Giriş
(24)

Sıkıntılı komşu ve saçma sapan araba park muabbeti.

mikahakkinen
adamın 2 arabası var, evinin önüne park etmeyip gelip bizim apartmanımızın önündeki ağacın altına park etmesi beni fena sinir ediyor. aynı sitede oturduğum bu komşu nerede gölge yer var işi gücü yokmuş gibi gidip orayı bulup park ediyor.Bunu yaklaşık 1 senedir yapıyor, bir aracını ağaç altından çeki
adamın 2 arabası var, evinin önüne park etmeyip gelip bizim apartmanımızın önündeki ağacın altına park etmesi beni fena sinir ediyor. aynı sitede oturduğum bu komşu nerede gölge yer var işi gücü yokmuş gibi gidip orayı bulup park ediyor.

Bunu yaklaşık 1 senedir yapıyor, bir aracını ağaç altından çekip hemen diğerini o gölgeye koyuyor. 40lı yaşlarda travmatik biri.

Site yöneticisine gittim, durumu anlattım. o kişinin babasını gözünün önünde vurduklarını sıkıntılı ve travmatik olduğunu belirtti.

Ben de cezaevinde çalışıyorum bu salak herif gibi binlercesiyle akşama kadar uğraşıyorum, ancak evime gelince o arabanın orada ağaç altında durduğunu görünce deliriyorum.

dövsem mi diyorum? vazgeçiyorum. her türlü yıldırma politikasını uygulamak istiyorum. daha sonra diğer yarım boş ver akşama kadar böle dangalaklarla zaten uğraşıyorsun kafana takma diyor, ancak takıyorum. napam dövem mi?
0
mikahakkinen
(10.04.18)
senin park etmene engel değilse bırak etsin. uğraşmaya değmez bence. görmezden gel ya da öyle kabul et adamı.
0
henry gale
(10.04.18)
Ne hakkınız var ki?
Park yasak mı oraya sadece evinizin onu diye mi istemiyorsunuz
0
kisa
(10.04.18)
burada sinir olacak ne var ki ? adam hatalı park etmediği sürecr istediği yere park eder. apartman önleri yönetimce bölüştüürlmediyse siizn aparrman önüne de park eder. size mi soracak nereye park edeceğini ? adam yüzde yüz haklı dostum
0
oscar
(10.04.18)
Bu arada yönetim park yerini bölüstürüremeye bilir. Yönetim planında park yeri ile ilgili bir karar varsa yanılmıyorsam onu yoksayamaz
0
kisa
(10.04.18)
abi sen daha travmatik gibisin kimin arabasini golgeye aldigindan sana ne?

Turkiye ilginc bir yer hakkaten. Yani bana hak olarak verilmis yere arabami her gun parkettigim icin camindan bakip bakip bana bilenen "ba ba ba babasinin yeri sanki, gidip dovsem mi lan" diye dusunen birinin olma ihtimalini farketmek degisik duygulara surukluyor insani.
0
robokot
(10.04.18)
site içinde her yer serbest ancak bu adam sürekli aynı yeri babasının gibi kullanması rahatsız edici. tabi ki park yeri benim değil ancak sitede sadece bu kişi yapınca göze batıyor.
0
🌸mikahakkinen
(10.04.18)
O zaman kendinize hakim olun. Adamı dövmek yerine nasıl daha sağlıklı düşünebilirim diye çözüm arayın. Buna normalde sinir olunmamalı çünkü.
Daha doğrusu sinir olursunuz da adamı dövmekten bahsedecek kadar sinir olmak fazla.
0
kisa
(10.04.18)
Adam sorunlu sen daha sorunlusun.
0
sen git ben geliyorum
(10.04.18)
park yerleri serbestte size batmasi cok tuhaf gercekten, istedigi yere parkeder; sizi baska strese sokan nedenler var sanirim, o yuzden batiyor adamin parki
0
kamyonsans
(10.04.18)
emekli albay mısınız?
0
tosunpasa
(10.04.18)
ikinizi üst üste koyup dövmeli o park yerinde hem de.

sana ne ki nereye park ederse etsin eğer ortada ayrılmış park yeri yok ise.
0
hosein
(10.04.18)
senin evinin salonuna park etsin bence.
0
jamswety
(10.04.18)
bence gayet normal bir hareket yapmakta kendisi. park etmenin serbest olduğu her yere park edebilir aracını.
0
lesemajeste
(10.04.18)
Dovebilecegini nereden biliyorsun? Takir takir saydirirsa gorursun gununu.
0
dougsampson
(10.04.18)
erken geldiğin birgün aracını bahsettiğin yere park edip adama karşı psikolojik savaş başlatabilirsin.
0
caletti
(10.04.18)
ben de olsam sırf size gıcıklık olsun diye bahsettiğiniz yerlere park ederim, nasıl bir hak görüyorsanız gölge yerler üzerinde.
0
gezegen olan pluton
(10.04.18)
hadi adam işsiz güçsüz canı sıkılıyor uğraşıyor, da sanane afedersin. yer sana ait değilse, tapulu malın değilse ne karışıyorsun. bir de döveyim mi diye soruyor, adamla uğraşana kadar bir dön kendine bak. şu 3 günlük dünyada neden böyle saçma işlerle uğraşıyorum ne derdim var benim? diye bir sor kendine.
0
zikardo
(10.04.18)
mika, cok merak ettim ya hadi adami dovmeye karar verdin diyelim indin asagiya, ne diyeceksin adama? arabani niye site icinde hakkin olan yere parkedip duruyorsun lan falan mi diyeceksin? nedir?

veya site yoneticisine gidip ne diye sikayet ettin? Bu adam site sakini arabasini siteye parkedip duruyor golgeye koyuyor falan mi dedin?
0
robokot
(10.04.18)
@mikahakkinen

elalemin seninle en ufak bir alakası olmayan araba park etmesine takmış birinin gelip bizi pozitif bulmaması da süpermiş ha. senden pozitiflik aktığı için ters etki yapmıştır bizde adsdfghjklş.
0
sen git ben geliyorum
(11.04.18)
tam olarak neye kızdığınızı anlamadım. bazı insanların takıntılı olması ve bundan hoşlanmamanız mı sorun? birisi size "o adam sıkıntılı" dedi ve siz "bundan bana ne?" diye mi düşünüyorsunuz, mesela? bunlar adamın değil, sizin sorunlarınız; buna dikkat etmenizi tavsiye ederim. adam takıntılı sadece... benim hayatımda da park yerine her gidişinde "bak işte, aptala bak, nasıl koymuş arabayı..." diyen biri vardı ve ben sadece çatacak yer aradığını düşünüyordum. esas sorun bir aptalın aptal arabasını aptalca park etmesi değildi, yani... belki böyle şeyler kendimize bile söyleyemediğimiz esas sorunlarımızın göstergeleridir. belki, adama size ne kadar bunalmış olduğunuzu görmeniz için bir fırsat yarattığı için müteşekkir olmalısınız...
0
e haliyle
(11.04.18)
@robokot anlaşılmayacak bir şey yok. adam akşama kadar tek ağacın altına araç koymak için yaşıyor. sürekli inip arabasını siliyor. olaya benim ağacın altını kendimin olarak görmem değil, adamın kendi yeri gibi görmesi. örneğin o ağaç altına başka biri koyunca hiç kafa takmıyorum. takıntılı insanlardan irrite olduğum için tüm sinirimi o adam yükledim.

@sen git ben geliyorum ne yapmam lazım? herkesle didişip ben haklıyım diye tartışmam mı lazım?
0
🌸mikahakkinen
(11.04.18)
Cevap. ağacın altına bulgur, kuş yemi vs dökün. yaz aylarında kuşlar ağacı yuva beller. takıntılı amca kuş boku sevmediğinden arabasını başka yere park eder.

size hak veren ilk kişi olayım.

güzel bir yeri sürekli kullanması kanunsuz olmayabilir ancak rahatsız edici ve sosyal yaşama aykırıdır. bunu anlayabilmeniz için şöyle düşünün. 2 arabası olan komşunuz evinizin önüne sürekli park ediyor. park yeri bulmanız zorlaşıyor. 3 arabası olan... 4, 7, 14... bir manyak kiralama firması 1000 arabasını sizin bulunduğunuz ve çevrenizdeki tüm mahalleleri kendi arabasıyla dolduruyor. semtinizde park yeri bulamıyorsunuz. yasak mı? değil. rahatsız edici mi evet.
0
s man chen
(11.04.18)
@mikahakkinen

Dediğini yaparsan daha da negatif gözükürsün. Eldeki veriler:

1. Sitede adamın teki arabasını sürekli ağaç altına park ediyor.
2. Bunu yapmaması için hiçbir engel yok.
3. Bu seni rahatsız ediyor.
4. Adamı dövmek istiyorsun.

Adam belli ki takıntılı; ama sen kesinlikle asıl sıkıntılı olansın burada. Çok net bir şekilde şu soruya cevap vermeni istiyorum: "Sana ne?" Cidden, niye seni geriyor? Niye sana hiçbir zararı olmayan bir davranış senin için adamı dövme noktasına götürecek kadar sorun oluşturuyor?

edit: bir de böyle durumlarda adamın tipine bakıp dövebileceğini sakın düşünme. bana dışarıdan bakan herkes "ne tatlı, ne sakin adam," der. Neredeyse beş yıla yakın kickboks yapmışlığım var. En son bu şekilde tipime bakıp beni alacağını düşünen adam beş dakika boyunca yanındakiler tarafından ayıltılmakla uğraşıldı. Mahkemelik olacaktım yabancı diyarlarda. Sana da önerim sakın bir insanın tipine bakıp gidip dövmeyi falan düşünme. Hiçbir şey olmasa, silahı çıkarıp çat diye dizine sıksa ömür boyu seke seke dolaşırsın. Aman diyeyim.
0
sen git ben geliyorum
(11.04.18)
ona lazer yazıcı hediye edin.
0
binder dandet
(11.04.18)
(5)

Savaştayız gardaşım savaşta

apolitikherif
“Savaştaysak euro’nun 5 olması normaldir.”Önermesi doğru mudur? Yanlışsa neden?
“Savaştaysak euro’nun 5 olması normaldir.”

Önermesi doğru mudur? Yanlışsa neden?
0
apolitikherif
(09.04.18)
Savasta paramizin deger kaybetmesi normal.

Alt sebeplerine, şuna buna girmiyorum.
0
fakyoras
(09.04.18)
yav hee he diyesim geldi sebepsiz.
0
burya
(09.04.18)
savaşta değilken de para değer kaybediyordu.
0
bohr atom modeli
(09.04.18)
"Teknik olarak ABD de savaşta ama Dolar devamlı yükseliyor." şeklinde çürütülmesi mümkün önerme. Ayrıca, karşımızda bir ülke değil, terörist bir grup var. Buna savaş demek ne kadar doğru, bilemedim.
0
agluna
(09.04.18)
@agluna, dolar yükseliyor mu ki? nerede, nasıl?

bugün dinledim, nusracılar'ın iftarına gitmiş biri suriye'de geçen sene, bakmış ezanı beklemeden herkes sigara içiyor; cihatta oruç şart değilmiş, öyle demişler. biz de savaştaymışız, demek euro filan ondan şey oluyor.
0
e haliyle
(09.04.18)
(11)

Köpek besleyen insan anlayışsızlığı

ya ben lan neyse
abicim sabah işe gideceğim, pastahaneden 2 tane poğaça aldım, evde kahvaltılık malzeme yok... bir tane çakma sarışın kadın geldi, pastaneye girdi. köpeği de kapı eşiğinde bekliyor. şu fare kadar olan kıllı köpeklerden. köpek geldi, pastanenin önüne sıçtı, kadın da gördü ama hiçbir şey yapmadan bastı
abicim sabah işe gideceğim, pastahaneden 2 tane poğaça aldım, evde kahvaltılık malzeme yok... bir tane çakma sarışın kadın geldi, pastaneye girdi. köpeği de kapı eşiğinde bekliyor. şu fare kadar olan kıllı köpeklerden. köpek geldi, pastanenin önüne sıçtı, kadın da gördü ama hiçbir şey yapmadan bastı gitti. elimdeki poğaçaları da yemedim, iğrendim. yok mu bu kadınların köpeğin dışkısını toplama zorunluluğu? bir şey dediğinde it gibi saldırıyor bir de bu tipler.

yer eskişehir.
0
ya ben lan neyse
(07.04.18)
deseydin keşke.
ben de köpek besliyorum ama dışarı çıkacaksak cebimde/çantamda hep poşet olur. asla arkada iz bırakmayız. olması gereken de bu.
0
marla is in my head
(07.04.18)
işte bu bir ders. bir dahaki sefere susmayacaksınız.
0
e haliyle
(07.04.18)
kadını erkeği yok bunun, köpeği olan herkes o dışkıyı temizlemeli. uyarmanız gerekiyor.
0
nice tnetennba
(07.04.18)
münferit bir örnektir.

ben genelde köpek besleyenlerde bu tarz bir saygısızlık görmedim. ilk kez sizden duyuyorum. ha ama ipini çözdüğü köpek üzerinize doğru gelirken ''bişey yapmaz bişey yapmaz'' demelerinden bahsediyosak ki hazır konusu açılmışken ifade edeyim böyle bir saygısızlık çeşidi var. ben korkuyorum abi köpeklerden. ufak olanlarından değil ama orta boy ve üstü diye bildiğimiz köpeklerden çekiniyorum. acayip geriliyorum. çözmeyin şunların ipini!
0
error522
(07.04.18)
köpek besleyenlerin %90'ı saygısız ve görgüsüz çomar ordusu. bizim evin orda 4 tane köpeği olan öküze bahçeye girmesinler diyoruz zehirleyin diyor.
0
xu
(07.04.18)
@xu kopek besliyorum ve arttiriyorum. Kopek besleyenlerin alayi ruh hastasi. Bahsettiginiz ornekte ise uyarmaniz icap ederdi. Genelde de kopek sahipleri birakmaz oyle ama koti olmus
0
allah yazdiysa bozsun
(07.04.18)
ne kadar gerizekalı yorumlar yapılıyor.
bir köpek sahibinin bu durumda atarlanacağını sanmıyorum. burada konuşacağına kadına sorsaydın bu soruyu. soramıyorsan mekan sahibine söyleyiver ne diyim.
0
nocturness
(07.04.18)
arttırıyorum hayvan besleyenlerin buna kaplumbağa da japon balığı da dahil yüzde 99'u ruh hastası.

şaka yav şaka gaza geldim. ilk kez duydum böyle bir şey, daha önce hiç şahit olmadım. malın birine denk gelmişsin geçmiş olsun. yolda hiç mi sokak köpeklerinin bokunu görmüyorsun ama biraz fazla etkilenmişsin sanki?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.04.18)
sokak köpeklerini kaldırım taşına sıçarken görmedim. bu süs köpeğiydi. kral olsam o boku o kadına yedirirdim. söylemedim çünkü konuşurken "köpeğin sıçtı." demek bana mide bulandırıcı geldi.
0
🌸ya ben lan neyse
(07.04.18)
Kadın öküzmüş de sen de çok hassasmışsın sanki gömseydin poğaçaları güzel güzel.
0
i was made for you
(07.04.18)
daha bu akşam üzeri, otobüste kadının biri saçmasapan bir şekilde çemkirdi adamın birine: "karşında bayan var, düzgün konuş" diye. ki, adam da bayağı düzgün konuştu. tıklım tıklım dolu otobüste çömelen (kendi ifadesiyle) "bayan", "git o tarafa, rahatsız ediyorsun" diyor. ulan nereye gitsin manyak kadın! böyle menopozlu tiplerden korkarım ben. aman aman!
0
runagain
(08.04.18)
(8)

adet geciktirici olarak yazz kullanmak

megalomaniac
Bu doğru bi yöntem mi?Doktora gidecek vakit bulamadığım için eczaneden geciktirici istedim, bi problemim yoktu 2 ay önce kadın doğum uzmanına gittiğimde. Eczacı kadın bana Yazz 24+4 verdi, bunu ömür boyu kullanacaksınız zaten dedi. Ben de korunmaya ihtiyacım olmadığını söyledim, sadece tatil için ge
Bu doğru bi yöntem mi?
Doktora gidecek vakit bulamadığım için eczaneden geciktirici istedim, bi problemim yoktu 2 ay önce kadın doğum uzmanına gittiğimde.
Eczacı kadın bana Yazz 24+4 verdi, bunu ömür boyu kullanacaksınız zaten dedi. Ben de korunmaya ihtiyacım olmadığını söyledim, sadece tatil için geciktirici istediğimi söyledim.
Aldım ama kullanmaya başlamadım.
Şuan yorumları okuyorum hep adet düzensizliği olanlar ya da korunmak isteyenler kullanıyor. Yanlış ilaç mı aldım bilmiyorum ki :/ Prospektüsü de okudum geciktirici olarak kullanıldığına dair bişey göremedim.

edit: Gittim iade ettim. O kadın eczacı değilmiş kalfasıymış. Ama eczacı da çıktı aynı şeyi savundu, bunların hepsi doğum kontrol hapıdır, bu da geciktirir dedi. Ben tamam öyleyse de ben bunu kullanmak istemiyorum sadece birkaç gün geciksin yeter dedim, primolut istiyorum dedim onu verdi.
Bu hapları böyle kuruyemiş alır gibi satın alabildiğim için rahatsız hissediyorum.
0
megalomaniac
(07.04.18)
eczacı neden böyle bişey yaptı bilmiyorum ama piyasada bilinen geciktirici şudur;
5.imimg.com

yazz doğum kontrol hapıdır, geciktirici değildir. doğum kontrol hapları nadiren de olsa adeti kesebiliyor ama bu amaçla kullanılmamalı bence.

yerinde olsam gider verdiğim linkteki ilacı alırdım. ben onu kullanmıştım.
0
elorelia
(07.04.18)
Primolut kullanacaksınız adet geciktirici. İstediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Bıraktıktan 3 sonra adet oluyorsunuz. Ben bu yaz farklı zamanlarda 2 kez kullandım. Kalanı da başka Zaman değerlendiriyorsunuz :)
0
panda
(07.04.18)
Primolut gelmişti benim aklıma da ama kadın buna ısrar etti resmen. Ömür boyu kullanacaksınız diye de ısrar ediyor... gerçekten insanları anlamıyorum:(( geri gidip söveyim bari
0
🌸megalomaniac
(07.04.18)
Nasil omur boyu kullanacakmissiniz, onu da anlamadim. Prospektuslerinde de yazar, 35 yas ve üstü kullanicilarda doktorla ekstradan gorusmeniz gerekir. Cünkü bu yastaki kadinlara baska dogum kontrol yontemleri onerilir. Yanlis yonlendirilmissiniz gercekten.
0
buf-e kür
(07.04.18)
Primolut +1
Kullanım sırasında karın ağrısı ve göğüste şişkinlik yapabilir, her bünye de etkisi farklı olabilir şiddet düzeyleri değişebilir.
0
gozu acik sevisen yahudi
(07.04.18)
Primolut kullandım hayatımda iki kez. zaten senede maksimum iki kez kullanılıyor. o dönem ağrıdan geberdim. yazz ne alaka, eczacı kadına bakmayın siz. neden ömür boyunca kullanacakmışsınız yok öyle bir şey.
0
nice tnetennba
(07.04.18)
ya, kadına 20 gün sonra beklenen bir adeti ertelemek istediğinizi izah ettiniz mi? bence sizi anlamamış. primolut alın, beklenen adetimizden birkaç gün önce başlarsınız.
0
e haliyle
(07.04.18)
Anlattım, tatile gidicem tam o güne denk geliyor, geciktirici kullanmam lazım dedim. Ozaman size direkt bunu veriyorum Yazz dedi çıkardı raftan, zaten bunu ömür boyu kullanacaksınız balayından sonra dedi. Balayından sonra bi arada olamıycaz, ben sadece tatil için istiyorum 1 hafta geciksin yeter dedim. Bu çok iyidir, ama 20gün öncesinden başla geç kalma sakın dedi.
Primolut vardı dedim, hayır onlar tüylenme yapar bu yan etkisizdir idealdir dedi vs. vs.
0
🌸megalomaniac
(08.04.18)
(6)

dar pantolon zararlıdır

douglas
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/dar-pantolonlar-sagliga-zararli-29357758ilk moda olduğunda bana ilginç gelmişti. bol pantolonların modası kaç yılında bitti hatırlamıyorum ama kadınlar özellikle vücut hatlarını belli ettiği için seviyor. ben çok geç alıştım belki geçen yıl. gün super skinny bir pant
www.hurriyet.com.tr

ilk moda olduğunda bana ilginç gelmişti. bol pantolonların modası kaç yılında bitti hatırlamıyorum ama kadınlar özellikle vücut hatlarını belli ettiği için seviyor. ben çok geç alıştım belki geçen yıl. gün super skinny bir pantolon aldım alışmaya çalışıyorum ama sorun şu.. alışmalımıyım? cidden buna gerek var mı? neden giyiyoruz. moda bize öyle emrettiği için mi. öyleyse modanın kölesi olmuyor muyuz. eğer bir şey bize sunuluyorsa bunun sağlığa, rahatlığa vs. bazı kriterlere bakmadan kabul mu ediyoruz yoksa düşünüp tamam bu doğru diyip mi alıyoruz? belkide ben kendimi popüler kültür topluluğuna koyamadığımdan göremiyorum ve sizlere soruyorum siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? neden diye soruyor musunuz hiç ve hayır diyebiliyor musunuz?
0
douglas
(01.04.18)
erkek olarak ben de bi 5 sene önce giydiğim kadar bol pantolonlar giymiyorum ama kadınlar kadar da dar giyinmiyorum. bacaklarım, billurlarım falan hala özgür o yüzden benane. o kadar dar giyen kadınlar düşünsün.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.04.18)
Şu kadarını söyleyeyim. Dışarıdan eve gelince ilk önce üstümü değil, pantolonumu çıkarıyorum. Direkt bol eşofman giyiyorum. Şu hayatta dar kıyafetler kadar rahatsız edici bir şey görmedim. Moda böyle bir şey değil. Sorun bu tip şeylerin moda diye pazarlanmasında. Erkeklerin dar kıyafetler giymesini de görüntü kirliliği olarak değerlendiriyorum.
0
dissendium
(01.04.18)
Benim de bununla ilgili kafamda bir soru işareti var. Bu tür pantolonlar çok fazla talep edildiği için mi çok fazlalar, yoksa piyasa mı bunu dayatıyor?
0
do the flop guy
(01.04.18)
ister istemez modanın şekline giriyoruz, eskiden dar kesim olan şeylere şu an modern fit deniyor standart haline geldi kıyafetler daraldı

eskinin moda olan herkesin giydiği regular fit kıyafetleri şimdi gözümüze fazla geniş görünüyor

artık bu kadar geniş kesim kot bulamazsın, bulsan da modelini beğenip almazsın
www1.pictures.stylebistro.com

www2.pictures.zimbio.com

bir de şu an yaygın olarak kotlara dahi %1-2 elastan iplik ekliyorlar, kan dolaşımını kısıtlayacak kadar bir darlık söz konusu olamaz
0
freebird5406_2
(01.04.18)
bana yabanci uyruklu bir arkadasim demisti, avrupali kadinlar dar pantolon giyinmiyor, burada herkes dar giyiniyor, diye... bilmiyorum. spor yapmak yerine pantolonla derli toplu durmaya calistigimiz icin olabilir.

ayrica, kadin cinsel organinin hava almasi gerekir. bu yuzden de zararlilar.
0
e haliyle
(01.04.18)
erkekler için straight,modern fitlerden şaşmamak lazım. zaten skinny vs gibi vücut hatlarını ortaya çıkaran çok dar pantolonlar erkeğe yakışmıyor. hafif ayakkabıya dökümlü olmalı pantolon.
0
biravekahve
(01.04.18)
(6)

Psikolojikı testler

apolitikherif
Bunlar doğru mu? Mesela diyor ki bir ormanda olduğunu hayal et. Ormanın derinliklerinde bi ev var. Ağaçların nasıl olduğunu bana tarif eder misin? Ev nasıl, içeri girer misin? Gibi sorular soruluyor ardından cevaplara göre bazı analizler yapılıyor. Bu bilimsel bir test midir? Yani psikologlar buna b
Bunlar doğru mu? Mesela diyor ki bir ormanda olduğunu hayal et. Ormanın derinliklerinde bi ev var.
Ağaçların nasıl olduğunu bana tarif eder misin? Ev nasıl, içeri girer misin? Gibi sorular soruluyor ardından cevaplara göre bazı analizler yapılıyor.
Bu bilimsel bir test midir? Yani psikologlar buna benzer testler kullanarak cevaplara göre analiz yapıyor mu? Yoksa onedio tesleri gibi bi şey mi?
0
apolitikherif
(01.04.18)
%90 safsata.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(01.04.18)
hayır değil tabii ki. bilimsel olması gerekli. o dediğin sallama bir şey.
0
pinkpeony
(01.04.18)
hangi winx kızısın testi çöz daha faydalı olur.

psikolojik test lazımsa : myer briggs testi
0
stanhiver
(01.04.18)
psikoloji genel olarak bilim değil, bu testten bazı şeyleri infer edebilirler belki ama çok ciddi hata payı olur.
0
slhmlr
(01.04.18)
ben mmpi'nin cok fena olmayabilecegini dusunmustum, ama sizin bahsettiginiz yoruma dayali gibi.
0
e haliyle
(01.04.18)
Testler projektif ve objektif olarak ikiye ayrılıyor. Objektif testlerin güvenilirliği ve geçerliliği yüksek oluyor. Projektif testler ise genelde fikir vermesi açısından kullanılıyor. Çok geçerliliği olmuyor bu bahsettiğiniz de onlardan.
0
but that was just a dream
(01.04.18)
(6)

Kolanın kaçan asidini tekrar yerine koymak?

frodox
Selam arkadaşlar. Yahu bu kolanın kaçan asidini yeniden yerine koyamıyor muyuz? Birileri artık buna bir çözüm bulsun. Fast food lokantalarında (evet lokanta) karbondioksidi ayrı bir yerden koyuyorlar. Ne kadar büyük alırsan o kadar ucuza geliyor ama büyük alınca da tek başına içiyorsan asidi daha ça
Selam arkadaşlar. Yahu bu kolanın kaçan asidini yeniden yerine koyamıyor muyuz? Birileri artık buna bir çözüm bulsun. Fast food lokantalarında (evet lokanta) karbondioksidi ayrı bir yerden koyuyorlar. Ne kadar büyük alırsan o kadar ucuza geliyor ama büyük alınca da tek başına içiyorsan asidi daha çabuk kaçıyor, çoğu boşa gidiyor. Ama öbür sefer de karbondiokside para ödemiş olursun. Bilemedim...
0
frodox
(01.04.18)
Dolaba koyarken biraz çalkala öyle koy. ilk aldığın gibi basıncının yüksek olduğunu göreceksin. ve sürpriz "asidi kaçmamış".
0
Apocalypse
(01.04.18)
sodastream
0
lifeframe
(01.04.18)
teorik olarak karbondioksit basarak yapılabilir. ancak pratikte karbondioksit basma sisteminin parasıyla 1 senelik kola maliyeti çıkar : )
0
tukenmez adam
(01.04.18)
yolu var da ucuz olmaz. kola kacsa, yerine birsey koymasaniz daha iyi, aslinda...
0
e haliyle
(01.04.18)
babamda bi soda makinesi var. içine su konuyor, isteğe bağlı limon konuyor, sodyum bikarbonat tableti atılıyor. sonra ağzı kapatılıp tepesindeki sibop gibi yere şu havalı tabancalara takılan parmak kadar karbondioksit tüpü takılıyor. pısst diye karbondioksit içine basılınca sifonuna basıp musluğundan soda akıtıyorsunuz.

mantık olarak aletin içine gazı kaçmış kola koyup aynı tüple basarsan gazlı kola akıtıp içersin.
0
kibritsuyu
(01.04.18)
urun.n11.com

muhtemelen tüpü bi şişe koladan daha maaliyetli olacaktır tabi.

e haliyle +1
0
yuto
(02.04.18)
(6)

kuru şampuan kullanıyor musunuz?

chemists
kuru şampuan almak istiyorum. marka önerisine ihtiyacım var
kuru şampuan almak istiyorum. marka önerisine ihtiyacım var
0
chemists
(01.04.18)
Yepp. Batiste orijinal kullanıyorum memnunum.
0
mor oje
(01.04.18)
Batiste +1
0
bxgx
(01.04.18)
Urban´in hindistan cevizlisi cok iyi, guzel de hacim veriyor.
0
buf-e kür
(01.04.18)
piyasadaki hemen hemen tum markalari denedim, en iyisi toni&guy
0
in vino veritas
(01.04.18)
batisteyi kullanıyorum çok nadir olarak. ne kadar iyi olursa olsun zararlı gibi geliyor bana.
0
muslugubozukhayrat
(01.04.18)
kullanamiyorum. anneme batiste almistim, begenmisti. baktim, alisamamis. saclarimiz cok yagli degil, yikanmadan da rahat edemiyoruz. bence ondan...
0
e haliyle
(01.04.18)
(3)

perdeleri nasıl yıkasam? (capsli)

tabudeviren
resimdeki programlardan hangisini seçerek perdeleri yıkayabilirim?buna ek olarak, hangi sıcaklık ve devir kullanmalıyım?perdeler beyaz renkte, biri tül biri kalın olan dört çift.ikisini birlikte yıkayabilir miyim? yoksa tül ve kalın perde ayrı mı olmalı?ayrıca başka tavsiyeleriniz varsa onları da al
resimdeki programlardan hangisini seçerek perdeleri yıkayabilirim?
buna ek olarak, hangi sıcaklık ve devir kullanmalıyım?

perdeler beyaz renkte, biri tül biri kalın olan dört çift.
ikisini birlikte yıkayabilir miyim? yoksa tül ve kalın perde ayrı mı olmalı?
ayrıca başka tavsiyeleriniz varsa onları da alabilirim.

elimde ariel deterjan, vanish tül parlatıcı ve vanish kosla tül toz var.
0
tabudeviren
(31.03.18)
ben ön yıkamalı sentetikte yıkardım. yüksek dereceli ve bol sulu yıkama perdeleri iyi temizliyor. tül ve güneşliği ayrı ayrı yıkayın ama tüllerin yanına tül olmayan beyaz renkli başka bir şey koyun ki köpüğü alsın biraz. bunu yapmayınca bazen tüller iyi durulanmayabiliyor. havlu olur atlet olur bir parça bir şey. çamaşır suyu tavsiye etmem tüllere zarar veriyor bence. elinizdeki parlatıcı vs yeterli olacaktır, arkasında nasıl kullanmanız gerektiği de yazar. deterjan gözüne karbonat koyunca da beyazlattığı söylenir ama sizde zaten beyazlatıcı var.
0
who cares wins
(31.03.18)
muhtemelen coktan makinede donuyorlar, ama ben de sunu diyeyim: fazla deterjan koymayin. tul cok kopuruyor. tasiyor filan makineden...
0
e haliyle
(31.03.18)
@e haliyle

henüz makineye koymadım. yarın koyacağım :)
0
🌸tabudeviren
(31.03.18)
(13)

inan edin sözü neden yaygınlaştı?

nigeo
niye herkes "inanın" yerine "inan edin" demeye başladı?
niye herkes "inanın" yerine "inan edin" demeye başladı?
0
nigeo
(31.03.18)
gs baskanindan duymustum ben ilk kez
0
fakyoras
(31.03.18)
Ilk kez duydum boyle bir soz. Belki de o kadar yayginlasmadi.
0
crown
(31.03.18)
ben de typo sandım
0
passion rules the game
(31.03.18)
"inan olsun" diyorlar bana, ama her sehirde degil bence.
0
e haliyle
(31.03.18)
İlk defa duyuyorum. İnan Edin diye bir kişi var ve bunun bi sözü yaygınlaştı sandım.
0
idonthaveatvset
(31.03.18)
İlk kez duydum. Kim diyor?
0
Adramelekhh
(31.03.18)
inan edin diye bir sey ilk kez duydum.
0
000000
(31.03.18)
Kim diyor ya?
0
mehmed resad
(31.03.18)
İnan ki yeni duydum bu sözü..
Kim diyor?
0
1adam
(31.03.18)
buna bağladım ben.
www.youtube.com
0
marul hirsizi
(31.03.18)
İnan edin? İnaninla aynı manaya geldiğine emin misin?
0
sorubankasi
(31.03.18)
Eskiler “İnan olsun” dermiş. Babaannem hep öyle derdi “Gerçekten” veya “İnan ki” yerine. Daha sonra Develuşu Kabare’de de Metin Akpınar’ın “İnan olsun” dediğini duydum. En son da orada duydum zaten. “İnan edin”i ilk defa duyuyorum.
0
aychovsky
(01.04.18)
Antep yöresinde kullanılan bir şey
0
lion de la Turquie
(01.04.18)
(7)

Kargoyla karton sigara göndermek

tavish11
Free shop'tan iki karton sigara aldım. Kargoyla İstanbul'dan Ankara'ya göndermek istiyorum.PTT'yi arayıp sordum. Yasak dediler. Nasıl gönderebilirim?
Free shop'tan iki karton sigara aldım. Kargoyla İstanbul'dan Ankara'ya göndermek istiyorum.

PTT'yi arayıp sordum. Yasak dediler.

Nasıl gönderebilirim?
0
tavish11
(29.03.18)
içinde ne olduğunu neden söylüyorsunuz ki?
0
elorelia
(29.03.18)
kitap koyun yanına, "defter filan" deyin?
0
e haliyle
(29.03.18)
Koy kutuya sar hediye paketine sorarlarsa da numune dersin. Neden sigara gönderiyorum diye sordun ki?
0
ismira007
(29.03.18)
içinde sigara olduğu görünmedikçe gönderebilirsiniz kağıda falan sararak. bandrollü tekel ürünleri komple yasak
0
seni sevenleri bir kere uzdun
(29.03.18)
ptt'de içini açıp bakıyorlar. başka kargo firmasıyla içinde ne olduğunu söylemeden gönderebilirsin.
0
lesmiserables
(29.03.18)
Bi kutuya koyun, kimse içine bakmıyor ama söylerseniz yasak diyip almıyorlar. Kutularimin içini açmaya çalışan da olmadı şimdide kadar. Sadece ne var diyorlar, sallarsiniz bi şeyler.
0
mehmed resad
(29.03.18)
Bir sürü valiz yolladım ptt ile kimse ne var demedi kırılacak eşya var mı dışında, söyleme ne olduğunu çok sorarlarsa kitap, defter vs. demek yeterli.
0
Uncle Sam
(30.03.18)
(9)

Hukuku 6 yılda okumak

sorunvar
6 yılda okudum.Normal mi ? Bazen düsündükçe moralim bozuluyor.Millet özel üniversiteyi 3 yılda bitirdi.Ben devlet okulunu 6 yılda bitirdim.Bu da aklıma geldikçe motivasyonum bozuluyor.
6 yılda okudum.Normal mi ? Bazen düsündükçe moralim bozuluyor.
Millet özel üniversiteyi 3 yılda bitirdi.Ben devlet okulunu 6 yılda bitirdim.Bu da aklıma geldikçe motivasyonum bozuluyor.
0
sorunvar
(29.03.18)
gayet normal. zor bir bolum.
0
charlotte blanc
(29.03.18)
allah başka dert vermesin :D abimin arkadaşı 7 senede bitirdi. benim tanıdığım biri şuan iü hukukta 8. senesinde.
0
error522
(29.03.18)
canini sikma, herkes gibi olmak zorunda degilsin. hayatindan keyif almana bak. kac senede bitirdigin onemli degil.
0
tabudeviren
(29.03.18)
özel üniversiteyi 3 senede bitirmek başarı olabilir, ama bitirmek için moron olmamanız yeterli bence çoğu için
0
kveldulv
(29.03.18)
Normal dostum bozma moralini.
0
ketcapli dondurma
(29.03.18)
Normal değil.
0
yavru tosun
(29.03.18)
İyi bir öğrenci değil misiniz? Bu soruya siz cevap verin. Olabilir ki ek iş yapmışsınızdır. Hem çalışıp hem okumuşsunuzdur. Bu durumda motivasyonun bozulmasına gerek yok. Ama yatıp, yatıp 6 senede mezun olduysanız tembelsiniz demektir. Bu durmda da çalışmaya başlamak için motivasyonunuz olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(29.03.18)
kendini kimseyle kıyaslama. faydasız.
0
e haliyle
(29.03.18)
ya oku işte yahu, bir etrafına bak millet senin yerinde olup 10 senede bitirmeye razı. ekşiden tanıdığım bir abim 36 yaşında avukat oldu, kaç senede bitirdi bilmiyorum tabi de başladı da avukatlığa. dert etme böyle şeyleri.
0
Apocalypse
(29.03.18)
(11)

Hıçkırığımın sebebi ne olabilir?

neyyirnevcivan
Sigaraya yeni başlıyorum(3 aydır) Her nefes çektiğimde, hıçkırıyorum. Neden olabilir bu?
Sigaraya yeni başlıyorum(3 aydır) Her nefes çektiğimde, hıçkırıyorum. Neden olabilir bu?
0
neyyirnevcivan
(29.03.18)
içme beni diyor.
0
acetaminophen
(29.03.18)
bırakacam gibi
0
🌸neyyirnevcivan
(29.03.18)
GERD. Bırak kronikleşmesin.
0
i was made for you
(29.03.18)
aniden içinize çekiyor olabilirsiniz.

ayrıca, sigara pişmanlıktır.
0
e haliyle
(29.03.18)
iyi oldu seni bulduğum. uzun zamandır sigaraya yeni başlamış birini bulmak istiyordum. çok merak ettiğim bir soruyu sormak istiyorum:

niye başladın?
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
böyle birini tanımıştım.

yeni falan başlamamıştı, içtiği zaman ekseriyetle hıçkırık tutuyordu elemanı.demek ki rastlanılan bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.18)
Yavas ic. Bunye kaldırmıyor.
0
imelih
(29.03.18)
Refleks olarak hava yutuyorsun gibi geldi. Devam edersen bol bol mide problemi çekersin.
0
Adramelekhh
(29.03.18)
sigara içerken yazıyorum: sakın başlama!
0
runagain
(29.03.18)
- Sigaraya niye mi başladım? Keyif verdiği için. Ama hıçkırığım keyfimi kaçırıyor.
-Havayı yutuyorsam gazdan dolayı mı mide ağrısı çekebilirim?
-Yaş olarak 30 üstüyüm. Çok defa sigaraya başlayıp bırakmışımdır. Sigara içmekten daha güzel bir aktiviteyi rutin yaptıklarım arasına aldığımda sigarayı da bırakıyorum.
0
🌸neyyirnevcivan
(29.03.18)
Hava yutuyorsan duman da yuttuğun için mide problemleri çekersin. Benim midem sapasağlamken sigaraya başlamamla gittikçe hassaslaşmaya, zayıflaşmaya başladı. Bu benim yorumum, kesin bir şey bilmiyorum. Ben bana olanlar böyle böyle oldu gibi hissediyorum çünkü neredeyse her sigaradan sonra halsizlik ve midede rahatsızlık çöküyor. Başka bir sebebi de olabilir.
0
Adramelekhh
(29.03.18)
(3)

İdrarda siyah kıl, nokta ?

czn
Ürolog/ dahiliye kontrolüne girdim, pıhtılaşma dedi, antibiyotik verdi. Siyah kıl gbi bazen de nokta gbi ufak şeyler oluyor. Azaldı ama yinede şüphe ettirdi tüm testlerre girdim ultrason dahil, son ilişkimden 2 ay geçmişti. Şükür temiz hepsi ama idrarda mikroplar görüldü.İnternette yazınca ya kıl ku
Ürolog/ dahiliye kontrolüne girdim, pıhtılaşma dedi, antibiyotik verdi. Siyah kıl gbi bazen de nokta gbi ufak şeyler oluyor. Azaldı ama yinede şüphe ettirdi tüm testlerre girdim ultrason dahil, son ilişkimden 2 ay geçmişti. Şükür temiz hepsi ama idrarda mikroplar görüldü.

İnternette yazınca ya kıl kurdu yada pıhtılaşma ile ilgili şeyler buldum.

Var mı daha önce başına gelen bu tip bir hadise ? Veya duyan ?!
0
czn
(29.03.18)
İlk defa duydum. İdrarda kıl kurdu yaşamaz, yaşayamaz, yaşatmazlar.
0
gameofannen
(29.03.18)
Valla bnde anlamadım yarın başka bi ürologa gidicem :)
0
🌸czn
(29.03.18)
kesinlikle üstüne düşün. kanamaysa ona sebep de olmalı.
0
e haliyle
(29.03.18)
(8)

Dogum kontrol ve dogum kontrol haplari

balpolen
Arkadaslar 30 yasindayim ve bugune kadar hep kondom ve aslinda bir dogum kontrol yontemi olmayan geri cekilme ile korundum iliskilerimde fakat artik isi riske atmak istemiyorum. Kondomu ikimizde istemiyoruz, e geriye dogum kontrol hapi kaliyor. Onlar da kilo aldiriyor vs., bir de hormonal donguye bu
Arkadaslar 30 yasindayim ve bugune kadar hep kondom ve aslinda bir dogum kontrol yontemi olmayan geri cekilme ile korundum iliskilerimde fakat artik isi riske atmak istemiyorum. Kondomu ikimizde istemiyoruz, e geriye dogum kontrol hapi kaliyor. Onlar da kilo aldiriyor vs., bir de hormonal donguye bu sekilde yapay bir mudahele beni fikir olarak oldukca rahatsiz ediyor. Biz nasil korunacagiz?
Siz neler yapiyorsunuz?
0
balpolen
(29.03.18)
Vazektomi ya da spiral?
0
crown
(29.03.18)
hap iyidir. hekiminizden tavsiye isteyin, çeşit çeşit hap var
0
vhs kaseti
(29.03.18)
Şimdi öncelikle aile hekimine gidip bunları sorabilirsiniz. Detaylıca anlatır. En uygun olanı seçersiniz. Böyle uzuuuun bir kılavuzu var.

sbu.saglik.gov.tr

Seçenekler listeliyorum.
-Kondom
-Hap
-Spiral
-Depo İğne
-İmplant
-Nuvaring
-Vazektomi
-Spermisit köpük/jel

Her çifte en uygun olanı bulmak gerek. Kilo alma endişesiyle hap kullanmak istemiyor olabilir ama belki zaten hap kullanmak için uygun birisi değildir. Yaşı ileridir, ailesinde meme kanseri vardır, sigara içiyordur, pıhtılaşma eğilimi vardır vs. Doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hormonal bir yöntem tercih etmezse hap, implant, depo iğne gidiyor. Kondom elendi. Doğum yapmamış kadınlarda spiral pek tercih edilmiyor. Doktor takmayabilir. Geriye kalanlardan bakıp size uygun olup olmadığını değerlendirin.
0
Lim5
(29.03.18)
Hocam tıpta öğrenciyim tam bu konu bitti.ağrısız vs iki tane yöntem baya horahat vaginal halka ve spermisit var .vaginal halka 21 gün eşiniz vahinadına yerleştiriyor 7 gün çıkarıyor.bu hormonlu gene ama spiral gibi vs değil daha rahat.diğrr spermisit ise olması lazım yine ismine bakarsanız ilişkiden önce vaginaya konuşuyor.spermleri öldürüyor.bu ikisi çok rahat.
0
birdposing
(29.03.18)
doğum kontrol haplarının alayından nefret ediyorum. reçete edilmişti üstelik bana. bir sürü kılcal çatlağın oldu, ota boka üzüldüm, ve saire... hormonsuz spiralin doğum yapmamış kişiler için de yaygınlaşması lazım bence. aksi halde ancak bitişte kondom ve geri çekilme, takvimle beraber temiz bir yol olabilir; yine bence...
0
e haliyle
(29.03.18)
Doğum kontrol hapı yutmak bir kadının bedenine yapabileceği en büyük kötülüklerden biridir. Kondoma devam.
0
i m cool with that
(29.03.18)
Kondom.

Dogum kontrol hapi > antidepresan + antibiyotik
0
imelih
(29.03.18)
Ben 1.5 yıldır yazz kullanıyorum tam tersi kilo verdim. O efsaneleşmiş yan etkilerin hiçbirini de yaşamadım.
0
mutlusismankedi2015
(29.03.18)
(8)

Yaptıkları şeyleri hevesle yapan insanlar bunu nasıl başarıyor?

zebragibi
Gözlemlediğim bazı insanlar yaptıkları her şeyi büyük bi hevesle yapıyorlar. kitap okurken, ders çalışırken, spor yaparken hep büyük bi heves ve isteğe sahipler ve ben bu insanlara özeniyorum ama bir türlü o ince ayrıntıyı yakalayamadım. yaptığım neredeyse her şey gereksiz bi eziyete dönüşüyor, beni
Gözlemlediğim bazı insanlar yaptıkları her şeyi büyük bi hevesle yapıyorlar. kitap okurken, ders çalışırken, spor yaparken hep büyük bi heves ve isteğe sahipler ve ben bu insanlara özeniyorum ama bir türlü o ince ayrıntıyı yakalayamadım. yaptığım neredeyse her şey gereksiz bi eziyete dönüşüyor, beni heyecanlandıran nadir şeyler ise en fazla 1 ay sürüyor sonra o da aynı sürünceme.

depresif bi yapım var ama depresyonda değilim, 4-5 yıldır sevmediğim bi şehirde boş bi hayat yaşıyorum. burdan gideceğim günü bekliyorum büyük bi istekle, bu da beni baya dibe çekiyor ama bunların dışında bi yol yordam yok mudur? böyle bi şeyler yapsam ve girdap gibi yukarı doğru yükselsem istekli, hevesli bi insan olsam?
0
zebragibi
(28.03.18)
2 ihtimali var, birisi iç enerjilerinden bu motivasyonu sağlıyorlar. 2.si ise önce zorla yapmaya başlıyorlar sonra seviyorlar.

Bi' kız tanıyorum, sevmediği bi' erkekle birlikteydi sonra çocuğa aşık oldu evlendiler.(god damn it) misal...

Ben de dota2'yi sevmiyordum ama deli gibi oynuyorum(gerçi hala sevmiyorum, bu örnek sayılmaz)
0
mete kudur
(28.03.18)
Instagram.

Instagramı hayatlarından çıkartın çoğu kişi yaptığı aktivitenin yanından bile geçmez. Herkes başkasına hava peşinde.
0
gozu acik sevisen yahudi
(28.03.18)
Msn döneminde kimse böyle değildi. Millet evde çay sigara takılıp arabesk müzik dinliyordu.
0
gölgede aynı
(28.03.18)
Hiçbir şey amaçsız hedefsiz ve zorla olduğu halde 'hevesle' olamaz.

Eğer kişinin inandığı bir amacı ve hedefi varsa geri kalan her şey teferruata dönüşüyor ve önemsiz oluyor. Kişi o hedefe giden her yolu ne kadar zor olsa da veya hatta etik dışı olsa da göze alabiliyor.

Motivasyon dedikleri de kendiliğinden olmuyor işte, hedefler kişiyi güdülüyor. 'İç enerji' dediği 'itki', insanın doğasından gelen bazı arzularından kaynaklanıyor. 'Başarma arzusu', 'kendini gerçekleştirme arzusu', 'takdir görme arzusu', 'hayatta kalma arzusu' gibi çeşitli düzeylerde genelleyebiliriz.

'Zorla başlayıp sonra sevme' diye de bir açıklama yok, yine hedefler yoksa kişi güdülenemez. Zorla başlama meselesi alışık olunmayan bir eylemi alışkanlığa çevirme sürecinden ibaret.

Tekrar: Kendine inanabileceğin bir hedef ve amaç bul. Çevrene faydalı olmak istiyorsun diyelim. Sana en basit gelen bir konuda ihtiyacı olan birine yardımcı olsan bile olur. Bu yardım maddi olmasa daha iyi, çünkü aslında birine yardım ederken kendine yardım edeceğinden zihnen bu yardım sürecini yaşaman lazım. Birine zorlandığı bir konuda(en basit karşıdan karşıya geçmek isteyen bir yaşlı, sakat, yardıma muhtaç biri dahi olabilir, matematik, yabancı dil de olabilir) yardım edebilirsin mesela.

Sosyal bir hedef veya amaç seni şu anda olduğundan bir kademe yukarı taşıyacaktır. Bu davranışları alışkanlık haline getirirsen de uzun vadede pozitif biri olabilirsin, bir çok kişiyle tanışabilirsin... Önce kendini geliştirme gibi kişisel amaçlar yerine sosyal amaçlar bulmanda bu yüzden fayda var. Daha sonra bireysel bir düzeye geçersin.
0
idexo
(28.03.18)
insan faktoru burada onemli. ve isine nasil bir bakis acisiyla baktigin, yani anlam, motivasyon devamliligi icin oldukca onemli bir etken.

insan faktoru, varligimizi ve sagligimizi diger insanlarin varligina borclu oldugumuz icin onemli. yaptigin is de diger insanlarin hayatina nasil bir etki yarattigi ve nasil bir pozitif etki yaratacagi isine olan sevginin en temel dayanagi. neden? cunku biz insanlar birbirimizle variz. bu sebeple benim isim- her ne ise artik- diger insanlarin hayatina katacagi degisim ve farki ve kolayligi dusunmek, sahsen beni ayakta tutan yegane seydir. ben para ile motive olamiyorum, sohret ile de. anlam ile motive oluyorum. beni ayakta tutan sey bu.

bu sebeple bence yaptiklari seyi hevesle yapan insanlar islerinin anlamini cozmus kimseler.
0
tomcruise
(28.03.18)
Kafamda tam idexo'nun yazdiklarinin tersi vardi. Tam tersi degil de, bayagi bayagi ters.

Isini hevesle yapan sansli insanlardan biriyim. Neden bana maas verildigini on kusur yildir anlayamiyorum, param olsa "Ne olur bunu yapayim mi ben, lutfeeen" diye para veririm. Amac, hedef, degerlendirme, yarisma, kiyaslama gibi kavramlarin tam tersine heves ve tutkuyu baltaladigini, hatta oldurdugunu dusunuyorum. Tutkulu oldugun ya da yapmayi sevdigin icin degil de, bir seyleri basarmak icin yola koyuldugunda ulasip ulasilmayacagi belli olmayan bir hedefin insani yozlastirdigina ve tutkudan, hevesten ziyade hirsa yol actigina inaniyorum. Otesinde, basarili olma fikrinin anksiyete yarattigini ve bunun da performansi kotu etkiledigini dusunuyorum. GIdilecek yol ya da gecilmesi gerek bir esik oldugunda, o nokta insana yuk olabiliyor.

Tutku ve heves tam tersine basaridan tamamen bagimsiz geliyor bana. Tutkuyla bagli oldugun bir is ya da hobi, bos zamanini onunla doldurmak istedigin, kimsenin haberi olmasa bile ilgilenmek istedigin, issiz adaya dussen yapmak isteyecegin, hatta yarin olecegini bilirken zamanini o sekilde gecirsen pisman hissetmeyecegin is ve hobidir bana gore. Basarisiz olsan ya da bir ton kotu geri bildirim alsan bile vazgecmek istemeyecegin istir.

Burada bagimlilikla tutkuyu ayirmak gerekebilir. Burada birkac ayrim birden yapilabilir. Kanada'da bir universitedeydi sanirim, orada bir arastirma bunu iki sekilde ayiriyor. Ilki tutku ile yaptigin bir aktivite istenildigi zaman yapilabilir ama bagimlilik kontrol edilemez. Ornegin, "Benim canim bugun Duyuru'ya girmek istemiyor" deyip girmiyorsan ama Duyuru'yu cok seviyorsan; o bir tutku olarak tanimlaniyor ama "Lanet olsun, bugun Duyuru'ya girmeyecektim. Yine on saat burada kaldim" diyorsan, o bagimlilik oluyor. Ikinci fark da ciktilari uzerinden. Bir aktivitenin sana olumlu getirisi olacaksa bu tutku olarak tanimlaniyor ama getirisi olumsuz olacaksa bagimlilik olarak tanimlaniyor. Ornegin, kumar tutkusu tutku olarak degil, bagimlilik olarak tanimlaniyor. Iskoliklikte de calisarak kendi isteginle sagligina zarar vermek olarak goruluyor. Ornegin. Japonlarin karoshi denilen bir kelimesi var ve "cok calismaktan olmek" anlamina geliyor ve Japonya'da siklikla olmasa da diger ulkelere gore daha cok karsilasilasilan bir kavram oldugu soyleniyor ama Japonlarinki is bagimliligi sayilmiyor. Ne kadar kendi istekleri ile orada olsalar da, bunun altinda kultur ve mahalle baskisi yatiyor ve Japonlar baska seceneklerinin olmadigini dusunuyorlar. Ayni sekilde, "Ya atarlarsa" ya da "Yarina kadar muhlet verdiler bu is icin" diye kendini zorlamak da bagimlilik sayilmiyor, cunku kendi isteginle degil. Diyelim ki zaten basarilisin ve seni kovalayan yok ama yine de calisirken kendine zarar verecek hale geliyorsun; o sartlar altinda canini cikaracak kadar calismak iskoliklik olarak tanimlaniyor. Cok sevilen bir iste ya da hobide tutku ve bagimlilik sinirlarda yuruyebiliyor.

Birkac ornek vereyim bu konuda, isimlerini vermeyeyim. Ilki Turkiye'nin en buyuk stratejik yonetim uzmanlarindan ve kendi adina cikardigi yontemleri ve patentleri var. 1000'den fazla kurum ve kurulusa danismanlik yapmis, meclise kadar danismanlik yapmis ve yurtdisinda isler almis. Adamin evinde usaklari var. Bu adamla birkac kisi konusma sansimiz oldu ve tam da yilbasi zamaniydi. Insanlar piyango biletine para cikarsa ne yapacaklarini hayal ediyorlardi. Bu adam uc tane stratejist adi soyledi kendisi gibi ama yabanci, onlarla bir calistay yapardim. Cok eglenceli olurdu, butun gunumu oyle gecirebilirim" dedi.

Diger bir ornek yine basarili bir kisi. Bir arkadasimin esi Turkiye'de cok unlu diyemem ama kendi capinda unu olan bir asci. Kendi lokantasini acti ve Eksi Sozluk'te lokantasini gectim, kendi adina da birkac entry var, ki kac kisi bilir gittigi lokantanin sefinin adini. Bu kiz bir gun lokantasini devretti ve bir hotelde baska bir sef ascinin iki kati altinda calismaya basladi. Maas dort kat falan dustu sanirim, 6-7 yildir entry'yi giren yok. Lokanta batti. Nedenini sordugumuzda "Muhtasarlik vergisi gibi kavramlarla tutkumun kirlenmesine daha fazla seyirci kalamadim. Simdi emir aliyorum ama en azindan sadece sevdigim seyi yapiyorum" dedi. Demek istedigim, bazen tutku basarinin ve hedefin onune gecebiliyor. Bu noktada "Hobini isin yapma" da diyebiliriz ama her zaman araya muhtasar vergisi zorunda degil tabii. Bazen gulu seven dikenine katlanabiliyor.

Ucuncusu ise abimin kiz arkadasi. Ikisi birlikte birkac yil once okculuga basladilar. Abim birazcik basarili ama kiz arkadasi basariyi gectim, bayagi kotu bir okcu. Yine de her firsatta "Hadi, ok atmaya" diyor, "Savasci olcam ben" diye kendi ile dalga geciyor ama her firsatinda ok atmaya gidiyor. Kac yuz, kac bin ok atmistir bilmiyorum ama kizin yetenegi o konuda degil. Yine de her seferinde "Ok atmaya gidelim" diye ilk gunku heyecanini koruyor. Bundan para kazanmaya calissa fakir kalabilirdi ama hobi olarak cok mutlu ve cok seviyor.

Gorev gibi, "Sevecegim" diye kendini zorladigin is zamanla aliskanliga da donusebilir, iskenceye de. Bunlarin disinda, olabildigince cok sey deneyerek tutkunun nerede yattigini aramak olabilir ama her seyi kisacik deneyerek degil de, bir "Bakalim oluyor mu" diye biraz zaman taniyarak. Bircok sey ilk basta zor veya anlasilmaz olabilir, biraz o aktiviteyi tanimaya zaman vererek degerlendirilebilir.
0
aychovsky
(28.03.18)
@aychovski'nin anlatmak istediği benim söylediklerimle aslında çelişmiyor. Zira güdüler her zaman tatmin edilemiyor veya çoğu zaman eksik tatmin ediliyor.

Doyurulamadığı zaman, mesela başarılı olunmazsa, bu arzu 'tutku'ya da dönüşebiliyor. Öte yandan doyurulan güdüler daha sonra tekrar ortaya çıkabiliyor, şiddeti artabiliyor... Dolayısıyla benim söylediklerimin başka bir boyutu gibi görülebilir.

Kısa kısa fikir vereyim:

Alışkanlık, Duyarsızlaşma durumları tekrardan gelen bazı sonuçlar. Kişi davranışı değiştirdiğinde bunu sürekli hale getirince duyarlılığı azalır, daha yüksek uyaranlara maruz kalmadıkça uyarılmaz(olumlu veya olumsuz)

Alışkanlıksa kişinin bazı davranışları reflekse dönüştürmesi diyebiliriz. Yani düşünmeye gerek kalmadan daha önce deneyimlenmiş bir davranışı tekrar ettirme. Bu bağlamda bağımlılık sandığımız çoğu şey alışkanlık.

Bağımlılık bambaşka bir durum.

Tükenme diye de bir şey var. Kişi daha üst bir amaç ve hedef bulmakta zorlanıyorsa veya hedefler çok yüksek, uzun vadeliyse aşması gereken engeller kısa vadede bir tatmin vermeyeceğinden kişi 'tükenmeye' başlayabilir. Çoğumuz etkin hedef koymayı bilmediğimizden tükeniveriyoruz. Amatörlüğü veya intermediate platosunu aşamıyoruz. Dolayısıyla hiçbir şeye başlarken hedefsiz değiliz, bir şekilde bir hayalimiz var. Ama bazen işi elimize alır almaz hayalleri yıkılıyor, bazen de uzun süre sonra. Bilinç düzeyinde olmayan, hayaller de hedeflerdir.

Durumlar, kişiler, çevre, sonuçları ve sebepleri etkiliyor. Algı düzeyi, kendini kontrol yeteneği davranışlarımızı etkiliyor.

Sonra 'hevesli' olmaksa deneyimsizlikten gelir. Hevesli profesyonel yoktur. Onun yerine disiplinli profesyonel vardır. Bir şekilde amatör ruhu korumayı başarırlarsa aynı zamanda heyecanlarını da koruyabilirler fakat emin ol her profesyonel de zaman zaman zorsunduğu problemler karşısında yılmanın eşiğine dahi gelir. Onlar öyle bir durumda kendi kendilerini mantıklı veya mantıksız sebeplerden motive edip durumu aşarlar. Çünkü profesyonellik maddi ve manevi olarak bunu gerektirir. Amatör yarım bırakabilirken, profesyonel bırakamaz.

Bütün bunların dereceleri, nereden nasıl kaynaklandığı da kişiden kişiye değişir. Hem aynı güdü çeşitli kimselerde başka türlü eyleme dönüşebilir, hem de aynı davranışın altında çeşitli kişilerin başka güdüleri ortaya çıkabilir...

Yukarıda vermek istediğim daha ziyade pratik önerilerdi. Tutku gibi bu işin çok kişisel boyutlarına girmek istemedim ve zaten şu aşamada pek de bir faydası olmaz.

Japonları da uzun uzun tartışmak istiyorum ama yukarıdakileri bile açacak pek vaktim yok. Hızlı hızlı yazdım.

@aychovski bu kadar içinden gelerek 10 yıldır ne iş yapıyorsun? İşini hevesle yapmanın sebebi karşında sürekli yeni konu, kişi veya durumlar olması mı? Sürekli bir yenilik ve keşif mi var? Seni güdüleyen nedir?
0
idexo
(28.03.18)
beklentileri küçük. sürekli eğlenmeseler de oluyor. kendilerini sürece bırakabiliyorlar.
0
e haliyle
(28.03.18)
(4)

Vücutta kızarıklıklar ve kaşıntı

senolll
Merhaba,Birkaç gündür vücudumda ve başımda kaşıntılar vardı baya. Ense kısmında ufak kabarcıklar şeklinde. Dün gece alnımda oldu, sabah normal gibiydi ancsk şu an vücudumun üst kısmında başımda her yerde gibi. Kızarıklar ve kabarcıklar, şaıntı da var. Resim de şuLink Sharing yoluyla bir dosya paylaş
Merhaba,

Birkaç gündür vücudumda ve başımda kaşıntılar vardı baya. Ense kısmında ufak kabarcıklar şeklinde. Dün gece alnımda oldu, sabah normal gibiydi ancsk şu an vücudumun üst kısmında başımda her yerde gibi. Kızarıklar ve kabarcıklar, şaıntı da var.

Resim de şu
Link Sharing yoluyla bir dosya paylaşıldı.
s.amsu.ng
(Son kullanma tarihi: 28 Mar 2018)

Bildiğim kadarıyla bir şeye alerjim yok, yediklerimde veya kullandıklarımda da pek bir fark yok. Alerji midir bu nedir? Ne yapabilirim?

Arkadaşımın tavsiyesiyle cetirizin içeren bir alerji hapı aldım.
Tavsiyelerinizi belliyorum

Teşekkürler
0
senolll
(28.03.18)
ürtiker olabilir. ortak kullanım alanına gittiniz mi? spor salonu gibi. kaşımamayya çalışın.
0
caletti
(28.03.18)
Spor salonu gibi bir yere gitmedim ama öğrenci yurdunda yaşıyorum.
0
🌸senolll
(28.03.18)
@caletti +1

urtiker olabilir. ben de ayni hastaligi gecen yil yasadim 3 gun surdu benimki. ustteki arkadasin dedigi gibi ben ortak kullanim alaninda yasiyordum o donemde ondandi sanirim. benim de yiyeceklerden oldugunu sanmiyorum. benim kendi hakkimdaki suphem= ortak kullanim alani+ yogun stres/kaygi/endise'den dolayi oldugunu dusunuyorum.

sana tavsiyem bi acile git, serum/hap falan verirler. gecer. gecici bir hastalik. yogun endise/stres/kaygiliysan derdini acik bir sekilde paylasacagin biriyle konus.
0
tomcruise
(28.03.18)
@konusma ben konusuyorum, "ürtiker" kızarık, kaşıntılı bu benzeri cilt tepkilerine verilen genel isim. pek çok sebebi olabiliyor. biri terlediğinde yaşarken, başkası fıstıklı birşey yediğinde yaşayabiliyor. ben de mesela temas kurduğum birşeyin ya da bir yerin temiz olmadığını düşündüğümde yaşıyorum.
0
e haliyle
(28.03.18)
(5)

Likör yapanlar

old possum
Sizce dondurulmuş vişneden likör yapılır mı? Vişneleri teyzemin bahçesinden toplamıştım. Piyasadaki donuklardan çok çok lezzetli. Denemeye değer mi?Teşekkürler.
Sizce dondurulmuş vişneden likör yapılır mı? Vişneleri teyzemin bahçesinden toplamıştım. Piyasadaki donuklardan çok çok lezzetli. Denemeye değer mi?

Teşekkürler.
0
old possum
(27.03.18)
Neden olmasın. Piyasada satışı devam eden içilebilir etil alkol varken yapılmalı bence.
0
heidi'nin dedesi
(27.03.18)
Yapabilirsen ginjinha yap <3
0
kuehles blondes
(27.03.18)
ben de merak ettim, alkol nüfuz edemeden küflenir mi diye düşündüm; google'a sordum. yapılır, yazmışlar. ekleyeceğiniz suyu azaltın biraz, demişler.
0
e haliyle
(28.03.18)
yapılır. vişne donarken su çektiyse, eklediğin suyu azalt. yok su çekmeden donmuş ise, normal tarife devam.
0
babilbaligi
(28.03.18)
Bende cincinya yap demeye gelmistim.
0
wishmaythşngs
(28.03.18)
(6)

Simülasyonda isek bunun ispatı var mı?

gezegen olan pluton
Diyelim ki simülasyondayız, bunun etkilerini anlayabilir miyiz, ya da doğrulamasını, mesela bir bilgisayar oyununda sınırlar vardır genelde, oyunda o sınırın ötesine geçemessin, denize düşersen son kaldığın yerden başlarsın, bunun gibi etkiler?
Diyelim ki simülasyondayız, bunun etkilerini anlayabilir miyiz, ya da doğrulamasını, mesela bir bilgisayar oyununda sınırlar vardır genelde, oyunda o sınırın ötesine geçemessin, denize düşersen son kaldığın yerden başlarsın, bunun gibi etkiler?
0
gezegen olan pluton
(27.03.18)
bu konudaki iki filmi, 13th floor ve dark city izlemeni öneririm.

benim şanssızlığım bu simülasyonun kanıtı olabilir. :D
0
wampex
(27.03.18)
1) Işık hızını geçemiyoruz. Geçsek bile evreni keşfetmek için çok yetersiz bir hız değeri.

2) Cisimler mutlak sıcaklığın (-273 derece Celcius ya da 0 Kelvin) altındaki bir sıcaklık değerine soğutulamıyor.

Bu iki sınır geldi aklıma.
0
dissendium
(27.03.18)
ispat degil, ipucu diyelim; onun gercek oldugunu nasil bilecegiz?
0
e haliyle
(27.03.18)
philosophizethis.libsyn.com

Aradığınız (aramanız gereken) bu 26 dakikalık podcast. Dinlemenizi tavsiye ederim.
0
kojonotsuki
(27.03.18)
bu tip sınırlar bi şeyi kanıtlamaz. olması da olmaması da. mesela hiç bi şey tam analog değil. bu da bizim vizyonumuzla simülasyon olduğumuzu gösteren bi olgu ama bizim vizyonumuz "meh"
0
ghilleinthemist
(27.03.18)
Bu konuda çok güzel bir ingilizce yazı okumuştum. KitKat çikolatalarının tiresi nerededir sorusu ile başlıyordu. Mobil'im; arama yapmam çok zor. İnternette “simulation” ve KitKat”ı aynı anda yazıp aratırsanız bulma şansınız var. Büyük ihtimalle Quora’da okumuştum.

edit: buldum. www.quora.com

ama soru ispat değil; glitch'ler üzerineymiş. yine de insana bir "lan!?" dedirtiyor.

edit 2: istek üzerine yazıyı çok kısa özetliyorum.

KitKat çikolataları için milyonlarca insan "kitkat değil kit-kat"tir onun adı diyor. yani arada tire var diyor. halbuki yokmuş. hiçbir zaman olmamış (sadece ikinci dünya savaşı sırasında sınırlı sayıda üretilmiş bir partide arada tire varmış. bir de 100 sene önceki bir partide.) bunun da kaynağını buldum kısa bir google aramasıyla: www.quora.com

abd'de jif diye bir fıstık ezmesi var. bunu da yine bir sürü insan (her gün rafta görmesine rağmen) adının jif değil jiffy olduğunu iddia ediyor. hatta az önce amerikalı ev arkadaşım çocuğa mesaj attım, jiffy yazdı cevapta sdfghjklş.

bir de bearinstain diye bir yer varmış onu da insanlar a değil e ile hatırlıyormuş (tam tersi de olabilir; tekrar okumaya üşendim).

cevap veren eleman bunların programda yapılan güncellemeler olabileceğini, sistemi yeniden başlatmaktansa sistem üzerinde ufak değişmeler yapılmasının daha mantıklı olduğunu zira milyonlarca yıldır devam eden bir simulasyonu bu tarz şeyler için sıfırlaanın mantıklı olmayacağını söylüyor. tabii bunları bir sürü yazılım terimi kullanarak yapıyor; çevirmeye değmez. yazının özeti bu.
0
sen git ben geliyorum
(27.03.18)
(15)

Scottish fold cinsi kedime gelin

sen kendini vintage mi sandin
Scottish fold cinsi çok sevdiğim canım oğlumu çiftleştirmem gerek. Acelem yok fakat bu cins sadece british cinsi ile çiftleşirmiş. British cinsi çiftleşme döneminde kedisi olan?
Scottish fold cinsi çok sevdiğim canım oğlumu çiftleştirmem gerek. Acelem yok fakat bu cins sadece british cinsi ile çiftleşirmiş. British cinsi çiftleşme döneminde kedisi olan?
0
sen kendini vintage mi sandin
(26.03.18)
canınız oğlunuzu çiftleştirmeden önce şu yazıyı okuyun:
anadolukedisi.com

teşekkürler.
0
dedimmidemedimmi
(26.03.18)
"gerek"? yeni zavallilar yaratmak icin mi? yavrularla etrafa sirinlik mi yapacaksınız? verdiginiz parayi kurtarmaya mi calisiyorsunuz, yahut?

ayrıca "sadece british cinsi ile" ciftlestigini kim soyledi size?
0
e haliyle
(26.03.18)
Scottish Fold'u yakın geçmişinde scottish akraba olmayan bir cinsle çiftleştirmek canilik falan değildir. Kedi sağlıklı doğar. Sağlıksız doğması da genetik şanssızlık olur akraba evliliğinden kaçınıldığı halde engelli bebeklerin doğabilmesi gibi. Bu cinse bu kadar duyar kasan tiplerin seçilerek yetiştirilen hiçbir canlıdan fayda görmüyor olması gerekmektedir bunların içerisinde çiftlik hayvanları başı çeker sonrasında ise arılar ve sebzeler gelebilir. Bir de ben köpekler için bunların söylendiğine şahit olmadım sokak köpeği dahil bütün köpekler insan üretimidir köpek dediğin kurttur. İstikrarlı olun biraz. Düzgün yetişmiş iki adet scottish tanıyorum ikisi de 10 yaşından büyük ve gayet sağlıklı kediler. Demek olabiliyor.
0
ThomasJefferson
(26.03.18)
"çok sevdiğiniz canınız oğlunuzu" gerçekten çok seviyorsanız cins ev kedilerini çiftleştirmenin değil gerekliliği, bilakis, gereksizliği konusunda araştırma yapmanızı öneririm.
0
bir garip melek
(26.03.18)
Ben anlamadım biz şimdi kediden ne fayda görüyoruz? Hayır bileyim de ona göre davranayım. Benimki çünkü anca yatıyor, bir faydası yok. Kalkıp bir ortalığı toplamaz, ne bileyim dur şunu getireyim yapmaz.

Bir kediyle çiftlik hayvanını karşılaştırmak da biraz garip gibi. Kedi mi yiyorsunuz ben anlamadım? Hele arı ile karşılaştırmak? Hayvanlar ile sebzeler? Nasıl yani? Şaka olmalı.

Birileri şahit olmuyor diye, bunlar köpekler için söylenmiyor anlamına da gelmiyor. Ben şahit oluyorum mesela. Ayrıca üretilmesin diye bahsetmiş işte arkadaşlar. İnsan dediğin bir kişi değil ki. Birine ürettirtmiyorsun öteki üretiyor.
0
windowsguvenlikduvari
(26.03.18)
Adam seri üretim mi yapayım diyor? Kediden aldığın fayda manevidir. Ben kedimi evladım gibi görüyorum ve bir kere çiftleşmesini isteyebilirim diyen birine bu tarz söylemlerle soruyla alakasız cevaplar verirseniz ben de çıkar her yerden söylemleriniz tutarlılığını sorgularım. İki tane haber çıktı scottish de scottish diye tutturmaya başladı herkes havuz medyası diye eleştiriyorsunuz zerre farkınız yok su nereye akarsa oraya. Evcil hayvan beslemeyi komple eleştir hayvanları suistimal edip çöpmüş gibi kamyonların arkasına yüklemek norm olmasın o zaman gel canımı ciğerimi ye.

Bu scottish konusunda da aşırı duyarlıysan da bu konunun altında üslubun böyle olamaz. Ancak tavsiye verirsin. Keşke yapmasanız ama eğer eş bulacaksanız dikkat edin seçereli olmasına özen gösterin aile yakın geçmişinde kıkırdakla ilgili sorunları olan cinslerin geni var mı kontrol edebiliyorsanız edin diyebilirsin.
0
ThomasJefferson
(26.03.18)
@ThomasJefferson neyse ki insanlar ne düşüneceklerine ve neyi nasıl yanıtlayacaklarına sizin sorgulayıp sorgulamayacağınıza veya sizin uygun gördüğünüz üsluba göre karar vermiyor
0
bir garip melek
(26.03.18)
Manevi fayda ile sebzeleri kıyaslamak da garipmiş. Domates ile kedi kıyaslamak mesela ne kadar mantıklı?

Bir insan kedinin çiftleşmesini neden ister ki? Kedi bundan keyif almıyor. Tamamen içgüdüsel hareket ediyor, hatta acı çekiyor çoğu zaman. Çiftleşme sırasında saldırganlaşma olayını gözlemliyebilirsiniz mesela.

Bir de bu kümeleme olayı çok garip. Siz şöylesiniz, böylesiniz, şöyle dersiniz ama böyle yaparsınız. Hızlı, dayanaksız ve ezbere çıkarımlar bunlar. Kedi ile havuz medyası arasında korelasyon arama isteği garip, değil mi? "Havuz medyası" kelime grubu kullanılmak istenmiş de oraya sıkıştırılmış gibi.

Arkadaşların üsluplarına bakıyorum. Biri lütfen yazıyı okuyun demiş, öteki neden çiftleştirmeniz gerek mantığınız nedir, lütfen iyice düşünün demiş. Ne var bu üslupta? Lütfen mi rahatsız etti? Soru sormak mı? Başka bir arkadaş da gereklilik kelimesi üzerinden sorular sormuş.

Kedi beslemeye, pragmatik bakınca insan, böyle düşünmesi normal tabii. Açıkçası herhangi bir kediye "manevi fayda" kaynağı olarak yaklaşmak çok enteresan. Fayda olmayınca, gerçeklik de yok oluyor sanırım sizin için.
0
windowsguvenlikduvari
(26.03.18)
@jimmy mcnutty +1
Neyse bu konuyu cok diyaloga baglamadan birsey soylemek isterim duyuru sahibine.
Bende de alman coban var bir tane. Kendi turunde guzel, soy ozelligini tasiyan bi kopek. Ilk aldigimizda hep soyle dedim. "Bir kere dogursun, anne olsun" hep niyetim anne olmasindan yanaydi. Bir de guzel kopegin alicisi boldur. Aman dogurt bana da ver aman ben cok severim diye. Ama emin ol o dogurt diyenlerin alayi o ite, pisiye bakmayacak. Annemin alerjisi var, babam hamile diyecek almayacak kediyi. Senin canina tak edecek. Zorlanacaksin. Cok iyi dusun. Yukarida denmis tekrar etmek istemem ama onu insan gibi dusunme. Hele erkek pisi. Babalik duygusunu yasayayim gibi romantik hayalleri yok. Yaptigini isin tehlikesini goz onunde bulundurun.
Bizim it, adet oldu. Elim ayagim dolasti. Saka maka yavru olursa ne yaparim diye. Bir de o hayvansever arkadaslarin ya bu cok tatli diyenler asla ama asla melez yavrunu almazlar.
Son soz care kisirlastirmakta.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.03.18)
Çiftleştirmek bir gereklilik değil, önce orada anlaşalım.

Aşağıda genetik ıslahtan bahsetmeye çalışmışlar galiba. Orada genetik olarak verimli bir bitki elde etmeye çalışıyorsunuz. Lezzetli tür ile dayanıklı türü birleştirip hem lezzetli hem dayanıklı olanı elde ediyorsunuz. Scottish Fold'u British Shorthair veya kusurlu geni taşımayan herhangi bir kediyle çiftleştiğinizde ise daha sağlıklı canlılar elde etmiyorsunuz. Hasta canlılar üretmeye devam ediyorsunuz.

Akraba evliliği ile karşılaştıran kişi konuya tamamen yabancı. Akraba evliliğinde asıl risk oluşturan şey
aynı hastalığın çekinik genini taşıma ihtimali yüksek olan iki bireyin evlenmesidir. İki çekinik gen bir araya gelirse hastalık ortaya çıkar. Scottish Fold gibi kusurlu genin dominant olduğu durum şansa doğan engelli bebeklerle karşılaştırılamaz. Önlemek için eşi uzaktan seçmek değil preimplantasyon genetik tanı gerekir. Onu da kedilere kimse yapmaz.

Örneğin @ThomasJefferson'un taşıdığı TJ geni dominant bir hastalık geni ise eşini Çin'den, Afrika'dan, Amazon yerlilerinden veya Mars'tan seçmesi fark etmeyecektir, çünkü hastalığı taşıyan kendisidir ve çocuklarına aktardığı tek kusurlu TJ geni onları da hasta etmek için yeterli potansiyele sahiptir.

Gelelim işin genetiğine. Düşük kulak, kıkırdak yapımında görevli bir genin kusurundan kaynaklanıyor. Kıkırdak vücutta birçok yerde var. Hastalık her yerde ortaya çıkabilir. Hastalığın nerelerde ve ne şiddetle ortaya çıkacağı ise belli değil. Bunu penetrans ve ekspressivite belirliyor. Yani kusurlu genin bir bireyde ne kadar ifade edildiği ve bir karakterin ortaya çıkışından o genin ne kadar sorumlu olduğu önemli.

Örneğin bir kedi fold genini tek kopya taşımasına rağmen düşük kulaklı bile olmayabilir.
Bu kediyle fold geni taşımadığına emin olduğumuz bir kediyi (mesela bir British Shorthair) çiftleştirdik diyelim. Yavru kedi anneden kusurlu geni alırsa hasta olma ihtimali her zaman vardır. Babasının British Shorthair olması, annesinden tek kopya kusurlu gen alması, annesinin hastalık belirtileri göstermemesi yavru kediyi hasta olmaktan kurtarmaz.

Annede kusurlu gen daha az ifade ediliyor olabilir. Yavru ise kusurlu geni daha çok ifade edip daha ağır hasta olabilir.

Bu ne demek? Elimizde iki çeşit kıkırdak tuğla kalıbı var diyelim. Birisi dümdüz, birisi biraz bozuk. Anne kedi kıkırdaklarını inşa ederken dümdüz olan kalıbı daha çok, bozuk olanı daha az kullanıyorsa kıkırdakları nispeten düzgün olabilir. Yavru kedi ise kıkırdaklarını daha çok bozuk olanı kullanarak inşa ederse ağır hasta olabilir. Eğer bir kedinin iki kalıbı da bozuk olursa çok ağır hasta olacaktır. Dolayısıyla anne babası Scottish Fold olan bir yavru üretirseniz ve bu yavru ikisinden de Fold geni alırsa erkenden kıkırdak harabiyeti gelişecektir.

Özetle demek istiyorum ki, kedinize British Shorthair bir eş bulsanız ve yavrusuna bir kopya düzgün kalıp geçmesini garanti etseniz bile sizin kediniz Scottish Fold'un ona bozuk kalıbı vermeyeceğini bilemezsiniz. Bozuk kalıp da yavruya geçerse hastalığın derecesini çok farklı bir yelpazede değişkenlik gösterecektir. Yelpazenin neresinde olacağını belirleyemezsiniz.

Son olarak şunu söyleyeyim. Benim kedim sağır bir Ankara kedisi. Yanlış çiftleştirmenin kurbanı. Sokakta hayatını sürdüremez. Evdeyse hiçbir zorluk çekmeden yaşıyor. Buna rağmen kedimi kulakları duyan bir kediyle çiftleştirmedim. Eğer bir yavru bile sağır olursa ve sokağa düşerse vicdani sorumluluğu çok ağır. Yapmayın, her gen sonraki nesile aktarılmak zorunda değil. Herkes soyunu devam ettirmek zorunda değil.
0
Lim5
(26.03.18)
Tutturmuşlar sebze de sebze. Sebzeye takmışsın sebzeden yürürüm genetiğin mantığını anlarsın diye verdim o örneği de sen tabii anlamak değil kavga kazanmaya çalışıyorsun. Sen sormuşsun kedinin faydası nedir diye faydası manevidir bunu cevabı budur. Ben kedime fayda gözüyle bakmıyorum ama sorarlarsa bu hayvanın sana hiç mi faydası yok diye bunu sayabilirim. Kelime oyunu yapma bana. İnsanlar genetikle oynamış ve oynamaya devam edecek. Kusur kelimesinin genetikte yeri yoktur üzerinize külliyat attırtmayın bana burada. Sen bugün kusurlu dersin, yarın bir işe yaradığı ortaya çıkar ya da kendini doğrulayan kehanet misali kusurundan doğan bir bypass mekanizması o canlının doğada yaşama olasılığını arttırabilir örneğin orak hücreli anemiye sahip olan insanların çeşitli ciddi parazitlere bağışıklığı olması gibi. Ben hayvanımı canım gibi seviyorum ve çiftleştirebileceğim halde kısırlaştırdım ancak çiftleştirmek isteyenlere de zerre laf etmem ben de buna karşıyım biri bana fikrimi sorsa kısırlaştırma derim adam fikir sormuyor eş soruyor çıkıp bunun altına böyle yazarsan gelir muhaliflik yaparım. Havuz medyasını niye kullandım her yerde çıkıp eleştriyorsunuz tek bir ağızdan konuşmayı, tek bir ağızdan konuşmaya da devam ediyorsunuz. Lütfenmiş yazıyı okuyunmuş. Pasif agresif tutumlarla cevap yazıyorsunuz.
0
ThomasJefferson
(26.03.18)
ThomasJefferson,

"Scottish Fold'u yakın geçmişinde scottish akraba olmayan bir cinsle çiftleştirmek canilik falan değildir. Kedi sağlıklı doğar. "

bu dediğinin kaynağı nedir mesela? sen 2 tane sağlıklı scottish tanıdın diye hepsinin sağlıklı olması mı gerekir? son yazdığın zırvalardan bahsetmiyorum bile. sen ister kısırlaştır, ister kısırlaştırma, istersen de kısırlaştırmayana üretsin diye cesaret ver ama yalan yanlış bilgi verme ya insanlara.
0
dedimmidemedimmi
(26.03.18)
Oral Hücreli Anemi (OHA) sıtmaya doğal dirençlidir yani dayanıklıdır. Buna itirazım yok.
OHA'nın diğer avantajları şöyle:
-Kansızlık (Çarpıntı, yorgunluk, halsizlik)
-Sarılık
-Enfeksiyonlara yatkınlık (Osteomyelit yani kemik enfeksiyonu efsane)
-Otosplenektomi (Dalağın kendi kendine işlevsiz kalması)
-Sekestrasyon krizi (Damardaki kanın organlarda göllenmesiyle sanki litrelerce kan kaybetmiş gibi şoka girmek)
-Vazooklüziv krizler (Önemsiz etkenler karşısında bile çok şiddetli ağrıya sebep olan damar tıkanıklıkları yaşamak, morfinle bile ağrıların dindirilememesi)

Dolayısıyla bir OHA hastasına gidip de "Avantajı var ya, sıtma olmuyorsun. Acısına katlanacaksın." dersen
küfür yersin. Scottish Fold'a "Kulakların düşük ya sevimlisin. Acısına da katlanacaksın." diyince kedi konuşamıyor ama aynı şeyleri içinden geçirdiğine eminim.

"Scottish Fold'u yakın geçmişinde scottish akraba olmayan bir cinsle çiftleştirmek canilik falan değildir. Kedi sağlıklı doğar. "
Bunun saçmalık olduğunu uzun uzun yazmıştım. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

Son olarak külliyat sende kalsın. Yanına İngilizce-Türkçe sözlük al. D harfini bul. "DEFECT" kelimesine bak. Karşısında "KUSUR" yazacak. Oradan "DEFECTIVE GENE" nedir, "GENETIC DEFECT" neye denir çıkarırsın diye düşünüyorum. Sen de haklısın tabi, temel kelimeleri bilmeyince külliyatı okumak çok zor olmuştur. Yukarıda ben Türkçe olarak özetlemiştim. Oradan faydalanabilirsin. Pasif agresif kelime dağarcığına iyi bir ekleme olmuş. Sözlük vesilesiyle birçoğunu daha ekleyeceğine inanıyorum.
0
Lim5
(26.03.18)
Senin uc hayatinda ugrassan ogrenemeyecegin kadar genis kelime haznem vardir gerek ingilizce gerek turkce. Rahat ol.

Ben dememisim ki OHA super bir sey. Bazen hayatta kalmasina yarayabilir ve bu gen negatif de olsa yasayabilir demisim bunu da biz kestiremeyiz bazen bu tarz sendrom ya da genetik degisiklikler canlinin digerlerinden 10 gun bile fazla yasamasini saglayarak tercih edilebilir olabilirler. Otur biraz gen falan arastir. Dawkinsden basla dili daha hafif.
0
ThomasJefferson
(26.03.18)
Teşekkürler fakat sağdan soldan "gen falan" araştırmama gerek yok. O genleri laboratuvarda araştırabilecek kadar eğitimini aldım.

Sözlük faydalı olur demiştim. D harfini okumaya devam et. Bak Dawkins'i de öğrenmişsin :) Hayatta başarılar.
0
Lim5
(26.03.18)
(4)

Türkiye’de hala bi yerlerde define olduğuna inanıyor musunuz

Vse budet horosho
İnsan eliyle çıkarmanın mümkün olduğu yerlerde mesela. Bir yerde antik mısır’dan kalma definelerin bild şimdiye çoktan bulunduğunu okumuştum. Yani insanlar bi şey bildiklerinden mi yoksa şansa mı uğraşıyorlar define olduğuna inanarak
İnsan eliyle çıkarmanın mümkün olduğu yerlerde mesela. Bir yerde antik mısır’dan kalma definelerin bild şimdiye çoktan bulunduğunu okumuştum.

Yani insanlar bi şey bildiklerinden mi yoksa şansa mı uğraşıyorlar define olduğuna inanarak
0
Vse budet horosho
(20.03.18)
bazı bölgelerde çok var mesela hendek civarında nereyi eşelesen göz yaşı damlası şişesi falan çıkıyormuş 150 200 euro civarı.

çoğu da çıkartılırken kırılırmış, elbet vardır ama bizimkilerin yaptığı mezarcılık.

parçalayıp, yok etmek olayı.

halbuki arazisinde bişey bulan adam devlete haber verse, resmi olarak zarar verilmeden çıkarılsa, hem parasını alacak, hem tarihi eserler korunacak, hem de tarihi eser kaçakçılığından yakalanıp, ceza alma olayı ortadan kalkacak.

eline dedektör alan defineci oluyor. halbuki amerikadaki gibi plaja gidip orada düşenleri toplasalar daha çok kazanırlar.

bir de her paçavraya define haritası olarak bakılması olayı var.
0
Photographer
(20.03.18)
vardir da... arayanlarin hali icler acisi. iflas eden defineye dusuyor bir ara.
0
e haliyle
(20.03.18)
Ya bu topraklarda savas bitmis mi? Bitmemis. Tarihle yasit neredeyse. Savasin oldugu yerden insanlar kacmislardir. Kacarken de degerli esyalarini gommuslerdir.
Soru garip biraz.
0
dedim dedim de kime dedim
(20.03.18)
Olabilir neden olmasin. Ulkenin yuzey alanini dusunursek, simdiye dek karis karis tamami aranmis olamaz. Vardir ama aramak bos is bence. Define arayacagima loto oynarim sahsen.
Eskiden arayan bir arkadasim vardi guluyordum ona. (Asla bulamadi)
0
stavro
(20.03.18)
(13)

Derdiniz nedir ?

sorunvar
Alayım dertlerinizi
Alayım dertlerinizi
0
sorunvar
(20.03.18)
1 param az ve 1300 TL'lik yaz kıyafet alışveriş listem var.
2 12 kilo vermem lazım.
3 vizeler başladı.
4 Evde zeytin yok yarın sabah için.
0
alp9900
(20.03.18)
Mezun oluyorum, istediğim gibi bir iş bulamamaktan korkuyorum.
0
illiyet dağı
(20.03.18)
Is ariyorum :/
0
chezsoi
(20.03.18)
bugün rusça sunumum var, çok heLecanlıyım. daha önce de yapmıştım, hatta önceki çok daha stresli ve zordu ama yine de geriliyorum. üstelik hala tamamen bitirmedim. "öğrencilerin tatlı telaşı" diye facebook sayfası açacağım, hocasına sunumsuz yakalanan garibanlar olarak birbirimize fiyonklu, çiçekli destekler sağlayacağız. maviliklere motor süreceğiz. neyse gidip çalışayım ben. bazen gülüyorum hatta kızıyorum ama bu açıdan çok takdir ediyorum okulu. sorsan A2 falanız ama öyle veya böyle rusça sunum yaptırıyorlar döve döve. muazzam. ben dayak yemeyince hiçbir konuda gelişim göstermiyorum çünkü.
0
der meister
(20.03.18)
detachment nam filmdeki bas karakter gibiydim; keske oyle kalsaydim diyorum; dusun, yani...
0
e haliyle
(20.03.18)
Çalışmak istiyorum ama işe gitmek istemiyorum.
0
synesthesia
(20.03.18)
-Zaman yetmiyor: eğlensem çalışamıyorum, çalışsam uyuyamıyorum, uyusam eğlenemiyorum.
şuradaki adult gibiyim: pics.onsizzle.com

-İyi şarküteri ürünleri bulmak iyice zorlaştı.
-Varoluşsal sıkıntılarım yok, fakat sanırım yokoluşsal sıkıntılarım var.
-Kısa vadeli iyi kötü bir düzenim var, orta ve uzun vadede hedeflerime ulaşmak için düzen arıyorum. Bu noktada benden kaynaklanmayan genel belirsizlikler var.
-Hayatta kendimi gerçekleştirme aşamasına geçişteyim, psikolojik olarak (doğum gibi) sancılı bir süreç.
-İlgi alanlarımın bir kısmı yerli ve milli insanlar için bir anlam ifade etmiyor/etmeyecek, maddi ve manevi olarak yabancılara hitap etmeye mecbur oluyorum.
0
idexo
(20.03.18)
çorabım kaçtı :/
0
bol kepce
(20.03.18)
yalnızım.kendimi bulamadım.iç huzursuzluk.az maaş.kilolarım.en sevdiklerimden birinin kanser olması.istanbuldan sıkılmış olmam.
0
gadlemler
(20.03.18)
iste o bendim
(20.03.18)
şarjı bitmeyen telefon istiyorum. yeter amk.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(21.03.18)
işim yok... aramaktan da vazgeçmenin eşiğindeyim.
0
late viper
(21.03.18)
Motivasyon konusunda sıkıntılıyım. Evde sabahtan akşama kadar yatmak ve hiçbir şey yapmamak istiyorum. İşyerinde ve hayattaki bütün projelerimi erteliyorum ve son ana kadar yapmıyorum.
0
cleric
(21.03.18)
(8)

Kalın el bilekli kadın

devilred
Kalın el bilekli kadın atar mısınız üstüme? Bana bütün kadınların el bileği boyutu aynı gibi geliyor, sadece çok ince olanları ayırt edebiliyorum, e o zaman kim bu kalın bilekliler?
Kalın el bilekli kadın atar mısınız üstüme? Bana bütün kadınların el bileği boyutu aynı gibi geliyor, sadece çok ince olanları ayırt edebiliyorum, e o zaman kim bu kalın bilekliler?
0
devilred
(19.03.18)
kalın ayak bilekli bir dünya iken kalın el bileklisi hiç yok dediğiniz gibi. ilginç.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(19.03.18)
Tombik olanlarin bilekleri kalin oluyo ya. Etli etli. Onun disinda evet standart gibi cogu asiri zayiflar disinda.
0
rayde
(19.03.18)
eli büyük olanın bileği de büyük oluyor genelde. parmak uzunluğundan bahsetmiyorum bu arada, bildiğin yaba elli kadınlar var; en azından ben hayatım boyunca 5-6 tane tanıdım. 1 tanesi şişmanlıktan olsa gerek, diğerleri 170 cm üstüydü, genel bir büyüklükleri vardı.
0
Bruce
(19.03.18)
Şişman kadınların bilekleri de kalın oluyor işte.

cf.ltkcdn.net
0
yirmisantim
(19.03.18)
170 üzeri voleybol oynayan balık etli kadınlar.al sana tarif.bu kadınların ayak numarası da min 40 numara olur ayrıca.
0
birdposing
(19.03.18)
Northern Mariner
(19.03.18)
liv tyler iri bir kadindi mesela, elini ayagini saklardi.
0
e haliyle
(20.03.18)
bilek kalınlığı kilodan çok kemik yapısı ile alakalı bir durum. el değil aynı zamanda ayak bilekleri de kalın oluyor ve bu olay güzel bile olsa benim için çekiciliği öldüren bir şey.
0
tantunizade murat efendi
(20.03.18)
(5)

geniz akıntısı

tosunpasa
yok mudur bunun bir hal çaresi?
yok mudur bunun bir hal çaresi?
0
tosunpasa
(17.03.18)
Sebebini tespit etmek lazım, mideden olabilir, burundan olabilir vs.
0
i was made for you
(17.03.18)
(emre mutlu mode on)

-cisin ne renk?
0
e haliyle
(17.03.18)
alerjik olabilir. bir alerji uzmanina gidip test yaptir.
0
duyurunun bug'ı
(17.03.18)
Sinüzit olabilir.
0
komando kani var bende
(17.03.18)
geçen hafta gittiğim kbb doktoru geniz akıntımın geçmesi için burnuma tuzlu su çekmemi tavsiye etti.
0
ofelia
(17.03.18)
(15)

Şu entarinin favlanma sayısı beni kahrediyor ya sizi?

susadım çeşmeye varmaz olaydım
https://eksisozluk.com/entry/75073447özellikle içinde kızların olabileceği ihtimali hayata düşman olma sebebi. ne ara bu kadar hayvanlaştı insanoğlu?
eksisozluk.com

özellikle içinde kızların olabileceği ihtimali hayata düşman olma sebebi.

ne ara bu kadar hayvanlaştı insanoğlu?
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(16.03.18)
Beni kahretmedi hatta gormemistim ben de favladim. Insanoglu hayvanlasmadi, biz zaten biraz gelismis hayvanlariz.
0
dougsampson
(16.03.18)
hayatta bazı gerçekler vardır söylenmeseler insanı daha iyi hissettirecek türden, bu da onlardan birisi.

bir diğeri de hayvanları eziyetlerle öldürüyor oluşumuz. Kimse seslendirmezse eğer canın acımıyor, uyumak gibi birşey; malum uykuda acımaz.

edit: soruya cevap vermeyi unutmuşum; beni de kahrediyor, ama seninle aynı sebepten dolayı değil.
0
mete kudur
(16.03.18)
sert bir giriş ve argo dil. fakat doğruluğu mevcut. senin incitmekten korktuğun için ellerin titreyerek dokunduğun kadın muhtemelen kendisine sıkıca sarılacak adamdan hoşlanıyordur. senin kıyısında büyük ve derin bir saygı ile beklediğin olanak bir başkasının çiğneyip attığı bir sıradanlıktan ibaret.

genel anlamda toparlayacak olursak 'aşık olduğu kızla seks düşünemeyen erkeğin' tutumunda bir çekingenlik var. efendi adam yerine piç adam tercihi gökten zembille inmedi. erkeğin kendine güveni olmalı. yani kısacası amiyane bir tabirle 'sikeceksin' zaten bu kötü bir eylem de değil.
0
biravekahve
(16.03.18)
geçen kısa şort giymeyle ilgili başlıkta 1000 küsür fav alan bi entry vardı, şu sözlükte son dönemde popüler olan dindar bi yazarın yazdığı. O çok rahatsız etmişti beni. Ama bundan çok rahatsız olmadım.
0
nundu
(16.03.18)
bunu yazan sanıyor ki sen "sikince" başkası "sikemeyecek". sorsan bu davranıştan yakınır ama birbirini seven iki insanın cinsel birliktelik yaşamasına bakış açısı en az "insan sevdiğini siker mi" düşüncesindeki kadar çarpık.
0
Bruce
(16.03.18)
başlıktaki insanların varlığı, yazılandan daha rahatsız edici. gerçi yazılan şey doğru asdjasjdf
0
nice tnetennba
(16.03.18)
Kendi sorumun cevabı gelmiş mi diye bakarken görüp gidip artı favlayıp geldim. Adam haklı aga.
0
rezilrusfaadam
(16.03.18)
hayvanlık yok. koca bir parça gerçeklik var.
0
caletti
(17.03.18)
hayatın gerçekliğini, en az hayatın kendisi kadar acımasız olan sözcüklerle kullanmış. olay bu.
0
skid row
(17.03.18)
bedensel arzuyu hor gormek de yuceltmek de sacma.

su diskur ve ondaki eziklik tiksindiriyor maalesef beni.

fav'layan kadin varsa, o da ayrica salak, tabii...
0
e haliyle
(17.03.18)
Basliktaki zihniyet ayri, entry'deki zihniyet ayri kahrediyor.
0
aychovsky
(17.03.18)
Özellikle kadınların içindeki bu hayvanı seviyorum.
0
[GODDARD]
(17.03.18)
Düşünsene hatun kendisini pamuklara sarıp sarmalayan çok seven elemanı bi kenara atıp benim babafingonun önünde diz çöküyor. Defalarca boşaltıyorsun bir de sarılıp uyumak istiyor. Hey yavrum hey. Seviyorum bu kadınları.
0
[GODDARD]
(17.03.18)
'ne ara bu kadar hayvanlaştı insanoğlu?'

Asıl insanoğlu son birkaç on bin yılda insanlaştı. İnsanlaşma, kendi doğasına yabancılaşmasını da getirdi. Bunu bu lafa kahrolanlar için söylüyorum. Bu tarz söylemlere dar ve kişisel ideal pencerelerden bakan insan kahrolur tabi. Arzu ettiğim şeyler olmamasına rağmen beni de kahretmiyor.(yoksa arzularımı mı baskılıyorum?)

Dışarıda 16 çeşit insan var. Hepsinin aradığı(hedeflediği) benzer şeyler var. Her bir çeşit insanın bir de bireysel deneyimlerine göre, aradığı şeyleri ararken ve özellikle gelişim döneminde, duygusal boyutta çeşitli seviyelere geldiği, deneyimlerine göre bazı özelliklerinin ilerlediği bazı özelliklerinin gerilediği açık. Buna karakter diyelim.

Bu noktada bize benzemeyen insanlar da var. Bu kimselerin böyle düşünmeleri bu olguları gerçek yapmıyor da gerçek olgularla karşılaştıkça bu düşünceler daha bir perçinleniyor.

Kahrolanların deneyimleri ve idealleri yüzleşmelerini veya kabullenmelerini engelliyor olabilir. Oysa insana dair her şeyin bir açıklaması var ve değerler de subjektiftir. Herkes etki alanı kadar değerler sistemini dayatabilir. Ne siz bu değerleri kabul etmek zorundasınız ne de onlar demek istiyorum. Kahrolmanızın da bir faydası yoktur.
0
idexo
(17.03.18)
formatın ırzına geçtiği için kahroldum. doğru dürüst bi şikayet mekanizması da olmadığı için sözlüğün ağzına sıçtılar böyle zaten.
0
yuto
(17.03.18)
(19)

Tanımadığınız birisinin ölmesine üzülüyor musunuz ?

mete kudur
sb
sb
0
mete kudur
(16.03.18)
Tabii ki.
0
dissendium
(16.03.18)
Ölüm şekline göre. Üzücü bi şekilde öldüyse evet ama normalde hayır.
0
nundu
(16.03.18)
duruma göre;

özel jette düşüp ölen kadınlara bir saniye üzülmedim

dilek özçelik'de ağladım, çok çok üzüldüm.
0
aksach
(16.03.18)
üzülüyorum. ölüm konusunda metanetli olmaya gayret ediyorum. tabii ki çok acı bir tecrübe ama "sonunda hepimiz öleceğiz"i kabullenmeye, kendi hayatıma odaklanmaya çalışıyorum. gelgelelim geçenlerde davide astori öldüğü gün oturup ağladım, çok canım sıkıldı. özellikle de böyle gencecik, sağlıklı, ailesi, küçük çocuğu falan olan insanlar aniden ölünce çok üzülüyorum.
0
der meister
(16.03.18)
Hayatımda fotosunu görmediğim birine bile üzülüyorum.
0
cemallamec
(16.03.18)
Üzülmüyorum. Bazıları için belki şaşırabilirim ama başka bir duygu uyandırmıyor.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(16.03.18)
üzülüyorum.
0
theseachange
(16.03.18)
tanıdıklarımın bile tamamına üzülmüyorum. çoğu için tepkim "hmm kötüymüş ya" olur/oldu.
0
ghilleinthemist
(16.03.18)
@aksach +1 dilek öldüğünde içim yanmıştı.

onun haricinde daha çok ölen kişinin çökmüş bir yakınını, özellikle eşini gördüğüm zaman çok duygulanıyorum.
0
air
(16.03.18)
üzülüyorum. bir defa saatlerce ağladım.
0
playing star again
(16.03.18)
Duruma ve kişiye göre değişiyor.
Genel olarak intihar edenler için üzülmem kendi tercihleri olduğu için.

Üstte verilen örnek üzerinden gideyim;
Dilek Özçelik için de çok üzüldüm düşen jette ölen insanlar için de üzüldüm.
Mesela Yazıcıoğlu öldüğünde herkes çok üzülürken ben hiçbir şey hissetmemiştim bugün de benzer birine benzer bir şey olsa hiçbir şey hissetmem.
0
mutekebbir
(16.03.18)
Su ana kadar olumune uzuldugum bi insan olmadi. Iskence ile aci cekerek olenlere uzuluyorum tabi. Ama bende oyle bir kahrolma durumu filan olmuyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(16.03.18)
Tanımamaktan kasıt hakkında hiçbir şey bilmemek mi? Öyleyse üzülmüyorum. Yakınlık hissetmediğim birine üzülmem mümkün değil.
0
harvey
(16.03.18)
üzülüyorum özellikle işçi ölümleri ve kadın cinayetleri dikkatimi çekiyor, tanımasam da üzülüyorum.
0
cabiday
(17.03.18)
Tanıdığım ve baya baya nefret ettiğim biri öldü geçenlerde. Ölüsünü bulamadılar hatta. Çok üzüldüm kahroldum. Boktan bir insan da olsa böyle bir ölümü haketmedi.
0
suicides underground
(17.03.18)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim, + 1

bazen, "asıl ona üzül, yok asıl şunlara üzül" diyen tipin olduğu karikatürdeki gibi hissediyorum.
0
runagain
(17.03.18)
Evet, hatta gereksiz yere fazlaca üzüldügüm durumlar da oluyor maalesef. İnsanı geçtim herhangi bir canlının ölümü beni oldukça etkiliyor.
0
fraise
(17.03.18)
kalanlara uzulurum; oleninse belki olum sekline...
0
e haliyle
(17.03.18)
evet üzülürüm.
0
dusundumdusundumdurdum
(17.03.18)
(14)

İşkolik Garsonlar

grobet
Merhaba, Mekanda siz yediklerinizi bitirir bitirmez tabağınıza hücum eden garsonlar sizi de irite ediyor mu?
Merhaba,
Mekanda siz yediklerinizi bitirir bitirmez tabağınıza hücum eden garsonlar sizi de irite ediyor mu?
0
grobet
(16.03.18)
Garson boş şeyi almazsa azar yer şeften. Bir şeyler kalmışsa devam ediyorum diyorum bir daha çağırana kadar yeltenmez zaten.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.03.18)
tabağımda son lokmayı daha almamışken eli tabağıma gidiyorsa rahatsız olurum
ama çatal bıçağı tabağa koyduysam, yemek bitmiştir, o zaman rahatsız olmam. aksine bir an önce alınsın isterim.
0
interview with the vampire
(16.03.18)
hayır irite etmiyor. doğrusunu yapıyor adam. bitmiş tabak neden önünde dursun ki.
0
abelardo
(16.03.18)
etmiyor. en temel isi masalardaki boslari toplamak cunku.

ayrica evet azar isitir. ya da goze batar. onu orda biraksa ustu de garson bos bos dikilirken gorurse, is yapmiyo muamelesi gorur.

boslarin onunuzde durmasiyla ilgili ozel talebiniz varsa soyleyin, almasinlar.
0
jimicik
(16.03.18)
Evet hoşlanmıyorum. Ama çoğu yerde "Devam edecek misiniz?" sorusu geliyor, yemek istemiyorsam veya bitirdiysem tabii ki diyor, teşekkür ediyorum.

Öteki türlü belki ben bitirdim arkadaşın tabağından çorlanacağım, belki iki lokma kaldı ama sindire sindire keyiflice yemek istiyorum. Eleman gelip alıyor tabağı göt gibi kalıyorsun, hiç hoş değil.
0
chicha
(16.03.18)
Doğrusunu yapıyor. Hazır kendisi boşken bir sonraki müşteri için masa hazır olmuş oluyor. Başka bir iş yaptığında o masanın düzeniyle ilgilenemezse bir sonraki gelecek olan müşterinin aklında mekan hakkında olumsuz düşünceler oluşması söz konusu.
0
1adam
(16.03.18)
o degil de henuz cayi bitirmemisken, bardagin %20-30u cayla doluyken bardagi aldiklarinda uyuz oluyorum.
0
tabudeviren
(16.03.18)
garson icin refleks oluyor masayı toplamak
kalsin denirse problem yok.
0
kingcyrax
(16.03.18)
Hayır. Hoşuma gidiyor. Zira doğrusu bu. Yalvarıp yakarmadan masana bakmaya tenezzül etmeyen, sen sanki hiç orada değilmişsin gibi takılan, ardını arkasını sorman gerekmeden siparişini getirmeyen dingillerin çalıştığı uyduruk bir yer değildir orası.

Başka anlamlara çekmeye çalışacaklar için uyarı; çatal bıçak tabağın içine bırakılmış ise müşterinin o tabakla işi bitmiştir. Boş tabağın masada durmasıdır asıl yanlış olan.
0
lazor
(16.03.18)
Hayır.
Eğer tabakta bir şeyler kaldıysa soruyor zaten devam ediyor musunuz diye hayır diyorum alıp gidiyor.
Beni sadece ukalalar ve lafa çok karışanlar irite eder.
0
mutekebbir
(16.03.18)
Pek hosuma gitmiyor ama cok da onemli degil. Adamin is o, ustleri boyle yapmasini soyluyor.
0
stavro
(16.03.18)
Meyhane haricinde, ben çatal bıçağı tabağa bırakmadan gelip alıyorsa acayip sinir oluyorum. İçimden söverim hatta.

Meyhanede ise arada tabağın temiziyle değiştirilmesi adaptandır. Orada sıkıntı yok.
0
zombi
(16.03.18)
"devam ediyor musunuz?" ya da "alabilir miyim?" demeden bardak/tabak almıyorum masadan. öyle müşteri var ki, abartısız, bir saattir önünde duran ve dibinde bir parmak kalmış olan bir çay bardağını dahi vermiyor.

gittiğim mekanlarda çok oturmayı sevmiyorum. hiç, rahatsız olacağım bir şeyle de karşılaşmadım, boşları alma konusunda.

masa, yemek yendikten sonra ne kadar hızlı boşaltılır ve temizlenirse, o kadar iyi.
0
runagain
(17.03.18)
dikilip durmaktan sikiliyordurlar belki. geliyorlar; yolluyorum.
0
e haliyle
(17.03.18)
(13)

İşten çıkarılma

gündüz m
Bugün devamsızlık yüzünden çıkarıldım. Ellerinde imzalı yoklama var bildiğin geç gittim yani çok fazla(ayda 1, 2 öğlen-sürekli yarım saat geç kalma) neyse bugün muhasebe çıkışımı falan yaptı. Bunun süresi falan bişey var mı? Muhasebede çıkış için evrak imzaladım. Umrumda değil ama şimdi bundan rahat
Bugün devamsızlık yüzünden çıkarıldım. Ellerinde imzalı yoklama var bildiğin geç gittim yani çok fazla(ayda 1, 2 öğlen-sürekli yarım saat geç kalma) neyse bugün muhasebe çıkışımı falan yaptı. Bunun süresi falan bişey var mı? Muhasebede çıkış için evrak imzaladım. Umrumda değil ama şimdi bundan rahatsız oldum nasıl yapmalıda bunlar artık bu işleri usulüne göre yapsın artık??
0
gündüz m
(13.03.18)
Düzeltme :Artık artık' (gereksiz tekrar).
0
🌸gündüz m
(13.03.18)
sorunuzun cevabını bilmiyorum ama şunu söylemek için geldim. kimisi işsizlikten kafayı yeme noktasına gelir kimisi de elindeki işi kaybetmek için çabalar. çok garip.
0
mayday
(13.03.18)
@mayday yok öyle değil! kaybetmemek değil zaten iki ay sonra kendim çıkacaktım sadece erken oldu ve etik değil birden bire flaş kararla bunun yapılması bunun yanlış olduğunu öğrensinler istiyorum
0
🌸gündüz m
(13.03.18)
sizin geç kalmanız etik, adamların çıkışınızı vermesi değil? vay canına.
0
tosunpasa
(13.03.18)
Yahu geç kaldım diye yazıyorum onu bidaha niye etik tartışması yaşatıyosunuz, bilerek belirttim onu hatta anlaşılsın diye sadece bu doğrultuda acaba usulsüz birşey yapıyorlar mı merak ettim ik da falan olan varsa cevaplasın diye düzeltme yapıcam ama mobilim
0
🌸gündüz m
(13.03.18)
benim bildiğim 2 gün üst üste mazeretsiz işe gelmeyeni işveren haklı çıkarabiliyor.

geç gelmeyi bilmiyorum.
0
gliderpilot
(13.03.18)
size uyarı verilmiş miydi evvelden? uyarı imzaladınız mı hiç?
0
e haliyle
(13.03.18)
@ e haliyle yok sadece bir kere kıl kuyruk bi üstüm tarafında sözlü uyarıldım laf arasında
0
🌸gündüz m
(13.03.18)
öyle pat diye çıkaramazlar. uyarı yapıldı mı ? savunmanız alındı mı ?
0
oscar
(13.03.18)
@oscar yok yapmadılar ve almadılar
0
🌸gündüz m
(13.03.18)
İş çıkış kodu da önemli. İşsizlik maaşına ve sonraki işlere etkisi oluyor kodun.
0
renegade
(13.03.18)
yanlış hatırlamıyorsam iş kanununda ay sürecinde toplam belirlenmiş bir geç kalınma durumu var.onu aştığında ya da suistimal ettiğinde işten çıkarabilme hakkı doğar.çalıştığım kurumda 3. uyarıda gönderilir ama sen sürekli yarım saat geç kalma durumu var demişsin ben olsam ben de çıkarırım.bizde girişte parmak okuması yapılıyor çıkışta da , yani kim hangi gün kaçta gelmiş kaçta gitmiş bellidir.itiraz edilemeyecek şekilde resmidir.hoş parmak izi almak yasal açıdan sorunlu olsa da kapalı devre kullanıldığı ve parmak izi dışarıya çıkarılmadığı için hukuki açıdan sorun yok.siz de bu şekilde bir çalışma tekniği sunabilirsiniz firmaya bundan sonra benzer durumlar yaşanmaması için.ha yok ben bu işten çıkarılınca rencide oldum gururum kırıldı o nedenle bir ders vereyim diye soruyorsanız maalesef bir şey yapamazsınız.
normalde size uyarı verilmesi devamlılığında işten çıkarılma verilmesi gerekirdi.ihbar tazminatını da ödemişlerdir bu biraz sanki diğer çalışanlara örnek olması açısından alınmış bir karara benziyor siz zaten gözden çıkarılmışsınız.
0
dunyadan arafa
(13.03.18)
Sizinki haklı nedenle derhal feshe giriyor. Bildirimi de imzalamışsınız. İşler gayet düzgün yani.
0
cemiyetin ünlü siması
(13.03.18)
(4)

"turn out" günlük kullanım mı?

sec guard
Resmi belgelerde turn out kullanılabilir mi sizce? yani mesela "borcunu ödemediği anlaşıldığından..." derken "since it turns out that he didn't pay his debt..." desem nasıl olur? "since it is understood that he didn't pay his debt..." bana daha saçma geliyor açıkçası. sanki it is understood çok türk
Resmi belgelerde turn out kullanılabilir mi sizce? yani mesela "borcunu ödemediği anlaşıldığından..." derken "since it turns out that he didn't pay his debt..." desem nasıl olur? "since it is understood that he didn't pay his debt..." bana daha saçma geliyor açıkçası. sanki it is understood çok türkçe düşünülmüş bir kalıpmış gibi geliyor.
0
sec guard
(10.03.18)
resmi belgelerde phrasal verb kullanmak bana gayrıresmi geliyor. understood türkçe düşünülmüş gibi dursa da senin için, bence daha doğru kullanım olur.
0
winston
(10.03.18)
Resmi olmaz.
0
Adramelekhh
(10.03.18)
"turn out that"i ben "halbuki..." gibi anlıyorum. "as it is concluded that..." derdim ben herhalde... yahut "as he failed to pay off his debts..."
0
e haliyle
(10.03.18)
"since it came to our attention that..."
0
sen git ben geliyorum
(10.03.18)
(17)

Komşular sevgilimin eve gelmesinden rahatsız oluyor :(

turuncu tonlarda
Evet 2018 yılında istanbulun görece nezih semtlerinden birinde oturmama rağmen erkek arkadaşımın gelmesinden hoşlanmıyolar. Evde 3 kız kalıyoruz. Birinin hiç arkadaşı falan gelmiyor,diğerinin de normal sınıftan okuldan falan arkadaşları geliyor bazen. Geçenlerle erkrk ve kız arkadaşları gelmişti, ev
Evet 2018 yılında istanbulun görece nezih semtlerinden birinde oturmama rağmen erkek arkadaşımın gelmesinden hoşlanmıyolar.

Evde 3 kız kalıyoruz. Birinin hiç arkadaşı falan gelmiyor,diğerinin de normal sınıftan okuldan falan arkadaşları geliyor bazen. Geçenlerle erkrk ve kız arkadaşları gelmişti, evde 30 dk-1 saat durup gittiler, erkekler önden inmiş apartmandan çıktıklarında komşumuz (evin babası) bizim arkadaşlara “siz bu binadan mı çıktınız, benim kızlarım var evde röröörö” falan yapmış, bizim arkadaşlar da “biz zaten yarım saat durduk gidiyoruz” demişler gitmişler.

Benim erkek arkadaşımla şimdiye kadar hiç karşılaşmamışlardı ta ki geçen cumartesiye kadar. Beraber markete inerken gördüler bişi demediler. sanırım sonra ev sahibimize haber vermişler durumu. ev sahibiyle konuşmadık sonradan ama onlar hiç bişi demiyolar çünkü kiramızı hiç geciktirmiyoruz ve şimdiye kadar bizden rahatsız olacakları hiçbir şey yapmadık, sessiz sakin insanlarız.

Sonuç; ben şu durumda ne yapmalıyım? Erkek arkadaşım eve gelmesin mi ya da karşılaşmamak için gayret mi edelim? Bişi derlerse ne tepki vereyim? Siz olsanız ne yaparsınız?
0
turuncu tonlarda
(10.03.18)
komşular mı komşu mu?
komşular ise işiniz zor...
0
benaslindayohum
(10.03.18)
apartmana ve ev sahibinin tutumuna bağlı biraz. ev sahibi sorun çıkarmadığı sürece komşulara "he" deyip geç bence. kimseye rahatsızlık vermiyormuşsunuz, kendi işine baksın şerefsizler.
0
der meister
(10.03.18)
ev sahibi ile sorun olmuyorsa geri adım atmayın..

"he deyip geç" +1
0
AlsterWasser
(10.03.18)
Benim buradan sinirim bozuldu. Ama zaman bu orospu çocuklarının zamanı. Kimliğin, silahın, taşağın, arkan vs falan varsa her türlü itin götüne sokarsın. Ama yoksa mesele. Öğrencisin garibansın he diyip geçeceksin.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.03.18)
Erkek arkadaşının o noktada tepkiyi koyması gerekiyordu, ne saçma bi diyalog olmuş o. Kız arkadaşımın evine gidicem çıkışta biri sorguya çekecek. "Abicim kusura bakma da senin evine gelmedik, arkadaşımızın evine geldik, kirasını da sen ödemiyorsun, anası babası da sen değilsin. Bi gün senin evine gelirsek o zaman söz hakkın olur seni de dinleriz" deyip susturması gerekirdi adamı.
0
roket adam
(10.03.18)
Bekarsan evi semti ona göre seçicen. Muhtemelen cahillerin bol olduğu bir apartmandır.

kadın olduğun için bak beni takip edersen polise taciz ediyor diye şikayet ederim diye tehdit et.
0
empedokles
(10.03.18)
Bir de gece kalırsa erkekler bunlar iyice darlar. İmdat zina var falan diye bağırır o adam. Bekarsan açık açık evi tutarken benim sevgilim gelir diyeceksin ev sahibine.
0
empedokles
(10.03.18)
@roket adam

Anlatırken tam açıklayamamışım o kısmı.

“Siz bu binadan mı çıktınız?” Diye sordukları kişi benin erkek arkadaşım değil, ev arkadaşımın normal arkadaşları.

Beni ve erkek arkadaşımı yanyana gördüklerinde bişi demediler. Deselerdi ben “pardon size ne oluyor, biz bu konuyu ev sahibimizle konuştuk, gürültü vs yapmıyoruz sessiz sakin insanlarız, evimize giren çıkan insanlar hakkında da kimseye hesap vermek zoeunda değiliz.” Şeklinde yapıştıracaktım cevabı,bişi derlerse böyle tepki vermeyi düşünüyorum, yorumlarınıza bakılırsa çok da sert kaçmaz herhalde.

Bu arada ben öğrenci değilim stajyer avukatım. Bunu belirtip, “biz öğrenci değiliz yalnız orda bi durun” moduna bağlasam mı napsam :D
0
🌸turuncu tonlarda
(10.03.18)
Anladım. Yine de şunu da ekleyeyim ,öğrenci olsanız bile bu noktada çizgileri net bir şekilde çizmeniz gerekiyor.
0
roket adam
(10.03.18)
Kadıköyün göbeğinde yaşıyorum, ben de apartmana ilk taşındığımda güya tatlı dille laf arasında uyarmışlardı eve giren çıkanı görürüz erkek falan gelmesin diye caanım komşularım, bu uyarıyı yaptıklarında ağızlarının payını verdim. O zamandan beri selam vermezler, ama işime de karışamazlar. İlk tepki verdiklerinde cevabı yapıştıracaksınız. Hem de sert bi üslup ile. Yumuşak davranır alttan alırsanız devamı gelir çünkü.
Geçen evin önünde bi erkek arkadaşımın arabasından indim diye camdan cık cık cık yaptılar bana, ben de duyabilecekleri bi sesle arkadaşıma 'kendi kızlarının yaptıklarına bakmadan ahlak bekçiliği yapan insanlar ne kadar iki yüzlü değil mi' diye bağırdım, şimdi o teyze cama çıkamıyo skfkkdlsls.
0
bir nick var benden iceri
(10.03.18)
Siz sessiz kaldıkça cesaret bulup daha çok üzerinize gelecekler. Birşey derlerse sert tepki verin çünkü dolaylı olarak hakarete uğramış durumdasınız. Savunmayı gerektirecek birşey yokken kendinizi savunmayın, bu sizi zayıf düşürür. Evsahibinden de endişe etmeyin. Hukukla ilgili olduğunuza göre zaten biliyorsunuzdur, yasada belirlenmiş şartlar oluşmadan evsahibi sizi çıkaramaz, kiraya yasal oranın üzerinde artış da yapamaz, aranız bozulsa da yapabileceği pek bir şey yok.
0
mikro patlama
(10.03.18)
semt kadıköy ise sorun olmaz. yasalarda eve erken alınmaz diye bir şey yok ? ne yapabilirler ? 0 bir şey yapamazlar. böyle durumlarda tepki çekmemek için kuzenim ya da kardeşiö deseydiniz sorun hiç olmazdı.

eğer bir şey diyefek olurlar ise de; böyle bir şeye hakları olmadığını, böyle gir konuşmanın tekrarlanması halinde ise konununyargıya uzanağını söyleyün çomarlara
0
oscar
(10.03.18)
Zina ile ilgili yasa olsaydı sıkıntı olabilirdi ama şimdiki yasalara göre olmaz. Anlaşılan size diş geçirmeye çalışıyorlar size kalmış güçlü veya güçsüz durmak.
0
kafa doldurma lan kafam dumanli zaten
(10.03.18)
Yapılacak şey belli; farklı/fazladan hiçbir şey yapmamak. Özgüvenden taviz verme, eziklik hissetme. Mahcup görünürsen haklı olduklarını düşünecekler. "Biz biraz oturduk gidiyoruz zaten yeaa" diye savunma yapmak saçma. "Evet haklısın ama..." mesajı alır bundan karşı taraf. Bunu duyduğunda şaşırabildiği kadar şaşırıp, "bu binaya misafirliğe geldim ben. Senin evine gelmedim" diye üste çıkmak gerekir.

Bilakis ne kadar erkek tanıyorsan topla topla, kafile kafile getir. Gürültü patırtı etmeyin, içlerinde patlasın, göt olsunlar.

Ben "nezih olmayan" bir semtte oturuyoruz ama buralarda da kimsenin götü yemez elin insanına bir şey demeye. En fazla "hırlı mıdır hırsız mıdır" kabilinden "nereye/kime geldiniz" falan diye sorarlar ki bu kadarında ben pek mahsur görmüyorum [bana sorulursa uyuz olurum ama ayrı :)]. Belki o eleman da öyle sormuştur.

Yine de pabuç bırakmak yok. Bam bam bam

İlaveten; ev sahibi de olsa gelene gidene karışamaz. Gelecek misafir için ev sahibinin iznine ihtiyaç yoktur. Kontratın olup kirasını ödediğin sürece, o ev senin. O kapının arkasında olan sade ve sadece seni ilgilendirir.
0
lazor
(10.03.18)
"Çok daireli apartmanda yaşamaktan memnun değilseniz müstakil bir eve taşının, başkalarının kendi evine kimlerin girip çıktığına karışamazsınız" diyebilirsiniz.
0
John Bloor
(10.03.18)
O ev senin. Sen o evi sahibinden kullanmak üzere kiralıyorsun, kiraladığın süre zarfında kullanım hakkı dana ait. Apartman huzurunu bozacak bir durum da olmadığına göre sorun yok. Reterörö yapan komşuya bende senin kızından rahatsız oluyorum de, o da kızını sokmasın eve.
0
gozu acik sevisen yahudi
(10.03.18)
cehenneme gitsinler.

bekar ve kadın olunca, nezih muhit de çok farklı olmuyor.

yenisiniz, bunlar da gövde gösterisi.

efendi ve sakin olun. asla ezilmeyin. orası sizin eviniz. eve giren çıkan da sizin eve girip çıkmasını takdir ettiğiniz. hadlerini bilsinler... kimseye savunma vermek zorunda değilsiniz.


bu arada cevaplarda "siz kendi kızınızla ilgilenin" denilmiş, bu çok yanlış bir savunma şekli, onu da diyeyim.
0
e haliyle
(10.03.18)
(4)

Solgar Vitamin Idrar Rengi

Mehmet Ersoz
MerhabaSolgar vitaminlerini kullandıktan sonra idrar rengi çok sarı oluyor.Bunun nedeni nedir acaba? Böbreklere bir zararı var mıdır?Saygılar
Merhaba

Solgar vitaminlerini kullandıktan sonra idrar rengi çok sarı oluyor.

Bunun nedeni nedir acaba? Böbreklere bir zararı var mıdır?

Saygılar
0
Mehmet Ersoz
(06.03.18)
B vitamini içeren gıdaların kullanımında koyu sarı renk görülebilir.
0
bsd
(06.03.18)
Tam olarak B2 vitamini yüzünden. Riboflavin olarak da bilinir, zaten yamulmuyorsam flavin latincede sarı demek. Gereğinden fazlası atılırken öyle oluyor.
0
goodz
(06.03.18)
Suyu az içiyorsun.
0
silver apple
(06.03.18)
kulodu da boyar o. gicik.
0
e haliyle
(06.03.18)
(25)

Kadınlara sorum; düğün yapmak ve gelinlik giymeyi hayal ediyor musunuz?

Revia
Ben düğün istemem diyen kadın var mı?
Ben düğün istemem diyen kadın var mı?
0
Revia
(28.02.18)
Buraya sorsan kimse istemiyor herkes tektaş alana embesil gözüyle bakıyor. Zurna zırt diyince bütün işler değişiyor :D
0
gozu acik sevisen yahudi
(28.02.18)
Bedava olsaydı isterdim belki. Ama çok gereksiz para ve istemiyorum.
0
mutlusismankedi2015
(28.02.18)
ben gelinlik de giydim düğün de yaptım. düğün istemeyenleri anlamıyorum ya bence çok eğlenceli. inanılmaz sarhoş olup arkadaşlarımla çılgınca eğlendiğim bir geceydi çok da güzeldi. yine olsa yine yaparım ^^
0
sta
(28.02.18)
etmiyorum. hayatimda etmedim.
0
e haliyle
(28.02.18)
niye bu düğün istemem diyen kadın bu kadar abartılıyor anlamış değilim. biz evlenirken kimsenin rızasını almadık, hatta okullarımız devam ettiği için ailelerimiz karşıydı. bu yüzden sadece nikah yapmayı düşünüyorduk, kimseyi çağırmak gibi bir düşüncemiz yoktu. sonradan aileler akrabalar için salon tutmak istediler, uygun fiyatlı bir yer ayarlandı. hiçbirinde illa şunu istiyorum, şu olacak demedim. gelinliğimi de kendi maaşım ile aldım. pişman değilim. ama bu iyi niyetimin bir miktar da olsa suistimal edildiğini düşünüyorum şöyle ki siz "aman masraf ettirmeyeyim, mutlu olmamız düğünden önemli" dediğinizde içten içe düğün, altın, takı gibi şeylere önem veren tipler sizin yüzünüze "tabii canım ne gerek var" deyip masraftan kurtuldukları için sevinebiliyorlar. o yüzden şimdiki aklım olsa belki bu denli masrafsız olmazdım ben de, bilemiyorum. düğün yapmak isteyene de kötü gözle bakmıyorum, kimsenin isteği içinde kalmamalı benim bazı isteklerim kaldı mesela. o zamanlar önemli değil diyordum, insan sonradan "ya evleniyordum niye şunu yapıvermedim ki?" diyebiliyor. ama bu noktada eşler elini taşın altına eşit derecede koymalı elbette.
0
who cares wins
(28.02.18)
Gelinlik giymek isterim, dugunu angarya buluyorum. Zahmetli bir surec.
0
balpolen
(28.02.18)
Her manada yorucu ve gereksiz bir şey bence düğün. O yüzden yapmak istemem. Nikah sonrası ufak bir kokteyl yeterli diye düşünüyorum.
0
tabirimekruh
(28.02.18)
ben istemem. o geceye harcanan paraya da çıkar yurtdışında gitmediğim yerlere gider gezerim.
0
dedimmidemedimmi
(28.02.18)
Düğün hayal ederdim. Sonrasında nikah olsa da olur dedim. Eşimi mali anlamda zorlayacak bir şey yaptırmak istemiyordum. Arkadaşlar sağ olsunlar bize alternatifler gösterdiler (düğünde oymana meraklısı arkadaşlarımız vardı, evet) bizim de içimize sindi. Bütçemize göre (kendimiz ödedik) maksimum arkadaş, az biraz yakın aile dostları olan bence müthiş bir düğün oldu. Hala da söylerler "ne eğlenmiştik" diye.
0
SiyamkedisiZorro
(28.02.18)
ben düğün istemedim, hiç öyle düğün, gelinlik falan hayalim de olmadı, üstelik düğün istemiyorum diye kayınpederim bana küstü :)
onun yerine nikah sonrası şehir dışından gelen eş dost akrabaya minimal bir yemek organize ettik.
eğer çok paramız olsaydı, yani düğüne verilecek 20-30-40 bin -ya da ne kadarsa- liramız olsaydı ve o parayı vermek bizi hiçbir şekilde maddi-manevi zora sokmayacak olsaydı, düğüne karşı çıkmazdım ama sanırım.
diğer türlüsü tam bir şımarıklık, hele kredi çekip düğün yapanlar falan absürd bence.
bir arkadaşım evlenirken kına ne ya pff ne banal falan deyip gizli gizli kına yapmıştı, bu da baya komik bence. bastırma bırak aksın, anane bunlar, hepsi olur :)
0
ozgur bir kusun hatirati
(28.02.18)
Şatafatlı düğün istemiyorum, ama olur da evlenmeye karar verirsem bunu bütçemize göre sevdiğim insanlarla kutlamak isterim, yemek olur kokteyl olur hiç önemli değil.
Gelinlik de bu en dümdüz en zarif olanlardan giyeceğim eğer evlenirsem.

Hiçbir şeyin aşırı abartılısını görgüsüzlüğün dibine vurulanını sevmem zaten.
0
bir nick var benden iceri
(28.02.18)
gelinlik evet
0
füt
(28.02.18)
Bizim hatun da istemiyor..
0
grobet
(28.02.18)
Yengen istemedi. Zaten o tiynette bir kadin olsaydi yengen olmazdi. 2 arkadas ayarladik gittik tisortle spor ayakkabiyla nikah yaptik. Evlilik muessesesine daha dogrusu birlikte olacagimizi resmi mercilere bildirmenin sacmaligina pek itibar etmiyoruz. Sadece burokratik zorunululuktan evlendik. Hic oyle keko evliler gibi bir hayatimiz da yok. Yuzuk var annemin israriyla ucuza aldik 2 tane aldigimiz gunden beri de takmiyoruz ben saat bile takamam, hanim zaten sevmez yuzuk kolye falan. Bilmiyorum biz bu caga ve kulture ait degiliz pek. Ya geriyiz ya ileri onu da cok irgalamiyoruz.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.02.18)
Bunlari istemeyen kadinlarin cogu yillardir yalniz hayatlarinda hic duzgun bir iliskileri olmamis "loser"lar o yuzden de beni alacak biri olsun da dugun eksik kalsin diye dusundukleri icin istemiyorlar ama yahudinin dedigi gibi bi enayi ciksa isler degisir.
0
acımasız gerçekler
(28.02.18)
ben istiyorum. ayrı ayrı nişan düğün kına nikah şeklinde değil de aile arasında yüzük sonrasında da nikahın da içinde olduğu bir düğün isterim. maddi imkanları çok zorlamanın da bir anlamı yok. istemediğim şey, görüşmediğim hatta tanımadığım eş dost akrabadan oluşan bol gelenekli bir düğün.

düğüne dünyanın en korkunç olayı, bir kadının en ahlaksız isteği gibi bakmayı da pek anlamıyorum. o istekte olan bir kadınla evlenmem falan. zorlama adetler dışında evlenecek kişilerin isteği ve tarzıyla yapılan, çiftin kendisini eğlendirdiği şık bir kutlama, anı neden olmasın ?
0
aquarium
(28.02.18)
Düğün istemem ama kokteyl tarzı ufak bir kutlama isterim. En yakın arkadaşlar ve aile üyeleri ile yer içer eğleniriz, güzel olur. Neden yüzlerce kişilik bir düğün yapıp da dıdısının dıdısının masrafını üstleneyim? Bence asıl bunu yapmayı istemek anormal.

Gelinlik mevzuna gelince kabarık olmayan, sade, vintage bir şeye hayır demem. O gün benim için özel olacak, dolayısıyla özel bir elbise giymekte sakınca görmüyorum. Gelinlik deyince illaki koskoca pasta gibi bir şey giymeye gerek yok. 20’li yıllardan fırlamış gibi duran şık bir elbise iş görür.

Yani klasik anlamda düğün ve koskoca gösterişli bir gelinlik istemediğim için suçlu mu oldum? Değişik mi oldum? Valla bence olmadım.

Bu arada yukarıda bir arkadaş bu kadın loserdır demiş. İşte tipik erkek kafası. Onlara 40 gün 40 gece düğün yaptıracak, gelinliğin eeenn pahalı modelini isteyen kızlar daha değerli, daha olması gereken gibi görünüyor, diğerleri loser. Ne diyeyim umarım loser olmayan bir kıza denk gelirsiniz de size sadece gelin başı için 5000 tl ödetir.
0
i m cool with that
(28.02.18)
Gelinlik giymek isterim; hiç şöyle gelinliğim olsun vs diye hayallerim olmadi ama hayatımda 1 kere giyeceğimi düşündüğüm bir elbise olması değişik geliyor; yaşlanınca içimde kalmasın. Hem 'biriyle hayatımı birlestirirken o güne özel hazırlanmanin nesi kötü?' Diye düşünüyorum.

Düğün kısmı da şöyle; çok buyuk organizasyona, davullara, zurnalara gerek yok ama en yakınlarımın geleceği, pasta limonata dağıtılmayan, sicak bir ortamda birkaç saat eğlenmek güzel olur gibi geliyor. Bunun için deli gibi para harcamak da gerekmiyor. Her düğün klasik Türk düğünü gibi olmak zorunda de değil.

Gelecek sene nisan mayis gibi evleneceğim; organizasyonu da yukarda tarif ettiğim şekilde yapmayı düşünüyoruz.
0
fraise
(28.02.18)
@i m cool with that biz de davullu zurnalı abartılı bir düğün yapmadık, taraflardan herhangi biri yapmak istese de kabul etmezdim. düğün illa davullu zurnalı olmak zorunda değil. benim bahsettiğim hiçbir özelliği olmayan bir günmüş gibi gidip evlenme kafasında olanlar.
0
acımasız gerçekler
(28.02.18)
Evet var. Hatta düğün yapmamak için gidip yurt dışında evlenmiştim bir zamanlar. O kadar uzağa gittim ki kimse gelemedi. Gelinlik yerine de beyaz normal elbise giymiştim. Tanıdığım 3-4 çift daha böyle yaptı. Yani sanıldığı gibi herkes düğün istemiyor. Tanıdığım pek çok insan da aile baskısı yüzünden düğün vs yaptı.
0
anumegha
(28.02.18)
Düğün olmayacak, gelinlik de büyük olasılıkla olmayacak. Ailem de istemiyor.
0
aychovsky
(28.02.18)
Düğün ve gelinlik istemedim. Eski eşimin ailesinin çevresi geniş diye onların ısrarı ile sade bir kokteyl ile ve gelinlik ile çözdük işi. Boşanmak istedigimde eski eşin isteği ile evlilik terapistine gittik. Eski eşim dedi ki, phoebe kapris yapmaz, hır gür çıkarmaz, yıldönümü aydönümü kutlamaz, takı falan zaten sevmez, düğün "bile" istemedi, öyle olunca nasılsa "cepte" diye hissediyorum ve serçe parmağımı dahi oynatma ihtiyacı duymuyorum. Bu da böyle bir anımdır.
0
Phoebe
(28.02.18)
Hayal etmedim de yahu tanıdığım ve değerli bulduģüm herkesi bir araya toplama fikri bayağı hoşuma gidiyor. Bir de burda böyle bir bölüm var, o bölümde insanlar konuşma yapıyor, o bölümü çok seviyorum. Insanın geçmişiyle ve bağlarıyla yeniden karşılaşması epey güzel bir şey. Düğün, bir ritüel, bir toplantı, devletle olan iş ayrı. Birisiyle hayatını birleştirdiğinde artık orada yeni bir kimliğin, benliğin oluyor, bu kimliğın taninmasının bir aracı. Kendine de bu yeni kimliģin orada dank ediyor, dile geliş şekli. Kutlama kısmını da seviyorum. Iyi ki birbirimizi bulduk gibi (*-*). Gelinlik ve damatlık da özen ve sayglı bir şey gibi ya hani, onları da seviyorum. Olmadığın kadar temiz, sade ve şık olacaksın. Fikir iyi. Böyle işte. Düğün olsun.
0
velvetmorning
(01.03.18)
abartı olmamak kaydıyla isterim tabii. kapalı alanda davul zurna eşliğinde düğünümün yapılacağını, çoluk çocuğun pistte dolaşacağını ve koca memeli teyzelerin göbek atacağını düşününce midem bulanıyor. böyle bir organizasyona asla evet demem.
0
thomson'un uzumlu keki
(01.03.18)
ne düğün ne gelinlik hiç birini istemedim. sadece sevdiğim kişiyle başbaşa nikah kıyayım olsun bitsin dedim ama olmadı çünkü burası türkiye. düğün yapmazsanız evlatlıktan reddederiz diyen aileler vardı ve 5 kuruş da destek vermediler. sonuç olarak düğünler yapıldı ama arkamdan bir sürü de dedikodu oldu. şimdiki aklım olsa işler kopma noktasına da gelse istemiyorum diye diretirdim. ailelerin gönlünü edeceğiz diye hem paramızdan hem psikolojimizden olduk.
0
iwillsee
(02.03.18)
(5)

fondöten sorusu

dedim ben sana
sevgili duyurunun güzel ve bakımlı kadınları,t bölgesi yağlı cilt tipime uygun, yarı kapatıcılığı olan, yüzümde kalıp gibi durmayan, günlük kullanıma uygun, en fazla günde bir kez uygulama tekrarı isteyen, f/p açısından iyi, abartı yüksek fiyatlı olmayan fondöten arayışındayım. siz ne kullanıyorsunu
sevgili duyurunun güzel ve bakımlı kadınları,

t bölgesi yağlı cilt tipime uygun, yarı kapatıcılığı olan, yüzümde kalıp gibi durmayan, günlük kullanıma uygun, en fazla günde bir kez uygulama tekrarı isteyen, f/p açısından iyi, abartı yüksek fiyatlı olmayan fondöten arayışındayım. siz ne kullanıyorsunuz? memnun musunuz? estee lauder double wear öneriyorlar denesem mi acaba? teşekkürler.
0
dedim ben sana
(28.02.18)
double wear nude'u merak etmistim, ama mac face and body'm var bir suru, o yuzden alnim ve burnum parlasa da bitirmeye calisiyorum. bence dw nude'a bir bakiverin.
0
e haliyle
(28.02.18)
double wear yüzdeki her şeyi kapatan bu nedenle kusurlu ciltler için önerilen bir fondöten, kalıp gibidir yani ve aradığın özelliklere hiç uymuyor. mac face and body olabilir.
0
pinkpeony
(28.02.18)
Zamaninda bir cok pahali markayi deneyip delirmis para sacmis biri olarak hala tek sabit kullandigim ve herkesin sordugu fondotenim yves rocher'in "kusursuz ten likit fondoten"i. Sungeri hafif islattiktan sonra yuzune uyguladiginda kusursuz oluyor. Bence yanina sungerini al ve yves'e gidip bir dene.
0
goochie goochie
(28.02.18)
Lancome'un Miracle Air de Teint fondotenini çok başarılı buluyorum ve ben de T bölgesinde yağlanma sorunu olan biri olarak uzun süredir rahatsız olmadan kullandım.
0
a day at the races
(28.02.18)
Mac face and body parlak bitişli bir fondoten olduğu için beklentilerini karşılayacağını sanmıyorum. Karma ciltli biri bu fondoteni transparan pudra geçmeden kullanamaz.

Lancome'u (bir üstte bahsi geçen) annem kullanıyor ve ben de başarılı buldum, güzel bir aydınlık veriyor ancak pahalı. Ben Estee Lauder cushion stick kullanıyorum, morhipo'da indirimde şu an (kullandığım Mac fondotenden ucuz). Yüzünde bariz bir sorun yoksa, sadece daha canlı ve eşit dursun istiyorsan bunu deneyebilirsin. Kendi süngeriyle uygulandığı için maske olayı hiç olmuyor, süngeri çıkarıp yıkayabiliyorsun.
0
kayranin kedisi
(28.02.18)
(7)

Eşit ağırlıkçıya bilim öğretiyoruz

mammamia
Saf bir eşit ağırlıkçıyım. Lise 1'den sonra fen görmedim, öncesinde gördüğümde de dersler çok zayıftı. Matematik ve edebiyatım çok iyi. Ne var ki fen bilmiyorum ve eksikliğini hissediyorum. 30 yaşındayım ve kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum. Aklıma ciddi ciddi ÖSS fizik, kimya, biyoloji kitabı
Saf bir eşit ağırlıkçıyım. Lise 1'den sonra fen görmedim, öncesinde gördüğümde de dersler çok zayıftı. Matematik ve edebiyatım çok iyi. Ne var ki fen bilmiyorum ve eksikliğini hissediyorum. 30 yaşındayım ve kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum. Aklıma ciddi ciddi ÖSS fizik, kimya, biyoloji kitabı alıp oturup çalışmak geldi ama sonra saçma bir fikir olduğunu düşündüm. Mühendis bir arkadaşım "dili çok ağır olmayan dergiler, makaleler var oradan başlayabilirsin" dedi ama o da çok ortasından dalmak gibi geldi. Uzayla, bilimle ilgili belgesel izliyorum mesela, bahsedilen temel şeyleri bilmediğim için izleyip gördüklerim aklımda kalmıyor uçup gidiyor.

Bilemedim, ben nasıl geliştirebilirim kendimi bu konuda?
0
mammamia
(28.02.18)
Eksikliğini hissettiğin yerden başlayabilirsin. Mesela belgesel izlerken anlamadığın yeri not al ordan yürü.

Ben de fen bilimlerinde "otur sıfır"ım. ( biyoloji ve fizik hiç görmedim, örtmen yoktu :) Şimdi karşıma çıkan "bu niye böyle" dedğim konulara balıklama dalıyorum. Ordan dallanıyor. İlerledikçe dalların kimini bırakıyorum kimini ilerletiyorum. İlgi alanım yönünde ilerlemiş oluyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.02.18)
Youtube'da harika kanallar var takip edebilirsiniz. Türkçe olarak aklıma gelen evrimagaci.org
0
fotrsapka
(28.02.18)
popüler bilim tadında bi' şey arıyorsan çok zor değil. yok ama ben parçacık ve hızlandırıcı fiziği vs. neyse artık çıkarıp çat çat masaya vurmak istiyorum dersen o biraz zor tabii. ilki için lise kitapları vs. biraz anlamsız olur. az biraz ingilizce varsa
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.reddit.com

buralar gayet yeterlidir bence.
0
Jimmy McNulty
(28.02.18)
Youtube.
0
stavro
(28.02.18)
aya bak, ruzgari kokla, agaclari izle, yosun gor, tursu yap, resim ciz, hamur kar, meyve tabagini dolu tut, dikis ogren... boyle baslanabilr bence...
0
e haliyle
(28.02.18)
MIT fizik profesörü Walter Lewin'in dersleri var. Fizik 01 dersleri temel fiziktir, Newton'dan başlar.

m.youtube.com
0
bos gezenin bos ustasi
(28.02.18)
"@bos gezenin bos ustası" güzel link vermiş. matematiğin iyiyse (en azından linear algebra ve partial/ordinary differential equations biliyorsan) richard feynman'ın lectures on physics serisi de çok iyidir:

www.feynmanlectures.caltech.edu
0
slhmlr
(28.02.18)
(5)

sevgili sorusu

zulfakr
insanlar sevişmek için mi sevgili oluyor yoksa sadece karşı cinsle konuşmak, münasebet kurmak, vakit geçirmek vs için mi?
insanlar sevişmek için mi sevgili oluyor yoksa sadece karşı cinsle konuşmak, münasebet kurmak, vakit geçirmek vs için mi?
0
zulfakr
(28.02.18)
Tek basina muhabbet icin arkadaslar var, sevgili olmaya gerek yok. Tek basina sevismek icin yine sevgili olmasi sart degil. Bunun one night stand'i var, fuckbuddy'si var, var oglu var. Sevgili olmak icin gerek sart karsimdakine bir seyler hissetmek, kalp carpintisi, vb. Sevgiliyi hem en iyi arkadas hem de sevistigin kisi olarak tanimliyorum.
0
aychovsky
(28.02.18)
birisini hep gormek istiyorsun; hep onunla yurumek istiyorsun, hep onunla yemek yemek istiyorsun, hep onunla uyanmak istiyorsun... bakiyorsun sevgili olmussunuz. "bununla sevgili olayim da soyle soyle yapariz" diye baslayan kisiler varsa, ben tanimadim hic.
0
e haliyle
(28.02.18)
İkisi de
0
Delay Fuze
(28.02.18)
Sevgili dediğimiz kişi içimizden "Çok tatlısın ya, benim olsana." dediğimiz kişi.
0
taktikmaktikyokbambambam
(28.02.18)
Sevgili olmadan cinsellik yaşayamayan sümsük erkekler genelde seks için sevgili olur, sevgili olmadan seks yapınca kendini kötü hisseden kadınlar da sevgililik kisvesi altında kendi kendine vicdan çatışması yaşamadan seks yapabilmek için sevgili olur. Söylediklerim genele yayılamaz. Açık fikirli olmayan, özgüvensiz, hayatı boyunca mahalle baskısıyla büyümüş, kendini geliştirmekten uzak bireyler için geçerli bir gözlemdir.

Maalesef gerçekten seven insan sayısı çok çok çok az. Bir kez sevildim, kıymetini bilemedim. Sonrasında hayatıma giren kadınların neredeyse yarısı duygusal bir şeyler hissettiğini, sevgili olmak istediğini söyledi ama sevmediklerinden emindim.
0
yirmisantim
(28.02.18)
(16)

erkek eşitsizliği

douglas
kadın hakları, kadınlar eziliyor, kadınlar için adalet vs. tamam da bir erkek olarak toplumda üstüme yüklenen rolden bende nerde lan benim haklarım diyebilecek kadar rahatsız oluyorum aslında. bu genellikle güven meseleleriyle alakalı şeylerde oluyor. eğer bir kadın küçük bir kızı severse, ya da oto
kadın hakları, kadınlar eziliyor, kadınlar için adalet vs. tamam da bir erkek olarak toplumda üstüme yüklenen rolden bende nerde lan benim haklarım diyebilecek kadar rahatsız oluyorum aslında. bu genellikle güven meseleleriyle alakalı şeylerde oluyor. eğer bir kadın küçük bir kızı severse, ya da otobüste aa canım yaa kucağıma otur istersen dediğinde bunda bir sorun yoktur ama erkek diyemez velevki dedi. pedofilidir, sapıktır emanet edilmez. aynı şekikde www.evdekibakicim.com sitesiyle karşılaştım. sanki bir erkeğin bu bakıcılığı yapması, küçük bir çocuğun kızın bir erkeğe emanet edilmesi günah ya da yasadışıymış gibi kesinlikle sadece 'abla'lara emanet edilebiliyor çocuklar. çocukları çok seviyorum ve bir kadın olsaydım bir bakıcı olabilirdim. ama erkek olduğum için olmaz. bu sadece görünen ve bana yansıyan kısmı. çocukları sevmem ve onlarla vakit geçirmek istediğim halde kadın olmadığım için bunun zorlaşması. ama daha bir çok şey var. soru nedir diyecek olursanız evet merak ettiğim bir şey var bunu fark eden ya da hisseden oldumu hiç acaba?

eşitsizlik sadece belli bir ölçüde olmaz. her açıdan eşitsizlik eşitsizliktir. her kadın aynı olmadığı gibi her erkekte aynı değildir haliyle aynı kümede sınıflandırılamaz. ama sırf bu yüzden cinsiyet eşitsizlikleri yaşıyoruz.
0
douglas
(28.02.18)
Her erkek hatta geciyorum her kadin zaten bunun boyle oldugunu bilir fakat goz ardi eder. Kendine feminist diyip erkek adam boyle yapar diyen cok kadin gordu bu gozler. Bir de askerligi cocuk dogurmakla kiyaslayan salaklar var ki saymiyorum bile.
0
yeni dunya duzeni
(28.02.18)
🌸douglas
(28.02.18)
bu memlekette babalarin da kiz cocuklarini erkeklerle yalniz birakmaktan imtina ettigini gorebilirsiniz yalniz... bence ornek tam oturmamis.
0
e haliyle
(28.02.18)
Turkiye'de kadin olmak cidden zor. Ben Kanada'da yasiyorum, burada feministlerin ugrastigi cogunlukla angarya isler artik. Ayrimcilik var mi, var ama Turkiye'yle filan kiyaslanacak gibi degil tabi.

Ote yandan ataerkil toplumun erkeklerin uzerinde de olumsuz etkileri oldugu konusunda haklisin. En basitinden sirf erkek oldugun icin askere gitmen, belki de bu yuzden olmen gerekiyor. Sunnet diye hicbir halta yaramayan sacma bir prosedur var mesela, "erkek!" olman icin cukunu kestirmen lazim (oksimorona gel).
0
fortisvita
(28.02.18)
örneğin çok saçma geldi bana. o kadar çok seviyorsan yap bi tane onunla ilgilen. elalemın çocuğunu sevmek, ilgilenmek merakı neden? ablam yeğenimin bezini değiştireceği zaman ben odadan çıkıyorum yahu teyzesi olarak. otobüste kucağıma çocuk vermediler ağlaklığını eşitsizliğe nasıl bağladın anlamadım ben.
0
elorelia
(28.02.18)
eşitsizlik var. kadın da çalışmasına rağmen evin geçinemediği ilk anda "evi asıl geçindirmesi gereken ilk ve tek kişi"nin erkek olması, olağandışı durumlarda kavga, risk, tehdit unsuru vb. kadının yelkenleri suya indirip kedi gibi olup o tehlikeyi bertaraf etmek zorunda olanın erkek olması vs. benim bu sorumluluklarla da derdim yok ama başa bunlar gelene kadar eşit olup, sonrasında kadının ben kadınım diyerek kenara çekilmesi eşitsizlik. kadının pozitif ayrımcılık beklentisi bile erkeğe yapılan bir eşitsizlik.

ama çocuk konusunda hak veremiyorum. ebeveynlerin çocuğuna bakacak, çocuğuna ilgi gösterecek kişiden beklentisi ne olabilir? annelik içgüdüleriyle yaklaşması, sabırlı olması, daha naif olması vs. kadın fıtrat itibariyle daha naif, daha sabırlı, çocuk konusunda daha özgüvenli.

ayrıca bunlar da önemsiz kalır diğer bir husus karşısında. o da malesef bir çocuğun istismar edilmesi konusunda bir kadın milyonda bir böyle bir suça karşıyorsa, erkek belki yüzde 10 falandır. yaşananları görüyoruz. ben de bir baba olarak çocuğumu, hele hele kız çocuğumu bir erkeğe emanet edemem, bakıcısını erkek birinden seçemem. bu karşımdaki şahsın illa pedofil olacağı anlamına gelmiyor. ben çoğunlukla olan şeye karşı kendi tedbirimi kendim almak zorundayım. akrabalarım dahil hiçbir erkeğin kucağına alıp sevmesine izin veremem. onların düşeceği durum benim çocuğumun hayatından, psikolojisinden değerli değil. onların yaşayacağı eşitsizlik de umrumda değil. çünkü bu dünyada çocuğumdan değerli başka bir varlık göremiyorum. en az onun kadar değerli olan başka şey varsa o da diğer çocuklar ve savunmasız hayvanlardır benim nazarımda.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(28.02.18)
Iste gercekcilikten uzallastikca boyle cinsiyet rolleri problemleriyle bogusuruz. Cinsiyet rolleri dogal olarak birbirinden farklidir, toplumsal cinsiyet biyolojik cinsiyetten bagimsiz degildir ama biz realiteden uzaklastikca bu rollerin dogal kaynaklarina da saldiririz. Kadinin rolleri tarstismaya acilinca erkeginki de acilabilir teknik olarqk, o yuzden su durumda haklisin.

Ama senin borun otmez, 3. dalga donemindeyiz. Sozum ona toplumsal cinsiyet sorunlari senin bu sikintilari kapsama alanina almaz bu saatten sonra. Samimi(?) feminist dusuncenin insafina bagli.
0
stavro
(28.02.18)
Nafaka diye bir şey var ve hiç aklımda yokken evlilik müessesesinden bekâr hâlimle acayip tırsmama sebep oluyor.

En basiti bir fare yakalama operasyonunda en baba (çok pardon ana) feministin bile "Sen erkeksin." deyip topu size attığını görebilirsiniz.
0
taktikmaktikyokbambambam
(28.02.18)
200 yillik felsefi gecmisi olan feminizmin, kadinlarin toplum, koca, erkek kardes, isveren gibi kitleler tarafindan ezildigi Turkiye gibi ulkelerde hala bu kadar elestiriliyor olmasi ve duyuruda gun asiri birkac troll tarafindan saldiri altinda olmasi rahatsiz edici.


100 yil once "Kadinlar insan midir, ruhlari var midir?", "Kadinlar oy kullanmasin!" kitlesinin gunumuzdeki temsilcileri "Escinseller normal mi?", "Su feministler de isteyen kadin cocuk yapmasin diyor", "Otobuste kucuk cocuklari minciklayamiyoruz!" elestirilerin sahipleri.
0
Traveller
(28.02.18)
Örneklerin hepsi tam oturmasa da haklısın.

Gelgelelim, hangi akımı veya düşünce yapısını bozmadan alabilmişiz ki bunu tam olarak anlayıp hayatımızda yaşatalım?
0
skooma
(28.02.18)
söylediklerinden çok daha örnek verilebilir. kim ne derse desin hayat erkeklere daha zor.
0
nothing in my way
(28.02.18)
neyi elestiriyorsunuz tam olarak? (troll degilseniz eger)

ya da elestirdiginiz bir durum yok, oylesine mi yazdiniz?

erkeklere de bebek emanet edilsin gibi bir talebiniz mi var?

yoksa insanlar nasil kadin haklari icin eylemler yapiyor, erkek haklari icin de yapsin mi istiyorsunuz?
0
jimicik
(28.02.18)
haklısın.

ama istisnalar kaideyi bozmaz. ve sen istisnalardan birisin. bu yüzden bahsettiğin şey eşitsizlik değil.
0
naksidil
(28.02.18)
kadın erkek eşitliği bireylere ilişkin bir durum değil, her kadının ve her erkeğin (bireyin aslında) farlı olmasından çok bu bahsettiğiniz roller ve cinsiyetin bunun üzerine kurgulanıp eşitsizlik yaratmasıyla ilgili. feminizm zaten bu eşitsizliği gidermek üzere çalışıyor, bunun için de güç sahibi olanların (erkekler kadınlardan daha çok konuda avantajlı) yanlış bilgilendirmeleriyle yaftalanıyor. kadın erkek eşitliğinin görece daha iyi olduğu ülkelerde mesleklerde daha eşit dağılım görebilirsiniz.

diğer yandan bakıcılık konusu yine malesef bu bahsettiğim erkeklik rollerinin yaygın olması (ülkemizde durum daha fena) insanların bundan zarar göreceğini düşünerek kendini ya da çocuklarını korumaya çalışması, yani burda eşitsizliği yaratan kadınlar değil, bu erkeklik rollerini yaratan ve devam ettirenler.

erkeklik sorgulamalarıyla ilgili erkeklik çalışmalarını google'da arayabilirsiniz. burdaki mağduriyet vs başlıklarına bakarak hiçbir şey öğrenemezsiniz malesef çünkü sokaktaki adam dediğimiz (biz kadınlardan daha fazla eziliyoruz) kişi mantığında yazılmışlar.

m.bianet.org
0
kaset
(28.02.18)
senin aradigin anahtar kelime "eleştirel erkeklik calismalari" "masculinity studies". michael kimmel'in ted videolarini izle. biraz şov meraklisi bir abimiz ama iyidir tontostur.

simdi yukarıda söylenen bircok söze verilecek bir cok karsilik var ama birkac noktayi madde madde siralayayim.

1- asıl olan biyolojik cinsiyet degil, toplum icinde sergiledigin ve sana ögretilmis olan cinsiyet rolleridir. bu durumda, erkeklik kadınlık meselesini biyolojik tanımlara sıkışmadan erillik ve ataerkilik'in yanında ya da karşısında olmak olarak düsünmen gerekiyor. bir kadın erilligi ve ataerkiyi kucaklayip yeniden retebildigi gibi bir erkek de eril tavırları ve ataerkiyi reddedip daha eşitlikci bir tavir sergileyebilir.

2- erillik ve ataerki, kadın erkek ve LGBTİ herkesi eziyor, farklı farklı sekillerde yeniden bicimlendiriyor. burada asıl olan, kadın ya da erkegin bu eşitsizlik ve tahakküm icin birbirlerini degil, ataerkiyi ve eril düsünce tarzini eleştiriyor olmasi lazim. kadın, erkek ve LGBTİ'lerin kurtulusu ve özgürlügü birbirleri ile dayanısma icinde birbirlerini özgürlestirmelerinden geliyor.

3- erkeklik ve erilligin tahakkümü evrensel, dogal, tanri vergisi degildir. nasil kadın dogulmaz kadın olunur diyorsak, erkek dogulmaz, LGBTİ dogulmaz, olunur da dememiz lazim. bütün kültürel kodlar gibi eleştirilebilir, degistirilebilir ve yok edebilir. bunun icin de herkesin kendisini eril ve ataerkil iktidarla iliskilendiren baglari, ayricaliklari, ve esitsizlikleri sorgulamasi gerekiyor.
0
eriksatie
(28.02.18)
kaset ve eritsaite çok teşekkürler en faydalı yorumları sizlerden aldım. özellikle kaset çok haklısın mesele bu rollerin yaratılıp devam ettirilmesi. bazı arkadaşlar troll diyecek kadar aktarmak istediğim mesajdan uzaklaşmışken anlayan insanlarında olması çok güzel. keywordlere ihtiyacım vardı cidden sağolun.
0
🌸douglas
(28.02.18)
(7)

Başarılı insanlar kadın düşmanı mı?

Revia
Bu abimizi uzun zamandır takip ediyorum, mavi tavuk, fatlace adlı hesapları uçuruldu, author olduğu iddia ediliyor. entryleri gerçekten çok mantıklı, belli ki yaşanmışlıklarıyla yazıyor. şöyle bir entrysi var: https://eksisozluk.com/entry/74086147---spoiler---genç erkekleri tekrar uyarıyorum. bakın,
Bu abimizi uzun zamandır takip ediyorum, mavi tavuk, fatlace adlı hesapları uçuruldu, author olduğu iddia ediliyor. entryleri gerçekten çok mantıklı, belli ki yaşanmışlıklarıyla yazıyor.

şöyle bir entrysi var: eksisozluk.com

---spoiler---

genç erkekleri tekrar uyarıyorum. bakın, bütün büyük iş adamları, hata bilim insanları kadın düşmanıdır ama bunu açık açık söylemezler. aklınızı kullanın. kadınların sizi sömürmesine izin verdiğiniz bir hayatta hiçbir bok olamazsınız. liseli bir ergenin cebinden 53 lira çalan kızlar, sizin hayatınızdan 53 milyon dolarları götürürler, kaybettiğiniz paranın, fırsatların, hayatın farkında bile olmazsınız.

sizin cebinizde şu anda 53 milyon dolar olmamasının ama büyük iş adamlarının, patronların, zenginlerin 53 mliyon dolarla kıçını silmesinin sebebi, bu adamların kadın düşmanı olmasıdır. bu adamlar hiçbir kadına hayatını teslim etmezler, kadınları sevmezler, kadınlara güvenmezler. onlarla sadece eğlenirler, satın alırlar, oynaşırlar, altın, yüzük, mücevher gibi "küçük" bedellerle onları keyif için kullanırlar. öyle adamlardan bahsediyorum ki, annelerini bile sevmezler. bu adamlar anneleriyle ilgilenirler, aç bırakmazlar, korurlar kollarlar ama sizin yaptığınız gibi annişkolarına tapmazlar. kadınlara tapmazlar. kadının sözünden çıkmayan hanımoğlan olmazlar. akıllı olun.

---spoiler---

not: modlardan ricam konuyu silmeyin. trollük veya tartışma amaçlı açılmadı. farklı fikirleri merak ediyorum.
0
Revia
(28.02.18)
başlıkta geçen ''başarı'' anladığım kadarıyla zenginlik kavramının karşılığı?

evet erkek için zengin olmanın 2 amacı vardır;

1) güce sahip olma (güç= para mantığı)
2) fakirlik içinde büyümeden dolayı bastırılmış kompleksleri alt etme ve bilinçaltına itilen ezikliği yenmenin, ''ben ezik olmayacam, ezilmeyecem ulaan'' demenin bir yolu (yani egonun tatmini)

başlığı ilgilendiren kısım 1.madde. Ben buradan ilerleyecem, 2.madde bambaşka bir sosyo/psikolojik sorunun cevabı çünkü.

evet zengin(başarılı) erkek kadının güce taptığını bilir. iş/ticari hayatı bunu ona göstermiştir. statünün insanlar üzerindeki etkisi, özellikle kadınlar üzerindeki etkisini görmüştür. ekonomisi ve eğitim seviyesi yerlerde olan bizim gibi tüketim toplumlarında bu bir gerçektir de. o nedenle ''vay amk şu güzel kızın yanındaki kel, şişko öküze bak. bu kız nasıl buna bakmış'' sorularıyla pişmiş ve ergenliğini bu muhabbetlerle geçirmiş her erkek sonunda işi çözer; o öküz zengin!
kadın, daha doğrusu memeli hayvan dişisi güçlü erkeğe gider. metropol insanında bu güç diğer memeli hayvan erkeklerindeki salt kas gücü, yavrulara babalık, aileyi koruma kollama değil beslenme üzerine evrilmiştir. antropolojik olarak bakıldığında evrim böyle işlemiş, sosyolojik olarak da aile kavramı bu denge üzerine kurulmuştur; erkek gider avlanır eve yemek getirir, aileyi(dişisini ve yavrularını) dış tehlikelerden korur. her ne kadar şefkat, koruma, kollama dört dörtlük olsa da avlanmayıp yuvaya yemek getirmeyen erkek dişinin gözünde biter. soyun devamlılığı ilkesinden yola çıkarak dişi yeni bir güçlü erkek bulma gayretine girer.

bahsedilen zengin erkek de bunu bildiğinden temel önceliği kadınla beraber mutlak mutluluğu, yuvayı sağlamakta kadını amaç değil araç olarak görür. bu nedenle -düşmanlık çok ağır ve yanlış bir tanımlama ama- kadını para ile her türlü kafalayabileceğini, elde edebileceğini bilerek hamlelerini yapar. ve 2.plana atar. düşmanlık denen şey aslında budur. erkeğin tecrübesel olarak kadına güvensizliğidir olay. ''para bitti, aşk bitti'' durumunu yaşayacağından emin olan erkek gücü yani parayı kadından daha fazla sever ve kovalar. çünkü bilir ki o güç bittiğinde kadın gidecektir. (gitmek sadece alıp başını gitmek değil evin içinde suratsız olmak, dırdır yapmak, kadınlık yapmamak, erkeğin iktidarını sorgular olması vs. gibi durumlardır)
0
Fayfa
(28.02.18)
Elemanın tespiti eksik. O bahsettiği insanlar sadece kadınları değil; herkesi hor görüyor. Kimseye güvenmiyor ve kimseye kendilerini adamıyorlar. Dolayısıyla dedikleri gerçeği yansıtmıyor. Ha kadınlar hakkında dediklerine katılıyor muyum? çoğuna evet. ama her kadına bunu genellemek de ağır mallık.
0
sen git ben geliyorum
(28.02.18)
Evet denildigi gibi gercekten kadin dusmanidir cogu cunku is hayatinda herkes herkese pandik atar. Asil konu pandigi nasil veya ne derece yedigindir. Kadina et muamelesi ve kadin seytandir mottosuyla buyutulen biri olarak ben yine de bu bakis acisini dogru bulmuyorum. Hayat ciddi anlamda herkesten nefret etmeye luzum olmayacak kadar kisa. Ben bana dayatilanlari goz ardi edip sevmeyi seciyorum ne olursa olsun ama yetistirilme tarziyla alakali bilincaltimda kadina veya insanlara ofke, hep bir guvensizlik olacak sanirim
0
yeni dunya duzeni
(28.02.18)
zengin insanlari sevmek kolay, o yuzden kucuklukten zengin insanlar sevilip sevilmemeyi cok da takmiyor.

kendi basina calisip "kariyer" ve beraberinde varlik edinen kisiler de gonul meselelerinde tecrubesiz kaliyor.

ilaveten, kadin dusmanligi meselesini cok da anlamamis bence bu kisi.
0
e haliyle
(28.02.18)
bu tipler kendilerini öyle bir kaf dağında görüyorlar ki, ne kadar zeki ya da ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar asla duygusal tatmin içinde değiller. onları gerçekten seven kadınları türlü bahanelerle hayatlarına almıyorlar, vitrin mankeni olacak gold digger kadınlarla vakit geçiriyor ve akabinde "bütün kadınlar güç delisi birer manyaktır ve akıllı adam kadınları sallamaz" moduna giriyorlar. bir kadına gerçekten nasıl yaklaşılır buna dair bir fikirleri yok. bu noktada kadınlar da malesef malzeme veriyor, bir adam sırf başarılı ya da sırf zengin diye o adama yapışmayı görev ediniyorlar. sonuç: tüm kadınlar zan altında. mesela kadın "ben ilgi göremediğimi hissediyorum bir problem varsa konuşalım" diyor, adam diyor ki beni darlıyorsun. ya da pahalı bir hediye alıp sus payı vermeye kalkıyor. bütün suç kadında mı mesela şimdi? kişi kendine bakmadan etrafa salladıkça gülesim geliyor.ha bir de biri yukarıda demiş, doğru demiş, bu tip adamlar hemcinslerine de güvenmiyor ve kendilerini çok ama çok üstün görüyorlar. mütevazilik 0 yani.
0
harekatamiri
(28.02.18)
eksisozluk.com

ben de şu entrysine gülmüştüm açıkçası. ripple ı ekonomik ve cinsel açıdan incelemiş :)
0
yüzyıllık yalnızlık
(28.02.18)
O tür insanlar genelde insan düşmanı oluyor, mesele kadın değil yani bence.
0
skooma
(28.02.18)
(16)

Yalnızlıkla nasıl baş ediyorsunuz?

Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
"Yalnızsın. Yalnız bir adam gibi yürümeyi, aylak aylak dolaşmayı, sürtmeyi, bakmadan görmeyi, görmeden bakmayı öğreniyorsun. Saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun. Bir gölge olmayı ve insanlara sanki hepsi birer taşmış gibi bakmayı öğreniyorsun..."Georges perec - uyuyan adam Kendinizi
"Yalnızsın. Yalnız bir adam gibi yürümeyi, aylak aylak dolaşmayı, sürtmeyi, bakmadan görmeyi, görmeden bakmayı öğreniyorsun. Saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun. Bir gölge olmayı ve insanlara sanki hepsi birer taşmış gibi bakmayı öğreniyorsun..."

Georges perec - uyuyan adam

Kendinizi yalnız hissediyor musunuz?
Cevabınız evetse, bu tercih edilmiş bir yalnızlık değilse bununla nasıl baş ediyorsunuz?

Camı açıp "imdat" diye bağırmak istiyorum mütemadiyen.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(28.02.18)
Başedemiyorum, çok sıkılıyorum, geriliyorum, üzüntülü halim oluyor. O yüzden sürekli etrafımda birilerini bulunduruyorum.
0
O beni prenses peri sanıyor
(28.02.18)
ağlıyorum. biraz geçiyor.
0
thomson'un uzumlu keki
(28.02.18)
yalnizligi kendine ayirdigin özel bir vakit olarak düsünmeni tavsiye ederim. ben öyle yapiyorum.
0
eriksatie
(28.02.18)
yalnızlık o kadar içime işlemiş ki, artık arkadaş ortamlarında çok bunalıyorum.
0
Revia
(28.02.18)
Yalnızlık şu ana kadarki en son dert ettiğim şey oldu. Bence insanlarla baş etmekten çok daha kolay ve huzurlu bir şey. Schoppenheur'un da dediği gibi sadece içsel olarak sıkıcı insanlar kendilerinden sıkıldığı için yalnızlıktan korkar ve çareyi başka insanlarda arar. Belki bu teselli gibi görülebilir uzaktan ama değil. Kendini yaşamak için yalnızlığı sevmek kaçınılmaz. Özgürlük yalnızlıkla başlar.
0
siyah giyen adam
(28.02.18)
Yalnız kalacağımı bilmesem çevremdeki insanların %90'ınını hayatımdan çıkarırım. Herkes çok gereksiz.
0
O beni prenses peri sanıyor
(28.02.18)
kendi kendime muhabbet ediyorum. kulaklığımı takıp tek başıma müzik dinleyerek tempolu yürüyorum(bunu tavsiye ederim). kendime küfür ediyorum falan fıstık.
0
tosunpasa
(28.02.18)
insan denen hayvan diğer memeli hayvanlar gibi değildir; yalnızlık ve doğa ile baş edemez. öyle bir dünya yok. kim ki ben baş edebiliyorum diyor anla ki o kişi yalnızlık kusuyor ama egosunu bastıramadığından, güçlü görünmek için mutsuz palyaçoyu oynuyor.

yalnızlık kusuyorsun, camı açıp haykırmak istemenin nedeni bu, o safrayı atmak..
tüm arkadaşlarım evlendi, geceleri erken uyuyamıyorum. yalnızık hissediyorum. tam bu konuyu sormak için başlık açacakken senin sorunu gördüm!

gündüz iş güç koşturma derken zaman geçiyor ama geceler ıssız. ilk başlarda hoşuma gidiyordu. kitap, film, dizi, puzzle, seks vs. ile geçiyordu. sonra onlar da kesmemeye başladı. bi dönem bol bol ot içip belgesel izledim, kafa güzel hayaller kurup bir şeyler yaratmaya çalıştım. sonra bu dönem de miadını doldurdu.

şu aralar camı açıp bağırma durumları yine geldi. artık ''evlenmeliyim'' diyorum. evet, evlenecem. beklentiyi düşürdüm, ''çocuğuma bu kadın anne olur'' dediğim ve asgari müşterekte anlaşabildiğim, yeterli olgunluk ve bilinçte birini bulup evlenecem. çocuk yapacam. hayattaki beklentileri yüksek tuttuğumuzdan bok gibi yalnızlık kusuyoruz. kafamızda tasarladığımız ve metropollerin bize dayattığı saçmalıklar yüzünden yalnızlık kusuyoruz. yaşasak yaşasak 65-75 yıl yaşayacaz en çok. yarısı gitmiş, göreceğimizi gördük, beklentileri düşürüp bir aile kurarak yalnızlığa kesin çözümü bu şekilde yaratacağım. yalnız bırakmayacağım ve yalnız kalamayacağımız tek seçenek aile kurmak. onun dışında ölümüne yalnızsın kalabalıklar içinde.

bol şans..
0
Fayfa
(28.02.18)
Çok benzer bir soru sormuştum zamanında. Bence yalnız kalamayanlar, sırf bu yüzden de evlenmek istemeyenler olarak bi yaşam alanı kuralım toplaşıp :))
0
arya yada vera
(28.02.18)
Duygularıma tercüman olmuşsun resmen Fayfa.. Ağzına, kalemine sağlık.

Evet ben de tek çıkış yolu olarak evlenmeyi görüyorum. Yalnızken yeteri kadar küfrettik hayata evlenelim iki kişi küfredelim doğalgaz faturasına, çocuğun okul taksidine, ev kredisine.

Çevremde onda mutsuz evlilik var, bekarlık sultanlık diyen bin kişi tanıyorum, ama dediğin gibi asgari müşterekte anlaşabildiğim bi insanla evlenmek en mantıklısı geliyor.

Dürüst ve sadık. Başka bi beklentim de Yok artık evleneceğim kişiye dair.
Acaba beş yıl Sonra nerede, kiminle olacağız çok merak ediyorum ama umarım biz de ucundan kıyısından tutunabiliriz.
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(28.02.18)
dayanırdım her şeye ben şu yokluğun olmasaydı'
0
biravekahve
(28.02.18)
yalnızlığı seviyorum aslında ama bir yere kadar. kafa dengi dost, arkadaş da lazım; gezip takılabileceğin, muhabbet edebileceğin.

seveceğin ve sevileceğin bir hayat arkadaşı da...

gün içinde öylesine muhabbet ettiğin, birlikte zaman geçirdiğin insanlar da tam kafa dengi değilse, o daha büyük işkence.

bir de bu cahil, yobaz, kaba kuralsız toplumda yalnız olmak var ki; o belki en ağırı.
0
runagain
(28.02.18)
tercih edilmis yalnizlik da tercih edilmemis yalnizliga donebiliyor... cunku baska tercihlerin baska yan urunleri filan var.

basetmiyorum ben. yasamama devam ediyorum. geciyor, sonra yine geliyor, yine geciyor...
0
e haliyle
(28.02.18)
mesela şöyle:

- 2 kardeşim var, ikisi de benden büyük, evli ve ailelerini kurmuş vaziyetteler.
aynı muhitte oturuyoruz. iki günde bir mutlaka görüşürüz.

- arkadaşlarımın hemen hepsi evlendikleri için ister istemez bir mesafe girdi aramıza.

- ben ailemle yaşıyorum, ama onlar da yaşlı oldukları için çok fazla ortak paylaşımda bulunamıyoruz, genelde ben onların yaşına çıkmak zorunda kalıyorum, onlar benim yaşıma inemezler şu zamandan sonra


o yüzden bazen inanılmaz derecede yalnız hissediyorum, özellikle soğuk kış gecelerinde ve haftasonları (özellikle pazar günleri - pazar: aile günü)

benimki tercih edilmiş bir yalnızlıktı ama bence boktan birşeymiş. keşke zamanında kendi yuvamı kursaydım diyorum, hala geç kalmış değilim tabi ki, çok çaktırmadan arayıştayım. bazen çaktırıyorum da ama umrumda değilmiş gibi davranıyorum :) bunlar hep egodan.
0
füt
(28.02.18)
Kendimi yalnız hissediyor muyum? Evet.

İlk başta memnun gibiydim. Sonra sıkılmaya başladım ancak bir noktadan sonra insan alışıyor. Hatta öyle ki, fazla kalabalıklara tahammül edemez hale gelebiliyor. Yalnızlık çok kötü değil ama isteğe bağlı olanı, sadece istediğin anlarda yapabildiğin şekliyle olanı kötü değil. Ama yine de, uzun vadeli yalnızlık insanı kıskaç gibi sarıyor ve yabanileştirerek bu durumdan kurtulmasını da engelliyor.

Yalnız mıyım? Evet. Alıştım mı? Evet. Memnun muyum, mutlu muyum? Genellikle işime geliyor, ancak, mutluyum diyemem.

Önemli olan az ve öz bir çevrenin olması diye düşünüyorum. Yalnızlık ağır yüktür, herkes kaldıramaz. Lakin, sırf yalnız kalmamak için saçma sapan insanlara bel bağlamaya yine de değmez.
0
skooma
(28.02.18)
çalışıyorum; kendimden biraz da olsa uzaklaşıyorum..
0
redeath
(28.02.18)
(13)

Dünyada tek bir şeyi değiştirme fırsatınız olsa bu ne olurdu?

misir curcunasi
Duyuru selam,Gece gece bu neyin klişesi diyebilirsiniz- haklı olarak- Bir staja başvurdum ve stajın 2. aşamasında içinde birçok soru bulunan bir formu doldurmamı istemişler. Sorulardan biri de bu. ...aklıma yanıt olarak birçok şey geliyor ama hepsi klasik hepimizin aklına gelen şeyler. Sizin fikirl
Duyuru selam,

Gece gece bu neyin klişesi diyebilirsiniz- haklı olarak- Bir staja başvurdum ve stajın 2. aşamasında içinde birçok soru bulunan bir formu doldurmamı istemişler. Sorulardan biri de bu.

...aklıma yanıt olarak birçok şey geliyor ama hepsi klasik hepimizin aklına gelen şeyler.

Sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Ne yazmalıyım sizce? Gerçekten neyi, niye değiştirmek isterdiniz?
0
misir curcunasi
(27.02.18)
Bence biraz mantıklı sallamak lazım. Mesela dünyadaki açlığı çözemezsin, hastalıkları yok edemezsin. Bunlar mümkün şeyler değil. Ben kendimi değiştirirdim.

Edit: Kendiminden kastım kendimi trilyoner falan yapardım, bu yani.
0
i was made for you
(27.02.18)
İnsanlığı yok ederdim.
0
Revia
(27.02.18)
kendimi.

beni kendimden daha çok hayal kırıklığına uğratan olmadı.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(27.02.18)
din/tanrı yalanını..
böylece dünya barışı ve sevgi dolu bir dünya yaratırdık.
0
Fayfa
(27.02.18)
adalet/adaletsizliği değiştirirdim.
0
thomson'un uzumlu keki
(27.02.18)
İş basvuru staj basvuru her neyse formundaki bu soruya "kendimi" cevabini veren insana ben is vermezdim,
Insanin kendini değiştirmesi icin firsata ihtiyaci varsa durum kötü, ayrica kendim cevabi cok bireysel bi cevap, bu insan cok kucuk capli seyler yapabilir diye dusunurdum, kendini degistirmenin bi sana faydasi var, baska kime var, ha soruya cevap veren hitlerse cok mantii cevap,
0
a perfect lie
(27.02.18)
Tipimi
0
hasmetizm 2046
(27.02.18)
Kesinlikle cehalet. Dünyada kötülüğün bu kadar yaygın olması cehaletten kaynaklanıyor.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(27.02.18)
Hiç öyle dünya barışı, sefalete çözüm vs. kasmayacağım.
Soruya cevap: Cildimi.
Komple söküp atabilsem keşke, öyle bir fırsatım olsa.
0
i m cool with that
(28.02.18)
İktidar arzusu, sevgisi ve yancılığına dair her şeyi yok etmek
0
selamun aleykum kitty
(28.02.18)
Ekonomik sistemi değiştirirdim. Böylece olumsuz olan ne varsa çorap söküğü gibi düzelirdi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.02.18)
team fortress 2'de spy classını tamamen ortadan kaldırmak, varlık sahnesinden silmek.
0
saurid
(28.02.18)
insanlari birbirinden ayiran etnisite, milliyet, din ve sair kurmacayla ugrasirdim.
0
e haliyle
(28.02.18)
(8)

La Casa De Papel ile ilgili Soru (Spoilerlı)

top_secret
-Spoiler--Spoiler--Spoiler--Spoiler--Spoiler--Spoiler--Spoiler--Spoiler-Berlin ile Profesör Kardeşmiş mi ? O hastanedeki hasta çocuk Berlinmiş mi ?
-Spoiler-
-Spoiler-
-Spoiler-
-Spoiler--Spoiler-
-Spoiler-
-Spoiler-
-Spoiler-

Berlin ile Profesör Kardeşmiş mi ? O hastanedeki hasta çocuk Berlinmiş mi ?
0
top_secret
(27.02.18)
bir mazisi var ama kardeş değiller bence.
0
Revia
(27.02.18)
Ben öyle anladım. Bir forumda okuduğum kadarıyla aynı baba farklı anneler.
0
ravenclaw
(27.02.18)
evet berlin profesör'ün abisi
0
neo
(27.02.18)
bir yerde "baban icin yapacagiz" demiyor mu? "babamiz" diyor da tercumede mi hata var?
0
e haliyle
(27.02.18)
son bölümde kardeş olduklarını anlıyorsunuz
0
neo
(28.02.18)
@neo, sonuna kadar izledim?
0
e haliyle
(28.02.18)
KARDEŞLER

son bölümde anlıyorsunuz,
onun öncesinde de hastane konusundan anlıyorsunuz çünkü abi çocukluğu boyunca hastaydı.

ayrıca berlin'in gerçek adı Andrés de Fonollosa evet ama Profesör'ün gerçek adı Sergio Marquina değil. fake kimlik. zaten bu adamın adı ortaya çıkınca hiçbir parmak izi, kimlik bilgisi bulamıyorlardı hatırlarsanız.
0
neo
(02.03.18)
kardeşler, son bölümde tünel patlatılmadan önce "seni çok seviyorum küçük kardeşim bunu unutma" diyor.

isimlerinin farklı olması bir şey değiştirmez belki babaları farklı, belki berlin farklı bir isim kullanıyor. "babası/baban için yapacağız" demesi de bir şey değiştirmez, grup toplanırken profesörün en çok dikkate aldığı şey kimsenin birbirini tanımıyor olmasıydı. ayrıca berlin sosyopat bir herif. geçmişte ne yaşadıklarını bilmiyoruz belki babasını reddetti, babası olarak grmüyordu ama profesöre saygısı olduğu için bu işe girdi. bir yerde kendi kuralları olduğundan, yapmayacağı şeyler olduğundan bahsediyordu, bana dexter ı hatırlatmıştı.
0
issiz karga
(02.03.18)
(16)

her şeyi yaşamışlık hissi ve hayattan hiç bir beklentisi bulunmamak

dash berlin
23 yaşımdayım.lise 1'den beri yalnız yaşamaktayım. (yurt, özel okul vs.) üniv. eğitimimi yurtdışında tamamladım sayılır. (yarısında kendi isteğim ile bırakıp geri geldim türkiye'ye) bundan dolayı ve her şeyi sonuna kadar yaşayan, hiç bir şeyden korkusu olmayan bir tür adam olarak, neredeyse her orta
23 yaşımdayım.

lise 1'den beri yalnız yaşamaktayım. (yurt, özel okul vs.) üniv. eğitimimi yurtdışında tamamladım sayılır. (yarısında kendi isteğim ile bırakıp geri geldim türkiye'ye) bundan dolayı ve her şeyi sonuna kadar yaşayan, hiç bir şeyden korkusu olmayan bir tür adam olarak, neredeyse her ortamda bulunmuşumdur. hindistanlıların 50 kişilik horde arkadaş çetelerinden tut, çinliler ile hot pot yemek, arkadaşlar ile ülkeler arası gezmekten, çeçenlerin **kain partileri, rusların içki partileri, festivaller, striptiz klüpleri, maddeler, mushroomlar... bu anıların bile çoğu o kadar ekstrem ve high geçti ki, hatırlamakta zorluk çekiyorum bazen. ailemin maddi durumu da yerinde olduğu için hayatım boyunca hiç maddi zorluk çekmedim.

son zamanlarda şunu farkettim; artık her şeyde bir doymuşluk hissi alıyorum. ne kadar tekrarlarsam tekrarlayayım, yemek yerken bile artık zevk alamıyorum. sanki her şeye sahip olmuşluk/doymuşluk hissi var. eskiden her canım sıkıldığında vücut geliştirmeye sarardım, artık ondan bile zevk almıyorum. her gün onlarca oyun satın alıp oynuyorum, hiç biri dikiş tutmuyor, kapatıyorum. çok uyuyorum, günde 2 öğün yemek yiyiyorum. sanki kendimi bir saatli bomba gibi hissediyorum, bir gün birine çok kötü patlayacak gibi hissediyorum. ama nedenini de hiç bir şekilde bilmiyorum. işte hobi olarak şunu yap vs. diye tavsiye verecek dostlara şimdiden söyleyeyim; işe yaramıyor. evde bob ross izleyip resim bile yapmaya çalıştım, tek öğrendiğim şey resim konusunda ne kadar beceriksiz olduğum. normalde neşeli, konuşkan birazda çılgın takılan bir insanım fakat son zamanlarda hiç kimseye tahammül edesim yok, yapamıyorum. örneklemek gerekirse şu an hayat öyle boş geliyor ki, kıyamet gelse herkes birbirine saldırsa (tamam, fikri the purge'dan aldım) silahı alıp herkese sıkabilirim. kız arkadaşımdan'da aylar önce ayrıldım ve aylar sonra bana tekrar mesaj atıp evde buluşalım dedi, hayır ev müsait değil, çok kirli deyip dışarıya kahve içmeye çıktık, uzun uzun sohbet muhabbet ettik, ben buna yine bir bağlanma hissi yaşayıp birazcık işte oraya gitme buraya gitme, seninle tekrar beraber olmak istiyorum dedim. tabii kafası güzelken bana bir güzel giydirdi, ben de o sinirle ağzıma geleni söyleyip her yerden engelledim ve sildim.

blu çağı dedikleri olay bu mudur? bu saçma sapan ruh halinden nasıl kurtulabilirim?
0
dash berlin
(26.02.18)
Riyazet hayatı yaşamayı dene.

Edit: Aileden maddi anlamda ayrılırsan bir tür riyazet hayatı yaşar gibi olacaksın zaten şu durumla kıyaslandığında. Maddi olarak ailenden ayrılmayı deneyebilirsin.

Edit 2: Daha fazla uyuşturucu kullanabilirsin bu arada. Speedball da iş görebilir, acılarına son verir.
0
rahip janick
(26.02.18)
23-24 gibi o tarz bunalımlara giriliyor. Bence güzel bi iş bulup kendi hedeflerinin peşinden koşmalısın. Kariyer en temiz vakit geçirme yöntemi :)
0
roket adam
(26.02.18)
Halinize imrendim diyebilirim. Ben her zaman hayatta yapılacak, görülecek, okunacak, izlenecek, tanınacak, bilinecek bir çok şey olduğunu; bunları hiçbir zaman tam anlamıyla deneyimleyemeyeceğimi düşünür üzülürüm.

Sizin yerinizde olsam sevdiğim bir uğraşıyı işe dönüştürür, o alanda kariyer yapmayı düşünürdüm.

Bu arada aileden maddi olarak ayrılmak da iyi bir fikir bence +1

Bir de maddi açıdan sizin kadar rahat olabilseydim, yardıma muhtaç hayvanlara yardım ederdim.

NOT: Bütün fikirleri yurtdışında yaşadığımı düşleyerek verdim.
0
l arrache coeur
(26.02.18)
Bence senin bir amaca ihtiyacın var. Amacı olmayan her canlı yok olur.Neden varolduğunu araştırabilirsin ben dini yönden olaya yaklaştım ama kafana yatmaz ama yatar. Uzun uzun yazardım ama vakit kısıtlı umarım varolma amacını bulur keşfeder üzerine gidersin.
0
myopati multi minicore
(26.02.18)
ben de 25 yaşında henüz bunların hiçbirini yapamadığım için mutsuzum:)
0
nothing in my way
(26.02.18)
steam'le sevişmeyi düşündün mü? özellikle tek kişilik oyunlar ilaç olabiliyor böyle tükenmişlik hallerinde. başka bir kurgu, başka bir hayat, başka bir beden, başka bir evren namına düşünmekten doğan sinyaller beyne tuhaf bir şekilde iyi gelebiliyor.
0
testis agrisi
(26.02.18)
Şu anda aklıma gelen farklı şeyler:

- Ulusal veya uluslararası sivil toplum örgütlerine katılıp insanlara, hayvanlara, doğaya yardım etmek.

- İlgi alanınız dahilinde bir konuda uzmanlaşmak. Mesela oyun mu oynuyorsunuz? Oturun kendi yaşanmışlıklarınızı da katarak oyun geliştirin. Kendim yapamam derseniz şirket kurun ve doğru elemanlar alın çalışın. Bu bir örnek sadece.

- Yatırımcı olun. Fikri olup para bekleyen insanları bulun. Onlarla anlaşın. Başardığınız şeylerle mutlu olun.
0
bartman
(26.02.18)
Yani profesyonel falan değilim ama bir çeşit psikolojik rahatsızlığınız vardır belki. O yüzden durumu belki profesyonel biriyle görüşebilirsiniz.

Bir de kendi fikrimi söyleyeyim. Yaşadığınız her şey insanların dayattığı eğlence algısına dayanıyor. İşte içmek, sarhoş olmak, ne bileyim çok çılgın olmak; en çılgın olmak hatta. Sadece bu hadisenin türevlerini yaşayıp her ortamda bulunmuşumdur diyorsunuz. Siz aynı ortamın farklı versiyonlarında bulunmuşsunuz aslında. Belki bu odakta düşünmek mutlu olacağınız yeri buldurur size.
0
windowsguvenlikduvari
(26.02.18)
hayattan beklentilerin buysa doymuşluk hissi normal. bunlar fiziksel veya yüzeysel deneyimler gibi.
0
passion rules the game
(26.02.18)
@myopati multi minicore maalesef hiç dindar biri değilim ve hayatım boyunca sanırım olamayacağım. yapım gereği herkesi/herşeyi sorguluyorum ve nedenini araştırıyorum. bana x'i soramazsın çünkü o çok güçlü dersen hiç bir şekilde sebepsiz yere inanamam... 18-19'lu yaşlardan zaten dinden tamamen kopmuştum.
0
🌸dash berlin
(26.02.18)
@testis agrisi bu aralar çok fazla rimworld ve stellaris'e sardım, başka bu tarz sci-fi 4x, rpg tarzında önerebileceğin single/indie yapımlar var ise tavsiyelerini alabilirim. teşekkür ederim <3
0
🌸dash berlin
(26.02.18)
her şeyi yaşamak diye anlattığın sex drugs party vs.den ibaret. sorun olarak ifade ettiğin şeyde tek etkili olan şeyin bu olduğu fikrinden vazgeç önce bir kere. lise 1'den beri bunların dışında bir şeyler de yaşamış olmaman mümkün değil. onları da bir gözden geçir. şu anlattığın "budist ol ya da bir tarikate bağlan, manevi hazların peşine düş vb." demenin dışında somut, işe yarar bir öneride bulunmak mümkün değil söylediklerine karşılık.
0
dafaisss
(26.02.18)
hayatı berbat giden gençlik bile yaşayamamış sürekli sorumluluk almak zorunda olan, çalışıp didinmesine rağmen elinde avucunda bir şey kalamayan ve sosyal hayattan da sürekli darbe yiyen birini bulup hayatlarınızı değiş tokuş edin. hem o kişi rahat bir nefes alsın, hem sen hayat nedir ne değildir farklı ve gerçek yönlerden tecrübe et.
0
harekatamiri
(28.02.18)
depresyon bu ama...
0
e haliyle
(28.02.18)
''BİRİNE PATLAYACAĞIM'' dikkat et sana patlamasınlar
''SİLAHI ALIP HERKESE SIKARIM'' boş beleş yaşamışsın gibi geliyor bana bu kadar imkanla bu kadar gezmeyle kendine anca high kafalar eklemişsin bunun pişmanlığı yaşa bence.
ayrıca depresyondasın geçer
uzmana gidin +1
0
gündüz m
(28.02.18)
Bir uzmana gidin.
0
veritaslibertas
(28.02.18)
(15)

Sevgilinin eski sevgilisi

apolitikherif
4 dil bilen karizmatik kaslı zengin ve iş güç sahibi bir adam olması, sizin ise sıradan ve henüz düzenli geliri olmayan bir öğrenci olmanız size kendinizi nasıl hissettirirdi?
4 dil bilen karizmatik kaslı zengin ve iş güç sahibi bir adam olması, sizin ise sıradan ve henüz düzenli geliri olmayan bir öğrenci olmanız size kendinizi nasıl hissettirirdi?
0
apolitikherif
(24.02.18)
Elamanin bi falsosu varmis ki ayrilmislar
0
all girls dream
(24.02.18)
Yara bandı mıyım ben diye bir düşünürdüm.
0
marla is in my head
(24.02.18)
kasma bu kadar erasmuslusun sen tadını çıkar :)
0
biravekahve
(24.02.18)
Açıkçası b.k gibi hissettirirdi kardeş. Sevgilimin boşta kalıp saçmaladığını, o yüzden bana sardırdığını, yine o standartlara sahip birine denk geldiğinde beni terk edeceğini düşünürdüm içten içe. Dolayısıyla kendimi pek kaptırmamaya çalışırdım.
0
i m cool with that
(24.02.18)
kız bakire değil ve kasedi var. ben böyle düşünürdüm.
0
attila
(24.02.18)
aynı durum benim de başımda ben de kendimi yarabandı hissediyorum ama kız ayaklarıma kapanıyor ayaklarımı bile öpüyor yani. yapma diyorum yapıyor. ben de öğrenciyim ve fukara herifin tekiyim. kız benden büyük ve durumu da çok iyi.. kafam çpk karışık
0
dakota
(24.02.18)
gerçek aşk maddi duruma da dile de bakmaz.

bir kusuru varmış ki bitmiş. geçmişi unut geleceğe bak, kendini bir anda işe yerleştirip zengin olamazsın.

herkes yerini yaşını biliyor sonuçta. siktir et.
0
buiret
(24.02.18)
Herşey paketten ibaret değil.
Olduramamışlar ki ayrılmışlar.
Senin kafana takmanı gerektirecek birşey yok.
0
chitosan
(24.02.18)
digeri o kadariyi olsaydi seni secmezdi, karsindakini taniyorsan bilirsin sana hislerini. kiskandirmak ya da baska sey icin olsa cocugun x2 tipi biriyle olurdu bence.

bazen her seyi olandansa hicbir seyi olmayan insan daha iyi gelebiliyor. sevgi / anlasma / uyum gibi seylerde.
0
bugun hava gunluk gureslik
(24.02.18)
yeni sevgilisi öyle olsa daha çok koyardı . bi de bunu düşün
0
ekşi yazarı olmak istiyorum
(24.02.18)
Belki çükü kalkmıyordu, belki ona iyi davranmıyordu, bilemezsin. Ben bir şey hissetmezdim.
0
Tutkun
(24.02.18)
4 dil bilmesine bir şey diyemeyeceğim, zengin olmasına da bir şey diyemeyeceğim; ama kaslı ve karizmatik olması senin suçun. yani senin kaslı ve karizmatik olmaman senin suçun. vücut yap, iyi giyinmeyi öğren, adabı muaşeret kurallarından haberdar ol. öğrenciyken kimse zengin, iş güç sahibi olmanı beklemiyor zaten.
0
sen git ben geliyorum
(24.02.18)
iyi s**yorsan problem yok bence. kadınları anlamaya çalışma senden beklentilerini yerine getir.
0
kveldulv
(25.02.18)
"oha, ben on heteroseksuel zannediyordum", diye hissettirirdi.

bu kadar luzumsuz seyler dusunmektense mutlu olmaya calissaniza?
0
e haliyle
(25.02.18)
Sevgilinizin eski sevgililerini araştırmayı bırakıp kendi ilişkinize odaklanın, diğer türlü çok başınız ağrır.
Yalnız, teselli etmeye çalışırken mantıksız yorum yapanlar olmuş: adamın br falsosu/kusuru varmış da bitmiş, o kadar iyi olsaydı seni seçmezdi vs. Adam gerçekten sorunlu da olabilir ama elinizde bunu destekleyecek bir veri yokken bu denli kesin konuşabilmeniz şaşırtıcı. Birilerinin eski sevgilileri olarak hepimiz sorunluyuz o zama sizin mantığınızla.
0
pike
(25.02.18)
(10)

tüm gençliğimi yok etmiş hissediyorum

whatdreamsnevercome
yirmili yaşlarımın bir yarısını fakirlik,diğer yarısını ise kendi kendime yarattığım maddi bir zorluğun altından kalkmaya çabalayarak geçirdim. şuan arkama baktığımda, yirmili yaşlarımın bitmiş olduğunu ve o yıllara dair hiçbir şey yapmadığımı görüyorum.gerçekten hiçbir şey. sıfır, bomboş. o yılları
yirmili yaşlarımın bir yarısını fakirlik,
diğer yarısını ise kendi kendime yarattığım maddi bir zorluğun altından kalkmaya çabalayarak geçirdim. şuan arkama baktığımda, yirmili yaşlarımın bitmiş olduğunu ve o yıllara dair hiçbir şey yapmadığımı görüyorum.

gerçekten hiçbir şey. sıfır, bomboş. o yılları hiç yaşamamış gibiyim.

ve çok üzgünüm. daha önümde uzun yıllar var belki, belki bu şekilde teselli edeceksiniz. ama öyle değil. o yıllar geçti bitti. yalnızca o yıllarda yaşanebilecek şeyler vardı ve hiçbir şey yaşamadım. koskoca bir boşluk.

insanların güldüğü eğlendiği gezdiği delirdiği yıllarda ben ya para harcamamak için evden çıkmadım çünkü param yoktu. ya da kendi yarattığım maddi zorlukları atlatabilmek için bütün gün bilgisayarda, boynumu kaybedene kadar oturup çalıştım, bir çok kez yalnızca ekrana baktım ve bir evin odasında çürüyüp gittim. hiç yurtdışına çıkamadım, toplamda 3 kere bile tatil yapamadım, 20 yaşımdan beri. hiçbir şeye sahip olamadım, hiç kimsenin minnetle anacağı biri olamadım, hiç bardağın dolu tarafına bakamadım.

bir bilgisayarın başında hep bir sonraki gün daha iyiye gitsin diye çabalayıp bugünümü yok ettim ve bir sonraki gün de hiçbir zaman daha iyiye gitmedi. günümü, her zaman daha kötüye gidecek bir gelecek için yok ettim. bir bilgisayarın başında tüm sosyal özelliklerimi hızla köreltip çekicilikten uzak bir hayvana dönüşüşümü izledim sadece.

elimde avucumda hiçbir şey yok. arkama baktığımda bugünlerimin iyi geçeceğini düşünerek silip attığım yıllar var. ve artık ne yapacağımı bilmiyorum çünkü her şeyden öyle kopmuş durumdayım ki. hiçbir şekilde ne yapacağımı bilmiyorum. başka bir şehre veya ülkeye gidip bir şelyere mi başlasam veya böyle bir gücüm var mı. onu da bilmiyorum. ne için gidicem, ne için bir daha yıllarımı silip atıcam ve bu sefer de kırklı yaşlarımda arkama bakıp 30'lu yaşlarımı yeni bir hayata başlamak için harcadığımı mı görücem. bilmiyorum. ne yapıcam?
0
whatdreamsnevercome
(22.02.18)
depresyon. niye, nasil buraya geldik, mevzu bu degil. acilen yardim alin.
0
e haliyle
(22.02.18)
Seni çok iyi anlıyorum. İnsan çabalayınca ucundan kıyısından kurtaracağını, yetişeceğini düşünüyor ama giden yıllar telafisi mümkün olmayan bir şekilde yitip gidiyor.

Yaşamak artık umut kırıntısı ve mecburiyet arasında süregeliyor. Eğer hayatında sana bir nebze de olsa mutluluk veya huzur veren bir şey varsa, ondan yiyerek çabalamaya uğraşabilirsin. Zaten, en azından razı olabileceğin kadar bir şeyleri elde etme ihtimalin olduğunu düşünüyorsan, hiçbir şey yapmamak, bu minik ihtimali de sıfırlar. Ama en nihayetinde, hayat bazıları için çok b.ktan ve bazıları için hataların telafisine imkan vermiyor.
0
skooma
(23.02.18)
alışacaksın. Aslında cümlenin en başına ''Buna da'' yazmak lazımdı. İnsanoğlunun en büyük kabiliyeti ''intibak''

Senin pozisyonunda, hatta çok daha kötü olan insanların sayısı çok fazla. Bir kısmı farkında değil, bir kısmı farkında. Sen de aslında kaçırdıklarının birçoğunun farkında değilsindir ama o küçük şeyler dahi psikolojinde etkisini göstermiş.

Zamanla geçecek. Büyük ihtimalle şu anda bi' boşluktasın, tutkuyla bağlandığın ya da kendini mecbur hissettiğin şeyler yok. Eskilerin bi' duası vardı; ''Allah bunu unutturacak dert vermesin'' diye. Ben bunun anlamını yıllar yıllar sonra, house md izlerken ayrımsamıştım. Çünkü öyle kötü anlarda söylüyorlardı ki, ''Allah bunu unutturacak dert vermesin''i hani diyordun, lan şimdi bi' şey olsa ve herkes/herşey ölse benim umrumda olmaz. Bunu unutturacak ne olabilir diye de, hayat öyle değil işte. Hayat filmlerdeki gibi tanrının aslında para gayesi güden iyi niyetli senaristlerinin olduğu bir yer değil. Pis kokulu bi' dünya, hani 8 milyar diyorlar ya, o da yalan. Senin için bu dünya taş çatlasa 300-400 kişiliktir.

Bu hissettiğin belki de farkında olmadığın boşluk duygusu geçince bu hislerin de geçecek, kaygıların çeşitli alanlarda dağılacak/yoğunlaşacak düşünmek yerine düşünmeye zaman kalmayan hamleler yapmak-aksiyomların içine dahil olmak zorunda kalacaksın. O zaman da başka şeyleri dert edeceksin.

Yani, hayat bu zaten. Çokcası genetik ve sosyo-kültürel miras. Sen tek başına neredeyse bir hiçsin, yaşadıkların ya da bundan sonra yaşayacakların da büyük oranda senin suçun/kabiliyetinden kaynaklı değiller. Olacak olan olur. Seninle çokcana ilgisi yok. Bunu ''yaratılış'' felsefesinden bağımsız bir şekilde söylüyorum, yani neye inandığınla zerre ilgilenmeden. Tamamiyle 'gerçek'likle. Yer çekimi gibi.

Bu duygudan bazı anlarda kurtulmak mümkün/pektabi bazı anlarda saplanmak da. Mesela herşeyi boşverebildiğin bir zaman diliminde bu dünya hayatı sana uzaktan gösterilseydi-arkadaşının dahil olduğu bir oyun gibi- sen de içinde olmak isterdin, ne olursa/olacaksa olsun denemek. Benim de aklımı kurcalayan büyük çıkmaz da bu zaten, herneyse şimdi konumuz bu değil.

Geçecek, içinde bulunduğun durum kaygı alanını daraltacak bir nesne ya da amaç uğruna bitecek, tıpkı insanların zırva ''aşk'' acıları gibi.

Son paragrafta yalan söyledim, geçmeye-debilir. Belki temelli olarak da zokayı yemiş olabiliriz tabi ama bu daha düşük bir olasılık. Başta da belirttiğim gibi, aslolan şey senin asil kanında olmasa bile insanlık doğasında var ''intibak''.

Avam bu durumu ya işine konsantre olarak ya da aşık olarak atlatır, sen de büyük ihtimalle o şekilde atlatacaksındır ama burada meseleye arz olan şey karşına böyle bir pozisyonun çıkması/çıkma ihtimali. 30'undan sonra yapmaya başlaman gereken şeyler, öncelikle ''ne yapmak istediğine'' karar vermek, çünkü içinde hala herhangi bir alanda istek varsa zaten şanslı olanlardansın. BU isteğe yönelik ihtimalleri arttıracak yerlerde bulunup/onun üzerine çalışacaksın, sonrası tufan.

Eğer istek yoksa da yapabileceğin şeyler zaten daha önce de defaatle konuşulmuş/anlatılmış şeyler. İnsanoğlu artık bu olayı bilimsel olarak çözmüş.

Ama sen büyük olasılıkla şimdi çözümü değil de ''saplantıyı'' istiyorsundur, ben o konuda deva olamayacağım sadece şu kadarını söyleyebilirim; ne yaparsan yap geçti ve gitti. Artık bir daha dönüşü yok. Olmayacak yani o kafandaki şeyler. Bırak gitsin. Çünkü aslında ''herşey yerli yerinde''.
0
mete kudur
(23.02.18)
evlen ve sonrasında çocuk yap. bu şekilde hayatını sonlandırıp mutlu olabilirsin heheh
0
kveldulv
(23.02.18)
Yirmili yaşlarda yapılmasını gerekli bulduğun çoğu şeyi yaptım ama benden de bi halt olmadı. İçini rahatlatacaksa.
0
femme vitale strikes back
(23.02.18)
Ben de aynı durumdayım. Tamamen. 20'li yaşlarım bomboş geçti. Hiçbir şey yapmadım ve hala da yapmamaya devam ediyorum. Ve ben senin gibi parasız ya da çalışmak zorunda olduğu mdan değil tamamen kendi salaklığımdan ve vizyonsuzluğumdan tamamen boş geçirdim gençliğimi. Evet çok haklısın bazı şeyleri o yaşlarda yapmak gerekiyordu ve yapmadık. Ama geçti bitti. Yapacak hiçbir şey yok. Ve bunları düşünerek 30'lu yaşlarda yapılacak şeyleri de kaçıracağız haberin olsun.
0
proculianus
(23.02.18)
içini rahatlatacaksa türkiye'de yaşıyoruz, hangimiz 20li yaşlarını dilediğince geçirdi sence? anne baba baskısı, toplum baskısı, parasızlık, eğitim yetersizlikleri, kölelikler. tv dizilerindeki gibi geçmiyor hayatlar, çoğu insan senin gibi.
0
pinkpeony
(23.02.18)
şimdi de bardağın dolu tarafını gözden kaçırıyorsun :)

hani şu "hayat iniş çıkışlarla doludur" lafı var ya, o laf çok doğru. hayat iniş çıkışlarla, zig zaglarla dolu. yaşadım, biliyorum.
ben kendi hatam olmayan nedenlerden iflas ettim iki kez. dibin dibine indim. diş tırnak elde ettğim ne var ne yoksa gitti. daha da eksiye indim. iki çocuk annesiydim üstelik. durum öyle saçmaydı ki, takılsam kalsam asla altından kalkamazdım.
daha neler neler, ne inişler ne kayıplar...
şimdi 58 yaşımdayım. 58 yaşında yeni bi hayata başlanır mı? evet, bal gibi başlanır. aksini söyleyen sen değilsen her zaman yeniden başlanır. sen 20'li yaşlarım gitti diye yanıyorsun ben buradan öyle görmüyorum. 20'ler ne ki diyorum. daha hayatın başı. son büyük iflasımı yaşadığımda 39 yaşımdaydım. diğeri de 27-28 gibiydi. şimdi 58'im ve yeniden başlıyorum.

gidene yanmakla eline iyi bir şey geçmez. moralin bozulur, aklını geçmişte bıraktığın için zamanı ve geleceği kaçırırsın.
olabildiğince yaşadıklarından öğrenmeye çalışacaksın ve asla vazgeçmeyeceksin. tekrar başlayacaksın. bu sefer daha bilerek daha akıllıca. bu artık hata yapmayacağın anlamına gelmiyor. yine hatalar yapacaksın. hatalarını göğüslemeyi öğreneceksin. hatta zaman gelecek "iyi ki" diyeceksin, hatalarınla barışacaksın. onları yaşamasaydım şimdiki ben olamayacaktım diyeceksin. şimdi çoğunun farkında değilsindir ama sabret onun da zamanı gelecek :) her şerde bir hayır lafı da doğru bi laf çünkü.

kendine bi çizelge yap. yapmak istediklerini listele. yeni bir sayfa açıyorsun, seçeneğin çok. seni zorlayan olgulardan biri de bu. eleme yapman lazım. en önemsediğin şeyleri yaz, olmazsa olmazlarını yaz.. beyin fırtınası gibi yap. acele etme, olgunlaşması için süre tanı. gönlünün muradını bulduğun anda gerisi çorap söküğü gibi gelecek hiç merak etme.
ve lütfen geriye olumsuz gözle bakıp takılma. onlar yaşandı bitti, edindiğin tecrübeler cebinde. öyle düşün.
önünde kocaman bir hayat var. daha bilerek daha tadını alarak yaşayacağın bir hayat.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(23.02.18)
Köye yerleş
0
nihilanth
(23.02.18)
üstte cok güzel cevap yazan yazar arkadaslarimiz var zaten. benim de diyecek pek bir seyim yok. ama umudunu kaybetmemen gerekiyor ve kendini o olumsuz ve seni asagi çeken duygulara teslim etmemen gerekiyor. su anki memnuniyetsizliğinin ve mutsuzluğunun farkına varmak bile cok büyük bir şey. bir sorun oldugunu keşfetmişsin, hayatında bazı seyler seni mutlu etmiyor. ve etmemeye devam ediyor. hemen değiştir onları. ve unutma, hayat korkanlara hiçbir zaman yardim etmez.
0
tomcruise
(23.02.18)
(8)

Ben neden böyle olamıyorum?

işimdeyim gücümdeyim
Hayır gerçekten kıskanmıyorum, sadece imreniyorum.Şu, adamın kitaplığı:https://www.instagram.com/p/BcMWLOehAGuBelli ki hayatında gördüğü tüm kitapları okumuş adam. Bir de yazdığı çok detaylı, araştırmalar gerektiren yazılar ve yaptığı önemli işler var. Katıldığı seminerleri, toplantıları falan saymı
Hayır gerçekten kıskanmıyorum, sadece imreniyorum.

Şu, adamın kitaplığı:
www.instagram.com

Belli ki hayatında gördüğü tüm kitapları okumuş adam. Bir de yazdığı çok detaylı, araştırmalar gerektiren yazılar ve yaptığı önemli işler var. Katıldığı seminerleri, toplantıları falan saymıyorum.

M. Serdar Kuzuloğlu'ndan bahsediyorum.
Adamın sanki 24 değil, 240 saati var.

Bir de bana bak.
Bir tane kitap okuyacağım diye planlar programlar yapıyorum yine de beceremiyorum. Bu adamlar nasıl yapıyor? Ben de her şeyi öğrenmek, bilmek, kendimi geliştirmek isteyen bir insanım ama olmuyor. Nasıl olur? Olduramaz mıyım?
0
işimdeyim gücümdeyim
(21.02.18)
okumamistir hepsini rahat ol.
0
baldur2
(21.02.18)
sartlariniz ayni mi? simdiye kadar ayni miydi? bos sorular bunlar.

elinden geleni yap, yeter.
0
e haliyle
(21.02.18)
Hepsini okumamıştır +1, bir de onun da kendi alanı dışında bilgisi çok sınırlıdır emin ol, dert etme yani. Her şeyi öğrenemezsin, gerçekten ilgini çeken şeylere yönel, o zaman vakit ayırmak kolaylaşacaktır.
0
i was made for you
(21.02.18)
zaman kaybi olan herseyi mumkun oldugunca hayatttan cikartmak veya minimuma indirmek gerekiyor, ornegin televizyon, sosyal medya, arkadaslarla bos muhabbetler vs. Daha sonra hayatta verimliligi dusuren zamn kaybettirici seylerden kurtulmak gerekli, ornegin trafikte gecirilen zaman, is yerinde ekstra mesailer. bir digeri de kendine ayiracagin zamanda telefonu sessize almak gerekiyor, ne zaman birsey yapacam dersen telefona ya arama, ya mesaj gelir. Bir diger unsur da hayatindaki insanlarin senin planina saygi duymasi lazim, ornegin kitap okuyacam diye odaya girdin, cevrendeki insanlarin cat kapi odana girip birsey sormamasi, senden birsey istememesi gerekiyor.

Tum bunlari ozellikle turkiyede buyuk sehirlerde saglamak gercekten zor, hem ekonomik olarak rahat olmali insan hem de kendine bu yonde ortam hazirlamali. Tum bunlar olmuyorsa ornegin kitap okumak icin yakin bir kutuphaneye gidilebilir, boylece rahatsiz edici faktorler minimuma indirilebilir.

Emin ol sadece sen degil kimsenin zamani yok ki o da tum kitaplari okuyamadigindan yakiniyordur ve okuyamamistir. bir gun herkes icin 24 saat. Eldeki zamandan "mumkun oldugunca" verim almaya bak. artik bilgi akisi o kadar yuksek ki herseyi ogrenmek imkansiz, insan kendi sinirli uzmanlik alaninda bile her turlu bilgiye hakim olamiyor.
0
emrahday
(21.02.18)
bence sen kendini geliştirmek, bilmek, öğrenmek isteyen bir insan değilsin. özentisin işte. içinde okuma aşkı olsa istediğin her şeyi okursun. öyle uzaktan baktığın adamlara imrenirsin sadece. adam o kadar açıklama yaptı. sizin özendiğiniz hayatım o kadar da matrak değil gayet sıkıcı bir çok eğlenceden feragat ediyorum dedi.

sen bence instada kitap temalı sözleri likelamaya devam et.
0
tragedystreets
(21.02.18)
"Bir tane kitap okuyacağım diye planlar programlar yapıyorum yine de beceremiyorum."

çok anormal bir durum. hani kitaba başlıyorum uzun sürede bitiriyorum desen anlayacağım da, plan yapıp okuyamamak çok garip.

okumayı gerçekten istesen okursun. ben tıklım tıkış ikarus otobüslerde, ikarus motorunun muazzam gürültüsü altında sallana sallana kitap okurdum. sen de bir yerlerden başla. okuma alışkanlığın yoksa bile köşe yazısı, dergi, gazete falan oku bari.
her şeyi öğrenmek bilmek istiyorsan bir şeylerden feragat edeceksin. en başta internette geçirdiğin zaman geliyor.
0
tabudeviren
(22.02.18)
Outliers ı oku
0
nihilanth
(23.02.18)
O kutuphanenin ise yarar sayfalarla dolu oldugunu nereden biliyorsun? Sen elinden geleni yap. Zamanini ona gore yonet.
Ama yukaridaki arkadasa da karliyorum, kendini gelistirmek isteyen biri degilsin, kitap okumus olmaya ozenen birisin.
0
stavro
(23.02.18)
(6)

sinir bozan olaylar, kişilerle nasıl başa çıkıyoruz?

ontheroad
dün arkadaşımın gelmesini beklerken bilgisayarda birkaç işi halletmek için bir kahveciye girdim, sipariş vermeyi bekliyorum. bu sırada sipariş vermeyenler bile geçip oturuyor, birilerine yer tutuyor. yer bulamam diye kahveyi beklerken ben de etrafa bakınmaya başladım sonra hareketlenen birilerini gö
dün arkadaşımın gelmesini beklerken bilgisayarda birkaç işi halletmek için bir kahveciye girdim, sipariş vermeyi bekliyorum. bu sırada sipariş vermeyenler bile geçip oturuyor, birilerine yer tutuyor. yer bulamam diye kahveyi beklerken ben de etrafa bakınmaya başladım sonra hareketlenen birilerini görünce yanlarına gittim. kalkıyoruz geçebilirsiniz deyince kalkmalarına müsade edip ayakta durdum. o sırada kadının biri telefon kulağında daldı masaya, sormadan etmeden, insanların toparlanmasını bile beklemeden oturdu direkt. ben bekliyordum ama geçip oturdunuz diye uyardım. kadın telefonda bir yandan karşıdakine laf anlatıyor bir yandan ben oturdum falan diyor. ben de ayakta kalkmalarını bekliyordum diye kendimi anlatmaya çalışıyorum. sonra kalktı koltuktan geç dedi. giderken de bayanlara güya öncelik tanınır ama ayısınız böyle işte diye bir şeyler dedi.

dünden beri aklıma geldikçe sinirleniyorum. kadın daha insan olamamış bana 'bayan'lara öncelik tanıyın diye ders vermeye çalışıyor, ayı diyor. haklı olduğum halde hakaret yiyorum. üstüne iki gündür sinirim bozuluyor. belki ben biraz çok düşünüyorumdur bilmiyorum ama insanların haklarına saygı göstermek, hakaret etmemek bu kadar zor olmamalı. soruya gelecek olursak nasıl unutuyoruz hatta hiç kafaya takmıyoruz böyle olay ve kişileri?
0
ontheroad
(21.02.18)
ya arkadaş, kezban değil normal bir insan olsa, öyle fırsatçılık yapıp başkasının hakkına gasp etmeye çalışmaz.

bu tip insanlar hep aynıdır, bankada denk gelirsin, devlet dairesinde denk gelirsin, bu tür de ben bağyanım diye kadınlığını pazarlayan cinsten.

siktir et mk orospusunu.

ben çoğunuza nazaran çok az toplu taşıma aracı kullandım. mesela ne bileyim abi, ömrü hayatımda boş olmadığı sürece oturduğum hiç olmadı ve önüme gelen her ihtiyaç sahibine de yer verdim.

tabi insanları da gözlemleme fırsatında bulundum, 70 yaşında adam, kadın ayakta zor dururken, orasını burasını millete sürttüre süttüre yer kapıcak diye ne dindar ablalar gördüm, ne müslümanlar ohoo, bitmez bunlar azizim.

yerinde olsam onun seviyesine inerdim. sen kimsin bana laf söylüyosun mk kezbanı derdim mesela.

bana ayı diyorsa ben de hakkını veririm kimse kusura bakmasın.
0
Photographer
(21.02.18)
@Photographer; kadının yer vermeye zahmet etmesinin şokunu yaşıyordum o sırada :)
0
🌸ontheroad
(21.02.18)
yaninda cocugun olsaydi ne yapacaktin?

ben yanimda kardesim varken kavga etmistim. yokse doner giderdim belki.

millet dusunceli degil. millet, millet iste...

ondan once bir kere ama, yabanci bir kadina koltugumu verip sonra sabaha kadar otobus bulamamistim. "ben de kadinim ama memleketimdeyim" diye... sonra canim sikildi ama... hakkini istemek de zanaat.

bazen baska seye dolup boyle seylere bozuluyoruz. gergin oldugumuzu farketmemiz icin firsat, nevi... bosver... onunda ne derdi var, kim bilir...
0
e haliyle
(21.02.18)
bence toplumda cinsiyet farketmeksizin bu tarz hareket yapan bir sürü insan var. ben de tam tersi benzer adamlarla karşılaştım trafikte şurada burada. olaylara dışarıdan bakınca büyütülecek bir şey yok gibi gözükse de o an onları yaşarken ve yşadıktan sorna insan çok sinirleniyor ve kolay sakinleşemiyor. sanırım böyle kişileri ve olayları kafaya takmamak da bir yaşam becerisi ve bende de yok olsaydı keşke.
0
iwillsee
(21.02.18)
Kadin bariz bir bicimde barzoymus.
Bosver moralini bozduguna degmez.

Sen cizgini bozma kardes, "baymayan"lara yer verirsin bundan sonra :D
0
chitosan
(21.02.18)
Bu insanlara gerektiğinde laf sokmak gerekiyor. O anda sadece "gördük" deseydin bile laf yollamış olurdun o kadına. Kadın gördük lafını duyunca aklında hemen "gördük kimin ayı olduğunu" cümlesi belirirdi. O saatten sonra kavga etsen ne olur, etmesen ne olur. Tepkini ortaya koymuş oluyorsun.

Yazmışken geçenlerde yaşadığım bir düşüncesizlik örneğini de anlatayım. Gitar kursundan çıkınca otobüse biniyorum. Genelde arkaya doğru ilerleyip oturmuyorum gitar nedeniyle. Bir ara önümdeki bir koltuk boşaldı. Ben tam oturmayı düşünürken başka bir kadın kendi koltuğundan kalkıp oraya geçti. Hanımefendi ters tarafta oturamıyormuş. Ulan o zaman hiç oturma. Tıklım tıklım otobüste niye yer değiştiriyorsun kafana göre. Haha lükse bak ya.
0
dissendium
(21.02.18)
(7)

günde 3 litre bira içerken daha sağlıklıydım

diffarentiationation
2 ay yurtdışında kaldım ve bu sürede günde litrelerce bira içtim. türkiye'ye dönünce sıfıra indirdim alkolü.kesin olarak söyleyebilirim ki, o zamanlar daha sağlıklı hissediyordum, daha iyi uyuyordum, daha zinde kalkıyordum, soğuktan daha az etkileniyordum. zihnen de daha iyiydim kesin olarak.burada
2 ay yurtdışında kaldım ve bu sürede günde litrelerce bira içtim. türkiye'ye dönünce sıfıra indirdim alkolü.
kesin olarak söyleyebilirim ki, o zamanlar daha sağlıklı hissediyordum, daha iyi uyuyordum, daha zinde kalkıyordum, soğuktan daha az etkileniyordum. zihnen de daha iyiydim kesin olarak.
burada kendimi süte verdim diye mi böyle oldu acaba? havadan, sudan mı yoksa? hani zararlıydı alkol?
0
diffarentiationation
(20.02.18)
sabahları walking dead sahnesi gibi bir şehre uyanmak ömürden çalıyor yalan değil. bence olay bira değil, insanların mutsuzluk saçması.
0
angelofdeath
(20.02.18)
turkey effect. 10 sene önce belarus'a gittiydim. türkiye'ye dönünce ilk söylediğim, burada mühendis olacağıma belarus'ta kağıt toplayıcısı olmak daha iyi idi. ama olmadı olamadı.
0
tukenmez adam
(20.02.18)
Laktoz intoleransınız olabilir mi?
0
inawen
(20.02.18)
Aynı durum bende de var. İçtiğim günler (ki haftanın yedi gününe tekabül eder genelde) çivi gibi uyanıyorum erkenden.

Çoğu insan içince uyanamaz veya güne kötü başlar ama bende öyle olmuyor işte. Tüm gün daha enerjik daha pozitif oluyorum.
0
kaderimse np
(20.02.18)
cok uzucu...

ben cocukken gittim geldim; bazen hic gitmeseydim sonraki hayatimda daha neseli birisi olurdum, diye dusunuyorum. orada mutluydum, cunku... insanlar sakindi, huzurluydu. :(
0
e haliyle
(20.02.18)
Sebebinin alkol olmadığı çok açık değil mi? Ülke değiştirmişsin binbir tane şey değişti sağlığını etkileyen.
0
Adramelekhh
(20.02.18)
buraya gelince muhtemelen kendini şekere, una verdin, sağlık alkol ile doğru orantılı olan bir şey değil ki.
0
gezegen olan pluton
(20.02.18)
(1)

Yardım kuruluşlarının isim listesi?

karabasun
Merhaba. bir akademik çalışma için türkiye veya istanbul'daki yardım kuruluşlarının isim listesini arıyorum, lakin bulamıyorum. böyle bir bilgiye ulaşmam mümkün değil midir?
Merhaba.
bir akademik çalışma için türkiye veya istanbul'daki yardım kuruluşlarının isim listesini arıyorum, lakin bulamıyorum. böyle bir bilgiye ulaşmam mümkün değil midir?
0
karabasun
(20.02.18)
www.dernekler.gov.tr

yabancilarin ismi burada turkce tercume olabilir, kurcalarsaniz bulursunuz baska liste, "yabanci stk'lar" seklinde.

bu mesela: www.dernekler.gov.tr
0
e haliyle
(20.02.18)
(11)

Çok Açık Sözlüymüşüm

tahin pekmez yoğurt
Bana herkes böyle diyor, çok açık sözlüsün bu çok iyi bir şey değil diyorlar. Bu gerçekten kötü bir özellik mi? Bir insanın arkasından konuşmaktansa doğru bir şekilde söylemek daha iyi değil mi? Türkiye'de insanlar genelde sinsi ve söylemeleri gereken şeyleri direkt söylemedikleri için insan ilişkil
Bana herkes böyle diyor, çok açık sözlüsün bu çok iyi bir şey değil diyorlar. Bu gerçekten kötü bir özellik mi? Bir insanın arkasından konuşmaktansa doğru bir şekilde söylemek daha iyi değil mi? Türkiye'de insanlar genelde sinsi ve söylemeleri gereken şeyleri direkt söylemedikleri için insan ilişkilerinde sıkıntı var diye düşünüyorum.

Açık sözlü olmayayım mı?
0
tahin pekmez yoğurt
(20.02.18)
Her gerçek söylenmez.
Her fikir paylaşılmaz.

Nerde, ne zaman, nasıl ve kime açık sözlü olduğun onemli.

Güneş gözlüğü camı gibi olmak lazım, ne tam şeffaf ne de tam opak.
0
acetaminophen
(20.02.18)
"Çok" açık sözlüymüşsün. o zaman sadece açık sözlü ol..."çok" olma...

kendini olmadığın birine çevirmene gerek yok neysen osundur yalnız her şeyin bir yeri ve zamanı var tabii ki..
0
AlsterWasser
(20.02.18)
Açık sözlülük en doğrusudur. Fakat bu, konuşurken belli üsluplar kullanmayacağın anlamına gelmez. Nasıl konuşacağını bilmek, yani "ilm-i siyaset" (siyaset kelimesi bugünkü devlet yönetimi konusunda kullandığımız kelimeden epey uzaklaştı, aynı şey değil) denen şey budur işte.

Gayet açık sözlü ama gayet zarif üsluplu olabilirsin. Ya da işte söyleyeceğin şeye göre hem açık hem cesur/akıllı/zekî/eğlenceli/çocukça/vs vs söyleyebilirsin. Bu biraz üzerinde durmayla gelişen bir şey. Anadilimizi düzgün kullanmak için sürekli dikkat etmek gibi, bir süre sonra alışkanlık haline gelir.

Ayrıca nerede ne zaman açık konuştuğun da önemli. Her doğru her zaman ve her yerde çot diye söylenmez. Çünkü insanlarımızın genellikle psikolojilerinde güçsüzlük vardır, açık sözlülüğü beceremezler, çok açık sözlüsün diyenler çoğunlukla açık ve doğru sözü de kaldıramayanlardır. O sebeple bunun bir dengesini bulmaya çalışmak en doğrusudur.
0
yaren
(20.02.18)
açık sözlü olmak bence kötü değil, direk özgüven belirtisi. insanların karşısında yalandan ezilip büzülmüyorsun demek ki, benim saygımı kazanırdın.

ama tabi bu işin bir de nasıl'ı var. nasıl söylüyorsun? başkaları hakkında açık sözlü olurken kaba, incitici ya da alaycı şekilde mi davranıyorsun?
0
füt
(20.02.18)
Bence patavatsızlık yapıyorsun ve bu insanları irrite ediyor. Evet, patavatsız insanlar pek sevilmez, ben de sevmem. Belki de yine doğru konuşmalı ama seçtiğin sözcükleri tekrar düşünmelisin. Ve tabii üslup da önemli, belli ki sende o da sıkıntı.
0
i m cool with that
(20.02.18)
Patavatsizllik +1

Acik sozlulukle karistiriliyor genelde.
0
brkylmz
(20.02.18)
çok açık sözlüsün dediğimiz bir arkadaşımız var. kendisi aslında çok kaba, patavatsız ve empati yoksunu. eleştiri kaldıramadığı için en kibar haliyle açık sözlüsün diyoruz. onun argümanı da insanların arkasından konuşmamak. kendisine anlatamadığımız daha doğru anlamak istemediği şey, açık sözlü olacağım derken karşısındaki insanı kırması. biz de açık sözlü olup kendisine hödüksün diyebiliriz ama açık sözlüsün demeyi tercih ediyoruz.
yazmış oldukarımla siz de böylesinizdir demiyorum sadece arkadaşa dair çok dolmuşum.
0
boyalı kuş
(20.02.18)
şöyle düşün, karşındaki insan da senin gibi "çok açık sözlü" olsa ve sana gelse patavatsızsın dese kırılmaz mısın? bunun yerine bu şekilde söyleyerek hem senin bunu sorgulamanı sağlamış hem de seni doğrudan kırmamış oluyor.

yerine göre açık sözlülük budur işte.
0
altinci nesil caylak
(20.02.18)
Bunu iyi kullanman lazım.

"Adamına göre" veya "yerine göre"
0
MaNOfTheYear
(20.02.18)
Açık sözlülükle densizlik/kırıcılık/patavastızlık gibi seyler arasinda bi cizgi var. Muhtemelen o çizgiyi geçiyorsun. Birinin açık sözlülüğünden rahatsiz olmadıkca acik sozlusun denmez genellikle. Demek ki rahatsiz etmiş bu tavrın. Her seyin dogrusunu soylemek gerekir ama her dogruyu soylemek her zaman gerekmiyor.
0
aquarium
(20.02.18)
ilk cumleyi okudum, yaziyorum: biz ayiyiz. onu demeye calisiyorlar. "aciksozlu" onun politik dogru hali.

ikinci cumleyi okudum: ayi olmak mi? sence?

uc: insan mi da bunlar!

dort: insanlar... kufretmek istemiyorum.

soruya cevap: meditasyon yap.
0
e haliyle
(20.02.18)
(12)

sürekli aynı parfüm vs. her gün farklı parfüm

diffarentiationation
5 farklı parfümü var mesela kişinin, 5 gün farklı farklı sıkmak mı daha iyi etki bırakır insanlarda, bitene kadar aynı parfüm mü?özellikle erkekler için.
5 farklı parfümü var mesela kişinin, 5 gün farklı farklı sıkmak mı daha iyi etki bırakır insanlarda, bitene kadar aynı parfüm mü?
özellikle erkekler için.
0
diffarentiationation
(18.02.18)
Ayni parfümü kullanırım parfüm bi nevi imza gibidir
0
all girls dream
(18.02.18)
Her gün farklı parfüm sıkmak kadar saçma bir şey yok.
0
kablelvuku
(18.02.18)
ya, bunlar kilikla, mekanla alakali.
0
e haliyle
(18.02.18)
Kıyafete bağlıdır bu.
Çok klasik, iki dirhem bir çekirdek giyinirsen parfümünü de bir tık daha iddialı kullanabilirsin.
Spor giyindiğim günlerde daha hafif bir parfüm kullanıyorum ben.
0
chitosan
(18.02.18)
Mekana baglidir. Ise giderken kullanilan parfüm, arkadaslarla çikilirken ya da daha özel bir durumda kulanilan parfüm farkli olabilir. Is için, mevsime göre, hava durumuna göre degisik parfümler kullanilabilir.
0
pinocchio
(18.02.18)
Hep aynı parfüm. Kokuyu alan x’in kokusu bu diyebilmeli bence
0
hernezıkkımsa
(18.02.18)
1-standart yaşam parfümü orta bütçeli
2-spora gittim kokmayayım parfümü düşük bütçeli
3-özel gün beni beğensinler parfümü yüksek bütçeli
4-özel gün işi bana versinler parfümü yüksek bütçeli
0
dedim dedim de kime dedim
(18.02.18)
Bunun belli bir standardı yok, ortama ve ruh haline göre değişir. Misal ben tek parfümle hayatta yaşayamam, canım arada değişiklik ister. Ancak genelde kullandığım parfüm bellidir (iki parfümü karıştırıp sıkıyorum aslında). Diğerlerini de ruh halime göre zaman zaman.
0
i m cool with that
(18.02.18)
Farklı ortamlar için farklı parfümler tercih edilebilir, hatta farklı mevsimler için değişmesi daha iyi bile olur ama her gün işe giderken farklı parfüm sıkmak çok iyi bir fikir değil bence. Mont, atkı vs gibi birden fazla kez yıkamadan kullanacağız şeylere bir parfüm kokusu sinmişken ertesi gün farklı parfüm sıkmak hoş olmayabilir. Kokular karışır, o gün özellikle kokmak isteyeceğiniz biçimde kokmayabilirsiniz.
0
pike
(19.02.18)
Her gün aynı olması gerekmiyor bence. 5 gün farklı farklı olması da bir o kadar saçma ama.

Ben kışın daha çok kışlık parfümlerimden, o günkü ruh halime ve giydiğim kıyafetin spor olup olmadığına göre de yazlık sayılabilecek daha fresh parfümlerimden sıkıyorum. Sürekli aynı parfümden sıkılırım. 5-6 çeşit parfümüm var kafama estiği gibi takılıyorum.
0
chicha
(19.02.18)
Okulda-is yerinde insanin ayni kokmasi, her gün farkli parfum kullanmamasi daha hos bence, akilda kalici oluyor.

Bitene kadar ayni parfumu kullanmak icin, yaz-kis ayni parfumu kullanmak gerekiyor ki, hic iyi bir etki yaratmaz agir bir kis kokusunu yazin sicaginda kullanmak ve insanlara bas agrisi vermek.
0
buf-e kür
(19.02.18)
aksam/gunduz farkina gore farkli parfum kullanirim, gittigim yere/duruma gore farkli parfum kullanirim...

ama sureklı ayni parfumu kullanan cok tanidigim var
0
kamyonsans
(19.02.18)
(11)

Sevgilisi olan erkekler beni tahrik ediyor

femme vitale
başlığını gördüm ekşide. Böyle söyleyen birinin Tweeti paylaşılmış. Enteresan geldi. Hani çok ahlaklı insanlar değiliz, tamam ama bununla gurur duyacak noktaya ne ara geldik?
başlığını gördüm ekşide. Böyle söyleyen birinin Tweeti paylaşılmış. Enteresan geldi. Hani çok ahlaklı insanlar değiliz, tamam ama bununla gurur duyacak noktaya ne ara geldik?
0
femme vitale
(14.02.18)
ama bu zaten bilinen bir şey.

kapılmış olanı kapmaya meyilli, bunu kafaya takan, hırstan gözü dönmüş binlerce kadın var.
0
peace.on
(14.02.18)
bu da itiraf etme iç güdüsü bence. hani katiller yakalanmak istermiş ya bunun gibi bence.

insan böyle "mahrem" zayfılıklıklarını birileriyle paylaşmak istiyor. içinde tutamıyor çünkü gerçekten söylenmemesi gereken bir şey.
0
peace.on
(14.02.18)
neymiş diye baktım da kızın teki yazmış geçmiş işte. millet de mal bulmuş mağribi gibi atlamış hemen. yahu twitterda "yok mu karımı/kocamı şeyapan" diye tivit de var, her gördüğümüze sazan gibi başlık açıp deli gibi tartışacak mıyız o zaman?

tam bir 1 deli vs. 40 akıllı vakası.
0
nrmnm
(14.02.18)
Gurur duymalik bir sey yok da zaten var olan ve bilinen bir gercek. Ovunulecek ya da ayiplanacak bir tarafi yok, doganin gercegi.
0
stavro
(14.02.18)
yapıştır engeli geç. marjinal görüneyim triplerinde bir kezban. sene olmuş 2018, bin yıllık geyiği döndürüyor.
0
tabudeviren
(14.02.18)
Orospunun herkesi orospu sanmasi gibi bir sey bunun açıklaması.
0
imelih
(14.02.18)
toplumun ahlaki dönüşümünün evrildiği yeri görmek açısından birisinin bunu söylemesi iyi olmuş bence.
0
biravekahve
(14.02.18)
Troll başlıklar bunlar, bunlara mı takılıyorsunuz yani
0
MaNOfTheYear
(14.02.18)
Su anla alakali degil ki hacim. Eksiye yazacaktim da usendim ilk okudugumda. Yili hatirlamiyorum ama bunu ilk olarak arabeskin tacsiz kralicesi esengul soylemisti. Sene 70lar filan galiba. Olmeden bi kac sene once soylemisti. Erkeklerin geride biraktigi kadinlari dusundukce daha cok zevk aldigini soyluyordu.
0
allah yazdiysa bozsun
(15.02.18)
@allah yazdiysa bozsun

hay bin yaşa! bu laf bir yerden tanıdık geliyor diye düşündüm de hatırlayamadım.

"Evli erkeklerle aşk yaşamak hoşuma gidiyor. Çünkü eşlerinin çektiği acı bana zevk veriyor’"
www.hurriyet.com.tr
0
tabudeviren
(15.02.18)
ozal sonrasi hep. vallahi, bak...
0
e haliyle
(15.02.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.