Giriş
(3)

İş değişikliği

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Çalıştığım yerde 5. ayım bitecek. Önümde iki seçenek var.1. Ben kalite kontrol sorumlusu olarak çalışıyorum. Makine mühendisiyim. Kalite işini sevmiyorum. Bu işte daha iyi bir yere geçme şansım olabilir. Maaşım artabilir. Ama belki ömür boyu sevmediğim bir işi yapacağım. Çünkü te
Merhaba arkadaşlar. Çalıştığım yerde 5. ayım bitecek. Önümde iki seçenek var.

1. Ben kalite kontrol sorumlusu olarak çalışıyorum. Makine mühendisiyim. Kalite işini sevmiyorum. Bu işte daha iyi bir yere geçme şansım olabilir. Maaşım artabilir. Ama belki ömür boyu sevmediğim bir işi yapacağım. Çünkü tecrübe kazandıkça iş üstüme yapışmış gibi oldu. Hatta tecrübem olduğu için başvuru yapınca görüşmeye çağırıyorlar, işe alabiliyorlar.

2. Mühendis olduğum için çizim, hesaplama yapabileceğim bir iş istiyorum. Ama bu işte bilgim, potansiyelim olmasına rağmen tecrübem yok. Bu işi seçersem öğrenene kadar maaşım düşük olacak. Ama işi sevme ihtimalim yüksek.

Bunların dışında yaşım genç olduğu için satış işini denemek istiyorum. Yaşım gençken deneyemeyeceksem ne zaman deneyeceğim.

İş değiştirme sürecini elime yüzüme bulaştırmak istemiyorum. Bu durumda bana ne tavsiye edersiniz? Sağ olun.
0
dissendium
(10.03.23)
Mevcut işinizde satış ekibi varsa, mümkünse bir süre o tarafa destek olmayı talep edebilirsiniz belki.

Ya da başka şirkette mühendislikteki teknik bilgilerinizi kullanabileceğiniz bir satış pozisyonu denenebilir.

Yaş gençken, sorumluluk görece az ise (bakmakla yükümlü olunan aile çocuck vs yoksa) deneyin abi ne olacak.

Bu arada işi mi sevmiyorsunuz, yöneticileri mi, insiyatif alanı mı az, gelişime açık olamyan bir pozisyon mu tam olarak neden mutsuz olduğunuzu tespit edebilirseniz belki aynı işi başka şirkette, daha iyi olanaklarla yapmak ve mevcut tecrübenizle daha iyi maaş almak da olası.

Ömür boyu sevmediğim iş kısmı: Bu alanda kalırsanız bir süre sonra yönetici pozisyonlarında görev alırsınız. O zaman belki ekip yönetmek, daha üst seviyede analitik işler yapmak mümkün olur mu? Görev ve sorumluluklarınız çok başka olur, o kısmı da mı istemiyorsunuz?
0
wct3 org
(10.03.23)
Çalıştığım firmada ben biraz çizim kısmındayım eğlenceli fakat üretimdeki ekiple hareket ediyorsunuz ve alaylı olduğu için o kesim pek mühendis sevmiyorlar. Bunun gibi negatif durumları var.
Hesaplama çok az yapıyorum malesef.
Okulda çok daha kapsamlı hesaplar yapıyorduk eğer büyük bir firmada çalışabilirsen analiz mühendisleri hesap kitapla uğraşıyor.
Benim gördüğüm kalite teknik resime uygun şekilde müşterinin isteklerinin karşılanma durumunu kontrol ediyorlar biraz kontrolle evrakla işler ilerliyor.

Satış ve satın alma sürekli tedarikçilerle muhatap olucan bol yalan söyleyebilcen.
Üç dalda birbirinden farklı girdiğin şirket seni nereye yönlendirirse oraya gidiyorsun, bu yüzden girerken karar ver şu işi yapmak istiyorum diye
0
kararsızataletfilozofu
(10.03.23)
muhendislikte satista para var, satisa gec mumkunse ayni sirket icinde. Olmuyorsa 1 seneni doldurduktan sonra uza. Cizim/hesaplama isin ameleligi, fazla bulasmasan iyi olur.
0
cooperr
(10.03.23)
(4)

Yeni iş için: ingilizce pratik yapabileceğim nereler var?

baldan kaymak
Yeni başlayacağım işte ingilizce daily speak gerekecek.Bana biraz öneride bulunabilir misiniz? Geçiş sürecinde hem dili hem kulağı geliştireceğim yüzyüze yada online platform var mı?Mümkünse karşımda bir türk olsun istiyorum olmazsa da sorun değil. B1 seviyeyim, b2 sonunda bırakmıştım sonra pandemi
Yeni başlayacağım işte ingilizce daily speak gerekecek.

Bana biraz öneride bulunabilir misiniz? Geçiş sürecinde hem dili hem kulağı geliştireceğim yüzyüze yada online platform var mı?

Mümkünse karşımda bir türk olsun istiyorum olmazsa da sorun değil. B1 seviyeyim, b2 sonunda bırakmıştım sonra pandemi vs ihtiyaç olmamıştı. Bana pratik yapabileceğim birileri gerekiyor.

Yer ist anadolu.
0
baldan kaymak
(09.03.23)
Meet2talk a bak online ya da kadıköy'deki yerinde.
Websitesi var.
Cambly de inceleyebilirsin
0
gadlemler
(10.03.23)
ac Seinfeld ya da Friends izle, altyaziyla.
bilmedigin kelimeleri not al, anlamadigin yerleri tekrar tekrar izle.
0
cooperr
(10.03.23)
preply var daha uygun fiyatı
0
anten
(10.03.23)
her gün sosyal medyadan bir yabancıya sorsan canı sıkılna kadar konuşma ihtimali yüksek
0
bir soru sorcam
(10.03.23)
(4)

Bir sözcüğün ingilizce çevirisi

kozm
Merhaba hiç uzatmadan yine cümleyi yazıyorum. “Ya rab, ben başımı örten saçlarımı kestim, sen de benim şuurumu örten örtüleri kaldır. Tüm şuur perdelerimi kaldır ki ilmim artsın ve ben böylece evrenin ruhunu daha iyi idrak edebileyim…”Google translate’e yazıp, buraya yapıştıracak arkadaşlar hiç zahm
Merhaba hiç uzatmadan yine cümleyi yazıyorum.

“Ya rab, ben başımı örten saçlarımı kestim, sen de benim şuurumu örten örtüleri kaldır. Tüm şuur perdelerimi kaldır ki ilmim artsın ve ben böylece evrenin ruhunu daha iyi idrak edebileyim…”

Google translate’e yazıp, buraya yapıştıracak arkadaşlar hiç zahmet etmesin, çünkü onu ben de yaptım :) edebi ve anlatımdaki eş sesli kelimeleri kullanarak, anlamı bozmayacak şekilde native olmasını tercih ederim. Teşekkür ederim hepinize.
0
kozm
(09.03.23)
@true guzel ceviri.

ilim icin wisdom daha dogru olabilir. consciousness yerine de mind olabilir.
0
antikadimag
(10.03.23)
true north'un her pazar kose basindaki kiliseye gittigi bu sekilde belgelendi :P
0
cooperr
(10.03.23)
thetruenorthstrongandfree şahanesin. Çok sağol.
0
🌸kozm
(10.03.23)
Ben de şiir versiyonunu yazayım:
Oh Lord, just as I shear my hair on my head,
So do draw the veils from my wits, 'tis what I plead.
Raise every drape of my mind, let wisdom be my lead,
So that the universe's spirit, I can fully read.
0
bedwetter
(02.05.23)
(15)

Yurt dışına çıkma kararında tavsiye bekliyorum

anti-kahraman
Merhaba,Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.Gideceğim yer Belçika. Daha
Merhaba,

Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.

Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.

Gideceğim yer Belçika. Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer. Dilini de biliyorum
b2 seviyesinde, arkadaşlarım vsde var. Orada doktoraya başlayacağım. Proje odaklı ve 3 yıl sonra proje bitiyor. Ancak başka bir projeye kanalize edebiliriz seni dendi. Onu haftaya tekrar soracağım. Yinede sabit bir kontrat değil elbette.

Bu değişkenler ortadayken. Benim yerimde olsanız napardınız?

edit: Haklı bir soru var aşağıda. eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim şimdiden. Tikleri yarın atacağım.
0
anti-kahraman
(08.03.23)
Senin durumda bir durup düşünmek lazım. Garanti kadro zor bulunan nimet. Branş nedir bilmiyorum ama tutunamazsan ve Türkiye'ye dönersen yüksek ihtimalle işsiz kalırsın.
0
seaman
(08.03.23)
çok benzer durumdayım (aldığım bir kabul yok sadece), ben olsam giderdim. az da olsa türkiye'de de iyi bir doktora yapılabilecek okullar, çalışma grupları var. onlardan birine sahip olacaksanız/halihazırda sahipseniz gitmemenizi anlarım. ama buradaki doktoranız ortalamayı pek aşmayacaksa gitmemek kayıp olur. ben karar verirken bunları göz önünde bulunduracağım, kendi bakış açımı paylaşmak istedim. hayırlı olsun şimdiden :)
0
matlii
(08.03.23)
Belcika'da doktora yapilinca uzun sureli calisma iznine veya kalici oturuma gecis yapmani saglayan bir gocmenlik mekanizmasi var mi onu arastir. Zaten kalabiliyorsan "Turkiye'ye dondugunde issiz kalirsin" riskinin onu alinmis oluyor bir bakima.

Onun haricinde git bence.
0
hot potato
(08.03.23)
Kesinlikle ve kesinlikle gidin. (Evli bir mühendisim.)
0
gadlemler
(08.03.23)
Gitmemeniz için bir neden göremiyorum. Ama gitmeniz için çok neden var. Geri dönmek istersen düşünürsün dönme kararının mantıklı olup olmadığını.
0
zimbirik
(08.03.23)
Hocam gidin.
0
Amaranta ursula
(09.03.23)
ben giderdim.
0
deartheodosia
(09.03.23)
arkana bile bakma. hem hazir bekarsin da
0
ala09
(09.03.23)
belçika, zordur belçika, tutucudur.

şaka bi yana hemen gitmeni öneririm
0
lavinia
(09.03.23)
Gitmemek icin bir nedeniniz yok. Yasam o kadar fazla ihtimalle dolu ki, biz acik olduktan sonra oyle cok sey olabilir ki, bir kadro derdine duserek yazik edersiniz kendinize. 3 yilda dunya degisir resmen.
0
kassiopeia
(09.03.23)
Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer.
Dilini de biliyorum
eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Bu ucu cok onemli, uza diyorum..
0
cooperr
(09.03.23)
Bu sartlarda direk gidilir. Tecrube var, cevre var, dil bariyeri yok. 3 yilda neler olur neler. Direk gidin
0
oscar
(09.03.23)
Belçika tutucudur. Artı sürekli geçici kadro ile akademik yaşam zordur. Ben olsam bursiyer olarak oralara gidip önce ortamı sindiririm. Sonrasında göçmeyi düşünürüm.
0
piotr
(09.03.23)
kadroyu al, istifa et git. ne zaman istesen geri dönebiliyorsun.
0
seyduna6687
(09.03.23)
Seçim sonuçlarını bekleme şansın varsa bekle bence
0
sonhakan
(09.03.23)
(7)

bu araç fiyatları eninde sonunda bir yerde patlamayacak mı?

avatar is back
öncelikle tr'de yaşamıyorum. bizim peder'e bi araba alalım dedik, tek beklentimiz aşırı eski olmasın ve otomatik mümkünse iyi olur yoksa manuelden devam. açtım sahibinden'i gözlerime inanamadım ya! bunlar nasıl fiyatlar? sonra bir kaç arkadaşı aradım da herkes diline dolamış aynı zırvalığı "abü norm
öncelikle tr'de yaşamıyorum. bizim peder'e bi araba alalım dedik, tek beklentimiz aşırı eski olmasın ve otomatik mümkünse iyi olur yoksa manuelden devam. açtım sahibinden'i gözlerime inanamadım ya! bunlar nasıl fiyatlar? sonra bir kaç arkadaşı aradım da herkes diline dolamış aynı zırvalığı "abü normoal ya bugün almazsan daha artar, bulabilirseniz alın hemen" modunda. çıldıracam yahu bu nedir? burda 3k£'a alınabilecek araba hadi orada olsun 4k£, hadi vergiler şu bu 5k£ olsun. hatta o değil direkt 2 katına okey deyip küfrede küfrede verelim 6k£. iyi de aynı aracı türkiye'de 18-19bin£'a satıyorlar. yahu bu nasıl dengesizliktir? nasıl herkes "yoh kanka al yauv şindi daha sonra zam gelir bulaman" gibi diyebilir?

tamam hükümet çığrından çıkardı vergiler şu bu ama bir gün sonuç olarak patlamayacak mı bu rezilce sistem? nasıl bir dengesizliktir bu?

1- www.autotrader.co.uk mesela şu 2,5k£ adamları aradım bir kaç parçası değişmiş, motor arıza vermiş gelirken ama basit bişey varmış hallettik dediler. tr'de muadillerine bakamadım bile.

2- www.autotrader.co.uk babama yarayacak araç tam da bu aslında, boyutu km'si vs. yahu bu 3k£ olan araç ama tr'de ilanlar 450k (20bin sterlin evet şaka değil) civarı böyle temizler ve sorunsuzlar için.

tamam anlıyorum tr'de enflasyon var ama dediğim gibi burada 3k£ olan araç olsun orada 6k, diyelim ki sorunlu ülke napalım falan ama 20k nedir? işin daha saçması yine aynı birimde £ olarak bakarsak araçların sıfır fiyatları arasında mantıklı bir ilişki var. burada opelin crossland'i 21k£ civarı (500'e yakın), tr liste fiyatı ise 700k.

evet enflasyon var, evet araç gelmiyor, evet çip krizi var ama arada %80 ötv farkı var, onu sıfır araçlarda kardan kısarak %50'lere çekmişler o kadar. hadi bulamıyorsun 50-100 rüşvet veriyorsun neyse ne.

yahu bir gün bu yoluna girmeyecek mi? zincirin son aşamasında 450k'ya, muadili yurtdışında 80k falan olan aracı alan adamda patlamayacak mı? sonsuza kadar böyle devam mı edecek? akşam müsait olursam çip meselesini de araştıracam da çok sinirlendim ve gıcık oldum bu konuya.

lütfen "yiğenim daha da zam gelecek" demeyin. o paraya burada 4-5 tane bi tık daha güzel araç alır milleti ubere, uber eats'e yollatırım hiç bişey elime geçmezse aylık 1500-2000£ geçer yahu (meşakketi çok biliyorum, sadece absürtlüğe dikkat çekiyorum)

yani sonuç olarak bu nedir? ne olacak bunun sonunda? hayal meyal 94 krizi zamanında da hatırlıyorum babam anlatırdı araba fiyatları ev fiyatlarıyla kafa kafaya olmuştu bilmem ne. yine benzeri süreçte olduğumuz kesin de aynı şekilde mi patlayacak yine?
0
avatar is back
(08.03.23)
Araç fiyatları vergiden vs bağımsız olarak müthiş saçma bir noktada şu anda. Standart insanın kullanacağı hyundai'lerde bile dolar bazında %50-60 yükseğe satılan bir çok model var. Şu anda bu fiyatlardan araç alanlar durduk yere galerileri zengin ediyor. Vergisel değil pazar kaynaklı bir durum var.

Ben arabaya dolar bazında daha fazla para vermeyi reddediyorum ve almıyorum. Çip krizi muhabbetini kullanıp kısıtlı bir arz yaratarak zengin oluyor birileri. İkinci elde de benzer bir durum var. Konu vergiden bağımsız olarak, arzı kısarak fiyat rekabetini ortadan kaldırmak gibi düşünebilirsin. Talep çok olduğu için de yapmaya devam edebiliyorlar. Yoksa bu arz kıtlığında şubat ayında tüm zamanların en yüksek satışlı şubat ayı gerçekleşti.
0
roket adam
(08.03.23)
vergi düşmediği sürece rakamın düşeceğini sanmıyorum ki ekonomik kriz + deprem ile ekonomimize son çivi çakıldı.

Bence olası senaryo TL'nin hızla değer kaybetmesi ama ev araba fiyatlarının o hızda değişmemesi yani dolar olarak düşmeleri. Ama Türkiye'de inanılmaz bir nüfus/talep var geçmişte bunu hesaba katmadan "1+1 ev o kadar etmez ya", "bu paraya araba almam" diyordum ama sonuç olarak hep ben zararlı çıktım (hiç ev araba alamadım) Mesela sığınmacı etkisini geç, şimdi depremzede etkisi çıktı emlak yine uçuşta. Bir sürü araba pert oldu parası olan yenisini almaya çalışacak. Sigorta para verse bile araba bulunmuyordur eminim. Yani düşmesi için de bir sebep yok gerçekten. Efendilik arayan batıya gitsin burada *** :/

Türkiye'de ilginç bir saadet zinciri var. Ama mesela geçen bakmıştık bizim de bir yurtdışı durumu var, eşimin 5 yıl önce aldığı Polo'yu şimdi satarsak İngiltere'de sanırım sıfırını burada sattığımız fiyata alabiliyoruz :D veya yarısını ayırıp yine iyice bişey de alabiliyoruz. Çok acayip gerçekten.
0
nhk ni youkosu
(08.03.23)
Demişsin ki:

hayal meyal 94 krizi zamanında da hatırlıyorum babam anlatırdı araba fiyatları ev fiyatlarıyla kafa kafaya olmuştu bilmem ne. yine benzeri süreçte olduğumuz kesin de aynı şekilde mi patlayacak yine?



Hazır sahibinden e girmişken ev fiyatlarına da bak, öyle ev ile araba fiyatları aynı falan değil. Kadıköyde deprem yönetmeliğine uygun 4+1 apartman dairesi yaklaşık 1 milyon pound. Aynı şekilde o paraya ingilterede neler neler yaparsın… döviz bazında gelirlerin artması sonrasında düzelecek bu düzen düzelirse.
0
cek
(08.03.23)
sikinti zenginin gitgide daha cok zenginlesmesi, fakirin fakirlesmesi. 70 milyon nufus, kalan 10 milyon nufus icin marabalik yapiyor.

sifir premium araclar avrupadaki muadilinin 2-3 kati fiyata satiliyor ama kimsenin umrunda degil cunku alanlarin ortalama geliri, ortalama bir avrupalinin gelirinin cok cok ustunde. Ayni sekilde ev fiyatlari da umurlarinda degil.

Yaw bizzat tanidigim 1000+ dairesi olan adam var. 10 degil, 100 degil..
Tipik 3. dunya ulkesi problemleri bunlar..

nasil duzelir: vergi kacaginin, hirsizligin ortadan kaldirilip, kademeli olarak OTV'nin indirilmesi lazim. Havuz problemi, alttan kaciran buyuk bir musluk var. O muslugu tikamadan cozemezsin.
0
cooperr
(08.03.23)
insanlardaki eline üç kuruş para geçince hemen araba alma, olan arabayı değiştirme merakı bitmedikçe fiyatlar inmez. insanlar ne zaman türkiye gibi hele hele istanbul gibi toplu taşıma ağının yaygın olduğu bir şehirde araba satın almanın gereksiz olduğunu anlarsa o zaman iner.
bir de yatırım olarak alanlar o da ayrı bir felaket.

temelde artışın sebebi bu arz talep ilişkisi.

burada en masum olan kısım vergiler. kaldı ki araba özel tüketim olduğu için bunlar daha yüksek olmalı ve halk toplu taşımaya özendirilmeli.
0
astronom bey
(08.03.23)
konu sadece vergi değil. araba yurtdışında bir sarf malzeme kullan-at değiştir bir ürün. türkiyede ise sınırlı bütçesi olan insanlar için bir yatırım. bu yüzden kimse yahu bu eskidi ucuza vereyim demiyor.

ikinci faktör alım gücü. türkiyede piyasadaki alıcıların yüzde kaçı fazla düşünmeden sıfır bir opel crossland alıp keyfine bakabiliyor. yüzde kaçı çok sınırlı bir bütçe ile elindeki parayı en iyi değerlendirme derdinde ? %5 - %95 gibi bir orandır muhtemelen.

yurtdışında gelire kıyasla araç ucuz. tahmini 6-8 aylık asgari ücret ile bahsettiğin crossland alınıyordur. üstelik kendini sıkmadan 3-5 yıl kredi imkanları da vardır.

aynı aracın türkiyedeki denkliği 87.5 aylık asgari ücret. krediyle almak istesen enflasyon nedeniyle 3 araba parası ödeyeceksin.

sonuçta ne oluyor. ikinci elde iş görecek araçlara talep patlıyor. burada da gelir yüksek olsa bahsettiğin araçların kimse yüzüne bakmazdı. bizler de o araçları hadi 2.5k sterlin olmasın ama 5-6k sterline alıyor olurduk.
0
orpheus
(09.03.23)
Ben araba konusunun bir süre sonra normalleşeceğini düşünüyorum. Yani vergiler normalleşecek, ev alamayan "araba alayım bari" kafasından çıkacak. Ama ne zaman olur bilmiyorum.
Yurtdışından bakıp mana aramak kolay değil buna, biz kendimize 1 araba alırken devlete 3 araba alıyoruz. Bunun üzerine KDVsi şusu busu. Makul değil.
0
SiyamkedisiZorro
(09.03.23)
(6)

sizin için küçük benim için büyük bir sorun

bugisme
evet başlıkta da özetlediğim gibi, canım çok sıkkın, çeşitli antidepresanlar kullanıyorum, büyük bir motivasyon düşükşüğü yaşıyorum.2014 yılında girdiğim yüksek lisanstan 2018 yılında şehir değiştirmem ve evliliğim sebebiyle tez dönemindeyken ilişiğim kesildi, sonrasında yıllar sonra afla geri dönm
evet başlıkta da özetlediğim gibi, canım çok sıkkın, çeşitli antidepresanlar kullanıyorum, büyük bir motivasyon düşükşüğü yaşıyorum.

2014 yılında girdiğim yüksek lisanstan 2018 yılında şehir değiştirmem ve evliliğim sebebiyle tez dönemindeyken ilişiğim kesildi, sonrasında yıllar sonra afla geri dönmeye karar verdim. sadece tezimi yazıp şu sürüncemeden kurtulmak istiyorum. Ailem, arkadaşlarımın sürekli “ne oldu senin tez işi?” sorularından artık bunaldım. Artık çocuğum da var ve zaman yönetimini de başaramıyorum. Yeni bir danışmanım var ama çok ilgili birisi değil gibi, ara sıra whatsaptan yazışıyoruz. benden çaba bekliyor, konu bulmamı bekliyor ama geçen dönemi de boş geçirip çöpe attım, Aslında gözümde büyütüyorum farkındayım ama dedim ya ruh halim iyi değil, şimdi çalışma bahanesi ile bir kafedeyim ve burada takılıyorum.

zamanla bilimsel konu arama yöntemlerini de unuttum. bana eğitim yönetimi adına yabancı kaynaklı veritabanı/ websitesi/ dergi veya konu önerisinde bulunup beni bu yükten kurtulmama yardım eder misiniz? tuttuğumu koparacağımı biliyorum ama bir gaz lazım, bana bir dürtü lazım bana bir el uzatan lazım, düşenin halinden düşen anlar gerçekten trollük yapmıyorum canım çok sıkkın, şu konuyu bulsam yardıracağım ama kaldım öyle :(
0
bugisme
(08.03.23)
Bu kadar sıkıntı yapacağına yüksek lisans yapma? Antidepresanlara başlamana, bir sürü buhranlar yaşamana değecek bir şey değil. Belli ki istemiyorsun da zaten, ne gerek var?
0
roket adam
(08.03.23)
yapmam benim hayat sıtandardımı bir nebze yükseltecek, dersleri vermişken burada noktalamak kendimden nefret ediyorum davranışı olacak.
0
🌸bugisme
(08.03.23)
Master tezinde daha önce çalışılmış bir konu çalışılabilir. Olabildiğince basit düşün. Bilimsel bir hedefin yoksa tezsiz yüksek lisans yapmalıydın.

Evlenmişsin, şehir değiştirmişsin, ne yapacağını bilmiyorsun...masterın bedava olmasının sonuçları bunlar.
0
scholar
(08.03.23)
Konuyu kendin belirlersen daha şevkle çalışacağını düşünüyorum. Yani başkasının belirleyeceği, bölümünle ve ilgi alanlarınla alakasız saçma sapan bir konuya ne kadar adapte olabililirsin ki?

Çok kasmadan, rahat çalışabileceğin ve en önemlisi ilgini çeken, merakını cezbeden bir konu bulman en iyisi olacaktır. Bir süre sonra tez yazdığını bile unutup kendi merakını tatmin edersin.

İnsanların ne sorduğuna ve ne dediğine de takılma. Onlar susmaz... Tezi bitirsen yüksek lisanstan mezun olsan bu sefer de "Ee ne işine yarayacak şimdi bu?" derler. Kisacası derler de derler... Eğer çok rahatsïz olursan böyle bir durumda konunun odağını onlara çevir. Kafalarını kurcalayacak, kendileri ile ilgili bir soru sor.

Ya da daha iyisi soru soran bir kadınsa "Sen biraz kilo mu aldın son zamanlarda?" de. Ondan sonra bir süre başka bir şey düşünemeyecektir. :D
0
anaphylacticshock
(08.03.23)
"yapmam benim hayat sıtandardımı bir nebze yükseltecek"
maddi bir karkı sağlamayacaksa ve zamanın da yoksa
bir sonraki affı da bekleyebilirsin
0
mantık
(08.03.23)
konu ne yazarsan belki benzer konu uzerine yuksek yapmis, ya da o konuyla alakali sektorde calisan arkadaslar yardimci olabilir.

sana "bir konu bul" diyen tez danismani olmaz, danismanin zaten kafasinda bir plan, bazi ilgi alanlari falan olmasi lazim..

yuksek yapmanin hayat standardini yukselttigine ben sahit olmadim bu arada, uyarayim..gelir olarak katkisi sifir olur, kartvizitte guzel duruyor o kadar.
0
cooperr
(08.03.23)
(15)

Cüneyt Özdemir ve youtube kanalı hakkında ne düşünüyorsunuz

gadlemler
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.Kanalında
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.
resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.
Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.

1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.

Kanalında, 2005 yılında Bir başbakanın 24 saati diye 2 bölğmlğk belgesel var.
Çok dikkatimi çekmişti, öteki videolarına da zaman buldukça bakıyorum.

Haberciliği hakkında ne düşünüyorsunuz merak ettim. Türkiye yakın tarihini araştırmaya başladım kendimce, doğru bi kaynak olur mu videoları?
0
gadlemler
(07.03.23)
mehmet ali birand'ın öğrencisi olarak özellikle 32. gün serisi yakın geçmişe ışık tutan bir program. günümüzdeki birçok konuyla ilgili o zamanlar haber serisi hazırladıklarını görebilirsin. cüneyt özdemir zaman zaman yandaşlık yapsa da benim gözümde gerçek bir gazetecidir. yani onunla ilgili eleştiri yaparken iyi bir gazeteci ama şöyle... şeklinde bir görüşüm var.
0
jepa
(08.03.23)
cüneyt özdemir m. ali birand ekolünden gelmedir o zamanki haberciliği iyidir +1

yeni izlemeye başladıysanız ne kadar tarafsız haberci yanılsamasını yaşamanız doğal, bunu yaşayan çok insan var

bence sinsi bir adam fakat kendini üstte yazdığım gibi satabiliyor şu sıra
0
freebird5406_2
(08.03.23)
Yandas. Uzman diye Rasim Ozan falan baglar, Adem Metan diye bir baska yandasi gubvenilir kaynak diye kullanir:) x birim iktidar, 50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi.
0
freedonia
(08.03.23)
Bence Cuneyt'in birincil hedefi hicbir zaman gazetecilik olamdi, acaip hirsli biri ve asil amaci koseyi donmek ve sosyeteye dahil olmakti. Onu da basardi, evlendigi kisi secimi bile bununla baglantili. Bende asiri para hirsli biri izlenimi veriyor. Bir fiyati var, onu verirsen istedigin haberi bence yaptirabilecegin birisi.

Kalite olarak Birand'in yetistirdigi en dandik adam diyebilirim. Mithat Bereket mesela kalite olarak 100 tane Cuneyt eder.

Arada bir bakarim, ama kaynak olabilecek biri kesinlikle degil.
0
cooperr
(08.03.23)
Freedonia +1

"50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi." Tam olarak budur

valla yukarıda yazmaya üşendiğim şeyleri tek tek yazmış, kaypaklığını, manipülatörlüğünü, kibrini

Bu adamları bilmek için süreçlerini bilmek gerek

Mesela fatih altaylıyı da son zamanlarda ne kadar cesur, entelektüel bir programcı, bilime önem veren bunun da programını yapan biri olarak görebilirsiniz de o da cüneyt gibi ne zaman hangi şekli alacağını bilir

Seneler önceki şu meşhur sen niye istifa etmiyorsun tartışmaları geceye renk katsın :) ikisi de birbirinin ciğerini biliyor bakma burada cüneytin poz kestiğine yine
youtu.be
0
freebird5406_2
(08.03.23)
ben yandaş olmadığını düşünüyorum çünkü akşener masaya geri dönünce adam sevinçten havalara uçtu resmen.
0
sassot
(08.03.23)
iyi gazetecidir. insanların hayalindeki muhalif gazeteci profili hep vardı, ama inanılmaz kutuplaşmaya odun taşıyorlar ve akp'lileri korkutuyorlardı hep. cüno gibiler mütedeyyin olarak sınıflandırılan kişiler tarafından çok izleniyor ve akp'nin gerçek yüzünü görmelerini sağlıyor. bu konuda yaptığı çok çok önemli.

yoksa muhalif çok aç youtube'u bağıra çağıra yayın yapan da var. 2000 kişi izliyorsa 1995'i falan hayatında akp'li arkadaş aile üyesi bile görmemiştir ama cünonun yayınını ortalama 100k kişi izliyorsa bunların 40k'sı bir kaç defa akp oy vermiştir
0
avatar is back
(08.03.23)
sinsidir, piyasada hiç sevilmez, çalışanlarına kötü davranır, hakaret küfür vs
tam olarak yandaş denemez, fişi çekilmemesi adına akp cenahından adamları da programına çıkartır.
0
rentts
(08.03.23)
Yandaş bir 'abi'. Sevmem. Ama komik.
0
unidentified floating object
(08.03.23)
Hiç girmedim o kanala.

Genelde sevilmediğini düşünüyorum.
0
baldan kaymak
(08.03.23)
ben ara ara takip ediyorum, gündemi güzel toparlıyor. kişilik olarak sinsi/planlı izlenimi veriyor bana da. geçmişte akp’ye oy verdiğini düşünüyorum ama klasik anlamda yandaş olarak görmüyorum, iki tarafın da hüloğ tayfasından değil yani.
0
deartheodosia
(08.03.23)
kotu gazeteci, iyi yayinci, deprem suresince en iyi yayinlari yapti diyebiliriz sanirim benim gordugum kadariyla. Ama orta yolcudur, kamu yararini sonuna kadar savunamaz, kolay manupule edilir. Eyyamcidir, dogrunun ne olduguna bakmazsizin cok bagirarak onun gerceklik algisini kolayca degistirebilirsiniz.
0
hewit
(08.03.23)
Hiç tarafsız falan olduğunu düşünmüyorum. Cüneyt'i bir görselle tanımlayacak olsam o da şu olurdu: img-s3.onedio.com

Yukarıdakiler +1 o yüzden.
0
chicha_v2
(08.03.23)
Yandaş değil, ekmeğinin peşinde izlenimi veriyor. "Muhalefet" olarak yaftalanmak istemediği için orta yolu bulmaya çalışıyor, bu nedenle de zaman zaman eyyam yapan hakem durumuna düşüyor. Onun dışında baya da egolu biri anladığım kadarıyla; sürekli entelektüel görünüp sofistike yorumlar yapmaya, sözlerini çeşitli alıntılarla süslemeye çalışırken gaf yapıp duruyor.
0
salihdt
(08.03.23)
Korana virüs zamanı yurtdışından bizi fahiş fiyatla Türkiye ye 7gün kyk yurduna koymuşlardı.

Bunlara yazdım, cevapta attılar.

Neler yazdım:

700tl olan bilet 2250 olduğunu

Verilen yemeklerin tarihi geçtiğini, ayranların koktuğunu.

O günde sanırım afad bakıyordu bize.

Verdikleri cevap yetişemiyorlardır ondandır, buna şükür minvali.

Takdir sizin.
0
hunharca ben
(08.03.23)
(12)

Erkan Baş'ı nasıl bilirsiniz?

put it in your appropriate place
Bu soruyu sormanın nedeni kendisine oy vermeyi düşündüğümdendir.
Bu soruyu sormanın nedeni kendisine oy vermeyi düşündüğümdendir.
0
put it in your appropriate place
(07.03.23)
Adam düz sosyalist bir falsosu yok, düz sosyalist iyi anlamda
0
freebird5406_2
(07.03.23)
7 göbek CHP'liyim hep CHP'ye oy verdim ama milletvekili seçimlerinde TİP'e oy vermeme neden olacak kadar gönlümü kazandı benim, ne kadar çok milletvekili çıkarırlarsa o kadar iyi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.03.23)
Lüks kıyafetin fiyatı 1500 lira yahu şu an 1500 lira para mı dhdhdh onu da az önce açıkladı hediye geldiğini.

Severim kendisini. Net konuşan birisi ve söyledikleri %90 ihtimalle katıldığım şeyler. Bir oy Kılıçdaroğlu bir oy tip yapabilirim ben de seçim günü bakalım.

edit: ben yazarken kazağa laf edilmişti sonra silinmiş
0
nundu
(07.03.23)
kendisi ekşi'ye konuk olduğunda seçimi kazandığımızda ilk olarak oturduğun ev senindir diye bir şey söylemişti ismi geçince aklıma direkt bu geliyor ve gülüyorum. ayrıca lacoste ve converse giyen kofti komünistlerden kendisi. giymesinde hiçbir sorun yok fiyatınında bir önemi yok bence ama kendi açısından tutarlı olmuyor çünkü bu markalar kapitalizmin ana sembolleri.
0
ezkaza
(07.03.23)
YouTube'da birkaç röportajı var; onları izleyip fikir edinebilirsiniz hatta şu anda da tv100'de.

Ayrıca şunu belirtmek istiyorum, kendisini komünist değil sosyalist olarak tanımlıyor. Arada fark var.
0
fraise
(07.03.23)
Bir oy TİP e bir oy dede ye +1
0
lüzumsuz adam
(07.03.23)
Cihangir/Kadıköy tayfasının selodan sonra yeni kahramanı. İçi boş vaatler(oturduğun ev senindir vs) ve terör örgütü sınırını yine istenilen yerde bitmesi (kendisi ve ekibinin hala PKK’ya terör örgütü diyememesi), en çok da Atatürk’e eski derken çağ dışı ideolojiye yaslanması falan bana çekici gelmiyor.

Gerçekten Atatürkçü bir sol partisi göremeden ölecek bu Y kuşağı.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(07.03.23)
Milletvekilliği seçimlerinde bulunduğunuz ilin kaç milletvekili çıkardığına ve anketlerde hangi partilerin % kaç oy aldığına bakarak seçilebilecek adaylara oy vermeniz, duygusal davranmamanız akılcı olur.

Örneğin, bulunduğunuz şehir 3 milletvekili çıkarıyorsa, en güçlü 3 parti dışındaki kişilere yönelmeniz, oyunuzun heba olup istediğiniz yere de gitmeyip en güçlü partiye gitmesine neden olur.

Şu adreste 1994 yerel seçimlerinin sonucuna bakarsanız, farklı partilere oy dağılımının en baştaki partiye nasıl yaradığını ve Tayyip Erdoğan'ın %25,1 oyla nasıl Belediye Başkanlığını aldığını görürsünüz.

www.birgun.net

Not:
Altta yazan arkadaşa cevaben. Eğer bulunduğunuz şehir 5 milletvekili çıkarıyorsa ve bulunduğunuz şehirde o adıgeçen ittifak 1/5 ten fazla oy alamaz ise oyunuz bal gibi de boşa gider.

Bulunduğunuz şehrin milletvekili sayısını bilin ve şehrinizin anketlerini iyi takip edin. Ayrıca İstanbul tek şehir olarak ele alınmıyor, bölgelere ayrılıyor. Onu da bilin.
0
Mirket
(08.03.23)
Tip, emek ve özgürlük ittifakında bulunduğu için meclisteki millet vekili oyunuz boşa gitmez, erdoğan a yarar diye bir durum oluşmaz
0
freebird5406_2
(08.03.23)
sehla gozlu olup zekali olmayan kimseye denk gelmedim, o yuzden baya parlak biri olduguna eminim. oy verilir kesinlikle..
0
cooperr
(08.03.23)
sol ve chp bence aynı kelime içimde bile ters. babam eski koministlerdendir. şu lafı solcunun demoktratı olmaz solcu solcudur, sosyal demoktratlık sol değildir derdi. tabi ki bu babamın düşüncesi. erkan baş tam bir solcudur. oy atılması gereken biridir.
0
mikahakkinen
(08.03.23)
vatansız solculardan. ne pkk ya bir laf edebilir nede amerika ve batının türkiyeye yaptıklarına.
0
astronom bey
(08.03.23)
(5)

Abd’den telefon getirtme

webbrowser
Selamlar, kardeşim şu an Abd’de gelirken telefon getirmesini istedim ama kendine aldı bana da kapalı kutu getirse sorun olur mu?2. Telefonu getirmesinin bir yolu var mıdır?
Selamlar, kardeşim şu an Abd’de gelirken telefon getirmesini istedim ama kendine aldı bana da kapalı kutu getirse sorun olur mu?
2. Telefonu getirmesinin bir yolu var mıdır?
0
webbrowser
(07.03.23)
kendine aldigini acip cebine atsin. kapali kutu bir tane getirirse problem olmaz.

ama 2 telefon kaydettiremez, o kendi pasaportuna kaydetse senin de kayit isini cozmen lazim.
0
antikadimag
(07.03.23)
Benim pasaportum yok buraya getirdikten sonra maliyeden kayıt yaptırabilir miyim? Yoksa pasaport olması mı gerekiyor illaki?
0
🌸webbrowser
(07.03.23)
pasaportu gectim yurtdisina yakin zamanda cikis yapilmis olmasi gerekiyor o pasaportla.
0
antikadimag
(07.03.23)
telefon getirme isinin onunu buyiuk oranda kestiler, surekli yurtdisina cikan birisi degilsen buyuk bela, ki pasaportun yoksa ugrasmaya degmez.
0
cooperr
(07.03.23)
pasaportunuz yoksa kimlikle gidilebilen kıbrıs/gürcistan vb günübirlik de olsa giriş çıkıp yaptıktan sonra 6 bin küsur TL haracınızı vererek telefonu kayıt ettirebilirsiniz. Telefonu kullanmaya başladıktan sonra 8 ay içerisinde bu giriş çıkış işlemini yapmanız gerekiyor.
0
Copernic
(07.03.23)
(5)

Akrebi evden uzak tutmak için (kedili ev)

kediperili
Ormanlık bir yerdeyim evde 6 kedi var. Komşunun dediğine göre bir önceki kiracı çok akrep olduğunu söylüyormuş. Ama leş gibi insanlarmış biz temiziz temizlik faktörü fark eder sanırım. Neyse İlaç tavsiyesi istiyorum kedili eve ilaçlama yapamam bahçeye yapmak istiyorum bana tavsiyelerde bulunun lütfe
Ormanlık bir yerdeyim evde 6 kedi var. Komşunun dediğine göre bir önceki kiracı çok akrep olduğunu söylüyormuş. Ama leş gibi insanlarmış biz temiziz temizlik faktörü fark eder sanırım. Neyse İlaç tavsiyesi istiyorum kedili eve ilaçlama yapamam bahçeye yapmak istiyorum bana tavsiyelerde bulunun lütfen ne yapabilirim. Eve de sirke sıkıyoruz kokusunu sevmezmiş, doğru mu? (Unuttum) Bir sorum daha var: zeytin ağaçlarının olduğu yerde akrep çok olurmuş, doğru mu?
0
kediperili
(07.03.23)
Hocam öyle bir yerde yaşıyorsanız akrebine de böceğine de yılanına da katlanacaksınız, benzer yerde yaşadım, öldürmeden yakalayıp uzaklaştırmayı tercih ettim fakat karşı komşumu yılda 1 kere yazın sokardı o da alışmıştı, pis ya da temiz olmakla ilgisi yok hayvanların doğal ortamına ev kurmuşlar, kuru lavanta kapı ve pencere yakınına koyarsanız kokusu uzak tutar, sokak kedileri akrep ve yılanla oynar ve öldürür normalde ama sizin ev kedileri buna alışık olmayabilir, ev bahçeliyse tavuk alın birkaç tane onlar da uzak tutar

Yaşadığım yer hem zeytinlik hem kayalıktı, tam uygun ortam

Bide halk arasında akrebi öldürürseniz diğerleri intikam almaya gelir derler hurafe olabilir :) sizden öncekiler denk geldikçe öldürdülerse belki o yüzden öfkelenmişlerdir
0
freebird5406_2
(07.03.23)
uzak tutamazsınız. temizlik kısmen faktördür, şöyle faktör olur; akrep yırtıcıdır. gece avlanır, evi pis olanın evinden akrep için potansiyel besin konumunda başka börtü böcek de vardır kesin, dolayısıyla akrebi çekebilir. özellikle zeytin ağacıyla bir bağlantısı yok, zeytin kokusuna gelmiyorlar ancak sıcak-kuru ortam sever güneş sevmezler gündüz taşların altında vs yatar gece ava çıkarlar. ormanlık bir yerde olduğunuza göre güneydoğuda değilsiniz. güneydoğudaki meşhur sarı akrep dışında çok tehlikeli zehirli bir akrep yok türkiyede, en azından bu konuda içiniz bir nebze rahat olabilir :)

ilaç hiçbir şekilde fayda etmez emin olun. ilaçlama eğer evinizin içinde bir yerlerde yuva falan varsa işe yarar. sizin sorununuz dış ortam, akrep dışarıdan içeriye gelecek, ilaçlamayla kurtulamazsınız her türlü bir yerlerden gelecek, sorunun kaynağı dışarıda çünkü ve açık alanı ilaçlayarak kontrol altında tutamazsınız. akrebi kontrol altında tutacak kedi-tavuk gibi bahçeniz varsa bahçede besleyebileceğiniz doğal yırtıcılar dışında kimyasal müdahaleyle başa çıkamazsınız.

son olarak; evde akrep görürseniz kesinlikle öldürmeyin. intikam almaya gelme hurafesinin aslı şudur; akrepler de çoğu örümcek ve birçok eklembacaklı gibi yavrularını sırtında taşır. yumurtalarını-yavrularını sağa sola saçma olasılığınız çok yüksek, olur da bir akrebi, örümceği, hamamböceğini öldürmek durumunda kalırsanız cinayet mahalini çamaşır suyu veya tuz ruhuyla silin, çamaşır suyu en idealidir genellikle. ikisini aynı anda kullanmayın tabii.
0
solitude ov the lonliest star
(07.03.23)
Bahçeye üç beş tavuk salın, kene, akrep, böcek ne varsa yer bitirirler, ayrıca duvarları bel hizasına dek beyaz kireçle boyayın, hem duvara tırmanan böcekleri görürsünüz hem de etkili bayağı. Son olarak açık kapı pencere önüne kuru lavanta.
0
mahsus mahal
(08.03.23)
80ler'de bodrum yarimadasinda baya akrep vardi, hergun evden 3-5 topluyorduk.

akrep temiz eve girmez diye birsey yok.
intikam falan palavra.
sokarsa oldurmez ama hastanelik edebilir, birkac komsuyu hastanede 1-2 gun yatirdi.
bir tane bulursan kesin cifti vardir, cift gezerler.
karanlik kuytu rutubetli koseleri severler, ozellikle ayakkabilarin icine dikkat etmek lazim.

kenarlara koselere hasere zehiri koyulabilir ama etrafimizdaki arsalar dolana kadar biz cozememistik. Etraf ev dolunca yokoldular.
0
cooperr
(08.03.23)
Kedi için cevap bekliyorum ya kedilerime bir şey olursa sünger kızıma bir şey olursa ne yapacağım ben ! ?
0
🌸kediperili
(08.03.23)
(9)

Almanya veya Fransa Yüksek Lisans

sapere aude
Merhaba İstanbul'da iyi bir üniversitede İşletme bölümü okuyorum, önümüzdeki Şubat ayında mezun olacağım. Mezun olduktan sonra Avrupa'da yüksek lisans yapıp orada kalmak istiyorum. Henüz 2 ülkenin dilini de bilmiyorum sadece B2 seviye İngilizcem var.Ancak hangi ülke yüksek lisans için daha uygun olu
Merhaba İstanbul'da iyi bir üniversitede İşletme bölümü okuyorum, önümüzdeki Şubat ayında mezun olacağım. Mezun olduktan sonra Avrupa'da yüksek lisans yapıp orada kalmak istiyorum. Henüz 2 ülkenin dilini de bilmiyorum sadece B2 seviye İngilizcem var.

Ancak hangi ülke yüksek lisans için daha uygun olur bu konuda yardımınıza ihtiyacım var.

Ücretsiz veya çok düşük ücretli olan bir üniversiteden kabul alma ihtimalimin ayrıca burs bulma ihtimalimin en yüksek olduğu ülke hangisi?
0
sapere aude
(06.03.23)
Fransa'da kafası çalışan ve çalışan Türk aç kalmaz. Tedarik zincirine yonelirseniz yüzde 99 iş bulursunuz. Benim türk ve Hindistanlı arkadaşlarımdan kimse sıkıntı çekmedi.

Ama elinizde fırsat varsa gitmeden 1-1.5 sene çalışıp gitmenizi tavsiye ederim. Sebebiyse nerede olursa olsun "deneyimsizlik" olayı her yerde var.

O yüzden ben herkese 1-1.5 sene deneyim sonrası masteri tavsiye ederim.

Para vs bilgim yok. Son sorduğunuz soruya da pek bilgim yok. Yalnız bu dediğiniz üniversiteler ingilizce olmaz genelde, özel üniversitelerin dili ingilizce oluyor. O konuda araştırmak lazım.
0
logisticsmanager
(06.03.23)
kabul alma, burs alma konusu ülkeden çok kişiye, başvuruya göre değişiyor. İlk fırsatta en yakın yurtdışı eğitim fuarına gidin, en azından okullar ya da temsilcileriyle görüşür fikir alırsınız.

akare.com.tr

Başvuru mektubunuz,
Referanslarınız,
Değerlendiren komiteyi ne kadar etkileyebildiğiniz vs önemli.
Almanların da fransızların da türklere karşı önyargı oranı aşağı yukarı aynı şu
ortamda.

www.mastersportal.com üzerinden okul ve burs imkanlarına bakabilirsiniz.

Yüksek lisans konusunda birkaç strateji var. Sizin neyi amaçladığınız önemli.

Atıyorum iyi bir üniversite ama hangisi? Yani koç ya da boğaziçi'nde okuyorum, akademik başarım çok iyi, fransa ve almanya'nın en prestijli okullarında yükek lisans kovalıyorum... Bu ayrı bir kafa...

İstanbul üniversitesi & marmara üniversitesi öğrencisiyim. Derdim eğitim ve yaşam standartları iyi bir avrupa ülkesinde iyi kötü bir yüksek lisans bulmak, sonra da iş bulup oraya yerleşmek... Bu bambaşka bir kafa.
0
anten
(06.03.23)
almanyada master ucretiz. bircok ingilizce program var. ama kabul alma ihtimalini yukseltmek isteniyorsa ingilizce (toefl vs.) veya almanca (goethe) dil sertifikalari avantaj olur. bunun yaninda bir sure is deneyimi veya evs gibi avrupda gonullu calismak da buyuk avantaj saglar. bunlar disinda not ortalamasi, motivasyon mektubu ve referans mektubu gibi kriterlere de bakiyorlar.

almanyada bir ogrencinin aylik gideri 800 euro civari olacaktir ve bunun en onemli parcasi kira olur. ogrenci vizesi ancak 180 gun yari zamanli ya da 90 gun tam zamanli calismaya izin verir. ozellikle iletisim gerektiren isleri bulmak zor olabilir ama getir veya amazon kuryeligi gibi isler, okul kutuphanesinde calismak gibi imkanlar olabilir.
0
emrahday
(06.03.23)
@anten teşekkürler cevap için, amacım iyi kötü bir yüksek lisans bulup belirttiğim üzere orada kalmak.
0
🌸sapere aude
(06.03.23)
O zaman bence araştırmanızı geniş tutun dediğim gibi sorbonne'da okumak istiyorum gibi bir hedefiniz yoksa, tek dert ortalamaüstü bir okula gidip iş kovalamaksa daha geniş düşünün.

Şu anda AB içinde yabancı öğrenci kontenjanlarında önceliği ukraynalılara veriyorlar. Kalan kontenjanlara AB dışı öğrenci alıyorlar. O biraz kısıt yaratıyor türkiye'den giden başvurulara.

Yüksek lisans konusunda alanınızla ilgili ya da yüksek lisans yapacağınız alanla ilgili bir iş deneyimi çok fark oluşturuyor. Bence bir iş tecrübesi edinin öyle başvurun.

Şimdi şöyle bir gerçek de var... Seçim sonrası mevcut siyasi iklim gençleri gererse (hangi parti kazanırsa kazansın), çok fazla başvuru ve yığılma olacaktır ki son 2 yılda inanılmaz bir yüksek lisans başvurusu var avrupa'ya ekonomi sebepli. Bunların içinde 30-35 yaşlarında kariyerli insanlar da var. En azından bu yaz dönemi yoğun geçer. Sonra biraz daha insanlar sakinleyince sonraki dönemlere başvurmak daha sağlıklı olabilir.

Haliyle okullar ve konsolosluklar çok daha seçici ve katı yaklaşıyorlar kabul ve vize konusunda.

Başvurunun da bir maliyeti var her okula 100-200 euro vereceksiniz başvuruda, evraklar falan da bir maliyet... o yüzden olabildiğince hazır olun başvuru öncesi.

Şu anda okulda uluslararası öğrenci projelerine katılma şansınız varsa mutlaka katılın.

Bu arada almanya koşullarını bilmiyorum detaylı ama çoğu ülkede ücretsiz üniversite ancak EU pasaportu olanlara sunulan bir hak. Bizim gibi non-eu ülkelerden tuition fee istiyor birçoğu. Ama dediğim gibi ülkeden ülkeye, okuldan okula bu koşullar değişebiliyor. Bazı okulların türkiye gibi ülkelere de eu hakları sunduğunu gördüm.

Bu arada polonya, macaristan, çekya, hırvatistan gibi ülkeler de hem daha uygun okullar, hem daha uygun yaşam maliyetleri hem de hiç fena olmayan okullar sunuyorlar. Üstelik iş bulma ve oturum konusu daha esnek bunlarda.

İsveç ve hollanda yaşamak için çok pahalı olmakla birlikte gördüğüm en en organize yabancı öğrenci platformlarına sahip.

studyinsweeden.com adresine bir bakabilirsiniz. Okullar pahalı ama, burs imkanları oldukça fazla.

Özellikle hollanda diğer avrupa ülkelerine göre biraz daha kozmopolit olduğu için daha rahat olabilir süreçler.

Ben bir alternatif olarak da birleşik krallık okullarına bakın derim.

İtalya avrupa'daki en ucuz okulların olduğu ülkelerden biri. ama iş bulma şansınız nedir bilemem sonrasında bir de yaşamak için çok pahalı.

Bir de bazı okullar ve ülkelerde belli bölümlere özellikle teknolojiyle alakalı bölümlerde ayrıcalıklar tanınıyor.

İşletme okuyorsunuz. Mesela önceki yıl almanya'da "dijital girişimcilik yüksek lisans programı" sunuyordu bir okul. Baya da bir kurum ve şirketin desteğini almış program iyiyidi. Nereden başvurursan başvur bedava ama bir başvuru şartları var 4 a4 sayfası:) Dijital pazarlama, teknoloji ve işletmenin çakıştığı bölümleri bir araştırın. Burada bu alanlarla ilgili olduğunuzu gösterirseniz burada imkanlar ve başvuru kabul şansı artabilir.
0
anten
(06.03.23)
almanyada universite ucret olayini biraz daha acayim. devlet universiteleri alman, ab vatandasi ya da turk vatandasi farketmeden ucretsiz. ozel universiteler ucretli ama almanyada devlet universiteleri hem egitim, hem imkanlar hem de ogrenci profili olarak ozel universitelere oranla cok cok iyi. zaten cok da fazla ozel universite yok.

ucretsiz ama bazi eyaletlerde donemlik harc ucreti var. bu yaklasik donemlik 300-400 euro civarinda oluyor. ama bu harc karsiliginda verilen ogrenci kimligi ile toplu tasimadan ucretsiz yararlanabiliyorsunuz. yani verilen ucret zaten kendini kurtarmis oluyor.

ilk planda bir ogrenci icin en buyuk problem ev veya yurt bulmak oluyor genelde. bunun icin okuldaki ogrenci topluluklarindan yardim istenebilir. bu topluluklar mezun olan ogrenciler ile yeni baslayanlari iletisime gecirip bosalacak evlere basvuru sagliyorlar.

bir baska buyuk problem ise gelir grantorlugu. ogrenci vizesi basvurusu sirasinda yabancilar dairesi o ogrencinin aylik gelirini garanti etmesini istiyor. her sene degismekle beraber yaklasik 800 euro gibi bir rakam gerekiyor ve bir yillik miktarin banka hesabinda bloke olmasini isteyebiliyorlar. ya da almanyada yasayan garantor olabilecek biri gerekebiliyor.
0
emrahday
(06.03.23)
emrahday +1.

ben kabul aldim ama gitmedim (baska yere gittim). almanya'ya mastera giden arkadaslarimin da cogu almanca bilmiyordu hatirladigim kadariyla. genellikle part time calisarak masraflarini cikardilar, zorluk yasayan olmadi.

yuksek ingilizce skoru her turlu kabul almada onemli (ozellikle ingilizce programlar icin) o yuzden B2 neye tekabul ediyor tam bilmiyorum ama toefl'in uzerine gitmek verimli bir strateji. Soylendigi gibi masterlar ucretsiz zaten ama ustune burs alamazsin, tektuk kurumlarin verdigi falan burslar da en muthis ogrencilere gider. burs bulamayacakmis gibi plan yap.

ben kesinlikle polonya, macaristan, çekya, hırvatistan gibi ülkelere bakmazdim. zaman kaybi. istanbul'da iyi bir universitede yap daha iyi. bu ulkelerde zaten kolay kolay kalamazsin, kalmak da ister misin sanmam.
0
hot potato
(06.03.23)
2 ülkenin dilini de bilmiyorum - bu buyuk handikap. Mavi yaka maraba kontenjanindan dil bilmeden cikabilir, ama beyaz yakanin gidecegi ulkenin dilini bilmemesi buyuk sikinti, ezerler. Bence su halde anadil ingilizce olan ulkeler disinda baska bir ulkeye gitmeye pek hazir degilsin.

Ben olsam paniklemeden sunlari yaparim:

- oncelikle kariyerimde ne yapmak istedigime karar veririm. Isletme okuyorsun, finans sektorunde mi calisacaksin, yoksa satisa mi yoneleceksin..yelpaze cok genis. Bunu anlamak icin ilk once turkiye'de biraz calisman gerekebilir.

- sonra karar verdigim konuda hangi ulkede ne imkanlar var ona bakarim. Belkide o konuda Fransa cok ilerde, Almanya degil, vs..

- Ulkeyi bulduktan sonra A1-B1 seviyesine falan gelmek icin 1 sene kadar kendimi o dile gomerim turkiye'de. O sirada okul basvurularini yaparim.

- Ondan sonra vizeyi alir uzarim.

Butun bu asamalari tamamlaman tahminen 3-4 sene surer. Tahnminen yasin 25-26 olur. Bu da yuksek yapmak ve yurtdisina uyum icin iyi bir yas. Sonrasi artik sana kalmis.

Ha yok bunlar bana gelmez ugrasamam, acil uzamam lazim diyorsan, o zaman amariga/UK/commonwealth. Bunlardan baska bir yere bakmam. Onceligim kesinlikle amariga olur.
0
cooperr
(06.03.23)
Ülke dili bilmeden çalışma kısmında Fransa için açmak isterim;
Çalışma dili ingilizce olan bir sürü firma var. Birinde ben çalıştım, 30 ülkeden insan vardi. Onun dışında zamaninda konuştuğum şirketlerde çalışma dili ingilizce dendi çok kere. Şu an çalıştığım yerde Fransızca bilmeyen beyaz yakalar var. Büyük sirketlerde dil onemsenmez. Role göre istenir; misal ekip yöneten kişinin Fransızca bilmesi normal ama amerikali müşteriye account manager olacak adamin Fransızca bilmesine gerek yok.

Türkiye'ye kıyasla bu ülkelerde hq olan yabanci sirket sayisi fazla, hq olunca dil ingilizce oluyor zaten.
0
logisticsmanager
(06.03.23)
(6)

Bakırköy'de evler neden pahalı

cemiyetin ünlü siması
istanbul depreminde yerle bir olacak bir bölge için kiralar çok değil mi?
istanbul depreminde yerle bir olacak bir bölge için kiralar çok değil mi?
0
cemiyetin ünlü siması
(06.03.23)
Elit semt diye biliniyor.
0
vizivozo
(06.03.23)
cesme,bodrum niye pahaliysa ayni sebeple,deprem riski istanbul kadar oralarda da var
0
essoist
(06.03.23)
bakirkoyun geneline elit denemez bence ama insaat kalitesi turkiye ortalamasinin ustunde, lokasyon, ulasim, marmaray, sahile yakinlik, insan kalitesi turkiye ortalamasinin ustunde, vs..
0
cooperr
(06.03.23)
ist genel olarak kirasina degmeyen bir yer. eski yerlesim yeri yesilkoy bu yuzden de daha degerli oluyor
0
ala09
(06.03.23)
istanbulun tüm popüler semtlerinde deprem riski var. onun dışında bir çok kısmı yaşanası bir bölge olduğu için pahalı.
0
roket adam
(06.03.23)
hastane bölgesi sayılır, doktor fazla
evler sağlam ve kaliteli
eski yerleşim
0
mantık
(06.03.23)
(10)

Hala Airfryer kullaniyor musunuz?

another satisfied lover
Daha fazla evde yemek yapmak ve biraz da saglikli yiyebilmek icin artik bir care olarak airfryer dusunmeye basladim. Ne dersiniz tek veya en fazla iki kisi icin guzel bir alternatif mi hala?Cosori mi philips mi?
Daha fazla evde yemek yapmak ve biraz da saglikli yiyebilmek icin artik bir care olarak airfryer dusunmeye basladim. Ne dersiniz tek veya en fazla iki kisi icin guzel bir alternatif mi hala?

Cosori mi philips mi?
0
another satisfied lover
(05.03.23)
biz aldigimizdan beri kullaniyoruz hala haftada 3-4 kez mutlaka. philips var bizde baska modelle karsilastiramam ama biz gayet memnunuz.
0
in vino veritas
(05.03.23)
airfryer'dan önce çıkan actifry'ı kullanıyorum senelerdir. tefal marka var bizde de. bir sıkıntısını görmedik.

az yağ ile pişirmesi ve çevirmesi hoşuma gidiyor.
0
false pretension
(05.03.23)
kullaniyorum. cok hizli, pratik. cosori var bende.
0
antikadimag
(05.03.23)
actifry +1
airfryer denedik hosumuza gitmedi, actifry daha guzel pisiriyor...
0
cooperr
(05.03.23)
Philips marka olanı düzenli olarak kullanıyoruz. Ancak, hangi marka daha iyidir bilmiyorum.
0
nhtzmc
(05.03.23)
Evet, ben yeni aldim uzun arastirmalarim sonucu. Renkten dolayi philips ile tefal arasindaydim. Philips aldim, hazneyi daha kolay cikartabildigim icin, kayar gibi yapmislar.

Evde 1-2 kisiyeniz cok pratik, firina gore daha hizli. Az yag kullanmak da cabasi. Bir seyleri isitmak icin bile cok ideal. Ben evet diyorum.
0
balpolen
(05.03.23)
Cosori plastik koktu bizde (tüm uyarılara dikkat ettik). Aktif kullanıyoruz
0
giovanne
(05.03.23)
Etbilimi youtube kanalınun cosori ile philipsi karşılaştırdığı videoyu izlemeden almayın. Meaty and bi şey kanalın adı.
0
baba553
(05.03.23)
kullaniyorum.
philips xxl guzel. cosori kullanmadim hic ama cift haznelilerden varsa iyi bir alternatif olabilir.
0
sanal uyku
(05.03.23)
Xiaomi kullanıyorum. Tavuk, et, hazır patates gibi şeylerde oldukça kullanışlı. Cosori almanızı önermiyorum. Yangın tehlikesi nedeniyle binlerce ürünü geri çağırdılar. "Cosori recall" olarak bakabilirsiniz. Xiaomide böyle bir şey yok; ancak şimdiki aklım olsa Philips alır geçerdim. tek kişi yaşamıyorsanız mutlaka büyük boyutlularını almanızı öneririm.
0
Gaip
(05.03.23)
(3)

Paslı demir inşaatta kullanılır mı?

birmilyonunvarmi
Evimin karşısında bir inşaat var. Demirleri 7-8 ay önce yol kenarına dökmüşlerdi. O demirleri kullanıyorlar. Demirlerin üzerine bazı arabalar akşamları tek tekeri demirin üzerine gelecek şekilde park ediyor. Ayrıca demirler şu an pas içinde. İlk geldiklerinde normallerdi. Bu paslı ve üzerine araba p
Evimin karşısında bir inşaat var. Demirleri 7-8 ay önce yol kenarına dökmüşlerdi. O demirleri kullanıyorlar. Demirlerin üzerine bazı arabalar akşamları tek tekeri demirin üzerine gelecek şekilde park ediyor. Ayrıca demirler şu an pas içinde. İlk geldiklerinde normallerdi. Bu paslı ve üzerine araba park eden demirler inşaatta kullanılır mı?
0
birmilyonunvarmi
(05.03.23)
üst katmanı oksitlenmiştir. mukavemetini etkilemez o.
0
bohr atom modeli
(05.03.23)
zamanla içten çürüyebilir diye biliyorum. ama türkiyede bunlar önemsenmiyor malum. çabuk kurusun diye çok su katılan beton vs
0
ShadowOfMoon
(06.03.23)
yuzeysel pastan bisey olmaz.

uzerinde arabalarin gezinmesi demiri yamultuyorsa o hos degil, santiyede yamuk yumuk demir gorsem kullanmayin bunu derim.
0
cooperr
(06.03.23)
(16)

Depremde en üst kat mı güvenlidir alt katlar mı

bebegim sende kimsinn
Evet arkadaşlar soru gayet anlaşılır. Deprem olduğunu varsayalım ve bina sağlam değilse en alt kattaki mi avantajlı en üst kattaki mi? Sorulan şey en üst kattakine yardımın daha çabuk ulaşması değil binanın yıkılması durumunda sadece sağ kalma ihtimalidir.
Evet arkadaşlar soru gayet anlaşılır. Deprem olduğunu varsayalım ve bina sağlam değilse en alt kattaki mi avantajlı en üst kattaki mi? Sorulan şey en üst kattakine yardımın daha çabuk ulaşması değil binanın yıkılması durumunda sadece sağ kalma ihtimalidir.
0
bebegim sende kimsinn
(02.03.23)
üst kat, yıkım en alt kattan başlar depremin süresi arttıkça katları kese kese gider.

enkaz fotoğraflarına bakarsan giriş veya ilk 2 katı yıkılmış ama üst katları duran birçok bina görebilirsin. ama en üst katı yıkılmış fakat gerisi ayakta bina bulman mümkün değil.
0
orpheus
(02.03.23)
üst katlar daha güvenlidir. alt katların ne yazık ki çok minik bir "camdan fırlayıp kaçma" ihtimali dışında hiçbir faydası yok. onun için de zaten depremin siz uyanıkken olması, fiziksel olarak canavar gibi olmanız filan lazım... kaldı ki o bile işe yaramayabilir, yani üç metreden atladınız mesela, siz tekrar kalkıp yola koyulana kadar o bina üstünüze yıkılabilir.
0
mark greg sputnik
(02.03.23)
binanin nasil yikildigi ile cok alakasi var.
0
tadellesever
(02.03.23)
genel olarak üst.
0
candide
(02.03.23)
Benim analizim de üst kat.
0
Cekcekli
(03.03.23)
bina zeminden dolayı olduğu yerde kendi üstüne çökmez de yan yatarsa alt kat güvenilir, olduğu yere çökerse üst kat.
0
sumuklurakun
(03.03.23)
bence en güvenlisi orta katlar eğer bina yan yatarsa üst kattakiler direk ölür çökerse alt kattakiler direk ölür o yüzden en iyisi orta kat.
0
sizofren06
(03.03.23)
üst kat kesinlikle.

giriş, zemin ve bodrum katlar ise çok tehlikeli.
deprem bölgesindeki videoları izleyin bir çok yıkılmayan ağır hasarlı bina bile giriş katın üzerine ezilmiş bir şekilde kalmış.
yani bütün bina evi güvenle tahliye ederken giriş kattakiler ezilmiş.
0
nuisance
(03.03.23)
genel olarak üst ama binanın zemin yapısı ve yapı kalitesi belirleyici unsur. çünkü binalar olduğu yerde çökme gibi yıkılmıyor her zaman. yanlara veya öne doğru da yıklabiliyor.
0
debian
(03.03.23)
Japonlar bu soruyu hiç düşünmek zorunda kalmıyor
Hepsi riskli bence +debian
0
photo85
(03.03.23)
turkiye'de binalar pancake oldugu icin, sence ustunde 7 kat varsa mi enkazdan cikman daha kolay yoksa tek kat oldugunda mi?
0
cooperr
(03.03.23)
bu depremde bile birçok binaya yardım gitmedi. bizdeki çürük binalarda çök kapan filan olayı da pek işe yaramıyor zaten, o bina yıkılmasında değil de kafana bişeyler düşmesin diye olan bi olay. kattan bağımsız olarak bina çöktüğünde zaten çoğunluk ölüyor. ilk yıkılma anında hayatta kalanların bir çoğu da yardım gelmeden günler içinde ölüyor.

buradaki herkesin aksine ben bina yıkılırsa binde bir kurtarılma ihtimaline göre değil ilk etapta çıkabilme şansına göre yorum yapıyorum ve giriş kat en avantajlı diyorum. hele ki marmara bölgesinde beklenen deprem tahminlerdeki gibi 7 üzeri olursa yardım gelme ihtimali bu depremde gördüğümüzden de düşük. bina yıkılınca hayatta kaldın iyi güzel, nasıl çıkacaksın?

tldr: binanın içinde kalacağın durumlarda evet üst katta hayatta kalma ihtimali daha yüksek ama giriş kattan dışarı çıkabilme şansı üst kattan bina yıkıldıktan sonra kurtulma ihtimalinden daha yüksek.
0
konetsu
(03.03.23)
@konetsu

soruda bina "yikildi" varsayiliyor, yani senin giris kati ayak seviyesine inmis durumda. Kafa hizzasinda 3./4. kat falan var.
0
cooperr
(03.03.23)
cooper bina yıkılmazsa hepsi güvenli zaten. yıkılacağı bir depremde de kurtulma şansının en yüksek olduğu durum dışarı çıkabilmene bağlı. yoksa aradaki kıyasladığımız durum 0.01% ile 0.02% arasındaki fark gibi bişey gerçekçi bakarsak. ilk yıkılma anında enkaz altında sağ kalma ihtimali evet çok daha yüksek ama "üst kattakilere yardımın daha çabuk ulaşması" ile bitmiyor olay. çoğu binada üst kata da o yardım ulaşmıyor işte. marmara depreminde eğer ciddi değişiklikler olmazsa bu durum daha da kötü olacak. umudu enkazdan çıkarılmaya bağlamamak lazım diyorum kısacası.
0
konetsu
(03.03.23)
@konetsu

hocam siz pek buyuk deprem yasamadiniz galiba, 7.2 yasamis biri olarak giris katinda da olsan bina yikilirken disari atlama olasiligin cok dusuk, kitlenip kaliyorsun, ki burda insanlarin hepsi uykuda yakalandi.

son deprem sonrasi roportajlara bak mesela, ust kattakileri is makinasi olmadan cikartabiliyorlar, adam 10 saat sonra cikmis, arama kurtarmaya yardim ediyor hastanelik bile olmamis...

golcuk depreminde en ust kattan kurtulan 80lik bir cift biliyorum, yuruyerek cikmislardi enkazdan. Alt katlardaki insanlarin cogu pestil oldu malesef.
0
cooperr
(03.03.23)
nurdağı'nda yaşamış biri olarak belli olmuyor gibi. üst katlar genelen daha iyi. üst katta olanlar daha çok kurtuldu.

ama 3 katlı olan yerin çöküp alttaki bodrum katın aynen kaldığına da şahidim.
0
patronaj1
(04.03.23)
(9)

Putin vs. Rte hangisi daha otoriter?

mikahakkinen
Putin’s Witnesses belgeselini izledim kendine ters yapan dahil muhalefet liderlerini ya zehirliyor ya da öldürtüyor. Rteyle karşılaştırdığımızda Putin daha mı otoriter?Yani hangisi ülkelerinde daha baskın?
Putin’s Witnesses belgeselini izledim kendine ters yapan dahil muhalefet liderlerini ya zehirliyor ya da öldürtüyor. Rteyle karşılaştırdığımızda Putin daha mı otoriter?

Yani hangisi ülkelerinde daha baskın?
0
mikahakkinen
(02.03.23)
Bence putin. Batidan daha kopuk olmanin verdigi rahatlik onda daha fazla
0
another satisfied lover
(02.03.23)
Abi doğru bi karşılaştırma değil bu, RTE'nin karşısında yine iyi kötü bir muhalefet var halk var vs var. Bi olay olduğunda Twitter'da bile biraz isyan edince adam geri vites yapabiliyor pek çok konuda, Putin allah gibi bir şey Rusya'da köpeksiz köyde değneksiz dolanıyor, Türkiye öyle bir yer değil hala. Bence asıl karşılaştırma Putin mi daha psikopat yoksa Kim Jong-Un mu şeklinde olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.03.23)
putin. rusya zaten sovyetlerden bu yana otoriter yönetiliyor. halk daha çok sindirilmiş. muhalifleri, gazetecileri öldürüyorlar. bizimki daha o seviyede belli
0
paintov
(02.03.23)
putin, tartışmaya açık bile değil. bizimkisi putincilik oynuyor kendince.
0
mark greg sputnik
(02.03.23)
istanbul'u kaybeden otoriter olmaz,

putin'in moskova'yı kaybettiğini düşünsene.
0
duyurukullanıcısı
(02.03.23)
putin daha otoriter ama niye?
adamın doğal kaynakları, sabit geliri var.
yurtdışından para bulmak için otoriter değilim görüntüsü vermek zorunda değil.

putin muhalefet liderlerini öldürüyormuş, bizim ülkede hapse atıyorlar ya da ülkeden kaçırıyorlar.
ayrıca sinan ateş olayına bakılırsa öldürülüyor da olabilir.
0
vizivozo
(02.03.23)
Bizimkinden Putin'in kotu bir kopyasi bile olmaz.

Putin eski KGBci, bizimki eski IETTci..pehh
0
cooperr
(02.03.23)
şöyle örnek vereyim rusya'da olsa istanbul seçimlerinde imamoglu iptal edilen ikinci seçimlere giremezdi.
0
bisorumvargaliba
(03.03.23)
cevap verilmis. ben de iki lideri baska bir acidan karsilastirayim.

birisi imam hatip cikisli bir iett memuru.

digeri ise phd sahibi bir kgb ajani.
0
antikadimag
(03.03.23)
(22)

Arabada düşük devirde gaza basınca silkeleme sorunu

denizgonen
araba düz vites ve atmosferik motor. Benzinli de haliyle. Vitesleri yüksek devirde olacak şekilde atınca hiç bir sorun yaşanmıyorken trafikte düşük devirle hızlanmak istediğim zaman özellikle 1200-1500 devirden geçerken araba bir an gaz kesiyor sanki kararsızlık yaşayan otomatik vitesmiş gibi. bunu
araba düz vites ve atmosferik motor. Benzinli de haliyle.

Vitesleri yüksek devirde olacak şekilde atınca hiç bir sorun yaşanmıyorken trafikte düşük devirle hızlanmak istediğim zaman özellikle 1200-1500 devirden geçerken araba bir an gaz kesiyor sanki kararsızlık yaşayan otomatik vitesmiş gibi. bunu her viteste de yapıyor.

Mesela 2. vitesteyim sakin sakin gidiyorum birden trafik hızlandı gaza dokundum diyelim devir yükselirken bi an kesiyor gazı.

Araba onun haricinde devrini kazandıktan sonra hiç bir sorun yaşatmıyor. gidişi vesaire eskisi gibi. Boştayken denedim bir sıkıntı yok devirlenmesi de normal...

Sorun neden olabilir?
0
denizgonen
(01.03.23)
Birçok nedeni olabilir; ateşleme, sensör, yakıt enjeksiyonu gibi. Düzgün bir serviste detaylı bir tetkik yaptırmak lazım, test etmeden, arıza kodu var mı bakmadan bir şey söylemek doğru olmaz.
0
orient blue
(01.03.23)
sorun mu bu emin değilim. çünkü atmosferik motorlar yüksek devirde kullanılır.1500le falan kullanılmaz yani.
0
jelly bear
(01.03.23)
@jelly bear araba 90.000 km'dir benim ve böyle bir şey yoktu.
Ayrıca atmosferik diye de şehir içinde dur kalk trafikte 3000 devirle de gidilmez, düşük hızda trafikte gayet de 1500-2000 devirle gider atmosferikler de.
0
🌸denizgonen
(01.03.23)
@orient blue istanbulda opel servisi var mı acaba bildiğiniz?
0
🌸denizgonen
(01.03.23)
Debriyajı bırakırken gaza bi tık fazla basmak lazım sanırım aynı sorunu ben de yaşıyorum
0
olaylar olaylar
(01.03.23)
Buji
0
abuzer
(01.03.23)
Dizel arabamda vardı aynı tarif, partikül filtresi sorunuydu.
Benzinli diyorsunuz diye egzoz sistemi ve/veya katalitik konvertör sorunu da olabilir.

bu arada orient blue'nun yazdıklarına ek olarak tahminimi yazdım.
0
burfak
(01.03.23)
buji, benzin filtresi ya da enjektör vb. olabilir. hepsi olabilir. egzoz sisteminde sıkıntı da olabilir. tekleme de ağır sıkıntılar çıkabilir.
0
mikahakkinen
(01.03.23)
buji ve buji kablolarını değiştir. yetmezse bobini de değiştir. o arabanın bujileri muhtemelen ngk'dir. www.ngkntk.com şu bayilerin birinden aracına uygun bujileri al. yetkili servisten de orijinal buji kablolarını al.

farkı farkedin :))
0
alperz
(01.03.23)
Araç hakkında model km vs ayrıntılı bilgi verseydiniz iyi olurdu.
Ama sorunuz gaz kelebeğini hatırlatıyor. Ya temizlik ya da değişim .
0
diyecevaplandı
(01.03.23)
Gaz kelebeği +1

Egzostan duman çıkıyor mu peki?
0
silah taciri
(01.03.23)
bircok nedeni olabilir ama okur okumaz buji dedim.

buji ve buji kablolariyla baslarim, cozulmese enjektor vs devam ederim.
0
cooperr
(01.03.23)
herkes buji demiş doğru yaklaşmış ancak hava olayını da es geçme hava filtren tıkalı olup yakıt hava karışımını doğru ayarlayamıyor olabilir.
0
basond
(01.03.23)
Benzin enjektör tesisatındaki kablolar köpük, deforme olmuş olabilir. Ucuzdan pahalıya gidin.
0
ditu
(02.03.23)
@olaylar olaylar yok yok kaç senedir kullandığım araba böyle değildi bir de vitesi attıktan daha sonra oluyor bu.
@abuzer:not aldım.
@burfak: aslında iki kişi bunun egzozu biraz homurtulu diyordu ama ekstradan bir ses de çıkarmıyordu hep de böyle olunca ben de üstünde durmadım. birine sorayım.
@mikahakkinen o kadar ciddi bir sıkıntı yaratabilecek bir durum mu acaba bu?
@alperz: ne kadar tutar acaba bunları yetkili serviste yaptırmam biliyor musunuz? araç opel.
@diyecevaplandı araç opel astra h kasa. 1.6 benzinli motor. tüp vs yok. 90000km bandında. bakımları hep zamanında yapıldı.
@silah taciri: yok hayır çıkmıyor. gaz kelebeği temizletmek yetkili serviste ne kadardır acaba biliyor musunuz?
@cooperr: teşekkürler.
@basond: aslında arada oksijen sensörü arızası da veriyor ama 20.000 km'den beri de böyle bu araba. yetkili servis de kronik dedi arıza verir ama bir şey olmaz yeni sansör takarız gene aynısı olur dedikleri için de çok umursamadım ki azıcık yanıyor sonra da sönüyor tekrar.
@ditu: istanbulda bildiğiniz bir yer var mı acaba anadolu yakasında?
0
🌸denizgonen
(02.03.23)
Buji ucuz bişi
0
abuzer
(02.03.23)
ille yetkili servis derdin yoksa buji değiştirmek çok dertli bir iş değil. torklu buji anahtarın varsa sen bile yaparsın. pis bir iş de değil.

ya da ikinci seçenek özel servis olsun. yetkili serviste daha pahalı olur. garantisi marantisi varsa tabi yetkili servise git. opel odak plaza'nın işçiliği çok iyi hyundai'de. opel'de de iyidir kesin.
0
alperz
(02.03.23)
Haftasonu arabayı önce egzozcuya götürdüm. Baktılar egzoz paslanmış ama kaçak vs yok dediler. Ücret almadan saldılar.

Sonra yakındaki bosch servisine gireyim dedim. Arabayı denediler geldiler bir şey yok özellikle boğdum ama bir şey olmadı dediler. Gaz kelebeği olsa rolantide devir oynardı ama çok sabit sağlam duruyor bir şeyi yok dediler. Bu arabalarda bobin 80-90.000km'den sonra arıza vermeye başlar belki ondandır dediler.

Hava filtresi vs kontrol edildi temiz.

Eve dönerken malesef düz yolda akıcı bir şekilde ilerlerken gene silkeledi araba beni...

Ne yapayım sizce şimdi... bujileri ve buji kablolarını mı değiştirteyim...
0
🌸denizgonen
(05.03.23)
ucuzdan pahalıya git. önce bujileri değiştir. yetmezse kabloları da değiştirirsin.
0
alperz
(05.03.23)
Merhabalar uzun yolda araç teklemeye başladı. Sonra da titreşimli çalışmaya başladı. P0301 arıza kodunu verdi. Bujiler ve kablolar değişecek.

Bunlara ek olarak da oksijen sensörü ve termostat arızası da veriyor.
0
🌸denizgonen
(07.03.23)
önce bujiler, yetmezse buji kabloları, yetmezse termostat o da yetmezse oksijen müşürü. her seferinde de ecu'ya bağlanıp hata kodunu silip sür. yeniden çıkıyor mu bak.
0
alperz
(07.03.23)
termostat ile birlikte ben olsam su pompasini da hallettiririm.
triger kayis mi zincir mi? arac 90binde demissin. Triger kayis ise degisecek. Triger degistirirken su pompasi + termostat isini de halletmek lazim.
0
cooperr
(07.03.23)
(10)

Araç piyasası düşer mi? (İkinci el)

ditu
Not: Lütfen elindeki mal değer kaybeder diye tedirgin olan arkadaşlar yazmasın.Temiz ikinci el araçlar 600 bin liradan başlıyor. Rezalet bir durum var ortada. Deprem vs derken her kulvarda oy kaybetmeye başladılar. Sizce seçim öncesi olası bir ÖTV indirimi veya yüksek adetli araç sipariş hamlesi gel
Not: Lütfen elindeki mal değer kaybeder diye tedirgin olan arkadaşlar yazmasın.

Temiz ikinci el araçlar 600 bin liradan başlıyor. Rezalet bir durum var ortada. Deprem vs derken her kulvarda oy kaybetmeye başladılar. Sizce seçim öncesi olası bir ÖTV indirimi veya yüksek adetli araç sipariş hamlesi gelir mi?
0
ditu
(28.02.23)
Seçim öncesi ötv indirimi gelebilir adettendir.

ama onun dışında araç fiyatlarının düşmeyeceğine dair uzun bir iktisadi açıklama yapılabilir. Özetle şu anda piyasada en ucuz sıfır otomobilin 500.000 lira civarında olduğunu görebilirsiniz. Bu ortamda eli yüzü düzgün bir ikinci el otomobilin fiyatlarının bu seviyede olması kaçınılmaz.

Bir de 10 kişiye 2 otomobil düşen bir ülkeyiz. Ortalama araç yaşı 10'un üstünde.
Yani piyasada öyle ciddi bir arz da yok otomobil az aslında bu nüfusta bir ülke için.

İstanbul trafiği aldatmasın ülkedeki araçların çoğu küçük bir şehirde toplanmış coğrafi olarak.

Haliyle üretici olmayan, sıfır araç arzı düşük bir ülkede ikinci el kıymete biner.

"Yaaaaa bayilerde araç yok" diyenler olacaktır. bayilerde araç olmayışının sebebi bayinin otomobili riske girmemek için az az getirmesi.

Biz zengin bir ülke değiliz, zengin taklidi yapan düşük gelirli bir ülkeyiz. Yani kazandığımızdan fazla harcıyoruz. Hem bireysel hem ülkesel olarak. Bu sebeple fiyat artışı kaçınılmaz. Fiyatların düşmesi zor bence.
0
anten
(28.02.23)
ötv indirimi geleceğini sanmam ama araç siparişi gelebilir tabii. bunun için araç fiyatlarını dolar bazında takip etmen lazım. dolar bazında şişik araçları satın almamak lazım. mesela daha dün baktım mercedes gla serisinde 2. el araçlar 100 bin dolar bandını geçmiş durumda, aracın normal satış fiyatından 20-25 bin euro daha fazla demek bu. bu araçları şu an zirveden alırsan zarar edeceğin kesin. ama atıyorum normal egea alacaksan, e bulunan da bir araç, en erken zamanda almakta fayda var.

tl bazında değer sürekli artacak onu zaten saymıyorum, yapacak bir şey olacağını da sanmam.
0
roket adam
(28.02.23)
ötv indirimi gelmez kesin bilgi.

fakat deprem sonrası şu an arz-talep çok dengesiz bir durumda(depremde bir sürü araç pert oldu, aracı olmayan depremzedeler de araç almaya çalışıyor) . bir süre sonra muhtemelen sonbaharda araç bulunurluğu düzelir.
0
nuisance
(28.02.23)
seçim sonrası dolar artınca bu fiyatları görmen hayal olur.
0
kanasla intihar eden adam
(28.02.23)
Deprem gibi afetlerden sonra geçtim indirimi ek vergiler bile gelebilir. Araç piyasası da düşmez zira millet sıraya girmiş. Bayilerde yüzlerce kişilik sıralardan bahsediliyor ve bu insanlar 60-100 bin lira gibi (700-800 binlik araçlar için) hava parası ödüyor.

Tüm bunlara ek olarak millet parasını bankada, faizde, altında tutmak yerine artık araba alıp onu yatırmayı tercih ediyor.
0
giovanne
(28.02.23)
Ev kredisi gibi sıfır araçlarda 3-5 aracı kapsayan bir düzenleme gelebilir. Onda da araç bulamazsınız zaten.
Şu an ki güncel Ev kredisi oranları ile ev alabilen duydunuz mu?
Sonuçta talep var ve bu talep bitmez. Fiyatlar da düşmez.
0
neymis
(01.03.23)
pandemi + deprem yikimi..

OTV'nin dusmesini beklemek hayal bence, hangi hukumet olursa olsun..
0
cooperr
(01.03.23)
kasım sonunda 2. el bir araçla aracımı yeniledim bayide.
ben aracı alırken hyundai i30ların sıfırına çıkardım eğer sıfır alabilecek olsaydım. bayideki arkadaşlara öyle mi yapsak dediğimde dedikleri şuydu: 150 kişilik sıra var, her ay 5 adet sıfır geliyor bu bayiye. ve arada torpilliler vs de oluyor, sıra gelmesi uzun sürer. ek olarak zaten bayiler yok cam filtresi yok bilmem ne diyerek zaten o ötv indirimini başka şeylerden çıkartıyor, hiç beklemeyin demişti bana. sözün özü ciddi bir arz fazla olmadığı müddetçe kısa vadede ötv indirimi gelse de sana bana faydası olmuyor. ki deprem bölgesinden gelecek ciddi bir talep olacak, ek olarak zaten depremin de ciddi bir maliyeti olacak maalesef.
ötv de zaten ilk 1999 depreminden sonra gelmiş ve deprem vergisi olarak da biliniyor. yeni gelecek hükümet ne kadar iyi niyetli olsa da elinde sih,rli değneği olmayacak sonuçta.
0
sirkelimon
(01.03.23)
Daha önce uzun uzun çok yazdık, özetle;

ötv düşse bile alacak araba nerede? ÖTV düşmesi için araç bolluğu olması lazım, ki araç satılmadığı vergi kaybı olduğu, sektör zor durumda kaldı diye devlet ötv indirmeli ve stok eritmeli piyasa.

Küfür edeceksiniz ama ben devletin yerinde olsam arttırırım ötv'yi, insanlar sıfır araba almak için rüşvet veriyor, "bana da biraz daha vergi verir herhalde" diye düşünürüm.
0
John Bloor
(01.03.23)
(7)

turkiye'de benzinler kac oktan?

antikadimag
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.1) baska alternatif yok mu?2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor m
abd'de 87 89 91 93 diye gidiyor. internette bakinca kursunsuz 95 oktan gordum sadece.

1) baska alternatif yok mu?
2) abd'de 95 oktan bulamiyoruz. turkiye'de en kaliteli benzinin satilma sebebi nedir? premium olmayan cogu arac icin gerekli degil (bir avantaji yok) yuksek oktan. bosuna para verilmiyor mu o zaman?
0
antikadimag
(27.02.23)
tr'de hiç 87 falan duymadım. 95-97 ve 98 hatırlıyorum. 10 sene önce falan o ayrımı da kaldırdılar, 98 üretilmeyecek artık dediler hepsine 95 deniyor şu an. ab gereği oldu sanırım.
0
avatar is back
(27.02.23)
95 oktan. eskiden 98 vardı artık yok. performans içerikli olanların içinde de katkı var. temelde hepsi 95.
0
false pretension
(27.02.23)
95-100 arasi.

kuzey amerika'daki motor teknolojisi avrupa'nin gerisinde, o yuzden oktan dusuk.
max. 94 bulabiliyorum ben, ki 91 ustu bosuna para diyorlar zaten.
bir de ethanol olayi var, shell haric hepsinde %10 civari ethanol var. tr'de ethanol var mi bilmiyorum, bilen biri bilgilendirsin.
0
cooperr
(28.02.23)
Tam cevap değil ama belirtmek istedim, ehliyet aldığım dönemde youtube'daki otomobil videolarına sarmıştım. Orda amerikadan bir yayıncının videosunda bu konudan bahsediyordu yakıt seçiminde.

Temel konu "avrupaya gittiğinizde burada anlattıklarım geçerli olmayacak, ölçüm sistemleri farklı" noktasıydı.

Arada bir kalite farkı varsa bile doğrudan "abd'deki 87 oktan avrupa'da da 87 oktanlık benzinle aynı niteliğe denk geliyor ve onlar bunu kullanmıyor bile" gibi bir şey olduğunu sanmıyorum.

Kullanılan ölçüm yöntemleri farklı. RON, MON, PON gibi farklı skalalar var. Bunlara bir göz atabilirsiniz belki.

Diğer taraftan ABD petrollerinin dünyanın en iyileri olmadığı da bir gerçek.
0
akhenaten
(28.02.23)
Uzun süredir tek kalem benzin kullanıyoruz +1 Çünkü Avrupa Birliği normlarına uymak zorundayız. Ama firmalar oktan belirtmeden kaliteli yakıt adı altında bi tık pahalı yakıt satıyorlar içine katkı katıp, bence tamamen reklam aldatmacası.

Yalnız duyurunun yaş ortalaması baya düşük, kimse daha eskisini hatırlamamış :)

Eskiden bir de "kurşunsuz" benzin ayırımı vardı gençler, normal benzinlerde kurşun vardı. 90'larda "kurşunsuz" adı altında yeni bir benzin türü çıktı, sonra insan sağlığı açısından kurşunlu olan tamamen yasaklandı.
0
John Bloor
(28.02.23)
avrupa birliği sayesinde bunlar.
zamanında uyum yasaları cıkartılmasaydı şu an araç ve yakıt kalitesi hindistan gibi olurdu.
0
nuisance
(28.02.23)
ABD'nin ölçüm yöntemi farklı. Yanlış hatırlamıyorsam onların 89 oktanı bizde 95'e denk geliyor. Şimdi google'a sordum emin olmak için. Onlarda 91 bizde 95'e eşitmiş.
0
yadigar
(28.02.23)
(30)

Kanada'ya taşınır mıydınız?

whatdreamsnevercome
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre otura
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?

Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre oturabilecek durumda olmamaya başladım. Yani bu evden çıksam, mevcut semte tekrar taşınma ihtimalim yok, çünkü kiralar artık 100bin liralara dayandı şakasız. Ve bu semt dışında bir yerde yaşamak da beni tatmin etmeyecek artık (istanbulda çok yerde yaşadım) bunun da sebepleri var. (hem istanbulun, türkiyenin bu kadar derdini kahrını çekip hem de istemediğim semtteki evlere 30-40bin lira kira ödeyemem).

üstüne bu deprem dalgası eklendi. sıradaki depremde bizim oturduğumuz evin yıkılmama ihtimali çok düşük. (evin eskiliğinden ziyade, bulunduğu konum nedeniyle) bunun üzüntüsü var üstümde.

her şey iyi gidip, iyi gelir kazanıp projelerim yatırım almasına rağmen "istediğim evi" satın almamın 20-25 yıldan önce mümkün olmadığını, bu ülkenin fırsatlarının ben ne kadar koşarsam koşayım benden o kadar uzaklaşacağını anladım.

deprem dönemi olan devletin eksikliği, insanların düştüğü haller, istanbul'un, izmir'in, adana'nın vb. önümüzdeki yıllar yıkılacak olması, ev arzındaki yetersizlik, hukukun kalmaması, ekonominin ne yaptığını bilmemesi gibi şeyler beni çok yordu.

çok yordu. tahmni edemeyeceğiniz kadar yordu. çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu.

--------

velhasıl önce amerika'ya gidişin yollarını araştırdım. çok mümkün olmadığını anladım kısa zamanda. çok zor, çok düşük ihtimal, uğraşmaya kendimi paralamaya değmeyecek kadar düşük bir ihtimal. avrupa, şu aşamada çok cazip gelmiyor.

kanada ise %100 oluyor, o bölgede de arkadaşlarımız var üstelik. ama baktığım zaman yazılımcı maaşlarını da çok beğenmedim o bölgede. ama hem kalıcı oturum hem vatandaşlık almak daha mümkün.

ülkemi normalde seviyordum, istanbulda yaşamayı da. buradaki arkadaşlarımal buluşmayı da.

ama bir günün sabahı her şeyini kaybetme ihtimali olan bir ülkede bu tür şeylerden de doyasına keyif alamıyorum artık.

siz olsanız taşınır mıydınız?
kanaada çok toz-pembe bir ülke değil. mutsuz olma ihtimalim de yüksek. ama sanki orada bir gelecek var gibi geliyor. en azından ev alabilriim, en azından daha rahat yaşayabilirim. buradaki mücadeleden ve düşüncelerden çok yoruldum.
0
whatdreamsnevercome
(26.02.23)
genel iklim ve buraya olan uzaklığı sebebiyle kanada aklımın ucundan dahi geçen bir yer değil. olağanüstü bir para kazanacağım bir durum yoksa hiç mantıklı gelmiyor bana (şahsi fikrimdir)

(edit: evden çalışan biri için) --> istanbulda 100 bin lira kira vermeden de insan gibi yaşanabilecek bir çok yer var ve deprem kuşağında da değiller. illa caddebostan fenerbahçe takıntısı olan biri değilseniz iyi para kazanan biri istanbulda ülkenin dertleriyle uğraşmadan da iyi bir hayat yaşayabiliyor.

illa yurtdışına taşınacaksam, eğer kalıcı olarak gitmeyi düşünüyorsam ab ülkeleri veya abd'yi, geçici olarak gideceksem hızlıca para vurabileceğim uae gibi ülkeleri tercih ederim.
0
roket adam
(26.02.23)
@roket adam,

işte insan gibi yaşamk konusu baya göreceli hale geliyor o noktada. caddebostan/fenerbahçe bölgesindeki sosyal olanak (köpeğini çıkaracağın devasa parkıdır, çevresindeki sakinliktir şudur budur)/demografik yapı istanbul'da başka yerlerde yok. sarıyerde de ataşehirde de şişlide de oturdum. oraları bir daha tercih etmek istemem.

bilmyiorum belki kendimi ikna etmeye çalışıyorumdur. ama hepsinin ötesinde türkiyede bir gelecek göremiyorum artık. en azından kendim için.

amerika olsa zaten 1 saniye bile düşünmez, sormazdım bile.
kanada benim de çok hazettiğim bir yer olmadığı için sorma fikir alma gereği duyuyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
Kanada iklim açısından sıkıntılı. Bu sorun olmayacaksa taşınılır. Alım gücü maaşlar ne durumda buna da bakmak lazım.
0
seaman
(26.02.23)
şuan şirketim üzerinden elde ettiğim gelirin aynısıyla kanadada aslında daha iyi bir alım gücüne ulaşıyorum. (bu tabi geçici, dolardaki baskı kalkınca türkiye'de de fiyatlar dolar karşısında yerlebir olacak/yerle bir olmaya mecbur)
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
İstanbuldaki çıtanız kiraların 100k olduğu yerdeyse minimumda ve ona rağmen buradan ev almayı karşılayamıyorsanız o zaman kanadada da eşdeğer bir çıta koyarsanız oradaki yaşamı karşılayamayabilirsiniz gibi geliyor bana.
Şuan demografik yapı olarak fenerbahçe altına inemiyorsanız o zaman kanadada da sizin gibi beyaz yakalı göçmenlerin yaşadığı mahalleler sizin çıtanızın altında kalabilir. Çünkü o mahallelerde de her kültürden her milletten insan olacak ve demografik açıdan sizi tatmin edeceklerini sanmıyorum.
Çünkü sizin içinde bulunduğunuz (bulunmak istediğiniz) çevre türkiyede ve diğer ülkelerde hala iyi koşullarda yaşadığı için kendi ülkesinden ayrılmıyor kolay kolay.

Ama gidip bi demeden bilemezsiniz. Sakinlik, sosyal devlet anlayışı, hayat kalitesi yüksek olacak. Bir şey kaybetmezsiniz gidip bir kaç yıl yaşasanız ve duruma baksanız.
0
zimbirik
(26.02.23)
100% tasinirdim. Hatta tasindim ve asiri memnunum. "Cok kotu ulke, kurulu duzenimiz olmasa aslinda TR muthis"ciler gelecektir birazdan. Herkesin zevkleri, hayata bakisi falan farkli tabii o yuzden genellemek sacma.

Bu arada ev almak demissin de Turkiye'de her turlu ev almak 10 kat daha kolay. Motivasyonunun sadece maddi ise hayal kirikligina ugrayacaksin. O kadar ugrastiktan sonra daha yeni ev alim misal 30 sene mortgage ile, ayni cabayi, para biriktirme disiplinini falan Turkiye'de gostersem su an 3. evi almistim herhalde. Yasamaya deger yerlerinde konutlar Turkiye'ye gore cok cok daha pahali, onu kafanda oturt oncelikle.
0
hot potato
(26.02.23)
Toronto, Vancouver gibi büyük şehirleri emlak açısından bayağı pahalı 1+1 düzgün evler 2000 küsur cad çıkıyordu ben bir ara araştırdığımda. Ev ve muhit hayalin varsa orası da İstanbul gibi emlak krizinde. Daha küçük şehirlerde de işini yapabilir misin düşünmen lazım.

Benim gördüğüm, Hollanda'ya gidenler çok mutlu olup hemen ev alıyor (çünkü devlet yabancılara kredi işini kolaylaştırmış galiba, hemen mortgage'a girebiliyorlar) Hollanda'da iş imkanın var mı bir bak derim. 5 yılda vatandaşlık alabiliyorsun (ama şu an TC vatandaşlığını bırakman gerekiyor)

"çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu."
Daha geçen yakın arkadaşımla aynısını konuştuk. İş hayatına başlarken hayal ettiklerimizde bulduklarımız çok farklı ve çok kötü. Maaş olarak dolar cinsinden geriye gitmemek için kasıyoruz yıllardır, bırak zammı :D

Tek seçenek Kanadaysa gidip 5-6 yılımı verip vatandaş olup sonra rahat olayım dersen mantıklı. Çifte vatandaş olmadığımız her an riskteyiz. Kanada (veya herhangi batı ülkesi) vatandaşı olarak gerekirse gidip AB'de de iş ararsın en azından ülkeye girip yüz yüze görüşme ihtimalin olur.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
iyi kötü mutlu olduğun yerden neden ayrılıyorsun ki? o istediğin evde de otursan saraylarda da otursan kesinlikle mutsuz olacak ve kendine mazeretler yaratıyorsun gibime geliyor. türkiye'de işler çabuk değişir. bugün bozuk ekonomi yarın düzelir. bunların hepsi düzelir. anan baban kardeşin arkadaşların yanında mı, yanındaysa bunlardan maddiyat uğruna ayrılmayı kantara koyduğunda hangisi ağır basıyor hesabını kendin yap.
0
deranzo1
(26.02.23)
cok caresiz olmadikca kanada gocmenlik icin (ulkenin sunduklari bakimindan) cok iyi bir ulke degil.
siralama abd>ab>kanada>avustralya seklinde.

ama abd ve ab'ye gidemiyorsam evet niye tasinmayayim? hic olmadi geri donersiniz yani begenmezseniz. beklentilerinizi gercekci tutarak giderseniz hayal kirikligi da yasamazsiniz.
0
antikadimag
(26.02.23)
Tek tasinma isteğiniz paraysa tartışılır.
Misal Türkiye'de yaşamak baya kötü. O sebepten bana Fransa'da kazandığım paranın 3 katını falan verseler anca gelirim Türkiye'ye. Gelirsem de birkac yil anca çünkü cekemem o hayati uzun süre.

Sizin derdiniz Türkiye'deki hayat değil ama maddi gibi. Bu noktada bir de özellikle emlak demissiniz ama kanada benim de bildiğim emlak konusunda baya sıkıntı. Bence tek derdi emlak/para olan biri için mantıklı değil.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
Gelir açısından değecekse gidilir. Onun dışında bir evde 2-3 yaşayan almancı tayfa gibi sadece gitmek için gidilmez.
0
scholar
(26.02.23)
kendim taşınırım. senin yerinde olsam da taşınırdım.

normalde kuzey amerika merakım yok, hatta ABD'den nefret ederim ama buz hokeyini çok seviyorum. soğuk iklim seviyorum. kanada, ABD'nin daha sosyal versiyonu gibi yönetim anlamında. aynı şeyin laciverdi ama biraz daha sevilebilir ve tercih edilebilir geliyor bana. öyle aç açıkta kalmayacaksam gidip yaşamak isterdim. montreal, toronto vs. olmasına da gerek yok yani winnipeg, calgary filan bile olur. veya daha küçük bir yer.

ailesine, dostlarına, yaşadığı yere çok bağlı olan ve başka yerde mutsuz olacağını düşünen insanları anlayabilirim. onlar, "dışarıda mutlu olacağıma burada mutsuz ölürüm" diyebiliyor. bu insanın gitmesinin manası yok mesela, gitmesin. yalnız senin gibi fikirleri, düşünceleri olan insanlar için bence İMKAN DA VARKEN türkiye'de kalmanın manası yok. en kötü geri dönersin. farkındayım bu da kolay bir şey değil ama ben olsam giderdim.

deprem bu ülkedeki sorunların en büyüğü bile değil bu arada. ona gelene kadar öldürebilecek veya psikolojiyi bozabilecek o kadar şey var ki... bu depremi de birkaç aya unuturuz, görürsün. bir daha işte artık ne zaman vuracak olursa. gölcüklü sayılırım. 99'u hatırlıyorum. devamında olanları da. dünyanın hiçbir yerinde "sıradan vatandaş" zaten çok zeki veya bilinçli olmaz. bu sistem, politika, devlet işidir. bu ülkenin başındakiler (akp gitse bile) böyle reformlar yapar mı, güvenilir bir düzen oluşturur mu? sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(26.02.23)
1 2 yıl için taşınabilirdim.
0
dissendium
(26.02.23)
30-40bin lira kiralardan bahseden biri turkiye'nin kaymak tabakasindandir.
kanada, kaymak tabakadan gelen birini zorlar.
seni mutlu edecek evler de burada milyon dolarlardan basliyor zaten.

kanada overrated bir mavi yaka ulkesi, ustunu iklimi, saglik sisteminin bitikligi....Ben olsam amerika'ya bakarim, kanada'ya hic bulasmam.
0
cooperr
(26.02.23)
hali hazırda yurt dışındayım.

kanada için bir firma bana teklif verse ve kabul alırsam, koşa koşa giderim.

vatandaşlık alana kadar da dönmem.
0
rain when i die
(26.02.23)
sadece başlığı okuyarak evet diyorum. söz konusu lüksemburg yada kanada ise gerisi teferruattır.
0
baldan kaymak
(26.02.23)
trde bir yazılımcının fenerbahçeden aşağı oturmam takıntısı şımarıklık. kanadaya gidin biraz burnunuz sürtülür ayaklarınız yere basar.

yazılımcılık burada geçici süreliğine diğer mesleklere göre iyi kazanan bir meslek fakat kanadada bir mavi yakalıdan çok farklı bir maaş almayacaksın. o yüzden gidip görün.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuisance,

ya cidden kendinizi böyle mi tatmin ediyorsunuz? "yazılımcılar aslında çok dandik, yakında sürünecekler" diye falan mı tatmin ediyorsunuz? ben hayatımın 10 yılını gecekonduda yaşadım, bir daha da kendimi öldürür ama yine de oralara geri dönmem. tüm ülke gecekonduya dönüşürken ben de buraları terketmek istiyorum. çünkü evet "fenerbahçe şımarıklığı" var üstümde. insan gibi insanlarla komşu olup, dışarı çıkınca bir parkta yürüyüş yapabildiğim bir yerde yaşamak istiyorum. çünkü 7 gün 24 saat çalışyıorum ve zaten tüm 10lu ve 20li yaşlarım fakirlik içinde ölüp bitmişken, bi 20 yılımı daha berbat yerlerde berbat şartlarda berbat kiralarla geçmesin istiyorum.

kanadadaki emlak piyasasını ben de biliyorum bu arada malesef. ama aslında burada anlatmak istediğim şey şu: yüksek kira ödüyorsam, karşılığında bir yaşam satın alayım. yaşam dediğiniz şey de, türkiyenin %99'unun hiç yaşamadığı şeydir.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
standartiniz ev satin almaksa evet kanada uygun bir yer degil ama ulkeden ve ulke gundeminden uzaklasmak bence insana cok sey katar. isim olsa sizin gibi, giderdim.
0
ala09
(26.02.23)
yazılımcıyım, tr şartlarına göre iyi kazanıyorum. evim var, hatta fazladan evim var başka yatırımlarım da var. fena bir semtte oturmuyorum ama fenerbahçede ev kiralarım daha altı olmaz diyecek kadar uçmadım, sonuçta bir beyaz yaka bordrolu çalışansın.

ticaret yapmadığın veya kendi işini kurmadığın sürece olabilecek şartlar belli, fenerbahçe çok populer bir destinasyon atadan dededen gayrimenkul zenginleri de orayı istiyor ayda 8-10bin usd kazanan digital nomad ta, arap veya rus zengini de...

siz kendi çapınızın farkında olun bence, bunun da en iyi yolu orada en fazla bir mavi yaka kadar olabileceğiniz kanadaya yerleşmek olabilir.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuince, ayda 8-10k usd kazanıyorum eşimin maaşı ve şirket ortaklıklarımdaki haklarım hariç. şmdi fenerbahçede yaşamayı isteyebilir miyim?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
yani hocam sonuçta bu işin hem mantık hem de duygusal tarafı var. genel olarak insanlar trnin olumsuz ruhsal ikliminden duygusal olarak etkilendikleri zaman da gitmek isteyebiliyorlar, bunu anlayabiliyorum. bu gruba dahil olduktan sonra artık gitme gitmeme kararı değil nereye gideceğini tartışmak lazım. siz de belli ki en kaymak tabakadaki bir birey olarak sizi fiziksel olarak etkilemese bile kendinize buradaki ortamdan psikolojik olarak bunaltacak bir hayat kurmuşsunuz. ayrıca bir dönem avantajlı piyasa şartlarından ötürü (düşük kiralar, döviz kazanma vs) fenerbahçe, caddebostan gibi istanbul'un creme de la creme denebilecek şartlarda yaşamışsınız ama bu anormal olan dönem şu anda bitti ve o bölgelerin tekrardan eski seviyelerine ulaşmasından etkilendiniz gibi görüyorum. standart bir beyaz yakanın fenerbahçede yaşaması zaten ütopik bir dönemdi ve bitti veya azaldı, eskiden de yoktu yani böyle bir şey milyonların hayal bile edemeyeceği bir bölge ve döviz kazanan birey de tlnin değer kaybetmemesiyle daha da maliyetli bir yaşam sürmeye başladı (zaten tüm planını tlnin değer kaybına bağlayan bir hayat düzeni kurmak da yanlış olurdu)

kanada dediğimiz yer de dünyanın yüzölçümü olarak en büyük ülkelerinden bir tanesi. emlak piyasasına da hakimim demişsiniz, o zaman tavsiye olması babında, bence şehir bazlı bir duyuru daha açsanız daha isabetli tavsiyeler alabilirsiniz diye düşünüyorum. çünkü sizin derdiniz hem maddi ama biraz da manevi, maddi konu belki daha fazla kazanmanızla çözülür ama manevi olarak bu "bavulunu toplamış olma" hissiyatını çözemezsiniz. belki de gidip birkaç sene bu privileged hayattan uzaklaşıp, standart bir göçmen olarak yaşamak iyi gelecektir (eleştirmek için değil ciddi söylüyorum)

son olarak bir de gideceğiniz yerin vergi durumunu da araştırın derim, yurtdışına iş yaparken tl çok rahat bir ortam sunuyor şu an için kimse vergi falan sormuyor ama mesela kanadada gelir vergisi ödemek durumunda kaldığınız durumu da hesaplamak lazım. (edit. hani zaten düşünmüşsünüzdür de yazayım dedim)
0
roket adam
(26.02.23)
taşınmam. Türkiye'de istanbul'dan başka bir şehre göç ederim. yazılım işi uzaktan da yapılıyor diye biliyorum. gelirim iyi ise, arsa alır ve o arsaya kendi müstakil evimi inşa ederim. depreme dayanıklı ve istediğim şekilde yaparım. istanbul'daki korkunç kutu evlerde kalmam.

neden Türkiye'den ayrılmam? çünkü ailem, sevdiklerim, arkadaşlarım ve anılarım burada. bu kocaman bir ömür demek. hayat demek. başka diyarlarda bunu inşa etmek uzun sürer. insan ömrü kısa. yurtdışı benim için değil, çocuklarımın kendi hayatını inşa etmesi için güzel bir seçenek olur.

tabii benim perspektiften böyle görüyorum. sizin şartları bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.02.23)
Yazdıklarınızdan anladığım oldukça duygusal bir insansınız. Bu sebeple sizin olumsuz bir durumda mutsuz olma eğiliminiz yüksek olabilir.

Öncelikle konu paraysa, Türkiye'de para kazanmak birçok ülkeye göre daha kolay. "Yoooooeeaa ne alaka" demeyin. Maaştan bahsetmiyorum, para kazanmaktan bahsediyorum. Yazılımcısınız, kendi işinizi kurup para kazanma şansınız çok daha kolay birçok ülkeye göre çünkü türkiye'de sistem işverenin zenginleşmesi üzerine. Vergi indirimleri, vergi düzenlemeleri, sık sık gelen vergi afları, maaşların düşüklüğü vb... Vermek zorunda olmadığınız yan haklar... Hele ki yazılım ihracatı yapıyorsanız, yani dolar kazanıp TL ile maaş ve harcama yapıyorsanız muhteşem... Kur farkının yanında yararlanabileceğiniz teşvikler, ihracat sebepli vergide daha da indirim vs....

Diğer konularda yazdıklarınızdan biraz toplumun genelinden "izole" bir hayat aradığınızı anlıyorum. Açıkcası kanada gibi ülkelerde bu aradığınızı bulmanız zor. Bir yazılımcı ortalama 50-60 dolar kazanıyor saatte. Bir tesisatcı 30-40 dolar saat ücretiyle çalışıyor. Yani muhtemelen o dünya para bayılacağınız evinizin, tabii maaş/ev fiyatlarına bakıp alabilirseniz, tam karşınıza koca f150sini park eden bir mavi yakalıyla dip dibe oturma ihtimaliniz yüksek.

Orta sınıf her yerde orta sınıftır:)

Ben maaşla çalışacaksam gitmem. Kendi işimi kurup çok kazanacağımdan eminsem hemen giderim.

Sizin yerinizde olsam oralardan remote iş kovalar, burada yaşarım.
Ya da dubai vb gibi yerleri kovalarım.
0
anten
(26.02.23)
senin için problem türkiye'de yaşamayı sevmen. yani eğer oturduğun muhitte, kiralar uygun ve evler sağlam olsaydı bu fikir aklını böyle meşgul etmeyecekti. o yüzden muhitini depremden az etkilenecek ve sağlam evlerin bulunduğu bir konuma kaydırman olabilir.

benim aylık gelirim senin kadar olmasa da iyi. ama şöyle de düşünüyorum gidersem bu standartı yakalayamam. dayanılmaz olmayana kadar gitmem fikrindeyim
0
paintov
(26.02.23)
Bro Kanada'ya taşınıp da mutlu olan bir tane tanıdığım yok alayı geri döndü, bazısı çoluğunu çocuğunu bırakıp falan geri döndü öyle bir geri dönüş, Kanada sanırım adaptasyonu çok zor bir ülke, ben taşınmazdım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.23)
eger belli bir gucunuz var ise usa icin E1 YA DA E2 vizelerini dusunun derim. ben E2 aldim aklinizda soru olursa mesaj atin. kanada hakkinda bilgim yok ama malum usa ve yazilim tartisilmaz.
0
oscar
(27.02.23)
"%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız?"

sonrasını okumadım; net taşınırdım.

türkiye'de hayatımı idame ettirmek için vereceğim çabanın belki iki üç katını verirdim ama en azından düzgün bir ülkede yaşardım ve bu çaba için elimde bir motivasyon olurdu.
0
knight of cydonia
(27.02.23)
hayır. kadıköyde oturmak zorunda değilsin. radiohead, u2, guns and roses dinleyen insanların böyle düşünceleri oluyor…
0
sert siyah krom
(27.02.23)
abi bence boğaza karşı yalıda oturmak istemiyorsan türkiye'de bu gelirle elde edemeyeceğin çok az şey var. ayda 5 bin dolar kredi ödesen 100 bin lira ödemeyse 20 milyonluk ev alabilirsin. o yüzden anlamsız geldi.

ayrıca hedeflere de tek seferde ulaşmak mümkün olmasa da adım adım ulaşılabilir. yani bugün yalı alamasan da ufak bir yer alırsın. 3-5 yıl sonra satıp başka yer alırsın. böyle böyle büyürsün.
0
hknty
(04.03.23)
(9)

macbook air m1 mi m2 mi?

arveles gibiyim
sizce air alınırken m1 mi m2 mi?hatta air değil de pro mu alınır?
sizce air alınırken m1 mi m2 mi?
hatta air değil de pro mu alınır?
0
arveles gibiyim
(25.02.23)
M2 daha guncel tabi, pro da daha guclu. Zaten fiyatlari da ona gore. Burda ihtiyaclariniz ve butce devreye giriyor.

(Bazi m1'lerde kullanilan ssd'nin m2 modellerinden daha hizli oldugunu okumustum. O konuyu bi arastirirsiniz)
0
brkylmz
(25.02.23)
Bütçe belirsiz bir defa. Benim önerim M2 falan değil, Macbook Pro M1 Pro'dur (14 inç olan), M2 Air yerine. Çok daha uzun süre değerini koruyacak, daha fazla porta sahip, donanımsal özellikleri (mikrofon, hoparlör, kamera... vb) daha iyi olan, kusursuz bir cihaz.

M1 Air sahibi olarak yazıyorum, zamanında M1 Pro'nun böyle çıkacağını bilseydim, acele etmeyip onu alırdım. Tek dezavantajı fanlı olması ama o da çok nadir ve çok sessiz çalışıyor.
0
mada
(25.02.23)
M1 Air, M2 Air, Macbook Pro M1, Macbook Pro M1 Pro (14 inc olan) bu modellerin hepsini kullandım.

Macbook Pro M1-> Touchbar'i hiç sevmediğim için bunu hiç sevmemiştim. Ama hafif, şarjı uzun giden bir modeldi.
Macbook Pro M1 Pro (14") -> Çok ağır, şarjı Airlere göre daha az gidiyor. İnanılmaz bir ses kalitesi var (gerçekten inanılmaz). Eğer ses konusunda çok hassas değilseniz ve yüksek performans ihtiyacınız yoksa almanıza gerek yok.

Macbook Air M1-M2 -> Biri 13 diğeri 13.6 inc. Az da olsa daha fazla çalışma alanına ihtiyaç varsa M2 burda avantaj sağlıyor. Performans konusunda aşırı bir fark görmedim çünkü intelden sonra hepsi fark yarattı. İntelde 1 dakika, m1 pro'da 2 saniyede biten işlem m2 air'de de 4 saniyede falan bitiyor. M2 air m1'e göre biraz daha şık bence tasarım itibariyle. Eğer bütçe izin veriyorsa M2 air alınabilir ama M1'de alsanız çok üzülmezsiniz.

Benim kullandığım modellerin hepsi 16GB'tı. Hangisini alacak olursanız olun 16GB modelini tercih edin derim. Örneğin M1 Air 16GB > M2 Air 8GB.
0
talasas
(26.02.23)
Bilgi verirken abartmayalım. Pro M1 Pro'nun pil performansı Air'den daha iyi. Çok ağır falan da değil, daha büyük bir ekran ve ekstra bileşenler dahilinde 1,3 kilogram yerine 1,6 kilogramlık bir cihaz kullanıyorsunuz. 16 inçlik model değil mevzu bahis.

www.youtube.com

Burada tüm testler var MBA M1 ve MBP M1 Pro, son kısımda yüzdelerle verilmiş zaten.

MBA M1 olsun M2 olsun, kullanıcı tercihlerinin çok çok büyük bir çoğunluğu MBP M1 Pro'nun daha iyi, uzun ömürlü, mantıklı bir tercih olduğu yönünde hemfikir, performans da dahil olmak üzere. Bir tane de MBA M2 ve MBP M1 Pro kıyası bırakayım, yerlilerden;

www.youtube.com

Unutmadan; 512GB SSD kapasiteli MBA M2 ve MBP M1 Pro'nun fiyatları birbirine çok yakın.

m.n11.com

www.pt.com.tr

8 GPU'lu MBA M2 seçerseniz 3 bin lira daha kazancınız oluyor yanlış bakmadıysam. Yakın olsunlar diye 10 GPU seçtim. Performans olarak denk değiller her halükarda.
0
mada
(26.02.23)
@mada, Max Tech videosunda "basit işlerde" Air'in daha iyi pil ömrü olduğunu söylüyor. Benchmark'a girene kadar o önde diyor.

Ki 2 yıl Macbook Air m1 kullanıp satıp birkaç aydır MBP 14" 10core 16gb ram 1tb ssd kullanan biri olarak, bence de öyle. (ağır iş yapmadığım hallerini karşılaştırırsak)

Düz internet, office vb. kullanırken macbook air daha uzun gidiyordu. Standby'da (ekran kapalı uyurken) bile pro gözle görülür güç tüketiyor. Düz iş yapan biri Air'i daha çok sever.

Tabii iş ağır işlere gelince değişiyor. Ben Air'de video kurgu yapmıyordum çünkü evde PC vardı. Şimdi Pro'yu hem kurgu hem internet her şey için kullanıyorum. Ağır işlerde pil ömrü çoğu alete göre daha iyidir, fan var ama render almadığım sürece fanı açmıyor bile falan o açılardan süper.

Bu arkadaşın Pro dediği büyük ihtimalle 13" düz produr. O çok net alınmaz. Macbook Air'i upgrade edip 16gb ram ile almak çok daha mantıklı. +SSD de büyütülebilir.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
air alacaksan m2 + 16gb ram al cunku temiz 7-8 sene gidiyor alet.

air/pro tercihi ne icin kullanacagina gore degisir.
0
cooperr
(26.02.23)
aradaki fiyat farkı çok önemliyse veya sıkılırsam önümüzdeki yıl yenisini alırım sorun değil diyosan m1 al tamam da en az 5-10 yıl kullanmayı planlıyorsan tabii ki m2 air almalısın. düz performans olarak bakarsan evet çok net fark olmayabilir ama uzun vadeli düşünüyorsan performans kadar donanımsal yenilik de önemli. en basitinden kamera çözünürlüğü m1'de 720p, m2'de 1080p tek başına bunun bile m1'i elemesi lazım. ekran kalitesinde fark var, klavyesi ve ekranı daha büyük, ses kalitesinde farklar var. işlemci farkına değinmedim bile. evet belki o standart bir kullanıcı için direkt fark edilecek bir şey olmayabilir ama 5 yıl sonra görmek lazım bir de. fiyat farkı 2 kat gibi ciddi bir şey olsa değmeyebilir bunlar ama aradaki farka bakarsak bence m1 air almak mantıklı değil.
0
semaforo de medianoche
(26.02.23)
hangisini alirsaniz alin ram upgrade yapin mutlaka. cunku basina anormal bir durum gelmedigi surece uzun yillar kullanacaksiniz.

ha bir de M2'nin kasasi degisik, bildiginiz macbook air gibi kenarlara dogru incelmiyor. bir bakin belki karar vermenize yardimci olur. www.apple.com
0
supergirl
(26.02.23)
m2 aldım arkadaşlar sağolun.
0
🌸arveles gibiyim
(26.02.23)
(13)

Neden düşük kaliteli beton üretiliyor?

birmilyonunvarmi
Hiç anladığım işler değil ancak c10-c20-c40 gibi betonlar varmış. Türkiye şartlarında minimum c40 betonsa hazır beton firmalarının c20 beton üretmesine izin verilmesin mesela olmuyor mu?Müteahhit istediği kadar en ucuzunu kullanmak istesin, kalitesizi üretilmezse sorun çözülmez mi?
Hiç anladığım işler değil ancak c10-c20-c40 gibi betonlar varmış. Türkiye şartlarında minimum c40 betonsa hazır beton firmalarının c20 beton üretmesine izin verilmesin mesela olmuyor mu?

Müteahhit istediği kadar en ucuzunu kullanmak istesin, kalitesizi üretilmezse sorun çözülmez mi?
0
birmilyonunvarmi
(25.02.23)
Turkiye sartlari diye tek bir sart yok. Tek mesele de beton degil.
0
ghilleinthemist
(25.02.23)
Tamam tek mesele beton olmayabilir ama beton meselesi bu şekilde çözülebilir bence.
0
🌸birmilyonunvarmi
(25.02.23)
her beton kolon kiriş gibi yük taşımıyor ki. şap betonu var mesela ya da yol yapacak garajının önüne. buralarda c20 yeterli.
0
sttc
(25.02.23)
Beton bir tek bina yapımında kullanılmıyor ki?
Kilit taşı, bordür taşı, rogar kapağı, briket, taş örme duvar dolgusu, istinad duvarı, bahçe duvarı.
Uzar gider liste,
Hepsinde viyadük ayağı betonu mu kullanılsın?

Not: Benden önce @sttc söylemiş zaten :)
Kalıp içine daha kolay işlemesinin sağlanması için su ilavesiyle beton kalitesinin bozulması hususu da söylenmiş.
Bir de betonun donma aşamasında belirli periyodlarla sulanması gerekir. Aksi taktirde beton yanar ve kalitesi bozulur. Bu konu da sanırım aksatılanlar arasında.
0
Mirket
(25.02.23)
İnsaat muhendisi degilim fakat gecen haftalarda fatih altayli'ya konusan hoca hazi betonlarin kalitesinin gayet yeterli oldugunu fakat ustabasilarin kendilerine is cikmasin diye(vibrator makinesi getirmek ugrasmak vs.)betona su karistirdiklarini hatta beton arabasinin hemen arkasindan su tankeri getirdiklerini soylemisti. Bu da beton kalitesini ciddi sekilde dusuruyormus.
0
joehigashi
(25.02.23)
ayrıca yumuşak beton da lazım. mesela oda zemininde, duvarlarda çok sağlam beton kullanırsan tadilat yapamazsın. çivi - matkap zor işler.
0
vizivozo
(25.02.23)
Deprem sonrası bir programda duymuştum. Beton konusu ile ilgili firmalar c40 betonu şantiye gönderiyor fakat kalfa ya da ustalar gelen betonu sulandırıp c40 betonu formunu bozmaktalarmis.

Sıkı denetim olmadığı sürece bu konularda yol almayacağız.
0
kaiserr76
(25.02.23)
bazı durumlarda betonun kalitesi yüksek ama uygulama hatası nedeniyle içinde boşluklar kalıyor, demire yapışmıyor. kolon - kiriş bağlantılarında doğru uygulama yapılmıyor vs.

ama işin özeti sorun maliyet. hatalı işçilik de işi bilmeyen ucuz işçilerle çalışmaktan oluyor.
0
orpheus
(25.02.23)
1 - beton artik o kadar problem degil, hazir beton yayginlasti.
2 - tek sikinti beton kalitesi degil.
0
cooperr
(25.02.23)
Hazır betonda sulama yapıldığı doğrudur.
Nedeniyse kolon kalıba dökülen harcın yoğunluğu yolayısıyla sulandırılarak kolonun içine yayılması amaçlanır.
Ancak sulanan harcın içindeki çimento da suyla beraber kalıptan akar gider.
Böylelikle beton kalitesi de oldukça düşer.
Yöntem yanlış olmakla beraber beton atıldıktan sonra yapılan sulama (uzunca bir süre aralıklı olarak sulama yapılır) betonun çatlamaması içindir ve yanlış bir işlem değildir.
Demek ki ne yapıyoruz.
Harcı hangi kalitede hazırıyorsa dökme esnasında da aynı kaliteyi tutturuyoruz.
Yoksa böyle birer ikişer yıkılıyor binalar.
0
marcus fenix
(25.02.23)
öyle değil. Yani müteahhitler C30/37 yerine düşük kullanmaya çalışmıyorlar, sorun bu anlamda üretici satın alım sürecinde değil. Mesele sadece beton kalitesi değil hatta eğer bina yeniyse beton kalitesi sorunu çok daha düşük bir ihtimal. Yani şu ustalar su katıyor meselesi bile aslında pompayla dökülecek kolon kiriş döşeme de geçerli değil, olmuyor değil ancak artık işleme meselesi çok büyük bir problem değil ha saha betonu olur ustanın ağzının içinde beklemek gerekir.

Ayrıca nerede hangi kalite ve çevre sınıfına ait beton kullanabileceğimiz standardlar ve yönetmeliklerle belli yani bu dediğiniz teoride mevcut.

Bu konular siz end user lar için önemli olmamalı , uzun uzun tek tek anlatmak zor. Biliyorum çok ciddi güven kaybı var ve ömrünüz boyu zar zor biriktirdiğiniz prayla canınızı eman ettiğiniz sizi koruduğunu düşündüğünüz evlerden korkar oldunuz, haklı olarak. Çok üzgünüm.
0
wallcan
(26.02.23)
neye ihtiyaç varsa ona göre üretim yapılır. konutlarda c30 yeterli olabilirken nükleer santralde c60 isteyebilir gerekli tasarım. c60 üretebiliyoruz diye bütün beton üretimi c60 olamaz. mühendislik bu değil.
0
argent dawn
(26.02.23)
Bir müteahhit olarak cevaplamaya çalışayım;

temel altındaki grobeton mesela, amaç sadece yalıtım membranlarını yapıştırmak,C16 yetiyor o yüzden. Kalkp ta buraya neden C40 kullanalım, yazık.

Yine aynı şekilde bina etrafına, bahçe duvarı dibine ve önem arz etmeyen yerlere bu tür düşük kalite kullanılır.

Tek sorun beton değil +1

Mesela ben her zaman projede yazan betondan bi tık fazlasını sipariş ederim, mesela projede C30 yazıyorsa C35 kullanırım.

Çünkü arada çok büyük bir fiyat farkı yok, ama santralde bişeyler eksik konulabilir, bir şeyler ters gidebilir. Yapı denetim testinde zayıf çıkarsa işlerim sıkıntıya girer vs.
0
John Bloor
(27.02.23)
(14)

Almanyada çalışmak Hk.

Sorucucimcime
Merhabalar.Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını a
Merhabalar.
Türkiyede bir otomotiv şirketinde başlangıç pozisyonda yaklaşık 9.5k maaş ile çalışmaktayım.
Yakın zamanda almanyada bulunan tesla şirketi için bir teklif aldım ancak işçi sınıfında gideceğim için 2500 euro gibi bir maaş ile başlayacağım söylendi. Şehir olarak pahalı bir şehir olmadığını ama ırkçı olduklarını duydum. Benim tek düşüncem bu maaş ile kıt kanaat mi geçinilir? Örneğin burada bir balığı almak için bile bazen düşünüyor ayda bir yiyorken orada bu maaşa hala aynı şartlarda mı erişebiliyor olacağım? Ve göç etmiş birisinden almanyada bu maaşla olmanın artı eksilerini dinlemek isterim.
Teşekkürler.
0
Sorucucimcime
(25.02.23)
Hangi şehir ve maaşın brut/net olmasını yazarsaniz daha kolay cevap verilir.

9.5 asgari ücret gibi bir para Türkiye'de, o parayla hiçbir şey yapilmaz zaten. O yüzden şu an elinizde sıfır varken başka ülkeye gidip sifirdan baslamak diye bakmak lazım.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Maaşım net brütte 5k gibi bir rakam verildi, şehir olarakta thüringen denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Hocam ben senin yerinde olsam 3'e 5'e bakmam kabul ederim, uzun vadede her türlü bu ülkeden iyi şartlarda olursun, tabii ki şahsi görüşüm.
0
mirty
(25.02.23)
Thüringen ucuz diye biliyorum. 2500 tek basina yasiyorsaniz kotu bir maas degil. Doktor arkadaslarim bu maasla ise basliyorlar. Gecinebilirsiniz sorunsuz sekilde. Iki kisiyseniz biraz zorlayabilir.

Almanya´da masteri olan insanlar bu maas araliginda basliyor devlet dairelerinde ise. Kit kanaat biraz abartili bir tanim olur. Evet, enflasyon ile gecinmek zorlasti, yine de 2500 tek kisinin rahatlikla yasayabilecegi bir maas.
0
buf-e kür
(25.02.23)
Gidilir
0
ala09
(25.02.23)
Avrupa'nın neredeyse her büyük şehrinde kişi 2500 Euro net ile Türkiye'de büyük şehirlerde hatta çoğu sehirde 9500 liradan kat kat daha iyi yaşar, kıyas bile edilemez.

Daha buna çalışma saatleri, tatiller vs girince iyice fark açılacak.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
Bana sürekli dedikleri 2500 net, fabrika işçisi olarak.
Peki ne kadar verirler işçiye o eyalette? @edmond honda
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Düşünme git
0
gadlemler
(25.02.23)
Honda dediği ve sizin cevaplar düşündürdü. 2500 net baya iyi para, işçi maaşı olması baya düşündürdü beni. O parayi Fransa'da mühendis bazen alamıyor. Biraz daha aras

Glassdoor'a göre production worker maaşı tesla almanya'da 31 bin brut. Sizin verdiginiz maaşı muhendisler vs anca aliyor. Sonra google yazdım misal, berlin'de verdikleri maas 3500 brut.

Bence bilgileri kontrol edin, hiçbir internet verisi ile uyusmuyor gibi.
0
logisticsmanager
(25.02.23)
bazı arkadaşlar verdiğiniz iş ve maaş bilgisinde hata olabileceğini söylüyor mantıklı savları da var ancak ben o durumu bilmiyorum, doğruymuş gibi yorum yapayım.

burada önemli olan türkiye'de çalıştığınız pozisyonda önünüz ne kadar açık? başlangıç 9.5'dur ama 3 sene tecrübelilere başka kapılar açılıyodur 5-10 sene tecrübeliler çok iyi kazanıyodur vs. o durumda gitmenizi kesinlikle önermem. avrupa ülkeleri maaş skalasının daha dar olduğu yerler ve orada maaşlı çalışan olarak hele de işçi olarak sınıf atlamanız zor hatta imkansız denebilir. türkiye'de ise halkın büyük bir bölümü geçinmenin imkansıza yakın olduğu maaşlar almasına rağmen eğer siz iyi bir sektörde umut vaat eden bir pozisyonda çalışıyorsanız 5 yıla çok güzel yaşanıcak maaşlara tırmanmanız mümkün bizde gelir eşitsizliği maalesef korkunç seviyelerde çünkü. sizin eğer türkiye'de böyle bir umudunuz yoksa tabi ki avrupa'ya gitmeniz mantıklı olan çünkü orada toplumdaki gelir makasının alt ucunda bile insanca yaşanılabilen paralar kazanılıyor.

öte yandan yaptığım yorumlar tamamen ekonomik olarak, başka açılardan bakarsak farklı artılar ve eksilerden de bahsedilebilir ama onlar sizin bileceğiniz iş artık.
0
semaforo de medianoche
(25.02.23)
ajans gibi görünen fake yerler var, size iş bulduk diyorlar sonra başvuru vize bilmemne ücreti 500 euro'yu şuraya yatırın diyip ortadan kayboluyorlar. Öyle bir yer olmasın size yazan yer? İyi araştırın.
0
nhk ni youkosu
(25.02.23)
Anlaştığımız yer öyle bir yer değil ayrıca pasaportum olmadığını ilettiğimde pasaport parasını verelim sorun değil, tüm başvuru işlemlerimizi yaptılar şuan denklik için başvuracaklar herhangi bir para istemediler sadece almanyada maaşınızdan 250 euro alacağız denildi
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
Çok teşekkür ederim @edmond Honda aydınlatıcı bilgiler oldu
0
🌸Sorucucimcime
(25.02.23)
kardesim uzundur berlin'de, 2500 avro net fabrikadaki mavi yaka icin inandirici degil.
dikkatli ol dolandirilma, bana da biraz bobrek.avi gibi geldi.
0
cooperr
(25.02.23)
(5)

ydisi uniye giderken ikramlik bir seyler goturulur mu?

ala09
Gecen lokum aldik kendimize de aklima hep yabancilar geliyor. simdi erkek arkadasim gidecek yaninda turkiyelilik seyleri goturmenin bir avantaji olur mu ya lokum ya bizim pastanenin antep fistikli muhtesem bi kurabiyesi var oyle seyler de aklima geliyor. gereksiz mi iyi mi?
Gecen lokum aldik kendimize de aklima hep yabancilar geliyor. simdi erkek arkadasim gidecek yaninda turkiyelilik seyleri goturmenin bir avantaji olur mu ya lokum ya bizim pastanenin antep fistikli muhtesem bi kurabiyesi var oyle seyler de aklima geliyor. gereksiz mi iyi mi?
0
ala09
(24.02.23)
Ben toplantıya falan giderken götürüyorum, millet bayılıyo. Ama üniversite ortamında iş görür mü bilmem.
0
plutongezegendegilmi
(24.02.23)
goturulur, super olur.
0
antikadimag
(24.02.23)
Ben mezuniyetimin ardından Almanya’da bir üniversitede staj yapmıştım. Staja giderken de hocaya geleneksel lokum tarzı bir paket yaptırmıştım. O da toplantıya getirip bölümdekilere ikram etmişti. Şu anda da Avrupa’da akademinin içinde birisi olarak baktığımda laba bir dolu insan geliyor gidiyor, farklı ülkelerde stajyerler, doktora öğrencileri vs. Bir tanesi de böyle bir şey yapmadı. Dolayısıyla şimdiki aklım olsa sanırım ben de almazdım hediye falan.
0
but that was just a dream
(24.02.23)
Lisans ve Almanya ise götürme

Aynı şekilde tek hediye getiren ben, Koreli ve Japon’lardık. Bu ikisinin getirdiği yenecek gibi de değildi ama çok süslüydü. Bir grupsa eğer götürdüğünde eğlenceli olur ama sadece o kadar.
0
Coma
(24.02.23)
lokumun her turlu gideri var.

yarim kiloluk ali muhittin haci bekirlerden 5-6 tane mutlaka goturup dagitiyorum, yiyen dagiliyor.
0
cooperr
(25.02.23)
(3)

apple iphone 6s pil değişimi yapmıyor mu?

loser blueser
web sitesinden baktığımda ürün seçeneklerinde 6s görünmüyor, apple pil değişimi hizmetini sonlandırdı mı demek bu? diğer teknik hizmetlerde de mi aynı şekilde acaba?
web sitesinden baktığımda ürün seçeneklerinde 6s görünmüyor, apple pil değişimi hizmetini sonlandırdı mı demek bu? diğer teknik hizmetlerde de mi aynı şekilde acaba?
0
loser blueser
(24.02.23)
çok eski olduğu için yapılmıyor evet. anca yetkili olmayan servislerde yaptırabilirsiniz.
0
candide
(24.02.23)
6s'nin selasi coktan okundu kardes, manevi degeri yoksa at gitsin.
0
cooperr
(25.02.23)
6s'in pil değişimi çok kolay. youtube'da videoları var, ben değiştirmiştim zorlanmadan. kendiniz deneyebilirsiniz.
0
gak
(25.02.23)
(5)

yuvarlak kolon

hlt1985
mzellikle yeni yapılan ve yüksek binalarda daha çok görüyorum yuvarlak şeklindeki kolonları. Bunlar daha mı dayanıklı olduğu için tercih ediliyor yoksa tamamen tasarım odaklı mı?
mzellikle yeni yapılan ve yüksek binalarda daha çok görüyorum yuvarlak şeklindeki kolonları. Bunlar daha mı dayanıklı olduğu için tercih ediliyor yoksa tamamen tasarım odaklı mı?
0
hlt1985
(24.02.23)
İnşaat mühendisi değilim ama merak edip bakınca sadece estetik amaçlı olmadığını gördüm. Daha sağlammış.

www.sanalsantiye.com
0
kimlanbu
(24.02.23)
daha dayanikli.
0
cooperr
(24.02.23)
zimbalama diye gecen istenmeyen davranisi engellemek icin olabilir. kirissiz ve kalin bir dösemeyi nispeten ince kolonlarin üzerine yerlestirdiginizi düsünün. benzer bi örnek icin 4 adet kalem üzerine koydugunuz bir un pakedini düsünebilirsiniz. eger tasarima yeterince gerekli özen gösterilmezse dösemeye göre „sivri“ kalan kolonlar dösemeyi delip gecebilir. bu sekilde göcen bi avm vardi kore‘de. ilk göcen kolondan sonra digerlerine binen yük arttigi icin komple göcmeyi tetikleyebilen bi mekanizma.

normalde betonarme düsey yükler altinda göcmeden önce nispeten büyük deplasmanlar yapip kullaniciyi uyarabilen bir özellige sahip. zimbalama ise kesme tipi bi davranis oldugu icin aniden ve habersiz olusur. evvelinde gözle farkedilmesi zor ufak catlaklar olusur.

köseli kolonlara yüklenen dösemede kolon kenarlarinda kesme gerilimleri lokal olarak yüksek degerlere cikabilecegi icin yuvarlar kesitli kolonlar tercih edilmesi olasi. yuvarlak kolonlarda kayma gerilmeleri daha homojen dagilir.

bu arada kolon tipi ne olursa olsun bu hesaplar zaten yapilir. zimbalama tehlikesi varsa kolon üzerinde alan genisletilir, kiris tercih edilir ve/veya zimbalama donatisi konulabilir. bunlar hakkinda bilgi sahibi olmadan yuvarlak her zaman digerinden daha iyi diyemeyiz yani.
0
ben de
(25.02.23)
daha dayanıklı. zayıf ekseni yok her yönde aynı şekilde çalışıyor.
0
argent dawn
(25.02.23)
Daire kesitli elemanın iki yönde de ataleti aynıdır, fakat bunlar çelik ise bağlantı yapmak, betonarme ise de kalıbını ve donatısını hazırlamak daha zor oluyor, o yüzden her yerde tercih edilmez. Mesela beton olacaksa çelik kalıp yaptıracaksınız ve o kalıp belki bir daha başka bir projede kullanılmayacak ve hurda olacak. Dediğiniz gibi galeri, fuaye gibi alanlarda daha estetik olması açısından tercih edilebiliyor.
0
malheiros
(25.02.23)
(3)

abd'nin en avrupai eyaletleri hangileri?

mark greg sputnik
konu abd olunca klasik cevap haklı olarak "eyalete bağlı" oluyor. şimdi eyaletlerin yetkileri, kanunların kapsamı vs. ne kadar geniş bilmiyorum ama avrupailikten kastım şu,* düşük suç oranı, özellikle silahla yaralama alanında (silahın yasak olduğu diyeceğim ama tüm eyaletlerde serbest sanırım amend
konu abd olunca klasik cevap haklı olarak "eyalete bağlı" oluyor. şimdi eyaletlerin yetkileri, kanunların kapsamı vs. ne kadar geniş bilmiyorum ama avrupailikten kastım şu,

* düşük suç oranı, özellikle silahla yaralama alanında (silahın yasak olduğu diyeceğim ama tüm eyaletlerde serbest sanırım amendment şeysinden dolayı)

* toplu taşımaya ABD standartlarında müsait, arabasız süpermarkete veya parka bahçeye gidebilme imkanı

* ırkçı, redneck tayfa yok ama her şeyden nem kapan sjw'lerin de sesi çok çıkmıyor. ortada bir yerde, makul, sakin vatandaşlar.

* vergiler daha yüksek ama altyapıdır, okuldur vs. bu tip hizmetler daha iyi.

aklıma ilk etapta bunlar geliyor ama sizin avrupa'yla özdeşleştirdiğiniz başka şeyler varsa onları da ekleyebilirsiniz.

belki bu saydıklarımın tamamını karşılayan tek bir eyalet bile yoktur, yani en avrupai eyalet bile belki avrupa'ya yakın değildir ama yine de merak ettim. var mı böyle eyaletler? "şu kriter için şurası, bu kriter için burası" gibi de paylaşabilirsiniz.
0
mark greg sputnik
(24.02.23)
new england bolgesi biraz oyle. ama cok fark var yine.

bir de degerlendirme kriterlerine gore farkli yerler soylenebilir.

iklim olarak avrupai (bkz: seattle) (bkz: washington)
tarihi olarak avrupai (bkz: boston) (bkz: massachusetts)

bu sehirlerde toplu tasima da var. sanirim en yakini bu. washington ve massachusetts. eyaletlerinde sosyal devlet de mudahil olmaya calisiyor issizlik maasi vb haklar abd'de bu kadar iyi olan baska eyalet yok.
0
antikadimag
(24.02.23)
ilk yerleşim yerleridir ama onlar bile avrupai değil.
boston - massac.
0
gurur
(24.02.23)
okyanus kiyisinda olan kentlerde avrupa "esintisi" var.

seattle, miami..
0
cooperr
(24.02.23)
(13)

İstediğiniz arabayı satın alamayınca ne yapıyorsunuz?

ditu
Mevcutta arabam yok. Kredi çektiğim halde bütçem istediğinim arabayı almaya yetmiyor. Siz olsanız ne yapardınız? Bütçenize göre araç mı bakarsınız yoksa istediğiniz aracı alana alana kadar para mı biriktirirsiniz?
Mevcutta arabam yok. Kredi çektiğim halde bütçem istediğinim arabayı almaya yetmiyor. Siz olsanız ne yapardınız? Bütçenize göre araç mı bakarsınız yoksa istediğiniz aracı alana alana kadar para mı biriktirirsiniz?
0
ditu
(24.02.23)
İstediğiniz aracı alana kadar para biriktirirken istediğiniz aracın fiyatı da arttığı için ulaşılamaz bir döngüye gidiyorsunuz.

En güzeli bir tane alıp borcunu bitirmek. Sonra onu satıp üstüne biraz koyup model yükseltmek. Onun borcu bitince bir daha.. böyle böyle 5-6 yıla istediğiniz aracı alırsınız bence
0
ananiyimioguz
(24.02.23)
Bütçemin %10-%20 altında bir araç bulmaya çalışırım (çünkü bir aracın sigorta, satın aldıktan sonra ilk bakım vb masrafları da var). Arabaya da fazla anlam yüklemem:)
0
anten
(24.02.23)
2. el düşük kmsine bakarım.
0
mikahakkinen
(24.02.23)
bütçemin yettiğini alırım.
bi yerden başlamak lazım sıfırdan araba olmak çok zor.

ama araban olunca ufak ufak yükseltebiliyosun.
0
jelly bear
(24.02.23)
istemedigim arabayi aliyorum.
0
baldur2
(24.02.23)
O an araba ihtiyacım varsa bütçemin yettiği kredili aracı alırım.
Araba ihtiyacımın aciliyeti yoksa para biriktiririm tabii ki.
0
roket adam
(24.02.23)
araba piyasası patlayacak diye ekşide mastürbasyon yapıyorum :D
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.23)
bütçemin yettiği en iyi arabayı alırım. borcu bitince satar istediğim arabayı alırım.
0
alaimisema
(24.02.23)
İstediğiniz arabayı alamıyorsanız, para biriktirerek de alamayacaksınız maalesef. Sizin biriktirdiğinizden daha fazla artmaya devam edecek fiyatı. Kredi + elinizdeki ile satın alabileceğiniz en iyi seçeneği satın alın. Sonra o kredinin taksidi bu enflasyonda eriyecek, elinizdeki araç da diğerleri nasıl değerleniyorsa öyle değerleneceği için daha sonra satarak ve üzerine bir miktar daha kredi çekerek(diğerinin taksidi artık gözümüze gelmiyor, zam falan filan aldık o eridi) istediğinizi alabilme şansınız olur.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(24.02.23)
işimi görecek en ucuz arabayı alır, param kalıyorsa yatırım yapardım. tabi araba da bir yatırım sayılır Türkiye'de ama başka bir yatırım yapardım.
insan istediği şeye hiç yetişemiyor, hep eksik kalıyor maalesef, ancak iyi yatırım yapıp yeterince sabredersen ileride bir şansın oluyor.
0
tiny penny
(24.02.23)
zamanında mx5 alacaktık diye söyleniyorum
0
gurur
(24.02.23)
butceme gore arac alir devam ederim.
0
cooperr
(24.02.23)
bütçeye yakın araç kap.

yoksa bir daha alamazsın.

türkiye için konuşuyorum.

avrupa'da aşağı yukarı fiyatlar benzer.
0
rain when i die
(25.02.23)
(3)

Kanada okulları hk. (college)

tchuck
çok özet bir soru soracağım;6.5 ielts gereklilik isteyen okullardan kabul mektubu almamız için önce mutlaka ielts 6.5 beyan etmemiz gerekiyor mu? yoksa önce kabul mektubunu alıp, vize işlerini halledip daha sonra okula gelirken ve kaydı tamamlarken 6.5 ielts beyan etme gibi bir opsiyonumuz var mı?v
çok özet bir soru soracağım;

6.5 ielts gereklilik isteyen okullardan kabul mektubu almamız için önce mutlaka ielts 6.5 beyan etmemiz gerekiyor mu? yoksa önce kabul mektubunu alıp, vize işlerini halledip daha sonra okula gelirken ve kaydı tamamlarken 6.5 ielts beyan etme gibi bir opsiyonumuz var mı?

vize süreci 10 hafta sürüyor, öncesi sonrası falan derken bi 3-4 ay önceden başvurmuş olmak en iyisi (en kötü senaryoda. normalde 5-6 al olmalı bence). ielts puanını denkleştirene kadar 3-4 ay harcasak, bir anda 1 yıllık bir periyoda girmiş ve bir çok kayıt dönemini kaçırmış oluyoruz. iş 1.5 seneye kadar bile uzayabilir.

o yüzden soruyorum aslında.
ielts 2 aylık 3 aylık çalışmayla kesin alınır da, önden kabul mektubu alıp vize işini aradan çıkarmanın yolu var mıdır? bilginiz var mı?
0
tchuck
(23.02.23)
ielts yerine duolingo vs. kabul eden college'ler var o mümkün mü bir bak.

Dil puanı olmayan vb. kişilere "conditional offer" verilir genelde. Fakat bu şartı tamamlamadan LoA denen (Letter of Acceptance) mektup verilmez ki bu vize başvurun için lazım. Yani dili halletmeden vizeye başvuramazsın çünkü okula henüz kabul edilmedin. Ama yer kapmak için başvuruyu önce yapıp conditional offer alabilirsin çoğu yerden.

Sonrasında kalmak istiyorsan "designated learning institution" listesine bak, orada var mı kontrol et. Post graduate work permit için bu lazım.

(biz başvurduk, vize geç çıktı ~4 küsur ayda, vizeyi bastırdık ama gitmedik. Ertelemedik de. Başka ülke düşünüyoruz.)

Kanada'daki okullar hemen cevap vermiyor hatta bazen hiç vermiyorlar :D Danışman ile çalışınca onlara hemen döndüler. İngiltere'deki okulların disiplini bunlarda yokmuş baya gevşekler.
0
nhk ni youkosu
(24.02.23)
basvurulara bakanlar genelde pek yardimsever arkadaslar degildir, zorla calisan tipler. listeye bakarlar, butun dokumanlar eksiksiz degilse direk elenirsin, ilk etabi gecemezsin. o yuzden IELTS istiyorsa ve gondermezsen isin zor, bence vakit kaybi olur.
\okuldan kabul gelmeden de vize vermezler kolay kolay.

eger hemen cikmam lazim, IELTS ile simdi ugramam diyorsan tavsiyem universite bunyesindeki dil okullari, dil okuluna diye gelip, IELTS'i kanada'da halledip sonra kaydi degistirmek. Yeni kabul kagidini alip iceriden tekrar ogrenci vizesine basvurup vizeyi uzatarak devam etmek. Ben oyle yapmistim seneler once.
0
cooperr
(24.02.23)
@cooper,

anladım. bu arada eşimle gidicem. ilk 4-5 ay bana çalışma izni olması gerekmiyor (eşim okuyacak). bu yöntem daha makul gibi geliyor bana da. haziran gibi okulun dil okuluna başlayıp eylülde veya aralıkta college'a döndürmek vs.
0
🌸tchuck
(24.02.23)
(10)

sözlük yazarları duyuruya nasıl giriyor?

sanemz
bazı es takılı yazarlar görüyorum sözlüğe giriş olmadığına göre bu arakadaşlar nerden giriyorlar buraya?
bazı es takılı yazarlar görüyorum sözlüğe giriş olmadığına göre bu arakadaşlar nerden giriyorlar buraya?
0
sanemz
(23.02.23)
Vpn ile yönlendirme sonrası düz bağlantı oluyor zaten kaşe bellekte kalıyor bütün gün idare ediyor.

Sözlük de şu an pasif vaziyette değil epey azalmıştır trafik tabi ama giren giriyor.
0
hedep
(23.02.23)
Vpn ile.
0
ruhen hastayim ben
(23.02.23)
yurtdisi..
0
cooperr
(23.02.23)
Vpn veya yurtdisi
0
fakyoras
(23.02.23)
Sözlükte baya aktif şuanda zaten.
0
zimbirik
(23.02.23)
VPN üzerinden sözlük, oradan da duyuru
0
oligomer
(23.02.23)
duyuru kapalı değil ki? ben sözlüğe giremiyorum. duyuruya giriyorum
0
b1020
(24.02.23)
ben yeni hesap açtım :p
0
1331c112
(24.02.23)
vpn.
Eksisozluk.com/sub-etha ‘ da sözlük bu arada, ne alaka
0
piranase
(24.02.23)
Bence duyuruya da normal giriş hakkımız olmalı es takısı da opsiyonel olmalı hocam. Cevap veriyorum vpn
0
guitarissimo
(24.02.23)
(6)

kanzuk neden Amerika’da?

p133mmx
kanzuk bir avukat ve sözlük CEO’su olarak Türkiye’de bulunması gerekmiyor mu işleri yürütmek için? Amerika’da ne yapıyor? Madem bu iş Amerika’dan da oluyor, ssg neden CEO değil? Malum kişiye anlatır gibi anlatır mısınız?Amerika'ya 2017'de taşınmış: https://twitter.com/basakpurut/status/1504094736461
kanzuk bir avukat ve sözlük CEO’su olarak Türkiye’de bulunması gerekmiyor mu işleri yürütmek için? Amerika’da ne yapıyor? Madem bu iş Amerika’dan da oluyor, ssg neden CEO değil? Malum kişiye anlatır gibi anlatır mısınız?

Amerika'ya 2017'de taşınmış: twitter.com
0
p133mmx
(23.02.23)
abd'deyse seyahat için gitmiştir. istanbul'da yaşıyor.
0
deartheodosia
(23.02.23)
sozlugun reklam gelirleri o kadar iyi ki butun isleri baska elemanlara delege edecek sekilde bir ekip kurulmus, kendi cok ugrasmadan gez toz seklinde halloluyor mevzu diye dusunuyorum.

twitter.com
0
hot potato
(23.02.23)
ne işi var ki yönetecek?
0
mark greg sputnik
(23.02.23)
Sozluk bir bakkal dukkani degil, CEO'nun kasanin basinda oturmasina gerek yok.

SSG daha cok islerinde nasil yuruduguyle ilgilenmeyen bir hissedar gibi, en guzelini o yapti bence, mis.
0
cooperr
(23.02.23)
Bu kapatma mevzularindan sonra (tee ilk sansur yasasi) ssg bakti ki bu is benlik degil, ceo yapayim basak'i ben de paralari ezeyim dedi. Etliye sutluye karismiyor ama sozluk sahibi olarak hala kendisi bliniyor.
0
brkylmz
(23.02.23)
ya istanbul'da yaşıyor. taşındıysa dönmüştür. karısı çocuğu falan istanbul'da evleri.
0
deartheodosia
(02.03.23)
(6)

Bina sağlamlık testi hakkında - yeni binalar için

joehigashi
2016 yılında yapılmış bir evde oturuyoruz.Malum yaşadığımız felakette bir çok yeni evde yıkıldığı için istanbul'da tedirginiz.Yeni bina için bir tek ev sahibi olarak ben başvurabilir miyim ? Başvuruda bulunursak ilk araştırmalarda taşıyıcı sistemlerden karot alınıyor mu ? Alınan bu parça binanın sağ
2016 yılında yapılmış bir evde oturuyoruz.

Malum yaşadığımız felakette bir çok yeni evde yıkıldığı için istanbul'da tedirginiz.

Yeni bina için bir tek ev sahibi olarak ben başvurabilir miyim ? Başvuruda bulunursak ilk araştırmalarda taşıyıcı sistemlerden karot alınıyor mu ? Alınan bu parça binanın sağlamlığına olumsuz etki yapıyor mu ?

Başvurmak istiyorum fakat apartmanda "binanın taşıyıcı sistemine zarar veriyor yeni binada kolondan, perdeden parça almaya ne gerek var?" gibi çatlak sesler çıkabilir.
0
joehigashi
(23.02.23)
Bu işi bir bina için hiç yaptırtmadım kendim dolayısıyla process tam nasıl işliyor gerçekte onu o kadar iyi bilmiyorum ama inşaat mühendisi olarak bir iki fikir vereyim.

İlk bakılacak sey beton kalitesi, sonra geometrik hatalar, Kolonların bir birini takibi, yumusak kat, kısa kolon vs. hızlı bize fikir verme ihtimali olan seyler. Daha sonraki adımlar donatı yerleşimi, projeye uygunluk vs.
Beton kalitesine bakmanın en gecerli yolu standard silidirik numune elde edebilmek bunun yolu da karot almak.

Karot alınan yerler uygun tamir harci ile kapatilir dolayısıyla bunlar cok oyle zarar vermezler. Elbetteki sayısı yerleri önemli ama ozellikle yeni evde beton dayanım tayini için karottan gelicek hasar cok onemli olmayacak.


Eğer bir fikrimiz olsun ancak hiç karot almayalım başta denirse Schmidt çekici ile bir gözlem yapılabilir. Bizim şartnamelerimiz (Dünyadaki pek çoğu da) beton dayanımının schmidt çekici ile tayin edilmesini yasaklar, haklı olarak. Ancak Schmidt'ten ciddi anlamda düşük sonuç gelirse o beton büyük ihtimalle kötüdür, direkt karot alma kararı verilebilir. Yok eğer yüksekse yanılma payıyla birlikte diğer donelerde göz etilerek daha eğitimli bir karar verme şansı doğar. Ancak tekrar ediyorum Schmidt çekiciyle beton dayanım tayini yapmak aslen yasaktır.
0
wallcan
(23.02.23)
@wallcan

cevap için teşekkürler

ibb'nin sitesinde :

"bazı kolonlarda sıva tabakası kaldırılarak beton çekici ile beton sertliği ölçülür ve bir kolondan sıyırma yapılarak donatı çapı ile korozyon miktarı ölçülür. Çalışma kapsamında binalardan herhangi bir numune alınmamaktadır."

denilmekte. Bahsettiğiniz bu işlem mi ? Bu işlemse eğer yasaklanma sebebi nedir acaba ?
0
🌸joehigashi
(23.02.23)
Schmidt çekici testi yüzey sertliği ölçer ve bu aldatıcı olabilir yani hata payı yüksek. Bir tahmin yapmanıza olanak sağlar ama biz bir betonun dayanımı ölçmek isterken mesele önemli olduğu için tahmin yerine gerçekten ne olduğuna bakmayı tercih ediyoruz. Numune bize bunu sağlayan tek yol şu an.

İBB nin hızlı tarama için kullanması şaşırtmaz, onların derdi elden geldiğince çabuk taramak ve bir fikir edinmek bildiğim kadarıyla bu hızlı tespitin bir bağlayıcılığı yok sadece kötüyse size tavsiyede bulunuyor ve yine sadece schmidt e göre karar vermiyor iyiye kötüye oradaki hata payını baktığı diğer noktaların hepsi düzgünse sönümlemiş oluyor bir yerde.
0
wallcan
(23.02.23)
@wallcan

Anladığım kadarıyla ibb'nin hızlı hareket edebilmek adına bu yöntemi uyguladığını ve bu yöntemdeki hata payını da ekstradan yapacağı bir kaç testle daha birleştirerek sonuç elde ettiğini söylüyorsunuz. Sanırım o testler arasında kolon sıyırma da var.

Apartmanımız giriş katı hariç 4 katlı ve bir bodrum yok direkt giriş katından başlıyor. Ben apartman girişinde de kolon göremedim sanırım taşıyıcı duvarlar var girişte(konuya hakim değilim tamamen gözlemlediğim şeylere göre bu tabiri kullanıyorum) kolonlar evlerden geçiyor. Bu tarz durumlarda acaba ibb'nin hızlı testi yapabilmesi için bu testi girişteki evlerden birinde mi yapması gerekir yoksa apartmandaki taşıyıcı duvarlar yeterli olur mu ?
0
🌸joehigashi
(23.02.23)
Sadece perde duvar olduğunu düşünmüyorum muhtemelen kolon vardır siz farkedemiyorsunuzdur normal.

Kolon sıyırma,schmidt vs. bunlar birbirinden amacı bağımsız işler. kolonu sıyırıyor ki donatıyı görebilsin paslanma vs. var mı fikri olsun çap ölçsün vs.

Sizin ki gibi 2016 yılında yapılmış bir bina için buna gerek yok. hızlı test sorun ihtimali çok yüksek olan yaş almış evlerde çabuk fikir verebilmek için var siz eğer düzgün bir fikir elde etmek istiyorsanız ayrıntılı bir analize ihtiyacınız var. Örnek olarak sizin kolonu sıyırıp baksak da 2016 da yapıldıysa ev donatı da ynai inşaat demirinde kayda değer bir kesit küçülmesi beklemeyiz, dolayısıyla açtık baktık iyi dedik ama belki bambaşka bir sorun var? Dolayısıyla bir şüphe içindeyseniz ayrıntılı test lazım.


İBB nin yaptığı iş başka bir klansmanda, siz ona girmiyorsunuz. Siz dediğim gibi böyle bir ihtiyaç duyuyorsanız ayrıntılı analiz yapılması lazım. Karot alınacak projeler incelenecek spesifik noktalarda donatı tespiti yapılacak x rayle uyuşuyor mu projeyle bakılacak. vs.

Yapıda gözle görülür bir hasar yoksa ve 2016 yılında yapıldıysa normalde ayrıca korkacak hiç bir sebep yok. Amma velakin işte güvenin kalmadığı ortamda hiç bir şeyin anlamı önemi kalmıyor. sizleri gayet iyi anlıyorum bilemiyor olmak büyük bir stress ve problem. çok üzgünüm.

Burada beton dayanımı schmidtle de olsa niye önemli çünkü o madendeki kanarya, scmidtle denendi kötü çıktı mı artık o artık kötü her anlamda muamelesi yapmak gerekir. Scmidt iyi çıkarsa dediğim gibi hata payı var,üstüne düşmek isterseniz dediğim ayrıntılı analizlere gitmek gerekir.
0
wallcan
(23.02.23)
genel olarak wallcan +1

Bence Schmidt ya da karot ile beton testine gerek yok, zira artik hazir beton kullaniliyor, onun da 25'likden az olma sansi yok bence. El karisimi betonlarda sikinti vardi 90li yillara kadar, artik o sikinti yok diye dusunuyorum.

Bence su noktada yapabileceginiz tek sey statigi ve uygulamayi yapan firmalari bulup iyiler mi onu arastirmak. Statikci deneyimli mi? Uygulamayi yapanlar deneyimli mi?
Sonrasi allaha kaliyor.
0
cooperr
(23.02.23)
(5)

Bu şarap bozuk mu? Videolu

m orak
https://youtube.com/shorts/qOgR9vw15rM?feature=shareSelam sozluk, elimde boyle bi sarap var galiba bozulmuş. Fikir verebilir misiniz?
youtube.com
Selam sozluk, elimde boyle bi sarap var galiba bozulmuş. Fikir verebilir misiniz?
0
m orak
(23.02.23)
Satmak istiyorsan sat böyle işte. İçmek istiyorsan aç iç. İlk yudumda ak göt kara göt çıkar ortaya. Neyi soruyorsun anlamadım ben.
0
alperz
(23.02.23)
Bu durumda icilebilir mi satacağım
0
🌸m orak
(23.02.23)
Kaç yılında üretilmiş?
0
alperz
(24.02.23)
her sarap yillandirilmaya musait degil ve nasil yillandirildigi da onemli.
acmadan bilemezsin..
0
cooperr
(24.02.23)
@alperz 1968
0
🌸m orak
(26.02.23)
(7)

çok iyi bir turkish business life domainim var ne yapmalı ?

duyurukullanıcısı
baya iyi. türkiye'nin önde gelen marketingcilerinden birindeydi bu domain sonra bana dedi ki ya benim sistem çöktü domain süresi bittiğinde hemen sen al domain'i senin olsun. hediye gibi.cidden güzel domain. hemen aldım.tam bir 'turkish business news' alan adı. on numara online dergi, haber sitesi f
baya iyi. türkiye'nin önde gelen marketingcilerinden birindeydi bu domain sonra bana dedi ki ya benim sistem çöktü domain süresi bittiğinde hemen sen al domain'i senin olsun. hediye gibi.

cidden güzel domain. hemen aldım.

tam bir 'turkish business news' alan adı. on numara online dergi, haber sitesi falan olur.

ama bunu nasıl satmalıyım bilmiyorum?

bir website şablonu yapıp kendim rutin haber mi koyayım? direk medya gruplarına böyle bir domainim var ilgilenir misiniz mi diyeyim?

nasıl gitmeli?

domain'i söyleyemem maalesef ama baya iyi.
0
duyurukullanıcısı
(22.02.23)
Abi sana altın değerinde iki önerim olacak, normalde bu bilgileri parayla veririm ama sana bedava:

Ben bunu kullanırım ki diyorsan kendin kullan; yok kullanmam diyorsan sat.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.02.23)
aklıma takılan;

madem bu kadar iyi domain'di, düşer düşmez ona backorder veren en az 50 kişi olur. domain düştü, yenileme periyodu bitti, boşa düştü sonra siz aldınız....

sandığınız kadar iyi olmayabilir. ha jenerik bir domainse (haber.com vs. gibi) bir index koyup iletisim bilgilerinizi yazın, gelip sizi bulurlar.

r10.net'te baya bir domain alınıp satılıyor, oradaki domain alış satış başlığına da bi göz atın, fikir verir en azından.

paran varsa kendi projeni yapman en iyisi.
0
brkylmz
(22.02.23)
@brkylmz

yani iyi ama 'turkishnews' gibi bir şey değil zaten adam hediye etti resmen kendi kuracaktı aslında dergi gibi bir şey ama vazgeçti bana verdi.

sen söyleyince fark ettimde sanırım domain bilgilerini saklamışım. onları açayım bari neden sakladıysam.

ilk başta akla gelmeyen ama duyunca ne güzel ya diyebileceğin bir ad, dentistanbul gibi :)
0
🌸duyurukullanıcısı
(22.02.23)
'projelik domain'ler içerikle anlam kazanıyor hocam biraz. dediğim gibi jenerik bir domain tek başına bir değer oluşturuyor fakat güzel isimli fakat jenerik olmayan domainler içeriği iyiyse iyi oluyor.

aklıma 3-4 sene önce plak . com sahibiyle yaptığım görüşme geldi :D bak o domain iyiydi, istediği ücret de çok fazla değildi ama o an müsait değildim. son sahibi 22bin dolardan listeledi ama yıllardır öylece duruyor. satamadı.
0
brkylmz
(22.02.23)
@brkylmz
bende musicell.com' u kovalıyorum ama 10.000usd
0
🌸duyurukullanıcısı
(22.02.23)
ya hocam istiyorlar da alan var mı o önemli. yoksa 100bin dolar da ister. boş.

2-3 ay önce bir proje için (espor sitesi) bi domain sahibiyle görüştüm sanırım kuruyemişçiydi kendisi (sektöre ancak bu kadar uzak olabilir insan çünkü). 100 dolar etmeyecek domain için 120bin dolar istedi, ağzımı bozmamak için bitirdim hemen konuşmayı. velhasılı insanlar isterler ama kaça satıldığı önemli :)
0
brkylmz
(22.02.23)
bu domain fiyati da "gs/fb" plakali pert araca milyon dolar istemek gibi birsey.
fiyati karsi tarafin istegi belirliyor, ne tutarsa artik.
0
cooperr
(22.02.23)
(17)

iş dünyası - garip bir durum

duyurukullanıcısı
danışmanlık verdiğim bir firma var adamlar 2 aylık paramı vermedi. dedim neden vermiyorsunuz dediler paramız yok, nasıl yok falan biraz konuştuk tamam anlaşılabilir dedim bende biraz sabredeyim.bu arada adamların en core işini ben yapıyorum.geçen haftalarda bir mail geldi, biri bana firmanın projesi
danışmanlık verdiğim bir firma var adamlar 2 aylık paramı vermedi. dedim neden vermiyorsunuz dediler paramız yok, nasıl yok falan biraz konuştuk tamam anlaşılabilir dedim bende biraz sabredeyim.

bu arada adamların en core işini ben yapıyorum.

geçen haftalarda bir mail geldi, biri bana firmanın projesini gönderdi bunu nasıl yapalım dedi. tabi hemen anladım ki başkalarına ödemeler gidiyor ama bana gelmiyor

adam bana gelen mailden habersiz beni aradı, planlamayı falan anlatıyor ben işi ödemeye getirdim, dedi durumları biliyorsun, ee dedim şu kişi bana mail attı demekki ödemesini yapmışsınız, kem küm dedi vs vs. bende dedim ödeme yapana kadar ben offline'ım.

neyse haliyle bu arkadaşların tüm işleri duraksadı tabi ama şimdi bir toplantı ayarladılar türkiye'nin en büyük firmasının ceo'su ile ilk zoom görüşmesi. beni de davet etmişler görüşmeye. adam firmayı deneyecek vs.

şimdi katılsam mı? katılmasam mı? bilmiyorum.

katılsam bak işte dk biz seni kimlerle tanıştırıyoruz bu ödeme işlerini ertele falan gibi bir duruma getirecek

katılmasam adam beni görmeyecek, ha görse ne olacak sanki kızına mı alacak elbette hayır ama işte sonuçta bir opportunity.

siz olsanız ne yapardınız?
0
duyurukullanıcısı
(22.02.23)
katılmazdım. dolaylı olarak senin sayende iş bağlayacaklar belki yine ama sen elin boş döneceksin.
0
since1907
(22.02.23)
Bu gorusme olumlu gecerse odeyecegiz falan mi diyorlar yoksa komple salaga yatip seni kullanabildikleri kadar kullanip birini bulunca da yol vermeyi mi dusunuyorlar?

Gercekten durumlar kotuyse katilinabilir. Niyetleri onemli.
0
brkylmz
(22.02.23)
yani gorusme olumlu gecse bile 4 toplantı daha yapılır o da en az 2 ay.
adam benim ne kadar işkolik olduğumu ve bu tür kişilerle tanışmak istediğimi biliyor o sebeple bu durumu sonuna kadar kullanır.
diyelim ki ilk 2 toplantıya katıldım sonra katılmadım, başladığın işi niye yarım bırakıyorsun falan der bana vicdan yaptırır kullanamayacağı psikolojik silah yok yani.
0
🌸duyurukullanıcısı
(22.02.23)
katılmam. bir daha hiçbir işlerine de yardımcı olmam. parayı aldıktan sonra başka şekilde de çalışmam. ücretlendirme vadeye göre olur,
0
sert siyah krom
(22.02.23)
@stirling
özel konuları dışarıya açmam baboli ne olursa olsun, etik değil.
0
🌸duyurukullanıcısı
(22.02.23)
toplantıya katılıp bana bile ödeme yapılmıyor denir mi hocam allansen :D

ben olsam katılırdım ama para almayacağımı bilerek katılırdım. çizerdim alacağımın üstünü. evet biraz enayilik var bende.
0
brkylmz
(22.02.23)
ödeme gelirse katılırım yaz
0
bir soru sorcam
(22.02.23)
birçok insan birçok şeyi kendi lehine yoruyor. tek dertleri kendi çıkarları. sen de bunu yap. onlar bunu yapıyor çünkü. eğer ceo ile tanışmak senin yararına olacaksa katıl. network'ünü geliştir. daha sonra yine ödemeni iste. "bak biz seni kimlerle tanıştırdık" derlerse "arkadaşlar bu iş profesyonel bir iş. zaman ayırıyorum ve ödeme almam lazım. ben böyle önemli bir toplatıda sizi yüzüstü bırakmak istemedim. eğer gelmeseydim zor duruma düşersiniz" gibi bir şeyler söyle. aslında katılma sebebin ceo ile tanışmak olmasına rağmen sanki onları düşündüğün için katılmışsın gibi satabilirsin durumu. bir noktada da doğru aslında. hem network yaparsın hem bir şans verirsin. ayrıca bu işi para için yapıyorsun, network için değil. o yüzden kime tanışırsan tanış ödemeni almak hakkın.
0
hknty
(22.02.23)
Ben olsam katilirim. Katilmazsaniz zaten pek odeme alacaga benzemiyorsunuz. En kotu doger ceo ile bir tanisikliginiz olur, baglanti her sekil iyidir.
0
oscar
(22.02.23)
@oscar
ödememi her türlü alırım çünkü firmanın tüm mail hesapları, hostingleri falan bende.

ben sadece firmanın dersini almasını istiyorum. büyük ihtimalle katılmam.
0
🌸duyurukullanıcısı
(22.02.23)
ne kadar süredir danışmanlık yaptığıma bağlı değişmekle beraber yeni de olsa katılırım.

katılmazsam o saatte ne yapacağım?

idare edin biraz, sabredin ki zaten ikinci cümlenizde belirtmişsiniz. katılın bence. kafanızdaki senaryo kurguları doğru çıkmayabilir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.02.23)
abd başkanıyla yüzyüze görüşme ayarlasalar bile katılmazdım.
0
aslindasorunumpsikolojik
(22.02.23)
katilmam +1
0
cooperr
(23.02.23)
katilirdim, ama odeme yapana kadar hicbir is yapmazdim.

"işte dk biz seni kimlerle tanıştırıyoruz bu ödeme işlerini ertele"
babasinin hayrina tanistirmiyor sizi ceo ile, once kendi degerinizin farkina varin, kendi emeginizin degerini siz bilin, isi yapabildiginizi ve yapabileceginizi bildigi icin tanistiriyor.
nasil bir is yaptiginiz ve toplanti nasil gelisecek bilemem ama size laf duserse ve mesela ne kadar surede yapilabilir gibisinden, sadece danismanlik verdiginiz firmanin anlayacagi sekilde odemelerin hizina bagli olarak bu surecin aksamayacagini ima edecek bir sey soylerdim. odemelerin rayina girecegine emin olana kadar da yuklu avanslar almadan bu sirkete is yapmayin. once kendi emeginize, kendi isinize saygi duyun.
0
kassiopeia
(23.02.23)
Katilmadim, yarin ararim ne yaptiniz diye
0
🌸duyurukullanıcısı
(23.02.23)
eferim, kiyakciligin sonu ayakciliktir..
0
cooperr
(24.02.23)
bugün arayacağım 4 gibi

konu başlıkları ;

- nasıl geçti toplantı ?
- paramı ne zaman veriyorsunuz ?
- haftaya kadar ödeyin yoksa domain,hosting,mailleri kapatırım.
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.02.23)
(2)

Yığma vs beton bina

unidentified floating object
Nasil anlasilir? Yigma saglam olurmusmus dendi de bizim bina hangisi nasil anlarim?
Nasil anlasilir? Yigma saglam olurmusmus dendi de bizim bina hangisi nasil anlarim?
0
unidentified floating object
(22.02.23)
yigma bina - kolon kiris yok, duvarlar tasiyici.

betonarme - kolon/kiris sistemi, duvarlar eger beton degilse tasiyici degil.
0
cooperr
(22.02.23)
Tapuda Kargir diye geçer
0
chavezding
(22.02.23)
(17)

Amerika maaşı vs Avrupa maasi

bonjourrr
Amerika'da yazılımcı maaşı 8 10 k dolar civarında ama hayat pahalı okul sağlık vsAvrupa'da 3000 3500 Euro civarında. Ama sosyal devlet olduğundan sağlık okul.vs ücretsizMaddi olarak karşılaştırınca hangisi daha mantikli
Amerika'da yazılımcı maaşı 8 10 k dolar civarında ama hayat pahalı okul sağlık vs

Avrupa'da 3000 3500 Euro civarında. Ama sosyal devlet olduğundan sağlık okul.vs ücretsiz

Maddi olarak karşılaştırınca hangisi daha mantikli
0
bonjourrr
(21.02.23)
sağlık harici amerika bana daha mantıklı geliyor.
avrupada da sağlık sistemi müthiş değil.
0
jelly bear
(21.02.23)
Kişiye bağlı.
Amerika'daki hayat süper olsa bütün Avrupalı yazilimcilar giderdi. Gitmiyorlar, demekki Avrupa'da yaşamanın güzellikleri var.
Ama eminim "Avrupa'da hayat çok kötü, onlar yaşamayı bilmiyor" tayfa gelecektir.

Bu sorunun cevabı sadece para ile alakaliysa amerika. Ama hayatta tek şey para değil. Misal bir saniye bile işten atılma korkum yok Fransa'da. Hastalanirsam ne olur korkum da yok. Bunlar bana göre önemli seyler.

Neyse yani iki tarafin da güzel yönleri var, kişiden kişiye degisir.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
tamamen maddi olarak bakarsan amerika daha mantiklidir. ozellikle remote calisma sansin olursa daha ucuz bir yerde yasayip kazandigin yuksek maasin keyfini surebilirsin. sirketler kapsamli saglik sigortasi da yapiyor diye biliyorum amerika'da.

avrupa'nin artilari farkli. nispeten guvenli, evsiz oranlari daha dusuk, daha cok yaya ve bisiklet odakli sehirler vs.
0
lemmiwinks
(21.02.23)
Bazi Avrupa ulkelerini haric tutarsak, sadece ortalama olarak bakarsak ABD'de gelir daha fazla. Ama calisma kulturu de Avrupa'dan daha farkli.

O sebeple neresinin daha mantikli oldugu kisiden kisiye degisir, eger birisi digerine gore her acidan daha mantikli olsaydi o yone dogru bir goc olurdu ama oyle bir durum yok, herkesin hayattan beklentileri farkli.
0
sertac akin
(21.02.23)
abd denilince de hangi eyalet ve sehir oldugu onemli. yazilimci acisindan degerlendirildiginde, ornegin san francisco maaslari cok iyi ama ev kiralari cok ucuk. Seattle daha makul. bu sehirler kariyer anlaminda da cok buyuk adim. Diger taraftan diger eyalet/sehirlerde de guzel firstalar olabiliyor ornegin utah texas gibi.

avrupada da benzer durum var. almanya, hollanda, danimarka gibi ulkeler maas ve sosyal destek acisindan dengeli ulkeler. kariyer anlaminda da cok fazla firsat sunmaz ama stressiz rahat yasanir.

burada karar verirken yas, evlilik ve cocuk gibi durumlar degerlendirilmeli. ornegin evli ve cocuklu bir aile icin oncelik is guvenligi, sosyal destekler, ucretsiz egitim ve kres imkani, cocuklara ayrilacak zaman onemli olabilir. bu durumda net fayda acisindan issizlik maasi, cocuk parasi, ucretsiz egitim, daha az calisma saatleri olan almanya, hollanda gibi ulkeler daha rahat bir hayat sunacaktir.

ama daha fazla risk, bununla beraber daha fazla firsat kovalayan insanlar icin abd avantajli. hem daha az vergi yuku, hem de daha fazla is ve kariyer imkani acisindan abd her turlu daha iyi. bir de yuksek kalifiye ve gelir diliminde daha yukarida olanlar icin de abd avantajli.

avrupada gelir arttikca vergi oranida arttigindan bir sure sonra insan kendine soruyor bu kadar cok vergi oduyorum ama bunun bana geri donusu oluyor mu diye. ornegin almanyada issiz birinin eline tum desteklerle beraber 2500 euro civari para gecerken, yuksek kalifiye calisip 4000 euro almak kotu hissettirebiliyor. ama issiz kalinca da hayat standardinda hicbir degisim olmadan yasamak da calisirken guven verici ve cok huzur verici.

avrupada da isvicre hep atlaniyor, bircok acidan abd nin avantajlarini sunarken ayni zamanda bir avrupa rahatligi var ulkede.
0
emrahday
(21.02.23)
"Avrupa'da sağlık okul vs. ücretsiz".

Değil aslında, "sosyal devlet" ile ilgili çok temel bi misconseption bu.

Geçenlerde bi haber vardı, UK'de insanların ödediği vergiler hariç, sağlık için yaptıkları "ek ödemeler" US'ten fazlaymış gelirlerine oranla. Veya işte Hollanda'da isen zorunlu özel sağlık sigortası yaptırıyorsun falan. Ödediğin para daha fazla ve zorunlu, seçme şansın yok. Üstüne başkalarına da bakmak zorundasın. Zaten göçmenleri de o yüzden ülkeye alıyorlar, kendilerine bakacak birileri olsun diye. ABD temelde böyle değil, o yüzden maddi olarak çok daha avantajlı ve hep öyle olacak.
0
plutongezegendegilmi
(21.02.23)
amerikadaki en kapsamlı sigortayı dahi yaptırsan avrupa'da yaşadığın alım gücünün en az 2 katını yaşarsın amerikada.

avrupa, orta direğin çok daha rahat orta direk olacağı bir yerdir.
amerika zenginleşebileceğin yerdir.

amerikada çalışan zengin olur.
0
tchuck
(21.02.23)
"Amerika'daki hayat süper olsa bütün Avrupalı yazilimcilar giderdi. Gitmiyorlar, demekki Avrupa'da yaşamanın güzellikleri var." - denilmiş.

Gitmiyorlar değil, gidemiyorlar. ABD'de computer science en çok okunan bölüm. Bunu okuyup üzerine doktora yapan sayısı da çok fazla. Bu birinci sorun.

İkincisi ise ABD çalışma vizesi çok problemli. İş teklifi alıp hemen gidilemiyor.

Alım gücü yüksek ülkelerde 3-5 kuruşun peşine düşülmez. Maddi açıdan çok fark olmaz. ABD'nin ortamı daha rekabetçi, Avrupa daha liberal.

ABD'den remote iş teklifi alabilirsin ama ABD'de çalışma izni olayı zor baya.
0
scholar
(21.02.23)
Amerika ve abd'de maaşlı bir orta sınıf olarak yaşayacağınız hayat aşağı yukarı aynıdır. Eviniz, arabanız, tatilleriniz vb... Hatta ABD'de alım gücünüz bir yazılımcı olarak AB'ye kıyasla daha yüksek olabilir.

Farklar şunlar:
-ABD'de işten çıkarılma ihtimali daha yüksektir. AB ülkelerinde o kadar yüksek değildir. AB'de regülasyonlar daha sıkıdır.

-ABD'de işsiz kalırsanız hemen iş bulamazsanız çok sıkıntı yaşarsınız. AB'de ülkeye göre değişmekle beraber işsizlik dönemi ABD'ye göre daha az yıpratıcı geçer.

-AB genel olarak bir şirketin en alt maaşıyla en üst maaşı arasında bir oran tutturma eğilimindedir. Şöyle diyelim, almanya'da ortalama bir otel çalışanı yılda 40000 euro kazanıyor. Bir yazılımcı 45000 50000 euro kazanıyor. aha kanıt:
lohntastik.de:~:text=The%20monthly%20median%20gross%20salary,in%20Germany%20is%20€1%2C889.00.&text=25%25%20of%20Hotel%20And%20Catering,earn%20more%20than%20€2%2C223.00.

-Yani AB içinde genel olarak herkes meslekten bağımsız birbirine yakın kazanıyor biraz kalifiye bir iş yapıyorsa.

-AB'de daha insancıl bir çalışma kültürü vardır. ABD'de Türkiye'ye daha yakın biraz iliğini kurutan bir çalışma kültürü vardır. Daha da rekabetçi ve performans odaklıdır. Mesela ben kendi şirketimin Paris ofisinde 56 yaşında hala senior pozisyonda çalışan adam gördüm. Normalde o yaşta bu çapta bir şirkette yönetici değilsen barınman zordur ABD'de. Ama paris'te adam sendika güvencesiyle işinin başında.

-Mesela bizim uluslararası projelerde ABD ve Türkiye ekipleri sabahlamaya daha yatkınken, AB ekipleri 6 dedin mi dükkanı kapatır genelde. Bunu iyi bir şey olarak söylemiyorum, iş kültürlerinin farkını anlatabilmek adına bir örnek.

-ABD'de okul ve sağlık ücretli ve oldukça pahalı. Ama AB'de sağlık için bir çözüm bulsan bile eğitim yine pahalı. Çünkü birçok ülkede o ücretsiz devlet üniversitesi sadece AB pasaportunu kapsıyor. Türk pasaportuyla çocuğun için yine epey bir para ödersin. Bu arada AB'de de zorunlu sağlık sigortası vs maliyetleri var.

-Amaaaa....Orta sınıfın biraz üstüne çıktığın zaman mesela yönetici pozisyonlara geldiğinde ABD'de gelirinin net bir sınırı yoktur. AB'de gelir dengesi önemsendiği için çok aşırı ütopik maaşlar kazanma ihtimalin yoktur genel olarak. Kazansan da çok vergi ödersin.

-Uzun vadede kendi işini kurmak istersen, ABD daha fazla imkan ve potansiyel sunar. AB'de iş kurmak ve yürütmek 1-2 istisna dışında ABD'ye göre daha eforlu ve maliyetli olabilir.

-ABD daha kozmopolit bir ülkedir en azından belli eyaletlerde. Avrupa daha homojen dağılmıştır. Amsterdam, Berlin, Paris dışında expat olarak hep yabancısındır. Hatta bunlarda bile "yabancı"sındır.

-AB ülkeleri homojen ülkeler oldukları için göçmenler daha büyük kültürel ve ekonomik sorunlar olarak geri dönüyor onlara. Bu da çeşitli kültürel travmaları ve reaksiyonları tetikliyor. ABD zaten bir göçmen ülkesi olduğu için kültürel farklılıklar Amerikan kültürü içinde eriyip gidiyor. Bunlar çok kişisel konular olmakla birlikte bir AB ülkesinde işyerinde ya da okulda "cultural bias" yaşama ihtimaliniz daha yüksek. ABD'de bir şirkette hindistan, almanya, çin, türkiye, ingiltere kökenli insanlarla bir arada çalışmak çok olağandır. Bir AB şirketinde bu tam olarak öyle değildir. Anlatması zor ama, ABD'de amerikan kültürü, amerikan ideali herkesin ortak buluşma noktasıdır. Almanya'da mesela %90'ı alman olan bir ekipte alman kültürü herkesin ortak noktası olamıyor. Olamadığı için de ister istemez sınırlar daha belirginleşiyor.

-Orta ve uzun vadede AB içinde başka bir ülkeden çalışmaya gelenlere karşı negatif bir reaksiyon gelişmesi, hayatın onlar için biraz daha zorlaşması daha olası bu yüzden yukardaki sebeplerle. Bunlar çok detay ve kültürel konular. Biraz da kişisel durumlar ama bunları da düşünmek önemli uzun vadeli bir plan yapıyorsanız.

Özetle eğer orta sınıf hayatı kıyaslayacaksanız, AB ve ABD arasında çoooook da farklar yok. Sosyal hayat ve iş kültürü açısından hangisi size uygunsa onu seçin.

Ama orta sınıfın biraz üstüne çıkmaya başlayınca AB'de hayat standardınız ve geliriniz aşırı şekilde fark etmeyecek. ABD'de ise hayat standartlarınız, geşiriniz çok fark eder. Uzun vadeli iş kurma vb planlarınız varsa da ABD bunun için daha uygun bir ülke.

ABD zirveye çıkmanın AB'ye göre daha kolay olduğu ve ödülünün büyük olduğu bir iş kültürüne sahip. Eğer rekabetçi ve yüksek performanslı bir ortamda çalışmaya aşinaysanız önünüz çok açık. Ama ABD'de tökezlediğiniz noktada toparlaması daha zor.

AB ise birçok durumda seviyede size aşağı yukarı aynı standartları ya da birbirine yakın standartları sunan bir kültüre sahip. Tökezlerseniz toparlamanıza yardımcı olacak daha fazla unsur var.
0
anten
(21.02.23)
cok daha detayli aciklayanlar var ama kisaca soyle dusunuyorum ben:

ekonomik acidan amerika cok daha mantikli. firsatlar ve kariyer acisindan da cok daha mantikli. hollanda/ingiltere'deki maaslar biraz artti gorece olarak ama ayni pozisyonda abd'de calisirsan en az 2 kati maas alirsin. giderlerin 2 kati artmaz.

mantiksiz olan yerler, is/yasam dengesi - kultur - saglik konusu (sirketlerin bir cogu ozel saglik sigortasi sagliyor, bu cok da onemli degil sanki) - notice period'un kisaligi - vize sorunlari - uzak olmasi
0
fakyoras
(21.02.23)
osuruktan nem kapiyorsan, memur zihniyetliysen avrupa.bence en buyuk avantajlarindan biri anavatana yakinlik ve bircok ulke icinde takilmadan gezme imkani.

girisimciysen, korkusuzsan, para pesindeysen amerika. vahsi kapitalizm, 300milyon salak arasindan vurulmadan siyrilma savasi. kural falan yok, bir nevi squid game.
0
cooperr
(21.02.23)
Hayatın iş ise ABD.
İş yaşam dengesi dersen Avrupa

Bizim şirketin Avrupa ofislerinden birinden ABD ofislerinden birine geçen yazılımcı arkadaş aşırı çok çalıştığından bahsediyor. 30 günlük yıllık izin 14 güne indi. Akşam geç saatlere kadar ofiste. Herkes birbirinin gözüne bakıyor, kimse erken çıkan kişi olarak görünmek istemiyor.
Avrupa'daki ofiste 17:00 oldu mu Windows+L ye basılıyordu.
0
nop
(21.02.23)
en sevdigim konu.

simdi bu konuya net sekilde amerika demeyen adam amerika'yi tanimiyordur cok net. ulke degistirecek bir turk icin bu bir tartisma konusu bile degil. dunya uzerinde %50 maas artisi icin is degistirmekte tereddut etmeyecek insanlar %150 maas artisina burun kiviracak oyle mi? bakin avrupa'da 10 senede kazanacagin parayi 5 senede kazanmaktan bahsediyoruz. kendi kendini emekli ediyor insanlar amerikada devlete ihtiyac duymadan. ve avrupa'daki gibi 65'i beklemiyorlar.

konu konu gidelim.

saglik: en abartilan konu. kendimden ornek vereyim. saglik icin benden kurus calismiyor hastanelere. gecen 3-4 dolgu yaptirdim odedigim miktar 0$. iyi bir sirkette calisiyorsan sagliga ulasim da, odeme de mevzu bile degil, gecelim.

guvenlik: yine abartilan bir mevzu. abd'de tekinsiz yer coktur, ama sen zaten oralarda yasamayacaksin ki? yani amerika'nin bu yuzunu hic gormeden yasamak mumkun ve zaten yine iyi bir isin varsa o sehirlere ve mahallelere hic isin dusmez.

egitim: avrupa'nin maddi acidan avantajli oldugu tek konu. abd'de egitim pahalidir. cocugunu iyi devlet okuluna vereceksen iyi muhitte oturman lazim o zaman da kiralar ucuyor. ozele versen cok para. avrupa bunu daha iyi cozmus durumda. bu nedenle cocuk varsa bu avrupa lehine yazar.

avrupa'nin amerika'ya kiyasla iki avantaji var.
1) tarihi ve kulturel yapisi cok daha saglam. amerika'da dumduz suburban sprawl sehirler var dallas, phoenix gibi. sehir demeye bin sahit ister. benim yasadigim seattle'da 100 senelik binanin onunde tarihi diye secde ediyorlar.
2) is guvenligi mevzusu. maalesef amerika'da sirketlerin karliligi azaldiginda kimsenin gozunun yasina bakmadan kapinin onune koyarlar. bu noktada sirket odakli bir ekonomi var ve iyi calisman gerekiyor. su aralar layoff'larla calkalaniyor tum ulke mesela. ama high risk high reward.

peki amerika'nin saymadigimiz diger avantajlari neler
1) entegrasyon. buraya ucak teker koydugu anda amerikalisin. avrupa'da almanlarin, fransizlarin arasina girebilmek icin iyi sanslar.
2) iklim. avrupa'nin guneyi disinda rezil bir iklimi var. gunes goremiyorsun. gerci ben de seattle'dayim ama burasi bile avrupa'ya kiyasla daha gunesli.

velhasil aradaki maas farklari %30-40 falan olsa tartisilir derdim ama ayni sirketin ayni pozisyonunda amerika'da 2 katindan fazla maas almak varken tartisilacak bir konu yok. avrupali yazilimcilarin amerika'ya gitmeme sebebi amerika'ya gitmenin zor olmasi bu arada. yani hadi ben geldim amerika'ya denmiyor maalesef butun dunyanin akmaya calistigi bir yer ve gocmenlik inanilmaz kisitli durumda. ortalama avrupali muhendis de konfor alanini birakmak istemiyor adam kendi ulkesinde rahat rahat yasarken bir turk caresizligi ile maceraya atilmak istemiyor mantiken.

avrupa icin sadece istisnai kisisel sebepler olabilir. onlara da kimse bir sey diyemez zaten. ama genel gecer konusursak bu sorunun cevabi net amerikadir. hele genc, bekar bir yazilimci icin.
0
antikadimag
(22.02.23)
@scholar +1. konuyu bilen bir arkadas.

@el cevap; hocam sizin bilgiler baya eski kalmis. o stem mevzusuna amerikalilar uyanali cok oluyor. bugun amerikali, gocmen herkes comp sci okuyor. bolumler dolup tasiyor, sinif yetismiyor. benim okudugum okulda en populer major acik ara cs idi.

saglik sigortasi primleri konusulacak seyler degil. ayda 100$ bile vermiyorum. aile olunca biraz daha artsa da cuzi rakamlar bunlar. saglik hizmetleri de pahali falan degil. o rakamlar sigorta sirketleri icin sisirilmis rakamlar. en boktan durumlari yasasan, en agir ameliyatlari olsan $2k-3k'dan fazla para odemezsin. out of pocket maximumlari var sigortalarin. cogu zaman sadece deductible odeyip gecersin. benim sigortam mesela 0$ deductible cebimden kurus cikmiyor.

abd'de sendikal hak yok. evet yok da sirketler bunu sagliyor. mesela isten cikarilinca en az 3 ay daha maas almaya devam ediyorsun. bunu devlet zorunlu kilmiyor is yeri talent cekebilmek icin teklif ediyor. hatta gecen meta'nin layoff'unda 1 senelik maaslarini pesin odediler insanlara. ki bu bir yazilimci icin vergi dusulmus hali deneyimli yazilimci icin $140-150k yapiyor. varsin avrupa'daki is guvenligi sizin olsun beni meta'dan kovun diyesi geliyor insanin.
0
antikadimag
(22.02.23)
Yazılım gibi skill based işlerde bir iş başvurusuna belki 10 000 başvuru olur. Bu kadar rekabet varken başlangıçta 8-10k dolar gerçekçi bir rakam değil. İşsiz kalırsan 6 ay iş bulma süren var. Bir de seni dışarıdan işe almak için ekstra para ödeyecek iş veren. Bunu yapmaya muhtemelen yanaşmazlar.

ABD'ye para dökmeden direkt iş teklifi ile giden çok çok azdır. Bu belki 90 larda falan oluyordur. Şu an ABD'deki Türklerin çoğu kaçaktır. Legal olanlarının da çok sağlam eğitimi vardır. Ama her koşulda stresli bir ortam. Çocuğu olan biri için eğitim, sağlık vb konular zorlayıcı olabilir.

entegrasyon konusu bir tık daha avantaj gibi olsa da amerikan insanı avrupa insanı kadar kibar değil. Bir ingiliz sabırlı oluyor mesela. Adamlar savaş esirlerini bile en iyi şekilde tedavi ediyorlar.

ABD'den bir defa çıktın mı bir daha giriş yok. Avrupa böyle değil. ABD'ye ya tam giriyorsun, ya tam çıkıyorsun. Başka ülkeye geçeyim sonra tekrar ABD olayı vatandaşlığın yoksa çok zor bir şey.
0
scholar
(22.02.23)
@scholar

"amerikan insanı avrupa insanı kadar kibar değil. Bir ingiliz sabırlı oluyor mesela. Adamlar savaş esirlerini bile en iyi şekilde tedavi ediyorlar."

kaptan bu cikarimi nasil yaptin harbiden merak ediyorum...hangi savasta ingilizlerin eline esir dustun de seni tedavi ettirdiler?

benim tanidigim ingilizlerin eline esir dussen, birak tedavi ettirmeyi canli gomup ustune beton dokerler. batinin geneli ortadoguluyu sevmez, yagmurlu gunde su vermez.

Insancillik acisindan avrupa/amerika fark etmez, ayni seyin laciverdi. Gocmensin iste, yurtdisina cikmis Turkun, kacip Turkiye'ye gelmis bir Afgandan pek bir farki yok.
0
cooperr
(22.02.23)
@el cevap; eyvallah hocam. allah bagislasin, ben de cocugumu amerika'da yetistirmek istemem aslinda ama maddi durumu birakip avrupa'ya gidebilir miyim emin degilim. aslinda bu da benim dusundugum bir sey gecen arkadasla konustuk cocugum olursa kulturel olarak 'amerikan' olmasindan korkuyorum.

dediklerinize karsi cikmak icin degil de tartismaya ilave olsun diye birkac ek.

saglik konusunda ilave soylenecek bir sey kalmadi. dedikleriniz dogru. benim sigorta oldukca iyi ve bunu argumanimi guclendirmek icin ozellikle soyledim. evet her sigorta boyle degil ama boylesi de var ve iyi sirketlerde olsun olsun 500 hadi 1000 deductible olsun. cok fark etmiyor. benim argumanimin ozeti su; "bu ucretler aradaki $60-70k'lik maas farkinin icinde ihmal edilebilir."

cocuk konusu problemli olabilir, cocugum olmadigi icin detay bilemiyorum ama tahminim yine maas farki icinde cozulebilecek bir sorundur. maas farki o kadar buyuk ki hemen her seyi kompanse ediyor. cocuk varsa esinizin de calistigini dusunun, maas farki uzerinden yilda $100k'ya yakin fark olur rahatlikla avrupa ile kiyasla.

velhasil tartisma genel olarak bir abd-ab karsilastirmasi degil. sizin bahsettikleriniz genel olarak iki ulkeyi karsilastiriyor. ancak duyuru bir yazilim muhendisi icin yani amerika'da orta ust sinif hayati yasatacak bir meslek uzerinden karsilastirma. bu meslekte, boyle paralar alindigi zaman amerika'nin sosyal devlet olmayan yanlari torpuleniyor. ben yazilimci degilim bu arada belli bi seviyede kazanan herkes icin gecerli bunlar.

sonuc olarak iyi bir kazanc uzerinden tartistigimizi unutmamamiz lazim. orta halli bir meslek mensubu icin, yilda $100k altinda kazanan biri icin abd oldukca riskli ve tercih edilmeyecek yonleri one cikan bir ulke olabilirdi. ama bir yazilimciysam yilda $200k post tax yapiyorsam geri kalan konular teferruat oluyor maalesef. butun argumanlarimin ozeti ve dayandigi nokta budur.

son olarak populer major noktasinda sadece kendi okulumdan genelleme yapmiyorum elbette. bu son yillarda degisen, oldukca konusulan bir trend.
bkz stanford; en populer major cs www.collegeraptor.com
bkz harvard: ikinci sirada cs. (concentrations sekmesine gidin)
oira.harvard.edu

yani avrupalilarin gelmeme sebebini soyle dusunun. kendi ulkenizde, kendi kulturunuzde refah icinde yasiyor, istediginizi alabiliyorsunuz zaten. niye daha fazla abd'nin zorlu gocmen yasalariyla cebellesip duzenimi bozayim degil mi? zaten istesem de gidemeyecegim. ancak bizim gibi ucuncu dunya vatandaslarinin gurbette expat olacaklarsa ve firsatlari varsa yasamalarinin ciddi avantajli oldugu ulke abd'dir.
0
antikadimag
(22.02.23)
(16)

her gün (en azından 3-4 hafta boyunca) istisnasız yaptığınız neler var?

mark greg sputnik
çok çok temel şeyleri saymıyorum. yataktan kalkmak, el-yüz yıkamak, tuvalete gitmek, yemek yemek filan gibi ama mesela diş fırçalamak olabilir çünkü toplumun büyük bölümünün herkesin günde iki kez diş fırçaladığını hiç sanmıyorum. böyle hiç aralıksız, her allahın günü yaptığınız bir şey var mı? mecb
çok çok temel şeyleri saymıyorum. yataktan kalkmak, el-yüz yıkamak, tuvalete gitmek, yemek yemek filan gibi ama mesela diş fırçalamak olabilir çünkü toplumun büyük bölümünün herkesin günde iki kez diş fırçaladığını hiç sanmıyorum. böyle hiç aralıksız, her allahın günü yaptığınız bir şey var mı? mecburi olur, rutin olur, bağımlılık olur. böyle deyince aklıma geldi sigarayı da saymayalım hehe sigara içen adam her gün içiyordur zaten.

ben düşününce aklıma haberlere bakmak dışında hiçbir şey gelmedi mesela. iki elim kanda da olsa telegram'ı açıp bi şeylere bakarım. onun haricinde yok. sizde neler var?
0
mark greg sputnik
(19.02.23)
tartılmak. her gün aynı saatte aynı giysiyle tartılırım.
0
roket adam
(19.02.23)
Sabah uyanır uyanmaz kahve-sigara.
En az 15 yıldır.
0
etna
(19.02.23)
Sabah kahve, akşam alkol.
0
msb
(19.02.23)
yatmadan önce telefona bakmak...
dedem ve ninem için versiyonu: yatmadan önce televizyona bakmak.
0
senolll
(19.02.23)
Son 15 senede falan iki gün üst üste antrenman yapmadığım bir dönem olmamıştır muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.23)
Seks; piyano çalmak ; parkta yürüyüş ; hergğn sosyal medya ve ekşi başlık taraması ; kuaför ; aile whatsapp yazışmarı; dostlarla düzenli görğntğlü görüşme
0
gadlemler
(19.02.23)
Düzenli yaptığım tek şey spor. Bir de yakın çevremden sır gibi sakladığım bir alışkanlığım da yemek hazırlarken, çay içerken falan gizli gizli türkü dinleyip eşlik etmek :( en köylü özelliğim :(
0
ruhen hastayim ben
(19.02.23)
zipor. sabahlari limonlu tuzlu su ustune kahve. ustune de 2 litre su.
0
alperz
(19.02.23)
Spor yapıyorum.

Bi de şöyle bi alışkanlığım var, daha derinden tanımak istediğim bi müzik türü olursa, bi playlist yapıp 2-3 ay aralıksız (iş yaparken vs) her gün dinlerim. Bunu yaptıktan sonra o türün öncüleri, temelleri, deneysel çalışmalar vs. hakkında kafamda bi şablon oluşmuş olur, daha sonra o türde bir müzik dinlersem daha çok keyif alırım.
0
plutongezegendegilmi
(19.02.23)
Her gun film izlerdim. 6 subat'tan beri izlemiyorum. Biraz normallesince en hizli donecegim rutin bu. Haftalik ortalamam 10'du.
0
unidentified floating object
(19.02.23)
Sahilde yürüyüş.
0
ms brownstone
(19.02.23)
Biraz düşündüm de benim için kitap okumak sanırım. Çok yorgun da olsam, üzgün de olsam, kızgın da olsam gün içinde illa ki 4-5 sayfa da olsa bir şey okurum ki normal zamanda en az yarım saat, kırk beş dakikami ayırıyorum. Zihnimi dinlendiriyor.

Hasta olduğum zamanlar dışında içinde kahve icmedigim gün sayısı da bir elin parmaklarını geçmez.

Kedimin tuvaletini temizlemek. Yorgun olup yarın temizlerim dedigim günlerde de kendisi buna pek müsade etmiyor.

Gündeme kısaca göz atmak. 'aa bu ara gündemden uzak kaldim' insanı hiç olamadım maalesef. Tatilde bile illa ki bakarım haberlere.

Son 3-4 yıldır da yemek yaparken ya da ütü yaparken podcast dinlemek eklendi rutinime. Özellikle ütuden ölümüne nefret edip zaman kaybı olarak gördüğüm için en azından böyle değerlendireyim diyorum.
0
fraise
(20.02.23)
her sabah mutlaka du$.
her aksam yatmadan dis fircalamak, yoksa uyuyamiyorum
0
cooperr
(20.02.23)
Serbest çalışan bir konferans çevirmeni olduğum ve deprem dönemi tüm işler iptal olduğu için (eşim de afet bölgesine gönüllü gittiği için-onu niye belirttim derseniz, o gitmese idi ben giderdim kesin, ama ikimizin de yaşlı ve hasta annelerinin sorumluluğu birimizde kalmalı hep), gündelik işler ve gündem takibi haricinde, evde dağınıklığı yok etmeye karar verdim, her gün bir dolap, çekmece, kitaplık rafı vs gibi şeyleri komple boşaltıp, sıfırdan derli toplu yerleştiriyorum.
0
cedilla
(20.02.23)
kahve-dus-köpek gezdirme-kosu
0
abi bi dizi buldum on numara
(20.02.23)
kitap, kahve, gece yatmadan duş (iki güne bir saç yıkamak), araba kullanırken podcast dinlemek, cildimi temizlemek / nemlendirmek, annem ve sevdiceğimle görüşemediğim günler telefonla konuşmak
0
lapetite
(20.02.23)
(5)

Araç Far Ampulleri

coldnick
Merhaba,Kullandığım arabanın farları çok iyi aydınlatmıyor.Farlar mercekli olmadığı için led yapmak istemiyorum.İnternette araştırdığımda Osram’ın %150 daha fazla aydınlık veren far ampullerinin olduğunu keşfettim.Bunları kullananlr var mı? Gerçekten daha iyi aydınlatıyor mu?
Merhaba,
Kullandığım arabanın farları çok iyi aydınlatmıyor.Farlar mercekli olmadığı için led yapmak istemiyorum.
İnternette araştırdığımda Osram’ın %150 daha fazla aydınlık veren far ampullerinin olduğunu keşfettim.
Bunları kullananlr var mı? Gerçekten daha iyi aydınlatıyor mu?
0
coldnick
(17.02.23)
Osram nightbreaker mi ne oyle nir şey almıştım. Normal ampullerin on katı gibi bir fiyati vardı. Evet daha parlaktı ama altı ayda ikisi de bozuldu.
O zamandan beri düz ampül kullanıyoru.
Far ışığı az geliyorsa ve araç eskiyse farların gövdelerine bir baktırın. Temizlenmesi veya patlatılması gerekiyor olabilir
0
nop
(17.02.23)
nop +1
nightbreaker ı ben de denedim. muhteşem bi fark olmadı. far camı temizletmek parlatmak daha faydalı (iç dış gerekiyosa).
0
sttc
(18.02.23)
cokca eski arabaya binmis ve farlari iyilestirmeye calismis biri olarak, 500 dolarlik ampul de alsan farin bir teknolojik limiti var, ustune cikamiyorsun. O yuzden fazla para harcamamak lazim.
0
cooperr
(18.02.23)
İlk önce bakılması gereken far tası, sonra far camı. Ampül son iş bana göre, tas kötüyse ne takarsan tak faydası yok.
0
john bloor
(18.02.23)
i20 kullanmış biri olarak (orta kasa ve sonraki yeni kasa) bence üzerinde gelenler gayet yeterli düzeyde aydınlatma sağlıyordu. Acaba far yükseklik ayarınızda bir sıkıntı olabilir mi ?
0
janavarorion
(18.02.23)
(13)

tarihi 1 ay geçmiş türk kahvesi içtim ölür müyüm

turuncu tonlarda
soru başlıkta
soru başlıkta
0
turuncu tonlarda
(17.02.23)
Tadı değişmiş miydi, kavanozda mı saklanıyordu?
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
@ruhen
paketindeydi, hiç açılmamıştı, tadı normaldi.
0
🌸turuncu tonlarda
(17.02.23)
İnsanalar binlerce yıllık muazzam bir evrimin sonunda böyle dandik şeylerle ölünmeyecek şekilde hayatta kalmayı öğrendi, misal kusma refleksi tamamen zehirlenmeye karşı geliştirilmiş doğal bir refleks, ölmezsin yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
Yok yok ölmezsin. Afiyet olsun
0
kisa
(17.02.23)
Hiçbir şey olmaz hatta ben olsam paket bitene kadar içerdim.
0
elorelia
(17.02.23)
6 ay geçse bile bir şey olmaz. Korkuya gerek yok. En fazla kahvenin tadı olmaz
0
limonlu eksi
(17.02.23)
Ölmezsiniz. Afiyet olsun
0
black holes in the sky
(17.02.23)
bayat kahve kopurmuyor ve tatsiz oluyor.
oldurmuyor, kesin bilgi..
0
cooperr
(17.02.23)
güvelenmiş dibek kahvesi bile içtim bişey olmadı :))
0
false pretension
(17.02.23)
Ölmezsiniz üstüne bir de soğuk su için. Tabi insan için her an ölüm söz konusu olduğundan vasiyetimiz de hazır olmalı.
0
diyecevaplandı
(17.02.23)
bu skt aslında onu üreten firmaların sorumluluğunun ortadan kalkması için olan bir şey, yani marka bu ürünü bu tarihe kadar tüketebilirsin diyerek sorumluluk alıyor, bu o kahvenin ya da ürünün tamamen kullanılamaz hale geldiği anlamına gelmez. kokusu, tadı gibi özelliklere bakıp kullanmaya devam bile edebilirsiniz yani, ama önermem tabi ki.
0
fakat
(17.02.23)
Uıopğü diye bi yazar vardı onun yan çarı mısın ? Bişey olmaz devam
0
izmitcan
(18.02.23)
bir ihtmal ölümle sonuçlanır
0
bir soru sorcam
(18.02.23)
(15)

Suşi güzel mi

dissendium
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
0
dissendium
(17.02.23)
Kendi adıma çok seviyorum. Pek çok farklı çeşidi var, o çeşitlilik de hoşuma gidiyor. Genel olarak hafif bir yiyecek olmasını seviyorum. Çok alengirli olmayan bir çeşidini deneyin derim, sevmeseniz bile fikriniz oluşmuş olur.
0
fotrsapka
(17.02.23)
Deniz ürünü, yosun kokulu gıda, deniz yumuşakçası seviyor musunuz?

Somon füme, balık yumurtası gibi çiğ ve yumuşak, kaygan dokulu (kuru et gibi değil) gıdaları seviyor musunuz?

Bunlara cevabınız evetse seversiniz. Yemek seçen ve yukarıda saydıklarımı sevmeyen biri olarak ben suşiyi bir türlü sevemedim. Türk damak tadına daha uygun olsun diye pişmiş balık ve yengeç etiyle yapılan çeşitleri var, yosuna sarılı olmayanları var, onlar bence daha kabul edilebilir şeyler.

Denemek için suşi seven birileriyle Çin lokantasına gidin, kendinize küçük bir suşi tabağı söyleyin. Baktınız olmuyor, siz noodle söylersiniz, kalan suşiyi yanınızdakiler paylaşır.
0
kobuzchu kiz
(17.02.23)
gayet güzel, yeni başlayacaksanız sıcaklardan başlayın diye önerebilirim
0
mysql34
(17.02.23)
Güzel. Benim hanım yapiyor, annemler geldiğinde yaptı. Annem hastası oldu, babam pek sevemiyor ama denedi beğendi (gene de sonra yiyemedi).

Biz çok severiz.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ülkenin yüzde 99’u suşiyi seviyor. Seversiniz büyük ihtimal. Bence güzel değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Çok sık yediğim bi şey değil ama severim ben. En iyisi şöyle üç dört arkadaş gidip (mümkünse suşi seven) içinde çok çeşit olan menülerden söyleyin. Sıcaklardan hiç yemedim bu arada soğuk olanlar gayet lezzetli. Denildiği gibi çok çeşit var avokadolusu ıvır zıvırlısı falan bi tanesini seversiniz bence mutlaka.

Bi de suşi umami tadı yönünden çok zengin bir yemek. İnsana ayrı bir tatmin de veriyor o yüzden.
0
nundu
(17.02.23)
rezil ötesi bişey
0
deranzo1
(17.02.23)
dene ama suşi'yi ilk seferinde sevemezsin 4-5'te anca tat almaya başlarsın

çünkü damak tadı anca 4. 5. seferde oturuyor çoğu uzak doğu yemeği için öyle.

yani kararını en az 4 kere farklı yerlerde yedikten sonra ver

birincisinde değil.
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
peynirli, salatalıklı vb. olanlar bize daha uygun.
0
sert siyah krom
(17.02.23)
ben sevmem. zorlamaya gerek yok. arkadaşlarla suşi mekanına gidersek, suşi dışındaki ürünlerden yerim.
0
gabe h coud
(17.02.23)
yurtdisinda ayda bir mutlaka yiyoruz.
soya sosu sart, cig balik guzel birsey ama abartmamak lazim. mide kanserine yol aciyor.
0
cooperr
(17.02.23)
İlk denediğinde de sevebilirsin ya ben direkt ilk yediğimde bayılmıştım shdhdh ben de çok yemek seçen biriyim ama deniz ürünlerini severim genel olarak.
0
nundu
(17.02.23)
Cidden çok fazla çeşidi var, sadece balık da değil yengeç, yılan balığı, ahtapot, kalamar ve hatta vejetaryen sushiler dahi var o yüzden ne dense yalan olur. Genel olarak deniz ürünü tat skalası bellidir ama, eğer seviyorsanız seversiniz.

Çeşitleri bir yana bırakıp en klasik versiyonundan başlamak isterseniz negitoro maki olanı deneyin.
0
akhenaten
(17.02.23)
Pişmiş yengeçli olanları var, ben onları seviyorum.

Baya çeşidi var, seveceğiniz bir çeşidi illaki vardır emin olabilirsiniz.
0
zimbirik
(17.02.23)
Kızartılmış olanlardan başlarsan seversin.
0
etna
(17.02.23)
(4)

Bodrum katı olmayan binalar deprem açısından güvensiz mi ?

joehigashi
başlıktaki gibi.müteahhit zemine ne bodrum kat yapmış ne de otopark. Giriş kat dahil ev 5 katlı yeni sayılır 5-6 yıllık ev.İnternette çeşitli hocaların bodrum katı olmayan evler güvensizdir minvali açıklamalarını okuyorum:https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/gazi-universitesi-depremde-hasarin-nedeni-dir
başlıktaki gibi.

müteahhit zemine ne bodrum kat yapmış ne de otopark. Giriş kat dahil ev 5 katlı yeni sayılır 5-6 yıllık ev.

İnternette çeşitli hocaların bodrum katı olmayan evler güvensizdir minvali açıklamalarını okuyorum:

www.aa.com.tr

www.dha.com.tr

Bu ne kadar doğru acaba ? Bodrum katsız ev olası bir depremde ne derece olumsuz bir durum oluşturur ?
0
joehigashi
(17.02.23)
Projeye uygun yapıldıktan sonra sıkıntı olmaz, demek ki borum kata imar izni verilmiyor, yoksa niye bir kat daha kazanılmasın?
0
john bloor
(17.02.23)
bodrum katı olmayan binalar güvensiz demek yanlış olur. bodrum katlarının 4 bir yanı genellikle penceresiz duvarlar ve toprak ile çevrili olduğu için bina bodrum katın üstünden itibaren modellenir. yani binanın bodrum katı deprem hasarı almayacak şekilde binayı yere sabitliyor diye kabul edilir.

normal şartlarda yeni binalarda bodrum olsun ya da olmasın gereklilikler yerine getirildiği sürece iki tip bina da güvenlidir, yönetmeliğe göre uygulaması yapıldığı sürece tabii.

eski binalarda eğer zemin dikkate alınmadıysa o zaman bodrum katının olması avantaj diyebiliriz en fazla.
0
ben de
(17.02.23)
deprem hasarı almayacak şekilde derken kastım bina hasar almayacak demek değildi bu arada, bodrum kat hasar almayacak şekilde demek istedim. yanlış anlaşılma olmasın.
0
ben de
(17.02.23)
binayi topragin icine oturtmak daha avantajli denebilir, indikce daha duzgun toprak/tas uzerine oturtma olasiligin artiyor genelde.
0
cooperr
(17.02.23)
(3)

83 yaşında vidalı diş tedavisi?

the sound and the fury
Bir aile dostu yaşlı teyze maddi durumu iyi ama sağlık olarak riskli midir? Bana mantıksız geldi takmalı diş daha iyi olurdu sanki ama inat etmiş
Bir aile dostu yaşlı teyze maddi durumu iyi ama sağlık olarak riskli midir? Bana mantıksız geldi takmalı diş daha iyi olurdu sanki ama inat etmiş
0
the sound and the fury
(17.02.23)
Diş hekimleri cevap versin ama ben kendi fikrimi söyleyeyim asla yaptirmazdım o yaşta. Kemik yoğunluğuna bakılmış mı? Çene kemikleri dayanır mı? Sinüsleri sarkmış olabilir. Sinüs zarar görebilir vb. Bunlar benim aklıma gelen soru işaretleri.
0
old possum
(17.02.23)
yani kemiği kırıp içine girip iyileşmesini bekliyorsun sanırım, basit bir işlem değil

hiç mantıklı gelmiyor o yaş için
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
kemiklere bakiyorlar once, buyuk ihtimal yapilamaz.
0
cooperr
(17.02.23)
(12)

ayda 100 euro üniv. öğrencisi için az bi burs miktarı mı?

fatihkkk
çok bütçemiz yok, ufak bi burs vermek istiyoruz. bi gence ayda 100 euro versek komik mi olur tr şartlarında? destek destektir sonuçta. biz öğrenciyken sevinirdik mesela asgari ücretin 5'te 1'i aylık ekstra gelse.Edit: 1 gence 100 eur vermek mi yoksa 2 gence 50'şer eur vermek mi daha makbul?teşekkürl
çok bütçemiz yok, ufak bi burs vermek istiyoruz. bi gence ayda 100 euro versek komik mi olur tr şartlarında?

destek destektir sonuçta. biz öğrenciyken sevinirdik mesela asgari ücretin 5'te 1'i aylık ekstra gelse.

Edit: 1 gence 100 eur vermek mi yoksa 2 gence 50'şer eur vermek mi daha makbul?

teşekkürler.
0
fatihkkk
(16.02.23)
KYK bursu/kredisi 1250 lira, yani 62 euro, oradan hesap edin. Çok iyi para öğrenci için.
0
signore
(16.02.23)
ayda 100€ türkiyede öğrenci için iyi bir destektir.
ama ben şahsen öğrencilerin maddi açıdan desteklemeyi tercih etmezdim.
benim tercihim zaten okumuş, bitirmiş, bilimsel araştırma yapan bilim adamlarını desteklemek olurdu.
öğrenciler çok büyük oranda mezun olduklarında insanlığa pek birşey sunmayacaklar.
insanlığa katkıda bulunma ihtimali olan araştırmalara destek olursanız dolaylı yoldan günüzde ve gelecekte yaşayan tüm insanların yaşam kalitesine destekte bulunmuş olursunuz.
0
aslindasorunumpsikolojik
(16.02.23)
35€ dan 3 ögrenci cok daha mantikli. 600lira da az degil. Amac okutmak degil desteklemek bence. Bir de ögrenciler hangi sehirde o da önemli.
0
c1b2k3
(16.02.23)
c1b2k3 ayda 5 euronu alırız bak. 105'e çıkardın sen bizi.
0
🌸fatihkkk
(16.02.23)
2 gence 50'şer euro vermek çok daha mantıklı. 100 euro'yu bir kişiye vermek o öğrenciyi baya rahatlatır ama 50 euro 2 öğrenciye çok büyük nefes aldırır. kesinlikle bölünmesi gerektiğini düşünüyorum.
0
ilgeru
(16.02.23)
ikiye bol.

burs iyi elbette de ustune ogrenciye mentorluk/rehberlik etmek ilgilenmek falan da guzel olur eger imkan varsa. tabi cogu genc cok ilgi duymuyor boyle seylere ama denemekte yarar var.
0
hot potato
(16.02.23)
Bence 100€ tek öğrenci daha iyi.

Yani hem bi işe yarayacak kadar çok, hem de mahcup etmeyecek ya da "gereksiz" denmeyecek gibi bi miktar.

Bu arada burs vereceğiniz kişi belliyse güzel. Değilse @aslindasorunumpsikolojik'in dediği gibi o parayı patreon'dan 3-5 kişiye de paylaşabilirsiniz. Ben öyle yapıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(17.02.23)
tek kisi 100 avro +1
0
cooperr
(17.02.23)
Tek kişi 100 Euro +1 demeye geldim ben de
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(17.02.23)
Tek kişiye 100 Euro +1.

İkiye bölünunce o para anlamsızlasiyor; 2000 lira da aile evinde olmayan biri için öyle ahım şahım bir para değil ama en azından ihtiyaclarinin bir kısmını karşılar. Aile evindeyse bütçesine bayağı katkı sağlamış olur.
0
fraise
(17.02.23)
50 euro x2
0
birmilyonunvarmi
(17.02.23)
bedava ve ekstra bir burs olduğu için; iyiymiş. yeterli.
0
gabe h coud
(17.02.23)
(13)

Nikita ismi

dissendium
Nikita ismini kadın ismi sandım ama erkek ismi çıktı. Sizce de kadın ismi gibi değil mi? Ruslar sık kullanıyor sanırım.
Nikita ismini kadın ismi sandım ama erkek ismi çıktı. Sizce de kadın ismi gibi değil mi? Ruslar sık kullanıyor sanırım.
0
dissendium
(16.02.23)
andrea italya'da erkek ingilizce konusan yerlerde kadin ismi mesela. genel bir yargida bulunmak zor. cok istisna var.
0
hot potato
(16.02.23)
Sasha mesela erkek ismi ama Sasha Grey var.

Sosyal medyada cinsiyet sorunuz. Sizi gereksiz zaman kayıplarından önler eğer maksat chat, tanışma vs ise.
0
Cesario
(16.02.23)
Ruslar dışında herkes kadın ismi gibi kullandığı için öyle bir algı oluşmuş olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.23)
Hindistan'da kadin ismi mesela: www.behindthename.com
0
freedonia
(16.02.23)
Nikita Khrushchev var yav eski sovyet lideri. Ruslar erkek ismi olarak kullanıyor
0
nundu
(16.02.23)
Nikita Kurbanov var basketçi.

Umarım erkek olduğunu anlama süreciniz travmatik bir deneyime yol açmamıştır :)
0
armagan abanuz
(16.02.23)
Ruslar işi bozuyor. Onların bir isimleri bir de nickleri var. Almanlar'da da var bu. @Cesario "Sasha" demiş mesela. Sasha erkek ismi değil aslında. Adamın adı Aleksandr ona Sasha diyorlar. Bizdeki Süleyman - Sülo gibi değil çok insafsızca değiştiriyorlar. Bu tip kısaltmaları İngilizce konuşanlar yapıyor. Bu Rus arkadaşları anlayamayabiliyorsun bazen.

Nikita da şuradan kalma olabilir: www.imdb.com
0
nawar
(16.02.23)
burada kadın www.imdb.com

bana da kadın adı gibi geliyor
0
exlibris
(16.02.23)
armagan abanuz, işle ilgili bir belgede gördüm bu ismi. İsminin önünde Dr. yazıyordu. Bu kim deyip baktım.
0
🌸dissendium
(16.02.23)
ben de Nikita %100 kadin ismi saniyordum, Elton John abimizin bunda etkisi buyuk.
Sonradan bir tane erkege denk gelinca baya sasirmistim.

kadinsi bir vibe i olan erkek ismi diyebiliriz.
0
cooperr
(16.02.23)
Evet kulaga asiri kadin geliyor.
0
stavro
(16.02.23)
evet kulaga kadın gibi geliyor ama erkek ismi ruslarda. nikita adında tanıdığım erkekler var. yaygın da.

sacha örneği tam olmuyor. sacha alexander için kullanılan bir kısaltma. gerçek isim değil.
0
fatihkkk
(16.02.23)
slavlar kadın isimlerini -a ile bitirir genelde ama istisnaları var. erkekte nikita, kadında lyubov gibi. rusların isim formatı genelde şu şekilde,

erkek: ebeveynlerin verdiği isim + patronim (baba ismi + oviç/yeviç vs.) + soyad

kadın: ebeveynlerin verdiği isim + patronim (baba ismi + ovna/yevna vs.) + soyad + a


diyelim ki sergey kuznetsov adında bir adam anna'yla evleniyor. bir erkek, bir kız çocukları oluyor. erkeğe oleg, kıza anastasiya ismini veriyorlar.

oğlanın tam adı oleg sergeyeviç kuznetsov, kızın tam adı anastasiya sergeyevna kuznetsova olur. ruslar genelde "saygılı hitap" olarak isim + patronim kullanır, yani anastasiya hanım değil de anastasiya sergeyevna dersin. resmi ortamlar dışında da kimse anastasiya demez; nastya der, stasya der, asya der, nyusya der vs...

"saşa" tıpkı verdiğim nastya-stasya örnekleri gibi daha sevimli bir takma isim. gerçek isim değil. ismi aleksandr olan erkeğe de, aleksandra olan kadına da kullanılır. rusların kültüründe bu her şeyi "küçültme" merakı var. neredeyse kimseye gerçek adlarıyla hitap etmedikleri gibi günlük eşyaları da küçültüyorlar. stakan (bardak) mesela stakançik oluyor, su isteyeceklerse (voda) vodiçka diyorlar vs.

bu küçültmeler, sevimlilikler saşa örneğinde görülebileceği gibi isimle benzeşmek zorunda da değil. bunu daha çok eskiler kullanır ama mesela dimitri için bu küçültmelerden biri mitya.
0
mark greg sputnik
(17.02.23)
(6)

depreme karşı güvenilir bina nedir - nasıl olmalı?

stationary traveller
selamlar, çok fazla bilgi kirliliği olduğu için bu konuda bilgili olan kişiler varsa sormak istiyorum.- 5-10 yaşında binaların hepsi sağlam mıdır? (bu yaş aralığında olup yıkılan binalar var)- 5-10 yaşında olması tek başına yetmiyor yani gerçekten iyi bir şekilde yapılmış olması şart, peki gerçekten
selamlar, çok fazla bilgi kirliliği olduğu için bu konuda bilgili olan kişiler varsa sormak istiyorum.

- 5-10 yaşında binaların hepsi sağlam mıdır? (bu yaş aralığında olup yıkılan binalar var)
- 5-10 yaşında olması tek başına yetmiyor yani gerçekten iyi bir şekilde yapılmış olması şart, peki gerçekten dayanıklı olduğunu nasıl anlayacağız?
- en iyi alternatifler max 5 katlı binalarda yaşamak mıdır?

elimizde şöyle bir örnek var: twitter.com

yani bina sağlamsa hiçbir şey olmuyor diyebilir miyiz?
0
stationary traveller
(16.02.23)
konunun uzmanı değilim; ama mantık yürütünce birçok faktörün beraber hayat kurtardığı sonucuna varıyorum.

-bina yaşı.
-belediye kalitesi.
-kat sayısı.
-mütaahit karakteri.
-semtin zemin durumu.
-lokasyonun zemin durumu.
-maliklerin kalitesi

mesela hepsi ok olsa, ama sondaki olmasa. örn: bir malik altaki dükkana fırın yapsa ve gizliden kolonları kesse hepsi boşa gitti.
0
buenosdias
(16.02.23)
Zemin, projelendirme, işçilik, yapı denetim vs. çok fazla değişkeni olan konular bunlar.

Ama sade vatandaş gözüyle şu an yeni ev alacak veya kiralayacak olan insanlar için öncelikli önereceğim şeyler şunlar olur:

-Maksimum 5 katlı bina,
-Altında dükkan, depo vs. olmaması tercih sebebi olabilir(kolon kesme furyasından dolayı),
-Müteahhit firmanın kim olduğu araştırılıp yetkinliği ve dürüstlüğü sorgulanmalı. İlkokul mezunu patronlu firmalardan kaçınmak lazım.
-Mümkünse 2018 sonrası yapılan binalar tercih edilmeli.
0
nopnog
(16.02.23)
Hocam izolator olmayan hicbir bina guvenilir degildir derim ben. Sahsi dusuncem bu.

Vay saglam binaymis, vay deprem yönetmeliğine gore yapılmış neymis bunların hiçbiri bana güven vermez sahsen. Bina yıkıldıktan sonra yönetmelikmis neymis hiçbir seyin anlamı kalmaz. Bu depremde yonetmelige aykırı hiçbir seyi olmayan tamamen yonetmelige uygun ama yikilmis olan yuzlerce bina olduguna eminim.

Kat muhabbeti de bana sacma geliyor. Az katli yapınca yikilmiyor mu bina? Japonya'da gökdelen yapıyor adamlar 9.1'de yikilmiyor. Olay kat değilmiş demek ki.
0
stavro
(16.02.23)
Bina sağlamsa bir şey olmaz. Hasar alır belki ama içinden kesinlikle çıkabilirsin. Fayın tam üzerine yapmadılarsa binaların deprem oldu diye yıkılmaması lazım. 5-10 yaşındaki binalar yeni yönetmelikle yapıldıkları için ve 30-40 yılı geçtikten sonra artık artan çürüme ihtimali ile karşılaşmadıkları için daha güvenilir.

Normal bir ülkede 5-10 yıllık binaya gözün kapalı güvenmen lazım ama bizde müteahhit, mühendis, denetçi ve işçi sorunları var. Müteahhit uygun zemine, mimarın mükemmel bir şekilde çizdiği projeye mühendisin projelendirmesi ve denetçinin sıkı kontrollerine rağmen işçinin eğitimsizliği ve cahilliği yüzünden yapılan hata sonucu yine yıkılabilir bina. Her işçinin başına bir mühendis ve bir denetçi dikemiyorsun. Ben pas payı koymadan kalıp çakan işçi yüzünden yıkılıp baştan yapılan kolon gördüm. Bu kolonu fark etmeseler 50 yıl kafam rahat dediğin binada 3. seneyi görmeden çürüyecekti kolonun.
0
nawar
(16.02.23)
herkes kafasına göre bir şey yazmış. mühendis arkadaşlar yorum yaparsa sağlıklı olur.

binanın yaşı şu açıdan önemli, 2008 yılında bina yapımına ilişkin yönetmelik değişti. yani bir standarda kavuştu. 2011 yılında ise yapı denetim başladı. 2018 yılında ise bina yapımına ilişkin yönetmelik güncellendi. yani yönetmeliğe uygun yapılmış, denetlenmiş ve zemini uygun olan binalar güvenlidir. tabi deprem bölgesindeyse kat yüksekliği de önemli tabi.

altta dükkan varsa illa ki bina yıkılmaz. zaten o binaya göre hesaplamayı yapıyorlar. dükkan varsa illa kolon kesecekler manası da taşımaz. yan yana binaları riskli olduğu iddiası da çok doğru değil. izolator olmayan binalar da güvenlidir.
0
paintov
(16.02.23)
-turkiye sartlarinda yeni bina kesinlikle saglamdir diyemeyiz.
-gercekten depreme dayanikli yapildigini malesef uzmanlar bile sadece binaya ve ya cizimlere bakarak soyleyemez. Uygulama cok onemli ve beton kapali bir kutu.
- bina saglamsa hicbirsey olmayacak diyemeyiz. bina hasar alabilir, ama icinden cikabilmeniz onemli. 7.5luk 30-40 saniye suren bir depremde bence binanin icinden yuruyerek cikiyorsan bina gorevini tamamlamistir. Bir iki kolon kiris patlayabilir, binanin durumuna bakilir, tamir edilir ya da yikilir.
- max. 5 kat olmali diye birsey yok. bina kalfa isiyse ne kadar az kadar iyi, ama bu 15 kat ustu dayaniksiz anlamina gelmiyor. Kat yukseldikce dandik muteahhitleri eliyorsun bence cunku hesap kitap gerekiyor. O yuzden en guvenli yapilar aslinda ya 1-2 katli ufak binalar ya da gokdelenler.
0
cooperr
(17.02.23)
(7)

bağışı vergiden düşmek

fatihkkk
bu ne demek arkadaşlar? yani ben bi şeyi kaçırıyor olmalıyım. yoksa bunun mantığı ne? yani vergi zaten kazanç sağlayan şirketi belli bi oranda devlete millet yararı için para vermesi değil mi? bunu bi "kamu yararına" derneğe bağışlayınca %100 oranında mı düşüyorlar gerçekten vergiden? bunun mantığı
bu ne demek arkadaşlar? yani ben bi şeyi kaçırıyor olmalıyım. yoksa bunun mantığı ne? yani vergi zaten kazanç sağlayan şirketi belli bi oranda devlete millet yararı için para vermesi değil mi? bunu bi "kamu yararına" derneğe bağışlayınca %100 oranında mı düşüyorlar gerçekten vergiden?


bunun mantığı ne? ben neyi kaçırıyorum?

mesela ben 1000 tl kazandım. %10 vergi var. 100 tl vergi verecegim devlete. onun yerine 100 tl'yi sigarayı bıraktırma derneğine versem vergi vermeme gerek kalmıyor mu?

bunun mutlaka bi detayı falan vardır. bütün şirketler mesela vergi miktarı kadar "BAYBURT VEREM SAVAŞI DERNEĞİ"ne bağış yapsa ne olur? kimse vergi vermese olur mu?

kafayı yicem asdhsjakdla
0
fatihkkk
(16.02.23)
Hayır tabiki, vergi matrahından düşüyorlar, yani ben 10 lira kar ettim 2023te mesela, bunun %20sini kurumlar vergisi olarak ödeyecektim, 2 lira yani, ben gidip 5 lira bağış yaparsam karım da 5 lira kalır bunun 1 lira vergisini öderim elimde 4 lira kalır hani bakarsan bağışın maliyeti 4 lira oldu ama vergiden düştüm diye cebimden para çıkmamış olmadı.
0
atom karincanin torunu
(16.02.23)
1000tl den 100tl vergi vereceksen, 100tl bagis yaptiginda gelirin 900tl ye dustugu icin 90tl vergi veriyorsun. Yani aslinda verdigin bagisin %10unu devlet oduyo, %90i yine sana giriyo.
0
cooperr
(16.02.23)
@atom karıncanın torunu

10 lira kazancin 2 lira kurumlar vergisini odeyip sonra 5 lira bagis yapsaydin elinde kalan para 3 lira olacakti.

Ama sen 10 lira kazandin, 5 lira bagis yaptin vergiye tâbi gelirin 5 liraya indi, bunun da %20 kurumlar vergisi 1 lira eder. Elinde 4 lira kalir.

İlkinde 3 ikinci durumda 4 lira kalsi elinde. %33 kardasin yani. Onun için şirketler bagis yapma yoluna giderler.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(16.02.23)
10 lira nın 10 lirasını bağış yapmasına engel olan şey ne
aynı para çıktıktan sonra
0
mantık
(16.02.23)
Kanunda matrahın yüzde beşi ya da onu gibi bir sınırlandırma vardı zaten.
0
elorelia
(16.02.23)
Tamamı vergi matrahından düşülen bağışlar nelerdir?
Kısaca GVK 89 ve KVK 10. Maddelere göre okul, sağlık tesisi, 100 yatak kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile Kızılay, Yeşilay, TSK Güçlendirme Vakfı ve Cumhurbaşkanlığının başlattığı yardım kampanyalarına yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı vergi matrahından düşülür.
www.alomaliye.com
0
bir soru sorcam
(16.02.23)
diğer bağışlar için %5 doğru
0
bir soru sorcam
(16.02.23)
(19)

Kolonları boydan boya kesilmiş bina

whatdreamsnevercome
annemlerin evinin altındaki cafe (10 katlı bina) bütün kolonları boydan boya kesmiş. boydan boya. apartmanı tutacak kolon yok kenarlar dışında. göbekteki bütün kolonlar yok olmuş.belediyeye şiakyet etmek istedik, tapumuz yok diye şikayet edemiyoruz. kiracıyken şikayet edebilecğimiz hiçbir yer yok.bi
annemlerin evinin altındaki cafe (10 katlı bina) bütün kolonları boydan boya kesmiş. boydan boya. apartmanı tutacak kolon yok kenarlar dışında. göbekteki bütün kolonlar yok olmuş.

belediyeye şiakyet etmek istedik, tapumuz yok diye şikayet edemiyoruz. kiracıyken şikayet edebilecğimiz hiçbir yer yok.

biz ne yapmalıyız? annemler şuan o apartmanda kalmıyor. ama ne yapıcaz yani kulağımızın üstüne mi yatıcaz? gelip burayı denetleyecek kimse yok mu?
0
whatdreamsnevercome
(15.02.23)
eksisozluk.com

öncelikle orada kalmamaları iyi ama taşınmadılar geçici olarak başkasında kalıyorlar gibi mi anlamalıyız bunu? Eğer öyleyse bir an önce yeni ev bulup taşınmaya çalışsınlar. Önce canınızı kurtarın, şikayetleri de yapabiliyorsanız yapın kiracı olarak pek olmuyorsa diğer daireleri uyarın, yöneticiye söyleyin ve apartman girişine not vs. asıp gidin. Bazıları çok umursamaz olabiliyor, o da onların problemi.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
Afişe edin hocam. Sosyal medya postu olur, ekşisözlük'te başlık olur, şu anda insanlar bu konularda hassas zaten... Bu binanın müstakbel bir enkaz olduğunu bilsin herkes. Birilerinin ticari hırsı yüzünden canı yanmasın artık kimsenin.

Yeryüzü böyle bir cehalet görmedi.
0
msb
(15.02.23)
Gidip cafe'de bir çay içip durumu fotoğraflayın mümkünse. Halk olarak biz el atıcaz bu işe o belli oldu.
0
msb
(15.02.23)
@nhk, evet geçici kalıyorlar çünkü 2 gün önce farkettik durumu. alt katında işyeri olan tüm binaların yıkıldığını görünce, inip cafeye bakalım dedik. yayla gibi cafe. 4-5 metrede bir kolon olması gereken cafenin (dairelerdeki ve otoparktaki kolonlara göre) bi ucundan dieğrni görüyorsunuz.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
@msb,

ya afişe etme olayı bile çok şey geliyor, bilmiyorum. daha önce hiç sosyal medyayı bu konularda kullanmadığım için. apartmanda 60 daire var, onlar bile kendi arasında organize olamıyor bu konuda. bilmiyorum, biraz beynim de çalışmıyor sıkıntıdan.

tüm kirlar 2 katına değil, 5 katına çıkmış durumda. alterantif daire de bulamıyoruz bir tülrü. burası nasıl bir ülke. nasıl bir mezarlık.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
istanbuldaki eski binaların çok büyük bir kısmında zaten bu dediğiniz durum var. eğer bu durum yoksa da zaten binalar eski olduğundan depremde patlayıp gidecek. siz kendinizi bir an önce kurtarmaya bakın, gerisini oturan düşünsün. afişe etmekle, şikayetle falan uğraşırsanız önce daire sakinleri sonra daire sahipleri sizi linç etmeye çalışır, durduk yere uğraşırsınız. gerek var mı? haber olmadan kendinizi kurtarın yani o binadan.
0
roket adam
(15.02.23)
Bu depremden önce hukuk yoluyla uğraşıp da uzun süre sonuç alamayan birisi vardı, belki görmüşsünüzdür. Aynı şekilde kolonların kesilmesiyle ilgili. Birkaç yıldır dava uzadıkça uzuyordu da depremde yıkılmış zaten bina.

Bence 10 katlı binanın girişine "alt kattaki kafe kolonları kesmiş, helallik almadan evinize girmeyin" gibi bir yazı asarsanız şu sıra gündem de deprem olduğu için çözülür hızlıca.

Bu arada kolonların kesik olduğunu bilip de apartmanda yaşayan diğer insanlara söylemezseniz ve bir şey yaşanırsa vicdan azabı da yaşarsınız, o sebeple de yazı asın derim.
0
michael_knight
(15.02.23)
@roket adma,

üzücü olan da bu. binamız 11 yıllık. baya da düzgün bir bina. büyük ihtimalle her şeyi düzgünce yapılmış. perde betondan tutun 120lik kolonlara kadar hre boku var.

ama cafe amaçlı biri alıp mimar yönetimiyle içinden geçmiş.
0
🌸whatdreamsnevercome
(15.02.23)
barodan destek isteyin
0
idexo
(15.02.23)
kafe yayla gibi boş mu
tavan o yükü tutamaz
0
mantık
(15.02.23)
yaw bu kolon kesme isi de biraz sehir efsanesi.

10 katli bina, kolon acikligi iki tarafa dogru 6 metre olsa icerdeki kolonlar 36m2 alan tasiyor demek.
doseme kalinligi 20cm desek.
02x24 = 4.8kPa
0.5kPa da ivir zivir desek etti 5.3kPa.
5.3 x 36 x 10 = 1908kN
Kolonlar 100cmx50cm desek, 3m kat yuksekligi, 1.5m3 x 10 = 15m3 x 24 = 360kN da kolon agirligi.
1908 + 360kN = 2268kN = 227 ton.

Hepsini kesmisler dedigin kolonlarin herbirinde 227 ton agirlik var en basit hesapla. Kim neyi nasil kesecek, hayal kurmayin.

Transfer slab diye birsey var, oyle bir doseme tasarlarsin ki zemin kattaki kolonlarin hicbiri yukardaki kolonlarla denk gelmez.

Bakiniz --> rb.gy

Duzgun tasarim yapilirsa birsey olmaz..
0
cooperr
(15.02.23)
tavanı kubbeli yaparsın yine gerek kalmaz da üstünde kat var diyor
bir de garaj olsa daha anlaşılır ama bir cafede kolon ne kadar sorun olabilir ki
0
bir soru sorcam
(15.02.23)
belediyeye gidin ve binanın imar planını görmek isteyin. o planda zaten açıkça görebilirsiniz kolon kesilmiş mi yoksa öyle mi normali diye.
0
hlt1985
(15.02.23)
söylendiği gibi, cephedeki kolonlar dışında hepsini kesip de binayı ayakta tutma gibi bir şansları yok. giriş katı ticari kullanım için planlanmış ve buna göre bir döşeme kullanılmış olabilir.

belediyeden binanızın planlarını talep etmeniz ilk yapacağınız şey olmalı.
0
knight of cydonia
(15.02.23)
binayı teste tutmak için tapuya ihtiyacınız var ama şikayet etmek için yok diye biliyorum. bırak kolon kesmeyi tadilat projesi olmadan balkonu içeri alan birinin bile belediyenin fen işlerine şikayet edilmesi sonrası binanın mühürlendiğini gördüm.
0
b1020
(15.02.23)
Fotoğraf çekebiliyorsanız çekin gönderin, adres vs yazın, bir rt grubumuz var çok hızlı yayılıyor. Ama +1 kolonların hepsini kesmiş olamazlar sadece dış kolonlar ayakta tutamaz. Tam emin misiniz kesildiğine?
0
sipsiyah
(16.02.23)
@cooperr: 2268kN=227 ton

Ayrıca doğru. Kolonlar sonradan boydan boya kesilse üst döşeme en azından sehim yapar. O yükün diğer kolonlarca karşılanması namümkün.
0
trixi
(16.02.23)
@trixi

eyw, ben de 20ton az cikti diyorum, kacirmisim. ;)
0
cooperr
(16.02.23)
Belediyeden planları isteyin +1

Buna kiracı olsanız da hakkınız var, hatta binayla alakanız olmasa bile var. Oradan ortaya çıkar her şey.
0
gmzo
(16.02.23)
(6)

ulaşmayan kayıtsız yurtdışı posta

mrctrk
Merhabalar, İngiltereden Ptt şube teslimi olarak kayıtsız bir posta bekliyorum, gönderim süresi üzeriden 3 ay geçmesine rağmen posta merkez şubesi bize gelen bir şey yok diyor. Bu konuda ne yapılabilir, dilekçe vs gibi ayrıca posta merkezinde veya başka bir yerde kaybolma ihtimalı var mıdır. Ç
Merhabalar,



İngiltereden Ptt şube teslimi olarak kayıtsız bir posta bekliyorum, gönderim süresi üzeriden 3 ay geçmesine rağmen posta merkez şubesi bize gelen bir şey yok diyor.

Bu konuda ne yapılabilir, dilekçe vs gibi ayrıca posta merkezinde veya başka bir yerde kaybolma ihtimalı var mıdır.
Çok teşekkürler şimdiden
0
mrctrk
(15.02.23)
İngiltere'den gönderen kişi ne ile gönderdi? Ulaşabiliyorsanız onların gönderim takip kodunu alın. Tahmin ediyorum ki Royal mail'dır oradan bakarsınız en son nereye girdi çıktı ülke bazında.
0
quaker
(15.02.23)
Valla gelmesi gereken ildeki yurtdışı postanın geldiği ana ptt birimine gidip, oradakiler ile birlikte kendin aramayı deneyeceksin. Bir kez bu şekilde buldum. Ama gelmiş olsa bile 3 ay çok uzun bir süre artık orada da bulamayabilirsiniz.

Tam da bu nedenle bundan sonraki bütün postaları taahhütlü veya kargo ile gönderiyorum. Kolay gelsin.

PS: @quaker'ın söylediği gibi, yurtdışı takip kodu var ise takip edebilirsiniz. Ama yazınızdan onun da olmadığını anlıyorum.
0
yeninesiltupcu
(15.02.23)
hocam geçen yıl Acro diye baya İngiliz Polisinden belge istemiştim gönderdiler, ek para vermemek için takipsiz düz posta istemiştim o hala yok gelmedi. ("According to our records your certificate(s) were dispatched on 20.12.2021 by Standard post, which doesn’t have a tracking number")

Bir süre ses çıkmayınca takipli şekilde ikinci kopya istedim onu istersen İngiltere'deki bir arkadaşına yollayalım dediler, o şekilde çözdüm arkadaşım teslim alıp bana ayrıca takipli kargoyla gönderdi.

UK'den gelen takipsiz kargolarda bir sıkıntı var yani belli.
0
nhk ni youkosu
(15.02.23)
Yurtdışından gelen takipsiz gönderiler çok uzun zamandır ülkemizde adreslerine teslim edilmiyor. Sistemin ve kurumların çürümüşlüğünün bir başka göstergesi. Maalesef şaşırtmadı..
0
hurt
(15.02.23)
hurt +1

PTT bitik, yapilacak birsey yok.
Turkiye'ye kayitsiz kart atardim eskiden, yarisi gider yarisi gitmezdi.
50/50 sansin var yani, turkiye'ye girdigi anda kayboluyor bazi paketler.

onemli seyleri kesinlikle UPS ile yollamak lazim garanti olmasi icin.
0
cooperr
(15.02.23)
Cevap veren herkese tek tek teşekkür ederim, kaybolda riskini en aza düşürmek için postrestant olarak şube teslimi göndermiştim. mail yönlendirme servisinden kayıtsız olarak yönlendirmesini istemiştim, maalesef çok büyük bir hata yaptığımı anlamış oldum. Zarf içerisinde banka kartı mevcuttu.

İlçenin bağlı bulunduğu il postanesine gitmeye çalışacağım yeninesiltupcu nun tavsiyesi üzerine.
0
🌸mrctrk
(15.02.23)
(7)

Üşengeç kelimesinin İngilizce karşılığı

put it in your appropriate place
Tembelin karşılığı lazy olarak öğrenmiştim. Üşengeçliğin tam karşılığı nedir? Çalışkan birinin düşünün. Disiplini elden kolay kolay bırakmaz, koşar, eder, zıplar ama çok nadiren olsa bile üşengeçliği tutar hani. Der ki çok üşendim, normal şartlar altında her türlü yaparım ama üşengeçliğime denk geld
Tembelin karşılığı lazy olarak öğrenmiştim. Üşengeçliğin tam karşılığı nedir?

Çalışkan birinin düşünün. Disiplini elden kolay kolay bırakmaz, koşar, eder, zıplar ama çok nadiren olsa bile üşengeçliği tutar hani. Der ki çok üşendim, normal şartlar altında her türlü yaparım ama üşengeçliğime denk geldi.

He buradaki üşengeçliği soruyorum.
0
put it in your appropriate place
(14.02.23)
"lazy mood" derim ben.
0
bora benim lan aslında
(14.02.23)
kobuzchu kiz
(14.02.23)
procrastinate

Tam karşılık değil belki ama bence gayet iyi anlatıyor.

eksisozluk.com
0
nop
(15.02.23)
procrastinator
0
cooperr
(15.02.23)
procrastinate arkadaşın anlattığı üşenmek tanımını tam karşılamıyor.

procrastinate "normal şartlar altında her türlü yaparım ama üşengeçliğime denk geldi" değil, "normal şartlar altında da her türlü yapmam. yapmam gerekir, yapmam gerektiğini bilirim, yapmazsam ne olacağını da bilirim ama ben onu yapmak yerine başka şeylerle oyalanıp oyalanıp yapmam gerekeni ertelerim, kaytarmak için bahane uydururum" olarak tanımlanabilir. hatta dilimizdeki tam karşılığı "atalet" olabilir.

arkadaş diyor ki, "normalde yaparım da bu sefer üstüme bir üşengeçlik çöktü, öff hiç kalkıp yapasım gelmedi".

illa tek kelime kullanmak şart değilse "feel lazy" olabilir. yani "lazy" kişiyi tembel olarak tanımlayan bir sıfat, ama "feel lazy" "tembel değil ama kendini tembel hissediyor" şeklinde üşengeçliği tanımlayabilir.
0
kibritsuyu
(15.02.23)
bu çok tartışıldı ya. üşenmek kelimesinin tam karşılığı yok ingilizce. kaldı ki böyle başka bi kamyon fiil/kavram var.

aynı şeyi anlatabilirsin ama tek kelime ile karşılık aramak zaten yabancı dile bakış açısında sorun var demek.
0
fatihkkk
(15.02.23)
procrastinator usengec demek degildir.
yine en uygun/yakın olanı lazy
0
bay b
(15.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.