Giriş
(8)

2024 net asgari ücret ne kadar olur sizce?

angina pektoris
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
angina pektoris
(03.10.23)
14-15 bin lira civarında olur tahmin ediyorum.
0
orient blue
(03.10.23)
Net 16 olur.
0
kimlanbu
(03.10.23)
2024 yili icin enflasyon beklentisi %33. verecekleri zam %35 falan olacaktir ve tek seferlik zam verilecek eskisi gibi. belki secim var diye %40 falan yapabilirler. benim tahminim 15-16.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.10.23)
Seçim var en az 16.500.- TL olur beklentisindeyim.
0
koskoca kirpi
(03.10.23)
o günün kuruna göre yine 450 dolar civarı olur. 2-3 ay sonra 400 dolar seviyelerine hatta altına düşer.
aslında sanayicinin, tekstilcinin, üreticinin ihracatta rekabetçi olabilmesi için asgari ücretin 350 doları geçmemesi lazım.
0
my fault
(03.10.23)
16500
0
cooperr
(03.10.23)
14’e el sıkışılır. Dolar 30 olsa aralıkta 470$ olur normali hep böyle hatta 13750 bile olabilir. %40 üzerinde asgari zammı, seneyenin enflasyonunu körüklemektir. Umarım o hataya düşülmez
0
avatar is back
(03.10.23)
Düz hesap net 15.000 TL olur diyorum.

Aylık enflasyonlar %5 civarı çıkıyor 6 ayda basitçe %30 kadar zam lazım.
0
Lethe
(04.10.23)
(7)

sahibinden'de ki ikinci el araç ilanları hk

avatar is back
geçen bahara kadar herkes "kardeşim bayide araba yok, enflasyon döviz patlayacak" diyerek 5 yaşındaki aracı 0 fiyatına satıyordu. nedenleri doğru olsa da fiyatlandırmalar absürttü. şimdi bakıyorum bayilerde baya araç var, hala fiyatlar uçuk olsa da son günlerde sıfır araçlara indirim de gelmiş falan
geçen bahara kadar herkes "kardeşim bayide araba yok, enflasyon döviz patlayacak" diyerek 5 yaşındaki aracı 0 fiyatına satıyordu. nedenleri doğru olsa da fiyatlandırmalar absürttü. şimdi bakıyorum bayilerde baya araç var, hala fiyatlar uçuk olsa da son günlerde sıfır araçlara indirim de gelmiş falan.

ama adam 2019 35bin km'deki skoda superb'i 2023 ile aynı fiyata koymuş ilana, dostum niye böyle fiyat çektin diyorum, öylesine koydum belki satılır diyor. ilan fiyatı 1.8, sıfırı bayide 1.7 (pazarlık, kampanya vs bile olabilir).

yani keyfi bilir isterse 6 milyona ilana koysun orada değilim de otomobil+suv ilan sayısı 600bini geçmiş, 2 sene önce bu 350bin, pandemiden önce 300bin falandı. şimdi yüzbinlerce ilan "belki satarız" diye mi koymuş nedir anlamadım.

daha 2018 130bin km araç ile 2023 sıfırı arasındaki %15 farka değinmedim. yani benim de aracım var bakıyorum asla etmeyecek muadilde ilanlarda hepsi. ben de satsam gidip yarı fiyatına koymam ama bu nasıl iş anlamadım.

asıl şurdan kafama takıldı, arkadaş da 2017 ford focus var idi, tanıdık bir arkadaşımız müstakil ev yaptırdığı için evini satarken çok ciddi indirim yaptı, hızlıca arabayı elden çıkartmak istedi ağustosta. aracın muadilleri 850-975 civarı, ama aynı orijinallikte ve temizliktekiler 920-975 aralığındakiler olunca arkadaş da çok hızlı şekilde satmak için en ucuzdan, 890'dan ilana koydu. eylül sonuna kadar 2 ay boyunca bir talip bile çıkmadı fiyatı düşüre düşüre zar zor 810'a satabildi ev kaçacaktı yoksa. neyse demem o ki. hemen hemen aynıları hala 950'ye ilanda, 810'a da tek talip çıktı o da bu model istiyor diyeydi vs.

yani sonuç olarak bu piyasanın ahvali nedir anlamıyorum. yüzbinlerce araç "belki satılır" diye şişik fiyata konulmuş olamaz heralde değil mi?
0
avatar is back
(03.10.23)
çoğu yatırım mantığıyla yüksek fiyattan alıp yüksek fiyattan elinden çıkartmaya çalışıyor. böyle oluncada insanlar haklı olarak sıfırlara yöneliyor.
aynısı benim arkadaş yüksekten aldı arabayı nasıl olsa fiyatlar dahada artacak diye şimdi satmaya çalışıyor. biraz uyguna koy bekletme diyoruz. ben 10-20bin lira kar için almadım. neyime yetecek bu kar diyor.
zaten piyasayı mahveden hep bu zihniyetti.
0
my fault
(03.10.23)
işte biz buna piyasayı ön göremeyip patlamak diyoruz.çok zarar edecekler çok.
zebille tesla,çin ve togg giriyor piyasaya geçen ay bayinin 1900 çektikleri araba dünaradılar 1750 ye bırakıyoruz diyorlar. 150 bin de takas desteği ile birlikte.
ikinci elciler daha çok bekler.
0
jamswety
(03.10.23)
Yani araba piyasasında mantık aramamak lazım. Yüz binlercesi belki satılır diye koyulmadıysa bile emin ol on binlercesi öyle.

Eskiden sadece galericiler ve öğretmenler al sat yapardı şimdi herkes al satçı oldu. Piyasanın düşmesi de hiç gerçekleşmeyecek sanıyorlardı şu an panikle belki yine yükselir diye dua ettiklerine eminim. Kendi aracımın sıfırı 1.5 milyon, usul usul düşürüyorlar bugün 1.25'ye kadar ilan gördüm, daha da düşer düşsün de sorun değil bir tek benimki düşmeyecek neticede.

O 5-10 senelik araçlara 700-800 bin yazanlar da ya son birkaç enayi bulup onlara okutacaklar ya da satamayacak usul usul dengesini bulacak piyasa.

Toyota Corolla'da 100 bin civarı indirim yaptı örneğin daha bu hafta. 1 milyona sıfır Corolla alabiliyorken milletin ne idüğü belirsiz 100 bindeki tırt aracını kim ne yapsın.
0
chicha_v2
(03.10.23)
2010 model ve 2020 model aynı aracın fiyatları aynıysa veya çok yakınsa bu piyasa hakkında çok konuşmaya gerek yok. İsteyen istediği fiyattan koyar ama satamaz, gerçekten satmak isterse ederini piyasa belirler.

Genelleme yapmak için yeterli değil ama favorime eklediğim görece eli yüzü düzgün, piyasaya göre "uygun" araçlar bile aylardır satılmadı.
0
kimlanbu
(03.10.23)
gördüğün fiyatlar şişirme. piyasada nakit sıkıntısı var. sıfır araba bulunuyor. alıcıysan 50-60-100 bin aşağıya satılıyor gördüğün fiyatlardan 2. el araçlar.
yani gerçek olan bahsettiğin arkadaşının durumu. kalanı illüzyon.
çoğu insan daha uyanamadı durumu.
0
adivar
(03.10.23)
millet bu sahibindendeki fiyatlara neden bu kadar takiliyor anlamis degilim.
"bir malin fiyatini alicinin odemek istedigi rakam belirler" nokta.
isterse 1 milyonluk araci 2 milyona koysun, bu kural degismiyor.
sen bir rakamdan satiliga cikarttin, eger kimse aramiyorsa kimse o rakama cikmak istemiyor demektir, satmak istiyorsan fiyat kiracaksin.
piyasada ciddi nakit sikintisi var +1
0
cooperr
(03.10.23)
millet tok satıcı. ihtiyacı olan banhsettiğiniz gibi, epey fiyat kırıp da satabiliyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.10.23)
(4)

Konteyner üstleri için kışa uygun çatı fikirleri?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar;Deprem bölgesindeki konteyner kentlerin kışa hazırlığı için uygun bir çatı nasıl yapılabilir. Önümüz kış ve geçen sene konteyner çatılarında çökmeler yaşandı bu çatıların eğimsiz yapılması ve suyu gem tutması nedeniyle. Özellikle çabuk çözüm üretilebilecek, bütçe dostu ve geri dön
Merhaba arkadaşlar;
Deprem bölgesindeki konteyner kentlerin kışa hazırlığı için uygun bir çatı nasıl yapılabilir. Önümüz kış ve geçen sene konteyner çatılarında çökmeler yaşandı bu çatıların eğimsiz yapılması ve suyu gem tutması nedeniyle. Özellikle çabuk çözüm üretilebilecek, bütçe dostu ve geri dönüştürülebilir malzeme olursa süper olur.

Ek olarak yağmur sonrası konteyner sakinlerinin elektriğe kapılma olayı yaşanıyor. Belli ki topraklamalar ve elektrik altyapıları iyi yapılmıyor. Bu konuda da hızlı bir çözüm olarak ne yapılabilir?

Fikir ve öneriler için çok teşekkür ederim şimdiden.

Edit: Branda denendi ama pek efektif olmuyor.
0
Amaranta ursula
(03.10.23)
bir demirci çağırıp kutu profil ve trapez sac ile basit çatılar yaptırılabilir. en geri dönüştürülebilir malzeme çelik, alüminyum, bakır falan. onun dışında polikarbonlar falan kulağa çevreci geliyor bunlardan daha çok doğayı kirletiyor.

elektrik tesisatı içinde, konteyner içinde dediğiniz gibi nerede kaçak vardır veya mesela çok elektrikli soba çalıştığı için bazı kablolar zarar görmüş müdür bilinemez. bir elektrikçi çağırılıp, tüm tesisat sıva üstü dediğimiz şekilde duvar üzerinden yeniden çekilir ve prizlere bağlanır, sigortalar kontrol edilir vs.
0
malheiros
(03.10.23)
Deprem bölgesindeyim en uygunu sac türünden eğimli çatı yapmak. Ve bir de geçen günler yağan yağmur sonrası yaşananlardan sonra konteynerlerin yerden 30 belki 40 cm kadar yüksekte olması da önemli.
Yağmurdan ayrı olarak bu kış içinde yaşanabilecek kâr yağışı durumunu da düşünmek gerek.
0
diyecevaplandı
(03.10.23)
Ben de trapez sac demeye geldim. Bunu uygulayan bi mimar abim var. Sac levhaları çatıya yapışık değil de arasından hava geçecek şekilde yapmış. Yazın da aşırı ısınmıyor bu sayede. Tabi o tavanı kaldırıp kavak ağacından (hafif) karkas yaptı. O eğim de elektrik üreten güneş panelleri için uygun oldu.
0
beetlejuice
(03.10.23)
hocam buyrun:

youtu.be
0
cooperr
(03.10.23)
(7)

Christmas markette tam olarak ne oluyor

regina phalange
İndirim falan mı yoksa sadece noel geliyeah eğlenelim coşalım mı nedir olayı?
İndirim falan mı yoksa sadece noel geliyeah eğlenelim coşalım mı nedir olayı?
0
regina phalange
(03.10.23)
Lokal ve noel ile alakalı urunler oluyor. Yiyecek, içecek vs. Misal sicak sarap, bretzel vs vs.
Cocuklar için oyuncaklar, buz pateni falan.
Misal amiens'de baya sağlam dekorasyon oluyordu.
Onun dışında oyunlar, gosteriler.

Indirim falan yok, maksat keyfini cikarmak.
0
logisticsmanager
(03.10.23)
Sıcak şarap içip eve geri dönüyorsun.
0
useless
(03.10.23)
Ufak kulübe gibi dükkanlar yapılıyor mesela cadde boyunca, Sıcak şarap satılıyor, bardağını geri verirsen ufak bir depozitosu var onu geri alabiliyorsun.
Kazıklanıyorsun işte ıvır zıvır satıyorlar.
Arkadaşlarınla gidip eğlenirsen keyifli yoksa başka bir olayı yok.
0
durgunfoton
(03.10.23)
bol miktarda satilik cam agaci suslemeleri..
candy cane
ivir zivir
0
cooperr
(03.10.23)
Ivır zıvır işler satıyorlar ama eğlenceli oluyor gezmek oturmak izlemek vs
0
basond
(03.10.23)
indirim yok tam tersine daha pahali. amac normal alisveris degil eglence/zevk icin para harcamak.
0
hot potato
(03.10.23)
Tamamen ticari olan, ufak tefek, kulübe- kabin tarzı dekorlarla hediyelik eşyaların satıldığı, sıcak şarap, sıcak çikolata, bir de apple cider dedikleri bir içeçekleri var, bu ve benzeri kışa ve kendilerine özgü yiyecek-içeçek standlarının olduğu bir yer, küçük ve normalde belki para vermeyeceğin şeylere para harcıyorsun, küçük hediyeler alıyorsun- gezip eğlenip yiyip içiyorsun o kadar, bir numarası yok.
0
crackcodemood
(04.10.23)
(13)

Bugun nasıl vakit geçirdiniz?

baldan kaymak
Sb. Evdeyken neler yapıyorsunuz? - çamaşır falan filan dışında.
Sb. Evdeyken neler yapıyorsunuz? - çamaşır falan filan dışında.
0
baldan kaymak
(01.10.23)
Ev isi nerdeyse hic yapmadim, hepsi de bana bakiyor shshsjsj. Podcast dinledim, videocast izledim, kitap okudum (2 tur), kedimle oynadim, candy crush oynadim, sosyal medyada takildim, yagmuru izledim.

Ben bugunden raziyim, bayagi dolu dolu oldu. Bi de ev isi veya film/dizi ekleniyor iste. Onlar kaldi. Mubi’den bi film izlerim herhalde.
0
mor oje
(01.10.23)
biz pek evde zaman geçiremiyoruz evi otel gibi kullanıyoruz.

sadece pazarları komple evde olabiliyoruz.

o da film/dizi/youtube, xbox ve cilveleşme ile geçiyor eğer dışarı planı yapamadıysak.
0
ananiyimioguz
(01.10.23)
Bosch'un 3. Kitabini bitirdim.
Generation kill kitabina başladım.
3 km kostüm.
In our time podcastini dinledim.
Hanimla temizlik yaptik, Şimdi tuvaleti temizliyorum. Ardından şömine için odun keseceğim stok olsun diye.
0
logisticsmanager
(01.10.23)
Geç uyanma
Kahvaltı
Antrenman
Hafta içi için yemek yapma
Yüzeysel temizlik
Akşamımı aylak aylak geçireceğim tüm hafta bunun hayalini kurmuştum
0
ruhen hastayim ben
(01.10.23)
Sabahtan akşama toplanti. Simdi de ucagin rotar yaptigini ogrendim. Lanet bir sehirde havalimaninda bitkin bi halde ucagi bekliyorum.
0
nic cage
(01.10.23)
Tembellik tembellik temizlik müzik. Sonra metroya gidip midye aldım şimdi de midyeli pilav yapıyorum
0
kisa
(01.10.23)
sabah cocugu tekvandoya goturdum, sonra hanima teslim ettim.
simdi ofise geldim biraz calismam lazim.
isim bitince bir dukkana ugrayip tahta parcasi alacam.
sonra eve gidip garajin cati arasi kapagini yapacam, kapagi kirdim kis gelmeden duzeltmem lazim.
0
cooperr
(01.10.23)
Saat 11de uyanma, 1-2 saat tembellik. Öğle yemeği. Biraz ps5'te oyun sonra cem yılmaz'ın son filmini izledim, biraz daha tembellik ve sanırım biraz uyudum da arada. Çamaşır ve bulaşık ve şimdiye ulaştım. Akşam yemeği yiyesim yok pek, bu saatten sonra da sosyal medya, dizi vs yapıp günü bitiririm
0
nundu
(01.10.23)
Çok erken kalktım. Eker i run’a gittim 4 gibi eve geldim. Bişeyler yiyip uyudum biraz önce uyandım. Günüm böyle geçti.
0
naksidil
(01.10.23)
Gezdim.
0
dissendium
(01.10.23)
çamaşır dışında diğer temizlik işleri ve uyku
0
cccbehzatccc
(01.10.23)
Kahvaltı
Yürüyüş, market alışverişi
Kek yapma,
Akşam yemeği hazırlığı,
Dizi izleme
Yemek yeme,
Yürüyüş,
Maçı olan arkadaşları izlemeye halısaha,
Nette, takılma
Kitap okuma ve yatış.
0
Amaranta ursula
(01.10.23)
Dünden boğazım acıyordu güne hasta uyandım. Ihlamur limon vs klasik içecekten yaptım. Biraz sağa sola yığılıp halsiz halsiz takıldım. Sonra eşimle do not disturb ı izledik. Çok beğendim tam da havaya uygundu yağmur sesi ve puslu havayla iyi gitti. Sonra ilaç aldım ve yemek yedik. Dünden temizlik yapmıştım bugün yapmadım ama ütü bekliyor mutfak ayaklandı yürüyo, toplayamadım. Güya makalemi yazacaktım ama hastalık planımı bozdu. Biraz youtube a bakıp uyuyacağım.
0
buzbebek
(02.10.23)
(6)

Epoksi kaplama ve su sızdırmazlığı

Aslan damat
Merhaba,Özellikle Sağanak yağışlarda, terasın su eğiminin de düzgün yapılmaması sonucu biriken yağmur suları derz boşluklarından sızarak alt kattaki salonun tavanını berbat etti. Hoş Su birikmese bile sızıyor bence. Her yağmurda salonun tavanı ıslanıyor.Ben terastaki fayansları komple kırdırıp yenid
Merhaba,

Özellikle Sağanak yağışlarda, terasın su eğiminin de düzgün yapılmaması sonucu biriken yağmur suları derz boşluklarından sızarak alt kattaki salonun tavanını berbat etti. Hoş Su birikmese bile sızıyor bence. Her yağmurda salonun tavanı ıslanıyor.
Ben terastaki fayansları komple kırdırıp yeniden yaptırmak istemiyorum çünkü o derzlerden bu sene olmazsa seneye yine yağmur suyu sızar. Çoğu kişi bu duruma çözüm olarak terasını kapalı balkon haline getiriyor ben kapatmak da istemiyorum.
Terası epoksi zemin kaplama yapsam veya yaptırsam daha iyi ve garanti bir sonuç alır mıyım? Bu da olmuyorsa komple muşamba ile kaplayacağım?!
Fikirlerinize açığım, teşekkür ederim.
0
Aslan damat
(01.10.23)
ehil bir ustanın yaptığı derzden su almaması lazım aslında ama mevcut fayansları kırmadan uygulayabileceğiniz çözümler var. mesela şeffaf sıvı malzemeler var, fayansların üstüne boya gibi uygulanıyor, su geçirmezlik kazandırıyor. şunun gibi;
www.isonem.com.tr
0
orient blue
(01.10.23)
Derzleri ve fayanslarda sorunlu olan varsa tamir etmelisin. Bu konuda oldukça fazla araştırma yaparak bir sonuç elde ettim

Dks dt120 ve KÖSTER Latex
Sentetik Kauçuk Esaslı Aderans ve Geçirimsizlik Katkısı

Bu iki ürün kullanımlarını arastirarak sorununu çözebilirsin.

Epoksi konusunda bir yüzme havuzunda kullandık. 500 TL maliyetle havuzun su kaçaklarını cozmustuk.

Teknomarin ürünlerini kullanmıştım

Yerinde olsam öncelikle derz ve harç tamir işlerini yapman sonrasinda dks dt120 ile kaplama.
0
kaiserr76
(01.10.23)
su sızdırmazlık sağlar ama güneşe dayanıklı olmayabilir
bir ihtimal rutubete sebep olabilir iç tarafta

yazıldığı gibi fazla maliyetli değilse denemekte mahsur yok bence

bir de normalde fayans altına su geçirmez astar yapılıyor (normal harç şeklinde, kuruduktan sonra üstüne kalekimle devam)
fayans aralarına derz gibi bunu uygulayabilirsin
0
bir soru sorcam
(01.10.23)
su sinsi bisey, epoxy ile olmaz.

fayanslari sokup, altini temizleyip direk beton ustune su sizdirmaz kaplama (torch applied membrane) yapilip sonra tekrar fayans dosenmesi lazim ki bunu isini bilenlere yaptirmazsan yine de kacirir.

diger secenek de balkonu kapatmak ki sen istemiyorum demissin ama en kolay cozum bu genelde turkiye'de cunku membrane isini duzgun yapan bulmasi zor.
0
cooperr
(01.10.23)
Maliyetten kaçınmıyorsanız membran+1
Fayansları söküp pürmüzle uygulanan membranı yaptırın terastaki yan duvarlara da bir miktar çıkacak şekilde.

Üzerine artık ne kaplatırsanız…
Diğer çözümler bir zaman sonra aynı sorunu tekrarlayabilir ama bunu yaparsanız. Bina ömrünce bir sorun yaşamazsınız. Tabii kolay bir uygulama olsa ucuza yapacak acemilerden kaçının.
0
filipis
(01.10.23)
Sermaik üzeri sürülen uygulamalar kısa zaman için işe yarar, ama üzerinde gezindikçe ve güneş vurdukça özelliğini yitirecektir.

Kesin çözüm istiyorsanız, membran ya da iki kompenatlı karışım ile düzgün bir yalıtım yapıp üstünü tekrar seramik/fayans ile kapatmaktır.

Yalnız burada püf noktası, suyu veya nemi seramik ile yalıtım arasında hapsetmemek, seramikten bi alta membrana inen suyu da uzaklaştırmak lazım.

Bu yüzden yalıtım yapılırken giderler de buna uygun yapılmalı, süzgeç doğru seçilmeli, yalıtımla uyumlu olmalı.

Metrelerce alanı yalıtırsınız su geçirmez, ama süzgecin/giderin yanından milim alandan su alır ve boşa gider tüm emek.

Eski seramiği kırarsanız iş büyür, ben olsam eski seramiğin üstüne yalıtım yapar onun üstüne de yeni seramik yapıştırırım.
0
John Bloor
(02.10.23)
(8)

Ne demek istemiş - (ingilizce)

roe
"Oh ok, so volunteering" burada bir laf sokma mı var sizce? O kadar gönüllüsün ki gibi mi
"Oh ok, so volunteering" burada bir laf sokma mı var sizce? O kadar gönüllüsün ki gibi mi
0
roe
(28.09.23)
context lazım.
0
AlsterWasser
(28.09.23)
bilemeyiz.

"he yani gönüllülük.." demiş de olabilir. konuşmanın öncesine ihtiyac var
0
king lizard
(28.09.23)
iş ilanına başvuran biri işin gönüllü(beleş) olduğunu öğrenince bunu yazabilir.
0
nhk ni youkosu
(29.09.23)
gönüllüsünüz ya hammınağğ
0
abi bi dizi buldum on numara
(29.09.23)
context lazim +1
0
cooperr
(29.09.23)
Geneli görmeden bir şey demek zor +1

Bu kadar kısımdan anlaşılan şey, bu kişi sizin bu anlattığınız şeyin gönüllülük esasına dayandığının farkına bu cümleyi kurduğu an varmış.

Ama bu sizin eski bir çalışmanız mı, yeni başvuru yaptığınız yerde mi gönüllü çalışmak istiyorsunuz, hatta bunun çalışmayla bir ilgisi var mı, bu kişi şaşırmış mı, alay mı etmiş, takdir mi etmiş, küçük mü görmüş tek cümleden anlaşılabilecek bir şey değil takdir edersiniz ki.
0
akhenaten
(29.09.23)
laf sokma yok gibi bence. yani konuşma zaten gerilimli değilse laf sokma değil derdim.
0
bohr atom modeli
(29.09.23)
bana kinayeli gibi geldi
0
ananiyimioguz
(29.09.23)
(7)

galatasaray penaltı sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar biliyorsunuz galatasaray maçında kerem aktürkoğlu penaltıyı paslaşarak kullandı, icardi'ye pas attı ve icardi golü kaçırdı.peki şimdi ne oldu?kerem penaltı mı kaçırdı?icardi mi penaltı kaçırdı?kerem penaltı, icardi gol mü kaçırdı?gol olsaydı:kerem'e penaltıyı gole çevirdi mi yazılacaktı?i
arkadaşlar biliyorsunuz galatasaray maçında kerem aktürkoğlu penaltıyı paslaşarak kullandı, icardi'ye pas attı ve icardi golü kaçırdı.

peki şimdi ne oldu?

kerem penaltı mı kaçırdı?
icardi mi penaltı kaçırdı?
kerem penaltı, icardi gol mü kaçırdı?

gol olsaydı:
kerem'e penaltıyı gole çevirdi mi yazılacaktı?
icardi'ye penaltıyı gole çevirdi mi yazılacaktı?
kerem penaltıyı kaçırdı, icardi golü attı mı yazılacaktı?
kerem asist yaptı, icardi gol attı mı yazılacaktı?

yani varsayalım bu ihtimallerden birine bahis oynadık (öyle bir bahis var mı bilmiyorum ama var diyelim). bu pozisyona ne yazılıyor? mevcut durum ve gol olması durumlarında?
0
kibritsuyu
(28.09.23)
Penaltı aslında bir ceza vuruşu/serbest vuruştur, serbest vuruşu istediğin gibi kullanırsın, penaltıda fark ofsayta düşmemek için yana ya da öne atıp geriden birinin vurması gerekir. Bununla birlikte penaltı vuruşunu Kerem pas vererek kullandığı için penaltıyı Kerem kaçırmış oldu ama gol olsaydı Icardi'ye yazacaktı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.09.23)
kerem penaltidan yararlanamadi diyecegiz, gol olsaydi kerem'e asist icardi'ye gol atti yazilacakti.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.09.23)
Benim bildiğim kadarıyla paslaşılarak kullanılan penaltı için istatistikler;
1) gol olsaydı: Kerem'e kaçan penaltı, Icardi'ye gol yazılcaktı. Ayrıca Kerem'e asist yazılmayacaktı.
2) gol olmasaydı (gerçekleşen) : Kerem'e kaçan penaltı, Icardi'ye bir isabetsiz şut yazıldı.
0
makarnavodka
(28.09.23)
yani gol olsaydı; "galatasaray penaltıdan gol atar" gibi bir bahis kazanmış olmayacaktı. çünkü atılan gol "penaltıdan atılan gol" olmamış olacaktı, normal dümdüz gol olacaktı. doğru mu?
0
🌸kibritsuyu
(28.09.23)
Evet abi Kerem topa dokunduğunda penaltı gerçeklemiş oldu ve gol olmadı, top mesela kaleciden dönse ve Kerem ya da başkası dönen toptan gol atsa penaltı yine kaçmış olurdu, hepsi aynı yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.09.23)
"kerem vurdu, kaleciden sekti, icardi tekrar vurdu iskaladi" seklinde degerlendirmek lazim. yani kerem penaltı, icardi gol kacirmis oldu.
0
cooperr
(28.09.23)
Mevcut:
kerem penaltı kaçırdı.
icardi asisti gole çeviremedi.

Gol olsaydı:
kerem penaltıyı kaçırdı, asist yaptı ve icardi gol attı.
0
baldan kaymak
(29.09.23)
(10)

Macbook için kılıf gerekli mi sizce?

perfectlysplendid
Gereksiz mi?
Gereksiz mi?
0
perfectlysplendid
(27.09.23)
Kılıf derken bir yere taşırken içine koymak için mi yoksa telefona taktığımız kılıf gibi mi? Telefon kılıfı gibi olan ise sorduğunuz bana çok gereksiz geliyor.
0
irene
(27.09.23)
Şöyle bir sey kullanıyorum, çok memnunum. Hem farklı bir tarz katıyor, hem koruyor:

www.spigen.com.tr
0
crimson man
(27.09.23)
Şunu almıştım zamanında, biraz kullandım, sonra çıkardım duruyor öyle.
www.apple.com

Bir yerden bir yere taşırken zaten çantada taşıyorum. Kullanacağım zaman da zaten taşın toprağın üstünde kullanmıyorum, kolay kolay çizilmiyor. Çizilirse de ne yapayım artık kafasındayım. Benim aldığım kılıf piyasadaki en ince, en "yok gibi" kılıflardan biri olduğu halde yine de rahatsız ediyor beni.
0
gallienus
(27.09.23)
Ufak tefek cizikler oldu dis tarafinda benimkinin ama hicbir zaman tel kilifi gibi bir sey dusunmedim sahsen. Canta icinde veya tasima kilifi olarak zaten kullaniyorsunuzdur diye dusunuyorum. Bence gereksiz
0
mor oje
(27.09.23)
gerekli, seffaf plastikleri tavsiye ederim. Hem cok pahali degil hem de guzel koruyor.
0
cooperr
(27.09.23)
surekli bir yerlere tasimiyorsan gereksiz. ben sadece is bilgisayarimi tasiyorum (o da cizilmis falan onemi yok) ev bilgisayarim denelerdir yerinden kimildamadi.
0
hot potato
(27.09.23)
Hiç gerek yok. Çok ağırlaştırıyor, hantallaştırıyor aleti durduk yere.
0
plutongezegendegilmi
(27.09.23)
8 yıldır kullanıyorum hiç ihtyaç duymadım.
0
ravenudon
(28.09.23)
2 senedir case kullanıyorum. Siyah mat bir tane.

Cihaz hala ilk günkü gibi ne çizik var ne vuruk kırık.

Kalınlaştırdığını da düşünmüyorum. Yani illaki biraz oluyor ama hiç rahatsız etmedi zaten ince cihazlar.
0
ananiyimioguz
(28.09.23)
bence gerekli ama incase'den memnun değilim. başka kaliteli bi şey de bulamadım.
0
dilhun
(28.09.23)
(18)

Sizce Bu Kabalık mı?

auroraaurora
İş yerinde yan odadaki biri kafasını çıkarıp sorabileceği şeyi Teams üzerinden yazsa bunu kabalık olarak algılar mısınız? Ben adab-ı muaşeretten yoksun olarak görüyorum böyle kişileri. Abartıyor muyum?
İş yerinde yan odadaki biri kafasını çıkarıp sorabileceği şeyi Teams üzerinden yazsa bunu kabalık olarak algılar mısınız? Ben adab-ı muaşeretten yoksun olarak görüyorum böyle kişileri. Abartıyor muyum?
0
auroraaurora
(27.09.23)
Yoo.
0
dissendium
(27.09.23)
Hayır, ben görmem.
0
SiyamkedisiZorro
(27.09.23)
ben üşenirdim kafamı eğmeye.

hem belki sesleneceğim kişinin kulağında kulaklık vardır.

veya insanları da muhabbete dahil etmek istemem.

belki de o kişiyi kasıtlı olarak çok sevmiyorumdur o yüzden muhattap olmamak için chatten yazıyordum, bilemeyiz
0
ananiyimioguz
(27.09.23)
bazı cevapları yazılı olarak almak ileride hatırlamak veya elinde kanıt bulunması açısından iyidir.
0
nhk ni youkosu
(27.09.23)
tabii ki hayir.
sizi bölmüyor ve istediginizde cevap yazma imkani sunuyor. darlasa mi daha iyi?
0
sonsuz
(27.09.23)
Bunun kabalık olarak algılanması beni şok eder, o kadar söyleyeyim.
0
silverleaf
(27.09.23)
@nhk Kayıt altına alınacak bir konu yok.
@sonsuz Hemen cevap bekliyor.

Mesela X ile toplantısı olsun 14:00'te. 13:59'da toplantı olacak mı diye soruyor yan odadan. Bu arada siz 2 dakika önce yanına gidip bir konuda bilgi vermişsiniz bu şahsa.
0
🌸auroraaurora
(27.09.23)
Yazili olarak almak daha iyi +1 ayrica surekli kafa uzatip sorulunca calisirken bolunuyorum, bu cok sevmedigim bir sey. Dolayisiyla rahatsiz etme kategorisine de girebilir. Aksine kibarlik bile olabilir yaptigi.
0
mor oje
(27.09.23)
İşime gelir. Ne kadar az konuşmak o kadar iyi derim.
0
gallienus
(27.09.23)
Çoğunlukla ben de Teams veya benzeri uygulamalardan yazıyorum gidip söylemektense. Bana da yazılmasını tercih ederim genellikle. Umarım iş arkadaşlarım da sizin gibi algılamıyordur ama sanmıyorum.
0
furry burns
(27.09.23)
yan oda mı yan kubik mi, kimseyi sesi ile rahatsız etmek istemiyordur bir de neden ayağıma çağırayım soru soracaksa, platform varsa en güzeli online halletmek.
herşey için mail attırıyorum insanlar anlamıyor sözle, yazılı veriyorum anlamadı ise 3 kere okutturuyorum.
adabı muşaret bu değil bence, alt üst olayı gibi duruyor isteğiniz
0
eja
(27.09.23)
abartiyorsun, karsimdaki insana bile teams'den yazdigim oluyor keza bana da yazan oluyor hic dert etmedim.
0
bay b
(27.09.23)
bence de kabalik degil, calisirken bolunmekten hoslanmiyorum, dolayisiyla bana da boyle yapilmasini tercih ederim.
14'deki toplanti icin 1 dakika oncesinden soruyorsa ve bunu surekli yapiyorsa, bu adet haline geldiyse, benim icin bu soru onemli ve acil degildir, cevap bile vermem bir sure sonra. bunun da kabalik oldugunu dusunmuyorum, birinin toplantisi olup olmadigini takip etmek onun gorevi, benim degil - buna zamaninda cevap vermek de benim gorevim degildir artik bu asamada- ve bunu zamaninda yapmali, dolayisiyla benim cevap verip vermemem de kabalik degildir.
0
songforsomeone
(27.09.23)
Bence bu kibarlik. Kabalik degil.
Her soru sormam gerektiginde ayaga kalkmamin gerekmesi de cok sacma zaten.
0
zimbirik
(27.09.23)
Neden olsun? Bazen eşime bile yapıyorum. Bu söylediklerini bana yazar mısın diyorum. Öyle kolay geliyordur. Teams De öyle mi bilmiyorum ama benim dikkat ettiğim söyle bir kural var. Birinin işi ile ilgili revize isteyeceksem ya da beğenmediğim bir şey söyleyeceksem, özelden yazarım. Teşekkürü herkesin görebileceği gruptan yaparım.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.09.23)
kabalık değil. bunun kabalık olarak algılanması tuhaf ve yorucu
0
abelardo
(27.09.23)
yan odadakiyle surekli teams uzerinden konusuyoruz, yazmaktan yorulunca gidip yuzyuze konusuyorum.
0
cooperr
(27.09.23)
"Bunun kabalık olarak algılanması beni şok eder, o kadar söyleyeyim." +111111111111111111
0
hrskrs
(27.09.23)
(3)

Deprem bölgesinde sürmek için bisiklet?

bir fincan kahve ile film izlemek
MerhabalarDeprem bölgesinde çalışıyorum ve ulaşım sıkıntı olduğu için genelde bisikletle gidip geliyorum. Şehir bisikletim var (Peugeot t11x2) fakat bisikleti getirdiğimden beri pert oldu resmen. Malum her yer çivi, cam kırığı, moloz yığını olduğu için lastik dayanmıyor. Yaptıracak bir lastikçi de y
Merhabalar

Deprem bölgesinde çalışıyorum ve ulaşım sıkıntı olduğu için genelde bisikletle gidip geliyorum. Şehir bisikletim var (Peugeot t11x2) fakat bisikleti getirdiğimden beri pert oldu resmen. Malum her yer çivi, cam kırığı, moloz yığını olduğu için lastik dayanmıyor. Yaptıracak bir lastikçi de yok.

Ben de acaba elektrikli bisiklete mi geçsem diye düşündüm. Fakat bir yandan da bu katlanır formdaki elektrikli bisikletleri sevmiyorum. Alırsam yine normal bisiklet formunda ama elektrik desteği de olan bir model seçmek istiyorum

Mesela şöyle bir model nasıl? Asviva marka
www.pazarama.com

Başka model öneriniz var da olur. Max 30-35 civarı

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(26.09.23)
"Malum her yer çivi, cam kırığı, moloz yığını olduğu için lastik dayanmıyor."
bunu elektrikli bisiklet alarak cozemezsin. aksine elektrikli bisikletin bakimi daha komplike olabilir.

www.decathlon.com.tr
Su tip bisiklet cok rahat isini gorur. Mevcut bisikletin de buna benzer bir sey olabilir gerci. Dag bisikleti/hibrit tarzinda geometrisi olanlari da dusunebilirsin. Ama ozellikle on amortisor cok gereksiz.

"lastik dayanmıyor. Yaptıracak bir lastikçi de yok"
kendin tamir etmeyi ogrenebilirsin, youtube'da vs cok izah var. zor bir sey degil kesinlikle. Cogunlukla yapacagin tek is ic lastigi yamalamak veya degistirmek www.decathlon.com.tr
Kaliteli dis lastiklerin de puncture-proof ozellikli olani oluyor yani daha pahali ama delinmeye daha dayanikli, uzun vadede para ve zaman tasarrufu saglayabilir.

Bir suru sey yazdim ama ozet olarak senin probleminin cozumu elektrikli bisiklet (katlanir veya normal) satin almak degil
0
hot potato
(26.09.23)
@hot potato; teşekkürler. Evet benim mevcut bisiklette de ön amortisör yok, 28 jant şehir bisikleti.
Dediğiniz mantıklı, neden hemen elektrikli modellere yöneldim bilmiyorum aslında, etrafımda çok var elektrikli bisiklet veya scooter tarzı motorları kullanan. O yüzden aklıma girdi.
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(26.09.23)
benim peder kirsalda bisikletle gezmeyi sever, o da dikenler yuzunden patlayan lastiklerden bikmisti, Schwalbe'nin kalin dis/ic lastik kombinasyonu ile cozumu buldu.
Pahali ama ise yariyor.
0
cooperr
(26.09.23)
(2)

Akü İkaz Işığı

sorucu
Arabada(honda jazz) anahtarı kontağa takıp ilk çevirdiğimde şu ekran çıkıyor.https://ibb.co/kXTVWVpAkü, yağ simgesi bir de sağda mavili bir şey var anlamını bilmiyorum. Arabayı çalıştınca ise akü ve yağ simgesi kayboluyor.https://ibb.co/Wc9cYmzBuradaki akü ve yağ simgesi ne anlama geliyor?Dün aküm b
Arabada(honda jazz) anahtarı kontağa takıp ilk çevirdiğimde şu ekran çıkıyor.

ibb.co

Akü, yağ simgesi bir de sağda mavili bir şey var anlamını bilmiyorum. Arabayı çalıştınca ise akü ve yağ simgesi kayboluyor.

ibb.co

Buradaki akü ve yağ simgesi ne anlama geliyor?

Dün aküm bitti takviye aldım 1 saat araba sürdüm akü tam dolsun diye... Şu an görünüşte sorun yok gibi araba çalışıyor ama başlangıçtaki o akü simgesi niye yanıyor onu merak ediyorum sıkıntı devam mı ediyor?
0
sorucu
(26.09.23)
akünüzün bitmesi akünüzün ömürünü tamamladığından veya alternatörden olabilir.

Tüm araçlarda motor çalıştırılmadan o göstergeler kontrol amaçları yanar, motor çalıştığındada söner eğer sönmüyorsa o zaman sorun vardır diyebiliriz.

Eğer araç çalışırken şarj dinamosu bayık ses çıkarıyorsa , stop halde iken akünüzün voltmetre ile ölçün , eğer 12 v altında bir değer veriyorsa önce akünüzden sonra da alternatörden şüphe etmeniz lazım .Voltaj düşükse ihmal etmeyin akü sizi her an yolda bırakabilir.
0
Rao
(26.09.23)
mavi isik araba soguk demek. motor isininca soner.

arac ilk calistirildiginda aku isigi yanar, eger sonmuyorsa akude sikinti vardir.
0
cooperr
(26.09.23)
(5)

Motoru çalıştırdıktan sonra gelen tak tak sesi

o sopa bi gun elimize gecmez mi
https://streamable.com/1g4u6yMerhabalar,linkini paylaştığım videoda da göreceğiniz üzere motor soğukken çalıştırdığımda "tak tak" şeklinde devam eden bir ses gelmekte, başına gelen ya da tecrübesi olmuş olan arkadaşlara sorunun neyden kaynaklandığını sormak isterim. motor ısındıkça ses azalıyor ve t
streamable.com

Merhabalar,

linkini paylaştığım videoda da göreceğiniz üzere motor soğukken çalıştırdığımda "tak tak" şeklinde devam eden bir ses gelmekte, başına gelen ya da tecrübesi olmuş olan arkadaşlara sorunun neyden kaynaklandığını sormak isterim. motor ısındıkça ses azalıyor ve tam ısınınca kesiliyor.

internette ve youtubeda araştırdığım kadarıyla sesin kaynağı subap ayarının bozuk olmasından olabileceği şeklinde.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(26.09.23)
Eksantrik mili yatağı sesi gibi. Araç yağsız mı kaldı? Bence çalıştırmayın bu şekilde, çekici ile servise götürün derim.
0
orient blue
(26.09.23)
@orient blue aracın yağına 3-4 hafta önce baktırdım, seviyesi gayet iyiydi, renginde de sıkıntı yoktu. mayıs ayının başında değişmişti.
0
🌸o sopa bi gun elimize gecmez mi
(26.09.23)
Araç manuel ise ses gelirken debriyaja basılı tutup yine dinler misiniz? Balatanın içindeki mekanizmadan da geliyor olabilir. Her halükarda servise en kısa yoldan götürün bence.
0
orient blue
(26.09.23)
hocam sen bunu direk servise cektir, "knock" isi sikinti masrafli olabilir malesef.
0
cooperr
(26.09.23)
Cooperr +1

Hiç yoktan para da isterler. Başında kalın.
0
baldan kaymak
(26.09.23)
(10)

Erkekler icin cocuk mevzusu

karanlik yanim
Ben 40'larina yaklasan bir erkek olarak cocuk yapmak istiyor muyum sorusu gündeme geldiginde bunu potansiyel partnerimden bagimsiz cevaplayamiyorum. Cok iyi giden bir iliski icindeysem, cok sevdigim, güvendigim, hayat boyu dostluk kurabilecegimi hissettigim birisiyle cocuk yapmaya sicak bakabilirim.
Ben 40'larina yaklasan bir erkek olarak cocuk yapmak istiyor muyum sorusu gündeme geldiginde bunu potansiyel partnerimden bagimsiz cevaplayamiyorum. Cok iyi giden bir iliski icindeysem, cok sevdigim, güvendigim, hayat boyu dostluk kurabilecegimi hissettigim birisiyle cocuk yapmaya sicak bakabilirim. Kendi basima icgüdüsel olarak cocuk sahibi olmak istiyorum hissiyati tasimiyorum. Ama son yillarda bir sekilde hoslandigim, kendilerine cekim hissettigim kadinlar (genelde benle yasit oluyorlar ya da bir tik kücük, 33-38 yas araliginda) cocuk istediklerini en bastan belli ediyorlar ve daha tanismamizin ilk ayinda net cevaplar duymak istiyorlar. Yukardakine benzer bir cevap yeterli gelmiyor, sanki bu konuda o kadar net degilsen seninle vakit kaybetmiyim seklinde bir hava olusuyor, isin keyfi kaciyor. Bu konuda düsünceleriniz neler? Ben mi kacak güresiyorum? Evet isterim, ya da hayir istemiyorum seklinde net bir cevap vermem mi daha iyi olur? Yukarda hissettigim sekilde devam ettigim sürece cocuk istekleri cok net olan kadinlarla daha en bastan hic baslamamak mi en dogrusu?
0
karanlik yanim
(26.09.23)
belirttiğin yaş aralığındaki kadınların (ki bence erkeklerin de) zaman kaybetmek istememesi çok doğal, çocuk yapmak ve büyütmek yaş ilerledikçe çok zorlaşıyor. kendi kafanda netleştirmediysen konuyu pas geç, kimseyi oyalamaya gerek yok.
0
hrskrs
(26.09.23)
insan olarak, kadin ya da erkek farketmez, hayat amaci ediniriz. bu amaclardan bir cogu sosyal olarak bize hissettirilen amaclardir. ornegin kariyer, para vs. ama diger taraftan cocuk sahibi olmak bizim genlerimize islemis ureme ve genlerimizi devam ettirme ic gudusu nedeniyle sahip oldugumuz bir amactir. bu amaci oteleyebilir veya baskilayabiliriz. ozellikle genclik donemimizde ve baska agir basan amaclarimiz varsa. (daha cok para kazanmak, kariyer, eglence vs.) bu hissiyat gecikir.

bu durum erkek icin de kadin icinde benzer ama biyolojik olarak bir fark olusur. kadinin dogal sartlarda dogurgan oldugu yaslar genclik yaslaridir. zaman gectikce dogurganlik hizla duser. bu dusus erkekte de vardir ama cok daha yavastir. iste bu nedenle bir noktada kadin veya erkek cocugum olsun ister ama kadinda bu nokta cok daha erken donemde olur genellikle. zamanin hizla akmasi nedeniyle bunu hakli olarak da dillendirir. bu "acik ol, gereksiz zaman kaybetmeyim" anlamina da gele bilir. erkekte cocuk sahibi olmak, ozellikle rasyonel hareket eden bircok erkek icin, guven duygusu ile ilgilidir. bu guven duygusu erkegin kendine olan guveni, esine olan guveni, veya esinin kendisine olan guveni olabilir. bunlari saglamadan cocuk sahibi olmak istemez, buna ragmen yine istiyorsa yine ic guduseldir, rasyonel degildir.

bu konuda en dogru olan karsilikli net olmaktir, kadin net bir sekilde istegini belli ettiyse erkek de net bir sekilde buna hazir olup olmadigini yapici ve kirici olmamak sartiyla belli etmesi en dogrusu. cunku kimsenin kimseden bir hayat calmaya hakki yok. onemli bir karar cunku.
0
emrahday
(26.09.23)
Sen kaçak güreşiyorsun evet.
Konuştuğun görüştüğün kişilerin de seninle aynı yaş aralığında olduğunu farz edersek, o yaştan sonra artık zaman kaybetmeden her şeyin adı net bir biçimde konulmalı.
Ergen ilişkiler gibi lafın çok, icraatın az olduğu ilişkiler gibi olmaz.
0
etna
(26.09.23)
evet kadınlarda ilerleyen yaşlarda hamilelik riskli ve bazen istese de olmayabiliyor.. karşındaki insana zaman kaybettirmemek ve baştan net olmak en doğrusu.
0
tabudeviren
(26.09.23)
İnsanların çoğu çocuk yapmak için evleniyor, karşındakini sevdiği için evlenip çocuk yapmıyor.
0
signore
(26.09.23)
sizi anliyorum, cocuk yapmazsam - su anda - kaybedecegim bir sey oldugunu dusunmuyorum ancak diledigim gibi bir partnerim olursa da yaparim diyorsunuz.

burada soyle bir durum var, 40 yasina gelmis birinin ne istedigine karar vermesinin beklenmesi normal bir yaklasim. kadinlar icin de erkekler icin de.
karsinizdaki kadin, cocuk istedigine karar vermis, bu sizden bagimsiz bir durum, karsinizdaki kisi size, seninle tanistik ve ben senden cocuk istiyorum demiyor. Cocuk yapmak benim istedigim seylerden biri, eger sen de istiyorsan seni tanimaya ve seninle olup olmak istemedigimi gormek icin emek harcamaya hazirim diyor. Bu sizden bagimsiz bir durum, benim belli basli degerlerim ve beklentilerim var yasamdan ve yasamimi bu ortak degerler ve beklentiler uzerine kurabilecegim birini ariyourm diyor. Siz, kendi kendinize belki bunu bilerek gorusmeye basladigim icin 'kesinlikle bu iliski bir nihayete ermeli gibi bir stres yaratiyor olabilirsiniz.
Eger istemiyorsan, vakit kaybetmek istemiyorum diyor. Hakli, bu biyolojik yastan da bagimsiz bir durum, ne istedigini bilen, ruhsal ve duygusal gelisimini tamamlamis biri eger en temel seylerde anlasamiyorsaniz sizinle vakit kaybetmek istemez. Mesela, ben kesinlikle yurtdisina tasinmak istiyorum ve bunun icin caba gosteriyorum diyen biriyle tanistiniz ve siz hicbir sekilde, hayatinizin herhangi bir noktasinda tasinmak istemiyorsunuz, bu insanla birliktelik kurmak icin caba harcar misiniz? Ya da benim icin iliskide yalan soylemek onemli degil diyen biriyle tanistiniz, ama bu sizin icin vazgecilmez bir deger, bu kisiyle iliski kurmak icin caba harcar misiniz? bu 20 yasinda da boyle 25 yasinda da 55 yasinda da. 25 yasinda cocuk istedigini net bilen evlenmek istedigini net bilen insan sayisi, ya da kisisel degerlerinin ne olduguna dair farkindaligi olan sayisi daha az oldugu icin ya bi bakalim iste nereye giderse tadinda iliskiler daha cok oluyor.

Ruhsal ve psikolojik gelisimini tamamlayamamis insanlar ozellikle cocuk ve evlilik konusunda, kendi psikolojik sorunlarindan oturu, karsilarinda ne istedigini bilen ve bunu ozgurce dile getiren kadinlar gorduklerinde cok sagliksiz etiketlemelere ve yargilamalara gidiyorlar. Bu kendi sagliksizliklarindan kaynaklaniyor. Siz boyle yapiyorsunuz demiyorum ancak toplumun bu hastalikli kafa yapisina kendini kaptirmak cok kolay, etrafinizdaki guzel insanlari bu yuzden harcamayin.
0
songforsomeone
(26.09.23)
3. ay cocuk muhabbetine girmek istemiyorsan 28-33 havuzundaki hatunlara bak, yanlis havuzda yuzuyorsun.
0
cooperr
(26.09.23)
yasimiz gidiyo yasimiz :D
kaybedicek zaman yok. tanidim taniyamadim evlilik derken zaten 2 yil atiyor en az daha sonra bi de iyi anlasip sonradan cocuk istemedigini fark edip yoldan dönmek istemiyoruz galiba
cocuk istedigi halde cocugu olmayan bi adami ölsem terk etmem ama cocuk istemeyen adamla askimdan ölsem bi dakika durmam. durum malesef bu.

kadinlarin yumurta sayisi kisitli olmasi bir yana 35 yasindan sonra dogumlar riskli hale geliyor. bence cocuk isteyen her kadin icin böyledir: 25den sonra düsünmeye basliyorsun okul, is, para, ehliyet, yasadigin yer vs.

siz cocuga karsi degilsiniz diye anliyorum bence bunu aciklayabilirsiniz neden cekiniyorsunuz?
0
sonsuz
(26.09.23)
@cooperr +1
0
ruhen hastayim ben
(26.09.23)
yakın zamanda 3 tane erkek çocuk istediğini ilk buluşmada söyleyen 27 yaşında bir kadınla karşılaştım. ben de ona "o zaman 7 koltuklu araba bakmam lazım." dedim. 32 yaşındayım ben de.
0
rain when i die
(29.09.23)
(15)

ev sahibinin yaptığı teklif

the junior jr
Merhaba, Kadıkoy'de 3+1 100m2 evde oturuyorum şu an kiracı olarak. verdigim kira 15.000 tl. kira sözleşmesi 5 yılı geçti ağustos'2023'te.. ev sahibi bugün aradı, ev ile ilgilenen bir yatırımcı oldugunu söyledi. benim evden çıkmam için de şöyle bir teklif yaptı. ocak'2024'e kadar kira ödeme, ayrıca e
Merhaba, Kadıkoy'de 3+1 100m2 evde oturuyorum şu an kiracı olarak. verdigim kira 15.000 tl. kira sözleşmesi 5 yılı geçti ağustos'2023'te..
ev sahibi bugün aradı, ev ile ilgilenen bir yatırımcı oldugunu söyledi. benim evden çıkmam için de şöyle bir teklif yaptı. ocak'2024'e kadar kira ödeme, ayrıca ekstra'dan sana 150 bin TL vereyim.

Bence yaptığı teklif az. Sizce ne kadar teklif olmali?

Evin güncel değeri 10 milyon TL civarı ve kira getirisi 40 bin TL diyebiliriz, yeni kiracı için.
0
the junior jr
(26.09.23)
5 yılı geçtiğiniz için kira bedelini güncelleme, emsal piyasaya göre bir oranlama hakkı var mal sahibinin.

Aslında bir bakıma 5 yıl sonunda siz de yeni bir kiracısınız, eğer çok zıtlaşırsanız yeni kira bedeli için dava açabilir mal sahibi kanunen.

Kiranızı ödediğiniz sürece 10 yıl boyunca çıkartamaz sizi, eyvallah. Ama 15 bin liraya oturmaya devam edemezsiniz mal sahibi isterse.

Pazarlık yaparken bunları da göz önünde bulundurun.
0
John Bloor
(26.09.23)
kira bedelim 6 bin TL idi, onu 15 bin TL yaptım ağustos ayında. rayiç bedel yeni kiracı için, eski kiracı olup 10 bin tl'ye oturanlar da var muhitte.
0
🌸the junior jr
(26.09.23)
Devletin uygun gördüğü kira artışını yaparak evde oturmaya devam etmek isteyen kiracılara hak veriyorum da,

Evden çıkmak için rüşvet, avanta veya hava parası, adına ne derseniz deyin, para istenmesi benim değer yargılarımla hiç örtüşmüyor.

Parayı mağduriyetinizin karşılığı olarak da görmüyorsunuz, adamın malından kazancının ne kadarını koparmanızın uygun olacağını gözetiyorsunuz.

Bu haliyle konu, inşaat ruhsatı verdiği taktirde, müteahhidin ne kadar kazanacağını gözeten ve buna göre tavrını konumlandıran memurdan bir farkı kalmıyor.

Taşınma masrafına belki de, fazlasına doğru demem ben.
0
Mirket
(26.09.23)
evde oturmak hakkım. bana teklifi de kendisi yaptı.
0
🌸the junior jr
(26.09.23)
burdaki mağduriyet şu. ben 15 bin tl'den belki 30-35 bin tl'lik eve gececegim. oradan bana aylık 15-20 arası girecek. ekstra depozito, emlakçı vb. verecegim, bir de taşınma parası.
hakkım olan bir şeyi bırakmak için neden ev sahibini düşüneyim?
0
🌸the junior jr
(26.09.23)
taşınalabilceğin daha avantajlı ev varsa değerlendirebilirsin
0
bir soru sorcam
(26.09.23)
5 yılı geçtiyse ve emsal kira bedelleri 40bin tl civarı ise mahkeme sizin kiranızı 25-30bin tl yapar.

bunu gözönünde bulundurun.

ayrıca yeni ev sahibi tahliye davası açıp 2 sene içinde sizi çıkartabilir.
0
nuisance
(26.09.23)
iyi bir teklif ben olsam kabul ederdim.
İçinde kiracı olan evler satılmıyor çok da ev sahibinin yoluna taş koymamak lazım adam size sizin tüm masraflarınızı karşılayacak üstüne de sonraki evinizdeki kira farkını aylarca amorti edecek teklif yapmış.
0
nuevo
(26.09.23)
abi, 40 bin tl yeni kira bedelleri için. eski kiracılar 5 bin'e 10 bin'e oturuyor hala.
dava açsa zaten minimum 2 sene sürüyor, 10 seneden once sebepsiz cıkartamıyor.
adamın teklifini sordum ben, makul mu diye. konu baska seylere gitti :)
0
🌸the junior jr
(26.09.23)
aynı şartlarda eve çıksam, 35 bin'den 20 bin TL kira farkı var. bunun üstüne,
emlakçı: 35 bin
depozito: 35 bin
taşınma 30 bin

kafadan 100 bin tl gitti zaten.
0
🌸the junior jr
(26.09.23)
5 yılı doldurduğunuz için ev sahibi kira tespit davası açabilir. öyle çok uzun da sürmez 1 ya da 2 celsede (maksimum 1 yılda) kiranız 40 bine yakın bir bedele çıkar. üstelik mahkeme tamamlanana kadar geçen süredeki aylar için de kira farkını, üstüne mahkeme masraflarıyla birlikte ödemek zorunda kalırsınız. sizin hesaptaki şu an 15bin kira ödüyor olmanız anlamını yitiriyor yani. dolayısıyla ev sahibinin size yaptığı teklif kabul edilebilir duruyor bence.

edit: kafadan 100 bin gitti demişsiniz ama ödemeyeceğiniz kiralarla birlikte 200 bin liradan fazla vermiş oluyor zaten size ev sahibi. bu olayda temek amaç sizin masraflarınızı karşılamak ve fazlasıyla karşılıyor.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(26.09.23)
ev sahibi iyi niyetli ben direk kira tespit davası açarım zaten 150 vermeyi göze almışım onu da vermem mahkeme sonucunu beklerim.şahit olduğum hakim ler aynen şunu yapıyor kontrattaki süreye bakıyor.kira tespiti yapın diye müfettiş e yönlendiriyor.mahalleye gelen müfettiş bakkala kapıcıya buralarda kiralar ne oldu diyor emlakçıya uğrarsa eyvah zaten.binaya dıştan bakıyor.sonra yapıştırıp geçiyor.40 sa 30 yapar kiran ıgeçer + mahkeme masrafları.
0
jamswety
(26.09.23)
gozden kacirdiginiz nokta, kira sozlesmenizin 5 yili gecmis olmasi. adam dava acar da kiraniz rayic bedele gelirse, ki dediginiz gibi ise gelmemesi icin bir neden yok, geriye donuk olarak tazmin eder sizden, masrafini da alir ve faizini de.
0
songforsomeone
(26.09.23)
dava açsa 2 sene sürer doğru. ama kaçırdığın nokta 2 sene sonra davayı kazandığında aradaki 2 senelik kira bedeli farkını da geçmişe dönük senden tahsil eder. böyle yüklü bir miktarı davayı kaybettiğinde ödeyebilecek misin ?
0
orpheus
(26.09.23)
agustosta 6binden 15bin'e cikarttiysaniz ve ev sahibi bunu kabul ettiyse onumuzdeki 5 sene artis yapmaniza gerek yok.

bu arada ev sahibi evi satarsa, ki yatirimci var diyorsa satmayi dusunuyor gibi, size para vermesine zaten gerek yok alan kisi size ihtar cekip 6 ay icinde cikartabilir.
0
cooperr
(26.09.23)
(4)

Yurtdışından gelirken içki hakkı

deepest
Merhaba,kişi başı ne kadar hakkımız var? 1 adet yüksek alkollü 1 adet %22 ve altı oranda olan 1 adet düşük alkollü değil mi?teşekkürler.
Merhaba,
kişi başı ne kadar hakkımız var? 1 adet yüksek alkollü 1 adet %22 ve altı oranda olan 1 adet düşük alkollü değil mi?

teşekkürler.
0
deepest
(25.09.23)
Dutyfree çalışanları bunu hepimizden daha iyi biliyor, onlardan destek almak en iyisi. En son bize 1 yüksek, 2 düşük alkol aldırmışlardı; sorunsuz döndük.
0
charbiel
(25.09.23)
adet değil litre onlar.
onun dışında 1 litre yüksek, 2 litre düşük.
0
atacaksinfinke
(25.09.23)
Dedem araba ile geliyor valla 10-15 tane daha fazla getiriyordu, belki 20 sıkıntı olmuyor..
0
the sound and the fury
(25.09.23)
gecen ay 3 sise visky, 1 sise sarap ile girdim istanbul'dan.
3 bavul ile geldim, birini xray'e sok yeter dediler bos bavulu soktum.

ozetle, bir bavul dolusu icki ile gelmedigin surece sikinti cikmaz.
0
cooperr
(25.09.23)
(7)

Ekim ayında Bodrum

uzun kulaklı yalnız tavşan
İstanbul'dan 2-3 günlüğüne kaçalım diyoruz. 20 Ekim civarı denize girilebilir mi acaba? Araçla gelecegim bir yandan da gözümde büyüdü. Soru başlıkta :)
İstanbul'dan 2-3 günlüğüne kaçalım diyoruz. 20 Ekim civarı denize girilebilir mi acaba? Araçla gelecegim bir yandan da gözümde büyüdü.

Soru başlıkta :)
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(25.09.23)
Ekim başında ve sonunda birkaç kez Bodrum’da denize girmiştik, gayet de güzeldi. Tabii hava her zaman aynı olacak değil ama birkaç gün öncesinden bakarsınız hava durumuna. Deniz gayet sıcaktı biz gittiğimizde.
0
orient blue
(25.09.23)
Yani neresine gitmeyi düşündüğünüze göre rüzgar olabilir, deniz de bi Karadeniz veya Gökçeada/Bozcaada seviyesinde olmasa da soğuk olabilir.

Ben giriyorum örneğin o zamanlarda ama eşim soğuk diyor girmiyor. Kişisel biraz o konu :)
0
chicha_v2
(25.09.23)
Güvercinlik tarafında olacağız muhtemelen
0
🌸uzun kulaklı yalnız tavşan
(25.09.23)
Normalde ekim ortasından sonra egede deniz soğur ama bu sene mevsimler baya kaydı.bence ekim sonuna kadar denize girilir.
0
mikahakkinen
(25.09.23)
ekimde bodrum'da defalarca denize girdim, sikinti olmaz.
kuzey ege kadar soguk olmuyo kesinlikle, girilir.
0
cooperr
(25.09.23)
biraz serin olur ama girilir. Turistler Kasim'da bile giriyor.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(25.09.23)
sarı ekim denir. su; soğuğa yakın ılıktır, dalga arada çıkar. kafa dinlemek isteyen turist, ekim ve sonrası gider.
0
from where i ride
(25.09.23)
(7)

temiz içerikli abur cubur önerileriniz

Mossy
neye elimi atsam glukoz şurubu, fruktoz şurubu, trans yağ vb görüyorum içindeklerde. halbuki biscolata olsun, tutku olsun, topkek olsun insan görünce canı istiyor :( yok mu bana önereceğiniz, kimyasal dolu olmayan normal pancar şekeri kullanılmış bir şeyler.bir de invert şeker şurubu ne oluyor sağlı
neye elimi atsam glukoz şurubu, fruktoz şurubu, trans yağ vb görüyorum içindeklerde. halbuki biscolata olsun, tutku olsun, topkek olsun insan görünce canı istiyor :( yok mu bana önereceğiniz, kimyasal dolu olmayan normal pancar şekeri kullanılmış bir şeyler.

bir de invert şeker şurubu ne oluyor sağlıksız bir şey mi o da diğerleri gibi
0
Mossy
(25.09.23)
Invert şeker için şeker pancarının işlem görerek sukroz şerbeti formuna gelmiş hali diyebiliriz kabaca, fruktoz-glikoz şurubu da mısır-nişasta kökenli fruktoz bazlı şeker benzeri bir ürün. Invert şekerin avantajı pancar şekeri (glikoz) bazlı olduğu için insülini uyarıp içeriğindeki şekerin depo edilip enerji döngüsünde kullanmasınına olanak veriyor ama glikoz-fruktoz şurupları fruktoz bazlı olduğu için insülini uyarmaz haliyle enerji döngüsünde kullanılmaz büyük oranda yağ olarak depo edilir ama ben böyle deyince o zaman invert şekere dayanalım diye düşünme neticede insülin spike yaptırır o da ayarsız tüketimde, dengeli kullanılırsa glikoz-fruktoz şurubuna göre daha avantajlıdır sadece.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.23)
züber
fellas

trendyol ve hepsiburada'da indirime girince alıyorum.
0
hayirsiz
(25.09.23)
Züber ve fellas +1
0
Phoebe
(25.09.23)
Yanlış anlamayın amacım tartışma çıkarmak değil ama ilave şekersiz olan ürünlerin hepsi meyve şekeri-fruktoz içerir, fruktoz vücutta hiçbir şekilde kullanılmaz doğrudan karaciğere gidip yağa dönüşür, pancar şekeri-sukroz ise glikoz bazlıdır, glikoz da kaslarda glikojen olarak depo edilip enerji döngüsünde kullanılır, bu tip farklar var. Züber gibi ürünler hep böyle fruktoz içeren sağlıklı gibi görünen ama aslında dandik ürünler hep.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.23)
abur cubur yerine kurutulmus kayisi/erik/hurma, bir de kuruyemis (tuzsuz) yiyorum.
tavsiye ederim..
0
cooperr
(25.09.23)
Şu kahve satan yerlerde ikram ettikleri deneme boyutu karon bardaklar var, minicik. onlara ev yapımı yoğurt mayalayabilirsiniz. Üzerine biraz pudra şekeriyle harika olur.

Ev yapımı cevizli, incir parçacıklı, leblebili, bol susamlı veya bol ketentohumlu vs. (daha bir çok çeşit) ekmeği dilimleyip dondurun. Bir gün öne buzluktan çıkarıp, çayın yanına tost makinesiyle kızartırsanız harika oluyor. Tabi bir ekmek yapma makinesi edinmelisiniz.

@ruhen hastayım ben'in söylediği yoğurtlarların içeriklerini incelemek lazım da, içerik incelemek de sakıncalı.

eksisozluk1923.com
0
Mirket
(25.09.23)
@Kaleci +1

Canım çikolata/şeker çektiğinde alıp yiyorum o yüzden. Bir de kuru meyve, çiğ kuruyemiş güzel oluyor. Quark ananaslı, blueberryli yoğurtlar da güzel oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(25.09.23)
(9)

1 milyon tl yi nasıl korurum

adwokat
Elimde yaklaşık olarak 35 bin dolar var. Parayı dolarda tutuyorum. Arkadaşlarım tl ye çevirip faize koysam daha karlı olacağımı söylüyor.Sağdan soldan biraz daha para toplayıp ev alma düşüncem var. Ama en az 5-6 aya ihtiyacım var. Mal alana kadar bu parayı nasıl saklamak gerekir? Gerçekten türk lira
Elimde yaklaşık olarak 35 bin dolar var. Parayı dolarda tutuyorum. Arkadaşlarım tl ye çevirip faize koysam daha karlı olacağımı söylüyor.

Sağdan soldan biraz daha para toplayıp ev alma düşüncem var. Ama en az 5-6 aya ihtiyacım var. Mal alana kadar bu parayı nasıl saklamak gerekir? Gerçekten türk lirası faizi daha mı iyi? Yoksa dolarda durmaya devam mı etmeli?
0
adwokat
(22.09.23)
buna senden başkası karar veremez bence. dolar şu anda tutuluyor, ama ne zaman bırakılacak onu biz bilemeyiz (en azından ben bilemem). bence bir miktar ocak gibi serbest bırakılacak, daha sonra ise seçimden sonra serbest bırakılacak. ama bu benim tahminim sonuçta, doğru olmak zorunda değil. bu noktada sen karar vermelisin.
0
ted
(22.09.23)
Bu gidişat devam ederse önümüzdeki sene en çok getiriyi mevduat faizi ve borsa sağlayacak gibi görünüyor, karar senin.
0
adventchant
(22.09.23)
öncelikle diğer arkadaşların dediği gibi elinizde çok güzel bir fırsat var oda nitelikli yatırımcı olmak.

Borsada koymayacaksanız bile mutlaka başvuru yapın, çünkü bu sınır muhtemelen yakın zamanda değiştirilecek.

Neden diye soracak olursanız, yarın bu parayı kullandığınızda istesenizde nitelikli yatırımcı olamayacaksınız.

Ninelikli yatırımcı olduktan sonra ,


Seçenek 1 : isterseniz paranızın bir kısmını yatırım fonlarda. değerlendirerek , bir kısmını altın, vb sepet yapabilirsiniz.
Altın hem onstan hemde dolardan dolayı bana göre ucuz kaldı.

Seçenek 2 : Güvendiğiniz biri varsa, fırsat arsa veya tarla kovalayabilirsiniz, özellikle fırsat diyorum, çünkü yarın ev alacağınızda sizinde elinizden hızlı çıkarabiliceğiniz bir fiyatta olması gerekiyor.
0
Rao
(22.09.23)
ben olsam dovizde dururum 5-6 ay, kipirdanmaya gerek yok.
0
cooperr
(22.09.23)
yatırım fonlarına göz atmakta fayda var.
0
anon1m
(22.09.23)
yabancı ağırlıklı değişken fonlar ve emtia fonları.
0
nuisance
(22.09.23)
aynı zamanda ben dolar aldım arkadaş tl de tuttu miktarlar aynı 1 sene içinde dolar alsaydı 6bin tl daha fazla kazanacaktı vadeliden, ana para aklımda kalmamış malesef ki
0
eja
(22.09.23)
Kısa vadede ihtiyacınız yoksa tahvil/bono/eurobond kazançlıdır
0
iwasbornonamountainside
(22.09.23)
faize koyun diyenleri duydukça üstümü başımı yırtasım geliyor. bu enflasyon ortamında %30-40 la para kaybedersiniz.
şu an en ucuz şey dolardır. borsa zirvede riskli. tl den ise saniyeler içinde uzaklaşın.
illa borsaya girecekseniz abd borsası düşünün( uzun vadeli ihtiyaç olmayacak ise).
0
alicandan
(22.09.23)
(6)

İstanbul’da nüfusu az sakin trafiği az bir muhit var mı?

psmstc
Soru başlıkta. Veya İstanbul’a günübirlik gidip gelinebilir, yaşanılabilecek bir ilçe var mı. Teşekkürler.
Soru başlıkta. Veya İstanbul’a günübirlik gidip gelinebilir, yaşanılabilecek bir ilçe var mı. Teşekkürler.
0
psmstc
(22.09.23)
Beykoz ve Çatalca'nın köyleri var. Şile ve Riva var.
0
michael_knight
(22.09.23)
Nasıl bir yaşam tarzı aradığını tam anlayamadım ama şehir planlaması düzgün yapılmış, yolları-caddeleri geniş ferah, çok yüksek katlı yapılaşmanın olmadığı Kurtköy civarı var. Yenişehir ve özellikle Çamlık tarafı çok sakin ve yeşildir. Son derece yaşanır güzel bir bölge. Sosyal alanları da son yıllarda gelişim göstermiş ben baya beğendim.

İstanbul'dan çıkayım ama araçla istediğim zaman kolayca geleyim diyorsan Kocaeli-Çayırova tarafında Akse Mahallesi'ni tavsiye ederim. Mutlukent ve civarında çok güzel yeni siteler yapıldı, diğer bölgelere göre planlı ve düzgün gelişim gösteriyor. Kurtköy'ün 7-8 yıl önceki haline benzetiyorum.

Çekmeköy'ün kuzey bölgeleri de benzer şekilde hem yeşil, hem de düşük yoğunluklu yapılaşma var.

Avrupa yakasında ise Göktürk bölgesini öneririm.
0
Lethe
(22.09.23)
İlçe mı muhit mi? Ataköy Bakırköy dediğine uyuyor bence
0
abelardo
(22.09.23)
yesilkoy/florya, marmaray ile 20 dakikada sirkeci.
ama haftasonu trafik kitleniyor uyarayim, millet sahile akin ediyor.
0
cooperr
(22.09.23)
Tuzla mis gibi.
0
alimcgraw
(22.09.23)
Ulus
0
ruhen hastayim ben
(22.09.23)
(7)

Trafik Kazası - Suç kimde?

lazpalle
Görseldeki ana caddede mavi renkli araçların şeridinde yoğun trafik vardı.Kırmızı renkli araç benim çarpan araç sarı.Sıkışık şeritteki bir araç bana yol verince dönüşe başladım ve sağdan gelip bana çarpan aracı da görüyordum ve dönüş yapacak kadar aramızda mesafe vardı.Eşimin söylediğine göre adamın
Görseldeki ana caddede mavi renkli araçların şeridinde yoğun trafik vardı.
Kırmızı renkli araç benim çarpan araç sarı.
Sıkışık şeritteki bir araç bana yol verince dönüşe başladım ve sağdan gelip bana çarpan aracı da görüyordum ve dönüş yapacak kadar aramızda mesafe vardı.

Eşimin söylediğine göre adamın kafası öne eğikmiş, muhtemelen telefona bakıyordu.
Yani hiç yavaşlamadan ve fren yapmadan direkt benim sağ çamurluk tarafından çarptı.
Kaza sonrası ilginç bir şekilde iki araç da yanyana paralel bir konum aldı.

Tabi telefona baktığını ispat etmemiz çok zor. Herhangi bir fren izi yok çünkü fren yapmadığına adım gibi eminim.

Diğer taraftan adam ana yoldan geliyor bu nedenle her türlü kusur bende çıkar gibime geliyor. Sizin görüşünüz nedir?

Kroki i.ibb.co
Kaza sonrası (kahverengi araç benimki) i.ibb.co
0
lazpalle
(22.09.23)
Geçmiş olsun. sizlerde yaralanma vb olmaması işin en ve tek güzel yanı olsun. mala gelen bir şekilde halledilir.
kısıtlı bilgimle, yan yoldan çıkanın ana yoldakine yol vermesi gerektiğini söyleyebilirim. sizin çıktığınız yer sokak, diğeri caddeyse diğerinin önceliği var. orası 4 yol ağzı değil de 3 yol ağzı ise siz dönüyorsunuz o düz gidiyor, öncelik onda. 4 yol ağzıysa ve kontrolsüz kavşaksa (ikinizden birine 'dur' veya 'yol ver' yoksa) diğeri sağda olduğundan yine öncelik onda. telefona bakıp yola bakmadığını ispatlayabilirseniz sizin için hafifletici bir durum omur mu emin değilim.
şöyle düşünün: bir arabaya, takip mesafesini koruyamayıp arkadan çarptınız. kusur tamamen sizde. öndeki aracı kullananın ehliyeti sahibi olmaması sizin hata oranınızı, kusur paylaşımını etkilemiyor, yine %100 siz kusurlu oluyorsunuz. denetim vb sıkı olup da ehliyetsiz adam trafiğe çıkmayaydı bu kaza olmazdı diyemiyoruz.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.09.23)
Suç sizde. Tali yoldan çıktığınız için. Ana yoldaki araca yok vermek zorundasınız.
Geçmiş olsun, canda bir şey yoksa gerisi mühim değil
0
etna
(22.09.23)
Kağıt üstünde suç size kalıyor evet, yolda ışık olmadığını varsayarsak pratikte de nasıl ki krokideki mavi araçlar size yol verdiyse sizin de sağınızı kontrol edip hiç de duracak gibi olmayan o sarı araca yol vermeniz gerekirdi.

Bir de fotoğrafta size çarpan araç sağ şeritten geliyormuş gibi duruyor. sola dönerken döndüğünüz yoldaki sağ şeride mi giriyordunuz? Eğer öyle yapıyorsanız bu da sizin payınıza hata olarak yazılır. Sol şeride giriyor olmalıydınız.

Geçmiş olsun.
0
akhenaten
(22.09.23)
@akhenaten
gidiş geliş birer şeritlik yol.
kaza sonrası benim araç biraz orta yerde kaldı.
0
🌸lazpalle
(22.09.23)
suç sizin, ana yol önceliklidir
0
mirty
(22.09.23)
anayol olmasa dahi suç sizde, sarı aracın solundan geliyorsunuz. kontrolsuz kavsaklarda geçiş üstünlüğü sağdan gelen araçtadır.
0
hasansabbah
(19.12.23)
%100 sizde malesef.
0
cooperr
(19.12.23)
(10)

dizel - km - motor ömrü

avatar is back
eskiden 200bin km üstü dizeller ölüdür falan denirdi bu yanlış mıydı acaba? şimdi bakıyorum sahibinden de 250bin km 15 yaşındaki dizeller 600bin liralar falan. motoru baya yorup ömrünü tamamlama yaşları değil mi acaba? yoksa hatırladıklarım mı yanlış
eskiden 200bin km üstü dizeller ölüdür falan denirdi bu yanlış mıydı acaba? şimdi bakıyorum sahibinden de 250bin km 15 yaşındaki dizeller 600bin liralar falan. motoru baya yorup ömrünü tamamlama yaşları değil mi acaba? yoksa hatırladıklarım mı yanlış
0
avatar is back
(21.09.23)
Net bir rakam vermek doğru olmaz zira milyon kilometre devirmiş dizeller olduğu gibi kötü kullanılıp bakımsız bırakıldığı için 150 binde haşat olan motorlar da var.

Bakımlı bir motor eğer üretim hatası yoksa çok yüksek ihtimalle aracın ekonomik ömrü boyunca hizmet eder. Ekonomik ömür nedir dersek bunun da net bir yanıtı yok sanıyorum fakat bir aracın yedek parça temin garantisinin bittiği 10 yılı baz almak yanlış olmaz. İstatistiklere göre ortalama bir insan 6-7 yılda bir araç değiştiriyormuş (hızlıca Google’ladım). Hadi biraz marj koyalım ve ekonomik ömrü 8 yıl alalım. Yine istatistiklere göre ortalama bir Amerikalı yılda 22 bin kilometre yapıyormuş, Türkiye için 20 bin alalım. 6 yılda 120 bin km gayet makul geliyor kulağa. 15 yaşında 250 bin km’deki araçlar da az kullanılmış diyebiliriz.

Fakat burada önemli olan o aracın hayatı. Eğer izini sürebiliyorsanız, bakımları düzgün yapılmışsa, sahibi titiz ise, hor kullanmamışsa, iyi bir usta da motora geçer not veriyorsa neden alınmasın? Ama araç sadece motordan ibaret değil malum. Gövdede paslanma, iç döşeme, kablolar, kayışlar vesaire bir dolu kontrol edilmesi gereken kalem var. Ben bu kadar yaşlı bir araç almazdım mesela.
0
orient blue
(21.09.23)
Dizel motorlar yapıları gereği daha dayanıklıdırlar, bildiğiniz gibi ağır vasıtalar dizel motorludur ve çoğu yuzbinlerce km devirmistir. Buradaki kilit nokta her zaman olduğu gibi düzgün bakımlı olanı bulmak, benim aracımda dizel ve 380 bin de kmsi halen canavar gibi.
0
mirty
(21.09.23)
dizel motorlar uzun ömürlü olur yanlış çıkarımdır. ağır vasıtaların dizel olma sebebi dizelin tork gücü ve yakıt tüketiminin az olması. zaten diesel sistemi geç yanma mantığıyla çalıştığı için daha ekonomikliğe iter. benzin sorunsuzdur, düzgün kullanımla dizeli ömürde 2ye katlar. dizelde iyi olması için etken çok. bakımlar düzenli ve yakıt kalitesinin iyi olması gerekir. türkiyede bir çok iyi firma bile kötü dizel sattığı için ceza aldı. dizel motor temiz kullanılırsa ömrü uzun olur. ama 200 bin km üstü dizel tanıdıktan alınır.
0
mikahakkinen
(21.09.23)
dizel aracımı aldığım andan beri hedefim en az 350bin km'ye kadar binmekti. 270k km ve düzenli bakım (her onbeş binde ama genelde daha erken 12binlerde yaptırıyorum), düzgün yakıt ile sorunsuz kullanıyorum. yılda 25bin km yapıyorum ortalama. yalnızca 120binlerde bir kez enjeksiyon temizliği yaptırdım, şimdilik her şey güzel.
0
engelbert humperdinck
(21.09.23)
www.thedrive.com

Dizellerin daha dayanıklı oldugu kabul görülür.
0
mirty
(21.09.23)
80lerde falan 200bin uzeri dizeller oludur dendigini hic duymadim..

Dizeller hantaldir ama torkludur ve uzun omurludur. O yuzden kamyonlarda falan dizel kullanilir. Yuk de cekerler, milyonlarca km de yaparlar.

Eski tip dizeller hele cok daha uzun omurluydu, eski mercedesler falan zaten depoya ci$ini yapsan giderdi.

Benzinlu motor ne kadar iyi bakarsan bak 250binde bitebilir, basimiza geldi. Ama dizelin omru en az iki kat daha fazla olur gorusundeyim ama fabrikasyon bir hata yok ise.
0
cooperr
(21.09.23)
lpg dizel ve benzin 3 yakıt sistemini de uzun süre kullandım. lpg sebebiyle aracım motor yedi dizel bakımları özen isteyen yakıtın önemli olduğu ancak verimli motordur. benzinli motor ise yakar ama sıkıntısı azdır. düşünmen gereken şey azdır.

v12 bir benzinli motorun ne kadar yakıt tükettiğini tahmin edebilirsiniz, f1 araçları yarış içinde 2 3 kere yakıt ikmali yapardı. ağır vasıtalarda bu sebepten dizel kullanıyor zaten.

haydi bunların geçtim saniyideki bir motor ustasına gidip en sıkıntısız araçları sorduğunuzda benzinli japon araçları tarif eder.
0
mikahakkinen
(21.09.23)
450-500 bin ortalama. taksicilerden fikir alabilirsiniz, neredeyse hepsi dizel.

komşunun taksisi var. 1.5 dci, 420binde motor yeniledi.
0
mutlu yillar sana
(21.09.23)
sadece japonlara bakarak "benzinli motorlar daha uzun omurludur" seklinde bir sonuc cikartamayiz, cunku diger markalarin ortalamasini alirsak benzinli araclarin malesef motorlarinin cok uzun omurlu oldugunu soylemek zor.

lpgnin zaten motor omrunu kisalttigi biliniyor, o bambaska bir mevzu.

ozetle, evet motor yapmadan 1 milyon km yapan japonlar var. Civic/corolla gibi araclari oldurmesi zor. Ama markaya bakmadan dizellerde bu kmlere cikma sansiniz daha yuksek. bkz. duramax, cummins, detroit, CAT, mercedes CDI motorlari, vs..
0
cooperr
(21.09.23)
kullanıma göre, arabaya göre değişir.

astra h 1.3 dizelim vardı. ailem ben yurtdışındayken, fırsatını bulunca 250 bin km'deyken sattı. triger zinciri 160 binde mi ne değişmişti. eminim ben kullanmaya devam etsem bir 250 bin daha giderdi.

ama modern dizellerde triger kayışı koparıp motor isteyen duydum, eksantrik zinciri kopunca motor isteyen duydum gibi gibi.

1 milyon mil yapan cummins motorlu dodge ram'ler de var.



-----

sonuç: genelleme yapılamaz ama euro emisyon normu arttıkça (euro 6.1, 6.2, 6.3, 6.4 gibi) motor dayanıklılığı azalıyor benim tecrübeme göre ve bazı markaların hem benzinli, hem dizel motorları felaket kötü.
0
rain when i die
(21.09.23)
(7)

İşyerinde Yıl sonu değerlendirme

abelardo
Yıl sonu değerlendirme başlıyor haftaya isyerindeNasıl davranmak, ne konuşmak gerekir?Müdürüm ve genel müdür giriyorÖncesinde yazılı sorular veriyorlar, genel müdür bunlara verdiğim cevapları okuyor,müdürle diyalog bu şekilde gelişiyorGeçen sene müdür gereksizce sinirlenmisti bu toplantıda. Kötü hiç
Yıl sonu değerlendirme başlıyor haftaya isyerinde
Nasıl davranmak, ne konuşmak gerekir?
Müdürüm ve genel müdür giriyor
Öncesinde yazılı sorular veriyorlar, genel müdür bunlara verdiğim cevapları okuyor,müdürle diyalog bu şekilde gelişiyor
Geçen sene müdür gereksizce sinirlenmisti bu toplantıda. Kötü hiçbir şey yazmamıştım ama o da üzerinde baskı hissediyor bu toplantıda.
Sizce nasıl davranmak lazım bu sene?
Hep onları ki dinlemek lazım? Ben bir şey diyince hemen savunma moduna geçiyor, olay karşılıklı tartışmaya dönüyor
Çok gereksiz bir şey bence ama bu sene patron daha uzun yapılsın bu toplantı, ben raporları detaylı inceleyeceğim demis
0
abelardo
(21.09.23)
Belli ki müdür olmaması gereken bir insan müdürünüz (eger genç biri deneyimsiz değilse). Çünkü bir kişinin çalışan feedbackine sinirlenmesi, savunma yapmasi komik geldi.

Nasil davranmak gerekir? Vallaha garip sizin is yeri. Normal yerlerde transparan olunmali ve size verilen feedbacklere de açık olunmalı. Ama sizin yer garip yani.

Şu baskıyı kaldiramayan da neden müdür anlamam.
0
logisticsmanager
(21.09.23)
Eski yazdiklariniza bakip geldim; bence is degistirmeye çalışın :)
0
logisticsmanager
(21.09.23)
@logisticsmanager müdür biraz cazgır :) hani her iş yerinde olur ya malum tipte kadınlar, aynen öyle bir müdür, ruh hali sürekli değişiyor ve aşırı mükemmeliyetçi. Ofiste en çok bizim departman çalışıyor ve kurallara uyuyor bunun korkusundan.

İsyerimden memnunum aslında ama müdürün dengesizlikleri yoruyor ve yıpratıyor. Diğer bölümler çok daha rahat
0
🌸abelardo
(21.09.23)
Airbus'ta mı çalışıyorsunuz? Neden bu kadar önemsiyorsunuz? Köle imajı çiziyorsunuz. Her şeyden önce rahat olun. Eğilmeyin.
0
dissendium
(21.09.23)
Sakinliginizi koruyun, sakin tartismaya girmeyin, o kadar sakin olun ki sizi taniyamasin, tartisma oldugu anda ikiniz de GM'nin gozunde kotu olursunuz, siz sakin olursaniz O kotu bir duruma duser.
Tartisma baslatirsa, bir solucan kadar sakin olarak, bunlar benim geri bildirimlerim, bu toplantinin amaci dogru ya da yanlis oldugunu tartismak degil, verimli sekilde nasil degistirebilecegimizi ve gelistirebilecegimizi konusmak oldugunu dusunuyorum diyin. Elestirileriniz ve cevaplariniz kisisel ve suclayici degil, mumkun oldugunca objektif ve veriye bagli olsun.
Eger tartismakta israr ederse, bu konuya iliskin benim deneyimim ve soruya iliskin cevabim bu sekilde diyip ikinci maddeye gecin.
Sakinligini koruyan toplantinin kontrolunu elinde tutar.
Bu arada tartismadan kastiniz yok ben onu yapmadim, yok sen bunu yaptin tadinda sacma seyler oldugunu varsayarak yaziyorum.
0
kassiopeia
(21.09.23)
Mutlaka lafini bitirmesini bekleyin, bolmeyin. Eger o sizi bolerse, soyleyeceklerimi bitirmedim diyin (cok sakin kalarak).
0
kassiopeia
(21.09.23)
ben olsam soyle yaparim, genel mudure gidip herkes gereksiz gelirdigi icin ben bu toplantilara girmek istemiyorum derim.

yok illa gireceksin derse ve sen o muessede devam etmek istiyorsan verdikleri sorulari suya sabuna dokunmadan cevaplarim, toplantida da sesimi cikartmam bitmesini beklerim.

yok gerekirse cikarim sikinti degil diyorsan ve genel mudur toplantiya gireceksin diyorsa zaten istifa mektubum cebimde olur...

tipik beyaz yakali kole kokusunu ben de aldim malesef, bir boksa falan yazilsana sana biraz adrenalin lazim..
0
cooperr
(21.09.23)
(7)

Hava ve polen filtresini kaç km'de bir değiştiriyorsunuz?

angina pektoris
Genelde 10.000 km'de bir öneriliyor galiba.Ben 15.000 km'de bir değiştirsem sorun yaşar mıyım, cimrilik yapmaya değer mi sizce?
Genelde 10.000 km'de bir öneriliyor galiba.
Ben 15.000 km'de bir değiştirsem sorun yaşar mıyım, cimrilik yapmaya değer mi sizce?
0
angina pektoris
(20.09.23)
bir şey olmaz ama pahalı bir şey de değil, yılda bir polen sezonu başlamadan değiştirin. yazın havada daha çok toz toprak oluyor.
0
orient blue
(20.09.23)
Bakımdan bakıma değiştiriyorum. 15.000 km ya da 1 sene.
Zaten Türkiyedeki arabaların bakım aralıkları daha kısa. Kitapçığında yazar.
0
denizgonen
(20.09.23)
Normalde 10bin km.
Ama klimayı sık kullanıyorsan poleni, aracı daha çok şehir içinde kullanıyorsan hava filtresini daha sık değiştirmelisin.
0
prole
(20.09.23)
yaşadığınız yere bağlı. tozlu bir yerde yaşıyorsanız bazen 10bin km olmadan değiştirmek gerekebiliyor.
Hava filtresi çok kirlenirse performansınız düşer. Polen değişmezse de hava filtrelemesi iyi olmaz ve üst solunum yolu hastalığı yaşayabilirsiniz. bunlar hep olasılık tabi.
0
false pretension
(20.09.23)
Hava filtresi yakıt ve performansı etkiliyor. Ben kendim 10 bin olmadan değiştiriyorum.
0
hebanon
(20.09.23)
hava 15binde bir, polen filtresi 30binde bir..
0
cooperr
(21.09.23)
Tasarruf yapılacak kadar pahalı ürünler değiller, her yağ bakımında değiştirilmeli bence. Hava ve polen filtresi değişti diye ekstra para almaz hiç bir usta, yağ bakımına 300 tl alıyorsa hava ve polen filtresini değiştirsen de alacak değiştirmesen de.
0
John Bloor
(21.09.23)
(6)

Teknik CV'de "zayıf noktalar"ı yazmak ve öss

WithWorth
ilan'da geçen ve benim uzaktan aşina olduğum konuları belirtmek hakkında ne dersiniz ?bir de öss 10.000 derecesi yazılır mı ? (başvurulan yerdeki herkesin çok daha iyi)edit: müthişsiniz arkadaşlar, teşekkürler cevaplar için.
ilan'da geçen ve benim uzaktan aşina olduğum konuları belirtmek hakkında ne dersiniz ?

bir de öss 10.000 derecesi yazılır mı ? (başvurulan yerdeki herkesin çok daha iyi)

edit: müthişsiniz arkadaşlar, teşekkürler cevaplar için.
0
WithWorth
(16.09.23)
zayıf noktalar derken, konu hakkında az buçuk konuşup iş görecek bilgi varsa yazılır.
şahsen öss sıralamasını yazan bir cv görsem bu ne ego derdim.
0
kondansator
(16.09.23)
Teknik CV'de zayıf noktanın ne işi var.

10 bin fikri çok kötü.

İyi bir şeyi kötü gösterme fikri sıkça yapılan bir şey ve inanılmaz itici.

Sınav sıralaması mantık dışı bir şey. Tecrüben varsa bitmiştir. CV'de bunun olması zaten uygun değil. Bu ancak görüşmede sorulabilir. Onda da bir şey sallayıp geçersin. Teknik pozisyonlarda İK söz sahibi değildir genelde. Bilmiyorum desen de tecrüben varsa geçebilirsin görüşmeyi.
0
dissendium
(16.09.23)
zayıf nokta, öss skoru bunlar manasız. CV'nin tek bir amacı olmalı. aranan pozisyona uygun iş yapabilir-iş yapmış, eline aldığı görevi tamamlayabilir olduğuna ikna etmek.
0
orpheus
(16.09.23)
CV'de ÖSS puanının bir anlamı yok +1

İletişim bilgileri, mesleki deneyim, eğitim bilgileri, varsa işin gerektirdiği yazılımsal ve diğer teknik ekipmanlar arasından hakim olduklarınızı gösteren liste ve yine varsa anlamlı referanslar olması gereken temel bilgiler.

Kötü yönler, iyi yönler, mesleki hikayeler, kişisel ilgi alanları gibi şeyler mülakatta sorulduğu takdirde cevaplandıracağınız şeyler.
0
akhenaten
(16.09.23)
Yukaridakilere ek olarak Yeni mezunsan az bildigin konulari ve sinav dereceni yazabilirsin. Cunku ise alirken senin potansiyeline bakiyorlar, ne bildigine degil.
0
zimbirik
(17.09.23)
"başvurulan yerdeki herkesin çok daha iyi"

bu kafayi acilen terket..nice ossde derece yapmis insanlar lise mezunlarinin yaninda beyaz yaka olarak calisiyor.. akademik basari hersey degil, oyle olsaydi cogunlugumuz duz amele olurduk.
0
cooperr
(17.09.23)
(2)

röntgenimde bir sıkıntı görünüyor mu? bel fıtığı yada bel kayması var mı?

istististist
21 ağustos'ta ortopedi bölümü'ne başvurdum. bu tarihten yaklaşık 4-5 gün kadar önce, ağır bir yük kaldırmaya çalışmamdan dolayı bel ağrılarım başlamıştı.bel ağrısıyla birlikte bacaklarda uyuşma, karıncalaşma meydana gelmişti.doktor, önce aşağıya ekleyeceğim röntgenleri çektirdi ve sonrasında 2 tane
21 ağustos'ta ortopedi bölümü'ne başvurdum.

bu tarihten yaklaşık 4-5 gün kadar önce, ağır bir yük kaldırmaya çalışmamdan dolayı bel ağrılarım başlamıştı.

bel ağrısıyla birlikte bacaklarda uyuşma, karıncalaşma meydana gelmişti.

doktor, önce aşağıya ekleyeceğim röntgenleri çektirdi ve sonrasında 2 tane iğne ve jel yazıp gönderdi.

mesai dışı, akşam polikliniği olduğu için fazla ilgilenemedi. son hasta bendim ve daha sonra tekrar gel şeklinde bir şey demedi.

iğneleri ve jeli düzenli olarak kullandım.

şimdi durumum şu şekilde:

2-3 günü sıfır ağrı ile geçirirsem, 4. gün mutlaka ağrı oluyor. ağrılar ilk zamanlar olduğu kadar şiddetli değil. bacaklara ve kollara da hafif şekilde vuruyor.

internette yaptığım araştırmalarda, bel fıtığı ya da bel kayması olabileceği yazıyor.

eğer böyle bir durum olsaydı, röntgende çıkar mıydı?

röntgen 1:

prnt.sc

röntgen 2:

prnt.sc
0
istististist
(15.09.23)
bel kayması yok.
bel fıtığı röntgende görülmez. fizik tedavi doktoruna görün, gerekli olursa mr çektirecektir. başka bölüme değil, fizik tedaviye gidin.
0
alicandan
(15.09.23)
fitigin gorunmesi icin MR cektirmen lazim ve fitigin sinire baski yapiyor olmasi lazim.
bir norolog gormen gerekiyor kisaca, o da MR isteyecek, sonra olaylar gelisecek..

her bacak uyusmasi fitik demek degil ayrica, internete ne zaman baksan zaten 3 ay sonra geberip gidecegin yaziyor o yuzden interneti salla derim.
0
cooperr
(15.09.23)
(3)

Video izlerken takılma neden olur?

Wolfware
Soru yanlış olabilir açıklayayım. Pcdeyken youtube netflix vs farketmeksin bir video izlerken 15-20 saniyede bir takılma oluyor. Geforce un son güncellemeni de yaptım fakat düzelmedi. Sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
Soru yanlış olabilir açıklayayım. Pcdeyken youtube netflix vs farketmeksin bir video izlerken 15-20 saniyede bir takılma oluyor. Geforce un son güncellemeni de yaptım fakat düzelmedi. Sorun neyden kaynaklanıyor olabilir?
0
Wolfware
(15.09.23)
Tarayıcıyı grafik kart ile aç diyip video izlemeyi denediniz mi? İşlemci zayıfsa o da sorun yapabilir.
0
heritage
(15.09.23)
minimum anlık 10 mbit bağlantınızın olması gerekir bundan kaynaklanan bir problem olabilir.
0
bravoteam
(16.09.23)
benim 2015 macbook air'de yuksek cozunurlukte takilma yapiyordu, kendisiyle yollari ayirdik. yani pc eskiyse kendisi artik "sal beni" diyor olabilir.
0
cooperr
(16.09.23)
(8)

Bulaşık makinesi almalı mıyım?

applebite
Merhaba çok göreceli, saçma bir şey soruyor olabilirim tabi. Bekar, tek yaşayan arada bir bekar yemekleri yapan, haftasonu kahvaltısını yapan, zaman zaman bardak çatal bulaşığı fazlaca olabilen biri olarak eve fazlalık mı değil mi, gereksiz bir harcama mı olur diye bir his gelip gidiyor. Benzer duru
Merhaba çok göreceli, saçma bir şey soruyor olabilirim tabi. Bekar, tek yaşayan arada bir bekar yemekleri yapan, haftasonu kahvaltısını yapan, zaman zaman bardak çatal bulaşığı fazlaca olabilen biri olarak eve fazlalık mı değil mi, gereksiz bir harcama mı olur diye bir his gelip gidiyor. Benzer durumları yaşayan veya yaşamış olanlar, ne dersiniz?
0
applebite
(15.09.23)
Ben bu ozellikleri tasiyan biri olarak surekli kullaniyorum. "Gereksiz harcama olur" kismi butcenize/gelirinize gore degisir.
0
hot potato
(15.09.23)
bir makineyi doldurduktan sonra da temiz tabak çanağınız kalacak kadar çok mutfak eşyanız varsa ben gerekli görüyorum. aynı zamanda su tüketimi bakımından ekonomik. ayrıca konforlu. maddi durumunuz elveriyorsa en uygun iki programlı falan bir makine alabilirsiniz bence.
0
veritaslibertas
(15.09.23)
veritaslibertas +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(15.09.23)
ilk evime çıktığımda bir sene bulaşık makinesiz yaşadım. her şeyi elde yıkıyordum. bir sene sonra napıyorum ben diyip makine aldım ve o bir sene boyunca bulaşık yıkarken harcadığım zamana ve efora acıdım. kesinlikle şart bence.
0
sir gawain
(15.09.23)
bulasik makinasi bir luks degil ihtiyac.
yapistir..
0
cooperr
(15.09.23)
bence gerekli. hatta bulasik makinesi + airfryer olursa evde yapilan yemek sikligi da artiyor.
0
sanal uyku
(16.09.23)
gerekli bence de. yemek yaparken çıkan bulaşık, yedikten sonraki bulaşık, yağlı bulaşıklar vs çok uğraştırıyor. bir de bekletme huyunuz varsa iyice tatsız oluyor. ayrıca daha tasarruflu +1
0
black holes in the sky
(16.09.23)
Ben benzer şekilde 6-7 yıl yaşadım makinesiz. Sonra makineye geçtim. Öyle hayatımda büyük bi değişiklik yaşamadım. O zaman da lavaboda bulaşık biriktiriyodum şimdi de biriktiriyorum. O zaman da üşenirdim şimdi de ön yıkamasını yapıp makineye dizmeye üşeniyorum. Kalabalık olunca daha verimli olduğu kesin de tel yaşayınca çok da şart gibime gelmiyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.09.23)
(5)

iPhone fiyatları neden bu kadar saçma?

m e b
Selam.Bildiğiniz üzere iPhone 15 çıktı. 13 Pro Max, 14 Pro Max ve 15 Pro Max aralarındaki fiyatlara bakıyorum, resmen aralarında birkaç bin oynuyor. E millet niye 13 Pro Max'e 60 bin küsur vereceğime 14 Pro Max almasın? Hatta 14 Pro Max fiyatı şu an 15 Pro/Max fiyatına bile yakın satılıyor Teknosa v
Selam.
Bildiğiniz üzere iPhone 15 çıktı. 13 Pro Max, 14 Pro Max ve 15 Pro Max aralarındaki fiyatlara bakıyorum, resmen aralarında birkaç bin oynuyor. E millet niye 13 Pro Max'e 60 bin küsur vereceğime 14 Pro Max almasın? Hatta 14 Pro Max fiyatı şu an 15 Pro/Max fiyatına bile yakın satılıyor Teknosa vs gibi yerde.

Neden bu anlamsızlık?
0
m e b
(14.09.23)
önceki modellerin üretimi duruyor zaten. onlara olan talep düştükçe fiyatları da düşüyor. ama temelde bu cihazlar arasında da donanım anlamında uçurum olmadığı için fiyatları da çok farklı değil. apple amerika'da her yıl aynı fiyatla yeni iphone çıkarır (nadiren zam yapıyor) ve önceki modelleri hep 100 dolar ucuza satmaya başlar. arada uçurum olsa kimse kamerası biraz daha iyi diye 15 pro almaz, gider 14 pro alır.
0
Flybutter
(14.09.23)
13 ve 14 arasındaki teknolojik fark o fiyatlara tekabül ettiği için
0
Unde bach canim
(14.09.23)
13 pro max o paraya orada durmasa, 15 pro max'i birkaç bin yukarısına satamazlar.
Bir şekilde normalleştiriyor algında yüksek fiyatları.
onu alacağıma bunu alırım dediğin an aslında oltaya gelmiş oluyorsun.

Bir tek önüne 15 pro max'i koyup fiyat yazsa, büyük ihtimalle, küçücük cihaz bu para olur mu dersin, diğer türlü 13 referansın oluyor, ona göre düşünüyorsun.
0
burfak
(15.09.23)
sorum yanlış anlaşılmış.

apple zaten her yeni model çıkardığında bir önceki modelin üst segmentten olan telefonlarını satıştan kaldırıyor. 13 pro max'i şu an sadece teknoloji mağazaları satıyor (zincirlerden bahsetmiyorum). fiyatları hala 63-70 bin arası. 14 pro max de 70 bin civarı. yepyeni model iphone 15 ise yine direkt apple sitesinde 70 bin bandında. bu mantıksızlığı sormuştum.
0
🌸m e b
(16.09.23)
eski modellerin fiyatlari yeni model piyasada yayildiktan sonra duser, 15 ay sonu piyasaya surulecek. kuzey amerika'da bile istedigin renk/kapasite bir iphone 15'in eline gecmesi kasim ortalarini bulabilir.
0
cooperr
(16.09.23)
(7)

Aracımın alıcısı var mı?

bir ileti paylastim
Selam 2017 model mercedes gla var evimizde. Değiştirmek istiyorum. İlanlara baktığım kadarıyla 1.6 milyon civarı fiyatı var. Şu an bu fiyatlara araç baksam ben gla almazdım herhalde. Eskiden olsa 5-6 yıllık mercedes her türlü sıfır reno,pejo,nissan vb ne göre tercih ederdim. Şimdi sanki teknolojik f
Selam
2017 model mercedes gla var evimizde. Değiştirmek istiyorum. İlanlara baktığım kadarıyla 1.6 milyon civarı fiyatı var.

Şu an bu fiyatlara araç baksam ben gla almazdım herhalde. Eskiden olsa 5-6 yıllık mercedes her türlü sıfır reno,pejo,nissan vb ne göre tercih ederdim. Şimdi sanki teknolojik farklar beni kandırıyor. Yani yeni araçlardaki ekrandı, tasarımdı vs daha cazip geliyor bana.

Ben de genel fikri merak ettim. Böyle allanmış pullanmış yeni araba mı, yoksa yine de sonuçta mercedes diyerek gla mı alırdınız?

Teşekkür.
0
bir ileti paylastim
(13.09.23)
Açıkçası o araçtaki donanımı bilmiyorum ancak kameralar, sensörler, uyarılar gerçekten çok kullanışlı. Dolayısıyla arabayı kullanmak, rahat etmek vb. isteyen biri bunlara yönelir. Ancak bir kişinin Mercedes GLA ile Nissan arasında öyle bir ayrımda kalacağını sanmıyorum, zira arada donanım farkından çok statü farkı var. İkisinin alıcısı (Mercedesin statüsü - Teknolojik yeniliğin güven ve konforu) çoğunlukla farklı olur, ikisini birden isteyen de parayı basıp son model Mercedes alır diye düşünüyorum.
0
salihdt
(13.09.23)
gla çok piyasası olan bir araç değil. aracın ederi 1.6 olabilir ancak piyasa durgun. subjektif olarak ben her zaman preminyum araçtan yanayım. reno fiattan biraz iyi pejo suvlar çok sert nissan eşittir reno vb.
0
mikahakkinen
(13.09.23)
@salihdt, güvenlik için çarpışma sensörleri, geri görüş kamerası, dikkat uyarı sistemi vb var tabii arabada.

Şimdi 1.6 milyonluk citroen de, koltuk soğutma, masaj falan var da, onları kıyas etmek istedim.

Ben de gla satıp reno almam bu arada, eqa ya da eqb ye yükseğim, kovalıyorum.

@mikahakkinen Satmakta geç kaldım gibi geliyor bana da ama hayırlısı :)
2 sene önceki aklımdaki dolar değerinden hala yüksek piyasası, ondan biraz rahatım.
0
🌸bir ileti paylastim
(13.09.23)
Sizin gibi düşünüyorum. Eskiden (10 sene önce falan yani) olsa dediğiniz gibi en kötü Mercedes en iyi premium olmayan markadan iyidir derdim belki ama artık saydığınız markaların modelleri de premiumların giriş seviyesi modellerine yaklaştı (konfor, performans, donanım gibi birçok konuda), belki birçok konuda önde bile olabilir. Elbette e serisi Mercedes’i, ne bileyim 5 serisi bmw’yi ve üstünü hariç tutuyorum. Giriş seviyesi premiumlardan bahsediyorum.

Hatta işin içine bakım maliyetleri, sigorta gibi kalemleri ekleyince örneğin bmw 1 ya da Mercedes a serisi almak anlamsızlaştı bence. Üstelik diğer markalarda standart sunulan birçok özellik premiumlarda hala bilmem ne paketi adıyla satılıyor, üst üste ekleyince de liste fiyatının çok üstüne çıkıyor. Söz gelimi opsiyonları eklenmiş ve 2 milyonu geçmiş bir bmw 1 yerine ondan 500 bin lira daha ucuz 308 alırım ya da aynı fiyata 408 alırım. Peugeot’u örnek olarak verdim.

mikahakkinen’in dediği gibi birçok marka aynı çatı altında artık. Pejo, Citroen, Opel, Fiat = stellantis. Reno = Nissan gibi. Yani premiumlar dışında kalan markaların hemen hepsi birbirinin altyapı anlamında kopyası. Bu da düşük satın alma ve işletme maliyeti demek. Bol donanımlı orta sınıf bir araç bence boş ve giriş seviyesi premiumdan daha iyi.
0
orient blue
(13.09.23)
Her malin alicisi vardir, satamazsan fiyat kirarsin, olmadi takasa sokarsin. Sonucta EQA/EQB dusunen adama 50-60k kayip komaz.

almanin sikintisi uzun sureli kullanimdan sonra diger markalarin pek tatmin etmemesi, yani evet fransiz, italyan, japon, kore mali araclar daha teknolojik olabilir ama surus zevki, aracin icinde dokundugun yerlerin kalitesi tatmin etmiyor.
0
cooperr
(13.09.23)
Merhabalar, tabi ki aracınızın alıcısı olacaktır. Çünkü 10 yaşında fakir mercedesi dedikleri a180 de bile otomatik park özelliği var. Çarpışma uyarı sistemi var. O yaştaki neredeyse çoğu arabada bulunmayan idare eder bir infotainment ekranı var, benim çok beğendiğim bir ambiyans aydınlatması var. Bugün nimetmiş gibi sundukları zımbırtıların hepsini mercedes 10 yıl öncesinde aracına koymuş. Bunun yanındaki premium hissini veriyor olması ayrı bir tatmin. Millet neden mercedes hastası oluyormuş ben anladım.

Örneğin yeni nesil zımbırtılar ile dolu arabaların guruplarına girin saçma sapan kronik boya problemleri, yok ekranı bezle silince kayması gibi problemler bulunuyor.

Benim gla almak istememem için tek sebep kasanın değişmesi olurdu. Başkada her türlü GLA> sıradan çinko karbon piller.
0
kraldan cok kralci
(13.09.23)
birebir aynı durumu yaşıyoruz. anneme 2017 model GLA almıştım, araç 6 yaşında ve 15bin km'de. sıfır gibi. satmayı düşünüyoruz ve birebir aynı çekincelere sahiptim. ancak yaptığım piyasa araştırmasında gördüm ki, azımsanmayacak sayıda insan sadece merc-bmw-audi 3lüsünden araç almak için kendini şartlıyor. yani bana sorarsanız bence de aynı fiyata sıfır bir citroen bu araçlardan bir nesil önde teknolojiye sahip ancak mercedes bakan birisi onu asla citroenle veya honda'yla vs. karşılaştırmıyor.
0
kent sakini
(13.09.23)
(5)

GAP giyim markası Zara'dan kötü mü?

roe
Bu ikisinden hangisi iyi sizce?
Bu ikisinden hangisi iyi sizce?
0
roe
(12.09.23)
iscilik soruyorsun diye anladim.
ikisi de iyi degil ama gap bir tik daha iyi bana gore.
0
Kittie
(12.09.23)
Zara bir tik iyi ve pahali.
Ama bence ikiside dandik, ayri mesele.
0
cooperr
(12.09.23)
ikisi fast fashion markası aynı yani.
0
anten
(13.09.23)
zara'ya hayatımda bir kez girdim kız arkadaşımın zoruylaydı. gap eskiden iyi bir markaydı diye hatırlıyorum 2010'a kadar falan ama şimdi mağazada gördüğüm kıyafetler çok dandik duruyor, yine de ikisi arasında gap candır.
0
gule gule
(13.09.23)
Zara kaliteli gibi görünen ama çok da bir numarası olmayan bir marka. tüm inditex için geçerli, gitgide pazar mallını andırıyor ürünler.
0
Mossy
(13.09.23)
(3)

Schengen mevzu karışık

the real brad pitt
Selam. X ülkeye ziyaret planlayıp schengen uçağın oldu gün çıkınca gidememiştim. Ama schengen de verdiler multi. Ben ileriki bir zaman için avrupaya bilet aldım yine. Bu schengenle gidicem tabi. Bi sorun olmaz dimi? Napsak?
Selam.

X ülkeye ziyaret planlayıp schengen uçağın oldu gün çıkınca gidememiştim. Ama schengen de verdiler multi. Ben ileriki bir zaman için avrupaya bilet aldım yine. Bu schengenle gidicem tabi. Bi sorun olmaz dimi? Napsak?
0
the real brad pitt
(12.09.23)
vize geçerli ise sorun olmaz elbette. ama vizeyi aldığınız ülkeden ilk girişi yapmak daha doğru olur. yazılı bir kural değil ama örneğin almanya’dan vize alıp fransa’dan girerseniz hayırdır diyebilirler.
0
orient blue
(12.09.23)
ilk girisin vizenin alindigi ulkeden olmasi lazim +1
0
cooperr
(12.09.23)
eksisozluk1923.com

ilk girisin vizenin alindigi ülkeden yapilmasi gerekmiyor, vizenin seyahat esnasinda EN UZUN SÜRE ikamet edilecek ülke hangisiyse ondan alinmis olmasi gerekiyor resmi olarak.

y ülkesine giris yapip örnek veriyorum 3 gün kaldiktan sonra x ülkesine gcip 5 gün de orada kalicam diyip cakma booking.com rezervasyonu (tabii ki iptal edilmis) vermek gerekebilir.
0
kimi raikkonen
(12.09.23)
(12)

Satılacak evdeki kiraciyi çıkarmak ne kadar etik?

sckxyss
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var. Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle
Bir evimiz var. Başka bir ev alacağımız için evi satacağız. Ev 2 aydır ilanda ama satılmadi. Hem piyasa durgun hem kiraci olan evi almak istemiyorlar pek.
Bizim kiracı 12 yıllık. 10 yılı geçtiği için kanuni olarak 3 ay önceden ihtar çekip çıkarma hakkımız var.
Ben kiracıyi çıkaralım usulüne göre öyle deneyelim diyorum. Anne baba ayıp olur diyor. Sizin fikriniz nedir?
0
sckxyss
(12.09.23)
Ayıp olur ama kiraciyi çıkarın. Yapacak bir şey yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(12.09.23)
Kiracılı evi kimse almak istemiyor. Şu ortamda satma şansınız düşük. İyice zorlanırsınız, en az 300-400 bin TL'de düşük vermek zorunda kalırsınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.09.23)
Aklı olan kiracılı ev almaz. Alırsa da epey bir fiyat kırılmasını ister. Yine de önce kiracı ile konuşun, durumu anlatın. Anlaşamazsanız çıkarma yoluna gidersiniz. Zaten yeni ev almak için elinizdekini satıyorsunuz. Belki sizden rüşvet ister evden çıkmak için. Taşınma masrafları + kira falan gibi. Zaten anlayışla karşılamazsa "ayıp" masadan kalkmış olur.
0
nawar
(12.09.23)
bence ayıp olmaz, sonuçta 3 ay sonra çık demiyorsunuz, bu gibi durumlarda kendi çıkarınızı düşünmeniz lazım. yasa size hak tanımışsa gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. ayrıca evi alacak insan belki kiraya vermeyecek kiracı olsa bile çıkaracaktır.
0
Fodera
(12.09.23)
Bizimkiler de bir benzeri. Kiracı 2000 lira kira veriyor. Komşu dairelerde kiracılar 12000 lira kira veriyorken bu durum böyle. Bizimkilere söyleyince de beni susturuyorlar. Ayıp olurmuş. Yani sizin mesele Anne ve babayı ikna etmekte. 10 yıl dolduguna göre elveda deme hakkınız var
0
limonlu eksi
(12.09.23)
satış işlemiyle birlikte sonuç olarak kira sözleşmesi de devredilecek. alıcı istiyorsa hiçbir sebep göstermeksizin siz nasıl çıkartabiliyosanız o da çıkartabilir, fesih sürelerine uyarak.

evi alan yeni malik nasıl olsa çıkarabilirmiş deyip vicdanınızı rahatlatıp aynı şekilde siz de çıkartabilirsiniz, karar sizin.
0
jimmydarmody
(12.09.23)
12 yıllık olsa dahi çıkarmak için belli prosedürler ve dava süreci var.
ayrıca ihtar çekmeniz için belirli süreler oluyor sözleşme tarihine göre.

o nedenle bu yola gidecekseniz bir an önce başlayın yasal işleme yoksa konu çok uzar.
0
nuisance
(12.09.23)
Kiracıyı çıkarmalısınız.

Kiracı olmaması evin değerini belki 50 belki 100 bin TL yükseltecek veya satılıp satılamayacağını belirleyecek. Anne-babanızın kiracıyı çok sevdiği için, ona ayıp olmasın diye harcayabileceği 50-100 bin lirası varsa dokunmayın kiracıya.
0
michael_knight
(12.09.23)
2 sene once kiracili sattik, fiyatta bir dusus falan olmadi.
yeni sahibi ihtar cekip 6 ayda cikartabiliyor, yasal prosedur boyle.
0
cooperr
(12.09.23)
Etik.
0
koskoca kirpi
(12.09.23)
Uzun yıllık kiracınızmış. Elbette bir hukukunuz vardır. Açık açık konuşun buraya yazdığınız gibi. Madem evi satmanız gerekiyor, hoşuna gitmese de karşı tarafın, anlayışla karşılamak zorundalar. Dersiniz “İnsanlar yatırımdan ziyade içinde oturmak için ev arıyor, müşteri bulanıyoruz. Siz eğer bulabilirseniz… falan, filan” Önden yolunu yapın yani…
0
yadigar
(12.09.23)
10 yılı geçtikleri için kanun sana çıkarma hakkını veriyor. Bunda etik olmayan bir durum yok.

Öncesinde kiracın ile uygun bir dille konuyu konuşmak, hatta almak istiyorsa evin satışında onlara öncelik vermek hoş olur. Kiracılı evlerin satışı şu dönem ciddi sorun. Kimse 3-5M para ödeyip de ayda 5000 TL civarı kira almak istemiyor. Boş ev çok daha hızlı ve makul fiyata gider. Kiracılı evi satman zorlaştığı gibi, fiyat olarak aleyhine olur. Şartlar 2 sene öncesi gibi değil.

Benim ailem de kiracı idi, 10 yılı doldurmaya yakınlardı. Aracımı sattım, onlara da 0.99 faizle zorla kredi çektirip kirada oturdukları evin yarısı büyüklüğünde (130'lardan 65 metrekareye düştüler) ev aldırdım. Günümüz şartları böyle tedbirler gerektiriyor. Ev sahibi evden çıkın deseydi ya kirayı 3x yapacaklardı, ya da çıkacaklardı. Kanunun nadiren ev sahibini koruduğu durumlardan biri.
0
Lethe
(12.09.23)
(3)

T.C. yurtdışında vatandaşını ne kadar ilgileniyor?

bluewhale
Misal başımıza acil bir durum geldi tutuklandık, ağır kaza geçirdik, soyulduk vs vs.. Başınızdan geçen böyle durumlar oldu mu ?
Misal başımıza acil bir durum geldi tutuklandık, ağır kaza geçirdik, soyulduk vs vs.. Başınızdan geçen böyle durumlar oldu mu ?
0
bluewhale
(11.09.23)
Almanya'da Türkiye plakalı arabamın plakasını çaldılar konsolosluğu aradım bizlik bir durum yok polise git dedi. Almanca bilmiyorum bir şekilde yardımcı olur musunuz dedim özetle "bizden sana fayda yok" dediler. :)
0
10032007
(11.09.23)
konsolosluklarin gorevi degil bunlar. Eger ölursen ve cenaze turkiye'ye gidecekse mevzuya dahil oluyorlar. Ama yaralanma, soyulma, tutuklanma gibi olaylarda tek basinasin.
0
cooperr
(11.09.23)
Elçilik personeline göre değişiyor. Kimi inisiyatifini kullanır sağı solu arar. Kimi başından savar.
0
Kahvedesu
(12.09.23)
(4)

İstanbul anadolu yakası’nda iyi bir cağ kebabcı???

mehmetkaya1735
Var mı bildiğiniz? Gebze tarafına kadar gitmeyelim ama…Anadolu yakasında ortalama bir yer olabilir. Fark etmez.
Var mı bildiğiniz? Gebze tarafına kadar gitmeyelim ama…

Anadolu yakasında ortalama bir yer olabilir. Fark etmez.
0
mehmetkaya1735
(10.09.23)
ümraniye tepeüstü'ne doğru giderken var güzel bir yer. çakmak köprüsünün hemen ilerisinde. asır cağ kebap.
0
aynabugusu
(10.09.23)
Saray Erzurum Cağ Kebabı adres: Yenişehir Mahallesi, Mustafa Akyol Sokak, No 97, Pendik

Yörem Cağ Kebap adres: Kavacık, Cumhuriyet Cad. No:91, Beykoz

Büyük Erzurum Sofrası adres: Kordonboyu, 26, Kumlar Cd kartal
0
jamswety
(10.09.23)
kobuzchu kiz
(10.09.23)
bostanci'da garda$ cag kebap diye bir yerde yedim en son, iyiydi.
ortam temiz nezih, corbasi falan da guzel.
0
cooperr
(10.09.23)
(6)

Kiranın 5000 TL'den 15000 TL'ye Çıkması

french lover
Yer: EskişehirÖncelikle kaldığım yerde kiraya her şey dahil olduğunu belirteyim; yani faturalar, temizlik, aidat vs... Bunu belirtme sebebim ise, işletme sahibi inatlaşırsa "artık bu hizmetleri vermiyorum" diyebilir. Uğraştırır beni.Geçen sene 3000 TL'den 5000 TL'ye çıkarttı, yani %25 olayını geçtim
Yer: Eskişehir

Öncelikle kaldığım yerde kiraya her şey dahil olduğunu belirteyim; yani faturalar, temizlik, aidat vs... Bunu belirtme sebebim ise, işletme sahibi inatlaşırsa "artık bu hizmetleri vermiyorum" diyebilir. Uğraştırır beni.

Geçen sene 3000 TL'den 5000 TL'ye çıkarttı, yani %25 olayını geçtim TÜFE'nin de biraz üzerinde bir zam yaptı. Memnun olduğum için ve piyasa da belli olduğu için karşı çıkmadan kabul etmiştim.

Fakat bu sefer sarı sitede yeni kiralar 15000 TL seviyesinde olduğu için böyle bir teklifle geldi. 3 sene öncesine kıyasla bu zamla birlikte Maaş/kira oranım benim aleyhime kötüleşmiş oluyor. Benim maaşımın artışından daha fazla oranda zam yapmak istiyor.

Şimdi bunu kabul edemem ancak anlaşmazlık durumunda da TÜFE'ye göre 7800 TL vermem gerekiyor. Bu da çok az burası için.

Sizce nasıl bir yol izlemeliyim?
0
french lover
(09.09.23)
hocam en temizi iletisim. hem ev sahipleri hem de kiracilar zor durumda.
7800 az diyorsan, ben yerinde olsam 10'a yakin bisey soylerim, pazarlik yapar 10-15 arasi birseye baglarim.
0
cooperr
(09.09.23)
Zıtlaşmadan orta yolu bulun bence 10000 lira bu işin ortası gibi duruyor. Bu rakamı teklif edin. Daha üstüne maddi olarak yetemeyeceginizi anlatın. Gerekiyorsa biraz acındırın. Onun dışında başka çareniz yok malesef.
0
limonlu eksi
(09.09.23)
Orta yol 10u bulun hocam. Kabul ederse devam edersiniz yoksa ne yazık ki yapacak bir şey yok. 6250yle idare eder.
0
glamdr1ng
(09.09.23)
herşey dahil ipucundan yola çıkarak sizin sözleşmeniz bağımsız konut kiralama şeklinde olmayabilir. bunu bir kontrol edin.
0
orpheus
(09.09.23)
faturalar onun üzerine olması kötü sanırım yarın bir gün abonelikleri kapatırsa kendi üstünüze alabiliyor musunuz bir şekilde onu da araştırın bence, bunu çözebiliyorsan ve yeni kiracıysan ve arkadaşın dediğini bilmiyrum bağımsız kiracı muhabbetinden de sıkıntı yoksa %25 yap o uğraşsın madem kabul etmiyor, her sene güncele mi çekip duracaz bunların yüzünden sözleşme imzalarken bilmiyorlar sanki enflasyonu, gözleri de doymuyor
0
jorah the andal
(09.09.23)
Evet, ben de orta yolu bulun demeye geldim
0
balpolen
(10.09.23)
(4)

giris seviyesi piyano/klavye

antikadimag
kardesime dogumgunu hediyesi olarak dijital piyano almak istiyorum. ama hic bilmiyorum nasil bir sey almak lazim. ilk defa calacak o yuzden giris seviyesi bir sey olsun diyorum. ama hic anlamiyorum bu islerden o yuzden yardima ihtiyacim olacak.butun onerilere acigim. kendisi bana casio cdp s150bk di
kardesime dogumgunu hediyesi olarak dijital piyano almak istiyorum. ama hic bilmiyorum nasil bir sey almak lazim. ilk defa calacak o yuzden giris seviyesi bir sey olsun diyorum. ama hic anlamiyorum bu islerden o yuzden yardima ihtiyacim olacak.

butun onerilere acigim. kendisi bana casio cdp s150bk diye bir model soyledi ama dogru bir urun mudur bilmiyorum. detaylari nedir bu piyano/klavye/org isinin? hangi markalara bakmak lazim?
0
antikadimag
(09.09.23)
,yamaha, Casio, kawai , Roland markalarıdan şaşmamanızı tavsiye ederim , özellikle Yamahanın üst serileri
özellikle clp serileri övüyorlardı şu an durum nedir bilmiyorum.


Bütçe dahilinde aralarında fazla fark yoksa mümkün ölçüde orta seviye veya giriş seviyesi üstü piyano almanızı tavsiye ederim, çünkü bu tip ürünlerde satmak zaman alabiliyor.
0
mrctrk
(09.09.23)
seneler seneler once bana gittigm kurs yamaha aldirmisti.
en takintili olduklari nokta oktav sayisiydi diye hatirliyorum, mutlaka 5 oktav olmali demislerdi, neden bilmiyorum.
0
cooperr
(09.09.23)
www.zuhalmuzik.com

Başlangıç seviyesi için de ileri seviye için de oldukça uygun.
0
anten
(09.09.23)
merhaba, bulunduğunuz yerde enstrüman satan bir mağaza varsa gidip danışmanız en doğrusu olur. yoksa youtube' dan yararlanabilirsiniz. ek bilgi olarak; yamaha dijital piyanoda çok iyi. belki buradan başlamak istersiniz.
0
from where i ride
(10.09.23)
(8)

almanya neden bu kadar kötüleniyor?

nothing in my way
almanya'ya hiç gitmedim ama özellikle son zamanlarda aşırı bir kötüleme var. sözlükte ve sağda solda bolca görüyorum. neden bu kadar kötülüyor insanlar? nesi kötü almanya'nın?
almanya'ya hiç gitmedim ama özellikle son zamanlarda aşırı bir kötüleme var. sözlükte ve sağda solda bolca görüyorum. neden bu kadar kötülüyor insanlar? nesi kötü almanya'nın?
0
nothing in my way
(09.09.23)
Kultur meselesi. Turk kulturuyle buyuduysen ters geliyor alisamiyorsun. Bi hintli arkadas vardi eski sirkette. Ingilterede yasiyor. Diyor ki bana bi gun, ya gecen trene bindim telefonun sarji yok benim bilette de prizli koltuga oturamiyosun. Tren bombos o yuzden gittim prizli koltuga oturdum sarj icin ve ceza yedim. Bundan dertleniyor mesela bana. Bense icimden, e ne guzel valla mis gibi kuralları işletiyorlar diyorum. Benzer sebep diye anlattim.
0
floydian
(09.09.23)
- cok buyuk beklentiyle almanyaya yerlesiyorlar. almanyaya yerlesince bir anda turkiyede ulasamadiklari arabalara ve evlere ulasacaklarini zannediyorlar. bu nedenle de hayal kirikligina ugruyorlar. bunun en buyuk nedenlerinden biri de bir ara populer olan araba fiyatlari, market fiyatlari videolari. elinde nakit yoksa o fiyatlara kimse yeni gelen birine kredi vermiyor, kredi icin de kalici oturum gerekiyor. kalici oturum da 5 yil yasayinca anca alinabiliyor.

- yeni bir yere yerlesmenin dogurdugu problemlerle almanyayanin yerlesik problemlerini karistirmalari. dunyanin neresine giderseniz gidin buyuk ihtimalle ilk yil bircok burokratik isle ugrasacaksiniz, ev bulmak zor olacak, bankadan hesap acmak da zor olacak. bu kadar cok isin icinde de bircok sorun cikacaktir.

- turkiyede ust tabakadan kendini hissedip, iyi semtlerde yasayip, gerektigi yerde kendini daha ust gosterebilcek diksiyona, ozguvene sahip konumdan bir anda siradan bir vatandas konumuna dusmek. hatta ikinci sinif vatandas konumunda olmak. konusurken kendini ifade edememek. kimse kendini saygin hissederken aslinda siradan olmak istemez.

- turkiyedeki hizmeti baska yerde bulamamak. ornegin pazar gunu niye tum dukkanlar kapali diye sikayet etmek. ya da apartmanlarda kapici olmadigi icin ekmegini kendin almak, copunu kendin dokmek. aldigin mobilyanin montajini kendin yapmak, kucuk tamir islerini kendin yapmak zorunda kalmak. turkiyde bircok kisi icin siradisi bir durum bu. kapici yok cunku almanyada kimseyi karin tokluguna istedigin ise kosturamazsin, ya da pazar her yer kapali cunku pazar gunu magazada calismak zorunda olan kisinin de cocuklari ile hafta sonu zaman gecirmeye hakki var.

- irkcilik. turkiyede sokakta giyimi, tavri, konusmasi farkli kisi gorunce yolunu degistiren kisiyken bir anda sokta gorulunce bazilarinin yolunun degistirdigi kisi olmak.

- ucuz isci olmak. almanyaya yerlesen bircok kisi ustun basarilari, ustun yetenekleri nedeniyle yerlesmiyor. bir cogu siradan yeteneklere sahip ve sadece daha ucuza calistigi icin tercih ediliyor. o nedenle bircok kisi ayni niteliklere sahip bir almana gore daha az kazaniyor. bu haksizlik da bir sure sonra hem maddi olarak zorluyor hem de rahatsiz ediyor. ama belli zaman sonra cogunluk hakketigi maas seviyesine geliyor. genelde yerlsildikten sonra ilk 5 yil biraz haksizlik oluyor.

almanya her anlamiyla super bir ulke degil, bircok sacma problemi var, insani samimi degil. ama yasam olarak dunya da yasanilacak en iyi ulkelerden biri. farkli bir ulkeye yerlesince biraz da rahat bozulacak elbette. cok kotu tecrubeler yasamis insanlar da var. o yuzden dengeli bir beklenti, fazla gaza gelmemek onemli.
0
emrahday
(09.09.23)
Cok fazla Türk var. Bu başlıca bir sorun. Kendi ülkende kalsan en azından küçük denizin büyük balığı olursun. Hem Türk'e maruz kalmak hem alman tarafından ezilmek gibi durumlar olabilir.

Ayrıca Almanya'daki Türklerin itibarı oldukça kötü. Türk deyince akla gelenler; kebapçı, ucuz iş gücü, barmaid gibi gibi.
0
roe
(09.09.23)
insanlar yurtdisini kafasinda fazla buyutuyor da ondan. teknoloji ilerledikce avrupanin dogusuyla batisi arasindaki makas bayagi kapandi. TR'de sonucta bir afganistan degil.

ayrica, bizim toplum "gocmenlige" alisik bir toplum degil.

yurtdisinda mutlu mu olmak istiyorsun?
1- beklentilerini dusuk tutacaksin
2- "gocmenligi" sindireceksin. adini da degistirsen, sacini sariya boyayip LGBTQ dernegine uye de olsan, oranin yerlisiyle de evlensen, coluk cocuk torun torba sahibi de olsan orali degilsin, bunu kabullenmen lazim.
0
cooperr
(09.09.23)
almanya'yi kötüleyen bir ben varim bir de TR cennet diyen almanci dayilar var saniyordum :D. Aslinda sosyal medyada Türkiye ya da Türkler daha cok kötüleniyor, bilemiyorum.

iyi bir kariyeri olan (egitimi, kültür, para vs) biri icin Almanya'nin refah seviyesi disinda bir olayi yok ama Türkiye'de ki almanya imaji cennetle esdeger gibi birsey.
En kibar haliyle Türklere karsi bir ön yargi var, ama bu önyargiyi balkanlardan gelenlere, afrikadan gelenlere karsi görmedim, ister düsük profil bir is olsun ister yüksek. Onlara karsi yoktur demiyorum ama Türklere karsi görünen veya görünmeyen bir tavir var, bu da insani bezdiriyor.
Örnek; Ben ayni isi yaptigim almandan daha iyiyim. o sürekli olarak uyduruk isler icin bile övülür, ben ödül aldim kimse bana tebrikler bile demedi.
Ben bunu Tr'de ki arkadaslarima söyledigimde,-abartiyorsun ne var, almanyadasin daha ne istiyorsun, falan diyorlar ama burada calisinca artik baska dertlerin oluyor.


Bir de bizimle, beklentilerimizle ilgili birsey, arada cok büyük kültür farki var (Kültür farkindan kastim egitim seviyesi degil), youtube'ta ac Türkiye'de erasmus yapmis ögrencileri izle; Tr söyle iyi böyle iyi, misafirperverlik vs. ama burada bir arkadaslik falan yok. kendi aralarinda bile benim gördügüm kadariyla yok, ev sahibime bir tek abisi geliyor o da kirismas'ta falan.
Ya da burada benden nefret eden bir alman var ama beni her gördügünde Hiii yapar, siz disaridan görseniz aramiz cok iyi sanirsiniz.
Buna benzer sekilde Türk arkadaslarda, almanlarla aralari iyi saniyor ama bir yere davet ettiklerinde gelen kimse yok. hayal kirikligi.
buna benzer sekilde, grill parti yaptilar, biz ve cinliler bir sürü sey almisiz, bu almanlar 1 tabak birsey getirdi ve hepsi yanindakiyle konustu, ben bu ortami hala yadirgiyorum, ögreniyorum ve kendime kiziyorum almanlari besledim diye. Kusum aydinla ayni görüsteyim bu konuda :D
sosyal ortam burada problemli ve bu yüzden ben hala aramin iyi oldugu alman arkadaslara nasil davranacagimi kestiremiyorum. bana kahve almis, problem yapar belki sonra diye parasini vermek istedim mesela, Tr'de aklima gelmez. Türkiye'yi ziyaret etmis olanlar cok iyi davranir.
0
Coma
(09.09.23)
Almanlarin tüm yazilmis negatifliklerine +1, yani ailen varsa, irkcilikla karsilasmiyorsa bir bariz bir kötülügü yok.

Birde, Türkiye'den ilk gelenlerle simdi gelenler arasinda cok büyük bir fark yok, ilk gelenlerin üniversite görmüsleri. Almanya'da arkadas olunabilecek, akli basinda Türk bulmak cok zor.
Hatayli arap alevisi bir arkadas var, ona tavuk aldim, alirkende o kebap yemez diye yanimdakine aciklama yaptim ve o günden beri o yanimdaki arkadas onunla iliskisini kesti, ama yasadigi yer almanya :)

Ailesinde okuyan tek kisi olup, ailesi tarafindan pohpohlanan ama aslinda baba parasiyla yüksek lisansa gelmis ve kalmis, sonradan görme cok var. bunlar cokta sikayet ederler cünkü burada hava atacaklari kimse yok, islerinde iyi degiller, kendi durumlarini bilmektense almanya'yi kötülerler.
0
Ley
(09.09.23)
Kim kötülüyor? Mis gibi memleket.
Ama bizim memleketin beyaz yakalıları için almanya travmatik olabiliyor.
Her memleketin iyi yanları, kötü yanları var.

Almanya'nın da Türkiye'ye kıyasla iyi yanları var.
Türkiye'nin de Almanya'ya kıyasla iyi yanları var.

Memleketleri böyle kabul etmek lazım.

Almanya'ya gidenlerin büyük umutlarla yola çıkıp, hayal kırıklığına uğramasının 2 ana nedeni var.

1-Kültürel
2-Ekonomik

Kültürel nedenler:
-Yeni dönemde almanya'ya gidenler Türkiye'nin iyi eğitimli kesimi. Bu kesimin şöyle bir problemi var: Fazla naiflik.

-Şöyle özetleyelim seküler kesim sanıyor ki Türkiye'de dışlanıyorlar, o yüzden Avrupalılar da Türkiye'deki seküler kesime yardım etmek istiyor zannediyorlar. Adam sanıyor ki "merhaba ben seküler bir hayatı benimsemiş, avrupa değerlerini benimsediğine inanan bir Türk genciyim" deyince Almanlar "ooooooo hoşgeldiniz, biz de size üzülüyorduk, burada hak ettiğiniz değeri göreceksiniz" diyecek. İlk şoku burada yaşıyorlar. Çünkü Avrupalının umrunda değil senin ülkenle ilgili komplekslerin. Almanlar için de 60 yıldır kafasında oturttuğu Türksün işte.

-Türkiye'de modernleşme, avrupa kültürü, seküler hayat tarzı vb gibi konular çok yanlış yorumlandığı için biraz da aşağılık kompleksi var. Kendini Almanlara beğendirme gibi bir çabaya dönüşüyor bu. Hatta bunla ilgili yabancı bir sitede bir meme bile vardı tam olarak durumu özetliyor. İşte japona diyorlar siz şöylesiniz böylesiniz, sizi sevmiyoruz. Japon diyor ki banane... Çinli'ye diyorlar, Rusa diyorlar, Araplara diyorlar, Latin amerikalılara diyorlar, Balkanlara diyorlar... Hepsi diyor ki "senin ne düşündüğün umrumda değil benim kültürüm bu ben böyleyim." Sonra Türk'e diyorlar, daha adam sözünü bitirmeden Türk başlıyor "Türkiye seküler ve laik bir ülke, biz kadınlara ilk seçme hakkını veren ülkeyiz, biz ortadoğuda değiliz, biz arap değiliz, biz afrikalı değiliz" diye uzun bir tirat atıyor. Ee şimdi Almanya'da böyle bir kafada yaşarsan yorulursun:)

-Bir diğer kültürel konu, o deminki naiflikle alakalı işte. Gidenlerin çoğu "bıktım bu ülkeden" psikolojisiyle gidiyor. Çünkü kendi hayatındaki sıkıntıların ülkeden kaynaklandığını düşünüyor. İnsanları cahil buluyor, kendini çalıştığı ortamın üzerinde yetenekli görüyor, yaşadığı toplumdan şikayet ediyor vs.
Ama gidince görüyor ki Alman'ın da cahili var,bağnazı var, muhafazakarı var, sinsisi var, fanatik dincisi var, fanatik milliyetçisi var, serserisi var vs.

-Kent diye bir şiir var. ÖZetle diyor ki nereye gidersen git, kendini oraya götürdüğün zaman her yer aynıdır. Bu kafa yapısıyla Almanya'da da mutlu olamıyorlar.

-Yukarda da güzel yazmışlar. Şimdi sen Türkiye'de suriyeli görünce yolunu değiştiriyorsun karşı kaldırıma geçiyorsun. Almanya'ya gidince de seni görünce yolunu değiştiren insanlar oluyor. Sen istediğin kadar "ben iyi eğitimliyim, sekülerim, bira içiyorum" diye kendini parçala. Göçmensin adamın gözünde. Sonuçta suriyeli'nin de iyi eğitimlisi, modern fikirlisi var. ama umursamıyoruz mesela bunu. Almanya'da da böyle. Bu da ağır geliyor.

-Berlin falan kozmopolitmiş gibi yapmaya çalışsa da, almanlar son derece kapalı bir toplum aslında. Bir ABD değiller yani. Göçmenleri hala hazmedebilmiş değiller. Köln, Berlin falan ok. Ama mesela gidin dresden'e neler yaşıyorsunuz bakalım. İş ortamında bile bazen üstü kapalı bir önyargı hissedilir her zaman.

Şimdi bir de ekonomik sebepleri yazalım:
-Yaklaşık 60 yıldır aynı hikayeyi dinliyoruz. Almanya'ya gidip aşırı refaha kavuşan Türkler.

-O yüzden Türkiye'de herkes için Almanya bir ütopyadır. Dünyanın en mucizevi memleketidir. Meksikalı, Kübalı, Arjantinli için ABD ne anlama geliyorsa, bizim için de Almanya o.

-Ama Almanya'ya gidip hayatı değişenler kimlerdi 60 yıldır? Köyünden çıkmamış adamlar. Türkiye'de çok düşük ücretlerle çalışan fabrika işçileri. Türkiye'de asgari ücretle çalışan vasıfsız elemanlar vs... Bu adamlar Türkiye'de en fazla şehirlerin dış mahallelerinde zar zor bir ev sahibi olabilecekken, Almanya'da 20-30 yılın sonunda mal mülk edinip, bmw'lere binmeye başlayınca bir almanya büyüsü yayıldı.

-Eğitimli adam için durum böyle değil işte. Yani Türkiye'de garsonluk yapan bir adam, Almanya'da garsonluk yapmaya gidince hayat standartı katlanıyor. Ama türkiye'de iyi bir şirkette çok iyi kazanan kalifiye bir çalışan, bir de üst düzey olduğunu var sayalım, Almanya'ya gittiğinde çok efsanevi bir sıçrama yaşamayabilir. Hatta Türkiye'ye göre şartları biraz daha geri düşen de var gidip.

-Türkiye'de gelirin iyiyse, eğitimin iyiyse yaşadığın ayrıcalıklı hayatı almanya'da bulamazsın. Bir de çevren varsa... Şöyle örnek vereyim, eski işyerimde direktörüm global anlamda çok başarılıydı. Avrupa ofislerinden birinin başına geçmesi için teklifler gitti. Hatta Türkiye'de o kadar iyiydi ki İtalya'yı ofisini falan da buna bağladılar. Şu an istese çok iyi şartlarla istediği ülkeye ve region hub'a gidebilir. Network içinde de tutuluyor baya. Ama asla gitmiyor.

-Çünkü buradaki ayrıcalıklar orada yok onun için. Mesela basitten başlayalım. Şirket altına 6 milyonluk şirket aracı veriyor şoförüyle. Almanya'da böyle bir şey çok zor:) Şoförünü günlük işi için de kullandırtıyor. Alışverişini yaptırıyor, çocuğunu okuldan aldırtıyor vs. Bunları almanya'da yapamazsın. İş yerinde elini kaldırıyor yemeği geliyor masasına. Türkiye'de çalışma koşulları malum. Haftasonu mesaiye kalcaksınız diyor, kimse itiraz edemiyor tabii ki. Ee başarısı biraz da buradan geliyor. Hadi almanya'ya gitsin bakalım. Hangi şirkette böyle takılabilir? İşi geçelim. Çevresi geniş. İstediği restoranda bir telefonla yer ayırtıyor, bir mekanın kapısından çevrilmek gibi bir şey literatüründe yok. Mesela almanya'ya gitmiştik beraber, bizi bir restorana almadılar doluyuz diye. Burada en sağlam özel hastanelerin üst düzey yöneticilerini tanıdığı için her zaman en iyi koşullarda tedavi alabileceğinden emin. gibi gibi... Böyle çok insan var. Bunlar gidince tabii orada mutsuz oluyor bu ayrıcalıklar olmayınca. Bunun daha bürokrasisi var vs.

-Orta sınıf her yerde orta sınıf. Almanya'da belki biraz daha rahattır ama neticede orda da orta sınıf. Belki türkiye'ye göre daha kolay mal mülk ediniyorsun. Ama Almanya'ya göre yine zorlanarak ediniyorsun. Bir de vatandaş olmadığın sürece almanya'nın ayrıcalıklarından tam yararlanamıyorsun sonuçta. Ev alcaksın? sana kim kredi verir sadece çalışma iznin var. Evet 2020 model mercedes 20000 euro. Ama 20.000 euro nakitin yoksa nasıl alacaksın? Kredi de yok diyelim. Berlin'de 2 kişilik bir ailenin yaşam gideri 2-4bin euro bandını bulabilir. Sen şimdi aylık 3-4 bin euro kazanıp dişini sıkıp 20 ay para biriktireceğin gerçeğini görünce anlıyorsun orta sınıf olduğunu. Bu da mutsuz ediyor yine.

-Yanlış anlaşılmasın, almanya kötülemek için değil bunlar. aksine doğru beklentiyle giden için mis gibi memleket. Ama türkiye'deki beyaz yaka şımarıklığıyla 2 ayda bmw 7.50 alcam, buradakinden daha fazla saygı görcem, yeteneğimi siz anlamadınız almanlar anlar gibi saçma hayallerle gidenler mutsuz oluyor.
0
anten
(09.09.23)
Anadolulu gurbetci almancinin cocugundan 10-0 geride baslamak hele Almanya'da koyuyor insana buyuk ihtimal.
0
speedy
(09.09.23)
(8)

256 gb notebook için yeterli olur mu?

angina pektoris
Office dışında program yüklenmeyecek Windows 11 işletim sistemine sahip bir bilgisayar için 256 gb depolama alanı yeterli olur mu?
Office dışında program yüklenmeyecek Windows 11 işletim sistemine sahip bir bilgisayar için 256 gb depolama alanı yeterli olur mu?
0
angina pektoris
(09.09.23)
hayır.
0
rakicandir
(09.09.23)
Kullanima gore degisir. Benim bilgisayar 128GB ama simdi baktim sadece 70GB'sini kullaniyorum.

Surekli ve hizli internetim var, her servisi cloud ustunden kullaniyorum. Office bile yuklu degil, Google Docs isimi fazlasiyla goruyor.
0
sertac akin
(09.09.23)
Win 10 (ltsb ) ile daha da yeterli olur.sistemin kendi kendine güncelleme yapması engellenirse, gereksiz dosyalar arada bir silinirse sorun olmaz.
0
diyecevaplandı
(09.09.23)
Ofis programlarını kullanıyorum bana fazlasıyla yetiyor 256 gb. 3 yıl olacak neredeyse 129 gb boş yer gözüküyor şu an. Oyun kurmak istediğimde epey sorun olmuştu (100 gb falandı oyun) onun dışında yerden şikayet etmedim. Eskisi gibi film müzik depolanmıyor zaten yeterli olur bence.
0
signore
(09.09.23)
Fiyatı çok etkilemeyecekse 512 al. Madem sıfır alıyorsun 512 olsun kafa rahat olsun.
0
roe
(09.09.23)
bence yeter. simdi ben de baktim 130/256 kullaniyormusum. kac gb oldugunu bile bilmiyordum. bilgisayarda ufak tefek dosya harici tutmam. harici diskler var eski fotograflar vb icin.

ama tabii kisiye gore degisir. video edit filan yapan birine muhtemelen yetmez.
0
supergirl
(09.09.23)
128gb ile 8 sene idare ettim, bu sene 256gb'a gectim.
Office disinda birsey yuklu degil, internette gezinmek icin kullaniyorum. Sikinti yok.
0
cooperr
(09.09.23)
o bilgisayara fotoğraflarımı yükleyeyim diye düşündüğünüz zaman (ki ben hiç fotoğraf çeken birisi değilim) keşke 512 alsaydım diyeceksiniz.
0
rakicandir
(11.09.23)
(16)

Avrupa'da kalifiye olarak çalışmak saçma mı?

hold the door
Bir akrabam bilgisayar mühendisi, 5 sene tecrübeli, odtü mezunu, 2-3 sene savunma sanayide çalışmış geçen sene de almanya'ya gitmiş net maaşı 3500 euroymuş. Eleman burada da 7x asgari ücret alıyormuş (savunma sanayi değil) zaten. Böyle birinin avrupa'ya gitmesi saçma değil mi? Kendisi ile çok konuşm
Bir akrabam bilgisayar mühendisi, 5 sene tecrübeli, odtü mezunu, 2-3 sene savunma sanayide çalışmış geçen sene de almanya'ya gitmiş net maaşı 3500 euroymuş. Eleman burada da 7x asgari ücret alıyormuş (savunma sanayi değil) zaten. Böyle birinin avrupa'ya gitmesi saçma değil mi? Kendisi ile çok konuşmadım babası çok memnun değil diyordu.

Ben de aynı ayar bir okulda bilgisayar mühendisliği okuyorum, bizim okuldan 2014'te mezun biriyle konuştum, top 20'de bir yerde master yapmış, new york'ta adı bilindik bir yerde senior machine learning engineer. 400 bin dolar brüt maaş alıyor. Yani iki profil arasında uçuk farklar yok ama kazançları uçuk.

İsviçre ve abd'de bu tarz maaşlar olabiliyormuş sadece. avrupa'daki faang'ta bile maaşlar aman aman iyi değilmiş.

Ben abd veya isviçre'ye gitmek istiyorum ama orada da çalışmak çok zormuş. Burada abd'de çalışan mühendisler var. Nasıl yapabiliriz o işi?

master yapmak paralıymış ona o kadar para bulamam. phd'yi de kafa kaldırmaz. Ama master yapmayı spesifikleşmek adına kendi okulumda olsa düşünüyorum. veya almanya'nın önde gelen üniversitelerinden birinde yapsam abd veya isviçre'ye geçebilir miyim?

not: hazırlığı geçemedin ne abd'si demeyin lütfen, bugün ielts itirazım olumlu sonuçlandı bölüme geçiyorum. bi dal h.o alırım :)
0
hold the door
(07.09.23)
Naçizane önerim herkesin hikayesi ve şansı farklı. İngiltere haricinde kıta Avrupasında sosyal devlet anlayışı insanın yaşam kalitesini yükseltir. Bunu ABD'de bulamazsınız. Öte yandan Avrupa size diline hakim olsanız da yabancı olduğunuzu hissettirir, ABD'de herkes göçmen. Siz önünüze bakın, okulunuzu iyi notlarla bitirin, yabancı dilinizi geliştirin, mümkünse bir sene yurtdışında okuyun ondan sonra gelecek tekliflere göre karar verirsiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
Avrupa'da faang'da calisiyorum, dediginiz seyler tek kriteriniz maas ise gecerli. Buradan ABD'ye giden bazi tanidiklarim maaslari artmis olsa da geri donmeyi dusunuyorlar, calisma sartlari ABD'de cok farkli. Zaten o parayi vermeseler calistiracak insan bulamazlar, imkani olan herkes Avrupa'ya gelir. Ozetle parayla huzur satin alamazsiniz :)

Bu arada Isvicre ozelinde, orada calisan arkadaslarimdan bildigim yurt disi tatili bile luks diyorlar cunku giderler cok fazla. Cilginca para kazaniyorlar ama ayni sekilde harciyorlar da.

Sirf para kazanma odakliysaniz Singapur ve Dubai'ye de bakabilirsiniz, 5-10 sene calisip para biriktirip sonra Avrupa'ya gecip ev alan insanlar cok o sekilde.
0
sertac akin
(07.09.23)
Bu kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemek gerek. İsviçre için Türkiye'den başvuru yapan birinin işe alınma ihtimali çok çok düşük mesela. Çünkü ülkede 'işe başvuru yapanlardan önce isviçre vatandaşları, sonra avrupa birliği vatandaşları ve isviçre'de ikamet eden avrupa birliği vatandaşları, sonra isviçre'de ikamet eden üçüncü ülkelerin vatandaşları en son üçüncü ülkelerden başvuruları yapan kişilerin işe alınabilmesi' mümkün. Siz Türkiye'den başvuru yapan biri olarak en son gruptasınız, şirketin kanıtlarla sizden başka aynı işi yapabilecek başka kimse olmadığını açıklaması gerek. haliyle bu ihtimal de çok düşük oluyor.

Türkiye'den isviçre'ye çalışmaya gidenlerin geneli ya gerçekten çok top grupta olan, özel işler yapan insanlar ya da şirket içi transferle geçiş yapmış kişiler. Bunun için de belirli bir şirkete girmiş olmanız, kendinizi kanıtlamış olmanız ve o şirketin isviçre ofisinin olması gerekiyor mesela.

Ayrıca her ülkenin alım gücü, insanların hayattan beklentileri vs çok farklı. İyi ölçüp tartmak gerek. Hollanda bence Türkiye'den giden biri için daha avantajlı şu sıralar.

Yine isviçre için alım gücü oldukça yüksek ama giderler de fazla. Yurtdışı tatili lüks olması pek inandırıcı gelmedi bana zira garson olarak çalışanlar bile senede bir de olsa yurtdışı tatili yabailiyor ama pahalı mı? evet çok pahali bir ülke. Gelir de ona eşit seviyede.
0
fraise
(07.09.23)
kuzey amerika'da denk getirirsen $400k seviyesi hayal degil, oyle ucup kacan bir cv'ye de ihtiyacin yok. o seviyede kazanan birkac arkadasim var, master falan da yok elemanlarda. dikkat edilmesi gereken ortada bir bit yenigi olmamasi. bazi yerlerde fazla para vermelerinin nedeni seni o sehre cekmek cunku etrafta bisey yok..

avrupa'da bildigim kadariyla $400k seviyesi maaslar pek mumkun degil. isvicre'de zaten kolay kolay calisma izni vermiyor.

yurtdisinda yasayan biri olarak 3500 avro/ 7k asgari maas versusunu ben hala TR alir diyorum cunku 3500 avro dise dokunur bir para degil. yurtdisina cikacaksan parasal olarak rahat olman lazim. o da benim icin ayda net $10k seviyesinden basliyor.
0
cooperr
(07.09.23)
tek amaç para ise tabii ki abd, dubai, singapur filan daha çok para veren yerler. ama almanya'daki iş yaşam dengesini ve huzuru yakalamak zor olabilir.
0
king lizard
(07.09.23)
abd'ye gitmek kolay degil. ya ofis ici transfer yaparsin, ya da okul icin gelirsin. baska yolu yok. oyle abd'deki islere basvurup is teklifi almak gibi bir olay yok.

ayrica arada ucurum var. abd istedigi kadar cok calistirsin, 2 kati mi calistiriyor? hayir, ama maaslar en az 2 kati ve sektorune gore 4-5 katina kadar cikabiliyor.

almanya'daki master'in abd'ye bir faydasi olmaz. abd'de yapman lazim cunku calisma izni ile geliyor ogrenci vizesi, ancak oyle ise alirlar.
0
antikadimag
(07.09.23)
3500 aylik/net alaninda uzman, savunma sanayi tecrubesi olan bir bilgisayar muhendisi icin az. bundan 10 sene once iyi bir maasti, ama su anda "high qualified" diye tanimlanabilecek biri icin az. ayrica soz konusu kisi bekar ise maasi evlilere gore daha az olacaktir, vergi kesintisi nedeniyle.

bu maaslara calisanlar yok mu? elbette var. cunku bu kisilerin amaci kalici oturum veya vatandaslik alincaya kadar idare etmek olabilir. bunlari aldiginda daha guclu maas pazarligina oturabilir.

ya da bazilari is-yasam dengesi icin almanyayi tercih ediyor olabilir, ornegin 30 is gunu senelik izin gayet iyi bir imkan olabilir.

evli ve cocuklu olanlarda cocuklarinin gelecegi, ucretsiz egitim, cocuklari icin alman vatandasligi bir hedef olabilir.

abd ozellikle yazilimcilar icin cok daha iyi imkanlar sunuyor, ama herkes yeni ulke,tekrardan calisma izni prosedurleri gibi konulara o an hazir olmayabiliyor. ya da evli ve cocuklu olanlar icin maasin yaninda isten kuvulmamma guvencesi on planda olabiliyor.

ayrica abd icin 400 bin yillik/brut maas herkes almiyor, bu ortalama ustu bir maas. ayni sekilde almanya icin 3500 aylik/net maas da herkes almiyor, bu ortalama alti bir maas bu nitelikte biri icin. o nedenle iki ornekten, bir ortalama ustu maas ile bir ortalama arti maas uzerinden genelleme yapmak biraz yaniltabilir.
0
emrahday
(07.09.23)
AB'de (ab dedim ama almanya) ulaşacağın max maaş 90K ondan sonrası daha yüksek pozisyonlar ancak bu pozisyonlara çalıştım geldim olmuyor kolay değil. Gidebiliyosan amerikaya gidiceksin tutunacaksın para orda. 34 te geldik buraya artık yarı enerji kalmış bize abd gelmez. Sakin sıkıcı hayat, araçla bütün avrupa geziliyor, şarap peynir italya ispanya, Amerika başka bir dünya, ne güzel kafiyeli yazdım sana
0
abi bi dizi buldum on numara
(07.09.23)
ben özellikle doktorlarin almanya tercihini sacma buluyorum.
3000-3500 doktora ögrencisi maasi. alim gücü yüksek oldugu icin yetiyor ama iyi bir para degil.
iki ülke arasinda farklar var, bana göre amerika is odakli ama almanya'da insanlar hayat odakli.
0
Coma
(07.09.23)
ABD de hem gelir vergisi hem de ürünlerde vergi var. Millet öğle arası yapmadan çalışıyor. Yemek molası yok. Frozen food tan obezite oranı %40 Lara yakın. Ortam fazlasıyla hardcore.
0
roe
(07.09.23)
daha bölüme başlamamışsın bu kafa ösym kafası açıkcası. abd mi avrupa mı da açıkcası sadece maaşa bakarak değerlendiremezsin. tercihlerde sadece buna bakarsan büyük oranda mutsuz olursun. örneğin odtü'den mezun olup kendine kıyas olarak asgari ücretten ne kadar kazanıyorum diyen birinin vizyonu yoktur.

bence okul sürecince yurtdışı tecrübesi edinmeye çalış. yolunu daha kolay bulursun.
0
blackkmamba
(07.09.23)
Dünyadaki en saçma şey kaç asgarî ücret aldığını hesaplamaktir. Bunu trilyon kere söyledim sözlükte. Paranin değerini kaç asgarî ücret olduğu ile hesaplayamazsin.
Senin mantığına göre 3 asgari ücret 2 asgarî ücreti geçmeli ama geçmiyor iste. Bunu da Avrupa'da yasamayan uzaktan bilemez çünkü sığ bakış açıları.

Arkadaşın az alıyor. 5 sene denetimli adam hele almanya gibi maaslari Fransa'dan fazla olan ülkede benle aynı parayı alıyor ki ben yazılımcı değilim. Tabiki düşük maaş alıyor.

Bu arada Avrupa'da yaşamanın tek olayi para değil. Bunu da bakış açısı sadece para olan birine anlatmak zor maalesef. Eğer bakış aciniz paraysa dubai, singapur, abd iyi seçenekler. Denildiği gibi İşvicre almaz.

Bu arada 400 bin dolar adamin cvsi ile bahsettiğin kisinin cvsi hic de aynı durmuyor. Biri 9 yildir mezun tahminen o kadar deneyimi var ve top 20 master demissin. Diğeri 5 yıl deneyimli. Nasıl aynı cv?

Bu arada Türkiye'de 7 asgari üstü alan arkadaşım var ama Avrupa'ya gidecek çünkü ülkeden bıkmış halde. Biz de benzer sebeplerden gittik. Yani giden insanlarin tek olayi para değil.
7 asgari ücret sana türk halkindan, siyasetinden fanus içinde uzaklaşmak için yeterli değil.
Hatta ben sunu diyeyim; bugün ortalama gelirim 3500, Türkiye'ye 6-7bin eurodan aşağı gelmem, onda bile 2 sene falan anca gelirim. Bana ve benim gibi insanlara asıl Türkiye'ye gelmek için iki katı falan para ödenmesi lazım ki orayı çekelim.

Neyse daha mezun olmana var, milyon tane fikrin olur. Benim arkadaş singapur'da falan çalışmıştı hatta is öğrenmek için.
0
logisticsmanager
(07.09.23)
bence gayet güzel soru sormuş arkadaş yaşına göre, güzel de cevaplar gelmiş.

"olay sadece para değile" farklı bir açısı daha ekleyeyim;
türkiyede dahi örneğin 10 asgari ücret yerine 6-7 asgari ücret alayım ama sorumluluğum, mesai saatlerim daha az, kafam rahat olsun diyebilirsin. diyen insanlar var.

şahsen çalıştığım şirkette yönetici olmak istemeyen profesyonelleri biliyorum, yönetici olsa %30 daha fazla olacak ama stresi belki x2.
kısaca her şey daha fazla kazanmak değil.
0
nuisance
(07.09.23)
Almanya'da bir ABD sirketinde calisiyorum.En buyuk korkum ABD'ye merkez ofise cagirmalari. Her seyden once ABD'de maaslar daha yuksek dogru.Universiteden yeni mezun, yazilimci ve competitive bir karakter icin ABD dogru adrestir katilirim.Hele de FAANG'da isbasi yapabiliyorsa kariyer ve para anlaminda onu Avrupa'ya gore cok daha aciktir.Maaslar esdeger pozisyonlarda X2-X3 olabilir o da dogrudur ama belli bir yastan sonra- ki 35-40 'li yaslardan bahsediyorum Avrupa'nin baska guzel oncelikleri oluyor bunlari birakmak istemiyorsunuz.Anlatmasi zor ama Avrupa yasamak icin daha keyifli bir yer.Almanya'da yasayan biri icin tum Avrupa elinin altinda ama ABD in the middle of nowhere gibi hissettiriyor bana.Sanki dislileri calisip sizi ezecek gibi geliyor.

Avrupa : Daha keyifli yasam, is &ozel hayat dengesi,Cocuklar icin okul olanaklari, Arkadas cevresinden kopmama yada daha az kopma, Yerel halkin daha soguk olmasi ama buna ragmen sizin gibi Turkiyeden gelme beyaz yakalarin daha cok olmasi,Yabanci dil ile ilgili engeller
ABD: Yuksek maas &kariyer, irkcilik olmamasi, Avrupaya mesafe ve saat farki yuzunden Avrupa&Turkiye'deki cevrenizden kopmak, Ingilizcenin avantaji

Ben Otuzlu yaslarin sonunda tercihimi ALmanyadan yana yaptim ancak 25 yasinda ODTU mezunu bekar bir bilgisayar muhendisi olsam ABD'yi denerdim
0
turkuaz
(07.09.23)
aynı şeyleri yaşayıp türkiyeye geri döndüm şu an londra'dan. aşırı saçma oralara gidip o şekilde yaşamak. eskidenmiş o işler. ya da hiç bir şeyin olmayacak türkiyede o zaman gidersin anlarım. şimdi zaten global işler yapıyoruz. türkiye'de de iyi kazanıyorsan gidip kalmanın çok büyük bir anlamı yok bence. git bir süre çalış, tecrübe kazan, dön en mantıklısı gibi.
0
mhmtt
(08.09.23)
Bu sorunun cevabı beklentiye göre değişir.
Öncelikle eğitim, kariyer ve para kazanma becerisi bambaşka konular.
Avrupa'ya giden insanlar genelde yanlış beklentilerle gidiyor.

Türkiye'de asgari ücretten hallice kazanacak bir mavi yakalı ya da zanaatkar için Avrupa muhteşem. Ama beyaz yakalı için maddi olarak çok efsane farklılıklar olmaz çoğu zaman.

Denklem basit, Türkiye'de kazancınız düştükçe, elinizde bir mesleğiniz olduğu sürece Avrupa'nın size yaşatacağı sıçrama büyüyor. Ama özellikle Türkiye'de iyi kazanan ve iyi standartlarda yaşayan insanlar için Avrupa maddi olarak o kadar avantajlı değil. Orta ya da üst seviye çalışanlar arasında Avrupa'dan teklif alıp, "türkiye'de daha iyi şartlarım" diye reddeden de çok insan var.

Avrupa, özellikle kuzey avrupa "para kazanmak" için tercih edilebilecek yerler değil beyaz yakalı için. Ama refah standartını korumak için tercih ediliyor. Kuzey Avrupa sana para değil, standartlaşmış bir refah sunuyor. Çünkü Türkiye'de iyi kazanan kalifiye bir adam da olsan 6 ay işsiz kalsan sefil oluyorsun.

Kuzey Avrupa'da sana bu güvenceyi sunuyor. İşsiz de kalsan, genel müdür de olsan yaşayacağın hayat standartı arasında uçurum yok. Elbette kolay değil Avrupa da ama çalışma şartları vb daha insani. Genel olarak avrupa'daki mantık herkese asgari bir refah sunmak üzerine. O yüzden yazılımcı, finanscı, tesisatçı, terzi, oto tamirci fark etmez bunlar kazanç olarak birbirine yakın olabiliyor. O yüzden almanya'da bir boya ustası da, mühendis de paris'te haftasonu gezisi yapabiliyor.

Yani beklentiniz bu yöndeyse, Avrupa'ya gidin. Almanya'da bir yüksek lisansın tabii ki AB sınırlarında iş bulma şansınızı artıracağı aşikar.

Ama önceliğiniz para ise durum başka. Zaten para kazanmak isteyen insan maaş kovalamaz. Kendi işini kurup büyük kazançlar elde edebileceği yerler arar.

Ama biz maaş özelinde bakalım. Avrupa'yı zaten anlattık yukarda.
Avrupa'da bir iş bulduğunuzda sizi genelde standart çalışan olarak istihdam ederler. Expat gibi değilsiniz yani orda tam.
Mesela global bir şirketin berlin ofisinde iş bulduğunuzda size standart bir almana sunulan maaş ve imkanlar verilir. Fazlası değil.

Ama aynı şirketin dubai ofisinde ya da singapur ofisinde iş bulduğunuzda size cazip bir "expat" paketi sunulur. Mesela almanya'dakinden daha yüksek bir maaş, pozisyona göre acayip yan haklar (ev kirasının ödenmesi, çocukların okul parasının ödenmesi, full+full sağlık sigortası, yılda birkaç kez ülkene gidip gelmek için uçak biletleri, araba vs.). Çünkü Almanya'da çalışmak isteyen binlerce insan bulabilir her şirket. ama dubai'ye gönderecek ya da orada kalmak isteyecek kalifiye adam bulmakta zorlanıyor. Bu durumda orada çalışanlara böyle paketler sunuyor. Mesela kuzenim polonya'da yaşıyor. Çalıştıkları şirkete bir italyan gelmiş. Böyle bir expat paketiyle. Adamın polonya'yı seçme sebebi, şirketin çocuklar için özel okul ücretini ödemesi. İtalya'da bu imkan sunulmadığı için adam daha az insanın tercih ettiği polonya'ya gidiyor orada iyi bir özel okulda çocuklarını ücretsiz okutmak için.

Türkiye'deki kalifiye bir insan için BAE (Dubai), Singapur, Hong Kong, Kore, Doğu Avrupa (polonya, macaristan, romanya, ukrayna vb), Kuzey Afrika, Asya-Pasifik, Türki Cumhuriyetler gibi yerler çok daha büyük kazanç fırsatları sunuyor. Bir de Türkiye'den bir insanın avrupa'da iş bulması kolay değil. İnanılmaz bir cv ya da çok ihtiyaç duyulan spesifik bir özellik lazım. Ama bu ülkelerde bulabiliyor. Bu ülkelerde global bir şirkette bir süre geçirdikten sonra o şirketin avrupa ofislerine sıçramak daha kolay.

Dediğim gibi bu kısım önceliğiniz para diye anlatıyorum. Bilgisayar mühendisliği okuyormuşsunuz. Muhtemelen en hızlı para kazanabileceğiniz alan yazılım olur. Bu alanda birincil önceliğiniz "para kazanmak" madem, kendi işinizi oluşturmak daha büyük ve önemli bir konu. Ne iş yapacağınızı ben söyleyemem bu basit bir web geliştirme ofisi de olabilir, bir oyun şirketi de olabilir, bir saas da olabilir... O zaman da mesela ilk tercih almanya, ingiltere gibi gelişmiş ülkeler mi olur? Mesela ankara anlaşmasıyla falan londra'ya, berlin'e giden çok oldu. Ama orada zaten bu ihtiyaçları karşılayan zibilyon tane şirket var. Onlarla nasıl rekabet edeceksin?

Kendi işini yapıp para kazanmak için, o sektörün henüz gelişmediği yere gidersin. GElişmiş ülkede "para kazanmak" daha zordur. Gelişmekte olan ülkede birçok sektörde boşluklar vardır, işinizi iyi yaptığınız sürece boşluğu kapatabilirsiniz. Hatta Türkiye'nin ucuz iş gücünü kullanıp Avrupa'ya pazarlayabilirsiniz vs... Bunlar da fırsat.

Amerika ve İsviçre çok ayrı caseler.
ABD kazancın da, kaybın da çok uçlarda olabileceği bir ülke.
Avrupa'ya benzemiyor. Daha çok Türkiye gibi.
O yüzden çalışma şartları daha sert, rekabet daha sert.
Ama kazancı ya da kazanç potansiyeli de ona göre.
ABD'de mesela teknoloji alanında doğru hamlelerle 6-7 haneli yıllık kazanmak gayet mümkün.
Tabii abd'de büyük batmak da olası.
0
anten
(08.09.23)
(19)

Bu samimiyet mi yoksa densizlik mi?

sekizdokuzon
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın baş
Dün daha önce tanismadigim biriyle yüz yüze bir görüşme yaptık iş için. Kariyerim ve yapmak istediklerim hakkında konuştuk, karşımdaki kadın hem yaş hem de deneyim bakımından benden yukarıda. Konuşmanın bir yerinde "Sen şu şu işleri yapamazsın, sende o enerji yok. Enerjin düşük, hatta konuşmanın başında benim de enerjimi aşağı çektin. Ama samimi, iyiniyetli birisin. Seninle bir şekilde çalışmak isterim." dedi. O an bir tık şok oldum, enerjici kadınlar da vardır neticede. Sonra kendimi doldurmamak için "E yorgundum, iki gündür çocuk bakıyordum. Kadın gördüğünü söyledi" diye düşündüm ama bir taraftan da bir tık kırıldım. Ben bunu bu şekilde söylemezdim. Sonra da aslında ustalastigim bir alan olmadığını, bu yasta mesleksiz olmanın büyük sıkıntı olduğunu falan söyledi. İnsanların karşısındakinin gardini düşündükten sonra dört koldan saldırması da yine sık karşılaştığım bir tavır. Ve daha kötüsü kendimi bu tip durumlarda savunamiyor olmam. "He evet ben gerçekten de işe yaramaz biriyim, haklısın. Zamanını aldım." kafasına giriyorum.


"Kadın dürüst, gördüğünü söyledi ve sana yardım etmeye çalıştı sekizdokuzon" ile "İnsanların patavatsızlıklarindan, kaba saba tavirlarindan ve hal bilmezliklerinsen bıktım." arası bir yerdeyim. Ya bir de burcumu sordu, balık dedim diye daha bir acıdı. Eve geldim, CV'mde doğum tarihimi değiştirmeyi falan düşündüm. Kendisi de başak burcuymus, çok hareketli, canliymis. Aslında balık burcu insanları onu sakinlestiriyormus. Bir de burç ırkçılığina maruz kaldım. Ha bir de Nişantaşı'nda oturuyormuş kendisi, bu bilgiyi de araya sıkıştırdı. Sultangazi onun için karadelikmis, her türlü insan varmış (ben Sultangazi'de oturuyorum).

Tarafların ikisi de kadın ve aralarında 15 yaş fark var.

Nasıl yorumlamali bu durumu? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.09.23)
Apaçık densizlik
0
olaylar olaylar
(07.09.23)
enerjici kadın falan değil bu bildiğin narsist kişilik bozukluğu. karşısındakinin gardını düşürüp -bir de üstüne iyi niyetlisin derken sen istesen de bana zarar veremezsin diyor- daha rahat kontrol edecek aklı sıra. aynı ortamda çalışacak olsan bile bu insanla direkt olarak çalışmamanı öneririm.
0
william morris
(07.09.23)
Burç konusuna değinmeye bile gerek görmüyorum ama bu enerji konusu çok rahatsız edici olmaya başladı gerçekten.

Yani doğru düzgün bir karakter tahlili yapamayıp eksik gördüğü yönleri söyleyemeyen herkes enerjisi düşük deyip geçiyor gibi geliyor. Aynı şekilde birinin iyi ve öne çıkan yönünü tahlil edip bulamayan, enerjisi çok iyi deyip geçiyor. Ayrıca bunun ölçülebilir bir kıstası da yok, kişisel olarak mı beğenmiyor, gıcık mı oldu, çekici mi buldu, itici mi buldu da diyor yoksa işe uygun olmayan farklı bir durum mu gördü bilemiyorsunuz daha kötüsü kendi de bilemiyor, enerji işte :D

Birilerinin buna bir dur demesi lazım artık cidden çok saçma. İnsan kaynaklarına falcı falan alsınlar oldu olacak, onlar daha bi insan sarrafı.
0
akhenaten
(07.09.23)
nasil bir is hic bilemiyorum, burcun ne alakasi olabilir bu is muhabbetinde onu da bilemedim. yukardaki arkadaslara bir dereceye kadar katilmakla birlikte, onemli olan sizin tavriniz. kendinizi savunup savunmamaktan ziyade, neden bu kadar merkezinizden cikip CV'nizdeki dogum tarihini degistirmeyi dusunebilecek hale geliyorsunuz. buraya bakmaniz lazim. bu tur densiz, terbiyesiz, kendini bilmezler her yerde var, ama her biri icin kendinizi degistiremezsiniz ve bu kadar etkilenmemelisiniz.
soyledigi sacmaliklari duydugunuz anda verdiginiz tepkinin de bir onemi yok, hepimiz insaniz, sok oldugumuz anda bir tepki veremeyip sonrasina 'ne yasadim ben ya' diye dusunebiliriz ve kirilabiliriz bunlar insanca, bunda sorun yok. ama siz sonrasinda kendi merkezinizden cikmissiniz. buraya bakmayi dusunebilirsiniz. ayrica siz kadindan yardim istememissiniz, 'yardim etmek istedim' bahanesi altinda istenmeden verilen tavsiyeler, insanlara densiz densiz konusmalar bir bitse keske.
0
kassiopeia
(07.09.23)
Hiç sevmem böyle muhabbetleri. Enerjim düşük olmasa bile düşerdi.
0
Kahvedesu
(07.09.23)
Burcumu farklı söyleyip enerjici bayanların tavırlarındaki değişikliği deneyimlemek istedim. Ne kadar subjektif ve iş bilmez olduklarını görüp içimi rahatlatacaktım. Gerçi bir sonrakine "Reis de balık burcu ama pek sakin değil yani, ayık olmakta fayda var" da diyebilirim. Ay ne bileyim, yıldım ya.
0
🌸sekizdokuzon
(07.09.23)
İş yerlerine eğitim vermeye gidiyorum. "İnsanların cinsiyetine, ırkına, dinine ve yaşına göre ayrım yapamazsınız" diyordum, bunlara "burcuna göre" maddesini de eklemeliyim.
Şöyle söyleyeyim, bu şekilde konuşan bir insan kaynakları bana o şirket hakkında olumlu intiba vermez.
Sultangazi / Nişantaşı hikayesi ayrı komedi. sizin üzerinizden ego tatmini yaşamış.
Şimdi ben desem ki "benden 15 yaş büyüksün, derin pörsümüş, bana enerji muhabbeti yapıyorsun" ayıp olur mu, olur. Onun yaptığı da ayıp.
Ama işe girdikten sonra o kadınla çalışmayacaksanız o zaman değerlendirebilirsiniz işi.
0
SiyamkedisiZorro
(07.09.23)
burç vesaire dediyse he deyip geçin. insanları burç üzerinden analiz eden hiç kimsenin hiç bir yorumunu dikkate almam.

nişantaşı ve sultangaziden bahsetme şekli de doğrudan faul.

örtülü kibir, hiç üzülmeyin. hayat hepimiz için eşit koşullarda ilerlemiyor. kaldı ki sizi gerçekten tembel, mesleksiz vesaire görüyorsa bile motivasyon konuşması, mentörlük böyle yapılmaz.
0
Phoebe
(07.09.23)
sadece burç mevzusuna değineceğim.
burç değil, doğum haritası önemli deseydiniz de öyle kalakalsaydı :)
ayrıca başağın enerjisi yüksek değildir, sadece çok çalışmayı bilirler.
bir de oldukça eleştirel ve memnuniyetsiz tiplerdir, hareketleri normal yani. üstüne, suratsız ve sıkıcıdırlar. bir daha görürseniz bunları iletin kendisine. ayrıca "evde kalmış kız kurusu" tarzı bir tip olma ihtimali bayağı yüksek :)
0
candide
(07.09.23)
kadin sizin enerjinizi dusurmus ama farkinda bile degil. kendi enerjisini yukseltmek icin baskalarinin enerjisini emiyor sanirim. hic umursamayin, bence o kadinla calisilmaz ama siz bilirsiniz.
0
Sour
(07.09.23)
Leş birisi gibi duruyor. Birlikte çalışma meselesini bilemem de böyle tiplerin bu saldırgan tavrını iyiye yorarsaniz kendinizi çok hirpalarsiniz.

Zamanında şu kavram kafamı çok açmıştı bu tavra dair:
(bkz: saldırganla özdeşim)
0
encokbenisevinnolur
(08.09.23)
Burçlardan bahseden biri fizik prof.u bile olsa bı daha dikkate almam
0
abuzer
(08.09.23)
abuzer +1

ayrıca insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü bu kadar ciddiye almamanızı tavsiye ederim. hele de yeni tanıştığınız halde oturduğunuz yer ya da karakteriniz ile ilgili böyle patavatsız yorumlar yapanları.
ben de enerjisi hep aşırı yüksek olan insanlarla çalışamıyorum mesela, napayım şimdi o hanımefendiyi gördüğüm yerde "of bu yaşta bu enerji allah etrafınızdakilere sabır versin" mi diyeyim.
0
felfela
(17.09.23)
kadının yaptığı dengesizlik.

tamamen seni manüpüle etmeye çalışıyor.
bakma sen bunlar kıskanıyor bile olabilir. arada 15 yaş var az değil.
sen modunu düşürme tam tersi hırslı ol bunlar seni daha hırslı yapsın.
kendini ''daha iyisini yapacağım sen de izleyeceksin'' gibi hırslandır.
0
alt4y
(13.11.23)
muhatap bile olma. saçma sapan bir tip. kendini iyi hissetmek için karşıdakini aşağı çekmeye çalışan kompleksli biri. çok belli.

ayrıca sour'un da dediği gibi senin enerjini düşürmüş. e kendi insanların enerjisini çeken biri? söylesen bu tipler hatasını da kabul etmez. uzak durulması gereken insanlardan.
0
blackkmamba
(13.11.23)
okurken o kadar sinirlendim ki. hadsizlik, densizlik, terbiyesizlik.

bu tipler karşıdakini aşağılayarak kendilerini yüceltme eğiliminde sürekli. iğreniyorum bu tarz insanlardan. içine bir iki küçük güzel sözümsü bir şeyler söylüyo ki sizin gibi kendinizi sorgulayın ben mi acaba kötü düşünüyorum diye.
0
chanandler bong
(13.11.23)
aklıma birden geçenlerde yaptığım iş görüşmesi geldi:) kadın nedense başından beri konuşmama taktı, yavaş konuşuyormuşum. sesim tam gitmiyormuş falan. bu şekilde verimli görüşme olmaz, istersen başka zaman görüşelim falan dedi ısrarla. halbuki konuşmamda falan bir şey yoktu. tabii ki baştan sona zordan konuşmayla geçen bir görüşme, sonuç da olumsuz geldi:) bana çok tuhaf geldi, nasıl bir şey bekliyor bu insanlar anlamıyorum. sinir oldum nedense.
0
nothing in my way
(13.11.23)
Hatun tipik balatayi siyirmis bir beyaz yaka. Etiketci, kartvizitci.
Mesleksizlik baska, bir konuda ustalasmamis olmak baska. Kafasi karisik baya.

Ozetle, salla diyorum...
0
cooperr
(13.11.23)
ya bir şey diyeceğim çok kaba konuşmak istemiyorum ya da keskin bir cevap vermek istemiyorum ama ego mastürbasyonu yapan geri zekalı bir kadını okumuşum gibi geldi şu an bana. gece gece sinirlendim. böyle geri zekalılarla muhatap bile olmak istemiyorum şahsen. böyle insanlarla çalışmak zorunda kalanlara da üzülürüm açıkçası.
0
cenkay burker
(13.11.23)
(13)

Zengin olma mantığı

dissendium
Merhaba. Kafayı zengin olmakla bozmuş durumdayım. Simitçi bir suyu 5 TL'ye satıyor. Bu su 50 metre uzaklıkta 12 tanesi 16 TL olarak satılıyor. Kabaca bir suyun maliyeti 1 TL. Bir sudan 4 TL kâr ediyor.Benim 10 bin TL'ye su alıp 40 bin TL kâr etmemin önündeki pratik engeller neler?O kadar suyu 1 yıld
Merhaba. Kafayı zengin olmakla bozmuş durumdayım. Simitçi bir suyu 5 TL'ye satıyor. Bu su 50 metre uzaklıkta 12 tanesi 16 TL olarak satılıyor. Kabaca bir suyun maliyeti 1 TL. Bir sudan 4 TL kâr ediyor.

Benim 10 bin TL'ye su alıp 40 bin TL kâr etmemin önündeki pratik engeller neler?

O kadar suyu 1 yılda bile satsam paramı artırmış olmuyor muyum? Basit gibi duruyor ama ticaret gerçekte böyle mi işliyor?

Bir de yemek işine girmek istiyorum. Yaşadığım yerde merkezde 5 bin TL kirası olan bir yer buldum. Tost, tavuklu pilav satıp başarılı olma şansım var mı? Maaşlı çalışmaktan sıkıldım.
0
dissendium
(01.09.23)
Ticarette para kazanmada bir çok etken vardır, dediğiniz örneğe göre simitçinin bulunduğu konumun insan trafiği bakımından yoğunluğu , insanların gelir seviyeleri, zaman, rakip vs. gibi bir çok etki işin içine girer.

Dışardan hesap yapıp karı buluyorsunuz normal olarak ama , vergi, vs. gibi bir çok maliyette mevcut, ayrıca
sürdürebilirlikte çok önemli, bu sene 5 bin dediğiniz kira mal sahibinin bir sözüne 10 bin olabilir vs. evet ticaret
çok karlıdır ancak, işi tutturana kadar da yeri geldiğinde cepte işleri çevirebilecek fazladan gerekir vs.
0
mrctrk
(01.09.23)
bir arkadaşım Beşiktaş Barbaros bulvarında pilavcı açmıştı, ama yolun karşı tarafına açtı sanırım o yüzden görülmedi duyulmadı. O kapanalı baya oldu, şimdi tam karşı tarafında ünlü bilmemne bıyıklı pilavcı var o baya tutuyor mesela. Konum + konsept yaratma önemli gibi geldi bana.
0
nhk ni youkosu
(01.09.23)
Su dediğiniz için o örnekten yola çıkarsak; evet mantık bu fakat suyu ucuza satan yerle (market) aynı miktarda stok tutup aynı satış adedini pahalı satmanıza rağmen yapabilecek misiniz? Büyük ihtimalle hayır. Simitçi market gibi 15 bin şişe su satmıyor, 150 tane satıyor. Marketin kar marjı düşük ama mutlak değer olarak karı çok çok daha yüksek. Yani su satarak para tabii kazanılır ama zengin etmez.

“Yemek işi” anlattığınız gibi basit olsaydı sanırım önce ilk yapanlar zengin olur, sonrasında da tost ve tavuklu pilav fiyatları dibi boylar, sonradan bu işe girenler batardı.

Heves bükücü gibi görünmek istemem ama herhangi bir işi yapmak için o işte tecrübe ve en önemlisi sermaye gerekir. Genelde batanlar (ki %90’ı oluyor batanlar) sermaye olmadığından, işi ve finansmanı bilmediklerinden batıyor.

Tost, pilav konusunda detaylı bir fizibilite yapabiliyorsanız yapın, araştırın, ben oturduğum yerden ezbere konuşuyorum ama belki de baktığınız yerde tutacaktır, bakmak lazım.
0
orient blue
(01.09.23)
atladığınız bir nokta var. diyelim ki vergiler ve nakliye dahil suyun size gelişi 1 tl ve 10 bin adet aldınız. tek başınıza çalışıyorsunuz diyelim kendinize de asgari ücret maaş ödüyorsunuz diyelim o da yaklaşık 16000 tl civarı maaliyeti olacaktır. dükkan kirası 5000 tl. 1250 elektrik 250 tl su 250 tl internet 250 tl ıvır zıvır masrafı desek sadece şu anda aylık maaliyetiniz kabaca 33000 tl. kazanacağınız ücret 50000 tl karınız 17000 tl. 40000 tl kar etmenizin önündeki engel budur.

bunun yerine paranızı vadeli mevduat hesabına yatırarak %30 gibi bir faiz veren bankayla anlaşarak 10 bin tlnizi yıl sonunda 13 bin tl olarak geri alabilirsiniz. (tabi ekonomideki durgunluğun sebeplerinden birisi de budur).

gıda ve hizmet sektörüne girmek istiyorsanız birkaç yerde çıraklık misali işi görmenizi öneririm. sektörün artıları kadar bazı zorlukları ve eksileri de vardır.

edit: eklemeyi unutmuşum yıl sonunda kazandığınız 17000 tl üzerinden gelir vergisi vermeniz gerekir. gelir vergisi 2550 tl ve damga vergisi 179 tl olarak ödersiniz sonuç itibariyle size kalacak olan kar 14721 tl'dir.
0
bravoteam
(01.09.23)
Hocam ticari yetenek(ticari zeka,ticari bakış açısı vs de deniyor) diye bir tabir var biliyorsunuzdur. Hah işte yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla sizde o ticari yetenekten yok bana göre. orient blue nun aksine ben heves bükücü olacağım çünkü birikmişini sermaye yapıp onu da kaybedecek ışığı görüyorum sizde. Memurluk duyurusu açmıştınız siz ordan devam edin bence
0
yazdonumu
(01.09.23)
1-risk e girmeden zengin olmak zor
2-maas denen uyusturucuyu birakmasi zor
3-tutunma asamasinda ac kalmaman/batmaman icin kenarda birikmisinin olmasi lazim
4-bildigim kadariyla acilan restaurantlardan %50si ilk 5 sene icinde batar.

ozetle, mevzu o kadar kolay degil...
0
cooperr
(01.09.23)
5-10k tl sermaye ile çeşitli toptan tekstil ürünü al güncel tasarımlar baskılar vs. trendyolda şahıs şirketi ile bir dükkan aç ürünleri ekle 2 ayda malları erit. işi en kolay böyle öğrenirsin.
0
montakristokondu
(01.09.23)
Evet doğru mantık .
Basit düşün ticaret bu aslında .
Tabi birde hesap var .
youtu.be
0
dunyatuhaf
(02.09.23)
kâr marjları her sektörde aşağı yukarı bellidir. bir sektörde zaten atıyorum 3 liraya alıp 5 liraya satıyorlardır. senin bunu "abi ben bunu 1 liraya mal ederim, 5'e satıp zengin olurum" diye şu an bulabilmen imkansız.

yeni bir fikir bulman lazım (batmayı da göze alacaksın tabii, batan, başarılı olanlardan kat kat fazla). mesela getir var değil mi. çok basit bir fikir aslında ama adamın sermayesi olduğu için, baştan beri kafasında iş kurma fikri olduğu için bu fikri gerçekleştirmiş. çok basit olmasına rağmen bu fikir benim aklıma gelmezdi, çünkü iş kurma ile uzaktan yakından alakam yok.

böyle söyleyince de "basit bir fikir bul, zengin ol" der gibi oldu ama öyle değil tabii ki :)

kimsenin aklına gelmeyen bir şey bulman lazım.
0
ahm1
(02.09.23)
Zenginlerin bir çoğunun zengin olmasındaki birinci sebep vergiden kaçınma yollarını çok iyi bilmeleri ve olmayan para ile para kazanmaları, bunu şöyle anlatalım.

Örneğin cebindeki 10K ile toplu halde su aldın, bunu anında satıp para kazanamazsın belki aylar sürecek bu parayı kazanman, bu sırada enflasyonun etkisiyle suyun fiyatı da artacak, bu işlemi tekrarladığında bu kez suyun tanesini 1TL'den değil 1.25 TL'den alabileceksin yani paran %25 değer kaybetmiş olacak kafadan. Bunun yanı sıra devlete bunun vergisini ödeyeceksin, küçük bir işletmenin aşağı yukarı kazancının %35'i devlete öyle ya da böyle vergi olarak ödenir. 40 bin TL'nin %35'i gitti bir de üstüne suya %25 zam geldi bir daha ki toplu alımında alabileceğin su miktarı düştü.

Peki zenginler bu işi nasıl yapıyorlar, öncelikle suyu kendi paraları ile değil kredi ile alıyorlar kendi paraları değil haliyle enflasyon karşısında paranın değer kaybetmesi umurlarında olmuyor finansmanı sağlayanın sorunu oluyor, bunun yanı sıra kredi faizini ve masraflarını da vergiden düşüyorlar.

Daha bunun gibi bir sürü yol yordam var, yani gideyim 10Kg limon alayım onu satayım sonra 20kg alayım mantığı sadece hikayelerde gerçekleşir.
0
solo
(02.09.23)
ticarette muazzam karlar var. eğer ceo falan değilsen bir şirket sahibi maaşlı çalışandan çok kazanır. musluğun başını tutuyorsun sonuçta. maaşa göre farklı kulvarlar.

ancak şu var. ticaret yapmak demek su alıp satmak, lokanta açmak değil sadece. mühendistin sanırım. mümkünse bu alandaki fırsatları görüp o alanda şirket, start up kurmak da ticaret. hem daha çok para kazandırır. açıkcası bu eğitim sonrası vizyonun lokanta açmak olması bence çok yanlış. türkiye'de nedense basit mal alıp satılan ticaretler övülüp mühendislik gibi işler yeriliyor. elon musk da tüccar mesela.

atıyorum kendi alanında mühendislik projeleri yapan bir mühendislik ofisi, şirketi kursan da olur. o da bir ticaret, girişim ve iyi kazandırır maaşa göre.

diğer yandan muhatap olacağın insanlar da önemli. evet para da önemli ama bazı işler var ki -inşaat gibi- milyon dolarlar verseler girmek istemem.
0
hknty
(02.09.23)
Geçenlerde cihat çiçek bir videoda güzel özetliyordu bunu.

Ticaret parasız adamın işidir, parasızken para kazanma yöntemidir.
Cebinde parası olan ticarete girmez. Olmayan girer demişti.

Vadeyle nakit alır, o nakitle, mal alır. Vade tarihi gelene kadar o malı nakite çevirip borcunu kapatır üstüne de cebine nakit kalacak şekilde diye.

Ticari zeka denen şey de orada devreye giriyor. Borcunu ödediğinde cebinde enflasyonun ve borcunun üstünde bir kazanç olacak mı olmayacak mı?

güzel özetlemişler. Bizim gıda üstüne bir aile işletmemiz var ben de gıda üzerine örnek vereyim.

Öncelikle suyun maliyeti 1 tl, 5 TL'ye satılıyor 4 TL kar bırakıyor yanlış bir hesap. Ciro, brüt kar, net kar, maliyet ayrı ayrı konular.

Ürünün maliyeti alış fiyatı değildir. Satış fiyatıyla maliyetin farkı da net kar değildir.

Sizin hesaptan bakalım. Suyun depo çıkış fiyatı 1 tl olsun. Sizin satış fiyatınız da 5 tl.

10.000 TL'ye 1 TL'den 10000 şişe su aldınız.
dükkan kiranız 5000 tl değil mi?

Şimdi o su size kaça geliyor? Birim başı maliyetle hesaplayaım.

Kiranın ürün başına maliyeti 50 kuruş. Bunun elektriği var, muhasebe gideri var vs. Aşağı yukarı sizin maliyetiniz 2 TL'ye yakın.

Üstüne 5 TL'lik satış başına gelir vergisi, kdv (Alış kdvsi ve satış kdvsi farkı) vs.

Tüm bunları kabaca bir hesapladığımızda 1 TL'ye ürün alıp 5 TL'ye sattığınızda ürün başına net karınız 1.4 TL civarı olacak.

Yani kar marjınız yaklaşık %20-%30 arasında bir yerde.

Şimdi bir de bu 10.000 suyu ne kadar zamanda satıyorsunuz? 1 haftada bütün stokları bitirebiliyorsanız şahane. Ama tüm stoklar üç ayda bitiyorsa o zaman karlılık hesabını da ona göre yapmanız lazım. ONa göre fiyatlandırma yapmanız lazım vs.

Genelde perakendede ve gıda sektöründe kar marjları zaten bu civarlardadır. Yani 1'e aldım 5' sattım 4 kazandım diye bir dünya yok.

1'e alırsın, 5'e satarsın, cebine 0.60 kuruş-1.6 lira arası bir şey kalır.
Zaten tüm o maliyeti o para için yaparsın.

Bir de gıda sektörünün şöyle bir handikapı vardır. Aldığın malzemenin bir bölümü zamanla bozulur. Yani 10 ürün alırsın, 3'ünü atarsın bozulduğu için. Yani o bozulan ürünleri de maliyetine ekleyeceksin vs vs...

O yüzden boşuna demiyorlar çıraklığını yapmadığın işin patronu olma diye.

İlla kendi işinizin patronu olmak istiyorsanız, kendi mesleğinizle ilgili bir iş kurmayı deneyin.

Ama şunu unutmayın, atıyorum mühendissiniz mesela.
Başarılı bir mühendis olmanız başarılı bir şirket kuracağınız anlamına gelmez.
Bir mühendis olarak başarılı olabilirsiniz. Çünkü o şirkette kalan işleri de başka alanlarda başarılı insanlar yapıyor. Muhasebe, pazarlama, satış vb...

Siz o şirkette mühendislikten para kazanıyorsunuz çünkü bir pazarlamacı şirketi pazarlıyor piyasaya, bir satışçı proje satıyor müşteriye, bir muhasebeci karlılığı takip ediyor. Siz de projeyi yapıyorsunuz.

Kendi işinizi kurduğunuzda bunların da hepsine vakıf olmalısınız.
Müşteri bulacak kadar satışçı,
muhasebeci,
pazarlamacı,
ve mühendis olacaksınız.

En azından bir bilanço okuyacak kadar muhasebe bilmelisiniz mesela. Verginizi, karınızı, net karınızı hesaplayabilmelisiniz.

Gibi gibi...
0
anten
(03.09.23)
ilk yatırımı, survival cost'u, vergileri yok sayıyorsun

su satarak sadece aslanoba zengin olabilirdi o da oldu zaten
0
duyurukullanıcısı
(03.09.23)
(6)

Pirlanta

allah yazdiysa bozsun
Günaydın.İki yıl önce eşimle, çok kötü bir evlilik teklifi sonucu evlendik. Beceremedim. Konuşamadım. Arkadaşı bir evlilik teklifi almış ben bile kıskandım ya. Sinirim bozuldu. Diyorum ki zen'den bir tam tur yüzük alsam, istedigini biliyorum ama çok değer kaybı oluyor pırlantada diyorlar. Çok karars
Günaydın.
İki yıl önce eşimle, çok kötü bir evlilik teklifi sonucu evlendik. Beceremedim. Konuşamadım. Arkadaşı bir evlilik teklifi almış ben bile kıskandım ya. Sinirim bozuldu. Diyorum ki zen'den bir tam tur yüzük alsam, istedigini biliyorum ama çok değer kaybı oluyor pırlantada diyorlar. Çok kararsız kaldım. Değmez mi? Zaten aldım kızı :) zen'den pirlantanin bana söyle bir avantajı var. Fibabanka faizsiz kredi veriyor. Yavaş yavaş öderim. Elime para geçsin dersek o iş yaş. Çünkü borcumuz var elimde para olamaz. (Yuzuk etkilemez borc meselemi) bilemedim. Sizler ne önerirsiniz?
0
allah yazdiysa bozsun
(01.09.23)
hocam şu kısım muallakta; dehşet evlilik teklifi eden arkadaşın olayı ne? öyle bir pırlanta alması ki onu yapan ustanın kör olması mı? çünkü o yoldasınız. dünyadaki milyarlarca aynı evlilik teklifine bir yenisi daha eklenecek. hani ne bileyim. bir anaokulunun önünden geçerken çocukların eline kartona yazılmış birer harf verseniz, o harfleri okuyunca 'ömrünü benimle geçireceğin için sana minnettarım x, seni seviyorum' yazsa, çocuklara birer ülker çikolatalı gofretten maksimum 250 liraya daha etkili bir yöntem olmaz mı?

not: ben stiller'ın hangi filmiydi hatırlamıyorum. orada başarısız bir örneği var, oradan aklıma geldi bi anlığına. bunun gibi yüzlerce varyasyon yapılabilir.
0
onemoremile
(01.09.23)
insanlik hali cok istersin olmaz, kotu bir evlilik teklifi yapmis olabilirsin. bu konudan bile birakacak insanlar var. sanslisin ki esin anlayisli bir kadinmis.

bence kendisi de seni zora sokacak bir durumda olmani istemez, bu kadar dusunuyorsan alip almamayi durum rahat degil gibi gozukuyor. bu yuzden simdilik bu plani erteleseniz daha iyi olur gibi gozuktu bana. daha uygun bir zamanda su kadar azalacak vs. diye dusunmeden alin, eminim beklediginizden de mutlu olacaktir yuzugun maddi degerinden bagimsiz sekilde.

deger mi sorusu komik geldi biraz, sevdigim ve beni sevdigini bildigim birisi icin her sey deger.
0
gule gule
(01.09.23)
eşim tamtur yüzükle çıkıp gelse öküz alırdık bu paraya derim heralde. asla takmam öyle bir yüzük ben. bence manasız bir şey. ama eşinizin beklentisi, isteği var mı o önemli.
0
elorelia
(01.09.23)
Bana pırlanta alınmıştı ama hem çok para hem de değer kaybediyor gerek yok bence.

Ki benim teklifim de evde pijamayla otururken öylece laf arasında teklif ederek olmuştu. Ama ben böylesini istiyordum zaten, belki eşin de öyle konfetili balonlu meşaleli şeylerden hoşlanmıyordur, sade olanı sevmiştir.
0
kaptan maydanoz
(01.09.23)
Kapitalizm ve sosyal medya tam olarak budur işte. Birisi bişey yapar, diğerleri onu görür, kıskanır, aynı şeyleri almaya çalışır ve çarklar döner böylece.
Ben eşime tamtur almıştım, para olduğu için, krediyle hayatta almazdım. Ve tamtur yüzüğü, evde yemek masasını toplarken, pijamayla verip evlilik teklif etmiştim. Bir şeyimiz eksilmedi, mutsuz olmadık.
Ayrıca ben ticaret mantığıyla bakıyorum bir çok şeye ve evet, pırlanta çok kötü bir yatırım.
0
etna
(01.09.23)
hatun istiyorsa alip gececeksin, yapcak bisey yok.

degerini korumuyor kismina pek katilmiyorum, guzel tasarimli yuzugun modasi gecmez. taslarin da kalitesi yuksekse, yuzuk tasarimini bozup baska yerlerde kullanilabilirler.

benim de 10. sene yuzunden bir hediye almam lazim, 2 hafta once zen'de orta halli tamtur baktim 50bin tl civariydi.
0
cooperr
(01.09.23)
(9)

Şakadan Anlamayan, Muhabbet Edilemeyen Kişilere Ne Denir?

joker hakki
Böyle herkes tatlı tatlı muhabbet ederken illa muhabbetin içine limon sıkan tipler olur ya... Şakalaşamazsın, eğlenemezsin, böyle ortamın enerjisini emen, sıkıcılaştıran tipler için bildiğiniz, kullandığınız bir tabir var mı?
Böyle herkes tatlı tatlı muhabbet ederken illa muhabbetin içine limon sıkan tipler olur ya... Şakalaşamazsın, eğlenemezsin, böyle ortamın enerjisini emen, sıkıcılaştıran tipler için bildiğiniz, kullandığınız bir tabir var mı?
0
joker hakki
(31.08.23)
aşırı negatif insanların yanında duramıyorum çok fazla. cidden böyle boğuyo gibi oluyo. ben ruh emici diyorum genel olarak :D
0
chanandler bong
(31.08.23)
Killjoy
0
prole
(31.08.23)
Silinmeyeceğini bilsem tam karikatürlük bir yanıtım var ama :D

Suratsız :D üni de böyle bir arkadaşım vardı, kız. Çekilmez biriydi.
0
baldan kaymak
(31.08.23)
ruh emici :3

geldi yine tipini sevdiğim denir, ne denir başka :)
0
ananiyimioguz
(31.08.23)
Valla birisi bir başka kişi şakadan anlamıyor diye yakınıyorsa şakanın ne olduğu çok önemli bence. Ne şakacılar var, şaka adı altında her türlü sözü söylemeyi kendine hak görüyor.

Dolayısıyla şakanın ne olduğuna göre bu kişiye aferin bile denebilir.
0
akhenaten
(31.08.23)
cins
0
cooperr
(31.08.23)
şakaların tamamına yakını "bak seni yaralıyorum ama ciddi değilim ha" arkaplanına sahip olduğu için bazı insanlar bu arkaplanı yemiyor, ısrarcı olmamak lazım
0
lambırcek
(31.08.23)
bu tanıma NEMRUT cuk oturuyor.
0
onemoremile
(01.09.23)
Enerji vampiri
0
hasmetizm
(01.09.23)
(9)

Vocabulary “öğrenme” üzerine

guitarissimo
Merhaba duyuru,Girdiğim testlerde upper intermediate çıkan bir seviyem var ama intermediate olduğunu daha bir gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 3 sene kadar da hep yabancı ev arkadaşlarım, normal arkadaşlarım oldu. Ama son 3 senede pandemi vs. evimi kapattım kimseyle görüşmedim açıkçası pek bir şe
Merhaba duyuru,
Girdiğim testlerde upper intermediate çıkan bir seviyem var ama intermediate olduğunu daha bir gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 3 sene kadar da hep yabancı ev arkadaşlarım, normal arkadaşlarım oldu. Ama son 3 senede pandemi vs. evimi kapattım kimseyle görüşmedim açıkçası pek bir şey de okumadım İngilizce. Semih Saygıner’ in her gün 1 kelime yılda 365 kelime yapar. mottosuyla önce bir kelime öğrenirim sonra ikiye çıkartırım gibi bir düşüncem vardı. Hatırlatması olan her gün bir kelime öneren bir app kurdum ancak bana öyle kelimeler öneriyor ki mümkün değil kalmıyor. Önce anlamına bakıyorum, zihnimde bir anıyla eşliyorum, cümleler kuruyorum. Youglish den cümleler dinliyorum. Yeld.io da dizi film sahnelerine bakıyorum. Lyric sitelerinden kullanılan şarkılara bakıyorum ama bana mısın demiyor. Her gün tekrar ediyorum öncekileri de.

Kelimeler de şunlar: taciturn, veracity, abstruse, desultory…etc.

Ben nasıl ezberleyeceğim var mı bir önerisi olan?
0
guitarissimo
(28.08.23)
Bence vocabulary konusunda en iyisi ilgili olduğunuz konularda normal okuma yapmak. Özellikle de iyi kaynaklardan makale vb. okurken anlamadığınız kelimenin anlamına bakıp geçerseniz, aynı kelime birkaç kez denk gelince baya güzel akılda kalıyor. Tabi bu durumda istediğiniz kelimeleri öğrenme şansınız azalıyor ama yine de kelime hazneniz genişliyor.
0
salihdt
(28.08.23)
örnek verdiğiniz kelimelerin hiçbirini bilmediğimi fark ettim :D

bu kelimeleri kullanarak hayali bir hikaye yazın. saçma vs. önemli değil. zihninizde eşleştirdiğiniz anıyı yazıya dökün mesela. yeni kelime öğrendikçe hikayeyi devam ettirin + yazdıklarınızı ara ara okuyun.
0
axl
(28.08.23)
İlgili olduğunuz konularda normal okuma +1
Ya da mesela bir roman ya da öykü kitabı seçip günde 2-3 sayfa okuyun, bilmediğiniz kelimeleri işaretleyin ve okumanız bittikten sonra dönüp sözlüğe bakın. (Okurken anlamı kontekstten çıkarabilirsiniz, o yüzden sonradan bakın, kelimeyi sözlüğe bakmadan öğrenirseniz daha kalıcı olur.) Bunlarla kendinize kelime kartları çıkarın, bunun için de uygulamalar var sanırım.
0
kobuzchu kiz
(28.08.23)
verdigin kelimeleri kanada'da yoldan 10 kisi cevirsem 9'u bilmez.
ise yarar kelimelere yonelin, vakit kaybetmeyin.

taciturn yerine reserved, veracity yerine accuracy gibi kelimeleri kovalamak lazim.
0
cooperr
(28.08.23)
vocabulary bu bahsettigin kelimeler degil. bunlari tabi ogrenemezsin cunku o app disinda bu kelimelere non-fiction kitap okumuyorsan rastlamazsin ve akilda kalmaz. bu kelimelere gerek yok.

metin oku. metinde kullanilan kelimelerden bilmediklerini not al. bazilari surekli karsina cikacak ve ulan buna gecen bakmistim bak yine karsima cikti demek ki onemli kelime diyeceksin. onlari ogren.

desultory hayatimda duymadim. is yerinde kullansam herkes yuzume bakar. yazdigin butun kelimelerin cok yakin anlami veren yaygin karsiliklari var. hangi app ise o app'i birak derim.
0
antikadimag
(28.08.23)
normal okuma +1
0
put it in your appropriate place
(28.08.23)
@mansur ark hocam zaten vocabulary bilgim fena değil yani şu an için 7 kelime biliyor değilim. Bu app bana sınav yaptı ve en son seviyeyi uygun gördü.

Tavsiye ettiğiniz gibi okuma mantıklı yalnız o ayrı bir özveri ve mesai gerektiriyor ve ben çok yoğun çalışıyorum.
0
🌸guitarissimo
(28.08.23)
@guitarisimo

Günde 10-15 dakikanızı ayırıp ilgili olduğunuz konuda bir iki sayfa okuyup ya da radio talkları dinlerseniz belki günde bir kelime öğrenmezsiniz ama ayda otuzdan daha fazla kelime öğrenmeniz kesin olur sanırım.

Yukarda yazdığınız kelimeler cidden çok gereksiz, uygulama size test yapmış ama testin sonucuna ve uygulamanın kalitesine bu kadar bel bağlamayın bence.

Örneğin çalışırken, bir yere gidip gelirken, uzanırken açın bloomberg radioyu dinleyin. Emin olun bilmediğiniz birçok sözcük, akronim ve phrasal verb öğreneceksinizdir. Ayrıca güncel ekonomiyi takip etmeniz de cabası.

Bir de sözcüklere çok takılmayın bence upper intermediate seviyesinde phrasal verb dağarcığınızı geliştirmek de bir o kadar önemli ve bunları kağıttan sırayla ezberleyip akılda tutmak mümkün değil, ancak duyarak oturuyor.
0
akhenaten
(28.08.23)
bunlar gibi nicesini gre'ye çalışırken ezberlemiştim. magoosh'un gre verbal kelimeleri için ücretsiz flashcard sitesi var, algoritmasını beğenmiştim, tavsiye ederim. çalışırken ayrıca kelimenin etimolojisine ve mnemonic'lerine bakıyordum. ikisinden biri illa ki akılda kalacak şekilde oluyor. tabi bu tür kelimelerin günlük hayattan çok literatürde ve basında kullanılan kelimeler olduğunun altını çizeyim.
0
inveniam viam
(28.08.23)
(11)

Evlilikte parasal mevzular

sacrilegious
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim
Açıkça sormak istiyorum: evlilikte parasal mevzular nasıl oluyor? aslında biz sevgiliyken ortaklaşa ödüyorduk bir şeyleri hep. 1 ay önce evlendik ben işi bıraktım ve onun işi sebebiyle başka bir ülkeye taşınıyoruz. Birikimimle okul ücretini ödeyeceğim. Onun dışında ekstra harcayacağım bir birikimim yok. Şimdi nasıl olacak peki? Eşime bunu direkt soramadım. Nasıl soracağımı bilemedim yani. Onun maaşı yatacak her ay. Ben mesela babadan harçlık alır gibi kocamdan her hafta para mı isteyeceğim :( Ya da bana kartını mı verecek? Sizde nasıl olurdu bu durumda?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(28.08.23)
Eylül'de aynı durumda olacağız, eşim master yapacak ben iş bulacağım henüz iş de yok :D

Ortak hesap açabiliriz, olmadı birikimleri biraz biraz orada açacağımız hesaba aktarırız planlı şekilde çok açılmadan harcarız. Avrupa'da Revolut app vs. kullanılıyor diyorlar iki farklı kişiye aynı kredi kartı giriliyorsa gireriz veya illa deposit gerekiyorsa ara ara ikimize de deposit ederiz biz. Düzgünce konuşup planlamak lazım ama.
0
nhk ni youkosu
(28.08.23)
Ortak hesap +1. O açılana ve debit kartları gelene kadar da revolut hesap açıp apple paye ve bir bankaya(maas hesabının oldugu) baglayabilirsiniz. O durumda maaşı olan kendi revolutuna para yukleyip diger eşe anında gonderebilir. Bizde alışverişten sorumlu kişi digerine benim revolutta kalmadı para diyordu, digeri de birkaç hafta yetecek miktarı gonderiyordu.
0
ayheytmayselfenvanttuday
(28.08.23)
Ortak hesap en güzeli, diğer türlü gerçekten harçlık alıyor gibi hissedersiniz. Umarım siz de kendimize uygun bir iş kapısı yaratabilirsiniz
0
kondansator
(28.08.23)
Ortak hesap +1

Eşimin bana oranla cüzi bir geliri var ama ortak hesap yapıyoruz.
0
logisticsmanager
(28.08.23)
evlilikte en önemli şey açık iletişim bunu direkt eşinle konuşman gerek, ona direkt anlat kafandaki soru işaretlerinden de bahset
0
mysql34
(28.08.23)
bizim ortak hesabımız yok ancak ortak kredi kartımız var. ay başı maaşlar yatıyor kredi kartı tutarı ikiye bölünüyor o bölünen kısımlar ile kredi kartı ödeniyor. kira ve faturaları da öyle yaptıktan sonra kalan paralar şahısların özel harcamaları için kalıyor.

gibi gibi..
0
wild honey suckle
(28.08.23)
Turkiyede kari-koca calisirken yurt disina tasinip sadece kocanin calistigi durumu yasiyoruz biz de. Evlilikte senin paran benim param mevzuu olmaz.Benim 3 tane kartim var.Debit kart ve kredi kartlarindan biri zaten esimde duruyor.Ayrica yetecek kadar nakit de bulunur evde.Evlilikte senin paran benim param mevzuunu asarsaniz oyle zannettiginiz gibi harclik isteme-verme gibi seyler olmuyor.
0
turkuaz
(28.08.23)
ek kartlar hanimda, oradan harciyor.
ayrica nakit veriyorum gerektigince.
buyuk harcamalar yapmadan once "genelde" nezaketen haber veriyor, ben de vazelin ile on hazirligimi yapiyorum.
0
cooperr
(28.08.23)
Evliliğin ilk yıllarında eşim henüz işe girememişti. Yaklaşık 1 sene civari. O dönemde ben sizin yaşadığınız durumları yaşamasın diye doğrudan kartlarımı eşime vermiştim. Gelen tüm parayı da ona veriyordum. Ben ufak şeyler için para ayırıyordum. Harcamaları da zaten kartlar ile yapıyorduk. Kart ödemeleri geldiğinde de eşimden para istiyor, öyle ödüyorduk.

Halen de aynı durum devam ediyor. Eşim ile de bu muhabbete hiç girmedik bu nedenle.
0
drako
(28.08.23)
Evlilikten sonra işi bıraktım. Direkt evlilikle alakalı değildi bırakmam. İşi dolayısıyla benim kredi kartlarımı kullanıyoruz, ben de kullanıyorum kendim için. O ödüyor. Ama dikkat ediyorum harcamalarıma...
Bekleyen bakalım bir şey diyecek mi? Arada nakit verir, acil birşey varsa ben de isterim..hiç problem yaşamadık. Kemer sıkılması gereken bir aysa, sesli düşünürüz.
0
gadlemler
(28.08.23)
Öncelikle çekinecek bir durum yok açık açık konuşmalısınız.

İşi bıraktığını, okul döneminde gelirin olmayacağından nasıl bu işi yaparız gibisinden sorarsın.

Ben olsam cüzi limitli bir ek kart çıkartırdım, ayrıca hesabına her ay belli bir tutar yollardım ve oradan harcama yapmasını söylerdim.
0
Lethe
(28.08.23)
(2)

Venedik'te evler çürümüyor mu

the sound and the fury
Sürekli suya maruz kalan yapıların temeli nesne çürümüyor merak ediyorum, bir d Ebu evlere nasıl giriyorlar? Hiç gidip görmedim merak ediyorum.
Sürekli suya maruz kalan yapıların temeli nesne çürümüyor merak ediyorum, bir d Ebu evlere nasıl giriyorlar? Hiç gidip görmedim merak ediyorum.
0
the sound and the fury
(26.08.23)
zemini kaziklar uzerine yapilan doseme olusturuyor, buyuk ihtimal beton ya da kompozit bir malzeme. ahsap oksijen almasa, zehirli olsa bile zamanla curume olasiligi yuksek. tahminen curuyen ahsap kaziklar zamanla celik ya da beton kaziklarla degistiriliyor.

ciddi ve surekli bakim olmadan bu tarz yapilari ayakta tutmak kolay degil.
0
cooperr
(26.08.23)
Şehrin çoğunluğu eileengray'in dediği gibi oksijenle temas etmeyecek şekilde çakıldığı için çürüme olmuyor, binaların büyük çoğunluğu hala yüzlerce yıllık meşe veya larix ahşap kazıklar üstünde duruyor. Yeni inşaatlarda veya restore edilen eski evlerde muhtemelen çelik/beton kullanılıyordur.
0
mirafiori
(26.08.23)
(4)

ekim başı için en iyi yurtdışı balayı önerisi ?

tars gibi komik
maldivler - şeyşeller - bali vs. vs.en optimum ne önerirsiniz romalılarsaygılar.
maldivler - şeyşeller - bali vs. vs.

en optimum ne önerirsiniz romalılar
saygılar.
0
tars gibi komik
(26.08.23)
sadece otel olsun yatak dinlenek dersen maldiv ve seyseller

etrafda eglencede olsun, iyi masaj, local yemekler diyorsan bali..

bu ikiside olsun diyorsan tayland, koh lipe, krabi vs...

ucuz olsun ama icinde safari de olsun, deniz kenarida sri lanka
0
cairo
(26.08.23)
Tayland
0
mirty
(26.08.23)
Yalnız saydığınız o bölgelerde mevsim ile ilgili sorun oluyor maalesef.

Biz de ekimin ilk haftasinda balayı için bayağı bir araştırmıştık. En sonunda balayini güzel bir mevsime oteleyip, düğün sonrası yurtiçinde dinlenmeli minik bir tatil ayarlamıştik.
0
fraise
(26.08.23)
yunan adasina kacarim ben olsam.
sezon sonu denize de girersin, mis gibi baligini da yersin.
0
cooperr
(26.08.23)
(10)

İett'de yer verme kavgası?

fakat
İETT otobüsunde oturmuş kitap okuyordum, 50li yaşlarda bir kadın geldi ve kibar bir dille hasta olduğunu söyleyip yer istedi, ben de 12 saat çalışmaya gittiğini söyledim ve yer vermedim, yanımdaki verdi oturdu oraya, ama bağırmaya hakaret etmeye şerefsiz falan demeye başladı. Ben de sakinliğimi koru
İETT otobüsunde oturmuş kitap okuyordum, 50li yaşlarda bir kadın geldi ve kibar bir dille hasta olduğunu söyleyip yer istedi, ben de 12 saat çalışmaya gittiğini söyledim ve yer vermedim, yanımdaki verdi oturdu oraya, ama bağırmaya hakaret etmeye şerefsiz falan demeye başladı. Ben de sakinliğimi korudum ama hepsine uygun dille karşılık verdim. Asla hakaret etmedim, ve yılların alışkanlığı güler yüzümu korudum. Sonunda da aynı durakta inecekmisiz, ben kalktım, ona da siz de inecektiniz geldik dedim, ister inerim ister inmem diye üstüme yürüdü ve çantayla vurmaya kalktı. Ben indim. O inmedi, otobüs ilerledikten sonra bağıra bağıra açtırdı kapıyı dışarda da üstüme yürüdü ve hakaretler yağdırdı. Açıkçası aslında çok komik. Görüntüleri olsa gülerdim. Ama bir yandan hakaret ve saldırı var, olay öğle saatlerinde oldu. Şikayetçi olayım mı bilemedim. Durak Pangaltı. Bir sonuç çıkarsa şikayetçi olacağım.
0
fakat
(25.08.23)
Niye geldik diyorsunuz. Anlamsız bir hareket. Güler yüz medeni insanlara gösterilir. Herkese gösterilmez. Şikâyet etmeyin. Ders alın.
0
dissendium
(25.08.23)
Haklı olan sizsiniz. Deniyor ya insanlar yaşlandıkça çocuklaşır diye. Yaşlılar da aynı çocuklar gibi benmerkezci olup çıkıyorlar. Anlayış yok, saygı yok. Sadece kendileri ve istekleri var. Sizin yapmamanız gereken tek şey inerken söylediğiniz şey olmuş. Buna gerek yoktu bence çünkü karşı taraf bundan anlamaz.

Şikayete gelince ben olsam uğraşmazdım. Ha sizin yerine uğraşacak insan vardır, o ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(25.08.23)
Bunu varya bu coğrafya dışında hiçbir yerde göremezsin. Parasını verdiğin hiçbir haktan vazgeçmek zorunda değilsin.
0
roe
(25.08.23)
hastayim diyene ben de yer verirdim. +1 basimda oyle gidecek butun yol cekilmez.
ne diye geldik burasi diyorsunuz ki? +1 birakin nerde iniyorsa insin yani rengini belli etmis yolda.


Atina'da yasiyorum, yer verme gibi bir olayi bir kere bile gormedim. bilerek oturmuyorlar. yer versen de oturmuyorlar. cok acayip. (tabi otobusler cok asiri kalabalik olmuyor, olsa da basinda bekleyip pskikolojik baski yapan yok)
0
supergirl
(25.08.23)
bence sikayet edin, edin ki bir daha yapamasin. ha yine yapacaktir ama en azindan belki o kadar ugrasacagim diye dusunur, bir ihtimal de olsa yapmaz.

supergirl'un dedigi gibi avrupa genelinde yer verseniz bile oturmuyorlar, hatta bazen kiziyorum. insanlar bos yerlere otursa otobus bosalacak ama bildigin tiklim tikis olmasa da kalabalikta ayakta bekliyorlar.
0
Sour
(25.08.23)
kadının davranışının affedilir yani yok ama siz de yüzünüzde gülümseme ve 'geldik' demenizle sanki biraz pasif agresif yapmışsınız kendinizi. ben olsam olay sonrası uğraşmam, unuturum gider.

evet avrupa'da yer verme bu kadar yaygın değil. hatta insanlara yaşlı olduklarını ima ettiğiniz için hakaret olarak görenler, bozulanlar oluyor yaşadığım ülkede. yaşlıya neyse de sağlıklı orta yaşlı kadınlara bile sorgusuz sualsiz yer veriliyor türkiye'de. hiçbir zaman anlamadım.
0
sir gawain
(25.08.23)
benden kibar bir dille hasta oldugunu soyleyip yer isteyen bir bayana, 24 saat ayakta nobet tutacak bile olsam, kendi saglik sorunum yoksa yer veririm.

haksizsin bence, olmamis.
0
cooperr
(26.08.23)
Hasta falan değil ya, ayak yapıyor. Şikâyet edin. Gidip ifade vermek bile yeterince rahatsız eder onu. Bir daha böyle terbiyesizlikler yapmaz. Bir şey çıkar mı diye düşünmeye gerek yok. Bir şey çıkmasa bile biraz uğraşsın ki kamera kayıtları vardır bir şeyler çıkması lazım.
0
bhhs
(26.08.23)
gibi dizi senaryosu okur gibi oldum. hatta oradaki otobüsteki kavga sahnesine yakın absürtlükte bir olay. yani izlesem gülerdim demişsiniz ama buna kendinizi de katmışsınızdır zaten. aşağıdaki iki tarafın yaptığı garipliklerden sadece 1 tanesi bile olmasa olay kapanıp gidecek zaten. onlar şunlar:

* kibar dille hastayım deyip yer isteyen kadına yer vermemek.
* yana oturunca hakarete başlaması.
* sizin buna gülmeniz (evet onu daha çok germiş)
* bir şey yaşanmamış gibi inecektiniz geldik demeniz (laf sokma gibi algılamış)
* nerde ineceğimi sana mı soracam deyip çantayla vurma çabası.
* inmiyorum lan işte deyip devam etmesi asdfafafsa
* yok la yok dur incem deyip bir de orada bağırması.
* indikten sonra dayanamayıp bir daha size koşup saldırması.

yani ben bu kadar keskin duygu geçişlerini bir arada görmedim duymadım.
0
onemoremile
(26.08.23)
Hasta insan size sözlü ve fiziksel şiddet uygulayacak kondisyon nasıl bulmuş?

Önce kibar dille başlayıp sonra nasıl hemen çirefleşebilmiş? Kibarlıktan sahte imiş.

Hasta birine elbet yer vermek olması gereken ama bir kanıya varmadan; bu kişi gerçekten hasta mı yoksa suistimal mi var bundan emin olmak gerek.

"Sonunda da aynı durakta inecekmisiz, ben kalktım, ona da siz de inecektiniz geldik dedim"

sadece sizin bu sözlü temasınız biraz tahrikler ve de gereksiz. eğer bunu dememiş olsaydınız yüzde yüz haklısınız ama bunu söyledikten sonra haklılık oranının biraz düşüyor.

Sonuç olarak; adli mercilere aksettirmeyi gerektirmeyecek boş bir münakaşa.

10 da 8 siz 10 da 2 o haklı...
0
digits
(26.08.23)
(11)

4 mevsim lastik 34.400 lira tutuyor.

denizgonen
İstanbulda yaşıyorum. Ebatlarım 245 45 r19. Şehirler arasında da kullanıyorum. Araç aynı zamanda 4 çeker. Hani kışın kampa falan da gitmek istiyorum diye lastik alayım dedim. Michelin crossclimate alayım dedim 34.000 lira tutuyor. Bunu nasıl daha ucuza halledebiliriz şok oldum gerçekten...Bir önerin
İstanbulda yaşıyorum. Ebatlarım 245 45 r19. Şehirler arasında da kullanıyorum. Araç aynı zamanda 4 çeker. Hani kışın kampa falan da gitmek istiyorum diye lastik alayım dedim.

Michelin crossclimate alayım dedim 34.000 lira tutuyor.

Bunu nasıl daha ucuza halledebiliriz şok oldum gerçekten...

Bir öneriniz var mı?
0
denizgonen
(20.08.23)
Michelin almayarak başlayabilirsiniz :) zaten ölçünüz spesifik bir ölçü. piyasada bulabileceğiniz markalar sınırlı olabilir. aynı ölçü bridgestone 4 mevsim(19.000 TL) kullanarak %45 tasarruf yapabilirsiniz.

ya da illa michelin olsun diyorsanız konfordan feragat edip 245/40/R19 (% lik değişim güvenli sınır civarında) alabilirsiniz. bu da %20 civarında tasarruf sağlar (26.000)
0
janavarorion
(20.08.23)
Michelin almayarak +1
Bridgestone var, continental var. O ebat için 4 mevsim testlerine bakın o listeden alın.
0
logisticsmanager
(20.08.23)
lastikçilerde sıfır ayarında ikinci el lastikler oluyor, araştrın.
0
useless
(20.08.23)
goodyear alın 4 tane, 20bin tl

www.lastikborsasi.com

veya dunlop

www.hepsiburada.com
0
ananiyimioguz
(20.08.23)
yazın yaz, kışın kış.

4 mevsim sakat.
0
gurur
(20.08.23)
4 mevsim lastikler hem mevsime göre istenen performansı vermez hem de en az %50 pahalıdır. şehir içinden asfalttan çıkmam. kar yağınca aracımı evde bırakırım diyorsanız ya da antalya gibi sıcaklığın 10 derecenin altına düşmediği bir bölgede yaşıyorsanız olabilir.

ama hiçbir 4 mevsim lastik gerçek kış şartlarında düzgün bir kış lastiği kadar performanslı olmuyor.
0
orpheus
(20.08.23)
pardon crossclimate e dikkat etmemisim kışın kamp deyince ona odaklandım.

yani bu durumda çıkma temiz 4 lastik alsanız kenarda dursa ve gerektiğinde taksanız, 4 mevsim lastikten daha iyi iş çıkarır bence de.
0
ananiyimioguz
(21.08.23)
Teşekkürler arkadaşlar.
Dün yönlendirmeleriniz de neticesinde 4 mevsim lastikten vazgeçip, yanaklarındaki tüy gibi şeylerin durduğu, dış yüzeyinde çapak mıdır nedir onların durduğu ve geçen sonbahar üretimli blizzak'a 9500 lira verdim ve aldım.
0
🌸denizgonen
(12.09.23)
9500'e bir set r19 blizzak baya ucuz bir fiyat.
blizzaklari normalde michelin'in 1/3 fiyatina alamaman lazim.
hangi modeli, kullanilmis mi? merak ettim..
0
cooperr
(12.09.23)
Bir kış kullanılmış, yan tarafındaki tüy gibi şeyler ve sırt kısmındaki kauçuk kalıp izi mi denir onlar bile duruyor. Satan kişi 200 km yapmamışımdır dedi ki yanaklarındaki etiketler falan da duruyordu.
umarım bir falsosu yoktu. 2022 40. Hafta üretimi. Lm005 modeli.
0
🌸denizgonen
(14.09.23)
ok harbiden sifir gibiyse cok cok iyi fiyat bence..
0
cooperr
(14.09.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.