Giriş
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(19 saat)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(18 saat)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(18 saat)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(18 saat)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(18 saat)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(16 saat)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-3
kaymaktutmayansicaksut
(16 saat)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(16 saat)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
0
elorelia
(13 saat)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(13 saat)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(12 saat)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
0
mezzosprite
(4 saat)
(12)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
yazar yazmaz yazan yazar'dan aldığım ilhamla devam edeyim.

Bebişle gelecek güzelliklerle birlikte zorluklara da alışmanız herkes için iyi olur. Çocuk sahibi ve gerçekçi arkadaşlarınız varsa, onlarla konuşun. Hangi problemlerde nasıl hareket etmişler, öğrenin. Uykusuzluk için power nap alıştırmalarına başlayın. Bebeğin boğazına bir şey kaçarsa nasıl çıkarılır vb. için bebek ilk yardımını öğrenin. Eşinizin yaşayabileceği, hamilelikten kaynaklanan ruh durumlarında nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğrenin. Aslında sorsanız buradan da yazanlar çıkacaktır ama buradakiler anonim olduğundan saçma sapan şeyler de yazılabilir.

Hazır olursanız panik yapmazsınız, siniriniz bozulmaz. Birçok şey sizi üzebilir, işinize gelmeyebilir, biz neyin içine girdik diyebilirsiniz ama çoğu çift bebekle gelen güzelliklerin diğer her şeyi örtebildiğini söylüyor.

Umarım aileniz için sağlıklı, huzurlu geçen bir süreç olur. Minnoşa da şimdiden şans dolu yıllar dilerim :)

Ek: Eşiniz her şeyden panik olan, kolay morali bozulan biriyse bu hazırlıkları ondan habersiz siz yaparsınız.
+1
cosmicstring
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(2)

Organ bagisi listesinde neden yuz derisi var

dodonene
Sb. Organ bagisi onayi yapacaktim ama organlar listesinin en altinda yuz derisi yaziyor. Olayi nedir bunun biliyo msnz
Sb. Organ bagisi onayi yapacaktim ama organlar listesinin en altinda yuz derisi yaziyor. Olayi nedir bunun biliyo msnz
0
dodonene
(03.03.26)
Yüz bölgesi herhangi bir kaza neticesinde zarar gören insanların ihtiyacı
0
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
kobuzchu kiz
(03.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(5)

‘Kendini seçmek’ sizin için ne anlama geliyor?

öylesinebiri
Yıllardır hep sevdiklerimi önceleyen biri olarak artık kendi istediklerime önem vermek istiyorum ama istediklerim neler seçemiyorum. Sizin için kendi hakkınıza girmemek, kendinizi seçmek ne anlama geliyor?
Yıllardır hep sevdiklerimi önceleyen biri olarak artık kendi istediklerime önem vermek istiyorum ama istediklerim neler seçemiyorum. Sizin için kendi hakkınıza girmemek, kendinizi seçmek ne anlama geliyor?
0
öylesinebiri
(27.02.26)
bıyık büküle büküle kaytan, insan öpüle öpüle şeytan olur.

karar verdim yarından itibaren kendimi savunacağım demekle olmuyor ne yazık ki. hayatı tecrübe etmek lazım.
+2
yurtsuz john
(27.02.26)
Ufak adımlar at. Eskiden olsa "ayıp olmasın şimdi" diye kabul edeceğin bir isteği geri çevir mesela. Herhangi bir şey içinden gelmiyorsa hayır demeyi normalleştir. Benim için kendini seçmek sınır koyabilmektir
+5
kullanicadi
(27.02.26)
Bugünlerde ben de bununla mücadelede ediyorum. Eşek kadar adam olup nice guy sendromu ya da (people pleaser) sürekli herkesi mutlu etmeye çalışan kendi konforsuz olacağı bir şeyi başkaları için göğüsleyen biri olduğumu üstelik senden istenmeyen bir şekilde fedakar oldukça bunun hak görüldüğü günün sonunda ise iş olsun özel alan olsun 'yapmasaydın' noktasına gelindiğini gördüm.
Her şeyde net ve dürüst olmak sınırlarının olması ve emeğini de hakeden kişilere şeylere vermek prensip olmalı.
O kadar kendini düşünmemişsin ki mesela ben kendim neyi seviyordum noktasına geliyoruz kişiliksiz oluyoruz bir nevi...

Söylemek yapmaktan kolay ama kendini bul.
+2
anon1m
(27.02.26)
Esaasen zamanın ve emeğin sınırı olduğunu fark ettiğimde aklım başıma geldi. Gün herkes için 24 saat, herkesin emeği kıymetli.

En temel değerlendirmem (zorunlu haller dışında, örneğin çocuklarıma bakmak ve onlara bakım vermek zorundayım, onlar değerlendirme dışı)

1- Gerçekten bana ihtiyaç var mı yoksa emeğim mi sömürülüyor? Örneğin ben taşındığımda evi yerleştirmek için kimsenin yardımını istemiyorken arkadaşım her taşınmasında beni mi çağırıyor?

2- Benim biri için yaptığım şey (harcadığım zaman, verdiğim emek) karşılığını buluyor mu? Bir hediye için saatlerimi harcıyorsam , o kişi bana hediye alırken de aynı özeni gösteriyor mu? Derdini dinlediğim kişi beni dinliyor mu vb.

3- Yaparken mutlu mu oluyorum, strese mi giriyorum? Strese girip mutsuz oluyorsam yapmamayı tercih ediyorum.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
bir gunde oyle olmadin. bir gunde de degistiremezsin; ama hizli bir yolu var. saglam darbe yiyeceksin. sonra bi aydinlanma gelecek. artik kimseye fazla deger vermeyecegim diye:)

imza: darbelerden tek disi kalmis canavar.
+2
buenosdias
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+3
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-4
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(5)

camları geri dönüşüme yollayabiliyor muyuz?

for day to break
her şehirde var mı?
her şehirde var mı?
0
for day to break
(19.01.18)
Hayır her ilde/ilçede yok. Olan bazıları toplanmıyor bile.
Belediye ile iletişime geçerseniz en doğru bilgiyi onlardan alırsınız kendi şehriniz için.
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.01.18)
bizim burda var ama kapatmışlar kapağını falan. geçen sordum sebebini "abi millet yakıyor" dedi.
0
giovanne
(19.01.18)
yollanıyor elbet ama geri dönüşümde "cam" epey alt sıralarda kalıyor. zira hammaddesi ucuz, bu yüzden cama zaman harcayacak(toplama-biriktirme-işleme) adamlara, diğer hurdalara kıyasla, kârlı gelmiyor.
0
late viper
(19.01.18)
her şehirde yok, aslında olanlarda bile gerçekten dönüşüm yapılıyor mu şüpheliyim.
0
pamuk helvalar cebe
(19.01.18)
sen ayrı poşette, mutfak çöpleriyle karıştırmadan çöpün kenarına koy. kağıt toplayıcı çocuklar alıp gereken yere ulaştırır. almıyorlarsa geri dönüşümü yok demektir.

kapıt toplayıcı çocukların geri dönüşüme katkısı inanılmaz.
0
kibritsuyu
(20.01.18)
(3)

Netira göz damlası ve terramicyn goz merhemini emziren anne kullanabilir mi

scorpion37
Bebek açısından bir sakıncası olur mu?
Bebek açısından bir sakıncası olur mu?
0
scorpion37
(31.12.17)
Netira göz damlasını direkt bebeğe kullandık dün. Direkt bebeğe kullanmakta sakınca yoksa emziren annede de kullanılabileceği kanaatindeyim.
0
kaymaktutmayansicaksut
(31.12.17)
kullanabilir
0
haykorsamdunyaya
(31.12.17)
her ikisi de bebeğe kullanılıyor. kullanılabilir.
0
babilbaligi
(01.01.18)
(3)

hukuk

ornithorhynchus anatinus
asliye hukuk mahkemesine dava açmak ve dava takibi vs. için avukata vekalet verilirse bu vekalet ücreti ne kadar tutar?
asliye hukuk mahkemesine dava açmak ve dava takibi vs. için avukata vekalet verilirse bu vekalet ücreti ne kadar tutar?
0
ornithorhynchus anatinus
(18.12.17)
avukat kaç isterse o kadar tutar, ancak bunun asgarisi için tbb'nin avukatlık asgari ücret tarifesine bakacaksın. bak asgari tarife diyorum, tavsiye edilen demiyorum. bunun aşağısını alamaz avukat, alırsa doğacak sorumluluğu kendi üzerine alır. buna da aklı başında hiçbir avukat yanaşmaz.

www.barobirlik.org.tr

cevap: en az 1.980-TL
0
vedatchilipeppers
(18.12.17)
Böyle bir genelleme yapamazsınız, 2 sene sürecek olan ve asliye hukukta görülecek davalar da var insanın bir tarafından ter akıtan, 2 celsede karar çıkacak olan da. Dava konusuna ve harcanacak emeğe göre bir vekalet ücreti söyler avukat, mahkemesine göre olmaz o iş.
0
kaymaktutmayansicaksut
(18.12.17)
Avukata gore degisir.
0
rusyalı kozmonot
(18.12.17)
(7)

Astımlıya süpürge tavsiyesi

old possum
Evet astım olmuşum. Doktor evdeki kediyi gönder dedi. Asla kedimden vazgeçmem. :( Bana önerebileceğiniz bir elektrikli süpürge modeli var mı? Evdeki çok eskidi artık. Bütçem en fazla 1000 tl.
Evet astım olmuşum. Doktor evdeki kediyi gönder dedi. Asla kedimden vazgeçmem. :(

Bana önerebileceğiniz bir elektrikli süpürge modeli var mı? Evdeki çok eskidi artık. Bütçem en fazla 1000 tl.
0
old possum
(14.12.17)
Öncelikle çok geçmiş olsun :( Benim de kedim var ve çocukluğumdan beri solunum yollarımdan sorun yaşayan biriyim, doktora gidersem bana da benzer bir tanı koyacak diye çok korkuyorum :(

Bu adamların efsane süpürgeleri var: www.rainbow.com.tr
Annem çok uzun yıllardır kullanıyor o nedenle fiyatını bilemiyorum ama makineleri cidden evladiyelik gibi bir şey. Bir araştırın isterseniz.
0
a day at the races
(14.12.17)
meraba, ben de astımlıyım hatta alerjik astım, çocukken uzunca süre tedavi gördüm sülalede de olduğu için çifte kavrulmuş astım geçirdim diyebilirim. şunu kesin al diyemem ama emiş gücü yüksek olandan al bütçenin yettiği.

www.cebitech.com.tr


bunda gözüm kalmıştı ama. alamadım.


şunun siyahını aldık www.mediamarkt.com.tr

toz torbasız olduğu için her süpürgeden sonra makineyi boşalt belirli periyotlarda içi yıka falan bana acayip angarya geldi belki de gözüm samsung da kaldığı için olabilir
0
antik depresan
(14.12.17)
walla bir arkadasim dyson aldi cok da memnun ama tr'de var mi bilmiyorum.
0
tezek
(14.12.17)
kesinlikle dyson animal veya allergy
maddi olarak sorun değilse hiç başka düşünmeyin.
0
kjswbdlkjfdlkj
(14.12.17)
Alacağınız ürün muhakkak su hazneli olsun demeye geldim. Toz torbalıları zaten eleyin, toz hazneliler de temizlenirken etrafa yine uçuşturuyor, saçma sapan bir şey oluveriyor.
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.12.17)
Dyson animal ama bütçe artmalı
0
gullak
(14.12.17)
ya yemin ederim aynı soruyu ben de soruyorum kaç gündür. aynı sıkıntı bende de oluştu, kedimsiz yaşayamam diye dövünüyorum. ama hastalık da kötüye gidebilir diyorlar çok bunalımdayım.
dysonlara bakıyorum ben de ama temizliği zor mu sanki? haznesini temizlerken iyice toz duman oluyor gibi bir hali var.
0
rabbititus
(14.12.17)
(5)

Temizmama maması

SiyamkedisiZorro
Bir yıldan fazla bir süredir temizmama kumu kullanıyorum, 4-5 aydır da mamalarını sipariş etmeye başladım. Kedicikler gayet memnun. Ama önce son gelen tosun kedinin kakası pek bir fena kokmaya başladı. Biraz da cıvık s.cıyordu hayvan. Neyse ablamın kedisiydi, kendisi yazlıktan gelince kedi de gitti.
Bir yıldan fazla bir süredir temizmama kumu kullanıyorum, 4-5 aydır da mamalarını sipariş etmeye başladım. Kedicikler gayet memnun. Ama önce son gelen tosun kedinin kakası pek bir fena kokmaya başladı. Biraz da cıvık s.cıyordu hayvan. Neyse ablamın kedisiydi, kendisi yazlıktan gelince kedi de gitti. Ama şimdi benim kedicim böyle ara ara (her zaman değil) acayip pis kokulu ve cıvıkımsı scmaya başladı. Öyle ki uykudan uyanıp tuvalet temizliyorum. O kadar olur yani.
Şimdi suçu mamaya mı atayım yoksa başka bir sebep olabilir mi? İlla bize veteriner yolları mı?
0
SiyamkedisiZorro
(14.12.17)
Süt mü veriyorsunuz? Ya da sizden habersiz biri veriyor olabilir mi? Bizim başımıza gelmişti.
0
soyut park
(14.12.17)
Mamaya atın. Asla ishal sıkıntısı yaşamadığımız kedimiz temizmama maması sonrası çok fena ishal oldu ve gaz çıkartıp durdu günlerce. Kabız yapıcı iğne bile işe yaramadı, zor düzelttik hayvanın dışkılama durumunu.

Aynı sıkıntıyı yakın zamanda bir başka arkadaşım daha yaşadı, anlattı anlattı bana dolu şey, en son mamasını sormak aklıma geldi, temizmama yanıtını aldım, su gibi ishaldi o hayvan da.
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.12.17)
Bence de suçu mamayı atın. Yani en azından ilk aşamada atın ve mama değiştirin, eğer sorun devam ediyorsa en kısa sürede veterinere gidin.

Temizmama'dan sadece 1 kereliğine deneme maması aldım ve kedim 1.5 gün boyunca o mamadan yedikten sonra gaz sorunu oldu. Sonradan anladım ki temizmama ismiyle çelişen şekilde kediler için bir nevi fast food niteliğinde mamalar üretiyor. Yeni mamamız N&D'nin tahılsız balıklısı ve portakallısı ve gayet memnunuz.
0
a day at the races
(14.12.17)
yorumları görünce şaşırdım. ben de neredeyse 1 yıldır temizmama kullanıyorum, aslan gibi bir kedim var şu an. mama konusunu çok araştırdım, her mama her kediye yaramıyor, bünyeye göre değişiyor demek ki. siz başka mama kullanın bence de.
0
dedimmidemedimmi
(14.12.17)
bonacibo kullandığım dönemde bizim de böyle bir sorunumuz vardı. proplana geçtiğimizde geçti. bu aralar brit care kullanıyoruz bunda da biraz koku oluyor ama o kadar değil. buna devam etmeyi düşünüyorum mısır içermediği ve katkısız olduğu için.
0
slow like honey
(14.12.17)
(13)

Kulak Temizliği

lana del rey
Pamuklu çubuk kullanıyordum önceden ama zararlıymış, kiri en dipte biriktiriyormuş falan. Vakum ile temizlemek en doğrusu diyorlar. Evet dostlar siz nasıl yapıyorsunuz kulak temizliğinizi? Doğrusu nedir
Pamuklu çubuk kullanıyordum önceden ama zararlıymış, kiri en dipte biriktiriyormuş falan. Vakum ile temizlemek en doğrusu diyorlar. Evet dostlar siz nasıl yapıyorsunuz kulak temizliğinizi? Doğrusu nedir
0
lana del rey
(13.12.17)
çöp sıkıntı +1
5-6 ayda bir vakumlattırıyorum doktora.
0
basond
(13.12.17)
Çöp sıkıntı da birkaç defa tıkanmaktan kurtardım ben dikkatli bir şekilde. Bir keresinde kurtaramadım tıkandı baya gliserin falan damlatıp gittim doktora vakumlamıştı da baya rahatlamıştım.
0
voyager 1
(13.12.17)
doktor duşta sabunla ve çıkınca yumuşak bir peçeteyle ya da pamukla çevresini ve girişini temizle, ayrıca 5 damla gliserin damlatıp akmasını bekle ayda bir dedi.
0
Bruce
(13.12.17)
Doktorun bana söylediği hiçbir şekilde içini temizlememek. İçerideki tüyler zaten pisliği dışarı atarmış, biz temizliyoruz derken bu tüyleri bozuyormuşuz. Bir aydır hiçbir şekilde temizlemiyorum pislik bir durum oluşmadı. Bir daha da pamuk, çubuk, peçete sokmam.
0
catch the arrow
(13.12.17)
valla ben her sabah dustan sonra pamuklu cubukla temizliyorum. yoksa hayatta rahat edemiyorum. yillardir boyle bu. cok mu zarar vermisimdir ki ne olabilir?
0
imnotsureabout
(13.12.17)
Kulak pamuğu asla kullanmam.
Yani zararlı olduğunu duyduğumdan beri (uzun yıllardır).
Duşta yıkıyorum çıkınca peçeteyle kuruluyorum.
0
mutekebbir
(13.12.17)
Ben çöp ile temizliyorum yoğunluk hissettiğimde. Doktora kontrole gittiğimde kulakların tertemiz, hiçbir birikme yok demişti, yıllardır çöp kullandığım için dipte birikmiştir diye düşünmüştüm, hiçbir şey birikmemiş.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
Disarida kalan kismini banyodan sonra peceteyle siliyorum. Iceriye dokunmuyorum. Kendi kendine kiri atiyor zaten. Duzenli kbb'ye giderim ama hic temizleme ihtiyaci hissetmedi daha.
0
rusyalı kozmonot
(13.12.17)
ben banyo sonraları tuvalet kağıdı ile temizliyorum.

1-2 sene önce doktora gitmiştim, bazen denilenleri anlamıyordum, normal miydi durum, anormal miydi, diyerek. %92 duyma oranım çıktı :) doktora da "acaba temizlesek mi" dedim, "yok" dedi, "bulaşık kiri" tabirini kullanıyorlarmış galiba, "kulağın temiz. bulaşık kiri bu. şimdi temizlesek birkaç saate yine böyle olacak" dedi.
0
ahm1
(13.12.17)
rusyalı kozmonot artı 1
kulak içine dokunmamak lazim kesinlikle
0
benaslindayohum
(13.12.17)
Ben hiç temizlemiyorum çünkü sürekli kaşınıp duruyor ve içinde ne var ne yoksa parmağıma geliyor. O kadar kaşınıyor ki doktora gittim noluyoz diye. O da hiç bileyin yok ve kulakların tertemiz dedi. Alerjik rinit var sanırım, sonuçları daha almadım. Yani temizlemiyorum. Çok lazım gelirse kulak kepçelerini gül suyuyla ıslanmış pamukla siliyorum.
0
yaren
(13.12.17)
Hiç temizlemeyenler, igrencsiniz.
Ben duşta yüzümü yıkarken kulak dışımı da yüz temizleme köpüğü ile yıkıyorum. Önce dışını havlu+peçete ile kuruluyorum, sonra içini peçete+kulak pamuğu ile temizliyorum. Arkadaşım doktor, bakmıştı tertemiz. Sorun yok.
0
soyut park
(14.12.17)
@soyut park

Kapitalizmin kölesi olmuşsun arkadaşım sırf kulak için kaç ürün kullanıyosun anca öyle mi temiz oluyo kulakların? Ay kıyamam benimkiler çok temissss ^^
0
yaren
(14.12.17)
(9)

Sonradan davet edilmek

hede hodo
Organizasyon yapılıyor, ediliyor. Siz organizasyon sahibini başka bi konu ile alakalı ararken, işin var mı böyle bi şey var sen de gelsene cümlesini duyuyorsunuz.Gider misiniz?
Organizasyon yapılıyor, ediliyor. Siz organizasyon sahibini başka bi konu ile alakalı ararken, işin var mı böyle bi şey var sen de gelsene cümlesini duyuyorsunuz.
Gider misiniz?
0
hede hodo
(13.12.17)
Giderim.
0
cakabo
(13.12.17)
A. Eğer yakın değilsek gitmezdim.
B. Eğer yakınsak, bana hiç haber vermeyi düşünmediği için ve sonradan aklına gelecek kadar kendine yakın görmediği için gitmezdim.
0
m e b
(13.12.17)
gidilir sonuçta teklif yine de ondan gelmiş
0
burya
(13.12.17)
gidilir
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
Gidilir sıkıntı yok
0
basond
(13.12.17)
Kır zincirlerini ve git.
0
1adam
(13.12.17)
çok samimiydiniz ve organizasyon direkt sizin ilgi alanınızla mı alakalı? eğer öyle değilse baştan nedne davet almadım diye düşünmen saçma. gitmek istiyosan git.
0
elorelia
(13.12.17)
O anda başlamış süren bir şeye davet ediyorsa gitmezdim. İleriki bir şeye davet ediyorsa, keyfime göre karar verirdim.
0
sopiro
(13.12.17)
takma bu kadar, gidilir
0
cedex
(13.12.17)
(2)

İsim değişikliği davası için avukat

peggy
Aramızda var mıdır veya tanıdığı olan? Uygun ücrete bu işi halledebilecek.. Şehir İstanbul.
Aramızda var mıdır veya tanıdığı olan? Uygun ücrete bu işi halledebilecek.. Şehir İstanbul.
0
peggy
(13.12.17)
Mesaj attım.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
@madafaka, öyle bir sistem yokmuş henüz.
0
🌸peggy
(14.12.17)
(3)

Bebek beşiği önerisi alabilir miyim?

makarnacanavari
Sb.Teşekkürler.
Sb.
Teşekkürler.
0
makarnacanavari
(13.12.17)
chicco next2me ya da bu tasarımdaki herhangi bir ürün. ebebekte de satılıyor örneğin.
0
kenarortay
(13.12.17)
Biz tavsiyeler üzerine beşik değil ama park yatak almaya karar vermiştik. Hem Next2me benzeri bir ürüne -4 ay gibi kısa bir süre kullanıldığı bilgisine sahibim- hem de ileride kullanacağı daha büyük boy bir yatağa ayrı ayrı para vermek istemedik.

Bakınırken Joie'nin Change&Rock ve Chicco'nun Lullaby Dream park yataklarını pek beğenmiştik ama bize düz bir park geldi bir tanıdıktan, ara katsız filan. Sonra internetten ara kat satın aldım ve ara kat sorununu çözdüm. Şu an beğendiğim park yataklardan işlen açısından bir farkı kalmadı, park yatağa 700-800 tl vermeden de 200-300 tl'lik bir ürünle olayı çözebilirsiniz aklınızda olsun.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
ikea, ahşap boyasız bebek karyolası. sniglar. o çocuk yarın büyüyecek, o yatağı dişleyecek, o yatakta zıplayacak.
0
babilbaligi
(14.12.17)
(9)

Kahve makinesi alıcam

brad pitt
Eve. Şirkete almıştık bundan. http://www.hepsiburada.com/arcelik-k-8115-km-inlove-kahve-makinesi-pm-mtarck8115Allah için güzeldi yani. Sıcak yapıyodu. Kahve filtre kağıdını koyuyodun, üstüne öğütülmüş kahveyikoyuyodun, su bölmesini dolduruyodun. Yapıyodu. Şimdi eve de alıcam ama tek kişi 250 lira ci
Eve.

Şirkete almıştık bundan.

www.hepsiburada.com

Allah için güzeldi yani. Sıcak yapıyodu. Kahve filtre kağıdını koyuyodun, üstüne öğütülmüş kahveyikoyuyodun, su bölmesini dolduruyodun. Yapıyodu.

Şimdi eve de alıcam ama tek kişi 250 lira civarı vermek zorlar. Braun delonghi nin falan var mesela 170 180 liraya. Alsam mı onlardan. Ama bir sürü yorum var anlamıyorum ki ben. Demiş ki su filtresi var. Ne bileyim otomatik kapanıyo falan.

Ben bunla aynı çalışma prensibine sahip olanını bulabilir miyim. Aynı anda kahve filtre kağıdı ve öğütülmüş kahve de sipariş edicem çünkü.

Thx.
0
brad pitt
(13.12.17)
hepsi aynı zaten filtre kahve için bu modellerin. biraz üstü işte kağıt değil altın filtre falan.
delonghi, philips hangisi ucuzsa al. işte sürahi cam mı metal mi durumları falan var.
0
passion rules the game
(13.12.17)
delonghi icm2.1b. Farklı farklı sebepler ile 3 kere aldım, hep memnun kaldım. Muhtemelen 170 - 180 lira dediğiniz model budur. Fiyat uygun performans yüksek, tavsiye ederim.
0
tss
(13.12.17)
Bosch kullanıyorum ben, 5 sene oldu. Memnunum.
0
sopiro
(13.12.17)
hepsi aynı, kimisinin ayrıca tel filtresi oluyo sanırım ama zaten kağıt filtre istiyorum demişsin sen. en ucuzunu al bence de.
0
yuto
(13.12.17)
a101 de 60 liraya satıldı. hala vardır belki. çoğu aynı işi yapıyor. ben memnunum. kağıt filtre ve duş başlığı şeklinde ise zaten ihtiyacınızı karşılar.

öğütülmüş kahve 15 dk içinde bayatlar. kahveyi kendiniz öğütün. el değirmenleri 50 60 lira.
0
vassal
(13.12.17)
www.teknosa.com

şunun 10 yıl önceki modeli var bende taş gibi hala. belki şimdi bozmuştur ama bilemedim. 10 yıl çok geldi bi an.
0
dedim dedim de kime dedim
(13.12.17)
kafa karıştırmak gibi olmasın ama filtre kahve makinesine bu kadar para vermene gerek yok tchibo dan git bir kahve mak. al. kapsulü kullandıktan sora kes çevresini istediğin kadar kahve doldur yap.
0
mikahakkinen
(13.12.17)
Eğer tek veya 2 kişi içecekseniz moka pot seçeneği de var.

urun.gittigidiyor.com

listelist.com

Bir de 2. el sitelerinde oldukça fazla sayıda filtre kahve makinası uygun fiyatlara satılık durumda.

Tchibo kapsül olayı ise biraz para tuzağı gibi. Kapsüller pahalıya geliyor.
0
faithless
(13.12.17)
delonghi icm2.1b +1 3 senedir kullanıyorum hiçbir şikayetim yok.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.12.17)
(11)

Allah'a İnanmak ve İnanmamak

aradaki uzaklik
Gençler, beyler, bayanlar.Çevreme bakıyorum, hep çift kutup. * Kimisinin bebeleri, çocukları kolejlerde, özel şoförlerle okula gidiyor, en pahalı kıyafetleri giyip istediği her şey alınıyor* Kimisinin bebeği, çocuğu fakirlikten ayakkabı giyemiyor, hastalıklar peşini bırakmıyor, okullarda kalitesiz e
Gençler, beyler, bayanlar.

Çevreme bakıyorum, hep çift kutup.

* Kimisinin bebeleri, çocukları kolejlerde, özel şoförlerle okula gidiyor, en pahalı kıyafetleri giyip istediği her şey alınıyor
* Kimisinin bebeği, çocuğu fakirlikten ayakkabı giyemiyor, hastalıklar peşini bırakmıyor, okullarda kalitesiz eğitim alıyor

* Kimisi çalışmak zorunda değil, 60 dairesi var, kira ile geçiniyor, geziyor tozuyor yiyor içiyor
* Kimisi akşam eve ne götürsem derdinde, asgari ücretin de aşağısında bir maaşa inşaat işçiliği yapıyor

* Kimisinin hiç bir sağlık sorunu yok, gayet güzel yaşıyor
* Kimisi doğuştan astım, doğuştan engelli, doğuştan sağlık sıkıntılı, hastane hastane dolaşıyor.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Sorum da şu:

* Sadece bu çift kutupluluk, bu adaletsizlik, bu eşitsizlik allah'a inanmamak için çok ama çok büyük bir neden değil mi?

Sonuçta doğarken kimse karar veremiyor bu yazdıklarıma, hür iraden dışında hayatına yüklenen olumluluklar veya olumsuzluklar. Bu büyük bir çelişki değil mi?

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
aradaki uzaklik
(12.12.17)
dini inanışa göre bu ve benzer konuları illa ki bir mantığa büründürebiliyorsun.
misal düşündüğün olursa yaratıcı gerekeni yaptı diyoruz, olmazsa vardır bir hikmeti veya imtihan diyoruz.
0
lazpalle
(12.12.17)
Birazdan gelip Allah'ın yeryüzünde herkeae adil yaklaşma ve adalet sözleri vermediğini, yapmaya çalıştığı şeyin sadece sana sunulan şartlarda seni sınamak olduğunu söyleyecekler.
0
kaymaktutmayansicaksut
(12.12.17)
ahirette geçireceğin sonsuz zamanın karşısında burada sürünerek ya da konfor içinde geçireceğin 70 - 80 yılın bir önemi yok. mutlak adaletin tesis edileceği yer burası değil ahiret olarak tarif ediliyor. ancak bilinçli ve kusursuz bir yaratıcı şuradaki olaya: eksisozluk.com her türlü senaryoda izin vermemeliydi.

ateistspor.
0
zgrydn
(12.12.17)
Nerede yaşıyorsunuz acaba. Dünya kuruldu kurulalı zengin fakir ve orta halli vardır. Zenginleri geçersek çevremde ve istanbulda gördüğüm orta halli insanlar. Ve zamanımızda orta halliden düşük olanların 80-90 dönemlerine göre çokça azaldığı orta halliye dönüştüğünü görüyoruz. İnancı ne kadar garip şeylere bağlıyorsunuz aklım almıyor yahu.
0
mslny
(12.12.17)
Din toplumların afyonudur sözü var ya, ben bu sözün ne demek istediğini Hindistan'da sokakta yaşayan insanları görünce anladım.

İnanacakları bir şey olmasa yaşayamazlardı.
0
lcha
(12.12.17)
Allah, yeryüzünde herkese adil yaklaşma ve adalet sözleri vermedi zaten, yapmaya çalıştığı şey sadece sana sunulan şartlarda seni sınamak.
0
for day to break
(12.12.17)
bunların allah'la alakası yok bence. allah'ın ya da o yaratıcı güç'ün kimseye eşitlik garantisi verdiğini sanmıyorum. hala allah'ın "adil olduğu" ya da bizim iyiliğimizi "düşündüğü" falan sanılıyor ama o öyle düşünen tasarlayan bir şey değil. o yaratıcı bir güçtü, yarattı. görevi oydu. gerisine karışmadı. çünkü o "karışabilecek" bir "varlık" da değil. yapmayın "allah"aşkına :)

evet dünya adaletsiz ama herkese karşı adaletsiz, benim 2 kedim evde en kaliteli mamaları yerken sokaktakiler 3-5 yıl yaşayıp ölüyorlar. ormanlarda kesim için dikilen ağaçlar 15-20 yıl sonra kesiliyor ve kereste oluyor, oysa amazondaki ağaç yüzlerce yıl yaşıyor.

doğarken sadece insana değil kimseye sorulmuyor yani. yapacak bir şey yok. elimizdekiyle mutlu olmak gerek.

vizontele'de altan erkekli'nin çok sevdiğim bir lafı vardı.
"..Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya'nın en güzel yeridir. Ama Dünya'nın en güzel yerini sevmezsen, orası Dünya'nın en güzel yeri değildir." diye. öyle işte. hayatı, yaşamayı seveceksin, her türlü engele rağmen seveceksin. habire şikayet etmek yerine güzellikleri göreceksin. bak bugün 12 aralık, dışarıda pırıl pırıl güneş var. tamam küresel ısınma falan bunlar kötü ama diğer yandan kar kış kıyamet olsa bir sürü insan ve hayvan sokakta üşüyecekti.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(12.12.17)
Değil, eşitlik için mantıklı hiçbir sebep yok.
0
babilbaligi
(12.12.17)
bu bütün savaşlarda yada kıtlıklarda düşünüldü zaten, ötedeki mahkemede hakkını alacağın taahhüt ediliyor,('Kıyamet gününde hakları mutlaka sahiplerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır' hadis müslimde geçer ve sahihtir) parada bir sınama şeklidir, parasızlıkta.

tabii bunların muhatabı iman edenler.
0
firemanjonny
(12.12.17)
Adaleti yeryüzünde sağlamak insanın görevi. sağlamadığında cezasını çekeceksin zaten. yeryüzündeki adaletin Allah'ın görevi olduğunu düşünenler bu yanılgıya düşüyor çoğu zaman. Allah zaten nasıl adil olunacağını ayrıntılı şekilde anlatıyor. Uyup uymamak da senin amellerini belirleyecek işte.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(12.12.17)
yaratıcı fakirlik vermiyor diyen var; şimdi çıksam fakirliği ve zenginliği ben veriyorum desem şirk diyecek :)

öncelikle bu anlattıkların allah'a inanmamak için büyük nedenler değil, en fazla isyan etmek için olan sebeplerden sayılabilir.

Allah'ın(yaratıcının) varlığı ya da yokluğu üzerine fikir yürütemeyiz, fakat dinlerin ortaya koyduğu Allah'ın varlığı ya da yokluğu üzerine yine o dinler üzerinden giderek bir fikre ulaşmak mümkün.


tüm bunların dışında hangi dine inanıyorsunuz bilmiyorum ama, bütün dinlerde Allah adaleti diğer hayatta vaad etmiştir. Bu hayatta değil.

Varsa daha başka yaklaşımlarınız onlar üzerine belki konuşabiliriz.


Onu bunu bırakın da bu hayatın tatlı yaşandığı insanlar hem güzel yaşıyorlar hem de seyredene güzel yaşatıyorlar.
şimdi galata kulesinin karşısında ki o pub'da elin ingiliziyle oturup eski romayı konuşmak vardı. -ki ben bira sevmem. kahve olurdu ama. kahve iyi.
0
mete kudur
(12.12.17)
(9)

devit 3 sorusu

jimicik
11 cikti sonuc, doktor 6 sise devit 3 15ml Verdi. haftada bir sisenin tamamini ekmege dokerek veya kasikla yeyin, suya dokmeyin yazmis. ben de lik diye istim sisenin tamamini. gecen sefer 7 cikmisti, onda serum vermisti. onu nasil ictigimi hatirlamiyorum, neyse.arkadas dedi ki o sade icilmez, yagda
11 cikti sonuc, doktor 6 sise devit 3 15ml Verdi. haftada bir sisenin tamamini ekmege dokerek veya kasikla yeyin, suya dokmeyin yazmis. ben de lik diye istim sisenin tamamini.

gecen sefer 7 cikmisti, onda serum vermisti. onu nasil ictigimi hatirlamiyorum, neyse.

arkadas dedi ki o sade icilmez, yagda cozunur, yagla karistirman gerekirdi. ama doktor oyle bir not dusmemis. noldu simdi? bosa mi gitti ictigim?
0
jimicik
(04.12.17)
Bize de beslenme uzmanı gebelik eğitiminde d vitamininin sadece yağda çözündüğünü, diğer türlü her türlü alımın çöp olduğunu söylemişti. Doktorlara ısrarla söylüyoruz bu bilgiyi ama hala eski talimatları veriyorlar hastalarına diyordu. Yeni bilgi imiş sanırım. Azıcık zeytinyağı veya badem üzerine damlatın yiyin demişti.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.12.17)
Şişenin içindeki sıvı zaten yağ ve vitamin karışımı değil mi, ben öyle biliyorum. Saf d vitamini içmiyoruz yani.
0
whoosie
(04.12.17)
bildiğim kadarıyla zaten ayçiçek yağı ile karışık halde oluyo o şişedekiler ama emin olamadım.
0
who cares wins
(04.12.17)
Deviti bir kaşığa dökün ve üstüne de saf zeytinyağı damlatın 5 damla. Birlikte için.
0
iddaaci
(04.12.17)
damla ve ampul formlarının içinde de ayçiçek yağı bulunur. ekmeğin üzerine damlatıp tüketebilirsiniz. harici bir yağ olayı yoktur. zaten bir ampul veya şişe içindeki miktarı çok çok düşük %99 yağ diyebilirim. özel bir ekiman olmadan siz zaten bunu ham halde bulsanız bile çözdüremezsiniz :) tüketince bol bol güneşe çıkın
0
delidir yakalayin
(04.12.17)
tüp içindeki sıvı zaten ayçiçek yağı.
0
arkeolojik usb
(04.12.17)
tamam o zaman yanlis bir sey yapmadim. direkt iciyorum bundan sonra da.

ekmege dokmeye gerek duymuyorum, rahatsiz etmiyor icmek.
0
🌸jimicik
(04.12.17)
afiyet olsun. şifa olsun. banada öyle iç diyorlardı.
0
sutlu nescafe
(04.12.17)
Benim de 18 değerim , pazar günü direk içtim ama çok zor yutabiliyorum yağ gibi olduğu için.Daha 4 şişe var çok mutsuzum.
0
basubadelmevt
(04.12.17)
(20)

Duyuru yilbasi hediyelesmesine katilmayanlar

pilav
niye katilmiyorsunuz?tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir. harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs. siz
niye katilmiyorsunuz?

tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir.
harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs.

siz asil neden katilmiyorsunuz?

(benim sebebim saydiklarimda gizli.)
0
pilav
(02.12.17)
tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.
0
theseachange
(02.12.17)
Niye katılayım ki?
0
doxanikee
(02.12.17)
Gerek görmedim, fikri görünce "Aa süpermiş" gibi bir fikir aklıma gelmedi; harici özel bir sebebi olmasa gerek. Hediye alma-verme işine günlük hayatımda da çok sıcak bakmıyorum, bununla ilgili olabilir. Bi de fuzuli yere kimliğim açığa çıkmış olucak, mümkün olduğunca anonim kalmayı seviyorum.
0
Bruce
(02.12.17)
Birine hediye alırken strese giriyorum, her yeri dolanıp günler sonra karar verebiliyorum. Zaman ve enerji harcamak istemiyorum açıkçası.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.12.17)
İstanbul'da olsam belki katilirdim ama samimi bulmuyorum..
0
redeath
(02.12.17)
Geçen sene katılmıştım güzelide.ama.simdi.hic.hevesim yok
0
all girls dream
(02.12.17)
Ben iki sefer katıldım, gayet de keyifli geçti benim için. özellikle yılbaşında ufak tefek hediyeler alıp dağıtmayı çok seviyorum, 'sen bu dönemde noel baba gibi dolaşıyorsun' diye dalga geçiyorlar benimle :) Bu sene de katılacaktım fakat farklı yerlerde de çekilişlere katıldım, yoğun bir dönemden de geçiyorum, hepsine ayıracak vaktim kalmadı. O yüzden duyuruyu bu sene es geçiyorum, seneye yine katılırım belki.
0
fraise
(02.12.17)
sahte hesabımla katıldım hediyemi alıp kendi eşime göndermiycem benim de böyle bi taktiğim var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.12.17)
geçen yıl bir manyakla eşleştim ilk önce, sonra değiştirildi. o ilk başta canımı sıktıysa da daha sonraki arkadaşla hediyeleştik sorunsuz. ama katılmama sebebim bu değil. özellikle birkaç aydır bayağı sıkıntılıyım, bu yıl katılamayacağım.
0
runagain
(02.12.17)
1) duyuruda pek hazzetmediğim çok sayıda insan var, eşleşip de birine hediye göndermek zorunda kalmak istemiyorum.

2) hediye seçme konusunda çok kötüyüm. tanımadığım bir insana hediye seçmek konusunda ekstra kötüyüm. tamamen anlamsız, lüzumsuz, almış olmak için alacağım bir şeyi de başkasına hediye olarak vermeyi istemem açıkçası.

3) benzer şekilde, alacağım muhtemel hediyenin zikko bir şey olacağını düşünüyorum. hediyeleşmenin amacı ihtiyaç gidermek ya da mükemmel şeyler almak değil tabii ki ama yine de bu işin esprisinin olabilmesi için mutlu olunabilmesi lazım. hoşuma gidecek, "aa ne güzelmiş" diyebileceğim bir hediye alamıyorsam/veremiyorsam niye yeni yıla giriyoruz diye hediye alayım ki. gerenk yok.

4) duyuru'nun sanal alem dışına çıkan kısmını sevmiyorum. ben kendi hayatımla ilgili çok şey paylaşıyorum mesela, hatta buradan tanışıp buluştuğum insanlar da oldu ama bunlar kişisel şeylerdi. bir insanla sadece "duyuru üyesi" diye buluşmak, hediyeleşmek, bi' şeyler yapmak vs. saçma geliyor. duyuru'dan görüşmüşüzdür, tanışıp arkadaş olmuşuzdur, o insanla buluşurum mesela da yani genel olarak "duyuru etkinliği" tarzı şeyleri sevmiyorum kendi adıma, benim için gereksiz.
0
der meister
(02.12.17)
tanımadığım insanlara hediye alma fikri hoşuma gitmiyor, bu tarz toplu etkinliklerden uzak durmaya çalışıyorum mümkün mertebe. biraz soğuk ve kıl biriyim.

anonim olarak takıldığım bi sitede ifşa, hediyeleşme gibi şeylere sıcak bakmamam gayet doğal.
0
gebere jackson
(02.12.17)
Ogrenciyken bir kez katilmistim. Artik vakit kaybi olarak goruyorum.
0
rusyalı kozmonot
(02.12.17)
"tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor."

+1
0
MaNOfTheYear
(02.12.17)
zamanım yok
0
essoist
(02.12.17)
Yılbaşı geldiği için hediye alma ve genel olarak insanlara ihtiyacı olan şeyler dışında materyal olan hediyeler alma fikrini doğru bulmuyorum.
Burada normalde olsa “kardeş, azıcık uzak dur gözünü seveyim” diyeceğim bir insana denk gelme ihtimali hoşuma gitmiyor.
“Tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.”
Uğraşacak vaktim yok.
Tanımadığım bir insanın bana ince düşünülmüş de olsa hiç hoşuma gitmeyecek bir şey göndermesi “simple life” hayat görüşüme karşı geliyor.
0
sopiro
(02.12.17)
Buna keyfimin kahyası cevap versin;
Cezbedici bi tarafı yok.
0
[GODDARD]
(02.12.17)
günah diye...
şaka lan şaka hediyeleşmek sünnet.
0
theconqueror
(02.12.17)
Bana müzik cdsi hediye etmişlerdi yabancı müzik dinliyorum diye 2016 de .ben öğrenci halimle çanta alıp göndermiştim.yine katılsam yine dandik bir şey geleceğinden eminim.
0
birdposing
(03.12.17)
Katılanlar özenli bir şey beklemesin. Siz ne kadar özenirseniz o kadar özensiz bir şey geliyor.
0
cabiday
(03.12.17)
ben istedim ama yurtdışından birine hediye gönderme ihtimalini göze alamadım.

kitap hediyeleşmesine katıldım ama, eğer yurtdışından birine göndereceksem de sorun olmaz.
0
dahinnotha
(03.12.17)
(4)

ceket ilikleme - kadınlar için

cevahir
resmi bir ortamda, yani erkeklerin ceketlerini iliklemesinin mecburi olduğu bir durumda kadınlar da ceketlerini iliklemeli midir? şapkada olduğu gibi kadın-erkek fark eder mi? düğmesiz bir ceket böyle bir ortamda spor mu kaçar? şansımın çok az olduğu bir ortamda 5 dakika giymek için 300-500 tl verme
resmi bir ortamda, yani erkeklerin ceketlerini iliklemesinin mecburi olduğu bir durumda kadınlar da ceketlerini iliklemeli midir? şapkada olduğu gibi kadın-erkek fark eder mi? düğmesiz bir ceket böyle bir ortamda spor mu kaçar? şansımın çok az olduğu bir ortamda 5 dakika giymek için 300-500 tl vermek istemiyorum bir cekete ve düğmesiz ceket de içime sinmiyor :(
0
cevahir
(28.11.17)
Ben ilikli ceket görüntüsünü el pençe divan durmak olarak algılıyor ve karakter törpüleyici bir imaj yarattığını düşünüyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(28.11.17)
bürokrasi erkeklerin uymakla yükümlü olduğu kurallar bütünüdür.CİNSİYETÇİ DEĞİLİM KESİNLİKLE BEN SOSYETE BÖYLE.Suçluycaksanız o üstlerinizi suçlayın.ONLAR CİNSİYETÇİ.

eğer sizin de üstleriniz varsa alın derim ben ki daha sonra yine ihtiyacınız olacak
0
regardless of what they say
(28.11.17)
aslında burada keyfiyetten değil de protokol kurallarından bahsetmek istemiştim. bu nedenle gerektiğinde ceket iliklenmeli, en azından ilikleniyormuş gibi yapılmalı bence. bunun el pençe divan durmak olmadığını, makamlara saygıdan yapıldığını düşünüyorum.

@bb başka ne olabilir? etek-elbise direk karşılarında oturacağımdan tercih etmiyorum.
0
🌸cevahir
(28.11.17)
biriyle tanışırken, el sıkışırken ilikli olmalı. bir toplantı odasına girerken, ne bileyim bir sunuma *başlarken* ilikli olmalı. bana düzgün geleni bu şekilde, isteyen karaktersizlik veya el-pençe görmekte özgür.

iliklemek makama değil insana saygıyla ilgili bir davranış. sizin öğretmenleriniz sabah sınıfa günaydın derken ceketlerini iliklemiyor muydu bilmiyorum.

kadınlarda nasıl pek bilmiyorum açıkçası ama "karakter törpüleme" falan görünce duramadım.
0
celeron 300a
(28.11.17)
(5)

şöyle bir durum olduğunda moderatör yaklaşımı nedir?

godoşu beklerken
- kişi çevirmen- çevirdiği kitapları satan bir kitap sitesi var- duyuruya geliyor, çeviri amaçlı soru soruyor (çeviri yaptığını belirtmiyor)- "şu konu hakkında hangi kitabı önerirsiniz?" diyen birine kendi sitesinin linklerini atıyordaha doğrusu kişi büyük olasılıkla bu sitenin domain'ini almış, ken
- kişi çevirmen
- çevirdiği kitapları satan bir kitap sitesi var
- duyuruya geliyor, çeviri amaçlı soru soruyor (çeviri yaptığını belirtmiyor)
- "şu konu hakkında hangi kitabı önerirsiniz?" diyen birine kendi sitesinin linklerini atıyor

daha doğrusu kişi büyük olasılıkla bu sitenin domain'ini almış, kendi kurmuş veya kurdurmuş ve ya kendisi ya kullandığı çevirmenler (ya da kendisi çevirmense ve yayınevi işine girmek istiyorsa ikisi birden de olabilir) siteyi bu şekilde popülerleştirmeye çalışıyor. *

bu durumda, en azından silinme gerekçesinin meşruiyetini ortadan kaldıracak türden reklam yapmış oluyor, değil mi?
0
godoşu beklerken
(27.11.17)
yo eder demedim zaten. reklamdan bahsttim dikkat ederseniz. bugün başka bir soruda da reklamla ilişkilendirilen ancak amacı piyasayı bilmekten ibaret olduğu belirtilen bir sorunun silinişinden bahsedilmişti. sanırım kişisel kazanç sağlamak bir faktör oluyor falan.

şu reklam denen olayın sınırını anlamaya çalışıyorum. hepsi bu.
0
🌸godoşu beklerken
(27.11.17)
her halükarda moderatörün kısmen keyfine kısmen durumu algılayışına bağlı olan bir tarafı var diye düşünüyorum bunun. çünkü reklam denilen şey çok dolaylı da yapılabilir. sizin bahsettiğiniz de bu dolaylılık durumunda reklam amacı güdülüp güdülmediğinin nasıl anlaşıldığı ve neye göre karar verildiği galiba doğru anladıysam; silinme gerekçesinin meşruiyetini ortadan kaldıracak türden dediğiniz.

diyelim ben kardiyologum (kardiyolog olup olmadığımı bilmiyosunuz, mesela bu da dolaylı bir reklam olabilir:) ) ve buna binaen spesifik ve istisna içeren bir hastalık/tedavi süreci ile ilgili sorulan bir soruya cevap verdim. durum da o kadar ince ki (bu mümkün mü bilemem ama uyduruyorum zaten) bir kardiyologun o istisnayla karşılaşması olsa olsa ömründe bir kere olur. e ister istemez soruya cevap vericeksem o geçmişteki hastamdan ve yaptığım müdaheleden bahsetmem gerekicek soruyu soranın gönlünü rahatlatma kısmını da sağlamak için.

e ama reklam yaptın sen şimdi denilebilir mi denilebilir buna. çünkü sorusuna cevap verdikten sonra duyuru başlığında ya da özel mesajla "hangi şehirdesiniz, madem tecrübelisiniz gelip size muayene olsak, muayenehaneniz nerde" dese e söyler, söyleyebilir.

başka meslekler için de böyle örnekler olabilir. zaten burada mesleğinizi belirttiğiniz anda bile, mesleğe göre değişmekle birlikte bir bakıma kendi reklamımızı yapmış oluruz.
0
dafaisss
(27.11.17)
Her ne kadar ispiyon gerekçelerinde reklam maddesi yer alsa da, reklam sebebiyle duyuru/cevap silinmiyor alınan karar gereğince. Tabi burada da sınır ayda en fazla 3 kere olması. Takibinin kolaylık ve zorluğu tartışılır orası ayrı.
0
kaymaktutmayansicaksut
(27.11.17)
@dafaisss: evet, evet çok doğru anladın. böyle bir şey sorduğum için de, moderasyon kurallarına link verilmesin diye veya aynen alıntılanmasın diye bir tane vaka koymuş olayım dedim. cevaplarken verdiğin dikkat için teşekkür ederim.

benimkinin verdiğin örnekten tek farkı işte bir e-ticeret sitesine doğrudan link atmak ve o sitenin linki atan kişiye ait olması, ama elbette linkin kişiye ait olduğu çıkarsaması veya teyidini sadece modun yapabilmesi.
online kitap satışı yapan sitelerden aranan özelliğe uygun tek kitabı satan bu siteyse o zaman link mecburen konur herhalde. ancak durumun genelde böyle olmadığı varsayımını yaparak sordum (yayınevlerinin e-ticaret siteleriyle anlaşmalarından bağımsız olarak az satılan kitaplara olan ticari yaklaşımlarını düşününce o genelleme mecbur oldu, yoksa e-tic sitesi endeksler kitabı, olur biter)

@kaymaktutmayan: teşekkür ederim cevap için ama biraz ayrıntılandırabiilir misin. belli ki moderasyon arada hatalar yapıyor, ki dünyanın en normal olayı. işler ne zaman karışıyor da "ben reklam yapmadım ki neden bu gerekçeyle sorumu sildiniz?" gibi bir tepki doğabiliyor mesela. yanlış ispiyon yapmak olsa, denetiminizden yüksek ihtimalle geçtiği için o kadar sorun olmaz gibi geldi. herhalde dolaylı çıkarsama yapılmak zorunda kalınıyor, diye düşündüm. sezgi var mıdır işin içinde ve iş tanımı gereği? bir yere kadar mecburen varmış gibi geldi.
0
🌸godoşu beklerken
(28.11.17)
moderatör tutumunu bilmiyorum ama devaml ıreklam yapıyorsa silinmeli, arada bir iki kez atmışsa problem yok şeklinde bakıyorum. çalışmalarını paylaşmak istemesinde problem yok, para kazanma amaçlı siteyi kullanıyorsa orada problem oluşur gibi.
0
pinkpeony
(28.11.17)
(8)

whatsapp

tute
whatsapp'tan bir mesaj yzdım o ara internet koptu. sonra internet geldi. mesaj gitmiş midir? tekrar yazayım mı ayn mesajı? gidip gitmediğini nasıl anlarım? 2 kere yazmış olmayım.
whatsapp'tan bir mesaj yzdım o ara internet koptu. sonra internet geldi. mesaj gitmiş midir? tekrar yazayım mı ayn mesajı? gidip gitmediğini nasıl anlarım? 2 kere yazmış olmayım.
0
tute
(26.11.17)
Tek tik varsa göndermişsin, 2 tik varsa onun telefonuna ulaşmış diye biliyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(26.11.17)
whatsapp'ı yazan adamlar sence bu durumu düşünmüşler midir? yoksa milyar dolarlık şirket internet gidip gelince mesajı gönderemeyen bir yazılım mı üretmiştir?

bence cevap yukarıdaki soruda gizli ^^
0
Tears of Devil
(26.11.17)
bilemedim ki :( bir gruba yazdım. tek tik görünüyor. gitti mi o zaman?
0
🌸tute
(26.11.17)
gitmiş
0
sta
(26.11.17)
yazdığın mesajın üzerine uzun süre bas yukarıda yuvarlak içinde i harfi görünecek. ona bas mesajı okuyanlar ve iletilen kişiler gözükecek. bu yolla birilerine gidip gitmediğini anlayabilirsin.
0
delicevat
(26.11.17)
Mesajının üzerine tıkla, yukarıda ı harfi çıkacak. İ'ye de tıkla, orada kim okumuş onu da görürsün.
Bence gitmiştir, olmadı tekrar gönder nedir yani?
0
kaymaktutmayansicaksut
(26.11.17)
çok teşekkürler baktım. peki bu i harfine baktığımı görebiliyorlar mı? :D
0
🌸tute
(26.11.17)
Göremiyorlar baktığınızı i’ye.
0
karamaleksey
(26.11.17)
(9)

Kendi kendine konusmakla ilgili dusunceleriniz?

runagain
Bazen soru cevapli, bazen birini de konusturarak...Saglam muhabbet dönüyor bazen :p
Bazen soru cevapli, bazen birini de konusturarak...

Saglam muhabbet dönüyor bazen :p
0
runagain
(26.11.17)
evet başkalarıyla ettiğim sohbetten daha çok haz alıyorum :) ama bunu sınırlı tutmakta fayda var sanırsam.
0
denhia
(26.11.17)
En güzel sohbetleri kendimle yapıyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(26.11.17)
Ben kendimize çay demliyorum. "Ben kalkayım" diyor, müsaade etmiyorum. Beraber 1 paketi bitiriyoruz.
0
birşeylersoracağım
(26.11.17)
ben kendimle ingilizce konuşuyorum biraz sesimi değiştirince başka biriymiş gibi oluyor. baya laf lafı açıyor. sonra napıyorum ben ya diyip kapatıyorum konuyu.
0
dedim dedim de kime dedim
(26.11.17)
Kendimle sohbet o kadar güzel ki başkasıyla konuşasım gelmiyor.
0
sopiro
(26.11.17)
Bence çok hoşsohbet biriyim. Muhabbetimi seviyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(26.11.17)
ben de ediyorum. bazen gün içinde ya da geçmişte yaşayıp karşımdakine söyleyemediğim şeyleri söylüyorum. karşında başka bir varlık olduğunu zannederek konuşmak belki deliliktir ama o aşamada değilim
0
blacksky
(26.11.17)
son zamanlarda çok yapıyorum.
aslında zihnimde, başkası ile konuşuyorum.

böyle yapmak yerine o düşünceleri yakalayıp deftere yazabilsek belki bir marcus aurelius değilse de, yandan yemişinden bir kitabımız olur.
0
dahinnotha
(27.11.17)
canım sıkkınken canımı sıkan şeyi düşünmemek için baya bi soru cevap muhabbet dönüyor
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.17)
(12)

Nafaka Olayları

arockm
Merhaba kadınların ayrıldıkları eşlerinden nafaka almaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Evet almalılar mı? Neden? Hayır almamalılar mı? Neden?
Merhaba kadınların ayrıldıkları eşlerinden nafaka almaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet almalılar mı? Neden?

Hayır almamalılar mı? Neden?
0
arockm
(23.11.17)
Çocuk varsa ve kadın tek başına maddi olarak çocuğun ihtiyaçlarına yetmiyorsa alabilir. Ama çocuk yokken alması saçma.
Not: kadın.
0
Amaranta ursula
(23.11.17)
ahlaka mugayir sebeplerden boşanma olduysa almalı. yoksa almamalı. neden; "çocuk yapim olmazsa ayrılırız" kafasında kadınlar var artık.
0
danton
(23.11.17)
kadın eğitim almamış ve çalışabileceği işler düşük ücretli ise almalı, fakat eğitim görmüşse ve maddi olarak kendine ve çocuğuna yetebilecek bir işte çalışabilecekse almamalı.
0
tabirimekruh
(23.11.17)
Kadınlar almalı, her koşulda kadınlar dezavantajlı konumda oluyor özellikle tr'de. Çocuk yapım olmazsa ayrilirim diyen kadınlar varmış falan filan, saçma sapan laflar işte.
0
doxanikee
(23.11.17)
Bir kadın düşün; üniversite okumuş veya okumamış fark etmez, 23 yaşında evlenmiş, 2 çocuk yapmış, evlilik boyunca koca çalışmasını istememiş zaten kocanın kazandığı yetmiş o da çocuklarına bakmış, okulları sınavları derken yıllar geçmiş. Bu kadın ve adam boşandı, adam gitti başkasıyla evlendi, çocuklar büyük, okumuyorlar. Bu kadının iş deneyimi yok, nasıl ve ne şekilde hayatta kalacak?

Adama mı güvendi evlenirken diye soracaklara cevabım, evet güvendi. Adamın da o yönde teşvik etmesi ile eviyle, kocası ve çocuklarla ilgilendi, iş hayatına girmedi, girmesine izin verilmedi. Paylaşacak kayda değer mal da yok ki kadın bundan sonrasını garantilesin.
Kadın hem adamın ondan boşanmış olması, hem iş bulamayacak olması, bulsa bile eski standardında (ki villadan filan bahsetmiyorum, kira ödeyecek belki artık, asgari ücret alacak vs) yaşamayacak olmasının her birini en ağırından yaşamalı mı? Koca her kararı alırken iyi de, boşanma sonrası sorumluluk alma konusunda neden elini taşın altına sokmasın?

Bir de lütfen artık sadece kadına nafaka ödemiyormuş gibi ifade etmeyin şunu; nafaka eşe ödenir, kadın veya erkek.

Ha, sırf nafaka alıp yan gelip yatanları desteklemiyorum, o da arsızlık artık ama zaten bahsettiğim ilk koşullarda eşe ödenen nafaka 500-600 tl'yi pek geçmez. Kadın adamın sırtından geçiniyor gibi algılanması can sıkıcı. Ha gönül ister ki her kadın ekonomik özgürlüğe sahip olsun, çalışsın. Yoksa gururlu bir insanın boşandığı eşinin parasını almaya pek istekli olacağını sanmam.
0
kaymaktutmayansicaksut
(23.11.17)
Çocuk sadece kadının veya sadece erkeğin sorumluluğunda olmadığına göre çalışıyorsa bile çocuk için almalı. Eğer çalışmıyorsa da almalı. Çalışıyorsa fakat çocuk yoksa almasa da olur bence. Kadınım bu arada.
0
vivalaaj
(23.11.17)
Gercek anlamda yoksulluga dusen varsa, meslegi yoksa ve bosanmada kusuru bulunmuyorsa hakimin belirleyecegi ve 2 yili asmayan bir sure icin hayatini surdurecek asgari bir meblag nafaka alabilir. Kadin erkek fark etmeksizin. Bunun disinda cocuga istirak nafakasi disinda iki tarafin birbirine (kusur tazminat mevzulari disinda) mallar ayrildiktan sonra bir kurus bile vermesi anlamsiz.
0
esneme benide esneteceksin
(23.11.17)
@kaymaktutmayansicaksut +14948893945439
0
who cares wins
(23.11.17)
kaymaktutmayansicaksut +1

kadın evlenince üniversite mezunu bile olsa çalışamıyor. ne yapacak, 35 yaşında boşanmışken o kadar yeni mezun varken 0 tecrübeyle nereden başlayacak? çocukları varsa o çocukların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak?
0
pinkpeony
(23.11.17)
çocuk varsa evet, çocuk yoksa içinde bulunduğu ekonomik durum göz önüne alınıp ona göre verilmeli.

şöyle örnekleyelim, kadın ve erkek, ikisinin eğitim durumu ve yaşları da aşağı yukarı aynı olsun, bunlar boşansınlar. sonra erkek kadına para ödesin, saçmalıktan başka bir şey değil.

bu arada; ""Kadınlar almalı, her koşulda kadınlar dezavantajlı konumda oluyor özellikle tr'de."" şu cümleyi söyleyen arkadaşım, özel sektörü pek tanımıyorsunuz galiba.

yeni mezun için açılan çoğu ilanın ilk şartlarından biri kadın olmak oluyor çoğu zaman. bir araştırın bunu.
0
dead and broken
(23.11.17)
haftanın kezofeministler ve meriçler toplanma başlığı biraz geç de olsa açılmış.
memlekette kaç kadın erkeğe nafaka veriyor? teoride kadına değil eşe, evet. peki nedir bunun gerçek hayattaki yansıması? çocuk/iştirak nafakası değil bahsettiğim.
kyk erkeğe kitlensin, düğün erkeğe kitlensin, nafaka erkeğe kitlensin. baya güzel düzen aslında. erkeklerin %80ine(tüik) yakını kadınların çalışmasıyla bir sorunu yokken nasıl kadınlar çalıştırılmıyor oluyor onu da anlamadım. yeni mezun ya da tecrübesiz iş ilanlarına bakın neredeyse hepsi kadın çalışan arıyor. devleti zorla askere alır olmazsa haraç alır boşanırsın kadını haraç alır ama gene suçlu sen olursun.
0
khiron
(24.11.17)
Sadece cocuk varsa ve velayeti annedeyse odenmeli.
0
i m sick tired
(24.11.17)
(1)

Yakın zamanda istanbulda ehliyet alan oldu mu?

placebo z
Kaç günde teslim edildi?
Kaç günde teslim edildi?
0
placebo z
(23.11.17)
Eşim aldı, 4 günü bulmadı diye hatırlıyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(23.11.17)
(8)

Raki

hikmetkaraman
Icerken ettiginiz sohbetleri, mezeleri, anilari bir kenara koyarsaniz, gercekten tadi guzel mi sizce? Anason aromasini seviyor musunuz?
Icerken ettiginiz sohbetleri, mezeleri, anilari bir kenara koyarsaniz, gercekten tadi guzel mi sizce? Anason aromasini seviyor musunuz?
0
hikmetkaraman
(19.11.17)
sohbetler, mezeler, anılar olmasa ağzıma sürmem.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
şahsen güzel buluyorum. koklamadan için vs dense de ben her yudumda koklarım, o koku hoşuma gidiyor. boğazdan geçerken bıraktığı tadı da, arkasından yoğurt veya haydari ile yoğunluğu açmayı da seviyorum. saçma sapan sosyal medya övücüleri yüzünden rakı candır bilmem ne edebiyatı çıktı biraz o soğuttu beni rakıdan ama genel olarak tadını da kokusunu da beğenirim.
0
fakirpislik06
(19.11.17)
ben de seviyorum. mesela şarap, votka tek başına içilecek kadar güzel gelmiyor bana. ağızda buruk bir tat bırakıyor. yanında illa yiyecek bir şeyler istiyorum ama rakı öyle değil. tadı ve kokusu güzel geliyor. tek başına içilebiliyor.
0
straight from the heart
(19.11.17)
rakinin tadi da kokusu da aromasi da guzeldir ama kusursuz +1, sohbetler, mezeler, anılar olmasa ağzıma sürmem.
0
ezeriko
(19.11.17)
Tadıyla da kokusuyla da aram yok.
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.11.17)
Kokusuna bile tahammul edemiyorum. Bence berbat.
0
rusyalı kozmonot
(19.11.17)
sırf zevkine tek başıma bile içerim. seviyorum.
0
babilbaligi
(20.11.17)
bana göre sudan sonra dünyanın en güzel içeceği
0
çınarım
(20.11.17)
(16)

Sosyopat eski ögretmen ile yeniden sevişmeli mi?

fatminka
Zamanında(ögrenciyken) ona olan aşkımı kullanan eski matematik öğretmenim eskiden benden hoşlandığını söyleyerek sadece uyumak istediğini söylüyor. Bana çektirdikleri yüzünden her gün ah ettim kendisine. Intikam almak için ne yapmalı. Eski öğrencilerine de yazdığını duydum. Bir yandan da ten uyumumu
Zamanında(ögrenciyken) ona olan aşkımı kullanan eski matematik öğretmenim eskiden benden hoşlandığını söyleyerek sadece uyumak istediğini söylüyor. Bana çektirdikleri yüzünden her gün ah ettim kendisine. Intikam almak için ne yapmalı. Eski öğrencilerine de yazdığını duydum. Bir yandan da ten uyumumuz var. Ne yapmalı?
0
fatminka
(13.11.17)
İntikam almak için sevişmek kadar saçma bi şey olamaz. Adam zaten senle sevişmek istiyor, ee bunun neresi intikam? Kes at uğraşma, bi daha ararsa da açma.
0
ekaterina
(13.11.17)
lise öğretmenin mi bu?
0
elorelia
(13.11.17)
Bir yandan nefret ediyorum bir yandan ten uyumu. Nefret ettiğim için intikam istiyorum bir yandan ise uğraşma diyorum. Bu konuda kararsizim aslında.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
Özel ders öğretmenim idi.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
abi bu nasıl trollük.

inanma seni...

zaten sen de onu istiyor gibisin.

troll değilsen uğraşma.
0
eeb
(13.11.17)
Keşke troll olsaydım da bu durumda olmasaydim. Nefretle ten uyumu arasında sıkışıp kaldım.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
git seviş madem. akıl tutulması yaşıyorum şu an.
0
elorelia
(13.11.17)
Çok saçma ve tutarsız göründüğümun farkındayım. Onu şikayet etmeyi bile düşündüm. Ama bir yandan bir şey çekiyor ondaki.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
İntikam almayı değil sevişmeyi istediğini kendine itiraf et. İtiraf kendine karşı netleşmeni sağlar. Ondan sonra ne istediğini doğru bilirsin.
0
yaren
(13.11.17)
Adam resmen oltayı atmış, düşen şaşkın balık kârdır diye takılıyor, siz gelmiş sapık bir adam.ile ten uyumumuz var, nefret ediyorum ama sevişmek de istiyorum diye soruyorsunuz.

Tercihiniz öz saygınızı belirleyecek. Tercihinizde başarılar.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.11.17)
Kaymaktutmayansicaksut, sukelalamak istedim bin kez. Ancak 1 kez takılıp bıraksam ne olur modundaydim ondan kararsizdim. Malum ten uyumu olan bitiyle sevişmek her zaman mümkün olmuyor.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
eskiden öğretmenin olması bu noktadan sonra neyi değiştirecek ben anlamadım. birçok eski öğrencisine yazıyorsa sevişilecek kız arıyor işte, sen de istiyorsan seviş istemiyorsan sevişme.

bir de neyi şikayet edeceksin? artık 18 yaşından büyük değil misin ki? eskiden o adamdan ders alıyor olman bunun yasadışı ya da etik dışı bir hareket olduğunu göstermez.

zamanında ona aşık olman çok normal. işyerinde patronuna, okulda öğretmenine aşık olmak çok sık rastlanan bir şey. bunun bir adı var da unuttum şimdi. zaten aşk değil bu sen aşığım sanıyorsun. öğretmenin olmasaydı yüzüne bile bakmazdın.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.11.17)
Eskiden öğretmenim olduğunu bilgi amaclı yazdım. Şu anda avukatım. O da oldukça ünlü bir lisede öğretmen. 18 yaşından küçüklere yazdigindan hareketle şikayet etmeyi düşündüğümü belirttim.

Evet ergenlik aşk takıntı her neyse geçmişte kaldı. Onu da bilgi amaclı söyledim. Herhangi biri değil yani kararsız olduğum kimse. Sorunlu acı vermekten haz duyan biri. Ama ten uyumu ve cinsellik yüzünden ayrılamayan onlarca ikili duymussunuzdur.bu da öyle biri nefret etseniz de teni çeken kokusu burnunuza geldiğinde cildirdiginiz biri diyeyim. O konuda oldukça kararsizim. Bir tarafta 1 kereden bir şey olmaz var bir tarafta özsaygı ve nefretim.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
adam 18 yaşından küçüklere yazıyor, bunu biliyor ve şikayet etmiyorsanız sizin de sosyopatlığınızdan şüphe ederim. kokusuymuş, burnunu tıka da yürü polise git, okul yönetimine git. allahım ya konuya bak!
0
su nanesi
(13.11.17)
Şüpheliyim dedim kesin delillere ulasmadim. Böyle büyük bir şey için ciddi deliller tanıklar gerekir. Iftira da büyük bir suçtur.
0
🌸fatminka
(13.11.17)
Nein.
0
velvetmorning
(14.11.17)
(4)

Pirincin icindeki bocek

durgunfoton
Şok oldum ya. Minik minik karinca gibi bocekler var bazisi ölü. Kirik pirinc almistim 2 3 ay oldu. Birazi cam birazi plastik kavanozdaydi. Onceden temizdi Boceklenmis.Bu ne ki? Ve diger bakliyatlara bulasir mi?Tesekkurler.
Şok oldum ya. Minik minik karinca gibi bocekler var bazisi ölü. Kirik pirinc almistim 2 3 ay oldu. Birazi cam birazi plastik kavanozdaydi. Onceden temizdi Boceklenmis.
Bu ne ki? Ve diger bakliyatlara bulasir mi?
Tesekkurler.
0
durgunfoton
(13.11.17)
Bulaşabilir. Diğer bakliyatları gözden geçirin; bilhassa un, irmik ve tarhana varsa onları.

Bakliyat kavanozlarının içine bir bir miktar tuz serpince böcük olmuyor aklınızda olsun.
0
kaymaktutmayansicaksut
(13.11.17)
(bkz: pirinç biti) deniyor ona, aktardan ağzı açık pirinç aldığımda bende de olmuştu, çekmecedeki diğer bakliyata da bulaşmıştı. direkt atın gitsin hatta direkt çöpe atın yani evdeki çöpten de dışarı çıkamasınlar. az olsa suya tutup suda yüzenleri temizleyebiliyorsunuz ama çoksa artık telafisi olmuyor. kolay da ölmüyor, suda boğulmuyorlar...
0
su nanesi
(13.11.17)
çöpe atmayın yahu, çıkın binanın bahçesine falan serpin, kuşlar yesin bari.
0
kibritsuyu
(13.11.17)
evet bulaşır. direk atın.
pirinci ve bu tarz bakliyatları buzdolabında saklayın bir daha aldığınızda. yıllarca bozulmuyor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.11.17)
(25)

bu kız kaşlarını almalı mı?

pinkpeony
https://hizliresim.com/qJy1lq
0
pinkpeony
(08.11.17)
Nein. Düzgün görünüyor.
0
cakabo
(08.11.17)
Bir paçoz olmak yerine efsane olmaya karar verdiği an almalı. Çünkü bu kızda potansiyel var. Dudakları, burnu, yüz hatları düzgün. Arkadaş bu neymiş diyebileceğim kadar kötü kaşları yok ama günümüzde daha belirgin bir yüz biçimi olanlar daha önde oluyor. Doğallık falan bunlar artık pek işlemiyor.
0
dissendium
(08.11.17)
alırsa çok ince olur,bence güzel.
0
denef
(08.11.17)
bence gerek yok
0
dedimmidemedimmi
(08.11.17)
oldukça düzgün, niye aldırsın ki?
0
fever
(08.11.17)
Böyle kaşım olsa hayatta aldırmam.

İdo tatlıses gibi kaşım olduğu için aldırıp, biraz rengini açtırıyorum. Zulüm bence, hele o minik minik çıkmakta olan kaşlar :(
0
kayranin kedisi
(08.11.17)
neresi düzgün ya, şu kaşa dokunmama modasının da şeyi de çıktı hani. kaş almak inceltmek demek değildir, bununkiler düzeltilebilir.
0
pamuk helvalar cebe
(08.11.17)
Doğallık her zaman kazanır, ben de kaşlarımı aldırmıyorum. Gayet düzgün duruyor kaşları.
0
sytemofadownmanyagi
(08.11.17)
almali diye bir sey yok, isterse ve kendini öyle mutlu hissediyorsa dokunmaz, hosuna gitmezse alir.

söyle olmali böyle olmali diyerek kendi güzellik anlayisimizla insanlari yorumlamak cok ama cok primitif.

hele pacoz gibi yorumlari okudukca gülüyorum.
0
kurnaz
(08.11.17)
Bence gayet güzel ve doğal
0
kismisolungac
(08.11.17)
Gayet güzel bence. Ama kız da çok güzel, o yüzden kaşlar olumsuz olarak göze çarpmıyor.
0
dostlarorkestrasi
(08.11.17)
Almalı almamalı diyemem. Ama boyle kaşım olsa hiç aldırmam denilecek güzellikte bir kaş degil. Biraz toparlanabilir. Normal, fazlaca daginik bir kaş tipi.
0
aquarium
(08.11.17)
kızın yaşını bilmiyorum ama yaşlı gösteriyo sanki kaşlardan ötürü. ya da daha anaç, yaşlı mı anaç mı emin değilim ama birini gösteriyo ve bu kaşlardan ötürü. ama kötü görünmüyo.
0
dafaisss
(08.11.17)
ben toplatırdım altlar çok dağınık, özellikle sonlara doğru.
0
cabiday
(08.11.17)
Kaşlar durmalı ama saçlar muhakkak uzamalı ki kaşların anlamı olsun. Bu saç modeli ile o kaşın havası kalmamış, ortaokul kızları gibi duruyor.
0
kaymaktutmayansicaksut
(08.11.17)
alsın bence.
0
elorelia
(08.11.17)
alsa güzel olur bence.
0
nawar
(08.11.17)
Azaltmadam toplanmalı ama şekil değiştirilmemeli.
0
medre
(08.11.17)
Alsin, almasın diyenler de yallah göz doktoruna.
0
doxanikee
(08.11.17)
Kızın dizideki karakteri, fiziği, hali tavrı ile falan kaşları uyumlu. Ben almasını istemezdim.

Bilmeyenler için kız bu;
www.imdb.com
www.instagram.com
0
gofs
(08.11.17)
Hayır gayet şekilli kaşları var.Alırsa çok incelir.böyle iyi.
0
demoniclewinsky
(08.11.17)
alsin, diyenlerin cogu erkek, eminim.

kaslara fazla dokunmuyoruz, cunku bazen alinan killar ebediyen bizi terk eyliyor. 25 yasinda mesele edilmeyebilir; 10 sene sonra aglamaya baslariz.

fotograftaki kaslar etraftan sarartilip farla, kalemle istenilen sekile getirilebilir. kas duzeltmenin tek yolunun onlari yolmak oldugunu zannetmek salaklik... zaten fondoten gecsek, etraftaki ince killar gorunmez olur.

kizin muhtesem kaslari var. farkinda ki, dokunmuyor.
0
e haliyle
(08.11.17)
almamalı, yapay kaş dağınık kaştan daha çirkin.
0
Bruce
(08.11.17)
almamalı.
0
balik kraker
(08.11.17)
Bu kızın yüzü çok doğal, güzel. Kaşları da olduğu gibi kalmalı.
0
l arrache coeur
(08.11.17)
(19)

Hangi su?

rabbititus
İçme suyu olarak ne kullanıyorsunuz? Hangisini tavsiye edersiniz?Bir süredir Erikli alıyordum ama midemi bulandırmaya başladı, su içemez oldum.
İçme suyu olarak ne kullanıyorsunuz? Hangisini tavsiye edersiniz?
Bir süredir Erikli alıyordum ama midemi bulandırmaya başladı, su içemez oldum.
0
rabbititus
(06.11.17)
Biz Taşdelen'e geçtik, cam olana. Oldukça memnunuz diyebilirim.
Hayat, Çenesuyu, Pınar içemiyorum tadları garip ve zaman zaman değişiyor geliyor
0
kaymaktutmayansicaksut
(06.11.17)
Erikli cok tuzlu. Sodyum oranlarina bakabilirsiniz.
Elmacik eve getirmiyor o yuzden Saka aliyorum. Memnunum
0
mor oje
(06.11.17)
Elmacik, saka, hamidiye baska icmiyorum.
0
England
(06.11.17)
Abant. Bim'de de satılan... Çok seviyorum şahsen.
0
ssiradanbirigibi
(06.11.17)
Pür Su (koç grubu)
0
since1907
(06.11.17)
Evde arıtılmış musluk suyu içiyoruz.
Ofiste abant su cam damacana kullanıyoruz. Birçok marka değiştirdik biz de, en son abantı beğendik ve devam ediyoruz.
0
peggy
(06.11.17)
buzdağ
0
kisa
(06.11.17)
Bim'de ne olsa onu içiyoruz. Abant şimdilerde.
0
doxanikee
(06.11.17)
kardelen içiyorum bakkal bir tek onu satıyor.
0
estranged
(06.11.17)
Taşdelen+1. Pahalıdır ama iyidir, müşteri hizmetleri de çok iyidir ayrıca (parça değişimi ve su siparişinin zamanında gelmesi gibi)

Ben farklı suları deneme yanlısı olarak haftada bir Taşdelene alternatif olarak Abant, AOÇ Elmacık , JAVSU kullanıyorum, onlar da iyi özellikle F/P açısından.

EK: Bulunduğunuz kentte Munzur Suyunun bayisi varsa onu da deneyin derim, çok güzel bir tadı vardır.
0
candanag
(06.11.17)
buzdağı kaynak suyu +1
0
austra
(06.11.17)
nazillide yaklaşık 4 5 adet kaynak var. 19 lt suyu çeşmelerden 1 tlye dolduruyorduk gene dolduruluyor. ancak diğer şirketler şırlan,nazlısu,pürsu,pirsu,sırma,madran vs. gibi üreticiler suyu işliyor. biz işlenmeden kullandık ve bü yöreli olmadığımız için eşim suya alışamadı ve böbrekte sıkıntı oldu. pürsu nun nazilli kaynağında sıkıntı olduğunu duyunca bıraktım ve pınara geçtim. pınar madran olarak geliyor. yani bozdoğan madran dağında doluyor. bu suya şu an için alıştık gibi.

bu bölgede nazilli bozdoğan bölgesinde suyun kireç oranı çok yüksek sular bu yüzden farklı tad verebilir.
0
mikahakkinen
(06.11.17)
Abant.
0
orijinalinden iyi olan cover
(06.11.17)
Selam,

Ben de cam damacana kullanıyorum, Hayat su. Çevrede tek cam damacana sağlıyan oldukları için tercih ettik, idare eder. Plastikle cam arasında ciddi tat farkı var bence, BPA konularına hiç girmiyorum. PH olarak daha iyi olan sular var ancak nedense çoğu plastik şişe :(
0
hana bi
(06.11.17)
Saka'yı çok seviyorum
0
mutlusismankedi2015
(06.11.17)
m.youtube.com
Munzur su.
0
hernezıkkımsa
(07.11.17)
yanlış olmassa munzur su neden öneriliyor ki. munzur su güzel falan değil erzincanda askerlik yaparken içtim ve tavsiye dahi etmem. munzur suyu önerenler sempatizanlık yapıyor.
0
mikahakkinen
(07.11.17)
munzur suyunu geçenlerde içmmiştik rakı masasında gelmişti, 4 kişi de oldukça bağanmiştik tadını. (yine de buzdağı)
0
kisa
(07.11.17)
rakı varken suyun markasını umrumda olmaz...
0
mikahakkinen
(07.11.17)
(1)

Bosanma davasi ve avukat hakkinda

VIPCH
Yurtdisinda sonuclanmis bir bosanma davasinin taninmasi icin Türkiye de acilmis bir dava bulunmaktadir.Ekteki dosyada da görüldügü üzere sanirim tüm ücretleri bana kitlemeyi düsünüyorlar.Karakol önünden dahi gecmemis biri olarak soruyorum;Burda avukat tutarak mi devam edeyim, yoksa mahkeme günü tek
Yurtdisinda sonuclanmis bir bosanma davasinin taninmasi icin Türkiye de acilmis bir dava bulunmaktadir.

Ekteki dosyada da görüldügü üzere sanirim tüm ücretleri bana kitlemeyi düsünüyorlar.

Karakol önünden dahi gecmemis biri olarak soruyorum;

Burda avukat tutarak mi devam edeyim, yoksa mahkeme günü tek basima mi katilayim?
0
VIPCH
(06.11.17)
Davayı kabul etmeme gibi bir durumunuz yok sanırım, anlamı olmaz zaten.

Söz konusu davalarda yargılama gideri davayı açan taraf üzerinde bırakılır, sizden bir şey talep etmezler. Bu davaların kiminde hakimler vekalet ücretine hükmediyor, kiminde etmiyor. Bence edilmemesi gerek ama başıma ikisi de geldi.

Dava günü duruşmaya katılın ve davayı kabul ettiğinizi, aleyhinize vekalet ücretine hükmedilmesine sebep olacak bir şey yapmadığınızı, vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiğinizi söyleyin. Karşı tarafın avukatı da öküz değilse zaten tanıma tenfiz davalarında çıkan vekalet ücretini icraya koymaz.
0
kaymaktutmayansicaksut
(06.11.17)
(5)

Eldeki malzemelerle kek uydurmak

diffarentiationation
çilek marmelatı, kakao tozu ve kuru üzüm ile kek yapsam nasıl yaparım? Öyle karıştırsam içi pişer mi? 1 tane kabartma tozu yeter mi?Ölçeksiz öyle göz kararı koyucam. Şekersiz olacak ve yumurta normalden fazla olacak.
çilek marmelatı, kakao tozu ve kuru üzüm ile kek yapsam nasıl yaparım? Öyle karıştırsam içi pişer mi? 1 tane kabartma tozu yeter mi?
Ölçeksiz öyle göz kararı koyucam. Şekersiz olacak ve yumurta normalden fazla olacak.
0
diffarentiationation
(02.11.17)
yağ ve yumurtayı uzun süre çırp
kuzu üzümlerin bir kısmını blenderdan geçir bunu da çırpıma dahil et.
üzgünüm ama un kullanmak zorundasın (önce elekten geçir)
kakao tozunu da kullan
kalan kuru üzümleri de unlayarak kenara koy
sonra karışımın yarısını yağlı kaba boşalt, çilek marmelatını da üstüne güzelce dök
kalan hamuru da onun üzerine dök.
unladığın kuru üzümleri de en üste serpiştir, önerim az koyman.

al sana kek.
0
patty duke
(02.11.17)
Çilek marmelatını çıkart, kakaolu kuru üzümlü kek yap. Öyle karıştırma, kuru üzümü biraz suda beklet, şişsin, sonra kağıt havlu ile ıslaklıgını al ve hafif una bulayıp kek hamuruna karıştır, spatula ile hafifçe karıştır yoksa dibe çöker.
1 kabartma tozu yeter
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.11.17)
edit: kuru üzümlerin bir kısmını blenderdan geçirmeni önerme nedenim, şeker kullanmayacak olman.
ufalanmış kuru üzümün keke homojen bir tatlı tadı sağlayacağını düşündüm.

bütün kuru üzümleri unlamanı söyleme nedenim, kuru üzümlerin dibe çökmesini engellemek.

araya çilek marmelatı kullan deme nedenim, hem zaten şekersiz olacak keki tatlandırman hem de keke hafif bir ıslaklık katmayı amaçlamak.

önce unla yağı çırp deme nedenim, yumurtanın içine yağ ile hava hapsetmek. bu sayede kabartma tozu kullanmana da gerek kalmayacak.

kakao tozuna gelince, eldeki her malzemeyi kullanmış olmak istedim, 1 çorba kaşığını (silme) aşmadan kullanman yeter.
0
patty duke
(02.11.17)
4 yumurtaya 1 çay bardağı yağ ve 2 su bardağı un kullanmayı dene, sanırım kek hamuru kıvamına gelir.
0
patty duke
(02.11.17)
Şeker yerine marmelat katacaktım olmaz mı diyorsunuz? Islak kek gibi olmaz mı hamuruna katsam?
@patty süper açıklamışsın ellerine sağlık.
0
🌸diffarentiationation
(02.11.17)
(2)

Bu durumda ne yapiliyo?miras vb

basubadelmevt
Bir yakinim 3 yıllık evliydi,esi vefat etti.Esi cok iyi bie pozsiyonda calisiyordu bi sirkette,esinin ailesinin durumu pek iyi degil,emekli maasi ile gecinen bir aile.Neyse vefat eden kisinin karisiyla ortak bir hesabi ve bir de evi vardi.Bunlar hep dügün sonrasi alinan mallar.Ev vefat eden kisinin
Bir yakinim 3 yıllık evliydi,esi vefat etti.Esi cok iyi bie pozsiyonda calisiyordu bi sirkette,esinin ailesinin durumu pek iyi degil,emekli maasi ile gecinen bir aile.Neyse vefat eden kisinin karisiyla ortak bir hesabi ve bir de evi vardi.Bunlar hep dügün sonrasi alinan mallar.Ev vefat eden kisinin üzerine ve 400 bin civari nakit bir para var?Bu durumda ölen kisinin ailesi hak talep edebilir mi?Oglumuz calisti,etti, geline birakmayiz filan demisler de benim yakinimda orta karar bi yerde calisiyordu. Bu konu ne olur sizce?Direk ese mi kalmali her sey?
0
basubadelmevt
(01.11.17)
kanunen eşine kalır diye biliyorum
bizcesini "siz olsanız ne yapardınız" diye soruyorsan , normalde aileyi gözetirim, evli olsam eşimin ailesinin durumu iyi değilse sırtımı dönemem. ama aile daha evladını yeni kaybetmiş,-üstelik genç herhalde 3 yıllık evli- yas tutarken mal kavgasına başladıysa. ohooo yani.
öyle durumda kimse kusura bakmasın kimseye mal filan bırakmam.
muhtemelen biraz zaman geçince yine yardım ederim orası ayrı.
0
niye ama
(01.11.17)
Bunun sizcesi yok, miras hukukuna göre paylaşırlar malları.
Ortak çocuk yok galiba, bu durumda 1/2 eşe, 1/4'er pay anne babaya olacak şekilde paylaşıma gider.

Ortak hesaptaki paranın yarısı direkt kadına geçer, vefat edene ait kısım da yine 1/2 eş, 1/4 anne baba şeklinde dağılır. Ev için de geçerli bu oransal olarak kabaca söylemek gerekirse.
0
kaymaktutmayansicaksut
(01.11.17)
(15)

Tahammül sınırlarınızı zorlayan şeyler neler.

mete kudur
sb.p.s anket yazana cm gazoz ısmarlayacakmış. limonlu
sb.

p.s anket yazana cm gazoz ısmarlayacakmış. limonlu
0
mete kudur
(31.10.17)
-Cak cak sakız çiğneyen tipler.
0
kaymaktutmayansicaksut
(31.10.17)
cehalet
0
burya
(31.10.17)
Mobilet motosikletlerin sesi
0
pastörizesüt
(31.10.17)
en başta tahammülsüzlük
hakaret veya ısrarlı saygısızlık
herhangi bir canlıya yapılan apaçık kötü muamele

tahammülsüzlüğe tahammül gösterememek yumurta tavuk hikayesine döndüğünden kendimi bu konuda dizginlemeye çalışıyorum, diğer konularda sınırlarımı olduğu yerde bırakır kalp kırarım.
0
evde liyakat kalmamis
(31.10.17)
Korna. Bi gün korna çaldığı için trafikte birine arabadan inip saldırıcam, ne zaman olacak merakla bekliyorum.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(31.10.17)
-Tırnak yiyen insanlarla aynı ortamda bulunmak zorunda kalma

-bilgisi olmayıp fikri olan insanlarla anı ortamda bulunmak zorunda kalma

-toksik insanlarla aynı ortamda bulunmak zorunda kalma

-genel olarak ergenler ile muhatap olmak zorunda kalma

-balık yapınca eve sinen balık kokusu

-trafik kurallarına uymayan insanlar
0
AlsterWasser
(31.10.17)
soyulmayan yumurta. uğraşamam, kaldırır atarım.
0
petek
(31.10.17)
Saygısızlık
Aşırı laubalilik
Yalakalık, çıkarına göre tavırcılık
Her s*ki en iyi ben bilirimcilik
Cahilliğiyle övünecek kadar kara cehalet.

Edit: Yazarken bile sinirlendim.
0
skooma
(31.10.17)
ezan, sela ve bilimum dinsel gürültü.
0
doxanikee
(31.10.17)
Sehirde hiz yaparak gecen gurultulu motorlu araclar
0
dunal
(31.10.17)
ağız şapırdatmak.
0
brakgn
(31.10.17)
agresif insan
0
sedat peker in yegeni
(31.10.17)
Sakız çiğneyen erkekler ve kadınlar ( güzel çıtıpıtı bi hatunsa çiğnesin sabaha kadar, bu da benim dengesizliğim napiyim)
0
insomnia
(02.11.17)
Toplu taşıma kullanıp da hijyene dikkat etmeyen canlı formları. Ağız kokusu, ter kokusu, apış arası kokusu, ayak kokusuna maruz bırakılmak.

Aşırı derecede keskin koku alma duyusuna ve koku hafızasına sahibim evet.:( Kedi, köpek olacakmışım da yanlışlıkla insan olarak doğmuşum sanki.
0
old possum
(02.11.17)
düşüncesizlik
kişilerin isteklerini ya da görüşünüşlerini değiştirmeye çalışmak, engellemek
saygısızlık
hakaret
cehaaaallleeetttt -baya sinir bozucu çünkü laf anlatamazsın-
sorunsuz şeyler-sevmiyorum galiba sorunsuz şeyleri illa sorunu olacak ben saatlerce müşteri hizmetleri ile konuşucam vs vs -

ekleme yapabilirim düşünmem lazım
0
antik depresan
(02.11.17)
(16)

yeni evli evleri neden hep aynı oluyor?

nocturnus
yakında yeni evimizi döşemeye başlayacağız. istiyorum ki böyle kardeşler mobilya tarzı olmasın, hafif cosy bir ev olsun güzel olsun. herkes böyle istiyor ama etrafımdaki en kekoluktan uzak çiftlerin bile evi eninde sonunda birbirinin tıpkısının aynısı. 1. görsel hayaller, 2. görsel hayatlar oluyor h
yakında yeni evimizi döşemeye başlayacağız. istiyorum ki böyle kardeşler mobilya tarzı olmasın, hafif cosy bir ev olsun güzel olsun. herkes böyle istiyor ama etrafımdaki en kekoluktan uzak çiftlerin bile evi eninde sonunda birbirinin tıpkısının aynısı. 1. görsel hayaller, 2. görsel hayatlar oluyor her seferinde. neden böyle oluyor? çok mu para gerekiyor güzel bir oda için, yoksa çok mu zevksiziz?

evinizin dekorasyonunu nasıl yaptınız, nerelerden fikir aldınız, şunu şunu yaptır odanın havasını bayağı değiştiriyor modern görünüyor dediğiniz bir şey var mı?
0
nocturnus
(28.10.17)
Çok para gerekmiyor ama düşünerek satın almak ve zamana yaymak gerekiyor. Evlenecek çiftlerin çoğunda ise "salon takımı" / "koltuk takımı" alma hevesi oluyor. Dolayısıyla genelde bakılan mağazalar aynı oluveriyor.

Odayı doldurmak için yapmazsanız ev döşeme işini, gayet kullanışlı ve keyfinize göre eşyalar bulabiliyorsunuz, zaman içinde de (eve alıştıkça, ihtiyaç nedir belirledikçe) daha doğru eşya seçimleri yapabiliyorsunuz.
0
kaymaktutmayansicaksut
(28.10.17)
aynı instagram hesapları, aynı pinterest, aynı ikea, aynı english home - madame coco vs. yüzünden oluyor diye düşünüyorum.
0
celeron 300a
(28.10.17)
Cok paradan ziyade dekorasyon ve zevk gerekiyor. Mesela ikinci fotograftaki ev ogrenci evi gibi. Ayrica olay mobilyada degil.

Halbuki tablolar, bitkiler ve bir kac dekoratif sey evin havasii degistirir. Tabi isigin kullanimi da onemli, ikinci evde gupegunduz olmasina ragmen TV pencerenin onune konuldugu icin perde kapatilmis mesela.
0
crown
(29.10.17)
standart benzerliklerden en goze carpani zaten kanepe karsisi led televizyon ve yanina hafif isik veren lamba. sadece renkleri degisiyor. onun disinda tekli koltuk veya sehpa kullanan da var. eskiden de ayniydi da iste internet bu kadar yaygin olmadigindan goremiyorduk.
0
evimin paspasi
(29.10.17)
çünkü dışarı çıkıp mobilya almak istediğinde bulacağın şeyler üç aşağı beş yukarı aynı oluyor. o cosy, sade ama şık evlerden yapmak için bu işi bilen bir iç mimar-dekorasyon uzmanı ile çalışmak lazım.
0
orpheus
(29.10.17)
iki tane ikea kivik kanepe aldık biz. evde yemek masa takımı da yok.
masa ve ondan bagimsiz sandalyelerle bir şey yaptık. haliyle yemek takımı koyacak büfe, gümüşlük.vb ivirzivir da yok.
gayet sade spor bir yaşam alanı oldu.
0
balik kraker
(29.10.17)
Kimi durumda ailelerin karışması bu durumu yaratıyor. Çiftin değil o evde oturmayacak olan büyüklerin zevkleri eve yansıyor maalesef.

İçinize sinecek bir ev dekorasyonu çok fazla para değil ama zaman meselesi. Biz şanslıydık, ikimizin de yıllar içinde yaşadığımız evlerde severek biriktirdiği eşyaları bir araya getirdik. Evlenmeden önce bir süre birlikte yaşadığımız için de düğünden önceki bir iki aya sıkıştırmamış olduk dekorasyon işini. İçimize sindikçe ilerledik. Zamanın burda kilit unsur olduğunu düşünüyorum. Ev bir anda 0'dan 100'e çıkmıyor. Evinizin ihtiyaçlarını ve kişisel alışkanlıklarınızı gördükçe evi şekillendirmek daha iyi oluyor.
0
fotrsapka
(29.10.17)
Her seyi ayni magazadan aliyorlar.

Her seyin uyumlu olmasini bekliyolar.

Ben her seyimi farkli farkli magazalardan aldim, genelde dogal istedigim icin masif sehpa, masif kutuphane, masif tv sehpasi aldim mesela. L koltuk istiyodum, kose koltuk degil harbici L koltuk aldim. Manzaram cok guzel diye camin onune yuksek bar masasi ve 2 sandalye koydum.

Yemek masamda 3 sandalye ayni, dorduncusu cok alakasiz bi sandalye ama ben cok begeniyorum mesela. Yastiklarla koltugumu hareketlendirdim (renkli yastiklarla)
Koltuk bi magazadan, hali bi maGazadan, masifler baska magazadan oldu.
Berjer koyacak yerim olsaydi onu cok canli bi renk sececektim mesela. Falan filan.
Koltuk/yemek/sehpa/x/y takimi en buyuk dusmaninizdir.

Her parcayi begenerek secmenizi oneririm :)
0
kuehles blondes
(29.10.17)
bir residence ve bir bağcılardaki evi aynı eşyaları koysan da istediğin havaya sokamazsın çünkü her eşya her eve gitmiyor.

evi döşemek uzun bir süreç ve aslında maliyetli. çünkü evinize standartın dışında bir koltuk almak istediğinizde ekstra fiyat biniyor, bunu yapacak ustayı bulmak da vakit. tüm bunlar birleşince insan eh yeter diyor.

genel olarak üretilen eşyalar ve evler uyumlu değil. küçük bir odaya 2 çekyat atınca tabiki daralır.

bana kalırsa minimalist takılmak lazım ama gelenek ve görenekler işin içine girince gümüşlük olmadan olmaza evriliyor ev. ayrıca ev kendin için değil sanki gelecek insanlar için dekore ediliyor.
0
qobel
(29.10.17)
Parasızlık, zamansızlık ve uğraşmama isteği.

Bir arkadaşım evlenmişti. Nişanın düğün arasında 5 ay vardı. İkisi de aile evindeydi. Beş ayın 3 ayı ev aramaya, kiralamaya gitti zaten. İki ayın da sadece haftasonları bazı günler buluşup döşemeleri gerekti. Bir yandan düğün yağmadılar ama davetiyesiydi, aile ile yemekti, onları da ayarlamaları gerekti. Haliyle "Şu ayrıntıyı gördüm. Evin şurasına şu yakışır" tarzı değerlendirme yapacak halleri kalmadı. Paraları da yoktu pek ama eşyalar sağlam olsun istiyorlardı. O yüzden birçok eşyayı almadılar. Halı, televizyon falan almadılar mesela. "Misafrlerimiz olur" dye koltuk takımı baktılar Masko'dan, artık neye denk getirdilerse. Baktığımda da daha önceden birlikte kalmayan arkadaşlarım, apar topar ev döşeme, düğün yapma telaşından öyle ince eleyip sık dokuyacak kıvama gelmediler.

Bana bıraksan, dünya kadar param olsa yine aynı olur, çünkü dekorasyon ilgimi çekmiyor. Güzel olduğunda beğeniyorum ama iki resim arasındaki farkı da anlamıyorum mesela. Bir 3-5 dakika "E ikisi de normal ev" dediö.Hayatta aklına gelmez mesela o battaniyeti yatağın üstüne o şekilde koymak. Onu öyle görsem dağınık gelir bana, "Katlayıp dolaba kaldırayım" derim. Koltuk için de ilk girdiğimiz yerden "Şu evladiyelik gibiymiş, bu iyi" der alırım. Pis değilse, eşyalar bel ve but ağrıtmıyorsa iki ev de aynı bana. Hani, renk körlüğü gibi dekorasyon körüyüm ben. Anlamıyorum. Zevkli ya da zevksiz değilim; zevkim yok, zevkin ne olduğunu da bilmiyorum. "Kışın sıcak tutuyormuş, soba ykman gerekmiyormuş" deseler duvara geyiğin su içtiği halılardan da asarım, çekinmem. Eski evde büfeyi istememiştim, "Büfe mi kaldı, hiç ıyyy" demiştim; sonra tabağı, çanağı koyacak yer bulamayınca "Anne sen bir büfe diyordun" diye 180 derece döndüm. Bir tek renk uyumuna bakıyorum, bir ondan anlarım biraz. Gerisinde her eşya aynı bana. Kervan Mobilya olmaması, evin Topkapı Sarayı gibi görünmemesi dışında eşya çok da umrumda değil.

Edit: IKEA'nın ucuz malları çok dandik, iyi malları da çok pahalı. O bazasız yataklar depremde ilk ezilecek şey. Eve iki eşya az alırım, çelik bazalı yatak alırım ilk. Elimde daha da örnek var ama ahan da en yakınımdaki Ikea. Düzeltiyorum, üstünde yük olmasa bile bu hale geliyor. Ben de savaşmaktan vazgeçtim. Düzgün bir şey alana kadar idare ediyorum. Üstünü de sonradan yükledim. Ikea malının ucuz olanlrı tipi güzel ama ömrü kelebek gibi demek.
i.hizliresim.com
0
aychovsky
(29.10.17)
@aychovsky uğraşmama isteği ve dekorasyona ilgisizlik de bana çok ilginç geliyor:) atiyorum gelinliği direkt alır geçerim, bakan kimse de anlamaz ben o gelinliği bir günde mi seçtim yoksa bir ay mı gezdim. hepsi benzer çünkü. ama ev öyle değil, baktığımda her şeyini sevmem lazım. mutlaka sevdiğim renkler olması lazım, hardal,koyu mavi, orman yeşili, kahverengi. masif mobilyalar, bitkiler, boho kilimler mmm ağzım sulandı:D
sanırım olay zamana yaymakta, haklısınız
0
🌸nocturnus
(29.10.17)
IKEA tam bu hayaller için ama insanlar diğer mobilya şirketlerine göre ucuz olduğunu görünce kalitesiz sanıyor, gidip hantal zevksiz mobilya setlerini dünyalar kadar para harcıyorlar.

Sanırım IKEA benim için evlenilecek kızın turnusol kağıdı olacak.
0
gezegen olan pluton
(29.10.17)
Ilk gorselin oyle olmasinin nedeni iyi aydinlatma ve bitki kullanimi
Bir de ulkemizde genelde odalar kucuk oluyor ve alan kalmiyor fazla
0
my pink
(29.10.17)
çok para gerekmiyor öncelikle onu söyleyeyim.

bizim evimiz 1. tarz bir ev (tip olarak alakası yok, ama tarz olarak öyle) ve gayet ucuza döşedik. ikea kullandık,i nternetten de haftalar içersinde güzel güzel aksesuarlar aldık.

2. evin maliyeti genelde daha yüksek oluyor. "kardeşler mobilya"ya gidiliyor ve o biçimsiz koltuklara 4000-5000 lira para veriliyor. ikeada ise daha şık duran koltukları yarı parasına alabiliyorsunuz.
0
tchuck
(29.10.17)
bu arada residance muhabbetine de katılmıyorum. mecidiyeköyde 30 yıllık bir binada yaşıyoruz.

eve girdikten sonra ilk yaptığımız şey salonnu bir duvarını koyu griye boyamak oldu, ardından koridor ve yatak odasının da rengini değiştirdik. pinterestten vs. destek alarak ev için eşyalar baktık, 5-6 ay içinde dekore ettik fıstık gibi oldu. dışarıdan bakınca "bok gibi" gözüken binada, gayet güzel evimiz oldu.

bol ışık alan ve "biçimli salonu" olan her ev fıstık gibi dekore edilir. zaten bu iki şarta uygun bir ev bulacak maddi durumunuz da yoksa, dekorasyonla pek uğraşamazsınız.
0
tchuck
(29.10.17)
Zevksizler.
0
i was made for you
(29.10.17)
(6)

Yavru Kedi Isırması

kerem555
Sokaktaki bi ufaklığı veterinere götürmek için yakalarken işaret parmağımın aşağısını ısırdı eşşoleşşek.Çok hafif şişti, dokununca ağrı yapıyor.Google'a yazınca coşuyor tabii ki, enfeksiyon, parmak kaybı, ölüm! :))Yavru veterinerde, kuduzu yok gibi dedi.Batticon vs sürüyorum.Var mı aranızda yaşayan?
Sokaktaki bi ufaklığı veterinere götürmek için yakalarken işaret parmağımın aşağısını ısırdı eşşoleşşek.
Çok hafif şişti, dokununca ağrı yapıyor.
Google'a yazınca coşuyor tabii ki, enfeksiyon, parmak kaybı, ölüm! :))

Yavru veterinerde, kuduzu yok gibi dedi.

Batticon vs sürüyorum.
Var mı aranızda yaşayan? Ciddileşmiyor değil mi şişlik vs?
0
kerem555
(28.10.17)
bisey olmaz. olur da olmaz. sokak kedisi elimi bin kere kanatmistir hayatim boyu, mutfakta bicak kesmis gibi davran, temiz tut mikrop kaptirma baska bir sey olmaz. yani olma ihtimali var da olmaz. zaten gozetim altindaymis hayvan. korkacagin tek sey kuduz o da milyonda bir ihtimal. hayvan gozetim altindaysa ondan da bisey cikmaz iste.
0
robokot
(28.10.17)
Hiçbir şey olmaz
0
whatyougetiswhatyoudid
(28.10.17)
Ben de bir şey olmaz diyorum
0
kaymaktutmayansicaksut
(28.10.17)
Yok genelde bir şey olmuyor. Kediyi gözetim altında tutarsanız içiniz daha rahat eder. Yalnız ben yavru kedilerle haşır neşir olurken bana hep mantar bulaştı. Ona dikkat et.
0
jazzabel
(28.10.17)
Şişme enfeksiyondan dolayı olabilir. Benim de elim çok şişmişti antibiyotik verdi doktor. Tabi aşı da oldum 3 doz. Kedi her gün görebildiğim bir yerdeydi, 3. dozdan sonrasını yaptırmadım o yüzden. Kuduz olma ihtimali çooooook çok düşük evet ama dönüşü yok işte. Ben o riske giremedim.
0
ofelia
(28.10.17)
kuduz ve tetanos aşısı olup hayata rahat rahat devam edilir.
kuduz aşısını ücretsiz ve 5 doz olarak yapıyorlar ve iki yıl koruma da sağlıyormuş (en sağlamı hastanedeki görevlilere sormak tabii). şişme de kediden kaynaklanmayan ve yaradan kapılan bir enfeksiyon olabilir. bir doktorun yazacağı bir antibiyotiklik canı var.
0
tururo
(29.10.17)
(6)

Kedinin zayıf olması/ yavru kedi mamasindan normal mamaya gecis

fraise
Bizim 2.5 aylık kedimiz doğduğundan beri diğer kardeşlerinden biraz zayıf. Çok iştahlı bir kedi de değil açıkçası. Cinsi de obez olmaya yatkin olduğundan veterinerin söylediği ölçülerde mamasini veriyorum. Dün diğer iki kardeşini gördüm, bizimki yanlarında bariz küçük duruyor. En az 2-3 hafta varmış
Bizim 2.5 aylık kedimiz doğduğundan beri diğer kardeşlerinden biraz zayıf. Çok iştahlı bir kedi de değil açıkçası. Cinsi de obez olmaya yatkin olduğundan veterinerin söylediği ölçülerde mamasini veriyorum. Dün diğer iki kardeşini gördüm, bizimki yanlarında bariz küçük duruyor. En az 2-3 hafta varmış gibi aralarında.

Onların sahipleri ölçüsüz veriyormuş mamalarini hatta iki tanesi normal mamaya bile geçmiş. Arada ödül mamalari, ıslak mama filan da veriyorlarmis. Ben şimdiye kadar bir kere ıslak mama verdim; bir de deli gibi kaju sevdiği için haftada 2-3 tane kaju veriyouz.

Şimdi benin yaptığım mı dogru onların yaptığı mi? Siz nasıl besliyorsunuz kedilerinizi? Onları görünce çocuğu zayif kalmış anne moduna geçtim,üzüldüm resmen :)

Bir de normal mamaya gecis kaçıncı ayda oluyor? 2.5 ay çok küçük değil mi normal mama için? Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(16.10.17)
2.5 ay normal, ya da babycat falan var o da olur minik taneli.
ölçüye gerek yok, doyunca bırakır.
yaş mama ben bazen sık sık veriyorum, bazen hiç vermiyorum falan. haftada 1 gibi ideal.
0
passion rules the game
(16.10.17)
Passion, zaten şu anda verdiğim babycat olan mama, minik taneli. Diğerleri büyük mamaya geçmiş ama. İçeriği açısından fark var mıdır, onu da bilmiyorum.
0
🌸fraise
(16.10.17)
cinsi obez olmaya yatkın dediğiniz için scottish veya british sahibi olduğunuzu düşündüm. şayet doğruysa bu varsayım, doğrusunu siz yapıyorsunuz. kedi obez olduktan sonra kilo verdirmek çok çok zor oluyor, çevremde bunun sıkıntısını yaşayanlar var oradan biliyorum. ölçülü vermenin zararı olmayacağını düşünüyorum.

yaş mama yiyenler çok daha çabuk büyüyorlar ama sıklıkla yaş mama vermenin başta diş taşı olmak üzere ileride sıkıntı yaratacağını söyledi veteriner. başka veterinerden de teyit ettik bu bilgiyi. sağlık sebebiyle zorunlu olmadıkça asıl maması kuru mama olmalı. ben en fazla iki haftada bir veriyorum yaş mamayı.

bizimki 3 buçuk aylık, hala yavru kedi maması veriyoruz.yerken dikkat ettim onda bile çok da kolay olmuyor yemesi sanki.

bir de vitamin vs alabilirsiniz eğer yeterli beslenmesinden endişe ediyorsanız. bize ikinci veterinerimiz önermişti kolunu incittiğinde, vitamini verdiğimizden beri tüyleri falan da bi güzelleşti.
0
kulakligin calismayan teki
(16.10.17)
Kulaklığın çalışmayan teki, evet british. Çevremde ne kadar british gördüysem (babaları da dahil) obez. Ben de korkuyorum o yüzden. Hayvanın yaşam süresini kısaltmak istemiyorum.

Vitamin olarak ne kullanıyorsunuz? Ben de sorayım bizim veterinere.
0
🌸fraise
(16.10.17)
gimcat diye bir markayı önerdi bize veteriner, daha iyisi de varmış da en çok gimcatin tadını seviyorlarmış ve alıştırmak kolay oluyormuş bu yüzden. baya sevdi bizim kedi tadını.
0
kulakligin calismayan teki
(16.10.17)
6 aydan önce normal mamaya geçilmemeli diyor ve çekiliyorum. 4. Aydan itibaren kuru mamasına ek olarak minik ödüller verilebilir, ödülden kastım balık, kavrulmuş kıyma, tavsiye edilen bir yaş mama. Ama 2.5 ay normal mamaya geçiş için felaket erken
0
kaymaktutmayansicaksut
(16.10.17)
(9)

sütten su tadı alıyor musunuz?sütünüzü nereden alıyorsunuz?

Caaannn
marka marka incelemedim ama su karıştırılmış süt içiyor gibiyim.sütten süte farkediyor ama çoğu birbirine benziyor.bildiğin içinde su ya da başka birşey karıştırılmış gibi.sütü nereden alıyorsunuz hangi markaya güvenip alalım?pınar hariç!!!111!!
marka marka incelemedim ama su karıştırılmış süt içiyor gibiyim.
sütten süte farkediyor ama çoğu birbirine benziyor.
bildiğin içinde su ya da başka birşey karıştırılmış gibi.

sütü nereden alıyorsunuz hangi markaya güvenip alalım?

pınar hariç!!!111!!
0
Caaannn
(20.08.17)
sütteki yağ miktarı mevsimsel olarak değişiyor, ondan olabilir diye tahmin ettim. genelde sütaş alıyorum.
0
doxanikee
(20.08.17)
Ben sek günlük süt alıyorum ya da yörsan ama muhakkak günlük. Ya da babam köyden getiriyor güvendiği ineklerin sütünü, su tadı almıyorum hayır.
0
kaymaktutmayansicaksut
(20.08.17)
sutcuden al. ben yurt disindayim organik aliyorum fazla fiyat farki yok
0
Pepee
(20.08.17)
migros süt
0
cemiyetin ünlü siması
(20.08.17)
Ben de günlük süt alıyorum. Tire sütü çok beğeniyorum, onu bulamazsam Migros'un M Life markalı sütünü alıyorum. Biraz fiyatları yüksek ama gayet lezzetli ürünler.
0
old possum
(20.08.17)
Tire sütün günlük sütünü alıyorum her zaman.
0
veritaslibertas
(20.08.17)
Allahım bu duyuruyu ben açmışcasına sevindim. Cevabım EVET. arkadaş bi 10 yıl önce içtiğim sütün tadı yok. Şimdi bildiğin bardakta süt tozu açmışım gibi geliyor. Markada fark etmiyor. Açık sütede güvenemiyorum. Bi ara mova mıydı neydi mor kutulu bir süt çıkmıştı. O eh işte idare eder seviyedeydi diğerlerinden yüzde bir daha iyidi o da kalktı. Ama cidden süt gibi tadı olan süt yok piyasada. Günlük süt olayına katılıyorum, aoç nin günlük sütüde bir nebze iyi.
0
ManikD
(20.08.17)
Sütcüden alıyorum. Ev yoğurdu da süper oluyor.
0
silver apple
(20.08.17)
Saf köy sütü alıyorum yengem yapıyor. Ulaşma imkanın yoksa sek al.
0
eazy
(20.08.17)
(3)

Avukat olacaklar yüksek lisans yapmalı mı?

Vse budet horosho
Akademisyenlik ya da hakim savcılık düşünmeyen biri, avukat olarak yüksek lisans yapsa gereksiz mi olur? Mesela adli bilimler. Ne düşünüyorsunuz
Akademisyenlik ya da hakim savcılık düşünmeyen biri, avukat olarak yüksek lisans yapsa gereksiz mi olur? Mesela adli bilimler. Ne düşünüyorsunuz
0
Vse budet horosho
(16.06.17)
Zevk alacaksa neden yapmasın? Bu işin gerekli-gereksizi olmaz.
0
devilred
(16.06.17)
Şirket bünyesinde çalışmak istiyorsa veya öğrenme amacıyla yapmak istiyorsa yapsın ama bunlar haricinde kendi ofisi veya butik bir firmada veya küçük şehirde çalışacaksa gerekli görmüyorum ben
0
kaymaktutmayansicaksut
(16.06.17)
Serbest calisacak bir avukatin belirli bir alanda yoğunlaşıp yuksek lisans yapmış olmasi tabi ki artı kazandirir bence. Ben gerekli görüyorum.
0
aquarium
(16.06.17)
(2)

Ümraniye veyeriner

veilofsin
Var mı tavsiye edebilecek biri.
Var mı tavsiye edebilecek biri.
0
veilofsin
(16.06.17)
Ares veteriner kliniği. Ümraniye'de hizmet veren tam teşekküllü bir klinik. Veterinerleri konularında uzman. İnternet sitelerini aşağıda paylaşıyorum.

www.aresveteriner.com
0
voodoo
(16.06.17)
Doğa veteriner kliniği de var.
0
kaymaktutmayansicaksut
(16.06.17)
(11)

Kadınlara soruyorum; konumuz tampon !

burchak
Merhabalar, uzun zamandır tampon kullanıyorum bir şey fark ettim tampon kullandığım dönem adet surem kısaldı. Orkid kullandığım zaman 1 haftayı buluyordu tampon ile 5 günde bitiyor her şey. Bu psikolojik mı sizde de aynı durum oluyor mu ? Sebebi ne olabilir ki ?
Merhabalar, uzun zamandır tampon kullanıyorum bir şey fark ettim tampon kullandığım dönem adet surem kısaldı. Orkid kullandığım zaman 1 haftayı buluyordu tampon ile 5 günde bitiyor her şey.

Bu psikolojik mı sizde de aynı durum oluyor mu ? Sebebi ne olabilir ki ?
0
burchak
(14.06.17)
bi kısmı içerde kalıp kuruyordur bence. 30 saniye falan düşünüp bunu buldum.
0
pgup
(14.06.17)
Bende hic olmadi böyle bir sey.
0
fraise
(14.06.17)
Yaşlanmak böyle bir şey.
0
bipolar
(14.06.17)
ben de öyle gözlemliyorum ama jinekologlar öyle bir şeyin olmadığını söylüyor ısrarla.
0
orange coffee
(14.06.17)
benim öyle bir tespitim olmadı ya, ilginçsedim.
0
turk kizi
(14.06.17)
benim de öyle bir gözlemim olmadı.
0
blatta hiberna
(14.06.17)
Bende öyle bir şey olmuyor. Tampon ile regl süresi alakasız geldi düşünsem de bilimsel olarak bir bağ bulamadım.
0
peggy
(14.06.17)
25 yaşındayım yahu ara ara tüm periodu orkidle geçirdiğim oluyor yine de tampons gore daha uzun sanki.
0
🌸burchak
(14.06.17)
Tamponla alakalı değil bence de yaşla alakalı gibi geldi.
0
lcha
(14.06.17)
bende de aynısı oluyor. pede ulaşma mesafesi ile tampona ulaşma mesafesi diyorum ben kendi kendime.
0
Phoebe
(14.06.17)
Aynısını yaşıyorum, tampon kullanınca o son akıntı süresi kısalıyor, sanırım içeride emdiğinden
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.06.17)
(8)

şubeye dönen kargoyu başkası alabilir mi?

proletarier aller lander vereinigt euch
ben yokken gelmiş ve benim alma şansım da yok. ev arkadaşım gitse alabilir mi?
ben yokken gelmiş ve benim alma şansım da yok. ev arkadaşım gitse alabilir mi?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.06.17)
Soyadı aynı değilse sıkıntı çıkartıyorlar açıkçası, deneyimlerim doğrultusunda konuşmak gerekirse. Tatliş bir çalışana denk gelme ihtimalini çıkartarak konuşuyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.06.17)
kimlik bilgilerinizle yalvar yakar alabilir. kargo görevlisi insafsızsa veya işini iyi yapmaya özen gösteren biriyse alması imkansıza yakın.
0
golgi aygıtı
(04.06.17)
ptt değil ise alabilir kesin konuşmayayım
ptt kesinlikle vermiyor/vermedi
0
basond
(04.06.17)
Kargo şirketi sana telefon açar teyit alır arkadaşına o şekilde verebilirler kargoyu, ben böyle birkaç defa aldım sıkıntı çıkarmadılar.
0
angelus
(04.06.17)
Arkadaşımın ve kendi kimliğim ile gidip defalarca aldım. Hiç sorun olmadı su ana dek.
0
dahinnotha
(04.06.17)
çalışan ben olsam hayatta vermem. normali de vermemesidir.
0
blue eyes white dragon
(04.06.17)
Değişir bu sorunun cevabı, kendimizinkini alırken üst kat komşununkini de almışlığımız var ama her şube bunu yapacak diye bir şey yok.
0
devilred
(04.06.17)
PTT kimlik fotokopisi ve dilekçe ile teslim edebiliyor başka bir kişiye. Diğer şirketlerde biraz daha personelin insiyatifinde. Ama kimlik ya da ehliyet bırakırsanız arkadaşınıza rahatça alabilir.
0
md11
(04.06.17)
(8)

sonsuz88 hakkında ne düşünüyorsunuz?

doxanikee
evet sonsuz88 hakkında ne düşünüyorsunuz?
evet sonsuz88 hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
doxanikee
(03.06.17)
Az çok söylenebilecekleri tahmin ediyorum da; Kimse cevap yazmamışken yazayım, kendi halinde birisi zaten depresif burda lütfen linç başlatmayın. Duyuruları fazla olabilir ama belki kafasını rahatlatmak için soruyor, sorsun zararı yok ki.
0
ekaterina
(03.06.17)
:(

herkese ağzının payını veren muhteşem biri.......
0
yuvarlanantencereninkapagi
(03.06.17)
Ben naif ve iyi bir abi olduğunu düşünüyorum. Aklına takılanları soruyor işte.
0
tahin pekmez yoğurt
(03.06.17)
Açıkçası beni bayıyor soruları. Arada fark etmeden cevap versem de nickine bakıp okumadan geçiyorum çoğunlukla.
0
turk kizi
(03.06.17)
kendisi hakkında bir düşüncem yok da inatla bu trolü besleyenlere şaşırıyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.06.17)
giden birinin arkasından konuşmayı doğru bulmuyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.06.17)
hiç görmedim, kim o?
0
pinkpeony
(04.06.17)
ekaterina +1
tahin pekmez yoğurt +1

ben eski nick'lerinden beri takip ediyorum kendisini. bana özünden kaynaklı bir enteresanlığı varmış gibi geliyor. enteresan insanlara karşı da bir sempatim vardır.

bu arada hakkında bir fikir sahibi olanlar sorularına cevap vermeme yoluna gidebilirler. benim de hoşuma gitmeyen bir dolu insan var ama sorularının altında, duyurunun tapusu bendeymiş gibi, hangi soruyu sorup soramayacaklarını belirlemek yerine sordukları soruları görmezden gelmeyi tercih ediyorum.
0
misterturist
(04.06.17)
(21)

Tuvalet Kağıdının Yönü ?

arockm
Merhaba tuvalet kağıdının yönü sizin için önemli mi, hangisini tercih ediyorsunuz? Yoksa farketmez mi diyorsunuz?Benim tercihim üstten olması, sizin ki?http://i.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/571888aa67b0a93494dec425
Merhaba tuvalet kağıdının yönü sizin için önemli mi, hangisini tercih ediyorsunuz? Yoksa farketmez mi diyorsunuz?

Benim tercihim üstten olması, sizin ki?


i.hurimg.com
0
arockm
(05.04.17)
Üstten:)
0
orient blue
(05.04.17)
üst. gittiğim yerlerde farklı ise değiştiriyorum.
0
inheritance
(05.04.17)
üst
0
elorelia
(05.04.17)
Üstten.
0
kaymaktutmayansicaksut
(05.04.17)
valla patenti üstten alınmış. öyle kullanmak gerek hacı

static1.businessinsider.com
0
hononu
(05.04.17)
üstte olması tabiki. alttan olursa çekmesi zor. Herhangi birisi neden alttaki versiyonu seçsin ki çok mantıksız.

bu arada çok önemli derdin varmış. Allah kimsenin başına böyle dert vermesin :D
0
nuevo
(05.04.17)
üstten+1
0
candanag
(05.04.17)
bitmek bilmeyen tartışmadır
herkes kullanım kolaylığı olarak üstten seçer.
ama araştırmalar(oha bunu kim araştırmış) alttan olanın daha ekonomik kullanıldığını söylüyor.
0
basond
(05.04.17)
Üstten. Alttan takıldığını görünce sinirleniyorum bile hatta. Tüm mıçış keyfimi kaçırıyor.:)
0
jamiro
(05.04.17)
üstten.
0
dedim ben sana
(05.04.17)
alttan. ( marjinal olmakta fayda var.)
0
blue eyes white dragon
(05.04.17)
Takma aparatı kullanmıyorum ama olsaydı üstten derdim.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.04.17)
Handikapli üst
0
fin
(05.04.17)
Yan duruyor bizimki kurutucunun üzerinde
0
Kazmapolitan
(05.04.17)
aparata takmıyorum. Üşenmeyip taksaydım üstten gelecek şekilde takardım.
0
fallopian
(05.04.17)
üstten. benden önce girip alttan takan sığır ev arkadaşlarıma sinirleniyorum tuvalette ve hemen üstten olacak şekilde düzeltiyorum. hatta bunu benim manyaklığım zannetmiştim şimdiye kadar. iyi oldu yalnız olmadığımı bilmem. teşekkürler duyuru ailesi <3
0
golgi aygıtı
(05.04.17)
alttan gelen candır, istediğin kadar çekip tuvalet kağıdı rulosuna baskı yaparak duvara sıkıştırıp çektiğin parçayı koparırsın kolayca, diğerinde bu kolaylık yok... :)
0
luchetti
(05.04.17)
Üstten kullanırım. Ama bir arkadaşım kedili evlerde alttan kullanmanın daha uygun olduğunu, üstten olursa kedinin alıp çekmesinin daha kolay olduğunu o yüzden alttan kullandığını vs söylemişti.
0
uzunuzunilgi
(05.04.17)
Üstten
0
mutlusismankedi2015
(05.04.17)
hiç dikkat etmedim rastgele takıyorum.
0
kuzey li
(05.04.17)
ingenue
(05.04.17)
(17)

Midye yeme rekorunuz sizce kaç olur

basond
bir yarışma olsa midyeler müesseseden birinciye sağlam bir ödül.En fazla kaç midye yersiniz?ufak yada orta boy midyelerden diyelim.1 saat içinde?
bir yarışma olsa midyeler müesseseden birinciye sağlam bir ödül.
En fazla kaç midye yersiniz?ufak yada orta boy midyelerden diyelim.
1 saat içinde?
0
basond
(05.04.17)
biriyle yarışmak için veya sadece fazla yemiş olmak için yemem. ama fren yapmazsam kafam iyiyse midem de boşsa büyüklerden 200 rahat yerim. en küçüklerinden 400 falan olur heralde.

edit: saat sınırı varmış la, yetişmeyebilir. ara vermeden 200 diyim. ne kadar süreceğini bilmem.
0
tukenmez adam
(05.04.17)
70 diye sallıyorum.
0
bellbane
(05.04.17)
dakikada 2-3 yesem 120-180 teoride. ama tek oturuşta 10'dan fazla yemedim.
0
stewie
(05.04.17)
çok severim ama yarışma uğruna kendimi tiksindirmezdim. 30 tane yerim en fazla.
0
yue
(05.04.17)
50-70 civarı herhalde.

200 400 falan çok zor, öyle bir mide zor bulunur.
0
Apocalypse
(05.04.17)
bu arada bu işin yarışması varmış/yapılmış
rekor 310 midye imiş.
geçen senin birincisi 203 midye yemiş
gerçekmi sahtemi rakamlar bilmiyorum.
www.skylife.com
0
🌸basond
(05.04.17)
1 saatte değil de daha az zamanda arka arkaya 55 tane yemişliğim var en fazla. Ertesi gün ağzım yara olmuştu.
0
buff
(05.04.17)
50 tane olabilir :) ama böyle bir yarışma düzenlerken dikkat etmek lazım zira midye çok alerjik bir besin ve yüksek dozlarda varolan alerjisini bilmeyenleri öldürebilir bile.
0
mithrilfender
(05.04.17)
Açsam ve midye de güzelse 100 büyük yerim. Canım çekti :(
0
hayde bre
(05.04.17)
yeme yarışmaları beni çok tiksindirir, izleyemem bile.

15 tanemi yer işime bakardım. ne de olsa bedava.
ayrıca bazen 10 midye bile mide bozabiliyorken bir oturuşta 200 midye yemek? ya salmonella ya da kanser olursun herhalde.
0
sir gawain
(05.04.17)
Ama 1 saat içinde yiyemem.
0
hayde bre
(05.04.17)
40 - 50 tane yerim. sonra cıva zehirlenmesinin tadını çıkarırım.
0
zgrydn
(05.04.17)
Bi oturusta en fazla 35 tane yedim..ama zorlasam 1 saat icinde 100taneyi bulur..ama yemem..vucuda o kadar civa yuklemesine gerek yok
0
astrid
(05.04.17)
Dünyada bunca aç insan varken yemek yarışmaları kadar manasız şey yoktur diye düşünmekle birlikte bence dakikada 6 tane rahat yenir. Bu hesapla 1 saatte tıkanmaları da sayarsam, su içmek soluklanmak, pantolon düğmesi açmak filan 220-230 diyorum. Farazi olarak böyle ama midemin kaldırma sayısı 100'ü geçmez sanıyorum.
0
kaymaktutmayansicaksut
(05.04.17)
hazırlıklı gidersem 1 saat içinde açılmış şekilde önüme koyulursa rahat en az 120 tane yiyebilirim. iddalıyım bu konuda. kasarsam da 160-170'lere çıkabilirim.
0
golgi aygıtı
(05.04.17)
Burada sağ tarafta her ay en fazla midye yiyen 3 insanı yayınlıyorlar merak ederseniz: midyemi.com

Kendiminkini bilmiyorum, beş-altıdan sonra midem bulanıyor.
0
anumegha
(05.04.17)
taksim golden kapanmadan önce alkol üstüne 20-30 çok rahat gömüyodum. bazı günler abartıyodum hatta. ama hiç saymadım. 50 götürürüm yani.
0
spirit crusher
(05.04.17)
(19)

yasadiginiz sehirden memnun musunuz?

brnbrs
aşağıdaki soruyu görünce sormak istedim.bursa da gezilecek yerler diyor.doğma büyüme bursa'liyim ve 34 yaşındayım bursa'dan bikicagim hiç aklıma gelmezdi.Hep Burda yaşlanmak istiyorum dediğim şehirdir, nereye gidersem gideyim koşarak dönmek isterdim.Ta ki son yıllarda belediyenin güzelim sehirin içi
aşağıdaki soruyu görünce sormak istedim.bursa da gezilecek yerler diyor.doğma büyüme bursa'liyim ve 34 yaşındayım bursa'dan bikicagim hiç aklıma gelmezdi.
Hep Burda yaşlanmak istiyorum dediğim şehirdir, nereye gidersem gideyim koşarak dönmek isterdim.

Ta ki son yıllarda belediyenin güzelim sehirin içine edene kadar,yaa nefret eder oldum dışarıya cikasim yok.yollar felaket hergun güzergah değişiyor.güvenli değil önceden gece 12 de korkmadan evime gelirken şimdi saat 10 u geciremiyorum.

İçimi döktüm biraz ama eksik bile yazdım.sizde durum nasıl?
0
brnbrs
(29.03.17)
Ben Sultanahmet'te doğdum büyüdüm, burayı, İstanbul'u çok seviyorum ama yoğun iş yaşamından, trafikten dolayı pek yaşayamıyorum.

Aslında hepimiz yaşayamıyoruz büyük şehirlerde.

Zaman yollarda geçiyor resmen. Hayat trafikte geçiyor.

Ne zaman kendimizi düşünüp, bencil olup buralardan gideceğiz, bilmiyorum ama insan doğduğu ve büyüdüğü yerden pek uzak kalamıyor, kalmak istemiyor.

Zor bir yaşam sürdürsek de, yine de seviyoruz burayı.
0
MaNOfTheYear
(29.03.17)
istanbul'dayım.
eğer boğaz hattına yakın yaşasam (çok param olmasa da olur, sorun değil) ve işim de oralarda olsa bu şehri çok severdim.
bursa'ya da birkaç kez geldim ve çok sevdim. "yaşanır burada" diye düşündüm, her gelişimde.
0
filteria
(29.03.17)
ben şuandakinden çok memnunum.

istanbulda doğdum büyüdüm. ama sevmiyorum, eskiden küçüklüğümün geçtiği sokaklardan geçince mutlu oluyorum ama sırf bunun için istanbul çekilmez.

insanlardaki gereksiz istanbul fetişizmini görünce şaşırıyorum açıkçası.
0
kurnaz
(29.03.17)
izmir'deyim, eh işte kötünün iyisi.
0
yeraltindan potlar
(29.03.17)
istanbul-üsküdarda sahile çok yakın bir yerde yaşıyorum. burada doğdum büyüdüm. artık lanet ediyorum kalabalıktan sesten kargaşadan dolayı. farkındalığım arttıkça buradan kaçasım geliyor. paran varsa istanbul süper memleket. git beykozda soyutlanmış yerlerde ömrüne ömür kat. ama bizim gibi varoşlarda yaşamamak lazım.

istanbul sevdalılarına da anlam veremiyorum. bok gibi memleket anasını satayım.

arap şükrüden bu şehir beni boğuyor bana gelsin.
0
hemsta
(29.03.17)
Kişinin beklentilerine göre sorunun cevabı çok fazla değişiklik gösterebilir ama ben Antalya'da yaşıyorum ve gayet memnunum.

Bir şehirden beklentiler ne olabilir?
- altyapı hizmetlerinin yeterli olması
- trafik olmaması
- havanın temiz olması
- iklim şartlarının uygun olması
- gezilip görülecek yerler olması
- istediğini satın alabilmek (ürünlerin şehre gelmesi ve pahalı olmaması)
- arkadaşlarla gidebileceğin mekanların olması
- sosyal etkinlik imkanları olması (sinema, tiyatro, konser vs.)

Antalya'ya baktığımızda bu konulardan sadece bazen trafik olması ve yazın havanın çok sıcak olması gibi durumların olumsuz olduğunu söyleyebiliriz. diğer tüm imkanlar var.
0
elcolerico
(29.03.17)
6 yıldır eskişehirdeyim, sıkıldım artık.
0
tuborg yesili
(29.03.17)
İstanbul'dayım 20 yıldır. Sadece vapurda yolculuk ederken veya güzel bir günde boğaz köprüsünden geçerken güzel şehir burası diyorum. Onun haricinde hiçbir noktası mutlu etmiyor.
0
kaymaktutmayansicaksut
(29.03.17)
İstanbul'dayım. Bazı günler çok seviyorum 'öyle ya da böyle, güzel şehir işte. Seviyoruz burayı' diyorum. Bazı günler cinnet geçiriyorum.

Sanırım nüfusu bir 10 milyon azaltsak, gereksiz evleri yiksak yerlerine ağaç diksek hayatımın sonuna kadar yaşayabilirim.

Velhasıl istanbul güzel de yaşayanlar ısrarla mahvediyor burayı.
0
fraise
(29.03.17)
Izmir, birçok eksiği var ama memnunum. Bütün hayatimi burada geçirmek isterdim.
0
aquarium
(29.03.17)
@tuborg yeşili, @elcolerico Eskişehir ve Antalya da yaşam pahalı mı? Bursa'da aldı başını gidiyor zam,özellikle ulaşım ve ev fiyatları.
0
🌸brnbrs
(29.03.17)
ben yaşadığım yeri hiç sevmiyorum, ankara.
buradan gitmeye karar verdim. ama nereye?
çok düşündüm, tarttım, araştırdım. nereye gidersem mutlu olurum diye.

şehrin, insan hayatındaki payı yadsınamaz.ancak, ondan daha önemlisi insanlar sanırım.
çok iyi bir sosyal çevren yada süper komşuların varsa orayı seviyorsun.

aşık olduğun kişinin orada olmasıda çok öenmli bir etken tabii.
0
foster
(29.03.17)
izmir'deyim, referandum yapılsa türkiye'den ayrılmak için evet oyu kullanırım.
0
sanrı
(29.03.17)
İstanbul'da yaşıyorum ve Üsküdar dolaylarında oturuyorum fakat iş yerim Kağıthane'de olduğundan dolayı, arabayla işe geldiğim günlerde kafayı yiyorum. Şu ana kadar Avrupa'nın ve Türkiye'nin birçok şehrine gittim ve İstanbul kadar kasıntı, kalabalık ve insanı daraltan bir şehir görmedim.

Yaşadığım şehirden memnun olmamamın en büyük sebebi: Trafik.
0
cancoskn
(29.03.17)
ankaradayım bence iyi.
0
redcat
(29.03.17)
3 yıldır Ankaradayım, her geçen gün kötüleşiyor. Nispeten temiz bir muhitte oturuyor olmama rağmen, Kızılaya her vardığımda nefret ediyorum.

Ondan önce de 3 yıl Eskişehirde yaşadım, eh fena değildi ben oradayken de şimdi tramvay hatları arttıkça insanların kalitesi düşmüş, trafik sorunları vs. Ayrıca Eskişehir de biraz makyajlı bir şehirdir. Bir de her gittiğimde bir öncekine göre daha fazla yozlaşma (oraya özgü bir öğrenci kültürü vardı) görüyorum.

Ondan önce 2 yıl Gaziantep'te yaşadım, benim olduğum dönemde dev bir kasabaydı. Şimdi şehir makyajlı kasaba olmuş, pek bir şey değişmemiş. Ulaşım en azından birbirine entegre (belediye otobüsü, öho ve tramvay arasında tek kart ile aktarma yapılabiliyor. Buna çok dikkat ederim, Ankaranın en büyük eksiğidir.)

Ondan önce de 19 yıl Silifkedeydim, en huzurlu olduğum yerdir her gittiğimde fark ederim. Ancak yazları çok kötüdür. Yine de imkanım olsa kesin dönüş yaparım.
0
zwiegesprach
(29.03.17)
istanbul - memnunum. her hafta sonu gidecek başka bir yer oluyor. ayrıca şehrin kültürel etkinlikleri çok fazla. bir de görülmemiş güzellikleri hep kalıyor. daha gezeceğim bir ton boğaziçi semti, köyü var. o yüzden seviyorum.
0
nathanieltroy
(29.03.17)
aynı anda birkac sehirde birden yaşiyorum. bir yeri sevmeye vaktim olmuyor.
0
thewizardofearthsea
(29.03.17)
2008 den beridir istanbuldayım sıkılmadım.
0
basond
(29.03.17)
(15)

Tanık olduğunuz garip olaylar

dessy
Sabah sabah aklıma takıldı. Birçoğumuz inanmıyor olsak da bazen çok yakınımız veya hatta bizzat kendimizin tanık olduğu bazı olaylar olur. Karabasandır, ruh çağırmadır, faldır falan bahsetmiyorum. Örneğin büyü. Ya da duayla çözülen bir sorun. Var mı sizin birebir tanıklık ettiğiniz durumlar?
Sabah sabah aklıma takıldı. Birçoğumuz inanmıyor olsak da bazen çok yakınımız veya hatta bizzat kendimizin tanık olduğu bazı olaylar olur. Karabasandır, ruh çağırmadır, faldır falan bahsetmiyorum. Örneğin büyü. Ya da duayla çözülen bir sorun. Var mı sizin birebir tanıklık ettiğiniz durumlar?
0
dessy
(22.03.17)
fala hic inanmam. ama kahve falinda anlatilanlar karsisinda dehsete düsmüslügüm vardir.
0
thewizardofearthsea
(22.03.17)
Bundan 6 yıl önceydi, sevgilimin arkadaş çevresi bizim ilişkimize imrenip dururken, erkrk olan arkadaşlardan biri "şunlara bak ya, yok böyle güzel bi ilişki ya, ben de bundan istiyorum" dedi, çok içlrndi çok duygulandı falan. Ben dr o anda çok içimden geldi, halbuki içkili ortamdı yani... elimi açtım bütün arkadaşların arasında sesli sesli dua ettim. Allah'ım Murat'a gönlüne göre bir sevgili ve ilişki en kısa zamanda naaip et yarabbim o da çok mutlu olsun dedim. Murat da aaamiiiiinnn dedi.

Bir ay geçmedi. Hayatının aşkı hayatına girdi. Sonraları evlendiler. Çok mutlu oldular. Bizzat yaşadım yani.
0
yaren
(22.03.17)
Tanık olmadım, çevremde tanık olana da rastlamadım. Tamamı safsata bana göre..
0
peggy
(22.03.17)
oyle metafizik olaylari cevremde cok duymusumdur. hicbirine de inanmam. kendi sacma hayal dunyalarinin ve inandiklari sacmaliklarin bir disavurumu olarak gorurum.

genelde zaten boyle seyler, is-guc-kariyer sahibi insanlardan duyulmaz. hep varos, dindar, koylu takimindan cikar.
0
mayeskuel
(22.03.17)
Basligi gorunce aklima bu geldi ama soruyla zerre alakasi yok yine de yazicam.

Besiktas ta isiklarda arkadasla karsiya gecerken onumuzde bi kadin telefonla konusuyordu. "Ay cok sevindim ayrildigina, hic orgazm olamiyordun. O neydi ya oyle" demisti. Hic unutmuyorum. Kalakalmistim.

:)
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(22.03.17)
insanların başlarına gelen ''garip'' olaylarla ilgili bütün metafizik ihtimalleri heyecan (ve daha bir sürü duygu) içinde değerlendirmesine karşın, sonunda karşılarına çıkan rasyonel açıklamaya karşı tavırlarının ya şiddetle inkar etmek, ya da gerçek bir buruklukla kabul etmek olması.

''Tarihin en acı derslerinden biri şudur: Yeterince uzun zamandır aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz. Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık. Aldatmaca bizi kafeslemiştir. Çünkü tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek, son derece acı vericidir.'' Carl Sagan

''Kandırılmış bir insanı kandırıldığına ikna etmek, onu tekrar kandırmaktan çok daha zordur'' Mark Twain

not: bu cevabın tik'lenmemesinden sürekli karşılaştığım bu garipliğin (niyeyse) yeterince ''garip'' bulunmadığını anlıyorum :) insanlar o kadar garipler ki, kendi garipliklerini bile gayet sıradan buluyorlar. gerçekten çok garip :)
0
otonomo
(22.03.17)
yok.

bizzat ailecek türkiyedeki çok ünlü bir falcıyı tanıyoruz. yok öyle şeyler.
0
kurnaz
(22.03.17)
Ailecek inançlı değiliz ama annemle benim başıma çok geldi. Sevgilimin de aynı şekilde ama böyle yaşayanlar pek anlatmaz.
0
jazzabel
(22.03.17)
küçükken bir şeyler görüyordum ama hayal meyal hatırlıyorum, anneme ya da abime sorduğumda anlatmıyorlar, geçiştiriyorlar. abimin ağzından biraz laf alabilmiştim, şöyle olduğunu söyledi: uyurken birden uyanıp, gözümü bir yere dikiyormuşum, sert sert bakıyormuşum, ardıdan annemler sorunca da, o burdan gitsin, onu istemiyorum burada vb. diyormuşum. tabi ortada kimse yok, gitmezse bağırıp, çağırıp ağlıyormuşum falan, uzun süre devam etmiş bu, sonra hocaya gittiğimizi falan hatırlıyorum ama hayal meyal, geçti gitti ama nasıl hiçbir fikrim yok. arada gördüğüm şey aklıma geliyor ama tam anımsayamıyorum çünkü bu olaylar 5-6 yaşındayken başıma geldi, hatırladığım kadarıyla simsiyah bir vücudu vardı, çok zayıftı ve sert şekilde bana bakıyordu, ben de ona kaşlarımı çatıp bakıyordum inatlaşıp işte.
0
Apocalypse
(22.03.17)
Arkadaşımın reiki merkezi var.
Bir gün müşterilerinden biri aradı, ağrıyan bir yeri için enerji yollamasını rica etti.
O da yollayacağını söyleyerek telefonu kapattı. adsfasfdsaf bu ne lan?

Benim tanık olduğum bir kaç olay var. Burada anlatamam ama, tılsım denilen şey ile ilgili.
Ailemde yaşanan bir olay var, anlatmak istemiyorum ama tıbbın çare bulamadığı bir konuydu, benim inanmadığım bir hoca çözdü. Mesaj atmayın olayı anmak bile istemiyorum bir daha.
Ama duyduğunuz hikayelerin %1'i doğrudur.
0
Playground Love
(22.03.17)
Eskiden babamın işi dolasıyla tanıdığımız bir kadın vardı, sohbet esnasında oturup kahve falı bakmıştı bizimkilere ve kazanacağım okula, başımızdan geçecek uçak düşme tehlikesine kadar bir dolu şeyi farklı zamanlarda bildi. Hayret etmiştim.

Annemin rüyaları da çıkar, benimkiler de çıkmaya başladı bir süre önce.
0
kaymaktutmayansicaksut
(22.03.17)
bizim dükkanın kapısı kendi, kendine açılıp, kapanır ara ara.
ne gelen olur, ne de giden ama.
hayır, öyle rüzgar felan da yok.
garip diyebileceğim bir bu var.
0
pangea
(22.03.17)
Ben hiç yasamadim. Geleceği Allahtan baska kimsenin bilemeyeceği soylenir her zaman.
0
for day to break
(22.03.17)
köyde komşunun küçük kızına cin musallat olmuş dediler. 15-16 yaşındaydım. şimdi de 19 yaşındayım gerçi çok bi bok değilim yani... neyse. o zaman inançsızdım ben. gittik bunların evine. köyde oluyor bunlar bu arada. gittik işte kızı göstermiyorlar. niye göstermiyorsunuz bebeyi cüzzamlı gibi yav dedim daldım kızın odasına. kız da işte 8-9 yaşında falan. kapıyı açıp girdim, sindi yatağın dibine doğru. sonra üstelemedim belki ters bir reaksiyon olur diye. yavaşça çekip kapıyı çıktım. kız kendine kendine bağıra bağıra ''gidin'' diye bağırıyor odanın içinde ama bi tek kendisi var. boş duvarlarla diyaloğa giriyor, tartışıyor falan. anası dedi ki sabahtan beri bir şey yemedi bir bardak süt ısıttıydım vereyim içsin dedi. ben vereyim dedim atıldım. anam kaş göz yaptı ama dinlemiyorum tabi merak ettim. götürdüm kıza sütü. aldı bardağı eline kendinden uzak tutup uzaktan süzdü bardağı böyle yaklaştırdı kokladı falan. sonra diğer elinin parmaklarını böyle hani hoca cetvelle vururken kubbe yaptırır ya parmakları öyle birleştirip sütün içine batırdı. sonra çıkarıp parmak ucundaki damlaları atarak ''kıl var bunun içinde baksana kıl var'' diye söylenmeye başladı ama tertemiz süt. orada ben de fıttırdım aldım bardağı çıktım. böyle böyle diye anlattım. kadın dedi ki yarın bir hoca varmış ona götüreceğiz dedi. götürmüşler. kızı okumuş hoca 2 saat falan. eve gelmişler. kız kusmuş kusmuş ateşi falan çıkmış bitap düşüp yatmış. yarım gün falan uyumuş. kalktığında hem normal, hem de yaptığı hiçbir şeyi hatırlamıyor. şu an da normal yani.
0
fyodor fyodorovic
(22.03.17)
kocaeli civarındaki bir benzinlikte, daha önce hiç görmediğim pompacı arkadaş doğum günümü kutlamıştı. hakikaten de o gün doğum günümdü. acelem olduğundan arabaya hemen binip hareket ettikten sonra farkına vardım mevzunun. nasıl oldu bir fikrim yok. hani bir yerden gördü desek araç da kullandığım kredi kartı da babama aitti o an. anlamlandıramadım.
0
zgrydn
(22.03.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.