartlarda seni sınamak olduğunu söyleyecekler.
0
kaymaktutmayansicaksut
(12.12.17)
ahirette geçireceğin sonsuz zamanın karşısında burada sürünerek ya da konfor içinde geçireceğin 70 - 80 yılın bir önemi yok. mutlak adaletin tesis edileceği yer burası değil ahiret olarak tarif ediliyor. ancak bilinçli ve kusursuz bir yaratıcı şuradaki olaya: eksisozluk.com her türlü senaryoda izin vermemeliydi.
ateistspor.
0
zgrydn
(12.12.17)
Nerede yaşıyorsunuz acaba. Dünya kuruldu kurulalı zengin fakir ve orta halli vardır. Zenginleri geçersek çevremde ve istanbulda gördüğüm orta halli insanlar. Ve zamanımızda orta halliden düşük olanların 80-90 dönemlerine göre çokça azaldığı orta halliye dönüştüğünü görüyoruz. İnancı ne kadar garip şeylere bağlıyorsunuz aklım almıyor yahu.
0
mslny
(12.12.17)
Din toplumların afyonudur sözü var ya, ben bu sözün ne demek istediğini Hindistan'da sokakta yaşayan insanları görünce anladım.
İnanacakları bir şey olmasa yaşayamazlardı.
0
lcha
(12.12.17)
Allah, yeryüzünde herkese adil yaklaşma ve adalet sözleri vermedi zaten, yapmaya çalıştığı şey sadece sana sunulan şartlarda seni sınamak.
0
for day to break
(12.12.17)
bunların allah'la alakası yok bence. allah'ın ya da o yaratıcı güç'ün kimseye eşitlik garantisi verdiğini sanmıyorum. hala allah'ın "adil olduğu" ya da bizim iyiliğimizi "düşündüğü" falan sanılıyor ama o öyle düşünen tasarlayan bir şey değil. o yaratıcı bir güçtü, yarattı. görevi oydu. gerisine karışmadı. çünkü o "karışabilecek" bir "varlık" da değil. yapmayın "allah"aşkına :)
evet dünya adaletsiz ama herkese karşı adaletsiz, benim 2 kedim evde en kaliteli mamaları yerken sokaktakiler 3-5 yıl yaşayıp ölüyorlar. ormanlarda kesim için dikilen ağaçlar 15-20 yıl sonra kesiliyor ve kereste oluyor, oysa amazondaki ağaç yüzlerce yıl yaşıyor.
doğarken sadece insana değil kimseye sorulmuyor yani. yapacak bir şey yok. elimizdekiyle mutlu olmak gerek.
vizontele'de altan erkekli'nin çok sevdiğim bir lafı vardı. "..Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya'nın en güzel yeridir. Ama Dünya'nın en güzel yerini sevmezsen, orası Dünya'nın en güzel yeri değildir." diye. öyle işte. hayatı, yaşamayı seveceksin, her türlü engele rağmen seveceksin. habire şikayet etmek yerine güzellikleri göreceksin. bak bugün 12 aralık, dışarıda pırıl pırıl güneş var. tamam küresel ısınma falan bunlar kötü ama diğer yandan kar kış kıyamet olsa bir sürü insan ve hayvan sokakta üşüyecekti.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.12.17)
Değil, eşitlik için mantıklı hiçbir sebep yok.
0
babilbaligi
(12.12.17)
bu bütün savaşlarda yada kıtlıklarda düşünüldü zaten, ötedeki mahkemede hakkını alacağın taahhüt ediliyor,('Kıyamet gününde hakları mutlaka sahiplerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır' hadis müslimde geçer ve sahihtir) parada bir sınama şeklidir, parasızlıkta.
tabii bunların muhatabı iman edenler.
0
firemanjonny
(12.12.17)
Adaleti yeryüzünde sağlamak insanın görevi. sağlamadığında cezasını çekeceksin zaten. yeryüzündeki adaletin Allah'ın görevi olduğunu düşünenler bu yanılgıya düşüyor çoğu zaman. Allah zaten nasıl adil olunacağını ayrıntılı şekilde anlatıyor. Uyup uymamak da senin amellerini belirleyecek işte.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(12.12.17)
yaratıcı fakirlik vermiyor diyen var; şimdi çıksam fakirliği ve zenginliği ben veriyorum desem şirk diyecek :)
öncelikle bu anlattıkların allah'a inanmamak için büyük nedenler değil, en fazla isyan etmek için olan sebeplerden sayılabilir.
Allah'ın(yaratıcının) varlığı ya da yokluğu üzerine fikir yürütemeyiz, fakat dinlerin ortaya koyduğu Allah'ın varlığı ya da yokluğu üzerine yine o dinler üzerinden giderek bir fikre ulaşmak mümkün.
tüm bunların dışında hangi dine inanıyorsunuz bilmiyorum ama, bütün dinlerde Allah adaleti diğer hayatta vaad etmiştir. Bu hayatta değil.
Varsa daha başka yaklaşımlarınız onlar üzerine belki konuşabiliriz.
Onu bunu bırakın da bu hayatın tatlı yaşandığı insanlar hem güzel yaşıyorlar hem de seyredene güzel yaşatıyorlar. şimdi galata kulesinin karşısında ki o pub'da elin ingiliziyle oturup eski romayı konuşmak vardı. -ki ben bira sevmem. kahve olurdu ama. kahve iyi.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.