Giriş
(9)

bu araba alınır mı?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
hayatımda arabalarla hiç ilgim olmadı. o yüzden ne alınır ne alınmaz, kilometresi önemli mi ne hiçbir şey bilmiyorum.https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-audi-hasarsiz-kayitsiz-degisensiz-boyasiz-tamamen-orjinal-1091308763/detaybu tip 2000 model civarı spor arabaları seviyorum. ama eski o
hayatımda arabalarla hiç ilgim olmadı. o yüzden ne alınır ne alınmaz, kilometresi önemli mi ne hiçbir şey bilmiyorum.

www.sahibinden.com

bu tip 2000 model civarı spor arabaları seviyorum. ama eski oldukları için emin olamadım. siz ne diyorsunuz?
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(14.04.23)
Dert sahibi olmak istiyorsanız alınır. Mantıklı düşünürsek alınmaz.
0
orient blue
(14.04.23)
Bu tür arabalar, sahibi tarafından çok hırpalanır. Yerinizde ben olsam, BMW 525 530 740 gibi bir araba alırdım, makam arabası gibi olduğu için temiz kullanılır.

Her durumda ayda bir sanayiye uğrarsınız.
0
alfired
(14.04.23)
Alınmaz.
0
kafasizbiri
(14.04.23)
"hayatımda arabalarla hiç ilgim olmadı" - bu cumle ile baslayan birinin 20 yasini gecmis bir alman almasi kumar olur. Gazinoya git, parayi rulete bas, kazanma sansin daha yuksek.
0
cooperr
(14.04.23)
çok masraf çıkaracak bir araba. Bu kasanın hastasıysanız ve illaki istiyorsanız garajda yatmış ve 200k km geçmemiş birini bulana kadar almayın derim
0
alaimisema
(14.04.23)
ederine satılsa alınır, bizde fiyatlar akıl alır değil.

www.autoscout24.com
www.autoscout24.com
ortalardan 2 örnek seçtim daha ucuzları vardı.
0
late viper
(14.04.23)
çile çekmek ve sanayiyle dost olmak için alınabilir.
arabalarla hiç ilgin yoksa paranın yettiği en yeni aracı al derim. çok üzülürsün yoksa.
0
roket adam
(14.04.23)
Bu arac icin degil ancak sevdiğim bir arac olsa yaşına bakmadan alırım. Bakımları zamanında yapılmış ve belgelendirilmesi şartıyla.
0
mirty
(14.04.23)
yurtici yurtdisi fark etmez, bedavaya bile verseler bu tarz araclar arabadan anlamayan arkadaslar icin tavsiye edilmez, yolda kalirsin..
0
cooperr
(14.04.23)
(12)

Evi bos tutmak mi satmak mi?

camussar
Son kiraci kansizin teki idi. Artik kiraci defterini kapadim. Ev kentsel donusume gidecek, surec devam ediyor. Muteahhitler vs. 1-2 yil bile surebilir. Bu halde satmak ile yeniden yapildiktan satmak arasinda ticari olarak ne olur? Kadikoy min caddesi 3+1 su anda. Yapilinca 2+1 olup metrekare dusecek
Son kiraci kansizin teki idi. Artik kiraci defterini kapadim. Ev kentsel donusume gidecek, surec devam ediyor. Muteahhitler vs. 1-2 yil bile surebilir.

Bu halde satmak ile yeniden yapildiktan satmak arasinda ticari olarak ne olur? Kadikoy min caddesi 3+1 su anda. Yapilinca 2+1 olup metrekare dusecek.

Aidat dusuk ama yakit merkezi sistem.

Ne dersiniz? Tesekkurler
0
camussar
(13.04.23)
Benim de bi kiracı vardı bayağı tatsızlık yaşamıştık, evden çıkınca "ya lanet gelsin" deyip evi kiralamaktan vazgeçmiştim 1 sene falan, kiraya vermedim boş boş durdu öyle, satmadım da. Sonra satsam mı lan acaba diye düşünürken beşinci günün şafağında leziz bi kiracı geldi o kötü günleri unutturdu bana. Gelmeseydi de yine de satmazdım galiba, yani acil para falan lazım değilse neden satayım yav evi dursun işte, sen de tut evini ev iyidir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.04.23)
satma tabii ki. ben olsam depo yapardim veya 1 yillik kiralik zaten eni sonu yikilacagi icin kiracinin cikmama sansi kalmiyo
0
ala09
(14.04.23)
Kısa dönem kirala
0
gabe h coud
(14.04.23)
kısa dönem kirala ama dikkat et evinize çökmesinler.
satmayın başka kadıköy yok, belki bir dönem dövize karşı kaybecek fakat sonra değerini yine bulur.
0
nuisance
(14.04.23)
bos kalsin, kentsel donusumden sonra sat.
tr'de kiraciyla ugrasilmaz.
0
cooperr
(14.04.23)
2 evimden biri 8 yıldır diğeri 1,5 yıldır boş. paramla rezil olacağıma, bu şekilde o kadar huzurluyum ki.
0
Piyano piyano bacaksız
(14.04.23)
satma. bizimkiler de aynı pozisyonda değeri 2-3 kat artabilir dönüşümden sonra. zaten dönüşüm olacağı kesinse havada kaparlar senin evi.
0
bohr atom modeli
(14.04.23)
hocam kısa dönem kiralama diye bir şey yok. kiracı isterse evinize 10 sene boyunca çökebilir. biz de tatsızlık yaşadık. 12 bin lira kira değeri olan evi boşta tutuyoruz.
0
hold the door
(14.04.23)
Kesinlikle satılmaz, zaten şu anda o bölgelerde herkes deli gibi ucuza kapatacağı ev arıyor. Eğer acil nakit ihtiyacın yoksa dursun, mis gibi bir bölge kentsel dönüşüme de girerse şahane olur. Kira konusunda da çok nakit ihtiyacın yoksa bence de kiraya vermene gerek yok. Dönüşüm sürecinde kiracılara yardım açıklarlar, dönüşümden sonra da aynı kiracı otursun falan derler vs 5 sene düşük kirayla kitlenirsin.
0
roket adam
(14.04.23)
Kısa dönem kirala diyenler Erasmus ile gelen öğrenci ya da AirBnB tarzı şeyleri diyor sanırım. Onlar ise hiç yapmadım ama mantıklı geliyor. Normal kiralarım dersen onun kısası yok. @hodor söylemiş. 10 sene unutman gerekir sonra o evi.

Acil nakit ihtiyacı yoksa satma.
0
nawar
(14.04.23)
Öğrenciye ucuza ver. ama şartları baştan konuş.
0
liberal
(14.04.23)
Şu anki satış fiyatı ile, sıfır 2+1’lerin arasındaki fiyat kadar kaybın olur şimdi satarsan.
0
okumakserbestbegenmeksart
(14.04.23)
(4)

Ikea yatak kullananlar

floydian
Ne kullaniyorsunuz ve yine olsa yine alir misiniz?
Ne kullaniyorsunuz ve yine olsa yine alir misiniz?
0
floydian
(13.04.23)
mausund latex. yine olsa yine alirim, ama oyle WAUAUUUUWWWWW HAYATIM DEGISTI!!!! diyecegim bi yatak degil. rahat yani iste normal yatak, bi taraflarim agrimiyor kalktigimda, yay may yok, agirligi guzel dagitiyor birbirimizin hareketlerini hissetmiyoruz.

tek dezavantaji esssssseeeek olusu gibi agir.
0
taurina
(13.04.23)
3 yıl hovag kullandik 25 yil garantili yay diye satiyorlardi ama yatak 1 senede çöktü. Galiba o modeli artik satmiyorlar. Yeni yatağı yatastan aldik o da boyle vaov muthis degil ama en azindan dayak yemiş gibi kalkmıyoruz sabahları
0
instant crush
(13.04.23)
Almam.
Fiyat farklarını bilmiyorum ama kesinlikle yataş vs gibi markalar klasmanında değiller.
0
denizgonen
(13.04.23)
aldim 5 senede ho$af oldu yaylari coktu, bir daha almam.
0
cooperr
(13.04.23)
(4)

Arabadan Anlayanlar, Klima Sorusu

Corc
SelamlarGecen sene 1.2 motorlu bir arac aldim (benzinli)Turbosu da oldugu icin, neredeyse atmosferik bir 2.0 crv performansi aliyorum.Motoru soyledim, belki bu sorunla ilgilidir diye.Gecen yaz, klimanin bazen calisip bazen calismadigini fark ettimevin yakinlarinda bi "pratik servis"'ten randevu aldi
Selamlar

Gecen sene 1.2 motorlu bir arac aldim (benzinli)
Turbosu da oldugu icin, neredeyse atmosferik bir 2.0 crv performansi aliyorum.

Motoru soyledim, belki bu sorunla ilgilidir diye.

Gecen yaz, klimanin bazen calisip bazen calismadigini fark ettim
evin yakinlarinda bi "pratik servis"'ten randevu aldim
Yeni tip klima gazi sizinki, doldurmasi pahali, normalde olmasi gereken degere gore cok dusuk, doldurmamiz lazim dediler, doldurttum, 3 4 hafta sorun cozuldu

sonra heat wave oldu gecen yaz
ailecek uzun yoldaydik, resmen klima 25-30 dk calisti sonra durdu
disaridan, nemli, ilik havayi basmaya basladi

arabayi durdudup, yeniden calistirinca bi 3 4 dk yine soguk sonra yine boyle
derken kisa burada yaz zaten, bitti gitti

simdi bugun denemek istedim, yine soguk uflemiyor.
Yine gazi bitti? deseler, bu gaz benim bildigim senede 1 bitmez, nedir bunun derdi anlayan var mi?

Arac 50bin milde, bakimlari duzgun yapildi, QASHQAI TEKNA DIG-T CVT
0
Corc
(12.04.23)
klima sisteminde delik vb bir sebepten kaçak olabilir, bizde de benzer sorunlu bir araç vardı. ustalar sürekli gaz basıp yolluyordu. sonunda bir ustaya ısrarcı oldum, aracı bırakmamız gerekti. söküp kaçak testi yapıyorlarmış. kaçak çıktı, yaptılar(gaz basmaya göre epey masraflı olmuştu). sonuçta düzelmişti.
0
late viper
(12.04.23)
bir dahaki sefere gaz bastirirken boya koymalarini iste. siyah isikla gorunen bir boya katiyorlar icine. Sonra bekleyeceksin bir sure, klimayi kullan. Gazi tekrar bitince tekrar gotur, siyah isikla bakinca kacak nerde goruyorlar. Yoksa bilmeleri imkansiz, bir suru parcaya bosuna para harcarsin.
0
cooperr
(13.04.23)
klima borunda çatlak var muhtemelen. çok iyi bir klimacı bul. boşuna gaz bastırma. kaçağı tespit etsinler. borudaysa boruyu değiştir, kaynak filan yapalım derlersw yaptırma. orjinali çok pahalıysa birebir yan sanayileri var, yan sanayisini taktır fakat kaynak yaptırma! tamir bitince gaz bastır.
0
adivar
(13.04.23)
Kesinlikle kaçak var +1

Gaz azalıyorsa, ve gaz bastıktan hemen sonra çalışıyorsa kaçak vardır. Büyük ihtimal ile boruların ek yerinden, O ring'ten filan kaçırıyordur. Boru çatlaması da olabilir, ama dua edinki araç içinden, seperatörden bir kaçak olmasın. O zaman iş çok büyük.

Dükkana klima gazı makinesi koyan elektrikçilere vs değil, doğrudan işi oto klimacılık olan bir dükkana gidin. Sisteme yeteri basınçta boş hava basıp, ek yerlerine ve olası ihtimal bölgelerine sabunlu test yaparlar kaçağı bulmak için.

Bu şekilde bulunmazsa iş uzayacak, bu sefer özel bir kimyasal basıp özel gözlük ile kaçağı görmeye çalışacaklar.
0
John Bloor
(13.04.23)
(4)

İş yeri dedikodusu yapalııım

tulumba
Selamlar,Biraz iş yeri dedikodusu yapalım. Çalıştığım yerde benden yaklaşık 2 yıl önce girmiş bir çalışan var. Aynı ekipteyiz. İlk başta sessiz içe kapanıktır diye düşünüyordum. O yüzden günlük hayattan muhabbet açıp kaynaşmaya çalışıyordum. Ama baktım ki yok yani, bir sorun var. Muhabbeti başlatm
Selamlar,

Biraz iş yeri dedikodusu yapalım. Çalıştığım yerde benden yaklaşık 2 yıl önce girmiş bir çalışan var. Aynı ekipteyiz. İlk başta sessiz içe kapanıktır diye düşünüyordum. O yüzden günlük hayattan muhabbet açıp kaynaşmaya çalışıyordum. Ama baktım ki yok yani, bir sorun var. Muhabbeti başlatmasam konuşma kesinlikle olmuyor. Ama kattaki diğer arkadaşlarıyoa gayet hoşbeş ediyor.
Ya da aynı masada karşılıklı oturuyoruz. İş ile ilgili bir soru soruyoruz, kesinlikle duymuyor. 182727 kere sorunca ilk defa duymuş gibi bakıp soruyu tekrarlatıyor. Ama geçen kulağında kulaklık varken ekip dışından başka biri soru sordu tekrarlatmadan şak diyr cevabı verdi. Ve buma benzer bir örnek verebilirim.
Aylık toplantılarda mesela üst yönetici varsa dili çözülüyor. Bülbül gibi şakıyarak yaptığı 1 şeyi 18282 şeymiş gibi gösteriyor.

Soru şu, sizin çalıştığınız yerde de böyle sinsi ekip arkadaşlarınız var mı? Nasıl davranıyorsunuz?

Ben artık soru sorunca yüzüne bile bakmıyorum, kısa cevaplar veriyorum. Onun gibi x in yanında başka y nin yanında başka yapamıyorum.
0
tulumba
(12.04.23)
senden hoşlanıyor olabilir
0
sassot
(12.04.23)
bana senden irite oluyor gibi geldi, olur boyle seyler.

ben bana insanlar nasil davraniyorsa ben de oyle davraniyorum. kimisi var her sabah birbirimize hal hatir soruyoruz, kimisine 50 defa gunaydin dediysem bir kere cevap alamadim, o kadar gunaydini duz duvara soylesem duvar dile gelir cevap verirdi. Bu tarz odunlara onlar yokmus gibi davranacaksin, onu istiyorlar.
0
cooperr
(12.04.23)
Seni sevmiyordur. Kimse kimseyi sevmek muhabbet etmek zorunda da degil.
0
kuzey li
(13.04.23)
Hahaha ya aşk ya nefret. O zaman nefrettir o. Ama sorun hep böyle davranması değil, bir iyi davranıp bir de görmezden geliyor. Bunu sadece bana yapmıyor. Sadece bana yaptığı durumda evet pek sevmedi beni der geçerim.
0
🌸tulumba
(13.04.23)
(5)

Arabaya stepne almak?

chicha_v2
Selamlar, bagajın altındaki bölmede stepne yeri var ama stepne yok.Lastik ölçüleri 235/50R18. Normalde stepneler tekerin yarı boyutunda falan oluyor ya benim hangi ölçüde lastik almam lazım. Jant da almam gerekecek tabi elimde hiçbir şey olmadığı için.Ne yapayım?
Selamlar, bagajın altındaki bölmede stepne yeri var ama stepne yok.

Lastik ölçüleri 235/50R18.

Normalde stepneler tekerin yarı boyutunda falan oluyor ya benim hangi ölçüde lastik almam lazım. Jant da almam gerekecek tabi elimde hiçbir şey olmadığı için.

Ne yapayım?
0
chicha_v2
(12.04.23)
Ben olsam lastik tamir köpüğü/kompresör alırım.
Tekerlek yarilmadigi sürece işe yarar bu
0
kisa
(12.04.23)
stepne komple mi yok, aslında varmış da mı yok olmuş?

yani benim arabada komple yok. stepne yerinde tamir kiti ve kompresör var.

eğer komple yoksa lastik ve jant da yetmez, bir de kriko, bijon anahtarı falan lazım.

kaskoların, otomobil markalarının ya da lastik markalarının yol yardımları var zaten, arayınca geliyorlar. diğer arabamla kaç kere lastiğim patladı, stepne olduğu halde hayvan gibi sıktıkları için bijonun birini bile üstünde zıplamama rağmen gevşetemedim. gevşetsem de yerinden sökülmüyor zaten, her bakımda tekmeleyerek zor ayırıyorlar. yarılmadığı için şişirip sönene kadar lastikçiye sürdüm. birinde pompa yoktu, lastikçiyi çağırdım, pompa ile gelip o şişirdi, yine sürdüm götürdüm.

velhasıl tamir köpüğü ve bir de çakmaktan çalışan kompresör işinizi görür.
0
kibritsuyu
(12.04.23)
Tamir kiti ve çakmaktan çalışan kompresör var ama bagajda dev bir teker şeklinde boşluk da var.

Tamir köpüğü çok da işe yaramıyor dedikleri için sormuştum ama işe yarıyor en kötü kaskodan çekici çağırırsın diyorsanız kalsın stepne işi.
0
🌸chicha_v2
(12.04.23)
kopuk isine bulasma, janti berbat ediyor diyorlar.

stepne yoksa runflat takman lazim, ama runflat lastikler pahali ve konforsuz.

runflat isine bulasmam diyorsa o zaman ince stepneler var, onlar araca konulabilir ama sabitlemezsen ses yapar surekli.
0
cooperr
(12.04.23)
Öyle bir yerde kalırsın ki, telefon çekmez/şarj yoktur/ çekici ulaşamaz vs. Stepnesiz olmaz, bir kere lazım olur ama büyük rezillikten kurtarır.

Aracın modeline göre arat, acaba özel bir stepnesi mi var yoksa aynı lastik ölçüsü mü?

Yarı çapı aynı olduktan sonra farklı lastik ölçüsü de olur, mesela 215/55/18 sizin lastikle aynı çapta.

Dikkat etmeniz gereken bijon delik ölçüleri.
0
John Bloor
(13.04.23)
(3)

almanya’da diş tedavisi

1195
Şu anda türkiye’deyim ve almanya’da öğrenciyim, sağlık sigortam var. Şans bu ki tr’deyken daha önceki kanal tedavimde sıkıntı çıktı, tekrar yapılması gerekmiş. Burada kalacağım süre boyunca yetişemebilirmiş, hızlandırmaya çalışıyorlar. Eğer almanya’da öğrenci sigortası ile buradaki gibi 10 bin tl tu
Şu anda türkiye’deyim ve almanya’da öğrenciyim, sağlık sigortam var.

Şans bu ki tr’deyken daha önceki kanal tedavimde sıkıntı çıktı, tekrar yapılması gerekmiş. Burada kalacağım süre boyunca yetişemebilirmiş, hızlandırmaya çalışıyorlar.

Eğer almanya’da öğrenci sigortası ile buradaki gibi 10 bin tl tutarına yakın bir ücret ödeyeceksem orada yaptırmayı tercih ederim. Ancak diş tedavi ücretleri ile zerre fikrim yok.
0
1195
(12.04.23)
4 sene once 3 kanalli dise 400 eur vermistim. Ogrenci TK yaptirmistim ama bunu karsilamiyordu.
0
e mice
(12.04.23)
yurtdisinda uluslarogrenci olarak takilirken yaptirdigim sigortalar disciyi karsilamiyordu. o yuzden almanya'ya donmeden mutlaka sigorta kapsamina bak..

ayrica kanal tedavinde sikinti ciktiysa mutlaka discini degistir.
0
cooperr
(12.04.23)
İstanbuldayken almanlar tr ye geliyordu dis icin aklima geldi bi an
0
Slynmaster
(12.04.23)
(13)

Ne bu marka meraki?

allanpoe
surekli goruyorum Dyson, elektronik supurge, iPhone filament. Asagisini istemiyor kimse. tr’de yasamiyorum. mesela gelirken soruyorum bi kac kisiye ufak tefek ne istersiniz diye. 2. El robot supurgeden tut dyson sac sekillendiriciye bi Ton tanidigim durumu olan insnalarin bile almadigi seyler istey
surekli goruyorum Dyson, elektronik supurge, iPhone filament. Asagisini istemiyor kimse. tr’de yasamiyorum. mesela gelirken soruyorum bi kac kisiye ufak tefek ne istersiniz diye. 2. El robot supurgeden tut dyson sac sekillendiriciye bi Ton tanidigim durumu olan insnalarin bile almadigi seyler isteyen oldu

Ekonomi bu kadar kotuyken insanlar Boyle materyalist seylerden mi haz edio
0
allanpoe
(12.04.23)
aslında bu durumun nedeni de biraz ekonominin bu kadar kötü olması. ben beyaz yakalı, tr şartlarına göre güzel para kazanan bir çalışanım, almak istediğim şeyleri bugün almazsam yarın daha pahalı olacağını biliyorum ve almışken en iyi, en beğenileni almak istiyorum. benim bütün arkadaşlarım da aynı şekilde, birbirimize sürekli yenilediğimiz eşyaşlardan bahsediyoruz, durumu olan hemen alıyor çünkü yarın o eşyaya ihtiyacı olsa daha çok para vereceğinin farkında. verebiliyorken bugün almak istiyor.
iphone kullanmıyorum bilmiyorum ama dyson süpürge gerçekten çok başaırılı. robot süpürgede evdeki günlük tozu alıyor benim temizliğe ayıracağım zaman çok azalıyor. ev kadını olsam da isterdim çünkü gerçekten büyük kolaylık.
bir de insanların ev /araba alma ihtimalleri kalmadı, bu sebeple alabileceği küçük şeylerden mutlu oluyorlar.
0
benaslinda
(12.04.23)
Marka çoğu zaman kaliteyi de getiriyor. Kaliteli şeyi uzun süre kullanabiliyorsun. Performansı daha iyi oluyor. Almışken iyi olanı almak merak değil. Bunlar her gün alınan şeyler değil. Süpürge en kötü 5 yıl kullanılıyor. Bir de özellikli olması önemli. Halıyı, koltuğu yıkatmak istesen para vereceksin her yıl. Makine alıp kendin yıkayabilirsin. Sonuçta o para mutlaka çıkıyor.
0
dissendium
(12.04.23)
Elbette sosyal medya etkisi. X marka eşyayı alarak belli bir statüde olmayı hayal etme hevesi. Olduğundan farklı görünme yarışında insanlar.
0
mekaniker
(12.04.23)
benaslindaya ek olarak herkesçe iyi olduğu tasdiklenmiş ürünleri almaya çalışıyoruz ki uzun yıllar kullanabilelim, çünkü kısa sürede bozulursa tekrar almaya para yok :')
0
pide
(12.04.23)
dogu kulturu karakteristigi
0
baldur2
(12.04.23)
tamamen trend ve ekonomik sıkıntılar sonucu gezip tozamayan insanların maddeye mutluluk yüklemesi. sıkışmışlık artık böyle yansıyor insanlarımıza. olursa mutlu oluruz furyası. çok anlamsız ancak olay tamamen toplumsal psikolojiyle alakalı.
0
mikahakkinen
(12.04.23)
USA'de yaşayan düşük gelirliler bile IPhone almaktan çekinirken bizim insanımız bunu statü olarak gördüğü için alıyor işte. Ama bunlara gelene kadar dandik yemeklere kazık fiyat çeken mekanlar full dolu.
0
OrangeYellow
(12.04.23)
OrangeYellow+1, bizim ülkemizde marka giyinme ve kendini gösterme, bir şekilde toplumda saygınlık kazanma anlamına geliyor.

Yurtdışına giderseniz etrafınıza bakın. Kaç kişide Iphone var, kaç kişi Zara'dan, Northfaceden giyiniyor? Üstelik bu markalar oralarda daha ucuz. Gösterişe çok meraklıyız.
0
Kahvedesu
(12.04.23)
alabiliyorken alayim sendromu. bunun kulturle, sosyal medyayla falan alakasi oldugunu sanmiyorum. amerika'daki adam supurge alirken bu onun icin ciddi bir yatirim karari degil ki, eleman giriyor amazon'dan birine basip geciyor. maasinin %5'i falan oluyor en fazla.

turkiye'deki insanin ise parasi yok. dolayisiyla almisken incigini cincigini arastiriyor, en iyisi olsun diyor. cunku iyi degilse maasinin %50'sini sokaga atmis olacak. eger surekli kullanilacak bir seyse ucuz mal her zaman daha pahaliya gelir.
0
antikadimag
(12.04.23)
Herkes kendinden üstteki seviyeye aitmiş gibi hissetmek istiyor. Dünyanın en zengin insanıyla aynı telefonu kullanmak insanımız için büyük olay.
0
Bruce
(12.04.23)
ucuz mal alacak kadar zengin değilim+++ bu doğru. iphone en sevdigim şey yaw hangi modeli olsa iphone seviyom bağımlılık mı yapıyo nedir. ama dyson saç sekillendirici influencer başarısıdır. çünkü her ne alırsak bi max tutarımız olacakken dyson limiti aşsa bile ihtimaller arasında veya hedef oluyor. robot süpürgedeki hayal kırıklıgından sonra saldım ben. önceden tvde reklamlar oluyodu ya masaj aleti falan mucizevi maskeler mucizevi takviyeler bilmem bi şeyler. simdi de bunlar oyle oldu instda herkeste varsa bizde de olmalı olmazsa geri kaldık hissi
0
ala09
(12.04.23)
ucuz mal alacak kadar zengin değilim +1

dyson supurge almamak icin direndim, 2 dyson parasi harcadim aldigim butun supergeler 1-2 senede cop oldu.

en sonunda dyson aldik, 5-6 senedir kullaniyoruz tik yok, torba derdi yok, pili hala gidiyor.

dogu kulturu kiroluk falan degil, biz nedense guzel seyleri kendimize bir turlu yakistiramiyoruz, hep bir eziyet ve dert pesindeyiz..
0
cooperr
(12.04.23)
iPhone=statü göstergesi.
Dyson süpürge için bir şey diyemeyeceğim, gerçekten çok çok iyi ve garantisi bile bilmemkaç yıl kadar uzun, yani 2 senede bi süpürge alacağına al ve 10-15 yıl kullan mantığı ile alınıyor, gerçekten mantıklı buluyorum bunu.
Fakat özellikle dyson saç şekillendirici, tamamen popüler kültür, sosyal medya. Önce influencerlar tarafından aşırı övüldü, saça zarar vermiyor harika yapıyor vs. Sonra birçok insanın saçında işe yaramadığından, şekillendirilen saçın 1-2 saat sonra eski haline döndüğünden defalarca bahsedilmesine rağmen insanlar almak için tuhaf nedenler uydurmaya başladılar. Yani olayın sadece ekonomik boyutu yok bence, alırsam alayım mantığı da var ama tamamen değil yani. Özenilen insanlar bir kez bunu kullandığı an diğer herkes almak istiyor. Popülarite işte.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
(15)

Anadili gibi İngilizce bilen/konuşanlar bizim yapmadığımız ne yaptı?

2027
SB
SB
0
2027
(12.04.23)
İngilizce konuşulan ülkede eğitim aldı, uzun süre o ülkede yaşadı, kariyerini o ülkede sürdürdü.
0
salihdt
(12.04.23)
ingilicceckonusan ulkede calismak zorunda kaldi. Hem de surekli konusmasi gereken bi alanda
0
allanpoe
(12.04.23)
Dili kullandılar, sadece öğrenerek anadil yetkinliği kazanmak mümkün değil. Öyle olsa antik filoloji bölümlerinde yıllardır geceli gündüzlü çalışan profesörler sular seller gibi şakırdı. Ancak dili okuyup çözümlemenin ötesinde akıcı konuşabilenini görmedim, belki tek tük örnekleri vardır. Latince buna bir istisna, çünkü dar çevrede de olsa hala yarı hayatta olan bir dil. Dilin yapısal boyutuyla muhataplar, haliyle okuyup, anlama yetenekleri var ancak pratikte günlük hayatta kullanmadıkları için akıcı konuşamıyorlar.

Kitap okuyarak kelime haznenizi geliştirip okuduğunuz şeyi kusursuz anlayabilirsiniz ama eğer ağzınızı açıp dili konuşmuyorsanız cümle kurmak bile zor olur.

Anadili gibi konuşanlar dedikleriniz de zaten küçük yaşlardan beri yurtdışında çalışanlar, sürekli o dilde sohbet edebileceği bir tanıdığı olanlar, uluslararası bir ekiple uzun süre çalışmış olanlar, yurtdışına sürekli seyahatleri olanlar gibi insanlar olsa gerek.

En azından bu saydığım tipte insanların arasında akıcı konuşma kabiliyeti kazanmış olanların oranı hiç gerçek anlamda dili kullanma ihtiyacı olmadan öğrenenlerden daha yoğun.
0
akhenaten
(12.04.23)
oyunlarda yabancılara sövdük hep
0
nolmus yani
(12.04.23)
ing podcast, kitap, filmler orjinal dilinde, ünide para biriktirip ilk fırsatta yurt dışı. futbol kahve kültüründen uzak durup oyunlarda yabancılara laf yetiştirmek
0
abi bi dizi buldum on numara
(12.04.23)
Her gün maruz kaldı sonra da çekinmeden ay aman demeden konuşmaya başladı.Türkçe düşünüp İngilizce'ye çevirmek yerine İngilizce düşünmeye başladı hatta. İzlediği sayısız Dizi,Film ve müzikler sayesinde kültürüne de aşina oldu bu sayede İngiliz dil edebiyatı okumuş arkadaşı ağzı açık bakarken ana dili İngilizce olan kişiler ile eğlenceli ve derin sohbetlere dalabildi.
0
klakie
(12.04.23)
Yabanci bir sevgili yaparsan ona kendini ifade etmek icin yirttigini farkedeceksin o yirtilma seni akiskan yapacak.
Egerki ayni zamanda da o dilin konusuldugu ulkedeysen owww yeah derim.

Test edildi onaylandi
0
Slynmaster
(12.04.23)
bir kere ingilizce konusulmayan bir ulkede yasayip da anadili gibi konusan gormedim. ne kadar iyi olursa olsun dili. ben de yds'yi, toefl'i falan fulluyordum turkiye'de ama anadil gibi konusamiyordum o baska bir seviye. simdi 3 senedir yurtdisindayim yavas yavas o seviyeye geliyorum.

o nedenle ingilizce konusulan ulkelerde dogdu veya buyudu. bu da degilse bu ulkelerde uzun sure yasadi. gerisi hikaye.
0
antikadimag
(12.04.23)
turk olup, yurtdisina 18'den sonra cikip uzun seneler orada kalsa bile "anadili gibi" ingilizce konusabilen kimse yok, unutun bunu.

anadil ile fluent karistiriliyor turkiye'de. anadildeki kivrakligi sonradan ogrendigin bir dilde yakalaman im-kan-siz.

Fluent olmak icin, temel saglamsa yurtdisinda 3-5 sene gecirmek yeterli. Is biraz da yetenek ile alakali, muzik kulagi gibi birsey, allah vergisi. Kimisi 3 senede toparlar, kimisi 10 senede arpa boyu yol alamaz.
0
cooperr
(12.04.23)
Yabancı ülkede yaşamak ve yabancı flört
0
photo85
(12.04.23)
iyi okulda aldi egitimi

ben istanbulda bir okulda okuyordum, resim dersi bile ingilizceydi
okulumuzda bakalorya sistemi vardi, sinavlarimiz yurtdisindan gelir, sonra yurtdisina gider orada puanlanirdi, mecbur ogrendik ingilizceyi

sonra ailesel durumlardan ankaraya tasindik
orada da ozel okula gittim, baya da meshur bir ozel okuldu
ust uste 2 cumle kurunca ingilizce siniftakiler bana saskin saskin bakmislardi

onlarin da cvsinde ingilizcesi iyi yaziyor benim de :)

sonra yine ailesel sebeplerden yabanci uvey baba
onun gorevi sebebi ile dunyayi gezmek
hem evde, hem disarida ingilizce konusmak da eklendi uzerine, iyice duzeldi
simdi de ingilterede yasiyorum zaten
0
Corc
(12.04.23)
Ben tamamen kendim çalışarak ilerlettim, konuşma hariç anadilim gibi diyebilirim, konuşma için de spesifik konularda tikaniyorum, ingilizce konusulan bir yerde bir süre yaşasam o da hallolur sanırım.

Yukarıda sayılanların da hiçbirine sahip değildim/yapmadım. Sonradan bir adının olduğunu öğrendiğim şu şeyi yapiyormusum megersem:
(bkz: deliberate practice)
0
encokbenisevinnolur
(12.04.23)
büyük çoğunluğu kolejde okudu. bir kısmı da erasmus, yurtdışı stajı falan filan derken toparladı. bir kısmının da özel ilgisi veya yeteneği vardı bu işe.
0
semaforo de medianoche
(13.04.23)
kimsenin yazmamasina sasirdim: cocuklugundan itibaren ailesi ingilizce ogretti/konustu. dolayisiyla cift dilli yetistiler.
0
Sour
(13.04.23)
Soruyu eksik sormuşsun yalnız.

Native speaker'ları kastediyorsan onlar çocukluktan beri resmi dili İngilizce olan ülkede doğup büyüyen.

Fluent seviyede olanlar da native olanlar kadar olmasa da çok uzun yıllar veya ömürleri boyunca yurt dışında yaşamış ve işlerini okullarını orada tamamlamış kişiler.
0
Yourcousinmarvinberry
(13.04.23)
(7)

Cirosu 4 kat büyük yerden istifa edip az şirkete geçmek

condom kurşunu
Cirosu x olan bir şirketle görüştüm. Şirket arabası var yan haklarda ve maaşı bi tık daha iyi ya da aynı şu anki maaşımla orası muallakkta. %100 yabancı bir şirket. Çalıştığım şirket yarı türk yarı yabancı bi şirlet cirosu 4x, araba yokSektörler farklı ama yaptığım iş gereği çok da önemli değil sek
Cirosu x olan bir şirketle görüştüm. Şirket arabası var yan haklarda ve maaşı bi tık daha iyi ya da aynı şu anki maaşımla orası muallakkta. %100 yabancı bir şirket.
Çalıştığım şirket yarı türk yarı yabancı bi şirlet cirosu 4x, araba yok

Sektörler farklı ama yaptığım iş gereği çok da önemli değil sektör.

Bu durumda cirosu daha yüksek diye mevcut şirkette kalınır mı yoksa araba veriyor diye öteki şirkete gidilir mi? Hali hazırda arabam var bu arada şirket arabası gelnce satmayı düşünüyorum.
0
condom kurşunu
(11.04.23)
Şirketin cirosu karnınızı doyuruyor mu? Bence doyurmuyordur. Ciroya göre iş değiştirmeyi ilk defa duydum. Maaşın artarken işin artmayacaksa değiştir. Araba varsa değiştir.
0
dissendium
(11.04.23)
Kucuk sirketin cirosu; en ufak bi sallantida senin maasinin riske girecegi kadar kucuk bir ciroysa degistirmeyebilirsin.
0
brkylmz
(11.04.23)
Ciro dendigi gibi cok dusuk degilse bi kriter degil bence de.
0
floydian
(11.04.23)
Istifa edip cirosu 10 kat kucuk bir sirkete cok daha yuksek pozisyondan girdim.
Kucuk yerde yukselmek daha kolay. Sektor mektor fark etmez, senin onun acik mi? Cevap eved ise bam bam bam..
0
cooperr
(11.04.23)
Bu soruya cevap değişir.
Şimdi maddi olarak diğeri daha iyi. Ama zaten genelde hep böyle olur başka türlü adam cekemezler, oturaklı firma da uçmaz kolay kolay.

Burada olay cirodan önce şirketin durumu. Yani ben 20 milyar dolarlık sirkette çalışıyorum, bana 2-3 milyar dolarlık şirketten teklif geldi, sonunda kabul etmedim ama yani 10 kati olmasının önemi yok bu noktada. Ama 4 kat da ciroya göre önemsiz olabilir.

Bakmaniz gereken şirketteki yapilanma nasil, gelecek planları neler, sizin geleceğiniz neler vs.

Şöyle örnek vereyim; çalıştığım bir şirket Türkiye'de ilk seneler zarar üstüne zarar haldeydi, tedarikçileri seçerek ödeme yapiyordu hangisi daha kritik diye :) şu an bölgenin ihracat lideri, 2. Fabrika açıldı, 3-4 düşünüyorlar. bu totalde 10 senede oldu.
O yüzden ciro tek başına önemli değil.
0
logisticsmanager
(12.04.23)
cirolardan ziyade firmanın finansının stabil ve güvenli olması önemli. yani senin maaşını ve haklarını sorunsuz karşılıyor ve karşılayabilecek durumda olmalı.

yüksek ciro yapan şirketin cirosu arttıkça sana bir artısı olacak mı bunu değerlendir.
0
tantunisultansuleyman
(12.04.23)
Önemli olan şirketin potansiyeli ve o şirkete neler katabileceğin. Eğer şirketin geleceğine inanıyorsan ve büyüyeceğini görebiliyorsan gidersin. Daha çabuk yükselirsin, daha çok kazanabilirsin, yükselmede emeğin geçeceği için konumun daha iyi olur , ağırlığın daha fazla olur...
0
kimlanbu
(12.04.23)
(7)

Koordine olma yeteneği nasıl gelişir?

sanemz
Oyunla, hobiyle, şunla bunla gelişme şansı var mı? Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
Oyunla, hobiyle, şunla bunla gelişme şansı var mı? Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
0
sanemz
(11.04.23)
Zaten öyle gelişiyor, el-göz koordinasyonunu sorduğunuzu varsayıyorum, en genel anlamda bu konuşuluyor çünkü. Eğer başka bir şeyse belirtirseniz faydalı olur çünkü koordinasyon yeteneğini ne için geliştirmek istediğinize bağlı bu.

Neyle meşgul olursanız ona göre bir gelişim sağlarsınız. Bilgisayar oyunlarının el-göz koordinasyonuna pozitif etkisi bilinen bir şey.

Spor, atış, resim, dart... Ellerinizi gözünüzle koordineli bir şekilde kullanmanız gereken her şey el-göz koordinasyonunu geliştirir.
0
akhenaten
(11.04.23)
Hayır ben şeyden söz ediyorum. Organize olmaktan. Hani deprem zamanı felaket koordine eksikliği vardı deniliyor ya. İnsanımızdaki bu eksikliğin sebebi ne? Ben de mesela bir yere hazırlanırken hemen organize olamıyorum.
0
🌸sanemz
(11.04.23)
disiplin, dolaylı olarak da zamana riayet.

disiplinli olursanız yazılı, çizili olmasa da kafanızda her şeyi bi sıraya koyup sırasıyla yaparsınız.

deprem gibi daha büyük olaylarda kurumların yazılı kuralları vardır ve uygulayıcılar bunu bilip koordine eder. mevcutta disiplinsizlik olduğu için adaptasyon problemi oluyor. bunu en iyi uygulayan/uygulayacak olan her daim tsk'dır.
0
b1020
(11.04.23)
kaderciligi birakmak lazim.
bizdeki hayir da $er de allahtan, yapcak bisey yok kafasi yuzunden sikinti cikiyor.
0
cooperr
(11.04.23)
Depremdeki organizasyon bozukluğuyla kişilerin organize olamaması farklı şeyler.

Kadrolar liyakatle iş başına gelirse, geldikleri makama, en alttan itibaren kademe kademe ve elene elene gelirlerse o organizasyon sağlanır.

Kişinin organize olamaması etraflı düşünmemekten, plansızlıktan, tezcanlılıktan olmakta.
Çözüm için oyun önerisi istemişsin. Satranç bu iş için biçilmiş kaftandır.
0
Mirket
(11.04.23)
@beraat Birileri ayrıcalıklı haklara sahip olursa daha mı iyi organize olunur. İlginç
0
🌸sanemz
(11.04.23)
Eğitim ve tatbikat
0
allezz
(11.04.23)
(9)

mevsimlik ceket için nasıl?

fakat
https://www.sneaksup.com/dickies-duck-canvas-unlined-chore-coat-dk0a4xmjf021-001#havalar ısınmadı bi :) sizce nasıl buşimdi attığım linkteki de mi olumsuz, aynı ceket, begendim ya :https://www.nordstrom.com/s/duck-canvas-chore-coat/7342450
www.sneaksup.com

havalar ısınmadı bi :) sizce nasıl bu

şimdi attığım linkteki de mi olumsuz, aynı ceket, begendim ya
:www.nordstrom.com
0
fakat
(11.04.23)
Belediyenin temizlik görevlisi kreasyonu gibi. Seni yolda bu kıyafetle görsem "kolay gelsin abi" derim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.04.23)
oha bunu hiç düşünmedim dcjndhsjbngcklnmfj ıdeu
0
🌸fakat
(11.04.23)
Gördüklerimi sil damlası damlatmalık (:
0
anon1m
(11.04.23)
rahip misiniz?
0
nerthus_
(11.04.23)
"Dickies Duck"gibi
0
bir soru sorcam
(11.04.23)
bana da komi gömleği gibi göründü. kesimi hoş değil dostum başka bi şey bulabilirsin
0
ala09
(11.04.23)
kısa kollu gömleği beckham giyse yakışır ama ben giysem telefonu çıkar diyen dayıya dönerim. eğer yakışıyorsa bence alınır
0
paintov
(11.04.23)
bu dickies, kuzey amerika'nin mavi yaka kiyafetlerini cok hafif dokunuslarla modernlestirip, abzurd paralara satan garip bir marka.

bunlarin birine yakismasi icin o tarz bir adam olman lazim, altinda bir tane F350 olacak sende havali kasli bir marangoz olacaksin, bunlari giyip santiyeye gideceksin. yoksa sirf moda diye kovboy cizmesi giyen liseliye donersin, $ebelek olursun..
0
cooperr
(11.04.23)
55 yaş kimya öğretmeni ceketi bunlar ;)
0
photo85
(11.04.23)
(17)

Bugüne kadar başardığınız en büyük şey ?

sassot
Okul ya da iş anlamında ya da başka bir anlamda farketmez. size göre hayattaki en büyük başarınız nedir ?
Okul ya da iş anlamında ya da başka bir anlamda farketmez. size göre hayattaki en büyük başarınız nedir ?
0
sassot
(08.04.23)
Hayatta kalmak. İnsanlar hep bunu gözden kaçırıyor ama doğmuş olmak ve hala her şeye rağmen hayatta olmak en büyük başarıdır.
0
ruhen hastayim ben
(08.04.23)
devlet kurumu a torpilsiz girmek olabilir
0
ala09
(08.04.23)
Kendi ağırlığımın 3 katıyla deadlift yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.04.23)
Kendi başıma yapabilmek.

Şimdilik sadece Avrupa şehirlerine tek başıma gittim. Yarın, öbür gün diğer kıtalara da gideceğim.
0
put it in your appropriate place
(08.04.23)
Birkaç kişiye hayatlarının kötü bir noktasında destek oldum. Sanırım buydu. Diğer seyker pek başarı gibi gelmiyor kendimle ilgili
0
kisa
(08.04.23)
ben de hayatta kalmak diyeceğim. şaka da yapmıyorum. major depresyonla cebelleşen biri olarak en büyük başarım bu. bunun dışında maddi dünyamıza özgü tek bir başarım bile bulunmamakta.
0
anna sun
(08.04.23)
fakir bir ailede dogup sifir maddi destekle;
bir osym sinavinda tek haneli turkiye derecesi yapmak.
amerika'daki iyi bir okuldan tam bursla kabul almak, sonrasinda da iyi bir yonetim danismanligi firmasina girerek dunyanin en buyuk teknoloji firmalarindan birine danismanlik vermek.
aileye hem maddi, hem manevi destek saglamak. bunlar toplumsal acidan deger gorenler.

kendi acimdan ise, okuyup ogrenmek. dunyayi, kainati anlamaya yaklasmak. nihayete ermeyecek bir yolculuk olsa bile durmadan yurumek. burada bir basari yok gibi gorulebilir ama kendime ihanet etmemek olarak ozetleyebilirim. yukarida yazdiklarimdan cok daha buyuk bir kisisel tatmin veriyor bu ikinci grup.
0
antikadimag
(08.04.23)
öyle büyük bir başarı hatırlamıyorum malesef. çalışıp kazandıklarımla yaptığım yardımlar olabilir. birebir tanıdığım kişilerin ru-ua savaş bölgesinden tahliyesi için destek olabildim, kan verdim, deprem için yardım ulaştırdım, böyle lojistik şeyler işte. doğru zamanda doğru yerde olup kendim için insanlar canlılar ve gezegen için büyük bir şey yapmak isterdim, belki bir gün bu da olur. ama iyi amaçlarla bir şeyler yapmak, azar azar bir şeyleri iyileştirerek veya ileride büyük değişimler yaratacak insanlara ilham olarak hiç bilemeyeceğimiz büyük başarımlara ön ayak olabilir. o anlamda yaşıyor olmayı ben de bir başarım sayıyorum, şalteri kapatıp bu ihtimalleri yok etmemek. evrende yaşam çok nadir bir şey.
0
engelbert humperdinck
(08.04.23)
17 boş şarap bardağını iki elle taşıyabiliyorum. bi kere de lisede rabona vuruşu ile çok güzel bir gol atmıştım.
0
bohr atom modeli
(09.04.23)
Lisedeki edebiyat öğretmenim sınav kağıdına yazdığım kompozisyonu çok beğenmişti de kendi internet sayfasına düzenli olarak makale yazmamı teklif etmişti. O gün bugün, bir daha öylesine koltuklarımı kabartan bir övünce erişemedim. Hep yokuş aşağı.
0
huçi kuçi
(09.04.23)
Müzik bölümünü kazanmak ve bitirmek.
İÜ Devlet Konservatuvarı sınavında Erdem Sökmen tarafından övülmek.
Üniversite zamanında dönem içinde çalışırken “La Maja de Goya” çalışıma Ricardo Moyano’ nun hayatımda dinlediğim en ama en iyi yorum demesi. Hatta baya Goya’ nın tablosunu açmış onu izleyerek beni dinlemiş.
Hayatıma iyisiyle kötüsüyle hep benim yön vermiş olmam.
0
guitarissimo
(09.04.23)
Ankara ulus'ta ingilizce bilmeyen italyan cifte ispanyolca yol tarif ettim.

Egitimdi kariyerdi, spordu akademiydi tum basarilarimi bir kenara atiyorum. Bu olay benim icin peak aguen moment.
0
aguen
(09.04.23)
22 senedir yurtdisinda sikimsonik bir ulkede hayatta kalabilmek
10 senedir bosanmadan evlilik yurutebilmek
0
cooperr
(09.04.23)
@cooper arti 1

10 senedir baska bir ulkede hayatta kalabilmek, her seyi tek basina basarmis olmanin kivanci var, bakiyorum 21 yasindan beri kimseden 1 kurus para almamisim, son 10 senedir de dunyanin baska bir ucunda tek basima yasiyorum.

gocmen olanlar bilir, istediginiz kadar ingilizce'niz olsun, isiniz beyaz yaka olsun, gocmenlik demek survival mode'un hep acik olmasi demektir. bu basari da bana yeter.
0
baldur2
(09.04.23)
Özerkliğime ve ifade özgürlüğüme kavuşmak.
Bisiklet ile dağ zirvesini görmek.
Tek nefeste beş tekrar halter çalışmak.
0
hasmetizm 2046
(09.04.23)
Galiba benimki de yaptığım uzun süreli sırtçantalı Asya seyahatiydi.
0
d max
(11.04.23)
-Lise öğrencisiyken okuldan hiçbir yardım almadan sadece öğrenciler içerisinde bir kampanya düzenleyip dezavantajlı bölgedeki ihtiyaç sahibi bir ilkokula 10 koli giyim-kırtasiye malzemesi yollamak.

-5 ayda goethe b1 belgesi almak.

-üniversite sınavından 445 puan almak.

benim için hayatımdaki küçük başarılardı.
0
biravekahve
(11.04.23)
(10)

İnterneti 100mbit yaptık ama aldığım hız 65mbit bu durumda ne yapmalı?

faraton
Türk telekom telefonla arayıp "bölgeniz destekliyor hızı yükseltelim mi" diye sorunca iyi tamam dedik ama aldığım hız 65'te kaldı. Adamları telefonla arasak apartmandaki internet kutusunu incelese halleder mi yoksa apartman kutucuğundan eve kablo çekilmeli yolunu mu seçer? ikinci seçenek olacaksa hi
Türk telekom telefonla arayıp "bölgeniz destekliyor hızı yükseltelim mi" diye sorunca iyi tamam dedik ama aldığım hız 65'te kaldı. Adamları telefonla arasak apartmandaki internet kutusunu incelese halleder mi yoksa apartman kutucuğundan eve kablo çekilmeli yolunu mu seçer? ikinci seçenek olacaksa hiç uğraşmayayım diyorum. Ne yapmalı?
0
faraton
(08.04.23)
bina içi kablolamayi bilmediğimiz için bunun cevabını biz veremeyiz. vdsl aldığınızı varsayıyorum. bina girişine modemi direkt bağlama imkanınız varsa deneyin, orda 100 alıyorsanız problem bina içi kablolardadir, sizin değiştirmeniz lazım.
0
orient blue
(08.04.23)
emin olmak için soruyorum, fiber değil mi? yoksa vdsl mi?

normalde apartmandaki kutudan kablo çekerler. onu da modem üzerinden dağıtırlar. şu anki bağlantınız nasıl yapıldı?

sizin 65 mbit aldığınız cihanızın bağlantısı nasıl? ethernet üzerinden bağlanan bir cihaz mı yoksa wifi mi? ethernet üzerinden bağlanan cihazsa öncelikle modem ile cihaz arasındaki bağlantıyı sağlayan kabloya bakılmalı.
0
false pretension
(08.04.23)
@false pretension
vdsl olması lazım. Önceden 35 mbit kullanıyordum, telefondan hızınızı ayarlıyoruz, modemi açıp kapatın hızınız gelcek dediler ama bu sefer 65'te kaldı. 65 aldığım cihaz ethernet bağlantılı, 5ghz telefon bağlantısında biraz daha düşük. Bize bu işin masrafı çok mu olur? Paketten de vazgeçemeyiz gibi sanırım taahhüt kapsamına girdi.
0
🌸faraton
(08.04.23)
ethernet kablosunun üzerinde ne tür kablo olduğu yazar. ne yazıyor? cat5e cat6 mı?
0
false pretension
(08.04.23)
@false pretension
Türk telekomun verdiği yeni zte modemden çıkan sarı bir ethernet kablosu. Üstünde cat5, cat6 yazmıyor.
0
🌸faraton
(08.04.23)
size tavsiyem amazondan ugreen'in cat6 ethernet kabloları oluyor. uzunluğuna göre alıp tekrardan hız denemesi yapmanız. yine değişmiyorsa ürünü iade edersiniz.
0
false pretension
(08.04.23)
@false pretension

Güzel fikir, Amazon'da iade konusunda çok iyi. Çok teşekkürler cevaplarınız için.
0
🌸faraton
(08.04.23)
Hocam sizin sorununuz modemden gelen kablo değil. Boşuna kablo falan almayın.

Modeminizin ara yüzüne girip hat değerlerinizi bulmaya çalışın.

Google da modemin modelini yazıp hat değerleri yazarak hangi ekranı bulmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.

Ayrıca hattınızın desteklediği tam hızı öğrenebilmek için binanızın girişinde dağıtım kutusu bulunur.

Modemi bu dağıtım kutusundan kendi hattınıza bağlayarak net değerleri görebilirsiniz.

Sonrasında eğer dağıtım kutusunda aldığınız değer ile evde aldığınız değer arasında fark varsa bina iç tesisatını değiştirmeniz yeterli olur.
0
kaiserr76
(09.04.23)
100mbit eger wifi ile baglaniliyorsa %50 civari duser, o yuzden 65mbit kotu degil.
direk kablo ile baglansan bile %100 ayni hizi verecekler diye birsey yok.

ornek olarak 1000mbit parasi veriyorum, wifi ile aldigim hiz 550 civari.
0
cooperr
(09.04.23)
@cooperr

wifi ile bağlanıp %50 kayıp kabul edilemez. kaldı ki taahhüt edilen hız 100 mbit'se ve wifi ayarları doğru yapıldıysa ve arada duvar yoksa verilen hıza çok yakın hızlar alması gerekir. aynı şey ethernet ile bağlantı için de geçerli. 1000 mbit için ölçekleme yaparsak 550 mbit hız alman donanım sınırına takıldığını gösterebilir. fakat aynı cihazla 100 mbit kullansaydın muhtemelen 100 mbit'e çok yakın hız alabilirdin.

kısacası 100 mbitten 65 mbit almak kötü. arada bir kayıp var. ya verilen modem kötü ya ayarları tam yapılmamış ya da kablo sıkıntısı var. 5ghz'de bile modemin dibinde kayıp yaşıyorsa apartman kutusundan modeme gelen kabloda ya da modemin ta kendisinde sıkıntı var.
0
false pretension
(09.04.23)
(5)

motorculara soru

cooperr
harley iron 883 yeni motor kullanmayi ogrenen birine olur mu? frenleri cok kotu diye bir duyum aldim, dogru mudur?
harley iron 883 yeni motor kullanmayi ogrenen birine olur mu?
frenleri cok kotu diye bir duyum aldim, dogru mudur?
0
cooperr
(07.04.23)
Şahsen 883 cc motosiklet ile motor kullanmaya başlayan birine tavsiye verecek olsam bu "vasiyetini de imzala da öyle bin herhalde bu dünyayla işin kalmamıştır" derdim diye düşünüyorum.

Önce eğitim alın sonra ara bir motor alıp kullanın. hepimizin hayali var ama süreçsiz olmuyor. Motosikletin trafiği arabaya, yayalığa, bisiklete benzemez.
0
baldan kaymak
(07.04.23)
Cruiser'ların şase yapısından dolayı frenlemesi ve virajı diger tip motosikletlere göte kötüdür ancak yere yakın olması acemi sürücü için avantajdır. Mutlaka eğitim alın verebileceğim tek tavsiye budur.
0
mirty
(07.04.23)
Ağırlık merkezinin düşük olması, torklu bir motor olması, asiri hiz yapmamasi, zincir bakimi olmamasi, vs yeni baslayan icin avantajli durumlar.
0
chavezding
(07.04.23)
tesekkurler, egitim alinacak. full ekipman binilecek.
zaten ergen degilim, 40 yasini devirdik. haftasonlari gezmelik birsey bakiyorum.
cok hiz sevdalisi degilim, araba ile de 120yi pek gecmem.
bunlarin $ekli $emali hosuma gidiyor.
0
🌸cooperr
(07.04.23)
883 cc olması "acemi için büyük cc" demek değil, çünkü bir çok 250 cc motordan daha yavaş ve daha az atik. Tehlikeli bir motor değil yani.

Yeni başlayanlar için (aslında tüm motorcular için) tehlikeli olan cc değil beygir / ağırlık oranıdır, akselerasyon diye mi yazılıyordu? Hah o işte tehlikeli olan.

Cruiser motorlar kullanımı rahat ve kolaydır, yere yakın olması iki ayağını da rahatca yere basabilmen acemi için avantaj +1
0
John Bloor
(08.04.23)
(12)

cv‘ye fotoğraf ekleme

sir gawain
hakkında ne düşünüyorsunuz? özellikle avrupa genelinde soruyorum. dezavantaj mıdır avantaj mıdır?
hakkında ne düşünüyorsunuz? özellikle avrupa genelinde soruyorum. dezavantaj mıdır avantaj mıdır?
0
sir gawain
(06.04.23)
Önceden ekliyordum ama artık eklemiyorum. Beğenen yaptıklarıma bakıp beğensin. İş görüşmesine iyi bir imajla gidersen olumlu olma ihtimali artıyor.
0
dissendium
(06.04.23)
TR'de güzel bir kızsan avantaj. Görece elit bir gruba dahilim (bir lisansa sahip insanların ortak mail grubu) buraya bir arkadaşımın cvsini gönderdim. sarışın mavi gözlü çok güzel bir kız. fotoğrafta da parlamış. kızı arayanların ardı arkası kesilmedi. ülkenin gerisi daha beterdir. erkekler için de avantajdır büyük ihtimal. Yurtdışına cv gönderdiğimde fotoğraf koymuyorum. fotoğrafsız daha fazla yerin oluyor, daha profesyonel duruyor aslında.
0
gabe h coud
(06.04.23)
Ben cv'imde fotoğraf kullanmıyorum. Bu talebi de normal bulmuyorum.
0
Amaranta ursula
(06.04.23)
Ben ekliyorum hala, eklemeyince gizliyormuşum gibi hissediyorum. Mümkün olduğu kadar bilgi paylaşmaya, açık olmaya ve merak uyandırmaya çalışıyorum açıkçası. Hatta görüşmeleri de mutlaka kamera açık yapıyorum.
0
roket adam
(06.04.23)
Ulkeye gore degisiyor Avrupa'da. Hangi ulkeye basvuru yapiliyorsa ona gore duzenlemek gerekiyor cv'yi. Ingiltere'de uyruk, yas, cinsiyet vs de yazilmaz mesela. Ama tum ulkelerin gelecegi yer bu olacak gibi geliyor bana zaman woke'luk zamani. Turkiye'de foto olmali bence. Bizim o seviyeye gelebilmemiz icin 40 firin ekmek yememiz lazim. Evli misin, bekar misin, evlilik dusunuyor musun, cocuk dusunuyor musun falan soruluyor hala bizim mulakatlarda:)
0
freedonia
(06.04.23)
Almanya için ekleyin dediler (orada yaşayan çalışan arkadaşlar) ve eşim eklenmiş cv'siyle bir sürü görüşme yaptı yani olumsuz karşılanmadı.

@freedonia, İngiltere cv'leri öyle fakat iş başvurularında websitelerinde "bu bilgiler göz önünde bulundurulmayacak ama zorunlu" diye ırk, din, cinsiyet vb. bir sürü detay soruyorlar. Başka hiçbir ülkenin iş başvurusunda white'ın alt dallarını görüp seçmemiştim veya din vs. :D İngiltere niye öyle ya?
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
@nhk ni youkosu web sitelerinin din, irk sordugundan haberim yok raslamadim fazla ilana basvurmuyorum gerci. Ama bu tarz din, irk, etnisite sorma olayi daha cok veri toplamak icindir. Atiyorum Ingiltere'de issizlik yardimina, kira yardimina vs basvurusun ya da herhangi bir anket doldurursun, formda sana bu tarz sorular sorar ama cevaplamak zorunda degilsin diye de belirtir. Doldurulmasi zorunlu degildir bu sorular. Din, irk konusmak tabu olmus firsat bu firsat bari boyle formlarda soralim da veri olsun elimizde diye yapiyorlar ama ben hic zorunlu doldurulmasi gerekli diye rastlamadim. Nufus sayimi vardi 2 sene once, sadece belki orda doldurun diye zorunlu tutmus olabilirler.
0
freedonia
(06.04.23)
avrupa'da pek sıcak bakılmaz.
0
tiny penny
(06.04.23)
anladım. Mesela baktım şimdi what we collect kısmında: "Your date of birth, sex, ethnicity, disability status and sexual orientation, which
we use for equalities monitoring purposes." diyor. Adımlar arasında var (Equalities) ve required :D Belki düz şirketler toplamıyordur ama benim baktığım yerlerde hep çıktı şu an rasgele ilan bulup başvuru kısmına girdim yine var. İş alanına göre çok değişiyor belki de.

Şu an detayına bakmadım ama eski ilanlarda "seçimlerimizi etkilemeyecek ama kurum için eşitliği ileride görmek için bakıyoruz" gibi bişey diyordu. Ama ileride baktıklarında X cinsiyet veya ırk azsa yeni kişiyi oradan seçmeyeceklerinin garantisi var mı bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
@nhk ni youkosu ha su da var, devlet politika olarak kamu sektoru, ordu, polis teskilati, saglik calisanlari, itfaiye icindeki BAME denilen black, asian minority vs azinliklarin sayisini arttirmaya calisiyor. Diversity target falan koyuyor. Keza ayni sekilde kadin oraninin artmasi, LGBT, engelli istihdamini da tesvik ediyor. Bazi ozel buyuk sirketler de ayni sekilde. Iste biz boyle cok kulturlu, herkesi kucaklayan bir isvereniz, ozguruz, ilericiyiz vs demek icin. Azinlik olmak avantaj bile oluyor yerine gore hatta. Belki o yuzden de soruyor olabilir bu gtarz sorulari. Cunku ara sira bunlarin bagimsiz kurumlar tarafindan denetleme raporlari basina yansiyor, yok su kurum institutionally racist, orduda kadin sayisi az, msygonism cok fazla, sunlar temsil edilmiyor vs diye agir elestirirler aliyor bu kurumlar, bunlar da azinlik istihdamini arttirmaya calisiyor bir nevi bununla ilgili durumlar da olabilir zorunlu olarak doldurun diyordur belki basvuru sirasinda bu gibi nedenlerden dolayi
0
freedonia
(06.04.23)
Asistanim olacak. Basvurulara bizzat bakiyorum, cv degerlendiriyorum o yuzden. Nelere dikkat ettigimi dusundum de ilk gun yapilan basvurulara direkt olumsuz baktim, demek ki kurumu hic arastirmamislar diye dusundurduler. Maks 2 sayfa cv, 1 sayfa cover letter demistik, bunlara dikkat etmeyenlerin de ustunu cizdim direkt, ya okumuyor ya okudugunu anlamiyor demek ki diye dusundurduler. Cv'de acik adres, fotograf vs olmaz, kisinin niteliklerinden bagimsiz degerlendirilmesine sebep hicbir sey olmaz, olmamasi lazim. He ama bunu bilmeyenler cok bu ulkede, o yuzden fotograf var diye elemedim de soyle bi cv'lerine baktim. fotograf ekleyenlerde cv nasil duzenlenir pek bi bilgi yok gibi, daginik, uzun, alakasiz cv'ler... o yuzden olumsuz intiba birakiyor bende. Benim cv'mde de fotograf vb. gereksiz/alakasiz kisisel seyler yok. Kisa, net, "to the point" olmali, bunun icin fotografa gerek yok.
0
unidentified floating object
(06.04.23)
ulkeye gore degisir CV.

benim ise eleman alirken "araban var mi?" diye sormam bile yasak, birak fotografi..
0
cooperr
(06.04.23)
(19)

tıp fakültesi doktora

hknty
doktorlar arasında şöyle bir geyik var. tıp fakültesinden mezun olmak doktoraya denk falan diyorlar. bence saçmalık da nereden çıktı bu? 6 yıl okumaya dayanarak mı söylüyorlar? sonuçta doktora eğitiminin amacı lisanstan farklı. süreden bağımsız olarak bir lisans eğitimini doktora ile denek tutmak sa
doktorlar arasında şöyle bir geyik var. tıp fakültesinden mezun olmak doktoraya denk falan diyorlar. bence saçmalık da nereden çıktı bu? 6 yıl okumaya dayanarak mı söylüyorlar?

sonuçta doktora eğitiminin amacı lisanstan farklı. süreden bağımsız olarak bir lisans eğitimini doktora ile denek tutmak saçma.
0
hknty
(05.04.23)
İkisinin de adı doktora, ama birisi (md) "profesyonel" (yani mesleki yeterlilik olan) doktora, diğeri (phd) "öğretmen" anlamına gelen doktora. Aslında farklı şeyler.

Fakat, pratikte ülkeler hangi eğitime "doktor" diyeceğine ve devamındaki akademik işlerde nasıl ilerleyeceklerine farklı farklı karar verebiliyorlar. Yani kaç yıl okuduğun değil de o ülkedeki düzenlemeyle alakalı bi konu o.
0
plutongezegendegilmi
(06.04.23)
doktoraya denk olduğunu söyleyeni hiç duymadım ama tıp fakülteleri yüksek lisans derecesiyle mezun verir. uzmanlık eğitimini tamamlamış hekimler ise doktora yapmış gibi oluyor. düz 6 yıllık eğitimin doktoraya denk olduğunu söyleyen kendi kendine gelin güvey oluyor demektir fakat söylediğim gibi şahsen hiç öyle birine şahit olmadım.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(06.04.23)
@kanatlı birçok doktordan duydum ben. bence yüksek lisans dereciyle sayılması da saçma. sonuçta lisans ve master bambaşka şeyler. belki memuriyette derece konusunda yüksek lisans yapmışla aynı sayılabilir. o da süre bakımından. yoksa bunlar aslında akademide nasıl bir noktada olduğunuzla alakalı.

ya da uzmanlığın da doktora sayılması saçma bence. sonuçta doktora akademik bir konu ve temelde literatüre katkı sağlamak amaçlanıyor. ancak uzmanlık eğitiminde akademisyen yetiştirmek amaçlanmıyor. en mantıklı yazı olarak şunu buldum.

haber.sol.org.tr

peki bu nerede sayılıyor? resmi olarak hangi bağlamda bir etkisi oluyor? söylenti dışında bir şey bulamadım.
0
🌸hknty
(06.04.23)
kuzey amerika'da pratisyen olman icin 4+4 okuman lazim. 4 sene lisans yapiyorsun, ustune 4 sene tip okuyorsun.

uzmanlik icin ustune ne 3-6 sene daha tirmalaman lazim diye biliyorum.

ozetle uzman doktor, en az bir doktorali kadar okumustur diyebiliriz. prastisyen hekim de master yapmis gibi oluyor..
0
cooperr
(06.04.23)
@cooper akademik unvanlar, eğitimler süreyle alakalı değil. bu yüzden "okumuş sayılır" konusu saçma bence. iş yükünün pek bir önemli yok. çünkü o zaman çap yapan biri de sayılabilir. bu konu çok dillendiriliyor. çıkış noktasını ya da gerçekliliğini merak ettim.

sözlükte de başlığı varmış

eksisozluk2023.com
0
🌸hknty
(06.04.23)
@hknty

konunun sureyle alakasi yok demissin de baya var aslinda..

on lisans - 2 sene
lisans 4 sene
tezli/tezsiz master 2 sene
doktora 4-5 sene

diye gidiyor..ben henuz 2 senede doktorayi halleden bir dahiye denk gelmedim, vardir herhalde ama milyonda birdir, ikidir.

yurtdisinda cift anadal yapsan, bitirdiginde bir tez yazip 1 senede master'i tamamlarsin, zira belirli krediyi asmis oluyorsun, cift anadaldaki derslerin bir kismini master'a saydirabilirsin. derslerin buhar oldugu yok, kayitlara geciyor.

bir de olayin ozgul agirlik kismi var..muhendislikte yazilan bir arastirma kagidi ile tibbi bir kagidin agirligi bir degil, onu ne yapacaz?
0
cooperr
(06.04.23)
"doktora akademik bir konu ve temelde literatüre katkı sağlamak amaçlanıyor"a cevaben, uzmanlık eğitimini tamamlayan doktorlar "tıpta uzmanlık tezi" yazıyor.

Hatta bir ara her vakadan bir yayın çıkıyor diye üniversitelerin yayın sayısını hesaplarken tıp fakültesini ayrı tutuyorlardı diye hatırlıyorum (ama kaynak bulamadım).

Bir şeyler buldum:
newtr.urapcenter.org tıp fakültesi olan/olmayan üniversiteler olarak ayırmış
0
kobuzchu kiz
(06.04.23)
@cooper süreyle nasıl bir alakası var akademinin? doktorayı 2 yılda bitirmekle nasıl bir alakası var?

"özgül ağırlık" konusu anlamsız. mühendislikle ilgili bir makalenin "özgül ağırlığının" tıpla ilgili bir makaleden daha düşük olduğunu söyleyemezsin. bilimler arasında bir hiyerarşi yoktur. bilim böyle bir şey değil. tarih mesela tıptan daha aşağıda değildir. bambaşka kulvarlar.

@kobuzchu master'da da tez yazılıyor. ancak master ve doktora bambaşka şeyler. tez yazılması doktoraya denk olduğunu göstermez.

memuriyet açısından, derece vs. açısından tıp mezunu master mezununa denk sayılabilir. çünkü aynı süreyi harcıyor ve daha yüksek memuriyet derecesi ile başlayabilri bir mühendise göre. ama onun dışında akademik olarak bambaşka dünyalar. merak ediyorum bu söylemin resmi bir karşlığı var mı? yok anladığım kadarıyla.
0
🌸hknty
(06.04.23)
eczacılar da yüksek lisans mezunu sayılıyor
5 senelik eğitim süresinden dolayı
0
bir soru sorcam
(06.04.23)
bu hangi bağlamda öyle? resmi bir karşılığı var mı? peki bu yüksek lisanslar neden var o zaman? eczacilik.yeditepe.edu.tr

varsa da bence saçma. çünkü dediğim gibi akademik eğitimler temelde süreyle alakalı değil. master bir alanda uzmanlaşmayı gerektiriyor lisans sonrası. mesela biri genel bir eczacılık eğitimi alır daha sonra yukarıdaki linkteki alanlardan birinde uzmanlaşır. bu master'dır.
0
🌸hknty
(06.04.23)
Tıpçıların egoları nedeniyle uydurdukları bir şey bana kalırsa. 6 yıl tıp bitiren birine doktora tezi yaz desen ne bilip de yazacak. 6 yılda o seviyeye gelmeleri mümkün değil. Doktora yapan kişi hem iki yıl yüksek lisans eğitimi alıyor, yüksek lisans tezi yazıyor. Sonra doktoraya kabul edilmek için sınavlara giriyor. Doktora 4 5 yıl sürüyor. Bir de doktora tezi var. Bu arada da makaleler yazılıyor. Sadece uzman doktor doktoraya eşit sayılabilir çünkü tıpta uzmanlıkta eğitim ve tez var.
0
dissendium
(06.04.23)
bana da öyle geldi. tutarlı bir şey bulamadım. sadece yüksek lisans sayılıyor sanırım. bir de akademide ilerlemek için o şekilde kullanılıyor galiba.
0
🌸hknty
(06.04.23)
sosyal bilimler değil söz konusu olan. pozitif bilimler ve mühendislikle de farklı. fizik, kimya, mühendislik gibi alanlarda da benzer bir durum. doktora ayrı bir süreç sonuçta.

tıp fakültesinin çok yayın çıkarması lisansı doktoraya denk saymayı sağlamaz ki. o yayınları lisans öğrencileri üretmiyor. doktora ve lisansın farkı akademide hangi noktada olduğun ile ilgili. temelde literatüre katkı mı sağlıyorsun yoksa literatürü öğreniyor musun bu önemli.

bu konu neden tartışmaya açılmasın? birileri çıkıp bizim lisans eğitimimiz doktoraya denk dersi bu sorgulanır. çünkü zaten tahmin ettiğim gibi altı dolu olmayan bir söylemmiş.
0
🌸hknty
(06.04.23)
yukarda sözlük başlığını bile paylaştım. ben de dün twitter'da 2 dr'dan duydum.

dar bakmıyorum. birçok dinamik farklı olabilir. belli kalıplara sıkışmak zorunda değil tabii ki. ancak birileri yaptığı işi 1'e 10 katarak anlatırsa haliyle sorgulanır. bunda yanlış bir şey yok. ayrıca burada eleştirdiğim farklı metodolojiler değil. lisansta henüz literatür öğrenilir ve doktora bambaşka bir dünya o anlamda.
0
🌸hknty
(06.04.23)
tıp mezunuyum. Tıp fakültesinden mezuniyet yüksek lisansa denktir. Şu ana kadar doktoraya denk diyen tek bir kişiyi bile duymadım. Uzmanlık ile karıştıyor olmayasınız? Uzmanlık da doktora değil tabii ama tez yazıldığı için denk sayılabilir. Zaten md phd olayı da farklı yani mesela hacettepe tıp fakültesinde md phd programı var fakülteyi bitirince doktora da yapmış olduğunuz. Ya da fakülte bittikten sonra doktora yapılabiliyor.

Ayrıca master denen şey illa akademik nosyonu olan bir durum değil doktora gibi. Mühendisler master yapıp yüksek mühendis olmuyor mu Türkiye'de? Tıp fakültesi mezuniyeti de 6 sene olması ve bu sürecin içinde teorik, pratik, akademik eğitimin olması sebebiyle master'a denk sayılıyor. Fakültede sadece hekim olmak öğretilmiyor, bilimsel araştırma metodları da öğretiliyor sonuçta. Master da çok farklı bir konu değil yani, fakülte sonrası daha spesifik bir konuda eğitim almak ve akademik eğitimi almak sonuçta
0
nundu
(06.04.23)
sözlükte bile konuşulmuş eksisozluk2023.com

mühendis, yüksek mühendis sayılıyor ancak standart müh. üzerine bir alanda uzmanlaşıyor. makina mühendisliği üzerine daha da ayrıntılı bir alana giriyor. adı üstünde uzmanlık. bilimsel araştırma metodları konusu lisans düzeyinde de verilen okullar, bölümler var. ama yine de hiçbiri yüksek lisans, doktora olma iddiasında olmadı.

uzun olması yoğunlukla alakalı. mesela hukuk da 5 yıla çıksın deniyordu. ya da bazı alanlar 3 yıla bile düşebilir. bir sıkıntı olmaz. temelde master ve doktorayı lisanstan ayıran şey içerik, yöntem, amaç. yoksa süre değil.
0
🌸hknty
(06.04.23)
verdiğiniz link muhtemelen klasik doktor düşmanı trollerin açtığı sonra da ilk entrysi silinen saçma bir başlık. Hiçbir doktorun fakülteden mezun olunca doktora yapmış oluyoruz diye düşündüğünü duymadım. En fazla fakülteye başlayalı iki ay olan ve tıp doktoru ile doktora arasındaki farkı bilmeyen heyecanlı gençler beelki böyle düşünebilir :)

Onun dışında yani neye itiraz ettiğinizi anlayamıyorum. Master öyle çok matah ya da kutsal bir olay değil ki "Fakülte eğitimiyle eş tutulamaz" diyesiniz.

Mesela tıp mezunu birinin master'a eş tutulmasına hangi anlamda karşısınız? Master'ın öyle çok afili avantajları da yok, doktoraya direkt başvurabiliyorsunuz yani sadece ek olarak. Onun dışında ne avantajı var ki? Master yapmayı kafanızda çok farklı bir yere koyuyorsunuz gibi geldi, çünkü çoğu insanın askerlikten kaçmak için ya da özel sektörde maaşı iyileşsin diye yaptığı, akademik olarak lisanstan çok da farkı olmayan bir eğitim master.
0
nundu
(06.04.23)
hayır başlığı açanlar troll değil. "doktor düşmanı" olduğunu da düşünmüyorum. dünkü twitter'daki tartışmadan da anladığım kadarıyla doktorlar en ufak eleştiri yapanı troll'lükle suçluyor, düşman olarak görüyor.

master olayı olmayan bir şey değil. master var, master var. iyi bir okulda yapılan mba kariyeri uçurabilir mesela.

asıl sorun aslı astarı olmayan bir konuda insanların kendi konumunu abartması. herhangi bir konuda biri kendini 3 5 gömlek yukardan satmaya çalışırsa ve işin aslının öyle olmadığını bilirseniz sorgularsınız. bunda yanlış bir şey yok.

buyur çıkış noktaları. bunlar dışında birçok kere duydum bu muhabbeti.

twitter.com
twitter.com
twitter.com
0
🌸hknty
(06.04.23)
iki tane x mesleği mensunu "biz allahız, peygamberiz" diye tivit atsa xler arasında böyle bir geyik var mı diyeceğiz? ya yaptıkları işin detaylarını bilmiyorlardır ya da her sosyal medyadaki her troll gibi bir yerleri kaşıyorlardır. akademik nosyon falan tartışılan ortamda kanıt olarak ilk entry'si silinip kaçılmış bir başlığı kanıt göstermek komik açıkçası. silinen entry'nin ekran görüntüsünü de aynı başlıkta paylaşmışlar. önce saçma sapan şeyler yazıp sonra da silip kaçmış birisi.

tıp eğitiminin hiçbir kısmında ayrıca bir doktora yapmadan phd ünvanı alınmıyor. yukarıda bahsedilen bütünleşik doktora programı bile 6 yılda vermiyor bu ünvanı. fakat uzman hekimler diğer şartlar da sağlandıktan sonra akademisyen olabiliyor. doktoraya denk olma muhabbetinin sebebi bu. sistem neden böyle diye sorabilirsiniz elbette, her şey gibi bu da tartışılabilir. benim esas söylemek istediğim doktorlar arasında 6 yıl okudum ve doktora yaptım diye ortak bir kanı yok, ki olamaz da zaten. çünkü bu yanlış bir bilgi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(07.04.23)
(18)

yurt dışına yerleşince aidiyet hissi sağlanabiliyor mu?

ala09
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya y
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya yakınınız icin ne cevap verirsiniz

bana göre çok kişiye göre değişebilecek bir durum. yaşadığı eve bile aşırı duygusal bağ ile bağlı insanlar da var. sadece potansiyel imkanlar için tatmin olanlar da.
0
ala09
(05.04.23)
Ben yurtdışına yerleşmedim ama aidiyet konusu benim de dert edindiğim bir mesele olduğu için tezimde göç deneyimi olan katilimcilarima sorduğum bir soruydu. Göç çalışmalarında yeni mekansal yer edinmeler eski mekanlara olan aidiyet hissini ortadan kaldırmıyor. Hatta Faist'in şu sorusu çok anlamlı " Neden göçmenlerin sadece bir ülkeye bağlılık duyabileceğini düşünmek zorunda olalım ki?". Ama öte yandan göçmenin yerleştiği ülkenin eksiksiz bir vatandaşi olma hali ile benliği ile ilgili düşüncelerini memleketiyle tamamen koparma arasında kaldıkları ikili bir durum da mevcut. Ama şu da bir gerçek ki göçmen için karşılıklı ilişkiler yoluyla anlama, önemseme, ve onaylama durumu deneyimledigi ölçüde, topluluk tarafından önemli, değerli ve katkıda bulunma hissini hissettiği ölçüde sosyal olarak bağlı ve ait hissedebiliyor.
0
Amaranta ursula
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir
aidiyet hissi var mi? - hayir
0
cooperr
(05.04.23)
ne yasadigim ulkeye ne de turkiye'ye aidiiyet hissediyorum. yasadigim ulkenin ana dilini bilmedigim icin benimle ayni statude olan yerel arkadasim az bu yuzden kendimi oraya ait hissetmiyorum, turkiye'de eski baglarim kalmadigi icin turkiye'ye de aidiyet hissetmiyorum. ha evet sonuc olarak evim orada ve ev neredeyse aidiyet oradadir.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(05.04.23)
romence bilseydim eğer tam buralı olurdum. ne yazık ki bilmiyorum, ama öğreneceğim daha kalırsam.

kendimi buraya rock konserlerine gidip de konserden sonra grup üyeleri ile sohbet ettiğim zaman buralı hissediyorum.

basçısını, lead gitaristini, bateristini, 2 solistini isim olarak bildiğim ve beni de tanıyan; zamanında istanbulda bile konser vermiş bir grup var luna amara diye. mahallemin grubu derim resmen.
0
rain when i die
(05.04.23)
kişiye göre çok değişir tabii. gittiğin ülkeye göre de çok değişir, dubai gibi herkesin yabancı olduğu bir yerde yaşam daha rahat ama isveç gibi çoğunlukla safkan olan bölgelerde bu iş daha zor. ben %100 aidiyet sağlanabileceğini sanmıyorum, 2. sınıf vatandaşlığı da yabancılar şubesinde sıraya girince yer yer yaşarsın ama bunlar hep baştan kabul edilmesi gereken şeyler zaten.

yani çok saçma bir cevap olacak ama ne abartıldığı kadar zor ne de kolay.
0
roket adam
(05.04.23)
O an neredeysem kendimi oraya ait hissediyorum, 1 haftalığına başka bir ülkeye gitsem 40 yıldır oranın vatandaşıymışım gibi takılırım, hatta bırak ülkeyi şehri bulunduğum semtin sorunlarına çözmeye yönelik girişimlerde bulunacak kadar kolay asimile olurum, götür bırak beni Grönland'a 1 sene sonra belediye başkanı olacak kadar benimserim güzel Grönland'ımızı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir 2. sınıf hissetmen zor ab ülkeleri usa, karışık zaten. dilini öğrenene kadar zorluk var

aidiyet hissi var mi? - hayir ama tr dede yoktu 3-4 senedir yer değiştiriyordum. o yüzden sorun yok.

kendi hayatına odaklanırsan zaten kimin ne düşündüğü o kadar önemli değil.
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.04.23)
şu "ülkeler zaten karışık" argumanı geçerli değil ya kabul edemiyorum. isviçre toplama kampı bi ülke ama hayvan gibi ırkçılar. ismine göre bile farklı duygular uyandırabiliyosun karşındakine. Nur ile Rossy aynı kategoride değil
0
🌸ala09
(06.04.23)
Valla ben kendimi hicbir yere ait hissetmiyorum ancak genel olarak cevaplayacak olursam o aidiyet olayi bircok faktore bagli bence. Kultur, dil, iklim, oradaki kosullar vs diye girer. Her ne kadar diger faktorler de cok onemli olsa da oradaki kosullarin ve sahip oldugub imkanlarin her seyi belirleyecek en onemli sey bence.

Kosullar derken de hem ekonomik, hem sosyal kosullardan bahsediyorum. Atiyorum ekonomik kosullarin pek iyi degilse bu olay diger tum faktorleri direkt etkiler. Hem uzun soluklu yasam kurman zor olur hem de kulturu, dili vs ogrenebilme imkanlarin da oldukca kisitli olabilir. Iklim guzelse guzelligin farkina varamazsin, iklim kotuyse sana x2 daha kotu gibi gelir. Hal boyle olunca da zaten yasadigin yere kendini ait hissedemezsin cunku her an gidebilecek gibi bir durumdasin.

Misal Turkiye avrupa birligi ulkesi olmadigi icin gittigin yerde kalabilme kosullarin diger avrupa birligi uyesi ulkelerine gore daha zor oluyor genelde. Yani is bulmak, bir takim burokratik islemlerle ugrasmak, bir takim ekonomik kosullari yerine getirme falan insani bezdirebiliyor.

Sosyal olanaklar da iste bulundugun cevre, kisiligin hatta bir miktar sansa gore de degisiklik gosterebiliyor. Atiyorum eger biraz aktif ve girisken biriysen arkadas edinmen ozellikle yerel kisilerle tanisma olayi cok yarar saglayabilir. Dilini ogrenebilmeni kolaylastirir, kulturu daha cabuk ogrenebilirsin, iklime gore aktivite yapabilirsin ve bu da bisekilde belki aidiyet hissine yol acabilir. Yok icekapanik ve pek arkadas edinemiyor ya da sadece kendi ulkendeki kisilerle takiliyorsan da dilini ogrenemezsin kolay kolay, kulture adapte olamazsin falan aidiyet hissini hic hissedemezsin.

Kisacasi, kisinin yasadigi kosullar ve kisilikler bence en omelisi aidiyet hissi icin,
0
j r r tolkien hayrani
(06.04.23)
Ikinci sinif vatandas- hic hissetmedim.
Aidiyet- dilini ogrendikten sonra daha cok. Daha iyice karistim, kültürünü daha çok benimsedim.

Bence ulkenin kültürüne, yasamina asimile olunca daha kolay oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.23)
28 yasinda yerlestim. aidiyet hissedemiyorum. yani aidiyet hissediyorum da turkiye'ye hissettigim aidiyet seviyesinde hissedemiyorum. hic olacagini da sanmiyorum.

bir de ben amerika'dayim. herkesin gocmen oldugu bir ulke. almanya'da falan olsam allah gostermesin cok daha az hissedecegime eminim.

edit: sorunun diger kismini atlamisim. ikinci sinif hissetme durumu yok. ben burada ogrenci vizesiyle calisiyorum yarin isten cikarilsam adamlar bana issizlik maasi bagliyorlar. daha ne kadar vatandas gibi hissedebilirim bilmiyorum. yani devlet tarafindan degil de kulturel olarak aidiyet yok.
0
antikadimag
(06.04.23)
bu işin genel raconu şu: ilk göçen nesil aidiyet sağlayamaz ama uyumlu şekilde yaşar.(zorlukları da çeker)

orada doğan çocuklar eh, oranın vatandaşı olurlar ama yine biraz arada olurlar.

üçüncü nesil oralıdır artık çünkü aileleri de orada doğmuş hep o kültürle ve Türkiye'yi bilmeden yetişmişlerdir. Tabii Avrupa'da şu an böyle olanların bir kısmı reisçi :D O yüzden sosyal çevreyle de alakalı.

Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır. Bu Türkiye'de olursa Türkiye'de, başka ülkede olursa orada. Gidip aidiyet hissedemiyorum diyenler sosyal çevresi olmayanlar, ve evet zor. Mesela gidip oralı biriyle evlenip onun çevresine girenler bir tık kolay alışıyorlar.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
nhk ni youkosu +1 demeye gelmiştim.
0
alfired
(06.04.23)
hayatımın neredeyse %20'si yurtdışında geçti. hiçbir yere ait hissetmiyorum. önceden yaşadığım ülkeleri özlüyorum ama. türkiye hariç.
0
bohr atom modeli
(06.04.23)
@nhk ni youkosu adam bunu sormamış ki sen köylünün almanya ile imtihanını yazmışsın. beyaz yakalı ile işçi gelen kıyaslanamaz
0
abi bi dizi buldum on numara
(06.04.23)
@nkn "Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır." bunu genellestiremeyiz sanki.
kendim gibi insanlarla yasiyorum ama farkli nedenlerle ne turkiye'ye ne buraya yuzde yuz aidiyet hissediyorum. ayni zamanda her iki yeri de bir sekilde evim olarak goruyorum, havaalaninda 'eve geldim' diye mutlu oluyorum. hatta yasadigim bazi diger ulkelere gidince de oralari evim gibi gorup, baska turlu bir aidiyet hissediyorum .

bu kavramlarin hicbiri bence siyah beyaz olmadigi gibi, kisinin yasantisina, yasami algilayis bicimine gore fazlasiyla degisir.
2.sinif vatandas olarak hissetmiyorum ama elbette kendi vatandaslarinin sahip oldugu ve benim sahip olmadigim haklar var, ki bu gayet normal.
0
kassiopeia
(06.04.23)
Turkiye de dislanmis hissediyordum. Yurtdisina geldigimden beri “daha ait” hissediyorum. Ama t butunlesme de olmuyor tabi. 13-15 yas bence en son sinir, bu yaslardan sonra yurtdisina cikanlar tamamen butunlesmekte zorlanir diye dusunuyorum sahsen.
0
icim urperiyor
(06.04.23)
@abi bi dizi buldum on numara, beyaz yakalı iyi alım gücü ve benzer kültürle gidiyor okey ama "aidiyet" farklı bir şey. Beyaz yakalı dediklerinin bir kısmı Türkiye'de aidiyet sorunu yaşayıp kendini bulamamış insanlar.(ki belki de Türkiye'de aidiyet sorunu olduğu için gidiyor) O kelimeden ne anladığına göre değişir bunun cevabı. Ben İngiltere'de kendimi çok rahat hissetmiştim mesela ama artık buralıyım Dorset çocuğuyuz biz kafasına gelebilir miyim emin değilim. Orada büyüyenlerin ilkokul, lise vb. hayatları hep benzer şekilde yoğurularak geçti, oradan geçmeyenler tam o kültürün parçası olamaz gibi geliyor bana. Bakış açın, hayallerin her şeyin yetiştiğin ülkeye göre şekilleniyor ve ülkesindeki büyük problemlerden dolayı göç etmiş yetenekli biri ile X ülkesindeki Average Joe'nun aynı topluluğa ait hissetmelerini beklemek anlamsız bence, hayatları bambaşka geçti çünkü. İlk nesilden kastettiğim bu. Yoksa Almanya'da İngiltere'de yasalar düzgün uygulanınca hakkın verilince "ne güzel ülke ya çok seviyorum" demek aidiyetse okey o olur.

@kassiopeia, aynen kişiye göre değişebilir tabii, siyah beyaz değil dediğiniz gibi. Ama ben zaten orada da vatandaş olanları kastetmiştim vatandaş değilken (veya süresiz oturma izni) yerleşmiş kabul etmezdim ben mesela. Ama onu şu yüzden dedim, mesela Kanada'da çok mutlu olan da var ama sosyal çevre dolayısıyla mutlu olamayıp dönüp burada Bağdat Caddesinde oturan ve buradaki sosyal çevresiyle daha mutlu olan tanıdığım da var.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
(9)

Satılacak aracın garantisini uzatayım mı?

tchuck
1-2 aya aracımı satıcam, garantisi de 20 güne bitecek. garanti uzatma teklifi aldım. (3 yıl için 12bin tl)siz olsanız garantiyi uzatıp ilana koyarken "garantisi 3 yıl devam ediyor" demeyi mi tercih ederdiniz? yoksa "bana ne abi" mi dersiniz?şimdi garantiyi uzatmazsam da, 20 gün sonra bitecek. yeni g
1-2 aya aracımı satıcam, garantisi de 20 güne bitecek. garanti uzatma teklifi aldım. (3 yıl için 12bin tl)

siz olsanız garantiyi uzatıp ilana koyarken "garantisi 3 yıl devam ediyor" demeyi mi tercih ederdiniz? yoksa "bana ne abi" mi dersiniz?

şimdi garantiyi uzatmazsam da, 20 gün sonra bitecek. yeni gelen kişi de uzatamayacak haliyle.
0
tchuck
(04.04.23)
12 bin tl veririm. en az 30 bin tl de yüksek yazarım.
garantili araç her zaman öndedir.
0
jelly bear
(04.04.23)
bu arada aracın satış değeri 1.2 milyon tl civarı şuan (1.1 olsun veya)
0
🌸tchuck
(04.04.23)
@jelly, ben de öyle düşündüm biraz. yani hiçbişey olmasa bile en azındn satarken kolaylık olur, üstüne ek para koymasam bile.

iki tane aynı araç varsa, garantili olana yönelir almak isteyen sanki
0
🌸tchuck
(04.04.23)
Araç değerinin sadece yüzde 1'ini vererek garanti yaptırmanız çok iyi olur. Satarken de iyi olur, fikir değiştirip satmazsanız da iyi olur.
0
michael_knight
(04.04.23)
Garantili aracı hemen satarsın, yazdığın fiyat icin 12bin birsey değil.
0
mirty
(04.04.23)
bir alıcı olarak garantili araç çok büyük faktör benim için.

12bin de çok iyiymiş. rutin baktım 3bin-4bin olmuş orta segmentte.
0
brkylmz
(04.04.23)
garanti transfer edilebiliyor mu? bazen firmalar cakallik yapiyor. eger transfer sikintisi yok ise garantiyi uzatip satarim..
0
cooperr
(04.04.23)
modern arabalarda garanti uzatımı mutlaka yaptırın.

benim suzuki'de ilk sahibi 3+7 garanti yaptırmış mesela. ben arabayı 3 yaşına girmemişken almıştım.

modern arabalar sorun çıkarmaya meyilli, yedek parçaları pahalı, o yüzden garanti uzatımı masrafınızı çıkaracaksınız kesinlikle.

satış sonrası hizmetler sundu.
0
rain when i die
(04.04.23)
bende de bu teklifi yapmışlardı ama servisle konuştuğumda 5 yıl / 100 bin km içinde arıza riski zaten çok çok düşük demişlerdi. hassas ve arızaya yatkın bir araç kullanmama rağmen tam olarak sıfır arıza ile 6 yılı devirdim iyi ki para vermemişim buna.
0
roket adam
(05.04.23)
(28)

İçki içmek ama oruç tutmak

meraklitursucu
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
Çevremde içki içen ama ramazan ayı geldiğinde tüm ay oruç tutan birçok insan var. Bu tezatlık neyden kaynaklanıyor sizce? Ya da bana mı tezat geliyor bu durum?
0
meraklitursucu
(03.04.23)
Bana da tezat geliyor, domuz eti yemiyorlar, alkol alıyorlar, ramazanda da oruç tutuyorlar. Ben de anlamıyorum.
0
Kahvedesu
(03.04.23)
'Dini gereklerden birini aksatan, dinden çıksın, gitsin.' mantığı mı bu?

Dinini, bildiğince ve elinden geldiğince yaşıyor işte.
0
Mirket
(03.04.23)
Bana da garip geliyor. Ama kimsenin inancını, davranışını yanlış görmenin doğru olmadığını hatırlıyorum, devam ediyorum.
Bildiğim kadarıyla bu Türk Müslümanlara özel bir durum da değil, tüm dünyada var.
0
michael_knight
(03.04.23)
dinini elinden geldigince yasiyor iste. siyah beyaz degilk ki hic bir sey dunyada. temizlik yapmak gibi dusunun, nasil ki her temizlik yaptigimizda butun koltuklarin mobilyalarin altini fln supurmuyorsak, her seferinde perdeleri yikamiyorsak, bu da oyle bisey. oldugu kadar. hesaplasmasini allah ile yapacaklar, bizimle degil.
0
taurina
(03.04.23)
Açılın içki içen ve oruç tutan geldi.

En son 17 Şubat cuma günü içtim. O gün kendime söz verdim, ramazanın sonuna kadar içmeyeceğim. Gerçi niyetliyken zaten varsılayan olarak içilmiyor.

Bunun sebebi irademe sahip çıkmak. İsteyerek içmemek. Nasıl istediğimde içiyorsam, istediğimde içmeyeceğim.
0
put it in your appropriate place
(03.04.23)
Herkes nefsine hakim olabildiği ölçüde inancını yaşıyor. Ben de oruç tutan namaz kılmaya çalışan biriyim ama baş örtülü değilim. Yeri geldiğinde epey açık giyiniyorum.
0
Amaranta ursula
(03.04.23)
turk tipi islam, yersen.

kurallara uymamak bizim atasporumuz, herseyi "2-3 yaklasik" yapan bir milletiz, bu herseye yansiyor..
0
cooperr
(03.04.23)
ben bu insanların iki ibadet yaptı diye her şeyi yapmasını beklemenize o kadar şaşırıyorum ki. nesi tezat? dümdüz insanı bi şey. birini yapar öbürünü yapmaz bu bu kadar. karşına geçip "kardeşim ben yeryüzünün en dört dörtlük müslümanıyım ona göre ayağını denk al" demedikçe, ki bi müslüman diyemez/dememeli bunu, yaptığı yahut yapmadığı ibadetlerden size ne. hayatınızda nisbeten özgürlüğü tanıyan 1 kişiyle de mi aynı sofraya oturmadınız hep mi dedikodu ortamında yetiştiniz hep mi pencereden bakıp geleni geçeni eleştirdiniz? ben dümdüz inançlı biriyim oruç tutmuyorum e bu nolcak allahı inkar edemiyorsam ama ibadet etmiyosam. inanıyorum kardeşim bunu mu yalanlayacaksın hayır inansan öyle olmaz diye?
türkiyede iki takıntı var 1- alkollü içki veya içki 2- başörtüsü. bunlar bi kimlik oluşturuyor kafalarda ama öyle bi sınır yok. bence icki icen oruc da tutmamalı diye bi kural yok.
0
ala09
(03.04.23)
ben oruc tuttugum zamanlarda icki de iciyordum. cunku bence orucun mantigina ters dusen bir sey yoktu. gunah ayri, sevap ayri. ramazani komple bir gunah detoks ayi olarak gormuyordum yani.

bir arkadasim vardi 5 vakit namazini kilan, ama icki de iciyordu. sorarlardi ee sen namaz kiliyosun ama icki de iciyosun diye. ee gunah benim sana ne diyordu.
0
supergirl
(03.04.23)
turk tipi islam falan degil bu. diger dinlere inanan insanlarda da baksak boyle tezatliklar bulabiliriz. tamamen insani bir durum, bence bazi ibadetler artik gelenek haline gelmis bizim toplumumuzda, oruc da bunlardan biri.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.04.23)
ateist birinin 'hay allah' ya da maşallah demesi gibi bir şey.
0
brkylmz
(03.04.23)
Çeşitli yerlerde karşılaştım dinledim okudum. Aslında ramazan ayı oruçla birlikte oldukça özel ve önemli bir aydır. Bütün aylar da ona tabidir.
Müslüman, evet haram da işleyebiliyor ama bu aya ayrıca hürmet ve önem çok kişilerin affına da sebep olabiliyor.
eski zamanların birinde mecusi birinin bile kendi çocuğuna, oruç tutan müslüman çocukların yanında bir şeyler yemesi nedeniyle yaptığı uyarı , ölümüne yakın zaman iman etmesine sebep olduğu bile dini kaynaklara geçiyor.

Benim de zamanında tanıdığım biri vardı. Her gün ama nerdeyse her gün içer ve arabasında bazen o halde uyuya kalan bu kimse Ramazan ayı geldiğinde bu yaptıklarından uzaklaşıyordu.
Af ve mağfiret ayı ne de olsa. Kimin ne olacağı belli olmuyor.

Dinen şöyle bir şey var ki, haramı yapan ayrıca ibadette etmemeli diye bir şey yok.
Günahkâr müslüman için tevbe kapısı ölene kadar açık.

Mesele olabildiğince nefsin istediklerinden uzak kalabilmekte.
denilir ki, nefsinin istemediklerinde hayırlar vardır.
0
diyecevaplandı
(03.04.23)
sadece ilahiyat acisindan bakarsak bir sorun yok bunda.

oruc bir ibadet.
icki uzak durulmasi soylenen (ancak haram kilinmamis) bir tuketim. domuz dogrudan haram edilmistir kuran'da. ancak icki haram edilmemistir ickiliyken namaza yaklasmayin diye ayet vardir ornegin. yani kisinin hem icki icebilecegi hem ibadet edebilecegi belirlenmistir. sadece kesistirmeyin denir.

hatta allahin size haram kildigindan baskasini kendinize haram kilmayin diye de ayet vardir. ama bircok kisi ickiyi de haram kategorisine alir. sanirim kafa karisikligi buradan doguyor.
0
antikadimag
(03.04.23)
dindarlik ile dincilik arasinda ciddi fark var.

diger dinlere inanan dindarlarda da "sunu yapayim bu salla" gibi mantik gormedim, sorgusuz sualsiz ne varsa uyguluyorlar. dinin zaten olayi bu.

bizde dindar az, dinci cok. herkes sekil pesinde..alkol yasak, bitti. Bunun gelenegi gorenegi falan olmaz., dinde boyle bir esneklik yok.

Ben gozlemimi soyluyorum bu arada, dini hicbir ritueli takip etmedim, etmem.
0
cooperr
(03.04.23)
Kendi içinde tutarlı olmayan şeyler eleştirilir. Net. İşlerine gelince “hoşgörü” başkası yapınca “ama saygısızlık”
0
ruhen hastayim ben
(03.04.23)
Alkolün haram sayilmasi hälâ tartismali...
0
Yourcousinmarvinberry
(03.04.23)
Bana tezat gelmiyor, 1 ay boyunca nefsini kontrol ediyor insanlar, kimseye de bir zararı yok. Babam da 11 ay içki içerdi, ramazanda içmezdi. Fitre, zekat da verirdi ama hiç namaz kıldığını görmedim mesela, ha iyi bir müslüman mıydı bilemem ama son derece iyi bir insandı.
0
(03.04.23)
bunun çok basit bir sebebi var. başka konularda da olduğu gibi "elalem ne der" veya aile-iş yeri- toplumda dışlanmamak. namaz kılıp kılmadığını kimse bilemez, hacca gidip gitmediğini de, ya da diğer ibadetlerini de başkalarına görünmeden yapabilirsin. ancak ramazan ayında oruç tutmadığını görürlerse eğer muhafazakar bir çevredeysen sorun olabilir. benim açımdan milletin diğer ibadetleri yapmayıp da oruç konusunda hassas olmalarındaki en önemli kriter bu.
0
jepa
(03.04.23)
başkalarının yaşam tarzına ve inancına ikiyüzlüce dil uzatmadığı sürece bence kimsenin dini yaşama pratiğini eleştirmemek lazım.

inanç en başta kalp işidir. rasyonel bir zemini yoktur. bir insan allah'a inandığını, müslüman olduğunu söylüyorsa öyledir. bunu sorgulamak bildiğim kadarıyla şirk sayılır ki en büyük günah malum.

dinin kurallarına uymamak insanı "günahkar" yapar sadece. en düzgün müslüman bile günah işler. insanız. islam inancı zaten bunu söylemiyor mu? insanın mükemmel olması, allah'ın isteklerine kusursuz uyması mümkün değildir ama allah bağışlayıcıdır değil mi temel mantık? yani her şeyi yaratan bir tanrının buyruklarına harfiyen uyulabileceği inancı en başta günah olmaz mı?

insanları yargılamamak lazım. adam belki alkolik. belki istese de bırakamıyor. belki oruç tutmaya dayanamıyor. bu insan kötü olabilir, günahkar olabilir vs. ama kalbinde iman olan insan benim bildiğim müslümandır ve kul hakkı dışındaki her şeyin hesabını allah'a verecektir; haliyle onu inancıyla yargılamak büyük günah olur.

ben ateistim ama benim düşüncem bu şekilde. ben o yüzden kimseye "sen nasıl müslümansın" demem, tanrı olsun veya olmasın, o benim işim değil EĞER benim yaşantıma karışılmıyorsa. ben nasıl ki bunu demiyorsam onların da bana sen nasıl şusun busun vs. dememesini beklerim.

ha domuz eti yiyenlere hakaretler edip alkol tüketen adama zerre saygım yok. o ayrı bir konu. bu tam anlamıyla ikiyüzlülük, terbiyesizlik. ama "müslümanım diyorsun ramazan'da içki içiyorsun" diye bir şey yok. "allah affetsin" deyip geçmek bana göre hem islam inancında hem de insanlık olarak en doğrusu. biz kimiz ki bizi hiçbir şekilde etkilemeyen bir konuda, tamamen içsel ve dogmatik bir meseleyi irdeliyoruz? o adamın kendi derdi.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
bana tezat gelmiyor. oruc tutmak en kolay ibadet sekli. namaz kilmak gibi hergun surekli yapilan bir eylem degil. kuran okumak zaten kitap okumak, o da yok. digerleri zaten para gerektiriyor (zekat, hac). baktiginda bu kisiler icki icmek disinda pek cok diger gunahi da isliyorlar zaten. icki icmek gorece zevkli bir sey, diger kullanicinin dedigi gibi domuz etiyle kiyaslamiyorum. domuz etinin tadi kulturel olarak bize guzel gelmiyor. satisi yok, alismadigimiz bir tat. biraz balik gibi. yani domuz eti hayatimizda yer etmis olsaydi, icki icip domuz eti yiyip ayni zamanda oruc da tutarlardi. dini kurallara yuzde yuz riayet eden insan bulamazsiniz zaten. kimi %10, kimi %90. kimisi icki icip oruc tutuyor, birakin icki icmeyi kokusundan bile kaciyor veya bulundugu ortama girmiyor (dini nedenlerden oturu).
0
Sour
(03.04.23)
Tezat değil ki. İçkiden kaçınmak nasıl bir görev ise oruç tutmak da o şekilde farklı bir görev. Birini yapmıyorsun diye neden ötekini de feda edesin
0
KUCO
(04.04.23)
müslümanlığın en kolay aşaması domuz eti yememek. tıpkı akp'lilerin 29 ekim'i 23 nisan'ı çılgınlar gibi kutlaması gibi bir olay. o da cumhuriyeti sevdiğini göstermenin en kolay yolu.

neyse din ile siyaset işini karıştırmayalım duyuruda. ben hiç tezat olarak görmüyorum. başı kapalı olan ama tutmayan bir sürü tanıdığım da var. şirketin sigara içme alanı başı kapalılar ile dolu bu günlerde.
0
duster
(04.04.23)
bir günahı işlemek dinden çıkarmaz, günahkar yapar. günahın -sevabın hesabı allah'a verilecek. dert ediyorsanız o kişiye günahı bırakması konusunda nasihatte bulunun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.04.23)
zina yaptıktan sonra gusül abdesti alan da çok var.

benim bakış açıma göre zinadan sonra gusül abdesti almak = içkiyle oruç açmak.
0
1331c112
(04.04.23)
beş vakit namaz olmadan oruç tutmak bile bana tezat geliyor. ahirette ilk sorguya çekileceğimiz ibadet namaz. bir inşaatin kolonlarını dikmeden ara katları ya da duvarları yapılamaz. namaz dinin direği. namaz yoksa diğer ibadetlerin çok bir hükmü yok.
yıl boyu içki içip ramazanda oruç tutmak ise başlı başına bir tezat. biraz mahalle baskısından, biraz "diyet" niyetiyle aç kalmaktan bir farkı yok diye düşünüyorum ben.
0
faberkastelli
(04.04.23)
bu tezatlığın mümkün olabilmesi türklerin dine olan hoşgörüsünden gelmekteydi fakat akp ile birlikte bu yok olmaya başladı. şimdi herkes "gerçek müslümansan x yapamazsın" falan diye birbirini yargılıyor. o yüzden eskiden türkiye daha özgür bir memleketti. özgürlük endeksinin azalmasıyla böyle milletin birbirini yargılaması arasında bir korelasyon var.

aslında avrupa'da da dine bakış böyle. kimse rahibe gibi yaşamıyor ama inanan da var. bizim ulaşmak istediğimiz yer bu olmasına rağmen insanlar birbirini "türbanlı ama x" "camiye gidiyor ama y" diye yaftalıyorlar.

biz bunu yaparak geriye gidiyoruz. arabistan'a doğru. bunu yapan kişiler de avrupa'ya gıpta ile bakanlar. çok yaman bir çelişki.
0
bohr atom modeli
(04.04.23)
türk milleti din ne kadar kendine uyarsa uysun dini kendine uydurur. adam faiz haram diyor promosyona dokunmuyor, kredi kartı kullanıyor kredi çekiyor.
0
mikahakkinen
(04.04.23)
Kimse mükemmel müslüman değil, hepimiz günahkarız. Kimimiz içki içer, kimimiz zina yapar, çoğumuz faiz yer, daha da çoğumuz gıybet yapar.

Adam 11 ay içse, zina yapsa, faiz yese, her türlü harama bulaşsa da; demek ki hala imanı var.

İmanı var ama günahkar, Allah affedicidir, bağışlayıcıdır. Allah'ı inkar etmedikçe, ortak koşmadıkça, bağışlanmayacak günah yok neredeyse. Ama elbette ki "nasılsa Allah bağışlar" diyip her günaha saldırmamak lazım, ama nefs var, dayanamıyoruz yapıyoruz.

Ne yapalım şimdi? Günah işliyoruz diye imandan da mı çıkalım Allah korusun. Günahlarımızı terk etmeye çalışacağız, günah işlediğimizi bilecek ve Allah'tan af isteyeceğiz.

Unutmayalım ki ne kadar günahkar olsak da imanımızı koruduğumuz sürece umudumuz var inşaallah.
0
John Bloor
(04.04.23)
(9)

Bu fiyattan araba alır mıydınız?

Mcfly
Sorumuz şöyle;X markasının araçlarını personel indirimiyle yaklaşık %10 indirimli alabiliyorsunuz.Araca ihtiyacınız yok. Yakin zamanda da olmayacak.Aldığıniz araci 6 ay satmak yasak.Bu şekilde sadece yatırım amaçlı araç alır mıydınız ?
Sorumuz şöyle;

X markasının araçlarını personel indirimiyle yaklaşık %10 indirimli alabiliyorsunuz.
Araca ihtiyacınız yok. Yakin zamanda da olmayacak.
Aldığıniz araci 6 ay satmak yasak.

Bu şekilde sadece yatırım amaçlı araç alır mıydınız ?
0
Mcfly
(03.04.23)
Almam. Ana işim araç alım satımı değil. Şirkette başka işim var. Tali iş olarak da yapmak da istemiyorsam eğer. Gerek yok
Konsantrasyonumu ana işime veririm.
0
Ruprect
(03.04.23)
Alırdım neden almayayım günah değil bişi değil
0
olaylar olaylar
(03.04.23)
al 6 ay sonra satar bir tane daha alırsın.

millet bayiden araba bulamıyor. sana %10 indirimle veriyorlarsa araba da bulabilecek pozisyondasındır.
0
rain when i die
(03.04.23)
Yatırım için araba çok tartışmalı. Çok uzun anlatıp kafa ütülemeyeyim ama arabanın ederiyle, fiyatı aynı şey değil. Fiyat yıllar içinde artar enflasyon sebepli ama ederi düşer arabanın eskidikçe.

Kenarda nakitiniz varsa hele o nakiti başka bir yatırım enstrümanına hatta birkaç yatırım enstrümanına bağlamak daha mantıklı olabilir. Ama tabii koşullar, şartlar önemli.

Ancak şöyle bir durum var krediyle alacaksanız, arabanın da fiyatının daha vade bitmeden kredi geri ödemesini katlayacağını düşünüyorsanız, orada iş değişebiliyor. Orada bankanın parasını kullanarak para kazanma şansı doğabiliyor. Ama arabanın fiyatının ödediğiniz taksitler+kredi geri ödemesinin üstüne çıkması lazım.

Bu arada araba her şekilde ihtiyaç haline geliyor bir noktadan sonra yaş ilerledikçe özellikle
0
anten
(03.04.23)
Otv dilimine bagli, dolar arttiktan sonra dilimi artarsa kesin alirm
0
lapaz
(03.04.23)
sadece yatırım amaçlı almam, araba fiyatları inanılmaz şişti kesinlikle bir şeyler patlayacak yakında.
bineceksen alınır ama.
0
roket adam
(03.04.23)
durdugun yerde deger kaybeden birseyden yatirim araci olmaz.
araclar bir yatirim araci degildir..
0
cooperr
(03.04.23)
Piyasada tutulan bir arac ve peşin alabiliyorsam 6 ay icin çok düşünmeden alırdım.
0
essoist
(04.04.23)
Seçimden sonra ne olacağı belli değil ihtiyaç yoksa almazdım
0
mirty
(04.04.23)
(12)

Balayı lokasyon önerisi(vizesiz)

sacrilegious
Merhaba, temmuz ortası düğünümüz olacak. Sonrasında balayına nereye gidelim? Çok gezinmeden sakince kafa dinlemek istiyoruz ve vizesiz olması gerekiyor. Bütçe: max 60-70bin tl. Teşekkürler
Merhaba, temmuz ortası düğünümüz olacak. Sonrasında balayına nereye gidelim? Çok gezinmeden sakince kafa dinlemek istiyoruz ve vizesiz olması gerekiyor. Bütçe: max 60-70bin tl. Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.04.23)
sırbistan belgrad
mısır sharm el sheikh
0
9kuyruklukedi
(03.04.23)
karadağ
0
kablelvuku
(03.04.23)
belgrad degil kesinlikle. sicakta dumduz sehirde pismekten baska bisi yapilmaz
1- sharm 2- karadag
dharm el sheik daha ucuz o yuzden daha luks tatil olur. karadag ise kasaba usulu
0
ala09
(03.04.23)
60 bin lirayı belgrad'da harcarsanız yazın ortasında sıkıntıdan patlarsınız
keza mısır'a da temmuzda gidilmez gerçekten kavrulursunuz :)
karadağ olabilir ama oranın da pek bir olayı yok bence, otelleri de öyle bizdeki gibi çok iyi değil. geri kalmış balkan ülkelerinin sahilli olanı.

gezmek istemiyorsun, vizesiz olsun diyorsun, bu bütçeye en uygun ve en pişman etmeyecek seçim yine kıbrıs olur. hatta otel de söylüyorum kaya artemis. zaten oteli bitirmesi 2-3 gün sürüyor.
0
roket adam
(03.04.23)
roket adam +1
saydığın ülkelerde sıkılırsın. kıbrıs a git daha iyi.
amsterdam olur prag olur buralar fark yaratır ama yok ben ucuza kaçayım derseniz bu balkan ülkelerinde sıkılırsınız.
0
seyduna6687
(03.04.23)
sharm el sheikh, o bütçenin yarısı yeter
0
tiny penny
(03.04.23)
Roket adam +1 demeye geldim ben de. İlla vizesiz olacaksa sayılan yerler yerine Kıbrıs'ta güzel bir otelde bol dinlenmeli tatil yapmak bence çok daha mantıklı. Keza Türkiye içinde de iyi bir otelde kalınabilir.

Vize alırız deseydiniz farklı farklı bir sürü alternatif olabilirdi.
0
fraise
(03.04.23)
roker adam +1 bence de.

dugun telas ivir zivir inanilmaz yorucu zaten, en guzeli sonrasinda bi otele gidip dinlenmek. birakin hersey sizin ayaginiza gelsin, siz dusunmekle planlamakla ugrasmayin.

herhangi bir yere gezmeye giderseniz zannettiginiz sakinligi bulamayabilirsiniz. o gun ne yapilacak, nereler gezilecek, nerelerde ne yemek yenecek vs planlanmasi gerekiyor hep.
0
taurina
(03.04.23)
vizesiz gidilebilen yunan adalari vardi eskiden, bodrum'dan kos falan. Ben olsam yunan'a kacarim..
0
cooperr
(03.04.23)
vizesiz gidilebilen yunan adası şu an yok. kapı vizesi de yok.
0
roket adam
(03.04.23)
Misir’da temmuz’da pismekten olme ihtimaliniz var. Agustos sonunda urdun’e gittim cekilecek dert degil.

Belgrad’i zaten gecin.

Bence Karadag’in denizi hic guzel degil, balayi gecirilmez yani fikrimce.

Bence de Kibris’ta iyi otel. Denizi guzeldir, konforludur vs. Digerleri baska zaman kisa tatillerin lokasyonu.
0
nefertarii
(03.04.23)
Balayı konsepti itibarıyla lüks olması gereken bir şey gibi geliyor bana. Eğer öyle değilse Güney Amerika’da birçok vizesiz ülkeye akarsınız bi hafta on gün takılırsınız.
0
vedatchilipeppers
(04.04.23)
(4)

Linkedin'de Dikkat Çekmek

Take it away honey
Dostlar merhaba,Mesleğimde 10 yılı birçok büyük ve önemli proje ile devirmiş bir inşaat mühendisiyim. Linkedin profilimi çok iyi ve ingilizce olarak doldurmama rağmen yurtdışından hiç geri dönüş alamıyorum. Mesleki olarak olabilir belki ama Linkedin profilini nasıl daha dikkat çekici yapabilirim? İş
Dostlar merhaba,

Mesleğimde 10 yılı birçok büyük ve önemli proje ile devirmiş bir inşaat mühendisiyim. Linkedin profilimi çok iyi ve ingilizce olarak doldurmama rağmen yurtdışından hiç geri dönüş alamıyorum. Mesleki olarak olabilir belki ama Linkedin profilini nasıl daha dikkat çekici yapabilirim? İşe alım uzmanları ana hedefim bu arada
0
Take it away honey
(03.04.23)
Opentowork etiketi ekleyebilirsiniz
Yetenek testlerine girip sertifika alabilirsiniz llinkedinin düzenlediği
varsa sertifikanız onu yükleyin
önyazı yazın profilinize.

bunların hepsi var ama hiçbir linkedin iş başvuruma dönüş alamadım bence beni dinlemeyin
0
kablelvuku
(03.04.23)
kablelvuku +1, profilimde herşeyim tam. 200 başvuru yapıyorsam 1-2 tanesine dönüş yapılıyor. subredditlerde gördüğüm kadarıyla yurtdışındakiler de benzer dertlere sahip, bize özel olan bir durum değil.

edit. inş müh değilim, tamamen farklı bir sektör için yazdıklarım.
0
mrtkp1234
(03.04.23)
insaat muhendisliginden istenen ulkeden ulkeye ciddi degisiklik gosterioyr, ayrica gidecegin yerin kodunu bilmiyorsan daha once hangi projelerde calistiginin pek bir onemi yok..meslek gocmeye pek uygun degil bence..
0
cooperr
(03.04.23)
open to work koymamak daha iyi,
0
camussar
(03.04.23)
(13)

Eşinizin siz öldükten sonra...

dissendium
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini is
Merhabalar. Çok yakın bir zaman önce rahmetli ve ünlü bir şarkıcının doğum günüymüş. Eşi olan hanımefendi kendisini anmayı ihmal etmemiş. Eşi kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmiş. Yeni eşi bu anmadan rahatsız olmamış gördüğüm kadarıyla. Siz öldükten sonra eşinizin başkasıyla evlenmesini ister miydiniz? Ya da eşiniz öldükten sonra evlenir miydiniz? Ya da birinin yeni eşi olsanız ve eşiniz rahmetli eşini ansa bu sizi rahatsız eder miydi?

Şarkıcı eşine belki bir sürü şarkı yazdı. Zamanına göre anlamlıydı ama şu an çok boş geliyor bana. Ölenle ölünmez, kimse tek yaşamak zorunda değil gibi bir sürü şey sıralanabilir. Bunlar zaten bilinen şeyler. Ama bir tarafta kulağa çok sağlıklı gelmese de bir ihanet, bir değersizlik duygusu oluşmuyor mu? Kimsenin mutluluğunda gözüm yok bu arada. Umarım mutlu yaşarlar. Hatta eşinize ve size sağlıklı ve uzun ömürler. Ben burada çok temel bir kıskançlık duygusundan bahsediyorum.
0
dissendium
(03.04.23)
Ben mutlu olmasini isterdim. Sonucta ben canliyken birakip gitmis degil, olmusum yapacak bi sey yok. Sonsuza dek aci icinde takilip kalmasi, devam edememesi uzerdi beni.
0
aguen
(03.04.23)
Eşimin ölümümden sonra başkasıyla evlenmesi hakkında konuşacak olursam, yani kimse şen şakrak, hevesli bir şekilde aman da eşim ben ölünce gitsin başkasıyla evlensin diyor olsun sanmıyorum. Sonuçta burada bir mecburi ayrılık söz konusu. Önce bunu kavramak gerekiyor. Ben ölüyorken tutup da eşimin önünde artık ne kadar hayat varsa oturup benim yadımı tut, hayat da senin için burda bitsin artık demeye ya da bunu hissettirmeye utanırım şahsen. Bence bu ayıp bir şey. Ha tabi başka biriyle mutlu olacağını düşünüp sevinmem de. Sadece en azından hayatına devam edebileceğini düşünüp içim rahatlar. Bunlar birbiriyle iç içe ama birbirinden ayrı konular.

Diğer konuysa tamamen insanlar ve onların amaçlarıyla ilgili. Herkes aynı şeyi aynı amaçla veya aynı şekilde yapmıyor ki, normalde temiz kalple eski eşini andığına inanıyorsam rahatsız olmam, aksine güvenim artar. Ama başka hesaplar peşinde olduğunu hissetssem rahatsız olurdum. Her iki durumda da ihanet duygusu hissetmem.
0
akhenaten
(03.04.23)
kayahan'ı anlatıyorsun sandım açıkçası :) evet ben ölürsem eşimin hayatına olması gerektiği gibi devam etmesini isterim. kimse ben erken ölürsem, kendisi ölene kadar benim yasımı tutmasın, aksi bir düşünce çok bencilce olur. keza evlilik de hayatın içinde, gerekirse evlenebilir.
0
roket adam
(03.04.23)
sevdiceğimi her şeyden çok seviyorum. sıklıkla derim ben erken ölürsem mutlaka evlen ama çocuklarımın hakkını ihmal etme diye ahahahhaha.

bence bir insan ölünce bitiyor işte her şey. geride kalanın ise hayatı devam ediyor. eğer hissedilecek bir şey olursa onun mutluluğunu hissetmek isterim.

büyük konuşmiyim ama ben evlenmem bu arada.
0
Hallegadola
(03.04.23)
ben öldükten sonra eşimin, sabah akşam yas tutması, yemeden içmeden kesilmesi, sersefil ortada gezmesi ahirette kemiklerimi nurla dolduracaksa isterim tabi. ama sanmam öyle olacağını. o yüzden eşim dahil tüm insanlar için huzurlu bir hayat dilerim.
0
sanemz
(03.04.23)
Ben eşimin evlenmesini isterim yaa, tek kalmasını hiç istemem, üzülmesini karalar bağlamasını hiç istemem :( zaten benim minnoşum daha karabiberle kimyonu ayırt edemiyor, yalnız kalamaz :(
0
turuncu tonlarda
(03.04.23)
Ölüm geride kalanlar için büyük bir olay, yani biz erkekler için o kadar travmatik oluyor mu bilmiyorum, aranızda hiç babası ölen oldu mu annenizin durumunu gözlemleyebildiniz mi onu da bilmiyorum ama babam ölmemiş olmasa muhtemelen ben de "evlenmesin ya" bencilliği yapardım ama babam öldükten sonra gördüm ki o psikolojiyi atlatabilmesi biraz daha mutlu olabilmesi için keşke annem evlenseydi diyorum, yani tabii üstünden yıllar geçti hayata küsmedi şu anda da gayet sağlıklı ama ne gereği var yani "ölüm onları ayırana dek" mutlu yaşamışlar işte, sonradan neden mutsuzluğa mahkum olsunlar ki? Ben öldükten sonra da aynı şekilde eşimin evlenmesini mutlu olmasını hayatına kaldığı yerden devam etmesini isterim, normal olan bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
gercek sevginin, biriyle birlikte olsaniz da olmasaniz da karsinizdaki kisinin gercekten mutlu olmasini istemekle epey ic ice oldugunu dusunuyorum. bunu karsimdaki icin gercekten isteyemiyorsam da gercekten sevdigimi degil, ego kaynakli bir bencillik ve sahiplenme hissi oldugunu ve esasen kendi kendimi degersiz gormem ve karsimdaki evlenmesin de ne kadar degerli oldugumu kanitlasin gibi bir yerden geldigini dusunurdum sanirim. yani olumumden sonra bile, degerimi 3. kisilerin insiyatifine biraktigimi fark eder, yasarken bunun uzerine kafa yorardim sanirim. dolayisiyla, hele de ben oldukten sonra cok cok cok mutlu olmasini isterdim.

ayrica, o dediginiz ihanet duygusu ve gecmise aniya deger vermeme duygusu zaten, yasanmislik ne kadar guzel ve biricikse siz isteseniz de istemeseniz de olusuyor. yasamayan bilmez. yasayan biri olarak, sevdigim hic kimsenin de boyle bir aci cekmesini istemem. basiniza gelmeyen hakkinda atip tutmak hakkaten kolay.
0
kassiopeia
(03.04.23)
Ben öldükten sonra kim ne yapıyorsa yapsın. Ben öldüm diye eşim de yaşarken mi ölsün? Eşimin, eski eşini düzenli olarak anmasından rahatsız olurum ama bir yerden sonra. İlişkide sessiz 3. kişi var ve eşim asla tamamen benimle/bende değil gibi hissettirir.

Ünlü bir eski eş başka tabii. Onu çok fazla kişi anıyor. Michael Jackson öldüğünde eski eşi falan yoktu ama ölüm gününde 1412512 milyar kişi anıyor kendisini. Orada biraz farklı.
0
nawar
(03.04.23)
ben evlenmezdim. benden sonra herkes canı ne isterse yapsın.
0
gabe h coud
(03.04.23)
bu tamamen olayin nasil gelistigine gore degisir.

kayahan uzerinden gidersek, ipek zaten kayahan'in asik oldugu milyonuncu hatundu buyuk ihtimal, ergenler hatirlamaz ama ben "sari sekerim" ile savanora'da yaptigi dugunu net hatirliyorum. gider ayak taze bir ceviz daha kiralim dedi, hatun da gelecegini dusundu peki dedi. Kayahan'in benden sonra evlenmez diye dusundugunu sanmiyorum, evlenecegi belliydi.

Obur taraftan, diyelimki 20li yaslarda birisiyle evlenmisim. 40 sene evli kalmisiz, coluk cocuga karismisiz. Ikimiz de 60li yaslara gelmisiz. Ben geberdikten sonra hatun gidip biriyle evlenirse, obur tarafta yanima geldiginde soyleyecek iki cift lafim olur.

Bir tanidigimiz 40 sene evli kaldiktan sonra kocasini kaybetti, birakin baskasini bulmayi 1 sene yas tuttu hatun, surekli siyah giydi, makyaj yok vs..saygi duyulacak bir hareket bu, olmasi gereken budur..
0
cooperr
(03.04.23)
ahiret inancı olan birisi değilim, öldükten sonrasının tıpkı doğmadan önceki gibi olacağına inanıyorum. o açıdan eşimin ben öldükten sonra yapacaklarıyla ilgili hiçbir kaygım/düşüncem yok. kaldı ki öteki taraf inancım da olsa sanırım önemsemezdim - ben iyi anması, kalbinin bir köşesinde hayatına dokunmuş önemli birisi olarak görmesi güzel geliyor kulağa ama onun dışında benimle ölsün istemem. gönlüne göre birini bulacaksa, hayatının geri kalanını mutlu ve iyi geçirecekse evlensin. ölmüşüm yav aklı bende kalsa kime ne faydası olacak. güzel hatırlasın, hatırama sahip çıksın yeter. onu yapmasa bile bana ne, ölüyüm çünkü.

ben şu yaşta eşim ölse muhtemelen 5-6 yıl filan toparlayamam ama gerçek şu ki insan özellikle yaşlandıkça yol arkadaşına ihtiyaç duyuyor. belki tekrar aşık olurum, belki sadece kendim gibi birisiyle bir hayat paylaşmak için o yola girerim... bilemiyorum. karşıma çıkacak kişiye bağlı. eşim ölünce "aaa ne güzel karım vardı lan, olmadı böyle. iyisi mi yine evlenem" diye düşünmem ama bir noktadan sonra önüne bakmalı insan. önünde başka bir evlilik mi, aşk mı, asla bitmeyen bir acı ve yalnızlık mı olur orasını bilemem elbet.

birlikte olduğum kişinin eski eşini anması konusu da beni rahatsız etmezdi. ben 28 yaşındayım, şu an olsa üzer belki evet çünkü genciz, eşimin "hayatının aşkı" olmak, ilişki anlamında onun hayatına girmiş en özel insan olmak isterim. olamamak biraz burukluk yaratır sanırım. ama 35-40'tan sonra öyle olmaz diye düşünüyorum. hatta aksine hoşuma bile gidebilir eşimin eski kocasına vefa duyması, onu iyi anması. neticede adam ölmüş yani kalkıp ona kaçacak hali yok ki, kıskanacağım biri değil. "ne iyi kadın lan ben ölünce beni de özler herhalde" derim herhalde.

şahsi görüşümce hayat ne yazık ki romantik komedi tadında değil, öyle rüya gibi ilişki yaşayan insan sayısı yüzde 1-2 filandır. o açıdan ben vefalı, dürüst, sevgili, saygılı kadına tavım. eski kocasını özlesin, ben ölünce evlensin vs. bunlar zaten ilişkiyi ilgilendiren şeyler değil pek; denklemden en az bir kişi çıkınca oluşan ihtimaller. o yüzden o açıdan kafam rahat.
0
mark greg sputnik
(03.04.23)
Evlenmezdim, onun da evlenmesini istemezdim. Anlaşamama vs gibi bir durumdan ilişkimiz bitmemiş ki, öyle olsa hayatına devam etme kafasını anlıyorum. Ama hayat arkadaşım ölmüş, yani nasıl evlenebilirim ki.
0
kafasizbiri
(13.04.23)
(13)

topuklamak kelimesini kaçmak anlamında kullanabilir miyim?

stanhiver
Ben topuklayacağım yarım saate gibi bir kullanım doğru geliyor mu size?edit: gitmek diye anlaşılıyorsa o da olur. Argodaki kaçmaktan bahsediyordum zaten başlıkta.
Ben topuklayacağım yarım saate gibi bir kullanım doğru geliyor mu size?

edit: gitmek diye anlaşılıyorsa o da olur. Argodaki kaçmaktan bahsediyordum zaten başlıkta.
0
stanhiver
(31.03.23)
gelmiyor.
0
dr doofenshmirtz
(31.03.23)
topuklamak gitmek demek. kaçmak demek değil. kaçmak için naşmak diyebilirsin.
0
alperz
(31.03.23)
cümleden anlaşılıyor söylemek istediğiniz yanlış değil. uçacağım, kaçacağım, topuklayacağım, fırlayacağım vs. vs. hepsi aynı anlama çıkıyor. ne kadar doğru orası başka.
0
gule gule
(31.03.23)
Topuklamak "kaçmak" demek diye biliyorum ben, o yüzden olmaz. Kaçmanın ani olması lazım, yarım saat sonrası için "gitmek" kelimesini kullanmak lazım.

He yarım saat sonra "gideceğim" yerine "kaçacağım" diyebiliyorsun gerçi ama o kaçmak bu topuklamaktaki kaçmak değil gibi.

Oyum olumsuz.
0
plutongezegendegilmi
(31.03.23)
topuklamak deyince aklıma kaçmak geliyor benim. olur yani.
0
sir gawain
(31.03.23)
topuklamak hizli bir sekilde kacmak anlaminda bir sozcuk, anlik bir eylemi ifade ediyor. topuklayacagim ileriye donuk bir eylem ifade ettigi icin kelimenin ifade etmek istedigi amacindan uzak oldugunu dusunuyorum. topukla, topukluyorum, topukladik bunlar uygun bence ancak topuklayacagim cok uygun gelmedi. l&m'de yavuz'un "topuk topuk topuk" demesi hep "o anda" polisten ya da uygunsuz bir durumdan kacmak icin kullanildi :)
0
tahtakafa
(31.03.23)
sıvışmak olabilir belki
0
astronom bey
(31.03.23)
kullanabilirsin herhangi bir hata gormuyorum ben.

"mesai biter bitmez ben go brr" da diyebilirsin
0
avatar is back
(31.03.23)
Atın gitmesi için binici onu topuklar.

İnsan da argoda kendine topuklama yapar. Kaçmak manasındadır.
Aslında bu insanın kendisi için yaptığı bilinçli bir şey değildir. Sıkışık anlarda o bölgeden hızla uzaklaşmak gerektiğinden, topuklar basenlere çok kısa sürelerde temas eder.

Şener Şen'in ağa rolündeki o kaçışı hala hafızlarda
0
diyecevaplandı
(31.03.23)
Belki yanlış ama en çok “ uzamak “kullanılıyor .
Sizin cümle için .

Zılmak , sıvışmak , uzamak .
Topuklamak pek yerinde gelmedi bana .
0
dunyatuhaf
(31.03.23)
ben uzayacagim derim oyle bir durumda.

bir seyi batirdiysam, ve oradan sivismaya calisiyorsam o zaman topuklayacam derim..
topuklama bulundugun ortamda bir "sikinti" oldugunu ima ediyor..
0
cooperr
(31.03.23)
topuklamak birinden veya bir şeyden kaçmak anlamına geldiği için doğru gelmiyor.

mesela sevmediğiniz biri ortama intikal etmeden gidecekseniz topuklamak olur ama durduk yerde topuklamak doğru tınlamıyor.

sadece kaçmak için, uzamak yeterli. illa alternatif olacaksa tabanlamak belki...
0
jimjim
(31.03.23)
"Gitmek" sözcüğünün esprili bir alternatifi gibi kabul ediyorum. Tıpkı "topluklamak"ta olduğu gibi "kaçmak" sözcüğünde de, bir beladan veya sıkıntıdan uzaklaşılıyormuş iması taşıyan benzer tarzda şakalı bir anlatım yok mu zaten? Nasıl ki "kaçmak" sözcüğü "gitmek" anlamında kullanılabiliyorsa "topuklamak" da aynı biçimde kullanılabilir pekala. Ben bir yanlışlık görmüyorum.
0
huçi kuçi
(31.03.23)
(10)

yıkılan şehirler nasıl olur, uzun binalar olmaz de mi artık?

sanemz
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursala
depreme dayanıklı olmasının kat sayısıyla ilgisi yok diyen de var ama merak ettiğim yine mimari istanbul depremi gibi boşverilir aynı düzende mi kurulur.
olmaz diycem de geçen biri yazdı burda 17 ağustos depreminde de aynısı denmiş ama şimdi istanbul gökdelenden geçilmiyor. keşke aklı başında kursalar bari.
0
sanemz
(30.03.23)
Temelini sağlam yapıp malzemeden çalmazsan yapılır neden yapılmasın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.03.23)
Gölcük depreminden 10 sene sonra herşeyi unuttuk. B
Bundan da 10 sene sonra her şeyi unutacağız.

Arazi ve bina konusunda bu kadar fazla rant ve bizde de bu cehalet olduğu sürece bir şey değişmez.

Selin yıktığı dere yatağındaki binayı aynı yere kondurmuyor muyuz?
0
Mirket
(30.03.23)
Bu tip sözler çok klasikleşti ama uygun zemine uygun binayı uygun şekilde yapmak esas olan. Ben hiçbir depremde şaşalı bir göktelenin yıkıldığını görmedim mesela, belki vardır.

11 Eylül'de 2 tane uçak çarptırdılar mesela yıkmak için.

Deprem dalgalarının niteliği de çok önemli, şu videoya bakın.

youtu.be
0
akhenaten
(30.03.23)
gökdelenler bilinenin aksine depreme çok daha dayanıklı yapılar. 5-10 katı geleneksel yöntemlerle yapabilirsin ama 40 katı arkasında destekleyici ciddi bir ekip ve çalışma olmadan ayakta bile tutamazsın. türkiye’de büyük şehirlerde nüfus artışı bu seviyede olduğu sürece dikey mimarinin alternatifi yok.
0
roket adam
(30.03.23)
Depreme 3 katlı betonarme bina yerine uygun zemine doğru mimari ve mühendislik ile çalışılmış 30 katlı çelik konstrüksyonlu, radye temelli, sismik izolatörlü 2018 sonrası yapılan gökdelende yakalanmayı tercih ederim. Neden uzun binalar olmasın? Dikey yapılaşmanın birçok sorunu var ama deprem bunlardan biri değil.
0
nawar
(30.03.23)
ya rönesans rezidansı görmediniz mi tuz buz oldu. ay yok ben oturamam artık şu saatten sonra çok katlı binada, büyük konuşmayım Allah esirgesin. hem ayrıca ben deprem az olan bi yerdeyim ama maraş depremi burda bile hissedildi yukardakiler daha çok sallandık dediler.
0
🌸sanemz
(30.03.23)
Ulkenin yuzde 60'inin asgari ucretle calistigi ve asgari ucret'in 300 dolar oldugu ulkede herkesin mustakil evde oturmasini daha cok beklersin kanka.
0
baldur2
(30.03.23)
rönesans rezidans gökdelen değildi.
0
mark greg sputnik
(30.03.23)
rönesans dediğin yer 11 katlı normal apartman, gökdelen dediğin en az 30-40 katlı olur.
0
roket adam
(30.03.23)
dayanikliligin kat sayisi ile alakasi yok. sikinti rant ve ahlak cokuntusu.

turkiye'deki en guvenilir binalar gokdelen sinifindaki yapilar. kat sayisini 3'e de dusursen, amele kafasiyla yaparsan ve hicbir denetime tabi tutmazsan yine cokecektir.
0
cooperr
(31.03.23)
(4)

Hemen macbook alayım mı?

hadi ya la
Uzun zamandır takipte olduğum MacBook Air M2 24 bin liraydı, sipariş veririm diye düşünürken bir anda 28.318 TL oldu. Yurtdışı sitelere baktım, daha da düşmez bunun fiyatı. Bilgisayarımın ekranı kırıldı zaten, ihtiyacım da var. Amazon’da şu an M1 18.790 TL. Ne yapsam, telaşlı bir şekilde hemen M1 mi
Uzun zamandır takipte olduğum MacBook Air M2 24 bin liraydı, sipariş veririm diye düşünürken bir anda 28.318 TL oldu. Yurtdışı sitelere baktım, daha da düşmez bunun fiyatı. Bilgisayarımın ekranı kırıldı zaten, ihtiyacım da var. Amazon’da şu an M1 18.790 TL. Ne yapsam, telaşlı bir şekilde hemen M1 mi alsam onun yerine? :(
0
hadi ya la
(30.03.23)
Türkiye'de en ucuz satan PT.com.tr'de bile 20600 olmuş M1, o fiyat iyi. Al geç bence zaten M2'nin base modelinin ssd hızı düşük. İşlemci performans farkını da pek anlayabileceğini sanmıyorum. Mesela m1 16gb ram'li olanı alsan daha iyi bir yatırım yapmış olursun.(yani m2 yerine m1 ama ram'i yüksek mesela)
0
nhk ni youkosu
(30.03.23)
M1 iyi, üzmez. Al.
0
synesthesia
(30.03.23)
yapistir gitsin..
0
cooperr
(30.03.23)
Bana en ufak işlem gücü farkı bile ciddi fayda sağlar demiyorsan M1 almanda hiçbir sakınca yok. Kasa eski, bileşenler bir nesil eski ama halen piyasanın en iyi Windows cihazlarının altından girer, üstünden çıkar.

Güle güle kullan.
0
mada
(30.03.23)
(21)

Arabanızı kilitlerken tuşa bir kere mi basıyorsunuz ?

garavel
Soru basit, yoksa benim gibi dönüp dönüp 3-4 kere basıyor musunuz eve girene kadar kilitlendiği halde..
Soru basit, yoksa benim gibi dönüp dönüp 3-4 kere basıyor musunuz eve girene kadar kilitlendiği halde..
0
garavel
(29.03.23)
elimde poşet falan varsa, kafam meşgulse bazen kilitlendiğinden emin olamıyorum ve tekrar kumandadan kilitlediğim oluyor. Normalde kapıdan kilitliyorum ama, kumanda hep çantada, cepte oluyor.
0
orient blue
(29.03.23)
2 kez basiyorum. once arabadan inip kapiyi kapatinca, sonra arabadan biraz uzaklasinca bi daha.
0
taurina
(29.03.23)
Basılı tutunca aynaları kapatıyor. Bakıyorum ayna kapanmadıysa 2., 3.kez basıyorum.
0
heritage
(29.03.23)
1 kez basıp kapı açma deneyi yapıyorum. bazen sadece bi kere kapatıp gidiyorum
0
ala09
(29.03.23)
otomatik kapanıyor. basmıyorum
0
glamdr1ng
(29.03.23)
şahsen aynalar kapanıyor, kilitlendiği %100 ama emin olamıyorum ne hikmetse. kapıyı kontrol amaçlı açma atraksiyonuna da giremiyorum keyless var.. obsesif miyim acaba
0
🌸garavel
(29.03.23)
Bir kac kere basmam zaten algilayinca sesten veya farlardan anliyorum.

Ama şeyi cok sık yapıyorum, iner inmez kitlemisim ama unutuyorum kafam doluyken.

20 metre uzaktan ulan acaba basmis miydim deyip uzaktan tekrar basiyorum.

Yalniz şey yapan varmis dikkat edin. Siz kitlemeden veya otomatik kitleniyorsa da siz cok uzaklasmadan birisi sizin ters tarafiniza egilerek saklanip siz kitlemeden kapinin birini sessizce azicik aciyorlar. Siz kitledim sanip uzaklastiktan sonra icine giriyorlar.
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
Eski arabam otomatik kitleniyordu 1dk sonra, o yuzden tek basıyordum.
Su anki arabda bazen kitledigimi hatirlamayop yürürken tekrar bastigim oluyor.
0
stavro
(29.03.23)
iki kere, ikincide kornayla "kitledin kardesim kitledin" tribi atiyor, o sekilde emin oluyorum.
0
cooperr
(29.03.23)
uzaktan 2-3 kere basarım. basınca o sinyallerin yanıp söndüğünü görmem lazım.
0
bisorumvargaliba
(30.03.23)
1 kere basıp yoluma devam ediyorum.
0
nawar
(30.03.23)
Ahah ha bu kişi tek benim sanıyordum :))

Yalnız olmadığımı gösteren soru ve cevaplar için en kalbi şükranlarımı sunarım.

Yukarıdaki cevapların pek çoğunu yerine ve zamanına göre uygulamaktayım. Uzaklardan hatta bazen evin camından bile farlarla göz kırpışmak muhteşem bir huzur :)
0
epitaf
(30.03.23)
benim arabada bir tane düğme var, bir kere basınca kilitliyor, tekrar basınca açıyor.

hadi sıkıyosa buna da iki kere bas. tek bsıp kilitliyorum, kapı kolunu çekip kontrol ediyorum.

tekrar basarsan sıçtın, açıldı kapı.
0
kibritsuyu
(30.03.23)
bir kere. ayna kapanıyorsa okdir.
0
gabe h coud
(30.03.23)
"basınca o sinyallerin yanıp söndüğünü görmem lazım."
0
bir soru sorcam
(30.03.23)
Klasik OKB, yapmamaya çalışın.

Şunu deneyin, kapının birini tam kapanmadan, yani bir kapı açıkken kumandaya basın ve bakın bakalım aynalar kapanıyor mu?

Eğer kapı açık unutulduğunda, kumandaya basınca aynalar kitlenmiyorsa (ki genelde böyledir) şüpheye düşmenize gerek yok.

Kumandaya basın ve aynaların kapandığını görürken bir elinizle de kolu kontrol edin.

Sonra eve doğru giderken illa ki bi döner bakarsınız, aynalar kapalı görünüyorsa kilitlidir zaten.

Kumandaya 3-4 kere basmak, pilin ömrünü 3-4 kat azaltmaktan başka işe yaramayacak.
0
John Bloor
(30.03.23)
kapı kolu çekmek +1

fiziksel olarak o eylemi yapmak hatırlamayı da kolaylaştırıyor. (kilitledim mi diye geri dönüyorsan :D)

bir de herkes şu hikayeyi duymuştur sanırım, bi şekilde sinyali kesip kilitlenmesini engelliyorlarmış arabayı çalamasalar bile bagajda vs. ne varsa yürütüyorlarmış. Böyle laptop çalındığını duydum ama araba kilitlendim derken neden kilitlenmiyor o işi nasıl çözüyorlar ilk ağızdan dinleyemediğim için bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(30.03.23)
Kilitlenme sesini duyarsam bir kere basarım, gürültülü bir yerse ve sesi duyamadıysam sadece sinyallere bakarak uzaklaşmam çünkü kapılardan birisi açık kaldıysa da sinyaller yanıyor ama kapı açık kalıyor. Bu durumda elimle kontrol ederim.

Ayrıca ar-ge'ci olduğum için elimizde ekipman var, şirket araçlarının kumandalarını hack rf one ile test ettik, mevcut sinyalleri kopyalayıp tekrar oluşturduk. Linea ve dacia'ları çalması çok kolay, aynı kodu her seferinde kabul ediyor :)

Diğer araçların bazılarında aynı kodu tekrar kullanamıyorsunuz, bazılarında ise saate bağlı bir üretme algoritaması olduğundan bir süre sonra kod geçersiz kalıyor.

Bunları bildikten sonra bazı marka ve modellerde dönüp kontrol etseniz de fayda etmeyeceğinin farkında olmak baya kötü hissettiriyor :)

Fiat gurubunda arabada değerli bir şey bırakmamaya çalışın.
0
kimlanbu
(30.03.23)
@kimlanbu, bu çok bariz bir güvenlik açığı değil mi nasıl üretime onay alıyorlar :/
0
ananiyimioguz
(30.03.23)
1 kere basıp kapiyi da elimle yoklarim. Tamamdir.
0
wilhelmwasmuss
(30.03.23)
eski opel aracımızdan kalan alışkanlık olarak 2 kez basıyorum sürekli.

bunu çoğu kişi bilmez. opellerin bir kısmında çift kilit mekanizması vardır. kilide iki kez arka arkaya basınca kapı içerideki koldan açılmaz. yani birisi camınızı kırıp, kolunu sokup içerideki kapı mandalından kapıyı açmaya çalışırsa açamaz. o cam kırıklarının içinden girmek zorundadır, ona da çoğu hırsız yanaşmaz.

o yüzden sanki aracımda varmışçasına çift basıyorum kilide.
0
artci sarsinti
(30.03.23)
(8)

karsi cinste yas sınırınız kac?

ala09
gerci burada dikkate aldigim kim varsa evli falan ama yine de gorusleri merak ediyorum. bana gore 18 yas alti yasal degil ama durtusel olarak ergenlige girmis sevisme yetisi olan belki de sevisen insanlarla iliski yasamak dogal geliyor. bunun ahlaki siniri ya da sizin siniriniz ne? kucukten ornek v
gerci burada dikkate aldigim kim varsa evli falan ama yine de gorusleri merak ediyorum. bana gore 18 yas alti yasal degil ama durtusel olarak ergenlige girmis sevisme yetisi olan belki de sevisen insanlarla iliski yasamak dogal geliyor. bunun ahlaki siniri ya da sizin siniriniz ne? kucukten ornek verdim ama kendimden 20 yas buyuk birine de babam gibi bakiyorum o daha ahlaksiz geliyo sjsjj yasal olan hepsi ahlakli geçer tabii de kendime gore olani belirttim.
not: yasal sinirlar disinda bir sey yasanmadi. gecen bir youtuber farketmeden liseli biriyle cikmis bundan bahsedince hepimizin basina gelebilir(!) diye dusundum de

anlatim bozukluklari icin sorry
0
ala09
(27.03.23)
Güzel soru.
18 aslında sadece yasal bir sınır. Tam olarak neden 18 olduğunu bilmiyorum. Eskiden 15 yaşındaki birinin sorumluluğu şimdiki 18 den büyüktü. Hayatıyla ilgili aldığı kararlar da öyle.
Daha doğru cevap için 18 sınırının olmadığını düşünelim.

Doğrusu bana 25 26 ki yaşlar bile çok çocuk geliyor. Hayal dünyamda ideal Aralık 29-41 sanırım.

Ama işin ahlaksızlık boyutu ise yaşla değil de kendi iradesini kullanmayacak birisi olmasıyla ilgili.
35 yaşında zihinsel engelli birini kandirirsan ahlaksız derim ama iki tarafta raziysa mutluluklar.
16 17 yaşında birirnin ise günümüzde bilinçli bir karar verebileceğini sanmıyorum ama fiziksel olarak gelişmeleri nedeniyle de bir insanın farknetmwden liseli biriyle çıkmış olması mümkün. Bunu fark etmediyse ahlaksız demem
0
kisa
(27.03.23)
Yaş küçüldükçe dönemler arasındaki algılama/olgunluk farkı da büyüyor. 1 yaşındaki bebekle 2 yaşındaki bebek arasındaki bariz fark gibi. Bu yüzden 18 hatta 20 yaş bana hassas geliyor. Olgun ve sağlıklı insanların bu yaş grubu ile kurmaya çalıştığı şey iletişimden çok istismar gibi geliyor bana. Örneğin 20k-35e gibi. Ya da 35k-20e. Fakat 17 - 18 yaşındaki gençlerin kendi aralarında ilişkiler yaşaması da doğal hatta gerekli bir şey bence. Çünkü bu sayede gelecek ile ilgili tecrübeler kazanıyorlar.

Ha benim sınırım neydi peki ben bunlara çok mu uydum, hayır. İçimde her zaman olduğunu bildiğim bir dürtü yüzünden karşıma her yerde çıkan 30 yaş üstü adamlar diyorum :d Gerçi artık bu sınır 40’a dayandı.
0
ruhen hastayim ben
(27.03.23)
yasimin hep ilerisinde fikirlere sahip olmama, icimin cogu zaman 65 yasinda olmasina rağmen kendimde bile 25-26 yaştan sonra büyük farkliliklar gozlemledim. sayiya takilmiyorum. 24 yasinda bir insan ile konusabilirken 29 yasinda bir insandan kaçmak icin bahane arayabiliyorum. yine de universite bitip birkac yil calisip para kazanmaya kadar olan donemin yeterli olmadığını boyle iliskilerin de inkar edilse de istismara dayali yahut cesitli fantezi ya da eksikliklerden kaynakli olduğunu düşünüyorum.
sayiya takilmanin anlamsizligini soyle de anlatabilirim. bizde sinir 18 (neden bilen yok) kuzey ulkelerinde 15 hatta 14. ben 18 iken de 18 cok cocuktu.
Örneğin basiniza bir iş gelmemesi icin serh dustugunuz halde bence sizin icin resit olmayanlarla da iliski mümkün. Resit olmayan bir insandan etkilenmek ve bunun sonucunda kendi etik, vicdan hesabinizi yapmak ayri bir konu iken siz genel olarak bunun olabilecegi imajini ciziyorsunuz. o yaslardaki halinizi dusunurseniz seksi kafanizda konumlandirisiniz, boyle bir duruma olumlu ya da olumsuz yaklasiminiz, bu karari alirken dusuneceginiz, oncelleyeceginiz olgularin guvenilirligi ve sonrasinda size olacak etkilerinin çok sağlıklı olmayacagini onaylayacaginizi düşünüyorum. İsbu halde yeterli olgunluğa erismeme ihtimali yüksek bir yas grubu icin bu durumu uygun gormek istismar ve basit bir fantezi ya da arzunun bencilce tatmin edilmesinden baska bir sey değil.
bir anlam ifade edecekse 33e.
0
sparkle kiddle
(27.03.23)
Kendimden küçük biri ile düşünmüyorum. Eskiden +10 yaşa tamamdım ama benden 10 yaş büyük de yaşlı geliyor artık. +4-5-6-7-8 ideal geliyor.
0
Amaranta ursula
(27.03.23)
Herhangi bir yas araligim yok neticede kadinlar her yasta baska bir dertle geliyorlar.

Ama seçme sansim olsaydi elbette 45+ isterdim hep.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.03.23)
ben 33'üm. sadece seks olarak düşünüyorsan, insanın kimden hoşlanacağı belli olmuyor. 18-20 çok küçük yaşlar ama çok çekici gelebilir yine de, erken olgunlaşan tipler var. o yüzden legal sınırlar dışında bir çizgi çekmiyorum.
ilişki olarak düşünüyorsam sanırım 27-28'den genç biriyle hayatta yapamam artık. hayat görüşü ve bakış açısı olarak çok farklı gelebiliyorlar.
0
roket adam
(27.03.23)
18 yas altina bulasmayi tavsiye etmem, ne kadar buyuk gosteriyor olursa olsun. "farketmeden" diye birsey olmaz, o biraz minareyi calan kilifini hazirlar durumu. En ufak suphen varsa ID sorman lazim.

20'li yaslar kaotik, deneyim icin kendinden buyuk birisi ile de takilinabilir. Yas farki cok onemli degil bu yaslarda bence.

30 yasindan sonra erkek/kasin arasinda min. 5 yas olmali. Kadin kesinlikle daha yasli olmamali. Evlilik icin ise ideali 7-8 yas farki.
0
cooperr
(27.03.23)
dış görünüş uyumu daha belirleyici
ama mantıklı düşününce sağlık vs. devreye giriyor 10 yaşlık bir fark olabilir
kadınlar genç gösterse de erkeğin yaşça daha büyük olmasına alışığız
0
bir soru sorcam
(27.03.23)
(11)

en son bakımın ne zaman yapıldığını söylemeyen servis

televole2
aralıkta citroen araç almıştık. bakım zamanı geldi mi gelmedi mi diye soruyoruz. en son bakımın ne zaman yapıldığını söylemiyorlar.buna hakları var mı? bu yasal değilse nereye şikayet edebiliriz nasıl yaparız?
aralıkta citroen araç almıştık. bakım zamanı geldi mi gelmedi mi diye soruyoruz. en son bakımın ne zaman yapıldığını söylemiyorlar.

buna hakları var mı? bu yasal değilse nereye şikayet edebiliriz nasıl yaparız?
0
televole2
(27.03.23)
Araç sahibi değiştiyse bilgi gizliliği nedeniyle söylemeyebilirler.

Ama zaten bakımda araçtaki bilgi sıfırlanır, zamanı gelince araba size hatırlatır. 1 yıl veya ilgili km dolunca, hatta dolmaya yakın yazılı uyarı verir.

Araç yol bilgisayarı ayarlarını kurcalayıp kalan süreyi görebilirsiniz sanırım.
0
John Bloor
(27.03.23)
gizlenecek ne bilgi var anlamadım? "daha önce şu tarihte bakıma gelmiş" demenin ne gibi bir sakıncası oluyormuş? hepsini geçtim arabanın sahibine arabanın geçmişiyle ilgili bilgi vermemek nedir ya? :)
0
🌸televole2
(27.03.23)
Belki de kayıtlara bakmaya üşenmişlerdir, sallamışlardır. Başka bir servise arayıp tekrar sorun, belki cevaplarlar.
0
John Bloor
(27.03.23)
hiçbiri telefona bakmıyor ki. bir yer baktı sadece o da böyle söyledi.
0
🌸televole2
(27.03.23)
sorumluluk altına girmek istemiyorlar. böyle bir veriyi paylaşmak gibi bir mecburiyetleri de yok.
ben tüm bakımların evrakını saklıyorum bu yüzden (resim olarak). servisler bi takım olaylardan sonra uğraşmıyor çünkü
0
roket adam
(27.03.23)
ne gibi sorumluluk mesela?
0
🌸televole2
(27.03.23)
sen belgeyi alıyorsun, iki gün sonra arabada arıza çıkınca servisin başına ekşiyorsun "aa bakımı daha 4 bin km önce yapılmıştı hem de zart zurt contası değişmişti" diye.

servis sana bu geçmişi vermezse bu konuda hiç başı ağrımıyor. zaten dediğim gibi bunun kayıtlarını tutma sorumluluğu serviste değil, arabanın sahibinde. servis binlerce arabanın kaydını tutacak her isteyene verecek değil yani.

ha veren vardır, o ayrı mesele ama vermyene de hak veriyorum.
0
roket adam
(27.03.23)
diyelim ki arabanın önceki sahibi aralıkta bakım yaptırdım dedi, sen de servise sordun halbuki 1 sene önce yapılmış bakımı. şimdi sen hani bakımı yeniydi öyle demiyolar aha servise sor desen otomatik işe 3. taraf olarak dahil olmuş olacaklar. niye uğraşsınlar
0
KUCO
(27.03.23)
anlaşıldı arkadaşlar teşekkürler.

özet olarak insanlara zulüm yapıyorlar başka bir şey değil. türkiye'den küçük bir manzara işte neyini bu kadar sorguluyorsam.
0
🌸televole2
(27.03.23)
ikinci el araba aldıysan ilk iş yağını ve filtrelerini değiştirmektir. raconu bu. zamanı gelsin gelmesin yaptır o işi.

onun haricinde büyük işleri de kilometreden belli oluyor zaten.
0
alperz
(27.03.23)
yurtdisinda da durum ayni +1

servis kayitlari gizli bilgi, vermezler. en son aldigim aracin servis kayitlarini bir arkadas yetkili serviste calistigi icin alabilmistim, cocuk baya stres oldu ama verirken yakalanirsam diye baya tirsti..sanki devlet sirri..
0
cooperr
(27.03.23)
(13)

Şu anda dizel araç alınır mı?

joooper
Sevgili duyuru sakinleri ne dersiniz bu duruma? Bazı modeller hala dizel araç üretimine devam ediyor. Kullananlar bilir dizel sürmenin keyfi farklıdır. Şöyle birkaç yaşında km'si düşük bir dizel alayım diyorum. Hem dediğim gibi sürüş açısından hem de fazlaca şehirler arası yol yapmaktan kaynaklı. Am
Sevgili duyuru sakinleri ne dersiniz bu duruma?
Bazı modeller hala dizel araç üretimine devam ediyor.
Kullananlar bilir dizel sürmenin keyfi farklıdır. Şöyle birkaç yaşında km'si düşük bir dizel alayım diyorum. Hem dediğim gibi sürüş açısından hem de fazlaca şehirler arası yol yapmaktan kaynaklı.
Ama önümüzdeki süreçte ne olacak bu dizel araçlar? Birkaç seneye artık pazarı kalmaz mı yoksa en az bir on senesi var mı dersiniz hele bir akıl verin?
0
joooper
(24.03.23)
TR'de daha en az 20-25 sene kullanılır dizel araçlar. Ben sıkıntı olacağını sanmıyorum.
Dizelle ilgili tek derdim daha yüksek bakım masrafı, sesi ve adblue tarzı saçmalıkları. Eğer bunlar rahatsız etmiyorsa alınır tabii.

Bana kalırsa yeni benzinliler daha iyi, ben de vw grubu 1.5'ten inanılmaz memnunum.
0
roket adam
(24.03.23)
cok afedersin ne zevki var? ayni hacimde, turbo sartlari ayni olan iki arabadan benzinli olani yuk cekmek haric dizeli her turlu tokatlar. benzinle belki karavan bagli olarak rampada hizlanamayabilirsin.

ama 1.6 turbo dizel mi turbo benzin mi desen ustune para verir benzini secerim.
0
alperz
(24.03.23)
dizel sürmenin keyfi kısmına katılmıyorum çok sesli diye dizel araca hiç binesim gelmiyor benim.
0
alp9900
(24.03.23)
dizel var dizel var diyorum bu soruya.
dizelin torku kuvvet hissiyatı hiç bir benzinli araçta bulamazsın.
hızsa oda var okursanız.
tr.wikipedia.org
0
deepex
(24.03.23)
almadan once hesap yapmak lazim, eskiden dizelin litre fiyati ucuzken bir mantigi vardi ama artik cok ciddi yol yapmiyorsan pek bir mantigi kalmadi.

keyif konusunda katiliyorum, 320d test etmistim bir kere, dusuk devir torkunun hastasi olmustum. Benzinli araclarda ciddi bir motor yok ise oyle bir torku yakalamak cok zor. Ayrica dizelin ses sikintisi biteli cok oldu.

Seytan diyo al bi tane v10 tdi touareg, asfalti kazimaya basla :)
0
cooperr
(24.03.23)
arkadaslar siz hep 1.0motor benzin mi kullandiniz?

2 litre turbo benzinli bir araba bulun kiralayin. sonra konusalim.
0
alperz
(24.03.23)
o dizelin tadı muabbeti eskide kaldı. sen gel bi turbo benzinli yeni nesil motoları bi kullan. mesela c180 amg 1.6 benzinliyle c200 dizeli uzun yolda karşılaştır anlarsın. dizel araçların bizim gibi benzin fiyatları değişken ülkelerde ömrü daha var. türkiyede 70 model dağ jeeplerinin bile piyasası varken dizelin bitmesi en az 10 yıl.
0
mikahakkinen
(24.03.23)
1500 cc 150 beygir bir Passat kullanıyorum. eğer basmazsanız çok yakmıyor. dizelin ne avantajı var bilmiyorum.
0
co2s2
(24.03.23)
en son geçen hafta 1.33 dig-t en yeni kasa nissan qashqai pederin aracıyla istanbul ankara yaptık. kendi 1.6 HDI 92 bg citroen'imi aradım ne yalan söyleyeyim.
0
calmdown
(24.03.23)
calmdown peki hiç 1.6 turbo benzinli araba kullandın mı?
0
alperz
(24.03.23)
@alperz evet kullandım. birçok benzinli farklı motorda araç kullandım. biraz zevk meselesi. ben dizelin o karton sesini de seviyorum.

iyi sürücü, profesyonel otomobilci iddiam yok kesinlike. bence otomobil için en uygun optimize motorlar benzinli motorlar ona da katılıyorum ama dizele alışınca benzinli motorların yüksek devirde boşa sarma hissi hoşuma gitmiyor.

tabi bu koşullar 2.0 üstü benzinliler için geçerli değil. onlar iyidir.
0
calmdown
(24.03.23)
alperz;
Abi madem turbo benzinli konusunda ısrarcısın o zaman 900-1000 bandını geçmeyecek orta segment fazla yaşı olmayan turbo benzinli bir sedan söylermisin? Anladığım kadarıyla sen daha üst segmentteki benzinlileri kastediyorsun ama rakamlar çok artıyor oralarda.
0
🌸joooper
(24.03.23)
eco tsi, ford ecoboost, renault tce motorları güzel abi.

o paralara megane 1.3 tce bulursan al. onun gidişi güzel.
0
alperz
(25.03.23)
(14)

5/30 yerine 10/40 motor yağı konulmasının sonuçları

thatisthedoctor
2008 model seat Ibiza aracıma daha önce sürekli 5/30 yağ konulurdu. Son bakımda usta 10/40 koymuş, 70 km sonra motor yağ zinciri koptu ve yatak sardı. Araca yeni motor almak durumunda kaldım.Bu yağ zincirinin kopma sebebi 10/40 motor yağı konulması olabilir mi ?Anlayan arkadaşlar bilgilendirebilirse
2008 model seat Ibiza aracıma daha önce sürekli 5/30 yağ konulurdu. Son bakımda usta 10/40 koymuş, 70 km sonra motor yağ zinciri koptu ve yatak sardı. Araca yeni motor almak durumunda kaldım.

Bu yağ zincirinin kopma sebebi 10/40 motor yağı konulması olabilir mi ?

Anlayan arkadaşlar bilgilendirebilirse çok sevinirim.
0
thatisthedoctor
(24.03.23)
sanki zincirin kopasi varmis gibi geldi bana. ya da belki orijinal olmayan yan sanayi bosch vb. filtre de sevep olmus olabilir. yag daha cabuk camurlasiyor oyle. ama 70 kilometrede olmaz.

yag degisiminde zincire zarar verilmis olma ihtimali de var.
0
alperz
(24.03.23)
www.seatclubworld.com

ilk numara, yani 5 ya da 10 yağın soğuk durumdaki viskozitesini gösterir ikincisi ise ısındıktan sonraki.
teknik olarak daha kalın bir yağ konmuş ama bu 70km de böyle sorunlara yol açacak bir şey değil. başka bir sebebi olmalı. belki zincire kendi hasar verdi vs, bilemiyorum ama sadece yağ farkında böyle bir soru oluşması pek mümkün bir şey değil.
0
kisa
(24.03.23)
Burada bir de şöyle bir detay daha var, yola çıktığımda sabah 8 de hava sıcaklığı 2-3 dereceydi. 50 km boyunca 120 km hız ile sabit gittim. Sonra yetişmek için 140-150 ile gitmeye başladım. 3-4 dk içinde motor yığıldı. Yani zorlandığı noktada koptu zincir muhtemelen.
0
🌸thatisthedoctor
(24.03.23)
Filtre değişti mi? Bana da sanki filtre problemi gibi geldi, ya da tesadüf oldu.
0
John Bloor
(24.03.23)
bunun yağla ilgisi olduğunu zannetmiyorum hala. zincirin/kayışın kopası vardır.
araba hakkında çok bilgim yok, genel geçer şeyler söyleyeceğim. normalde yağ değişiminde o kayışla/zincirle uğraşılmaz. sadece yağ ve filtre değiştirilir.
usta dediğin de genel bir bakar aslında kayışlarda yıpranma vs görmesi lazım. olmadı periyodik değişimi olan bir malzemedir. atıyorum5 yılda bir gibi.
0
kisa
(24.03.23)
Filtre de değişmişti hocam. Yani diğer usta da sizinle benzer cevabı verdi; bu durumdan kaynaklansa bile ispatlanamaz dedi en azından.
0
🌸thatisthedoctor
(24.03.23)
pek sanmıyorum ben de ispatlanabileceğini, ya da usta hatasını olduğunu. geçmiş olsun
0
kisa
(24.03.23)
Teşekkürler hocam iyi günler
0
🌸thatisthedoctor
(24.03.23)
Valla bazen yağ da boşaltmıyorlar, yağı boşaltmadan üstüne ekleme yapıyorlar. Bu arada 70km sonra olması için boşaltıp sonra eksik yağ koymuş ya da hiç koymamış falan olması lazım ya da uzun süredir sadece ekleme yapıyor olmaları lazım.

Eski araba, sıkıntı yukarıda da söylendiği gibi yağ dışı bir nedenle olabilir.
0
yeninesiltupcu
(24.03.23)
Motor isinmadan devir cevirdiysen yag basinci yeterince olusmadan motora zarar vermis oabilirsin.

motor isinmadan devir yukseltme.
0
alperz
(24.03.23)
Genel olarak forumlarda yağ pompası zincir gergisi yüzünden 60 bin km den sonra motoru kilitlenen araçlardan bahsedilmekte. 2008 dediğiniz araç minumum 150.000 km olduğunu düşünürsek ve ağır bakım adı altında bu gibi parçalar değişmediyse şansızlık eseri yağ değişimi sonrasına denk gelmiş.

yağ olayına gelince 5w30 ve 10w40 2-3 derece sıcaklıklarda aynı işi görür. motor ısındıktan sonra ise aralarında marka dışında fark olmaz.


Burada ne kadar yağ konulduğu da çok önemli. normalden fazla koyulduysa bu seferde yağda hava oluşur. yüksek devirlerde silindirlerin iyi yağlanmaması ve kilitlenme gibi aşınma gibi sorunlar ortaya çıkar
0
janavarorion
(24.03.23)
Aslında eskiyen araçlara daha kalın yağ koyarlar genelde. 10/40'ın neden olma ihtimali çok düşük
0
FAtE
(24.03.23)
alakasi yok, tesaduf.
0
cooperr
(24.03.23)
ustanın günahına girmeyelim, yağ ve filtreden olmaz.
0
duster
(24.03.23)
(4)

Bu çocuk kim?

bi sey dicem
video'nun başındaki çocuk kim?https://www.youtube.com/watch?v=zST4k9qBEmc
video'nun başındaki çocuk kim?

www.youtube.com
0
bi sey dicem
(23.03.23)
Webster'mı?

www.youtube.com
0
Mirket
(23.03.23)
o gerçekten teşekkürler, şimdi napıyo acaba diye bakıcaktım da hiç değişmemiş oha www.instagram.com
0
🌸bi sey dicem
(23.03.23)
@bi sey dicem

eleman dwarf, 50 yasini gecmis aslinda..
0
cooperr
(24.03.23)
webster çocuk değil, cüce. lakin ilgili tv şovu yayınlanırken oynadığı yaşta bir çocuk olmasa da yine de 14-15 yaşlarında bi çocuktu.
0
kibritsuyu
(24.03.23)
(9)

Hangi magnezyum?

mikahakkinen
bir süredir eve gittiğimde yorgun hissediyordum. doktor d vitamini ve magnezyum takviye yazdı. yorgunluğum geçti. doktor magnezic yazdı. magnezyumun bir sürü formatı var. sitrat malat vb. magnezyum formatları var.yorgunluk için hangi magnezyum formunu alayım?
bir süredir eve gittiğimde yorgun hissediyordum. doktor d vitamini ve magnezyum takviye yazdı. yorgunluğum geçti. doktor magnezic yazdı. magnezyumun bir sürü formatı var. sitrat malat vb. magnezyum formatları var.

yorgunluk için hangi magnezyum formunu alayım?
0
mikahakkinen
(23.03.23)
newday magnesium complex
0
alperz
(23.03.23)
bana doktor icinde malat yoksa bir ise yaramiyor dedi en son..
malati bol olan bir tane complex verdi.
0
cooperr
(23.03.23)
kimyasal formda almayın, berrak'ın kapari turşusu alın ve günde bir yemek kaşığı ağzınıza atın.
0
egmardernagon
(23.03.23)
egmardernagon bir şey soracağım hocam. Şimdi bir insanın günlük ortalama 200-250mg magnezyum ihtiyacı var, Berrak'ın kapari turşunun 100 gramında sanırım 50-60mg magnezyum vardır, bir de besinlerden gelen magnezyumun ortalama %50'si sindirilip kullanılabiliyor dersek benim 250mg magnezyum için kaç kavanoz Berrak'ın kapari turşusundan yemem gerekir? Teşekkür ederim şimdiden.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.03.23)
Magnimore plus iyi bence. Uykuma pozitif etki ediyor, hissediyorum.

Ayrica kaleci sacli forvet +1
0
johndoe001
(23.03.23)
ben aktardan yağını alıp sürüyordum hatta bunu evde de yapıyorlar ama magnezyum gevreği bulman lazım. antik mineral magnezyum yağı diye satılıyor. zaman zaman sürerim. büyük aktarlarda oluyor.
0
sanemz
(23.03.23)
buldum markasini:

www.bikalite.com
0
cooperr
(23.03.23)
hapı ishal yapıyor yalnız o nedenle ben yağını kullanıyordum.
0
sanemz
(23.03.23)
Cooper +1, bana da doktorum aynı şeyi söyledi. Aynı markayı kullanıyorum.
0
irene
(23.03.23)
(5)

iphone 13 256gb vs iphone 13 pro 128gb vs iphone 14 128gb

lacrim
Selam millet. 6 yildir 6s 32 gb kullaniyorum ve 3 senedir su hafiza uyarilarindan gina geldi artik. Yeni telefonlarda hafiza durumu nedir, fotolar videolar ne derece yer kaplar hicbir fikrim yok. Bir yanim kesinlikle 256 gb alip kafam kulagim rahat kullanmam gerektigini soyluyor, bu durumda 13 256gb
Selam millet. 6 yildir 6s 32 gb kullaniyorum ve 3 senedir su hafiza uyarilarindan gina geldi artik. Yeni telefonlarda hafiza durumu nedir, fotolar videolar ne derece yer kaplar hicbir fikrim yok. Bir yanim kesinlikle 256 gb alip kafam kulagim rahat kullanmam gerektigini soyluyor, bu durumda 13 256gb; ama diger yandan 128 gb da yeter diye dusunmuyor degilim, bu durumda 13 pro 128 ve 14 128 secenekleri beliriyor.

Sizce hangisi tercih edilmeli? En az 4-5 yil kullanacagimi dusunuyorum.
0
lacrim
(22.03.23)
öncelikle 256gb da alsanız 128gb da alsanız icloud size 5GB ücretsiz kullanım hakkı sağlıyor. sizin verileriniz belliki bu 5GB'dan fazla olduğu için siz foto video dosya gibi verilerinizde depolama sorunu yaşıyorsunuz.
bunu aşabilmenin 2 yolu var; ya cihazın saklama alanına verilerinizi yüklemek -ki bu telefonun hafızasından yer- ya da icloud saklama alanı satın alma. ben mesela ikincisini yapıyorum, 50GB saklama alanı aylık 6.49₺'den başlıyor örneğin.

ben olsam 256gb olanı alırım. ama bu kişinin kullanım amacı ve yoğunluğuna göre değişen bir durum.

şu makaleye bakmanızı salık veririm. support.apple.com
0
debian
(22.03.23)
bence 14 - 128gb en mantiklisi, apple hafizaya ucuk paralar istiyor.

yetmezse 50gb icloud alir devam edersin ama gereksiz doldurmadikca telefonu yetmemesi zor.
0
cooperr
(22.03.23)
128 GB olanı alın, yanında bir de iCloud aboneliği alın.

Elbette kişiden kişiye değişecektir ama benim yeni anlayışım şu şekilde;
iPhone kullanıyorsam iCloud'a kesinlikle para vereceğim. 256 GB almak için harcayacağım parayı iCloud üyeliği için harcarım. Böylece hem rahat ederim hem de fotoğraflarımı tamamen güvene almış olurum.

256 GB iPhone 13 Pro Max var bende. Yaklaşık 1 yıl oldu galiba.
Telefonda 75 GB kullanıyormuşum, bunun 30 GB'ı fotoğraf, 14 GB'ı whatsapp'mış.
iCloud'da ise 220 GB'lık fotoğrafım varmış.

Bu arada video çekmekten para kazanmayacaksanız hiçbir önemi yok ama 128 GB versiyonda ProRes codec ile video çekemiyorsunuz, gözünüzden kaçmasın.
0
michael_knight
(22.03.23)
Bende de 7 vardı, 6 sene sonra yenilenmiş XS 256 aldım. Sıradan kullanıcı için başlıkta yazdığınız modellere göre en büyük eksiği magsafe'i yok. Öyle bir telefon da düşünebilirsiniz.
0
malheiros
(22.03.23)
13 pro 128 elbette. 120hz olsun bir zahmet o kadar para veriyorsunuz.
0
signore
(22.03.23)
(5)

Parayı bozdurmak ve tümletmenin İngilizce karşılığı

put it in your appropriate place
Yabancı dilde böyle bir tabir var mı? İşte 500 Euro var. Satıcı bozuk yok yav, bir bozdurup getirsen olmaz mı dediğinde hangi tabiri kullanıyor?Tam tersi olarak da soruyorum. Elinizde 20 tane 1 euro var madeni. Tümletmek olarak hangi tabir karşılıyor?
Yabancı dilde böyle bir tabir var mı? İşte 500 Euro var. Satıcı bozuk yok yav, bir bozdurup getirsen olmaz mı dediğinde hangi tabiri kullanıyor?

Tam tersi olarak da soruyorum. Elinizde 20 tane 1 euro var madeni. Tümletmek olarak hangi tabir karşılıyor?
0
put it in your appropriate place
(21.03.23)
para bozmak: break. Can you break a twenty for me, please?
tumletmek hic duymadim, tam karsiligi yok sanirim. Can you exchange these for bigger bill falan olabilir
0
speedy
(21.03.23)
fiil burada "change". Can you change this 20 dollar bill for two tens?
Saticinin bozdurup getirsen olmaz mi kardes dedigini hic duymadim. Genelde "we do not accept $100 bills" tarzi bir ibare olur veya oyle soylerler. Oradan daha dusuk bir denominasyon bulup getirmen gerektigini anlarsin.
0
hot potato
(21.03.23)
@speedy Tümletmek, bozdurmaktan aklıma geldi. Pekte önemli değil. Teşekkür ederim.

@hot potato Bozdurup getirsen olmaz mı aklıma gelen örnekti. Bir yurtdışı gezisinde karşılaşmıştım benzer bir problemle ama satın aldığım şey ürün değildi. Bir sinagog gezisinde gerçekleşmişti. "we do not accept $100 bills" dediğiniz iyi oldu. Karşıma çıkar.
0
🌸put it in your appropriate place
(21.03.23)
Bozma yanıtlanmış, tümletme için "exchange small bills for larger ones" tabiri yeterlidir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.03.23)
bozdurmak: change (need change for 500 euros..gibi)
butunletmek : tally (need to get my coins tallied..gibi)
0
cooperr
(21.03.23)
(5)

Yurtdışı enflasyon

tripanasoma
Merhaba herkese,İşin içinden çıkamadığım bir konuyu sizlere sormak istiyorum. Şöyle ki; geçen yıl bu zamanlarda Euro yine 20 tl civarındaydı. Amsterdam’a gitmiştik. Gecelik yaklaşık 1000 tl ye merkezde kaliteli bir otelde kaldık. (Library hotel) Ve tüm oteller bu fiyatlardaydı. Şimdi yine Nisan ve E
Merhaba herkese,
İşin içinden çıkamadığım bir konuyu sizlere sormak istiyorum. Şöyle ki; geçen yıl bu zamanlarda Euro yine 20 tl civarındaydı. Amsterdam’a gitmiştik. Gecelik yaklaşık 1000 tl ye merkezde kaliteli bir otelde kaldık. (Library hotel)
Ve tüm oteller bu fiyatlardaydı. Şimdi yine Nisan ve Ekimde Amsterdam seyahatlerimiz var. Gecelik ortak tuvaletli hosteller bile 3-4000 den başlıyor çift kişilik odalar. Geçen yaz kaldığımız otelde aynı oda 6000 tl falan olmuş. Yani Euro kuru değişmedi hala 20 tl. Yani bu ülkelerde % 400 enflasyon mu var nasıl oluyor?
0
tripanasoma
(21.03.23)
geçen sene korona etkisi vardı, oteller boştu. şu an her şey normale döndü. bu da fiyatlara yansıdı tabiki.
0
biergarten
(21.03.23)
50 euroya amsterdam'in orta yerinde kaliteli bir otelde kalmis olmaniz o kadar absurd bir durum ki, su an verdiginiz fiyatlar makul, seneler once 10 kisilik yatakhaneli hostelde yataga 35 euro vermisligim var...
0
hewit
(21.03.23)
Geçen sene korona etkisi vardı. Şu andaki fiyatlar daha doğru. Yaptığınız hesap yanlış, zira turizmin mevsimsel etkisi var, enflasyonda hostel fiyatlarını değil bunu değil domates, patates gibi günlük ihtiyaçları baz alırsın.
0
roket adam
(21.03.23)
Avrupa'da en temel yiyecek urunlerine 30% zam geldi, savas sagolsun. Hollanda ozelinde bilmiyorum da ben yazin icin goz attim favori yerlerime: Yunanistan ve Ispanya'da sote yerlerim var. Bir Yunan adasindaki yerim hic artmamis, artmis gerci de Booking genius level 3 bilmemne indirimleriyle 40 euro indirim yaptim diyor, Girit'teki favori bolgemde 30% kadarlik artis var, bir tane dolmayan otel biliyorum, o otel pasa pasa yari fiyatina inecek, hic bir sey kistiramazsak ona giderim. Ispanya'daki yerim de cok yukselmis ya, 50%, 60% artmis. Yoksa Bunlar tok saticiyi mi oynuyor acaba? Valla nasil olacak ben de bilmiyorum, tum Avrupa grevlerle calkalaniyor zaten. Bunlar musteri bulabilecekler mi? Ucuz diye herkes Turkiye'ye kacar. Sizin Amsterdam'in ozel durumlari olabilir, etkinlik falan belki, bilemiyorum.

Korona etkisi kalkti bir de o var. Gecen yil otelciyle muhabbet ediyordum, 2022'yi de kaybettik diyordu, ben de ne alakasi var, korona bitti nisanda zaten. herkes pasa pasa tatilini yapiyor derken o musteri gelmedi diyordu. Korona doneminde oteller, seyahat acenteleri vs birbirine girmis, sozlesmeler feshedilmis easyjetler, tuileri bazi bolgelere almamislar, bazi bolgelerden kendileri cekilmis, kimisinde otel kimisinde acente batmis vs. Simdi masa kurulmustur yeniden.
0
freedonia
(21.03.23)
Kuzey Amerika'da covid sirasinda normalde konaklamanin imkansiza yakin oldugu, gecesi $500-600 dolarlik otellerde $120'ye kalabiliyordun, fiyatlar yavas yavas eskiye donmeye basladi. Ucak bileti fiyatlari da ucmus durumda. 3 sene zarar ettiler, acisini kotu cikaracaklar..
0
cooperr
(21.03.23)
(5)

Amerika'dan arkadasin bebegine hediye onerisi

Kyhn
Merhaba,Yakin bir arkadasim baba olacak. Esi su an 2 aylik hamile. Ben yaz aylarinda Turkiye'ye gidecegim ve bebegin dogumuna kalamayacagim. Amerika'dan islerine yarayacak oyuncak disinda bi hediye tavsiyesi olan varsa cok sevinirim.
Merhaba,

Yakin bir arkadasim baba olacak. Esi su an 2 aylik hamile. Ben yaz aylarinda Turkiye'ye gidecegim ve bebegin dogumuna kalamayacagim. Amerika'dan islerine yarayacak oyuncak disinda bi hediye tavsiyesi olan varsa cok sevinirim.
0
Kyhn
(19.03.23)
Döviz hesabi açtir bebek adina ve içine $10k USD yatir. Senin için devede kulaktir zaten.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.03.23)
boba marka sling ya da kanguru geliyor aklıma, katlanıp ufalanları var mesela kangurularının (boba air) boba.com
ikinci olarak da araçları varsa bebekle yalnız yolculuk yaparken kullanılan koltuk aynaları var o olabilir. sürücü arka koltuğu görebiliyor. bu şaşırtıcı bir şekilde türkiyede yok. amazondan yurtdışından getirdik.
frida.com bu marka türkiyede yok, bunlar harika hele ki recovery kit kısmısı anne için de çok iyi. burun çekicisi aşırı ünlü.
haaka'nın süt toplayıcılarından alabilirsiniz. (haakaa Manual Breast Pump for Breastfeeding )
yakınlık ve ihtiyaç derecesine göre anneye paperwhite kindle da tatlı bir hediye olur bebekle saatlerce emzirerek memede kalabiliyorsunuz ilk birkaç ay.
bu arada oyuncak da ilerleyen aylar için kurtarıcı olacak bir de İngilizce konuşan oyuncaklar iyi olabilir aile dil öğrenmesine meraklıysa.
0
kullanıcıadımbuolsun
(19.03.23)
bence su cok is gorebilecek bir sey ve maalesef turkiye'de satilmiyor. asiri pratik cok aramistim hamileyken. bulabilirseniz bu olabilir diyorum:

www.shop-thewild.com

bir de su, turkiye'de fiyatlari anlamsiz pahali ama amerika'da daha uygundur bence:

www.amazon.com.tr

marka bu olacak ama modeli magazada veya piyasada arastirmanizi oneririm. ekim ayinda dogacak sanirim bebek, daha kalin olanlara bakin derim.
0
in vino veritas
(19.03.23)
altin vermek en mantiklisi bence, tak bi ceyrek..
0
cooperr
(19.03.23)
@kullanıcıadımbuolsun hocam cok tesekkurler cok ayrintili yazmissiniz bakacagim bunlara
@in vino veritas cok tesekkur ederim zahmet edip ayrintili yazmissiniz. Bunlar da gayet kullanisli duruyor
@cooperr hocam altin en mantikli sey dediginiz gibi ama TR'de satilmayan, bulunmasi zor bir sey de almak isterim. Islerini kolaylastirmasi acisindan. Altini da ayri hediye ederiz diye dusunuyorum
0
🌸Kyhn
(20.03.23)
(3)

muhtemelen flash tv'de eski bir program soruyorum

cooperr
cakma ugur dundar bir abimiz tarafindan sunuluyordu. abinin burnu biraz buyuktu, karadenizli bir havasi vardi. garip gureba birilerini bulur, onlarin sikayetleri dinler, sonra ekrandan hesap sorardi. bende bunlari yiyecek goz var mi falan derdi, sonra kamera bunun gozlerine zoom yapardi falan. 15-20
cakma ugur dundar bir abimiz tarafindan sunuluyordu.
abinin burnu biraz buyuktu, karadenizli bir havasi vardi.
garip gureba birilerini bulur, onlarin sikayetleri dinler, sonra ekrandan hesap sorardi. bende bunlari yiyecek goz var mi falan derdi, sonra kamera bunun gozlerine zoom yapardi falan.

15-20 sene oncesinin bir programi, alkislarla yasiyorum da kesitleri falan olurdu millet dalga gecerdi.

ismi neydi bir turlu hatirlayamiyorum. bir el verin..
0
cooperr
(17.03.23)
yok yalcin cakir degil baska biri vardi..
flash tv garanti degil bu arada, baska dandik bir kanal da olabilir.
ama tarz yalcinla benzer.
0
🌸cooperr
(17.03.23)
kerim akbaş
0
egmardernagon
(17.03.23)
evet bu hahahh..eyw
0
🌸cooperr
(18.03.23)
(8)

bu adamlar nasıl zengin oluyor?

hknty
https://www.instagram.com/p/Cp2JujNjW4O/şu çocuk nasıl bu kadar para kazanmış? görüyorsunuzdur bu insanları. youtube reklamlarında çıkar ve "laptop'ımla nasıl 500 bin dolar kazandım, dünya'nın her yerinden çalışıp zengin olun" gibi hayal satıyorlar. gerçekten dropshipping yaparak mı bu paraları kaza
www.instagram.com

şu çocuk nasıl bu kadar para kazanmış? görüyorsunuzdur bu insanları. youtube reklamlarında çıkar ve "laptop'ımla nasıl 500 bin dolar kazandım, dünya'nın her yerinden çalışıp zengin olun" gibi hayal satıyorlar.

gerçekten dropshipping yaparak mı bu paraları kazanıyor, eğitimlerini satarak mı yoksa başka bir şey mi?

hayal satıyorlar bence o ayrı ama bir şekilde eleman baya para kazanmış. nasıl kazanmıştır bu paraları? bahsettikleri gibi olduğunu pek sanmıyorum.
0
hknty
(16.03.23)
Dropshipping yaparak zengin olduğunu iddia eden, lüks arabalarla falan takılan herkesin sana satmaya çalıştığı şey "bu eğitimi al, zengin olacaksın" oluyor. Bu eleman da onlardan biri. Güzel bir karakter uydurmuş, oyununu oynuyor işte. Gülerek izliyorum ben de. Ekim kaya da böyledi bir aralar sonra kayboldu gitti. En son amerikada "eğitim satarak nasıl zengin olunur" diye başkalarından para almaya devam ediyordu.
0
roket adam
(16.03.23)
bu adamla 7-8 ay önce twitterda baya dalga geçildi, tabi ki göründüğü gibi biri değil, bir de alengirli işleri vardı ararsan bulursun anahtar kelime onlyfayans*

*kelime oyunu
0
freebird5406_2
(16.03.23)
alayı dolandırıcı. kerizlere eğitim bilmem ne satıp parayı vuruyorlar.
0
Erestor
(16.03.23)
seneler onceki eski oda arkadasim, otoparkta degnekcilik yaparak boyle takiliyordu. Altinda cayenne vardi ama benzin alacak parasi yoktu, sigortasini 1 ay oduyordu sigorta kagidi almak icin sonra 11 ay sigortasiz geziyordu. En pahali yerlerde takilir, en pahali ickileri icerdi ama evde kuru ekmek yerdi. Ustu basi hep markaydi, ama giyecek donu yoktu. Les gibi bir muhitte kaliyorduk, aylik kiramiz $600'di, onu da zor oduyorduk.

Bunlari zencilerden ogreniyor bizim hanzolar, zenciler oldugundan cok daha zengin gorunme konusunda ihtisas yapmis tiplerdir. Ama ici bo$ iste.

Bu kekoda kendini bir sanayicinin oglu gibi gostyerip, takipci kasip oradan yirtmaya calisiyor herhalde. Cakma dolandirici, yolda onunu kesip hesap sorsan altini islatir...
0
cooperr
(16.03.23)
Dropshipping ile bu paraları kazanmak mümkün değil. O yüzden bir süre sonra keriz silkelemek için eğitim satmaya yöneliyorlar. Ekim kaya eğitimlerden sağlam gelir elde ettiği ve her ay dropshipping ekibindeki onlarca elemanın kazançlarının yarısından fazlasını kestiği halde giderayak milletin hesabındaki 100-200 doları bile çarpmış bir adam. Çoğu dolandırıcı yani.
0
juliette
(16.03.23)
linke tıklamadan batu z çıkacak dedim ve çıktı. bu çocuğu geçenler afişe etmişlerdi. çektiği resimler, kullandığı arabalar uçakların hepsi kiralık.
0
false pretension
(16.03.23)
Bu tarz tiplerden tek tanıdığım bu eleman (bunun da adını bilmiyodum), birkaç ay önce twitterda her şeyini ifşa edip dalga geçtikleri için biliyorum onu da. Uçakta salak salak konuştuğu video vardı, o videonun sadece böyle tiplere set olarak kiralanan ve uçmayan bir uçak olduğu falan ortaya çıkmıştı.

Bi kere adamın zengin olmadığı o kadar bariz ki, konuşması hal hareketi falan ben dolandırıcıyım diye bağırıyor. Ekim Kaya da öyleydi, lüks oteldeyim diye foto paylaştığı otelde tatil yapmam mesela ki lüks algım çok uçuk kaçık değildir.
0
nundu
(16.03.23)
Bunlar bir, 38.600 tl tutma garantili iddaa kuponunu 500 liraya satanlar iki.
0
John Bloor
(17.03.23)
(6)

Altın arayan mı zengin olur dedektör satan mı?

sassot
mesele aslında altın değil, genel olarak soruyorum.
mesele aslında altın değil, genel olarak soruyorum.
0
sassot
(16.03.23)
cevap açık değil mi ? hayal satan :)
0
freebird5406_2
(16.03.23)
dedektör
0
gadlemler
(16.03.23)
gold rush'ta parayı vuranlar alet edavat satanlardır diye anlatırlar hep.
0
lazpalle
(16.03.23)
boomer gibi konuşmayayım ama çok çalışan ve akıllıca bir fizibilitesi ve iş planı olup, sabırla onu uygulayan daha çok kazanır. Şunu da dikkate almak lazım detektör satan daha güzel yaşar.
0
tiny penny
(16.03.23)
Altını bulan zengin olur.
0
primetime
(16.03.23)
altin arayanlardan milyonda biri ultra zengin olur, digerleri o milyonda bire girmek icin cabalar ama beceremez. bu sirada dedektor satan kesin zengin olur.

ozetle, en zengin altini bulan kisi ya da kisiler, ama basari yuzdesi cok dusuk. sonra dedektor satanlar, basari yuzdesi yuksek.
0
cooperr
(16.03.23)
(2)

Bu bir diksiyon hatası mı?

bitanisanseversin
Bazı insanlar p ve t harflerini yutarak konuşuyor. Örnek olarak: yapmak yerine ya-mak; patlama yerine pa-lama, saatler yerine saa-ler.. böyle önceki "a"yı garip bir şekilde vurgulayarak sonra gelen "p" ve "t" harflerini baya söylemeden yutuyorlarar. Google'ladığımda sadece çocukların artikülasyon bo
Bazı insanlar p ve t harflerini yutarak konuşuyor. Örnek olarak: yapmak yerine ya-mak; patlama yerine pa-lama, saatler yerine saa-ler.. böyle önceki "a"yı garip bir şekilde vurgulayarak sonra gelen "p" ve "t" harflerini baya söylemeden yutuyorlarar. Google'ladığımda sadece çocukların artikülasyon bozukluklarını bulabiliyorum.
Bu bahsettiğim şey bir diksiyon hatası mı? Yoksa ben mi abartıyorum :) Eğer hata veya bozukluksa adını bilen var mı?
0
bitanisanseversin
(15.03.23)
evet bu berbat bir hata hatta.

yapmak diyemiyor adam ya'mak diyor mesela.
0
alperz
(15.03.23)
"yapma"yi "yama" olarak soyledigim icin ozellikle bir arkadas benimle surekli tassak gecerdi, hala arada bir takilir. Aslinda diksiyonum iyidir, hatta iltifat edenler de olmustur ama hizli soyleyince yapma, yama oluyor. Baska bir kelimede sikintim yok.

Ciddi bir diksiyon bozuklugu mu? Tek kelimede sikinti oldugu icin benim icin degil..
0
cooperr
(15.03.23)
(10)

1+1de yasayanlarin zorluklari neler?

ala09
buyuk eve aliskin ve cok esyasi olanbiriyim. 1+1de oturursam aklima gelmeyen zorluklari ne olabilir? ilk camasir kurutmak geldi aklima o da kurutmali cms mak ile cozulebilir. baska? amerikan mutfak btw 70m2 falan
buyuk eve aliskin ve cok esyasi olanbiriyim. 1+1de oturursam aklima gelmeyen zorluklari ne olabilir? ilk camasir kurutmak geldi aklima o da kurutmali cms mak ile cozulebilir. baska? amerikan mutfak btw 70m2 falan
0
ala09
(15.03.23)
Yemek kokusu. Özellikle kızartma falan.
Evcil hayvan varsa sıkıntı.
Çamaşır kurutmak sıkıntı.
0
romario
(15.03.23)
Depolama alanı sorun oluyor. Gardrop küçük geliyor bana
Temizlik çok kolay
Kızartma soru. Olabilir ama onun dışında yemek kokusu pek sıkıntı olmadı.
Çamaşır Makinesi bende mutfakta, üzerine kurutma koyacak yer Yok (zaten beya eşyalı tutmuştum)
Genelde kapıdan girer girmez evin içinde oluyorsun, antrenin olmayışı bir tuhaf gelebiliyor
0
kisa
(15.03.23)
çalışma odası veya yoga odası gibi lükslerin varsa salonda çalışmaya alışman lazım
çok samimi olmadığın misafir gelirse yanyana yatıyormuşsun gibi oluyor
0
roket adam
(15.03.23)
1+1'de yaşadım. boydan boya, yerden tavana gardırop yaptırdım. 5 dolabın birleşimi. her şeye yetecek kadar yer oldu. yatak da bazalı olsun. yemek kokusu dedikleri gibi sorun olabilir. balkonu mutlaka olsun. balkonsuz bir 1+1 intihar gibi bir şey. benim 1+1'in dışı full camdı ve corner şeklindeydi. çok ferah gözüküyordu bu nedenle.

kurutma makinesini sevmediğim için kurutmasız makine kullandım. çamaşırları bekletmezdim. minik bir çamaşır kurutmalığı alıp haftada bir kaç kez çamaşır yıkayabilirsin. nevresim gibi büyük şeyleri kuru temizlemeye vermek de seni epey rahatlatır.

www.ikea.com.tr
0
gabe h coud
(15.03.23)
tek başına yaşadığım 3+1den 1+1'e geçmiştim dezavantajları;

- kedimin canı çok sıkıldı
- çalışma odası yoktu
- misafir gelince büyük sıkıntı, yatılıysa salona yatması lazım filan
- yemek kokusu çok çabuk eve dolardı
- mutfağım küçüktü ve yeterince tezgah alanına sahip değildim, geniş masa da koyamıyordum

ama bunların yanında çok da avantajlı olduğu şeyler vardı mesela temizlik. yarım saatte biterdi :) yine geniş bir eve taşındım ve eski evimdeki o temizlik rutinimi özlüyorum.
0
Gradient_tabanlı_mor
(15.03.23)
ilk evlendiğimizde 1+1 ya da 2+1 ya da 3+1 seçenekler arasında çok gittik geldik. çok yakın bir tanıdığımızın 1+1'ini kiralayacaktık, sıfır. gittik baktık, şuraya şunu koyarız buraya bunu koyarız gibi konuştuk. çoğu şey için ikame şeyler buluyorsunuz bir şekilde ama en nihayetinde ütü masası, vileda kovası, elektrik süpürgesi gibi 3-5 şeyi hiç bir yere koyamadık. 2+1'den devam ettik. çocuk olunca 3+1'e geçtik.
0
co2s2
(15.03.23)
ben asirlardir yasiyorum valla cok bir zorlugunu hissetmedim ki 70 m2'nin cok altinda benimki. kurutma makinesi var. hassas giyisiler icin kurutmalik kullaniyorum, o da yer kaplamiyor zaten isi bitince katlanip kenara konuyor. misafir falan da geldi kanepede yatti.

ortalama bir insanin belki senede 1 kez bile giymedigi bir ton kiyafeti var (ben dahil), onlari biraz atmak ve habire hobi olarak alisveris yapmayi kesmek biraz ferahlamama yardimci oldu.

calisma olarak da ayri bir odaya ihtiyac yok bence, yemek yedigim masada calisiyorum.
0
hot potato
(15.03.23)
60m2 1+1 de tek basina gayet guzel yasaniyor.

evlenince patladim, bir hatun ile 1+1 mumkun degil. Iki tane gomme dolap vardi ikisinden de gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet ile cikartildim, pusuya dusuruldum. bir ara baktim donlarim salonda geziniyor tasinmaya karar verdim.

2 oda bir yere gectik simdi onu da patlatti, 100 cift ayakkabasi var. ev bakiyoruz..
0
cooperr
(15.03.23)
2+1 tut. ardiye lazım oluyor.
0
alperz
(15.03.23)
hem 1+1de hem studyo dairede yasadim. Yine olsa yine yasarim, temizlik vs cok kolay.
Benim en mutsuz oldugum nokta mutfaklarin kucukluguydu. Tezgah alani yeterli gelmiyordu (ben pasta kek vs yapmayi severim o yuzden o alana ihtiyacim vardi). Kahve makinasi, espresso makinasi, kettle koyuyorsunuz butun tezgahiniz bitiyor. Bazi yerlerde buzdolabi ancak kucuk boy koyulabiliyor ki sene olmus 2023, ne yarim buzdolabi... alisveris falan yapilamiyor coklu olarak. Eger normal mutfagi olan 1+1 ise sorun olmuyor.
Ikinci sikinti da yukarida dendigi gibi ivir zivir ama zorunlu olan seylerin depolanmasi. Elektrik supurgesi, vileda, kova, valiz gibi seyleri koyacak cok yer olmamasi.
Bunlarin disinda simdi Istanbul'a donsem muhtemelen 1+1 bir evde otururum, hatta satin alabilecegim bir yer bulursam yatak, depo, gardrop, mutfak vs gibi alanlari ozel olarak yaptiririm ve mutlu mutlu yasarim diye dusunuyorum.
0
sopiro
(16.03.23)
(5)

Chat GPT ile Tez Yazmak

parcaliham
Şu şekilde tez yazsam, başıma bir iş gelir mi?- Metni Türkçe olarak yazacağım.- Deepl ile İngilizceye çevirip, orta-üst İngilizce bilgimle üstünden geçeceğim.- Chat GPT'ye gidip, aynı metni daha akademik bir dille tekrardan yazmasını rica edeceğim.- Son okumasını yapacağım.Nihayetinde orijinal metin
Şu şekilde tez yazsam, başıma bir iş gelir mi?

- Metni Türkçe olarak yazacağım.
- Deepl ile İngilizceye çevirip, orta-üst İngilizce bilgimle üstünden geçeceğim.
- Chat GPT'ye gidip, aynı metni daha akademik bir dille tekrardan yazmasını rica edeceğim.
- Son okumasını yapacağım.

Nihayetinde orijinal metin bana ait olduğu için bunun sorun olmayacağını düşündüm ancak bilemedim.
0
parcaliham
(14.03.23)
"- Chat GPT'ye gidip, aynı metni daha akademik bir dille tekrardan yazmasını rica edeceğim"

bu adımı atlarsan bence sorun olmaz. bu adımda çünkü algoritma tekrar çalışacak. bunu yakalayan sistemler var.
0
mr.goodcat
(14.03.23)
metnin ai tarafından yazılıp yazılmadığını hem chatgpt'nin yeni tool'u üzerinden hem de başka sitelerden kontrol edilebiliyor.

Orda da AI written, mostly human written gibi ibareler çıkıyor. Bence sorun yok ama akademik camia aynı fikirde olmayabilir.
0
wct3 org
(14.03.23)
Üstteki yorumlara dair, şöyle bir yazı ve yazıdan bir yorum;

medium.com

The GPT-2 Output Detector is not "from" Hugging Face. It is being hosted there as a demo, but the tool was developed by Open AI engineers and is available on github for anyone to download and run their own instance, trained on their samples, etc.

Of this tool, the Open AI blog itself says, "We believe this is not high enough accuracy for standalone detection and needs to be paired with metadata-based approaches, human judgment, and public education to be more effective. We are releasing this model to aid the study of research into the detection of synthetic text..."

Last, and most importantly, the GPT-2 Output Detector is designed to detect output from GPT-2. ChatGPT, on the other hand, uses GPT-3, which is a completely different training data set and a different model. As a result, I expect the developers of the tool would give virtually zero confidence that it can be used to detect output from ChatGPT.
0
mada
(14.03.23)
Gelir, bugün belli konular hakkında makaleler sordum, tamamen uydurdu, belli konularda sürekli olmayan şeyleri yazıyor, uydurup duruyor...
0
hewit
(15.03.23)
bu yuksek teziyse yazma, yarim birak yuksegi daha iyi.
bu tarz uyanikliklara gerek yok, isin sonunda bir yerde patlarsin cunku..
0
cooperr
(15.03.23)
(16)

TOGG alacak olan var mi veya yakininiz vs?

ala09
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
0
ala09
(14.03.23)
Çok şükür ailemde ve çevremde olan insanlar nohut tanesinden daha zeki oldukları için böyle şeyleri ciddiye almıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
her şeye gaza gelen insanlar var onlar alacaktır muhtemelen ama direkt akp kadrolarında olduğunu bildiğim bir kaç kafası çalışan kişiyle konuştum. çoğu direkt almaya sıcak bakmıyor, genel kanı bir kaç sene görelim aracı neymiş ne değilmiş bi asfalt yüzü görsün diye bakıyorlar.
0
avatar is back
(14.03.23)
3. dunya ulkesinin insanlarinin elektrikli arabadan once aciktaki totosuna don almasi lazim..

bizim elektrikli araba isi kulaga hos gelsede tam bir:
(bkz: ayranı yok içmeye atla gider sıçmaya )
0
cooperr
(14.03.23)
Param olsa da almazdım ama küçümsemeye gerek yok. Tecrübe böyle kazanılır.
0
dissendium
(14.03.23)
Bu tecrübe kazanmak değil abi ya kusura bakmayın, bu işbilmezlik bence. Devrim arabası yapmak mesela dönemin şartlarına göre bir tecrübe ama TOGG tamamen işbilmezlik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
alacağımı sanmam
0
gadlemler
(14.03.23)
Önsipariş vereceğim eğer alabilirsem. Elektrikli araç sektöründeyim. Yukarıda ekşi ergenus beni nohut kafalı ilan etse ve modlar mesajını silmese de yazayım.
Aracın eksikleri vb olabilir, ihtimal dahilinde.Bankalar da cazip kredi verirse araç için süper olur. Kapadokya çok güzel :)
0
syabk
(14.03.23)
kimse almayacak gibi bi şey yok, hatta liste varmış sanırım (?). çevremde direkt alacak birini tanıyorum, nörolog ve alanında profesör. nohut tanesi gibi zekası yok yani.
0
deartheodosia
(14.03.23)
yaw o degilde, araclarin teknik verilerine baktim, pek parlak degil.
kucuk bataryali olanin menzili 300km, arAC SUV ama 4 ceker opsiyonu yok, vs.

bu is umarim zamaninda gazetelerin verdigi radyolara benzemez.. koskoca birseymis gibi reklamini yaparlardi, sonunda kola kutusu buyuklugunde birsey verirlerdi cakallar.

1 milyon tl'de cok yuksek ihtimalle zararina satis, devlet subvanse edecek gibi.
0
cooperr
(14.03.23)
2022 model clio'mu satıp alabiyorsam alır, dombra eşliğinde eve dönerim xd
0
Erestor
(14.03.23)
fiyatları dizel araçla aynı sayılır
alınırı var
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
Kayınpeder alacak bir tane
0
gabe h coud
(14.03.23)
devlete iş yapan, ihale falan kovalayan herkes bir kere mecburen alacak
kadro vs kovalayanlar da mutlaka alacak

ben genel olarak elektrikli otomobil için erken olduğunu düşünüyorum o yüzden 300 km menzilli audi de olsa almam şu anda. 2. araç olmak için ise çok pahalı maalesef.

burada kilit nokta kredibilite, devlet bankaları düşük faizle, uzun vadeli kredi verirse gerçek manada talep görebilir. şu an otomobil sektöründeki en büyük problem kredi.
0
roket adam
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
0
vizivozo
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
Bir arabanın üretimden önce ve sonra binbir tane testi olur, hani nerde bunlar?
Kaldı ki araba üretimi günümüz teknolojisinde çok zor değil, önemli olan kar ederek satabilmek. Ama bunlarda üretim kültürü ve bilgisi yok.
0
vizivozo
(14.03.23)
Elektrikli araba alacak olsam değerlendirirdim.

Bu vesileyle elektrikli araç şarj imkanlarının genişlemesini beklemek isterim önce.

Dışarıdan gelen parçaları takıp araç boyamak == tüm otomotiv sektörü olduğunu bildiğim için garip karşılamıyorum.

Yerli ve milli iddiasını antipatik buluyorum, çünkü günümüzde otomotiv sektörü böyle işlemiyor. Almanlar bile böyle demiyor, çünkü sektör, parça konusunda global ve böyle olmak zorunda.
Türkiye'de üretilen bir araç olarak görmek lazım.

Siyasi olarak değil teknik olarak nötr yaklaşıyorum. Alman ve Amerikan üretimi arabalarla karşılaştırmak yerine uzak doğu elektrikli arabalarıyla karşılaştırabiliriz.

İlk serilerde mutlaka bir çok sorun olacaktır. Şaşırmamak lazım. Almamak için engel midir bilmiyorum. Yeni markanın da en çok zorlanacağı şey bu ilk reklamasyonları yönetmek olacaktır.
0
burfak
(15.03.23)
(6)

Evde kullanmak için Takım çantası oluşturma pense vs.

yirmibesonbes
selamlar sevgiler arkadaşlarbu işi nasıl aparıyorsunuz :) kafamda kurduğum seçenekler;- bauhaus gidilir tek tek seçilir -internette tek tek seçilir- internette takım çantası hazır alınır- eminönünden veya elektrikçiler çarşısından komple alınır.linklere açığım
selamlar sevgiler arkadaşlar

bu işi nasıl aparıyorsunuz :)

kafamda kurduğum seçenekler;

- bauhaus gidilir tek tek seçilir
-internette tek tek seçilir
- internette takım çantası hazır alınır
- eminönünden veya elektrikçiler çarşısından komple alınır.

linklere açığım
0
yirmibesonbes
(14.03.23)
lazım oldukça amazon’dan söylüyorum. ertesi günü geliyo zaten. toplu çantalar da var ama hiç ihtiyacım olmayacak şeylere para vermektense en az 1 kere lazım olan şeyleri almak daha mantıklı geliyor
0
roket adam
(14.03.23)
Bim'de şu an kampanya ürünü olarak var. SGS iyi marka. Fiyatları da uygun. Arada yeni parçalar da geliyor. Takip et. Git, lazım olabilir olanları al.

Onun dışında takım halinde bir şey almaya kalkma. Gerçekten çok gereksiz oluyor.
0
Mirket
(14.03.23)
bir tane orta boy bos takim cantasi alip yavas yavas ihtiyac oldukca teker teker alet edevat aliyorum. gidip yuklu miktarda takim almaya gerek yok eger bunu meslek olarak yapmiyorsan.
0
cooperr
(14.03.23)
Lazım oldukça aldım yıllar içerisinde birikti, aşınan eskiyenleri değiştirdim.

Pro's Kit marka ev işleri için fevkalade iş görür alabilir, online sipariş verebilirsiniz.
0
hedep
(14.03.23)
toplu setlere kesinlikle para verme. cevap: boş takım çantası

- tornavida takımı almana gerek yok onun yerine şarjlı vidalama aleti alırsan yanında zaten lazım olan demirbaş 8 er adet matkap ve vida uç çıkar. koçtaştan alınma mcallister vidalama var bende 8 senedir tık demedi. en pahalısı bu ama çok iş yapar. yeri gelir kapın gıcırdar lazım olur, yeri gelir demonte mobilya alırsın can kurtarır. ankastre sökersin, raf takarsın. en son robot süpürgenin giremediği tüm mobilyaların ayaklarını bu cihazla değiştirdim mesela.

- pense şart, istediğini alabilirsin.
- matkap herhangi marka olabilir ama kablolu olmalı
- şu tarz bir her ağıza giren ingiliz anahtarı seni su problemlerinde kurtarır: st.myideasoft.com
- standart boy dübel ve vidaları. (10 ar tane alsan yeter koçtaştan 20 lira falandır)
- maket bıçağı
- alyan set


başlangıç olarak yeterli.
0
bisorumvargaliba
(14.03.23)
İzeltaş ve rico iyidir. Yavaş yavaş toplarsın acele etme.
0
jackyr
(14.03.23)
(10)

bu evleri nasıl alıyorlar?

baldan kaymak
2m tl altında ev yok.Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
2m tl altında ev yok.

Bu evleri bu insanlar nasıl alıyorlar? Maaşlı işte çalışarak almak çok zor gibi geliyor.

Merak ediyorum gerçekten nasıl oluyor bunlar?

Karavanlar dahil 500k tl'den başlıyor ikinci elleri.
0
baldan kaymak
(13.03.23)
Artık birşey satmadan birşey almak mümkün değil.
eğer mesleğe yeni başlamış biriyseniz bırakın evi araba almak bile imkansız gibi birşey.
0
alicandan
(13.03.23)
belli bir yaşın üstündekiler artık alabiliyorlar. birikmişin üstüne banka + aile + arkadaş borçları ile. ortalama bu şekilde.
0
candide
(13.03.23)
türkiye’de çok iyi para kazanan ciddi bir kitle var. beyaz yakalı olup karı koca beraber -100 aylığı olanlar, küçük şehirlerde küçük müteahhit, mobilya işleri yapıp büyük para vuranlar, vs vs. 2m eskisi gibi büyük bir para değil yani.

eskiden de ev alamayan dar gelirli kesim şimdi de ev alamıyor çok değişen bir şey yok.
0
roket adam
(13.03.23)
dunyanin heryerinde belli basli sehirlerde durum boyle, bence biz hala bircok acidan basindayiz bu isin, daha da pahali hale gelecek.
0
cooperr
(14.03.23)
son 4-5 yıllık haberler ama aşağı yukarı bilgi verebilir. türkiye'de 23 milyon haneden 13 milyonu kendi evinde oturuyormuş. bir diğer bilgi ise ülkedeki kayıtlı konut sayısı yaklaşık 40 milyon. burda ilk akla gelen şey binlerce kişinin birden fazla evinin olması. sizin sorunuzda ise evet birikmiş bir para, arsa veya aileden kalan bir para - satılacak bir şey olmadıkça gerçekten çok zor.



www.emlakjet.com
www.yeniakit.com.tr
0
jepa
(14.03.23)
anadan babadan mirasları var ya da para döndürüp alıyor. 9 tane kredi kartı ve her bankadan ek hesabı var olan arkadaşım 2 milyona ev aldı. aylık ödemesi 20 bin falan.
0
mikahakkinen
(14.03.23)
Gelir dağılımında adaletsizlik derken bahsedilen bu. Alamayan hiç alamıyor, alan 2-3 tane alıyor, alamayana kiraya veriyor.

Türkiye'de kobi sınıfında bir esnaf, sanayici, küçük üretici mesela kendini çok zorlamadan ev alabilir. Hatta kredisiz trink parayla alır. Bugün bir sanayi sitesini gezin, hepsini silkelesen en azından yarısında anadolu'da ev alabilecek nakit çıkar kasadan.

Bir de büyük şehirlerde çok yüksek kazanan beyaz yakalı sınıfı var. Karı koca şu an 30'arbin kazanan bir çift de kendini biraz zorlasa ev alır. Birinin maaşını harcamasalar, her ay enflasyondan koruyarcak yani enflasyonun etkisini sıfırlayacak bir fona koydu diyelim. Yatırımla enflasyon yokmuş gibi düşünebiliriz. 24 ay ayda 30 binle geçinebilirlerse ki 15 kira 15 yaşam masrafları idare edilebilir ellerinde 720 bin olur. geri kalan 1,3 milyonu kredi yapıp 2 milyonluk bir eve girebilirler. Şu an halkbank ya da ziraat'ten 1,3 milyon kredi çekersen kampanyalı fiyattan 21.000 taksitle ödüyorsun. 30-30 kazanıyorlardı. 21000 kendi evinin taksidi, geriye 40000 tl kalıyor. (burada enflasyondan bağımsız düşündüm çünkü bu düzeyde beyaz yakalının maaş artışı zaten enflasyon oranında oluyor, ya da kazancını o ayarda bir fonda değerlendirirse zaten birikimi aynı oranda kalabiliyor)

bunlar dışında maaş dışında geliri olmayan ortalama kazanan bir çiftin ev alabilmesi epey zorlu çok iyi yatırım planı ve kararlılık gerektiriyor.

Şunu yapan insanlar tanıdım mesela işe başladığı gibi ilk maaşından itibaren yatırım yapıp 30-40bine arsa alıyor. 1 sene sonra enflasyon+%20 koyup satıyor başka arsa alıyor. Onları satıp daha büyüğünü alıyor. Böyle böyle elindeki nakiti büyütüyor. 10 sene içinde bir ev parasına ulaşıyor alıyor.

Ama bu biraz kişisel beceri işi yani herkes yapamaz, hem o iradeyi gösteremez hem gayrimenkul alım satımı yapmak, değerlenme ihtimali olan yer bulmak da marifet işi hem de üstüne kar koyup satmak baya tüccarlık. Bunu deneyip çok para yakan da oluyor saçma sapan yerler alıp.
0
anten
(14.03.23)
turkiye de bir suru zengin sirtlan var. paradan para kazaniyorlar. dusunsene 100 tane kirada evin var. onlarin geliriyle her ay 1 tane ev alabiliyorsun. kartopu gibi her ay daha da buyuyorlar
0
buenosdias
(14.03.23)
memleketleri o şehir olunca alınıyor daha önceden evi arsası kalan mirası olduğu için
sıfırdan almak için iyi maaşlar lazm
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
anten'in söylediği mantıklı geliyor ama çevremde gerçekten 60-70 bin kazancı olan birkaç çift bunu yapamadı. Ya ev bulamıyorlar ya o krediyi alamıyorlar vs. O parayı kazananın gideri de çok olabiliyor duruma göre. Yani en ideal şartlarda, yeni evli (altın vs. gelmiş) borcu olmayan çocuğu olmayan düşük kiraya oturan çift bunu yapabilir o da kredi bulabilirse.

Tabii 2-3 yıl önce otomobil alabilmiş çiftler o konuda daha şanslı. İki araba olsa satsan al sana 1 milyon lira. Üstü de kredi.

Hep çift dedim, çünkü yalnız bunu başarmak imkansız sanırım.
0
nhk ni youkosu
(14.03.23)
(15)

Hiç iyi değilim

maryjane
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahats
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahatsız etmeye başladım bunun da farkındayım ama düzelemiyorum arkadaşlar. Evlilil arifesindeyim bi yatak olmuş 7-8 bin lira, insanlar yurtdışında bu fiyata 2.el araba alıyor biz burada ne yaşıyoruz ya, gerçekten mutsuzluk ve umutsuzluktan ölmek üzereyim.

Sevdiceğime dedim ki gel gidelim buralardan, araştırdık ettik, kanada, amerika vs neresi varsa. Tabii ki para ve zaman gerektiren şeyler bunlar ama bu süreçte ben nasıl ayakta kalacağım, nasıl iyileşeceğim, nasıl mutlu olup etrafımı eşimi dostumu da rahatsız etmeyeceğim? Gerçekten kendimi toparlamak istiyorum ama olmuyor. Mutsuzum işte. Tavsiyesi olan?
0
maryjane
(13.03.23)
ülkede yaşanan ve somut olarak sana dokunmayan her şeyden bu kadar etkilenen biriysen bence psikolojik destek almanda ve kendini psikolojik olarak güçlendirmende fayda var. tv izlemeyerek, sosyal medyayı azaltarak, kendine ve ailene vakit ayırarak, farklı aktiviteler yaparak yani gerçek bir hayat sahibi olmaya ve kendi hayatını yönetmeye çalışarak başlaman lazım. yoksa sosyal medya ve tv'lerdeki felaket senaryolarını, olumsuz haberleri, gece gündüz yapılan anlamsız propagandayı sürekli takip edersen insanın psikolojisini bozmaması mümkün değil.

böyle hassas bir bünye kanada, abd gibi ülkelerde yaşanan olaylara da göçmenliğin verdiği zorluk da eklenirse daha da çok tepki verecektir.
0
roket adam
(13.03.23)
spor yap. ciddi bir cevap. aynı şekilde depremden sonra artık insanlıktan çıkmak üzereydim. her konuda çok empati yapan biriyim, iş olsun aile, aşk vs olsun beni çok etkiliyor. iş stresim zaten uyutmuyordu bir de depremde sabahlara kadar ayaktaydım. kardeşim deprem bölgesindeydi. haftalarca zombie gibi gezdim. çok ağır spor yaparak çözüm bulduğumu düşünüyorum. hem spor hem de recovery sırasında vücut resetliyor kendini.

kimyasallar iyi bir çözüm değil. terapi ve duyguları yazmak, üzerine ağır spor. aileyle, sevgi dolu insanlarla vakit geçirmek vs.
0
gabe h coud
(13.03.23)
Kanada'ya Amerika'ya gidince orada da mutlu olmayacaksın ki orada da farklı bir nedenle bu psikolojiyi yaşayacaksın, ya yanlış anlaşılmak istemem ama benim çevremde bi şekilde Kanada'ya giden çok kişi oldu mutlu olan bir kişi olmadı çoğu geri döndü, ABD zaten daha bok gidebiliyorsan bi Avrupa ülkesine falan gitmeye çalış en azından.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
ingiltere'de yaşıyorum geçen bi kafede 3-4 arkadaş oturduk saadet binası önünde yapılan cb adaylık açıklamasını izledik. fiziksel olarak uzaklaşmakla olmaz, olmuyor. ekonomik olarak sıkışıp kaldık zaten hepimiz. geçen sene 14k£ civarına mercedes e aldım hep hayalimdi. yarın tr'ye dönmek istesem napacam bilmiyorum. satsam gelsem tr'de 300'e verdikleri araçlara bakıyorum, değil almak binmek, kapımın önünde komşumun park etmesini istemeyeceğim araçlar. neyse konumuz bu değil. eğer geleceksen özellikle avrupa'da refah var ama burda bir süre çalışayım döneyim tr'de yaşam standardımı yükseltmiş olarak devam edeyim diyemezsin.

ben avrupadan memnunum sakin güzel ama abd'de çevrem ve güvendiğim kişiler olmasını ve oraya gitmeyi çok isterdim, öyle bir keşkem var. lisansta bölümümdeki bir kız öyle gitti, 3*4 akrabası da vardı çok samimi olduğu arkadaşları da, hepsi elinden tuttu yol yordam gösterdi şimdi çok güzel paralar kazanıyor. avrupa'da esnaflık - ticaret harici bu çok zor, onu yapabilmek için de çok ciddi tecrübe açısından birikiminin olması gerekiyor.

"yav dayı ne uzattın, ne diyorsun özet geç, ne yapalım dersen?" eğer; şu an kk'yı başkan yapıp onun ve 6'lı masanın çok iyi bir kadro ve hükümet kurmasını ummaktan başka yapacak bişey yok. tr potansiyeli olan ama asırlardır bunu kullanmaya beceremeyen bir ülke
0
avatar is back
(13.03.23)
Bu ortamda evlenmek çok yanlış.
Evlenmeyi düşünen birinin yurtdışı hedeflemesi ayrı bir yanlış.

yanlış*yanlış = yanlış^2
0
scholar
(13.03.23)
Spor yap gece uykusunu kaliteli ve yeterli uyu güneşe maruz kal ve magnezyumunu ve d vitaminini takviye et. Yetmezse antidepresan gerekebilir.
0
muhayyer divan
(13.03.23)
Meditasyon deneyimi varsa yas çemberleri çok iyileştirici oluyor.

yasveolumbilgeligi.org

Bir kez katılmıştım. Yas çemberi yaptıran burcu ertunç çok iyiydi açıkçası.
0
hasmetizm 2046
(13.03.23)
spor yapacak iradeniz varsa kişisel deneyimime dayanarak antidepresan kadar etkili olduğunu söyleyebilirim. yoksa psikolojik destek alın. gerçekten karmaşık canlılarız, şimdi sizi alıp da bütün bu sıkıntıların olmadığı bi türkiyeye koyma imkanımız yok ama, belki başka sebepleri de vardır. o yüzden bi oturup düşünmek ve yazmak da lazım.

bi de çok sevdiğim bi söz var "if you're going through hell, keep going." (cehennemden geçiyorsan, geçmeye devam et.) bi şeyleri bastırmadan yaşayıp tüketmeye çalışıyorum artık ben her şeyi.
0
curious mind
(13.03.23)
Ben de aynı durumdayım. Paralize olmuş gibi hissettiğim için psikiyatriste gittim. Antidepresan verdi, kullanmaya başladım. Daha iyiyim sanki:/
0
boyalı kuş
(13.03.23)
koca ülkenin ve dünyanın derdini sırtınıza yüklüyorsunuz. modern insanın en büyük problemi bu bence - her şeye erişim fazlasıyla rahat olduğu için kırılgan beynimizin kaldırabileceğinden çok daha fazlasına maruz kalıyoruz. klasik tavsiye olacak ama lütfen sosyal medyayı azaltmaya çalışın. haberler için işe yaramaz sansasyonları değil de daha bilgilendirici ve bilimsel/politik yönü olan, rapor/röportaj tarzı işleri okumaya çalışın illaki geride kalmamak niyetindeyseniz.

yaşanan acı şüphesiz çok büyük, üstüne üstlük ülkenin gidişatı da ortada ama her şeyi bilmek insanın üstünde inanılmaz yük oluşturuyor. don külot hayvan peşinde koşalım, ağaçlardan sallanalım demiyorum ama bence insanlık olarak biraz fren yapmamız lazım. "mutlu" dediğimiz kitleler kendi dünyalarında yaşayan insanlar hep. cahillik mutluluktur demiyorum. öğrenmek, bilmek bence her zaman iyi ama bu kadar derine dalmak iyi değil çünkü bireysel olarak hiçbirine müdahale edecek kapasitemiz yok.

kulağa tırt gelecek ama mutluluk gerçekten akşam eve gelip bulgur pilavı yedikten sonra diriliş ertuğrul filan izlemekle oluyor sıradan insan için. onu yapmaz kitap okursun, eylem değişir ama kilit nokta DÜNYANIN/ÜLKENİN SORUMLULUĞUNU YÜKLENMEMEK. karşılaştırmalardan uzak durmaya çalışmak.

yalan değil bugün ben de avrupa'da yaşayanlara bakınca motivasyonumu kaybediyorum, "bizim yaşadığımız hayat mı?" diyorum ama 18. yüzyılda rus toprak işçisi/kölesi de olabilirdim. o adam muhtemelen bizden mutlu yaşadı çünkü kendisinden daha iyi yaşayanları görmüyordu bile.

eyyorlamam bu şekilde. hayat anlamlı veya kompleks bir şey olmak zorunda değil. hepimiz ölüp gidiyoruz, 10 sene sonra yüzümüzü bile hatırlamıyorlar. kendiniz için uğraşın elbette ama mükemmeli, kusursuzu, şahaneyi arayarak canınızı sıkmayın. sırf keder. hiçbir karşılığı, getirisi yok.
0
mark greg sputnik
(13.03.23)
hocam mesele ülke mi yoksa ekonomik durumun mu? gördüğüme göre ekonomik. asıl nokta ihtiyaçlarınızı karşılamanız. değilse abd'de de yaşasınız isviçre ya da norveş'teki insanın refahı size dokunur. ekonomi karşılaştırmasında sınır yok o yüzden siz kendi ihiyaçlarınıza bakın kıyasa girmeyin.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(13.03.23)
ülkemizdeki enflasyon artışı özellikle ücretli çalışanlarımızın alım gücünü ciddi oranda düşürdü ve birçok kişinin umutsuzluğa kapılmasına sebep oldu bu bir gerçek ama insanlar arasındaki umutsuzluk muhabbetleriyle, herkesin birbirine avrupa, abd övmesiyle ekonomik anlamda 1 birim kötüye gittiysek psikolojiye etkisi 10 oldu maalesef bu psikolojiden çıkmak gerekiyor önce. mesela bir yemeğe atıyorum 200 lira veriyoruz masada biri diyor ki almanya'da buna 20 birim veriyorlar. e tamam da almanya'daki mühendisin, yazılımcının maaşı 3bin, 4bin birim onu söyleyen yok. burada 20bin birimler normal maaş oldu artık bu pozisyonlar için. yanlış anlaşılmasın tabi ki onların alım gücü bizden yüksek ve özellikle araba konusunda çok halk düşmanı bir piyasamız var ama geliri hesaba katmadan gider üstünden konuşunca 15 kat kötüyüz gibi etkisi oluyor psikolojiye. dolayısıyla insanlar avrupa'ya gidince tüm dertlerimden arınıcam gibi hissedip orayı idealleştirirken burayı cehennemleştirip iyice kötü hissetmeye başladı. öyle bir şey yok tabi ki. hem fiziksel olarak buradan çıkmayla burayı önemsemeyeceksin diye bir şey yok illaki sevdiklerin, değer verdiklerin olacak burada ve türkiye'deki kötü şeyler gene seni üzmeye devam edecek. bence önce bu ruh halinden çıkmak gerek. avrupa ülkelerinin yeryüzündeki cennet olmadığını her yerde insanların sıkıntı çektiğini kabul etmek gerek. tabii ki türkiye'nin fakiri avrupa'nın fakirinden daha fakir ama polyannacılık yaparsak türkiye'de zengin olmak da avrupa'da zengin olmaktan daha kolay çünkü bizdeki gelir eşitsizliği çok daha fazla. içinde bulunduğumuz ekonomik umutsuzluğa depremde yaşadıklarımız eklenince bazı kişilerde sizdeki gibi bunaltmalar normal ama burada benim dediklerim ve diğer arkadaşların dedikleri biraz sizin bakış açınızı değiştirmiyorsa gerekiyorsa kredi falan çekip bir psikoloğa gidin. çünkü tek başına bir yurtdışı çalışma izni çözüm olmayacak böyle bir bunalmaya.
0
semaforo de medianoche
(13.03.23)
hayatta sorunlar bitmeyecek. gelen dalgaları atlatmaya bak işte, hepimiz öyle yaşıyoruz. muhteşem bi mutluluk yok, hiçbir şey de bunu garanti etmiyor.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Almanya'dan sevgiler, tavsiyem evlenmeyi erteleyip harcamalarınızı dil kursuna yapmanız olur gerçekten gitmek istiyorsanız. Bir de spor yap düz koşu 1 saat. Biraz iraden kuvvetlenir, kafan dağılır.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.03.23)
kanada'nin kotu psikolojisi olani daha da kotulestirdigine defalarca sahit oldum, gocmeden once cok iyi dusunun derim.

7-8bin liraya araba alma isi de yalan, o araba ilk 3 ayda patlar paraniz da cope gider.
bunlar hep bizim dustugumuz kuyular :)
0
cooperr
(14.03.23)
(7)

Kullanıp memnun olduğunuz çelik tava var mı?

alperz
Çelik tava alacağım. 30 santim gibi bir şey arıyorum. ayrıca olabildiğince ağır olmasını isterim.
Çelik tava alacağım. 30 santim gibi bir şey arıyorum. ayrıca olabildiğince ağır olmasını isterim.
0
alperz
(10.03.23)
çelik tavanın kalitesini belirleyen şey tabanının kalınlığı, bu hem ısıyı tutmasını hem de eşit yayılmasını sağlıyor

fotoğraftaki gibi bir parmak kalınlığı civarında ek yeri olmalı, zaten fiyatını da arttıran bu kısmı, iyi markaların çoğunun tabanı böyledir
encrypted-tbn0.gstatic.com

migrostan ya da ucuz yerlerden alırsan bu kısımları ince olur
0
freebird5406_2
(10.03.23)
Çok memnundum, canım tavam.

www.amazon.com.tr
0
hadi ya la
(10.03.23)
evladiyelik olsun diyorsan:
(bkz: öztiryakiler)
0
late viper
(10.03.23)
karaca'da iyidir.
agir tava seviyorsan dokum tava da bakmani oneririm.
0
cooperr
(10.03.23)
Korkmaz var memnunum
0
Topalordek
(10.03.23)
Evet kalın taban arıyorum zaten aynen. Yani aslında milletin döküm tavayı kullandığı gibi ben de çeliği kullanacağım. Dökümün lezzeti ayrı da onu açık havada ateş üstünde seviyorum. Evde çelik taraftarıyım.

schafer'e giresim yok. memleketin markası varken...

Öztiryakiler normalde endüstriyel ürünler üretiyor di mi? Dayanıklılık açısından iyi bir seçenek olabilir o yüzden.

Kimse ağırlığını yazmamış tavanın ona sinir oldum. Yazsalar ağırlık/çap oranı en yüksek tavayı alıp geçeceğim. Böyle biraz körleme gidiyorum. Ondan açtım başlığı zaten.
0
🌸alperz
(11.03.23)
aksu markası da kaliteli
0
bir soru sorcam
(11.03.23)
(11)

Bu tür bir muamelede tavrınız ne şekilde olurdu?

burnley
Merhaba. Yaşadığım yerin 5 dakikalık mesafesinde hayli büyük bir site var. Sitenin içerisinde yürüyüş parkurları da mevcut, ben de orada bir süredir yürüyüş yapıyorum. Şunu da belirteyim; siteye girişlerde, görevli güvenlik personeli tarafından herhangi bir kontrol olmuyor. Yani site dışından insanl
Merhaba. Yaşadığım yerin 5 dakikalık mesafesinde hayli büyük bir site var. Sitenin içerisinde yürüyüş parkurları da mevcut, ben de orada bir süredir yürüyüş yapıyorum. Şunu da belirteyim; siteye girişlerde, görevli güvenlik personeli tarafından herhangi bir kontrol olmuyor. Yani site dışından insanlar da sorgusuzca içeri girebiliyor, yürüyüşünü yapabiliyor. Buna engel olan türde bir uygulamaları yok.

Dün her zamanki gibi yürüyüşümü yapıyordum. Benim köpek fobim vardır, yürürken bir an karşımda 20 metre mesafede tasmasız bir iri köpek belirince ben de ani bir hareketle yan parkura geçiş yaptım. Şansıma orada da yine tasmasız bir köpek çıktı, bu kez de oradan dönüp diğer parkura geçiş yaptım.

Neyse yürüyüşüm bitti. Tam siteden çıkacağım, güvenlik görevlisi "Pardon, bir durur musunuz" diye beni durdurdu. "Buyurun, hayırdır?" diye sorduğumda, eliyle arkada bekleyen 55-60 yaşlarında bir kadın erkek çifti işaret etti. O çiftten erkek olanı bana "SEN niye oradan oraya telaşla dolanıp durdun?", "Sen bu sitede mi yaşıyorsun?" gibi sorular sordu. Anlaşıldığı üzere bu çift, tasmasız köpekleri gördüğüm için yaşadığım o tedirgin hallerime denk gelmişler ama köpekten dolayı olduğundan haberleri yok tabii, hareketlerimi şüpheli bulmuşlar ki beni takip edip güvenliğe durdurttular. Sorularına sakince cevaplarını verdim. Birkaç dakika konuşmuş olduk, sonra bu çift cevapları aldıktan sonra hiçbir şey demeden aralarında konuşa konuşa yanımdan ayrılıp uzaklaşmaya başladılar. Ben de güvenliğe "Tamam? İyi günler." deyip yoluma devam ettim.

Eve dönerken şunu düşündüm. Bu tarz soruları bir güvenlik personeli sorsa hiç gocunmam da iki normal insan tarafından ortada doğru düzgün bir gerekçe de yokken "Sen" hitabıyla sorguya tutulmaya karşı acaba fazla mı ezik davrandım diye bir düşündüm. Ve aramızdaki diyalog tamamlandıktan sonra bana hiçbir şey demeden yanımdan uzaklaşıp gitmeleri de bayağı bir nezaketsizlik oldu sanki.

Siz bu tür bir muamele ile karşılaşsanız, benim o an yaptığım gibi sadece sorulan sorulara cevap verip sonra da yolunuza mı bakardınız? Yoksa "Ne münasebet, hangi hakla beni sorguya çekiyorsunuz? Siz güvenlik misiniz?" tarzı bir tavır mı sergilerdiniz? Merak ettim açıkçası.
0
burnley
(10.03.23)
Ben olsam aynen senin yaptığın gibi yapıp aynen senin gibi sonradan "ezik mi davrandım" diye düşünürdüm :)

Ama aslında bu davranışınızda bir sorun yok. Hayatınızda bir daha görmeyeceğiniz insanlarla gereksiz münakaşayı uzatıp gerilmenin kimseye faydası yok. Bir yanlış anlaşılma olmuş. Sizin bir hakkınızı falan da yemiş değiller. Sadece biraz saygısızca davranmışlar. Olur öyle şeyler.
0
long live rock n roll
(10.03.23)
senin yaptığını yapardım, karakter olarak uzlaşmacı biriyim başımdan geçenleri anlatırdım, yaşlıları da sakinleştirirdim, herkes kısa süreli panik yaşamış, dışarıdan bakınca komik olay
0
freebird5406_2
(10.03.23)
Tavrım tam olarak böyle olurdu.
Münakaşaya girmelik bir durum yok bence.
Bu eziklik değil.
0
Dağcı
(10.03.23)
Eskiden olsa tam olarak bunu yapardım ben de. Eziklik diye de görürdüm bunu hem kendi davranışımda da hem sizde de. 2 hafta önce bir arkadaşımı aynı böyle bir sitede ziyarete gittim. Siteye girerken güvenlik "ıslık çalarak" beni çevirdi, kime gittiğimi sordu. Önce suratına boş boş bakıp, sakin bir şekilde burası kamusal alan değil mi diye sordum? Size kime gittiğimi söylemek zorunda değilim sanıyorum dedim. Öyle yapınca mırın kırın etti, ya işte yardımcı olmak için falan filan. Sonra öğrendim hiç yaptığı bir şey değilmiş normalde muhtemelen tipim biraz değişik olduğu için salça olmak istedi. Her neyse. Demem o ki eskiden olsa söylerdim hemen sonra da çok kötü hissederdim. Aslında sınır ihlali bu da sizin olayınız da. Kamusal alanda yürüyorsunuz sonuçta kimsenin ne yaptığınızı, nereye gittiğinizi sormaya hakkı yok. Kibarca sorsalar ve endişeleri gerçekten görünür olsa, iyi niyetle cevap verilebilir tabii ama SEN ile yüksek perdeden sorgulayarak girmek net sınır ihlali bence.
0
stanhiver
(10.03.23)
stanhiver: sinir ihlali yok. arkadas ozel mulkteymis, kamusal alanda degil ki.

sizin durumunuzda olsam oyle davranirdim ben de ama site sakini olsam oyle davranmazdim. pardon ne sorgusu bu diye kibarca bi sivrilirdim. bence siz de orada aslinda olmamaniz gerektiginin bilinciyle oyle hemen sorgu suale cevap vermissiniz. kontrol yok ama orasi size ayrilmis bi yer degil. o yuzden davranisiniz normal ama acaba ezikce mi davrandim dusunceniz yanlis ve gereksiz. ne hakla cevap vermeyecektiniz ki
0
Kittie
(10.03.23)
sakini olmadığım bir sitede gezdiğim için, site sakinleri bana bu soruları sorabilir diye düşünüyorum. sonuçta ben de sitede yabancı birilerini gördüğüm zaman kime geldi, burada mı oturuyor diye düşünüyorum.
0
kondansator
(10.03.23)
Kittie: Dikkatli okursanız site dışından insanların da yürüyüş yapabildiği, buna engel türde bir uygulama olmadığı bilgisi verilmiş. Bu yüzden de sizin yazdığınız şekilde "orada olunmaması gereken bir bölge"den bahsedemeyiz. Ayrıca sorgu yapan o adamın tarzı ve hitabı leş görünüyor. Polis misin, güvenlik misin, sen nesin derler adama. Niye cevap vermek zorunda olsun ki?
0
norules
(10.03.23)
norules: ben dikkatli okudum zaten. guvenlik acigi var yani. hayrina sitenin parkurunu acmamislar. bu cumlelerden o cikar.
0
Kittie
(10.03.23)
site sakini degilsin, girmemen gereken ozel sitenin parkurunu kullaniyorsun o yuzden site sakinleri ya da guvenlik sana bu soruları sorabilir +1

eger site sakini olsaydin, ve sana asina olan guvenlik seni rahatsiz ediyor olsaydi, terslerdim. Ama sen bu klasmana girmiyorsun.

Yaptigin eziklik degil..
0
cooperr
(10.03.23)
Cooperr +1

Her konuşmaya diklenmek gerektiği ve aksinin eziklik kabul edilmesi de toplumsal bir sorun bence.

Sizin durumunuzda olabildiğince kibarca durumumu ifade eder hatta nezaketli davranışım nedeniyle o kişilerin de desteğini almış olurdum. Bundan sonrasında siteye giren yabancı olan statüm o sakinler ve güvenlik tarafından tanınmış kişiye evrilirdi. İşte gerçek iletişim budur, bu da eziklik değildir.
0
epitaf
(11.03.23)
@Kittie Olayda güvenlik açığı içeren bir durum yok, yani siteye bir sızma operasyonuyla falan girmiş değildim :) Şöyle izah edeyim; mesela siz de bahsettiğim siteye giriş yapıp da parkura yönelseniz kimse size bir şey demez, sormaz. Dışarıdan insanların da sitenin parkurunda kendi halinde yürüyüşünü yapmasında güvenlik personeli de, site sakinleri de problem görmüyor ve bu durumu biliyorlar da. Burada benim kafama takılan mesele, bahsettiğim tür bir hadisedeki üslup ve bana karşı takınılan tavır meselesi.

@epitaf Zaten ben de aynı sizin dediğiniz gibi gayet sakin ve kibarca durumu izah ettim. Ama olayın sıcaklığı geçtikten sonra karşı taraftan aynı nezaketi göremediğimi fark etmek canımı sıktı. "Sen" diye üstten bakan bir hitap tarzı, iki normal insanın sadece kendilerince bir hissiyata kapılıp beni gözüne kestirmeleri, benden nezaketli ve kibar açıklamalar duymalarına rağmen aramızdaki diyalog sonlanınca ise bana hiçbir şey demeden ("peki anladım, açıklamalarınız için sağolun, iyi günler" gibi) direkt yanımdan uzaklaşıp gitmeleri, bunlar nezaketsiz tavırlar. Ben düzgün bir iletişimle hareket ettim ama karşı tarafın o tür bir çabası yok gibiydi.
0
🌸burnley
(11.03.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.