Giriş
(10)

hayat size limon verdiyse limonata dışında ne yaparsınız?

halanne
mahalleye dağıt, eşe dosta dağıt, suyundan limonata yap, kabuklarından limoncello yap, kalanların suyunu sık buzluğa at, dilimle buzluğa at, kek yap, sonra bi de cupcake yap, ... bitmiyor bitmiyor.başka ne yapılır?bonus soru: portakal ağacımız da var :/
mahalleye dağıt, eşe dosta dağıt, suyundan limonata yap, kabuklarından limoncello yap, kalanların suyunu sık buzluğa at, dilimle buzluğa at, kek yap, sonra bi de cupcake yap, ... bitmiyor bitmiyor.
başka ne yapılır?

bonus soru: portakal ağacımız da var :/
0
halanne
(05.02.23)
İnce dilimler halinde kurutup yerim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.02.23)
satmak?

yani yiyerek bitmeyecek kadar limonum varsa satmaya çalışırım herhalde. illa pazarda tezgah açıp umut sarıkaya gibi narenciye üzerinden hayata rest çekerek değil, yani internette falan süper limon, sulu limon şeklinde pazarlayarak.
0
kibritsuyu
(05.02.23)
Limon marmelatı ve reçeli yapardım.
0
Amaranta ursula
(05.02.23)
Sabun mum falan benzer şeyler de yapılabilir belki.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(05.02.23)
limontuzu yapın bulaşık makinasında kullanın falan. bir sürü kullanım alanı vardır illaki.

bende başlıkta bi gönderme var sandım :|
0
kobretti
(05.02.23)
çikolata kaplı limon kabuğu şekerlemesi <3
Portakal kabuğu da olur.
0
kobuzchu kiz
(05.02.23)
Limonu bilemedim de portakaldan şarap yapılabilir.
0
Mirket
(05.02.23)
Reçel yapardım
0
yazdonumu
(05.02.23)
Anneannem ben çocukken limonu küçük parçalara dilimliyordu. Sonra onun bir iki gün suyunun akmasını bekleyip hafif tuzluyor ve bir konservenin içerisine alıp üzerine zeytinyağı dolduruyordu. Kahvaltılarda onu yerdik, çok hoşuma giderdi. Hatta geçen sene ben de yaptım, deneyebilirsiniz. Uzun zaman dayanıyor, benimki halen duruyor sapasağlam
0
hayalhayal
(05.02.23)
patates çorbasının terbiyesine sıkarım.
0
black holes in the sky
(05.02.23)
(9)

chatgbt ile neler yapıyorsunuz

IncredibleMau
Merak ettim kim ne amaçlarla kullanıyor, ne kadar verim alıyor. Hayatınızda yer etti mi?Çalıştığım şirket yapılan işin (yazılım) dökümantasyonu konusunda çok hassas. Chatgbt'yi kullanana kadar benim de en çok zorlandığım konuydu. Şu an bu işi komple chatgbt'ye yıktım. Hatta şöyle yaz böyle yaz demem
Merak ettim kim ne amaçlarla kullanıyor, ne kadar verim alıyor. Hayatınızda yer etti mi?

Çalıştığım şirket yapılan işin (yazılım) dökümantasyonu konusunda çok hassas. Chatgbt'yi kullanana kadar benim de en çok zorlandığım konuydu. Şu an bu işi komple chatgbt'ye yıktım. Hatta şöyle yaz böyle yaz dememe de gerek kalmıyor, veriyorum örnek kodları, sen oku anla ona göre bir şeyler yaz diyorum. Sonuç o kadar iyi ki, iki sayır kod yazıp 1 sayfa döküman yazmak istiyorum artık. Code commenti komple ona yaptırıyorum falan..

Okuduğunu anlama konusunda inanılmaz başarılı. Çözüm üretme konusunda hala yetersiz malesef. Çok hata yapıyor. Sunduğu çözümü ekstra detaylar vererek iyileştireyim diyorum. Bazen gayet güzel sonuçlar da alıyorum ama çoğu zaman asıl konudan ya çok uzaklaşıyor ya çok hatalı şeyler veriyor.

Siz neler yapıyorsunuz?
0
IncredibleMau
(04.02.23)
kod yazdırdım. tam olarak çalışmadı ama düzeltmeler yapınca çalışıyor.
bazı insanları sordum.
diss için söz yazdırdım.

chatgpt'yi full potansiyelinde kullanmak için şuraya bir göz atın derim : github.com
0
false pretension
(04.02.23)
Sosyal medya postları (Twitter vs.) yazma konusunda iyi.

Çeviri yaparken anlamadığım şeyleri soruyorum. Örneğin medikal terimler filan. Onda da yeterli bağlam verilince güzel açıklama yapıyor.

İş başvurusu yaparken cover letter yazma konusunda da iyi.
0
inawen
(04.02.23)
çevirme konusunda google translate'den daha iyi.
0
rakicandir
(04.02.23)
"şu nedir?", "şu kavrami acikla" diye sorular sormustum, cok yanlis seyler soyluyor ve ingilizcesinde de turkcesinde de sorunun anlami tamamen ayni kalmasina ragmen sorudaki gereksiz bir kelimeyi silince ya da benzeriyle degistirince bile nedense cok farkli cevaplar verebiliyor.
0
ahm1
(04.02.23)
Çok güzel gezi rotası cikariyormus
0
abuzer
(04.02.23)
Çeviri yaparken anlamadığım şeyleri soruyorum +1
Daha doğrusu özellikle mecaz anlam ve idiom soruyorum, güzel güzel anlatıyor sağ olsun.
0
kobuzchu kiz
(05.02.23)
Makale yazanlar arasinda faydalananlar oldugunu duydum. Ben de proje yazarken birkac kere danistim. 2-3 ara basligin genel hatlarini ondan alip kendi cumlelerim ve eklemelerimle zenginlestirdim.
0
mor oje
(05.02.23)
Bazı teknik terimleri açıklamasını istedim, matematiksel anlatımlar yaptırdım, çeşitli formülleri sözel şekilde açıklamasını istedim, çeşitli canlıların evrimsel geçmişlerini listelettim vs. vs.

Bir rol verip o role bürünerek benimle sohbet etmesini istemiştim birkaç kere. Mesela bir kere benimle insan kaynakları uzmanı gibi konuşup iş görüşmesi yapmasını istemiştim, ama görüşmenin sonucunu söylemedi ısrarla.

Dil becerisi çok güzel, zaten olayı da bu ama bilginin gerçekliği konusunda neredeyse hiç filtresi yok. Örneğin Youtube'da sevdiğim bir kanalı yazıp ona benzer içerikleri olan kanallar önermesini istemiştim; bana baya güzel sıralı bir liste verdi hatta kanal sahiplerinin meslekleri, yetkinlikleriyle alakalı kısa açıklamalar yaptı ama listede yazan hiçbir kanal gerçekte yok, hiçbir zaman da var olmamış. Yine de kanalların isimleri çok gerçekçi ve benim örnek verdiğim kanalla alakalı isimlerdi. Esas önemli kısım bu alaka harf ve kelime benzerliklerinden çok kanal konusunun özüyle ilgiliydi. Bana ilginç gelmişti baya.
0
akhenaten
(05.02.23)
cv ve cover letter yazdırdım.
0
argent dawn
(05.02.23)
(7)

Şöyle lezzetli köfte tarifi olan var mı

regina phalange
Hı?
Hı?
0
regina phalange
(02.02.23)
1 adet kabak ve soğanı rendeleyip suyunu süzün
Posasını bir kaba alıp bir diş sarımsak rendeleyin ya da bir küçük çay kaşığı kadar sarımsak tozu ekleyin
Oda sıcaklığında 1 adet yumurtayı kırın
3 yemek k zeytin yağı
4 yemek k galeta unu
350-400 g kıyma
1 tatlı k tuz
1 çay k toz biber, karabiber, kimyon, kekik

Elde yoğurup 20 dakika dolapta dinlendirin ve fırında pişirin.

——-


350-400 g kıymayı alıp minik minik doğradığınız kırmızı kapya biberler ile tuz ekleyip 15 dakika yoğurun.
Yine buzdolabında dinlendirin.
Çöp şişlere takıp şekil verin.
Yine fırında 200 derecede kontrollü pişirin.



——-

1. Tarifteki harcı yapıp çöp şişlere mini domatesleri ve küp kaşarları 2’şerli olarak dizip çevresine köfte harcını sarın.
Dışına ise ince şerit milföyü dolayıp yumurta sürün.
Bu da güzel oluyor ama uğraştırıyor.


Hepsini yapıyorum tarif soruyorlar, rica ederim.

Edit: Kıymalar oda sıcaklığında olsun.
Edit2: Düz köfte yapmak istediğimde ilk tarifteki kabağı çıkartıp aynen uyguluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(02.02.23)
Klasik anne koftesi yapiyorum ben.

Kiyma
Sogan (el rondosunda cekilmis ya da minicik dogranmis/rende tercihim degil)
Ekmek ici (Galeta unu tercihim degil)
1 yumurta
3 kasik siviyag (Kiyma cok yagliysa gerek yok)
Tuz, karabiber, kimyon)

Karistir, karistir, sekil ver, kizart bittii.

(Not: Karisimi hazirlayip, biraz dinlendirirseniz kofteniz daha lezetli olur.)
0
balpolen
(03.02.23)
@balpolen'in paylaştığı klasik tarife 1 tatlı kaşığı kadar hardal, 1-2 tatlı kaşığı barbekü sosu ekliyorum ben.

Kıyma ve ekmek/galeta dışında her şeyi bir seferde rondoya atıp parçalıyor/karıştırıyorum, sonra kıyma ve ekmeğin üzerine ekleyip elde yoğuruyorum. Sonra fırında pişirmece.
0
kobuzchu kiz
(03.02.23)
%40 dana döş, %60 dana ön koldan kıyma çektir. kilogram başına yumruk kadar bir soğan denk gelecek şekilde soğan rendele. suyuyla birlikte kıymaya ekle. kilogram başına silme bir tatlı kaşığı da tuz ile bir kez daha yoğur. daha sonra dolaba at bir gün beklesin.

ertesi gün at tavaya köfteleri. en harlı ateşte 1'er dakika iki yüzü de pişir. yanına da yeşil biber, sumaklı soğan yap. mis.
0
alperz
(03.02.23)
kıymayı alırken dana kuzu karıştırıp az yağlı alın.
0
mikahakkinen
(03.02.23)
Ananemin hilesidir, her şeyden önce 1 kilo kıymayı 1 bardak ılık suyla yoğurun. Tarif ne olursa olsun köfteler daha sulu, yumuşak ve lezzetli oluyor.
0
mavio
(03.02.23)
%50 + %50 kuzu + dana kıymayı al. yağ oranı % 20 civarı olsun.
500 gr kıyma için 2 soğanı rendele, suyunu süz.
sonraki tüm aşamalar senin zevkinde.
0
ankarakecisi
(03.02.23)
(8)

boğaz rahatlatıcı pratik sıcak içecek

roket adam
selamlar, iş için bazı günler çok konuşmam gerekiyor (eğiitim vs veriyorum) eskiden bu kadar koymuyordu da artık ciddi ciddi sesim kısılıyor ve ses tellerimin yorulduğunu hissediyorum. kahve içmek istemiyorum, çay da içe içe karardım. poşet çay vs gibi pratik de olabilecek ne önerirsiniz? günde 10 b
selamlar, iş için bazı günler çok konuşmam gerekiyor (eğiitim vs veriyorum) eskiden bu kadar koymuyordu da artık ciddi ciddi sesim kısılıyor ve ses tellerimin yorulduğunu hissediyorum. kahve içmek istemiyorum, çay da içe içe karardım. poşet çay vs gibi pratik de olabilecek ne önerirsiniz? günde 10 bardak içsem bile sıkıntı olmayacak bir şey olsa süper olur.
0
roket adam
(02.02.23)
ıhlamur ya da ıhlamur zencefilli kış karışımları çok işe yarar. ancak asla çözüm değil ve çok içerseniz yine sıcak su tüketimi yüzünden iyi gelmeyebilir istediğiniz kadar.

bir yandan nefes ve konuşma egzersizleri ile diyaframınızı ve ses tellerinizi daha kontrollü çalıştırabilirseniz yıpranmayı da azaltabilirsiniz.
0
ahmet oturum cerezi
(02.02.23)
hazır olun reçeteyi veriyorum;
- iri bir taze zencefil rendeliyoruz ya da robottan geçiyoruz, kabuklarını soyarak elbetten.
-6-7 adet limon suyunu sıkıyoruz.
-1/2 çay kaşığı toz zencefil
-1/2 çay kaşığı toz zerdaçal
-1/2 çay kaşığı toz karabiber
-bir tutam hibiskus
-yarım kilo çam ya da çiçek balı
hepsini bir kavanozda karıştırıp buz dolabına koyuyoruz.

içmek istediğimizde karıştırıp sıcak suyun içine istediğiniz kadar koyup(genelde 1-2 tatlı kaşığı bir kupa için yeterli oluyor. artık tadını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.)
afiyet olsun.

büyün kış içtiğimiz en güzel şey oluyor.
içerken rende zencefilleri ve hibiskusu bardağınıza geldikçe çiğneyebilir, yiyebilirsiniz.
0
erty_ksk
(02.02.23)
Bitki çaylarının tamamında bir hafta içerseniz bir hafta ara verin der. Zarar verecek bir etken madde varsa atılımı sağlansın diyedir.

Bu yüzden bitki çaylarını denemeyi düşünüyorsanız, hoşlandıklarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Zaten söylediğiniz konuda işe yararlığı çayın içindeki madde değil ılık suyun etkisidir.

Strepsils benzeri pastiller veya Atilla Yeşilada'nın videolarını çekerken kullandığı fısfıs denenebilir.
0
Mirket
(02.02.23)
ıhlamur+bal
0
jelly bear
(02.02.23)
Ilık içecekler ve su iyi geliyor.

Ekstrem durumlar için (ses kısılması boğaz tahrişi vs) vokalzone diye bir pastil var, bende işe yaramıştı.
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
Bitki çayları çok içince böbreklere fazla yüklenebiliyor, özellikle böbrekte taş/kum varsa sıkıntı olabiliyor. Günde 10 bardak hiçbiri içilmez.

Sıcak değil ılık içtiğiniz sürece her bitki çayı olur, hatta bildiğimiz siyah çayı da demli içiyorsanız açık (baya açık) tüketirseniz daha rahatlatıcı olur. Dümdüz ılık su bile iyi gelir, ben boğaz ağrısına karşı en çok su tüketiyorum.

Çay değil ama:
1-2 tatlı kaşığı bal
2-3 damla limon
1-2 tatlı kaşığı toz zencefil
zencefilin yarısı kadar toz zerdeçal

Miktarları tam veremiyorum, bu yukarıdakileri macun kıvamında karıştırıp boğazınız kötü hissetmeye başlayınca 1 çay kaşığı yiyebilirsiniz. Ufak bir kavanozla yanınızda taşınır mı bilemedim ama ofisinizde oda sıcaklığında durabilir.
0
kobuzchu kiz
(02.02.23)
Adaçayı, çubuğunu sıcak suya koyar sonra atarsın.
0
wishmaythşngs
(02.02.23)
içecek değil de ben bi pastil önereyim: vocalzone. diğerleri gibi şeker değil ilaç gibi.
0
oyokbuyoknevar
(02.02.23)
(7)

sdf 30yaş üstü kullanım

bir soru sorcam
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harflerigenelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor:) daha da garip hale geldidüşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
bir şekilde bulaştı bu, random gülme harfleri
genelde gençler kullandığı için içten içte garip de geliyor

:) daha da garip hale geldi

düşünceleirnizi alayım, çıkmazdayım
0
bir soru sorcam
(01.02.23)
Bazen diyorum ben de random gulme yaşım gecti mi artık, :) ibaresiyle mi gulsem bundan sonra diye.
0
stavro
(02.02.23)
Ben bildim bileli random gülüyorum, otuzu da geçtim yine böyle gülüyorum başka nasıl güleceğiz ki asdasda
0
Kaleci Saçlı Forvet
(02.02.23)
hayatımda hiç kullanmadım. yaşım 30un altı.
0
jelly bear
(02.02.23)
Xd zaaa diye gülüom bazen gerçekte bile

31 k
0
abuzer
(02.02.23)
Ben aksine hep 30 üstünde görüyorum, ya da artık bütün çevrem 30 üstü olduğundan öyle geliyor.

Bir de şu "shsjshh" dişlerin arasından tıslayarak gülme efektini çok güzel veriyor bence, her şeye de hahaha diye gülmüyoruz ki canım :)
0
kobuzchu kiz
(02.02.23)
Kullanıyorum. Yaşımızı daha belli eden muohaha yihaha puhaha diye mi gülelim :D
0
nhk ni youkosu
(02.02.23)
Bunu kullanan kişi gözümde hemen gençleşiyor. 30+ yaşta olduğuna inanamıyorum o andan itibaren
0
encokbenisevinnolur
(02.02.23)
(32)

doğal kaynakların aşırı tüketilmesi konusunu ne ölçüde düşünüyorsunuz?

m e b
selamlar.şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücrets
selamlar.
şu an doğanın ve kaynaklarının hunharca kullanılmasına karşı karınca kararınca neler yapıyorsunuz bireysel olarak?

yani yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama her gün duş alan, dişini fırçalar ya da ellerini sabunla yıkarken boşa su akıtan, yemeyeceğini bildiği halde siparişin yanındaki ücretsiz ürünleri alan, haddinden fazla kağıt/peçete kullanan, bardak yıkarken bile litrelerce su harcayan ve çeşmeyi boşa akıtan vs birini görünce uyarıyorum ama tabii her şey benim kontrolümde olmuyor. nihayetinde çocuk değiliz ki üstümüz çim ve çamur lekeleriyle krilensin. mesela günlük kıyafetini tek günlük giyip hemen makineye atmak ve suyu boşa tüketmek kötü değil mi?

bu "her gün kıyafetini değiştirmezsen, her gün duş almazsan pissin" düşüncesini kim oluşturdu da doğayı b.k ediyoruz?
0
m e b
(01.02.23)
Doğayı bok eden bizim kişisel yapıp ettiklerimiz değil, fabrikalar ve devasa endüstriyel atıklar. böyle mikro düşünceleri de aşırı sjw olarak görüyorum.
0
olaylar olaylar
(01.02.23)
10 milyon insan 20 yıl boyunca dişini fırçalarken musluğun vanasını kapatsın.

konya'da, 10.000 yıl önceden kalmış adetlerle "vahşi tarım" yapan bir hıyar ağası basit bir su yolunu kendi tarlasına döndürdüğü an sizin yaptığınız tasarrufun 50 katını yok etmiş oluyor.

bireysel olarak yapılacaklara sıra gelene kadar; türkiye'deki bu aptal köylü tarımı sona erdirilmeli önce.
0
tchuck
(01.02.23)
Abi inan zerre sikimde değil. Bu aynı karbon ayak izini azaltmak için ben Starbucks'ta kağıt pipet kullanırken Elon Musk'ın 15 dakikalık mesafeye özel jetiyle gitmesi gibi geliyor bana. Hiç umrumda değil yani bireysel hareketler.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
ben çevre mühendisliği okudum, kendim o sektörde çalışmasam da arkadaşlarım halen o sektörlerde çalışıyor. diyeceğim o ki bireysel önlemlerle küresel ısınmayı falan önlemek, okyanusta su dalgası bile değil. özel uçaklar, 6.0 v12 motorlu pikaplar, endüstriyel atıklar falan bunları alt alta yazınca bireylerin hiç bir etkisinin olmadığını anlıyorsun.

ben sadece kaynaklar boşa gitmesin diye uğraşırım, israfı önlerim, ama onun dışında ıvır zıvır şeyleri kafaya takmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. öyle çevreye zarar vermesin haftada bir duş alayım falan gibi kendi konforumdan feragat etmem. bizim hıyar ağası tarlacıya gelene kadar dünyanın sanayileşmiş ülkeleri doğanın canına okuyor her saniye. üstelik onlar 100 senedir hiç bir çevresel konuyu kafaya takmayıp geliştiler zenginleştiler para kazandılar, şimdi bizim gibi gelişmekte olan ülkelere çevre bilinci dayatıp gelişimini yavaşlatmaya çalışıyorlar. anlamsız yani.
0
roket adam
(01.02.23)
Abi ben hatta olayı bi tık ileri taşıyayım. Misal ütopik bir dünyada "size artık su faturası göndermeyeceğiz keratalar" deseler evdeki bütün muslukları açar suyu boşa akıtırım, o kadar kinliyim yani bu her bokun sorumluluğunu sıradan vatandaşın omuzlarına yükleyen sisteme. Gerçi o kadar kinliyim dedikten sonra gidip keban barajını patlatmam gerekiyor ama o kadar yapamam yani çeşmeyi açar beklerim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Türkiye'nin en verimli topraklarından Gediz havzasındaki tarlalara tek tek siteler apartmanlar dikildiğini gün, gün izliyorum.

Orman yangınlarından sonra dikilen otel haberleri gördük ve kimse yalanlamadı.

Kanunlara aykırı şekilde 1000 yaşında zeytinin altında maden aramaya kalktılar.

Ama yine de;
Çöpe, pil ve elektronik malzeme atmam.
Evime yakın şişe plastik kumbarası varsa götürüp çöpe atmam.
Tekelleşmiş birinin rant sağladığını düşündüğüm halde eski giysilerimi kumbaraya atarım..

Ama bırak da her gün duş alayım Dostum. Ben pis değilim.
0
Mirket
(01.02.23)
olaylar olaylar +1

umrumda değil açıkçası kylie jenner tuvalete gitmek için jet uçak kullanıyor ilk önce ona anlatsınlar sonra gelsinler bana.

tam tersine temizliğe karşı bir algı yaratıldığını ve pislikten yeni yeni hastalıklar çıkıp milletin hastalıktan kırılmasını istiyorlar.

o yüzden banyoda kendinizi foşur foşur yıkayın, saçları şampuanlayın, donlarınızı günlük değiştirin, ter kokan pis kıyafetlerinizi yıkayın. uyuz, tifo vb. olursunuz bit kaparsınız sonra.
0
Hallegadola
(01.02.23)
Kendi çapımda yaptığım şeyler var. Geri dönüşüm, çöpleri ayırmak, elektrik/su dikkat etmek.
Onun dışında dediğiniz şeylere takılan insanlar var, hatta susuz tuvalet kullananlar falan var.
Çok umrumda değil.
Siz kendiniz için yapın da insanlari uyarirsaniz tepki görünce sonra duyuruya yazmayın :)
0
logisticsmanager
(01.02.23)
Doğal kaynakları kurutmamak için değil de, küçüklüğümden beri ailemin öğrettiği şekilde israf etmemek için dikkat ediyorum. Hatta bazen sırf bu yüzden pinti diyenler bile oluyor.
0
etna
(01.02.23)
abi zerre umrumda değil hiçbiri :)
0
sizofren06
(01.02.23)
Atıyorum İstanbul’da suyu ziyan etmeyelim herkese yetsin dersek tamam, mantıklı. Ama dünyayı mahveden şey büyük fabrikalar, askeri denemeler (gökyüzünde bomba patlatıp denemek gibi şeyler), 200 kişi taşıyan uçağı tek kişi kiralayıp keyif yapan zenginler falan. Biz niye metrobüse binen bedenlerimizi kısıtlayalım?

Ayrıca emin ol çoğu Avrupalı (Türkiye dahil) çok minik hayatlar yaşıyor. Amerikada elektriği ışıkları vs doğru düzgün kapatmıyorlar sanırım, arabaları çok büyük hacimli çok benzin tüketen motorlu şeyler, en büyük israf oralarda yapılıyor.
0
nhk ni youkosu
(01.02.23)
yoo, hiçbir şey yapmıyorum valla kimse kusura bakmasın.
yok tuvalet bloğu kullanmayın kimyasaldır, yok efendim sifona pet şişe koyun, her gün duş gereksiz, çamaşırları toplu yıkayın vesaire hepsi boş iş.

dünyada su kullanımı %70-75 civarı endüstriyel diye biliyorum, yani o kısım evlerimize hiç uğramıyor bile. gitsinler önce onları regüle etsinler sonra bana gelir sıra.
bunu da bize yıkmaya çalışıyorlar ya, inanamıyorum.

kara düzen tarım yapıp, oraya buraya 200 metreye sondaj atıp dakikada 250 litre su çekenleri regüle etsinler.
0
thedepressed
(01.02.23)
Çok umurumda değil +1

Ayırdığımız geri dönüştürülebilir atıkların da hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum ek olarak.

Ama alışkanlık, yetiştirilme tarzı vs nedeniyle (yukarıda yazılan örneklere rağmen) içim rahat etmediğinden geri dönüşümü ayırmaya, suyu tasarruflu kullanmaya, boşa su, elektrik vs harcamamaya dikkat ederek yaşıyorum.
0
kobuzchu kiz
(01.02.23)
dogal kaynaklar konusu bir nebze ihtiyaç için mecburi sayılır fakat o kadar gereksiz, kağıt peçete, ambalaj plastik, kimyasal v.s. kullanıyoruz ki gün içinde bunun farkında bile olmuyor insanlar.
0
nuisance
(01.02.23)
valla markette açık kalmış soğutucu dolabı bile kapatıyorum ben içim acıyor. cevaplara şaşırdım açıkçası.
0
xrated
(01.02.23)
Bu dediklerinizin eğitimini ilkokul çocuklarına üzerine basa basa vermeme rağmen bireysel hareketlerin devede kulak bile kalmayacağını biliyorum. Kendi üzerime düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışsam da her gün duşumu da alırım bir giydiğimi dolaba asmak yerine yıkarım da.

Yukarıdakiler +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.23)
Yukaridaki bir cok kisi gibi, doga kirliliginin 'halktan' kaynaklandigini dusunmuyorum, devlet eliyle zaten dogayi zaten mahvediyorlar. Ancak kendim dikkat ediyorum, israf etmemeye, copleri ayristirmaya, kagit pecete vs bosa almamaya ve kullanmamaya. Dus almaktan feragat edemem kesinlikle.

Ama kimsenin ahlak bekciligini de yapip uyarmam, kendi yasamimla ornek olurum, dileyen sorgular ve hareketlerini degistirir, dileyen degistirmez.

Istemeden tavsiye veren, kendi yasam gorusunu dayatan insanlardan hic hoslanmiyorum, cunku aslinda sizin bu anlamda yasam gorusunuzu baskaniza dayatmanizla, karsi komsunun neden evli degilsin, neden cocugun yok gibi sacma sapan sorular sorup kendi yasam gorusunu size dayatmaya calismasi arasinda hicbir fark yok. Sadece biri size daha yakin geldigi icin rahatsiz olmuyorsunuz.
0
kassiopeia
(01.02.23)
o israf canavarı fabrikaların tek derdinin bize ürün yetiştirmek olması...
türkiyenin karbon ayak izi dünyanın yüzde 1i. nüfusu da dünyanın yüzde 1i.
0
comp
(01.02.23)
bende duyurudaki insanların hassasiyet sahibi insanlar olduğunu düşünürdüm ne yazık ki çoğu öyle değilmiş. umrumda değil +1 kaynıyor cevaplar hele bir tanesi çeşmeleri sonuna kadar açar beklerim dedi insanlığımdan utandım. şahsi olarak ihtiyacımdan kısmam ama israf noktasında 100 gram suyu dahi israf etmem banyodan önce sıcak suyu beklerken dahi onu paspas kovasına doldururum. endrüstriyel kurumlar suyu israf ediyor ise etkili makaleler yazın yada gönüllü derneklere üye olun firmalardan mail ile rapor isteyin vs vs ama israf etmeyin asla. arkadaş burada israfı konu almış
0
yirmibesonbes
(01.02.23)
Arkadaş israfı konu almışsa sen de soruya cevap ver kardeşim benim ne yapıp yapmadığım sana niye giriyor ki. Bunlar da çeşmeyi 30 saniye yerine 10 saniye açık tutunca dünyayı kurtardıklarını zannediyorlar.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
Doğayı ve tabii kaynaklari dusundugum falan yok, sadece israfı sevmiyorum. Bu yüzden bedava diye kullanamyacsgim ketçap posetini falan almam mesela yemegin yaninda. Bu gibi seyler.

Prensip olarak israfa karşıyım olay bu. Dogal kaynaklar cok da umrumda değil.

Uçak bileti alirken bu ucusta bırakacaginiz karbon ayak izi falan diye ibare gorunce guluyorum. Hayatimin hiçbir doneminde karbon ayakizimi hesaplamaya falan kalkışmayacagim.
0
stavro
(02.02.23)
bu sorunun altında türklerin farkındalık seviyesinin birçok batı avrupalıdan, özellikle almandan daha yüksek olduğunu görmek beni gerçekten memnun etti.

yıllardır bu saçmalıklardan yıldım. insanlar kafalarına estiğinde 20 euroya oraya buraya uçakla gidiyorlar ama konu plastik pipet olunca kafayı yemiş gibi sağa sola saldırıyorlar.

yahu denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğuyla alakalı bir istatistik var hala insanların kafasını niye ütülüyorsun di mi?
okullarda bazı şeyler o kadar çok empoze ediliyor ki insanlar bu sınırların dışına çıkamıyorlar. güvenli bölgede kalmak için salak salak şeyler yapıyorlar ve bunlarla kendilerini tatmin ediyorlar. gerçekten bazı insanlar çok denyo.

dünyada hala kurşunlu benzin kullanan ülkeler, fabrika bacalarına filtre takmayan büyük fabrikalar var. volkswagen gibi bir endüstri devi emisyon değerlerini değiştirmek için hileli yazılım üretmiş. hindistan çin ve amerikanın hava kirliliğine katkısı dünyanın geri kalanından fazladır. senin diş fırçalarken suyu kapayıp kapamaman neredeyse hiçbir şey ifade etmiyor.
0
bohr atom modeli
(02.02.23)
tüm sorunların kaynağı insan fazlalığı. milyarlarca insan olmasa çevreye verilen zarar da bu seviyede olmazdı. en çok zarar verdiği söylenen sanayi bile 10 kat az insana üretim yapıyor olsa bu kadar kirlilik yaratmayacaktı sonuçta... şimdi insanlar bilinçsizce ürüyor diye, benden önceki nesiller sorumsuzca dünyaya zarar verdi diye niye ben sorumluluk alayım? benim alacağım tek sorumluluk ürememek olur. benden öncekilerin ve şuanki bilinçsizlerin hataları yüzünden hiç kendimi kısıtlayamam. gerçekçi olursak benim ömrüm süresince dünyanın sonu gelmez(3. dünya savaşı şu bu extrem durumlar dışında. doğal kaynaklar vs. açısından diyorum) haliyle umrumda da olmaz. ben öldüğüm gün isterse dünyanın sonu gelsin... sadece üremeyerek minimum 1, potansiyel olarak sonsuz insan eksiltmiş oluyorum dünyanın geleceğinden bu da bireysel olarak alabileceğim en büyük önlem. yoksa on litre az su tüketmişim, sağlığımı hiçe sayıp vegan beslenmişim filan bunlar hikaye. imkanım olsa spor araba da kullanırım hiç bakmam emisyonuna vs. bi kere gelmişim dünyaya kendimi niye kısıtlıyorum? ot gibi yaşasam gereksiz tüketimi minimuma getirsem bile bariz bi etkisi olmayacak sonuçta. "herkes böyle düşünse" veya "herkes duyarlı olsa" gibi argümanlar da saçma. milyarlarca insan bir konuda ortaklaşa karar alıp onu uygulayamayacak sonuçta. gerçekçi olarak ben tek başıma hiçbir şeyi değiştiremem kendi hayatımı daha kötü yaşadığımla kalırım...
0
konetsu
(02.02.23)
Ya bu "fabrikalar, endüstriyel" falan diyen arkadaşların kaçırdığı nokta şu: fabrikalar da sana bana çalışıyor. Çok alışveriş yapıyorsan, markete yürüyüp 2 tane şey almak yerine getir falan kullanıyorsan yine aynı muhabbet. Tarım / su olayı da böyle, çöpe yemek döküyorsan mecbur su basacak adam, daha çok ürün yetiştirmesi lazım çünkü. Kışın illa domates yiyeceksen, avokadosuz duramıyorsan falan da böyle, illa taşınacak onlar dünyanın bi ucundan öbür ucuna.

Öyle bi bireysel / toplumsal ayrımı çok yok yani. Ama plastik yasaklanabilir cidden. DDT'nin yasaklanması gibi bişey. Mantıklı bi hamle olur.

Ama genel olarak "yasakçılık" kafasını sevmediğim için her yıl ağaç dikiyorum ben. İster su, ister kirlilik, ister biyoçeşitlilik için olsun, yapılabilecek en güzel şey ağaç sayısını artırmak. Yüzlerce ağaç diktim, ölene kadar küçük bi ormanım olur diye umuyorum :)
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
maalesef ben de çok dert edip üzülüyorum. kendimce de önlemler alıyorum ama alanım bu konuyu biraz kapsadığı için bir zamanlar bu konuda baya bir şeyler okuyup araştırmış rakamlarla haşır neşir olmuştum. yukarıda da bahsedildiği gibi bizim bireysel israflarımız küresel üretim kaynaklı israfların yanında hiç bir şey diyebilirim. sadece bu yazıyı okurken bile kullandığınız pc ya da telefon ve bağlandığınız interneti sağlayan modem vb ürünlerdeki çiplerin üretiminde kullanılan su, belki de senin bir kaç yıllık su harcaman kadar neredeyse. bir kaç örnek vereyim mesela;

1 kg biftek için 16bin litre su
1 kg pirinç için 3400 litre su
1 kg kahve için 21bin litre su
1 araba için 300bin litre su
1 litre mazot için 8000 litre su
1 litre benzin için 11bin litre su

vs vs harcanıyor. maalesef bizim şahsi tüketimlerimiz bunların yanında hiç bir şey.
0
avatar is back
(02.02.23)
Maskeler mesela o kadar büyük bir plastik kirliliği yarattı ki aklınız durur. Okyanusların içinden geçtiler. kimsenin umrunda değil.
0
sert siyah krom
(02.02.23)
@bohr bu muhabbetlerin ne kadar bos muhabbet olduğunu guzel ozetlemis. Anlamsız anlamsız seylere takılıyoruz.


F1 motorlari ile ilgili çevreci kurallar falan getiriyorlar gulmekten oluyorum:) ulan dünyada toplam topu topu 20 tane f1 araci yarışıyor, her tarafi emisyon olsa nolur manyak misiniz:)
Tek bir yarisi izlemeye gelen seyircinin gelirken yolda yaktigi benzinin emisyonu tum sezon boyunca 20 tane f1 aracinin emisyonunu katlar muhtmelen. Aptallık çağındayız.
0
stavro
(02.02.23)
arpa ekmeği yiyip su içerek kıl çadırda yaşamıyorsanız o endüstri size çalışıyor

3. kere söylemiş olduk başlık altında halen aynı argüman geliyor

suyu açık bırakıyorum diyenin yediği etin, et endüstrisinde su yem ve enerji karşılığının
haddi hesabı yok

o yüzden öyle cem yılmazın espirisi gibi ben niye ölücem yanımdaki ölsün der gibi
ben değil sanayinin suçu deyince sıyrılmıyor kimse.

insanlar sanayinin bütün nimetlerine alıştı. dokuma makinelerine, hazır elbiselere, betonarme evlere, doğalgaz ısıtmaya, nişastaya, kralların görmediği gıda bolluğuna.

elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez.

bohr "denizlerdeki atık plastiğin %80'ine yakınının denizcilerin ağları olduğu" pasifikteki büyük çöp adasının yüzde 50si balıkçı ağı.

iyi de bu da kimseyi sıyırmıyor ki işten balık yemiyor musun mevsiminde kendin mi tutuyorsun
0
comp
(02.02.23)
şimdi endüstri bize çalışıyor tamam.
peki endüstriyel üretimde kullanılan bütün su miktarı "optimize edilmiş" durumda mıdır? hiç sanmam.

yani @avatar is back yazmış, bir araba için 300.000 lt. su kullanılıyorken sözümona çevreci gruplar çıkıp "yoo hayır, aslında bu arabayı 250.000 lt. su kullanarak da üretebilirsiniz mesela, müsriflik yapıyorsunuz." diyor mu?
hayır.

ama ben her gün duşa girince, kıyafetlerimi günlük makineye atınca ben doğa düşmanı olacağım?
kesinlikle katılmıyorum.

"elektrik lambasına kadar terketmeden, sanitasyonunu köyünde kendin yapmadan o kirlilik trendi tersine dönmez."

o zaman benim her gün çamaşır yıkamamın, duş alıp temizlik yapmamın hiçbir sakıncası yok. zaten asla tersine çeviremiyoruz mağaralarda yaşamadığımız müddetçe.
0
thedepressed
(02.02.23)
@thedepressed, muhtemelen "verimli" olanları da vardır, ama çok daha pahalıdır ya dandiktir vs. tüketici her zaman en ucuzunu, f/p ürününü, dolayısıyla da en kirli ve etik olmayanını tercih eder.

misal ben macbook kullanarak yazıyorum bu yazıyı, adamlar çocuk köle çalıştırıyor. "etik" olarak üretileni de vardır, ama işime gelmiyor. kölelik yaptıran adama para veriyorum yani. bunun gibi.

demek istediğim bireysel olarak "sorumluluk" var. ama açıkçası ben sokaktaki adamdan bişey yapmasını beklemem. geniş halk kitleleri hem eğitilmez, hem de organize falan olup hiçbir sorunu çözemez. eğitimli ve dedike bi grup insan çözmek için uğraşırsa çözer.
0
plutongezegendegilmi
(02.02.23)
pluton, apple dünyanın en büyük ve en karlı şirketlerinden biri, gerçek manada para basıyorlar. çocuk işçi kullanmayıp her şeyi medeni ülkelerde üretecek kaynakları var, ama daha çok kar elde etmek için bunu yapmıyorlar. yine adamın çocuk işçi kullanmasının suçlusu biz değiliz bence.
0
roket adam
(02.02.23)
@roket, şirketler ve devletler de bireylerden oluşuyor. ben nasıl "daha ucuz" ya da "daha f/p" olsun diye buna göz yumuyorsam, şirketin hissedarı / çalışanı da daha çok para kazanmak için bu yola giriyor, devlet görevlisi de rüşvetini alıp bu duruma izin veriyor vs.

sonuçta hepimiz kendi faydamıza bakıyoruz.

kirlilik konusunda da öyle. biri çıkıp daha pahalı ama temiz bir ürün yapsa bile ben daha ucuz diye kirli olanı tercih edebilirim. politikacılar da kirlenmesine izin verir (vermezse gdp düşer, işsizlik artar, rüşvetinden olur vs), şirket yöneticisi zaten kirliden daha çok para kazanıyorsa ona yönelir.

burada bu kirliliğin (ya da köleliğin) maliyetini bi tarafın üstlenmesi lazım.

şirket üstlense kârı düşer. belki kâr edemez, kapanır.
ben üstlensem daha pahalı olur, yaşam standardım düşer.
politikacı üstlense, pahalılığı bana yansıtacağı için oy kaybeder.

ama kölelik ya da kirlilik konusunda en büyük risk altında olan benim. şirket sahibi zengin, politikacı da imtiyazlı. onlar kendini kurtarır, biz ortada kalırız. yani suçluluk veya sorumluluktan ziyade hangi partinin daha çok etkileneceği konusu da mühim.
0
plutongezegendegilmi
(03.02.23)
(27)

her dus aldiginizda sampuan kullaniyor musunuz

antikadimag
ben 2-3 dusta bir kopukluyorum kafami. kafa cok kirlenen, terleyen bir yer degil ki neden sampuan lobisinin oyununa duselim degil mi ama?
ben 2-3 dusta bir kopukluyorum kafami. kafa cok kirlenen, terleyen bir yer degil ki neden sampuan lobisinin oyununa duselim degil mi ama?
0
antikadimag
(31.01.23)
Her duşumda şampuan kullanır, keselenirim. Aksi durumda temiz hissetmem. Kesem/lifim yanımda olmadığında sadece şampuan kullanırım o da pek içime sinmez.
0
Amaranta ursula
(31.01.23)
hergun dus alirim, haftada 2 defa sampuan surerim.
0
cooperr
(31.01.23)
Hayir asla. Her dusumda sampuan kullansam saçım saman gibi olur.
0
stavro
(31.01.23)
evet.

islatip sampuanlamadan kurutunca kafa derim fazla yaglaniyor gibi geliyor. senin boyle bir sorunun yoksa bir sikinti yok. bircok uzun sacli kadin sacini haftada bir yikar - yikamasi, kurutmasi, detangle etmesi, sekillendirmesi falan cok is diye. yani tamamen sana kalmis.
0
hot potato
(31.01.23)
Her gün duş alırım haftada bir kez şampuanlarım, belki 2 defa ama genelde 1 ama burada konu saçın kirlenip kirlenmemesi değil, kafa derinin ve saç tellerinin bi ph'ı yağ düzeyi var, sürekli şampuanladığımızda deriyi saçı kurutup sonradan ayı gibi yağ basmasına neden oluyoruz, buna gerek yok. Kendi ayarladığı oran ideal olan oran, bununla oynamak çok saçma. Bir de benim saçım çok uzun şampuanlamaya falan çok üşeniyorum asdasds
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
çok sık şampuan kullanımı sıkıntılı bi durum. kafa derisine bu kadar kimyasalı basınca deri de kendini korumak için yağı basıyor. sonrası kısır döngü işte...

şampuan lobisi +1 :)
0
msb
(31.01.23)
Kafa nasıl çok kirlenen bir şey değil... Bence kıçımızdan daha çok kirlenen bir yüzey. Vücudun dışarının kiriyle, tozuyla, yağmuru/çamuruyla en çok temas eden ve maruz kalan kısımlarından biri. Yazın leş gibi terlerken daha da fena.
Mesela yüzümüz de en az saçımız kadar aynı şeylere maruz kalıyor evet ama saç kiri/tozu daha çok tutan/yapışan bir yapı. Ayrıca yüz bile yeri geliyor günde birkaç kez yıkanıyor vs. Saç bence vücudun kirlenmeye en yatkın yüzeylerinden biri.

Ha sürekli şampuan kullanmak da tabi sağlıklı değil. Ama erkek ve saçı önlerden hafiften açılmaya başlamış biri olarak o kısmı çok takmıyorum. Tabi önlerden açılmanın sebeplerinden biri de bu kadar sık yıkamak olabilir ama olsun, kirli hissederek gezmektense kel kalayım.
0
gallienus
(31.01.23)
Abi yüzünü de sürekli yıkaman, hele sabunla temizleyicilerle falan yıkaman da çok saçma, aynı şekilde yüzündeki yağı da kurutup cilt bariyerine zarar verip sonra derim dökülüyor sivilce çıkıyor vs diye şikayet ediyoruz. Yüzünü de günde bi defa yıkar geçersin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.01.23)
Daha neler okuyacağız ya. Toplu taşımalardaki pis kokunun bir sebebi de şampuan lobisi demek ki.

Her gün duş alınmalı ve vücut ile saç temizlenmeli. Hatta yazın günde minimum 2 kere yapılmalı.
0
ruhen hastayim ben
(31.01.23)
Ruhenin dedigini yazacaktim:)) o yüzden mi bazi erkeklerin saci yanmis gibi?

Sampuansiz kece gibi olmuyor mu?
0
Kahvedesu
(31.01.23)
Her duşta bir kere şampuanlıyorum. Şampuan kullanmıyorsanız saçı neden ıslatıyorsunuz ki?
0
sevilen progressive türkücü
(31.01.23)
8 milyar insan günde min 2 kere kimyasallarla dolu sabunlarla şampuanlarla duş alıyor. nooooo <80

Dünyayı, kaynakları yedik bitirdik mantar bile bizden insaflı :)
0
msb
(31.01.23)
Abi işte sorun şu: Sen derinin koruyucu tabakasını ne kadar bozarsan deri de kendini korumaya alıp o kadar yağ üretiyor. Yani günde 2 kere sabunla duş alırsan aslında daha yağlı bir kişi olursun :) Su yağı çözmez evet ama sürekli şampuan vurmayan insanın kafa derisi seninki kadar yağlanmıyor işte, yağsız toz kir de suyla gayet de akar gider. Buna istisna yağ bezi olmayan el ve ayak içleri var tabii. O kısımları günde 50 kere sabunlasan da çok fark etmez.

Her gün şampuan kullananlar durumu bu yüzden anlayamıyor.
0
msb
(31.01.23)
Seboreik dermatitli ve aşırı kuru saçlı bir insan evladı olarak ben haftada bir şampuan kullanıyorum, diğer günlerde saçımın durumuna göre sadece su ya da sadece saç kremiyle temizliyorum. Fazlası kafa derimi mahvediyor.

Şampuansız olur mu diye şaşıranları bir de no-poo yöntemini araştırmaya davet ediyorum, beterin beteri var :)
0
kobuzchu kiz
(31.01.23)
Evet çünkü dediğinizin aksine aslında dışarının bütün kirini pisliğini toplayan yer saçlar.

Böyle olmasaydı bile yine şampuanlardım gerçi çünkü çabuk yağlanan bir saç yapım var maalesef.
0
ms brownstone
(31.01.23)
Hergun sac sampuanlanmali diye bir sey yok boyle bir sac bakimi yok.
Her gun sac mi sampuanlanir allahaskina?

Hani isteyen hergun şampuanlar ben kirli hissediyorum der kendi bilir o ayri normalo bu değil boyle bir sey yok. Hergun sacini sampuanlamamak sizi pis insan yapmaz.
Sacinizi mahveder hergun sampuanlamak.


Bu arada kece gibi falan olmuyor şampuansiz yikayinca. Bilakis surekli sampuanlayinca saçma sapan kupkuru saman gibi bir hal aliyor. Yıpranıyor.
0
stavro
(31.01.23)
Her gün şampuanlarım

www.kerastase.com.tr

Saçlarım çok gür, çok güçlüdür.
0
gabe h coud
(31.01.23)
Her gün duş alırım ama saçımı gün aşırı ya da iki günde bir yıkarım; o zaman da şampuan kullanırım. Sadece su ile temizlenmiş gelmiyor.

Yalnız saçı her gün şampuanla yıkamak kadar saç derisine zarar veren bir şey yok sanırım. Lisedeyken bu hataya düşüp her gün iki şampuanla yıkaya yıkaya saç derimi mahvetmistim. kepek ve kasintidan duramiyordum. Doktora gittiğimde çok kizmisti ve saçın her gün yikanmamasi gerektiğini söylemişti. O günden beri her gün yikamiyorum; sonrasında kullandığım özel sampuanlarla 2-3 ayda ancak kendine gelmişti.
0
fraise
(31.01.23)
her gün duş + iki kez şampuan. sağlıklı olmadığını okuduğum zaman şampuanı iki günde bire indirmeye çalıştım ancak bir iki denemeden sonra asla o temiz hissi yakalayamadığım için rahatsız oldum ve her gün şampuana geri döndüm. şimdi iki kez şampuanı bir gün tek bir gün ikiye düşürmeye çalışıyorum.
0
hypathia
(31.01.23)
Evet.
Saclarim cabuk yaglaniyor ve yeteri kadar temiz gorunmedigini dusundugumde disari bile cikmam. Simdi her gun sampuanladigin icin yaglaniyor diyenler olacaktir ama pandemi zamani arayi acip sacimi daha az sampuanlamaya alistirmaya calistigim donemde de yaglilik durumu degismedi.
0
pike
(31.01.23)
evet hatta bazen duş almayıp sadece saçımı yıkıyorum cunku saçlarımı 1 gün bile yıkamasam o kadar yağlı gorunuyor ki(aslında yağlı da oluyor zaten) insanlar 1 haftadır falan yıkanmadığımı düşünüyor
0
another satisfied lover
(31.01.23)
sampuansiz demeyelim de sacimi yikamadan dus alirim. yazin gunde uc defa dus aldigim oluyor. (sicak ulke). sacimi uc kere yikayamam. kisin da iki gunde bir yikarim sacimi.

gencken sadece sacimi yikadigim olurdu, simdi tam tersi oluyor.
0
supergirl
(31.01.23)
1 seneden beri kendimi haftada üç kere sampuanlamak ile sinirladim, hem kafa derisi hem de saçım için çok iyi geldi, ve biraz zaman tanıyınca saçım da alıştı, yağlanması falan olmuyor.
0
fakat
(01.02.23)
saç ve kafa aşırı hızlı kirlenen yerler. o yüzden demek ki metroda otobüste kimsenin yanına oturulmuyor kokudan.

kafa derisi bu ya yağlanır ıyyy.

ben bir gün yıkanıp bir gün yıkanmıyorum kışları. yazları her gün yıkanırım saçlarımı da iki kez şampuanlarım.
0
Hallegadola
(01.02.23)
Yaz hariç her gün duş almam, gün aşırı alırım. Gün aşırı aldığım için de şampuanlarım saçımı. Ama tek tur. İki kez şampuanlamam asla.
0
kuehles blondes
(01.02.23)
her gün duş alırım saçımı da şampuanlarım. sadece suyla ıslatıp geçsem çamur gibi saçla gezerim, korkunç bir şey. açık konuşayım dost meclisindeyiz, yemişim ph'ı mh'ı ben kendimi temiz hissedeyim, çevremi de rahatsız etmeyim yeter.
0
Piyano piyano bacaksız
(01.02.23)
Tamam lan en temiz sizsiniz ama şampuan yetmez arada bikaç damla çamaşır suyu falan da damlatın saç derinize daha temiz hissedersiniz adsdas.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(01.02.23)
(7)

Elbise önerisi

sacrilegious
Çekirdek aileler arasında evde yapılacak olan isteme ve yüzük takma eventi için uzun kollu elbise öneriniz var mı?https://ty.gl/79ovwabnc1Şunu bulmuştum arkadaşlar çok sade olacağını söyledi. Bilemedim. Elbise önerisi rica ediyorum. Teşekkürler
Çekirdek aileler arasında evde yapılacak olan isteme ve yüzük takma eventi için uzun kollu elbise öneriniz var mı?

ty.gl
Şunu bulmuştum arkadaşlar çok sade olacağını söyledi. Bilemedim. Elbise önerisi rica ediyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(31.01.23)
tam tersi çok gereksiz süslü...
0
sert siyah krom
(31.01.23)
Çay tabaklarına konulan kağıtlara benziyor www.hepsiburada.com
0
Kahvedesu
(31.01.23)
2-3 avm gezince illa bi şey bulursun. hem görerek deneyerek al ayakkabınla falan...
0
sert siyah krom
(31.01.23)
Buna çok sade diyen arkadaşların süslü anlayışını gerçekten merak ediyorum. Çok kalabalık ve hareketli, ev içi bir etkinlik için aşırı bence de.

8-10 sene sonra bakıp "yahu ben niye böyle bir şey giymişim" dememek için klasik modellerden şaşmamanızı önereceğim.
0
kobuzchu kiz
(31.01.23)
Öncelikle " bu mu sade" demek istiyorum. Ya i böyle uzun kabarık tüllü etekli model değil diye mi sade bulmuşlar anlamadım. Fazla hareketli bir elbise.odamdaki perdede bile bu kadar güpür yok. Evdeki bir isteme yüzük takma için sade abartısız bir saten elbise kafi bence
0
yazdonumu
(31.01.23)
kötü bir elbise. sade değil, gelinlik gibi bir şey. şık, elegant bir şeyler bak.

shop.mango.com

shop.mango.com
shop.mango.com
shop.mango.com
shop.mango.com
shop.mango.com

www.massimodutti.com
0
gabe h coud
(31.01.23)
Ben de bunu önermeye gelmiştim.

ty.gl

Siyah ince kemer ile okulda giymiştim gerçi :D Ama bu tür elbiseler her yerde giyilebilir sadelikte ve şıklıkta geliyor bana. Söz için siyah uygun mu onda kararsızım.

Kısa bir araştırma yaptım, eğer taşıyabilecekseniz şu elbise daha uygun gibi:

ty.gl
0
ruhen hastayim ben
(31.01.23)
(4)

Wifi sinyal güçlendiricilerden anlayanlar

karayel
ZYXEL WRE6605 AC1200 Dual Band 300 Mbps Kablosuz Menzil genişleticiZyxel  WRE6605 AC1200 Dual-Band Wifi Range Extenderhttps://www.hepsiburada.com/zyxelwre6605-ac1200-dual-band-wifi-range-extender-p-HBCV00003GKLLO?url_src=ios-product-detailBurada yazan alc1200 neyi temsil ediyor? Lütfen bilenler ceva
ZYXEL WRE6605 AC1200 Dual Band 300 Mbps Kablosuz Menzil genişletici

Zyxel  WRE6605 AC1200 Dual-Band Wifi Range Extender
www.hepsiburada.com

Burada yazan alc1200 neyi temsil ediyor? Lütfen bilenler cevaplasın.

Satan kişi anakart modeli olduğunu söylüyor
0
karayel
(30.01.23)
Modemin 2,4 GHz'lik bandını 300 Mbp/s civarına, 5 GHz'lik bandını da 867 Mbp/s civarına, yani toplamda (+/-) 1200 Mbp/s bant genişliğine yükseltmeyi ifade ediyor. İsim anakartından geliyor, mesela aynı anakartı kullanan TP-Link markasında da aynı isimli modeller görebilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.01.23)
Ben de benzeri bir soruna sahibim. Modem üst katta altta kablo ile Huawei bağladım. Ama hız rezil. Alt kat köşeleri nete giremiyor.

5g kullanıyorum bu sorunu çözer mi?
0
yeahbutso
(30.01.23)
www.tp-link.com

Bütçenize uygunsa extender yerine bunlardan alın. Wifi sinyalini kopyalayıp iletmiyor, elektrik hattı üzerinden interneti eve dağıtıp herhangi bir prizden wifi sinyali sağlıyor.
0
kobuzchu kiz
(30.01.23)
5ghz değil uzun mesafe için 2.4ghz ağ oluşturun. Kısa mesafede yüksek hız için 5ghz.

ve evet powerline bu işi temelli çözüyor. Ben çok memnunum.
0
nhk ni youkosu
(30.01.23)
(9)

YırtıkPantolon gibi dünyayı gezmek

tavish11
Dünyadaki bütün ülkeleri gezmek amacıyla hala yollarda. Şuan Hindistan'da. Yani masa başında oturup izlemek sarıyor ama kendisiyle empati yapınca benim hayatta yapamayacağım bir şey. Siz olsanız yapar mısınız? Sanki herhangi bir ülkede yerleşik hayata geçip arada gezi videoları yapsa daha iyi gibi?
Dünyadaki bütün ülkeleri gezmek amacıyla hala yollarda. Şuan Hindistan'da. Yani masa başında oturup izlemek sarıyor ama kendisiyle empati yapınca benim hayatta yapamayacağım bir şey. Siz olsanız yapar mısınız?

Sanki herhangi bir ülkede yerleşik hayata geçip arada gezi videoları yapsa daha iyi gibi?
0
tavish11
(30.01.23)
Yerlesik hayat yerine, plansiz kafana göre gezmek daha zevkli. Örnegin bir gün sabah kalvaltisinda kafama esti, Istanbuldan Ankaraya ucak baktim. Ayni gün ucup, 1 gün kaldiktan sonra Ankaradan direkt ucus olarak Kars i gördüm. Karsa gidip 1 gün kaldiktan sonra Dogu exspresiyle Erzincana gectim.... Bu spontane kararlarla verilmis 1 haftalik gezideki tadi hala unutamiyorum.

Bu tür gezilerin tek dezavantaji maddiyat. Yirtikpantolon onu cözmüs gibi duruyor...
0
VIPCH
(30.01.23)
Bahsettiğiniz kişi kim bilmiyorum ama hayatta yapamam, şuradan memlekete gitmek için uzun uzun plan yapan insanım. Görece farklı iki ülkeye gittim, mental hazırlığım haftalar sürdü.

"Sanki herhangi bir ülkede yerleşik hayata geçip arada gezi videoları yapsa daha iyi gibi?"
Neden? Neye göre daha iyi? Yani, belli ki ülke ülke gezen bir gezginden bahsediyoruz, yerleşik hayata geçmesinin ne avantajı olacak? Kullanmadığı eşyaları yığmak için kullanmadığı bir ev mi alsın/kiralasın? Sanki sizin yapamayacağınız bir şeyi yaptığı için izlerken bile size anksiyete kaynağı olmuş :)
0
kobuzchu kiz
(30.01.23)
Ben yapamam çünkü çok evcimen bir insanım. Ama bazıları da sürekli gezmeli hayatı seviyor. İnsanlar çeşit çeşit.
0
peki madem
(30.01.23)
Ben de sevmiyorum sürekli gezmeyi açıkçası. Ama bu da bir yaşam tarzı tabii. Saygı duyarım.
0
roket adam
(30.01.23)
dört seneden uzun süredir yollarda olan ve seyahat eden bir arkadaşımla konuştuğumda en son yorulduğunu ve bir süre için olsa da bir yerlere yerleşebileceğinden bahsetmişti.

kısacası başta zevkli olsa da uzun vadede zorlayıcı olabiliyor.

ben de 3 ay süreyle seyahat etmiştim, benim için güzel bir deneyimdi. daha fazla param olsa daha uzun gezerdim. şimdi de evlenmiş olmasam falan kesin bir yandan gezip bir yandan çalışıyor olurdum (remote kafası)
0
cedric tweedledee
(30.01.23)
yaş, beklenti, hayat şartları ile ilgili bir durum. gün gelir öyle şeyler olur ki hayatınızda yapmam bana ters dedğiniz her şeyi yapar halde bulursunuz kendinizi.

yırtık kendisi için en iyi ne ise onu yapıyor.
0
selam
(30.01.23)
Sanki herhangi bir ülkede yerleşik hayata geçip arada gezi videoları yapsa daha iyi gibi?

size gore daha iyi sanirim, ona gore su anda daha iyi degil demek ki, onun buna ihtiyaci var ve bunu deneyimlemek istiyor demek ki.

ayrica 'basta zevkli olsa da uzun vadede zorlayici olabiliyor' bu da kisiden kisiye degisir, etrafinizdaki tek bir kisinin yorumunu tek gercek olarak kabul edip etmemek, ya da yasamdan kendi beklentinizi ve kendi yargilarinizi tek gercek olarak kabul edip etmemek hep size kalmis. herkesin gercegi, ihtiyaci, yasami bambaska.
0
kassiopeia
(30.01.23)
Ben olsam yapar mıyım? Kulağa güzel geliyor ama yapamam. Bi de bu işin finansman kısmı var. Kim para veriyor? Birikim mi harcanıyor? Benim bildiğim birkaçı kuruş paralarla yapıyor bu geziyi. En ucuz ulaşım, en ucuz konaklama, her şeyin en ucuzu.. ucuz olsun diye geçen ay 12 saat süren aktarmalı uçuşla istanbula geldim. Yoldayken üstümü başımı yırtacaktım. Günlerce kendime gelemedim. Ki bu bile çok uçuk bir örnek benim için. Atm'ye gidip para yatırmaya üşendiğim için iki aydır kredi kartı borcumu avans hesaptan ödüyorum.

Yerleşikken arada gezi videosu çekse daha mı iyi.. bence kimse hiçbir yere gitmesin video falan da çekmesinler daha iyi. Şahsi fikrim.
0
IncredibleMau
(30.01.23)
valla olay parada bitiyor. para olmadan nasıl yapılır ki. millet öyle bir bahsediyor ki sanki bedavaya geziliyor. basbaya zengin işi işte. böyle adamlar aileden zengindir zaten.
0
nothing in my way
(30.01.23)
(8)

Hediye önerisi

sacrilegious
Yemek yapmayı seven ve mutfağa ilgi duyan birine ne hediye edilebilir? Şef bıçağı ya da pizza taşı geldi aklıma. Bütçe: max. 2bin tl Teşekkürler
Yemek yapmayı seven ve mutfağa ilgi duyan birine ne hediye edilebilir? Şef bıçağı ya da pizza taşı geldi aklıma. Bütçe: max. 2bin tl

Teşekkürler
0
sacrilegious
(30.01.23)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(30.01.23)
Şu üsteki tahtalı set yerine pirge'den üzerinde ismim yazan tek bir bıçak daha kıymete geçer.
0
baba553
(30.01.23)
Pirge'den şef bıçağı +1

Bıçak ve masat seti
www.pirge.com

Şu şef bıçağı çok güzelmiş
www.pirge.com

Set daha iyiyse bu, ahşap stantlar hantal oluyor, yer kaplıyor
www.pirge.com
0
kobuzchu kiz
(30.01.23)
Sadece bıçak tavsiyesi gelmiş. Farklılık olarak ben makarna makinesi diyorum. Adı her neyae artık, makarna makinesi olmayabilir :)

Ben hiç evde kendim yapmadım ama bence çok güzel bir olay. Taze makarna daha lezzetli hem.
0
senolll
(30.01.23)
bıçak temasından giderek mıknatıslı bıçak tutucu olabilir. blok gibi yer kaplamaz.
yine bıçak temasında bıçak bileyici.
karbon çelik tava olabilir.
büyükçe bir kesme tahtası (ama gerçekten büyük).
0
inheritance
(30.01.23)
gercekten iyi bir bicak bileyici insani bicaktan daha mutlu edebiliyor ki kendimden biliyorum. napin edin bicak bileyici hediyeye dahil edin.

1 bicak ve bir bileyici seklinde olabilir
0
c1b2k3
(30.01.23)
Daha ucuz dersen mutfak önlüğü veya şef önlüğü. İsim yazılı.
0
etna
(30.01.23)
www.wmf.com.tr

bana da hediye gelmişti. kendim para vermeye kıyamıyordum ama hediye olarak gelince çok sevdim. terapi gibi bir şey makarna yapmak.
0
mutantking
(30.01.23)
(18)

Erkek çocuk ismi

etna
1. "Ataer" nasıl bir isim?2. Kadının kızlık soyadının erkek çocuğa koyulması nasıl olur?
1. "Ataer" nasıl bir isim?
2. Kadının kızlık soyadının erkek çocuğa koyulması nasıl olur?
0
etna
(29.01.23)
Leş gibi bir isim.
Lütfen marjinal olacağız diye manasız, saçma sapan isimler düşünmekten vazgeçin.
Bunu yazarken aklıma Namık ismi geldi, bin kez daha güzel.
0
pavlis
(29.01.23)
Berbat.
0
dissendium
(29.01.23)
1 - boka gibi
2 - güzel olabilir.
0
allah yazdiysa bozsun
(29.01.23)
1. Fonetiği güzel değil, kulağa hoş gelmiyor. TRT spikeri diksiyonuyla konuşmayan herkes ateer diye hitap eder çocuğa.
Klasik isimler iyidir.

2. Soyadına bağlı.
0
kobuzchu kiz
(29.01.23)
Çocuğa herkes ataerkil diyecek, ismi düşünürken bunun akla gelmemesi mümkün değil. Aşırı fazla zorlama isim. Daraldım.
0
personaa
(29.01.23)
Waaow müthiş.
0
melancholia
(29.01.23)
atali isim turetmek cok demode. illa ki o vurgu yapilmak isteniyorsa kemal koyun. gercek bir isim koyun yani.
0
hot potato
(29.01.23)
1. kulaga hos gelen bir isim degil. adi soruldugunda hep kodlamak zorunda kalabilir ayrica

2. cok gereksiz geldi bana. soya saygi falan boyle bir sey degil bence.
0
Kittie
(29.01.23)
1.kötü. ayrıca militarist. üstelik söylemesi de zor.
2.güzel olur, neden olmasın.
0
jimjim
(29.01.23)
1. çok kötü
2. kızlık soyadının ne olduguna bağlı. soyadını isim olarak koyacaksınız sanırım. mesela soyadı yılmaz ise isim olarak olur tabi.
0
abelardo
(29.01.23)
1- iyi değil yani isim ve sesleniş olarak pek olmuyor ve zorlama gibi
2- soyadına göre değişir
0
crackcodemood
(29.01.23)
Bu çocuk elbet büyüyecek ve iş hayatına girecek. Ataer bey diye yüksek sesle birkaç defa söyleyin. Cıks. Yazık olur çocuğa.
0
Phoebe
(29.01.23)
Hızlı söyleyince ve ilk bakışta atari gibi gözüküyor öyle de dalga geçerler.

Demir Ali koymuşlar çocuğa öyle de sesleniyorlardı geçenlerde. İlk başta Demirel zannettim çocuğun adını. Oha çocuğun adını ne koymuşlar dedim, annesi de duydu heralde bozuldu daha yüksek sesle ismini söylemeye başladı çocuğun.

İkinci fikir de kötü bir arkadaşım vardı annesinin kızlık soyadını taşıyan, kullanmıyordu yani.
0
Hallegadola
(29.01.23)
Soyadına bağlı. Mesela ben soyadımı koymak istemem diriliş ertuğrulvari olur çocuğum. Üzülürüz ailecek. Ataer de ataerkil gibi ayrıca.
0
ruhen hastayim ben
(29.01.23)
kötü
kötü
0
pardus
(30.01.23)
10 Ataer, tüm hayatı boyunca zorluk çekmesine neden olacak bir isim. "Ata" olsun bari.
20 Soyadını bilmeden ne yazsak anlamsız. Soyadı "Ataer" ise goto 10
0
late viper
(30.01.23)
1. Bir çok yerde Atamer olarak yanlış yazılır, sürekli düzeltme ihtiyacı duyar. Fonetik değil +1

2. Soy isme bağlı +1
0
John Bloor
(30.01.23)
Çocuklarına zeus, tokmak, yontguç, zozan, barganç, welat, hazot, mazot, kimyon gibi isimler koyanlarınkine nazaran yine fena sayılmaz. Baba er anlamında yani babacan adam böyle garibi koruyan yiğit bir kişiliği anlatıyor.Soyadınız da Kil ise mükemmel uyumu yakalarsınız Ataer Kil.

İlk bahsettiğim sınıfa mensup değişiklik arayan biriyseniz biraz kalıpların dışına çıkın. Ortalık toprak volkan yağmur çamur gibi kızılderili isimlerinden geçilmiyor. Sesli harfleri tamamen çıkarın atın mesela Aaea koyun ya da sadece sessiz harf kullannın gcbvzd koyun. Hatta mesela Türkselle anlaşın GCBVZD yazıp 2222'ye gönderene 10 dakika bedava verilsin çocuğunuz da reklam geliri alsın. Erkenden ekmeğini eline alsın dakka bir gol bir. hatta ünlem işareti koyun sadece ama ! değil
Yazıyla Ünlem İşareti.

Çünkü Mete'nin Oğuz'un Ali'nin suyu çıktığı için.
0
Batuhanolabilir
(31.01.23)
(4)

Araç-içi Telefon Tutucu

bloodymoon
Kullanıp çok memnun olduğunuz var mı? Benim aldıklarım hep dandik çıktı açıkçası, illallah ettim. Sağlam bir tane önerirseniz sevinirim.
Kullanıp çok memnun olduğunuz var mı? Benim aldıklarım hep dandik çıktı açıkçası, illallah ettim. Sağlam bir tane önerirseniz sevinirim.
0
bloodymoon
(29.01.23)
havalandırmaya takılan mıknatıslı tutucu kullanıyorum. 3 senedir hiç bir sıkıntı yok.
0
etna
(29.01.23)
ty.gl
Şu tip torpido üstü mıknatıslı bir tane kollanıyoruz, memnunuz.
0
kobuzchu kiz
(29.01.23)
mıknatıs +1

10 senede birçok araç tutucu kullandım, mıknatıslılar kadar kullanışlısını görmedim. kalorifer çıkışına takılanlardan kullanıyorum. memnunum.

www.trendyol.com

bu tarzda ama daha ucuzları da var piyasada. onlar da iş görüyor.
0
false pretension
(29.01.23)
antalya da klimadan telefon düşük ısı korumasına geçip kapanıyor. düzgününü ben de bulamadım.araç üreticisi firmalar cep telefonu varlığını anlasınlar artık. bu kadar muhafazakar sektör görmedim
0
gatherer
(30.01.23)
(3)

Ayak numaraları birbirinden farklı olanlar

astronom bey
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.siz nasıl yapıyorsunuz ?
nasıl doğru numarayı tercih ediyor?
benim sağ ayak sola göre 0,3-0,4 daha uzun gibi.
sola göre adığımda sağ sanki her an buruna sürtecekmiş gibi oluyor.
sağa göre alınca da solda burunla mesafe çok artıyor hemde yanlardan kalıp geniş oluyor.
siz nasıl yapıyorsunuz ?
0
astronom bey
(29.01.23)
Benim sol ayağım çok az daha küçük. Biri 43.5 biri 44. Bazen birini bazen birini alıyorum yazlık ayakkabıda küçük kislikta büyük mantığım bu. Daha büyük farklarda napilir bilemiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.01.23)
Büyük ayağa göre alın, diğerine yarım numara küçültecek tabanlık koydurun. Problem solved.

Büyük ayağı küçük ayakkabıya sıkıştırmak uzun vadede sorunlara yol açar gibi geliyor bana. Tırnak batması, sürekli sivri burun topuklu giyenlerdeki gibi parmakların eciş bücüş olması vs.
0
kobuzchu kiz
(29.01.23)
Benim sol ayak yarim numara buyuk. Yarim numara oldugu icin cok farketmiyor, buyuk aliyorum hep
0
fakyoras
(29.01.23)
(1)

çocuğun oyuncak arabaları çarpıştırdığı eski türk filmi

isveperver
sanırım yılmaz güney'in bir filmiydi bu. bilen var mıdır?
sanırım yılmaz güney'in bir filmiydi bu. bilen var mıdır?
0
isveperver
(28.01.23)
Aklımda Uçurtmayı Vurmasınlar canlandı ama hiç emin değilim.
0
kobuzchu kiz
(28.01.23)
(7)

hâlâ vs hala

ajora
entry'lerde ya da başka yerlerde yazdığım yazılarda kendimi bildim bileli bilinçli olarak şapkasız yazıyorum, çünkü sık kullandığım bir kelime ve yazı boyunca aynı kelimeyi şapkalı yazmak fazla kasıntı/eğreti duruyor benim için. bununla beraber insanların bu yazımla ilgili algısından tam emin değili
entry'lerde ya da başka yerlerde yazdığım yazılarda kendimi bildim bileli bilinçli olarak şapkasız yazıyorum, çünkü sık kullandığım bir kelime ve yazı boyunca aynı kelimeyi şapkalı yazmak fazla kasıntı/eğreti duruyor benim için. bununla beraber insanların bu yazımla ilgili algısından tam emin değilim (aslında bu algıya sahiptim önceden ama üzerine düşündükçe belirsizleşti sanırım) ve bunu merak ettim: uzunca bir yazıda "hâlâ" yerine "hala" yazıldığında yazarın bu kelimenin yazımını bilmediğini mi düşünürsünüz, yoksa gözünüze bile batmaz mı bu?

bunun dışında yine bazı konularda tdk'ya aykırı davranarak "tdk'ye" yerine "tdk'ya" yazıyorum mesela bu cümledeki gibi. belki bunun gibi başka "bilinçli yanlış yazım" örnekleri varsa aklınızda, bunlar hakkındaki görüşünüzü de belirtebilirsiniz.
0
ajora
(28.01.23)
senelerdir a üzerinde şapkanın kaldırıldığını ortamlarda söylüyordum. çünkü öyle bir karar bayağı konuşulmuştu hangi seneydi hatırlamıyorum. Şimdi sizin soruya cevap vermek için arattığımda bambaşka şeyler çıktı. meğerse hiç böyle bir şey olmamış. bir kaç sene sonra da kaldırıldı diye mi okuyacağız bilemedim. zaten tdk en öfkeli olduğum kurumlardan biri.

Şu durumda "kârı" yerine "karı" yazılmış bir yazıda yazım yanlışı olduğunu düşünürüm.
0
hikaye mesture
(28.01.23)
Birkaç sözcükte anlam karışıklığı olmaması için şapkalı a kullanılıyor. Kar/kâr hala/hâlâ adet/âdet aklıma geneler. Ben genelde hâlâ diye yazıyorum ama arada üşenip hala yazdığım da oluyor ve böyle yazan birini okusam negatif düşünmem.

Tdk'da konusunda ciddi bir haber sitesi falansa "aa yanlış yazmışlar ehehe" diyip eğlenirim ama günlük konuşmada ben de hep tedeka diyorum. O yüzden kötü düşünmem yazan hakkında.

Bilinçli olarak ağabey yerine abi yazıyorum. Makale de yazsam kitap da yazsam ağabey yazmam çok iğrenç bir sözcük bence.

Geçen biri duyuru açmıştı Türkçede baya diye sözcük yok bayağı o diye. Bence baya yani baya baya yazıyorum. Yanlışsa da yanlış :)

Bi de noktalama olarak yine geçenlerde baya tartışıldı iki nokta olayı. Cümleyi iki noktayla bitirmeyi seviyorum tweet atarken falan. Tek nokta sertliği yok, üç noktanın gereksiz manidarligi yok, tam ortada bir etki veriyor..

Böyle günlük hayatta bilinçli yaptığım yazım/noktalama işaretleri hataları
0
nundu
(28.01.23)
tam tersi "hâlâ" yazılması rahatsız ediyor beni. anlam karışıklığı olabilicek bir durumsa ben de şapka kullanabiliyorum ama babanın kız kardeşinden bahsetmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir yazıda şapka kullanmak falan aşırı garip bence. hayırdır orhan pamuk'la mı görüşüyorum diyorum içimden.

öte yandan böyle sadece aşırı resmi bir dilekçe, evrak vb. konularda uyulması gereken onun dışında uyulduğunda aşırı garip duran bir sürü kural var bana göre türkçe'de. nundu da yazmış mesela bayağı, ağabey var. onlar dışında anane, babane yerine anneanne, babaanne yazılması da komik geliyor bana. ya da gidicez, kalıcaz vs. yerine gideceğiz, kalacağız yazmak, yukarda mesela olabilicek yazmışım doğrusunun olabilecek olduğunu biliyorum ama olabilicek daha samini geliyor bana. şirkette mail yazsam e'yle yazarım fakat chatleşmedir, entry yazmadır falan i'yle yazabiliyorum bunları bazen moduma göre değişiyor. düşünsek daha çok şey çıkar böyle.
0
semaforo de medianoche
(28.01.23)
@hm

evet, seneler önce düzeltme işaretinin kaldırıldığına dair bir şeyler söylendi, çoğu insan şapkasızlığa kapılıp gitti sonra.

"kârı" yerine "karı" yazmıyorum asla ve sormak istediğim de tam olarak buydu aslında. birinin "kârı" yerine "karı" yazmasına ben de takılırım, ama "hâlâ" günlük kullanımda çok fazla kullanıldığından bu kelime özelinde esnemeye gidebiliyorum. "kârı" yerine "karı" yazsan idrakı da çok zorlaştırır zaten, o yönü de var. şapkasız olarak yazılan "hala" okunduğunda okuyanın algısı direkt olarak babanın kız kardeşine değil de "hâlâ"ya gidiyor bence, o yüzden okuyucuyu da zorlamıyor, doğal geliyor.

@nundu

âdet, abi, tdk konularında hemfikiriz. baya konusundaysa, ben de maalesef "baya" yazanın doğrusunu bilmeden yazdığını düşünüyorum :p ama uzun yazılar dışında, mesajlaşmalarda falan benim de "bayağı" yazmaya elim gitmiyor ve yıllardır "bayaa" yazıyorum çözüm olarak. gerisi okuyana kalmış, hehe

@sdm

şimdi yazdıklarıma çok benzer şeyler yazmışsınız siz de, katılıyorum.

---

bu mesajı yazarken şimdi öğrendim mesela: "idrakı" değil de "idraki" imiş. muhtemelen anarşist tarafım ağır basacak bu kullanımda da uzunca bir süre.
0
🌸ajora
(28.01.23)
TDK düzeltme işaretini hiçbir zaman kaldırmadı, L harfi kendinden sonra gelen sesi zaten incelttiği/uzattığı için (birkaç istisna dışında) lâ yerine la yazmayı norm belirlediler, o kadar. Layık, lakin, laubali falan yazarken â kullanılmıyor artık. Kullanımı da epey kurallı aslında. www.tdk.gov.tr

Uzunca bir yazıda "hâlâ" yerine "hala" yazıldığında yazarın bu kelimenin yazımını bilmediğini, biliyorsa da umursamadığını, üşendiğini düşünürüm. Ben telefon klavyesinde bile hâlâ yazıyorum, zaten telefon da alıştı, klavyenin üstünde doğrusu çıkıyor hemen. Gelicem, bakıcaz falan gibi konuşma dilini yazıya geçiren yazım yanlışlarını casual yazışmalarda kullanıyorum, bilgisayar başındaysam yine kurallı yazıyorum gerçi, alışkanlık. Ama bu gibi şeyler gündelik kullanımla belirleniyor ve değişiyor, TDK sonradan gelip kural koyuyor sadece. Mesela yukarıdaki örneklerde ağabey/abi var, çalıştığım bazı yayınevlerinde kitaplarda da abi kullanıyoruz, ağabey yazmıyoruz.

Bir de genel olarak, Latin alfabesi kullanan bir sürü dilde bütün şu sesler (àáâãäåæèéêëìíîïñòóôõùú) varken bizim bir â, î ve û'yu çözemememizi hiç anlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(28.01.23)
Yazım yanlışı ya da bilgisizlik değil dümdüz saygısızlık olduğunu düşünürüm. Hadi hafifleteyim, özensizlik diyeyim. Her şeye çalışan kafalar bunları mı öğrenemeyecek de ayırt edemeyecek... inanmıyorum buna.

Ayrıca tdk denen kurumun Türkçeyle oynadığı kadar başka hiçbir kurum kendi anadiliyle oynamamıştır bu kadar çok saygısızlık yapmamıştır. Aklına esti mi kural değiştiriyor, kural neden konur diye sorsan cevap veremezler ama.
0
muhayyer divan
(28.01.23)
uyarınca bir de "tdk polisi" diye de kafa ütülerler.

dil aklın aynasıdır demiş büyüklerimiz. güzel yazmak gerek.
0
alperz
(29.01.23)
(16)

gidip yasamak istediginiz zaman dilimi

antikadimag
eski turk filmlerini izlerken goruyorum bazen. 1970'lerden 1990'lara kadar istanbul'a inanilmaz bir ozlem duyuyorum. halbuki 90'larda ankara'da dogmus bir turk genci olarak bu ozlem cok sacma. ancak sanki gercek mutluluk o zamanlarda oradaymis gibi. sizin de boyle keske o zamanlarda surada yasayabi
eski turk filmlerini izlerken goruyorum bazen. 1970'lerden 1990'lara kadar istanbul'a inanilmaz bir ozlem duyuyorum. halbuki 90'larda ankara'da dogmus bir turk genci olarak bu ozlem cok sacma.

ancak sanki gercek mutluluk o zamanlarda oradaymis gibi. sizin de boyle keske o zamanlarda surada yasayabilseydim dediginiz zamanlar ve mekanlar var mi?

tamamen fantazya.
0
antikadimag
(27.01.23)
Tetriste 8 bit lambada şarkısı eşliğinde uzun çubuk beklediğim günleri al, biraz ataride japonca altyazılı tsubasa oynadığımız günleri ekle, bir tutam da ericsson T28s'in çıktığı zamanlar fıstık yeşili ekranda sms çekmeleri katıp karıştır. Bütün bunların ortalaması.
0
onemoremile
(27.01.23)
Şöyle güzel bi yazı var konuyla ilgili, fakat ben gelecek konusunda yazar kadar iyimser değilim:

thefloatinglibrary.com
0
plutongezegendegilmi
(27.01.23)
70'lerdeki İstanbul'u görmek isterdim.
0
dissendium
(27.01.23)
Doğmak istediğim sene 2980. 90ların ortasında doğan biri olarak milenyuma girişi hayal meyal hatırlıyorum ama şöyle milenyum partisinde eğlenen bi genç olmak isterdim ama geçmişte de asla doğmak istemezdim o yüzden 2980 iyidir. İki olasılık var ya insanlık yok olmuştur ya da günümüzdeki sorunların %99'u çözülmüştür:D

70ler 90lar falan cep telefonunun internetin olmadığı bi dönemde gençlik yaşamak istemezdim. Daha da eskisinde sağlık da tehlikeye giriyor ilaçlar aşılar falan. Geçmişte doğma isteğini asla anlamıyorum.
0
nundu
(27.01.23)
1940lar amerika
0
ShadowOfMoon
(27.01.23)
Valla bu soru arkadaşlar arasında da geçiyor çok. Ben spesifik bir zaman dilimi seçemiyorum arkadaşlarımın aksine. Klişe olacak ama tüm zamanların zor tarafı var. Tamamen heyecan olsun diye zaman makinesinde random bir tarihe gönderilmek isterdim. Böyle çark çevrilsin nerde durursa oraya ışınlanayım.
0
Amaranta ursula
(27.01.23)
antikadimag hocam ayni hisler bende de var. ancak analiz edince bunun yesilcamla alakali oldugunu dusunuyorum

tatli guzel yesilcam filmlerinde dogru duzgun hic kis olmuyor. hatta kapicilar krali filmini cocukken izledigimde cok sasirmistim. o zamana kadar istanbulda oyle bir havanin ve carpik kentlesmenin olacagi hic aklima gelmemisti
0
foster
(27.01.23)
sadece geçmişi seçebiliyoruz sanırım? yani gördüğümüz bildiğimiz zaman dilimlerinden? öyleyse 2022 diyeyim en yakını o. mekan da tabiki U.S.A.!

teknoloji her şeyden önemli benim için. bir gün uyanıp kendimi 70'lerde 80'lerde filan bulsam sıkıntıdan intihar ederdim herhalde... internet olmadan bilgisayar olmadan... geçmişe gitmeyi değil geleceği görmeyi isterdim. genel olarak yaşadığım ülke yüzünden geçmişte daha iyi olan, zamanla kötüye giden şeyler elbette var. şu daha iyiydi bu daha iyiydi diyeceğim bin tane şey çıkar türkiyede ama dünya globalleşmişken teknoloji bu seviyeye gelmişken genele bakarsam asla eskiyi güzelleyemem. gelişime kapalı biri değilim.
0
konetsu
(27.01.23)
roma imparatorlugunda zengin bir romalı olmak isterdim :)
0
sizofren06
(27.01.23)
15 yaşına kadar olan zamanımı yaşamak isterdim. Her türlü mutlu, gece korkmamı saymazsak =)
0
mslny
(27.01.23)
geleceğe gidemiyo muyuz? ben 3binleri görmek istiyorum. hatta mümkünse bilincimi şimdiden kopyalayıp saksı gibi kenara koysunlar ben izliyim neler oluyo. o bile ok.
0
entropik
(27.01.23)
@konetsu +1
Teknolojiyi, modern tıbbı bırakıp da geçmişe hayatta dönmem. Ha 80'lerin başına dönüp Apple, Microsoft vs hisseleri alabilirdim, o olur.
0
kobuzchu kiz
(27.01.23)
M.S. 5000 falan güzel olurdu herhalde. Geçmişi ancak ziyaret ederim. Yaşayamam orada. Düşünsene romantik romantik eski zamanları söylüyorsun, kimisinde domates, kahve, patates falan yok. Bazılarında sebze ya da et yediğinde ölüyorsun. Bazılarında penisilin yok, bazılarında alerji iğnesi/hapı yok. Çocuk felci, dizanteri, veba kol geziyor. Bazılarında internet yok, televizyon yok, kitap okuyayım dersen şimdiye kadar okuduğun kitapların %90'ı henüz yazılmamış...

Eğlencenize turp sıktığım için üzgünüm. Geçmiş zamanları ziyaret edip dönmekten söz edeceksek hepsine varım ama ortalama insan ömrünün 30-35 olduğu, hijyenin h'sinin olmadığı sıkıcı zamanları yaşamak için tercih etmezdim. Gelecek için de biraz ileri tarih söyledim umarım teknoloji, tıp vs. yeterince ilerlemiş olur o sırada. Siyasal İslam'dan da komple kurtulmuş oluruz.

Geleceğe gidemiyorsak @konetsu'yu görüyor ve 2 artırıyorum. 2020 ABD. Coin piyasasına girer parayı kaldırırım en azından.
0
nawar
(27.01.23)
gelecek zaman diliminde zengin olmayı isterdim napiyim geçmişi açar vikipediden okurum ne olmuş ne bitmiş.
0
Hallegadola
(27.01.23)
ortacag'da bir tavern isletmek isterdim.
0
baldur2
(27.01.23)
90'lar new yorkunda yasarim
0
hot potato
(27.01.23)
(5)

Uçak parasını ödedikten sonra ucuza gelen ülkeler, şehirler

michael_knight
Merhaba gezginler,Uçak pahalı olabilir, ülke uzak olabilir.Ama o kadar uzağa gidince orada tatil yapmanın nispeten ucuz olduğu (bedava demiyorum da mesela Antalya'dan daha pahalı olmayacak gibi diyeyim) ülkeler, şehirler nereleri var?Meselan Zanzibar böyle bir yer mi? Tayland'da böyle yerler var mı?
Merhaba gezginler,

Uçak pahalı olabilir, ülke uzak olabilir.
Ama o kadar uzağa gidince orada tatil yapmanın nispeten ucuz olduğu (bedava demiyorum da mesela Antalya'dan daha pahalı olmayacak gibi diyeyim) ülkeler, şehirler nereleri var?
Meselan Zanzibar böyle bir yer mi? Tayland'da böyle yerler var mı?

Not: Tatilden anladığım şey denize girmek, şezlongda uzanmak.
0
michael_knight
(26.01.23)
Tayland her türlü daha ucuz.
Hindistan (Goa vs.) daha ucuz.
Malezya daha ucuz.

Az daha zam basarlarsa İtalya bile daha ucuz olacak zaten.
0
lcha
(26.01.23)
Filipinler, mesela Boracay adası. Otel, yemek, içki, hepsi ucuz.

Geçen yıl Bali'de bir aylık airbnb kiralamak Antalya'da bir hafta tatil yapmaktan ucuza geliyordu, yeme içme kısmından emin değilim ama daha ucuz olduğuna epey eminim.
0
kobuzchu kiz
(26.01.23)
Tum guney dogu asya, myanmar'dan viernam, filipinlere kadar ve aradaki tum ulkeler.

Guney amerika icin Bolivya, Paraguay digerlerine nazaran daha ucuz...

Afrika'da fas ve cezayir, saharalti afrika hakkinda cok bir sey diyemeyecegim sadece bazi ulkelerin gorunden daha pahaliya patladigini biliyorum oralarda...
0
hewit
(26.01.23)
endonezya ucuzdur tahminen, ben arada balide otel fiyatlarına bakıyorum bayaaaa uygun.

o kadar uzağa gitmeye bile gerek yok aslında, 2 saat uçuşla mısır- sharm el sheih deki oteller antalya otellerinin 1/5 fiyatına. biz şubat ayında yaz tatili yapmak için gideceğiz.

tr de geçen yıl 5 gecesine 11k verdiğimiz bodrum voyage, bu yıl hem de erken rezervasyonlar açıldığjnda 40k istedi aynı tarihlere. şu an avrupa hariç hemen hemen her yer tr den ucuz gibime geliyor.
0
benaslinda
(26.01.23)
Kolombiya’daydım geçen sene, yemek söylemiştim kuryeye 5 dolar bahşiş verecektim arkadaşım tuttu manyak mısın sen falan dedi çok büyük para bu bahşiş için… Bogota’nın en ciks fine dining restoranında masayı donattım 67 dolar mı ne öyle bir şey ödeyip çıktım. Acayip ucuz.

Şu an iki arkadaşım La Paz’da, tüm kıtanın en ucuz yeri olduğunu iddia ediyolar Bolivya için.
0
vedatchilipeppers
(26.01.23)
(3)

portre çizimi

krasich
şöyle kaliteli bi fotoyu atıp güzel bi portre haline getirebilecek programlar neler var? Corelle falan 1 saat uğraşmak istemiyorum o kadar kaliteli olmasına da gerek yok zaten söz verdim birisine çizerim diye vaktim olmuyor açıkçası
şöyle kaliteli bi fotoyu atıp güzel bi portre haline getirebilecek programlar neler var? Corelle falan 1 saat uğraşmak istemiyorum o kadar kaliteli olmasına da gerek yok zaten söz verdim birisine çizerim diye vaktim olmuyor açıkçası
0
krasich
(25.01.23)
Şunun gibi şeyler mi aradığınız? design.tutsplus.com
0
peki madem
(25.01.23)
Ben çizebilirim, ama ücretli çizerim elle procreate ile çiziyorum hocam aretsketch instagram adresim.
0
aretwoane
(25.01.23)
Yapay zekaya çizdirin? Dall-e fotoğraftan yapıyor mı bilmiyorum ama lensa mıydı, biri yapıyordu.
0
kobuzchu kiz
(25.01.23)
(3)

Cumartesi günü Yunan olup arkadaşlarıma sürpriz yapmam/götürmem gerekiyor.

eurhka
Bir oyuna dahil edildim. Herkese bir kart verildi sanırım.Diğer kişilerin kartını bilmiyorum ama ben Yunan oldum. İsmim Kostas.Görevim de bir sürpriz yapmak/bulmak/getirmek. Fikirlerinize açığım, ne yapsam? Evde olacağımız için tabak kıramam.Uzo kimse içmez muhtemelen onu da eliyorum. Sürprizin Yuna
Bir oyuna dahil edildim. Herkese bir kart verildi sanırım.
Diğer kişilerin kartını bilmiyorum ama ben Yunan oldum. İsmim Kostas.
Görevim de bir sürpriz yapmak/bulmak/getirmek.

Fikirlerinize açığım, ne yapsam? Evde olacağımız için tabak kıramam.
Uzo kimse içmez muhtemelen onu da eliyorum.

Sürprizin Yunan olmamla alakalı olması önemli mi değil mi bilmiyorum.

Teşekkürler.
0
eurhka
(25.01.23)
Recep İvedik'in ülkelerin yemek tanıtım sahnesini izleyin.

Oradaki yemekleri alıp üzerine Yunan isimleriyle yazardım. Hem çok çeşit olur hem de yenir. Kendi başınaysanız da afiyet olsun video çekip biraz yunan şivesiyle paylaşırsınız herkes güler.
0
baldan kaymak
(25.01.23)
Saganaki ve souvlaki falan hazırlayıp mini Yunan mutfağı demosu yapın.
Sirtaki öğrenin, sonra arkadaşlara sirtaki öğretin.
0
kobuzchu kiz
(25.01.23)
Pisagor kupası götür
0
abuzer
(25.01.23)
(9)

çalışma masalarından sizce hangisi? zevkinize başvurma sorusu

lovemyself
otantik bir görünüme sahip olsun istiyorum. antika bakacaktım ama vaktim yok. iki seçenek dışında "şunu görmüştüm, daha iyi bence"lere de açığım.Bunu bizzat gördüm. hafif salanıyor bacakları ağır ahşap olmadığı için, ama masanın ucundaki, yani düz olmaması çıkıntı hoşuma gitti.https://www.evidea.com
otantik bir görünüme sahip olsun istiyorum. antika bakacaktım ama vaktim yok. iki seçenek dışında "şunu görmüştüm, daha iyi bence"lere de açığım.

Bunu bizzat gördüm. hafif salanıyor bacakları ağır ahşap olmadığı için, ama masanın ucundaki, yani düz olmaması çıkıntı hoşuma gitti.
www.evidea.com

Bunu dünya gözüyle görmedim, duruşu hoşuma gitti.
www.evidea.com

arttırıyorum, üçüncü bir seçenek de şudur:
www.trendyol.com
0
lovemyself
(24.01.23)
İkisi de hoşuma gitmedi ama illa ikisinden biriyse cevabım bir. İkincisinin o çekmececeli kısmının masanın iç bölgesinde olması sinir eder beni.
0
vedatchilipeppers
(24.01.23)
Ilki hos görünüyor ama bacaklarinin sallanmasi pek iyi degil. Eger masa üzerinde yazi yazacaksaniz, sallanan masa bir süre sonra sinir bozucu oluyor :)

O yüzden ikinci eger stabilse, ikinciyi öneririm.
0
chihirovekohaku
(24.01.23)
2. çok güzel görünüyor
0
neira
(24.01.23)
laptop kullanacağım, yazı yazınca ne kadar sabit durur bilemedim ya :( demiri çok hafifti, ondan sallanıyor dediler. acaba bu yüzden mi uygun... birkaç kişi daha beğenmezse vazgeçeceğim sanırım. ama inceden bi tasarım-otantik kokusu var gibi, bu fiyata da uygun geldi.
0
🌸lovemyself
(24.01.23)
Valla ilki cok kotu bence. Ikisi arasinda net 2. derim.
0
j r r tolkien hayrani
(24.01.23)
görsel olarak da 2, uzun olduğu için zaten 2. İlki 90 diğeri 120cm.
0
nhk ni youkosu
(24.01.23)
İlk masa ince metal ayaklarla otantik gözükmüyor ki.
İkincisi çok çirkin, her yanı ayrı oynuyor.

www.ahsapsokagi.com şu hoşunuza gidebilir gibi geliyor bana, aynı markanın başka bir masasını kullanıyorum, yeterince ağır ve sağlam.
0
kobuzchu kiz
(24.01.23)
@kobuzchu kız, gerçekten çok iyiymiş. ayakları hariç, bu tarz arıyorum ama onlar da çok sırıtmıyor sanki, tarz durmuşlar. arada 4 bin oynuyor tabi.
0
🌸lovemyself
(24.01.23)
illa bir tanesi olacaksa 2.yi secerim.
ilkinin bacaklari cok ince sallanir kesin.
3.de yer yok ve eski suratli.
0
cooperr
(24.01.23)
(9)

fonetik olarak sevdiğiniz ünlü kadın isimleri

semaforo de medianoche
mesela benim ilk aklıma gelenler shelly ann fraser pryce, valeria bruni tedeschi. fonetik olarak vs. hoş geliyor. sizin böyle dikkatinizi çeken, hoşunuza giden isim soyisim kombinasyonları var mı? sporcu olur, oyuncu olur, şarkıcı olur, manken olur, siyasi olur, yazar olur, bilim insanı olur hiç far
mesela benim ilk aklıma gelenler shelly ann fraser pryce, valeria bruni tedeschi. fonetik olarak vs. hoş geliyor. sizin böyle dikkatinizi çeken, hoşunuza giden isim soyisim kombinasyonları var mı? sporcu olur, oyuncu olur, şarkıcı olur, manken olur, siyasi olur, yazar olur, bilim insanı olur hiç fark etmez ucundan kıyısından ünlü olsun yeter.
0
semaforo de medianoche
(24.01.23)
(bkz: Amy Winehouse)
(bkz: Ane Brun) favorim
(bkz: Leslie Feist)
(bkz: Michelle Gurevich)
0
ufukcel
(24.01.23)
(bkz: gisele bündchen)
(bkz: megan rapinoe)
(bkz: keira knightley)
(bkz: jovana brakočević)

ek:

(bkz: alexandria ocasio-cortez) aoc kısaltması da hoş eyovsi diye okunması :d
0
nundu
(24.01.23)
Catherine zeta-jones
0
evandro roncatto
(24.01.23)
Michelle Pfeiffer.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(24.01.23)
Gülşen Bubikoğlu.
0
pispinti
(24.01.23)
zsa zsa gabor
0
kobuzchu kiz
(24.01.23)
Sofia Helin
Ane Brun
Birgitte Hjort Sørensen
Sidse Babett Knudsen
Lili Reinhart
Sofia Flörsch
0
heritage
(24.01.23)
ebru cündübeyoğlu
0
marlonbranda
(24.01.23)
ella fitzgerald
edith piaf
marion cotillard
dita von teese
0
in vino veritas
(24.01.23)
(24)

Evlilere sorular

bugisme
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz?2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir?3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu?4- alttaki duruma yorumunuz nedir?Not:cinsiyet belirtirseniz sevinirim.Kendi cevaplarımı da ekleyeyim:1-ben takmıyorum, eşim bazen takıyor2-bence
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz?
2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir?
3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu?
4- alttaki duruma yorumunuz nedir?
Not:cinsiyet belirtirseniz sevinirim.

Kendi cevaplarımı da ekleyeyim:
1-ben takmıyorum, eşim bazen takıyor
2-bence şık bir takı ama kullanışlı değil
3-ben hoşlanmıyorum, o başta bir kaç kez söyledi, sonra çok önemsemedi, herhangi bir problem yaşamadık, o takmadığında da çok umursamıyorum.
Er kişiyim.

Çevremde bu konuya çok takan insanlar görüyorum, acaba ben mi tuhafım? (soru 4)
0
bugisme
(23.01.23)
1-hayir.
2-bilmiyorum fikir olarak tatlı gelse de aksesuar sevmiyorum. Yani alsam da takmam heralde.
3- buradaki kisi benim. Esimin bir derdi yok bununla alakalı.
4-bizimki de benzer. Pek umrumuzda değil.
0
logisticsmanager
(23.01.23)
1. Evet-Evet
2. Saygı
3. Cevap 2'de
4. Tercih meselesi
0
piotr
(23.01.23)
Sadece alyans takanları hedef alan bir grup kadın varken alyansı "sahiplilik" ile eş görüp dayatan kadınları hiç anlamıyorum cidden.
0
lcha
(23.01.23)
33 erkeğim.

1- ikimiz de takıyoruz
2- evli olduğumuzu gösteriyor, bu kadar.
3- alyans, yazacak kişilere önden bir tık mesaj verdiği için bence iyi bir şey.
4- eğer iki taraf da alyans takmama konusunda anlaşıyorsa bence bir sıkıntı ya da tuhaflık yok, çiftlerin kendi kararı. yadırgamam.
0
roket adam
(23.01.23)
1. Takıyorum.
2. Eşim de takiyordu ama mobilya kurarken evin içinde kaybetti, geçen seneden beri takmıyor.
3. Evlenirken 'rahat bir model değilse takmam, o yüzden rahat bir model seçelim' demişti. Öyle yaptık. Dediğim gibi bir senedir kayıp, tekrar yenisini almak da aklımıza gelmedi. Bulursa bir yerde, takar herhalde. Takmazsa da önemli değil.
4. Herkesin kendi tercihi diyorum. Bir arkadaşımız bizde kaldığı gün alyansini elini yıkarken çıkarıp unutmuş. İki hafta sonra tekrar bulusacaktik. Ama o eşi rahatsız olur diye kargolar misiniz dedi mesela, beklemedi. Demek ki insanlar onemseyebiliyor.
0
fraise
(23.01.23)
takılması gereken ortamlar oluyordu, kaybetmeden yanında taşımakta fayda var
kadın açısından çift soyadı yüzük kadar etkili

bunun tek espirisi bir dallamanın boş yere can sıkmasını engelleyici etkisi
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
1- takıyoruz. ben arada unutuyorum uzun sure takmayabiliyorum. eşim taktıgı gunder beri çıkarmadı sanırım enteresan
2- materyal olarak guzel bir anı. anı niteliği olan eşyaları seviyorum. alıştıgında fark ettiğin bir aksesuar değil rahatsız hissetmiyorum
3- inatla alyans takmak istemeyen biri kafama suphe dusurur.
4- iki taraf da sevmiyorsa ve sorun etmiyorsa sorun yok. çok abartmak normal değil. tercih meselesi. gösterince aa fark etmedim diyorlar ama bilemiyorum. karsı taraftan boyle yakınlasmaları umursamıyorum. cevabı verilir biter. yuzuk olsa ne, olmasa ne

yüzük pek engelleyici değil gibi. yüzük takmama rağmen birçok defa karşı cins yakınlasmaya calısmıstır. sanırım görmüyorlar ya da umursamıyorlar
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.01.23)
1-siz ve eşiniz alyans takıyor musunuz? EVET.

2-Alyansın sizin açınızdan önemi nedir? BEN EVLİLİĞİMİZİN RESMİYETİ OLARAK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM.

3-Eşiniz alyans takmaktan hoşlanmıyorsa bu duruma yaklaşımınız nasıl olurdu? GEÇERLİ BİR SEBEP BELİRTİYORSA HERHANGİ BİR İTİRAZIM OLMAZ. AMA KEYFİYETEN TAKMIYORSA ÜZÜLÜRÜM ŞAHSEN.


NOT: Erkek.
0
drako
(23.01.23)
1. evet
2. pek önemi yok ama onun için önemli, bu yüzden takıyorum.
3. hiç önemli değil benim için. dert etmezdim.
4. iyi madem.

39e
0
gabe h coud
(23.01.23)
1. hayır.
2. hiçbir şekilde takmak istemiyorum çünkü rahatsız hissederim.
3. takmak ya da takmamak kendi zevki, hiçbir sorun etmem.
4. Kişilerin kendi ilişkilerindeki tercihlerini sorgulamıyorum.

Er kişiyim.
0
rakicandir
(23.01.23)
1- Ben takmıyorum, eşim genelde takıyor.
2- benim için hiçbir önemi, anlamı yok.
3- umurumda olmaz.
4- tercih meselesi, takılacak bir şey yok.
Er kişiyim.
0
sckxyss
(23.01.23)
aklıma geldikçe takıyorum. nedeni ise eşimin hiç çıkartmaması önemsemesi, bana hiçbir dayatması önerisi yok ama o sürekli takıyor demek ki o önemsiyor ben de takayım da üzülmesin diye aklıma geldikçe takarım. (bu arada takmayı da hiç sevmem elimle is yaşıyorum, ayrıca takıyı da hiç sevmem)
erkeğim
0
turbo sadık
(23.01.23)
1. Takmıyoruz, nişan sürecinde de takmadık.
2. Önemi: yok. Adettendir, nişanda aileler ister diye dümdüz iki halka aldık, evde kutuda duruyor.
3. Ben de hoşlanmıyorum, dolayısıyla sorun yok. (Alyans özelinde değil, yüzük bence aşırı rahatsızlık veren bir şey, aksesuar olarak da neredeyse hiç kullanmıyorum.)
4. Çok fazla önemseyenler var, ben onları birazcık yadırgıyorum ama herkesin alyansı kendine tabii, çevremde her iki uçtan çiftler var.
0
kobuzchu kiz
(23.01.23)
1-Evet
2- Bana göre bir önemi yok. Eşim istediği için takıyorum.
3- O zaman ben de takmazdım.
4- Tercih meselesi. Önemseyen de önemsemeyen de normal benim gözümde.

Erkek.
0
pispinti
(23.01.23)
1- büyük geldiği için takmıyorum (yaptırıcam da üşeniyorum)
2- bir önemi yok. değerli maden.
3- sorun değil, kendisi de sorun etmiyor.
4- birbirinize güvenin, gerisi gösteriş. hiç bi zaman başkasının ne düşündüğünü önemsemedim. yorum yapana yaptırmayın.

Er kişi yorumudur.
0
KidLazer
(23.01.23)
TESADUFEN alyansli gorene kadar evli oldugunu bilmedigim ve flortlestigim oldu. evlilik gibi bi iliskim olursa alyansi zorunlu tutarim, rahatsiz muhabbeti asiri buyuk bi yalan ben de yuzukte cok zorlanirim ama alyanslar cok konforlu modelleri var. rahatsiz ediyo hikayesi bana gore hikayedir. kadinlarda takmamak rahatsiz etmiyor ama erkeklere guvenmiyorum. duz arkadaslarim da yalan dolan edip takmiyordu ve nisanli oldugunu fln asla konu etmezdi cevresine. bi yerde bekarim mesaji vermeye calisiyordu benim nazarimda
0
ala09
(23.01.23)
1- takiyoruz, hanim bana kizinca cikartiyor arada. Ben kizsam da cikartmam.
2- bence guzel bir gelenek.
3- pek hosuma gitmezdi.
4- seni baglar.

40e
0
cooperr
(23.01.23)
31 K

1 - evet takiyoruz ikimiz de. aldigimiz alyanslar bayaa basit, ince birer cember seklinde. gunluk hayatta problem yaratmiyor (calisirken, enstruman calarken, temizlik yaparken, el yikarken (!) fln cikarmak aklima bile gelmiyor, esimin de cikardigini hic gormedim)

2- nisanli/evli oldugumuzu simgelemesi. tanimayan insanlar icin araya dogal bir bariyer koymasi.

3 - cok dert etmezdim. ilk basta nasi olsa takmayacagiz, maksat adet yerini bulsun diye aldik, esim sonra hic cikartmadi. ben bir kez diger takilarima yakismadigi gerekcesiyle cikarmak isteyince de bana cemkirdi :D ben de diger takilarima uyacak bir yuzuk almasini istedim, 4 sene sonra aldi. simdi diger takilarimi takarken esas alyans yerine bu diger yuzugu takiyorum. tipi alyansa pek benzemiyor ama neyi simgeledigi ikimiz icin net.
0
taurina
(23.01.23)
ikimizde bazen takıyoruz bazen takmıyoruz, ikimiz için de güzel bir anı, sembol niteliğinde olduğu için elimize geçtiğinde vs. takıyoruz, iş falan yaparken çıkardığımızda bir süre öyle kalıyor, sonra arada alıp takıyoruz falan. hoşlanmasaydı da aynı tutumda olurdum şu an ki gibi, kendi bileceği iş sonuçta isterse takar istemezse takmaz, onu bana bağlayan şey alyans değil sonuçta. durumunuzda ben bir tuhaflık göremedim; takan kişilerin de takmayan kişilerin de kendi tercihi bu, bence kesin olmalı diyenlerde de çok önemsemeyen de de bir tuhaflık yok. erkek 38
0
crackcodemood
(23.01.23)
Evli değilim ama:
1 Mecburi, çıkarılması boşanma sebebi benim için.
2 Bağlılık, Aidiyet, Özel.
3 Eşim olmadan biterdi ilişki, bitiririm.
4 Herkesin yanıtı kendine.
0
baldan kaymak
(23.01.23)
1-Ben hiç takmadım , eşim alyansını kaybedene kadar taktı.
2-Maddi değeri dışında önemi yok
3-Umursamam
4-İki kişi arasında güven varsa bana gereksiz geliyor , çok baskıcı olan çiftlerde aldatmaya yatkınlık var gibi hissediyorum
Not:37 E
0
bnmzz
(24.01.23)
34K

1. İkimiz de takıyoruz.
2. Sevgi ve bağlılığı ifade ediyor + alyans takmayı seviyorum.
3. Bu durum hoşuma gitmezdi, takmasını isterdim ama ille de takmayacaksa kabul ederdim herhalde.
4. Çevremde de alyans takmayan çiftler var, bir yorumum olmaz, çünkü beni ilgilendirmez.
0
reptillia
(25.01.23)
1- takiyoruz, beni pek rahatsiz etmiyor. Şık da geliyor.
2- valla sembolik olarak almistik oyle fiyatında falan da ucmadik, maksat evlendik, evliyiz diye ilan etmek.
3- rahatsiz ettigi icin takmiyorum falan derse kotu bir niyet aramam. zira art niyetli ise takması veya takmaması bir seyi fark ettirmezdi zaten.
4- olmazsa olmazimiz degil alyans ama bence gonlumuz takilmasindan yana. En azindan birileri yuruyup rahatsiz etmez diye dusunuyorum. Gerci cozum yuzuk degil de olsun yine de.. Bu arada takmayan gorunce tuhaf karsilamiyorum.
0
ananiyimioguz
(25.01.23)
1-evet
2-ananeminkine benzeyen bir model aradim ve buldum. bayilarak takiyorum
3-takmasini isterdim ama cok asiri bir rahatsizligi varsa, takmasin
4-her iliskinin dinamigi farkli, onlar bu iliskinin resmi gostergesini herkesler gorsun istiyordu belki. bizi ilgilendirmez.

31 kadin
0
tessera-tessera
(02.02.23)
(2)

bornova'da kedi kısırlaştırma için veteriner önerisi

gizemli dede
kedimiz erkek. veterinerler biraz uçuk fiyat veriyor gibi geldi. 1500 tl fazla geldi bana.
kedimiz erkek. veterinerler biraz uçuk fiyat veriyor gibi geldi. 1500 tl fazla geldi bana.
0
gizemli dede
(23.01.23)
Petyum veterinerlik daha uygun fiyat verebilir.
0
plastik turambar
(23.01.23)
www.izmvho.com.tr

2022'nin ikinci yarısında taban fiyat erkek kedi için 950, dişi kedi için 1200 liraymış, verebilecekleri en düşük fiyat bu. Bu taban fiyat 2023'te yükselmiştir (2023 listesini bulamadım), üzerine anestezi, malzeme, belki laboratuvar ücretleri de eklenince 1500 normal gibi gözüküyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.23)
(24)

fırsatınız olsa avrupa'ya gider miydiniz?

anti-kahraman
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor? Neden?
Öğrencilerden çok çalışanlar için soruyorum. İşinizi vs. bırakıp, avrupa'da iyi bir ülkeye gitme fırsatınız olsa gider miydiniz? Her şeyi hesapladığınızda hangisi daha ağır basıyor?

Neden?
0
anti-kahraman
(22.01.23)
aylik minimum 4bin euro net, tercihen 6bin euro net kazanmayacaksam gitmem.
0
kimlanbu
(22.01.23)
Giderdim ama dönmek üzere. kendimi geliştirmeyi, maddi olarak belli standarta ulaşmayı hedeflerdim. Hiçbir şey Sevdiklerimden ve ailemden bir ömür uzak kalmaktan önemli değil benim için.
0
goodyes
(22.01.23)
Giderdim. TR'nin düzelmesi uzun yıllar alır. yaş 34.
0
ditu
(22.01.23)
şuan imkanım olsa 1 dk bile durmam giderim. avrupa için konuşursak ortalama bir ülke bile olabilir.
0
astronom bey
(22.01.23)
çifte vatandaşsın da gitmeyi mi düşünüyorsun önce detay vermen lazım.

Çünkü kimse öyle işini bırakıp gidemez (bi Almanya'da iş arama vizesi var diğer ülkelerde var mı bilmiyorum)

Eğitimle gitmeye çalışanlar var, bence olabilir. O ülkeye adapte olmanı da sağlar. İş bulan zaten gidiyor (yıllık 60 bin euro brüt alabilen bluecard alıp gidiyor)

Bence gitmek her halükarda mantıklı. Önümüzdeki yıllarda her ülke kötüye gidecek (bu yüzden Avrupa da kötü diyorlar çünkü 10 yıl önceye göre kötü evet) ama buna akılcı çözümler üretebilecek halklara/yöneticilere sahip ülkeleri düşün. Türkiye böyle mi sence?

Türkiye'de hukuk siyaset rahatlık bilmemneyi geç, çok basit bi matematik sorunu var. Ülkenin 20 milyonu bir şehirde yaşıyor ve çoğu iş orada. Oradaki para da yetmiyor. Para yetse, ülkeye kaçak giren milyon insan o şehirde ve güvenlik sıkıntıları var.

Ben küçük ama imkanları da olan şehirlerde yaşamayı seviyorum bu sebeple İngiltere'deki yerleşim yerlerini seviyorum mesela.(Fransa'da Almanya'da da öyledir sanırım) Fakat Türkiye'nin kaosuna alışmış insanlara çok sıkıcı gelebiliyor oralar.

edit: dönmek üzere gitmek olumsuz bir bakış açısı. Öyle yapanlar oraya adapte olamazlar belki de bu sebeple sevemiyorlar işte. Ha gidip sonuna kadar uğraşıp ben sevemedim diyen dönsün no problem ama para biriktirip dönmeye giden yanlış yapar çünkü para da biriktiremez büyük ihtimalle. Onun için ABD veya Arap ülkelerine falan gitmek lazım. Bir maaşla ucu ucuna da olsa güzel yaşanabilecek alt-orta sınıf olmayı özleyenler Avrupa'ya gitmeli bence ki ben öyle olmayı seviyordum, Türkiye'de daha aşağıya düştük.
0
nhk ni youkosu
(22.01.23)
fırsatım vardı gitmedim. gitseydim de dönmek üzere giderdim. euro biriktirip burda harcamak için.

ama ekstra iyi bir iş olmadığı sürece buradan farksız. giden eş dosttan geri dönen çok.

bir arkadaşım çifte vatandaş her yıl 2 ay gidip çalışıp geliyor.
0
pardus
(22.01.23)
gitmezdim. buradaki işimi orada yapamayacağım için asgari ücrete tr'deki standardımı yakalayamayacağım için gitmezdim. bir de her ülkeye de gitmek istemem doğrusu.
0
paintov
(22.01.23)
Gitmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(22.01.23)
Fırsatım var. Uzun seneler ABD'de ve biraz da Avrupa'da daha önce yaşadım, geçmiş deneyimlerim var. Psikoloji çökünce TR'ye döndüm. Şimdilik kalmayı seçiyorum (hoş, hala fikrimi değiştirebilirim) çünkü orada önerilen maaşla orada yaşamak zor. Komik bir şekilde TR'de kazanıp biriktirebileceğim para orada kalıp biriktireceğimden fazla. Ama orada çok daha fazla maaş önerselerdi, burada birikenden fazla birikse ve ev alma vs gibi şeyler için fazla para kalıyor olsaydı maaştan, fikrim değişirdi. Tabi subjektif bir durum bu. Artılar eksileri yazıp çizin, oralarda yaşayanlara (özellikle o ülkenin yerlilerine) sorun sosyal medyadan falan, ona göre karar verin.

Psikolojimin çökmesinin sebeplerinden biri yurt dışında fakir yaşamak zorunda kalmamdı o dönem, bir de haksız hukuksuz köle olarak çalıştırdılar. Çok süründüm, ondan maaş miktarı önemli. Zengin insan rahat insandır nerede olursa olsun.
0
kurbanlik koyun
(22.01.23)
Ben gittim zaten. O dönem calisiyordum, ülkede döviz yeni yeni artıyordu yoksa iyiydi gene. Hatta hanimla ilk burada kaliriz demistik sonra ben baktim ülke sacmalayacak, dedim gel gidelim.

Gittiğimden beri ülkede bir tane bile iyi gelişme olmadı. Ekonomi, sağlık, siyaset, spor, eğitim, hukuk her şey daha daha kötüye gitti. Bunun olacağını zaten biliyordum. Zamanında neden gidiyorsun diyenler sonra iyi ki gitmissin lan diyor.

Ama ben herkese Avrupa öneren biri değilim. Daha yeni bir arkadaşıma fabrikada manager of managers olmak ya da İsviçre ofisine manager olmadan gecici gitmek onerildi, belki zorlasa kalırdı vs.
Türkiye'de kal dedim. Çünkü türkiye ile prensip sorunlari olan biri değildi ve ekonomik olarak da kariyer olarak da Türkiye opsiyonu daha iyiydi. Benim türkiye ile ekonomik vs dışında olan dertlerim var. Genel Insanini, genel yasantiyi, trafigini sevmiyorum haliyle mutluyum. Bugün insanlar Avrupa'ya daha fazla maaş için gelirim derken (ki yanlış bir şey yok ama asla olmayacak bir şey) ben Türkiye'ye ancak daha fazla maaş için gelirim. Misal istanbul'a gelmem bile belki de İzmir'e anca 7-8 bin euro ile ayak basarim o da geçici olarak. Yoksa Türkiye'de hayatta kalmam uzun süre. Bunlar iste hep kişiye bağlı:)
0
logisticsmanager
(22.01.23)
Şu an olmaz. Planlar, düzen var. Ama bunlar olmasaydı olabilirdi. Onda da önceliğim ABD olurdu.
0
dissendium
(22.01.23)
eğitim ve gezi haricinde gitmem. gidersem de bir süre sonra dönerim.
0
lesmiserables
(22.01.23)
buna yanıt verebilmek için yurtdışında bir süre bulunmuş olmak gerekir bence. türkiye'deki insanların çoğunluğu gelişmiş bir ülkedeki yaşamın kolaylığını deneyimlemiş olsa proletarya napıyoruz lan biz burada deyip çoktan devrim yapmıştı. ahaha.
0
bohr atom modeli
(22.01.23)
Tr şartlarında iyi kazanıyorsam hicbir yere gitmem.

Ama tr'de anca karnimi doyuruyorum ve Avrupa'da iyi bir ulkede o ulkenin sartlarina gore iyi standartlara yaşayıp iyi gelir elde edeceksem giderim.

Benim olayım tamamen ekonomi ve buna bağlı yasam standartları. Duzgun evde otutabiliyor muyum, tatile eğlenceye bilmemneye para ve zaman bulabiliyor muyum vs. Siyasi durumlar, ozgurluk vs umrumda değil param varsa burada da gayet ozgur hissediyorum ben.
0
stavro
(22.01.23)
Giderim tabi. Türkiye'de düzgün iş bulamıyorum çünkü. Gitmeyip nabıcam.
0
nothing in my way
(22.01.23)
gitmezdim.

gittiğinde sadece ülke değiştirmiyorsun. arkadaşlarını, alışkanlıkları, hayatını değiştiriyorsun. farklı bir kültüre gidiyorsun. düşünsene yaptığın espriye kimse gülmüyor, onların kahkaha attığı şeylere de sen gülmüyorsun. akrabalarından uzaktasın vs.

ayrıca türkiye'de ortalama üzeri maaş alırken, orada oranın standartlarında maaş alacaksın.

hayatta herşey para mı?

yurtdışında üniv. okumuş biri olarak yazıyorum.
0
durbidakka
(22.01.23)
fırsatım var, daha önceden de bir süre yaşadım, orada kazanacağım parayı burada kazandığım için gitmiyorum. ama bol bol gidip geziyoruz tabii o ayrı.
0
roket adam
(22.01.23)
Hangi Avrupa ülkesi olduğuna göre değişir. ingiltere dışında dilini bilmediğin yerse, vasıfsız iş yapacaksan gidilmez. Büyük denizde küçük balık olunmaz.

Yarın yokmuş gibi motokuryelik yapanların dönüp dolaşıp geleceği yer Türkiye'dir.
0
OrangeYellow
(22.01.23)
4 bin euro net 6 bin euro net diyenler çok uçuyorlar.

öyle bir dünya genelde yok, hollanda'da bile.

ha türkiyede a bin euro'nun değeri, yurt dışında a bin euro'nun değerinden daha düşük.

hatta neredeyse yarı yarıya daha düşük.

doğu avrupa'nın çoğu şehrinde 1000 euro'ya istanbul'daki 2000 euro'dan daha kaliteli yaşarsınız..

ben teklif geldiğimde hiç düşünmeden kabul ettim ve 3 sene oldu neredeyse.

bakalım kalabilecek miyim, onu hiç bilmiyorum.
0
rain when i die
(22.01.23)
Fırsatım oldu gittim. Dönüp bakınca 2 sene öncesine, sevmediğim işi bile sırf rahatım bozulmasın diye senelerce yapmak ne kadar zavallıcaymış. Yaşam standartları, iş maaş, yabancı ülke vs hepsi bir kenara, alışkanlıklarını bırakıp rahatını bozacak kadar cesur olmalı insan.
0
IncredibleMau
(22.01.23)
Bazı hedeflerimiz tutarsa digital nomad olarak İspanya ya da Portekiz'e göçme ümidimiz var, bakalım. Aynı gelirle İstanbul'a göre çok daha rahat yaşayacağımıza epey eminim ben.
0
kobuzchu kiz
(22.01.23)
avrupa degil ama bunu yaptim zaten. sebep ekonomik degil. asiri memnunum.
0
hot potato
(22.01.23)
gitmek istemem cunku amerikadayim. avrupa'da para kazanilmiyor. ben maddi sebeplerle gittim.

ileride finansal ozgurlugumu kazandiktan sonra turkiye'ye gelip kamu, universite, vakif vb bir sekilde bu ulke icin calismak istiyorum.

edit: dusununce kisa bir sure gidip avrupayi gezip gormek icin giderdim yine de ama uzun sureli kalmak istemezdim. hele hele gunes gormeyen kuzey ve bati avrupada.
0
antikadimag
(22.01.23)
Uygun maaş ile düzgün bir şehre gideceksem saniye düşünmem. Düşük maaş ile köyden bozma bir yere gideceksem burada devam.
0
nawar
(22.01.23)
(16)

Yemek yemeye tabağın neresinden başlarsınız?

Kaleci Saçlı Forvet
Yani şöyle: Önünüzde bir tabak pirinç pilavı olduğunu düşünün, ben de düşünüyorum. Ben tabağın bana uzak olan kısmından başlayıp kendime doğru yemeye başlıyorum pilavı, siz nasıl yiyorsunuz alışkanlığınız nedir? Bu arada pilav sevmeyen karbonhidrat almayanlar olabilir siz de kendi zevkinize uygun bi
Yani şöyle: Önünüzde bir tabak pirinç pilavı olduğunu düşünün, ben de düşünüyorum. Ben tabağın bana uzak olan kısmından başlayıp kendime doğru yemeye başlıyorum pilavı, siz nasıl yiyorsunuz alışkanlığınız nedir? Bu arada pilav sevmeyen karbonhidrat almayanlar olabilir siz de kendi zevkinize uygun bi şeyler düşünebilirsiniz. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
hahah soruyu okuyana kadar düşünmemiştim bunu. kendime yakın olan yerden başlıyorum. farklı yemekte de düşündüm hep böyle :D hatta pide lahmacun ve pizza için de düşündüm onlarda da sağdan başlıyorum.

hep çatalla yiyorum bu arada, @IncredibleMau'dan sonra düşündüm kaşıkla yiyorsam, ya da çorbada saat 4 yönü.
0
pide
(20.01.23)
senin gibi uzaktan yakına doğru
0
freebird5406_2
(20.01.23)
Ben de hiç düşünmemiştim de bugün pilav yerken bu şekilde yediğimi fark edip neden böyle yiyorum acaba diye düşünürken bir de sorayım dedim asdads.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(20.01.23)
sağdan sola doğru
0
astronom bey
(20.01.23)
tam olarak ama tam olarak tabağın bana yakın olan kısmı ile tabağın geometrik olarak tam ortası arasında kalan bölgede en lezzetli gözüken yerden.

edit: sağlak olduğumdan sağa yakınsayarak.
0
AlsterWasser
(20.01.23)
Uzak kısmı kuzey sayarsak kuzeydoğudan başlayıp güneybatıya ilerliyorum. Bu ne biçim soru, önce nasıl yiyorum diye, sonra ben bunu nasıl betimleyebilirim diye düşündüm kaldım :)
0
kobuzchu kiz
(20.01.23)
Kaşığın ağza nasıl girdiğine göre değişiyor galiba cevaplar. Ben saat 3 ya da 4 yönünden başlıyorum yemeye. Kaşığın da 10 11 yönü giriyor yemeğe. Kaşığı ağzıma almadan önce düzeltme gereği duymadığım için öyle yapıyorum. Bazıları dirseğini daha lokma kaşıktayken kaldırıp kaşığı düzelttiği için tabağın da herhalde üst kısımlarından başlıyorlar.
0
IncredibleMau
(20.01.23)
sağ elime en yakın olan yerden başlarım

sağdan sola +1
0
ananiyimioguz
(20.01.23)
Homojen dağılmış tabaklarda, bıçak gerekmiyorsa sağ elle çatal veya kaşık kullandığım için sağdan sola. Yani hiç kasıtlı olarak böyle yemedim şimdi düşününce mantıklı olan bu gibi geldi :D
0
nawar
(20.01.23)
homojen dagilim varsa ortaya dalarim, kendime kuyu kazarim.
0
cooperr
(20.01.23)
Hic dikkat etmiyorum direkt dalıyorum. Dokulmemesi icin fakrli fakrli noktalardan aliyorum, bir noktada toplanmasin diye.
0
stavro
(20.01.23)
Çorbayı üstten soğuduğu için her seferinde kaşıkla üstten alırım. Pilav bulgur gibi yoğun kıvamlı yemekleri kaşığı sağ elle tuttuğum için tabağın sağından başlar soluna doğru yerim. Salataya, makarnaya gelişine kaşık, çatal daldırırım.
0
Amaranta ursula
(20.01.23)
Sağdan aşağıya sonra yukarıdan sola doğru giderim.
0
ruhen hastayim ben
(20.01.23)
wow, ilginc soru.

simdi hayal ettim de once sagdan basliyorum, yavas yavas onume geliyorum, ordan sola en son da bana uzak olan kisim.
0
fakyoras
(20.01.23)
soldan sağa doğru galiba. emin olamadım pilav yiyince editlerim.
0
bohr atom modeli
(20.01.23)
Önümden uzağa doğru. Annem sünnettir diyerek bu şekilde terbiye etmişti beni
0
hunharca ben
(21.01.23)
(13)

kadın için roll on tavsiyesi

elorelia
arkadaşlar ben kolay terleyen bi insanım. kış günü bile hazırlanırken montu giydiğim anda terlerim. parfüm vs de kullanmam. o yüzden roll on önemli bir konu benim için. gernier almıştım en son ama kokusu çok keskin. heralde benim terle birlikte tepkimeye girince bana daha da kötü geliyor. bazı roll
arkadaşlar ben kolay terleyen bi insanım. kış günü bile hazırlanırken montu giydiğim anda terlerim. parfüm vs de kullanmam. o yüzden roll on önemli bir konu benim için.

gernier almıştım en son ama kokusu çok keskin. heralde benim terle birlikte tepkimeye girince bana daha da kötü geliyor. bazı roll onlar da böyle mayhoş kokuyor, öyle de istemiyorum.

yani bana bi ürün tavsiye edin, kokusu soft olsun. var mıdır böyle bi ürün? sprey olanlardan kullanmadım hiç acaba onlar daha mı iyi?
0
elorelia
(20.01.23)
biodermaninkini kullaniyorum ben memnunum. beyaz kapakli, ustunde freshness yazandan. hafif bi kokusu var.
0
pide
(20.01.23)
Celenes. Akşam duştan sonra ve sabah kullanıyorum. Memnunum.
0
auroraaurora
(20.01.23)
öncelikle verdan gibi her yerde bulabileceğiniz doğal mineral taşlı roll onlardan edinin. sonra da üstüne nivea falan veya seba med gibi hafif kokulu ürünler kullanabilirisniz.

bir de kıllardan kurtulmak, olabildiğince az sentetik içeren ürünler giymek önemli. kıllar orada bulunduğu müddetçe kulandığınız hiçbir ürün efektif çözüm sunmaz.
0
jimjim
(20.01.23)
ben çok terlerim. neler neler denedim anlatamam. rexona clinical protection ın stick olanı bu işin zirvesi. pahalı ama sonuna kadar hak ediyor.
0
benaslinda
(20.01.23)
Ben Sebamed kullanıyorum çok memnunum. Zamlar gelmeden 5-6 şişe filan alıp stokladım dayanamayıp.
0
Amaranta ursula
(20.01.23)
Benaslinda +1 clinical protection çok iyi ama çok pahalı ve yazın sıvılaşıp eriyip gidiyor kutusunun içinde. Ben old spice erkek roll onlarını kullanmaya başladım. Şimdilik memnunum, deneyip hoşunuza giden kokuyu seçin. Erkek kokusu gibi keskin olmayanları var.
0
curukturpkokusu
(20.01.23)
Dove'un ürünlerinin kokusu çok hafif kendi sabun kokularına benziyor ve baya etkili. Eskiden hep deodorantları dove alırdım ama hayvan deneyi yaptıkları için artık almıyorum. Yine de bir bakın isterseniz.
0
pembe mezarlık
(20.01.23)
Rossmann'daki Alterra deodorantlardan kullanıyorum ben.
0
peki madem
(20.01.23)
Ben 3-4 yıldır siveno’nun kadınlar için olanını kullanıyorum ve çok memnunum. Yalnız çok zor terleyen hatta genel olarak 10 km falan koşmazsa terlemeyen bir insan olduğumu belirteyim ama belki bakmak istersiniz siveno’ya.
0
ms brownstone
(20.01.23)
koltuk altı botoksu game changer bir şey. 200-250 EUR arası fiyatlar. 6 ay gider. tutumlu olayım senede bir kez yaptırayım dersen, nisan gibi yaptırırsın, ekim sonuna kadar etkisi devam eder. 20 km koşuyorum, koltuk altından sıfır ter.
0
gabe h coud
(20.01.23)
images.app.goo.gl
Rexona men invisible stick. Erkek deodorantları daha etkili gibi geliyor, yoğun bir kokusu da yok bunun.
0
kobuzchu kiz
(20.01.23)
+1 rexona clinical protection stick.
0
yineiyisinoxford
(20.01.23)
nokta atışı veriyorum

badecanlar.com

www.hepsiburada.com

bebeğim var emziriyorum sıfır koku %100 etki.
0
kullanıcıadımbuolsun
(21.01.23)
(1)

Secim gunu yurtdisina ucusu olanlar havaalaninda oy kullanabiliyor mu?

chemical dependency
internette yurtdisi secmen kaydi olanlar kullanabilir diyor ama secmen kaydi/ikametgahi turkiye'de, baska ilde olanlar ucustan once havaalaninda oy kullanabiliyor mu?
internette yurtdisi secmen kaydi olanlar kullanabilir diyor ama secmen kaydi/ikametgahi turkiye'de, baska ilde olanlar ucustan once havaalaninda oy kullanabiliyor mu?
0
chemical dependency
(19.01.23)
Hayır, öyle bir istisna yok.

www.ysk.gov.tr
"Seçmenler, nüfus müdürlüğüne devamlı olarak oturduklarını bildirdikleri yerleşim yeri adresinde oylarını kullanmak zorundadır. Askı süresi içinde adres değişikliğini yapmayan seçmenler kayıtlı oldukları sandık dışında oylarını kullanamazlar."
0
kobuzchu kiz
(19.01.23)
(10)

Koreliler neden bu kadar güzel

aretwoane
Koreliler bebek gibi oluyorlar kafayı yicem, porselen bebek gibiler hiçbir kusurları yok insan dokunmaya kıyamaz. Çoğu fenomen koreli kızı veya fenomen olmayan kızları takip ediyorum. Nedeni nedir, Türk kızları kusurlu ama bunlarda kusur yok gibi sanki sanatçı elinden çıkmış gibiler.
Koreliler bebek gibi oluyorlar kafayı yicem, porselen bebek gibiler hiçbir kusurları yok insan dokunmaya kıyamaz. Çoğu fenomen koreli kızı veya fenomen olmayan kızları takip ediyorum. Nedeni nedir, Türk kızları kusurlu ama bunlarda kusur yok gibi sanki sanatçı elinden çıkmış gibiler.
0
aretwoane
(18.01.23)
Bir ülkenin bütün insanlarının bebek gibi olması mümkün mü allaseniz?

www.koreaboo.com

Bir de Japon muydu, Koreli miydi, fltrelerle genç kadın görüntüsüne bürünüp fenomen olan bir adam vardı, onu da bulabilirsem ekleyeyim.
0
kobuzchu kiz
(18.01.23)
kobuzchu kiz
(18.01.23)
Aşırı makyaj yapmıyorlar mı? Koreli kızlarla hostelde kaldım. Makyajdan öncesi/sonrası diye iki ayrı insanlar.
0
Kahvedesu
(18.01.23)
koreliler cok guzel diyen guzel bir japona henuz denk gelmemistir :)
cekik gozlu takintisi kokusu geliyor buram buram..
0
cooperr
(18.01.23)
Foto at da yorumlayalım böyle kuru kuru olmamış.
0
ruhen hastayim ben
(18.01.23)
Konuyla ilgili bu filmi tavsiye ederim:

www.beyazperde.com

Adamlsr kaffaları yemişler estetikle.
0
msb
(18.01.23)
ben bu tespite katılıyorum. kısmen japonlar da güzeldir. zaten bir teoriye göre caponlar aslında koreliymiş.

yıllar önce koreli bi ev arkadaşım vardı. allah için yakışıklı çocuktu. bi de koreli kız arkadaşı vardı o da epey hoş bir kadındı.

mültezim tarzı arada bir kira toplamaya gelen bir koreli eleman vardı. o da bu kategoride sayılabilir. yani bizzat iletişimim olmuş olan üç koreli için %100 oranda tutuyor bu tespitin.

kore sinemasına girsem daha da destekleyebilirim bunu ama oradakiler seçmecedir. şimdi bizde de nureddin nebati var bir de kıvanç tatlıtuğ var. var yani.

edit: o zamanlar çalıştığım restoranda bir aşçı da koreliydi ve eşi de koreliydi. ikisinin de dış görünüşü bayağı iyiydi. bir de çocukları vardı ve aşırı tatlı bir şeydi.

teorini gittikçe güçlendiriyorum.
0
bohr atom modeli
(18.01.23)
Çünkü yüzde 90'ı estetikli!
0
halitkin
(19.01.23)
Çok anlamam ama koreliler bi şekilde dış görünüşe, giyime takık durumdalar. Para da olunca iyi görünüyorlar. Japonlar ise bir garip toplum. Kadınları aseksüel giyiniyor. Fazla süslenme yok. Aşırı ve verimsiz çalışma kültürü var adamlarda. O yüzden kötü görünüyorlar.
0
vizivozo
(19.01.23)
estetikle kozmetikle kafayi yemisler milletce. ondan.
0
baldur2
(19.01.23)
(4)

Dün gördüğüm bir içecek?

les yeux blanches
Dün sinemaya gittim. Önümdeki ikili filme, uzun ince üstü kapaklı bir bardakla, içinde yeşil bir içecek ve uzun pipetle girdi.Önce bana Starbucks yeşili gibi geldi ama orada öyle bir bardak yok.Bilen var mı nedir bu?
Dün sinemaya gittim. Önümdeki ikili filme, uzun ince üstü kapaklı bir bardakla, içinde yeşil bir içecek ve uzun pipetle girdi.
Önce bana Starbucks yeşili gibi geldi ama orada öyle bir bardak yok.
Bilen var mı nedir bu?
0
les yeux blanches
(18.01.23)
schweppes limon olabilir mi
0
jelly bear
(18.01.23)
Matchalı bir içecek olabilir mi? Mesela şöyle bir şey: www.honestfoodtalks.com
0
peki madem
(18.01.23)
Bazı sinemalarda çeşitli aromalarla slushie yapıyorlar, o olabilir mi?
images.app.goo.gl şu bardaklarda satıyorlar.
0
kobuzchu kiz
(18.01.23)
@kobuzchu kız

Aynen bundandı. Çok teşekkürler.
0
🌸les yeux blanches
(18.01.23)
(14)

hafiza sorunu mu yoksa yalan mi soyledi

Kittie
gecen bi devlet dairesinde isim vardi.birkac kisinin oldugu bir lobi alani gibi bi sey.biz de bekliyoruz iceride vatandaslar olarak :)simdi olay su; beklerken masalardan birindeki isimlik dikkatimi cekti. ismi hemen hatirladim. o sirada masada kimse yoktu.sonra bi kiz geldi masaya dogru. daha masaya
gecen bi devlet dairesinde isim vardi.
birkac kisinin oldugu bir lobi alani gibi bi sey.
biz de bekliyoruz iceride vatandaslar olarak :)

simdi olay su; beklerken masalardan birindeki isimlik dikkatimi cekti. ismi hemen hatirladim. o sirada masada kimse yoktu.
sonra bi kiz geldi masaya dogru. daha masaya yonelmeden tanidim ben kendisini. liseden arkadasim. ortaokulu da birlikte okumustuk. ayni sinifta.
siniflar da maksimum 15 kisiydi hep. yani herkes herkesi tanir.
kizlar olarak 4 -5 kizdik okul hayatim boyunca.

neyse kiza merhaba diyeyim diye dusundum. isimi bitireyim de firsat olursa dedim.

baktim benim islemi bu yapacakmis. neyse gectim. kimligimi verince beni tanidin mi dedim. hayir dedi. su okuldan tanisiyoruz dedim. evet o okula gittim ama taniyamadim dedi. ben de guldum, 7 yil ayni siniftaydik ama peki dedim.

neyse "memur kiz", hafizam kotu benim, her seyi, herkesi unutuyorum ben dedi. bi sey demedim.
isleme devam ettik...

yahu ben sokakta en pespaye halimle, hic gorusmek istemedigim anlarda, en gorusmek istemedigim eski arkadaslarimla hep denk geliyorum (yakin zamanda) ve istisnasiz herkesi taniyorum. beni de taniyorlar yani kacamiyorum bazen kacmak istesem de.
bu kadar kolay mi? hic bakmayip, biri de gorunce aa hafizam kotu uzgunum iyi gunler falan diyebiliyor muyuz?!

cok sasirdim. belki populerlik, siliklik uzerinden gidecekler olabilir. ben o kiza gore birkac kat daha populerdim. zaten hepi topu kac kisiydik ki. sizce yalan mi soyledi, gercekten bazi kisilerin hafizasi bu kadar kotu mu oluyor?

ben diyemem mesela boyle bi sey. hani bi yerde calisirsin birkac ay, kisi seni unutmaz ama sen unutabilirsin ama 7 yil ayni sinif bana komik geldi. sizce neydi bu?
0
Kittie
(16.01.23)
Tanımamazlıktan gelmiş. Türlü türlü insan ve sebep var.
0
ruhen hastayim ben
(16.01.23)
gercekten tanimamis olabilir, hafiza sorunu olabilir sonucta liseden yeni mezun olmamissinizdir diye dusunuyorum. tanimazliktan gelmis de olabilir tabii bir ihtimal ama her halukarda sizin icin ne degisecek ki? zaten aktif gorustugunuz biri degilmis.
0
in vino veritas
(16.01.23)
bır ıhtımal, bu tur tanıdık dolayısıyla ıs yaptırmak, evrakını öne aldırmak ısteyenlerden yorulmus veya tamamen set cekmıs bırı olabılır,
0
deepness
(16.01.23)
youtu.be

Tezgah acilmasin başına diyedir :)
Deepness+1
0
logisticsmanager
(16.01.23)
ya 7 yıl birlikte okuduğu kişiyi unutuyorsa annesinin kim olduğunu da unutur. yalan söylüyor tabii. çok aptalca bi yalan. bi şey isteyecek olsan “kusura bakma, yapamam” demek çok zor kendisi için herhalde ki böyle basit yalan olaylarına girmiş.
0
deartheodosia
(16.01.23)
Ortaokul ve liseden çoğu kişiyi yolda görsem tanımam hatta hatırlamam, hatta üniversitekilerin de bir kısmını hatırlamam. Hatırlamaması mümkün yani. Tanımamazlıktan gelmesine ne gerek var zaten. Denk geldiniz diye görüşmeye devam etmek zorunda değil neticede
0
yazdonumu
(16.01.23)
tanimamazliktan gelmis evet. bircok sebebi var. sizin isinizi yapan memur olma psikolojisinden bile bu yola gitmis olabilir. ama tanimama ihtimali yok.
0
antikadimag
(16.01.23)
yazdonumu: kalabaliksa evet bana da olagan geliyor. ama 10 kisi oldugumuz, sadece 3 kiz oldugumuz yillar bile gecirdik. universite daha kalabalik bir ortam mesela..
yani o yuzden cok sasirdim ama olabiliyor demek ki hafiza garip bi sey belki de
0
🌸Kittie
(16.01.23)
ay benim de hafızam kötüdür ama 7 yıl okuduğun adamları da hatırlıyorsun o kadar da değil.
0
sirkelimon
(17.01.23)
Ben de hatırlatmam hiç, aktif görüşmüyor isem Max 2 sene sonra gider hafızamdan.
Kendinize hangi yetkiyi verdiniz de o insanın yalancı olduğuna hükmettiniz merak ediyorum gençler?
0
hasmetizm 2046
(17.01.23)
Beş yıl beraber okuduğum ilkokul arkadaşımla bambaşka bir ortamda bir araya gelince hatırlamamıştım, hatırlamadım diye çok utanmıştım çünkü o benimle ilgili bir sürü detayı hatırlıyordu. Ama o kadar tanımadım ki eve dönüp, ilkokulda her yıl çekilen sınıf fotoğraflarını bulup kızı orada görene kadar tamamen ikna olmamıştım.
Ama hem ortaokulu hem liseyi beraber okuduğum (ki lisede sınıfımız 10 kişiydi) birkaç kişi var, onlar beynime kazınmış durumda.

Ama hatırlamaması mümkün ya, çok şaşırmam ben olsam. Ya da @deepness +1
0
kobuzchu kiz
(17.01.23)
biz de baya küçük bir sınıftık lisede (15 kişi kadar). en yakın olduğum 3-4 kişi hariç ve bir kaç tane sivri problemli tip hariç kimsenin adını hatırlamıyorum. hatırlamadığım 10 kişi varsa bunların 2-3 tanesinin de sadece yüzünü hatırlıyorum hayal meyal... ben liseden mezun olalı 10 sene oldu o yüzden olabilir bence çok normal. sen kaç yıl önce mezun oldun?
0
theseachange
(17.01.23)
Valla başıma geldi. Lisede 4 sene aynı sınıfta olduğum kişiyle AVM'de karşılaştık. Adam bana asılıyor sandım bir de - rezillik. Adını söyleyince hatırladım da, o zaman da sevmezdim ;)
Bir de popüler olan sizseniz (ikinizin de kadın olduğunu düşünerek) size gıcık olmuş olabilir o dönemlerde. Bir de kaç sene geçti üzerinden acaba? Dış görünüşünü çok değiştiren insanlar var.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.23)
Benim aklıma şu geldi, o kadın kim bilir günde kaç tane surat görüyor. İşi gereği sürekli farklı insanlarla iletişim içinde. Bütün suratlar birbirine geçmiş olabilir yani.

Kendi açımdan konuşursam hayatımda leyla leyla takıldığım için kimseyi hatırlamıyorum. Ben hatırlanmayınca da gücenmiyorum çünkü hatırlamıyorsa hatırlamıyordur çok zorlamaya gerek yok. Bir kere bir toplantıya yetişmeye çalışırken yolda ilkokuldan tanıdığını söyleyen biri ile karşılaşmıştım. Kardeşim 15 yıl olmuş üstünden koca bir ergenlik geçmiş sal gidelim demiştim içimden.
0
peki madem
(19.01.23)
(2)

En etkilendiğiniz tablo hangisi?

burakdonmez95
Ve sizi neden etkilediği?
Ve sizi neden etkilediği?
0
burakdonmez95
(16.01.23)
Korkunç ivan oğlunu öldürüyor.
İvan'ın yüzündeki korku, dehşet ve pişmanlık duygusunu bir tabloda hissedebilmek.
(git: upload.wikimedia.org )
0
catamenia
(16.01.23)
en.m.wikipedia.org
Opening of the fifth seal. Neden bu kadar etkilediğini hiç bilmiyorum, Hristiyanlık, İncil, azizler... tablolarını genel olarak çok sevmediğim halde bu tabloya bakarken kilitlenip kalıyorum.
0
kobuzchu kiz
(17.01.23)
(5)

PNG'den JPG'ye 1000'e yakın görseli dönüştürme?

harmanyeri
Merhaba Tek seferde bunu yapabileceğim bir websitesi var mı acaba? Toplamda 100 mb yoktur.teşekkür ederim
Merhaba
Tek seferde bunu yapabileceğim bir websitesi var mı acaba? Toplamda 100 mb yoktur.
teşekkür ederim
0
harmanyeri
(16.01.23)
aradın mı internette
www.iloveimg.com
birden fazla png aynı anda seçilebiliyor ben 20 tane seçip bıraktım
0
comp
(16.01.23)
Photoshop varsa batch process'le yapabilirsiniz. Photoshop yoksa, acil değilse, paylaşmanızda sakınca yoksa ben yarın halledip size geri gönderebilirim.
0
kobuzchu kiz
(16.01.23)
(bkz: imagemagick)
0
dr doofenshmirtz
(16.01.23)
imagemagick kurduktan sonra png'lerin olduğu klasörde komut satırını açıp şunu yazman yeterli olacaktır:

mogrify -format jpg -quality 80 *.png

bu komutla klasördeki tüm png'ler jpg'ye çevrilmiş olacaktır. 80 olan quality değerini kafana göre değiştirebilirsin.
0
kim bilir
(16.01.23)
irfanview: file -> batch conversion
0
late viper
(16.01.23)
(4)

Kediler sahiplerinden bir süre ayrı kaldıklarında çok uzuluyorlar mi sizce?

fraise
Kedimiz 5.5 yaşında ve ilk defa bizden üç hafta kadar ayrı kalacak; bu kadar uzun süre evde tek kalmasın diye (1 haftalık tatillerde evde tek kaldığında bile ki ara ara gelip bakan birileri vardı, hep sıkıldığını düşünüyoruz) annemizin evinde kalacak, bu gece bıraktık. Evde bir kedi daha var, aynı z
Kedimiz 5.5 yaşında ve ilk defa bizden üç hafta kadar ayrı kalacak; bu kadar uzun süre evde tek kalmasın diye (1 haftalık tatillerde evde tek kaldığında bile ki ara ara gelip bakan birileri vardı, hep sıkıldığını düşünüyoruz) annemizin evinde kalacak, bu gece bıraktık. Evde bir kedi daha var, aynı zamanda bizim kedimizin babası. Gerçi aynı ortamda bırakmamaya çalışiyorlar.

Kumunu, mamasını, kaplarını oyuncaklarını, tuvaletini, sevdiği ıslak mamayı, battaniyesini vs götürdük ama aklım hep onda. Evdeki kişileri tanıyor aslında da yine de bizden ayrı çok üzülür mü diye içim içimi yiyor. Eşim ilk bıraktığında yatağın altına girip çıkmamış, 15 dakika kadar. Sonradan çıkmış ama yine de bilemiyorum. Başka seçeneğimiz olmadığı için mecburen bıraktık.

Bu biraz iç rahatlatma duyurusu oldu gibi, tecrübeli kedi sahiplerinden yorum alayım istedim; sizce çok travmatik olur mu onun için? Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(16.01.23)
Bence üzülmüyorlar, rutinleri değişiyor diye sinir oluyorlar daha çok.
0
salihdt
(16.01.23)
sinirlendiklerini düşünüyorum ben de.
bir kere biz de bir hafta on gün kadar ayrı kaldık kediden.
geldiğimizde yüzümüze bakmadı bir kaç gün. sevmeye çalıştığımızda kaçtı veya patiledi.
mesela yanımıza da geldi kıvrıldı ama biz sevmeye kalkınca patilemeye başladı.
0
teritori
(16.01.23)
Bebekken aldıysanız ve sizi ebeveyni olarak görüyorsa özler. Kediler sevgi dolu hayvanlar, insana alışkın olan insan özlüyor. Dönünce bol bol sever, masaj yapar telafi edersiniz
0
hasmetizm 2046
(16.01.23)
15 dakika sonra çıktıysa iyi, insanları da tanıyormuş zaten, evi yadırgasa da idare eder. Üç hafta yalnız kalmasından iyidir, gelip bakan biri olsa bile yanında saatlerce oturup oynayamaz sonuçta.
0
kobuzchu kiz
(16.01.23)
(54)

Eskiler neredesiniz?

mekaniker
Angelus için duyuru açınca hüzünlendim. Neredeyse 10 yıldır duyuruyu takip ediyorum. O zamanlardan hatırladığınız kimler var? Bir çoğu herhalde artık yazmıyor. Ben farklı zamanlarda birkaç nick değiştirdim. Yoksa siz de mi öyle yaptınız? :D Der Meister vardı onu hatırlıyorum. Aktif kullanan birini o
Angelus için duyuru açınca hüzünlendim. Neredeyse 10 yıldır duyuruyu takip ediyorum. O zamanlardan hatırladığınız kimler var?

Bir çoğu herhalde artık yazmıyor. Ben farklı zamanlarda birkaç nick değiştirdim. Yoksa siz de mi öyle yaptınız? :D Der Meister vardı onu hatırlıyorum. Aktif kullanan birini ona benzetiyorum ama belki değildir. Kaptan bi abi vardı nickini hatırlayamadım. vlog falan çekiyordu. Arnold reis vardı. Elo da bırakmış herhelde. Yine @senialanağlasıns*kiniçalıyabağlasın vardı gs ünili. Ne gülerdik nickine. Şaka maka buranın dinozoru da benmişim. Hey gidi günler.. :)
0
mekaniker
(14.01.23)
Burdayım 2010 ya da 11'den beri. Nick değiştirip başka nickle gelenleri yazım stilinden falan anlayacak kadar tecrübeli bi duyurucuyum... En çok compadrito'yu özlüyorum.

Edit: Glori vardı bi de onu da çok özledim :P
0
vedatchilipeppers
(14.01.23)
Ben de eskilerden. Uzun aradan sonra geri geldim. Belki giderim sonra.

Edit: buraya ilk girisim 2007 senesi. Vay be.
0
ermanen
(14.01.23)
vaaay vedat reis seni unutmuşum kusura bakma. O zamanlardan hatırladığın kimler var başka? Bunlardan kaçı sence aramızdadır. Bence insan buraya alışınca bırakamıyor.
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
O zamanlardan hatırladığım birçok kişi nick değiştirdi ve tekrar duyuruya yeni personalarıyla giriş yaptılar. İfşa etmiyim şimdi. Herkes burada aslında, kayıp yüzde 10 falandır diye düşünüyorum max.
0
vedatchilipeppers
(14.01.23)
süpermiş. neyse iyi oldu herkesin bi anıları depreşsin :)
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
compadrito'yu hatırlıyorum.
0
dissendium
(14.01.23)
Ben bırakmadım ya hala burdayım :) eskisi kadar aktif değilimdir belki ama buradayım. Ben de sanıyorum 2011’den beri takip ediyorum. Az önce bir arkadaşla muhabbetini yaptık, eski duyuru ne güzeldi diye.
0
elorelia
(14.01.23)
Dissendium seni de hatırladım. Anketçi birader :D Az anketini cevaplamadık ahksdghj

Elo burada olduğunu görmek güzel. Selam olsun :)
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
Angelus burda olsa sen bu duyuruyu açamazsın zaten. Ya angelusu yeteri kadar tanımıyorsun ya da başkasıyla karıştırıyorsun
0
karayel
(14.01.23)
ben varım!
0
obaa
(14.01.23)
karayel seni çıkaramadım bak. yoo angelus varken de bu tip duyurular oluyordu. biz bakıp oha o kadar senedir burada mı diye şaşırıyorduk. sen yenisin galiba

obaa seni de hatırladım ifşacı :D
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
@meka

Demek ki angelus o zaman mod değildi. Burada eski olan herkes kendisinin modluğunu yakından bilir yoksa başka açıklaması olamaz :)
0
karayel
(14.01.23)
www.eksiduyuru.com duyuru cevaplarında görüleceği gibi 10 yıl ve üzeri bir çok insan hala burada :) her ne kadar eksisi gibi olmasa da ben hala çok seviyorum buradaki olayı, normal hayatta bu kadar hızlı ulaşamayacığımız cevaplara ulaşmayı, insanlara yardımcı olmayı, birilerinin hayatına bişeyler katmayı, yeni yeni bir çok şey öğrenmeyi vs. benim 15. yılımmış. duyuru iyi ki var.
0
hypathia
(14.01.23)
hypathia eskilerin burada olduğunu bilmek güzel. ben hepsi artık bırakmıştır diyordum. biz eskisi gibi değiliz ki duyuru da eskisi gibi olsun :(

en çok senialanağlasın.. ı merak ediyorum. Bir de ayça ablayı :)
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
ben de bi 15 yıldır falan duyurudayım. ama kimsenin tanıyacağını sanmıyorum, hep sessiz sakin/kendi halinde biri olduğum zamanında ifşalara falan katılmadığım için.
0
deartheodosia
(14.01.23)
Valla ben de yıllardır burdayım. 2006 2007 yıllarından beridir burdayım açıkçası tam hatırlamıyorum. Yazar olmadan önce duyurucuydum. Hergün mutlaka girerim siteye. Atatürkiye zamanı diyelim.
0
rodeocu
(14.01.23)
Buradayız
0
freebird5406_2
(14.01.23)
Hala günlük sabit giriş yaptığım sitelerin başlarında geliyor. Eskisi kadar aktif olmasak da burdayız
0
efruz
(14.01.23)
Bir 10 yıl hatırladığım ve öncesini hatırlamadığım süredir buradayım.
cevaplara bakınca hatırladıklarım şu nickler
vedatchillipeppers
dissendium
elorelia
hypatia
0
rakicandir
(14.01.23)
Duyuru 2006'da kuruldu, o zamandir buralardayim. 17 sene olmus, seneye resit olacak. Vay arkadas...
0
crown
(14.01.23)
10 seneden fazla oldu, buralardayım ancak uzun zamandır o duyuru ruhu yok gibi.
herkeste ölü toprağı var.
sanki şöyle bir çağrı lazım
www.youtube.com
0
MtKrt
(14.01.23)
10 yılı geçmişim ben de. Her gün bir şekilde giriyorumdur sanıyorum. Uzunca süre çok işime yaramış çok insanın da işine yaramama vesile olmuştur duyuru. son zamanlarda "chat akmıyor", "feed ölmüş gibi" ama yine de harikuleyt bir fasilite.
0
sparkle kiddle
(14.01.23)
2009 dan beri buradayım ikinci nickim
İlk nickimle hep nasıl yazar olunur sorusu sorardım Hey gidi
0
ikikerekac
(14.01.23)
Eski dostlarla buluşmuş gibi oldu. Herkese selam olsun..
0
🌸mekaniker
(14.01.23)
Ben de 7. Nesildenim. Limon zirveleri olsun sinema bira midye zirveleri ile hatırlıyorum. Yazışmasak da nicklere aşinayım. Selam olsun herkese
0
tolgan
(14.01.23)
Abi burada herkes eski ya aynı kişilerin 500 farklı hesabı var sadece, yoksa 1978'den beri kadrolu 100 kişi var tüm hesaplar da bu 100 kişi arasında dönüyor bence :)
0
Kaleci Saçlı Forvet
(14.01.23)
7. nesilim, sürekli girerim buraya. ama yeterli bilgiye sahip olmadığım konularda yazmaya çekiniyorum. hemen her gün girip bakarım, ama ismen tanınacak kadar aktif yazmıyorum. bir görev bilinci ile giriyorum buraya :)
0
lovemyself
(14.01.23)
Ben de eskiyim ama burada eskiyim diyen kimsenin nickini hatırlamadım:)
0
benaslindayohum
(14.01.23)
douchebag vardı, ellaam öldü herhalde, kimse hatırlamıyor. kral adamdı :) burada mesai yapardı.

divit var ama ban yemiş, kesin haklıdır.

Bir kaç güzel kız vardı ama genelde çok agresiflerdi, içleri sirke dolu fıçı gibiydiler.
0
gabe h coud
(14.01.23)
Sözlüğün bisikletçisi burada, on yıl oldu mu? Olmuş!
0
mahsus mahal
(15.01.23)
gabe h coud senin douchebag hesabını kimse siklemiyor farkında mısın asdadsds
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.01.23)
2012'den beri buralardayim ben de; duyuru'nun yeri bende ayrıdir. Çok güzel insanlarla tanıştım sayesinde. Gerçi ben boş kaldigim dönemlerde daha çok sariyorum, bazen aylarca hiç uğramadığim da oluyor. Aktif moderatörlük yaptığım dönemlerde gitmeyi düşünsem de komple hiç bıraktığım olmadı.

Edit: bu arada himmet dayı ve aycho'yu ben de severdim.
0
fraise
(15.01.23)
benim eski 13 yıllık sözlük hesabını saçma bir sebeple şutladılar ki istatistiklerde top5'te idim. modlar özelden soru sorardı duyuru ile ilgili adamın biri beni kafasına göre gönderdi.

bu hesap var şimdilik

hikaye anlatıyordum size gece 12'de başlayıp sabah 5'te kadar radyo odalarında.

eskiler hatırlar.
0
duyurukullanıcısı
(15.01.23)
2010/2011'den beri buralardayim ben de. ara sira eski nickleri gormek guzel oluyor.
0
fakyoras
(15.01.23)
ilk duyurumu 13 sene evvel açmışım ama kimseyi tanımıyorum. boş gelip boş gidiyorum sanırım. ne zaman üye oldugumuzu nereden görebiliyoruz?
0
goodz
(15.01.23)
ben de aynı nickle 2011den beri buradayım ama sessiz sakin efendi bir tipimdir. herkese saygılar :D
0
theseachange
(15.01.23)
on yıl olmuş, bi o kadar daha girer çıkarım sanırım. günlük 5-10 duyuru okuma yıllık 5-10 duyuru yazma ortalamam var. eski yeni herkese sevgiler :)
0
kaichi
(15.01.23)
ayrıl koko esprisi yapan bile kalmaamış :)
ya angelus'a ne oldu ki?
0
vizivozo
(15.01.23)
buradayiz :D
0
baldur2
(15.01.23)
Ben de buradayım 2006'dan beri.
0
kibritsuyu
(15.01.23)
Since 2011
0
abuzer
(15.01.23)
Duyuru açıldığından beri girerdim ama çok uzun zaman oldu nedense girmiyorum. En son duyurumu yapalı da 10 sene olmuş.
Bu gece aklıma geldi, bir bakayım duyuru'ya dedim ve bu duyuruyu gördüm. hatırlayan çıkmaz, sözlükte de entrylerimi sildim ama yine de bir selam vereyim.
0
gioberg
(15.01.23)
Arkadaş herkese zaman hızlı geçmiş ne ara bu kadar süre geçti diye dert yanılmış. Bana da yavaş geçmiş bu sayede onu fark ettim :) 10 yılı geçmiştir diyordum ki 8 yıl olmuş daha. Hoş öncesinde 1 sene falan da üyeliksiz stalk dönemim var. Ha 8 yıl oldu ama insanların aklında kalmış mıyımdır sanmam. Ama iyi ki var be duyuru (yazar burada ılır). Cidden ilk koştuğum yer oluyor bir sorum olduğunda.
0
ManikD
(15.01.23)
Eksi mi duyuru mu kapansin diye sorsalar eksiyi feda ederim. O derece.

Ha eksi'nin zirve duzenlenen ilk donemleri bir baskaydi ama bitti artik.

Hatta eskiden online yazarlar diye bolum vardi, kim online'sa gorur selam verirdik. Yaslandik heaaa.

Duyuruda da bir donem sacma bi moderasyon hakimdi. O donem pek girmiyordum. son 1 2 senedir ya gozume carpmiyor ya da onlar da duruldu artik.
0
brkylmz
(15.01.23)
On yildan fazla olmus. Nick degistirmedim hic.
0
buf-e kür
(15.01.23)
Douche seni de hatırladım. Bisikletçi lazpelle miydi? Himmet dayı, fraise, fakyoras, Cocodancer, baldır, kibritsuyu, bufekur hepinizi hatırladım. Hatırladığım hatırlamadigim herkese selam olsun. Burada olduğunuzu bilmek güzel :)
0
🌸mekaniker
(15.01.23)
Compu siteyi kurduğundan beri buradayım ben, sözlüğü bıraktım da burayı bırakamadım.
0
kobuzchu kiz
(15.01.23)
Ben de eski sayılırım (en az 10 yıldır buradayım), önceleri sözlük hesabımla giriyordum sonra bu hesabı saçma sorularım için aldım ana hesap bu oldu.

Angelus buralarda olsa çoktan silerdi +1 Beyefendiyi her nasılsa kızdırdığım için ilk hesabım uçtu v2 ile devam ediyorum.

Her gün girdiğim bir site duyuru ama modların bir ara yaptığı kıyım sonrası pek çok kişi ya bıraktı ya eski hevesi kalmadı bence.

Düşündüğümden fazla kişi hala buralardaymış ama selamlar herkese!
0
chicha_v2
(15.01.23)
şimdi baktım ilk cevabım 2011. sessiz sakin kendi halinde takılanlardanım.
0
melodi
(15.01.23)
ben de buradayım.

kaç yılından beri buradayım hatırlamıyorum gerçi.
yaşımla hesaplayınca 13 senem var.

merak edenlere not:
himmet başka nickle aramızda değil arkadaşlar, tamamen bıraktı.
0
blatta hiberna
(15.01.23)
2012'den beri buradayım(başka nickler ile) ama zerre zevki kalmadı buraların.
0
another satisfied lover
(15.01.23)
ben de 2007'den beri neredeyse buralardayım.

eskiden dambil vardi bayadir yok ozledim adami. compadrito'suz bir duyuru dusunemezdim. oluyormus demek ki.
0
kobretti
(15.01.23)
der meister olarak buradayım.

ekşi'yle küsüştüğüm için hesabımı kapattım. göz önünde olmayı sevmiyorum, bu benim için kaçınılmaz bir durum sanırım fazla sivri olduğumdan dolayı. yoksa kimse beni tanımasa, bilmese daha iyi hissederdim sanırım.

duyuru'nun kesinlikle eski havası yok ama yine de sevdiğim, önem verdiğim bir platform. "taş attın da kolun mu yoruldu" hesabı, iki satır yazıp geçiyoruz işte. kaldı ki duyuru ahalisi beni pek sevmezdi, o yüzden özlendiğimi de düşünmüyorum ama buradayım yine de şimdilik djfdjf
0
mark greg sputnik
(15.01.23)
yıllardır yoktum ama yavaştan dönüyorum gibi. şimdilik hayalet kullanıcıyım. zamanla cevap vermeye de başlarım :) sözlük hesabımla arada soru soruyorum.
0
seksen9
(17.01.23)
(9)

Yerden ısıtma sistemi avantajlı mı?

heolm
Merhaba. Satın almak için beğendiğim bir ev var fakat yerden ısıtma sistemli. Bu sistemle ilgili bir fikrim yok. Kullanan arkadaşlar avantajlarını ya da dezavantajlarını belirtebilirse çok sevinirim. Teşekkürler
Merhaba. Satın almak için beğendiğim bir ev var fakat yerden ısıtma sistemli. Bu sistemle ilgili bir fikrim yok. Kullanan arkadaşlar avantajlarını ya da dezavantajlarını belirtebilirse çok sevinirim. Teşekkürler
0
heolm
(12.01.23)
ilk actiginda Daha gec isiniyor ev. radyator gibi bi cirkinlik yok, esya yerlestirirken ozgursun, konforlu isinma. bence onnn numero nasil yaygin degil anlamiyorum
0
ala09
(12.01.23)
geç ısınır geç soğur, petekle ısınma daha verimli fakat estetik olarak yerden ısıtma daha iyi.
0
orient blue
(12.01.23)
kesinlikle petekten daha iyi. malum ısınan hava yükselir ve yerden başladığı için inanılmaz sıcak yapıyor evi. ayakların da hep sıcacık oluyor.
0
neira
(12.01.23)
Müthiş bir şey ve bence de petekten daha iyi. Yerden ısıtmalı evimizde bütün arkadaşlarımızdan daha az doğalgaz faturası ödüyorduk (tabii binanın yalıtımı da iyiydi), o evi hâlâ özlüyorum ara sıra. Aklıma gelen tek dezavantajı büyük bir arıza durumunda parkeleri sökmek zorunda kalabilirsiniz (sanırım, emin değilim.)

(git: 1411729) şu soruya da yerden ısıtmalı evde otururken cevap yazmışım.
0
kobuzchu kiz
(12.01.23)
Su an yaşadığım apartmanda var. Vileda yapiyorsun, hop hizlica kuruyor :)

Bir dezavantajini görmedim.
0
logisticsmanager
(13.01.23)
herkes avantajlarindan bahsetmis, ben de gordugum dezavantajlarini soyliyim:

1 - yer kaplamasi isiya uygun degilse oynama yapabiliyor, ozellikle ahsap ise.
2 - bozulursa tamiri baya sikintili olabiliyor, dairenin ici insaat alanina donusebilir.
0
cooperr
(13.01.23)
gece 12den sonra kapatılıyordu. sabah 6 gibi açılıyordu. binada ortaktı bizim
0
ShadowOfMoon
(13.01.23)
İki yıldır yerden ısıtmalı bir evde oturuyorum. O kadar hoşuma gitti ki bundan sonra oturacağım bütün evlerin böyle olmasını isterim.

Ben evde halı pek sevmiyorum. Bu sistemde de halı pek uygun değil. İncecik kilim gibi bir şeylerimiz var sırf dekor olsun diye. O açıdan da güzel bana göre.

Bir kedimiz var. O da çok memnun. :)
0
pispinti
(13.01.23)
Bana göre tek dezavantajı alerjik bünyeli küçük çocuk varsa, yerdeki organizmaları sürekli olarak yerden yüksekte havada tuttuğu için çocuğa sıkıntı.

Böyle bir çocuk varsa yerler sık sık silinmeli ve de micro organizma barındıracak halı kilim vs kullanmamalı
0
John Bloor
(13.01.23)
(5)

Motosiklet tavsiyesi istiyorum - Kafam çok karışık

siktirgitozan
Merhaba dostlar.Yaş geçti ama ölmeden motosiklet olayına girmek istiyorum.Kullanım amacı:Sıkıldığımda trafiksiz saatlerde şehir içinde 1 saat tur atmak. Yılda 2-3 kere de Abant, Şile, Kapadokya yapmak. Yeni insanlarla tanışmak. Tekdüze hayatıma hobi katmak, hareket getirmek.Bütçe sınırım yok. İyi ka
Merhaba dostlar.
Yaş geçti ama ölmeden motosiklet olayına girmek istiyorum.
Kullanım amacı:
Sıkıldığımda trafiksiz saatlerde şehir içinde 1 saat tur atmak. Yılda 2-3 kere de Abant, Şile, Kapadokya yapmak. Yeni insanlarla tanışmak. Tekdüze hayatıma hobi katmak, hareket getirmek.
Bütçe sınırım yok. İyi kazanıyorum, hiçbir şey harcamıyorum.
Hiçbir şekilde ciddi kaza yapmamam lazım. Bana bağlı değil, biliyorum, ama olabildiğince güvende olmamı sağlayacak bir motor olması lazım. Riskleri azaltmam lazım.
Uzun yıllardır araba kullanıyorum. İyi şoförüm. Reflekslerim keskin. 10 sene düz vites kullandım. Son 10 yıldır otomatikteyim. Motorda da otomatik olsa iyi olur ama dünyanın sonu değil düz vites olması. Otomatik tercih sebebim.
Artçıyla dolaşmayacağım. Ama full face kask ve tam ekipman kullanacağım. Ekipmanda parayı kısmayacağım, en iyi koruma neyse bastırıp alacağım. Biraz bagaja ve çantaya ihtiyacım olacak. 3 tane çanta koymam.
Bel rahatsızlığım var. Sırtımı çok ağrıtmaması lazım motorun. 1 saat dayanabileyim en azından.
Ekran benim için önemli.
Motorun tipi önemli. Çevre yapmak da amaçlarım arasında, dürüst olayım. İlgi çeksin istiyorum.
Baktığım kadarıyla şu aşağıdakiler ön plana çıkıyor. Hepsi birbirinden farklı, aralarında basitinden kompleksine, ucuzundan pahalısına hepsi var. Bunun farkındayım. Kafam bu denli karışık, o yüzden ciddi anlamda yardıma ihtiyacım var:
- Vespa GTS 300 Super Tech
- Honda NC 750 X DCT
- BMW R GS 1250 Adv (çüş demeyin, seçenekse seçenek)
- BMW F 850 veya 750 GS
- Piaggio MP3 530 veya Peugeot Metropolis (bu 3 tekerlekliler çok daha güvenli ve rahat duruyor, tek kaygım ilgi çekelim derken oyuncak kullanıyormuş muamelesi görmek - o yüzden çok ısınamadım ama aşırı aşırı fark ediyorsa rahatlık, güvenlik ve sürüş kolaylığında, belki olabilir)
- Honda Africa Twin en güncel, en donanımlı serilerinden

Model yılı olarak, yukarıdakilerin düşük fiyatlılarında sıfır, diğerlerinde en kötü 2020-2021 olabilir. Motorun tamirine parçasına ayıracak zamanım yok.
Alacağım motoru 3 sene değiştirmeyim, hatta belki 5 sene değiştirmeyeyim istiyorum.

Yardımcı olacak arkadaşlara büyük minnettar kalacağım.
0
siktirgitozan
(12.01.23)
Yerinizde olsam ilk iş olarak Zafer Akçay ile özel eğitime başlardım. Bu süreçte farklı farklı motosikletler kullanacak motosiklet muhabbetlerinin içerisine gireceksiniz. Gidişata göre seçenekler arasından size en uygun olan plan ön plana çıkacaktır.
0
new day new life
(12.01.23)
Sürücüsüne çok güvenen artçı olarak yazıyorum, kendim sürmüyorum.

"Hiçbir şekilde ciddi kaza yapmamam lazım. Bana bağlı değil, biliyorum, ama olabildiğince güvende olmamı sağlayacak bir motor olması lazım. Riskleri azaltmam lazım."
> Gidin Honda'dan birinci seviyeden başlayarak sürüş eğitimi alın, ileri sürüş tekniklerine kadar devam edin.

"Motorun tamirine parçasına ayıracak zamanım yok."
> Motorun arıza çıkarmasına gerek yok, düzenli bakımı yapılması gerekiyor, ne olduğunu hiç hatırlamadığım bazı parçaları rutin olarak değişiyor. Parçasına ve bakımına bir miktar zaman ayırmanız gerekecek.

Bir de büyük hacimli motorlarla başlamayın +1
0
kobuzchu kiz
(12.01.23)
Vespa GTS 300 Super Tech veya BMW R GS 1250 Adv böyle bir seçim yok. bunu soran kişinin honda güvenli sürüş benzeri bir eğitim alıp bu ikisi arasındaki farkı kendi kavraması ve bu kararı kendi vermesi gerekiyor.

çünkü yukardaki iki motor tekne mi alayım - karavan mı alayım kadar alakasız iki seçenek. önce bi gs1250 üstüne binip o ağırlığı hissetmek elin gazı kaçırdığında ön tekeri güneşe bakarken görmek gerekiyor.
0
orpheus
(13.01.23)
yukarıdaki tercihlerine chopper tarzı bir motor eklemek istermisin?

chopper'lar uzun ve ağır motorlardır, sana apaçilik yaptırmazlar, bir başka motor virajı 80 ile dönerken sen 50 ile dönersin, daha güvenli olurlar. bütçe limitin yoksa goldwing'den tutda harley, indian, kawasaki vulcan s gibi seçeneklerin mevcut.

sürücü sırtlığı taktırabilirsin, benimkinde var ve çok rahat, tek kontakta 200, 300 km gidip sadece benzincilerde durabilirsin. tek seferde 800km yol yaptım ve hiç yormadı. kamp yapmaya ve hatta yurt içi yurt dışı gezilere/turlara katılabilirsin. çok eğlenceli oluyor.

bu motorla illa ki çevre ediniyorsun, illa yelek giymek zorunda değilsin, birde motor grupları var, kullandığın marka modelin grupları, ekşi teker grubu, motorrail vs. facebook grupları, yurt içindede yurt dışındada ilgi görüyor motor ancak tabii erkekler arasında, kadınlar üff ne güzel motor diye dönüp bakmımyorlar (5 senedir 1-2 kez olmuştur bu) ama erkekler durup bakıyor inceliyorlar. uzun yolda araçlar seninle aynı hızda gidip motoru inceliyor falan :)

kaza oranları düşük, ölümlü kaza oranları daha da düşük. dediğim gibi motorun dinamikleri sana çok fazla izin vermiyor apaçilik için, daha efendi efendi sürüyorsun. paketçiler gibi slalom atamıyorsun araçların arasında.

bendeki motorla dağa da çıktım, ülke dışınada çıktım, uzun yolda yaptım şehir içi her gün 34 km git, 34 gel 2 sene sürekli kullandım, 0 almıştım, 89 bin km. de, 5 yaşında, tıkır tıkır çalışıyor. kaza yaptım, düşürdüm ama bana hiçi olmadı, motora binerken/inerken bile devirsen sen ayakta kalıyorsun, alçak olduğu için ayakların yere tam basıyor. bende yamaha midnight star var, sadece bakımlarını yaptırıyorum, bir defa rulman dağıttım tekerlerin, dağ yolunda afrika twinle kapışmaktan rulmanlar değişti. ilk aldığımda 5 sene boyunca satmam diyordum, sonra 7 dedim, şimdi 10 diyorum.

ikinci elleri çok temiz ve çok düşük km de bulabilirsin, çoğu kişi bu tür motorları hafta sonu motoru olarak, gezi motoru olarak kullanıyor. tertemiz mis gibi aletler.
başını ağrıtmaz, bir sürü aksesuar ile özelleştirebilirsin, artçın varsa beraber gezebilirsin, yoksa çantalarını yükler kamp turuna gidersin, dağ dere tepe gezersin.

120 km'yi geçebiliyor olmasına rağmen oturuş pozisyonun nedeni ile daha yüksek hızlarda rüzgar direnci çok olduğundan rahatsız ediyor, seni geriye doğru ittiriyor rüzgar dolayısı ile deli gibi basamıyorsun.

uzun yolda 4.5 litre, şehir içinde 5.5 litre yakıyor.

150cc regal raptor'dan, 1300cc'ye direk geçiş yaptım, 600cc chopper ile başlayabiliyorsun ki bu dediklerimin tamamını yapabilirsin bu büyüklük ile.


edit; ilk motorumu 35 yaşında aldım ve tam olarak kaza riskinin daha düşük olması nedeni ile chopper aldım. güvenlik nedeni ile.
0
selam
(13.01.23)
25 yıldır A2 ehliyeti olan biri olarak (oha yaşlanmışım) yazacak çok şeyim var ama arkadaşlar kabasını almış zaten.

Seçenekler birbirinden çok farklı, saçma olanlar da var @orpheus +1

Sizin için en mantıklı seçenek iri bir enduro veya chopper @selam +1

Az kaza riski için olması gereken en önemli iki şey;

1. Görünür olmak
2. Yüksek hızlara ani çıkan bir alete binmemek

GS 1250 hem hızlı ve hem güçlü olur sizin için başlangıç olarak, F 850 veya 75 GS daha mantıklı. Yine NC 750 Otomatik vites çok kullanışlı olur.

Eğer tipini beğenmemezlik yapmıyorsanız chopper bir motor da iyi olabilir.

Arka ve yan çantalar ile hem görünürlüğünüz artar hem de eşya taşımanız çok konforlu olur.

Mutlaka önce honda ya da yamaha gibi kurumsal bir yerden eğitim alın, bol bol teorik bilgi okuyup video izleyin, mutlaka birebir yol sürüş eğitimi de alın.

Bahsettiğiniz gibi nadir binerseniz, ve bahsettiğimiz motor tipleri ile kaza riski gerçekten az.

Ama her gün binerseniz maalesef Ikarus sendromu ve kaza kaçınılmaz oluyor.
0
John Bloor
(13.01.23)
(6)

Mİ robot süpürge veriminde düşme neden olur?

pronefroz
İlk aldığımda güzel bir şekilde pislikleri kırıntıları çekerken artık çok çekmiyor. Özellikle köşeler ve halı kenarlarında en belirgin şekilde verimsizliği belli oluyor. Nedeni ne olabilir? Nasıl ilk aldığımdaki randımanı alabilirim?Filtre ve fırçasını temizledim. 3 fırçalı dönen, pislikleri çeken f
İlk aldığımda güzel bir şekilde pislikleri kırıntıları çekerken artık çok çekmiyor. Özellikle köşeler ve halı kenarlarında en belirgin şekilde verimsizliği belli oluyor. Nedeni ne olabilir? Nasıl ilk aldığımdaki randımanı alabilirim?

Filtre ve fırçasını temizledim. 3 fırçalı dönen, pislikleri çeken fırçaya doğru attıran parçasının kıllarında biraz yamulma var.
0
pronefroz
(09.01.23)
fırçasını ve filtresini çıkarıp temizlediniz mi?
fırçasına çok fazla saç takılıyor, ayrıca filtresi de toz tutuyor ara ara temizlemek lazım.
0
rentts
(09.01.23)
Fırçasını yeni temizledim. Filtreyi etkisi olmuyordur çekimine diye temizlememiştim.
0
🌸pronefroz
(09.01.23)
Fırçayı bir süre sonra değiştirmek gerekiyor, o minik üçlü fırçayı da, alt fırçasını da.
0
kobuzchu kiz
(09.01.23)
Hem filtreyi, fırçaları düzenli temizlemek hem de kullanım süresi dolduğunda (bizim süpürgede bildirim geliyor) değiştirmek lazım. Yoksa performansı ciddi ölçüde değişiyor.
0
fraise
(09.01.23)
alttaki ana fırça arızalanmış, dönmüyor olabilir. İlk satın aldığım robot süpürgede daha ilk haftada bu sorunu tespit ettim ve servise kanıtlayana kadar canım çıktı. Adamlar ana fırça dönmese makina hata verir diyorlardı. Makina emiş fonksiyonu çalışıyor fakat ana fırça dönmüyor, bun yüzden de düzgün süpürmüyor. Bu sorun bence birçok alette var, kullanıcılar farkında değil.
Bu sorunu en güzel makinanın çalışabileceği büyük cam bir yüzey varsa tespit edebilirsiniz. Cam yüzeyin altından bakabilirsiniz ana fırça düzgün dönüyor mu diye. Böyle bir imkanınız yoksa fırçanın tam alta denk gelen yerine beyaz bir bant yapıştırın. Makinayı biraz çalıştırıp durdurun. Bant aynı yerdeyse ana fırça dönmüyordur.
0
adivar
(10.01.23)
o hepa filtre kirlenince canını alıyor aletin görünüşünden hiç belli etmese bile. youtube'dan bakıp suyla yıkayıp kurutun.
0
yuto
(10.01.23)
(5)

Antalya otogardan antalya havaalanina ulasim

totalstation
Arkadaslar merhaba, pazar sabahi 7.15 de ucusum var ve antalya otgarindan havaalanina geçmem lazim. Em az 2 saat once orada olmam gerektigini varsayarsak havaalanda 5.00 de olacak sekilde hangi ulasim araci ile varilabilir? İnternette seo coplugunden adam akilli bilgi yok.
Arkadaslar merhaba, pazar sabahi 7.15 de ucusum var ve antalya otgarindan havaalanina geçmem lazim. Em az 2 saat once orada olmam gerektigini varsayarsak havaalanda 5.00 de olacak sekilde hangi ulasim araci ile varilabilir? İnternette seo coplugunden adam akilli bilgi yok.
0
totalstation
(09.01.23)
o saatte havaş ya da taksi var sadece
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.01.23)
Direkt otogardan belediye otobüsü ve tramvay varmış ama ikisinin de saatleri uymuyor.
www.antalyaulasim.com.tr
moovitapp.com

Bir tek Havaş kalıyor, galiba otogarın karşısında durağı, orada birine sorsanız durağın yerini gösterirler zaten.
havas.net Şurada aşağı inip Antalya şehir merkezi > Antalya havalimanı seçerseniz hareket saatleri ve duraklar gözüküyor.
0
kobuzchu kiz
(09.01.23)
600 24 saat diye biliyorum. tekrar kontrol etmek lazım uzun süre oldu kullanmayalı.
0
dr doofenshmirtz
(09.01.23)
t1A tramvayina binin, havas'a kaptirmayin
0
tantavizisyon
(09.01.23)
yurtdışı değilse 30 dakika önce olunca bile sıkıntısız gittim ama tabi checkin yapmıştım online
0
ShadowOfMoon
(09.01.23)
(7)

Anne babamı Doktora gitmeye ikna edemiyorum

Gradient_tabanlı_mor
Şimdi bizimkiler 55+, doktora yapmış, 2şer üniversite bitirmiş kendi çapında gayet bilinçli ve akıllı insanlar. İkisinin de kontrole gitmesi gerekiyor. Özellikle annemin kronik kalp hastalığı var. Ömür boyu ilaç kullanmak zorunda. Bunun için doktora gitmesi gerek. 2 senede bir anca gidiyor zorla. H
Şimdi bizimkiler 55+, doktora yapmış, 2şer üniversite bitirmiş kendi çapında gayet bilinçli ve akıllı insanlar. İkisinin de kontrole gitmesi gerekiyor. Özellikle annemin kronik kalp hastalığı var. Ömür boyu ilaç kullanmak zorunda. Bunun için doktora gitmesi gerek. 2 senede bir anca gidiyor zorla. Hele ki belli bir yaş üstüne meme kanseri, smear testi vs gidilmesi lazım bunlar için asla ikna olmuyor.

Bu konu açılınca ikisi de savunmaya geçiyor. hastalık arıyorsun, hastalık hastası oldun, takıntı yapıyorsun, olmayan hastalığın kaygısını yaşarsan zaten hasta olursun vs…

Sizin ebeveynler gidiyor mu doktora? Nasıl ikna edeceğimi bilmiyorum ve zaten ağır anksiyete hastasıyım ne olur yani gidip baktırsalar her şeylerine. Ne yapabilirim bu konuda?
0
Gradient_tabanlı_mor
(07.01.23)
Bazı insanlarda var o.

Baş edemeyeceği, kabullenemeyeceği bir sorunla karşılaşmaktan korkuyorlar.

Bir tanıdığımız covid sonrası her ihtimale karşı deyip tomografi çektirdi, safra kesesinde taş varmış aldılar. Başka bir tanıdığımıza alakasız bir sebepten yapılan tetkikte böbreğinde ur buldular.
Sizin anne-babanız gibi bir tanıdığımız da bu örnekleri yaşayıp görünce check-up yaptırmaya gitti :)

Çevrede örnek görmek işe yarıyor :)
0
Mirket
(07.01.23)
hasta olan insanları anlatıp korkut bence.

babam lafını etmezdi. çünkü erken teşhis sayesinde kanserden kurtuldu. belli bi yaştan sonra 6 ay düzenli kontrol şart. kalp akciğer beyin şakaya gelmez.
0
jelly bear
(08.01.23)
Benim annem de bu kadar ararsan hastalık bulursun kafasında ama çevresinde erken teşhisle kurtulanlar var. Anneannemle dedem ise geç teşhis olup sorun yaşayanlardan. Bu yüzden nefret etse de sürekli doktora gidip kontrollerini senelik yaptırıyor. Doktorları ailemde bu hastalıklar var tüm testleri yapın diye darlıyor. Çevrenizdeki kişilerden örnekler verin bence. Ya da direkt emrivaki yapıp size check up paketi satın aldım haydi gidiyoruz diyin.
0
jazzabel
(08.01.23)
randevularını alın, ellerinden tutup götürün. olmuyorsa, fazla kendinizi yıpratmayın.
0
holy biblo
(08.01.23)
doktora gitmek istemeyen insanı götüremezsiniz. sizi yorar. ben tecrübelerimle bunu öğrendim.
öte yandan da şu var, insan kendisinin en iyi doktorudur derler. anormal bir durum hissederlerse belki gidiyorlardır. kontrol mantısı ters geliyor bazılarına. benim bir tanıdığımda da şöyle bir şey var; sürekli Mamografi yaptıran birkaç tanıdığımız vardı, onlarda kanser çıktı. o tetkiklerin-ışınların hastalığı tetiklediğini düşünüyor ve gitmiyor. başta kızıyordum, ama sonra dedim ki belki de o haklıdır. teknoloji gibi tıp da sürekli değişiyor, belki Mamografi yasaklanacak ya da başka türlü tetkikler yapılıp eskisine kızılacak.

onları anlamaya çalışıp, zorlamayın. arada hatırlatmanız gerekiyor tabi, özellikle kronik rahatsızlık dediğiniz için, siz de haklısınız. ama onları tamamen haksız görür ve onların penceresinden hiç bakmazsanız bıkar ve onlara kızmaya başlarsınız. bu işe yaramaz.

sağlıklı ömürler diliyorum ikisine de.
0
lovemyself
(08.01.23)
Babam da bu şekilde. Sanırım hastahane veya sağlık ya da ölüm kaygısı hastahanelere karşı 50 yaş üstü grubu uzak tutabiliyor. Veya tam tersi her hafta aynı kaygıyla doktora giden teyzeler amcalar da var. Ters tepkiler olabiliyor. Şimdi araştırdım da yabancı sağlık siteleri 50 yaş üzerine, yılda bir öneriyor. -bence bizim için fazla 'idealist' ve pazarlamaya dönük bir aralık-

Fakat kronik hastalığı olan biri için bence o branşın hocası kaç ayda, kaç yılda bir gel diyorsa öyle gitmek daha makul. Bu arada eğer aktif bir şikayetleri yoksa kış aylarında siz de bence çok ısrar etmeyin. Zira hastahaneler grip vb oldukça kalabalık.
Hiçbirşey yokken hasta olup da dönmesinler.
0
psmstc
(08.01.23)
Aynı bu şekilde doktora gitmeyi şiddetle reddeden, çocuk olmadığı için kucağa alınıp götürülemeyen ama kronik hastalıkları olan bir yakınımızı geçen hafta kaybettik. Kötüleşti, hastaneye gitmeyi kabul etti, acildeki müdahale işe yaramadı, yoğun bakıma alındı, öldü. Bunları hepsi 2,5 gün sürdü.

Anksiyetenizi artırmak istemem ama check-up paketi aldım, hadi gidiyoruz demek iyi bir seçenek. Ama grip mevsimi geçince yapın, o konuda @psmstc haklı.
0
kobuzchu kiz
(08.01.23)
(5)

İkinci kediyi alma kararı

megalomaniac
Evde 1 kedim var. Bu 1. kedi diğer tüm hayvanlardan nefret eden tam bir alfa sokak kedisiydi. Dişi ve insancıl, fakat şiddetli solunum yolları enfeksiyonu atlattı ve sonra ev arkadaşı olduk. Apartmanda koridorda vs yabancı bir kedi görse aşırı derecede kabarıp üstüne atlıyordu, ben zor kurtarıyodum,
Evde 1 kedim var. Bu 1. kedi diğer tüm hayvanlardan nefret eden tam bir alfa sokak kedisiydi. Dişi ve insancıl, fakat şiddetli solunum yolları enfeksiyonu atlattı ve sonra ev arkadaşı olduk.
Apartmanda koridorda vs yabancı bir kedi görse aşırı derecede kabarıp üstüne atlıyordu, ben zor kurtarıyodum, eve aldığımdan beri böyleydi.
Bir süredir hiç yabancı kedi görmedi, ve şimdi apartmanda başka bi yavru(müstakbel 2.kedi) benim evime dadandı. Çok tatlı, erkek, 4-5 aylık diye tahmin ediyorum. Akşam eve geldiğimde zorla eve girip kedimin oyuncaklarıyla oynuyor. (Parazitlerini yaptırdım diğer aşıları da sırası geldikçe yaptıracağım, ama apartmanda yaşıyor tam temiz diyemeyiz 2.kedi için)
2-3 sefer yaptı bunu, kedim aşırı tepki vermedi, 1-2 kere patakladı ama son geldiğinde yapmadı, kenardan hayretle izlemekle yetindi bu arsızlığı shdhş ama wc’sini kullanınca çok sinirlendi ve mecburen 2.yi dışarı çıkardım.

Evim 1+1, odalar kapıyla bölünmemiş arası serbest geçişli. Böyle bir evde bu koşullarda 2.kedi olur mu? Hayvanı alıştırıp tekrar dışarı bırakamam, şimdilik apartman içindeki kedi evleri ve mamalarla idare ediyor ama benim eve girmeye de aşırı hevesli, oyuncaklara çıldırıyor. Ne yapmalıyım fikirlerinize ihtiyacım var! Teşekkürler.

Not: Temizlik ve masraf yönünden de endişelerim var, şimdi bile temizlik konusunu tam çözemiyorum çabucak tozlanıyor ev. Haftada 1 temizlik yetmiyor. 2 kedisi olanlar nasıl yapıyor?
0
megalomaniac
(06.01.23)
Tüm hayvanlardan nefret eden dişi kedimizin yanına minik bir dişi kedi daha getirdik iki yıl önce. Ama biz ufak kediyi ayrı bir odada tuttuk bir hafta boyunca, öyle bir imkanınız yok sanırım. Sonuç olarak ufak kedi sağlam dayak yedi, şu an ablasından daha iri olmasına rağmen ara sıra dayak yemeye devam ediyor. Birbirlerini sevmiyorlar ama alıştılar, ikisi aynı yatağın/koltuğun ayrı kenarlarında yatıyor, ikisi de bizimle uyuyorlar ama yine hır gür çıkıyor sık sık. Eve alacaksanız bir süre kontrollü bir araya getirip siz yokken/uyurken ufak kediyi ayrı bir yere kapatmanız iyi olur. Bir de ikinci kum kabı şart.

Masraf konusunda "çok fark etmiyor ya" diyenler olacaktır, inanmayın. Mama ve veteriner masrafı iki katına, kum masrafı en az 1,5 katına çıkıyor. Temizlik konusunda: biz koltuklarda kedi kılı olmasına fazla takılmıyoruz. Yerleri robot süpürge hallediyor. Kum kabı arka balkonda, eve fazla kum/koku yayılmıyor.
0
kobuzchu kiz
(06.01.23)
6 yaşında, hayatında kediyi sadece camdan balkondan görmüş, dışarıdan ve yabancılardan deli gibi korkan (kısır erkek) kedim bile (dişi yavru) eve yeni gelen kediye alıştı. başlarda pataklama, hıslama, kıskanma oluyor birkaç hafta gözetim altında bir araya getirmek gerekiyor. benimkinin alışması 2 hafta falan sürdü. can ciğer kuzu sarmaları şimdi. eve yeni gelen kediden ev kedisine hastalık bulaşabilir ona dikkat etmek gerekiyor.
0
dr doofenshmirtz
(06.01.23)
Ben ikinci kedi konusunda çok da yüreklendirici olamayacağım maalesef kendi bakış açımla. Bizim 5.5 yaşındaki kedimiz tam dediğiniz profilde bir kedi; başka bir kediye asla tahammülü yok. Bu 5.5 yıl boyunca Babası ve erkek kardeşi tatillerde ve taşınma durumlarında 2-3 kere gelip bizde kaldılar; bizimki her seferinde nefret kustu. Sevmiyor. Kendisi de erkek ve üç kedi de kısırdı.

Babası ve erkek kardeşi de ablamizda birlikte yaşıyorlardı. Babaları bu yavrular gelene kadar çok sevecen bir kediyken oğlu ile birlikte yaşamaya başlayınca hayvan resmen karakter degistirdi, insanlara yaklaşmaz oldu. Çenesinde iri sivilceler çıktı. Sonrasında alıştı ama hiçbir zaman onunla birlikte yaşamaktan mutlu değildi. Derken geçen sene hastalığı yüzünden bizim kedinin kardeşi maalesef öldü. Hepimiz çok çok üzüldük. Fakat sonradan gördük ki baba kedi yine karakter degistirdi, o eski sevecen kedi moduna geçti ve çok mutlu.

Etrafımdaki iki kedili evlerde hep eve ilk gelen kedi mutsuz şekilde devam ediyor hayatına. Aynı anda sahiplenen kardeşler olursa onlar anlasabiliyor.


Bizim kedi de tek başına ama gayet mutlu bir kedi.

Demem o ki ben ikinci bir kediyi almak konusunda çok da pozitif değilim.

Masraflar da artıyor tabii ki sonuçta mama iki kati, kum iki katı. Tüy de iki katı haliyle.
0
fraise
(06.01.23)
Bu genellenebilecek bir konu değil. Sizinkinde pozitif bir gelişme var anlattığınız kadarıyla neden olmasın? İkinci kediyle sosyalleşmenin çok iyi geldiği kediler de var. Ufak denemelere devam edin zaten önümüz kış. Günde iki kiloya yakın mama dağıtan biri olarak maddi kısmına yorum yapmam mümkün değil maalesef. Keşke sahiplenme daha çok olsa da bizim başımıza bu kadar hayvan kalmasa diyebilirim sadece.
0
sibertenik
(06.01.23)
alışır, alışmayan kedi görmedim hatta oyun arkadaşı olurlar. en kötü ihtimal herkes kendi bölgesinde yaşar arada bir restleşirler ama birbirlerini öldürmezler.
0
orpheus
(06.01.23)
(16)

% kaç köylüyüm?

pavlis
Çorbayı ve çorba içmeyi çok sevdiğin için günde en az bir öğün ki çoğunlukla öğlen, ilk öğün olarak çorba içiyorum. Çorbaya ekmek banmayı ve öyle yemeyi de seviyorum. Fakat dikkat ettiğim kadarıyla herkes bir kaşık çorba içiyor sonra ekmekten bir parça ısırıp çiğniyor. Bu bana çok anlamsız ve gereks
Çorbayı ve çorba içmeyi çok sevdiğin için günde en az bir öğün ki çoğunlukla öğlen, ilk öğün olarak çorba içiyorum. Çorbaya ekmek banmayı ve öyle yemeyi de seviyorum.
Fakat dikkat ettiğim kadarıyla herkes bir kaşık çorba içiyor sonra ekmekten bir parça ısırıp çiğniyor.

Bu bana çok anlamsız ve gereksiz geliyor. Köylülükse bile iyi bir köylü olduğumu bildirmek istiyorum.

Yine de bu hareket yüzde kaç köylülüktür?
0
pavlis
(05.01.23)
Çorba yemeyi çok sevmem de (çorba bence içilmez yenir ama bu başka bir tartışma konusu, geçiyorum o yüzden) mercimek severim mesela. Ekmek çok tüketmemeye çalışıyorum ama ekmek yiyeceksem yanında çorbaya doğrarım ekmeği. Senin gibi arada banarak da yiyebilirim. Ama bi kaşık çorba bi parça ekmek yapmam sanırım çok mantıksız geldi.
0
nundu
(05.01.23)
Yani kibarcası o örnekte dediğiniz tabii.

Yabancılarda da yanlış hatırlamıyorsam çorbanın yanında ekmek kırıntısı oluyor onu çorbayla karıştırıyorlar.

Banma olayı belki köylülük olabilir hiç düşünmedim ama

Çorbaya ekmek banan veya kaseyi kafaya diken birini görsem köyüne dön diye bağırmam yani. İçimden de geçirmem.

Amaç gıdanın boğazdan geçmesi işte çirkinleşmedikten sonra istenildiği gibi yenilebilir bence. Ağız şaplatılıp ses çıkarılmasın yeter
0
ananiyimioguz
(05.01.23)
çorbaya ekmek atarsan köylüsün kruton atarsan havalısın
0
freebird5406_2
(05.01.23)
Çorbaya ekmek atmak köylülükse ben de köylüyüm. Gerçi ben zaten köylüyüm, babamın koyunları bile var.

Ama azıcık formal ortamda bir lokma ekmek, bir kaşık çorba modelini tercih ediyorum. (Bu arada adabımuaşeret gereğince ekmek ısırılmaz, tek lokmalık parçalar halinde koparılarak yenir. Siz de ekmeği ısıranlara içinizden pis görgüsüz falan diyebilirsiniz.)
0
kobuzchu kiz
(05.01.23)
çorbaya ekmek banan hayatımda görmedim. ekmekleri parça parça içine mi atıyorsun, yoksa ekmeği çorbaya bandırıp ağzına atıp sonra kaşıkla çorba mı içiyorsun? çirkin bir görüntü bence.

her öğünde çorba yemek köylülük değil aksine sağlıklı bir şey bence. hatta içine kurutulmuş ekmek atıyorsan frankofon bile denilebilir dsaasd
0
abelardo
(05.01.23)
Ekmeği banıp sonra ısırıp yiyorum
0
🌸pavlis
(05.01.23)
Dilimlenmiş ekmeği koparmadan çorbanın içine mi daldırıyorsunuz?
0
pispinti
(05.01.23)
Evet bir parça koparıp çorbaya banıyorum
0
🌸pavlis
(05.01.23)
Daha önce dediğiniz şekilde yapan görmedim. Ekmeği elle doğrayıp çorbanın içine atmak ve çorbayı öyle kaşıklamak daha güzel değil mi?

Karşımda birisi sizin gibi yapsa tuhaf bulurum. "Köylü" diye düşünmem. Değişik derim.
0
pispinti
(05.01.23)
Hindistan köylüleri için ikisi de yanlış. Hintli arkadaşlarım çorbayı kaşıkla alıp pilavın üstüne döküp öyle yiyor. Ya da pideyi koparıp, kaşık gibi büküp, çorbadan içine doldurup yiyorlar. İki türlü de güzel oluyor ama ikincide eller yağlanıyor tabi.
0
kurbanlik koyun
(05.01.23)
köylülük bu değil
çorbaya ekmek bandın diye köylü olmazsın benim çevremce.
0
basond
(05.01.23)
ben ilk defa üniversitede görmüştüm böyle bir şeyi ve çok şaşırdığımı hatırlıyorum. köylülük mü bilemeyeceğim ama en hafif tabirle alışılmadık.
0
şeyh x
(05.01.23)
bu tarz seylere takilmayi birakiniz.
bunun koylulukle falan alakasi yok ve koyluluk kotu birsey degil.
0
cooperr
(05.01.23)
Çorba içmek değil de anlattığınız tarzda ekmek banıp ısırmak varoş işi olabilir, Türk filmleri canlandı gözümde.
Sahne 1: Fatma Girik, üstünde şalvarı oturmuş yere sofra başında soğanı bir yumrukla kırıp çorbaya ekmek banıp banıp ısırarak yiyor.
Sahne 2: Bulut Aras başında kasket, burma bıyıklar, kırmış dizini oturmuş sofraya bir yandan çorbayı kaşıklıyor diğer yandan ekmeği banıp ısırırken konuşuyor; o tarlaları satıp şehre varırız deyu :)
0
epitaf
(05.01.23)
Biraz fazla ..
0
abuzer
(05.01.23)
biraz. ben görsem garipsemem. ancak fazla ekmek tüketmek daha büyük köylülük.
0
paintov
(06.01.23)
(5)

kıtap hk

take stay
Bir süre önce bir kitap okumuştum, bir türlü hatırlayamıyorum. Kitapta (ya da bir bölümünde) dünyanın sonu gelmişti ve çok az insan hayatta kalmıştı. Bir süre sonra birbirleri ile karşılaşıyor ya da bulmaya çalışıyorlardı, modern zamanlardan sonra bir felaket ve ilk devirlere dönüş gibi bir konu var
Bir süre önce bir kitap okumuştum, bir türlü hatırlayamıyorum. Kitapta (ya da bir bölümünde) dünyanın sonu gelmişti ve çok az insan hayatta kalmıştı. Bir süre sonra birbirleri ile karşılaşıyor ya da bulmaya çalışıyorlardı, modern zamanlardan sonra bir felaket ve ilk devirlere dönüş gibi bir konu vardı. Hangi kitaptı bilen var mı acaba?
0
take stay
(02.01.23)
Yol (Cormac McCarthy) olabilir mi?
0
zihua
(02.01.23)
Yol değil, teşekkür ederim
0
🌸take stay
(02.01.23)
Uzaktan çağrışım yapan kitaplar:
Kumsalda (ilk çağlara dönüş yok)
İyi güzel muhteşem yarın (harika güzel yarınlar diye de basıldı sonra)
Post apokaliptik romanlardan bol bol sayabiliriz bu soruya, daha fazla detay var mı aklınızda kalan?
0
kobuzchu kiz
(02.01.23)
Bunlar da değil, hiç alet edevat olmadığı için taş devrinden yaşamaya başlıyorlardı, bir de öncelikli amaçları çoğalmaktı, başka bişey hatırlayamadım :(
0
🌸take stay
(02.01.23)
Evrenin Sonundaki Restoran olabilir mi acaba?
0
peki madem
(02.01.23)
(1)

turk vatandaslari ve kktc

delnaja
kac gun kalabiliyor? bi yerde 90 gun yazmislar baskasinda sinirsiz. simdi ben istesem turkiyeden kalkip girnede bi ev kiralasam senelik, kalabiliyor muyum, kalamiyor muyum?isin dogrusu nedir?
kac gun kalabiliyor?
bi yerde 90 gun yazmislar baskasinda sinirsiz.
simdi ben istesem turkiyeden kalkip girnede bi ev kiralasam senelik, kalabiliyor muyum, kalamiyor muyum?
isin dogrusu nedir?
0
delnaja
(02.01.23)
0
kobuzchu kiz
(02.01.23)
(8)

Çalışma sandalyesi önerisi

stronzo
Üzerinde rahatsızlık hissetmeden saatlerce çalışabileceğim bir çalışma sandalyesi almak istiyorum. 182 boyunda 78 kilo bir bireyim. Önerilerinize açığım. 7 bin liraya kadar bütçem var.
Üzerinde rahatsızlık hissetmeden saatlerce çalışabileceğim bir çalışma sandalyesi almak istiyorum. 182 boyunda 78 kilo bir bireyim. Önerilerinize açığım. 7 bin liraya kadar bütçem var.
0
stronzo
(29.12.22)
Nurus Uneo kullanıyorum. Çok memnunum. Nurus'un farklı modelleri var, fiyatları değişebiliyor ve bazı modellerde kampanya olabiliyor. Ben deneyip aldım, satış temsilcisi kişiden kişiye en rahat model değişiyor demişti.
0
perferil
(29.12.22)
Oyuncu koltuğu olur mu? Ben de 182/78'im. Şu sandalyeyi aldım çok memnunum.

www.pttavm.com
0
havadakarada
(30.12.22)
Bu arada çalışma koltuğu bu sandalye değil sanki :)
0
havadakarada
(30.12.22)
Oyuncu koltuğu olmasa daha iyi. Deriyi konforlu bulmuyorum. Ayrıca güzel de durmuyorlar. Koltuk/sandalye orasını pek düşünmedim açıkçası. Bana kalırsa tam olarak koltuk da denemez:) Orası çok da önemli değil sanırım.
0
🌸stronzo
(30.12.22)
Ben bunu da aldım deri olmasın diye

ty.gl

Ayrıca bu modelin tamamen kumaş kapli olanı da var. Ayrica bu markanin iş için olan modelleri de vardı bakabilirsinizm
0
havadakarada
(30.12.22)
gursanmobilya.com.tr
Bu benimki, "sırtı daha fazla dikilebilse daha iyiydi" dışında şikayetim yok. Aynı markanın diğer modellerine de bakabilirsiniz.

www.xdrive.com.tr
Bunlardan biri de eşimin, hangisi olduğundan emin değilim ama kumaş oyuncu koltuğu çıkmış diye çok sevinerek almıştı. Şikayeti yok.
0
kobuzchu kiz
(30.12.22)
Ikea Markus alın geçin ya boyunuz da uygun. 7 bin liralık bir şeyle Markus arasındaki konfor farkı çok sıradışı olmaz. Ergonomi profesörü falan olmak lazım o farkı hissetmek için.
0
vedatchilipeppers
(30.12.22)
rapido marka çalışma koltukları çok rahat.
trendyoldan bakabilirsin
0
the junior jr
(30.12.22)
(15)

kedileri ne yapmalı?

cockiness
merhabalar, evde 2 kedimiz var. bi tanesi(dişi) yaklaşık 5, diğeri (erkek) de 2,5 yaşlarında. ikisi de kısır.ikisini de sokaktan bulan kişilerden sahiplendik. daha önceleri evi pislettiğine dair eşimin söylenmeleri oluyordu ama çok da üstelemiyordu. bu arada ilk kediyi kendisi istediği için sahiplen
merhabalar, evde 2 kedimiz var. bi tanesi(dişi) yaklaşık 5, diğeri (erkek) de 2,5 yaşlarında. ikisi de kısır.

ikisini de sokaktan bulan kişilerden sahiplendik. daha önceleri evi pislettiğine dair eşimin söylenmeleri oluyordu ama çok da üstelemiyordu. bu arada ilk kediyi kendisi istediği için sahiplendik. ikinci kediyi ben bulmuştum, o çok istemiyordu ama sonradan kabul etti. ikisi de yavruydu, biz büyüttük, alıştırdık birbirlerine.

ama ne olduysa eşim doğum yaptıktan sonra oldu.
kedilerin tüyleri, kumları, mama kırıntıları, yere döktükleri sular vs. iyice kendisine batmaya başladı. devamlı bana bu kedileri göndereceksin deyip duruyor.

bu aralar nerdeyse iki güne bir bu sebepten tartışma çıkıyor. kendisi çalışmıyor ve evde bebeğe bakıyor, bende evden çalışıyorum. her gün bu konu açılıyor temizlik yaparken. bende madem bu kadar titizdin niye aldın eve diyorum. işte tek kedi varken böyle değildi falan diyor.
bebek emeklerken üstü başı tüy oluyor falan diyor. bazen kediler evde oynarken falan çocuğu uyandırabiliyor nadir de olsa, bu zaman iyice deliriyor kendisi.

sabahları kalktığımda o uyanmadan koltuklardaki tüyleri falan alıyorum. öğle aramda evi süpürmeye çalışıyorum, kedilerin kumunu temizliyorum, dökülen kumları süpürüyorum. sırf bu sebepten robot süpürge, dyson falan da aldık. ama ona göre ev her türlü pis, çünkü kediler batırıyor. kedisiz arkadaşlarının evleri 2 gün süpürülmese de temiz, bizim ev her gün süpürsek bile pis oluyor.

ben kedileri göndermek istemiyorum ama artık bu muhabbetten de sıkıldım açıkçası. ne yapabilirim? bana bir yol gösteren olur mu? dedemlerin köyü var oraya mı götürsem diyorum. mama falan da yollarım zaten hep, aç kalmazlar. ama dışarda yapabilirler mi tam da emin olamıyorum. önümüz de kış zaten.

kediler de cins kedi değil, bildiğiniz tekir. sahibinden'de ilan vereyim dedim ama bi sürü ilan var. kimse de gelip bizim kedileri almaz diye düşündüm açıkçası. yavru falan olsa belki o zaman belki bulabilirdim.

açıkçası işin içinden çıkamıyorum :( vicdanım el vermiyor ama evimizin içinde de huzur kalmadı bu yüzden.
0
cockiness
(27.12.22)
eşin kedilere takmış bence bir kere, artık ağzınla kuş tutsan o kediler gitmediği sürece evin temiz olduğuna inanmayacak. annelik içgüdüsü ile belki daha önce umursamadığı tüydür kumdur bunların bebeğe zararlı olabileceğini düşünüyordur.

kediler eve sokaktan geldiyse de artık alışmışlar, geri sokakta yaşayamazlar. köy ortamında evde takılıp istediklerinde dışarı çıkabileceklerse bu olabilir tabii.

bana şu anda en mantıklı çözüm sahiplendirmek gibi göründü.
0
knight of cydonia
(27.12.22)
eşiniz manevi yönü kuvvetli biriyse (dini inançlı vb. demiyorum, o ayrı bir şey), bebek yüzünden kış gelirken iki ev kedisini sokağa atmayı gerçekten isteyip istemediğini, bu vicdani yükü yüklenmeye hazır olup olmadığını sorun.
bebek geldi diye kediler giderse ve bir de mağdur olurlarsa, çocuğun aile sisteminde durup dururken dengesizlik yaratılmış olur çünkü şu anda bebek olsa da çocuk bu durumu hisseder.
karma gibi bir şeyden bahsetmiyorum, o ayrı bir konu, benim bahsettiğim aile dinamiklerinin dâhil olduğu sistemik yapı.

belki bunu söylediğinizde biraz düşünür veya bir tokat etkisi olur çünkü bence mantıklı düşünemiyor ve bunun altında başka bir şey var.

psikolojik olarak ele alırsak da çocukça davranıyor.
olgun ve üstelik artık ebeveyn olan bir yetişkin olarak aynı çatı altında yaşamanın ortak yolunu bulması veya bir şekilde ayak uydurması gerekirdi.
sonuçta hamile kaldığında da kediler vardı, kediler "evlat edinilirken" de bir gün çocuk yapabileceğinizi biliyordu.

bu yüzden psikolojik olarak ucu başka yere bağlanıyor olabilir diye düşünüyorum çünkü normal şartlarda belli ki aklı başında bir insan ve kendisiyle çeliştiği bir süreçte.
temizlik konusuna neden bu kadar saplandığını bulmakla başlamak işe yarayabilir.
mesela o çocukken ailesinde hayvandan veya hijyen eksikliğinden kaynaklı bir hastalık, ölüm vb. olmuş mu?
ya da kendisinin başına böyle bir şey gelmiş mi?
veya çocuğu koruyamayacağına dair sahip olduğu başka temellere dayanan korkuları mı var?
kendi annesiyle arası nasıl?
hastalık korkusu, koruyamama korkusu, yetersizlik hissi vb. olabilir.
bence oturup bunları da konuşabilir, düğümü bulabilirsiniz.
bu saplantı çok normal değil, belli ki bir nedeni var ve bu bebeğin gelmesiyle birlikte eşiniz bir şekilde tetiklenip regrese olarak başka bir yere gidiyor zihinsel olarak.
konu kediler değil muhtemelen.
0
blatta hiberna
(27.12.22)
Bence bir süre idare edin alttan alın muhtemelen psikolojik bir sorun yaşıyor kendisi. Emekleme sürecinden sonra bence normalleşir diye inanıyorum. Yoksa yaptığı şey çok çirkin küçük kediyi eve alıp alıştırıp göndermek istemek. Ne yazık ki düz tekir olduklarından sahiplendirmek de zor ki kediler evine sahibine bağlıdır yani.
0
denizgonen
(27.12.22)
Zor durum. Ancak eş olmak böyle durumlarda uğraş gerektirir. Konu kedi değil diye düşünüyorum. Eşinizin evdeki yükünü hafifletmeniz gerekiyor. Kediler gitse bile, başka problemler çıkabilir (doğum ve hormonlar ve ek işler vs).

Vicdan açısından, kışın sokakta ölürler. Bu kesindir, sizin iyi veya kötü niyetinize bağlı değil. Dışarıda zatürre olurlar en iyi ihtimalde, çünki saklanacak yer bulmayı bile bilmezler. Kar yağarsa, ömürleri yaklaşık 3 gündür malesef (susuzluktan böbrekleri iflas eder).

Eşinize, onu anladığınızı ve yaklaşık 2 ay daha sabretmesini rica edin.

Evin temizlenmesine bizzat katılın, süpürgeyi elinize alın :)

Kış boyunca kedilerin evin bir veya iki odasında (mümkün olduğunca) kalmasını sağlayın. Bu arada sahiplendirmek için elinizden geleni yapın (şikayet etmeniz yarar sağlamaz). Özellikle kedi besleyen yakınlarınıza sorun.
0
alfired
(27.12.22)
tavrı sadece kediler konusunda mı değişti yoksa genel ruh halinde bir depresiflik-tükenmişlik mi var ?

insanlar ruhen yorgun olduğunda ufak şeyler batmaya başlar. bebek de onu çok yoruyordur.
0
orpheus
(27.12.22)
eğer kedileri yollarsanız kediler gittikten sonra sıra size gelebilir. ondan sonra sizin her yaptığınız göze batacak.

acaba bebek içinde aynı şeyi yapacak mı? biraz büyünce oda etrafı kirletecek, atacak dökecek. bıktım bundan deyip çocuğu da mı sahiplendireceksiniz.
0
astronom bey
(27.12.22)
Bu kedileri göndereceksin çok sert olmuş ya.

Yavrudan eve alıştılarsa sokak gerçekten çok zor hatta azcık imkansız artık o hayvanlara, çok yazık olur.
0
hedep
(27.12.22)
Çok istiyorsan kendin götür at deyin. Yapar mı öyle bi şey?
0
elorelia
(27.12.22)
"ama ne olduysa eşim doğum yaptıktan sonra oldu." evladınız oldu yani?
kediler yalnızların oyalangaçı. şimdi hanımınızın başında insan evladı gibi bir meşguliyet var. kedilere merhametle bakıp ardlarını toplamaya lüzum kalmamış
0
comp
(27.12.22)
@orpheus yok davranışı sadece kediler konusunda değişti diyemem aslında. ama konu çok uzayacak diye başta yazmamıştım. genel olarak davranışları değiştiğini gözlemleyebiliyorum. daha çabuk sinirlenen, daha tahammülsüz, daha fazla yakınan biri oldu malesef.

bebekle uğraşmak gerçekten zor. farkındayım, kolay şeyler yaşamadı. bende her ara verdiğimde bebekle ilgilenmeye çalışıyorum, ev işlerine yardım etmeye çalışıyorum. ama inanın elimden bu kadarı geliyor. evden de çalışsam gündüzleri bitirmem gereken işler oluyor.

psikolojik destek alma konusunda ikna ettim son günlerde, bulduğum bi psikologla görüşmeye başlayacak inş.
0
🌸cockiness
(27.12.22)
Cevaplara şöyle bir baktım da gözümden kaçmış olabilir, postpartum depresyon olabilir mi? Genel olarak davranışları değişti dediğiniz için özellikle. Psikologla görüşecek de diyorsanız umarım toparlanır. Kedilere de hiç olmazsa bahara kadar sabretmesini isteseniz o arada belki başka birine sahiplendirirsiniz, belki eşiniz yumuşar vazgeçer.
0
kobuzchu kiz
(27.12.22)
Sizin için çok zor süreç. Kedileri dışarı atma düşüncesi fikri bir ömür sizin vicdanınızı kemirecek. Ben doğanın bir gücü ve dengesi olduğuna inanıyorum. Böyle bir durum olduğunda da bence o miniklerin ahı sizin üzerinizde olacak. Ben bilimsel açıklama yapabilecek yetkinlikte değilim ama eşiniz bu konuda maalesef çok vicdansız düşünüyor.
0
Weeze3r
(28.12.22)
Bizimde 1 yaşında kızımız var. Eşim sürekli evden çalışıyor ve evimizde anneanne de var. Aynı katta 2 kedi, bir köpeğimiz bulunuyor. Eşimin annesi tüy ve temizlik konusunda acayip hassas ve biz sürekli dalga geçerdik tüyden ne olacak çocuğun bağışıklığı güçlenir işte vs diye. Ama eşim bile bahsettiğiniz gibi özellikle çocuk emeklemeye başladıktan sonra kedilere ve köpeğe taktı. Tüylerinden, çocuk uyurken bazen gereksiz miyavlamalardan yaramazlıklardan çocuğun uyanmasından epey bir gerildi yer yer atacam hepinizi diyip de durdu. Ancak hiç temelli gönderelim vs demedi.

Ne yapıyoruz peki, sabah daha çocuk emekleme işine girmeden çocuğun dolaştığı her yer baştan aşağı süpürülüyor. Köpek eskiden koltukta yanımızda üstümüzde uyurdu, anne anne izin vermediği için artık köpeğe koltuk yasak, köpek çıkarken kediler koltuğa çıkmıyordu şimdi onlar rahat rahat koltuklarda takılıyorlar. Uyurken ses konusunda miyavlama yaramazlık olunca hemen geçici olarak (özellikle gecenin 3-4 ünde olunca) yan odaya kapatıyorum kedinin birini, köpek zaten aşağıda salonda takılıyor.

Siz zaten temizlik olayında epey bir çaba gösteriyorsunuz gördüğüm kadarıyla. Belki ev müsait ise ideal olmasa da sizde geçici olarak bir odaya kapatma yoluna gidebilirsiniz.

Ama bu durumun herşeyden önce eşinizin şuanki durumundan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Çocukla, sürekli evde birincil ilgilenen kişi olmak psikolojilerini çok etkiliyor. Ya size ya evdeki başka birşeylere sarıyor. Dolayısıyla sabır edip, onu rahatlatmaya çalışın ve bu sürecin de geçici olduğunu düşünüp ona da bunu hatırlatmaya çalışıın.

Evdeki hayvanın çocugun gelişimi üzerinde de çok olumlu etkileri var. Bu süre geçecek ve o hayvanlarla çok mutlu bir çocucukluk geçiriyor olacak. Bunları da belirtebilirsiniz.
0
FAtE
(28.12.22)
Kedileri tiras ettirmeyi onerebilirsiniz. Evet kedicikler icin hos degil ama bu psikolojik durumda evde durmalarini saglayacaksa :(
0
ThomasJefferson
(28.12.22)
doğum sonrası depresyonu diye birşey var, belki eşiniz ona tutulmuştur.
normalde dert etmeyeceği şeyleri dert ediyordur.
bunu bir araştırın çaktırmadan bence.
kediler konusunda, evinizde bir odayı, kedi odası yapsanız, kedilerin o odanın dışına çıkmasına engel olsanız nasıl olur? kediler elbette bu işten hoşlanmaz ama eninde sonunda alışırlar diye düşünüyorum, hele de çift kedi olunca. bir kaç gün/hafta kafa şişirirler ama alışırlar, sokağa düşmelerinden her halde iyidir. zaten bebeğiniz biraz büyüyünce kedilerin gönderilmesini istemeyecektir.
0
vizivozo
(28.12.22)
(1)

Urun paketlemede kullanilan, yirtilabilen kapak emniyet filmine deniyor?

ermanen
Urun paketlemede kullanilan, yirtilabilen kapak emniyet filmine ne deniyor? Genelde silindir paketlemede oluyor. Silindir ilac kutularinda oluyor hep. Silindir protein tozu kutularinda da oluyor. Daire seklinde.Protein tozu kutularindaki ince sac, aluminyum gibi. Ilac kutularinda genelde guclu bir
Urun paketlemede kullanilan, yirtilabilen kapak emniyet filmine ne deniyor? Genelde silindir paketlemede oluyor. Silindir ilac kutularinda oluyor hep. Silindir protein tozu kutularinda da oluyor. Daire seklinde.

Protein tozu kutularindaki ince sac, aluminyum gibi. Ilac kutularinda genelde guclu bir kagit gibi oluyor.

Turkce'de tam olarak ne deniyor bulamadim.

Emniyet filmi diye arayinca farkli seyler cikiyor.

Ingilizce'de de farkli isimleri var sanirim: (ama hepsi ayni olmayabilir)
- cap liner (ama bunlar kapaga birlesik olanlar da olabilir)
- bottle seal
- pressure sensitive seal
- safety seal
- tamper-evident seal
- tamper-proof seal
0
ermanen
(27.12.22)
Anladığım kadarıyla alüminyum folyo kapak ve/veya medikal conta
www.serkanetiket.com.tr

Edit:
ya da kapak folyo/folyosu
www.assanaluminyum.com
www.etapak.com.tr
0
kobuzchu kiz
(27.12.22)
(5)

saclarini ilk kez boyayacak birine oneriler

fraise
saclarimdaki beyazlar son uc yildir giderek artiyor; bu zamana kadar bir sekilde geldik ama artik bayagi rahatsiz etmeye basladi beni. Artik boyatmaya karar verdim.saclarim oldukca gür, kalin telli ve koyu renkli. genelde de saglikli bir gorunume sahip. Simdi kuafore gidip ombre vs islemleri yaptir
saclarimdaki beyazlar son uc yildir giderek artiyor; bu zamana kadar bir sekilde geldik ama artik bayagi rahatsiz etmeye basladi beni. Artik boyatmaya karar verdim.

saclarim oldukca gür, kalin telli ve koyu renkli. genelde de saglikli bir gorunume sahip. Simdi kuafore gidip ombre vs islemleri yaptirip ilk andan sacima zarar vermek istemiyorum ve kullandiklari boyaya da guvenemiyorum. Ayrica bu hayatta en nefrettigim seyler siralamasinda 'kuaforde uzun saatler beklemek' ilk bese rahatlikla girer.

Annem de temiz icerikli sacinin tonuna benzer bir tonda (belki bir iki ton acigi olabilir) boya alalim, evde ben boyarim dedi. Zaten yillarca cevresindeki cogu kisinin sacini boyamisligi var. Mantikli geldi.

Annem evde boyarken ve sonrasinda nelere dikka edelim? Bir de temiz icerikli ve guzel bir marka tavsiyeniz olur mu? (yerli markalar olmazsa sevinirim)

tesekkur ederim simdiden herkese.
0
fraise
(27.12.22)
saçınızın bir ton açığını anneniz boyayabilir. ben senelerdir kendim boyuyorum. önceleri garnier kullanıyordum, son zamanlarda palette kullanıyorum daha parlak yapıyor saçı.
boya paketinde kullanımı, alerji testi vs yazar.

45 dk bekletip ılık suyla duruluyorum. sonra boya kutusundan çıkan kremle saça masaj yapılıyor. 2 defa da şampuanlıyorum.
dip boyayacaksam eğer önce dipleri boyuyorum, kalanı tüm saça masaj yaparak uyguluyorum
0
bahçedekisandal
(27.12.22)
Kutu boya alirken zaten kendi renginizin birkac ton acigini almanizi oneririm. taban koyu oldugu icin herhangi bi renk daha koyu cikacaktir. alt tonunuz sicaksa kullu boya alin degilse sicak renk secenilirsiniz. anneniz tecrubeliyse cok bir sey demeye gerek yok. ama ben yerinizde olsam kuaforde isilti attiririm balyaj vs. isvicreye gitmeden :)
0
ala09
(27.12.22)
sachane.com bu marka amonyaksız ve saç kurutma makinesiyle ısıtarak sabitleniyor, annem kullanırdı eskiden ve saçına gözle görülür zararı hiç yoktu.

Yalnız bunu internetten alırsanız oksidanını ayrı almanız gerekiyor sanırım, kutu boyalar gibi hepsi içinden çıkmıyor. Etrafınızda kuaför toptancısı/ıtriyatçı varsa orada hangi renge hangi oksidan gibi yardımcı olabilirler.
0
kobuzchu kiz
(27.12.22)
Kuaförlerin cila dedikleri bir şey var. Boyayı su katarak seyreltip öyle sürüyorlar.

www.instagram.com

Şurada bir örneği var. Bir bakın isterseniz
0
yazdonumu
(27.12.22)
boyadan sonra saçlarınızdaki boyayı yıkarken şampuan vb. kullanmayın. duru su ile yıkayın boyayı. sonra kutu içinden çıkan kremle bakım yapın. boyanın kalıcılığını inanılmaz etkiliyor bu yöntem. kuaför önermişti bana, yıllardır böyle uygularım ve arada gerçekten fark var kalıcılık olarak.
0
Phoebe
(27.12.22)
(17)

Evlenecek ya da taşınacak olsanız aile evinizden neleri alırsınız?

Cesario
Ben Tv ve tv için hoparlör aldım eve. Alırken de dedim aileme ileride götürürüm bunları peşinen söyleyeyim diye. (tabi ki evde ailem için başka bir tane daha tv var)Geçende sohbeti açıldı. Bir arkadaşım dedi ki abim evdeki basküle kadar aldı götürdü evlenirken diye. Sizin cevaplarınızı merak ediyoru
Ben Tv ve tv için hoparlör aldım eve. Alırken de dedim aileme ileride götürürüm bunları peşinen söyleyeyim diye. (tabi ki evde ailem için başka bir tane daha tv var)

Geçende sohbeti açıldı. Bir arkadaşım dedi ki abim evdeki basküle kadar aldı götürdü evlenirken diye.

Sizin cevaplarınızı merak ediyorum.
0
Cesario
(26.12.22)
bana lazım olup aileme olmayanları
0
bir soru sorcam
(26.12.22)
Kendi özel eşyalarım (kıyafet vs) ve tencere tabak harici bir şey almadım.
0
lcha
(26.12.22)
Götürdüklerimi söyleyeyim; L koltuk, TV ve sehpası, çalışma masası-sandalye (yeni evde kendime ofis odası yaptım)

Tencere-tava-çatal-bıçak vb. mutfak gereçleri (mutlaka lazım oluyor). Mutfak için kare şeklinde bir masa ve iki adet sandalye.
0
Lethe
(26.12.22)
Ben aile evinden sadece kişisel eşyalarımı alırdım.
0
bugisme
(26.12.22)
Saadece kişisel eşyalarımı alırım. Annem arada aldığım airfryer için bunu kutusuna koy çeyizine kaldır ya da kendi evin olunca götür:D vs der ama onu da götürmem.
0
Amaranta ursula
(26.12.22)
Ben eşya almadım ama sonradan bana gelenler oldu. Mesela ailem mutfak masasını değiştirdi eskisini bana verdiler, babam ofisi küçülttü oradaki koltuğu bana verdi gibi.
0
peki madem
(26.12.22)
Kişisel eşyalarım dışında benim merakımdan aldığım/alınan ve evde benden başka kimsenin kullanmadığı mutfak aletlerini, manevi anlamı olan birkaç kupayı/bardağı, dekorasyon nesnesini (müzeden alınmış bardak altlıkları, arkadaşımın yaptığı suluboya resim vs), %90 benim kullandığım bir iki valizi aldım.

Sonrasında babam ve vefat etmeden önce annem her gittiğimde/eşimle gittiğimizde kamp sandalyesi, anahtar takımı, İsveç çakısı falan gibi ıvır zıvırlar verip gönderdiler; babam hâlâ devam ediyor.
0
kobuzchu kiz
(26.12.22)
kitaplarımı ve giyim eşyalarımı almıştım yalnızca. çeyiz olarak her şey alınmıştı zaten.
0
deartheodosia
(26.12.22)
Kisisel esyalarimi alirim bir ihtimal kendi odama dolap almistim onu isteyebilirim ama hiiiic sanmiyorum tasiyacagimi. bu evde kullanan cikarsa goturmem

baskul biraz ayip olmamis mi ya. belki o aksam bavul tartmak icin lazimdir balayina giderken falan ama yine de odunc alinabilirdi.
0
ala09
(26.12.22)
Ayrı eve çıkarken kıyafetlerim ve makyaj malzemelerimi almıştım. Bir de kendi uyuduğum yatağı aldım eşya olarak. Sonra her şeyi sıfırdan kendim aldım.
0
ruhen hastayim ben
(26.12.22)
tasinirken evden goturebildigim her seyi gotururdum. annem biraz hoarder zaten, her seyden cok var. carsaf, yorgan, battaniye, yastik, havlu falan ve her turlu mutfak malzemeleri - bunlari sifir almam direkt evden tasirim. annem teklif eder zaten bosuna para verecegine bunlari gotur kullan diye.
0
hot potato
(26.12.22)
Kesin olarak bilgisayar. Kılık kıyafet zaten olacak.

Belki kitaplarım olur.
0
put it in your appropriate place
(26.12.22)
kendi aldığım mobilyalar dahil hiçbir şeyi almadan çıkacağım. Sadece kişisel eşyalar.
0
alaimisema
(26.12.22)
Kitaplarımı ve bir adet tablomu alırım başka da bir şey almam.
0
vedatchilipeppers
(26.12.22)
Kişisel eşyalar+mezatlardan topladığım tablolar. Annem tabloları vermeye gönüllü değil ama bırakmam.
0
jazzabel
(26.12.22)
aile evinden tasinali cok oldu ama o zaman da benim temel ihtiyacim olan ve anneme fazla olan seyleri almistim sadece. Mesela, annem yillar icinde bin tane catal bicak takimi aldigindan evinde 50 catal, 60 bicak, yedi tane spatula vs vardi. Bana her birinden 4-5 tane olacak sekilde catal bicak, tahta kasik falan gibi seyler vermisti ilk etapta isimi gorsun diye. Onun disinda herhangi bir sey almadim kendi giysilerim haric. Almazdim da.
0
sopiro
(27.12.22)
Aile evimdeki yatak odamı boşalttım. Zaten odamda 2 adet tekli koltuktan, 4 kişilik yemek masasına, orta sehpadan çalışma masasına, 2 kitaplıktan şifonyere her şey vardı. Yatak odamdaki eşyalar sayesinde kendi evime çıkınca beyaz eşyalar, bir adet kanepe ve 1 adet gardrop aldım o kadar.
0
denizgonen
(28.12.22)
(5)

hamur dışarıda ne kadar bekler?

teritori
hanımla kızım akşama pide istedi, mecbur öğlen bi hamur yoğurup akşam pide yapacam :)ben öğlen hamuru yoğursam akşam 7'ye kadar dışarıda beklemesinde bi sakınca olur mu?yemek.com cart curt oralarda bilgi var ama ben burada duyuru sakinlerinden net bilgi istiyorum :)pide hamuru: un, su, tuz, şeker, m
hanımla kızım akşama pide istedi, mecbur öğlen bi hamur yoğurup akşam pide yapacam :)

ben öğlen hamuru yoğursam akşam 7'ye kadar dışarıda beklemesinde bi sakınca olur mu?

yemek.com cart curt oralarda bilgi var ama ben burada duyuru sakinlerinden net bilgi istiyorum :)

pide hamuru: un, su, tuz, şeker, maya.
0
teritori
(26.12.22)
Aksine daha iyi olur üstünü örtmek lazım iyice şişsin
0
olaylar olaylar
(26.12.22)
hamurun beklemesi daha iyi
0
birmilyonunvarmi
(26.12.22)
6-7 saat dışarıda beklerse fazla mayalanmadan hamur ekşiyebilir, siz hamuru 1 saat mayalandırıp buz dolabına alın, en azından mayalanma hızı düşer
0
freebird5406_2
(26.12.22)
hamur beklemezse sıkıntı bırakın beklesin. annem sabah yogurur aksam yerdik.
0
sizofren06
(26.12.22)
Buzdolabında bekletin +1

Mayaladığınız kabın üzerini iki kat streç filmle kapatın, öyle koyun buzdolabına. Oda sıcaklığına yaklaşması için kullanmadan 10-15 dakika önce çıkarsanız iyi olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.